P. 1
güneş enerjisi slayt

güneş enerjisi slayt

|Views: 1,039|Likes:
Yayınlayan: dislokasyon

More info:

Published by: dislokasyon on Nov 29, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PPTX, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

03/26/2013

pdf

text

original

Güneş Enerjisi Ve Kullanıldığı Alanlar

GÜNEŞ

Yapısal Bilgiler Kütle : 1,989,100 x 1024 kg Hacim :141,200,000 x 1010 km3 Ekvator Yarıçapı : 695,000 km Hacimsel Ortalama Yarıçap :696,000 km Eliptiklik : 0.00005 Ortalama Yoğunluk :1408 kg/m3 Yüzeydeki Kütle Çekimi : 274 m/s2 Temel Kimyasal Yapısı :(yuvarlamalar nedeniyle %100'den fazla gözüküyor) %92.1 Hidrojen % 7.8 Helyum % 0.061 Oksijen % 0.030 Karbon % 0.0084 Nitrojen % 0.0076 Neon % 0.0037 Demir % 0.0031 Silikon % 0.0024 Magnezyum % 0.0015 Kükürt % 0.0015 Diğerleri Ortalama Yüzey Sıcaklığı :6000 °C Merkez Sıcaklığı :15,000,000 °C Konum ve Hareket Bilgileri Yer’in Yörüngesine Yatıklık :7.25° Yakın Yıldızlara Göre Hızı :19.4 km/s Ekseni Etrafında Dönme Periyodu :1609.12 saat

DÜNYAYA ULAġAN GÜNEġ ENERJĠSĠ .

50lik bir açı yaptığından. Bu yönüyle. güneĢ çevresindeki dolanma yörüngesi düzlemiyle 23. hem de yıl boyunca değiĢmektedir. yer yüzüne düĢen güneĢ Ģiddeti yörünge boyunca değiĢmekte ve mevsimlerde böylece oluĢmaktadır. hemde güneĢ çevresinde eliptik bir yörüngede dönmektedir. Dünyanın güneĢ çevresinde dönüĢümünden kaynaklanan güneĢ enerjisi değiĢimi de. dünyaya güneĢten gelen enerji günlük olarak değiĢmekte.Dünya güneĢten yaklaĢık 150milyon km uzaklıkta bulunmaktadır. yıl boyunca gündüz gece uzunluğunda da değiĢimler ortaya çıkartmaktadır . Dünya hem kendi çevresinde dönmekte. Ayrıca. bu eğrilik. Dünyanın kendi çevresinde dönüĢünden kaynaklanan güneĢ enerjisi değiĢimi gece gündüzü oluĢtururken. mevsimleri oluĢturmaktadır. Dünyanın kendi çevresindeki dönüĢ ekseni.

(170 milyar mega-watt) ıĢınımlar gelmektedir. Bu sayı GüneĢ DeğiĢmezi olarak bilinir.Dünyaya güneĢten saniyede. yıl boyunca değiĢmez varsayılabilir. 1357j dür. Ancak bu tutar. Lük enerji. Bu değer. dünyada insanoğlunun bugün için kullandığı toplam enerjinin 15-16 bin katıdır. . tanım gereği. Dünyaya gelen güneĢ enerjisi çeĢitli dalga boylarındaki ıĢınımlardan oluĢur v e güneĢ-dünya arasını yaklaĢık 8 dakika aĢarak dünyaya ulaĢır. bu çok küçük bir kesirdir. GüneĢin saldığı toplam enerji göz önüne alındığında.7 X 1017j. Dünyanın dıĢına. yani hava kürenin dıĢına güneĢ ıĢınlarına dik bir metre kare alana bir saniyede gelen güneĢ enerjisi. yaklaĢık 1.

32um küçük olan mor üstü ıĢınlar soğururlar.Hava küre dıĢına gelen güneĢ ıĢınlarının dalga boyları. %45i görünür ıĢık bölgesinde ve geri kalan 546 sı kırmızı altı bölgesinde bulunur. Her dalgabo5yunun Ģiddeti aynı değildir. . Yer yüzeyinden yaklaĢık 25 km yüksekte güneĢ ıĢınımlarının mor üstü kısmını kesen bir bölge bulunmaktadır. BaĢka bir değiĢle. Bu bölgeye ozon katmanı denir. GüneĢ ıĢınımları havaküreyi geçerken belli soğurmalara uğrarlar. bunların %9 u mor üstü bölgede. güneĢ ıĢınımlarının dalga boyları 0. içinde görünür bölgeyi de içerecek Ģekilde. Bu soğurmalar. GüneĢten gelen ıĢınımların dağılımına bakıldığında. morötesinden kırmızı altına dek uzanmaktadır. hava küreyi oluĢturan gazlardan ve toz parçacıklarından kaynaklanır. Bu katmanda dalga boyları 0.1-3 um (mikro metre) arasındadır.

3-0. Yeryüzünden bakıldığında göğün mavi renkte görünmesinin nedeni budur. Çünkü. Bu soğurmalar sonucu. gözlere zarar verici etkileri vardır. Bu yönüyle ozon katmanındaki mor üstü ıĢınımlarının soğurulması. mor üstü bölgede 0. bunlarda güneĢ altında derimizin yanmasında / bronzlaĢmasında etkilidir.4um aralığındaki dalga boylarında olan ıĢınımlar yeryüzüne ulaĢabilir ki. Bunun dıĢında. görünür bölge ve kırmızı altı bölgelerindeki ıĢınımlar. mor ötesi ıĢınımlar enerjik ıĢınımlardır ve canlıların derisini bozucu. Mavi renge karĢılık gelen dalga boyları. . Bu saçılma. kırmızı renge karĢılık gelenlere kıyasla daha çok saçılırlar. yer yüzünde canlıların sağlıklarıyla doğrudan iliĢkilidir. havadaki gaz molekülleri ve toz parçacıklarıyla etkileĢme sonucu saçılırlar.Bu soğurma özellikle canlılar için önemlidir. her yöndedir ve bu yönüyle gelen güneĢ enerjisinin bir kısmı yeryüzüne ulaĢmadan uzaya geri gider.

Dünyanın ortalama bulut örtüsünün %50 dolayında olduğu düĢünülürse güneĢ enerjisinde önemli bir kaybın bu Ģekilde ortaya çıktığı görülür. Yani bu ıĢınımlar için hava küre açık bir penceredir.Su damlacıkları da ıĢınımları saçılmaya uğratmada etkilidir. Yakın kırmızı altı bölgeye düĢen ıĢınımların yaklaĢık %20 si havadaki su buharı ve karbondioksitle soğurulurlar. bazı toz ve kirleticilerin bu bölgedeki ıĢınımları soğurdukları göz ardı edilmemelidir. Bu soğurmalar sonucu hava kürenin ısınması ortaya çıkar. gelen ıĢınımların %80 ini geri saçarak bu ıĢınımların yeryüzüne ulaĢmalarını önlerler. . Gelen güneĢ ıĢınımlarının görünür bölgeye düĢen kesimi için hava küre hemen hemen saydam özellik gösterir. Ancak. Yoğun bulutlar.

bulutlarca ve tozlarca saçılmaya uğratılmıĢ ıĢınımlardır. Doğrudan gelenler ise bu tür etkilere uğramamıĢ ıĢınlardır. bu etkilerde artacaktır. hava küre dıĢına gelen Ģiddetin yarısından biraz fazla kalacak denli azalmaktadır. yeryüzüne gelen toplam güneĢ ıĢınım Ģiddeti. belli dalga boyları artık süzülmüĢ. böylece enerji dağılımı da bundan etkilenmiĢtir. Tüm bu etkiler sonucu yeryüzüne ulaĢan güneĢ ıĢınımları.GüneĢ ıĢınımlarının hava küre ile etkileĢmeleri sonucu. Doğrudan ve yayınık olarak iki kesimde yeryüzüne çarparlar. dik gelmeye kıyasla daha uzun yol alacakları için. Yayınık ıĢınlar. Aynı zamanda. Doğal olarak hava küre etkileri güneĢ ıĢınımlarının8 havada aldıkları yola bağımlıdır. . Eğik gelen güneĢ ıĢınımları.

