KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ BİYOLOJİ BÖLÜMÜ 61080 TRABZON

19.
ULUSAL BİYOLOJİ KONGRESİ

23-27

HAZİRAN 2008 TRABZON

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

2

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

İÇİNDEKİLER
KURULLAR ........................................................... 005 PROGRAM ............................................................. 009
SÖZLÜ BİLDİRİLER.......................................................... 011 POSTER BİLDİRİLER ....................................................... 031 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 031 BOTANİK ..................................................................... 041 ZOOLOJİ ....................................................................... 061 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 079

BİLDİRİ ÖZETLERİ ............................................. 081
ÇAĞRILI BİLDİRİLER ..................................................... 083 SÖZLÜ BİLDİRİLER ......................................................... 095 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 095 BOTANİK ..................................................................... 131 ZOOLOJİ ....................................................................... 175 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 223 POSTER BİLDİRİLER ....................................................... 233 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 233 BOTANİK ..................................................................... 321 ZOOLOJİ ....................................................................... 479 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 633

İNDEKS ................................................................... 645

3

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

4

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

KURULLAR

5

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

6

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Osman BELDÜZ Kongre Sekreteri Prof. Dr. Sema AYAZ Kongre Düzenleme Kurulu Prof. Dr. Osman BEYAZOĞLU Prof. Dr. Asım KADIOĞLU Prof. Dr. Zihni DEMİRBAĞ Prof. Dr Atalay SÖKMEN Prof. Dr. Faik Ahmet AYAZ Prof. Dr. Reşit ÖZKANCA Prof. Dr. Leyla AÇIK Doç. Dr. Mustafa YAMAN Doç. Dr. Bilal KUTRUP Doç. Dr. Kamil COŞKUNÇELEBİ Doç. Dr. Hüseyin İNCEER Yrd. Doç. Dr. Remziye NALÇACIOĞLU Yrd. Doç. Dr. Sabriye ÇANAKÇI Yrd. Doç. Dr. İsmail DEMİR Yrd. Doç. Dr. Ufuk BÜLBÜL Öğr. Gör. Dr. Rabiye TERZİ Arş. Gör. Dr. Kazım SEZEN Arş. Gör. Handan ONAY Arş. Gör. Kadriye İNAN Arş. Gör. Hacer MURATOĞLU Arş. Gör. Dilşat Nigar ÇOLAK Arş. Gör. Nihal KUTLU Arş. Gör. Hülya TORUN Arş. Gör. Emel ÇAKIR Arş. Gör. Mutlu GÜLTEPE

Bilimsel Kurul Prof. Dr. Ahmet ASAN Prof. Dr. Ahmet ŞAHİN Prof. Dr. Ali DEMİRSOY Prof. Dr. Arif BAYSAL Prof. Dr. Atila Yanıkoğlu Prof. Dr. Avni GÜVEN Prof. Dr. Ayşen (ÖZDEMİR) TÜRK Prof. Dr. Bayram YILDIZ Prof. Dr. Cumhur ÇÖKMÜŞ Prof. Dr. Fahrettin GÜCİN Prof. Dr. Fevzi BARDAKCI Prof. Dr. Fikrettin ŞAHİN Prof. Dr. Hacer ÜNLÜ Prof. Dr. Haluk KEFELİOĞLU Prof. Dr. Hasan ÖZÇELİK Prof. Dr. Hayri DUMAN Prof. Dr. Hüseyin Avni ÖKTEM Prof. Dr. Kuddisi ERTUĞRUL Prof. Dr. Kurtuluş OLGUN Prof. Dr. Leyla AÇIK Prof. Dr. M. Ali AKPINAR Prof. Dr. M.Yakup ARICA Prof. Dr. Mehmet TOPAKTAŞ Prof. Dr. Murat ÖZMEN Prof. Dr. Mustafa IŞILOĞLU Prof. Dr. Mustafa KURU Prof. Dr. Mustafa Sabri Özyurt Prof. Dr. Nazmi Polat Prof. Dr. Nermin GÖZÜKIRMIZI Prof. Dr. Nilüfer CİHANGİR Prof. Dr. Nusret AYYILDIZ Prof. Dr. Özcan SEÇMEN Prof. Dr. Reşit ÖZKANCA Prof. Dr. Salih Levent TURAN Prof. Dr. Serpil UNYAYAR Prof. Dr. Sezai TÜRKEL Prof. Dr. Ş. Fatih Topcuoğlu Prof. Dr. Şemsettin CİVELEK Prof. Dr. Yusuf AYVAZ Prof. Dr. Yılmaz ÇAMLITEPE Prof. Dr. Zeki AYTAÇ Prof. Dr. Zekiye SULUDERE

7

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

8

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

PROGRAM

9

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

10

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

23 HAZİRAN 2008 (PAZARTESİ)
08:30-00:00 KAYIT GİRİŞ 10:30-11:00 AÇILIŞ SALON HT 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 1 SALON HT OTURUM BAŞKANI: M. Sabri ÖZYURT
Ç001 11.00 Ç002 11.45 Kök Hücre ve Hücre Tedavilerinde Güncel Gelişmeler Gene Therapy for Neuroblastoma E. Ovalı ATİ Teknoloji, Trabzon, TR Bahri KARAÇAY University of Iowa, Iowa City, Iowa, U.S.A.

12:30-14:00

ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE)

14:00-15:30 1. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: TOKSİKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Dürdane KOLONKAYA ve Özgür FIRAT
SZ 001 14.00 SZ 002 14.18 SZ 003 14.36 SZ 004 14.54 SZ 005 15.12 Zn, Cd ve Zn+Cd Etkisinde Oreochromis niloticus’un Kan Dokusundaki Metal Düzeylerinin ve Bazı Biyokimyasal Parametrelerdeki Değişimlerin Belirlenmesi Karakaya Baraj Gölünde Olası PAH Kirliliğinin Sazan Balığı (Cyprinus carpio) Safra Örneklerinde Değerlendirilmesi Renal İskemi-Reperfüzyon Hasarına Karşı Askorbik Asitin Etkisi Kafkas Kurbağası (Pelodytes caucasicus) Üzerinde Amonyum Nitrat Gübresinin Akut Etkileri Sıçan Böbreğinde Bisfenol A, Nonilfenol ve Oktilfenolün Neden Olduğu Hasar Üzerine Askorbik Asitin Etkilerinin İncelenmesi Özgür FIRAT, Hikmet Yeter ÇOĞUN, Sabahattin ASLANYAVRUSU, Ferit KARGIN Abbas GÜNGÖRDÜ, Murat ÖZMEN Aslı KORKMAZ, Dürdane KOLANKAYA Handan KARAOĞLU, Bilal KUTRUP, Zeliha ÇOLAK YILMAZ, Emel ÇAKIR, Ufuk BÜLBÜL Aslı KORKMAZ, Müfide AYDOĞAN, Nurhayat BARLAS, Dürdane KOLANKAYA

SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ANTİMİKROBİYAL ve BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Nihat AKIN ve Hatice KATI
SM 001 Yüksek Teknolojiye Uygun Olarak Hazırlanan ZnO 14.00 - nanokristallerinin Karakterizasyonu ve Antimikrobiyal/ Antifungal Aktivitelerinin Tayini SM 002 Süt Fabrikası Atık Sularından İzole Edilen 14.18 - Biyosurfektanların Antimikrobiyal ve Antifungal Etkilerinin Araştırılması SM 003 Kanser Kemoterapisinde Kullanılan Bakteriyel 14.36 - Enzimler SM 004 Leuconostoc mesenteroides subsp. cremoris 14.54 - Tarafından Üretilen Bir Bakteriyosinin Büyük Ölçekte ve Hızlı Saflaştırılması SM 005 Antibiyotiklerin Anaerobik Ayrışabilirlikleri 15.12 Aysun ERGENE, Kezban ADA, Emine ÖZTÜRK, Fadime YILMAZ, Emine YALÇIN, Kültiğin ÇAVUŞOĞLU Fadime YILMAZ, E. ÖZTÜRK, F. KUTLUER, A. ERGENE, E. YALÇIN, K. ÇAVUŞOĞLU Hikmet GEÇKİL Halil DÜNDAR Hakan ÇELEBİ, Delya SPONZA

SALON NT 1: BOTANİK: ANATOMİ & MORFOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ergin HAMZAOĞLU ve Tuna UYSAL
SB 001 14.00 SB 002 14.18 SB 003 14.36 Bazı Scorzonera L. (Asteraceae) Taksonlarının Yaprak Anatomileri Serdar MAKBUL, Zafer TÜRKMEN, Osman BEYAZOĞLU, Kamil COŞKUNÇELEBİ Aliye ARAS, Mehmet SAKINÇ, Cenk YALTIRAK

Orta-Üst Miyosen Yaşlı Ergene Formasyonu’nda (Trakya-KB Türkiye) Fosil Ağaç Topluluğu: Junglandaceae ve Lauracea Odunları Kazdağı Pseudo-Alpinik Bölgesinde Yetişen Bazı Mine TUNALI, Ersin Soğanlı Bitkilerin Morfolojisi ve Anatomisi Üzerine KARABACAK, İsmet UYSAL İncelemeler

11

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

SB 004 14.54 SB 005 15.12 -

10 Yaşındaki Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link.) Fidanlarında Populasyonlara Bağlı Varyasyonların Bazı Morfolojik Özelliklere Göre Belirlenmesi Türkiye Doğal Florasında Yetişen Oxytona Seksiyonuna Ait Papaver Türlerinin Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi

Deniz GÜNEY, İbrahim TURNA, Şemsettin KULAÇ Seval ŞAHİN, İskender PARMAKSIZ

SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet AKSOY ve Zafer TÜRKMEN
SB 006 14.00 Türkiye’nin Silene L. (Caryophyllaceae) cinsi Siphonomorpha Othh., Lasiostemones Boiss., Sclerocalycinae Boiss., Chloranthae Roth., Tataricae Chowdh. ve Otites (Adams) Othh. Seksiyonları’nın Revizyonu Huzurlu Yaylası (Gaziantep) Florası Boynuzsu Ot (Anthocerotopsida) ve Ciğerotları (Marchantiopsida) Floralarının Türkiye'deki Son Durumları Cyclotrichium Manden. & Scheng. (Labiatae) Cinsinin Taksonomisi ve Filogenisi Kemal YILDIZ, Ali ÇIRPICI, Mehmet Y.DADANDI

SB 007 14.18 SB 008 14.36 SB 009 14.54 SB 010 15.12 -

Yusuf ZEYNALOV, Fatih YAYLA, Medine Münevver UMA Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Tuncay DİRMENCİ, Görkem DENİZ, Ekrem DÜNDAR, Turan ARABACI

15:30-16:00

ÇAY / KAHVE

16:00-17:30 2. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: HİSTOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Muhittin YÜREKLİ ve Nesrin ÖZSOY
SZ 006 16.00 SZ 007 16.18 SZ 008 16.36 SZ 009 16.54 SZ 010 17.12 Sphex flavipennis Fabricus, 1793 (Hymenoptera: Sphecidae)’in Sindirim Kanalının Morfolojisi ve İnce Yapısının Araştırılması İpekböceği Bombyx mori (Lepidoptera: Bombycıdae)’de Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Orta Barsak Üzerine Etkisinin Gösterilmesi Kronik Florozisin Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi İnci Kefali (Chalcalburnus tarichi, Pallas 1811)’nde Vitellogeninin İmmunohistokimyasal Lokalizasyonu ve Vitellogenin Seviyesinin Belirlenmesi Aktif ve Aktif Olmayan Helix aspersa Müller, 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’te Serebral Gangliyon Nörosekresyon Hücreleri Filiz DEMİR, Menderes SUİÇMEZ Gözde SELEK, Osman PARLAK

Evren KOÇ, Yusuf ERSAN, Başaran KARADEMİR Ahmet Regaib OĞUZ, Burak KAPTANER, Güler ÜNAL Nermin BİTER, Gürsel ERGEN

SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ANTİMİKROBİYAL OTURUM BAŞKANLARI: Sanver EKMEKÇİ ve Sevda KIRBAĞ
SM 006 16.00 SM 007 16.18 Türkiye’nin Karstik Mağaralarından Elde Edilen Streptomyces İzolatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Staphylococcus epidermidis Klinik İzolatlarının Biyofilmleri Üzerine Lizostafinin ve Değişik Antibiyotiklerin Etkisinin Araştırılması SM 008 Yeşil ve Siyah Çayın (Camellia sinensis) 16.36 - Antimikrobiyal ve Bazı Antibiyotiklerle Sinerjitik Etkisinin Araştırılması SM 009 Vitex agnus-castus L. (Hayıt) Bitkisinin Sitotoksik, 16.54 - Antiviral, Antibakteriyal ve Antifungal Aktivitelerinin İncelenmesi SM 010 Metschnikowia pulcherrima Türü Mayaların 17.12 - İzolasyonu ve Pulcherrimin’in Antimikrobiyal Aktivitelerinin Araştırılması Semra YÜCEL, Mustafa YAMAÇ, Anıl HAN Burcu ÇERÇİ, İsmail KARABOZ, Ali KOÇYİĞİT, Aslı ÖZKIZILCIK Metin DIĞRAK, Nurcan ERBİL, Zelal AKSOY İsa KARAMAN, Ahlem BEN SASSI, Aouni MAHJOUB Sezai TÜRKEL

12

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ ve BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Güleray AĞAR ve Osman TUGAY
SB 011 16.00 SB 012 16.18 SB 013 16.36 SB 014 16.54 SB 015 17.12 Serbest Oksijen Radikalleri ve Antioksidanlar Hülya DEMİR, Leyla AÇIK Bitkisel Kaynaklı Gıdalara Uygulanan İşlemler Nihat AKIN, Mehtap AKIN Esnasında Antioksidanlarda Oluşan Değişmeler ve Bu İşlemlerin Antioksidanların Fonksiyonel Özelliklerine Etkileri Pamuk Kalluslarında Antioksidant Enzim Aktivitesi Sultan KÖŞKEROĞLU, Yonca Üzerine NaCl’ün Etkisi SURGUN, Atilla Levent TUNA, Betül BÜRÜN, İbrahim YOKAŞ Domates’te (Lycopersicon sp.) Tuz Stresinin Mahmut DOĞAN, Rukiye TIPIRDAMAZ Antioksidant Enzim Aktiviteleri Üzerindeki Etkilerinin in vitro Olarak İncelenmesi Bezelyede (Pisum sativum L.) Antioksidant Enzim Neval ERTÜRK, Barbaros Aktivitesi ve Yaprak Yaşı Arasındaki İlişkilerin ERTÜRK Araştırılması

SALON NT 2: BOTANİK: BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Şemsettin CİVELEK ve Serdar MAKBUL
SB 016 16.00 SB 017 16.18 SB 018 16.36 SB 019 16.54 SB 020 17.12 Sempervivum L. Cinsinde Polimorfizm ve Biyoçeşitlilik Ulubey Kanyonları'nın (Uşak) Florası Malatya İli’nin Likenleri Geçmişten Günümüze Türkiye Likenleri Türkiye’de Likenler Üzerinde Gelişen Polycoccum Sauter ex Körber 1865 Cinsi Üzerine Notlar Fergan KARAER, H Güray KUTBAY, Salih TERZİOĞLU, Ferhat CELEP Mehtap ŞAHİN, Memduh SERİN Mehmet CANDAN, Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Mehmet Gökhan HALICI, Ahmet AKSOY

19:00-23:00

KOKTEYL (SAHİL TESİSLERİ)

13

Faris KARAHAN Ahmet AKSOY.12 .19.54 . Fonksiyonel 09. GÜLLÜCE.Kalitesi Özlem BARIŞ. Taipei 309) Farklı Explant Kaynaklarından Kallus ve Bitki Oluşum Potansiyelinin Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Antepfıstığının Mikroçoğaltılmasındaki Yeni Metotlar in vitro Koşullarda Maliyeti Düşürme Amaçlı Farklı Katılaştırıcı ve Karbon Kaynak Kullanarak Muz Çoğaltımı Arpa Kallus Kültürlerinde Genetik ve Epigenetik Varyasyonlar Khalid Mahmood KHAWAR. ÖZEL Aslıhan TEMEL.Siklodekstrin Glikoziltransferaz Üretimi SM 015 Piyasada Satılan Lokumların Mikrobiyolojik 10. Ç. Derebucak-Konya) Türkiye’de Bulunan Acantholimon Boiss. T. ORHAN. G. Barbara NICOLAUS Ayşe AVCI. Şule COŞKUN. ÖZLÜ. N.00 SZ 012 09. KHAWAR. Osman KARABACAK. TRABZON 24 HAZİRAN 2008 (SALI) 09:00-10:30 3. ARSLAN Emine AYDIN. Murat ÜNAL. cv.36 SZ 014 09. Hilmi ÖZDEN. HADIMOĞULARI. ÖZBEK Abuzer ÇELEKLİ. H. KARTAL. K. Biyovolüm Miktarının Değerlendirilmesi ve Limnoekolojik Özelliklerinin Çok Yönlü İstatistiksel Analizlerle İncelenmesi SM 013 Kös (Bingöl) Sıcak Su Kaplıcasından Bakteri 09. Orhan KURT. RAHEMO SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: EKOLOJİ ve SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Nevzat ŞAHİN ve İsa KARAMAN SM 011 Mağara Sistemlerinde Kalsit (CaCO3) Oluşumu ve 09. Dilvin İPEK SALON NT 1: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mustafa IŞILOĞLU ve Ökkeş ATICI SB 021 09. F. M. O. Veysi OKUMUŞ.İzolasyonu.54 Ekzojen Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) Uygulanmış Kesi Yaralı Tavşanlarda İyileşme Bölgesine Epitel Hücre Göçü Silymarin’in Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi Rhinolophus mehelyi’nin Yardımcı Uçma Kaslarında Morfolojik ve Histokimyasal Araştırmalar The Helminths of Freshwatere Fishes Caught From AL-Tamim Governorate. ARSLAN. Ç.Bakterilerin Etkisi SM 012 Abant Gölünün Trofik Yapısı. Iraq Nesrin ÖZSOY.00 SB 027 09. DİLSİZ.12 Isatis cochlearis (Çivit Otu) Bitkisinin Doku Kültürü Yoluyla Adventif Sürgün Rejenerasyonu Çeltikte (Oryza sativa L.36 SB 029 09.18 . Biyoloji Bölümü.Fitoplankton Türleri. V.18 SZ 013 09. A. Hakkı DEMİRELMA Musa DOĞAN. O.36 .18 SB 023 09. B. Gökhan BAYRAMOĞLU Suna CEBESOY ZohairI. Nursel GÜL Bilge ÖZKAL. Galip AKAYDIN. ŞAHİN. M.00 SB 022 09. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: HİSTOLOJİ ve PATOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Güler ÜNAL ve Kültiğin ÇAVUŞOĞLU SZ 011 09. F. Nermin GÖZÜKIRMIZI SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Zeki AYTAÇ ve Olcay DÜŞEN SB 026 09. Adnan AYHANCI. G.18 SB 028 09.54 Gökyüzüne En Yakın Bitkiler: Palandöken. Ergin HAMZAOĞLU. Özlem MAVİ Tuna UYSAL. Fatih SEYİS Ahmet ONAY.36 SB 024 09. F. ÖZEL. (Plumbaginaceae) Cinsi Üzerinde Taksonomik Çalışmalar Türkiye Centaurea (Asteraceae) Cinsi Fevzi ÖZGÖKÇE.00 . Hakan ŞENTÜRK. Engin TİLKAT.54 SB 025 10. Annarita POLI. SÜZERER Fatoş UZUNTAS. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kargapazarı ve Dumlu Dağları (Erzurum) Alpin Çiçekleri Endemik Bitki Cenneti Kızıldağı (Çamlık Kasabası. Kuddisi ERTUĞRUL 14 . İdentifikasyonu ve EPS Üretimi SM 014 Bazı Termofilik Anaerobik Bakteriler ile 09. Kemal GÜVEN. A. Okan KÜLKÖYLÜOĞLU Reyhan Gül GÜVEN. ÖZKAN. Sedat DÖNMEZ Nükhet Nilüfer ZORBA.

36 SZ 019 14. Seksiyonu Taksonları Üzerine Taksonomik Bir Araştırma Osman TUGAY.Transkriptomik Analizi ve Potansiyel Promotor Bölgesinin Belirlenmesi SM 020 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 15. Handan KAYA. Remziye NALÇACIOĞLU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Nermin GÖZÜKIRMIZI Ç005 11.45 Arazi Botaniğinde.00 SZ 017 14.45 Çevre Sorunları ve İnsan Hakları Biyoloji Bölümlerimizde SCI Kapsamlı Dergilerde Yapılan Yayınlara Genel Bir Bakış Leyla AÇIK Murat ÖZMEN 12:30-14:00 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 14:00-15:30 4.anatoliense'nin (Rhabditida:Steinernematidae) Biyo-Ekolojik Özellikleri SM 019 Chilo iridescent virus’e ait Ekzonükleaz Geninin 14. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: H. UK SALON FK OTURUM BAŞKANI: Prof. Kuddisi ERTUĞRUL. Gürkan ÖZTÜRK Dürdane KOLANKAYA. Ayşe TOPUZ Ahmet Ata ÖZÇİMEN.İzole Edilen Bir Nükleopolihedrovirüs (NPV)’ünun Türkiye İçin İlk Kaydı SM 017 Entomopatojenik Nematodların (Rhabditida: 14.00 . Şenay YILDIRIM.19.18 .00 Ç004 11.54 .12 Sinir Rejenerasyonunda Şartlandırma Hasarı Etkisi ve Mekanizmasının Araştırılmasında Kullanılan Metotlar Kök Hücre Nedir? Kaynakları ve Kullanım Alanları Balb/C Farede Görülen Yeni Bir Spontan Tümörün in vivo ve in vitro Karakterizasyonu Akut Myelositik Lösemi (HL-60) Hücrelerinde Metilprednizolonun İleri Saatlerde Terminal Farklılaşma Üzerindeki Etkisinin Araştırılması Elif KAVAL OĞUZ. Heterorhabditidae) Doğu Karadeniz Bölgesindeki Yayılışı SM 018 Potansiyel Biyolojik Kontrol Ajanı Steinernema 14.18 SZ 018 14. KÜLTÜRÜ ve İMMÜNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Handan UYSAL ve Sibel HAYRETDAĞ SZ 016 14. Mualla ÇETİN SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOLOJİK MÜCADELE OTURUM BAŞKANLARI: Reşit ÖZKANCA ve Ömer ERTÜRK SM 016 Leucoma salicis L.12 .Çiftliği’nden Alınan Toprak Örneklerinden İzole Edilen Bacillus İzolatlarında Keratinaz Enziminin Özelliklerinin Araştırılması Mustafa YAMAN Hüseyin YILMAZ.54 SZ 020 15. Zihni DEMİRBAĞ Didem ŞİMŞEK GÜNGÖR Yeşim AKTÜRK. Dr. TRABZON SB 030 10. Zihni DEMİRBAĞ Gülsüm UÇAR.12 - Türkiye Centaurea L.Steinernematidae. Maurice MOENS. İsmail DEMİR. Tuna UYSAL 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 2 SALON HT OTURUM BAŞKANI: Prof. Dr. Özlem KIRAN 15 . Cansın GÜNGÖRMÜŞ Seyhan ALTUN.00 Ç006 11. Ülkemizdeki Son Gelişmeler Genom Sonrası Çağda Bitki Biyolojisinde Gelişmeler Tuna EKİM İsmail TÜRKAN SALON NT1 OTURUM BAŞKANI: Prof.36 . (Lepidoptera. Newcastle upon Tyne. Nurettin CENGİZ. Lymantriidae)’den 14. Dr. İkbal Agah İNCE. Fikrettin ŞAHİN Ç003 11.00 Ç008 11. Cinsi (Asteraceae) Acrolophus (CASS. Biyoloji Bölümü. Ali DEMİRSOY Ç007 11.) DC.45 Mechanism of Maturation-Dependent Alcohol Resistance Actinobacterial Diversity and Drug Discovery: Will A Renaissance Follow the Decline and Fall? Bahri KARAÇAY Michael GOODFELLOW University of Newcastle.

Ayşe ŞAHABOĞLU SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ÇEVRE ve FERMENTASYON OTURUM BAŞKANLARI: Nilüfer CİHANGİR ve Mustafa YAMAÇ SM 021 Mikrobiyal Korozyon 16. Biyoloji Bölümü.00 SB 037 14. Nuran ÇİÇEK. Faruk OĞUZ Nuran ÇİÇEK.54 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hüsnü ÇAKIRLAR Yasemin EKMEKÇİ.Bileşiklerdeki Bor Dışındaki Kimyasal Bileşenlerin Biyogaz Verimi Üzerindeki Etkinliğinin Karşılaştırılması Esra İLHAN SUNGUR Ayşe Betül KARADUMAN.54 SB 035 15.36 SZ 024 16.54 SB 040 15. Nihat DİLSİZ.18 SB 033 14. Ayşın ÇOTUK. M. M.) Çeşitlerinde Morfolojik ve Moleküler Düzeydeki Değişikliklerin Belirlenmesi Polifazik Klorofil a Fluoresansı ile Arpa Bitkisinde UV-B Işıma Etkisinin Değerlendirilmesi Mısır Çeşitlerinin Fotokimyasal Etkinliklerine Göre Kuraklığa Toleranslarının Belirlenmesinde Kautsky Etkisi Yaklaşımı Özlem TURAN.12 Bahçesaray (Van) ve Çevresi Florası Hakkari Doğası ve Florasına Giriş Tulipa L. Taksonomik Problemleri ve Çözüm Önerileri Çengelli Dağı (Sivas) Florası Gaziantep İli Endemik ve Nadir Bitkileri Mehmet FIRAT Mehmet FIRAT İsmail EKER. M.12 Acetamiprid ve Alpha-Cypermethrin Pestisidlerinin Karışım Halinde Kullanıldıkları Zaman İnsan Periferal Lenfositlerindeki in vitro Genotoksik Etkileri Bazı Drosophila melanogaster Doğal Populasyonlarında Malathion Direncinin Araştırılması İran Küçük Balarısı (Apis florea Fabricius) Populasyonlarında Geometrik Morfometrik Analiz Spinal Kord İskemi Oluşturulan Sıçanlarda Kaspaz3 Aktivitesi ve Melatoninin Koruyucu Etkisinin Araştırılması Ayşe YAVUZ KOCAMAN. Nagehan TEKNECİ Bihter MİNNOŞ.Sacın Mikrobiyal Korozyonu SM 024 Biyogaz Üretiminde Çeşitli Bor Bileşiklerinin 16. G.Etkinliğinin Biyogaz Verimi Açısından Karşılaştırılması SM 025 Biyogaz Verimi Üzerine Etkili Bor Bileşikleri ile 17. TRABZON SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Gülcan ŞENEL ve Nuran DURMUŞ SB 031 14. Peyami BATTAL. 16 . ÖZDEN. KANDEMİR. Banu EFEOĞLU SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Kuddisi EĞRTUĞRUL ve Mustfa KARGIOĞLU SB 036 14. Halil DEMİR.12 İki Nohut Hattının Fotosentetik Aktivitelerinin Uyum ve Üşüme Sıcaklıklarında Klorofil Fluoresansı İle Karşılaştırılması Emet Borik Asit Fabrikası Atıklarının Arpa ve Buğdayda Vejetatif Büyüme Üzerine Etkileri Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. Medine Münevver UMA. MORADI.18 . ÖZKAN Songül AYDEMİR. İsmet BERBER.00 SZ 022 16. Nurhan CANSEVER Faruk SÜZERGÖZ. Murat ERMAN. İsmail ÇELİK.19. Fatih YAYLA.00 SM 022 Metal Pollusyonlu Toprak Örneklerinden Elde 16.54 SZ 025 17. B. KOYUNCU Erol DÖNMEZ Yusuf ZEYNALOV.18 SB 038 14. Mustafa ÖZDEMİR. Demet DOĞAN. (Liliaceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı. Hasan YELKEN 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 5. Tekin BABAÇ. Halil DEMİR. Mehmet TOPAKTAŞ Burcu KOÇAK MEMMİ İ.36 .36 SB 034 14. A.00 SB 032 14. Süleyman TOPAL Musa TÜRKER.12 .36 SB 039 14. Ömer ŞAHİN Faruk SÜZERGÖZ. Nihal DOĞRUÖZ.Edilen Aktinomiset İzolatlarının Ağır Metal Toleransı ve Biyosorpsiyon İlişkisi SM 023 Soğutma Kulesi Su Sisteminde Galvanizli Çelik 16. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: GENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Ali ATEŞ ve Ekrem DÜNDAR SZ 021 16. Mehmet Emre EREZ. Mustafa YAMAÇ. Yasemin EKMEKÇİ Ayten EROĞLU.18 SZ 023 16. Sinasi ASLANLI. Sait İZGİ. Esra İLHAN SUNGUR. M.

54 SB 050 17. sunflower and its affects on germination and growth Hassan Bor ve Alüminyum Stresi Altındaki Buğdaylarda Eaylettin ÖZTÜRK. S.00 SB 042 16. Bant Desenlerindeki Değişimler Belgin GÖÇMEN SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Ayşen TÜRK ve Turan ÖZDEMİR SB 046 16. Y. Aykut SAĞLAM. Tuncay DİRMENCİ Yüksel KAN. Ersin DOĞAÇ. Turan ARABACI. Hatice NAR Mustafa YILDIZ.54 SB 045 17. cinsine ait Dasyphyllium Bunge Seksiyonu Üyelerinin Elektron Mikroskobu ile Yaprak Tüylerinin İncelenmesi Ferhat CELEP. Wasan S. (Cynareae. Köksal (Triticum aestivum L) Esteraz Enzim Aktivitesi ve KÜÇÜKAKYÜZ. Mustafa KARGIOĞLU Meliha GEMİCİ. (Poaceae) Taksonlarının Cins içi Sınıflandırılması Cirsium Mill. Nihal KUTLU. Musa DOĞAN Evren CABİ.18 SB 043 16. (vd2-13 ) Nohut Hatlarında Bor ve Kalsiyum Karbonatın Etkileri Üzerine bir Çalışma Asım KADIOĞLU.18 SB 048 16. Süleyman CENKÇİ. TRABZON SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Avni GÜVEN ve Peyami BATTAL SB 041 16. Zekiye SULUDERE 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 1 – MİKROBİYOLOJİ: AKÇAABAT 17 . Vatan TAŞKIN. Said Al-Tai. Sıcaklık ve Işığın Etkileri Cicer arietinum L. İ. Musa DOĞAN Bayram YILDIZ. Limonium iconicum ve L. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. BAĞCI. Yusuf ALTINOĞLU Contamination of wheat seeds with dry powder of Salah M.12 Kuraklık Stresi Sırasındaki Yaprak Kıvrılması İle Stoma Davranışlarının Değerlendirilmesi Türkiye Endemiği İki Halofit Türün. T.Asteraceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı ve Türkiye’deki Durumu Türkiye’de Kültüre Alınan Bazı Salvia Türlerinin Önemi ve Özellikleri Türkiye’de Dağılış Gösteren Astragalus L. Bekir ÇÖL. Neslihan SARUHAN. lilacinum (Plumbaginaceae).12 Akdeniz ve Ege Bölgesinde Yetişen Endemik Salvia L.19. Çağlar ÖZALKAN.36 SB 049 16. ( vd1-8 ) ve Cicer arietinum L.00 SB 047 16. M.36 SB 044 16. Hatice DEMİRAY. (Adaçayı) Türlerinin Korolojik Özellikleri Türkiye’de Bulunan Aegilops L. KARTAL. Fatma Nil AZERİ . Tohum Çimlenmesi Üzerine Tuzluluk. BATIRAY Zeki AYTAÇ. Rabiye TERZİ. ATALAY. Biyoloji Bölümü. ORHAN A.

Feray KÖÇKAR.) Meydana Gelen Fizyolojik Parametrelerin Araştırılması SB 052 09. İsmet BERBER. Esen TAŞGIN. BATTAL. F. Mehmet Emre EREZ.Biyoakümülasyonu ve Biyoakümülasyonda Görev Alan Ekzopolisakkaritlerin İncelenmesi SM 029 Organik ve İnorganik Kirleticilerin Ochrobactrum 09.Renk Kirliliğinin Giderilmesinde Kullanımı SM 026 09.36 .coli’de Eskpresyonu İnsan Karbonik Anhidraz I (HCA I) Geninin Klonlanması. A.36 SZ 029 09.00 SB 057 09. Y. Gönül DÖNMEZ SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Rukiye TIPIRDAMAZ ve Yasemin EKMEKÇİ SB 051 09. TURAN Ekrem DÜNDAR. Ormanlarının Floristik Özellikleri Galip AKAYDIN.) Çeşitlerinde Prolin.18 Türkiye’deki Limonium miller (Plumbaginaceae) Cinsi İle İlgili Revizyon Çalışmaları Bergama-Kozak (İzmir) Yaylasındaki Pinus pinea L.18 SZ 028 09.ARSLAN Meltem AYDIN.18 SB 053 09.) Parl.'lerin Alkalen Proteaz Üretim Kapasiteleri ve Enzimlerin Kısmen Karakterizasyonu SM 028 Synechocystis sp. Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU. Murat ERMAN. İclal DURDU Puccinellia distans ( Jacq.54 . O. Hatice YILDIRIM Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU. Ekzopolisakkarit Üretimine Etkisi SM 030 Tekstil Atıksularından İzole Edilen Bakterilerin 10. Faruk OĞUZ Soğuğa Hassas Arpanın Soğuğa Tolerans Cevabında Ökkeş ATICI. Hakan TERZİ Toleranslı ve Termal Duyarlı Çeşitlerinin Yapraklarında Sıcaklık Şoku Proteinleri Kuraklıkla İndüklenen Oksidatif Stresin Nohut Tuğçe KALEFETOĞLU. İsmail ÇELİK. S. Ömer KARADAĞOĞLU.12 - SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Özcan SEÇMEN ve Yavuz BAĞCI SB 056 09. ARSLAN. Belma ASLIM. TRABZON 25 HAZİRAN 2008 (ÇARŞAMBA) 09:00-10:30 6. O. ve Atriplex olivieri Moq..54 SZ 029 10. Musa DOĞAN Ömer VAROL. Sevilay AZPARLAK Sevim KÖSE SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Belma ASLIM ve Halil BIYIK Farklı Pichia Türlerinde Hücre Dışına Salgılanan αamilaz Enzim Aktivitesinin Belirlenmesi Türkiye Kaynaklı Bacillus spp. Musa TÜRKER.36 SB 054 09. Barbaros NALBANTOĞLU Triticum aestivum ve T. Peyami Bazı Halofit Bitkilerde (Salicornia europaea L. Sezai TÜRKEL Nilgün TEKİN.12 . S. Zekiye SULUDERE Nur KOÇBERBER KILIÇ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Zafer TEL 18 .54 SB 055 09. Cumhur ÇÖKMÜŞ Şahlan ÖZTÜRK. durum’un Termal Mustafa YILDIZ. C/EBPd Geninin Transkripsiyonel Regülasyonu Üzerine Etkilerinin Araştırılması HCAII Geninde Lösin204/Serin Yönlendirilmiş Mutagenezi ve E. Yasemin EKMEKÇİ Çeşitlerinin Fotokimyasal ve Antioksidan Aktiviteleri Üzerine Etkisi Farklı Tuz Konsantrasyonlarına Maruz Bırakılan Mehmet Emre EREZ. KÖÇKAR. Salih Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü MUTLU. KÖÇKAR. M AYDIN.18 Tülay TURGUT GENÇ.sp.coli’de Ekspresyonu ve Phe91Asn Yönlendirilmiş Mutageneziyle Elde Edilen Mutant Enzimin İnhibitörlere Karşı İlgisinin Araştırılması İnsan X Kromozomundan (Xq21) Y’ye Transfer Edilebilen ve mRNA’sı Olmayan Bir Bölgenin Yaygın Kanser Tipleriyle Korelasyonunun Tespiti Bitkisel ve Hayvansal Kökenli Histamin Zehirlenmesi ve Histamin Analiz Metodlarının Karşılaştırılması Serpil UĞRAŞ.00 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Fevzi BARDAKÇI ve Reyhan ÇOLAK SZ 026 09. E. Osmotik Potansiyel ve Şeker Düzeylerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Peyami BATTAL.00 SZ 027 09. Gönül DÖNMEZ Sevgi ERTUĞRUL.12 TGF-β Sitokininin. Suşunun Cr(VI) ve Cd(II) 09. Biyoloji Bölümü. SİNAN.19. Nurten ÇANAKÇI. IŞIK.00 SM 027 09. Arzu ÇÖLERİ. F.

HASANÇEBİ.00 SB 062 14..00 Ç014 11.’nin in vitro Rejenerasyonu Ahmet YILDIRIM.12 - Türkiye ve Güney Batı Asya Karayosunları Florası İçin Üç Yeni Karayosunu Kaydı Veronica beccabunga L. USA 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 7.45 Glikobiyoloji Molecular Breeding in Tomatoes: Traditional vs Marker-assisted Breeding Sabire KARAÇALI H.00 Ç010 11. S. Curt KOSSWIG (Rüyalarını Türkçe Gören Bir Alman Biyolog) Ahmet YILDIZ University of California. MERT.45 Motor Proteinler ve Hücre İçi Taşımacılık Ord. Buhara YÜCESAN. Y. Prof. S. S.19. ALBUSTAN. Davis.36 Mikrosatelit DNA Belirleyicilerinin Tahıllarda Türler Arası Kullanım Olanakları Bitki Araştırmalarında Termal ve Klorofil Flüoresans Görüntüleme Tekniklerinin Kullanımı Türkiye’nin Endemik Tıbbi Bitkilerinden Digitalis davisiana L. Rahime GÜNDÜZ Aykut SAĞLAM. F.45 Biyologların Güncel Sorunları Biyoekonomi’de Biyorafinerilerin Yeri ve Önemi Alev HALİKİ-UZTAN Nazif KOLANKAYA SALON NT1 OTURUM BAŞKANI: Prof. 1971)]‘ya Dahil Edilmiş Olan Bazı Populasyon Örneklerinin Ayrı ve Yeni Bir Takson Olarak Sınıflandırılması ve Nedenleri Türkiye’de Yayılış Gösteren Asperula L. CA. Seksiyonunun Revizyonu Güray UYAR. YUMURTACI. ÖZDEMİR. Dr. AKAN. Özlem ATEŞ SÖNMEZOĞLU. Münevver SÖKMEN. Z. A. Ö. BELEN. TRABZON SB 058 09. DÜŞÜNCELİ. K. Nejdet KANDEMİR. AYDIN. BOLAT. ) A. (Rubiaceae) Cinsi Thlipthisa (Griseb. ERTUĞRUL.)’da Sarı Pas Hastalığına Dayanıklılığın EST (“Expressed Sequence Tag”) Veritabanları Kullanılarak Araştırılması 19 . Bolkan Campbell’s Agriculture Research Center. YORGANCILAR. ŞENTÜRK AKFIRAT. Nazmi POLAT Ç009 11.Jelen. Muhammet ÖREN Avni ÖZTÜRK Ersin MİNARECİ.12 - Bitkilerde Bor Taşıyıcısı Genlerin Borun Noksanlık ve Toksite Koşullarında İşlevleri Buğday (Triticum aestivum L.54 SB 060 09.) Ehrend. A.36 SB 059 09. KAT. Laury CHAERLE. 94158 USA Mustafa KURU SALON FK OTURUM BAŞKANI: Prof. POSTER SALONU) SALON HT: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet ONAY ve Ali ÇELİK SB 061 14.54 SB 065 15. Ekrem GÜREL Erdoğan Eşref HAKKI Özge KARAKAŞ. CA. L.00 Ç012 11. Dr. Tuğba ESERKAYA. Dr. Zekiye SULUDERE Ç013 11. M. muscosa [( Korsh. Kemal YILDIZ 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 3 SALON HT OTURUM BAŞKANI: Prof. OTURUM POSTERLER MİKROBİYOLOJİ (3. ÇAKMAK. Arif BAYSAL Ç011 11. ALTINKUT UNCUOĞLU SB 064 14. İsmail EKER. subsp. F. F. Biyoloji Bölümü.18 SB 063 14. San Francisco. E. ÇETİN. Dr. Arzu UÇAR TÜRKER. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. N. Dominique Van Der STRAETEN Tuğba AYDIN. Atalay SÖKMEN.

1898) (Rodentia: Spalacidae) Türünün Kromozomal Formları Balık Biti. İsmail VAROL. Serdar TEZCAN Selgün GÜNSEL.’de Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Stilus Kanal Hücrelerinin İnce Yapısı Türkiye Genista L. Gökhan YÜRÜMEZ Ali ALAŞ.12 Manyetik Alanın Hypericum perforatum L.Turgutlu) Yöresi Örümcek (Arachnida:Araneae) Faunasının Çukur Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma Kızılırmak Nehri Delice Irmağı ve Bazı Kollarında Bulunan Zooplanktonik Organizmaların İncelenmesi Yaşar GÜLMEZ Ümit KEBAPÇI Yusuf DURMUŞ. EKOLOJİ & ÇEVRE Sema ÖZKADİF. M. Fergan KARAER.36 SZ 034 14. Ali KIRPIK. Meral ÜNAL Esra MARTİN 20 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.54 SÇ 005 15. Nicolai POYARKOV. Biyoloji Bölümü. OTURUM SALON HT: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ ve EMBRYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Hayri DUMAN ve Hüseyin DURAL SB 066 16.54 SZ 040 15. Argulus foliaceus Lin. ÇOTUK.00 SZ 037 14. Ahmet AKSOY Sultan ÇOLAK. Baştürk KAYA. İlhami BAYRAK. Serkan GÜL. Alaettin KAYA.18 SZ 038 14.18 SB 068 16. Erkan KALIPCI.36 SZ 039 14.18 SÇ 003 14.54 SB 070 17.00 SZ 032 14. (Fabaceae) Cinsi Taksonlarının Karyolojik Yönden İncelenmesi Selim İŞLEKDEMİR. Mahmut Osman USLU Zeynep Mine COŞKUN.12 Ankara İli Crabronidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırmalar ve Ekolojik Gözlemler Kuzeybatı Anadolu'nun Malakolojik Çeşitliliği Kemaliye (Erzincan) ve Çevresi Odonata Faunasının Tespiti ve Bölgedeki Çevre Bozulmasının Odonata Türleri Üzerine Etkileri Dağmarmara (Manisa. Ahmet ÖKTENER Kadri KIRAN.12 - EĞİTİM. Yeşim YENER Hatice KARAER.18 SZ 033 14. Y.36 SÇ 004 14. Selma SEVEN ÇALIŞKAN 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 8. Nuray AKBULUT SALON NT 2: ZOOLOJİ: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Nusret AYYILDIZ ve Nurhayat YILMAZ SZ 036 14. TRABZON SALON FK SÇ 001 14. Branchiura)’un Türkiye’deki Konakları Türkiye Ordu Karıncası Aenictus rhodiensis Menozzi. Celal KARAMAN Nurhayat ÖZDEMİR.00 SB 067 16. DALYAN OTURUM BAŞKANLARI: Şükran DERE ve Kenan YAZICI Biyoloji Öğretmen Adaylarının Genel Biyoloji Laboratuvar Dersinde Kazandıkları Preparat Hazırlama ve Mikroskobu Kullanma Yeteneklerinin Araştırılması Amasya ve Kayseri İllerinde Biyoloji Öğretmenlerine Düzenlenen Çalıştayların Değerlendirilmesi İlköğretim Fen Bilgisi Derslerinde Biyoloji Konularının Öğretiminde Kullanılan Yöntemler ve Bu Yöntemlerin Uygulanabilirliği Biyoloji Öğretmen Adaylarının Biyolojik Okuryazarlığı İstanbul Toprağında 137Cs’nin Dikey Dağılımının Belirlenmesi SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Orhan ERMAN ve Yakup KASKA SZ 031 14. Meral ÜNAL Işıl İSMAİLOĞLU. Bitkisi Üzerine Etkisi Kiraz Anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un in vitro Koşullarında Tuza Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Scilla autumnalis L. Nihat AKTAÇ.. M.36 SB 069 16. Ali DEMİRSOY Adile AKPINAR. Sevil YALÇIN Ş. Stefano DOGLIO Muhabbet KEMAL.19. Selda KILIÇ Önder KILIÇ. Nil BAĞRIAÇIK Hakan KURT. M. Sinan ANLAŞ. C.00 SÇ 002 14.54 SZ 035 15.12 Doğu Anadolu Van Gölü Havzasındaki Nannospalax nehringi (Satunin. Evrim ARICI. Nagihan ŞAHİN. 1936 İçin Yeni Lokaliteler İle Bazı Morfolojik ve Ekolojik Notlar (Hymenoptera: Formicidae) Türkiye’deki Bufo bufo ve Kafkaslardaki Bufo verrucosissimus Türlerinin 12S rRNA Geni Bakımından İncelenmesi Irano-Anatolian Lycaenid’lerinin Faunistik ve Zoocoğrafik Analizi Yüksel COŞKUN. Bilal KUTRUP.1758 (Crustacea. BELİVERMİŞ. Ali ATEŞ.

Didem KARACAOĞLU. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU.18 SÇ 008 16. DARILMAZ.36 SÇ 009 16. Ömer Sait KILIÇ. Ali DEMİRSOY Ahmet KILIÇ 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 2 . Engin ŞENTÜRK Hasan AKAN.54 SZ 045 17. Mahmut AYDOĞDU SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOCOĞRAFYA ve BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Levent TURAN ve Emel USLU SZ 041 16. Rahmi Güneş OKSAY OTURUM BAŞKANLARI: Yavuz ÇOTUK ve Nurhayat DALKIRAN Dünya’da ve Türkiye’de ÇED Uygulamaları ve Biyoçeşitliliğin Korunması Ümraniye'de Çevre Eğitim Projesi Emet Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epipelik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Orhaneli Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epilitik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Okul Dışı Çevre Eğitiminde GAP Doğa Eğitimi Projesi Mustafa KATI Didem KARACAOĞLU.36 SZ 044 16. Güray KUTBAY Ümit KEBAPÇI Mustafa C.12 - EĞİTİM.54 SÇ 010 17. Yusuf DURMUŞ Abbas MOL. Engin ŞENTÜRK Nurhayat DALKIRAN. Battal ÇIPLAK.12 Kemaliye Orthoptera Faunasının Zoocoğrafik Olarak Değerlendirilmesi Karadeniz Bölgesi’nde Dağılım Gösteren Gomphocerinae (Orthoptera: Acrididae) Taksonlarına Ait Faunistik Bazı Değerlendirmeler Türkiye Malakocoğrafyası: Güncel Bulgulara Göre Türkiye'nin Malakocoğrafik Değerlendirmesi Kemaliye (Erzincan) Sucul Coleoptera Faunasının Zoocoğrafik Analizi Diyarbakır (Bismil) Leylek Populasyon Dinamiği (2005-2007 Yılları) Ali DEMİRSOY. Hasan SEVGİLİ. Şükran DERE. TRABZON SALON FK SÇ 006 16. EKOLOJİ & ÇEVRE Nüket SİVRİ. Emre KALKAN.BOTANİK: AKÇAABAT 21 . Şükran DERE.00 SÇ 007 16. Ünal ZEYBEKOĞLU. Biyoloji Bölümü. H.00 SZ 042 16.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Nurhayat DALKIRAN.18 SZ 043 16.

subsp.54 . Anne FRARY Ayşe Nihal GÖMÜRGEN. Erdinç ŞAHİNÖZ.) Hoffm. Oribatida. Hakan ÇAM.İzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi SM 034 Suda Çözünen Kopolimer . Nusret AYYILDIZ 22 . 1843)’nun Sperma Kalitesi Üzerine Yaşın Etkisi Atatürk Baraj Gölünde Bulunan Şabut Balığı (Barbus grypus H.Antimikrobiyal Aktiviteleri SM 035 Muhtemel Probiyotik Lactobacillus delbrueckii 10. Eminur BARUTÇU. Cinsi Cheirolepis (Boiss. Muzaffer TALU Derya ÖNAL. Betül YÜKSEL. Zekiye SULUDERE. TRABZON 26 HAZİRAN 2008 (PERŞEMBE) 09:00-10:30 9. Yasemin DEMİRGAN. Terpolimer Sentezi ve 09.-Mor (Umbelliferae) Kromozom Sayısı ve Karyotip Analizi Bilgisayar Destekli Görüntü Analiz Sisteminin Sitogenetik Çalışmalara Uygulanabilirliği ve Güvenilirliği SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Kıymet GÜVEN ve Cihan DARCAN SM 031 Suda Çözünen Poli (N-vinil-2-pirolidon-co-maleik 09.00 SZ 052 09. OTURUM POSTERLER SB 071 09. Muzaffer TALU Elif UZLUK.18 .anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin İncelenmesi SM 032 Suda Çözünebilen. Betül YÜKSEL.36 SZ 049 09.Serum protenis of Spermophilus fulvus and Spermophilus xanthoprymnus (Mammalia: Rodentia) in Iran Atatürk Baraj Gölü’nde Bulunan Liza abu (Heckel.12 . Elif UZLUK.18 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ nın Eupelops ewıng. Faruk ARAL Erdinç ŞAHİNÖZ. ve Pseudoseridia Wagenitz Seksiyonlarında Yer Alan Bazı Akraba Türlerin ISSR (Inter-Simple Sequence Repeats) Yöntemiyle Seçilmesi Domateste Patates Y Virüsü (PVY)’ne Karşı Dayanıklılık Türkiye İçin Endemik Olan Tordylium elegans’ın (Boiss. Haşim ALTINÖZLÜ Esra MARTİN. KAT. Belma ASLIM. Sami DOĞANLAR.00 SZ 047 09. Babacan UĞUZ SALON HT: BOTANİK: GEN EKSPRESYONU ve SİTOGENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Fatma ÜNAL ve Cemal SANDALLI Apomiksi ve Genetik Etiketleme: Doğal Apomikt Boechera holboellii Türünde Genetik Etiketlemeye Maruz Kalan Gen İfadelerinin Belirlenmesi Centaurea L. Ahmet DURAN.co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi SM 033 Suda Çözünebilen. Phenopelopıdae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Yozgat Çamlığı Milli Parkı’nın Zygorıbatula berlese. Oribatulidae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Elif KOÇOĞLU.00 SB 072 09.19. Muzaffer TALU Betül YÜKSEL. POSTER SALONU) Sibel YILMAZ. Kuddisi ERTUĞRUL.) Alava & Hub. Yavuz BEYATLI SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet KILIÇ ve Bülent KAYA SZ 046 09. 1916 (Acari. Nusret AYYILDIZ Abdulkadir TAŞDEMİR. & Bal. Kemal Melih TAŞKIN Eda ÖZEL. Faruk ARAL. Meryem BOZKURT Fevziye ÇELEBİ TOPRAK.36 SB 074 09. 1917 (Acarı.1843)’nın Sperm Kalitesinin Belirlenmesi Levent TURAN Volkan Vural TAŞ. Orıbatıda.54 SZ 050 10.12 - BOTANİK A (3. Biyoaktif Poli (N-Vinilimidazol09. Tuna UYSAL. Zafer DOĞU SALON NT 2: ZOOLOJİ: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Yüksel COŞKUN ve Naime ARSLAN SZ 051 09. Dilek TEKDAL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.54 SB 075 10. Biyoloji Bölümü.36 .18 SZ 048 09. Biyoaktif Poli (N09. Elif UZLUK. Dicle DÖNMEZ Mohammad MORADİ Zafer DOĞU.18 SB 073 09.12 Rüzgâr Türbinlerinin Kuşlar ve Yarasalar Üzerine Etkileri Yeni Nesil Yakıt : Biyodizel Electrophoretic comparison of blood. Muzaffer TALU Betül YÜKSEL.00 . bulgaricus Suşlarının Caco-2 Hücrelerine Tutunmalarına Eksopolisakkkarit Üretimi ve MideBağırsak Sistemi Koşullarının Etkisi Elif UZLUK.

Mustafa ATEŞ. Niğde) Elma Alanlarında Avrupa Yaprak Bükeni. Abdurrahman AYVAZ Mustafa YAMAN.36 SZ 059 11. n. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Çiçek AYDIN SALON NT 2: ZOOLOJİ: DAVRANIŞ OTURUM BAŞKANLARI: Nurhayat BARLAS ve Raşit URHAN SZ 061 11.Halofilik Mikroorganizmalarda PHB Varlığının Saptanması ve Verim Analizi SM 040 Termofilik Geobacillus toebii HBB-218 Suşu 12.18 .Enfeksiyonları Taramalarında Kullanıma Yönelik Rekombinant PvpA Tanı Antijenleri Üretimi ve Enzimatik Hızlı Tarama Test Modeli (ERIFA) Geliştirilmesi SM 038 Dekstransukraz İçin Yerel Leuconostoc 11. Nevzat YURDUSEV Çiğdem İLERİ Ebru TEKİN. Bombycidae) Besin Miktarına Bağlı Gelişim Cakıt Vadisi (Adana.Tarafından Üretilen Bakteriyosinin Karakterizasyonu Mehmet Nuri AYDOĞAN.36 .00 .54 . Scolytinae)Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizophagidae) Örneği Deniz İNNAL. Bayram GÖÇMEN Naime ARSLAN. n. Oktay GENÇ. İnkübasyon süresi ve Fosfat Kayası Konsantrasyonu SM 037 Kanatlılarda Mycoplasma gallisepticum 11.36 SZ 054 09. Fevzi BARDAKCI 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 10. Battal ÇIPLAK Emre GÖKTEKİN. Parazitoidlerin Populasyon Gelişimleri ve Etki Seviyeleri Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Trichogramma Türleri Üzerine Ortam Sıcaklığının Etkileri Av-Avcı İlişkisinde Patojen Geçişi: Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae. Onur TOSUN.00 SZ 057 11. Ali DEMİRSOY. Christer ERSÉUS Emel KABARTAN. Nurettin DEMİREZEN. 1758 Bağırsak Siliyatlarından Bir Tür Blepharocorys curvigula (Ciliophora: Blepharocorythidae) Hakkında İki yeni Phallodrilinae (Oligochaeta. Türkiye’de Anopheles maculipennis Grubunun (Diptera: Culicidae) Moleküler Sistematiği Gözde GÜRELLİ. H. Özge KAHRAMAN Gamze BAŞBÜLBÜL.19.18 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Isophya (Orthoptera: Phaneropterinae) Türlerinin Biyoakustik Özellikleri Gebelik Süresince Uygulanan Oktilfenolün Yavru Sıçanlar Üzerindeki Kanibalistik Etkileri Hasan SEVGİLİ. TRABZON SZ 053 09. Tuba YILDIRIM. (Lepidoptera.54 SZ 060 12. Annelida) türü. Nurhayat BARLAS 23 .00 SZ 062 11. OTURUM SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Münevver ARISOY ve Kamil IŞIK SM 036 Bir Mikrofungus Türü Olan Rhizopus oryzae 11. Coralliodrilus amissus sp. Füsun ERKAKAN Meryem ERSEYİS Oğuzhan DOĞANLAR Derya SARIBEK. Tarmo TİMM.12 Hidrolojik ve Morfolojik Açıdan Farklı Akarsu Sistemleri Üzerine Kurulu Olan 30 Farklı Baraj Gölünde Yapılan Balıklandırma Çalışmalarının Değerlendirilmesi Bombyx mori L.54 SZ 055 10.18 SZ 058 11. Ömer ERTÜRK. Biyoloji Bölümü. Cengiz YAKICIER. Ömer Faruk ALGUR. Archips rosanus’un Parazitoidleri.Halil BIYIK SALON NT 1: ZOOLOJİ: BESLENME ve BİYOLOJİK MÜCADELE OTURUM BAŞKANLARI: Yavuz KILIÇ ve Lütfiye GENÇER SZ 056 11. Fatih Mehmet.mesenteroides Soylarından Konstitütif Mutantların Elde Edilmesi ve Seçilmesi SM 039 İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan İzole Edilen Ekstrem 11. ve Gianius anatolicus sp. ŞİMŞEK.12 - İzmir Yöresi Civarındaki Evcil Atların Equus caballus Linnaeus.MRSP7 İle Çalkalamalı Sıvı Kültür Ortamında Trikalsiyum Fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayasının Çözündürülmesi ve Çözünürlük Üzerine Çeşitli Azot ve Karbon Kaynakları. Celal ÜLGER.12 . Mustafa ÖZDEMİR Özlem BÜYÜKTANIR.

Mikiko SAIGO. Zafer MERT. Lütfi ÇETİN. Hasan ÜNAL. A. BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Yılmaz ÇAMLITEPE ve Ayla TÜZÜN SZ 066 14. K. Emel ÇAKIR. Duygu GÖKSAY. Ko ETO. YAVUZ. 1857)] ile Biyoteknik Mücadele Atatürk Döneminde Türkiye’de Bitki Sağlığının Korunması SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: KLİNİK MİKROBİYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ayşin ÇOTUK ve Osman Birol ÖZGÜMÜŞ Dental Ünitelerde Legionella Bakterilerinin Araştırılması Isolation and Study of Some of the Virulence Factors of Nocardia asteroids from Clinical and Soil Samples SM 043 10 Yaş Altı Çocuklarda Cryptosporidium ve 14. N. Volkan AKSOY. Bilal KUTRUP. Mehmet İRİADAM. BİYOTEK. Mehmet ÖZASLAN İclal BALCI Miray ÜSTÜNTÜRK. A. Sabiha ACER Deniz İNNAL. Nuray ER SALON NT 1: ZOOLOJİ: DAVRANIŞ.12 - Kızılırmak Deltası’nda.Virus 16 ve 18 (Hpv) Varlığının Belirlenmesi SM 041 14. Ayşın ÇOTUK Adeba SHAREEF İ. Yasemin ZER. KAT. Neslihan ÜREN Volkan AKSOY.00 SB 077 14.36 SZ 069 14.00 SZ 067 14. Shinichi ABE Zeliha ÇOLAK YILMAZ. Ufuk BÜLBÜL. TRABZON SZ 063 11. Güzin İSKELELİ Sibel KÜÇÜKYILDIRIM. Didem KARAGÖZ. Arpa ve Nohutun Bazı Fungal Hastalıklarına Karşı Orta Anadolu Şartlarında Kullanımı Üzerine Araştırmalar İstanbul Belgrad Ormanı Atkestanelerinde Yeni Bir Zararlı: Cameraria ohridella (Lepidoptera:Gracillariidae) Türkiye’nin Önemli Orman Zararlılarından Akdeniz Çam Kabuk Böceği [Orthotomicus erosus (Wollaston. Füsün BABA.Halil KILIÇ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.12 . Yılmaz ÇAMLITEPE 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 11.54 SB 080 15. Selim Sualp ÇAĞLAR Mehmet TEMEL. Seval ALBOSTAN. Celal ÜLGER.36 SB 079 14.36 SZ 064 11.Hüseyin CEBECİ. S. BİTİREN Büget SARIBEK. Y. OTURUM POSTERLER SB 076 14. M.12 - BOTANİK B (3. Kadir AKAN Kadir AKAN.Sularında Mikrobiyal Kontaminasyonun Araştırılması SM 045 Odontojenik Keratokistlerde Human Papilloma 15. Hayrünisa BAŞ SERMENLİ SALON HT: BOTANİK: DAYANIKLILIK ve PATOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet AFYON ve Kadir KINALIOĞLU Ug 99’a Karşı Küresel Yaklaşımlar ve Türkiye için Genetik Dayanıklılığın Kullanımı Üzerine Bazı Araştırmalar–I Genetik Dayanıklılığın Buğday. Lütfi ÇETİN.36 .54 . Seval ALBOSTAN. Handan ONAY KARAOĞLU.18 SZ 068 14.19. I. C.00 SM 042 14. ÖZSEMİR. ERCİYAS.12 Kaldırım karıncası Tetramorium caespitum’da Işık Şiddeti Eşik Değeri ve Işık Şiddeti Ayırımı Diabetli Tavşanlarda Artemesia herba alba Ekstresinin Böbrekte Hiperglisemi Hasarına Karşı Etkileri Hsp90b’nın Japon Semenderi (Cynops pyrrhogaste)`nin Spermatogenezinde Prolaktin Tarafından Uyarılmış Germ Hücre Apoptozundaki Rolü Giresun Adasındaki Bufo viridis Popülasyonunun Beslenme Biyolojisi Neslihan ÜREN.Giardia lamblia’nın ELİSA yöntemiyle araştırılması SM 044 Kontakt Lens Saklama Kaplarında ve Ev Musluk 14. Yılmaz ÇAMLITEPE Davut MUSA.18 SB 078 14.18 İrfan TÜRETGEN. Biyoloji Bölümü. POSTER SALONU) Fazıl DÜŞÜNCELİ. Zuhal ZEYBEK.54 SZ 070 15. BARIŞ Yılmaz ÇAMLITEPE.54 SZ 065 12. 24 .. Fazıl DÜŞÜNCELİ H. Zafer MERT. GÜRSOY. Acrocephalus cinsinin 2002 – 2007 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Fenolojisi Cataglyphis aenescens (Hymenoptera: Formicidae) İşçilerinde Gerçek Renkli Görmenin Davranışsal Analizi Formica cunicularia (Hymenoptera: Formicidae) İşçileri Renk Tonu Ayırımı Pınar ÖZÇAM. Mehmet ÇAKACI. Yuji JİN.

18 SZ 078 16. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hüseyin AKSOY. Eyyüp RENCÜZOĞULLARI Gökçe TANER. Biyoloji Bölümü. Nihat AKIN Sevan GÜRÜN.İçme Sularının Mikrobiyolojik Açıdan Değerlendirilmesi SM 050 17. TRABZON SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Sevim KÖSE ve Hüseyin GÜHER SZ 071 14.54 SZ 075 15. Kıymet GÜVEN Çiğdem İLERİ.Yıldız DEMİRKALP. Yavuz SEZEN Mehtap AKIN.18 SZ 083 16. Zuhal ZEYBEK. 1758) Populasyonunun Üreme Özellikleri Hyphantria cunea’nın Yapay Besinlerdeki Beslenme Stratejisi ve Besindeki Sekonder Maddelerin Gelişmeye Etkisi Şark Çıbanı Vektörü Phlebototmus papatasi’nin Hayat Döngüsü ve Fekonditesi Üzerine Bir Araştırma Ali UZUN Meral APAYDIN YAĞCI Oğuzhan YANAR.19. Haluk KEFELİOĞLU Sebile AZIRAK.18 .36 SZ 074 14. Nihal DOĞRUÖZ.Yerel İzolatlardan Elde Edilmesi SM 048 Fonksiyonel Süt Ürünlerinde Probiotiklerin ve 16.36 . 1766) Türünün Üreme Biyolojisi ve Yıllık Değişimler Işıklı Gölü’ndeki (Çivril-Denizli) Turna (Esox lucius L. Mahmut BİLGENER Şahin TOPRAK 25 .Selim ÇAĞLAR 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 12. Serkan YILMAZ Serkan YILMAZ.00 SZ 077 16. Ayten KİMİRAN ERDEM.00 SZ 072 14. Deniz YÜZBAŞIOĞLU.12 Anıl SAZAK. Zeliha ÇOLAK YILMAZ Nahit PAMUKOĞLU Sevim Feyza ERDOĞMUŞ. Yasemin SAYGI. Mustafa ÇELİK Songül BUDAK DİLER SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Faruk BAL ve Derya BOSTANCI SZ 081 16. Ayşın ÇOTUK SALON NT 1: ZOOLOJİ: SİTOGENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Şule COŞKUN ve Naciye Gülkız ŞENLER SZ 076 16. Nurver ALTUN.18 SZ 073 14.54 . Aziz TANRISEVEN.Özellikli Streptomyces İzolatlarının Moleküler Tiplendirilmesi SM 047 Endüstriyel Bir Enzim Olan Dekstransukraz’ ın 16. Sait BULUT.00 . Fatma ÜNAL. Fatma ÜNAL. Ufuk BÜLBÜL.36 SZ 084 16. Samsun) Planktonu ve Mevsimsel Değişimleri İbrahim ÇAKMAK Emel ÇAKIR. Handan KARAOĞLU. S. Muhsin KONUK. Kamil IŞIK.54 SZ 080 17. Bilal KUTRUP. Mustafa CEMEK Ertunç GÜNDÜZ. Sabri KILINÇ. Nevzat ŞAHİN. F.00 SZ 082 16.Diğer Katkıların Taşınması İçin Mikroenkapsülasyon Uygulamaları SM 049 İstanbul’da Satışa Sunulan Farklı Markalara Ait 16. OTURUM SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: SİSTEMATİK ve GIDA OTURUM BAŞKANLARI: Kemal GÜVEN ve Sumru ÇITAK SM 046 Biyoteknolojik Öneme Sahip Farklı Fizyolojik 16.54 Egretta garzetta (Linnaeus. Deniz YÜZBAŞIOĞLU.12 Bal arılarında (Apis mellifera) Hijyenik Davranış Varroa destructor Parazitine Karşı Direnç Mekanizması Olabilir mi? Bufo bufo’nun Tamdere-Dereli Yolu Üzerindeki Ölümleri Üzerine Bir Araştırma Porsuk (Meles meles)'un Yuva Yapısı Karamık Gölü Suyunda Organoklorlu Pestisit Kalıntılarının Belirlenmesi Liman Gölü (Kızılırmak Deltası..36 SZ 079 16.12 Ordu ve Çevresinde Yayılış Gösteren Muscardinus avellanarius trapezius (Mammalıa:Rodentıa) Alttürünün Karyolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Thymol ve Carvacrol’un in vivo Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Lipoik Asit ve Ferulik Asitin İnsan Lenfosit Kültüründe Mitomisin-C’ye Karşı Antigenotoksik Etkileri Metominostrobin ve Emamectin Benzoate Pestisitlerinin in vitro Genotoksik Etkileri Kalsit İşletmelerinde Çalışan İşçilerin Bukkal Hücrelerindeki Nüklear Anormallikler Vedat ŞEKEROĞLU.

Önder İDİL Sezai TÜRKEL Ali Adem BAHAR. POSTER SALONU) Nüket A. BİNGÖL.12 . F. H-NS. Avrupa ve Kuzey Amerika’da Yayılış Gösteren İstilacı Lythrum salicaria L.18 . M. Hakan KARAOĞLU. Beth A.23:00 GALA YEMEĞİ (SAHİL TESİSLERİ) 27 HAZİRAN 2008 (CUMA) 09:00-10:30 13. Reşit ÖZKANCA. Özcan SEÇMEN SALON HT: BOTANİK: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Gürcan GÜLERYÜZ ve S. KAT. Acp’ın Rolü SM 053 Retrotranspozon Ty2’de Gen Anlatımının Kontrol 09.Escherichia coli’nin OmpC ve OmpF Sentezine Etkisi ve RpoS. Guy HAEGEMAN Derya YANMIŞ.18 SZ 088 09. Güler EKMEKÇİ. Ekspresyonu ve Karakterizasyonu SM 052 Deniz Suyunda Açlık Stresi ve Besin İlavesinin 09. Sait EKİNCİ Cihan DARCAN. Sema LEBLEBİCİ Murat ERSÖZ.12 - ZOOLOJİ A (3.19.18 SB 083 09. Haluk KEFELİOĞLU Tanju KAYA.00 SB 082 09.54 SZ 090 10. Çiğdem FAK.00 . A. Özgün TEKSOY. erinaceus’un Populasyon Ekolojisi SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Hikmet GEÇGİL ve Önder İDİL SM 051 Neocallimastix sp. İsmail AKYOL.36 . (Lytraceae) Türünün Kuru Ağırlık ve Çiçeklenme Fenolojilerinin Karşılaştırmalı Olarak Araştırılması Bitki Fonksiyonel Grupları ve Yangın Sonrası Rejenerasyon Çalışmalarındaki Önemi Etraf Mühitin Muhafazasında Bitkilerin Rolü Kütahya’da Kullanılan Bitkisel Çayların Bazı Kimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Dar Endemik Dianthus erinaceus boiss.Aziridin Öncüsü Compound-A (CpdA) Adlı Bileşiğin Anti-İnflamatuar Potansiyeli ve Mevcut Farmasotik Ürünler İle Karşılaştırılması SM 055 Anoxybacillus gonensis G2T Bakterisinin Ksiloz 10.Mekanizmaları SM 054 Salsola tuberculatiformis’den İzole Edilen Fenil09.12 - Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Cinsiyet Oranlarının.00 SZ 087 09. Pınar İLİ. GMLF1’e Ait Ksilanaz Geninin 09. Sabri ÖZYURT. Elif MADAK 19:00 . M. Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterizasyonu Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU. Akın KIRAÇ.54 . TRABZON SZ 085 17.54 SB 085 10. Ali Osman BELDÜZ SALON NT 1: ZOOLOJİ: SİTOLOJİ. Karolien DE-BOSSCHER. Cengiz TÜRE. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Güzin EMECEN ÖZSOY 26 .12 Peroksizom Oluşumunda PEX12 Gen Etkinliğinin Floresan Mikroskobik Olarak Araştırılması Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’daki Kromozomal Anomalilerin Türleşmeye Etkisi Yukarısazak (Kale-Denizli) Memeli Faunasına Ait Yeni Artiodactyla’ya Bulguları Balıklı Kaplıca ve Çermik Deresindeki (SivasKangal) Garra rufa’nın Büyüme Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Dilek KAYA. Seda AKIN. Ayça KESİM. Aliev Rauf HUSEYN. Var. Biyoloji Bölümü. Fikret SARI. MİDDLETON Çağatay TAVŞANOĞLU Tofig Sadig MAMMADOV. Emin ÖZKÖSE.GULİYEV Sema Demet BAHTİYAR.İzomeraz Geninin Klonlanması. Ilse BECK.Klonlaması. Demet BAHTİYAR Türkiye. EVRİM. A. FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Abdurrahman AKTÜMSEK ve Didem AYDIN SZ 086 09. OTURUM POSTERLER SB 081 09. Zamansal ve Mekansal Açıdan Farklılıklarının Araştırılması Yakup KASKA.36 SB 084 09. Şayeste DEMİREZEN Zülal ATLI ŞEKEROĞLU.36 SZ 089 09. Seval ORUÇ Şerife Gülsün KIRANKAYA. Zihni DEMİRBAĞ.

H. T. 1877) ve Acanthalburnus microlepis’de (Filippii. Gürcan GÜLRYÜZ. Recombineering Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Ali Adem BAHAR.18 SB 088 11. Ali Osman BELDÜZ Hacer MURATOĞLU.12 Karacaören I.36 . Hülya ARSLAN. ÇAĞLAR. Mehmet İlker DOĞRU. (Diptera: Muscidae)’nın Uyumsal Özellikleri Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması Kaçkar Dağları Milli Parkı’nda Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) Tabanlı Ekosistem Analizi Skeletokronoloji Yöntemi İle Bombina bombina (Amphibia: Anura) Türüne Ait Bireylerin Yaşların Belirlenmesi Trakya Sivrisinek Türleri ve Kullanılan İnsektisitlere Karşı Direnç Düzeyleri İskender GÜLLE. Münir ÖZTÜRK Yasin OZDOGAN.36 Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan MDA ve GSH Düzeylerinin Araştırılması Alburnus filippi (Kessler. Biyoloji Bölümü.36 SB 089 11. Salih GÜCEL Gürcan GÜLERYÜZ.12 Sabriye ÇANAKÇI. İnan KAYA. Zihni DEMİRBAĞ SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Gürsel ERGEN ve Deniz YÜZBAŞIOĞLU SZ 096 11.Arabinofuranosidaz Geninin Klonlanması. Ahmet DEVECI. Selim Sualp ÇAĞLAR Uğur C.’ın Tozlaşması Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yüksek Rakımlı Ekosistemde Azot Mineralleşmesi Karabük İl Merkezi Atmosferinin 2006 ve 2007 yılları Polen ve Spor Analizi Asphodelus aestivus Brot. Mustafa AKINER.18 . Hüseyin ARIKAN M. Sinan KAYNAŞ 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 14. Kadriye İNAN.54 SZ 095 15.00 .36 SZ 094 14.Fidelity ve DIG-dUTP Kullanabilirliği SM 059 11. Remziye NALÇACIOĞLU. MODAK. Ö. Gökhan NUR. Muhittin YÜREKLİ 27 . Zihni DEMİRBAĞ Cemal SANDALLI.12 Tehlikede Olan Linum aretioides Boiss. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu SM 057 Amsacta moorei Entomopoksvirus Protein Kinaz 11.18 SZ 098 11. Kamalendra SİNG. Murat KAÇAĞAN. Ali Osman BELDÜZ E.00 SB 087 11.Geninin (AMV197) Transkriptomik Analizi SM 058 Gca TK4 DNA Polimeraz I: Kinetik Özellikleri.19. Süleyman KAYA.54 SB 090 12. Özcan SEÇMEN. Ayse KAPLAN F. Musca domestica L. Remziye Edilen Bakterilerde Kitinaz Aktivitesi Tayini NALÇACIOĞLU. Erol KESİCİ. Fatih M. ŞİMŞEK. Mukund J.00 SZ 092 14. Selim S.18 SZ 093 14.00 SZ 097 11. Özgür KAYA Arzu DOĞRU.54 SM 060 12. Selim Sualp ÇAĞLAR Çağaşan KARACAOĞLU. TRABZON SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Yasemin SAYGI ve Turgay ÜSTÜNER SZ 091 14. 11. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. (Liliaceae) Türünde Nitrat Redüktaz Aktivitesi Eğirdir Gölü’nde Mavi-Yeşil Alglerden Microcystis aeruginosa’nın Çoğalmasının Nedenleri Serdar Gökhan ŞENOL. Esin HAMEŞ KOCABAŞ DNA Yapımında Yeni ve Güçlü Bir Metot. ERİŞMİŞ. 1863) Lipit Peroksidasyonu ve Antioksidan Enzimler: Karşılaştırmalı Bir Çalışma Benzo(a)piren Uygulamasına Bağlı Olarak Sıçan Kalp Doku Hasarında Adrenomedullin Etkisinin İncelenmesi Hacı Ahmet DEVECİ. Baraj Gölü (Burdur) Planktonik Turbellaria Yoğunluğunun Mevsimsel ve Derinliğe Bağlı Değişimi İnsektisit Direncinin Karasinek. İsmail DEMİR. Selcen SAKAR. OTURUM SALON HT: BOTANİK: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Atakan SUKATAR ve Erol KESİCİ SB 086 11. Aykut GÜVENSEN. Serap KIRMIZI Kutsal KESİCİ. Aysel GÜVEN Aysel GÜVEN. Kazım Coleoptera Grubu Tarım Zararlısı Böceklerden Elde SEZEN. Sabriye ÇANAKÇI. Cevdan KESİCİ SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Ekrem ATALAN ve Fatih Şaban BERİŞ SM 056 Anoxybacillus gonensis AC26 Suşundan Termofilik 11. Osman ERTAN Arda Cem KUYUCU.

Zeliha TALAS.12 Uluabat Gölü Yüzey Suyu Kalitesinin Belirlenmesinde Çokdeğişkenli İstatistiksel Tekniklerin Uygulanması Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu'nda Sylvia atricapilla (Linnaeus.54 SZ 105 12. David B. Ekrem ATALAN Nurdan SARAÇ. 1810) Populasyonunun Beslenme Özellikleri Cansu FİLİK İSCEN.54 SZ 100 12. Ichneumonidae) Zehirinin Konak Hücrelerine Ekrem ERGİN. Özlem OSMANAĞAOĞLU 28 . RIVERS Morfolojik ve Biyokimyasal Etkileri SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mehmet A.00 SZ 102 11. Kiraz ERCİYAS. Mustafa ASLAN. Fevzi UÇKAN. KAT. ve Cicer anatolicum Alef. Kemal SEÇKİN. Zekiye GÜÇLÜ. Gürkan DİKEN.36 SZ 104 11. Cenap CEVHERİ.) 14. İsmail DEMİR. Gülten ÖKMEN. Sabriye ÇANAKÇI. Ağırlığı ve Yağ Skoru Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölünde Yaşayan Bazı Ekonomik Balık Türleri Üzerinde Biyokimyasal ve Limnolojik İncelemeler Karataş Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Yürütülen Dip Trolü Avcılığı Sayısal Verileri Eğirdir Gölü Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso. A. OTURUM POSTERLER SB 091 16. POSTER SALONU) Hüseyin ERDUĞAN. Naime ARSLAN. Cemal ÖZSEMİR. Fahrettin KÜÇÜK.00 SB 092 16.18 SB 093 16. Hasan ÖZCAN. Metin BÜLBÜL Pimpla turionellae L.54 .00 .Lipaz Üretimi SM 065 Pediococcus pentosaceus E++ Suşu Tarafından 15.(ManeNPV)’ünün In Vitro Replikasyonu ve Konak Spektrumu SM 062 Geobacillus Sistematiğinde recN Geninin Kullanımı 14. (Hymenoptera: Bridget Keenan.12 - ZOOLOJİ B (3.12 - Beymelek Lagünü’ne Giren Bazı Deniz Balıklarının Kazım UYSAL. Ali Osman BELDÜZ Kerem ÖZDEMİR. Arzu GÜRSOY. Semra İLHAN. Biyoloji Bölümü.Üretilen Antimikrobiyal Aktivitenin Karakterizasyonu ve Trisin-SDS PAGE’de Tespiti Nurten GÜREL.li TOPAKTAŞ ve Güler EKMEKÇİ SZ 101 11. Levent ALTAŞ. Mustafa IŞIK. Mahmut YAVUZ Ersin KARABACAK. Rukiye BORAN. Aysel UĞUR Fadime KIRAN. Yağ Asidi Oranlarının Karşılaştırılması Halil YILMAZ. Dursun AVŞAR İskender GÜLLE. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İsmet UYSAL Fazıl ÖZEN SALON HT: BOTANİK: SİSTEMATİK ve VEJETASYON OTURUM BAŞKANLARI: Ertuğrul SESLİ ve Yusuf UZUN Türkiye Denizlerinde Yayılış Gösteren İki Colpomenia Türünün Taksonomik Kriterlerinin Saptanması Yüksekova (Hakkari) Yöresinde Belirlenen Bazı Makrofunguslar Akçakale (Şanlıurfa /Türkiye) Suriye Sınırları Arasındaki Tuzlu Alanların Bitki Örtüsü Kavak Deltası’nda Uzaktan Algılama İle KumulTuzcul Ve Flora İlişkileri Yeniköy (Bursa)’ün Sahil Kumulu Ardı Vejetasyonu SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Medine GÜLLÜCE ve Sibel KAHRAMAN SM 061 Malacosoma neustria Nükleopolihedrovirüs 14. Ali KELEŞ Vagif ATAMOV. Evren ERGİNAL.12 . Zihni DEMİRBAĞ Kadriye İNAN. TRABZON SZ 099 11.54 SB 095 17. Muhammet DÖNMEZ. Bitki Kök Topraklarından İzole edilen Streptomyces Suşlarının Moleküler Karakterizasyonu SM 064 Toprak ve Süt Kökenli Gram Pozitif Bakterilerde 14.36 SB 094 16. Veysel YILMAZ ve Seyhan AHISKA A.Sancar BARIŞ İbrahim ÖRÜN. A. Lerzan ÇİÇEK 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 15. Kenan ERDOĞAN. Ayhan DURAN Erdoğan ÇİÇEK.Hand & Mazz.19.18 SZ 103 11. Özgür EMİROĞLU. Esat ÇETİN. Remziye NALÇACIOĞLU. Kenan DEMİREL. Y. Pınar ÖZÇAM. Abdullah KAYA.36 . Rıza AKGÜL Orçun SEMİZLER Ceren TAŞLIK Sibel YAMAOĞLU Yusuf UZUN. Salim Serkan GÜÇLÜ. Yılmaz EMRE.00 SM 063 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss. 1758) (Aves: Passeriformes)'nın 2002 – 2005 Yıllarına Ait Sonbahar Göç Dinamiği.

coli Yabanıl ve bfr Mutantlarının Bakterioferritin 16.54 SZ 110 15.Boynuz Pepton Besiyeri Kullanılarak Asetofenon ve Analoklarının Asimetrik İndirgenmesi SM 069 E. Ali CIMBIZ. Talma KATAN E. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Galleria mellonella L. Deniz MERAM. ÇAVUŞOĞLU.18 Reşit ÖZKANCA.54 .00 SB 097 14. VEJETASYON.36 SZ 109 14. M. OTURUM SALON NT 1: BOTANİK: TOKSİKOLOJİ. Ekrem ERGİN. Biyoloji Bölümü.AKÇAABAT 29 . Kemal KOÇ. ile Remazol Brillant Blue R’nin Sucul Ortamdan Uzaklaştırılması Murat ÜNAL. E.00 SM 067 16. Mustafa ATLI Aylin ER. Vahdettin BAYAZIT.18 SB 098 14. Fahrettin ASKEROV. Farklı Dalga Boylu Işınların E. Aylin ER. Fevzi UÇKAN. Seral YÜCEL. Z. Sevda GÜZEL Yusuf ÖZAY. Sabri ÖZYURT. Sabri ÖZYURT.Bayram TEMUR. M. TRABZON SALON NT 1: ZOOLOJİ: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Kurtuluş OLGUN ve Atilla ARSLAN SZ 106 14. K.36 . Mehmet Akif KILIÇ 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 3: ZOOLOJİ . KINALIOĞLU.18 SZ 108 14.00 SZ 107 14. K. TÜRKMEN. TOKSİKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Nihat DİLSİZ ve Servet ÖZCAN Deniz Suyunda.36 Norduz Yaylası (Van)’nda Yayılış Gösteren Kamefit Gevenlerin Erozyonun Engellenmesindeki Rolü ve Korunması Tarımsal Artık Kökenli Kompostun Topraktaki Kalıcı Etkisinin Belirlenmesi Doğal ve Modifiye Rocellea phycopsis Ach. Ali CIMBIZ. EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mustafa KÜÇÜKÖDÜK ve Öznur AKÇİN SB 096 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ÖZTÜRK SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEK. ERGENE. Önder İDİL. Nesibe Devrim ALMACA Emine YALÇIN. PATOJEN. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Omurgalı Hormonları Zeytin Yaprağı (Olea europea) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin ( Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Ökse Otu (Viscum album) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin (Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Atilla TEMUR. Limbik ve Orbital Bölgelerindeki Nötral Peptid Hidrolazların Aktifliği Üzerine Etkisi Pimpla turionellae L. Olga SAK Fevzi UÇKAN.19. H. Vahdettin BAYAZIT. typhimurium’un Lipit Peroksidasyonuna Etkisi Doğu Akdeniz Bölgesi’nde Yetiştiriciliği Yapılan Bazı Sebze ve Meyvelerde Solgunluk ve Kök Çürüklüğüne Neden Olan Fusarium Türlerinin Karakterizasyonları SM 068 Alternaria alternata Fungusu Tarafından Koç 16. Başaran KURBANOĞLU Ebru ÇELEN. Cihan DARCAN Canan CAN. (Lepidoptera: Pyralidae) Toplam ve Farklı Hemosit Sayılarına Etkileri Parazitoit Pimpla turionellae L. Olga SAK Yusuf ÖZAY. A. Fevzi ÖZGÖKÇE Halil POLAT. Sevda GÜZEL 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 16. coli ve S.12 Açlığın Beyin Korteksinin Sensomotor.Demir İlişkisi SM 066 16.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.19. TRABZON 28 HAZİRAN 2008 (CUMARTESİ) TÜM GÜN KONGRE SONRASI GEZİ 29 HAZİRAN 2008 (PAZAR) TÜM GÜN KONGRE SONRASI GEZİ 30 .

Yusuf DURAK.00 .00 . Buse ERASLAN. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. Fatih SEVGİ Birol ÖZKALP.00 .00 . Cansu FİLİK İŞÇEN.Mikroorganizmalara Karşı İn Vitro Etkinliği Asit ve Aldehit Bazlı Cerrahi Alet Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Asit ve Alkol Bazlı Yer. Meltem CONK DALAY 31 .00 .00 PM 015 14. N Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU. Zuhal ZEYBEK.Enterobacteriaceae Üyelerinin İdentifikasyonu ve Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması PM 008 Karideslerden İzole Edilen Gr(-) Bakteri Suşlarının 14. Ayşe Dilek AZAZ PM 001 Alkol Bazlı El ve Cilt Dezenfektanın Bazı 14.Onur ALADAĞ. M.00 PM 016 14. Tamer AKKAN. Fatih MATYAR. M. hirtum Türünün Doğal ve Kültür Formlarının Uçucu Yağ Bileşimleri ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 010 Bazı Makrofungus Türlerinin Antimikrobiyal 14.Antimikrobiyal Etkilerinin Araştırılması PM 013 14.00 . Biyoloji Bölümü.subsp. M. Hatice TANER SARAÇOĞLU Hatice TANER SARAÇOĞLU. Ziya Erdem KOÇ. TRABZON POSTER SUNUMLARI MİKROBİYOLOJİ 25 HAZİRAN 2008 14:00-17:30 Birol ÖZKALP.00 . Mehtap AKIN Mehtap AKIN.00 . Nesrin TURAÇLAR Ayten KİMİRAN ERDEM. Uçucu Yağının Antibakteriyal Etkisinin Araştırılması Ticari Olarak Satılan Bazı Bitki Preparatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Kahramanmaraş Yöresindeki Bazı Orman Ağaçlarının Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri PM 018 Kahraman Maraş’taki Kliniklere Başvuran 14.İdentifikasyonu ve Çoklu Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması PM 009 Marmara Bölgesi’ nde Yetişen Origanum vulgare 14. Sevan GÜRÜN. Nesrin TURAÇLAR. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Belirlenmesi Abies cilicica Carr.Klebsiella pneumoniae’ların Sefalosporin Türü Antibiyotiklere Duyarlılıkları ve Plazmid Profillerinin Araştırılması PM 007 Deniz Suyu ve Sedimentinden İzole Edilen 14. Semra İLHAN Ahmet UYSAL. Rüstem DUMAN Birol ÖZKALP. Zeliha DEMİREL. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Araştırılması Teucrium polium L. Mustafa KUL. Başaran DÜLGER. Ayşın ÇOTUK Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. Başaran DÜLGER Metin DIĞRAK. Ayşenur KAYA.00 . Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. Osman GÜLNAZ.00 Thymbra spicata L. Fethiye Ferda YILMAZ KÖZ.00 - PM 006 Üriner Sistem Enfeksiyonlarından İzole Edilen 14.’ nin Uçucu Yağı ve Ekstrelerinin 14. Ayten KİMİRAN ERDEM.00 PM 004 14.(Bryophyta) Türlerinin Antimikrobiyal Aktivite Açısından Taranması PM 012 İmidazol Grubu İçeren Bazı Fenilendiaminlerin 14. Yüzey Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Dimetiltetradesil (3-(Trimetoksilil) Propil) Amonyum Klorid Emdirilmiş Kumaşların Antibakteriyel Aktivitesinin İncelenmesi PM 005 Legionella pneumophila Suşlarına Karşı Farklı 14. Buse ERASLAN.19.Aktivitesinin Belirlenmesi PM 011 Eskişehir Yöresinde Yetişen Bazı Karayosunu 14.Hastalardan İzole Edilen Escherichia coli’nin BetaLaktam Grubu Antibiyotiklere Karşı Direnç Gelişimi PM 019 Chlorella sp. Hatice TANER SARAÇOĞLU Nurcihan HACIOĞLU.00 PM 003 14.00 PM 017 14. Tamer AKKAN.00 . Ahmet UYSAL Fatih MATYAR.00 PM 014 14. Nuriye EKMEKÇİ Mehtap AKIN. Mehtap ESEN. Zelal AKSOY. Mustafa Onur ALADAĞ. Metin DIĞRAK Güven ÖZDEMİR.Biyositlerin Aktivitesinin Belirlenmesi PM 002 14.Antimikrobiyal Aktivitesi Nurcihan HACIOĞLU. Ahmet COŞKUN. Onur ALADAĞ.Onur ALADAĞ. Nurcan ERBİL Fadime TOPÇAL. Mustafa Onur ALADAĞ.00 . Görkem DÜLGER Filiz SAVAROĞLU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Ahmet Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler ADIGÜZEL. Ahmet KARAHAN.Kaynağından İzole Edilen Siyanobakteri Pseudanabaena sp. Karakterizasyonu Tülin ÖZBEK. Çalışmaları Sercan MERCAN Sentezlenen Bazı Organik Bileşiklerin Biyolojik Nurşen SARI. aucheri var aucheri Metanol 14. TRABZON PM 020 Yeni Sentezlenmiş Benzothioazole Türevi Schiff 14. Mehmet YILMAZ. Zeliha DEMİREL. Hakan ÖZKAN Edremit Körfezi Tintinnid (Protozoa: Ciliophora) Neslihan BALKIS.00 - Buket KUNDUHOĞLU. DOĞAN. Atila YANIKOĞLU.00 PM 038 14. Fikrettin ŞAHİN. Hülya ARSLAN.İzole Edilen Gr(-) Bakterilerin İdentifikasyonu ve Ağır Metal Dirençliliklerinin Araştırılması PM 022 Denizli Sarayköy’de Bulunan Termal Su 14.00 PM 034 14. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. Mehtap YAKUT. Meysun İ. Handan SAKARYA.Davranışları ve Mikrobiyal Etkileşimlerinin İncelenmesi PM 025 Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal 14.00 PM 036 14.00 . F. Başaran DÜLGER. Kamuran GÖRGÜN Fatih MATYAR.00 - Ayten KİMİRAN ERDEM.00 . GülendamTÜMEN. Fikrettin ŞAHİN. Güven ÖZDEMİR. Zuhal ZEYBEK. Sevil PİLATİN. ABDULLAH Ayşe Aydan KARA PM 041 14.19. Ali KARAGÖZ. Salih DOĞAN.Sercan MERCAN Bazı Yeni Sentezlenmiş Organik Bileşiklerin Hikmet KATIRCIOĞLU. Esra SOLMAZ Nihal DOĞRUÖZ.00 . Engin Yüzeyi Fungus Florası Üzerine Bir Ön Çalışma KILIÇ. İsmet Hydrochidae) Vücut Yüzeylerinden Elde Edilen HASENEKOĞLU. Elif Aktivite Çalışmaları LOĞOĞLU. Sadık DİNÇER Emine İÇYÜZ.İçeriği ve in Vitro Antimikrobiyal Aktivitesi PM 024 Polimerik Hidrojellerinin Flukonazol Salım 14. Görkem DÜLGER. Sercan MERCAN Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) Kaplıcasından İzole Sümeyra SAVAŞ. Mehmet YILMAZ.00 PM 035 14. Fahrettin GÜCİN Cernek ve Uzun Göl (Samsun) Tek Hücreli Kübra ÖZKUL. Ömer ALTUN Tülin AŞKUN. Mehmet Nuri AYDOĞAN.Nisa Ünaldı CORAL Aromatik Hidrokarbon (PAH) Degradasyon Genlerinin Araştırılması 32 . M. Serkan ÖRTÜCÜ Türkiye Mikobiotası İçin Yeni Bir Kayıt: Lachnella Nurcihan HACIOĞLU. Abdullah Bazı Mikrofunguslar MART.00 PM 032 14.Ağır Metal ve Antibiyotik Dirençlerinin İncelenmesi PM 028 S. Fahrettin GÜCİN Bazı Yalancıakreplerin (Pseudoscorpion) Vücut Fatih SEZEK. Sevan Gürün.00 .00 PM 031 14. Serkan ÖRTÜCÜ. Benin TOKLU-ALÇILI Türleri Türkiye İçin Yeni Bir Koprofilöz Fungus Kaydı Nurcihan HACIOĞLU.Aktivitesi ve Kompozisyonu PM 026 Bazı Şifalı Bitkilerin Helicobacter pylori’nin in14. Özlem BARIŞ.00 .00 PM 033 14.00 PM 040 14. Ali ASLAN Bazı Kitosan Polimerlerinin Biyoaktivite Elif LOĞOĞLU.00 . Salih Türünün (Insecta: Coleoptera: Hydrophilidae. Ayşenur KAYA. Medine GÜLLÜCE.00 .’in Antimikrobiyal ve Antifungal Aktivitesinin Araştırılması PM 023 Origanum bilgeri Türüne ait Uçucu Yağın Kimyasal 14. Haydar KARAKAYA Siyanobakterilerinin İzolasyonu. Esin ÖZŞEN.00 PM 037 14.00 PM 039 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 .00 PM 030 14. Morfolojik ve Moleküler Karakterizasyonu Üzerine Araştırmalar Erzurum’dan Yakalanan İki Akuatik Böcek Mehmet Nuri AYDOĞAN.vitro Üremesi Üzerine Etkileri ve Antioksidant Özellikleri PM 027 Küçükçekmece Gölü’nden İzole Edilen Bakterilerin 14. Biyoloji Bölümü. Hakan ÖZKAN Pasinler (Erzurum) Kaplıcasından İzole Edilen Ahmet ADIGÜZEL. Ferda Yılmaz KÖZ. Güldem DÖNEL Ham Petrolle Kirlenmiş Topraklarda Polisiklik Gökhan CORAL. Mehtap YAKUT. Elif Antimikrobiyal Aktivite Çalışmaları LOĞOĞLU. Başaran alboviolascens DÜLGER. Meltem CONK DALAY Elif ODABAŞ KÖSE. Güldem DÖNEL. Gözde ÖNGÜT Mehlika PULAT Ebru ÇELİK. Osman GÜLNAZ.Bazlarının Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 021 İskenderun Körfezi M/V Ulla Batığı Çevresinden 14.00 . Gökçen YUVALI ÇELİK. araminensis ve S. Medine Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu GÜLLÜCE.Ekstrelerinin HPLC Analizleri ve Antimikrobiyal Aktivitesinin Araştırılması PM 029 Bazı Liken Türlerinin Antimikrobiyal Aktiviteleri 14.

Remziye Geninin Klonlanması. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hatice KATI. DEMİR Bacillus licheniformis A1 Suşundan Termofilik Cemal SANDALLI. S. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA. Sadin ÖZDEMİR.00 PM 052 14. Ertuğrul Karakterizasyonu SESLİ Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Reyhan GÜL GÜVEN. BELDÜZ. Servet ÖZCAN Phanerochaete chrysosporıum‘da Antioksidan Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Ülkemizde Doğal Olarak Yetişen ve Kültürü Sevda KIRBAĞ. Serdar KARABÖCEK. Gülüzar ÖZBOLAT. Servet ÖZCAN PM 049 14.00 PM 056 14. Fatih SEZEK 33 . Ali Osman BELDÜZ Peltigera rufescens (Weiss) Humb. Karakterizasyonu PM 048 14. Ertuğrul SESLİ Farklı Pleurotus Türleri Gelişimi Üzerine.Sebep Olduğu Hastalıkları Önleyen Hücresel Faktörler PM 046 Claviceps purpurea’dan Ergot Alkaloid Üretim 14. Oksidaz Enziminin Difenolaz Aktivitesinin Yakup KOLCUOĞLU. KORCAN. Karakterizasyonu ve NALÇACIOĞLU Ekspresyonu Halk Sağlığı Açısından Önem Arzeden Zararlı Engin KILIÇ.Uygulanan Phanerochaete chrysosporium’da Antioksidant Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi PM 044 Diyadin Sıcak Su Kaynaklarından İzole Edilen 14. Nagihan Mantarlarından Hazırlanan Özütlerdeki SAĞLAM ERTUNGA. SAĞLAM. Barbara Edilen Anoxybacillus Cinsi Bakterinin Fosfolipit NICOLAUS Çeşitlerinin Analizi Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Reyhan GÜL GÜVEN.’dan Elde Edilen Sevil TANAS.00 . Kemal GÜVEN. N. Biyoloji Bölümü. A. Mehmet Nuri AYDOĞA. Di-.00 - Fatma MATPAN.00 . Murat ChiB Geninin Klonlanması. Özlem FAİZ.00 . Mehmet Yapılan Bazı Mantar Türlerinin Besinsel AKYÜZ.E. Ekspresyonu ve KAÇAĞAN. Ağır İ. Deneysel Olarak Oluşturulan Akut ve Kronik Hayati AYGUN. Aslıgül KÜÇÜKDUMLU. Ekspresyonu. Fikret UYAR. Tekniği ile (SSF) Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Veysel TOLAN. Nilüfer CİHANGİR Murat KAÇAĞAN. Selma MUTLU Amanita vaginata ve Tricholoma terreum Ümmühan ÇAKMAK. Kazım SEZEN. Ahmet ÇOLAK. Melike YILDIRIM. Hakan KARAOĞLU Purifikasyonu ve Karakterizasyonu Bazı Bitki Atıklarından Katı Faz Fermantasyon Hakan KARATAŞ. Annarita POLI. Melek ÇOL. Metallerin Etkisinin Belirlenmesi DEMİRCİ.00 PM 050 14. CİĞERCİ. Yasiın BAYIR.00 . Fadime ATALAY.Ksilanaz Enziminin İzolasyonu. Kadriye İNAN. Sabriye ÇANAKÇI. Erhan ÜNLÜ Fındık Zararlısı Xyleborus dispar’dan İzole Edilen Demet MERT. Kemal GÜVEN.00 PM 053 14. AYDIN. M. Ahmet Lipaz/Esteraz Enziminin Karakterizasyonu ÇOLAK.00 PM 051 14. Ni (II) ve PZ (II) Ağır Metal Stresi 14. Pestisitlerin Kullanılma Olanakları Salih DOĞAN. Nilay ONGANER İçeriklerinin Belirlenmesi Yabani ve Yenilebilir Bir Mantar Olan Russula Şaban KESKİN1.Bakterilerin α-Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Üzerine Karbon ve Azot Kaynaklarının Etkisi PM 045 Protein Agregasyonu Sonucu Oluşan Amiloidlerin 14. TRABZON PM 042 Oksim Tipi Ligandların Mono-. Karekterizasyonu Ali Osman BELDÜZ Anoxbacillus gonensis G2 Bakterisinin CTP Cemal SANDALLI.00 PM 054 14. Ahmet delica’dan Elde Edilen Ham Özütten Polifenol ÇOLAK. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA Güler TOPRAK. Dilşat Nigar ÇOLAK. Cemal SANDALLI. Alevcan KAPLAN Lütfi TUTAR.00 PM 058 14. Zekai HALICI. Barbara Antibiyotiklere Dirençlilikleri NICOLAUS. Kemal GÜVEN.Homo ve 14. Tri. Nuri ERCAN. Yusuf TUTAR Özgür KEBABCI.00 PM 055 14.Optimizasyonu PM 047 Anoxybacillus pushchinoensis A8 Suşundan 14. KONUK. Annarita Edilen Anoxybacillus ve Bacillus Cinsi Bakterilerin POLI. H. A. A. Sabriye ÇANAKCI. Fehmi Metanol Ekstraktları (MEPR)’nın Wistar Ratlarda ODABAŞOĞLU. Kübra AÇIKALIN. M. Ali ASLAN.00 PM 060 14. Zihni Bacillus thuringiensis’e Ait cry3Aa (δ-endotoksin) DEMİRBAĞ.00 .00 PM 059 14.19.00 - Ender ÇEKİRGE. Ali Osman sentetaz (pyrG) Geninin Klonlanması. Enflamasyon Üzerine Anti-Enflamatuvar Etkileri Ahmet ÇAKIR. Zübeyde BAYSAL Cd(II) ve Cu(II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Güler TOPRAK.Heteronükleer Cu (II) ve Ni(II) Komplekslerinin Nükleolitik Aktivitesinin İncelenmesi PM 043 Cr (III).00 - PM 057 14.00 . Ömer Faruk Arthropodların Mücadelesinde Mikrobiyal ALGUR.

Emine YALÇIN. GÜVENÇ.00 . 14. Ebru UYAR. M.00 . TUZCU. A. Zihni DEMİRBAĞ Fatma ÖZTÜRK. Leyla AÇIK.00 .Bakterilerinin Plazmit İçerikleri ve Antibiyotik Dirençlik Özelliklerinin Belirlenmesi PM 077 Farklı Hastanelerden Toplanan Metisilin Dirençli 14. Zihni DEMİRBAĞ Ali SEVİM. Ahmet ÇABUK Sibel KAHRAMAN. M.Giderimi PM 067 Tarımsal Atıklar İle Renk Giderimi Öncesi ve 14. Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU Yekta GEZGİNÇ.Noctuidae)’dan Bakteri İzolasyonu ve Karakterizasyonu PM 063 Thaumetopoea pityocampa Schiff. Sait EKİNCİ Neslihan SÜRÜCÜ. ÖNGANER. Biyoloji Bölümü. Agah İkbal İNCE.Ksilanaz Enzim Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 074 Lactococcus lactis subsp.00 . Füsun UÇAR Nazime MERCAN.00 . Recep LİMAN. Emin ÖZKÖSE İsmail AKYOL. Gülizar AKYURT. Işıl SEYİS Hatice Aysun MERCİMEK. İsmail AKYOL. Pelin YALÇIN Buket KUNDUHOĞLU. N.00 . Tanımlanması ve 14.00 .Dekolorizasyonu PM 069 Afyonkarahisar Toprak Actınomycet İzolatlarının 14. İsmail DEMİR. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.00 .00 PM 083 Saccharomyces cerevisiae Hücre Kültüründe Farklı 14.00 . Aydın BAYRAKTAR Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU.00 . Nazime Mercan. ÖZŞAHİN.Gideriminde Kullanım Olanakları PM 079 Pamukkale-Jeotermal Sulardan Termofilik Bacillus 14. TRABZON PM 061 Lymantria dispar (Lepidoptera: Lymantriidae)’dan 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Plazmit DNA ve Protein Profil Özelliklerinin İncelenmesi PM 081 Streptococcus thermophilus Ba21s Suşu Tarafından 14.Parçalanmasında Rol Alan Mayaların İzolasyonu ve İdentifikasyonu PM 072 Termofilik Bacillus licheniformis ve B. D. P. YILMAZ. Kadriye ÖZCAN.Geobacillus Türlerinin Üreme ve Metal Biyoakümülasyonu Üzerine Etkisi PM 066 Trametes versicolor ile Linyit Kömüründen Kükürt 14..Thaumetopoeidae)’dan İzole Edilen Yeni Bir Brevibacterium Türünün Tanımlanması PM 064 Topraktan İzole Edilen Bacillus thuringiensis 14.00 . Seda AVAZ.Staphylococcus Aureus (MRSA) Suşlarının RAPDPCR Yöntemi İle Tanımlanması ve Karşılaştırılması PM 078 Trametes versicolor'ın Tekstil Boyalarının 14. Aslı Giray KURT.stearothermophilus’ da Krom (VI) Indirgemesi PM 073 Rumen Funguslarının İzolasyonu. Emin ÖZKÖSE. Hikmet GEÇKİL M. cremoris (MG1363)’e Ait 14. Sait EKİNCİ Kalbiye SERDAROĞLU.Türlerinin İzolasyon ve İdentifikasyonu PM 080 Bazı Laktik Asit Bakterilerinin Fizyolojik. Fatih KUTLUER. Gülsüm KALEMTAŞ S. Emel AYTAN. Emin ÖZKÖSE. A.00 .Ağır Metal Toleransı PM 070 Atık Sularda Bulunan Tekstil Boyar Maddelerinin 14.00 . Abdurrahman AYVAZ Sadin ÖZDEMİR Pınar AYTAR.00 . İsmail DEMİR.elde edilen bakterilerin identifikasyonu PM 062 Agrotis segetum Schiff. Kalbiye SERDAROĞLU. Fadime YILMAZ.Biyokimyasal.Farklı Besi Ortamlarında Poli-β-Hidroksibütirat (PHB) Üretimi PM 082 L-DOPA ve Dopamin’in Bakteriyel Sentezi 14. Zihni DEMİRBAĞ Hatice KATI. Aysun ERGENE H.00 . (Lepitoptera: 14. Ö. Serkan ŞEN. İsmail AKYOL. Alaattin ŞEN Zehra Nur YÜKSEKDAĞ Zehra Nur YÜKSEKDAĞ Ufuk ÖZER. Ferit Can YAZDIÇ. M.Şeker Kaynaklarının Yağ Asidi Biyosentezine Etkisi İsmail DEMİR. Elif KORCAN.Sonrası Çeşitli Tekstil Boyalarının Antibakteriyel Etkisi PM 068 Tekstilde Kullanılan Bazı Reaktif Boyaların Fungal 14. Tuğba ŞAHİN Emine ÖZTÜRK. Tansel YALÇIN. Emel KARADENİZ Aslı SEMİZ. Agah İkbal İNCE. İbrahim Hakkı CİĞERCİ.Diasetil Redüktaz (dar) Geninin Fermente Gıdalara Uygun Mutasyonu PM 075 Laktik Asit Bakterilerinde Thioredoksin Geninin 14. Bülent KAR.00 . 14.P.00 . Hacer MURATOĞLU.00 .00 .00 . versicolor Biyokütlesi İle Giderimi PM 071 Ham Petrol ve Yapısındaki Hidrokarbonların 14. (Lepidoptera: 14.00 . Yekta GEZGİNÇ. ERECEVİT 34 .İzolatlarının cry2 Genlerinin Belirlenmesi ve Lepidoptera Larvaları Üzerine Olan İnsektisidal Etkilerinin Belirlenmesi PM 065 Farklı Metal Konsantrasyonlarının Termofilik 14.Regülasyonu PM 076 Köy Yoğurtlarından İzole Edilen Laktik Asit 14. Muhsin KONUK.00 .

Yüksek Bakteri İzolasyonu ve Denitrifikasyonda Kullanılabilirliklerinin Araştırılması PM 085 Farklı Tuz Stresi Şartlarında. Biyoloji Bölümü. Murat KORKMAZ.Aktivitesi ve ddNTP’ye İlgisinin Mutasyonel Analizi PM 101 Hava Örneklemesi ile İzole Edilen Bir Fungal 14. Elif Esin HAMES KOCABAŞ. İ. Şengül ALPAY KARAOĞLU.00 . Hatice Aysun MERCİMEK Perihan GÜLER. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Güven ÖZDEMİR.00 .00 .Saflaştırılması ve Bazı Biyokimyasal Özelliklerinin Belirlenmesi PM 093 Anoxybacillus sp. Tuğrul DORUK.00 . Barış PAZARBAŞI. Ahmet ÇOLAK2 Z.00 . Fatma Esen SARIGÜLLÜ. İsmail DEMİR. 14.00 . Kamalendra SİNG. 14. TRABZON PM 084 Doğal Ortamlardan Denitrifikasyon Yeteneği.00 . Yavuz BEYATLI Dilşad ONBAŞLI. HBB 134’den Termostabil Lipaz 14.Mantarının Sporlarının Çimlendirilerek Bu Sporlardan Monokaryonların Eldesi. Hakan KARAOĞLU. Filiz GÜREL. Güven ÖZDEMİR. Sabriye ÇANAKÇI. Amilaz Aktivitelerinin İncelenmesi PM 104 Pseudomonas spp. Ali Osman BELDÜZ. Aysun MERCİMEK Hatice ÖĞÜTCÜ. Caner KASIMOĞLU Nermin Hande ÜRKMEZ. Bu Monokaryonların Birbiri İle Uyumluluklarının Araştırılması ve Dikaryonların Elde Edilmesi PM 090 Kombucha’nın Fungus Misel Gelişimine Etkileri 14. Aysel UĞUR Pınar KARACAKAYA. corticolus Lipazının 14. Burcu BAKIR ATEŞLİER Derya YANMIŞ.Olan Ksilanazın Üretimi ve Kısmı Karakterizasyonu PM 092 Mucor hiemalis f.Üretimi Üzerine Kültür Koşullarının Etkisi PM 094 Anoxybacillus gonensis ÇT1 Sarı Suşunun D14. Fatma AYDOĞMUŞ ÖZTÜRK. Ali Osman BELDÜZ Fatih Şaban BERİŞ.00 PM 091 Endofit Bacillus Suşlarından Ksilanolitik Bir Enzim 14.00 . Feride İffet SAHİN.Üretim Yeteneklerinin Zeytin Yağı Fabrikası Atık Suyu ve Vinas Ortamında Araştırılması PM 089 Tıbbi Öneme Sahip Ganaoderma lucidium 14. Fatih AKYOL. Ali Osman BELDÜZ. Işıl SEYİS Ali KOÇYİĞİT.00 .BesiortamındaBiyopolimer Üretiminin Belirlenmesi PM 103 Bazı Bacillus Türlerinin Antibiyotik Dirençliliği.00 .00 .Marac 1–4 Suşundan Organik Çözgen Varlığında Kararlı Alkali Proteaz Üretimi PM 100 TK4 DNA Polimeraz I Enzimin Zincir Uzaklaştırma 14.00 . Fatih KUTLUER Ayşegül ERSAYIN YAŞINOK.Bitkilerinden İzole Edilen Rhizobium Suşlarının Nodulasyon ve Azot Bağlama Potansiyellerinin Araştırılması PM 086 Farklı Hastanelerden Toplanan Klebsiella Suşlarının 14. İsmail KARABOZ Nihal EDİZ. Sabriye ÇANAKÇI.00 . Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterize Edilmesi PM 095 ATPaz Özelliğine Sahip Olduğu Varsayılan 14. MODAK. Barış PAZARBAŞI.Türlerinin Patates Böceği (Leptinotarsa decemlineata (Say.00 .İzolatın Ligninolitik Enzim Aktivitelerinin Araştırılması PM 102 Bacillus megaterium RSKK 5117 Suşunun Melas 14.00 .Proteaz.atroviridae TEM H3’ün Proteaz Üretiminin Optimizasyonu PM 088 Serbest ve Tutuklanmış Fungus Peletlerinin Lakkaz 14. Belma ASLIM Ömer ERTÜRK.00 . AVCI . Kullanımı PM 098 Staphylococcus epidermidis ve Staphylococcus 14.00 . Özfer YEŞİLADA Emel KARADENİZ.Glukoz İzomeraz Geninin Klonlanması.Alüminyuma Dirençlilik Genleri ile Anoxybacillus gonensis G2 Bakterisinin ALR Geninin Karşılaştırılması PM 096 Pseudomonas Türlerinde Lipaz Üretimi ve Bazı 14.Kültürel Parametrelerin Optimizasyonu PM 097 Atıksulardan Reaktif Boyaların Gideriminde 14. Mine Gül ŞEKER. Suşlarının Bazı İkincil Metabolit 14.00 . Emine YALÇIN. Mukund J. İhsan YAŞA. İhsan YAŞA. Yavuz BEYATLI Nihal EDİZ. 1824) (Coleoptera.aureus’ a Ait Qurom Sensing Sinyal Moleküllerinin Lactobacillus lactis’in Nisin Üretimi Üzerine Etkisi (quorum sensing cross-talk analizi) PM 099 Deniz Sedimentinden İzole Edilen Streptomyces 14. Çiğdem İLERİ. Yabani Baklagil 14. Özcan BUDAK Ataç UZEL. Ali KOÇYİĞİT. Gönül DÖNMEZ Murat K. Hakan KARAOĞLU.00 .Antibiyotik Duyarlılıklarının Belirlenmesi ve Tiplendirilmesi PM 087 Katı Kültür Fermentasyon Yöntemi ile Trichoderma 14.00 .Synechocystis sp. Chrysomelidae) Ergin ve Larvalarına İnsektisidal Etkileri Fatma Esen SARIGÜLLÜ. Derya GÜREL 35 . 14. Ahmet ASLAN Elif APOHAN. Aslı KAÇAR Cemal SANDALLI. Mehmet HABERAL Serdar ÜLKER.00 .19. Yavuz SEZEN.Üretimlerinin Belirlenmesi PM 105 Topraktan İzole Edilen Bazı Streptomycetes sp.

Özlem ABACI Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması Botanik Bahçesi Toprağındaki Bakteriyel/Fungal Gülşah ÇAKMAK. Aslı ŞAHİNER. İzolasyonu ve Karakterizasyonu Berna KUZU Bacillus spp. Ashabil AYGAN. A.00 PM 115 14.00 PM 111 14.00 PM 120 14. Tekin GEZER.chrysosporium biyokütlesi ile sucul ortamdan uzaklaştırılması PM 107 14. KAYA Funalia trogii İle Lakkaz Üretiminin Emre BİRHANLI. Mehmet AKYÜZ 36 .00 - Pleurotus eryngii (DC. Işıl SEYİS. F.00 PM 109 14.00 PM 123 14. Dilek ASMA Bakterisi İle Escerichia coli’de Radyasyonun Antioksidan Sistem Üzerine Etkisinin Araştırılması Ağır Metallere Karşı Rhodopseudomonas palustris Leyla ÇELİK. Nermin Enziminin Üretim Koşullarının Araştırılması Hande ÜRKMEZ. Emine YALÇIN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Seval OKUTAN. Kadir SORUCUOĞLU Chlorella sp.00 PM 112 14. Fatih KUTLUER.00 PM 121 14. Kubilay METİN. Özfer Optimizasyonu YEŞİLADA RNA Ekstraksiyon Yöntemlerinden Fenol Sezer TOPRAK Kloroform Yöntemi İle Silika Membran Kolon Yönteminin Karşılaştırılması İnfluenza Alt Tiplerinde Multiplex PCR Yöntemi Sezer TOPRAK.00 PM 110 14. Özlem ABACI.00 PM 125 14. Enzimin Karakterizasyonu Ashabil AYGAN. İhsan YAŞA. KARABAY YAVAŞOĞLU. Emine ÖZTÜRK.00 PM 118 14. HBK-51’den Elde Edilen Kitinolitik Hatice KORKMAZ. Aysun ERGENE Sevda KIRBAĞ. Berna KUZU.00 PM 117 14. Lipazının Karakterizasyonu Ali BIYIK Radyasyona Dirençli Deinococcus radiodurans Elif ÖZBEY. H. Özfer YEŞİLADA Sürecinde Lakkaz Üretimi Aspergillus foetidus HBF 55 Ekstrasellular Z. İsmail KARABOZ Fadime YILMAZ. Erbil KALMIŞ. Burcu BAKIR ATEŞLİER. Erman ORYAŞİN. Emre KOŞAR. Akut Toksisitesi F. H.00 PM 124 14. G.00 PM 127 14.’in Kültürü İçin Lokal Tarımsal Atıkların Değerlendirilmesi Toprakdan İzole Edilen Bazı Fungal Organizmaların Halil BIYIK. Tekstil Boyalarında Renk Giderimi Gamze BAŞBÜLBÜL. B. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Nilüfer ITKI. Sanver Tahıl Gevreği ve Müsli Örneklerinin Mikrofungus EKMEKÇİ Florası İzmir İli Buca İlçesi İlköğretim Okullarındaki Hava Özlem ÇİFTÇİ.) Quel.00 . Özge Kullanılarak Belirlenmesi KAHRAMAN. Erman ORYAŞIN. Öznur KOÇ. TRABZON PM 106 Fe(III) ve Cu(II) metal iyonlarının Phanerochaete 14.00 PM 126 14. Z. Amilazın Karakterizasyonu Burcu BAKIR ATEŞLİER. Emir CANSUNAR Penicillium citrinum HBF62 Ekstrasellular αKubilay METİN. Fatih KALYONCU. Z. H. Öznur KOÇ Çeşitli Aspergillus niger Suşlarından İnvertaz Tuğba SUBAŞIOĞLU. Funda İLHAN İzmir İli ve Çevresinde Satışa Sunulan Kahvaltılık Ayşegül YOLTAŞ. CONK DALAY Aydın İl Merkezi Sınırları İçerisinde Bulunan Bazı Öznur KOÇ. Halil Selüloz Üretimine Etkisi BIYIK Bacillus spp.00 PM 122 14. ÖZDEMİR. DEMİREL. ex Fr. Biyoloji Bölümü. Halil BIYIK Funalia trogii ile Katı Substrat Fermentasyonu Filiz KURU. Ekstrelerinin Analjezik Aktivitesi ve N. Ü. Hatice KORKMAZ. Sümeyye Solunum Oranlarının Selektif İnhibisyon ÇEVİK. M.00 PM 116 14.00 PM 113 14.00 PM 119 14.19. Taner Potansiyellerinin Araştırılması YONAR.Ceren SOMUNCUOĞLU.00 PM 114 14. Gökhan KAVUNCUOĞLU. Öznur KOÇ. S-41 Suşundan CMCase Enzim Burhan ARIKAN. Burhan ARIKAN. Halil BIYIK İlköğretim Okullarının Bina İçi ve Bina Dışı Havasının Fungus Yoğunluğunun Belirlenmesi Mikoriza Kullanımı Sercan POLAT. Alev HALİKİ UZTAN. Ayten NU51 Suşunun Toleransı ÖZTÜRK Farklı Etanol Konsantrasyonunun Bakteriyal Esin POYRAZOĞLU. Alev HALİKİ UZTAN Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması İzmir İli Konak İlçesi İköğretim Okullarındaki Hava Özlem ÇİFTÇİ.00 PM 108 14. YILMAZ KÖZ.

00 PM 148 14.00 .Koliform Bakterilerde İntegron Gen Kasetleri PM 144 14. Satı ORHAN Enterococcus Türlerinde 70°C ve 25°C’deki Proteolitik Aktivitenin Varlığı Dondurulmuş Gıdalarda (Et ve Sebze) Fekal Sumru ÇITAK. Erol KALA Coliform ve Fekal Enterococcus’ların İndikatör Mikroorganizma Açısından Değerlendirilmesi Farklı Sıcaklık Ortamında Bekletilen Kıyma Sumru ÇITAK. Aziz GÜNEROĞLU. M. Halil DEMİR. Zeliha CEVHER. saflaştırılması ve karakterizasyonu PM 142 Bakteriyel Hemoglobin Geni Klonlanmış 14. mevsimsel dağılımı ve klimatolojik faktörlerle ilişkisi PM 132 Synechococcus spp.19. Ali Osman BELDÜZ Hüseyin KAHRAMAN. 7. B. Osman BELDÜZ. Ali KOÇYİĞİT. ÇERÇİ. İsmail KARABOZ Filiz KARAOĞLU.Bileşiklerinden Boraksın Biyogaz Verimi Üzerine Doza Bağımlı Etkinliğinin Araştırılması PM 135 Antibiyotik Üretiminin Arttırılmasında Deney 14.00 PM 147 14. Bilal BALKAN. Burcu ÇERÇİ.00 .Bakterilerde L-Asparajinaz Üretimine PM 138 Farklı Pichia ve Candida Türlerinde Glikojen 14.Pseudomonas aeruginosa'nın Aromatik Maddeler Varlığında Üremesinin Araştırılması PM 143 Karadeniz’den İzole Edilen Antibiyotik Dirençli 14.00 .A.00 . KARABOZ.Ksilanaz Geninin Klonlanması.00 .00 PM 149 14.00 . Özfer YEŞİLADA Suzan ÖKTEN. Erol AKSÖZ Kilobaz Uzunluğunda Özgül Genomik DNA Dizilerinin Çoğaltılması Akdeniz’den Yakalanan Karideslerin Bakteriyel Mehmet KENAR. Sabriye ÇANAKÇI Pınar YEŞİLGİL.00 PM 145 14. Burhan ŞEN Ali Muzaffer FEYZİOĞLU. Hikmet GEÇKİL Tülay TURGUT GENÇ. Ertuğrul AIRBAŞ Figen ERTAN.00 . Bükay YENİCE GÜRSU. Fatih ÖZOĞUL Çiğ Süt ve Peynir Örneklerinden İzole Edilen Sumru ÇITAK. A. Klorofil-a ve Fikoeritrin 14. Murat KAÇAĞAN.Tasarımı Kullanılarak Besinsel Gereksinimlerin Taranması PM 136 Escherichia coli’de Fruktoz Bisphosphataz II 14.00 . Ahmet ASAN. Tuğba ÜNSAL. İlknur YILDIZ.00 - İhsan YAŞA. Tekin BABAÇ. Ömer ŞAHİN. Şengül ALPAY KARAOĞLU Tıbbi Atık Örneklerinin Ames Testi ve Rec Testi İle Fatma ZİLİFDAR. Kadriye İNAN.Üretiminde Başlangıç Glikozunun Etkisi PM 134 Mikrobiyal Aktiviteler Üzerine Etkili Bor 14.00 .Mutasyonların Üremeye ve İnvertaz Aktivitesine Etkileri PM 140 Geobacillus sp. Esin KANIK Kadriye İNAN.Miktarının Azot Açlığında Belirlenmesi PM 139 Saccharomyces cerevisiae’da Glikolitik 14. Nuran DİRİL Değerlendirilmesi Uzun PCR (Long PCR) Yöntemi Kullanılarak 5-15 Ayşegül GÜZEL. M.Enziminin FbpI Negatif Suş İçinde Overekspresyonu ve Fruktoz Bisfosfat-Fruktoz 6 Fosfat Flux’ının Semi in vivo Bir Yaklaşımla Hesaplanması PM 137 L-Asparaginaz Geni (Ans B) Klonlanmış Bazı 14. Aslı ÖZKIZILCIK. Semra İLHAN. İ.1 Bakterisinden Termofilik 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.ve havadaki fungal konsantrasyonun tesbiti.00 PM 146 14. Cansu FİLİK İŞÇEN Bekir ÇÖL. Özkan DURMUŞ. Neslihan Örneklerinde Gr(-) Psikrofil Mikroorganizmaların KAMANLI CAN Dağılımı ve Proteolitik Aktiviteleri 37 . KOÇYİĞİT Nesrin ÖZMEN.00 .00 . Osman Birol ÖZGÜMÜŞ. Arzu ALTIN.Aktivite Üzerine Etkileri PM 130 Boya Tutundurulmuş Lignoselulozik 14. Biyoloji Bölümü.00 . İ. YAŞA. Esmeray Florasının İncelenmesi KÜLEY. Sezai TÜRKEL Tülay TURGUT GENÇ.00 . Ekspresyonu ve Karekterizasyonu PM 141 Anoxybacillus kestanbolensis 13 K bakterisinden 14.00 . Cemal SANDALLI.00 .arabinofuronosidaz enziminin klonlanması. Hikmet GEÇKİL Feyza ÇOLAKOĞLU. Sait İZGİ.Hammaddelerin Trametes versicolor ile lakkaz Üretiminde Kullanılması PM 131 Kırklareli Hamitabad Termik Santral’ı civarı toprak 14.Dağılımı Trabzon Sahillerinde Yüzey Sularındaki Dağılımı PM 133 Farklı Fermentasyon Teknikleri ile α-Amilaz 14. Tim LARSON Şebnem ERENLER. ÖZKIZILCIK. Tuğba Mutajenik ve Genotoksik Potansiyellerinin SOMAY. Murat KAÇAĞAN.00 . Fatmagül ALTIN. TRABZON PM 128 Bahçe Toprağında Genel ve Spesifik Enzim 14. Sabriye ÇANAKCİ.Aktivitelerinin Belirlenmesi ve Kültüre Edilebilir Mikroorganizma Sayısı ile Karşılaştırılması PM 129 Benzidin İlavesinin Topraktaki Mikrobiyal Sayı ve 14. A. Sezai TÜRKEL. Zehra YARKIN Faruk SÜZERGÖZ.

Buket KUNDUHOĞLU Mustafa ATEŞ. Bülent GÜLEKLİ Göknur TERZİ.Edilen Vibrio Türlerinin Proteolitik ve Nükleaz Aktiviteleri Üzerine Bir Çalışma PM 175 Anaerobik Rumen Funguslarında 18S Ribozomal 14.coli O157 Aranması.00 . E. Dilşah ÇOĞULU Aygün YALÇINKAYA.00 .Belirlenmesi ve Bentik Organizma Grupları PM 173 Hastane İzolatlarında Antibiyotik Dirençliliğinin ve 14. E. Haluk ÇELİK Sevda KIRBAĞ. M.19. H. ÖZŞEN.Edilen Staphylococcus aureus İzolatlarının Fenotipik Karakterizasyonu PM 151 Çanakkale’de Tüketilen Dondurmaların 14. Faruk SÜZERGÖZ Semiha ÇETİNEL AKSOY. B. Şahnur IRMAK H. T. Mehmet AKYÜZ Suzan Adın ÇINAR. Emin TOROĞLU.00 PM 171 Cryptosporidium ve AIDS 14.00 .Temin Edilen Midyelerde Hücre Kültürü ve RTPCR Yöntemi ile Enterovirus Tespiti PM 165 P.RNA Polimorfizminin Belirlenmesi PM 176 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss. KÖSE. Bitki Kök Topraklarından Streptomyces Suşlarının İzolasyonu ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Kıymet GÜVEN. EYVAZ Sevil TOROĞLU.00 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.) 14.00 PM 172 Azaplı Gölü’nün Mikrobiyolojik Kirlilik Düzeyinin 14. Ö.00 .00 . KAR. DÜLGER Safiye DURANOĞLU. Esin ÖZDEMİR N. Akın DENİZCİ E. ERDOĞRUL. Ebru UYAR. TRABZON PM 150 Kütahya Yöresinde Çeşitli Kaynaklardan İzole 14. ÇİFTÇİ. M. Saptanması veDoğrulanması PM 157 Farklı Kaynaklardan Debaryomyces hansenii 14. Nevin KESKİN. BOZDOĞAN. Seçil BAYAR Cengiz ÇORBACI.Antimikrobiyel Dirençliliği PM 161 Fakülte Kantinlerinin Genel Mikrobiyel Durumu 14. H.00 .Mikrobiyolojik PM 152 Mikotoksinler ve Gıdalardaki Önemi 14. Ö.Dağılımı PM 169 Muğla-Gökova Körfezinde Avlanan Akdeniz 14.00 . İclal KOYUNCU Aslı ŞAHİNER. Aslı ÖZKIRIM Gülsen ULUKÖY. U. eryngii var.Beta-Laktamaz Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 174 Juvenil İstiridyelerden (Crassostrea virginica) İzole 14. Tansel YALÇIN.00 .00 .00 . BOZDOĞAN Edip ÇİFTÇİ. Sanver EKMEKÇİ. UÇAR Gönenç AKYAR.00 PM 163 Asthenozoospermia Olgularında Semende Lökosit 14.00 . ERDOĞRUL.00 PM 153 DEFT (Direkt Epifloresan Filtre Tekniği) Yöntemi 14.00 .00 .Bir Araştırma PM 166 Atopik Bireylerde İmmünoterapi Öncesi ve Sonrası 14. Neslihan TEMİZ DOĞAN Jale KORUN B.İle Mikroorganizmaların Belirlenmesi PM 154 Geleneksel Türk Peynirlerinin Mikrobiyolojik 14. EKİNCİ Kerem ÖZDEMİR. İclal KOYUNCU Safiye DURANOĞLU.Karakterizasyonu Üzerine Bir Araştırma PM 155 Farklı Sıcaklıklarda Saklanan Çiğ Köftede Listeria 14. ve Cicer anatolicum Alef.00 .00 . İbrahim YILDIRIM. YÜKSEL.00 . ÖZDEMİR. Aysel GÜLBANDILAR Nurcihan HACIOĞLU. Doğan ÖZYURT.00 . Ataç UZEL. Ö. M.00 . Enfestasyonu PM 170 Balık Sağlığında Probiyotiklerin Önemi 14.Değerlendirmesi PM 164 Orta Karadeniz Bölgesinden (Samsun Yöresinden) 14.Lütfü ÇAKMAKÇI Elvan OK. Serkan BULUT. İdentifikasyonu ve Değişik Fiziksel Stres Koşulları Altında Büyüme Üzerine Sodyum Konsantrasyonunun Etkisi PM 158 Siyah Zeytin Fermentasyonunun Hızlandırılmasına 14. SOYUPEK. Biyoloji Bölümü. AKKAYA. ÇÖMLEKÇİOĞLU. Gözde TÜRKÖZ Sevil PİLATİN.DERELİOĞLU Aylin AKOĞLU. S. Füsun B. Güven ÖZDEMİR. Zafer YAZICI.Karidesinde (Penaeus kerathurus.00 . Cemil KARA Sevil TOROĞLU.monocytogenes Sayısının Değişimi PM 156 Satışa Sunulan Et ve Et Ürünlerinde Escherichia 14.00 . İbrahim YILDIRIM. ÖZKÖSE. A. E. L1758) Görülen Bir Parazit. IL-6 ve TNF-α Düzeyleri PM 167 Nekrotik Diş Kanallarından Enterococcus 14. Orthione griffenis. Füsun UÇAR. Harun ALBAYRAK.İzolasyonu.Hand & Mazz.00 PM 162 Mikro-array Teknolojisi ve Kullanım Alanları 14. Ekrem ATALAN 38 . Mustafa ERDEM Gülşen ULUKÖY. N. E. B.faecalis’in Kültürel Yöntemler ve PCR Kullanılarak Saptanması PM 168 Türkiye’deki Arı Hastalıklarının Kronolojisi ve 14. ferulae’nin Kültüre Alınması Üzerine 14.00 .Konvansiyonel Testler ve ITS-PCR İle Karakterizsyonu PM 160 Kıymadan İzole Edilen Aeromonas Türlerinin 14.Yönelik Olarak Fermentasyonun Mükrobiyolojik Olarak İzlenmesi ve Starter Kültür Kullanımı PM 159 Peynirlerde Bozulmaya Neden Olan Mayaların 14.IL-1β.

Birol OTLUDİL.Değişikliklerin Çeşitli Enfeksiyon Etkenleri Açısından Değerlendirilmesi PM 191 Klinik Yakınmalar İle Trichomonas vaginalis. TRABZON PM 177 Van İlindeki Bazı Hastanelerden İzole Edilen 14. Mustafa ÖZKAN. Ayten ÖZTÜRK.00 .00 . M..00 .Staphylococcus aureus İzolatlarının Protein Profillerinin Nümerik Analiziyle Karakterizasyonu PM 178 İzmir İli Bornova İlçesi İlköğretim Okullarındaki 14. Şayeste DEMİREZEN.00 .00 PM 187 Çanıllı Baraj Gölü (Ankara) Algleri 14. Mustafa ATEŞ Belma ACAR. Beyhan KORKMAZ. Mustafa KOÇAK. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Şayeste DEMİREZEN. PM 189 Anoxbacillus Türleri İçin SCAR Markır Geliştirmek 14. Kadriye İNAN. Sinan BEKSAÇ Özlem DEMİRCİ.Üzerine Bir Çalışma PM 190 Hücre Çekirdeği ve Sitoplazmasında Görülen 14. Harun ÖNLÜ Belma ACAR.00 . Cribraria vulgaris Schrad. Biyoloji Bölümü.00 .00 .00 . N. N. n. Birol OTLUDİL.Parazit FungusTürü: Puccinia saliha sp. ÖRTÜCÜ 39 .00 . Duygu ÖZHAN Dilşat Nigar ÇOLAK. AYDOĞAN. 14.palustris NU51 Suşuna Toksik Etkisi PM 193 14.00 PM 196 Salvia blepharoclaena Hedge&Hub. Meysun İbrahim ABDULLAH Ergin KARİPTAŞ.Hava Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması PM 179 İzmir İli Karşıyaka İlçesi İlköğretim Okullarındaki 14.ve Su Kalitesinin Değerlendirilmesi PM 183 recN. Sinan BEKSAÇ Zehra SAFİ ÖZ.00 .) Nieuwl. Sadin ÖZDEMİR. HASENEKOĞLU. Tayfun KAYA.(Lamiaceae)’nın Antimikrobiyal Aktivitesi PM 197 14. Betül YILMAZ Tahir ATICI.00 PM 188 Doğu Karadeniz ve Kuzeydoğu Anadolu İçin Yeni 14. B. Hakan KARAOĞLU. Neğmetullah ALAN. İbrahim ÖZKOÇ Didem OĞUZKURT.Candida ve Bakteriyel Vajinoz Arasındaki İlişkinin Sitolojik Yaymalarla Değerlendirilmesi PM 192 Hypericum triquetrifolium Turra.türlerinin Tanımlanması ile Proteolitik ve Lipolitik Enzim Aktivitelerinin Araştırılması PM 185 Thymelaea aucheri Meissner Üzerinde Yeni Bir 14. ve Physarum flavicomum Berk.-Mor 14. Mustafa ATEŞ İjlal OCAK.’nın Genotoksik 14.00 . Hakan ÖZDOĞAN Sevda KIRBAĞ. DÖNEL. Veysel TOLAN. Muhsin KONUK Melike Çebi KILIÇOĞLU.00 Çorum İli Atmosferinde Hava İle Taşınan Allerjen Funguslar Erzincan.Myxomycetes Kayıtları: Calomyxa metallica (Berk. Burhanettin YALÇINKAYA Salih DOĞAN.00 PM 194 14. flaA ve ftsY Genlerine Göre Anoxybacillus 14. Selcen Süheyla ERGÜN Cemal SANDALLI Zehra SAFİ ÖZ.00 . Leyla ÇELİK. M. M. G. M. Zuhal TOKER.Cinsinin Moleküler Sistematiği PM 184 Çiğ Et Örneklerinden İzole Edilen Bacillus 14.. Hakan KARATAŞ Bedriye Ceren SOMUNCUOĞLU.00 .Lamproderma arcyrionema Rost. İ.19. PM 186 Sille Baraj Gölü (Konya) Epifitik Algleri 14. Sabriye ÇANAKÇI. Stigmaeidae) Vücut Yüzeyinden İzole Edilen Funguslar İsmet BERBER.Hava Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması PM 180 Türkiye Myxomycetes Florası İçin Yeni Kayıt: 14. AYYILDIZ.Adile SELÇUK. S.00 PM 198 14.00 . Catherine AIME.1874 PM 181 Rhizoctonia solani AG-4 Grubu Fungusların rDNA14.ITS bölgesinin PCR-RFLP ile Moleküler Karakterizasyonu PM 182 Karakaya Baraj Gölü Fitoplankton Kompozisyonu 14. İsmet HASENEKOĞLU. Nurcihan ÖZÇELİK. Hasan Çetin ÖZEN Özge BAYKAN Veysel TOLAN. Erzurum ve Trabzon’dan Yakalanan Bazı Cryptognathid ve Stigmaeid Akarların (Acari: Cryptognathidae.Potansiyelinin Salmonella Mikrozom ve SOS Kromotest Test Sistemleriyle Araştırılması Kurşun Nitrat Metal Tuzunun Daphnia magna Üzerindeki Akut Toksik Etkisinin Araştırılması Bazı Pestisitlerin Mutajenik Potansiyellerinin Salmonella Mikrozom ve SOS Kromotest Test Sistemleri İle Araştırılması PM 195 Bazı Azo İndol Bileşiklerin Rhodopseudomonas 14. Hilal BAKIR İjlal OCAK.00 . Ebru UĞURLU. Sıtkı ÇEVRİMLİ Adem İMALI.00 . Ali Osman BELDÜZ Nihal YÜCEL. Murat KÜRŞAT Cengiz AKKÖZ.

Adsorpsiyonu ve Kinetik Parametrelerin Emel KARADENİZ. Fatma Esen SARIGÜLLÜ.00 . TRABZON PM 199 Çukurova Üniversitesi Balcalı Eğitim ve Araştırma 14. Biyoloji Bölümü.00 .Hastenesi’nin Kanalizasyon Suyundan Alınan Su Örneğinden Selektif Besiyerleri Kullanılarak Bakteri İzolasyonu. Hatice Aysun MERCİMEK Tamer AKKAYA Belirlenmesi 40 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Bakteri PM 200 Bisfenol A’nın Aktif Çamur Üzerine 14. Bu Bakterilerden Litik Bakteriyofaj’a Sahip olanların Araştırılması.

00 PB 010 09. Pers. Ahmet Emre YAPRAK Lamiaceae Familyasına Ait Bazı Türlerin Petiyolleri Öznur ERGEN AKÇİN. Mustafa KÜÇÜKÖDÜK. Hatice ÇÖLGEÇEN. Cinsinin Orta Damar Anatomisi Özellikleri ve Sistematikte Kullanımı Türkiye’deki Sternbergia Waldst.00 PB 006 09.&Zahn) Sell&West (Asteraceae) Üzerinde Morfolojik ve Anatomik Bir Araştırma Murat Dağı’nda Yayılış Gösteren Amarylidaceae ve Iridaceae Familyalarına Ait Bazı Geofitler Üzerine Morfolojik. campanulata K.00 PB 007 09.00 PB 013 09. Murat BAL Murad Aydın ŞANDA. Hatice ÇÖLGEÇEN.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 011 09. Anatomik ve Ekolojik İncelemeler Endemik Petrosimonia nigdeensis Aellen türünün anatomik açıdan incelenmesi Gül Nilhan TUĞ. (Amaryllidaceae) Taksonlarının Polen Morfolojisi Quercus cerris ve Quercus ilex Yapraklarında Kalsiyum Oksalat Kristalleri Endemik Fritillaria bithynica Baker (Liliaceae) Üzerine Morfolojik ve Anatomik Bir Araştırma Aktivatör Uygulamasının Domates (Lycopersicon esculentum Mill. H. heldreichi (Boiss.BÜYÜKKARTAL Yurdanur AKYOL.00 PB 008 09. (Fabaceae)’de Tohum Kabuğu Yapısı 41 .00 PB 015 09. Vladimir VLADİMİROV Melahat ÖZCAN.00 PB 005 09. Sabri ÖZYURT. lazulina K.00 PB 016 09. & Jim. (Liliaceae) Taksonlarının Morfolojik.) Baker ve Muscarı discolor Boiss. Ayşe PEKTAŞ Murad Aydın ŞANDA. H. A.00 PB 004 09. H.) Manden.00 PB 014 09. Ali (Boraginaceae) Türünün Morfolojik ve Anatomik ENGİN. Selçuk ERTEKİN Papaveraceae. M. Ahmet DURAN. Özlem ÇETİN. Özkan AKSAKAL. Gülcan ŞENEL Endemik Onosma intertextum Hub. Tuğba BAYRAK Özellikleri ÖZBUCAK Esra MARTİN.00 - A 09:00-12:30 Kamil COŞKUNÇELEBİ. Perss. & Scheng.00 PB 017 09.00 PB 012 09. & Kit. Hüseyin İNCEER. Rabia AÇIKGÖZ Murad Aydın ŞANDA. Yusuf KAYA Yurdanur AKYOL Fatih SATIL.00 PB 020 09. Adnan AKÇİN Nergiz ZİLCİ. TRABZON POSTER SUNUMLARI BOTANİK 26 HAZİRAN 2008 PB 001 09. Canan ÖZDEMİR İlkay ÖZTÜRK ÇALI. Ayla KAYA Serap IŞIK. A. Muhittin DİNÇ. M. Sabri Üzerinde Anatomik Bir Araştırma ÖZYURT. Anatomik ve Ekolojik Özellikleri Bazı Endemik Hyacinthella Schur (H.-Mor. Ebru ATAYETER Meryem ŞENGÜL.00 PB 002 09. Gövde ve Meyve Anatomik Yapısı Üzerine Etkisi Endemik Hieracium lasiochaetum (Bornm. M. Sema HAYIRLIOĞLU-AYAZ. Bilgehan BİLGİLİ H.) Bitkisinin Yaprak. Biyoloji Bölümü. Caryophyllaceae ve Liliaceae Taksonları Üzerine Karyolojik Bir Çalışma Lathyrus hirsutus L. Bekir DOĞAN.) Chouard) Taksonlarının Morfolojik ve Anatomik Özellikleri Erzurum ve Çevresinde Yetişen Endemik Astragalus Globosus Vahl Türünün Anatomik ve Ekolojik Özellikleri Endemik Colchicum burttii Meikle (LILIACEAE) Üzerine Morfolojik VE Anatomik Bir Araştırma Türkiye’deki Cyclotrichium (Boiss.00 PB 003 09. Brassicaceae. Meryem ÖZTÜRK.KAPLAN. Nurhan BÜYÜKKARTAL. Tuncay DİLMENCİ Fatih SATIL. N. Mustafa KÜÇÜKÖDÜK. Öznur ERGEN AKÇİN.00 PB 009 09.00 PB 018 09. & Hausskn Türlerinin Anatomik Özellikleri Tuz Gölü (Cihanbeyli-Konya) Allium L. Emel OYBAK DÖNMEZ Hatice ÇÖLGEÇEN. Cinsi Üzerinde Karşılaştırmalı Anatomik Çalışmalar ve Sistematiğe Katkıları Türkiye’ deki Satureja L. Feyza CANDAN Tülay AYTAŞ AKÇİN.00 PB 019 09. Persson & Wendelbo. Sema LEBLEBİCİ Chromosome Numbers of Selected Hieracium and Pilosella (Asteraceae) Species From Turkey Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Bazı Cirsium Miller Taksonlarının Kromozom Sayıları Türkiye’de Yayılış Gösteren Endemik Muscari aucheri (Boiss.

00 PB 025 09. S. Canan TORUN. subsp. ARSLAN. Burçak GÖKMEN.) HAYIRLIOĞLU-AYAZ. Bilgehan orientale Taksonları Üzerine Karşılaştırmalı BİLGİLİ Anatomik ve Mikromorfolojik Çalışmalar Bazı Endemik Onosma L.00 PB 033 09. chamomilla ve Hüseyin İNCEER. var. var. Münevver PINAR Bunge Seksiyonunun Polen Morfolojisi Teucrium L. ACAR. recutita (L. TRABZON PB 021 09.) Boiss.00 PB 036 09. Petrak’un Anatomik Yönden İncelenmesi İNCEER. Teucrium creticum L.00 - Hatice ÇÖLGEÇEN. Karyotip Analizleri Meryem ÖZTÜRK. F.00 PB 028 09. J. M. GÜLER Anthemideae (Asteraceae) Tribusundaki Bazı Murat BAL. (Asteraceae)’nın Ünsal TOPSAKAL. armenum (DC. Teucrium’a (Lamiaceae) Ait Muhittin DİNÇ. Serdal Anatomik Özellikleri MAKBUL. Zafer Morfolojik ve Yaprak Anatomik Özellikleri TÜRKMEN. İsmet ÖZTÜRK. Taksonların Aken Anatomileri Melahat ÖZCAN Matricaria chamomilla L. Hasan YETİM Özellikleri Bazı Liken Türlerinin Antimikrobial Aktiviteleri Gülşah ÇOBANOĞLU. Nurhan BÜYÜKKARTAL Endemik Stachys Rupestris Montbret Et Aucher Ex Baştürk KAYA. Ahmet piperita Uçucu Yağ ve Ekstraktının Antimikrobiyal AKSOY. A. Osman BEYAZOĞLU Bakır (Cu) Uygulanmış Mısır (Zea mays L.) Fadime ERYILMAZ Fidelerindeki Antioksidan Aktivitelerin Anatomik Yönden İncelenmesi Thymus argaeus Boiss. Servet ÖZCAN.00 PB 029 09.00 PB 032 09. H. Süleyman DOĞU.00 PB 022 09. sect. H. Doronicum balansae Cavill. ve Teucrium orientale L. G.00 PB 027 09.ÇELİK. & Balansa’un Organik Canan TORUN Servet ÖZCAN. Cinsine Ait Hololeuce Murat EKİCİ. Hüseyin İNCEER. Ekstrakt ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Güler TOPRAK. YILMAZ Kahverengi Alglerin Antimikrobiyal ve Antioksidan KÖZ.00 PB 038 09. Ü. Süleyman DOĞU Bentham (Lamiaceae) Türü Üzerine Anatomik ve Mikromorfolojik Çalışmalar Serratula haussknechtii Boiss.00 PB 023 09. Selvi ÇAKAR Türkiye’de Yetişen İki Senecio Türünün Sevil ALBAYRAK. Neslihan ERDOĞAN ARSLANTÜRK. Cenk SESAL. S. Ayşe ÖZDEMİR. ÖZDEMİR. Gökçe KODAL Eskişehirde Doğal Yayılış Gösteren Bazı Derviş ÖZTÜRK.00 PB 034 09. Sema Matricaria chamomilla L. (Asteraceae) Türlerinin Ahmet DURAN. Meyer subsp. (Boraginaceae) Türlerinin Kamil COŞKUNÇELEBİ. cerinthifolia (Sm.) Melahat ÖZCAN. Osman SAĞDIÇ Aktivitesinin Belirlenmesi Tanacetum cadmeum Bitkisinin Uçucu Bileşikleri Fatma Nur ÜNLÜ. R. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Zafer TÜRKMEN. Kamil COŞKUNÇELEBİ. Anatomik Yönden İncelenmesi Bazı Onosma L.A. Sema HAYIRLIOĞLU-AYAZ. Güler TOPRAK.00 PB 030 09. Biyoloji Bölümü. var.00 PB 026 09. Aktivitelerinin Araştırılması SUKATAR Euphorbia anacampseos’un Tohum Kabuğu Yapısı 42 . Ahmet AKSOY.00 PB 040 09. Antiradikal ve Antimikrobiyal Lütfiye EKİCİ. BAL. HAYIRLIOĞLU-AYAZ. Ahmet DURAN.Jalas’ın Organik Ekstrakt ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Nar Çekirdek ve Kabuk Ekstraktlarının Osman SAĞDIÇ. Y. Osman Biyoaktivitesinin Belirlenmesi SAĞDIÇ Türkiye’de Doğal Yayılış Gösteren Mentha x Sevil ALBAYRAK. Antiradikal ve Antimikrobiyal Lütfiye EKİCİ Aktiviteleri İzmir Körfezi’nde Yayılış Gösteren Bazı Zeliha DEMİREL. Murat BAL. KARABAY YAVAŞOĞLU.00 PB 037 09. N. Melahat Grierson’ nın Karşılaştırmalı Anatomisi ÖZCAN. İsmet ÖZTÜRK.00 PB 041 09. Cem VURAL Aktivitesi Thymus sipyleus Boiss. Bekir DOĞAN.00 PB 031 09. ARIKAN. Osman BEYAZOĞLU Morfolojik. Serdar MAKBUL. A. Antioksidan.00 PB 042 09.00 PB 035 09. (Boraginaceae) Türlerinin Osman BEYAZOĞLU. ve Antimikrobiyal Aktivitesi N. H. F. rosulans (Borbas) Cem VURAL. Ümit BUDAK. MERCAN Taze Antep Fıstığı Dış Kabuğu Ekstraktlarının Osman SAĞDIÇ. İ. Antioksidan.19.00 PB 039 09. Cirsium simplex C.00 PB 024 09. Onur Ornıthogalum L. ve Serratula Esra MARTİN. Türlerinin Yaprak ve Gövde KOYUNCU ve Süleyman TOKUR Anatomileri Türkiye’ nin Astragalus L. Muhittin DİNÇ.

