P. 1
SEVR ANT. TAM METİN

SEVR ANT. TAM METİN

|Views: 146|Likes:
Yayınlayan: wolftum

More info:

Published by: wolftum on Nov 29, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

09/18/2013

pdf

text

original

Sections

MÜTTEFøK VE ORTAK DEVLETLERLE TÜRKøYE ARASINDA 10 AöUSTOS 1920'DE SEVRES'DE øMZALANAN BARIù ANDLAùMASI Bir yandan, øúbu Andlaúmada

Baúlıca Müttefik Devletler olarak belirtilen, BRøTANYA øMPARATORLUöU, FRANSA, øTALYA ve JAPONYA; yukarıda adı geçen baúlıca Devletlerle, Müttefik Devletleri oluúturan, ERMENøSTAN, BELÇøKA, YUNANøSTAN, HøCAZ, POLONYA, ROMANYA, SIRP-HIRVAT-SLOVEN DEVLETø ve ÇEKOSLOVAKYA; ve öte yandan, TÜRKøYE; Osmanlı ømparatorlu÷u Hükümetinin istemesi üzerine, bir Barıú Andlaúması yapılabilmesi için, Baúlıca Müttefik Devletlerce, 30 Ekim 1919'da, Türkiye'ye bir Barırakıúma [Mütareke] sa÷lanmıú oldu÷unu göz önünde tutarak, Müttefik Devletlerin, aralarından kimilerinin, Türkiye'ye karúı do÷rudan ya da dolaylı biçimde ard arda sürüklenmiú oldukları ve kökeni eski Avusturya-Macaristan imparatorluk ve Krallık Hükümetinin 28 Temmuz 1914'de Sırbistan'a karúı savaú ilânında ve Türkiye'nin 29 Ekim 1914'de Müttefik Devletlere karúı açtı÷ı ve müttefiki, Almanya’nın yürüttü÷ü düúmanca eylemlerde bulunan savaúın, yerini, sa÷lam, adaletli1 ve sürekli bir barıúa bırakmasını istediklerini göz önünde tutarak, Bu amaçla, BAöITLI YÜKSEK TARAFLAR, Tam yetkili Temsilcilerini aúa÷ıda belirtildi÷i üzere atamıúlardır: MAJESTE BÜYÜK BRøTANYA VE øRLANDA BøRLEùøK-KRALLIöI VE DENøZLER ÖTESø BRøTANYA ÜLKELERø KRALI, HøNDøSTAN øMPARATORU: Sir George Dixon GRAHAME, K.C.V.O., Majestelerinin Tamyetkili Paris Ortaelçisi: ve: KANADA DOMøNYONU için: Sayın Sir George Halsey PERLEY, K.C.M.G., Birleúik-Krallık'da Kanada Yüksek Komiseri; AVUSTRALYA COMMONWEALTH'i için: Çok Sayın Andrew FøSHER, Birleúik-Krallık'da Avustralya Yüksek Komiseri; YENø-ZELANDA DOMøNYONU için: Sir George Dixon GRAHAME, K.C.V.O., Majestelerinin Tamyetkili Paris Ortaelçisi; GÜNEY-AFRøKA BøRLøöø için: B. Reginald Andrew BLANKENBERG, O.B.E., Birleúik-Krallık'da Güney-Afrika Birli÷i Yüksek Komiser Vekili;
Fransızca metinde “une paix solide et durable", øngilizce metinde "a firm, just and durable peace", øtalyanca metinde "una pace salda, giusta e duratura" denilmektedir. Matbaa-i Amire ve Konya metinlerinde "muhkem ve müstakar bir sulh", Erim metninde ise "muhkem ve müstahkem bir sulh" biçiminde çevrilmiútir. (Çevirenler)
l

-1-

HøNDøSTAN için: Sir Arthur HøRTZEL, K.C.B., Hindistan øúleri Müsteúarı; FRANSA CUMHURøYETø BAùKANI: B. Alexandre MøLLERAND, Baúbakan, Dıúiúleri Bakanı; B. Frezene FRANÇOøS-MARSAL, Maliye Bakanı: B. Auguste Paul-Louis ISAAG, Ticaret ve Endüstri Bakanı; B. Jules CAMBON, Fransa Büyükelçisi; B. Georges Maurice PALEOLOGUE, Fransa Büyükelçisi, Dıúiúleri Bakanlı÷ı Genel Sekreteri; MAJESTE øTALYA KRALI: Kont LELøO BONøN LONGARE, Krallık Senatörü, Majeste øtalya Kralının Paris'de Ola÷anüstü ve Tamyetkili Büyükelçisi; General Giovanni MARøETTø, Yüksek Savaú Konseyinde øtalya Askerî Temsilcisi; MAJESTE JAPONYA øMPARATORU:2 Vikont CHøNDA, Majeste Japon imparatorunun Londra'da Ola÷anüstü ve Tamyetkili Büyükelçisi; B. K. MATSUø, Majeste Japon imparatorunun Paris'de Ola÷anüstü ve Tamyetkili Büyükelçisi; ERMENøSTAN: B.Avetis AHARONøAN, Ermenistan Cumhuriyeti Temsilci Heyetinin Baúkanı; MAJESTE BELÇøKA'LILAR KRALI: B. Jules VAN DEN HEUVEL, Ola÷anüstü Temsilci ve Tamyetkili Ortaelçi, Devlet Bakanı; B. ROLøN JACQUEMYNS, Uluslararası Özel Hukuk Enstitüsü Üyesi, Belçika Temsilci Heyeti Genel Sekreteri; MAJESTE ELENLER KRALI: B. Eleftherios K. VENlSELOS, Baúbakan; B. Athos ROMANOS, Majeste Yunanlılar Kralının Paris'de Ola÷anüstü Temsilcisi ve Tamyetkili Ortaelçisi; MAJESTE HøCAZ KRALI: ................................................. POLONYA CUMHURøYETø BAùKANI: Kont Maurice ZAMOYSKl, Polonya Cumhuriyeti'nin Paris'de Ola÷anüstü Temsilcisi ve Tamyetkili Ortaelçisi; B. Erasme PøLTZ; PORTEKøZ CUMHURøYETø BAùKANI: Dr. Affonso Augusto da COSTA, eski Baúbakan; MAJESTE ROMANYA KRALI: B. Nicolae TøTULESCO, Maliye Bakanı; Prens DlMlTRlE GHlKA, Majeste Romanya Kralının Paris'de Ola÷anüstü Temsilcisi ve Tamyetkili Ortaelçisi;
2 Fransızca metinde "Le Roi du Japon", øngilizce metinde "Emperor of Japan", øtalyanca Metinde “l’Imperatore del Giaponne" denilmektedir; Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde "Japonya ømparatoru". (Çevirenler)

-2-

MAJESTE SIRPLAR, HIRVATLAR VE SLOVENLER KRALI: B. Nicolas P. PACHlTCH, eski Baúbakan; B. Ante RUMBøC, Dıúiúleri Bakanı; ÇEKO-SLOVAKYA CUMHURøYETø BAùKANI: B. Fidouard BENES, Dıúiúleri Bakanı; B. Stephen OSUSKY, Çeko-Slovakya Cumhuriyeti'nin Londra'da Ola÷anüstü Temsilcisi ve Tamyetkili Ortaelçisi; TÜRKøYE: General HADø PAùA3, Senatör4; Rıza TEVFlK BEY, Senatör5; REùAD HALøS BEY, Türkiye'nin Bern'de Ola÷anüstü Temsilcisi ve Tamyetkili Ortaelçisi. BU TEMSøLCøLER, usulüne uygun ve geçerli kabul edilen yetki belgelerini veriútikten sonra, AùAöIDAKø HÜKÜMLER ÜZERøNDE ANLAùMAYA VARMIùLARDIR: øú bu Andlaúmanın yürürlü÷e giriú tarihinden baúlayarak, savaú durumu sona erecektir. Bu andan baúlayarak ve iú bu Andlaúmanın hükümlerine ba÷lı olarak, Müttefik Devletlerle Türkiye arasında resmî iliúkiler olacaktır. BÖLÜM I. MøLLETLER CEMøYETø MøSAKI BAöITLI YÜKSEK TARAFLAR, Uluslar arasında iúbirli÷ini geliútirmek ve uluslararası6 barıúı ve güvenli÷i sa÷lamak için, savaúa baúvurmamak konusunda birtakım yükümlülükler kabul etmek, gizlilikten uzak, adaletli ve onurlu uluslararası iliúkiler sürdürmek, Hükümetlerce, bundan böyle eylemsel davranıú kuralı kabul edilen uluslararası hukuk kurallarına kesinlikle uymak, örgütlenmiú halkların karúılıklı iliúkilerinde adaleti korumak ve andlaúmalardan do÷an bütün yükümlülüklere titizlikle saygı göstermek gerekti÷ini göz önünde tutarak, Milletler Cemiyeti'ni kuran iúbu Misak'ı kabul etmiúlerdir; MADDE 1. øúbu Misak'a ba÷lı Ek'de adları yazılı imzacı Devletlerle, yine Ek'de adları belirtilen Devletlerden, Misak'ın yürürlü÷e girmesinden baúlayarak iki ay içinde Sekreterli÷e sunacakları ve Cemiyet'in öteki üyelerine yapacakları bir bildiri ile, hiçbir çekince öne sürmeksizin iúbu Misak'a katılanlar, Milletler Cemiyeti'nin asıl üyeleridir. Kendini özgürce yöneten ve Ek'de adı gösterilmemiú bulunan herhangi bir Devlet, Dominyon ya da Sömürge, uluslararası yükümlülüklerini içtenlikle yerine getirme niyeti konusunda etkin güvenceler vermesi, ve hava, kara ve deniz kuvvetleriyle silâhları konusunda Cemiyet'in koydu÷u düzenlemeleri kabul etmesi koúuluyla, Üyeli÷e kabulü Genel Kurulun üçte iki ço÷unlu÷uyla kararlaútırılırsa, Cemiyet Üyesi olabilir.
Fransızca metinde “Le General Haadi Pacha", øngilizce metinde "General Haadi Pasha", øtalyanca metinde “Generale Haadi Pacha", Erim metninde "Hadi Paúa". (Çevirenler) 4 Ayan âzası. (Çevirenler) 5 Ayan âzası. (Çevirenler) 6 øngilizce metne göre "uluslararası barıúı", Fransızca metne göre "kendilerine barıúı", øtalyanca metne göre "Devletlere barıúı" biçiminde çevirmek gerekmektedir. Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde "milletlere sulh" denilmektedir. (Çevirenler)
3

-3-

Cemiyet'in her üyesi, iki yıl önceden haber vermek ve ayrıldı÷ı anda, bu Misak'ın yüklediklerini de içermek, üzere, uluslararası bütün yükümlülüklerini yerine getirmiú bulunmak koúuluyla, Cemiyet'ten çekilebilir. MADDE 2. Cemiyet, øúbu Misak'da öngörülen eylemini, bir Genel Kurul, bir Konsey ve.bunlara yardım eden bir Sürekli Sekreterlik aracılı÷ıyla yerine getirir. MADDE 3. Genel Kurul, Cemiyet üyelerinin Temsilcilerinden oluúur. Genel Kurul, belirli zamanlarda ve durum gerektirirse baúka herhangi bir anda, Cemiyet'in Merkezinde ya da kararlaútırılacak bir baúka yerde toplanır. Genel Kurul, Cemiyet'in görev alanına giren ya da dünya barıúını ilgilendiren her soruna bakmaya yetkilidir. Cemiyet'in her Üyesi Genel Kurulda en çok üç Temsilci bulundurabilir; her üyenin yalnız bir oyu vardır. MADDE 4. Konsey, Müttefik ve Ortak Baúlıca Devletlerin Temsilcileri ile, Cemiyet'in baúka dört üyesinden oluúur. Cemiyet'in bu dört üyesini Genel Kurul diledi÷i gibi ve diledi÷i zamanlarda seçer. Genel Kurulca bu dört üyenin ilk seçimine kadar, Belçika, Brezilya, øspanya ve Yunanistan Temsilcileri Konsey üyesi olacaklardır. Konsey, Genel Kurul ço÷unlu÷unun uygun bulmasıyla, bundan böyle Konseyde sürekli olarak temsil edilmek üzere baúka Üyeler de seçebilir. Konsey, yine Genel Kurul ço÷unlu÷unun uygun bulmasıyla, Konseyde temsil edilmek üzere Genel Kurulca seçilecek Cemiyet üyelerinin sayısını arttırabilir. Konsey, koúullar gerekli kıldı÷ı zamanlarda ve yılda en az bir kez, Cemiyet Merkezinde ya da kararlaútırılacak bir baúka yerde toplanır. . Konsey, toplantılarında, Cemiyet'in görev alanına giren ya da dünya barıúını ilgilendiren her sorunu ele alma÷a yetkilidir. Konseyde temsil edilmeyen herhangi bir Cemiyet Üyesi, kendisini özellikle ilgilendiren bir sorun Konseyde görüúüldü÷ü zaman, Konseye bir Temsilci göndererek, Konsey üyesi sıfatıyla katılma÷a ça÷ırılır. Konseyde temsil edilen her Cemiyet Üyesinin yalnız bir oyu ve bir Temsilcisi vardır. MADDE 5. øúbu Misak'da ya da øúbu Andlaúma hükümlerinde açıkça baúka türlü öngörülen durumlar dıúında, Genel Kurulun ya da Konseyin kararlan, toplantıda temsil edilen Cemiyet Üyelerinin oybirli÷iyle alınır. Belirli sorunlara iliúkin olarak soruúturma yapmakla görevlendirilmiú komisyonların atanmasını da kapsamak üzere, Genel Kurul ya da Konsey toplantılarında ortaya çıkan bütün usul sorunları, Genel Kurulca ya da Konseyce düzenlenir ve toplantıda temsil edilen Cemiyet üyelerinin ço÷unlu÷uyla karara ba÷lanır. Genel Kurulun ilk toplantısı ile Konseyin ilk toplantısı, Amerika Birleúik Devletleri Baúkanının ça÷rısı üzerine yapılacaktır. -4-

MADDE 6. Sürekli Sekreterlik, Cemiyet'in Merkezinde kurulmuútur. Sürekli Sekreterlik, bir Genel Sekreter ile gerekli görülecek sekreterlerden ve personelden oluúur. ølk Genel Sekreter Ek'de gösterilmiútir. Bundan sonrası için, Genel Sekreter, Genel Kurulun ço÷unluk kararıyla uygun bulması üzerine, Konseyce atanacaktır. Sekreterler ve Sekreterlik personeli, Konseyin uygun bulması üzerine, Genel Sekreterce atanırlar. Cemiyet'in Genel Sekreteri, bu sıfatıyla, Genel Kurulun ve Konseyin de Genel Sekreterli÷ini yapacaktır. Sekreterli÷in giderleri, Evrensel Posta Birli÷i'nin Uluslararası Bürosu için saptanmıú oranlar içinde, Cemiyet Üyelerince paylaúılacaktır. MADDE 7. Cemiyet'in Merkezi, Cenevre'de kurulmuútur. Konsey, bu Merkezi bir baúka yerde kurma÷a her an karar verebilir. Cemiyet'in bütün hizmetlerinde ya da, Sekreterli÷i de kapsamak üzere, bunlara ba÷lı bütün dairelerde, kadınlarla erkekler eúit olarak görev alabileceklerdir. Cemiyet Üyelerinin Temsilcileri ve Cemiyet görevlileri, görevlerini yaptıkları sırada, diplomasi ayrıcalıklarından ve ba÷ıúıklıklarından yararlanırlar. Cemiyet'in, Cemiyet bürolarının yerleúmiú bulundu÷u, ya da Cemiyet'in toplantılarının yapıldı÷ı yapıların ve alanların dokunulmazlı÷ı vardır. MADDE 8. Cemiyet Üyeleri, barıúın süregötürülmesi için, ulusal silâhların, ulusal güvenlikle ortak bir eylemin gerekli kıldı÷ı uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesiyle ba÷daúabilecek en düúük bir düzeye indirilmesi zorunlulu÷unu kabul ederler. Konsey, her Devletin co÷rafya durumunu ve içinde bulundu÷u özel koúulları göz önünde tutarak, çeúitli Hükümetlerin incelemesine ve kararına sunulmak üzere, bu indirimin plânlarını hazırlar. Bu plânlar, en az her on yılda bir, yeniden incelenecek ve, gerekirse, de÷iútirilecektir. Çeúitli Hükümetlerin bu plânları kabulünden sonra, böylece saptanan silâhların sınırı, Konseyin rızası olmadıkça asılamayacaktır. Cemiyet Üyeleri, silâhların ve savaú gereçlerinin özel giriúimce yapımının büyük sakıncalara yol açtı÷ı görüúüyle, Konseyi, Cemiyet Üyelerinin güvenliklerine yetecek silâhlarla savaú gereçlerini kendileri yapamayan Cemiyet Üyelerinin gereksinmelerini de göz önünde tutarak, bunun kötü sonuçlarını önleyecek önlemleri salık vermekle görevlendirirler. Cemiyet Üyeleri, silâhlarının eriúmiú oldu÷u düzeye, kara, deniz ve hava kuvvetlerinin programlarına ve savaúta kullanılma÷a elveriúli olan endüstrilerinin durumuna iliúkin bütün bilgileri en açık yüreklilikle ve eksiksiz olarak birbirlerine verme÷i yükümlenirler.

-5-

MADDE 9. Misak'ın 1. ve 8. Maddeleri hükümlerinin yürütülmesi ve, genel olarak, kara, de niz ve hava kuvvetlerine iliúkin sorunlar üzerinde Konseye görüúünü bildirmek üzere sürekli bir Komisyon kuracaklardır. MADDE 10. Cemiyet Üyeleri, bütün Cemiyet üyelerinin ülke bütünlüklerine ve úimdiki siyasal ba÷ımsızlıklarına saygı gösterme÷i ve bunları dıúarıdan gelecek herhangi bir saldırıya karúı korumayı yükümlenirler. Saldırı, saldırı tehdidi ya da tehlikesi durumunda, Konsey, bu yükümlülü÷ün yerine getirilmesini sa÷layacak yolları belirtir. MADDE 11. Cemiyet Üyelerinden birine do÷rudan do÷ruya dokunsun ya da dokunmasın, her savaúın ya da savaú tehdidinin bütün Cemiyet'i ilgilendirdi÷i, ve Cemiyet'in ulusların barıúını etkin bir biçimde korumaya özgü önlemleri almakla yükümlü oldu÷u kesin olarak açıklanır. Böyle bir durumda, Cemiyet'in herhangi bir Üyesinin istemesi üzerine, Genel Sekreter, Konseyi hemen toplantıya ça÷ırır. Bundan baúka, Cemiyet'in herhangi bir Üyesinin, uluslararası iliúkileri etkileyecek nitelikte olan ve sonuç olarak uluslar arasındaki barıúı ve bansın dayandı÷ı iyi geçinmeyi bozacak bir durum üzerine Genel Kurulun ya da Konseyin dikkatini dostça çekmek hakkı oldu÷u da açıklanır. MADDE 12. Cemiyet'in bütün üyeleri, aralarında iliúkilerin kesilmesine varabilecek nitelikte bir anlaúmazlık çıkarsa, bu anlaúmazlı÷ı ya hakemli÷e ya da Konseyin incelemesine sunmayı kabul etmektedirler. Cemiyet Üyeleri, hakemlerin kararından ya da Konseyin raporundan sonra üç aylık bir süre geçinceye kadar, hiçbir durumda savaúa baúvurmama÷ı da kabul ederler. Bu maddede öngörülen bütün durumlarda, hakemlerin kararının akla yatkın bir süre içinde verilmesi ve Konsey raporunun, anlaúmazlık Konseye sunuldu÷u günden baúlayarak, altı ay içinde hazırlanmıú bulunması gerekir. MADDE 13. Cemiyet Üyeleri, aralarında, hakemlikle çözüme elveriúli saydıkları bir anlaúmazlık çıkarsa, ve bu anlaúmazlık diplomasi yoluyla istekleri karúılar bir biçimde çözülemezse, bu sorunun tümüyle hakemli÷e sunulaca÷ını kabul ederler. Genel olarak hakemlikle çözüme elveriúli anlaúmazlıklar arasında, bir andlaúmanın yorumlanmasına, herhangi bir uluslararası hukuk sorununa, do÷rulu÷u saptanırsa uluslararası bir yükümlülü÷e aykırılık oluúturabilecek bir olgunun gerçekli÷ine ya da böyle bir aykırılı÷ın getirdi÷i ödencenin7 [tazminatın] niteli÷ine ya da kapsamına iliúkin anlaúmazlıklar gösterilebilir.
Sayın Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeo÷lu, "tazminat" karúılı÷ı olarak "ödence" terimini kullanmaktadır: Türkçeleútirilmiú Metinleriyle. Birlikte Türk Medenî Kanunu ve Borçlar Kanunu. Üçüncü cilt: Terim ve Sözcükler Kılavuzu, Türk Dil Kurumu yayını, Ankara, 1975, s. 1065. (Çevirenler)
7

-6-

Anlaúmazlı÷ın sunuldu÷u Hakemlik Mahkemesi, Tarafların gösterdikleri ya da daha önce yapılmıú sözleúmelerde öngörülen mahkemedir. Cemiyet üyeleri, verilen kararları iyi niyetle yerine getirme÷i, bu kararlara uyacak hiçbir Cemiyet üyesine karúı savaúa baúvurmama÷ı yükümlenirler. Kararın yerine getirilmemesi durumunda, Konsey bunu sa÷layacak önlemleri önerir. MADDE 14. Konsey, bir Uluslararası Sürekli Adalet Divanı tasarısı hazırlamakla ve bu tasarıyı Cemiyet Üyelerine sunmakla görevlendirilmiútir. Bu Divan, Tarafların kendisine sunacakları uluslararası nitelikte her türlü anlaúmazlıklara bakacaktır. Divan, Konseyin ya da Genel Kurulun kendisine gönderece÷i her türlü anlaúmazlık ya da sorun üzerinde danıúma görüúleri [istiúarî mütalaalar] de verecektir. MADDE 15. Cemiyet Üyeleri, aralarında iliúkilerin kesilmesini do÷urabilecek nitelikte bir anlaúmazlık çıkarsa, ve bu anlaúmazlık 13. Maddede öngörülen hakemli÷e sunulmazsa, anlaúmazlı÷ı Konseye götürmeyi kabul ederler. Bu bakımdan, üyelerden birinin, tam bir soruúturma ve inceleme için her türlü önlemleri alacak olan Genel Sekretere bu anlaúmazlı÷ı bildirmesi yeterlidir. Taraflar, dâvalarının açıklanmasını, kanıtlayıcı bütün olgular ve belgelerle birlikte, en kısa süre içinde Genel Sekretere vermelidirler. Konsey, bunların hemen yayınlanmasını buyurabilir. Konsey, anlaúmazlı÷ın çözülmesini sa÷lama÷a çalıúır; Konsey bunu baúarırsa, yararlı saydı÷ı ölçüde, olguları, bunların açıklamúlarım ve önerdi÷i çözümü gösteren bir açıklama yayınlar. Anlaúmazlık çözülememiúse, Konsey, anlaúmazlıkla ilgili olguları, hakgözetirli÷e8 ve bu anlaúmazlı÷a en uygun sayarak salık verdi÷i çözümleri bildirmek üzere, oybirli÷iyle ya da ço÷unlukla kabul edilen, bir rapor kaleme alır ve bu raporu yayınlar. Konseyde temsil edilen Cemiyet Üyelerinden herbiri de, anlaúmazlı÷ın olgularına ve kendisinin varmıú oldu÷u sonuçlara iliúkin bir açıklama yayınlayabilir. Konseyin raporu, anlaúmazlı÷a Taraf bulunan Devletlerin Temsilcilerinin oylan hesaba katılmaksızın, oybirli÷i ile kabul edilmiúse, Cemiyet Üyeleri, hukuku ve adaleti korumak için gerekli görecekleri biçimde davranmak hakkını ellerinde tutarlar. Taraflardan biri, anlaúmazlı÷ın uluslararası hukukun yalnız bu Tarafın ulusal yetkisine bıraktı÷ı bir soruna iliúkin oldu÷unu öne sürerse ve Konsey de bunu kabul ederse, Konsey bunu raporunda belirtecek, ancak hiçbir çözüm salık vermeyecektir. øúbu Maddede öngörülen bütün durumlarda, Konsey anlaúmazlı÷ı Genel Kurula götürebilir. Taraflardan birinin istemesi üzerine de, Genel Kurul -bu istem, anlaúmazlı÷ın Konseye sunulmasından baúlayarak ondört gün içinde yapılmıú olmak koúuluylaanlaúmazlı÷a bakacaktır. Genel Kurula sunulan her sorunda, Konseyin eylemine ve yetkilerine iliúkin iúbu Maddenin ve 12. Maddenin hükümleri, Genel Kurulun eylemine ve yetkilerine de uygulanır. Genel Kurulda her soruna iliúkin olarak, Tarafların Temsilcileri dıúında, Konseyde temsil edilen bütün Cemiyet Üyelerinin ve Cemiyet'in öteki Üyelerinden bir ço÷unlu÷un uygun bulmasıyla hazırlanmıú olan bir rapor, Konseyde Tarafların Temsilcileri dıúında, Üyelerin oybirli÷iyle hazırlanmıú olan bir raporla eúde÷erde olacaktır.
8 Fransızca metinde "leú plus £quitables", øngilizce metinde "just", øtalyanca metinde "piû giuste", Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde "en mukarin-i adalet". (Çevirenler)

-7-

MADDE 16. Cemiyet üyelerinden biri, 12., 13. ya da 15. maddelerdeki yükümlülüklerine aykırı olarak savaúa baúvurursa, Cemiyet'in bütün öteki üyelerine karúı, bu davranıúıyla \ipsofacto\ bir savaú eyleminde bulunmuú sayılır. Bu üyeler onunla, ticaret ya da maliye iliúkilerini hemen kesme÷i, kendi uyruklarıyla Misak'a aykırı davranan Devletin uyrukları arasında her türlü iliúkileri yasaklama÷ı ve Misak'a aykırı davranan bu Devletin uyrukları ile, Cemiyet üyesi olsun ya da olmasın, baúka herhangi bir Devletin uyrukları arasında ticaret, maliye iliúkileriyle kiúisel iliúkileri kesme÷i yükümlenirler. Bu durumda, Konsey, ilgili çeúitli Hükümetlere, Cemiyet yükümlülüklerine saygı gösterme÷i sa÷layacak Silâhlı Kuvvetlere Cemiyet üyelerinden herbirinin kataca÷ı kara, deniz ve hava birlikleri konusunda ö÷ütlemelerde [tavsiyelerde] bulunmakla görevlidir. Cemiyet üyeleri, bundan baúka, iúbu madde gere÷ince alınacak ekonomik ve malî önlemlerin uygulanmasında, bunlardan do÷abilecek zararları ve sakıncaları enaz [minimum] düzeye indirmek için, birbirlerine karúılıklı yardımda bulunma÷ı kabul etmektedirler. Bunun gibi, Üye Devletler, Misak'a aykırı davranan Devletçe içlerinden birine yöneltilen herhangi bir özel önleme karúı direnmek için de, birbirlerine karúılıklı yardımda bulunacaklardır. Üye Devletler, Cemiyet'in yükümlülüklerine saygı gösterilmesini sa÷lamak için ortak eyleme katılan her Cemiyet üyesinin kuvvetlerinin kendi ülkesinden geçmesini kolaylaútırmak üzere gerekli önlemleri alacaklardır. Misak'dan do÷an yükümlülüklerden herhangi birine aykırı davranmaktan suçlu olan her Üye, Cemiyet'ten çıkartılabilir. Bu çıkartmaya, Konseyde temsil edilen bütün öteki üyelerin oybirli÷iyle karar verilir. MADDE 17. Yalnız biri Cemiyet üyesi olan ya da hiçbiri Cemiyet üyesi olmayan iki Devlet arasında bir anlaúmazlık çıkması durumunda, Cemiyet üyesi olmayan Devlet ya da Devletler, anlaúmazlı÷ı çözmek için, Konseyin uygun görece÷i koúullar altında, Cemiyet Üyeleri için uyulması zorunlu olan yükümlülüklere ba÷lı olmaya ça÷ırılırlar. Bu ça÷ın kabul edilirse, 12. maddeden 16. maddeye kadar olan maddeler, Konseyin gerekli görece÷i de÷iúikliklerle, uygulanır. Bu ça÷ında bulunur bulunmaz, Konsey, hemen anlaúmazlı÷ın çeúitli yönleri üzerinde bir soruúturma açar ve bu özel duruma, kendisine en uygun ve en etkin görünen önlemi önerir. Ça÷ırılan Devlet, anlaúmazlı÷ın çözümü için Cemiyet üyelerine düúen yüküm-lülükleri kabul etmeyerek, Cemiyet'e Üye Devletlerden birine karúı savaúa baúvurursa, bu Devlete, 16. Madde hükümleri uygulanır. Ça÷ırılan iki Taraf da, anlaúmazlı÷ın çözümü için Cemiyet üyelerine düúen yükümlülükleri kabul etmezlerse, Konsey, çatıúmaları önleyecek ve anlaúmazlı÷ın çözüme ba÷lanmasını sa÷layacak her türlü önlemleri alabilir ve her türlü önerilerde bulunabilir. MADDE 18. Cemiyet Üyelerinden birinin ileride yapaca÷ı her andlaúma ya da uluslararası ba÷ıtlanma, Sekreterlikçe kütü÷e yazılacak [tescil edilecek] ve olabilen en kısa süre içinde yayınlanacaktır. Bu andlaúmalardari ya da uluslararası ba÷ıtlanmalardan hiçbiri, kütü÷e yazılmadan önce ba÷layıcı güçte olmayacaktır. MADDE 19. Genel Kurul, zaman zaman, Cemiyet üyelerini, uygulanmaz duruma gelmiú andlaúmaların ve süregitmesi dünya barıúını tehlikeye sokabilecek uluslararası durumların yeniden gözden geçirilmesine ça÷ırabilir. -8-

MADDE 20. Cemiyet üyeleri, iúbu Misak'ın, Misak hükümleriyle ba÷daúmayan, aralarındaki bütün yükümlülükleri ya da andlaúmaları sona erdirdi÷im, herbiri kendi bakımından kabul ederler ve gelecekte bu çeúit hiçbir ba÷ıtlanmaya girmemeyi resmen yükümlenirler. Üye Devletlerden biri, Cemiyet'e üye oluúundan önce, Misak hükümleriyle ba÷daúmaz yükümlülükler altına girmiúse, bu yükümlülüklerden kurtulmak için hemen gerekli önlemleri almak zorundadır. MADDE 21. Barıúın süregitmesini sa÷layan hakemlik andlaúmaları gibi uluslararası üstlenmeler ve Monroe Doktrini gibi bölgesel anlaúmalar, iúbu Misak'ın hiçbir hükmüyle ba÷daúmaz sayılmayacaktır. MADDE 22. Savaútan sonra, daha önce kendilerini yöneten Devletlerin egemenli÷ine ba÷lı olmaktan çıkmıú ve ça÷daú dünyanın özellikle güç koúulları altında kendi kendilerini yönetme yetene÷inden henüz yoksun halkların oturdu÷u sömürgelere ve ülkelere úu ilkeler uygulanır: Bu hakların gönençleri ve geliúmeleri kutsal bir uygarlık görevidir ve bu görevin yerine getirilmesi için iúbu Misak’a güvenceler konulması gerekir. Bu ilkenin uygulamada gerçekleútirilmesi için en iyi yöntem, bu halkların korunmanlı÷ı [vesayetini], kaynakları, görgüleri ya da co÷rafya durumları bakımından, bu sorumlulu÷u yüklenme÷e en elveriúli bulunan ve bunu kabule razı olan uluslara emanet etmektir. Bunlar mandat’yı9 , mandataire10 sıfatıyla ve Cemiyet adına yapacaklardır. Mandataire’li÷in niteli÷i, halkın geliúme derecesine, ülkenin co÷rafya durumuna, ekonomik koúullarına ve buna benzer bütün öteki durumlara göre de÷iúik olmasını gerektirmektedir. Eskiden Osmanlı ømparatorlu÷u’na ba÷lı bulunan kimi topluluklar, kendi kendilerini yönetmeye yetenekli olacakları zamana kadar, yönetimlerine bir mandataire’in ö÷ütleri ve yardımı kılavuz olmak koúuluyla, ba÷ımsız uluslar olarak varlıkları geçici nitelikte tanınabilecek bir geliúme düzeyine eriúmiúlerdir. Mandataire’in seçilmesinde, herúeyden önce, bu toplulukların dilekleri göz önünde tutulmalıdır. Öteki halkların, özellikle Orta Afrika halklarının, içinde bulundukları geliúme derecesi, mandataire’in, buralarda ülkenin yönetimini, köle ticareti, silah ve alkol alımsatımı gibi kötüye kullanmaları yasaklamayı; kamu düzeniyle ahlak kurallarının süregötürülmesinin gerektirdiklerinden baúka kısıtlamalara ba÷lı olmaksızın, inanç ve din özgürlü÷ünü sa÷lamayı; berkitilmiú yerler [tahkimat] ya da kara ve deniz üsleri kurmayı ve yerli halka ülkenin kolluk [zabıta] düzenini ve savunmasını sa÷lamak amacı dıúında, askerlik e÷itimini yasaklama÷ı güvence altına alacak ve, aynı zamanda, Cemiyet’in öteki üyelerine de alıúveriú ve ticaret konularında eúit olanaklar sa÷layacak koúullar içinde, üstüne almasını gerektirmektedir. Son olarak, Afrika’nın Güney Batısı ve kimi Güney Pasifik Adaları gibi ülkeler vardır ki, bunlar, nüfus yo÷unlu÷unun azlı÷ı, yüzölçümünün küçüklü÷ü, uygarlık merkezlerinden uzaklı÷ı, mandataire’in ülkesine bitiúikli÷i ya da birtakım baúka durumlar yüzünden, yerli halkın yararına, yukarıda sözü edilen güvenceler saklı kalmak koúuluyla, en iyi biçimde ancak mandataire’in yasaları ile ve sanki kendi ülkesinin bir parçasıymıú gibi yönetebilirler.
Fransızca metinde “mandat”, øngilizce metinde “mandate”, øtalyanca metinde “mandato”, Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde “vesayet” denilmektedir. Biz, dilimizde manda biçiminde kötü bir ünü olan bu sözcü÷ü oldu÷u gibi almayı uygun gördük; ancak, Fransızca yazılıúını kullandık. (Çevirenler) 10 Fransızca metinde “mandataire”, øngilizce metinde “Mandatories”, øtalyanca metinde “mandatorie”, Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde “mandater”. (Çevirenler)
9

-9-

Her bir durumda, mandataire, yönetimini üzerine aldı÷ı ülkeye iliúkin olarak, Konseye yıllık bir rapor gönderecektir. Mandataire’in kullanaca÷ı yetkenin [otoritenin], denetimin ya da yönetimin derecesi, Cemiyet Üyeleri arasında önceden yapılmıú bir sözleúmeye konu olmamıúsa, bunlar, her bir durumda, konseyce kesin olarak saptanacaktır. Mandataire’lerin yıllık raporlarını almak, incelemek ve mandat’ların yürütülmesine iliúkin bütün sorunlar üzerinde Konseye görüú bildirmekle görevli, bir sürekli Komisyon kurulacaktır. MADDE 23. Milletler Cemiyeti Üyeleri, úimdi varolan ya da sonradan yapılabilecek uluslararası sözleúmelerin hükümlerine uygun olmak ve bunlar saklı tutulmak koúuluyla: a) kendi ülkelerinde oldu÷u gibi, ticaret ve endüstri iliúkilerinin kapsamına giren bütün öteki ülkelerde, erkeklere, kadınlara ve çocuklara hakgözetir11 ve insancıl çalıúma koúulları sa÷lama÷a ve bu koúulları sürdürme÷e ve bu amaca eriúmek üzere, gerekli uluslararası örgütleri kurma÷a ve yaúatma÷a çaba göstereceklerdir; b) yönetimleri altındaki ülkelerde yerli halka hakgözetir12 davranmayı yükümlenirler; c) kadın ve çocuk ticaretine, afyon ve buna benzer zararlı maddelerin alım-satımına iliúkin anlaúmaların genel denetimi ile Cemiyet'i görevlendirirler; d) silâh ve cephane ticaretinin denetiminin kamu yararı için zorunlu bulundu÷u ülkelerde, bu ticaretin genel denetimi ile Cemiyet'i görevlendirirler; e) ulaúım ve transit özgürlü÷ünün güvence altına alınması ve sürdürülmesi ve Cemiyet'in bütün üyelerine ticaret konusunda hakgözetir13 bir iúlem yapılmasını sa÷lamak için gerekli önlemleri alacaklardır. Bu konuyla ilgili olarak, 1914-1918 savaúı sırasında yakılıp yıkılmıú olan bölgelerin özel gereksinmeleri göz önünde tutulacaktır; f) hastalıkları önlemek ve bunlarla savaúmak için uluslararası önlemler almaya çalıúacaklardır. MADDE 24. Çok taraflı andlaúmalarla daha önce kurulmuú bütün uluslararası bürolar, Tarafların kabul etmeleri koúuluyla, Cemiyet'in yetkisi altına konulacaktır, îleride kurulacak bütün baúka uluslararası bürolar ve uluslararası nitelikte sorunların çözülmesiyle ilgili Komisyonlar Cemiyet'in yetkisi altına konulacaktır. Genel sözleúmelerle düzenlenen, ancak uluslararası büroların ya da komisyonların denetimine girmeyen uluslararası nitelikteki bütün sorunlar için, Cemiyet Sekreterli÷i, Taraflar isterlerse ve Konsey kabul ederse, yararlı tüm bilgileri toplamak, da÷ıtmak ve gereken ya da istenen yardımlarda bulunmak zorundadır. Konsey, Cemiyet'in yetkisi altında bulunan herhangi bir büronun ya da komisyonun giderlerini sekreterlik giderleri içine sokabilir. MADDE 25. Cemiyet üyeleri, sa÷lı÷ın geliútirilmesi, hastalıklara karúı önleyici önlemler alınması ve bütün dünyada çekilen acıların azaltılması amaçlarını güden, gere÷i gibi yetkili kılınmıú ulusal Kızıl-Haç gönüllü örgütlerinin kurulmasını ve bunların aralarında iúbirli÷i yapmalarını destekleme÷i ve kolaylaútırma÷ı yükümlenirler.
Fransızca metinde "equitables", øngilizce metinde "fair", øtalyanca metinde "eque" denilmektedir. Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde "hakkaniyet". (Çevirenler) 12 Fransızca metinde **equitable", øngilizce metinde "just", øtalyanca metinde "equo" denilmektedir. Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde "âdilâne". (Çevirenler) 13 Fransızca metinde **equitable", øngilizce metinde "equitable", øtalyanca metinde "equo", Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde **muhikkane". (Çevirenler)
11

-10-

MADDE 26. øúbu Misak'da yapılacak de÷iúiklikler, Temsilcileri Konseyi oluúturan Cemiyet üyelerince ve Temsilcileri Genel Kurulu oluúturan üyelerin ço÷unlu÷unca onaylanır onaylanmaz yürürlü÷e girecektir. Cemiyet'in her Üyesi, Misak'da yapılan de÷iúiklikleri kabul etmemekte özgürdür; bu durumda, Cemiyet'in Üyesi olmaktan çıkmıú olur. EK I. MøLLETLER CEMøYETø'NøN ASIL ÜYELERø14 AMERøKA BøRLEùøK DEVLETLERø BELÇøKA BOLøVYA BREZÎLYA BRøTANYA øMPARATORLUöU KANADA AVUSTRALYA GÜNEY AFRøKA YENø-ZELANDA HøNDøSTAN ÇøN KÜBA EKUVADOR FRANSA YUNANøSTAN GUATEMALA HAøTø HøCAZ HONDURAS øTALYA JAPONYA LøBERYA NøKARAGUA PANAMA PERU POLONYA PORTEKøZ ROMANYA SIRP-HIRVAT-SLOVEN SøAM ÇEKO-SLOVAKYA URUGUAY

DEVLETø

MøSAK'A KATILMAYA ÇAöIRILAN DEVLETLER15 ARJANTøN ùøLø KOLOMBøYA DANøMARKA øSPANYA NORVEÇ PARAGUAY HOLLANDA IRAN SALVADOR øSVEÇ øSVøÇRE VENEZUELA

II. MøLLETLER CEMøYETø’NøN øLK GENEL SEKRETERø Sayın Sir James Eric DRUMMOND, K.C.M.G., C.B. Birinci Bölümün (Milletler Cemiyeti Misakı) 4. Maddesinde belirtilen Baúlıca Müttefik ve Ortak Devletler, Almanya ile yapılan 28 Haziran 1919 tarihli Barıú Andlaúmasında belirtilen Baúlıca Müttefik ve Ortak Devletlerdir.
14

ve

15

Fransız abecesine göre. (Çevirenler)

-11-

BÖLÜM II. TÜRKøYE'NøN SINIRLARI MADDE 27. I. Avrupa'da, Türkiye'nin sınırları aúa÷ıdaki gibi saptanacaktır (ekli I sayılı haritaya bakılması) :16 1. Karadeniz: Karadeniz Bo÷azı'nın giriúinden aúa÷ıda belirtilen noktaya kadar. 2. Yunanistan ile: Podima'nm aúa÷ı yukarı 7 kilometre kuzey-batısında bulunan Büyük Dere'nin a÷zında Karadeniz üzerinde seçilecek bir noktadan baúlayarak, güney-batıya do÷ru ve østranca dere havzası sınırlarının en kuzey-batı noktasına kadar (Îstranca'nın aúa÷ı yukarı 8 kilometre kuzey-batısında bulunan nokta): Kaplıca da÷ ile Uçpınar tepesi noktalarından geçmek üzere, toprak [arazi] üzerinde saptanacak bir çizgi; oradan, güney-güney-do÷u do÷rultusunda ve Sinekli demiryolu istasyonunun aúa÷ı yukarı l kilometre batısında, Çorlu-Çatalca demiryolu üzerinde seçilecek bir noktaya kadar: østranca Dere havzasının batı sınırını olabildi÷ince izleyen bir çizgi; oradan, güney-do÷uya do÷ru ve kuzey-do÷uda, Büyük Çekmece Gölü'ne akan ırmaklar havzalarıyla, güney-batıda do÷rudan do÷ruya Marmara Denizi'ne dökülen ırmakların havzası arasındaki su bölümü çizgisi üzerinde Fener ve Kurfalı arasında seçilecek bir noktaya kadar: Sinekli'nin güneyinden geçmek üzere toprak [arazi] üzerinde saptanacak bir çizgi; oradan, güney-do÷uya do÷ru ve Kalikratia'nın aúa÷ı yukarı l kilometre güneybatısında Marmara Denizi üzerinde seçilecek bir noktaya kadar: yukarıda tanımlanan su bölümü çizgisini olabildi÷ince izleyen bir çizgi. 3. Marmara Denizi: Yukarıda tanımlanan noktadan Karadeniz Bo÷azı'nın giriúine kadar. II. Asya'da, Türkiye'nin sınırları aúa÷ıdaki gibi saptanacaktır (ekli 2 sayılı haritaya bakılması): 1. Batıda ve Güneyde: Marmara Denizi üzerinde, Karadeniz Bo÷azı'nın giriúinden baúlayarak Do÷u Akdeniz'de iskenderun Körfezi dolaylarında Karataú-Burnu yakınında aúa÷ıdaki gibi tanımlanan bir noktaya kadar: Marmara Denizi, Çanakkale Bo÷azı ve Do÷u Akdeniz; III. Bölümün (Siyasal Hükümler) IV. Kesimi ile 84. ve 122. Maddeleri hükümleri Saklı kalmak üzere, Marmara Denizi adaları ve Osmanlı17 kalan kıyılardan 3 mil kadar uzaklık içinde bulunan adalar. 2. Suriye ile: Kuzey-do÷uya do÷ru, Hasan Dede geçidinin do÷u kıyısı üzerinde ve Karataú Burnu'ndan aúa÷ı yukarı 3 kilometre kuzey-batıda seçilecek bir noktanın Ceyhan ırma÷ı üzerinde Babeli'nin aúa÷ı yukarı l kilometre kuzeyinde seçilecek bir noktaya kadar.
Yer, da÷, dere adları olarak, genellikle, 1920 çevirisindeki adlar kullanılmıútır. (Çevirenler) Fransızca metinde **ottoman", Îtalyanca metinde "ottomano", denirken, øngilizce metinde, genellikle, hep "Turkish" denilmektedir. (Çevirenler)
17 16

-12-

Karataú’ın kuzeyinden geçmek üzere, toprak [arazi] üzerinde saptanacak bir çizgi; oradan, Kesik Kale'ye kadar: Ceyhan ırma÷ının kayna÷ına do÷ru akım yolu; oradan, kuzey do÷uya do÷ru ve Ceyhan ırma÷ı üzerinde Karapazar'ın aúa÷ı yukarı 15 kilometre do÷u-güney-do÷usunda seçilecek bir noktaya kadar: Karatepe'nin kuzeyinden geçmek üzere, toprak [arazi] üzerinde saptanacak bir Çizgi; oradan ve Düldül Da÷ı'nın batısında bulunan, Ceyhan ırma÷ının dirse÷ine kadar : Ceyhan ırma÷ının kayna÷ına do÷ru akım yolu; oradan, güney-do÷u genel do÷rultusunda ve Gâvur Göl'ün aúa÷ı yukarı 15 kilometre güney-güney-batısında, Emir Musa Da÷ı üzerinde seçilecek bir noktaya kadar: demiryolundan aúa÷ı yukarı 18 kilometre uzaklıktan geçmek ve Düldül Da÷ı'nı Suriye'de bırakmak üzere izlenecek bir çizgi; oradan, do÷uya do÷ru ve Urfa'nın aúa÷ı yukarı 5 kilometre kuzeyine kadar: Bahçe, Ayıntap, Birecik ve Urfa kentlerini birbirine ba÷layan yolların kuzeyinden geçmek ve bu kentlerden son üçünü Suriye'de bırakmak üzere, batıdan do÷uya genel bir do÷rultuda ve oldukça düz biçimde toprak [arazi] üzerinde saptanacak bir çizgi; oradan, do÷uya do÷ru ve (Cezire-i øbn-i Ömer'in 27 kilometre18) batısında Azeh'in aúa÷ı yukarı 6 kilometre kuzeyinde Dicle'nin oluúturdu÷u dirse÷in en güney-batı noktasına kadar: batıdan do÷uya genel do÷rultuda ve Mardin kentini Suriye'de bırakmak üzere oldukça düz biçimde toprak [arazi] üzerinde saptanacak bir çizgi; oradan, ve Habur Su ile Dicle'nin kesiútikleri yerle, bu yerin aúa÷ı yukarı 10 kilometre kuzeyinde Dicle dirse÷i arasında ve Dicle üzerinde seçilecek bir noktaya kadar: Cezire-i øbn-i, Ömer kentinin bulundu÷u adayı Suriye'de bırakmak üzere Dicle’nin a÷zına do÷ru akım yolu. 3. Irak19 ile: Oradan, batıdan do÷uya do÷ru genel bir do÷rultuda Musul îlinin [Vilâyetinin]20 do÷u sınırı üzerinde seçilecek bir noktaya kadar: toprak [arazi] üzerinde saptanacak bir çizgi; oradan, bu çizginin do÷uya do÷ru Türkiye ile îran arasındaki sınıra rastladı÷ı noktaya kadar: Îmadiye'nin21 güneyinden geçecek biçimde de÷iútirilmiú, Musul îlinin [Vilâyetinin] kuzey sınırı. 4. Do÷uda ve Kuzey-Do÷uda: Yukarıda tanımlanan noktadan ve Karadeniz'e kadar, 89. Madde hükümleri saklı kalmak koúuluyla, Türkiye ile Iran arasındaki úimdiki sınırla, Türkiye ile Rusya arasındaki eski sınırlar. 5. Karadeniz. MADDE 28. øúbu Andlaúmada tanımlanan sınırlar, iúbu Andlaúmaya ekli 1/1.000.000 ölçekli haritalara çizilmiútir. Metinle harita arasında uyuúmazlık durumunda, metin geçerli olacaktır.
18

Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerde "27 kilometre", 1920 çevirilerinde "10 kilometre". (Çevi-

renler)

19 Fransızca metinde "Mesopotamie", øngilizce ve øtalyanca metinlerde "Mesopotamia" denilmektedir. Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde "Elcezire", Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde **Irak". (Çevirenler) 20 Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerde "Vilayet". (Çevirenler) 21 Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerde "Amadiye", 1920 çevirilerinde "Imadiye". (Çevirenler)

-13-

MADDE 29. Kuruluú biçimi iúbu Andlaúma ile saptanan ya da tamamlayıcı andlaúmalar ve sözleúmelerle saptanacak olan Sınırlandırma Komisyonları, bu sınırları toprak [arazi] üzerinde çizeceklerdir. Bu Komisyonlar, yalnız "toprak [arazi] üzerinde saptanacak çizgi" diye tanımlanan kesimleri de÷il, gerekli görürlerse, yönetimsel sınırlarla ya da baúka biçimde tanımlanan kesimlere de, ayrıntılar bakımından, düzeltmeler yapmakta tam yetkili olacaklardır. Komisyonlar, bütün durumlarda, Andlaúmalarda verilen tanımlamaları, yönetimsel sınırlarla yerel ekonomik çıkarları olabildi÷ince göz önünde tutarak, en yakından izleme÷e çalıúacaklardır. Komisyonların kararları oyçoklu÷uyla alınacak ve ilgili taraflar için uyulması zorunlu olacaktır. Sınırlandırma Komisyonlarının giderleri ilgili Taraflarca eúit paylar olarak karúılanacaktır. MADDE 30. Bir akım yolu ile tanımlanan sınırlar bakımından, iúbu Andlaúmadaki tanımlamalarda kullanılan "akım yolu"22 ya da "gidiú-geliú yolu"23 terimleri úu anlama gelmektedir: Bir yandan, gemilerin gidiú-geliúine (ulaúıma) elveriúli olmayan nehirlerde, akar suyun ya da bunun ana kolunun ortay çizgisi24, ve öte yandan, gemilerin gidiú-geliúine (ulaúıma) elveriúli nehirlerde, ana gidiú-geliú yolunun ortay çizgisi. Bununla birlikte, akım ya da gidiú-geliú yolunda de÷iúiklikler olması durumunda, sınır çizgisinin, bu biçimde tanımlanmıú olan akım yoluyla gidiú-geliú yolunu mu izleyece÷im, yoksa bu yolun, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriú anındaki durumunda oldu÷u gibi kesin olarak saptanmıú mı kalaca÷ını kararlaútırmaya, iúbu Andlaúmada öngörülen Sınırlandırma Komisyonları yetkili olacaklardır. Îú bu Andlaúmada aykırı bir hüküm bulunmadıkça, deniz sınırları, kıyıya üç milden daha yakın bulunan adaları ve adacıkları da içine alacaktır. MADDE 31. ølgili çeúitli Devletler, Sınırlandırma Komisyonuna, çalıúmaları için gerekli bütün belgeleri, özellikle úimdiki yâ da eski sınırların saptanmasına iliúkin tutanakların do÷rulu÷u onaylanmıú örneklerini, elde bulunan büyük ölçekli bütün haritaları, geodezik verileri, yapılmıú ancak yayınlanmamıú yerölçmesi [mesaha] haritalarını, sınırdaki akar suların yatak de÷iútirmelerine iliúkin bilgileri verme÷i yükümlenirler. Osmanlı makamlarının elinde bulunan haritalar, geodezik veriler, yayınlanmamıú olsa bile yerölçmesi haritaları, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konulmasından sonra otuz gün içinde, østanbul'da25, Baúlıca Müttefik Devletlerin gösterece÷i ilgili Komisyonların temsilcisine teslim edilecektir. ølgili Devletler, bundan baúka, bütün belgeleri, özellikle plânları, kadastrolarla tapu kütüklerini ve, Komisyonlar isterse, mülkiyet durumuna ve ekonomik akımlara iliúkin bilgilerle gerekli her çeúit bilgileri Komisyonlara iletmeleri için yerel makamlara yönergeler [talimat] vermeyi de yükümlenirler.
Fransızca metinde "cours", øngilizce metinde "course", øtalyanca metinde "corso", 1920 çevirilerinde "mecra". (Çevirenler) 23 Fransızca metinde "chenal", øngilizce metinde "channel", øtalyanca metinde "canale"; 1920 çevirilerinde "kanal". (Çevirenler) 24 Fransızca metinde "ligne mediane", øngilizce metinde "median line", øtalyanca metinde "linea media-na". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde “hat-ü vasati", Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Hat-tı mutavassıt" biçiminde çevrilmiútir. (Çevirenler) 25 Fransızca ve øngilizce metinlerde "Constantinople", øtalyanca metinde "Constantinopoli", 1920 çevirilerinde "østanbul". (Çevirenler)
22

-14-

MADDE 32. ølgili çeúitli Devletler, Sınırlandırma Komisyonlarına, görevlerim yerine getirmeleri için gerekli olan ulaúım, iúgücü ve araç ve gereçlere (direkler ve sınır taúları) iliúkin her türlü yardımı gerek do÷rudan gerekse yerel makamlann aracılı÷ıyla yapma÷ı yükümlenirler. Özellikle, Osmanlı Hükümeti, Sınırlandırma Komisyonlarının görevlerinin yerine getirilmesinde, Baúlıca Müttefik Devletlere, gerekli görecekleri teknik personel yardımında bulunmayı yükümlenir. MADDE 33. ølgili çeúitli Devletler, Komisyonlarca konulmuú nirengi noktalarının, sınır iúaretlerini [taúlarını] ya da direklerini korumayı yükümlenirler. MADDE 34. Sınır iúaretleri [taúları], birbirinden gözle görülecek uzaklıklara konulacaktır; bunlara sayı verilecek ve yerleriyle sayıları bir haritaya iúlenecektir. MADDE 35. Sınırlandırmaya iliúkin kesin tutanaklar, bunlara ekli haritalar ve belgeler, her-biri de asıl nüsha sayılmak üzere, üç nüsha olarak düzenlenecektir; bunlardan ikisi sınırdaú Devletlere, üçüncüsü de, do÷rulu÷u onaylanmıú birer örne÷ini iúbu Andlaúmayı imzalamıú olan Devletlere gönderecek olan, Fransız Cumhuriyeti Hükümetine verilecektir. BÖLÜM III. SøYASAL HÜKÜMLER KESøM I øSTANBUL26 MADDE 36. øúbu Andlaúmanın hükümleri saklı kalmak koúuluyla, Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar, Osmanlı Hükümetinin østanbul27 üzerindeki haklarına ve sıfatlarına dokunulmaması, ve bu Hükümetle Majeste Padiúah'in28 bu kentte oturmak ve bu kenti Osmanlı Devletinin baúkenti tutmak bakımından özgür olduklarında görüú birli÷i içindedirler. Bununla birlikte, Türkiye29, iúbu Andlaúma ile bunu tamamlayan andlaúmaların ve sözleúmelerin hükümlerine, özellikle soy, din ve dil azınlıklarının haklarına dürüst, bir biçimde saygı göstermekte kusur ederse, Müttefik Devletler, yukarıda belirtilen hükmü de÷iútirmek hakkını kesinlikle saklı tutarlar, ve Türkiye, bu bakımdan alınacak bütün kararları kabul etme÷i úimdiden yükümlenir.
Bir önceki nota bakılması. (Çevirenler) Bakınız: Not 25. (Çevirenler) 28 Fransızca metinde “Sa Majeste le Sultan", øngilizce metinde "His Majesty the Sultan", øtalyanca metinde "ùua Maesta il Sultano"; 1920 çevirilerinde "Zât-ı Hazret-i Padiúahı". (Çevirenler) 29 Fransızca metinde "La Turquie", øngilizce metinde “Turkey”, øtalyanca metinde "Turchia". Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde “Hükümet-i Osmaniye", Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Türkiye". (Çevirenler)
27 26

-15-

KESøM II. BOöAZLAR MADDE 37. Çanakkale Bo÷azı, Marmara Denizi ve Karadeniz Bo÷azı’nı kapsayan Bo÷azlar’da gemilerin gidiú-geliúi (ulaúımı), gelecekte, gerek barıú zamanında gerek savaú zamanında, bayrak ayırımı yapmaksızın, bütün ticaret ve savaú gemileriyle askerlik ve ticaret uçaklarına açık olacaktır. Milletler Cemiyeti Konseyinin bir kararının uygulanması dıúında, bu sular abluka edilemez, buralarda hiçbir savaú hakkı kullanılamaz ve hiçbir düúmanca eylemde bulunulamaz. MADDE 38. Osmanlı Hükümeti, 37. Maddede öngörülen gidiú-geliú (ulaúım) özgürlü÷ünü sa÷lamak için yeni önlemler alınması gerekti÷ini kabul eder ve, bunun sonucu olarak, kendisini ilgilendirdi÷i ölçüde, "Bo÷azlar Komisyonu" adını alacak olan ve aúa÷ıda "Komisyon" sözcü÷ü ile anılacak bir Komisyonu, 39. Maddede belirtilen suların denetimine yetkili kılar. Yunan Hükümeti, kendisini ilgilendirdi÷i ölçüde, aynı yetkileri Komisyona bırakır ve bu Komisyona her bakımdan aynı kolaylıkları gösterme÷i yükümlenir. Denetim, Osmanlı ve Yunan Hükümetlerinden herbiri adına ve iúbu kesimde belirlenen biçimde yürütülecektir. MADDE 39. Komisyonun yetki [otorite] alanı, Akdeniz yönünde Çanakkale Bo÷azı'nın giriúi 41’e, Karadeniz yönünde Karadeniz Bo÷azı’nın giriúi arasındaki suları, bu giriúlerin herbirinden üç mil açıklara kadar kapsayacaktır. Bu yetki [otorite], iúbu Kesim hükümlerinin yerine getirilmesi gerektikçe, kıyı üzerinde de kullanılabilecektir. MADDE 40. Komisyon -bir gün Komisyona katılmak isterse ve katıldı÷ı günden baúlayarak-Amerika Birleúik Devletleri'nin, Britanya ømparatorlu÷u'nun, Fransa'nın, øtalya'nın, Japonya'nın, -bir gün Milletler Cemiyeti'ne Üye olursa ve oldu÷u günden baúlayarak-Rusya'nın, Yunanistan'ın, Romanya'nın ve -bir gün Milletler Cemiyeti'ne Üye olurlarsa ve oldukları günden baúlayarak- Bulgaristan'la Türkiye'nin30 gösterecekleri temsilcilerden oluúacaktır. Amerika Birleúik Devletleri, Britanya ømparatorlu÷u, Fransa, øtalya, Japonya ve Rusya Temsilcilerinden herbirinin ikiúer oyu olacaktır. Yunanistan, Romanya, Bulgaristan ve Türkiye31 Temsilcilerinden herbirinin birer oyu olacaktır. Komisyon üyelerinden [komiserlerden] hiçbiri, kendisim atayan Hükümetten baúkasınca görevinden alınamaz.
Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerde Türkiye'nin adı geçmesine karúılık, Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim çeviri metinlerinde Türkiye'nin adı yoktur. Müttefiklerin de÷iúiklik önerisinde úöyle denilmektedir: "Muahede lâyihasının mevadında icra edilen tadilat bervech-i âtidir: 40 ncı maddenin dördüncü satırında "Bulgaristan" kelimesinden sonra "Türkiye" kelimesi ilâve edilecek ve cümlenin mabaadi úu suretle tashih edilecektir: "E÷er bu iki Devlet!., olurlar ise". Aynı maddenin sekizinci son satırının nihayetinde "Bulgaristan" kelimesinden sonra "ve Türkiye'nin" kelimesi ilâve edilecektir". (Çevirenler) 31 Bir önceki nota bakılması. (Çevirenler)
30