Yeryüzüne ulaĢan GüneĢ ıĢınları ve doğal dönüĢümler .

Bu iĢlem. YaklaĢık %20 hava kürede soğurulur. Bu iĢlem. biokütleye dönüĢtürmektedir. Bir saniyede gelen güneĢ enerjisinin yaklaĢık onbinde ikisi bu iĢlem için harcanır.Yukarıda anlatılanları özetleyecek olursak. Bitkiler. Bu dönüĢümlerden biri. yer altı sularımız kurumaz. gelen güneĢ enerjisini kullanarak ıĢıklabirleĢim yapmakta ve böylece biokütle oluĢturmaktadırlar. GüneĢten gelen enerjinin yaklaĢık %30 yansıma ve saçılmalarla uzaya geri gider. Yeryüzüne ulaĢan bu güneĢ enerjisi doğal dönüĢümlere uğrar. Böylece derelerimiz akabilir. gelen güneĢ enerjisinin bu kesri.otoburları yiyen et oburlar oluĢur . yağmur ve kar yağıĢları olabilir. Yani. gerekse tüm canlılar için çok önemlidir. dünyadaki canlılar için yaĢam demektir. gerek biz insanlar için. Tüm canlıların besin kaynağı bu enerjidir. bu iĢlemin ne denli önemli olduğu anlaĢılabilir. otları yiyen otoburlar oluĢur. Bu gün sadece Türkiye üzerine bir yılda düĢen yağıĢ tutarının 500milyar ton su olduğu göz önüne alınırsa. Ya da baĢka bir değiĢle. suların buharlaĢtırılarak dünyadaki su döngüsünün sağlanmasıdır. Biokütle ile otlar oluĢur. Ġkinci bir dönüĢüm. ıĢıklabirleĢim dir. bitkilerde toplanır. Geri kalan %50 yeryüzünde soğurulur.

Dolayısıyla. hem de deniz dalgaları akıntılar birer güneĢ enerjisi türevidir. . hem rüzgar. Bu ısınma ve soğumalarda da güneĢ etkin rol oynamaktadır. Deniz dalgaları ve akıntıları temelde rüzgarın etkisiyle ortaya çıkarlar. Rüzgarların oluĢması temelinde havanın bazı bölgelerinin değiĢik etkenler sonucu diğer bölgelere kıyasla daha sıcak ya da daha soğuk olmasından kaynaklanan basınç farklılıkları etkin olmaktadır.GüneĢ enerjisinin bir diğer dönüĢümü de rüzgarlar ve deniz dalgalarıyla okyanus akıntıları dır.

GüneĢ Enerjisi DönüĢümleri .

Doğal dönüĢümler * * * * * Toprak ve su ısınması Fotosentez (bitki-hayvan-insan ve fosil yakıt oluĢumu) YağıĢ ve BuharlaĢma (Su döngüsü) Rüzgar ve Dalga oluĢumu Doğal Yangınlar .

Ġnsanın GeliĢtirdiği DönüĢüler * * * * * * * GüneĢıĢınımı ısı (toplaçlar) GüneĢıĢınımı elektrik (güneĢ pilleri) Su gücümekanik elektrik (barajlar) Rüzgarelektrik (rüzgar türbünleri) Biokütleısı (odun vb yakma sistemleri) Fosilyakıt elektrik (elektrik ve ısı üretim merkezleri) GüneĢmimarlığı uygulamaları .

Dünyanın sıcaklığı değiĢmediğinden bu kaçınılmaz bir sonuçtur. Rüzgarlar. yıllarla ölçülen zaman aralıklarında depolanmıĢ güneĢ enerjisidir. Birde insanoğlunun geliĢtirdiği güneĢ enerjisi dönüĢtürüm yolları vardır . Aynı Ģekilde rüzgarlar. bir yandan fosil yakıt oluĢumunda. su buharlaĢması da sonuçta ısı dalgalarına dönüĢürler. Dünya üzerinde yaĢayan biz insanlar. Bunlar. deniz dalgaları güneĢ enerjisinin türevleridir. güneĢ enerjisinin doğal dönüĢümüdür. diğer yandan insan ve hayvanların oluĢumunda harcanır ve sonuçta çürüme ile ve fosil yakıtların yanması ile ısı enerjisi olarak dıĢarı atılır. Odun. milyonlarca yılda depolanmıĢ güneĢ enerjileridir. Fotosentezle birlikte depolanan enerji. dalgalar. güneĢ hem dünya için hemde dünya üzerinde yaĢayan biz insanlar için temel ve olmazsa olmaz bir enerji kaynağıdır.Tüm bu açıklamalarda görüleceği gibi. Dünyaya gelen güneĢ enerjisinin bir kısmı soğrulmalarla ve dönüĢümlerle depolanırken. hemen tüm kullandığımız enerjiyi güneĢten sağlamaktayız. Aslında tüm bu depolanan ve soğrulan enerji sonunda küçük sıcaklıklı ısı dalgaları olarak uzaya geri gönderilmek durumundadır. diğer bir kısmı da uzaya geri döner. besin de içinde olmak üzere. Fosil yakıtlar.

GÜNEġ IġINIMI .

GüneĢ enerjisinden yararlanma konusundaki çalıĢmalar özellikle 1970'lerden sonra hız kazanmıĢ. Bu enerjinin dünyaya gelen küçük bir bölümü dahi.GüneĢ enerjisi. insanlığın mevcut enerji tüketiminden kat kat fazladır. güneĢ enerjisi sistemleri teknolojik olarak ilerleme ve maliyet bakımından düĢme göstermiĢ. güneĢ enerjisi çevresel olarak temiz bir enerji kaynağı olarak kendini kabul ettirmiĢtir. güneĢin çekirdeğinde yer alan füzyon süreci ile açığa çıkan ıĢıma enerjisidir. güneĢteki hidrojen gazının helyuma dönüĢmesi Ģeklindeki füzyon sürecinden kaynaklanır. GüneĢten Gelen IĢınımın Dağılımı .

· Dünya’ya güneĢten gelen enerji. Dünya’da bir yılda kullanılan enerjinin 20 bin katıdır. . 5 milyar yıl sonra tükenecektir.· Dünya ile GüneĢ arasındaki mesafe 150 milyon km’dir. · GüneĢ.

%30 kadarı dünya atmosferi tarafından geriye yansıtılır. .GüneĢ ıĢınımının tamamı yeryüzeyine ulaĢmaz.

Rüzgar hareketlerine ve okyanus dalgalanmalarına da bu ısınma neden olur.GüneĢ ıĢınımının %50’si atmosferi geçerek dünya yüzeyine ulaĢır. . Bu enerji ile Dünya’nın sıcaklığı yükselir ve yeryüzünde yaĢam mümkün olur.

GüneĢten gelen ıĢınımının %20’si atmosfer ve bulutlarda tutulur. .