Zeynep ÖNER. Emine YALÇIN. POTOĞLU ERKARA Başarakavak Kasabası ve Çevresindeki (Konya) Evren YILDIZTUGAY. Filiz SAVAROĞLU.00 PB 054 09. Ekrem AKÇİÇEK.Selçuk ERTEKİN.00 PB 060 09. Klonal Tohum Bahçesinde Çiçeklenme Senkronizasyonu Silene Türleri Arasındaki Genetik İlişkinin RAPD Yöntemiyle Belirlenmesi 43 .’nın Topladığı ve Ekonomik Önemi Olan Polenlerin Protein Analizi Maydanoz Kurutmada Sıcak Hava ve Elektriksel Yöntemlerin Karşılaştırılması Crocus Sativus (Safran) Bitkisin Üretimi ve Ülke Ekonomisine Katkısının İncelenmesi İklim Koşullarının Sera Tasarımına Etkisi PB 047 09. Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ Zeliha DEMİREL.00 PB 059 09. Mehmet Yaşar DADANDI.00 PB 058 09. Ayşe ÖZDEMİR Durmuş Ali ÇELİK. Musa CABBAROV Geyve (Sakarya) ve Çevresinin Orkideleri Onur KOYUNCU. Derviş ÖZTÜRK. Atakan SUKATAR Sibel SİLİCİ Sinem ÖZDOĞAN.00 PB 061 09. Trabzon Örneği Hatila Vadisi Milli Parkı'nın (Artvin) Yenen ve Zehirli Mantarları Türkiye İçin Endemik Olan Matthiola montana Boiss. Atila OCAK. İsmühan POTOĞLU ERKARA. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Zafer TÜRKMEN Hasan YILDIZ. Lamouroux ve Laurencia obtusa var.) Hoffm. TRABZON PB 043 09.00 - Serdar ÜLKER.00 PB 067 09. Kemal YILDIZ.00 PB 046 09. ÖZTÜRK. Esra MARTİN.00 PB 064 09. (Asteraceae) Taksonlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri Bazı Bitki Özütlerinin Balık Patojenleri Üzerine Antimikrobiyal Etkileri Dağ Çileği (Fragaria vesca L. Ferda Fethiye YILMAZ KÖZ. Ömer ERDEM Özlem ÇETİN. Biyoloji Bölümü. N. (Brassicaceae) Türünün Kromozom Sayı ve Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma Taşköprü-Tekçam Pinus sylvestris L.00 PB 056 09. pyramidata Bory ex J. Funda İLHAN Azerbaycan’ın Dağlık Bölgelerinin Faydalı Bitkileri Vagif ATAMOV. A. Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ Arzu UÇAR TÜRKER. Ahmet SIVACIOĞLU Ertuğrul YÜZBAŞIOĞLU.00 PB 062 09.00 PB 051 09. Sezgin AYAN.00 PB 045 09.19. Filiz İÇİER Gökşen ÖZTÜRK.00 - Bazı Scorzonera L. Özgür KIRIM Onur KOYUNCU. Funda İLHAN.00 PB 055 09. Nilüfer ITKI Chayote (Sechium edule) Yetiştiriciliği Sercan POLAT. ve Cladonia furcata (Huds. Nilüfer ITKI. Aysun ERGENE.V. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. Serdal MAKBUL.00 PB 053 09. Nilüfer ITKI. Ahmet DURAN. Agardh Çeşitli Ekstrelerinin ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal ve Antioksidant Aktivitelerinin Belirlenmesi Propolisin Elma Suyunda Patulin Seviyesi Üzerine Etkisi Cladonia squamosa (Scop. Samet YILDIRIM.00 PB 050 09.Nur DİRİM PB 049 09. Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. S. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. Mesut KIRMACI Ömer Faruk KAYA. Zafer TÜRKMEN.00 PB 065 09.00 PB 063 09. Süleyman TOKUR Derya SARI. Güven ÖZDEMİR. D. Kadir KINALIOĞLU. Yavuz BAĞCI Bazı Geofit Bitkiler Şanlıurfa Doğal Mer’alarının Biyoçeşitliliği Cenap CEVHERİ Osmaneli (Bilecik) Florasına Katkılar II Onur KOYUNCU.00 - Sercan POLAT.) Schrad Türlerinin Antifungal ve Antibakteriyel Etkilerinin Araştırılması Tıbbi-Aromatik Bitkilerin Kurutulması: Alternatif Kurutma Yöntemleri GDO'ların İnsan Hayatındaki Olumsuz Etkileri Bursa Yöresinde Apis mellifera L. Funda İLHAN Sercan POLAT. Ali ÇIRPICI Aydın İli Karayosunları Florası Tektek Dağları (Şanlıurfa) Koruma Alanı Florası Geyve (Sakarya) ve Çevresinin Florası Floristik Çeşitliliğin Kentsel Yerleşim Alanlarında İncelenmesi. Mesude YETİŞ Aslı ÖZKÖK TÜYLÜ.) Yapraklarının Antimikrobiyal Aktivitesi Laurencia obtusa (Hudson) J.00 PB 048 09. Şengül ALPAY KARAOĞLU Hakan TÜRKER. Kadriye SORKUN Filiz İÇİER.00 PB 066 09.00 PB 068 09. Cengiz ACAR Kenan DEMİREL.00 PB 057 09. İ. Süleyman TOKUR Emre AĞCAGİL.00 PB 044 09.00 PB 052 09.

Murat KÜRŞAT Astragalus Cinsine Ait Bazı Taksonların Vitamin İçeriklerinin HPLC İle Belirlenmesi Gazipaşa (Antalya) Yöresinde Yetişen Bazı Mantarların Antioksidan Aktivitelerinin Belirlenmesi İsmail TÜRKOĞLU. İsmayıl FERHAT.19. & Mey. Ramazan vah) Ekstraktları Üzerinde Antioksidan ve MAMMADOV. İrfan EMRE. Pınar İLİ. Azerbaycan (Bakü-Abşeron) Ortamında Kültüre Ramazan MAMMADOV. Olcay DÜŞEN. Mehmet SEZGİN.00 PB 071 09. Esat ÇETİN. Çiçek ve Tohumlarında Yağda Eriyen GÜVENÇ. Mehmet Yaprak. Ökkeş YILMAZ. Fevzi ÖZGÖKÇE. Şükrü KARAKUŞ Selcen BABAOĞLU. Muammer BAHŞİ. Ramazan MAMMADOV. Osman KARABACAK Rahim ANŞİN Birol MUTLU. Leyla AÇIK. Mustafa Ertuğrul DOĞAN.00 PB 085 09. Aykut GÜVENSEN Lütfi BEHÇET. Muammer BAHŞİ. Mehmet SEZGİN. Muammer BAHŞİ. Mustafa ÖZKAN.00 - Urfa İlinin Atmosferik Polen Takvimi Bahçe (Malazgirt-Muş) ve Kırmızı Tuzlalar (Karaçoban-Erzurum) ile Çevrelerinde Yayılış Gösteren Bitkilerin Tehlike Kategorileri Yönünden Değerlendirilmesi Beykoz Doğa Koleji Florasi Türkiye İçin Yeni Bir Herbaryum: İnönü Üniversitesi Herbaryumu (INU) Centaurea tchihatcheffii Fisch. Zemfira Edilmiş Lavendula officinalis Türünün Biyolojik ABASOVA Özelliklerinin ve Uçucu Yağlarının Araştırılması Strenbergia clusiana Ker-Gawl ex Sprengel (Vah Aslı ÖNGÖREN. M. Atifet Üzerinde Bazı Antioksidan Çalışmalar KABASAKAL.00 PB 075 09.00 PB 076 09. Türünün Ekstraksiyonları Dilek AKDEMİR. Yener TEKELİ PB 088 09. Aydın ŞANDA Konya ve Civarında Yetişen Bazı Sideritis Yener TEKELİ. ve C. Ökkeş YILMAZ. TRABZON PB 069 09.00 PB 089 09.00 PB 078 09.00 PB 086 09.00 PB 072 09. Servet ÖZCAN Alpaslan DAYANGAÇ. Göksel KIZIL. Güler TOPRAK.00 PB 080 09. Cennet ÖZAY Antimikrobiyal Araştırmalar Denizli Yöresinde Yayılış Gösteren Crataegus Gülten TAŞTELEN. Mustafa ÖZKAN.00 PB 084 09. Muammer BAHŞİ. Şanlı KABAKTEPE. Yasin pseudoheterophylla Pojark. Mehmet GÜVENÇ. Ahmet AKSOY Murat ÜNAL. Gökhan HALICI. Edilen Ekstraktların Karaciğerin Hepatosit Ramazan MAMMADOV Replikasyonu Üzerinde Etkilerinin Araştırılması Türkiye’de Yetişen Bazı Astragalus Türlerinin Yağ İsmail TÜRKOĞLU.00 PB 083 09. Mecit VURAL Ertuğrul YÜZBAŞIOĞLU.00 - 44 .00 PB 073 09. Depressa Bieb. Sevcan ALTAŞ Türlerinin Uçucu Yağlarının Antioksidant Etkilerinin Araştırılması Lilium candidum L. Murat ÜNAL. Vitaminlerin ve Fitosterol Değerlerinin Belirlenmesi Ökkeş YILMAZ. Osman KARABACAK Ahmet Gencer YEDİYILDIZ. (Alıç) Türünden İzole ERTUNÇ. Ahmet ŞAHİN.00 PB 070 09.00 PB 079 09. Ahmet Asidi Kompozisyonları ŞAHİN. M. İrfan EMRE. Biyoloji Bölümü. Türlerinin Antioksidan Kapasitelerinin Belirlenmesi Hakkı DEMİRELMA Türkiye İçin Endemic Olan Ornithogalum Ramazan MAMMADOV.00 PB 087 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 074 09.00 PB 081 09. Zeliha BAHÇECİOĞLU.00 PB 077 09. Halil İbrahim IŞIK alpigenum Stapf Türünün Antioksidan ve Antimikrobiyal Etki Açısından İncelenmesi Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Yetişen Bazı Salvi Zuhal TOKER. Murat KÜRŞAT Hasan Hüseyin DOĞAN. Ökkeş YILMAZ. Ahmet ÖZKAYA Bazı Centaurea Türlerinin Antioksidan Aktiviteleri Yener TEKELİ. Turan ARABACI.00 PB 082 09. Populasyonlarının Protein Elektroforez ve RAPD-PCR İle Analizleri Protoparmeliopsis muralis Türünde Genetik Varyasyonun Belirlenmesi İspiriz Dağı (Van)’nda Yayılış Gösteren Endemik ve Nadir Bitkilerin Alan Yönetim Planındaki Yeri ve Değerlendirilmesi Kuraklık ve Tuz Stresi Uygulanan Buğday (Triticum aestivum) Çeşitlerinde Antioksidant Enzim Aktivitesindeki Değişimlerin Belirlenmesi Salvia blepharoclaena Hedge & Hub-Mor Türünün Bazı Dokularında Bulunan Yağ Asidi Kompozisyonunun Tespiti Nezahat TURFAN. Zümrüt MAMMADOVA. Ergin KARİPTAŞ Salvia blepharoclaena Hedge & Hub-Mor Türünün Alpaslan DAYANGAÇ.

Kadiriye URUÇ Mesut HALICI. Damla YAĞAN Zeliha LEBLEBİCİ. Esin DERELİOĞLU Bektaş TEPE.00 PB 091 09. TRABZON PB 090 09. ÇOL.00 PB 100 09. Selda KILIÇ.00 PB 109 09. Filiz AKBAŞ.00 PB 099 09. Murat KOÇ.00 PB 108 09. Ahmet ÇAKIR. A. E. ÖZEN Mustafa ÇEVRİM. M. H. Mikail AKBULUT Çiğdem IŞIKALAN. SESLİ.00 - Morchella esculenta ve Morchella conica ’nın Antioksidan Aktiviteleri Fabaceae Familyasına Ait Bazı Türlerin Total Protein İçeriğinin Bradford Micro Assay Yöntemiyle Belirlenmesi Solidago virgaurea’nın Uçucu Yağ ve Metanol Ekstraktının Antioksidan Aktivitesinin Belirlenmesi Doğu Karadeniz Bölgesi’nden Toplanan Bazı Yabani Mantarların Biyokimyasal Analizi Polifenol Oksidaz Enziminin Boletus erythropus Pers. Ahmet ÇOLAK. Leyla AÇIK. Didem Sevim MENGÜ. Reinhard LIEBEREI. O. E. Naci DEĞERLİ Hülya DEMİR. Emine YALÇIN.00 PB 102 09.00 PB 092 09. Hatice ÇOKKIZGIN. ÖZEN.00 PB 095 09. ULUĞ. K. Lokman ÖZTÜRK A. ve Xhanthoria calcicola Oxner türleri ile Biyosorpsiyonu Depolamanın Sarı ve Kara Havuç Suyunun Stabilitesine Etkisi Bazı Salvia Türlerinin Antioksidan Aktivitelerinin Araştırılması Gentiana scabra Buergeri Bitkisinde TIS Yöntem Kullanarak Micro Çoğaltım ve Değişik Oranlarda Sukrozun Biyomas Üzerindeki Etkileri In vitro Ortamda Yetiştirilen Hypericum scabroides Türünün Çimlenmesi ve Proliferasyonu Üzerine Farklı BAP konsantrasyonlarının Etkisi Fasulye Bitkisinde (Phaseolus vulgarıs L. Atalay SÖKMEN İlknur SUR. Esra ÖZEL CENGİZ. Münevver SÖKMEN.00 PB 096 09. Süreyya NAMLI. Said FİDAN Çiğdem Alev ÖZEL.00 PB 106 09. Zafer TÜRKMEN.00 PB 104 09.00 PB 098 09. Bekir DOĞAN. Biyoloji Bölümü. Edip ÇİFTÇİ. AYAZ.00 - 45 .’den Saflaştırılması ve Karakterizasyonu Selenyum Toksisitesinin Arpa bitkisinde Antioksidan Enzim Aktivitesine Etkisi Bir Liken Türü Olan Ramalina capitata’dan Elde Edilen Etanol-Su Ekstraktlarının İndometazin İle Oluşturulan Gastrik Ülserler Üzerine Koruyucu Etkisi: Gastroprotektif Etkinin Gastrik Dokulardaki Myeloperoksidaz ve Bazı Antioksidant Enzim Aktiviteleri İle İlişkisinin Araştırıldığı Deneysel Bir Çalışma Kuzey Türkiye’de Bulunan Yabani Hypericum perforatum Popülasyonlarında Toplam fenolik Varyasyonu Farklı Dozlardaki Kadmiyumun Maydanoz (Petroselinum hortense) Bitkisinde Fotosentetik Pigmentler ve Total Fenolik Bileşikler Üzerine Etkisi Aromatik ve Tıbbi Bitkilerin Bahçe Peyzajında Kullanım Olanakları Üzerine Gözlemler Farklı Tuz Konsantrasyonlarının Spirodela polyrrhiza (Lemnaceae) Bitkisinde Büyüme Oranına ve Ni Alınım Kapasitesine Etkisi Cu(II) İyonlarının Xhanthoria parietina (L.) Partikül Bombardımanı (biyolistik) Yöntemiyle Gen Aktarımının Optimizasyonu Nonpareil Badem (Amygdalus communis L. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.Fr. Hasan Ç. İrfan KÜFREVİOĞLU. F.19. Tevfik Ozen. Yener TEKELİ Sevgi DURNA.‘nın Adventif Sürgün Rejenerasyonu Hasan Hüseyin DOĞAN.00 - PB 105 09. DURAN. Ö. B. Ali Kemal Ayan. Esra MARTİN. Kudret Kevseroglu Yakup ULUSU. Ahmet AKSOY Kadir KINALIOĞLU. Aşkın AKPULAT.00 PB 103 09. Fehmi ODABAŞOĞLU. Fadime ATALAY. ÇOLAK Arzu ÖZEL. Orhan ARSLAN. cv. Sevil TANAS Cüneyt Çirak. Yasin BAYIR.00 PB 110 09. C. A.00 PB 107 09. Khalid Mahmood KHAWAR Hilal SURMUŞ. M. Ali ASLAN. Muhittin DİNÇ. Fadime YILMAZ Hakan BOZDOĞAN.00 PB 093 09. Özlem ERDOĞRUL. M. ve Centaurea albonitens Turrill (Asteraceae) taksonları üzerine sitogenetik bir çalışma NaCl’ün Farklı Pamuk Tohumlarının Düşük Sıcaklıktaki Çimlenme Oranlarına Etkisi Centaurea depressa Bieb. Bekir Erol AK Ahmet DURAN. A.00 PB 094 09. Gönül KAYNAK Hülya TORUN.) Th. Güler TOPRAK. KHAWAR.)’in in vitro Mikroaşılanması Centaurea tomentella Hand. Oktay ARSLAN. ARSLAN PB 097 09. Yavuz BAĞCI Yüksel BÖLEK. A.Zekai HALICI.-Mazz.00 PB 101 09. Mikail AKBULUT. Çiğdem ALEV ÖZEL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sinem ÖZDOĞAN. Ahmet GÖNÜZ. KIZILATEŞ. İskender TİRYAKİ. Ertuğrul SESLİ Selcen ÇAKIR.

ÇETİN.00 PB 121 09. BELEN.00 PB 118 09. Lütfiye Yasemin KOÇ. Baki Kasaplıgil Özel Koleksiyonu GÜLER Propolis’ten Bazı Etken Bileşenlerinin İzolasyonu Ömür GENÇAY. Sercan POLAT. BOLAT. K. A. YORGANCILAR.00 PB 129 09. F.00 PB 125 09. ÇAKMAK.00 PB 131 09. DÜŞÜNCELİ.00 PB 123 09. Z. Y. Ozlem AKSOY Sevil YALÇIN. Yusuf ZEYNALOV Arzu BİRİNCİ YILDIRIM.00 PB 115 09. Ö. S. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. S. Nermin ORCAN Onosma L. MERT. Yusuf ZEYNALOV Kök Lezyon Nematodları (Pratylenchus spp. Tuncay TAN. Leyla Arasındaki Taksonomik İlişkilerin RAPD-PCR AÇIK.00 PB 126 09. AKAN. Funda İLHAN İncelenmesi Türkiye’de Yayılım Gösteren Betula pendula Roth.ALBUSTAN. N.19. F. ALTINKUT UNCUOĞLU Çiler MERİÇ. Reyhan Üzerine Mikoriza (Mycorrhiza)’ların Etkisi BAHTİYARCA BAĞDAT Türkiye’de Yetişen Bazı Anthemis L. HASANÇEBİ. Osman SAĞDIÇ Marmaris Milli Parkı'nda Orman Yangınları Sonrası Okan ÜRKER Farklı Rejenerasyon Uygulamalarının Bitki Komüniteleri Üzerine Etkisi (Çalışmanın İlkin Sonuçları) 46 . Orhan ARSLAN Berna BAŞ. ŞENTÜRK AKFIRAT. E. Talip ÇETER.00 PB 114 09.) bitkisinin Antibakteriyal ve Anti-tümör Aktivitesi Beyaz Nilüfer (Nymphaea alba L. Necmettin Prof.) Çeşitlerinde Sarı Pas Hastalığı ile Mücadelede ESTSSR ve ISSR Markörler ile Dayanıklı Genotiplerin Belirlenmesi Khalid Mahmood KHAWAR. Arif ŞANLI Doğu Akdeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Rıza BİNZET.Sümer ARAS Didem AKSOY. E. N.00 PB 116 09. Mevlüde Alev ATEŞ.00 PB 127 09.)’nın Mehmet Ali SÖĞÜT.00 PB 130 09. Arzu UCAR TURKER Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ. Ahmet Belirlenmesinde Kullanılan Yöntemler AKSOY.00 PB 119 09. Arzu UÇAR TÜRKER Elif VATAN. YUMURTACI.Sümer ARAS Seval ERCAN.00 PB 124 09. A.00 PB 122 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. S. Hilal KÖYLÜOĞLU.) ve Sarı Nilüfer (Nuphar lutea L. TRABZON PB 111 09. AYDIN. F.) Tohumlarına Uygulanan Kurşun (Pb) Ağır Metalinin Çimlenmeye Etkileri Patlıcan (Solanum melongena) Tohumlarında Ağır Metal Stresine Karşı Olası Değişiklerin Belirlenmesi Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum L. Osman ŞİMŞEK.00 PB 128 09. Türleri Ufuk ÖZBEK. Mecit VURAL Yöntemi İle Araştırılması Edirne Trakya Üniversitesi Herbaryumu (EDTU) Nesibe BAŞAK.) PINAR Gaertner Türlerinin Polen Protein Profillerinin Karşılaştırılması Bitkisel Ürünlerin Antioksidan Kapasitenin Sevil ALBAYRAK. Münevver Corylus avellana L. Çiğdem Alev ÖZEL. E. Necip NALÇACI.) Tohumları Üzerine Etkisi Domates (Lycopersicon Iyopersicum L. Biyoloji Bölümü. Şenol ALAN. Tarık in vitro’da Çimlendirilmesi YONUCUOĞLU. (Boraginaceae) Türlerinin Palinolojik Özelliklerinin Nümerik Taksonomisi Tıbbi ve Aromatik Bitkilerde Verim ve Kalite Kadir AKAN.00 PB 117 09. Zübeyir Buğday Çeşitlerinde Populasyon Gelişimi DEVRAN. M. Selim İŞLEKDEMİR Zeynep KILIÇ.00 PB 112 09.00 - Dianthus ingoldbyi Turrill’de Çekirdek DNA Miktarının Flow Sitometri Yöntemiyle Belirlenmesi Albizzia julibrissin Durazz Bitkisinin Tohumlarının Berna BAŞ. Özlem YILDIRIM. Necmettin GÜLER PB 120 09. Funda ÖZDEMİR. Dr. Ayten ÇELEBİ.) Baker (ada soğanı)’nın Bitki Doku Kültürü Yolu İle Çoğaltımı Indol Asetik Asit ve Kinetin’in Aeonium haworthii Webb&Berthel Bitkisinin in vitro Klonal Çoğaltımı Üzerinde Etkileri Çayır kraliçesi (Filipendula ulmaria L. ÖZDEMİR. Akdeniz Bölgesinde Turunçgillerin Gelişiminin Nilüfer ITKI. Kadriye SORKUN Yaprak ve Toprak Analizlerine Dayanılarak Kazım AYHAN. L.00 - Urginea maritima (L.00 PB 113 09. ve Alnus glutinosa (L. Dilek CAM.) Bitkilerinin Anti-tümör ve Antibakteriyal Aktiviteleri Endosülfan İle Muamele Edilen Nohut (Cicer arietinum) Bitkisi Kök Uçlarında Gözlenen Sitotoksik ve Mutajenik Etkiler Manyetik Alandan Geçirilen Suyun Buğday (Triticum aestivum L.ERTUĞRUL.

İbrahim UZAN Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER. EN. Fatih DENİZ. Gürcan GÜLERYÜZ Dilek DEMİREZEN YILMAZ Kadriye URUÇ. Ercan DÖVER.00 PB 150 09. Gönen GÖNÜLTAŞ Semra MALKOÇ.00 PB 141 09. Hakan KURT.00 PB 148 09.00 PB 144 09. Hanife AKYALÇIN Hasan BOYACI. Zeliha LEBLEBİCİ Ali BİLGİN Sevda YALÇIN TÜRKİŞ. Serap KIRMIZI. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sabri ÖZYURT.19.00 PB 139 09.00 PB 135 09.00 PB 149 09.00 PB 137 09. Ordu)’ün Genel Özellikleri ve Su Kalitesi Düzce İl Merkezi Atmosferinin 2006 Yılı Polen ve Spor Analizi Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yayılış Gösteren Bazı Çalı Türlerinde Nitrat Redüktaz Aktivitesi Tuzluluk ve Kuraklık Stresinin Groenlandia densa’da Büyümeye Etkisi Farklı pH Değerlerinin Lemna gibba ve Lemna minor’de Ağır Metal Alınımına ve Klorofil Miktarına Etkisi Güray UYAR. M.00 - 47 . Muhammet ÖREN Ali ATEŞ. P ve Protein İçerikleri Üzerine Etkileri Çatalan Baraj Gölü’nün (Adana) Fizikokimyasal Özellikleri ve Planktonik Chlorophyta Kompozisyonu Sternbergia candida Mathew et T.00 PB 146 09. Berrak Damla YAĞAN. avellana (Fındık) Türünün N. Demet UYGAN. M.00 PB 138 09. Zehra ESENLİ Mustafa KARGIOĞLU. Muhittin DOĞAN. ÇETİN ŞENKUL. Önder YUMRUTAŞ Ayşe ÜYE. Hatice AKBULUT PB 145 09. Öznur ERGEN AKÇİN Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK.00 - Karabük Demir Çelik İşletmelerinin (Kardemir) Çevrede Oluşturduğu Atmosferik Ağır Metal Birikiminin Bir Biyomonitör Karayosunu (Hypnum Cupressiforme) Kullanılarak Belirlenmesi Konya’da Kültürü Yapılan Agaricus bisporus (Lange) Sing’daki Bazı Metal Birikimlerinin Araştırılması Akarçay Havzası (Afyonkarahisar)’Ndaki Tehlike Altındaki (CR.00 PB 133 09. var. Biyoloji Bölümü. Seda ATAŞ. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Hasan YILDIRIM.00 PB 142 09. Sema LEBLEBİCİ Tülay AŞKIN ÇELİK. VU) Endemik Bitkilerin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ile Haritalanması Çanakkale Bozca Ada’daki Atmosferik Polenler Çevresel Sorun Küresel Isınmanın.00 PB 140 09. Ahmet SERTESER. Baştürk KAYA. M.) Aiton Yaprak Ekstraktının Antioksidant Aktivitesinin ve Allium cepa Kök Ucu Hücreleri Üzerindeki Sitotoksik ve Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Endüstriyel Alanlardaki Bazı Bitki Türlerinin ve Toprakların Makro Element Özellikleri Hava Kirliliğinin Bazı Bitkilerde Klorofil İçeriği ve Stoma Sayıları Üzerine Etkileri Ulugöl (Gölköy.Baytop (Amaryllidaceae) Türünün Tohum Çimlenmesi ve Ex-Situ Olarak Yetiştirilmesi Üzerine Araştırmalar Gaziantep İli ve Bazı İlçelerinden Mevsimsel Olarak Alınan Su. SELAHATTİN ÖZBUCAK Sevgi Sezen ALADAĞ. Ahmet Yavuz CANDAN Ayşe Belgin SERBES.00 PB 151 09. Selcen SAKAR. F.00 PB 153 09. Tarımsal Kuraklığa Etkileri Ve Alınacak Önlemler Ateş Dikeni Bitkisindeki Kükürt Miktarının İncelenmesi: Eskişehir Örneği Kayseri Yöresinden Toplanan Bazı Üzüm ve Yaprak Örneklerinde Ağır Metal Birikiminin İncelenmesi Camellia sinensis (Theaceae)’in Antioksidan Madde İçeriği Orta Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Cistus creticus L. Feyza NUR KAFADAR. Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK. Mustafa Erdal KAPLAN. Bitki ve Toprak Örneklerinde Kadmiyum ve Kurşun Düzeyleri Geleneksel ve Organik Tarım Koşullarında Yetiştirilen Bazı Sebze Bitkilerinin Mineral Madde İçeriklerinin Karşılaştırılması Ekolojik Tarımda Farklı Gübre Uygulamaları İle Yetiştirilen Bazı Sebze Bitkilerinin Mineral Madde İçeriklerinin Karşılaştırılması Inula viscosa (L.00 PB 143 09. Özlem Sultan ASLANTÜRK Arzu ÇİÇEK Ahmet GÖNÜZ. Sabri ÖZYURT. Sema LEBLEBİCİ Yeşim ATALAY. Selda KILIÇ. Ali ÖZDEMİR Aydın BİLGİÇ. Dilek DEMİREZEN YILMAZ. Sevda YALÇIN TÜRKİŞ. Sediment.00 PB 152 09. TRABZON PB 132 09.00 PB 134 09. Kaan HÜRKAN Beyhan TAŞ. Yeşim ATALAY. Ayşe KAPLAN Hülya ARSLAN.00 PB 136 09.00 PB 147 09. Arzu ÇİÇEK Ahmet AKSOY. Mustafa PEHLİVAN. Ayşe ÜYE. (Cistaceae) Yapraklarında Bir Yükseklik Gradiyenti Boyunca Klorofil Miktarı Değişimi Düşük Sıcaklıkların Corylus avellana L.00 PB 154 09.

Feruze ESER. Orhan ÜNAL H. A. E.00 PB 165 09. Cengiz DARICI Aydın BİLGİÇ.00 PB 167 09.00 PB 162 09.00 PB 166 09.00 PB 160 09. Burçak GÖKMEN Tofig S.19. Saadet SAYGIDEĞER Gülçin YILMAZ. Electrical Conductivity . Necati KAYA.00 PB 157 09. Nurhan BÜYÜKKARTAL Işıl İSMAİLOĞLU.00 PB 156 09.00 PB 159 09. Dr.00 PB 158 09. (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Vitis vinifera L. KOÇER. Yüksel BÖLEK Fatma P.00 PB 172 09. alMashhadani Mohammad I.00 PB 180 09. Tohit Güneş. Meral ÜNAL H.Said FİDAN.Davis (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Sideritis pisidica Boiss. ABBASOVA Kenan YAZICI. Arzu ÇİÇEK Cengiz YILDIRIM. Türleri Zeytin Topraklarının Karbon Mineralizasyonuna Glyphosate Isopropylamine Türkiye’de Yapılmış Atmosferik Polen Çalışmaları Sahra Çöl Toprağının Buğday Çeşitlerinin Gelişimi Üzerine Etkisi Sideritis libanotica Labill. MAMMADOV. MAMMADOV Tofig S.00 PB 173 09. Engin TIRASOGLU Kenan YAZICI. and Nitrate Quantities in Falling Rain on Mosul City An Ecological Study For The Phytoplankton Species In Tigris River Within Mosul City Ecological Effect of Plants Residual Combustion after Harvest Kızılırmak Deltasında Doğal Kaynak Kullanımı Muğla İlinin Muscari Mill. Hanife AKYALÇIN Nihal YÜCEKUTLU. Orhan ÜNAL Belkıs YAPICI. Slah S. Volkan AYLIKÇI. Ali ASLAN.00 PB 164 09. Cüneyt Çirak. KARAKAŞ. Nurhan BÜYÜKKARTAL M. Sema LEBLEBİCİ Birkan AÇIKGÖZ. Al-Taee Ali Kemal Ayan. Necdet Çamaş. Belkıs YAPICI Belkıs YAPICI.00 PB 171 09. Selim Aytaç. Gökhan APAYDIN.&Heldr.AL-Hayalli Mazin N. Meral ÜNAL Işıl İSMAİLOĞLU.00 PB 169 09. Pınar İLİ Hüsniye AKA SAĞLIKER. TÜRKER Deniz SUCUOĞLU. Yahya D. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Fadhel. subsp.Al_ Mashhadani. TRABZON PB 155 09.00 - Toprak Erozyonunu Büyük Oranda Önleyen Korumalı Tarımın Türkiye’de Uygulanabilirliliği Farklı Konsantrasyonlardaki Borik Asidin Bazı Carthamus tinctorius L. F. O.00 PB 177 09. Sulphate .00 PB 176 09.00 PB 174 09. TUGAY. Sultani Çekirdeksizde Olgun Polenin İnce Yapısı Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’un Stigmasında Sitokimyasal Yöntemlerle Enzim Aktivitesinin Tayini Trifolium pratense L. Z.00 PB 178 09.A.00 PB 163 09.00 PB 181 09. Arzu U. Ramazan MAMMADOV. Işık BİLDACI Orhan ÜNAL.H.00 PB 168 09. GÜNEY 48 . Ali ASLAN. Compositae) Çeşitlerinin Tohum Çimlenmesi Üzerine Etkileri Bitkilerin Kuzeye Göçü Sihir Havasının Kirlemesinde Sürekli Ağaç ve Kollar Isqal Olunmuş Bölgelerde Genefond Tehlikededir Bəzi Növ Ekzotik Ağac və Kol Bitkilərinin Mərdəkandendrarisində İntroduksiyası EDXRF Spektroskopi Tekniği İle Coğrafik Olarak Farklı İki Bölgeden Toplanan Liken Türlerindeki Eser Element Konsantrasyonlarının Karşılaştırılması Giresun Şehir Merkezindeki Epifitik Likenlerin Dağılımı Üzerine Hava Kirliliğinin Etkisi Amasya İli Florasına Genel Bir Bakış Estimation of the Acidity. Cemal SAYDAM.00 PB 175 09. cv.00 PB 161 09. MƏMMƏDOV. Tofik MAMMADOV.) Bitkisinde Bulunan Gossypol Maddesinin Özellikleri ve Kullanım Alanları Halka Yapraklı Adaçayı (Salvia verticillata) ile Büyük Çiçekli Adaçayı’nın (Salvia tomentosa) Anti-tümör Aktiviteleri Dokuz Köyü’nde (Selçuklu/Konya) Kullanılan Doğal Bitkiler ve Yerel Adları Erdihan TUNÇ. A. Serpil TERZİOĞLU. (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Sideritis argyrea P. linearis (Bentham) Bornm. (Çayırüçgülü)’de Olgun Embriyo Kesesinde Polar Nukleusların Davranışı Pamuk (Gossypium spp. Arzu CANSARAN Y.H.00 PB 170 09. GULİYEV Tofig S. Al-Taee.00 PB 179 09. T.

Bayram Murat ASMA Özlem BARIŞ. Aysun ERGENE. Mehmet Maruf BALOS Fazlı ÖZTÜRK Fevzi ÖZGÖKÇE. Mehmet KARADAYI Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Murat ÜNAL. Tolga ÇAVAŞ Zehra Tuğba ABACI.00 PB 187 09. Erdem YEŞİLADA Murat KURŞAT.00 - Bahçecik Köyü’nde (Selçuklu / Konya) Tıbbi Amaçlı Kullanılan Bitkiler Yazır Köyü’nde (Selçuklu/Konya) Gıda Olarak Kullanılan Doğal Bitkiler Akdeniz Bölgesi’nin Bazı Yerleşim Birimlerinde Etnobotanik Amaçla Kullanılan Bitkiler Baskil İlçesinin (Elazığ) Etnobotanik Değeri Olan Bazı Bitkileri Geyve (Sakarya) ve Çevresinde Yerel Kullanımı Tespit Edilen Bitkilerin Yöresel İsimleri Şanlıurfa Yöresindeki Bazı Baklagil Bitkilerin Etnobotanik Özellikleri Van Gölü Havzasında Çay Olarak Kullanılan Bazı Bitkiler Cizre (Şırnak) ve Çevresinde Halkın Gıda Olarak Kullandığı Bitkiler Türkiye Bitkilerinden Elde Edilen Etken Maddelerin İletken Polimerlerle Modifiye Edilmiş Enzim Elektrotlarla Tayini Ekecik (Aksaray) Dağı ve Çevresinin Etnobotanik Özellikleri Türkiye Bitkilerinin Etken Maddeleri ve in vitro Sitotoksisiteleri Kars ve Çevresinde Yetişen Bazı Bitkilerin Etnobotanik Özellikleri Tokat Yöresindeki Bazı Bitkilerin Yerel İsimleri ve Etnobotanik Özellikleri Bilecik.00 - 49 .00 PB 186 09. Feyza Tuba GÜNEY Işıl ŞİMŞEK.00 PB 204 09. TRABZON PB 182 09.00 PB 203 09. serpyllifolia (Bieb) PH Davis Bitkisinin Antimutajenite ve Antitümör Özelliklerinin Araştırılması Çinko (Zn) ve Kadmiyum (Cd) Metal İyonlarının Phaseolus vulgaris L.00 PB 189 09.00 PB 199 09. Sema TAN. Fahri KARAYAKAR. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU. Hakan ŞENTÜRK. Rahmi BİLALOĞLU Ramazan YAVUZ. Ayvaz ÜNAL Asuman KARADENİZ.00 PB 200 09. Gökhan BAYRAMOĞLU. Hakan AŞKIN. İsmail TÜRKOĞLU. Emine YALÇIN.00 PB 202 09. Baştürk KAYA. Handan UYSAL Ümmügülsüm EKİNCİOĞLU. Ömer Faruk BAYRAK.00 PB 194 09. Bursa ve Edirne Çevrelerinde Etnobotanik Amaçla Kullanılan Bazı Bitkiler Türkiye' de Crocus sativus (safran) Türünün Ekolojik ve Ekonomik Değerinin Artırılması Çalışmaları Zeytin Karasuyunun Tilapia (Oreochromis niloticus)’da Oksidatif Stres Üzerine Etkisinin Araştırılması Cyprodinil Uygulamasının Hacıhaliloğlu Kayısı Genotipinde Polen Çimlenmesi ve Polen Tüpü Uzunluğu Üzerine Etkileri Erzurum ve Çevresinde Yetişen Micromeria fruticosa (L) Druce ssp. Emine KOÇER.00 PB 183 09.00 PB 196 09.19.00 PB 188 09. Deniz SUCUOĞLU Emine KOÇER. Osman TUGAY. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 184 09. Adnan GENÇAY Songül ŞEN. Dilek DEMİREZEN YILMAZ Gamze YILDIZ. (Fabaceae) Kök Ucu Hücrelerindeki Sitotoksik Etkilerinin Karşılaştırılması Verbascum speciosum Schrader Tohumlarının Sulu Ekstraktının Drosophila melanogaster Üzerine Etkisinin Belirlenmesi Tuzla Gölü’ nde (Palas-Kayseri) Salicornia europaea L.00 PB 192 09.00 PB 190 09.00 PB 195 09. Songül ŞEN Sevda GÖĞTEPE. Özgür VATAN.00 PB 198 09.Uğur ÇAKILCIOĞLU. Deniz SUCUOĞLU. Mevlüt YILMAZ. Agardh (Chlorophyceae) Ekstraktının Kromozom Hasarını Önleyici Etkisinin Araştırılması Biyokatının Tarımda Kullanılmasının Verim Üzerindeki Etkisi Feyza Tuba GÜNEY. Medine GÜLLÜCE. Şemsettin CİVELEK Onur KOYUNCU. Işıl ŞİMŞEK. Galip AKAYDIN.Ceren ARITULUK.Özgür EMİROĞLU. Miray SOYUPEK Birgül MAZMANCI.00 PB 191 09. Fatma GÜNEŞ Bedrettin SELVİ Tuğba PORTAKAL. Galip AKAYDIN Burcu YÜKSEL. Ali KUTLU. Bitkisi Kullanılarak Ağır Metal Kirliliğinin Tespiti İnsan Lenfosit Kültürlerinde Ulva rigida C.00 PB 197 09. Nagihan AKAYA. Z. Biyoloji Bölümü. Sahire KARAYTUĞ. Tülin ÖZBEK. Osman TUGAY. Gülser YALÇIN PB 201 09.00 PB 185 09. Asuman KARADENİZ Muhittin DİNÇ. Yusuf KAYA. Erdem YEŞİLADA. Serap ÇELİKLER. Nesimi YANAR.00 PB 193 09. Emine ÖZTÜRK. Murat ARDIÇ ve Derviş ÖZTÜRK Hasan AKAN. Fadime YILMAZ Özkan AKSAKAL.

00 PB 207 09. Fatih DENİZ Okan ACAR. Ahmet DURAN. Özlem ÇETİN Özlem AKSOY. Biyoloji Bölümü.00 PB 210 09. Esra MARTİN. Ayşe ÖZDEMİR.00 PB 214 09. Çeşitlerinin Tohum Çimlenmesi Üzerine Etkileri 50 . cv. Gül CEVAHİR ÖZ Fazilet Özlem ÇEKİÇ.1.00 PB 216 09.) Kotiledonlarında Taze Ağırlık Değişimleri.15.00 PB 219 09. Orhan KÜÇÜKER Meryem ÖZTÜRK. Klorofil ve Protein Miktarları Üzerine Salisilik Asit’in Etkileri UV-C Işın Stresinin Sera Şartlarında Yetiştirilen Fasulye (Phseolus vulgaris L.C. Mehmet TUZCU. Filiz BAYKAL AKAY PB 221 09. Serap ÇAĞ. Cemil İŞLEK. Sultan) Bitkisi Kök Uçlarında Gözlenen Mitotik Değişimler Herbisit Olarak Kullanılan Tribenuron Metil Ersin YÜCEL ve Gülçin YILMAZ Maddesinin Türkiye’de Yetiştirilen Bazı Triticum aestivum L. TRABZON PB 205 09. Alparslan DAYANGAÇ Edibe ÖZMEN. İlginç KIZILPINAR. Turan ÖZDEMİR Talip ÇETER.7) Aktiviteleri Üzerine Etkilerinin Araştırılması Kemaliye (Erzincan) İlçesinde Tespit Edilen Bazı Pas Mantarları Batı ve Güney Anadolu’da Yayılış Gösteren Crocus L.00 PB 212 09. cv.00 PB 209 09. Serpil ÜNYAYAR Saadet SAYGIDEĞER.00 PB 218 09. 1.1) ve Total Peroksidaz (POD.00 PB 220 09. Ayfer TUNCER Bahadır KOZ. Can Ali AĞCA.00 PB 217 09. 24-Epibrassinolid ve Bunların Kombinasyonlarının Spirulina platensis Üzerine Bazı Fizyolojik Etkileri Tuz Stresinin Triticale ve Bazı Secale Taksonlarında Total Süperoksit Dismütaz (SOD.00 PB 208 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19.00 PB 223 09. Mehmet GÜVENÇ. (Fabaceae) Kök Ucu Hücrelerindeki Sitotoksik Etkilerinin Araştırılması Düşük yoğunlukta Manyetik Alan Uygulamasının Soğanda Apoplastik Antioksidan Enzim Aktivitesi Üzerine Etkileri Kesilmiş Turp (Raphanus sativus L. E. Nevzat BATAN. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.00 PB 225 09. Cahit DOĞAN. Aysun ERGENE. Turgay ÇAKMAK Songül ÇANAKÇI Yeşim OPAK KARA Yeşim OPAK KARA Nihal GÖREN SAĞLAM. Emine ÖZTÜRK Serkan ERDAL.00 PB 224 09. Ökkeş YILMAZ. Atlanta) Üzerinde Bazı Morfolojik ve Fizyolojik Etkilerinin Araştırılması Pamukkale ve Karahayıt Sularının Tohum Çimlenmesine Etkisi Agapanthus africanus (Aliaceae)’da Çiçek Gelişimi ve Senesens ile İlgili Bazı Değişiklikler Arbusküler Mikorizanın Tuz Stresine Maruz Kalan Biber Bitkisinin (Capsicum annuum) Fotosentetik Pigment İçeriği ve Lipid Peroksidasyonu Üzerine Etkisi NaCl. Fadime YILMAZ.00 PB 211 09.1. Feruzan DANE Fusilade (fluazifop-p-butyl) ile Muamele Edilen Mercimek (Lens culinaris Medik. (Iridaceae) Türleri Üzerinde Taksonomik Gözlemler Aksaray İli Nizip Bölgesinde Doğal Olarak Yetişen Bazı Bitkiler Üzerine Sitogenetik Bir Çalışma Hakan ŞEVİK Ayşe Dilek ÖZŞAHİN.00 - Makbule ERDOĞDU Osman EROL.00 PB 222 09. Nur Münevver PINAR Hayrünisa BAŞ SERMENLİ. Rahmi DUMLUPINAR. EC 1. Levent ŞIK.00 PB 215 09. Mustafa IŞILOĞLU Emine YALÇIN. Muhittin DİNÇ. Cansın SAÇKESEN.00 - Daday İşletme Müdürlüğü Seçme İşletme Sınıfı Ormanlarının Aktüel Yapılarının Belirlenmesi Adıyaman Yöresinden Toplanan Ficus carica Türüne Ait Meyvelerin Yağ Asidi ve Bazı Lipofilik Vitaminlerin Analizi Ankara İli Güncel Aeropalinoloji Verileri Hatila Vadisi Milli Parkı Karayosunu Florası (Artvin) Hayvanlarla Tozlaşma (Zoogami)'de Anter Adaptasyonları Türkiye Mikoflorasına Yeni Cins Kaydı Rafineri Atık Suyunun Vicia faba L.11. Neşe AYDIN.00 PB 213 09.

Emine AYDIN Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK. ERMAN.00 PB 232 14. Emel YİĞİT Yelda EMEK.00 PB 236 14. Br. Orhan KURT. Atakan SUKATAR Mustafa YILDIZ.00 PB 228 14. Okan ACAR Gülçin BEKER AKBULUT. OĞUZ Zuhal TOKER.)’nın Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Bir Yol Yapım Şantiyesi Etrafından Toplanan Bazı Bitki Örneklerinde Bazı Ağır Metal Konsantrasyonlarının Mevsimsel DEĞİŞİMİ Krom (VI) Birikiminin Chlorella vulgaris’te Hücre Sayısı. M.’de 2. TÜRKER. Orhan KURT. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Muhittin DOĞAN. UYGUN Süreyya NAMLI. B.00 PB 240 14. Richard BELL Hasan YILDIRIM.00 PB 239 14. Stirling) Çimlenme ve Gelişme Safhalarında Eş Zamanlı Tuzluluk ve Düşük Oksijenli Şartların Etkileri Chionodoxa Boiss Cinsine Ait Türler İle Yakın Akrabaları. ERDAĞ1. BERBER. Hüseyin UYSAL. İ. Süleyman TOKUR Serap KIRMIZI. Zuhal TOKER.00 PB 227 14.00 PB 238 14. Emine AYDIN Fatih SEYİS.00 PB 237 14. M. Çiğdem IŞIKALAN.’de Kadmiyum Klorür VE Sodyum Klorür Kombinasyonunun Fizyolojik ve Morfolojik Etkileri Nasturtium officinale R.00 PB 241 14. A. Fatih SEYİS. Penetrasyonu Sırasında Meydana Gelen Kısa Süreli Antioksidatif Yanıtlar Asetoklor Herbisitinin Postemergens Olarak Zea mays (Mısır)cv. TRABZON POSTER SUNUMLARI BOTANİK 26 HAZİRAN 2008 PB 226 14. Hakan TERZİ Serap KURT. Klorofil ve Mineral Madde İçeriğine Etkileri 51 .00 PB 231 14. cv. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Helianthus annuus L. Murat ARDIÇ.00 PB 242 14.00 PB 234 14. Biyoloji Bölümü.00 PB 243 14. ÇELİK.00 PB 230 14. İ. Fotosentetik Pigment ve Protein Miktarına Etkisi Ceratophyllum demersum L.) Çeşitlerinde Hormonların ve Yağ Asitlerinin Seviyelerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Yetişen Bazı Hypericum Türlerinin Uçucu Yağ İçeriklerinin Araştırılması Ekim Zamanının Keten (Linum usitstissimum L. cv.00 - B 14:00-17:30 Sefer DEMİRBAŞ. Emine AYDIN Dilek ÜNAL. M. M.) Crantz)’ın Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Ekim Zamanının Aspir (Carthamus tinctorius l. Köklerinde Orobanche cumana Wallr. EREZ. ve Puschkinia scilloides Adams Türlerinin Tohum Çimlenme Fizyolojileri Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. Hasan Çetin ÖZEL Hüseyin UYSAL. F. E.00 PB 235 14. Bursa Siyahı) İncir Çeşidinin in vitro Koşullarda NaCl Stresine Tepkileri Ekim Zamanının Ketencik (Camelina sativa (L.4-D’nin Azot.00 PB 229 14. KARAGÖZLER.Martha F1 Bitkisinde Peroksidaz ve Lipid Peroksidasyonu Üzerine Etkileri Bursa Siyahı (Ficus carica L.00 PB 233 14. Yusuf ALTIOĞLU Peyami BATTAL. Bengi ERDAĞ Hüseyin UYSAL. A. Öznur ERGEN AKÇİN Özge ÖZDİŞ. Orhan KURT. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19.) Zoph.00 PB 244 14.)’in Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Farklı Konsantrasyonlardaki Kobaltın Pseudevernia furfuracea (L.’ nın Fotosentetik Verimi Üzerine Etkisi Bazı Ekmeklik ve Makarnalık Buğday Çeşitlerinde Termal Tolerans: Hücre Canlılığı ve Klorofil Birikimi Testleri Centaurea zeybekii Wagenitz (Asteraceae)’nin antioksidan aktivitesi üzerine bir araştırma in vitro Şartlar Altında Yetiştirilen Hypericum triquetrifolium Turra’ya Farklı UV–C Işınını Etkilerinin Araştırılması Eskişehir ve Çevresinde Yetişen Bazı Hypericum Türleri Üzerinde Tohum Çimlendirme Çalışmaları Arpa’da (Hordeum vulgare L. Fatih SEYİS. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Sezai SARPKAYA. Scilla bifolia L. Hasan Çetin ÖZEN İsmühan POTOĞLU ERKARA.

Ökkeş ATICI.00 PB 248 14.00 PB 257 14. Gülçin BEKER AKBULUT Yasemin ÖZDENER. Hatice NAR. Müslüm UYSAL Esra KOÇ. Aykut SAĞLAM.00 PB 263 14.00 PB 249 14. Bekir DOĞAN.) Yapraklarındaki Antosiyanin. Abdullah KAYA. Lipid Peroksidasyonu ve Kardeş Kromatid Değişimi Arasındaki İlişki Farklı Tuz Konsantrasyonlarının Sesamum indicum L. TRABZON PB 245 14. Aykut SAĞLAM. Peyami BATTAL.) Çeşitlerinde Su Stresine Karşı Oluşan Fotosentetik ve Diğer Fizyolojik Değişimlerin Belirlenmesi Tuz Stresinin Arpa Kültivarlarında Simplast ve Apoplastik Sıvıda ABA ve Prolin Miktarı Üzerine Etkisi Bitkilerde C4 Fotosentez Simdromunun Evrimi Su Kullanma Verimliliği İle Ksilem Yapı ve Fonksiyonunu Değiştirmiştir Nepeta nuda L. Nida Esra CAN.00 PB 251 14. Gülcan ŞENEL. (Asteraceae) Taksonları Üzerine Karyolojik Bir Çalışma Kuraklık Stresi Altındaki Ctenanthe setosa’da Yaprak Kıvrılması Esnasında Meydana Gelen Anatomik Değişikliklerin İncelenmesi Kuraklık Koşulları Altındaki Phaseolus vulgaris Kültüvarlarının Antioksidan Enzim Aktivitelerindeki Değişimlerin Araştırılması Ctenanthe setosa’da Klorofil Flüoresans Parametreleri ile Su Potansiyeli Arasındaki İlişkinin Araştırılması Ctenanthe setosa’da Kuraklık Stresi Esnasında Reaktif Oksijen Türlerinin Dokusal Yerleşimi ve Polifenol Oksidaz Aktivitesinde Meydana Gelen Değişimler Banu EKMEKÇİ Armağan KAYA1.00 PB 252 14. Asım KADIOĞLU Hatice NAR. Tuğba KARTAL. Mehmet E. Biyoloji Bölümü.00 PB 256 14. Ayla ÇELİK.19.00 PB 261 14. Serap SUNAR Esra MARTİN.00 PB 253 14.) Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Etkisi Tuz Gölü Çevresindeki Bazı Endemik Halofit Bitkilerin Prolin.00 PB 246 14. Ali ÇELİK Serpil ÜNYAYAR.00 PB 247 14.00 PB 265 14.00 PB 258 14. F.00 PB 250 14. Avni GÜVEN Hülya TORUN.00 PB 254 14.00 - Carthamus tinctorius (ASPİR)'de Emrriyo Kültürü İle Makro Besin Elementleri Üzerinde Stres Fizyolojisi Çalışmaları Everzol Kırmızı.) Çeşidinde Fitokelatin Sentezi Üzerine Etkisi Bazı Makrofungus Ekstraktlarının Çimlenmekte Olan Mısır Bitkisi Tohumlarının Gelişimi ve Fizyolojisi Üzerine Etkileri Farklı Domates Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Tuz Stresi ve Sıcaklığın Etkisi Bazı Bitki Büyüme Düzenleyicilerinin in vitro Ortamda Biber (Capsicum annuum L. Ayşin GÜZEL DEĞER. ÇiğdemTEKELİ. Yeşim KARA. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 260 14. Kenan DEMİREL. “Martha F1” Bitkisinde Pigment Sistemi Üzerine Etkileri Brassica oleracea var. Füsun YÜREKLİ Yusuf UZUN. Meryem ÖZTÜRK. Cemil İŞLEK. Emel YİĞİT. nuda Bitkisinin Kimyasal Kompozisyonu Vicia faba Bitkisinde Kadmiyum Uygulamasına Bağlı Olarak H2O2. Sertan ÇEVİK. Yasemin YAĞMUR. Ahmet DURAN.00 PB 259 14. A. Güven GÖRK Güleray AĞAR.00 PB 262 14. Hayri DUMAN İdris ARSLAN. Asım KADIOĞLU Neslihan SARUHAN. Turgay ÇAKMAK. Emel DEMİR Zeynep Banu DOĞANLAR. Nihal KUTLU. Uygar SARKAYA. Musa TÜRKER. Asım KADIOĞLU Rabiye TERZİ. Aslıhan AVU. Füsun YÜREKLİ. F.00 PB 264 14. Ali KELEŞ Mahmut DOĞAN. Rabiye TERZi.Özlem ÇEKİÇ Şule BULAMA. Engin HASIRCI Nihal KUTLU. Mineral Madde ve Fotosentetik Pigment Miktarları Zeytin (Olea europea L. Asım KADIOĞLU 52 . Ahmet AYAZ Ferit KOCAÇİNAR İdris ARSLAN. Esin ÖZCAN Lale YILDIZ AKTAŞ.00 PB 255 14. Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi Tohumlarda Uzun Süreli Doğal Yaşlanmanın Antioksidatif Aktivitede Meydana Getirdiği Değişmeler Scorzonera kotschyi Boiss.3BS Tekstil Boyasının Zea mays cv. acephala (Kara lahana)'da Krom Toksisitesinin Biyokimyasal ve Fizyolojik Olarak Değerlendirilmesi Kadmiyum Sülfat (CdSO4) Uygulamasının İki Farklı Ayçiçeği (Heliantus annuus L. Rukiye TIPIRDAMAZ. Klorofil ve Karetenoid Konsantrasyonlarının Hipersensitif Yöntemiyle Mevsimsel Değişiminin Araştırılması Farklı Asma (Vitis vinifera L. EREZ. subsp. Sülün ÜSTÜN Gökçen BAYSAL. ve Scorzonera tomentosa L. Birsen AYDIN. Rabiye TERZİ.

Esen TAŞGIN. M. Nilüfer ITKI. Bengi ERDAĞ Bengi ERDAĞ.00 PB 275 14. Funda İLHAN Meltem TEZCAN. Eminur BARUTÇU. Ekrem DÜNDAR Doğan İLHAN. İsmail DEMİŞTAŞ. Ali ERGÜL Zahide ŞAHİN.00 PB 287 14.00 PB 272 14. Rabiye TERZİ. Cüneyt AKI Nuran EKİCİ Ömer YAMANER. Hatice NAR. Cüneyt AKI Arabidopsis thaliana (L.00 PB 283 14. Anne FRARY. Ait Bazı Türlerin Kloroplast DNA Analizleri Tekin BABAÇ Farklı Hava Koşullarında DNA Analizi Mustafa KATI Bazı Ayva (Cydonia oblonga)Gen Kaynaklarının SSR’a Dayalı Moleküler Analizi Büyük Menderes Nehri İle Sulanan Aydın Bölgesi’ndeki Toprakların Genotoksisitesinin Allium Test Sistemi İle Belirlenmesi Kızılçam (Pinus brutia Ten.00 PB 284 14.& Heldr. Toplam Protein ve Prolin Miktarları Üzerine Manganın Etkileri Mısırın Soğuğa Tolerans Cevabında Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü Aykut SAĞLAM.) Fidelerinin Klorofil.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 268 14. M.00 PB 273 14. TRABZON PB 266 14.00 PB 276 14. Ex Bentham’nın in vitro Elde Edilmiş Fide Eksplantlarının Kallus Oluşturma Potansiyellerinin Araştırılması Senecio hypochionaeus var.00 PB 288 14.00 PB 281 14.00 PB 267 14. Veysel SÜZERER 53 . H. Yelda EMEK. Bitkisi Üzerindeki Genetiksel Etkilerinin Stamen Tüyü Analizi ve Mikronukleus Testi ile Değerlendirilmesi Üniversite Öğrencilerinin Genetik Yapısı Salih DOĞAN. Su Potansiyeli ve Klorofil Flüoresansı Arasındaki İlişkinin Araştırılması Bakır (Cu) Uygulanmış Mısır (Zea mays L.00 PB 280 14.00 PB 286 14.) Fidelerindeki Antioksidan Aktivitelerin Fizyolojik Yönden İncelenmesi Fasulye (Phaseolus vulgaris L.00 PB 271 14. U.3-Glukanaz Gen İfadesinin Belirlenmesi Zeytin Genomunun Gen Yoğunluğu Hakkında Yeni İpuçları Bazı Genotoksik Bileşiklerin Tradescantia pallida H. Hamit AYANOĞLU. Serap MUTUN. Mustafa PEKTAŞ.00 PB 285 14.00 PB 270 14. Sami DOĞANLAR Tuba KASIMOGLU. Zehra KORKMAZ Türkiye Quercus Seksiyonuna (Ak Meşe Grubuna) Emel USLU. Veysi OKUMUŞ.00 PB 282 14. Ercan KAYA . Nurhan BÜYÜKKARTAL2. Salih MUTLU. Şayeste ÜNAL. Kallaz Bileşeni β1.00 PB 278 14. KARTAL Rağbet Ezgi DURAN. KOCA. Çiğdem SAVAŞKAN Engin TİLKAT.00 PB 269 14. Cahit YULADIR. Serdar KOCA Behiye Banu BİLGEN. Nuray KAYA Fevziye ÇELEBİ TOPRAK.00 - Fasulye (Phaseolis vulgaris) Çeşitlerinde Kuralık Stresi Esnasında Stoma İletkenliği. Kemal Melih TAŞKIN Öznur SUAKAR. M.Cihat TOKER2 Hatice ÇÖLGEÇEN.00 PB 279 14. Zeynep YILMAZ.00 PB 274 14. Sercan POLAT. argaeus’da in vitro Organogenez Silybum marianum Tohumlarının in vitro Çimlendirilmesi Farklı Tuz Konsantrasyonlarında Makarnalık Buğday Genotiplerinde Haploid Bitki Üretimi Erkek Antep Fıstığının (Pistacia vera L. Barbaros NALBANTOĞLU Yasemin DEMİRGAN. Ahmet ONAY. Biyoloji Bölümü.) Heynh.00 PB 277 14. kultivar “Atlı” ) in vitro Köklendirilmesinin İyileştirilmesi Ali Emre AKPINAR. Ömer KARADAĞOĞLU. Değiştirilmiş Besinlere Karşı Tutumları Fatih SEZEK.)’ın Beş Doğal Populasyonunda Genetik Varyasyonun Belirlenmesi Patateste Patates X Virüsüne (PVX) Karşı Dayanıklılık Bitkilerde DNA İzolasyonu Lycopersicon esculentum Türlerinde Trimiltox Uygulamasının Mitoz Üzerine Etkileri Leucojum aestivum ’da (Amaryllidaceae) Polen Gelişimi Sırasında Anter Çeperinin Bazı Histokimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Cyclamen mirabile Hildebr. Asım KADIOĞLU Fadime ERYILMAZ Fikriye KIRBAĞ ZENGİN Ökkeş ATICI. Serap KURT Hatice ÇÖLGEÇEN1.’in Olgun Dokularının in vitro Rejenerasyon Potansiyelinin Araştırılması Dorystoechas hastata Boiss.

00 PB 298 14. Çiler MERİÇ.00 PB 306 14. Arzu CANSARAN Polen Morfolojisi Eskişehir’de Endemik Olarak Yetişen Alyssum Derviş ÖZTÜRK. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM Türkiye’deki Alcea L. F. (Brassicaceae)’un Anatomik ve KOYUNCU.00 PB 294 14. Derviş ÖZTÜRK Türkiye’de Yayılış Gösteren Oxytropis DC. Erkan UZUNHİSARCIKLI. Biyoloji Bölümü.00 PB 290 14.00 PB 299 14. Osman Türlerinin Tehlike Kategorileri ve Koruma Önerileri KETENOĞLU. (Lamiaceae) Gençay AKGÜL.00 PB 301 14. Atila OCAK Endemik Astragalus hirsutus Wahl (Fabaceae)’un Atila OCAK.00 - Arzu UÇAR TÜRKER. Bitkisi Üzerinde Morfolojik ve Anatomik İncelemeler Farklı Uygulamaların Tertaploid Buğdayda (Triticum durum Desf.) Haploid Embriyo ve Bitki Üretimine Etkisi Lysimachia vulgaris L. Esra CANSEVER MUTLU. Atila OCAK. TRABZON PB 289 14. (Lamiaceae)’in Anatomik ve Palinolojik Özellikleri Atila OCAK.00 PB 304 14. & Mey. Damla YAĞAN1 latifolia (Akçakesme)'nın Morfolojik Özellikleri ve Peyzaj Çalışmalarında Kullanım Olanakları lkanna haussknechtii Bornm. İsmühan POTOĞLU Morfolojisi ERKARA. M. Morfolojisi Filiz SAVAROĞLU. Onur KOYUNCU. Sülün ÜSTÜN 54 . Ferhat CELEP Türkiye’deki Marrubium L. Onur KOYUNCU.00 PB 291 14. B.00 PB 307 14. Mehmet Y. D. Türlerinin Tohum Yüzey Ayla KAYA.00 PB 303 14.00 PB 300 14.00 PB 311 14.00 PB 297 14. Onur niveum Dudley. Onur KOYUNCU Endemik Linum cariense Boiss. (Euphorbiaceae) Taksonunun İ. Derviş (Boraginaceae)’nın Anatomik ve Palinolojik ÖZTÜRK.-Mor. İsmühan POTOĞLU Palinolojik Özellikleri ERKARA. Süleyman TOKUR Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Terzioğlu Ahmet GÖNÜZ. Ufuk ÖZBEK. (Linaceae)’nin Derviş ÖZTÜRK. (Boraginacaeae)’nin Hülya ÖZLER. Zeki AYTAÇ (Fabaceae) Cinsine Ait Taksonların Polen Morfolojisi Bazı Centaurea L. Sergun DAYAN.00 PB 292 14.00 PB 293 14.. (Liliaceae) Taksonlarının Polen KOYUNCU. Gençay AKGÜL Doku Kültürü Yöntemiyle Çoğaltılan ve Soğukta Muhafaza Edilen Endemik Centaurea kilaea Boiss. İsmühan POTOĞLU Özellikleri ERKARA. Zafer KAYA Mikromorfolojisi Türkiye’nin Silene L. (Yakı otu) bitkisinin in vitro kültür yöntemi ile çoğaltılması Hayati ARDA. Seksiyonundaki Bazı Endemik Taksonların Polen Morfolojisi Türkiye’deki Endemik Marrubium L.00 PB 302 14. Arzu UCAR TURKER Cemil İŞLEK. Bitkisinin Doku Kültürü Yöntemi İle Çoğaltılması Kapsaisinin İmmobilize Edilen Capsicum annuum L. İsmühan POTOĞLU ERKARA. Hücre Süspansiyonu Kültürlerinde Üretilmesi Epilobium angustifolium L. Çiğdem SAVAŞKAN Arzu BİRİNCİ YILDIRIM.00 PB 309 14. Birol BAŞER Endemik ve Dar Yayılışlı Taksonların Polen Morfolojisi İki Euphorbia L.00 PB 308 14. (Malvaceae) Cinsine Ait Bazı M. Lasiostemones Boiss. Seksiyonuna Ait Türlerin DADANDI. Seher KARAMAN. A.) ait Cota (J. Derviş ÖZTÜRK. ÖZTÜRK Bazı Caryophyllaceae Taksonlarının Polen İsmühan POTOĞLU ERKARA. Ali ÇIRPICI Polen Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma Eskişehir’de Doğal Olarak Yetişen Bazı Derviş ÖZTÜRK.00 PB 296 14. İsmühan POTOĞLU Anatomik ve Palinolojik Özellikleri ERKARA.) Ledeb. İsmühan Anatomik ve Palinolojik Özellikleri POTOĞLU ERKARA. Polen Morfolojisi SAVAROĞLU. Onur KOYUNCU. Taksonlarının Yayılış Gençay AKGÜL Durumu Türkiye'de Nadir Bilinen Endemik Bir Tür: Marrubium vulcanicum Hub. Derviş ÖZTÜRK Endemik Wiedemmania orientalis Fisch.00 PB 295 14. Musa DOĞAN. Onur Ornithogalum L. (Caryophyllaceae) Cinsi Kemal YILDIZ. KOYUNCU. A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Birol BAŞER Gay) Rupr. POTOĞLU ERKARA. O. Necmettin GÜLER Yasemin COŞKUN. Onur KOYUNCU Türkiye’deki Anthemis Cinsine (L.00 PB 310 14. Atila OCAK Endemik Arnebia densifolia (Nordm.Esra ÖZEL Yerleşkesi'nde Doğal Olarak Yetişen Phillyrea CENGİZ.00 PB 305 14.

CELALEDDİN ÖZTÜRK. (Asteraceae) Cinsine Ait Türlerde Polenlerinin Taramalı Elektron Mikroskobuyla İncelenmesi Türkiye Caucasalia B. Nedret TORT Şemsettin KULAÇ. Süleyman GÖKTÜRK. İlginç KIZILPINAR. Sadık ERİK İlginç KIZILPINAR.)’da Yetişme Ortamının ve Kullanılan Kap Materyalinin Fidanların Morfolojik Özellikleri Üzerine Etkisi Gentiana L.00 PB 322 14.00 PB 317 14. Ahmet GÖNÜZ. Cahit DOĞAN. & Bornm. (Fabaceae) Türlerine Ait Yaprak Tüylerinin Elektron Mikroskobunda İncelenmesi Kazdağı’nda Doğal Yayılışlı Bazı Hypericum L. Cahit DOĞAN. İsmail TÜRKOĞLU.Nord. Osman BEYAZOĞU Filiz SAVAROĞLU. Selami SELVİ Uğur ÇAKILCIOĞLU. Erdoğan E. Edibe ÖZMEN. Gökhan ABAY E. Ekrem AKÇİÇEK. Palinolojik ve Ekolojik Özellikleri Çankırı Karatekin Üniversitesi Orman Fakültesi Araştırma Ormanı Karayosunu (=Musci) Florası Bazı Scorzonera L. Ömer SAYA.00 PB 324 14.00 - Cypermethrin Etken Maddeli Bir İnsektisitin Cucumis sativus L. Biyoloji Bölümü.00 PB 323 14. Ahmet AKSOY Serhat URSAVAŞ.00 PB 326 14. Hülya HOŞGÖREN Gülden YILMAZ. Gamze ERTEN Hakkı DEMİRELMA. Galip AKAYDIN Abdullah KAYA.00 PB 331 14. (Senecioneae / Asteraceae ) Cinsinin Taksonomisi Türkiye'nin A2 Karesi İçin Hazırlanmış Karayosunu (Musci) Listesi Hacıkadın Vadisi (Ankara) Florası Üzerine Bir Araştırma Nurhak (Kahramanmaraş) Yöresi Makrofungusları Pirin Çayı (Adıyaman) Havzasında Belirlenen Makrofunguslar Madra Dağı (Balıkesir/İzmir) ve Çevresinde Etnobotanik Bir Çalışma Epiteti Elazığ ve Beldeleri Olan Bitkilerin Populasyon Gözlemleri ve Tehlike Kategorileri Baskil İlçesinin (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik Bitkileri Siirt İli İçin Yeni Kayıt Bitkiler Trakya’dan Yeni Bir Hibrid: Verbascum x edirnensis Dane & Yılmaz.00 PB 315 14. Sadık ERİK. İbrahim TURNA. MUSTAFA CEVİZCİ 55 .00 PB 328 14.00 PB 327 14. Edibe ÖZMEN. Palinolojik ve Ekolojik Özellikleri Karababa Dağı (Sivas)’nda Yetişen Tanacetum L. & Bornm. Yusuf UZUN. (Asteraceae) Türlerinin Palinolojik Yönden İncelenmesi Osmaneli (Bilecik) Karayosunu Florasına Floristik Katkılar II Olimpos-Beydağları Sahil Milli Parkına Özgü Bazı Bitkiler ve Bunların Tehlike Kategorileri Derebucak (Konya) ve Çevresindeki Bazı Bitkilerin Yerel İsimleri ve Etnobotanik Özellikleri Akseki (Antalya) İlçesi Makrofungusları Aylin EŞİZ DEREBOYLU. Cahit DOĞAN Gökhan ABAY. (Fam:Gentianaceae) Cinsinin Pneumonanthe ve Cruciata Seksiyonlarına Ait Bazı Türlerin Polen Morfolojileri Türkiye’deki Bazı Oxytropis DC. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Burcu YEŞİLYURT.00 PB 325 14.00 PB 313 14. Murat KURŞAT Murat KURŞAT.00 PB 333 14.00 PB 320 14. Kamil COŞKUNÇELEBİ. Ergin HAMZAOĞLU. Zekiye SULUDERE Feyza CANDAN.00 PB 321 14. Serhat URSAVAŞ Zafer TÜRKMEN. Uğur ÇAKILCIOĞLU.00 PB 314 14.00 PB 329 14. Edibe ÖZMEN. TRABZON PB 312 14. Ahmet DURAN. (Hıyar) Bitkisi Üzerine Morfolojik ve Fizyolojik Etkileri Sarıçam (Pinus sylvestris L. İsmühan POTOĞLU ERKARA. HAKKI Ümit BUDAK. Sadık ERİK. İlginç KIZILPINAR. Barış ÖZÜDOĞRU. Teoman KESERCİOĞLU Fazlı ÖZTÜRK.00 PB 336 14.00 PB 335 14. Barış ÖZÜDOĞRU.00 PB 334 14.00 PB 332 14.00 PB 318 14.’nin Morfolojik. (Scrophulariaceae) Lokal Endemik Campanula pulvınarıs Hausskn. Feruzan DANE Barış ÖZÜDOĞRU.00 PB 319 14.00 PB 316 14. Cihat ÖLÇÜCÜ Bekir DOĞAN. İbrahim KARACAN Abdullah KAYA Fatih SATIL.00 PB 337 14. Taksonlarının Işık ve Elektron Mikroskop (Sem) Özellikleri Üzerine Bir Araştırma TİGEM Alparslan Çiftliği ve Çevresi (Muş) Florası Türkiye’nin Jurinea Cass.’in Morfolojik. Serdar MAKBUL. Kuddisi ERTUĞRUL Sinan AKTAŞ. Onur KOYUNCU R. İsmail TÜRKOĞLU. Şenol ALAN Seher KARAMAN. Latif KURT. H.00 PB 330 14. Taksonlarının Polen Morfolojisi Lokal Endemik Dianthus engleri Hausskn.19. Şemsettin CİVELEK İbrahim Ümit YAPICI. Deniz GÜNEY Canan YAĞCI.

M. Murat KURŞAT.00 PB 347 14. (Apiaceae) Cinsi Mustafa KOCAKAYA1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. İsmail TÜRKOĞLU. TRABZON PB 338 14. Türlerinde Kromozom Analizleri İskender PARMAKSIZ Muş İlinde Bulunan Bazı Endemik Bitkiler Fazlı ÖZTÜRK Türkiye’de Yetişen Achillea L. Türkiye) Batığı Algleri Ticareti Yapılan ve Ticari Potansiyel Taşıyan Bazı Geofitlerin Kıyı Ege Bölgesinde (İzmir. Taksonlarının Tohum Morfolojisi ve Mikromorfolojisinin Sistematik Önemi Echinops pungens Trautv.Massal.00 PB 348 14.00 PB 353 14. Ahmet İLÇİM.00 PB 339 14. Ahmet AKSOY2 Mehmet Yaşar DADANDI. Dilek TURGUT BALIK. Cahit DOĞAN Özge TUFAN ÇETİN. Erkan KESAT. Aydın ve Muğla) Doğadaki Durumları Türkiye’deki Chionodoxa Boiss.00 PB 361 14.Yaşar DADANDI Cem VURAL. Sinan AKTAŞ Gıyasettin KAŞIK. Turan ARABACI Uğur ÇAKILCIOĞLU. Ceren TAŞLIK Hasan YILDIRIM. Dilek TURGUT BALIK.19. Edibe ÖZMEN. Dilek PAMUKÇU. (Adaçayı) Tuğba İNANÇ GÖK.00 PB 363 14. Yusuf GEMİCİ Hasan YILDIRIM Burcu TARIKAHYA ELÇİ.00 PB 356 14. Gamze KÖKDİL. Türlerinin Albumin Proteinlerinin SDS-PAGE Yöntemi İle Belirlenmesi Türkiye’de Yetişen Lathyrus L.00 PB 346 14.00 PB 343 14.00 PB 341 14.00 PB 360 14. polyacanthus (Iljin) Hedge (Asteraceae) Echinops tournefortii Ledeb. (Asteraceae) Türkiye’de Yayılış Gösteren Bazı Micromeria Benth. Ahmet ŞAHİN İrfan EMRE. Bayram YILDIZ Orçun SEMİZLER. Muhittin DİNÇ. Hüseyin SÜMBÜL Sinan ALKAN. Hoffm.00 PB 349 14.00 PB 351 14. İlginç KIZILPINAR. Türünün Morfolojik. Anatomik. Babounya (DC.Yaşar DADANDI Turan ARABACI. Dilek TURGUT BALIK. Tahsin SAK. Serdar UÇAR.00 PB 358 14.00 PB 359 14. Sinan AKTAŞ Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Beyhan TAŞ. Üreme ve Habitat Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Gaga Gölü (Ordu)’nde Nuphar lutea L. Cinsine Ait Liken Türleri Derebucak (Konya) İlçesinden Türkiye Makrofungusları İçin Yeni Kayıtlar İskilip (Çorum ) İlçesi Makrofungusları Ciğerotlarından İki Riccia L. Ahmet DURAN Siehe’den Beri Toplanamayan Bilmece Gibi Bir Tür Mehmet SAĞIROĞLU. Alparslan KOÇAK. Hasan GENÇ.00 - Kızıldağı’ndan Dünya İçin İkinci Kayıt Bir Likenikol Fungus Türü Polycoccum aksoyi Halici & V. (Liliaceae) Türleri Üzerine Tohum Morfolojileri ve Palinolojik Araştırmalar Kirmir Çayı Vadisinde “VU” Statüsündeki Buglossoides glandulosa ve Velezia pseudorigida’nın Morfolojik ve Palinolojik Özellikleri Antalya’dan Tespit Edilen Toninia A. Üyesi Bazı Taksonların Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi Gözeli ve Kavak Ovalarının (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik Bitkileri Bazı Lathyrus L. Sibel YAMAOĞLU. sect. Türlerinin Morfolojik Olarak Karşılaştırılması Alman Torpido Gemisi (Çanakkale Boğazı.00 PB 344 14. Ferhat Türlerinin Kromozom Sayıları CELEP Nallıhan (Ankara) İlçesi Makrofungusları Celaleddin ÖZTÜRK. Manisa. Hasan GENÇ. Gıyasettin KAŞIK. Ahmet ŞAHİN İrfan EMRE. Sadık ERİK.00 PB 362 14. Hayri Ferula drudeana Korovin (Apiaceae) DUMAN Türkiye’de Yetişen Bazı Salvia L. Ahmet ŞAHİN 56 . Tuncay DİRMENCİ. var.00 PB 357 14.00 PB 342 14. M.00 PB 354 14. Hasan GENÇ.00 PB 340 14. Cinsine Ait Bazı Türlerde Genetik Çeşitliliğin Belirlenmesi Hanife AKYALÇIN.) O.00 PB 352 14. Başak ÖZBİLGİN Cem VURAL.00 PB 355 14.Atienza Nigella L. Sinan AKTAŞ Küçük ve Sığ Bir Göl Olan Dumanlı Göl’ün Beyhan TAŞ Planktonik Algleri Türkiye Doğal Florasında Bulunan Yabani Haşhaş Ahmet YILDIRIM. Arif GÖNÜLOL Yavuz BAĞCI. Cinsine Ait Bazı Türlerin Globulin A Proteinlerinin Elektroforetik Analizi Globulin B Proteinlerine Göre Lathyrus L.00 PB 350 14. Epifitonundaki Diyatome Çeşitliliği Türkiye’de Johrenia dc.00 PB 345 14. Şemsettin CİVELEK İrfan EMRE.

Güleray AĞAR. İ.00 PB 370 14. Nezaket ADIGÜZEL.) Matthews’in Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Kemaliye (Erzincan) İlçesinin Geofitleri İrfan EMRE. Ahmet DURAN. Fatih Şaban BERİŞ Türkiye Makrofungusları İçin Yedi Yeni Kayıt Sinan AKTAŞ.Davıs (Lamiaceae) Üzerinde Olcay DİNÇ DÜŞEN. Gıyasettin KAŞIK. Yusuf KAYA PB 368 14.00 PB 381 14.H. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU Centaurea lycaonica Boiss. Hasan GENÇ. Mesut PINAR.00 PB 372 14. Kamil COŞKUNÇELEBİ. Dilek TURGUT BALIK. Cinsine Ait Bazı Türlerin Glutelin Proteinlerinin SDS-PAGE Yöntemi İle Analizi Endemik Astragalus lineatus Lam. Hasan Hüseyin DOĞAN Kuşakçı Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU. Filiz AYGÜN.00 PB 374 14. Osman TUGAY. Haşim ALTINÖZLÜ Bazı Endemik Hieracium L. İsmail TÜRKOĞLU.00 PB 379 14. M. İsa BAŞKÖSE Çiçekli Bitkilerin Posteri Allium sandrasicum Kollmann.00 PB 383 14. Uğur ÇAKILCIOĞLU.00 PB 376 14.00 PB 377 14.00 PB 386 14. Hüseyin DURAL.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 384 14. Selin BAĞIRSAKCI. Ufuk ÖZBEK. Serap SUNAR. Celâleddin ÖZTÜRK Gülek Boğazında (Adana) Bazı Lokal Endemik Ahmet SAVRAN. Celaleddin ÖZTÜRK. İsmail Yayılış Gösteren Yabancı Ot Florası Üzerine Bir TÜRKOĞLU. TRABZON PB 364 14. Araştırma Uğur ÇAKILCIOĞLU Lathyrus Cinsine Ait Pratensis Seksiyonunda Fatma GÜNEŞ Bulunan Türlerin Polen Morfolojisi C5 Karesine (Adana-Niğde-Mersin) Özel Bazı Hüseyin DURAL.00 PB 365 14. Nalan YILDIRIM. Mehmet KOYUNCU S. Centaurea Türleri Arasındaki Genetik Farklılığın Nalan YILDIRIM. DENİZ. Murat Bitkileri KURŞAT.00 PB 366 14. (Asteraceae) Türlerinin Mutlu GÜLTEPE. Şemsettin CİVELEK Kamışlık Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU. Uğur ÇAKILCIOĞLU. Medine RAPD Tekniği İle Analizi GÜLLÜCE Vicia canescens Populasyonları Arasındaki Güleray AĞAR. İsa BAŞKÖSE Endemik Bitki Türleri Türkiye Miksomisetleri İçin 4 Yeni Kayıt Gönül DEMİREL. Kategorileri Yönünden Değerlendirilmesi Şemsettin CİVELEK Elazığ İlindeki Şeker Pancarı Tarım Alanlarında Alpaslan KOÇAK.00 PB 371 14. var. Şemsettin CİVELEK Doğu Anadolu Bölgesinde Yayılış Gösteren Serap SUNAR.00 PB 369 14. Yavuz BAĞCI. Biyoloji Bölümü.00 PB 373 14. Eda DURGUN Anatomik Ve Palinolojik Bir Araştırma Sideritis argyrea P. Murat Bitkileri KURŞAT. (Labiatae) Türleri Üzerinde Taksonomik Bir Çalışma Metin ARMAĞAN.Gökhan Bothmer (Lılıaceae) Üzerinde Morfolojik. Barış BANİ Ahmet KAHRAMAN.00 PB 375 14.00 PB 367 14.Özhatay & Olcay DİNÇ DÜŞEN. Özkan AKSAKAL. Yavuz BAĞCI.Gökhan Morfolojik. Ahmet SAVRAN. Anatomik ve Palinolojik Bir Araştırma DENİZ. Murat KURŞAT. N. Uğur ITS nrDNA Dizileri Bakımından Karşılaştırılması UZUNER. Ali Osman BELDÜZ. Jildisianus (Bornm. Uğur ÇAKILCIOĞLU. Varyasyonun RAPD İle Analizi Özlem BARIŞ Şanlıurfa’nın Endemik Bitkileri Hasan AKAN. Musa DOĞAN 57 .00 PB 388 14. Şemsettin CİVELEK Karga Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU. İ.00 PB 387 14. Sabriye ÇANAKÇI.00 - Lathyrus L.00 PB 385 14.00 - Sırrı YÜZBAŞIOĞLU.00 PB 378 14.00 PB 380 14. Ahmet ŞAHİN Meryem ŞENGÜL. Zeynep ZEREN Batı Karadeniz Bölgesinde Doğal Olarak Yetişen ve Dursun YAĞIZ. Kuddisi ERTUĞRUL Gözeli ve Kavak Ovası (Elazığ) Bitkilerinin Tehlike Uğur ÇAKILCIOĞLU.00 PB 382 14. Murat KURŞAT. Tuna UYSAL. Murat Bitkileri KURŞAT. Ahmet AFYON Ekonomik Değeri Olan Bazı Makrofunguslar Trakya Florası İçin İki Yeni Kayıt Necmettin GÜLER "Van'ın Florası" Çalışmalarına Bakış Çatak Vadisi (Çatak / Van) Geofitleri ve Tehlike Kategorileri Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Salvia L.& Heldr.

TRABZON PB 389 14. Svetlana BANCHEVA. Fatih YAYLA.00 PB 394 14.19. Adil GÜNER Zafer KAYA. plicatum Taksonunun Genotoksik Potansiyeli Brassinosteroidlerin Arpa Kök Büyümesi ve Hücre Bölünmesi Üzerine Etkileri Mono-. (Primulaceae) Türlerinin nrITS Bölgeleri Bakımından Karşılaştırılması Tokat (Almus ve Çamiçi Yaylası.00 PB 397 14.00 PB 399 14. Kök Ucu Hücreleri Üzerine Sitogenetik Etkileri Evrim ÇELEBİ.00 PB 410 14. Niksar) Makromantar Florası Usnea Dill ex.00 PB 411 14.00 PB 401 14. Yusuf ZEYNALOV Mutlu GÜLTEPE.00 PB 414 14. Rıza BİNZET Tamer ÖZCAN Tamer ÖZCAN Hasan ÖZÇELİK. Ascomycotina) Türünün Tayini ve Türkiye’deki Yayılışı Türkiye Ciğerotu Florasına B7(Eskişehir) Karesinden Yeni Kayıtlar Kemaliye (Erzincan) İlçesinden Türkiye İçin Yeni Mikrofungus Kayıtları Türkiye İçin Yeni Gloeosporium Kayıtları Türkiye İçin Yeni Phyllosticta Kayıtları Yıldız Dağları (Kırklareli)’ında Yayılış Gösteren Quercus petraea (Mattuschka) Liebl. Scilla kurdistanica Speta.00 PB 407 14.00 PB 402 14.ve Trisodyum Fosfatın A. Taksonlarında Tohum Yüzey Özellikleri Trakya’da Yayılış Gösteren Prunus spinosa L. K. Biyoloji Bölümü.00 PB 398 14.00 PB 392 14. Ergin HAMZAOĞLU. Adans. Ekrem AKÇİÇEK. O.00 PB 415 14.00 PB 391 14. Christoph OBERPRİELER. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Türünün Mitotik İndeks. türlerinin RAPD markerleri kullanılarak Sınıflandırılması Karabük-Eflani’den Yeni Bir Tür: Centaurea eflaniensis (Cyanus eflaniensis) Sect.00 PB 404 14. Ergin HAMZAOĞLU.) Yerel Adları ve Kullanılışları Türkiye’deYayılış Gösteren Bazı Onosma L. S. (Lamiaceae) Alt Türlerinin Filogenetik Analizi Marmara Bölgesinde Yetiştirilen Bazı Zeytin (Olea europea L.00 PB 390 14.) Kültivarlarının RAPD Markırlarıyla Moleküler Sistematik Analizi Tokat Şehir Florasına Ön Hazırlık Türkiye Florası İçin Yeni Bir Tür Kaydı. Cyanus (Napulifera ) (Asteraceae) Türkiye’nin Bazı Linum L.00 PB 405 14. Svetlana BANCHEVA. Tuncay DİRMENCİ Fatih COŞKUN. TERZİOĞLU İbrahim TÜRKEKUL Ayhan ŞENKARDEŞLER Ayhan ŞENKARDEŞLER Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT. Şule ÖZTÜRK Seyhan ORAN. Topluluklarının Epifitik Likenleri Endemik Quercus vulcanica Boiss.00 PB 400 14. dasyphylla (Schur) Domin Meyvalarında Vitamin İçeriklerinin Araştırılması Türkiye Güllerinin (Rosa L. DOĞAN. (Kasnak Meşesi)’dan Epifitik Liken Kayıtları Periferal Kan Lenfositlerinde Senecio trapezuntinus Boiss. Elşad HÜSEYİN Seyhan ORAN. Ayşegül UĞUR.00 PB 393 14. Sevil ALBAYRAK Halil Erhan EROĞLU. (Boraginaceae) Taksonlarının Polen Morfolojileri Köprülü Kanyon Milli Parkı Karayosunu Florasına Katkılar Çeltek Dağı (Sivas) Florası Gaziantep Üniversitesi Kampus Florası Bazı Primula L. Murat UNAL. U.00 PB 395 14. Zafer KAYA Mesut KIRMACI U. subsp. Ahmet AKSOY. Şule ÖZTÜRK Halil Erhan EROĞLU. Replikasyon İndeksi ve Mikronükleus Üzerine Etkisi Geleneksel Halk Tıbbında Yaygın Olarak Kullanılan Helichrysum plicatum DC. A. Erol DÖNMEZ Medine Münevver UMA. Ümit BUDAK.00 PB 408 14. Şifa BİLGİÇ Rıza BİNZET. Ascomycotina) Türkiye’deki Biyoçeşitliliği Rinodina poeltii (Physciaceae. Di.00 PB 413 14. and Heldr. Fevzi ÖZGÖKÇE. Ekrem DÜNDAR. ex Kotschy. spp. Filiz SAVAROĞLU Makbule ERDOĞDU Elşad HÜSEYİN. UZUNER. Ümit BUDAK.00 PB 409 14. BELDÜZ.00 PB 403 14.00 PB 412 14. Ahmet AKSOY. Nermin GÖZÜKIRMIZI Şifa TÜRKOĞLU 58 . Sevil ALBAYRAK Gönül KARTAL.00 - Türkiye’de Yetişen Stachys cretica L.00 PB 396 14.00 PB 406 14. subsp. cepa L. (Liliaceae ) Doğu Karadeniz Bölgesinde Yetişen Lilium L. COŞKUNÇELEBİ. Sabiha PARLAK Bedrettin SELVİ Mehmet FIRAT Nursel İKİNCİ. Cinsinin (Parmeliaceae. Aslıhan TEMEL. Makbule ERDOĞDU Makbule ERDOĞDU.

19. Koray YAYLACI.00 PB 417 14.00 PB 419 14. Koray YAYLACI. Derviş ÖZTÜRK Hülya HOŞGÖREN. (Fabaceae) Türünün Karyolojik Yönden İncelenmesi Endemik Salvia tchihatcheffii (Fisch. ÖZDEMIR. TRABZON PB 416 14.& Mey. Ümit YAPICI Ayşe ÖZDEMİR.00 PB422 14. Onur KOYUNCU.00 PB 420 14.) Miller. AKYOL 59 .’nin Sitotaksonomik Özellikleri Bazı Baklagil Türlerinde Kromozom Sayısı Tespiti Astragalus stereocalyx Bornm. K.00 PB 421 14. AKTAŞ. ) Boiss. Ahmet DURAN. Onur KOYUNCU. Koray YAYLACI. Onur KOYUNCU.00 PB 418 14.’nin Sitotaksonomik Özellikleri Muscari comosum (L. Derviş ÖZTÜRK Ö. Esra MARTİN. M. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Özlem ÇETİN C. Derviş ÖZTÜRK Ö.’un Sitotaksonomik Özellikleri Silene gallica L. Y. ÖZKAN.00 - Scilla autumnalis L. Koray YAYLACI. Onur KOYUNCU.'nın Morfolojik ve Anatomik Özellikler Ö. Derviş ÖZTÜRK Ö.’nin Sitotaksonomik Özellikleri Bellevalia clusiana Griseb. Biyoloji Bölümü.

19. TRABZON 60 . Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Yüksel COŞKUN. 1978) Arcus Aortae’dan Köken Alan Damarların Subgross İncelenmesi Coypu’nun Diyeti.TURGUT. Mehmet ÖZ.00 PZ 009 09.00 PZ 015 09.00 PZ 005 09.00 PZ 008 09.00 PZ 004 09. ÖZDİKMEN. Ali SALUR Rhaphigaster nebulosa (Poda. Nazmi POLAT Serap MUTUN. Fulgoromorpha) Akdeniz Bölgesi Teke Böcekleri Faunası İçin Yeni Kayıtlar (Coleoptera: Cerambycidae) M. Nazmi POLAT Çağdaş OTO. Mustafa YAVUZ.00 PZ 016 09. M. Cicadomorpha. Hasan GÖLLÜOĞLU. Cicadellidae) Kemaliye (Erzincan)’de Yayılış Gösteren Cixiidae Familyası Türleri (Hemiptera. Yalçın Şevki YILDIZ Seda MESCİ. 1843)’nin Populasyonlar Arası Mitokondriyal DNA Varyasyonu Medioppia subpectinata (Acari. 1758 (Sazan)’nun Yaş Tayini İçin Farklı Kemiksi Yapıların Değerlendirilmesi Türkiye Dikenli Faresi’nde (Acomys cilicicus Spitzenberger.00 PZ 002 09. 1761) (Heteroptera: Pentatomidae)’nın Metatorasik Koku Bezinin Morfolojisi ve Kimyasal Yapısı Carpocoris fuscispinus (Boheman. Ayşegül KURUN Ümit İNCEKARA.19. Tekin BABAÇ Şule BARAN. Ali ERDOĞAN Mustafa İZCİ. S. Mahmut YILMAZ.00 PZ 017 09. Merih HAZIROĞLU. Uğur C.00 PZ 020 09. Aykut KENCE. Ali SALUR Seda MESCİ. ERİŞMİŞ Sevan SEÇKİN. C. 1758)'ın Otolit Boyutları-Balık Boyu İlişkileri ve Bazı Populasyon Parametrelerinin İncelenmesi Andricus caputmedusae (Hartig. Savaş YILMAZ. Ahmet KAYRALDIZ Emine DEMİR Emine DEMİR. 1851) (Heteroptera: Pentatomidae)’un Metatorasik Koku Bezinin Morfolojisi ve Kimyasal Yapısı Cyprinus carpio L. 1777 Deltamethrin ve Quizalofop-P-etil’ in Rana ridibunda (Ranidae : Anura) Larvaları Üzerine Etkileri Şanlıurfa – Bilecik’ten Çizgili İshak Kuşu (Otus brucei) Peletlerindeki Küçük Memeli Hayvan Kalıntıları Kahramanmaraş Uludaz Dağı (Ziyaret Tepesi)’nda Bulunan Coccinella septempunctata (Coleoptera: Coccinellidae). Alaettin KAYA Özlem KALKAR. Erkut KIVANÇ Ayşegül İLİKER. 1866 cinsinin Türkiye’deki yayılışı (Hemiptera.00 PZ 011 09. Felis chaus Schreber. Ali DEMİRSOY H. Emel USLU.00 PZ 013 09. Oppiidae) Türünde Coğrafi Çeşitliliğin Geometrik Morfometri Yöntemi İle İncelenmesi Gala Gölü’nün (Edirne) Cladocera ve Copepoda (Crustacea) Faunası İstanbul’un Karadeniz Kıyılarının Dekapod Krustase Faunası Erzurum Doyasan Yağ Fabrikasının Karasu Irmağındaki Sucul Koleopterlerin Sayı ve Çeşitliliği Üzerine Olumsuz Etkilerinin Fiziksel ve Kimyasal Parametrelerle Desteklenmesi Çorum İli Civarı Gerromorpha Faunası (Insecta: Heteroptera) Çorum İli Nepomorpha Faunasına Katkılar (Insecta: Heteroptera) Soyu Tükenmekte Olan Bir Tür. Nusret AYYILDIZ. TRABZON POSTER SUNUMLARI ZOOLOJİ 27 HAZİRAN 2008 PZ 001 09. Rızvan TUNÇ.00 - A 09:00-12:30 Dilek DURAK. Ayşe TOLUK Hüseyin GÜHER.00 PZ 006 09. Nahit PAMUKOĞLU Nahit PAMUKOĞLU Derya BOSTANCI. GÖREN 61 .00 PZ 012 09.. GÜVEN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 018 09.00 PZ 010 09. Yusuf KALENDER Dilek DURAK Savaş YILMAZ.00 PZ 021 09. Biyoloji Bölümü. Yedi Noktalı Uğur Böceği’nin Biyolojisi Goniagnathus Fieber. Kaprofaji ve Sindirim Sistemi Organları Porsuk (Meles meles)'un Anal ve Genital Bölgeleri Eğirdir Gölü'nden Sudak (Sander lucioperca L. Timur KIRGIZ Hüsamettin BALKIS.00 PZ 003 09. Oribatida.00 PZ 007 09.00 PZ 019 09. M. Ayhan ALTUN. Seda KIRALP.00 PZ 014 09. Hatice MUTLU.

TRABZON PZ 022 09. Gül OLGUN. Şafak BULUT Iğdır İli Biyoçeşitliliği Ayşegül İLİKER İklim Değişikliklerinin Tür Çeşitliliğine Etkisi Yarışlı Gölü (Burdur) Ornitofaunası Gökşen ÖZTÜRK.00 PZ 026 09. Ali DEMİRSOY. Dictynidae.00 - PZ 029 09. Eresidae. Zekiye GÜÇLÜ. Biyoloji Bölümü. Ali DEMİRSOY. Zoropsidae.Oktay DURSUN Muğla İlinde Biyoçeşitliliğinin RAPD (Rastgele Üretilen Polimorfik DNA) Belirteçleri Yardımıyla Saptanması Kemalpaşa (İzmir) Yöresi Organik Bağ ve Meyve Ahu ÜZÜM. Philodromidae. Agelenidae. Serdar TEZCAN Bahçelerinde Çukur Tuzak ve Besin Tuzaklarla Yakalanan Böcek Faunasının Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Aphanius (Teleostei: Cyprinodontiformes) Cinsinin Salim Serkan GÜÇLÜ.00 PZ 027 09. 1917)'nin Üreme Biyolojisi’nin Belirlenmesi Aşıklar Deresinde (Rize) Yaşayan Barbus tauricus escherichi (Berg.00 PZ 036 09. Oxyopidae. Hasan Sungur CİVELEK. (Araneae) Faunası Kemaliye (Erzincan) Lycosidae.00 PZ 037 09. Linyphiidae. İrfan Varyasyonları KANDEMİR. Cortodera steineri Sama. Oecibiidae.00 PZ 041 09. Ertuğ DÜZGÜNEŞ Hasan Oğuz İMAMOĞLU. Tetragnathidae. Reyhan ÇOLAK.00 PZ 032 09.00 PZ 042 09. İrfan KANDEMİR.00 PZ 034 09. Ertuğ DÜZGÜNEŞ Tuncay TÜRKEŞ. 1917)'nin Bazı Biyolojik Özelliklerinin İncelenmesi Kemaliye (Erzincan) Scytodidae. Özlem ÖZŞEN Tuncay TÜRKEŞ. trifolii (Burgess) (Diptera: Agromyzidae) Türlerinin Okan ÖZGÜL.19.00 PZ 028 09. Theridiidae. Nuri YİĞİT. Ercüment ÇOLAK. Araneidae. Ömer Özellikleri ERDOĞAN Akşehir ve Eber Göllerinin Ornitofaunası Fulya SAYGILI.00 PZ 024 09.00 PZ 031 09. Pisauridae. Zodariidae.00 PZ 043 09.00 PZ 040 09.00 PZ 023 09. Mesude YETİŞ Erdem DUT.00 PZ 033 09. Oktay GÜRKAN Aysel BEKLEYEN. Gnaphosidae. Teoman KANKILIÇ. Rukiye TANYERİ. Ercüment ÇOLAK Kuzey Anadolu Bölgesinde Yayılış Gösteren Reyhan ÇOLAK.00 PZ 035 09.00 PZ 025 09. İrfan Clethrionomys Tiselius. Figen KUNT Tuğrul ÖNTÜRK Hasan Oğuz İMAMOĞLU. Şükran ÇAKIR ARICA Gül OLGUN. Nuri YİĞİT. Alper TONGUÇ. Demet EROĞLU. 1996 (Coleoptera: Cerambycidae: Lepturinae) Türkiye’de Biyospeleoloji ve Mağara Örümceklerine Yeni Bir Tür Kaydı Gümüş Çayı (Mardin-Kızıltepe) Ephemeroptera Faunasının Belirlenmesine Yönelik Ön Çalışmalar Aşıklar Deresinde (Rize) Yaşayan Barbus tauricus escherichi (Berg. Gül OLGUN. Zeynep ÖNER. Humeyra NERGİZ 62 .00 - Türkiye Teke Böcekleri Faunası İçin Yeni Bir Tür. Bülent GÖKOT Burçin Aşkım GÜMÜŞ Burçin Aşkım GÜMÜŞ PZ 038 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Thomisidae. Şakir Önder ÖZKURT Chromatomyia horticola (Goureau) ve Liriomyza Bekir ÇÖL. Titanoecidae. M.00 PZ 030 09. Mehmet Ali TABUR. Salticidae (Araneae) Faunası Denizel Kladoserlerin Yumurtalık Koyu’ndaki (İskenderun Körfezi) Dağılımı Antalya İlinde ve Türkiye’de Yayılış Gösteren Polifag Avcı.00 PZ 044 09. Ercüment Genetik Farklılaşmalar ÇOLAK. Miturgidae. Benin TOKLU ALIÇLI. Rodentia) Cinsinde Allozim Varyasyonları ve Teoman KANKILIÇ. Fahrettin Anadolu’daki Tür Çeşitliliği ve Zoocoğrafik KÜÇÜK. Ercan SARIHAN Mehmet KEÇECİ. Pholcidae. 1850 (Mammalia: KANDEMİR.00 - PZ 039 09. Palpimanidae. Nuri YİĞİT Türkiye’de Yayılış Gösteren Glis glis’te Allozim Reyhan ÇOLAK. Semra TURGUT Kadir Boğaç KUNT.00 - Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Özlem ÖZŞEN Tuba TERBIYIK. Orius (Heteroptera Anthocoridae) Türleri Karacadağ Civarındaki Suların Zooplankton Faunası Kemaliye (Eğin)-Erzincan Malakofaunası İstanbul’un İki Yakasından ve Adalarından Salyangoz (Gastropoda) Hikayeleri Türkiye’nin Üç Yerli İpekböceği Irkının Bazı Morfolojik Özelliklerinin Karşılaştırılması Türkiye’deki Apodemus Kaup 1829 (Mammalia: Rodentia) Cinsinin RAPD-PCR İle Analizi Hüseyin ÖZDİKMEN. Clubionidae. Uloboridae.

00 - PZ 050 09. Gülçeri GÜLEÇ.00 - PZ 051 09. Ökkeş YILMAZ. Muammer Karaciğer ve Akciğerlerinde Bulunan Yağ Asit BAHŞİ. Hasan Değişimi GENÇOĞLU.00 PZ 059 09. Eşref Bazı Dokularda Yağda Eriyen Vitaminlerin ve Total YÜKSEL. Emine DIRAMAN Kör Fare (Spalax luecodon.00 PZ 063 09.00 PZ 054 09. Mehmet TUZCU. Alparslan DAYANGAÇ Resveratrol ve α-Lipoik Asidin DMBA Uygulanan Muammer BAHŞİ. Mehmet Kontrolsüz Diabetik Ratların Karaciğer TUZCU. Mehmet GÜVENÇ.00 PZ 047 09.00 - PZ 049 09. Nihat DİLSİZ.00 PZ 046 09. Kolesterol ve Bazı Yağ Asitlerinin Dilek ÖZŞAHİN. Abdurrauf YÜCE.Ökkeş YILMAZ.00 PZ 052 09.4 Dithiofenoxy 1 Şule COŞKUN. Larva ve Pelin ÜSTÜNER. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Semra TÜRKOĞLU DMBA ile Birlikte Verilen Resveratrol ve α-Lipoik Mehmet TUZCU. Aysel GÜVEN E ve Beta-Karoten Düzeylerinin Belirlenmesi DMBA Uygulanan Yaşlı Ratların Serum ve Muammer BAHŞİ. Yavuz KOÇAK. Ökkeş Eritrositlerindeki Yağ Asidi. sıvılarında Lipid Peroksidasyonunun Etkilerinin Mehmet TUZCU. Lenslerinde Vitamin E ve Melatoninin Oksidatif Mehmet TUZCU. Mehmet GÜVENÇ Diyabetik Kataraktlı İnsan Lens ve Ön Kamera İrfan EMRE. Ökkeş Diyabetik Ratların Pankreas Dokusunda αYILMAZ. Kompozisyonunun Belirlenmesi Alpaslan DAYANGAÇ. Mehmet GÜVENÇ. Ayşe Dilek Düzeyindeki Değişmeler ÖZŞAHİN. Alparslan DAYANGAÇ Resveratrol. Nihat DİLSİZ. Ökkeş YILMAZ.00 - Serbülent PAKSUZ. İnan KAYA. Servet ÖZCAN. Ökkeş YILMAZ. Aydın Arasındaki Esteraz Varyasyonunun Elektroforez İle TUNÇBİLEK Belirlenmesi Thiohalobenzen Türevi Olan 2. Vitamini Düzeylerinin Değişimi Semra TÜRKOĞLU. Alparslan Etkilerinin HPLC Cihazı ile Ölçülmesi DAYANGAÇ. Lipoik Asit ve Vitamin C Verilen Mehmet GÜVENÇ. Fahriye SÜMER.00 PZ 058 09. Vitamin E ve Kolesterol Muammer BAHŞİ. Dokularının Yağ Asidi Bileşimi Üzerinde Abdullah ASLAN. Alparslan DAYANGAÇ Şaperon Proteinler Rukiye DEMİR. Mehmet GÜVENÇ.19. Semra TÜRKOĞLU Bazı Antioksidanlarla Desteklenen Kontrolsüz Mehmet GÜVENÇ. Beytullah ÖZKAN Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan Vitamin A. TRABZON PZ 045 09. Kolesterol Değerlerinin Araştırılması Alpaslan DAYANGAÇ. Biyoloji Bölümü. Kolesterol ve E YILMAZ. Mehmet TUZCU. Muhammet GAFFAROĞLU Ellagik asit’in Beyinde Alüminyuma Karşı Etkisi Ahmet ÖZKAYA. Alparslan DAYANGAÇ Kontrolsüz Tip-1 Diabetik Ratların Kas ve Böbrek Mehmet TUZCU. Ökkeş YILMAZ. Muammer BAHŞİ Farklı besinlerin Plodia interpunctella L. Ahmet ÖNER Strese Karşı Koruyucu Etkileri Doğu Karadeniz Bölgesi Pimplinae Türleri Üzerine Bir Araştırma Istranca Ormanlarının Yarasa Faunası Murat YURTCAN 63 .00 PZ 060 09. Mehmet Asidi Bileşimine Etkisinin İncelenmesi GÜVENÇ.00 PZ 057 09. Sait ÇELİK.00 PZ 062 09. Mehmet GÜVENÇ. Nihat DİLSİZ. Muammer Asidin Karaciğer ve Böbrek Dokularındaki Yağ BAHŞİ.00 PZ 061 09. Nordman)’nin Yavuz KOÇAK.00 - PZ 055 09. Mehmet TUZCU.00 PZ 056 09. Ayşe Tokoferol. Ökkeş Sıçanlarda Bazı Biyokimyasal Parametreler Üzerine YILMAZ. Dokusundaki Yağ Asitleri. Muammer Antioksidan Madde Desteğinin Etkisi BAHŞİ. (Hymenoptera: Trichogrammatidae) Populasyonları Sevcan ÖZTEMİZ. Semra TÜRKOĞLU. Koruyucu Etkilerinin STZ İle Diyabet Oluşturulmuş Mehmet TUZCU.00 PZ 048 09. Leyla Pupunun Total Lipid ve Total Yağ Asidi Bileşimine KALYONCU Etkileri Yumurta Parazitoidi Trichogramma sp. Serdal ÇELEBİ Araştırılması Lutein ve İsoflavonoid’ in MDA Hasarına Karşı İrfan EMRE.00 - PZ 053 09. Ahmet ÖNER Sıçan Lenslerinde Araştırılması Streptozotocin İle Diyabet Oluşturulmuş Sıçan İrfan EMRE. İodo 4-Bromo Benzen Molekülünün Sıçan Böbrek Elif LOĞOĞLU Dokusu Oksidatif Olayları Üzerine Etkisi Spalax leucodon Nordman (Kör Fare) Türüne Ait Muammer BAHŞİ.

Ayşe GÖĞEBAKAN.00 PZ 082 09. Mustafa IŞIK.00 PZ 078 09.00 - PZ 074 09. A. TRABZON PZ 064 09. Abdurrahman Trichogramma Türlerinin Soğuğa Karşı AYVAZ Dirençlerinin Araştırılması Ips sexdentatus (Boerner) (Coleoptera: Mustafa YAMAN. İbrahim Hakkı CİĞERCİ. Mehmet KEÇECİ. Semih YILMAZ. Takımlarına Ait Avcı Mehmet KIVRADIM.00 PZ 083 09. Fatma GÖK.00 PZ 081 09. Recep ASLAN Rat Pençelerinde Karragenin Enjeksiyonu İle Fehmi ODABAŞOĞLU. Düzeyi. Veli KASUMOV Araştırılması Bazı Orthoptera Türlerinin Tükürük Bezinden αSema AGÜLOĞLU FİNCAN Amilaz İzolasyonu ve Karakterizasyonu Tetrahymena thermophila Glutatyon S-transferaz Cem ÖZİÇ. Ahmet ÖNER 64 .00 - PZ 066 09. Fahriye SÜMER. Elif ÇADIRCI. Engin KILIÇ Ajanı olarak Entomopatojenik Funguslar Un Güvesi. Hematolojik Parametrelerin İncelenmesi Mehmet ÇAKIR.00 PZ 073 09.00 PZ 065 09. DNA Hasar Tespitinde Tek Hücre Jel Elektroforezi İbrahim Hakkı CİĞERCİ. Mehmet Fuat GÜLHAN. Seyla Böcek Türleri ve Bulunma Oranları TEPE. Hayati AYGUN.00 PZ 072 09. Glutatyon Peroksidaz ve Redüktaz Enzim Selma MUTLU Aktiviteleri İle İlişkisi Plazma ve Eritrositler Arasında Sistin–Sistein Yeliz ÇAKIR.00 PZ 069 09. Seda Pınar DÜNDAR. Gazi GÖRÜR Brevicoryne brassicae. Etkisi Hasan YILDIZ. Haydar ÖZTAŞ. Ali ÖZTOP. Ephestia kuehniella (Lepidoptera: Ülkü CANPOLAT. Hilal BAKİ.00 - PZ 071 09. Deniz YILDIZ. Ömer ERTÜRK. Çiçek AYDIN. Üzerine Etkisi Bacillus coagulans Bakterisinin Probiyotik Olarak Meltem AŞAN ÖZÜSAĞLAM Önemi Salisilaldiminin İskemi-Reperfüzyon Oluşturulmuş Nihat DİLSİZ.19. Scolytinae)’un Parazit ve Patojenleri Sabri ÜNAL. İlyas TEKŞAM Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Derya SARIBEK. Ahmet ÇAKIR.00 PZ 068 09. Deniz YILDIZ Döngüsü: Plazma Redoks Durumunun Düzenlenmesinde Eritrositlerin Rolü İki Origanum Türünden Elde Edilen Uçucu Hüseyin ÇETİN. Işığın Aynalı (Cyprinus carpio) Sazan Adem Yavuz SÖNMEZ Plazmasındaki İz Elementler ve T3 (Triiyodotironin) Seviyesi Üzerine Etkileri Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Lahana Afiti. Muhittin Zeta (GST-z) Geninin Klonlanması. Ayşe Sıçan Retinası Üzerine Olan Antioksidan Etkisinin ŞAHABOĞLU. Ayşe GÖĞEBAKAN. A. Onur TOSUN. Uğur AZİZOĞLU. Neuroptera. Biyoloji Bölümü.00 PZ 080 09. Mehmet TUZCU.00 - PZ 067 09. Seda Pınar DÜNDAR Eritrositlerde Sistein Transportuna Azaserin'in Muharrem ATLI. Fatih FİDAN Nonilfenol’ün Rat Böbrek ve Testis Dokusunda Yasemin Sunucu İndüklediği Oksidatif Stres Üzerine Taurinin KARAFAKIOĞLU.00 - Zeliha SELAMOĞLU TALAS.00 PZ 077 09. Zekai Oluşturulan Akut Enflamasyon Üzerine Alfa-Lipoik HALICI . Heteroptera. Nihat DİLSİZ.00 PZ 075 09. Curculionidae.00 PZ 079 09.00 PZ 070 09. Ayhan DURAN. Mesut Asidin Etkisi: Anti-Enflamatuvar Etkinin Glutatyon HALICI. Atila Yağların Culex pipiens L. Deneysel ve ARSLANYOLU Biyoinformatik Karakterizasyonu Streptozotocin ile Diyabet Oluşturulmuş Sıçan Lenslerinde Aspirin ve Aminoguanidinin Oksidatif Strese Karşı Antioksidan Etkileri Stresli ve Stressiz Öldürme Metoduyla Alabalık Dokularında Zamana Bağlı Biyokimyasal Değişimler İrfan EMRE. Mehmet Fuat GÜLHAN Gebelikte Her Üç Trimesterde Kan Biyokimyasal ve Zeliha SELAMOĞLU TALAS.00 PZ 084 09. Fadime ATALAY. Aydın TUNÇBİLEK Pyralidae)’nın Yumurta Açılmasına UV’nin Etkisi Antalya İli Nar Bahçelerinde Belirlenen Coleoptera.00 PZ 076 09. Fatih Koruyucu Etkisi FİDAN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Abdurrahman AYVAZ Uçucu Yağların Akdeniz Un Güvesi Ephestia kuehniella Zeller ve Kuru Meyve Güvesi Plodia interpunctella (Hübner)’ nın Farklı Evreleri Üzerindeki Öldürücü Etkilerinin İncelenmesi Böceklerle Mücadelede Alternatif Biyolojik Kontrol Özlem KALKAR. (Diptera: Culicidae)’e YANIKOĞLU Karşı Ergin Öldürücü Etkisinin Araştırılması Sivri Kekik ve Mersin Bitkilerinden Elde Edilen Salih KARABÖRKLÜ. İbrahim ÖRÜN.

Çağan H.00 - PZ 091 09. Güler EKMEKÇİ. Tuzluca. Iğdır) 2006–2007 Yılı Kuş Halkalama Çalışmaları Farklı Dalga Boyundaki Işıkların Nil Tilapyası’nın Büyümesine Etkisi Diazinon’un Drosophila melanogaster’in Morfolojisi. Handan Açelya AKDAMAR. Pınar ÖZÇAM. TRABZON PZ 085 09.00 PZ 102 09.00 PZ 098 09.00 PZ 086 09.00 PZ 104 09. 1774 ile Helix lucorum Linnaeus. Dursun AVŞAR PZ 094 09.00 PZ 101 09. Rızvan TUNÇ Mustafa YAVUZ. Biyoloji Bölümü.00 PZ 087 09. Eşey Oranı ve Politen Kromozomları Üzerine Toksik Etkileri Hirfanlı Baraj Gölü’nde 2002 Yılından Sonraki Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso. Seda AKIN. Şerife Gülsün KIRANKAYA. Mehmet BAŞ.19. Özgün TEKSOY.00 PZ 105 09. Yakup ŞAŞMAZ. Costa) Türünün Biyolojisi Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Morfolojisine Etki Eden Ekolojik Faktörlerin Araştırılması Belek ve Denizyaka Kumsallarındaki Yapısal Değişimlerin Deniz Kaplumbağasının (Caretta caretta) Yuvalanma ve Üreme Başarısı Üzerine Etkisi Antalya İlinde Yayılış Gösteren Tarla Farelerinin (Rodentia: Microtus guentheri) Habitat Tercihi ve Yuva Anatomisi Pasbaş Patka’nın (Aythya nyroca) Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki Durumu GAP Bölgesinin Sucul Ortamlarında Bulunan Gambusia affinis (Sivrisinek Balığı)’deki Ağır Metal Birikiminin Araştırılması Karataş (Adana) Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Kullanılan Dip Trollerinin Bazı Türler İçin Seçicilik Parametreleri Nurçin KÜÇÜKOĞLU.00 PZ 089 09.Baran YOĞURTÇUOĞLU Oğuzhan YANAR. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Çiğdem FAK. Akın KIRAÇ. ŞEKERCİOĞLU. Arif Cemal ÖZSEMİR. M. Rızvan TUNÇ Recep KARAKAŞ. Arif Cemal ÖZSEMİR. Mahmut Bilgener Engin KILIÇ Murat KÜTÜK. Nermin BİTER Elif YAMAÇ Kiraz ERCİYAS. Mustafa YAVUZ.00 PZ 090 09. Zafer BAHÇECİ Lale GENÇOĞLU. Muhittin ARSLANYOLU Ozan KILIÇKAYA.00 PZ 095 09. Yakup Sancar BARIŞ S. Arzu GÜRSOY. P..00 PZ 100 09. Mehmet YARAN. J. M. Kiraz ERCİYAS.00 - PZ 088 09. Didem AYDIN Sedat İNAK. 1758 Üzerindeki Genotoksik Etkisinin Mikronükleus Yöntemi ile Araştırılması Aras Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi’ndeki (Yukarı Çıyrıklı. İrfan ALBAYRAK.00 PZ 103 09. 1831) Türlerinin Ağırlık ve Yağ Skoru Değişimi ile Konaklama Süreleri Kara Salyangozlarında Okun Yapısı. Ali ERDOĞAN. Ahmet KILIÇ Mehmet Nuri AKTÜRK. NOWAKOSKI. F. BUSSE Hakan TÜRKER. Muhittin ARSLANYOLU Nizamettin YAVUZ. Kiraz ERCİYAS.00 - 65 .00 PZ 093 09. Sancar BARIŞ Gürsel ERGEN. Hülya KARADEDE AKIN Erdoğan ÇİÇEK.00 PZ 092 09. Y.Ahmet OYMAK. Murat OCAK Ayla KARATAŞ. 1810) Avcılığı ve Balık Faunasında Saptanan Değişimler Böcek Beslenmesine Genel Bir Bakış Erzurum Pasinler Ekolojik Şartlarında Kuru Fasulyede Tespit Edilen Entomolojik Problemler Ege Bölgesi’nde Hünnap (Zizyphus jujuba Mill. Önemi ve Helix apersa Müller.) Bitkisi Üzerine Arız olan Meyve Sineği (Carpomyia vesuviana.00 PZ 099 09.00 PZ 096 09. Mehmet ÖZ. Arif PARMAKSIZ Ümit YIRTICI. Ali KIRPIK. Ayça KESİM Mehmet ÖZ. Fikret SARI. Arzu GÜRSOY.) Populasyonunun Besin Tercihi Üzerine Araştırmalar Phylloscopus trochilus (Linnaeus. M. Murat BİRİCİK. Necmettin DOĞAN.00 - Tetrahymena thermophila ATP Bağımlı DNA Ligazların Biyoinformatik Analizi Ve DNA Ligaz I Geninin Klonlaması Tetrahymena thermophila Katalaz Geninin Moleküler Klonlanması Karakterizasyonu ve Ekspresyonu Kızılırmak Deltası’nda Halkalanıp Tekrar Yakalanan Luscinia luscinia (Linnaeus. 1758 (Gastropoda: Pulmonata) Türlerinde Ok Morfolojisi Türkmenbaba Dağı (Eskişehir)’nda Yaşayan Kara Akbaba (Aegypius monachus L. 1758) (Aves: Passeriformes)’un Cernek Halkalama İstasyonunda 2002 – 2005 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Dönemine Ait Biyometrik Ölçümlerin Değerlendirilmesi Çat Baraj Gölü'nde Yaşayan Leuciscus cephalus'un Büyüme Özellikleri Tartrazinin Cyprinus carpio L.00 PZ 097 09. Gürsel ÇETİN. 1758) ve Luscinia megarhynchos (Brehm.

Cengiz MUTLU Beran FİRİDİN. Chrysomelidae)’nin Azot Kullanım Seviyesine Etkisi Bazı Bitki Sekonder Bileşiklerinin Agelastica alni L. Sibel HÜNDER. Kamil KOÇ Hakan KARAARDIÇ. A. Tarık DANIŞMAN. Cengiz MUTLU Özlem ÖNEN.00 PZ 112 09. Leyla ÖZKAN KARAARDIÇ Deniz İNNAL Deniz İNNAL. Ali ERDOĞAN Doğu Karadeniz Bölgesinin Çay ve Fındık Abdullah BAYRAM. 1758)’nın Populasyon Yapısı ve Büyüklüğü İle Büyüme Özelliklerinin İncelenmesi Çamkoru Göleti (Çamlıdere-Ankara)’nde Yaşayan Alburnus escherichii Steindachner. Füsun ERKAKAN. Erhan ÜNLÜ 1843)’nın Ağır Metal Birikiminin Mevsimsel İncelenmesi Aras Vadisi’ndeki Sivrisinek (Diptera: Culicidae) Hilal BEDİR. Yavuz Türlerinin Yıllara Göre Populasyon Yoğunluğunun KILIÇ Karşılaştırılması Buldan Süleymanlı Yayla Gölü Bentik Mustafa DURAN.00 PZ 123 09.00 PZ 121 09. Nursel AŞAN (Nordmann. Biyoloji Bölümü.19.00 PZ 114 09. (Coleoptera.00 PZ 124 09. ÇAĞLAR Olgusunun Buna Etkileri Hazar Gölü’ndeki Capoeta capoeta umbla (Heckel. Kamile KAZAKLI Leyla ÖZKAN KARAARDIÇ. Pelin KARASU.00 PZ 110 09.00 PZ 109 09.1758) (Chelonia: Cheloniidae) Yuvalarında Sıcaklığa Bağlı Yavru Eşey Oranının Belirlenmesi Titreyengöl'de (Antalya/Manavgat) Sylvia cinsine ait kuş türlerinin halkalama sonuçları Çamkoru Göleti (Çamlıdere-Ankara)’ne Bırakılan Tinca tinca (Linnaeus. Kamil KOÇ. Selim S.00 PZ 108 09. Serdar POLAT 66 .00 PZ 122 09.00 PZ 120 09. A. Mehmet ÖZ.00 PZ 115 09. Omurgasızları Mehmet EKİM. Özge ÇAKI. Ahmet DEMİRAK Eskişehir Çevresi Tabanidae (Insecta: Diptera) Ferhat ALTUNSOY. Hakan KARAARDIÇ Hakan KARAARDIÇ. Hülya KARADEDE AKIN.00 - Beran FİRİDİN.00 PZ 118 09.00 - Toprak ve Toprak Akarlarında (Acari: Cryptostıgmata) Ağır Metal Birikimlerinin Belirlenmesi Olympos-Çıralı Kumsalı’ndaki Carette caretta (Linneaus.00 PZ 117 09. Sularında Ağır Metal Düzeyleri Nedim ÖZDEMİR. Gürçay Kıvanç AKYILDIZ. Levent TUNA. Cem KUYUCU. Abdullah BAYRAM.00 PZ 116 09. Derya AKTAŞ. Ümmühan ASLAN. Tarık DANIŞMAN Bakış (Araneae) Büyük Memeli Çalışmalarında Foto-Tuzak Yöntemi Yasin İLEMİN (Datça-Bozburun Yarımadasında Vejetasyon Tipine Bağlı Büyük Memeli Faunasındaki Değişimler) Kırıkkale ilindeki Spalax leucodon Tuba YAĞCI. A.00 PZ 113 09.00 PZ 126 09. (Coleoptera. 1897 ve Leuciscus cephalus Linnaeus. Mahmut EROĞLU. Seval ÖZCAN Aras Nehri (Iğdır) Bentik Omurgasız Faunası Gürçay Kıvanç AKYILDIZ. Zafer Bahçelerinin Araneo-Faunası SANCAK. Nazife YİĞİT Doğu Karadeniz Bölgesi Örümcek Faunasına Bir Zafer SANCAK. Hakan SİMSAR. Ramis KORKMAZ.00 PZ 125 09. Mahmut EROĞLU. Ali ERDOĞAN. Çevresel Çatışmalar ve Aysel KEKİLLİOĞLU Alternatif Bir Yaklaşım:Ekoempati Yatağan Termik Santrali Çevresindeki Kuyu Fevzi YILMAZ. Chrysomelidae)’nin Beslenme ve Gelişimine Etkisi Çayırlık Alanda Toprak Akarlarının Dikey Dağılımı Akdeniz Üniversitesi Kampusu Avifaunası Fatma KOÇBAŞ. 1758’un Atasal ve Hibrit Bireylerinin Morfometrik Durumu ve Populasyon Yapısı Besin Kalitesi Değiştirilmiş Bazı Bitki Yapraklarının Agelastica alni L. Mustafa Duran. TRABZON PZ 106 09. Ahmet Murat AYTEKİN PZ 111 09.1840)'un yuva yapısı (Mammalia: Rodentia) Direnç Fenomeni. Adnan ALDEMİR Türlerinin Saldırı Periyotları Çevresel Sorunlar.00 PZ 119 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mustafa AKINER.00 PZ 107 09. Sığınma Davranışı ve Göç M.

Konusunda DEMİRSOY İlk Gözlemler Eber Gölü’nden Yakalanan Carassius carassius’da A.19. Bülent GÜNDÜZ Aktivite Suriye Hamsterlerinde (Mesocricetus auratus) Alper KARAKAŞ. Ali populasyonu-Kemaliye Populasyonu. Fatmanur Laboratuarda Araştırılması KARAAĞAÇ. Emine Pınar PAKSUZ.00 PZ 143 09. 1847 (Chaetognatha)’ nın Ali Muzaffer FEYZİOĞLU. Hasan KALYONCU. Cevat ZEKİ Mücadele Olanakları Üzerinde Araştırmalar Gammarus roeseli (L. Aziz AVCI. Gurbet ÇELİK. Cafer EKSEN İki Farklı Akarsuda EPT (Ephemeroptera. Dürdane KOLANKAYA.00 PZ 140 09. Necla BİROL Oranlarının Su Kalitesi ile İlişkisi Eşen Çayı ( Kocaçay) Bentik Makroomurgasız Bülent YORULMAZ. Recep ASLAN. İbrahim Hakkı Bazı Ağır Metal Miktarlarının Tesbiti ve Oksidatif CİĞERCİ. Tuğba TELATAR .00 PZ 144 09. Makroomurgasız Faunasının Belirlenmesi Bülent YORULMAZ Sagitta setosa Müller. Murat BARLAS. Statünün Belirlenmesi İsmail KÜÇÜKKURT.00 PZ 128 09.00 PZ 141 09. Murat BARLAS Dipsiz-Çine Çayı (Muğla-Aydın)’nın Bentik Necla BİROL.00 PZ 145 09. Konak Ephestia kuehniella (Zeller) (Lepidoptera: Pyralidae) Larvalarının Hemolenfindeki Toplam Protein Lipit ve Karbohidrat Miktarı Üzerine Parazitlenme Sonrası Geçen Süre ve Sıcaklığın Etkileri Moğolistan Gerbillerinde Kindling ve Lokomotor Alper KARAKAŞ. İlhami Üzerine Enzim Histokimyasal Bir Çalışma ÇELİK. Atilla ARSLAN 67 . Turan AKAY Danio rerio ’da (Teleostei: Cyprinidae) Embriyonik Özlem ÇAKICI. Muhsin KONUK. S. Plecoptera)/ Chironomus sp.00 PZ 139 09. Bülent Melatonin Hormonunun Nöronal Ateşleme Hızı GÜNDÜZ Üzerine Etkileri İki Farklı Kirpi Türünün Periferal Kan Lenfositleri Haluk ÖZPARLAK. İlhami Organik İnsektisit Fipronilin Tavuk Embriyoları ve ÇELİK. Özlem ARSLAN Triturus vulgaris (Küçük semender)’te Embiyolojik Nazan ÜZÜM.00 PZ 138 09. Ayşe ÖZDEM. Adem GÜLEL (Hymenoptera: Ichneumonidae) İle Parazitlenen. YORULMAZ.00 PZ 146 09.00 PZ 131 09. Cevher ÖZEREN 1758)’ın Büyüme ve Üreme Özellikleri Kuluçkanın Farklı Günlerinde Yumurtaya Verilen Haluk ÖZPARLAK. Mesude YETİŞ Ekosistemlerine mi Bağlı?) Elma Bahçelerinde Baklazınnı İle Alternatif Vildan BOZKURT. Yılmaz DÜNDAR Su Ekosistemlerinin Önemi (Geleceğimiz Su Gökşen ÖZTÜRK.00 PZ 148 09.)’nin Büyüme Oranının Mustafa DURAN.00 PZ 132 09. Didem Kompozisyonunun Su Kalitesi İle İlişkisi OĞUZKURT Korunmuş Bir Salamandra salamandra Seçil KARAHİSAR. Atakan Faunası ve Su Kalitesi ile İlişkisi SUKATAR. Kurtuluş ve Larval Gelişim Üzerine OLGUN Selenyum’un Teratojenik Etkilerinin Sıçanlar Emre GÖKTEKİN. Pervin Ekstrasellüler Matriks ve Hücre Yüzey TOPARLAK.00 PZ 129 09. Nüket SİVRİ Güney Doğu Karadeniz’deki Yaz Dağılımı İznik Gölü’nde Yaşayan Sazan (Cyprinus carpio L. Murat BARLAS. Hatice AVCI. Recep BAKIR. Zeynep ÖNER. TRABZON PZ 127 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ Gelişimin İncelenmesi Sosyal Evrimin İki Büyük Sıçraması Olan Tarım ve Esen Fatma KABADAYI Sanayi Devrimi’nin Çevre Üzerine Etkileri Parazitoit Venturia canescens (Gravenhorst) Ali BOZ. Onur Üzerinde Değerlendirilmesi CANDAN.00 PZ 137 09. Gürçay KIVANÇ AKYILDIZ. Hülya METİN Karakaya Baraj Gölü Zooplankton Duygu ÖZHAN. Aysun Katkı Maddesi E341 (Trikalsiyum Fosfat)’in Fetus KILIÇ. Fatih FİDAN. Biyoloji Bölümü.00 PZ 133 09.00 PZ 134 09. Ayça GÜMÜŞ. Gürçay Kıvanç Koloni Oluşturmalarının Karşılaştırılması AKYILDIZ.00 - Bentik Omurgasızların Değişik Yaprak Paketlerinde Mustafa DURAN.00 PZ 136 09..00 PZ 142 09. Dürdane KOLANKAYA.00 PZ 135 09.00 PZ 149 09. Bülent Trichoptera.00 PZ 130 09.00 - PZ 147 09. Gelişimi Üzerine Teratojenik Etkileri M. Moleküllerine Deksametazonun Etkisi Mesut ŞAHİN. Emrah SUR. Sadettin ÜNSAL Kuluçka Sonu Erken Dönem Civcivleri Üzerindeki Bazı Etkileri Farklı Dönem Embriyonik Karaciğer Dokularında Erdal BALCAN. Nurhayat BARLAS Sıçanlarda Gebelik Süresince Uygulanan Besin Cansın GÜNGÖRMÜŞ.

Ülya NURULLAHOĞLU Ebru GÖNCÜ. 1826)’nın (Diptera: Calliphoridae) Larval Gelişimi ve Hemolenf Proteinleri Üzerine Etkileri İki Farklı Sıcaklığın Acanthoscelides obtectus Say (Coleoptera: Bruchidae)’un Toplam Karbohidrat. Seda Pınar DÜNDAR. Evrim SÖNMEZ Salih GÖRGÜN.00 PZ 159 09. Özgür VARER IŞITAN. Adem GÜLEL İhsan EKİN. Atilla TEMUR PZ 170 09.00 PZ 152 09. Ali BOZ. 1858) Eşeylerinin Karaciğer ve Kas dokusu Yağ Asidi Bileşimi Karvakrol'un İzole Sıçan Mide Fundus Üzerindeki Etkisi Kadmiyum ve Demirin Phaenicia sericata (MEIGEN. Osman PARLAK Nilgün YILMAZ. Emre AKPINAR Süleyman AYDIN. Adem GÜLEL Eylem AKMAN GÜNDÜZ. Ali AKPINAR. Seval DUMAN Hülya ALTUNTAŞ. Murat TOSUNOĞLU.00 PZ 169 09. TRABZON PZ 150 09. Ramazan URANLI.00 PZ 158 09. M. (Hymenoptera:Ichneumonidae)’ nın Erginleşmesine ve Ergin Ağırlığına Etkileri İpekböceği Bombyx mori’de Larval . Parazitoid. A. Ali AŞKIN. Mehmet DOĞRU Zeliha SELAMOĞLU TALAS. Emre BATIR Emre BATIR. Mehmet Fuat GÜLHAN. Miraç YILDIRIM. Biyoloji Bölümü.00 PZ 164 09. Eylem AKMAN GÜNDÜZ.00 - Nikotinin Kurbağa (Rana ridibunda) Periferik Sinirleri Üzerine Elektrofizyolojik Etkilerinin Doza ve Zamana Bağlı Olarak Araştırılması Klinikte Kullanılan Bazı Anti-Anjiojenik Ajanlar ve Etki Mekanizmaları Larval Evrede Uygulanan Düşük Sıcaklığın Pimpla turionellae L. (Orthoptera:Gryllidae)’nin Çeşitli Gelişim Evrelerinde Glikojen Seviyesindeki Değişimler İnsan Umbilikal Damarlarında 5-Hidroksitriptamin ve Asetilkolin ’e Bağlı Kasılma Cevaplarına Soğutmanın ve Isıtmanın Etkisi ve Nitrik Oksid ’in Rolü Güneydoğu Anadolu'da Yaygın Olarak Dağılış Gösteren Melanopsis praemorsa (Gastropoda:Prosobranchıa)' nın Yağ Asiti İçeriği Konak Yoğunluğunun Gregar Parazitoit Bracon hebetor (Hymenoptera: Braconidae)da gelişme Süresi. Babek ABUŞOV.00 PZ 156 09. Ayşenur YONTAN M. Mehmet KILINÇ.00 PZ 168 09.00 PZ 155 09. Necdet DOĞAN İhsan EKİN.19. Ali AKPINAR. Bracon hebertor Say’ın Ergin Yaşam Süresine Etkileri Salmo trutta macrostigma (Dumeril. İbrahim ÖRÜN. Vefa YUNUSOVA. Ebru GÖNCÜ. Protein ve Lipid Miktarına Etkileri Farklı Lokalitelerden Toplanan Theodoxus syriacus'un (Archaeogastropoda: Neritidae) Fosfolipit ve Nötral Fraksiyonlarındaki Yağ Asitlerinin Karşılaştırılması Hemodiyaliz Hastalarında Cinsiyete ve Yaşa Bağlı Olarak Kan Biyokimyasal ve Hematolojik Parametrelerinin Değişiminin Vitaminsiz Gıda ile Beslenen Sıçanların Sinir Hücrelerinde Meydana Gelen Değişiklikler Dilek KUMARGAL. Mehmet BAŞHAN. Verim ve Eşey Oranına Etkisi Besin Tipinin Parazitoit Bracon hebetor (Hymenoptera: Braconidae) Dişilerinde Glikojen.00 PZ 161 09. A.00 PZ 166 09. Osman PARLAK. İsmet YILMAZ Fahrettin ASKEROV. Nükhet AKPINAR. Alpaslan DAYANGAÇ Nuran KAYA.00 PZ 154 09. Rıdvan ŞEŞEN.00 - 68 . Ramazan URANLI. Mehmet BAŞHAN. Rıdvan ŞEŞEN Özgür VARER IŞITAN.00 PZ 151 09.00 PZ 157 09. Yavuz KILIÇ Evrim SÖNMEZ. Çiğdem GÜL Merve ALTUN. Z.00 PZ 153 09. Özlem CESUR Adnan SARIKAYA.00 PZ 160 09. Özgür VARER. Adem GÜLEL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Pupal Metamorfoz Boyunca Anterior İpek Bezinde Meydana Gelen Morfolojik Değişimlerin ve Ekdizon Reseptör B1 Ekspresyonunun Gösterilmesi İpekböceği Bombyx mori’de Son Larval Evre Boyunca Orta Barsak Asit Fosfataz Aktivitesinde Meydana Gelen Değişimler ve Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Etkisinin Araştırılması Emys orbicularis ve Mauremys rivulata Türleri Arasında Karşılaştırmalı Hematolojik İncelemeler Obezite: Beslenmek Otonomik Olarak mı Kontrol Edilir? Glikoz Taşıyıcı Proteinler (Glut) ve Metabolik Önemi Gryllus campestris L. Ferhat ALTUNSOY.00 PZ 162 09. Ayşe GÖĞEBAKAN. Kısmet Esra ATALIK.00 PZ 163 09. Kubilay METİN Zahide Ülya NURULLAHOĞLU.00 PZ 167 09. Numan YILDIRIM Rahile ÖZTÜRK. Ülkü ÇÖMELEKOĞLU Nuran CIKCIKOĞLU YILDIRIM. Lipit ve Karbohidrat Miktarına Etkisi Bazı Arı Ürünlerinin.00 PZ 165 09.

Fevzi UÇKAN. Erdal BALCAN. Kemal Özdem ÖZTABAK İlker GÖNÜLALP.00 - WDXRF Yöntemiyle Sirke Sineğinin Aestivasyonu Boyunca Element Değişimlerinin Belirlenmesi Drozofila Kanat Benek Testinde Alkilleyici Ajanlara Karşı Turunç Kabuğu Yağının Antigenotoksik Etkisi Tiroit Kanserli Olgularda RET Proto-Onkogeninin 10.: HymenopteraDiprionidae) Biyolojik Mücadelede Turdus merula (Karatavuk)’nın Önemi Üzerine Bir Araştırma Salih GENCER. Kemal Özdem ÖZTABAK.00 PZ 178 09.00 PZ 173 09.00 PZ 185 09. İlhan UYANER. H. Cihan DEMİRCİ Rahmi DUMLUPINAR. MMP-26 ve β -Katenin Genlerinin Ekspresyon Analizi PZ 180 09. Turgay ÇAKMAK. Ahmet Korkut BELLİ. Deniz ALTUN. Eşref DEMİR.00 PZ 175 09. Kardeş Kromatid Değişimi 2. Y.19.00 PZ 182 09. Hakan AŞKIN. Mualla ÇETİN PZ 176 09. M. Fatih AYDOĞAN.00 PZ 188 09.00 PZ 177 09. Fevzi BARDAKÇI Cemal ÜN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Rahile ÖZTÜRK Olga SAK. Hüseyin KARADAĞ. Nazan KESKİN. Hakan AŞKIN.00 PZ 184 09. Ekrem DÜNDAR Handan UYSAL. Zafer SOYGÜDER Fevzi UÇKAN. Gülen DOĞUSOY. Ali ASLAN Dilek EKE. Serap KOCAOĞLU Naciye Selcen BAYRAMCI. Faruk DEMİR. Sabire KARAÇALI Huriye BALCI.00 PZ 189 09.00 - PZ 181 09. 1843 (Teleostei: Cyprinidae) Türünün Mitokondriyal ND3/4 Gen Bölgesine Dayalı Filocoğrafyası Evcil Keçilerde (Capra hircus) Prion Geni Polimorfizmlerinin Analizi Türkiye’de Oluşturulan Melez Koyun ırklarında(Ovis Aries) Prion Geni Polimorfizmlerinin Analizi Karaçam Zararlısı Olan Çalı Antenli Çam Yaprakarısıyla (Diprion pini L. Garra rufa HECKEL. ENGİN Ahmet Ata ÖZÇİMEN. D. Aslı KANDİL.00 PZ 174 09. Olga SAK. Ayla ÇELİK Eylem EROĞLU DOĞAN. Ekzonlarındaki Mutasyonların Araştırılması Yüksek Doz Metil Prednizolon Uygulanan Miyelodisplastik Sendromlu Çocuk Hastaların Kemik İliği Aspirasyon Materyalinde DR-nm23 Gen Ekspresyonunun Konvansiyonel RT-PCR Tekniği İle Gösterilmesi Gastrik Kanserde MMP-7. Biyoloji Bölümü. Cemal ÜN Muharrem KARAKAYA. Canan HÜRDAĞ. (hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Pup Hemolenfi Toplam Protein Miktarına Etkileri BALB/C FARE EMBRİYOLARINDA CİNSİYETİN BELİRLENDİĞİ SÜREÇTE MÜLLER KANALI-ANTİ MÜLLER HORMON ETKİLEŞİMİ VE SİALİK ASİDİN ÖNEMİ Hipertiroidili Sıçan Tiroidinde Α-Lipoik Asit-Nitrik Oksit İlişkisi Mustafa ATLI. Mitotik İndeks Thimerosal’in Genotoksisitesinin Sitokinesis Blok Mikronukleus Test Sistemi Kullanılarak in vitro Değerlendirilmesi Yaş Nanenin Genotoksik ve Antigenotoksik Aktivitesinin Somatik Mutasyon ve Rekombinasyon Testi ile Araştırılması Anadolu’daki. Büget SARIBEK. L. Ünal ÖZELMAS 69 . M. (Lepidoptera: Pyralidae)’nın Toplam Lipit ve Yağ Asidi Pimpla turionellae L. Naci DEĞERLİ. Ebru GÜREL. Elif YEŞİLADA Sevgi DURNA. Handan UYSAL. KOÇ.00 PZ 172 09. KILIÇ. Ülya NURULLAHOĞLU. Ertuğrul TAŞAN.00 PZ 179 09. KOÇ. Aylin ER Remziye DEVECİ. M.) Hoffm. TRABZON PZ 171 09. AÇIK. Ekrem ERGİN.00 PZ 186 09. Z. Bülent ERGİN.00 PZ 187 09.00 - İnsan X Kromozomunun (Xq21) Akciğer Kanseriyle Korelasyonunun Tespiti Drosophila melanogaster’de Lobaria pulmonaria (L. Melih PAKSOY.00 - Sigaranın İmmün Sistem Üzerine Etkisi Apanteles galleriae Wilkinson (Hymenoptera: Braconidae) ve Parazitlenmiş Konağı Galleria mellonella L. ve 11. Likeninin Ömür Uzunluğu Üzerine Etkisinin Araştırılması S9 Aktivasyon Sistemi ile Muamele Edilmiş İnsan Lenfositlerinde Thimeraosal’in Genotoksisitesi 1.Bayram TEMUR. Burcu IRMAK YAZICIOĞLU Sevilay AZPARLAK. Ayla ÇELİK Dilek EKE.00 PZ 183 09. Proliferasyon indeks 3. Atilla TEMUR. Nehir ÖZDEMİR. Serkan ERDAL Bülent KAYA.

Hüseyin Plasentomların Histolojik Yapısı TOPYILDIZ. Özden ÇOBANOĞLU. Aynur KONYALI Myotis myotis (Borkhausen. Deniz YÜZBAŞIOĞLU. (Aphanius mento) Yumurtalarının Embriyonik KIRANKAYA.00 PZ 194 09. Orhan ERDOĞAN Özden ÇOBANOĞLU. Beslenme İle Hemosiderin Arasındaki İlişki Mehmet ÖZBAŞ.00 PZ 203 09. 1797) Kalın Barsak Emine Pınar PAKSUZ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 - Flavonoidlerin Antioksidan Enzimler ve Glutatyon Üzerine Etkisinin Araştırılması Su Ürünlerinde Kullanılan DNA Markör Teknolojileri Çiftlik Hayvanlarında Ekonomik Verim Özelliklerine Sahip Genlerin Belirlenmesinde Kullanılan Moleküler Yöntemler Koyunlarda Glutatyon Polimorfizmi ve Çeşitli Verim Özellikleri Arasındaki İlişkiler Eylem EROĞLU DOĞAN.00 - PZ 205 09. monticola ve A. E. Biyoloji Bölümü. Etkileri Serkan YILMAZ. H. G. Ş.00 PZ 200 09. ARSLAN.00 PZ 209 09. ÖZPARLAK. A. Dilek ASMA Ercüment AKSAKAL.00 PZ 193 09. Ayşegül KAPUCU.00 PZ 204 09. Atilla Civciv Mikronukleus Test Sisteminde Belirlenmesi ARSLAN. TRABZON PZ 190 09.00 PZ 207 09. Ebru GÜREL. Kadriye AKGÜN DAR Organik İnsektisit Fipronilin Genotoksik Etkilerinin Haluk ÖZPARLAK.00 PZ 202 09. Osman Bireylerinde Kloak Yapısı ve Kloak Bezleri MURATHANOĞLU Fonksiyonunun Hormonal Kontrolü Lösin Enkefalin’in Rana ridibunda Sinir Yusuf ÇAMLICA.19. Abbas GÜNGÖRDÜ. Y. Ali AŞKIN Sistemindeki Lokalizasyonu Kefirin Oğlaklarda Duodenum'un Histolojik Yapısı Mert GÜRKAN. Serpil BÜRÇÜN KARAKAŞ Histopatolojik ve Biyokimyasal Değişikliklere Neden Olan Ağır Metal Toksisitesi ( Cd) Üzerinde EDTA’nın Koruyucu ve İyileştirici Etkileri Galba truncatula (Gastropoda. scutellata. SUR. litorea Üzerinde Stefan FUCHS Kanat Şekli Varyasyonları Üzerine Bir Çalışma Karasu Irmağının (Dumlu-Aşkale) Dominant Balık Adem Yavuz SÖNMEZ Türlerinden (Leuciscus cephalus. m. Pulmonata)’ da Serpil BÜRÇÜN KARAKAŞ.00 PZ 208 09. C. Semih ÜSTEL.00 PZ 196 09. Münevver YILMAZ. Hüseyin AKSOY Afrika Balarısı Alttürlerinden Apis mellifera İrfan KANDEMİR.00 PZ 195 09. S. F. Serbülent PAKSUZ. A.00 PZ 199 09. TELATAR.ATAŞOĞLU Aydın Yöre’sinde Yaşayan Laudakia stellio’nun Nazan YILMAZ (Linnaeus 1758) (Squamata: Agamıdae) İnce Barsak Dokusu Histolojik Yapısının ve Glikozaminoglikanlarının Işık Mikroskop Düzeyinde İncelenmesi Galba truncatula (Gastropoda. m.00 PZ 197 09.00 - Eser Kemal GÜRCAN.00 PZ 192 09.00 PZ 206 09. Fatma ÜNAL. Elif YELİŞADA. Cengizhan ERBAŞ Mephosfolan İnsektisitinin in vitro Genotoksik Deniz ÖZKAN. Sibel HAYRETDAĞ. Unal Gomphocerinae Taksonları ve Bitki İlişkisi ZEYBEKOGLU Laboratuar Koşullarında Üretilen Dişli Sazancık Baran YOĞURTÇUOĞLU. Üzerine Enzim Histokimyasal Bir Çalışma ÖZNURLU Triturus karelini (Amphibia: Urodela)’nin Erkek Serap SANCAR BAŞ.00 PZ 201 09.G. Abdurrahman AKTÜMSEK. Ayça ÖZKAN. Beytullah ÖZKAN. 1758)’un Mikrobiyolojik Yönden Araştırılması Koi (Cyprinus carpio) Balıklarında Dalakta Jale KORUN. Mesut YILMAZ.Güler EKMEKÇİ Türk Saaneni ve Maltız Irkı Keçilerde Mert GÜRKAN. Lale Gelişimi GENÇOĞLU. Dokusunun Histolojik Yapısı ve Goblet Nazan YILMAZ Hücrelerinde Glikozaminoglikan Çeşitlerinin Belirlenmesi 70 .00 PZ 191 09. Memiş ÖZDEMİR. Üzerine Etkileri HAYRETDAĞ. Histopatolojik ve Biyokimyasal Değişikliklere Birgül OTLUDİL Neden Olan Ağır Metal Toksisitesi (Pd) Üzerinde EDTA’nın Koruyucu ve İyileştirici Etkileri Karadeniz Bölgesideki Bazı Lokalitelerde Abbas MOL.00 PZ 210 09. Pulmonata)’ da Birgül OTLUDİL. Özmen GÜLER Organik İnsektisit Fipronilin Genotoksik Etkilerinin Haluk ÖZPARLAK Tavuk Yumurtası Mikronukleus Testi İle Belirlenmesi Üç Farklı Yarasa Türünün Periferal Kan Lenfositleri T. Eser Kemal GÜRCAN PZ 198 09.