-16-

MADDE 41. Komisyon üyeleri [komiserler], 39. Maddede belirtilen sınırlar içinde, diplomasi ayrıcalıklarından ve dokunulmazlıklarından yararlanacaklardır. MADDE 42. Komisyon, iúbu Andlaúma ile kendisine tanınan yetkileri, yerel Hükümetten tümüyle ba÷ımsız olarak kullanacaktır. Komisyonun özel bir bayra÷ı, özel bir bütçesi ve kendisine özgü bir örgütü olacaktır. MADDE 43. Komisyon, 39. Maddede saptanan yetkisi sınırları içinde, aúa÷ıdaki görevleri yapmakla yükümlü olacaktır: a) Geçitlerin ya da limanlara giriúlerin iyileútirilmesi için gerekli görülecek bütün çalıúmaların yapılması; b) Geçitlerin aydınlatılması, sı÷ ve tehlikeli yerlerin iúaretlenmesi; c) Kılavuzluk ve yedek çektirme32 iúlerinin denetimi; d) Gemilerin demirledikleri yerlerin denetimi; e) øúbu Andlaúmanın XI. Bölümünün (Limanlar, Su Yolları ve Demiryolları) 335. Maddesinden 344. Maddesine kadar olan Maddelerinde öngörülen rejimin, østanbul ve Haydarpaúa limanlarına uygulanmasını sa÷lamak için gerekli denetim; f) Kazaya u÷ramıú gemilerin kalıntılarına ve gemilerle yüklerin kurtarılmasına iliúkin her türlü denetim iúleri; g) Mavnalara iliúkin denetim. MADDE 44. Komisyon, Bo÷azlar’dan özgürce geçiúin engellendi÷i kanısına varacak olursa, 178. maddede öngörülen iúgal kuvvetlerini bulunduran Müttefik Devletlerin østanbul'daki Temsilcilerini durumdan haberli kılacaktır. O vakit, bu Temsilciler, Bo÷azlar'da geçiú özgürlü÷ünü korumak için alınması gerekli görülecek önlemler konusunda, bu kuvvetlerin deniz ve kara kuvvetleri Komutanlarıyla anlaúacaklardır. Dıúarıdan gelecek bir eylemin Bo÷azlar'da geçiú özgürlü÷ünü tehdit etmesi durumunda da bu Temsilciler aynı biçimde davranacaklardır. MADDE 45. Komisyonun, gereksinme duyulabilecek malların alınması ve sürekli iúlerin yapılması için gerekli görece÷i borçlanmalara giriúme hakkı olacaktır. Bu borçlanmalara, olabildi÷i ölçüde, 53. maddede belirtildi÷i üzere, Bo÷azlar'dan geçecek gemilerden alınacak harçlar güvence olarak gösterilecektir. MADDE 46. østanbul Sa÷lık Yüksek Meclisi ve bu Meclisin yönetti÷i Osmanlı Sa÷lık Yönetimince34 eskiden yapılan görevlerle, Karadeniz Bo÷azı'ndaki Kurtarma Gemileri Ulusal Yönetimince35 yapılan görevler, 39. Maddede saptanan sınırlar içinde, Komisyonun denetimi altında ve Komisyonca saptanacak biçimde yapılacaktır.
33

Fransızca metinde "remorquage", øngilizce metinde "tovvage", øtalyanca metinde "rimorchio". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "yedek çekdirme", Vakit vePeyam-ı Sabah metinlerinde "çekdirme gemileri". (Çevirenler) 33 Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "østanbul Sıhhiye Meclis-i Âlisi", Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "østanbul Meclis-i Sıhhî-i Âlisi". (Çevirenler) 34 1920 çevirilerinde "Osmanlı Sıhhiye idaresi". (Çevirenler) 35 Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Karadeniz Bo÷azındaki Sefain-i Tahlisiye ødaresi", Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Bo÷aziçi Tahlisiye ødaresi". (Çevirenler)
32

-17-

Komisyon, hastalıkları önlemek ve hastalıklarla savaúmak üzere Milletler Cemiyeti Konseyinin kabul etti÷i ortaklaúa her politikanın gerçekleútirilmesinde iúbirli÷inde bulunacaktır. MADDE 47. ùimdiki durumda fenerlere, havuzlara, rıhtımlara ve bunlara benzer iúletmelere iliúkin ayrıcalıkları ellerinde bulunduran kiúilerin ve ortaklıkların hakları, Komisyona tanınan denetime iliúkin genel yetkiler saklı kalmak koúuluyla, korunacaktır. Bununla birlikte, Komisyon, genel yararlar bakımından gerekli sayarsa, iúbu Andlaúmanın IX, Bölümünün (Ekonomik Hükümler) 311. Maddesinde belirtilen koúullara uygun dav-ranılarak, sözü edilen hakları satın alma÷a ya da de÷iútirme÷e ya da yeni bir ayrıcalık üstlenme÷e yetkili olacaktır. MADDE 48. Komisyon, øúbu Kesimin kendisine yükledi÷i görevlerin yerine getirilmesini kolaylaútırmak amacıyla, gerekli görece÷i özel polis gücünü kurmaya yetkili olacaktır. Bu polis gücü, Limni [Lemnosy Lemno], Gökçeada [tmroz, Imbros, Imbro], Semadirek [Semendirek, Samothracey Samotracia], Bozcaada [Tenedos, Tenedo] ve Midilli [Mityl ney Mitylene, Mitilene] adaları dıúında, olabildi÷i ölçüde, V. Bölümün (Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerine iliúkin Hükümler) 178. Maddesinde öngörülen, Bo÷azlar ve Adalar bölgesinin yerli halkından derlenecek ve Komisyonca atanmıú yabancı polis üstlerinin komutası altına verilecektir. MADDE 49. Marmara Denizi adalarını da kapsamak üzere, Bo÷azlar bölgesinin Osmanlı kalan kesiminde ve 136. Maddede öngörülen Osmanlı yargı örgütü reformunun yürürlü÷e konulmasını beklerken, Kapitülasyonlardan yararlanan Devletlerin uyruklarından, Komisyonun koydu÷u kurallara ve hükümlere aykırı davrananlar, sözü edilen Devletlerin Konsoloslukları Mahkemelerine verileceklerdir. Müttefik Devletler, kendi Konsolosluk Mahkemelerini ve görevlilerini bu bakımdan yetkili kılmak konusunda anlaúmıú bulunmaktadırlar. Osmanlı uyrukları ile Kapitülasyonlardan yararlanmayan Devletlerin uyruklarınca iúlenecek suçlara, yetkili Osmanlı yargı makamları bakacaklardır. Sözü edilen bölgenin Yunan egemenli÷i altına konulmuú kesiminde, söz konusu suçlara, Yunan yargı makamları bakacaklardır. MADDE 50. Komisyonun yetki sınırları içinde, karada ya da denizde iúlenmiú her çeúit suçlar36 yüzünden, sözü edilen yetki sınırı içinde bulunan herhangi bir ticaret gemisinin subayları ve gemi adamları karada tutuklanacak olurlarsa, Komisyon polisince, yetkili yargı makamlanna teslim edileceklerdir. Sanık, Komisyon polisinden baúka birince tutuk-lanmıúsa, gecikmeden Komisyon polisine teslim olunacaktır. MADDE 51. Komisyon, üzerine almıú oldu÷u görevleri yerine getirmek için kendisine yardımcı olmalarını vazgeçilmez saydı÷ı bütün üst ve ast görevlileri atayacaktır. MADDE 52. Komisyonun yetki alanı sınırları içinde gemilerin gidiú-geliúine iliúkin bütün konularda, 37. maddede belirtilen her türlü gemiler tam bir eúitlik düzeyinde iúlem göreceklerdir.
Fransızca metinde "pour tout erime, delit öu contravention", øngilizce metinde "for any offense", øtalyanca metinde "per qualsiasi reato". Matbaa-i Âmre, Konya ve Erim metinlerinde "cinayet, cünha ve kabahatten naúı", Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "cinayet, cürüm veyahut muhalefet-i mukarrarat herhangi hareket". (Çevirenler)
36

-18-

MADDE 53. 47. madde hükümleri saklı kalmak üzere, Komisyonun yetki sınırları içinde, gemilerden ya da gemilerdeki yüklerden gerek Osmanlı Hükümetince do÷rudan do÷ruya, gerek uluslararası kuruluúlarca ya da özel ortaklıklarca alınmakta bulunan harçlara ya da öteki vergilere dayanak oluúturan ve úimdi varolan haklar, Komisyona aktarılacaktır. Komisyon, bu harçları ve vergileri -Komisyonun genel yönetim giderleriyle, iúbu Kesime ba÷lı Ek'in 3. paragrafında öngörülen maaú ve ücretleri de kapsamak üzere- yerine getirilmiú hizmetleri ve yapılmıú iúleri karúılamak amacıyla yapılmıú harcamalar için aúırı olmayacak bir tarifeye göre saptayacaktır. Komisyon, yalnız bu amaçlarla ve Milletler Cemiyeti Konseyinin ön rızasıyla, úimdi varolanlardan baúka harçlar ve vergiler de koyabilecek ve bunların miktarını saptayabilecektir. MADDE 54. Komisyonca konulacak bütün vergiler ve harçlar, gemiler arasında, ba÷lama, varıú ya da çıkıú limanları, bayrakları ya da malikleri, ya da yüklerinin uyruklu÷u ya da malikleri bakımından hiçbir ayırım gözetilmeksizin ve tam bir eúitlik düzeyinde alınacaktır. øúbu hüküm, Komisyonun, øúbu kesimde öngörülen harçları tonaja göre saptama hakkını hiçbir bakımdan sarsmaz. MADDE 55. Osmanlı Hükümeti ile Yunan Hükümeti, herbiri kendi bakımlarından, Komisyonun, kendisine verilmiú görevlerin yararlı bir biçimde yerine getirilmesi için gerekli görece÷i bütün toprakları ve yapıları edinmesini kolaylaútırma÷ı yükümlenirler. MADDE 56. 39. Maddede belirlenen sulardan transit geçecek savaú gemileri, her bakımdan, gemilerin ola÷an geliú-gidiúi (ulaúım) kurallarıyla sa÷lık gereklerine uymayı sa÷lamak üzere Komisyonca çıkartılmıú olan yönetim kurallarına uygun davranacaklardır. MADDE 57. I. Savaúan Devletlerin savaú gemileri, ancak Bo÷azlar'dan geçiúlerini tamamlamalarını ve yanaúabilecekleri en yakın limana varabilmelerini sa÷lamak için kesinlikle zorunlu olan ölçüler içinde yeniden komanya [yiyecek] alabilirler ve depolayabilirler; bu gemiler, Komisyonun denetimi altındaki sularda kumanyalarım [yiyeceklerini] ya da savaú gereçlerini tamamlayamazlar ve arttıramazlar, ya da gemi adamlarının sayısını tamamlayamazlar. Bu gemiler, yalnız yolculu÷a elveriúli olmaları için kesinlikle zorunlu onarımları yapabilirler; onarımların, gemilerin savaú gücünü hiçbir biçimde arttırmaması gerekir. Zorunlu onarımların neler oldu÷unu Komisyon kararlaútıracaktır; bu onarımların olabildi÷ince en kısa süre içinde yapılması gerekir. II. Savaúan Devletlerin savaú gemilerinin, Komisyonunun denetimine ba÷lı sularda transit geçiúi olabildi÷ince en kısa süre içinde ve, hizmet gereklerinden do÷abilecekler dıúında hiçbir duruúta bulunmaksızın yapılmalıdır. III. Sözü edilen savaú gemilerinin Komisyonun denetimine ba÷lı limanlarda kalıúları, kaza durumu dıúında, 24 saati geçmeyecektir. Böyle bir durumda, bu gemiler

-19-

en kısa süre içinde [limandan] ayrılmak zorunda olacaklardır. Savaúan bir Devletin savaú gemisinin Komisyonun denetimine ba÷lı sulardan çıkıúı ile, düúman tarafın bir savaú gemisinin kalkıúı arasında, her zaman, enaz yirmi-dört saatlik bir sürenin geçmesi gerekecektir. IV. Savaú zamanında Komisyonun denetimine ba÷lı sulara iliúkin ve özellikle Türkiye'nin düúmanlarına gönderilen savaú gereçleri ile savaú kaça÷ı nesnelerin geçiúine ya da bu sularda yeniden yiyecek almalara, gereksinmelerinin karúılanmasına ya da onarımlara iliúkin baúka bütün kurallar Milletler Cemiyeti'nce saptanacaktır. MADDE 58. Savaúan Devletlerin ganimetleri, her bakımdan, savaúan Devletlerin savaú gemilerine uygulanan koúullara ba÷lı olacaktır. MADDE 59. Hiçbir savaúan Devlet, Komisyonun denetimine ba÷lı bulunan sularda, asker birlikleri, cephane ya da savaú gereçleri yükleyemez ya da boúaltamaz, ancak, geçiúi engelleyen bir kaza durumu bunun dıúında kalmaktadır; bu durumda, transitin, olabildi÷ince hızla tamamlanması gerekecektir. MADDE 60. 57., 58. ve 59. Maddeler hükümlerinden hiçbiri, Milletler Gemiyeti'nce alınmıú bir karat uyarınca davranan bir ya da birkaç savaúan Devletin yetkilerini sınırlayacak biçimde yorumlanmayacaktır. MADDE 61. øúbu Kesimin hükümleriyle, østanbul37 ve Haydarpaúa limanlarına iliúkin olarak XI. Bölümün (Limanlar, Su Yolları ve Demiryolları) 335. Maddesinden 344. Maddesine kadar olan Maddeleri hükümlerinin yorumlanmasında ya da uygulanmasında Devletler arasında çıkabilecek bütün anlaúmazlıklar Komisyona sunulacaktır. Komisyon kararının bir Devletçe kabul edilmemesi durumunda, sorun, ilgili Devletlerden herhangi birinin istemesi üzerine, Milletler Cemiyetince öngörülen biçimde çözüme ba÷lanacak ve o zamana kadar da Komisyonun kararı uygulanacaktır. EK 1. Bo÷azlar Komisyonunun Baúkanlı÷ı, iki yıl süreyle ve sırayla, iki oyu olan Komisyon üyelerince yapılacaktır. Komisyon, kararlarını oyçoklu÷uyla alacak ve oyların eúit bölünmesinde Baúkanın oyuna üstünlük tanınacaktır. Çekimser her oy, tartıúılan öneriye karúıt bir oy sayılacaktır. Komisyon üyelerinden herbirinin, toplantıda bulunamayaca÷ı zaman, kendisini bir vekille temsil ettirme hakkı olacaktır. 2. Komisyon üyelerinin ücretleri kendilerini atayan Hükümetlerce karúılanacaktır; bu ücretler, Komisyonda temsil edilen Hükümetlerce görüú birli÷i içinde kabul edilen ve vakit vakit yeniden gözden geçirilecek rakamlar göz önünde tutularak, hak gözetir bir biçimde saptanacaktır.
37 Fransızca ve øngilizce metinlerde "Constantinople", øtalyanca metinde "Constantinopoli", 1920 çevirilerinde "østanbul". (Çevirenler)

-20-

3. 48. maddede belirtilen polis üst görevlilerinin ücretleri ile, 51. madde uyarınca atanacak öteki üst görevlilerin ya da görevlilerin, ve yine sözü geçen 48. maddede belirtilen yerel polis personelinin ücretleri, gemilerin gidiú-geliúinden alınan vergiler ve harçlar gelirinden karúılanacaktır. Komisyon, atayaca÷ı üst görevlilerin ve görevlilerin iúe alınma koúullarına iliúkin yönetmelikleri hazırlayacaktır. 4. Komisyon, iúbu Kesim ile iúbu Ek uyarınca, görevlerini yapabilmesi için gereksinme duyaca÷ı gemileri buyru÷u altında bulunduracaktır. 5. Komisyon, iúbu Kesim ile iúbu Ek hükümlerinin kendisine yükledi÷i bütün görevleri, saptanan sınırlar içinde, yerine getirebilmesi için gerekli yönetmelikleri hazırlama÷a, yayımlama÷a ve uygulama÷a yetkili olacaktır. Bu yetki, úimdi yürürlükte olan yönetmelikleri, gerekirse, de÷iútirme ya da sona erdirme hakkını da kapsayacaktır. Komisyon, denetimi altına konulan bütün gelir ve gider hesapların?n ne biçimde tutulaca÷ına, bu hesapların incelenmesine ve bu hesaplar konusunda her yıl tam do÷ru bir rapor yayınlanmasına iliúkin yönetmelikler hazırlayacaktır. KESøM III. KÜRDøSTAN MADDE 62. Fırat'ın do÷usunda, ileride saptanacak Ermenistan'ın güney sınırının güneyinde ve 27. maddenin II/2. ve 3. fıkralarındaki tanıma uygun olarak saptanan Suriye ve Irak38 ile Türkiye sınırının kuzeyinde, Kürtlerin sayıca üstün bulundu÷u bölgelerin yerel özerkli÷ini, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konulmasından baúlayarak altı ay içinde, østanbul'da39 toplanan ve øngiliz, Fransız ve øtalyan Hükümetlerinden herbirinin atadı÷ı üç üyeden oluúan bir Komisyon hazırlayacaktır. Herhangi bir sorun üzerinde oybirli÷i oluúamazsa, bu sorun, Komisyon üyelerince,- ba÷lı oldukları Hükümetlerine götürülecektir. Bu plân, SüryanîGeldanîler40 ile, bu bölgelerin içindeki öteki etnik ve dinsel azınlıkların korunmasına iliúkin tam güvenceler de kapsayacaktır; bu amaçla, øngiliz, Fransız, øtalyan, Iran'lı ve Kürt temsilcilerden oluúan bir Komisyon incelemelerde bulunmak ve, iúbu Andlaúma uyarınca, Türkiye sınırının Iran sınırı ile birleúmesi durumlarında, Türkiye sınırında yapılması gerekebilecek düzeltmeleri kararlaútırmak üzere bu yerleri ziyaret edecektir. MADDE 63. Osmanlı Hükümeti, 62. Maddede öngörülen komisyonlardan birinin ya da ötekinin kararlarını, kendisine bildirildi÷inden baúlayarak üç ay içinde kabul etme÷i ye yürürlü÷e koyma÷ı úimdiden yükümlenir.
Fransızca metinde "Mesopotamie", øngilizce ve øtalyanca metinlerde "Mesopotamia". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Elcezire"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Irak". (Çevirenler) 39 Fransızca ve øngilizce metinlerde "Constantinople", øtalyanca metinde "Constantinopoli". 1920 çevirilerinde "østanbul". (Çevirenler) 40 Fransızca metinde "Assyro-Chalde'ens", øngilizce metinde "Assyro-Chaldeans", øtalyanca metinde "Assiro-Caldei". 1920 çevirilerinde "Süryanî-Gildanîler". (Çevirenler)
38

-21-

MADDE 64. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konuúundan bir yıl sonra, 62. Maddede belirtilen bölgelerdeki Kürtler, bu bölgelerdeki nüfusun ço÷unlu÷unun Türkiye'den ba÷ımsız olmak istediklerini kanıtlayarak Milletler Cemiyeti Konseyine baúvururlarsa ve Konsey de bu nüfusun bu ba÷ımsızlı÷a yetenekli oldu÷u görüúüne varırsa ve bu ba÷ımsızlı÷ı onlara tanımayı Türkiye'ye salık verirse, Türkiye, bu ö÷ütlemeye [tavsiyeye] uyma÷ı ve bu bölgeler üzerinde bütün haklarından ve sıfatlarından vazgeçme÷i, úimdiden yükümlenir. Bu vazgeçmenin ayrıntıları Baúlıca Müttefik Devletlerle Türkiye arasında yapılacak özel bir sözleúmeye konu olacaktır. Bu vazgeçme gerçekleúirse ve gerçekleúece÷i zaman, Kürdistan’ın úimdiye dek Musul ilinde [Vilâyetinde41] kalmıú kesiminde oturan Kürtlerin, bu ba÷ımsız Kürt Devletine kendi istekleriyle katılmalarına, Baúlıca Müttefik Devletlerce hiçbir karúı çıkıúta bulunulmayacaktır. KESøM IV. øZMøR MADDE 65. øzmir kenti ile 56. Maddede belirtilen ve bu kente bitiúik topraklara, 83. Madde uyarınca kesin statüleri saptanıncaya kadar, iúbu Kesimin hükümleri uygulanacaktır. MADDE 66. øzmir kentine bitiúik toprakların co÷rafya sınırları aúa÷ıdaki gibi saptanacaktır (ekli l sayılı haritaya bakılması): Kuúadası'nın42 5 kilometre kadar kuzeyinde Ege Denizi'ne dökülen ırma÷ın a÷zından baúlayarak, do÷uya do÷ru: bu ırma÷ın kayna÷ına do÷ru akım yolu; sonra, güney-do÷uya do÷ru: bu ırma÷ın güney kolunun akım yolu; oradan, güney-do÷uya do÷ru ve Gümüú Da÷ tepesinin batı bitimine kadar: Çınarkale'nin batısında ve Akçaova'nın do÷usundan geçmek üzere toprak [arazi] üzerinde saptanacak bir çizgi; oradan, kuzey-do÷uya do÷ru: tepeler çizgisini olabildi÷i ölçüde izleyecek bir çizgi; sonra, kuzeye do÷ru ve Ayasoluk'dan De÷irmencik demiryolunun üzerinde Balatcık43 istasyonunun aúa÷ı yukarı l kilometre batısında seçilecek bir noktaya kadar:
Fransızca metinde "Vilayet de Mossoul", øngilizce metinde "Mosul Vilayet", øtalyanca metinde "Vilayet di Mossul”, 1920 çevirilerinde "Musul Vilâyeti". (Çevirenler) 42 Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerde "Skalanova". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Iskalanova (Kuúadası)", Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Kuúadası". (Çevirenler) 43 Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerde "Balachik", Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Balatçık"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Balacık". (Çevirenler)
41

-22-

Söke-Balatçık yolunu ve demiryolunu44 Türk topraklarında bırakacak biçimde, toprak [arazi] üzerinde saptanacak bir çizgi; oradan, kuzeye do÷ru ve Îzmir Sanca÷ı’nın45 güney sınırı üzerinde seçilecek bir noktaya kadar: toprak [arazi] üzerinde seçilecek bir çizgi; oradan, ve Ödemiú'in aúa÷ı yukarı 15 kilometre kuzey-do÷usundaki Bozda÷ dolaylarında seçilecek bir noktaya kadar: øzmir Sanca÷ının güney ve do÷u sınırı; oradan, kuzeye do÷ru ve Manisa-Alaúehir demiryolu üzerinde ve Salihli'nin aúa÷ı yukarı 8 kilometre batısında seçilecek bir noktaya kadar: toprak [arazi] üzerinde seçilecek bir çizgi; oradan, kuzeye do÷ru ve Gerenez Da÷ı'na kadar: Mermer Göl’ün do÷usundan, Kemer'in batısından, Akçealan'ın46 aúa÷ı yukarı güneyinden Kumçay'ı geçmek ve oradan Kavakalan'ın batısında suları bölme çizgisini izlemek üzere, toprak [arazi] üzerinde saptanacak bir çizgi; oradan, kuzey-batıya do÷ru ve Kırka÷aç ile Akhisar ilçeleri [kazaları]47 arasındaki sınır üzerinde, Kırka÷ac'ın aúa÷ı yukarı 16 kilometre do÷usunda ve Akhisar'ın 20 kilometre kuzeyinde seçilecek bir noktaya kadar: toprak [arazi] üzerinde saptanacak bir çizgi; oradan, batıya do÷ru ve Soma ilçesinin sınırı ile birleúti÷i yere kadar Kırka÷aç ilçesinin [kazasının] güney sının; oradan, batıya do÷ru ve îzmir Sanca÷ı sınırı ile kavuúuncaya kadar: Soma ilçesinin [kazasının] güney sınırı; oradan, kuzeye do÷ru ve îzmir îli [Vilâyeti48] sınırı ile kavuúuncaya kadar: øzmir Sanca÷ının kuzey-do÷u sınırı; oradan, batıya do÷ru ve Çarpacık (Tepe) dolaylarında seçilecek bir noktaya kadar: øzmir ilinin [Vilâyetinin] kuzey sınırı; oradan, kuzeye do÷ru ve Köylüce'nin aúa÷ı yukarı 4 kilometre güney-batısmda toprak [arazi] üzerinde seçilecek bir noktaya kadar: toprak [arazi] üzerinde saptanacak bir çizgi; oradan, batıya do÷ru ve Dahline Burnu ile Kemer iskele arasında saptanacak bir noktaya kadar: Kemer ile Kemer iskele5nin ve bu iki yeri birbirine ba÷layan yolun güneyinden geçmek toprak [arazi] üzerinde saptanacak bir çizgi.
44 Fransızca metinde "la route et la voie ferree", øngilizce metinde "the road and railvvay", øtalyanca metinde "la strade e la ferrovia". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde yalnız "úimendifer hattı" 'denilmesine karúılık, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "tarikini ve úimendifer hattını". 45 Fransızca ve øngilizce metinlerde "Sandjak", øtalyanca metinde "sangiaccato". 1920 çevirilerinde "Sancak". (Çevirenler) 46 Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerde "Akshalan", 1920 çevirilerinde "Akçealan". (Çevirenler) 47 Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerde "Caza", 1920 çevirilerinde "kaza". (Çevirenler) 48 Fransa, øngilizce ve øtalyanca metinlerde "Vilayet", 1920 çevirilerinde "Vilâyet". (Çevirenler)

-23-

MADDE 67. 66. Maddede belirtilen toprakların sınırını toprak [arazi] üzerinde saptamak üzere, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konuluúunu izleyecek onbeú gün içinde bir Komisyon kurulacaktır. Bu Komisyon, øngiliz, Fransız ve øtalyan Hükümetlerince atanacak üç üye ve Yunan Hükümetince atanacak bir üye ile Osmanlı Hükümetince atanacak bir üyeden oluúacaktır. MADDE 68. øúbu Kesimin hükümleri saklı kalmak üzere, øzmir kenti ve 66. Maddede belirtilen toprak parçası, iúbu Andlaúmanın uygulanması bakımından, Türkiye'den ayrılmıú topraklarla bir tutulacaktır. MADDE 69. øzmir kenti ve 66. Maddede tanımlanan topraklar Osmanlı egemenli÷i altında kalmaktadır. Bununla birlikte, Türkiye, øzmir kenti ile sözü edilen topraklar üzerindeki egemenlik haklarının kullanımını Yunanistan'a aktaracaktır. Bu egemenli÷in simgesi olmak üzere, Osmanlı bayra÷ı49 kentin dıúındaki bir kaleye sürekli olarak çekilecektir. Bu kale, Baúlıca Müttefik Devletlerce saptanacaktır. MADDE 70. Yunan Hükümeti, øzmir kentiyle 66. Maddede belirtilen toprakların yönetiminden sorumlu olacak ve bu yönetimi özel olarak bu amaçla atayaca÷ı bir görevliler kurulunca yürütecektir. MADDE 71. Yunan Hükümeti, øzmir kentiyle 66. Maddede tanımlanan topraklarda kamu düzeninin ve güvenli÷in korunması için gerekli askerî kuvvetleri bulundurmak hakkına sahip olacaktır. MADDE 72. Soy, dil ve din azınlıklarım da içeren ve halkın bütün kesimlerinin oransal temsilini sa÷layacak nitelikte bir seçim sistemiyle, yerel bir Parlamento kurulacaktır. Yunan Hükümetinin, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e girmesini izleyen altı ay içinde, Milletler Cemiyeti Konseyine, yukarıda öngörülen koúullara uygun bir seçim sistemi tasarısı sunması gerekecektir; bu sistem, ancak adı geçen Konseyce oyço÷unlu÷uyla onaylandı÷ı zaman yürürlü÷e girebilecektir. Yunan Hükümeti, Osmanlı makamlarınca kovulmuú ya da sürülmüú kiúilerin oturdukları yerlere dönüúleri için gereken süre içinde seçimleri -bu süre iúbu Andlaúmanm yürürlü÷e giriúinden sonra bir yılı geçmemek üzere- erteleyebilecektir. MADDE 73. Yunan yönetimi ile yerel Parlamento arasındaki iliúkiler, adı geçen yönetimce, Yunan Anayasası ilkelerine uygun düúecek biçimde düzenlenecektir.50
Fransızca metinde “le pavillon ottoman", øngilizce metinde "the Turkish flag", øtalyanca metinde "la bandiera ottomana". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Osmanlı sanca÷ı"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde “Osmanlı bayra÷ı". (Çevirenler) 50 Matbaa-ı Âmire, Konya ve Erim metinlerinde bu madde úöyle çevrilmiútir: "Yunanistan idaresi ile mahallî parlâmento arasındaki münasebet mezkûr idare tarafından vazolunan kanun-u esasi usul ve kavaidine tevfikan tanzim edilecektir". Oysa Vakit ve Peyam-ı Sabah metinleri úöyledir: "Yunan idaresiyle mahalli Parlamento arasındaki münasebet mezkûr idare tarafından, Yunan kanun-u esasisinin desatirine tevfikan, tanzim olunacaktır". (Çevirenler)
49

-24-

MADDE 74. 83. Maddede öngörülen kesin Statü kuruluncaya kadar, øzmir kentinde ve 66. Maddede tanımlanan topraklarda hiçbir biçimde zorunlu askerlik hizmeti uygulanmayacaktır. MADDE 75. 86. Maddede sözü edilen ve soy, dil ve din azınlıklarının korunması ile, ticaret ve transit özgürlü÷üne iliúkin özel Andlaúmada öngörülen hükümler øzmir kenti ile 66. Maddede tanımlanan topraklarda da uygulanacaktır. MADDE 76. Yunan Hükümeti, 66. Maddede tanımlanan sınır üzerinde bir gümrük çizgisi kurabilecek ve øzmir kenti ile sözü geçen Maddede tanımlanan toprakları Yunan gümrük sistemi içine sokabilecektir. MADDE 77. Yunan Hükümeti, Türk parasının úimdiki de÷erini düúürmek sonucunu verebilecek hiçbir önlem almamayı yükümlenir. Bu para, 83. Maddede öngörülen kesin Statü kuruluncaya kadar yasal akçe niteli÷ini koruyacaktır. MADDE 78. Uluslararası önemi olan limanlarla, serbest limanlar rejimine ve transite iliúkin olan XI. Bölümün (Limanlar, Su Yolları ve Demiryolları) hükümleri, øzmir kenti ile 66. Maddede tanımlanan topraklara uygulanacaktır. MADDE 79. Uyrukluk bakımından, Osmanlı uyru÷u olan ve iúbu Andlaúma hükümleri gere÷ince baúka herhangi bir uyrukluk savında bulunamayacak olan tzmir kenti ve 66. Maddede tanımlanan topraklarda oturanlar, her bakımdan Yunan uyru÷u iúlemi göreceklerdir. Bunların ülke dıúındaki diplomasi ve konsolosluk korunmalarını Yunanistan sa÷layacaktır. MADDE 80. VIII. Bölümün (Malî Hükümler) 241. Maddesi hükümleri øzmir kentiyle 66. Maddede tanımlanan topraklara uygulanacaktır. IX. Bölümün (Ekonomik Hükümler) 293. Maddesi hükümleri øzmir kentiyle sözü geçen topraklara uygulanmayacaktır51. MADDE 81. 83. Maddede öngörülen kesin Statünün kuruluúuna de÷in, Osmanlı Devlet Borçları [Düyun-u Umumiye] Yönetiminin olan bütün araçlar ve gereçler, makineler, kara ve deniz taúıtları ile, Foça52 tuzlalarının iúletme hakları hiçbir biçimde ne de÷iútirilecek ne de bunlara karıúılacaktır. Bu süre içinde, sözü geçen tuzlalarda elde edilen tuzun üretimi, dıúa satıúı ve taúınmasından hiçbir vergi ya da harç alınmayacaktır. Yunan yönetimi øzmir'de ve 66. Maddede tanımlanan topraklarda tuz tüketimini düzenlemek ve vergilendirmek hakkına sahip olacaktır.
51 Prof. Erim, úu dipnotu vermektedir: "Bu sonuncu fıkra Türkçe metinlerde unutulmuútur. Fransızca metinden tercüme edilerek alınmıútır". Oysa, andlaúma tasarısından sonra, Müttefiklerin de÷iúiklik önerilerinde, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerine göre, bu fıkra da çevrilmiútir: "Dokuzuncu Kısmın (Ahkâm-ı øktisadiye) 293 ncü maddesinin ahkâmı øzmir úehrinde ve arazi-i mezkûrede kabil-i tatbik de÷ildir”. (Çevirenler) 52 Fransızca metinde "Phocee, øngilizce metinde "Phocea", øtalyanca metinde "Focea", 1920 çevirilerinde "Foça". (Çevirenler)

-25-

Bir önceki fıkrada öngörülen sürenin bitiminde, Yunanistan, yukarıdaki hükümleri de÷iútirme÷i uygun görürse, Foça tuzlaları ayrıcalıklardan sayılacak ve bunlara IX. Bölümün (Ekonomik Hükümler) 312. Maddesinde öngörülen güvenceler, iúbu Andlaúmanın VIII. Bölümünün (Malî Hükümler) 246. Maddesi hükümlerine dokunulmamak koúuluyla, uygulanacaktır. MADDE 82. øúbu Andlaúma ile çözüme ba÷lanamayan ve iúbu Kesimin uygulanmasından do÷abilecek bütün sorunlar daha sonra yapılacak sözleúmelerle çözüme ba÷lanacaklardır. MADDE 83. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúinden beú yıllık bir süre geçtikten sonra, 72. Maddede öngörülen yerel Parlamento, oy çoklu÷una dayanan bir kararla, Milletler Cemiyeti Konseyinden, øzmir kentiyle 66. Maddede tanımlanan toprakların kesin olarak Yunanistan Krallı÷ına ba÷lanmasını isteyebilecektir. Konsey, kendi gösterece÷i koúullar içinde, daha önce bir halk oylaması [plebisit] yapılmasını isteyebilecektir. Sözü geçen ba÷lanma, bir önceki fıkranın uygulanması sonucu gerçekleúecek olursa, 69. Maddede sözü edilen, Türkiye'nin egemenlik hakkı sona erecektir. Bu durumda, Türkiye, øzmir kenti ile 66. Maddede tanımlanan topraklar üzerindeki haklarından ve sıfatlarından, Yunanistan yararına, vazgeçti÷ini úimdiden bildirir. KESøM V. YUNANøSTAN MADDE 84. 27 Kasım 1919'da Neuilly-sur-Seine'de imzalanan Barıú Andlaúması ile Bulgaristan'a tanınan sınırlar saklı kalmak üzere, Türkiye, eski Osmanlı Imparatorlu÷u'nun Avrupa kıtasında ve iúbu Andlaúma ile saptanan Türkiye sınırları ötesindeki bütün haklarından ve sıfatlarından Yunanistan yararına vazgeçer. Bir önceki fıkrada belirtilen egemenlik aktarılmasına Marmara Denizi adaları girmez. Türkiye, ayrıca Gökçeada [ømroz, Imbros, mbro], Bozcaada [Tenedos, Tenedo] adaları üzerindeki bütün haklarından ve sıfatlarından Yunanistan yararına vazgeçer. Yunanistan'ın Do÷u Akdeniz'deki öteki adalar, özellikle Limni [Lemnos, Lemno\ Semadirek [Semendirek, Samothrace, Samotracia], Midilli \Mitylene, Mitylene, Mitilene], Sakız [Chios, Chio], Sisam [Samos, Samo] veNikarya [Nicaria] üzerinde egemenli÷ine iliúkin, 17/30 Mayıs 1913 tarihli Londra Andlaúmasmın 5. Maddesi ve 1/14 Kasım 1913 tarihli Atina Andlaúmasmın 15. Maddesi uyarınca, Londra'da Büyükelçiler Konferan-sınca alınan ve Yunan Hükümetine 13 ùubat 1914'de bildirilen karar, iúbu Andlaú-manın 122. Maddesinde sözü edilen ve øtalya'nın egemenli÷i altına konulan adalar ile Asya kıyısından üç milden daha az bir uzaklıkta bulunan adalara iliúkin hükümlere dokunulmamak koúuluyla, do÷rulanmıútır (l sayılı haritaya bakılması). Bununla birlikte, iúbu Andlaúma uyarınca Yunan egemenli÷i altına konulmuú, 178. Maddede öngörülen Bo÷azlar bölgesi kesimi ile Adalarda, Yunanistan, iúbu Andlaúmamn tersine hükümleri olmadıkça, sözü geçen bölgenin, Marmara Denizi adalarını da içeren, Osmanlı egemenli÷i altında kalan kesiminde iúbu Andlaúmanın Bo÷azlar'ın özgürlü÷ünü sa÷lamak için Türkiye'ye yükledi÷i bütün yükümlülükleri kabul eder ve bunları yerine getirme÷i yükümlenir.

-26-

MADDE 85. 27. Maddenin I (2) fıkrasında tanımlanan sınır çizgisini yerinde saptamak üzere, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e girmesini izleyecek onbeú gün içinde bir Komisyon kurulacaktır. Bu Komisyon, Baúlıca Müttefik Devletlerin atayacakları dört üye ile, Yunanistan'ın atayaca÷ı bir üyeden ve Türkiye'nin atayaca÷ı bir üyeden oluúacaktır. MADDE 86. Yunanistan, özellikle Edirne'ye iliúkin olarak, Yunanistan'da oturanların ço÷unlu÷undan soy, dil ya da din bakımından ayrı olanların çıkarlarını korumak için, gerekli görülecek hükümleri, bunların özel bir Andlaúmaya konulmasına rıza göstererek, kabul eder. Yunanistan, ayrıca, transit özgürlü÷ünü ve öteki ulusların ticareti için hakgözetir bir rejimi korumak için gerekli görülecek hükümlerin özel bir Andlaúmaya konulmasını da kabul eder. MADDE 87. Yunan Devletinin, kendi egemenli÷i altına girmiú olan topraklar yüzünden üstlenmesi gerekecek, Türkiye'ye ait malî yükümlülüklerin oranı ve niteli÷i, iúbu Andlaúmanın VIII. Bölümünün (Malî Hükümler) 241. Maddesinden 244. Maddesine kadar olan Maddeleri53 uyarınca saptanacaktır. øúbu Andlaúma ile çözüme ba÷lanamayan ve sözü geçen toprakların aktarılmasın dan do÷abilecek bütün sorunlar daha sonra yapılacak sözleúmelerle çözüme ba÷lanacak tır. KESøM VI. ERMENøSTAN MADDE 88. Türkiye, öteki, Müttefik Devletlerin yapmıú oldukları gibi, Ermenistan'ı özgür ve ba÷ımsız bir Devlet olarak tanıdı÷ını bildirir. MADDE 89. Öteki Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar gibi, Türkiye54 ile Ermenistan da, Erzurum, Trabzon, Van ve Bitlis illerinde [Vilâyetlerinde55], Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınırın saptanması iúini Amerika Birleúik Devletleri Baúkanının hakemli÷ine sunmayı ve bu konudaki kararını oldu÷u kadar, Ermenistan'ın denize çıkıúı ile sözü geçen sınıra bitiúik bütün Osmanlı topraklarının askersizleútirilmesine iliúkin ileri sürebilece÷i bütün hükümleri kabul etmeyi kararlaútırmıúlardır. MADDE 90. 89. Madde uyarınca sınır saptanması, sözü geçen iller [Vilâyetler] topraklarının tümünün ya da bir kesiminin Ermenistan'a aktarılmasına yol açacak olursa, Türkiye, aktarılan toprak üzerindeki bütün haklarından ve sıfatlarından, karar tarihinden baúlamak üzere geçerli olarak, vazgeçti÷ini úimdiden bildirir, îúbu Andlaúmanm, Türkiye'den ayrılan topraklara uygulanacak hükümleri, o andan baúlayarak, bu topraklara da uygulanacaktır.
53 1920 çevirilerinde "241 ve 244 üncü maddeleri" denilmektedir. (Çevirenler) 54 Fransızca metinde "la Turquie", øngilizce metinde "Turkey", øtalyanca metinde "la Turchia". Mat-baff-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Devlet-i Osmaniye"; Vakit vePeyam-t Sabah metinlerinde "Türkiye". (Çevirenler) 55 Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerde "Vilayet". (Çevirenler)

-27-

Ermenistan'ın, kendi egemenli÷i altına girmiú topraklar nedeniyle üstlenmesi gerekecek, Türkiye'ye ait malî yükümlülüklerin ya da hakların oram ve niteli÷i, iúbu Andlaúmanm VIII. Bölümünün (Malî Hükümler) 241. Maddesinden 244. Maddesine kadarki Maddeleri uyarınca saptanacaktır56. øúbu Andlaúma ile çözüme ba÷lanamayan ve sözü geçen topra÷ın aktarılmasından do÷abilecek bütün sorunlar, gerekirse, daha sonra yapılacak sözleúmelerle çözüme ba÷ lanacaktır. MADDE 91. 89. Maddede belirtilen topra÷ın bir kesiminin Ermenistan'a aktarılması durumunda, sözü geçer; Maddede öngörülen karardan sonra üç ay içinde, Ermenistan ile Türkiye arasında, bu kararın ortaya çıkaraca÷ı sınırı toprak [arazi] üzerinde çizmek için, kuruluú biçimi daha sonra saptanacak, bir Sınırlandırma Komisyonu kurulacaktır. MADDE 92. Ermenistan'ın, Azerbeycan ve Gürcistan ile sınırları, ilgili Devletler arasında, herbiriyle ortaklaúa anlaúma yoluyla saptanacaktır. 89. Maddede öngörülen karar alındı÷ında, ilgili Devletler, iki durumdan birinde, sınırlarını ortaklaúa anlaúmayla saptayamamıúlarsa, bu sınır, Baúlıca Müttefik Devletlerce saptanacak ve sınırın toprak [arazi] üzerinde çizilmesini de bu Devletler yapacaklardır. MADDE 93. Ermenistan, Ermenistan'da oturanların ço÷unlu÷undan soy, dil ya da din bakımından ayrı olanların çıkarlarını korumak için, Baúlıca Müttefik Devletlerin gerekli görecekleri hükümleri, bunları bu Devletlerle yapaca÷ı bir Andlaúmaya da geçirme÷e rıza göstererek, kabul eder. Ermenistan, ayrıca, transit özgürlü÷ünü ve öteki ulusların ticareti için hakgözetir bir rejimi korumak üzere Baúlıca Müttefik Devletlerce gerekli görülecek hükümlerin bu Devletlerle yapılacak bir Andlaúmaya konulmasını kabul eder. KESøM VII. SURøYE, IRAK57, FøLøSTøN MADDE 94. Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar, kendi baúlarına yaúayacak duruma gelinceye kadar, bir mandataire'in ö÷ütleri ve yardımı yönetimlerine yön vermek koúuluyla, I. Bölümün (Milletler Cemiyeti Misakı) 22. Maddesinin 4. paragrafı uyarınca, Suriye ile Mezopotamya'nın ba÷ımsız Devlet olarak geçici tanınmaları konusunda karara varmıúlardır. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúinden baúlayarak onbeú gün içinde, 27. Maddenin II/2. ve 3. fıkralarında tanımlanan sınır çizgisini toprak [arazi] üzerinde saptamak üzere, bir Komisyon kurulacaktır. Bu Komisyon, Fransa, øngiltere ve øtalya'nın herbirince atanacak üç üye ile, Türkiye'nin58 atayaca÷ı bir üyeden oluúacaktır. Bu Komisyona, gere÷ine göre, Suriye ile sınıra iliúkin olarak Suriye'nin bir temsilcisi, Irak ile sınıra iliúkin olarak Irak'ın bir temsilcisi yardımcı olacaktır.
1920 çevirilerinde "241 ve 244 üncü maddeler" denilmektedir. (Çevirenler) Fransızca metinde "Mesopotamie", øngilizce ve øtalyanca metinlerde "Mesopotamia". Matbaa-ı Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Elcezire"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde ''Irak". (Çevirenler) 58 Fransızca metinde "la Turquie", øngilizce metinde "Turkey", øtalyanca metinde "la Turchia". Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde "Devlet-i Osmaniye"; Vakit vcPeyam-ı Sabah metinlerinde "Türkiye". Çevirenler)
57 56

-28-

Adı geçen Devletlerin öteki sınırları ile mandataire'in seçimi, Baúlıca Müttefik Devletlerce saptanacaktır. MADDE 95. Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar, 22. Madde hükümlerinin uygulanmasıyla, Baúlıca Müttefik Devletlerce saptanacak sınırlar içinde Filistin'in yönetimini, sözü edilen Devletlerce seçilecek bir Mandataire'e verme÷i kararlaútırmıúlardır. Mandataire, Yahudi halkı için Filistin'de bir ulusal yurt kurulmasından yana øngiliz Hükümetince daha önce 2 Kasım 1917'de açıklanan ve öteki Müttefik Devletlerce kabul edilen bildirinin uygulanmasından sorumlu olacaktır; úu kadar ki, Filistin'deki Yahudi olmayan toplumların yurttaúlık [medenî] haklarıyla dinsel haklanna ve baúka herhangi bir ülkedeki Yahudilerin yararlandıkları haklara ve siyasal statüye zarar verecek hiçbir úey yapılmayacaktır. Mandataire Devlet, çeúitli dinsel toplumlara iliúkin bütün sorunları ve istemleri incelemek ve bunların çözümünü sa÷lamak için en kısa sürede bir Komisyon kurmak yükümlülü÷ünü kabul eder. Bu Komisyonun kuruluúunda ilgili dinsel çıkarlar göz önünde tutulacaktır. Komisyon Baúkanı, Milletler Cemiyeti Konseyince atanacaktır. MADDE 96. Yukarıda sözü edilen topraklara iliúkin mandaterin koúulları, Baúlıca Müttefik Devletlerce saptanacak ve onaylanmak üzere Milletler Cemiyeti Konseyine sunulacaktır. MADDE 97. Türkiye, bu Bölümde sözü edilen sorunlara iliúkin olarak alınabilecek her türlü kararı, 132. Madde hükümlerine uygun olarak, kabul etmeyi úimdiden yükümlenir. KESøM VIII. HøCAZ MADDE 98. Türkiye, Müttefik Devletlerin yapmıú oldukları gibi, Hicaz'ı özgür ve ba÷ımsız bir Devlet olarak tanıdı÷ını ve, Türkiye'nin iúbu Andlaúma ile saptanmıú sınırları ötesinde bulunan ve ileride saptanacak sınırlar içinde bulunacak eski Osmanlı imparatorlu÷u toprakları üzerindeki bütün haklarından ve sıfatlarından Hicaz yararına vazgeçti÷ini bildirir. MADDE 99. Mekke ve Medine kentlerine ve bu kentlerin kutsal yerlerine bütün ülkelerdeki Müslümanların tanıdıkları kutsal nitelik nedeniyle, Majeste Hicaz Sultanı, Hac amacıyla ya da baúka herhangi bir dinsel amaçla buralara gitmek isteyen bütün ülkelerdeki Müslümanlara giriú özgürlü÷ü ve kolaylı÷ı sa÷lamayı, Kur'an yasası gere÷ince bütün ülkelerdeki Müslümanların buralarda kurmuú oldukları ya da kuracakları vakıf kurumlarına saygı göstermeyi ve göstertmeyi yükümlenir. MADDE 100. Majeste Hicaz Sultanı, Hicaz ülkesinde, Müttefik Devletlerden birinin ya da eski Osmanlı imparatorlu÷u toprakları üzerinde kurulan Devletlerden herhangi birinin uyruklu÷undaki gemilere, mallara ve kiúilere, ve Milletler Cemiyeti Üyesi Devletlerin uyruklu÷undaki gemilere, mallara ve kiúilere, ticaret bakımından tam bir iúlem eúitli÷i yapılmasını sa÷lamayı. yükümlenir. -29-

KESøM IX. MISIR, SUDAN VE KIBRIS 1. MISIR MADDE 101. Türkiye, Mısır'daki ve Mısır üzerindeki bütün haklarından ve sıfatlarından vazgeçer. Bu vazgeçme, 5 Kasım 1914'den baúlayarak geçerli sayılacaktır. Türkiye, Müttefik Devletlerce giriúilen eyleme uygun olarak, øngiltere'nin 18 Aralık 1914'de Mısır üzerinde ilân etti÷i koruyuculu÷u59 tanıdı÷ını bildirir. MADDE 102. 18 Aralık 1914'de Mısır'da yerleúmiú bulunan Osmanlı uyrukları -o tarihte geçici olarak Mısır'da bulunmayıp da, o tarihten sonra dönmemiú olanlar dıúında- Mısır uyruklu÷unu bütün haklarıyla60 elde edecekler ve Osmanlı uyruklu÷unu yitireceklerdir. Bu son durumdakiler, Mısır uyruklu÷unu ancak Mısır Hükümetinin özel izniyle alabileceklerdir. MADDE 103. 18 Aralık 1914'den sonra Mısır'a yerleúen ve iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriú tarihinde yerleúmiú durumda olan Osmanlı uyrukları, seçme hakkı61 için 105. Maddede yer alan koúullar altında, Mısır uyruklu÷unu elde etmek üzere hak öne sürebileceklerdir. Bununla birlikte, bireysel durumlarda bu istem, yetkili Mısır makamlannca redd edilebilecektir. MADDE 104. øúbu Andlaúmaya iliúkin bütün sorunlarda, Mısır ve Mısır uyrukları ile bunların malları ve gemileri, l A÷ustos 1914 tarihinden baúlayarak, tıpkı Müttefik Devletler ve bunların uyrukları ile malları ve gemileri gibi iúlem görecektir. Osmanlı egemenli÷i altındaki topraklar ya da iúbu Andlaúma ile Türkiye'den ayrılan topraklar konusundaki hükümler Mısır'a uygulanmayacaktır. MADDE 105. 102. Madde hükümleri uyarınca Mısır uyruklu÷unu alan 18 yaúından büyük kiúiler, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e girmesinden sonra geçecek bir yıl içinde Osmanlı uyruklu÷unu seçmek hakkına sahip olacaklardır. Sözü edilen kiúilerle 103. Madde gere÷ince Mısır uyruklu÷unu isteme hakkına sahip olanlar, Mısır halkının ço÷unlu÷unu oluúturanlardan de÷iúik bir soydan iseler, aynı süre içinde, kendileri yararına Osmanlı topraklarının ayrılmıú bulundu÷u Devletlerden birinin uyruklu÷unu -bu Devlet halkının ço÷unlu÷u seçme hakkını kullanan kiúiyle aynı soydan ise- seçebilirler.
Fransızca metinde "protectorat", øngilizce metinde "Protectorate", øtalyanca metinde "protettorato". 1920 çevirilerinde "himaye". (Çevirenler) 60 Fransızca metinde "de plein droit", øngilizce metinde "ipso facto', îtalyanca metinde "di pieno diritto". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "bihakkın"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "hukuk-u kâmile ile". (Çevirenler) 61 Fransızca metinde "droit d'option", øngilizce metinde "right of option", îtalyanca metinde "diritto di opzione". 1920 çevirilerinde "hak-kı hiyar". (Çevirenler)
59

-30-

Kocanın yaptı÷ı seçme, karının durumunu, ve ana-babanın seçmesi 18 yaúından küçük çocukların durumunu kapsar. Yukarıda öngörülen seçme hakkını kullanmıú olan kiúiler, Mısır'da oturmalarını sürdürme÷e izin verilmiú de÷illerse, bundan sonraki oniki ay içinde, oturma yerlerini seçmiú oldukları Devlete taúımak zorundadırlar. Bunlar, taúınmaz mallarını Mısır'da ellerinde tutmak ve her çeúit taúınır mallarını da birlikte götürmek hakkına sahip olacaklardır. Bu yüzden, kendilerine çıkıú ya da giriú için hiçbir vergi ya da harç yüklenmeyecektir. MADDE 106. Mısır Hükümeti, Osmanlı uyruklarının Mısır'daki statülerini ve Mısır topraklarında hangi koúullarla yerleúebileceklerini düzenlemekte tam bir davranıú özgürlü÷üne sahip olacaktır. MADDE 107. Mısır uyruklarının, yurt dıúında, øngiltere'nin diplomasi ve konsolosluk korumasına hakları olacaktır. MADDE 108. Türkiye'ye giren Mısır malları øngiliz mallarına sa÷lanan iúlemlerden yararlanacaktır. MADDE 109. Türkiye, Süveyú Kanalı'nda geçiú özgürlü÷üne iliúkin olarak 29 Ekim 1888'de østanbul'da62 imzalanan Sözleúme ile Padiúah'a63 tanınan yetkilerden øngiltere yararına vazgeçer. MADDE 110. Mısır'da Osmanlı Hükümetine ait bütün taúınır ve taúınmaz mallar karúılı÷ı öden meksizin Mısır Hükümetine geçecektir. MADDE 111. Mısır'da, Mısır uyruklu÷unu almayan Osmanlı uyruklarına ait her çeúit taúınır ya da taúınmaz mallar, iúbu Andlaúmanm IX. Bölümü (Ekonomik Hükümler) hükümlerine göre iúlem görecektir. MADDE 112. Türkiye, Mısır'ın daha önceleri ödemekte oldu÷u vergi üzerindeki bütün haklarından vazgeçer. øngiltere, Mısır vergisi güvencesine dayanan yükümlülüklerinden Türkiye'yi kurtarmayı üstlenir. Bu borçlanmalar úunlardır: 1855 güvenceli borçlanması; l 854 ve 1871 de÷iútirilmiú borçlanmasının yerini alan 1894 borçlanması; 1877 de÷iútirilmiú borçlanmasının yerini alan 1891 borçlanması.
Fransızca ve øngilizce metinlerde "Constantinople", øtalyanca metinde "Constantinopoü". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Dersaadet"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde kent adı geçmemekte, "1888 senesi teúrin-i evvelin dokuzunda imza olunan mukavele" denilmektedir. (Çevirenler) 63 Fransızca.metinde **Sa Majeste* Imperiale le Sultan", øngilizce metinde "His Imperial Majesty the Sultan", øtalyanca metinde "ùua Maesta Imperiale il Sultano". 1920 çevirilerinde “Zat-ı Hazret-i Padiúahî". (Çevirenler)
62

Türk

borçlanmalarının

tüm

-31-

Mısır Hidivlerinin birçok kez, sözü edilen borçlanmaların piyasaya çıkarılmasını üzerlerine alan kurumlara ödemeyi yükümlendikleri paralar, eskiden oldu÷u gibi, borçlar ödeninceye dek, 1894 ve 1891 borçlanmalarının faiz ve amortismanlarında kullanılacaktır. Mısır Hükümeti de güvenceli 1855 borçlanmasının faizlerinin ödenmesine eskiden yapmakta oldu÷u ödemeleri yapma÷ı sürdürecektir. Bu 1894, 1891 ve 1855 borçlanmalarının ödenmesinin sona ermesinde, Mısır Hükümetinin, eskiden Mısır'ın Türkiye'ye ödedi÷i vergiden do÷an bütün yükümlülükleri sona erecektir64. 2. SUDAN MADDE 113. Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar, øngiltere Hükümeti ile Mısır Hükümeti arasında, Sudan’ın statüsünü saptayan ve yönetimini düzenleyen 19 Ocak 1899'da imzalanmıú Sözleúme ile, Suakin65 kentine iliúkin olarak bu sözleúmeyi de÷iútiren 10 Temmuz 1899'da imzalanmıú ek Sözleúme konusunda bilgi edindiklerini ve bunu kaydettiklerini bildirirler. MADDE 114. Sudan uyruklarının yabancı ülkelerde øngiltere'nin diplomasi ve konsolosluk korumasına hakları olacaktır.
Prof. Erim, Sevres andlaúmasının çeviri metnini, Konya baskısından verirken, burada úöyle bir açıklama yapmaktadır: "Türkçe metinde "Muvakkat" kaydı altında gösterilen bu hükümler, Fransızca, øngilizce ve ttalyanca olan asıl metinlerde yoktur. 110 ncu maddeden itibaren 120 nci maddeye kadar, madde numaralan da asıl metne uymamaktadır. Buraya "Muvakkat" hükümler aynen alınmıú, fakat madde numaraları Fransızca metne göre düzeltilmiútir". Gerçekten de, Öteki Türkçe metinlerde de (Matbaa-i Âmire, Konya, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde de) bu "Muvakkat" maddeler (Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinin çevirisi de÷iúik olmakla birlikte) bulunmaktadır. "Muvakkat" baúlı÷ı altında Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinleri úöyledir:
64

MUVAKKAT 1855 istikrazı faizinin tesviyesi øngiltere ile Fransa Hükümetleri tarafından tekeffül olma÷la akideyn-i âliye øngiltere hükümetinin bu faizlere müteallik bilcümle mebali÷ hakkında Fransa hükümetine tazminat ita etme÷i kabul etti÷ini ve binaberın Fransa hükümetini taht-ı tekefîülündeki her taahhütten azade kıldı÷ını kaydederler. Madde 112 (Muvakkat).— øngiltere hükümeti, Mısır hükümeti tarafından mevki-i tedavüle ihraç edilmiú olan is ikrazata ait tahvilât hâmillerinin menafiini muhafaza için teminatlı düyunun taksit-i senevisi veyahut imtiyazlı düyunun veya düyun-u muvahhidenin faizleri Mısır hükümeti tarafından tesviye olunmadı÷ı takdirde Mısır'da tevazün-i maliyi iade eylemek ve Mısır düyun-u umumiyesı tahvilâtı hâmillerinin menafiini tediye etmek üzere Mısır tedabir-i lâzımaya tevessül edece÷ini beyan eyler. Madde 113 (Muvakkat).— Yüz on ikinci maddede øngiltere hükümeti tarafından vukubulan beyanat üzerine Mısır düyun-u umumiyes» hâmillerinin muhafaza-i menafii için Mısır düyun-u umumiyesi komisyonuna ihtiyaç kalmadı÷ı cihetle tarafeyn-i akideyn-i âliye Hidiv hazretlerinin 28 teúrin-i sani 1904 tarihli emirnamelerinin Mısır hükümetince lüzum görülece÷i veçhile la÷ıv veya tadilini kabul ederler. Madde 114 (Muvakkat).— øngiltere .hükümeti Mısır idare-yi siyasiyesinin tebeddülü üzerine 18 Mart 1885 tarihinde Londra'da imza ve sene-i merkume temmuzunun yirmi beúi tarihinde tadil edilen mukavelename mucibince Mısır hükümeti tarafından 1885 senesinde akdedilmiú olan dokuz milyon øngiliz liralık istikrazın faizleriyle amortismanı hakkında Almanya, Avusturya, Fransa, øtalya, Rusya ve Osmanlı hükümetlerinin deruhte etmiú ol dukları her gûna taahhüdattan hükûmat-ı mezkûreyi azade kılma÷ı kabul eder. øngiltere hükümeti mezkûr istikrazlara tahsis edilen 315.000 øngiliz lirasına bali÷ olan taksit-i senevinin muntazaman tediyesini tekeffül eylemek mecburiyetinde oldu÷unu tasdik eder." (Çevirenler) 65 Fransızca metinde "Souakin", øngilizce ve øtalyanca metinlerde "Suakin". Prof. Erim, eski harflerle yazılı Konya metninden aktarma yaparken, "Sevakin" biçiminde almıútır.. Böyle okunaca÷ı gibi, "Suvakin" de okunabilir Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde bu kentin adı geçmemektedir. (Çevirenler).