Yeryüzeyine gelen güneĢ ıĢınımının %1’den azı bitkiler tarafından fotosentez olayında kullanılır. yeryüzünde bitkisel yaĢamın kaynağıdır. fotosentez sırasında güneĢ ıĢığıyla birlikte karbondioksit ve su kullanarak. Fotosentez. . Bitkiler. oksijen ve Ģeker üretirler.

Dünya’ya gelen bütün güneĢ ıĢınımı. sonunda ısıya dönüĢür ve uzaya geri verilir .

ISIL GÜNEġ TEKNOLOJĠLERĠ .

Bu konudaki Ar-Ge çalışmaları sürmekle birlikte. DÜġÜK SICAKLIK SISTEMLERĠ Düzlemsel GüneĢ Kollektörleri: Güneş enerjisini toplayan ve bir akışkana ısı olarak aktaran çeşitli tür ve biçimlerdeki aygıtlardır. Absorban plakanın yüzeyi genellikte koyu renkte olup bazen seçiciliği artıran bir madde ile kaplanır. Güneş kollektörlü sistemler tabii dolaşımlı ve pompalı olmak üzere ikiye ayrılır. Kollektörler. camdan yapılan üst örtü. üstten alta doğru. Ulaştıkları sıcaklık 70°C civarındadır. Avustralya İsrail ve Yunanistan yer almaktadır. Dünya genelinde kurulu bulunan güneş kollektörü alanı 30 milyon m2' nin üzerindedir.5 milyon m² kurulu kollektör alanı ile dünyanın önde gelen ülkelerinden biri konumundadır. yüzme havuzları ve sanayi tesisleri için de sıcak su sağlanmasında kullanılır. metal veya plastik absorban plaka. 7. Türkiye. En çok evlerde sıcak su ısıtma amacıyla kullanılmaktadır. Düzlemsel güneş kollektörleri. arka ve yan yalıtım ve bu bölümleri içine alan bir kasadan oluşmuştur. cam ile absorban plaka arasında yeterince boşluk. En fazla güneş kollektörü bulunan ülkeler arasında ABD. yörenin enlemine bağlı olarak güneşi maksimum alacak şekilde. bu sistemler tamamen ticari ortama girmiş durumdadırlar. Bu sistemler evlerin yanında.1. . sabit bir açıyla yerleştirilirler. Japonya.

GüneĢ Kollektörleri .

Havuzun üzerine eğimli şeffaf-cam yüzeyler kapatılır. vakumlu cam borular ve gerekirse absorban yüzeyine gelen enerjiyi artırmak için metal ya da cam yansıtıcılar kullanılır. Bu tür sistemler.Vakumlu GüneĢ Kollektörleri: Bu sistemlerde. Su arıtma havuzları üzerinde yapılan Ar-Ge çalışmaları ilk yatırım ve işletme maliyetlerinin azaltılmasına ve verimin artırılmasına yöneliktir. Havuzda buharlaşan su bu kapaklar üzerinde yoğunlaşarak toplanırlar. . Su Arıtma Sistemleri: Bu sistemler esas olarak sığ bir havuzdan ibarettir. bina soğutma gibi daha geniş bir yelpazede kullanılabilirler. Bunların çıkışları daha yüksek sıcaklıkta olduğu için (100-120°C). temiz su kaynağının bulunmadığı bazı yerleşim yerlerinde yıllardır kullanılmaktadır. düzlemsel kollektörlerin kullanıldığı yerlerde ve ayrıca yiyecek dondurma.

GüneĢ Havuzları: Yaklaşık 5-6 metre derinlikteki suyla kaplı havuzun siyah renkli zemini. Güneş havuzları konusunda en fazla İsrail'de çalışma ve uygulama yapılmıştır. . Böylece en üstte soğuk su yüzeyi bulunsa bile havuzun alt kısmında doymuş tuz konsantrasyonu bulunan bölgede sıcaklık yüksek olur. Bu sıcak su bir eşanjöre pompalanarak ısı olarak yararlanılabileceği gibi Rankin çevrimi ile elektrik üretiminde de kullanılabilinir. tuz konsantrasyonu en üstten alta doğru artar. Bu ülkede 150 kW gücünde 5 MW gücünde iki sistemin yanında Avustralya'da 15 kW ve ABD'de 400 kW gücünde güneş havuzları bulunmaktadır. güneş ışınımını yakalayarak 90°C sıcaklıkta sıcak su eldesinde kullanılır. Havuzdaki ısının dağılımı suya eklenen tuz konsantrasyonu ile düzenlenir.

hava akışı çok yüksek bir bacaya yönlendirilrse baca içinde 15 m/sn hızda hava akışı-rüzgar oluşacaktır. Güneşe maruz bırakılan şeffaf malzemeyle kaplı bir yapının içindeki toprak ve hava.Deneysel bir kaç sistem dışında uygulaması yoktur. Baca girişine yerleştirilecek yatay rüzgar türbini bu rüzgarı elektriğe çevirecektir.GüneĢ Bacaları: Bu yöntemde güneşin ısı etkisinden dolayı oluşan hava hareketinden yararlanılarak elektrik üretilir. çatı eğimli yapılıp. . Bir tesisin gücü 30-100 MW arasında olabilir. Isınan hava yükseleceği için. çevre sıcaklığından daha çok ısınacaktır.

Ürün Kurutma ve Seralar: . Çin gibi bir kaç ülkede yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu yöntem.GüneĢ Mimarisi: Bina yapı ve tasarımında yapılan değişikliklerle ısıtma. GüneĢ Ocakları: Çanak şeklinde ya da kutu şeklinde. aktif ekipmanlar da yararlanılabilir. güneş pilleri vb. depolanır ve dağıtılır. aydınlatma ve soğutma gerçekleştirilir. içi yansıtıcı maddelerle kaplanmış güneş ocaklarında odakta ısı toplanarak yemek pişirmede kullanılır. hava hareketini sağlayan aktif bile-şenler de içerebilir. Ayrıca güneş kollektörleri. Ürün Kurutma ve Seralar: Güneş enerjisinin tarım alanındaki uygulamala-rıdır. Bu tür sistemler ilkel pasif yapıda olabileceği gibi. Hindistan. Bu sistemler dünyada kırsal yörelerde sınırlı bir biçimde kullanılmaktadırlar. Pasif olarak doğal ısı transfer mekaniz-masıyla güneş enerjisi toplanır.

güneşin doğudan batıya hareketini izleyen tek eksenli bir izleme sistemi üzerine yerleştirilirler. güneş enerjisini.2. Toplanan ısı. kesiti parabolik olan yoğunlaştırıcı dizilerden oluşur. bu sistemlerin en büyük ve en tanınmış olanı 350 MW gücündeki şimdiki Kramer&Junction eski Luz International santrallarıdır. YOĞUNLAġTIRICI SĠSTEMLER Parabolik Oluk Kollektörler: Doğrusal yoğunlaştırıcı termal sistemlerin en yaygınıdır. (350-400°C) Doğrusal yoğunlaştırıcı termal sistemler ticari ortama girmiş olup. Kollektörler. Bu sistemler yoğunlaştırma yaptıkları için daha yüksek sıcaklığa ulaşabilirler. Parabolik Oluk Kolektörler . elektrik üretimi için enerji santraline gönderilir. kollektörün odağında yer alan ve boydan boya uzanan siyah bir absorban boruya odaklarlar. Kolektörün iç kısmındaki yansıtıcı yüzeyler. Enerjiyi toplamak için absorban boruda bir sıvı dolaştırılır. Kollektörler genellikle.