Teleostei) Solungaç Histolojisi Üzerindeki Etkileri Kobalt (II) P-Aminobenzoat’ın Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi Türkiye’de Yayılış Gösteren Eirenis ve Rhynchocalamus Cinslerine Ait Bazı Türlerin Kan Hücre Morfolojisi ve Eritrosit Büyüklükleri Beta-D-Glukan ve Taksol Etkisiyle Fare (Mus Musculus) Karaciğerinde Oluşan Histolojik Değişiklerin Işık Mikroskobu Düzeyinde Araştırılması Poecilia sphenops’da (Poeciliidae. Nazan KESKİN. Beytullah ÖZKAN Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ. Emine Pınar PAKSUZ. Elif ÖZTÜRKKAN Aziz AVCI.00 PZ 212 14.00 PZ 218 14. Hilal SALGIN. Kadriye AKGÜN DAR.00 - Caretta caretta (İribaş Kaplumbağa) ve Chelonia mydas (Yeşil Kaplumbağa) Türlerinin Gonad Histolojileri Besinlerle Birlikte Alınan Polenin Albino Sıçanlar Üzerine Olası Etkileri PZ 224 14. Şahin KABAY. 1797) ve Miniopterus schreibersii (Kuhl. Hacali NECEFOĞLU. KAYHAN. Biyoloji Bölümü.00 - B 14:00-17:30 Emine Pınar PAKSUZ. Gökçe BİLGİ. 1771) (Orthoptera: Gryllidae)’ta Orta Bağırsağın Histolojisi İznik Gölü’nde (Bursa) Yaşayan Tatlısu Istakozu (Astacus leptodactylus Eschscholtz. Beytullah ÖZKAN Serbülent PAKSUZ. TRABZON POSTER SUNUMLARI ZOOLOJİ 27 HAZİRAN 2008 PZ 211 14.00 PZ 219 14. Evren KOÇ.00 PZ 216 14. Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ Yusuf ERSAN. Hilmi ÖZDEN. Gökhan BAYRAMOĞLU. Aslı ÖZKÖK TÜYLÜ Serap SANCAR BAŞ. S. Hakan ŞENTÜRK. Nilgün ÖZTÜRK. Teleostei) Karaciğeri Üzerinde Ham Petrolün Suda Çözünebilen Kısımlarının Etkileri Ham Petrolün Suda Çözünebilen Kısımlarının Xiphophorus helleri (Poeciliidae.00 - Ayşegül KAPUCU. Güler ÜNAL Myotis myotis (Borkhausen. EMECAN Gökhan BAYRAMOĞLU. Büge ÖZ Ümit İNCEKARA. Engin KAPTAN.ÖZESEN ÇOLAK. 1811) Nörosekresyon Hücrelerinin Dağılımı VE GonadoReleasing Hormon (GnRH) Salgılayan Hücrelerin İmmunohistokimyasal Olarak İşaretlenmesi Farklı Hipofiz Tümörlerinde Leptinin İmmunohistokimyasal Olarak Gösterilmesi Yenilebilir Bazı Böcek Ekstrelerinin Periferik Kan Kültürlerinde Kardeş Kromatid Değişimi (KKD) Frekansı Üzerine Etkileri PZ 226 14. Dürdane KOLANKAYA. Hasan TÜRKEZ. Çetin ILGAZ. İ. Özlem ÖNEN. Kadriye SORKUN. 1823)’nun Ovaryumunun Morfolojik ve Histolojik Özellikleri Hypericum montbretii’nin Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi PZ 222 14. Ece ERDAĞ Özlem ÖNEN. M. Emine Pınar PAKSUZ.19.00 PZ 215 14. S. Burcu KOLBAŞI TEKKAN Özlem ÇAKICI.00 PZ 214 14. Nurperi GAZİOĞLU.00 PZ 223 14. N. E. MUŞLU.00 PZ 213 14. 1817)’ de Seminifer Epitel Siklusu Bazı Yarasa Türlerinde Beyaz Kan Hücresi Sayımı Xiphophorus helleri (Poeciliidae. Kurtuluş OLGUN Dilek KARADUMAN. Esra GÜRLEK OLGUN. Huriye BALCI.00 PZ 217 14. Teleostei) Kalbin Histolojik Yapısı Melanogryllus desertus (Pallas. Öznur ARAT. Hakan ŞENTÜRK. Meliha ŞENGEZER İNCELİ Ayşe AKÇOCUK. Fatime GEYİKOĞLU 71 . T. Banu EREN Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ. Serbülent PAKSUZ. Bilge ÖZKAL Pınar İLİ. Gürsel ERGEN Nazan DENİZ KOÇ.00 PZ 227 14. Nazan ÜZÜM. Ali KUTLU. F. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 - Kurbağa (Rana ridibunda) Derisinde Androjen ve Östrojen Reseptörünün İmmunohistokimyasal Olarak Gösterilmesi İnci Kefalinde (Chalcalburnus tarichi Pallas. F.00 PZ 225 14.00 PZ 220 14.00 PZ 221 14. Yakup KASKA Mediha CANBEK.

Pınar İzolasyonu.19. Elizabeth G. Özer Aylin GÜRPINAR. M.00 PZ 245 14. Savaş CANBULAT Myrmeleontıdae) Megistopus flavicornis Yumurtalarının Koryon İnce Zekiye SULUDERE. Okan spp.00 PZ 231 14. Özlem ÇAKICI Gryllidae)’ta Yumurtanın Dış Morfolojisi Türkiye ve Dünyadaki Arı Ölümlerinin Nedeni ve Aslı ÖZKIRIM. Eresidae) İlkay ÇORAK ÖCAL. Abdullah Dört Türün Proboskis Morfolojilerinin Taramalı HASBENLİ. Zeynep DARDERE. Abdullah Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma (Araneae: BAYRAM. Savaş Yapısı (Neuroptera. 1771) (Orthoptera: Gürsel ERGEN. Sercan YAPICI. Rhizopagidae)’ten İlk Entomopatojenik Onur TOSUN.00 PZ 242 14. Mustafa YAMAN. Tarık DANIŞMAN.00 PZ 230 14. Abdullah BAYRAM.00 PZ 234 14.00 PZ 229 14.T. Zekiye SULUDERE. Esra AYDEMİR.00 PZ 249 14. Gürkan ÖZTÜRK Tursiops truncatus ve Delphinus delphis Türlerinin Nilgün YILMAZ. Alpdoğan KANTARCI. Ömer ERTÜRK Microsporidian Kaydı in vitro Antioksidan Parametreler Üzerine Bazı Böcek Ekstrelerinin Etkileri 72 . Tarık DANIŞMAN. Duyusal Kılların Elektron Mikroskobik Yapısı ve İlkay ÇORAK ÖCAL.00 PZ 240 14. Selami CANDAN Dolycoris baccarum (L. Selami CANDAN Eresus cinnaberinus (Olivier. Esin AKBAY.00 PZ 241 14.T. Fatime GEYİKOĞLU. Muzaffer EROĞLU. Elektron Mikroskobu İle İncelenmesi Ersin DEMİREL. Özer Aylin İyileşme Süreçlerinin İncelenmesi GÜRPINAR. Mahmut Pentatomıdae)’un Spermateka Morfolojisi ERBEY İzmir Körfezi’nde Yassı Balıkların (Osteichthyes: Semih LEBLEBİCİ. Zafer SANCAK Eresus cinnaberinus’da (Uğurböceği Örümceği) Nazife YİĞİT. Nevin KESKİN. Myrmeleontidae) CANBULAT.00 - Ümit İNCEKARA. Semih ÜSTEL. Mehmet Ali ONUR Thalidomid'in 4T1 ve 4THMpc Fare Meme Kanser Ece ŞİMŞEK. Neşe Kültürü AYSIT. Kayahan FIŞKIN Hücre Hatları Üzerine Sitotoksik Etkisi Endostatin'in 4T1 ve 4THMpc Fare Meme Kanser Esra AYDEMİR. (Diptera. Hücre Hatlarındaki Sitotoksik Etkisi Nuray ERİNİ.) (Heteroptera: Selami CANDAN. Akın BULUT Kronik Florozisin Fare Yavrularının Bazı Evren KOÇ. Bombylius L. Murat TOSUNOĞLU. Ekosistemdeki Önemi Aygün YALÇINKAYA Rhizophagus grandis (Coleoptera: Çiçek AYDIN. Emine YALÇIN Aygıtı ve Ağız Yapısı Üzerine Morfolojik Bir Çalışma Melanogryllus desertus (Pallas. Mehmet Karşılaştırmalı Cranial Osteolojisi TÜRKAKIN.00 PZ 235 14. Hasan TÜRKEZ. Bombyliidae) Cinsine Ait Fatma BAYRAKDAR. Sema S. Sait KELEŞ İnsan Aorta Yayından Endotel Hücrelerinin Handan SEVİM. Kayahan FIŞKIN Yaşlı ve Genç Sıçanlarda Oluşturulan Kemik Esin AKBAY. Seçil KARAHİSAR Gelişme ve Desenlenme Değişimlerinin İncelenmesi Macronemurus bilineatus Yumurtalarının Zekiye SULUDERE.00 PZ 246 14.00 PZ 236 14. Menemşe GÜMÜŞDERELİOĞLU Porphyromonas gingivalis Lipopolisakkaritinin Şerife Buket BOZKURT.00 PZ 239 14.00 PZ 248 14.00 PZ 232 14. HAKKI. Okan Heterosomata) Biyolojik Özellikleri Üzerine Bir Ön ÖZAYDIN. Zafer Fonksiyonu (Araneae: Eresidae) SANCAK. Murat GÜZEL. Serdar GÜNAYDIN. ERONAT Çalışma İzmir Körfezi’nde 3 Hani Balığı Türünün (Serranus Semih LEBLEBİCİ. Handan SEVİM. Hasarlarının Kemik İliği Kök Hücreleri Kullanılarak Mehmet Ali ONUR.00 PZ 247 14. Biyoloji Bölümü. 1789)’un Dış Nazife YİĞİT. Selami Yüzeyinin İnce Yapısı (Neuroptera: CANDAN. Nuray ERİN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 243 14.) Morfometrik Özellikleri ÖZAYDIN. Ece ŞİMŞEK.00 - PZ 233 14. Elizabeth G.00 PZ 238 14.00 PZ 237 14. Kültiğin Hymenoptera:Vespoidea:Vespidae) Türünün Zehir ÇAVUŞOĞLU. ERONAT Vespula Germanica (Insecta: Aysel KEKİLLİOGLU. İnsan Gingival Fibroblastları Üzerine Etkisi Yusuf DURAK Üç Boyutlu Epidermis-Primer Duyu Nöronu KoElçin YENİDÜNYA. Kültürü Ve Karakterizasyonu ATASOY. TRABZON PZ 228 14. Yusuf ERSAN Morfolojik Parametreleri Üzerine Etkisi Salamandra salamandra Yavrularının Büyüme.00 PZ 244 14.

Ordu ve Giresun İlleri Helophorıdae (Insecta: Coleoptera) Familyası Üzerine Faunistik Bir Çalışma Karadeniz Bölgesi Bayburt.00 PZ 271 14. Ümit İNCEKARA. Ümit İNCEKARA.00 PZ 274 14.00 PZ 257 14.00 PZ 256 14. Hydrachnidia) Sistematik Yönden İncelenmesi Erzurum İli Su Kenesi (Acari: Hydrachnellae) Faunası Türkiye Protorhoe (Lepidoptera. Ersin DEMİREL.00 PZ 262 14. Selami CANDAN Orhan ERMAN. Gümüşhane. Nazmi POLAT. Üzeyir ÇAĞLAR.00 PZ 270 14.00 PZ 266 14.00 PZ 258 14. (Dictyoptera: Blattodea)’ in Ootheca Parazitoiti Prosevania fuscipes (Illeger) (Hymenoptera: Evaniidae) Sivas İli ve Bazı Çevre İllerinin Galeri Sineği (Diptera:Agromyzidae) Chalcidoid (Hymenoptera: Chalcidoidea) Parasitoidleri Büyük Çay (Pelte-Elazığ)'da Bulunan Chironomidaer Larvalarının Taksonomik Yönden İncelenmesi Karadeniz Bölgesi Bayburt. Muhabbet KEMAL Selma UĞURLU. Şevket KANDEMİR Seda KIRALP Hatice MUTLU Mustafa Güçlü ÖZARDA. Larentinae) Türlerinin Dağılımı ve Zoocoğrafyası Üzerine Notlar Kemaliye (Eğin) Herpetofaunası Trabzon Gündüz Kelebekleri ve Morfolojileri Hakkında Yurtluk Çayı İhtiyofaunası (Samsun) Kıbrıs Dikenli Faresi. A. Derya CANPOLAT. TRABZON PZ 250 14.00 PZ 261 14. Varlığının Araştırılması Buxus sp. Fatma BAYRAKDAR Yasemin GÜLER. Evre Larva ve Yumurta Yüzey Yapısı ve Morfolojisi Malatya İli Su Kenelerinin (Acari. Orıbatıda) Zeytin Karasuyunun Oreochromis niloticus Üzerindeki Genotoksik Etkilerinin Eritrosit Mikronükleus Testi kullanılarak Araştırılması Amata phegea (Linnaeus. Ç. Abdullah HASBENLİ. Birgül MAZMANCI. 1924’nin Ektoparazit Faunası Üzerine Bir Araştırma Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Cheylostigmaeus (Acari: Actinedida: Stigmaeidae) Türü Coleoptera Örneklerinin Yakalanmasında Kullanılan Bazı Tuzak Yöntemlerinin Değerlendirilmesi Buprestidae (Coleoptera) Familyasına Ait Cinslerin Su Tuzağı Tercihleri Silphidae ve Tenebrionidae (Coleoptera) Familyaları Örneklerinin Yakalanmasında Kullanılan Çukur. Hanifi KARACA Abdullah MART. Yunus ESEN. Adli Açıdan Önemli Böcek Türleri Akşehir Gölü’ndeki Cyprinus carpio Linnaeus. Nusret AYYILDIZ Tolga ÇAVAŞ.00 PZ 272 14. Ersin DEMİREL. Geometridae. DEMİRSOY. 1834)'in Yayılışı. Sedat PER. 1758) (Lepidoptera: Amatidae)’nın 1. Muhlis ÖZKAN Zühal OKYAR C.'nin Taksonomisi ve Biyolojisi Giresun'daki Apodemus flavicollis (Melcihor. Metin AKTAŞ Üzeyir ÇAĞLAR.19. Şule BARAN. Ömer ERTÜRK Hüseyin CEBECİ. Kadir BAŞAR Abdullah HASBENLİ. M. Eviphididae) Türü Onur TOSUN.00 PZ 267 14.00 - Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizopagidae) Üretim Laboratuarlarında Helicosporidium sp. Bardak ve Et Tuzaklarının Değerlendirilmesi Blatta orientalis L.00 PZ 264 14. Bedriye AÇAR. Zekiye SULUDERE.00 PZ 253 14.00 PZ 251 14.00 PZ 255 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 254 14. Yasemin ÖZDEMİR Lütfiye GENÇER Ayda TELLİOĞLU Abdullah MART.00 PZ 259 14.00 PZ 260 14. Mustafa YAMAN. Ahmet POLAT. TOSUNOĞLU. Trabzon. Biyoloji Bölümü.00 PZ 252 14.00 PZ 265 14. Hatice AYDIN. Çiçek AYDIN.Varol TOK. Zeki İPEK 73 . Ordu ve Giresun İlleri Hydrophilidae (Insecta: Coleoptera) Familyası Üzerine Faunistik Bir Çalışma Türkiye Faunası İçin İki Yeni Evifidid (Acari. Hamit AYBERK. Abdullah HASBENLİ. Ahmet POLAT.1758 ve Cobitis simplicispinna Hanko. (Şimşir)’lerde Zarar Yapan Etmenler Türkiye Faunası İçin Yeni Oribatid Akarlar (Acarı.00 PZ 268 14. Taksonomisi ve Biyolojisi Eskişehir Çevresinde Leşler Üzerinden Tespit Edilen. Ferhat ALTUNSOY Kürşat KARTAL Mustafa AKYOL. GÜL Selma SEVEN ÇALIŞKAN.00 PZ 273 14. Muhlis ÖZKAN Orhan ERMAN.00 PZ 269 14. Trabzon. Funda KÖSE. Hanifi KARACA Raşit URHAN. Kamil KOÇ Üzeyir ÇAĞLAR. Gümüşhane.00 PZ 263 14. Serpil KÖNEN Ali SATAR. Acomys nesiotes Bate 1903. Pınar COŞKUNER. Erol AKKUZU Ayşe TOLUK.

00 PZ 284 14. Platycnemididae) Populasyonlarında Tespit Edilen Varyasyonlar Türkiye’den Az Bilinen Tür Sympetrum haritonovi Borisov. İsmail YILDIZ Ersen Aydın YAĞMUR. Ali GÖK.00 PZ 281 14. Libellulidae)’nin Taksonomisi Üzerine Bir Araştırma Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’nin Morfolojik Özellikleri Doğu Karadeniz Bölgesi Agathidinae Türleri Üzerine Bir Araştırma Çığlıkara. Kadir Boğaç KUNT Hasan KOÇ. Carabinae ve Harpalinae Çatalan Baraj Gölü (Adana) Kopepod ve Kladoser (Krustase) Türlerinin Mevsimsel Değişimleri Ankara.00 PZ 286 14. 1984 (Protista.00 PZ 300 14. 1992 [Salticidae:Araneae] Güneybatı Anadolu Bölgesi Tipulidae (Diptera. Halil KOÇ. Foissner & Adam.00 PZ 289 14. Haluk KEFELİOĞLU Özlem ÇETİN ERDOĞAN Ebru Gül ASLAN. 1983 (Insecta. Baran ASLAN. Nil BAĞRIAÇIK. Nematocera) Faunası Triturus karelinii (Amphibia:Urodela)’de Yaş ve Büyüme Güneybatı Anadolu Bölgesi Limoniidae (Diptera.00 - Türkiye Trypetinae (Diptera: Tephritidae) Faunası ve Sistematiği Üzerine Bir Araştırma Türkiye Faunasına İki Yeni Kayıt Meyve Sineği (Diptera: Tephritidae) Türü Çarşamba Ovası Gölleri (Samsun) Sucul Koleopter (Adephaga) Faunası Türkiye’den Az Bilinen Bazı Cynipidae (Hymenoptera) Galleri Dünyada İnsan Gıdası Olarak Kullanılan Böcek Grupları ve Kullanım Potansiyelleri Adıyaman İlinin Akrep (Scorpiones) Faunası ve Zoocoğrafik Dağılışları Türkiye’nin Chelonus (Hymenoptera: Braconidae: Cheloninae) Faunasına Katkılar Nemrut Volkanı (Bitlis) Lepidoptera Faunası Üzerine Araştırmalar Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Haplodrassus Türü (Araneae. Nusret AYYILDIZ.00 PZ 287 14.00 PZ 291 14. Yasemin ÖZDEMİR Ahmet Turan ALADAĞ Mehmet Ali KIRPIK. Metin AKTAŞ.00 PZ 292 14.00 PZ 299 14.00 PZ 293 14. Yusuf AYVAZ Ahmet BEYARSLAN Savaş CANBULAT. Ahmet POLAT Ersen Aydın YAĞMUR.00 PZ 278 14.00 PZ 285 14. Ahmet POLAT. Cemal OĞUZ 74 . Murat BARLAS Nazan ÜZÜM. TRABZON PZ 275 14. Gnaphosidae) Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Oecobius türü (Araneae. Yüksel COŞKUN.00 PZ 297 14. Kırıkkale ve Çankırı İlleri Pompilidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırma Samsun Çevresinde Mevcut Platycnemis pennipes ( Pallas.19. Biyoloji Bölümü. Ciliophora. Osman SEYYAR. Lokman KAYCİ Osman SEYYAR. Kurtuluş OLGUN Okan ÖZGÜL.00 PZ 277 14. Gerbillinae) ‘nin Güneydoğu Anadolu’da Yeni Bir Karyolojik Formu Enchelyodon nodosus Berger. Haptoria)’un Morfolojisi ve Ontogenezisi Türkiye Araneofaunası İçin Yeni Bir Tür Kaydı.00 PZ 276 14. Aydın TOPÇU Hakan DEMİR. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 296 14.00 PZ 283 14. Abdullah MART.00 PZ 279 14. Mehmet YARAN Ümit İNCEKARA. Mehmet YARAN Murat KÜTÜK.00 PZ 288 14. Odonata. Veysel KARTAL Ali MİROĞLU.00 PZ 294 14.00 PZ 298 14. 1892 (Rodentia.00 PZ 290 14. Odonata. Nusret AYYILDIZ Alaettin KAYA. Oecobidae) Meriones tristrami Thomas. Veysel KARTAL Zülal ATLI ŞEKEROĞLU. Yaşar GÜLMEZ Ali MİROĞLU. Suat KIYAK Ümit İNCEKARA. Nematocera) Faunası Nazife Tuatay Bitki Koruma Müzesi (Türkiye: Ankara)’nde bulunan Carabidae Koleksiyonu: Altfamilyalar Cicindellinae. 1771) (Insecta. Hanifi KARACA Yusuf KATILMIŞ. Ayla TÜZÜN. Murat BARLAS Neslihan KOCATEPE. Hasan KOÇ. M. Evarcha michailovi Logunov. Mehmet YALÇIN Mitat AYDOĞDU Halil ÖZKOL.00 PZ 282 14.00 PZ 295 14. Mustafa DARILMAZ.00 PZ 280 14. Dibek (Antalya) ve Kasnak Meşesi (Isparta) Tabiatı Koruma Alanlarının Alticinae (Coleoptera: Chrysomelidae) Çeşitliliği ve Benzerliğinin Karşılaştırmalı Analizi Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Saptanan Bazı Braconidae Türleri ve Bilinen Konakları (Hymenoptera) Tokat İli Neuroptera (İnsecta) Faunasına Katkılar Murat KÜTÜK. Seven SEÇKİN Naciye Gülkız ŞENLER.

Hasan KOÇ.19. 1997 (Lepidoptera) Biyolojisi ve Yayılış Notları İle Birlikte Türkiye’de Micrurapteryx Spuler.00 PZ 305 14. Muhlis ÖZKAN Hasan KOÇ Savaş CANBULAT. Zoridae) Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Zehirli Örümcek Kaydı (Araneae: Segestriidae. Hemerobiidae) Cinsi türlerinde dış ve iç genital Yapılarının İncelenmesi Doğu Samanlı Dağları (Geyve Boğazı Doğusu) Neuroptera (Insecta) Faunasının Araştırılması Batı Samanlı Dağları (Geyve Boğazı Batısı) Neuroptera (Insecta) Faunası Scatopse notata (Linneaus. Ahmet Ali BERBER Aslı YENİGÜN. ÖZGÜL. O. Kadir Boğaç KUNT Tarık DANIŞMAN. Zafer SANCAK. Biyoloji Bölümü.00 PZ 312 14.00 PZ 308 14. S. Thrombium Pedicia (Crunobia) littoralis (Meigen. Suat KIYAK.00 PZ 302 14. Aykut KENCE Neslihan KOCATEPE.00 PZ 303 14.00 PZ 319 14. Ali DEMİRSOY Selma SEVEN ÇALIŞKAN Selma SEVEN ÇALIŞKAN.00 PZ 318 14. Brachycera) Faunasına Katkılar Türkiye faunası için yeni bir kayıt: Anomaloppia iranica Bayartogtokh and Akrami.00 PZ 315 14. O. Melek ŞAHİN Alper TONGUÇ.00 PZ 317 14. Halim DİKER Yusuf BEKTAŞ.00 PZ 313 14. Abdullah BAYRAM. Zafer SANCAK.00 PZ 324 14.L. Oribatida. 1910 (Lepidoptera) Cinsinin Durumu Ağaçlandırılan Akyatan Kumul Sahasında Gelişen Memeli Faunası Türkiye’deki İki Yeni Capoeta (Teleostei: Cyprinidae) Türünün Sitokrom b Sekanslarına Dayalı Olarak Genetik Teşhisi Türkiye Sümüklü Böceklerinin (Gastropoda terrestria Nuda) Durumu Savaş CANBULAT. Yüksel COŞKUN Mahmut DAĞLI. L. Latrodectus geometricus C. 1846) (Araneae. Lütfiye GENÇER Ebru DİKER. Koch) Erzurum ve Erzincan İllerinden Türkiye Faunası İçin Yeni Kadife Akarı Türleri (Acari: Trombidiidae: Podothrombium. 1835). 1804).Koch.00 PZ 304 14. 2000 (Acari.00 PZ 316 14.00 PZ 320 14.00 PZ 311 14. Oppiidae) Kemaliye (Erzincan) Carabidae (Coleoptera) Faunası Türkiye İçin Yeni ve İlginç Bir Kayıt. İlkay ÇORAK ÖCAL. Oktay DURSUN. Davut TURAN Ümit KEBAPÇI 75 .00 PZ 323 14. KOÇ.00 PZ 310 14.00 PZ 321 14. Segestria senoculata (Linnaeus. İlkay ÇORAK ÖCAL. H.00 - Bazı Hemerobius (Insecta: Neuroptera. BARLAS. Tarık DANIŞMAN1.00 PZ 314 14. Abdullah BAYRAM. Savaş CANBULAT Alper TONGUÇ. Nazife YİĞİT. Chrysoclista splendida Karsholt. Türkiye Faunası İçin Yeni bir Kayıt (Diptera. Muhlis ÖZKAN Kadir Boğaç KUNT Durmuş Ali BAL. CİVELEK Durmuş Ali BAL. Nazife YİĞİT. DURSUN Şule BARAN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 307 14. 1758). Ali Osman BELDÜZ. Salticidae). Scatopsidae) Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Uropodid Akar Türü (Acari: Mesostigmata: Trematuridae) Cyrba algerina (Lucas. Kadir Boğaç KUNT Sevgi SEVSAY. Pedicidae) Osmylidae Türlerinin (Insecta: Neuroptera) Taksonomik ve Faunistik Durumları Gülek Boğazı ve Çevresi Yengeç Ayaklı Örümcekleri (Fam: Thomisidae) Üzerine Morfometrik Araştırmalar Diyarbakır Yöresi Herpetofaunası Sinnep Çayı’nın (Kilis) Balık Faunası Kayseri’den Tespit Edilen Afit (Hemiptera: Aphidoidea) Türleri Güneybatı Anadolu Bölgesi Dolichopodidae (Diptera. H. Nazife YİĞİT.00 PZ 306 14. Tarık DANIŞMAN.00 PZ 309 14. Theridiidae. Gazi GÖRÜR. Türkiye Örümcek Faunası İçin Yeni Bir “Sıçrayan Örümcek” Kaydı Cilliba cassidea: Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Uropodid Akar Türü (Acari: Mesostigmata: Uropodidae) Türkiye Otbiçen Faunası İçin İki Yeni Tür Kaydı: Lacinius ephippiatus (C. Savaş CANBULAT Ahmet Ali BERBER. 1758).00 PZ 322 14. Aydın TOPÇU Remzi AKELMA. Ahmet Ümit ERDEMLİ Mustafa IŞIK. Abdullah BAYRAM. Muhlis ÖZKAN İlkay ÇORAK ÖCAL. M.00 PZ 325 14. Phalangiidae) Türkiye Örümcek Faunası için İki Yeni Familya Kaydı (Araneae: Anyphaenidae. Hasan S. Phalangium opilio (Linnaeus 1758) (Opiliones. TRABZON PZ 301 14. Yeşim KAHRAMAN Gökhan ÖZCAN. CİVELEK. Türkiye Faunası İçin Yeni bir Kayıt (Diptera.

Davut Rıza BULUT F. Özcan GAYGUSUZ Duygu Ceren ÇAĞLAN. Şafak BULUT. Cevher ÖZEREN 76 . Sakin Vural VARLI. Derya MENDEŞ.00 PZ 330 14. Ferhat ALTUNSOY Ünal ÖZELMAS.00 PZ 341 14. 1771 (Ova kurbağası)‘nın (Anura: Ranidae)’nın Helmintleri Denizli Yöresinden Toplanan Gece Kurbağası.00 PZ 331 14. 1768 (Anura: Bufonidae)’in Helmintleri Üzerine Bir Ön Araştırma Mersin Yöresinde Yayılış Gösteren Ova Kurbağası. Serdar TEZCAN Ahmet BURSALI. Sistematik Araştırmalar ve Bazı Ekolojik Gözlemler Irandaki Allactaga Cuvier. 1885) Urosoma Similis (Foissner. 1771 (Anura: Ranidae)’nın Helmintleri Üzerine Bir Ön Araştırma Panthera pardus tulliana Evrimsel Gelişimi ve de Türün Devamlılığının Sağlanması Mesocricetus brandti (Nehring. Biyoloji Bölümü.00 PZ 346 14. Nuri YİĞİT Ali SATAR.00 PZ 342 14. Mutlu ŞAKIRAK. Sercan POLAT Pınar ÇAM.00 PZ 347 14. Şaban TEKİN Meral FENT Ayşe ÖZMEN. İxodidae) Faunasının Sistematik Yönden İncelenmesi Gökçeada ve Bozcaada Heteroptera Faunasına Katkılar Baklan. Bekilli ve Çal İlçeleri (Denizli)’nin Mesostigmatid Akarları (Acari.00 PZ 333 14. Muhlis ÖZKAN. Yavuz KILIÇ. Ali EYNLOO Caner AYDINLI. Raşit URHAN. Mustafa ÖZTOP. 1892 (Mammalia:Rodentia) Altrürlerinin Karyolojik.19.00 PZ 343 14. 1982) ve Urosoma Caudata (Stokes. 1982) ve Genital Yapılarının Deskripsiyonu Eskişehir İlindeki Ophisops elegans’ın Taksonomik Durumu Çivril Işıklı Gölü (Denizli)’nden Toplanan Rana ridibunda Pallas. Funda URHAL Serdar DÜŞEN.00 PZ 327 14.00 PZ 349 14. Funda İLHAN. 1933) (Pisces: Cyprinidae)’nin Yayılış Alanı ile İlgili Türkiye’den Yeni Kayıtlar Aysel KEKİLLİOGLU.00 PZ 340 14. Gonostomum kuehnelti (Foissner. Sadreddin TUSUN. Güler EKMEKÇİ. Betül GİRTİ Serdar DÜŞEN. 1862) Üzerine Taksonomik ve Ekolojik Gözlemler Trakya Bölgesi Chironomidae ( Diptera ) Larval Türleri Çıralı Obruk Gölü’nün (Konya-Türkiye) Ostrakot (Crustacea) Faunası Türkiye’de Hydrobiidae (Gastropoda: Neotaenioglossa) Familyasının Sistematik Durumu Edremit (Balıkesir) Yöresi Zeytin Bahçelerindeki Lygaeidae (Heteroptera) Faunasının Kışlak Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Tokat ve Civarı Sert Kene (Acari.00 PZ 329 14. Ferhat ALTUNSOY. Oya ÖZULUĞ. Merve TOPRAK. 1885) Üzerine Taksonomik ve Ekolojik Gözlemler Gonostomum affine (Stein 1859).00 PZ 337 14. 1987) ve Gonostomum strenuum (Engelmann. Ali MELLATİ.00 PZ 328 14. S. Mesostigmata) Bakacak Deresi (Çanakkale) Balık Faunası Üzerine Bir Ön Çalışma Capoeta pestai (Pietschmann. Morfolojik Özellikleri ve Allozim Varyasyonları Üzerinde Bir Çalışma Eskişehir İli ve Çevresi Bombyliidae (Insecta: Diptera) Familyası Üzerine Sistematik ve Faunistik Araştırmalar Türkiye Tabanidae (Insecta: Dıptera) Faunası İçin Yeni Bir Kayıt Tabanus terterjani (Dolin&Andreva. Mardin ve Şanlıurfa İli Diplura (Insecta) Faunası Farklı Habitatlardan İzole Edilen Urosoma Emerginata (Stokes.1836 (Mammalia:Rodentia) Cinsinin Karyoloji ve Biyolojisi Üzerinde Bir Çalışma Iran Meriones tristrami Thomas. A. Bufo viridis Laurenti.00 PZ 336 14. Mohammad MORADİ.00 PZ 345 14.00 PZ 338 14.00 PZ 348 14. Diyarbakır. Seval Bahadır KOCA. Özge TUĞRAL Nilüfer ITKI. Abdullah HASBENLİ.00 PZ 335 14.00 PZ 339 14. Davut TURAN Füsun ERKAKAN. Şerife Gülsün KIRANKAYA. TRABZON PZ 326 14. Şükran ÖZSOY. Mehmet Zeki YILDIRIM Tuba ABACIGİL. Melek DİNÇER Serdar DÜŞEN.00 PZ 344 14. Ümit KEBAPÇI. 1898) (Mammalia: Rodentia)’nin Hibrit Bireylerindeki Kromozomal Düzenlenmeler Batman. Mehdi RAHNEMA Mehdi RAHNEMA. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 334 14. Rana ridibunda PALLAS. Ayla TÜZÜN Mohammad MORADİ.00 - Kırıkkale İli ve Çevresi Apidae (Insecta: Hymenoptera: Apoidea) Türleri Üzerine Faunistik. Yavuz KILIÇ A. Cengizhan ÖZBAY Sırma ÇAPAR Sırma ÇAPAR Nurcan ÖZKAN Derya AKDEMİR.

Süleyman GÜL.00 PZ 367 14. Eşref YÜKSEL. TRABZON PZ 350 14. Biyoloji Bölümü. Emel ÇAKIR Ebru Gül ASLAN. Hemidactylus frenatus (Reptilia: Squamata) ve Oryctolagus cuniculus (Mammalia: Rodentia) arasında SDSPAGE ve Western Blot Yardımıyla İskelet Kası Proteinlerinin Karşılaştırılması Köse (Gümüşhane)'den Toplanan Amphibia ve Reptilia Örnekleri Üzerine Notlar Alticinae (Coleoptera: Chrysomelidae) ve Konak Bitki Özelleşmesi: Güneybatı Türkiye’nin Bazı Alticinae Türleri ve Konak Bitki İlişkileri Türkiye’de Ceratothoa. Ümit İNCEKARA Turgay ŞİŞMAN Gülbin GÖK. GÜL.00 PZ 356 14.00 - Hyla japonica (Amphibia: Anura).00 PZ 370 14.00 PZ 365 14. Nahit Organizatör Bölgeleri (NORs) (Insectivora: PAMUKOĞLU. 1773)'nun Sitogenetik Analizi in vitro İnsan Lenfosit Hücrelerinde Gama Radyasyonu tarafından Teşvik Edilen Morfolojik Hasarlar ve Mikronukleus Sıklığının Araştırılması Mast Hücresi ve Enfeksiyon Etkenleri Arasındaki İlişki: İnsan Serviko-Vajinal Yaymalarının İncelenmesi Aromataz İnhibitörü Letrozol’ün Potansiyel Toksisitesi Üzerine Bir Çalışma Endüstriyel Atık Toksisitesinin Belirlenmesinde Zebra Balığı (Danio rerio) Embriyolarının Kullanımı Zebra Balığında Üreme ve Endokrin Sistem Üzerine Fluoxetin’in Etkileri Oreochromis niloticus’un Farklı Dokularında Bakır ve Kurşun Birikimi Üzerine EDTA’nın Etkisi Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.00 PZ 366 14.Özgür KAYA Göksu Nehrinde (Mersin) Yaşayan Barbus capito Filiz KAYA. TANRIKULU.00 PZ 352 14. Nurhayat ÖZDEMİR. Yalçın Şevki YILDIZ. YILMAZ (Heckel. M. Emel ÇAKIR. Oktay ÖZKAN. Handan KARAOĞLU. Filippi 1863) Sodyum Hipoklorit'in (NaOCl) Gökhan NUR. Tüzin A.00 PZ 358 14. Lenfositlerinde in vitro Genotoksik Etkileri Deniz YÜZBAŞIOĞLU Potasyum Sorbatın Kardeş Kromatit Değişimi Sevcan MAMUR. Betül ÜNVER. Livoneca (Isopoda. Şükran ÇAKIR ARICA Emine KORKMAZ. Süleyman GÜL. İrfan 1770)’un C-bantlı Karyotipi ve Nükleolar ALBAYRAK.00 PZ 361 14. Deniz Kromozomal Anormallik ve Comet Testleri İle YÜZBAŞIOĞLU.00 PZ 369 14. Emine Teşvik Edilen Kromozomal Anormallikler Üzerine YALÇIN Likopenin Koruyucu Etkisi İnci Balığı'nda (Acanthalburnus microlepis. Adile AKPINAR Rana ridibunda Üzerine Sitogenetik Bir Çalışma Atilla ARSLAN. Ferit KARGIN İsmail IŞIK PZ 371 14.00 PZ 360 14. Genotoksik Etkilerinin Belirlenmesi Serkan YILMAZ İnsan Lenfositlerinde Gama Radyasyonu Tarafından Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.00 PZ 364 14. Arif Filippi 1863) Sodyum Hipoklorit'in (NaOCl) LC50 BAYSAL. NUR. Bilal KUTRUP.00 - Bazı Zırai Mücadele İlaçlarının Balıkların Solungaç Karaciğer ve Kas Dokularındaki Antioksidan Enzim Aktiviteleri Glutatyon ve Lipit Peroksidasyon Seviyeleri Üzerine Etkileri 77 . Tarkan Erinaceidae) YORULMAZ. Zeliha YILMAZ. Zeliha ÇOLAK YILMAZ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sinan BEKSAÇ.00 PZ 368 14. De Pınar AKSU. Metin ÜRE. Arif BAYSAL. Sabahattin ASLANYAVRUSU. Nerocila. Muhammet GAFFAROĞLU İnci Balığı'nda (Acanthalburnus microlepis. Şayeste DEMİREZEN Turgay ŞİŞMAN Turgay ŞİŞMAN.00 - PZ 351 14. 1843)’da Karyotip Analizi Lophyridia fischeri (Cicindelidae: Coleoptera)’nin Yavuz KOÇAK. T. G. Ali GÖK Ali ALAŞ. Değeri Gökhan NUR.00 PZ 357 14. Ahmet ÖKTENER. M. YÜZEREROĞLU.00 PZ 362 14.00 PZ 359 14. Serap ERGENE (Guldenstadt.Özgür KAYA Mikronükleus Oranına Etkisi Kalsiyum Propiyonatın İnsan Periferal Serkan YILMAZ.00 PZ 355 14. S. Oktay ÖZKAN. Elif GÜLBAHÇE (Ranidae: Anura) Türkiye’deki Hemiechinus auritus (Gmelin.00 PZ 353 14. Jean Paul TRILLES.19. Fatma ÜNAL. Özgür FIRAT. De Pınar AKSU. Emine ARSLAN.00 PZ 363 14. ÇOĞUN. Ufuk BÜLBÜL. Jose Galian Karyotip Analizi ALBALADEJO. Kubilay TOYRAN Kura-Aras Havzasında Bulunan Orthrias panthera D. Atilla ARSLAN. T.00 PZ 354 14. Handan ONAY KARAOĞLU Bilal KUTRUP. İsmail VAROL. Hikmet Y. Kemal SOLAK Gaziantep Rüzgar Örümcekleri (Ordo: Solifugae) M. Fatma ÜNAL. Cymothoidae) İçin Yeni Konaklar Ufuk BÜLBÜL.

Cr+6.00 PZ 388 14. Yusuf KALENDER Hakan AŞKIN. Hasalettin DELİGÖZ. K-ATPaz ve Ca-ATPaz Enzimlerinin Tepkileri Lambda-cyhalothrin Piretroid İnsektisidinin Flov Sitometri Yöntemi İle İnsan Lenfosit Kültüründe Toksik Etkisinin Belirlenmesi Menderes Nehri Çürüksu Çayı’nda Metal Kirliliğinin Chironomus thummi Larvalarında Metallotiyonin Kullanılarak İzlenmesi Asetilkolinesteraz İnhibitörleri Olarak Kaliks[n]arenler Nilüfer AYDEMİR. 1853) Meriç Deltası’ndaki Çevresel Kirliliğin Sazan Balıklarında (Cyprinus carpio. Özlem Özen KARAKUŞ. 1758) Çeşitli Enzimatik Biyobelirteçler Kullanılarak Değerlendirilmesi Herbisit Treflan ve Etken Maddesi Trifluralin’in Genotoksik Etkilerinin Oreochromis niloticus Eritrositlerinde Mikronükleus Testi Kullanılarak Araştırılması Lacerta danfordi (Gunther 1876) (Squamata: Lacertidae)Derisinin Histolojik Yapısı ve Glikozaminoglikanların Dağılımı PZ 393 Laudakia stellio (Agamıdae.00 PZ 378 14. Adile ÖZDEMİR. Linnaeus 1758) 14. Özgen BÜYÜKGÖZE. Yüce BAŞIMOĞLU KOCA Yücel BAŞIMOĞLU KOCA.00 PZ 389 14. Muhammed ATAMANALP Utku GÜNER Belda ERKMEN. Aysun KILIÇ. Cd+2. TRABZON PZ 372 14. Şenay SUMMAK.00 - Bursa Nilüfer Çayı Suyunun Genotoksik Etkilerinin Balık Mikronukleus Testi ile Değerlendirilmesi Erkek Sıçanların Üreme Sistemi Gelişimi Üzerine Benzil Benzoatın Etkileri Antifungal Aktiviteye Sahip Yeni Bir Tiohalobenzen Türevinin Erkek Sıçanların Üreme Sistemi Üzerine Etkileri Fibronil’in Laboratuvar Koşullarında. İki Farklı Sıcaklıkta Alman Hamamböceği (Blattella germanica)’ne Karşı Etkinliğinin Araştırılması Kurşun (PZ) ve Kadmiyum (Cd)’ un Xenopus laevis Üzerine Embriyo-Toksik Etkileri Malathion'un Ratlarda Nefrotoksik Etkisi ve Vitamin C ve E'nin Koruyucu Rolü Drosophila melanogaster’de Bir Çeşit Bitkisel Östrojen Olan Genistein Uygulamasına Bağlı Olarak Genotoksik Etkilerin Araştırılması Kronik Genistein Uygulamasının Drosophila melanogaster’de Fertilite Ve Ömür Uzunluğu Üzerine Etkileri Bisfenol A’nın Drosophila melanogaster’in Canlı Kalma Oranı Üzerine Olan Etkisi Böceklerde İnsektisitlere Karşı Dayanıklılık ve Dayanıklılık Mekanizmaları Metal (Ag+. Abbas GÜNGÖRDÜ.00 PZ 392 14. Aslı SEMİZ. Alaattin ŞEN. Alaattin ŞEN Serdal ÖĞÜT. Tolga ÇAVAŞ PZ 386 14.00 PZ 376 14.00 PZ 385 14. Güldeniz SELMANOĞLU. Erdoğan KÜÇÜKÖNER Ercüment AKSAKAL.00 PZ 377 14.00 PZ 384 14.00 PZ 391 14. Serap ÇELİKLER Evrim Arzu KOÇKAYA. Mustafa CANLI Fulya Dilek GÖKALP MURANLI Adile ÖZDEMİR. Mehmet Turan AKAY Aysun KILIÇ.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Güldeniz SELMANOĞLU.00 PZ 383 14. Beyhan GÜRCÜ 78 . Burçin Aşkım GÜMÜŞ. Evrim Arzu KOÇKAYA.00 PZ 381 14.00 - Sitokrom P4502C9 Aktivitesinin 7-Metoksi-4Triflorokumarin ile Florometrik Ölçülmesi Pretrin ve Sentetik Pretroid Grubu İnsektisitler Polikloro Bifenil Kirliliğinin Balıklar Üzerine Etkileri Lamda Cyhalotrin (KARATE) Gambusia affinis (Baird & Girard. Alaattin ŞEN Hatice KÜBRA AYNACI. Hüseyin ÇETİN. Zn+2) Etkisinde Kalan Balıklarda (Oreochromis niloticus) Na. Elif KUŞ. Handan UYSAL. Cu+2.00 PZ 373 14.00 PZ 374 14. Hacer ÜNLÜ Sakine UĞURLU Gülüzar ATLI. Handan UYSAL Deniz ALTUN Emel ATLI. Dürdane KOLANKAYA.00 PZ 382 14. Abbas GÜNGÖRDÜ.00 PZ 387 14.00 PZ 379 14. Hakan AŞKIN. Mustafa DURAN.00 . Biyoloji Bölümü. Murat ÖZMEN Serpil KÖNEN. Elif LOĞOĞLU Emre ÖZ. Murat ÖZMEN Fatma Gökçe UZUN.00 PZ 380 14.00 PZ 390 14. Mehmet ÖZKARSLI Zeynep TOPÇU.. Atila YANIKOĞLU Ayşe BİRHANLI.Midesinin Histolojik Yapısı İle Fundus ve Pylor Bölgelerinde Mukoza İçeriğinin Histokimyasal Olarak Belirlenmesi Beyhan GÜRCÜ.00 PZ 375 14. L.

00 14. Serdar MAYDA. Meriç BOZKURT. S. Hüseyin DURAL Perihan YAVUZ Perihan YAVUZ A.00 - Burdur -Göller Havzasının Acı/Tuzlu Sulu Göllerinin Dünü-Bugünü Sulak Alanların Önemi. SAVSAR. Ayşe ERCİYAS. Emine ÖZTÜRK.00 PEÇ 002 14. Kezban ADA.00 PEÇ 016 14.00 Sonuçları ve USG Bulgularının Amniyosentez Sitogenetik Analiz Sonuçları İle Karşılaştırılması PEÇ 020 Kars İli Devlet Hastanesi’nde ABO Kan Grupları ve 14. Sitogenetik ve Y Kromozom Mikrodelesyon Analiz Sonuçlarının Değerlendirilmesi PEÇ 019 Prenatal Tanıda. Seval ORUÇ. Mehmet SOYSAL Esen Fatma KABADAYI Demet UYGAN Tutumlarının Belirlenmesi Avrupa Birliği Çevre Politikaları ve Türkiye Uyum Süreci Eskişehir-Karacahöyük. G. Yavuz ÇOTUK. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 Dozunun Belirlenmesi PEÇ 008 14. Ahmet SAVRAN. Emine ÖZTÜRK.00 PEÇ 018 14. DURANOĞLU Yavuz BAĞCI. YILDIRIM. Emine YALÇIN Orkide MİNARECİ. Fadime YILMAZ. Nagihan AKAYA Aysun ERGENE. Önder KILIÇ. Cem DALYAN Erol KESİCİ.00 PEÇ 009 14. Burcu YÜKSEL. Biyoçeşitlilik. Nermin BİTER. Sema TAN. D.00 Rh Faktörü Dağılımının İncelenmesi PEÇ 021 Tekstil Boyar Maddelerinin Aktifleştirilmiş Kömür 14. Aysun ERGENE.00 ile Adsorpsiyonu ve Adsorpsiyon İzotermlerinin Belirlenmesi 79 . P. İ. Aytekin TAN Mustafa KATI Buse ERASLAN. TRABZON POSTER SUNUMLARI EĞİTİM & ÇEVRE 27 HAZİRAN 2008 PEÇ 001 14. Mehmet SIKI.00 - 14:00-17:30 Aslı DOĞAN Aysel KEKİLLİOĞLU Levent TURAN İnsanlarda El Yapısının Cinsiyete Göre Değerlendirilmesi Biyoloji Eğitimi ve Bütünsellik Yaklaşımı Yerel Biyolojik Kaynak Değerlerinin İlköğretim ve Ortaöğretim Öğrencilerinin Biyolojik Çeşitlilik Kavramını Öğrenme ve Pekiştirme Süreçlerine Entegrasyonu PEÇ 004 Biyogüvenlik. Karşılaştığı Sorunlar ve Çözüm Önerilerinin Halka Ulaşmasında. Etik ve Mevzuattaki 14.00 PEÇ 017 14. Kezban ADA.00 PEÇ 012 14. KOYUNCU.00 - Murat BELİVERMİŞ.00 Çevre Kirliliği Konularında Davranış ve Aysel KEKİLLİOĞLU Tanju KAYA. Topluçiçekgiller) Erkek İnfertilitesi Ön Tanısı Olan Hastalarda.00 Tarihi Müzesi PEÇ 006 Botanik Bahçesi Ekoturizmi 14. GÜL. Biyokimyasal Tarama Test 14. Emine Yalçın Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonunun Moleküler Genetiği Işınlama Yöntemi İle Gıdaların Mikrobiyal Güvenliğinin Sağlanması Centaurea aladaghensis Wagenitz (Compositae/Asteraceae. AKSU.00 Nanokristallerinin Hazırlanması ve Cibacron Brilliant Yellow 3G-P ve Remazol Brilliant Blue R tekstil boyalarının Adsorpsiyonunda Kullanımı ve Adsorpsiyon İzotermlerinin Belirlenmesi PEÇ 014 Gediz Nehrinde Deterjan Kirliliğinin Araştırılması PEÇ 011 14.00 Yeni Gelişmeler PEÇ 005 Kuruluşunun 35.00 PEÇ 003 14. Ersin MİNARECİ Didem YÜCEL İ. Ülke Genelinde Duyulmasında Her Üniversitenin İlgili Bölümlerinde Okuyan Öğrencilerin Desteği PEÇ 013 İleri Teknoloji Seramiği Olarak ZnO 14. Yılında Ege Üniversitesi Tabiat 14. TANRIKULU. Meral ÖZTÜRK. S.00 PEÇ 015 14. Gökdere ve Osmaniye Köylerininde Sulama Suyu Amaçlı Kullanılan Drenaj Sularında Ec ve Total Tuz Değişiminin Belirlenmesi PEÇ 010 İstanbul’da Topraktan Gelen Gama Radyasyonu 14.00 PEÇ 007 Fen ve Teknoloji Öğretmenliği Öğrencilerinin 14. Kutsal KESİCİ. Cevdan KESİCİ Miray SOYUPEK.19. NUR Sema TAN. Biyoloji Bölümü. Arzu KAYA. Fadime YILMAZ.

TRABZON 80 . Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19.

19. Ulusal Biyoloji Kongresi Bildiri Özetleri .

19. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON 82 .

Biyoloji Bölümü.19. TRABZON Çağrılı Bildiri Özetleri 83 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Biyoloji Bölümü. TRABZON 84 .

85 . bahri-karacay@uiowa.University of Iowa . mental retardation. U. resulting in fetal alcohol syndrome (FAS). We demonstrate that introduction of the TRAIL gene into neuroblastoma cell lines using an adenoviral vector leads to apoptotic cell death.edu Alcohol abuse during pregnancy can profoundly affect the developing fetus. bahri-karacay@uiowa. prognosis for neuroblastoma remains poor. vulnerability of the developing brain to alcohol toxicity changes over time. As TRAIL can activate the nuclear factor-kB (NF-kB) signaling pathway. 4000 civarında çalışanı ile yıllık %16 büyüme gösteren bu sektör. Çiçek aşısını dünyaya tanıtan. son 10 yılda yaşanan gelişmeler bugünün yeni yaklaşımını temsil etmektedirler. Moreover. Sonuç olarak bakıldığında hücresel tedaviler artık tıbbi tedavinin bir parçası olduğu görülmektedir. Likewise in humans. Bu hücreler çoğu kez süspansiyon halinde veya matriks yapılarda organize olmuş üç boyutlu doku taslakları şeklinde tedavi uygulamalarında yerini almıştır. TNF-related apoptosis-inducing-ligand (TRAIL) induces cell death in a variety of tumors. a kinase essential for NF-kB activation. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. and hyperactivity. Activated cAMP response element binding protein (CREB) has been strongly linked to the survival of multiple cell types. Iowa City . Iowa 52242 . hem de genetik hastalıkların tedavisinde yaygın olarak kullanıldığını göreceğiz. immünoterapi işlemlerinde . including CGN. bugün 4 milyar dolar/yıllık bir iş hacmine sahiptir. Bugün dünya çapında 80 den fazla kuruluş 2 milyar doların üzerinde bir yatırım yapmış durumdadır. Furthermore. This loss of neurons underlies many of the behavioral deficits associated with FAS.A. The combination of blockade of NF-kB signaling and expression of TRAIL induced apoptotic death in a greater proportion of SKNSH cells than did either treatment alone. Bu gün için hücresel tedavilerde kullanılan hücreler farklılaşmamış-kök hücreler ve farklılaşmış hücreler olmak üzere iki temel gruptur.University of Iowa . Çok yakın dönemde genetik olarak manuple edilmiş hücrelerin organ yenilenmesinde. Alcohol damages the developing brain. identification of molecules and signaling pathways that ameliorate alcohol-induced neuronal death is important.S.ktu. vulnerability to alcoholinduced neuronal death diminishes. hücresel tedavi alanında ilk gelişmelerin yaşandığı bir ülke olduğumuzu burada unutmamak gereklidir. we hypothesized that inhibition of NF-kB signaling may augment TRAIL’s killing effects. but not in normal tissues. leading to microencephaly. Therefore. the promoter of the nNOS gene contains two cAMP response elements (CRE).19. We have demonstrated that neuronal nitric oxide synthase (nNOS) can protect developing cerebellar granule neurons (CGN) against alcohol-induced death both in vitro and in vivo. Iowa 52242 . Ancak mevcut veriler gelecekte bu yeni metodun çok önemli olacağına işaret etmektedir.Division of Child Neurology. TRABZON Ç 001 Kök Hücre Ve Hücre Tedavilerinde Güncel Gelişmeler Ercüment OVALI KTÜ-ATİ Teknoloji eovali@meds. neuronal death is one of alcohol’s most prominent pathologic effects. which can exert an antiapoptotic effect. Thus.Division of Child Neurology.edu Neuroblastoma is the most common solid extracranial neoplasm in children and causes many deaths. TRAIL is nontoxic.A. Iowa City . In the developing brain. Despite treatment advances. making it a strong antitumor therapeutic candidate.edu. Biyoloji Bölümü. Ç 002 Gene Therapy for Neuroblastoma Bahri KARAÇAY Department of Pediatrics. Ve önümüzdeki 10 yıl içerisinde de hücrelerden elde edilen organların tedavilerde yer alması beklenmektedir. U. TRAILmediated cell death was enhanced when neuroblastoma cells were simultaneously infected with a dominant-negative mutant of IkB kinase. and a critical need exists for the development of new treatment regimens. RTPCR and flow-cytometric analyses demonstrated that TRAIL’s effect is mediated primarily via the TRAIL R2 receptor.S. concurrent inhibition of the NF-kB pathway and the induction of TRAILmediated apoptosis may become a useful approach for the treatment of neuroblastoma Ç 003 Mechanism of Maturation-Dependent Alcohol Resistance Bahri KARAÇAY Department of Pediatrics.tr Aslında eski bir yöntem olan ancak son 40 yılda önemi giderek anlaşılan hücresel tedavilerde. As the developing rodent nervous system matures.

United Kingdom m. 5 subclasses. but the question remains whether they will continue to serve us well given the urgent need for a new generation of antimicrobial agents to combat the major microbial pathogens that have or are becoming resistant to all classes of antibiotic compounds. 46 families. Newcastle upon Tyne. Florasının zenginliği yanında özellikle tohumlu bitkiler açısından endemizm oranının yüksekliği çok çarpıcıdır. 1980 li yıllardan itibaren ülkemizde floristik çalışmaların çok ivme kazanmasının ana sebebleri olarak gösterilebilir. This taxonomic diversity is currently encompassed in 1 class. overexpression of nNOS in wild type CGN ameliorated alcohol-induced cell death. Ç 004 Actinobacterial Diversity and Drug Discovery: Will A Renaissance Follow the Decline and Fall? Michael GOODFELLOW School of Biology. notably streptomycetes. and by our view that taxonomic diversity can be used as a surrogate for chemical diversity as illustrated by recent studies on members of the genera Salinispora and Streptomyces. It is well known that actinobacteria. Delivery of nNOS cDNA using a replication-deficient adenoviral vector into nNOS-/CGN abolished alcohol-induced neuronal death. These results indicate that the neuroprotective effect of the cAMP pathway is mediated. Forskolin. This question will be addressed within the context of a paradigm shift in our approaches to the selective isolation. Bu konuşmada. son gelişmeler 86 . and abolished alcohol's toxic effect in wild type CGN.goodfellow@ncl. 1970 li yıllardan sonra TÜBİTAK’ın. an activator of the cAMP pathway. Furthermore. TRABZON Using cultures of CGN. 17 suborders.uk An astonishing array of cultivable actinobacterial diversity has been found using improved selective isolation and characterisation procedures with much more to come.ekim@hotmail. buldukları yeni tür ve birliklerle dünya botanik bilimine de önemli katkılarda bulunmaya başlamışlardır. bitki sistematiği ve sosyolojisi alanında çok sayıda araştırıcı yetişmiş ve bunlar ülke çapında yaygın arazi çalışmaları ile ülkemizin floristik yapısının daha kesin bilinmesi için ciddi çalışmalar yaparken. 5 orders. Ç 005 Amycolatopsis. dünyanın. 98 genera and 2700 species. ama daha çok ılıman iklim kuşağının dikkat çeken ülkelerinden birisidir. ülkemizdeki son gelişmeler vurgulanarak örnekleri ile açıklanmakta. In addition.19. University of Newcastle. daha sonraları üniversite araştırma fonlarının floristik çalışmalara destek vermesi. the nNOS gene. Sonuç olarak son 30 yıl içinde. bitki sosyolojisi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. increased production of nitric oxide. stimulated expression of a reporter gene under the control of the nNOS promoter. have a unique record as a source of novel bioactive compounds. Arazi Botaniğinde. in part. characterisation and screening of actinobacteria isolated from neglected habitats. we tested the hypothesis that cAMP mediates nNOS activation and the protective effect of nNOS against alcohol-induced cell death. especially antibiotics. Our approach to the search and discovery of novel antibiotics will be exemplified by the discovery of the abyssomicins and proximicins from marine isolates belonging to the genus Verrucosispora. Forskolin increased nNOS mRNA levels several fold. botaniğin diğer yan dalları ile ilişkileri tartışılarak Türk botanikçilerinin ülkesel ve evrensel botanik bilimine katkıları vurgulanmaktadır. forskolin's protective effect was substantially reduced in CGN cultures genetically deficient for nNOS (from nNOS-/mice).com Türkiye floristik açıdan. At the subgeneric level the genus Streptomyces still leads the way with 1899 species. and this stimulation was substantially reduced when the two CREs were mutated. by the pathway's downstream target. botaniğin daha çok arazi botaniği olarak özetlenebilecek tohumlu tohumsuz bitki sistematiği ve bitki sosyolojisinde. 1980 lerden sonra Türkiye Florasının yazımının tamamlanması sırasında çok sayıda botanikçinin Flora’nın yazıldığı Edinburgh Kraliyet Botanik Bahçesinde mesleki bilgi ve görgülerini artırmaları ve gene o yıllarda yaygınlaşan yeni üniversitelerimiz sayesinde botanik anabilim dallarının yurt çapında yaygınlaşması.ac. Anahtar Kelimeler : Türkiye. Biyoloji Bölümü. Ülkemizdeki Son Gelişmeler Tuna EKİM İstanbul tuna. bitki sistematiği.

türünün devamını tehdit eden bu zoru başarabilecek midir? “Bitki bilimcileri olarak. Dolayısıyla. G7 ülkelerinin yaptığı gibi. Bornova 35100. A. sel. mitokondri gibi dinamik bitki organelleri ve bakterilerde bölünmenin mekanizması aydınlatılmıştır. Dolayısıyla. fototropizma ve sirkadiyan (günlük) ritimlerle ilişkili reseptörler ve sinyal ileten elemanlar aydınlatılmıştır. anahtar özellikteki BİYOTEKNOLOJİ sektörü için yeni fırsatlar yaratmaktadır. Kloroplast. thaliana. meyve olgunlaşması. şu an. Çeşitli bitkilerde vernalizasyon ve vernalizasyonu düzenleyen ağlar ortaya çıkarılmıştır. yani ‘sistem biyolojisi’ yaklaşımı bitki biyolojisinin tüm dallarına büyük katkılar yapmaktadır. Biyoloji Bölümü. Tüm bu gelişmeler. yapıları ve işlevlerine ilişkin çok önemli bilgiler sağlamıştır. İzmir İsmail. Ağaçlarda odun oluşumunun mekanizması belirlenmiştir. kuraklık stresi ve herbisit araştırmalarında yeni fırsatlar sunmaktadır. Doğal kaynaklara deprem. küresel iklimde ani değişimlerin yaşanabileceği koşullarda gerçekleştirmek zorundayız.19. Günümüzde bitkisel verimliliği önemli ölçüde sınırlandıran ve etkilerinin giderek artması beklenen biyotik ve abiyotik streslerin algılanması ve uygun tepkinin verilmesini sağlayan sinyal iletim ağları aydınlatılmıştır. enerji ve çevre 21 YY’ da insanlığın üzerinde en fazla konuşacağı konular olacaktır. Örneğin son 7 yılda. ülkemizde de ‘uygulamaya yönelik temel bitki biyolojisi’ çalışmalarının ilgili kurumlarca daha fazla desteklenmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bu yüzyılın ortalarına kadar.edu. Çiçeklenmeyi başlatan bazı genler tanımlanmış ve çiçek gelişimi sırasında şekil oluşumunun kalıtımla denetlenmesine ilişkin mükemmel modeller geliştirilmiştir. 21 YY’ da geleneksel ve/veya biyoteknolojik yöntemlerle insanlığın gereksinimini sağlayabilecek nitelik ve nicelikte gıda. bu pompaların farklı bitki gruplarında (monokotil ve dikotiller) geçmişleri. Bu çalışmalar. Jeolojik kaynaklar tarımsal ve özelikle yer altı ve yerüstü sularının kirlenmesine yol açmaktadır. Bu yeni bilim dallarından elde edilen bilgilerin bir araya getirilmesi. TRABZON Ç 006 Genom Sonrası Çağda Bitki Biyolojisinde Gelişmeler İsmail TÜRKAN Ege Üniversitesi. işlevsel genomik. Arabidopsis mutantlarının genetik ve moleküler analizleri sonucu bitki fizyolojisi ve biyokimyasında da uzun süredir yanıt bekleyen sorular tek tek yanıtlanmaktadır. başta yaşlanma. çeşitli –omik’ (genomik. Bitkilerin ışığa verdikleri morfogenetik tepkilerde fitokromun rolünün yanı sıra. gıda. Yapay kaynaklara ise gübreler ve genetiği değiştirilmiş tohumlar. Fen Edebiyat Fakültesi.turkan@ege. Lotus japonicus ve Medicago truncata genomundan sağlanan bilgilerle. absisik asit ve oksin gibi bitkisel hormonların reseptörleri saptanmıştır. Bu durum. stoma hareketleri. kasırgalar gibi afetleri ve çeşitli jeolojik kirlenmeleri (madencilik çalışmaları. proteomik ve metabolomik)’leri ortaya çıkarmıştır. yakıt. evsel katı ve sıvı 87 . Biyoloji Bölümü. Yeni bir bitki hormon sınıfı olan brasinosteroidlerin büyüme ve gelişimdeki rolleri moleküler düzeyde aydınlatılmıştır. hücre çeperi oluşumu. erozyon ve alterasyonlara bağlı kirlenmeler) örnek verebiliriz. Dünya nüfusunun yaklaşık 10 milyara ulaşması beklenmektedir. Çevresel değişimlerin kaynağı. ilaç hammaddesi ve lif üretebilecek bitkiler yetiştirilebilmesine olanak sağlayacaktır. 2000 yılından günümüze. simbiyotik ilişkiler moleküler düzeyde aydınlatılmıştır. Ç 007 Çevre Sorunları ve İnsan Hakları Leyla AÇIK Gazi Üniversitesi. 2000 yılında Arabidopsis thaliana genomunun aydınlatılması. Bu bulgular. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ATP iyon pompalarının moleküler analizleri. Üstelik bunu. Etilen. son 10 bin yılda ürettiğimizin iki katı kadar besin üretmek zorundayız. tohum çimlenmesi. 2000 yılından bu yana bilim tarihindeki en büyük bilgi birikimine tanıklık etmekteyiz. doğal kirleticiler ve yapay kaynaklardan oluşan kirleticiler olmak üzere iki ana grupta toplanabilir. İnsanoğlu. Fen Fakültesi. ANKARA Yapılan tüm anlaşmalara rağmen dünyada çevresel bozulma hızlı bir şekilde devam etmektedir. Bu nedenle. apikal dominansi. ligninleşme ve iletim demeti kimliğinin belirlenmesinde rol alan genler saptanmıştır. insan sağlığı bakımından önem taşıyan steroidlerin biyokimyasına ilişkin yeni bir anlayışa katkı yapmıştır. Biyoloji Bölümü.tr 2050 yılına kadar.

Biyoloji Bölümü. sakat doğumlar ile toksik kimyasallara maruz kalan insanlarda görülen kanser gibi çeşitli hastalıklar insan hakları ihlalinin en bariz sonuçlarındandır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. sözleşmeler ve kanunlar bu zararlardan etkilenen bireylere veya sanayisi az gelişmiş küçük toplumlara bir fayda sağlamamaktadır. yeraltı suları azalmıştır. orman arazisinin turizm ve yerleşim gibi faaliyetler nedeniyle yok edilmesi. çevre kanunlarının maddi ve manevi fayda sağlamadığı gibi etnik bir azınlık veya başka bir ülkenin işgalinde yaşayan halkları olumsuz yönde etkilemektedir.biyolojik ve jeolojik değerlerini koruma bilincinin ortaya çıkmasını sağlamak ve var olanı geliştirmek için sürekliliği sağlanabilecek bir eylem planına ihtiyaç bulunmaktadır. Svalbard Küresel Tohum Bankası’nın misyonu geleneksel gen bankasında olan tohum çeşitliliğinin herhangi bir şekilde kaybolma ihtimaline karşılık tohumları korumaktır. gelecek nesillere daha az yeşil. Evsel ve fabrika atıkları arıtılmadan ya da yeterli arıtılmadan sulara verilmektedir. Farkında olamadığımız bu bilimsel kisveli kaçakçılık en önemli çevre ve insan hakları sorunlarımızdan biridir.19. Toprak kirliliğine kömür ocakları. Radyasyona maruz kalma sonucu ölümler. radyasyon gibi daha birçok etmeni örnek gösterebiliriz. Bütün bu çevre sorunlarını ortadan kaldırmak veya azaltmak için hazırlanan uluslar arası zorunluluklar. Çünkü çevreye zarar veren devletler çevrenin insana olumsuz etkisi nedeniyle insan haklarını da ihlal etmektedir. Türkiye’deki su kirliliği jeolojik (doğal) etkenlerin yanında. bazı fabrikalar ve tarımsal ilaçlar sebep olmaktadır. Türkiye’de sulak alanların bir kısmı kurutulmuş. Küresel açlık ihtimaline karşı veya çok büyük felaketler olasılığı göz önünde tutularak ülkelerin tohum bankalarının olması o ülkeyi diğer ülkelere göre stratejik bir konuma getirecektir. hava ve su taşımacılığı. Hava. Mesela Van gölünde sanayi kaynaklı kirliliğin büyük bir kısmı et entegre tesisleri ile un ve şeker fabrikaları kaynaklıdır. Tohumlar çok sıkı korunmuş muhafazalar içinde ve nem almayacak şekilde yerleştirilmiştir. Ülkemizde yeşil altın arayıcıları (yabancı bilim adamları) bazen bağımsız bazen yerellerle birlikte birçok bitki türünü yasadışı yollarla yurtdışına götürmektedirler. 90 yılda yaklaşık yüzde 85 oranında küçüldüğü tespit edilmiştir. gübre fabrikaları. petrol kirliliği. Özellikle Marmara Bölgesi (İzmit. Çevre ile insan hakları birbiri ile sıkı bir şekilde ilişkilidir. Ayrıca suların kirlenmesi. sulak alanların kurutulması. rüzgâr. Danimarka ve İzlanda başbakanlarının katılımıyla 19 Haziran 2006 tarihinde bu bankanın temeli atılmıştır. dünya ölçeğine göre çok daha farklı bir boyuttadır. tarım ilaçları ve gübreleme sonucu ortaya çıkmaktadır. Norveç. çalışmak için uygun çevre şartlarının hazırlanmaması. Bir zamanların “sarı altın” arayıcıların yerini şimdilerde “yeşil altın” arayıcıları almıştır. Mesela Kazakistan halkı birçok nükleer denemeye maruz kalmış ve politik arenada sesini duyuramamıştır. sanayi atıkları. Yirmi birinci asırda insanlığın karşı karşıya kaldığı sorunların başında gıda ve enerji eksikliği gelmektedir. 88 . Bu küçülmede göle ulaşan kaynaklar üzerinde baraj inşası. İnsan haklarına dayanan yeni bir yaklaşım ile hem insanların yaşama alanı olan çevrenin korunması hem de çevreden zarar gören insanın koruması sağlanabilir. kanalizasyon suları. havanın ve toprağın kirlenmesi. Bazı sularımız ise sanayi atıkları ile kirlenmiştir. Hava kirliliğine ise neden olan kuruluşlar arasında petrokimya tesisleri. 1990'lı yıllardan itibaren kaçak kuyuların açılması ve son yıllardaki iklim değişikliği ilk sıralarda yer alan etmenlerdendir. İsveç. Ülkemiz ve Türk Dünyası’nda çevre sorunları. Uydu fotoğraflarıyla yapılan çalışmalar sonucunda Tuz Gölü'nün. Türkiye’nin muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkabilmesi için her türlü teknolojiye sahip olması ve kullanması gerekmektedir. kâğıt fabrikaları ve çimento fabrikalarını sayabiliriz. daha fazla gri bir ortam bırakılması da insan haklarının açıkça ihlalidir. TRABZON atıklar. birçok çay ve dereler kurumuş. Deniz seviyesinin 130 metre üzerinde olan bu bölgede buzlar erise bile içerisi kuru kalacak şekildedir. İskandinav ülkeleri bir araya gelerek yerel tohumlarını muhafaza etmek için buzullarda büyük bir tohum bankası olan “Svalbard Global Seed Vault” kurmuşlardır. gemi taşımacılığı. Teknolojileri kurarken çevre ve insana verilecek zararları hesap etmeli ama bilimsel ve teknolojik gelişmelerden asla vazgeçmemeliyiz. deniz. gemi/yat foseptikleri. Finlandiya. su vasıtasıyla kirliliğe maruz bırakılan ve bu kirlilikte çok az katkıları olan insanlara. Spitsbergen adasında Svalbard Dağı’nın 120 metre içinde inşasına başlanan bankaya robotik emniyet sistemleri kurulmuştur. ülkemizin tarımsal. İskandinav ülkelerinde hal böyle iken Türkiye de durum nasıldır? Çevre kirliliği konusunda diğer ülkelere göre gerilerde olmamasına rağmen biyolojik kaynaklarının talan edilmesi konusundaki duyarsızlık açısından ön sıralarda yer almaktadır. Türkiye bitki çeşitliliği ve endemik bitki türleri açısından emsalsiz bir ülkedir. Bilim ve teknolojik atılımlar yapılmasının gerekliliği yanında öncelikli bir konu olarak. İstanbul) toprakları yoğun sanayi atıkları ve ağır metallerle kirletilmektedir Sulak alanlar ya kurutulmakta ya da kirletilmektedir.

optik cımbızlarla microtubul doğrultusunda proteinleri 6 pN kuvvetle çektiğimizde ise tekrar hareket etmeye başladılar. Bu proteinler ATP molekülünü parçalayarak açığa çıkan kimyasal enerjiyi mekanik enerjiye ve güce çevirmelerinden dolayı motor proteinler olarak adlandırılırlar. kinesin. miyosin ve dynein proteinlerinin nasıl yürüdükleri sorusunu cevaplamak için kullanıldı. Mesela. Fakat. Curt KOSSWIG (Rüyalarını Türkçe Gören Bir Alman Biyolog) Mustafa KURU Başkent Üniversitesi Rektör Yardımcısı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 89 . Biz öncelikle proteinleri hareketlerini fluorasan parçacıklarla gözlemleyebilecek FIONA (Fluorasan Parçacıklarla Bir Nanometre Çözünürlük) adını verdiğimiz bir teknik geliştirdik. Sonuçlarımız. proteinlerin bacaklarının ATP hidrolizi ile kuvvet ürettiklerini ve hareketi sağladığını. Kinesin. Prof. bu proteinlerin iki bacağına iki ayrı boya takıp. Ayrıca bu eserlerin içerdiği adreslere bağlı olarak. Dr. İki bacak arasında oluşan mekanik gerilimi bacaklarını uzatarak azalttığımızda proteinlerin ATP tükettikleri fakat adım atamadıklarını gözlemledik. Ankara mkuru@baskent. onların insanlar gibi. 2005-2007 yılları arasında yayınlanmış olan eserlerin Üniversitelere göre genel bir değerlendirmesi yapılmıştır. SCI. Fen Edebiyat Fakültesi. nasıl hareket ettiklerini gözlemledik. Fakat.000 kat ağırlığındaki dev kargoları hücrenin bir kösesinden diğerine taşımaktadırlar. yayın Ç 009 Motor Proteinler ve Hücre İçi Taşımacılık Ahmet YILDIZ Department of Cellular and Molecular Pharmacology. Anahtar Kelimeler: Biyoloji. Yapıları insana benzeyen bu proteinlerin iki ayakları ile aktin ve mikrotubule bağlanıp. Biyoloji Bölümü.19. diğer disiplinler ile birlikte yapılmış olan ortak çalışmaların da genel bir değerlendirmesi ortaya konulmuştur.ucsf. Dr. Çalışmanın amacı.tr Ord. Ç 010 Ord. yeni kurulmuş olan üniversitelerimizdeki Biyoloji Bölümleri hariç tutularak. miyosin ve dynein proteinleri ise aktin ve mikrotubul iplikçikleri üzerinde yürüyerek kendilerinin 10. Biz. 94158 USA yildiz@cmpmail. Prof. Biyoloji Bölümlerimizde yapılan araştırmalara bağlı olarak. ön ayağın sabit olup arka ayağın öne gelecek şekilde “yürüdüklerini” bulduk. Ben araştırmalarımı hücre içinde taşımacılık yapan proteinlerin mekanizmasını çözmek üzerine yoğunlaştırdım. kendi ifadesiyle.edu. Bu konuda ileri sürülen çeşitli modelleri test ettik.edu. kollarıyla kargoları tutuyorlar. Malatya mozmen@inonu. ve iki ayağın bir biri ardına adım atmasının iki bacak arasındaki gerilim kuvvetine bağlı olduğunu gösterdi. 44280. bölümlerin üretkenliklerinin ve diğer disiplinlerle ilişkilerinin ortaya konulması ve yayınların ÜAK Doçentlik Bilim Alanları ile uyuşurluğunun bir değerlendirmesini de yapmaktır. TRABZON Ç 008 Biyoloji Bölümlerimizde SCI Kapsamlı Dergilerde Yapılan Yayınlara Genel Bir Bakış Murat ÖZMEN İnönü Üniversitesi. Curt KOSSWIG. Bir sonraki soru ise onların bu koordinasyonu nasıl sağladıkları oldu. University of California. CA. Buna göre. bu proteinlerin iki bacağının nasıl yürüdüğü bu zamana kadar anlaşılamamıştı. Bu araştırmalar için proteinlerin nanometre boyutundaki hareketlerini gözlemleyebilecek ve pikoNewton (10-12 Newton) seviyesinde ürettikleri kuvveti ölçebilecek hassas tekniklere ihtiyaç duyulmaktadır. onların felsefesine katılmadığından dolayı Türkiye’ye göç etmiş bir bilim adamıdır. Proteinlerin kendi bacaklarını aynı boyutta herhangi bir amino asit serisi ile değiştirdiğimizde ise tamamen hareket edemez oldular. FIONA. Biyoloji Bölümü. San Francisco.edu Hücre içerisinde 15-20 nanometre (10-9 metre) boyutundaki çeşitli proteinler iş makineleri gibi çalışarak önemli görevler üstlenirler. Bu sonuçlar bize. ATP sentaz dönerli motoru mitokondri zarında saniyede ~1000 kez dönerek vücudumuzun ATP sini üretmekle görevlidir. Bu tekniği kullanarak proteinlere yapıştırdığımız tek bir boya parçacığının pozisyonunu 1 nm çözünürlükle ışık mikroskobunda tayin edebiliyoruz. Yayınlanmış olan eserlerdeki yazar sayılarına göre de bir tasnifte bulunulmuştur.tr Bu çalışmada Web of Science (ISI) veri tabanı üzerinde bulunan Science Citation Index Expanded (SCI-EXPANDED) kapsamında taranan dergilerde yayınlanmış olan Biyoloji Bölümü adresli yayınların genel bir değerlendirmesinin yapılması amaçlanmıştır. bilimsel araştırma. Almanya’daki yönetimin Hitler ve Naziler tarafından ele geçirilmesi nedeniyle. Bacakları ile de mikrotubulden düşmeden yüzlerce 8-36 nm boyutunda adımlar atarak ilerliyorlar. bir biyolog olduğu için.

keza yakın ve uzak geleceğimizde ulusal çıkarlarımızın korunması açısından biyolojinin önemi her geçen gün inanılmaz bir hızla artmaktadır. meslektaşlarımızın teorik donanımları yanı sıra uygulama alanlarına yönelik eğitim süreçlerinden geçirilmesi ve benzeri yapılması gerekenler konusundaki duyarsızlık ile bu sorunlara yönelik çözüm giderek zorlaşmaktadır. Biyologların istihdamında yaşanan sorunlar gelecek kaygıları ve kuşkular nedeniyle de genç biyologların mutsuz. Bugün dünyada biyolojinin ve biyoteknolojinin her alanında yapılan çalışmalarla. onun gelişmesine büyük hizmetler vermiş. Biyoloji biliminin ve biyologların yerinin ülkemizde de hak ettiği noktaya ivedilikle ulaşması umuduyla. Kendi ifadesiyle “Kendisini. Türkiye ve Dünya faunasına yeni taksonların katılmasını sağlamıştır. Ç 011 Ülkemizde Biyoloji Bilimi ve Biyologların Konumu Alev HALİKİ UZTAN Ege Üniversitesi Fen Fakültesi. Dr. Dünyadaki çağdaş ve modern yaklaşımlı gidişe katılmamız yaşam boyu biyoloji eğitimi. Rumeli Hisarı-Aşiyan Mezarlığında ebedi uykusuna yatmıştır. Bugün biyologlar hala “İstiklal. birlikte yaşadıkları tüm canlılarla sıcak bir ilişki kurmaları ve doğru öğrenme yöntemlerinin uygulanması noktasındaki eksiklikler yadsınamaz. bilimsel dergilerin yayımını teşvik etmiştir. düzenlenen yönetmeliklerde de halen bu izler görülmekte hatta giderek artmaktadır. Artan ekolojik sorunlar nedeniyle yaşanan olumsuzluklar dünyanın gelişmiş ülkelerinde toplumların biyoloji ve ilgili bilimsel gerçekler konusunda bilgilendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. biyologların istihdamı ve özlük haklarının kesin hatlarıyla belirlenmesi konusunda ivedilikle davranmamız gerekmektedir ve sorumluluğumuzu artmıştır. Ancak ülkemizde. Türk doğa bilimleri tarihindeki unutulmaz yerini alarak. Curt KOSSWIG. Dr. Bu düşünce tarzı giderek özel sektörde de yaygınlaşmaktadır. modern evrensel değerlere sahip. 7 Alttür ve 28 tür olmak üzere toplam 42 yeni taksona Ord. susuzluk. Curt KOSSWIG’in ismi verilmiştir. çok sayıda Lisans ve Lisansüstü düzeyde ders vermiş. program ve uygulamalarda. dinamiklerini mesleğine yansıtamayan bir umutsuzluk içinde oldukları görülmektedir. günümüz çağdaş bilgi toplumları arasında alması gerektiği yer konusunda başta üniversitelerimiz olmak üzere hızlı bir gelişim ve sürdürülebilir bir ivme içinde olmak zorundadır. Prof. Anadolu fauna’sının ortaya çıkarılması için bilimsel geziler düzenlemiş. makro ve mikro flora ve faunanın önemi. 35100 İzmir alev. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Mecmuası gibi. modern biyoloji biliminin kurulmasına. Bu nedenle 7 cins.19. Türkiye’de görev yaptığı 1937-1954 ve 1969-1971 yılları arasında. morali yüksek. doğru bilgi ve bilime açık. Bu bildiride Türk Biyoloji bilimine büyük hizmetler vermiş olan Ord.edu.haliki@ege. çevre kirliliği ve küresel ısınmaya bağlı sorunların durdurulamaması. TRABZON Dünya çapında ünlü bir bilim adamı olan Ord. Bu bilinçle her kesimde geleceğe güvenle bakan. ikinci vatanı olarak tanımladığı bu ülkeye karşı son derece sorumlu hissederek. Prof. Zoocoğrafya konusunda çok sayıda bilimsel makale yayınlamış. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Oysa hiç şüphe yoktur ki ülkemizin konumu. Curt KOSSWIG. Bunun en büyük nedenlerinden biri de biyologluğun kamu kurum ve kuruluşlarında belli meslekler için destek hizmeti veren bir bilim dalı muamelesi görmesidir.tr Ülkemiz. 90 . Bornova. belgelerle genç biyologlara tanıtılmaya çalışılacaktır. çok sayıda bilim insanının yetiştirilmesinde doktora tez yöneticilikleri yapmıştır. moleküler biyoloji ve genetiğin önemi anlaşılmış. Ayrıca Manyas Gölü Milli Parkı (Manyas Kuş Cenneti)’nı keşfetmiş ve kurmuştur. İstikbal ve İstikrar arayışındadır”. özendirilmiş ve ödüllendirilmiştir. Biyoloji Bölümü. Örgütsel yapılanmadaki eksikliğimiz. korumamız ve sahiplenmemiz gereken biyolojik zenginliklerimiz. üniversiter yapılanmadaki programların çağdaş ve güncel ihtiyaçlar doğrultusunda düzenlenmesi gerekliliği. Çağımızda en hızlı gelişmeler biyoloji alanında yaşanmaktadır. Biyoloji Bölümü. Prof. Buna ek olarak akademik çevrelerdeki tüm eğitim ve öğretim gayretlerine rağmen. Türkiye’de Biyologlar Derneği gibi. Çağdaş ve evrensel bilim dalları içinde BİYOLOJİ genel anlamda “Hayata dair her şeydir” diye tanımlayabileceğimiz en önemli temel bilim dallarındandır. eğitimin ilk aşamalarından itibaren çocuklarımızın ve giderek gençlerimizin içinde yaşadıkları çevrede. Yapılan plan. ilk bilimsel derneklerin kurulmasına öncülük etmiş. Biyologların “Meslek Yetki ve Sorumluluk Yasası” nı çıkarmada hayli geç kalınmıştır ve her geçen gün biyoloji ve biyologluktan bir kısım daha çeşitli meslek grupları kapsamına alınmaktadır. Dr. yarınımızın güvencesi genç nesillerimizi yetiştirmek görevini üstlenen tüm kurumlarımızın önemi ve toplumsal sorumluluğu giderek artmaktadır.

yapıdestek molekülleri olmalarına ek olarak çok daha fazla görevleri olduğu ve gerçekleştirdikleri moleküler olayları son yıllarda anlaşılmaya başlanmıştır. Biyoteknoloji ABD. akla durgunluk verecek ölçüde farklı hücre tipi seçiciliğini belirleyerek doğadaki biyolojik çeşitlilikten birinci derecede sorumlu olurlar. Ç 013 Glikobiyoloji Sabire KARAÇALI Ege Üniversitesi.edu. Moleküler Biyoloji ABD. biyosentezlerini ve şeker taşıyan biyomoleküllerin biyolojik görevlerini araştıran bilim dalıdır. Glikokonjugatlardaki oligosakkaritler hücre içi ve hücreler arası moleküler ve hücresel tanıma ile tanımanın engellenmesinde.19. Ankara knazif@hacettepe. TRABZON Ç 012 BiyoEkonomi’de Biyorafinerilerin Yeri ve Önemi Nazif KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi.B(Avrupa Birliği) grubu ülkelerde ağırlık verilmektedir. Biyoloji Bölümü. petrolü kulanan kimya endüstrisinin temel oluşturduğu konvansiyonel ekonomiye yeni bir seçenek oluşturmaktadır. Farklı hücre tiplerinde farklı glikozilasyon enzimleri bulunur ve özel bir hücre tipindeki özel glikozilasyon durumuna Glikotip denir. Fen Fakültesi. Biyoetanol üretimi için kurulacak biyorafinerilerde üretilecek ürünlerin pazarlanması ile sağlanacak ekonomik getirilere ek olarak rafinerilerin çalışmasıyla ortaya çıkacak yeni istihdam olanaklarının kırsal-kalkınma sürecine önemli katkısı olacaktır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.tr Yeni yüzyıla girişle birlikte önem kazanmaya başlayan sürdürülebilir-kalkınma kavramı(konsepti) buna yönelik ekonomik model arayışlarını da beraberinde getirmiştir. Bu ürünler arasında değişik kimyasallar.karacali@ege. Son yıllarda“BiyoEkonomi” diye adlandırılan modelin sürdürülebilirlik açısından umut vaat eder çizgi izlediği bilinmektedir. Biyoekonomik süreçlerde kullanılan yenilenebilir hammaddelerin. yaşlanması ve ölümü olaylarında. Aynı aminoasit dizisine sahip proteinlere farklı oligosakkarit yan zincirlerinin eklenmesi glikoformları oluşturur. Proteinlerin üç boyutlu katlanmalarını yönlendirerek. uygulanan üretim süreçleri ve ürünlerin çevreyle-uyumlu olması bu modele yüksek sürdürülebilirlik potansiyeli kazandırmaktadır. Glikobiyoloji. Golgi sahasında proteinleri etiketleyerek hücre içine veya hücre yüzeyine yönlendirirler. kansere değişimi de içine alan 91 . Glikokonjugatların yapısındaki az sayıdaki monomerik birimlerinin sıralanma özellikleri. Teknolojik olarak biyolojik süreçlerle biyo-materyaller’den üretilen mal. modifikasyonları ve glikozilasyon hızları ile mikroçeşitlilik oluştururlar.tr Karbohidratların enerji kaynakları. hücre farklılaşması. Böylece diğer kimyasal etiketlerin aksine karbohidratlar. Bu soruya yanıt aramak üzere yapılacak sunumda biyorafinerilerin özellikleri ve işleyişleri tartışılmaya çalışılacaktır. Ülkemizde son günlerde biyodizel ağırlıklı üretim girişimleri yoğunluk kazanmış olmakla beraber. Fen Fakültesi. Son yıllarda biyoyakıtlar grubuna giren biyoetanol ve biyodisel gibi enerji ürünleri üretiminin gerek ulusal gerekse uluslararası ölçekte önemli bir ivme kazandığı görülmektedir. Biyoetanol üretimine batıda Brezilya ve A. biyodisel üretimine ise başta Almanya olmak üzere A. Mikroçeşitlilik. Hücreler proteinlerin glikozilasyon profillerini değiştirerek ilişkili genin ifadesini değiştirirler ve böylece glikoproteinlerin görevlerini kontrol ederler. Hücre yüzeyine ulaşan karbohidratlar bilgi alış-verişi için diğer hücre reseptörleriyle ilişkiye girerler.D gibi ülkelerde. Bu ekonomik süreç için umut vaat eder bir durum da biyoteknolojik yöntemlerle biyoteryallerden bugün kimya endüstrisinin petrolden ürettiği ürünlere kalite yönünden eşdeğer ürünlerin üretilebilir olmasıdır. Biyoloji Bölümü. Günümüzde biyo-materyal olarak tarımsal-ürün ve biyokitleyi kullanarak bunlardan biyoteknolojik yöntemlerle ürün üretip pazarlayan biyoekonomik süreç. Glikozilasyonun değişebilirliği ile hem aynı protein ve lipidin birçok farklı özel biyolojik görevlerini gerçekleştirmesi ve hem de genomda neden beklenenden daha az gen bulunduğu açıklanır.. Bu bakımdan biyoetanolün yanı sıra başka katma-değerler de üretebilecek entegre tipte bir rafinerini modelinin nasıl olması gerektiği ülkemiz ekonomisi açısından ele alınması gereken önemli bir sorudur. biyoetanöl üretiminin kırsal kalkınma politikaları doğrultusunda ayrı bir önemi bulunduğu da ilgili çevrelerce kabul edilmektedir. polimerler ve enerji ürünleri bulunmaktadır. İzmir sabire. bir farklılaştırma jeneratörü gibi çalışarak glikokonjugatlarda ince yapısal farklarla farklı biyolojik ligantları şekillendirir. Glikozilasyon mekanizmasıyla protein ve lipitlere bağlanan karbohidratlar hibrit molekülleri. Biyoloji Bölümü.B.edu. lipitlerin eriyebilirliklerini değiştirerek onların görevlerini ve diğer moleküllerle ilişkilerini belirlerler. hücresel tutunmada. karbohidratların karmaşık yapılarını. glikokonjugatları oluştururlar. enerji ve hizmet gibi ürünlerin ticari dağılım ve tüketimini ele alan bu modelin iticini gücünü günümüzde biyoteknoloji oluşturmaktadır. 06532 Beytepe.

and because of the need of large number of test environments and replicates to evaluate traits. In addition to high throughput of genotyping which allows a fast turnaround and precise selection of the desired traits. CA 95616 USA hasan_bolkan@campbellsoup. tomato. glikokonjugatların şekillenme yetersizliği veya aşırı birikimine neden olarak önemli sağlık problemlerini işaret ederler. Screening tests for resistance to multiple pathogens using live inoculum could be problematic because infection by one pathogen may interfere with the infection by the other pathogen. These tools are being used aggressively by most institutions involved in plant breeding. Similarly. iltihaplanma bölgelerine özel lökositlerin toplanması. hücre-matriks tanımasında. glikokonjugatlardaki şekerlerin moleküler yapılarının belirlenmesi. karbohidratların yapı ve görevlerini daha iyi öğrenmeyle birlikte daha iyi glikoproteinleri oluşturmaya ve ilaç geliştirilmesine yoğunlaşmaktadır. the isozyme marker Aps-1 was used extensively as a substitute for screening with live nematodes to select for the Mi resistance gene. using different DNA based marker technologies a large number of molecular markers have been discovered for both monogenic and polygenic disease resistances and other value added traits. Also. in the last 15-20 years important new tools have been developed in the area of molecular genetics that have revolutionized the moving of gene-associated traits from wild species to L. zararlıların enfeksiyonunda. hücresel aktivite ve gen kontrolünde reaksiyonları açma-kapama gibi ince ayarlar yaparlar. transcript profiling and genetic analysis. and variation in the aggressiveness of pathogen strains used for inoculation. However. simbiyotik ilişkilerde. Davis. Biyoloji Bölümü. The Marker-assisted breeding identifies genes linked to the markers. 28605 County Road 104. Markerassisted breeding is also being used to produce new virus resistant and high solids tomato varieties. Yeni stratejiler ve teknikler. only a small percentage of the total genetic diversity in the Lycopersicon gene pool has been transferred to L. Included among the tools used are DNA marker technologies for genome analysis. Although the term “marker-assisted breeding” is associated with molecular markers. Böylece Glikobiyoloji. important traits in tomato plant follow a continuous distribution caused by the action and interaction of many genes and various environmental factors. The development of molecular marker closely linked to the Pto gene now allows selections for resistance without the use of the toxic insecticide. esculentum. glikozilasyon mekanizmasının kontrolü. esculentum) and its wild species which carry a wealth of genetic variability. An example of nonmolecular marker-assisted breeding in tomato is the use of the insecticide Fenthion as an indicator to select for resistance to bacterial speck disease. immün reaksiyonlar ile metastazda. TRABZON patolojik değişmeler ile biyolojik olayların değiştirilmesini sağlayan hücre içi ve hücreler arası haberleşme ve bilgi naklinde. markerassisted breeding eliminates the need of inoculation with a live pathogen thus avoids the errors caused by field infection such as escapees. Glikozilasyon metabolizmasında meydana gelen bozukluklar ile ilişkili enzimlerin kalıtsal mutasyonları. in tomato. esculentum with more ease. The technology also offers considerable potential to transfer quantitative resistance because markers have high heritability and are not masked by environmental conditions. metabolizma ve sinir sistemi hastalıkları ile kansere değişim ve tümör oluşumunda glikozilasyon değişmeleri meydana gelir. proteinlerin hücre içi-hücreler arası trafiğinde ve hücre göçünde görülür. Glikoimmunoloji ve Glikoteknoloji alanlarıyla birlikte gittikçe gelişmektedir. one of the marker systems that is becoming popular in tomato breeding is the 92 . Ç 014 Molecular Breeding in Tomatoes: Traditional Vs Marker-assisted Breeding Hasan BOLKAN Campbell’s Agriculture Research Center. Susceptibility to Fenthion is observed on the detached leaves of tomato seedlings that carry the Pto gene conferring resistance to Pseudomonas syringae pv. Glikobiyoloji çalışmaları. Like in any other crop. Marker–assisted breeding is a complimentary technology for use in conjunction with conventional breeding for genetic improvements. Marker–assisted techniques avoid infections and help to introduce multiple genes each with different resistance to different pathogens. the markers are more easily scored than the genes of a given trait. hematolojik.19. miktar ve fenotipik belirlenmeleri ile ilişkili enzimlerin genlerinin klonlanması alanlarında yapılmaktadır. non-molecular markers are also used in transferring genes that confer resistance to diseases. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. breeding for disease resistance can be carried out were field inoculation of plants are not allowed.com The genus Lycopersicon includes the cultivated tomato (L. Glikobilimler adı altında toplanan Glikopatoloji. Today. Hücreler arası tanımanın örnekleri. Enfeksiyon hastalıkları. However. Due to the fact that phenotypic selection has been the norm for quantitative traits. The Mi-gene now can be scored by a PCR-based marker that is more tightly linked to Mi-gene than the Aps-1 isozyme. But through traditional breeding the linkage between resistance and Fenthion susceptibility has been broken in many breeding populations.

19. very effective and inexpensive with enormous potential for multiplexing. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. It is most prolific of all marker types. TRABZON single nucleotide polymorphism (SNP). 93 . Biyoloji Bölümü.

19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON 94 .

19. Biyoloji Bölümü. TRABZON Mikrobiyoloji Sözlü Bildiri Özetleri 95 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Biyoloji Bölümü.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON 96 .

Biy.075 ve 0. Bu sözlü bildiride bakteriyel orijinli kanser kemoterapi ajanlarının etki mekanizmaları ve üretimini sınırlayan faktörler üzerinde durulacaktır. coli bakterisinde büyümenin inhibe olduğu tespit edilmiştir. Fak. Fak. antifungal SM 003 Biyosurfektan. Elde edilen biyosurfektanların antibakteriyel ve antifungal aktiviteleri disk difüzyon metoduna göre Bacillus subtilis (ATCC 6633).. Emine ÖZTÜRK1. kanser kemoterapisi. %5’lik peyniraltı suyu ile zenginleştirilen besiortamında 0. Böl. antifungal SM 002 Pseudomonas aeruginosa kullanılarak ramnolipit biyosürfektanı elde edilmesi amaçlanmıştır.. Ayrıca S... lizin oksidaz.com Bu çalışmada süt fabrikası atık maddesi olarak bilinen peyniraltı sularından izole edilen 97 . Biyosürfektanlar. Kanser Kemoterapisinde Kullanılan Bakteriyel Enzimler Hikmet GEÇKİL İnönü Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Partikül şekli. Birçok mikroorganizma farklı kültür ortamlarında farklı yapılarda biyosürfektanlar sentezlemektedir.19. partikül boyutu. Fadime YILMAZ1. Biy. Böl.. Biyoloji Bölümü..coli’nin ise daha dirençli olduğu gözlenmiştir. Fen-Ed. Fatih KUTLUER1. Emine YALÇIN1. Anahtar Kelimeler: L-asparaginaz.. katı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biy. aureus bakterisinin nanopartiküller varlığında belirgin pigment oluşturduğu gözlenmiştir. Böl.. kemoterapötik enzimler. Biyoloji Bölümü. TRABZON SM 001 Yüksek Teknolojiye Uygun Olarak Hazırlanan ZnO nanokristallerinin Karakterizasyonu ve Antimikrobiyal/ Antifungal Aktivitelerinin Tayini Aysun ERGENE1. Fen-Ed. Kırıkkale 2 Giresun Üniv. Nio gibi nano-mikro partiküller geniş bir kullanım alanına sahiptiler. ZnO.98 gr/l biyosürfektan elde edilmiştir.. Biy. Besi ortamında ZnO ince seramik tozlarının derişiminin artması ile birlikte E. antineoplastik ajanlar. Kezban ADA1. Kırıkkale 2 Giresun Üniv. Biyosurfektanların gram olumsuz bakteriler karşı daha etkili olduğu belirlenmiştir.3M) derişimde sentezlenen ZnO nan-mikro partiküllerinin antimikrobiyal ve antifungal özellikleri çift tabakalı olarak hazırlanan Muller Hılton Agar besiyerlerinde koloni sayımı ile incelenmiştir. Nanokristallerin çapları 10-1000 nanometre arasında değişen katı parçacıklardır ve gün geçtikçe bu alandaki çalışmalar dinamik bir şekilde artmaktadır.tr Kanser kemoterapisinde yaygın olarak kullanılan birkaç enzim (L-asparaginaz. Aysun ERGENE1. Fak.. Emine ÖZTÜRK1.. Böl. vitreoscilla hemoglobini Süt Fabrikası Atık Sularından İzole Edilen Biyosurfektanların Antimikrobiyal ve Antifungal Etkilerinin Araştırılması Fadime YILMAZ1. methionin liyaz. Giresun ayergene@yahoo. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2 1 Kırıkkale Üniv. sıvı ve gazlar arasındaki yüzey ve iç yüzey gerilimi azaltabilen amfilik bileşiklerdir. E. Giresun y. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2 1 Kırıkkale Üniv. Fak. Bu enzimlerin sitotoksik etki mekanizması genellikle onların doğal substratları olan amino asitler bakımından oksotrof kanser hücrelerinin bu amino asitlerden yoksun bırakılmasına dayanır. Düşük ZnO derişiminde S. Fen Edebiyat Fakültesi.fadime@gmail. Anahtar Kelimeler: antimikrobiyal. Nano-mikro partiküler ince seramik tozları kozmetik sektöründe de kullanılmaya başlanmıştır ve bu nedenle antimikrobiyal ve antifungal özellikleri gündeme gelmiştir. antimikrobiyal. Staphylococcus aureus (ATCC 25923). aureus bakterilerinin büyümesinin azaldığı. Bu çalışmada iki farklı (0.com Çeşitli özel yöntemlerle kullanım alanlarına göre özellikleri istenilen yönde değiştirilerek hazırlanabilen ileri teknoloji seramiklerinin oksit olanları TiO2. Escherichia coli (ATCC 25922) bakteri kültürlerine ve Candida albicans (ATTC 60192) kültürüne karşı test edilmiştir. Fen-Ed.. Emine YALÇIN1. ZnO. 44280 Malatya hgeckil@inonu.edu. Lysine oksidaz ve methionin liyaz) sadece birkaç gramnegatif bakteri tarafından sentezleni. Fen-Ed.

hidrofobik etkileşim kromatografisi ve ters faz likit kromatografisi sıklıkla kullanılmaktadır. Antibiyotikler biyolojik ayrışmaya dayanıklı olmaları nedeniyle değişik ortamlarda birikmektedirler. Antibiyotik içeren atıksuların inert KOI oranları değiştirilemeyeceği için zor ayrışan organik maddenin anaerobik koşullarda aklimasyon ile atıksuyun bu zor ayrışan maddelerinin mikroorganizmalar tarafından alınmasını sağlamak önemlidir. Çevre Mühendisliği Bölümü. Bakteriyosinleri saflaştırılmaları. cremoris tarafından üretilen bir bakteriyosin kalsiyum silikat ve amberlit XAD16 kullanılarak ve kolon kromatografisine gerek duymadan daha süratli bir şekilde ve büyük ölçekte saflaştırılmıştır. Biyoteknoloji Anabilim Dalı. kısa zincirli ve ribozomal olarak sentezlenen antimikrobiyal maddeler olup bunların çoğu gıdalarda bozulma nedeni olan bakterilerin ve patojenik bakterilerin büyük çoğunluğunu inhibe etmektedir. ilaç endüstrisi. SDS-PAGE protein Antibiyotiklerin Anaerobik Ayrışabilirlikleri Hakan ÇELEBİ. Tetrasiklinler. özellikle de laktik asit bakterileri tarafından sentezlenenlerin saflaştırılmaları bu moleküllerin diğer moleküller ile agregatlar oluşturma eğilimi ve hidrofobisitelerinden dolayı zor olmaktadır. Bu nedenle. Buca. ileri oksidasyon. Bu peptit antimikrobiyal maddeler duyarlı bakterileri hücre zarlarında gözenekler oluşturarak inhibe ederler.tr Antibiyotikler mikroorganizmaların büyümesini durduran veya öldüren biyolojik kaynaklı ya da sentetik olarak elde edilen çok etkili biyoaktif maddelerdir. Linkosamidler. deri. kromatografi. Kanalizasyon. katkı maddesi ve ilaç olarak kullanımı homojen olarak saflaştırılmalarını ve yeterli miktarda saflaştırılmış ürünü gerekli kılmaktadır. cremoris Tarafından Üretilen Bir Bakteriyosinin Büyük Ölçekte ve Hızlı Saflaştırılması Halil DÜNDAR Orta Doğu Teknik Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. tıbbi atıklar. Quinolonlar. Genelde antibiyotik içeren ilaç endüstrisi atık sularının inert KOI oranları ve zor ayrışan madde düzeyleri yüksek olup kolay ayrışan KOI oranları düşüktür. Sülfa antibiyotikler ve Sasilik peptidler olmak üzere 9 ana başlık altında sınıflandırılmaktadır. Biyoloji Bölümü. Ayrıca ileri arıtımın yetersiz ve pahalı olması da antibiyotiklerin arıtımında bir diğer olumsuz faktördür.celebi@deu. saflaştırma. Delya SPONZA Dokuz Eylül Üniversitesi. Mühendislik Fakültesi. Kaynaklar Kampusu. biyodisk.) arıtılamadığından arıtma tesisi çıkış sularında ve alıcı ortamlarda bulunmaktadır. ev gereçleri. tekstil endüstrisinin yanında antibiyotik içeren ilaç endüstrisinin atıksularının da arıtılmasında kullanılmaktadır. Antibiyotiklerin anaerobik koşullarda arıtılabilirliği ile yapılmış çok az sayıda çalışma bulunmaktadır. endüstrideki aktiviteler. Makrolidler.) ile ileri arıtım sistemlerinde (O3. 98 . ODTÜ. jel-filtrasyon kromatografisi. Tınaztepe. TRABZON SM 004 SM 005 Leuconostoc mesenteroides subsp.edu. H2O2. Carnobacterium. Diğer etki mekanizmaları ise diğer bakterilerin otolizin enzimlerini aktive ederek hücre duvarını eritmesi ile olmaktadır. Etki mekanizmalarına ve kimyasal yapılarına göre β-Laktamlar. Antibiyotikler konvansiyonel aerobik çamur sistemleri (aktif çamur prosesi. UV. Enterococcus.19. Oksazolidler. Pediococcus ve Leuconostoc gibi birçok laktik asit bakterisi bakteriyosin üretmektedir. gıda üretimi. Günümüzde geniş bir kullanım aralığına sahip olan antibiyotikler insan ve hayvansal tıpta tedavi edici amaçlar için sıklıkla kullanılır. çiftlik hayvanlarının üretimi. Bakteriyosinlerin karakterizasyonu ve biyokimyasal yapılarının ortaya çıkarılması. Aminoglikozidler. tedavi edici antibiyotiklerin kalıcı konsantrasyonları çevrede bulunur. Ayrıca bu teknikler zaman alıcı olup. Ankara halildundar1@gmail.com Laktik asit bakterileri tarafından üretilen bakteriyosinler protein yapısında. Bu çalışmada Leuconostoc mesenteroides subsp. balık çiftlikleri gibi faaliyetler antibiyotiklerin temel kaynaklarını oluşturmaktadır. Lactobacillus. ters osmoz vb. ürünler üzerine spreyleme. Büyük ölçekte bakteriyosin saflaştırılması için bu teknikler uygun değildir. Anaerobik arıtma teknolojisi kağıt. Lactococcus. İzmir hakan. lagünler vb. katyon değiştirici kromatografi. Anahtar Kelimeler: Bakteriyosin. Antibiyotiklerin BOI5 / KOI oranları düşük olduğundan bu oranın Anaerobik Çok Kademeli Yatak Reaktör (ÇKYR) / Aerobik Sürekli Karıştırmalı Tank Reaktör (SKTR) ardışık proseslerle arttırılması ve böylece biyolojik ayrışabilirliğinin arttırılması düşünülmektedir. Laktik asit bakterilerinin ürettiği bakteriyosinlerin saflaştırılmasında kültür süpernatantından amonyum sülfat ile çökeltme. pahalı ekipmanlar gerektirmekte ve bakteriyosin aktivitesinde kayıplara neden olmaktadırlar. Bu tekniklerin çoğu az miktarlarda yeterince saf bakteriyosin saflaştırılmasını mümkün kılmaktadır.

yatay ve dikey uzanımlı. Oksitetrasiklin. İsmail KARABOZ. Anaerobik reaktör çıkış suyu aerobik reaktör beslemesi olarak kullanılacaktır. Fen Fakültesi.19.tr Mağaralar. BOI5 / KOI Oranı. Anahtar Kelimeler: Aerobik-Anaerobik-İleri Arıtım. karbapenem. Sonuç olarak antimikrobiyal etkili metabolit üretiminin 3. Aktinomisetlerin mağara habitatlarındaki varlığı. tilosin. epidermidis ATCC 12228 tip türü eklenerek oluşturulan 8 izolatın 24 saatlik kültürleri 0. büyüme özellikleri. İzolatların genelde penisilinler ve makrolidler grubu antibiyotiklere dirençlilik gösterirken. kan kültürü ve apse) elde edilmiş olup. Bu durum. Bu izolatlara pozitif kontrol olarak S. yüksek aktivite gösteren 7 izolatın 3 farklı klinik bakteriye karşı antimikrobiyal aktivitesi ayrıca araştırılmıştır. Bu çalışmada Türkiye’nin 10 farklı ilinde yer alan. Elde edilen toplam 290 Aktinomiset izolatının çeşitli test mikroorganizmalarına karşı antimikrobiyal aktiviteye sahip metabolit üretim potansiyelleri “agar piece” metodu kullanılarak araştırılmıştır. Standart test mikroorganizması olarak 8 bakteri ve 4 fungus suşunun kullanıldığı çalışmada. 5 dk 100 ºC sıcaklığa karşı ise duyarlı olduğu belirlenmiştir SM 007 Staphylococcus epidermidis Klinik İzolatlarının Biyofilmleri Üzerine Lizostafinin ve Değişik Antibiyotiklerin Etkisinin Araştırılması Burcu ÇERÇİ. Anıl HAN Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. aktif-yarı aktifpasif özellikli. karanlık ortam ve düşük organik madde miktarı ile karakterize olan özel biyotoplardır.Eskişehir myamac@ogu. biyofilm. Mustafa YAMAÇ. folat yol izi inhibitörleri gruplarına duyarlı oldukları saptanmıştır. eritromisin ile amoksisilin antibiyotiklerinin giderim verimi izlenmiştir. Ayıca aerobik reaktör verim özellikleri ile KOI ve oksitetrasiklin. Anahtar Kelimeler: Staphylococcus epidermidis. stabil sıcaklık. kuru hücre ağırlığı. eritromisin ve amoksisilin antibiyotiklerinin dozları belirli konsantrasyonlarda arttırılarak anaerobik reaktör verim özellikleri KOI giderimleri. glukoz miktarı. tilosin.6 µg/ml olduğu gözlenmiştir. lizostafin. Ali KOÇYİĞİT. glikopeptid. 26480. HCO3 alkalinitesi ile VFA konsanstrasyonlarının değişimleri ile incelenecektir. tilosin. Fen Edebiyat Fakültesi. Aktif maddenin antimikrobiyal etkisi. en uzunu 6052 metre ve en derini 368 metre olan toplam 19 mağaradan mikrobiyolojik örnekleme yapılmıştır. Biyoloji Bölümü. Eritromisin.5 oranında duyarlı oldukları belirlenmiştir. Minimum İnhibitör Konsantrasyon ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyon verileri kullanılarak değerlendirilmiştir. Tilosin SM 006 Türkiye’nin Karstik Mağaralarından Elde Edilen Streptomyces İzolatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Semra YÜCEL. nispeten yüksek nem oranı.-6. Streptomyces M1492 tarafından üretilen metabolitler uygun çözücüler ile ekstrakte edilerek ince tabaka kromatografisi ile ayrılmış ve spotların biyoaktiviteleri biyootoğrafi yöntemiyle belirlenmiştir. yara. Amoksisilin. S. M1492 kodlu Streptomyces izolatı ile gerçekleştirilen fermentaasyon çalışmalarında. aminoglikosit. Bu izolatlar 4 farklı kaynaktan (idrar. populasyon dinamikleri.gün başladığı ve 5. Oksitetrasiklin. Bu amaçla Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 7 adet klinik izolat incelenmiştir. Aslı ÖZKIZILCIK Ege Üniversitesi.com Bu çalışmada Staphylococcus epidermidis’in oluşturduğu biyofilmler üzerine lizostafinin ve değişik antibiyotiklerin etkisi araştırılmıştır. günlerde en yüksek seviyeye ulaştığı gözlenmiştir. pH değişimi. linkosamidler. Kullanılan 8 izolatın tümü sadece vankomisine % 100 oranında ve 7 izolatın da imipeneme karşı % 87. antibiyotik. toplam gaz üretimleri. yapılan Kongo Red boyaması sonucu biyofilm oluşturdukları görülmüştür. mağara oluşumları ile ilişkileri konusundaki bilgi birikimi oldukça sınırlı durumdadır. Biyoloji Bölümü.edu. Kaynaklar. eritromisin ve amoksisilin antibiyotiklerinin ardışık anaerobik MBR reaktör / aerobik CSTR reaktörlerde arıtılabilirliği incelenecektir. Aktif maddenin 30 dk 60 ºC sıcaklığa karşı dirençli.5 McFarland standardına göre ayarlanarak Disk Difüzyon yöntemiyle 10 farklı gruptan 15 farklı antibiyotiğe ve ayrıca antimikrobiyal ajan olarak da lizostafine olan duyarlılıkları incelenmiştir. epidermidis izolatlarının oluşturdukları biyofilmlerin lizostafine olan duyarlılıklarının ise ≥3. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı cerciburcu@hotmail. henüz mağara mikrobiyolojisi konusunda başlangıç aşamasında olan ülkemiz için daha da geçerlidir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON Bu çalışma kapsamında insan ve hayvan sağlığı için yaygın olarak kullanılan oksitetrasiklin. disk difüzyonu 99 . antimikrobiyal aktivite değerleri belirlenmiştir. mağaralarda yer alan heterotrof bakteriler arasında aktinomisetlerin dominant olduğunu ifade etmektedir.

B.cyclopium) ve 2 virüs türü (Herpes Simplex Virus 1(HSV1) ve HSV2) kullanılmıştır. Streptomycine. siyah çay ekstraktı ile 18 mm inhibisyon zonu oluşturmuştur (MIC değeri. antimiktobiyal sinerjitik etki SM 009 sinensis.edu. Biyoloji Bölümü. yeşil çay ektraktı ile 20 mm. bilim adamlarını doğal kaynaklı ilaçları araştırmaya itmiştir. yeşil ve siyah çay 0. Aspergillus flavus. mevcut bitkisel çeşitliliği yönünden oldukça dikkate değer ve zengin bir floraya sahiptir. epidermidis. S. aureus ATCC 29213. Çalışmada. Çalışmamızda. Antifungal denemeler sonucunda ise ekstraktımızın herhangi bir antifungal özellik göstermediği ortaya konulmuştur. (Hayıt) Bitkisinin Sitotoksik. tedavi amacıyla kullanılan tıbbi bitkilerin toplam miktarı 20. Penicillium verrucosum var. coli 1/1-1/256 consantrasyonlarında hiçbir biyolojik aktivite göstermediği belirlenmiş. E. TRABZON SM 008 Yeşil ve Siyah Çayın (Camellia sinensis) Antimikrobiyal ve Bazı Antibiyotiklerle Sinerjitik Etkisinin Araştırılması Metin DIĞRAK. Anahtar Kelimeler: Camellia Staphylococcus sp. Vitex agnus-castus L. Ulocladium atrum. Streptococcus pyogenes ATCC 13076). çay (Camellia sinensis) yapraklarından elde edilen sulu ekstraktların bazı Staphylococcus türleri üzerine antimikrobiyal ve bazı antibiyotiklerle sinerjitik etkileri araştırılmıştır. Antibakteriyal ve Antifungal Aktivitelerinin İncelenmesi İsa KARAMAN1. Biyoloji Bölümü. Türkiye. Ayrıca.. Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO)’nın 91 ülkenin farmokopilerine ve tıbbi bitkiler üzerine yapılmış olan bazı yayınlarına dayanarak hazırladığı bir araştırmaya göre. çalışmada kullanılan diğer antibiyotiklerin yeşil ve siyah çay ile değişen oranlarda sinerjitik etkilerinin olduğu gözlenmiştir. hominis. Streptomycine S. siyah çay 0. Ekstraktımızın RD (Rhabdomyosarcoma) hücreleri üzerinde yapılan sitotoksik çalışmada ise LD50(CC 50) dozu 0. 2 maya izolatı (Candida albicans ATCC 1213. siyah çay ile de 50 mm inhibisyon zonu ile engellediği tespit edilmiştir (MIC değeri.tr Bu çalışmada. Candida utilis 1031. Antibakteriyal ve antifungal aktiviteler için Disk difüzyon ve Mikrodilüsyon (MIC) yöntemleri kullanılmış ve pozitif ve negatif örneklerle karşılaştırılmıştır. Denemelerde 10 bakteri suşu (S. faecalis. Proteus vulgaris KUEN 1329.78 mg/ml. Cephalosporine. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.. Streptomycine 5 µg/ml. Cephalosporine >30 µg/ml. Department of Virology. Araştırma sonucunda. yeşil çay 0. xylosus bakterileri kullanılmıştır. Sitotoksik ve antiviral aktivite için ise Hücre kültürü ve mikroskobik metod kullanılmıştır. Monastir. kan akışını durdurmada. Trichothecium roseum. Hayıt bitkisinin uterus rahatsızlıklarında. Tokat 2 Monastir University. Buna ek olarak. (Hayıt) bitkisi seçilmiştir. E. Nurcan ERBİL. Candida utilis KUEN 1031).com Tarihin ilk dönemlerinden günümüze kadar insanlar bitkilerden besin maddesi olarak faydalanmış ve şifa aramışlardır. Aspergillus terricola. epidermidis’in gelişmesini 35 mm inhibisyon zonu ile engellerken. süt salgısını önlemede kullanıldı bilinmektedir. E. aureus.19. Staphylococcus sciuri. Biyoloji Bölümü. Coli. S.2 100 . haemolyticus ve S. Zelal AKSOY Kahramanmaraş Sütçü imam üniversitesi. Ancak her bitkinin düşünüldüğü kadar yararlı olmadığı yada yararlı etkilerinin yanında organizma için az yada çok zararlı olabilen başka etkilerinin de olduğu görülmüştür. yeşil çay ile 51 mm. Faculte de Fharmacie. aktivite.Fen Edebiyat Fakültesi. subtilis DSM4312. Ahlem BEN SASSI2. Bu çalışmada Manisa İli. Fen Edebiyat Fakültesi. Kahramanmaraş mdigrak@ksu. Pseudomonas aeruginosa ATCC 9027. Penicillium purpurogenum. Ege Bölgesi ve Marmara Bölgesi’nde. Akhisar İlçesi yöresinden toplanan Hayıt bitkisinin yaprakları kurutularak Soxhelet yöntemi ile metanol ekstraktı hazırlanmıştır ve ekstraktın biyolojik aktivitesi test edilmiştir. Enterococcus faecalis ATCC 29122. auricularis. Ampicilline ve Penicilline G antibiyotikleri ile. Tunısıa ihkaraman@yahoo. Son yıllarda antibiyotiklere dirençli suşların ortaya çıkması ve doğal kaynaklı ilaçlarda görülmeyen veya az görülen yan etkilerin sentetik ilaçlarda dikkati çekecek kadar çok olması. Candida albicans ATCC 1213. S. diğerlerinde ise belli oranlarda aktivite tespit edilmiştir. Aspergillus niger ATCC 16404. özellikle su kenarlarında yaygın olarak bulunan Vitex agnus-castus L. Cephalosporine antibiyotiği S. P.84 mg/ml). Aeruginosa ATCC 27859. seksüel hormon salgılanmasını artırmada. Aouni MAHJOUB2 1 Gaziosmanpaşa Üniversitesi. 10 fungus izolatı (Alternaria alternata. Salmonella enteritidis ATCC 14076. Ekstraktımızın bakterilere karşı yapılan deneme sonuçlarında S. Cladosporium sp.000 civarındadır. S. Antiviral.84 mg/ml). auricularis üzerinde antimikrobial etki göstermezken.

edu. karbondioksit konsantrasyonu ve su buhar yoğunluğu ile ilişkilendirilmektedir.25µg/ml de 1. 101 . Önce Pulcherrimine duyarlılıkları test edilecek mikrorganizmalar logaritmik faza kadar üretilip minimal petrilere ekildi ve üzerlerine logaritmik fazdaki farklı M. Benzer şekilde Pulcherrimin’in E.4. Bu araştırma TÜBİTAK tarafından (Proje no: TOVAG 104 O 270) desteklenmektedir. pulcherrima türü mayalar salgıladıkları pulcherrimin nedeniyle kırmızı pigmentasyon zonu oluşturduklarından bu tür maya kolonileri üreme ortamından alınıp API ID32c kiti kullanılarak türleri belirlendi. Antimikrobiyal aktivite. pulcherrima suşları olarak tanımlandı. Tülin ÖZBEK3.tr Metschnikowia genusunda yer alan maya türleri antimikrobiyal aktiviteleri açısından çok zengin olup bu türler biyokontrol amaçlı olarak kullanılmaktadır.25µg/ml de 104 olarak belirlenmiştir. bakteri. Erzurum 2 Yeditepe Üniversitesi. bakterilere ve küflere karşı olan antimikrobiyal etkileri belirlenmiştir. pulcherrima suşları tarafından salgılanan pulcherrimin pigmentinin en çok Candida parapsilosis ve Trichosporon mucoides türü patojenik mayalarda üremeyi inhibe ettiği bulundu. Fen Edebiyat Fakültesi. pulcherrima türlerinden alınan örnekler uygulandı. 16059. Kireçtaşı mağaralarında yoğun olarak bulunan ve ana bileşenleri çoğunlukla kalsit olan damlataşları insanları güzellikleri ile sediment bilimcileri ise içerikleri ve oluşum şekilleri ile cezbetmektedir. HSV1 için 156. Araştırmamızda Metschnikowia pulcherrima türü mayalar izole edilerek bu mayaların patojenik mayalara. bilim insanları tarafından keşfedilmekte çok gecikmemiştir. Bu çalışmada. Erzurum ozlembaris@gmail. Fakat mağara bilimcileri damla taşlarının oluşumuna mikroorganizmaların katıldığını iddia etmişler ve farklı mağaralarda yapılan çalışmalar ile bu iddialarını kanıtlamışlardır. İstanbul 3 Refik Saydam Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü. coli ve Mağara Sistemlerinde Kalsit (CaCO3) Oluşumu Ve Bakterilerin Etkisi Özlem BARIŞ1. Erzurum ili içerinde yer alan kireçtaşı mağaralarında ki damlataşlarından bakteri izolasyonu yapılarak laboratuar ortamında bakterilerin kalsit oluşumuna katılıp katılmadığı araştırılmıştır. Furkan ORHAN4. Yerel kaynaklardan izole edilen M. Çoğaltılan rDNA örneklerinin nükleotid dizileri belirlendi ve bu rDNA dizilerine göre maya örneklerinin türleri NCBI gen bankası kayıtları ile karşılaştırıldı. Metschnikowia pulcherrima türü mayalar olgun siyah üzüm meyvelerinden standart mikrobiyolojik yöntemler kullanılarak saflaştırıldı. Medine GÜLLÜCE1.com Farklı bir ekosistem olarak mağaralar. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.8S rDNA bölgeleri PCR ile çoğaltıldı. M. Sonuç olarak damlataşlarından izole edilen bakteriler laboratuar ortamında kalsit oluşturdu tespit edilmiştir. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi. M.19. Antiviral sonuçlar. TRABZON mg/ml olarak belirlenmiştir. Candida. Pulcherrimin’in beş farklı Candida albicans suşuna karşı önemli derecede inhibitor etkisi olduğu görüldü. Biyokontrol. Hakan ÖZKAN3.4 1 Atatürk Üniversitesi. pulcherrima türlerinin rDNA dizilerinin daha önce tanımlanan M. Mağaralar oluşum ve gelişim şekillerine göre farklılık göstermektedir. HSV2 için 156. Aspergilus SM 011 Metschnikowia pulcherrima Türü Mayaların İzolasyonu ve Pulcherrimin’in Antimikrobiyal Aktivitelerinin Araştırılması Sezai TÜRKEL Uludağ Üniversitesi. Mağara sistemlerinde kalsit oluşumu kalsiyum iyonları. pulcherrima suşlarının patojenik mikroorganizmalara karşı kullanımını test etmek için antimikrobiyal aktiviteleri belirlendi. Biyoloji Bölümü. M. Fikrettin ŞAHİN2. Yerel kaynaklardan izole edilen M. Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Pulcherrimin. Günümüzde özellikle içlerinde sarkıt-dikit gibi damlataşı adı verilen oluşumlar yönünden zengin olan kireçtaşı mağaraları daha çok dikkat çekmektedir. Erzurum 4 Atatürk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü. Biyoloji Bölümü. pulcherrima suşları ile %97 benzerlik gösterdiği belirlendi ve izole edilen suşlar farklı M. Anahtar Kelimeler: kalsifikasyon Mağara. kalsit. Bursa sturkel@uludag. Biyoloji Bölümü. SM 010 Proteus vulgaris türü bakterilere ve Aspergillus niger’e karşı da antimikrobiyal aktivitesi olduğu bulundu. pulcherrima olduğu belirlenen maya örneklerinden genomik DNA saflaştırılıp 5. pulcherrima türlerinin antimikrobiyal aktiviteleri koloniler etrafındaki inhibisyon zonları ölçülerek belirlendi.12x106. API kiti ile %98 olasılıkla M.

Barbara NICOLAUS4 1 Dicle Üniversitesi. indirgen olmayan siklik yapıdaki siklodektrinleri oluşturan ekstraselüler enzimlerdir. 34. via Campi Flegrei n. fakültatif anaerob olduğu ve biyoteknolojik açıdan önemli enzimlerin kaynağı olabileceği tespit edilmiştir. Fonksiyonel Fitoplankton Türleri. Euglanophyceae (3). Biyovolüm düzeylerine göre. Gıda Mühendisliği. biyokimyasal özellikleri. Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare. diyatomeler (% 31. Dinobryon divergens. Gölde. yaz ortası ve ortalama fitoplankton biyovolüm miktarlarına göre gölün oligo-mesotrofik/mesotrofik ve maksimum kaydedilen biyovolüm düzeyine göre ise ötrofik karakter göstermektedir. 6. lipit ve yağ asidi içerikleri. Secchi derinliği ve toplam fosfat değişkenlerine dayanan Trofik Durum Indeksi ve OECD kriterleri. Peridinium willei. Biyovolüm Miktarının Değerlendirilmesi ve Limnoekolojik Özelliklerinin Çok Yönlü İstatistiksel Analizlerle İncelenmesi Abuzer ÇELEKLİ. Dışkapı.tr Ülkemiz sıcak su kaynakları bakımından oldukça zengindir. Kanonik Korrespondins Analizine (Canonical Correspondence Analysis (CCA)) göre çevresel faktörlerdeki değişimin biyovolüm ve türlerin ekolojik tercihleri üzerinde önemli derecede etkili olduğu tespit edilmiş olup (p=0. Geometrik olarak konik silindir biçiminde olan siklodekstrinlerin iç kısımları hidrofobik ve dış yüzeylerinin hidrofilik olması nedeni ile çok çeşitli 102 . Anahtar Kelimeler: Fitoplankton. optimum ve tolerans. Ağırlıklı Ortalama Regresyonuna (Weighted Average Regression) göre ise fitoplankton türleri farklı çevresel koşullarda farklı ekolojik tercihler gösterdiği belirlenmiştir. Pozzuoli.1) ve dinoflagellatlar (% 25.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. divergens çalışma yıllarının haziran aylarında biyovolüm pikleri göstermiştir. kinon tipi ve 16S rDNA dizi analizi yapılarak bakterinin tanısı yapılmıştır.uk Siklodekstrin glikoziltransferaz (SGTaz) enzimi. CCA.7) baskın grup olduğu.19. yağ asitleri. Diyarbakır 4 Istituto di Chimica Biomolecolare. Fen Bilgisi Öğretmenliği ABD. fizyolojik. Şehitkamil. 34. Bacillariophyceae (21). identifikasyon. 16S rRNA. Sedat DÖNMEZ Ankara Üniversitesi. aylık olarak Haziran 2003-Haziran 2005 arasında çok yönlü istatistiksel teknikler kullanılarak incelenmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. Cyclotella praetermisa ve Fragilaria crotonensis türleri gölün fitoplankton biyovolümüne büyük katkıları olan önemli fonksiyonel gruplardır. Abant Gölü’nün oligo-mesotrofi gösterdiği sonucuna varılmıştır. Biyoloji Bölümü 21280. ekoloji. trofik yapı. Ayrıca. Bir sucul sistemdeki değişimlerin anlaşılmasında yeni geliştirilen fonksiyonel grupların belirlenmesi önemli yer tutmaktadır. TRABZON SM 012 Abant Gölünün Trofik Yapısı. CNR. Cyanoprokaryota (7). spor oluşturan.co.com Abant Gölü fitoplankton türlerin biyovolüm düzeyleri ve çevresel değişkenler arasındaki ilişki. via Campi Flegrei n. Cryptophyceae (2) ve Prasinophyceae (1) ait toplam 64 fitoplankton türü saptanmıştır. Dinophyceae (4). crotonensis ise göl sularının karışım gösterdiği sonbahar ve ilkbahar mevsimlerinde gelişme göstermiş ve P fonksiyonel grupta yer almaktadır. Önemli kaplıcalarımızdan biri de Doğu Anadolu Bölgesinin Bingöl ili sınırları içerisinde yer alan Kös Kaplıcasıdır. Mühendislik Fakültesi. Napoli 80078. kuantatif olarak Chlorophyceae (26). Italy 3 Dicle Üniversitesi.002). Göl suyunun ilkbahar ve sonbaharın son aylarında tamamen karıştığı ve termal tabakalaşmanın yaz aylarında oluştuğu belirlenmiştir. ekzopolisakkaritler SM 014 Bazı Termofilik Anaerobik Bakteriler ile Siklodekstrin Glikoziltransferaz Üretimi Ayşe AVCI. Fonksiyonel E grubunda yer alan D. bunu chrysophytler (% 29. İdentifikasyonu ve EPS Üretimi Reyhan Gül GÜVEN1. Bacillus cereus türünün bir üyesi olduğu belirlenen bu bakterinin gram (+). nişasta ve bazı türevlerinden glikozidik bağlı. Okan KÜLKÖYLÜOĞLU Gaziantep Üniversitesi. CNR. bu çalışmada tanımlanan bu bakterinin değişik karbon kaynaklarında üremeleri test edilmiş ve ürettikleri toplam ekzpolisakkaritleri (EPS) çalışılmıştır. Kös Kaplıcasından izole edilen bakterinin morfolojik. Klorofil a. Biyoloji Bölümü. hareketli. Biyoloji Bölümü. Ankara avciaysetr@yahoo.7 veya 8 glikoz ünitesinden oluşan.6) takip ettiği belirlenmiştir. Gaziantep celekli. Annarita POLI2. Kemal GÜVEN3. Anahtar Kelimeler: Bakteri izolasyonu. Abant gölü SM 013 Kös (Bingöl) Sıcak Su Kaplıcasından Bakteri İzolasyonu. Ancak.a@gmail. Italy rgguven@dicle. Bölümü. Bu çalışmada. Gölde. Pozzuoli. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi. F. Napoli 80078. Fen-Edebiyat Fakültesi.

lokum çeşitleri. kaplama materyalleriyle kaplanarak paketlenmesiyle lokum üretilmektedir.19. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. çeşnili. Polihedraların elektron mikroskobu altındaki enine kesitleri virüse ait her bir virionun 2 ila 15 nukleokapside sahip olduğunu göstermiştir. Ülkemizde özellikle kavak ağaçlarında büyük zararlara sebep olmaktadır. ayrıca Salmonella spp.31 (1. Gıda Mühendisliği Bölümü. SGTaz üretimi için besiyeri optimizasyonu yapılmıştır. Asya orjinli bakulovirüslerin diğer kıtalardaki izolatlardan daha yüksek patojeniteye sahip olabilecekleri kanıtlanmıştır. Bu bakterilerin optimum gelişme sıcaklıklarının 65˚C. aerobik mezofilik bakteri sayısı 1.0x101. kaymaklı. saatinde maksimum SGTaz aktivitesine ulaşılmış. Virüse ait polihedral yapıların (PIB) çapı 2.tr Lokum.0 olduğu belirlenmiştirHer iki bakteride de gelişmenin 30. Çalışmada. Viral 103 Piyasada Satılan Lokumların Mikrobiyolojik Kalitesi Nükhet Nilüfer ZORBA. TRABZON katı. Maya özütü. pepton. Işık ve elektron mikroskobu çalışmaları tespit edilen böceğin tipik bir nükleopolihedrovirüs olduğunu göstermiştir. Bu çalışmada. su. kökeni Selçuklulara dayanan dünyada “Turkish Delight” ve “Lokhum” adlarıyla ünlü bir Türk şekerlemesidir. en yüksek SGTaz aktivitesine patates nişastası ile ulaştıkları belirlenmiştir. Osmofilik maya 0-43. (Lepidoptera. Nişasta.com Beyaz kavak kelebeği Leucoma salicis L.00x101.51-2. sıvı ve gazlarla konakçı-konuk tipinde kristal inklüzyon kompleksleri (inclusion complex) oluşturarak konuk molekülün çözünürlük. Bacillus cereus.64) mm (n=50) olarak tespit edilmiştir.coli 0-1. hindistan cevizi v.edu. osmofilik maya sayımları yapılmış. kazein. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. maltoz. siklodekstrin glikoziltransferaz. 02. sultan ve sucuk tipi gibi çeşitleri bulunan lokum halen ülkemiz dışında Yunanlılar. Lymantriidae) Avrupa ve Asya’da geniş dağılım gösteren önemli bir zararlıdır. 36 adet ekstrem termofilik anaerobik bakterinin Siklodekstrin glikozil tranferaz aktivitesi araştırılmış ve 5K ve P4 olarak kodlanan 2 adet bakterinin yüksek SGTaz aktivitesine sahip olduğu belirlenmiştir. Arazi gözlemlerinde virüsün zararlı böceğin doğal ortamdaki populasyonlarında oldukça yüksek mortaliteye sahip olduğu tespit edilmiştir. kozmetik.00x101. mikrobiyolojik kalite SM 016 Leucoma salicis L. Lymantriidae)’den İzole Edilen Bir Nükleopolihedrovirüs (NPV)’ünun Türkiye İçin İlk Kaydı Mustafa YAMAN Karadeniz Teknik Üniversitesi. Romenler. gıda. Genetik tanımlaması da yapılan bu iki bakteri izolatının Thermoanaerobacter cinsine ait oldukları saptanmıştır. Koliform 0-2. Thermoanaerobacter.b endüstrilerinde geniş kulanım olanakları bulunmaktadır. E. Sade. tripton. Siklodekstrinlerin.0x101 kob\g değerleri arasında bulunmuştur. esans ve aroma maddelerinin katılmasından sonra kalıba dökülerek nişasta.5-8. mısır nişastası. SGTaz enziminin optimum koşulları da belirlenmiş. Yapılan mikrobiyolojik analizlerde Salmonella ve Bacillus cereus negatif. Anahtar Kelimeler: Lokum. uçuculuğun azaltılması gibi çeşitli fiziksel ve kimyasal özelliklerini iyileştirebilmektedirler. Böceğin doğal bir patojeni olan LesaNPV virüsü doğal ortamda böcek populasyonu üzerinde etkili bir doğal baskılayıcı olarak işlev görür.00x101-184. coli. 61080-TRABZON muyaman@hotmail. kimya tarım ve tekstil v. Koliform. küfmaya. pH’larının ise 7. Staphylococcus aureus. Mühendislik Mimarlık Fakültesi. Dilvin İPEK Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Arazi çalışmalarında tipik NPV enfeksiyonu septomu gösteren 1000’den fazla enfekte olmuş larva toplanmış ve laboratuara getirilerek -20’de depolanmıştır. ülkemiz piyasasında toplanan farklı tip lokum örneklerinin mikrobiyolojik kalitesinin tespiti amacıyla Aerobik mezofilik bakteri sayımı. SM 015 Arnavutlarca da üretilmektedir. ve amonyum sülfat gibi azoylu bileşiklerin de SGTaz üretimine etkisi araştırılarak. ısı ve ışığa karşı duyarlılık. Küf-Maya 0-11. enzimin en yüksek aktivitesini 80 ˚C’ de gösterdiği ve pH’ nın ise 6-8 arasında olduğu bulunmuştur. Ermeniler ve .08 ± 0. E. Boşnaklar.0x101 . patates nişastası. (Lepidoptera.’de aranmıştır. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Siklodekstrin. Böceğin Avrupa’daki populasyonlarından izole edilen LesaNPV için Asya’dan henüz bir kayıt yoktur. asit ve şekerin açık ve\veya basınçlı kazanlarda pişirilmesi. Çanakkale dnukhet@comu.00x101.b. Bu çalışmada önemli bir zararlı olan Leucoma salicis’in doğal populasyonları üzerinde etkili bir doğal baskılayıcı ve Türkiye için ilk kayıt olan bir bakulovirüs (LesaNPV) kaydı verilmektedir. eczacılık. Staphylococus spp. çeşni maddeleri. dekstroz ve maltodekstrinli besiyerlerinde SGTaz oluşturdukları ancak.

9000 Ghent.5) bireyleri meydana getirdikleri tespit edilmiştir. Heterorhabditis. megidis türlerine dahil oldukları tespit edilmiştir.%8. Biyoloji Bölümü. Steinernema anatoliense ’nin gelişimi 5°C. Entomopatojenik Nematodların (Rhabditida: Steinernematidae. %20) denenerek nemin infektivitede etkisi ölçüldüğünde %10 nem içeren toprakta infektivitenin en yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu amaçla fındık bahçeleri. Anahtar Kelimeler: Leucoma Baculoviridae. TRABZON partikülerin 250-290 x 32-40 nm olduğu belirlenmiştir.anatoliense ‘ye ait toplam infektif juvenil sayısının en fazla 25°C’de olduğu en az ise 30°C’de olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Entomopatojenik Nematod. tarım arazileri. İnfektif juvenıllerın konaktan çıkış zamanları incelendiğinde bu sürenin en kısa 25°C’ de (6 gün). Biyoloji Bölümü. %15 ve %20 nem içerikli topraklarda infektiviteye rastlanmamıştır. Yapılan morfolojik ve morfometrik ölçümler. anatoliense ’nin Galleria mellonella larvalarını 20°C. Geniş konak dağılımları. Bu nedenle dünyanın bir çok ülkesinde uygulamadan önce kullanım iznine gerek yoktur. Bu çalışma sonucunda izole edilen H. %5 . uzun boylu olarak seçilen infektif juvenillerin (645µm) ise genelde dişi (%82. 61080 Trabzon 3 Laboratory of Agrozoology. Biyoloji Bölümü.5). çayırlık ve ormanlık alanlar ve doğal plajlar gibi çeşitli lokalite ve yüksekliklerden alınan toplam 224 toprak örneği incelenmiş ve 9 entomopatojenik nematod izole edilmiştir (%4). %3. rRNA geninin ITS bölgesi ve 28S rRNA geninin D2/D3 bölgelerinin sekans analizlerine göre izolatlar tür seviyesinde tanımlanmıştır. Bu yüzden dünyanın hemen her bölgesinde daha etkin EPN türleri veya izolatları belirlemek amacıyla bir çok araştırma yapılmaktadır.anatoliense ‘ nin konak içine giren infektif juvenillerinin sayısı araştırıldığında. en uzun 15°C’de (17 gün) olduğu tespit edilmiştir.10°C. ekolojik açıdan güvenilir oluşları. Türkiye entomopatojenik nematod faunası için yeni kayıttır. Maurice MOENS3. affine.2 Kısım 36. megidis türü. biyolojik kontrol SM 018 salicis. 20°C. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde entomopatojenik nematodların çeşitliliği ve yayılışları araştırılmıştır. o bölgenin ekolojik koşullarına adapte olmuş yerli suşların kullanılması biyolojik kontrol açısından çok önemlidir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi.com Bu çalışmada Steinernema anatoliense hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için biyoekolojik çalışmalar yapılmıştır. Ghent University. %10. % 58 104 . Işık ve elektron çalışmaları tespit edilen virüsün Leucoma salicis nükleopolihedrovirüsü’nün bir Türk izolatı (LesaNPV-TR) olduğunu göstermiştir. 25°C ve 30°C’lerde 2 günde öldürdüğü gözlenmiş olup 5°C’de herhangi bir sonuç alınamamıştır. bacteriophora (3 izolat) ve H. 25°C ve 30°C lerde konak olarak Galleria mellonella larvası kullanılarak araştırılmıştır. bioreaktörlerde kitle halinde üretilebilmeleri ve uygulamalarının kolaylığı nedeniyle ideal biyolojik kontrol ajanlarıdır. Belgium hyilmaz79@gmail. Denenen sıcaklık derecelerinde S. Elde edilen sonuçlara göre S. H. carpocapsae (3 izolat). Heterorhabditidae) Doğu Karadeniz Bölgesindeki Yayılışı Hüseyin YILMAZ1. Fen Edebiyat Fakültesi. Steinernema anatoliense ‘ye ait kısa boylu infektif juvenillerin (430µm) genelde erkek (%62. Coupure Links 653. Farklı toprak nemleri(%1. NPV. 28049. Denenen sıcaklık derecelerinde S. S. %15.19. Spesifik bir zararlının kontrolü hedeflendiğinde. Bu çalışmada. Steinernema. Yine bu çalışma ile izole edilen S.15°C. feltiae. S. S. Zihni DEMİRBAĞ2 1 Giresun Üniversitesi. Bu iki ekstrem arasında yer alan normal boylu (544µm) infektif juveniller ise % 42 oranında erkek. Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. affine Asya kıtasından yapılan ikinci izolasyondur. izolatların S.com Entomopatojenik nematodlar (genus Steinernema ve Heterorhabditis) toprakta yaşayan zorunlu böcek parazitleridir ve geniş konak dağılımları nedeniyle bir çok böceği enfekte edebilirler. Bakterilerle mutualistik ilişkili olan bu nematodlar konaklarını 48-72 saat gibi kısa bir süre içinde öldürürler.Giriş Daire:4 Konutkent/Ankara disimsek@yahoo. bu sayının en yüksek 25°C’de olduğu gözlenmiştir. Bu çalışmada sunulan nükleopolihedrovirüs önemli bir zararlı olan Leucoma salicis’ten Türkiye’de izole edilen ilk virüstür. İsmail DEMİR2.anatoliense ‘ nin 25°C’ de en iyi sonuçları verdiği gözlenmiş olup bu entomopatojen nematodun 25°C’ ye adapte olduğu ifade edilebilir. Buna Potansiyel Biyolojik Kontrol Ajanı Steinernema anatoliense'nin (Rhabditida:Steinernematidae) Biyo-Ekolojik Özellikleri Didem ŞİMŞEK GÜNGÖR Oyak sit.10°C’de sonuç alınamamıştır. Biyolojik mücadele SM 017 göre. Department of Crop Protection.

Bu veriler boy uzunluğunun eşey durumunu etkilediğini göstermektedir. ekzonükleaz geninin en erken grubu gen olarak ifade edildiği tespit edildi. Steinernematidae. Özlem KIRAN Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi.. Kahramanmaraş agnata_gul@hotmail. izolasyon 105 . Biyoloji Bölümü. 6. biyolojik kontrol. ekzonükleaz SM 020 iridescent virus. Bu suşun tüm biokimyasal özelliklerine bakılarak tanımlaması yapılmıştır. CIV replikasyonunun çalışıldığı Bombyx moori (SPC-BM–56) hücrelerinin Ara-C (DNA replikasyonu engelleyicisi) ve siklohekzimit (protein sentezi engelleyicisi) varlığında enfeksiyonu yapıldıktan sonra. Bu çalışmada CIV genomunda bulunan 012L kodlu ekzonükleaz geninin transkriptomik analizi ve potansiyel promotor bölgesinin belirlenmesi çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Keratinaz.19. 2. 8. ve 12. Avşar kampusü. transkripsiyon saatinin. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tavuk Çiftliği çevresinden alınan toprak örneklerinden tavuk tüyünü parçalayan 54 Bacillus suşu izole edilmiştir. Remziye NALÇACIOĞLU1. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Çiftliği’nden Alınan Toprak Örneklerinden İzole Edilen Bacillus İzolatlarında Keratinaz Enziminin Özelliklerinin Araştırılması Gülsüm UÇAR. izole edilen toplam RNA üzerinde ekzonükleaz için özel primerler kullanılarak yapılan RT-PCR ile takip sonucu. Fakat virüs genlerinin regulasyonu. Steinernema anatoliense ‘nin hayat döngüsünü 7 günde tamamlandığı gözlenmiştir. Yapılan deneyler sonucunda Steinernema anatoliense ‘nin ayrı eşeyli olduğu tespit edilmiştir. ekspresyonu ve fonksiyonu hakkında çok az şey bilinmektedir.. ve -10. 4.. TRABZON oranında dişi bireyleri meydana getirmişlerdir. Giresun yesimaktrk@yahoo. Steinernematidlerin ayrı eşeyli oldukları bilinmektedir fakat hermafrodit bir izolat araştırmada bulunduğu için bu yeni türün eşey durumu incelenmiştir. İkbal Agah İNCE2. Biyoloji Bölümü. Bu suşlar doğal tavuk tüyü içeren [kesilerek ufaltılmış] besiyerinde üretilerek yüksek keratinaz aktivitesi gösteren suş seçilip KU69 olarak adlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Entomopatojenik nematodlar. transkripsiyon başlangıç noktasının ve potansiyel promotor bölgesinin belirlenmesi çalışmaları yapılmıştır. Buna göre ekzonükleaz geninin promotor bölgesinin translasyon başlama kodonunun yukarı bölgesinde -20.. 5’ RACE yöntemi ile genin transkripsiyon başlangıç noktasının ATG’den 31 baz yukarıda olduğu belirlendi. Biyoloji Bölümü. böcek patojeni nematodlar SM 019 10. Fen Edebiyat Fakültesi. ve 1. saatlerde izole edilen RNA’lar ile gerçekleştirilen RT-PCR deneyi ile ekzonükleaz geninin transkripsiyon saatinin enfeksiyondan sonra 0. Virüsün genomunun tamamen dizin analizi yapılmıştır.com Chilo iridescent virus (CIV). Bu suştan elde edilen keratinaz enziminin farklı sıcaklık (20. Gene ait çeşitli uzunluklardaki potansiyel promotor fragmanlarının promotor aktivitesi lusiferaz sisteminde test edildi..com Bu çalışmada farklı endüstri dallarında kullanılabilecek keratinaz üreticisi olan toprak mikroorganizmalarının izolasyonu ve bu enzimin özelliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. İridoviridae familyası içerisindeki iridovirüs cinsinin örnek türü olup.. Moleküler yöntemler kullanılarak yapılan analizler sonucunda Steinernema anatoliense ile simbiyotik yaşayan bakterinin Xenorhabdus nematophilus olduğu tespit edilmiştir.80oC) ve pH değerlerinde (pH 5-10) gösterdikleri üreme davranışları ve enzim aktiviteleri ölçülmüştür. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. pozisyonlar arasında kalan bölge olduğu tespit edildi. Biyoloji Bölümü. 61080. Bu kapsamda genin transkripsiyon sınıfının. 1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. yüksek patojenitesi nedeni ile etkili bir biyopestisit olarak kullanılabilme potansiyeline sahiptir. Zihni DEMİRBAĞ1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Chilo iridescent virus’e ait Ekzonükleaz Geninin Transkriptomik Analizi ve Potansiyel Promotor bölgesinin Belirlenmesi Yeşim AKTÜRK1. saatler arasında başlamış olduğu ve enfeksiyonun ilerleyen saatlerinde de devam ettiği belirlendi. CIV ile enfekte hücrelerden enfeksiyon sonrası 0. Fen Edebiyat Fakültesi. Bacillus. Anahtar Kelimeler: Chilo promotor analizi.

kükürt bileşiklerini son elektron alıcısı olarak kullanarak bunları asidik bir ürün olan hidrojen sülfüre (H2S) indirgemektedirler. Bu nedenlerle. 100 mg/l Pb varlığında biyosorpsiyon değerleri açısından karşılaştırılmıştır. Nagehan TEKNECİ Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Pb. İstanbul esungur@istanbul. Zn ve Ni’nin 3 farklı konsantrasyonlarını içeren ortamlarda gelişim yüzdelerine bakılmıştır. Eskişehir aysebetul6@gmail. bu bakterilerin oksijenli ve oksijensiz koşullar altında çeşitli metal (çelik. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. galvanizli çelik vb) ve alaşımları üzerinde oyuklanma şeklinde korozyona neden oldukları çeşitli makalelerde rapor edilmiştir.com Ağır metal birikimli ortamlarda. Cd. Zn. Tolerans testleri sonucunda farklı derecelerde tolerant olduğu belirlenen toplam 20 izolat. Çalışma. Biyoloji Bölümü. Pb) ardışık 5 konsantrasyonuna karşı büyüme özellikleri açısından denenmiştir. SRB. gaz ve gemicilik endüstrisini olumsuz yönde ciddi bir şekilde etkilemektedir. TRABZON SM 021 Mikrobiyal Korozyon Esra İLHAN SUNGUR İstanbul Üniversitesi. tolerans. paslanmaz çelik. mikrobiyal korozyon ile ilişkili olan ekonomik açıdan en önemli ve en yaygın mikroorganizma grubu olarak kabul edilmektedirler. SRB’nin çeliğin korozyonunu nasıl etkilediğine dair çok sayıda korozyon mekanizması önerilmektedir ve bu mekanizmaların hepsi de bir şekilde sülfat indirgenme aktivitesini içermektedir. Bu çalışmada kullanılan 135 aktinomiset izolatı. SRB’nin ürettiği H2S özellikle petrol. Üçüncü tarama aşamasında ise. hidrojen sülfür SM 022 Metal Pollusyonlu Toprak Örneklerinden Elde Edilen Aktinomiset İzolatlarının Ağır Metal Toleransı ve Biyosorpsiyon İlişkisi Ayşe Betül KARADUMAN. su ve atık arıtım tesisi ile elektrik güç istasyonlarına kadar bütün endüstri kolları bu tip korozyondan zarar görebilir. Mustafa YAMAÇ. ağır metallerle karşı tolerant mikroorganizmalar ve ağır metal giderimi karasal ve sucul ekosistemler için büyük önem taşır. Bu çalışmada.19. Bu aşamada başarı gösteren 68 izolat ikinci tarama aşamasında yine aynı metallere karşı ve fakat yarı kantitatif sonuçlar veren disk difüzyon yöntemi kullanılarak denenmiştir. Biyoloji ABD. mikrobiyal korozyona yol açan faktörlere ve SRB’nin biyokorozyondaki etkilerine değinilecektir. Demirin korozyonu üzerine SRB’nin etkisinin incelenmeye başlandığı 1934 yılından beri. Elde edilen aktinomiset izolatlarının metal toleranslarının belirlenmesi amacı ile ilk olarak 135 izolat 8 farklı metalin (Ni. Elde edilen verilerin istatistiksel metodlarla değerlendirilmesi sonucunda. Streptomyces. Meşelik. Biyojenik sülfid üretimi sağlık. Sülfat indirgeyen bakteriler (Sulphate Reducing Bacteria-SRB). Metalik malzemelerde oluşan tüm korozyon zararının yaklaşık olarak % 20’sini MIC’in oluşturduğu ileri sürülmektedir. Biyoloji Bölümü. çalışılan aktinomiset izolatları arasında metal toleransı ve biyosorpsiyon yeteneği açısından bir ilişkinin olmadığı belirlenmiştir. Fen Fakültesi. Anahtar Kelimeler : Aktinomiset. 34118. mikroorganizmaların metabolik aktiviteleri sonucu hem doğrudan hem de dolaylı olarak meydana gelen korozyon işlemleri ile metalin bozulması olayıdır.edu. güvenlik problemleri ve çevresel tehlikeler ile birlikte petrolün degredasyonu ve korozyon hasarları ile çok fazla miktarda ekonomik kayıba neden olmaktadır. Fe. Anahtar Kelimeler: Mikrobiyal korozyon. Co. biyosorpsiyon 106 . Kampusu. Vezneciler. Bu aktivitenin sonucunda da korozif bir ürün olan hidrojen sülfür oluşmaktadır. Bu yüzden petrol ve gaz endüstrisinden. sülfat indirgeyen bakteriler. Cu. Mikrobiyolojik olarak indüklenen korozyon (Microbiologically Influenced Corrosion-MIC). madde döngüsü karasal ekosistemde sadece tolerant canlılar tarafından sürdürülebilirken.tr Metallerin sulu ortamlardaki korozyonu elektrokimyasal bir olaydır. suyun sıvı formu ile çalışan tüm endüstri kollarını etkileyebilir. 3 kısımdan oluşan tolerans ve farklı derecelerde tolerant olduğu belirlenen izolatların biyosorpsiyon yeteneklerinin incelenmesi aşamalarından oluşmaktadır. ikinci aşamada daha iyi sonuç veren 7 izolatın. Bununla birlikte mikrobiyal aktivite. Türkiye’nin farklı illerinde bulunan metalik maden yatakları ya da metaller ile kirletilmiş olduğu belirlenen toplam 42 toprak örneğinden elde edilmiştir. Bu çalışma Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Araştırma Fonu tarafından 200419014 no’ lu proye kapsamında desteklenmiştir. Bununla birlikte İngiltere’de borularda oluşan korozyonun % 50’sinin MIC’den kaynaklandığı ileri sürülmüş ve bu zararın yılda yaklaşık olarak 300-500 milyon sterlin olduğu hesap edilmiştir. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. metal. MIC. Hg. korozyon reaksiyonlarına yol açabilmekte veya arttırabilmektedir. Fen Bilimleri Enstitüsü. sucul ekosistemlerde belirli bir aşamadan sonra durur.