-32-

3. KIBRIS MADDE 115. Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar, øngiliz Hükümetince 5 Kasım 1914'de ilân edilmiú olan Kıbrıs'ın kendisine ba÷lanmasını tanıdıklarını bildirirler. MADDE 116. Türkiye, bu adanın Padiúah'a ödenen vergiye olan.hakkı da içermek üzere, Kıbrıs üzerinde ya da Kıbrıs'a iliúkin bütün haklarından ve sıfatlanndan vazgeçer. MADDE 117. Kıbrıs adasında do÷muú ya da orada oturan Osmanlı uyrukları, yerel yasa koúulları içinde, Osmanlı uyruklu÷undan ayrılarak, øngiliz uyruklu÷unu alacaklardır. KESøM X. FAS, TUNUS MADDE 118. Türkiye, Fas'da Fransa'nın koruyuculu÷unu [himayesini] tanır ve bunun bütün sonuçlarını kabul eder. Bu tanıma, 30 Mart 1912 tarihinden baúlayarak geçerli olacaktır. MADDE 119. Fas mallarına, Türkiye'ye giriúte, tıpkı Fransız mallarına uygulanan rejim uygulanacaktır. MADDE 120. Türkiye, Tunus üzerinde Fransa'nın koruyuculu÷unu tanır ve bunun bütün sonuçlarını kabul eder. Bu tanıma, 12 Mayıs 1881 tarihinden baúlayarak geçerli olacaktır. Tunus mallarına, Türkiye'ye giriúte, tıpkı Fransız mallarına uygulanan rejim uygulanacaktır. KESøM XI. LlBYA67 VE EGE DENøZø68 ADALARI MADDE 121. Türkiye, 12 Ekim 1912 tarihli Lozan69 Andlaúması gere÷ince, Libya'da Padiúah'a70 bırakılmıú olan bütün haklardan ve sıfatlardan kesinlikle vazgeçer.
1920 çevirilerinde "Zat-ı ùahane'ye". (Çevirenler) Fransızca metinde "Libye", Îngilizce metinde "Libya", øtalyanca metinde "Libia". 1920 çevirilerinde "Bingazi". (Çevirenler) 68 Fransızca metinde "Iles de la mer Egee", øngilizce metinde "Aegean Islands", øtalyanca metinde "Iso-le del Mare Egeo". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Adalar Denizi Adaları"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Adalar". (Çevirenler) 69 Ouchy andlaúması. (Çevirenler) 70 1920 çevirilerinde "Zat-ı ùahane". (Çevirenler)
66 67

66

-33-

MADDE 122. Türkiye, úimdi øtalya'nın iúgalinde bulunan Ege Denizi adaları, baúka bir deyimle Stampalia [Astropalia], Rodos [Rhodes, Rhodos, Rodi, Rodos], Herkit [Calki, Kharki, Calc-hi], Kerpe [Scrapanto], Kaúot [Casos, Casso], Piskopis [Piscopis, Tilos, Piscopio], øncirli [Misiros, Nisyros, Misiro, Mysiros], Kalimnos [Calimnos, Kalymnos, Calymnos, Calimno], Loryos [Leros, Lero], Patnos [Patmos, Patmo], Limpos [Lipsos, Lipso], Sümbeki [Simi, Symi, Sini], Îstanköy [Coú, Koú] adaları ile bunlara ba÷lı adacıklar ve Kastellorizo [Cas-telorizzo]71 adası üzerindeki bütün haklarından ve sıfatlarından øtalya yararına vazgeçer (l sayılı haritaya bakılması). KESøM XII. UYRUKLUK MADDE 123. øúbu Andlaúmanın hükümleri uyarınca, Türkiye'den ayrılmıú ülkelerde yerleúmiú Osmanlı uyrukları hukukça ve yerel yasaların öngördü÷ü koúullarla, bu ülke hangi Devlete bırakılmıúsa o Devletin uyru÷u olacaklardır. MADDE 124. Onsekiz yaúını aúmıú olup da Osmanlı uyruklu÷unu yitiren ve 123. Madde uyarınca hukukça yeni bir uyrukluk edinmiú bulunan kimseler, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriú tarihinden baúlayarak, iki yıllık bir süre içinde Osmanlı uyruklu÷unu seçme hakkına sahip olacaklardır. MADDE 125. øúbu Andlaúma uyarınca, Türkiye'den ayrılan bir ülkede yerleúmiú ve bu ülkede halkın ço÷unlu÷undan soy [ırk] bakımından ayrı olan, onsekiz yaúını aúmıú kimseler, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriú tarihinden baúlayarak bir yıllık bir süre içinde, seçilen Devletin halkının ço÷unlu÷u seçme hakkını kullanan kiúiyle aynı soydan ise, Ermenistan, Azerbeycan, Gürcistan, Yunanistan, Hicaz, Irak72, Suriye, Bulgaristan ya da Türkiye'yi seçebileceklerdir. MADDE 126. 124. ve 125. Maddelerdeki hükümler uyarınca, seçme haklarını kullanan kimseler, bunu izleyen oniki ay içinde konutlarını [ikametgâhlarını], seçme haklarını hangi Devletten yana kullanmıúlarsa o Devletin ülkesine taúımak zorundadırlar. Bu gibi kimselerin, seçme haklarını kullanmazdan önce, oturmakta oldukları öteki Devletin ülkesinde malik oldukları taúınmaz malları ellerinde tutma÷a hakları olacaktır. Bu gibi kimseler, her çeúit taúınır mallarını yanlarında götürebileceklerdir. Bu yüzden, kendilerinden, bu malların çıkarılıúı ya da sokuluúu için hiçbir vergi ya da harç alınmayacaktır.
1920 çevirilerinde "Kastellorizon: Meyis" denilmektedir. Erim metninde "Kastellorizon: Mis" denilmektedir. Eski harflerle "Meis" yazılıúı "Mis" de okunabilir. (Çevirenler) 72 Fransızca metinde "Mesopotamie", øngilizce ve øtalyanca metinlerde "Mesopotamia". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Elcezire"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Irak". (Çevirenler)
71

-34-

MADDE 127. Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar, iúbu Andlaúmada, ya da Almanya, Avusturya, Bulgaristan ya da Macaristan ile yapılmıú Barıú Andlaúmalarında, ya da Müttefik Devletlerle, ya da onlardan biriyle Rusya arasında, ya da Müttefik Devletlerden herhangi birileri aralarında yapılmıú bir Andlaúmada,öngörülen ve ilgililere, edinme yolu açık bulunan herhangi bir uyruklu÷a geçme olana÷ını sa÷layan seçme hakkını kullanmasına, herhangi bir engel çıkartmamayı yükümlenirler. Özellikle, Türkiye, 125. Maddede öngörülen seçme hakkını kullanmak isteyen kiúilerin isteyerek göç etmelerini, elindeki bütün olanaklarla kolaylaútırmayı ve bu amaçla Milletler Cemiyeti Konseyince öngörülecek bütün önlemleri almayı yükümleMADDE 128. Türkiye, ister bir baúka uyruklu÷a geçme, ister bir Andlaúma hükmüyle Müttefik Devletlerin ya da yeni Devletlerin yasaları gere÷ince ve bu Devletlerin yetkili makamlarının kararları uyarınca kendi uyruklu÷undan herhangi bir yeni uyruklu÷a geçmiú ya da geçecek olanların bu uyruklu÷unu tanımayı ve bu yeni uyruklu÷u almalarıyla bu uyrukları asıl [köken] Devletlerine karúı her bakımdan her türlü ba÷lılıktan kurtulmuú saymayı yükümlenir. Özellikle, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e girmesinden önce, Müttefik Devletlerden birinin yasası uyarınca bu Devletin uyruklu÷unu almıú olan kiúiler, Osmanlı yasasının buna aykırı hükmü ne olursa olsun, Osmanlı Hükümetince, adı geçen Devletin uyru÷u olmuú ve Osmanlı uyruklu÷unu yitirmiú sayılacaklardır. Bu uyruklu÷un alınması nedeniyle, Osmanlı yasasınca öngörülen hiçbir mala elkoyma ya da baúka ceza uygulanmayacaktır. MADDE 129. Osmanlı uyruklu÷u dıúında bir uyruklu÷u bulunan ve iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e girdi÷i tarihte, 95. Madde uyarınca saptanaca÷ı biçimde, Filistin sınırları içinde yerleúmiú olan Yahudiler, herhangi bir baúka uyrukluk söz konusu olmaksızın, hukukça Filistin uyru÷u olacaklardır. MADDE 130. øúbıı Kesimdeki hükümlerin uygulanmasında, her bakımdan, evli kadınların durumu kocalarının, onsekiz yaúından küçük çocukların durumu da ana-babanın durumuna göre ayarlanacaktır. MADDE 131. Bu Kesimin hükümleri, 83. Maddede öngörülen kesin statü kurulur kurulmaz øzmir kenti ile, 66. Maddede tanımlanan topraklara da uygulanacaktır. KESøM XIII. GENEL HÜKÜMLER MADDE 132. Türkiye, iúbu Andlaúma ile saptanan sınırları dıúında, iúbu Andlaúma gere÷ince baúka herhangi bir düzenleme konusu yapılmamıú Avrupa dıúındaki bütün topraklar üzerinde, ya da topraklara iliúkin olarak, ileri sürebilece÷i tüm haklarından ve sıfatlarından, her bakımdan, Baúlıca Müttefik Devletler yararına vazgeçti÷ini bildirir.

-35-

Türkiye, yukarıdaki hükmün sonuçlarını düzenlemek için, Baúlıca Müttefik Devletlerin, gerekti÷inde üçüncü Devletlerle anlaúarak, aldıkları ya da alacakları önlemleri tanımayı ve kabul etmeyi yükümlenir. MADDE 133. Türkiye, Müttefik Devletlerce, Türkiye'nin yanında savaúa katılan Devletlerle yapılan Barıú Andlaúmalannın ve Ek Sözleúmelerin tüm geçerlili÷ini tanımayı, eski Alman împaratorlu÷u'nun, Avusturya'nın, Macaristan'ın ve Bulgaristan'ın topraklarına iliúkin olarak varolan ya da varolacak hükümleri kabul etmeyi ve yeni Devletleri, bu biçimde saptanan sınırlar içinde tanımayı yükümlenir. MADDE 134. Almanya, Avusturya, Bulgaristan, Yunanistan, Macaristan, Polonya, Romanya, SırpHırvat-Sloven Devleti ve Çeko-Slovakya Devletinin sınırlarını, Türkiye, 133. Maddede öngörülen Andlaúmalar ya da ek her türlü sözleúmelerle saptanacak biçim-leriyle tanıdı÷ını ve kabul etti÷ini úimdiden bildirir. MADDE 135. Türkiye, Müttefik Devletlerin l A÷ustos 1914 tarihindeki eski Rusya ømparatorlu÷u topraklarının tümü ya da bir bölümü üzerinde kurulmuú ya da kurulacak olan Devletlerle yapabilecekleri bütün andlaúmaların ya da anlaúmaların tam geçerlili÷ini ve bu Devletlerin bu biçimde saptanacak sınırlarını tanımayı yükümlenir. Türkiye, sözü edilen bu Devletlerin ba÷ımsızlı÷ını, sürekli ve dokunulmaz olarak tanır ve buna saygı gösterme÷i yükümlenir. øúbu Andlaúmanın VIII. Bölümünün (Malî Hükümler) 259. Maddesinde ve IX. Bölümünün (Ekonomik Hükümler) 277. Maddesinde yer alan hükümler uyannca, Türkiye, kendisiyle Rusya'daki Maksimalist73 Hükümet arasında yapılan Brest-Litovsk Andlaúmalarıyla bütün öteki andlaúmaların, anlaúmaların ya da sözleúmelerin ortadan kaldırılmıú oldu÷unu kesinlikle kabul eder. MADDE 136. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúini izleyen üç ay74 içinde, Britanya imparatorlu÷u, Fransa, øtalya ve Japonya Hükümetlerinin herbirince atanacak dört üyeden oluúan ve, herbiri bu amaçla birer uzman gösterme÷e ça÷rılacak, müttefik ve tarafsız öteki Kapitülasyoncu75 Devletlerin teknik uzmanlarının da yardımıyla, Türkiye'de bugünkü adalet konularındaki Kapitülasyonlar rejiminin yerini alacak bir adalet reformu tasarısı hazırlamak için bir Komisyon kurulacaktır. Bu Komisyon, Osmanlı Hükümetiyle danıútıktan sonra, ya karma ya da birleútirilmiú bir adalet rejiminin benimsenmesini ö÷ütleyecektir.
Rusya'da, Sosyal Demokrat Parti'nin, Lenin'in önderli÷inde ço÷unluk (Bolúevik) kanadı. Bunların karúısında Minimalist (Menúevik) azınlık vardı. Andlaúmanın Fransızca ve øngilizce metinlerinde "Maximalist", øtalyanca metninde "massimalista", 1920 Türkçe çevirilerinde "maksimalist" denilmektedir. (Çevirenler) 74 Fransızca, øngilizce ve øtalyanca son metinlerde "üç ay" denirken, 1920 Türkçe çevirilerinde "altı ay'* denilmektedir. Müttefik Devletlerin sonradan sundukları de÷iúiklik önerilerinde, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerine göre, úöy'e denilmektedir: "136 ncı maddede mevzu-u bahis müddet altı aydan üç aya tenzil olunmuútur". (Çevirenler) 75 Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde, yalnız, "sair bitaraf devletlerin tayinine davet edecekleri mütehassisin-i fenniyenin inzimam-ı muavenetiyle" denilmektedir; oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Kapitülasyonlardan müstefid di÷er Müttefik ve tarafsız..." sözcükleri de vardır. (Çevirenler)
73

-36-

Komisyonun hazırlayaca÷ı tasarı ilgili Müttefik ya da tarafsız Devletlerin Hükümetlerine sunulacaktır. Baúlıca Müttefik Devletler bunu kabul eder etmez, yeni rejimi kabul etmeyi úimdiden yükümlenen Osmanlı Hükümetine bildireceklerdir. Yeni rejimin yürürlü÷e girmesi süresi konusunda, Baúlıca Müttefik Devletler kendi aralarında ve, gerekirse, ilgili öteki ya da tarafsız Devletlerle anlaúmak haklarını saklı tutarlar. MADDE 137. VII. Bölüm (Yaptırımlar)76 hükümleri saklı kalmak üzere, Türkiye'de oturanların hiçbiri, l A÷ustos 1914 tarihinden sonra, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúine kadar, askerlik ya da siyasal davranıúları, ya da Müttefik Devletlere ya da bunların uyruklarına yaptıkları herhangi bir yardımdan ötürü, hiçbir bahane ile rahatsız edilemeyecek ve incitilmeyecektir; Türkiye'de oturan bir kiúiye-iliúkin olarak, bu nedenle, verilen herhangi bir yargı kararı tümüyle yok sayılacak ve baúlamıú herhangi bir kovuúturma durdurulacaktır. MADDE 138. øúbu Andlaúma gere÷ince Türkiye'den ayrılan topraklarda oturanlardan hiçbiri, l A÷ustos 1914 tarihinden bu yana göstermiú oldu÷u siyasal tutumu yüzünden ya da iúbu Andlaúma uyarınca uyruklu÷unun düzenlenmesi nedeniyle rahatsız edilmeyecek ya da incitilmeyecektir. MADDE 139. Türkiye, baúka herhangi bir Devletin egemenli÷i ya da koruyuculu÷u [himayesi] altında bulunan Müslümanlar üzerinde, ne nitelikte olursa olsun, her çeúit egemenlik ve yargı hakkından kesinlikle vazgeçer. øúbu Andlaúma gere÷ince Türkiye'den ayrılan ya da úimdi Türkiye'nin tanıdı÷ı bir statüsü bulunan topraklarda hiçbir Osmanlı makamınca do÷rudan do÷ruya ya da dolaylı olarak hiçbir yetki kullanılmayacaktır.

B Ö L Ü M IV. AZINLIKLARIN KORUNMASI MADDE 140. Türkiye, 141., 145. ve 147. Maddelerin kapsadı÷ı hükümlerin temel yasalar olarak tanınmasını ve hiçbir yasanın, hiçbir tüzü÷ün ve hiçbir Padiúah Buyru÷unun77 ya da resmî iúlemin, bu hükümlere aykırı ya da bunlarla çeliúir olmamasını, hiçbir yasanın, hiçbir tüzü÷ün, hiçbir Padiúah Buyru÷unun ve hiçbir resmî iúlemin söz konusu hükümlerden üstün sayılmamasını yükümlenir.
Fransızca metinde "Sanctions", øngilizce metinde "Penalties", øtalyanca metinde "Sanzioni", 1920 çevirilerinde "Mücazat". (Çevirenler) 77 Fransızca metinde "irade imperial", øngilizce metinde "imperial Iradeh", øtalyanca metinde "irade imperiale", 1920 çevirilerinde "îrade-i Seniye". (Çevirenler)
76

-37-

MADDE 141. Türkiye, Türkiye'de oturan herkesin, do÷um, bir ulusal topluluktan olmak, dil, soy ya da din ayrımı yapılmaksızın, yaúamlarını ve özgürlüklerini korumayı, tam ve eksiksiz olarak sa÷lamayı yükümlenir. Türkiye'de oturan herkes, her inancın, dinin ya da mezhebin gereklerini, ister açıkta ister özel olarak, özgürce yerine getirme hakkına sahip olacaktır. Yukarıdaki paragrafta öngörülen hakkın özgürce yerine getirilmesine karúı herhangi bir saldırı, ilgili mezhep hangisi olursa olsun, aynı cezalarla cezalandırılacaktır. MADDE 142. l Kasım 1914'den beri Türkiye'de bir ürkü (tedhiú)78 rejimi bulundu÷u için, øslam dinine geçiúlerden hiçbiri ola÷an koúullar altında gerçekleúmiú olamayaca÷ından bu tarihten sonraki islam'ı benimsemelerin79 tanınmaması ve, l Kasım 1914'den önce Müslüman olmayan bir kimsenin, özgürlü÷üne kavuútuktan sonra, kendi iste÷iyle øslam'ı benimsemesi için gerekli iúlemleri yerine getirmedikçe Müslüman sayılmaması süregidecektir. Osmanlı Hükümeti, savaú süresince Türkiye'de yapılan topluca öldürmeler sırasında kiúilere verilen zararları en geniú ölçüde karúılamak için, l Kasım 1914'den beri herhangi bir soydan ya da dinden olursa olsun, ortadan yok olmuú, zorla götürülmüú, gözaltı [enterne] edilmiú ya da tutuklanmıú kiúilerin aranması ve kurtarılması için, kendisinin ve Osmanlı makamlarının tüm deste÷ini sa÷lamayı yükümlenir. Osmanlı Hükümeti, zarar görenlerin, ailelerinin ve yakınlarının yakınmalarını dinlemek, gerekli soruúturmalarda bulunmak ve sözü edilen.kiúileri özgürlüklerine kavuúturmaları için buyruk çıkarmak amacıyla, Milletler Cemiyeti Konseyince atanacak karma komisyonların çalıúmalarını kolaylaútırma÷ı yükümlenir. Osmanlı Hükümeti, bu komisyonların kararlarına saygı gösterilmesini ve özgürlükleri geri verilmiú herkesin güvenli÷ini ve özgürlü÷ünü sa÷lamayı yükümlenir. MADDE 143. Türkiye, soy azınlıklarından olan kiúilerin karúılıklı ve gönüllü göçlerine iliúkin olarak Müttefik Devletlerin uygun görecekleri hükümleri tanımayı yükümlenir. Türkiye, karúılıklı göç konusunda, Yunanistan'la Bulgaristan arasında 27 Kasım 1919'da Neuilly-sur-Seine'de imzalanan Sözleúmenin 16. Maddesinden yararlanmamayı yükümlenir, îúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúini izleyecek altı ay içinde, Yunanistan ile Türkiye, Yunanistan'a aktarılan ya da Osmanlı kalan topraklardaki Türk ve Yunan soylu halkın karúılıklı ve gönüllü göçüne iliúkin özel bir anlaúma yapacaklardır. Bir anlaúmaya varılamaması durumunda, Yunanistan ve Türkiye, Milletler Cemiyeti Konseyine baúvurmak hakkına sahip olacaklar ve Konsey sözü edilen anlaúmanın koúullarını saptayacaktır.
78 Fransızca metinde "regime terroriste'', øngilizce metinde "terrorist regime", øtalyanca metinde "regi-' me terrorista". Mâtbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "usul-i idare-i tedhiú"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "tedhiú idaresi". (Çevirenler) 79 Fransızca metinde "embrasser l'islamisme", øngilizce metinde "embracing the Islamic faith", øtalyanca metinde "abbraciare I’Islamismo". 1920 Türkçe çevirilerinde "ihtida". (Çevirenler)

-38-

MADDE 144. Osmanlı Hükümeti, Bırakılmıú Mallar [Emval-i Metruke80] konusundaki 1915 tarihli yasa ile ek hükümlerin haksızlı÷ını kabul eder ve bunların tümüyle hükümsüz ve, gelecekte oldu÷u gibi geçmiúte de, geçersiz olduklarını bildirir. Osmanlı Hükümeti, l Ocak 1914'den81 beri, topluca öldürülme korkusuyla ya da baúka herhangi'bir zorlama yüzünden, yurtlarından kovulmuú, Türk soyundan olmayan Osmanlı uyruklarının yurtlarına dönüúlerini ve yeniden iúlerine baúlayabilmelerini, olabildi÷i ölçüde kolaylaútırma÷ı resmen yükümlenir. Sözü edilen Osmanlı uy-ruklarıyla, bunların üyesi bulundukları toplulukların malı olan ve yeniden bulunabilecek taúınır ya da taúınmaz malların, kimin elinde bulunurlarsa bulunsunlar, bir an önce geri verilmesi gerekti÷ini Osmanlı Hükümeti kabul eder. Bu mallar, onlara yükletilmiú olabilecek her türlü kısıtlamadan ve vergiden sıyrılmıú olarak ve bugün onlara sahip olanlara ya da onları ellerinde tutanlara hiçbir ödence [tazminat] ödenmeksizin, geri verilecektir; úu kadar ki, bunların, mülkiyet ya da elde bulundurma hakkını kendilerinden edindikleri kimselere karúı dâva hakları saklı tutulacaktır. Osmanlı Hükümeti, gerekli görülecek her yerde, Milletler Cemiyeti Konseyince hakemlik komisyonları atanmasını kabul eder. Bu komisyonların herbiri, Osmanlı Hükümetinin bir temsilcisi ile, zarara u÷radı÷ını öne süren ya da üyelerinden birinin zarara u÷radı÷ı savında bulunan toplulu÷un bir temsilcisinden ve Milletler Cemiyeti Konseyince atanan bir Baúkandan oluúacaktır. Hakemlik komisyonları, iúbu Maddede öngörülen bütün istemleri inceleyecek ve bunları basit yöntemle karara ba÷layacaktır. Sözü edilen hakemlik komisyonları aúa÷ıdaki konularda buyurma yetkisine sahip olacaklardır: 1. Gerekli görecekleri her çeúit yeniden yapım ve onarım iúleri için Osmanlı Hükümetince iúgücü sa÷lanması. Bu iúgücü, hakemlik komisyonunca sözü geçen iúlerin yapılmasına gerek gördü÷ü topraklarda yaúayan soylardan kiúiler arasından sa÷lanacaktır; 2. Soruúturma sonucu, topluca öldürmeler ya da zorla yerinden etmelere eylemsel olarak katıldı÷ı, ya da bunlara yol açtı÷ı kanıtlanan her kiúinin görevinden uzaklaútırılması; bu gibi kimselerin malları konusunda alınacak önlemleri komisyon gösterecektir; 3. Bir toplulu÷un, l Ocak 1914'den82 beri, mirasçısız olarak ölmüú ya da yitik bulunan üyelerinin bütün taúınır ya da taúınmaz malların kime aktarılaca÷ı. Bu mallar, Devlet83 yerine, toplulu÷a aktarılabilecektir; 4. l Ocak 1914'den84 sonra, taúınmaz mallar üzerinde yapılan bütün satıú iúlemleriyle, hak yaratan iúlemlerin geçersiz sayılması. Bu malları ellerinde bulunduranlara ödence [tazminat] ödenmesi, geri vermenin geciktirilmesine bahane olarak kullanılamayacak biçimde, Osmanlı Hükümetinin yükümlülü÷ünde olacaktır. Ancak, sözü edilen malları úimdi ellerinde bulunduranlarca bir ödemede bulunulmuúsa, hakemlik komisyonunun ilgililer arasında hakgözetirli÷e uygun bir çözüm yolu kabul ettirme yetkisi olacaktır.
Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerde bu deyim kullanılmaktadır. (Çevirenler) Fransızca metinde "ler janvier 1914", øngilizce metinde "Jariuary l, 1914", øtalyanca metinde “1 gen-naio 1914". Türkçe 1920 çevirilerinde "l A÷ustos 1914". Ancak, Müttefiklerin sonradan verdikleri de÷iúiklik önerilerinde, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerine göre, úöyle denilmektedir: "144 ncü madde ikinci fıkradaki l A÷ustos 914 tarihi yerine l kânun-u sani 914 tarihi ikame olunacaktır". (Çevirenler) 82 Bir önceki nota bakılması. (Çevirenler) 83 Prof. Erim, Konya baskısından bu metni verirken, dipnotta, Fransızca metinde "grouvernement" de÷il "Etat" sözcü÷ünün bulundu÷unu belirtmektedir. Gerçekten, øngilizce metinde de "the State", øtalyanca metinde "Stato" denilmektedir. Oysa Matbaa-i Âmire ve Konya metinlerinde "hükümet" denilmektedir; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde de "hükümet" sözcü÷ü kullanılmaktadır. (Çevirenler) 84 Fransızca, øngilizce ve øtalyanca son metinlerde "Ocak" söz konusu iken, 1920 Türkçe çevirilerinde "l A÷ustos 1920" denilmektedir. (Çevirenler)
80 81

-39-

Osmanlı Hükümeti, komisyonların iúleyiúini ve kesin nitelikte olacak kararlarının yerine getirilmesini, olanak ölçüsünde, kolaylaútırmayı yükümlenir. Bunlara karúı, yargısal ya da yönetimsel, hiçbir Osmanlı makamının kararı öne sürülmeyecektir. MADDE 145. Bütün Osmanlı uyrukları, yasa önünde eúit olacaklar ve soy, dil ya da din ayrılı÷ı gözetilmeksizin aynı yurttaúlık [medenî] haklarıyla siyasal haklardan yararlanacaklardır. Din, inanç ya da mezhep ayrılı÷ı, hiçbir Osmanlı uyru÷unun yurttaúlık haklarıyla [medenî haklarıyla] siyasal haklardan yararlanmasına, özellikle kamu hizmetlerine ve görevlerine kabul edilme, yükseltilme, onurlanma ya da çeúitli mesleklerde ve iú kollarında çalıúma bakımından, bir engel sayılmayacaktır. Osmanlı Hükümeti, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e girmesinden baúlayarak iki yıllık bir süre içinde, Müttefik Devletlere, soy azınlıklarının orantılı temsili ilkesine dayalı bir seçim sistemi düzenlenmesi tasarısı sunacaktır. Herhangi bir Osmanlı uyru÷unun, gerek özel gerekse ticaret iliúkilerinde, din, basın ya da her çeúit yayın konularıyla açık toplantılarında, diledi÷i bir dili kullanmasına karúı hiçbir kısıtlama konulmayacaktır. Türkçeden baúka bir dil konuúan Osmanlı uyruklarına, mahkemelerde, ister sözlü ister yazılı olsun, kendi dillerini kullanabilmeleri bakımından uygun düúen kolaylıklar sa÷lanacaktır. MADDE 146. Osmanlı Hükümeti, tanınmıú yabancı üniversitelerden ve okullardan verilen diplomaların geçerlili÷ini tanımayı ve, bunları almıú olanların, bu diplomaların tanıdı÷ı yetene÷i gerektiren mesleklerde ve sanatlarda özgürce çalıúmalarım kabul etmeyi yükümlenir. Bu hüküm, Türkiye'de oturan Müttefik Devletler uyruklarına da uygulanacaktır. MADDE 147. Soy, din ya da dil azınlıklarından olan Osmanlı uyrukları, hem hukuk bakımından hem de uygulamada, öteki Osmanlı uyruklarıyla aynı iúlemlerden ve aynı güvencelerden yararlanacaklardır. Bunların, özellikle, ba÷ımsız olarak ve Osmanlı makamları hiçbir biçimde karıúmaksızı n, giderlerini kendileri ödemek üzere, her türlü hayır kurumlarıyla, dinsel ya da sosyal kurumlar, ilk, orta ve yüksek okullarla, baúka her çeúit ö÷retim kurumları -buralarda kendi dillerini özgürce kullanmak ve kendi dinlerini özgürce uygulamak hakkına da sahip olarak- kurmak, yönetmek ve denetlemek konularında eúit hakka sahip olacaklardır. MADDE 148. Soy, dil ya da din bakımından azınlıklardan olan Osmanlı uyruklarının önemli bir oranda bulundukları kentlerde ya da bölgelerde, söz konusu azınlıklar, Devlet bütçesi ile, belediyeler bütçesi ya da öteki bütçelerce e÷itim ya da hayır iúlerine genel gelirlerden [kamu gelirlerinden] sa÷lanacak paralardan yararlanmaya hakgözetirli÷e uygun bir ölçüde katılacaklardır. Söz konusu bu paralar, ilgili toplulukların yetkili temsilcilerine verilecektir85.
85 Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerdeki bu tümce, Matbaa-i Armret Konya ve Erim metinlerinde yoktur. Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde vardır: "Mebla÷-i mezkûre alâkadar cemaatların resmi mümessillerine tediye olunacaktır". (Çevirenler)

-40-

MADDE 149. Osmanlı Hükümeti, Türkiye'deki bütün soy azınlıklarının kilise ve okul konularında özerkli÷ini tanımayı ve buna saygı göstermeyi yükümlenir. Osmanlı Hükümeti, bu amaçla ve iúbu Andlaúmanın aykırı düúen hükümleri saklı kalmak üzere, Müslüman olmayan soylara kilise, okul ya da adalet konulannda Sultanlarca verilmiú fermanlar, hat'lar, beratlar86 ve bu gibi özel buyruklar ya da fermanlarla, Bakanlık ya da Sadrazamlık87 buyrukları ile tanınmıú ayrıcalıklarla ba÷ıúıklıkları tümüyle do÷rular ve gelecekte de destekleyece÷ini bildirir. Osmanlı Hükümetinin çıkardı÷ı ve sözü edilen ayrıcalıklarla ba÷ıúıklıkların kaldırılmasını, kısıtlanmasını ya da de÷iútirilmesini öngören bütün kararnameler, yasalar, yönetmelikler ya da genelgeler geçersiz sayılacaktır. øúbu Andlaúma hükümlerine uygun olarak Osmanlı adalet rejiminde yapılacak her de÷iúiklik -bu de÷iúiklik soy azınlıklarından kiúileri etkilemekte ise- iúbu Madde88 hükümlerinden üstün sayılacaktır. MADDE 150. Hıristiyan ya da Yahudi dininden Osmanlı uyruklarının önemli oranda oturdukları kentlerde ve bölgelerde, Osmanlı Hükümeti, bu Osmanlı uyruklarının inançlarına ya da dinsel uygulamalarına bir saldırı sayılabilecek herhangi bir eylemi yapmaya zorlanmamalarını, ve hafta tatili günlerinde mahkemelerde hazır bulunmamaları ya da yasal bir iúlemi yerine getirmemeleri yüzünden, haklarını hiçbir biçimde yitirmemelerini yükümlenir. Bununla birlikte, bu hüküm, bu Hıristiyan ya da Yahudi Osmanlı uyruklarını, kamu düzeninin korunması için, bütün öteki Osmanlı uyruklarına yükletilen yükümlülükler dıúında tutar anlamına gelmeyecektir. MADDE 151. Baúlıca Müttefik Devletler, bu Bölümdeki hükümlerin yerine getirilmesini güvence altına almak için ne gibi önlemler alınması gerekti÷ini, Milletler Cemiyeti Konseyi ile birlikte inceledikten sonra saptayacaklardır. Osmanlı Hükümeti, bu konuda alınacak bütün kararları úimdiden kabul etti÷ini bildirir. B Ö L Ü M V. KARA89, DENøZ VE HAVA KUVVETLERøNE øLøùKøN HÜKÜMLER

Türkiye, bütün Ulusların silâhlarının genel bir sınırlanmasına hazırlık yapılmasına olanak sa÷lamak için, aúa÷ıda sayılan kara, deniz ve hava kuvvetlerine iliúkin hükümleri kesinlikle yerine getirmeyi yükümlenir.
86 Fransızca ve øngilizce metinde "firmans, hattis, berats", øtalyanca metinde "firmani, hattis, berats". (Çevirenler) 87 Fransızca metinde "Grand Vizir", øngilizce metinde "Grand Vizier", øtalyanca metinde "Gran Vi-sir". 1920 Türkçe çevirilerinde "tezkere-i samiyeler". (Çevirenler) 88 øngilizce metinde “Article", Fransızca metinde "article", øtalyanca metinde "articolo", 1920 çevirilerinde "muahede". Çevirenler) 89 Fransızca metinde "militaires", øngilizce metinde "military", øtalyanca metinde "militari" sözcükleri, 1920 çevirisinde "askeriye" biçiminde çevrilmiútir. "Kara kuvvetleri" biçiminde çevirmenin daha do÷ru olaca÷ını düúündük. (Çevirenler)

-41-

KESøM I. KARA KUVVETLERøNE øLøùKøN HÜKÜMLER

ALT-KESøM I. GENEL HÜKÜMLER

MADDE 152. Türkiye’nin bulundurabilece÷i kara kuvvetleri yalnız úunlar olacaktır: 1. Padiúahsın90 özel koruma birli÷i [Hassa Kıtaatı]; 2. øçeride düzen ve güvenli÷i sa÷lamakla ve azınlıkların korunmasını güvence altına almakla görevli, jandarma birlikleri; 3. Önemli karıúıklık durumunda, jandarma birliklerini destekleyecek ve gerekti÷inde sınırların denetlenmesini sa÷layacak özel birlikler. MADDE 153. øúbu Andlaúmanm yürürlü÷e giriúini izleyecek altı ay91 içinde, 152. Maddede öngörülenler dıúında kara kuvvetleri terhis edilecek ve da÷ıtılacaktır. ALT-KESlM II. OSMANLI KARA KUVVETlNlN PERSONEL SAYISI, ÖRGÜTÜ VE KADROSU MADDE 154. Padiúah'ın özel koruma birli÷i bir kurmay kurulu ile, personel sayısı, subay ve er olarak, 700'ü geçmeyecek yaya [piyade] ve atlı [süvari] birliklerinden kurulacaktır. Bu kuvvet, 155. Maddede öngörülen toplam personel sayısının içinde sayılmayacaktır. Bu koruma birli÷inin kuruluúu, bu Bölüme ekli I sayılı çizelgede gösterilmiútir. MADDE 155. 152. Maddenin 2. ve 3. fıkralarında sayılan kuvvetlerin toplam personeli, kurmay kurulları, subaylar, e÷itim personeli ve donatım birliklerim de kapsamak üzere, 50,000 kiúiyi geçmeyecektir. MADDE 156. Jandarma birlikleri, Türkiye ülkesi üzerine da÷ıtılacaktır; Türkiye ülkesi, bu amaçla, sınırları 200. Maddede öngörüldü÷ü gibi saptanacak yersel bölgelere bölünecektir.
1920 Türkçe çevirilerinde "Zat-ı ùahane". (Çevirenler) Prof. Erim, Konya baskısından aktardı÷ı metinde "üç ay" yazılı iken, Fransızca metne uygun olarak "altı ay" biçiminde düzeltti÷ini belirtmektedir. ùu var ki, Müttefiklerin de÷iúiklik önerilerinde, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerine göre, úöyle denilmektedir: "153, 164, 171 ve 173 ncü maddelerde mevzu-u bahis müddet üç aydan altı aya ibla÷ edilmiútir". (Çevirenler)
90 91

-42-

Her yersel bölgede yaya [piyade] ve atlı [süvari], makineli tüfekle silâhlandırılmıú, yönetim ve sa÷lık hizmetleriyle donatılmıú birliklerden oluúan bir jandarma birli÷i kurulacaktır; bu jandarma birli÷i, illerde [vilâyetlerde], sancaklarda ve ilçelerde [kazalarda92], vb., bulundu÷u yere ba÷lı bir güvenlik hizmeti kurulması için gerekli birlikleri sa÷layacak ve bölgenin bir ya da birkaç noktasında gezici yedek kuvvetler bulunduracaktır. Özel görevleri yüzünden, bu jandarma birliklerinin, topçusu da, teknik silâhları93 da olmayacaktır. Bu jandarma birliklerinin toplam personel sayısı, 155. Maddede öngörülen kara kuvvetinin toplam personelinin içinde sayılmak üzere, 35.000 kiúiyi geçmeyecektir. Tek bir jandarma birli÷inin toplam personel sayısı, jandarma birlikleri toplam personelinin dörtte birini aúmayacaktır. Herhangi bir jandarma birli÷inin ö÷eleri, 200. Maddede öngörülen Müttefikler-Arası Komisyonun özel izni olmadıkça, kendi bölgesinin toprakları dıúında kullanılmayacaktır. MADDE 157. Özel güçlendirme [takviye] birliklerinde yaya, atlı, da÷ topçusu, istihkâm birlikleriyle, bunların herbirine uygun düúen teknik ve genel hizmetler de bulunabilecektir; bunların toplam personeli, 155. Maddede öngörülen toplam personelin içinde sayılmak üzere, 15.000 kiúiyi aúmayacaktır. Tek bir birli÷in özel güçlendirme ö÷eleriyle desteklenmesi, bu ö÷elerin, 200. Maddede öngörülen Müttefikler-Arası Komisyonun özel izni olmadıkça, toplam personelinin üçte birini aúmayacaktır. Bu özel güçlendirme ö÷elerinin kuruluúuna girecek çeúitli silâhlar ve hizmetler oranı, bu Kesime ekli II sayılı çizelgede saptanmıútır. Bunların [kıúlalara] yerleútiriliúi, 200. Maddede öngörüldü÷ü biçimde saptanacaktır. MADDE 158. 156. ve 157. Maddelerde sözü edilen kuruluúlarda, kurmay ve hizmetler personeli de sayılmak koúuluyla, subay oranı, hizmetteki personel toplam sayısının yirmide birini, astsubay oranı da, hizmetteki toplam personel sayısının onikide birini aúmayacaktır. MADDE 159. Çeúitli Müttefik ya da tarafsız Devletlerin verecekleri subaylar, Osmanlı Hükümetinin yönetiminde, jandarmanın komutasına, örgütlenmesine ve e÷itimine katılacaktır. Bu subaylar, 158. Maddede öngörülen jandarma subayları sayısı içinde sayılmayacaklardır; ancak,bunların sayısı bu personelin yüzde onbeúini geçmeyecektir. 200. Maddede sözü edilen Müttefiklerarası Komisyonun hazırlayaca÷ı özel anlaúmalar, bu subayların uyrukluk bakımından oranlarını saptayacak ve bu Madde ile kendileri için öngörülmüú olan çeúitli görevlere katılma koúullarını düzenleyecektir. MADDE 160. Aynı yersel bölgede, 159. Maddede öngörülen koúullar içinde Osmanlı Hükümeti buyru÷una verilen bütün [yabancı] subaylar, ilke olarak, aynı uyruklukta olacaklardır.
Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerde "vilayete, sandjaks, cazas". (Çevirenler) Fransızca metinde "armes techniques", øngilizce metinde "technical services", øtalyanca metinde “armi tecniche". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "esliha"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "esliha-i fenniye". (Çevirenler)
92 93

-43-

MADDE 161. Limni [Lemnos, Lemno], Gökçeada [ømroz, Embros, Imbros, ømbro], Semadirek94 [Semendirek, Samothrace, Samotracia], Bozcaada [Te'nedos, Tenedos, Tenedo] ve Midilli \Mity tene, Mitvlene, Mitilene] dıúında, 178. Maddede öngörülen Bo÷azlar ve adalar bölgesinde, Yunan ve Osmanlı jandarma kuvvetleri, bu bölgedeki Müttefikler-Arası îúgal Komutanlı÷ına ba÷lı bulunacaktır. MADDE 162. øúbu Alt-kesimde, hangi nitelikte olursa olsun, sözü edilen kuvvetlerin ya da bu kuvvetlerin taúıma araçlarının her çeúit seferberlik önlemleri ya da bunların seferberli÷ine iliúkin, ya da güçlendirilmesi yolundaki bütün önlemler yasaktır. Çeúitli kuruluúların, kurmay kurullarının ve hizmetlerin hiçbir durumda ek kadroları bulunmayacaktır. MADDE 163. 153. Maddede saptanan süre içinde, úimdi varolan tüm jandarma kuvvetleri, 156. Maddede öngörülen jandarma birlikleri içinde birleútirilecektir. MADDE 164. øúbu Kesimde öngörülmemiú herhangi bir birli÷in kurulması yasaktır. Padiúah’ın özel koruma birli÷i dıúında, izin verilen 50.000 kiúilik personel sayısını aúan kuruluúların ortadan kaldırılması, iúbu Andlaúmanm imzalanmasından baúlayarak, 153. Madde hükümlerine uygun olarak, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e girmesinden en geç altı ay95 sonra tümüyle gerçekleúecek biçimde, giderek yapılacaktır. Osmanlı Savaú Bakanlı÷ı [Harbiye Nezareti] ile Genel Kurmayı ve onlara ba÷lı yönetim birimlerindeki subay ve benzeri personel, aynı süre içinde, 200. Maddede sözü edilen Müttefikler-Arası Komisyonca Osmanlı Silâhlı kuvvetlerinin genel hizmetlerinin iyi iúlemesi için kesin olarak gerekti÷i saptanacak personel sayısına indirilecek ve bu personel 158. Maddede öngörülen en yüksek sayı içinde olacaktır. ALT-KESøM III. ASKERE ALMA MADDE 165. Osmanlı kara kuvvetleri [silâhlı kuvvetleri] gelecekte yalnız gönüllü olarak askere yazılanlardan kurulacaktır. Askere yazılma, soy ve din ayrılı÷ı gözetilmeksizin, Osmanlı Devletinin bütün uyruklarına eúit olarak açık bulunacaktır. 156. Maddede sözü edilen birliklere gelince, bunların kuruluúu, ilke olarak, bölgesel olacak ve her bölgedeki halkın Müslüman olan ya da olmayan ö÷elerinin, olanak ölçüsünde, ilgili her birlik personelinde temsil edilmelerini sa÷layacak biçimde düzenlenecektir. Yukarıdaki hükümler, hem subaylara hem de erlere uygulanacaktır.
Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Somatras"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Semendirek". (Çevirenler) 95 Bakınız: Not 91. (Çevirenler)
94

-44-

MADDE 166. Astsubayların ve erlerin hizmet süresi aralıksız oniki ay olacaktır. Hizmet süreleri bitmeden, hangi nedenle olursa olsun, hizmetten ba÷ıúlanan erlerin yerine her yıl konulacakların oranı, 155. Maddede saptanan toplam personel sayısının yüzde beúini geçmeyecektir. MADDE 167. Bütün subaylar meslekten [muvazzaf] subay olacaktır. ùu sırada orduda ve jandarmada hizmet gören ve yeni kara kuvvetinde kalacak olan subaylar en az kırkbeú yaúına kadar hizmette kalmayı yükümleneceklerdir. ùu sırada orduda ve jandarmada hizmet gören ve yeni kara kuvvetine alınmayacak olan subaylar, her çeúit askerî hizmet yükümlülü÷ünden ba÷ıúlanacaklar ve kuramsal ya da uygulamalı hiçbir askerlik alıútırmasına [tâlime] katılmayacaklardır. Yeni atanan subaylar, aralıksız en az yirmi beú yıl eylemsel hizmette bulunmayı yükümleneceklerdir. Hizmet süreleri bitmeden, hangi nedenle olursa olsun, hizmetten ayrılan subayların yerine her yıl konulacakların oranı, 158. Maddede öngörülen toplam subay sayısının yüzde beúini geçmeyecektir. ALT-KESøM IV. OKULLAR, EöøTøM KURUMLARI, ASKERø KURUMLAR96 VE DERNEKLER MADDE 168. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúinden97 baúlayarak üç aylık bir sürenin geçmesinden sonra, Türkiye'de, ancak izin verilen birlikler için gerekli subay ve astsubayların yetiútirilmesi için kesinlikle zorunlu bulunan aúa÷ıda belirtilen okullar kalacaktır: l subay okulu; her yersel bölge için l astsubay okulu. Bu okullarda ö÷renim görmesine izin verilecek ö÷renci sayısı, subay ve astsubay kadrolarındaki doldurulacak boúluklarla kesin orantılı olacaktır. MADDE 169. 168. Maddede sözü geçen ö÷renim kurumlarının dıúında kalanlarla, her çeúit spor kurumları ya da baúka kurumlar, hiçbir askerî konuyla ilgilenmeyeceklerdir.
96 Fransızca metinde "socie'tes et associations militaires", øngilizce metinde "military clubs and societies", øtalyanca metinde "societa e associazioni militan". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "askeri úirekât ve cemiyat";Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Cemiyat-ı askeriye". (Çevirenler) 97 Fransızca metinde “â dater de la mise en vigueur", øngilizce metinde "from the coming into force", øtalyanca metinde "dall'entrata in vigore". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "imzasından itibaren"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde “mevki-i mer'iyete vaz'ından itibaren". (Çevirenler)

-45-

ALT-KESlM V. GÜMRÜKÇÜLER, YEREL KENT VE KIR POLøSø, ORMAN BEKÇøLERø MADDE 170. III. Bölümün (Siyasal Hükümler) 48. Maddesi hükümlerine dokunulmamak koúuluyla, gümrük görevlilerinin, yerel kent ve kır polisi görevlilerinin, orman bekçilerinin, ya da benzeri görevlilerin sayısı, iúbu Andlaúma ile saptanan Türkiye ülkesi sınırları içinde, 1913'de, benzer görevlerde çalıúanların sayısını geçmeyecektir. Gelecekte bu gibi görevlilerin sayısı, ancak, görevli bulundukları yerlerdeki ya da belediyelerdeki nüfus artıúına uygun bir oranda arttırılabilecektir. Bu hizmetliler ya da görevlilerle, demiryolu hizmetinde çalıúanlar, herhangi bir askerlik alıútırmasına [tâlimine] katılmak için toplanamayacaklardır. Her yönetim çevresinde, ister kent ister kır polisi olsun, yerel polis ile orman bekçileri, jandarmaya iliúkin 165. Maddedeki ilkeler uyarınca göreve alınacak ve bu ilkeler uyarınca komuta ve yönetime ba÷lı olacaklardır. Türkiye'nin sivil yönetiminin bir parçası olarak, Osmanlı kara kuvvetinden ayrı kalacak Osmanlı polisinde Müttefik ya da tarafsız Devletlerce verilecek subaylar ya da görevliler, Osmanlı Hükümetinin yönetimi altında, sözü edilen polisin komutasına ve e÷itimine katılacaklardır. Bu subayların ve görevlilerin sayısı, benzeri Osmanlı personelinin yüzde onbeúini geçmeyecektir. ALT-KESlM VI. SøLAHLAR, CEPHANE VE GEREÇLER MADDE 171. øúbu Andlaúmanm yürürlü÷e giriúini izleyecek altı ayın98 bitiminde, Osmanlı kara [silâhlı] kuvvetlerinin çeúitli kuruluúlarında hizmette ya da yedekte bulundurulan silâhlar, bu Kesime ekli III sayılı çizelgede bin kiúi için saptanmıú olan sayıyı geçmeyecektir". MADDE 172. Türkiye'nin elinde bulundurabilece÷i cephane, bu Kesime ekli III sayılı çizelgede saptananları geçmeyecektir. MADDE 173. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúini izleyecek altı aylık100 süre içinde, izin verilen sayıyı aúan silahlar, her çeúit cephane ile savaú araçları ve gereçleri, 200. Maddede öngörülen Müttefikler-Arası Askerî Denetim Komisyonuna bu Komisyonca gösterilecek yerlerde teslim edilecektir. Bu araçların ve gereçlerin ne yapılaca÷ına, Baúlıca Müttefik Devletler karar vereceklerdir.
Bakınız: not 91. (Çevirenler) Erim metninde, "cetvelde muharrer miktarı tecavüz etmemelidir" denilmekte, bin kiúiden söz edilmemektedir. Oysa, Matbaa-i Amire ve Konya metinlerinde "cetvelde beher 1.000 nefer için muayyen erkanı tecavüz etmemelidir" denilmektedir; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde de “tabloda muharrer oldu÷u veçhile bin nefer için tayin edilmiú olan mikdarı tecavüz edemeyecektir" deniliyor. Çevirenler) 100 Prof. Erim, Konya baskısından aktardı÷ı metinde "üç ay" yazılırken, Fransızca metne göre "altı ay" olarak düzeltti÷ini belirtmektedir. Oysa bakınız: Not 91. (Çevirenler)
99 98

-46-

MADDE 174. Silâhlar, cephane, savaú araçları ve gereçleri ile uçaklar ve her çeúit uçak parçaları yapımı, ancak, 200. Maddede öngörülen Müttefikler-Arası Komisyonun izin verece÷i fabrikalarda ve kurumlarda yapılabilecektir. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúinden baúlayarak altı aylık101 bir süre içinde her çeúit silâhların, cephanenin, savaú araçlarının ve gereçlerinin yapımı, hazırlanması, depolanması ya da incelenmesi ile u÷raúan bütün öteki kurumlar ortadan kaldırılacak ya da yalnız ticaret amacıyla kullanılmaya yarar biçime dönüútürülecektir. øzin verilen cephane stokları için depo olarak kullanılanlar dıúındaki bütün silâh depolarına da aynı iúlem uygulanacaktır. øzin verilen yapım gereksinmelerini aúan kurumlardaki ve silâh depolarındaki aygıtlar, 200. Maddede öngörülen Müttefikler-Arası Askerî Denetim Komisyonu kararları uyarınca kullanılamaz duruma getirilecek ya da yalnız ticaret amacıyla kullanılır biçime sokulacaktır. MADDE 175. Türkiye'ye her çeúit silâhlar, cephane ile savaú araçları ve gereçleri, uçaklar ve uçak parçaları getirilmesi, 200. Maddede öngörülen Müttefikler-Arası Komisyonun özel izni olmadıkça, kesinlikle yasaktır102. Aynı biçimde, yabancı ülkelere gönderilmek üzere, her çeúit silâhlar, cephane, savaú araçları ve gereçleri yapımı ve bunların dıúsatımı [ihracatı] da yasaktır. MADDE 176. Alev-makinelerinin, bo÷ucu ya da zehirleyici ya da benzeri gazların ve her türlü benzer sıvıların, maddelerin ve hazırlanmıú bileúimlerin kullanılması yasak oldu÷undan, bunların Türkiye'de yapımı ya da Türkiye'ye sokulması kesinlikle yasaktır. Sözü geçen maddelerin ya da bileúimlerin yapımına, saklanmasına ya da kullanılmasına yarayan özel araçlar ve gereçler de yasaklanmıútır. Zırhlı taúıtların, tankların ya da savaú amaçları için kullanılan bunlara benzer her türlü araçların Türkiye'de yapımı ya da Türkiye'ye sokulması da yasaktır. ALT-KESøM VII. BERKøTøLMøù YERLER (TAHKøMAT) MADDE 177. 178. Maddede öngörülen Bo÷azlar ve adalar bölgesinde, sözü geçen Maddede öngörüldü÷ü üzere, berkitilmiú yerler [tahkimat, istihkâmlar] silâhsızlandırılacak ve yıkılacaktır. Bu bölge dıúında ve 89. Madde hükümleri saklı kalmak koúuluyla, úu sırada varolan berkitilmiú yerler [müstahkem mevkiler] úimdiki durumlarıyla oldu÷u gibi tutulabilecek, ancak aynı üç aylık süre içinde silâhtan arındırılacaktır.
Bakınız: Not 91. (Çevirenler) Matbaa-iÂmire ve Konya metinlerinde, burada úöyle bir fıkra vardır: "Silâh ve mühimmat ve malzeme-i harbiye ile sair her nevi bu gibi malzeme imalatı da kat'iyyen memnudur". Prof. Erim, yabancı dildeki metinlerde bu satırların bulunmadı÷ını haklı olarak belirtmektedir. Bu satırlar, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde de yoktur. (Çevirenler)
102 101

-47-

ALT-KESøM VIII. BOöAZLARIN ÖZGÜRLÜöÜNÜN KORUNMASI MADDE 178. Bo÷azlar’ın özgürlü÷ünü güvence altına almak üzere, Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar, aúa÷ıdaki hükümleri kararlaútırmıúlardır: 1. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúinden baúlayarak üç aylık bir süre içinde, aúa÷ıdaki 179. Maddede belirtildi÷i gibi sınırlandırılan ve Marmara Denizi kıyıları ile adalarını ve Bo÷azlar'ın kıyılarını içine alan bir bölge ile, Limni [Lemnos, Lemno], Gökçeada [ømroz, Îmbros, Imbro], Semadirek103 [Samothrace, Samotracia], Bozcaada [Tenedosy Tenedo] ve Midilli [Mityl ne, Mitylene, Mitilene] adalarında tüm yapıların, berkitilmiú yerlerin [tahkimatın] ve bataryaların silahsızlandırılması ve yıkılması gerçekleútirilecektir. Sözü geçen bölgede ve adalarda, bu yapıların yeniden yapılması ve benzer yapılar yapılması yasaktır104. Fransa, øngiltere ve øtalya, sözü geçen bölgede ve Limni, Gökçeada [ømroz], Semadirek105 ve Bozcaada'da yerleútirilmesi yasak kalan gezginci bataryaları hızla getirmekte kullanılabilecek úimdiki yolların ve demiryollarının kullanılmaz duruma sokulmasını hazırlamak hakkına sahip olacaklardır. Limni, Gökçeada [ømroz], Semadirek106 ve Bozcaada adalarında107 yeni yollar ve demiryolları yapımına ancak yukarıda sözü edilen üç Devletin izniyle giriúilebilecektir. 2. Birinci paragrafın ilk fıkrasında öngörülen önlemler, Yunanistan'ca ve Türkiye'ce, herbiri kendi topraklan bakımından ve giderlerini kendileri ödemek üzere, ve 203. Maddede öngörülen denetim altında, uygulanacaktır. 3. Bölge toprakları ile Limni, Gökçeada [ømroz], Semadirek [Semendirek], Bozcaada ve Midilli adaları108, askerî amaçlarla, ancak, birlikte davranan yukarıda adı geçen üç Müttefik Devletçe kullanılabilecektir. Bu hüküm, sözü edilen bölgede ve adalarda, 161. Madde hükümleri uyarınca Müttefikler-Arası iúgal Kuvvetleri Komutanlı÷ına ba÷lı bulunacak Yunan ve Osmanlı jandarma kuvvetlerinin kullanılmasına engel olmayaca÷ı gibi, Midilli adasında bir Yunan garnizonunun kalmasına ve, 152. Maddede öngörülen, Padiúahın özel koruma birli÷inin109 varlı÷ına da engel sayılmayacaktır110.
Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Semendirek", Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Semadirek". (Çevirenler) 104 Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde, burada, úöyle bir tümce parçası vardır: "seyyar bataryaların oralarda sür'atle úevkine hadim yollar V2 úömendöferler inúası úerait-i âtiye tahtında..." Vakit ve Peyam-ı Sabah metninde bu tümce parçası úöyledir: "yahut oralara sür'atle müteharrik bataryalar isaline müsaid yollar ve demiryolları tesisi..." Müttefiklerin sonradan yaptıkları öneriler arasında, Vakit ve Peyam-ı Sabah metnine göre, bu sözcüklerin metinden çıkartıldı÷ı belirtilmektedir. (Çevirenler) 105 Bakınız: Not 103. (Çevirenler) 106 Bakınız: Not 103. (Çevirenler) 107 Fransızca, øngilizce ve øtalyanca son metinlerde Midilli adası yazısı olmamakla birlikte, 1920 Türkçe çevirilerinde Midilli de gösterilmektedir. Oysa, Müttefiklerin sonradan yaptıkları de÷iúiklik önerilerinde, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerine göre, bu çıkartma belirtilmektedir. (Çevirenler) 108 Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde, Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerden de÷iúik olarak, yalnız "adalar" denilmekte, adaların adları belirtilmemektedir. Vakit ve Peyam-ı Sabah metinleri de böyledir. Müttefiklerin sonradan yaptıkları de÷iúiklik önerilerinde, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerine göre, adaların adlarıyla belirtildi÷i açıklanmaktadır. (Çevirenler) 109 Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "maiyet-i seniye hassa muhafaza kıtaatı", Vckit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Zat-ı úahanenin nefs-i hümayunlarına mahsus kuwe-i muhafaza". (Çevirenler) 110 Vakit ve Peyam-ı Sabah’da., Müttefiklerin de÷iúiklik notasında, úöyle bir düzeltme de vardır: **178 nci maddenin üç numara h fıkrasının sondan bir evvelki satırında 161 nci madde kelimesinden sonra âtideki cümle ilâve olunacaktır: "Bu Midilli adasında bir Yunan muhafaza kuvvetiyle 152 nci maddede mevzu-u bahis oldu÷u üzere havali-i mezkûrede asakir-i hassa-i úahane bulundurulmasına mani de÷ildir" cümlesi yazılacaktır". (Çevirenler)
103

-48-

4. Birlikte davranan111 sözü geçen Devletler, do÷rudan do÷ruya ya da dolaylı olarak, Bo÷azlarım özgürlü÷üne dokunabilecek bir eylemin yapılmasını ya da hazırlanmasını önlemek için gerekli görecekleri kara ve hava kuvvetlerini söz konusu topraklarda ve adalarda bulundurmak hakkına sahip olacaklardır. Bu denetleme, denizden, adı geçen Müttefik Devletlerden herbirinin birer karakol gemisi112 aracılı÷ıyla yapılacaktır. Yukarıda sözü edilen iúgal kuvvetleri, gerekti÷inde, 1907 tarihli La Haye IV. Sözleúmesine ekli Yönetmelikte ya da bunun yerine geçecek ve sözü edilen bütün Devletlerin taraf olacakları baúka herhangi bir Sözleúmede öngörülen koúullar altında, karada elkoyma113 hakkını kullanabileceklerdir. Bununla birlikte, bu elkoymalar ancak hemen ödemede bulunma karúılı÷ında yapılabilecektir. MADDE 179. 178. Maddede öngörülen bölge, aúa÷ıda belirtildi÷i gibi sınırlandırılmıútır (l sayılı haritaya bakılması): 1. Avrupa'da: Saros114 Körfezi'nde Karaçalı'dan kuzey-do÷uya do÷ru: yaklaúık olarak kuzey-do÷uya yönelen ve Beylik Dere havzasının güney sınırını Kuru Da÷ doru÷una kadar izleyen bir çizgi; oradan, tepeler çizgisini izleyen bir çizgi; sonra, Emirli'nin kuzeyinden ve Dereler'in güneyinden geçen düz bir çizgi; ku-zeykuzey-do÷uya dönerek Tekirda÷115-Malkara yolunu Aynarak'ın116 3 kilometre batısında kesen ve oradan Ortaköy'ün117 6 kilometre do÷usundan geçen bir çizgi; sonra, kuzey-do÷uya dönen ve Tekirda÷-Hayrabolu yolunu Tekirda÷'ın 18 kilometre kuzey-batısmda kesen bir çizgi; oradan, Muradlı-Tekirda÷ yolunun Muradlı'nın yaklaúık l kilometre güneyindeki bir noktaya kadar: bir düz çizgi; oradan, do÷u-kuzey-do÷uya do÷ru ve Yeniköy’e kadar: Çorlu-Çatalca demiryolunun en az 2 kilometre kuzeyinden geçecek biçimde de÷iútirilmiú bir düz çizgi;
Vakit ve Peyam-ı Sabah'da., Müttefiklerin de÷iúiklik önerileri arasında úöyle bir düzeltme de vardır: "Mezkûr maddenin [madde 178] dördüncü fıkrasının birinci satırındaki "Devletler" kelimesinden mukaddem "mütte-fiken hareket eden" kelimeleri vaz olunacaktır". (Çevirenler) 112 Fransızca metinde "stationnaire", øngilizce metinde "guard-ship", øtalyanca metinde "stazionario". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "istasyon"; Vakit ye Peyam-ı Sabah metinlerinde "karakol sefinesi". (Çevirenler) 113 Fransızca metinde "re*quisition", øngilizce metinde "requisition", øtalyanca metinde "requisizione". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "vaz-ı yed (istimval)"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde “Vaz-ı yed ve müsadere". (Çevirenler) 114 Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerde "Xeros". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Saros"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Ikseros". (Çevirenler) 115 Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerde "Rodosto". 1920 Türkçe çevirilerinde "Tekfurda÷". (Çevirenler) 116 Fransızca", øngilizce ve øtalyanca metinlerde "Ainarjik". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Aynarcık"; Vakit ve Peyam-t Sabah metinlerinde "Aynacık". (Çevirenler) 117 Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerde "Ortaja Keui"; 1920 Türkçe çevirilerinde "Ortaköy". (Çevirenler)
111

-49-

oradan, kuzey-kuzey-do÷uya do÷ru ve 27. Maddenin 1-2. fıkrasında tanımlanan Türkiye'nin sınırında, Istranca'nın batısında bir noktaya kadar: Yeniköy'ü bölgede bırakan bir düz çizgi; oradan, ve Karadeniz'e kadar: 27. Maddenin 1-2. fıkrasında tanımlanan Avrupa Türkiye'sinin sınırı. 2. Asya'da: Baúlıca Müttefik Devletlerce, Edremit118 Körfezi'nde, Dahlina Burnu ile Kemer øskele arasında saptanacak bir noktadan do÷u-kuzey-do÷uya do÷ru: Kemer øskele ile Kemer'in ve bu iki yeri birbirine ba÷layan yolun güneyinden geçen bir çizgi; sonra, Osmanlar-Orhanlar119 dekovil demiryolunun De÷irmendere'yi kesti÷i noktanın hemen güneyindeki bir noktaya kadar: bir düz çizgi; oradan, kuzey-do÷uya do÷ru ve Manyas Gölü'ne kadar: De÷irmendere ile Karadere Suyu'nun sa÷ kıyısını izleyen bir çizgi; oradan, Bandırma - Susı÷ırlı demiryolunun Karadere yata÷ını kesti÷i noktaya kadar: bu ırma÷ın a÷zına do÷ru akım yolu; oradan, do÷uya do÷ru, Atranos Çayı'nın Karao÷lan'a do÷ru a÷zından yaklaúık 3 kilometredeki bir noktaya kadar: bir düz çizgi; oradan, kuzey-do÷uya do÷ru, bu ırma÷ın a÷zına do÷ru akım yolu; sonra, Apolyont Gölü'nün güney kıyısı; sonra, Mudanya-Bursa demiryolunun, Bursa'mn yaklaúık olarak 5 kilometre kuzeybatısında Nilüfer120 Çayı'nı kesti÷i noktaya kadar: bir düz çizgi; oradan, kuzey-do÷uya do÷ru ve Bursa'mn yaklaúık olarak 6 kilometre kuzeyinde nehirlerin kesiúme yerine kadar: Nilüfer Çayı'nın a÷zına do÷ru, akım yolu; oradan, kuzey-do÷uya do÷ru ve iznik Gölü'nün en güney noktasına kadar: bir düz çizgi; oradan, øznik'in 2 kilometre kuzeyindeki bir noktaya kadar: bu gölün güney ve do÷u kıyıları; oradan, kuzey-do÷uya do÷ru, Sapanca Gölü'nün en batı ucuna kadar: Çırçır Çeúme-Sırada÷-Elmalıda÷-Kalpakda÷-Ayıtepe-Hekimtepe tepeler çizgisini izleyen bir çizgi; oradan, kuzeye do÷ru ve øzmit-Armaúa yolunun, Armaúa'nın 8 kilometre güneybatısındaki bir noktaya kadar: olanak ölçüsünde ùocalı Dere havzasının do÷u sınırını izleyen bir çizgi; oradan, Akabedr'in Karadeniz'e döküldü÷ü yerin 2 kilometre do÷usundaki bir noktaya kadar: bir düz çizgi.
Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerde "Adramid". (Çevirenler) Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerde "Urchanlar". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Orúanlar"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Orhanlar". (Çevirenler)
118 119

-50-

MADDE 180. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúinden baúlayarak onbeú gün içinde, 178. Maddede öngörülen bölgenin sınırlarını, bu sınırların 27. Maddenin 1-2. fikrasında tanımlanan sınırla üst üste geldi÷i kesimler dıúında, yerinde saptamak üzere bir Komisyon kurulacaktır. Bu Komisyon, Fransa, øngiltere ve øtalya askerî makamlarından herbi-rince atanacak üçer üye ile, gerekti÷inde, bölgenin Yunan egemenli÷i altına giren kesimiyle ilgili olarak, Yunan Hükümetince atanacak bir üyeden, ya da bölgenin Osmanlı egemenli÷i altında kalan kesimiyle ilgili olarak Osmanlı Hükümetince atanacak bir üyeden kurulu olacaktır. Oy ço÷unlu÷uyla karar verecek olan Komisyonun kararları, ilgili taraflar için uyulması zorunlu olacaktır. Bu Komisyonun giderleri, adı geçen bölgenin iúgal giderleri hesabına geçirilecektir.