350 MW gücünde parabolik oluk güneĢ santralı-Kaliforniya

Parabolik Çanak Sistemler:

İki eksende güneşi takip ederek, sürekli olarak güneşi odaklama bölgesine yoğunlaştırırlar. Termal enerji, odaklama bölgesinden uygun bir çalışma sıvısı ile alınarak, termodinamik bir dolaşıma gönderilebilir ya da odak bölgesine monte edilen bir Stirling makine yardımı ile elektrik enerjisine çevrilebilir. Çanak-Stirling bileşimiyle güneş enerjisinin elektriğe dönüştürülmesinde % 30 civarında verim elde edilmiştir.

Parabolik Çanak GüneĢ Isıl Elektrik Santralı (Ġspanya)

Merkezi Alıcı Sistemler:
Tek tek odaklama yapan ve heliostat adı verilen aynalardan oluşan bir alan, güneş enerjisini, alıcı denen bir kule üzerine monte edilmiş ısı eşanjörüne yansıtır ve yoğunlaştırır. Alıcıda bulunan ve içinden akışkan geçen boru yumağı, güneş enerjisini üç boyutta hacimsel olarak absorbe eder. Bu sıvı, Rankine makineye pompalanarak elektrik üretilir. Bu sistemlerde ısı aktarım akışkanı olarak hava da kullanılabilir, bu durumda sıcaklık 800°C'ye çıkar. Heliostatlar bilgisayar tarafından sürekli kontrol edilerek, alıcının sürekli güneş alması sağlanır. Bu sistemlerin kapasite ve sıcaklıkları, sanayi ile kıyaslanabilir düzeyde olup Ar-Ge çalışmaları devam etmektedir

Solar I Merkezi Alıcı GüneĢ Isıl Elektrik Santralı (Ġspanya)

alıcı yüzeye gelmeden önce optik olarak yoğunlaştırıldığı için alıcı yüzey. yansıtıcı veya ışın kırıcı yüzeyler yardımı ile doğrusal ya da noktasal olarak yoğunlaştırılabilir. Güneş enerjisini yoğunlaştıran kollektörlerde en önemli kavramlardan biri "yoğunlaştırma oranı" dır. iki boyutlu yoğunlaştırıcılarda (parabolik oluk) 300. . açıklık alanından daha küçük olmaktadır.YOĞUNLAġTIRICI GÜNEġ ENERJĠSĠ SĠSTEMLERĠ YOĞUNLAġTIRICI SĠSTEMLERĠN ÖZELLĠKLERĠ Güneş enerjisi uygulamalarında düzlemsel güneş kollektör sistemlerinin yanı sıra daha yüksek sıcaklıklara ulaşmak için yoğunlaştırıcı kollektör sistemleri kullanılmaktadır. Bununla birlikte yoğunlaştıcı kollektör teknolojisinin daha karmaşık olması nedeniyle. Yoğunlaştırma oranı. açıklık alanının alıcı yüzey alanına oranı şeklinde tarif edilir. Düzlemsel güneş kollektörlerinde açıklık alanı ile alıcı yüzey alanı birbirine eşittir. yoğunlaştırıcı kollektörler için de geçerlidir. yeni tariflerin yapılması gereklidir. Düzlemsel güneş kollektörleri için kullanılan kavram ve tarifler. Bu tür kollektörlerde güneş enerjisi. üç boyutlu yoğunlaştırıcılarda (parabolik çanak) 40000 mertebesindedir. Kollektörlerde güneş enerjisinin düştüğü net alana "açıklık alanı" ve güneş enerjisinin yutularak ısı enerjisine dönüştürüldüğü yüzeye "alıcı yüzey" denir. Yoğunlaştırıcı kollektörlerde ise güneş enerjisi. Yoğunlaştırma oranı.

Oluğun iç kısmındaki yansıtıcı yüzeyler. Orta derecede sıcaklık isteyen uygulamalarda kullanılan bu sistemlerde. güneş enerjisi bir doğru üzerinde yoğunlaştırılacağından tek boyutlu hareket ile güneşi izlemek yeterlidir. güneş enerjisini paraboliğin odağında yer alan ve boydan boya uzanan siyah bir absorban boruya yansıtır. doğrusal yoğunlaştırma yapan ve kesiti parabolik olan dizilerden oluşur. Doğrusal YoğunlaĢtırıcı Kollektör .Doğrusal YoğunlaĢtırıcılar Parabolik oluk kollektörler.

güneş enerjisini. parabolik çanak ve merkezi alıcı olmak üzere iki gruba ayrılır.Noktasal YoğunlaĢtırıcılar İki boyutta güneşi izleyip noktasal yoğunlaştırma yapan ve daha yüksek sıcaklıklara ulaşan bu tür sistemler. bir kule üzerine monte edilmiş ve alıcı denilen ısı eşanjörüne yansıtır. tek tek odaklama yapan ve heliostat adı verilen düzlemsel aynalardan oluşan bir alan. Parabolik çanak kollektörler iki eksende güneşi takip ederek sürekli olarak güneşi odak noktasına yoğunlaştırırlar. Heliostatlar bilgisayar tarafından kontrol edilerek. Merkezi alıcı sistemde. Parabolik Çanak Kollektörler . alıcının devamlı güneş alması sağlanır.

güneş enerjisini toplama yöntemleri. teknolojisinin karmaşıklığı ve maliyetinin yüksek oluşu. güneş ışınları düzlemsel aynalar (heliostat) yardımı ile alıcı denilen ısı eşanjörüne yansıtılır. yani kullanılan kollektörler bakımından farklılık gösterirler. güneş enerjisini direkt olarak elektrik enerjisine dönüştüren fotovoltaik sistemlerdir. çalışma sıvısı kollektörlerin odaklarına yerleştirilmiş olan absorban boru içerisinde dolaştırılır.YOĞUNLAġTIRICI SĠSTEMLER ĠLE ELEKTRĠK ÜRETĠMĠ Bugüne kadar güneş enerjisi ile elektrik üretiminde başlıca iki sistem kullanılmıştır. Güneş termal güç santralleri. ısınan bu sıvıdan eşanjörler yardımı ile kızgın buhar elde edilir. Toplama elemanı olarak parabolik oluk kollektörlerin kullanıldığı güç santrallerinde. geniş çapta elektrik üretimi için yetersiz olduğunu ortaya çıkarmıştır. Alıcıda ısıtılan çalışma sıvısından konvansiyonel yollarla elektrik elde edilir. Birincisi. konvansiyonel yöntemlerle elektrik üretimidir. Daha sonra. Bu sistemler temelde aynı yöntemle çalışmakla birlikte. güneş enerjisinin yoğunlaştırıcı sistemler kullanılarak odaklanması sonucunda elde edilen kızgın buhardan. birincil enerji kaynağı olarak güneş enerjisini kullanan elektrik üretim sistemleridir. Merkezi alıcılı sistemlerde ise. Parabolik çanak kollektörler kullanılan sistemlerde de ya aynı yöntem kullanılır ya da merkeze yerleştirilen bir motor (Stirling) yardımı ile direkt olarak elektrik üretilir. İkinci seçenek ise. Fakat geçen 20 yıl içerisinde fotovoltaik sistem uygulamalarının artışına rağmen. Güneş Termal Güç Santrallerinin Tasarım İlkeleri .

Santralın tesis edileceği ideal bölge seçilirken aĢağıdaki kriterler göz önünde bulundurulmalıdır.Güneş enerjisi ve iklim değerlendirmesi . -Bulutsuz ve sissiz bir atmosfere sahip olması.Parametrelerin optimizasyonu .Bölge seçimi . -Rüzgar hızının düşük olması.GüneĢ termal güç santrallerinin tasarımında dikkate alınması gereken en önemli parametreler Ģunlardır. -Yıllık yağış miktarının düşük olması. -Ormanlık ve ağaçlık bölgelerden uzak olması. .Bölge Seçimi . -Hava kirliliğin olmaması. .