Suyun alkalinite. Nihal DOĞRUÖZ1. SRB ve HB analizleri için sırasıyla Postgate B ve R2A besiyerlerine ekim yapılmıştır. toplam çözünmüş madde (TDS) miktarı. pH. Deney sonuçlarına göre. Biyoloji Bölümü. Kuleden 6 ay boyunca 30 gün arayla çıkartılan galvanizli kuponların yüzeyinde oluşan biyofilm tabakası steril eküvyon ile toplanarak steril çeşme suyu içinde süspanse edilmiştir. Ayşın ÇOTUK1. Kuleden 6 ay boyunca 30 gün arayla alınan su örneklerinden. sülfat. Kimya Bölümü. Galvaniz kuponlar ASTM G1-72 standartlarına göre hazırlanmıştır. İstanbul bihterminnos@gmail. Kontrole (3. Vezneciler. mikrobiyolojik korozyon Biyogaz Üretiminde Çeşitli Bor Bileşiklerinin Etkinliğinin Biyogaz Verimi Açısından Karşılaştırılması Faruk SÜZERGÖZ1. HB’nin sayımı R2A besiyerinde gerçekleştirilmiştir. 21 gün boyunca 37oC’ de bekletilen üretim birimlerinde üretilen biyogaz silikon hortumla gaz ölçüm kabinine aktarılarak günlük ölçümler not edildi. hayvansal atık 107 . bor bileşikleri. SRB ve hetetrofik bakteri (HB) izolasyonu ve sayımı gerçekleştirilmiştir. ve çözünmüş oksijen konsantrasyonları çalışılmıştır. Biyogaz üretim birimleri bor bileşiklerinin eklenmediği kontrol.com Korozyon elektrokimyasal olarak metalin aşınması olayıdır. Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Sülfat indirgeyen bakteriler. demir okside edenler vb. Soğutma kuleleri. serbest klor. 250 mL hacimde hava geçirmeyen cam kaplara alındı. Halil DEMİR2. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. soğutma kulesi. Bu proje kapsamında bir otele ait açık sistem soğutma kulesinde. Anahtar Kelimeler: Biyogaz. Bor bileşikleri mikrobiyal aktiviteler üzerinde etkinliğe sahiptir. borik asit (68 mg/L) eklenen negatif kontrol ve diğer bor bileşiklerinden potasyum tetraborat (73 mg/L). Nurhan CANSEVER2 1 İstanbul Üniversitesi. sodyum tetraborat (105 mg/L) eklenen test grupları oluşturuldu.-MIC) denir.com Bor bileşiklerinin mikrobiyal aktiviteler üzerine etkinliği bilinmektedir. Laboratuar ölçeğinde tasarlanan çalışmada hayvansal atıklar %50 oranında su ile karıştırılarak. Üretilen gaz hacmi kümülatif olarak değerlendirildi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Daha sonra kuponlar ağırlık ölçümü için temizlenmiştir. Bor bileşiklerinin bu özelliğinden yaralanarak biyogaz üretiminde verimin arttırılabilmesi için başta potasyum tetraborat olmak üzere bor bileşiklerinin değişik dozların denenerek optimizasyonun sağlanması gerektiğini düşünmekteyiz. Şanlıurfa suzergoz@yahoo. Ömer ŞAHİN2 1 Harran Üniversitesi. Esenler. metanojenler. iletkenlik. Esra İLHAN SUNGUR1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Mikrobiyal korozyona başta sülfat indirgeyen bakteriler (SRB) olmak üzere. sodyum tetraborat (4.784 mL) biyogaz üretim biriminde bakteriyel aktivitelerin baskılanması sonucu biyogaz üretimi önemli ölçüde azalırken. SRB sayımı için Postgate B besiyeri ve çoklu tüp yöntemi (Most Probable Number. Çalışmamızda mikrobiyal aktiviteler üzerine olumlu etkileri bilinen bor bileşikleri ile antiseptik özelliği olan borik asitin hayvansal atıklardan biyogaz verimi üzerine etkinliği araştırıldı. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü. Kuponların yerleştirilmeden önceki ağırlıkları ile son ağırlıkları karşılaştırılıp ağırlık kayıpları hesaplanmıştır. bakteriler sebep olmaktadır. Mustafa ÖZDEMİR2. İstanbul 2 Yıldız Teknik Üniversitesi.640 mL) eklenen üretim birimlerinde biyogaz miktarı kontrolden yüksek bulundu. galvanizli çeliğin mikrobiyolojik olarak korozyona uğradığı ve meydana gelen ağırlık kayıplarının zamana bağlı olarak arttığı saptanmıştır. kule materyali ile aynı özelliğe sahip galvaniz çelik kuponlarda mikrobiyolojik korozyon oluşumu incelenmiştir. çeşitli amaç ve büyüklükteki endüstriyel tesislere soğutma suyu sağlamak için tasarlanmış yapılardır.534 mL) göre borik asit eklenen (2. Mikroorganizmalar tarafından oluşturulan korozyona mikrobiyolojik olarak desteklenen korozyon (Microbiologically Influenced Corrosion. Soğutma kulesi malzemesi olarak antikorozif ve antifauling özelliklerinden dolayı çoğunlukla galvanizli çelik kullanılmaktadır. TRABZON SM 023 SM 024 Soğutma Kulesi Su Sisteminde Galvanizli Çelik Sacın Mikrobiyal Korozyonu Bihter MİNNOŞ1.MPN) kullanılmıştır.19.096 mL) ve potasyum tetraborat (4. fosfat.

19.01.com Bor elementi doğada çeşitli bileşikler halinde bulunmakta ve organik atıklardan biyogaz üretimi esnasında mikrobiyal aktiviteyi olumlu etkilemektedir. translasyon sonrası bazı modifikasyonları kolaylıkla yapabilme yeteneği ve metanol gibi oldukça ucuz karbon kaynağında üreyebilme özelliğinden dolayı endüstride yoğun olarak kullanılmaktadır.B. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu araştırma A. Pichia jadinii ve Debaryomyces occidentalis’tir. Kimya Bölümü. angusta ve P. Üretilen gaz hacmi kümülatif olarak değerlendirildi.151) komisyonunca desteklenmiştir. alfa-amilaz 108 . Halil DEMİR2 1 Harran Üniversitesi. kontrol (-). Bilimsel Araştırma Projeler (BAP) (Proje No: 2001. ve amonyum klorür (18 mg/L). Bu çalışmada değişik Pichia türlerinde hücre dışı α-amilaz aktiviteleri ve enzim sentezinin yapıldığı üreme aşamasının zamanları araştırıldı. farinosa’da nişasta içeren ortamda üreme gözlenmesine rağmen nişasta kullanımı görülmedi. Amilaz enzimleri (α-amilaz. 3. angusta ve P. Üretim birimlerine. potasyum klorür (16 mg/L).com Alfa-amilaz (1.İ. potasyum klorür (2.1. Çalışmamızda bu etkinliğin bor bileşiklerin ihtiva ettiği bor elementinden mi yoksa bileşikteki diğer elementlerden kaynaklandığını araştırılmıştır. Çanakkale tturgut@hotmail.760 ml) eklenen üretim birimlerinde daha yüksek bulunurken.935 ml) eklenen birimlerde kontrole değerlerde bulundu. Pichia angusta. jadinii maya türlerinde nişasta tüketimi ile üremenin doğru orantılı olarak değişmediği gözlendi.990 ml) ve amonyum klorür (2. P. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu maya türleri en az bir veya daha fazla çeşitte amilaz enzimi salgılar. P. Maya hücrelerinin nişasta tüketim hızları % 2 nişasta içeren minimal besi ortamında belirlendi.2. occidentalis maya türünden sonra P. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. 17100.1) amilolitik bir enzim olup poliglikozitlerde (nişasta ve glikojen gibi) bulunan α-1. anomala’da kaydedildi. Anahtar Kelimeler: Pichia. Çalışmamız laboratuar ölçeğinde gerçekleştirildi. Kullanılan maya türleri içinde en yüksek amilaz aktivitesi. eklenerek 18 gün boyunca 37oC’ de bekletildi. Maya türlerinin nişasta kullanıp kullanmadıklarını belirlemek için Nişasta-Potasyum iodid-Agar boyama yöntemi kullanıldı. P. maya türlerinin amilaz sentezini farklı zamanlarda ve değişen oranlarda yaptığını göstermektedir. Doğada nişastayı hidroliz edebilen 150’den fazla maya türü bulunmaktadır. Sezai TÜRKEL Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi. Üretilen biyogaz gaz ölçüm kabinine aktarılarak günlük ölçümler yapıldı. TRABZON SM 025 SM 026 Biyogaz Verimi Üzerine Etkili Bor Bileşikleri ile Bileşiklerdeki Bor Dışındaki Kimyasal Bileşenlerin Biyogaz Verimi Üzerindeki Etkinliğinin Karşılaştırılması Faruk SÜZERGÖZ1. Moleküler Biyoloji Ana Bilim Dalı. Sinasi ASLANLI1.785 mL) oranla potasyum tetraborat (3.Ü. FenEdebiyat Fakültesi.4 glikosidik bağın parçalanmasından sorumludur. potasyum tetraborat (78 mg/L). hayvansal atık Farklı Pichia Türlerinde Hücre Dışına Salgılanan α-amilaz Enzim Aktivitesinin Belirlenmesi Tülay TURGUT GENÇ. Hayvansal atıklar % 50 oranında su ile karıştırılarak 250 ml hacimlerde hava geçirmeyen cam şişelerde üretim birimleri oluşturuldu. Şanlıurfa suzergoz@yahoo. Biyoloji Bölümü. Araştırmamızda kullandığımız maya türleri Pichia farinosa.4-α-D-Glukan Glukanhidrolaz. Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi.635 ml) ve amonyum tetraborat (3. Pichia anomala. P. Sait İZGİ2. M. Bazı Pichia türlerinde amilaz enzim aktivitesi hücre dışındaki nişastanın parçalanması ve karbon kaynağı olarak kullanılması için gereklidir. Çalışmamızda biyogaz oluşumu esnasında meydana gelen anaerobik bakteriyel aktivite artışı üzerine asıl etkinliğin bileşiklerin ihtiva ettiği diğer bileşenlerden çok bor elementinden kaynaklandığını düşünmekteyiz. P. 18 günlük ölçümler sonucunda üretilen biyogaz miktarı kontrole (2. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. amonyum tetraborat (66 mg/L). D. jadinii’de gözlenen sonuçlar oldukça önemli olup. bor bileşikleri. Bazı Pichia maya türleri hücre içine ve dışına protein üretimi yapabilmeleri. anomala’da üremeye paralel bir nişasta tüketimi belirlendi. Anahtar Kelimeler: Biyogaz.03. β-amilaz ve glikoamilaz) biyoteknolojide ve endüstride yaygın olarak kullanılan enzim grubunu oluşturur. farinosa. EC.

Belma ASLIM.0 ve 10.0’a ayarlanmış skim milk besiyerinde oluşturdukları alkalen proteaz zonlarına göre belirlenmiştir. Fen Fakültesi. suşunun çeşitli konsantrasyonlarda (5–50 mg/L) Cr(VI) ve Cd(II) dozlarına olan toleransı EC50 değeri tespit edilerek hesaplanmıştır. Cr(VI)’ ya maruz kalan Synechocystis sp. suşunun hücre içine alınan max Cr(VI) miktarı % 2 iken hücre içine alınan max Cd(II) miktarı % 4’ dür. casein içeren pH 7. Biyoloji Bölümü. 37ºC’de dakikada 1µl tirozin açığa çıkması için gerekli enzim miktarı olarak tanımlanmıştır. Bu çalışmada Mogan gölünden izole edilen Synechocystis sp. hareketli. Bu çalışmada biyoakümülasyon üç safhada incelenmiştir. Cd(II) için EC50 değeri ise 12. Cumhur ÇÖKMÜŞ Ankara Üniversitesi. jelatinaz (+). EC50 değerleri göz önüne alınarak biyoakümülasyon denemelerinde kullanılan doz her iki metal için 10 mg/L olarak belirlenmiştir. 10 ppm Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücrelerde ise EPS monomer yapısı ve oranları değişmiştir. Enzim üretim miktarlarına göre yapılan sıralama sonucunda Bacillus cinsine dahil olduğu belirlenen Gram (+). günün sonunda 10 ppm Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücreler toplanarak hem EPS monomer analizleri yapıldı hem de Scanning Electron Microscop (SEM) görüntüleri çekilmiştir.19. katalaz (+). Ankara 83nilgun@mynet.0’luk sıvı besiyerlerinde 48 ve 72 saat süresince geliştirilmiştir. Zekiye SULUDERE Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 06500 Teknikokullar Ankara sahlan@gazi.6’lık kazein içeren pH 9. İzolatların alkalen proteaz üretim yetenekleri sodyum karbonat ile pH’sı 7. Enzim karakterizasyonu amacıyla saflaştırılan alkalen proteazın optimum pH ve sıcaklık gereksinimi ve çeşitli inhibitörlerin alkalen proteaz aktivitesi üzerine etkisi incelenmiştir. ICP-MS’ de okunan değerler % olarak hesaplanmıştır. suşunun 109 . Arzu ÇÖLERİ.tr Günümüzde toksik ağır metaller çevre kirliliği açısından büyük önem taşımaktadır. Synechocystis sp. Alkalen proteaz üreticisi 15 adet izolat ve standart olarak alkalen proteaz ürettiği bilinen Bacillus licheniformis DSM 13 suşu. Çeşitli sanayilerce atılan krom(VI) ve kadmiyum(II) ülkemiz tatlı sularında kirliliğe neden olan metallerden en önemlisidir. 1 ünite alkalen proteaz aktivitesi. 9. Anahtar Kelimeler: Bacillus sp.. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. licheniformis’den (80 U/ml/dak) 48 h sonunda pH 10. suşu 7 gün boyunca 10 mg/L Cr(VI) ve Cd(II) içeren besiyerlerinde uygun şartlarda inkübasyona bırakılarak ortamdan belirli zamanlarda örnekler alınmıştır.0’luk %0. suşunun Cr(VI) için EC50 değeri 10. APT5 izolatı kullanılmıştır. Synechocystis sp. Synechocystis sp. EPS monomer analizleri incelendiğinde metalle muamele edilmeyen hücrelerde (kontrol) %99 glikoz bulunurken %1 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir.0’luk glisin tamponunda daha yüksek kapasitede alkalen proteaz ürettiği görülmüş ve bundan sonraki enzim saflaştırması çalışmalarında Bacillus sp. Besiyeri üst sıvısından aseton presipitasyonu ve iyon değişim kromatografisi ile alkalen proteaz enzimi saflaştırılmıştır. spor oluşturan.0’luk 300 ml sıvı besiyerinde 37ºC’de 72 h 200 rpm’de çalkalamalı olarak geliştirilmiştir. 06100.com Yüksek alkali pH’a sahip çeşitli toprak numunelerinden alkalen proteaz üreticisi Bacillus sp. enzim saflaştırması ve karakterizasyonu Synechocystis sp.6’lık kazein içeren glisin-NaOH tamponunda spektrofotometrik olarak 660 nm dalga boyunda ölçülmüştür.0 ve pH 10. Süre sonunda besiyeri üst sıvısı ekstraselüler enzim kaynağı olarak kullanılmış. Yine Synechocystis sp. suşu canlı olarak Cd(II)’ yi Cr(VI)’ ya nazaran daha çok hücre yüzeyine ve içine almıştır. SDS ve Native PAGE ile enzimin elektroforetik davranışı ve molekül ağırlığı belirlenmiştir.7 mg/L. suşunun hücre yüzeyine tutunan max Cr(VI) miktarı % 7 iken hücre yüzeyine tutunan max Cd(II) miktarı % 88’ dir. alkalen proteaz.0 ve 9. hücre yüzeyine tutunan ve hücre içersine alınan Cr(VI) ve Cd(II) miktarları ICP-MS ile okunarak tespit edilmiştir. TRABZON SM 027 SM 028 Türkiye Kaynaklı Bacillus spp. Her iki metal açısından bakıldığında hücre içine alınım eser miktardadır.'lerin Alkalen Proteaz Üretim Kapasiteleri ve Enzimlerin Kısmen Karakterizasyonu Nilgün TEKİN.0’luk NB besiyerinde inkübe edilmiştir. Biyoakümülasyonda görev alan en önemli factor hücrenin dış kısmını kaplayan ve stress şartlarında koruyuculuk özelliği gösteren ekzopolisakkarit yapısıdır.6 olarak tespit edilmiştir. Tandoğan. Suşunun Cr(VI) ve Cd(II) Biyoakümülasyonu ve Biyoakümülasyonda Görev Alan Ekzopolisakkaritlerin İncelenmesi Şahlan ÖZTÜRK. 7.edu. amilaz (+) APT5 izolatının (104 U/ml/dak) standart olarak kullanılan B. izolatlarının izolasyonu amacıyla toprak numuneleri pH 10. %0. Besiyerinde kalan. alkalen proteaz aktivitesi pH 9. Enzim saflaştırması çalışmasında APT5 izolatı.0. Elde edilen sonuçlara göre Synechocystis sp. Biyoloji Bölümü.

fenol-sülfirik asit metodu ile tayin edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Suda görünen reaktif ve asidik boyalar en çok problem yaratan gruplardır. Artan boya konsantrasyonlarının bakterilerin boya giderim verimine etkisi saptanmıştır.36 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir. atıksu.’nin EPS üretim kapasitesi. Günümüzde canlı hücrelerdeki metal alınım mekanizması hakkında çok net bilgiler bulunmamaktadır. 110 .20 glikoz. Ankara sevgi-ertugrul@hotmail.’nin ürettiği en yüksek EPS miktarı 150 mg l-1 Cr(VI) içeren besiyerinde 48 saat inkübasyon süresi sonunda 430. remazol blue. Biyoloji Bölümü.19. H4. 50.30 ramnoz.SEM. artan Cr(VI) (0. 200.14 ksiloz ve %0. Cd(II)’ ye maruz kalan Synechocystis sp. artan Remazol Blue (0. 100. Kompleks kimyasal yapıları. Denemelerde 250 ml lik erlenlerde. Estetik açıdan kötü görünen bu durumu doğa kendi kendine oldukça yavaş giderebilmektedir. 30 ve 40 ºC) ve farklı inkübasyon sürelerinde (48-96 saat) belirlenmiştir. EPS üretimi. Cr(VI). Anahtar Kelimeler: Biyoakümülasyon. Siyanobakter SM 029 Anahtar Kelimeler: Ekzopolisakkarit. Beşevler. Bu yüzden mikroorganizmaların bu kirleticilere karşı gösterdikleri biyosorbsiyon. Yapılan çalışmada. atıksu SM 030 Tekstil Atıksularından İzole Edilen Bakterilerin Renk Kirliliğinin Giderilmesinde Kullanımı Sevgi ERTUĞRUL. TRABZON EPS monomer yapısında %9 glikoz. Denemeler sonunda izole edilen bakterilerin azoredüktaz enzim aktiviteleri belirlenmiş ve bu bakterilerin boya içeren atıksuların arıtılmasında kullanım kapasitesine sahip olduğu görülmüştür. birçok kirleticinin özellikle de ağır metallerin endüstriyel atıksulardan uzaklaştırılmasında sıklıkla kullanılmaktadır. 200. Ekzopolisakkarit. Ochrobactrum sp. 30 ºC de nutrient broth içeren besiyerinde farklı pH değerlerinde (6. Biyoloji Bölümü. %14 ramnoz. 400 mg/L) bu bakterilerin en yüksek verimle boya giderimi yaptığı şartlar belirlenmiştir. 100 mg l-1 Remazol Blue konsantrasyonunda ve 72 saat inkübasyon süresi sonunda gerçekleşmiştir. azoredüktaz Organik ve İnorganik Kirleticilerin Ochrobactrum sp. Atıksuya bakıldığında saptanabilen ilk kontaminant renktir. Fen Fakültesi. 200 ve 300 mg l1) konsantrasyonlarında. 100. Ochrobactrum sp. Gönül DÖNMEZ Ankara Üniversitesi. Bu biyolojik moleküller. Bu renklenme fotosentez yapan sucul canlıların ışığı kullanmalarını önlemekte ve böylece bu canlılar besinlerini üretememekte ayrıca yapılarındaki metaller nedeni ile sucul yaşanlar için toksik etki göstermektedir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. %75 ksiloz ve %2 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir. %99. Elektron mikroskop görüntülerine baktığımızda Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücrelerde kontrole nazaran daha az bölünmeye ve daha yoğun miktarda ekzopolisakkarit yapıya rastlanmıştır. 300 ve 400 mg l-1). Krom içeren ortamlarda ise. Çalışmada tekstil endüstrisi atıksularından izole edilen bakterilerin reaktif boya giderimi araştırılmıştır. Gönül DÖNMEZ Ankara Üniversitesi. Beşevler. 100. alg. Ankara nurki79@hotmail. Ochrobactrum sp. 06100. %0.5 mg l-1 olarak bulunmuştur. suşunun EPS monomer yapısında ise %0. Çünkü klasik arıtım teknikleri bu boyaların giderimi üzerinde çok etkili değildir. Ochrobactrum sp.com Mikrobiyel ekzopolisakkaritler (EPS) bakteri. farklı pH derecelerinde (7. ısı. en yüksek EPS üretimini pH’ı 8 olan ortamlarda ve 30 ºC’de yapmıştır.100 rpm de. Fen Fakültesi. Birçok alanda kullanılan boyaların oluşturduğu atıksular alıcı ortamlara verildiklerinde çevreye büyük zarar vermektedir. 8. Bakteri için maksimum EPS üretimi (404. Anahtar Kelimeler: Reaktif boya.06100. metal stresinde alınım açısından nasıl bir yol izlediği belirlenerek bu alanda yapılacak diğer çalışmalara da ışık tutmaktadır. 7. biyodegredasyon ve biyobirikim gibi direnç mekanizmaları esas alınarak biyolojik arıtım günümüzde önem kazanmıştır. 150.6 mg l-1).. maya ve fungus gibi farklı mikroorganizmalarca üretilebilen biyopolimerlerdir.com Tekstil endüstrisinde kullanılan boyalar karmaşık molekül yapılarına sahip ve yüksek molekül ağırlıklı bileşiklerdir. su ve birçok kimyasal maddeye gösterdikleri dirençten dolayı dekolorizasyonları oldukça zordur. farklı sıcaklık derecelerinde (20. bakteri. Ekzopolisakkarit Üretimine Etkisi Nur KOÇBERBER KILIÇ. İzole edilen 7 adet bakteri Gram boyanma ve morfolojik özelliklerine göre tanımlanmıştır. Bu çalışma ile Cr(VI) ve Cd(II) stresine maruz bırakılan Synechocystis sp. 9) ve artan boya konsantrasyonlarında (50. suşunun ekzopolisakkaritlerin. 8 ve 9). Chrocooccus sp.

Sonuç olarak. Polimerler. Teknikokullar.19. Bunun sonucunda bu monomerlerden suda çözünen biyoaktif kopolimerler sentezlendi [1]. hastane ve diş sağlığı malzemeleri. lens gibi. 2006. [2] Temiz A. Bu kopolimer 40°C de vakum altında kurutuldu. 102. Ankara betulyuksel2000@yahoo. Suda çözünen polimerler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 2003. Son aşamada ise disk difüzyon yöntemi ile bakteriler üzerindeki antimikrobiyal aktivitesine bakıldı. Togay. 2. sentezlediğimiz suda çözünen biyoaktif kopolimerler. Poli(N-vinil-2-pirolidon-comaleik anhidrit) kopolimeri sentezlendi. Togay SO. 89. 2. MV. ilaç sistemleri. 06500. Journal of Applied Polymer Science. sentezlenen kopolimerlerin belli konsantrasyonlarda sulu çözeltileri hazırlanarak Gram-negatif ve Gram-pozitif bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırıldı. elde edilen suda çözünen biyoaktif kopolimerin spektroskopik yöntemlerle karakterizasyonu yapıldı.2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 24 saat süreyle tepkimeye girdi. 2006. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi. SO. Antimikrobiyal aktivite şu şekilde olmaktadır. Bu çalışmada. Polimerlerin çeşitli derişimlerde sulu çözeltileri hazırlandı. 2]. Fen Edebiyat Fakültesi. ciddi bulaşıcı hastalıklara ve zehirlenmelere sebep olabilmektedir. Kimya Bölümü. Journal of Applied Polymer Science. Şener. Ayrıca polimer zincirinin uzunluğu ve derişim miktarı arttıkça antimikrobiyal aktivitenin arttığı bulundu. 2. vücut içerisinde bozunan polimerlerin en önemlileridir [1. aşamada: Suda çözünen polimerlerin yapıları çeşitli spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi. 1997. Güven. 5841-5847. 1.2–azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65 °C de azot atmosferi altında 48 saat süreyle tepkimeye gerçekleştirildi. Patel SA. Kaynaklar [1] Temiz. G. su saflaştırma. 06500. 58. Ankara euzluk@yahoo. 1. aşamada: Nvinil-2-pirolidon ve maleik anhidrit monomerleri dioksan ortamında. Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. antimikrobiyal aktivite 111 . [2] Solovskij. Rzayev ZMO.com Polimerik materyallerin mikrobiyal kontaminasyonu. bakterinin hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur. Anahtar Kelimeler: Polimer çözünme. Rzaev ZMO. Sentezlediğimiz kopolimerin bakterilere ve mayalara karşı antimikrobiyal aktiviteleri olduğu belirlendi. aşamada. suda çözünen kopolimer. Kaynaklar [1] Patel MB. Epanchintseva. TRABZON SM 031 Suda Çözünen Poli (N-vinil-2-pirolidon-comaleik anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin İncelenmesi Elif UZLUK. medikal bir uygulamada kullanılacak polimer. A. Son aşamada. Ray A. Biyoloji Bölümü. Gram-negatif bakteriler ve mayalar üzerindeki antimikrobiyal aktivitesi araştırıldı. Elif UZLUK. 5841-5847. Biyoaktif Poli (NVinilimidazol-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi Betül YÜKSEL. antimikrobiyal aktivite SM 032 sentezi. suda Suda Çözünebilen. 1-8.aşamada N-Vinilimidazol ve maleik anhidrit monomerleri 2. Güven G. Panarin EF. vücut içerisinde bozunmamalıdır. Patel RM.com Bu çalışmada. Şener A. 895-900. Anahtar Kelimeler: Poli (N-Vinilimidazol-coMaleik Anhidrit). Betül YÜKSEL. Hangi polimerlerin kullanılacağının tercihinde polimerin vücut içerisinde alacağı göreve dikkat edilmelidir. Teknikokullar. Mikrobiyal kontaminasyonu önlemenin yolu antimikrobiyal özellikler gösteren polimerik materyaller geliştirmektir. Bozunma işlemi başlangıçta suda çözünme şeklinde olur. Tabaka-döküm metodu ve inhibisyon alan tekniği kullanılarak polimerlerin Gram-pozitif bakteriler. gıda paketleme ve saklama maddeleri gibi birçok alanda endişe oluşturdu. bakteri hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur [2]. sağlık ürünleri. 102. Journal of Applied polymer Science. A. Journal of Controlled Release. Örneğin. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü. Mikroorganizmalar direkt ya da dolaylı yollarla insana geçebilmekte.

Sentezlenen bu kopolimerlerin antibakteriyal aktivitelerinden dolayı ilaç sistemlerinde kullanılması hedeflenmiştir. Biyoloji Bölümü. Teknik Okullar. Kaynaklar [1] Solovskij. aşamada: Elde edilen suda çözünen kopolimer ile N-izopropilakrilamit aynı şartlar altında terpolimerizasyon sentezi yapıldı. Panarin EF.2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 48 saat süreyle tepkimeye gerçekleştirildi [1]. terpolimer. Güven G. Ayrıca polimer zincirinin uzunluğu ve derişim miktarı arttıkça antimikrobiyal aktivitenin arttığı bulundu. elde edilen suda çözünen biyoaktif kopolimerin spektroskopik yöntemlerle karakterizasyonu yapıldı. disk difüzyon yöntemi. Bu çalışmada. 2.com Bu çalışmada geleneksel yöntemlerle mayalanmış yoğurtlardan izole edilen Eksopolisakkarit (EPS) üretimi yüksek Lactobacillus delbrueckii subsp. Poli (N-vinil-2-pirolidonco-maleik anhidrit) kopolimeri ve Poli [(N-vinil-2pirolidon-co-maleik anhidrit)-co-Nizopropilakrilamit] terpolimeri sentezlendi. Anahtar Kelimeler: Kopolimer. Ankara derya_onal@yahoo. Journal of Applied Polymer Science. antimikrobiyal aktivite. Sentezlediğimiz kopolimer ve terpolimerin bakterilere ve mayalara karşı antimikrobiyal aktiviteleri olduğu belirlendi. Son aşamada. Yaptığımız çalışma 4 aşamadan oluşmaktadır. 06500. aşamada: Suda çözünen polimerlerin yapıları çeşitli spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi. Muzaffer TALU. Sonuç olarak. bakterinin hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur. Rzayev ZMO. Betül YÜKSEL. disk difüzyon yöntemi SM 034 hazırlanarak Gram-negatif ve Gram-pozitif bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırıldı. 58. Togay SO. Bu kopolimer 40°C de vakum altında kurutuldu. sentezlenen Poli (Nİzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) in belli konsantrasyonlarda dimetilsülfoksitteki (DMSO) çözeltileri hazırlanarak Gram-negatif ve Grampozitif bakterilere karşı antibakteriyal aktiviteleri araştırıldı. bulgaricus Suşlarının Caco-2 Hücrelerine Tutunmalarına Eksopolisakkkarit Üretimi ve Mide-Bağırsak Sistemi Koşullarının Etkisi Derya ÖNAL. 3. 1. antimikrobiyal aktivite SM 035 Muhtemel Probiyotik Lactobacillus delbrueckii subsp.19. MV.com Bu çalışmada. 5841-5847. bakteri hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur [1]. Biyoloji Ana Bilim Dalı. Teknikokullar. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü.2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 24 saat süreyle tepkimeye girmesi sağlandı. Disk difüzyon yöntemi kullanılarak polimerlerin Gram-pozitif ve Gramnegatif bakteriler ve mayalar üzerindeki antimikrobiyal aktivitesi araştırıldı. 2. Journal of Controlled Release. 2. Belma ASLIM. Antimikrobiyal aktivite şu şekilde olmaktadır. 2006. Son aşamada ise disk difüzyon yöntemi ile bakteriler üzerindeki antimikrobiyal aktivitesine bakıldı. 102. Kaynaklar [1] Temiz A. Elif UZLUK. bulgaricus B3 ve 112 Suda Çözünen Kopolimer . Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. 06500. Fen Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Poli (N-İzopropilakrilamit-coMaleik Anhidrit). 1997. Bunun sonucunda bu monomerlerden suda çözünen biyoaktif kopolimerler sentezlendi.com Bu çalışmada. Epanchintseva. Yavuz BEYATLI Gazi Üniversitesi. 06500. Ankara betulyuksel2000@yahoo. Terpolimer Sentezi ve Antimikrobiyal Aktiviteleri Elif UZLUK. Polimerlerin çeşitli derişimlerde sulu çözeltileri hazırlandı. Şener A. TRABZON SM 033 Suda Çözünebilen. sentezlenen kopolimer ve terpolimerlerin belli konsantrasyonlarda dimetilsülfoksitteki (DMSO) çözeltileri . Zekiye SULUDERE. aşamada. Biyoaktif Poli (Nİzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi Betül YÜKSEL. 1-8. 1. Ankara euzluk@yahoo. Polimerler.aşamada N-izopropilakrilamit ve maleik anhidrit monomerleri 2. Teknikokullar. aşamada: N-vinil-2-pirolidon ve maleik anhidrit monomerleri dioksan ortamında. sentezlediğimiz suda çözünen biyoaktif kopolimerler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü.

Tuba YILDIRIM2. Ancak EPS üretimi yüksek B3 suşunun Caco-2 hücrelerine iyi derecede tutunduğu ve bu tutunmada farklı pH’lardaki mide sıvıları ile mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarının etkisine tolerans gösterdiği in vitro koşullarda tespit edilmiştir. delbrueckii subsp. Sırayla yapay mide sıvısı ve bağırsak sıvısı ile muamele edilen B3 ve B2 suşlarının canlılığının yalnızca mide sıvısı uygulamasına göre daha fazla etkilendiği tespit edilmiştir. bulgaricus B3 suşunun yeni probiyotik ürün gelişiminde kullanılabileceğini desteklemektedir. Son yıllarda kimyasal gübrelere alternatif olarak fosfat çözücü çeşitli mikroorganizmaların izolasyonu. Ömer Faruk ALGUR.75 gl-1 olarak gerçekleşmiştir. eksopolisakkarit SM 036 mineral. Ankara ozlemb@omu. Elde edilen sonuçlar ise L. çözücü mikrofunguslar. rekabet üzerinde EPS üretiminin etkisini belirlemek amacıyla L. bulgaricus suşlarının canlılığı. pH 2 mide sıvısında EPS üretimi yüksek B3 suşunun canlılığı azalırken.com Bitki büyüme ve gelişmesi için gerekli makro elementlerden birisi de fosfattır. Ayrıca en uygun MFK konsantrasyonunun 3g/l ve en uygun inkübasyon süresinin de 10 gün olduğu belirlenmiştir. Esherichia coli ATCC 11230 suşu ise tüm canlılık ve tutunma çalışmalarında pozitif kontrol olarak kullanılmıştır. delbrueckii subsp. delbrueckii subsp. 3. çeşitli inorganik ve organik bileşikler halinde toprakta yeterli miktarda bulunmasına rağmen suda çözünmez olan bu bileşiklerin yapısındaki fosfat. epitele tutunması ve E.19. Suşların mide-bağırsak sistemi koşullarında canlılığı ve Caco-2 epitel hücrelerine tutunmasında bu koşulların etkisi belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Lactobacillus delbrueckii subsp. Diğer taraftan toprak verimliliğini artırmak için kullanılan fosfatlı gübrelerin de az bir kısmı bitkiler tarafından kullanılırken. M. bulgaricus B3 ve B2 suşlarının E. EPS üretimi düşük B2 suşunun canlılığını kaybettiği belirlenmiştir. Nevzat YURDUSEV1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Mide ve mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarından sonra B3 ve B2 suşlarının Caco-2 hücrelerine tutunması Scaning Elektron Mikroskobu ile incelenmiştir. Bu çalışmada inorganik fosfat kaynağı olarak trikalsiyum fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayası (MFK) kullanılmış ve tarafımızdan izole edilen Rhizopus oryzae MRSP7 suşu ile laboratuar şartlarında NBRIP besiyeri ortamında 20 günlük inkübasyon süresi sonunda bu iki farklı inorganik fosfat kaynağından elde edilen toplam çözünmüş fosfat miktarı sırasıyla 0. epitele tutunma. İnkübasyon süresi ve Fosfat Kayası Konsantrasyonu Mehmet Nuri AYDOĞAN. gallisepticum enfeksiyonunun patogenezinde önemli role sahip olan adezin proteinler. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. coli ile rekabetinde EPS üretiminin etkili olduğu bulunmuştur.270 gl-1 ve 0.05). Farklı pH’lardaki (pH: 2. (MFK) çözünmesinde besiyerine katılan çeşitli karbon kaynakları arasında en yüksek verim glikozlu ortamdan. bitkiler tarafından kullanılamamaktadır. farklı azot kaynakları arasında ise amonyum sülfatlı ortamdan sağlanmıştır. Samsun 2 Amasya Üniversitesi.edu. Cengiz YAKICIER3. CaCo-2 hücresi. Fen Fakültesi. L. Biyoloji Bölümü. delbrueckii subsp. Biyoloji Bölümü. Erzurum mnaydogan@otmail. Anahtar Kelimeler: İnorganik fosfat. bulgaricus B2 suşları kullanılmıştır. Amasya 3 Bilkent Üniversitesi. Rhizopus oryzae SM 037 fosfat Kanatlılarda Mycoplasma gallisepticum Enfeksiyonları Taramalarında Kullanıma Yönelik Rekombinant PvpA Tanı Antijenleri Üretimi ve Enzimatik Hızlı Tarama Test Modeli (ERIFA) Geliştirilmesi Özlem BÜYÜKTANIR1. Biyoloji Bölümü. konak solunum yolu mukoz 113 Bir Mikrofungus Türü Olan Rhizopus oryzae MRSP7 İle Çalkalamalı Sıvı Kültür Ortamında Trikalsiyum Fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayasının Çözündürülmesi ve Çözünürlük Üzerine Çeşitli Azot ve Karbon Kaynakları.tr Mycoplasma gallisepticum (MG). TRABZON EPS üretimi düşük L. Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. Mustafa ÖZDEMİR Atatürk Üniversitesi. kanatlı hayvanlarda büyük ekonomik kayıplara neden olan solunum yolu patojenidir. coli ATCC 11230 ile Caco-2 hücrelerine rekabetli tutunması araştırılmış ve elektron mikroskobu ile görüntülenmiştir. Oktay GENÇ1. Veteriner Fakültesi. 4. büyük çoğunluğu uygulamadan kısa bir süre sonra çeşitli inorganik bileşiklere dönüşmek suretiyle çözünmez hale gelmekte ve toprağın da çoraklaşmasına neden olmaktadır. hem de etkili bir biyoteknolojik uygulama olarak yaygınlaşmaktadır. Esasen bu . bulgaricus. karakterizasyonu ve optimizasyonu ile biyogübre olarak değerlendirilmesi hem çevreye saygılı. Ayrıca. 7) mide sıvısı ve mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarının Caco-2 hücrelerine tutunmayı anlamlı derecede azalttığı belirlenmiştir (P< 0. Fen-Edebiyat Fakültesi.

gallisepticum PvpA antikorlarının tespitine yönelik enzimatik hızlı tarama testi (ERIFA) geliştirildi ve doğrulandı.tr Bakteriyel bir polisakkarit olan dekstran. N-metil-N-nitro-N-nitrosoguanidin) kullanarak mutasyona uğratıldı. gallisepticum’a özgü PvpA adezin proteini ve bunun 134 aminoasitlik kısmının rekombinant protein olarak üretilmesi (rPvpA336 ve rPvpA134) ve tanı antijeni olarak kullanılması hedeflenmiştir. Biyoloji Bölümü. pCold-I bakteriyel ekspresyon vektörüne klonlandı. asidik ve alkali pH. yüksek basınç gibi ortamlarda bulunabileceğini ortaya koymuştur. pvpA336 ve pvpA134 gen fragmentleri PCR yöntemiyle çoğaltılarak. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı. sukrozdan Leuconostoc. Leuconostoc’ların sentezlemiş olduğu polisakkaritin. Anahtar Kelimeler: Leuconostoc mesenteroides. Mustafa ATEŞ. bu problemlerin aşılabilmesi ve bol miktarda saf enzim elde edilebilmesi için Leuconostoc’ ların konstitütif mutantlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada. saha testi SM 038 sentezlemiş olduklarından farklı olarak endüstride ve tıp da pek çok kullanım alanı bulunmaktadır. Bu amaçla. PHB (Poli-3-hidroksibütirik asit) biyolojik olarak parçalanabilen plastik özelliğinde olup hücre içinde granüller halinde depolanmaktadır. Çalışmamız kapsamında yerel bitkilerden izole edilmiş ve tanılanmış Leuconostoc suşları UV radyasyonu ve iki farklı kimyasal mutajen (etil metan sülfonat. Rekombinant proteinlerin ekspresyonu SDS-PAGE ve immun-blot analizi ile belirlendi. 2-5M arasında gelişen ancak optimum gelişimleri 3M’ın üzerinde olanlara ekstrem halofil denilmiştir. Dekstran ortam yoğunluğunu arttırdığı için endüstriyel açıdan büyük bir öneme sahip olan Leuconostoc dekstransukrazının saflaştırılması oldukça zorlaşmaktadır. rPvpA336 proteini spesifik tanı antijeni olarak kullanılarak sahada tavuklarda anti-M. PHB üretimi günümüzde plastik sektöründe petrol kullanımına alternatif bir teknoloji olup doğada kısa sürede parçalanabilir olması nedeniyle vazgeçilmez bir uygulama haline gelmiştir. Rekombinant pColdMGpvpA336 ve pCold-MGpvpA134 vektörleri ile transforme bakteriler IPTG ile indüklenerek rekombinant proteinler eksprese edildi. Kushner’e (1978. pvpA336 ve pvpA134 genlerinin DNA dizileri belirlendi ve NCBIGenBank Veritabanında yer alan PvpA proteinleri amino asit dizilerinden farklı olduğu saptandı. Streptococ’lar tarafından sürekli olarak sentezlenebilirken Leuconostoc’lar tarafından sentezlenebilmesi için ortamda sukrozun bulunması gereklidir. M. İzmir ebrutek@mail.ileri@gyte. 1993) göre sınıflandırılmış ve bu sınıflandırmaya göre. yüksek tuz. rekombinant antijen. rPvpA336 proteininin yüksek düzeyde immunoreaktif olduğu. Kültür süpernatantında sukroz bulunmuş olması dekstran üretilmesine neden olmaktadır. Anti-HisTag monoklonal antikor ile yaklaşık 42 ve 27 kDa moleküler ağırlıkta oldukları belirlenen rPvpA336 ve rPvpA134 proteinleri afinite kromatografi yöntemiyle saflaştırıldı. bununla birlikte rPvpA134 proteininin diagnostik amaçla kullanılamayacak düzeyde düşük reaktiviteye sahip olduğu belirlendi. diğer cinslerere ait bakterilerin . Rekombinant proteinlerin immünolojik reaktiflikleri Western blot analizi ile pozitif ve negatif tavuk serumları kullanılarak belirlendi. TRABZON membranına tutunarak o bölgede bakteri kolonizasyonunu sağlayarak. Ayrıca yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilebilmesi de onu 114 Dekstransukraz İçin Yerel Leuconostoc mesenteroides Soylarından Konstitütif Mutantların Elde Edilmesi ve Seçilmesi Çiğdem İLERİ Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ c. Bu ekstrem canlıların yüksek tuzda yaşayan üyeleri olan halofiller. PvpA. enfeksiyonu başlatırlar. Mutasyon sonrasında elde edilen 600 koloninin süpernatantı enzim aktivitesinin tayininde kullanıldı. mikrobiyal komünitenin yüksek sıcaklık. tanı. Bu tür ekstrem çevrelerde yaşayan mikroorganizmalara ekstremofil adı verilmektedir. Enzim aktivitesi tayini için ince tabaka kromatoğrafisi (TLC) ve Dinitro salikasit metodu (DNS) kullanıldı. mutasyon. Biyoloji Bölümü.ege. Streptococ ve Lactobacillus cinsi bakteriler tarafından sentezlenmektedir. Konstitütif mutantlar seçilerek enzim saflaştırılması ve nitelendirilmesi çalışmalarında kullanılmak üzere stoklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Mycoplasma gallisepticum. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. EMS.tr Son yıllarda yapılan çalışmalar mikrobiyal yaşamın spesifik çevrelerle sınırlı olmadığını.edu.edu. Özge KAHRAMAN Ege Üniversitesi. NTG SM 039 İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan İzole Edilen Ekstrem Halofilik Mikroorganizmalarda PHB Varlığının Saptanması ve Verim Analizi Ebru TEKİN. Bornova.

Tarama sonucunda 10 numaralı izolatın PHB ürettiği gözlenmiştir.Halil BIYIK Adnan Menderes Üniversitesi. eutropus kullanılarak ICI Ltd. antibiyotik testleri. son yıllarda gram pozitif bakterilerin özellikle laktobasillerin bakteriyosin benzeri aktivitelerini merkez alan çalışmalarda artış görülmektedir. paketleme endüstrisi. eczacılık. HBB-218 suşunun ürettiği bakteriyosinin proteinaz K ve lipaz enzimleri ile tamamen. Biyoloji Bölümü. Yakın bir geçmişe kadar. HBB. Gram pozitif ve gram negatif bakterilere karşı kuyucuk yöntemiyle antimikrobiyal spektrum belirlendi ve HBB-218’in ürettiği antimikrobiyal maddenin karakterizasyonu yapıldı. genellikle yakın akraba türden bakterilerin gelişimlerini engelleme kapasiteleri açısından araştırıcıların ilgisini çekmektedirler. PHB üretiminde ekstrem halofilik olan H. tekstil ve kağıt sanayinde termofilik enzimler sıklıkla kullanılmaktadır. Verim analizi Chen et al. Suda çözünmeyen PHA’lar oldukça yüksek moleküler kütleye sahip. ziraat ve gıda endüstrisinde veya enantiyomerik olarak saf kimyasalların ve boyaların üretiminde ham madde olarak kullanılmaktadır. Bakteriyosin 115 .19. H. TRABZON avantajlı kılmaktadır.218 suşunun 16S rRNA analizi ile moleküler tanısı yapıldı ve Geobacillus toebii olarak tanılandı. tıp. mediterranei’nin kullanımının çok büyük avantajları olduğu düşünülmektedir. Aydın gbasbulbul08@gmail. İzmir Çamaltı Tuzlası 900 sözlü / Bitki / Patojenler/Patoloji SM 040 Termofilik Geobacillus toebii HBB-218 Suşu Tarafından Üretilen Bakteriyosinin Karakterizasyonu Gamze BAŞBÜLBÜL. organik çözücüler ve deterjanlarla muamele edilerek aktivite tayini yapıldı. PHA’lar arkelerin Halobacteriaceae familyası üyeleri ve öbakterilerin çoğu cinsi tarafından üretilen oldukça kompleks poliokzoesterler sınıfını oluşturur.(2006)’ya göre yapılmış ve kuru ağırlığın %13’ü düzeyinde polimer biriktirdiği tespit edilmiştir. katalaz. B-glukuronidaz enzimi ile kısmen aktivitesinin kaybolduğu belirlendi. 09010. optimum sıcaklık. Bu nedenle. gıda. Çalışmamızda İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan izole edilen 14 ekstrem halofilik mikroorganizmanın çeşitli fizyolojik ve biyokimyasal testleri yapılmış (tuz konsantrasyonu. indol oluşumu. Ayrıca farklı sıcaklık ve pH’larda bakteriyosin aktivitesi denendi. oksidaz. Bu organizma yüksek tuz konsantrasyonlarında yaşadığı için. PHB. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ayrıca. İzolatın 16SrDNA analizine göre %99 uyumlulukla Haloferax alexandrinus olarak tespit edilmiştir. tarafından üretilmektedir. Kültür ortamının bakteriyosin üretimi üzerine etkilerini belirlemek amacıyla farklı besiortamlarında. çeşitli karbon ve azot kaynaklarında gelişmesi) ve PHB varlığının tespiti için Nile Blue A boyası kullanılarak fluoresan mikroskopta taramaları Haloferax mediterranei kontrol grubu kullanılarak yapılmıştır. Kültür süpernatantları. PHB’nin genel sınıfı PHA’dır. termofilik bakteriler arasında bakteriyosin veya bakteriyosin benzeri diğer mikroorganizmaların gelişimini önleyici inhibitör maddeler üreten türler bulunmaktadır. bakteriyosin araştırmalarındaki önemli ilerlemelerin çoğu kolisinlerin araştırılmasından köken almıştır. bakteriyosin üretimi araştırıldı. Biyoloji Bölümü. termoplastik ve/veya elastomerik özellik sergiler. Bu bakterilerin metabolitleri büyük bir potansiyele sahiptir. protein yapıda moleküller olup. Bu organizma kuru ağırlığının %80’ine kadar polimeri akümüle etmektedir. Bu çalışmada Yenice (Denizli) sıcaksu kaynağının çevresinden alınan topraktan izole edilen termofilik HBB-218 suşunun bakteriyosin üretimi araştırıldı. Bununla birlikte. Ekstremofil mikroorganizmalar arasında yer alan termofilik bakteriler günümüzde pek çok biyoteknolojik ve endüstriyel uygulamada önemli rol oynamaktadırlar. Yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak da çalışmanın yürütülmesi avantaj sağlamaktadır. bakteriyosin olarak tanımlanan maddeler. steril koşullara olan gereksinim büyük ölçüde azalmaktadır. pH ve Mg konsantrasyonu. Beta-hidroksibütirat ve beta-hidroksivalerat Biopol ticari adıyla A. Ancak son yıllarda ekstremofil olarak adlandırılan mikroorganizmaların bu tür antimikrobiyal peptidler üretip üretmedikleri ve bunların özellikleri ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır. Çalışmamızda. Örneğin. Anahtar Kelimeler: Ekstrem halofilik mikroorganizma. Ancak ülkemizde uygulaması yeterli düzeyde değildir. Bu bakterilerin pek çoğu gıda endüstrisinde hali hazırda kullanılan ve ilerisi için gıdaların korunmasında uygulama alanı oluşturan bakterilerdir. çeşitli enzimler. Dolayısıyla atık su arıtımında kullanılan açık havuzlar gibi bu organizmalar da açık havuzlarda üretilebilir. nitrattan nitrit ve gaz oluşumu.com Günümüzde.

pH. Bu konu ülkemizde az çalışılmış olduğundan.5 ay ile 35 yıl arasında olduğu ve ünitelerde dezenfektan kullanılmadığı tespit edilmiştir.com Dental ünite su sistemleri dar çaplı. Çalışmamız. Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi. Mosul. Çalışmamızda İstanbul’da bulunan 41 tane dental ünite su sistemlerinin taraması yapılmıştır. College of Science. 95 ºC’de 2 saat boyunca aktivitesini korumaktadır.80 ile 7. uzun. Avrupa Birliği Ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri’nde dental ünitelerin kontrolü ve hijyenin sağlanması yasal olarak zorunlu kılınmaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. U37. U38) aerotorundan alınan örneklerden Legionella pneumophila serogrup 2-14 bakterisi izole edilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nde bir diş hekiminin Legionella bakterisinin neden olduğu Lejyoner Hastalığı tarafından hayatını kaybetmesiyle dental ünitelerinin su sistemlerinde Legionella cinsi bakteriler ile ilgili çalışmalar yoğunlaşmıştır. akuatik bakteriler olmakla birlikte Legionella gibi fırsatçı patojen mikroorganizmalar sistemdeki biyofilm tabakasında barınabildiğinden enfeksiyon kaynakları olabilmektedirler. ayrıca aerotör ya da hava-su şırıngasından çevreye dağılan aerosollerle diş hekimlerinde ciddi sağlık problemleri oluşturabilmektedir. TRABZON pH 3-11 arasında ve 30. Bu şartlar.74 arasında olduğu gözlenmiştir. Duygu GÖKSAY. Biyoloji Bölümü. Iraq zohair_rahemo@yahoo. tüp su ve distile suyu kullanıldığı belirlenmiştir. ünite yaşı ve su kaynağı da araştırılmıştır.8°C olarak tespit edilmiştir. carbon free broth. naylon veya farklı malzemelerden yapılmış çok sayıda boru içermektedir. mikrobiyal biyofilmlerin oluşumu için uygun ortamı sağlamaktadır. hunelered bronchial washing samples from patients of lower repiratory tract infection of different age groups and of both sexes attending alsalam hospital in mosul city from march to December (2004) hunddered soil samples were also collected from different locations in mosul and and nearby areas. Bu nedenle çalışmamızda dental ünite su sistemlerinde Lejyoner Hastalığı’na yol açtığı bilinen Legionella bakterisinin taraması yapılmıştır.19. Ünitelerden alınan suyun pH değerleri 6. Samples were cultured on selective media including Lowenstein Jensen. İncelenen beş ünitenin (U1. üretim koşulları ve besiyeri bileşenlerinin aktivite ve gelişim üzerine etkilerini belirlemek üzere devam etmektedir. blood agar . ünitelerin büyük çoğunluğunun şebeke suları ile doğrudan bağlantılı olması ya da üniteden bağımsız su tankları olsa bile sistemin düzenli temizlenmemesi sonucunda patojen olan ve olmayan çok sayıda mikroorganizma ile yüksek oranlarda kontamine oldukları bilinmektedir. Biyoloji Bölümü. Ünite yaşlarının 2. U35. Bu yüzden dental ünite su sistemlerinin düzenli kontrolü önemlidir. Bu borular içinde akan su.com The study includes the isolation and identification of N. U23. 45. Bu durum özellikle tedavi nedeni ile ağzında açık yara bulunan ya da bağışıklık sistemi baskılanmış olan hastalarda. dental ünitelerin kontrolü ve hijyeninin sağlanması ile ilgili pek fazla strateji geliştirilememiştir. Su sıcaklık ortalaması ise 18. SM 042 Isolation and Study of Some of the Virulence Factors of Nocardia asteroids from Clinical and Soil Samples Adeba SHAREEF Department of Biology. Dental ünitelerin yapılarının biyofilm oluşumu için ideal olması. dezenfektan olup olmadığı. Bu çalışma ADÜ/BAP-FEF-6009 ve TÜBİTAK-106T581 nolu projelerinden destek almaktadır Anahtar Kelimeler: Geobacillus toebii HBB-214. Vezneciler/İstanbul duygugoksay@yahoo. Fen Fakültesi. Bu konu ülkemizde ne yazık ki çok zayıf olarak çalışılmış olup. Ayrıca su örneklerinin sıcaklık. uzun süre durgun halde kaldığında sıcaklığı artabilmektedir. Bakteriosin SM 041 Dental Ünitelerde Legionella Bakterilerinin Araştırılması İrfan TÜRETGEN. 60. University of Mosul. asteroids from clinical and soil samples. Su kaynağı olarak şebeke suyu. Kültür ortamının aktivite üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılan denemelerde en yüksek aktivite Brain Heart Infusion Broth ortamında saptanmıştır. Microbiological and cultural characteristics for the growing colonies as Gram's and modified Ziehl Neelsen stained smears were 116 . Dental ünitelerindeki bakterilerin büyük çoğunluğu zararsız. Çalışmamızda Legionella pneumophila serogrup 2-14 bakterisinin tespit edilmesi dental ünite su sistemlerinin düzenli kontrolünün yapılmasını ve iyileştirilmesinin gerekliliğini vurgulamaktadır. Organik çözücülerden TCA bakteriyosin aktivitesinin tamamen kaybolmasına neden olmaktadır. 121 ºC’de 20 dakika otoklavlanan bakteriyosinin aktivitesinde hiç kayıp olmadığı gözlenmiştir.

musluk suları.com Kontakt lens kullanan kişilerin gözlerinde bakteriler. asteroids isolated from both sources to produce pigments.7 arasında değişmektedir.Bu yöntem maliyet açısından ekonomik olması ve dışkıda bulanabilecek diğer parazitlerinde tespit edilebilmesi yönünden avantajlı gibi görünmesine rağmen bu yöntemle saptanamayan bir çok etkenin tespitinde yetersiz kalmaktadır. Cerrahpaşa. Zuhal ZEYBEK1. kontakt lens kullanan kişilerin hem kontakt lens saklama kapları hem de ev musluk suları aynı anda incelenmiştir. Bu çalışmada Gaziantep ve çeversinde yaşayan ve ishal şikayeti ile hastaneye başvuran 10 yaş altı 100 çocuk tan alınan gaita örnekleri ELISA yöntemiyle testlenerek Giardia lamblia ve Cryptosporidium’un taraması yapılmıştır. immün sistemi sağlam kişilerde kendini sınırlayan ishale. Tıp Fakültesi.tr Diğer az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de bağırsak parazitleri önemli halk sağlığı sorunlarından birini oluşturmaktadır. Cryptosporidial enfeksiyon tüm dünyada görülür ancak gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere göre daha sıktır. Bu tip enfeksiyonların risk faktörleri arasında kontakt lensin kendisi. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Ülkemizde bölgelerde yapılan araştırmalarda etkenin insidansı %1. Didem KARAGÖZ1. and amylase. Fen Edebiyat Fakültesi. Gaziantep ozaslanmd@gantep. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi.ELİSA SM 044 10 Yaş Altı Çocuklarda Cryptosporidium ve Giardia lamblia’nın ELİSA yöntemiyle araştırılması İ. asteroides. kontakt lens kullanan ve kontrol amacı ile İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Kontakt Lens Birimi’ne başvuran kişilerin kontakt lens saklama kapları ve ev musluk suları. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. yaşam biçimi. fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler. 10 yaşından küçük çocuklarda %15 -30 prevalansla görülebilmektedir. SM 043 tehdit edici ishale yol açan ve tüm dünyada yaygın olarak görülen bir protozoondur.Halil KILIÇ1. İstanbul mirayustun@gmail. The research also confirmed the ability of N.edu. Vezneciler. Mehmet ÖZASLAN1 İclal BALCI2 1 Gaziantep Üniversitesi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi. İstanbul 2 İstanbul Üniversitesi. Gelişmekte olan ülkelerde Giardia lamblia patojenlerin ilki olup. Persistan ishale ve malnütrisyona yol açabilmesi nedeni ile önemli bir sağlık problemidir. Pseudomonas C-F-C Selective Supplement ilave edilmiş Pseudomonas Agar Base. Sosyo-ekonomik düzey. immün sistemi baskılanmış hastalarda ise kronikleşen ve hayatı Kontakt Lens Saklama Kaplarında ve Ev Musluk Sularında Mikrobiyal Kontaminasyonun Araştırılması Miray ÜSTÜNTÜRK1. lipase.Bağırsak parazitlerinin yaygınlığı bu faktörlerin yanı sıra ülkemiz bölgelerinde de değişik dağılımlar göstermektedir. mantarlar ve protozoonlar gibi çeşitli mikroorganizmalar enfeksiyon meydana getirebilir. Yasemin ZER2. beslenme ve temizlik gibi faktörlere bağlı olarak parazitlerin görülme sıklığı farklılık göstermektedir.Diğer parazit hastalıklarında olduğu gibi direkt mikroskobik inceleme ilk başta yapılması gereken yöntemdir. Biyoloji Bölümü.7-37. Giardia lamblia . Bu bağlamda bu çalışmada. Mikrobiyoloji ABD. all isolates also showed the ability to produce B-lactamase enzymes. TRABZON examined. the results of the biochemical tests confirmed its isolation at a rate of 2 % from bronchial washing samples and 4 % from soil samples and all the isolates belongs to N. mantarlar ve amipler açısından incelenmiştir. antimicrobial substance. Sabouraud Dextrose Agar ve Non-nutrient Agar içeren 117 . Biyoloji Bölümü. I. omurgalıların sindirim ve solunum yollarını kaplayan epitel hücrelerinin mikrovillus bölgelerine yerleşen intraselüler bir parazittir. some enzymes playing role in its pathogenicity. Cryptosporidium paraziti. Paraziter hastalıklar. Bu amaçla tüm örneklerin sırasıyla petri kutusunda R2A Agar.19. Paraziter etkenler arasında Giardia lamblia dünyanın her tarafında epidemik diyarelerin başta gelen nedenlerindendir. Güzin İSKELELİ2 1 İstanbul Üniversitesi. like lecithinase. Mac Conkey Agar. Elde edilen bulgular istatistiki olarak analiz edilerek literatür verileriyle kıyaslanmıştır. The results indicated that Luria Bertani agar media and the carbon free broth used in the paraffin baiting techniques was the best medium for primary isolation of this organism. Göz Hastalıkları Anabilim Dalı. iklim. büyüme çağındaki çocuklar başta olmak üzere tüm yaş gruplarını etkilemektedir. Anahtar Kelimeler: Cryptosporidium . Cryptosporidium. total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler. 34118. çevre koşulları. Bu çalışmada. kirli eller ile kontamine olmuş kontakt lens saklama kapları ve solüsyonları önemli yer tutar. Pseudomonas cinsi bakteriler. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı.

Bu kapların hiçbirinde amipler ürememiştir. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi. Aydın sibelky@hacettepe. Tüm ekimler. Moleküler Biyoloji ABD. Çalışmamızda incelenen 20 kontakt lens saklama kabında üreyen mikroorganizmalardan 18’i total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler. 6’sı mantarlar ve 8’i amipler olarak tanımlandığı halde. 1’i Pseudomonas ve 8’i mantarlar olarak tanımlanmıştır. Beytepe. Tip spesifik primerler kullanılarak yapılan amplifikasyon ile HPV pozitif örneklerin 8’nde (%47) yüksek risk grubu içerisinde yer alan HPV 16 ve HPV 18 DNA’sı belirlenmiştir. 118 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler ve Pseudomonas cinsi bakteriler açısından bir tehdit oluşturmadığı düşünülebilir. TRABZON besiyerlerine ekimleri yapılmıştır. gerek kontakt lens saklama kaplarının gerekse ev musluk sularının denenen mikroorganizmalar açısından bir enfeksiyon riski taşımadığı da söylenebilir. Hasan ÜNAL1. Viral genomun L1 bölgesine bağlanan konsensus primerleri kullanılarak yapılan amplifikasyon sonucunda 23 örneğin 17 ‘nde (%73. Konunun tam olarak aydınlığa çıkartılması örnek sayısının arttırılması ve izole edilen mikroorganizmaların patojenite faktörlerinin araştırılması ile yapılacak yeni çalışmalar ile mümkün olacaktır. bakteriler SM 045 Odontojenik Keratokistlerde Human Papilloma Virus 16 ve 18 (Hpv) Varlığının Belirlenmesi Sibel KÜÇÜKYILDIRIM1. hiçbir musluk suyunda fakültatif anaerob gram negatif çomak bakterilere ve Pseudomonas cinsi bakterilere rastlanmamıştır. Bu çalışmada incelenen örneklerin sağlıklı bireylere ait olduğu düşünüldüğünde. Ayrıca musluk sularının bu tip enfeksiyonlarda mantarlar ve amipler açısından bir tehdit oluşturabileceği halde. Bu veriler ışığında kontakt lens kullanan kişilerin gözlerinde fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler. ev musluk suları. Biyoloji Bölümü. Giderek artan oranda oral tümörlerde human papilloma virus (HPV)’ün rolü olduğu çalışmalarla ortaya konulmaktadır. Ayrıca daha sonraki çalışmalarda kontakt lens kullanan ve herhangi bir göz enfeksiyonuna sahip kişilerin de kontakt lens saklama kaplarının ve musluk sularının incelenmesi ile elde edilecek sonuçların da bu konunun aydınlığa çıkartılması açısından faydalı olabileceği düşüncesindeyiz. Öte yandan incelenen 20 musluk suyunda üreyen mikroorganizmalardan 16’sı total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler.19. Bu çalışma.9) HPV DNA’sı tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Ağız Diş Çene Hastalıkları ve Cerrahisi ABD. Moleküler Biyoloji ABD. Dişhekimliği Fakültesi. aranan mikroorganizmalar için uygun sıcaklık ve sürelerde bekletilmiştir. Sıhhıye/Ankara 3 Adnan Menderes Üniversitesi. İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenmiştir. Pseudomonas cinsi bakteriler ve mantarlar ile meydana gelebilecek enfeksiyonlarda kontamine kontakt lens saklama kaplarının etkili olabileceği düşünülebilir.tr Odontojenik keratokist (OKK). gelişimsel bir kist olmasıyla beraber. tiplendirmesi ise viral genomun E6/E7 bölgelerini hedefleyen spesifik HPV-16 ve HPV-18 primer setleriyle polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) yöntemi kullanılarak yapıldı. amipler. mantarlar. Fen Fakültesi. 11’i fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler. Celal ÜLGER3. Aynı zamanda nüks ve neoplastik potansiyele sahiptirler.edu. 23 hastadan alınan parafine gömülü odontojenik keratokist biyopsi örneklerinden DNA izole edildi ve human papilloma virus (HPV) varlığının saptanması HPV L1 konsensus primerleri. Nuray ER2 1 Hacettepe Üniversitesi. Bu çalışmanın amacı odontojenik keratokistlerde HPV 16-18 varlığının belirlenmesidir. Mehmet ÇAKACI2. histolojik ve klinik özellikleri ile diğer kistlerden farklılık göstermektedir. Proje No: T-930/06102006 Anahtar Kelimeler: Kontakt lens saklama kapları. Öte yandan olası amip enfeksiyonlarında ise bu kapların çok da etkili olmadığı söylenebilir. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: HPV16-18 Odontojenik keratokist.

azarolus L. aronia L. Aziz TANRISEVEN2. var. besinsel. Eskişehir asazak@omu. Crataegus heterophylla. Kamil IŞIK1. var. Prunus cocomilia Ten. TRABZON SM 046 Biyoteknolojik Öneme Sahip Farklı Fizyolojik Özellikli Streptomyces İzolatlarının Moleküler Tiplendirilmesi Anıl SAZAK1. Lycopersicon esculentum. Sistematikte bu moleküler testlerden bazıları bir grup organizma için ayırdedici sonuçlar verirken başka bir organizma grubunda farklı türler de bile benzer sonuçlar verebilmektedir. Crataegus tanacetifolia. sukrozla birlikte alındıklarında diş çürümesini önler. Şeker hastalığı ve aşırı kiloya sahip insanların tedavinde kullanılabilir. 16S rDNA gen clade SM 047 moleküler Endüstriyel Bir Enzim Olan Dekstransukraz’ ın Yerel İzolatlardan Elde Edilmesi Çiğdem İLERİ1. C. Bunlardan termofilik izolatlar 55ºC de mezofilik izolatlar ise 28ºC de inkübasyon sonucunda elde edilmişlerdir. Nevzat ŞAHİN1. Streptomyces violaceusniger clade spesifik primerleri (S-S-Svio-66A-S-8 ve S-S-Svio-1274– A-A-20) ile PCR amplifikasyonları test edilerek clade üyesi organizmalar oldukları doğrulanmıştır. Farklı restriksiyon endonükleaz enzimleri ile PCR-RFLP parmak izleri belirlenmiş ve suşların genomik DNA’ları M13f evrensel primeri kullanılarak oluşturulan RAPD-PCR fragmanların baz çifti büyüklükleri hesaplanarak izolat suşlar ile tanımlanmış tip suşları arasındaki benzerlik ve farklılıklar belirlenmeye çalışılmıştır.tr Uluslar arası “Ad Hoc Committee”ye göre yeni bir bakteri türü tanımında 16S rDNA baz dizisi ile DNA-DNA hibridizasyon testi olmazsa olmaz kriterler olarak tanımlanmaktadır. Enzim üreten izolatlar ın tanılanmasında biyokimyasal testler. Myrtus communis L. Kıymet GÜVEN2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Restriksiyon endonükleaz enzimlerinden bazıları mezofilik ve termofilik izolatlarda ayırdedici parmak izleri oluştururken S. Arbutus unedo. Samsun 2 Anadolu Üniversitesi. 16S rDNA gen bölgesi baz dizileri belirlenmiş ve GenBank’a depozit edilmişlerdir.edu.. Biyoloji Bölümü. Buna rağmen RAPD-PCR testi. Prunus armeniaca. communis. 110 izolatın çeşitli derecelerde dekstransukraz ürettiği TLC metodu ile tespit edildi. sukrozdan dekstran üretiminde kullanılmaktadır. 55139 Kurupelit. Lactobacillus fermentum (2). Ziziphus zizyphus) ve lahana turşusundan toplam 531 izolat elde edildi. C. tarla ve orman toprağı ile farklı legümen türlerinin rizosferinden dilüsyon plak tekniğiyle izole edilen. Subsp. Rizosfer izolatları.tr Önemli bir endüstriyel enzim olan dekstransukraz. Fen Fakültesi. var. Ancak bu iki temel kriterle birlikte PCR bazlı farklı moleküler markör testler de literatürlerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Biyoloji Bölümü. İlgili tip türlerle birlikte morfolojik. Streptomyces violaceusniger clade üyesi izolat ve tip suşları arasında ayırtedici sonuçlar vermiştir. cocomilia. var. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi Kimya Bölümü. Weissella confusa (32). Fen-Edebiyat Fakültesi. API 50 CH test kiti ve 16S rDNA analizleri kullanıldı. Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ 2 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü. orientali. biyokimyasal. azarolus.19. Yavuz SEZEN1 1 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü. Enzimle ayrıca oligosakkaritlerin üretimleride gerçekleştirilmektedir.. Crataegus orientalis var. Bu çalışmanın materyalini. azarolus L. degredasyon ve fizyolojik testlerden oluşan çok sayıda nümerik testler uygulanıp X-Taxon programında SSM-UPGMA analizleri ile değerlendirilen ve NTSys-pc programıyla oluşturulan kümelerden seçilen temsilci izolatların.. Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ c.ileri@gyte. sistematik. Anahtar Kelimeler: Streptomyces. Biyoloji Bölümü. Diospyros L. Biyokimyasal testler sonucunda elde edilen izolatların Leuconostoc mesenteroides (51). Türkiye’nin farklı coğrafik bölgelerine ait bahçe. Yaptığımız çalışmada. Leuconostoc. 16S rDNA gen bölgesi baz dizileri ile yeni türler olmaya aday farklı fizyolojik gruplardan Streptomyces cinsi izolatlar ile ilgili tip türleri oluşturmaktadır. Dekstransukraz. Puberula (Schneider) Browicz . Lactobacillus plantarum (25) olduğu tespit 119 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. violaceusniger 16S rDNA gen clade üyesi izolat ve tip suşların tamamında benzer sonuç vermiştir. Bu oligosakkaritlerin önemli biyofonksiyonları vardır. 15 farklı tür meyve (Prunus cocomilia Ten. Yaygın olarak kullanılan enzim ise Leuconostoc mesenteroides B-512F dektransukrazdır.edu. Bu karbohidratlar prebiyotik olarak da kullanılmakta ve değişik ülkelerde binlerce ton üretimleri yapılmaktadır. Mespilus germanica. Dekstran ise sefadeks ve kan plazması üretiminde kullanılır. Sorbus domestica L. üç farklı bakteri genusu (Lactobacillus. Streptococcus ) tarafından ekstrasellüler olarak sentezlenmektedir.

16S rDNA SM 048 SM 049 İstanbul’da Satışa Sunulan Farklı Markalara Ait İçme Sularının Mikrobiyolojik Açıdan Değerlendirilmesi Sevan GÜRÜN. Anahtar Kelimeler: Enkapsülasyon. Biyoloji Bölümü. Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi. tekstür kontrolü ve koruma için kullanılan katkı maddelerinin ilave edilmesini gerektirmektedir. Son zamanlarda en azında iki adet enkapsüle edilmiş biyoaktiv ürünler (probiotik organizmalar ve Omega-3 yağlar) içeren ticari süt ürünleri bulunmaktadır. Kampus. 19 litrelik plastik şişelerden mikrobiyolojik incelemeye uygun olarak alınan. polifenoller. ABD Çevre Koruma Ajansı(EPA) ve World Health Organization (WHO) tarafından belirtilen standartlara uygun olmadığı saptanmıştır. Konya 2 Selçuk Üniversitesi.edu. Biyoloji Bölümü. Ancak. Sonuçlarımız. Günümüzde bakteriyolojik izleme çalışmalarında indikatör olarak fekal ve total koliform bakterileri kullanılmaktadır. toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısı ve amip varlığı açısından incelenmiştir. Bu çalışma sonucunda incelenen örneklerin büyük bir kısmının Türk Standartları Enstitüsü (TSE). API sonuçları ve 16S rDNA analizleri de bu bulguları desteklemektedir.. Ayten KİMİRAN ERDEM. Ayrıca 22 °C ve 37 °C ‘de gelişebilen toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısının tespiti de bakteriyolojik kirlilik ölçümlerinde kullanılan yöntemlerden biridir. Zuhal ZEYBEK. mikrobiyoloji ve katkı maddeleri üreticileri bu yöntemi daha çok kullanmaktadır). toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısı ise yayma yöntemi ile saptanmıştır. fekal koliform. probiotik mikroorganizmalar. bitkisel steroller. total koliform. Bu durum yukarıda bahsettiğimiz temizlik hatalarına veya dolum tesisinin sağlığa uygun koşullarda çalışmamasından kaynaklanabilir. vitaminler mineraller antioksidanlar peptidler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. içme suyu olarak tüketilen ambalajlı suların mikrobiyolojik kontrolünün düzenli olarak yapılmasının gerekliliğini çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır. Fen Fakültesi. Aeromonas spp. polifenoller. Bu nedenle çalışmamızda İstanbul’da ticari olarak satışa sunulan 22 farklı markaya ait 88 damacana su örneğinin mikrobiyal su kalitesi izlenmiştir. Gıda Mühendisliği Bölümü. Biyoloji Bölümü. Dekstransukraz. Yapılan çalışmalarda kirlilik indikatörü mikroorganizmaların plastik kaplarda biyofilm oluşturdukları görülmüştür. TRABZON edildi. Vezneciler-Eminönü/ İstanbul sevangurun@hotmail. Günümüzde gelişmiş ülkelerde bu enfeksiyonların kontrolü genelde filtrasyon ya da klorlama teknikleri ile sağlanmaktadır. vitaminler mineraller antioksidanlar peptidler. Lezzet bileşiklerinin kontrollü şartlarda serbest kalması enkapsülasyonun önemli avantajı olarak bilinmektedir. Aeromonas spp. Fekal koliform. Dolayısı ile uygulamada üzerinde en çok çalışılan alan peynir olgunlaştırmada enzim kullanımı ile ilgili olmuştur. Dekstran. Bunların dışında son zamanlarda çeşitli probiotik mikroorganizmzlar. Bu çalışmanın amacı enkapsülasyon teknolojisinin süt ürünlerine ilave edilen biyoaktiv maddelere uygulamasının incelenmesi ve neden bu konunun önemli olduğunun açıklanmasıdır. su örnekleri. Fen-Edebiyat Fakültesi. İleri çalışmalarda kimyasal mutajenler kullanılarak izolatların enzim üretimleri arttırılmaya çalışılacaktır. Her markadan dört farklı örnek ile yaptığımız çalışmanın sonucunda kaynakları aynı bile olsa markaya bağlı ciddi farklılıklar olduğu görülmüştür.. Pseudomonas spp. Temizliği doğru bir şekilde yapılmamış şişelerin tekrar içme suyu satışında kullanılması sağlık açısından risk oluşturmaktadır. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji ABD. Bu yöntemlerin yanı sıra suyun mikrobiyolojik kalitesi de düzenli olarak incelenmelidir. renk. Nihat AKIN2 1 Selçuk Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Leuconostoc mesenteroides. biyoflavonoidler 120 . Ziraat Fakültesi. Özellikle bu kontrolün ana dolum merkezi ve ambalajlı sularda yetkili bir Fonksiyonel Süt Ürünlerinde Probiotiklerin ve Diğer Katkıların Taşınması İçin Mikroenkapsülasyon Uygulamaları Mehtap AKIN1. Nihal DOĞRUÖZ. bitkisel steroller. Kampus.com İçme suyunda bulunan çeşitli patojenik bakteriler suyla bulaşarak enfeksiyonlara neden olmaktadır. Süt endüstrisinde enkapsüle edilmiş katkı maddelerinin kullanılması geçmişte sınırlı düzeyde gerçekleşmiştir. Konya makin@selcuk. Pseudomonas spp. Muhtemelen en yaygın olarak kullanılan kapsüllenmiş katkıların kullanıldığı alan hazır gıdalar endüstrisidir (ekmek sanayii.19.. total koliform. biyoflavonoidler ve lifler gibi katkı maddelerinin ilave edilerek üretildiği fonksiyonel süt ürünleri üretilmektedir. ve amip varlığı membran filtrasyon yöntemi.tr Gıdaların endüstriyel olarak üretilmesi sıklıkla lezzet.. günümüzde fonksiyonel gıdaların önemi enkapsüle edilmiş katkıların kullanımıyla artış göstermiştir.

azot kaynağı olarak ise amonyum sülfat ilave edilmiştir. Ortama glukoz ilave edildiği zaman ise bütün yabani tip ve mutantlarda hem OmpF hemde OmpC sentezinin azaldığı belirlenmiştir. coli’nin OmpF porin sentezinde baskılayıcı rolü olduğu belirlenmiştir. rpoS mutasyonunda OmpF sentezinin arttığı görülmüştür. Reşit ÖZKANCA. Ekspresyonu ve Karakterizasyonu Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU. Önder İDİL Dumlupınar Üniversitesi. dolayısı ile deniz suyunda yaşayan E. coli’de yabani tip E. GMLF1’in ve klonlanan geni taşıyan rekombinant bakterilerin hücre içi ve hücre dışı ksilanaz aktiviteleri ölçülerek.tr Bitki hücre duvarından en iyi şekilde faydalanabilen herbivor olan ruminant hayvanlar doğadaki en karmaşık mikrobiyal ekosistemlerden birisini içermektedir. bu mutasyonların açlık stresinde OmpC ve OmpF porin sentezi üzerine rolleri araştırılmıştır. gün sonunda ortama karbon kaynağı olarak glukoz. H-NS. Biyoteknoloji ve Gen Mühendisliği Laboratuarı. OmpC sentezinin ise pta mutasyonunda yabani tip E. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu enzimler içerisinde ksilanaz enzimi önemli bir yere sahiptir. OmpC sentezinde ise yine yabani tip E. Kahramanmaraş cugur@ksu. deniz suyu. Biyoloji Bölümü. OmpF. Zootekni Bölümü. Bakteriler bu strese karşı koyabilmek için bir çok global düzenlemeye sahiptirler ve porin proteinleri bu düzenlemelerden birisidir. Ancak OmpC sentezinde en fazla azalmanın pta mutantında. pCT vektöre klonlanarak Escherichia coli’ye aktarılmıştır. Kütahya cihand@dumlupinar. envZ mutantında ise yabani tipe göre OmpF sentezinde azalma olmuş dolayısı ile deniz suyunda OmpF sentezi için EnvZ’nin pozitif rolü ortaya konmuştur. pIL253 vektörü yardımı ile endüstriyel bakımdan önemli bazı laktik asit bakterilerine aktarılmıştır. İsmail AKYOL. coli ve envZ.edu.tr Açlık stresi deniz suyu gibi sucul çevrelerde bakterilerin yaşamını etkileyen önemli faktörlerden birisidir.19. bu genin farklı laktik asit bakterilerinde ekspresyon düzeyleri tespit edilmiştir.. hns ve pta mutantları kullanılarak. Çalışmada filtre-otoklav edilerek steril edilmiş deniz suyunda bakteri örnekleri 15 gün 37°C de inkübasyona tabii tutulmuştur. açlık stresinde rpoS mutant E. 15. Bu ekosistem içerisinde yer alan anaerobik funguslar en dirençli bitki hücre duvar polimerlerini bile parçalayabilecek enzimlere sahiptir. GMLF1’den PZR ile ksilanaz enzimini kodlayan gen çoğaltılıp. coli’nin OmpC sentezi için gerekli olduğu tespit edilmiştir. coli’ye göre OmpC sentezinin oldukça azaldığı görülmüştür. envZ. ksilanaz SM 052 Deniz Suyunda Açlık Stresi ve Besin İlavesinin Escherichia coli’nin OmpC ve OmpF Sentezine Etkisi ve RpoS. Mehmet Sait EKİNCİ Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. Emin ÖZKÖSE. Biyoloji Bölümü. Bu genin kodladığı enzimin optimum sıcaklığı ve optimum pH’sı tespit edilmiştir. pta. açlık 121 . envZ. HNS mutasyonunun ise OmpC sentezini tam olarak etkilemediği. Anahtar Kelimeler: Neocallimastix sp. coli’ye göre oldukça yüksek oranda sentezlendiği görülmüş. Bu amaçla çalışmada izole edilen Neocallimastix sp. hafifçe artışa neden olduğu ancak önemli görülemeyeceği tespit edilmiştir. Ziraat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: OmpC. coli’ye göre oldukça yüksek OmpF sentezi görülmüş. GMLF1’e Ait Ksilanaz Geninin Klonlaması. Anahtar Kelimeler: Pseudomonas. rpoS. Bu analize göre pta ve hns mutasyonunun OmpF sentezinde rolü olmadığı tespit edilmiştir. coli ve ompR. Yabani tip E. laktik asit bakterisi. Bu nedenle RpoS ve EnvZ’nin deniz suyunda açlık stresinde yaşayan E. Acp’ın Rolü Cihan DARCAN. ß-Galaktosidaz ölçümleri sonunda elde edilen veriler tekrarlanmış ölçümlü ko-varyans analizi yapıldığı zaman. Fen Edebiyat Fakültesi. bu sonuçtan açlık stresinde AcP eksikliğinin OmpC sentezini oldukça arttırdığı ve AcP’ın varlığının OmpC sentezini baskıladığı belirlenmiştir. Deniz suyuna Amonyum kaynağı ilave edildiği zaman yabani tip. pIL253. Neocallimastix sp. Amip SM 051 Koliform. ve hns mutantlarında OmpF sentezinde herhangi bir değişim görülmezken. TRABZON kuruluş tarafından düzenli olarak yapılması halk sağlığı için önem taşımaktadır.Aeromonas.edu. Klonlanan genin sekans analizi sonucunda “Glikozil Hidrolaz 11” ailesine ait bir katalitik bölge içerdiği bulunmuştur. rpoS ve hns de değişim görülmemişken pta mutantında artış tespit edilmiştir. rpoS ve envZ mutantlarında ise yabani tip E. OmpF sentezinde ise rpoS mutantında olduğu belirlenmiştir. Gen.

Araştırmalarımızda Ty2 retrotranspozonunda gen anlatımının S. İnflamasyon söz konusu olduğunda bu aktif bileşik proinflamatuar ve anti-inflamatuar sitokinlerin genleri üzerinde etkili olmaktadır. Bu araştırma TÜBİTAK tarafından (Proje no: TBAG 104T307) desteklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Retrotranspozon. Science Faculty. Guy HAEGEMAN2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. glikolizis SM 054 Salsola tuberculatiformis’den İzole Edilen FenilAziridin Öncüsü Compound-A (CpdA) Adlı Bileşiğin Anti-İnflamatuar Potansiyeli ve Mevcut Farmasotik Ürünler İle Karşılaştırılması Ali Adem BAHAR1. 16059.edu. Biyoloji Bölümü. kolay metabolize edilen amonyum bulunduğunda ise transkripsiyonda önemli artış olduğu tespit edildi. TRABZON SM 053 Retrotranspozon Ty2’de Gen Anlatımının Kontrol Mekanizmaları Sezai TÜRKEL Uludağ Üniversitesi.tr Retrotranspozon Ty2 S. Ty2 genomundan tek mRNA transkribe edilir. cerevisiae’da üreme hızını belirleyen en önemli metabolik faktörlerdir. Gent-Belgium aliadembahar@yahoo. Üreme ortamında zayıf azot kaynağı olan prolin bulunduğunda Ty2 transkripsiyonunun çok azaldığı. Benzer şekilde üreme ortamındaki azot kaynağına göre de Ty2 transkripsiyonun düzenlendiği bulundu. strese karşı hücre ve doku seviyesinde oluşan bir bağışıklık cevabıdır. Biyoloji Bölümü 2 Gent University. Fen Edebiyat Fakültesi. Ty elementleri env proteini içermez. Bir hücrenin canlılığını sürdürebilmesi için o hücrede pro-inflamatuar ve anti-inflamatuar mekanizmaların bulunması ve fonksiyonel olması şarttır. Ilse BECK2. Pol polipeptidleri ise Ty2 mRNA’sının revers transkripsiyonu ve Ty2 DNA’sı olarak genoma integrasyonu ile ilgili enzimlerdir. Sitokinler hücrelerin birbirleri arasında haberleşmek için kullandıkları protein veya glikoprotein yapısındaki sinyal molekülleridir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu aktif yapılar ise çekirdek zarından içeri girerek DNA üzerindeki belirli bölgelere bağlanıp gen ekspresyonunu arttırıcı yada azaltıcı yönde etkilerler.com İnflamasyon canlı organizmaların fizyolojileri için oldukça önemli çok karmaşık hücresel mekanizmaları içeren. Elde ettiğimiz sonuçlar retrotranspozon Ty2’de gen ifadesinin üreme ortamı koşullarına göre ilgili transkripsiyon faktörlerine ve siklinlere bağlı olarak kontrol edildiğini göstermektedir. Ty elementleri. Karolien DEBOSSCHER2. Azot kaynağına göre Ty2 transkripsiyonu kontrolunun ise GATA gurubu transkripsiyon faktörleri olan Gln/Gat faktörlerine bağlı olduğu gösterildi. cerevisiae’daki metabolik olaylara göre kontrol edilip edilmediği incelendi. Üreme ortamında karbon kaynağı olarak kolay fermente edilebilen glukoz bulunduğunda Ty2 transkripsiyonunun çok fazla olduğu bulundu. Bu iki yönlü etki hücrenin bir denge içerisinde canlı kalmasını sağlar. Gag ve pol polipeptidleri proteolitik olarak daha kısa ve işlevsel polipeptidlere ayrışır. Hücre içerisinde glukokortikoid reseptörlerine bağlanarak bu reseptörleri aktifleştirirler. İmmunoregülator genlerin çoğu kontrol veya promotor bölgelerinde NF-κB sitokinine ait (tüm hücrelerde bulunan heterodimerik bir transkripsiyon faktörü) bağlanma bölgeleri içermektedirler. Pol polipeptidi gag polipeptidine göre +1 çerçevede olup translasyon sırasında ribozomal frameshift sonucu gag-pol füzyonu olarak sentez edilirler. Ortamdaki karbon kaynağına göre Ty2’de transkripsiyonun kontrolunun transkripsiyon faktörü olan ve glikolitik genlerin transkripsiyonunu da aktive eden Gcr1p ile sikline bağlı protein kinaz olan Pho85 tarafından sağlandığı gösterildi. Ty2’de transkripsiyon 5’LTR bölgesinde yer alan çok kompleks bir promotor bölgesi tarafından kontrol edilmektedir. Üreme ortamındaki karbon ve azot kaynaklarının niteliği S. Karbon ve azot kaynaklarının kullanımı da genetik kontrol altındadır. transkripsiyon. Bursa sturkel@uludag. Gag polipeptidleri hücre sitoplazmasında yer alan Ty2 virüs benzeri yapıların kapsit kısmını oluşturur. İnflamasyonda rol oynayan bir sitokin olan TNF (tümör nekrozis faktör) ile yapay strese 122 . İnflamasyon cevabı olarak plazma ve lökositler kan dolaşımından hasarlı dokuya geçerek kızarıklığa neden olurlar. Gliserol laktat gibi fermente edilmeyen karbon kaynakları kullanıldığında ise Ty2’de hem transkripsiyonun hem de frameshift hızının azaldığı bulundu. LEGEST (Laboratory of Eucaryotic Gene Expression and Signal Transduction Laboratory). Biyoloji Bölümü.19. frameshift. Bu mRNA’dan gag ve pol polipeptidleri kodlanmaktadır. cerevisiae genomunda bulunan hareketli bir genetik element olup genetik yapı ve gen anlatımı açısından retrovirüslere benzer özellikler gösterir. Zihni DEMİRBAĞ1. Glukokortikoidler (GC) metabolizma ile ilgili birçok işlemin yanı sıra stres cevabında da rol alan steroid yapıda hormonlardır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Biyoloji Bölümü. optimum sıcaklığı 85°C’dir. Ayrıca bazı kimyasalların (CoCl2. biyokimyasal özellikleri. dexamethasone SM 055 Anoxybacillus gonensis ÇT1 Sarı Suşunun DGlukoz İzomeraz Geninin Klonlanması. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi.1. CaCl2. Aktivite deneyleri sonucu Anoxybacillus gonensis Ac-26 Abf enziminin optimum pH’sın 6. özelliklerinin iyileştirilmesi gibi birçok özelliği araştırmacıların ilgi kaynağı olmuştur.139 mM ve 1019 U/mg olarak tespit edilmiştir. Anahtar izomeraz Kelimeler: Anoxybacillus.com D-glukoz izomeraz olarakta yaygın olarak adlandırılan D-ksiloz izomeraz (D-ksiloz ketoizomeraz. TRABZON sokulmuş hücrelerde (L929. glukoz SM 056 Anoxybacillus gonensis A-26 Suşundan Termofilik Arabinofuranosidaz Geninin Klonlanması.5) hem D-ksilozun D-ksiluloza izomerizasyonunu hem de D-glukozun D-fruktoza reaksiyonunu katalizler. sugar beet arabinan. klonlanan enzim hücre ekstratından sırasıyla ısı şoku. Bunun haricinde doz-cevabı testleri yapılarak CpdA’nın in-vivo olarak kullanılan hücrelerde etkili olduğu ispatlanmıştır. Rekombinant enzimin karakterizasyonunda.Protein T7 promotoru altında IPTG ile indüklenerek üretildi ve Promega His Taq protein saflaştırma kiti kullanılarak saflaştırıldı. Çalışma sonucunda CpdA’nın TNF ile uyarılmış hücrelerde oluşturulan yapay stres şartları altında gerçekleşen gen ekspresyonunda etkili olduğu western-blot ve Q-PCR sonuçları ile desteklenmiştir. Enzimin aktivitesi 50 mM fosfat tamponu içinde hem spektrofotometrik olarak hem de native jelde florojenik olarak gösterildi. Rekombinant protein SDS-PAGE’de yürütülerek yaklaşık 55 kDa’luk bir enzim olduğu gözlendi. Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterize Edilmesi Derya YANMIŞ. Gen. Hakan KARAOĞLU. 61080. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi.tr Aydın çamur kaplıcasından Anoxybacillus gonensis Ac-26 adlı termofilik bir bakteri suşu elde edilmiştir. EDTA) enzim aktivitesi üzerine etkisi değişik konsantrasyonlarda araştırılmıştır.coli BL21 (DE3) hücrelerine transforme edildi. Kadriye İNAN. Trabzon deryayanmis@yahoo. Enzim ayrıca Rye arabinan. Fen Edebiyat Fakültesi. CuSO4. MgCl2. Yürütülen çalışmalarla bu yeni izolatın arabinofuranosidaz enzimine sahip olduğu belirlendi. Anoxybacillus gonensis Ac-26 arabinofuranosidaz geninin toplam uzunluğunun stop kodonu ile birlikte 1509 baz çifti olduğu. TNF. DTT. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu Sabriye ÇANAKÇI.0 da 24 saat %99 ve optimum sıcaklık 65ºC de 30 saat %98 stabil kalabilmektedir. glukokortikoidler. çalışma mekanizması.C. pET-28a vektörünün NdeI ve HindIII bölgesine His-Taq kuyruk içerecek şekilde klonlanarak E. β-merkapto etanol. Enzimin ısıl kararlılığı ve pH kararlılığı da belirlenmiştir. hidrofobik etkileşim işlemleri ile saflaştırılmış ve biyokimyasal özellikleri ve kinetik parametreleri belirlenmiştir. iyon değişimi kromatografisi.19. Sahip olduğu yüksek ticari önemi nedeniyle enzimin mikroorganizma kaynakları. 123 . Murat KAÇAĞAN. inflamasyon. 5. Biyoloji Bölümü. toplam 502 aminoasitlik bir proteini kodladığı belirlendi. oat spelt xylan’ı parçaladığı ince tabaka kromotografi (Thin Layer Cromotographi (TLC)) ile gösterilmiştir. Bu çalışmada Anoxybacillus gonensis ÇT1Sarı suşundan izole edilmiş olan D-glukoz izomeraz geni ekspresyon vektörüne klonlanmış. bu enzime spesifik iki adet dejenerat primer kullanılarak genomik DNA’dan coğaltılıp pGEM-T Easy vektorüne klonlanarak sekans ettirilmiştir. HgCl2. pnitrofenil α-L-arabinofuranoside substrat olarak kullanıldı. Anahtar Kelimeler: CpdA. E.0 ve optimum sıcaklığının 65ºC olduğu belirlendi.edu. Enzimin Km ve Vmax’ı sırasıyla 0. Elde edilen bu bölgeden yola çıkılarak genin tüm sırasının elde edilmesi amacıyla invers PCR primerleri dizayn edilerek genin tüm sırası elde edildi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen–Edebiyat Fakültesi. Bu çalışmada Anoxybacillus gonensis Ac26 suşunun arabinofuranosidaz geninin bir kısmı. Ayrıca yapılan in-vivo lusiferaz deneylerinde ticari bir farmasotik ürün olan immün-baskılayıcı dexamethasone ile karşılaştırıldığında bu bileşiğin akut inflamasyonda en az dexamethasone kadar etkili olduğu bulunmuştur. 61080.5.3. Trabzon sabriye@ktu. Ayrıca optimum pH 6. A549 insan hücre kültürleri) CpdA’nın anti-inflamatuar potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Biyoloji Bölümü. Km’si 75 mM olan enzimin optimum pH’sı 6.

Gca TK4 DNA Polimeraz I: Kinetik Özellikleri. Sonuç olarak enzimin her 40. Bu kapsamda genin transkripsiyon sınıfının. 4.192 nM olduğu belirlendi. Ali Osman BELDÜZ3. protein transkriptom SM 058 moorei kinaz. Zihni DEMİRBAĞ Karadeniz Teknik Üniversitesi. 1. 61080. 2.. Rize 2 Department of Biochemistry and Molecular Biology. 7. Remziye NALÇACIOĞLU. Bu çalışmada. dolayısıyla iki farklı transkripsiyon bitiş noktasının olduğu tespit edilmiştir. Buna ilaveten DIG-dUTP’yi kullanabilirliği sentetik saatler arasında başladığı ve enfeksiyonun ilerleyen saatlerine kadar devam ettiği görüldü. Sabriye ÇANAKÇI3. Mukund J. MODAK2. Ancak. Reaksiyonlar farklı sıcaklıklarda yapıldığında enzimin hata yapma oranının sıcaklığa bağlı olarak arttığı belirlendi. transkripsiyonunun enfeksiyon sonrası hangi zaman diliminde gerçekleştiğinin.. bitiş kodonunun ise translasyon stop kodonundan (TAA) 22 baz ve 32 baz aşağılardan bittiği.. 12. Kamalendra SİNG2. konak hücre döngüsünün düzenlenmesinde ve apoptosis olayında rol oynadıkları bilinmektedir. termofilik Abf. İsmail DEMİR3.com Daha önce yürütülen çalışmalar neticesinde Geobacillus caldoxylosilyticus TK4 DNA polimeraz I geni pET-15b vektörüne klonlanıp ekspres edilmişti. Fen Edebiyat Fakültesi. saatlerde izole edilen mRNA’lar ile gerçekleştirilen RT-PCR analizleri. Sıraya uygun dNTP ve sıraya uygun olmaya dNTP’lerin varlığında aynı deneyler tekrar edildi ve enzimin sıraya uygun olmayan dNTP’ler ile sentez yapıp yapmama özelliği incelendi. NJ-USA 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. 15/14 ve 16/14 mer uzunluğunda (15-mer ve 16-mer kalıp iplik. AMV197’nin transkriptomik analizi gerçekleştirilmiştir. E. TRABZON Anahtar Kelimeler: Anoxybacillus gonensis Ac26. Primer uzatma deneyi kullanılarak enzime ait hata yapma oranı araştırıldı.99 s–1 olarak bulunurken KDdNTP değeri 21. Biyoloji Bölümü. ve 4. Trabzon muratoglu@yahoo.000 nüklotitte bir nüklotid DNA ile de araştırıldı ve enzimin DIG-dUTP’yi sentezlenen yeni DNA iplikciğinin iç kısılarına ekleyebildiği gözlendi. Amsacta moorei entomopoksvirus (AmEPV) hücre kültürüne uyarlanabilmiş. Enzimin normal dNTP’ler ile birlikte DIG-dUTP kullanabilirliği dana timus DNA’sı kullanılarak araştırıldı ve Dot-Blot hibridizayon sonucu enzimin DIG-dUTP ile sentez yapabildiği belirlendi. dispar hücrelerinin Ara-C (DNA replikasyonu engelleyicisi) varlığında AmEPV ile enfeksiyonu ve izole edilen mRNA üzerinde protein kinaz primerleri kullanılarak yapılan RT-PCR ile takibi sonucunda protein kinaz’ın erken grubu gen olarak ifade edildiği belirlendi. Newark. 61080.. Biyoloji Bölümü. L. entomopoksvirüslerde bu proteinleri kodlayan genlerin veya bunlara ait ürünlerin karekterizasyonu ve fonksiyonel analizleri hakkında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Amsacta Entomopoksvirus (AmEPV). p-nitrofenil α-Larabinofuranosid SM 057 Amsacta moorei Entomopoksvirus Protein Kinaz Geninin (AMV197) Transkriptomik Analizi Hacer MURATOĞLU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Enzime ait KDdNTP ve kpol değerleri presteady kinetik yöntemi ile belirlendi ve kpol değeri 24. 1 Rize Üniversitesi.. Fidelity ve DIG-dUTP Kullanabilirliği Cemal SANDALLI1.19. Biyoinformatik analizler bu virus genomu üzerinde bulunan AMV197 kodlu açık okuma zincirinin (ORF) Ser/Thr protein kinaz fonksiyonuna sahip protein kodlayan bir gen olabileceğini göstermektedir. transkripsiyon başlangıç ve bitiş noktalarının belirlenmesi çalışmaları bulunmaktadır.com Entomopoksvirusler böcekleri enfekte eden önemli bir virus grubudur.coli BL21 hücrelerinden saflaştırılan rekombinant DNA polimeraz enziminin KDDNA değeri jel-shift deneyi ile araştırıldı ve enzimin bu değerinin 0. genom sekansı tamamlanmış ve bazı genlerinin fonksiyonel analizleri yapılmış örnek bir entomopoksvirüstür. Trabzon csandalli@yahoo. ve 24. morfogenezisinde. UMD-New Jersey Medical School. Fen Edebiyat Fakültesi. hata yaptığı belirlendi. Biyoloji Bölümü.64 µM olarak hesaplandı (maksimum KDdNTP değ erinin yarısı). Biyoloji Bölümü. AmEPV ile enfekte edilen hücrelerden 0. 53100. protein kinaz geni transkripsiyonunun enfeksiyon sonrası 2. 5’ ve 3’ RACE yöntemi ile yapılan çalışmalarda genin transkripsiyon başlangıç kodonunun translasyon başlangıç kodonundan (ATG) 54 baz yukarıda. 14 mer primer iplik) sentetik DNA’lar kullanılarak DIGdUTP ile primer 3’ ucunun işaretlenmesi çalışmaları neticesinde enzimin kalıp zincir üzerindeki son nükleotitin sentezini 124 . Bazı omurgalı poksviruslerine ait Ser/Thr protein kinazların virus replikasyonunda.

Ancak 125 DNA Yapımında Yeni ve Güçlü Bir Metot. tarafından kullanılan Recombineering (recombinant mediated genetic engineering) (rekombinant aracılı genetik mühendisliği) terimi. Anahtar Kelimeler: DNA polimeraz I. Genetik mühendisliği sistemleri nükleazların parçalaması nedeniyle lineer DNA’yı Escherichia coli içine başarılı şekilde yerleştirememektedir. Esin HAMEŞ KOCABAŞ Ege Üniversitesi. Bu yıkım büyük miktarlarda olduğu zaman zararlı böceklerin direkt olarak ölümüne sebep olabilir. GA1R) yöntemlerle tespit edilmiştir. sahip oldukları patojenite nedeni ile biyolojik mücadelede kullanılan enzimlerin başında gelmektedirler. Kitinaz. kitin polimerlerinden ayrılan glukoz miktarları spektrofotometrik olarak tayin edildi (Spectra Max M2. Bu açıdan entomopatojenik bakterilerin salgıladıkları kitinazlar. E. coelicolor M145 üzerinde istenen genlerin mutasyonu gerçekleştirilmiştir. Diğerinde ise kitinaz aktivitesi DNS (dinitrosalisilik asit) yöntemiyle. DNA modifikasyonunun özel restriksiyon bölgelerinin elde edilebilirliğine bağlı olarak gerçekleştirilebildiği klasik genetik mühendisliği metotları ile karşılaştırıldığında. kpol. Recombineering E. Bu bakterilerin kitinaz profilleri konvansiyonel (KTA: Kitinaz Tespit Agar) ve moleküler (Dejenerat primerler: GA1F. Kullanılan bakterilerin (108 izolat) şu ana kadar büyük çoğunluğunun identifikasyonları ve patojenite çalışmaları tamamlanmıştır. Microplate Reader). Zihni DEMİRBAĞ Karadeniz Teknik Üniversitesi.kocabas@ege.3’ünde (23 izolat) kitinaz aktivitesi tespit edilmiş. Bakterilerin sahip oldukları kitinazların aktivitelerini belirlemede ise iki değişik yöntem kullanılmıştır. KDdNTP.96) tespit edilmiş.coli nükleazını inhibe eden Red proteinleri varlığında homolog rekombinasyonu sonrası replikasyon fonksiyonu inhibe edilmiş ama Red fonksiyonları bulunan defektli λ profaj inşa edilmiştir. Bornova. Bugün farklı çalışmalarda yaygın olarak kullanılmaya başlanan λ Red rekombinasyon sistemi Streptomyces coelicolor mutajenezi için de kullanılmaktadır. . Ancak ssDNA’nın. rekombinant DNA oluşturmak için yeni geliştirilmiş in vivo bir tekniği ifade etmektedir. Bu çalışmada Karadeniz Bölgesinde yaygın olarak bulunan Coleoptera gurubu zararlı böceklerin mikrobiyal floralarında bulunan entomopatojenik ve normal flora bakterilerinin kitinaz üretim profili ve kısmen de aktiviteleri tespit edilmiştir. Bu yöntem kullanılarak S.19. 35100. Anahtar Kelimeler: λ Red rekombinasyon sistemi. EBİLTEM. bakteriler tarafından salgılanan diğer toksinlerin ve bağırsakta o anda bulunan zararlı maddelerin endotelyal hücrelere ulaşmasını kolaylaştırıp patojenik etki göstermektedir. TRABZON gerçekleştirebildiği ve DIG-dUTP ile doldurabildiği gözlendi. Böceklerin büyük çoğunun peritrofik membran yapısında protein-karbonhidrat matriksine gömülü olarak.com Kitin selülozdan sonra en fazla bulunan ikinci polisakkarit olmasının yanı sıra doğada bulunan en dayanıklı polisakkarittir. homolog rekombinasyon. bitki paraziti mantarların hücre duvarlarında ve zararlı nematodların yapısında bulunan önemli bir yapısal bileşendir. Bilim-Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi. İzmir esin. bu metodun en büyük avantajı uygun pozisyonda restriksiyon bölgelerine olan ihtiyacı ortadan kaldırmasıdır. Sonuçta bu profajı içeren hücrelerde homolog rekombinasyon temelli yeni genetik dizilerin oluşturulması gerçekleştirilebilmiştir. kozmid (supercos I) üzerinde yer alan kromozomal dizinin. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. böceklerin bakterilere ve onların toksinlerine karşı mekanik bir bariyer olan peritrofik membran yapısındaki kitin polimerlerini parçalayarak.tr İlk defa 2001 yılında Ellis ve ark. coli kromozomunda 40 farklı değişiklik yapmıştır. KDDNA ve DIG-dUTP SM 059 SM 060 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Coleoptera Grubu Tarım Zararlısı Böceklerden Elde Edilen Bakterilerde Kitinaz Aktivitesi Tayini Ali Adem BAHAR. coelicolor mutajenezi. Fen Edebiyat Fakültesi. M9-kitin agar difüzyon metodu ile elde edilen kitinaz aktivitesi sonuçları ile bakterilerin insektisidal aktiviteleri arasında çok güçlü bir ilişki (R2: 0. Bundan yararlanan Datsenko ve Wanner (2000) E. Biyoloji Bölümü aliadembahar@yahoo. S. Yöntemin S.edu. 39 nt’lik homolog uzantılar içeren PCR ile çoğaltılmış seçici markır ile yer değiştirmesine dayanır. Biyoloji Bölümü. Yapılan istatistik çalışmaları sonucunda: Coleoptera grubuna ait böceklerden izole edilen 108 adet bakterinin % 21. coelicolor mutajenezinde kullanımı temel olarak. M9-kitin agar difüzyon yönteminde koloni etrafındaki zonların boyutları değerlendirildi. Kazım SEZEN. Remziye NALÇACIOĞLU.

kitinaz. 16S rRNA gen analizi sonuçlarına göre. granülleşmesi. 16S rRNA. Enfeksiyonda. bu 11 izolattan 6’sının Geobacillus stearothermophilus türüne ait suşlar. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bunun için ilk olarak ManeNPV ile enfekte edilmiş M. hücre kültürü.tr Türkiye’nin batısındaki bazı kaplıcalardan alınan su ve çamurlu su örneklerinden. biyokimyasal ve bazı genetiksel özellikleri açısından incelendiler. Zihni DEMİRBAĞ. TRABZON DNS yöntemiyle diğer iki parametre arasında önemli bir ilişki tespit edilememiştir. Bu virüsler böcek konaklarında ve bu konaklardan geliştirilmiş hücre kültürlerinde in vitro olarak üretilebilmektedirler. Trabzon nurtengurel@ktu. 61080. steril hemolenf ile enfekte edilen Md203 hücrelerinde gerçekleştirildi. Biyoloji Bölümü. SM 062 Geobacillus Sistematiğinde recN Geninin Kullanımı Kadriye İNAN. Enfeksiyondan 96 saat sonra ekstrasellüler virüs üretimi yaklaşık 103 kat artarak yaklaşık 1. Malacosoma neustria L. Viral DNA replikasyonu enfeksiyondan 24 saat sonra gerçekleşirken. birbirleriyle yakından ilişkili termofilik basil formundaki bakteriler izole edildi. (Yüzük kelebeği. Md203 hücre şusunun. morfolojik. In vitro replikasyon denemeleri. gen ekspresyonu ve gen terapisi alanlarındaki yoğun kullanımları bakımından çok ilgi çekici araştırma materyalleri haline gelmişlerdir. in vitro konak spektrumu belirlenmiştir. İsmail DEMİR. viral DNA replikasyonu ve viral proteinlerin sentezi gibi replikasyonal özelliklerinin belirlenmesiyle ortaya konuldu. marcescens izolatları olduğu dikkat çekicidir. Remziye NALÇACIOĞLU. Anahtar Kelimeler: entomopatojen bakteriler SM 061 saat sonra görüldü.2 x 107 pfu/ml konsantrasyona ulaştı. Malacosoma neustria.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 3’ünün Geobacillus staerothermophilus türüne. kararması gibi sitopatik etkiler tespit edildi. Sabriye ÇANAKÇI. 2’sinin de Group 3’e ait suşlar olduğu olduğu belirlendi. ilk PIB oluşumu enfeksiyondan 36 126 . ekstrasellüler virüs üretimi. bakülovirüsler için belirleyici özellikler olan enfekte hücrelerin streslenmesi. plak saflaştırılmış ManeNPV’ye karşı duyarlı olduğu virüsün sitopatolojisi (CPE). Ayrıca elde edilen en aktif izolatların ise biyoteknolojik amaçla kullanılabilecek yüksek kitinaz aktivitesi gösteren S.tr Bakülovirüsler biyolojik mücadele. virüs replikasyonu. İlk enfeksiyon çalışmasından sağlanan ekstrasellüler virüslerden plak saflaştırması yapıldı ve elde edilen saf virüs daha sonraki replikasyon çalışmalarında kullanıldı. 16 izolatın recN dizin analizi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bakülovirüs. Biyoloji Bölümü. diğer 5 izolatın da %97 ve üzerinde Geobacillus’un diğer türlerine benzediği belirlendi. Bu sonuçlar ışığında Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yayılış gösteren Coleoptera grubu zararlı böceklere karşı kullanılabilecek kitinaz pozitif bakterilerin seçilmesi için M9-kitin agar difüzyon yönteminin kullanılması en hızlı ve ucuz yöntem olacaktır. fizyolojik.edu. Malacosoma neustria Nükleopolihedrovirüs (ManeNPV)’ünün In Vitro Replikasyonu ve Konak Spektrumu Nurten GÜREL. Geobacillus’un diğer türlerine %97 ve üzerinde benzerlik gösteren 5 izolatın recN analizi sonucuna göre ise. Karadeniz Teknik Üniversitesi. 11 izolatın Geobacillus pallidus’a %99 benzerlik gösterdiği. Biyoloji Bölümü. 16S rRNA gen analizinin sonuçlarına göre. recN Coleoptera. Lepidoptera: Lasiocampidae)’dan elde edilmiş bir bakülovirüs olan Malacosoma neustria nükleopolihedrovirüs (ManeNPV)’ünün. Anahtar Kelimeler: Geobacillus. neustria larvalarından ekstrasellüler virüsleri ihtiva eden hemolenfler toplandı. İzole edilen izolatlar.19. 16S rRNA gen analizinin sonuçlarına göre Geobacillus pallidus’a %99 benzerlik gösteren 11 izolatın recN dizinleri açısından analizi sonucunda. Fen Edebiyat Fakültesi. genom benzerlik seviyelerini ortaya koymak amacıyla DNA:DNA hibridizasyonu yerine. Geobacillus cinsinde recN dizin benzerliklerinin DNA:DNA hibridizasyonu sonuçlarıyla tutarlılık gösterdiği önerildiğinden. izole edilen 16 izolatın Geobacillus cinsine ait olduğu belirlendi. inklüzyon yapı (PIB) oluşumu. Bu çalışmada. Bu sonuçlara göre recN geninin Geobacillus pallidus türü hariç Geobacillus’un diğer türleri için kullanılabilineceği belirlenmiştir. konak spektrumu. Fenotipik karakterlerine ve 16S rRNA gen sekans analizi sonuçlarına göre. 5’inin ise Group 3’e ait suşlar olduğu belirlenmiştir. irileşmesi. 61080 TRABZON inank@ktu.

bakteri. Van keremozdemir@hotmail. Ekrem ATALAN Yüzüncü Yıl Üniversitesi. zeytin bahçeleri ve zeytinyağı fabrikası civarındaki topraklardan. Suşların lipolitik aktiviteleri. süt. Marmaris. Bu suşların içinde en yüksek lipaz aktivitesinin Staphylococcus sp. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu. Mevcut dizi analizlerine göre K0073 suşu teşhis edilirken diğerlerinin tüm 16S rDNA dizi analizlerinin yapılması gerekmektedir. Fen Edebiyat Fakültesi. K0073 suşu %98 oranında Streptomyces albidoflavus.02 U/ml ile 5. lipolitik aktiviteye sahip izolatlar elde .edu. Muğla 2 Muğla Üniversitesi. 11 suşun lipaz aktivitesinin 0. 48170. 2’sinin Staphylococcus ve 1’inin Micrococcus cinsine ait türler olduğu. TRABZON SM 063 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss. 65080. Bu çalışmada. Dö Gol Caddesi. Topraktan izole edilen 9 suş lipaz aktivitesi göstermezken. hareketsiz Gram (+) basil. Aysel UĞUR2 1 Muğla Üniversitesi. 16S rDNA Dizi analizi. sporsuz. Anahtar Kelimeler: Lipaz. Lens orientalis.815 U/ml arasında olduğu tespit edilmiştir. çiğ ve pastörize süt örneklerinden Tributyrin Agar besiyeri kullanılarak.016 U/ml ile 5. Gülten ÖKMEN2. ve Cicer anatolicum Alef.646 U/ml arasında olduğu saptanmıştır. Tandoğan. RB 072’ye ait olduğu görülmüştür. Biyoloji Bölümü. Literatürlerde kısmi 16S rDNA segmentinin 560 bp uzunluktaki bölgesi için tavsiye edilen SM5R ve SM6F primerleri kullanılarak PCR ile çoğaltıldı. Türü ile benzerlik gösterdi.ankara. Toprak örneklerinden elde edilen 20 izolatın 14’ünün düzensiz. Ankara fkiran@science. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Numerik analiz sonucu elde edilen dendogramın gruplarını temsilen seçilen 15 Streptomyces suşu ve 2 referans Streptomyces türünün genomik DNA izole edildi. süt örneklerinden elde edilen 16 izolatın 7’sinin düzensiz. 1’inin Listeria ve 1’inin Streptococcus cinsine ait olduğu belirlenmiştir. toprak SM 065 Pediococcus pentosaceus E++ Suşu Tarafından Üretilen Antimikrobiyal Aktivitenin Karakterizasyonu ve Trisin-SDS PAGE’de Tespiti Fadime KIRAN. 3’ünün Bacillus. Fen Edebiyat Fakültesi. Fen Fakültesi. 06100.) Hand & Mazz. Diğerleri ise en az %76 ve en fazla %86 oranında veri tabanındaki Streptomyces türleri ile farklı benzerlik oranları gösterdiler. Trisin SDS-PAGE (Sodyum Dodesil Sülfat Poliakrilamid Jel 127 Toprak ve Süt Kökenli Gram Pozitif Bakterilerde Lipaz Üretimi Nurdan SARAÇ1.19. Ardından p-nitrophenyl-palmitat’ın substrat olarak kullanıldığı spektrofotometrik yöntemle suşların tamamının lipaz aktiviteleri kantitatif olarak belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Toplam 17 türün PCR ile çoğaltılmış 16S rDNA fragmentinin dizi analizi yapılarak. Anahtar Kelimeler: Streptomyces. Kötekli. 7’sinin Staphylococcus. Sonuçta test suşlarının farklı Streptomyces türleri olabileceği gibi yeni tür olmaları da muhtemeldir. Bitki Kök Topraklarından İzole edilen Streptomyces Suşlarının Moleküler Karakterizasyonu Kerem ÖZDEMİR. Bu izolatların Gram reaksiyonları belirlenerek Gram (+) özellik gösterenler lipaz aktiviteleri belirlenmek üzere seçilmiş ve standart biyokimyasal testler yapılarak tanımlanmaya çalışılmıştır. Rukiye BORAN2. Biyoloji Bölümü. Pediococcus pentosaceus E++ suşu tarafından üretilen ve diyaliz membran kullanımı ile kısmi olarak saflaştırılan antimikrobiyal maddenin. NCBI veri tabanında neigbor joining metoduyla filogenetik pozisyonları belirlendi ve sonuçlar hem dendogram hemde benzerlik matriksi şeklinde sunuldu. Tıbbi Laboratuar Programı. 11 suşun lipaz aktivitesinin 0. bitkilerinin kök topraklarından izole edilen Streptomyces suşlarının moleküler karakterizasyonu yapılmıştır. 48700. NS 02-1’e ait olduğu görülmüştür.tr Laktik asit bakteri grubunda yer alan Pediococcus’lar. Biyoloji Bölümü. hareketsiz Gram (+) basil. Cicer anatolicum SM 064 edilmiştir. gerekse ‘’bakteriyosin‘’ gibi gıdalarda bozulmaya neden olan bakterilerin gelişimini engelleyen antimikrobiyal madde üretim yetenekleri ile gıda endüstrisi için büyük önem taşımaktadırlar. ve Cicer anatolicum Alef. Muğla sarac_63@hotmail. sporsuz. Özlem OSMANAĞAOĞLU Ankara Üniversitesi.com Bu çalışmada. Tributyrin agar besiyerinde zon oluşturmalarının yanı sıra Rhodamine B Agar besiyeri kullanılarak hem görünür hem de UV ışık altında kalitatif olarak doğrulanmıştır. 2’sinin Bacillus.com Bu çalışmada Van Yöresinde doğal olarak yayılış gösteren Lens orientalis (Boiss. Bu suşlar içerisinde en yüksek aktivitenin Staphylococcus sp. gerek fermente ürünlerde starter kültür olarak kullanımları. Sütten izole edilen suşların ise 7’si lipaz aktivitesi göstermezken.) Hand & Mazz.

Bitki Koruma Bölümü. Kütahya resitozk@omu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. typhimurium. biber ve patlıcanda Fusarium solgunluğu ve kök çürüklüklerine neden olmaktadırlar. coli’ye benzer sonuçlar tespit edilmiştir. Balcalı. Sadece ışık kaynaklarının etkisi altında her iki bakteri türünde de beyaz. Seral YÜCEL3. oxysporum f. Peroksidasyonun en hızlı UV-A’nın etkisi altında daha sonra kırmızı. lipit peroksidasyonu SM 067 Deniz Suyunda. oxysporum f. kırmızı ışığın etkisi altında 12 saatte %33 ve UV-A’nın etkisi altında ise 6 saatte %30 oranında artış olduğu belirlenmiştir. kavun. beyaz.tr Bu çalışmada. farklı dalga boyunda ışık kaynaklarının etkisi altında metilen mavisinin bulunduğu veya bulunmadığı deniz suyunda E. domates.tr Fusarium oxysporum. F. mavi ve yeşil ışığın etkisi altında 48 saatte Doğu Akdeniz Bölgesi’nde Yetiştiriciliği Yapılan Bazı Sebze ve Meyvelerde Solgunluk ve Kök Çürüklüğüne Neden Olan Fusarium Türlerinin Karakterizasyonları Canan CAN1. typhimurium bakterilerinin lipit peroksidasyonunda meydana gelen değişim araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Pediococcus pentosaceus. melongenea patlıcanda. Metilen mavisinin etkisi altında radikallerin daha kısa sürede oluşması sebebiyle lipit peroksidasyonu daha kısa sürede meydana gelmektedir. Biyoloji Bölümü. pH. Sadece görünür ışık kaynakları göz önüne alındığında ise kırımızı ışığın etkisi altında 16 saatte. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında 48 saat. beyaz. Farklı Dalga Boylu Işınların E. coli ve S. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında %25-35. Anahtar Kelimeler: Deniz Suyu. Sadece ışık kaynağının etkisi altında ise radikallerin meydana gelme hızı daha yavaştır. İyi üretim işlemleri ve sıkı bir sanitasyon ile birlikte Pediococcus pentosaceous E++ suşu tarafından üretilen bakteriyosinin kullanımı. Bu çalışmada Doğu Akdeniz Bölgesi sera ve açık alanda yetiştiriciliği yapılan kavun. ısı. karpuz. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında metilen mavisi ilave edilen deniz suyunda 24 saatte yaklaşık %30-40 arasında. Kısmi olarak saflaştırılan bakteriyosinin aktivite ünitesi belirlenmiş. capsici biberde ve F. Talma KATAN4 1 Gaziantep Üniversitesi. domates ve biberde solgunluk. E. moniliforme ve F. oxyprorum oldukça geniş bir konukçu aralığına sahiptir. typhimurium’un Lipit Peroksidasyonuna Etkisi Reşit ÖZKANCA1. Kemal KOÇ2. TRABZON Elektroforez) tekniği ile protein yapısına sahip olduğu gösterilmiş ve diğer proteolitik enzimlerle ve ısı ile yapılan çalışmalar neticesinde bu antimikrobiyal madde ‘’Bakteriyosin‘’ olarak tanımlanmıştır.sp. S.) grupları bulunmaktadır. kırmızı ışık kaynağının etkisi altında %30 ve UV-A’nın etkisi altında ise %25 oranında artışlar olduğu görülmüştür. Biyoloji Bölümü.sp. F. melonis (FOM) kavunda.sp. İsrail can@gantep. mavi ve yeşil ışık kaynaklarında ise 32 saatte lipit peroksidasyonu yaklaşık aynı oranda artış meydana gelmiştir. gıdalarda bozulmalara sebep olan mikroorganizmaları ve sağlığı tehdit eden patojenleri kontrol altında tutabilmek amacıyla etkili bir gıda katkı maddesi olarak düşünülebilir.solani toprak kökenli bitki patojenlerini içeren önemli türlerdir. oxysporum f.sp. niveum (FON) karpuzda önemli ekonomik kayıplara neden olmaktadır. F. kırmızı ışığın etkisi altında 16 saat ve UV-A’nın etkisi altında ise 15 saat sonunda lipit peroksidasyonunda gözle görülür artışlar olduğu belirlenmiştir. S. Fen Edebiyat Fakültesi. Gaziantep 2 Çukurova Üniversitesi.edu.19. beyaz. Cihan DARCAN2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. F. coli’de. radicis lycopersici (FORL) domateste. Trisin SDS-PAGE SM 066 %40-50. Adana 3 Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü.edu. karakterizasyon. Tarla ve serada yetiştiriciliği yapılan. kök ve kök boğazı 128 . Önder İDİL1. oxysporum f. E.sp.sp. coli. Ziraat Fakültesi. ve konukçuya spesifik formae speciales (f. lycopersici (FOL) ve F. Fen Edebiyat Fakültesi. Plant Pathology Department. bakteriyosin. typhimurium’da lipit peroksidasyonunda beyaz. S. F.typhimurium örneklerinde de E. Lipit peroksidasyonu bir ürün olan malondialdehitin oluşumuna bağlı olarak spektrofotometrik olarak belirlenmiştir. E. coli’de beyaz. Samsun 2 Kütahya Üniversitesi. F. Bu nedenle lipit peroksidasyon hızının daha yavaş olduğu görülmektedir. Bet Dagan. Biyoloji Bölümü. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında olduğu görülmüştür. Fen Edebiyat Fakültesi. Köprüköyü. oxysporum f. çeşitli enzimler ve organik çözücüler ile muamele sonucunda elde edilen verilerle biyokimyasal olarak karakterize edilmiştir. oxysporum f. karpuz. 27310. kırımızı ışığın etkisi altında 16 saatte %35 ve UV-A’nın etkisi altında ise yaklaşık %40 oranında lipit peroksidasyonunda artışlar olduğu tespit edilmiştir.sp. Adana 4 The Volcani Center. coli ve S.

A. Çalışmada. solani izolatları. azot bağlanması. 4 adet F. solani ve 9 adet F. maya ekstraktı ve koç bonuzlarından hazırlanan pepton kullanıldı. Anahtar Kelimeler: Fusarium.tr Demir tüm organizmaların yaşamı için gerekli elementtir. Bfr’ın demir gibi fosfat bağlama özelliğinden dolayı benzer testler fosfatla da yapılmıştır. Bakterioferritin (bfr) çok önce tanımlanmış bir protein olmasına karşın fizyolojik fonksiyonu belirsizdir. 25240. Asetofenon ve türevlerinin asimetrik indirgenmesinde kullanılan metot basit reaksiyon şartlarını içermektedir. 12 adet F. H2O2 toksik aktivitesi disk duyarlılık yöntemi ile test edilmiştir. FORL VCG 0090 II ve VCG 0091 I olarak belirlenmiştir. solani. Demir fotosentez. moniliforme izolatı. Antalya ecelen@akdeniz. domateste ize 34 adet F. Tüm organizmalarda 3 tip demir depo proteini bulunur. solunum. Bu araştırmayla ortaya konulan yöntemin. Bu çalışmada farklı demir konsantrasyonlarında E. Depo proteinler. 12 adet F. Hem ferritin hem de bakterioferritin 24 aynı alt üniteden meydana gelmiştir ve ünite başına her alt birim 2000-5000 demir atomu biriktirebilir. oxysporum. Ancak. Bakterilerin büyüme özellikleri zamana bağlı olarak spektrofotometrik ölçümlerle belirlenmiştir. karpuz ve domatesten izole edilen FOM. moniliforme izolatı. Ökaryotlarda da bulunan ferritin. patlıcanda 3 adet F. Dps ise yalnızca 250 demir atomu bağlayabilir. DNA biyosentezi. coli straini ve bfr mutantları yüksek demir konsantrasyonuna ve H2O2 toksitesine karşı benzer sonuçlar vermiştir. yüksek demir konsantrasyonlarında demir alımını engelliyor olabilir. Mehmet Akif KILIÇ Akdeniz Üniversitesi. E. karpuzda 11 adet F. coli ve bfr mutanlarının yüksek demir konsantrasyonuna. çalışmadaki strainlerin demirce doyurulmasından sonra. alternata strainlerinin üretiminde ve indirgenme reaksiyonlarında glukoz. Biyoloji Bölümü. Ek olarak. Erzurum ekurbanoglu@yahoo. oxysporum izolatları herhangi bir VCG ile karakterize edilememiştir. alternata EBK-4 izolatı asetofenonun asimetrik indirgenmesi için en etkili biyokatalist olduğu bulundu. coli strainlerinde yüksek demir ve H2O2 toksitesine karşı etkin bir role sahip olmadığı ve depo edilen demirin hücrenin açlık durumunda bfrstrainlerinden farklı olarak hücre büyümesini desteklemediği görülmüştür. Sonuç olarak bakteroferritin. FON. mikrasatellit SM 068 SM 069 E. Başaran KURBANOĞLU Atatürk Üniversitesi. demir açlığında ki büyüme özellikleri de incelenmiştir. H2 üretimi ve tüketimi. Kavun. TRABZON çürüklüğü simptomlarını gösteren bitkilerden izolasyonlar yapılmıştır. coli Yabanıl ve bfr Mutantlarının Bakterioferritin Demir İlişkisi Ebru ÇELEN. alternata EBK-4 straini ile yapılan çalışmalarda %100 oranlarında dönüşümler ve > %99’ a varan selektivite elde edildi. polimorfik bantlar gözlenmesine rağmen. demir 129 Alternaria alternata Fungusu Tarafından Koç Boynuz Pepton Besiyeri Kullanılarak Asetofenon ve Analoklarının Asimetrik İndirgenmesi E. oxysporum ve F. Biyoloji Bölümü. gibi çok önemli biyolojik proseslere katılır. Anahtar Kelimeler: Bakterioferritin. yalnızca bakterilerde bulunan bakterioferritin ve yalnızca prokaryotlarda bulunan dps proteini. A. VCG. coli yabanıl strain ile bfr mutantlarının büyüme özellikleri karşılaştırılarak bfr’ın fizyolojik rolü araştırılmıştır. hücre dışı demir desteği azaldığında hücre büyümesinin devamı için hücreye demir sağlar. Farklı bitkisel numunelerden izole edilen 10 Alternaria alternata strainleri asetofenonun fenil alkole indirgenmesi için çalışıldı. Bu çalışmalarda kavunda 22 adet F. solani izolatı belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. A.com Fenil alkol ilaç yapımında kullanılan bir şiral alkoldür. Yabanıl E. Bu nedenle hem fur hem de bfr çift mutanlı strainlerle çalışmak bulguları güçlendirebilir. oksijen taşınması. hücre içi demir girişinden sorumlu fur geni. Demir gibi fosfatla yapılan çalışmalardan benzer sonuçlar elde edilmiştir. H2O2’e karşı tepkileri test edilmiştir.edu. FON izolatları VCG 0138 I ve VCG 0135. FOL ve FORL izolatları mikrosatellit DNA primerleri kullanılarak karşılaştırılmış. yabanıl E. FOL ve FORL izolatları Vejetatif Uyumluluk Grupları (VCG) analizi ile sınıflandırılmıştır. sebzeler. FOL VCG 0030. Fen-Edebiyat Fakültesi. oxysporum. satellit bölgelerin bu izolatların ayrımında kullanılabilirliğinin zayıf olduğu belirlenmiştir. oxypsorum ve 12 adet F.19. Bakterilerin büyük çoğunluğu demiri hücre depo proteinleri içinde depo eder. diğer önemli şiral alkollerin sentezinde de kullanılabilirliği araştırılmalıdır. Hücre içi bfr protein varlığı SDSPAGE protein jellerinde görüntülenmiştir. Karpuzdan elde edilen F.

TRABZON 130 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Biyoloji Bölümü.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. TRABZON Botanik Sözlü Bildiri Özetleri 131 . Biyoloji Bölümü.

Biyoloji Bölümü.19. TRABZON 132 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

yaprak anatomisi. Trahelerin ortalama 100-200 µm tanjansiyal çapa sahip olması. Yıllık halka sınırı ± belirgin. Ornithagalum nutans. Anahtar Kelimeler: Scorzonera. Bu türlerden Allium kurtzianum. İncelenen taksonların yaprak anatomileri ilk kez çalışılmıştır. Botanik Anabilim Dalı. Biyoloji Bölümü. zaman Tersiyer de. yan yüzeylerinde bulunan geçitlerin alternat tipte ve 6-10 µm çapta olması. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Giresun 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ersin KARABACAK. İsmet UYSAL Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. 28000. Muscari bourgaei ve Crocus gargaricus türleri endemik olup. Fen-Edebiyat Fakültesi. Scilla bifolia.tr Bu çalışmada. Biyoloji Bölümü.com Bu çalışmada Kaz Dağı pseudo-alpinik bölgesinde doğal yayılış gösteren. 53100. ince duvarlı tilosislerin varlığı. apotraheal. Gagea taurica. Bu çökeller içinde iki familya dikkati çeker. Bütün yapraklar amfistomatik özellikte olup anomositik tipte stoma ihtiva etmektedir. 1-3 hücre genişliğinde tanjansiyal bantlar oluşturan aksiyal paranşim varlığı. Tulipa sylvestris. basit perforasyon tablası ya da bazen basit perforasyon tablasıyla birlikte skaliriform tipte perforasyon tablasının varlığı. bu özelliklerin kombinasyonu günümüzde Junglandaceae familyasında bulunmaktadır.19. Ayazağa.tr Trakya ve İstanbul civarındaki silisleşmiş ağaç fosillerinin varlığı 20. dalgalı. Ancak çalışılan taksonlar arasında stoma indeksleri bakımından önemli farlar mevcuttur. Trahelerin tekli ve 2-5 sayıda radyal yönde diziliş göstermesi. FenEdebiyat Fakültesi.edu. trahelerin yan yüzeylerinde alternat diziliş gösteren geçitlerin varlığı. Orta-geç Miyosen dönemi akarsu ortamları temsil eden Kazdağı Pseudo-Alpinik Bölgesinde Yetişen Bazı Soğanlı Bitkilerin Morfolojisi ve Anatomisi Üzerine İncelemeler Mine TUNALI.edu. Fen Fakültesi. yüzyılın başından beri bilinmektedir. nümerik taksonomi SB 002 Ergene Formasyunun kumlu düzeyleri çeşitli taksonlara sahip ağaç fosilleri içerir. Zafer TÜRKMEN2. Ornithagalum sigmoideum. ilgili organların 133 . 1-6 (genellikle 1-3) hücre genişliğinde özışınlarının mevcudiyeti. diğerleri kozmopolittir. Biyoloji Bölümü. Doğu Karadeniz Bölgesi’nden toplanan 18 Scorzonera L. Allium guttatum. Biyoloji Bölümü. Cenk YALTIRAK 1 İstanbul Üniversitesi. Çökeller içindeki omurgalı hayvan fosillerinin varlığı fosil ağaçların yaşlandırılmasında önemli rol oynamıştır. paratraheal paranşimin ve özellikle yağ/musilaj hücrelerin varlığı Lauracea familyası için karakteristiktir. Bunlardan Juglandaceae kesitlerde şu özellikleri sunar. Bu ağaç fosillerinin hangi taksonlara ait olduğu ve bunların jeolojik yaşları son yıllarda yapılan kapsamlı çalışmalar sonucunda ortaya çıkartılmıştır. Gagea bohemica. özışınlarının kümelenmemiş olması. trahe dizilişi yarı-halkalı. SB 003 Orta-Üst Miyosen Yaşlı Ergene Formasyonu’nda (Trakya-KB Türkiye) Fosil Ağaç Topluluğu: Junglandaceae ve Lauracea Odunları Aliye ARAS1. aksiyal paranşim içinde kristallerin varlığı. 61080. traheler tekli ya da radyaldiyagonal tarzda 2-4 (6) sayıda trahe dizilişi. Biyoloji Bölümü. Crocus gargaricus. Kamil COŞKUNÇELEBİ3 1 Rize Üniversitesi. 17020 Çanakkale minedinct@hotmail. İstanbul aaras@istanbul. Fen-Edebiyat Fakültesi. Suleymaniye. Mehmet SAKINÇ2. Amerika ve Avrupa ile Asya’nın kuzeyinde bulunmuştur. Diğer bir familya Lauracea dir. (Asteraceae) Taksonlarının Yaprak Anatomileri Serdar MAKBUL1. Jeoloji Mühendisliği Bölümü. Allium kurtzianum türlerinin morfolojik ve anatomik özellikleri incelenmiştir. Maden Fakültesi. Genelde tropikal yağmur ormanı özelliğini gösteren bu taksonlar bölgenin iklim koşullarına uygun olarak taşındıkları akarsu içlerinde silisleşmişlerdir. Muscari bourgaei. Yapılan incelemelerde taksonlar arasında önemli benzerlik ve farklılıklar tespit edilmiştir. Rize 2 Giresun Üniversitesi. İncelenen taksonlar orta damar ve mezofil doku özellikleri bakımından da değişkenlik göstermektedir. Ayrıca anatomik veriler istatistiksel metotlar kullanılarak analiz edilmiştir. Trabzon makbul@ktu. Osman BEYAZOĞLU3. TRABZON SB 001 Bazı Scorzonera L. (Asteraceae) taksonunun yaprak anatomileri incelenmiştir. Her iki familya ya ait Fosil formlar genelde 3. 34460. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. İstanbul 2 İstanbul Teknik Üniversitesi. Morfolojik gözlemler için öncelikle herbaryum örnekleri kullanılarak.

tohum ve meyvelerinden biometrik ölçümler yapılarak. İskender PARMAKSIZ Gaziosmanpaşa Ünv. M. sitilus. Bu aşamada. koralla. yaprak şeklinin pinnatisekt. kalite ve kantite açısından rasyonel faydalanma imkânlarının artırılması gerekir. SB 005 Türkiye Doğal Florasında Yetişen Oxytona Seksiyonuna Ait Papaver Türlerinin Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi Seval ŞAHİN. S. yetişme muhitine uygun ve verim gücü yüksek ormanların yetiştirilmesi yönünden çok önemli bir olgudur.P. Anahtar Kelimeler: Oxytona. kök. tohum şeklinin oblong. Orman Fakültesi. Elde edilen verilere varyans analizi uygulanarak populasyonlar arasında genetik varyasyonların olduğu belirlenmiştir.) orijininden elde edilen tohumlardan yetiştirilen fidanlar değerlendirilmiştir. Bu nedenle üstün ağaçların bulundukları populasyonların saptanması ve bu populasyonların ıslah edilmesi ile giderek artan üstün değerlere ulaştırılması sağlanabilecektir. alttaki epidermada daha yoğun olduğu.) Fidanlarında Populasyonlara Bağlı Varyasyonların Bazı Morfolojik Özelliklere Göre Belirlenmesi Deniz GÜNEY.com Türkiye Papaver türleri bakımından oldukça zengin sayılmaktadır. tohum yüzeyinin retikulat.edu. tepe tomurcuğu uzunluğu) yapılmış ve elde edilen verilere bağlı olarak orijinler arası varyasyon ortaya konulmaya çalışılmıştır. koyu mor. dışbükey. Trabzon d_guney@ktu. anter. boyanmış ve sabit preparat haline getirilerek anatomik yapıları incelenmiş ve mikrofotografi cihazı ile kesitlerin fotoğrafları çekilerek sonuçları yorumlanmıştır. bifolia ve A. Davis’ten (1966–1984) sapmalar belirlenmiş ve sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Morfoloji. Fen-Edb. Mevcut orman alanlarından. ovaryumdan kesitleler alınarak. nutans’ın skapoz kesitinde korteks parenkima hücrelerinde yoğun rafid kristalleri görülmüştür. polen şeklinin genellikle spheroid (küremsi) olduğu tespit edilmiştir. gövde. soğanlı bitki. ovaryum. Bu çalışma kapsamında 10 farklı Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link. Papaver cinsi Oxytona seksiyonu içerisinde yer alan 3 tür (Papaver bracteatum. Biyoloji Bölümü. yaprak tüylülüğünün alt yüzeyde daha yoğun olduğu. polenlerin koyu eflatun. pedicel. Çalışmada 10 yaşındaki fidanlarda bazı morfolojik ölçümler (fidan boyu. tohum ağacı seçimi için populasyonların ıslah değerlerinin belirlenmesi. orientale) ülkemiz doğal florasında bulunmaktadır. yaprak tabanının dekurrent. Papaver bracteatum. Fak. Palinoloji 10 Yaşındaki Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link. kaliteli tohumların hangi yöre.19. gövde.pseudo-orientale. Şemsettin KULAÇ Karadeniz Teknik Üniversitesi. yaprak kenarının serrat. P. Bu çalışmada üç türe ait morfolojik olarak 46 karakter ve palinolojik olarak 9 karakter incelenmiştir. Ayrıca fidanlıklarda yetiştirilecek kaliteli fidan yüzdesi. guttatum’un enine soğan kesitinde parenkimatik dokuda mekik şeklindeki boşlukların bulunuşu tipiktir. Yaprak damar düzeninin pinnat. yaprak. dik. lekesiz ya da taban yukarısında olduğu. tomurcukların oval ve oblong. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anatomik gözlemler için Rotary Mikrotomda soğan. Bitkinin odunsu. tohumun koyu kahverengi. çiçeklerin koyu kırmızı ve kiremit kırmızısı. flament. P. Tokat iparmaksiz@gmail. anatomi SB 004 kök boğazı çapı. O. Bu konuda en önemli sorunlar. brakte. Bununla birlikte 10 yaşına gelmiş olan Doğu Ladini fidanlarının nasıl bir gelişim-büyüme seyri gösterdiği tespit edilmiştir. anterlerin linear ya da dikdörtgen. stomaların amfistomatik. bourgaei’nin soğan kesitinde parenkimatik dokuda bol miktarda kum kristaline rastlanmıştır. TRABZON çizimleri yapılmış ve soğan. pseudo-orientale ve P. polen tipinin triporat nadiren trikolpat. orman ağaçlarının ıslahı alanındaki çalışmaları hızlandırmıştır. yaprağın bileşik yaprak. İbrahim TURNA. yaprak. kök. yükseklik ve ağaçlardan sağlanacağıdır. yaprak ucunun akuminat. filamentlerin linear.tr Yapay olarak orman yetiştirmedeki gelişmeler. O. 134 . kapsül tepe şeklinin düz ve orta hafif sivri kenarları düz. Anahtar Kelimeler: Kazdağı. sigmoideum’un soğan kesitinde parenkimatik dokuda bol miktarda rafid ve kum kristallerinin bulunuşu tipiktir. öncelikle kullanılan tohumun kalitesine bağlıdır. dizilişinin alternat nadiren oppozit. morfoloji.orientale. Biyoloji Bölümü.

Turizm Bakanlığı tarafından Yayla Turizm merkezi olarak ilan edilen Huzurlu Yaylasının florasının incelenmesi ve ortaya konulması alanın değerini ortaya koymak açısından önemli bir adım olarak düşünülmüş ve bu çalışma planlanmıştır. fitocoğrafik bölgeleri ve Türkiye’deki yayılışları belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü.) Wibel S. Eğitim Fakültesi. türlerin taksonomik durumları yeniden belirlenmiş ve bunlara ait yeni öneriler getirilmiştir. polen (SEM). caramanica Boiss.. marschallii C. Bölümü.com Zengin bir bitki örtüsüne sahip olan ülkemizin. Biyoloji Bölümü. Aydın hozenoglu@adu... S.. flora.. Seksiyonları’nın Revizyonu Kemal YILDIZ1. Belli mikroklimatik alanların varlığı Huzurlu yaylası bitki örtüsündeki çeşitliliği artırmış ve bunun sonucu olarak. 37 tür yer almaktadır. otites (L. %10.. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 27310 Şehitkamil Gaziantep zeynalovyusuf@hotmail.65). Manisa 2 Marmara Üniversitesi. ve Otites (Adams. capitellata Boiss.& Quezel.. üzerinde çalışılan türlerin deskripsiyonları yeniden yapılmış. tespiti yapılan 714 taksonun 126 tanesi C6 karesi için. caesarea Boiss.& Bal. %49. Tespiti yapılan taksonlardan 90’ı endemik ve 29’u nadir bitki statüsünde 119 önemli bitki yer almaktadır. Biyoloji Bölümü. sipylea O. (Caryophyllaceae) cinsinin Siphonomorpha Otth.. (Caryophyllaceae) cinsi Siphonomorpha Othh.. Tataricae Chowdh. Ali ÇIRPICI2. 28 adedi (%31) ise C6 karesi için yenidir.edu.. ve Otites (Adams) Othh. önemli taksonomik sorunları olan.) Otth. Lasiostemones Boiss. phrygia Boiss. Akdeniz fitocoğrafik bölgesi (176. S.Schwarz..Meyer. Bu altı seksiyonda yaklaşık % 50’si Türkiye için endemik. CR (Çok Tehlikede) (2) ve EN (Tehlikede) (10) kategorisine dahil toplam 12 takson bulunmaktadır. Tataricae Chowdh. AvrupaSibirya fitocoğrafik bölgesi (76. ispartensis Ghazanfar. İranTuran fitocoğrafik bölgesi (110. S.19.. saxatilis Sims. Taksonların tip örneklerinin büyük bir kısmının fotoğraflarına ulaşılmıştır. S. taksonomik literatürler dikkate alınmış. TRABZON SB 006 SB 007 Türkiye’nin Silene L. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Yapılan ayrıntılı incelemeler sonunda. Toplanan örneklerin yanında. S. Araştırma konusunu oluşturan Silene türlerine ait örnekler 2005-2007 yıllarında Türkiye’nin tamamını kapsayan arazi gezileri ile yetişme ortamından toplanmıştır.02) şeklindedir. exeltata Friv. Anahtar Kelimeler: Silene. tohum (SEM). S.... 09010. Caryophyllaceae..A.armena Boiss. Mehmet Y. %15. isaurica Condandr. gigantea L. Sclerocalycinae Boiss. Fen Edebiyat Fakültesi.41). S.. seksiyonları’nın revizyonu yapılmıştır. %24. sclerophylla’nın İran florasında yer aldığı ve Türkiye için endemik olmadığı tespit edilmiştir. S .com Türkiye Florası’nda 32 seksiyonda yaklaşık 160 takson ile temsil edilen Silene L. S. Boynuzsu Ot (Anthocerotopsida) ve Ciğerotları (Marchantiopsida) Floralarının Türkiye'deki Son Durumları Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Adnan Menderes Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. kromozom ve moleküler incelemeleri yapılmıştır. S. Chloranthae Roth. S. Fen Edebiyat Fakültesi. longipetala Vent. S. 560 tanesi ise Gaziantep ili florası için yeni kayıt olduğu belirlenmiştir. caesarea ve S. Kayseri kemalyil@gmail. Göztepe.64) ve Bölgesi Bilinmeyen Elementler (350. S. Chloranthae Rohrb. Türkiye. en güzel yerlerinden biriside Gaziantep ili sınırları içerisinde yer alan ve ilin HatayOsmaniye İlleri ile sınırlarının kesiştiği bölgede bulunan Huzurlu Yaylasıdır. Sclerocalycinae Boiss. Fen Edebiyat Fakültesi.. S. Lasiostemones Boiss.DADANDI3 1 Celal Bayar Üniversitesi.tr Ülkemiz bulunduğu coğrafi konum gereği çok zengin bir bitki çeşitliliğine sahiptir ve bu özelliği açısından tüm Avrupa ile 135 . olympica Boiss. Çalışma kapsamında 85 familya ve 331 cinse ait toplam 714 bitki taksonun tespiti yapılmıştır. Medine Münevver UMA2 1 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi. ve S. koruma durumları.. lasiantha Koch. Anahtar Kelimeler: Gaziantep SB 008 Huzurlu Yaylası. Bu bitkiler içerisinde IUCN tehlike kategorilerinden. Türkiye’nin belli başlı herbaryumlarındaki Silene örnekleri incelenerek. İstanbul 3 Erciyes Üniversitesi. revizyon Huzurlu Yaylası (Gaziantep) Florası Yusuf ZEYNALOV1. S. S. Her türün genel ve ayrıntılı morfolojik çizimleri. Fatih YAYLA2. manissadjiani Freyn. laxa. S. Tespiti yapılan taksonların fitocoğrafik bölge dağılımları. bupleuroides L. Ayrıca tespiti yapılan endemik taksonlardan 66 adedi (%73) Gaziantep ili.& Heldr. Biyoloji Eğt. S.