ÇøZELGE I. PADøùAHIN ÖZEL KORUMA BøRLøöøNøN (HASSA KITAATININ) KURULUùU
EN YÜKSEK PERSONEL DÜùÜNCELER SAYISI Karargah..................... 101 1. Bu personel sayısına úunlar girmektedir. Yaya(Piyade).............. 425 a) Sultan’ın Özel Koruma Birli÷i Atlı (Süvari)................ 125 Subay ve Karargahı (Kurmay Kurulu); Hizmet........................ 50 erler b) Sultan’ın Özel Koruma Birli÷i’ne TOPLAM........ 700 ba÷lı generaller, her rütbeden ve sınıftan subaylar ile askeri görevliler. BøRLøKLER

ÇøZELGE II ÖZEL GÜÇLENDøRME (TAKVøYE) BøRLøKLERøNøN KURULUùUNA GøREN ÇEùøTLø SINIFLAR VE HøZMETLER KURULUùLARININ PERSONEL SAYISI BøRLøKLER Karargah (Komutanlık: Subaylar ve Personel)..... Yaya (Piyade)....................................................... Topçu ............................................................... Atlı (Süvari).......................................................... østihkam ve teknik bilgiler.................................... Teknik ve genel hizmetler.................................... TOPLAM ................ EN YÜKSEK PERSONEL SAYISI 100 8.200 2.500 700 2.000 1 .500 15.000

120

Yabancı dildeki metinlerde "Ulfer". (Çevirenler)

-51-

ÇøZELGE III. øZøN VERøLEN EN YÜKSEK SøLAH VE CEPHANE MøKTARI MiKTAR Her 1.000 kiúiye1 (Jandarma) özel güçGEREÇLER Sultan’ın özel koruma birlikleri. lendirme birli÷i (Has(takviye) sa kıtaatı) birlikleri. Tüfekler ya da 1 .150 1 .150 1.150 filintalar2 ..... Tabancalar ... Subay baúına ve bindirilmiú astsubay baúına 1 tabanca A÷ır ya da hafif makineli 15 15 15 tüfekler1. Da÷ 54 topları' MiKTAR Silâh (tüfek ya da top) baúına Sultan'ın (Jandarma) özel güçözel koruma birlikleri. lendirme birli÷i (Has(takviye) sa kıtaatı) birlikleri. 1.000 1.000 1 .000 Tabanca baúına 100 mermi

50.000 -

50.000 -

50.000 -

1) Yedekler için artıúları da kapsamak üzere. 2) Otomatik tüfekler ve filintalar hafif makineli tüfekler sayılmaktadır. 3) Hiçbir sahra topuna ya da a÷ır topa izin verilmemektedir. 4) Dört toplu bir batarya -f- bir yedek top: toplam 15 batarya.

KESøM II. DENøZ KUVVETLERøNE øLøùKøN HÜKÜMLER MADDE 181. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúinden baúlayarak, 30 Ekim 1918 Bırakıúması [Mütarekesi] uyarınca Osmanlı limanlarında gözaltı121 edilmiú bulunan bütün savaú gemilerinin Baúlıca Müttefik Devletlere kesin olarak teslim edilmiú sayıldıkları bildirilir. Bununla birlikte, Türkiye, balıkçılık ve polis hizmeti için kıyıları boyunca, 7 ganbot122, 6 torpidoyu123 geçmeyecek sayıda gemi bulundurmak hakkına sahip olacaktır. Bu gemiler Osmanlı Deniz Kuvvetlerini oluúturacak ve 201. Maddede öngörülen Müttefikler-Arası Deniz Kuvvetleri Denetleme Komisyonunca, aúa÷ıdaki gemiler arasından seçilecektir:
Fransızca metinde “interne’es", øngilizce metinde "interned", øtalyanca metinde "internate". Matbaa-i Âmiret Konya ve Erim metinlerinde "tevkif edilmiú"; Vakit ve Peyam-ı Safa metinlerinde "mevkuf". (Çevirenler) 122 Fransızca metinde "sloops", øngilizce metinde "sloops", øtalyanca metinde "Cannonieri (sloops)". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "ganbot (Sloops)"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Islup". (Çevirenler) 123 Fransızca metinde "torpilleurs", øngilizce metinde "torpedo-boats", øtalyanca metinde "torpedinieri". 1920 Türkçe çevirilerinde "torpido". (Çevirenler)
121

-52-

GANBOTLAR: Aydın Reis. Burak Reis. Sakız. Preveze. Hızır Reis. Kemal Reis. øsa Reis. TORPøDOLAR: Sivrihisar. Sultanhisar. Dıraç. Musul. Akhisar. Yunus. Gümrüklerin denetlenmesi için kurulacak yönetim, ilgili hizmetlerin iyi iúlemesi için bir artıúı zorunlu görürse, daha büyük bir kuvvet sa÷lamak üzere, 178. Maddede sözü edilen üç Müttefik Devlete baúvurmak hakkına sahip olacaktır. Ganbotlar, 77 milimetreden daha küçük çapta iki top ile, makineli tüfekten oluúan hafif silâhlar taúıyabilirler. Torpidolar ( ya da devriye gemileri124), çapı 77 milimetreden küçük bir toptan oluúan hafif silâhlar taúıyabilirler. Bu gemilerde bulunan bütün torpillerle torpil kovanları kaldırılacaktır. MADDE 182. Türkiye'nin, 181. Maddede öngörülen gemilerin yerine geçecekler dıúında, baúka savaú gemisi yapması ya da edinmesi yasaktır. Torpidoların yerine devriye [karakol] gemileri konulacaktır. Bu gemilerin yerini alacak gemilerden ganbotlar 600 tonu; devriye [karakol] gemileri 100 tonu geçmeyecektir. Bir geminin yitirilmesi durumu dıúında, ganbotlar ve torpidolar, denize indirilmelerinden baúlayarak, ancak yirmi yıllık bir süre MADDE 183. Aúa÷ıda belirtilerek sayılan Osmanlı silâhlı deniz taúıtlarıyla yardımcı silâhlı gemileri silâhsızlandırılacaklar ve ticaret gemisi iúlemi göreceklerdir: Reúit Paúa (eski Port Antonio). Tir-i Müjgân (eski Pembroke Gastle). Giresun (eski Warwick Gastle). Millet (eski Seagull). Akdeniz. 60, 61, 63 ve 70 sayılı Bo÷aziçi yük [araba] vapurları125. sonunda de÷iútirilebileceklerdir.
Fransızca metinde "leú torpilleurs (ou vedettes de patrouilles)", øngilizce metinde "torpedo-boats (ör patrol launches)", øtalyanca metinde "le torpedinieri (o navi-vedetta)". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "torpidolar (yahut devriye sefaini)"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "torpidolar (yahut karakol gemileri)". (Çevirenler) 125 Fransızca metinde "ferry-boats du Bosphore", øngilizce metinde "Bosphorus ferry-boats", øtalyanca metinde "ferry-boats del Bosforo". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "yük vapurları (ferry-boats du Bosphore)"; VaJcit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Bo÷aziçi vapurları". (Çevirenler)
124

-53-

MADDE 184. Ticaret amacıyla kullanılmak üzere yapımı bitirilebilecek su üstü gemileri dıúında, úu sırada Türkiye'de yapılmakta olan –denizaltılarını da içine almak üzere- bütün gemiler yok edilecektir. Gemileri yok etme iúine iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúiyle baúlanılacaktır. MADDE 185. Su üstü ya da su altı her çeúit Osmanlı savaú gemilerinin yok edilmesinden elde edilecek eúya, makineler ve gereçler ancak yalnız sanayide ve ticarette kullanılabilecektir. Bunlar yabancı ülkelere ne satılabilir ne de verilebilir. MADDE 186. Türkiye'de, ticarette kullanılmak için bile olsa, denizaltı yapımı ya da edinilmesi yasaktır. MADDE 187. 181. Maddede sayılan Osmanlı deniz kuvvetleri gemilerinde, taúıyacakları ya da yedek bulunduracakları savaú gereçleri ve silâhlar, ancak, 201. Maddede öngörülen MüttefiklerArası Deniz Kuvvetleri Denetleme Komisyonunca saptanacak miktarda olacaktır. Yukarıdaki miktarların saptanmasını izleyen ay içinde, 30 Ekim 1918 Bırakıúmasının [Mütarekesinin] imzalanması tarihinde Türkiye'ye ait olan bütün silâhlar, cephane ya da baúka deniz savaú gereçleri ile mayınlar ve torpiller kesin olarak Baúlıca Müttefik Devletlere teslim edilmiú olacaktır. Sözü geçen nesnelerin Osmanlı topraklarında yapımı ya da yabancı ülkelere gönderilmesi yasaklanacaktır. Her çeúit deniz savaú silâhları, cephane ve gereçlerin baúka her türlü stok edilmesi, depolanması ya da yedekte tutulması yasaktır. MADDE 188. Müttefikler-Arası Deniz Kuvvetleri Denetleme Komisyonu, 189. Madde hükümleri uyarınca Osmanlı Deniz Kuvvetlerine alınacak her rütbeden ve her sınıftan subayların ve erlerin sayısını saptayacaktır. Bu personel içinde, 181. Madde uyarınca Türkiye’ye bırakılan gemilerin silâhlı personeli, kolluk [polis] ve balıkçılık hizmetleri yönetim personeli, semafor istasyonları personeli bulunacaktır. Yukarıdaki sayının saptanmasından baúlayarak, iki ay içinde, eski Osmanlı Deniz Kuvvetlerinin, yukarıdaki fıkrada öngörülen sayıyı aúan personeli terhis edilecektir. Yukarıda öngörülen personel dıúında, Türkiye'de, Deniz Kuvvetlerine ba÷lı hizmetler için, hiçbir kara ya da deniz kuvveti birli÷i, ya da herhangi bir yedek birlik kurulamayacaktır. MADDE 189. Osmanlı Deniz Kuvvetleri personeli, subaylar için aralıksız en az yirmi beú yıllık, deniz assubayları ve erler için aralıksız en az on iki yıllık bir süre için, tüm gönüllü olarak sa÷lanacaktır. Yükümlenilen sürenin bitiminden baúka herhangi bir nedenle hizmetten ayrılan personelin yerini alacak olan yıllık personel sayısı, Müttefikler-Arası Deniz Kuvvetleri Denetleme Komisyonunca saptanan toplam personel sayısının yıllık yüzde beúini geçmeyecektir. -54-

Eski Osmanlı Deniz Kuvvetlerinden terhis edilen personel, ne çeúit olursa olsun, hiçbir askerlik ya da denizcilik e÷itimi görmeyecektir. Eski Osmanlı Deniz Kuvvetlerine ba÷lı olan ve hizmette tutulan subaylar, haklı nedenlerle terhis edilmemiúlerse, kırk beú yaúına kadar hizmet etmeyi yükümlenecek-lerdir. Osmanlı ticaret filosunda hizmet gören subaylar ve erler, ne biçimde olursa olsun, hiçbir askerlik e÷itimi görmeyeceklerdir. MADDE 190. 178. Maddede öngörülen bölgenin telsiz telgraf istasyonları, iúbu Andlaúma yürürlü÷e girer girmez, Baúlıca Müttefik Devletlere teslim edilecektir. Yunanistan ve Türkiye, sözü edilen bölgede hiçbir telsiz telgraf istasyonu kuramayacaklardır. ÜÇÜNCÜ KESøM KARA VE DENøZ HAVACILIöINA øLøùKøN HÜKÜMLER126 MADDE 191. Türkiye’nin askerî kuvvetlerinde hiçbir kara ya da deniz hava kuvveti bulunmayacaktır. Güdümlü hiçbir balon elde bulundurulmayacaktır. MADDE 192. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúinden baúlayarak iki ay içinde, úu sırada Türk kara ve deniz kuvvetlerinin kadrosunda görülen bütün havacı personel terhis edilecek tir. MADDE 193. Osmanlı ülkesinin Müttefik birliklerinden tüm boúaltılmasına de÷in, Müttefik Devletlerin uçakları127, Türkiye'nin bütün ülkesi üzerinde havalardan geçiú, transit ve iniú özgürlü÷üne sahip olacaklardır. MADDE 194. øúbu Andlaúmanm yürürlü÷e giriúini izleyecek altı ay süresince, her çeúit uçakların, -uçak parçalarının ve uçak motorlarıyla uçak motoru parçalarının yapımı, ülkeye sokuluúu ve ülkeden çıkartılıúı bütün Türkiye ülkesinde yasaklanacaktır.
Fransızca baúlık “Glauses concernant l'aeronautique militaire et navale", øngilizce baúlık "Air Clauses", øtalyanca baúlık “Clausole concernenti l'aeronotica militare e navale". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Berrl ve bahri sefain-i havaiyeye müteallik mevad"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Askerî ve bahri tayyarecili÷e dair ahkâm". (Çevirenler) 127 Fransızca metinde "appareils d'aeronautique", øngilizce metinde "aircraft", øtalyanca metinde "apparecchi aeronautici", 1920 çevirilerinde "tayyare". (Çevirenler)
126

-55-

MADDE 195. øúbu Andlaúma yürürlü÷e girer girmez, kara ve deniz hava kuvvetlerinin bütün gereçlerini, Türkiye, giderlerini kendi yüklenmek üzere, Baúlıca Müttefik Devletlere teslim edecektir. Bu teslim iúi altı aylık128 bir süre içinde tamamlanacak ve Müttefikler-Arası. Denetleme Komisyonunca gösterilecek yerlerde yapılacaktır. Bu gereçlere ne yapılaca÷ına Baúlıca Müttefik Devletler Hükümetleri karar vereceklerdir. Bu gereçler içinde, özellikle, savaú için kullanılmakta, kullanılmıú ya da kullanılabilecek olan aúa÷ıdaki gereçler de yer alacaktır: Tamamlanmıú, yapım, onarım ya da montaj durumundaki uçaklar ve deniz uçakları; Uçabilecek durumda, yapım, onarım ya da montaj durumundaki güdümlü balonlar; ødrojen yapımında kullanılan aygıtlar; Güdümlü balon hangarları ile her çeúit uçak barınakları; Güdümlü balonlar, teslim edilinceye kadar, Türkiye hesabına idrojenle úiúirilmiú olarak saklı tutulacaklardır; güdümlü balonlar teslim edilinceye kadar, idrojen yapımında kullanılan aygıtlar ile güdümlü balonların barınakları, adı geçen Devletlerce, isterlerse, Türkiye'ye bırakılabilecektir. Uçak motorları; Uçak gövdeleri129; Silâhlar (toplar, makineli tüfekler, bomba-atarlar, torpil-atarlar, zamanlama ve niúan aygıtları); Cephane (mermiler, obüsler, dolu bombalar, bomba gövdeleri, patlayıcı madde stokları ya da bunların yapımında kullanılan maddeler); Uçaklarda kullanılan yönetim aygıtları (güverte aygıtları); Havacılıkta kullanılan telsiz telgraf, foto÷raf ve sinema aygıtları; Yukarıda sayılan bütün kategorilerden herbirinin yedek parçaları130. Türkiye'de bulunan, ne çeúit olursa olsun, tüm havacılık gereçleri, savaú gereci sayılacak ve bu nedenle ne yurt dıúına çıkartılabilecek, ne baúkasına aktarılacak, ne ödünç verilebilecek, ne kullanılabilecek, ne de yok edilebilecektir; bu gereçler, 202. Maddede öngörülen Müttefikler-Arası Havacılık Denetleme Komisyonunca bunlara iliúkin olarak bir karara vanlıncaya kadar, bulundukları yerde oldu÷u gibi tutulacaktır; bu konuda karar verme÷e tek yetkili, bu Komisyon olacaktır.
1920 çevirilerinde "üç ay" denmekteyken, Prof. Erim, yabancı dildeki metinlere uygun olarak "altı ay" biçiminde düzeltmiútir. (Çevirenler) 129 Fransızca metinde "leú cellules", øngilizce metinde "nacelles and fuselages", øtalyanca metinde "le navicelle e le cellule". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "tayyare muhafazaları"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "selüller". (Çevirenler) 130 Prof. Erim, bu fikranın Konya metninde bulunmadı÷ını haklı olarak belirtmektedir. Matbaa-i Âmire metninde de yoktur. Oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "marıuzzikr cihazlara mahsus ayrı parçalar" denilmektedir. (Çevirenler)
128

-56-

KESøM IV. MÜTTEFlKLER-ARASI DENETLEME VE ÖRGÜTLEME KOMøSYONLARI. MADDE 196. øúbu bölümün özel hükümleri dıúında, iúbu Andlaúmadaki kara, deniz ve hava kuvvetlerine iliúkin hükümler, bu amaçla Baúlıca Müttefik Devletlerce atanacak Müttefikler-Arası Komisyonların denetimi altında Türkiye'ce ve giderlerini Türkiye yüklenmek üzere, yerine getirilecektir. Yukarıda sözü edilen Komisyonlar, kara, deniz ve hava kuvvetleriyle ilgili hükümlerin yerine getirilmesine iliúkin her konuda, Baúlıca Müttefik Devletleri, Osmanlı Hükümeti katında temsil edeceklerdir. Bunlar, Türkiye makamlarına, Baúlıca Müttefik Devletlerin almayı kendi yetkilerinde tuttukları kararları ya da sözü edilen hükümlerin yerine getirilmesinin gerekli kılabilece÷i kararları bildireceklerdir. MADDE 197. Müttefikler-Arası Denetleme ve Örgütleme Komisyonları örgütlerini østanbul'da yerleútirebilecekler ve gerekli gördükçe, Osmanlı ülkesinin herhangi bir yerine gitmek ya da buralara alt-komisyonlar göndermek, bir ya da birkaç üyelerini buralara gitmekle görevlendirmek yetkisine sahip olacaklardır. MADDE 198. Osmanlı Hükümeti, Müttefikler-Arasî Denetleme ve örgütleme Komisyonlarının görevlerini yerine getirebilmek için gerekli görecekleri her çeúit bilgiyi ve belgeyi kendilerine verecek ve kara, deniz ve hava kuvvetlerine iliúkin hükümlerin tümüyle yerine getirilmesini sa÷lamak için, yukarıda adı geçen Komisyonlann gereksinme duyabilecekleri bütün olanakları, gerek personel gerek araç olarak, giderleri kendisi yüklenmek üzere verecektir. Osmanlı Hükümeti, her Komisyonun yanına, bu Komisyonun Osmanlı Hükümetine gönderebilece÷i bildirimleri almak ve isteyebilecekleri her çeúit bilgileri ve belgeleri vermek ya da sa÷lamakla görevli, yetkili bir temsilci atayacaktır. MADDE 199. Müttefikler-Arası Denetleme ve Örgütleme Komisyonlarının yönetim ve giderleri ile iúlemlerinden do÷an harcamalarını Türkiye karúılayacaktır. MADDE 200. Müttefikler-Arası Denetleme ve Örgütlenme Komisyonu, bir yandan, Osmanlı kuvvetlerinin izin verilen sınırlar içine indirilmesine oldu÷u kadar, I. Kesimin VI AltKesiminde öngörülen savaú silâhlarının ve gereçlerinin teslimi ve sözü edilen Kesimin VII. ve VIII. Alt-Kesimlerinde öngörülen berkitilmiú [müstahkem] bölgelerin silâhsızlandırılmasın a da iliúkin askerî hükümlerin yerine getirilmesi; öte yandan da, yeni Osmanlı [silâhlı] kara kuvvetinin örgütlenmesi ve kullanılıúının denetlenmesi ile görevli olacaktır. 1. Müttefikler-Arası Kara Kuvvetleri Denetleme Komisyonu olarak, görevleri özellikle úunlar olacaktır: a) Türkiye'nin, 170. Madde uyarınca elinde bulundurmasına izin verilecek gümrük polisi, yerel kent ve kır polisi görevlilerinin, orman bekçilerinin ve benzeri görevlilerinin sayısını saptamak; -57-

b) Osmanlı Hükümetinden, cephane stoklarının ve depolarının yerlerine, berkitilmiú [müstahkem] yapıların, kalelerin ve berkitilmiú yerlerin silâhlarına, silâh, cephane ve savaú gereçleri fabrikalarının ya da yapımevlerinin yerlerine ve iúleyiúlerine iliúkin bildirimleri almak; c) Silâh, cephare, savaú gereçleri ve bunların yapımına yarayacak aygıtları tes-lim almak, bu teslimin nerelerde yapılaca÷ını saptamak ve iúbu Andlaúma ile öngörülen iúe yaramaz duruma getirme ya da biçim de÷iútirme iúlerini denetim altında tutmak. 2. Müttefikler-Arası Kara Kuvvetleri Örgütleme Komisyonu olarak görevleri özellikle úunlar olacaktır: a) Osmanlı Hükümeti ile iúbirli÷i ederek, bu Bölümün I. Kesiminin I-IV. AltKesimlerinde öngörülen temeller üzerinde Osmanlı kara kuvvetlerini düzenlemek ve 156. Maddede öngörülen yersel bölgeleri sınırlandırmak ve, son olarak, çeúitli yersel bölgeler arasında jandarma birliklerinin da÷ıtımım sa÷lamak; b) 156. ve 157. Maddelerde öngörüldü÷ü üzere, bu jandarma birlikleri ile özel birliklerin kullanılıúını ve sözü edilen Maddeler uyarınca saptanmıú olan bu kuvvetlerin ola÷an da÷ıtımında Osmanlı Hükümetinin geçici de÷iúiklikler getirilmesi yönündeki istekleri konusunu karara ba÷lamak; c) 159. Maddede öngörülen koúullar altında Osmanlı jandarmasında göreve kabul edilecek Müttefik ya da tarafsız Devletler subaylarının uyruklarına göre oranını saptamak ve sözü edilen Maddede bunların çeúitli görevlere katılmaları koúullarını düzenlemek. MADDE 201. Müttefikler-Arası Deniz Kuvvetlerini Denetleme Komisyonunun görevi, özellikle, tersanelere giderek gemilerin yıkımını denetlemek, deniz savaúı silâhlarını, cephaneyi ve gereçlerini teslim almak ve bunların yok edilmesini ye yıkımını denetlemektir. Osmanlı Hükümeti, Müttefikler-Arası Deniz Kuvvetlerini Denetleme Komisyonuna, Komisyonun, deniz kuvvetlerine iliúkin hükümlerin tam yerine getirilmesini sa÷lamak için, gerekli görece÷i bütün bilgileri ve belgeleri ve, özellikle, savaú gemilerinin plânlarını, silâhlarının nelerden oluútu÷unu, top, cephane, torpil, mayın, patlayıcı madde, telsiz telgraf aygıtlarının ayrıntılarını ve modellerini ve genellikle deniz savaúı gereçlerine iliúkin her úeyle, yasal ya da yönetimsel belgeleri ve yönetmelikleri verecektir. MADDE 202. Müttefikler-Arası Havacılık Denetleme Komisyonunun görevi, özellikle, úu sırada Osmanlı Hükümetinin elinde bulunan havacılık gereçlerinin sayımını yapmak ve uçak, balon ve uçak motoru fabrikaların ve uçakların kullanabilecekleri silâhları, cephaneyi ve patlayıcı maddeleri yapan fabrikaları denetlemek, Osmanlı ülkesi üzerindeki tüm hava alanlarını, hangarları, iniú alanlarını, parkları ve depoları gezmek ve gerekti÷inde, öngörülen gereçlerin taúınmasını ve teslim alınmasını sa÷lamaktır. Osmanlı Hükümeti, Müttefikler-Arası Havacılık Denetleme Komisyonuna, havacılık hükümlerinin tam olarak yerine getirilmesini sa÷lamak için gerekli görece÷i bütün bilgilerle, yasal, yönetimsel ya da baúka belgeleri ve özellikle, Türkiye'deki bütün havacılık hizmetlerinde çalıúan personelin sayısı ile, varolan, yapılmakta ya da ısmarlanmıú bulunan gereçlerin sayısını ve havacılık için çalıúan bütün kurumların yerlerinin, bütün hangarların ve iniú alanlarının tam bir dizelgesini [listesini] sa÷layacaktır. MADDE 203. Müttefikler-Arası Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Denetleme Komisyonları, 178. Maddenin 1. ve 2. paragraflarında öngörülen iúlemlerin yerine getirilmesini ortaklaúa denetlemekle görevlendirilecek temsilciler atayacaklardır. -58-

MADDE 204. 89. Maddede söz konusu olan toprakların siyasal statüsü kesin olarak düzenleninceye de÷in, Müttefikler-Arası Denetleme ve Örgütleme Komisyonlarının kararları, ancak bu düzenleme yüzünden sözü geçen Komisyonlann yapılmasını gerekli görecekleri de÷iúiklikler göz önünde tutulmak koúuluyla, alınabilecektir. MADDE 205. Müttefikler-Arası Denizcilik ve Havacılık Denetleme Komisyonları, 201. ve 202. Maddelerde kendileri için öngörülen görevler sona erer ermez, iúlerine son vereceklerdir. 200. Maddenin 1. paragrafında öngörülen denetleme iúlemleriyle görevli MüttefiklerArası Kara Kuvvetleri Komisyonunun ilgili bölümünün de durumu böyle olacaktır. Adı geçen Komisyonun, 200. Maddenin 2. paragraûnda öngörüldü÷ü üzere, yeni Osmanlı kara kuvvetinin örgütlenmesiyle görevli bölümü, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúinden baúlayarak, beú yıllık bir süre boyunca çalıúacaktır. Baúlıca Müttefik Devletler, bu sürenin bitiminde, adı geçen Komisyonun bu bölümünün varlı÷ını sürdürmesinin ya da sona erdirmesinin uygun olup olmayaca÷ını de÷erlendirmek haklarını saklı tutmaktadırlar. KESøM V. GENEL HÜKÜMLER MADDE 206. 30 Ekim 1918 tarihli Bırakıúmanın [Mütarekenin], sırasıyla 7., 10., 12., 13. ve 24. Maddeleri, iúbu Andlaúmanın hükümlerine aykırı düúmedikçe, yürürlükte kalmaktadırlar131. MADDE 207. Türkiye, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúinden baúlayarak, hiçbir yabancı ülkeye, herhangi bir kara, deniz ya da hava kuvvetlerine iliúkin heyeti görevle atamamayı, göndermemeyi ve gidiúine izin vermemeyi yükümlenir; ayrıca, Osmanlı uyruklarının, herhangi bir yabancı Devletin ordusuna, donanmasına ya da hava kuvvetlerine katılmak ya da e÷itimine yardım etmek için ona ba÷lanmak ya da, genellikle, yabancı bir ülkede kara, deniz ya da hava kuvvetlerinde e÷itime katkıda bulunmak için ülkeden ayrılmasını önlemek üzere uygun görece÷i önlemleri almayı yükümlenir. Müttefik Devletler de, kendi bakımlarından, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúinden baúlayarak, kendi ordularına, donanmalarına ya da hava kuvvetlerine hiçbir Osmanlı uyru÷u almayacaklarını, ya da askerlik e÷itimine yardım için kabul etmeyeceklerini, ya da, genellikle, bir Osmanlı uyru÷unu, kara, deniz ya da hava kuvvetleri e÷itmeni olarak kullanmayacaklarını kararlaútırmıúlardır.
131 Prof. Erim, Sevres andlaúması metninden önce, Mondros Mütarekenamesi metnini de vermektedir (ss. 519-524). Bu metnin, Ali Tûrkgeldi'nin (Moudros ve Mudanya Mütarekelerinin Tarihi, Ankara 1948) adlı yapıtında aynen alındı÷ını (s.69) belirtmektedir. Burada sözü geçen Mondros Bırakıúmasının (Mütarekesinin) ilgili maddeleri, bu metne göre, úöyledir: "Madde 7. — Müttefikler emniyetlerini tehdit edecek vaziyet zuhurunda herhangi sevkulceyúî noktasını iúgal hakkını haiz olacaklardır. Madde 10.—Toros tünellerinin Müttefikler tarafından iúgali. Madde 12. — Hükümet muhaberatı müstesna olmak üzere telsiz ve telgraf ve kabloların itilâf memurları tarafından murakabesi. Madde 13. — Bahrî, askerî ve ticarî mevad ve malzemenin men-i tahribi. Madde 24. — Vilâyat-ı sittede i÷tiúaú zuhurunda mezkûr vilâyetlerin herhangi bir kısmının iúgali hakkını itilâf devletleri muhafaza ederler." Ayrıca bu maddelerin, bugünkü dile çevirileri için bu kitabın 2,3 ve 4ncü sayfalarına bak. (Çevirenler)

-59-

Bununla birlikte, bu hüküm, Fransa'nın Yabancılar Alayı'na132, Fransız askerlik yasaları ve yönetim kuralları uyarınca asker alma hakkına hiçbir bakımdan aykırı düúmemektedir. BÖLÜM VI. SAVAù TUTSAKLARI VE MEZARLIKLAR. KESøM I. SAVAù TUTSAKLARI MADDE 208. Henüz yurtlarına geri gönderilmemiú olan Osmanlı savaú tutsaklarıyla, gözaltı [enterne] edilmiú sivillerin geri gönderilmesi, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúinden sonra, olabildi÷ince hızla sürdürülecektir. MADDE 209. Osmanlı makamlarına teslim edilir edilmez, savaú tutsakları ile gözaltı edilmiú siviller, bu makamlarca vakit yitirilmeden yurtlarına133 gönderileceklerdir. Savaú öncesi konulları [ikâmetgâhları] Müttefik Devletler birliklerinin iúgalindeki topraklarda olanlar da, Müttefik iúgal orduları askerî makamlarının kabul etmesi ve denetlemesi koúuluyla, yerlerine gönderileceklerdir. MADDE 210. 30 Ekim 1918 tarihinden baúlayarak, bütün geri gönderme giderleri Osmanlı Hükümetince karúılanacaktır. MADDE 211. Disipline aykırı kabahatlar yüzünden hüküm giyebilecek ya da hüküm giymiú olan savaú tutsakları ve gözaltı edilmiú siviller, cezalarının ya da kendilerine karúı baúlatılmıú kovuúturmanın sona ermesini beklemeksizin, yurtlarına geri verileceklerdir. Bu hüküm, 15 Haziran 1920'den134 sonraki eylemlerinden dolayı ceza gören savaú tutsaklarıyla gözaltı edilmiú sivillere uygulanmaz. Yurda geri dönünceye kadar bütün savaú tutsaklarıyla gözaltı edilmiú siviller, özellikle çalıúma ve disiplin açısından, yürürlükteki yönetim kurallarına ba÷lı kalacaklardır.
132 Fransızca metinde "Legion e'trangere", øngilizce metinde "Foreign Legion", øtalyanca metinde "legi-one straniera". Matbaa-iÂmire, Konya ve Erim metinlerinde "lejyon etranjer (ecnebi alayı)"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "lejyon etranjer". (Çevirenler) 133 Fransızca metinde "foyers", øngilizce metinde "homes", øtalyanca metinde "proprie case". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "memleketlerine"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "yurtlarına". (Çeviren-ler) 134 Konya metninden aktarmada bulunan Prof. Erim, bu metinde "l kânunu sâni" yazılı oldu÷unu, yabancı dillerdeki metinlere uygun olarak düzeltti÷ini belirtmektedir. Gerçekten, Matbaa-i Âmire, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde de “1 kânunu sani" yazılıdır. Ancak, Müttefiklerin sonradan sundukları de÷iúiklik önerilerinde, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerine göre, úöyle denilmektedir: "211 nci maddesinde ikinci fıkradaki "l kânunu sani 920 tarihi", 15 Haziran 920 suretinde tâdil olunmuútur". Andlaúmanın kesin metnine (yabancı dillerde) bu son tarih alınmıútır. (Çevirenler)

-60-

MADDE 212. Disiplin suçlarından baúka olaylar yüzünden hüküm giyebilecek ya da hüküm giymiú olan savaú tutsaklarıyla gözaltı edilmiú siviller tutuklu olarak kalabileceklerdir135. MADDE 213. Osmanlı Hükümeti, yurda dönebilecek durumda olan herkesi, ayırım gözetmeksizin, ülkesine kabul etmeyi yükümlenir. Yurda dönmeyi istemeyecek olan Osmanlı savaú tutsakları ya da uyrukları, bu geri gönderme iúlemi dıúında tutulabilirler; ancak, Müttefik Hükümetler, bunları ya geri göndermek, ya bir tarafsız ülkeye yollamak, ya da kendi ülkelerinde oturmalarına izin vermek hakkını saklı tutarlar. Osmanlı Hükümeti, bu kimselere ya da ailelerine karúı kuraldıúı hiçbir önlem almamayı ve bu yüzden kendilerine, ne biçim olursa olsun, hiçbir baskıda ya da rahatsız edici iúlemde bulunmamayı yükümlenir. MADDE 214. Müttefik Hükümetler, ellerinde bulunan Osmanlı savaú tutsaklarıyla uyruklarının geri gönderilmelerini, Osmanlı Hükümetince, isteklerine aykırı olarak, Türkiye'de tutulmaları süregiden Müttefik Devletlerin bütün savaú tutsaklarıyla baúka uyruklarının hemen bildirilmesine ve bunların özgürlüklerine kavuúturulmalarına ba÷lamak hakkını saklı tutarlar. MADDE 215. Osmanlı Hükümeti úunları yükümlenir: 1. Müttefik Devletlerce yitiklerin aranması ya da Osmanlı ülkesinde kalmak iste÷ini belirtmiú Müttefik uyruklarının kimli÷inin saptanmasıyla görevlendirilmiú Komisyonlara her türlü kolaylı÷ı göstermek; bu Komisyonlara yarayacak taúıtları sa÷lamak; bunların kamplara, cezaevlerine, hastanelere ve baúka her yere girmelerine izin vermek; araútırmalarında kendilerine yardımcı olabilecek bütün kamusal ya da özel nitelikteki belgeleri bu Komisyonlara vermek; 2. Müttefik Devletlerden birinin uyruklu÷unda olan bir kimsenin varlı÷ını gizleyen ya da ö÷rendikten sonra bunu bildirmeyi savsaklayan Osmanlı görevlilerine ya da özel kiúilere cezalar düzenlemek; 3. øúbu Andlaúmanın VII. Bölümünde (Yaptırımlar) öngörülen cezaları gerektiren ve Türklerin, savaú sırasında, Müttefik savaú tutsaklarının ya da uyruklarının kiúili÷ine karúı iúledikleri suç sayılacak eylemlerin saptanmasını kolaylaútırmak. MADDE 216. Osmanlı Hükümeti, Müttefik Devletlerin subaylarına, erlerine ve denizcileriyle baúka uyruklarına ait olan ve Osmanlı makamlarınca alıkonmuú bulunan her türlü eúyanın, donatımın, silâhların, paranın, de÷erli kâ÷ıtların, belgelerin ya da kiúisel eúyanın, iúbu Andlaúma yürürlü÷e girer girmez, vakit geçirmeksizin geri verilmesini yü kümlenir. MADDE 217. Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar, herbirinin kendi ülkelerinde savaú tutsaklarının bakımı için harcanan paraların ödenmesinden karúılıklı olarak vazgeçtiklerini bildirirler.
Fransızca metinde "pourront fitre maintenus en de’tention", øngilizce metinde "may be detained", øtalyanca metinde "potranno essere mantenuti in detenzione". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "mevkuf kalacaklardır"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "mevkuf tutulabileceklerdir". (Çevirenler)
135

-61-

KESøM II. MEZARLAR. MADDE 218. Osmanlı Hükümeti, iúbu Andlaúma ile saptanan Türkiye sınırları içinde olan ve savaú alanında can vermiú, ya da aldıkları yaralar, kaza ya da hastalık sonucu ölmüú askerlerin ya da denizcilerin mezarlarının bulundu÷u toprak parçalarıyla, bu askerlere ve denizcilere mezarlık ya da anıt yapılması için gerekecek toprak parçalarının oldu÷u kadar, bu mezarlıklara ya da anıtlara gidecek yolların tüm ve tekelci mülkiyetini øngiliz, Fransız ve øtalyan Hükümetlerinin herbirine aktaracaktır. Yunan Hükümeti, Bo÷azlar bölgesinin ve adaların kendi egemenli÷i altına konulmuú olan kesimi bakımından aynı yükümlülü÷ü yerine getirmeyi kabul eder. MADDE 219. øúbu Andlaúmanm yürürlü÷e giriúinden baúlayarak, altı aylık bir süre içinde, øngiliz, Fransız ve øtalyan Hükümetlerinden herbiri, Osmanlı Hükümeti ile Yunan Hükümetine, 218. Madde uyarınca mülkiyeti kendilerine aktarılması gereken toprak parçalarını bildireceklerdir136, øngiliz, Fransız ve øtalyan Hükümetlerinden herbiri, ölülerin gömüldü÷ü ya da gömülmüú olabilece÷i bölgeleri araútırmak ve mezarların bir araya getirilmesini ve, gerekti÷inde, mezarlıklar kurulacak yerlerin önerilmesi bakımından tek yetkili olacak bir Komisyon atamak hakkına sahip olacaktır. Osmanlı Hükümetiyle Yunan Hükümeti, kendilerini bu Komisyonlarda temsil ettirebilecekler ve bunlara, görevlerini yerine getirebilmeleri için, tüm yardımlarını sa÷layacaklardır. Sözü edilen toprak parçaları arasında özellikle 3 sayılı haritada gösterilen Gelibolu Yarımadasındaki toprak parçalan da yer alacaktır; bu toprak parçalarının sınırları, önceki fıkrada da öngörüldü÷ü gibi, Yunan Hükümetine bildirilecektir. Bu toprak parçalarının kendisine geçirilmiú oldu÷u Hükümet, bunları veriliú amaçları dıúında baúka herhangi bir amaçla kullanmamayı ve kullandırmamayı yükümlenir. Bunların kıyısı da, hiçbir askerlik, denizcilik ya da ticaret amacıyla kullanılamaz. MADDE 220. 219. Madde gere÷ince belirtilecek olan toprak parçalarının tüm ve tekelci mülkiyetinin øngiliz, Fransız ve øtalyan Hükümetlerine aktarılması için gerekli yasal ve yönetimsel önlemler, bu belirtmenin yapılmasını izleyecek altı ay içinde, Osmanlı ve Yunan Hükümetlerinden herbirince alınacaktır. Kamulaútırma gerekti÷inde, duruma göre, Osmanlı Hükümeti ya da Yunan Hükümeti, giderleri bu Hükümetlerce karúılanmak üzere, kamulaútırmayı gerçekleútireceklerdir. MADDE 221. 218. Maddede sözü edilen toprak parçalarında bulunan mezarlıkların, anıtların ya da mezarların kurulmasını, düzenlenmesini, bakımını ve korunmasını, herbirinin uygun görece÷i bir Komisyona ya da örgüte bırakmak, øngiliz, Fransız ve øtalyan Hükümetlerinin yetkisi içinde olacaktır. Bu Komisyonları ya da örgütleri hem Osmanlı Hükümeti hem de Yunan Hükümeti resmen tanıyacaklardır. Bu Komisyonların, mezarların bir araya toplanmasını ve mezarlıklar
136 1920 çevirisinde Matbaa-iÂmire, Konya ve Erim metinlerinde, bu fıkra biraz de÷iúik olarak úöyledir: "lngiltere, Fransa ve øtalya Hükümetleri 218. madde mucibince hakk-ı tasarrufu kendilerine ita olunan arazinin bu muahedenin mevki-i meriyete vazından itibaren altı ay müddet zarfında kendilerine devir ve fera÷ edilmesi lâzım geldi÷ini Hükümet-i Osmaniye ile Yunan Hükümetine bildireceklerdir." (Çevirenler)

-62-

kurulmasını sa÷lamak için gerekli gördükleri mezardan çıkarma137 ve ölüleri baúka yere taúıma iúlemlerini yapmaya hakları olacaktır; ilgili Hükümetin Komisyonunun ya da örgütünün izni olmadıkça, hangi bahaneyle olursa olsun, erlerin ve denizcilerin cesetleri mezardan çıkartılmayacaktır. MADDE 222. øúbu Kesimde söz konusu olan toprak parçalan için, Türkiye ya da Osmanlı makamları138, ya da duruma göre, Yunanistan ya da Yunan makamları hiçbir çeúit vergi ya da harç almayacaklardır. Buralara gidiú geliú her zaman, øngiliz, Fransız ve øtalyan Hükümetlerinin Temsilcileri ile mezarlıkları, anıtları ve mezarları gezmek isteyenlere açık bulundurulacaktır. Osmanlı Hükümeti ve Yunan Hükümeti, bu toprak parçalarına giden yolları sürekli olarak bakım altında tutmayı yükümlenirler. Osmanlı ve Yunan Hükümetlerinden herbiri, sözü edilen mezarlıkların ya da anıtların bakımı ya da korunmasıyla görevli personelin gereksinmeleri ve toprakların sulanması için yeterli miktarda su sa÷lamak üzere gereken kolaylıkları øngiliz, Fransız ve øtalyan Hükümetlerine sa÷lamayı yükümlenirler. MADDE 223. øúbu Kesimdeki hükümler, mülkiyeti aktarılmıú olan bu toprak parçaları üzerindeki, duruma göre, Osmanlı ya da Yunan egemenli÷ini sarsmaz. Osmanlı ve Yunan Hükümetlerinden herbiri, Müttefik Hükümetlere verilen hakka bir aykırılıkta, ya da mezarlıklara, anıtlara ya da mezarlara karúı bir saygısızlıkta bulunmak suçunu iúlemiú, kendi yargı yetkileri altındaki kiúilerin cezalandırılmasını sa÷lamak için gereken bütün önlemleri alacaklardır. MADDE 224. øúbu Kesimin öteki hükümlerine dokunulmamak koúuluyla, Müttefik Hükümetler ile Osmanlı Hükümeti, Milletler Cemiyeti Misakı gere÷ince üzerinde mandat kuracakları toprakları da kapsamak üzere, kendi topraklarında gömülü askerlerin ve denizcilerin mezarlarına saygı gösterilmesini ve bunların bakımını sa÷layacaklardır. MADDE 225. Savaúan çeúitli Devletlerin uyruklarından, tutuklu iken ölmüú savaú tutsakları ile gözaltı edilmiú sivillerin mezarları, 224. Maddede öngörülen koúullar altında, gerekti÷i gibi bakım görecektir139. Bir yandan Müttefik Hükümetler, öte yandan Osmanlı Hükümeti, karúılıklı olarak, birbirlerine úunları verme÷i yükümlenirler: 1. Ölenlerin kimliklerinin saptanmasına yarayacak bütün bilgilerle, bunların eksiksiz bir dizelgesini [listesini]; 2. Kimli÷i saptanmadan gömülmüú bütün ölülerin mezarlarının sayısı ve yerleri konusunda bütün bilgileri.
Fransızca ve øngilizce metinlerde “exhumation", øtalyanca metinde "esumazione". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "emvatı defn"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "feth-i makber”. Çevirenler) 138 Fransızca metinde "la Turquie ou leú autorites ottomanes", øngilizce metinde "Turkey or the Turkish authorities", øtalyanca metinde "Turchia o dalle autorita ottomane". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "hükümet veya memurin-i Osmaniye"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Türkiye ve Osmanlı memurları". (Çevirenler) 139 Matbaa-i Âmire, Konya ve Enm metinlerinde, Fransızca, øngilizce ve øtalyanca meúinlerle Vakit vcPeyam-ı Sabah metinlerinde bulunmayan úu tümce yer almaktadır: "Vefat edenler haklarında tayin-i hüviyetlerine hadim malûmatı havi mükemmel bir liste ve hüviyetleri tayin edilmeksizin defn olunan eúhasın miktarı ve kabirlerinin mevkii ve haklarında malûmat itasını mütekabilen taahhüt ederler". Burada bir çeviri yanlıúlı÷ının söz konusu oldu÷u düúünülebilir. (Çevirenler)
137

-63-

BÖLÜM

VII.

YAPTIRIMLAR140. MADDE 226. Osmanlı Hükümeti, Müttefik Devletlere, savaú yasalarına ve yapılageliú [teamül] kurallarına aykırı eylemlerde bulunmakla suçlanan kiúileri, kendi askerî mahkemelerine vermek hakkını tanır. Suçlulu÷u kanıtlanan kiúilere, yasaların öngördü÷ü cezalar uygulanacaktır141. Bu hüküm, Türkiye'nin ya da Müttefiklerinin mahkemeleri önündeki her çeúit kovuúturmalar ya da dâvalardan ayrı olarak, uygulanacaktır142. Osmanlı Hükümeti, savaú yasalarına ve yapılageliú kurallarına aykırı bir eylem iúlemiú bulunmakla suçlanmıú olup, adıyla, ya da Osmanlı makamlarınca kendilerine verilmiú rütbe, görev ya da iú tanımlanarak belirtilmiú olan bütün kiúileri, Müttefik Devletlere ya da Müttefik Devletlerden bu kimseleri istemiú oldu÷unu bildirmiú olana teslim edecektir. MADDE 227. Müttefik Devletlerden birinin uyruklarına karúı [suç sayılacak bir] eylemde bulunanlar, bu Devletin askerî mahkemelerinde yargılanacaklardır. Müttefik Devletlerden birkaçının uyruklarına karúı [suç sayılacak bir] eylem iúlemiú olanlar, ilgili Devletlerin askerî mahkemeleri üyelerinden kurulu askerî mahkemelerde yargılanacaklardır. Bütün bu durumlarda, sanık, kendi avukatını seçmek hakkına sahip olacaktır. MADDE 228. Osmanlı Hükümeti, suçlama konusu olan olayların tam bilinmesi, suçluların aranması ve sorumlulukların kesinlikle saptanması için ortaya konulması gerekli görülebilecek, ne çeúit olursa olsun, bütün bilgileri ve belgeleri sa÷lamayı yükümlenir. MADDE 229. 226. Maddeden 228. Maddeye kadar olan Maddelerin143 hükümleri, savaú yasalarına ve yapılageliú [teamül] kurallarına aykırı eylemler iúlemiú olmakla suçlanan ve kendi topraklarında ya da buyrukları altında bulunan kiúiler bakımından, eski Osmanlı ømparatorlu÷u'nun toprakları kendilerine verilen ya da verilecek olan Devletlerin Hükümetlerine de uygulanacaktır. Sözü edilen kiúiler, bu Devletlerden birinin uyruklu÷unu almıúsa, ilgili Devletin istemesi üzerine ve onunla anlaúarak, ya da bütün Müttefik Devletlerin topluca istemeleri üzerine, bu kiúilerin kovuúturulmasını ve cezalandırılmasını sa÷lamak için gerekli bütün önlemleri almayı, bu Devletin Hükümeti yükümlenir.
Fransızca metinde "Sanctions", øngilizce metinde "Penalties", øtalyanca metinde "Sanzioni". Mat-baa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "mücazat"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Ahkâm-ı cezaiye". (Çevirenler) 141 Prof. Erim, bu tümcenin, Konya metninde bulunmadı÷ını belirtmektedir; Matbaa-i Âmire metninde de yoktur. Oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde vardır. (Çevirenler) 142 Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde, bu tümce ters anlamda úöyle çevrilmiú bulunmaktadır: "iúbu madde ahkâmı mehakim-i osmaniyede veya müttefikin mehakiminde derdest-i icra bulunan bilcümle muhakemat veya takibata dahi teúmil edilecektir". Oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerindeki çeviri úöyledir: "Bu karar, Türkiye yahut Müttefikler nezdinde icra edilecek muhakeme veya takibattan, ayrıca tatbik olunacaktır". (Çevirenler) 143 Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "226 ve 228 nci madde"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde 226 ncı maddeden 228 nci maddeye kadar olan ahkâm". (Çevirenler)
140

-64-

MADDE 230. Osmanlı Hükümeti, l A÷ustos 1914 tarihinde Osmanlı ømparatorlu÷u'nun parçası bulunan herhangi bir toprak üzerinde, savaú durumu sırasında iúlenen topluca öldürmelerden sorumlu olan Müttefik Devletlerce istenen kiúileri kendilerine teslim etmeyi yükümlenir. Müttefik Devletler, bu nedenle suçlanan kiúileri yargılamakla görevlendirilecek mahkemeyi göstermek hakkını saklı tutarlar ve Osmanlı Hükümeti bu Mahkemeyi tanımayı yükümlenir. Uygun bir süre içinde, Milletler Cemiyeti, sözü edilen topluca öldürmeleri yargılamaya yetkili bir mahkeme kurarsa, Müttefik Devletler, sözü geçen sanıkları bu mahkemeye vermek haklarını saklı tutarlar ve Osmanlı Hükümeti bu mahkemeyi tanımayı da yükümlenir. 228. Madde hükümleri, bu Maddede öngörülen durumlara da uygulanır. B Ö L Ü M VIII. MALø HÜKÜMLER. MADDE 231. Türkiye144, Almanya ile Avusturya-Macaristanın Müttefik Devletlere karúı açmıú oldu÷u saldırı savaúına katılmakla, Müttefik Devletleri, tümüyle ödemesi gereken her çeúit yitimlere [kayıplara] ve özverilere u÷rattı÷ını kabul eder. Öte yandan, Müttefik Devletler, Türkiye'nin kaynaklarının bu ödenceyi [tazminatı] tümüyle karúılama÷a yeterli olmadı÷ını kabul ederler. Bu durumda ve iúbu Andlaúmanın sonucu olarak ortaya çıkan yeni toprak da÷ılımının, Türkiye'ye, eski Osmanlı imparatorlu÷u gelirlerinden ancak bir bölümünü bırakaca÷ı göz önünde tutularak, Müttefik Devletlerce, Osmanlı Hükümetinden, yalnız iúbu Andlaúmanın bu Bölümündeki hükümlerle, IX. Bölümü (Ekonomik Hükümler) saklı kalmak koúuluyla, tüm ödence istemelerinden vazgeçilmiútir. Türkiye’ye bir ölçüde destek olmak ve yardımda bulunmak isteyen Müttefik Devletler, Osmanlı Hükümetiyle, danıúma oyu bulunacak bir Osmanlı Komiserinin de katılaca÷ı ve baúlıca ilgili Müttefik Devletler olan Fransa, Britanya ømparatorlu÷u ve øtalya'nın birer temsilcisinin bulunaca÷ı, bir Maliye Komisyonu kurulmasını kararlaútırmıúlardır. Bu Komisyonun yetkileri ve görevleri aúa÷ıdaki maddelerde belirtilmiútir. MADDE 232. Maliye Komisyonu, Türkiye'nin kaynaklarını korumak ve arttırmak için uygun görece÷i önlemleri alacaktır. Maliye Bakanınca, her yıl, Osmanlı Parlamentosuna sunulacak bütçe, ilk önce, Maliye Komisyonuna sunulacak ve Komisyonca uygun bulunan biçimde Parlamento'ya sunulacaktır. Parlamento'nun getirece÷i hiçbir de÷iúiklik, Maliye Komisyonunun uygun bulması alınmadıkça, yürürlü÷e giremeyecektir.
Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Hükümet-i Osmaniye"; Vakit vePeyam-ı Sabah metinlerinde Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlere uygun olarak- "Türkiye". (Çevirenler)
144

-65-

Maliye Komisyonu, Türkiye'nin bütçeleriyle malî yasalarının ve yönetmeliklerin uygulanmasını denetleyecektir. Bu denetleme, Maliye Komisyonunun do÷rudan do÷ruya buyru÷u altında bulunacak ve üyeleri bu Komisyonun uygun bulmasıyla atanabilecek olan Osmanlı Maliye Müfettiúli÷i aracılı÷ıyla yapılacaktır. Osmanlı Hükümeti, bu müfettiúlere, görevlerini yapabilmeleri için gerekli bütün kolaylıkları sa÷lamayı ve Hükümetin maliye hizmetlerinde çalıúan yetersiz görevlilere iliúkin olarak Maliye Komisyonunun önerebilece÷i önlemleri almayı yükümlenir. MADDE 233. Maliye Komisyonu, ayrıca, Osmanlı Devlet Borcu [Düyun-u Umumiye] Konseyi ve imparatorluk Osmanlı Bankası ile anlaúmıú olarak, Türkiye'de para sürümünü düzenlemekle ve, uygun ve hakgözetir görülecek bütün yollarla, bunu sa÷lıklı bir duruma sokmakla görevli olacaktır. MADDE 234. Osmanlı Hükümeti, Maliye Komisyonunun izni olmadıkça, hiçbir iç ya da dıú borçlanmaya giriúmemeyi yükümlenir. MADDE 235. Osmanlı Hükümeti, savaú sırasında ve iúbu Andlaúma yürürlü÷e girinceye kadar, Osmanlı makamlarının herhangi bir eylemi ya da savsaklaması sonucu, Müttefik Devletler sivil uyruklarının kiúiliklerinde ya da mallarında u÷radıkları ve 236. Maddede öngörülen her türlü zarar ve yitimi [kaybı], iúbu Andlaúma hükümleri uyarınca parayla ödemeyi yükümlenir. Osmanlı Hükümeti, Tuna Avrupa Komisyonu'na karúı, bu Komisyonun savaú sırasında u÷radı÷ı zararlar yüzünden, Maliye Komisyonunca saptanacak bütün geri-verme, onarım ve ödence [tazminat] ile yükümlü olacaktır. MADDE 236. Türkiye'nin, Osmanlı Devlet Borcu'nun [Düyun-u Umumiye'sinin] faiz ve anapara [sermaye] ödemelerinin güvencesi olarak ayrılmıú ya da verilmiú (I sayılı Ek'e bakılması) gelirler dıúındaki tüm kaynakları, bunları gere÷ine göre aúa÷ıdaki biçimde kullanacak olan, Maliye Komisyonunun buyru÷u altına konulacaktır: 1. Birinci sırada, Maliye Komisyonunun aylıkları ve günlük giderleri ile iúbu Andlaúmanm yürürlü÷e konmasından sonra da Osmanlı kalan topraklar üzerinde bulundurulabilecek Müttefik iúgal kuvvetlerinin ola÷an giderlerinin ödenmesinden sonra, Osmanlı kalan topraklar üzerinde 30 Ekim 1918'den beri bulunan Müttefik iúgal kuvvetlerinin giderleri ile, iúgal giderlerini yapmıú olandan baúka bir Devlet yararına Türkiye'den ayrılmıú olan topraklar üzerindeki Müttefik iúgal kuvvetlerinin giderleri ödenecektir. Bu giderlerin tutarı ile yıllık ödentilerin [taksitlerin] tutarları Maliye Komisyonunca saptanacak ve bu Komisyon, bu yıllık ödentileri, bu Kesim gere÷ince Türkiye'ye, Osmanlı Devlet Borcu'nün kendi üstünde kalacak faizlerinin ödenebilmesi için gerekecek parada olabilecek herhangi bir eksikli÷i kapatmasına olanak verecek biçimde ayarlanacaktır. 2. økinci sırada, Türkiye'nin malî durumu ve yönetiminin temel giderlerinin karúılanması zorunlulu÷u göz önünde tutulmak koúuluyla, Osmanlı Hükümetinin, 235. Madde gere÷ince, IX. Bölümün (Ekonomik Hükümler) 317. Maddesinde tanımlandı÷ı üzere, l A÷ustos 1914'de Osmanlı uyruklu÷unda olanlar dıúındaki kendi uyruklarının, savaú sırasında Osmanlı makamlarının eylemi ya da savsaklaması sonucu, kiúiliklerinde ya da mallarında -66-

u÷radıkları yitimler [kayıplar] ya da zararlar yüzünden, Müttefik Devletlerce öne sürülen istemlere karúılık olarak ödenmesi gerekecek ödenceler [tazminat] gelecektir. Maliye Komisyonu, kiúisel zarar yüzünden öne sürülen istemlerin tüm tutarını saptayacak ve bunların ödenmelerini sa÷layacaktır. Mala iliúkin istemler, IX. Bölümün (Ekonomik Hükümler) 287. Maddesi gere÷ince incelenecek, saptanacak ve ödenecektir. Maliye Komisyonu, sözü geçen 287. Madde gere÷ince, Müttefik Devletler buyru÷una verilen paralar, bu yükümlülü÷ün yerine getirilmesinde yetersiz kalırsa, gerek kiúilere gerek mallara iliúkin istemlerin ödenmesi için ayrılacak yıllık ödentiyi [taksidi] saptayacak ve bu yıllık ödentinin hangi akçe ile ödenece÷ine karar verecektir. MADDE 237. Osmanlı Hükümetince savaú sırasında üstlenilen malî yükümlülüklerin (iç borçları da içine almak üzere) güvencesi olarak, savaú sırasında Türkiye'nin gelirleri üzerinde konan ipotekler kaldırılmıútır. MADDE 238. Türkiye, 28 Haziran 1919'da Almanya ile imzalanan Versailles Barıú Andlaúmasının 261. Maddesi, ve Avusturya, Bulgaristan ve Macaristan ile yapılmıú Barıú Andlaúmalarının bunun karúılı÷ı olan Maddeleri uyarınca, Almanya, Avusturya, Bulgaristan ve Macaristan'ın, kendisinden olan tüm alacaklarının Müttefik Devletlere geçti÷ini kabul eder. Müttefik Devletler, kendilerine bu yoldan geçmiú olan alacaklar karúılı÷ı Türkiye'den hiçbir ödeme iste÷inde bulunmamayı kararlaútırmıúlardır. MADDE 239. Maliye Komisyonu uygun bulmadıkça, Osmanlı Hükümetince, ister Osmanlı uyruklarına ister herhangi bir kimseye, hiçbir yeni ayrıcalık verilmeyecektir. MADDE 240. Kendileri yararına Türkiye'den toprak alınmıú olan Devletler, bu topraklar üzerinde Osmanlı imparatorlu÷u ya da Hazine-i Hassa145 adına kütü÷e yazılmıú her çeúit malı ve mülkü parasız olarak elde edeceklerdir. MADDE 241. Kendilerinden yana, gerek 1913'de Balkan Savaúları sonunda gerek iúbu Andlaúma gere÷ince Türkiye'den toprak alınmıú olan Devletler, Osmanlı Devlet Borcu'nun l Kasım 1914 tarihinden önce borçlanılmıú anapara ve faiz yıllık ödentilerine [taksitlerine] katılacaklardır. Kendilerine Türkiye'den toprak ayrılmıú bulunan ya da ayrılmakta olan Balkan Yarımadası Devletleri ile, Asya'da yeni kurulan Devletler, yukarıda söz konusu edilen yıllık ödentilerden herbirinin payına düúenin ödenmesine iliúkin olarak yeterli güvenceler vereceklerdir. MADDE 242. Bu Bölümün uygulanmasında, Osmanlı Devlet Borcu [Düyun-u Umumiye], úimdiye kadar Muharrem Kararnamesi'ne ba÷lı olan Borç ile, bu Bölümün I sayılı Ek'inde belirtilen borçlanmaları içerir sayılacaktır.
Fransızca metinde "Liste Çivile", øngilizce metinde "Civil List", øtalyanca metinde "Lista civile”' %1920 çevirilerinde "hazine-i hassa". (Çevirenler)
145