. yılda en az 2000 saat güneşlenme süresine ve metrekare başına yıllık l500 kWh'lık bir güneş enerjisi değerine sahip olması gereklidir.Güneş Enerjisi ve iklim Değerlendirmesi Santralın tesis edileceği bölgenin. Bu değerler ölçümlerden elde edilemediği zaman. Ayrıca. Coğrafi bölge ve kollektör seçiminin yapılmasında uzun dönem yıllık güneş enerjisi değerlerinden faydalanılır. 4 saatlik güneşlenme süresine sahip gün sayısının 150 den az olmaması gereklidir. Bu değerler aynı zamanda ekonomik analiz için de gereklidir. Yukarıdaki şartları sağlayan bir bölgede santral tasarımı için aşağıdaki çalışmaların yapılması gerekir. bir model yardımı ile günlük toplam güneş enerjisi değerlerinden elde edilmelidir. Uzun Dönem Performans Değerlendirmesi Yoğunlaştırıcı kollektörlerin uzun dönem performans değerlendirmesi için saatlik direkt güneş enerjisi değerleri kullanılır.

Yön seçilirken. Bu nedenle güç santrallerinde kullanılan ısı transfer akışkanında aşağıdaki özellikler aranır.İzleme Modülünün Seçimi Doğrusal yoğunlaştırıcı kollektörler. Kuzey-Güney veya Doğu-Batı doğrultusunda yerleştirilebilir. . uygun ısı transfer akışkanının seçimine bağlıdır. Bu akışkanın dolaştığı sistem parçaları. maksimum güneş enerjisinin hangi doğrultuda alındığı göz önünde bulundurularak yerleştirme yapılır. 0 øC ile 300 øC arasında değişen sıcaklık dalgalanmalarına maruz kalırlar. Isı Transfer Yağının Seçimi : Güneş termal güç santralinin verimli çalışması büyük ölçüde. Genelde Kuzey-Güney doğrultusunda yerleştirmekle en iyi sonuç elde edilir. Parametrelerinin Optimizasyonu Doğrusal yoğunlaştırma yapan ve ısı transfer akışkanı olarak termal yağ kullanılan sistemlerde çalışma parametrelerinin optimizasyonu için aşağıdaki kriterler dikkate alınmalıdır.

Kollektörlerdeki absorban borular sabittir. Fakat kollektörler arasındaki bağlantıyı sağlayan esnek hortumlar hareketli olduğu için uygun olarak boyutlandırılması önem taşır. Boru Boyutlandırması Sistemdeki sıvının sirkülasyonu için kullanılan boru şebekesi. sistem basınç düşüşünün minimum olmasına ve çalışma basıncının işletme maliyetini minimum seviyeye getirmesine dikkat edilmelidir. absorban borulardan ve esnek hortumlardan oluşur.Yüksek yanma noktası (500 °C'ın üstünde) Düşük buharlaşma basıncı Düşük sıcaklıklarda yüksek akışkanlık Yüksek yoğunluk Yüksek sıcaklıklarda ( 300 °C) sürekli çalışabilme Bu kriterlerin hepsini sağlayan bir yağda ayrıca 0 oC ve 300 oC arasında basınç düşmesinin minimum olması gerekir. Basınç Düşmesi İşletme basıncı. Bu basıncın alt limiti ısı transfer akışkanının buharlaşmasını engelleyecek bir değerde olmalıdır. İşletme basıncının maksimum ve minimum değerleri. Hızın düşmesi ile artan ısı kayıpları maliyeti olumsuz yönde etkiler. Bunun için boru çapı belirlenirken. . Boruların çapının arttırılması. akışkan hızını ve basıncını düşürür. işletme sıcaklığının maksimum ve minimum değerleri ile sınırlanır. santralın önemli çalışma parametrelerinden biridir.

Kapasite Seçimi *Kollektör giriş ve çıkış sıcaklıkları arasındaki fark maksimum olmalıdır. süper ısıtıcılarda kızgın buhar haline getirilir. Örneğin ekipman içinde yoğunlaşmasına izin verilen buharın. buhar üreteci gibi ekipmanların verimliliği arttırılmalıdır. . *Isı değiştirgeci. güneş tarlasından aldığı enerjiyi mümkün olduğunca buhar üretim sistemine bırakıp. ısı değiştirgecinde ıslak buhar korozyonuna neden olmaması için. Korozyon Sistemin ısı kayıplarını minimum seviyeye getirirken prosesin olduğu kısımlar ve kollektörler korozyondan korunmalıdır. Bu durumu sağlamak için: *Isı transfer akışkanı. minumum sıcaklıkta geri dönmelidir.

Isı Elekt. Günümüze kadar tesis edilmiş olan merkezi alıcı sistemlerin işletilmesi sonucunda.28 0.16 0. büyük sorunlar ortaya çıkmıştır.Japonya ve ABD de 6 adet santral inşa edilmiştir. Dünyada mevcut merkezi alıcı sistemlerin özellikleri aşağıdaki tabloda verilmiştir.25 0.004 Parabolik Oluk Parabolik Çanak 14 24 46 79 380 700 2800 kWe 5000 kWe 0.24 0.DÜNYADAKĠ UYGULAMALARI SOTEL ve Alman DLR şirketleri merkezi yoğunlaştırma ile elektrik üretiminin uygulanabilirliğini ve teknolojisini araştırmak için bir araya gelerek PHOEBUS grubunu oluşturmuşlardır.004 - GüneĢ Enerjisi Teknolojileri ve Özellikleri .0053 - Merkezi Alıcı Tek Kristal Silisyum Çok Kristal Silisyum Tek İnce Film Çoklu İnce Film 15 12 10 4 7 46 - 600-700 - 3000 kWe 6000 kWe 6000 kWe 5000 kWe 5000 kWe 0. - 50-70 80 250-1000 - 0.29 0.15 0. Avrupa. Çıkış Sıcaklığı oC İlk Yatırım Maliyeti $ Enerji maliyeti Elekt. Bu sistemlerden 2'si ekonomik olmadığından parçalara ayrılarak ve 3 taneside kapatılarak proje çalışmalarına son verilmiştir. Bu grubun çalışmaları merkezi yoğunlaştırıcı santraller için bir temel oluşturur. $/kWh Isı $/kWh Düzlemsel Koll.0013-0. Bu amaçla. Teknoloji Türü Sistem Verimi % Maks.29 0.

Uygulamalar .

ısınan suyun toplandığı depo ve bu iki kısım arasında bağlantıyı sağlayan yalıtımlı borular.GÜNEġ KOLLEKTÖRLÜ SICAK SU SĠSTEMLERĠ Güneş kollektörlü sıcak su sistemleri. Güneş Kollektörlü Sıcak Su Sistemi . pompa ve kontrol edici gibi sistemi tamamlayan elemanlardan oluşmaktadır. güneş enerjisini toplayan düzlemsel kollektörler.