ITS. Leyla AÇIK2 1 Gazi Üniversitesi. Oysa çiçeksiz bitkiler de ülkemiz florasında oldukça zengindir ve bu alandaki araştırmalar yeni yeni hız kazanmaya başlamıştır. bu alandaki tüm çalışanların ortak kanısı olarak kabul görmektedir. Anahtar Kelimeler: Flora. Biyoloji Eğitimi Bölümü. Türkiye genelinde yapılan çalışmalar sırasında sıkça yeni kare kayıtlarına rastlanması ve bu bitkiler yönünden henüz hiç araştırılmamış karelerin bulunması nedeniyle. Yapılan bu çalışmayla bu bitki grupları hem genel hatlarıyla tanıtılmaya. Pudmed. Bu çalışmada. ciğerotu.. Irak. Biyoloji Bölümü. Beşevler. Endemik ve endemik olmayan türlerin populasyon durumları gözlenmiş ve bazı türler için yeni tehlike kategorileri önerilmiştir. Ayrıca çalışmada az bilinen biyolojik zenginliklerimizden olan bu bitki grupları hakkında genel bilgi de verilmiştir. Paup ve Phylip programları kullanılarak taksonlar arası filogenetik ilişkiyi gösteren ağaç elde edilmiştir.. (Labiatae) Cinsinin Taksonomisi ve Filogenisi Tuncay DİRMENCİ1. hem de ülkemizde bu konudaki floristik çalışmaların önemi ve eksikliği belirtilmeye çalışılmıştır. Elde edilen dizilerden. Biyoloji Bölümü. Malatya dirmenci@balikesir. Türkiye herbaryumlarındaki örneklere ek olarak. E. ciğerotları floramız açısından gerçek potansiyelin bugünkü takson sayıları kadar olmadığı görüşü. Serbest radikaller. polimeraz zincir reaksiyonuyla çoğaltılarak DNA dizin tespiti yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Cyclotrichium. Serbest radikaller normal hücresel metabolizma sırasında oluşabildiği 136 Cyclotrichium Manden. Ankara 2 Gazi Üniversitesi. 9 türün yer aldığı bir anahtar da hazırlanmıştır. boynuzsu ot.tr Bu çalışmada serbest radikaller ve antioksidan ile ilgili son bilgilerin bir özetinin sunulması amaçlanmıştır. Diğer moleküller ile çok kolayca elektron alışverişine girebilen bu moleküllere "oksidan moleküller" veya "reaktif oksijen partikülleri denir. Cyclotrichium olarak sınıflandırılmış. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. Sciencedirect. Bu radikaller hücredeki diğer moleküllerle kolayca etkileşime girerek oksidatif stres meydana getirirler.demir@gazi. Bu örneklerin ITS bölgesi. Yeni araştırıcıların devreye girmesinin ve günümüze kadar çalışılmayan bölgelerde yoğunlaştırılacak ciğerotu taramalarının. Türkiye. Biyoloji Bölümü. Bu bitki zenginliği içinde araştırmaların çoğu çiçekli bitkiler üzerinde yoğunlaşmış. & Scheng.edu.tr Cyclotrcihum Manden. nedenleri de ele alınarak incelenmiştir.. & Scheng. Calamintha Mill. Görkem DENİZ2. Beşevler. Henderson Kareleme Sistemine göre 15 kareye ayrılan ülkemiz. cinslerine ait türler kullanılmıştır. Günümüzde yerli araştırmacıların çalışmaları da büyük önem taşımaktadır. Labiatae. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. habitatlarında fotoğrafları çekilmiştir. bu karelerdeki Boynuzsu Ot ve Ciğerotu tür sayısı bakımından. İran ve Lübnan’da yayılış gösteren 9 türü bulunmaktadır. Turan ARABACI3 1 Balıkesir Üniversitesi. Ankara h.. Atatürk Meslek Yüksekokulu. Filogeni. Bu makaleler özetlenerek çalışmada sunulmuştur. Thymus L. K ve NHM’da yer alan Türkiye’den toplanan örneklerin yanı sıra İran ve Irak’tan toplanmış örnekler de incelenerek türlerin deskripsiyonları genişletilmiş ve yeni tür ayırım anahtarı hazırlanmıştır. cinsi. Biyoloji Bölümü. Ekrem DÜNDAR2. Clinopodium L. Fen-Edebiyat Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. BioEdit. Türkiye Florası’nda 2’si endemik olmak üzere 6 türü kayıtlıdır. Balıkesir 3 İnönü Üniversitesi. bir atom ya da molekül yörüngesinde eşleşmemiş bir elektron içeren yüksek oranda reaktif kimyasal ürünlerdir. Filogenetik çalışmalar için Cyclotrichium cinsinin Türkiye’de yetişen 6 türüne ait 15 örnek kullanılmıştır.. Fen-Edebiyat Fakültesi. Necatibey Eğitim Fakültesi. Cyclotrichium. Türkiye SB 011 SB 009 Serbest Oksijen Radikalleri ve Antioksidanlar Hülya DEMİR1. Ülkemiz Boynuzsu Ot ve Ciğerotu Florası tespiti çalışmalarının temeli yabancı araştırmacılarca atılmıştır.19. Marchantiopsida. Mandenova ve Schengalia (1953) tarafından ise yeni bir cins olarak tanımlanmıştır. Boissier (1879) tarafından Calamintha Sect. Bu çalışma TUBİTAK-TBAG (Proje No:104T293) ve SYNTHESYS Project tarafından desteklenmiştir. Briguet (1897) tarafından Satureia Sect. Dış grup olarak Micromeria Benth. çiçeksiz bitkiler geri planda kalmıştır. Taksonomik öneme sahip olan morfolojik yapıların şekilleri çizilmiştir.edu. TRABZON karşılaştırılabilecek bir değer taşımaktadır. Ziziphora L. Anthocerotopsida Revizyon çalışması esnasında ülkemizde yayılış gösteren 6 türün örnekleri toplanmış. Revizyon çalışması esnasında Cyclotrichium cinsinin tüm türleri incelenerek. Medline gibi veritabanlarını kullanılarak bir literatür taraması yapılmıştır. . karelerimize ve floramıza yeni taksonlar kazandıracağı görüşündeyiz. Acinos Mill.

tr Pamukta tuza toleranslı (Nazilli 84S) ve tuza duyarlı (Şahin 2000) olarak belirlenen iki çeşidin hipokotil eksplantlarından MurashigeSkoog (MS) (1962) ortamında kallus elde edilmiştir. koenzim Q-10. belirlenen stres parametreleri bakımından karşılaştırılmıştır. Vitamin C. sistein. E. flavonoidler. metallotionin. hem doğrudan. TRABZON gibi.19. glikozidler ve esterler serbest fenolik türevlerine dönüştürülür. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ısıl işlem ve soğuk depolama gibi işlemlerin antioksidanlar üzerine etkileri incelenecektir. Betül BÜRÜN1. fitoöstrojenler. GSH. antioksidan etmektedir. metal şellat oluşumuna bağlı inhibisyon reaksiyonları. hem de dolaylı olarak ksenobiyotiklerin. NaCl. çeşitli dış etkenler aracılığı ile de meydana gelebilir. adenozin. Bu antioksidanlardan bir kaçı hariç tutulursa geri kalanların tamamı fenolik bileşiklerdir. Fenolik antioksidanların en önemli reaksiyonları farklı şekillerde okside olma reaksiyonudur.Bunlardan en çok bilinen antioksidanlar tokoferoller. katalaz. Antioksidanlar. Biyoloji Bölümü. antioksidan. glutasyon peroksidaz. proteinler ve nükleik asitler gibi temel hücresel bileşenlerde hasara yol açabilme özelligine sahiptir. Son zamanlarda tüketiciler antioksidanları gıda maddelerde bulunmalarını talep Pamuk Kalluslarında Antioksidant Enzim Aktivitesi Üzerine NaCl’ün Etkisi Sultan KÖŞKEROĞLU1. ilaçların. Bu çalışmada gıdalardaki su fazının antioksidanların fonksiyonel özellikleri üzerine etkisi. Günümüzde antioksidanlar sadece yaygın olarak gıda lipidlerini stabilize etmek için değil aynı zamanda sindirim sisteminde absorbe ederek kan serumundaki lipidleride oksidasyonuna karşı korumak için talep edilmektedir. Uygulamada bir gıdanın antioksidan içeriği düşük olduğunda antioksidanca zengin doğal bitkiler kullanılarak zenginleştirilebilir. Mehtap AKIN2 1 Selçuk Üniversitesi. melatonin. Konya nakin@selcuk. Sonuç olarak. süperoksid dismutaz bu gruba girerler Anahtar Kelimeler: Serbest radikaller. süperoksit dismutaz (SOD). Gıda Mühendisliği Bölümü. Antioksidanların değişim mekanizması ve uygulanan teknolojik işlem aşamaları esnasında reaksiyon ürünlerinin bileşimi serbest radikallerin konsantrasyonu ve oksijen basıncı uygulanan işlem ısısına bağlı olarak farklılık göstermektedir. duyarlı ve tolerant çeşitler. betakaroten. 120 ve 180 mM NaCl içeren MS besin ortamına aktarılmıştır. Üretilen kalluslar 0. 60. Bitkisel kaynaklı gıdalarda antioksidanların içeriği olgunlaşma. kallus kültürü. Fen Edebiyat Fakültesi. poliaminler. Ortaca Meslek Yüksekokulu skoskeroglu@mu. antioksidant enzim aktivitesi 137 . Biyoloji Bölümü. pamukta kallus kültürü ile tuza toleransın belirlenebileceği değerlendirilerek. lipidler. glutatiyon redüktaz (GR) ve askorbat peroksidaz (APX) enzimlerinin aktiviteleri araştırılmıştır. İbrahim YOKAŞ2 1 Muğla Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi.edu. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. peroksidaz (POX). işlemler SB 013 SB 012 Bitkisel Kaynaklı Gıdalara Uygulanan İşlemler Esnasında Antioksidanlarda Oluşan Değişmeler ve Bu İşlemlerin Antioksidanların Fonksiyonel Özelliklerine Etkileri Nihat AKIN1. Çünkü. Radikaller.edu. NADPH. Ziraat Fakültesi. Kampus. Bunlar önemli ölçüde antioksidanların fonksiyonel özelliklerini etkiler. polifenoller. katalaz (CAT). Kampus. askorbik asit ve β–karoten dir. Yonca SURGUN1. Anahtar Kelimeler: Bitkisel gıdalar. Fenolik maddelerin metallerle reaksiyonu sonucunda kompleksler oluşturması önemlidir. Antioksidan içeren bitkisel kaynaklı gıdalar işlenirken antioksidanlar proteinler ve diğer gıda bileşenleriyle etkileşirler ve bazı antioksidanların aktivitesi hidrolitik işlemin bir sonucu olarak değişebilir. çözünebilir protein miktarı. A. karsinojenlerin ve toksik radikal reaksiyonların istenmeyen etkilerine karşı hücreleri koruyan maddelerdir. Tuzlu ortamda kallusların büyümesi gözlenmiş ve kalluslarda prolin. homosistein. Atilla Levent TUNA1. Anahtar Kelimeler: Pamuk. iklim ve bitki türlerine göre değişiklikler gösterirler.tr Özellikle bitkisel kaynaklı çoğu gıda maddesi antioksidanlar içerirle. Biyoloji Bölümü 2 Muğla Üniversitesi.

2 ve 3 arasındaki fotosentetik aktivite farklılıklarının araştırılması ve oksidatif metabolizmadaki farklılıklara bağlı olan reaktif oksijen ara ürünleri arasındaki ilişkisinin araştırılması izleyecektir.1.19. katalaz (CAT. Spartanburg. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. domateste tuz stresine toleranslı genotiplerin seçiminde kullanılabilecek etkin parametrelerin belirlenmesi in vitro testlerin kullanılabilirliğinin ortaya konması amaçlanmıştır. Rukiye TIPIRDAMAZ2 1 Harran Üniversitesi.15. Sonuçlar bezelye bitkilerinde oksidatif hasarla yaprak yaşı arasında ve oksidatif hasara dayanıklılıkla enzim aktivitesi arasında pozitif bir korelasyon olduğunu göstermektedir. bezelye (Pisum sativum L.11.6. 1 Oksidatif stres bitkilerin günlük olarak karşılaştıkları fizyolojik durumlardan birisidir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.1. Anahtar Kelimeler: Domates. glutatyon redüktaz ve askorbat peroksidaz enzim aktiviteleri ölçülmüştür. Askorbat peroksidaz ve glutatyon redüktaz enzim aktivitesinde görülen artış süperoksid dismutaz enzim aktivitesinde görülen artıştan daha yüksek oranda olduğu gözlenmiştir. Biyoloji Bölümü. uygulamanın 4. stres tipi. 10 gün süreyle 150 mM NaCl uygulanarak kallus doku kültüründe yürütülmüştür. Yüksek ışığa maruz bırakılmış 14 günlük bezelye fidelerinde oluşan hasar. Deneyler süresince toplam protein miktarında önemli bir değişiklik gözlenmemesi enzim aktivitesindeki artışın protein miktarındaki artıştan kaynaklanmadığını düşündürmektedir. Oksijen radikellerini süpüren antioksidant enzimler oksidatif strese karşı canlıların gösterdiği en etkili savaş tipidir. Yaprak 3’ün yüksek ışık uygulamasından daha az hasar gördüğünün belirlenmesi ise yüksek antioksidant enzim aktivitesine bağlı olduğunu düşündürmektedir. Fen-Edebiyat Fakültesi. EC 1.tr Bu çalışmada. Beytepe.edu.) Tuz Stresinin Antioksidant Enzim Aktiviteleri Üzerindeki Etkilerinin in vitro Olarak İncelenmesi Mahmut DOĞAN1. EC 1.11) enzim aktiviteleri bakımından belirgin ve istatistiksel olarak önemli farklılık bulunmuştur.1). Şanlıurfa 2 Hacettepe Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.11. EC 1.2) ve askorbat peroksidaz (APX. Ankara dogan@harran.) bitkilerinde antioxidant enzim aktivitesi ile yaprak yaşı arasındaki ilişki araştırılmıştır.erturk@converse. Biyoloji Bölümü. in vitro SB 015 tuz stresi. Barbaros ERTÜRK2 Converse College. Şehitler Sok.) Antioksidant Enzim Aktivitesi ve Yaprak Yaşı Arasındaki İlişkilerin Araştırılması Neval ERTÜRK1. 8. organizmanın yaşı gibi faktörlere bağlı olarak değiştiği bilinmektedir. Amerika Birleşik Devletleri 2 Kılıçdede Mah. Oksijen radikalleri adı verilen bu ara moleküllerin neden olduğu zararların toplamı oksidatif stres olarak tanımlanır. Çimlenmeden sonra ilk açılan yaprak seti Yaprak 1. Işığın geliş açısına bağlı olarak oluşacak hasarın minimuma indirilmesi için ışık yandan yansıtılmıştır. 24 ve 36ncı saatlerinde alınan yaprak örneklerinde incelenmiştir.1. ikinci açılan yaprak seti Yaprak 2 ve son açılan yaprak seti Yaprak 3 olarak adlandırılmıştır. gulutatyon redüktaz (GR. Bezelyede (Pisum sativum L. antioksidant enzim. 9/6 55060 neval. Aerobik canlılarda oksijen metabolizması toksik etki gösteren bazı ara moleküllerin oluşumuna sebep olur. Materyal olarak toplam 5 farklı genotipte. TRABZON SB 014 Domates’te (Lycopersicon sp.05). EC 1. 138 . Bu çalışmayı Yaprak 1. Bu yapraklardaki süperoksit dismutaz. Yaprak 3’de her üç enzimin de aktivitesinin yaşlı yapraklara oranla daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p < . Kontrol ve uygulama gruplarında Yaprak 3’ün toplam protein miktarı diğer iki gruba göre daha yüksek bulunmuştur. Tuza toleranslı ve duyarlı genotipler arasında Süperoksit dismutaz (SOD. SC 29302. Uygulama sonrası Yaprak 1 ve Yaprak 2’de gözlenen yüksek ışık hasarının Yaprak 3’e kıyasla daha fazla olduğu gözlemlenmiştir.edu Bu çalışmada. Antioksidant enzim aktivitesinin çevre faktörleri.6). Sanat ve Fen Fakültesi.4. Antioksidatif enzimlerin strese karşı koruyucu rol oynadıkları ve bu özelliğin kallus doku kültüründe tuz stresine toleranslılık düzeyini belirlemede etkili bir kriter olduğu sonucuna varılmıştır. Osmanbey Kampusu.

Ferhat CELEP4 1 Amasya Üniversitesi. flora SB 018 Malatya İli’nin Likenleri Mehmet CANDAN. Bu çalışmada çeşitli çevre ve genetik özelliklere göre Sempervivum cinsinde görülen çeşitlilik ve polimorfizm açıklanmaktadır.edu. Biyoloji Bölümü mehtap. Geçmişten Günümüze Türkiye Likenleri Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Anadolu Üniversitesi. Likenler çalışılırken likenikol mantarları da listeye katma geleneği ülkemizde de sürdürülmüş. Trabzon 4 Orta Doğu Teknik Üniversitesi. Araştırma bölgesinden 70 familyaya ait. Fen Fakültesi. Avrupa ve Kafkasya ‘da pembe-kırmızı ve sarı çiçeklere.Kanyon sisteminin şekli kireç taşlarının önce kimyasal sonra mekanik aşınmasının bir sonucu olup. Avrupa-Sibirya %10. Fen–Edebiyat Fakültesi. Eğitim Fakültesi. karşılaşılan sorunlar ve bundan sonra yapılabilecekler tartışılmaktadır.Kanyon tabanındaki. Biyoloji Bölümü. oluşumunun 4. 196 liken ve 4 likenikol mantar taksonu tanımlanmıştır.Toplam endemik tür oranı ise %13. Uşak-Karahallı karayolu’nun doğusunda bulunan. Çalışma kapsamında. denizden yüksekliği 800-900 metredir.com Araştırma alanımız. Likenler. polimorfizm SB 017 geniş yayılışlı %20. Anahtar Kelimeler: Likenler. Anahtar Kelimele: Sempervivum. Salih TERZİOĞLU3. günümüze kadar yapılan çalışmalar değerlendirilmekte. Eğitim Fakültesi. ağaç kabuğu. Biyoloji Bölümü.2 dir.edu. Bu bitkilerin floristik bölgelere göre dağılımı.Bu özellikte dünyanın ikinci büyük kanyonudur. Cinsinde Polimorfizm ve Biyoçeşitlilik Fergan KARAER1. Biyoloji Bölümü. Bu bildiride.19. toprak. Kazancı Deresi’nin ve Banaz Çayı’nın oluşturduğu Kanyonlar. Biyoloji Bölümü. yayılışı belli olmayan türler %42. Eskişehir mecandan@anadolu. ışık tercihleri gibi çeşitli özellikleri değerlendirilmiştir. Samsun 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. yükseklik. Biyoloji Bölümü.tr Malatya İli’nin likenlerini belirlemeyi amaçlayan bu çalışmada 2003-2005 yılları arasında 78 lokalitedeki kaya. Uşak İli’nin güney ve güneybatı kesiminde. Ankara fergankaraer@hotmail. Anahtar Kelimeler: Malatya. özellikle son üç yıldır bu konuda da birçok araştırma yapılmıştır. jeolojik yapının özelliğinden dolayı oluşmuş kanyonlardır. 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi.com Sempervivum L. Türkiye 139 . Iran-Turan kökenli %8. Fen Fakültesi. Eskişehir aturk@anadolu. liken vb. Biyoçeşitlilik. Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Anadolu Üniversitesi. 100-500 metre genişliğinde. Orman Fakültesi. TRABZON SB 016 Sempervivum L.Uşak.64@gmail. toprak tipi alüvyal topraktır. substratlardan toplanan liken ve likenikol mantar örnekleri değerlendirilmiştir.sahin.Kanyonlar. Akdeniz kökenli %20. Bu bildiride. 135-170 metre derinliğinde ve 75 km uzunluğundadır. Fen Bilgisi Öğretimi Bölümü Marmara Üniversitesi.5 milyon yılda meydana geldiği bilimsel olarak tesbit edilmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.tr Türkiye Likenleri üzerindeki çalışmalar 17. H Güray KUTBAY2. 823 bitki taksonu toplanmıştır. Memduh SERİN Uşak Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Ulubey Kanyonları. çalışma alanındaki liken ve likenikol mantarların ildeki yayılışları alanları haritalanarak verilmiş ve substrat. Türkiye’de ise sadece sarı çiçeklere sahip Sempervivum cinsinin Türkiye florasına göre endemizm oranı % 71dir. likenikol mantarlar. polimorfik bir cins olup alpin ve subalpin bölgelerin kayaları ve çayırlık gibi ekstrem alanlarında yayılış göstermektedir. Türkiye için endemik olan türler %5 oranındadır. yüzyıldan bu yana çeşitli evreler halinde sürmektedir. likenikol mantarlar SB 019 Ulubey Kanyonları'nın (Uşak) Florası Mehtap ŞAHİN. Son yirmi beş yılda bu çalışmalar gerçekten Türkiye Liken çeşitliliğinin ortaya koyulması amaçlı olarak yapılmaya başlanmış olup oldukça kapsamlı sonuçlar elde edilmiştir.

BAP-NAA içeren MS veya MSO besin ortamında kültüre alınmıştır. adventif sürgün rejenerasyon için BAP ve NAA içeren ortamların BAP-IAA içeren MS ortamlara göre daha iyi olduğu tespit edilmiştir. marmoratum (Kremp. Orhan ARSLAN 1 Ankara Üniversitesi. 1980. Fatih SEYİS Ondokuz Mayıs Üniversitesi. farklı kombinasyonlardaki BAP-IAA. 1980. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.edu. Gamze ÖZLÜ. Tarla Bitkileri Bölümü.Atienza 2007.edu. İngiltere’ de yazıcı mürekkeplerinin imalatında kullanılmaktadır. 2007. Kuzey Irak’ta ve Güney Doğu Anadolu’nun Adıyaman. farklı eksplant kaynaklarından bitkilerin elde edilmesi rutin hale gelmiştir. Çiğdem Alev ÖZEL2. üretimin artırılması yönündeki bütün çabalara rağmen arzu edilen üretim artışı maalesef sağlanamamıştır.Araştırmada Isatis . Biyoloji Bölümü.) Arnold 1891 ve P. Ankara kmkhawar@gmail.19. geçmişten beri yaygın olarak halıcılıkta kullanılmaktadır. çivit otu (Isatis cochlearis).com Türkiye’de Isatis’in 41 taksonu bulunmaktadır. I.) D. mantarlar. Dacampiaceae SB 021 cochlearis (çivit otu)’in doku kültürü yoluyla yüksek oranda adventif sürgün rejenerasyonu elde edilmiştir. soya fasulyesi ve kolza gibi bazı bitkilerde mevcut çeşitlere göre daha yüksek verimli. 55139. Dışkapı. Ahmet AKSOY2 1 Erciyes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Kayseri. Tarla Bitkileri Bölümü.Hawksw. Fakültesi Biyoloji Bölümü Kayseri mghalici@erciyes. cv. P. 2 Erciyes Üniversitesi Fen Edb. Mardin ve Antep illerinde yayılım gösteren 2 yıllık otsu bir bitkidir. Çivitotu (Isatis) yapraklarından elde edilen çivit boyası. P. Taipei 309) Farklı Explant Kaynaklarından Kallus ve Bitki Oluşum Potansiyelinin Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Emine AYDIN.). Anahtar Kelimeler: in vitro. crassum Vězda 1970. Nitekim Biyoteknolojik yöntemlerin geleneksel yöntemlerle kombine edilmesi sayesinde mısır. sağlıklı ve kaliteli çeşitler geliştirilmiştir. Likenikol mantar cinslerinden Polycoccum Sauter ex Körber 1865 cinsi Türkiye’de 7 tür ile temsil edilmektedir: Polycoccum acarosporicola Halici & D. Burcu HADIMOĞULARI. aksoyi Halici & V. Gazi Eğitim Fakültesi.Hawksw. P. Geleneksel tarım sistemlerinde çeltikte.Hawksw. Ziraat Fakültesi. ekim alanı ve bitkisel üretim bakımından dünyada ikinci sırada yer alan bir monokotiledon bitki olup. Orhan KURT. Ankara 2 Gazi Üniversitesi. cochlearis bitkisinin tohumlarının in vitro koşullarda geliştirilen 10 günlük fidelerinden alınan. TRABZON SB 020 Türkiye’de Likenler Üzerinde Gelişen Polycoccum Sauter ex Körber 1865 Cinsi Üzerine Notlar Mehmet Gökhan HALICI1. çevreye zarar vermeden tehlikesizce kullanılabilmesi ve doğada parçalanma özelliğine sahip olması nedeniyle Almanya’ da ahşapların bozulmasının önlenmesinde. Çeltik bitkisinin de yer aldığı monokotiledon bitkilerde ise explantlardan bitki 140 likenikol Isatis cochlearis (Çivit Otu) Bitkisinin Doku Kültürü Yoluyla Adventif Sürgün Rejenerasyonu Khalid Mahmood KHAWAR1.tr Çeltik (Oryza sativa L. Biyoteknolojik yöntemler kullanılarak bitki doku ve organlarından (explantlardan) besi ortamında bitkilerin elde edilmesi başta gen transferi olmak üzere birçok alanda önem taşımaktadır. Günümüzde ise. Anahtar Kelimeler: Biyoçeşitlilik. IAA. microstictum (Leight. NAA SB 022 Çeltikte (Oryza sativa L. P. Gelişen sürgünler MS’te köklendirilip saksılara adapte edilmiştir. dünya nüfusunun yarısından fazlasının da temel besin kaynağıdır. sporastatiae (Anzi) Arnold 1874. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. dzieduszyckii (Boberski) D. kotiledon yaprak ve kotiledon yaprak sapı eksplantları. Deneme sonuçları 6 hafta sonra incelendiğinde BAP-IAA içeren MS besin ortamlarında yaprak eksplantından ve BAP-NAA içeren MS besin ortamlarında ise yaprak sapı eksplantından daha uzun ve çok sayıda sürgün elde edilmiştir. P. BAP. Samsun orhank@omu. Birçok dikotiledon bitkide. Teknikokullar. Bu çalışmada kullanılan Isatis cochlearis ise. Genel olarak.tr Türkiye’de likenikol mantar türleri üzerine çalışmalar özellikle son 3 yıl içerisinde artış göstermiştir. Bu türlerin konakçı ilişkileri ve taksonomik farklılıkları karşılaştırılmalı olarak verilmiş aynı zamanda bu türlerin teşhisi için bir anahtar hazırlanmıştır. Kurupelit Kampusü. Sürdürülebilir bir tarım ile kaliteli yaşamın sağlanabilmesi açısından gerekli olan kaliteli ürünleri elde edebilmek için geleneksel tarım sistemlerini destekleyici alternatif veya destekleyici tekniklere ihtiyaç vardır. Ziraat Fakültesi.

Biyoloji Bölümü. Tarla Bitkileri bölümü. mikroçoğaltma. yeni kurulacak ticari Antepfıstığı bahçeleri için fidan üretiminde yakın bir gelecekte geleneksel fidan üretim metotlarına alternatif olabilecektir. elde edilen verilere dayanarak ortaya konan sistemin çalışma prensipleri ve bu sistemin kullanım alanları bakımından sağlayacağı yararlar tartışılacaktır. Diyarbakır ahmeto@dicle.0 mgl-1 6-BA içeren sıvı MS besi ortamında geliştirilmiştir. Kültür başlatılması için 15-20 cm uzunluğundaki terminal sürgünler 3-4 cm boyunda kesilerek 2 mgl-1 6benzil amino pürin (6-BA) içeren çözeltide 24 saat bekletildikten sonra toprak. Türkiye de ekonomik önemi yüksek olan bitki türlerine yönelik doku kültürü çalışmaları son yıllarda hız kazanmıştır. Ankara 3 Ankara Üniversitesi. antepfıstığının mikro çoğaltılmasının bazı basamakları için yeni geliştirilen metotlarla ilgilidir. Gazi Eğitim Fakültesi. Çiğdem Alev ÖZEL2 1 Harran Üniversitesi. Bu sebeplerden dolayı muz çoğaltımında doku kültürü ile çoğaltılmış fideler yavaş yavaş çiftçiler tarafından büyük ilgi görmektedir. Anahtar Kelimeler: Antepfıstığı. farklı eksplant kaynaklarından kallus oluşum potansiyelini ve bu kalluslardan bitki oluşum potansiyelini belirlemek amacıyla. Bu araştırma makalesinde. Sonrasında büyüme odasında adaptasyonları sağlanan rejenere bitkiler büyük saksılara transfer edilerek.19. Klasik muz çoğaltımda kullanılan üretim materyalleri homojen olmamakta ve bunların hastalık ve zararlılarla bulaşık olma riski de oldukça yüksek olmaktadır. Tarla Bitkileri Bölümü. Bazı olumlu sonuçlar alınmıştır ancak elde edilen başarıların frekansları oldukça düşüktür. yeni metotlar SB 024 Antepfıstığının Mikroçoğaltılmasındaki Yeni Metotlar Ahmet ONAY. 21280. %3 sukroz ve 1. kum ve torf (1:1:1) karışımı ile doldurulmuş saksılara ekilmiştir. Ligninleşmiş gövde bölümlerinden alınan sert odunsu ve otsu yapıdaki ilkbahar sürgünleri ve in vitro rejenere olmuş yaprakçıklardan kültür başlatılması. olgunlaşmamış tohumlardan embriyojenik kültür başlatılması ve sentetik tohum üretimi ile ilgili yeni metotlar açıklanmıştır. Biyoloji Bölümü. Ziraat Fakültesi. Ankara fatosuzuntas@hotmail. Bu sorunun muz doku kültürü teknolojisindeki ucuz katılaştırıcı maddeler ve karbon kaynakları 141 . Dışkapı.edu. kallus oluşumu. 100 mgl-11-askorbik asit. dış ortama adapte edilmiştir. Engin TİLKAT. 1 mgl-1 6-BA içeren MS besi ortamında çoğaltılan 4 cm’den büyük mikroçelikler 2 mgl-1 IBA içeren MS besi ortamında köklendirilmiştir. Veysi OKUMUŞ. Araştırma sonucu. Orhan ARSLAN2. Veysel SÜZERER Dicle Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. köklenme ve adaptasyonun iyileştirilmesi. çok sayıda araştırma yapılmıştır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Bu sorunu aşmak amacıyla birçok monokotiledon bitkide. Khalid Mahmood KHAWAR3.tr Bu çalışma. Ziraat Fakültesi. Biyoteknoloji laboratuarında yürütülmüştür.com Bu çalışma Harran Üniversitesi Biyoloji Bölümü ve Gazi Üniversitesinin Biyoloji Eğitim Anabilim Dalı’nın Biyoteknoloji Laboratuarında ortak olarak yürütülmüştür. Embriyojenik doku. Şanlıurfa 2 Gazi Üniversitesi. TRABZON elde etmek henüz başarılamamıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. özellikle de gen transferi çalışmaları açısından son derece önem taşımaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. antepfıstığının olgunlaşmamış meyvelerinden 100 mgl-1 casein hidrolizat. Ancak. Kültür başlatılmasında yukarıdaki iki metoda ek olarak in vitro ortamda rejenere olan aksenik yapraklar farklı 6-BA ve indole-3-asetik asit (IAA) İn vitro Koşullarda Maliyeti Düşürme Amaçlı Farklı Katılaştırıcı ve Karbon Kaynak Kullanarak Muz Çoğaltımı Fatoş UZUNTAS1. Anahtar Kelimeler: Çeltik. 2 veya 3 hafta sonra in vivo gelişen ya da ürün veren ağaçlardan ilkbaharda yeni gelişen en az 2 cm uzunluğundaki sürgün uçları basal kısımlarından kesilerek yüzey sterilizasyonuna tabi tutulmuştur. Sentetik tohum üretimi için kalsiyum alginat jeli kullanılmıştır. Biyoloji Bölümü. Bu nedenle bu alanda araştırmaların yapılması oldukça önemlidir. fenolik bileşiklerin kültür ortamına salınmasının engellenmesi. Ancak maliyeti yüksek olan bu fideler tüm çiftçiler tarafından kullanılamamaktadır. bu çalışma sonucunda açıklanan iyileştirilmiş safhaların kullanıldığı bir in vitro mikroçoğaltım metodu. Kısa dönem muhafaza için sentetik tohumlar buzdolabında +4ºC’de muhafaza edilmiştir. Biyoloji Eğitim ABD. Elde edilen bu sonuç. Antepfıstığının ticari olarak in vitro mikroçoğaltılması henüz kullanılmamaktadır. Nihat DİLSİZ1. kök explantlarından verimli kalluslar ve bu kalluslardan da sağlıklı bitkiler elde edilmiştir. explant kültürü. birçok alanda. Bu araştırma. Teknikokullar. bitki oluşumu SB 023 içeren Murashige ve Skoog (MS) besi ortamında kültüre alındılar.

Kargapazarı ve Dumlu Dağlarında (Erzurum) flora turizmi kapsamında değerlendirilebilecek potansiyele sahip ve ulaşılabilir rotalarda yayılış gösteren alpin bitkiler araştırılmıştır. TRABZON kullanarak çözülebileceği düşünülmüştür.4-D içeren besiyerinde kültüre alındılar. Tehlike kategorisinde değerlendirilen endemik ve nadir bitkilerden 2 takson CR. Çalışma sonucunda sabit masraflar hariç.5 mg/l BAP ve 0.5 mg/l BAP ve 0. % 4. değişik katılaştırıcı madde ve sukroz ile ticari beyaz şeker içeren 4. mikroçoğaltım. Denemelerde kullanılan Dwarf Cavendish muz çeşidi Alanya’dan temin edilmiştir. Elde edilen bulgular teknolojinin gelişmesine yardımcı olacak ve aynı zamanda yurt dışına giden döviz miktarını da azaltacaktır. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. 6 takson NT.04’ü endemiktir.5 Kamefit ve % 4.13 Akdeniz fitocoğrafik bölge elementidir. Peyzaj Mimarlığı Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Her bir primerle elde edilen sonuç için embriyo ve kallus dokularının genetik benzerliği. RAPD yöntemi için 20.sukroz içeren ortamda en pahalı. in vitro. “EN (B2a)”. Anahtar Kelimeler: Hordeum vulgare L. Bu taksonların % 17. Kargapazarı ve Dumlu Dağlarının 2000 m ve üzerinde toplanan 600 bitki örneğinin değerlendirilmesi sonucu. Ziraat Fakültesi. Çoğaltım ürünleri 1. % 31. Doğu Anadolu Bölgesinde Palandöken. 24 haftalık kalluslardan ve kontrol olarak olgun arpa embriyolarından DNA izolasyonu yapıldı. Tüm katılaştırıcı maddeler üzerinde gelişen sürgünler. maliyet. sukroz .2 mg/l IBA içeren MS ortamlarında köklendirilip adaptasyon sağlanmıştır.68 Öksin ve % 1. Arpa olgun embriyoları MS+2 mg/l 2. isubgol ve pamuk lifleri kullanılarak muz doku kültürü maliyeti düşürülmeye çalışılmıştır. karbon kaynaklar SB 025 olarak DNA düzeyinde genetik ve epigenetik varyasyonlar izlendi. Astragalus pseudotriger Grossh. % 5.) bitkisinde doku kültürü sonucu oluşan genetik ve epigenetik varyasyonlar RAPD “Random Amplified Polymorphic DNA” ve CRED-RA “Coupled Restriction Enzyme Digestion-Random Amplification” yöntemleri ile araştırıldı. Anahtar Kelimeler: Muz.3 terofit. Arpa Kallus Kültürlerinde Genetik ve Epigenetik Varyasyonlar Aslıhan TEMEL.1 kriptofit. pamuk lifleri ve Sukroz’a (Sigma) göre beyaz şeker oldukça ucuzdur. kuzey kutbunda 0500 m ve nemli tropik bölgede 3500-5000 m iken araştırma alanımızın bulunduğu Akdeniz ile subtropikal çöller ve steplerde 2000-4500 m’ler arasında değişmektedir. 31 takson LC ve 4 takson DD kategorisinde bitki bulunmaktadır. Galium czerepanovii Pobed. Murat ÜNAL1. Vezneciler-İstanbul asl_temel@yahoo.. doku kültürü.beyaz şeker içeren ortamda ise en ucuz bitki elde edilmiştir. 45 endemik olmak üzerek toplam 264 takson tespit edilmiştir.19. % 7. Çalışmalarımız genetik ve epigenetik varyasyonların arpa kallus kültürlerinde regenerasyon üzerine etkilerinin araştırılması yönünde sürdürülmektedir.com Dünyanın çeşitli bölgelerinde Coğrafi konum ve iklim faktörlerinin etkisinde alpin bitkilerin doğal yayılış alanları. ticari beyaz şeker 4. Van 2 Atatürk Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Araştırma alanımızda tespit edilen taksonların biyolojik spektrumu şu şekildedir: Bu taksonlardan % 75. Çalışmada muz rizom eksplantları. Veri yetersiz (DD) kategorisinde olan taksonların araştırma alanımızdaki populasyon ve yayılış durumları göz önünde tutularak yeni tehlike kategorileri teklif edilmiştir: Stachys huetii Boiss. Çalışmada karbon kaynağı olarak sukroz ve ticari beyaz şeker ve katılaştırıcı madde olarak ta agar. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. KARTAL. Taksonların. G. agar. Faris KARAHAN2 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi.3 hemikriptofit. Biyoloji Bölümü. Nermin GÖZÜKIRMIZI İstanbul Üniversitesi. Kargapazarı ve Dumlu Dağları (Erzurum) Alpin Çiçekleri Fevzi ÖZGÖKÇE1.92 Avrupa Sibirya. steril edilip 50 mg/l askorbik asit içeren sıvıda yarım saat bekletildikten sonra. 2 takson VU.com Arpa (Hordeum vulgare L. Osman KARABACAK1. 0. 25240. DNA metillenmeleri SB 026 Gökyüzüne En Yakın Bitkiler: Palandöken.2 mg/L IBA içeren MS ortamları arasında istatistiksel olarak farklılık bulunmamıştır. Tüm katlaştırıcı madde. Potentilla polyschista Boiss. Palandöken. Kültürler kontrollu büyütme kabininde 250C’de karanlıkta 24 hafta tutuldular. Eksplant olarak muz meristemi kullanılmıştır. 3 takson EN. “LC”. CRED-RA yöntemi için CG dinukleotidi içeren 6 primer kullanıldı. “LC”.2 mg/L IBA bulunduran MS ortamında kültüre alınmıştır. pamuk ticari. % 4.5 Fanerofittir. % 8. Erzurum fevzi65@hotmail. hesaplandı. Agar’a göre isubgol. 34118. Kültür koşullarına bağlı 142 . 65080.7% agaroz jelde yürütüldü ve UV altında incelendi. “LC”.06 İran-Turan.

Bu cinse ilişkin olarak 2000. Florayı oluşturan taksonların 60’ı Akdeniz (% 32). Fen Edebiyat Fakültesi. Nordt. & Parolly. Bornmuellera kıyakii Aytac & Aksoy. Konya tuysal@selcuk. flora turizmi SB 027 SB 028 Türkiye’de Bulunan Acantholimon Boiss. bitki sökümü. Stipa cacuminis H. seksiyonunda yer alan taksonların örnekleri üzerinde morfolojik.02/LD/024 nolu AB ve DPT tarafından finanse edilmiştir. Yozgat 3 Selçuk Üniversitesi.3) ve 66 taksonun bölgesi bilinmemektedir (% 35). erozyon ve göçerlerin mikro çevre istismarları olarak tespit edilmiştir. 10 takson Avrupa-Sibirya (% 5. Rindera Dumanii. TRABZON Alanda tehlikede olan taksonları tehdit eden öncelikli faktörler olarak.Arazi çalışmaları sonucunda 485 bitki örneği toplanmıştır. Revizyon. Fen Edebiyat Fakültesi.edu. Ankara doganm@metu. Bu bulgular ışığında bu cinsin evrimi üzerine bazı değerlendirmeler yapılmış ve cinsiçi sınıflandırmasının doğal bir yapıya dönüştümü sağlanmıştır. Uzunsisarcıklı. flora. Kayseri 2 Bozok Üniversitesi.Scholz & Parolly ve Onosma sp. TR0305. anatomik. Fen-Edebiyat Fakültesi. OFMA Bölümü. Kampus.tr Araştırma materyalini 2002–2005 yılları arasında ülkemizin farklı bölgelerinden toplanan örnekler ve çalışılan taksonlara ait tip örnekleri oluşturmuştur. Biyoloji Bölümü.Wörz & H. Bu tebliğde Acantholimon cinsinin sistematiğinin anlaşılmasında kullanılan bazı morfolojik. Fen Edebiyat Fakültesi.tr Türkiye’de Acantholimon cinsine ilişkin ilk revizyon çalışması Türkiye Florasının 7. E. Bu taksonlardan 66 tanesi endemiktir (% 35). ekolojik ve fitocoğrafik verilerin kritik bir analizi yapılmış ve bu verilerin taksonomik önemi açıklanmıştır. Biyoloji Bölümü. Galip AKAYDIN2. 15 takson ise çok bölgeli (8. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi. 143 . Konya aksoy@erciyes. Bu cinsin içerdiği taksonların Türkiye’de bulunan çeşitli karasal ekosistemlerde sürdürülebilirliğinin sağlanması ve koruma biyolojisine katkıda bulunmak amacıyla mevcut taksonların IUCN tarafından belirlenen tehdit kategorileri verilerek bunların korunması için bazı önerilerde bulunulmuştur.edu. Dogan & H. Derebucak-Konya) Ahmet AKSOY1.3). Silene ozyurtii Aksoy & Hamzaoglu. erken ve aşırı otlatma. Sideritis ozturkii Aytac & Aksoy. Plumbaginaceae. Centaurea kizildagensis E. Palandöken. Hakkı DEMİRELMA3 1 Erciyes Üniversitesi. Bu alandan son zamanlarda bilim dünyası için 9 yeni takson tanımlanmıştır. Erygium trisectum A. Dumlu Dağları. Anahtar Kelimeler: Alpin Bitkiler. Kargapazarı. Önemli bir bitki alanı olan Kızıldağı yoğun olarak antropojenik etkiler altında bulunmaktadır. karyolojik (kromozom sayımları) ve moleküler (DNA dizi analizleri) çalışmalar yapılmıştır. Derebucak-Konya) serpantin florasını kapsamaktadır.ciltinde ilk kez hazırlanmış ve bu cinsin 25 tür. Noccaea camlikensis Aytac. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu örneklerin değerlendirilmesi sonucu serpantine özgü 188 takson tespit edilmiştir. ayrıca 5 şüpheli kayıt ve 2 adet eksik bilinen tür olmak üzere toplam 32 tür içerdiği belirlenmiştir.19. Cheirolepis L. Anahtar Kelimeler: Acantholimon. Özlem MAVİ1 1 Orta Doğu Teknik Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Kızıldağı. yeni türler. 37’si İran-Turan (% 17). endemik ve koruma statüleri Türkiye Centaurea (Asteraceae) Cinsi Tuna UYSAL.Duman. Türkiye SB 029 Endemik Bitki Cenneti Kızıldağı (Çamlık Kasabası.tr Bu çalışma 1975m yüksekliği olan Kızıldağı (Çamlık Kasabası. Biyoloji Bölümü. Duman. Biyoloji Bölümü. Eğitim Fakültesi.edu. Biyoloji Bölümü. Kuddisi ERTUĞRUL Selçuk Üniversitesi. Ergin HAMZAOĞLU2. Serpantine özgü dar yayılışlı yeni taksonların burada bulunması nedeniyle alan mutlaka koruma altına alınmalıdır. Biyoloji Bölümü. 38039. Erzurum. (Plumbaginaceae) Cinsi Üzerinde Taksonomik Çalışmalar Musa DOĞAN1.2003 yılları arasında TÜBİTAK tarafından üç yıl süre ile desteklenen araştırmada bu cinsin Türkiye’de 52 tür olmak üzere toplam 67 takson içerdiği ve bunların 43 tanesinin endemik olduğu belirlenmiştir.

drabifolia subsp.com Araştırmada. Gerçekleştirilen bu araştırmalar sonucunda yakın seksiyonlardan Pteracantha Wagenitz ve Plumosipappus (Czerep. kotschyi (Boiss. C.-Mor. glabrousa Uysal & Ertuğrul.) bitkisinin iki hattına (AkN 87 ve AkN 290) uygulanan uyum ve farklı üşüme sıcaklıklarının fotosentetik pigment. olympica C.) Wagenitz. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü.-Mor. tuzgoluensis Aytaç & H. drabifolia Sm. Yasemin EKMEKÇİ Hacettepe Üniversitesi. C.) Wagenitz subsp. Kromozom sayımları sonucunda seksiyonun temel kromozom sayısı x=9 olarak belirlenmiştir. Bunlardan 24’ü endemik olup endemizm oranı yaklaşık % 77’dir. C.) Hayek var. Cinsi Acrolophus (Cass. & Mey. Duman. paphlagonica (Bornm. C. C. turkeliensis Uysal & Ertuğrul sp. nova. C. Türkiye ve varsa komşu ülkelerdeki yayılışı. ve tehlike kategorileri verilmiştir.) Wagenitz. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kampus. Sadece C. glabrousa Uysal & Ertuğrul sp. Bunlar. drabifolia.. tip örnekleri. drabifolia subsp. TRABZON Morfolojik çalışmalar sonucunda taksonların benzerlik ve farklılıkları ortaya çıkarılmıştır. kotschyi. Plumosipappus (Czerep. C. Yapılan morfolojik ayrımlar aynı zamanda kromozom sayı ve DNA sekans çalışmalarıyla desteklenmiştir. Türkiye SB 030 Türkiye Centaurea L. derderiifolia Wagenitz. C.19. Cinsi (Asteraceae) Acrolophus (CASS. C. Seksiyonu Taksonları Üzerine Taksonomik Bir Araştırma Osman TUGAY. 06800. Tuna UYSAL Selçuk Üniversitesi. Bu taksonların habitat özellikleri. Çalışılan taksonlardan Centaurea drabifolia Sm. Bu çalışmada Centaurea L. Beytepe. cariensiformis Hub.. Endemik taksonların 10’u tip lokalitesinden bilinmektedir. Seksiyonlarının (Asteraceae) Revizyonu” adlı proje kapsamında yapılmıştır. C. C. bilim dünyasına C. Plumosipappus. ve Ammocyanus Boiss. İki Nohut Hattının Fotosentetik Aktivitelerinin Uyum ve Üşüme Sıcaklıklarında Klorofil Fluoresansı İle Karşılaştırılması Özlem TURAN. C. persica (Boiss. nova sunulmuştur. C. C. nivea Wagenitz. Pteracantha. Biyoloji Bölümü. drabifolia subsp. dağılım haritaları ve tehlike durumları belirlendi. Anahtar Türkiye SB 031 Kelimeler: Centaurea. Konya otugay@selcuk.. toprak kültüründe büyütülen 12 günlük nohut fideleri ya soğuk uyumlandırılmış (10°C. yetişme ortamı ve yüksekliği. C. C.Mor. decumbens (Wagenitz) Uysal & Ertuğrul stat. odyssei Wagenitz türlerinin kromozom sayıları 2n=18 olarak tespit edilmiştir.) DC. decumbens (Wagenitz) Uysal & Ertuğrul. & Heldr. C. C. Anahtar Kelimeler: Centaurea. subsp.) Wagenitz) monofiletik bir grup olduğu tespit edilmiştir ve bu monofiletik gruba ait genetik kod ortaya çıkarılmıştır. nohut (Cicer arietinum L. Bu amaçla. isaurica Hub.Duran & H. austrooccidentalis Wagenitz. C.tr Bu araştırma 2005-2007 yılları arasında Selçuk Üniversitesi Bilimsel Araştırma Koordinatörlüğü tarafından desteklenen (BAP06401023) “Türkiye’deki Centaurea L. C. C.) Wagenitz.Duman. ilk yayınlandığı literatür. drabifolia subsp. werneri Wagenitz. Fen Edebiyat Fakültesi. nova. kotschyi var. Dizi analizleri sonucunda Cheirolepis ve yakın ilişkili seksiyonların birlikte (Pteracantha Wagenitz.. C. Centaurea anthemifolia Hub. nydeggeri Hub. Ankara turanzlm@gmail. geniş betimleri. paphlagonica (Bornm. Her taksonun geçerli adı. deflexa Wagenitz türünün kromozom sayısı 2n=54 olarak tespit edilmiştir. Kromozomal sonuçlarımız Cheirolepis seksiyonunda poliploidi olduğunu göstermektedir. detonsa Wagenitz.) DC. sipylea Wagenitz. Centaurea cinsi Acrolophus seksiyonu Türkiye’de 31 taksonla temsil edilir.Koch. yozgatensis Wagenitz ve C. cappadocica (DC.edu. C. Cinsi Acrolophus seksiyonu taksonları toplanarak yaygın herbaryum tekniklerine göre kurutuldu. zar bütünlüğü ve PSII’nin fotosentetik aktivitesi üzerine etkisi incelenmiştir. wiedemanniana Fisch.-Mor. Kuddisi ERTUĞRUL. cankiriense A. revizyon. Acrolophus. Biyoloji Bölümü. Araştırma sonucunda büyük çoğunluğu endemik olan bu seksiyon hakkında elde edilen veriler doğrultusunda bazı taksonların sistematik durumları yeniden belirlenmiş.. 7 gün) ya da uyumlandırılmamış olarak 12 gün süreyle farklı üşüme sıcaklıklarına (4°C ve 2°C) maruz bırakılarak uyum yeteneklerine göre 144 . Cheirolepis. C. subsp. sericea Wagenitz türlerinin kromozom sayısı 2n=36 olarak tespit edilmiştir.) Wagenitz seksiyonları sinonim yapılmıştır ve Cheirolepis seksiyonunun sınırları genişletilmiştir. önceki revizyonları. zeybekii Wagenitz’ dir.

102 konsantratör atığının 20-400 ppm arasındaki konsantrasyonlarında kök ve gövde uzunlukları. üşüme SB 032 ağırlıkları artmıştır. Biyoloji Bölümü. İsmail ÇELİK. Fen-Edebiyat Fakültesi. SB 033 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. Çiçeklenme döneminde en yüksek DNA seviyeleri kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla dört ve üç hafta ara ile su verilen (291. sulama durumlarına bağlı olarak önemli bir değişiklik gözlenmemiştir. bakla bağlama döneminde Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla iki hafta ara ile su verilen (145. Eskişehir yolu. 60.83. Fen Edebiyat Fakültesi. vejetatif büyüme. yaş ve kuru ağırlıklarında önemli azalmalar gözlenmiştir. 125. Tüm klorofil a fluoresansı.66 ve 52. Biyoloji Bölümü.00 µg/g-TA).01 mg/g TA). 101 konsantratör atığının 400 ppm ve üzeri ile 102 konsantratör atığının 600 ppm ve üzeri uygulamalarında bitkilerin uzunluk. Stoma sayıları ve büyüklükleri hem yazlık hem de kışlık çeşitlerde benzerlik göstererek. Biyoteknoloji Anabilim dalı. Malazgirt 89 çeşidi 3 hafta ara ile sulama uygulamasında en yüksek değerleri vermiştir. Arpa ve buğday tohumlarında 101 konsantratör atığının 20-200 ppm. buğday. Bu amaçla. Sazak 91 çeşidinde en yüksek düzeyde GST ve GSH iki ay ara ile su verilen (sırasıyla 1.) hatları. arpa. 400.) Çeşitlerinde Morfolojik ve Moleküler Düzeydeki Değişikliklerin Belirlenmesi Musa TÜRKER. Biyoloji Bölümü. verim ve verim ile ilişkili karakterlerde en yüksek değerleri vermiştir. Murat ERMAN. karanlıkla adapte edilmiş yapraklardaki minimum (Fo) ve maksimum (FM) fluoresans değerlerindeki değişiklikler PSII’nin potansiyel fotokimyasal etkinliği (FV/FM)’ni AkN 290’da AkN 87’ye göre daha fazla azaltmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.66. İsmet BERBER. ışık enerjisinin fotokimyasal kullanımı (qP) sadece AkN 290’da azalırken.66 µg/gTA) bitkilerde belirlenmiştir. 250. VAN musaturker@yahoo.08 µg/g-TA). Kampüs. Soğuk derecesinin artması yapraklardaki elektron taşıma hızı (ETH)’nın giderek azalmasına neden olmuştur. toplam klorofil (a+b). Benzer şekilde. 06531. toplam klorofil (a+b) ve MDA parametreleri dikkate alındığında. Bu azalışlar özellikle 101 konsantratör atığının kullanıldığı uygulamalarda daha belirgindir. 200. MDA. GR dört hafta ara ile su verilen (0.69 U/g TA ve 2. uyum. Arpa ve buğday bitkileri fabrika atıkların 0.com Emet Borik Asit Fabrikası atıklarının arpa (Hordeum vulgare L. Anahtar Kelimeler: Bor fabrika atıkları. yazlık Sultan I ve Malatya çeşitlerinde sırayla üç ve iki hafta ara ile su verilen (41. toplam klorofil (a+b) içeriğini sadece AkN 290’da önemli derecede azaltmıştır. Ancak stoma açıklıkları su seviyesinde düşüşe başlı olarak azalmıştır. Üşüme sıcaklıklarında. fotokimyasal olmayan kullanımı (NPQ) yönünden her iki hatta da önemli bir değişiklik belirlenmemiştir. Faruk OĞUZ Yüzüncüyıl Üniversitesi. Ankara 2 Dumlupınar Üniversitesi.30 ve 166. 20. kök ve gövde yaş ağırlıkları ve kök ve gövde kuru . 100. 600. cv. 2 hafta ara ile yapılan sulama uygulamasında en yüksek tane ve biyolojik verim değerlerini verirken. Süleyman TOPAL2 1 Orta Doğu Teknik Üniversitesi. 40. Yerli Kırmızı 145 Emet Borik Asit Fabrikası Atıklarının Arpa ve Buğdayda Vejetatif Büyüme Üzerine Etkileri Ayten EROĞLU1. nohut (Cicer arietinum L. hatlardan AkN 87’nin AkN 290’a göre üşüme sıcaklıklarından daha az etkilendiği ve uyumlandırmanın bu hattın soğuğa karşı dayanma yeteneğini diğer hatta göre daha fazla arttırdığı belirlenmiştir. Sultan I ve Malatya çeşitlerinde iki ve dört hafta ara ile su verilen (208. 80. 65080.91 mg/g TA) bitkilerde.cv. Kışlık özelliğe sahip iri taneli Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde 4 hafta ara ile sulama uygulaması. Peyami BATTAL. Altay 2000) bitkilerinde vejetatif büyüme üzerine olan etkileri araştırılmıştır. Nohut hatlarında uyum periyodu klorofil a fluoresans ve MDA parametrelerini etkilemezken. Üşüme sıcaklıkları hatların hiçbirinde PSII aktivitesini durduracak düzeyde bir fotoinhibisyona neden olmamıştır. İnce04) ve buğday (Triticum sativum L.00 µg/g-TA). 2 kışlık (Sazak 91 ve Yerli Kırmızı) ve 2 yazlık (Malazgirt 89 ve Sultan I) olmak üzere tescil edilmiş 4 mercimek çeşidi kullanıldı.19.com Bu çalışmada. TRABZON karşılaştırılmıştır. 800 ve 1000 ppm’lik çözeltilerinde 7 gün süreyle kontrollü olarak yetiştirilmiştir. ışıkla adapte edilmiş yapraklardaki PSII’nin gerçek fotokimyasal (ФPSII) ve enerji yakalama etkinliği (FV'/FM') özellikle şiddetli soğuk derecesinde ve en çok da AkN 290’da azalmıştır. kuraklığa maruz bırakılan yazlık ve kışlık mercimek çeşitlerinde morfolojik ve moleküler düzeydeki değişiklikler araştırıldı. Yazlık çeşitlerden Sultan I. Anahtar Kelimeler: Klorofil a fluoresansı. Mehmet Emre EREZ. Kütahya ayteneroglu@gmail. Üşüme sıcaklık derecelerinde.

kuraklık. kuraklığın tüm çeşitlerde maksimum fluoresans (Fm) intensitesini azalttığını. Gölköy 14280 Bolu yase@hacettepe. yakalanan (TR) ve transfer edilen (ET) enerji akışlarıdır. GSH ve GR sırasıyla iki ay ara ile su verilen (1. Fen-Edebiyat Fakültesi. Toprak kültüründe kontrollü koşullarda yetiştirilen 12 günlük mısır çeşitleri sulama yapılmaksızın 12 gün süre ile kuraklık periyoduna bırakılmış ve ardından 6 gün boyunca yeniden sulama yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kuraklık stresi. antioksidant enzimler SB 034 SB 035 Mısır Çeşitlerinin Fotokimyasal Etkinliklerine Göre Kuraklığa Toleranslarının Belirlenmesinde Kautsky Etkisi Yaklaşımı Yasemin EKMEKÇİ1. Beytepe.) Polifazik Klorofil a Fluoresansı ile Arpa Bitkisinde UV-B Işıma Etkisinin Değerlendirilmesi Nuran ÇİÇEK. UV-B ışımasının arpa yapraklarının primer fotokimyası üzerine etkisi bu parametrelerle ilişkilendirilerek değerlendirilmiştir.54 mg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen (1. elektron transportu (Eo). buna karşın minimum fluoresans (Fo) intensitesini sadece Doge çeşidinde arttığını göstermiştir. Biyoloji Bölümü. bitki materyalinin çevresel değişimlere karşı davranışının ölçülmesini sağlayan yapısal ve fonksiyonel parametrelerin saptanmasını mümkün kılmaktadır. ozon tabakasının incelmesi ile oluşan olumsuz çevresel etkilerden biridir. 4 ve 5 saat) uygulanan UV-B ışımasının arpa (Hordeum vulgare L. her bir reaksiyon merkezi ve yaprak kesiti tarafından absorblanan (ABS). elektron yakalama etkinliği (TRo/RC ve TRo/CSo). ϕPo (Fv/Fm). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.24 U/g TA ve 2.edu.12 mg/g TA) bitkilerde.40 U/g TA). Biyoloji Bölümü. 06800. farklı sürelerde (0. Luce ve Vero) fotokimyasal etkinliklerindeki değişimler Kautsky Etkisi yaklaşımı ile belirlenip. çeşitlerin kuraklığa tolerans kapasiteleri yorumlanmıştır. yakalanan bir eksitonun bir elektronu elektron transport zincirine hareket ettirme etkinliği. kuraklık stresi altındaki bazı mısır (Zea mays L. klorofil a fluoresans. Çalışmadan elde edilen bulgular.tr Bu araştırmada. ANKARA ncicek@hacettepe.) çeşitlerinin (Doge. primer fotokimyanın maksimum quantum verimi. TRABZON çeşidinde en yüksek seviyede GST.22 mg/g TA) bitkilerde belirlenmiştir. Fen Fakültesi. Araştırmada. Malazgirt 89 çeşidinde GST ve GSH dört hafta ara ile su verilen (sırasıyla 0. UV-B. tüm çeşitlerde fotokimyasal etkinliği kontrol seviyesine kadar iyileştirdiği belirlenmiştir. üç hafta ara ile (2. Vero çeşidinin diğer çeşitlere göre fotokimyasal performansının daha yüksek olduğunu ve kuraklık stresinden diğer iki çeşide göre daha az etkilendiğini göstermiştir. Fen Fakültesi. JIP-Testi ile elde edilen bu parametrelerdeki değişim. Yapısal parametreler ise akış oranları yada verimlerdir ki bunlar. Biyoloji Bölümü. GSH ve GR sırasıyla iki ay ara ile (0.19. ϕEo’dır. GR iki ay ara ile su verilen (0.13 mg/g TA) ve bir hafta ara ile (0. Klorofil a fluoresans sonuçları. Bülbül 89) yapraklarının fotosistem II (PS II) davranışı üzerine etkisini incelemek için klorofil a fluoresansındaki polifazik artış (OJIP) kullanılmıştır. JIP-Testine göre polifazik fluoresans artışının analizi. Fotokimyasal olmayan enerji kaybı (DIo).22 mg/g TA) bitkilerde. fotosistem II’nin maksimum quantum etkinliği ile reaksiyon merkezi başına (DIo/RC) ve yaprak bazında enerji kayıpları (DIo/CSo). Beytepe 06800 Ankara 2 Abant İzzet Baysal Üniversitesi. 1. stoma. Hüsnü ÇAKIRLAR Hacettepe Üniversitesi. kuraklığın Vero çeşidinin fotokimyasal etkinliğini diğer çeşitlere göre daha az etkilediğini göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Klorofil a fluoresansı. DNA. var. JIPtest. Biyoloji Bölümü. 2. elektron transportu (Eo/RC ve Eo/CSo) ve ışık enerjisi absorbsiyonu (ABS/RC ve ABS/CSo) gibi fluoresans parametreleri ölçülen teknik fluoresans verilerinden JIP-Testi kullanılarak hesaplanmıştır.tr Yeryüzüne ulaşan UV-B ışımasındaki artış. arpa 146 . mısır (Zea mays L. Sultan I çeşidinde en yüksek düzeyde GST. kuraklığı izleyen yeniden sulama uygulamasının. Bunun yanı sıra. Anahtar kelimeler: Fotokimyasal etkinlik. Banu EFEOĞLU2 1 Hacettepe Üniversitesi.edu. 3.16 mg/g TA) su verilen bitkilerde. Nuran ÇİÇEK1.22 U/g TA). JIP-Testi ile hesaplanan fonksiyonel parametreler. Ψo ve absorblanan bir fotonun bir elektronu elektron transport zincirine hareket ettirme olasılığı. hiç su verilmeyen (2.

Irak’ta 3 takson. Balkanlar’da 12 takson. CiloSat Gölleri. Poaceae 44 (%4.75). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Eğitim Fakültesi. KOYUNCU2 1 Abant İzzet Baysal Üniversitesi. Spermatophyta üyelerinden 1’i Gymnospermae ve 906’sı Angiospermae üyesidir. Veronica 12 (%1. Türkiye’de 18 takson. Biyoloji Bölümü. Bahçesaray (VAN). Allium 17 (%1. Lis.36) endemik takson belirlenmiştir.com Bahçesaray (Van) ve çevresinde 1999 ve 2001 yılları arasında gerçekleştirilen bu araştırmanın arazi çalışmaları ile 3000 bitki örneği toplandı.com Bu çalışma 2000 . Fanerofitler 35 (% 3. Akdeniz’in Kuzey ve Güney sahilleri boyunca Balkanlar. Eczacılık Fak. İtalya’da 3 takson. Mergezer. Flora SB 038 Tulipa L.86). Kırıkdağ. 907’si Spermatophyta üyesidir.47). Portekiz. Serpıl. Seyithan . M. M.33).15).53). Diz dereleri. 14280 Gölköy.İki yaka. 06100 Tandoğan.86). Akdeniz elementi 16 (%2).83). Bala.47). Buzul. İtalya ve Yunanistan‘da da doğal olarak yayılış gösterirmekle birlikte. İspanya. Bilmizit.37). Campanula 17 (%1. Geverok. Geraşin. Cilo. Onosma 12 (% 1. Avaherk.75). Çok bölgeli veya fitocoğrafik bölgesi bilinmeyenler 429 (%46) dur. Bu arazi gezileri sırasında.19. Angiosperm’lerin 788’i Dicotyledoneae ve 118’i Monocotyledoneae sınıfına aittir. Sekucu memhesen. Türkiye Hakkari Doğası ve Florasına Giriş Mehmet FIRAT Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Taksonların fitocoğrafik bölgelere göre dağılımı şöyledir. Avaşin.12). Orta Doğu ve İran dahil Orta Asya. Van kuyucak65@yahoo. Caryophyllaceae 59 (%6. Ranunculus 12 (% 1. Mor. Zap . Iran-Turan elementi 398 (% 44). En çok takson içeren ilk 10 cins sırasıyla Astragalus 35 (% 3. Fen-Edebiyat Fakültesi. Tiyar vadileri. Golan. Bunlardan 8 tanesi tip örneğinden sonra ilk defa ve 15 tanesi ikinci defa ve Türkiye Florası için bir yeni kayıt (Scilla kurdistanica ) toplandı. Oramar. Anahtar Kelimeler: Hakkari. Çukurça ilçeleri.77). Güneybatı Avrupa’nın İberya Yarımadası’ndan. (Liliaceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı.31). Doğa. Certe. Alanda toplam 131 (%14. Şine dağları.22). Verkevane. 147 .31)’dır. Biyoloji bölümü. Kamefitler 89 (%9. Kafkaslar ve Anadolu lalelerin doğal yayılış alanlarıdır. Brassicaceae 76 (%8. Raunkiaer’in sistemine göre analiz yapıldığında Hemikriptofitler 512 (% 56.37).40)’dir. Nehil sazlığı. Terazin . Çin’de 14 takson. Tekin BABAÇ1. Farmasötik Botanik ABD. Centaurea 16 (% 1. Yüksekova.. Van kuyucak65@yahoo. Bezome. Ziri. Bilmizit. Reşko. Kriptofitler 132 (% 14. Silene 28 (%3. 912 taksonun 5’i Pteridophyta. Semedar. Çalışmamızda Türkiye Florasından farklılık gösteren 41 taksona ait özellikler verilecektir. Batı Himalayalar. İran’da 36 takson. cinsinin (Lalelerin) anavatanı Orta Asya’daki “Tiyan-Şan” ve “Pamir-Altay” dağlarıdır. Dolakavrane. Salvia 14 (% 1. Spihane . Terofitler 144 (% 15.com Tulipa L. Bu örneklerin taksonomik incelenmesi sonucunda 66 familya ve 302 cins’e ait 844 tür. Anahtar Kelimeler: Flora. Şapatan geçitleri ve Buzullarıyla Muhteşem bir floraya sahip Hakkari doğası ve Bitki türleri hakkında fotoğraflarla bilgi verilecektir. Biyoloji Bölümü. Liliaceae 47 (%5. Helane. TRABZON SB 036 SB 037 Bahçesaray (Van) ve Çevresi Florası Mehmet FIRAT Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Potentilla 12 (%1. Rosaceae 37 (%4. Ankara tuliphunter@hotmail. AvrupaSibirya elementi 69 (%8). Suriye-Filistin-Sina’da 13 takson. Bolu 2 Ankara Üniversitesi. Kaval. Taksonomik Problemleri ve Çözüm Önerileri İsmail EKER1. Karadağ.06). Kaniyapirmus yaylaları. bu türler tüccar ve gezginler tarafından Orta Asya ve Anadolu’dan getirilmiş ve daha sonra türler doğaya kaçarak doğallaşmıştır. Eğitim Fakültesi. Sümbül. İçerdikleri takson sayısına göre alandaki en büyük 10 familya sırasıyla Asteraceae 131 (%14. Şemdinli. Sat. Bezemre. Boraginaceae 49 (%5. Orta Asya ve Kafkaslar’da 65 takson. Batı Çin. Avrupa Florası’nda 12 takson. Meydane melhem. Pıştkesir. Scrophulariaceae 31 (%3. 119 takson B9 karesi için yeni kayıttır. Biyoloji bölümü. 43 alttür ve 25 varyete olmak üzere toplam 912 takson tespit edildi.83).31). Haruna.07). Meydan belek.78).83) dir. Lamiaceae 75 (%8. Fabaceae 80 (%8.31). Koçanis mevkileri. Beresor.2007 yılları arası yapılan floristik arazi gezileri sonucu gerçekleştirilmiştir. Çelesor (Kızıldağ).

Scrophularia 10. Avrupa-Sibirya elementleri 94 (% 9. IUCN. Akdeniz 70 (42%). Türkiye’nin Tulipa L. Eichleres (Hall) van Raamsdonk. herbaryum ve arazi çalışmaları yapılmış ve cinsin taksonomik problemleri ortaya konulmuştur. Türkiye SB 039 kayıttır. Kesin sayısı belli olmamakla birlikte. 2761 bitki örneği toplanmış ve çalışma alanından 84 familya. Poaceae 51 (% 5. TRABZON Fransada 7 takson. Çalışma alanı. Bu çalışma.) van Raamstonk alt cinsi Australes sensu Hall. Caryophyllaceae 49 (% 5. 149 takson B7 karesi için yeni 148 .9). 389 cinse ait 928 vasküler bitki türü (985 takson) tanımlanmıştır. Çalışma sonucunda. Orithyia (D. 27310. Biyoloji Bölümü. İberya Yarımadası’nda 6 takson. Sivas eroldonmez@yahoo.5).5).2). Boraginaceae 34 (% 3. Şehitkamil. Ayrıca 9 taksonun tip örnekleri Türkiye’den toplanmıştır. Gaziantep lale. cinsinin revizyonunun ilk basamağı olup öncelikle literatür.2). LR ve alt grupları (89) olarak değerlendirilmiştir. Biyoloji Bölümü. EN (11).19. Achillea 10.0).2). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bitki coğrafyası bölgesi bilinmeyenler 465 (% 47. Ayrıca ülkemizde mevcut olan tipifikasyon problemleri. endemik.9). Alyssum 15. taksonomi. CR (4). Fabaceae (23).3). Don) Vvedensky ve Clusianae Baker seksiyonlarını. Fen-Edebiyat Fakültesi. Sivas ilinin Divriği ve İmranlı ilçeleri arasında yer alan Çengelli Dağı’nın florasını kapsamaktadır. Çengelli Dağı (Sivas) Florası Erol DÖNMEZ Cumhuriyet Üniversitesi. Euphorbia 10. Centaurea 21.0).2).5).2). Gaziantep zeynalovyusuf@hotmail. Bu çalışmalarla paralel olarak Gaziantep ili florasının tespitine yönelik 2000-2007 yılları arasında çalışmalar yapılmıştır. nadir.com Ülkemiz florasının zenginliklerinin ortaya konulabilmesi için çalışmalar aralıksız devam etmektedir. 204 takson Türkiye için endemiktir (% 21. Biflores sensu Hall ve Lophophyllon Vvedensky seksiyonlarını içerir. Apiaceae 42 (% 4. Doğu Anadolu Bölgesi ile sınır teşkil edecek şekilde yer almakta olup. Scrophulariaceae 32 (% 3. Ülkemizde iki altcinse ve yedi seksiyona ait 17 tür (18 takson) doğal yayılış göstermekte olup 6 takson Türkiye için endemiktir. Brassicaceae 78 (% 7.3). sistematik. Tulipanum De Reboul. Bu çalışmalar kapsamında tespit edilen bitkilerin 120 si endemik ve 48 i nadir bitkidir.7). Fabaceae 89 (% 9. laleler farklı araştırıcılara göre dünyada 45-120 civarında türle temsil edilmektedir. Eriostemones (Boiss. Liliaceae 37 (% 3. Divriği. Biyoloji Bölümü. gerek Dünya Floraları’nda gerekse Türkiye Florası’nda tür teşhis anahtarlarında birbirine yakın ve birbiriyle örtüşen taksonomik karakterlerin kullanılmış olması. doğadan kaybolmuş ya da ikinci defa toplanamamış türler ile şüpheli kayıtlar üzerinde durulmuştur. Bu bitkilerin 62’ si C6 karesine 134 tanesi de Gaziantep iline yenidir. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi. Liliaceae. Takson sayısı bakımından en zengin familyaların sıralaması şu şekildedir: Asteraceae 150 (% 15. İmranlı SB 040 Gaziantep İli Endemik ve Nadir Bitkileri Yusuf ZEYNALOV1.com Bu çalışma. Scrophulariaceae (12). Akdeniz elementleri 41 (% 4. Saxatiles Baker.9). takson betimlemelerinde yeterli karakter korelasyonunun olmaması.1). DD (11). 716’sı çok yıllıktır (% 72. Girit Adası’nda 4 takson yayılış göstermektedir.8). Silene 17. Bu çalışmanın sonunda. Medine Münevver UMA2. Liliaceae (11) ve Brassicaceae (9) dir. Avrupa-Sibirya 7 (4%) ve bilinmeyen 38 (23%) olarak belirlenmiştir. Asteraceae (20). Kozmopolit 9 (% 0. Tanacetum 10. Hasan YELKEN 1 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi.0). İran-Turan Bitki Coğrafyası Bölgesi’nde ve B7 karesindedir. Kıbrıs Adası’nda 3 takson.4). Lamiaceae 92 (% 9. Bitkilerin fitocoğrafik bölgelere dağılımları İran-Turan 53 (31%). 73’ü iki yıllık (% 7. Fen Edebiyat Fakültesi. IUCN kategorilerine göre VU (53). Fatih YAYLA2. Salvia 21. meyve ve tohum karakterlerinin yeterince kullanılmaması. Takson sayısı bakımından en büyük on bir cinsin sıralaması şu şekildedir: Astragalus 32. Campanula 11. Sivas. Anahtar Kelimeler: Tulipa. Rosaceae 39 (% 4. Kolpakowskianae (Hall) van Raamsdonk. Anahtar Kelimeler: Endemik. Taksonlar iki alt cins altında yer alırlar: Tulipa alt cinsi Tulipa. tür içi ve populasyonlar arasındaki varyasyonların fazlalığı ve yeni karakterlerin tespit edilme gerekliliği gibi problemler tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tohumlu bitkiler. Bitkilerin 196’sı tek yıllık (% 19. flora. En fazla takson içeren familyalar. Taksonların fitocoğrafik spektrumu aşağıdaki gibidir: İran-Turan elementleri 379 (% 38. Allium 13. Lamiaceae (24). bazı taksonların yalnızca habitat farklılığına dayanarak tür anahtarlarında ayrılması. İç Anadolu Bölgesi’nin en doğu kısmında.

kil mineralleri. Bornova. kontrolde elde edilmiştir. Çimlenme hızı. 149 Türkiye Endemiği İki Halofit Türün. Sıcaklık ve Işığın Etkileri Mustafa YILDIZ. Limonium iconicum ve L. 400 ve 500 mM NaCl]. Bor toprak tarafından dolaylı yoldan emilir. Biyoloji Bölümü. bor’a hassas nohut hattı olduğunu. bor yokluğunda türlere ve bitki yaşına bağlı olarak çok çeşitli belirtilerin ortaya çıktığı özellikle apikal dominansinin kaybolarak bitkinin fazla dallanmasına neden olduğu savını desteklemektedir (Taiz&Zeiger 2002). her iki türün ışıktaki tohum çimlenme yüzdesi karanlığa göre önemli düzeyde daha yüksek bulunmuştur (P < 0. Biyoloji Bölümü. 200. Rabiye TERZİ1. Afyonkarahisar mustafa_yildizus@yahoo. ışık. sıcaklık. Fatma Nil AZERİ . Topraktaki boru absorbe eden yüzeyler alüminyum ve demir oksitleri. Bu araştırmada yaprak kıvrılması denemeleri için bir model bitki olarak öngörülen Ctenanthe setosa bitkisi kullanılarak. magnezyum hidroksit. L. stoma hareketlerinin yapraktaki birçok fizyolojik ve biyokimyasal olayla bağlantılı olduğu sonucuna varılmıştır. fotosentetik pigment miktarları. lilacinum (Plumbaginaceae). Nihal KUTLU1. Fakat diğer besin elementlerinden farkı. yaprağın ve toprağın su durumu. 15/25 ve . stoma hareketleri. Dalgalı yüksek sıcaklık rejimlerinde (15/25 ve 20/30°C). Kuntze (Plumbaginaceae) ve Limonium lilacinum (Boiss. bu fikrin doğruluk derecesi incelenmiştir. Yusuf ALTINOĞLU Ege Üniversitesi. & Bal. hassas olan bu hattın gövde yaş ağırlık değerini kontrole yaklaştırdığını gördük. Anahtar Kelimeler: Kuraklık. ( vd2-13 ) Nohut Hatlarında Bor ve Kalsiyum Karbonatın Etkileri Üzerine bir Çalışma Meliha GEMİCİ. 100 mM NaCl ve yukarısında genellikle %50’nin altında belirlenmiştir. Çağlar ÖZALKAN. vd1-8 ‘in. yokluk ve toksik konsantrasyonları arasındaki farkın çok küçük olmasıdır. İzmir nilazeri@hotmail. Fen-Edebiyat Fakültesi. Neslihan SARUHAN2. Çimlenme.tr Literatürde kuraklık stresi sırasında bitkilerin yapraklarını kıvırarak stomalarını kapatmadıkları şeklinde fikirler ileri sürülmüştür. halofitlerin çimlenmesi. 03200. Cicer arietinum L. üç dalgalı sıcaklık rejimi (10/20. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. nemi ve sıcaklığı arasında pozitif ve negatif korelasyonlar tespit edilmiştir.com Türkiye endemikleri olan Limonium iconicum (Boiss. Fen Edebiyat Fakültesi. Mustafa KARGIOĞLU Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi. iconicum tohumlarının çimlenmesi L. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. tuzluluk. 300.com Bor bitkiler için önemli besin elementlerinden biridir. 100. tuzluluktaki artış ile kademeli olarak azalmıştır. Yapılan analizler sonucunda. Fen Fakültesi. bitki yaş ağırlığındaki olumsuz etkilerin kalsiyum karbonat fazlalığı ile azaltılarak. Bulgularımızda gövde boyunun artısı.1997). endemik. L. altı tuz konsantrasyonu [distile su kontrol (0). Hatice NAR1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi.05). Anahtar Kelimeler: Limonium iconicum. Aykut SAĞLAM1. Sonuç olarak yaprak kıvrılmasının bitkilerin stomalarını kapatmamak için görev yapan bir mekanizma olmadığı. Zira kireçli topraklar bor absorbsiyonu için kalsiyum karbonat’ın önemli bir tespit edici rolü olduğu bilinmektedir (Goldberg ve Forster 1991). Tohum çimlenme cevapları.edu. Hatice DEMİRAY. sıcaklıktaki bir artış ile artmış ve tuzluluktaki bir artma ile azalmıştır. Kıvrılma sırasında stoma hareketleri ile fotosentetik parametreler. Türkiye SB 043 Cicer arietinum L. Çimlenme. Rize kadioglu@ktu. Bor absorbsiyonunda kalsit arttıkça pH da buna bağlı olarak artmakta ve artışa paralel bir absobsiyon da görülmektedir. stomaların yaprakların kıvrılma periyodu boyunca belirli ölçülerde kapanmalar gösterdiği saptanmıştır. lilacinum’a göre kontrol ve 100 mM NaCl uygulamalarında daha yüksek bulunmuştur.) Wagenitz çok yıllık halofitik otlardır. Süleyman CENKÇİ.19. fotosentez SB 042 20/30°C) ve 12 saat fotoperiyot ve sürekli karanlıkta araştırılmıştır.) O. Tohum Çimlenmesi Üzerine Tuzluluk. ortamın ışık yoğunluğu. TRABZON SB 041 Kuraklık Stresi Sırasındaki Yaprak Kıvrılması İle Stoma Davranışlarının Değerlendirilmesi Asım KADIOĞLU1. Biyoloji Bölümü. Her iki türde en yüksek çimlenme yüzdesi (%91-99). antioksidant enzim ve bileşikler. ( vd1-8 ) ve Cicer arietinum L. lilacinum. Biyoloji Bölümü. fakat toprak solüsyonundaki bor aktivitesine bitkiler doğrudan cevap verir. & Heldr. Test edilen tüm sıcaklıklarda. Trabzon 2 Rize Üniversitesi. kalsiyum karbonat ve organik maddelerdir(Goldbre. yaprak kıvrılması. Biz de yaptığımız bu çalışmada.

(Adaçayı) cinsi Labiatae familyasının en büyük cinsi olup Dünya’da yaklaşık olarak 1000 türle temsil edilmektedir. yaş.Mosul University.edu. Wasan S. Hassan Department of Biology. flowering.) çeşitlerimize toksik dozlarda B ve Al ayrı ayrı uygulanmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ankara fcelep@metu. Anahtar Kelimeler: Abiyotik stres. Anahtar Kelimeler: Bor. B ve Al 3B grubu elementleri arasında yer almakta olup. Kötekli. Belgin GÖÇMEN Muğla Üniversitesi. borsuz. vd1-8 ve Cicer arietinum L vd2-13 ). her ikisinin de toksik dozları karakteristik olarak bitki kök büyümesinin engellenmesi ile sonuçlanır. farklı iki nohut hattı seçilerek (Cicer arietinum L. In germination and growth. Cicer arietinum L SB 044 SB 045 Bor ve Alüminyum Stresi Altındaki Buğdaylarda (Triticum aestivum L) Esteraz Enzim Aktivitesi ve Bant Desenlerindeki Değişimler Eaylettin ÖZTÜRK. bitkilerimizde kök. alüminyum (Al) toksisitesi). gövde boyları. Muğla akyuzk@mu. Bekir ÇÖL.19. Fen-Edebiyat Fakültesi. perlit ortamında. 48170. elongation.tr Bor (B) bakımından fakir alanlar kadar yaygın olmamakla birlikte. Biyoloji Bölümü. Bu stres koşulları altındaki bitkilerin esteraz enzim aktivitelerindeki değişimler spektrofotometrik olarak saptanmış ve esteraz enzim profilleri de doğal poliakrilamid jel elektroferezi (Native-PAGE) yöntemiyle çıkarılmıştır.edu. The results also showed a difference between varieties of wheat in its sensitivity to the effect of the sunflower powder residues where the highest reduction percent of the variety (Um Rabee) compared to the variety (Abu-Ghareeb).com The study included Green house experiments to show the allelopathic effects which can be produced by the contamination of varieties of wheat seeds by sunflower powder (local and Syrian) in four growth stages (seedling. 3 ve 6 kat CaCO3 ve bunları birlikte içeren. Biyolojik Bilimler Bölümü. esteraz. Köksal KÜÇÜKAKYÜZ. Dünya’da 7 farklı bölgede yoğun dağılım gösteren cinsin gen 150 . dünyanın pek çok kurak ve yarı kurak bölgesinde toksik dozda B içeren topraklar. Vatan TAŞKIN. PAGE SB 046 Contamination Of Wheat Seeds With Dry Powder Of Sunflower and İts Affects On Germination and Growth Salah M. Hoagland besin solüsyonları ile fidelerimiz sulanarak yetiştirilmiş ve fideler belli süre sonunda hasat edilerek. Borun hormonlar üzerindeki bilinen etkilerini saptamak amacıyla da hormon analizleri yapılmıştır. Ersin DOĞAÇ. üretimi sınırlayan önemli bir abiyotik stres faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Triticum aestivum. TRABZON Yaptığımız çalışmamızda bor ve kalsiyumun yukarıda anlatılan yokluğu ve toksisitesini gözlemlemek üzere. Said Al-Tai. College of Science .tr Salvia L. Dünya B rezervlerinin % 63’üne sahip olan ülkemizde de B toksisitesi ciddi bir sorundur. 3 ve 6 kat bor. Iraq zohzohair_rahemo@yahoo. Kalsiyum karbonat. Bu çalışmada Trakya. Canlılarda önemli bir stres enzimi olan esterazlar. Mosul. Orta Anadolu ve Güney Anadolu Bölgelerimizde yaygın olarak kullanılmakta olan ekmeklik buğday (Triticum aestivum L. bor (B) toksisitesi. (Adaçayı) Türlerinin Korolojik Özellikleri Ferhat CELEP. Alüminyum (Al) ise dünyanın yaklaşık % 40’ını kapsayan asidik topraklarda bitki büyüme ve gelişmesini engelleyen diğer önemli bir abiyotik stres faktörüdür. so the sunflower powder variety (Syrian ) was the less effective to the studied characters compared to the local variety Akdeniz ve Ege Bölgesinde Yetişen Endemik Salvia L. kalsiyum karbonat (CaCO3)’sız. and maturity). bitkilerin gelişim süreci boyunca her basamakta yer alırlar. results of statistical analysis has shown a difference in effects . where reduction has happened in most of the studied characters. fotosentetik aktivitesini saptamak amacı ile de klorofil analizleri yapılmıştır. kuru ağırlıkları belirlenip. Çankaya. 06531. Musa DOĞAN Orta Doğu Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.

Konu ile ilgili kaynaklar da incelenerek türlerin coğrafik yayılışları belirlenmiş ve yayılışları harita üzerinde gösterilmiştir. TRABZON merkezinin Akdeniz havzası olduğu ileri sürülmektedir. cinsi. Fen-Edebiyat Fakültesi. farklı bilimsel alanlardaki uzmanlar için çok büyük önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: koroloji SB 047 SB 048 Cirsium Mill. Bu çalışma TUBİTAK-TBAG (106T167) tarafından desteklenmektedir.) cinsinin en yakın akrabası olup gen aktarım çalışmalarında. Prodromus adlı eserinde cinsin 137 türü ilk kez 6 seksiyona ayırmıştır. toprak.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. De Candolle. Poaceae familyası 151 . Anahtar Kelimeler: Asteraceae.0 adlı istatistik programı yardımıyla nümerik taksonomik açıdan değerlendirilmiştir. (Poaceae) Taksonlarının Cins içi Sınıflandırılması Evren CABİ. Kuzey Amerika’da ise 80 kadar türü bilinmektedir. (Cynareae. bu cins içerisindeki türlerde yeni bir seksiyonal sınıflandırılma hedeflenmiştir. Bu amaçla bu cinse ait türlerin 30 kadar morfolojik özellikleri dikkate alınıp gerekli ölçümler yapılarak oluşturulan veri tabanı MVSP 3.19. Triticeae oymağı. cinsine ait türlerin 5 farklı seksiyon içinde sınıflandırılabileceği gözlenmiştir. Türkiye ecabi@metu. Biyoloji Eğitimi Bölümü.tr Triticeae Dumort.. Kuzey ve Doğu Afrika ile Kuzey Amerika’da olmak üzere günümüzde yaklaşık 250 türü bulunmaktadır. Elde edilen fenetik ağaca göre Aegilops L.Asteraceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı ve Türkiye’deki Durumu Bayram YILDIZ1. çoğunluğu Avrasya. Çin Florası’nda 50. Yapılan bilimsel çalışma sonucu. Avrupa Florası’nda 60. anakaya. Ae speltoides Tausch türünün ise Sitopsis Jaub & Spach seksiyonun üyesi olduğu belirlenmiştir. en geniş gen havuzlarından birini oluşturmaktadır. Biyolojik Bilimler Bölümü.edu. Tuncay DİRMENCİ3 1 Balıkesir Üniversitesi. Flora USSR’da 111.’den sonra Asteraceae familyasının üçüncü büyük cinsini oluşturmaktadır. Türkiye florasında bu cins kapsamında Ae. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Bu rakamlarla ülkemiz Florası’nda Centaurea L. Cirsium. oymağı içinde bulunan Aegilops L. Musa DOĞAN Orta Doğu Teknik Üniversitsi. Anahtar Kelimeler: Aegilops L. Akdeniz. cinsi 15 tür ile temsil edilmektedir ve bu türler buğdayla olan yakın ilişkisi nedeniyle. coğrafik dağılım Salvia. Türkiye’de Bulunan Aegilops L. yapılan detaylı istatistiksel analizlerin sonucunda bir fenetik ağaç çizilmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. Filistin ve Sina Florası’nda 14. dışındaki bütün diğer türlerin Aegilops seksiyonuna ait olduğu. Flora Iranica’da 37. Turan ARABACI2. ve Hieracium L. Hindistan’da 7. iklim ve yüksekliğe bağlı olarak lokal dağılımda gösterebilmektedir. buğday (Triticum L. cinsinin. Bu türler 3 seksiyon altında toplanmıştır. speltoides Tausch. Ülkemizde Cirsium cinsi 23’ü endemik olan 72 takson (58 tür) ve 3 hibrit ile temsil edilmektedir. Bu endemik türler geniş yayılış gösterebildiği gibi habitat. Cirsium cinsi ile ilgili çok yönlü araştırmalar devam etmektedir. Sonuç olarak bu cinse ait türlerin cins içi dağılımları tekrar değerlendirilmiş olup. Balıkesir byildiz@balikesir. Bu bağlamda gerçekleştirilen arazi çalışmalarında Türkiye türlerinin büyük çoğunluğuna ait örnekler toplanmıştır. Tayvan’da 10 türü kayıtlıdır. Balıkesir 2 İnönü Üniversitesi. Suriye. Ege. Bu çalışmada Akdeniz ve Ege bölgesinde yetişen endemik Salvia türlerinin dağılım alanları ve özellikleri açıklanmıştır. Malatya 3 Balıkesir Üniversitesi. cins içi sınıflandırma. Türkiye’de Aegilops L. Ayrıca türlerin populasyonları gözlemlenmiştir. Ankara. Ülkemizde Akdeniz ve Ege Bölgesinde yaklaşık 55 türü bulunan Salvia cinsinin 30 kadar türü endemik’tir. Necatibey Eğitim Fakültesi. Biyoloji Bölümü..tr Cirsium Mill. Ayrıca 6 şüpheli kayıt bulunmaktadır.

Prolin seviyeleri spektrofotometrik. Farmakognozi Anabilim Dalı. sclarea L. Kampus. 42070 Kampüs. anticholinesterase. Seksiyona ait Türkiye’deki endemik takson sayısı ise beştir. Songül BATIRAY1 1 Selçuk Üniversitesi. Tüy hücrelerinin taban kısımları düz olup yukarıya doğru kütikular kıvrımlar bulunmaktadır. cinsine ait Dasyphyllium seksiyon üyeleri Türkiye’de 11. Kampus. Farmakognozi Anabilim Dalı. Dasyphyllium. Ancak.com Bu çalışmada. Ayrıca bazı Salvia türleri tohumları sabit yağları antioxidant özelliklere sahiptir. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Son yıllarda yeşil dalga akımı olarak adlandırılan bitkisel ürünlere dönüş Salvia gibi tıbbi bitkilere olan ilgiyi artırmıştır. Biyoloji Bölümü. Bu amaçla. İncelenen türlerin stoma hücrelerinin yüzeyinde kütikular kıvrımlar bulunurken.19. S. İncelenen örneklerin tamamı GAZI’da bulunmaktadır Anahtar Kelimeler: Astragalus. Murat KARTAL3. iç ve dış ticarette önemi giderek artmaktadır. S. S. İsmet BERBER. Ankara ykan@selcuk. antioxidant. Murat ERMAN. osmotik potansiyel seviyeleri osmometrik yöntemle ve şeker seviyeleri yüksek performanslı sıvı kromatografisi yöntemiyle belirlendi. Konya 3 Ankara Üniversitesi. Salvia türleri ve bu türlerden elde edilen uçucu yağlar baharatçılıkta. Ülkemizdeki taksonların tamamının yaprak tüylenmeleri SEM ile incelenmiştir.edu.Mor. dünyada 17 taksonla temsil edilir. A. Musa TÜRKER. Eczacılık Fakültesi. Ziraat Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. ekolojik. Tüylenme. Tuba ATALAY1. artan talebi karşılayabilmek için adaçayı türleri doğal floradan bilinçsiz şekilde toplanmaktadır. İlkay ORHAN4 A. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ülkemizde “Adaçayı” olarak bilinen Salvia türlerinin % 51’i endemiktir. Biyoloji Bölümü. ve farmakognozik özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır Anahtar Kelimeler: Salvia. 65080. tıbbi bitki Türkiye’de Dağılış Gösteren Astragalus L. fruticosa Miller) Türkiye’de kültüre alınarak tarımsal. Zekiye SULUDERE Gazi Üniversitesi. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. Ayrıca ekonomik de olmamaktadır. SEM SB 051 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. Bunun sonucu olarak ta salvia türlerinin kullanımı. officinalis L. Bitkilerin özelliklede endemik bitkilerin doğal alanlardan toplanması hem bitki neslinin devamlılığı hem de biyolojik zenginliğin bozulması bakımından büyük tehlike oluşturmaktadır. biyolojik.) Çeşitlerinde Prolin. Tarla Bitkileri Bölümü. Osmotik Potansiyel ve Şeker Düzeylerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Peyami BATTAL. Türkiye. Yavuz BAĞCI2. S. Van pbattal@yahoo. TRABZON SB 049 SB 050 Türkiye’de Kültüre Alınan Bazı Salvia Türlerinin Önemi ve Özellikleri Yüksel KAN1. kuraklığa maruz bırakılan yazlık ve kışlık mercimek çeşitlerindeki prolin. Yaprak ve gövdelerinde bir hücreli basit tüy yapısına sahip seksiyon üyelerinin tüy ana eksenlerinde farklı sayılarda tüberküller bulunmaktadır. albimaculata Hedge & Hub. Mehmet Emre EREZ. anticholinesteras ve antispazmadik özellikleri bitkinin tibbi değerini artırmaktadır. Ankara 4 Gazi Üniversitesi. 06100. densifolius alttür ayashensis Aytaç & Ekim’in hücrelerinde tuberküler yapı gözlenmektedir. 2 kışlık (Sazak 91 ve Yerli Kırmızı) ve 2 yazlık (Malazgirt 89 ve Sultan I) olmak üzere tescil edilmiş 4 mercimek çeşidi kullanıldı.morfolojik. Biyoloji Bölümü. 06330. halophilaHedge. Lamiaceae. uçucu yağ. İsmail ÇELİK. Uçucu yağların antiseptik. Faruk OĞUZ Yüzüncüyıl Üniversitesi. Eczacılık Fakültesi. Teknikokullar. Ankara Astragalus L. Bununla birlikte bugün bazı Salvia türlerinin America ve Kanada olmak üzere Avrupa ve pek çok ülkede kültürü yapılmaktadır. osmotik potansiyel ve şeker düzeylerindeki değişiklikler araştırıldı. Salvia türlerinin Türkiye’de kültürü yapılmamaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu çalışmada endemik ve ekonomik öneme sahip bazı Salvia türlerinin(S. 152 . Yaprak yüzeyindeki epidermis hücreleri yıldızsı tüy görünümünde kütikular kıvrımlara sahiptir.tr Türkiye’de Salvia türlerinin 89 türü doğal olarak yetişmektedir. 42070.. cinsine ait Dasyphyllium Bunge Seksiyonu Üyelerinin Elektron Mikroskobu ile Yaprak Tüylerinin İncelenmesi Zeki AYTAÇ. ilaç sanayinde ve kozmetik ürünlerinde kullanılmaktadır.

salisilik asit. Yerli Kırmızı çeşidinde en yüksek fruktoz. Sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (5. soğuğa hassas arpanın (Hordeum vulgare cv. glukoz. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Eğitim Fakültesi. günde 4 farklı konsantrasyonda (0. Biyoloji Bölümü. Sazak 91 çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz.01 µg/g TA). En düşük osmotik potansiyel çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde Yazlık Sultan I ve Malazgirt 89 çeşitlerin hiç su verilmeyen bitkilerinde (sırasıyla -1.86 MPa ve -1. üç hafta (3.01 ve 0.96 mg/g TA) bitkilerde.1. Soğuğa Hassas Arpanın Soğuğa Tolerans Cevabında Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü Ökkeş ATICI1. Bunun için. Bakla bağlama döneminde Sultan I çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz. TRABZON En düşük osmotik potansiyel değerleri çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde hiç su verilmeyen kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla -1. iki ay (5. Malazgirt 89 sırasıyla hiç su verilmeyen (4. hiç su verilmeyen (4. 2.96 mg/g TA) bitkilerinde. bir hafta (8. iki ay ara ile su verilen (3.5 ve 1 mM) SA uygulanmıştır.22 mg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen (0.76.89.44. En yüksek Prolin seviyeleri Kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinin çiçeklenme döneminde hiç su verilmeyen bitkilerde (sırasıyla 280.. üç hafta (4.86 mg/g TA).69 mg/g TA).92 mg/g TA) ve hiç su verilmeyen (0. buz nükleasyon aktivitesi. glukoz. Fen Bilgisi Bölümü. Biyoloji Bölümü. 198. Esen TAŞGIN3.94 mg/g TA) bitkilerinde tespit edilmiştir. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi.80 mg/g TA). Salih MUTLU1. -1. 2. Kesilen bu yaprakların bir kısmında. 0. glukoz. bir hafta ara ile su verilen (4. iki ay ara ile su verilen (10.08 mg/g TA).85 mg/g TA).50 mg/g TA) ve iki hafta ara ile su verilen (0.19 mg/g TA). 17. üç hafta ara ile su verilen (3. Barbaros NALBANTOĞLU2 1 Atatürk Üniversitesi. sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (4. prolin. Akhisar) soğuğa tolerans kazanmasında salisilik asidin (SA) etkisi ve bu etkinin süresi incelenmiştir. bakla bağlama döneminde dört hafta ara ile su verilen Sazak 91 (310. Anahtar Kelimeler: Arpa. % donma hasarları -1 ile -16°C arasında elektrik kondüktivite ölçülerek belirlenmiştir.80 mg/g TA). dört hafta ara ile su verilen (3.80 mg/g TA) ve bir hafta ara ile su verilen (0. hiç su verilmeyen (2. Malazgirt 89 çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz..92 MPa. şekerler. Fen-Edebiyat Fakültesi.50 mg/g TA).00 µg/g TA) gözlenmiştir Çiçeklenme döneminde yazlık Sultan I çeşidinde fruktoz.90 mg/g TA). soğuğa toleransın belirlenmesinde önemli kriterlerden olan donma hasarı ve buz nükleasyon aktivite deneyleri yapılmıştır.edu. Normal şartlarda (22/18°C) ekilen ve büyütülen arpanın yapraklarına 7. Kışlık çeşitlerden Sazak I de en yüksek fruktoz. glukoz. iki hafta (5.81 ve 283.076 mg/g TA).96 mg/g TA) ve iki hafta ara ile su verilen (0. Anahtar Kelimeler: osmotik potansiyel SB 052 Kuraklık. düşük sıcaklık stresi 153 . Fen-Edebiyat Fakültesi. 2.56 mg/g TA).01.54 mg/g TA). donma hasarı.19.68 mg/g TA) bitkilerinde.09 mg/g TA) ve üç hafta ara ile su verilen (0. Yazlık Sultan I ve Malazgirt 89 çeşitlerinde çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde en yüksek prolin seviyeleri sırasıyla iki ay ara ile su verilen bitkilerde (260. ve 31. 170.50 mg/g TA) bitkilerinde en yüksek düzeye çıkmıştır. günlerde kesilmişlerdir.96 mg/g TA) bitkilerde belirlenmiştir. Bayburt oatici@atauni. Yerli Kırmızı çeşidinde sırasıyla hiç su verilmeyen (5.41.50 mg/g TA).85 MPa olarak tespit edilmiştir.tr Bu çalışmada. üç haftada ara ile su verilen (3. sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay ara ile su verilen (7.26.22 mg/g TA).15 µg/g TA) çeşitlerinde belirlenmiştir. 0. Glukoz. Ömer KARADAĞOĞLU2. Kimya Bölümü. 24.07 µg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen Yerli Kırmızı (220. iki ay ara ile (sırasıyla 2.15 mg/g TA).1 mM SA’nın % donma hasarını düşürerek ve buz nükleasyon aktivitesini yükselterek arpanın soğuğa toleransını artırmada etkili olduğu ve bu etkinin uzun süreli de olduğu gözlenmiştir. Erzurum Atatürk Üniversitesi.95 ve -2.06 mg/g TA).36 ve 219.83 MPa) belirlenmiştir. glukoz.36.84 mg/g TA) ve hiç su verilmeyen (0.91 ve -2. Sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay (4. sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (6. Yaprak kesiminden 3 gün önce soğuk şartlara (5/3°C) transfer edilen SA’lı ve SA’sız bitki yaprakları 10. dört hafta (3. sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay ara ile (5.52 mg/g TA) bitkilerinde belirlenmiştir. 0. 0. Yaprakların diğer kısmından elde edilen apoplastik (ekstraselular) proteinlerin suyun donma noktasını geciktirme derecesi olan buz nükleasyon aktiviteleri belirlenmiştir.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Dört çeşidin sıcaklık stresi cevapları mukayese edilmiştir: 31 proteinin 22’si yeni sentez edilmiş DMA’lı sıcaklık şoku proteinleri (DMA SŞP’ler = küçük SŞP’ler) olarak belirlenmiştir. Buğday çeşitlerinin yaprak dokularında bolluk ve çeşitlilik gösteren ve termal toleransın kazanılmasında önemli rol oynayan kSŞP’ler tek bir protein grubu olarak belirlenmiştir. düşük moleküler ağırlıkta (DMA. toleranslı. Cumhuriyet-75. Kuraklık stresi. şiddetli kuraklığı izleyen yeniden sulama uygulamasının. Anahtar Kelimeler: Antioksidan enzimler. Beytepe/ANKARA tugcek@hacettepe. artan kuraklık stresinin PSII’nin fotooksidasyonuna neden olduğunu göstermiştir. Yeni sentezlenen ve/veya kaybolan. termal-duyarlı çeşitler. termal-toleranslı çeşitler. toprak kültüründe yetiştirilen 20 günlük iki nohut çeşidi (Gökçe ve Canıtez) sulama yapılmaksızın 0 (kontrol). Anahtar Kelimeler: Triticum aestivum.) çeşidinin fotokimyasal aktiviteleri üzerindeki fizyolojik etkilerini ortaya koymak ve kuraklık stresinden kaynaklanan oksidatif hasarın giderilmesinde antioksidan enzim aktivitelerinin rolünü belirlemektir. Fen Fakültesi. Bu araştırmanın amacı. toleranslı. miktarında azalma veya artma meydana gelen proteinlerin tümü. duyarlı. Ege-88. kuraklığın membranlar üzerindeki etkileri ise lipid peroksidasyonunun son ürünü olan malondialdehit (MDA) analizi ile araştırılmıştır. kuraklık stresinin iki nohut (Cicer arietinum L. Bazı kSŞP’lerin çeşide özgü olduğu saptanmıştır. Gönen-98. 5 ve 7 günlük kuraklık periyoduna maruz bırakılmıştır. Biyoloji Bölümü. her iki çeşitte de fotokimyasal etkinliği kontrol seviyesine kadar iyileştirdiği belirlenmiştir. durum’un Termal Toleranslı ve Termal Duyarlı Çeşitlerinin Yapraklarında Sıcaklık Şoku Proteinleri Mustafa YILDIZ. 16. Ancak bu etki çeşitlerde PSII aktivitesini durduracak düzeyde olmamıştır. genom AB) buğday çeşitlerinin ilk yaprak dokularından ekstrakte edilen çözünebilir proteinler üzerine yüksek sıcaklık stresinin etkisi. iki-yönlü jel elektroforez yöntemi kullanılarak incelenmiştir. gelişme ve verimi kısıtlayan en önemli abiyotik stres faktörlerinden biridir.9) karakterde belirlenmiştir. Ayrıca. maksimum fluoresans (FM) ve minimum fluoresansta (FO) meydana gelen değişikliklere bağlı olarak azaltmıştır. kuraklık stresi. 06800. nohut (Cicer arietinum L. Artan kuraklık stresine bağlı olarak her iki çeşidin membranlarında da oluşan MDA içeriğindeki artış oksidatif hasarın bir göstergesidir. Triticum durum. termal toleranslı çeşitlerdeki kSŞP’lerin sayısının termal duyarlı olanlardan daha yüksek olduğu saptanmıştır. Uyum (37°C) sıcaklık uygulamasında sentez edilen kSŞP’lerin çoğu 37°C+50°C uygulamasında da belirlenmiştir. Ancak. Ankara-98. 3. Klorofil a fluoresansı sonuçları. Yasemin EKMEKÇİ Hacettepe Üniversitesi. bitkilerde büyüme. Bu kSŞP’lerin sayısı aynı genoma sahip olan çeşitlerde farklı bulunmuştur. nohut çeşitlerinde. Hakan TERZİ Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 03200 Afyonkarahisar mustafa_yildizus@yahoo. Araştırmada. Kontrole (25°C) göre uyum (37°C) ve uyum + yüksek sıcaklık şoku (37°C+50°C) uygulamalarında. FV/FM oranlarındaki azalma. ancak çeşitler arasında enzim davranışları bakımından belirgin farklılıklar ortaya çıkmıştır. çeşitlerin karanlıkla adapte edilmiş yapraklarındaki potansiyel fotokimyasal etkinliğini (FV/FM).0 kDa) ve genellikle asidik (pI 4. klorofil a fluoresansı. POD. Kuraklık uygulamaları sonunda. Bitkilerde oksidatif hasara karşı oluşturulan savunma sistemlerinden biri olan antioksidan enzim (SOD. TRABZON SB 053 SB 054 Triticum aestivum ve T. duyarlı.19. MDA.tr Kuraklık.1-24. cv. jellerin değerlendirilmesi ile termal toleranslı ve termal duyarlı buğday çeşitlerinin yaprak dokularında yüksek sıcaklık stresinin bir sonucu olarak farklı ifade edilen 31 protein belirlenmiştir.) çeşitleri 154 . şiddetli kuraklıkta Gökçe çeşidinin Canıtez’e göre daha az etkilendiğini göstermiştir. cv. küçük sıcaklık şoku proteinleri Kuraklıkla İndüklenen Oksidatif Stresin Nohut Çeşitlerinin Fotokimyasal ve Antioksidan Aktiviteleri Üzerine Etkisi Tuğçe KALEFETOĞLU.86. Biyoloji Bölümü.edu. APX ve GR) aktiviteleri nohut çeşitlerinde kuraklık uygulamaları ile genel olarak artış göstermiş. genom ABD) ve makarnalık (Triticum durum cv. kuraklıkla indüklenen fotoinhibisyon klorofil a fluoresansı ölçümü.com Yüksek sıcaklığa farklı duyarlılık gösteren ekmeklik (Triticum aestivum cv.

800 mM) yetiştirildi. Türkiye’deki Limonium miller (Plumbaginaceae) Cinsi İle İlgili Revizyon Çalışmaları Galip AKAYDIN1.) Parl.com Pinus pinea L. Türkiye SB 057 Bergama-Kozak (İzmir) Yaylasındaki Pinus pinea L. Ayrıca bitkilerin morfolojik gelişimleri takip edilerek kök. Ankara 2 ODTÜ. europaea’nın 200 ve 400 mM tuz uygulamasının diğer gruplara göre daha toleranslı olduğu gözlendi. Ankara agalip@hacettepe. A. yaprak uzunlukları ve yaş-kuru ağırlık üzerinde tuzun değişik etkilere sahip olduğu belirlendi. Puccinellia distans (Jacq. Diğer hormonların ise düşük değerler gösterdiği gözlendi. S. Biyoloji Bölümü. Beytepe. olivieri ve P.) Meydana Gelen Fizyolojik Parametrelerin Araştırılması Mehmet Emre EREZ. Musa DOĞAN2 Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. IUCN tarafından belirlenen tehdit kategorilerine göre taksonlardan bazılarının tehlike sınıfları yeniden belirlenmiş ve bunların korunması için bazı önerilerde bulunulmuştur. Kök. Bitkilerde şeker. karotenoid ve prolin seviyeleri spektrofotometre ile belirlendi. gövde ve yaprak uzunlukları ile yüzde yaş-kuru ağırlık oranları belirlendi. yağ asidi ve hormon miktarları yüksek performanslı sıvı kromotografisi ile. Ancak obligat halofit olan S.com Bu çalışmada Atriplex olivieri Moq. Van 65080 emreerez@hotmail. 400 mM.. Peyami BATTAL.edu. (Deniz börülcesi) bitkileri farklı tuz konsantrasyonlarında (Kontrol.19. cildinde ise bu cinse ilişkin olarak 2 türün daha ülkemizde yetiştiği saptanmış ve buna göre Limonium cinsinin ülkemizde toplam 19 tür ve 20 takson içerdiği belirlenmiştir. Tuz uygulamasına bağlı olarak bitkilerin su seviyelerini belirli düzeyde tutmak için osmotik potansiyellerini düşürdükleri görüldü. bu cinsin Türkiye’de 24 tür olmak üzere toplam 27 takson içerdiği ve bunlardan 14 tanesinin ( %52) endemik olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Tuz stresi.tr 1 Türkiye’de yetişen Limonium cinsine ait taksonlarla ilgili ilk revizyon çalışması Türkiye Florasının 7. Kötekli. Şeker ve yağ asidi seviyelerinin ise tuz seviyelerine göre değiştiği saptandı. Ormanlarının Floristik Özellikleri Ömer VAROL. 06531. Bu tebliğde ülkemizde yayılış gösteren Limonium cinsine ait taksonların ekolojik ve fitocoğrafik özelliklerine değinilmiştir. ABA(Absisik asit). 06800. Kampus. Yapraklardan alınan kesitlerde stoma sayıları ve stoma büyüklükleri tespit edildi. Bu çalışmada Türkiye’nin Ege bölgesinde bulunan Kozak yaylasında doğal yayılış gösteren fıstık çamı ormanlarının floristik 155 . Her üç bitkide de Stoma sayıları ve büyüklükleri üzerine tuzun önemli bir etkisi görülmezken. Çalışma sonucunda morfolojik gelişmenin tuz konsantrasyonundan olumsuz olarak etkilendiği görüldü. gövde. Fen-Edebiyat Fakültesi. ve Atriplex olivieri Moq. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Plumbaginaceae. klorofil ve karotenoid değerlerinin ise tuz seviyesine göre değiştiği fark edildi. Daha sonraki yıllarda yapılan çalışmaların derlendiği Türkiye Florasının 10. Puccinellia distans ( Jacq. (Kaz ayağı). klorofil a ve b. Analizler sonucunda tuz stresinden her bir bitkinin değişik oranlarda etkilendikleri ve tuz stresine karşı değişik tepkiler verdikleri belirlendi.) Parl.Zafer TEL Muğla Üniversitesi. A. Ayrıca cinse ait taksonların yetiştiği çeşitli ekosistemlerde sürdürülebilirliğinin sağlanması ve koruma biyolojisine katkıda bulunmak amacıyla. 600 mM. yağ asidi HPLC. İclal DURDU Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Muğla ofvarol61@hotmail. prolin. 200 mM.(fıstık çamı) ormanları dünyada geniş bir yayılışa sahip değildir. distans’ta gündüz saatlerinde stomaların kapalı. Limonium. cildinde ilk kez hazırlanmış ve bu cinsin 17 tür olmak üzere toplam 18 takson içerdiği belirlenmiştir. OFMA Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 2002-2005 yılları arasında gerçekleştirilen ve TÜBİTAK tarafından üç yıl süre ile desteklenen bu araştırma projesi sonunda. TRABZON SB 055 SB 056 Farklı Tuz Konsantrasyonlarına Maruz Bırakılan Bazı Halofit Bitkilerde (Salicornia europaea L. Tuz stresinde ABA seviyesi azalmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. Fıstık çamının dünyadaki yayılış alanları onun Akdeniz havzasına lokalize olmuş bir tür olduğuna işaret etmektedir. Biyoloji Bölümü . europaea’da ise açık olduğu tespit edildi. Prolin. (Çorak çim) ve Salicornia europaea L. revizyon.

stilus uzunluğu. Endemik bitki sayısı 14 ve endemizm oranı da %5. Örneğin -subsp. Pinus pinea. 1971)]‘ya Dahil Edilmiş Olan Bazı Populasyon Örneklerinin Ayrı ve Yeni Bir Takson Olarak Sınıflandırılması ve Nedenleri Avni ÖZTÜRK Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. olgun pedisellerin çiçek durumu ana ekseni ile arasındaki açılarda da farklar mevcuttur. drummondii ise kendisine en yakın tür olan P. ve Brachythecium coruscum I. Şöyle ki: -Subsp. Burada ilk iki alt türe ait ortalama kromozom uzunluklarının birbirine yakın olmasına rağmen ( 0. orta hücrelerin geçiş bölgesindeki. Bu çalışmada bu üç önemli yeni kaydın makroskobik ve mikroskobik fotoğraflarıyla birlikte türlerin ayrıntılı özellikleri ve Dünya dağılımları verilmiştir.555 mikron.) T. Benzer farklar toplam kromozom uzunlukları olarak da vardır ve korelasyon göstermektedir. muscosa’ya dahil edilmiş olan ve ayrı alt tür olması gerektiğini ileri sürdüğümüz populasyon örneklerinin – subsp.21). Nitekim söz konusu populasyon örnekleri. beccabunga’da kapsül yuvarlak hafif emarginat.guray@gmail. Türlerin fitocoğrafik bölgelere göre dağılışları.8 mm olup..Yine karyolojik özelliklerden ortalama ve toplam kromozom uzunlukları konusunda da sözü edilen populasyon örneklerinin (F1001) . kenar hücrelerin ince uzun ve çıkıntılı oluşu ile ayrılmaktadır.com Elsa Nyholm tarafından 1968-1982 yılları arasında Türkiye’den toplanmış yaklaşık 5.kenarı.10). cuspidatum (Hedw. Ayrıca bu çalışmada 20 takson B1 karesi için yeni kayıt olarak tespit edilmiştir. Ayrıca Avrupa’da bulunmayan Tortula thianschanica’nın ilk kayıtları Orta Asya’dan verilmiş olup bu çalışmayla türün GüneyBatı Asya yönelik ilk dağılımı da belirlenmiş olmaktadır.J. albicans türünden yapraklarının daha fazla katlanmalı oluşu ve bitkinin genel görünümünün ilk bakışta B. -subsp. muscosa sanılmış olan ( F 1001 ) populasyonunda ise uçta 156 Türkiye ve Güney Batı Asya Karayosunları Florası İçin Üç Yeni Karayosunu Kaydı Güray UYAR.036 mikrondur. – Subsp. Türkiye ve Güney-Batı Asya Karayosunları Florası için yeni olan Tortula thianschanica Broth. Türkiye. -subsp.) T. beccabunga ile farkı 0. Güney-batı Asya. Çalışma alanında 44 familyaya ait 166 cins ve 274 tür tespit edilmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. flora. Terzioğlu Yerleşkesi.36). İzmir. -subsp.tr Bu bildiride Veronica beccabunga’nın alt türlerinden biri olan V.19. subsp.’dan yapraklarının daha geniş ve yaprak kenar dişlerinin daha belirgin oluşu ile. Plagiomnium drummondii (Bruch & Schimp. coruscum’da kendisine en çok benzeyen B. yeni kare.711 mikrondur. Anahtar Kelimeler: Fıstık çamı. Biyoloji Bölümü. T. Biyoloji Bölümü. bu kararı gerektiren önemli morfolojik ve karyolojik farkların bulunduğu araştırmalarımızda ortaya çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: karayosunu. TRABZON özellikleri incelenmiştir. Örneğin Tohum uzunluğu –subsp. beccabunga subsp.Kop.) Loeske’dan bitkinin oldukça küçük (2-3 mm) ve yaprak tabanıyla. abscondita’nın otalama kromozom uzunluğu 2. birinci alt türün 4. B. Fen Edebiyat Fakültesi.. Muhammet ÖREN Zonguldak Karaelmas Üniversitesi. subsp. büyüklüğü.230 mikron fark) . thianschanica yaprak enine kesitleri yönünden kendisine çok benzer olan Syntrichia papillosissima (Copp. yaprak sapı.649 mikrondur.Kop. salebrosum’u andırır şekilde sarımsı yeşil renkli oluşu ile ayrılmaktadır.edu. Fen-Edebiyat Fakültesi.Jelen.10’dür.500 bryofit örneğinden oluşan Türkiye karayosunları koleksiyonu (S) üzerinde şimdiye kadar yaptığımız çalışmalar sonucunda. SB 058 SB 059 Veronica beccabunga L. Çanakkale avniozturk@comu. muscosa’ya daha önce 2000 yılında dahil edilmiş olan ve Van ili çevresinden toplanmış bulunan bazı populasyon örneklerinin (özellikle “F 1001” nolu örnek) esasen adı geçen alt türe dahil edilmeyip ayrı ve yeni bir alt tür veya tür olarak sınıflandırılması gerektiği daha ayrıntılı incelemelerden anlaşılmıştır. ikinci alt türün ise 3 katı olan bir uzunluğa sahip bulunmaktadır. Zonguldak uyar. -subsp. abscondita’da 0. Hagen’un kayıtları bu çalışmayla verilmektedir.J. ) A. Ayrıca (F1001) örnekleri ile diğer 2 alt tür örnekleri arasında kapsül şekli ve boyutları.4 mm. sayı ve oranları aşağıdaki gibidir: Akdeniz elementleri 91 (%33. -abscondita. Oysa ( F 1001) populasyonunda ise ortalama kromozom uzunluğu 1. muscosa [( Korsh. Biyoloji Bölümü. yeni kayıt. 67100 İncivez.6 mm olduğu halde ayrı ve yeni bir takson olması gerektiğini öngördüğümüz populasyon örneklerinde tohum uzunluğu 1.5 katı. abscondita’da eliptik oval. beccabunga’da 0. İran-Turan elementleri 1 (%0. beccabunga’nın ortalama kromozom uzunluğu 2. Avrupa–Sibirya elementleri 14 (%5. çok daha ayrıntılı ve dikkatli şekilde incelenerek diğer alt türlerin özellikleri ile karşılaştırıldığında.666 mikrondur. . -beccabunga ve –muscosa alt türlerinden önemli ölçüde daha kısa olduğu görülmektedir. floristik kompozisyon. P. 17020. abscondita ile farkı ise 0.

&Heldr. yüksek bilgi içeriğine sahip olmaları ve PZR ile kolayca saptanabilmeleri gibi özellikleri nedeniyle son yıllarda en çok tercih edilen DNA belirleyicilerinin başında mikrosatelit (SSR) markörleri gelmektedir. Kemal YILDIZ Celal Bayar Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.) Ehrend. Xgwm513. pseudochlorantha. -subsp. Morex) çeşidinde kullanım olanakları araştırılmıştır. kodominant kalıtım özelliği göstermeleri.. Bu nedenle bir tahıl türü için geliştirilen markörlerin bir diğer türde de kullanılabilmesi oldukça önemli ve değerlidir. SB 061 Mikrosatelit DNA Belirleyicilerinin Tahıllarda Türler Arası Kullanım Olanakları Ahmet YILDIRIM. Tokat ahmety55@gmail. Asperula L. Manisa ersin. Sitolojik incelemeler ile 5 taksondan 4’ünün kromozom sayıları belirlenmiş olup A. purpurea subsp. Arpa ve buğdaydan elde edilen Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PZR) ürünlerinin allel büyüklükleri karşılaştırılmıştır. sadece Türkiye Florası’nda yer alan deskripsiyonları genişletilmiş. Lokusa özgü olmaları. apiculata (Sm.minareci@bayar. Hvole. A. Bu markörlerin gelecekte genetik ve bitki ıslahı çalışmalarında her iki türde de başarıyla kullanılabileceği saptanmıştır. Yaptığımız çalışma sonucunda. Türlerin “dar yayılışa sahip endemik” oluşlarına ilişkin. (Rubiaceae) Cinsi Thlipthisa (Griseb. Ziraat Fakültesi. tür örneklerine ait detaylı çizim ve fotoğraflar eklenmiş. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre mikrosatelit markörlerinin arpa ve buğday türleri arasında transfer edilebilir olduğu belirlenmiştir. Yine coğrafik yayılış alanı olarak Van (Türkiye) da yetişen F 1001 populasyonu. pseudochlorantha’nın varyetesi olarak oluşturulması ile tür sayısı beşten dörde indirgenmiş.) Ehrend. beccabunga subsp. sitolojik. Xgwm765) mikrosatellit primerlerinin iki buğday (Selçuklu-97.tr Bu çalışmada. Seksiyonda yer alan türlerin yetiştiği toprak özellikleri araştırılarak. Hatta (F1001) örneğinde zayıf kazık kök sistemi de vardır. Çalışma ile türlerin.. genetik teşhis. açıklama ve yorumlar getirilmiş. A. Xgwm374. Oysa ki her üç alt türün de saçak kök sistemi vardır. A.) morfolojik. purpurea subsp. Pakistan ve kısmen de Türkmenistan ve İran’ da bulunmaktadır. 45140. serotina (Boiss.19. belirleyici yardımıyla ıslah ve gen klonlama araştırmalarında yaygın bir biçimde kullanılmaktadırlar. bitki ve hayvan türlerinde çok çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. Türlerin Türkiye’deki yayılışları belirlenerek GPS verileri ile bu noktalar kayıt altına alınmıştır. -Subsp. TRABZON daralan yuvarlakça (damla şeklinde)’dır. Yukarıda büyük çoğunluğu açıklanan nedenlerle ve en tipik örnekleri Van’ın Edremit ilçesinden toplanmış olduğu için adı geçen populasyon örneklerinin “ V. A. 4/5 oranında endemik olan Thlipthisa seksiyonunda yer alan taksonların IUCN kriterlerine göre tehlike kriterleri yeniden belirlenmiştir. bitki genom haritalanması. türlere özgü olan genel toprak özellikleri ortaya konmuştur. A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Seksiyonunun Revizyonu Ersin MİNARECİ. apiculata türlerinde kromozom sayısı 2n = 22 olarak tespit edilmiştir. Rahime GÜNDÜZ Gaziosmanpaşa Üniversitesi. tür teşhis anahtarı yeni bilgilere göre güncellenmiş ve değiştirilmiştir. Bu çalışmada polimorfik oldukları bilinen beşer arpa (Bmag110. fitokimyasal çalışmalar ile toprak analizlerinin desteğinde revizyonu yapılmıştır. Mikrosatelitler bitkilerde genetik materyalin karakterizasyonu. Fen Edebiyat Fakültesi. SSR markörlerinin geliştirilmesi oldukça zaman alıcı ve pahalı bir işlemdir. antalyensis ve A. Stm578. muscosa’nın asıl yayılış alanı Afganistan. SB 060 olmadığı görülerek sıraları yeniden belirlenmiş. A. Tuğba ESERKAYA. muscosa’dan ayrılmaktadır. türlerin sistematik sırasının uygun . Nejdet KANDEMİR. Tarla Bitkileri Bölümü. filogenetik analizler. Bezostaja-1) ve iki arpa (Steptoe. SCSSR7759. brevifolia Vent. Hvm40. ve A.edu. antalyensis Ehrend. antalyensis’in A.com Moleküler DNA belirleyicileri son yıllarda kuramsal ve uygulamalı genetik çalışmalarda. pseudochlorantha Ehrend. edremitense” veya “Veronica edremitense” adı ile yeni bir alt tür veya tür olarak adlandırılmasının uygun olacağı kanısındayız. 157 Türkiye’de Yayılış Gösteren Asperula L. palinolojik. Moleküler Biyoteknoloji Laboratuvarı. polen ve tohumlar taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile incelenerek fotoğraflanmıştır. Muradiye. ayrıca türlerin yayılışına ve yaşayışına etki eden bir böcek cinsi tespit edilmiş ve teşhisi yapılmıştır.) Ehrend. Her iki türe ait primerlerin transfer edilebilme oranları % 80 olarak hesaplanmıştır. cinsinin Thlipthisa seksiyonunun Türkiye’de yayılışı bulunan taksonların (A. Özlem ATEŞ SÖNMEZOĞLU. Çalışma sonunda. Gbms50) ve buğday (Stm560. brevifolia.. Çalışmamızda yer alan türlere ait bazı fitokimyasal içeriklerin analizleri yapılarak elde edilen veriler taksonomik değerlendirmelere yardımcı olarak kullanılmıştır.

ayni zamanda önemli bir tıbbi bitki konumundadır. bitkilerde herhangi bir zarara yol açmadan bilgi sağlamayı amaçlayan yöntemler olarak karşımıza çıkmaktadır. Fen Edebiyat Fakültesi. adventif sürgün oluşumu yoluyla in vitro rejenerasyonu ilk defa tanımlanmıştır.’nin in vitro Rejenerasyonu Tuğba AYDIN1. Ekrem GÜREL1 1 Abant İzzet Baysal Üniversitesi. Bu çalışmada. Fen Edebiyat Fakültesi. 61080 Trabzon ibuhara@yahoo. Münevver SÖKMEN2. doku kültürü. Bu ihtiyaç. Köklendirme işlemini takiben. gelişmekte olan 6-8 haftalık yaprak. PZR. Atalay SÖKMEN3. Bu doğrultuda.0 sürgün/eksplant) sürgün oluşturduğu gözlenmiştir. Arzu UÇAR TÜRKER1. çeşitli oksin (IAA. Kimya Bölümü. İsmail EKER1. kalp aritmilerini düzenleyici işlevi olan digoksin. Fen-Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Digitalis sp. Dominique Van Der STRAETEN 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. görüntüleme tekniklerinin geliştirilmesine yol açmıştır. TDZ ve IAA içeren farklı hazır besi ortamlarının rejenerasyona etkisi incelendiğinde. kısa zamanda yüksek doğrulukta bilgi sağlayabilecek ve çok sayıda örnekle aynı anda çalışmaya imkan tanıyacak yöntemlere gereksinim duyulmuştur.com Bitkilerde meydana gelen dinamik metabolik olayları anlamak için sağlam ve fonksiyon gören sistemler içerisindeki parametreleri analiz edecek yöntemlere ihtiyaç vardır. kök veya gövde eksplantları ile karşılaştırıldığında. Hormon Sinyali ve BiyoGörüntüleme Birimi. SH veya CP ortamlarına göre daya başarılı rejenerasyon verdiği gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Stres.com Bu çalısmada. BA+IBA) büyüme düzenleyicilerine nazaran çok daha etkili olduğu gözlenmiştir. gitoksigenin gibi etkin kalp glikozitleri içerdiğinden. Görüntüleme teknikleri. buğday SB 062 SB 063 Türkiye’nin Endemik Tıbbi Bitkilerinden Digitalis davisiana L. 6. Rejenerasyona etki eden faktörler arasında TDZ ve IAA’ın kullanılan diğer (TDZ+IBA. Belçika aykut_saglam@yahoo. Elde edilen adventif sürgünlerin köklendirme çalışmaları. yurdumuzda doğal olarak yetişen ve endemik bir yüksükotu türü olan Digitalis davisiana L. 61080 Trabzon 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Laury CHAERLE2. halen devam etmektedir. Biyoloji Bölümü. digitoksin.’nin (Scrophloriacea). KIN+IAA. Biyoloji Bölümü. doğal koşullara alıştırılma işlemine tabi tutulacaklardır. Ayrıca. hipokotil. IBA veya NAA) içeren veya hormonsuz ortamlarda kültüre alınmış olup. Bu bitki. Moleküler Genetik Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. klorofil flüoresans 158 . Zeatin+IAA. 61080 Trabzon 2 Gent Üniversitesi. 9000 Gent. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. büyüme ucu ve hipokotilin büyüme ucuyla birlesim yerinden ayırarak hazırlanan filamingo gagası tipi eksplatı ve son olarak kök explantları.. MSSM. bitkilerin biyotik ve abiyotik streslere verdikleri cevabın değerlendirilmesi ve yakın gelecekte bitkilerin korunması konularında üstlenecekleri roller ele alınmıştır. görüntüleme. In vitro koşullarda çimlendirilen tohumlardan elde edilen steril fidelerin en fazla 10 günlük kotiledon. canlı dokularında hasara yol açmayan. rejenerantlar saksılara aktarılarak. TRABZON Anahtar Kelimeler: Mikrosatelit. termal görüntü. kolaylıkla tekrar edilebilecek. mikroçoğaltım Bitki Araştırmalarında Termal ve Klorofil Flüoresans Görüntüleme Tekniklerinin Kullanımı Aykut SAĞLAM1. Fen Fakültesi. 14280 Bolu 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. hipokotil veya filamingo gagası tipi explantının daha fazla (ort. SSR. Buhara YÜCESAN1. B5 veya LS ortamının MS. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. arpa.19. görüntüleme tekniklerinden ikisi olan klorofil flüoresans ve termal görüntüleme sistemlerinin.

Fizyolojik pH koşullarında.)’da Sarı Pas Hastalığına Dayanıklılığın EST (“Expressed Sequence Tag”) Veritabanları Kullanılarak Araştırılması Özge KARAKAŞ4. kültür bitkilerinden alınan üründe ise önemli ölçüde düşüş görülmektedir. Eskişehir ozge79@gmail. B taşıyıcı protein. Gebze. Km. bu elemente karşı tepkilerinde de bitkiler türlerarası ve tür içi geniş bir genetik varyasyon göstermektedir. Yıldız AYDIN2. Fen-Edebiyat Fakültesi. Sunulan bu çalışmada. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kadıköy. B yüksüz borik asit formunda bulunup biyolojik membranlardan rahatlıkla penetre olmakta ve B yeterli beslenme koşullarında aktif B taşınması gerekmemektedir. Fen Fakültesi.edu. Muallimköy Kampusu. TRABZON SB 064 Bitkilerde Bor Taşıyıcısı Genlerin Borun Noksanlık ve Toksite Koşullarında İşlevleri Erdoğan Eşref HAKKI Selçuk Üniversitesi. İstanbul 3 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü. 34722. B-toksitesine tolerans. Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen dayanıklı (PI178383. PK: 21. Ankara 6 Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü. Sönmez2001) ve duyarlı (Harmankaya99. B-noksan topraklarda yetişen bitkilerde sterilite artmakta. Semra HASANÇEBİ1. Biyoloji Bölümü. bitkilerde B noksanlığı.com Dünyadaki önemli buğday üreticilerinden biri olan ülkemizde Puccinia striiformis f. Konya eehakki@selcuk. Bitkilerin bora tepkilerinin tür içi varyasyonunun çok geniş olduğu ve B toksitesine tolerans ile hassasiyetin B taşıyıcı proteinlerin varlığı ve ekspresyon düzeyleri ile yakın ilişkisi olduğu görülmektedir. Bitkilerde B noksanlığı ile toksitesi arasında çok dar bir aralık olmakla birlikte. Marmara Araştırma Merkezi. 41470. Özcan YORGANCILAR6. Fazıl DÜŞÜNCELİ5. Kampus. moleküler yöntemler de kullanılarak materyal daha kesin olarak ve erken generasyonlarda test edilebilmektedir. B noksanlığında ise kökte ekspresyonu yapılan taşıyıcı bir proteinin ksilem parankimasından ksileme B yüklemesi yaparak bitki gövdesine sağlanan bor’un artırıldığı model bitki Arabidopsis’te gösterilmiştir. Aytın98) 6 adet kışlık ekmeklik buğday (Triticum aestivum ssp. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Bitkilerde Bor. Bu çeşitler PI178383 x Harmankaya99. Bu taşıyıcı proteinlerin varlığı B hassasiyeti yüksek olan tahıllarda da gösterilmiştir. Seval ALBUSTAN5. Eskişehir yolu. Gebze. Kocaeli 4 İstanbul Üniversitesi. tritici’in neden olduğu sarı pas hastalığı nedeniyle yıllara bağlı olarak ciddi ürün kayıpları ortaya çıkmaktadır.10. Ayşen YUMURTACI 1. Necmettin BOLAT6. 34134. Ergun ÖZDEMİR6. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. Bu çalışmada. yüksek B içeren topraklarda da bitkisel üretimde ciddi düşüşler yaşanmaktadır. Bu çalışma kapsamında Graingenes 159 . ES14. PK: 226. Ancak. Lütfü ÇETİN5. Kocaeli 2 Marmara Üniversitesi. Sönmez2001 x Aytın98 kombinasyonlarında çaprazlanarak elde edilen F2 bitkilerinden pas okuma sonuçlarına göre hassas ve dayanıklı genotipler belirlenmiştir. Zafer MERT5. Türkiye ve dünyada buğday tarımını olumsuz yönde etkileyen sarı pas etmeni ile mücadelede kullanılan klasik ıslah yöntemleri uzun zaman alması ve değişken çevre koşullarına bağlı olması nedeniyle yetersiz kalmaktadır. 42075. bunun da B-taşıyıcı genlerin bitki kök hücrelerindeki ekspresyonları ile uyumlu olduğu görülmektedir. İzgi01. son zamanlarda yapılan çalışmalar B-transporter proteinlerinin B-toksitesi koşullarında da önemli olduğunu göstermiştir. aestivum) çeşidi bitki materyali olarak kullanılmıştır. Lodumlu.19. Funda ŞENTÜRK AKFIRAT3. Bu proteinlerin genellikle B noksan ya da yeterli koşullardaki rolleri üzerinde durulmuştur. EST veri tabanı çalışmaları yapılarak (i) hastalığa dayanıklı genotiplerin kısa sürede seçimine olanak tanıyan DNA markörlerinin belirlenmesi (ii) dayanıklılıkla ilişkili yeni gen kaynaklarının elde edilmesi amaçlanmıştır. Fen Fakültesi. Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü. bitkiler için mutlak gerekli olan önemli bir mikrobesin elementidir. Fahriye ERTUĞRUL1.tr Bor (B). Bu yüzden gelişmiş ıslah programlarında. İstanbul 5 Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü. bitkilerde B toksitesi SB 065 Buğday (Triticum aestivum L. Savaş BELEN6. Vezneciler. sp. Biyoloji Bölümü. 26001. Mustafa ÇAKMAK6. Tarla Bitkileri Bölümü. PK: 17. Kadir AKAN5. İzgi01 x ES14. bitki dokularında düşük oranda B birikimi ile paralellik göstermekte. Ahu ALTINKUT UNCUOĞLU1 1 TÜBİTAK. B transporter. Ziraat Fakültesi. Bununla birlikte.

yanık yaraların tedavisinde kullanılan Clusiaceae familyasına bağlı Hypericum perforatum L. katalaz. Uygulamaya tabi tutulan bitkiler ile kontrol olarak alınan bitkiler arasında peroksidaz ve katalaz enzimleri bakımından farklılıkların olduğu saptanmıştır. 30 mM NaCl içeren ortam üzerinde kültüre alınan sürgün uçlarında sürgün sayısı ve sürgün uzunluğu açısından gelişmenin diğer uygulamalara göre daha yüksek olduğu gözlenirken. Bitkisi Üzerine Etkisi Selim İŞLEKDEMİR.100.fideleri yetiştirilmiş. Anahtar Kelimeler: Hypericum binbirdelik Otu. Vektör dizilerinden arındırılmış EST’lerden 136 kontig. Eğitim Fakültesi. in vitro Manyetik Alanın Hypericum perforatum L. NaCl. sürgün uzunluğu ve klorofil miktarının azaldığı belirlenmiştir. diyabetik rahatsızlıklar. Bu amaçla sürgün uçları 4 değişik konsantrasyonda (30. klorofil miktarı ve salgı cebi sayısı belirlenmiştir. 50-100 mM NaCl içeren ortam üzerinde kültüre alınan sürgün uçlarından oluşan sürgünlerde sararmalar. peroksidaz. Laboratuarda hazırlanan MA düzeneğine bağlı olarak MA şiddeti ve süresi değiştirilmiştir. TRABZON (http://wheat. Deneme. Ortama ilave edilen tuz miktarı arttıkça bitkilerde sürgün sayısı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. karaciğer ve safra rahatsızlıkları.150 mM) NaCl içeren katı MS ortamı üzerinde kültüre alınmıştır.gov) veritabanından buğdayda sarı pas hastalığına özgün EST kütüphanesi taranarak 1549 EST belirlenmiştir. optimum koşullarda Hypericum perforatum L. EST. yapay olarak oluşturulan manyetik alan (MA) uygulamaları kullanılmıştır. Ziraat Fakültesi. Tohumlar saniyede 1 metre yol alan hareketli bir zeminde 50-60 örsted’lik bir MA şiddetine maruz bırakılmıştır. çimlenme 160 . Çalışma kontig ve singletone’ların gen anlatım profillerinin belirlenmesi amacıyla RNA düzeyinde de devam etmektedir. Kültüre alma işleminden 4 hafta sonra yapılan değerlendirmeler sonucunda. Dünyada 400 kadar türle temsil edilen ve ülser. (Binbirdelik Otu) cinsinin Türkiye’de 84 türü bulunmaktadır. soğuk algınlıkları. Ülkemiz Hypericum türleri bakımından önemli bir gen merkezidir. manyetik alan SB 067 perforatum.tr Yapılan bu çalışmada sürgünucu kültürü ile in vitro klonal çoğaltımı yapılan yarı bodur kiraz anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un tuza (NaCl) karşı reaksiyonları araştırılmıştır.pw. Bitki Koruma Bölümü. Çanakkale selimislekdemir@gmail. özellikle bitkisel tedaviye ilgi tüm dünyada artmıştır. Sevil YALÇIN Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Manyetik alanın bitkiler üzerinde yaptığı olumlu etkiyi gösteren bir çok çalışma mevcuttur. RNA SB 066 yüzdesi. fide yüksekliği.150 mM NaCl içeren ortam üzerinde gelişen sürgünlerde ise gelişimin tamamen durduğu ve şiddetli nekrozların oluştuğu gözlenmiştir. her macenta kutusu bir tekerrür olacak şekilde dört tekerrürlü olarak gerçekleştirilmiştir. Kiraz Anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un in vitro Koşullarında Tuza Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Ş. 989 adet singletone dizileri ‘BLASTX’ programı kullanılarak protein profilleri çıkarılarak fonksiyonlarına göre sınıflandırılmıştır.19. sarı pas.usda. Biyoloji Bölümü. Yapılan bir çok çalışmalarda yüksek ekonomik ve tıbbi değere sahip bitkilerin hızlı bir şekilde geliştirilmesinde ve daha çok ürün elde edilmesinde. Mahmut Osman USLU Süleyman Demirel Üniversitesi. iklim odasında. Fen Bilgisi Ana Bilim Dalı. Kontrol ve farklı MA şiddetine maruz bırakılan tohumlardan.sdu. moleküler markör.edu. 50. Isparta evrima@ziraat. mide. Bulk segregasyon analizi. Anahtar Kelimeler: Buğday. Anahtar Kelimeler: Kiraz. Bu çalışmada manyetik alanın Hypericum perforatum L. Evrim ARICI. tohumları üzerine MA etkilerini saptamak amaçlanmıştır. Bu sınıflardan 17 kontig ve 11 singletone primer çifti dizayn edilerek.com Son yıllarda doğal tedavi yollarına. İlköğretim Bölümü. dayanıklı ve hassas anaçlarda ve bu anaçlara ait 3 farklı konbinasyonun F2 generasyonuna ait dayanıklı ve hassas karışımlarda (“bulk”) Bulk Segregasyon analizi ile DNA markör çalışmalarında kullanılmaktadır.

Oburator hücreleri bol nişasta içerirler. Yumurta hücresinden daha küçük olan sinergitler benzer kutuplaşma gösterirler ve hücre çeperleri hücrenin kaidesinde çizgili cihazı (FA) oluşturur. Hücrenin apikalinde nişasta birikimi vardır. Coommassie brilliant blue. Embriyo gelişimi Onagrat tiptedir. İntegümentler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. sınırları düzgün olmayan. Sinergitler geçici yapılardır ve döllenmeden önce körelirler. kanal hücrelerinin çeperleri hem kanala bakan hem de yan yüzlerinde çok sayıda girinti ve çıkıntılar oluşturur. autumnalis’in tohum taslakları anatrop. Fen-Edebiyat Fakültesi. Kanal hücrelerinin sitoplazmaları körelmeye başlar ve sitoplazma miktarı azalır. Embriyo kesesi gelişimi Polygonum tiptedir. Kanal hücrelerinin nukleuslarının hacmi küçülür ve şekillerinde bozukluklar ortaya çıkar. Zigot karakteristik polarize görünümdedir: Mikropilde vakuol. Antipot nukleuslarının hacimleri ploidi seviyesinin n ve 128n arasında değiştiğini gösterdi. sitokimya. daha sonra hücreli hale geçti.’de Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Zeynep Mine COŞKUN1. endosperma. Sitoplazma plastit. Fen-Edebiyat Fakültesi. Antipotlar daimi yapılardır ve ritmik büyüme gösterirler. Bu amaçla farklı gelişim evrelerindeki çiçek tomurcukları asetik-alkolde (1:3) fikse edilip hazırlanan parafin bloklardan el mikrotomunda kesitler alınarak Regaud hematoksilin. Anahtar Kelimeler: Scilla autumnalis. görünüş ve yoğunluktaki granülleri içerir. Kanal hücrelerinin çeperleri tozlaşma öncesine göre daha kalınlaşır. Tıbbi Biyoloji ve Genetik. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Ornithogalum sigmoideum. poliploidi 161 . kanal hücreleri. ribozom. FA sitoplazma içine doğru uzanan parmak şeklinde çıkıntılar şeklindedir ve PAS ile kuvvetli reaksiyon verir. Başlangıçta her iki odacıkta bölünmeler serbest nukleusluyken. diktiyozom ve diktiyozoma ait vesiküller ve çeşitli büyüklük. Hücre çeperi üzerinde kesintisiz ve düzgün kütikula tabakası bulunur. İstanbulMaltepe-Başıbüyük’ten toplanan çiçek tomurcukları %3 glutaralaldehit ve %1 OsO4 ile fikse edildikten sonra eponda bloklandı ve kesitler uranil asetatkurşun sitrat ile kontrastlama yapılarak elektron mikroskobunda incelendi. Organeller genellikle hücrenin kanala bakan tarafında yoğunlaşmışlardır. krassinusellat ve bitegmiktir. sigmoideum’un stilusunda kanalın her iki yüzeyinde bir sıra kanal hücresi bulunmaktadır. endoplazmik retikulum keseleri (ER). erimeyen ve asidik polisakkkaritler içerir. kalazada nukleus ve besin maddelerince zengin sitoplazma bulunur. S. nusellus epidermisi ve hipostas bol miktarda nişasta.com Bu çalışmada Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da tozlaşma öncesi (antesis öncesi) ve tozlaşma sonrası (antesis sonrası) evrelerinde stilus kanal hücrelerinin ince yapıları incelendi. Endosperma helobial tiptedir. Nukleusun çevresindeki sitoplazma bölgesi yoğun ve organel açısından çok zengindir. Kanal hücreleri düzgün şekilli nukleusların yanında. zarı genellikle bir yerden merkeze doğru girinti yapan nukleuslar da içerirler. embriyo. Olgun embriyo kesesinde yumurta hücresi kuvvetli PAS pozitif reaksiyonu veren tam çeperle çevrilidir. Funikulusun kaidesinde küçük bir çıkıntı halinde obturator farklılaşır. ABD 2 Marmara Üniversitesi. Tozlaşma öncesi evrede. Sitokimyasal testler antipotların depo maddelerince zengin olduğunu açığa çıkardı.com Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Stilus Kanal Hücrelerinin İnce Yapısı Işıl İSMAİLOĞLU. Biyoloji Bölümü zmcoskun@yahoo. embriyo kesesi. Alcian blue boyaları uygulayıp ışık mikroskobunda incelendi. kanal hücreleri kanalın genişlemesiyle birbirinden iyice uzaklaşırlar. protein. Meral ÜNAL2 İstanbul Bilim üniversitesi. İstanbul-Başıbüyük’ten 2006-2007 yıllarında toplanan Scilla autumnalis’in üreme biyolojisi incelendi. Biyoloji Bölümü isilismailoglu@gmail. Antipotlara yakın yer alan primer endosperma nukleusu bölünerek küçük alan kalazal ve büyük alan mikropilar odacığı oluşturur. Tozlaşma sonrası evrede. TRABZON SB 068 SB 069 Scilla autumnalis L. Sitoplazmada organellerin sayısı çok azalır. Çeper üzerinde bulunan kütikula yer yer parçalanır ve kütikula parçaları kolaylıkla çeperin üzerinde ve kanalın içinde gözlenir. O. Meral ÜNAL Marmara Üniversitesi. PAS. bazı bölgelerde sadece ER görülür. elektron mikroskobu 1 Bu araştırmada. Tıp Fakültesi.

Biyoloji Eğitimi. spermlerden biri yumurtayı dölleyerek embriyo. acanthoclada DC. Bugüne kadar genetik etiketlemeye maruz kalan genlerin çoğu memeli ve Drosophila’da bulunmuştur. Çalışılan taksonlardan G. G. Hakan ÇAM. Genetik etiketleme veya damgalama (imprinting) olarak bilinen bu mekanizma. Bu taksonlar. (Fabaceae) Cinsi Taksonlarının Karyolojik Yönden İncelenmesi Esra MARTİN Selçuk Üniversitesi. 36. Çalışmada farklı dokularda (stamen. sepal/petal. bazı 162 . burdurensis P. Konya esramartin@gmail. Erkek gametofit ise vejetatif bir hücre ve iki sperm taşıyan polen tanesidir. yaprak. thaliana türünde genetik etiketlenmeye uğrayan FIS (FERTILIZATION INDEPENDENT SEED) sınıfı genlerin triploid apomikt B. involucrata Spach. sandrasica ve G. Çünkü embriyoda ebeveynlere ait genomik oran 1maternal: 1 paternal iken endospermde bu oran 2m: 1 p’dir. Bir model organizma olan Arabidopsis thaliana bitkisinde ise genetik etiketlemeye maruz kalan genlerin endosperm gelişimi sırasında ifade olduğu gösterilmiştir. cinsin endemizm oranı %33’tür. G. A. sessilifolia DC. holboellii dokularında ifadeleri araştırılmıştır. Apomiktik bitkilerde genetik etiketlemenin rolü henüz açıklanamamıştır.. diğeri ise merkezi hücreleri dölleyerek endospermi oluşturur. Buna karşın. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu orandan her iki yöne doğru sapmalar tohum gelişimi üzerinde olumsuz yönde etkili olarak kayıplara yol açar. Bu türlerden G.19. G. G.. Bu cinsin Türkiye’de 13 türü doğal olarak yetişmektedir.tr Memeliler ve çiçekli bitkilerde bazı genler köken aldığı ebeveyn cinsiyetine bağlı olarak işaretlenir. diğerlerinin kromozom sayıları bilim dünyası için ilk kez belirlenmiştir. Bu süreçte dişi ve erkek gametler haploid gametofit içerisinde gelişirler. acanthoclada. G. carinalis Gris.) Kit Tan & Zieliński. genetik etiketleme. Genista cinsine ait 12 takson karyolojik yönden çalışılmıştır. G. Bir dişi gametofit yumurta ve merkezi hücrelerin bulunduğu embriyo kesesinden oluşur. albida Willd. Eğitim Fakültesi. 44. G. burdurensis. karyotip.Gibbs. G. Endosperm. Bu dokulardan total RNA izolasyonu yapılmış izole edilen RNA’ların kalitesi FA jel elektroforezinde belirlenmiştir. G. januensis Viv. TRABZON SB 070 Türkiye Genista L. İlave olarak çalışılan tüm taksonların doğal habitatlarında fotoğrafları da çekilmiştir. Sonuç olarak. G. G. G. sessilifolia ve G. G. Türkiye SB 071 genlerin ana ya da babadan gelmesine bağlı olarak ifade olmasına yol açar. Biyoloji Bölümü. subsp. Çoğu angiosperm türde tohumdaki genetik çeşitlilik seksüel üreme ile ortaya çıkar. Daha sonra bu RNA’lar cDNA sentezi için kullanılmıştır. sandrasica Hartwig & Strid’dır. vuralii endemik olup. Kuzey Afrika ve Batı Asya’da yayılış göstermekte ve yaklaşık dünyada 90 tür ile temsil edilmektedir. Yasemin DEMİRGAN. Genista tinctoria L.. (Fabaceae) cinsi Avrupa. 42090 Meram. Boechera. Genista cinsindeki taksonların somatik metafaz kromozomları 2n = 18. involucrata türlerinin ise karyotip analizleri de Görüntü Analiz Sistemi (IAS) kullanılarak yapılmıştır. lydia (Boiss. bir tohumda kromozom sayısı embriyoda 2n iken endospermde 3n’dir. Leguminosae. kromozom sayısı. 46. tinctoria türü hariç. sandrasica türlerinde ise poliploid hücreler gözlenmiştir.. albida ve G. apomiktik üremede embriyo döllenme olmaksızın meydana gelir. Anahtar Kelimeler: Apomixis. G. G.edu. Angiospermlerde tohum çifte döllenme diye bilinen bir mekanizma ile gerçekleşir. subsp. libanotica Boiss. Anahtar Kelimeler: Genista. gövde ve kök) FIS gen ifadeleri RT-PCR yöntemi ile ortaya çıkarılmıştır. FIS Apomiksi ve Genetik Etiketleme: Doğal Apomikt Boechera holboellii Türünde Genetik Etiketlemeye Maruz Kalan Gen İfadelerinin Belirlenmesi Sibel YILMAZ. G. Genista tinctoria.. aucheri Boiss. Çanakkale sibelyilmaz@comu.. Büyüme kabinlerinde yetiştirilen bitkilerden elde edilen dokular RNA degredasyonunu önlemek için RNA later solusyonu içerisinde sterio mikroskop altında diseksiyon iğnesi ile ayrılmıştır. thaliana FIS genleri dizilerine göre dizayn edilen primerler ile PCR yapılmıştır ve ürünler agaroz jel elektroforezinde analiz edilmiştir.. 48. Ayrıca G. G. lydia. Bu araştırmada. Ardından A. Kemal Melih TAŞKIN Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. anatolica Boiss.. G. albida. januensis subsp. burdurensis. aucheri. Bu çalışmada. karpel. Biyoloji Bölümü.com Genista L. 52 ve 72 şeklinde tespit edilmiştir. involucrata.