-67-

l Kasım 1914'den önce yapılan borçlanmalar, Osmanlı Devlet Borcu'nun Türkiye, Balkan Yarımadası Devletleri ve Asya'da yeni kurulan Devletler arasında bölüú-türülmesinde göz önünde tutulacaktır. Bu bölüútürme úöyle yapılacaktır: 1. 13 Ekim 1912'den (Balkan Savaúlarından) önceki borçlanmalara iliúkin yıllık ödentiler [taksitler], Türkiye ile Arnavutluk da içinde olmak üzere, Osmanlı topraklarından alan ya da almıú bulunan Balkan Devletleri arasında bölüútürülecektir; 2. Bu ilk bölüútürmeden sonra, Türkiye'nin üstünde kalan yıllık ödenti artıkları ile, buna eklenecek, Türkiye'nin 17 Ekim 1912 ile l Kasım 1914 arasında aldı÷ı borçların yıllık ödentileri tutarı, Türkiye ile iúbu Andlaúma gere÷ince kendilerinden yana Türkiye'den toprak ayrılmıú bulunan Devletler arasında bölüútürülecektir. MADDE 243. Her Devletin ödeyece÷i yıllık ödentinin [taksitin] tutarını saptamak için úu genel ilkeye dayanılacaktır: Saptanacak miktarın, borcun anapara ve faiz ödemesi için gerekli toplam tutara olan oranı, aktarılan toprak parçasının ortalama gelirinin, Türkiye'nin, her bir durumda 1907'de konulan gümrük ek vergilerinin gelirini de içermek üzere, 1909-1910, 1910-1911, 1911-1912 üç malî yılı ortalama gelirine olan oranı kadar olacaktır. MADDE 244. Maliye Komisyonu, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúinden sonra, olabildi÷ince en kısa süre içinde, 243. Maddede konulan ilke uyarınca, sözü edilen Maddeye konu olan yıllık ödentileri [taksitleri] saptayacak ve buna iliúkin kararlarını Ba÷ıtlı Yüksek Taraflara bildirecektir. Maliye Komisyonu, Bulgaristan'la olan 27 Kasım 1919 tarihli Barıú Andlaúma-smın 134. Maddesinde öngörülen görevleri yerine getirecektir. MADDE 245. Yukarıda öngörülen biçimde hesaplanacak yıllık ödentiler [taksitler], Türkiye’den toprak ayrılmasına yol açan Andlaúmaların yürürlü÷e giriúi tarihinden, ve iúbu Andlaúma gere÷ince ayrılan topraklara iliúkinse, l Mart 1920'den baúlayarak ödenecektir; 252. Maddede öngörülen kuraldıúılık saklı kalmak üzere, Borc'un kesin olarak ortadan kalkıúına kadar ödemeler sürdürülecektir. Bununla birlikte, Borc'u oluúturan borçlanmalar giderek ödendikçe, yıllık ödentiler, bunlarla orantılı olarak azaltılacaktır. MADDE 246. Osmanlı Hükümeti, Muharrem Kararnamesi ve onu izleyen kararnamelerle sahip oldu÷u bütün haklarını Maliye Komisyonuna aktarır. Osmanlı Devlet Borçları Konseyi, øngiliz, Fransız ve øtalyan temsilcileriyle imparatorluk Osmanlı Bankası temsilcisinden kurulacak ve görevini eskiden oldu÷u gibi yapacaktır. Muharrem Kararnamesi ile kendisine verilen tüm gelirleri ve l Kasım 1914'den önceki tüm borçlanma anlaúmalarının yönetimini kendisine bıraktı÷ı bütün öteki gelirleri toplayacak ve yönetecektir Müttefik Devletler, aúa÷ıdaki programın olanak ölçüsünde gerçekleútirilmesi amacıyla, Maliye Komisyonunca saptanacak koúullar içinde, Konsey'in Osmanlı Maliye Bakanlı÷ına yönetim yardımında bulunmasına izin verirler: [Bu koúullar úunlardır:] -68-

ùimdiki Osmanlı Devlet Borcu [Düyun-u Umumiye] Yönetimince kimi gelirlerin do÷rudan do÷ruya toplanması sistemi, Maliye Komisyonunca saptanacak koúullar altında olabildi÷ince geniúletilecek ve Osmanlı kalan tüm illerde uygulanacaktır. Maliye Komisyonunun uygun bulmasıyla, yeni gelirler ya da dolaylı [vasıtalı] vergiler kondukça, adı geçen Komisyon bunların Osmanlı Hükümeti adına yönetiminin Devlet Borcu Konseyine bırakılması olana÷ını araútıracaktır. Gümrük Yönetimi, Maliye Komisyonunca atanacak ve görevden alınabilecek, Maliye Komisyonuna karúı sorumlu bir Genel Müdürün yönetimi altına konulacaktır. Gümrük vergileri tarifesi, ancak Maliye Komisyonunun uygun bulmasıyla de÷iútirilebilecektir. Konsey'in úimdiki görev süresi sonunda, bu Konsey'in süregitmesi ya da yerine Maliye Komisyonunun getirilmesi konusunda Fransa, øngiltere ve øtalya Hükümetleri, hisse senedi sahipleriyle danıútıktan sonra, oyçoklu÷uyla karara varacaklardır. Hükümetlerin bu kararı, bu sürenin bitiminde denk gelen tarihten en az altı ay önce alınmıú olacaktır. MADDE 247. Komisyon, ilerideki bir tarihte, borçlanma senetleri taúıyıcılarına anlaúmaları ya da úimdiki kararnameler gere÷ince verilmiú güvenceler yerine yeterli baúka güvenceler ya da Türkiye'nin genel gelirleri üzerinden bir ipotek konmasını önermeye yetkilidir. Müttefik Hükümetler, Maliye Komisyonunun bu konuda o zaman ileri sürebilece÷i tüm önerileri inceleme÷i yükümlenirler. MADDE 248. Osmanlı Devlet Borcu [Düyun-u Umumiye] Yönetiminin, taúınır ya da taúınmaz, bütün malları, nerede olurlarsa olsunlar, tümüyle bu kurumun yararlanma yetkisi altında kalacaktır. Devlet Borcu Konseyi, malların paraya çevrilmesinden do÷acak her geliri, ister Birleútirilmiú Borç [Düyun-u Muvahhide], ister îkramiyeli Türk Tahvillerinin146 ola÷anüstü amortismanında kullanmaya yetkili olacaktır. MADDE 249. Osmanlı Hükümeti, Trablus Yedek Akçesi ve Ödencesi [Tazminatı] üzerindeki bütün haklarını Maliye Komisyonuna aktarmayı yükümlenir. MADDE 250. Osmanlı Hükümeti, Devlet Borcu [Düyun-u Umumiye] Konseyine, Osmanlı kalan topraklarda úimdiye kadar Osmanlı Devlet Borcu'nun anapara ve faiz ödemesine ayrılmıú olup, Devlet Borcu Konseyine ödenmesi gerekmekle birlikte henüz ödenmemiú gelirlerin tutarma eúit bir para (sözü geçen topraklar Müttefik kuvvetlerin iúgali altında bulunmuú iseler, iúgal süresi hesap dıúı tutulmak koúuluyla) ödeyecektir. Bu ödeme, Maliye Komisyonunun kanısına göre, Türkiye'nin malî durumu elverdi÷inde yapılacaktır. MADDE 251. Devlet Borcu [Düyun-u Umumiye] Konseyi, Konsey'in savaú sırasındaki bütün iúlemlerini gözden geçirecektir. Devlet Borcu Konseyinin, savaútan önce Muharrem Kararnamesi ile ya da baúka türlü saptanmıú olan yetkilerine ve yükümlülüklerine uygun düúmeyen giderleri, Maliye Komisyonu bunların ödenmesine olanak bulundu÷u kanısına varır
Fransızca ve øngilizce metinlerde "Lots Turcs", øtalyanca metinde "Lotti turchi". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "úark demiryolları tahvilatı”; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Türk Tahvilâtı". (Çevirenler)
146

-69-

varmaz, Osmanlı Hükümetince, Devlet Borcu Konseyine ödenecektir. Konsey, savaú sırasında Konseyce alınan bütün önlemleri yeniden gözden geçirmek ve, kanısınca, borçlanma senetlerini taúıyanların çıkarlarına zarar verici nitelikte olan ve Devlet Borcu Konseyi yetkilerine aykırı düúen yükümlülükleri geçersiz kılmak yetkisine sahip olacaktır. MADDE 252. øúbu Andlaúma hükümleri gere÷ince, her yıl, Osmanlı Devlet Borcu'nun anapara ve faiz ödemelerinden bir bölümünü üzerine almak durumunda bulunan Devletler’den herbiri, Borç Konseyine altı ay önce haber vermek koúuluyla, söz konusu yıllık ödentinin [taksidin] ilgili Devlet ile Borç Konseyinin ortaklaúa saptayacakları faiz oranı üzerinden anaparaya çevrilmesinden ortaya çıkacak bir para tutarının ödenmesiyle bu yükümlülükten kurtulabilecektir. Borç Konseyinin böyle bir yükümlülükten kurtulma isteminde bulunmaya hakkı yoktur. MADDE 253. Almanya ile yapılan Barıú Andlaúmasının 259. Maddesinin 1, 2., 4. ve 7. paragrafları, ve Avusturya ile yapılan Barıú Andlaúmasının 210. Maddesinin 1. paragrafı gere÷ince, Almanya ile Avusturya'nın aktarmaları gereken altın para tutarları Maliye Komisyonunun buyru÷u altına konulacaktır. MADDE 254. Almanya ile yapılan Barıú Andlaúmasının 259. Maddesinin 3. paragrafı gere÷ince, Almanya'nın aktarması gereken paralar hemen Borç [Düyun-u Umumiye] Konseyinin buyru÷u altına konulacaktır. MADDE 255. Osmanlı Hükümeti, Osmanlı Sa÷lık Yönetiminin [Umur-ı Sıhhiye-i Osmaniye idaresinin] ve eski Yüksek Sa÷lık Konseyinin [Meclis-i. Âli-i Sıhhî'nin] paralan ile, eski Yüksek Sa÷lık Konseyinin Osmanlı Hükümetine karúı olan istemi, ve Karadeniz ile Bo÷aziçi Kurtarma Gemileri Yönetiminin [Karadeniz ve Bo÷aziçi Tahsiliye Vapurları idaresinin] paraları konusunda, Müttefik Devletlerin, gerekti÷inde baúka Devletlerle anlaúarak, alacakları kararlan kabul etmeyi yükümlenir. Müttefik Devletler, bu konuda, Maliye Komisyonuna kendilerini temsil etme yetkisini verirler. MADDE 256. Osmanlı Hükümeti, Müttefik Devletlerle anlaúmıú olarak, savaútan sonra Almanya'dan Türkiye'ye gönderilecek malların ödenmesinde, Osmanlı Hükümetince belli bir kambiyo fiyatı ile sürüme çıkarılan kâ÷ıt paraları kabul etmek konusunda, savaú sırasında üstlendi÷i yükümlülükten Alman Hükümetini aklanmıú sayar. MADDE 257. øúbu Bölümde belirtilen, Müttefik Devletlerin Osmanlı Hükümetinden olan istemleri karúılanır karúılanmaz ve, savaú öncesi Osmanlı Borcu ödenir ödenmez, Maliye Komisyonunun görevi son bulacaktır. O zaman, Osmanlı Hükümeti, Milletler Cemiyeti Üyesi olan Devletlerin, Türkiye'nin yararına olarak Osmanlı Hükümetine yönetim desteklerinde ye yardımlarda yeniden bulunmaları gerekip gerekmedi÷ini ve, gerekiyorsa, bu yardımın ve deste÷in alabilece÷i biçimi, Milletler Cemiyeti Konseyi ile birlikte inceleyecektir.

-70-

MADDE 258. 1. 147 Türkiye, l A÷ustos 1914'den sonra Osmanlı bayra÷ı altına geçirilmiú bulunan bütün Alman gemilerini ulaúıma elveriúli durumda ve Müttefik Devletler Hükümetlerinin gösterecekleri Müttefik Devletler limanlarında teslim edecektir; bu gemiler, Almanya ile Barıú Andlaúmasının 233. Maddesinde öngörülen Onarımlar Komisyonuna teslim edilecektir; bu konuda, savaú sırasında tarafsız bir bayra÷a yapılmıú olan bütün geçirimler, Müttefik Devletler bakımından, hükümsüz sayılacaktır. 2. 148 Osmanlı Hükümeti, birinci paragrafta öngörülen gemilerle birlikte, gine bu paragrafta söz konusu edilen Onarımlar Komisyonunun, ne çeúit olursa olsun, her türlü ayrıcalıklardan, ipoteklerden, rehinlerden, vergilerden ve yükümlülüklerden aklanmıú olarak, gemilerin mülkiyetinin tam aktarılmasını sa÷lamak için gerekli görece÷i bütün kâ÷ıtları ve belgeleri de verecektir. Gerekebilecek bütün yeniden satın almaları yapmak ve ödence [tazminat] ödemelerinde bulunmak, Osmanlı Hükümetine düúecektir. Osmanlı. Hükümeti, teslim edilen gemi konusunda yapılabilecek her çeúit geri alma istemine ya da baúka herhangi bir isteme karúı sorumlu taraf olacak ve, her durumda, hangi nedenle olursa olsun, açılacak dâvaya ya da mahkeme kararıyla malından edilmeye karúı, birinci paragrafta sözü geçen Onarımlar Komisyonunu güvence altında bulunduracaktır. MADDE 259. øúbu Andlaúmanın IX. Bölümünün (Ekonomik Hükümler) 277. Maddesine dokunulmaksızın, Türkiye, Brest-Litovsk ve Bükreú Andlaúmalarıyla bunlara ek Andlaúmalarda yer alan hükümlerin tümünden yararlanmaktan vazgeçer. Türkiye, yukarıda adı geçen Andlaúmaların uygulanması sonucunda, almıú oldu÷u tüm parasal belgeleri, maden paraları, de÷erli kâ÷ıtları ve sürüme çıkarılabilir senetleri ya da malları, Romanya'ya, ya da Baúlıca Müttefik Devletlere aktarmayı yükümlenir. MADDE 260. Bu Bölüm hükümlerinin uygulanması için yasal önlemler, Osmanlı Hükümeti ve ilgili Devletlerce, iúbu Andlaúmanm imzalanmasından baúlayarak altı ayı geçmeyecek bir süre içinde yayımlanacaktır.
Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde, bu fıkranın baú tarafında, Fransızca, øngilizce ve øtalyan-ce kesin metinlerde bulunmayan bir tümce parçası vardır. Bu fıkra bu çevirilerde úöyledir: "Türkiye evvelâ gayri safi 1600 ton ve daha fazla hacm-i istiabisinde olup düvel-i müttefika hükümetlerine teslim edilecek olan bilumum buharlı Osmanlı sefainini ve saniyen..." Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde de, de÷iúik biçimde çevrilmiú olsa da, bu sözler vardır. Oysa, Müttefiklerin sundukları de÷iúiklik önerileri arasında, bu sözlerin çıkartılması da bulunmaktadır. Bu öneriler, Vahit ve Peyam-ı Sabah metinlerine göre úöyledir: "258 nci maddenin birinci fıkrasının evvelâ iúaretiyle ve "her nevi buharlı sefain" kelimeleriyle baúlayan cümle "bütün Alman sefaini" kelimelerine kadar tayedilmiútir". (Çevirenler) 148 Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde oldu÷u gibi, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde de -de÷iúik bir çeviriyle olsa da- Fransızca, tngilizce ve øtalyanca kesin andlaúma metinlerinde bulunmayan bir ikinci fıkra vardır. Asıl yabancı dillerdeki metinlerde 2. fıkra, 1920 Türkçe çevirilerinde 3. fıkra olarak verilmektedir. Yabancı dildeki kesin andlaúma metinlerde bulunmayan ve Türkçe metinlerde 2. fıkra olarak yer alan fıkranın metni Matbaa-i Âmirey Konya ve Erim metinlerine göre úöyledir: "Birinci fıkrada musarrah sefain úunlardır: a) Harp esnasında bitaraf bir sanca÷a nakil keyfiyeti düvel-i müttefika nazarında hükümsüz olma÷la 29 teúrin-i evvel 1914 tarihinde Osmanlı sanca÷ını hâmil bulunmuú olan Veya halen Osmanlı sanca÷ını hâmil bulunan bilumum sefain-i ticariye; b) Tebaa-i Osmaniyeden bir úahıs veya bir úirkete ait veyahut tebaa-i Osmaniyenin taht-ı idare ve murakabesinde bulunup düvel-i müttefikadan gayri bir memlekete mensup bir úirkete ait bilumum sefain". (Çevirenler)
147

-71-

I. SAVAùTAN ÖNCEKø OSMANLI DEVLET BORCU [DÜYUN-U UMUMÎYESø] (5 KASIM 1914) Altın Türk Lirası
BORÇLANMA 1 SÖZLEùME TARøHø 2 FAøZ 3 AMORTøSMAN FONU 4 % NOMøNAL øLK ANAPARA 5 altın T.L. 5 KASIM 1914'DEKø ANAPARA 6 YILLIK ÖDENTø AMOR(KOMøSYON ÜCRE- TøSMAN TøNø øÇERMEK DÖNEMø ÜZERE) 8 7 altın T.L. altın T.L. ÇIKARAN BANKA 9

% Birleútirilmiú Borç....... Ikramiyeli Türk Tahvilleri . . Osmaniye 1903 1870 18/30 Nisan 1890 % 5 1896..... 29 ùubat / 12 Mart 1893 % 4 1903. Balık avcılı÷ı . . . 3 Ekim 1888; 21 ùubat / 6 Mart 1903 Ba÷dat Tertip I ... % 4 1904.... 20 ùubat / 5 Mart 1903 4/17 Eyl.1903 4 4 5 4 4 4 "

.4.644 " 1

42 .275 .772 15.632.548 4 .999 .500

36 .799 .840 10.666.975 2 .952 .400

1 .887 .375 270 .000 _ 249 .975 1931 _ ømparatorluk Osmanlı Bankası ømparatorluk Osmanlı Bankası Deutsche Bank

..50 .50

3 .272 .720 2 .640 .000

2.814.020 2 .439 .228

180.450 1946 119.097 1958

.087538

2 .376 .000

2 .342 .252

97.120 2001

Deutsche Bank ømparatorluk Osmanlı Bankası

.50

2 .750 .000

2 .594 .064

124.059 1960

% 4 1901-5...

21 Kas /4 Aralık 1901. 6/19 Kas. 1903. 25 Nis/8 Mayıs 1905

4

.50

5 .306 .664

4.976.422

239.397 1961

ømparatorluk Osmanlı Bankası

Techizat-ı Askeriye .... Ba÷dat. Tertip II Ba÷dat Tertip III % 4 1908.....

4/17 Nisan 1905 20 Mayıs/2 Haziran 1908 “ “ 6/19 Eyl.1908 4 4 4

4

.50

2.640.000

2 .441 .340

119.097 1961

Deutsche Bank

.087538 .087538 .50

4.752.000 5 .236 .000 4.711.124

4.718.120 5 .221 .700 4.538.908

200 .500 2006 220 .550 2010 212.000 1965

Deutsche Bank Deutsche Bank ømparatorluk Osmanlı Bankası ømparatorluk Osmanlı Bankası Türkiye Milli Bankası ømparatorluk Osmanlı Bankası Deutsche Bank ve grubu (Banque Internationale ile birlikte) imparatorluk

% 5 1914....

13/26 Nisan 1914

5

.50

22 .000 .000

22 .000 .000

1.213.025 —

Doklar, tersaneler ve denizcilikle ilgili yapılar . 1913 Tömbeki öncelikli 26 Nisan/8 Borçlanması . . Mayıs 1893 Kırk milyon Frank (Do÷u Demiryolları) Gümrükler 1902 1/13 Mart 1894

5.5 4

1.5 1

1 .485 .000 1 .000 .000

1 .485 .000 664.510

88 .550 1943 50.250 1934

4

.35

1 .760 .000

1 .567.192

76.751 1957

17/29 Mayıs 1886; 28 Eyl/llEk.1902 4 .50 8 .600 .020 7.923.234 387 .976 1958

Osmanlı Bankası

-72-

% 4 1909 ..... østanbul Kenti

30 Eylül/13 Ekim 1909 3/16 Kasım 5 5 .50 .50 1.100.000 1 .073 .490 1 .100.000 1 .094 .500 60.651 60 .500 1958 — — 4 1 7.000.004 6 .550 .698 350 .864 1950

ømparatorluk Osmanlı Bankası Türkiye Millî Bankası Banque P rier ve Ortaklı÷ı

Belediyesi 1909 1909 østanbul Kenti Belediyesi 1913 1913 Hudeyde-San'a 24 ùubat /9 Mart 1911 Soma-Bandırma 20 Kasım /3 Aralık 1910 % 4 Gümrükler 1911....... Ba÷dat Kenti Belediyesi imparatorluk Osmanlı Bankası nm Hazine Tah- 1912 villeri (bonoları) P rier ve Ortaklı÷ı hazine tah- 1913 villeri (bonoları) Hazine tahvilleri (bonoları) 1911 1911 (savaú gemileri satıú alınıúı) Tütün Rejisi öndeli÷i (avansı) Konya Ovası sulaması , . . 1912 27 Ekim/9 Kasım 1910

4

.098738

1.000.010

1.000.010

40 .988

2006

Banque Française ømparatorluk Osmanlı Bankası Deutsche Bank

4

.16715

1.712.304 1 .700 .644

71 .532

1992

4

1

7 .040 .000 6 .699 .880

352 .440

1952

6

14.285

33 .000

26 .070

6.000

Türkiye Millî Bankası ømparatorluk

6

33 .333

2 .724 .893 1 .063 .664

1 .000 .003

1915

Osmanlı Bankası Banque P rier

5

.20

4.400.0002

4.400.000

1 .100.000

1918

ve Ortaklı÷ı Türkiye Millî Bankası

5

"

1 .778 .587 1 .778 .587

125.058

" “

" “

1 .700 .000 818 .970

890 .039 818 .970

1 10 .000 50 .006

— 1932 Deutsche Bank. (Anadolu De-

miryolları) TOPLAM 161.845.116 143.241 1) 5 Kasım 1914 tarihinde varolan anapara rakamları yerine, iúbu Andlaúmanm yürürlü÷e giriúi tarihinde, bu tarihte geriye kalan amorti edilecek anapara rakamları konulacaktır. 2) Bu bonoların (tahvillerin) karúılı÷ı üzerinden 833.147 Türk lirası alınmıú bulunmaktadır.

I SAYILI EK'E AÇIKLAYICI NOT149 5., 6. ve 7. sütunların rakamları altın Türk lirası olarak gösterilmiútir. Türkiye'de bugün, savaútan önceki altın para yerine, kâ÷ıt para sürümdedir. Borçlanma sözleúmelerinin hükümleri uyarınca (Eylül 1903 tarihli "Ek-Kararname" nin 1. Maddesine ve sözü geçen borçlanma sözleúmelerine bakılması), borçlanmanın sürüme çıkarıldı÷ı ve Avrupa'da faizlerin ve amortismanların ödenmesi gereken paraya oranla kâ÷ıt Türk lirası bugünkü kambiyo de÷eriyle savaútan önceki altın Türk lirasının de÷erini göstermekten uzaktır. Bu sütunlarda, altın Türk lirası gösterilmiú olması, kupon ve amortisman fonlarına gerekli paraların altın olarak karúılanması gerekti÷i anlamına gelmemektedir; ancak, Türk lirası olarak gösterilen rakamların, borçlanma senetlerini taúıyıcıların hakları olan parayla ödenebilmeleri için gerekli bir kambiyo de÷eriyle hesap edilmesi gerekece÷ini anlatmaktadır.
149 Prof. Erim'in verdi÷i metinde, I sayılı Ek'in Türkçe metinde bulunmadı÷ı ve Fransızca metinden çevrilerek alındı÷ı belirtilmektedir. Prof.Erim'in aktardı÷ı metinde, bu Açıklayıcı Not'tan önce Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerde bu Ummayan "Merbut I" baúlı÷ı altında úu satırlar yer almaktadır: "øúbu tablonun erkamı tashihat-ı âtiye müstesna olarak irae edilmiútir. (iúbu tablo Mısır vergisi ve Kıbrıs fazla-i varidatile temin edilmiú olan istikrazlardan gayrı di÷er bilumum istikrazatı ihtiva ve resülmal-i i-asli itibarilerini 162.120.631 liradan ibaret olmak üzere irae eylemektedir.)" (Çevirenler)

-73-

EK II 1. Komisyon, kurallarını ve yöntemlerini saptayacaktır. Baúkanlık, yıllık olarak, Fransız, øngiliz, ve øtalyan Temsilcilerince sırayla yapılacaktır. Her Temsilcinin, yoklu÷unda yerini alacak bir vekil-temsilci göstermeye hakkı olacaktır. Kararlar oyçoklu÷uyla alınacaktır. Çekimser oy, görüúülmekte olan öneriye karúı bir oy sayılacaktır. Komisyon, çalıúmaları için gerekli görebilece÷i görevlileri ve hizmetleri atayacak ve uygun görece÷i ücretleri ve hizmet koúullarını saptayacaktır.nı Komisyonun ödemelerini ve giderlerini, 236. Maddenin birinci fıkrası gere÷ince, Türkiye karúılayacaktır. Komisyonun üyeleri ile görevlilerinin ücretleri akla yatkın bir düzeyde saptanacak ve zaman zaman, Komisyonda temsiledilen Hükümetler arasında anlaúma ile gözden geçirilecektir. Komisyon üyeleri, dost Devletlerce Türkiye'de görevlendirilmiú olan diplomasi görevlilerinin yararlandıkları aynı haklardan ve ba÷ıúıklıklardan yararlanacaklardır. 2. Türkiye, Komisyon üyelerine, görevlilerine ve ajanlarına, her zaman ve her yerde, Türkiye'de tüm bayındırlık iúlerini ve iúletmelerini gezmek ve denetlemek için tam yetki tanımayı ve Komisyonun isteyebilece÷i bütün arúivleri, belgeleri ve bilgileri sa÷lamayı yükümlenir. 3. Komisyon, Osmanlı Hükümeti ile anlaúma içinde, ve bu Hükümetin yükümlülüklerini yerine getirmemesinden de ba÷ımsız olarak, bütün dolaylı vergilerin denetlenmesini, yönetilmesini ve alınmasını üstlenme÷e yetkilidir. 4. Herhangi bir Komisyon üyesi, görevinden do÷an tüm eylemlerden ya da savsaklamalardan, ancak kendisini atayan Hükümete karúı sorumlu olacaktır. Hiçbir Müttefik Hükümet, baúka bir Hükümet adına sorumluluk taúımayacaktır. 5. Komisyon, iúleri, yöntemleri ve Türkiye'nin maliyesinin yeniden düzenlenmesi konusundaki önerileriyle, hesaplarına iliúkin olarak her yıl ayrıntılı bir rapor yayınla yacaktır. . 6. Komisyon, gerek iúbu Andlaúma gere÷ince, gerek Osmanlı Hükümeti ile anlaúarak, kendisine verilebilecek her çeúit görevi üstlenecektir.

-74-

BÖLÜM IX. EKONOMøK HÜKÜMLER KESøM I. TøCARET øLøùKøLERø MADDE 261. Andlaúmalardan, sözleúmelerden ve yapılageliúlerden [teamüllerden] do÷an Kapitülasyonlar rejimi150, l A÷ustos 1914'den önce, bu rejimden do÷rudan do÷ruya ya da dolaylı olarak yararlanan Müttefik Devletler yararına yeniden kurulacak ve l A÷ustos 1914'de bu rejimden yararlanmayan Müttefik Devletler yararına geniúletilecektir. MADDE 262. l A÷ustos 1914'den önce, eski Osmanlı împaratorlu÷u'nda posta büroları bulunan Müttefik Devletler, Türkiye'de posta bürolarını yeniden açmak yetkisine sahip olacaklardır. MADDE 263. 25 Nisan 1907 Sözleúmesinin, Türkiye'de dıúalım [ithalat] vergilen tarifesine iliúkin hükümleri, Müttefik Devletler yararına yeniden yürürlü÷e konulacaktır. Bununla birlikte, iúbu Andlaúmanın VIII. Bölümünün (Malî Hükümler) 231. Maddesi uyarınca kurulan Maliye Komisyonu, bu dıúalım [ithalat] vergilerinin de÷iútirilmesine ya da tüketim vergileri konmasına -bu yeni de÷iúiklikler ya da vergilendirmeler, çıkıú yeri neresi ya da sahibi kim olursa olsun, bütün mallara uygulanmak koúuluyla- herhangi bir anda izin verebilecektir. Bu madde gere÷ince Maliye Komisyonunun izin verdi÷i, úimdiki vergilerin de÷iútirilmesi ya da yeni vergiler konulması, bütün Müttefik Devletlere yapılması gereken bildirimlerden altı ay geçmedikçe, uygulanamaz. Bu süre içinde, Komisyon, Müttefik Devletlerden herhangi birinin, bu konuyla ilgili olarak öne sürmüú olabilece÷i gözlemleri inceleyecektir. MADDE 264. l A÷ustos 1914'den önceki ayrıcalık [imtiyaz] sözleúmelerinden do÷an haklar ve ba÷ıúıklıklar saklı kalmak üzere, Maliye Komisyonunun, 263. Maddedeki eúitlik koúulları içinde, Türkiye'nin ekonomik dengesi ve iyi yönetilmesi yararına Osmanlı uyruklarından da alınan vergilerin ve harçların, Müttefik Devletler uyruklarının kiúiliklerinden ya da mallarından da alınması konusunda Türkiye'ye izin verme÷e hakkı olacaktır. Aynı amaçla ve aynı koúullar altında, Maliye Komisyonunun, Müttefik Devletler uyruklarına karúı her çeúit dıúalım [ithalat] ya da dıúsatım [ihracat] yasa÷ı konulmasına izin verme÷e de hakkı olacaktır. Bu vergiler, harçlar ya da yasaklamalar, bütün Müttefik Devletlere yapılması gerekecek bildirimden sonra altı ay geçmedikçe uygulanmayacaktır. Bu süre içinde Komisyon, Müttefik Devletlerden herhangi birinin, bu konuyla ilgili olarak öne sürebilece÷i gözlemleri inceleyecektir.
Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "imtiyazat-ı ecnebiye usulü" ; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Kapitülasyon usulü". (Çevirenler)
150

-75-

MADDE 265. Müttefik Devletlerin gemileri151 konusunda, gemilere152 savaútan önce Türkiye'nin geçerli saymıú oldu÷u ya da baúlıca denizci Devletlerin ileride geçerli sayabilecekleri her çeúit kanıtlama kâ÷ıtları ya da belgeleri, Türkiye'ce geçerli ve Türk gemilerine verilen benzeri belgelerle eúde÷erde sayılacaktır. Deniz kıyısı olsun ya da olmasın, yeni Devletler Hükümetlerince kendi gemilerine verilen kanıtlama belgeleri ve öteki belgeler de, baúlıca denizci Devletlerce uygulanan yöntemlere uygun olarak verilmiú olmaları koúuluyla, aynı biçimde tanınacaktır. Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar, deniz kıyısı olmayan herhangi bir Müttefik Devletin ya da yeni Devletin gemilerinin -bunlar, kendi ülkelerinde belirli bir tek yerde kütü÷e yazılı iselerbayraklarını tanımayı kabul ederler; bu yer, bu gemilerin kütü÷e yazılma limanı153 sayılacaktır. MADDE 266. Türkiye, Müttefik Devletlerden ya da yeni Devletlerden herhangi birinin ülkesinde çıkan do÷al ya da iúlenmiú ürünleri, ticaret iúlemlerinde her çeúit haksız rekabete karúı korumak üzere gerekli yasal ya da yönetimsel önlemleri alma÷ı yükümlenir. Türkiye, üzerlerinde, iú ya da dıú anbalajlarında, çıkıú yeri, cinsi, niteli÷i ya da özelliklerine iliúkin do÷rudan do÷ruya ya da dolaylı olarak yanıltma amacıyla konulmuú her türlü markalar, adlar, yazılar ya da iúaretler de taúıyan bütün ürünlerin ya da malların dıúalımını ve dıúsatımını [ithalini ve ihracını], yurt içinde satımını, sürümünü, ya da satıúa çıkartılmasını, elkoymakla ve baúka her çeúit uygun düúecek önlemlerle cezalandırmayı ^ve yasaklamayı yükümlenir. MADDE 267. Türkiye, bu konuda kendisine karúılıklı iúlemde bulunulması koúulu ile, Müttefik bir ülkede ya da yeni bir Devlette yürürlükte olup yetkili makamlarca usulüne uygun olarak Türkiye'ye bildirilmøúbulunan ve bu bölgenin ba÷lı oldu÷u ülkede çıkan úarap ve alkollü içkilerin bölgesel bir ad taúımak hakkını ya da bu bölgesel adın kullanılmasına hangi koúullarla izin verilebilece÷ini tanımlayan ya da düzenleyen yasalara ya da bu yasalara dayanılarak alınan yönetimsel ya da yargısal kararlara uymayı yükümlenir; sözü edilen yasalarla kararlara aykırı olarak, bölgesel adlar taúıyan ürünlerin ya da malların dıúalımı [ithali], dıúsatımı [ihracı] ile, yurt içinde yapımı, da÷ıtımı, satımı ve saüúa çıkartılması Türkiye'de yasaklanacak ve 266. Maddede öngörülen önlemlerle cezalandırılacaktır. MADDE 268. Osmanlı Hükümeti uluslararası ticarete giriúecek olursa, bu bakımdan egemenlikten do÷an hiçbir hakkı, ayrıcalı÷ı ya da dokunulmazlı÷ı olmayacak, ya da olmayaca÷ı kabul edilecektir.
151 Fransızca metinde "navires", øngilizce metinde "vessels", øtalyanca metinde "navi": 1920 Türkçe çevirilerinde "sefain". (Çevirenler) 152 Fransızca metinde "navires et bateaux", øngilizce metinde "vessels", øtalyanca metinde burada bir sözcük kullanılmamaktadır. Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "sefine ve vapurlar"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "vapur ve gemiler", ilerideki maddelerde de biz daha çok øngilizce metni gözönünde tutarak, "gemiler" sözcü÷üyle yetinmede bir sakınca görmedik. (Çevirenler) 153 Fransızca metinde "port d'enregistrement", øngilizce metinde "port of registry", øtalyanca metinde "porto d'inscrizioni". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "tescil limanı"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "kayıt limanı". (Çevirenler)

-76-

KESøM II. ANDLAùMALAR MADDE 269. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e girmesiyle ve Andlaúmadaki hükümlere ba÷lı olarak, aúa÷ıda belirtilen ekonomik ya da teknik nitelikteki çok-taraflı Andlaúmalar, Sözleúmeler ve Anlaúmalar, Türkiye ile Müttefik Devletlerden bunlara taraf olanlar arasında uygulanacaktır: 1. Denizaltı kablolarının korunmasına iliúkin 14 Mart 1884, l Aralık 1886 ve 23 Mart 1887 tarihli Sözleúmelerle, 7 Temmuz 1887 tarihli Kapanıú [Son] Protokolü; 2. Gümrük tarifelerinin yayınlanmasına ve gümrük tarifelerinin yayınlanması için bir Uluslararası Birlik kurulmasına iliúkin, 5 Temmuz 1890 tarihli Sözleúme; 3. Paris'te Kamu Sa÷lı÷ı Uluslararası Kurumu kurulmasına iliúkin, 9 Aralık 1907 tarihli Anlaúma154; 4. Roma’da bir Uluslararası Tarım Enstitüsü kurulmasına iliúkin, 7 Haziran 1905 tarihli Sözleúme; 5. Türk Borçlanmasına155 iliúkin 27 Haziran 1855 tarihli Sözleúme; 6. Escault ırma÷ı üzerinde geçiú harçlarının geri satın alınmasına iliúkin, 16 Temmuz 1863 tarihli Sözleúme; 7. Süveyú Kanalı'nın özgürce kullanılmasını güvence altına alan bir rejim kurulmasına iliúkin, 29 Ekim 1888 tarihli Sözleúme. MADDE 270. øúbu Andlaúma yürürlü÷e girer girmez, Türkiye'nin156, bu Maddedeki özel hükümleri yerine getirmesi koúuluyla, Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar, aúa÷ıda sayılan sözleúmeleri ve düzenlemeleri157, kendilerini ilgilendirdi÷i ölçüde, yeniden uygulayacaklardır: Posta Sözleúmeleri 4 Temmuz 1891'de Viyana'da imzalanan Evrensel Posta Birli÷i Sözleúmeleri ve Andlaúmaları; . 15 Haziran 1897'de Washington'da imzalanan Posta Birli÷i Sözleúmeleri ve Anlaúmaları; 26 Mayıs 1906'da Roma'da imzalanan Posta Birli÷i Sözleúmeleri ve Andlaúmaları. Telgraf Sözleúmeleri 10-22 Temmuz Sözleúmeleri; 1875'de Saint-Petersbourg'da imzalanan Uluslararası Telgraf

11 Haziran 1908 tarihli Lizbon Uluslararası Telgraf Konferansında kararlaútırılan Yönetmelikler ve Tarifeler.
Fransızca ve øngilizce metinlerde "Arrangement", øtalyanca metinde "Accordo". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Itilâfname"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "tesviyename". (Çevirenler) 155 Fransızca metinde Temprunt türe", øngilizce metinde "Turkish Loan", øtalyanca metinde "prestito turco". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Osmanlı istikrazı"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Türk. istikrazı". (Çevirenler) 156 Fransızca metinde "Turquie", øngilizce metinde "Turkey", øtalyanca metinde "Turchia". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Devlet-i Osmaniye"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Türkiye". (Çevirenler) 157 Fransızca metinde "arrangements", øngilizce metinde "agreements", øtalyanca metinde "accordi". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "itilâfname"; Vakit ye Peyam-ı Sabah metinlerinde "itilâfat". (Çevirenler)
154

-77-

Türkiye158, yeni Devletlerin taraf oldukları ya da katılacakları Evrensel Posta Birli÷i'ne ve Uluslararası Telgraf Birli÷i'ne iliúkin Sözleúmelerde ve Andlaúmalarda öngörülen özel andlaúmaların bu yeni Devletlerle yapılmasını kabul etmeyi reddetmemeyi yükümlenir. MADDE 271. øúbu Andlaúma yürürlü÷e girer girmez, Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar, Müttefik Devletlerce Türkiye'ye gösterilecek geçici kuralları Türkiye'nin uygulaması koúuluyla, 5 Temmuz 1912 tarihli Uluslararası Radyo-telgraf Sözleúmesini, kendilerini ilgilendirdi÷i ölçüde, yeniden uygulayacaklardır. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e girmesini izleyecek beú yıl içinde, 5 Temmuz 1912 Sözleúmesinin yerine, uluslararası radyo-telgraf iliúkilerini düzenleyen yeni bir sözleúme yapılırsa, bu sözleúme -Türkiye bu sözleúmenin hazırlanmasına katılmayı ya da bunu kabulü reddetmiú olsa bile- Türkiye'yi ba÷layacaktır. Bu yeni sözleúme, yürürlükteki geçici kuralların da yerine geçecektir. MADDE 272. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e girmesinden baúlayarak oniki aylık bir süre dolmadan, Türkiye: 1. Washington'da 2 Haziran 1911’de gözden geçirilen 20 Mart 1883 tarihli, endüstri mülkiyetinin korunmasına iliúkin Uluslararası Paris Sözleúmesi ile, 13 Kasım 1908'de Berlin'de gözden geçirilen 9 Eylül 1886 tarihli yazın [edebiyat] ve sanat yapıtlarının korunmasına iliúkin Uluslararası Bern Sözleúmesine ve 20 Mart 1914 tarihli Bern EkProtokolüne, usulüne uygun olarak katılmayı; 2. Adı geçen Sözleúmelerdeki ilkelere uygun olarak konacak yasal hükümlerle, Müttefik Devletlerin ya da herhangi bir yeni Devletin uyruklarının endüstri, yazın [edebiyat] ya da sanat mülkiyetlerini tanımayı ve korumayı yükümlenir. Ayrıca ve yukarıdaki yükümlülüklerden ba÷ımsız olarak, Türkiye, Müttefik Devletlerden herbirinin ya da herhangi bir yeni Devletin uyruklarının endüstri, yazın ya da sanat mülkiyetlerinin tümünün, en az l A÷ustos 1914'deki ölçüde ve aynı koúullar altında, tanınmasını ve korunmasını sa÷lamayı sürdürmeyi yükümlenir. MADDE 273. Türkiye, aúa÷ıda belirtilen Sözleúmelere ya da Andlaúmalara katılmayı ya da bunları onaylamayı yükümlenir: 1. Otomobillerin uluslararası dolaúımına iliúkin, 11 Ekim 1909 Sözleúmesi; 2. Gümrük uygulanacak vagonların kurúunlanmasına iliúkin, 15 Mayıs 1886 tarihli Arılaúma ve 18 Mayıs 1907 tarihli Protokol; 3. Ticaret istatistiklerinin birleútirilmesine iliúkin, 31 Aralık 1913 tarihli Sözleúme; 4. Denizde çatmalar, deniz kazalarında yardım ve kurtarma konusundaki kuralların birleútirilmesine iliúkin, 23 Eylül 1910 tarihli Sözleúme; 5. Hastane gemilerinin liman vergilerinden ve harçlarından ba÷ıúık tutulmasına iliúkin, 21 Aralık 1904 tarihli Sözleúme; 6. Beyaz kadın ticaretinin yasaklanıp önlenmesine iliúkin, 18 Mayıs 1904 ve 4 Mayıs 1910 tarihli Sözleúmeler;
158

Bakınız: Not 156. (Çevirenler)

-78-

7. Açık-saçık [müstehcen] yayınların159 yasaklanıp önlenmesine iliúkin, 4 Mayıs 1910 tarihli Sözleúme; 8. 30 Ocak 1892, 15 Nisan 1893, 3 Nisan 1894, 19 Mart 1897 ve 3 Aralık 1903 tarihli Sa÷lık Sözleúmeleri; . 9. Güçlü etkisi olan ilâçların formüllerinin birleútirilmesine iliúkin, 29 Kasım 1906 tarihli Sözleúme; 10. Filoksera'ya karúı alınacak önlemlere iliúkin, 3 Kasım 1881 ve 15 Nisan 1889 tarihli Sözleúmeler; 11. Tarıma yararlı kuúların-korunmasına iliúkin, 19 Mart 1902 tarihli Sözleúme. MADDE 274. Müttefik Devletlerden herbiri, iúbu Andlaúmanın genel ilkelerinden ya da özel hükümlerinden esinlenerek, Türkiye ile yeniden yürürlü÷e konulmasını istedi÷i ikili sözleúmelerin ya da andlaúmaların hangileri oldu÷unu Türkiye’ye bildirecektir. Bu Maddede öngörülen bildirme, ya do÷rudan do÷ruya ya da baúka bir Devlet aracılı÷ıyla yapılacaktır. Türkiye bu bildiriyi aldı÷ını yazılı olarak bildirecektir. Yeniden yürürlü÷e girme tarihi, bildirinin tarihi olacaktır. Müttefik Devletler, Türkiye ile, yalnız iúbu Andlaúma hükümlerine uygun olan sözleúmelerin ya da andlaúmaların yeniden yürürlü÷e konulmasını kararlaútırmıúlardır. Bildiride, iúbu Andlaúmanın hükümlerine uygun olmadıkları için bu sözleúmelerin ya da andlaúmaların yürürlü÷e yeniden girmiú sayılmayacak hükümleri de olasılıkla gösterilecektir. Görüú ayrılı÷ı durumunda, karar Milletler Cemiyeti'ne bırakılacaktır. Bildirme iúlemine giriúmek için, Müttefik Devletlere, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúinden baúlayarak altı aylık bir süre tanınmıútır. Yalnız böyle bir bildirmeye konu olmuú bulunan ikili sözleúmelerle ikili andlaúmalar, Müttefik Devletlerle Türkiye arasında yeniden yürürlü÷e konulacaktır; bütün ötekiler bozulmuú sayılacak ve öyle kalacaklardır. Yukarıdaki kurallar bütün Müttefik Devletlerle -sözü geçen Müttefik Devletler Türkiye ile savaú durumunda olmamıú bulunsalar bile- Türkiye arasındaki tüm ikili sözleúmelere ya da ikili andlaúmalara uygulanacaktır. Bu Madde hükümleri, 261. Madde hükümlerini sarsmaz. MADDE 275. Türkiye, iúbu Andlaúma ile, l A÷ustos 1914'den iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e girmesine kadar, kendisi ile Almanya, Avusturya, Bulgaristan ya da Macaristan arasında imzalanmıú bulunan tüm andlaúmaların, sözleúmelerin ya da anlaúmaların bozulmuú oldu÷unu ve öyle kalaca÷ını kabul eder. MADDE 276. Türkiye, l A÷ustos 1914'den önce yaptı÷ı andlaúmalar, sözleúmeler ya da anlaúmalar ile, Almanya, Avusturya, Bulgaristan ya da Macaristan'a, ya da bu Devletlerin görevlilerine ve uyruklarına tanımıú olabilece÷i her türlü hakları ve çıkarları, bu andlaúmalar, sözleúmeler ya
Fransızca metinde "publications pornographiques", øngilizce metinde "obscene publications", øtalyanca metinde "publicâzioni pornografiche"; Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "calib-i úehvet resimler"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "fuhúâmiz neúriyat". (Çevirenler)
159

-79-

da anlaúmalar yürürlükte kaldı÷ı sürece, Müttefik Devletlerle bu Devletlerin görevlilerine ve uyruklarına da bütün haklarıyla160 yararlanmaları için sa÷lamayı yükümlenir. Müttefik Devletler, bu haklardan ve çıkarlardan yararlanmayı kabul edip etmemek hakkını saklı tutarlar. MADDE 277. Türkiye, l A÷ustos 1914 tarihinden önce ya da o tarihten bu yana, iúbu Andlaúma yürürlü÷e girinceye kadar, Rusya ile ya da toprakları önceleri Rusya'nın bir parçası olan herhangi bir Devlet ya da da Hükümetle, ve 15 A÷ustos 1916'dan sonra iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúine kadar Romanya ile yapılmıú bütün andlaúmalannın, sözleúmelerinin ya da anlaúmalarının bozulmuú oldu÷unu ve öyle kalaca÷ını kabul eder. MADDE 278. l A÷ustos 1914'den161 bu yana, bir Müttefik Devlet, Rusya ya da topraklan önceleri Rusya'nın bir parçası olan bir Devlet ya da Hükümet, askerî iúgal ya da herhangi bir baúka yolla ya da bir baúka nedenle herhangi bir kamu makamının bir eylemi yüzünden Türkiye'ye ya da bir Osmanlı uyru÷una herhangi çeúit bir ayrıcalık, çıkar ya da kayırma tanımak, ya da tanınmasına izin vermek zorunda bırakılmıú ise, iúbu Andlaúma ile, bu ayrıcalık, çıkarlar ve kayırmalar hukukça162 geçersiz kılınmıútır. Bu geçersiz kılınmalardan do÷abilecek her türlü parasal istemler ve ödenceler [tazminat] hiçbir biçinide Müttefik Devletlere ya da bu Madde ile yükümlülüklerinden kurtulan Devletlere, Hükümetlere ya da kamu makamlarına yükletilemeyecektir. MADDE 279. øúbu Andlaúma yürürlü÷e girer girmez, Türkiye, l A÷ustos 1914'den iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e girdi÷i tarihe kadar, andlaúmalar, sözleúmeler ya da anlaúmalar ile, savaúa katılmayan Devletlere ya da bu Devletlerin uyruklarına tanımıú oldu÷u her türlü haklardan ve çıkarlardan, bu andlaúmalar, sözleúmeler ya da anlaúmalar yürürlükte kaldı÷ı sürece, Müttefik Devletlerle, onların uyruklarının da yararlanmalarını sa÷lamayı yükümlenir. MADDE 280. Ba÷ıtlı Yüksek Taraflardan, 23 Ocak 1912 tarihinde La Haye'de imzalanan Afyon Sözleúmesini imzalamamıú ya da imzaladıktan sonra henüz onaylamamıú olanlar, iúbu Sözleúmeyi yürürlü÷e koymak konusunda anlaúmıúlar, ve bu amaçla gerekli yasaları olabildi÷ince gecikmeden ve en geç iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e girmesini izleyecek oniki ay içinde çıkarma÷ı kararlaútırmıúlardır. Bundan baúka Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar, aralarından, adı geçen Sözleúmeyi henüz onaylamamıú bulunanlar bakımından, iúbu Andlaúmanın onaylanmasının bu Sözleúmenin de onaylandı÷ı, ve sözü edilen Sözleúmenin yürürlü÷e konması için 1914'de toplanan Üçüncü Afyon Konferansı'nın kararları uyarınca La Haye’de açılan özel Protokolün de imzalandı÷ı anlamına gelece÷ini kararlaútırmıúlardır.
160 Fransızca metinde "de plein droit"; øngilizce metinde böyle bir deyim yoktur; øtalyanca metinde "di pieno diritto". Matbaa-iÂmire, Konya ve Erim metinlerinde "tamamen"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "hukuk-u kâmile ile". (Çevirenler) 161 Matbaa-iÂmire, Konya ve Erim metinlerinde bu tarih yoktur. Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "l A÷ustos 1914 tarihinden itibaren" denilmektedir. (Çevirenler) 162 Fransızca metinde "de plein droit", øngilizce metinde "ipso facto", øtalyanca metinde "di pieno diritto". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde yalnız "keenlemyekûn addolunacaktır" denilmektedir; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "bihakkın mülgadır". (Çevirenler)

-80-

Fransız Cumhuriyeti Hükümeti, iúbu Andlaúmanın onay belgelerinin yatırılması tutana÷ının do÷rulu÷u onaylanmıú bir örne÷ini Hollanda Hükümetine iletecek ve Hollanda Hükümetini, bu belgeyi, 23 Ocak 1912 Sözleúmesinin onay belgelerinin yatırılması, belgesi ve 1914 tarihli Ek Protokolün imzalanması olarak kabul etme÷e ve saklama÷a ça÷ıracaktır. KESøM III. ENDÜSTRø MÜLKøYETø MADDE 281. øúbu Andlaúmanın hükümleri saklı kalmak üzere, 272. Maddede sözü edilen Uluslararası Paris ve Bern Sözleúmelerinde tanımlandı÷ı biçimde, endüstri, yazın [edebiyat] ve sanat mülkiyeti hakları, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúinden baúlayarak, Ba÷ıtlı Yüksek Tarafların ülkelerinde, bu haklardan savaú durumunun baúladı÷ı sırada yararlanmakta olan kiúiler, ya da onların hak aktardıkları kiúiler yararına yeniden tanınacak ya da geçerli sayılacaktır. Bunun gibi, savaú çıkmamıú olsaydı, endüstri mülkiyetini, ya da yazın ya da sanat yapıtlarının yayınlanmasını korumak için baúvurulması üzerine, savaú süresince edinilebilecek haklar da, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriú tarihinden baúlayarak) kendilerine hak aktarılmıú durumunda olan kiúiler yararına yeniden tanınacak ve geçerli sayılacaktır. Bununla birlikte, bir Müttefik Devletin yasama, yürütme ya da yönetim makamınca, savaú sırasında alınan özel önlemler gere÷ince, Osmanlı uyruklarının endüstri, yazın ya da sanat mülkiyeti konusundaki haklarına karúı yapılmıú iúlemler yürürlükte kalacak ve hukuk açısından tam geçerli sayılacaklardır. Savaú süresi içinde, bir Müttefik Devlet Hükümetince, ya da bu Hükümetin adına ya da onun izniyle, herhangi bir kiúinin endüstri, yazın ve sanat mülkiyeti haklarını kullanmasına, ya da bu hakların uygulandı÷ı herhangi bir ürünün, aygıtın, maddenin ya da nesnenin satıúına, satıúa sunulmasına ya da kullanılmasına karúı, Türkiye’ce ya da Osmanlı uyruklarınca hiçbir istemde bulunulmayacak, ya da dâva açılamayacaktır. øúbu Andlaúmanın imzalandı÷ı sırada Müttefik Devletlerden birinin yürürlükte olan yasaları baúka bir hüküm koymamıúsa, bu Maddenin 2. fıkrasında öngörülen özel önlemlerin uygulanması için giriúilen her çeúit eylem ya da iúlem yüzünden ödenmesi gereken ya da ödenen paralar, iúbu Andlaúma hükümleri gere÷ince, Osmanlı uyruklarının öteki alacakları gibi iúlem görecek ve Müttefik Devletler uyruklarının endüstri, yazın [edebiyat] ve sanat mülkiyeti hakları konusunda, Osmanlı Hükümetince alınan özel önlemlerden ortaya çıkan paralar da, Osmanlı uyruklarının öteki borçları gibi sayılıp iúlem görecektir. Müttefik Devletlerden herbiri, savaútan önce ya da savaú sırasında, ya da sonradan, kendi yasalarına göre, Osmanlı uyruklarınca edinilmiú olan (endüstri ya da ticaret markaları dıúında), endüstri, yazın ya da sanat mülkiyeti haklarına, ulusal savunma gereksinmeleri ya da kamu yararı, ya da kendi uyruklarının Osmanlı topraklarında sa hip oldukları endüstri, yazın ya da sanat mülkiyeti haklarına Türkiye'de eúit hak sa÷ lamak, ya da Türkiye'nin iúbu Andlaúma gere÷ince üstlenmiú oldu÷u tüm yükümlülük lerin tam olarak yerine getirilmesini güvence altına almak için, bu hakları iúletmek ya da bunların iúletilmesine izin vermek, ya da bu iúletmenin denetimini elinde tutmak, ya da baúka yoldan, gerekli görülebilecek herhangi bir sınırlamayı, koúulu ya da kısıtlamayı getirmek yetkisini saklı tutar, îúbu Andlaúmanın yürürlü÷e girmesinden sonra elde edilecek endüstri, yazın ya da sanat mülkiyeti hakları konusunda, Müttefik Devletlere yukarıda tanınan yetki, ancak ulusal savunma ve kamu yararı gereksinmeleri için sınırlamaların, koúulların ya da kısıtlamaların gerekli göründü÷ü durumlarda uygulanabilecektir. -81-

Müttefik Devletlerce, yukarıdaki hükümlerin uygulanmasına geçilirse, akla yatkın ödencelerde [tazminatta] ya da ödemelerde bulunulacak ve bunlar, iúbu Andlaúma hükümleri gere÷ince, Osmanlı uyruklarına ödenmesi gerekli bütün öteki paralar gibi iúlem görecektir. Müttefik Devletlerden herbiri, l A÷ustos 1914'den bu yana yapılmıú ya da ileride yapılabilecek plan, ve bu Madde hükümlerinin uygulanmasını engelleme sonucunu verecek olan her çeúit endüstri, yazın ya da sanat mülkiyeti hakkının tümünün ya da bir bölümünün baúkasına geçirilmesini ya da üzerinde iúlem yapılmasını geçersiz saymak yetkisini saklı tutar. Bu madde hükümleri, Müttefik Devletlerce ola÷anüstü savaú yasaları gere÷ince ortadan kaldırılan, ya da 289. Madde gere÷ince kaldırılacak olan ortaklıkların-ya da giriúimlerin endüstri, yazın ya da sanat mülkiyeti haklarına uygulanmaz. MADDE 282. l A÷ustos 1914 tarihine kadar edinilmiú bulunan, ya da savaú çıkmamıú olsaydı, savaútan önce ya da savaú süresi içinde yapılmıú bir istem üzerine, o tarihten bu yana edinilebilecek olan endüstri mülkiyetine iliúkin hakların saklı tutulması ya da geri verilebilmeleri, ya da bu konuda bir karúı çıkıúta bulunabilmeleri amacıyla, Ba÷ıtlı Yüksek Taraflardan herbirinin uyruklarına, ek verg' ya da herhangi bir ceza olmaksızın, gerekli bütün iúlemleri yapmak, her türlü yöntem gereklerini yerine getirmek, her çeúit vergi ödemek ve, genel olarak, her Devletin yasalarında ve tüzüklerinde (yönetmeliklerinde) öngörülen her türlü yükümlülü÷ü yerine getirmek için, iúbu Andlaúmamn yürürlü÷e giriú tarihinden baúlayarak, en az bir yıllık bir süre tanınacaktır. Herhangi bir iúlemin yapılmasından, bir usul gere÷inin yerine getirilmemesinden, ya da bir harcın ödenmemiú olması yüzünden, endüstri mülkiyetine iliúkin olarak, yitirilmiú sayılan haklar yeniden geçerli sayılacaktır; bununla birlikte, buluú belgeleri163 ile desenler konularında, bunları, geçersiz sayıldıkları süre içinde iúletmiú ya da kullanmıú olan üçüncü kiúilerin haklarını korumak için, her Devletin hakgözetirlik bakımından gerekli sayaca÷ı önlemleri alabilmek hakkı saklıdır. Üstelik, Osmanlı uyruklarına ait olan ve yeniden uygulanacak buluú belgeleri ve desenler, savaú sırasında kendilerine uygulanacak olan lisans verilmesine iliúkin hükümlerle, iúbu Andlaúmamn bütün hükümlerine ba÷lı kalacaklardır. Bir buluú belgesinin iúletmeye konulması, ya da fabrika ve ticaret markalarının, ya da desenlerin kullanılması için tanınan süre bakımından, l A÷ustos 1914 tarihi ile iúbu Andlaúmamn yürürlü÷e giriú tarihi arasındaki dönem hesaba katılmayacaktır; bundan baúka, l A÷ustos 1914 tarihinde geçerli bulunmakta olan hiçbir buluú belgesinin, fabrika ya da ticaret markasının ya da desenin, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúinden baúlayarak iki yıllık bir süre geçmedikçe, salt iúletmeye konulmamıú ya da kullanılmamıú olması yüzünden, geçerli olmaktan çıkmıú ya da hükümsüz sayılmayaca÷ı da kararlaútırılmıútır. MADDE 283. Bir yandan Osmanlı uyrukları ya da Türkiye'de oturmakta olan ya da Türkiye'de bir iú tutmuú kimselerle, öte yandan Müttefik Devletler uyrukları ya da Müttefiklerin ülkesinde oturan ya da bu ülkede bir iú tutmuú kimselerce, ya da bu kimselerin savaú sırasında haklarını kendilerinden yana bırakmıú olabilecekleri üçüncü kiúilerce, savaú durumunun baúlama tarihi ile iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konuluú tarihi arasında geçen süre içinde, öteki tarafın
163 Fransızca metinde "brevets", øngilizce metinde "patente", øtalyanca metinde "brevetti". 1920 Türkçe çevirilerinde "ihtira beratları". (Çevirenler)