Bu tür sistemlerde depo kollektörün üst seviyesinden en az 30 cm yukarıda olması gerekmektedir. bu fark 3 oC olduğunda ise pompayı durdurur. Pompa ve otomatik kontrol devresi gerektirmediği için pompalı sistemlere göre biraz daha ucuzdur. Deposunun yukarıda olma zorunluluğu yoktur. Pompalı Sistemler: Isı transfer akışkanının sistemde pompa ile dolaştırıldığı sistemlerdir. Kollektörlerde ısınan suyun yoğunluğunun azalması ve yükselmesi özelliğine dayanmaktadır. . Pompa ve otomatik kontrol devresinin zaman zaman arızalanması nedeniyle işletilmesi tabii dolaşımlı sistemlere göre daha zordur. Deponun alt seviyesinden alınan soğuk (ağır) su kollektörlerde ısınarak hafifler ve deponun üst seviyesine yükselir. Büyük sistemlerde su hatlarındaki direncin artması sonucu tabii dolaşımın olmaması ve büyük bir deponun yukarıda tutulmasının zorluğu nedeniyle pompa kullanma zorunluluğu doğmuştur. Depo tabanına ve kollektör çıkışına yerleştirilen diferansiyel termostatın sensörleri. Tabii dolaşımlı sistemler daha çok küçük miktarda su ihtiyaçları için uygulanır.Tabii DolaĢımlı Sistemler: Tabii dolaşımlı sistemler ısı transfer akışkanının kendiliğinden dolaştığı sistemlerdir. Gün boyu devam eden bu olay sonunda depodaki su ısınmış olur. Deponun yukarıda bulunması zorunluluğu nedeniyle büyük sistemlerde uygulanamazlar. Pompalı sistemler otomatik kontrol devresi yardımı ile çalışırlar. kollektörlerdeki suyun depodaki sudan 10oC daha sıcak olması durumunda pompayı çalıştırarak sıcak suyu depoya alır.

güneş enerjisinin toplandığı ve herhangi bir akışkana aktarıldığı çeşitli tür ve biçimlerdeki aygıtlardır. Donma. . Kollektörlerde ısınan su bir eşanjör vasıtasıyla ısısını kullanım suyuna aktarır. DÜZLEMSEL GÜNEġ KOLLEKTÖRLERĠ Düzlemsel güneş kollektörleri. Düzlemsel güneş kollektörleri. Suyu kireçsiz ve donma problemlerinin olmadığı bölgelerde kullanılırlar. cam ile absorban plaka arasında yeterince boşluk. üstten alta doğru. camdan yapılan üst örtü. kollektörün en önemli parçası olan absorban plaka. kireçlenme ve korozyona karşı çözüm olarak kullanılırlar. Maliyeti açık sistemlere göre daha yüksek verimleri ise eşanjör nedeniyle daha düşüktür. Kapalı sistemlere göre verimleri yüksek ve maliyeti ucuzdur. Kapalı Sistemler: Kullanım suyu ile ısıtma suyunun farklı olduğu sistemlerdir.Açık Sistemler: Açık sistemler kullanım suyu ile kollektörlerde dolaşan suyun aynı olduğu sistemlerdir. arka ve yan yalıtım ve yukardaki bölümleri içine alan bir kasadan oluşmuştur (Şekil-2).

Düzlemsel GüneĢ Kollektörü .

Ġyi bir güneĢ kollektörü nasıl olmalıdır ? Cam Kaplama Verimi yüksek kollektörler yansıması düşük. Özel camdaki demir payı ne kadar az olursa . geçirgenliği yüksek özel bir camla kaplanmışlardır. ışık geçirgenliği o denli yüksek olur. Eğik gelen ışınların tümünün emiciye ulaşması optimal olarak ancak böyle sağlanır. . Cam yüzey ile kasa birbirleri ile toz ve su geçirmeyecek şekilde birleşmiş olmalıdır.

İyi bir güneş kollektörü çatıya kolayca monte edilebilmelidir. Emilen ısının yeniden geri ışımaması için kaplamanın yüksek seçici olması gereklidir.Isı Yalıtımı : Kollektörün içindeki yalıtım etkin olmalıdır.Yani bir taraftan ışık için yüksek bir geçirgenlik sağlarken diğer yandan ısı ışınları geçirgenliği sıfıra yakın olmalıdır ki yayınık ışık da etkin bir şekilde emilebilsin. Kasa için yalnızca sağlam hammaddeler kullanılmalıdır. Bunun için yalnızca mineral içeren malzemelerden yapılmış parçalar kullanılmalıdır. Kasa : Güneş kollektörü ile çatı örtüsünün bağlantısı çatının sızdırmazlığını sürekli olarak sağlayacak şekilde olmalıdır. . Malzemeler: Kollektörler uzun süre her türlü hava koşuluna maruz kalırlar. Kollektör çatı örtüsüne hiç bir boşluk kalmayacak şekilde monte edilmelidir Emici: Yalnızca siyah renkte bir kaplama emicinin en üst düzeyde ısınabilmesine olanak verir. Maliyet: Kollektörün çatıya montajı önemli bir maliyet faktörü olabilir.

Kollektörlerden aldığı ısıyı borularla boylere taşıyan özel sıvı. Kollektörlerin içinden geçen solar sıvı toksik maddeler içermez. Çevreye dağılan ısı nedeni ile bir kollektörün verimi her zaman 1’den küçüktür. donmaz ve yüksek derecede ısıyı transfer özelliğine sahiptir. Her kollektör tipinin verimi kendine özgüdür. Güneş enerjisinin % 100 oranında faydalı ısıya dönüştürülmesi 1 derecelik bir verime eş değerdir.Aşağıdaki faktörler “Kollektör verimi”ni etkiler: Optik Etkiler : Işıma ısıya dönüştürülmeden “önce” ortaya çıkarlar. Solar düzenleyici boyler’deki ısıyı kollektördeki ısıyla karşılaştırır ve kollektörün ısısı boylerin ısısından daha yüksek olduğunda pompa istasyonunu çalıştırır. . Termik Etkiler : Işımanın ısıya dönüştürülmesinden “sonra” ortaya çıkarlar. Pompa istasyonu solar sıvının sistem içerisinde dolaşmasını sağlar.Güneş ışınlarının kullanma suyunu istenen ısıya getirmeye yetersiz olması durumunda otomatik olarak konvansiyonel ısıtmaya geçilir Işınan güneş enerjisinin yararlı ısıya dönüştürülen kısmı “kollektör verimi” olarak adlandırılır. ısıyı orada bir ısı değiştiricisi aracılığı ile kullanma suyuna bırakarak onun ısınmasını sağlar.Bir Uygulama Örneği Güneş kollektörleri güneş ışığını ısıya dönüştürürler.

GÜNEġ PĠLLERĠ ( FOTOVOLTAĠK PĠLLER ) .

saf yarıiletken eriyik içerisine istenilen katkı maddelerinin kontrollü olarak eklenmesiyle yapılır. En yaygın güneş pili maddesi olarak kullanılan silisyumdan n tipi silisyum elde etmek için silisyum eriyiğine periyodik cetvelin 5. gruptan bir element (alüminyum. bor gibi) eklenir. yarı-iletken maddelerden yapılırlar. grup elementlerine "verici" ya da "n tipi" katkı maddesi denir. indiyum. Silisyum'un dış yörüngesinde 4. doğrultucu diyotlar gibi güneş pilleri de. P tipi silisyum elde etmek için ise. Katkılama. Bu nedenle V. galyum arsenit. fosforun fazla olan tek elektronu kristal yapıya bir elektron verir. silisyum. Bu elementlerin son yörüngesinde 3 elektron olduğu için kristalde bir elektron eksikliği oluşur. Bu tür maddelere de "p tipi" ya da "alıcı" katkı maddeleri denir. kadmiyum tellür gibi maddelerdir. eriyiğe 3. bu elektron yokluğuna hol ya da boşluk denir ve pozitif yük taşıdığı varsayılır. örneğin fosfor eklenir. . grubundan bir element.GÜNEġ PĠLLERĠNĠN YAPISI VE ÇALIġMASI Günümüz elektronik ürünlerinde kullanılan transistörler. Yarı-iletken maddelerin güneş pili olarak kullanılabilmeleri için n ya da p tipi katkılanmaları gereklidir. Elde edilen yarı-iletkenin n ya da p tipi olması katkı maddesine bağlıdır. Yarı-iletken özellik gösteren birçok madde arasında güneş pili yapmak için en elverişli olanlar. fosforun dış yörüngesinde 5 elektron olduğu için.