Kınıklı.edu. domates üretim ve tüketimi açısından önemli bir ülkedir. Bu yüzden. Selçuk Üniversitesi. Bu çalışmada. Türkiye. 2 İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü. temiz alet ve donanım kullanılarak. ürün rotasyonu yapılarak. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. pimpinellifolium. L. Bir dendrogram yapılarak türlerin filogenetik akrabalıkları ortaya çıkarılmıştır. L. Biyoloji Bölümü.000 ha alanda domates üretilmektedir. Beslenme ihtiyacı için kullanılan sebzelerin başında domates yer almaktadır. Eminur BARUTÇU1. Konya dnapolimeraz@gmail. L. Patates Y virüsü (PVY) domates bitkisini infekte eden virüsler arasında en çok yaygın ve zararlı olanlardan biridir. Domatesin üretim ve kalitesi çok çeşitli hastalıklar nedeniyle düşmektedir.Türkiye. iki haftalık (inokule edilen yapraklar) ve dört haftalık (Sistemik yapraklar) dönemlerde virüs varlığının saptanması için DASELISA (Double Antibody Sandwich Enzymelinked immunosorbent assay) ile test edilmiştir. Domates üretimini bütün dünya’ da olduğu gibi kısıtlayan en önemli faktörlerden biri değişik virüslerin sebep olduğu viral hastalıklardır. Bakteriyel. Fen Edebiyat Fakültesi. fungal ve viral hastalıklar önemli ölçüde ürün kalite ve veriminde etkili olmaktadırlar. dünya çapında üçüncü sırada yer almaktadır ve Türkiye’de 260. Biyoloji Bölümü. Cinsi Cheirolepis (Boiss. domates üretimi açısından Türkiye. Kampus. Patates Y virüsü (PVY). chmielewskii bitkilerinde PVY’ye karşı dayanıklılık olduğu tespit edilmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. Yabani domates türlerinde değişik şekillerde dayanıklılık tespit edilmiştir. Bu hastalıklar. endemik SB 073 Domateste Patates Y Virüsü (PVY)’ne Karşı Dayanıklılık Fevziye ÇELEBİ TOPRAK1. dayanıklılık 163 . en iyi mücadele yöntemi genetik dayanıklılığın kültür domateslerine aktarılmasıdır. hirsutum ve L. ISSR. Biyoloji Bölümü. İnokule edilen bitkiler. Biyoloji Bölümü. domates. 20017.) Hoffm.tr Gittikçe artan insan nüfusunda tarım hayatı son derece önemli bir yer kaplamaktadır. chmielewskii F2 populasyonlarının fenotipik analizlerine göre dayanıklılığın resesif tek genle kontrol edildiği varsayılmaktadır. Sonuçlar Ki-kare analizinde belirlendiği gibi 1:3 açılım oranına uymaktadır. hirsutum PI247087 bitkisinde PVY’ye karşı immünite olduğu gözlenmiştir. Domates. Meryem BOZKURT.19. vitamin ve mineral maddeler açısından oldukça zengin bir sebzedir. Yabani ve kültür türleri ve bu hatların çaprazlarından elde edilen F1 ve F2 hatları PVY ile mekanik olarak inokule edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Centaurea. Tuna UYSAL. ve Pseudoseridia Wagenitz Seksiyonlarında Yer Alan Bazı Akraba Türlerin ISSR (Inter-Simple Sequence Repeats) Yöntemiyle Seçilmesi Eda ÖZEL. L. Elde edilen parmak izlerine göre bir veri matriksi oluşturulmuştur. İzmir fctoprak@pau. tüm ürünün kullanılamayacak duruma gelmesine neden olabilmektedir. Özellikle virüs vektörleri olan böceklerle mücadelede kullanılan insektisitler hem insan sağlığı açısından hem de maddi açıdan zararlı olabilmektedirler. Sami DOĞANLAR2. Dünyada tüm etmenlere dayalı verim kayıpları 500 milyar dolar (USD) olarak tahmin edilmektedir. PVY virüsü bitkilere mekanik olarak taşındığı gibi afidler aracılığı ile de taşınır. FAO 2006 (Food and Agriculture Organization) verilerine göre. Kuddisi ERTUĞRUL. Bitki hastalıklarıyla mücadelede çeşitli yöntemler kullanılmaktadır: dayanıklı ve toleranslı kültür çeşitleri kullanılarak. Anne FRARY2 1 Pamukkale Üniversitesi. 50 farklı yabani tür ve kültür domates türlerinde PVY’ye karşı dayanıklılık kaynakları araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: PVY. TRABZON SB 072 Centaurea L. Lycopersicon chilense ve L. taşıyıcı vektörlerle savaşılarak. peruvianum. Kınıklı Merkez Kampüs. glandulosu ve L. Denizli.com Bu çalışmada Cheirolepis ve Pseudoseridia seksiyonunda yer alan ve birbirleriyle yakın akraba olduğu düşünülen Centaurea türlerinin moleküler bir seçici olan ISSR (Basit diziler arası tekrarlar) yöntemi ile seçimi yapılmıştır. bitki kalite ve verimini önemli ölçülerde azaltan viral bir bitki hastalığıdır. hastalıklı tohumların kullanılmamasına dikkat edilerek viral hastalıklarla mücadele edilmektedir. pennellii ve L. Urla.

Fen Fakültesi. Kromozom sayıları. Bu yazılım kullanılarak bütün canlıların somatik kromozom sayılarının tespit edilmesi. kullanım kolaylığı. kromozom morfolojileri farklıdır. Canlılardaki kromozom sayı ve morfolojilerinin sitogenetik açıdan incelenmesi. ölçüm güvenilirliği. TRABZON SB 074 Türkiye İçin Endemik Olan Tordylium elegans’ın (Boiss. Ahmet DURAN1.) Alava & Hub. insanların performansları ile karşılaştırıldığında hızlılık. kromozom morfolojilerinin belirlenmesi ve kromozom aberasyonlarının ortaya konulması mümkündür. Şehit Cem Ersever Caddesi. idiyogram. daha hızlı ve daha güvenilir sonuçlar almasını. kromozom. Sonuçlar kullanıcıların belirleyeceği parametreler doğrultusunda elde edilir. Haşim ALTINÖZLÜ Hacettepe Üniversitesi.26 µ ile 3. Tordylium elegans. Lütfi ÇETİN. Karyotip formülü 1 terminal. endemik. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemlerinde görüntü oluşumu renklerin ayrışım karakterlerinin sayısallaştırılması ile gerçekleşir. Biyoloji Bölümü. karyotip SB 076 Ug 99’a Karşı Küresel Yaklaşımlar ve Türkiye için Genetik Dayanıklılığın Kullanımı Üzerine Bazı Araştırmalar–I Fazıl DÜŞÜNCELİ. Bir hücreyi mikroskop altında gözlemek. Yenimahalle. Fungal biyotik stres faktörlerinden biriside Kara Pas (Puccinia graminis 164 . Kadir AKAN Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü.15 µ arasındadır. verilerin dizayn edilmesi ve bilgilerin depolanması gibi yönleriyle çok daha avantajlıdır. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemleri otomatik ve yarı otomatik olarak ölçümler yapar.com Yaşayan her canlının sahip olduğu belirli bir kromozom sayısı vardır. nitelikli bilimsel yayınlar üretmesini sağlamada vazgeçilmez bir yazılım olduğu anlaşılmaktadır. Biyoloji Bölümü. karyotip analizi. 3 medyan ve 4 submedyan (2n= 1t + 3m + 4sm) kromozom olarak belirlenmiştir. toplam haploid kromozom uzunluğunun ölçülmesi. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemi.-Mor kromozom sayısı ve karyotip analizi ilk kez bu çalışmada verilmiştir. Beytepoe. Sitogenetik çalışmalar yapan akademisyenlerin ve araştırmacıların daha kolay.. Anahtar Kelimeler: Kromozom sayısı. tüm dünya ve ülkemiz için stratejik ürünler arasındadır. 8 çift kromozom azalan boylarına göre 1 den 8’e kadar sıralanmıştır. & Bal. elegans’ ın kök uçlarından elde edilen mitotik kromozomlarının analizi yapılarak. canlılardaki sistematik problemlerin çözümünde ve filogenetik ilişkilerinin belirlenmesinde kullanılmaktadır. Ankara kadir_akan@hotmail. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemlerini kullanarak çok daha hızlı ve güvenilir veriler elde etmek mümkündür. Babacan UĞUZ2. Ankara esramartin@gmail. Günümüz sitogenetik çalışmalarında kromozom kol indeksleri. cm) sonuçları alabilir. Üretimin her aşamasında biyotik ve abiyotik stres faktörleriyle karşılaşılabilmekte olup bu stres/stresler nedenleriyle ciddi verim ve kalite kayıpları oluşabilmektedir. sentromer konumlarının belirlenmesi. & Bal.-Mor (Umbelliferae) Kromozom Sayısı ve Karyotip Analizi Ayşe Nihal GÖMÜRGEN. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı.tr Türkiye için endemik bir tür olan Tordylium elegans ‘ın (Boiss. Zafer MERT. Otomatik ölçümlerde. Şti. Umbelliferae. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. taksonlara ait karyogram ve idiyogramlarının çizimi gibi uygulamalar bilgisayar programları ile yapılmaktadır. Bilgisayar yazılımları. kromozom preparatlarından elde edilen mitotik metefaz görüntüleri üzerinde örnek karyotip uygulamaları da konunun uzmanı tarafından sunulacaktır. Kullanıcı kalibrasyon yaparak istediği birimde (µm. Seval ALBOSTAN.) Alava & Hub.com Buğday (Triticum aestivum). Ancak sağlıklı sonuca ulaşabilmek için çok sayıda hücreyi incelemek gerekmektedir. incelemek ve değerlendirmek kolay olabilmektedir. Ortalama kromozom boyunu 2. her ne kadar bazı taksonlarda aynı olsa da. No:11. Bu programın kullanımı ile ilgili teknik bilgiler yazılımcı tarafından. mm. SB 075 Bilgisayar Destekli Görüntü Analiz Sisteminin Sitogenetik Çalışmalara Uygulanabilirliği ve Güvenilirliği Esra MARTİN1. Eğitim Fakültesi. Konya 2 Bab Yazılım Donanım Mühendislik ve Medikal Cihazlar Ltd. Botanik ABD. 1 Selçuk Üniversitesi. Ankara gomurgen@hacettepe. Bilgisayarların ölçü birimi pixeldir. T.edu.19. Anahtar Kelimeler : Görüntü işleme ve analiz sistemi. kromozom boy uzunlukları. Bilgisayar destekli Görüntü İşleme ve Analiz Sistemi ülkemizin bazı Üniversitelerinin laboratuvarlarında ve araştırma hastanelerinde etkin olarak kullanılmaktadır.21µ dur ve kromozom boyları 1. Bu taksonun somatik kromozom sayısı 2n = 16 olarak tespit edilmiştir.

Yenimahalle. Küresel bir risk olarak kabul edilen ırka karşı uluslar arası araştırma kuruşları ve tehdit altındaki ülkelerin katılımlarıyla Küresel Pas Girişimi (GRI) oluşturulmuştur. üretim maliyetlerini bir miktar artması. hedefe hızlı ulaşılması ve diğer birçok mücadele şekline göre ucuz olması nedeniyle kimyasal uygulamalar üreticiler tarafından öncelikle tercih edilmektedir. Antraknoz (Ascochyta rabiei) hastalıkları biyotik stres faktörleri olarak Orta Anadolu şartlarından öne çıkanlardır. bir ton buğday 140 USD olarak hesaplanırsa 16. Kimyasal uygulamalardan dolayı oluşan kalıntılar ya da yeni oluşan bileşikler biyolojik ortamı etkilemekte. Şehit Cem Ersever Caddesi.sp. Biyoloji Bölümü. Günümüzde benzer bir durum söz konusudur. Seval ALBOSTAN. kara pasın mevcut durumunun ve patotiplerinin belirlenmesi 3) Çeşit ve hatlardan oluşan ülkesel buğday materyalinin hastalığın görüldüğü ülkelerden birisi olan Etiyopya’da bu ırka karşı reaksiyonlarının belirlenmesi amacıyla gönderilmiştir. Arpada. Bu dezavantajları önemli fırsata dönüştürebilecek olan genetik dayanıklılık. 2006–2007 yılı yetiştirme sezonunda tarla ve sera şartlarında test edilmiştir. IWWIP. 4) Test materyali içerisinde dayanıklılık özelliği taşıyan genotiplerde dayanıklılığı sağlayan genlerinin belirlenmesi 5) Dayanıklı çeşit geliştirmek ve hastalığın ülkemize gelmesi durumunda genetik dayanıklılık kullanılarak hastalıkla mücadele edilebilmesi noktasında ıslah çalışmalarına başlanması amaçlanmaktadır. Aktif üye konumundaki ülkemizde de ortak girişimce geliştirilmiş olan ortak stratejiler çerçevesinde çalışmalar yürütülmektedir.000 USD kayba neden olduğu bildirilmektedir. ve uçucu madeni yağla inokule edilmiş ve değerlendirme 165 . 1)Uluslararası kuruluşlarla diyalog çerçevesinde ırkın hareketi izlenmesi 2) Ülkemiz için. kara pas (Puccinia graminis f. Nohutta. Çalışma TÜBİTAK 1001 programınca (106O331) finanse edilmekte olup. Irkın etkisi ülkemizde 1995 yılında hissedilmiş olup Çukurova’da 500 bin ton ürün ve bunun parasal karşılığı olarak da 5. uygulamanın kolay olması. Arpa Çizgili Yaprak Lekesi (Pyrenophora gramineum). Ankara kadir_akan@hotmail.) dünya ve ülkemiz için stratejik ürünler arasındadır. Bu amaçla 2007 yılında TAGEM’e bağlı 11 araştırma enstitüsünden Kışlık Dilim için 175 hat/çeşit. tritici).sp. ciddi yatırımların yapıldığı ve önemli bir pazar haline gelen organik üretimde kullanım kısıtlamalarının olması belki daha da önemlisi çevreye/bitkiye olan olumsuz etkileridir. insana ve çevre sağlığı için oluşabilecek olumsuzlukların giderilmesi için belirli bir maliyetin oluşması da önemli bir dezavantajdır. Bu hastalıkların kontrolünde genellikle. dünya üretiminin yaklaşık % 19’a denk gelen 117 milyon ton ürün kaybına. Buğdayda. EARO (Etiyopya) ve PBI (Sydney Üniversitesi)’ca desteklenmektedir. Kamu kaynaklarının kullanımı noktasında.000. Arpa Yaprak Lekesi (Rhynchosporium secalis).sp. GRI. No:11. TAGEM. genetik dayanıklılık SB 077 Genetik Dayanıklılığın Buğday.4 milyar dolar zarar meydana getirebileceği ve bu durumdan 1 milyara yakın insanın etkilenebileceği yönündedir. Macrocycle’nin fungal etmenlerde. su. Üretimleri sırasında karşılaşılan biyotik ve abiyotik stres faktörleri nedeniyle ekonomik anlamda önemli verim ve kalite kayıpları oluşabilmektedir. İlk defa 1999 yılında Uganda da tespit edilmesine atfen Ug 99 adı verilen yeni bir kara pas ırkının da küresel bir epidemiye yol açmasından ciddi endişe duyulmaktadır. Örneğin Kenya’da 1986 yılında tespit edilen Yr9 dayanıklılık geni üzerine etkili sarı pas ırkı. Anahtar Kelimeler: Buğday (Triticum aestivum). Ug99. Zafer MERT. tritici ) olup epidemi durumunda kayıplar %90’a ulaşabilmektedir. oluşan bu yeni ırklar her anlamda büyük küresel sonuçlar doğurabilmektedir.com Buğday (Triticum aestivum). KARI (Kenya). sırasıyla 135 (%77) ve 23 (%16) genotip dayanıklı olarak belirlenmiştir. Uzun yıllar süren çalışmalar sonucu oluşturulan hastalıklara dayanıklılık kaynakları. Fazıl DÜŞÜNCELİ Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü. Yazlık Dilim için 140 hat/çeşitten oluşan setler Etiyopya’da test edilmiş olup. tüm alıcı ortamlarda kalıntı oluşturarak biyolojik dengeleri bozabilmekte hatta besin zincirine girerek insanda bile toksik etki oluşturabilmektedir. arpa (Hordeum vulgare) ve nohut (Cicer arietinum L. ucuz ve pratik kontrol metodu olarak alternatif bir yaklaşımdır. Sarı Pas (Puccinia striiformis f. TRABZON f. hastalığın eşeyli dönemi sürecinde ya da farklı mutagen kaynaklar nedeniyle mutasyonlar oluşabilmekte ve bu şekilde hastalığın yeni ırkları meydana gelebilmekte. Ug 99 dünya buğday koleksiyonunun önemli bir kısmını etkilenmekte olup öngörüler ırkın. Test materyali üzerine Sarı pas için uredosporlar ilkbaharda talk pudrası. Sürme (Tilletia foetida ve Tilletia caries) ve Rastık (Ustilago tritici). Lütfi ÇETİN.19. Doğu Afrika’da ortaya çıkıp kuzeye doğru yayılarak geniş bir alanda buğday üretimini etkilemiştir. üreticiler tarafından kullanılabilecek uygun. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Irk ülkemize gelip belli bir tehdit oluşturmadan yapılan çalışmalar şu şekilde özetlenebilir. Arpa ve Nohutun Bazı Fungal Hastalıklarına Karşı Orta Anadolu Şartlarında Kullanımı Üzerine Araştırmalar Kadir AKAN. Kimyasallar önerilen şekilde kullanılsa bile. tritici ).

Elde edilen sonuçlar hem yıllar arası hem de aynı yılın farklı dönemlerinde örneklenen. Bu genotipler kullanarak kimyasal savaşım sonucu oluşabilecek olumsuzların önlenmesi. Arpa (Hordeum vulgare) ve Nohut (Cicer arietinum L. Ayrıca. Arpa Yaprak Lekesi (Rhynchosporium secalis).com Kundu Turizm Merkezi ve çevresinde yer alan yaklaşık 1000 dönüm büyüklüğündeki Fıstık Çamı (Pinus pinea L. Türkiye SB 079 Türkiye’nin Önemli Orman Zararlılarından Akdeniz Çam Kabuk Böceği [Orthotomicus erosus (Wollaston. Bu yüzden zararlı üzerindeki araştırmalara 2004 yılından itibaren önem verilmeye başlanmıştır.4 m yüksekliklere. ağaçların yaşlarına paralel olarak 1 . atkestanesi park. birey sayısı. Fen Fakültesi. feromon. Arpa Çizgili Yaprak Lekesinde hastalık tohuma sandviç yöntemi ile inokule edilmiş olup bu hastalıklar sağlam/hasta bitki oranı göre. Fıstık Çamı ormanında. 500. EBAL. 34473 Sarıyer. fıstık çamı. Anahtar Kelimeler: Akdeniz çam kabuk böceği. Arpa Yaprak Lekesinde 500. arazinin tamamını örnekleyecek şekilde yerleştirilen 200 feromon tuzağında.000 spor/ml yoğunluğunda inokule edilmiş ve gözlemler 1-9 skalasına göre yapılmıştır. çalışma boyunca toplam 9 seri feromon kullanılmıştır. Biyoloji Bölümü. Sürme’ye 60.edu. Araştırmalarımızdan elde 166 . Antraknoz (Ascochyta rabiei). Akdeniz Çam Kabuk Böceği Orthotomicus erosus’a karşı etkili olmuştur.). Çalışma süresince toplam 149. Orman Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı. cisverbenol. Arpa Çizgili Yaprak Lekesi (Pyrenophora gramineum). Kullanılan feromonun içeriği. Çalışmalar 2004 yılının Nisan .Kasım (236 gün) dönemlerinde toplam 424 gün sürdürülmüştür. Sürme (Tilletia foetida ve Tilletia caries). Arpa Çizgili Yaprak Lekesi’ne 146. Antraknoz’a karşı 125 farklı genotip dayanıklı olarak belirlenmiştir. Sürme ve rastıkta hastalık tohuma tekniğine uygun. Biyoloji Bölümü.801 (%55. Akdeniz Çam Kabuk Böceği (Orthotomicus erosus Bright & Skidmore.) ormanında. Rastık (Ustilago tritici). Kundu Köyü. Farklı amaçlar için yürütülen veya yürütülecek olan ıslah programlarında genitör bitki olarak kullanılabileceği gibi amaca uygun olanlarında çeşit olarak da tescil ettirilebilmesi mümkündür. Pinus pinea. genetik dayanıklılık SB 078 ettiğimiz ilk verilecektir.Hüseyin CEBECİ.840 (%47. Orman Fakültesi. tritici).Kasım (188 gün) ve 2005 yılının Mart . Anahtar Kelimeler: Buğday (Triticum aestivum).000 spor/ml yoğunluğunda inokule edilmiş ve değerlendirme 0-4 skalası göre Antraknozda hastalıklı bitki artıklarından ve kültüre alınan antraknoz etmeni. Arpa Yaprak Lekesi’ne 107. İstanbul.67)’ı da 2005 yılına aittir.19. 1857)] ile Biyoteknik Mücadele Deniz İNNAL KUYAB1. İSTANBUL hcebeci@istanbul.tr İstanbul Belgrad Ormanı alanlarında 2004 ile 2005 yılları arasında Cameraria ohridella tahribatı görülmüştür. bunların 82. yoğunluk ve ağırlık değişimi. Sarı pas (Puccinia striiformis f. Sabiha ACER İstanbul Üniversitesi. eşey oranı ve tuzak yüksekliği-örneklenen birey sayısı arasındaki ilişki şeklinde değerlendirilmiştir. veriler bu çalışma içerisinde Anahtar Kelimeler: Aesculus.33)’i 2004 yılına 66. bulaşma. Orthotomicus erosus. Selim Sualp ÇAĞLAR2 1 Kundu Turizm Yatırımcıları Birliği.641 birey örneklenmiş olup. gözlem. TRABZON Modifiye Cobb skalasına göre.sp.8. Antalya 2 Hacettepe Üniversitesi.1997)’ne karşı feromon tuzakları kullanılarak biyoteknik mücadele yapılmıştır. 06800. Orta Avrupa ve Balkan ülkelerinde yoğun zararı görülen bu türün ülkemizde yeni olması nedeniyle herhangi bir epidemi olabilecek populasyon artışına şu anda şahit olunmamıştır. Lepidoptera. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ipsdienol” şeklindedir. Beytepe-Ankara innald@yahoo. Antalya İstanbul Belgrad Ormanı Atkestanelerinde Yeni Bir Zararlı: Cameraria ohridella (Lepidoptera:Gracillariidae) H. bahçe ve orman alanlarımızda kültür bitkisi olarak kullanılmaktadır. “metil-butenol. bu şekilde çevre ve insan sağlığının korunması mümkün olabilir. Çalışmalar sonucunda buğdayda Sarı pasa 252 (48 adeti makarnalık buğday). Sonuç olarak feromon tuzakları kullanılarak yapılan biyoteknik mücadele. Rastık’a 80. Larvalar Aesculus hippocastanum yapraklarının alt ve üst epidermisi arasında beslenerek kahverengi lekelenmeler meydana getirmiştir.

tr Bu çalışmada. SB 082 SB 081 Türkiye. MİDDLETON3 1 Dumlupınar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Akdeniz ekosistemleri gibi çok sık yangına maruz kalan alanlarda bulunan bitki türlerinin çoğu. Ekoloji Anabilim Dalı.edu. K. Çek Cumhuriyeti. gövde ve yaprak kuru ağırlıkları ile çiçeklenme fenolojileri karşılaştırılmıştır. Dolayısıyla. Her bir alan 167 . Fen Fakültesi. ekonomik başarılarla taçlandırılmamış askeri ve siyasi zaferlerin kalıcı olamayacağını ve kısa sürede etkisini kaybedeceğini düşünen M. Biyoloji Bölümü. Atatürk dönemi populasyonları temsil eden bitkilerin boy uzunlukları. Beytepe.edu.G. Fen. İspanya ve Türkiye populasyonları ile Kanada ve Amerikadaki populasyonlarından alınan tohumlar bir yıl boyunca sera koşullarında aynı şartlar altında yetiştirilerek bitkilerin kök.. Marmaris civarında Haziran-Eylül 2005 tarihleri arasında yürütülen bu çalışmada.tr Ülkemizde nehir.8 ± 26.S.S National Wetlands Research Center. 06800. Avrupa ve Kuzey Amerika’da Yayılış Gösteren İstilacı Lythrum salicaria L. Süksesyonal bir seri oluşturmak amacıyla. USA akanil@dumlupinar.edu. Özellikle. Muğla mtemel@mu.3 ± 61. TRABZON SB 080 Atatürk Döneminde Türkiye’de Bitki Sağlığının Korunması Mehmet TEMEL. BİNGÖL1. Elde edilen verilerin JMP SAS istatistik programında değerlendirilmesi sonucunda bitkinin Türkiye populasyonlarının toprak üstü ve toprak altı organlarının en iyi gelişim gösterdiği belirlenmiştir (Ort ± SE: boy (cm) = 244. toplam kuru ağırlık (gr) = 463. salicaria nın doğal yayılış gösterdiği Finlandiya. bölgede bulunan farklı tarihlerde yangına maruz kalmış yedi alan ve uzun süredir yangına maruz kalmamış iki alan seçilmiştir. Kuzey Amerika ve Kanada’ya antropojenik vektörlerle taşınmış olarak giren bu tür. sulak alanların çevresinde tarımsal faliyetlerin artması ve ağaç türlerinin kesilerek tepe tacı kapalılığının azaltılması nedeniyle istilacı özellik kazanarak biyoçeşitliliği tehdit etmeye başlamıştır.06 ± 0. Biyoloji Bölümü. Hayrünisa BAŞ SERMENLİ Muğla Üniversitesi. yangına bağlı ve yangına bağlı olmayan bitki fonksiyonel gruplarının oluşturulmasıyla. kuru gövde ağırlığı (gr) = 222.8 ± 87. Cengiz TÜRE2.5 ± 12. ekolojik bilgiyi daha etkin ve kullanışlı bir şekilde elde edebilmemizi sağlayan fonksiyonel gruplara dayalı yaklaşımlar son yıllarda giderek ağırlık kazanmaya başlamıştır.3. Çiçeklenme fenolojileri karşılaştırıldığında en erken İspanya populasyonları çiçeklenirken en geç Kanada populasyonları çiçeklenmiştir. son beş yıl içinde.9. göl ve sulama kanallarının kenarında küçük ve sınırlı populasyonlar halinde doğal yayılış gösteren Lythrum salicaria L. kuru kök ağırlığı (gr) = 93.19. yangına karşı geliştirmiş oldukları uyumsal özellikler sayesinde populasyonlarını devam ettirebilmişlerdir. Biyoloji Bölümü. Lafayette. bu grupların yangın sonrası vejetasyon dinamiklerini açıklamadaki rolü incelenmiştir. L. Akdeniz ekosistemlerindeki en önemli ekolojik etmenlerden birisi olan yangına bağlı fonksiyonel grup oluşturulması vejetasyon dinamiklerinin incelenmesinde ön plana çıkmaktadır. kommünite ve ekosistem düzeyindeki çalışmalarda. Atatürk’ün ülkenin doğal zenginlik kaynağını oluşturan bitkilerin sağlığını korumaya yönelik izlediği politikalar kronolojik şekilde belgeleriyle sunulmaktadır. kuru yaprak ağırlığı (gr) = 122. kök ve gövde ağırlıkları hesaplanmıştır. Anahtar Kelimeler: Bitki sağlığı. Kütahya 2 Anadolu Üniversitesi. ekolojik çalışmalarda umut verici araçlar olarak görünmektedir. Beth A. belli bir işleve yönelik bazı uyumsal özellikleri paylaşan tür grupları olarak tanımlanmıştır. Biyoloji Bölümü.tr Türlerin yaşam öyküsü özelliklerine dayanan ekolojik modeller ve bitkileri müdahaleye cevaplarına göre sınıflandırma konusundaki yeni yaklaşımlar. Populasyonlararası üreme gücü karşılaştırıldığında ise Türkiye populasyonlarının Kanada populasyonlarından sonra en düşük üreme gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir (0.5 ± 16. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Edebiyat Fakültesi.9). Fonksiyonel gruplar. Bu çalışmada. (Lytraceae) Türünün Kuru Ağırlık ve Çiçeklenme Fenolojilerinin Karşılaştırmalı Olarak Araştırılması Nüket A.003). Altı farklı ülkeye ait Bitki Fonksiyonel Grupları ve Yangın Sonrası Rejenerasyon Çalışmalarındaki Önemi Çağatay TAVŞANOĞLU Hacettepe Üniversitesi. Eskişehir 3 U.7.1. Ankara ctavsan@hacettepe. sulak arazilerin baskın türü haline gelerek bölgede yayılış gösteren diğer bitki türlerinin yayılışlarını sınırlandırarak doğal habitatı tahrip etmektedir. üreme gücü ve yaprak.

Kütahya msozyurt@dumlupinar. Valeriana officinalis. Ülkemizde de 50–60 çeşit bitki. Kütahya. xestexanalarin o cümleden daş karxanalarinin. neftayirma zavodlarinin. Sabri ÖZYURT. ormanlar ve dağlardan toplanmaktadır. Botanik Anabilim Dalı. Lavandula stoechas. M. kasabalarda siyah çayın yerine içilmekteyken son 10–15 yıldır büyük şehirlerde de kullanılmaya başlanmıştır. Var. bagsalmada istifade etmekle hem dekoratif yasillasdirmani.az Bir çok növlerden istifade etmekle republikamızda etraf mühitin mühafazasınde onlarin genetik değişkenliğe göre havanın kirlendirme derecesi tayin edilmiştir. yayılış alanlarını. Bunların başında bitki çayları gelmektedir. Bu sayede değişik bitki fonksiyonel grupları oluşturulmuştur. Bornova. TRABZON içerisinde tesadüfi olarak seçilen kuadratlarda bitki türlerinin yüzde örtüşleri nokta örneklem tekniği uygulanarak belirlenmiştir.edu. çayı yapılarak tüketilmekte olup bitki çayları. tarihte olduğu gibi. Türkiye. kabuklarının. bitki örtüsü SB 083 Etraf Mühitin Muhafazasında Bitkilerin Rolü Tofig Sadig MAMMADOV. Birbirinden en uzak iki populasyon Mahmut dağı ve Kırkağaç’tır. Kütahya aktarlarından temin edilen ve bitkisel çay olarak kullanılan Tilia platyphyllos. kaynar suda içime uygun hale getirilmesi ile bitkisel çaylar hazırlanmaktadır. Tedgigat esasında malum olmuştur ki. yangına cevap biçimleri. Hypericum perforatum türlerine ait örneklerde rutubet asitte çözünmeyen kül ve ağır metal miktarları tespit edilmiş ve sonuçların Türk Gıda Kodeksi’ne uygunluğu araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yangın. erinaceus. çiçeklerinin. populasyonlardaki bitkilerin morfolojik özelliklerinin farklılıklarını. yorgunluk ve uykusuzluk gibi şikayetleri gidermeye yönelik. Marmaris civarındaki Kızılçam (Pinus brutia Ten. Anahtar Kelimeler: Bitkisel çaylar. A. bağışıklık . soğuk algınlığı. kabızlık. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Günümüzde tüm dünyada yaygın olarak tüketilen bitki çaylarının bazıları özel tarlalarda yetiştirilmekteyken büyük bir bölümü çayırlar. Biyoloji Bölümü. ishal. Aliev Rauf HUSEYN. Birey sayısı Spil 168 Kütahya’da Kullanılan Bitkisel Çayların Bazı Kimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Sema Demet BAHTİYAR. Rutubet ve asitte çözünmeyen kül miktarlarının TGK’nin belirlediği sınır değerlerine uygun olduğu fakat tüm örneklerde değişik oranlarda ağır metallerin varlığı tespit edilmiştir. İZMİR ozcan. A. Azerbaycan dendrary@mail. psikolojisinin düzelmesi amacıyla bitkiler kullanılmaktadır. SB 084 sisteminin güçlenmesi. eskiden yalnızca köylerde. Kemalpaşa-Nif dağı ve Mahmut dağında 1078 – 1500 m’lerde yaşayan dar yaylışlı endemik bir bitkidir. Bu çalışmanın amacı.) ormanlarındaki yangın sonrası vejetasyon dinamiklerini birçok farklı boyutta ortaya konulmasını sağlamıştır.19. Batı Anadolu’da. bazı növler atmosferden zehirli maddeleri menimsemekle yani havanın kimyevi kirlenmelerden temizlenmesinde fabrik rolünü da oynuyorlar. yapraklarının. hazımsızlık.tr Günümüzde.edu.Bitkilerin köklerinin. Biyoloji Bölümü. Özcan SEÇMEN Ege Üniversitesi.Bitki çayları. Bakü. birçok hastalığın tedavisinde modern tıp tedavilerini destekleyici olarak hastanın rahatlaması. Kırkağaç-Bakırkaya tepesi. Farklı çalışma alanlarında bulundukları saptanan ve örtüşleri belirlenen türler. Bu çalışmada. Biyoloji Bölümü. bitki fonksiyonel grupları. meyvelerinin veya tohumlarının aromatik madde içeren kısımlarının kurutularak. bitkilerin belirli kısımlarının belli kurallarla hazırlanmasına dayanan karışımlar olarak bilinmektedir. üreme yollarını ve populasyon dinamiğini araştırmaktır. esrin kantrakti olan BakiCeyhan boru kemerini İpek yolu etrafının elece de seher yasillasdirmasinda park. Akdeniz ekosistemleri. Fen Edebiyat Fakültesi. var.tr Dianthus erinaceus Boiss.secmen@ege. süksesyon. kimya müessiselerinin. Manisa-Spil dağı. Thymus vulgaris. erinaceus’un Populasyon Ekolojisi Murat ERSÖZ. gövdelerinin. Fen Fakülyesi.GULİYEV Merdekan Dendrarisi. Matricaria chamomilla. 35100. Türk gıda kodeksi SB 085 Dar Endemik Dianthus erinaceus boiss. Sema LEBLEBİCİ Dumlupınar Üniversitesi. Bu fonksiyonel grupların yangın sonrası geçen zamanla olan değişimlerinin incelenmesi. yaşam öyküsü özellikleri ve yaşam biçimleri dikkate alınarak sınıflandırılmıştır. Tedgig olunmuş bu növlerden respublikamızda sanayi müesseslerinin. sement zavodlarinin. dal sürgünlerinin. hem de etraf muhitin zararlı gazlardan temizlenmesini temin etmek olar.

yüksek rakım. Polen canlılığı %86’dır. Argynnis sp. Botanik Anabilim Dalı 2 Ege Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. dimorf heterostil yani distildirler. Botanik Anabilim Dalı. demir ve manganı çok olan topraklarda yaşarlar. orman toplulukları. Biyoloji Bölümü. İzmir. Nif dağı populasyonu çiçekleri daha çok sayıda olgun tohum içerirler. Kahverenkli kelebekler(Vanessa cardui. nitrifikasyon.C sgsenol@yahoo. dar yayılış ve tehlikede olmasının nedenleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Biyoloji Bölümü. Bal arılarının Linum’ların önemli bir tozlayıcısı oldukları. Bu olayın tohum oluşumunu etkilediği görülmüştür. Ödemiş.6 kg ha y-1). Toprağın 0-15 cm’lik toplam katmanında yıllık net NH4+-N verimi tüm topluluklarının toprağında negatif olarak hesaplanmışken. Saçak ve iğne çiçekli bitkiler. Kırkağaç’ ta en azdır. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Azot mineralleşmesi. braktelere ve çiçeksiz sürgünlere sahiptir. Tozlaşmasının bu olayda rolü olup olmadığı araştırılmıştır. Özcan SEÇMEN1.. Bu oran çok düşüktür..com Linum aretioides Boiss. Akdeniz 169 .8 kg ha y-1) ve bodur çalılık alan (25. bodur çalı ve otlakalan) toprağında (0-5 cm ve 5-15 cm’lik iki katmanda) yıllık net azot mineralleşmesi alan inkübasyon yöntemiyle bir yıl boyunca araştırılmıştır. ancak çok az polen ve nektar sağladıkları belirtilmiştir. Bireyler ya saçak yada iğne çiçekler taşırlar.’ ın Tozlaşması Serdar Gökhan ŞENOL1. Çünkü polenler bacak ve hortumlarına düzgünce yapışmazlar ve stigma ile gereken şekilde temas etmezler. populasyon ekolojisi. büyük ve sarı renkli.) ve Lahana kelebeği (Pieris brassicae). Polen canlılığı ile stigma olgunluğunun.5 kg ha y-1) ve çalılık alan (14. Diğer böceklerin çoğu dolaylı yollardan çok az katkı sağlarlar. Nadiren otogami görülür. Ancak birçok kelebek de iyi tozlayıcı değildir.1 kg ha y-1) topluluklarında birbirine yakın iken.0 kg ha y-1) topluluklarında daha yüksek bulunmuştur. Çevre Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü. yıllık net NO3--N verimi orman topluluğuna (12.T. Sonuçlarımız. nektar ile polen alan ve tozlaşmayı etkin şekilde gerçekleştiren böceklerdir. Anahtar sözcükler: Dianthus erinaceus Boiss. Yıllık net toplam mineral azot verim (NH4++ NO3--N) değerleri ise otlakalan (14. Bulgularımızda arıların. koruma biyolojisi SB 086 arısı (Apis mellifera). stigmaların çiçek açım günü ile bir gün öncesinde en aktif olduklarını ortaya koymuştur. Bornova. Spil dağı populasyonu bitkileri. Lefkoşa K. tozlaşma için sorun oluşturmadığı görülmüştür.4 kg ha y-1) nazaran otlak alan (27.var. populasyonların daralması için ana sebep olarak kabul edilmiştir. yıllık net mineral azot veriminin topluluklara bağlı olarak değiştiğini göstermiştir. Bitkinin populasyon ekolojisi araştırılarak. Tozlaşma. Çiçek sayısı Kırkağaç populasyonunda en yüksektir. Bitkiler böcekle tozlaşırlar. Teorik ideal koşullar altında beklenen/hesaplanan olgun tohum sayısı ile gözlenen/ gerçek oluşan olgun tohum oranı %35’dir. orman topluluğunda negatif olarak hesaplanmıştır (-3. organik maddesi az. diğer populasyonlarından daha büyüktür. 35100. Bozdağ ile Denizli.tr 1 Tehlikede Olan Linum aretioides Boiss. Münir ÖZTÜRK2 Uludağ Üniversitesi. Fen Fakültesi. tozlaşma. Biyoloji Bölümü. Azot mineralleşmesi yaz mevsimine göre sonbahar ve ilkbaharda belirgin olarak yüksek bulunmuştur. çok kireçli. İzmir gurcan@uludag.edu. Nif dağı populasyonunda bitki ve yaprak büyüklükleri. populasyon ekolojisi SB 087 Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yüksek Rakımlı Ekosistemde Azot Mineralleşmesi Gürcan GÜLERYÜZ1. kelebeklere göre bitkiler üzerinde daha az uçtukları ve bitkileri daha az ziyaret ettikleri görülmüştür. diğer populasyonların bireylerinden daha büyük kalikslere.19. Bunların 4 ü. İZMİR 2 Yakın Doğu Üniv. Aykut GÜVENSEN1. erinaceus. Linum aretioides’ in verimli sürgünlerin ucunda tek olarak çıkan sapsız çiçekleri. Hafif alkali. eşey organ özelliklerinin farkı dışında morfolojik olarak birbirlerine benzerler. bulgularımıza göre Kritik Tehlikede (CR) olan bir bitkidir. 35100. bodur çalı. otlakalan.K. Bu sonuç. Tohum çimlenmesi % 90 dır. tuzsuz. Anahtar Kelimeler: Linum aretioides Boiss. Babadağ’da ağaçsız kuşağın üstündeki bölgede yaşayan dar yayılışlı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Üreme biyolojisi çalışması. Salih GÜCEL2 1 Ege Üniversitesi. Bitkiler üzerinde 15 böcek saptanmıştır. bal Akdeniz bitki coğrafyasında yer alan Spil dağının yüksek rakımındaki farklı bitki topluluklarının (orman. korollalara. böceklerle olur. Bornova. TRABZON dağında en çok. Kırmızı Kitaba göre Zarar Görebilir (VU). En büyük yayılış alanı Nif dağındadır.

Akdeniz bölgesinde. Asphodelus aestivus Brot. Bu çalışmada. Ustilago. (Liliaceae) Türünde Nitrat Redüktaz Aktivitesi F. Tür özellikle yol kenarları boyunca çayır ve otlak alanların kalkerli topraklarında geniş olarak yayılmakta ve bu alanları işgal etmektedir. Salix ve Abies cinsleri il atmosferinde en fazla polen yayan ağaçlar olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: polen. TRABZON SB 088 SB 089 Karabük İl Merkezi Atmosferinin 2006 ve 2007 yılları Polen ve Spor Analizi Yasin OZDOGAN. türün yayılış gösterdiği habitatlardaki aktüel nitrat içeriğine göre NRA aktivitesindeki değişim belirlendi. Nitrat Redüktaz Aktivitesi 170 . Hülya ARSLAN1. A. A. (Liliaceae) çok yıllık yumrulu geofit olup Akdeniz havzasında geniş olarak yayılış göstermektedir.19. Biyoloji Bölümü. spor Karabük. Juniperus. Zonguldak yasinozdogan@hotmail. Botanik Anabilim Dalı 2 Uludağ Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Asphodelus aestivus. Alternaria. Gramineae. Selcen SAKAR1. Gürcan GÜLERYÜZ1. aşırı otlatılma ve yangın ile bozulmuş bölgelerin egemen yaşam formları olmaktadır. geofit. Biyoloji Bölümü. 2006 yılında 1078/cm2 adet spora. yıl içindeki organlarda ve farklı alanlardan toplanan bireylerdeki değişimi araştırıldı. Araştırmada. Yıl boyunca mantar sporları gözlemlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Gemlik Bursa gurcan@uludag.com Karabük il merkezi havasındaki alerjen polenlerin ve sporların belirlenmesi amacıyla 1 OCAK 2006 ile 1 OCAK 2008 tarihleri arası Karabük ilinin 2006 ve 2007 yıllarının alerjen polen ve sporlarını belirlemek amacıyla Karabük Üniversitesi Karabük Teknik Eğitim Fakültesi binası çatısına ve bahçesine birer adet durham aleti yerleştirilmiştir. 2007 yılında ise toplam polen miktarı 3948/cm2 olup. yüksek bitkilerin azot metabolizması her şeyden önce bu azot formlarının topraktaki miktarı ve dolayısıyla organik azotun mineralleşmesi ile ilişkilidir. Gemlik Asım Kocabıyık Meslek Yüksek Okulu. Quercus. çiçek taşıyan gövde. Daha sonra Fagus. yaprak ve çiçek-meyve) dağılımı. 2006 yılında toplam polen miktarı 3776/cm2 olup bunun 3586/cm2 si ağaç polenlerine. Bitkisel Üretim Programı. diğeri ise yaprakların çıkışına kadar süren inaktif (yaz) fazdır (dormansi). 308/cm2 si ise otsu bitki polenlerine aittir. Toprakta azotun mineralleşmesi ve bitkilerce alınımı çeşitli ekosistemlerin verimliliğini belirlemede indikatör olarak kullanılmaktadır. Fen Edebiyat Fakültesi. A. 2 yıl süresince Pinus’a ait polenler mayıs sonu ve haziran başında yüksek düzeylerde sayılmıştır. İnorganik azot toprakta nitrat (NO3-) ve amonyum (NH4+) halinde bulunur. Bu nedenle. aeropalinoloji. Chenopodiaceae. Cladosporium. Serap KIRMIZI2 1 Uludağ Üniversitesi. Yabani otsu bitkilerde ise en çok düzeye Brassicaceae. Fen-Edebiyat Fakültesi. Gravimetrik yöntemle 2006 ve 2007 yıllarına ait polen ve spor takvimi oluşturulmuştur.edu. aestivus bir yıl içinde iki büyük fenolojik aşamaya sahiptir. Pistacia. topraktaki bitkilerce alınabilir net mineral azot verimi.tr Asphodelus aestivus Brot. Myxomycetes taksonları ile teşhis edilemeyen Ascomycetes sporları fazla miktarlarda gözlemlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mantar sporları en çok yazın tespit edilmiştir. aestivus türünde NRA’nın organlardaki (yumru kök. Yüksek bitkiler azotu topraktan inorganik formda alabilirler. 308/cm2 si otsu bitki polenlerine aittir. 2007 yılında ise 1739/cm2 adet spora rastlanmıştır. 67100. bunun 3468/cm2 si ağaç polenlerine. nitrat. Ostrya. Akdeniz. Bu yapılırken. Compositae familyaları ulaşmıştır. Polen ve spor miktarlarına ait veriler mevsimsel ve meteorolojik faktörlerle bağlantısı Spearman Korelasyon analizi uygulanılarak ortaya koyulmuştur. Bu aşamalardan birisi aktif olup (sonbahar-geç ilkbahar) toprak üstü kısımlarından yaprak çıkışından senesense kadar olan fazdır. aestivus türüyle belirgin şekilde temsil edilen geofitler. bitkideki organik N ve nitrat içeriği ile Nitrat Redüktaz Aktivitesi (NRA) kullanılmaktadır. Ayse KAPLAN Zonguldak Karaelmas Universitesi.

tr Eğirdir Gölü. kısacası gölün evrimsel gelişiminin en önemli göstergesidir. Doğal sistemler kendi kendilerini denetleyebilme özelliğindedirler. Makroskobik ve mikroskobik verilerin sonucunda Ascomycetes ve Basidiomycetes sınıfları içinde dağılım gösteren toplam 47 makrofungus taksonu tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Sulak alanların politik ve ekonomik nedenlerle sürekli artan tarımsal ve endüstriyel üretim için kullanılmasıyla. Bu iki türün morfolojik ve anatomik özellikleri araştırılarak. göller bölgesinde konumlanan. mavi-yeşil alg. Göl suyundaki azot ve fosfat miktarının artışı sonucu. Bunların 24’ü yenir.19. Mavi-yeşil alglerden Microcystis aeruginosa türünün oluşturduğu alg patlamasının meydana gelmesine neden olmuştur (Eylül 2006/ Ağustos 2007). Kampus. (Ağaç mantarı) adı ile 171 . Eğirdir. Eğirdir. peregrina Sauvageau ve C. Fen Edebiyat Fakültesi. campestris L var. alg.com Bu çalışmada birbirine çok benzeyen. Terzioğlu Kampusu. Isparta 3 Altın Kum Mahallesi. Gölden. 35200. Fen Fakültesi. Bu oluşum doğal göllerin verimliliğini. Arazi çalışmaları esnasında toplanan örneklerin doğal habitatlarında renkli fotoğrafları çekilerek. Araziden laboratuara taşınan mantar örneklerine gerekli mikolojik teknikler uygulanarak mikroskobik veriler elde edilmiş ve kurutularak herbaryum örneği haline getirilmiştir. Isparta ekesici@sdu. sistemin onarım gücü içinde kalan değişimleri ekolojik yapı ve biyolojik zenginlikler. Ali KELEŞ1 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Kenan DEMİREL1. gölde sediment miktarı artmıştır . Orçun SEMİZLER. Adıyaman yusufuzun2004@yahoo. Ceren TAŞLIK. 2006-2007 yıllarında Yüksekova ilçe sınırları içerisinde toplanan makrofunguslar üzerinde yapılmıştır. campestris (Kifar mantarı). fosfor Türkiye Denizlerinde Yayılış Gösteren İki Colpomenia Türünün Taksonomik Kriterlerinin Saptanması Hüseyin ERDUĞAN. Isparta ili ve ilçelerindeki çok sayıdaki yerleşim alanları içme suyu temin etmektedir. Biyoloji Bölümü. ülkemizin tektonik kökenli en büyük doğal tatlı su gölüdür. Göl taban çamurundaki fosfor miktarının artışı. taksonomi SB 092 Colpomenia. 20’si yenmez ve 3 tanesi ise zehirlidir. Eğitim Fakültesi. 02030. Van 2 Adıyaman Üniversitesi.com Bu çalışma. 17/7. ostreatus (Jacq) P. Rıza AKGÜL. Sibel YAMAOĞLU Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. su kalitesini.edu. gölün ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunun göstergesi olan Microcystis aeruginosa’nın artışının nedenleri ve çözüm önerileri amaçlanmıştır. Çanakkale Yüksekova (Hakkari) Yöresinde Belirlenen Bazı Makrofunguslar Yusuf UZUN1. göl taban çamurunda yüksek oranda fosfor birikimi belirlenmiştir. Hidrobiyoloji ABD. Biyoloji Bölümü. Yosun Apartmanı. Yörede betimlenen taksonlardan. Bu çalışmada. Abdullah KAYA2. Kumm. belirli bir süre sonra göl yüzeyinde. eksilten geri beslenme mekanizmasıyla giderebilir. Eğirdir Gölü’nün doğal yapısına yapılan müdahalelerle. TRABZON SB 090 SB 091 Eğirdir Gölü’nde Mavi-Yeşil Alglerden Microcystis aeruginosa’nın Çoğalmasının Nedenleri Kutsal KESİCİ1. ferulae Lanzi (Süt mantarı) ve P. ülkemizde kısa vadeli kazançlar elde edilirken. Erol KESİCİ2. geri dönüşümü uzun vadede bile çok zor olan. sinuosa (Mertens ex Roth) Derbès & Solier taksonları ele alınmıştır. taksonomilerindeki karışıklık giderilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Eğirdir Gölü. Pleurotus fuscus var. Biyoloji Bölümü. Cevdan KESİCİ3 1 Ege Üniversitesi. 65080. Anahtar Kelimeler: Boğazı. Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi. A. Eğirdir Gölü’ne insanların son elli yıldır çeşitli nedenlerle yaptıkları bilinçsiz müdahalelerin sonucu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İzmir 2 Süleyman Demirel Üniversitesi. Microcystis aeruginosa. Doğal dengede. Çanakkale herdugan@gmail. ekolojik ve ekonomik kayıplara neden olunmaktadır. Yeter ki sistemdeki değişimler sistemin onarım gücünü dışına taşmasın. Türkiye denizlerinde nadir olarak bulunan ve Çanakkale Boğazı’nda yayılış gösteren Colpomenia (Scytosiphonaceae) cinsine ait C. ilgili morfolojik ve ekolojik özellikleri ile yöre halkının tür hakkındaki bilgileri kaydedilmiştir.

Aeluropuseto lagopoidesae-Chenopodiumetum vulvariae.19. yetişme yeri özellikleri.edu. Anahtar Kelimeler: Kavak Deltası.tr Saroz Körfezinin doğusundaki Kavak Deltası’nın kuzey kesiminde. Türkiye SB 093 SB 094 Kavak Deltası’nda Uzaktan Algılama İle Kumul-Tuzcul Ve Flora İlişkileri Ersin KARABACAK1. 2007 mayıs ayında yöre pazarlarında kg fiyatı 8-10 YTL’ den satıldığı tespit edilmiştir. bunlardan 42’si tuz oranı yüksek olan topraklarda.com 2005-2006 yılları arasında yapılmış olan bu çalışmada Akçakale ilçesi ile Suriye sınırları arasında kalan sekonder tuzlu alanların bitki örtüsünde gerçekleşmekte olan suksesyon araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Makrofunguslar. Çanakkale 3 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. 62’i ise tuz oranı düşük olan ortamları seven bitkilerdir. 1962 yılındaki arazi örtüsü sayısallaştırılmış siyah-beyaz monoskopik hava fotoğrafları ve güncel arazi örtüsü 2006 yılı Nisan ayı GPS ölçümleri ile son olarak 2007 Ağustos ayında çekilen Landstat ETM+ uydu görüntüsünün sınıflanmasıyla oluşturulmuştur. Poaceae (21 takson). bu toprakların şiddetli tuzlu topraklar olduğunu göstermiştir. Ziraat Fakültesi. Sekonder tuzlulaşma ile. Biyoloji Bölümü. Chenopodium (5 takson). Şanlıurfa vhatemov@yahoo.4’lük alansal daralmaya karşılık gelen bu fark kıyı morfodinamiğindeki değişimleri göstermektedir. Bu birliklerin gelişme gösterdiği topraklarda. alanda sınıflandırma yapılmış ve bunlar haritalar üzerinde gösterilmiştir. pH’larının 7. 17020. FenEdebiyat Fakültesi. vejetasyon Akçakale (Şanlıurfa /Türkiye) Suriye Sınırları Arasındaki Tuzlu Alanların Bitki Örtüsü Vagif ATAMOV1. Çanakkale 2 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. kuzey-güney uzanımlı kıyı boyunca yaklaşık 4 km uzunluk ve maksimum 500 m genişliğe erişen bir kumul sahası ve tuz bataklığı yer almaktadır. Plaj gerisinde yüksekliği 1–3 m arasında değişen yeni (hareketli) kumullar ile kıyı gerisinde bataklık ve tuzlu arazilerle sınırlanan sahada yapılan çalışmalarda kumulların zengin bir vejetasyon kapasitesine sahip oldukları görülmüştür. 17020. Mustafa ASLAN2.801. Yüksekova (Hakkari). flora. Esat ÇETİN2.15 olması. Çanakkale. Salsola soda. Toprak Bölümü. Salsola (4). Polygonum (3). Kıyı kumulu değişiminin. Fen-Edebiyat Fakültesi. Fabaceae (16) ve Chenopodiaceae(11). taksonomi. Mahmut YAVUZ2 1 Rize Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON tanınır ve yenir. Belirlenen taksonların tümü araştırma yöresi için yeni kayıttır. Hasan ÖZCAN3. Osmanbey Kampusu. Alanda takson sayısı en fazla olan familyalar.5-20 dS/m. vulvaria senopopulasyonda birey sayılarını gittikçe artıran taksonlardır. EC’lerinin 12. FenEdebiyat Fakültesi. Çanakkale krbersin@comu. Biyoloji Bölümü. Coğrafya Bölümü. lagopoides. 1962 yılı hava fotoğraflarının Map Info 1715567 m2 tespit edilen kumul alanı 2006 yılı Nisan ayı GPS ölçümlerine göre 1203052 m2’ye düşmüştür. Chenopodium vulvaria subsp. Biyoloji Bölümü. cinsler ise. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. alana bir çok halofitik karakterli taksonların göç etmesi sonucu bu tip bitkiler arazide yaygınlaşmış ve Frankenieto pulverilentae-Salsoletum sodae. Cenap CEVHERİ2. Alanda toplam 113 taksona rastlanılmıştır. Özellikle Pleurotus fuscus var. Cressa creticae-Aeluropusetum lagopoidesae gibi halofitik karakterli bitki birlikleri gelişmiştir. Kumullarda 512515 m2’lik yani %33. Teşhis edilen tüm makrofungus taksonları liste halinde sunulurken. 53100. 17020. Aeluropus lagopoides subsp. ferulae Lanzi mantar mevsiminde toplanarak satılır. yayılışları ve yenilebilirlik durumları verilmiştir. Evren ERGİNAL2.45 ve toplam tuz miktarlarının ise % 0.5-8. flora. Asteraceae (16). Cressa cretica. Milli Piyango Eğitim Kampusu. 9’u kozmopolit.Fen-Edebiyat Fakültesi. uzaktan algılama. 172 . vejetasyon ve tuzcul alanlara olan etkileri ortaya çıkartılmış. A. İsmet UYSAL1 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. ve Aeluropus (2)’dur. Rize 2 Harran Üniversitesi.

Eskişehir 2 Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü. araştırma sahasının ortalama yüzey eğiminin % 15’in üzerinde olduğu düşünülürse büyük önem arz etmektedir. Rubo hirti-Fagetum orientalis. doğaya ve bitki örtüsüne zarar vermeyen alternatif yollar konusunda bilinçlenmesi gerekmektedir. erozyon. Norduz Yaylasında yayılış gösteren ve genel olarak yöre halkı tarafından geven olarak adlandırılan. Davis’in kareleme sistemine göre A2 karesine dahildir. Bu bitkilerden 5’i tehlike altındadır.com Bu çalışmada. Kocaeli fazil.. vejetasyon. çok yıllık olarak toprağın bekçiliğini yapması. Biyoloji Bölümü. Gevenler geniş ve derin kök yapısı. TRABZON SB 095 Yeniköy (Bursa)’ün Sahil Kumulu Ardı Vejetasyonu Fazıl ÖZEN Kocaeli Üniversitesi. 41380. Harran Ovası’nda bulunan Şanlıurfa Toprak ve Su Kaynakları 173 . Bu vejetasyon tipleri aşağıdaki bitki birlikleri ile temsil edilmektedir: -Higrofil Vejetasyon Alno glutinosae-Fraxinetum angustifoliae -Orman Vejetasyonu Tilio argenteae-Castanetum sativae Rubo hirti-Fagetum orientalis Arbuto unedinis-Quercetum cerridis -Maki Vejetasyonu Phillyreo latifoliae-Quercetum cocciferae Bunlardan Tilio argenteae-Castanetum sativae. gevenlerin yoğun olarak sökülmekte ve alan topraklarının büyük bir kısmının bu sökümlerden dolayı doğal bitki örtüsünü kaybederek taşındığı tespit edilmiştir. Fevzi ÖZGÖKÇE Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. koruma. Yapılan çalışma sonucunda gevenlerin yöresel olarak 4 farklı isimle isimlendirildiği (sarı geven. çıra geven.tr Bu araştırma Yeniköy kıyı kumulunun gerisinde yayılış gösteren vejetasyonu tespit etmek amacıyla gerçekleştirildi. Umuttepe Yerleşkesi. Bursa. Onobrychis Adans.ozen@kou. gerekse kışın hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Arbuto unedinis-Quercetum cerridis ve Phillyreo latifoliaeQuercetum cocciferae bitki birlikleri bilim dünyası için yenidir. Araştırma alanında higrofil. özellikle tahribe uğramış. orman ve maki vejetasyonları olmak üzere üç vejetasyon tipi hakimdir. Anahtar Kelimeler: Astragalus. Yeniköy. Nesibe Devrim ALMACA2 1 Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü.). Toprağın ana kaya üzerinde tutulmasında. Acantholimon Boiss. 65080 Van muratunal_yyu@yahoo. Acantholimon.com Toprağın potansiyel verim kapasitesini geliştirmek. yöre halkının tutuşturucu ve yakacak olarak kullanılabileceği. bitki birliği. Norduz Yaylası SB 097 Tarımsal Artık Kökenli Kompostun Topraktaki Kalıcı Etkisinin Belirlenmesi Halil POLAT1. tehlike altında birçok türünde yer aldığı (Astragalus L. geven. yöresel halk tarafından gerek yakacak amaçlı. Biyoloji Bölümü. Norduz Yaylasının biyolojik çeşitliliğinin yerinde korunmasında anahtar bitki grubu olan gevenlerin üzerindeki baskıların kaldırılabilmesi için. Anahtar Kelimeler: Yeniköy. Türkiye SB 096 Norduz Yaylası (Van)’nda Yayılış Gösteren Kamefit Gevenlerin Erozyonun Engellenmesindeki Rolü ve Korunması Murat ÜNAL. İzmit. uzun vadede toprağın korunması ve sürdürülebilirliliği çerçevesinde tarımsal artıkların verim üzerindeki etkisini belirlemek amacı ile 2004-2006 yılları arasında. Onobrychis. TÜBİTAK’ın desteği ile Norduz Yaylası Florasını belirleme çalışmalarımız esnasında. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ayrıca gevenlerin sökülmeden bulunduğu alanda yakılarak tarla açma faaliyetlerinden bir an önce vazgeçilmesi gerekmektedir. Bu bölge bitki coğrafyası bakımından Avrupa-Sibirya floristik bölgesine. Şanlıurfa polhalil@gmail.. ağaçsızlaştırılmış alanlarda toprağı önemli derecede tutan gevenler. kara geven ve tavşan geveni) ortaya konmuştur. odunsu özelliği. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Marmara Bölgesinin Güney Marmara Bölümü’nde yer almaktadır.edu. Çalışmamız sonucunda erozyonda etkili olan 2 familyanın 3 cinsine ait 25 kamefit bitki türü teşhis edilmiştir.19. cinslerinin erozyonun önlenmesindeki yeri ve tehlike altındaki türlerin in situ korumalarının yapılabilmesi için koruma önlemleri araştırılmıştır.

Kontrol konusuna kompost uygulanmamış olup.5 ton/da kompostun üç (ikinci ürün mısır+buğday+ ikinci ürün mısır rotasyonu) üretim periyodu boyunca etkili olduğu.edu.0-8. Bu çalışmada Remazol Brillant Blue R boyar maddesinin sucul ortamdan uzaklaştırılması için Rocellea phycopsis biyokütlesi kullanılmıştır. ile Remazol Brillant Blue R’nin Sucul Ortamdan Uzaklaştırılması Emine YALÇIN1.tr Tekstil endüstrisinde alıcı ortama deşarj edilen boyalar. Dolayısıyla işletme imkanları. azodiazo. Anahtar Kelimeler: Biyosorpsiyon. Emine ÖZTÜRK1 1 Kırıkkale Üniversitesi. Remazol Brillant Blue R biyosorbsiyonu için optimum pH 3. Giresun eyalcin@kku. Bu nedenle bir defada uygulanan 3-4. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İkinci ürün mısır-buğday rotasyonunun uygulandığı ve deneme süresince (üç yılda) toplam üç defa ikinci ürün mısır ve üç defa da buğday veriminin alındığı araştırmada . Zafer TÜRKMEN2. Biyosorpsiyon. üçüncü yılda ise etkisini kaybettiği görülmüştür. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2. boyar maddelerin gideriminde uygun bir alternatif yöntemdir. phycopsis. Kompost uygulanan konulara kimyasal gübre verilmemiştir. konuları uygulanmıştır. antrokinon bazlı ve metal kompleks boyalar olmak üzere çeşitli yapılar içerir. sadece önerilen kimyasal gübre dozları uygulanmıştır. Atık suya bakıldığında saptanabilen ilk kontaminant renktir ve su yataklarına verilmeden önce uzaklaştırılması gerekmektedir. 3 tekerrürlü olarak yürütülen bu denemede kompost uygulaması bir defada ve denemenin başlangıcında (2004 yılında) yapılmıştır. TRABZON Araştırma Enstitüsü Koruklu-Talat Demirören Araştırma İstasyonu’nda yürütülen bu araştırmada buğday. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü.yıllar itibarı ile alınan verimler incelendiğinde kompostun verim üzerinde birinci ve ikinci yılda etkili olduğu. önerilen suni gübreye eşdeğerde verim elde edildiği saptanmıştır. bazik. farklı boyar madde derişimi (40-100 mg/L) ve pH aralığında (2. Biyoloji Bölümü. SB 098 Doğal ve Modifiye Rocellea phycopsis Ach.0 olarak saptandı. Remazol Brillant Blue R Rocellea 174 .19.0) biyosorpsiyon karakteristiği araştırılmıştır. asidik reaktif. Yüzey modifikasyonu sonrasında adsorpsiyon kapasitesinde %23 oranında bir artış olduğu belirlenmiştir. Kadir KINALIOĞLU2. Test bitkilerinin mısır (ikinci ürün ) ve buğdayın (ana ürün) kullanıldığı bu araştırmada kontrol konusu ve 0-1-2-3-4-5 ton-kompost/da. Adsorpsiyonun matematiksel tanımlanmasında Freundlich ve Langmuir adsorpsiyon izotermleri kullanılmış ve izoterm sabitleri belirlenmiştir. Kesikli olarak yürütülen çalışmalarda. Kırıkkale 2 Giresun Üniversitesi. Yüzey modifikasyonunun adsorpsiyon performansı üzerine etkisinin belirlenmesi amacı ile liken örnekleri ısı ile muamele edilmiş ve adsorpsiyon çalışmaları tekrar edilmiştir. 71450. Çakılı olarak ve tesadüf blokları deneme deseninde 7 konulu. Fen Edebiyat Fakültesi. toprağın sürdürülebilirliliği ve çevre kirliliği de dikkate alınarak üç üretim dönemi için 5 ton. Aysun ERGENE1.kompost /da uygulaması önerilir. pamuk artıkları ve at gübresi karışımından oluşan kompost kullanılmıştır. Debboy Mevkii. Yahşihan. dispers. mısır. 28049.

TRABZON Zooloji Sözlü Bildiri Özetleri 175 .19. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Biyoloji Bölümü.19. TRABZON 176 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

glukoz Karakaya Baraj Gölünde Olası PAH Kirliliğinin Sazan Balığı (Cyprinus carpio) Safra Örneklerinde Değerlendirilmesi Abbas GÜNGÖRDÜ. Biyoloji Bölümü. Hikmet Yeter ÇOĞUN2. safra pigmenti olan biliverdin düzeyi saptandı. Ferit KARGIN2 1 Adıyaman Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Cd ve Zn+Cd Etkisinde Oreochromis niloticus’un Kan Dokusundaki Metal Düzeylerinin ve Bazı Biyokimyasal Parametrelerdeki Değişimlerin Belirlenmesi Özgür FIRAT1.edu.1 ve 1. Ancak balıklarda PAH biyotrasformasyonunun yüksek düzeyde gerçekleşmesi nedeniyle bu bileşiklerin canlıda birikimi daha az olmaktadır. Türkiye 2 Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. niloticus’un kan dokusundaki metal düzeyleri ve bazı biyokimyasal parametrelerdeki değişimler incelenmiştir. Ex/Em: 260/380). AST. ALT. Sabahattin ASLANYAVRUSU2. PAH birikiminin engellenmesi karaciğer ve kas dokusunda atasal PAH bileşiklerin belirlenmesini güçleştirir. Rutin kimyasal izleme çalışmalarında PAH düzeyi. Cd) düzeyleri Atomik Absorbsiyon Spektrofotometrik. fluoresans spektrofotometre kullanılarak SDF yöntemine göre belirlendi. 01330 Adana. AST.19. Malatya agungordu@inonu. Bunun için yaygın PAH metabolitleri olan fenatren (3 halkalı. Türkiye ofirat@adiyaman. Karakaya Baraj Gölü. Metallerin kan dokusundaki düzeyinin. Bu çalışmada Kasım 2004-Nisan2006 tarihleri arasında 9 farklı dönemde Karakaya Baraj Gölünün Adagören. poliaromatik hidrokarbonların (PAH) neden olduğu çevresel kirliliğin önemi daha da artmıştır. Biyoloji Bölümü.0 mg/L etkisine 7 ve 28 günlük sürelerde bırakılan O. çinko. Yoğun sanayi faaliyetleri sonucu ortaya çıkan tamamlanmamış yanma süreçlerinin ve petrokimyasal işlemlerin sucul ekosistemlerde PAH kirliliğine neden olduğu bilinmektedir. Yapılan çalışmada O. su kirliliği 177 . Denenen koşullarda balıkların serumlarındaki biyokimyasal parametreler Zn. 02040 Adıyaman.0 mg/L. Anahtar Kelimeler: Oreochromis niloticus. serumdaki ALT ve AST aktivitesi ile kortizol ve glukoz düzeyi artış göstermiştir. Cd ve Zn+Cd karışımından etkilenmiştir.edu. Bu nedenle PAH bileşiklerine maruz kalmanın izlenmesinde safra metabolit düzeyinin belirlenmesi kimyasal izleme çalışmalarına alternatif. naftalen (2 halkalı.0+1. Ex/Em: 341/383) ve benz(a)piren-tip (5 halkalı Ex/Em: 380/430 nm) metabolitlerin. Cyprinus carpio. Anahtar Kelimeler: Biyolojik izleme. ortamda metal derişiminin artışı ve etkide kalınan sürenin uzamasıyla artmıştır. Metallerin etkisinde. bileşiklere ait fluoresans yoğunluk bu değerler ile oranlandı. TRABZON SZ 001 SZ 002 Zn.5+0.tr Bu araştırmada. Murat ÖZMEN İnönü Üniversitesi.0 mg/L ve Zn+Cd karışımının 0. Ayrıca safra yoğunluğunu belirlemek için bütün örneklerde.5 ve 5. metallerin tek tek etkisiyle karşılaştırıldığında metal karışımında daha düşük olduğu saptanmıştır. Boran. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. niloticus’un kan dokusundaki metal düzeyi. kadmiyumun 0. Serumdaki bu parametreler üzerine metallerin etkisinin düşük ortam derişimlerine oranla yüksek derişimlerinde daha fazla ve bu etkilerinin Zn+Cd>Cd>Zn şeklinde olduğu belirlenmiştir. Kampus. PAH. kadmiyum. belirtilen sabit eksitasyon (Ex) ve emisyon (Em) dalga boylarında flouresans yoğunlukları belirlendi. çinkonun 0.tr Günümüzde petrol türevi ürünlerin kullanımının artarak devam etmesi nedeniyle. kortizol. Safra metabolit düzeyleri. Yine safra protein düzeyi belirlenerek. Çalışmamızda fluoresans aromatik bileşikler veya PAH metabolitlerinin düzeyi. Ex/Em: 290/335) piren (4 halkalı. safra fluoresans düzeyi. biyokimyasal parametrelerdeki (ALT. kortizol ve glukoz) değişimler ise otoanalizatör yöntemlerle belirlenmiştir. Oreochromis niloticus’un kan dokusundaki metal (Zn. görece daha ucuz olan sabit dalga-boylu fluoresans (SDF) yöntemi ile semi-kantitatif olarak belirlenebilmektedir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Araştırmada. sediment ve/veya su örneklerinde belirlenmektedir.1 ve 5. Eğribük ve Hasırcılar istasyonlarından yakalanan toplam 286 adet sazan (Cyprinus carpio) balığında safra örnekleri çalışıldı. önemli bir biyobelirteç sağlamaktadır.

Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. Ancak üçüncü gruptaki sıçanlara iskemi yapılmadan 1 saat önce 250 mg/kg (i. 200.0521-16. Üçüncü grutaki sıçanlara da nefrektomiden 15 gün sonra 45 dakika iskemi ardından 3 saat reperfüzyon uygulanmıştır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Dürdane KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi. sıçan böbreğindeki deneysel IR hasarına karşı askorbik asitin etkisi araştırılmıştır. Konsantrasyon artışının larvaların ağırlık ve boylarında önemli ölçüde azalmalara yol açtığı görüldü. Serum kreatinin.7. 500mg/l) ait ortalama ağırlık (g) ve boy (mm) değerleri sırasıyla şöyledir: 0.Biyoloji Bölümü. deride şeffaflaşma.0816-17.05. üre.06800. Bu nedenle yapmış olduğumuz çalışmada. Ufuk BÜLBÜL1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON SZ 003 Renal İskemi-Reperfüzyon Hasarına Karşı Askorbik Asitin Etkisi Aslı KORKMAZ. Biyoloji Bölümü. Zeliha ÇOLAK YILMAZ2. böbrek dokularında GSH ve MDA analizleri ile histopatolojik incelemeler yapılmıştır. Ayrıca konsantrasyon artışının ölüm oranlarında bir artışa. Deney sonunda tüm gruplardaki sıçanlar öldürülerek serum kreatinin. SZ 004 Kafkas Kurbağası (Pelodytes caucasicus) Üzerinde Amonyum Nitrat Gübresinin Akut Etkileri Handan KARAOĞLU1.üre ve LDH. IR grubuna ait sıçanların serum kreatinin ve üre miktarlarında artış saptanırken. LDH miktarları ölçülmüş. Diğer yandan AA+IR grubunda MDA ve GSH miktarları kontrol grubundan istatistiksel olarak farksız ancak IR grubundan anlamlı ölçüde farklı bulunmuştur. Bunun yanı sıra. Türkiye’de sadece Doğu Karadeniz bölgesinde yaşayan Pelodytes caucasicus larvaları için.p. Kontrol ve bazı uygulama gruplarına (50. uygulama gruplarına ait larvalarda hareketlerde yavaşlama.500mg/l) maruz bırakıldı. 0. Buna karşın iskemi yapılmadan 1 saat önce uygulanan askorbik asitin. Deneyin başlangıcında gruplar karşılaştırıldığında larvaların ağırlık ve boylarında herhangi bir farklılık belirlenmezken (Kruskall Wallis Testi. IR grubuna ait böbrek kesitlerinde yoğun konjesyon alanları ve mononüklear hücre infiltrasyonları görülürken. İlk grup sadece nefrektomi yapılan kontrol grubudur. Anomali sayısı konsantrasyon artışıyla az da olsa artarken anomalilerin ortaya çıkış zamanının bundan etkilenmediği belirlendi.) AA uygulaması yapılmıştır. Giresun handankaraoglu@gmail. p=0.Histopatolojik inceleme sonuçları da biyokimyasal sonuçları desteklemektedir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Bilal KUTRUP1. sıçan böbreğinde deneysel olarak yaratılan IR hasarına karşı önleyici etkisi olduğu ortaya konmuştur. Yapılan çalışmalarda bu amaçla. kas ve beyin gibi dokularda I-R hasarının ortaya çıkmasında reaktif oksijen ve nitrojen türlerinin rol oynadığı ortaya konmuştur.com Çalışmamızda.6. kalp.tr Özellikle vasküler cerrahi işlemler ve organ nakilleri esnasında karşılaşılan en önemli sorunlardan birisi iskemi reoperfüzyon (IR) hasarının oluşmasıdır. Bunlara ek olarak. 0. Elde edilen sonuçlar. dengesizlik. felç gibi çeşitli anormallikler gözlendi. Aynı şekilde IR grubunda serum LDH miktalarıkontol ve AA+ IR grubuna oranla yüksek bulunmuştur. Kontrol ve bazı uygulama gruplarına (0.000. Emel ÇAKIR1.5. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Dokudaki IR hasarının önlenmesinde antioksidan özellikli maddelerden yararlanmak tercih edilen bir yöntemdir. df=8). bu gübrenin Kafkas kurbağası larvaları üzerinde önemli olumsuz etkilere sahip olduğunu gösterdi. Son zamanlarda yapılan çalışmalar arttıkça. Deney esnasında. 178 . ödemler.041215. 0. karaciğer. kamburluk. Ankara aslid@hacettepe. ölüm olayının ortaya çıkış süresindeyse bir azalışa sebep olduğu görüldü. Ancak antioksidan özellik gösteren bir vitamin olan askorbik asitin (AA) renal IR hasarı üzerindeki etkisi henüz belirlenmemiştir. dokunmaya karşı tepkilerde gecikme. Beytepe.0955-20.0676-17. 100. doku GSH ve MDA ölçüm sonuçları ile histolojik incelemeler değerlendirildiğinde IR grubunda böbrek fonksiyonlarında önemli oranda bozulmalar saptanmıştır. GSH miktarlarında ise anlamlı bir düşüş saptanmıştır. böbrek doku MDA miktarları incelendiğinde IR grubunda kontrole oranla istatistiksel olarak anlamlı bir artış. iskemiden önce AA uygulanan üçüncü grupta üre ve kreatinin için normale yakın değerler ölçülmüştür.19.1. dünya üzerinde en yaygın kullanıma sahip gübre olan amonyum nitratın akut dozlarda gösterdiği etkiler araştırıldı. p>0. 0.8. tiyol grubu içeren bileşikler (glutatyon gibi) ve bazı flavonoidlerin kullanıldığı görülmektedir. yumurta halinde toplanan örneklerden laboratuar ortamında larvalar elde edilip 14 gün boyunca bu kirleticinin akut dozlarına (0. Çalışmamızda her biri 8'er adet Wistar albino sıçandan oluşan 3 grup kullanılmıştır. df=8) deney sonunda bu parametreler açısından kontrol ve uygulama gruplarının önemli ölçüde farklı olduğu belirlendi (Kruskall Wallis Test.edu. Biyoloji Bölümü. İkinci gruptaki sıçanlara ise nefrektomi yapıldıktan 15 gün sonra 45 dakika iskemi ardından 3 saat reperfüzyon uygulanmıştır. AA+ IR grubuna ait preparatlarda normale yakın böbrek histolojisi gözlenmiştir.

ve Oktilfenol(OP). BPA. NP grubu (20 mg/kg p. hemen ardından diğer maddenin uygulanmasına geçilmiştir BPA. Her birinde 6 adet sıçan bulunan gruplardan birincisi yağ kontrol grubudur. Ancak antioksidan maddelerin bir çoğunun koruyucu aktivitelerinin yanı sıra prooksidan etki gösterdiği düşünülürse AA’ nın oluşan hasarı daha da şiddetlendirmesi. 100. böbrek MDA ve GSH analizleri ile histopatolojik incelemeler yapılmıştır. Tüm bulgular değerlendirildiğinde BPA. Anahtar Kelimeler: Amonyum nitrat gübresi. AA +NP ve AA +BPA gruplarına ait böbrek preparatlarında yaygın konjesyon alanları. askorbik asit ise distile suda çözülerek tüm uygulamalar pre-oral yoldan haftanın üç günü yapılmıştır. uygulanan dozda antioksidan aktivite göstermek yerine prooksidan davranış sergilemesi ile açıklanabilir. AA+OP. OP ve BPA gruplarından oldukça yüksek bulunmuştur. NP ve OP gruplarına ait böbreklerde seyrek olarak konjesyon ve mononüklear hücre alanları bulunurken. OP grubu (20 mg/kg p. Histopatolojik yönden yapılan incelemeler de BPA. NP ve OP ile birlikte uygulandığı gruplarda hem kontrolden hem de NP. Ancak NP ve OP’ nin etki mekanizmasını aydınlatacak yeterli çalışma bulunmamaktadır. Diğer gruplar sırası ile. LDH ölçümleri. Nurhayat BARLAS. Nonilfenol(NP). NP ve OP gruplarında kontrole oranla. Müfide AYDOĞAN. akut etkiler SZ 005 Sıçan Böbreğinde Bisfenol A. NP ve OP nin belirtilen dozlarda sıçan böbreği üzerinde minimal düzeyde oksidatif strese bağlı hasara neden olduğu görülmüştür. BPA grubu (20 mg/kg p. kreatinin değerlerini daha da düşürürken üre değerlerinde artışa neden olmuştur. OP ve BPA gruplarına oranla istatistiksel olarak anlamlı bir azalma tesbit edilmiştir. OP ve NP zeytinyağında çözülmüş. Probit analiziyle belirlenen yarı ölümcül konsantrasyon (LC50) değeriyse 141. Bu çalışmada 6 haftalık Wistar albino erkek sıçanlardan 7 farklı deney grubu oluşturulmuştur. “Serum üre ve kreatinin değerleri incelendiğinde NP. 500mg/l) ait larvalarda görülen ölüm yüzdeleri sırasıyla şöyledir: 0. Başlangıç aşamasındaki bu çalışma sonucunda bu kimyasalın kafkas kurbağası üzerindeki zararı ortaya konmuş olacaktır.19. Buna karşın bu maddelerle birlikte uygulanan AA’ nın oluşan böbrek hasarını daha da arttırması ise beklenmeyen bir bulgu olmuştur. AA +NP grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p. Dürdane KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi. NP ve OP ye maruziyet söz konusudur. Uygulama sonucunda tüm gruplara ait sıçanlardan serum analizlerinde kullanılmak üzere kan. AA +OP. 150. Zooloji Anabilimdalı. 179 . oktilfenol. Konrtol ve uygulama gruplarına ait örneklerde serum kreatinin. AA +BPA grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p. deterjanlar. Anahtar Kelimeler: Bisfenol nonilfenol. AA +NP ve AA +BPA gruplarında ise hem kontrole hem de BPA. OP ve BPA nın genel olarak her iki değerde de kontrol grubuna göre azalmaya sebep olduğunu ancak bu maddelerle birlikte AA uygulaması. Ankara aslid@hacettepe. 85.73mg/l idi. AA alan gruplarda önce AA uygulaması yapılmış. böbrek A. 06800. OP. Pelodytes caucasicus larvaları. askorbik asit.o). Böbrek doku MDA değerleri BPA. Biyoloji Bölümü.o). LDH değerleri ise AA’ nın BPA. 45. Böbrek doku GSH değerlerinde BPA.edu. Nonilfenol ve Oktilfenolün Neden Olduğu Hasar Üzerine Askorbik Asitin Etkilerinin İncelenmesi Aslı KORKMAZ. Yapılan çalışmalarda kesin olmamakla birlikte düşük dozlarda uygulanan BPA’nın üreme sistemi ve karaciğer dokularında oksidatif stresi arttırdığı ve antioksidan koruma sistemini zayıflattığı için doku hasarına neden olduğu ifade edilmiştir. üre. 0. NP uygulamasının sıçan böbreği üzerinde yarattığı etkileri incelemek ve antioksidan olan askorbik asitin (AA). Biyoloji Bölümü.o). AA +NP ve AA +BPA gruplarında ise hem kontrol hem de NP. Bu nedenle günlük hayatta kullanılan birçok malzeme ile BPA. OP ve NP’ nin yarattığı böbrek hasarı üzerindeki etkisini incelemektir.tr Bisfenol A (BPA). NP ve OP gruplarında kontrol grubuna oranla. Bu çalışmanın amacı BPA. 200. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 60. AA +OP grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p. mononükleer hücre infiltrasyonları ve nekrotik alanlar tesbit edilmiştir. histopatolojik ve biyokimyasal incelemelerde kullanılmak üzere böbrek dokuları alınmıştır.o).o) olarak özetlenebilir. TRABZON 50. boyalar kozmetik ürünler ve çeşitli plastik ürünlerin yapımında kullanılan alkilfenol polietoksilatların son yıkım ürünleri olup endokrin-bozucu aktivite gösteren çevresel kimyasallardan birkaçıdır. 75. Beytepe.o). NP ve OP gruplarına oranla istatistiksel olarak anlamlı bir artış göstermiştir. AA+OP.

histopatoloji. hepatik kordonlarda bozulma (dissosiasyon). Anahtar Kelimeler: Sphex flavipennis. 1793 (Hymenoptera: Sphecidae)’in Sindirim Kanalının Morfolojisi ve İnce Yapısının Araştırılması Filiz DEMİR. Orta bağırsak anterior ve posterior kısımlardan meydana gelmiştir. mitokondriler ile bitişik olan iyi gelişmiş bazal zar katlanmalarına sahiptirler.3 ppm F. gruptaki farelere 10 ppm. Osman PARLAK Ege Üniversitesi. Başaran KARADEMİR3 1 Kafkas Üniversitesi. Son bağırsak ise ileum. Ön bağırsak. İzmir gozdesel81@yahoo. Gruptaki farelere içeriğinde 0. gruptakilere de 40 ppm flor (sodyum flor olarak) içme suyuna katılarak 90 gün süre ile verildi. İpekböceği Bombyx mori (Lepidoptera:Bombycıdae)’De Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Orta Barsak Üzerine Etkisinin Gösterilmesi Gözde SELEK.tr Kronik florozisin farelerin karaciğer dokusu üzerindeki histopatolojik etkilerini incelemek amacıyla yaptığımız bu araştırmada ortalama 55-60 günlük erkek Swiss albino fareler kullanıldı. Çalışmanın sununda histopatolojik değişikliklerin tespiti için standart histolojik metotlarla karaciğer doku örnekleri alınarak. Her biri 8’er fareden oluşan toplam 4 grup oluşturuldu. Menderes SUİÇMEZ Gaziosmanpaşa Üniversitesi. endokrin ve enterosit olmak üzere üç çeşit hücreden meydana gelmiştir. Anahtar Kelimeler: fare.com Bu çalışmada juvenil hormon analoğu fenoxycarb’ın ipekböceği (Bombyx mori)’nin ortabarsağı üzerine etkileri araştırılmıştır.com. Kars 3 Kafkas Üniversitesi. Epitelyumu dıştan boyuna ve dairesel kas tabakaları kuşatmıştır. farklılaşmamış hücrelerdir. sitoplazmik yerleşimli vakuol oluşumu ve dissosiasyon görüldü. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Epitelyum rejeneretif. Sphex flavipennis’in (Hymenoptera. Enterosit hücreler. 180 .tr Bu çalışmada. 35100 Bornova. IV. Endokrin hücrelerin apikalleri lümene uzanır. Zooloji Anabilim Dalı. yaygın nekroz alanları. III. gruptakilere 20 ppm ve IV. Denemelerin sonucunda fenoxycarb’ın barsak dejenerasyonu üzerine doğrudan etkisi olduğu gözlenmiştir. Yusuf ERSAN2. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. orta ve son bağırsak olmak üzere üç kısımdan meydana gelmiştir. Kronik florozis. Sphecidae) sindirim kanalının histolojisi ve ince yapısı ışık ve elektron mikroskobunda araştırılmıştır. histoloji. I. Kars evrenkoc@hotmail. sindirim kanalı. II. Orta barsak hücreleri histolojik olarak incelenmiştir. TRABZON SZ 006 Sphex flavipennis Fabricus. Fizyoloji ABD. ortabarsak. Veteriner Fakültesi. Veteriner Fakültesi.19. II. sitoplazmaları salgı granülleri ile doludur ve bazal zar katlanmalarından yoksundurlar. Kars 2 Kafkas Üniversitesi. ön. ince yapı SZ 007 Anahtar Kelimeler: Bombyx mori. İç Hastalıkları ABD. özefagus ve proventikulustan oluşmuştur. Fen-Edebiyat Fakültesi. fenoxycarb. gruptaki farelerde V. III. lokal nekroz alanları ve vakuol oluşumu. Fenoxycarb uygulanan hayvanların orta barsaklarında meydana gelen dejenerasyon kontrol hayvanlarıyla karşılaştırılmıştır. Rejeneratif hücreler epitelyumun bazalında bulunan. Biyoloji Bölümü. centralislerde hafif hiperemi. gruptaki farelerde hepatositlerde hafif derecede büyüme.edu. Epitelin lümen tarafında değişen kalınlıklarda intima tabakası bulunur. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. karaciğer. Biyoloji Bölümü. Bu böceğin sindirim kanalı. küçük. barsak dejenerasyonu SZ 008 Kronik Florozisin Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi Evren KOÇ1. kolon ve rektum olarak adlandırılan kısımlardan meydana gelmiştir. preparatlar hazırlandı ve ışık mikroskobu (Olympus BX51) ile incelendi.bulunan normal çeşme suyu. Tokat fdemir@gop. gruptaki farelerde ise hepatositlerde orta derecede büyüme. centralisin çevresindeki bazı hepatositlerde hidropik ve vakuolar dejenerasyon ile bazı hepatositlerde nekroz ve V.

19. Aktif olmayan Helix aspersa’nın serebral gangliyonlarında ise hücrelerin nörosekresyon içeriklerinin oldukça azaldığı. bununla birlikte serebral gangliyonları saran içte daha sıkı. SZ 010 Aktif ve Aktif Olmayan Helix aspersa Müller. Bornova.tr Bu çalışmada.tr Bu çalışmanın amacı.497-24. Plazma E2 ve vitellogeninin en düşük seviyeleri Aralık ayında ölçülürken (E2. Pallas 1811)’nde Vitellogeninin İmmunohistokimyasal Lokalizasyonu ve Vitellogenin Seviyesinin Belirlenmesi Ahmet Regaib OĞUZ. Suyun sıcaklığı mevsime bağlı olarak +1+16 ºC arasında ölçüldü. İnci kefali erkeklerinde plazma Vtg’ni bireyler arasında farklı konsatrasyonlarda bulundu. Güçlü immunoreaksiyon görülen hücreler negatif hücrelerin arasına da dağılmıştı. 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’te Serebral Gangliyon Nörosekresyon Hücreleri Nermin BİTER. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.093±0.139 µg/ml) ve Akdamar adası (3. Pulmonata. inci kefali.255 mg/ml). Bu bulgular serebral gangliyonları saran konnektifin bir nörohemal alan olarak işlev görebileceğine işaret etmektedir. B.edu. ve vitellogenin seviyelerinin vitellojenik safha sırasında arttığı saptandı. Plazma total protein. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Zeve Kampusu Van ahmetoguz@yyu. Chalcalburnus tarichi.557-26. E2 ve Vtg’in en yüksek seviyeleri sırasıyla Mayıs (833. Vitellojenik balıkların karaciğerinde vitellogenin (Vtg)’in dağılımı streptavidin-biyotin peroksidaz immunohistokimyasal metod ile gösterildi.308±4. 19 balıkta 1. gonadosomatik indeks (GSI). Vtg’in en yüksek seviyesi Bardakçı köyü açıklarında yakalanan balıklarda ölçüldü (12. Van Gölü havzası için endemik bir sazan türü olan inci kefali (Chalcalburnus tarichi)’nde vitellogenezis sırasında hepatosomatik indeks (HSI). pH ve çözünmüş oksijen (ÇO) (mg/L) seviyeleri ve erkek balıklarda plazma vitellogenin seviyesi saptandı. Fen Fakültesi. Aktif Helix aspersa’nın serebral gangliyonlarının mezoserebrum ve postserebrum bölgelerinde yoğun nörosekresyon maddesi içeren irili ufaklı hücreler ile çok sayıda küçük hücrelere sahip olan proserebrum bölgesinde ise homojen dağılımlı nörosekresyon granüllerinin varlığı gösterilmiştir.575 µg/ml). serebral gangliyon.5.58 pg/ml) ve Nisan (31. aktif ve aktif olmayan Helix aspersa Müller. Biyoloji Bölümü. Sonuç olarak. vitellogeninin immunohistokimyasal lokalizasyonu. 17-β östradiol. 120. karaciğer portal ven dalları ve merkezi ven etrafındaki hücrelerde güçlü Vtg reaksiyon gözlendi. Aynı zamanda örnekleme alanlarında suyun sıcaklık (ºC). Tüm vitellojenik dişilerde pozitif immun boyama görüldü fakat pozitif hücrelerin dağılımı ve boyamanın yoğunluğu homojen değildi.ÜNAL Yüzüncü Yıl Üniversitesi.edu.296-26. 1. Zooloji Anabilim Dalı. 35100.354 µg/ml arasındaydı. total protein. Biyoloji Bölümü. KAPTANER. E2. Van-Edremit Körfezi (VEK)’den yakalanan 37 erkek balığın 6’sında Vtg’in belirlenemezken (<0. SAB metod ile tüm erkek balıkların karaciğerinde hiç Vtg immunreaksiyon gözlenmezken.807±1. erkek balıkların plazmasında Vtg varlığı ve bir balığın karaciğerinde zayıf bir Vtg immun reaksiyonun gözlenmesi bu balıkların östrojen benzeri kirleticilere maruz kalma riski taşıdığını göstermektedir. nörosekresyon hücresi 181 .913 mg/ml) aylarında ölçüldü. İzmir nermin. VEK ve Üniversite açıklığı izledi.38 pg/ml ve Vtg.1 mg/L olarak belirlendi. bunu Çarpanak adası (1. G. dışta gevşek yapılı olan serebral konnektifte oldukça yoğun nörosekresyon içeren lakünlerin yer aldığı saptanmıştır.40-9. vitellogenin.40±211. floresan metod ile bir balığın karaciğerinde birkaç hücrede zayıf immun reaksiyon görüldü Erkeklerde Vtg varlığı doğal ve sentetik östrojenler veya östrojen gibi davranan kimyasallar için duyarlı bir biyomarkır olarak kullanılır.656 µg/ml). 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’ün serebral gangliyonlarındaki nörosekresyon hücrelerinin histolojik yapısını ve nörosekresyon maddesinin dağılımını. Anahtar Kelimeler : Van Gölü.12. İmmunopozitif hücrelerin dağınık veya gruplar halinde lokalize olduğu gözlendi. 17β-östrodiol (E2) ve vitellogeninin plazma seviyeleri belirlendi.biter@ege. Gürsel ERGEN Ege Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Helix aspersa.24 ng/ml). TRABZON SZ 009 İnci Kefali (Chalcalburnus tarichi.60±23.71 ve 8. pH ve ÇO seviyeleri sırasıyla 9. aktif. Genellikle. Gomori’nin paraldehit fuksin boya metodu ile göstermektir.

tohumlarından elde edilen antioksidan özelliği bilinen bir bitki flavanoidir. Grup 1 hariç diğer gruplara iskemiden 15 gün önce sağ böbrek nefrektomisi yapıldı ve deney hayvanlarının bu süre içerisinde iyileşmesi sağlandı. elektron mikroskop Silymarin’in Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi Bilge ÖZKAL1. Bu çalışmada SL’nin. Renal İ/R hasarı sol renal pedikülün 45 dakika oklüzyonu ve daha sonra 24 saat reperfüzyonu ile oluşturuldu. Sonuç olarak. 15. Meşelik.tr Silymarin (SL). Bu bulgular ROM’nin İ/R ile indüklenen renal hasarda rol oynadığı. insizyon + polietilen glikol ( PEG ) ( n=10 ). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hakan ŞENTÜRK1. 182 . İ/R’dan sonra biyokimyasal incelemeler için deney hayvanlarından alınan kanlardan serumlar elde edildi . Ankara ozsoy@science. ve insizyon + PEG + Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) (n=10) grubu olmak üzere üç aşamalı olarak düzenlenmiştir. Tandoğan.19. Nursel GÜL1 1 Ankara Üniversitesi. 100 mg/kg silymarin ile tedavisiyle böbrek koruyucu etkisinin olduğu bu korumanında silymarinin antioksidan aktivitesinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Operasyon sonrası yem ve su ile beslenen denekler birinci. Grup 3’e 100 mg/kg SL ve Grup 4’ e 200 mg/kg SL iskemiden 15 dakika önce tek doz intraperitonal olarak uygulandı. Anatomi ABD. SL’nin renal İ/R hasarı üzerindeki serum üre (BUN). Grup 3 (renal İ/R hasarı+SL 100 mg/kg) ve Grup 4 (renal İ/R hasarı+SL 200 mg/kg) olarak planlandı. Araştırmada deney grupları sadece insizyon yapılan grup (n=10). Gökhan BAYRAMOĞLU1 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi.. Biyoloji Bölümü. kreatinin (CRE). Grup 1 (Kontrol). 3 ve 4). 28 yetişkin albino erkek sıçan 4 grupta değerlendirilmiştir.tr Yara iyileşmesinin pek çok hastalıkta gecikmiş olması araştırmaların iyileşme sürecini hızlandıran bir takım ekzojen faktörlerin kullanılması yönünde yapılması gerekliliğini ortaya koymuştur. Renal İ/R hasarındaki koruyucu etkilerini araştırılmıştır. alanin aminotransferaz (ALT) ve aspartat aminotransferaz (AST) değişiklikleri değerlendirmek için gruplar. ALT ve AST seviyelerinde istatistiksel olarak anlamlı artış gözlendi (p<0. günün sonunda Grup 2’ye serum fizyolojik.05). Serum ALT ve AST düzeylerinde İ/R gruplarında istatistiksel olarak önemli fark gözlenmedi (Tablo 1). Reaktif oksijen metabolitlerinin (ROM) böbrek iskemi/reperfüzyon (İ/R) hasarı patogenezinde rol oynadığını gösteren bulgular mevcuttur. Fen Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Epidermal Büyüme Faktörü (EGF). Adnan AYHANCI1. Bu amaçla. Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) iyileşme sürecini hızlandıran önemli mitojenik faktörler arasındadır. Ankara 2 Gazi Üniversitesi. Silybum marianum L. yeni töropatik müdahelelerin oluşturulmasına önemli ölçüde katkı sağlayabileceğini düşündürmüştür.05) (Tablo 1). Fen-Edebiyat Fakültesi. TRABZON SZ 011 SZ 012 Ekzojen Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) Uygulanmış Kesi Yaralı Tavşanlarda İyileşme Bölgesine Epitel Hücre Göçü Nesrin ÖZSOY1. Grup 2 (renal İ/R hasarı+Serum fizyolojik). kontrol grubu (Grup 1) ile karşılaştırldığında serum BUN. Hilmi ÖZDEN2. EGF'nin epitelizasyonu hızlandırmış olması yara iyileşmesinin geciktiği pek çok hastalıklarda. Beşevler. serum fizyolojik verilen Grup 2 ve 200 mg/kg SL verilen Grup 4 ile istatistiksel olarak karşılaştırıldığında serum BUN ve CRE düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı düşüş gözlendi (p<0. 26480 Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Bu bloklardan yarı ince ve ince kesitler alınarak ağız mukoza epitelinin iyileşme sürecinde zamana bağlı olarak değerlendirmesi yapılmıştır.edu. üçüncü ve beşinci günleri takiben anestezi ile feda edilip yara dokusu çıkarılmış ve derhal transmisyon elektron mikroskop (TEM) preparasyonu için takibe alınarak blokları yapılmıştır. 06500.edu. Tıp Fakültesi. Şule COŞKUN2. kesi (insizyon) yarası. CRE. Epidermal Büyüme Faktörü oral submukozal implanta uygulanmıştır. İ/R grupları (Grup 2. Fen-Edebiyat Fakültesi. epitelizasyon. Biyoloji Bölümü. hücre göçü ve proliferasyonu incelenmiştir. 26480 Eskişehir gokhanb@ogu. epitel hücre. 100 mg/kg SL verilen Grup3. Kesi yarasına EGF uygulanmasını takiben epitel hücrelerinin mitotik aktiviteleri.ankara. 06100.

luteus (2. in C. Bu çalışmada. TRABZON Anahtar kelimeler: Silymarin. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. SZ 016 Sinir Rejenerasyonunda Şartlandırma Hasarı Etkisi ve Mekanizmasının Araştırılmasında Kullanılan Metotlar Elif KAVAL OĞUZ1. Tıp Fakültesi.tip I fibrillerde %17.3 % in females). Rhinolophus mehelyi’nin triceps brachii kasında fibril dağılımı . Bu artışa sebep olan öncül hasara “Şartlandırma Hasarı” adı verilmektedir. two species of acanthocephalans namely Neoechinorhynchus rutili collected from Cyprinus carpio. tip II b fibrillerde % 14 olarak tespit edilmiştir. tipIIb fibrillerde ise %11 dır.com Bir kez hasarlanmış periferal bir sinirin ikinci kez hasarlanmasıyla birlikte sinir rejenerasyonunda önemli bir artış gözlenir. Fen Fakültesi. The other species of acanthocephala is Neoechinorhynchus iraqinensis which has been revealed from Liza abu ( 15. Ankara suna.com Türkiye yarasalarından Rhinolophus mehelyi’ye ait iki yardımcı uçma kası Morfolojik ve histokimyasal olarak çalışılmıştır. Biyoloji Bölümü. tip II a fibrillerde % 70. VAN 3 Yüzüncü yıl Üniversitesi. Birinci bölümde kontrol şartlarında ayrıştırma sırasında doğal olarak aksotomize olan nöronların rejenerasyon davranışlarını belirlemek amacıyla arka kök ganglionlarının (L4-L5) saf kültürleri yapıldı.cebesoy@gmail. Iraq zohair_rahemo@yahoo. Histoloji&Embriyoloji Bölümü. Nurettin CENGİZ2.2 in males and 8. Anahtar Kelimeler: İskelet kası. Gürkan ÖZTÜRK3 1 Yüzüncü yıl Üniversitesi. Hücrelerin zaman aralıklı (time lapse) mikroskop kullanılarak 48 saat boyunca rejenerasyon davranışları gözlendi. Tip IIa fibrilleri NADH-TR ve SDH ile nispeten daha zayıf boyanmışlardır. böbrek iskemisi.RAHEMO Department of Biology. these are one species of cestode (Bothriocephalus . The incidence of infection in C. Biyoloji Bölümü. tip IIa ve tip IIb olarak sınıflandırılmıştır. antioksidan aktivite SZ 013 Rhinolophus mehelyi’nin Yardımcı Uçma Kaslarında Morfolojik ve Histokimyasal Araştırmalar Suna CEBESOY Ankara Üniversitesi. VAN elifkaval@hotmail. Bu yarasa türünde her iki kasında da. fibril tipi. University of Mosul. College of Science. tip I fibriller NADH-TR ile koyu boyandıklarından dolayı yüksek oksidatiftirler. Tıp Fakültesi. Rhinolophus mehelyi’nin triceps brachii ve biceps brachii kasında histokimyasal olarak üç tip fibril tanımlanmıştır.9 %and 25% respectively). Barbus luteus.9% in females) and in V. Iraq Zohair I. Glisin-kalsiyum-formaldehit preinkübasyonundan sonra miyozin-ATPaz ile boyanarak bunlar tip I.7% in males and 35% in females).regius (8% in males and 9. sıçan. şartlandırma hasarı sonrasında hücrede meydana gelen değişikliklerin in vitro olarak gözlenerek hasar sonrasında hücrede meydana gelebilecek değişikliklerin hücresel mekanizmasının araştırılması amaçlanmıştır.com Six freshwater species of fishes have been subjected to parasitological investigation which were collected from different regions of Al-tamim governorate and its suburbs. one species of nematode (Cucullanus cyprini) collected from the carp. tipIIa fibrillerde % 72. buda orta derecede oksidasyon kapasitesini göstermektedir.5%). Biceps brachii kasında ise bu oran tip I fibriller de % 16. Şartlandırma hasarının bu etkisi bugüne kadar yapılan çeşitli çalışmalarla ortaya konmuş olmasına rağmen bu etkinin mekanizması ile ilgili bilinenler sınırlı ve tartışmalıdır. kesim) üç gün boyunca şartlanmaları 183 The Helminths of Freshwatere Fishes Caught From AL-Tamim Governorate. NADH. NADH-TR ye zayıf reaksiyon verdiklerinden dolayı düşük oksidatif olarak kabul edilmişlerdir. Chondrostoma regius and Varicorhinus trutta.19. histokimyasal test. The results revealed the presence of four species of helminths. trutta (50%). It is concluded from the present results that all the four helminth parasites are recorded for the first time in Karkok governorate.F. Eğitim Fakültesi. SZ 014 gowokensis) collected from Cyprinus carpio and Aspiux vorax(incidence 2. SDH. Rhinolophus mehelyi’nin yardımcı uçma kaslarındaki tip IIb fibrilleri. in B. ATPaz. carpio (4. İkinci bölümde canlı hayvanda sinir kesisi ile şartlandırılan nöronların rejenerasyon davranışlarını belirlemek amacıyla canlı farelerin sağ siyatik sinirleri kesilerek (1. Fizyoloji Anabilim dalı. Biyoloji Bölümü. VAN 2 Yüzüncü yıl Üniversitesi. Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır.

tr Kültür ortamında sınırsız bölünebilme yeteneği olan ve özelleşmiş hücreleri meydana getiren hücrelere kök hücre denir. saatte akson rejenerasyonunda kademeli bir artış gözlendi. Anahtar Kelimeler: Kök hücre. erkek bir farenin (Mus musculus) vücudunun sağ yan tarafında ön ve arka ekstremitelerin arasında kalan bölgede deri altında gözlemlenen spontan tümör çıkarılarak dengeli tuz 184 Kök Hücre Nedir? Kaynakları ve Kullanım Alanları Dürdane KOLANKAYA. 3. Bu yeteneklerini kullanılarak kalp kası hücreleri. Patoloji Anabilim Dalı. tendon hasarı SZ 018 Balb/C Farede Görülen Yeni Bir Spontan Tümörün in vivo ve in vitro Karakterizasyonu Seyhan ALTUN1. 3. Dördüncü bölümde in vitro ortamda şartlanmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini belirlemek amacıyla L4-L5 arka kök ganglionlarının kültürleri yapılarak silikon kaplı saat camı içine aktarıldı. Ankara durdane@hacettepe. bir farede oluşan spontan tümörün in vivo ve in vitro özelliklerinin saptanması amaçlanmıştır. Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklar ve diabetin tedavisinde kullanılabileceği hayvan deneylerinden elde edilen umut verici bulgulardır. ilk defa 1905 yılında spontan olarak tespit edilen katı Ehrlich meme karsinomu 1945 yılından itibaren sıvı hale dönüştürülmüş ve Ehrlich Ascites Tümör (EAT) adı ile standart deneysel bir tümör olarak. saatte rejenerasyon miktarının tekrar arttığı gözlendi. günün sonunda sağ taraftaki L4-L5 arka kök ganglionları ayrıştırılarak kültürleri (2.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 3. Hücre süspansiyonu 3 gün boyunca etüv içinde bekletilerek hücrelerin şartlanmaları ve bu sırada bir yüzeye yapışarak akson uzatmaları engellendi. fare veya sıçanda ortaya çıkan spontan bir tümörün hayvandan hayvana seri transplantasyonları sonucunda standart deneysel tümör haline dönüşebilmektedir. Cansın GÜNGÖRMÜŞ Hacettepe Üniversitesi. kesim) yapıldı ve hücreler 48 saat boyunca gözlemlendi. çeşitli amaçlar için kullanılabilir. uzun süre yaşayan. Anahtar Kelimeler: Şartlandırma hasarı. Fen Fakültesi. İstanbul. İstanbul altuns@istanbul. 2 Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi. Deneysel tümörler kimyasal maddelerle oluşturulabildiği gibi. deri. Örneğin. rejenerasyon SZ 017 (totipotent). Beytepe. lösemi de kullanılması. saatte akson rejenerasyonunda bir artış gözlendi. Handan KAYA2.edu. küçük parçalara ayrılarak agaroz içine gömüldü ve petrinin bir köşesine tutturuldu. Şenay YILDIRIM1. günün sonunda bu şartlanan sinirler çıkarıldı. saatler arasında rejenerasyon miktarının azaldığı ve 45. Tüm bu metodlardan elde edilen veriler değerlendirilerek sinir rejenerasyon miktarları karşılaştırıldı. karaciğer hücreleri gibi farklılaşmış hücreler in vitro koşullarda üretilip. Parkinson. 15-24. saatte tekrar bir artış saptandı. Şartlanan hücrelerde ise 15. saatten sonra rejenerasyonun azaldığı belirlendi. ya in vitro olarak yetiştirilen tümöral karakterli hücre kültürleri ya da deney hayvanlarında oluşturulan deneysel tümör modelleri üzerinde yürütülmektedir. arka kök ganglionu. kas. Kök hücrelerin. Çalışmanın sonucunda şartlanmayan hücrelerde 33. Balb/C ırkı.tr Kanser gelişimi ve tedavisi ile ilgili yapılan araştırmalar. nörodejeneratif hastalıklar. günümüzde pek çok araştırmada kullanılmaktadır. erişkin canlıya ait dokularda farklılaşmış hücrelerin yerini alma özellikleri ile bu gün lenfoma. günün sonunda kültür petriye aktarılarak 48 saat boyunca gözlendi. 45. Kök hücreler. Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi. Ekimden 24 saat sonra lazer mikro diseksiyon mikroskobu kullanılarak aksotomi yapıldı ve 48 saat boyunca hücreler gözlendi. bağımsız olarak bölünerek yeni kök hücre kuşakları meydana getirerek kendilerini yenileyen ve özelleşmiş hücrelere farklılaşabilme yetenekleri olan hücrelerdir. Birinci günün sonunda L4-L5 arka kök ganglionlarının kültürü yapılarak siyatik parçacıkları içeren petriye ekildi ve hücreler 48 saat boyunca gözlendi. Üçüncü bölümde şartlanmış periferik sinirin şartlanmamış DRG nöronlarının rejenerasyonuna etkisini belirlemek amacıyla canlı farelerin sağ siyatik sinirleri kesilerek bu sinirlerin 3 gün boyunca şartlanmaları sağlandı. yaşlı. Petri 1 gün boyunca etüvde bekletildi. Çalışmamızda. 36. Ayşe TOPUZ1 1 İstanbul Üniversitesi. saatten sonra rejenerasyon miktarının düştüğü belirlendi. Biyoloji Bölümü 34134. gelecekte ise kalp kası ve tendon hasarlarının onarımı. nöronlar. Biyoloji Bölümü. 33-39.19. Embriyonal . fötal (pluripotent) ve erişkin (multipotent) olmak üzere üç önemli kök hücre kaynağı vardır. saatler arasında rejenerasyonda bir düşüş gözlenirken 36. TRABZON sağlandı. Bu deneyin ikinci kısmında şu işlemler yapıldı: Yine 3 gün boyunca saat camında şartlandırılan hücreler cam tabanlı petriye ekildi. Çok uzun olan bu süreçte tümörün morfolojik özellikleri ile biyolojik davranışlarının saptanması gerekmektedir.

dezmin ve CD 34 ile diffüz ekspresyon izlenirken. Yapılan seri transplantasyonlarda tümörlerin ortaya çıkış süreleri. ince. Tümör makroskopik olarak etsi kıvamda. genellikle solid. Ayrıca A1 tümör hücreleri. Mersin 2 Hacettepe Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. 15+5. Yapılan çalışma kapsamında. acetamiprid ve alpha-cypermethrin karışımının insan periferal lenfositlerinde KKD ve KA’ni 24 ve 48 saatlik muamelelerde bütün konsantrasyonlarda (Acm+Acyp. in vitro ortamda düzenli pasajları yapılan A1 tümör hücrelerinin histogenezi ve büyüme kinetiği araştırılmaktadır.5. HL-60 hücrelerinde. apoptozunda etkisi göz önüne alındığında. insan akut myelositik lösemi (HL-60) hücrelerinde metilprednizolonun ileri saatlerdeki terminal farklılaşmasını değerlendirmek için. Hücreler 12. kısmen kordonlar içeren ve arada fibrovasküler çatı oluşturan neoplazm yapısındadır.5+2. HL-60 hücrelerinde MP’nin terminal farklılaşma üzerindeki etkisi akım sitometrik analiz yöntemiyle değerlendirildi. 17. Adana ayavuz@mku. terminal farklılaşma. yedinci generasyona kadar erkek ve dişi farelere seri olarak transplante edilmiştir. 17. Biyoloji Bölümü. CK ve vimentinin koekspresyonu bu tümörlerin karakteristik özelliği olup tümöre “epiteloid sarkom” tanısı konulmuştur. spontan tümör. 20+10 µg/ml). in vivo. fibriler görünümde. Anahtar Kelimeler: Fare.5.5.5+2. Hatay 2 Çukurova Üniversitesi. . 06100. 12.5.19. vimentin. Bütün deneyler 2 kez tekrarlandı ve sonuçlar +/standart deviasyon olarak değerlendirildi. in vitro ortamda düzenli pasajları yapılan tümör hücreleri. Hücreler. tümör ağırlıkları ve metastaz oluşturup oluşturmadıkları saptanmıştır. CK 18. metilprednizolon daha önceki erken saat denemelerinde zaman ve doza bağımlı artan bir etki gösterirken. çıkması.20). MN 185 Akut Myelositik Lösemi (HL-60) Hücrelerinde Metilprednizolonun İleri Saatlerde Terminal Farklılaşma Üzerindeki Etkisinin Araştırılması Ahmet Ata ÖZÇİMEN1. 10-5 M ve 10-4 M derişimlerde MP uygulandı. MP’nin HL-60 hücrelerini ileri saatlerde.05) (K-S değeri>0. terminal farklılaşmayı azalttığını düşündürmektedir. MP uygulamadan önce ve sonra CD11-b. 15+5. A1 tümörü makroskopik ve mikroskopik olarak incelenmiş ve immünohistokimyasal analizleri yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Metilprednizolon. 37 ºC’de ve % 5 CO2’li etüvde hücre kültürüne alınmışlardır. kirli beyaz renkte. Bu azalan etkiler istatistiksel olarak CD11b ve CD14 için anlamsız ancak CD15 için anlamlı bulunmuştur (p<0. 20+10 µg/ml Acm+A-cyp karışımı ile 24 ve 48 saat muamele edilmiştir. Biyoloji Bölümü. CD15. HL-60 hücrelerine 10-6 M. Günümüzde bu tümörlerin histogenezi tam olarak bilinmemekte olup. CD11-b. Fen Edebiyat Fakültesi.com Bu çalışmada. Birinci generasyonda yapısal farklılık gösteren A1 ve A2 tümörleri elde edilmiştir.5+7. HL-60. in vitro SZ 019 Bu çalışmada.5+7.edu. geç saat ve yüksek doz uygulamalarında azalan bir etki göstermiştir. TRABZON çözeltisi (HBSS) içerisinde küçük parçalara ayrılmış ve yine Balb/C ırkı erkek ve dişi farelerin deri altına transplante edilmiştir. CD11-b. CD14 ve CD15 hücre yüzey monoclonal antikorları ile boyandılar ve akım sitometre cihazında analiz edildiler. in vitro ortamda Foetal Bovine Serum içeren Roswell Park Memorial Instute 1640 (RPMI1640) kültür medyumunda. 33100. CD14. Biyoloji Bölümü. epitelyal membran antijenle (EMA) ekspresyon saptanmamıştır. tarımda artan bir hızla insektisid olarak kullanılan acetamiprid (Acm) ve alpha-cypermethrin (A-cyp)’in karışım halinde kullanıldıklarında insanlar için genotoksik risk oluşturup oluşturmadıkları. insan periferal lenfositlerinde in vitro kardeş kromatid değişimi (KKD). Mehmet TOPAKTAŞ2 1 Mustafa Kemal Üniversitesi. kromozom anormalliği (KA) ve mikronükleus (MN) testleri kullanılarak araştırılmıştır. mikroskopik olarak ise. Tıp Fakültesi. Mualla ÇETİN2 1 Mersin Üniversitesi. dişi ile erkek farelerdeki oluşma yüzdeleri. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Elde edilen A1 tümörü. CD11-b. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ankara aozcimen34@mynet. Sonuç olarak. uzun ve çok yüzlü bir morfoloji göstermektedir. düz kas aktin (SMA).tr Bu çalışmada. akım sitometre SZ 021 Acetamiprid ve Alpha-Cypermethrin Pestisidlerinin Karışım Halinde Kullanıldıkları Zaman İnsan Periferal Lenfositlerindeki in vitro Genotoksik Etkileri Ayşe YAVUZ KOCAMAN1. CD14 ve CD15 hücre yüzey belirleyicilerinin düşük. Pediatri Anabilim Dalı. CD14 ve CD15 hücre yüzey belirleyicileri ile analiz edilmeleri amaçlanmıştır. İmmunohistokimyasal analizde tümör hücrelerinde pan-sitokeratin (CK).

MN oluşumunun ise sadece 48 saatlik muamele süresinde doza bağlı olduğu belirlenmiştir. mikronükleus SZ 022 kromozomlarının söylenebilir. Ayrışım fonksiyon analizi sonucunda oluşan serpilme grafiğinde bazı populasyonlarda örtüşmeler tespit edilmiştir. Buna göre acetamiprid ve alphacypermethrin pestisidlerinin karışım halinde kullanıldığında özellikle tarım işçileri için genotoksik etkiye sahip olabileceği sonucuna varılmıştır. Eşey kromozomlarının etkisini belirlemek amacıyla.001). katkısının anlamlı olmadığı Anahtar Kelimeler: Drosophila. direnci sağlayan genlerin dominant olmadığı. dirençli Hatay populasyonu dominant Cy//Pm. ikinci kromozomun etkisinin üçüncü kromozomdan daha fazla olduğu ve eşey 186 . acetamiprid ve alpha-cypermethrin karışımı ile 24 ve 48 saat muamele edilen insan periferal lenfositlerinde bütün konsantrasyonlarda proliferasyon indeksi (PI). Sonuç olarak.5+7.Ser//Sb ve resesif bw//bw.19. Elde edilen ilk bulgular bu dört eyalete ait populasyonun kullanılan geometrik morphometrik karakterler açısından birbirinden istatistiksel anlamda farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (P<0. mitotik indeks (MI) ve nükleus bölünme indeksi (NBI) istatistiksel olarak önemli derecede azalmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. Çok geniş alana yayılan Apis florea. Elde edilen F1 bireylerine direnç testleri uygulandı.edu. Bu çalışmada. İran ikandemir@gmail. uzak doğudan Irak sınırına kadar yayılış gösterdiği bilinmektedir. Bu örnekler üzerinde arka ve ön kanattan toplam 26 koordinat noktası belirlenmiş ve TpsDig2 programı ile koordinat verileri elde edilmiştir. MORADI2. KKD ve KA’deki artışın her iki muamele süresinde. Ayça ÖZKAN1 1 Zonguldak Karaelmas Üniversitesi.5 µg/ml konsantrasyonlarında istatistiksel olarak önemli derecede arttırdığı saptanmıştır. Berna ÖZDEN1. Anahtar Kelimeler: morfometrik. PI ve MI’deki azalma her iki muamele süresinde. Bu çaprazlardan elde edilen F2 bireylerine direnç testi uygulandı. malathion SZ 023 İran Küçük Balarısı (Apis florea Fabricius) Populasyonlarında Geometrik Morfometrik Analiz İrfan KANDEMİR1. İran Apis florea. Direnç oluşumunda otozomal kromozomların etkisini belirlemek amacıyla. Anahtar Kelimeler: Acetamiprid. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 15+5. Şu ana kadar 4 eyalete bağlı 13 lokasyondan toplam olarak 115 koloniden 1500’e yakın örnek toplanmıştır. küçük balarısı.5. NTSYS ve SPSS programları kullanılarak tek ve çok yönlü istatistiksel analizlerle test edilmiştir. alphacypermethrin. Biyoloji Bölümü. direnç oluşumuna katkıda bulunan kromozomların belirlenmesi amacıyla Drosophila melanogaster’in malathiona dirençli olduğu belirlenen Hatay-Merkez ve duyarlı bulunan Antalya-Serik doğal populasyonları kullanılmıştır. Geometrik morfometrinin ilk defa bu çalışma ile Apis florea türünde kullanılması gösterilmiştir. Ayrıca. 17. TRABZON oluşumunu ise Acm+A-cyp.tr Hedef canlılar üzerinde yaklaşık 20 yıl süresince kullanılmış insektisitlerden biri olan malathionun bu canlılarda direnç geliştirdiği bilinmektedir. geometrik Bazı Drosophila melanogaster Doğal Populasyonlarında Malathion Direncinin Araştırılması Burcu KOÇAK MEMMİ Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Genel Biyoloji ABD Genetik Birimi Beytepe Ankara 06800 kburcu@hacettepe. insektisit direnci. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Veriler daha sonra Morpheus.com Apis florea. Bu çalışmada 2003-2006 yılları arasında İran’in en kuzey eyaletinden (İlam) en güney (Bander Abbas) eyaletine kadar olan coğrafyadan toplanan küçük balarısı populasyonları üzerindeki geometrik morfometrik araştırmalar gerçekleştirilmiştir. kromozom anormalliği. tozlaşmada son derece önemli görevler almasına rağmen üzerinde yeterince bilimsel çalışmalar yapılmamıştır. İran’da 7 eyalette bu arı türünün dağılımına dair gözlemler yapılmıştır.5+2. Zonguldak Zanjan Üniversitesi. 12. kardeş kromatid değişimi. Hatay ve Serik populasyonları ve bu çaprazın resiprokalleri çaprazlandı.st//st mutant stokları ile çaprazlandı. NBI’deki azalma ise sadece 48 saatlik muamele süresinde doza bağlı olarak bulunmuştur. Mohammad G.

C/EBPδ promotörünün bazal aktivitesi lusiferaz aktivite tayini ile belirlendi. Demet DOĞAN1. Bu çalışma TBAG 104T036 nolu proje ile desteklenmiştir. DNA bağlanma ve dimerizasyon motifi oluşturan. Sonuç olarak. Moleküler Biyoloji ABD. arttırıcı anlamda regüle ettiği saptanmıştır. Çalışmamızda 30 adet yetişkin erkek Wistar tipi albino sıçanlardan 4 grup oluşturuldu. doku hasarları. çıkan bantların kalınlığının kontrol bantlarıyla karşılaştırılması sonucu gözlenmiştir. Belirlenen en uygun konsantrasyon uygulanarak. C/EBPδ doku veya hücre tipine spesifik tarzda regüle edilmektedir. nörodejenerasyon. Kaspaz-3` ün nöronal gelişim ve yaralanmada oldukça önemli olduğu gösterilmiştir. Biyoloji Bölümü. ŞANLIURFA dcagiran@inonu. (8p11. C/EBP aile üyelerinden biri olan C/EBPδ.2) kromozomda lokalize olan C/EBPδ son çalışmalarda. melatoninin uygulanması ile doku hasarının azaldığı ve nörolojik iyileşmeyi hızlandırdığı sonucuna varıldı. inflamasyon ve akut faza cevapta. Nihat DİLSİZ2. Biyoloji Bölümü. 28049. Anahtar Kelimeler: Spinal kord iskemi. hücre proliferasyonunda. iskemide kaspaz-3 aktivitesi ve güçlü bir antioksidan hormon olarak bilinen melatoninin antiapoptotik özelliğinin araştırılması amaçlanmıştır. 187 . C/EBPδ hemen hemen her dokuda ekspres edilmesine rağmen seviyeleri farklılık göstermektedir. Debboy Mevkii. 3. Kaspazlar apoptozun ortaya çıkışında önemli intraselüler proteazlardır. Bu çalışmada spinal kord iskemisi yapılarak. insan hepatoma (Hep3B cell line) hücrelerine kalsiyum fosfat transfeksiyon yöntemi ile aktarıldı. bazik lösin fermuar domainine sahip transkripsiyon faktör ailesidir. Sinir sisteminde iskemi. Uygulanan deneysel iskemi modeli ile spinal kordda belirgin olarak apoptotik ölümün tetiklendiği. TRABZON SZ 024 Spinal Kord İskemi Oluşturulan Sıçanlarda Kaspaz-3 Aktivitesi ve Melatoninin Koruyucu Etkisinin Araştırılması Songül AYDEMİR1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.tr Deneysel iskemi ve travmatik beyin yaralanması sonucunda oluşan nöronal hücre ölümü kaspaz-3` ün aktive olmasıyla gerçekleşmektedir.edu. İnsan kanserlerinin çoğu kromozom 8p’de var olan mutasyonlar sebebiyle olmaktadır. Feray KÖÇKAR2. Biyoloji Bölümü. Hatice YILDIRIM2 1 Giresun üniversitesi. Fakat çok sayıda dokulara spesifik genlerin ekspresyonlarını kontrol eden insan C/EBPδ’nın regülasyonu konusundaki bilgi oldukça sınırlıdır. kaspaz-3. Böylece bir kaskad şeklinde işlerler.grup (Kontrol). TGF. enfeksiyon. Fen-Edebiyat Fakültesi. inflamatuar hastalıklar ve travmatik yaralanmalarda nöronal hücre ölümünün bir şekli olan apoptoz gözlenir.com C/EBP’ler (CCAAT/enhancer binding proteins) C-terminus’da tüm üyelerinde korunmuş. Geçici transfeksiyon uygulaması sonrasında.grup (Deneysel spinal kord iskemi oluşturulan grup). Biyoloji Bölümü. lüsiferaz vektörüne klonlanmış olan C/EBPδ promotörü. Daha sonra TGF-β sitokininin. Bu teknikte dokular çeşitli aşamalardan geçirildikten sonra kaspaz-3` ün varlığı . 1. Bütün denekler 48 saat yaşatıldıktan sonra spinal kord örnekleri alındı. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu çalışmada. bir tümör baskılayıcı gen olarak tanımlanmıştır. Fen -Edebiyat Fakültesi.β’nın mRNA düzeyine etkisi RT-PCR çalışmalarıyla belirlendi. Bu sebepledir ki 8. Bu proteazın bozulması nörolojik defektlere yol açar. TGF-β gibi inflamasyonel uyarıcılar tarafından regüle edilmektedir. 2. MALATYA 2 Harran Üniversitesi. Ayşe ŞAHABOĞLU2 1 İnönü Üniversitesi. Balıkesir serpilkus@gmail. C/EBPδ. Giresun 2 Balıkesir Üniversitesi. C/EBPd Geninin Transkripsiyonel Regülasyonu Üzerine Etkilerinin Araştırılması Serpil UĞRAŞ1. Biyoloji Bölümü. farklı konsantrasyon ve zaman aralıklarında saptandı.1-p11. hücrelerde enerji metabolizmasının düzenlenmesinde ve meme epitel hücrelerinin apoptosisinde önemli rol oynamaktadır. Fen Edebiyat Fakültesi. Hayvanlara anestezi yapıldıktan sonra Zivin ve DeGirolami`nin tarif ettiği spinal kord iskemi modeli uygulandı. C/EBPδ geninin transkripsiyonel aktivitesi ve mRNA düzeyinde.grup (Melatonin+İskemi oluşturulan grup). Bu dokularda kaspaz-3 aktivitesinin gözlenmesi için Western-Blot tekniği uygulandı. C/EBPδ geninin transkripsiyonel regülasyonuna olan etkileri. Kaspazlar hücrede inaktif olarak bulunurlar ve proteolitik olarak birbirlerini aktifleştirirler. geçici transfeksiyon ve RTPCR çalışmalarından TGF-β sitokinin.grup(Melatonin uygulanan grup). 4. melatonin SZ 026 TGF-β Sitokininin. insan C/EBPδ geninin transkripsiyonel regülasyonunu aydınlatmak amacıyla.19.

E. Y.coli’de gerçekleştirildi.376x 10-6M) ve mutant (IC50 =1. inhibisyon SZ 028 HCAII Geninde Lösin204/Serin Yönlendirilmiş Mutagenezi ve E. HCAII geninin katalitik merkeze yakın bazı amino asitleri değiştirerek. Glokom tedavisinde sıklıkla kullanılan sülfonamid ve asetozolamide karşı inhibisyonu araştırıldı. Ekspre edilen proteinlerin saflaştırılması CA spesifik afinite kromatografisi ile yapıldı. Bu yüzden enzimin inhibisyon mekanizmasının daha spesifik inhibitörlerin geliştirlmesi için aydınlatılması önemlidir.1) 8. 0. Fen-Edebiyat Fakültesi. hidrataz aktiviteleri belirlendi. SİNAN1. glaucoma hastalığı tedavisinde yaygın olarak kullanılan inhibitörlere (sülfonamid ve asetazolamid) karşı inhibisyonları ve IC50 değerleri belirlendi. O. Fen-Edebiyat Fakültesi. aktivitesinde ve inhibitörlere ilgisini ortaya çıkarmaktır. çok farklı hücresel yerleşimler ve doku dağılımları ile 14 farklı α-CA izoenzimi saptanmıştır. Ekspres edilen proteinlerin miktarları Bradford yöntemi ile hesaplandı.coli’de Eskpresyonu Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU1. göz lensi ve korneal epitelyumda bulunur. Yabani tip HCA I enziminin aksine (IC50 = 1. optimize edilen koşullarda IPTG kullanılarak yapıldı.4. CA. γ. saflaştırma. S. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. HCAII enzimi asetazolamid. pET31b vektörü içerisindeki mutant ve yabani tip HCAII proteinlerinin ekspresyonu E.tr İnsan Karbonik Anhidraz (HCAI) (Karbonat hidroliyaz E.coli’de Ekspresyonu ve Phe91Asn Yönlendirilmiş Mutageneziyle Elde Edilen Mutant Enzimin İnhibitörlere Karşı İlgisinin Araştırılması Meltem AYDIN1. M AYDIN1. yönlendirilmiş mutagenez. CO2 ve H2O’den HCO3.52 x10-5 M ve 0. Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU1. metazolamid ve diklorfenamid gibi glaucoma tedavisinde kullanılan ilaçların hedefidir. Çağış Kampusu.edu. Biyoloji Bölümü. transkripsiyon faktörleri. Çağış Kampusu. Balıkesir saydogan@balikesir.422 x10-3 mM IC50 değerleriyle orijinal HCAII İnsan Karbonik Anhidraz I (HCA I) Geninin Klonlanması. E. Bu nedenle araştırmamızda sülfonamidlere karşı daha az ilgili mutant HCA I enzimleri elde edilmesi planlanmıştır.2. O.1). Fen-Edebiyat Fakültesi. RT-PCR stratejisi ile HL60 hücre hattından pGEM-T vektörüne ve daha sonra pET21a (+) ekspresyon vektörüne klonlandı. İnsanları da kapsayan yüksek omurgalılarda. β.C.468x10-4M IC50 değeri ile sülfonamide karşı daha yüksek afinite göstermiştir. ekspresyon. KÖÇKAR1.tr Karbonik anhidraz enzimleri (Karbonat hidroliyaz. Phe91Asn mutantı. Fen-Edebiyat Fakültesi. Eritrositlerde. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi.coli BL21 hücrelerinde. Bu amaçla insan hCA I geni. Yabani ve mutant HCA I enzimlerinin ekspresyonu E. Biyoloji Bölümü. Phe91 hidrofobik rezidüsü PCR’a dayalı yönlendirilmiş mutagenez stratejisi ile daha hidrofilik olan Asn rezidüsüne dönüştürüldü. δ ve ε-CA olarak bilinen evrimsel olarak ilgisiz beş CA gen ailesi vardır.C. α. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. sitokinler.283x106 M) HCA I enzimleri arasında önemli bir inhibisyon farkı tespit edilmemiştir 188 . Mutant ve yabani tip enzimlerin. Fakat sulfonamidlerin 14 izoformu içeren CA izoenzimlerine karşı spesifikliği düşüktür ve ilgili hastalıkların tedavi sürecinde yan etkilerle karşılaşılabilir.iyonlarının geri dönüşümlü reaksiyonunu katalizleyen bir enzim ailesidir. Hücre içinde çözülebilir formda sitozolde yer alan HCA I eritrositlerde hemoglobinden sonra en bol bulunan proteindir. Anahtar Kelimeler: HCAII.1. Bu çalışmanın amacı. ARSLAN2. Spesifik Sefaroz-4B-L-Tirozin afinite jeli kullanılarak saflaştırıldı. gen regülasyonu SZ 027 enzimine göre inhibisyonu daha düşük olarak tespit edildi. Mutant ve yabani tip enzimlerin saflıkları SDS-PAGE elektroforezi ile kontrol edildi. Hayvanlar alemindeki bütün CA’lar α tipindedir. PCR’a dayalı olarak kullanılan yönlendirilmiş mutagenez. Çağış Kampusu. kolon epitelinde.ARSLAN2 1 Balıkesir Üniversitesi.19. Balıkesir saydogan@balikesir. Çağış Kampusu.257x10-4M). Kimya Bölümü. Lösin204 aminoasiti hidrofil Serin aminoasiti ile değiştirilmesinde kullanılmıştır.edu. Asetozolamide karşı yabani (IC50 = 1.2.1. kromozomun uzun kolunda lokalize olan 30kDa büyüklüğünde bir proteindir. TRABZON Anahtar Kelimeler: C/EBPδ. IŞIK2. Biyoloji Bölümü. sulfonamid. Leu204Ser mutant enzimin asetazolamid ve sülfonamid inhibitörlerine karşı inhibisyonu 2. Mutant ve yabani tip enzimlerin CO2 hidratasyon aktivitesi ölçüldü. Buna göre. S. İnflamasyon. KÖÇKAR1. Kimya Bölümü. 4. F. F. TURAN1 1 Balıkesir Üniversitesi. Yüksek göz içi basıncını düşürmek amacıyla glokom hastalığının tedavisinde kullanılan sülfonamidlerin HCA II izoenziminin yanında HCA I izoenzimini de önemli ölçüde inhibe ettiği saptanmıştır.

klonlama. üzerinde örnek toplanan bitkiler. zehirlenme vakaları ve kontrolü için gereken koşullar özetlenecektir. Perşembe. Anahtar Kelimeler: Xq21. ekoloji.tr İnsanlarda yaygın olan kanser tipleriyle yapmakta olduğumuz bir araştırma sonucu X kromozomuna ait bir alanda (Xq21) mRNA’sı olmayan 1000 nükleotitlik bir bölgenin başta akciğer kanseri olmak üzere incelenen yedi kanser tipiyle anlamlı korelasyon gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Histamin. Ancak daha da ilginç olarak.edu.com Bu sunumda biyojenik aminlerin kısaca gıdalardaki oluşumu. bu 1000 nükleotitlik bölgeye. Çağış . Ayrıca bu aminlerin analizinde karşılaşılan sorunlar ve günümüzde yaygın olarak kullanılan analiz metodları birbirlerine olan avantajları ve dezavantajları ve güvenilirlikleri bakımından karşılaşılacaktır. 61530. yaygın kanser tipleri. HCAI. Fen-Edebiyat Fakültesi. Söz konusu bölge sağlıklı insanlar (Toplam 50) ve kanser hastalarından (Toplam 50) alınan kanlardan PCR ile çoğaltılarak DNA dizileri elde edilmiş ve bu dizilerin biyoinformatik analizi yapılmıştır. Ordu yasargulmez@gop. Biyoloji Bölümü. analiz yöntemleri SZ 031 İnsan X Kromozomundan (Xq21) Y’ye Transfer Edilebilen ve mRNA’sı Olmayan Bir Bölgenin Yaygın Kanser Tipleriyle Korelasyonunun Tespiti Ekrem DÜNDAR. incelenen materyal. Crabronidae. Sonuçlar incelenen bölgede en az 7 SNP’lik (Tek nükleotit polimorfizmi) bir haplotipin olduğunu ve bu SNP’lerin incelenen kanser tipleriyle çeşitli oranlarda anlamlı korelasyon gösterdiğini ortaya çıkarmıştır.19. Ankara. 1998-2001 yılları arasında. Sevilay AZPARLAK Balıkesir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Bunların literatür verileri ile karşılaştırılması sonucu 61 taksonun Ankara faunası.BALIKESİR dundar@balikesir. Y kromozomunun PAR bölgesinde %95 aynılık gösteren bir bölgenin olduğu ve bu bölgedeki (PAR’da bulunan) SNP’lerin kanserli hastalarınkine tamamen uyduğu tespit edilmiştir. Ancak bu sonucun desteklenmesi için söz konusu kanser çeşitlerinden elde edilen dizilerin sayısını artırmak için yapılan çalışmalar devam etmektedir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. örneklerin bulundukları habitat çeşitleri. TRABZON Anahtar Kelimeler: Karbonik anhidraz. Ek olarak histamin analizinde gündeme gelen hızlı ve basit yöntemlere yer verilecektir. il sınırları içindeki farklı habitatlardan familyaya ait toplam 849 örnek toplanmıştır.edu. Dünyadaki ve Türkiye’deki yayılışları verilmiştir. Türkiye 189 . habitat. ekspresyon.tr Bu çalışmada Ankara ili Crabronidae (Insecta: Hymenoptera: Apoidea) familyası türleri araştırılmış ve örneklerin toplandıkları doğal habitatlarıyla ilgili bazı ekolojik gözlemler kaydedilmiştir. Pemphredoninae ve Philanthinae alt familyaları içinde 126 taksona ait olduğu anlaşılmıştır. fauna. kansere yatkınlık Ankara İli Crabronidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırmalar ve Ekolojik Gözlemler Yaşar GÜLMEZ Ordu Üniversitesi. gıda. Crabroninae. Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi. zehirlenme. Teşhisi yapılan örneklerin Bembicinae. örneklerin bulundukları habitatların özellikleri ve ergin böceklerin üzerine kondukları bitkiler tespit edilmiştir. Sonuçlar bu haliyle Y kromozomundaki bu bölgenin X kromozomuyla bastırılmadığı takdirde (eğer X kromozomuna krossingover’la transfer olmuşsa ve dolayısıyla Y ile aynı diziyi taşıyorsa) kansere yatkınlığı artırdığını vurgulamaktadır. 11 taksonun ise Türkiye faunası için yeni kayıt olduğu görülmektedir. Arazi çalışmaları sırasında. Anahtar Kelimeler: Hymenoptera. Trabzon kosesevim@gmail. Çamburnu. Her takson için. Nurten ÇANAKÇI. inhibisyon SZ 029 SZ 030 Bitkisel ve Hayvansal Kökenli Histamin Zehirlenmesi ve Histamin Analiz Metodlarının Karşılaştırılması Sevim KÖSE Karadeniz Teknik Üniversitesi. yönlendirilmiş mutagenez. Toplanan örnekler laboratuar müze materyali şekline getirilmiş ve tür teşhisleri yapılmıştır.

ekosistem. biyoçeşitlilik. M. Ayrıca Erzurum'dan itibaren birçok evsel ve endüstriyel kirlilik kaynağı da bu sistemdeki Odonata türleri üzerinde olumsuz etki yapmaktadır. çevre SZ 034 Fauna . Beytepe. Ayrıca 1976 yılından beri toplanan örneklerde incelenmiştir. Ali DEMİRSOY Hacettepe Üniversitesi. Sinan ANLAŞ. TRABZON SZ 032 Kuzeybatı Anadolu'nun Malakolojik Çeşitliliği Ümit KEBAPÇI Süleyman Demirel Üniversitesi.69. ergin:yavru oranının ise 1: 0. örneklerin ilkbahar ve yaz dönemlerinde toplamış olmasından kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Agelenidae (% 5) ve Zodaridae (% 5) familyaları izlemiştir. Toplam 111 türe ait 120 tür ve alttür bölgeden çalışma ile tespit edilmiş olup bunlardan 42 tür endemik vaziyettedir. Özellikle Divriği de bulunan bakır işletmeleri yıllardan beri belli periyotlarla karasuya atık madde bırakmaktadır. mera (880 m) ve kestane (620 m) biyotoplarına yerleştirilen çukur tuzaklarla toplanmış ve tuzaklar iki haftalık aralıklarla değiştirilmiştir. Serdar TEZCAN aozdemir@gantep.19. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu familyayı Lycosidae (% 20).tr Kemaliye (Erzincan) çevresinde 2005 yılından beri yaptığımız periyodik çalışmalarda 34 Odonata türü tespit edilmiştir. yanmış orman (960 m). Örnekler meşe (980 m). Kemaliye (Erzincan) ve Çevresi Odonata Faunasının Tespiti ve Bölgedeki Çevre Bozulmasının Odonata Türleri Üzerine Etkileri Yusuf DURMUŞ. Bu örnekler bağlı oldukları familyalara göre değerlendirildiğinde en çok örneğin Gnaphosidae (% 34) familyasında yer aldığı görülmüştür. Biyoloji Bölümü. ayrıca azalan taksonlara yönelik tehditler tartışılmıştır. tür çeşitliliği.edu. çam (950 m). Anahtar Kelimeler: Araneae. 190 . Bunun yanı sıra Kemaliye ve çevresinde faaliyette bulunan maden işletmelerin çevreye ve dolayısıyla sucul sisteme zararları ve olası Odanata türleri üzerine etkileri de bu çalışma kapsamına girmektedir. Ankara akbulut@hacettepe. Çalışma sonunda 22 familyaya ait toplam 489 örnek toplanmıştır. Bilindiği gibi Odonatlar yumurtalarını sucul yada suyu kısmen kurumuş alanlara bırakmakta olup. fauna. Salticidae (% 11).edu. Diğer familyalara bağlı örneklerin oranı % 5’in altında bulunmuştur. Manisa Anadolu.Turgutlu) Yöresi Örümcek (Arachnida:Araneae) Faunasının Çukur Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma Adile AKPINAR. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kemaliye ilçesinin içinden Fırat nehrinin bir kolu olan karasu geçmektendir. endemizm SZ 033 Anahtar Kelimeler : ekoloji. biyoçeşitlilik ve tür zenginliği haritalanmış. gelişim evreleri suya bağlı türleri barındırmaktadır. Turgutlu İlçesinin Dağmarmara Yöresinde Mayıs-Ekim 2003 döneminde gerçekleştirilmiştir.tr Bu çalışma Manisa İli. Çalışmada. Isparta kebapci@gmail. Çalışmadaki ergin oranının daha önce gerçekleştirilen çalışmalara göre yüksek oluşunun. Anahtar kelimeler: Kuzeybatı gastropodlar. Biyoloji Bölümü. Sahanın Türkiye'nin en büyük nüfus yoğunlupğuna sahip oluşu ayrıca global ısınma gibi tehditler sonucu bazı taksonların habitat bozunmasına bağlı olarak yokolmakta olduğu tespit edilmiştir. örümcek. Fen Fakültesi. Çalışma boyunca yakalanan örneklerin eşeysel oranının 1: 0. İsmail VAROL.com Anadolu'nun coğrafik açıdan Avrupa'yla bağlantısını teşkil eden kuzeybatı kesimi kara salyangozlarının biyoçeşitliliği açısından bakıldığında bu özelliği yanında yüksek endemizm ile de öne çıkmaktadır. Dağmarmara (Manisa. Bununla birlikte karasuyu besleyen çok sayıda akarsu kolu bulunmaktadır.51 olduğu ortaya konmuştur. Dysderidae (% 10).

daha sonra yay şeklinde biçimlenir.1758 (Crustacea. her iki populasyonda da X kromozomunun büyük ve submetasentrik. Synchaeta oblonga. Kumkapı. Biyoloji Bölümü.8 km2. Bitlis popülasyonunun diploid kromozom sayısı 2n = 54. Colurella ve Synchaeta cinslerine ait olduğu görülmüştür. Kızılırmak.7° Kuzey 34. Kale. Bitlis ve Van popülasyonları olarak tanımlanan ve diploid kromozom sayısı sırasıyla 2n = 54 ve 2n = 48 olan farklı iki kromozomal form tespit edilmiştir. Delice Doğu Anadolu Van Gölü Havzasındaki Nannospalax nehringi (Satunin. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ceriodaphnia quadrangula. Copepoda grubuna ait türlere daha seyrek olarak rastlanmıştır. Kumkapı Su Ürünleri İrtibat Bürosu. karyotiplerinin 9 çift meta/submetasentrik ve 17 çift akrosentrik otozomdan oluştuğu. İç Anadolu'nun en doğusundaki Sivas ilinde Kızıldağ'ın güney yamaçlarından yaklaşık 39. Çandarözü. Ayrıca örnekleme sırasında YSI marka (Model 55D) oksijen ölçer. Biyoloji Bölümü. Nannospalax nehringi. örneklemeyi yapan araştırmacının adı ve kayıt tarihine göre düzenlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Zooplankton.edu. Ahmet ÖKTENER2 1 Aksaray Üniversitesi. balık bitinin konaklarının bir çeklisti düzenlenmiştir.edu. 191 . Nannospalax. Malaközü ve Kılıçözü derelerini alarak Acı Çay ile birlikte Çankırı ili yakınlarında Kızılırmak Nehri ile birleşmektedir. 21280. Eğitim Fakültesi. Örneklerin toplanmasında por çapı 44µm olan plankton kepçesi ve kıyı plankton kepçesi kullanılmış ve alınan örnekler % 4 formaldehit eklenerek tespit edilmiştir. Nuray AKBULUT Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı 06800 Beytepe/Ankara sgunsel@hacettepe. Kırşehir ve Kırıkkale illerinin arasında kalmaktadır. YSI marka (Model 33) SCT ölçer ve Thermo Orion marka (Model 230A) pH ölçer kullanılarak. Spalacidae.8° Kuzey 38. Anahtar Kelimeler: Rodentia.8° Doğu noktasından doğar. Branchiura). Diyarbakır yukselc@dicle. Kontrol Şube Müdürlüğü..19. Bahçecik. Synchaeta pectinata olmuştur. NF = 72 ve otozomal kol sayısının NFa = 68 olduğu. Türkiye’de Argulus foliaceus 21 konak balık türünden rapor edilmiştir. Brachionus quadridentatus. Gökhan YÜRÜMEZ Dicle Üniversitesi. 1898) (Rodentia: Spalacidae) Türünün Kromozomal Formları Yüksel COŞKUN. Brachionus calyciflorus.8° Doğu’ya kadar akar. suyun fiziksel ve kimyasal özelliklerinin ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Delice Irmağı ve kollarından seçilen 10 farklı istasyondan toplanmıştır. Copepoda. TRABZON SZ 035 SZ 036 Kızılırmak Nehri Delice Irmağı ve Bazı Kollarında Bulunan Zooplanktonik Organizmaların İncelenmesi Selgün GÜNSEL. Rotifera’dan en çok rastlanan türler Brachionus angularis. Budaközü. Delice Irmağı Çankırı. Argulus foliaceus’un konak listesi konak türünün adı. karyotip SZ 037 Balık Biti. 68100. Cladocera. Aksaray 2 İstanbul Tarım İl Müdürlüğü. Fen Edebiyat Fakültesi.1758 (Crustacea.. Y kromozomunun ise küçük akrosentrik olduğu tespit edilmiştir. Kızılırmak Nehri'ni besleyen önemli kollardan biridir. Alaettin KAYA. Yozgat. Yapılan incelemelerde zooplanktonik organizmalardan Rotifera grubuna yoğun olarak rastlanmıştır ve en fazla türün Brachionus. Irmak. konağın yakalandığı mevki.tr Doğu Anadolu Van Gölü havzasında yedi farklı lokalitenden toplanan 21 (12 erkek ve 9 dişi) Nannospalax nehringi örneğinin karyolojik özellikleri üzerinde çalışılmıştır. İstanbul alasali@hotmail. Van popülasyonunun ise diploid kromozom sayısı. Branchiura)’un Türkiye’deki Konakları Ali ALAŞ1. 34130. İlk önce batı ve güney batıya 38. kromozomal kol sayısı NF = 74 ve otozomal kol sayısı NFa = 70 olduğu. ortalama akım ise 30352 m3/sn'dir. Zooplankton örnekleri Kızılırmak Nehri. Yağış alanı 16762. kromozomal kol sayısının.tr Türkiye sınırları içerisinde doğarak yine Türkiye sınırlarında denize dökülen en uzun akarsu olan Kızılırmak.com Bu çalışmada Türkiye’de 1974 ve 2007 yılları arasında yapılmış parazitolojik çalışmalarda bulunmuş Argulus foliaceus Lin. Chydorus sphaericus iken. 2n = 48. karyotiplerinin 11 çift meta/submetasentrik ve 12 çift akrosentrik otozomdan oluştuğu. Argulus foliaceus Lin. Yozgat. Delice Irmağı ise. Bölgede. Rotifera. Cladocera’dan en sık rastlanan türler Bosmina longirostris.