-82-

ülkesinde meydana gelmiú olabilecek ve savaú süresinin herhangi bir anında varolmuú ya da 282. Madde uyarınca yeniden tanınacak endüstri, yazın [edebiyat] ya da sanat yapıtları mülkiyeti haklarını bozmuú sayılacak olaylar yüzünden hiçbir dâva açılamayacak, hiçbir istemde bulunulmayacaktır164. Bunun gibi, aynı kiúilerin, savaú durumunun baúlangıç tarihi ile iúbu Andlaúmanın imzası tarihi arasındaki süre içinde üretilmiú maddeler ya da mallarla, yayınlanmıú yazın ya da sanat yapıtlarının, iúbu Andlaúmanın imzasından baúlayarak bir yıl içinde, bir yandan Müttefik Devletler toprakları ya da öte yandan Türkiye toprakları üzerinde satılması, ya da satıúa sunulması, ya da elde edinilmeleri ya da kullanılmaları nedeniyle, endüstri, yazın ya da sanat mülkiyeti hakları çi÷nendi÷i konusunda, herhangi bir zaman açabilecekleri dâvalara bakamayacaktır; úu kadar ki, bu hüküm, hakkın sahipleri savaú sırasında Türkiye'nin iúgal etmiú oldu÷u bölgelerde yerleúmiú ya da endüstri ya da ticaret kurumları orada bulunmakta idiyse uygulanmayacaktır165. MADDE 284. Bir yandan Müttefik Devletler uyrukları ya da bu Devletlerin ülkelerinde oturan ya da orada bir iú tutmuú kimselerle, öte yandan Osmanlı uyrukları arasında, savaú durumundan önce yapılmıú olan endüstri mülkiyet haklarına iliúkin iúletme lisansları, ya da yazın [edebiyat] ya da sanat yapıtlarının ço÷altılması konularındaki sözleúmeler, Türkiye ile Müttefik bir Devlet arasında savaú durumunun baúlaması tarihinde sona ermiú sayılacaktır. Ancak her konuyla ilgili olarak, daha önceleri bu çeúit bir sözleúmeden yararlanmakta olan kimsenin, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriú tarihinden baúlayarak altı ay içinde, hak sahibinden yeni bir lisans ayrıcalı÷ı isteme÷e hakkı olacak ve bunun koúulları, taraflar arasında anlaúma olmazsa, Osmanlı yasalarının verdi÷i haklar gere÷ince edinilen lisanslar
Maddenin bu fıkrası, Matbaa-iÂmire, Konya ve Erim metinlerinde de÷iúik biçimde, úöyledir: "Bir taraftan Osmanlı tebaası.veya Türkiye'de mukim olan veya icra-yı sanat eden eúhas tarafından ve di÷er cihetten Düvel-i Müttefika tebaası ve düvel-i mezkûre arazisinde sakin olan veya orada icra-yı sanat eden eúhas tarafından ve ne de eúhas-ı mezkûrenin esna-yı harpte di÷er kısım arazisinde hal-i harf tarihiyle iúbu muahedenamenin meriyeti tarihi arasında geçen müddet zarfında vukua gelen ve esna-yı harpte herhangi bir zamanda mevcut veya 282 nci madde nükmüne tevfikan yeniden iktisab-ı meriyet edecek olan mülkiyet-i sınaiye ve edebiye ve bediîye hukukuna iras-ı halel edebilecek mahiyette telâkki olunabilen vukuat sebebiyle haklarını devir ve fera÷ eyledikleri eúhastı selâse canibinden hiçbir dâva ikame olunamayacak ve istihkak talep edilemeyecektir". Oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerindeki çeviri úöyledir: "Bir cihetten: Osmanlı tebaası, yahut Türkiye'de ikamet ve icra-i san'at eden eúhas tarafından, di÷er cihetten de; düvel-i müttefika tebaası yahut bu devletlerin arazisinde ikamet veya icra-i san'at eyleyen eúhas veyahut bu eúhasın hukukunu devr ve terk ettikleri eúhas-ı sâlise tarafından di÷er tarafın arazisi dahilinde hal-i harb ile muahede-i haziranın mevki-i mer'iyete vaz'ı tarihleri arasmda zuhur etmiú olması muhtemel bulunup harb esnasında herhangi bir zamanda mevcud, yahud 282 nci maddeye tevfikan iade edilecek mülkiyet-i sınaiye yahud mülkiyet-i edebiye hukukunu ihlal mahiyetinde telâkki olunacak olan vekayiden dolayı hiçbir dâva ikame ve hiçbir iddia dermeyan edilemeyecektir." (Çevirenler) 165 Bu fıkra, Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde, ters bir anlamda, úöyle verilmektedir: "Kezalik iúbu muahedenamenin imzası tarihinden itibaren bir sene zarfında bazı müstahzarat ve mamulatın veya ilân tarihiyle iúbu muahedenin tarih-i imzası arasında mürur eden müddet zarfında neúir olunan âsâr-ı edebiye ve bediîyenin gerek düvel-i müttefika ve gerek Türkiye arazisinde furuhatı veya mevki-i furuhta vaz'ı veya istimali ihlalinden dolayı ikame olunacak deavi eúhas-ı mezkûrece nazar-ı itibara alınmayacaktır. Mamafih eshab-ı hukuk harp esnasında Türkiye tarafından iúgal olunan havalide bir ikametgâha veya bir müessese-i ticariyeye malik bulunmuúlar ise haklarında bu hüküm ve karar tatbik edilmeyecektir." Oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerindeki çeviri úöyledir: "Kezalik aynı eúhas tarafından muahede-i haziranın tarih-i imzasından bir sene sonraya kadar, hiç taraftan müttefik devletler arazisinde, di÷er taraftan Türkiye arazisi dahilinde mamulat-ı sınaiyenin, âsâr-ı edebiye ve sanaiyenin, hal-i harb ile muahede-i haziranın imzası tarihleri arasında vuku bulan füruhat ve müzaede-i aleniye ile füruhat muamelatından dolayı mülkiyet-i edebiye ve sınaiyeye tecavüz hususatmdan dolayı hiçbir deavi úayan-ı kabul de÷ildir. Mamafih harb esnasında, iúbu hukuk sahihlerinin ikametgâh, sanaatgâh veya ticaretgâhları Türkiye tarafından iúgal olunan arazi dahilinde bulundu÷u takdirde, iúbu karar tatbik olunmayacaktır." (Çevirenler)
164

-83-

dıúında, yasaları gere÷ince hak edinildi÷i ülkede, bu konuda tam yetkili sayılan mahkemece saptanacaktır; aynı koúullar, Osmanlı yasaları uyarınca edinilen lisanslar konusunda, 287. Maddede öngörülen Hakemlik Komisyonunca saptanacaktır. Mahkeme ya da Komisyon, gerekirse, savaú süresince hakların kullanılmıú olması yüzünden, ödenmesini adalete uygun görece÷i parayı da saptayabilecektir. Bir Müttefik Devletin özel savaú yasaları gere÷ince verilmiú endüstri, yazın ya da sanat mülkiyeti haklarına iliúkin lisanslar, savaútan önce varolan bir lisansın süregitmesi nedeniyle zarar görmeyecektir; bu lisanslar yürürlükte kalacaklar ve tüm etkilerini sürdüreceklerdir; bu lisanslardan biri, savaútan önce yapılmıú bir lisans sözleúmesinden ilk yararlanan bir kimseye verilmiúse, yeni lisans eskisinin, y erini almıú sayılacaktır. Savaútan önceki herhangi bir sözleúmeye ya da lisansa göre, endüstri mülkiyeti haklarını iúletmek ya da yazın, tiyatro166 ya da sanat yapıtlarını ço÷altmak ya da göstermek için, savaú sırasında ödemelerde bulunulmuú ise, bu paralara, iúbu Andlaúma gere÷ince Osmanlı uyruklarının öteki borçlarına ve alacaklarına uygulanacak ayni iúlem uygulanacaktır. MADDE 285. øúbu Andlaúma uyarınca Türkiye'den ayrılmıú bulunan topraklarda oturanlar -bu ayrılma ve bunun do÷urdu÷u uyrukluk de÷iúikli÷i göz önünde tutulmaksızın- Osmanlı yasalarına göre, bu toprak geçirimi anında sahip oldukları endüstri, yazın ve sanat yapıtları mülkiyetine iliúkin haklardan, Türkiye'de tam ve eksiksiz olarak yararlanmayı sürdüreceklerdir. øúbu Andlaúma uyarınca Türkiye'den ayrılmıú topraklarda, bu ayrılma anında geçerli olan, ya da 281. Madde uyarınca yeniden tanınacak ya da geçerli sayılacak olan endüstri, yazın ve sanat yapıtları mülkiyetine iliúkin haklar, söz konusu topra÷ın geçece÷i Devletlerce tanınacak ve Osmanlı yasaları uyarınca kendilerine verilecek süre içinde bu ülkede geçerli olacaklardır. MADDE 286. Endüstri, yazın ya da sanat mülkiyeti hizmetlerine iliúkin arúivlerle, kütüklerle ve plânlarla ilgili bütün konularda, bunların, gere÷inde Türkiye makamlarınca, kendilerine Türkiye'den toprak ayrılmıú olan Devletlerin makamlarına aktarılması ya da bildirilmesi konuları özel bir sözleúmede düzenlenecektir. KESøM IV. MALLAR, HAKLAR VE ÇIKARLAR. MADDE 287. l A÷ustos 1914 tarihinde Osmanlı egemenli÷i altındaki bir toprakta, savaú sırasında Osmanlı uyruklu÷unda bulunmayan Müttefik Devletler uyruklarının ya da onların denetimi altındaki ortaklıkların mallan, hakları ve çıkarları, Osmanlı Hükümetince ya da Osmanlı makamlarınca, ya da onların adına -Kapitülasyonlar gere÷ince uygulanabilecek olanların dıúında- hiçbir vergi alınmaksızın, hak sahiplerine derhal geri verilecektir. Mallara savaú sırasında elkonulmuú ya da sahipleri bunlardan hiç yararlanamadan zoralım uygulanmıúsa, bu mallar her çeúit vergiden ba÷ıúık olarak geri verilecektir.
Fransızca metinde "dramatique", øngilizce metinde "dramatic", øtalyanca metinde "drammatiche". Matbaa-iÂmire, Konya ve Erim metinlerinde "tiyatro faciası" denilmektedir; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde bu sözcük atlanmıútır. (Çevirenler)
166

-84-

Osmanlı Hükümeti, malları elinden alınmıú mal sahibim, kendi rızası olmaksızın yüklenen her çeúit vergilerden ve kısıtlamalardan arınmıú olarak, malına yeniden sahip kılmak için elinden gelen her çeúit önlemi alacaktır. Bu geri verme iúleminden zarar görecek üçüncü kiúilerin zararlarını adı geçen Hükümet karúılayacaktır. Bu Maddede öngörülen geri verme yapılmazsa, ya da mallar, haklar ve çıkarlar, el konmuú olsun ya da olmasın zarar ya da hasar görmüú olursa, sahibinin ödenceye [tazminata] hakkı olacaktır. Bu konuda, Müttefik uyruklarınca ya da onların denetimindeki ortaklıklarca öne sürülecek istemler, ödence tutarını da saptayacak olan, Milletler Cemiyeti Konseyince gösterilecek bir Hakemlik Komisyonunca incelenecektir. Bu ödence, Osmanlı Hükümetinin borcu olacak ve karúılı÷ı, istemde bulunanın ba÷lı oldu÷u Devletin topraklarında ya da onun denetimi altında bulunan Osmanlı uyruklarının mallarından alınabilecektir, ödence bu kaynaktan alınmadı÷ı ölçüde, iúbu And-laúmanın VIII. Bölümünün (Malî Hükümler) 236. Maddesinin 2. fıkrasında öngörülen yıllık ödentiden [taksitten] karúılanacaktır. Yukarıdaki hükümler, Müttefik Devletlerin etkin iúgali altında olan ve iúbu Andlaúma ile Türkiye'den ayrılmıú bulunan topraklarda, 30 Ekim 1918'den bu yana mallara, haklara ve çıkarlara verilmiú olan zararlar yüzünden, ödencede bulunmak zorunlulu÷unu Osmanlı Hükümetine yüklemez. O tarihten baúlayarak, sözü edilen mallara, haklara ve çıkarlara iúgal Devleti makamlarınca verilen do÷rudan zararların ödenmesi, sorumlu Müttefik makamlarına düúecektir. MADDE 288. Îúbu Andlaúma ya da Türkiye'den ayrılan toprakların yazgısını düzenleyen baúka bir Andlaúma hükümleri gere÷ince, bir Müttefik Devletin ya da yeni bir Devletin uyruklu÷unu hukukça167 alan eski Osmanlı uyruklarının Türkiye'deki malları, hakları ve çıkarları, bu malların, hakların ve çıkarların bulundukları durumda168 kendilerine geri verilecektir. MADDE 289. øúbu Andlaúmadan do÷abilecek aykırı hükümler saklı kalmak koúuluyla, Müttefik Devletler, 17 Ekim 1912 tarihinde169, Osmanlı egemenli÷i altında bulunan toprak lar dıúında, kendi topraklarında ve sömürgelerinde, mülkiyetleri ya da korumaları al tındaki ülkelerde bulunan Osmanh uyruklarının ya da onların denetimi altındaki or taklıkların bütün mallarına, haklarına ve çıkarlarına elkoyarak, bunları tasfiye etmek hakkını saklı tutmaktadır. Tasfiye, ilgili Müttefik Devletin yasaları gere÷ince yapılacak ve Osmanlı [mal hak ya da çıkar] sahibi, bu Devletin izni olmaksızın, bu malları, hakları ve çıkarları [diledi÷i gibi] kullanamayacak ve bunlara hiçbir yükümlülük koyamayacaktır.
Fransızca metinde "de plein droit", øngilizce metinde "ipso facto", øtalyanca metinde "di pieno diritto". Matbaa-iÂmire, Konya ve Erim metinlerinde "bihakkın"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "bir devlet tabiiyeti hakkını". (Çevirenler) 168 Prof. Erim, Konya ve dolayısıyla Matbaa-i Âmire metinleri bakımından, haklı olarak úöyle demektedir: "Türkçe metinde bir terceme yanlıúı görülmüú ve düzeltilmiútir. Yanlıú, fransızca "etat" ve "Etat" kelimeleri arasındaki farkı gözden kaçırmaktan ve "e'tat" kelimesini "hükümet" diye Türkçeye çevirmekten do÷muútur". Gerçekten, Matbaa-i Âmire ve Konya metinlerinde, "bilahare bulunaca÷ı hükümet arazisi dahilinde iade olunacaktır” denilmektedir. Oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde, bu parçanın çevirisi úöyledir: "... hukuk ve manafiinin bulundu÷u hal ve vaziyette iade olunacaktır". (Çevirenler) 169 Prof. Erim, Konya metninde "l A÷ustos 1914" yazılı oldu÷unu, Fransızca metne göre "17 Ekim 1912" biçiminde düzeltti÷ini belirtmektedir. Bütün 1920 Türkçe çevirilerinde "l A÷ustos 1914" denilmektedir. Bu ilk tasarıya Müttefiklerin ekledikleri de÷iúiklik önerilerinde, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerine göre, úöyle denilmektedir:" 289 ncu maddedeki "l A÷ustos 1914 tarihinde", "17 Teúrinievvel 1912 tarihinde" suretinde tâdil olunacaktır". (Çevirenler)
167

-85-

MADDE 290. øúbu Andlaúmanın ya da Türkiye'den ayrılan toprakların yazgısını düzenleyen baúka bir Andlaúmanın uygulanmasıyla, bir Müttefik Devletin ya da yeni bir Devletin uyruklu÷unu hukukça170 alan Osmanlı uyrukları, 281. Maddenin 5. fıkrası, 282., 284., 287. Maddenin 3. fıkrası171, 289., 291., 292., 293., 301., 302 ve 308. Maddeler anlamında Osmanlı uyru÷u sayılmayacaklardır. MADDE 291. 17 Ekim 1912'de172 Osmanlı egemenli÷i altında bulunan topraklar dıúında, bir Müttefik Devletin topraklarındaki Osmanlı uyruklarının mallan, hakları ve çıkarları ile, bunların satıúı, tasfiyesi ya da baúka biçimdeki kullanımlar sonucu elde edilecek salt gelir üzerinden, sözü geçen Müttefik Devletçe, 287. Madde gere÷ince bu Devletin uyruklarınca öne sürülen istemler yüzünden ödenmesi gereken ödence [tazminat] tutarları ya da bu uyrukların Osmanlı uyruklarından olan alacakları tutarı alınabilecektir. 289. Maddede ve iúbu Maddenin birinci fıkrasında belirtildi÷i biçimde kullanılmamıú olan bu gibi malların, hakların ve çıkarların tasfiyesinden do÷an gelir, Maliye Komisyonuna yatırılacak ve iúbu Andlaúmanın VIII. Bölümünün (Malî Hükümler) 236. Maddesinin 2. fıkrası hükümlerine göre kullanılacaktır. MADDE 292. Osmanlı Hükümeti, kendi uyruklarının, Müttefik.ülkelerdeki mallarının, haklarının ya da çıkarlarının tasfiyesi, ya da bunlara elkonulması yüzünden do÷acak zararlarını karúılamayı yükümlenir. MADDE 293. øúbu Andlaúma ya da 17 Ekim 1912'den sonra yapılmıú bir Andlaúma gere÷ince Türkiye'den ayrılmıú topraklar üzerinde yetkesini [otoritesini] kullanan bir Müttefik Devletin ya da yeni bir Devletin Hükümetleri173, bu topraklar üzerinde Osmanlı ortaklıklarının ya da Osmanlı uyruklarının denetimindeki ortaklıkların mallarını, haklarını ve çıkarlarını tasfiye edebileceklerdir; tasfiyeden elde edilecek gelir, do÷rudan do÷ruya bu ortaklı÷a verilecektir. Bu Madde, l A÷ustos 1914 tarihinde, Müttefik Devletlerin, mandat’ları altındaki ülkelerin uyruklarını da kapsamak üzere, uyruklarının çıkar ço÷unlu÷unu ellerinde bulundurdukları ortaklıklara uygulanmaz. Tasfiyeden elde edilen gelirin ödenmesine iliúkin bu Maddenin ilk fıkrası hükmü, ya do÷rudan do÷ruya, ya da denetimleri altındaki bir ortaklıktaki çıkarları nedeniyle, anapara ya da denetimi Almanya Avusturya, Macaristan ya da Bulgaristan uyruklarının elinde bulunan, ya da l A÷ustos 1914'de bulunmakta olan, bir Osmanlı ortaklı÷ının maliki bulundu÷u demiryolu ortaklıklarına uygulanmaz. Bu gibi durumlarda, tasfiyeden elde edilecek gelir Maliye Komisyonuna yatırılacaktır.
170 Fransızca metinde "de plein droit", øngilizce metinde "ipsofocto", øtalyanca metinde "di pieno dirit-to". 1920 Türkçe çevirilerinde "hukukan". (Çevirenler) 171 1920 Türkçe çevirilerinde "ikinci fıkrası" yazılıdır. Müttefiklerin de÷iúiklik önerileri arasında, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerine göre, úöyle denilmektedir: "290 ncı madde ikinci satırında fıkra kelimesinden sonra rakam iki yerine üç olacaktır". (Çevirenler) 172 Bakınız: Not 169. (Çevirenler) 173 1920 Türkçe çevirilerinde bu sözcükler yoktur; Müttefiklerin ilk tasarısında da olmadı÷ı anlaúılmaktadır. Müttefiklerin bu tasarıya önerdikleri de÷iúiklikler arasında, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerine göre, úöyle denilmektedir: "293 ncü madde birinci satırdaki "Hükümet" kelimesinden sonra "müttefik bir devlet veya yeni bir hükümet", ikinci satırdaki "muahede" kelimesinden sonra "yahut 17 Teúrinievvel 1912 tarihinden sonra akdolunmuú bilcümle muahedat" kelimeleri ilâve olunacaktır". (Çevirenler)

-86-

MADDE 294. øúbu Andlaúma sonucu olarak Osmanlı kalan topraklar üzerinde demiryolu ayrıcalı÷ı [imtiyazı] bulunan herhangi bir Osmanlı ortaklı÷ının iúletmelerini, mallarını, haklarını ve çıkarlarını, Baúlıca Müttefik Devletlerin iste÷iyle, Osmanlı Hükümeti kendi üzerine alacaktır. Osmanlı Hükümeti, Maliye Komisyonunun ö÷ütlemesine uygun olarak, söz konusu iúletmeleri, malları, hakları ve çıkarları, bu demiryolunda ya da yukarıda sözü edilen iúletmede olabilecek bütün çıkarlarıyla birlikte aktaracaktır; bu aktarıú, Milletler Cemiyeti Konseyince atanacak bir hakemin saptayaca÷ı fiyat üzerinden olacaktır. Bu fiyat tutarı Maliye Komisyonuna yatırılacak, Komisyon da bunu, 293. Madde gere÷ince yatırılan bütün öteki paralarla birlikte, ortaklıkla do÷rudan ya da dolaylı ilgisi olabilecek kiúiler arasında bölüútürecektir; Alman, Avusturya’lı, Macar ya da Bulgar uyruklarına düúecek paylar, Almanya, Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan'ın herbiriyle yapılmıú Barıú Andlaúmalarıyla kurulan Onarımlar Komisyonuna yatırılacaktır. Bununla birlikte, Osmanlı Hükümetinin payına düúebilecek olan paralar, iúbu Andlaúmanın VIII. Bölümünün (Malî Hükümler) 236. Maddesinde öngörülen amaçlar için, Maliye Komisyonunca alıkonacaktır. MADDE 295. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúinden baúlayarak altı aylık bir sürenin bitimine kadar, Osmanlı Hükümeti -Almanya ile imzalanan Barıú Andlaúmasının 260. Maddesi hükümleri, ya da Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan ile imzalanan Barıú Andlaú-malarının bunun karúılı÷ı olan hükümlerinin yerine getirilmesi için gerekli olabilecek önlemler dıúında- iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e girdi÷i tarihte kendi ülkesinde bulunan, Almanya'ya, Avusturya'ya, Macaristan'a ve Bulgaristan'a, ya da bunların uyruklarına ait malların, hakların ya da çıkarların mülkiyetine iliúkin her türlü iúlemi yasaklayacaklardır. øúbu Andlaúmanın adı geçen Devletlere ait mallara iliúkin özel hükümleri saklı kalmak koúuluyla, Osmanlı Hükümeti, sözü edilen altı aylık süre içinde, Baúlıca Müttefik Devletlerce kendisine bildirilecek, yukarıda söz konusu olan malları, hakları ve çıkarları tasfiye edecektir. Bu tasfiye, adı geçen Devletlerin yönetimi altında ve onların gösterece÷i biçimde yapılacaktır. Bu mallar üzerinde iúlem yapma yasa÷ı, malların tasfiyesi bitirilinceye kadar sürdürülecektir. Tasfiyeden elde edilecek gelir -tasfiye edilen malların sahipleri Alman, Avusturya Macar ya da Bulgar Devletleri oldu÷u durumlar dıúında -do÷rudan do÷ruya sahiplerine ödenecektir. Bu durumlarda, gelir, malların sahibi olan Devlet ile yapılan Barıú Andlaúmasında kurulmuú olan Ormanlar Komisyonuna aktarılacaktır. MADDE 296. øúbu Andlaúma gere÷ince Türkiye'den ayrılan bir toprak üzerinde yetkesini [otoritesini] kullanan Hükümetler, sözü edilen toprak .üzerinde bulunan ve iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konuldu÷u tarihte Almanya'ya, Avusturya'ya, Macaristan'a ya da Bulgaristan'a, ya da bu Devletlerin uyruklarına ait bütün malları, hakları ve çıkarları, Almanya ile imzalanan Barıú Andlaúmasının 260. Maddesi gere÷ince, ya da Avusturya, Macaristan ya da Bulgaristan'la imzalanan Barıú Andlaúmalarının bunun karúılı÷ı olan hükümleri uyarınca bir iúlem görmemiúlerse, tasfiye etmek hakkına sahip olacaklardır. Tasfiyeden elde edilecek gelir, 295. Maddede öngörülen koúullar içinde kullanılacaktır. MADDE 297. Mal sahibi, 287. Maddede öngörülen Hakemlik Komisyonu "önünde, 293., 295. ya da 296. Maddeler gere÷ince tasfiye edilmiú malların satıú koúullarının ya da bu malların bulundu÷u topraklar üzerinde yetkesini [otoritesini] kullanan Hükümetin, genel yasaları -87-

dıúında almıú oldu÷u önlemlerin, fiyat üzerinde haksızcasına zararlı bir etkide bulundu÷unu kanıtlayacak olursa, bu Komisyonun, mal sahibine hakgözetirli÷e uygun bir ödence [tazminat] tanımak yetkisi olacak ve bu ödence adı geçen Hükümetçe ödenecektir. MADDE 298. Müttefik Devletlerden birinin mahkemesi ya da yönetimince, kendi toprakları üzerinde, düúman mallarına, haklarına ya da çıkarlarına iliúkin olarak, savaú yasalarının uygulanması yoluyla verilen ya da alınan, ya da verildi÷i ya da alındı÷ı varsayılan mülkiyet hakkını bir baúkasına geçiren bütün önlemlerin, iúletmelerin ya da ortaklıkların tasfiyesine iliúkin buyrukların ya da öteki buyrukların, tüzüklerin (yönetmeliklerin), kararların ya da yönergelerin [talimatın] geçerlili÷i do÷rulanır. Herkesin çıkarları, sözü edilen mallara iliúkin bütün tüzüklerde (yönetmeliklerde), buyruklarda, kararlarda ve yönergelerde -bu çıkarlar, buyruklarda, tüzüklerde (yönetmeliklerde), kararlarda ve yönergelerde açıkça belirtilmiú olsun ya da olmasın- geçerli biçimde göz önünde tutulmuú varsayılacaktır. Yukarıda sözü edilen tüzükler (yönetmelikler), buyruklar, kararlar ya da yönergeler gere÷inc.e yapılmıú bir mal, hak ya da çıkar aktarmasının kurallara uygunlu÷u konusunda hiçbir karúı çıkıú öne sürülemeyecektir. Bunun gibi, Müttefik Devletlerden birinin mahkemelerince ya da yönetimince, düúman mallarına, haklarına ya da çıkarlarına iliúkin olarak, kuraldıúı savaú yasaklarının uygulanması ile verilen, alınan ya da uygulanan buyruklar, tüzükler (yönetmelikler), kararlar ya da yönergeler üzerine, Müttefik Devletler toprakları üzerindeki bir mal, bir iúletme ya da bir ortaklık konusunda alınan -kovuúturma, elkoyma, zorunlu yönetim, kullanma, savaú salması [istimval], gözetim ya da tasfiye olsun; malların, hakların ve çıkarların satıúı ya da yönetimi olsun; borçların toplanması ya da ödenmesi olsun; giderlerin, vergilerin ve gerekli harcamaların ödenmesi olsun- her türlü önlemlerin geçerlili÷i do÷rulanır. MADDE 299. Bir ya da birkaç Müttefik Devlet adına, ya da bunların buyru÷u ya da onamı ile, Almanya, Avusturya, Macaristan ya da Bulgaristan'ın, ya da bunların uyruklarının Osmanlı topraklarındaki mallarına, haklarına ve çıkarlarına iliúkin olup, 30 Ekim 1918 ile iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e girdi÷i tarih arasında alman önlemlerin geçerliligi özellikle do÷rulanır. Sözü edilen önlemler sonucunda Müttefik Devletlerin elinde kalacak paralar konusunda, 295. Maddenin son paragrafında öngörülen biçimde iúlem yapılacaktır. MADDE 300. Müttefik Devletlerden birinin ya da bu Devletin mahkemesi ya da yönetim kurumu adına, ya da bunların buyruklarıyla davranan bir kiúiye karúı, savaú sırasında ya da savaúa hazırlık için Osmanlı uyruklarının mallarına, haklarına ya da çıkarlarına iliúkin bir eylem ya da savsaklama yüzünden, Türkiye'nin ya da l A÷ustos 1914'de Osmanlı uyruklu÷unda olan, ya da bu tarihten sonra Osmanlı uyruklu÷una geçen kiúinin hiçbir istemi ya da dâvası, ya da oturdu÷u yer neresi olursa olsun- bu kiúi adına yapılacak hiçbir istem ya da açılacak dâva dinlenemez. Bunun gibi, herhangi bir Müttefik Devletin özel savaú önlemleri, yasaları ya da yönetim kuralları (yönetmelikleri) sonucu ortaya çıkan eylemler ya da savsaklamalar yüzünden herhangi bir kiúiye karúı ileri sürülecek istemler ve açılacak dâvalar da dinlenemez.

-88-

MADDE 301. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konulmasından baúlayarak altı aylık bir süre içinde, Osmanlı Hükümeti, istenmesi üzerine, Müttefik Devletlerden herbirine, iúbu Andlaúma hükümleri gere÷ince tasfiyesi gereken, bu Devletin yasalarının izin verdi÷i her çeúit ortaklı÷ın hisse senetlerini, borç senetlerini [tahvillerini] ya da taúınabilir de÷erlerini de içeren, mallara, haklara ve çıkarlara iliúkin ve kendi uyruklarının elinde bulunan bütün sözleúmeleri belgeleri, senetleri ve baúka bütün mülkiyet belgelerini teslim edecektir. Osmanlı Hükümeti, her an, ilgili Müttefik Devletin istemesi üzerine, yukarıda sözü edilen mallara, haklara ve çıkarlara iliúkin bütün bilgilerle, sözü geçen mallara, haklara ve çıkarlara iliúkin, l Temmuz 1914'den174 beri yapılmıú olan iúlemlerle ilgili bilgileri verecektir. MADDE 302. Müttefik gruplarınca ya da uyruklarınca denetim altında bulundurulan Osmanlı ortaklıkları dıúında, bir yandan Osmanlı Hükümeti ya da iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konma tarihinde Osmanlı topraklarında oturan uyruklar, öte yandan Müttefik Devletler Hükümetleri ya da bunların l A÷ustos 1914'de ne Osmanlı uyruklu÷unda olan, ne (aylıkları, emeklilik ya da resmî ödenekleri bakımından Türkiye175 hizmetinde bulunan yabancı görevlilerin dıúında)176 Türkiye'de oturan, ne de Türkiye'de iúleri bulunan uyrukları arasında varolan ve iúbu Andlaúmanın VIII. Bölümünün (Malî Hükümler) 236. Maddesi ve I sayılı Ek'inde söz konusu edilen Osmanlı Devlet Borcu [Düyun-u Umumiye] dıúındaki borçları - bu borçların savaútan önce mi, yoksa tümüyle ya da bir bölümüyle yerine getirilmesi savaú yüzünden durdurulmuú ticaret iúlemleri ya da sözleúmeler sonucu oldu÷u için savaú sırasında mı ödenmesi gerekli duruma geldi÷ine bakılmaksızın- ilgili Müttefik Devletlerin, sömürgelerinin ve korumaları altındaki ülkelerin, øngiliz Dominiyonların ve Hindistan'ı da içeren, kendi paraları ile ödenecek ya da borç hesabına geçirilecektir. Bir borcun baúka bir para ile ödenmesi gerekti÷i durumlarda, paranın de÷iútirilmesi, savaú öncesi kambiyo de÷eri üzerinden yapılacaktır. Bu hükmün uygulanmasında, savaú öncesi kambiyo de÷erinin, ilgili Devletle Türkiye arasında savaú durumunun baúlamasından hemen bir önceki ay içinde, sözü geçen Devletin telgrafla yaptı÷ı para aktarmalarındaki de÷er ortalamasıdır. Bir sözleúmede, borcun belirtilmiú oldu÷u paranın ilgili Müttefik Devletin parasına de÷iútirilmesinde özellikle dura÷an bir kambiyo oranı saptanmıú bulunuyorsa, kambiyo de÷erine iliúkin yukarıdaki hüküm uygulanmaz. øúbu Bölümde sözü edilen, düúman mallarının, haklarının ve çıkarlarının tasfiyesinden elde edilecek gelir ile düúmanın para olarak varlı÷ı da yukarıda belirtilen para birimi ve kambiyo de÷eri ile hesaplanacaktır. øúbu Maddenin kambiyo de÷erlerine iliúkin hükümleri, iúbu Andlaúma gere÷ince Türkiye'den ayrılan topraklarda oturan kiúilerin alacaklarına ya da borçlarına uygulanmayacaktır.
Fransızca metinde "ler juillet 1914'', øngilizce metinde "July l, 1914", øtalyanca metinde "1° luglio 1914". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "1914 A÷ustos bidayetinden". Oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "l Temmuz 1914 tarihinden beri". (Çevirenler) 175 Fransızca metinde "Turquie", øngilizce metinde "Turkey", øtalyanca metinde "Turchia". 1920 Türkçe çevirilerinde "Devlet-i Aliye". (Çevirenler) 176 1920 Türkçe çevirilerinde bu ( ) içindeki sözcükler yoktur. Müttefiklerin sonradan sundukları de÷iúiklik önerilerinde, bununla ilgili olarak, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerine göre, úöyle denilmektedir: "302 nci maddenin yedinci satırındaki "mukim" kelimesinden evvel, **Devlet-i Aliye hizmetinde bulunan ecnebi memurlarının maaú ve mahsusat ve ücerat-ı resmiyeleri müstesna olmak üzere" kelimeleri ilâve olunacaktır". (Çevirenler)
174

-89-

MADDE 303. 287. Maddeden 302. Maddeye kadar177 olan maddelerin hükümleri, Müttefik Devletlerce özel savaú yasalarının uygulanması ya da iúbu Andlaúmanın hükümlerinin uygulanması ile ortaklıkların ve iúletmelerin mallarının, haklarının ve çıkarlarının tasfiyesine giren ya da girecek olan endüstri, yazın [edebiyat] ve sanat mülkiyeti haklarına uygulanır. KESøM V. SÖZLEùMELER, SÜRE AùIMLARI VE MAHKEME KARARLARI MADDE 304. Ba÷lı ekte öngörülen sözleúmelere (contrats) ya da sözleúme türlerine iliúkin kuraldıúılıklar ve özel kurallar saklı kalmak üzere, düúmanlar arasında yapılmıú her sözleúme, l A÷ustos 1914 tarihinde Osmanlı uyru÷u bulunmayan ba÷ıtlı tarafın uyru÷u bulundu÷u Müttefik Devletin yasaları uyarınca ve bu yasada öngörülen koúullar altında, ya oldu÷u gibi tutulacak ya da bozulacaktır. MADDE 305. Ba÷ıtlı Yüksek Tarafların ülkesinde, düúmanlar arasındaki iliúkilerde, süre aúımına, yasada öngörülen sürelere uyulmaması yüzünden dava açma hakkının sınırlanmasına ya da yitirilmesine iliúkin bütün süreler, ister savaúın baúlangıcından önce ister sonra iúleme÷e baúlamıú bulunsun, 29 Ekim 1914 tarihinden baúlayarak, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúine kadar ertelenmiú sayılacaktır; bu süreler, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konulmasından en erken üç ay sonra yeniden iúleme÷e baúlayacaktır. Bu hüküm, faiz ve kazanç [temettü] kuponlarının sunulması sürelerine ve ad çekme ile ya da baúka herhangi bir nedenle ödenmesi gerekli her türlü bonoların sunulma sürelerine uygulanacaktır. Japonya yasaları hükümleri nedeniyle, bu Madde ve 304. Madde ile aúa÷ıdaki Ek, Japon uyruklarıyla Osmanlı uyrukları arasında yapılmıú sözleúmelere uygulanMADDE 306. Düúmanlar arasındaki iliúkilerde, savaútan önce yapılmıú olan hiçbir ticaret senedi, salt kabul ya da ödeme için gerekli olan süre içinde sunulmamıú olması, ya da ödenmemøúbulunması yüzünden, ya da savaú sırasında çekicilerle178 yükleneceklere179 kabul etmeme ya da ödememe bildirisinde bulunulmaması nedeniyle, ya da protestoda bulunulmamıú olmasından, ya da baúka herhangi bir iúlemi yerine getirmemiú olması yüzünden, geçersiz sayılmayacaktır. Bir ticaret senedinin kabulü ya da ödenmesi için sunulması gerekli olan süre, ya da kabul edilmeme ve ödenmemenin çekicilerle yükleneceklere bildirilmesi gerekli süre, ya da senedin protesto edilmesi için gerekli olan süre, savaú içinde geçmiúse ve senedi sunması, protesto etmesi ya da kabul edilmedi÷ini, ya da ödenmedi÷ini bildirmesi gereken taraf, savaú sırasında böyle bir davranıúta bulunmamıúsa, senedin sunulması, kabul edilmedi÷inin ya da ödenmedi÷inin bildirilmesi ya da protesto düzenlenmesi için, kendisine, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúinden baúlayarak, en az üç aylık bir süre tanınacaktır.
1920 çevirilerinde "287 ve 302 inci madde" denilmektedir. (Çevirenler) Fransızca metinde "tireurs", øngilizce metinde "drawers", øtalyanca metinde "traenti", 1920 çevirilerinde "keúideciler". (Çevirenler) 179 Fransızca metinde "endosseurs", øngilizce metinde "endorsers", øtalyanca metinde "giratari", 1920 çevirilerinde "cirantalar". (Çevirenler)
178 177

-90-

MADDE 307. Savaú sırasında, herhangi bir Osmanlı mahkemesince ya da yönetim makamınca, o sırada bir Müttefik Devlet uyru÷u bulunan bir kiúinin, ya da içinde bir Müttefik uyru÷unun iliúkisi bulundu÷u bir ortaklı÷ın çıkarlarına aykırı, ya da bu çıkarlara zarar verici nitelikte alınmıú bir mahkeme kararı ya da buyrulan yürütme önlemleri, bu [yabancı] uyru÷un baúvurması üzerine, 287. Maddede öngörülen Hakemlik Komisyonunca yeniden gözden geçirilebilecektir. Böyle bir durumda, taraflar, olabilirse ve hakgözetirli÷e uygun düúerse, Osmanlı makamınca buyrulan yürütme önleminden ya da alınan mahkeme kararından önceki duruma getirileceklerdir; buna olanak bulunamazsa, mahkeme kararı ya da yürütme önlemi nedeniyle zarar görmüú olan Müttefik Devlet uyru÷u, Hakemlik Komisyonunun hakgözetirli÷e uygun bulaca÷ı ödence [tazminat] alabilecek ve bu ödencenin ödenmesi de Osmanlı Hükümetine düúecektir. Bir sözleúme, ister taraflardan birinin sözleúme hükümlerinden birini yerine getirmemesi yüzünden, ister sözleúmede yer alan bir hakkın kullanılması sonucu bozulmuú olursa, zarar gören taraf, Hakemlik Komisyonuna baúvurabilecektir. Bu Komisyon, zarar gören tarafa, ödence [tazminat] tanıyabilece÷i gibi, hükümsüz duruma gelmekle zarara u÷rayan Türkiye'deki hakların, iúin koúulları bunu hakgözetirli÷e uygun ve olanaklı kılmaktaysa, her kezinde bunların onarılmasına da karar verebilecektir. Türkiye, bu madde hükümleri gere÷ince, geri verme ya da onarma iúlemlerinden zarar görecek üçüncü kiúilere ödence verecektir. MADDE 308. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konulmasından önce, bir yandan Müttefik Devletlerin, ya da ülkesi Türkiye'den ayrılmıú yeni Devletlerin uyru÷u bulunan, ya da sonradan uyru÷u olan kiúiler ile, öte yandan Osmanlı uyrukları arasında yapılmıú sözleúmelere iliúkin bütün sorunlar, taraflardan birinin uyru÷u bulundu÷u Müttefik Devletin ya da yeni Devletin ulusal mahkemelerince ya da konsolosluk mahkemelerince karara ba÷lanacaktır; Osmanlı mahkemeleri bu konuda yetkili olmayacaklardır. MADDE 309. Bir Müttefik Devletin ya da ülkesi Türkiye'den ayrılmıú yeni bir Devletin ulusal ya da konsolosluk mahkemelerinin kararı ile, 287. Maddede öngörülen Hakemlik Komisyonu kararları, iúbu Andlaúma hükümleri gere÷ince yetkili iseler, Türkiye'de kesin yargı kararı gücünde sayılacak ve yürütme buyrultusuna (exequatur] gerek görülmeden yürütülecektir. EK I. GENEL HÜKÜMLER 1. 304. Maddeden 306. Maddeye kadar180 olan maddeler anlamında ve iúbu Ek hükümlerince, bir sözleúmede taraf olan kiúilerin aralarında ticaret yapmaları eylemsel olarak olanaksız duruma gelmiú, ya da taraflardan birinin ba÷lı bulundu÷u yasalar, kararnameler ya da tüzükler (yönetmelikler) gere÷ince yasaklanmıú, ya da yasadıúı olmuú ise, bu kiúiler, bu ticaretin eylemsel olarak olanaksız duruma geldi÷i, ya da . herhangi bir biçimde yasaklandı÷ı, ya da yasa-dıúı oldu÷u günden baúlayarak, düúman sayılacaklardır.
180

1920 çevirilerinde “304 ve 306 mcı maddeler" .(Çevirenler)

-91-

2. Müttefik Devletlerce savaú sırasında çıkartılan ulusal yasalar, kararnameler ve tüzükler (yönetmelikler) ile, sözleúme hükümlerinin uygulanması saklı kalmak koúuluyla: a) emlâkin, taúınır ya da taúınmaz malların, ya da kiúisel malların baúkasına geçirilmesi amacını güden sözleúmelerde, emlâkin aktarılması ya da eúyanın teslimi, taraflar düúman olmazdan önce yapılmıúsa, bu sözleúmeler; b) kira sözleúmeleri, toprak ve yapı kiralama sözverisi sözleúmeleri181; c) øpotek, rehin ve taúınmaz mal güvencesi sözleúmeleri182; d) øúbu Andlaúmada öngörülen ayrıcalıklara [imtiyazlara] iliúkin tüm özel hükümler saklı kalmak koúuluyla, özel kiúiler ve ortaklıklarla Devlet, iller, belediyeler ile benzen yönetim tüzel kiúileri arasındaki sözleúmeler, ve Devletçe ya da illerce, belediyelerce ya da baúka benzeri yönetim tüzel kiúilerince verilen ayrıcalıklar, yürürlükte kalacaktır. Böylece yürürlükte tutulan sözleúmelerin yerine getirilmesi, ekonomik koúullardaki de÷iúiklikler yüzünden, taraflardan birine önemli bir zarar verecekse, 287. Maddede öngörülen Hakemlik Komisyonu, zarar gören tarafın istemesi üzerine, kendisine zararı onarmak için hakgözetirli÷e uygun bir ödence [tazminat] hükmedebilecektir. II. BøRTAKIM SÖZLEùME TÜRLERøNE ÖZGÜ HÜKÜMLER: De÷erli kâ÷ıtlar [tahviller] ve Ticaret Borsalarındaki Durumlar183 3. a) Tanınmıú de÷erli kâ÷ıtlar [tahviller] ya da ticaret borsalarınca, savaútan önce özel bir düúman kiúinin yapmıú oldu÷u sözleúmelerin tasfiyesini öngören ve savaú sırasında yapılmıú kurallarla, bu kuralların uygulanması için alman önlemler Ba÷ıtlı Yüksek Taraflarca úu çekincelerle do÷rulanır: 1. øúlemin sözü edilen borsaların yönetim kurallarına ba÷lı olaca÷ının açıkça belirtilmiú olması; 2. Bu kuralların herkes için zorunlu bulunması; 3. Tasfiye koúullarının hakgözetirli÷e ve akla uygun olmuú bulunması; b) 31 Temmuz 1914'de, Liverpool Pamuk Birli÷i'nin kararı üzerine, pamuk üzerinde yapılan, süreye ba÷lanmıú iúlemlerin tasfiyesi do÷rulanmıútır.

Bu fıkranın Fransızcası, "leú baux, locations et promesses de location"; Ingilizcesi, "leases and agreements fpr leases of land and houses", Italyancası, “gli affitti, le locazioni o promesse di locazioni". Matbaai- Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "bedelat-ı icar ve icarat ve mevid-i icar"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "icar, isticar, vaad-i icar mukavele ve senedatı". (Çevirenler) 182 Bu fıkranın Fransızcası, "leú contrats d'hypotheque, de gage et de nantissement"; øngilizcesi, "contracts of mortgage, pledge, ör lien"; øtalyancası, "i contratti d'ipoteca, di peagno e di garanzia reale". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde, "ipotek (vefaen beyi) ve rehin ve nantisman mukaveleleri"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde, "rehin, vedia ve emanet mukaveleleri"..(Çevirenler) 183 Fransızcası, "Positions dans leú bourses de valeurs et de commerce"; øngilizcesi, "Stock exchange and commercial exchange contracts"; øtalyancası, "Pozisioni nelle borse di titoli e di merci". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Tahvilât ve ticaret borsalarındaki vaziyetler"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Esham ve ticaret borsalarında vaziyet". (Çevirenler)

181

-92-

Rehin 4. Bir düúmanın borcunun güvencesi olarak verilmiú bir rehinin, borcun ödenmemesi durumunda, satılıúı, rehin sahibine haber verilememiú olsa bile, alacaklı iyi niyetle davranmıú ve gerekli önlemleri alma÷a özen göstermiú ise, geçerli sayılacak ve böyle bir durumda, rehin sahibi, rehinin satıúı yüzünden hiçbir hak isteminde bulunamayacaktır. Ticaret senetleri 5. Bir kiúi, ister savaútan önce ister savaú sırasında, düúman olan bir baúka kiúice kendisine karúı olan bir yükümlülükten ötürü bir ticaret senedinin ödenmesini yüklenmiú ise, bu öteki kiúi, savaú durumunun baúlamasına karúın, yükümlülü÷ünün sonuçlarına karúı birinci kiúiyi güvence altına almak zorunlu÷undadır. III. SøGORTA SÖZLEùMELERø 6. Aúa÷ıdaki paragrafların hükümleri, Türkiye ile ticaretin yasaklandı÷ı zaman, yalnız Osmanlı uyruklarıyla, onlarla sigorta ve yeniden-sigorta184 yapmıú olan Müttefik Devletler uyrukları arasındaki sözleúmelere uygulanacaktır. Bu hükümler, Müttefik Devletler uyrukları olsalar bile, iúbu Andlaúma gere÷ince Türkiye'den ayrılan bir toprak üzerinde yerleúmiú olan ortaklıklar ya da özel kiúiler ile Osmanlı uyrukları arasında yapılmıú sözleúmelere uygulanmayacaktır. Aúa÷ıdaki paragraflardaki hükümlerin uygulanmaması durumunda, sigorta ve yenidensigorta185 sözleúmeleri, 304. Madde hükümlerine ba÷lıdır. Yangına karúı sigortalar 7. Emlâke iliúkin olup, bu emlâkte çıkarları bulunan bir kiúi ile, sonradan düúman olan bir kiúi arasında yapılan yangın sigortası sözleúmeleri, savaúın baúlamasıyla, ya da o kiúinin düúman olması yüzünden, ya da taraflardan birinin savaú sırasında ya da savaútan sonra üç aylık bir süre içinde sözleúme hükümlerinden birini yerine getirmemesi yüzünden, sona erdirilmiú sayılmayacaklardır; ancak, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konmasından üç ay sonraki yıllık ilk prim ödemesi zamanının gelmesinden baúlayarak sona erdirilecektir. Ödenme süresi savaú sırasına rastlayan ödenmemiú primler, ya da savaú sırasında u÷ranılan zararlara iliúkin istemler için bir ödeme biçimi185 saptanacaktır. Yönetimsel ya da yasal bir iúlem sonucunda, savaútan önce yapılmıú bir yangın sigortası, savaú sırasında ilk sigortacıdan baúka bir sigortacıya aktarılmıú ise, bu aktarma tanınacak ve
184 Fransızca metinde, "rdassurance"; øngilizce metinde "reinsurance"; øtalyanca metinde "riassicurazio-ne". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde bu sözcük atlanmıútır; oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "akd veya tecdit edilen sigorta mukavelenameleri" denilmektedir. (Çevirenler) 185 Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "tekrar sigorta (re"assurance)"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "akd veya tecdit edilmiú sigorta mukavelenameleri" denilmektedir. (Çevirenler) 186 Fransızca metinde "re’glement" sözcü÷ü, Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "talimatname", Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "nizamname" biçiminde çevrilmiútir. Oysa, burada "ödeme" anlamında kullanılan bu sözcük, øngilizce metinde "settlement", ttalyanca metinde "sistemazione" sözcükleri ile karúılanmaktadır. (Çevirenler)

-93-

ilk sigortacının sorumlulu÷u, aktarma gününden baúlayarak sona ermiú sayılacaktır. Bununla birlikte, ilk sigortacının istemesi üzerine, kendisine aktarma koúulları konusunda tam bilgi verilmesine hakkı bulunacak ve bu koúulların hak-gözetirli÷e uymadı÷ı anlaúılacak olursa, hakgözetirli÷e ııyguri duruma getirilmesi için gerekli biçimde de÷iútirilecektir. Ayrıca, sigortalının, ilk sigortacı ile anlaúarak, istem gününden baúlamak üzere, sözleúmeyi ilk sigortacıya yeniden aktarma÷a da hakkı olacaktır. Yaúam [hayat] sigortaları 9. Bir sigortacı ile, sonradan düúman olan bir kimse arasında yapılmıú yaúam [hayat] sigortası sözleúmeleri, savaúın baúlaması ya da bu kimsenin düúman durumuna girmesi yüzünden sona erdirilmiú sayılmayacaktır. Bir önceki fıkra uyarınca sona erdirilmiú sayılmayan bir sözleúme gere÷ince, savaú sırasında ödenmesi gerekli olmuú herhangi bir para tutarının, savaútan sonra, ödenmesi istenebilecektir. Bu para tutarına, ödenmesi gerekli oldu÷u tarihten ödeme gününe kadar, yıllık % 5 faiz eklenecektir. Sigorta ücretlerinin (primlerinin) ödenmemesi, ya da sözleúme hükümlerinin yerine getirilmemesi yüzünden, bir sözleúme savaú sırasında geçersiz duruma düúmüúse, sigortalının ya da vekillerinin ya da hak sahiplerinin, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriúinden baúlayarak oniki aylık bir süre içinde her an, sigorta senedinin (poliçesinin) geçersiz ya da sona erdirilmiú sayıldı÷ı günkü de÷erini sigortacıdan isteme÷e hakları olacaktır. 10. Yaúam sigortası sözleúmeleri, sonradan düúman olan bir ülkede yerleúmiú bir sigorta ortaklı÷ının bir úubesince yapılmıúsa, bu sözleúmenin içinde tersine herhangi bir hüküm yoksa, sözleúmeler, yerel yasalara göre iúlem göreceklerdir; ancak, sigortacının, sigortalıdan ya da temsilcilerinden, sözleúmenin kendi hükümlerine ve yapıldı÷ı sırada yürürlükte olan yasalara ve anlaúmalara aykırı olarak, savaú sırasında alınmıú önlemlerin uygulanmasıyla, yapılan iúlemler üzerine ya da zorunlu olarak yapılan ödemelere iliúkin paraların geri verilmesini istemek hakkı olacaktır. 11. Sözleúmeye uygulanabilecek yasanın, primler ödenmemiú olsa bile, sigortalıya sözleúmenin hükümsüzlü÷ü bildirilinceye kadar, sigortacıyı, sözleúmeye göre yükümlü sayma÷ı sürdürdü÷ü durumlarda, sigortacı, bu haberi savaú nedenleriyle verememiú ise, sigortalıdan, ödenmemiú primleri, yılda % 5 faizleri eklenmiú olarak almak hakkına sahip olacaktır187.
Bu fıkranın Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerine uymayan, Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerindeki çevirisi úöyledir: "Bilcümle ahvalde kontratoya tatbiki kaabil olan kanun hükmüne tevfikan sigortacı primlerin adem-i tediyesine ra÷men kontratonun hükümsüzlü÷ünü sigorta edilmiú olan kimseye ihbar edinceye kadar, sigorta edilen úahsa karúı ba÷lı kalırsa bu ihtar ancak hal-i harpten dolayı icra edilemedi÷i takdirde sigortacı tediye edilmemiú olan primleri senevi yüzde beú faiz zammiyle ol úahıstan istihsal etmek hakkını haiz
187

olacaktır."
Oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinleri, yabancı dillerdeki metinlere daha uygun olarak çevrilmiútir: "Mukavelenameye kaabil-i tatbik bulunan kanun mucibince sigorta eden, bedelâtın adem-i tediyesine ra÷men, sigorta edilmiú olan mukavelenin infisahı tebli÷ edilinceye kadar mukavele ahkâmı ile ba÷lı kaldı÷ı ahvalde, hal-i harb dolaıysıyla iúbu tebligatı icra edemedi÷i takdirde sigorta olandan tediye edilmemiú bedelâtı senevi yüzde beú fazlasıyla taleb etmek hakkını haiz bulunacaktır." (Çevirenler)

-94-

12. 9. paragraftan 11. paragrafa kadar olan paragrafların uygulanması bakımından, yaúam sigortası sözleúmesi sayılacak sözleúmeler, iki tarafın karúılıklı yükümlülüklerini hesaplamak için, insan yaúantısının olasılıklarına dayanan ve bunların faiz tutarları eklenerek hesaplanan sigorta sözleúmeleridir. Deniz sigortaları 13. Bir sigortacı ile, sonradan düúman olmuú bir kiúi arasında yapılan ve gerek süreyi gerekse yolculu÷u göz önünde tutan sigorta senetlerini [poliçelerini] de içermek üzere, deniz sigortası sözleúmeleri -sözleúmede öngörülen riskin düúman olmadan daha önce baúlamıú olması durumu dıúında- bu kiúinin düúman oldu÷u andan baúlayarak sona erdirilmiú sayılacaktır. Risk henüz iúlemeye baúlamamıúsa, prim olarak ya da baúka biçimde ödenen paralar sigortacıdan geri alınabilecektir. Riskin iúleme÷e baúladı÷ı durumlarda, bir taraf düúman durumuna geçmiú olsa da, sözleúme geçerli sayılacak ve sözleúme gere÷ince gerek prim olarak, gerekse zarar karúılı÷ı olarak ödenmesi gereken paralar iúbu Andlaúmamn yürürlü÷e konulmasından sonra istenebilecektir. Savaúan Devletler uyruklarının savaútan sonra ödenmiú, savaú öncesi ödenmesi gereken alacakları için faiz ödenmesi konusunda bir sözleúme imzalanmıúsa, deniz sigortası sözleúmesi gere÷ince ödenmesi gereken zararlar söz konusu oldu÷unda, bu faiz, bu zararların ortaya çıktı÷ı tarihten baúlayarak bir yıllık süre geçtikten sonra iúleyecektir. 14. Sonradan düúman olmuú bir sigortalıyla yapılmıú hiçbir deniz sigortası sözleúmesi, sigortacının uyru÷u bulundu÷u Devletin ya da bu Devletin Müttefiklerinin savaú eylemlerinden do÷an deniz zararlarını da kapsarmıú gibi sayılmayacaktır. Sonradan düúman olan bir sigortacı ile, savaútan önce bir deniz sigortası sözleúmesi yapmıú olan bir kiúinin, savaú baúladıktan sonra, düúman olmayan bir sigortacıyla aynı riskleri kapsayan yeni bir sözleúme yaptı÷ı kanıtlanacak olursa, yeni sözleúme, yapıldı÷ı günden baúlayarak, ilk sözleúmenin yerine geçmiú sayılacak ve ödenmesi gereken primler, ilk sigortacının sözleúme nedeniyle ancak yeni sözleúme yapılıncaya kadar sorumlu bulunabilece÷i ilkesine dayanılarak, hesaplanacak ve ödenecektir. Baúka sigortalar 16. 7. paragraftan 15. paragrafa kadar olan paragraflarda söz konusu edilen sözleúmeler dıúında, savaútan önce bir sigortacı ile, sonradan düúman olan bir kiúi arasında yapılan sigorta sözleúmeleri, aynı taraflar arasında, sözü edilen paragraflar gere÷ince, yangına karúı sigorta sözleúmeleriyle, her bakımdan, aynı biçimde iúlem görecektir.