Yarıiletken eklemin güneş pili olarak çalışması için eklem bölgesinde fotovoltaik dönüşümün sağlanması gerekir. bunlar bölgedeki elektrik alan yardımıyla birbirlerinden ayrılır . Yani p tipinde negatif enerji seviyeleri ile hol sayıları eşit. n tipindeki çoğunluk taşıyıcısı olan elektronlar.P ya da n tipi ana malzemenin içerisine gerekli katkı maddelerinin katılması ile yarıiletken eklemler oluşturulur. ikinci olarak ise. Bu dönüşüm iki aşamada olur. eklem bölgesine ışık düşürülerek elektron-hol çiftleri oluşturulur. Bu olay her iki tarafta da yük dengesi oluşana kadar devam eder. p tipine doğru akım oluştururlar. p tipi yarıiletkende holler çoğunluk taşıyıcısıdır. N bölgesi tarafında pozitif yük birikir. Bu bölgede oluşan elektrik alan "yapısal elektrik alan" olarak adlandırılır. ilk olarak. her iki madde de elektriksel bakımdan nötrdür. PN tipi maddenin ara yüzeyinde. Bu eklem bölgesine "geçiş bölgesi" ya da "yükten arındırılmış bölge" denir. P ve n tipi yarıiletkenler biraraya gelmeden önce. PN eklem oluştuğunda. N tipi yarıiletkende elektronlar. yani eklem bölgesinde. P bölgesi tarafında negatif. n tipinde pozitif enerji seviyeleri ile elektron sayıları eşittir.

Böylece. Bu olay. enerjisini valans banddaki bir elektrona vererek. güneş pilinin uçlarında yararlı bir güç çıkışı oluştururlar. bir yasak enerji aralığı tarafından ayrılan iki enerji bandından oluşur. Bu yasak enerji aralığına eşit veya daha büyük enerjili bir foton. elektronun iletkenlik bandına çıkmasını sağlar. Bu bandlar valans bandı ve iletkenlik bandı adını alırlar.Yarıiletkenler. Bu süreç yeniden bir fotonun pil yüzeyine çarpmasıyla aynı şekilde devam eder. Birbirlerinden ayrılan elektron-hol çiftleri. holleri de p bölgesine iten bir pompa gibi çalışır. . yarıiletken tarafından soğurulduğu zaman. gelen fotonlar tarafından elektron-hol çiftleri oluşturulmaktadır. Fakat gerekli elektrik alan olmadığı için tekrar birleşerek kaybolmaktadırlar. elektronları n bölgesine. Bu şekilde güneş pili. Yarıiletkenin iç kısımlarında da. pn eklem güneş pilinin ara yüzeyinde meydana gelmiş ise elektron-hol çiftleri buradaki elektrik alan tarafından birbirlerinden ayrılır. elektron-hol çifti oluşur.

invertörler. elektrik enerjisinin gerekli olduğu her uygulamada kullanılabilir. Aşağıda şebekeden bağımsız bir güneş pili enerji sisteminin şeması verilmektedir. Benzer şekilde. ya güneş pillerinden gelen akımı ya da yükün çektiği akımı keser. sisteme bir invertör eklenerek akümülatördeki DC gerilim. Bazı sistemlerde. elektrik şebekesi olmayan yörelerde. enerji kaynağı olarak kullanılır. akümülatörler. Akünün aşırı şarj ve deşarj olarak zarar görmesini engellemek için kullanılan denetim birimi ise akünün durumuna göre. Şebeke uyumlu alternatif akım elektriğinin gerekli olduğu uygulamalarda. jeneratöre yakıt taşımanın zor ve pahalı olduğu durumlarda kullanılırlar. Bu sistemlerde yeterli sayıda güneş pili modülü. Bu sistemler. güneş pillerinin maksimum güç noktasında çalışmasını sağlayan maksimum güç noktası izleyici cihazı bulunur. yüke gerekli olan enerji akümülatörden alınır. akü şarj denetim aygıtları ve çeşitli elektronik destek devreleri ile birlikte kullanılarak bir günes pili sistemi (fotovoltaik sistem) oluştururlar. özellikle yerleşim yerlerinden uzak. 50 Hz. . Bunun dışında dizel jeneratörler ya da başka güç sistemleri ile birlikte karma olarak kullanılmaları da mümkündür. Güneş pili modülleri uygulamaya bağlı olarak. uygulamanın şekline göre çeşitli destek elektronik devreler sisteme katılabilir.lik sinüs dalgasına dönüştürülür. Güneşin yetersiz olduğu zamanlarda ya da özellikle gece süresince kullanılmak üzere genellikle sistemde akümülatör bulundurulur. 220 V. Güneş pili modülleri gün boyunca elektrik enerjisi üreterek bunu akümülatörde depolar.GüneĢ Pili Sistemleri Güneş pilleri.

GüneĢ Paneli Sistemleri Genel ġemaları .

Bina içi ya da dışı aydınlatma .Şebeke bağlantılı güneş pili sistemleri yüksek güçte-satral boyutunda sistemler şeklinde olabileceği gibi daha çok görülen uygulaması binalarda küçük güçlü kullanım şeklindedir. Böyle bir sistemde enerji depolaması yapmaya gerek yoktur. buzdolabı gibi elektrikli aygıtların çalıştırılması .Orman gözetleme kuleleri .Deniz fenerleri .İlaç ve aşı soğutma .Metal yapıların (köprüler. üretilen fazla enerji elektrik şebekesine satılır. AC elektriğe çevrilmesi ve şebeke uyumlu olması yeterlidir.Dağevleri ya da yerleşim yerlerinden uzaktaki evlerde TV.Elektrik ve su dağıtım sistemlerinde yapılan telemetrik ölçümler.Deprem ve hava gözlem istasyonları .Tarımsal sulama ya da ev kullanımı amacıyla su pompajı . . yalnızca üretilen DC elektriğin. kuleler vb) korozyondan koruması . Bu sistemlerde örneğin bir konutun elektrik gereksinimi karşılanırken.Haberleşme istasyonları. radyo. yeterli enerjinin üretilmediği durumlarda ise şebekeden enerji alınır.İlkyardım. alarm ve güvenlik sistemleri . kırsal radyo. hava gözlem istasyonları .Petrol boru hatlarının katodik koruması . GüneĢ pili sistemlerinin Ģebekeden bağımsız (stand-alone) olarak kullanıldığı tipik uygulama alanları aĢağıda sıralanmıĢtır. telsiz ve telefon sistemleri .

Dünyada Kullanım Dünyada GüneĢ Pili SatıĢları .

Dünyada Kurulu GüneĢ Pilinin Kullanım Alanlarına Göre Dağılımı .

UYGULAMA ÖRNEKLERĠ .

Çatısı GüneĢ Pili Kaplı Ev GüneĢ Pilleri ile Sokak Aydınlatması .

GüneĢ Pilleri ile Bahçe Aydınlatması GüneĢ Pillerinin Karayollarında Kullanımı .

Şebekeye Elektrik Veren Güneş Pili (PV) Sistemi .

Türkiye’de Kullanımlar .

GüneĢten sıcak su ANKARA : ĠSTANBUL : .