Bunlardan 10 tanesi Rusya ve Gürcistan’dan elde edilen B. v. ekolojik ve coğrafi olarak değerlendirilmiştir. Yeni Dünya tropiklerinde bir altfamilya (Ecitoninae) ve pan-tropikal bölgede bir altfamilya (Cerapachyinae) olmak üzere toplam 4 altfamilya ile temsil edilirler. Biyoloji Bölümü. Trabzon 3 Lomonosov Moscow State University. TRABZON bu konak türleri arasında 15 türle sazangiller baskındır. çeklist. Aenictinae. Türkiye SZ 038 SZ 039 Türkiye’deki Bufo bufo ve Kafkaslardaki Bufo verrucosissimus Türlerinin 12S rRNA Geni Bakımından İncelenmesi Nurhayat ÖZDEMİR1. Türkiye’de ordu karıncalarının 2 altfamilyası (Dorylinae ve Aenictinae)’na ait toplam 4 takson bilinmektedir. Biological Faculty. Bufo verrucosissimus alttürleri arasında ise hiçbir farklılık tespit edilmemiştir. B.19.com Bufo bufo ve Bufo verrucosissimus türlerini karşılaştırmak ve özellikle Gürcistan’da varlığından söz edilen B. 12S rRNA Türkiye Ordu Karıncası Aenictus rhodiensis Menozzi. Antalya-Merkez-Hisarçandır Köyü) tespit edilerek mevcut kayıtla birlikte morfolojik. kraliçeleri aşırı büyük gasterli ve işçilerin yardımı olmaksızın hareket edemeyen. v. verrucosissimus) ve Gürcistan’daki bireylerin ise bilinenin aksine Türkiye grubu içerisinde yer aldığı gözlenmiştir. Bu çalışmada Aenictus rhodiensis Batı Toros Dağları’nda 3 yeni lokaliteden (Burdur-GölhisarElmalıyurt Köyü. Burdur-Yeşilova-Akçaköy. Nihat AKTAÇ. Anahtar Kelimeler: Argulus foliaceus. Italy nurhayat61@yahoo. verrucosissimus türünün dağılımının Türkiye’ye kadar uzanıp uzanmadığını araştıran bu çalışmada toplam 39 birey kullanılmıştır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Aenictus rhodiensis. Fen-Edebiyat Fakültesi. Department of Vertebrate Zoology.edu. 192 . Türkiye. bufo türünün dağıldığı tespit edilmiştir. Türkiye. Biyoloji Bölümü. verrucosissimus. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sonuç olarak. Nicolai POYARKOV3. Bu farklılaşmanın sebebi Büyük Kafkas Dağları’nın bir bariyer oluşturması veya kuzey Kafkasya’nın Miosen’de (5-7 myö) yıllarca bir ada olarak kalmasının olabileceği düşünülmektedir. 1936 İçin Yeni Lokaliteler İle Bazı Morfolojik ve Ekolojik Notlar (Hymenoptera: Formicidae) Kadri KIRAN. Aenictinae). İtalya (n=3). Anahtar Kelimeler: Ordu karıncaları. Bilal KUTRUP2. turowi) türüne ait örneklerdir. Serkan GÜL1. Eski Dünya tropiklerinde iki altfamilya (Dorylinae. predatör tropikal karıncalardır. Association for Wildlife Conservation. Bufo verrucosissimus. Biyoloji Bölümü.tr Ordu karıncaları göçebe yaşam gösteren (nomadik). circassicus. Sassari. Ayrıca güney İtalya’dan 4 Bufo bufo spinosus alttürü de çalışmaya dahil edilmiştir. incelenen 12S rRNA geni bakımından Bufo verrucosissimus türünün Gürcistan’da değil Kuzey Kafkasya’da bulunduğu ve Büyük Kafkas dağlarının güneyinden (Gürcistan) başlayarak Karadeniz sahili boyunca B. Rusya (n=1) ve Ukrayna (n=1)’dan elde edilen Bufo bufo örnekleridir. Yapılan filogenetik analizler sonucunda Kuzey Kafkasya’daki (Krasnodar bölgesi) bireylerin diğerlerinden farklı bir grup oluşturduğu (B. v. verrucosissimus (B. Anahtar Kelimeler: Bufo bufo. Celal KARAMAN Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Güllapoğlu Yerleşkesi 22030. 2004 tarafından Bolkar Dağları’ndan sadece bir lokaliteden kayıt edilmiştir. Russia 4 Zirichiltaggi. Edirne kadrikiran@trakya. Aenictinae altfamiyasının tek temsilcisi Aenictus rhodiensis Aktaç ve ark. B. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 25 tanesi ise Türkiye (n=20). Stefano DOGLIO4 1 Rize Üniversitesi. DNA izolasyonu yapılan 39 bireyin 12S rRNA geninin 420 bazlık kısmı çoğaltılarak baz sıraları elde edildi ve sonuçta 10 haplotip olduğu görüldü. Kafkasya.

bölgenin fauna tarihi konusunda ip uçları verebileceği gibi.24. Bir bölgedeki biyolojik çeşitliliğin zenginlik nedenlerini ve o 193 Kemaliye Orthoptera Faunasının Zoocoğrafik Olarak Değerlendirilmesi Ali DEMİRSOY1.com. Dünya Lepidoptera Çeşitliliği üzerine 10 yıldır sürdürülmekte olan veri tabanı araştırmalarımız çerçevesinde ele alınmıştır. Şanlıurfa demirsoy@hacettepe. TRABZON SZ 040 Irano-Anatolian Lycaenid’lerinin Faunistik ve Zoocoğrafik Analizi Muhabbet KEMAL1. Biyoloji Bölümü. Battal ÇIPLAK2. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: İran.19. Gürcistan’la %49.38.tr 1 Bu çalışma. Fen Edebiyat Fakültesi. Türkiye’de bulunan ancak İran’da bugüne kadar tespit edilmemiş 76 Lycaenidae türü vardır. Anadolu içinde yapılan bir mukayesede Ankara ile Van arasındaki fauna benzerliği %60. Biyoloji Bölümü. daha güneye yayılışı güzergahı konusunda da önemli bilgiler verebilecek nitelikler göstermektedir. Lycaenidae. Ünal ZEYBEKOĞLU1. İlçe. Samsun 2 Akdeniz Üniversitesi. Bunun yanı sıra. Güney yönü Güneyden gelen faunaya. Kampus. kelebekler içerisinde tür ve alttürleri itibariyle en zengin familyalardan birisidir. Orta Asya’da Doğu Türkistan’la %21. Bu nedenle angora. bölgenin geçmişteki özelliği ve Anadolu faunası için en azından bu canlı grubu açısından bir değerlendirme ve modelleme yapılabileceği düşüncesine varılmıştır. Lepidoptera. Akif hareketleri sınırlı olan Orthoptera türlerinin bu bölgedeki bileşiminin incelenmesi. fauna SZ 041 biyolojik olarak önemli bir yere sahip görünmektedir. Fen Edebiyat Fakültesi. mediterranien. Orthoptera.92 olduğu tespit edilmiştir. Buna karşılık Iran’da var olan. Ankara muhabbet_kemal@yahoo. Güney Afrika ile % 0. Ankara 2 Harran Üniversitesi. batı yönü. Orta Anadolu’ya. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu çalışmada. Mukayese açısından komşu ülkelerin Lycaenidae faunası Türkiye ile karşılaştırıldığında ortaya çıkan benzerlik oranlarının Yunanistan’la %46. Trabzon’la Van arasında ise %23 olduğu tespit edilmiştir. sibirya ve turano-eremial faunanın uzantılarını kısa mesafelerde görebilmekteyiz. İki ülkede ortak Lycaenid türleri sayısı 92 olarak tespit edilmiştir. Selma SEVEN ÇALIŞKAN2 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Van 2 Gazi Üniversitesi. Yusuf DURMUŞ1 1 Hacettepe Üniversitesi. Lycaenidae.tr Anadolu ve diğer bölgelerin biyolojik çeşitliliğinin ve Paleocoğrafyasının araştırılmasında kullanılan hayvan gruplarının başında Gomphocerinae taksonları gelir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Osmanbey. Biyoloji Bölümü.tr ilçesi. Tebliğde faunistik özelliklerin sergilediği sayısal sonuçların yorumlanmasının yanı sıra Palaearktik. Erzincan ili içerisinde yer alan Kemaliye konumu ve topografyası bakımından . Fen Edebiyat Fakültesi. Tebliğ’de Lycaenidae faunasının Türkiye ve Iran arasındaki benzerlik oranının %55. Türkiye. Biyoloji Bölümü. H. birkaç kilometre uzaklıkta dağlar 3000 metreye kadar ulaşmaktadır.12. Türkiye’de 168. ancak buzul dönemlerinde birer sığınak görevi de yapmış bulunmaktadır.edu. İran’da ise 161 türle temsil edilmektedir. zoocoğrafya. Afrotropical ve Oriental bölgeler başta olmak. ilçenin bulunduğu alan Anadolu Diyagonali üzerinde yer alırken. Fen Edebiyat Fakültesi. Kanyonun açılması yaklaşık 5 milyon yıl öncesine dayanmakta. Antalya abbasmol@omu. doğu yönü Kafkas faunasına. Beytepe.edu. Karadeniz Bölgesi’nde Dağılım Gösteren Gomphocerinae (Orthoptera: Acrididae) Taksonlarına Ait Faunistik Bazı Değerlendirmeler Abbas MOL1.22 Güney Doğu Asya’da Tayland’la %0. birçok soğuk sever türün. bir kanyonun içersinde yer almakta. Biyoloji Bölümü. tam bir tür listesinin ötesinde. dikey yayılımın etkinliği ve çok yakın mesafelerde bile farklı kökenden gelen fauna elemanlarının nasıl korunduğu konusunda yorumlar yapılabilirliğini göstermiştir. Hasan SEVGİLİ2. üzere fauna elementlerinin temsil oranları değerlendirilmiştir. Türlerin değerlendirilmesi bu bölgenin Türkiye’de temsil edilen farklı fauna elamanlarının bazı türlerini bir arada barındırdığı. Anahtar Kelimeler: zoocoğrafya SZ 042 Kemaliye. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. türlerin ekolojik özelliklerine dayanılarak. Güray KUTBAY1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi.40 olduğu görülmüştür. Türkiye’de ise bulunmayan 69 tür bilinmektedir.41. kanyonun tabanının denizden yüksekliği 800 m civarlarında iken. eremial. Teknikokullar. kuzey yönü ise Karadeniz faunasına birer kapı gibi konumlanmıştır.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. zoocoğrafya.3 Anatolo-Caucasian. Dytiscidae. TRABZON bölgedeki hayvan fauna elemanlarının oluşumunda. 2006 ve Haziran-Eylül. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi. fauna. Yuvalarını insan yerleşim bölgelerine de kurarlar. Dicle Nehri kıyısında 53 yuva yaklaşık 200m aralıklarla sıralanmaktadır. Acrididae. Tespit edilen türlerin tamamı araştırma alanından ilk defa kaydedilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sucul Coleoptera. % 1. 2007 tarihleri arasında Kemaliye ilçesi sulak alanlarında sucul Coleoptera faunası araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. Karadeniz Bölgesi’nin topoğrofyası. iii) Taksonların dağılım gösterdiği yükseltiler-vejetasyon kuşakları. dağılımlar ve türlerin korotipleri göz önüne alınarak söz konusu taksonların biyocoğrafik olarak değerlendirilmesi ve Anadolu'nun dağılımlar ışında malakocoğrafik olarak bölgelendirilmesi yapılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. hangi bölgelerden nasıl etkilendiğinin ortaya çıkarılmasında fitocoğrafik ve zoocografik çalışmaların birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanır. Gyrinidae. filocoğrafya dikkate alındığında paleoendemik kalıntı taksonların öznemli oranda olduğu gözlenmektedir. biyocoğrafya SZ 043 SZ 044 Kemaliye (Erzincan) Sucul Coleoptera Faunasının Zoocoğrafik Analizi Mustafa C.edu. DARILMAZ1. Eldeki veriler bazı genellemeler için yeterli durumdadır. Genel olarak yerleşim yerlerinde bir veya birkaç yuva kurarlar. literatür ve çalışmalara göre halen 42 familya ve 593 tür kara salyangozu ile türleşme ve açısından özel bir ayrıcalığa sahiptir.5 Turana-Mediterran. % 1. son yıllarda kışın da yurdumuzda bulunan türlerden biri olarak görülmektedir. Biyoloji Bölümü. Türkiye.com Tam olarak tanımlanmadığı kabul edilse de Türkiye gastropodları hakkındaki çalışmalar 1700'lü yıllardan beri tespit edilmekte olup.8 Güneybatı Asiatik. Hydrophilidae. Fen-Edebiyat Fakültesi. % 16 European. Bu çalışmada. yeni kayıt. Bunun. Biyoloji Bölümü.19. v) Taksonların hangi bölge fauna elemanı oldukları tespit edilmeye çalışılmıştır. vejetasyon. Fen Fakültesi. % 6. % 18 Sibero-European. Helophoridae. vejetasyonu. uzun yıllar aynı yuvayı kullanmaları dolayısıyla olduğu söylenir. Toplanan Gomphocerinae takson örneklerinin: i) Tarımsal zarar oluşturma durumları. Kemaliye SZ 045 Diyarbakır (Bismil) Leylek Populasyon Dinamiği (2005-2007 Yılları) Ahmet KILIÇ Dicle Üniversitesi. detaylı bir şekilde çalışılmış bulunmaktadır. % 16 Batı Palearktik. Haliplidae. Bunun için. bölgedeki 18 il ve bölgeye komşu 7 il sınırları içerisinde belirlenen 70 ana lokalite olmak üzere toplam 172 farklı lokaliteden 2003-2006 yılları arasında her yıl haziran-ekim ayların arasında Araştırma bölgesinden Gomphoceriane’ya ait 6170 adet ergin örnek toplanmıştır. % 1. iv) En fazla takson sayısına sahip lokalite. faunistik. Leylekler yalnızca üreme döneminde değil. Leylek eşlerinin birbirlerini yuvaları dolayısıyla tanıdıkları kabul edilmektedir. % 5 Turana-Balkan.tr Türkiye’de üremelerini gerçekleştiren türlerden biri de leylektir (Ciconia ciconia). Isparta kebapci@gmail. Hydraenidae ve Dryopidae familyalarına ait toplam 61 tür tespit edilmiştir. Çalışmada. Toplam 707 (%52 endemijk) olan tür ve türaltı takson miktarı neoendemiklerin yüksekliğine işaret etmekte ise de. % 5 Anatolian Endemik. 194 . Karadeniz Bölgesi’ndeki Gomphocerinae (Orthoptera-Acrididae) taksonlarının vejetaston kuşaklarına-yükseltilere göre dağılımı araştırılmıştır. Element oranları: %5 Palearktik.6 Balkano-Anatolian. % 5 İrano-Anatolian olarak belirlenmiştir. yüksekliği gibi faktörler dikkate alınarak. Zoocoğrafik analiz sonucunda türlerin elementleri belirlenmiştir. Ankara mdarilmaz@yahoo. % 3. Temmuz. Biyoloji Bölümü. Ayrıca Laccobius persicus ve Laccobius alternus (Hydrophilidae) türleri Türkiye faunası için yeni kayıttır.6 Turana-European. 21280. Noteridae. Hydrochidae.com 1 Türkiye Malakocoğrafyası: Güncel Bulgulara Göre Türkiye'nin Malakocoğrafik Değerlendirmesi Ümit KEBAPÇI Süleyman Demirel Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Diyarbakır ahmetk@dicle. % 9. Anahtar Kelimeler: Karadeniz Bölgesi. ii) Bölgede yoğun olarak bulunan taksonlar. Ali DEMİRSOY2 Gazi Üniversitesi. % 5 Turana-EuropeanMediterran. Gomphocerinae.6 Asiatik-European.

yanma sonucu ortaya çıkan bir emisyon olup. Oldukça kısa bir mesafede (20 km) leylekler birbirlerinden eşit uzaklıktaki yüksek gerilim hatları üzerine kurdukları yuvalarda yavrularını yetiştirdiler. Dilek TEKDAL. Anahtar Kelimeler: Rüzgar türbinleri. Dicle DÖNMEZ Çukurova Üniversitesi. Çevre dostu olarak nitelenmesinde sakınca görülmeyen enerji üretim biçimlerinden birisi de rüzgâr türbinleri aracılığıyla rüzgâr enerjisi üretilmesidir. SOx. Bu alternatif enerji kaynaklarının bir tanesi de “biyodizel”dir. Bu çalışmaların sürdürülmesi. üreme populasyonu. 2005-2007 yılları arasında leylek populasyon dinamiği belirlenmiştir. Norveç. İrlanda. Adana vuraltas@gmail. Ankara letur@hacettepe. fotosentez ile CO2'i dönüştürüp karbon döngüsünü hızlandırdığı için sera etkisini artırıcı yönde etki göstermemektedir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fransa. hayvansal yağlardan ve hayvansal atıklardan bir katalizatör eşliğinde kısa zincirli bir alkol ile (metanol veya etanol) reaksiyonu sonucunda açığa çıkan ve yakıt olarak kullanılan bir üründür. yağ asitlerinin (bitkisel yağlar. Yani halen yapılmakta olanların yanında birçok santral da yapılacaktır. Bismil. biyolojik karbon döngüsü içinde. aspir gibi yağlı tohum bitkilerinden elde edilen yağların. Bu çalışma beş yıldan beri sürdürülmektedir. İsveç. 01150. Balcalı. Beş yavrulu yuva sayılarında bariz artış dikkat çekicidir. yarasalar SZ 047 Yeni Nesil Yakıt : Biyodizel Volkan Vural TAŞ. bazı alg türlerinden. Biyoloji Bölümü. Kullanılan yuva sayısında artış tespit edilmemiştir. Transesterifikasyon. Dolayısıyla biyodizel. yuva. Ciconia ciconia.19. Leylek yuvaları düzenli olarak üreme döneminde her hafta. dünyanın en önemli çevre sorunu olan küresel ısınmaya neden olmaktadır. Biyodizel’in birçok avantajının yanında en önemlisi sera gazları içinde büyük bir pay sahibi olan CO2. Zootekni bölümü. ayçiçek. 2007 yılında yuva başına ortalama 2. üreme öncesi ve üreme sonrası dönemde ise iki haftada bir izlenmiştir. Bunlar arasında son ürünleri itibariyle çevreye zarar veren veya çevre dostu enerji türleri söz konusudur.tr Günümüzde giderek artan enerji gereksinimini karşılayabilmek amacıyla tüm kaynaklar gittikçe artan ölçülerde kullanılmaya başlanmıştır. değişik türlerin populasyon dinamiğinin anlaşılmasına katkıda bulunabilecektir.edu. 2003-2004 yılları arası gözlem ve değerlendirmeler bu çalışma ile kıyaslanmıştır. Beytepe. beyaz leylek. Kuruluş maliyetleri dışında hiçbir dezavantajı bulunmadığı öne sürülen rüzgâr türbinlerinin Türkiye’deki sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Biyodizel üretiminin çeşitli metodları olmakla birlikte günümüzde en yaygın olarak kullanılan yöntem “transesterifikasyon yöntemi”dir.com Fosil yakıtlarından elde edilen petrolün kaynaklarının yetersiz olması ve buna bağlı olarak petrol ürünlerinin fiyatlarının pahalı olması insanları alternatif enerji kaynaklarına yöneltmiştir. hayvansal yağlar) bazik bir katalizör eşliğinde alkol (metanol. yavru. Diyarbakır. Slovakya ve Çek Cumhuriyeti’nin de içinde bulunduğu birçok Avrupa ülkeleri tarafından tercih edilmektedir. İtalya. Başarılı kuluçka sayısında artış belirlenmiştir. Dicle Nehri. 195 . NOx emisyonları da insan sağlığına zararlıdır. Eğitim Fakültesi. veya izin alınanlarla birlikte planlanan değer ise bunun çok üzerindedir. Son üç yıl içinde toplam yavru yetiştirme sayısında bir artış görülmektedir. iklimsel ve çevresel koşulların leylek populasyona olan etkilerini ortaya çıkaracaktır. Almanya. Anahtar Sözcükler: Populasyon Dinamiği. Bu olumlu özelliklerinden dolayı biyodizel ekonomik ve çevre dostu bir yakıt olarak Avusturya. Biyodizel. soya.34 yavru düşmektedir. 2007 üreme döneminde populasyondaki yavruların yarısına yakını beş yavrulu yuvalarda yetiştirilmiştir. Türkiye bu açıdan birçok ülkeden avantajlı bir konumdadır. kolza (kanola). Rüzgâr Türbinlerinin Kuşlar ve Yarasalar Üzerine Etkileri Levent TURAN Hacettepe Üniversitesi. tarımsal bitkilerden elde edilmesi nedeniyle. Yine yanma sonucu açığa çıkan ve sera gazları arasında yer alan CO. evsel atık yağlar. kuşlar. Polonya.) ile esterleşme reaksiyonudur. etanol vb. 06800. TRABZON Diyarbakır (Bismil) en büyük leylek üreme populasyonuna sahiptir. Dünyadaki pek çok ülke özellikle gelişmiş ülkeler enerji politikaları gereği yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanım paylarını artırma çabasındadırlar. Elde edilecek sonuçlar. Ağustos 2007 itibariyle işletmedeki kurulu güç 131 MW olup yapılmakta olan. Güneydoğu Anadolu Bölgesi SZ 046 Buna karşılık palearktiğin en önemli kuş göç yollarının üzerinde bulunması ve barındırdığı nadir yarasa türleri bu yapılardan olumsuz etkilenebilmektedirler. Ziraat Fakültesi.

motilite. and kargological characteristics in specimens can help identify distribution of Spermophilus fulvus species in North-east and west. sperma. 19374..09.06 bulundu.32. motilite. Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi. 63300 Yenişehir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Üreme sezonunda. abu balıklarının spermatolojik özellikleri üzerine yaşın etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Atatürk Baraj Gölü’nde bulunan üreme dönemindeki erkek L. spermatozoa yoğunluğu ve pH belirlendi. Motilite (%). Bozova. TRABZON Anahtar Kelimeler: Biyodizel.1843)’nın Sperm Kalitesinin Belirlenmesi Erdinç ŞAHİNÖZ1. West (kurdestan. Bozova Meslek Yüksekokulu. globulin. Yaşın sperma kalitesi üzerine önemli etkisinin olduğu belirlendi. The globulin region of Specimens from North. 1550.27. 1843)’nun Sperma Kalitesi Üzerine Yaşın Etkisi Zafer DOĞU1.71±2894.34 ve 7. 63850.com Bu çalışma. Ghazvin and Zanjan) and North-West Iran (Siyah cheshmeh and kelisacandi) were examined using the SDS-PAGE technique.com Bu çalışma. Anahtar Kelimeler: Spermophilus fulvus .02 olarak bulundu.46±2. 61. spermatozoa yoğunluğu (x 106 /ml) ve pH değerleri sırasıyla. erkek Şabut balıklarında (Barbus grypus H. yoğunluk (x 109 /ml) ve pH değerleri sırasıyla. yaş SZ 050 Atatürk Baraj Gölünde Bulunan Şabut Balığı (Barbus grypus H. abu türünde sperma kalitesi yaşlara göre değişmektedir.50±413.22 229. 1843) sperma kalitesini belirlemek amacıyla yapıldı. motilite süresi. Biyoloji Bölümü. Iran moradi_g@yahoo. Iran SZ 049 (%). Dölerme ve Suni tohumlama ABD. motilite 196 . Barbus grypus.Serum protenis of Spermophilus fulvus and Spermophilus xanthoprymnus (Mammalia: Rodentia) in Iran Mohammad MORADİ Department of Biology.10.59±0.east and West consisted of 8 electrophoretic bands. Yenişehir. Hamadan. Sonuç olarak.71±2. 63850. 50. Dölerme ve Suni tohumlama ABD. Zafer DOĞU1 1 Harran Üniversitesi. sperma miktarı. but of 10 bands in Speciemens from North-west. e_sahinoz@yahoo. Spermophilus xanthoprymnus.19.32 ve 7.6±0. Veteriner Fakültesi. küresel ısınma SZ 048 Electrophoretic comparison of blood.com Globulin and albumin blood-Serum protein 48 Specimens of Spermophilus collected from Northeast (Mashhad and Bejnord). 14 adet şabut balığından sperma. and Spermophilus xanthoprymnus spocies in North-west.40±2. Anahtar Kelimeler: Liza abu. Faculty of Science. abdominal masaj yöntemi ile alındı. Bütün yaş grupları arasında yapılan korelasyon hesaplamasında.8±0. Balıklardan sperma Haziran ayı içinde iki haftalık periyotta alındı. Although this slight difference does not allow these two groups to be Separated at the species level. yoğunluk ve pH değerleri 3 yaşındakilerde daha yüksek bulundu. Genel olarak. Bozova Meslek Yüksekokulu. Şanlıurfa. Spermalar abdominal masaj yöntemi ile alındı. 3. Zanjan University. sperma miktarı (µl). Su Ürünleri Bölümü. 54. motilite süresi (s). canlılık süresi (sn). Sperma kalitesi 3 yaşında 1 ve 2 yaşına göre daha iyi oldu. 63300. Su Ürünleri Bölümü. transesterifikasyon.04±28. sperma Atatürk Baraj Gölü’nde Bulunan Liza abu (Heckel. Alınan spermalarda. yaş ve spermatolojik özellikler arasında pozitif bir ilişki olduğu tespit edildi. L. Şanlıurfa zafer_dogu@yahoo. Anahtar kelimeler: Şabut balığı. Alınan spermalarda. Veteriner Fakültesi. this difference with morphological. abu balığı yakalandı. Atatürk Baraj Gölü’nde Mart sonundan Nisan sonuna kadar toplam 45 adet erkek L. Faruk ARAL2 1 Harran Üniversitesi. Bozova 2 Harran Üniversitesi. Erdinç ŞAHİNÖZ1. canlılık süresi. Faruk ARAL2. albumin.

ve Gianius anatolicus sp. Kayseri ekocoglu@erciyes. ağaç kabuğu. döküntü. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ayrıca. Oribatida. Blepharocorys curvigula. Çalışmamız.00). Bu türler. Yozgat Çamlığı Milli Parkı. Naime ARSLAN1. 1804)’tur.com İzmir yöresi civarında bulunan evcil atların Equus caballus Linnaeus. ışık ve tarama elektron mikroskobunda incelenerek özgün şekilleri çizilmiş. Coralliodrilus amissus sp. Nusret AYYILDIZ2 1 Erciyes Üniversitesi. Fen Bilimleri Enstitüsü. yaşama alanları ile Türkiye ve dünyadaki yayılışları verilmiş ve çeşitli sistematik sorunları tartışılmıştır. 2005– 2007 yıllarının mayıs ayları arasında toplanan toprak. bu türler rastlanma sıklığı. yaşama alanları ile Türkiye ve dünyadaki yayılışları verilmiş ve çeşitli sistematik sorunları tartışılmıştır. Fen Fakültesi. yosun ve liken örneklerinden ayıklanan oribatid akarlardan Eupelops ewing. n. acromios (Hermann. 1916’ya ait iki tür tespit edilmiştir. Blepharocorys curvigula. Phenopelopıdae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Elif KOÇOĞLU1. 2Kayseri Erciyes Üniversitesi. Annelida) türü. İzmir ggurelli@yahoo. Oribatulidae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Abdulkadir TAŞDEMİR ..com 1 2 İki yeni Phallodrilinae (Oligochaeta. Ayrıca. Biyoloji Bölümü. 1758 Bağırsak Siliyatlarından Bir Tür Blepharocorys curvigula (Ciliophora: Blepharocorythidae) Hakkında Gözde GÜRELLİ. sistematik. bağırsak siliyatı SZ 054 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’nın Zygorıbatula berlese. Phallodriline familyasına ait iki yeni Oligocheata türü tespit edilmiştir. n. ekoloji. türler arası ilişki ve mevsimsel dağılım özellikleri dikkate alınarak ekolojik bakımdan da değerlendirilmiştir. çeşitli organlarına ait .19. Fen-Edebiyat Fakültesi. n. 1916 (Acari. Tespit edilen türler. yosun ve liken örneklerinden ayıklanan oribatid akarlardan Zygoribatula Berlese. Biyoloji Anabilim Dalı. Eupelops. Nusret AYYILDIZ 1 Erciyes Üniversitesi. Kayseri abdulkadirtasdemir@gmail. 35100 Bornova. ekoloji. ağaç kabuğu. Bayram GÖÇMEN Ege Üniversitesi. 1855) ve Z. çalışmamızda atlarımızdan ölçülen örnekler morfolojik karakterler ve biyometrik veriler bakımından orijinal tanımlamalarda verilenlere benzer bulunmuştur. 2005 – 2007 yıllarının mayıs ayları arasında toplanan toprak. Anahtar Kelimeler: Acari. incelenmiş olan toplam 13 attan dokuzunda görülmüştür (%69. daha önce Türkiye’den kaydedilmiş olan E. TRABZON SZ 051 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ nın Eupelops ewıng. Anahtar Kelimeler: Acari. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. Zygoribatula. 1902)’dir.D. Tarmo TİMM. Oribatida. Anahtar Kelimeler: Equus caballus. Tespit edilen türler. Fen Bilimleri Enstitüsü.tr 2001-2003 tarihleri arasında. Biyoloji Bölümü. fotoğrafları çekilmiş. Eskisehir narslan@ogu. SZ 052 ölçümleri yapılmış. Sakarya Nehrinin taşkın yaparak oluşturduğu Balıkdamı sulak alanından toplanan 1471 örneğin incelenmesi sonucunda. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 1917’ye ait iki tür tespit edilmiştir. Christer ERSÉUS 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. çeşitli organlarına ait ölçümleri yapılmış. Fen-Edebiyat Fakültesi. bu türler rastlanma sıklığı. exilis (Nicolet. Orıbatıda. Literatür bilgilere göre bir phallodrilin Tubificid cinsi olan 197 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ndan.edu. cognata (Oudemans. nepotulus (Berlese. türün ülkemiz atgillerinin bağırsağında bulunduğuna ilişkin ilk kayıt olması yanı sıra. döküntü. daha önce Türkiye’den kaydedilmiş olan Z. Zooloji A.tr Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ndan. ışık ve tarama elektron mikroskobunda incelenerek özgün şekilleri çizilmiş.B.edu. fotoğrafları çekilmiş. evcil at. Oribatida. ve Gianius anatolicus sp. 1916) ve E. n. 1919)’nın taksonomik ve morfolojik durumu araştırılmıştır. 1917 (Acarı. türler arası ilişki ve mevsimsel dağılım özellikleri dikkate alınarak ekolojik bakımdan da değerlendirilmiştir. Bu türler. Yozgat Çamlığı Milli Parkı SZ 053 İzmir Yöresi Civarındaki Evcil Atların Equus caballus Linnaeus. Biyoloji Bölümü. Coralliodrilus amissus sp. sistematik. 1758 arka (büyük) bağırsağında yaşayan Blepharocorys curvigula (Gassovsky. Biyoloji Anabilim Dalı.

Oligochaeta. Bugün yalnızca yumurta morfolojisinin grup üyelerinin ayrılmasında yeterli bir karakter olmadığı.s. Elde edilen sonuçlarla. baraj balıklandırma. melanoon ve An. Benzer şekilde Gianius Erséus. İzole edilen DNA’dan 28SR ve 5. Araştırmamızda.com 1 Türkiye iç sularına sonradan giren veya yerel faunamıza ait bazı balık türleri ile bunların kültür formları ekonomik balıkçılığı ya da sportif olta balıkçılığını geliştirmek. grubun sistematik sorunları çözülememiştir. Phallodrilinae. Anahtar Kelimeler: Anopheles maculipennis grubu. Bu çalışmada.. TRABZON Coralliodrilus Erséus. yakın çevrede ve havzada bulunan doğal veya diğer yapay sucul sistemlere de taşınmaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ülkemizde An. Son yıllarda ise. Toplanan örneklerin bir kısmından Hidrolojik ve Morfolojik Açıdan Farklı Akarsu Sistemleri Üzerine Kurulu Olan 30 Farklı Baraj Gölünde Yapılan Balıklandırma Çalışmalarının Değerlendirilmesi Deniz İNNAL KUYAB1. Anahtar Kelimeler: Türkiye. Ülkemizde şimdiye kadar sınırlı arazi çalışmalarıyla toplanan dişi örneklerden elde edilen yumurtaların morfolojisine göre gruba ait Anopheles maculipennis s. Fevzi BARDAKCI Adnan Menderes Üniversitesi. 1992 cinsi de tuzlu sularda yayılış göstermektedir. taksonomi. n. bu taksonun tatlı sulardan kaydedilen ilk üyesidir. hidrolojik ve biyolojik yapı kısa ve uzun dönemde gözlenebilecek bazı ekolojik sorunlara neden olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Annelida. doğal ve yabancı balık türleri gölü. sacharovi türlerinin varlığı saptanmış ve türlerin coğrafik dağılımları belirlenmiştir. Palearktik’te simpatrik ya da allopatrik olabilen 11 sibling türü içermektedir ve bu türlerin birçoğunun sıtmaya vektörlük yapması nedeniyle.s. 1979. Akdeniz. Beytepe-Ankara innald@yahoo. tür içi varyasyonlar ve simpatrik türlerdeki desen benzerlikleri gibi nedenlerle hatalı teşhislerin yapılmış olduğu pek çok araştırma ile gösterilmiştir. sucul sistemde istenilmeyen bir sorunu çözümlemek amacıyla veya çevresel müdahaleler ve hidrojeolojik değişimler sonucunda oluşabilecek ürün azalmalarını engellemek ve türün devamlılığını sağlamak amacıyla çok sayıda sucul sisteme bırakılmıştır. ülkemizde Anopheles maculipennis grubuna ait hangi türlerin bulunduğunun ve bu türlerin nasıl bir coğrafik dağılıma sahip olduğunun belirlenmesi amacıyla. yumurta morfolojilerindeki mevsimsel farklılıklar. An. messeae türlerinin varlığı bildirilmiş olmakla birlikte. Fen Fakültesi. daha önce Fransa ve İngiltere’de yer altı sularından kaydedilen Gianius riparus ile çok benzerlik göstermektedir. ekonomik ve medikal açıdan çok önemlidir. Türkiye’de bulunan 30 farklı Baraj Gölünde yapılan balıklandırma çalışmaları incelenmiştir. Bu yüzden Coralliodrilus amissus sp. Biyoloji Bölümü.19. SZ 055 elde edilen yumurtalar incelenişmiş ve özellikle yumurta morfolojileri farklı olan örneklerin moleküler çalışması yapılmıştır. Kundu KöyüAntalya 2 Hacettepe Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.8 SF primerleriyle rDNA ITS2 bölgesi çoğaltılıp DNA dizi analizi Automatic suquencer kullanılarak yaptırılmıştır. bugüne kadar sadece denizlerin nispeten ılık olan sığ bölgelerinden kaydedilmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Anopheles maculipennis grubunda nükleer rDNA ITS2 (second internal transcribed spacer) ve Mitokondriyal sitokrom-c oksidaz geni (COI) dizileri kullanılarak yapılan moleküler çalışmalar ile grubunun türleri arasındaki farklılıkların saptanabilmesi mümkün olmuştur ve bu çalışmalarla gruptaki sistematik sorunların çözümünde önemli başarılar elde edilmiştir.. Biyoloji Bölümü. Aydın emelkabartan@hotmail. An. PCR. Karadeniz. Füsun ERKAKAN2 Kundu Turizm Yatırımcıları Birliği.com Anopheles maculipennis Grubu. ITS2 SZ 056 Türkiye’de Anopheles maculipennis Grubunun (Diptera: Culicidae) Moleküler Sistematiği Emel KABARTAN. Analizler sonucunda elde edilen dizilerin eşleştirilmesi ve kıyaslanması için Chromas Lite programı kullanılmış ve diziler arasındaki benzerliklermevcut dizilerle de karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. sivrisinekler (Diptera: Culicidae). İç Anadolu. An. maculipennis s. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde ağız aspiratörleri ve CCD ışık tuzaklarıyla ergin dişi ve erkek örnekler toplanmıştır. Fatih Mehmet. Rezervuar yapımları sonucunda farklılaşan morfolojik. subalpinus. sacharovi. Gianius anatolicus sp. ŞİMŞEK. 198 . n. moleküler sistematik. Oluşan riskler sadece o sucul sistemde kalmayıp. Celal ÜLGER. melanoon ve An. An. Trakya.

Hatay doganlaro@yahoo. rosanus’un yumurta. larva ve pupa dönemlerinde beslenen toplam 14 parazitoid tür ve 5 hiperparazitoid tür tespit edilmiştir. rosanus üzerinde zengin bir parazitoid 199 . laevigatus (%18. Larvaların gelişimi esnasında.23.. Apanteles sp.grupta belirgin farklılıklar izlenmiştir. 2002 yılı için sırasıyla %3. Scambus elagans Woldstet. ancak kritik ağırlık denilen ağırlığı geçen larvaların başkalaşım geçirmeleri önemli bir noktadır. Monodontomerus aereus Walker (Hym.5. Çalışmada Cakıt vadisinde A. zincirin larval evresinde meydana gelecek beslenmeye bağlı gelişim bozukluklarının son halkaya kadar uzandığı ve ipekböceği gelişiminde anomaliler meydana geldiği belirlenmiştir. Yapılan çalışmada ipekböceklerinde de gelişim.%5. gelişim Cakıt Vadisi (Adana.com Gelişim biyolojisinde açıklanması zor olan problemlerden biri vücut büyüklüğü ile canlıyı oluşturan yapıların büyüklüğünü düzenleyen faktörlerin neler olduğudur. Archips rosanus’un Parazitoidleri. D.%2.5 olarak bulunmuştur.:Pteromalidae). Her iki yılda en yaygın parazitoid türler.) (Lepidoptera:Tortricidae) elma bahçelerinde genellikle ikincil. Besin miktarının azlığında salınan hormon miktarının da azaldığı bilinmektedir. Tüm türler için toplam parazitleme oranı 2001 yılında % 28.com. Dolichogenidea immissus (Papp). moleküler ve fizyolojik mekanizmalar tarafından düzenlendiği bilinmektedir Böceklerde büyümenin moleküler mekanizması çerçevesinde. Fen Fakültesi.3 olarak saptanmıştır. 31034. Starking ve Misket) yürütülmüştür. Larval sürecin uzamasında ve koza örme davranışında ortaya çıkan gecikme. Gruplar arasındaki farklılıklar besin-hormon ilişkisine bağlanabilmektedir. 2085 larva ve 520 pupa denemelerde kullanılmıştır. hücre büyümesi ile alınan besin arasında bir ilişki olduğu ve bu ilişkide insulin sinyalinin normal büyümenin gerçekleşmesi için şart olduğu belirtilmektedir. S.: Torymidae). (Hym. Dolichogenidea laevigatus (Ratzeburg).19. Golden.08) ve I. L. 5 adet hiperparazitoid Barycapus talitzkii (Kostjukov) (Hym. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.%3. Hockeria sp.4. rosanus üzerindeki parazitoid türler.82) olarak belirlenmiştir. Çalışmada Çakıt Vadisi’nde A. maculator (%6.4. Bombyx mori larvalarının da büyüklükleriyle doğru orantılı olarak koza ördükleri. Ziraat Fakültesi. (Hym. Archips rosanus (L. pupa ve kelebek oldukları görülmüştür.12. (Hymenoptera: Trichogrammatidae). (Lepidoptera.tr Avrupa yaprak bükeni. rubricosa (%50.67. Bombycidae) Besin Miktarına Bağlı Gelişim Meryem ERSEYİS Ege Üniversitesi.:Icneumonidae). Denemeler Çakıt Vadisi’nde( Adana-Niğde) 10-20 yaşlı elma ağaçlarında (Stark Crimson.: Perilamphidae) olarak belirlenmiştir.: Eulophidae) and Dibrachys cavus Walker. Bu türlere ait parazitleme oranları 2001 yılı için sırasıyla % 8.4. Microgastrinae sp 1. İzmir meryemerseyis@hotmail. bu türlerin etkinliği ve zararlı ile birlikte populasyon gelişiminin belirlenmesi amaçlanmıştır.5. D. besin. Anahtar Kelimeler: Bombyx mori. (Hym.30. Parazitoidlerin Populasyon Gelişimleri ve Etki Seviyeleri Oğuzhan DOĞANLAR Mustafa Kemal Üniversitesi.: Chalcididae).(Hym.: Ichneumonidae). Canlının gelişimi ve organların büyümesinin genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak. Itoplectis maculator F (Hym. Perilamphus tristis Mayr.37). 2002 yılında % 16. Biyoloji Bölümü. Nemorilla floralis (Fallen) (Dip. Koza boyutundaki farklılıkların ise ipek miktarını etkileyeceği açıktır Holometabol gelişim gösteren Bombyx mori’de yumurtadan çıkıştan itibaren kelebek oluncaya kadar geçirilen tüm evreler bir zincirin halkaları olarak kabul edilirse. diğer dönemler üzerinde haftalık yapılan örneklemelerle toplanan 420 yumurta paketi. grupta çok belirgin bir farklılık göstermemesine karşın II. A. Her bir biyolojik dönem kendi özelliklerine göre laboratuvarda kültüre alınmış ve yapılan günlük kontrollerle çıkan parazitoidler alınarak uzmanları tarafından teşhis edilmiştir.67. Yumurta üzerinde ayda bir. özellikle mücadele yapılamayan bahçelerde birincil önemli bir zararlıdır. Bunlar: Trichogramma dendrolimi Mats. alınan besin miktarına bağlı olarak I. Niğde) Elma Alanlarında Avrupa Yaprak Bükeni. Biyoloji Bölümü.: Tachinidae) ve Pteromalus sp. Bitki Koruma Bölümü. Phytodietus polyzanias Forster. Stictopistus sp. Normal besin miktarı (30gr) ile beslenen kontrol grubunun gelişimi göz önünde bulundurularak 20gr (grup I) ve 10gr (grup II) besin verilen gruplardaki gelişim farklılıkları belirlenmeye çalışılmıştır.%3.67. (Atelophadnus) rufator Aubert. besin miktarına bağlı olarak izlenmiştir.. TRABZON SZ 057 SZ 058 Bombyx mori L. Bornova. Campopleginae sp 1. (Hym. boarmiae Walker. Antakya.: Braconidae) ve Lissonata rubricosa Brischke.

Rhizophagus grandis (Gyll. evanescens’in diğer iki türe göre daha başarılı olduğu gözlenmiştir. S. Microgastrinae sp. Biyoloji Bölümü. cacoeciae türleri pupa evresine kadar ulaşmış fakat ergin çıkışı görülmemiştir.19. tüm larva dönemlerinde prepupa ve pupa dönemlerinde etkinlik göstermesi. diğer ikisi. ömür uzunluğu ve yürüme hızları araştırılmıştır. 30ºC’de ise gelişme süresi bakımından türler arasında farklılık görülmemiştir.com Dev kabuk böceği Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae. Sonuç olarak T. Düşük sıcaklıklarda parazitoidlerin yürüme hızlarında azalma gözlenmiştir. Bu patojenlerin biri Metschnikowia typographi. Trichogramma evanescens Westwood Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsünden Trichogramma brassicae Bezdenko.Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizophagidae) Örneği Mustafa YAMAN1. maculator ise zararlı pupaları üzerinde en yaygın parazitoid olarak belirlenmiştir. ömür uzunluğu. İzmir (Bornova) Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsünden ve Trichogramma cacoeciae ise Trakya bölgesinden elde edilerek laboratuar ortamında kültüre alınmıştır. Parazitlenmiş yumurtalardan ergin çıkışı bakımından da benzer durum görülmüştür. floralis sadece 1 lokalitede saptanmış ve parazitleme oranları çok düşük kalmıştır. TRABZON kompleksinin oluştuğu belirlenmiştir. Trabzon 2 Ordu Üniversitesi. biyolojik mücadele SZ 059 elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Parazitoid. Bütün uygulamalarda çıkan erginlerin büyük bir kısmını dişi bireyler oluşturmuş ve dişi birey çıkışı bakımından sıcaklık dereceleri arasında önemli bir fark gözlenmemiştir. Yürüme hızı. elegans. 24. micans’ta bilinen patojeni Helicosporidium’a ilave olarak ilk kez 3 yeni patojen daha bulunmuştur. rubricosa zararlı larvaları üzerinde. Fen-Edebiyat Fakültesi. Monodontomerus aereus. Sonuç olarak Çakıt Vadisi’nde elmada zararlı A. Biyoloji Anabilim Dalı. etkin ve özgün yırtıcısı olan predatör böcek. 27 ve 30ºC sıcaklıklarda Av-Avcı İlişkisinde Patojen Geçişi: Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae. Biyoloji Bölümü. Her 3 parazitoid için en yüksek parazitleme 24.edu. 18. brassica diğer iki türe nazaran daha geç erginleşmiştir. zararlının ilk çıkışından itibaren yumurta. brassicae pupa evresine ulaşamamıştır. 61080. Mattesia ve 200 . Scolytinae). Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. Ömer ERTÜRK2. Fen-Edebiyat Fakültesi. Aynı sıcaklıkta T. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. rosanus üzerinde var olan parazitoid kompleksinin zararlıyı baskı altına almakta yeterli olmadığı belirlenmiştir. cinsiyet oranı. Bu parazitoidlerden A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 38039.1. D. Bütün sıcaklık derecelerinde parazitleme bakımından T. Bütün parazitoidler için artan sıcaklığa bağlı olarak gelişme süresi azalmıştır. ergin çıkışı. Stok kültürden alınan parazitoidler 13. 27. Fen Bilimleri Enstitüsü. parazitoid. ater. Ülkemizde mevcut yayılışını sürekli genişletmekte olan bu böcek ile mücadele tüm dünyada büyük umutlar vaat etmesi nedeniyle bu zararlının doğal düşmanı. parazitoidlerin. Her üç parazitoid türüne ait erginler 13ºC’de diğer sıcaklık derecelerine göre daha uzun süre yaşamışlardır.tr Bu çalışmada ülkemizin farklı bölgelerinden toplanan Trichogramma türleri üzerine ortam sıcaklığının etkileri araştırılmıştır. Ancak. D. I. Onur TOSUN1. 35ºC’de T. Bu çalışmada öncelikle biyolojik mücadele amacıyla önemli bir zararlı olan D. evanescens’in farklı sıcaklıklardaki parazitoid kalitesinin diğer 2 türden daha iyi olduğu gözlenmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. yaprak büken. grandis’e geçişi araştırılmıştır. 70 ±5 bağıl nem ve 14:10 saat (Aydınlık : karanlık) ışıklanma periyoduna ayarlanmış iklimlendirme odalarında gelişmeye bırakılmıştır. Anahtar Kelimeler: Archips rosanus. 30 ve 35ºC. Çiçek AYDIN1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ordu muyaman@hotmail. rosanus üzerindeki parazitoid etkisinin kuvvetli bir şekilde artabileceği düşünülmektedir. gelişme süresi. evanescens ve T. Çalışma süresince D. parazitleme SZ 060 Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Trichogramma Türleri Üzerine Ortam Sıcaklığının Etkileri Derya SARIBEK1. farklı türlerin zararlının farklı dönemlerine özelleşerek rekabetten kaçması ve ilaç uygulamalarının sınırlayıcı etkilerinden kurtulduktan sonra bazı türlerin hızlı bir artış göstermesi gibi özellikleri göz önüne alındığında gerekli önlemler alındığı takdirde A. Nurettin DEMİREZEN1 Abdurrahman AYVAZ2 1 Erciyes Üniversitesi.) ile yapılmaktadır. Scolytinae) Avrupa ve Asya’daki ladin ormanlarında büyük zararlara neden olan önemli bir zararlıdır. 13ºC’de T. Leavigatus. micans’ta hastalık oluşturan doğal organizmalar tespit edilmiş ve tespit edilen bu organizmaların R. cinsiyet oranı. L. Parazitoidin farklı sıcaklık derecelerindeki parazitleme oranı. immissus. N. doğal düşman. Kayseri ayvaza@erciyes.

. patojen geçişi. Aynı zamanda sesle iletişim prezigotik izolasyon mekanizması olarak iş görür. Doğu Karadeniz Bölgesi SZ 062 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Isophya (Orthoptera: Phaneropterinae) Türlerinin Biyoakustik Özellikleri Hasan SEVGİLİ1. Ayrıca belirtilen türlerin erkek ses organlarının yapısı da ayrıntılı olarak incelenmiştir. reticulata. uygulama sırt bölgesinden derialtı yoluyla gerçekleştirilmiştir. Isophya. Ali DEMİRSOY2. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. micans larvalarıyla beslenen predatör böcek R. I. onun etkili predatörü R. kuş v. I. Biyoloji Bölümü. Böceklerde sesle iletişimin evrimleşmesindeki en önemli etken.19. Özellikle Orthoptera takımının Tettigoniidae ve Acrididae familyasının bir çok üyesi türe özgü özel çağrı sesleri oluştururlar. Battal ÇIPLAK3 1 Harran Üniversitesi. Antalya hsevgili@harran. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada Doğu Karadeniz bölgesinde yayılış gösteren Isophya zernovi. Bugüne kadar Türkiye’den 39 Isophya türü saptanmış ve yaklaşık %75 i Anadolu’ya endemiktir. toplam dört deney grubu oluşturulmuştur. redtenbacheri her iki gruptan daha farklı bir ses oluşturmaktadır. I. I. Çalışmamıza konu olan Isophya cinsi Tettigoniidae familyası içerisinde alır. ışık. Bu türlerden I. 1993. reticulata birbirlerine benzerken. Uygulama gruplarında gebe sıçanlara gebelik süresince her gün. Rhizophagus grandis. Bu sinyaller özelleşmiş organlar kullanılarak oluşturulur. I. I. TRABZON Meinzberia cinslerine ait neogregarin olarak tanımlanmıştır. Çekirgeler sesle iletişimde kullanılan akustik yapıların evrimleştiği ilk hayvan gruplarından biridir. 1995). Fen-Edebiyat Fakültesi. sureyai ve I. I. 100 mg/kg/gün ve 250 mg/kg/gün olmak üzere iki uygulama grubu. biyolojik mücadele SZ 061 incelenmesi bize türlerin ayırt edilmesinde önemli bir katkı sağlar. Anahtar Kelimeler: Biyoakustik. kimyasal sinyaller. Fen-Edebiyat Fakültesi. ses organı. Özel çağrı seslerindeki varyasyon tür içi ve türler arası seçilimde iş görür. Fen Fakültesi. Kanibalizmin meydana gelmesi için birçok neden bulunmaktadır. Erkek çağrı seslerinin spektral analizine göre. I. I. Ses sinyali oluşturan türlerin hemen hepsi. 201 . Biyoloji Bölümü.tr Oktilfenol alkilfenollerin parçalanmasıyla ortaya çıkan bir kimyasaldır. Normal-kontrol grubuna hiçbir uygulama yapılmazken yağ-kontrol grubuna aynı miktarda mısır yağı enjekte edilmiştir. belirlenen miktarlarda oktilfenol mısır yağında çözülerek uygulanmıştır. fötal dönemde östrojenik bir bileşik olan oktilfenole maruziyetin gebe sıçanlar üzerindeki kanibalist etkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. micans’ ta tespit edilen dört patojenden üçünün doğal ortamda D. Bu çalışmada. redtenbacheri. I. Bu anlamda biyoakustik çalışmalar geçen yüzyılın ikinci yarısından başlayarak hızlı bir şekilde artmıştır.b. karşı eşeyde olumlu bir tepkiye yol açacak türe özgü özel sinyaller üretirler. Beytepe. Bu doğrultuda normal-kontrol. micans’ın bu dört önemli patojenin. Şanlıurfa 2 Hacettepe Üniversitesi. Özellikle dışarıdan kimyasal madde uygulanmasının veya hormonal değişimlere yol açmanın kanibalizmi ortaya çıkaracağı düşünülmektedir (Lonstein and Gammie. zernovi. Ankara goktekin@hacettepe. rizeensis. karadenizensis. Çeşitli şekillerde doğal östrojenleri taklit etmektedir ve yaygın kullanımı sonucu maruziyete bağlı olarak başta insan olmak üzere balık. I. Safe. Orthoptera. hayvanlarda toksik ve östrojenik etkiler göstermektedir (Colborn et al. Bu nedenle erkek çağrı seslerinin Gebelik Süresince Uygulanan Oktilfenolün Yavru Sıçanlar Üzerindeki Kanibalistik Etkileri Emre GÖKTEKİN.edu. grandis’e geçişi araştırılmıştır. karadenizensis türleri de kendi içerisinde benzer sesler oluştururlar. Osmanbey Kampüsü. Anahtar Kelimeler: Av-avcı ilişkisi. micans’tan onun doğal düşmanı olan predatör R. Nurhayat BARLAS Hacettepe Üniversitesi. rizeensis hariç. Dendroctonus micans. Yavruların yenmesi ve öldürülmesi sıçanların da dahil olduğu birçok hayvan türünde rapor edilmiştir. rizeensis. eşleşme davranışıyla ilgili olmasıdır. Bunlardan birisi de mekanik bir yol olan sesle iletişimdir. Bu cinse ait türlerin birçoğunun teşhisleri morfolojik olarak oldukça güçtür. Ankara 3 Akdeniz Üniversitesi. Beytepe. schneideri türlerinin erkek çağrı sesleri incelenmiştir. Elde edilen veriler D. D. grandis’e patojen geçişinin ilk kanıtlarını sunmaktadır. sureyai. Biyoloji Bölümü.). autumnalis ve I. autumnalis. 2002. Biyoloji Bölümü. Bu çalışma önemli bir zararlı olan D. Ebensperger 1998). I. görsel vb. grandis’e geçtiğini göstermektedir.tr Böceklerin bir çok grubunda çeşitli yollar ve mekanizmalar kullanılarak iletişim sağlanır (ses sinyalleri. diğerlerinin erkek çağrı sesleri ilk kez çalışılmıştır. yağkontrol olmak üzere iki kontrol grubu.edu.

A. arundinaceus (Büyük kamışçın). scirpaceus için % 7. Nizamettin YAVUZ1. Y-borudaki eğitimde eş ışık şiddetine (1. dumetorum 2005 sonbaharında halkalanmış olup. Cernek Halkalama İstasyonunda 2002–2007 ilkbahar ve sonbahar göç döneminde yürütülen halkalama çalışmaları sırasında yakalanıp halkalanan Acrocephalus cinsine ait 5 tür değerlendirilmiştir. sonbaharda ise A.04. Acrocephalus SZ 064 Cataglyphis aenescens (Hymenoptera: Formicidae) İşçilerinde Gerçek Renkli Görmenin Davranışsal Analizi Yılmaz ÇAMLITEPE. dumetorum (Kuzey kamışçın) türleri yakalanarak halkalanmıştır.05. palustris ve A. A. Y.04. schoenobaenus (Kındıra kamışçını) ve A. A.2004 tarihinde halkalanan bir birey 08. A. arundinaceus (123) ve A. palustris (Çalı kamışçını).2. scirpaceus türüne ait ilkbahar döneminde 08. scirpaceus en erken göçe başladığı ve son olarak göçünü tamamladığı. Sancar BARIŞ1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitoloji Araştırma Merkezi 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü pozcam@omu. A. palustris (237) olarak belirlenmiştir. 2004 tarihinde tarafımızdan halkalanan bir birey Ukrayna’dan 17. Arzu GÜRSOY2. Cemal ÖZSEMİR2. göç zamanı. göç. SZ 063 Kızılırmak Deltası’nda. A. tüy değiştirme basamakları gibi pek çok bilgiyi sağlar. arundinaceus için %12. İşçiler ışık uyaranları dışında kullanabilecekleri tüm olası ipuçlarının baskılandığı koşullarda 2 hafta süre ile eğitilip test edilmişlerdir. scirpaceus (Saz kamışçını). Çalışma alanında üreyen A. sıçan. palustris’ten tekrar yakalanmamıştır.2004 tarihinde Cernek halkalama istasyonunda geri bildirilmiştir. yağ depolama oranlarını. Acrocephalus cinsinin 2002 – 2007 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Fenolojisi Pınar ÖZÇAM1. TRABZON Doğumdan sonra gebe sıçanların davranışları incelenmiş ve yavrularına karşı geliştirdiği kanibalist davranışlar gözlemlenmiştir.2 iken A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Renkli görme ve L reseptör foton yakalama deneyleri cam bir Y borudan oluşan ikili seçim düzeneğinde. scirpaceus (118). vücut ağırlıklarındaki değişimleri. En çok halkalanan türler sırasıyla ilkbaharda A.04. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası. İlkbahar ve sonbaharda farklı tekrar yakalanma oranına sahip olan A. 100 mg/kg/gün oktilfenol uygulama grubunda %47 ve 250 mg/kg/gün oktilfenol uygulama grubunda %51 oranında görülen kanibalist davranışın kontrol (%31) ve yağ-kontrol (%24) gruplarına göre önemli derecede artmış olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmada Kızılırmak Deltası. Bu türlere ait halkalama verilerinden A. kırmızı bölge duyarlılık deneyleri de dairesel bir oriyentasyon platformunda gerçekleştirilmiştir. Çalılara paralel olarak kurulu sis ağları ile yakalanıp halkalanan kuşlar Busse (2000) standartlarına uygun olarak değerlendirilmiştir. Bu türlerin ilkbaharda mayıs ayında. arundinaceus türlerine ait yakalanma dinamikleri analiz edilmiştir.2004 tarihinde. oktilfenol. palustris’in ilkbahar ve sonbaharda farklı göç stratejisine sahip olduğunun göstergesi olabilir. Sonbaharda ise tekrar yakalanma oranları A. Anahtar Kelimeler: Çevresel östrojenler. En çok yakalanan A. arundinaceus’un ise en geç göçe başladığı ve ilk olarak göçünü tamamladığı belirlenmiştir. scirpaceus (527) ve A. A. sonbaharda ise çalışmanın başladığı ağustos ayından eylül ayının başına kadara yoğun olarak göç ettikleri gözlenmiştir. scirpaceus ve A. A.8 ve A. Yapılan çalışmalar sonucunda.edu.1x 1011 202 . alkilfenol.edu.tr Göç eden bireylerden elde edilen veriler. Bu cinse ait A.7 ve %3. Kiraz ERCİYAS1. Yborunun yan kollarına ve oriyentasyon platformunun bir kenarına açılan delikle bağlantılı küçük bir boruya plastik besin kapları bağlanmıştır. palustris için %11. kanibalizm. Antalya Manavgat’ta 23. Volkan AKSOY. Dar bant aralıklı renkli filtreler besin kaplarının arkasına yerleştirilen ışık kutularının önlerine takılmış ve besin ile ilişkilendirilecek olan uyaranın önündeki kaba besin olarak sulandırılmış bal konulmuştur. scirpaceus. Neslihan ÜREN Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 22030 Edirne yilmazc@trakya. A.tr Cataglyphis aenescens işçileri gerçek renkli görmeye sahip olup olmadıklarının ve kırmızı bölge duyarlılıklarının belirlenmesi için monokromatik ışık uyaranlarına karşı besin ödüllü olarak eğitilip test edilmişlerdir. Biyoloji Bölümü. Buna ek olarak geri bildirim verileri göç basamaklarını.19. kaydı olma özelliği göstermektedir.7 olarak tespit edilmiştir. bu kayıt türün Türkiye’deki 5. göç paternleri ve göç boyunca habitat tercihlerini belirlemede kullanılır. arundinaceus türlerine ait ilkbahardaki tekrar yakalanma oranı sırasıyla %8.

440. formica. cunicularia işçilerinin hem UV hem de yeşil bölgeden seçilen ve aralarında 40 nm’lik renk uzaklığı bulunan uyaranlar arasında ince ayar renk ayırımı (renk tonu ayırımı) yapabildiklerini göstermektedir. İkinci tip testte tekli şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler ayırımsal prosedürdeki eğitim koşullarıyla. 540. Eş şiddete sahip 590 (+) ve 620 (-) nm’lere karşı Y boruda eğitilip bu uyaranlar arasındaki seçim başarıları değerlendirildiğinde ise işçilerin bu iki uyaranı ışık şiddetindeki farklılıklara göre (foton yakalama.tekli şartlandırma. 340 nm’ye eğitilen işçiler ise bu uyaranı 380 nm’lik uyarandan sadece ayırımsal şartlandırma prosedürü ile eğitildiklerinde ayırt edebilmişlerdir. Y borudaki eğitim sonrasında 2 tip test gerçekleştirilmiştir. aenescens işçilerinin UVyeşil dikromatik renkli görmeye sahip olduklarını göstermektedir. 510 nm’ye besin ödüllü olarak eğitilen işçiler her iki eğitim tipinde de bu uyaranı hem 550 nm’den hem de diğer alternatif uyaranlardan anlamlı bir şekilde ayırt edebilmişlerdir. Dairesel oriyentasyon platformunda ise işçiler 590 ve 610 nm’lik uyaranlara karşı anlamlı bir yönelim gerçekleştirmişken 630 ve 650 nm’lik uyaranlar ile test edildiklerinde dağılım rasgele olmuştur. 440 ve 640 nm’lik uyaranları alternatif uyaranlardan ayırt etmede ise başarısız olmuşlardır. 630 v3 650 nm’lik monokromatik uyaranlar kullanılmıştır. Tekli şartlandırma prosedüründe işçiler sadece ödüllü uyaranın (+) olduğu koşullarda.com Tetramorium caespitum işçileri uyaranları algılayabilecekleri en düşük ışık şiddetinin (eşik 203 . karıncalar. ayırımsal şartlandırma prosedüründe ise hem ödüllü hem de ödülsüz uyaranın aynı anda bulunduğu koşullarda eğitilmişlerdir.edu. foton yakalama. Yılmaz ÇAMLITEPE Trakya Üniversitesi. Sonuçlar C. Elde edilen sonuçlara göre işçiler besin ödüllü olarak eğitildikleri 370 ve 540 nm’lik ışık uyaranlarını hem kontrol hem de kritik testlerde alternatif ödülsüz uyaranlardan ayırt edebilmişlerdir. 22030. Anahtar Kelimeler: Renkli görme. 610. Fen-Edebiyat Fakültesi. Sonuçlar F. davranış SZ 065 plastik besin kapları bağlanmış ve kaplardan birisine besin olarak sulandırılmış bal konulmuştur. Biyoloji Bölümü. kırmızı duyarlılık. aenescens işçilerinin kırmızı bölgedeki duyarlılıklarının ve ayırım yeteneklerinin rengin akromatik bileşeniyle bağlantılı olduğunu göstermektedir.tr Formica cunicularia işçileri spektrumun aynı renk bölgesine karşılık gelen birbirlerine yakın iki dalga boyu arasındaki ayırım (renk tonu ayırımı) yeteneklerinin belirlenmesi için yuvalarına bağlı cam bir Y borudan oluşan düzenekte tekli ve ayırımsal şartlandırma prosedürleri kullanılarak monokromatik ışık uyaranlarına besin ödüllü olarak eğitilip test edilmişlerdir. Eğitim sonrasında üç farklı test gerçekleştirilmiştir. Her iki kabın arkasına konulan özdeş ışık kutularının önüne ışık uyaranlarını elde etmek için kullanılan dar bant aralığına sahip renk filtreleri yerleştirilmiştir. İlk test olan kontrol testinde işçiler eğitim ile aynı uyaran koşullarında test edilmiş ve uyaranlar arasındaki seçim frekansları belirlenmiştir.640 nm ve 590-620nm). Arılar ve kelebeklerin de sahip oldukları bilinen böylesi renk tonu ayırımı yeteneği karıncalar dünyası için ilk bulgudur. Işık uyaranı olarak 40 nm dalga boyu aralıklarında 340–380 ve 510-550 nm’lik monokromatik ışık uyaranları kullanılmıştır Her iki eğitim prosedüründe de işçiler daima kısa olan dalga boyuna besin ödüllü olarak eğitilmişlerdir. renk tonu ayırımı. ayırımsal şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler de tekli prosedürdeki eğitim koşullarıyla test edilmişlerdir. Her bir test için toplam 30 işçinin tercihi kaydedilmiş ve değerlendirilmiştir. karıncalar. oriyentasyon platformundaki eğitimde ise 590. Anahtar Kelimeler: Renkli görme. L-reseptör. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ayırımsal şartlandırma. Edirne volkanaksoy@trakya. Biyoloji Bölümü. TRABZON foton) sahip monokromatik uyaranlar (370. davranış SZ 066 Formica cunicularia (Hymenoptera: Formicidae) İşçileri Renk Tonu Ayırımı Volkan AKSOY. 510 vs 370). İlk testte her iki şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler eğitim ile aynı koşullarda test edilmişlerdir (Kontrol testi).19. Y borunun iki yan koluna Kaldırım karıncası Tetramorium caespitum’da Işık Şiddeti Eşik Değeri ve Işık Şiddeti Ayırımı Neslihan ÜREN. Üçüncü tip testte ise işçiler her iki eğitimde de “+” olarak kullanılan dalga boyunu alternatif başka bir dalga boyundan ayırt etme konusunda test edilmişlerdir (340 vs 550. 1 log ünite düşürülmüş) birbirlerinden ayırt edebildikleri tespit edilmiştir. Gerçek renkli görmenin belirleneceği ikinci tip test olan kritik testlerde ise besin ile ilişkilendirilen uyaranların şiddetleri nötral yoğunluk filtreleri ile 1 log birim (10 kat) düşürülmüş ve karıncaların seçim frekansları belirlenmiştir. Sonuçlar C. Yılmaz ÇAMLITEPE Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 22030 Edirne neslihan_uren@hotmail.

2. Anahtar Kelimeler: Artemesia herba alba. Anahtar Kelimeler: Işık şiddeti. Fizyoloji Anabilim Dalı.tr 1 Harran Üniversitesi. ayrıca kandaki ALT. M.6. Her bir dalga boyu için yapılan kontrol (eğitimdeki şiddet değeri) testlerinde işçiler eğitildikleri uyaran yönünde anlamlı bir tercihte bulunmuşlardır. günlük dozunu yaklaşık 0. 540nm (yeşil) ve 640nm (kırmızı) lik dalga boylarına sahip ışık uyaranlarına eğitilip test edilmiştir. Veteriner Fakültesi. Kidney. davranış SZ 067 Diabetli Tavşanlarda Artemesia herba alba Ekstresinin Böbrekte Hiperglisemi Hasarına Karşı Etkileri Davut MUSA1. Araştırma sonunda alınan biyokimyasal değerler karaciğer ve böbrek dokularındaki GSH artmasıyla MDA nın değerlerini düştüğünü izlenmiştir. ALT. AST kontrole nazaran artığını Creatinin ile Üre ise düştüğünü görülmüştür. 440nm (mavi). 540nm (yeşil) ve 640nm (kırmızı) lik dalga boylarında her bir dalga boyunda birisi (I) diğerinin 10 (I/10) ya da 100 katı (I/100) daha az ışık şiddetine sahip iki uyarana. BİTİREN3 miriadam@harran. Patoloji Anabilim Dalı. 440nm (mavi). ND= 0. rabbit. 63200.5 kat.4. Creatinine ve Üre miktarını ölçülmüştür. Şanlıurfa 2Harran Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. kırmızı bölgede ise 66 kat ışık farklılığının olduğu durumlarda ayırım yapamamışlar ve rastgele dağılım sergilemişlerdir. mavi bölgede 4 kat. injeksyonu ile diyabet oluşturuldu.5 olmak üzere i. şiddet eşik değeri. Deney süresince tavşanların haftalık ağırlığı. Ancak UV bölgede 10 kat. 63300. Streptozotocin 204 .875 x 109 foton) düşürüldüğü durumlarda işçiler rasgele bir dağılım sergilemişlerdir. Osmanbey Yerleşkesi.Deneysel diyabet oluşturmak için tavşanlara 65mg/kg Streptozotocin sitrat tamponlu suda çözüldü ph 4.1x1011 foton) sahip 370 nm(UV). diyabetten oluşan karaciğer hücre rejenerasyonu görülmüştür böbrekte ise diyabetli hayvanlarda glomerulosada zar kalınlaşması görülmemiş tübüllerde onarım ve mitoz görülmüştür hücre yada dokularında.edu. AST. Deney sonunda. idrar sıklığı ve kan şekerini ölçülmüştür. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.1 g/kg ağız yolu ile uygulanmıştır. Tıp Fakültesi. Mehmet İRİADAM2. MDA. Tetramorium. Eğitimdeki ışık uyaranlarının şiddet değerlerinin nötral yoğunluk filtreleriyle düşürüldüğü kritik testlerde şiddetin UV ve kırmızı bölgede 10 kat (1. diabetes mellitus. GSH. Gerçekleştirilen deneyler sonucunda elde edilen verilere göre Tetramorium caespitum işçileri eğitildikleri 4 ana dalga boyunun hepsinde 100 katlık şiddet farklılığının olduğu durumda aynı dalga boyuna sahip ışık uyaranları arasında ayırım yapabilmişlerdir.0. 63200. ancak bu ayırımın yapılabilmesi için ışık uyaranları arasında belirli şiddet farklılıkları olması gerektiğini göstermektedir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Füsün BABA3. Bunu takip eden testlerde ise + uyaranın ışık şiddeti nötral yoğunluk filtreleri ile (ND= 1. İşçilerinin aynı dalga boyuna sahip fakat ışık şiddeti yönünden farklılık gösteren uyaranlar arasında ayırım yapıp yapamadıklarının tespitine yönelik deneyler Y borudan oluşan ikili seçim düzeneğinde yapılmıştır.19. Yenişehir Yerleşkesi. İlk testte işçiler eğitim ile aynı koşullarda test edilmişlerdir (kontrol testi). ND= 0.edu. yeşil bölgede 2. ND= 0. Yenişehir Yerleşkesi. Şanlıurfa 3 Harran Üniversitesi. İşçiler 370 nm(UV).1) kademeli olarak düşürülüp işçilerin bu uyaranlar arasındaki tercihleri belirlenmiştir (kritik testler). Artemesia herba alba’nın bu dokularda tedavi yada koruyucu etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır. karıncalar. Histopatolojik çalışmalarda karaciğerden ve böbrekten alınan ince kesitler ışık mikroskobunda incelendi histopatolojik değişikler tedavi edilen diyabetli kontrol tavşanlarda. Diyabetli tavşanlara 70 gün boyunca Artemesia herba alba su eksersini.1 x 1010 foton) mavi ve yeşil bölgede ise 16 kat (6. Şanlıurfa miriadam@harran. Bu durum Tetramorium caespitum türünün aynı dalga boyuna sahip iki ışık uyaranını sadece akromatik ipuçlarına dayanarak ayırt edebildiğini. ND= 0. deneydeki tavşanların kan şekerini haftalık olarak ölçülmüştür 250 mg ve üzerinde olan tavşanlar hiperglisemik olarak deneye alınmıştır.tr Bu çalışmada kronik diyabetten oluşan böbrek komplikasyonları üzerinde Artemesia herba alba ekstresinin etkisini araştırılmıştır.p. TRABZON değeri) tesbiti için dairesel oriyentasyon platformunda belli bir ışık şiddetine (1. Biyoloji Bölümü. yüksek şiddete sahip olan uyaran besinle ilişkilendirilecek şekilde (+) eğitilip test edilmişlerdir.

Bilim ve Teknoloji Enstitüsü. Bu çalışmanın amacı. Besin çeşitliliğinin oldukça az olması. Bilal KUTRUP2. Amfibiler hayatlarının çoğunu besin aramakla geçirirler. bu proteinin testisteki lokalizasyonu immünohistokimyasal olarak belirlendi. bu oranın düşük olduğu durumlarda apoptoz baskılanır. 205 . V. Fen Edebiyat Fakültesi. Malzeme ve Yaşam Bilimleri Bölümü 2 Ege Üniversitesi. Şaperon olarak işlev gören Hsp90b’nın klonlanmasını takiben yapılan coimmünopresipitasyon çalışması Hsp90b’nın plazma membranındaki PRL reseptorü ile bağlandığını gösterdi. İzmir 3 Kumamoto Üniversitesi.2. Beslenme. Giresun Adası. Diğer iki tur olan Hyla arborea ve Rana ridibunda popülasyonlarının dikkate değer derecede az olması bu kurbağanın adada besin için rekabet edeceği bir turun bulunmadığını göstermektedir. PRL ve PRL reseptörü ile bağlantılı olarak germ hücre apoptozunda iş gören hücre içi sinyal iletim mekanizmasını ve bununla ilgili molekülleri bulmaktı. spermatogonia 6. viridis. TRABZON SZ 068 SZ 069 Hsp90b’nın Japon Semenderi (Cynops pyrrhogaste)`nin Spermatogenezinde Prolaktin Tarafından Uyarılmış Germ Hücre Apoptozundaki Rolü Büget SARIBEK1. Otuz iki kurbağanın katıldığı bu çalışmada. Japon semenderi Cynops pyrrhogaster’de.Kemalpaşa MYO. Ko ETO3. tespih böcekleri ve karıncalar gelmektedir. Aynı zamanda.19. Fen Fakültesi. Mikiko SAIGO1. Biyoloji Bölümü sbuget@yahoo. Biyoloji Bölümü. Bu amaçla homojenize edilen semender testislerinden PRL etkisiyle tirozin amino asit kalıntıları üzerinde fosforilasyon gösteren ve yaklaşık 90 kDa büyüklüğünde olan Hsp90b izole edildi. Ayrıca tüm kurbağaların midesinde tohum ve yaprak gibi bitki parçaları bulunmuştur. Emel ÇAKIR2. Bu kurbağanın en çok yediği avların başında toprak solucanları. 35100. prolaktin. B. Shin-ichi ABE3 1 Kumamoto Üniversitesi. Trabzon zelyilmaz@gmail.tr Bu çalışma hijyenik davranışın Anadolu bal arısında (Apis mellifera anatoliaca) bir dış parazit olan Varroa destructor’a karşı bir direnç mekanizması olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır.edu. germ hücre apoptozunun endojen prolaktin (PRL) ve folikül-stimüle edici hormon (FSH) ile düzenlendiği gösterilmisti. Fen Edebiyat Fakültesi. Hsp90b fonksiyonu geldanamisin ile spesifik olarak inhibe edildi ve testis üzerindeki etkisi incelendi. Bu bilgiler. Fakat. Bu bulgulardan yola çıkılarak. M. yer ve besin temel kavramlardan bazılarıdır. bazı avları özellikle tercih ettiğini gösterebilir. Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Hsp90b. Biyoloji Bölümü. Üstelik. Bu nedenle besinleri onların ekosistemdeki yerlerini yani nişlerini belli eder. M. sinyal iletimi Giresun Adasındaki Bufo viridis Popülasyonunun Beslenme Biyolojisi Zeliha ÇOLAK YILMAZ1. mitotik bölünmeden sonra mayozun başlangıcından hemen önce koşullara bağlı olarak apoptoz geçirir. spermatogenez. Bursa icakmak@uludag.Kemalpaşa.com Normal gelişim ve homeostazi sırasında önemli roller oynayan apoptozis spermatogenez sırasında da normal bir proses olarak meydana gelir. destructor orijinal konukçusu Apis cerena’dan (Doğu bal arısı) Apis mellifera’ya (Batı bal arısı) bulaşmış ve çok ciddi koloni kayıplarına yol açmaktadır. Bornova. Ufuk BÜLBÜL2. Yuji JİN1. diğer birçok kurbağaya göre Bufo viridis’in midesindeki toplam av hacminin daha fazla. Gece Kurbağası’nın az ama büyük besinlerle beslendiğini ortaya koymuştur. Hsp90b’nın PRL tarafından uyarılmış germ hücre apoptozunda PRL reseptörü ile ilişkili olarak sinyal iletiminde rol oynadığı ileri sürülmüştür. Anahtar Kelimeler: Bufo viridis. Yüksek PRL/FSH seviyesi apoptozu tetiklerken.com Ekolojik niş teriminin içerisinde zaman. Biyoloji Bölümü. PRL ile uyarılmış germ hücre apoptozunun moleküler mekanizması bilinmemektedir. av sayısının ise daha az olduğu tespit edilmiştir. 1 Giresun Üniversitesi. Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı. Fen Fakültesi. Giresun Adasında yasayan 3 amfibi türünden biridir. Handan ONAY KARAOĞLU2. apoptoz. rekabet SZ 071 Bal arılarında (Apis mellifera) Hijyenik Davranış Varroa destructor Parazitine Karşı Direnç Mekanizması Olabilir mi? İbrahim ÇAKMAK Uludağ Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Daha önceki çalışmalarımızda. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

kumul ve tepeciklere. Ufuk BÜLBÜL1. ormanların bittiği açıklıklarda ağaçsız alanlara.7 arasında değiştiği belirlendi.001) bağlı olarak değiştiği belirlenmiştir. yaş.2006 ve 17.Bazı bölgelerde porsuk yuvalarına kayalık alanlar ile meyve ağaçları ve çalılık alanlarda. yol ölümleri SZ 073 Porsuk (Meles meles)'un Yuva Yapısı Nahit PAMUKOĞLU Kırıkkale Üniversitesi.2006 tarihlerinde gece 10. Apis mellifera anatoliaca.06. destructor ile aynı yerde kışlamaya bırakılmış ve kıştan sonra sadece 2 koloni hayatta kalmıştır. Sıvı azot testi asıl sebebidir. Fen Edebiyat Fakültesi. TRABZON Hijyenik davranış testi 300 mlt sıvı azotun pupa dönemindeki kapalı hücreler üzerinde 5cm çapında 100 petek hücresini kapsayan bir dairesel alana dökülerek 3 kez uygulanmıştır.step ve dağlık arazide yaşar. Anahtar kelimeler: Bal arısı. kayın. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. Bu iki test yaklaşık bir aylık süre içinde uygulanmış ve 2. Biyoloji Bölümü. 61080. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü.19.30 .2000 metre yüksekliğe kadar yayılış göstermektedir.06. Sonuç olarak hijyenik davranışın çevre faktörlerine bağlı olarak değişkenlik gösterdiği ve V. Yoldan alınan ölü örneklerde ise yaşın dişilerde 5-10. erkeklerde ise 5 .0005). bazı bölgelerde ise hem kayalık hem de çalılık alanlarda rastlanılmıştır. testi geçen tüm kolonilerin ana arıları alınarak kendi arılığımızdaki kolonilere verilmiş ve 2 ay sonra tümü yeni anaya ait koloniler elde edilmiştir. test sonucunda hijyenik olarak belirlenen grup ve kontrol grubu ile birlikte toplam 25 koloni çok sayıda V. Handan KARAOĞLU1.Özellikle Akdeniz bölgesinde 2000 metre yüksekliğe yakın kesimlerde porsuk yuvasına 206 SZ 072 Bufo bufo’nun Tamdere-Dereli Yolu Üzerindeki Ölümleri Üzerine Bir Araştırma Emel ÇAKIR1. arılığa (P< 0. kayalık. destructor parazitine karşı direnç mekanizması olarak yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. meşe. Yapılan yaş analizi sonucu canlı olan örneklerden dişilerde yaş 2-13 arasında değişirken. Çok sayıda V. test uygulanmıştır. Özellikle ılıman bölgelerdeki amfibilerin üreme alanlarına mevsimsel göçleri yolda görülmelerinin .tarlaların ormana yakın kısımlarına. kızılçam ve karaçam gibi ağaçlarla kaplı ormanların iç kesimlerine. Zeliha ÇOLAK YILMAZ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu durumda 2. Kara kurbağaları gececi canlılardır. 10. duvar oyukları ve toprak içindeki delikler gibi yerlerde gizlenirler. 71450. erkeklerde bu oran 4-6 olarak tespit edildi.00 saatleri arasında Giresun iline bağlı Tamdere ile Dereli ilçeleri arasında bulunan 47 km’lik bir yol boyunca araştırma yapıldı ve 74’ü ölü 47’si ise canlı olmak üzere yol üzerinde toplam 121 kurbağa tespit edildi. Bilal KUTRUP1. uygulamada aynı test 24 saat beklenerek uygulanmış ve 1. Fen-Edebiyat Fakültesi. gündüzleri taş altları. Anahtar Kelimeler: Bufo bufo.Yuvalarını çoğunlukla ormanların oldukça tenha kısımlarına.tarlaların kenarlarına.Araştırma alanında porsukların yuva yapmak amacıyla step ve ağaçsız kesimler ile açık kesimleri mecbur kalmadıkça çok fazla tercih etmedikleri ancak 1000-2000 metre arasında kalan yaylaların hafif engebeli kesimlerine yuva yaptıkları da saptanmıştır. parazit. Kırıkkale pamukoglu2003@yahoo.com Amfibiler yolların ve araç trafiğinin varlığından en fazla zarar gören canlılardır. Varroa destructor. Hijyenik davranış. İlk uygulamaya nektar akımı öncesinde 2’si dağlık bölgede olmak üzere toplam 11 farklı arılıkta 563 koloni ile başlanmış ve 48 saat içinde bu alanı tamamen temizleyen hijyenik (%100) koloniler %30 (172) olarak belirlenmiştir.çıplak step alanlara ve bitkinin az olduğu steplerin yamaçlarına dağlık bölgelerde ise kayalık alanlara ayrıca su menfezlerinin kenarlarına ve içerisine. 16 tanesi yol üzerinde canlı olarak bulunan ve 9 tanesi ise henüz yeni ölmüş olan toplam 25 adet kurbağanın vücut boyları ölçülüp cinsiyetleri belirlendikten sonra sağ arka dördüncü parmakları skeletokronoloji yöntemi ile yaş analizinde kullanılmak üzere alındı.0005) ve yüksekliğe (P=0. Bulgulara göre hijyenik davranışın zamana (P< 0. destructor sayıları eşitlenmeye çalışılmıştır. Yahşihan.com Porsuk (Meles meles) karışık orman. destructor parazitine sahip koloniler ile seçilen bu hijyenik koloniler arasında kapalı gözlü petekler tüm kolonilerde tesadüfi olarak yer değiştirilip. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.01. Biyoloji Bölümü. arı populasyonları ve V. hava karardıktan sonra hareket eden çeşitli küçük böcekleri avlayarak beslenirler. tarla kenarlarına yakın çalılık alanlara yaz aylarında ise bazı tarlaların iç ve kenar kısımlarına ve civarına yaptıkları tespit edilmiştir. Bu çalışmada. Bu arılıkta aynı çevre koşullarında ve benzer sayıda arı populasyonuna sahip kolonilere ve daha önce test uygulanmamış olan kontrol kolonilerine hijyenik yüzdelerin belirlenmesi amacı ile 3. Fen Edebiyat Fakültesi. ağaçların altına. Giresun cakir_emel@mynet. testi geçen kolonilerden ancak %24’ü (45) hijyenik (%95+) olarak belirlenmiştir. 2.

F. Cryptophyta (3) ve Euglenophyta (3) tür teşhis edilmiştir. Karamık Gölü Uluslararası kriterlere göre A sınıfına giren bir sulak alandır.com Bu araştırmada. 4. Liman Gölü’nde tuzluluk %o 1. F. Biyoloji Bölümü.doğu kesimleri sular yükseldiği zaman bataklık haline gelmektedir. kuzeyinde yer alan dar bir kumsal bariyeri üzerinden denizle bağlantı kurmaktadır. Muhsin KONUK. Filinia longiseta..06 arasında değişim göstermekte ve Venüs sistemine göre mixo-oligohalin acısu olarak sınıflandırılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Porsuk. terminalis. Fen Fakültesi. Sabri KILINÇ2. minutum. Sait BULUT. Liman Gölü Kızılırmak Deltası’nda denize en yakın göl olup. Mustafa CEMEK Afyon Kocatepe Üniversitesi. Su numunelerindeki organoklorlu pestisit kalıntıları. Liman Gölü (Kızılırmak Deltası. Bölge nüfusunun çoğunluğu geçimlerini tarım ve balıkçılıkla sağlamaktadır. Phormidium sp. M. Karamık Gölü’nde pestisitler ile aylar arasındaki α-HCH konsantrasyonu Haziran ve Ekim aylarında istatistiksel açıdan farklı bulunurken. Sivas ertuncg@hacettepe. Phormidium tenue.6437 ise ppm değeri ile 4.tr Liman Gölü 41º 44’ Kuzey enlemleri ve 35º 40’ Doğu boylamları arasında Kızılırmak ağzının 4 km doğusunda bulunan. Biyoloji Bölümü. Chlorophyta (23). sıvı-sıvı ekstraksiyon ve florisil kolon işlemlerini takiben GC-ECD standart kullanılarak tayin edilmiştir.Araştırma sırasında üç adet yuva kazılmış ve bu yuvalara ait toprak yapısı. tür teşhisleri ve sayımları yapılarak planktonun mevsimsel değişimi incelenmiştir. Fen Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bacillariophyta (14). Numunelerde en düşük pestisit konsantrasyonu 0. Sonuç olarak Karamık Gölü’nden alınan su numunelerindeki pestisit konsantrasyonları.4. Samsun) Planktonu ve Mevsimsel Değişimleri Ertunç GÜNDÜZ1. Tüm su örnekleri iyi temizlenmiş cam şişelere alınarak analiz edilinceye kadar +4°C’de saklanmıştır. Liman Gölü’nün deltada bulunan diğer göllerle herhangi bir bağlantısı olmayıp. Calonipeda 207 Karamık Gölü Suyunda Organoklorlu Pestisit Kalıntılarının Belirlenmesi Sevim Feyza ERDOĞMUŞ. Hexathra oxyuris.0001 ppm ile methoxychlor. Keratella cohlearis. Afyonkarahisar İli sınırları içersinde. Afyonkarahisar feyzakus@gmail. fitoplanktonda ise 73 (Cyanophyta (25). Pyrrophyta (5). heptachlor konsantrasyonu Nisan ayında diğer aylardan. Meles meles. Monoraphidium contortum. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Karamık Gölü SZ 075 Organoklorlu Pestisit. S.96 .edu.4’ DDE ve Endrin keton Ağustos ayında istatistiksel değerlendirmede diğer aylardan farklı bulunmuştur. Cladocera 5 ve Copepoda 2). Keratella quadrata.19. sadece denizle ve gölün güneyinde yer alan. TRABZON ve izlerine rastlanmıştır.yuva materyali ve yuvanın morfolojik yapısı incelenmiştir. pusillum dominant türler olarak bulunmuştur. birden fazla giriş ve çıkış deliği bulunan ve içi otlarla döşeli. yuva yapısı SZ 074 göre izin verilen maksimum kalıntı seviyelerinin altında belirlenmiştir. Yasemin SAYGI1. Merismopedia tenuissima. DSI tarafından inşa edilen ve Kızılırmak Delta’sında tarımsal alanlardan dönen suyun fazlasını göle boşaltan drenaj kanalı ile bağlantısı bulunmaktadır.Yıldız DEMİRKALP1. Toplanan su numunelerinde seçilen 18 organoklorlu pestisitin hepsi belirlenmiştir. Liman Gölü’nde Ekim 2002 ve Mart 2004 tarihleri arasında yapılan 13 arazi çalışmasında fitoplankton ve zooplankton örnekleri 20 ve 55 µm por çaplı plankton kepçeleri ile toplanmış.4'DDE göstermiştir. en yüksek pestisit konsantrasyonunu 0. Avrupa Birliği standartlarına . Liman Gölü’nde zooplanktonda 35 (Rotifera 28. ANS kampusü.birey sayısına göre değişen üç veya beş odacıklı yuvalar yaptıkları araştırma sırasında tespit edilmiştir. fitoplankton da ise Chroococcus minutus. Çalışma için Haziran 2006 ve Nisan 2007 tarihleri arasında toplam 60 su numunesi 10 örneklem bölgesinden iki ayda bir düzenli olarak alınmıştır. Liman Gölü’nde zooplankton ve fitoplankton ile fiziko-kimyasal parametreler ararsındaki ilişki CCA (Canonical Corresponce Analizi) ile değerlendirilmiş. Pestisitler ile bölgeler arasında ise istatistiksel açıdan farklılık bulunmamıştır.Bunun sonucunda porsukların yuvalarını genellikle eğimli alanlardaki yumuşak topraklara yaptıkları.Selim ÇAĞLAR1 1 Hacettepe Üniversitesi. M. Ancak gölün güney ve güney. Zooplanktonda Hexathra oxyuris. 200 hektar yüzey alanına sahip deniz seviyesinde yer alan bir acısu lagün gölüdür. Fen Edebiyat Fakültesi. Ankara 2 Cumhuriyet Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. tektonik kökenli bir çöküntü olan Akarçay havzasında yer alan Karamık Gölü’nden alınan su numunelerinde 18 organoklorlu pestisitin (OCPs) kalıntı seviyeleri belirlenmiştir.

karyotiplerindeki çift kollu otozom kromozomlarından en az birinde görülen ikinci boğum (satellit). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Thymol ise 6 saatlik muamele süresinde en yüksek iki dozda. Anahtar Kelimeler: Muscardinus avellanarius trapezius. genotoksisite 208 . Bu uygulamalar sonucunda diploid kromozom sayısı 2n=46. Adana 2 Çukurova Üniversitesi. Bu çalışmada carvacrol (10. intraperitonal uygulamada yapısal kromozom anormalliği (KA) ve total KA sayısını genel olarak tüm muamele sürelerinde (6. bu alttürün taksonomisine katkıda bulunulmaya çalışılmıştır. aynı şekilde thymol de yine en yüksek iki dozda (80 ve 100 mg/kg) sayısal KA yüzdesini artırmıştır.’nin Na ve Cl ile. 24 saat) ve konsantrasyonlarda kontrole göre önemli ölçüde artırmışlardır. Karyoloji. antiparazitik ve antiviral olarak kullanılan carvacrol ve thymol’ün sıçan kemik iliği hücrelerinde in vivo genotoksik etkilerini araştırmaktır. Elde edilen morfolojik ve karyolojik veriler. antibakteriyel.com Ordu ve Çevresinde Yayılış Gösteren Muscardinus avellanarius trapezius (Mammalıa:Rodentıa) Alttürünün Karyolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Vedat ŞEKEROĞLU. TRABZON aquaedulis ve Mesochra aestuari türlerinin tuzluluk ve elektriksel iletkenlikle. trapezius örneklerinde de gözlenmiştir. Merismopedia tenuissima. 24 saatlik muamele sürelerinde ise tüm dozlarda MI’i EC kadar düşürmüştür. a. Myoxidae familyası üyeleri için karakteristik olan. Fen Edebiyat Fakültesi. KA sayısındaki artışın doza bağlı olduğu saptanmıştır. 60. 30. Snowella lacustris. Uygulanan bantlama tekniklerinden C-bant ile sentromerlerin pozisyonu. incelediğimiz tüm M. Liman Gölü. Ordu sekerogluv@hotmail. NFa=86 olarak tespit edilmiştir. Adana sebileazirak@gmail. 50 ve 70 mg/kg’lık vücut ağırlığı) ve thymol (40.com Bu çalışmada. Aphanezomenon flos-aquae.19. mevsimsel değişimler SZ 076 SZ 077 Thymol ve Carvacrol’un in vivo Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Sebile AZIRAK1. Ordu’nun Ulubey ilçesinin Yukarıkızılen Köyünden toplanan on Muscardinus avellanarius trapezius örneği üzerinde detaylı karyolojik analizler yapılmıştır. Haluk KEFELİOĞLU Ordu Üniversitesi. zooplankton. 24 saatlik muamele süresinde de tüm dozlarda MI’i EC kadar düşürmüştür. Biyoloji Bölümü. MI’teki düşüşün de doza bağlı olduğu görülmüştür. bu taksonun tip örneğinin özellikleri ve bu alttür üzerinde çalışan araştırıcıların verdikleri morfolojik ve karyolojik özellikler ile tek tek karşılaştırılmıştır. fitoplankton. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası. Türkiye’ de yayılış gösteren bu alttür üzerinde ilk kez bu çalışma ile G ve C bantlama teknikleri uygulanarak. Karyolojik incelemeler. 80 ve 100 mg/kg’lık vücut ağırlığı). NF=89. Peridinium spp. antifungal. Fen Bilimleri Enstitüsü. direkt boyama. 12. Chroococcus minutus. Biyoloji Bölümü. Eyyüp RENCÜZOĞULLARI2 1 Çukurova Üniversitesi. thymol. C-bant ve NOR boyama teknikleri kullanılarak yapılmıştır. Carvacrol 6 ve 12 saatlik muamele sürelerinde sadece 70 mg/kg’lık dozda. G-bant ile türe özgü olan heterokromatin bölgelerin konumları belirlenmiştir. G-bant. Ordu Bu çalışmanın amacı antihelmintik. Biyoloji Bölümü. Özellikle yüksek dozlarda hem carvacrol (70 mg/kg) hem de thymol (100 mg/kg) KA sayısını pozitif kontrol olan ethyl carbamate (EC) kadar artırmışlardır. Snowella sp. sıçan kemik iliği. antiseptik. Phormidium tenue. Anahtar Kelimeler: Carvacrol. Carvacrol sayısal KA yüzdesini en yüksek iki dozda (50 ve 70 mg/kg) kontrole göre önemli derecede artırırken. Fen Edebiyat Fakültesi. ve Gymnodinium hippocastanum’un sıcaklık artışı ile pozitif korelasyon gösterdiği bulunmuştur. Carvacrol ve thymol tüm dozlarda ve muamele sürelerinde MI’i kontrole göre önemli derecede düşürmüşlerdir.

Fen Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Lipoik asit. MMC’den 1 saat önce. 2 µg/ml) yapılmıştır. Teknikokullar. 24 ve 48 saat süre ile kültüre alınmış lenfositlere uygulanmıştır. mikronükleus (MN) ve Komet testleri kullanılarak belirlenmiştir. Hüseyin AKSOY2. Elde edilen sonuçlar. Ankara gtaner@gazi.97). Lipoik asit uygulaması. Teknikokullar. Emamectin benzoate. emamectin benzoate uygulamasında. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 0. Serkan YILMAZ Gazi Üniversitesi. ferulik asit. Mitotik indekste. Her iki pestisit.001 ve 0.88). Anahtar kelimeler: Metominostrobin. Deniz YÜZBAŞIOĞLU.00 µg/ml).1 µg/ml) ve emamectin benzoate’ın 5 farklı dozu (0. 48 saatlik uygulamada en düşük doz hariç tüm dozlarda anormallik frekansını önemli düzeyde artırmıştır. TRABZON SZ 079 SZ 078 Lipoik Asit ve Ferulik Asitin İnsan Lenfosit Kültüründe Mitomisin-C’ye Karşı Antigenotoksik Etkileri Gökçe TANER.005.86). metominostrobin’in 5 farklı dozu (0.05 µg/ml’lik dozlar haricinde tüm dozlarda önemli düzeyde artırırken. mikronükleus (MN) Metominostrobin ve Emamectin Benzoate Pestisitlerinin in vitro Genotoksik Etkileri Serkan YILMAZ1. 2.50. kromozomal anormallik frekansını önemli düzeyde artırırken.25. Deniz YÜZBAŞIOĞLU1. mikronükleus frekansını da doza bağlı olarak artırmıştır (metominostrobin için r=0. emamectin benzoate bu hasarı tüm dozlarda önemli düzeyde artırmıştır.tr Metominostrobin ve Emamectin benzoate pestisitlerinin in vitro genotoksik etkileri kromozom anormalliği (KA). 48 saatlik uygulamada r=0. LA ve FA tüm dozlarda mitotik indekste istatistiksel olarak önemli bir azalmaya yol açmıştır. Metominostrobin.01. 1. Emamectin Benzoate. FA uygulaması ise 24 saat süreyle MMC ile eş zamanlı olarak beş farklı doz (0. eş zamanlı ve 1 saat sonra olmak üzere üç farklı şekilde. 4 µg/ml) kullanılarak yapılmıştır. 1. kardeş kromatid değişimleri (KKD) ve mikronükleus (MN) testi ile incelenmiştir. Biyoloji Bölümü. çalışmada kullanılan her iki pestisitin de potansiyel genotoksik etkiye sahip olduğunu göstermektedir. MMC.edu.5. pozitif kontrole göre bir azalma gözlenmiştir. 2. Her iki uygulama süresinde de anormallik frekansındaki artış doza bağlıdır (24 saatlik uygulamada r=0. mitotik indeks (MI). KA ve MN testleri için. üç farklı doz kullanılarak (0. Fen Edebiyat Fakültesi.00 ve 10. pozitif kontrol ve çözücü kontrol bulundurulmuştur.92. Bu da bu iki antioksidanın antimitotik etkili olduğunu göstermektedir. 1. pestisit. Bu azalma LA uygulamasında istatistiksel olarak anlamlıdır. metominostrobin uygulamasında önemli bir farklılık oluşmazken. Biyoloji Bölümü.69. Komet testinde. insan lenfositlerinde kromozomal anormallikler (KA). Biyoloji Bölümü. mikronükleus.edu. Kahramanmaraş syilmaz@gazi.05 ve 0. MMC + lipoik asit ve MMC + ferulik asit uygulanan kültürlerin hepsinde. primer DNA hasarını 0. izole edilmiş lenfositler. 0. Komet çalışması için.19. Fen Edebiyat Fakültesi. 5. 0.25.94 ve 48 saatlik uygulamada r=0. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Sakarya 3 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. kromozom anormalliği. 24 saatlik uygulamada.88). Fatma ÜNAL. antigenotoksik etki. Bu sonuçlar lipoik asit ve ferulik asitin.2 µg/ml MMC uygulanmıştır.tr Lipoik asit (LA) ve ferulik asitin (FA) MMC’ye karşı antigenotoksik etkileri. emamectin benzoate için r=0. MMC tarafından oluşturulan genetik hasar üzerine antiklastojenik ve antimutajenik etkisinin olduğunu göstermektedir.001.625. kontrole göre 24 ve 48 saatlik uygulamalarda tüm dozlarda kromozomal anormallik frekansını doza bağlı olarak artırmıştır (24 saatlik uygulamada r=0.50. en yüksek 3 dozda. LA ve FA uygulanan tüm kültürlerde. Ankara Sakarya Üniversitesi. doza bağlı önemli bir azalma meydana gelmiştir (r=0. Diğer yandan. Biyoloji Bölümü. komet testi 2 209 . Fatma ÜNAL1. LA çalışmasında. her bir kültüre 48 saat süre ile 0. kardeş kromatid değişimi (KKD). Mustafa ÇELİK3 1 Gazi Üniversitesi. kromozomal anormallik (KA). yukarıda belirtilen dozlarla 1 saat muamele edilmiştir. 0. metominostrobin. Tüm uygulamalarda negatif kontrol. MMC tarafından oluşturulan KKD/hücre ve MN/hücre frekanslarında da istatistiksel olarak önemli bir azalma gözlenmiştir. hem KA/hücre hem de anormal hücre frekanslarında.

PVC.413 mm (ortalama 2.05). SZ 082 Işıklı Gölü’ndeki (Çivril-Denizli) Turna (Esox lucius L. cam.88 (Şubat) arasında değişmiştir. Ancak fertlerin tekrar çiftleşmesi için önemlidir.a. hazır sıva v.05). Na2O. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Yumurta çapları 0.17’dir.6669 (r=0.3’dür. Bahar başı sahaya gelen Little Egret. F=1. Fen Edebiyat Fakültesi.com Kalsit. Yaş gruplarının karşılığı ortalama total fekonditeler 2517 yumurta/balık (1 yaş) ile 91944 yumurta/balık (7 yaş) arasında değişmiştir.700 ve n=84) ve fekonditeağırlık ilişkisi ise F=124. En yüksek nisbi fekondite ise 64291 yumurta/kg balık olarak 2. CaO. kozmetik. Türün demografik ve üreme özellikleri incelenmiştir. istatistikî olarak değerlendirilir. boya. üreme periyodu. MgO. Kampüsü Serdivan. Fe+2) birlikte bulunur.284 (6 yaş dişilerde) arasında hesaplanmış olup dişi ve erkekler arasındaki fark önemsiz bulunmuştur (p>0. FeO3.743 ve n=84) eşitlikleri ile ifade edilmiştir.72±0. yem. Temel bir çok sanayinin ana girdisi olan kalsit. Doğada genellikle saf halde bulunmaz.9 cm’de erişmektedirler. Little Egret en erken 2002’de sahaya gelmiştir. Biyoloji Bölümü budakdiler@gmail. En fazla (9 fert) yeniden eşleşme de bu dönemdedir.1758) popülasyonunun üreme biyolojisi incelenmiştir. seramik. Rahmi UYSAL Eğirdir Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü 32500 Eğirdir/Isparta m. diğer minerallerle (SiO2. SZ 081 3.691-2. Aylık ortalama Gonadosomatik Indeks (GSI) değerleri 0.5 cm (68 g) ile 66. Yaşlara göre ortalama kondisyon faktörleri 0.19. 54140. bir çok sektörde beyazlık. 1766) Türünün Üreme Biyolojisi ve Yıllık Değişimler Ali UZUN Sakarya Üniversitesi.367±0. Türkiye’de de bulunmaktadır. peperat yapılmış ve kalsitin insan nükleusları üzerindeki genotoksik etkilerini araştırılmıştır. kasımda yavruları büyütmüş olarak gölden ayrılır. GSI’nin aylık değişimine göre üreme faaliyeti Şubat ve Nisan ayları arasında olmaktadır. 1758) Populasyonunun Üreme Özellikleri Meral APAYDIN YAĞCI. Sonuçlar 25 yuva takip edilerek elde edilmiştir.0 cm (73. insan sağlığı üzerindeki zararları tespit edilemiştir.023 (1 yaş erkeklerde) ile 1. ilaç.8661 (r=0.9 cm de erişirken erkekler 22.798±0. Dişi turnalar ilk şeysel olgunluk boyuna 24. Kalitesi ve rezervleri yönünden oldukça zengindir. Anahtar Kelimeler: Turna.03±3. Üreme başarısı ise %82. Fen Edebiyat Fakültesi. Işıklı Gölü Egretta garzetta (Linnaeus.07*W0. Dişilerle erkekler arasındaki boy farkı önemli iken (p<0.. Fekondite-boy ilişkisi. Sezona erken başlamak üreme başarısını artırmaz. Dişi bireyler 21. Hazırlanan bu preparatlar ışık mikroskobunda incelenerek. Esentepe. K2O. CO2.3 cm (2363 g) arasında bulunmuştur. ucuzluk gibi özelliklerinden dolayı önemli miktarlarda kullanılan bir dolgu maddesidir. Bu çalışmada. Biyoloji Bölümü. plastik.edu. preparat hazırlandı.b. SO3.0 g) ile 52. TRABZON SZ 080 Kalsit İşletmelerinde Çalışan İşçilerin Bukkal Hücrelerindeki Nüklear Anormallikler Songül BUDAK DİLER Niğde Üniversitesi.26 (Temmuz) ile 20. Mart 2003 ve Şubat 2005 tarihleri arasında ayılık olarak yapılan çalışmada toplam 313 adet turna örneği yakalanmış ve bunların 196 adedi dişi (1-7 yaşları arasında) 117’i ise erkek (1-6 yaşları arasında) bireylerden oluşmuştur. eşeysel olgunluk boyu.tr Poyrazlar Gölü (Türkiye)’nde üreyen Egretta garzetta kolonisi 2002-2005 arasında takip edilmiştir. Yuva başına düşen ortalama yumurta sayısı 210 .com Bu çalışmada Işıklı Gölü turna (Esox lucius L. Çalışmada kalsit işletmesinde çalışan 50 işçi ve 50 sağlıklı kişi olmak üzere toplam 100 kişiden bukkal epitel hücresi alınarak.5844*L2.089 mm) arasında değişmiş olup yaş ilerledikçe yumurta büyüklüğünün de arttığı tespit edilmiştir. kimyasal yapısı CaCO3 olan ve mikronize boyutlarda öğütüldükten sonra kağıt. Sonuç olarak Işıklı Gölü turna popülasyonunda avcılığın Şubat-Nisan arasında yasaklanmasının ve 25. Niğde ilindeki maden ocaklarında kalsit minerali çıkartan işçilerden bukkal epitel hücreleri alınarak. Adapazarı aliuzun@sakarya.0 cm den küçük bireylerin avlanmamasının gerektiği belirlenmiştir. Kalsitin insan nükleusundaki genotoksik etkileri mikronukleus testi ile belirlenerek.05) ağırlık farkının önemsiz olduğu tespit edilmiştir (p>0.yagci@hotmail. gıda. Biyoloji Bölümü. Al2O3.. yumurta verimi. kimya. yaş grubunda bulunmuştur.0 cm (3342 g) arasında iken erkek bireyler 21.

Bunun için A(P36:K32). B-D. 2. Şanlıurfa stoprak@harran. Tatarcıklar.25 ve % 0. Ayrıca sekonder maddelerin toplam tüketim miktarları için etkili olduğu gösterilmiştir. papatasi’ye ait. Biyoloji Bölümü.tr Bu çalışmada Hyphantria cunea türüne ait larvaların son larva evresinde yapay besinler kullanarak besin tercihinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır.25. Mahmut BİLGENER2. 28000. papatasi’lerin ortalama dişi başına yumurtlama oranı istatistiksel açıdan anlamlı olacak şekilde farklı bulunmuştur.05).edu. CD. N2. Nikotin ve kinin için A besinine % 0. C-F. Samsun oyanar@omu. Osman Bey Kampusü. Benzer şekilde tercih gruplarında karbohidratça zengin besinlerin olduğu tercih grubundaki larvaların lipit miktarının yüksek olduğu görülmüştür (P>0. H. D (P36:K10).05).05). E-F. laboratuar koşulunda bazı biyolojik özellikleri araştırılmıştır. SZ 084 Şark Çıbanı Vektörü Phlebototmus papatasi’nin Hayat Döngüsü ve Fekonditesi Üzerine Bir Araştırma Şahin TOPRAK Harran Üniversitesi. TRABZON SZ 083 Hyphantria cunea’nın Yapay Besinlerdeki Beslenme Stratejisi ve Besindeki Sekonder Maddelerin Gelişmeye Etkisi Oğuzhan YANAR1. K2. B-C. Sekonder maddeler kullanılarak hazırlanan besinler A besin içeriğine % 1. Ayrıca H. D-E.5 ve 5 oranında tanik asit hesaplanarak katılmış ve sırasıyla T1. K3 şeklinde sembolize edilmiştir. % 0. ve T3 ile sembolize edilmiştir. çevresel koşulların (ışık. 28+1 oC ve %80 nem koşulu sağlanan insektaryumda P. larvaların bir eğim üzerinde hareket eden beslenme davranışı ortaya koydukları görülmüştür. nikotin sırasıyla N1. özellikle proteince zengin besinlerin olduğu tercih gruplarında pup ağırlığının düşük olduğu tespit edilmiştir (P>0. Şanlıurfa yöresinde toplanan ve laboratuar koşulunda üretilen Phlebototmus papatasi’lerin. B-E. Tercihli beslenme deneylerinde. Tercihli beslenme deneylerinde H. Arazi koşulunda toplanıp ve kültür ortamında yetiştirilip deneye alınan P. Fen Edebiyat Fakültesi. A-D. rüzgar. Biyoloji Bölümü. cunea türünde özellikle karbohidratı fazla besinlerle (CF) tercihte tat almayla ilgili kararsızlıkla alım hedefinin tutturulamadığı görülmüştür. toplamda dokuz farklı besin elde edilmiştir. Ergin ömür uzunluğu da daha kısa çıkmıştır. ergin ömür uzunluğu. Sonuç olarak araziden toplanan P. A-C. H. Pup protein miktarını sekonder maddelerin özellikle de tanik asitin istatistiksel olarak olumsuz etkilemediği tespit edilmiştir. Pup lipit miktarlarının ise protein/karbohidrat oranının düşük oluşuyla ilişkili olduğu görülmüştür. toplam tüketim miktarları dikkate alındığında C ve E besinlerinin toplam tüketim miktarlarının kontrol grubu olan A besinine göre farklı olduğu görülmüştür. tatarcıkların dağılımında da çevresel koşullar oldukça önemlidir. C (P10:K32). T2. Fen Edebiyat Fakültesi. cunea türü için optimal besin tercihi % 53 protein ve % 47 karbohidrat olarak bulunmuştur. papatasi’lerin yumurta üretimi kültür ortamında yetiştirilenlere göre daha fazla iken. B (P32:K32). K:Karbohidrat) gram olarak kullanılarak yedirilmiştir. Kurupelit. cunea larvalarının protein ve karbohidrat alımı arasında lineer bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Gelişme sürelerinin besindeki protein miktarının artışına paralel olarak azaldığı ve sekonder madde miktarlarıyla arttığı tespit edilmiştir. yağış) uygunluğuna bağlı olarak bir yıl içinde 2 veya 3 döl vermektedir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bıraktıkları yumurta sayısı oransal olarak daha azdır. A-E. yumurta ovipozisyon süresi ve fekondite parametreleri araştırılmıştır. sıcaklık. C-E.edu. Bu besinlerden A-B. B-F. A-N3 ve A-K3 kombinasyonları oluşturularak tercihli beslenme deney grupları oluşturulmuştur. Böceklerin sıcaklık istemleri belli bir iklimsel ya da coğrafi koşulda bir yıldaki kuşak sayısını belirler.tr Birçok vektör organizmada olduğu gibi.5 yüzdelik oranları hesaplanarak eklenmiş. cunea larvalarının tercihsiz beslenme deneylerinde kullanılan 15 besin çeşidi.19. Yenen protein ve karbohidratın pup ağırlığı.125. nem. A-F. pup protein ve lipit miktarı ile toplam dışkı miktarı arasındaki ilişkilerin farklı olduğu görülmüştür (P>0. D-F. Eşeyler arasında ve iki grup arasında hayatta kalma (ömür uzunluğu) açısından da önemli farklar bulunmuştur. N3 şeklinde ve kinin sırasıyla K1. Bunun sonucunda üç farklı sekonder maddenin her biri için üç farklı yoğunlukta üç besin. Bu 3 grup larvadan elde edilen sonuçların ortalamaları karşılaştırıldığında. papatasi üzerine laboratuar koşuluna bağlı olarak. Giresun 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Nurver ALTUN2 1 Giresun Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. A-T3. Bu da araziden toplanıp laboratuar koşulunda üretilmesi sağlanan P. E (P72:K32) ve F (P36:K64) besin menüleri (P:Protein. cunea türünün besin tercihi C (P10:K32) ve D (P36:K10) tercihli besin deneyinde elde edilen sonuçlara göre yenen protein ve karbohidrat miktarlarının ortalaması ile H. stres oluştuğu ve 211 .

bütün ökaryotik hücrelerde bulunan. Biyoloji Bölümü. şark çıbanı SZ 085 SZ 086 papatasi. Ankara dylek@hacettepe. Zamansal ve Mekansal Açıdan Farklılıklarının Araştırılması Yakup KASKA. SZ 087 Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Cinsiyet Oranlarının. TRABZON hem fekondite hem de ömür uzunluğu üzerine olumsuz etki yarattığı sonucuna bağlanılmıştır. Şayeste DEMİREZEN Hacettepe Üniversitesi. Seda AKIN. Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Caretta caretta (İribaş Kaplumbağa) yuvaların bilgisayarla çalışan elektronik sıcaklık ölçerlerle sıcaklıklarının kaydedilmesi ve ölü yavruların gonadlarının histolojik incelenmesi sonucunda yavru cinsiyet oranları incelenmiştir. Haluk KEFELİOĞLU Ordu Üniversitesi. Yuva sıcaklıklarının kaydedilerek. yuvarlak organellerdir.com Bu çalışmada.tr Deniz kaplumbağalarının cinsiyet kromozomu olmaması. Bu amaçla. nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bu türlerin korunması bakımından bu konunun araştırılması büyük önem arz etmektedir. Bu çalışma Pex12 proteinin perosizomal protein girişinde bir rolü olduğunu bildiren diğer çalışmaları desteklemektedir. Çiğdem FAK. küresel ısınmanın da etkisi altında nesli tükenmekte olan bu türlerin korunması açılarından tartışılmıştır. Biyoloji Bölümü.edu. bütün peroksizomal matriks proteinleri çekirdekteki genler tarafından kodlanır. sitozoldeki serbest ribozomlar tarafından sentezlenir ve peroksizomlara taşınır. biyo-ekoloji. Az üretildiği bulunan erkek yavru bireylerin daha çok sezon başında ve sonunda bırakılan yuvalar ile yuvaların alt kısmındaki yumurtalardan ve denize yakın yuvalardan çıkarken. Bu nedenle. yuvaların üst kısmındaki yumurtalardan ve denizden uzak bölgedeki yuvalardan daha çok dişi yavruların çıktıkları tespit edilmiştir. Ordu zulalatli@hotmail. yavru cinsiyet oranları. Caretta caretta. Bu nedenle araştırma alanından toplanan örnekler karyolojik bakımdan Tip-1 ve Tip-2 olarak iki gruba 212 .19. Fen-Edebiyat Fakültesi. yuva sıcaklığı. fakat otozomların morfolojileri farklı olan iki karyotip çeşidi belirlenmiştir. Çıkan bu sonuçlar. 06800. PEX12 geninde mutasyon olan bu hücreler mitokondri ve vakuol morfolojisi açısından da incelenmiştir. Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi. Gerek kaydedilen sıcaklık analizleri sonucunda ve gerekse yavru gonad histolojileri sonucunda dişi ağırlıklı bir yavru populasyonunun üretildiği ortaya çıkarılmıştır.tr Peroksizomlar. Beytepe. Uygulanan bu tekniklerin incelenmesi sonucunda. Pınar İLİ. C bant ve NOR boyama teknikleri kullanılarak yapılmıştır. etrafı tek katlı bir zarla çevrili olan küçük. Anahtar Kelimeler: Deniz kaplumbağası. Gbant. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Phlebototmus fecondite. Peroksizom Oluşumunda PEX12 Gen Etkinliğinin Floresan Mikroskobik Olarak Araştırılması Dilek KAYA. Akın KIRAÇ. Fikret SARI. PEX12 geninde delesyon oluşturulan Saccharomyces cerevisiae hücreleri floresan mikroskobik olarak incelenmiş ve bu mutant hücrelerde peroksizomal matriks proteinlerinin peroksizom içine giremeyip sitozolde kaldığı görülmüştür. Bu süreçte görev alan proteinler peroksizom oluşumunda oldukça önemlidir ve bunları kodlayan genlerin tümüne birden PEX genleri adı verilir. Elif MADAK Pamukkale Üniversitesi. Amasya’nın Boyalı köyünden toplanan 74 Microtus dogramacii örneği üzerinde ayrıntılı bir şekilde karyolojik incelemeler yapılmıştır. ölü yavruların da gonadlarının histolojisik olarak incelenmesi ile yuvaların cinsiyet oranları hakkında tahminler yapılabilmektedir. Denizli caretta@pau. küresel ısınma. Karyolojik analizler direkt boyama. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Kendilerine ait DNA’ları ve ribozomları yoktur. Ayça KESİM. Bu çalışmada da bu genlerden biri olan PEX12 geninin peroksizom oluşumundaki rolü araştırılmıştır. Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’daki Kromozomal Anomalilerin Türleşmeye Etkisi Zülal ATLI ŞEKEROĞLU. Bu genlerde meydana gelecek olan mutasyonlar peroksizom oluşumunu olumsuz yönde etkilemektedir. kromozom sayısı aynı (2n=48). yavruların cinsiyetlerinin kuluçkanın ortadaki 1/3’lük süresindeki sıcaklığa göre değişmesi nedeniyle.edu. Özgün TEKSOY.

Eğirdir. 1 astragalus ve 2 adet patella’dan oluşmaktadır. 6 adet p2-m3 in situ alt çene parçası. Ankara gkirankaya@gmail.60g arasında değişirken. balıklı kaplıca. bu değerler Çermik deresinde 21. pek çok cyprinid (sazangil) için letal kabul edilen ya da birçok balığın çok kısa süreler dayanabildiği yüksek sıcaklıkta yaşaması nedeniyle biyolojik açıdan ilginç bir balık türüdür. Ekstrem sıcaklık koşulunda yaşamaya uyum sağlamış olan bu türün Kangal Kaplıca’da ve Çermik Deresi’ndeki populasyonlarının yaş.kaya@ege. Beytepe. Güzin EMECEN ÖZSOY Hacettepe Üniversitesi. Ayrıca. Artiodactyla takımına ait Helladotherium duvernoyi Gaudry. hidrobiyoloji alanında Yukarısazak (Kale-Denizli) Memeli Faunasına Ait Yeni Artiodactyla’ya Bulguları Tanju KAYA. Materyallerin uzunluk/genişlik diyagramlarına göre bölgesel ve türiçi değişimleri saptanmıştır. Bulguların odontolojik ve osteolojik incelemeler sonucu Protoryx carolinae.tr Ocak–Aralık 2002 tarihleri arasında yürütülen bu araştırmada Karacaören I. 1993. 32500.6mm.Anahtar Kelimeler: Microtus dogramacii. Baraj Gölü’nde dağılım gösteren planktonik Turbellaria türünün aylık yoğunlukları.1-26. Dere örneklerinin kaplıca örneklerinden daha iri ve ağır olduğu ve iki populasyon arasındaki ağırlık farklarının istatistiksel açıdan önemli olduğu saptanmıştır.edu. 1 calcaneum. büyüme SZ 091 Karacaören I.175. Balıklı Kaplıca’daki bireylerin çatal boyları 18. geç miyosen Denizli-Yukarısazak. 5 adet phalanx-1.90 olarak bulunmuştur. Seval ORUÇ Ege Üniversitesi.tr Yukarısazak (Kale-Denizli) memeli faunası Yukarısazak Köyü’nün 1 km güneybatısında Kurttepe ve Yaylatepe arasındaki Kapışcabaşı Mevkiinde yer alır ve ilk kez Kaya (1993) tarafından tanımlanmıştır. Tuna 1999).19. Biyoloji Bölümü. TRABZON ayrılmıştır.edu.com Deri hastalıklarının tedavisinde etkili olduğu iddia edilen Garra rufa obtusa. Burdur 2 Süleyman Demirel Üniversitesi. F. Osman ERTAN2 1 Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi. İzmir tanju. Fen Fakültesi. türlerin Türkiye’deki paleocoğrafik dağılım haritaları yapılmıştır Bu çalışma sonucunda Artiodactyla memeli fosilleri üzerinde yürütülen Cenogram tekniği ile bölgenin paleobiyocoğrafik ve paleoklimatolojik yorumlamaları yapılacaktır. 5 adet phalanx-2 ve 4 adet phalanx3. Tragoportax amalthea (Roth & Wagner) ve Gazella deperdita (Gervais) fosillerini içerir ve Geç Miyosen yaşını yansıtır (Kaya. Protoryx carolinae Major. perisentrik inversiyon. Amasya SZ 088 SZ 089 Balıklı Kaplıca ve Çermik Deresindeki (SivasKangal) Garra rufa’nın Büyüme Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Şerife Gülsün KIRANKAYA. Fen-Edebiyat Fakültesi. ağırlıkları 0. Memeli faunası Perissodactyla takımına ait Hipparion matthewi (Abel) ve Ceratotherium neumayri (Osborn).’ye ait olduğu tanımlanmıştır.56 g arasındadır. bu konuda çalışan diğer araştırıcıların tespit ettikleri veriler ile karşılaştırılmış ve türleşme problemine çözüm getirilmeye çalışılmıştır. boy ve ağırlık kompozisyonları ortaya konmuş.8 mm ve 0. Miotragocerus valenciennesi ve Gazella sp. İzleyen çalışma Tuna’ya (1999) aittir.892. Baraj Gölü (Burdur) Planktonik Turbellaria Yoğunluğunun Mevsimsel ve Derinliğe Bağlı Değişimi İskender GÜLLE1. Çermik Deresinde ise 1: 0. Elde edilen bu karyotipik formlar. eşey. Fosil lokalitesinde 2007 yılında yapılan kazı çalışmalarında Artiodactyla’ya ait yeni fosille bulunmuştur. Bulgular 5 adet P2-M3 in situ üst çene parçası. Anahtar Kelimeler: Garra rufa.3112. mevsimsel olarak da 213 .06-14. Ö. 15100. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Artiodactyla. ayrıca büyüme özellikleri belirlenmiştir. Bu karyotipik formlardan Tip-1 karyotipine ait 8 numaralı otozom kromozomların perisentrik inversiyona uğrayarak Tip-2 karyotipindeki metasentrik olan 1 numaralı otozom kromozomları oluşturduğu tespit edilmiştir. türleşme.rufa’nın yaş dağılımı Balıklı Kaplıca’da 0-III Çermik Deresinde ise 0-IV yaşlar arasındadır. Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Tabiat Tarihi Müzesi. karyoloji. Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi. Bu çalışma Batı Anadolu memeli fosil yataklarında ilk defa gerçekleştirilecektir. G. Eşey dağılımı: Balıklı Kaplıca’da E:D için 1: 1. Isparta igulle@mehmetakif. Biyoloji Bölümü. Güler EKMEKÇİ. Not: Sunulan çalışma yapılmış bir araştırmadır.

Kaçkar Dağları. korunan alanları. aynı zamanda duyarlı birey göçünün. Bunun için. GFG1 ve GDG1 populasyonlarında uyum parametreleri. Gölde Turbellaria yoğunluğunun artış yaptığı dönemlerde Cladocera yoğunluğunda belirgin bir azalış görülmüştür. Ankara ckuyucu@hacettepe. koruma alanı. jeomorfolojik özellikleri ele alınarak ekosistem analizi hedeflenmiş ve bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için CBS kullanılmıştır.kuşak göç). alana-özgü ekosistem analizlerinin yapılması ve yönetim hedeflerinin saptanması gerekmektedir. Ankara cagasan@hacettepe. Dikey yöndeki kümelenmeleri ilkbahar mevsiminde orta su derinliklerinde. Beytepe kampusü. fauna.550 ha alana sahip Kaçkar Dağları Milli Parkı’nın biyolojik (flora. sonbahar mevsiminde 5. ekolojik yapı). en düşük Ocak (65 ± 36 birey/m3) aylarında belirlenmiştir. Gaziantep’den GS populasyonu. uyum. uyumsal özelliklerdeki değişimleri gözlemlemek amacıyla tüm populasyonlar için hayat tablosu düzenlenmiştir.edu.775 ± 479 birey/m3) olarak bulunmuştur. Planktonik Turbellaria’nın diğer zooplankton grupları içerisindeki ortalama temsil oranı % 1. 10-30 m arasında.760 birey/m3).587 ± 2. GFR ve GDR populasyonlarının uyumsal özelliklerinin GS populasyonuna göre düşük olduğu belirlenmiştir. yaz mevsiminde 10. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. GDR populasyonundan ise GDG1 ve GDG2 populasyonları oluşturulmuştur. 51. Turbellaria yoğunluğu en yüksek Temmuz (10. Sonuçta insektisit direncinin incelenen 214 . Musca domestica. bakı modelleri hazırlanmıştır. zooplankton. insektisit direncini düşürmenin yanısıra uyumsal özellikler üzerinde de etkili olduğu tespit edilmiştir. Selim Sualp ÇAĞLAR Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Ekoloji Anabilimdalı Beytepe. bu dirençli populasyonlara GS populasyonundan iki kuşak boyunca %50 oranında duyarlı birey göçü sağlanarak GFR populasyonundan GFG1(1. laboratuvar koşullarında beş kuşak boyunca Fenitrothion ve Deltamethrin’e karşı dirençlendirilerek Fenitrothiona dirençli (GFR) ve Deltamethrine dirençli (GDR) populasyonlar elde edilmiş. Anahtar Kelimeler: Karasinek. Dirençli populasyonlara duyarlı birey göçünün hem Fenitrothion hem de Deltamethrin direncini düşürmede etkili olduğu tespit edilmiş.7 (2. PK: 06800. SZ 093 Kaçkar Dağları Milli Parkı’nda Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) Tabanlı Ekosistem Analizi Çağaşan KARACAOĞLU. Baraj gölü genelinde. TRABZON dikey yöndeki kümelenmeleri araştırılmıştır. dikey dağılım.tr Bu çalışmada. Anahtar Kelimeler: Turbellaria. Musca domestica L. dirençli ve duyarlı karasinek soylarının uyumsal özelliklerinde meydana gelen değişimler ile direnç gelişimini etkileyen duyarlı birey göçünün direnç frekansını düşürmedeki ve uyumsal özellikler üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Bu çalışmada. “coğrafi olarak belirlenen ve belli koruma hedeflerine ulaşılacak biçimde ilan edilen. Baraj Gölü SZ 092 populasyonlarda uyum üzerinde etkili olduğu belirlenmiş. eğim. hidrolojik yapı ve iklimsel yapı vb) arasındaki ilişki irdelenmeye çalışılarak Milli Park ekosisteminin yapısı analiz edilmiştir. jeolojik. m’de yoğunlaşmıştır. Direnç gelişimini belirlemek için tüm dirençli ve göç populasyonlarına direnç testleri yapılmış. GFR ve GDR populasyonlarına göre düşüş göstermiş ancak GFG2 ve GDG2 populasyonlarında tekrar artmıştır. koruma altındaki alanlar bir veya birden fazla farklı hedefe ulaşmak amacıyla kurulup yönetilebilir.tr Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi.edu. düzenlenen ve yönetilen alanlar” biçiminde tanımlamaktadır. Aynı zamanda uydu görüntüleri kullanılarak Nesne Tabanlı vejetasyon sınıflandırması yapılmış ve bu sınıflandırma Orman Amenajman Planları ile karşılaştırılmıştır. Bu tanım uyarınca. Biyoloji Bölümü. Karacaören I. Korunan alanların yönetiminde en uygun kullanım biçiminin belirlenebilmesi için. milli park. m’de. insektisit direnci.kuşak göç) ve GFG2(2. ekosistem analizi İnsektisit Direncinin Karasinek. Selim Sualp ÇAĞLAR Hacettepe Üniversitesi. Flora ve fauna elemanlarının dağılımları ile çevresel koşullar (toprak özellikleri. (Diptera: Muscidae)’nın Uyumsal Özellikleri Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması Arda Cem KUYUCU.19. CBS ile alana özgü yükseklik. Anahtar Kelimeler: CBS.

Mustafa AKINER. ülkemizin batısında yer alan ve önemli bir tarım alanı olan Trakya bölgesinin Tunca ve Meriç havzalarında dağılım gösteren sivrisinek türleri ve yoğunlukları tespit edilmiştir.1 yıl olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak. Yapılan biyokimyasal denemeler sonucunda organofosfat gurubuna karşı direnç varlığı yanında düşük oranda da olsa pyrethroid grubuna karşı da direnç geliştiği tespit edilmiştir. Bu amaçla Tunca ve Meriç havzalarından birer lokalite örnekleri kullanılarak insektisit direncinin temelini oluşturan enzimlerin aktiviteleri çalışılmıştır. hibernation öncesi toplam 12 bireyin toplam 9. Fen Fakültesi. Fatih M. Anopheles cinsine ait 3. Selim S. Alan genelinde Culex cinsine ait türler yoğun olarak görülürken. Trakya Sivrisinek Türleri ve Kullanılan İnsektisitlere Karşı Direnç Düzeyleri M.44–42.6. Örneklemeler neticesinde Culex cinsine ait 6. Beytepe. mastitisin lipit peroksidasyonuna neden olduğu ve bunun sonucunda MDA düzeylerinde bir artışın meydana geldiği. Fen Edebiyat Fak. Sınırda yer alması nedeniyle yoğun geçiş olan bölgede. Aysel GÜVEN Kafkas Üniversitesi. dişi bireylerin ise 3. Bornova.22±2. ŞİMŞEK.04 mm olduğu saptanmıştır. 1. Ekoloji Ana Bilim Dalı.15 mm olarak saptanmıştır.19.34± 2. Biyoloji Bölümü.52 mm parametreleri arasında değiştiği ortalamasının ise 38. Fen Fakültesi. Ochleratatus. Sivrisinek örneklemeleri Mayıs .6 mm olarak saptanmıştır. yine aynı şekilde endojen bir antioksidan olan GSH düzeylerinin mastitisli hayvanlarda önemli bir azalmaya uğradığı görüldü. Bombina bombina SZ 095 Anopheles maculipennis complex’e ait türlerin yoğun olduğu belirlenmiştir. İzmir uerismis@aku.tr Sülüklü Göl (Adapazarı)’ünden yakalanan 17 Bombina bombina (11♂♂. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. alanda kullanılan insektisitlere karşı Anopheles maculipennis complex türlerinde direncin durumu araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü.tr Bu çalışmada.edu.52 mm boy değerleri arasında ve ortalaması 37.39 ± 2. Anahtar Kelimeler: Skeletokronoloji. Trakya Bu çalışma TUBITAK TBAG-U/161 (105T531) no’lu proje ile desteklenmektedir SZ 096 Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan MDA ve GSH Düzeylerinin Araştırılması Hacı Ahmet DEVECİ.001) düzeyleri arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulundu. skeletokronoloji yöntemi ile populasyondaki erkek bireylerin yaş ortalaması 4. yaş tayini. Sağlıklı ve mastitisli gruplarda eritrosit GSH (p<0. Ankara musca@hacettepe. Sinan KAYNAŞ Hacettepe Üniversitesi. Ochleratatus cinsine ait 6. Merkez/Kars h. insektisit direnci. herhangi bir vektörel kökenli hastalık etkeninin taşınarak bölgedeki potansiyel vektör türler tarafından yayılması olasılığı üzerinde durulması gereken önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. ERİŞMİŞ1.001) ve plazma MDA (p<0.86 mm olduğu saptanmıştır. Biyoloji Bölümü. Kars ve Ardahan yöresinde değişik köylerde halk elinde yetiştirilen yaşları 3 ile 7 arasında değişen 20 sağlıklı ve 20 mastitisli inek seçildi.00±2. TRABZON SZ 094 Skeletokronoloji Yöntemi İle Bombina bombina (Amphibia: Anura) Türüne Ait Bireylerin Yaşların Belirlenmesi Uğur C. Biyoloji Bölümü ANS Kampusu.ahmet_deveci@hotmail. Fen Edebiyat Fakültesi. 31. mastitisli ve sağlıklı ineklerde kan lipit peroksidasyonu (MDA) ve GSH düzeylerinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmada.68–15. Zooloji Anabilim Dalı. Anahtar Kelimeler: Anopheles maculipennis complex. Populasyondaki erkek bireylerin boy dağılımı 34. 44–37. Söz konusu populasyonun dişi bireylerinin ise total boy dağılımı 31. Afyonkarahisar 2 Ege Üniversitesi.4-42. Biyoloji Bölümü. Culex. Hayvanlardan kan örnekleri alınmadan önce mastitisli olup olmadıkları Kaliforniya Mastitis Testi (CMT) ile belirlendi. sınıra yakın alanlarda 215 . 06800.50 mm parametreleri arasında değiştiği ve ortalaması ise 12.6 ♀♀) bireyin total boy dağılımı incelendiğinde.edu. Uronetania ve Culiceta cinslerine ait 1’er olmak üzere toplam 17 sivrisinek türü saptanmıştır.48 mm parametreleri arasında ortalaması ise 35.com Bu çalışmada. ÇAĞLAR. Hüseyin ARIKAN2 1 Afyon Kocatepe Üniversitesi.Eylül 2007 tarihleri arasında 47 farklı lokalitede gerçekleştirilmiştir. Daha sonra eritrosit GSH ve plazma MDA düzeylerine bakıldı. Özellikle sınıra yakın bu alanların sulak tarım alanı özelliğinde olması nedeniyle yoğun insektisit kullanıldığı göz önüne alınarak.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Balık. diğer oksidatif stress göstergelerinin ise A filippii’de daha fazla olduğu sonucuna varıldı. malondialdehit (MDA). atık sularda ve ızgarada pişen yiyeceklerde bulunur. karsinojenik etkileri olduğu bilinen benzo(a)piren uygulamasından sonra adrenomedullin verilen sıçanların kalp dokularında biyokimyasal ve histolojik değişimler araştırılmıştır. filippii ve ortalama 5-8 g ağırlığında 40 adet A. Mehmet İlker DOĞRU. yoğunluğu 1. T. yeraltı sularında. Gökhan NUR. Aktive edilmiş PAH’ların DNA’ya bağlanmasının karsinojenik etki için gerekli olduğu düşünülmektedir. microlepis’in iskelet kası CAT aktivitesi A. Redükte glutatyon (GSH) ve tiyobarbitürik asit reaktif maddelerinin (TBARS) seviyeleri de değerlendirildi. akocagun@hotmail. H. Uygun koşullarda labotatuara getirilen bu balıkların iskelet kaslarında süperoksit dismutaz (SOD). mastitis. filippii’de antioksidan aktivite daha yüksek görüldü. Özgür KAYA Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi. Kura-Aras nehri havzasında ortalama 5-10 g ağırlığında 40 adet A. Fen Bilgisi Eğitimi Bölümü. oksidatif antioksidan enzimler. microlepis yakalandı. microlepis iskelet kasının çok daha etkili olduğu. Bu çalışmada karsinojenik bir kimyasal madde olduğu bilinen B(a)P ve birçok patolojik durumda farklı etkiler gösteren. redükte glutatyon (GSH). İnan KAYA. B(a)P fosil yakıtların tam olarak yanmaması sonucu meydana gelir ve havada. kaynama noktası 495 °C. Biyoloji Bölümü. Çalışmamızda kontrol grupları ile karşılaştırıldığında B(a)P ve AdM’nin ayrı ayrı uygulamalarının oksidatif strese neden olarak kalp dokusunda oksidatif hasarı indükleyici etki göstermişken B(a)P ve AdM’nin birlikte uygulanması kalp dokusunda lipid peroksidasyonunun azalmasına. lipit peroksidasyonu stres. Dawley sıçanlarda antioksidan enzim seviyelerindeki. lipit peroksidasyonundaki. GSH216 Alburnus filippi (Kessler. sarı renkli. lipit peroksidasyonu SZ 097 SZ 098 Benzo(a)piren Uygulamasına Bağlı Olarak Sıçan Kalp Doku Hasarında Adrenomedullin Etkisinin İncelenmesi Arzu DOĞRU. Yaptığımız histolojik incelemelerde kalp dokusunda AdM ve B(a)P uygulamalarının kalp dokusunda hasara neden olduğu. CAT. katalaz (CAT). A. NO ve AdM seviyelerindeki değişiklilerin ve B(a)P’ın olası histopatolojik etkileriyle AdM arasındaki etkileşimler araştırılmıştır. PAH’ların metabolizmaları boyunca reaktif oksijen türleri (ROT) oluşabilir. moleküler ağırlığı 252.31 g/mol. glutatyon peroksidaz (GSHPx) ve glutatyon S-transferaz (GST) enzimlerini içeren oksidatif stress göstergelerinin seviyeleri analiz edildi. Kalp dokusundaki MDA seviyeleri incelendiğinde B(a)P+AdM uygulamasının lipid peroksidasyonunu telafi edici etkisinin olduğu görülmüştür. S. PAH’ların metabolik aktivasyonu sonucu ortaya çıkan diol epoksitler DNA’ya kovalent olarak bağlanırlar. total glutatyon seviyesindeki.24 g/cm3 olan. Türkiye tatlı su balığı Alburnus filippi ve Acanthalburnus microlepis’in iskelet kaslarındaki çeşitli oksidatif stres göstergeleri araştırıldı. erime noktası 179 °C.19. Bu bulgularla balıkların iskelet kasında antioksidan aktivite yönünden özellikle CAT enzimi bakımından A. Biyoloji Bölümü. filippii’den önemli oranda (p<0. ancak B(a)P+AdM’nin birlikte uygulama grubunda kalp dokusunun genel olarak normal yapıda görüldüğü tespit edilmiştir. 1863) Lipit Peroksidasyonu ve Antioksidan Enzimler: Karşılaştırmalı Bir Çalışma Aysel GÜVEN.com Bu çalışmada. 1877) ve Acanthalburnus microlepis’de (Filippii. Türkiye’nin Kuzey Doğu Anadolu Bölgesi. Eğitim Fakültesi. kimyasal formülü C20H12. TRABZON Anahtar Kelimeler: İnek. mutajenik ve yüksek karsinojenik özellik gösteren bir polisiklik aromatik hidrokarbondur (PAH’dır). Çalışmamızda.001) daha yüksek tespit edildi. Iskelet kasında antioksidan aktivite yönünden SOD ve GST enzimleri her iki türde de benzer sonuçlar verirken genel olarak A. Ahmet DEVECI. kokusuz.com Benzo(a)piren (B(a)P). Muhittin YÜREKLİ Aksaray Üniversitesi. Benzo(a)piren uygulamasından sonra AdM’nin biyokimyasal ve histolojik yönden telafi edici ve/veya koruyucu etkisinin değerlendirilmesi çalışmanın amacını oluşturmaktadır. . SOD. içme sularında. Kars bylginan@gmail. peptid bir hormon olan AdM uygulamasına bağlı olarak. Süleyman KAYA.

Fen-Edebiyat Fakültesi. Üretim ve Eğitim Enstitüsü. 24. en düşük türün ise Chelon labrasus olduğu tespit edilmiştir. Yılmaz EMRE2. incelenen türlerin kas dokusu ω3 (veya n3) yağ asidi oranlarının karşılaştırılması ve insan gıdası açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Granüllü hücrelerin yaklaşık % 40’ının öldüğü belirlendi. 16. Biyoloji Bölümü. sıçan.com Endoparazitoit Pimpla turionellae L. Bu etkilerin mekanizması ve zamana bağlı değişimleri ile zehir içeriğinde fenoloksidaz ve kalretikulin varlığı araştırıldı. 21. Halil YILMAZ1. Liza aurata’da ω3 yağ asidi.49. Has kefal (Mugil cephalus). Tüm gruplarda. Gıda Mühendisliği Bölümü. ve PUFA oranları (sırası ile): Lithognathus mormyrus’da % 32. Fen Edebiyat Fakültesi. Baltimore. antioksidan enzimler. 3 saat sonunda sözü edilen değişiklerin korunması parazitoit zehirinin litik 217 . Biyoloji Bölümü. granüler hücrelerde 45’inci dakikada diğer deney gruplarına göre daha fazla vakuol gözlendi. fenoloksidaz inhibitörü fenilketonuri ile antikalretikulin tatbik edilen zehir ve kontrol amacı ile sadece fizyolojik su eklenerek 3 saat boyunca gözlendi. Beymelek Lagünü (Antalya)’nden yakalanan Mırmır (Lithognathus mormyrus). Bütün türlerde. 43800. 19. 43100. 25. Lipid peroksidasyonu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Dumlupınar Üniversitesi. Üretim ve Eğitim Enstitüsü tarafından temin edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Benzo(a)piren.20. Balıklar Akdeniz Su Ürünleri Araştırma. SFA.78. İncelenen bütün türlerde ω3 PUFA oranı ω6 PUFA oranından önemli derecede yüksek bulunmuştur. 22. Altınbaş kefal (Liza aurata). Total lipit ekstraksiyonu.94 bulunmuştur. (Hymenoptera: Ichneumonidae) zehirinin konak türler üzerindeki morfolojik ve biyokimyasal etkileri Galleria mellonella L. (Lepidoptera: Pyralidae) hemositleri ve Trichoplusia ni Hubner (Lepidoptera: Noctuidae) embriyo hücreleri kullanılarak belirlendi. doymuş yağ asitleri (SFA) içinde palmitik (C16:0). Metin BÜLBÜL5 1 Dumlupınar Üniversitesi. 32. Muhammet DÖNMEZ3. 43100. ancak ölüm görülmedi. On beşinci dakikada sadece zehir tatbik edilen hemositlerden hem granüler hücrelerde hem de plazmatositlerde vakuol oluştuğu görüldü. hücre ortamına sadece zehir. Anahtar Kelimeler : Lagünü. Fevzi UÇKAN2. nitrik oksit.11. deniz balıkları SZ 100 Beymelek Lagünü’ne Giren Bazı Deniz Balıklarının Yağ Asidi Oranlarının Karşılaştırılması Kazım UYSAL1.82. Liza ramada’da % 33.edu. İzmit-Kocaeli ekrem_ergin@hotmail. Sadece zehir tatbikinde. kalp dokusu SZ 099 % 33.97.66.92. A. Manisa 5 Dumlupınar Üniversitesi. Dumlupınar Üniversitesi Biyoloji ve Kimya Bölümleri Laboratuarları’nda kloroform ve metanol karışımı (2:1 v/v) kullanarak. Diğer uygulamalar ile kontrol grubu arasında fark yoktu. Mugil cephalus’da % 38. Beymelek Pimpla turionellae L. Plazmatositlerde de vakuol oluşumu vardı. çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA) içinde de ökosapentaenoik (C20:5ω3) ve dokosaheksaenoik (C22:6ω3) asitler en yüksek oranda bulunan yağ asitleridir. Mavri (Chelon labrasus) türlerinin kas dokusu yağ asidi bileşimi araştırılmıştır. Kemal SEÇKİN4. MUFA. Hemositler.tr Bu çalışmada. 32. ω3 yağ asidi oranı en yüksek türün Liza aurata.22. Altıntaş.19. 18. RIVERS1 1 Maryland Loyola Üniversitesi. Antalya 3 Altıntaş Meslek Yüksek Okulu.45. yağ asit analizleri ise Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği Laboratuarı’nda bulunan gaz kromatoğrafisi cihazı ile yapılmıştır. USA 2 Kocaeli Üniversitesi. Ekrem ERGİN2. Bu durum. Chelon labrasus’da % 36. Çiran (Liza ramada). adrenomedullin.33. Kepez. David B. Kütahya 4 Celal Bayar Üniversitesi. Kimya Bölümü. Bu sonuçlar bize kalp dokusunda B(a)P+AdM uygulamasının reaktif oksijen türlerinin neden olduğu hasarı telafi edebileceğini göstermektedir. Biyoloji Bölümü. 20. İncelenen türlerin kas dokularında yaklaşık 20 kadar yağ asiti tanımlanmıştır. Biyoloji Bölümü.14. Fen Edebiyat Fakültesi. Fenilketonuri ve anti-kalretikulin tatbik edilen zehir kullanıldığında her iki hemosit tipinde de çok az vakuol oluşumu görülmesi zehir içeriğinde fenoloksidaz ve kalretikulinin varlığını gösterdi. Kütahya 2 Akdeniz Su Ürünleri Araştırma.03. tek çift bağlı doymamış yağ asitleri (MUFA) içinde oleik (C18:1). Araştırmada.20. TRABZON Px enzim aktivitelerinde ve toplam GSH seviyesinde artmasına neden olmuştur. acısu olmasına rağmen Beymelek Lagünü’ne giren balıkların ω3 PUFA oranlarının denizde yaşayan balıklar kadar yüksek olduğunu ve insan beslenmesinde mükemmel bir ω3 yağ asidi kaynağı olabileceğini göstermektedir. Kütahya kuysal@dumlupinar. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehirinin Konak Hücrelerine Morfolojik ve Biyokimyasal Etkileri Bridget Keenan1.

NO2N. Y.34’ünü açıklamış ve mikrobiyolojik faktör olarak isimlendirilmiştir. fenoloksidaz. Kümeleme analizi.edu. 26480 Eskişehir 3 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Meşelik. pH. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Veri kümesinde toplam değişimin %77. 06100 Ankara emiroglu@ogu. kümeleme. İkinci faktör organicnutrient faktördür. Tandoğan. Biyoloji Bölümü. Cernek Halkama İstasyonu’nda sonbahar göç döneminde Sylvia atricapilla türünün göç dinamikleri belirlenmiş ve göçle ilgili bazı morfolojik ölçümleri kıyaslanmıştır. göç stratejileri ve göç taktiklerinin araştırılması amacıyla fenolojilerinin karşılaştırılması suretiyle yapılmıştır. 26480 Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi.35’ni açıklayan üç potansiyel faktör belirlenmiştir. Embriyo hücrelerinde fenoloksidaz aktivitesini veya kalretikulin bağlanmasını engelleyerek zehir etkisinden korunma sağlanamaması parazitoit zehirinin hedef hücrelerde spesifik etki gösterdiğini ortaya çıkardı. Pınar ÖZÇAM2.54’ünü açıklamış ve fizikokimyasal faktör olarak isimlendirilmiştir. Samsun. Naime ARSLAN2. Kiraz ERCİYAS2. İstatistik Bölümü Meşelik. her bireyin kanat ve kuyruk uzunlukları ölçülmüş. TRABZON etkiden ziyade felç edici özelliği olduğunu ortaya çıkardı.tr Bu çalışmada 2004-2005 yılları arasında Uluabat Gölü’nden sağlanan verilerin yorumlanması için. BOİ. rafinoz ve sükroz ilavesi hücre parçalanmasında zaman ve doza bağlı olarak gecikmeler oluşturdu. takip eden 6 ile 10 saatlik zaman diliminde hücre ölümü gerçekleşmedi. Bu çalışmada 2002 – 2005 yılları arasında Samsun Kızılırmak Deltası. su kalitesi SZ 102 Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu'nda Sylvia atricapilla (Linnaeus. Anahtar Kelimeler: Uluabat Gölü. Biyoloji Bölümü. SO43-. Yapılan dört yıllık çalışmada Sylvia atricapilla türünden toplam 3393 birey halkalanmış. Semra İLHAN2. Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae. TK. % 3. hemosit. Biyoloji Bölümü Meşelik. Türkiye m 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitolojik Araştırmalar Merkezi. Özgür EMİROĞLU2. FK) incelenmesiyle sağlanmıştır. Uluabat gölünde farklı fizikokimyasal özellikleri ve kirlilik düzeylerini yansıtan örnekleme noktaları arasındaki benzerlikleri iki farklı grup şeklinde ortaya çıkarmıştır. Samsun. PO-34-P. Fen-Edebiyat Fakültesi. %25.12’si erişkin. NH4-N. Türkiye balabancemal@yahoo. Fen-Edebiyat Fakültesi. Doğu Akdeniz Göç yolunu kullanan Sylvia atricapilla’nın (karabaşlı ötleğen). Hücre morfolojisinde görülen değişimlerden önce hücre içi Ca+2 seviyesi arttı. Üçüncü faktör değişimin %19. Fen Fakültesi. Ancak. fakat ölümü engellemedi. yağ skoru ve ağırlıkları tespit edilmiştir. çok değişkenli istatistiksel yaklaşımların uygulabilirliği denenmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. 26480 Eskişehir 4 Ankara Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. temel bileşen ve faktör analizleri uygulanarak değerlendirilmiştir. Zehir tatbik edilen embriyo hücrelerinde 6 saat içinde sitoplazmik büzülmeyi takiben yuvarlaklaşma. % 0. Fen-Edebiyat Fakültesi . parazitoit zehiri. Hücre kültürüne ozmotik koruyucular. Eğitim Fakültesi.19. ancak hücre içi Ca+2 seviyesindeki bu artış Ca+2 kanalı engelleyicileri ve hücre dışı Ca+2’dan yoksun ortam kullanılarak engellenemedi. Ağırlığı ve Yağ Skoru A. % 51’i erkek. Sis ağları ile yakalanan kuşlar. alüminyum halkalar takılıp gerekli ölçümler alındıktan sonra serbest bırakılmıştır. % 47’si dişi ve % 2’sinin ise cinsiyeti 218 Uluabat Gölü Yüzey Suyu Kalitesinin Belirlenmesinde Çokdeğişkenli İstatistiksel Tekniklerin Uygulanması Cansu FİLİK İSCEN1.46 oranında açıklamıştır. Halkalanan bireylerin % 96. Elde edilen veriler. sadece zehir. kalretikulin.26’i genç. Veysel YILMAZ3 ve Seyhan AHISKA4 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. İlköğretim Bölümü.Sancar BARIŞ2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. KOİ. Veriler. İlk faktör toplam değişimi %32. küçülme ve vakuol oluşması şeklinde morfolojik değişikler meydana geldi. faktör ve temel bileşen analizleri. NO3-N. Arzu GÜRSOY1. Ocak ve Şubat 2005 tarihlerinde kötü hava şartlarından . SZ 101 dolayı örnek alınamamıştır) su örneklerinin alınması ve her su örneğinde 12 farklı parametrenin (°C.62’sinin yaşı belirlenememiş. fenilketonuri veya anti-kalretikulin tatbik edilen embriyo hücrelerinde uygulamadan 1 saat sonra başlatılıp 3 saat boyunca devam ettirilen gözlemlerde aşırı oranda vakuol oluşumu gözlendi. çözünmüş oksijen.co Bu çalışma. Cemal ÖZSEMİR1. kümeleme. 1758) (Aves: Passeriformes)'nın 2002 – 2005 Yıllarına Ait Sonbahar Göç Dinamiği. gölde belirlenen 12 farklı istasyondan aylık olarak (Aralık 2004. Hemositlerin aksine.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.com 1 Bu çalışmada Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölü’nde yaşayan Cyprinus carpio. Çalışmanın yürütüldüğü Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu’nun sonbahar göç döneminde Karadeniz’i aşan S. Kenan ERDOĞAN1.5 18954. atricapilla’nın. Sözü edilen veriler değerlendirildiğinde.05 olduğu saptanmıştır.58’i 20-50m ve %17.97g saat-1 olduğu hesaplanmıştır. mart ayında 12478.17’lik kısmı oluşturduğu belirlenmiştir.66’sını oluşturduğu tespit edilmiş ve sonuç olarak tüm bu verilerin ışığı altında bölgedeki balık stoklarının av değerleri itibariyle zamanla çok değişken bir yapı sergiledikleri anlaşılmıştır. atricapilla için önemli bir konaklama ve barınma alanı olduğu tespit edilmiştir. balık.67 13699. En yüksek birim zamanda yakalanan av (CPUE) değerine (66756. toplam balık biyokütlesinin %26. göç dinamiği. Zeliha TALAS4. Bu kapsamda 15 kabuklu. farklı türlerin farklı göç stratejilerine sahip olmasından kaynaklandığını düşündürmektedir.89g’lık biyokütle içerisinde balıkların %79.3g saat-1) balıkçılık sezonunun açıldığı eylül ayında rastlanmış. kimyasal. S.10’luk.62g saat-1. 82 kemikli) balık olmak üzere toplam 110 tür elde edilmiştir.25 27073. Yakalanma dinamiği rüzgâr.5g saat-1’lik bir değer ile en düşük seviyeye inmiştir. Sylvia atricapilla.42) 0-20m derinlik katmanından elde edilmişken.73 5985. 219 . Capoeta trutta ve Capoeta capoeta umbla balık türlerinde hematolojik ve biyokimyasal inceleme yapılmıştır. 22215. takip eden aylarda bu değer devamlı olarak düşüş göstererek. Toplam olarak elde edilen 631403.2g saat-1 olarak hesaplanmıştır.70g saat-1. Ayhan DURAN3 Aksaray Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 68100Aksaray 2Aksaray Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Bölümü 68100 Aksaray 3Aksaray Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu 68100 Aksaray 4 Niğde Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 51100 Niğde iorun68@hotmail.com Bu çalışmada. halkalama SZ 103 Anahtar Kelimeler: Sultansuyu. Çalışma sırasında halkalanan diğer Sylvia cinsi türlerine kıyasla bu türün göç zamanlamasının daha uzun seyrettiği tespit edilmiştir. Ortalama CPUE değerinin derinlik katmanları itibariyle sırasıyla 29600. geriye kalan %35. Ayrıca gölün fiziksel. Gaziantep erdogancicek@yahoo.00’lık kısmının ise 50-100m derinlik katmanından elde edildiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kuzeydoğu Akdeniz. kaynağının yörede yapılan kayısıcılıktan kaynaklandığı düşünülmüştür. Dursun AVŞAR Gaziantep Üniversitesi. En yüksek biyokütle değerine sahip olan balıkların yarıya yakın kısmı (%47. mikrobiyolojik ve ağır metal analizleri belirlenmiştir. Bu durum. Levent ALTAŞ2. yağış ve basınç gibi göç zamanlamasını etkileyen meteorolojik verilerle de kıyaslanmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir. dip trolü avcılığı. eritrosit sayılarında bir azalma p<0. TRABZON belirlenememiştir. Mikrobiyal analizde Enterococcus varlığı evsel atıkların drenaj edildiği göstermektedir. kabukluların %13. Leuciscus cephalus. bölgenin tür ve familya çeşitliliği bakımından oldukça zengin olduğu tespit edilmiştir. diğer Sylvia türlerinden farklı olarak anlamlı genç birey oranına sahip olduğu belirlenmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. Karataş açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) yürütülen dip trolü avcılığına ilişkin sayısal veriler ortaya konmaya çalışılmıştır. Tüm avcılık sezonu için ortalama CPUE değeri 26308. Ağır metal yönünden önemli bir kirliliğe rastlanılmamıştır. Hematolojik incelemede total lökosit sayılarında istatistiksel olarak bir artma p<0. Su analizlerinden suyun ikince kalite su olduğu ve suyun kükürt miktarının standartların üstünde bulunduğu belirlenmiş olup. Biyoloji Bölümü.19.73’lük ve kafadan bacaklıların ise %7. Mustafa IŞIK2. su analizi SZ 104 Karataş Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Yürütülen Dip Trolü Avcılığı Sayısal Verileri Erdoğan ÇİÇEK. 2002-2003 avcılık sezonunda. Tür sayısı olarak balıkların %18.05. Biyoloji Bölümü. Lessepsiyen Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölünde Yaşayan Bazı Ekonomik Balık Türleri Üzerinde Biyokimyasal ve Limnolojik İncelemeler İbrahim ÖRÜN1. 10611. 5 kafadan bacaklı ve 90 (8 kıkırdaklı. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası. biyokütle.90’lık kısmını oluşturan Lessepsiyen balıkların. biyokimya.