-95-

Yeniden-sigortalar188 [Reassurances] 17. Düúman olmuú bir kiúiyle yapılmıú yeniden-sigorta [reassurance] sözleúmelerinin tümü, bu kiúinin, düúmana dönüúmesi yüzünden sona erdirilmiú sayılacaktır; ancak, yaúama ya da denize iliúkin ve savaú öncesinde iúleme÷e baúlamıú riskler durumunda, bu riskler yüzünden yapılması gereken ödemelerin savaútan sonra alınması hakkına dokunulmamıú olacaktır. Bununla birlikte, yeniden-sigorta edilmiú kiúi saldırı nedeniyle baúka bir yeniden-sigorta eden sigortacı bulmak olana÷ından yoksun bırakılmıúsa, sigorta sözleúmesi, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konulmasından baúlayarak üç aylık bir sürenin geçmesine kadar yürürlükte kalacaktır. Bu paragraf uyarınca bir yeniden-sigorta sözleúmesi bozulacak olursa, taraflar arasında hem ödenen ya da ödenebilecek primler, hem savaútan önce iúleme÷e baúlamıú olabilecek yaúam ve deniz riskleri için u÷ranılan zararların sorumlulu÷una iliúkin bir hesap açılacaktır. 9. paragraftan 15. paragrafa kadar olan paragraflarda sözü edilenlerden baúka riskler için, hesaplar tarafların düúman oldukları tarihten baúlayarak ve bu tarihten beri u÷ranılan zararlar için yapılan istemler dikkate alınmaksızın, tutulacaktır. 18. 17. paragrafın hükümleri, yaúam ve deniz riskleri dıúında bir sigorta sözleúmesinde sigortacının kabul etti÷i özel risklere iliúkin ve tarafların düúman oldukları gün varolan yeniden-sigortaları da kapsamaktadır. 19. Özel sözleúme ile yapılmıú ve genel bir yeniden-sigorta anlaúmasında yer almamıú bir yaúam sigortası sözleúmesinin yeniden-sigorta edilmesi yürürlükte kalacaktır. 20. Bir deniz sigortası sözleúmesinin savaútan önce yapılmıú yeniden-sigorta edilmesinde, yeniden-sigorta eden kiúiye aktarılmıú risk -bu risk savaúın baúlamasından önce iúler duruma gelmiúse- geçerli olmayı sürdürür ve sözleúme savaú baúlamıú olsa da, yürürlükte kalır. Yeniden-sigorta sözleúmesi gere÷ince, gerek prim gerek u÷ranılan zarar karúılı÷ı ödenmesi gereken paralar, savaútan sonra da alınabilecektir. 21. 14. ve 15. paragrafların hükümleriyle, 13. paragrafın son fıkrası, deniz risklerine iliúkin yeniden-sigorta sözleúmelerine uygulanacaktır. KESøM VI. ORTAKLIKLAR VE AYRICALIKLAR MADDE 310. 29 Ekim 1914'den189 önce Osmanlı Hükümetince ya da herhangi bir Osmanlı makamınca, iúbu Andlaúma gere÷ince Osmanlı kalan topraklar üzerinde verilmiú ayrıcalıklardan ve 294.
Fransızca metinde "Reassurances", øngilizce metinde "Reinsurance", øtalyanca metinde "Riassicurazioni". 1920 Türkçe çevirilerinde "Mükerrer sigortalar". (Çevirenler) 189 Prof. Erim, Konya-dolayısıyla Matbaa-i Âmire-metinlerinde "1912" yazılı oldu÷unu belirtiyor; oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde, Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlere uygun olarak, “1914” denilmektedir. (Çevirenler)
188

-96-

Madde uyarınca Maliye Komisyonunun kendilerine verebilece÷i ayrıcalıklardan yararlanan Müttefik uyrukları ile Müttefik gruplarının, ya da uyruklarının denetimi altındaki ortaklıkların, 29 Ekim 1914'den önce yapılmıú olmak koúuluyla, ayrıcalık sözleúmelerinden ve ondan sonraki anlaúmalardan do÷an haklarının tümü, sözü geçen Hükümetçe ya da makamlarca, 287. Madde hükümlerinin uygulanmasıyla190, kendilerine geri verilecektir. Osmanlı Hükümeti, bu sözleúmeleri ve anlaúmaları, yeni ekonomik koúullara uydurmayı ve ayrıca bunların süresini, 29 Ekim 1914 tarihi ile iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e giriú tarihi arasında geçen süreye eúit bir süre için uzatmayı yükümlenir. Osmanlı Hükümeti ile anlaúmazlık durumunda, bu anlaúmazlık 287. Maddede öngörülen Hakemlik Komisyonuna sunulacaktır191. Yukarıdaki fıkrada belirtilen haklara zarar verebilecek, 29 Ekim 1914’den sonra çıkarılan yasal ya da baúka nitelikte her çeúit hüküm ile, bu tarihten sonra verilen bütün ayrıcalıkların ya da anlaúmaların, Osmanlı Hükümetince hükümsüz ve geçersiz oldu÷u bildirilecektir. Bu Maddede sözü edilen ayrıcalık sahipleri, Maliye Komisyonunun olumlu görüúü üzerine, sözleúmeyle elde edebilecekleri ödence [tazminat] karúılı÷ında, savaú sırasında u÷radıkları zarar ya da ziyan için, Hakemlik Komisyonunca 287. Maddede saptanan koúullar altında, kendilerine tanınan ödencenin tümünden ya da bir bölümünden vazgeçebileceklerdir. MADDE 311. Baúlıca Müttefik Devletlerden birinin yetkesine [otoritesine] ya da korumanlı÷ına [vesayetine] konulmak üzere Türkiye'den ayrılan topraklarda, 29 Ekim 1914’den önce Osmanlı Hükümeti ya da herhangi bir yerel Osmanlı makamınca kendilerine ayrıcalık tanınmıú Müttefik uyrukları ile Müttefik gruplarının ya da uyruklarının denetimi altındaki ortaklıkların usulüne uygun olarak elde ettikleri haklar, ilgili Devletçe tümüyle oldu÷u gibi korunacaktır; sözü geçen Devlet, kendilerine verilen güvenceleri oldu÷u gibi tutacak ya da eúde÷erde güvenceler verecektir. Bununla birlikte, sözü geçen Devlet bu ayrıcalıklardan herhangi birinin sürdürülmesinin kamu çıkarlarına aykırı oldu÷u kanısında olursa, toprakların kendi yetkesi [otoritesi] ya da korumanlı÷ı [vesayeti] altına geçti÷i tarihten baúlayarak altı aylık bir süre içinde, bu ayrıcalı÷ı satın almak ya da de÷iútirilmesini önermek yetkisine sahip olacaktır; bu durumda, ayrıcalık sahibine, aúa÷ıdaki hükümler uyarınca, hakgözetirli÷e uygun bir ödence vermekle yükümlü olacaktır. Yukarıda öngörülen ödencenin [tazminatın] tutarı üzerinde dostça bir anlaúmaya varılamazsa, bunun saptanması üç üyeden kurulu hakemlik mahkemelerine bırakılacaktır: üyelerden biri, ayrıcalık sahibinin -ya da söz konusu bir ortaklıksa- anaparanın ço÷unlu÷una sahip olanların uyru÷u bulundukları Devletçe atanacaktır; ikinci üye, ilgili toprak üzerinde yetkesini kullanan Hükümetçe atanacaktır; üçüncü üyeyi ise, ilgililer arasında anlaúma olmazsa, Milletler Cemiyeti Konseyi atayacaktır. Hem hukuka hem de hakgözetirli÷e göre dâvaya bakacak olan mahkeme, sonraki paragrafta da gösterildi÷i gibi, sözleúmenin duruma uydurularak korunması temeli üzerinden tüm de÷erlendirme ö÷elerini göz önünde tutacaktır192.
Prof. Erim, Konya -dolayısıyla Matbaa-i Âmire- metinlerinde bu son tümceden söz edilmedi÷ini belirtiyor. Oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "287 nci maddenin ahkâmına tevfikan" denilmektedir. (Çevirenler) 191 Prof. Erim, bu son tümcenin Konya -Matbaa-i Âmire- çevirisinde bulunmadı÷ını haklı olarak belirtmektedir. Oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde úöyle denilmektedir: “Hükümet-i Osmaniye ile ihtilâf zuhurunda, ihtilâf 287 nci maddede musarrah Hakem Komisyonuna havale olunacaktır." (Çevirenler) 192 Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinin bu fıkrasında da, sonuncu fıkradaki "yeni ekonomik koúullar" ("úerait-i iktisadiye-i cedide") deyimi kullanılmaktadır. Oysa, Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlerde bu deyim olmadı÷ı gibi, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde de yoktur. (Çevirenler)
190

-97-

Ayrıcalık oldu÷u gibi kalacaksa, iúbu Maddenin ikinci fıkrasında öngörülen sürenin bitiminden sonra altı aylık bir süre içinde, ayrıcalık sahibi, sözleúmenin yeni ekonomik koúullara uydurulmasını istemek hakkına sahip olacak ve ilgili Hükümetle do÷rudan do÷ruya bir anlaúmaya varamazsa, karar, yukarıda sözü edilen mahkemeye bırakılacaktır. MADDE 312. øster 1913'de Balkan Savaúları sonunda ister iúbu Andlaúma ile Türkiye'den ayrılmıú olan 311. Maddede belirtilenlerin dıúındaki- topraklarda, bu toprakları kesinlikle elde etmiú durumunda olan Devlet, 311. Maddenin l. fıkrasında söz konusu olan ayrıcalık sahiplerine ve sözleúmelerden yararlananlara karúı, Türkiye'nin haklarını ve yükümlülüklerini hukukça193 üzerine alacak ve bunlara tanınan güvenceleri kendilerine saklı tutacak ya da bunların yerine eúde÷erde baúkalarını tanıyacaktır. Bu yerini alma194, topra÷ı edinmiú Devlet bakımından, toprak aktarmasını öngören Andlaúmanm yürürlü÷e konması tarihinden baúlayarak, geçerli olacaktır. Sözü geçen Devlet, ara verilmeden, ayrıcalıkların iúletilmesi ve sözleúmelerin yerine getirilebilmesi için yararlı bütün önlemleri alacaktır Bununla birlikte, iúbu Andlaúma yürürlü÷e konulur konulmaz, sözü edilen ayrıcalıkların ve sözleúmelerin hükümlerini bu Devletlerin yasalarına ve yeni ekonomik koúullara uygun duruma getirmek amacıyla ortaklaúa bir anlaúmaya varılmak için, [söz konusu topra÷ı] edinmiú olan Devletlerle ayrıcalıklardan ve sözleúmelerden yararlananlar arasında görüúmeler baúlayabilecektir. Altı ay içinde bir anlaúmaya varılamazsa, Devlet ya da yararlananlar, bu konudaki anlaúmazlıklarını, 311. Maddede gösterilen biçimde kurulmuú bir hakemlik mahkemesine sunabileceklerdir. MADDE 313. 311. ve 312. Maddelerin uygulanması, kâ÷ıt-para çıkarmak hakkına iliúkin olarak ödence [tazminat] verilmesine yol açmayacaktır. MADDE 314. Müttefik Devletler, Türkiye'den ayrılan topraklarda, Osmanlı Hükümetince ya da yerel Osmanlı makamlarınca, 29 Ekim 1914’den sonra verilmiú ayrıcalıkların ve bu tarihten sonraki ayrıcalık aktarmalarının geçerlili÷ini tanımak zorunlulu÷unda olmayacaklardır. Bu ayrıcalıkların ve ayrıcalık aktarmalarının geçersizli÷i bildirilebile-cek ve bunların sona erdirilmesi ödence verilmesine yol açmayacaktır. MADDE 315. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e kondu÷u tarihe kadar, Osmanlı Hükümetince, 30 Ekim 1918'den beri verilmiú tüm ayrıcalıklar ya da bir ayrıcalık içindeki haklarla, l A÷ustos 1914'den beri Alman, Avusturya'lı, Macar, Bulgar ya da Osmanlı uyrukları ya da bunların denetimindeki ortaklıklar yararına verilen tüm ayrıcalıklar, ya da bir ayrıcalık içindeki haklar sona erdirilmiútir. MADDE 316. a) Osmanlı yasasına uygun olarak kurulmuú, Türkiye'de çalıúan ve Müttefik uyruklarının denetiminde olan, ya da olacak olan, her ortaklık, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e girmesinden baúlayarak beú yıl içinde, mallarını, haklarını ve çıkarlarını bir Müttefik Devlet
Fransızca metinde "de plein droit", øngilizce metinde "ipso facto"; øtalyanca metinde ve 1920 Türkçe çevirilerinde bu sözcük karúılı÷ı yoktur. (Çevirenler) 194 Fransızca metinde "subrogation", øngilizce metinde "succession", øtalyanca metinde "surrogazione". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "kaimiyet"; Vakit vePeyam-ı Sabah metihlerinde "kaymakamlık" denilmektedir. (Çevirenler)
193

-98-

yasasına göre kurulmuú ve bu Devletin uyruklarının denetiminde olan herhangi bir baúka ortaklı÷a aktarmak hakkına sahip olacaktır. Mallar195 kendisine aktarılan ortaklık, eski ortaklı÷ın Osmanlı yasası altında yararlanmakta oldu÷u ve iúbu Andlaúma gere÷ince yararlanmıú olabilece÷i hakların ve ayrıcalıkların tıpkısından, eskiden borçlu oldu÷u yükümlülükleri yerine getirmek koúuluyla, yararlanmayı sürdürecektir. Osmanlı Hükümeti, Müttefik uyruklu÷undaki ortaklıkların Türkiye'de ayrıcalıklardan ya da sözleúmelerden yararlanmalarını sa÷layacak biçimde yasalarını de÷iútirmeyi yükümlenir. b) Osmanlı yasasına göre kurulmuú ve Türkiye'den ayrılmıú topraklar üzerinde çalıúan ve Müttefik uyruklarının denetiminde olan, ya da olacak olan, her ortaklık, aynı süre içinde, mallarını, haklarını ve çıkarlarını, gerek sözü edilen toprak üzerinde yetkesini [otoritesini] kullanan, gerek ortaklı÷ı denetimleri altında tutanların uyruklu÷unda bulundu÷u Müttefik Devletlerden birinin yasasına göre kurulmuú herhangi bir baúka ortaklı÷a aktarmak hakkına sahip olacaktır. Mallar, haklar ve çıkarlar196 kendisine aktarılan ortaklık, eski ortaklı÷ın, iúbu Andlaúma hükümlerinin kendisine tanıdıklarını da içermek üzere, yararlandı÷ı hakların ve ayrıcalıkların tıpkısından yararlanacaktır. c) Türkiye'de, bu maddenin a) paragrafı gere÷ince kendilerine Osmanlı ortaklıklarının malları, hakları ve çıkarları aktarılmıú olan Müttefik Devletler uyruklu÷undaki ortaklıklar ve Türkiye'den ayrılan topraklarda bu maddenin b) paragrafı gere÷ince kendilerine Osmanlı ortaklıklarının malları, hakları ve çıkarları aktarılmıú olan Müttefik gruplarınca ya da uyruklarınca denetlenen Osmanlı uyru÷u ortaklıklar ile, sözü edilen toprak üzerinde yetkesini [otoritesini] kullanan Devletten baúkasının uy-ruklu÷undaki ortaklıklara, Türkiye'de Osmanlı uyruklu÷unda olan ya da Türkiye'den ayrılmıú topraklarda, bu toprak üzerinde yetkesini kullanan Devletin uyru÷u olan benzeri ortaklıklara uygulanan yasalardan ya da benzeri hükümlerden, ya da vergilerden, harçlardan ya da yükümlülüklerden daha a÷ırları yüklenemez. d) øúbıı Maddenin a) ve b) paragrafları gere÷ince, kendilerine Osmanlı ortaklıklarının malları, hakları ve çıkarları aktarılacak olan ortaklıklardan, bu aktarma yüzünden hiçbir özel vergi alınmayacaktır. KESøM VII. GENEL HÜKÜM MADDE 317. øúbu Bölüm ile VIII. Bölüm (Malî Hükümler) bakımından, "Müttefik Devletler uyrukları" deyimi úunlara uygulanır: 1. Bir Müttefik Devletin, ya da bir Müttefik Devlet koruyuculu÷u altındaki bir Devletin ya da ülkenin ortaklıklarını ve kurumlarını da içermek üzere, bütün uyruklarına; 2. Ellerindeki koruma belgesi l A÷ustos 1914'den önceki bir tarihli olan Müttefik Devletlerin koruyuculu÷u altındaki kiúilere; 3.
195

Müttefik gruplarının ya da Müttefik uyruklarının denetiminde olan, ya da içlerinde

Fransızca metinde “les biens", øngilizce metinde "property, rights and interests", øtalyanca metinde "i beni", Matbaa-iÂmire, Konya ve Erim metinlerinde "emval"; Vakit vcPeyam-ı Sabah metinlerinde "emval ve emlâk" denilmektedir. (Çevirenler) 196 Fransızca metinde “les biens, droits et interets", øngilizce metinde "the property, rights and interests", øtalyanca metinde "i beni, diritti e interessi". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde yalnız "emval", Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "emval ve emlâk" denilmektedir. (Çevirenler)

bu grupların ya da uyrukların l A÷ustos 1914'de ço÷unlukta bulundu÷u Osmanlı maliye, -99-

endüstri ve ticaret ortaklıklarına; 4. Müttefik Devletler uyruklu÷u ya da koruması altında bulunan kiúilerin ilgili bulundukları din ya da hayır vakıflarına ve ö÷retim kurumlarına. Müttefik Devletler, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konmasından baúlayarak bir yıllık bir süre içinde, kendi uyruklarının ilgili oldukları, ya da ço÷unluk payına sahip olduklarını sandıkları ortaklıkların, kurumların, ve vakıfların bir dizelgesini [listesini] Maliye Komisyonuna bildireceklerdir. B Ö L Ü M X. HAVA ULAùIMI MADDE 318. Müttefik Devletlerin uçakları197, Türkiye'nin karaları ve karasuları üzerinde uçmak ve konmak bakımından tam özgür olacaklar ve, özellikle karada ya da denizde kaza durumunda, Osmanlı uçakları ile aynı kolaylıklardan yararlanacaklardır. MADDE 319. Herhangi bir yabana ülkeye transit198 geçmekte olan Müttefik Devletlerin uçakları, Türkiye'nin, Baúlıca Müttefik Devletlerin onamı ile koyabilece÷i ve hem Osmanlı hem de Müttefik Ülkelerin uçaklarına aynı biçimde uygulanacak olan kurallara ba÷lı kalmak koúuluyla, Türkiye'nin karaları ve karasuları üzerinden, konmadan geçmek hakkından yararlanacaklardır. MADDE 320. Türkiye'de kurulmuú ve ulusal kamu ulaúımına açık olan hava alanları, Müttefik Devletler uyruklu÷undaki uçaklara da açık bulundurulacaktır; bu uçaklar, iniú ve yer düzenleri konusundaki vergilen de içeren, her çeúit vergiler bakımından Osmanlı uçakları ile eúit iúlem göreceklerdir. Yukarıda belirtilen hava alanlarından baúka, Türkiye, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e girmesinden baúlayarak bir yıllık süre içinde, Müttefik Devletlerce gösterilebilecek yerlerde, kendilerine, iúbu Madde hükümleri uygulanacak olan hava alanları kurmayı da yükümlenir. Müttefik Devletler, bu Madde hükümleri yerine getirilmezse, Türk toprakları ve karasuları üzerinden uluslararası hava ulaúımına olanak vermek için gereken bütün önlemleri almak haklarını saklı tutarlar. MADDE 321. Bu hükümler saklı kalmakla birlikte, 318., 319. ve 320. Maddelerde öngörülen, geçit, transit ve iniú hakları, Türkiye'nin çıkarmayı zorunlu görebilece÷i tüzük (yönetmelik) kurallarına uyulmasına ba÷lıdır; úu kadar ki, bunlar, Baúlıca Müttefik Devletlerin onamını almıú bulunacak ve ayırım gözetilmeksizin hem Osmanlı hem de Müttefik Devletler uçaklarına uygulanacaktır.
Fransızca metinde "aeYonefs", øngilizce metinde "aircraft", øtalyanca metinde "aeronavi". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "tayyare"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "sefain-i havaiye". (Çevirenler) 198 Fransızca metinde “in transit", øngilizce metinde “in transit", øtalyanca metinde “in transite", Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde “di÷er bir devletin arazisi üzerinden uçma suretiyle ecnebi bir memlekete gidecek..."; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "herhangi bir ecnebi memlekete giderler iken..." (Çevirenler) 199 Fransızca ve øngilizce metinlerde "national", øtalyanca metinde "nazionale", Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "beynelmilel"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "milli". (Çevirenler)
197

199

-100-

MADDE 322. Müttefik Devletlerden herhangi birince verilen ya da geçerli sayılan uyrukluk, uçuú belgeleri, yeterlik bröveleri ile lisanslar Türkiye'de tanınacak ve Türkiye'nin verdi÷i belgelere, brövelere ve lisanslara eúit sayılacaktır. MADDE 323. øç hava ticaret ulaúımı bakımından, Müttefik Devletler uyruklu÷undaki uçaklar, Türkiye'de, en çok gözetilen ulus iúleminden yararlanacaklardır. MADDE 324. Türkiye, Müttefik Devletlerin izni olmadıkça, 1914-1919 Savaúına kendi yanında katılmıú olan Devletlere200, bu Devletler Milletler Cemiyeti üyesi olmadıkça, ya da 13 Ekim 1919'da Paris'de, hava ulaúımı konusunda imzalanan Sözleúmeye katılmalarına izin verilmedikçe, 318. ve 319. Maddeden yararlanma hakkı tanımayacaktır. MADDE 325. Türkiye, Müttefik Devletlerin izni olmadıkça, 1914-1919 Savaúma kendi yanında katılmıú olan Devletlerin uyruklarına201, bu Devletler Milletler Cemiyeti Üyesi olmadıkça, ya da 13 Ekim 1919'da Paris'de, hava ulaúımı konusunda imzalanan Sözleúmeye katılmalarına izin verilmedikçe, sivil havacılık ulaúımına iliúkin hiçbir ayrıcalık ya da bir ayrıcalık içinde hak tanımayacaktır. MADDE 326. Türkiye, hava ulaúımı konusunda 13 Ekim 1919'da Paris'de imzalanan Sözleúmede saptandı÷ı biçimde, kendi toprakları üzerinde uçan Osmanlı uçaklarının fener ve iúaretlere iliúkin kurallara, hava kurallarına ve hava alanları üzerinde ve çerçevesindeki uçuú kurallarına uymasını sa÷layacak bütün önlemleri yürürlü÷e koyma÷ı yükümlenir. MADDE 327. Bu Bölüm hükümlerinin zorunlu kıldı÷ı yükümlülükler, Türkiye Milletler Cemiyetine kabul edilinceye, ya da 13 Ekim 1919‘da Paris'de imzalanan hava ulaúımı konusundaki Sözleúme hükümleri gere÷ince bu Sözleúmeye katılmasına izin verilinceye kadar, yürürlükte kalacaktır. B Ö L Ü M XI. LøMANLAR, SU YOLLARI VE DEMøRYOLLARI MADDE 328. Türkiye, kendisi ile sınırdaú olsun ya da olmasın, Müttefik Devletlerden herhangi birinin ülkesinden gelen ya da oraya giden kiúilere, mallara, gemilere202, arabalara, vagonlara ve
Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde, tam ters anlamda, úöyle denilmektedir: "Düvel-i Müttefika yanında 1914-1919 harbine giriúmiú olan hükümetler Cemiyet-i Akvama dahil olmadıkça..." Oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde, Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlere uygun olarak, úöyle çevrilmiútir: "Türkiye.,. 1914-1919 harbi esnasında kendisinin yanında harb etmiú olan Devletlere..." (Çevirenler) 201 Bakınız: Not 200. (Çevirenler) 202 Fransızca metinde "navires, bateaux", øngilizce metinde "vessels", øtalyanca metinde "navi e gallegi-anti" denilmektedir. Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "vapurlar, gemiler"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "sefain, gemiler". (Çevirenler)
200

-101-

posta hizmetlerine, kendi ülkesi üzerinden uluslararası transite en elveriúli yollardan, demiryolundan, ulaúıma elveriúli su yollarından ya da kanallardan transit özgürlü÷ü tanımayı yükümlenir; bu amaçla, karasularından geçiúe izin verilecektir203. Kiúilerden, mallardan, gemilerden204, arabalardan, vagonlardan ve posta hizmetlerinden hiçbir transit vergisi istenmeyece÷i gibi, bunlar gereksiz gecikmelere ve engellemelere u÷ratılmayacak, Türkiye'de vergiler ve kolaylıklar bakımından ve baúka her bakımdan ulusal iúlem göreceklerdir. Transit malları, her çeúit gümrük vergilerinden ya da benzeri vergilerden ba÷ıúık olacaktır. Transit taúınmasına uygulanan bütün vergiler ya da harçlar, trafik koúulları göz önünde tutularak akla uygun bir düzeyde olacaktır. Hiçbir borçlandırma, kolaylık ya da kısıtlama, do÷rudan do÷ruya ya da dolaylı olarak, bütün yolun herhangi bir kesimi üzerinde kullanılan ya da kullanılması gereken geminin ya da baúka bir taúıt aracının uyruklu÷una ya da sahibinin niteli÷ine ba÷lı bulunmayacaktır. MADDE 329. Türkiye, yolcuların gerçekten transit geçip geçmediklerini saptamak için gereken önlemler dıúında, ülkesinden geçen göçmenlerin gidiú ve geliúlerinde, taúıma iúletmeleri üzerinde herhangi bir denetleme zorunlu÷unu koymama÷ı ya da böyle bir denetlemeyi sürdürmeme÷i yükümlenir; ayrıca, bu amaçla düzenlenecek yönetim hizmetlerine hiçbir biçimde hiçbir gemicilik ortaklı÷ının ya da taúıma iúiyle ilgili hiçbir baúka örgütün, ortaklı÷ın ya da özel kiúinin karıúmasına ya da bu alanda do÷rudan do÷ruya ya da dolaylı olarak etkide bulunmasına izin vermeyecektir. MADDE 330. Türkiye205, ülkesinde yapılacak dıúalıma [ithalata] ya da dıúsatıma [ihracata] iliúkin olarak vergilerde, harçlarda ve yasaklamalarda ve, iúbu Andlaúmanm içerdi÷i özel hükümler saklı kalmak koúuluyla, ülkesine giren ya da ülkesinden çıkan malların ve kiúilerin taúınma koúullarında ve ücretlerinde, gerek giriú ya da çıkıú sınırı nedeniyle, gerek kullanılan -uçakları da içine almak üzere- taúıtın niteli÷i, mülkiyeti ya da bayra÷ı, gerek geminin, vagonun, uça÷ın ya da baúka taúıt aracının ilk çıkıú noktası ya da sınırdan önceki çıkıú noktası, son gidece÷i ya da arada u÷rayaca÷ı yer, izleyece÷i yol ya da mal boúaltaca÷ı yerler, gerek malların dıú ülkelerden getirildi÷i ya da dıú ülkelere gönderildi÷i limanın bir Osmanlı limanı ya da baúka herhangi bir yabancı limanı olması yüzünden, gerekse malların denizden, karadan ya da havadan dıú ülkelerden getirilmesi ya da dıú ülkelere gönderilmesi nedeniyle do÷rudan do÷ruya ya da dolaylı olarak bir ayırım ya da ye÷leme gözetmemeyi yükümlenir. Türkiye, özellikle Müttefik Devletlerden herhangi birinin limanları, gemileri zararına, Osmanlı limanlarına, gemilerine ya da baúka Devletinkilere yapılacak dıúsatımda ya da dıúalımda, özellikle bileúik tarife uygulaması yoluyla hiçbir ek vergi, hiçbir do÷rudan ya da dolaylı prim koymamayı ve Müttefik Devletlerden herhangi birinin limanlarından geçen ya da gemiyi kullanan kiúi ve bu kiúinin malları, bir Osmanlı limanından ya da baúka Devlet limanından geçseydi, ya da bir Osmanlı ya da baúka bir Devlet gemisini kullansaydı, kendilerine uygulanmayacak iúlemlere ya da gecikmelere u÷ratmamayı yükümlenir.
Karasuları ile ilgili bu tümce Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde yoktur; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde, yabancı dillerdeki asıllarına uygun olarak, bu tümce de çevrilmiútir. (Çevirenler) 204 Bakınız: Not 202. (Çevirenler) 205 Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Hükümet-i seniye"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde, yabancı dillerdeki metinlere uygun olarak "Türkiye". (Çevirenler)
203

-102-

MADDE 331. Yönetimsel ve teknik bakımdan, malların Türkiye sınırlarından206 olabildi÷ince kısa bir sürede geçmesini ve sözü edilen sınırlardan baúlayarak, bu malların, Müttefik Devletler ülkelerinden gelip o ülkelere gitmesine, ya da bu ülkelerden, ya da bu ülkelere transit geçip geçmemesine bakılmaksızın, özellikle hız ve yolda gösterilen özen bakımından, benzer taúıma koúulları altında Osmanlı toprakları üzerinde taúınan aynı nitelikte malların yararlandı÷ı nesnel koúullar altında gönderilip taúınmasını sa÷lamak için yararlı bütün önlemler alınacaktır. Özellikle bozulmaya elveriúli malların taúınması vakit yitirmeden ve düzenli olarak yapılacak ve gümrük iúlemleri, eúya taúınmasının aktarmalı katarlarda aralıksız sürdürülmesini sa÷layacak biçimde yapılacaktır. MADDE 332. Ayrıcalıktan yararlanan ortaklıkların haklan zarar görmemek koúuluyla, Müttefik Devletlerin deniz limanları, Türkiye'nin demiryollarında ya da ulaúıma elveriúli su yollarında Osmanlı limanlarına ya da baúka bir Devletin herhangi bir limanına tanınan tüm kayırmalardan ve indirimli tarifelerden yararlanacaklardır. MADDE 333. Ayrıcalıktan yararlanan ortaklıkların hakları saklı kalmak koúuluyla, amacı Müttefik Devletlerden birinin limanlarına, kendi limanlarına ya da bir baúka Devletin limanlarına tanıdı÷ı benzer kolaylıkları tanımakta olan, tarifelere ya da tarife birleútirmelerine katılmaya Türkiye yanaúmazlık etmeyecektir. KESøM II. DENøZ ULAùIMI ALT-KESøM I. DENøZ ULAùIMI ÖZGÜRLÜöÜ MADDE 334. Müttefik Devletler uyrukları ile bunların malları, gemileri, Türkiye'nin bütün limanlarında ve iç su yollarında207 Osmanlı uyruklarına, mallarına, gemilerine yapılana hiç olmazsa eúit olacak iúlemlerden yararlanacaklardır. Özellikle Müttefik Devletlerden herhangi birinin gemileri, Türkiye ülkesinde, Osmanlı gemilerinin gidebildi÷i bütün limanlardan ve yerlerden gelen ya da oralara giden her çeúit malları ve yolcuları, ulusal gemilerinden daha a÷ır olmayan koúullarla, taúımak hakkına sahip olacaklardır; bunlar, durma, yükleme ve boúaltma kolaylıkları, tonilâto, rıhtım, kılavuzluk, fener, karantina ve benzeri nitelikte, Hükümet, kamu görevlileri, özel kiúiler ya da ne çeúit
Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "hudud-u Osmaniye"; ayrıca bu metinlerde, neyin karúılı÷ı oldu÷u anlaúılmayan, yabancı dillerdeki metinlerde karúılı÷ı bulunmayan bir de "hudud-u Hakanî" deyimi vardır. Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde, yabancı dillerdeki metinlere uygun olarak, yalnız "Türkiye hududu" denilmektedir. (Çevirenler) 207 Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "karasularındaki seyir ve sefer yollarında" denilmektedir; oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde, Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlere uygun olarak, "dahili turuk-u seyrüsefer" biçiminde çevrilmiútir. Fransızca metinde "voies de navigation interieure", øngilizce metinde "inland navigation routes", øtalyanca metinde "vie di navigazione interno" denilmektedir. (Çevirenler)
206

-103-

olursa olsun ortaklıklar ve esnaf dernekleri208 adına ve yararına alınan her türlü vergileri ve harçları da içeren, her çeúit rıhtım ve liman kolaylıkları ve yükümlülükleri bakımından, ulusal gemilerle eúit iúlem göreceklerdir. Türkiye209, Müttefik Devletlerden herhangi birine ya da herhangi bir yabancı Devlete, ayırım gözetici bir iúlem yapacak olursa, bu rejim hemen, hiçbir koúula ba÷lan-maksızın, bütün Müttefik Devletlere de tanınacaktır. Kiúilerin ve gemilerin dolaúımına, gümrü÷e, polise, sa÷lık hükümlerine, iç ve dıú göç ile, yasak malların yurda sokulmasına ve yurt dıúına gönderilmesine iliúkin hükümlerden do÷anlar dıúında, hiçbir engel konmayacaktır. Akla yatkın ve bir örnek biçimde uygulanacak olan bu hükümler gidiú-geliúi (ulaúımı) gereksiz olarak engellemeyecektir. ALT-KESlM II. ULUSLARARASI ÖNEMø OLAN LøMANLAR MADDE 335. Adları aúa÷ıda gösterilen Do÷u limanlarının uluslararası önemde oldukları bildirilir ve iúbu Kesimin aúa÷ıdaki maddelerinde öngörülen rejime ba÷lı olacakları açıklanır : østanbul, Yeúilköy'den [Ayastafanos'dan] Dolmabahçe'ye kadar; Haydarpaúa; øzmir; øskenderun; Hayfa; Basra; Trabzon (352. Maddede öngörülen koúullar içinde); Batum, ileride belirtilecek hükümler saklı kalmak üzere. Bu limanlarda serbest bölgeler bulunacaktır. øúbu Andlaúmadaki tersine hükümler dıúında, yukarıda sayılan limanlar için öngörülen rejim, ulusal egemenli÷e aykırı düúmemektedir. 1. Deniz ulaúımı MADDE 336. Uluslararası önem taúıdıkları bildirilen limanlarda, Milletler Cemiyeti'ne üye olan bütün Devletlerin uyrukları, malları ve bayrakları [gemileri] limanı kullanmakta tüm özgürlükten yararlanacaklardır. Bunlar, bu açıdan ve her bakımdan -özellikle durma, yükleme ve boúaltma kolaylıkları, tonilato, rıhtım, kılavuzluk, fener, karantina ve benzeri konularda- Hükümet, kamu görevlileri, özel kiúiler ya da ne çeúit olursa olsun ortaklıklar ve esnaf dernekleri adına ve yararına alınan her türden vergileri ve harçları da içeren, tüm liman ve rıhtım kolaylıkları ve yükümlülükleri bakımından tam eúit iúlem görecekler ve limanın egemenli÷i ya da yetkesi [otoritesi] altında bulundu÷u Devletinkilerle, çeúitli Devletlerin uyrukları, malları ve bayrakları [gemileri] arasında hiçbir ayırım gözetilmeyecektir.
208 Fraasızca ve øngilizce metinlerde "corporation", øtalyanca metinde "corporazioni"; Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "esnaf cemiyetleri"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "cemiyat ve müessesat" denilmektedir. (Çevirenler) 209 Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Hükümet-i-seniye"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Türkiye". (Çevirenler)

-104-

Kiúilerin ve gemilerin dolaúımına, gümrük, polise, sa÷lık hükümlerine, iç ve dıú göç ile yasak malların yurda sokulmasına ve yurt dıúına gönderilmene iliúkin hükümlerden do÷anlar dıúında, hiçbir engel konmayacaktır. Akla yatkın ve birörnek biçimde uygulanacak olan bu hükümler, dolaúımı haklı bir neden olmadıkça engellemeyecektir. 2. Vergiler ve parasal yükümlülükler MADDE 337. Limandan ya da limana giriúlerinden, ya da limanda gösterilen kolaylıklardan yararlanma karúılı÷ı tüm vergiler ve parasal yükümlülükler, 336. Maddede öngörülen eúitlik koúullan içinde ödettirilecek ve gerek bunların oranları, gerek alınma biçimleri bakımından, liman makamlarınca, liman ve giriúlerinin yönetimi, bakımı ve iyileútirilmesi, ya da deniz ulaúımının yararları için yapılan harcamalara uygun olacaktır. øúbu Andiaúmanın III. Bölümünün (Siyasal Hükümler) 54. Maddesi hükümleri saklı kalmak koúuluyla, bu maddede ve 338., 342. ve 343. Maddelerde belirtilenler dıúındaki bütün vergiler ve parasal yükümlülükler yasaklanmıútır. MADDE 338. Uluslararası rejime ba÷lı bir limanda, dıútan satın alınan ya da dıúa satılan mallardan, kurallara uygun olarak izin verilmiú olup da alınan her çeúit gümrük vergisi, yerel giriú vergisi [duhul resmi, octroi] ya da tüketim vergileri, taúımayı yapan ya da yapacak olan geminin bayra÷ı ister liman üzerinde egemenlik ya da yetke [otorite] kullanan Devletin olsun, isterse bambaúka bir bayrak olsun, aynı olacaktır. Ekonomik zorunluluklar yüzünden bir kuraldıúılı÷ı haklı gösterecek koúullar dıúında, bu vergiler, ilgili Devletin öteki gümrük sınırlarında alınan benzer vergilerle aynı temellere ve aynı oranlara göre hesaplanacaktır. Bu Devletçe, baúka kara ya da su yolları üzerinde, ya da baúka limanlardan yapılan dıúalımda ya da dıúsatımda gösterilen kolaylıklar, uluslararası rejime ba÷lı limandaki dıúalım ya da dıúsatım iúlemlerinde de gösterilecektir. 3. Yapı iúleri MADDE 339. Limanın bakımı ve iyileútirilmesi iúlerinin yapılması konusunda özel bir örgütün yoklu÷unda, limanı egemenli÷i ya da yetkesi [otoritesi] altında bulunduran Devlet, her çeúit engelleri, deniz ulaúımına karúı bütün tehlikeleri kaldırmak ve liman içinde gemilerin hareketlerine kolaylı÷ı sa÷lamakla yükümlüdür. MADDE 340. Limanı egemenli÷i ya da yetkesi [otoritesi] altında bulunduran Devlet, hiçbir zaman limanın ya da liman giriúlerinin kullanılma kolaylıklarını tehlikeye düúürecek nitelikte hiçbir yapım iúine giriúmeyecektir. 4. Serbest bölgeler MADDE 341. Serbest bir bölgede ambarların yapımı ya da kullanılması ve malların denklen-mesi ya da denklerin çözülmesi için sa÷lanan kolaylıklar, o sıradaki ticaretin gereksinmelerini karúılamalıdır. Serbest bölgede tüketimine izin verilen her çeúit nesne, 342. Maddede öngörülen istatistik vergisi dıúında, gümrük, tüketim vergileriyle baúka her türlü vergiden ba÷ıúık olacaktır, iúbu Andlaúmada tersine hükümler yoksa, liman egemenli÷ini ya da yetkesini [otoritesini] elinde bulunduran Devlet, serbest bölgede yapım izni tanımak ya da yasa÷ı koymak yetkisine sahip -105-

olacaktır, îúbu Madde hükümlerinden herhangi birisi için, çeúitli uyrukluklardan olan kiúiler arasında oldu÷u gibi, çıktı÷ı ya da gidece÷i yerleri de÷iúik olan ürünler arasında da hiçbir ayırım gözetilmeyecektir. MADDE 342. Geldikleri ya da gidecekleri yabancı ülke hangisi olursa olsun, serbest bölgeye giren ya da bu bölgeden çıkan mallardan, 336. Maddede öngörülenlerden baúka, de÷er üzerinden [advalorem] binde biri geçmeyecek bir istatistik vergisi dıúında, hiçbir vergi ya da harç alınmayacaktır. Bu istatistik vergisinden elde edilen gelirin tutarı, yalnız ticaret ve deniz ulaúımı hareketlerinin hesaplarını tutmakla görevli hizmetin sürdürülmesi için kullanılacaktır. MADDE 343. 344. Madde hükümleri saklı kalmak üzere, 338. Maddede öngörülen vergiler, sözü geçen bu Maddede saptanan koúullar altında, serbest bölgeden gelen ya da oraya giden mallar üzerinden, liman egemenli÷ini ya da yetkesini [otoritesini] elinde bulunduran Devlet210 ülkesi topraklarına giriúte ya da bu topraklardan çıkıúta alınabilecektir. MADDE 344. Geliú ya da gidiú yerleri serbest bölge olan ve limanı egemenli÷i ya da yetkesi altında bulunduran Devletin ülkesinden geçen kiúiler, mallar, posta hizmetleri, gemiler, arabalar, vagonlar ve baúka taúıt araçları, bir baúka Devletten gelmekteyseler, ya da bir baúka Devlete gitmekteyseler, liman Devletinin ülkesinden transit geçmekte sayılacaklardır. 5. Anlaúmazlıkların çözülmesi MADDE 345. III. Bölümün (Siyasal Hükümler) 61. Maddesi hükümleri saklı kalmak üzere, 335. Maddeden 344. Maddeye kadar olan Maddelerin yorumu ya da uygulanması konusunda ilgili Devletler arasında çıkabilecek anlaúmazlıklarla, limanın kullanılmasına iliúkin olarak ilgili Devletler arasında genellikle çıkabilecek her çeúit anlaúmazlık, Milletler Cemiyeti'nce saptanacak koúullar içinde çözülecektir. Limanın ya da liman giriúlerinin kullanılma kolaylıklarını tehlikeye düúürebilecek yapım iúlerinin gerçekleútirilmesine iliúkin anlaúmazlıklar özel bir hızlı usule ba÷lanacak ve, anlaúmazlı÷ın özü konusundaki son ve kesin ö÷ütlemeyi [tavsiyeyi] ya da karan etkilememek koúuluyla, sözü edilen iúlerin hemen durdurulmasını ya da kaldırılmasını gerektiren geçici bir ö÷ütlemeye ya da karara konu olabileceklerdir. ALT-KESøM III. MERøÇ'E VE TUNA’YA øLøùKøN HÜKÜMLER MADDE 346. Kıyıdaú Devletlerden birinin Milletler Cemiyeti Konseyine baúvurması üzerine211, Meriç, uluslararası ırmak ilân edilecek ve Almanya ile 28 Haziran 191.9'da imzalanan Barıú Andlaúmasınm 332. Maddesinden 338. Maddesine kadar olan Maddelerinde öngörülen uluslararası ırmaklar rejimine ba÷lı olacaktır.

210 Fransızca metinde "l'Etat", øngilizce metinde "the State", øtalyanca metinde "dello Stato"; Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Hükümet"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Devlet". (Çevirenler) 211 Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Mücavir bulunan hükûmattan biri Cemiyet-i Akvam Heyet-i idaresinden talep eyledi÷i..." denilmektedir; oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde, Fransızca, øngilizce ve øtalyanca metinlere uygun olarak, “Düvel-i sahiliyeden biri tarafından Milletler Cemiyeti Meclisine bilisti-da..." denilmektedir. (Çevirenler)

-106-

MADDE 347. Kıyıdaú Devletlerden birinin Milletler Cemiyeti Konseyine baúvurması üzerine, Meriç, kıyıdaú Devletlerden herbirinin birer temsilcisi ile, øngiltere'nin bir temsilcisinden, Fransa'nın bir temsilcisinden ve øtalya'nın bir temsilcisinden oluúacak bir Uluslararası Komisyonun yönetimi altına konulacaktır. MADDE 348. III. Bölümün (Siyasal Hükümler) 133. Maddesindeki hüküm saklı kalmak üzere, Almanya, Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan ile imzalanan Barıú Andlaúmaların-daki Tuna'ya iliúkin tüm hükümlerle, bu ırmak için bu hükümlerden do÷an rejimi tanıdı÷ını, Türkiye212 bildirir. ALT-KESlM IV. KøMø DEVLETLERE BøRTAKIM LøMANLARI KULLANMA HAKKINI TANIYAN HÜKÜMLER MADDE 349. Türkiye’ye213, Akdeniz'e ve Ege Denizi'ne özgürce çıkıúı sa÷lamak için, Türkiye'den aynlan topraklardan ve limanlardan transit özgürlü÷ü tanınır. Transit özgürlü÷ü, bu konuda genel bir Sözleúme yapılıncaya kadar, 328. Maddede tanımlanan özgürlüktür; bu Sözleúme yapıldıktan sonra, bu Sözleúmenin hükümleri bu tanımın yerini alacaktır. Yukanda tanınan hakkın kullanılması koúullarını, ilgili Devletler ya da yönetimler, Türkiye söz konusu oldu÷unda Maliye Komisyonunun da izniyle, aralarında özel sözleúmelerle saptayacaklardır; özellikle limanlarla, bu limanlardaki serbest bölgelerin kullanılma biçimini, aktarmasız bilet ve yük belgelerini de içeren (ortaklaúa) uluslararası hizmetlerin ve tarifelerin kurulmasını ve, yeni bir Sözleúme ile de÷iútirilinceye kadar, 14 Ekim 1890 tarihli Bern Sözleúmesi hükümleri ile ek hükümlerin uygulanmasını düzenleyeceklerdir. Transit özgürlü÷ü, posta, telgraf ve telefon hizmetlerine de geniúletilecektir. MADDE 350. øzmir limanında, 341. Maddeden 344. Maddeye kadar olan Maddelerde öngörülen serbest bölge genel rejimi altında olacak ve Türkiye'ye giden ya da Türkiye'den gelen malların do÷rudan do÷ruya transitinde kullanılacak bir alan, Türkiye'ye -Milletler Cemiyeti'nce bir süre saptanmaz ise- süresiz olarak kiralanacaktır. Yukarıdaki fıkrada sözü edilen alanın sınırları, bu alanın varolan demiryollarıyla ba÷lantıları, düzenlenmesi, iúletilme biçimi ve genellikle bütün kullanılma koúulları ile kira tutarı, Türkiye'nin bir temsilcisinden, Yunanistan'ın bir temsilcisinden ve Milletler Cemiyeti'nin atayaca÷ı bir temsilciden kurulacak, bir Komisyonca saptanacaktır. Bu koúullar, her on yılda bir, aynı biçim içinde gözden geçirilebilecektir.
212 213

Bakınız: Not 209. (Çevirenler) Bakınız: Not 209. (Çevirenler)

-107-

MADDE 351. Batum limanından Karadeniz'e özgürce geçiú, Gürcistan'a, Azerbeycan'a, øran'a oldu÷u gibi, Ermenistan'a da tanınacaktır. Bu geçiú hakkı, 349. Maddede öngörülen koúullar altında kullanılacaktır. MADDE 352. III. Bölümün (Siyasal Hükümler) 89. Maddesinde öngörülen karar saklı kalmak koúuluyla, Ermenistan'a, Karadeniz'e özgürce çıkıú Trabzon limanı üzerinden tanınmıútır; bu çıkıú hakkı, 349. Maddede öngörülen koúullar altında kullanılacaktır. Bu durumda, Trabzon limanında, 341. Maddeden 344. Maddeye kadar olan Maddelerde öngörülen serbest bölge genel rejimi altında olacak ve Ermenistan'a giden ya da bu Devletten gelen malların do÷rudan do÷ruya transitinde kullanılacak bir alan, Ermenistan'a Milletler Cemiyeti'nce bir süre saptanmazsa- süresiz olarak kiralanacaktır. Yukarıdaki fıkrada sözü edilen alanın sınırları, bu alanın varolan demiryollarıyla ba÷lantıları, düzenlenmesi, iúletilme biçimi ve genellikle bütün kullanılma koúulları ile kira tutarı, Ermenistan'ın bir temsilcisiyle, Türkiye'nin bir temsilcisinden ve Milletler Cemiyeti'nin atayaca÷ı bir temsilciden kurulacak bir Komisyonca saptanacaktır. Bu koúullar her on yılda bir, aynı biçim içinde gözden geçirilebilecektir. KESøM III. DEMøRYOLLARI ALT-KESøM I. ULUSLARARASI TAùIMAYA øLøùKøN HÜKÜMLER MADDE 353. Ayrıcalıklı [imtiyazlı] ortaklıkların hakları saklı kalmak üzere, Müttefik Devletler ülkelerinden Türkiye'ye gelen ve Türkiye'den bu Devletler ülkelerine giden mallarla,Müttefik Devletler ülkelerine gitmekte ya da bu ülkelerden gelmekte olup da Türkiye’den transit geçen mallar, Osmanlı demiryollarında (risturnlar ve primler hesaba katılarak) alınacak vergiler, kolaylıklar bakımından oldu÷u kadar her bakımdan da -eúit taúıma koúullan altında, özellikle yolun uzunlu÷u bakımından- aynı nitelikteki mallara, herhangi bir Osmanlı demiryolunda, gerek iç taúımada, gerekse dıúsatımda, dıúalımda [ihracatta, ithalatta], ya da transitte uygulanan en elveriúli rejimden tam hakla yararlanacaktır. Yukarıdaki fıkrada öngörülen oranlara göre saptanacak ve do÷rudan göndermeyi sa÷layan yük belgelerini de içeren uluslararası tarifeleri, Türkiye, Müttefik Devletlerden birince istendi÷inde, düzenleyecektir. MADDE 354. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konmasından baúlayarak, Türkiye, bu Maddenin ikinci fıkrasında belirtilen çekincelerle, malların demiryollarında taúınmasına iliúkin ve Bern'de imzalanan, 14 Ekim 1890, 20 Eylül 1893, 16 Temmuz 1895, 16 Haziran 1898 ve 19 Eylül 1906 tarihli Sözleúmeleri ve Düzenlemeleri kabul etmeyi üstlenir. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konmasından baúlayarak beú yıllık bir süre içinde, yukarıda sözü edilen 14 Ekim 1890 tarihli Bern Sözleúmesi ile bu Sözleúmeye sonradan getirilen eklemelerin yerine geçmek üzere, demiryolları ile yolcu, yolcu eúyası ve mal taúınması için -108-

yeni bir sözleúme imzalanacak olursa, bu yeni sözleúme ve buna dayanılarak demiryoluyla uluslararası taúımanın düzenlenmesi konusunda konulabilecek ek hükümler, Türkiye bu Sözleúmenin hazırlanmasına ya da Sözleúmenin kendisine katılmayı reddetmiú olsa bile, Türkiye'yi ba÷layacaktır. Yeni bir Sözleúme yapılıncaya kadar, Türkiye, Bern Sözleúmesi ile yukarıda sözü edilen sonradan yapılmıú eklemelerin hükümlerine ve tamamlayıcı hükümlere uygun davranacaktır. MADDE 355. Ayrıcalıklı ortaklıkların hakları saklı kalmak üzere, bir ya da birkaç Müttefik Devletin iste÷i üzerine, bu Devletlerin kendi aralarındaki ya da baúka bütün ülkelerle ba÷lantılarını, Osmanlı toprakları üzerinden transit geçerek demiryolu ile sa÷lamak için,Türkiye, yolcular ve bunların eúyası için do÷rudan biletli seferler kurulmasında iúbirligi yapmak zorunlu÷undadır; Türkiye, özellikle, bu amaçla, Müttefik Devletler topraklarından gelen katarları ve arabaları kabul etmek ve bunları en az aynı hatlar üzerindeki kendi uzun seferlerinin en iyi katarlarındakine eúit bir hızla yola çıkarmak zorundadır. Bu do÷ru [aktarmasız] yolculuklarda uygulanacak ücretler, aynı hız ve rahatlık koúulları altında, Osmanlı yurtiçi yolculuklarında aynı yol için alman ücretten, hiçbir zaman, yüksek olmayacaktır. Müttefik Devletler limanlarına gidecek ya da bu limanlardan gelecek olan göçmenlerin Osmanlı demiryollarında aynı hız ve rahatlık koúulları altında taúınmasmda uygulanacak tarife, baúka herhangi bir limana gidecek ya da oradan gelecek göçmenlerin, sözü edilen demiryollarında, tüm primler ya da risturnlar hesaba katılarak, yararlanacakları en elveriúli tarifedekinden daha yüksek bir kilometre harcı (vergisi) tutarında olmayacaktır. MADDE 356. Türkiye, 355. Maddede öngörülen do÷rudan [aktarmasız] yolculuklara özgü ya da Müttefik Devletler limanlarına, ya da limanlarından göçmen taúınmasında, bu yolculukları engelleme ya da geciktirme sonucunu do÷uracak, gümrük denetimi, genel polis, sa÷lık ya da denetleme polisi önlemleri gibi, hiçbir teknik, akçalı ya da yönetim önlemi almamayı yükümlenir. MADDE 357. Do÷ru [aktarmasız] yük belgeleriyle olsun ya da olmasın, bir bölümü demiryolu, bir bölümü de yurtiçi gemilerle yapılan taúımalarda, yukarıdaki hükümler, demiryoluyla yapılan taúıma bölümüne uygulanır. ALT-KESøM II. VAGONLAR VE YÜK VAGONLARI214 MADDE 358. Türkiye, uluslararası yolculuklarda kullanılacak Osmanlı vagonlarının: 1. 18 Mayıs 1907'de de÷iútirilen, 15 Mayıs 1886 tarihli Bern Sözleúmesine taraf olan Müttefik Devletlerin demiryollarında iúleyen yük katarlarının içine, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konmasından baúlayarak on yıl içinde, bu ülkelerde kabul edilebilecek olan sürekli fren aygıtının iúlemesine engel olmayacak biçimde sokulmalarını;
Fransızca metinde "Materiel roulant", øngilizce metinde "Rolling-stock", øtalyanca metinde "Materiale rotabile". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde uEdevat-ı müteharrike"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "ùömendöfer". (Çevirenler)
214

-109-

2. Bu Devletlerin vagonlarının Osmanlı demiryollarında iúleyen bütün yük katarlarına katılmalarını sa÷layacak aygıtlarla donatılmasını yükümlenir. Müttefik Devletlerin vagonları ve yük vagonları, Osmanlı demiryollarında, gidiú-geliú bakımı ye onarım konularında Osmanlı vagonları ve yük vagonlarıyla eúit iúlemden yararlanacaktır. ALT-KESøM III. DEMøRYOLU HATLARININ BAùKASINA GEÇøRøLMESø MADDE 359. øúbu Andlaúma uyarınca Türkiye’den ayrılan topraklar üzerinde bulunan, gerek Osmanlı Hükümetine215, gerek özel ortaklıklara ait limanlarla demiryollarının baúkasına geçirilmesine iliúkin özel hükümlerle, ayrıcalık sahiplerini ilgilendiren ve personelin emeklili÷ine iliúkin akçalı hükümler saklı kalmak üzere, demiryollarının baúkasına geçirilmesi aúa÷ıdaki koúullar içinde yapılacaktır: 1. Bütün demiryollarının yapıları ve döúemleri [tesisatı] eksiksiz ve olabildi÷ince iyi durumda bırakılacaktır. 2. Kendine özgü vagonları ve yük vagonları bulunan bir úebeke tümüyle baúkasına geçirilmiú topraklar üzerindeyse, bu taúıtlar, 30 Ekim 1914 tarihli son sayıma uygun olarak eksiksiz ve ola÷an bakım durumunda bırakılacak ve kendi denetimi altındaki nedenlerden do÷abilecek yitiklerden Türkiye sorumlu tutulacaktır. 3. øúbu Andlaúma uyarınca, yönetimi bölünmüú olan hatlarda, vagonların ve yük vagonların bölüúülmesi, çeúitli bölümler paylarına düúen yönetimler arasında anlaúma ile kararlaútırılacaktır. Bu anlaúma, 30 Ekim 1918'deki son sayıma göre bu hatlarda kütü÷e yazılı taúıtların önemini, manevra yolları da sayılmak üzere, hatların uzunlu÷unu, trafi÷in niteli÷ini ve önemini göz önünde tutacaktır. Anlaúmazlık durumunda, uyuúmazlıklar Milletler Cemiyeti'nin atayaca÷ı bir hakemce çözüme ba÷lanacaktır; bu hakem, gerekti÷inde; her bir bölüme bırakılması gereken lokomotifleri, arabaları ve vagonları belirtecek, bunların kabul koúullarını saptayacak ve belirli bir süre içinde, varolan iúliklere [atelyelere] aktarılan taúıtların bakımı için gereken düzenin alınmasını sa÷layacaktır. 4. Araç ve gereçler, mobilya ve avadanlıklar da, vagonlar ve yük vagonlarıyla aynı durumda bırakılacaktır. MADDE 360. Osmanlı Hükümeti, Hicaz demiryolunda sahip oldu÷u tüm haklardan vazgeçti÷ini ve ilgili Hükümetlerce bunun iúletilmesi ve bu demiryoluna ba÷lı ve bu demiryolu- için kullanılan malların bölüútürülmesi için yapılan bütün düzenlemeleri kabul etti÷ini bildirir. Bu düzenlemelerde, demiryolunun dinsel bakımdan özel durumu tam olarak tanınacak ve korunacaktır.
Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde yalnız "Hükümet" denilmektedir; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde, yabancı dillerdeki metinlere de uygun olarak, Osmanlı Hükümeti" denilmektedir. (Çevirenler)
215

-110-

ALT-KESøM V. DEMøRYOLLARININ øùLETøLMESøNE øLøùKøN DÜZENLEMELER MADDE 361. øúbu Andlaúmadaki özel hükümler saklı kalmak üzere, yeni sınırların çizilmesi sonucu, bir ülkenin iki kesimini birbirine ba÷layan bir demiryolu baúka bir ülkeden geçecek olursa, ya da bir ülkede baúlayan bir demiryolu kolu baúka bir ülkede bitecek olursa, iúletme koúulları, ilgili demiryolu yönetimleri arasında bir anlaúmayla düzenlenecektir. Bu yönetimler, bu anlaúma koúullan üzerinde anlaúamazlarsa, uyuúmazlıklar, 359. Maddede gösterildi÷i biçimde atanacak bir hakemce çözüme ba÷lanacaktır. Türkiye ile Müttefik Devletler, ya da sınırdaú olan yeni Devletler arasında kurulacak bütün yeni sınır istasyonları ve bu istasyonlar arasındaki demiryollarının iúletilmesi, aynı koúullarda yapılacak anlaúmalarla düzenlenecektir. MADDE 362. Birçok ülke arasındaki gidiú-geliú, vagon de÷iú-tokuúları, birçok ülke üzerinden geçiúleri öngören tarifeler ve l A÷ustos 1914’de Osmanlı imparatorlu÷u içinde olan topraklardaki demiryollarına iliúkin benzer bütün sorunlar konusunda ortak anlaúmalara varmak yetkisiyle, ilgili Hükümetlerce atanacak-teknik temsilcilerden oluúan sürekli bir konferans kurulacaktır. KESøM IV. ÇEùøTLø KONULAR ALT-KESøM I. SULAR REJøMø MADDE 363. Tersine hükümler yoksa, yeni bir sınır çizilmesi sonucunda, bir Devletteki sular rejimi (kanalizasyon, su baskını, sulama, akaçlama [drenaj] ya da benzer konular), baúka bir Devlet topraklarında yapılan iúlere ba÷lı ise, ya da bir Devletin toprakları üzerinde, savaú öncesinden kalma yapılageliúler [teamüller] gere÷ince, baúka bir Devlet topraklarından gelen sular ya da su gücü kullamlmaktaysa, ilgili Devletler arasında, her birinin çıkarlarını ve kazanılmıú haklarını koruyacak nitelikte bir anlaúma yapılması gerekir. Anlaúmaya varılamazsa, Milletler Cemiyeti Konseyince atanacak bir hakem sorunu karara ba÷layacaktır.

ALT-KESøM II. TELGRAFLAR VE TELEFONLAR MADDE 364. Müttefik Devletlerden herhangi birinin iste÷i üzerine, Türkiye, Osmanlı topraklarından geçen baúlıca telgraf ya da telefon hatlarının yapımı ve bakımı için gereken kolaylıkları göstermeyi yükümlenir.

-111-

Söz konusu kolaylıklar arasında, Müttefik Devletlerden birinin gösterece÷i herhangi bir telgraf ya da telefon ortaklı÷ına úu hakların tanınması da bulunacaktır: 1. Osmanlı topraklan üzerinde demiryolları ya da baúka ulaúım yolları boyunca yeni telgraf ya da telefon direkleri ve telleri hatlarının kurulması; 2. Sözü edilen telgraf ya da telefon direkleri ve telleri hatlarıyla, anlaúma üzerine, varolan direklere ba÷lanmıú tellere her an yaklaúabilmek ve bunları iyi iúler durumda tutmak için gereken önlemleri almak; 3. Sözü edilen telgraf ya da telefon hatlarının kullanılmasında kendi görevlilerinin hizmetinden yararlanmak. Sözü edilen hatların kuruluúuyla, özellikle özel kiúilere ödün ya da ödence [tazminat] verilmesiyle ilgili bütün sorunlar, Osmanlı Hükümetinin kendisinin kurmuú oldu÷u bir telgraf ya da telefon hattı konusundaki aynı koúullar içinde çözüme ba÷lanacaktır. MADDE 365. Varolan sözleúmelerdeki karúıt hükümlere bakılmaksızın, Türkiye, sınırdaú olsun ya da olmasın, Müttefik Devletlerden herhangi birinden gelen, ya da oraya giden telgraf yazıúmalarına ve telefon görüúmelerine, uluslararası transite en elveriúli hatlar üzerinden ve yürürlükteki tarifeler uyarınca, transit özgürlü÷ü tanımayı yükümlenir. Bu yazıúmalar ve görüúmeler gereksiz hiçbir gecikmeye ve engellemeyle u÷ratılmayacaktır; bu yazıúmalar ve görüúmeler, Türkiye'de kolaylıklar ve özellikle ba÷lantıların hızı bakımından ulusal iúlemden yararlanacaktır. Hiçbir, ödeme, kolaylık ya da kısıtlama, ne do÷rudan do÷ruya ne de dolaylı olarak, gönderenin ya da alıcının uyruklu÷u yüzünden etkilenmeyecektir216. øúbu Andlaúma hükümleri nedeniyle, önceleri tümü Osmanlı topraklan üzerinde olan hatlar, birçok Devletin topraklarından geçmekteyse, telgraf tarifelerinin yeni bir uluslararası sözleúmede gözden geçirilmesine de÷in, birçok ülkede eklenen harçların tutarı, geçilen toprakların tümü Osmanlı egemenli÷i altında kalsaydı, varmıú olaca÷ı tutarı aúmayacak ve harç tutarının geçilen Devletler arasında bölüútürülmesi, ilgili çeúitli yönetimler arasında anlaúmalarla düzenlenecektir. ALT-KESøM III. DENøZALTI KABLOLARI MADDE 366. Türkiye217, østanbul218 - Köstence kablosunun østanbul'da219 karaya ba÷lanması haklarını Müttefik Devletlerce gösterilecek yönetime ya da ortaklı÷a aktarmayı kabul eder. MADDE 367. Türkiye, Cidde -Suakin [Zuakkin] ve Kıbrıs- Lazkiye kablolarının tümü ya da bir bölümü üzerindeki bütün haklarından, yetkilerinden ve her çeúit ayrıcalıklarından, gerek kendi adına gerek uyrukları adına, Baúlıca Müttefik Devletler yararına vazgeçer.
Prof. Erim, bir dipnotta, Konya -dolayısıyla Matbaa-i Âmire- metinlerinde bu tümcenin iyi çevrilmedi÷ini belirtmekte ve tümcenin Fransızcasmı vermektedir, öte yandan, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerindeki çeviri úöyledir: "Aidat, teshilat veya tahdidat hiçbir veçhile gerek bilvasıta gerek bilavasıta olsun mürsilin, yahud mürsi-lünleyhin tâbiiyetine merbut olmayacaktır". (Çevirenler) 217 Fransızca metinde "Turquie", øngilizce metinde "Turkey", øtalyanca metinde "Turchia"; 1920 Türkçe çevirilerinde "Hükümet-i Osmaniye". (Çevirenler) 218 Fransızca ve øngilizce metinlerde "Constantinople", øtalyanca metinde "Constantinopoli"; Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Dersaadet";. Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "østanbul". (Çevirenler) 219 1920 Türkçe çevirilerinde "østanbul". (Çevirenler)
216

-112-

Bir önceki fıkra gere÷ince aktarılan kablolar ya da kablo kesimleri özel mülkiyette iseler, bunların ilk maloldukları para tutarından amortisman için pay düúüldükten sonra hesaplanacak de÷er Türkiye'nin alaca÷ına geçirilecektir. ALT-KESlM IV. BøRTAKIM YÜRÜTME ÖNLEMLERøNE øLøùKøN HÜKÜMLER MADDE 368. Türkiye, taúıma konularında Müttefik Devletler adına davranan bir makamın: 1. øúbu Andlaúmanın yürütülmesi çerçevesinde yapılan asker taúınması ile, orduların kullanaca÷ı araçlar ve gereçler, cephane ve yiyecek taúınması; 2. Geçici olarak da, kimi bölgelere ikmal maddelerinin taúınması, taúıt iúlerinin ola÷an koúullara olabildi÷ince çabuk dönebilmesi ve posta ve telgraf hizmetlerinin örgütlenmesi için, kendisine verece÷i yönergeleri [talimatı] yerine getirecektir. KESøM V. ANLAùMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜ VE SÜREKLø HÜKÜMLERøN YENøDEN GÖZDEN GEÇlRlLMESl MADDE 369. øúbıı Andlaúmada tersine hüküm bulunmadıkça, iúbu Andlaúmanın bu Bölümünü oluúturan hükümlerin yorumu ve uygulanması konusunda ilgili Devletler arasında çıkabilecek anlaúmazlıklar Milletler Cemiyeti'nce öngörülen biçimde çözüme ba÷lanacaktır. MADDE 370. Milletler Cemiyeti, herhangi bir zamanda, yukarıdaki maddelerden sürekli bir yönetim rejimine iliúkin olanların gözden geçirilmesini önerebilecektir. MADDE 371. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konulmasından baúlayarak üç yıllık bir sürenin bitiminde, 328. Maddeden 334. Maddeye kadar olan Maddelerle, 353. Maddenin, ve 355. Maddeden 357. Maddeye kadar olan Maddelerin hükümleri, Milletler Cemiyeti Konseyince herhangi bir zamanda yeniden gözden geçirilebilecektir. 373. Madde hükümleri saklı kalmak koúuluyla, karúılıklı olma tanınmadıkça, bu topraklardan herhangi bir bölümü yararına, yukarıda sayılan Maddelerdeki hükümlerin hiçbirinden yararlanmayı Müttefik Devletlerden biri isteyemez.