ĠZMĠR : ANTALYA : .

Güneş enerjisi potansiyeli ve güneşlenme süresi değerlerinin bölgelere göre dağılımı da Tablo-2' de verilmiştir. Ancak. bunu Akdeniz Bölgesi izlemektedir. Türkiye’nin gerçek potansiyelinden daha az olduğu. Devam etmekte olan ölçüm çalışmalarının sonucunda. . coğrafi konumu nedeniyle sahip olduğu güneş enerjisi potansiyeli açısından birçok ülkeye göre şanslı durumdadır. Türkiye güneş enerjisi potansiyelinin eski değerlerden %20-25 daha fazla çıkması beklenmektedir. bu değerlerin.6 kWh/m²) olduğu tespit edilmiştir. Aylara göre Türkiye güneş enerji potansiyeli ve güneşlenme süresi değerleri ise Tablo-1'de verilmiştir. ortalama toplam ışınım şiddeti 1311 kWh/m²-yıl (günlük toplam 3.2 saat).GÜNEġ ENERJĠSĠ POTANSĠYELĠ Ülkemiz. güneş enerjisi değerlerinin daha sağlıklı olarak ölçülmesi amacıyla enerji amaçlı güneş enerjisi ölçümleri almaktadırlar. Türkiye'nin en fazla güneş enerjisi alan bölgesi Güney Doğu Anadolu Bölgesi olup. daha sonra yapılan çalışmalar ile anlaşılmıştır. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünde (DMİ) mevcut bulunan 1966-1982 yıllarında ölçülen güneşlenme süresi ve ışınım şiddeti verilerinden yararlanarak EİE tarafından yapılan çalışmaya göre Türkiye'nin ortalama yıllık toplam güneşlenme süresi 2640 saat (günlük toplam 7. 1992 yılından bu yana EİE ve DMİ.

0 115.6 kWh/m2-gün 103.Tablo-1 Türkiye'nin Aylık Ortalama Güneş Enerjisi Potansiyeli Kaynak: EİE Genel Müdürlüğü AYLAR AYLIK TOPLAM GÜNEŞ ENERJİSİ (Kcal/cm2-ay) (kWh/m2-ay) GÜNEŞLENME SÜRESİ (Saat/ay) OCAK ŞUBAT MART NİSAN MAYIS HAZİRAN TEMMUZ AĞUSTOS EYLÜL EKİM KASIM ARALIK TOPLAM ORTALAMA 4.0 197.0 325.27 96.86 168.0 2640 7.38 158.0 280.23 14.0 cal/cm2-gün 51.0 365.82 46.75 175.44 8.65 122.2 saat/gün .74 308.31 10.73 5.51 13.23 153.51 15.60 7.0 273.23 4.28 89.0 214.08 13.0 103.03 112.90 60.0 165.62 10.40 123.87 1311 3.75 63.45 5.0 157.0 343.

Tablo-2 Türkiye'nin Yıllık Toplam Güneş Enerjisi Potansiyelinin Bölgelere Göre Dağılımı Kaynak: EİE Genel Müdürlüğü BÖLGE TOPLAM GÜNEŞ ENERJİSİ (kWh/m2-yıl) GÜNEŞLENME SÜRESİ (Saat/yıl) G.DOĞU ANADOLU 1460 2993 AKDENİZ 1390 2956 DOĞU ANADOLU 1365 2664 İÇ ANADOLU 1314 2628 EGE 1304 2738 MARMARA 1168 2409 KARADENİZ 1120 1971 .

Çoğu Akdeniz ve Ege Bölgelerinde kullanılmakta olan bu sistemlerden yılda yaklaşık 290 bin TEP ısı enerjisi üretilmektedir. Bu haliyle ülkemiz dünyada kayda değer bir güneş kollektörü üreticisi ve kullanıcısı durumundadır. Sektörde 100'den fazla üretici firmanın bulunduğu ve 2000 kişinin istihdam edildiği tahmin edilmektedir. Güneş kollektörlerinin ürettiği ısıl enerjinin birincil enerji tüketimimize katkısı yıllara göre aşağıda yer almaktadır. Yıl Güneş Enerjisi Üretimi (bin TEP ) 1998 1999 2000 2001 210 236 262 290 .5 milyon m2 civarındadır. Yıllık üretim hacmi 750 bin m² olup bu üretimin bir miktarı da ihraç edilmektedir.Halen ülkemizde kurulu olan güneş kollektörü miktarı 2001 yılı için 7.GÜNEġ ENERJĠSĠ KULLANIMI GüneĢ Kollektörleri Türkiye’de güneş enerjisinin en yaygın kullanımı sıcak su ısıtma sistemleridir.

%Q70 /0:.3 2.7 .

Q30 9038 ..8: # $%& .

 # % .

7....2Q30 03208Q708 8.54/: :Q30 03078549.9  479.  945.3-74Q0070 . 8 3/.143:2:30/0308./ 7 0.4 7.7.945.5 .2.7 3/.2 3 2 //09.3.38 /:7:2/.70 %Q70 33479.3  .0 3 2 //09.2 8...7.:9-::3.380 .07073/03.1 3/. 9.090904744 07030 Q/Q7Q Q3/0  20..2.Q03Q30 03208Q708 . 2.9 Q3Q945.3.7.D # $ ! %$  D02 .3.

2 .2   Q3Q945.

 -:/0 07073 %Q70 33070549.7. 2. ..%.  2 /.:3/.380.-4  /0.072 97 %Q70 33031.3...3-:.0307.3.70%Q70Q30 0307549.1.8  -0032090/7  . .4/: : /. .5 .3803308/0 0707/03 /..3-08Q304 :3. 2.2.2.7 0... Q30 03078 Q207.20920904. 2.7./4:084:5  -:3:/030802090/7 Q30 03078549.072 97  3.Q208.2.8.-4  /0.7 3 3843:. 2 9 7   3/.8437.   4.2 4/: : 908590/2 97 .0 Q30 03078 /0 070733/..Q30 03078.3..9.3Q2.. %Q70 Q30 03078549../ 7.3803/03/..0Q30 03208Q708 /0 070733-007070/.70...380.0Q30 03208Q708 /0 070780%.

%.380 .-4 %Q70 33  79. 030Q/Q7Q Q #  % ! D # $ ....2.3.Q30 3078!49.

2 . ..

2 .9.. D  $D#$ $.

...  &% #%  $ $  # %&  &$% $ D   $ # % ! #%                             .

2 Q3                            ..

.9.2 Q3                  8.

Q3 .

-4 %Q70 33  %45. 030Q/Q7Q Q 2 C % !D # $ .2Q30 3078!49. .38033007070.3.%.

9..2   D $D#$  $.

    &  &        &  &   @  &       ##    #    .

9.3 2 8 .   -3%! 8 03078Q7092090/7 $097/0 /031.0  3389/.3 3-::3/: : .7.7    3 2432..70 ..7.Q709.7 3/.9.3-:8890207/03 /.03079Q09220. 8 /:7:2:3/./ 7   Q30 3078D7092 -3%!          .07.0Q02/Q3.000073/0:./...3 2.8: 8 92.2 -32 4:5 -:Q70923-729../0 07-7 Q30 4097QQ709. /. 3:./.7 /.230/2090/7   Q7092.9 8  .0/2090/7 :.4..2./ 7  Q30 40970733Q7099  8 030733-73.3 ..172.0:. .D # $ & Q30 409707 %Q70 /0Q30 030783303.3Q30 4097Q29.8890207/7 ../ 7  @4 :/03.20// 9.03 Q02/0:7::4.8.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->