-113-

KESøM VI. ÖZEL HÜKÜMLER.

MADDE 372. Müttefik Devletler yararına iúbu Andlaúma ile kendisine yüklenen özel yükümlülüklere dokunmamak koúuluyla, Türkiye, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konulmasından baúlayarak beú yıllık bir süre içinde, Milletler Cemiyeti'nin onaylamasıyla, uluslararası transit, ulaúıma elveriúli su yolları, limanlar ve demiryolları rejimlerine iliúkin olarak yapılabilecek herhangi bir genel sözleúmeye katılmayı yükümlenir. MADDE 373. øúbu Andlaúmanın tersine özel hükümleri bulunmadıkça, bu Bölümün hükümleri, Müttefik Devletler uyruklarının, kapitülasyonlar rejimi ya da adı geçen kapitülasyonların yerini alacak her çeúit düzenlemeler gere÷ince yararlanabilecekleri daha geniú haklan kullanmalarına engel olmayacaktır. B Ö L Ü M XII220. ÇALIùMA KESøM I. ÇALIùMANIN ÖRGÜTLENMESø Milletler Cemiyeti'nin amacının evrensel barıúı korumak oldu÷unu ve böyle bir barıúın ancak sosyal adalet temeline dayanabilece÷ini; Pek çok kimse için adaletsizli÷i, yoksullu÷u ve yoksunlukları yaratan çalıúma koúullarının varlı÷ını ve bunun evrensel barıú ve uyumu tehlikeye sokacak ölçüde bir memnunsuzluk do÷urdu÷unu, örne÷in, çalıúma saatlerinin düzenlenmesi, günlük ve haftalık bir çalıúma süresi tavanının saptanması, iúçilerin iúe alınması, iúsizli÷e karúı savaúım, uygun geçim koúulları sa÷layacak bir ücret ödenmesinin güvence altına alınması, iúçilerin genel hastalıklarla meslek hastalıklarına ve iú kazalarına karúı korunması, çocukların, gençlerin ve kadınların korunması, yaúlılık ve iúgörmezlik emeklili÷i ücretleri ba÷lanması, yabancı ülkelerde çalıúan iúçilerin çıkarlarının savunulması, sendika özgürlü÷ü ilkesinin do÷rulanması, meslek ve teknik ö÷retimin örgütlenmesi ve bunlara benzer daha baúka önlemlerle, bu koúulların iyileútirilmesinin kaçınılmaz oldu÷unu; Gerçekten insanca bir çalıúma düzeninin herhangi bir ulusça kabul edilmemesi nin, kendi ülkelerindeki iúçilerin yazgısını iyileútirmek isteyen baúka ulusların çabala rına engel oldu÷unu; Göz önünde tutarak; BAöITLI YÜKSEK TARAFLAR, adalet ve insanlık duygularıyla oldu÷u kadar, sürekli bir dünya barıúını sa÷lamak iste÷iyle de davranarak, aúa÷ıdaki hükümleri kararlaútırmıúlardır:
220 Bu Bölümün Türkçeye çevirilmesinde "Milletlerarası Çalıúma Teúkilâtı Statüsünde yapılan de÷iúikliklerin onanması hakkında Kanun" a ekli Statü çevirisinden yararlanılmıútır. Düstur, tertip III, c. 29, ss. 793-811. (Çevirenler)

-114-

ALT-KESøM I. ÖRGÜT MADDE 374. Baúlangıçta açıklanan programın gerçekleútirilmesine çalıúmakla görevli sürekli bir örgüt kurulmuútur. Milletler Cemiyeti'nin asıl Üyeleri, bu örgütün de asıl üyeleridir, ve bundan böyle, Milletler Cemiyeti Üyesi sıfatı, sözü edilen örgütün de asıl Üyeli÷i hakkını verecektir. MADDE 375. Sürekli örgüt: 1. Üyelerin temsilcilerinden oluúan bir Genel Konferans;

2. 380. Maddede öngörülen Yönetim Kurulunun yönetimi altında bir Uluslararası Çalıúma Bürosu içerecektir. MADDE 376. Üyelerin temsilcilerinin Genel Konferansı, gerek görüldükçe ve enaz yılda bir kez toplanacaktır. Konferans, Üyelerin herbirinin dört temsilcisinden oluúacaktır; bunlardan ikisi Hükümet temsilcileri olacak ve öteki ikisi, karúılıklı olarak, bir yandan Üyelerden herbirinin uyruklu÷unda olan iúverenleri ve öte yandan iúçileri temsil edecektir. Her temsilcinin yanında, toplantı gündeminde yazılı ayrı konuların herbiri için ençok iki kiúi olmak üzere, teknik danıúmanlar bulunabilecektir. Kadınları özellikle ilgilendiren sorunların Konferansda görüúülmesi sırasında, teknik danıúman olarak atanan kimselerden enaz biri kadın olacaktır. Üyeler, Hükümete ba÷lı olmayan temsilcileri ve teknik danıúmanları, ülkelerindeki iúveren ve iúçi meslek örgütlerinden -böyle örgütlerin varolması koúuluyla- en büyük temsil gücü bulunanlarla anlaúarak atamayı yükümlenirler. Teknik danıúmanlar, ancak ba÷lı bulundukları Temsilcinin iste÷i üzerine ve Konferans Baúkanının özel izniyle söz alabilirler; teknik danıúmanlar oylamaya katılmazlar. Bir Temsilci, Baúkana yazıyla baúvurarak, teknik danıúmanlardan birisini kendisine vekil atayabilir ve bu vekil, bu sıfatla, görüúmelere ve oylamaya katılabilir. Temsilcilerin ve teknik danıúmanların adlan, Üyelerin herbirinin Hükümetlerince Uluslararası Çalıúma Bürosuna bildirilecektir. Temsilcilerin ve teknik danıúmanların yetki belgeleri Konferansın incelemesine sunulacak ve Konferans, hazır bulunan Temsilcilerin oylarının üçte iki ço÷unlu÷uyla, iúbu Maddenin hükümlerine uygun olarak atanmıú saymayaca÷ı herhangi bir Temsilciyi ya da teknik danıúmanı kabul etmeyebilecektir. MADDE 377. Her Temsilcinin, Konferans görüúmelerine sunulan bütün sorunlarda kiúisel oy kullanma hakkı olacaktır. Üyelerden biri, atamaya hakkı oldu÷u, Hükümete ba÷lı bulunmayan temsilcilerden birini atamamıssa, Hükümete ba÷h olmayan öteki Temsilcinin Konferans tartıúmaları na katılma÷a hakkı olacak, ancak oy verme hakkı bulunmayacaktır. -115-

Konferans, 376. Maddenin kendisine verdi÷i yetkilere dayanarak, Üyelerden birinin bir Temsilcisini kabul etmezse, iúbu Madde hükümleri, söz konusu Temsilci atan-mamıúcasına uygulanacaktır. MADDE 378. Konferansın toplantıları, Milletler Cemiyeti merkezinde ya da hazır bulunan Temsilcilerin oylarının üçte iki ço÷unlu÷uyla, bir önceki toplantıda Konferansça kararlaútınlabilecek herhangi baúka bir yerde yapılabilecektir. MADDE 379. Uluslararası Çalıúma Bürosu, Milletler Cemiyeti merkezinde kurulacak ve Cemiyet kurumlan toplulu÷unun bir parçası olacaktır. MADDE 380. Uluslararası Çalıúma Bürosu, aúa÷ıdaki hükümler uyarınca seçilmiú, yirmi dört kiúiden oluúan bir Yönetim Kurulunun yönetimi altında bulunacaktır: Hükümetleri temsil eden oniki kiúi; Konferansda iúverenleri [patronları221] temsil eden temsilcilerce seçilmiú altı kiúi; Konferansda görevlileri ve iúçileri temsil eden temsilcilerce seçilmiú altı kiúi. Hükümetleri temsil eden oniki kiúiden sekizi, endüstriyel önemi en büyük olan Üyelerce, dördü, yukarıda sözü geçen üyelerin temsilcileri dıúında, Konferansa atanmıú Hükümet temsilcilerince bu amaçla seçilen Üyelerden atanacaktır. Endüstriyel önemi en büyük olan Üyelerin hangileri oldu÷unun saptanması sorununda do÷abilecek anlaúmazlıklar, Milletler Cemiyeti Konseyince çözüme ba÷lanacaktır. Yönetim Kurulu üyelerinin görev süreleri üç yıl olacaktır. Boú yerlerin doldurulması biçimi, yedeklerin atanması ve aynı nitelikteki öteki sorunlar, Konferansın uygun bulması koúuluyla, Yönetim Kurulunca düzenlenebilecektir. Yönetim Kurulu, üyeleri arasından bir Baúkan seçecek ve içtüzü÷ünü yapacaktır. Yönetim Kurulu, kendi saptadı÷ı tarihlerde toplanacaktır. Yönetim Kurulunun enaz on üyesinin yazılı bir istemde bulunmaları üzerine, özel bir toplantı yapılması gerekecektir. MADDE 381. Uluslararası Çalıúma Bürosunun baúına bir Müdür getirilecektir; Müdür, Yönetim Kurulunca atanacak, Yönetim Kurulundan yönerge [talimat] alacak, Büronun iyi iúlemesi ve görevlendirilece÷i bütün öteki iúlerin yapılması konusunda Yönetim Kuruluna karúı sorumlu olacaktır. Müdür ya da vekili, Yönetim Kurulunun bütün oturumlarında bulunacaklardır. MADDE 382. Uluslararası Çalıúma Bürosunun görevlilerini Müdür seçecektir. Bu seçim, en iyi verim almak amacıyla ba÷daútırılabilecek bir ölçüde, çeúitli uyruklukta kiúiler arasından yapılacaktır. Bunlardan bir bölümü kadın olacaktır.
Fransızca metinde "patrons", øngilizce metinde "employers", øtalyanca metinde "padroni"; Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "sermayedarlar"; Vakit ve* Peyam-ı Sabah metinlerinde "müessesat-ı sınaiye". (Çevirenler)
221

-116-

MADDE 383. Uluslararası Çalıúma Bürosunun görevleri, iúçilerin içinde bulundukları koúulların ve çalıúma rejiminin, uluslararası alanda düzenlenmesine ve özellikle uluslararası sözleúmeler yapılması için, Konferansın görüúmelerine sunulacak sorunların incelenmesine ve aynı zamanda, Konferansça istenilecek özel soruúturmaların yapılmasına iliúkin her türlü bilgilerin toplanıp da÷ıtılmasını kapsayacaktır. Büro, Konferans toplantılarının gündemlerini hazırlamakla görevli olacaktır. Büro, her türlü uluslararası anlaúmazlıklara iliúkin olmak üzere, iúbu Andlaúma-nın bu Bölümündeki hükümleri gere÷ince kendisine düúen ödevleri yerine getirecektir. Büro, Fransızca, øngilizce ve Yönetim Kurulunun uygun görece÷i herhangi bir baúka dilde, endüstri ve çalıúma ile ilgili uluslararası bir önemi olan sorunların incelenmesine özgü, belirli sürelerde çıkacak bir dergi hazırlayacak ve yayınlayacaktır. Genel olarak, Büronun, bu Maddede gösterilen görevlere ek olarak, Konferansın kendisine vermeyi uygun görece÷i her türlü baúka yetkileri ve görevleri olacaktır. MADDE 384. Üyelerin iúçi sorunlarıyla u÷raúan Bakanlıkları, Uluslararası Çalıúma Bürosu Yönetim Kurulundaki kendi Hükümet temsilcileri aracılı÷ıyla ya da böyle bir temsilci yoksa, ilgili Hükümetçe bu konuda gereken biçimde yetkili kılınan ve atanmıú bulunan herhangi bir baúka görevli aracılı÷ıyla, Müdürle do÷rudan do÷ruya haberleúebilecektir. MADDE 385. Uluslararası Çalıúma Bürosu, yardımda bulunulmak olasılı÷ı olan222, her türlü sorunlar için Milletler Cemiyeti Genel Sekreterli÷inin yardımını isteyebilecektir. MADDE 386. Üyelerden her biri, duruma göre, Konferans ve Yönetim Kurulu toplantılarına katılan Delegelerinin, bunların teknik danıúmanlarının ve Temsilcilerinin yol ve oturma giderlerini ödeyecektir. Uluslararası Çalıúma Bürosunun, Konferans ya da Yönetim Kurulu toplantılarının bütün öteki giderleri, Uluslararası Çalıúma Bürosu Müdürüne, Milletler Cemiyeti bütçesinden Cemiyet Genel Sekreterince ödenecektir. Uluslararası Çalıúma Bürosu Müdürü, iúbu Madde gere÷ince kendisine ödenen ödeneklerin kullanılması konusunda Milletler Cemiyeti Genel Sekreterine karúı sorumlu olacaktır. ALT-KESøM II. øùLEYøù MADDE 387 Yönetim Kurulu, Üyelerden birinin Hükümetince ya da 376. Madde'de tanımlanan baúka herhangi bir örgütçe gündeme konacak konular hakkında yapılacak tüm önerileri inceledikten sonra Konferans toplantılarının gündemini hazırlayacaktır.
Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde, iki virgül arasındaki bu sözcükler yoktur. Oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde, yabancı dillerdeki metinlere uygun olarak, úöyle denilmektedir:”... müzaheret gösterilmesi mümkün olan..." (Çevirenler)
222

-117-

MADDE 388. Müdür, Konferansın Sekreterli÷i görevini yapacak ve her toplantının gündemini, bu toplantının baúlangıcından dört ay önce, her bir Üye’ye ve bunlar aracılı÷ı ile, atandıklarında, Hükümete ba÷lı olmayan temsilcilere iletmesi gerekecektir. MADDE 389. Üyelerin Hükümetlerinin her birinin öngörülen konulardan birinin ya da birkaçının, toplantı gündemine yazılmasına karúı çıkma÷a hakkı bulunacaktır. Bu karúı çıkıúı haklı gösteren nedenler Müdüre sunulacak açıklayıcı bir [andın] muhtırada yer alacak ve bu belge Müdür tarafından sürekli örgüt Üyelerine bildirilecekiir. Bununla birlikte, hazır bulunan Temsilcilerin oylarının üçte iki ço÷unlu÷u ile Konferans karar verdi÷i takdirde, karúı çıkılmıú olunan konular gündemde kalacaktır. Konferansın, ayni üçte iki ço÷unlukla, incelenmesi gerekti÷ine karar verece÷i (önceki paragrafta öngörülenlerden baúka) her konu bir sonraki toplantı gündemine alınacaktır. MADDE 390. Konferans kendi iúleyiú kurallarını düzenleyecektir: baúkanını seçecek; incelenmesi gerekti÷i kanısında oldu÷u tüm konular hakkında rapor sunmakla görevli komisyonlar kurabilecektir. øúbu Andlaúmanın iúbu Bölümünün baúka maddeleri gere÷ince özellikle daha büyük bir ço÷unlu÷u gerektirmeyen tüm hallerde kararlar Konferansta hazır bulunan üyelerin kullandıkları oyların salt ço÷unlu÷u ile alınacaktır. Kullanılan oyların sayısı toplantıda hazır bulunan Temsilcilerin sayısının yarısından az olursa hiçbir karar alınamaz. MADDE 391. Konferans, kurdu÷u komisyonlara, görüúmelere katılmak hakkı olan, ancak oy hakları bulunmayan teknik danıúmanlar katabilecektir. MADDE 392. Konferans, gündemindeki bir konuya iliúkin önerilerin kabulüne karar verirse, bu önerilerin: a) ulusal yasa yoluyla ya da bir baúka yoldan uygulanması için Üyelerin incelenmesine sunulacak bir "ö÷ütleme" ["tavsiye"]; b) ya da Üyelerce onaylanacak uluslararası bir sözleúme tasarısı biçimini mi alaca÷ım kararlaútıracaktır. Her iki durumda, bir ö÷ütlemenin [tavsiyenin] ya da bir sözleúme tasarısının son oylanmasında Konferansça kabul edilebilmesi için, hazır bulunan Temsilcilerin oylarının üçte iki ço÷unlu÷unu toplaması zorunludur. Konferans, uygulanması genel olacak bir ö÷ütleme ya da sözleúme tasarısı hazırlarken, iklimin, endüstri örgütlenmesinin eksik geliúmøúbulunmasının ya da baúka özel durumlann, endüstri koúullarını temelden de÷iúik kıldı÷ı ülkeleri göz önünde tutacak ve bu ülkelere özgü koúulları karúılayabilmek için gerekli saydı÷ı de÷iúiklikleri öne sürebilecektir. Ö÷ütlemenin ya da sözleúme tasarısının bir örne÷i Konferans Baúkanı ile Müdürce imzalanarak, Milletler Cemiyeti Genel Sekreterine verilecektir. Genel Sekreter, ö÷ütlemenin ya da sözleúme tasarısının do÷rulu÷u onaylanmıú bir örne÷ini Üyelerden herbirine gönderecektir.

-118-

Üyelerden herbiri, Konferans toplantısının kapanmasından baúlayarak bir yıl içinde (ya da kuraldıúı durumlar yüzünden, bu süre içinde olamazsa, olanak bulunur bulunmaz - ancak Konferansın kapanıúından baúlayarak kesinlikle 18 aydan daha uzun bir süre geçmeden), ö÷ütlemeyi ya da sözleúme tasarısını bir yasa biçimine sokmak ya da baúka türlü bir önlem almak üzere, bunları, bu konuda yetkili makama ya da makamlara sunmayı yükümlenirler. Bir ö÷ütleme söz konusuysa, Üyeler, alınan önlemler konusunda Genel Sekretere bilgi vereceklerdir. Söz konusu olan bir sözleúme tasarısıysa, yetkili makamın ya da makamların uygun buluúunu sa÷layan Üye, sözleúmeyi kesin biçimde onadı÷ını Genel Sekretere bildirecek ve bu sözleúmenin hükümlerini yerine getirmek için gerekli önlemleri alacaktır. Bir ö÷ütlemeye iliúkin olarak bir yasama kararı ya da bu ö÷ütleme hükümlerinin yerine getirilmesini sa÷layacak nitelikte baúka türlü önlemler alınmazsa, ya da bir sözleúme tasarısı, bu konuda yetkili bulunan makamın ya da makamların uygun bulmasıyla karúılanmazsa, Üye, baúka hiçbir yüküm altında bulunmayacaktır. Çalıúmaya iliúkin konulardaki bir sözleúmeye katılmak yetkisi birtakım kısıtlamalara ba÷lanmıú bulunan federal bir Devletin söz konusu oldu÷u durumlarda, Hükümetin, bu kısıtlamaların uygulandı÷ı sözleúme tasarısını yalnız bir ö÷ütleme biçiminde alma hakkı olacak ve, bu durumda, bu Maddenin ö÷ütlemeler konusundaki hükümleri uygulanacaktır. Yukarıdaki madde aúa÷ıdaki ilkeye uygun biçimde yorumlanacaktır: Hiçbir durumda, bir ö÷ütlemenin ya da sözleúme tasarısının Konferansça kabulünün sonucu olarak, Üyelerden herhangi birinden, söz konusu iúçilere iliúkin olarak, kendi yasal kurallarıyla daha önce sa÷lanmıú bulunan korumayı azaltması istenmeyecektir. MADDE 393. Böylece onaylanmıú olan her sözleúme, Milletler Cemiyeti Genel Sekreterli÷ince kütü÷e yazılacak [tescil edilecek], ancak, yalnız onu onaylamıú olan Üyeleri ba÷layacaktır. MADDE 394. Tümü üzerinde son oylamada, hazır bulunan Üyelerin üçte iki ço÷unlu÷unu kazanamayan bir tasan, Sürekli Örgüt üyelerinden isteyenler arasında özel bir sözleúmeye konu olabilir. Bu nitelikteki her özel sözleúme, ilgili Hükümetlerce, Milletler Cemiyeti Genel Sekreterine gönderilecek ve Genel Sekreter bu sözleúmeyi kütü÷e yazdırtacaktır. MADDE 395. Üyelerden herbiri, katılmıú oldu÷u sözleúmeleri yürürlü÷e koymak için aldı÷ı önlemler konusunda Uluslararası Çalıúma Bürosuna yıllık bir rapor göndermeyi yükümlenir. Bu raporlar, Yönetim Kurulunca gösterilen biçimde yazılacak ve Yönetim Kurulunun istedi÷i kesin bilgileri içerecektir. Müdür, bu raporların bir özetini, Konferansın en yakın toplantısına sunacaktır. MADDE 396. Üyelerden herhangi birinin, katılmıú oldu÷u bir sözleúmenin istenir biçimde uygulanmasını sa÷lamadı÷ını öne sürerek, bir iúçi ya da iúveren meslek örgütünce, Uluslararası Çalıúma Bürosuna yapılan bir yakınma, Yönetim Kurulunca, yakınma konusu Hükümete ulaútırılacak ve bu Hükümet, soruna iliúkin uygun görece÷i bildiride bulunma÷a ça÷ırılabilecektir.

-119-

MADDE 397. Yakınma konusu Hükümetten akla yatkın bir süre içinde hiçbir bildiri alınmazsa, ya da alınan bildiri Yönetim Kurulunca yeterli görülmezse, Yönetim Kurulu, alınan yakınma bildirisini ve gerekirse verilen yanıtı açı÷a vurmak hakkına sahip olacaktır. MADDE 398. Üyelerden herbiri, bundan önceki Maddeler gere÷ince, birlikte onayladıkları bir sözleúmenin uygulanmasını, kendi görüúüne göre, istenir biçimde sa÷lamayan bir Üyeye iliúkin olarak, Uluslararası Çalıúma Bürosuna bir yakınma gönderebilir. Yönetim Kurulu, yerinde görürse ve aúa÷ıda gösterilen yöntem uyarınca, durumu, bir Soruúturma Komisyonuna bildirmeden önce, 396. Maddede yazılı oldu÷u biçimde, yakınma konusu Hükümetle iliúki kurabilir. Yönetim Kurulu, yakınmayı, söz konusu Hükümete bildirmeyi gerekli görmezse ya da bu bildiride bulunuldu÷u zaman, akla yatkın bir süre içinde, kendisini doyuracak bir yanıt alınmazsa, ortaya atılan sorunu incelemek ve bu konuda bir rapor ver-: mekøe görevli bir Soruúturma Komisyonu kurulmasını isteyebilecektir. Aynı yöntem, gerek do÷rudan do÷ruya, gerek Konferansdaki bir Temsilcinin yakınması üzerine, Yönetim Kurulunca uygulanabilecektir. 397. ya da 398. Maddelerin uygulanmasının ortaya çıkardı÷ı bir sorun Yönetim Kuruluna geldi÷i zaman, yakınma konusu Hükümet, Yönetim Kurulunda daha önceden atanmıú bir Temsilcisi yoksa, Yönetim Kurulunun bu soruna iliúkin görüúmelerine katılmak üzere bir Temsilci atama hakkına sahip olacaktır. Bu görüúmelerin yapılaca÷ı tarih, yakınma konusu Hükümete zamanında bildirilecektir. MADDE 399. Soruúturma Komisyonu aúa÷ıdaki biçimde kurulacaktır: Üyelerden herbiri, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e girmesini izleyen altı ay içinde, endüstriyel konularda yetkili olan, biri iúverenleri [patronları223], ikincisi iúçileri temsil eden ve üçüncüsü her ikisine karúı ba÷ımsız bulunan, üç kiúi atamayı yükümlenir. Bunların hepsi, içinden Soruúturma Komisyonunun üyeleri seçilecek olan, bir dizelge [liste] oluúturacaktır. Yönetim Kurulunun, sözü geçen kiúilerin niteliklerini incelemeye ve nitelikleri iúbu Madde hükümlerine uymayanların atanmasını, hazır bulunan Temsilcilerin üçte iki ço÷unlu÷uyla reddetmeye hakkı olacaktır. Yönetim Kurulunun iste÷i üzerine, Milletler Cemiyeti Genel Sekreteri, Soruúturma Komisyonunu oluúturmak üzere, dizelgedeki [listedeki] üç kategoriden herbiri içinden birer kiúi olmak üzere, üç kiúi atayacak ve ayrıca bu üç kiúiden birini anılan Komisyonun Baúkanı olarak seçecektir. Böylece atanan üç kiúiden hiçbiri, yakınmayla do÷rudan do÷ruya ilgili bulunan Üyelerden birine ba÷lı olmayacaktır. MADDE 400. Bir yakınma, 398. Madde gere÷ince, bir Soruúturma Komisyonuna gönderilecek olursa, yakınmayla do÷rudan do÷ruya ilgisi bulunsun ya da bulunmasın, Üyelerden herbiri, yakınma konusuna iliúkin olarak elindeki bütün bilgileri Komisyonun yararlanmasına hazır bulundurma÷ı yükümlenir.
223 Fransızca metinde "leú patrons", øngilizce metinde "employers", øtalyanca metinde "i padroni". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde, bu sözcükler karúılı÷ı olarak 380. maddede "sermayedar" sözcü÷ü kullanılmıúken, burada "patronlar" denilmektedir; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde de "patronlar" denilmektedir. (Çevirenler)

-120-

MADDE 401. Soruúturma Komisyonu, yakınmanın derinlemesine incelenmesinden sonra bir rapor kaleme alarak, bunda, yakınmanın kapsamını belirtmeye yarayacak bütün olgusal noktalara iliúkin gözlemleriyle birlikte, yakınan Hükümetin iste÷ini yerine getirmek için alınması gereken önlemler ve bu önlemlerin alınması için verilmesi gereken süreler konusunda uygun gördü÷ü ö÷ütlemeler [tavsiyeler] bildirecektir. Bu rapor, aynı zamanda, gerekirse yakınılan Hükümete, Komisyonca uygun ve öteki Hükümetlerce uygulanması kendisine haklı görülecek ekonomik yaptırımları da belirtecektir. MADDE 402. Milletler Cemiyeti Genel Sekreteri, Soruúturma Komisyonunun raporunu, anlaúmazlıkla ilgili Hükümetlerin herbirine bildirecek ve raporun yayınlanmasını sa÷layacaktır. ølgili Hükümetlerden herbiri, Komisyon raporundaki ö÷ütlemeleri kabul edip etmedi÷ini ve bunları kabul etmiyorsa, anlaúmazlı÷ı Milletler Cemiyeti'nin Uluslararası Sürekli Adalet Divanı'na sunmak iste÷inde olup olmadı÷ını, bir ayhk bir süre içinde, Milletler Cemiyeti Genel Sekreterine bildirecektir. MADDE 403. Üyelerden biri, bir ö÷ütlemeye ya da sözleúme tasarısına iliúkin olarak, 392. Maddede yazılı önlemleri almazsa, baúka herhangi bir üyenin, bu konuda Uluslararası Sürekli Adalet Divanı'na baúvurma÷a hakkı olacaktır. MADDE 404. Uluslararası Sürekli Adalet Divanı'mn 402. ya da 403. Maddeler gere÷ince, kendisine sunulan bir yakınmaya ya da soruna iliúkin kararı kesindir. MADDE 405. Soruúturma Komisyonunun varabilece÷i sonuçlar ya da ö÷ütlemeler, Uluslararası Sürekli Adalet Divanı'nca do÷rulanabilecek, de÷iútirilebilecek ya da bozulabilecektir; Divan, gerekirse, kusurlu Hükümete karúı uygun görece÷i ve baúka Hükümetlerce uygulanması Divan'a haklı görülebilecek, ekonomik yaptırımları bildirecektir. MADDE 406. Herhangi bir Üye, Soruúturma Komisyonu raporunda olsun, Uluslararası Sürekli Adalet Divanı kararında olsun, bulunabilecek ö÷ütlemelere, saptanacak süre içinde uymazsa, baúka herhangi bir Üye, Komisyon raporunda ya da Adalet Divanı kararında bu konuda uygulanması bildirilen ekonomik yaptırımları o üyeye karúı uygulayabilecektir. MADDE 407. Kusurlu Hükümet, gerek Soruúturma Komisyonunun ö÷ütlemelerine, gerek Uluslararası Sürekli Adalet Divanı'nm kararındaki ö÷ütlemelere uymak için gerekli önlemleri aldı÷ı konusunda Yönetim Kuruluna her zaman bilgi verebilir ve Yönetim Kurulundan, söylediklerinin do÷rulu÷unu incelemek üzere, Milletler Cemiyeti Genel Sekreterince bir Soruúturma Komisyonu kurduruimasını isteyebilir. Bu durumda, 399., 400., 401., 402., 404. ve 405. Maddeler hükümleri uygulanacaktır; Soruúturma Komisyonu raporu ya da Uluslararası Sürekli Adalet Divanı kararı kusurlu Hükümetten yana ise, öteki Hükümetler, söz konusu Devlete karúı aldıkları ekonomik önlemlere hemen son vereceklerdir. -121-

ALT-KESøM III. GENEL HÜKÜMLER. MADDE 408. Üyeler, iúbu Andlaúmanın bu Bölümünün hükümleri gere÷ince katılmıú oldukları sözleúmeleri, sömürgelerinden ya da sahibi bulundukları ülkelerden ve koruyuculukları altındaki ülkelerden kendilerini kendi baúlarına yönetmeyenlere, aúa÷ıdaki çekincelerle, uygulama÷ı yükümlenirler: 1. Sözleúmenin yerel koúullar yüzünden uygulanmasına olanak bulunmaması,

2. Sözleúmenin yerel koúullara uydurulması için sözleúmede gerekli de÷iúikliklerin yapılabilmesi; Üyelerden herbiri, kendilerini kendi baúlarına tam olarak yönetmeyen sömürgelerinden, ya da sahip oldukları ülkelerden, ya da koruyuculukları altında bulunan ülkelerden herbiri için almayı tasarladıkları kararı Uluslararası Çalıúma Bürosuna bildirecektir. MADDE 409. øúbu Andlaúmanın iúbu Bölümüne, Konferansça, hazır bulunan Temsilcilerinin oylarının üçte iki ço÷unlu÷uyla yapılması kabul edilen de÷iúiklikler, temsilcileri Mil letler Cemiyeti Konseyini oluúturan Devletlerce ve Üyelerin dörtte üçünce onaylan dı÷ı zaman yürürlü÷e gireceklerdir. MADDE 410. øúbu Andlaúmanın iúbu Bölümünün ve üyelerce sonradan iúbu Bölüme dayanılarak yapılmıú sözleúmelerin yorumlanmasına iliúkin her türlü sorunlar ve güçlükler Uluslararası Sürekli Adalet Divanı'nm de÷erlendirmesine sunulacaktır. ALT-KESøM IV. Almanya ile 28 Haziran 1919'da yapılmıú Andlaúmada Öngörülen GEÇøCø ÖNLEMLER MADDE 411. Konferansın ilk toplantısı 1919 Ekim ayında yapılacaktır. Bu toplantının yeri ve gündemi iliúik Ek'de saptanacaktır. Bu ilk toplantının ça÷ırıúı ve düzenlenmesi, sözü geçen Ek'te bu bakımdan gösterilen Hükümetçe sa÷lanacaktır. Belgelerin hazırlanmasında, bu Hükümete, aynı Ek'te gösterilen Üyelerden oluúan bir Uluslararası Komisyon yardım edecektir. Bu ilk toplantının ve, Milletler Cemiyeti bütçesine gerekli ödenekler konuluncaya kadar, bundan sonraki toplantıların giderleri, Temsilcilerin ve teknik danıúmanların yollukları dıúında, Uluslararası Posta Birli÷i'nin Uluslararası Bürosu için saptanmıú oranlar üzerinden Üyeler arasında paylaútırılacaktır. MADDE 412. Milletler Cemiyeti kuruluncaya kadar, bundan önceki maddeler gere÷ince, Milletler Cemiyeti Genel Sekreterine yapılması gereken bildiriler, Uluslararası Çalıúma Bürosu Müdürünce saklanacak ve bunlara iliúkin olarak Genel Sekretere bilgi verilecektir.

-122-

MADDE 413. Uluslararası Sürekli Adalet Divanı kuruluncaya kadar, iúbu Andlaúmanın iúbu Bölümü gere÷ince Divan'a sunulması gereken anlaúmazlıklar, Milletler Cemiyeti Konseyinin kuraca÷ı üç kiúilik bir mahkemeye götürülecektir. EK. ÇALIùMA KONFERANSININ BlRÎNCø TOPLANTISI, 1919

Konferansın toplantı yeri Washington olacaktır. Amerika Birleúik Devletleri Hükümetinin, Konferansı toplantıya ça÷ırması istenecektir. Uluslararası Düzenleme Komitesi, Birleúik-Devletler, Büyük-Britanya, Fransa, øtalya, Japonya, Belçika ve øsviçre Hükümetlerinden herbirince seçilen yedi kiúiden oluúacaktır. Komite, gerekli görürse, baúka Üyeleri de Komitede temsil edilme÷e ça÷ı-rabilecektir. Gündem úöyle olacaktır: 1. 2. 3. Sekiz saatlik gün ya da 48 saatlik hafta ilkesinin uygulanması; øúsizli÷i önlemeye ve iúsizli÷in sonuçlarına çare bulmaya iliúkin sorunlar; Kadınların çalıútırılması: a) do÷umdan önce ve sonra (analık ödentisi sorununu da kapsamak üzere); b) gece çalıúması; c) sa÷lı÷a elveriúli olmayan iúlerde çalıúma. 4. Çocukların çalıútırılması: a) iúe almıú yaúı; b) gece çalıúması; c) sa÷lı÷a elveriúli olmayan iúlerde çalıúma. 5. Endüstride çalıútırılan kadınların gece çalıútırılmalarının ve beyaz (san) fosforun kibrit endüstrisinde kullanılmasının yasaklanmasına iliúkin 1906'da Bern'de kabul edilen Uluslararası Sözleúmelerin kapsamlarının geniúletilmesi ve uygulanması. KESøM II. GENEL øLKELER. MADDE 414. Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar, ücretle çalıúan iúçilerin fizik, moral ve düúünsel yönlerden iyi durumda bulunmalarının, uluslararası bakımdan temel önemde oldu÷unu kabul ederek, bu yüksek amaca ulaúmak için, Milletler Cemiyeti Örgütüne ba÷lı olmak üzere, birinci Kesimde öngörülen sürekli örgütü kurmuúlardır. Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar, iklim, görenek, ekonomik olanak ve endüstriyel gelenek baúkalıklarının, çalıúma koúullarında kesin bir tekdüzenin hemen sa÷lanmasını güçleútirdi÷ini kabul etmektedirler. Ancak, Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar, eme÷in yalnız bir ticaret nesnesi biçiminde sayılmaması gerekti÷i kanısından esinlenerek, çalıúma koúullarının düzenlenmesi için, bütün endüstriyel toplulukların içinde bulundukları özel durumların elverdi÷i ölçüde uygulamaya çaba göstermeleri gereken birtakım yöntemler ve ilkeler bulundu÷u görüúündedirler. -123-

Bu yöntemler ve ilkeler arasında, aúa÷ıda yazılı olanlar. Ba÷ıtlı Yüksek Taraflara özel ve ivedi bir önemde görünmektedir: 1. Yukarıda belirtilen ve eme÷in yalnız bir mal ya da ticaret nesnesi sayılmamasını isteyen ana ilke. 2. Yasaya aykırı olmayan bütün konularda, gerek iúçiler gerek iúverenler için bir araya gelme hakkı. 3. øúçilere, içinde yaúadıkları zaman ve ülke anlayıúına göre uygun sayılacak bir yaúam düzeyi sa÷layacak bir ücret ödenmesi. 4. Sekiz saatlik gün ya da 48 saatlik haftanın henüz sa÷lanmadı÷ı ülkelerde, bunun, ulaúılması gereken bir amaç olarak kabulü. 5. Olabildi÷ince, pazar gününe rastlamak üzere, en az yirmi dört saatlik bir hafta dinlencesinin kabulü. 6. Çocukların çalıútırılmasının yasaklanması ve her iki cinsiyetten gençlere e÷itimlerini sürdürmeleri ve fizik geliúmelerini sa÷lamak olana÷ını vermek için, onların çalıúmalarının gerekli olan kısıtlamalara ba÷lı tutulması. 7. Eúit de÷erde bir iú için, cinsiyet farkı gözetilmeksizin, eúit ücret ilkesi.

8. Her ülkede çalıúma koúullan konusunda konulan yasal kurallar, bu ülkede yasalara uygun olarak oturmakta olan bütün iúçiler için adaletli bir ekonomik iúlem sa÷lamalıdır. 9. Her Devlet, iúçilerin korunmasına iliúkin yasaların ve yönetim kurallarının uygulanmasını sa÷lamak için, kadınları da kapsayan bir denetim örgütü kuracaktır. Bu ilkelerin ve yöntemlerin tüm ya da kesin olduklarını öne sürmemekle birlikte, Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar o görüútedirler ki bu yöntemler ve ilkeler, Milletler Cemiyeti'nin politikasına kılavuzluk edebilirler ve Milletler Cemiyeti Üyeleri olan endüstriyel topluluklarca kabul edilirlerse ve tüm olarak uygulanmaları uygun düúen bir denetim örgütünce tam bir biçimde sa÷lanırsa, dünya iúçileri için sürekli iyilikler yaratabileceklerdir. B Ö L Ü M XIII. ÇEùøTLø HÜKÜMLER. MADDE 415. Türkiye, Müttefik Devletler ya da bunlardan kimileriyle baúka herhangi bir Devlet arasında, 26 ùubat 1885 tarihli Berlin ve 2 Temmuz 1890 tarihli Brüksel Genel Senetlerinde ve bunları tamamlayan ya da de÷iútiren sözleúmelerde ele alınan silâh ve ispirtolu maddeler ticaretiyle, öteki konulara iliúkin olarak yapılan ya da yapılacak olan sözleúmeleri tanımayı ve bunları kabul etmeyi yükümlenir. MADDE 416. Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar, 17 Temmuz 1918'de, Fransa Cumhuriyeti Hükümeti ile Altes Monako Prensi224 arasında imzalanan ve Fransa ile Prensli÷in iliúkilerini saptayan Andlaúma konusunda bilgi edindiklerini ve bunu tutana÷a geçirdiklerini bildirirler.
Fransızca metinde “Altesse Sâre'nissime", øngilizce metinde "Serene Highness", øtalyanca metinde "Altezza Serenissima"; Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Prens Cenapları"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Prens Hazretleri". (Çevirenler)
224

-124-

MADDE 417. øúbu Andlaúma hükümleri saklı kalmak üzere, Türkiye, hiçbir Müttefik Devlete karúı, do÷rudan do÷ruya ya da dolaylı olarak, iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konmasından önceki hiçbir olay nedeniyle, hiçbir para isteminde bulunmamayı yükümlenir. øúbu hüküm, ilgilileri kim olursa olsun, bundan böyle ortadan kalkmıú bu tür bütün istemlerden tam ve kesin vazgeçme anlamını taúımaktadır. MADDE 418. Türkiye, Müttefik Devletler ganimet mahkemelerinden herhangi birince, Osmanlı gemilerine ve Osmanlı mallarına iliúkin olarak verilmiú her türlü kararlar ve buyruklarla, bu mahkemelerin giderlerine iliúkin bütün kararları ve buyrukları geçerli ve uyulması zorunlu kabul eder, ve bu kararlarla buyruklara karúı, uyrukları adına hiçbir istemde bulunmamayı yüklenir. Müttefik Devletler, saptayacakları koúullar altında, ganimet konusunda Osmanlı mahkemelerinin kararlarını ve buyruklarını -bu kararlar ve buyruklar ister adı geçen Devletlerin uyruklarının, ister tarafsız ülkeler uyruklarının haklarını etkilesin- incelemek haklarını saklı tutarlar. Türkiye, sorunların dosyasını oluúturan bütün belgelerin örneklerini, verilen kararları ve buyrukları da içermek üzere, sa÷lamayı ve bunların sözü edilen incelenmesinden sonra yapılacak ö÷ütlemeleri [tavsiyeleri] kabul edip yerine getirmeyi yükümlenir. MADDE 419. Gemilerin ve yüklerin savaú sırasında batmasından do÷an zararları enaz düzeye indirebilmek ve kurtarılabilecek gemilerin ve yüklerin225 ele geçirilmesini ve bunlara iliúkin özel istemlerin çözüme ba÷lanmasını kolaylaútırmak için, Osmanlı Hükümeti, savaú sırasında Osmanlı deniz kuvvetlerince batırılan ya da hasara u÷ratılan gemiler konusunda Müttefik Devletler Hükümetlerinin ya da uyruklarının iúine yarayacak, elindeki bütün bilgileri vermeyi yükümlenir. MADDE 420. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konmasını izleyecek altı ay içinde, Osmanlı Hükümeti, Müttefik Devletler Hükümetlerine, 29 Ekim 1914'den bu yana, bu Devletlerden ya da -bu Devletlerin uyruklarınca denetlenen her çeúit ortaklıkları ya da dernekleri de içermek üzereuyruklarından alınmıú ganimetleri, arúivleri, tarihsel anıları ya da sanat yapıtlarını geri verecektir. Bunların geri verilmesi, geri alacak Hükümetlerce gösterilecek yerlerde ve koúullar içinde yapılacaktır. MADDE 421. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konmasını izleyecek oniki ay içinde, Osmanlı Hükümeti eski yapıtlara iliúkin úimdiki Osmanlı yasalarını yürürlükten kaldıracak ve bunların yerine, ba÷lı Ek'teki kurallara dayanan ve Parlamentonun oyuna sunulmazdan önce Maliye Komisyonunun uygun bulmasına sunulması gerekecek ve Osman h Hükümetince bütün uluslar arasında tam eúitlikle uygulanmasının sa÷lanaca÷ı yükümlenecek, yeni yasalar çıkartılması için gerekli önlemleri alacaktır.
225

Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "kurtarılabilecek gemilerin ve yüklerin" sözcükleri yoktur; oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde úöyle denilmektedir: "tahlisi kaabil olan sefain ve hamulelerin". (Çevirenler)

-125-

EK 1. "Eski yapıt"226 sözcü÷ü, 1700 yılından önceki her çeúit yapıt ya da insan eme÷i ürünü anlamına gelir. 2. Eski yapıtların korunması yasaları korkutucu olmaktan çok, özendirici yöntemleri üstün tutmalıdır. 5. Paragrafta sözü edilen izni elde etmeksizin bir eski yapıt bulup da, bu buluúunu yetkili Osmanlı Bakanlı÷ının bir görevlisine bildiren her kiúiye, buluúunun de÷eriyle orantılı parasal bir ödül verilmelidir. 3. Yetkili Osmanlı Bakanlı÷ı almaktan vazgeçmedikçe, hiçbir eski yapıt bu Bakanlıktan baúkasına aktarılamaz. Hiçbir eski yapıt sözü edilen Bakanlıktan izin belgesi alınmaksızın ülke dıúına çıkartılamaz. 4. Kötü niyetle ya da savsaklama sonucu, bir eski yapıtı yok eden ya da ona zarar veren kiúiye saptanacak bir ceza verilecektir. 5. Yetkili Osmanlı Bakanlı÷ının izin belgesini taúıyanlar dıúında, eski yapıt bulmak amacıyla toprak açmak ya da kazı yapmak yasaktır ve para cezası gerektirir. 6. Tarih ya da arkeoloji bakımından önemli görülebilecek alanların geçici ya da sürekli olarak kamulaútırılmasına olanak verebilecek, hakgözetirli÷e uygun koúullar saptanacaktır. 7. Kazı yapmak izni yalnız yeterli arkeoloji deneyi oldu÷u konusunda güvence gösteren kiúilere verilecektir. Bu izinleri verirken, Osmanlı Hükümeti, geçerli neden olmaksızın, hiçbir ulusun bilginlerini izinden yoksun kılacak biçimde davranmayacaktır. Kazıdan elde edilecekler, kazıyı yapan kiúi ile Osmanlı Bakanlı÷ı arasında, Bakanlı÷ın saptayaca÷ı oranda bölüúülecektir. Bilimsel nedenlerle, bölünme olanak dıúı görülecek olursa, bulana, kazıdan elde edilenin bir bölümü yerine, hakgözetirli÷e uygun bir ödence [tazminat] verilmesi gerekecektir. MADDE 422. Bugün Türkiye'nin bir parçası olmaktan çıkmıú bulunan topraklardan, l A÷ustos 1914'den sonra alınmıú din, arkeoloji, tarih ya da sanat önemi olan bütün nesneler, iúbu Andlâúmanın yürürlü÷e konmasını izleyen oniki ay içinde, Osmanlı Hükümetince, sözü edilen nesnelerin alındı÷ı topra÷ın Hükümetine geri verilecektir.
Fransızca metinde "antiquitcs”, øngilizce metinde "Antiquity", øtalyanca metinde "antichita". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "antika"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "âsar-ı atika". (Çevirenler)
226

-126-

Bu nesneler özel bir kiúinin mülkiyetine geçmiúse, bu Maddede öngörülen yükümlülü÷ü yerine getirmek için, kamulaútırma yoluyla ya da baúka bir yolla, gerekli önlemleri almak Osmanlı Hükümetine düúecektir. øúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konmasını izleyecek altı ay içinde, bu Madde gere÷ince geri verilecek nesnelerin dizelgeleri [listeleri] ilgili Hükümetlerce Osmanlı Hükümetine verilecektir. MADDE 423. Osmanlı Hükümeti, úu anda elinde bulunan, østanbul'daki Rus Arkeoloji Ensti-tüsü'nün Kitaplı÷mdaki kitapları, belgeleri ve elyazmalarını saklamayı ve Müttefik Devletlerin, Rusya'nın haklarını korumak üzere, belirtmek hakkını saklı tuttukları makama vermeyi yükümlenir. O zamana kadar, Osmanlı Hükümeti, Müttefik Devletlerden herhangi birince resmen yetkili kılınmıú her kiúinin, sözü geçen kitaplara, belgelere ve elyazmalarına özgürce baúvurabilmesini sa÷layacaktır. MADDE 424. øúbu Andlaúma yürürlü÷e girer girmez, Türkiye, kendisinden ayrılan toprakların sivil, asker, maliye, adalet ya da baúka yönetimlerinin arúivlerini, kütüklerini [defterlerini], plânlarını, senetlerini ve her çeúit belgelerini, ilgili Hükümetlere vakit geçirmeden verecektir. Bu belgeler, arúivler, kütükler, senetler ya da plânlar baúka yere kaldı-rılmıúsa, ilgili Hükümetin istemesi üzerine, Türkiye bunları geri verecektir. Birinci fıkrada sözü edilen arúivler, kütükler, plânlar, senetler ve belgelerden askerî nitelikte olmayanlar, aynı zamanda Osmanlı yönetimlerini de ilgilendirmekteyse ve, bu yüzden, bunların sözü edilen yönetimler zarara u÷ratılmaksızın verilmesi olana÷ı yoksa, Türkiye, karúılıklı olma koúuluyla, ilgili Hükümetlere bunların içeri÷ini bildir-meyi yükümlenir. 1912'den sonra Yunanistan'a geçirilen Osmanlı imparatorlu÷u bölgelerindeki taúınmaz mallara iliúkin olup da, boúaltma sırasında Osmanlı makamlarının götürdükleri ya da götürmüú olabilecekleri yerel tapu kütükleriyle öteki kamusal kütükleri Yunan Hükümetine geri vermeyi Osmanlı Hükümeti özellikle yükümlenir. Bir ya da birkaç kütük defterinin yitirilmiú olması yüzünden ya da baúka bir nedenle geri verilmesi olana÷ı bulunamayacak olursa ve Yunan makamlarına sunulan senetlerin do÷rulanması bakımından bunların incelenmesi gerekiyorsa, Yunan Hükümetinin østanbul'daki227 merkez tapu kütü÷ünden [sicilinden] gereken yazıların örneklerini almaya hakkı olacaktır. MADDE 425. øúbu Andlaúma uyarınca Türkiye'den ayrılan topraklar üzerinde yetkesini [otoritesini] kullanan ya da iúbu Andlaúma gere÷ince úimdiki statüsünü Türkiye'nin tanıdı÷ı Hükümetlere, karúılıklı olma koúuluyla, Osmanlı Hükümeti, sözü geçen topraklardaki Vakıf yönetimine iliúkin ya da bu topraklarda yerleúmiú kiúilerin ya da kurumların ilgilendikleri -bulundukları yerler nerede olursa olsun- özel vakıflara iliúkin her türlü arúivlere ve belgelere baúvurabilmelerini sa÷lamayı yükümlenir.
Fransızca ve øngilizce metinlerde "Constantinople", øtalyanca metinde "Constantinopoli"; Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Dersaadet"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "østanbul". (Çevirenler)
227

-127-

MADDE 426. 30 Ekim 1918'den, III. Bölümün (Siyasal Hükümler) 136. Maddesinde öngörülen yeni yargı rejiminin yürürlü÷e girmesine kadar, Müttefik Devletlerden herbirinin bir yargıcınca ya da mahkemesince Türkiye'de verilmiú olan kararları Osmanlı Hükümeti tanıyacaktır; gerekti÷inde, bunların yerine getirilmesini sa÷lamayı bu Hükümet [Osmanlı Hükümeti] yükümlenir. MADDE 427. III. Bölümün (Siyasal Hükümler) 46. Maddesi hükümleri saklı kalmak koúuluyla, Türkiye, 27. Maddede tanımlanan sınırlar içindeki toprakları bakımından, østanbul228 Yüksek Sa÷lık Kurulunca [Sıhhiye Meclis-i Âlisi'nce] ya da bu Kurulun yönetimi altındaki Osmanlı Sa÷lık Yönetimince daha önce ele alınmıú herhangi bir soruna iliúkin olarak Müttefik Devletlerce, gerekti÷inde baúka Devletlerle de anlaúarak, alınmıú bütün kararları kabul etmeyi ve bunların yürütülmesi için iúbirli÷inde bulunmayı yükümlenir. MADDE 428. øúbu Andlaúma gere÷ince Türkiye'den ayrılan topraklar ile, iúbu Andlaúma gere÷ince Türkiye'nin egemenli÷i altından çıkan topraklar bakımından, Türkiye, úimdiden, østanbul Yüksek Sa÷lık Kurulunca ya da bu Kurulun yönetimi altındaki Osmanlı Sa÷lık Yönetimince, ya da øskenderiye Denizcilik ve Karantina Sa÷lık Kurulunca daha önce ele alınmıú herhangi bir soruna iliúkin olarak Müttefik Devletlerce, gerekti÷inde baúka Devletlerle de anlaúarak, alınmıú, aúa÷ıdaki bütün kararları kabul etmeyi yükümlenir. Bir önceki fıkrada sözü edilen ilkeler úunlardır: a) Türkiye'den ayrılıp Müttefik Devletlerden birinin denetimi altına konulan topraklarda ilgili Müttefik Devlet -ister egemen Devlet, ya da mandataire, ya da koruyucu olarak, isterse sözü geçen toprakların yönetiminden sorumlu Devlet olarak davransın- uluslararası sa÷lık sözleúmeleri hükümlerine uyarak, kendi karantina istasyonlarını kurmakla ve bunları yönetmekle yükümlü olacaktır. b) Hicaz'da Hac Sa÷lık denetimine 229 iliúkin olarak, østanbul Yüksek Sa÷lık Kurulu, ya da Osmanlı Sa÷lık Yönetimince, ya da yönetimleri altında, ya da øskenderiye Denizcilik ve Karantina Sa÷lık Kurulunca alınan önlemler, bundan böyle, bu önlemlerin uygulanması için gerekli karantina istasyonlarıyla sa÷lık kurumlarının bulundu÷u toprakların egemenli÷i, mandat'sı, koruyuculu÷u ya da sorumlulu÷u altında bulundukları Müttefik Devletçe alınacaktır. Bu önlemler, uluslararası sa÷lık Sözleúmeleri hükümlerine uygun olacak ve uygulamada tam bir tekdüzen sa÷lamak için, hac ziyaretlerinin denetlenmesiyle ilgili herbir Müttefik Devlet, Milletler Cemiyeti'nin denetimi altında bulunacak bir Hac Ziyaretleri Karantina Eúgüdüm [Koordinasyon] Komisyonunda temsil edilecektir. MADDE 429. Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar, sonradan aykırı bir hüküm konmadıkça, iúbu Andlaúma ile kurulan her Komisyonun Baúkanının, oynların eúit bölünmesi durumunda, ikinci bir oy kullanma hakkı olaca÷ını kabul ederler.
Fransızca ve øngilizce metinlerde "Constantinople", øtalyanca metinde "Constantinopoli"; 1920 Türkçe çevirilerinde "østanbul". (Çevirenler) 229 Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde “Hicaz makamat-ı mübarekesi züvvarının teftiúat-ı sıhhiyesi" denilmektedir; bu sözlerin karúılı÷ı yabancı dillerdeki metinlerde de vardır; oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerine bu sözler alınmamıútır. (Çevirenler)
228

-128-

MADDE 430. øúbu Andlaúmada tersine bir hüküm yoksa, iúbu Andlaúmanın kimi Devletleri ilgilendiren belirli bir sorunun ilgili Devletler arasında yapılacak özel bir sözleúme ile çözülmesini öngördü÷ü durumlarda, bu konuda çıkacak güçlüklerin, Türkiye Milletler Cemiyeti'ne Üye olarak kabul edilinceye kadar, Baúlıca Müttefik Devletlerce çözüme ba÷lanaca÷ı Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar arasında kararlaútırılmıútır. MADDE 431. øúbu Andlaúmanın özel hükümleri saklı kalmak koúuluyla, ve iúbu Andlaúmanın yürürlü÷e konmasından baúlayarak altı aylık bir sürenin bitiminde, Osmanlı yasaları nın Osmanlı Hükümetince iúbu Andlaúmaya uygun olarak de÷iútirilmiú olması ve de÷iúmiú tutulması gerekecektir. Aynı süre içinde, iúbu Andlaúmanın hükümlerinin yürütülmesine iliúkin bütün yönetimsel ve baúka önlemlerin Osmanlı Hükümetince alınmıú olması gerekecektir. MADDE 432. øúbu Andlaúmanın uygulanmasına do÷rudan do÷ruya ya da dolaylı olarak iliúkin her konuda, Türkiye, ço÷unluk kararıyla davranan Milletler Cemiyeti Konseyinin gerekli görece÷i her türlü soruúturmayı kabul etmekle yükümlü kalacaktır. MADDE 433. Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar, Rusya'ya, Milletler Cemiyeti'ne Üye kabul edilir edilmez, Baúlıca Müttefik Devletler ile Rusya'nın, aralannda anlaúacakları koúullar içinde ve iúbu Andlaúma ile kendisine kesinlikle tanınan haklara zarar verilmeksizin, iúbu Andlaúmaya katılma yetene÷ini tanımayı kararlaútırmıúlardır. Fransızca, øngilizce ve øtalyanca yazılmıú olan iúbu Andlaúma onaylanacaktır. Anlaúmazlık durumunda, Fransızca ve øngilizce metinlerin eúit de÷erde sayılaca÷ı I. Bölüm (Milletler Cemiyeti Misakı) ile XII. Bölüm (Çalıúma) dıúında, Fransızca metin geçerli olacaktır. Onama belgeleri olabildi÷ince en kısa süre içinde Paris'te sunulacaktır. Hükümet merkezleri Avrupa dıúında olan Devletler, onamalarının yapıldı÷ım Paris'teki diplomasi temsilcileri aracılı÷ıyla, Fransa Cumhuriyeti Hükümetine bildirmekle yetinmeye yetkili olacaklar ve bu durumda, onama belgelerini olabildi÷ince erken ulaútıracaklardır. Andlaúma, bir yandan Türkiye ile, öte yandan Baúlıca Müttefik Devletlerden üçünce onaylanır onaylanmaz, onama belgelerinin bir ilk sunuú tutana÷ı düzenlenecektir. Bu tutanak tarihinden baúlayarak, Andlaúma, onu böylece onaylamıú olacak Ba÷ıtlı Yüksek Taraflar arasında yürürlü÷e girecektir. øúbu Andlaúmada öngörülen bütün sürelerin hesaplanmasında, bu tarih, Andlaúmanın yürürlü÷e konma tarihi sayılacaktır. Bütün öteki bakımlardan, Andlaúma, her Devlet için, bu Devletin onama belgesinin sunulma tarihinde yürürlü÷e girecektir. Fransız Hükümeti, onama belgelerini sunuú tutanaklarının do÷rulu÷u onaylanmıú birer örne÷ini bütün imzacı Devletlere teslim edecektir. BU HÜKÜMLERE OLAN øNANÇLA, yukarıda adları belirtilen Tamyetkili Temsilciler, iúbu Andlaúmayı imzalamıúlardır.

-129-

Sevres'de, On A÷ustos Bin Dokuz Yüz Yirmi tarihinde, tek bir nüsha olarak DÜZENLENMlùTlR; bu nüsha Fransa Cumhuriyeti Hükümetinin arúivlerine konulacak ve bu Hükümet, imzacı Devletlerden herbirine, bunun, do÷rulu÷u onaylanmıú birer örne÷ini verecektir. (L.S.)230GEORGE GRAHAME. (L.S.) GEORGE H. PERLEY. (L.S.) ANDREW FlSHER. (L.S.) GEORGE GRAHAME. (L.S.) R. A. BLANKENBERG. (L.S.) ARTHUR HlRTZEL. (L.S.) A. MlLLERAND. (L.S.) F. FRANÇOøS-MARSAL. (L.S.) (L.S.) (L.S.) (L.S.) (L.S.) (L.S.) (L.S.; (L.S.) (L.S.) (L.S.) (L.S.) (L.S.) (L.S.) (L.S.) (L.S.) (L.S.) (L.S.) (L.S.) JULES CAMBON. PALEOLOGUE. BONøN. MARøETTø. K. MATSUø. A. AHARONlAN. J. VAN DEN HEUVEL. ROLlN JACQUEMYNS. E. K. VENÎSELOS. A. ROMANOS. MAURlCE ZAMOYSKø. ERASME PøLTZ. AFFONSO GOSTA. D. J. GHøKA. STEFAN OSUSKY. HADø. Dr. RIZA TEWFøK RECHAD HALøSS.

230

"Mühür yeri" anlamına "Locus Sigilli" sözcüklerinin kısaltılıp. (Çevirenler)

-130-

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->