Gürkan DİKEN2. zooplankton. Gammarus spp. Anahtar Kelimeler: Açlık. Gastropoda. Atherina boyeri. Biyoloji Bölümü. Ekrem ERGİN2. Lerzan ÇİÇEK2 1 Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi. Ostracoda. Çok sayıda zararlı lepidopter türün prepup ve pupunda soliter. Diptera (larva ve pupa). Konak ve parazitoitler 25±2 0C sıcaklık. Fevzi UÇKAN2. nötral peptid hidrolaz SZ 107 Pimpla turionellae L. (Lepidoptera: Pyralidae)’nin larval ve pupal dönemlerinde toplam ve farklı hemosit sayılarına etkileri belirlendi. Amphipoda (Gammarus spp. Anahtar Kelimeler: Eğirdir Gölü. besin tercihi ergin dönemlerinde bentik organizmalara değişim göstermiştir. Açlığın süresi uzadıkça sensomotor bölgeden sonra ilk olarak limbik bölgede ve daha sonraki açlık günlerinde de orbital bölgede histolojik değişiklikler meydana gelmektedir. Karayev. % 60±5 bağıl nem ve 12:12 saat (Aydınlık: Karanlık) Açlığın Beyin Korteksinin Sensomotor. Ephemeroptera. Olga SAK1 1 Balıkesir Üniversitesi. Bivalvia (Dreissena polymorha) larvası. A.edu. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Galleria mellonella L. (Lepidoptera: Pyralidae) Toplam ve Farklı Hemosit Sayılarına Etkileri Aylin ER1.I. İzmit . Zekiye GÜÇLÜ2. beslenme. limbik ve orbital bölgelerindeki nötral peptid hidrolaz aktivitesi biyokimyasal olarak belirlendi. Biyoloji Bölümü.).edu. TRABZON SZ 105 Eğirdir Gölü Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso. Beyin korteksinin sensomotor. 3 ve 5 gün sürelerle aç bırakıldı. 1810) Populasyonunun Beslenme Özellikleri İskender GÜLLE1. 65080 Van 2 Institute of Physiology n. D. Balığının sindirim sisteminde Rotifera. Mart 2006 Ağustos 2007 tarihleri arasındaki 18 aylık süreçte aylık olarak toplanan örneklerin sindirim sistemleri incelenmiştir.. Bu amaçla. Burdur 2 Süleyman Demirel Üniversitesi. zoobentos SZ 106 aktifliğinin belirlenmesi amaçlandı. limbik ve orbital bölgelerindeki nötral peptid hidrolaz (NPH)’ların 220 .tr Bu çalışmada. korteks. ve 5. Galleria mellonella L. Ratlar 1. Cladocera.19. Fen-Edebiyat Fakültesi. Limbik ve Orbital Bölgelerindeki Nötral Peptid Hidrolazların Aktifliği Üzerine Etkisi Atilla TEMUR1. Biyoloji Bölümü. bu bölgeler histokimyasal olarak da incelendi. idiobiont ve endoparazitoit olarak gelişen Pimpla turionellae L.a. açlığın daha ileri dönemlerinde nöronlar protein sentezleyebilmek için kendi varlıklarını korumaya çalışmaktadırlar. Azerbaijan Academy of Sciences. Ayrıca. Azerbaıjan temurat@yahoo. açlığın farklı dönemlerinde beyin korteksinin sensomotor. H. Isparta igulle@mehmetakif. Isopoda (Asellus aquaticus). Polyphorma larvası. yabancı tür. Copepoda. Eğirdir Gölünün yabancı (ekzotik) türlerinden olan gümüş balığı (Atherina boyeri Risso. Baku.Bayram TEMUR1.com Bu çalışmada. Fen-Edebiyat Fakültesi. A. Açlığın ilk günlerinde beyin korteksinin nöronları organizmayla ilgili olan gıda motivasyonu uyartılarına cevap verirken. (Hymenoptera: Ichneumonidae) dişilerinden elde edilen zehir salgısının ve parazitlemesinin konak tür. Mustafa ATLI1 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Bu balığın diyetleri arasında Cladocera. Fahrettin KÜÇÜK2. Eğirdir. Eğitim Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ovipozisyon esnasında ergin dişi parazitoit tarafından konak içine bırakılan zehir ve yumurtalık proteinleri gibi salgılar başarılı bir parazitleme ve konak hemositleri ile sağlanan hücresel bağışıklık tepkilerini baskılamakta önemli olmaktadırlar. Trichoptera.tr Parazitoitlerin konak böcek içinde gelişimi.1810)’nın beslenme özellikleri araştırılmış ve göl ekosistemindeki muhtemel etkileri tartışılmıştır. Özellikle genç evrelerinde zooplankton üzerinde baskı kuran gümüş balığının. Araştırmada 100 adet Wistar Albino rat kullanıldı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Kocaeli asahin@balikesir. 15100. 32500. Salim Serkan GÜÇLÜ2. Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi. Morfolojik değişikliklerin sensomotor bölgenin 3. Balıkesir 2 Kocaeli Üniversitesi. Hemiptera. aquaticus ve Diptera (larva ve pupa) en yaygın tüketilen besin grupları olup. Nematoda ve Syanobakteri gruplarına rastlanılmıştır. katlarında diğer korteks bölgelerinden daha çabuk ve daha derin olduğu gözlendi. Fahrettin ASKEROV2. biyokimyasal ve hormonal etkileşimler ve konak bağışıklık sisteminin baskılanması gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. balık yumurtası ya da larvasına rastlanılmamıştır.

folikül uyarıcı hormon ve progesteron varlığı belirlendi. (Hymenoptera: Ichneumonidae) konak tür Büyük Balmumu Güvesi.1 KEZ. Çalışmada grup 1:diyabetik-deney hayvan grubu (DHG) + OE. son evre larva ve pupta testosteron.05 KEZ ve 0. zeytin yaprağı (Olea europea) (OE) bitki özütünün . Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü.01 KEZ ve 0. diyabet oluşturmak için serum fizyolojik çözeltisi içerisinde150 mg/kg alloxan birer hafta arayla 4 kez intraperitonal olarak 221 . Parazitlemenin G.com İdiobiont. son evre larvalarında ve pupunda. Her hücre tipinin 1000 hücre içindeki oranları belirlenerek farklı hemosit tiplerindeki değişim ifade edildi. P. % 60±5 bağıl nem ve 12:12 saat (Aydınlık: Karanlık) fotoperiyot uygulanan laboratuar şartlarında yetiştirildi. 25±2 °C sıcaklık. Kontrol grubunda progesteron seviyesi 0. ancak östrojen ve tiroksin hormonları tespit edilemedi. farklı hemosit sayısı SZ 108 folikül uyarıcı hormon düzeyinde ortaya çıkan farklılık larval döneme göre istatistiksel olarak önemliydi. Biyoloji Bölümü. Enjeksiyon ve parazitlemeyi takiben üç farklı zamanda (4. grup 2: sağlıklı DHG (kontrol 1) + OE. Galleria mellonella L. Olga SAK2 1 Kocaeli Üniversitesi. Vahdettin BAYAZIT1. G. parazitoit zehiri. folikül uyarıcı hormon. turionellae genç ve yaşlı bireylerinde her iki eşeyde de testosteron. pupal endoparazitoit Pimpla turionellae L. fosfat tamponlu fizyolojik su (PBS) enjeksiyonu ve herhangi bir işleme tabi tutulmamış konak larva ve pupları kullanıldı.02 KEZ. Sabri ÖZYURT1. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Omurgalı Hormonları Fevzi UÇKAN1. grup 3:sağlıklı DHG (kontrol 2). 0. Farelerin açlık kan şekerleri glikometre ile kuyruk veninden alınan kanla değerlendirildi. Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae. tiroksin SZ 109 Parazitoit Pimpla turionellae L. parazitlemeyi takiben 2. 6 ve 24 saatlik periyotlarda folikül uyarıcı hormon ve testosteron seviyelerinde kontrol grubuna göre anlamlı bir değişim gözlenmedi. 0. Sağlık Yüksek Okulu. Sevda GÜZEL3 1 Dumlupınar Üniversitesi. Ergin P.02 KEZ dozları. mellonella pupunda progesteron bulunamadı.005 KEZ dozları kullanıldı.5 KEZ. 3 Mersin Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Galleria mellonella. parazitlemeyi takiben G. Pup evresinde Zeytin Yaprağı (Olea europea) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin ( Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Yusuf ÖZAY1. G. progesteron. M. Famokognozi Anabilim Dalı. TRABZON fotoperiyot uygulanan laboratuar şartlarında yetiştirildi. alloxan ile diyabet yapılmış farelerin (Mus musculus) kan glikoz seviyeleri üzerine etkileri değerlendirildi. bu maddelerin böceklerdeki fizyolojik rolü ve metabolizmasının aydınlatılmasında ve karşılaştırmalı endokrinolojide yarar sağlayacaktır.19. Mersin yusufozay33@hotmail. toplam hemosit sayısı. turionellae’nın ise eşeye bağlı olarak ergin evrenin erken ve geç dönemlerinde alınan örneklerde immünoanaliz yöntemiyle omurgalı hormonları araştırıldı. Aylin ER2. mellonella pupu omurgalı hormonları üzerine etkilerinin araştırıldığı çalışmalarda ise. 10145 Balıkesir dnzmrm@hotmail. turionellae farklı kese eşdeğeri zehir dozlarının (KEZ) konak larvasına enjeksiyonunda daha önce belirlenen LD99 değeri altındaki 0. Zehir düşük dozlarda pup evresinde larval evreye göre daha etkiliydi. konak pupunda ise 0. folikül uyarıcı hormon ve progesteron varlığı belirlendi. Ali CIMBIZ2. KEZ dozları ve saat için üçer puptan hemolenf örnekleri alınıp Giemsa boyama tekniği ile belirlendi. Sonuç olarak farklı KEZ dozları ve parazitleme konak larva ve pupunda toplam hemosit sayısında kontrol grubuna göre değişime neden oldu. soliter. ancak östrojen ve tiroksin varlığı gösterilemedi. grup 4:diyabetik DHG (kontrol 3) ve grup 5:diyabetik DHG + ilaç (Glutril) olmak üzere 5 gurupta toplam 50 erkek fare kullanıldı. omurgalı hormonları. Erken evre larvada belirlenen testosteron düzeyinde diğer evrelere göre anlamlı farklılık varken progesteron düzeyinde önemli bir fark görülmedi. Biyoloji Bölümü.05 KEZ. 0. mellonella’nın erken evre. Deniz MERAM2. Farklı hemosit sayıları ise parazitleme. Farelerde. Kütahya 2Dumlupınar Üniversitesi. 0. mellonella’da erken evre larva. P. (Lepidoptera: Pyralidae) üzerinde. Galleria mellonella. testosteron. 41300 İzmit-Kocaeli 2 Balıkesir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae.com Bu çalışmada . Kütahya. her doz ve saat için 15’er bireyden hemolenf alınarak toplam hemosit sayıları belirlendi. Omurgalı ve omurgasızlar için ortak olan hormonların tanımlanması.71 ng/ml olarak tespit edilirken. 8 ve 24 saat). Fen-Edebiyat Fakültesi. östrojen. Kontrol grubu olarak boş enjeksiyon. Eczacılık Fakültesi .

Glikoz ölçümleri 2 günde bir 8 periyotta tekrarlandı. grup 4’te (222. Kütahya Türkiye . Farelerde.8 ± 21. fare SZ 110 grup 3 (90.3) gurupları arasında kan glikoz değerleri açısında anlamlı fark belirlenmedi( P>0. aynı dönem içinde diyabetik ilaç gurubuna 0.1 mg glutril ilacı oral olarak verildi. Sağlık Yüksek Okulu.0 ± 10. M. grup 3:sağlıklı DHG (kontrol 2).4). diyabet oluşturmak için serum fizyolojik çözeltisi içerisinde 150 mg/kg alloxan birer hafta arayla 4 kez intraperitonal olarak enjekte edildi (Total 600 mg/kg).2 ± 13.5) ise en yüksek kan glikoz seviyesi gözlendi (P<0. Farelerin açlık kan şekerleri glikometre ile kuyruk veninden alınan kanla değerlendirildi. guruba 0.5).3) gurupları arasında kan glikoz değerleri açısında anlamlı fark belirlenmedi( P>0. Açlık kan şekeri 200 mg/dl üzeri olan değerler diyabetik olarak kabul edildi.com Bu çalışmada. 1 ve 2. 222 . alloxanla diyabet yapılan farelerde standart olarak diyabet tedavisinde kullanılan glutril ilacı gibi kan glikoz seviyesinin fizyolojik sınırlarda tuttuğu görüldü. Anahtar Kelimeler: Viscum album. grup 2:sağlıklı DHG (kontrol 1) + ÖO. Açlık kan şekeri 200 mg/dl üzeri olan değerler diyabetik olarak kabul edildi. Vahdettin BAYAZIT1.05).001). alloxanla diyabet yapılan farelerde standart olarak diyabet tedavisinde kullanılan glutril ilacı gibi kan glikoz seviyesinin fizyolojik sınırlarda tuttuğu görüldü. grup 4:diyabetik DHG (kontrol 3) ve grup 5:diyabetik DHG + ilaç (Glutril) olmak üzere 5 gurupta toplam 50 erkek fare kullanıldı. diyabet. Fen-Edebiyat Fakültesi.05). grup 2 (90. Ökse Otu yaprağı (Viscum album) (ÖO) bitki özütünün. Çalışmada grup 1:diyabetik-deney hayvan grubu (DHG) + ÖO. Sevda GÜZEL3 1 Dumlupınar Üniversitesi.001). Denemeler sonucunda. Sabri ÖZYURT1. OE bitki özütü.3 ± 12.8 ± 21. alloxan. Eczacılık Fakültesi Mersin Türkiye yusufozay33@hotmail.3 ± 12. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. grup 4’te(222. ÖO bitki özütü. fare Olea europea. aynı dönem içinde 5.7). Biyoloji Bölümü. Grup 2 de en düşük (74.19. OE guruplarına günde bir defa olmak üzere 16 gün bitki özütü tedavisi. TRABZON enjekte edildi (Total 600 mg/kg). diyabet. guruplara günde bir defa olmak üzere 16 gün bitki özütü tedavisi. Deney sonrasında grup 1 (93.4 ± 12. Ali CIMBIZ2 . Grup 2 de en düşük (82.5 ± 13.2 ± 17. Biyoloji Bölümü.1 mg glutril ilacı oral olarak verilerek glikoz ölçümleri 2 günde bir 8 periyotta tekrarlandı.2).5) ise en yüksek kan glikoz seviyesi gözlendi. Deney sonrasında grup 1 (95. alloxan ile diyabet yapılmış farelerin (Mus musculus) kan glikoz seviyeleri üzerine etkileri değerlendirildi.2 ± 13.4) ve grup 5 (96. 3 Mersin Üniversitesi.(P<0. Ökse Otu (Viscum album) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin (Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Yusuf ÖZAY1. Anahtar kelimeler: alloxan. Denemeler sonucunda.4) ve grup 5 (96. Kütahya 2 Dumlupınar Üniversitesi.

Biyoloji Bölümü.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON Eğitim ve Çevre Sözlü Bildiri Özetleri 223 .

19. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON 224 .

. Anahtar preparat Kelimeler: Biyoloji. Eğitim Fakültesi. kullanım öncesinde ve sonrasında mikroskop temizliğine dikkat edilmediği. boyama yöntemlerini. öğretmen adaylarının büyük çoğunluğunda. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi ABD’da öğrenim gören 1. Meram. Bu çalışma ile. Nil BAĞRIAÇIK2 1 Kafkas Üniversitesi. öğrencilerin kesit alma tekniklerini. preparatta en uygun görüntüyü bulmak için şaryo vidalarını kullanmadıkları. Ahmet AKSOY Amasya Üniversitesi. lameli kapatma şeklini. TRABZON SÇ 001 Biyoloji Öğretmen Adaylarının Genel Biyoloji Laboratuvar Dersinde Kazandıkları Preparat Hazırlama ve Mikroskobu Kullanma Yeteneklerinin Araştırılması Sema ÖZKADİF.com Bu çalışma. Verilerin toplanması ve değerlendirilmesinde etkinlik öncesi ve sonrasında yapılan anket çalışmaları ile etkinlikler sırasındaki nitel gözlemler ve yarı yapılandırılmış mülakat görüşlerinden çalıştayların amacına ulaştığı belirlenmiştir.sınıf olmak üzere toplamda 150 biyoloji öğretmen adaylarına. Fen Bilgisi Öğretimi Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bilim danışmalığı. Eğitim Fakültesi.4.com Biyoloji laboratuarını kullanacak olan öğretmen adayları.2. Etkinliklere Amasya’dan 21 Kayseri’den 30 biyoloji öğretmeni katılmıştır. anket ve mülakat yapılmıştır. öğrencilik hayatları boyunca değiştirmeden kaldığı gözlenmiştir. M. Nagihan ŞAHİN.Yapılan çalışma Kars merkez ilköğretim okullarında Biyoloji konularının öğretimi hangi yöntemlerin kullanıldığını ve kullanılan yöntemlerin etkinliğinin ve öğrenci başarısını belirlemek amacı ile yapılmıştır. Biyoloji 1.com Bu çalışma ilköğretim Fen Bilgisi derslerinde Biyoloji konularının öğretimi ve uygulanabilirliğini belirlemek amacı ile yapılmıştır. preparat hazırlama aşamasında. Biyoloji Eğitimi ABD. Yapılan uygulama neticesinde. uygulama sırasındaki karşılaştıkları zorlukların belirlenmesi amaçlanmıştır... Anahtar Kelimeler: Biyoloji eğitimi. biyoloji çalıştayı. Konya kalipci028@mynet. Kars sultancolak@yahoo. sınıf öğretmen adaylarının Genel Biyoloji Laboratuar dersinde preparat hazırlama ve mikroskobu kullanma aşamasında kazanmış oldukları bilgi seviyelerinin araştırılması. mikroskoba zarar veririm düşüncesi ile kullanımdaki çekingenliklerin oluştuğu tespit edilmiştir.19. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü.. Ayrıca.3. tekniğine uygun biçimde yapamadıkları gözlenmiştir. Mikroskop kullanımında ise mikroskop kısımlarının yeterince bilinmemesinden kaynaklanan kullanım eksikliklerinin olduğu. Fergan KARAER. Hizmet içi kurslarının yapılan çalıştaylara benzer şekilde yapıldığında öğretmenlerin mesleki gelişimlerine daha faydalı ve üretken olacaklarını düşündürmektedir. hava kabarcığı yada kirleri inceledikleri numune zannettikleri. eğitimlerinin temelini oluşturacak bilgi ve becerilerini lisans düzeyinde Genel Biyoloji Laboratuvar uygulamaları sırasında kazanmaktadırlar. SÇ 002 Amasya ve Kayseri İllerinde Biyoloji Öğretmenlerine Düzenlenen Çalıştayların Değerlendirilmesi Hatice KARAER. Erkan KALIPCI. Kars merkez ilköğretim okullarında Biyoloji konularının 225 . 25 Ağustos – 1 Eylül 2007 tarihleri arasında Kayseri’de düzenlenen biyoloji öğretmenlerini bilim danışmanlığı ve eğitimi yönünden destekleme çalıştaylarının öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkısının olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. İlhami BAYRAK1. Laboratuarda uygulama yaptırılarak. mikroskop kullanma sırasında ilk kazanılan doğru yada yanlış bilgilerin alışkanlığa dönüşüp. SÇ 003 İlköğretim Fen Bilgisi Derslerinde Biyoloji Konularının Öğretiminde Kullanılan Yöntemler ve Bu Yöntemlerin Uygulanabilirliği Sultan ÇOLAK1..2. Yeşim YENER Selçuk Üniversitesi. mikroskop. Öğrencilerin preparat hazırlamalarındaki yetenekleri giderek gelişirken. 40’lık ve 100’lük objektifle inceleme yaparken makro vida ayarı yapmaya çalışarak mikroskoba zarar verdikleri tespit edilmiştir. Amasya fergankaraer@hotmail.3. Biyoloji Bölümü. Ayrıca. Amasya ve Kayseri illerinde TÜBİTAK-BİDEB (Bilim İnsanı Destekleme Dairesi Başkanlığı) tarafından desteklenen 22 Haziran – 1 Temmuz 2007’de Amasya’da.40’lık objektif sırasını takip etmedikleri. görüntü bulurken ışık ayarlarını yapmayı unuttukları.4. Eğitim Fakültesi.Ali KIRPIK2. ve 5. ve 5. Kars 2 Kafkas Üniversitesi. 4’lük 10’luk. edindiği yanlış uygulama ve yanlış bilgilerin tespit edilmesi.

Florya. Toprakta 137Cs’nin birikiminin uzun süreli sonuçlarını yorumlayabilmek için. Ömerli. Alibeyköy. Poyrazköy. yöntem ve teknikleri kullanıldığını ve kullanılan yöntemlerin etkinliğinin belirlenmesine çalışılmıştır. kullanılan öğretim stratejileri. bilgiyi değerlendirip zihninde yapılandırabilmelidir.edu. Ali ATEŞ.E Bölümü Biyoloji A. Biyolojik okuryazarlık. biyoloji eğitimi. Çamlıca. bilimsel araştırma yöntemlerini uygulayan bireylerdir. her öğrencinin eğitim sürecinin bir parçası olması zorunluluğu ortaya çıkmıştır. biyolojideki kavramları ve kavramlar arası ilişkileri oluşturan. İstanbul.B. Toprağın bu parametreleri 137Cs’yi tutmada oldukça etkili olduğundan 137Cs’nin derine inmesini engellemektedir. Uygulanan anketlerin sonuçlarında öğretmen tutumları.A. kil. potasyuma benzer fiziko-kimyasal özellikleri ve canlıların yumuşak dokularında birikebilmesi nedeniyle en önemli yapay radyonüklidlerden biridir. Derinlerde birikmesi ise yeraltı sularına karışmasına yol açmaktadır. Selda KILIÇ Selçuk Üniversitesi. Yaşanan değişimlerin bir gereği olarak bilgi okuryazarlığı eğitimin. Bu çalışmada İstanbul’da 15 örnekleme istasyonunda (Bahçeköy.19. Baştürk KAYA. yöntem ve tekniklerin etkinliği üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır. bilgilenmenin sürekliliğini sağlayabilme. Riva. Toprak örneklerinde 137Cs aktivite konsantrasyonları yüksek saflıktaki germanyum dedektöre bağlı gama spektrometresinde ölçülmüş ve konsantrasyon değerleri Bq/kg olarak hesaplanmıştır. Murat BELİVERMİŞ. İstanbul Biyoloji Öğretmen Adaylarının Biyolojik Okuryazarlığı Hakan KURT. Biyolojik Okuryazarlık SÇ005 İstanbul Toprağında 137Cs’nin Dikey Dağılımının Belirlenmesi Önder KILIÇ. Biyolojik okuryazar olan birey. 226 . farklı sorularla sorgulayabilmeli. radyoaktivite. eleştirel düşünebilmeli. model. Pirinççi. Biyoloji A. Biyolojik okuryazar olan bir birey. TRABZON öğretiminde hangi strateji.M. modelleri. canlılarda dış ışınlama kaynağı olarak ve organizmaya besinle girerek iç ışınlama kaynağı olarak etkili olmaktadır. Fen Fakültesi. Nispeten uzun fiziksel yarı-ömrü (30. bu sorulara verdikleri cevaplarla ilgili biyolojik okuryazarlıkları irdelenmiş ve geliştirdikleri günlük olaylarla ilgili düşünceleri incelenerek müfredatın içeriğine yönelik öneriler getirilmiştir.Dalında öğretimine devam eden.BD. silt ve kum oranları) belirlenmiş.14 yıl) ve yüksek çözünürlüğü. Biyoloji 5. bu parametrelerin 137Cs’nin dikey dağılımındaki etkileri incelenmiştir. Eğitim Fakültesi. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi O. Kurtköy) 0 ila 30 cm arasındaki yüzey toprağı 2007 Eylül ve Ekim aylarında toplanmıştır. Toprağın yüzey tabakalarında biriken 137Cs. Başıbüyük. Toprak örneklerinde fizikokimyasal parametreler (organik madde miktarı.F. Anahtar Kelimeler: Biyoloji. Toprağın fizikokimyasal parametrelerinden olan organik madde ve kil miktarı özellikle yüzey toprağında fazla bulunmaktadır.com 137Cs 1945 yılında başlayan nükleer silah denemeleri ve 1986 yılında meydana gelen Çernobil nükleer santral kazası sonucu çevreye yayılan fisyon ürünü bir radyonükliddir. Türkiye kilic_onder@yahoo. Polonezköy. Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanlar Eğitimi Bölümü. Kilyos. Biyoloji Bölümü. Yavuz ÇOTUK. bilgiyi zihninde yapılandırıp organize eden ve bilgilerini başka alanlara aktarabilen. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Aydos. biyolojik bilginin önemine yönelik öznel yorumlar geliştirebilmeli. Anahtar Kelimeler: 137Cs. Konya seldakilic@selcuk. Kars SÇ 004 Anahtar Kelimeler: Biyoloji Öğretmen Adayları. Cem DALYAN İstanbul Üniversitesi. pH değeri. Biyoloji Bölümü. sınıf öğrencileri ve Tezsiz Yüksek lisans öğrencilerinin biyolojik okuryazarlıkları araştırılmıştır. 34134 Vezneciler. Ümraniye. Avcılar. farklı toprak tiplerinde 137Cs’nin davranışını test etmek. değişik kaynaklardan bilgiye erişebilme.tr Eğitimin işlevlerinden biride toplumun gereksinim duyduğu nitelikli insan gücünü yetiştirmektir. Bu amaçla Kars merkez ilköğretim okulları öğretmenleri ve öğrencileri üzerinde anket çalışması yapılmıştır. Biyoloji öğretmen adaylarına genel ve özel biyoloji konularına ilişkin sorular sorulmuş. ilköğretimde biyoloji eğitimi. bilginin ne zaman ve nasıl elde edileceğine ilişkin yöntem ve stratejileri bilmektir. toprak. problemleri çözebilmek için bilgiye ulaşma. anket. toprağın yapısına bağlı olarak yüzeyden derine doğru göçünü ve toprağın fizikokimyasal özelliklerini belirlemek gerekmektedir. Bu çalışmada.

ekonomik yaptırımların önüne geçmelidir. mümkün olabileceği öngörülmektedir. biyoçeşitlilikten ziyade getireceği ekonomik olanaklar öncelikli olmuştur. Çevre Mühendisliği Bölümü. Rusya’da Sakhalin bölgesindeki petrol/doğal gaz boru hattı ÇED ve biyoçeşitlilik yaklaşımıdır. Biyoloji Bölümü. SÇD. SÇD (Stratejik Çevresel Değerlendirme) ise. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: ÇED. Kıta ülkeleri arasında Türkiye biyoçeşitlilik zenginliği açısından dokuzuncu sıradadır ve florasının % 33'ten fazlasını endemik türler oluşturmaktadır. Biyoçeşitlilikde ise asıl önemli olan ekosistemlerin ve insanoğlunun sağlıklı var oluşu. Böylece karar aşamasında herhangi bir seçeneğin ileride doğuracağı olumsuz çevresel etkilerin gözden kaçması önlenmiş olur. ayrıcada ilgili akademisyenlerin görüşleri de alınarak önümüzdeki yıllarda yapacağımız çevre eğitim projesi çalışmalarından somut sonuçlar alabilmek için daha etkin duruma getirebilmek için ve daha geniş kitlelere hitap edebilmek (yayabilmek) için ilgili akademisyenlerle karşılıklı müzakere şeklinde sözlü sunum yapılmaya çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler: Çep 227 . Emre KALKAN. doğal dengenin korunması ve sürdürülebilir bir dünya anlayışıdır.com İstanbul Ümraniye'de Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından oluşturulan çevre eğitim projesi kapsamında yapılan çalışmalarımızı tanıtmak ve bu çalışmaların daha verimli bir şekilde üst düzeyde daha geniş bir alana hizmet sunabilmek. ÇEDbiyoçeşitlilik-ekonomiklik açısından. Türkiye biyoçeşitlilik açısından sahip olduğu yaklaşık 3000 tanesi endemik olan 9000’den fazla bitki türü ile Dünya’da önde gelen ülkeler arasındadır. Mühendislik Fakültesi. doğal hayat ve biyoçeşitlilikten ne yazık ki daha önemli olması araştırmanın çıkış noktasıdır. Avrupa’da nesli tehlikeye girmiş 36 memeli hayvan türünün 15’i (% 42.19. İğne Ada’da uygulanan Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Kaynak Yönetim Projesi ise. 72 kuş türünün 46’sı (% 63. çevre örgütlerinin baskısı ile projede değişikliğe gidilmiş ancak değişiklik tehlikedeki türlerin korunması açısından yeterli olamamıştır. Türkiye SÇ 007 Ümraniye'de Çevre Eğitim Projesi Mustafa KATI Mustafa Kemal Anadolu Lisesi. Dahil olduğu CITES. biyoçeşitlilik. Türkiye’de yapılan ve yapılacak olan ÇED projeleri ile devamı sağlanacak biyolojik zenginliğin. BERN gibi biyoçeşitliliği. En belirgin örneklerden biri. hem yöre halkı ve hem de basının takibinde olan Kaz Dağları (ÖKA)’ nda altın madeni arama faaliyetleri güncel bir örnektir. Dünyanın birçok yerinde plan ve program için SÇD uygulanmaya başlanmıştır. Western Gray Whale türü projelendirilirken göz ardı edilmiş.com Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) planlanan bir faaliyetin. bu okullarımıza yönelik neler yapabiliriz hususunda ileriki hedeflerimizi açıklamak ve bu hedeflerimize yönelik ilgili akademisyenlerin de görüş ve önerilerini de önemle dikkate almak. Artık ekolojik yaptırımlar. bu zenginliğini devam ettirme çabasındadır.8’i). 47 sürüngen türünün 18’i (% 38’i). Ümraniye. 34320. haklı başarısını ortaya koymaktadır. Türkiye’de de ÇED raporları açısından olumlu ve olumsuz örneklere rastlamak mümkündür. özelliklede ilköğretim ve orta öğretim okullarına yönelik bu çevre eğitim projesi kapsamında katı atıkların ayrışımından okullara geri dönüşüm olarak ne tür katkılarda bulunabilmişiz. Yapılacak yatırımlarda ve faaliyetlerde. RAMSAR. çevre yönetimi için kullanılan araçlardan biri olan faaliyetler düzeyde uygulanan ÇED’in bir ileri aşamasıdır ve makro düzeyde uygulanır. ayrıca da sorumlu olduğumuz ilçe kapsamında ilçe belediyesinin de sponsorluğunda ilçe halkına çevreyi temiz tutabilmek ve gelecek nesillere daha sağlıklı bir çevre bırakabilmek amacıyla yaptığımız çalışmalar ve etkinlikleri tanıtmak bu konuyu ilgili akademisyenlerin görüşlerine sunmak. endemik. 13 kurbağa türünün 5’i (% 38’i) ülkemizde yaşamaktadır. Benzer bir örnek de. Romanya’daki Tisza nehrinde meydana gelen siyanür faciası ve 3 yıl sonrasında hazırlanan ÇED raporudur. Başarılı örneklere rastlanması ve çevre bilincinin giderek artması. Avcılar. Çünkü incelenen çoğu ÇED rapor ve projesinde. doğa unsurunu dikkate alan ve bu sürekliliğe yardımcı olmaya çalışan ÇED raporları. Hem STK’ları. Türkiye ve diğer ülkeler karşılaştırılmıştır. İstanbul biyogenez@hotmail. özellikle nesli tehlikede olan hayvan ve bitki türlerini koruyan sözleşmelerle. Son yıllarda ekonomik önceliğin. biyoçeşitliliği ve doğal kaynakları koruma adına umut vericidir. çevre üzerindeki etkilerinin incelenmesi için yani planlanan proje ve faaliyetlerin irdelenmesinde ekonomik-çevresel olguların ortak bir çerçeve içinde değerlendirilmesini sağlamak için uygulanan yöntemler topluluğudur. Rahmi Güneş OKSAY İstanbul Üniversitesi. ancak ciddi denetimler ve caydırıcı cezalarla. TRABZON SÇ 006 Dünya’da ve Türkiye’de ÇED Uygulamaları ve Biyoçeşitliliğin Korunması Nüket SİVRİ. İstanbul sivrin@gmail.8’i). sadece Türkiye’de değil Dünya’da da önem kazanmaktadır. incelenen rapor ve projelerle. Bu çalışmada.

Engin ŞENTÜRK2 1 Uludağ Üniversitesi. toplam çözünmüş madde. Fen Edebiyat Fakültesi. Trofik Diyatom İndeksi’nin Emet Çayı epipelik diyatome florasını iyi temsil ettiği. Trofik Diyatome İndeksi. I. Karbonat. ancak akarsuyun kirliliğini iyi yansıtmadığı tespit edilmiştir. DCA Analizi sonuçları iki çeşitlilik metriğinin ve Trofik Diyatome İndeksinin komunite yapılarını karakterize eden en kuvvetli metrikler olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte kimyasal PCA eksenlerinde anlamlılık gösteren kimyasalların tümü Emet Çayı’nda inorganik kirlenmenin daha önemli olduğunu işaret etmektedir. Klor. Nisan 2001–Mayıs 2002 tarihleri arasında altı çalışma bölgesinden aylık olarak toplanmış epilitik diyatome örneklerinin komunite yapıları araştırılmıştır. Görükle. epipelik diyatomeler. Anahtar Kelimeler: Orhaneli Çayı. bununla birlikte diyatom takson zenginliği ve Shannon-Wiener çeşitlilik indeksinin de komunite yapısını iyi temsil ettiği belirlenmiştir. kalsiyum. Su kalitesinin tespiti için otuz fiziksel ve kimyasal değişkenin ölçümü yapılmıştır. Bölge Müdürlüğü. bu organizma grubunun Emet Çayının kirlilik seviyesini tespit etmede iyi indikatör olduklarını göstermektedir. Bölge Müdürlüğü. epilitik diyatomeler. toplam sertlik. organik kirlilik ve fiziksel karakteristiklerden etkilendiğini göstermektedir. Nisan 2001 ile Mayıs 2002 tarihleri arasında Emet Çayı’nda belirlenen beş çalışma bölgesinden aylık olarak su ve epipelik diyatome örnekleri toplanmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. İstatistiksel sonuçlar Çay’da organik kirlenmenin önemli olmadığını göstermektedir. magnezyum. Silis ve Sülfat’ın akarsuyun karakteristik özelliklerini etkileyen en önemli kimyasal değişkenler olduğunu göstermiştir. TRABZON SÇ 008 Emet Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epipelik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Didem KARACAOĞLU1. Epipelik diyatomelerin özellikle ortamın jeolojik özelliklerinden ve madencilik etkisinden kaynaklanan inorganik su kalite parametreleri ile anlamlı ilişkiler göstermesi. Şükran DERE1. Şükran DERE1. Çalışmada epipelik diyatomelere ait 180 takson tespit edilmiştir. pH. Epipelik diyatomelerin kullanıldığı 18 metrik uygulanmış ve bu metriklerin akarsuyun kirlilik durumu ile ilişkileri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Emet Çayı. Bursa 2 Devlet Su İşleri. klor ve çözünmüş oksijen diğer önemli bulunan çevresel değişkenler olmuştur. PCA analizi sonuçları elektriksel iletkenlik. bikarbonat ve akarsu debisinin en önemli değişkenler olduğunu göstermektedir. Test edilen birçok metrik fiziksel ve kimyasal değişkenlerle anlamlı ilişki göstermiştir. Toplam Çözünmüş Madde.tr Bu çalışmada Orhaneli Çayı’nın kirlilik seviyesi epilitik diyatomeler kullanılarak belirlenmiştir. Çalışmada uygulanan istatistiksel analiz sonuçları Emet Çayı’nın jeolojik yapısının suyun kimyasal kompozisyonunu ve dolayısıyla epipelik diyatomelerin komunite yapısını etkileyen birincil faktör olduğunu göstermiştir. Biyoloji Bölümü. sülfat. Toplam Sertlik. Biyoloji Bölümü. Orhaneli Çayı’nda epilitik diyatomeler 199 takson ile temsil edilmişlerdir. Bikarbonat ve Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı ise akarsuyu karakterize eden diğer değişkenler olmuştur. arazi kullanımı (madencilik aktiviteleri). DCA sonuçlarına göre. pH.edu. kirlilik. Bursa didemk@uludag. Sıcaklık. Trofik Diyatome İndeksi. metrik. Didem Karacaoğlu1. Epipelik diyatomelerin kullanıldığı metriklerden çoğu. PCA Analizi sonuçları Elektriksel İletkenlik. çevresel değişkenler ile anlamlı ilişki göstermiştir. uygulanan metriklerden epipelik diyatomelerin komunite yapısını en iyi temsil eden metriklerin kompozisyon ölçümlerine ait metrikler olduğu tespit edilmiş. Bursa 2 Devlet Su İşleri I. Görükle. Nurhayat DALKIRAN1. Magnezyum.edu. Bununla birlikte karbonat. Çayda kirlilik durumunu belirlemek için epilitik diyatomelere dayanan 20 metrik uygulanmıştır. İstatistiksel analiz sonuçları akarsu havzasının sırasıyla jeoloji. kirlilik.tr Bu çalışmada Emet Çayı’nın kirlilik düzeyi epipelik diyatomeler kullanılarak belirlenmiştir. Bursa dalkiran@uludag. çok değişkenli analizler SÇ 009 Orhaneli Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epilitik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Nurhayat DALKIRAN1.19. çok değişkenli analizler 228 . madencilik faaliyetlerinin ve arazi kullanımının suyun kimyasal özelliklerini etkileyen en önemli faktör olduğu tespit edilmiştir. Akarsuyun jeolojik yapısının. Epilitik diyatomelere dayanan birçok kompozisyon metriği. bor. Engin ŞENTÜRK2 1 Uludağ Üniversitesi. İstatistiksel analiz sonuçları Orhaneli Çayı’nda inorganik kirliliğin ve madencilik faaliyetlerinin belirlenmesinde epilitik diyatomelerin iyi indikatör olduğunu göstermiştir. Trofik Diyatome İndeksi ve Toplam Organizma Sayısı havzanın inorganik kirliliği ve jeolojisi ile yüksek korelasyon göstermiştir. Biyoloji Bölümü. Ayrıca 28 fiziksel ve kimyasal değişken de akarsuyun özelliklerini belirlemek için ölçülmüştür. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. metrik.

izci liderleri. Fen Edebiyat Fakültesi. Böylece. veteriner. TRABZON SÇ 010 Okul Dışı Çevre Eğitiminde GAP Doğa Eğitimi Projesi Hasan AKAN1. lisansüstü öğrencileri. doğanın dilinin öğretilmesi yoluyla bilimin popülerleşmesinin sağlanmasına katkıda bulunmaktır. GAP. geniş bir ekoloji vizyonu kazandırmak. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU1.19. Sebiha ÖZLEK Lisesi. bilimsel düşünmeye özendirmeye ve çok yönlü düşünmeye olanak sağlanmaktadır. bilimin geniş kitlelerce sevilmesini ve sevdirilmesini. GAP Bölgesinin doğal. sağlık personeli. katılımcıların doğa kavramını. mevcut bilimsel birikimin farklı branşlardaki bireyler tarafından uygulanabilir hale gelmesini sağlamasına katkıda bulunmaktır. çevreyi algılama ve davranış biçimlerini değiştirmelerine katkıda bulunmaktır. Şanlıurfa 2 Şanlıurfa H. tarihi ve kültürel değerlerini bir eğitim ortamı olarak değerlendirip. GAP Yöresinin Bilimsel Eğitim Amaçlı Kullanımı Projesi ilk kez 2006 yılının bahar mevsiminde TÜBİTAK tarafından sağlanan destekle tek dönem halinde gerçekleştirilmiştir.com Konusunda uzman olan eğitmenlerin hedef kitlemize aktardıkları konular. 229 . uygulamalı. sorgulayıcı ve ekip çalışması metotlarıyla kalıcı ve disiplinlerarası bir yaklaşımla sergilenmektedir. Okul dışı çevre eğitimi. katılımcı. Beklentimiz ise. Şanlıurfa botany1972@yahoo. doğada gözlem yapma fırsatı verilerek. Hedef kitlemiz olan öğretmenler. gözleme dayalı. bilimsel araştırmaları sevdirmeye. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mahmut AYDOĞDU2 1 Harran Üniversitesi. Projenin amacı. turist rehberleri ve araştırma görevlilerine doğayla ilgili konular çerçevesinde. Anahtar Kelimeler: Doğa Eğitimi. doğa-insan-toplum ilişkilerini yeniden sorgulamalarına ve yeni sentezlere erişmelerine.Biyoloji Bölümü. Ömer Sait KILIÇ1.

Biyoloji Bölümü. TRABZON 230 .19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON POSTER BİLDİRİLER 231 .19.

19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON 232 .

Biyoloji Bölümü. TRABZON Mikrobiyoloji Poster Bildiri Özetleri 233 .19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Biyoloji Bölümü. TRABZON 234 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19.

Sitrik asit içeren dezenfektanın %0. TRABZON PM001 Alkol Bazlı El ve Cilt Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn Vitro Etkinliği Birol ÖZKALP1. 15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi. Biyoloji Bölümü. 1. Anahtar Kelimeler: Asit.1 Histidin + %0.1’lik konsantrasyonu tüm test mikroorganizmalarına karşı 30 saniyede etkili olduğu gözlenmiştir. %0. Konya moaladag@selcuk. Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektanın maddenin etkisini inaktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0.5’lik konsantrasyonlarının diğer test mikroorganizmalarına karşı 30 saniyede etkili olduğu gözlenmiştir. 15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi. aldehit. M. Test mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır.05 %0. dezenfektan. %50.1 Sistein kullanılmıştır. Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı.edu. Anahtar Kelimeler: mikroorganizma Alkol. %0.19. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektan maddenin etkisini in aktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0. Sağlık Hizmetleri MYO. %0.01’lik konsantrasyonunun test mikroorganizmalarına karşı 30sn’de perasetik asit içeren dezenfektanın %1 konsantrasyonu Staphylococcus aureus 30 saniyede etkili olduğu %0. 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı. Sonuçta alkol bazlı cilt ve el dezenfektanın %100’lük konsantrasyonunun Staphylococcus aureus’na 1 dk’da diğer test mikroorganizmalarına ise 10 saniyede etkili olduğu tespit edilmiştir. Konya moaladag@selcuk. Sonuçta aldehit bazlı cerrahi alet dezenfektanının %0. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfaktan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 30 saniye. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfektan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. Fatih SEVGİ Selçuk Üniversitesi. %10’luk konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır.5. M. Rüstem DUMAN2 1 Selçuk Üniversitesi.01’lik konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır.tr Yapılan çalışmada alkol bazlı (%70 v/v) el ve cilt dezenfektanın hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %100. 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı. dezenfektan. Biyoloji Bölümü. Mustafa KUL. Nesrin TURAÇLAR1. 1.Onur ALADAĞ1.edu. Sağlık Hizmetleri MYO.1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.1 Histidin + %0. Onur ALADAĞ. Fen Edebiyat Fakültesi. mikroorganizma 235 . PM002 Asit ve Aldehit Bazlı Cerrahi Alet Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Birol ÖZKALP.tr Yapılan çalışmada asit bazlı ve aldehit bazlı cerrahi alet dezenfektanının hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %1. 5. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 30 sn. Test Mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır.. Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı. 5. %25. Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı.1 Sistein kullanılmıştır.

Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı. Sulfamik asit içerikli dezenfektanın %0. Vezneciler. Perasetik asit. S. Escherichia coli ATCC 10229 ve Klebsiella pneumoniae ATTC 4352 bakterilerine karşı antibakteriyel aktivitesinin araştırılması amaçlanmıştır. Değerlendirmeler agar ve kumaş örneği arasındaki bakteriyel üremenin varlığı veya yokluğu ve örnek çevresindeki üreme inhibisyon zonunun varlığına göre yapılmıştır.5±0. Çalışmada. dezenfektan. Tekstil örnekleri (%62 pamuk-%38 polyester) Kırklareli. coli bakterilerinin duyarlılığının benzer olduğu saptanmıştır. İSTANBUL aytenkimiran@yahoo. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektanın maddenin etkisini inaktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0.001’lik konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 1.5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir. günlük yaşamda aktif kullanım açısından da önemlidir. Perasetik asit içerikli dezenfektanın %0. Sağlık Hizmetleri MYO. %0.5’lik ve yukarı konsantrasyonları diğer test mikroorganizmalarına 1 dakikada etkili olduğu tespit edilmiştir.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0. Konya moaladag@selcuk.5.19.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. pneumoniae ve E. 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı.edu. Yıkama işlemlerinden sonra kumaşların bakteri üremesini engelleyici 236 . Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi. %0. Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı. mikroorganizma PM004 Dimetiltetradesil (3-(Trimetoksilil) Propil) Amonyum Klorid Emdirilmiş Kumaşların Antibakteriyel Aktivitesinin İncelenmesi Ayten KİMİRAN ERDEM. Biyoloji Bölümü.tr Yapılan çalışmada üç asit karaterli ve bir alkol bazlı yer ve yüzey Dezenfektanın hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %1. Nesrin TURAÇLAR Selçuk Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Asit. aureus bakterisinin antibakteriyel özellik kazandırılmış kumaşlara karşı en duyarlı bakteri olduğu ( 3. Lüleburgaz'daki bir kumaş fabrikasından elde edilmiştir. hidrojen peroksit ve asetik asit içerikli dezenfektanın %0. Bu nedenle çeşitli enfeksiyonların etkisinin azaltılması ve/veya önlenmesi için tekstil ürünlerine farklı antibakteriyel bileşikler uygulanmaktadır. Yüzey Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Birol ÖZKALP. Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. %0.5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir.10 ve 20 yıkama sonrası Staphylococcus aureus ATCC 6538. Fen Fakültesi. Test Mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır. K. Biyoloji Bölümü.com Antimikrobiyal aktiviteye sahip kumaşlar sadece medikal alanda değil. Kumaş örneklerinin antibakteriyel aktivitesi ISO Standartları 20645:2004 (agar difüzyon plak testi) ve AATTC 147–2004 Test Metodu (paralel çizgi metodu) ile belirlenmiştir. Kumaşlara uygulanan antibakteriyel maddeler genellikle in vitro olarak etkili bulunsa da.2 mm inhibisyon zonu).1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON PM003 Asit ve Alkol Bazlı Yer.5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir. %0. bu ürünlerin kullanım koşullarında da etkinliğini sürdürebilmesi önemlidir. 5. Sonuç olarak.Onur ALADAĞ.05.1 Histidin + %0. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfaktan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi. alkol. dimetiltetradesil (3-(trimetoksilil) propil) amonyum klorid bileşiği uygulanmış tekstil ürünlerinin direkt olarak ve 5.1 Sistein kullanılmıştır. alkol bazlı yer ve yüzey dezenfektanının % 1’lik konsantrasyonu Staphylococcus aureus suşuna 1 dakikada %0. M.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0. 15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi.

kumaşların antimikrobiyal aktivitesinin incelenmesi bu tip tekstil materyallerinin üretimi ve gelişimine katkı sağlayacaktır. Gazi Hastanesi. Ankara Hastanesi. Ayten KİMİRAN ERDEM. biyosit. klor. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. her iki biyositin de soğutma kuleleri için önerilen dozlarında Legionella pneumophila bakterilerine karşı etkili olduğu belirlenmiştir.4. Biyoloji Bölümü. Staphylococcus aureus. K4 Kloran’ ın % 1’lik konsantasyonunun ise 3 saatlik temas süresi sonunda SG 2–14 ve standart suş için > 5 log. Biyoloji Bölümü. Sonuç olarak.19. tüketicinin sağlık ve hijyen konusundaki artan gereksinimleri. Ceftriaxona % 19. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. kuaternar organosilan. plazmid büyüklüklerinin 1. çalışmamızda non-iyonik thiazolinler karışımı olan Gemacide TC (benzisothiazol ve isothiazolin-ones) ve non-iyonik klor bazlı K4 Kloran’ın üç farklı Legionella pneumophila suşuna karşı antimikrobiyal aktivitesi belirlenmiştir. Biyositlerin suşlara karşı aktivitesi in vitro olarak test edilmeden önce. Legionellalara karşı bir su arıtım biyositinin etkin kabul edilebilmesi için en az bir saatlik temas süresi sonunda. Konya 2 Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü moaladag72@hotmail. Anahtar Kelimeler: Legionella pneumophila.1 kb arasında değiştiği ve plazmidlerin sekiz farklı plazmid profili oluşturdukları belirlenmiştir. Çalışmamızda. antibakteriyel aktivite. antibakteriyel giysi ve malzemelerin aktif kullanım durumunda da etkinliğini sürdürebilmesini gerektirmektedir. MİK (minimum inhibe edici konsantrasyon) düzeyleri dilüsyon tekniği ile belirlenmiştir.001’lik konsantrasyonunun SG 2–14 suşu için 3 saatlik temas süresi sonunda > 4 log. K.com Çalışmamızda. Bu sistemler legionella bakterilerini çoğaltma ve hastalık yayma potansiyeline sahip olduklarından. isothiazolin. Bu bağlamda. pneumoniae suşu izole edilmiş ve bazı sefalosporin türü antibiyotiklere karşı direnç durumları belirlenmiştir. soğutma sistemlerinde kullanılan mikrobisitlerin aktivitesinin belirlenmesi için kullanılan ASTM (American Society for Testing Materials) E 645–91 standart test metodu modifiye edilerek. bu bakteriler bakımından kontrol altına alınabilmeleri için etkili biyositin belirlenmesi gerekmektedir. Ankara Numune Hastanesi. Bakteri suşların plazmid profilleri araştırılmıştır. Çalışma sonunda Gemacide TC’nin % 0.2 oranında dirençli oldukları görülmüştür. Klebsiella pneumoniae PM005 Legionella pneumophila Suşlarına Karşı Farklı Biyositlerin Aktivitesinin Belirlenmesi Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. İstanbul ozlem_sanli@yahoo. Çalışmada standart suş (ATCC 33152) ve soğutma kulesi sisteminden izole edilen SG 1 ve SG 2–14 suşları kullanılmıştır. bakteri sayısında 4-log düşüş sağlaması gerektiği bilinmektedir. Kampus. Gelişen yeni teknolojilerle.com Lejyoner hastalığı ve Pontiyak ateşi etkeni olan Legionella pneumophila bakterileri buharlaştırıcı kondansatörler. farklı temas sürelerinde (0–3–6–24–168 saat) bakteri sayısındaki düşüş belirlenmiştir. dimetiltetradesil (3-(trimetoksilil) propil) amonyum klorid. standart suş için 6 saatlik temas süresinde > 6 log düşüş sağladığı belirlenmiştir. SG 1 suşu için > 6 log düşüş sağladığı belirlenmiştir. İstanbul Üniversitesi. pneumoniae suşlarının sefalosporin grubu antibiyotiklerden Cefotaxime ve Ceftazidime % 22. Sevan GÜRÜN. K. sıcak su sistemleri ve soğutma kuleleri gibi insan yapımı su sistemlerinden sıklıkla izole edilirler. Yusuf DURAK2.6–30. Zuhal ZEYBEK. Bu nedenle. Ocak 2004–Şubat 2005 tarihleri arasında. Anahtar Kelimeler: Tekstil ürünleri. aynı konsantrasyonun SG 1 suşu için 3 saatlik. pneumoniae suşlarının plazmid büyüklükleri ile antibiyotik dirençlilikleri arasında bir ilişki saptanamamıştır. Ankara Üniversitesi İbni Sina Tıp Fakültesi Hastanesi ve Konya Numune Hastanesine başvuran üriner sistem enfeksiyon şüpheli hastalardan alınan idrar örneklerinden toplam 125 adet K. Fen Fakültesi. nemlendiriciler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON etkisinin tüm bakteriler için giderek azaldığı belirlenmiştir. Vezneciler. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. Escherichia coli. 237 . Ahmet UYSAL2 1 Selçuk Üniversitesi. dezenfeksiyon PM006 Üriner Sistem Enfeksiyonlarından İzole Edilen Klebsiella pneumoniae’ların Sefalosporin Türü Antibiyotiklere Duyarlılıkları ve Plazmid Profillerinin Araştırılması Mustafa Onur ALADAĞ1.

Bu da istenmeyen sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.1’inin sefazoline. MAR (Multiple Antibiotic Resistance) indeksi 0. Fen ve Teknoloji Eğitimi 01330 Balcalı/Adana 2 Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 01330 Balcalı. Bu çalışmada deniz suyu ve sedimentten izole edilen Enterobacteriaceae üyelerinin 10 farklı antibiyotiğe karşı çoklu antibiyotik dirençliliğinin araştırılarak. 01330 Balcalı. Ayrıca bakterilerin tür bazında identifikasyonu yapılmıştır. sedimentten izole edilen suşların %96.4’ streptomisine.9’u nitrofurantoine.5’inin. Biyoloji Böl. Bu çalışmada amaç Akdeniz’den toplanan karideslerden izole edilen Gr(-) bakterilerde çoklu antibiyotik dirençliliğinin araştırılması ve bu bakterilerin tür bazında identifikasyonunun yapılmasıdır.19. Fen ve Teknoloji Eğ. Anahtar Kelimeler: antibiyotik. Çoklu antibiyotik dirençliliği göz önünde tutulursa durumun ciddiyeti daha iyi anlaşılmaktadır. Sedimentten izole edilen suşların sadece 1 tanesi (%1. sediment PM008 Karideslerden İzole Edilen Gr(-) Bakteri Suşlarının İdentifikasyonu ve Çoklu Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1.072 tona ulaşmıştır.2-1 arasında değişmektedir. %89. dirençlilik Gr(-) bakteri. Çoklu antibiyotik dirençliliği karşılaştırıldığında. Biyoloji Böl. Çoklu antibiyotik dirençliliği araştırıldığında bu oranın %98. Adana fmatyar@cu. bu suşların tür bazında identifikasyonunun yapılması amaçlanmıştır. Ülkemiz karides ihracatı 2003 yılında 1. su izolatlarının % 94.9’u ampisiline. %79.7) imipeneme dirençli bulunmuştur. 1 Çukurova Üniversitesi. 238 . Tamer AKKAN2. Yaşadığı ortam itibariyle bu canlılar çoklu antibiyotik dirençliliği taşıyan patojen bakterilere maruz kalabilmektedir. Buse ERASLAN1. sediment izolatlarının %96. Su izolatlarının tamamının (%100) streptomisine. Çok sayıda türü olan karidesler ekvatordan kutuplara kadar olan geniş bir aralıkta yaşayabilmektedir.tr Sucul ortamlarda antibiyotik dirençli patojen Enterobacteriaceae üyelerinin hızla artması susuz yaşamın olmayacağı düşünülürse. karides. ADANA 2 Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. TRABZON PM007 Deniz Suyu ve Sedimentinden İzole Edilen Enterobacteriaceae Üyelerinin İdentifikasyonu ve Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1. antibiyotik. Bu amaçla İskenderun körfezi deniz suyundan 37 sedimentten 56 olmak üzere toplam 93 Enterobacteriaceae üyesi izole edilmiş ve çoklu antibiyotik dirençliliği araştırılmıştır. Bu faktörler bakterilerin dirençliliğini arttırıcı rol oynamaktadır.8’inin ampisiline dirençli olduğu bulunurken. son zamanlarda artan trendler dolayısıyla çiğ olarak da tüketilmektedir.3’ü streptomisine dirençlilik göstermiştir. ADANA fmatyar@cu. Her ne kadar pişirilip yenen karidesler.tr Ülkemizde ve dünyada lüks tüketim ürünleri arasında yer alan karidesin tüketimi her geçen gün artmaktadır. %81. Anahtar Kelimeler: Enterobacteriaceae.edu. 1 Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Tamer AKKAN2. toplum sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. dirençlilik. %96.4’ünün çoklu dirençlilik taşıdığı anlaşılmıştır.edu. Bu amaçla Akdeniz’den toplanan karideslerden 97 adet Gr(-) bakteri izole edilmiş ve 10 farklı antibiyotiğe karşı dirençlilikleri araştırılmıştır. İzole edilen suşların tamamı (%100) Sefazoline dirençlilik gösterirken. %73. 01330 Balcalı. Ayşenur KAYA2. Hastane atıkları ve evsel atıklarla suya karışan antibiyotiklerin suda ve sedimentlerde uzun süre kaldığı bilinmektedir. % 94’ü ampisiline.9 olduğu bulunmuştur.823.2’si amikasine dirençli bulunmuştur. Osman GÜLNAZ1. Fen Bilgisi Öğretmenliği. %97. Biyoloji Bölümü. Eğitim Fak. Buse ERASLAN1.

antifungal aktivite. ve Tortella tortuosa (Hedw. ancak test edilen ipliksi funguslardan bazıları üzerinde antifungal etki hiç görülmezken. Anahtar Kelimeler: Agrocybe dura. Fen Edebiyat Fakültesi.9 ve % 5.% 82. Ekstraktların antimikrobiyal aktivitesi agar difüzyon yöntemi ile 4 farklı referans antibiyotik ile kıyaslanmıştır.% 60. Biyoloji Bölümü. Çanakkale nurcihan. uçucu yağ. 546 tür (730 takson). antibakteriyal aktivite. Enterobacter aerogenes ATCC 13048. Hedw. bu familya içinde yer alan Origanum cinsi ise 24 tür ile temsil edilmekte olup bu cinsin endemizm oranı %63’tür. Brachythecium populeum (Hedw. etil asetat ve aseton ekstraktlarının bazı Gram pozitif ve negatif bakteriler üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. timol PM010 Bazı Makrofungus Türlerinin Antimikrobiyal Aktivitesinin Belirlenmesi Nurcihan HACIOĞLU..3 – 85.3 .) Limpr. Lamiaceae. Microccoccus luteus ATCC 9341. karayosunu türlerinin petrol eteri. Anahtar Kelimeler: karayosunu antimikrobiyal aktivite. Cansu FİLİK İŞÇEN2. etil asetat. Aulacomnium androgynum (Hedw.: Fr. Staphylococcus epidermidis NRRL B-4877. Homolothecium sericeum (Hedw. bazı mikrofunguslar üzerindeki etkinin oldukça düşük olduğu gözlenmiştir.com Bu araştırmada. Elde edilen sonuçlara göre araştırmada kullanılan makrofunguslardan elde edilen ekstrelerin test mikroorganizmalarına özellikle de bakterilerden Bacillus cereus ATCC 7064’a. Uçucu yağların test bakterileri.. Biyoloji Bölümü.edu. Escherichia coli ATCC 11230. Origanum vulgare subsp.0) olarak belirlenmiştir.n@gmail. Lycoperdon perlatum antimikrobiyal aktivite PM011 Eskişehir Yöresinde Yetişen Bazı Karayosunu (Bryophyta) Türlerinin Antimikrobiyal Aktivite Açısından Taranması Filiz SAVAROĞLU1. Proteus vulgaris ATCC 6899.19.. Anahtar Kelimeler: Origanum vulgare subsp. Scleroderma bovista. Agrocybe dura (Bolt. maya ve küf streynlerine olan etkisi incelenmiştir.. 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Staphylococcus aureus ATCC 6538 P. per Pers. GC/MS analiz sonuçlarına göre doğal ve kültür örneklerinin uçucu yağlarının ana bileşenleri karvakrol (% 7. GC/MS.) Schimp. Bacillus cereus ATCC 7064. hirtum Türünün Doğal ve Kültür Formlarının Uçucu Yağ Bileşimleri ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Ayşe Dilek AZAZ Balıkesir Üniversitesi.4) ve timol (% 0. Salmonella typhimurim CCM 5445 bakterilerine ve maya kültürleri olarak Debaryomyces hansenii DSM 70238. hirtum Link alttürüne ait örnekler Marmara bölgesinin farklı lokalitelerinden toplanarak Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü ’nde kültüre alınmıştır. karvakrol.) Schwagr. Başaran DÜLGER. maya kültürlerinden Debaryomyces hansenii DSM 70238 ve Candida lypolitica karşı güçlü antimikrobiyal aktivite oluşturdukları saptanmıştır. makrofunguslarından hazırlanan etanol ekstrelerinin disk difüzyon yöntemiyle Bacillus subtilis ATCC 6633. İlköğretim Bölümü.1 ve % 0. Görkem DÜLGER Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Candida lypolitica test mikroorganizmalarına karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırılmıştır.. Candida albicans ve mikrofunguslar üzerinde antimikrobiyal aktivite gösterdiği. Fen-Edebiyat Fakültesi. TRABZON PM009 Marmara Bölgesi’ nde Yetişen Origanum vulgare subsp. 26480 Eskişehir fbirgi@ogu.) Schimp. kloroform ve aseton ekstraktlarının Gram pozitif ve Gram negatif bakteri. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Balıkesir azaz@balikesir. metanol. FenEdebiyat Fakültesi. Genel olarak çalışılan tüm karayosunlarının petrol eteri.tr Lamiaceae familyası Türkiye’de 45 cins. Biyoloji Bölümü.3 -68. hirtum.) Singer. Scleroderma bovista Fr. Kluyveromyces fragilis ATCC 8608.5 . Örneklerin uçucu yağları hidrodistilasyonla elde edilerek GC ve GC/MS ile kimyasal bileşimleri belirlenmiştir.tr Eskişehir Sündiken Dağlarından toplanan Dicranum scoparium. 239 . Semra İLHAN1 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi.edu. Lycoperdon perlatum Pers. Eğitim Fakültesi.

en dayanıklı bakteri ise E. gentamisin. mikrodilüsyon 240 Antimikrobiyal aktivite. Ayrıca kontrol amacıyla bu 11 adet standart suşun cefotaxim. cefotaxime dirençli. typhimurium’ dur. cereus. Biyoloji Bölümü. Salmonella typhimurium ATCC 14028. Son yıllarda s-triazin türevlerinin anti-tümör. Maddelerin minimum inhibisyon konsantrasyonları (MIC) belirlendikten sonra. simetrik yapıda oldukları için diğer bir adıyla kısaca s-triazinler denilmektedir.2-fenilendiamin. penicillin. Eğitim Fakültesi. TRABZON PM012 İmidazol Grubu İçeren Bazı Fenilendiaminlerin Antimikrobiyal Etkilerinin Araştırılması Ahmet UYSAL1. Biyoloji Bölümü.tr Beşli halkada hetero-atom olarak iki azot içeren azollerden imidazol (1. 3-imidazol 4-methyl 1-2 fenilendiamin. Salmonella enteritidis ATCC 13076. Bacillus cereus ATCC 11778. antimikrobiyal aktivite. Kampüs.5-Triazinler. Bacillus anthracis) üzerindeki duyarlılık testleri yapılmıştır. 42075. 42075. s-Triazin türevleri günümüzde ilaç sanayinden plastik sanayisine kadar bir çok alanda kullanılmaktadır. coli. Konya 3 Selçuk Üniversitesi. Konya 4 Selçuk Üniversitesi. bunların çoğu hidrolitik enzimlerdir ve imidazol kısmı enzimin aktif merkezini oluşturur.com Bu araştırmada. adenin ve guanin gibi pürin bazlarında. İmidazol halkası içeren birçok sentetik ilaç da yapılmıştır. Kontrol amacıyla yapılan antibiyogram testinde kullanılan standart suşların. Kampüs. ampicillin+sulbactam. steril boş kağıt disklere (oxoid) emdirilmiştir. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerine antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır. Selçuk Üniversitesi. 100 µg. 300 µg madde olacak şekilde hazırlanan çözelti. 30 µg. Staphylococcus aureus ATCC 25923. Thymbra spicata bitkisine ait uçucu yağın mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579.3. Kimya Öğretmenliği Bölümü. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Araştırılması Mehtap AKIN. B grubu vitaminler arasında yer alan biotinin yapısında bulunur. Fen-Edebiyat Fakültesi. 1. Doğada bulunan birçok bileşikte imidazol halkası bulunur. cereus ve E. Salmonella typhimurium ATCC 14028. Ziya Erdem KOÇ1.3 diazol) önemlidir. ciprofloxacin.edu. anti-viral etkilerinin ortaya çıkması ile farmokolojik alanda önemli bir yere sahip oldukları belirlenmiştir Bu çalışmada. Ahmet COŞKUN2. Staphylococcus aureus ATCC 25923. disk diffüzyon yöntemi ile 11 adet standart suş (Streptococcus salivarius RSHE 605. coli’ dir. uçucu yağ. en dayanıklı bakteriler ise S. Klebsiella pneumoniae NCTC 5049. Kampüs. chloramphenicol. aztreonam ve imipenem antibiyotiklerine karşı duyarlılıkları araştırılmıştır. Kimya Bölümü laboratuarlarında sentezlenen 4-imidazol 1. 50 µg. Fen Bilimleri Enstitüsü. Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerine antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Teucrium polium.edu. Listeria monocytogenesis NCTC 5348. Mehtap AKIN Selçuk Üniversitesi. fenilendiamin PM013 Thymbra spicata L. Uçucu yağa karşı en hassas bakteriler B. Nuriye EKMEKÇİ4 1 Selçuk Üniversitesi. ürik asitte. Streptococcus pneumoniae ATCC 10015. Konya mehtapakin10@yahoo. antimikrobiyal aktivite. Konya ahuysal@selcuk. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Belirlenmesi Hatice TANER SARAÇOĞLU. Uçucu yağa karşı en hassas bakteri B. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. diğer antibiyotiklerin büyük çoğunluğuna duyarlı olduğu gözlenmiştir. Histidin kalıntısı içeren birçok enzim vardır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mustafa Onur ALADAĞ3. İmidazol doğal halkadır. Streptococcus mutans RSHE 676. . İmidazol. Konya htaner@selcuk. Fen Edebiyat Fakültesi.2 fenilendiamin DMSO’de (dimetyl sulfoxide) çözülmüş sonra her bir diskte 10 µg. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: imidazol. Escherichia coli ATCC 25922. mikrodilüsyon PM014 Teucrium polium L.tr Bu araştırmada. hidantoin gibi ilaçlarda.19. 4-imidazol NO2-1. Hatice TANER SARAÇOĞLU Selçuk Üniversitesi. 42075. Staphylococcus aureus ATCC 6538. İmidazol halkası bulunan bu üç adet maddenin standart suşlara çok az etkili olduğu ve suşların genellikle dirençli olduğu tespit edilmiştir. yarı-eksojen bir amino asit olan histidinde. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Anahtar Kelimeler: Thymbra spicata. Teucrium polium bitkisine ait uçucu yağın mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579. uçucu yağ. Biyoloji Bölümü. aureus ve S. Meram. vancomysin.

Enterobacter amnigenus.19. (hatmi çiçeği). Quercus coccifera. Belirtilen bitkilerin antimikrobiyal etkisi disk difüzyon metoduna göre. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerinde denenmiştir. Artemisia abrotanum L. Pinus pinea “Fıstık çamı” (Pinecae). uçucu yağ. Aksu Çayı’nda. mikrodilüsyon PM 016 Ticari Olarak Satılan Bazı Bitki Preparatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Nurcihan HACIOĞLU. Cupressus sempervirens. mikroorganizma PM017 Kahramanmaraş Yöresindeki Bazı Orman Ağaçlarının Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri Metin DIĞRAK. en dayanıklı bakteri ise E. Pinus pinea. Calendula officinalis L. Çalışmada kullanılan tüm bitki ekstraktları test mikroorganizmalarının gelişimlerini farklı oranlarda etkilemiştir. Elde edilen veriler. Hacı Mustafa Köy’ünde (Sır barajı). Rhus coriaria L. (kırmızı kantaron). Kahramanmaraş Atatürk Parkı’nda. Proteus vulgaris ATCC 8427. Momordica charantia L. Pinus brutia. Althaca officinalis L. Thuja orientalis. Pinus pinea.com Bu araştırmada. Humulus lupulus L. (köpek üzümü). Bacillus megaterium. Kahramanmaraş mdigrak@ksu. Pinus pinea. (şerbetçi otu) bitkilerinin antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır. (melekotu). Pseudomonas aeruginosa. Konya mehtapakin10@yahoo. Anahtar Kelimeler: ağabeyes cilicica. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. (alman papatyası). Pinus nigra. Sahharomyces cerevisiae. Staphlococcus aureus. Melisa officinalis ekstresi ise Corynebacterium xerosis CCM 2824 bakterisine karşı gösterdiği 17 mm’lik inhibisyon zonu ile çalışılan materyaller arasında en yüksek inhibisyon zonu oluşturan bitki olmuştur. bitki.edu. (sinameki). Bu bitkilerden hazırlanan etanol ekstreleri hazırlanarak disk difüzyon yöntemiyle Bacillus cereus ATCC 7064. Bununla beraber Cassia senna. (oğulotu). Thuja orientalis. Bacillus cereus.com Bu çalışmada aktarlarda satılan ticari bitkilerden Salvia officinalis L. Cupressus arizonoica “Yatık servi” (Cupressecae) Karacasu bölgesinde. (kekik). Yersinia lipolytica.n@gmail. Thuja orientalis. 241 . Thuja orientalis “Doğu mazısı” (Cupressecae). Rhodotorula rubra DSM 70403 mayaları üzerinde antimikrobiyal etkileri araştırılmıştır. antimikrobiyal aktivite. TRABZON PM015 Abies cilicica Carr. Quercus coccifera (Meşe). Rhodotorula rubra.tr Bu çalışmada. Biyoloji Bölümü. Mehtap ESEN. Hatice TANER SARAÇOĞLU Selçuk Üniversitesi. Escherichia coli mikroorganizmaları üzerinde test edilmiştir. Juniperus oxicedrus (Ardıç). Fen Edebiyat Fakültesi. Çanakkale Nurcihan. Humulus lupulus. Pinus pinea türlerinin antimikrobiyal etkileri araştırılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. Klebsiella pneumoniae. Achillea millefolium bitki ekstraktlarının antimikrobiyal etkilerinin mukayese antibiyotiklerine kıyasla daha düşük olduğu saptanmıştır. Türkoğlu’nda. Uçucu Yağının Antibakteriyal Etkisinin Araştırılması Mehtap AKIN. (kara pelin). Uçucu yağa karşı en hassas bakteri B. (aynisafa). Thuja orientalis. Pinus pinea. Kapıçam bölgesinde. (civanperçemi). Centaurium erythraea L. Cupressus sempervirens “Servi”. Melisa officinalis L. (sumak). Nerium oleander (Zakkum). Centaurium erythraea bitki ekstraktı ise tüm mikroorganizma kültürlerin karşı en yüksek antagonisik etkiye sahiptir. Solanum nigrum L. Bu çalışma ileri seviyede yapılacak olan çalışmalara öncülük edecektir. Nurcan ERBİL Kahramanmaraş Sütçü imam Üniversitesi. Angelica silvestris L. coli’ dir. Cedrus libani (Lübnan sediri). Başaran DÜLGER Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Salmonella typhimurium ATCC 14028. Candida albicans. Staphylococcus aureus ATCC 25923. Pınarbaşı’nda. Escherichia coli ATCC 11230. (kudret narı). etnobotanik özellikleri bakımından yüzyıllardır kullanılmalarının yanında yüksek antimikrobiyal etkilerinin gözlenmesi nedeniyle bitki preparatlarının daha detaylı çalışılarak farmakolojik ve biyokimyasal analizlerle etken maddelerinin tanımlanması ve etki mekanizmasının araştırılmasının önemli olacağını ortaya koymaktadır. Pseudomonas putida. Fen Edebiyat Fakültesi. Thymus vulgaris L. cereus. Anthemis nobilis L. Anahtar Kelimeler: Antimikrobiyal aktivite. (adaçayı). Biyoloji Bölümü. Thuja orientalis. Corynebacterium xerosis CCM 2824. Biyoloji Bölümü. Staphylococcus aureus ATCC 6538P bakterileri ve Kluyveromyces fragilis ATCC 8608. Achillea millefolium L. Cassia senna L. Abies cilicica bitkisine ait uçucu yağ mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579.

coli bakterisinin en dirençli olduğu beta-laktam grubu antibiyotiklerin Cefotaxime. Juniperus oxicedrus (yaprak). Juniperus oxicedrus. N Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU1. Bu çalışma. Ege Üniversitesi.88). Zeliha DEMİREL1. Bu çalışma sonuçlarına göre. coli (O157:H7) RSSK 232) ve bir maya türüne (Candida albicans ATCC 10239) karşı yapılmıştır.19. Juniperus oxicedrus. Kuru materyalden Clevenger aparatı ile su buharı distilasyonu yapılarak uçucu yağ ve soxhlet aparatı kullanılarak da metanol. Farmasötik Mikrobiyoloji Bölümü. Nerium oleander. Biyoloji Bölümü. TRABZON Araştırma sonucunda. Antimikrobiyal testler disk difüzyon yöntemi ile Ege Üniversitesi. Salda Gölü. uçucu yağ bileşenleri GC ve GC/MS kullanılarak incelenmiş ve 7 bileşik (toplam bileşenlerin % 92.’ nin Uçucu Yağı ve Ekstrelerinin Antimikrobiyal Aktivitesi Güven ÖZDEMİR1. Anahtar Kelimeler: Chlorella . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.17) olduğu tespit edilmiştir. antimikrobiyal aktivite 242 . aureus ATCC 43300.21’ i) tanımlanmıştır.58) olarak sıralandığı belirlenmiştir. Klinik örneklerden izole edilen ve teşhisi yapılan E. 35100. hemorrhagic E. kloroform.com Bu çalışmada. Chlorella daha ileri çalışmalarla bir farmasötik olarak dikkate alınabileceği belirlenen bir mikro algdir. Fen Fakültesi. Cupressus sempervirens (yaprak. antimikrobiyal aktivite PM 018 Kahraman Maraş’taki Kliniklere Başvuran Hastalardan İzole Edilen Escherichia coli’nin Beta-Laktam Grubu Antibiyotiklere Karşı Direnç Gelişimi Fadime TOPÇAL. Pinus pinea (gövde. iki spesifik patojen (methicillin . Pinus brutia (gövde).35) ve Cefoperazone (% 66.oxacillin resistant S. 3 ve 6 mg/disk konsantrasyonlarında dikkate değer bir antimikrobiyal etki göstermişlerdir. 35100.’ nin aseton. Mikroalg Kültür Koleksiyonu’ ndan elde edilen ve yeşil bir mikroalg olan Chlorella sp. Ceftriaxone (%79. Eczacılık Fakültesi. meyve). Anahtar Kelimeler: Escherichia coli.5. Pinus nigra. Cefoperozone+Sulbactam (% 57. ekstre. beta laktam antibiyotikleri. Biyomühendislik Bölümü.coli’nin direnç kazanımının Ceftazidime (% 91. meyve). coli suşlarına karşı en duyarlı beta-laktam antibiyotiklerinin Sulbactam+Ampicilin ve İmipenem (% 55.edu. Anahtar Kelimeler: Pinus brutia.tr Chlorella sp. Chlorella sp. Nitrik asit. Cedrus libani. Türkiye) uçucu yağındaki bileşenlerin belirlenmesi ve çeşitli çözücüler kullanılarak elde edilen ekstrelerinin antimikrobiyal aktivitelerini araştırmak amacıyla yapılmıştır. 35100. İzmir guven.ozdemir@ege. Chlorella sp. Fethiye Ferda YILMAZ KÖZ2. Piperacilin (%88.23). Kahramanmaraş asteroidea_ela@mynet. Thuja orientalis.17). Cefuroxime ve Ampicilin (98. Biyoloji Bölümü.11) ve fitol (% 29.52) olduğu tespit edilmiştir. etanol. yüksek protein içeriği ve diğer temel besin öğelerinden ötürü uzun zamandır bilinen iyi bir besin ve enerji kaynağıdır. Bununla birlikte uçucu yağı test edilen konsantrasyonlarda antimikrobiyal etkiye sahip değildir. aseton. optimum laboratuar koşulları altında kültüre edilmiş ve hücreler kültürden toplandıktan sonra saklanmak üzere liyofilize edilerek kurutulmuştur. İzmir 3 Ege Üniversitesi. Mühendislik Fakültesi. Çalışmada kullanılan diğer antibiyotiklere karşı E. E. diklorometan ve hekzan ekstreleri hazırlanmıştır. Biyoloji Bölümü.84) major bileşenler olarak saptanmıştır. Bu amaçla Kahraman Maraş’taki kliniklere çeşitli rahatsızlıklar nedeniyle başvuran hastalara ait 68 klinik örneği alınmıştır. Biyoloji Bölümü.’ nin (Ege-MACC-1. 2-metilpropil ester (% 51. İzmir 2 Ege Üniversitesi. direnç PM 019 Chlorella sp. Meltem CONK DALAY3 1 Ege Üniversitesi. Ceftizoxime (%70. Quercus coccifera. Chlorella sp. hekzan ve diklorometan ekstreleri 1.41). Fen Fakültesi. Thuja orientalis (yaprak) uçucu yağlarının daha güçlü antimikrobiyal özellik gösterdiği tespit edilmiştir. infeksiyon hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı antibiyotiklere karşı Escherichia coli’nin göstermiş olduğu duyarlılık ve direnç durumları incelenmiştir. Pinus pinea. Metin DIĞRAK Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. uçucu bileşenler. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’ ndan temin edilen on bakteri. Fen Edebiyat Fakültesi. Cupressus arizonoica. Bununla birlikte. Zelal AKSOY. uçucu yağ.

Fen Edebiyat Fakültesi. campestris.81. Adana fmatyar@cu.4’ü kadmiyuma. sediment izolatlarında bu oran sırasıyla %88. %83. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Kimya Bölümü. glabrata. B. Eskişehir bkunduh@gmail. Bu bakterilerin 4 farklı ağır metale dirençlilikleri araştırılmıştır (kadmiyum. Sadık DİNÇER2 1 Çukurova Üniversitesi. %36. Denenen 7 yeni sentezlenmiş schiff bazın mikroorganizmalar üzerindeki inhibe edici (MİK.81 . Bilindiği gibi mikroorganizmalar hayatta kalmak için farklı şartlara uyum sağlama ve dirençlilik geliştirme yeteneğindedirler. Fen Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: dirençlilik Bakteri. S. Standart E. L. Kamuran GÖRGÜN2 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi.8. typhimurium. ağır metal.7 si bakıra. C. aeruginosa. Biyoloji Bölümü. Sevil PİLATİN1. Fen ve Teknoloji Eğitimi Bölümü. Anahtar Kelimeler : benzothioazole. Bu çalışmada İskenderun Körfezi M/V Ulla batığı çevresinden alınan su ve sediment örneklerinden izole edilen Gr(-) bakterilerin ağır metal dirençlilikleri araştırılarak bu bakterilerin tür bazında identifikasyonunun yapılması amaçlanmıştır. X. E. aureus.edu. krom ve kurşun ).1’i kroma ve %8. Bu amaçla izole edilip ağır metal dirençliliği araştırılan bakterilerin adı geçen ağır metallere karşı farklı oranda tolerans gösterdikleri saptanmıştır. mayalar için amphotericine kullanılmıştır. P. Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi.1000 µg/ml arasında değişmiştir. TRABZON PM 020 Yeni Sentezlenmiş Benzothioazole Türevi Schiff Bazlarının Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Buket KUNDUHOĞLU1. % 4. 01330. Osman GÜLNAZ1. Balcalı. Fen Edebiyat Fakültesi. 01330. Adana 2 Çukurova Üniversitesi. Ayşenur KAYA2. Handan SAKARYA2. Standart test antibiyotiği olarak bakteriler için gentamycine. C. S.125 µg/ml ve 7. faecium. epidermidis bakterileri ve C.2 si kurşuna dirençlilik gösterirken. Maddelerin kullanılan test bakterileri üzerindeki statik ve sidal konsantrasyonları sırasıyla 7.250 µg/ml olmuş ve denenen 7 maddenin özellikle mayalar üzerinde düşük konsantrasyonlarda statik ve sidal etkili olduğu tesbit edilmiştir. Eğitim Fakültesi.tr 2004 Eylül ayında İskenderun Körfezi sularına gömülen M/V Ulla kuru yük gemisinin çevreye verdiği zarar ve doğuracağı sonuçlar hala tartışılmaktadır. minimum sidal konsantrasyon) mikrodilüsyon broth yöntemiyle belirlenmiştir. coli.3. coli K-12 suşu ile karşılaştırıldığında su izolatlarının % 69. bakır. utilis mayaları kullanılmıştır. albicans. aerogenes. 243 .5 .5 olmuştur. Bu amaçla gemi batığı çevresinden alınan su ve sediment örneklerinden toplam 139 adet Gr()bakteri izole edilmiş (sırasıyla 49 ve 90 adet). Minimum inhibe edici konsantrasyon) ve sidal konsantrasyonları (MSK. antifungal ajan olarak kullanım potansiyelleri bulunmaktadır. subtilis. yapılacak toksisite mutajenite ve diğer tamamlayıcı testler sonrasında. Test edilen yeni sentezlenmiş maddelerin. vulgaris. monocytogenes. Bu da insan patojeni bakterilerle mücadeleyi zorlaştırmaktadır.19. %17. P. E. MIC Antimikrobiyal aktivite. S. % 15.com Yeni sentezlenmiş Benzothioazole türevi schiff bazlarının antimikrobiyal aktivitelerini belirlemek üzere E. Balcalı. Test mayaları için MİK ve MSK değerleri sırasıyla 7.9. Biyoloji Bölümü. PM 021 İskenderun Körfezi M/V Ulla Batığı Çevresinden İzole Edilen Gr(-) Bakterilerin İdentifikasyonu ve Ağır Metal Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1.81-1000 µg/ml ve 62.

Bu özelliklerinden dolayı bir geçiş formu olarak son yıllarda bu canlılar üzerindeki çalışmalar artmıştır. GC/MS analizleri gerçekleştirilmiştir. cymene (%5. Atila YANIKOĞLU1. B. Güven ÖZDEMİR1. Origanum bilgeri uçucu yağı Gram(+) ve Gram(-) bakteriler dahil birçok bakteriye karşı güçlü bir antimikrobiyal aktivite göstermiştir. Yapılan çalışmalarda siyanobakterilerin antibakteriyel. coli (O157:H7) RSSK 232) ve bir maya türünün (Candida albicans ATCC 10239) de yeraldığı çeşitli organizmalar (Bacillus subtilis ATCC 6633.35) ve borneol (%2. F. İzmir emineicyuz@yahoo.’in Antimikrobiyal ve Antifungal Aktivitesinin Araştırılması Emine İÇYÜZ1. Escherichia coli ATCC 29908) üzerinde test edilmiştir. Pseudanabaena sp. BG 11 (Blue-Green Medium) ortamında optimum koşullarda üretildikten sonra liyofilize edilerek saklanmış ve Sokslet ekstraktöründe çözgen ekstreleri hazırlanmıştır. TRABZON PM022 Denizli Sarayköy’de Bulunan Termal Su Kaynağından İzole Edilen Siyanobakteri Pseudanabaena sp. Biyoloji Bölümü. Ekstrelerin antimikrobiyal aktiviteleri disk diffüzyon yöntemi ile iki spesifik patojen (metisilin-oksasilin dirençli S. cereus ATCC 7064. antifungal. Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. Antalya 2 Akdeniz Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Farmasötik Mikrobiyoloji AD. Minimum Inhibitör Konsantrasyon Testi (MIC) ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyon Testi (MBC) uygulanmıştır. Biyomühendislik Fakültesi. Bu çalışma endemik bir tür olan Origanum bilgeri türüne ait antimikrobiyal aktivitenin tespit edildiği ilk rapordur.38). epidermidis ATCC 12228. Major bileşeni carvacrol (%83) olmakla birlikte.edu. Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853. Uçucu yağın antimikrobiyal aktivitesini test etmek amacıyla Disk Difüzyon Metodu. Antalya ekose@akdeniz. fotosentez yapabildiği için alglere ve yüksek bitkilere çok benzemekle beraber hücre bölünme mekanizması nedeniyle günümüzde Bacteria domaininde değerlendirilmektedir. hemorajik E. Proteus vulgaris ATCC 6897. Origanum. antimikrobiyal. İzmir 3 Ege Üniversitesi. Eczacılık Fakültesi. İzmir 2 Ege Üniversitesi. ekstre. S. Meltem CONK DALAY3 1 Ege Üniversitesi. Çalıştığımız türde de görüldüğü gibi siyanobakteriler çok çeşitli ortam ve koşullarda üreyebilen canlılardır. Kampus. Kampus. Biyoloji Bölümü.20) diğer bileşenler olarak bulunmuştur. Siyanobakteriler klorofil a ve diğer pigmentleri içerdiği. Tıp Fakültesi. Sarayköy de bulunan termal su kaynağından izole edilen bir siyanobakteri olan Pseudanabaena sp. Ayrıca kontrol olarak denenen antibiyotik grubuna göre daha yüksek antimikrobiyal aktivite sergilemiştir. Origanum bilgeri türünün uçucu yağı su distilasyon metodu ile elde edilmiştir ve uçucu yağın kimyasal içeriğini tespit etmek amacıyla GS-MS analizi uygulanmıştır. terpinene (%4. Gözde ÖNGÜT2 1 Akdeniz Üniversitesi.tr Bu çalışma endemik Origanum bilgeri türünün antimikrobiyal aktivitesini test etmek amacıyla yapılmıştır. Ayrıca Klevenger cihazında hidrodistilasyon ile uçucu bileşikleri ekstrakte edilmiş ve GC. uçucu bileşik PM 023 Origanum bilgeri Türüne ait Uçucu Yağın Kimyasal İçeriği ve in Vitro Antimikrobiyal Aktivitesi Elif ODABAŞ KÖSE1. Fen-Edebiyat Fakültesi. Staphylococcus aureus ATCC 6538-p. Biyoloji Bölümü.19. Anahtar Kelimeler: Uçucu yağ.. Pseudanabaena sp.com Bu çalışmada Denizli. Salmonella typhimurium CCM 5445. aureus ATCC 43300. türleri Oscillatoria gibi ipliksi Anabaena gibi gaz vezikülü içeren bir Siyanobakteri`dir. Hücrelerindeki ince murein yapısı ile gram negatif bakterilere benzerler. E. Anahtar Kelimeler: Pseudanabaena sp. Zeliha DEMİREL1. antimikrobiyal aktivite. Lamiaceae. antifungal ve antioksidan etkilerinin yanında toksik etkili olanlarıda bulunmaktadır. Ferda Yılmaz KÖZ2. Mühendislik Fakültesi. aerogenes ATCC 13048. Streptococcus faecalis ATCC 8043.`nin çeşitli çözgen ekstreleri ve uçucu bileşenlerinde antimikrobiyal ve antifungal aktivitesi araştırılmıştır. GS-MS 244 . Fen Fakültesi.

Kinetik salım parametreleri olan n ve k hesaplanarak. albicans ile etkileşimleri in-vitro süspansiyon ortamında incelendi. Niğde gycelik@nigde.tr Bu çalışmada Konya yöresinden toplanan Agrimonia sp. Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853.B. S. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Uçucu yağ.. Ankara mpulat@gazi.tr Serbest radikal kopolimerleşmesi yöntemi ile hazırlanan poli(akrilamid-ko-itakonik asit). uçucu yağının test bakterileri üzerindeki inhibisyon etkisi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Pulat M. Rodriguez. Flukonazol içermeyen PAAmIA ve PAAIA hidrojel diskleri C.. Bacillus subtilis RSKK 244.0 koşullarında PAAmIA hidrojelinin PAAIA hidrojelinden daha çok şiştiği belirlendi [1]. standart antibiyotiklerin test bakterileri üzerindeki inhibisyon etkisi ile karşılaştırılmıştır. uçucu yağının yüksek düzeyde antimikrobiyal etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.0. Kampus. 4. Kimya Bölüm. Fen-Edebiyat Fakültesi. TRABZON PM 024 Polimerik Hidrojellerinin Flukonazol Salım Davranışları ve Mikrobiyal Etkileşimlerinin İncelenmesi Mehlika PULAT Gazi Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Hidrojellerin morfolojik yapısı SEM incelemeleri ile karşılaştırmalı olarak değerlendirildi ve PAAmIA hidrojeline göre daha az şişme değerine sahip olan PAAIA hidrojelinin daha az gözenekli bir yapıda olduğu saptandı. Streptococcus mutans CNCT 8177. Salmonella 21. Advanced Drug Delivery Review. Anahtar Kelimeler: Flukonazol. Journal of Applied Polymer Science. Candida albicans (C. 11:137 (1993). L. I. ABDULLAH2 1 Niğde Üniversitesi.. uçucu yağlarının test bakterileri üzerinde inhibisyon etkisine rastlanmamıştır. 51200.. Çalışmada. M. Knuth.B. C. Niğde 2 Niğde Üniversitesi. Thymus sp uçucu yağının çalışılan test bakterileri için MİK değerinin % 0. Fen-Edebiyat Fakültesi. albicans üremesini bir miktar engellediği ancak bu düşüşün etkili bir düzeye inemediği. 11:169-177 (1993). Flukonazolü daha hızlı saldığı belirlenen PAAmIA hidrojelinin Fickian tipi difüzyon gösterdiği saptandı. 37ºC ve pH=4. Shigella sonnei RSKK 877..Journal of Applied Polymer Science.. Her iki hidrojelde de ilk saatlerde terapötik değere ulaşıldı [2-4]. antimikrobiyal aktivite. Flukonazol tutuklu PAAmIA ve PAAIA hidrojellerin ise C. Thymus sp.. Meysun İ. Robinson. (PAAmIA) ve poli (akrilik asit-ko-itakonik asit). Bacillus megatrium RSKK 5117. megatrium RSKK 5117.5 mm ve üzeri inhibisyon zonu gösterdiği 4 test bakterisi (B. (PAAIA) hidrojellerinin şişme davranışları zaman. subtilis RSKK 244. E. Pseudomonas aeruginosa ATCC 29212. Thymus sp. uçucu yağının test bakterileri üzerinde farklı zon çapları ile inhibisyon etkisi tespit edilmiştir. Yersinia enterocolitica ATCC 1501. Veronica sp..3 test bakterileri üzerinde antimikrobiyal aktiviteleri araştırılmıştır. Gökçen YUVALI ÇELİK1. 37ºC koşullarındaki serbestleşmesi UV spektrofotometresi ile takip edildi. bitkilerine ait uçucu yağların Staphylococcus aureus ATCC 25923.8) olduğu tespit edilmiştir. 102:5994 (2006) 2. B. Kampus. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Thymus sp. Ayrıca uçucu yağların kompozisyonları GC-MS analizi yapılarak belirlenmiştir. aureus ATCC 25923. Katime. Amiji. Bacillus cereus RSKK 863. 90:530 (2003). ve Veronica sp. albicans) tedavisinde etkili bir şekilde kullanılmakta olan Flukonazole. Bu araştırmada disk diffüzyon yöntemi uygulanarak bu uçucu yağlardan Agrimonia sp. Thymus sp. sıcaklık ve pH değişkenlerine göre incelendi. uçucu yağının disk diffüzyon yönteminde 25. Kaynaklar: 1. 51200.. PAAmIA ve PAAIA hidrojellerine üretim sırasında tutuklandı ve pH = 4. Flukonazol tutuklu hidrojellerin C.edu. akrilik asit. albicans.19. itakonik asit. Peppas. 3.8’e eşit ve/veya düşük (MİK≤% 0. Advanced Drug Delivery Review. ve Thymus sp. mutans CNCT 8177 ) seçilmiş ve Thymus sp uçucu yağının seçilen test bakterileri üzerinde agar dilüsyon metodu ile Minimum İnhibitör Konsantrasyonu (MİK) belirlenmiştir. Ekşi H. Escherichia coli ATCC 35218. K. albicans üremesini hemen hemen sıfıra indirdiği belirlendi. Teknikokullar.edu. akrilamid PM 025 Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktivitesi ve Kompozisyonu Ebru ÇELİK1. J. S. GC-MS 245 .

2’si Kluyvera cryocrescens. bunun yanı sıra sanayi atıklarının da göle deşarjı. Comamonas testosteroni olarak adlandırılmıştır. Göl çevresinde yerleşimin yaygınlaşması ile göle boşaltılan evsel atıkların artması. Fe. Achillea millefolium oldukları bulunmuştur. Penisilin G 10 Ünite (PG). Sevan Gürün. sağlık açısından önemli bir tehlike oluşturmaktadır. Küçükçekmece Gölü taşıdığı kirlilik yükleri açısından önemli bir doğal lagün sistemidir. Demir (Fe). Biyoloji Bölümü. kloroform ve aseton ekstraktları kullanılmış ve bu ekstraktların hem H. antioksidant PM 027 Küçükçekmece Gölü’nden İzole Edilen Bakterilerin Ağır Metal ve Antibiyotik Dirençlerinin İncelenmesi Ayten KİMİRAN ERDEM. 2’si Providencia stuarti. doğadaki çeşitli toksik kirleticilerin izlenmesinde yarar sağlayacaktır. 5’i Providencia alcalifaciens. Streptomisin 10 µg (S).5 g/100 ml. 246 . Pimpinella anisum ve Acorus calamus.004-0. Özellikle çoklu antibiyotik direnci (ÇAD) gösteren bakterilerin belirgin ölçüde artması. Kloramfenikol 10 µg (C). 7. 0. E. Erzurum ayseaydan@yahoo. Fen Edebiyat Fakültesi. 6’sı Citrobacter freundii. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. 19. Cd. Achillea millefolium. Krom (Cr) ve Nikel (Ni)] ve antibiyotiklere [Ampisilin 10 µg (AP). 1. Su. Pylori’ye karşı en etkili iki türün. Providencia rettgeri. Acorus calamus. 7’si Citrobacter amalonaticus. 3’ü Klebsiella oxytoca. 6’sı Proteus vulgaris. 0. Yersinia enterocolitica. Amikasin 30 µg (AK). Antibiyotik direncinin ağır metal direncine göre daha düşük olması göldeki endüstriyel kirliliğin fekal kaynaklı kirlenmeye oranla daha yüksek olduğunu göstermektedir. Enterobacter sakazakii. Ömer ALTUN İstanbul Üniversitesi. 2’si Enterobacter agglomerans. Kobalt (Co). Eritromisin 15 µg (E). Bu bakterilerden 24’ü Escherichia coli. PG. çözücüler kullanılarak ekstrakte edilmiştir. su. tiyosiyanat yöntemi ile antioksidant özellikleri belirlenmiştir.25 g/100 ml.125-0. H.25 g/100 ml. bitki ekstraktı.19. Diğer taraftan bitkilerin aseton ekstraktlarının Carum carvi türü hariç antioksidat özellikte oldukları. Co. Kluyvera ascorbata. Nalidiksik asit 30 µg (NA) ve Vankomisin 30 µg (VA)] karşı dirençleri incelenmiştir. Antimikrobiyal aktivite bakımından etkili bulunan ekstraktların. etanol ve kloroform ekstraktlarına göre daha yüksek antimikrobiyal aktivite gösterdiği belirlenmiştir. 2’si Rahnella aquaticus ve geri kalanlar ise. Antibiyotik duyarlılık testinde ise incelenen tüm bakterilerin AK . 13.14’ü Citrobacter diversus. agardiffüzyon yöntemi kullanılarak incelenmiştir. bir yıl boyunca mevsimsel olarak su örnekleri alınmış ve izole edilen Gram negatif bakteriler rutin bakteriyolojik yöntemler ile tanımlanmıştır. 5’i Enterobacter cloacea. ve oranında dirençli oldukları belirlenmiştir. 6’sı Serratia odorifera. 13. 25240. Cr ve Ni için Minimum inhibitör konsantrasyonu (MİK) değerleri sırasıyla 0. VA. 5. Sonuç olarak aseton ekstraktlarının.com Bu çalışmanın temelini. Acorus calamus.002-0. Bu bakterilere karşı Cu. K. C. Gentamisin 10 µg (GM). Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU.0160. Bu amaçla çalışmamızda Küçükçekmece Gölü’nden izole edilen Gram negatif bakterilerin ağır metal ve antibiyotik duyarlılıkları incelenmiştir. antimikrobiyal. TRABZON PM 026 Bazı Şifalı Bitkilerin Helicobacter pylori’nin invitro Üremesi Üzerine Etkileri ve Antioksidant Özellikleri Ayşe Aydan KARA Atatürk Üniversitesi.com Küçükçekmece Gölü ve çevresi rekreasyon amacı ile kullanılan bir bölgedir. etanol. GM.063 g/100 ml olarak saptanmıştır. Kadmiyum (Cd). Acorus calamus.008-0. Fen Fakültesi.5 g/100 ml ve 0. 8. in-vitro.AP. Antibiyotik duyarlılık deneyleri Kirby-Bauer disk difüzyon metodu ile ağır metal tuzlarına karşı duyarlılık deneyleri ise mikrodilüsyon tekniği ile yapılmıştır. Biyoloji Bölümü. ve antibiyotiklerine sırası ile % 38. pylori hemde diğer test mikroorganizmaları üzerindeki etkileri. Doğal su sistemlerinde mikrobiyolojik kirlilik etkeni mikroorganizmaların yanı sıra bunların antibiyotik ve ağır metal dirençleri de belirlenmelidir. Bu amaçla 20 bitki türüne ait farklı kısımlar. Vezneciler. 3. Bu bakterilerin ağır metallere [Bakır (Cu). Edwardsiella hoshinae. 2. bazı şifalı bitkilerin Helicobacter pylori’nin in vitro üremesine etkileri ile onların antimikrobiyal ve antioksidant potansiyellerinin belirlenmesi oluşturmaktadır. S. Bu çalışma sonucunda Enterobacteriaceae ailesinde yer alan 90 Gram negatif bakteri izole edilmiştir. Bakterilerin farklı toksik metallere karşı dirençlerinin tespiti. 0. etanol. Çalışmada Küçükçekmece Gölü’nde dokuz farklı istasyondan. kloroform ve aseton ekstraktları bakımından.016 g/100 ml. 0. İstanbul aytenkimiran@yahoo.008-0. sırasıyla Capsellbursa pastoris. Anahtar Kelimeler: Helicobacter pylori. Bitkilerin su. Çinko (Zn). Biyoloji Bölümü. NA.Kanamisin 30 µg (K). bu organizmalardan kaynaklanan hastalıkların ilaçla tedavisini güçleştirmektedir. 0. Carum carvi türünün ise prooksidant aktiviteye sahip olduğu bulunmuştur. Zn. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.0032 g/100 ml.008-0.

Staphylococcus aureus ve Candida albicans’ a karşı iyi derecede (MIC 12. araminensis ve S. Aspergillus niger. Araştırmacılar bitki kaynaklarından elde edilen yeni antimikrobiyal maddelerin bulunması için araştırmalarını sürdürmektedir.19. antifungal. pulvinik asit lobarik asit usnik asit antimikrobiyal aktiviteleri belirlenen asitlerden bazılarıdır. Xanthoria elegans. Ali ASLAN3 1 İstanbul Üniversitesi. aucheri var aucheri Metanol Ekstrelerinin HPLC Analizleri ve Antimikrobiyal Aktivitesinin Araştırılması Tülin AŞKUN1. Candida albicans. ve S. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı.10145. Esra SOLMAZ1 1 Balıkesir Üniversitesi. Daha önceki çalışmamızda likenlerin Lejyoner hastalık etkeni bakterilerin üremesini engellediği saptanmıştır. İstanbul 2 İstanbul Üniversitesi.3 mg/ml). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Salvia Lamiaceae familyasının en büyük genuslarından biridir. dünyada ve ülkemizde çok eski zamanlardan beri hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Peltigara polydactyla.aramiensis ise Proteus vulgaris. Erzurum nihaldogruoz@gmail. Bakteriler üzerinde etkileri olan antimikrobiyal maddelere karşı direncin giderek arttığı bilinmektedir. Vezneciler. Anahtar Kelimeler : antibiyotik PM 028 S. Likenlerin antimikrobiyal aktivite özelliğinin. Fen Edebiyat Fakültesi. Xanthoria elegans. Likenler. Mycobacterium tuberculosis için BBL MGIT Mycobacteria Growth Indicator Tube kullanıldı. Bitki ekstraktlarının. Fen-Edebiyat Fakültesi. GülendamTÜMEN1. Escherichia coli. Lecanora muralis ) su ve etanol ekstraktlarının antibakteriyal 247 . HPLC PM 029 Bazı Liken Türlerinin Antimikrobiyal Aktiviteleri Nihal DOĞRUÖZ1. Biyoloji Bölümü. mantar ve alglerin simbiyotik yaşamları sonucu oluşan bitkilerdir. çevresel bakteri suşlarının antibiyotik ve ağır metallere karşı olan duyarlılıklarının test edilmesi. Aspergillus flavus. Bu çalışmada Artvin. f. Bu genusun 89 türü ve 94 taksonu Türkiye’de bulunmaktadır. Cetrelia olivetorum.com Tıbbi açıdan önemi olan bitkiler. Vezneciler. Biyoloji Bölümü. Zuhal ZEYBEK1. Peltigara praetextata. İstanbul 3 Atatürk Üniversitesi. ochraceus ve Fusarium proliferatum’a karşı iyi derecede (MIC 12. Çalışmamızda Salvia aramiensis Rech. 10145. fungi. Biyoloji Bölümü. antitüberküloz aktiviteleri incelendi. Kimya Bölümü. Ahmet KARAHAN2. Salvia için endemizm oranı %55’tir. epidemiyolojik çalışmalara ve toksik kirleticilerin etkilerinin belirlenmesine yardımı olacaktır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ali KARAGÖZ2. Mikro dilusyon broth tekniği kullanılarak yapılan deneme sonuçları spektrometrede okundu. aucheri metanol ekstrelerinin antibakteriyal. Proteus vulgaris. hastalıkların tedavisinde de kullanılır. Metanol ekstrelerinin HPLC analizi sonuçları ile antimikrobial aktivite arasındaki ilişki tartışıldı.5 mg/ml) antimikrobial aktivite gösterdi. Sonuç olarak. ortamın bu ağır metallerce kirlendiği sonucunu ortaya koymaktadır. bakteri. fisodik asit. Biyoloji Bölümü. Bacillus cereus’ a karşı en iyi derecede (MIC 6. Anahtar Kelimeler : Salvia. Salvia genusu dünyada yaklaşık 900 tür içerir ve bu türler kozmopolit dağılım gösterirler. Balıkesir taskun@balikesir. S. Bunlardan 49 tanesi endemiktir. TRABZON Özellikle Fe ve Cr gibi ağır metallere karşı gözlenen direnç. Sabourod Dekstroz Broth kullanıldı. Salvia aucheri subsp aucheri. Xanthoparmelia tinctina.5 mg/ml) ve Klebsiella pneumonia’ ye karşı orta derecede (MIC 25 mg/ml) aktivite gösterdi. Bacillus cereus. Aspergillus Enterobacter. ağır metal. Günümüzde hava kirliliğinde biyolojik indikatörler olarak kullanıldığı gibi. Bu maddelerin büyük bir kısmı. Protolikesterik asit. Giresun ve Trabzon çevresinden toplanan 11 farklı liken örneğinin (Anaptychia ciliaris. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. Pek çok bitkisel ekstrenin prokaryot ve ökaryotlar üzerinde biyolojik aktivitesinin olduğu bilinmektedir.tr Son zamanlarda bitki ekstrelerinin biyolojik aktiviteleri yoğun bilimsel araştırmaların konusu olmaktadır. Sonuçlar 365 nm dalga boyunda UV okuyucu ile belirlendi. bakteriler üzerine etkilerine ait dünyanın çeşitli yerlerinde çok sayıda çalışma mevcuttur. aucheri Bentham subsp. Umbilicaria vellea. Rhizoplaca melanopthalma. Mycobacterium tuberculosis. bitkilerdeki biyoaktif moleküllerden elde edilmektedir. filamentli funguslar için Saboroud Dekstroz Agar. Staphylococcus aureus.edu. Diğer bakteriler için Nutrient Agar. Ramalina farinacea. Nutrient Broth. Pseudomonas aeruginosa. yapılarındaki çeşitli asitlerden kaynaklandığı bildirilmiştir. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi.

sentezleyip yapılarını spektroskopik yöntemlerle aydınlattığımız organik bileşiklerimize karşı biyolojik aktivitelerinin olup olmadığına bakıldı. PHOhid-2-gchitosan ] Staphyllococcus aureus ATCC25923 ve Eschericha coli ATCC27853 gibi bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri disk difüsyon yöntemine göre tayin edildi. Bu çalışmada kullanılan likenlerin antibakteriyal etkisi kontrol olarak denenen antibiyotiklerin etkisiyle karşılaştırıldığında. Bu ekstraktların Staphylococcus epidermidis ATCC12228 üzerine etkisiz olduğu saptanmıştır. Sercan MERCAN nursens@gazi. biyolojik aktivite PM 031 Sentezlenen Bazı Organik Bileşiklerin Biyolojik Aktivite Çalışmaları Nurşen SARI.6 cm ) ve Bacillus subtilis ATCC 6633 (en yüksek zon çapı 1. Elif LOĞOĞLU. Kitosan (düşük molekül ağırlıklı). coli üzerinde antibakteriyal etkisinin (en yüksek zon çapı 1. PHBV-g-chit-XIV. antibiyotikler bileşikler.6 cm) oranında etkili olduğu gösterilmiştir.tr Bu çalışmada bazı kitosan polimerlerinin [Kitosan (PHO-I). Tobramycin ve cephalothin’in oluşturduğu inhibisyon zon çapları sırasıyla 2cm ve 3.tr Bu çalışmada gram pozitif bakteri olan Staphylococcus aureus ATCC25923 ve gram negatif olan Escherichia coli ATCC 27853 bakterilerine karşı. 67100. Anahtar Kelimeler: Organik antimikrobiyal aktivite. Zonguldak logoglu@gazi. Hülya ARSLAN. Mehmet YILMAZ. Likenlerin etanol ekstraktlarının. su ekstraktlarının % 63’ünün E. Etanol ekstraklarının Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538 (en yüksek zon çapı 1. Ampicillin.5 cm olarak ölçülmüştür. denenen Gram negatif bakterilerin hiçbirinin üremesini engellemediği. Mehtap YAKUT.Bu sentezlenen organik bileşiklerin oluşturduğu zonlar disk difüzyon yöntemi ile belirlenmiştir.5 cm ) olduğu saptanmıştır. Literatürde bulunan bu tür çalışmalarda kitosan polimerlerinin antimikrobiyal aktivitelerinin olduğu gözlenmiştir. zayıf etkili olması nedeniyle. Likenlerin su ekstraktlarının %81’i Gram pozitif Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538 ve Bacillus subtilis ATCC 6633 üzerinde inhibe edici etki ( sırasıyla en yüksek zon çapı 1. Biyoloji Bölümü. Bacillus subtilis ATCC 6633. Anahtar Kelimeler: Kitosan. denenen bakterilerin tedavisinde kullanılamayacağı. Kit-PHO-III. Klebsiella pneumoniae ATCC4352 standart suşları ile 2 çevresel izolat (Aeromonas spp. Buradan yeni ilaç etken maddesi olabilecek kimyasalların geliştirilmesi hedeflenmiştir. Teknikokullar. Fen-Edebiyat Fakültesi. 248 . Ankara 2 Zonguldak KaraElmas Üniversitesi Kimya Bölümü. ancak likenlerde farklı bakterilere etkili maddelerin bulunabileceği düşünülerek geniş spektrumda bakteriler üzerine etkisi araştırılmaya devam edilmektedir. Kimya Bölümü.4 cm ) göstermiştir. Escherichia coli ATCC 25922. antibakteriyal etki PM 030 Bazı Kitosan Polimerlerinin Biyoaktivite Çalışmaları Elif LOĞOĞLU1. Ketoconazole. Pseudomonas aureginosa ATCC 9027. Anahtar Kelimeler: Liken. Sercan MERCAN1 1 Gazi Üniversitesi. Oluşan zon çapları mm olarak ölçülüp sonuçlar literatürde bulunan benzer bileşiklerin sonuçları ile karşılaştırıldı. Chloramphenicol ve Gentamisin gibi antibiyotiklere karşı da aktiviteleri ölçülüp çalışmada kullanılan organik bileşiklerin zon çapları ile karşılaştırılmıştır.edu. Tetracycline. Aynı zamanda bu iki bakterinin Penicilin. Staphylococcus epidermidis ATCC12228 üzerine %36 (en yüksek zon çapı 1. Nutrient Agar besi ortamında bakteriler ile diskler 24 saat inkübe edildi. Kontrol olarak tobramycin ve cephalothin kullanılmıştır. Staphylococcus epidermidis ATCC12228. 06500.19.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.2 cm ) üzerine %27. bu çözeltilerden 50 µL´lik kısmı steril 6 mm çapındaki disklere uygulandı. Polimerlerin belirli konsantrasyonlarda çözeltileri hazırlanıp. TRABZON aktiviteleri agar difüzyon yöntemi kullanılarak Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538.) üzerinde test edilmiştir.1 cm ve 1.

Kimya Bölümü.edu. Bu sentezlenen organik bileşiklerin oluşturduğu zonlar disk difüzyon yöntemi ile tayin edilmiştir. Ketoconazole. DNA dizileme. Tandoğan/Ankara. İstanbul sumeyrasavas@hotmail. REP-PCR. Bu mikroorganizmalar lipid kompozisyonlarıyla. Department of Chemistry 41380 Umuttepe-Kocaeli-Türkiye 3 Ankara Üniversity Fen-Edebiyat fakültesi. 249 . Termofilik bakterilerden elde edilen enzimlerin. 06500 Teknikokullar /ANKARA hturk@gazi. 16S23S rDNA. Sercan MERCAN4 1Gazi Üniversitesi. Elde edilen 10 izolat. biyokimyasal) ve moleküler yöntemlerle (MIS. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Erzurum 5 Yeditepe Üniversitesi.com Biyoteknolojik öneme sahip olan TaqDNA polimeraz enziminin bir termofilik mikroorganizma olan Thermus aquaticus’tan izolasyonu. Biyoloji Bölümü. daha önce bakteri florası ile ilgili hiçbir çalışma yapılmamış. Eğitim Fakültesi. Mehmet YILMAZ2. Sınıf Öğretmenliği Bölümü. koloni morfolojilerine göre ayrılarak. Tülin ÖZBEK4. 16S-23S PCR. fizyolojik. Ampicillin. Kimya bölümü. REP PCR. Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. Mehtap YAKUT3. Bu çalışmada. enerji transdüksiyonlarını ve sitoplazmik membranlarının iyon geçirgenliğini değiştirerek kendilerini ekstrem sıcaklık değerlerine uyumlu hale getirirler. Turkiye 4Gazi Üniversitesi. Fikrettin ŞAHİN5. Fen-Edebiyat Fakültesi. mezofil canlılardan elde edilen enzimlere göre daha yüksek sıcaklıklara dayanıklı olması. bu enzimlerin endüstride çok farklı alanlarda kullanılmasına olanak sağlamıştır. Van 2 Atatürk Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Faculty of Arts and Sciences. Aynı zamanda bu iki bakterinin Penicilin. bilim insanları jeotermal alanlardaki termofilik bakterilerin izolasyonu ve tanılanması için sayısız araştırmalar yapmaktadırlar. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi. Hakan ÖZKAN4 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. DNA Dizileme) karakterize edildi. Elif LOĞOĞLU4.19. MIS. Medine GÜLLÜCE3. termofilik mikroorganizmaların yaşayabildiği çevreler ile bu çevrelerin mikrobial içeriğinin tespitine yönelik araştırmalara büyük bir ivme kazandırmıştır. Biyoloji Öğretmenliği Bölümü Teknikokullar ANKARA 2Kocaeli University. Ahmet ADIGÜZEL2. TRABZON PM 032 Bazı Yeni Sentezlenmiş Organik Bileşiklerin Antimikrobiyal Aktivite Çalışmaları Hikmet KATIRCIOĞLU1. Fen Edebiyat Fakültesi. yerden çıkış sıcaklığı 70°C olan Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) kaplıca suyundan termofilik bakterilerin izolasyonu ile bu izolatların fenotipik ve genotipik yöntemlerle karakterizasyonu amaçlanmıştır. Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Eğitim Fakültesi. Erzurum 4 Refik Saydam Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü. PM 033 Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) Kaplıcasından İzole Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu Sümeyra SAVAŞ1. Anahtar Kelimeler: Termofilik bakteri. Araştırma sonunda 10 izolattan 6 tanesinin Geobacillus. Tetracycline.tr Planlanan çalışmada sentezleyip yapılarını spektroskopik yöntemlerle aydınlattığımız organik bileşiklerimizi gram pozitif bakteri olan Staphylococcus aureus ATCC25923 ve gram negatif olan Escherichia coli ATCC 27853 bakterilerine karşı biyolojik aktiviteleri incelendi. Chloramphenicol ve Gentamisin gibi antibiyotiklere karşı da aktiviteleri ölçülüp çalışmada kullanılan organik bileşiklerin zon çapları ile karşılaştırılmıştır. 4 tanesinin ise Bacillus cinsine ait türler olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle. klasik (morfolojik.

Erzurum adiguzel25@gmail. Bu amaca yönelik olarak örnekler. MIS. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi. Biyoloji Bölümü. PM 035 Edremit Körfezi Tintinnid (Protozoa: Ciliophora) Türleri Neslihan BALKIS. 1983. Coprinus poliomallus. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Fen Fakültesi. Özellikle Thermus aquaticus’un ticari alanda sağlamış olduğu başarı bilim insanlarını. Pasinler (Erzurum) kaplıca suyundan termofilik bakterilerin izolasyonu ve moleküler karakterizasyonu amaçlanmıştır. Lorika şekline göre yapılan tür teşhisinde 6 familya ve 10 cinse ait toplam 16 tintinnid türü belirlenmiştir. Beylik Düzü. mikrobiyal içeriği henüz tespit edilememiş jeotermal kaynaklardan mikroorganizmaların izolasyonu ve tanılanması çalışmalarına yönlendirmiştir. Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. elde edilen 9 izolattan 5 tanesinin Geobacillus pallidius. tuzluluk ve oksijen gibi temel ekolojik özelliklerine de yer verilmiştir. İstanbul nurcihan. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. biyokimyasal) ve moleküler testlerle (MIS. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. PM 036 Türkiye İçin Yeni Bir Koprofilöz Fungus Kaydı Nurcihan HACIOĞLU1. Benin TOKLU-ALÇILI İstanbul Üniversitesi.. BOX PCR. Özlem BARIŞ2. Anahtar Kelimeler: Koprofilöz fungus.Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Termofilik bakteri. klasik (morfolojik.tr Bu çalışma Ege Denizi’nin Edremit Körfezi kıyısal sularında yaşayan tintinnid türlerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda.n@gmail. BOX-PCR. 4 tanesinin de Bacillus licheniformis türleri olduğu belirlenmiştir. Ekstrem sıcaklık koşullarında yaşamaya uyum sağlamış olan termofilik bakteriler. Hakan ÖZKAN4 1 Atatürk Üniversitesi. DNA dizileme. Bunu müteakiben özellikle DNA’nın in vitro koşullar altında çoğaltılmasını amaçlayan PCR teknolojisi ortaya çıkmıştır. taksonu Türkiye’de nem odası tekniği kullanılarak ilk kez kaydedildiYapılan literatür taramaları koprofilöz funguslar üzerine Türkiye’de yapılan çalışmaların yetersizliğini işaret etmektedir (Bell. fizyolojik. TRABZON PM 034 Pasinler (Erzurum) Kaplıcasından İzole Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu Ahmet ADIGÜZEL1. FenEdebiyat Fakültesi. 2003 ve 2004 yılları arasında 55 µm göz açıklığında bir plankton kepçesi ile yüzeyden ve 3 istasyondan mevsimsel olarak toplanmıştır. Başaran DÜLGER1. Bu doğrultuda elde edilen 9 izolat koloni morfolojilerine göre ayrılarak. Fikrettin ŞAHİN3. 16S23S rDNA.com Yüksek sıcaklıklarda yaşamın keşfi ve Yellowstone Ulusal Parkı termal alanından Thermus aquaticus bakterisinin izolasyonu biyoteknoloji alanında büyük bir adım olmuştur. Bu ve benzeri koprofilöz funguslar hakkında yapılacak yeni çalışmalar Türk mikobiotasının gelişimi için önemli kazançlar sağlayacaktır. Biyoloji Bölümü. Dülger ve Hacıoğlu. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Çanakkale.edu. Sesli & Denchev. içerdikleri yüksek sıcaklıklara dayanıklı enzimleri ile son zamanlarda biyoteknolojik ve endüstriyel alanlarda büyük bir ilgi odağı haline gelmişlerdir. Fen. Fahrettin GÜCİN2 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Erzurum 3 Yeditepe Üniversitesi. İstanbul 4 Refik SAYDAM Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü. Vezneciler. Türkiye 2 Fatih Üniversitesi. Ayrıca Edremit Körfezi’nde konu ile ilgili olarak yapılan bu ilk çalışmada ortamın sıcaklık.19. DNA Dizileme) karakterize edildi. Medine GÜLLÜCE2. İstanbul neslbalk@istanbul.com Coprinus poliomallus Romagn. Türkiye 250 . 2007). 16S-23S rDNA-PCR. 34134. Bu çalışmada.

Çok geniş bir grup olan funguslar hemen hemen her ekolojik çevrede bulunurlar. Beylikdüzü. Bu çalışmada.edu. 20 izolat klonal (axenic) kültürler şeklinde izole edilmiştir. Chthonius romanicus. (Lachnellaceae) taksonunun Türkiye mikobiotası için yeni kayıt olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: mikobiota PM 039 Cernek ve Uzun Göl (Samsun) Tek Hücreli Siyanobakterilerinin İzolasyonu. ve Dactylochelifer sp. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı. Neobisium sp. 251 . fungus. Bayburt Eğitim Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Synechococcus. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu çalışmada Cernek ve Uzun Göl (Bafra. İzolatlar ayrıca 16S rDNA bölgesi RFLP özellikleri bakımından da incelenmiştir. Biyoloji Bölümü. Serkan ÖRTÜCÜ1 1 Atatürk Üniversitesi. Microcystis. parazit olanları da vardır.com 2005-2007 tarihleri arasinda yapilan arazi çalışmaları esnasında çeşitli fungal materyaller toplanmıştır. Synechocystis ve Microcystis cinslerine dahil edilebileceğini göstermektedir. Biyoloji Bölümü. Lachnella alboviolascens (Alb.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Samsun)’den tek hücreli siyanobakteriler izole edilerek karakterizasyonları yapılmaya çalışılmıştır. Biyoloji Bölümü. Mehmet Nuri AYDOĞAN2. Çalışmalar izolatların Synechococcus. TRABZON PM 037 Bazı Yalancıakreplerin (Pseudoscorpion) Vücut Yüzeyi Fungus Florası Üzerine Bir Ön Çalışma Fatih SEZEK1. Anahtar Kelimeler: yüzey florası. Sonuçlar morfolojik özelliklere göre yapılan sınıflandırma ile RFLP özelliklerinin genellikle uyumlu olmadığını göstermektedir. Biyoloji Bölümü 2 Fatih Üniversitesi. Haydar KARAKAYA Ondokuz Mayıs Üniversitesi. 55139 Samsun kozkul@omu. 16S rDNA Siyanobakteri. Fahrettin GÜCİN2 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Erzurum 3 Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü. Biyoloji Bölümü. PM 038 Türkiye Mikobiotası İçin Yeni Bir Kayıt: Lachnella alboviolascens Nurcihan HACIOĞLU1. Synechocystis. sınıflandırma. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı. Saprofit olarak yaşayanlarının yanında. FenEdebiyat Fakültesi. Alternaria alternata. Penicillum simplicissimum. Gliocladium roseum. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. Su rezervuarlarının kimyasal özelliklerindeki değişmelerden doğrudan etkilenmektedirler. yalancıakrep türlerinin yüzeyinden 8 fungus türü izole edilmiş ve aralarındaki ilişki tartışılmıştır.19. Fungusların pek çoğunun çeşitli akarlar ve diğer eklembacaklılarla değişik şekillerde ilişkiye sahip olduğu bilinmekle birlikte yalancı akreplerle ne tür bir ilişkiye sahip oldukları konusunda herhangi bir bilgi mevcut değildir.. Bu izolatların morfolojik ve bölünme özelliklerine göre teşhisleri yapılmıştır. Pselaphochernes scorpioides.n@gmail. hayvanlar gibi önceden hazırlanmış organik maddelerle beslenmek zorunda olan heterotrof organizmalardır. Fen Edebiyat Fakültesi. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. Mucor hiemalis. Engin KILIÇ3. Güldem DÖNEL4. Trichoderma harzianum. Ekosistemlerde birincil üreticiler olarak önemli bir rol oynarlar. Lachnella alboviolascens. Ulocladium atrum’dur. Özellikle tek hücreli siyanobakterilerin sınıflandırması son derece problematiktir ve çoğu durumda geleneksel kriterlerle yapılan sınıflandırma ile moleküler sınıflandırma ile yapılanlar uyuşmamaktadır. İzole edilen funguslar Acromonium sp. Gerekli incelemelerden sonra Yalancıakrepler. Bu izolatların taksonomik pozisyonlarının belirlenmesine yardımcı olmak üzere daha fazla kromozomal lokus ile çalışmak ve elde edilecek DNA moleküllerinin baz dizilerinin belirlenerek birbirleriyle ve diğer siyanobakteriyel suşlarla karşılaştırılmasına ihtiyaç vardır. Erzurum 4 Atatürk Üniversitesi. Bayburt fsezek@atauni. Morfolojik ve Moleküler Karakterizasyonu Üzerine Araştırmalar Kübra ÖZKUL. Başaran DÜLGER1. Aspergillus flavus.tr Funguslar. & Schwein) Fr. Salih DOĞAN1.tr Siyanobakteriler özellikle sucul ortamlarda yaygın oksijenik fotosentetik organizmalardır. Esin ÖZŞEN1. İstanbul nurcihan. Görkem DÜLGER1.

üreticiler. Ham petrolle kontamine olmuş topraklarda PAH dioksigenaz genini taşıyan bakterilerin olup olmadığını belirlemek için.tr Bu çalışmada. Fen Edebiyat Fakültesi. Komplekslerin nükleaz aktiviteleri. Bu çalışmada. (2E. Toprak mikrofungusları genellikle bitkisel artıkların parçalanmasını sağlarlar. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Parçalanma doğadaki besin zincirinin son aşaması olup organizmaların yaşamlarının devamı bakımından son derece önemlidir. homo trinükleer bakır(II) K6[5] komplekslerinin potansiyel nükleaz olabilecekleri tespit edilmiştir. Di-. Biyoloji Bölümü. toprak kökenli işaretli DNA problarının Pseudomonas sp. kirlenmiş toprak örneklerinden DNA ekstraksiyonu. M. Erzurum 3 Bayburt Eğitim Fakültesi. DNA’yı oksidatif bir yolla. Fenantren degradasyonu yapabilen Pseudomonas sp. Bayburt maydogan@atauni. TRABZON PM 040 Erzurum’dan Yakalanan İki Akuatik Böcek Türünün (Insecta: Coleoptera: Hydrophilidae. Trabzon endercekirge@hotmail. K3. tüketiciler ve ayrıştırıcılar olarak gruplandırılırlar. hetero dinükleer bakır (II)-nikel (II) K2.0 ve 0-60 dakika zaman aralıklarında agaroz jel elektroforez yöntemi 252 .[4] ve 2-(hidroksiimino)-1metilpropilidenamino feniliminobütan-2-on oksim ligandının bakır ve/veya nikel içeren mononükleer bakır (II) K3.19. ARP 29 suşu koloni hibridiazsyon çalışmalarında hedef olarak kullanılmıştır. Abdullah MART1. Serdar KARABÖCEK. 33343. Biyoloji Bölümü. K4 ve K5) diğer ikisine göre (K2 ve K6) daha etkin bir nükleaz aktivitesi göstermiştir. bunların böceklerle olan ilişkileri literatüre dayanarak tartışılmıştır. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. mikrofunguslar ise ayrıştırıcılar grubunda yer alırlar. Erzurum’dan yakalanan Cercyon ustulatus (Preyssler) ve Hydrochus nodulifer Reitter böcek türlerinin yüzeyinden.tr Ekosistemde yer alan bütün canlıların birbirleriyle doğrudan veya dolaylı bir ilişki içerisinde oldukları bilinmektedir. Salih DOĞAN2. PM 042 Oksim Tipi Ligandların Mono-. 61080.edu.Homo ve Heteronükleer Cu (II) ve Ni(II) Komplekslerinin Nükleolitik Aktivitesinin İncelenmesi Ender ÇEKİRGE.3E)-3-[(6-{[(1E. PCRamplifikasyon ürünleri agaroz jel elektroforezinde separe edilmiştir. ARP 29 DNA’sı ile sekans homolojisinin bulunduğunu göstermiştir. hetero dinükleer nikel(II)-bakır(II) K4. homo dinükleer bakır(II) K5. Mersin coral@mersin.2E)-2-(hidroksiimino)-1metilpropiliden]amino}piridin-2-il)imino]bütan-2on oksim ligandının bakır ve / veya nikel içeren homo dinükleer bakır (II) K1. Fen Edebiyat Fakültesi. Esasen beslenme bakımından ekosistemdeki canlılar. Serkan ÖRTÜCÜ2. Bu komplekslerden dördü (K1. Kimya Bölümü. Böcekler tüketiciler grubunda. 1µM–1000µM konsantrasyon. Trichoderma harzianum ve Spheropsidales sp. Ahmet ÇOLAK. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. toprak kökenli bakteriyel biyokütleden genomik DNA izolasyonu yapılmıştır.com Biyokimyacıların moleküler neşterleri olan kimyasal nükleazlar. mikrofungus türleri elde edilmiş olup. Moleküler biyoloji ve kanser tedavisindeki önemi sebebiyle. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı.edu. küçük moleküllerin DNA ile olan etkileşimleri üzerine yapılan çalışmalara duyulan ilgi aratarak devam etmektedir[3]. Aspergillus flavus. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. DIG-işaretli PAH dioksigenaz primerleri kullanılmış. teknikleri kullanılarak saptanması amaçlanmıştır. Çalışmamızda. Fen-Edebiyat Fakültesi. ya zincir boyunca spesifik bir bölgeden ya da spesifik olmayan şekilde gelişigüzel kesen. Penicillium jensenii. Anahtar Kelimeler: Hydrochus. mikrofungus PM 041 Ham Petrolle Kirlenmiş Topraklarda Polisiklik Aromatik Hidrokarbon (PAH) Degradasyon Genlerinin Araştırılması Gökhan CORAL. Melek ÇOL. Biyoloji Bölümü. Hibridizasyon çalışmaları. Tri.2]. PCR amplifikasyonu ve koloni hibridizasyon Coleoptera. Aslıgül KÜÇÜKDUMLU. toprak mikroorganizmalarında aerobik PAH degradasyonunda anahtar rol oynayan PAH dioksigenaz enzimini kodlayan DNA sekanslarının. Güldem DÖNEL3 1 Atatürk Üniversitesi. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hydrochidae) Vücut Yüzeylerinden Elde Edilen Bazı Mikrofunguslar Mehmet Nuri AYDOĞAN1. Saflaştırılan genomik DNA’ların kalıp olarak kullanıldığı PCR deneylerinde. Paecilomyces lilacinus. redoks aktif koordinasyon kompleks molekülleridir[1. Nisa ÜNALDI CORAL Mersin Üniversitesi. bazı oksim tipi ligand komplekslerinin nükleolitik etkinlikleri incelenmiş ve bunların içerisinde.0-10. İsmet HASENEKOĞLU2. Cercyon. Aspergillus versicolor. pH=6.

katalaz (CAT). Nuri ERCAN . Kayseri gulertoprak38@gmail. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bu enzimlerin karakterizasyonu yapılmıştır. Artan zamana bağlı olarak Cr ve Ni uygulamalarının GR aktivitesini artırdığı 253 . sükroz. TRABZON kullanılarak araştırıldı. Tripton. Bu bakterilerin morfolojik. proteaz. azot kaynağı Phanerochaete chrysosporium potansiyel olarak ağır metal ve diğer kirleticilerin biyosorpsiyonu amacı için kullanılan biyolojik ajandır.19. Maksimum nükleolitik aktivitenin gözlendiği optimum kompleks konsantrasyonlarında her bir kompleks için yapılan nükleaz aktivitesinin pH’a bağımlılığı çalışmalarında hemen hemen her pH da komplekslerin etkili bir nükleolitik etkinlik gösterdiği tespit edildi. chyrsosporium hücrelerinin ağır metal stresine karşı vermiş olduğu yanıt antioksidan enzimler seviyesinde incelenmiştir. SOD aktivitesinde önemli değişimlere neden olmadığı tespit edilmiştir. 15 ve 20 ppm) Cr. K4 ve K5 komplekslerinin yaklaşık 10. Vejetatif hücre setlerinde Cr ve Ni ağır metal uygulamalarının CAT ve SOD aktivitelerinde artış eğilimi meydana getirdiği gözlenirken. 21280. Biyoloji Bölümü. Endüstriyel alanda mikroorganizmalardan elde edilen enzimler. diğer komplekslerin 10µM konsantrasyon değerinde etkin olarak nükleolitik aktivite gösterdikleri gözlendi. Artan konsantrasyona bağlı olarak Cr ve Ni uygulamalarının GR aktivitelerini baskıladığı gözlenirken. 4 ve 8 saat) bağlı sabit dozda (5. ligand PM 043 Cr (III). chrysosporium hücrelerine zamana (1. 15 ve 20 ppm) Cr. Komplekslerden K3’nin 25µM konsantrasyon değerinde.) belirlenmiştir. fiziksel. saatte. Servet ÖZCAN 1 Erciyes Üniversitesi. Alevcan KAPLAN Dicle Üniversitesi. daha düşük nükleolitik etkinlik gösteren K2 ve K6 komplekslerinin ise daha uzun bir süreden sonra süpersarmal DNA’yı kırık ve lineer forma dönüştürdüğü belirlendi. galaktoz) ve % 2’lik azot kaynakları (Bactoliver. Üre. biyoteknolojide ve endüstriyel uygulamalarda potansiyel olarak görülmektedir. Ni (II) ve Pb (II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Phanerochaete chrysosporium’da Antioksidant Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Güler TOPRAK . K3. nükleolitik aktivite. Diyadin (Ağrı) sıcak su kaynaklarından bakteri izole edilmiştir. pH vb. Fen Bilimleri Enstitüsü. Glisin) içeren nutrient broth ortamında izolatların αAmilaz ve Proteaz enzimi üretme yetenekleri araştırıldı. Karbon ve azot kaynaklarının enzim üretimi üzerine etkisini belirlemek için % 2’lik karbon kaynakları (çözünebilir nişasta. Spor setlerden elde edilen sonuçlarda tüm metal uygulamalarının artan konsantrasyona paralel olarak CAT aktivitesini düşürdüğü. süperoksit dismütaz (SOD) ve glutatyon redüktaz (GR) PM 044 Diyadin Sıcak Su Kaynaklarından İzole Edilen Bakterilerin α-Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Üzerine Karbon ve Azot Kaynaklarının Etkisi Fatma MATPAN.tr Günümüzde azalan doğal kaynaklar nedeniyle mikroorganizmalar. Fen Edebiyat Fakültesi. Düşük konsantrasyonlarda Pb uygulamasının enzim aktivitesinde artışa. Elde edilen veriler değerlendirildiğinde fenantrolin grubuna ve Cu (II) merkez atomuna sahip olan komplekslerin diğer komplekslere göre daha etkin bir nükleaz aktivitesi gösterdiği ortaya çıkmıştır. Sadin ÖZDEMİR. laktoz. Spor seti yetiştirmek için ise fungus hücreleri 0. oksim. Anahtar Kelimeler: Phanerocahaete chrysosporium. P.com 1 1 2 gözlenmiştir. 2. Kemal GÜVEN. glukoz. Amonyum sülfat. α-amilaz. Pb‘nin böyle baskılayıcı bir etkisine rastlanmamıştır. biyokimyasal testleri yapılarak izolatların optimum büyüme koşulları (zaman. ağır metal. fruktoz. Bu çalışmada. Bu çalışmada. dakikadan sonra. Ni ve Pb ağır metalleri ile indüklenmiştir. 10. Daha etkili bir nükleolitik etkinlik gösteren K1. Anahtar Kelimeler: Nükleaz. bitkisel ve hayvansal enzimlere göre daha çok tercih edilmekte ve önemli rol oynamaktadır. Elde edilen izolatların endüstriyel öneme sahip α-Amilaz ve Proteaz enzimlerini üretme yetenekleri araştırılarak. Casaminoasit. Biyokütle eldesinde vejetatif hücre seti yetiştirmek için minimal besi yerinde hiçbir ağır metal uygulaması yapılmaksızın 40 saat süre ile büyütülen P. karbon kaynağı. 10. Biyoloji Bölümü.edu. Anahtar Kelimeler: Sıcak su kaynakları. Diyarbakır fmatpan@dicle. değişen konsantrasyonlarda (5. yüksek konsantrasyonlarda ise baskılamaya neden olduğu gözlenmiştir. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. Pb’nin bu enzimlere önemli etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Sıcaklık. Biyoloji Bölümü. Ni ve Pb stresleri uygulanmıştır.

Ergot alkaloidler. Yusuf TUTAR2 1 Selçuk Üniversitesi. insomnia. Gerstmann-StrausslerSchienker. Sivas lutfitutar@gmail. Anahtar Kelimeler: Hsp70. Creutzfeldt-Jacob.19. Ergot alkaloidlerinin tarla üretimi. Hsp70 ayrıca Hsp40 ve Hsp100 ile etkileşir. Fen Fakültesi. diğer adıyla ergolinler.com Alkaloidler. bazıları sürekli/konstitif (Hsc70) bazıları hücre strese maruz kaldığında/indüktif (Hsp70) ifade edilirler. ortamdaki Hsp70 derişimini ve sitozoldeki stres önleyici işlevini artırmak için üretilmiş olabilir. Sekizinci karbondaki yan grupların farklılığı farmakolojik etkilerini belirlemektedir. bir tetrasiklik ergolin halkası ihtiva eden indol türevleridir. TRABZON PM 045 PM 046 Protein Agregasyonu Sonucu Oluşan Amiloidlerin Sebep Olduğu Hastalıkları Önleyen Hücresel Faktörler Lütfi TUTAR1. Bu protein translasyon. Stresten koruma mekanizması deli dana. Biyoloji Bölümü. Bunun için üç farklı yol önerilmiştir.2-8. Ankara ozgur_kebabci@yahoo. indol grubu alkaloidlerdendir ve klavin tipi. Konya 2 Cumhuriyet Üniversitesi. Kimyasal olarak ergot alkaloidler. Öncelikle miçelyum üretimi ve daha sonra ergot alkaloidleri üretimi yapılmaktadır.com Hsp70. funguslardan üretimi ve sentetik üretimi yapılmaktadır. Nilüfer CİHANGİR Hacettepe Üniversitesi. protein agregasyonu Claviceps purpurea’dan Ergot Alkaloid Üretim Optimizasyonu Özgür KEBABCI. 44 kDa’luk ATPaz domeyni. Biyoteknoloji Anabilim Dalı. Gülüzar ÖZBOLAT1. suda çözünebilen liserjik asit tipi ve suda çözünemeyen liserjik asit tipi olmak üzere 3 alt grup altında incelenmektedir. türler arasında evrensel olarak bulunan önemli bir proteindir. Kübra AÇIKALIN2. Fen Edebiyat Fakültesi. Substrat bağlanması ATP hidrolizi ve nükleotid değişimi ile düzenlenmiştir. İndüktif Hsp70. Tarla üretimi ve sentetik üretimin maliyetlerinin yüksek oluşu araştırmacıların fungal üretime yönelerek potent suş olan Claviceps purpurea’nın optimizasyonu ve diğer fungal türlerden üretim artımı üzerine yoğunlaşmalarına neden olmuştur.2 aralığında. çoğunlukla heterosiklik temel nitrojen bileşiklerine verilen addır. Prokaryotlarda yapılan çalışmalar ile homolog proteinlerin agregasyona uğramış proteinleri çözme mekanizması açıklanmaya çalışılmıştır. Hsp40 ve Hsp104 kullanılarak agregatların çözünme mekanizması araştırılmıştır. Beytepe. Tüm bu farklı işlevler substratın proteine bağlanma ve salınmasına bağlı olarak düzenlenmiştir. kuru gibi çeşitli ölümcül nörodejeneretif hastalıkların engellenmesi için önemlidir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. membranlar arasında protein taşıma ve klatrin parçalanması gibi hücresel görevlerine ilaveten üçüncül yapılarına kısmi olarak erişmiş proteinlere bağlanıp agregasyonu önleyerek hücreleri stresten korur. 254 . Alternatif olarak benzer koşullarda indüktif Hsp70’in özel bir görevi de olabilir.Biyoloji Bölümü. üretim sıcaklık optimizasyonu 15-35ºC aralığında gerçekleştirilerek sonuçlar spektrofotometrik olarak ölçülerek grafiklendirilmiştir. Kimya Bölümü. Hsp40. Besiyeri pH optimizasyonu 4. Claviceps purpurea’dan ergot alkaloid üretiminde iki aşamalı besiyeri kullanılmaktadır. Hsp70 fonksiyonu üzerine yoğun çalışmalara rağmen konstitif ve indüklenen izoformların olması ve bunların farklı fonksiyona sahip olup olmadığı açıklanamamıştır. Bu çalışmada potent suş olan Claviceps purpurea’dan ergot alkaloidlerinin üretim optimizasyonu araştırılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. Ergot alkaloidlerin hepsi “ergolin” halkası ihtiva eder ve hepsinin kökeni liserjik asittir. 18 kDa’luk substrat bağlanma domeyni ve 10 kDa’luk C-terminali. Hsp70’ler üç farklı domeynden oluşur. Hsp104. Biyoloji Bölümü. Üretim sonrasında miçelyumdan ergot alkaloidlerinin tayini spektrofotometrik olarak gerçekleştirilmektedir. Ökaryotik hücrelerde çeşitli Hsp70 izoformları vardır. proteinlerin üç boyutlu yapıya erişmesini ve proteinlerin bu yapılarını korumasını sağlayan. Bu çalışmada Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz agrege edilip Hsp70. Suda çözünemeyen ergot alkaloidleri peptid ergot alkaloidleridir ve bu gruptaki ergot alkaloidlerinin tıbbi kulanım alanı oldukça geniştir.

Karakterizasyonu Murat KAÇAĞAN1.8 ve DIC’nin %76. Biyokimya Anabilim Dalı.5 Atatürk Üniversitesi. Enzimin optimum pH’sın 6. Fehmi ODABAŞOĞLU1. Ahmet ÇAKIR5. Gece kültürlerinden alınan süpernatant öncelikle liyofilizatorde 5 kat konsantre edilmiş. Biyoloji Bölümü. Cu2+. Ağrı Diyadin kaplıcasından izole edilen birkaç termofilik bakteri izolatından bir tanesinin Anoxybacillus pushchinoensis bakterisine benzer olduğu gözlenmiş ve A8 izolatı olarak adlandırılmıştır. Rize Fen Edebiyat Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mn2+.com Bu çalışmada bir liken türü olan Peltigera rufescens (Weiss) Humb. IND ve DIC’nin oral uygulamalarının ardından rat pençelerinde nitrik oksit (NOS) sentaz enzim aktiviteleri araştırılmıştır. Enzimin molekül ağırlığı yaklaşık 83 kDa .’dan Elde Edilen Metanol Ekstraktları (MEPR)’nın Wistar Ratlarda Deneysel Olarak Oluşturulan Akut ve Kronik Enflamasyon Üzerine AntiEnflamatuvar Etkileri Sevil TANAS1. 25240. 53100. Hg2+.Ali ASLAN4. Bakteri %1 ksilan içeren sıvı besiyerine inoküle edilerek ksilanaz enzimi üretilmiştir. Aktivite çalışmalarında %1 lik ksilan substrat olarak kullanıldı ve reaksiyonlar 50 mM fosfat tamponunda yapıldı. DTT. Hayati AYGUN3. MEPR’nin %63. Zekai HALICI2. Tıp Fakültesi. Dilşat Nigar ÇOLAK. EDTA.’dan elde edilen metanol ekstraktı (MEPR)’nın Wistar ratlarda deneysel olarak oluşturulan akut ve kronik enflamasyon üzerine etkileri araştırılmıştır.5. Mn2+. İzole edilen A8 izolatının ksilanaz enziminin varlığı yönünden incelenmesi amacı ile %1 ksilan içeren agar petrilerinde yapılan test sonucu koloni etrafında çok geniş açık bir zon oluşturduğu gözlenmiştir. ayrıca yapılan DNA-DNA hibridizasyonu ile de %76.5 ve optimum sıcaklığının 55 ºC olduğu belirlendi. Ca2+. Farmakoloji Anabilim Dalı. Co2+. Fadime ATALAY1. Ali Osman BELDÜZ 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Co2+ β-mercaptoethanol) değişik konsantrasyonlarda enzim aktivitesi üzerine etkisi araştırıldı. Trabzon. Rize muratkacagan@mynet. Sabriye ÇANAKÇI1. Zn2+. fizyolojik ve biyokimyasal testler sonucunda. 2) MEPR’nin karrageninle uyarılmış pençe ödeminin gelişmesini IND ve DIC’den daha düşük oranda azalttığı 3) Kontrol grubu ile kıyaslandığında karrageninle uyarılmış modelde indüklenebilen nitric oksit sentaz (iNOS) aktivitesinin 2. Ca2+. Bazı kimyasalların (Mg2+. daha sonra dializ ile amonyum sülfat uzaklaştırılarak ksilanaz enzimi yoğunlaştırılmıştır. sonra amonyum sulfat çöktürmesi yapılmış. Cemal SANDALLI2.7 oranında benzediği görülmüştür. IND’nin %83. Biyoloji ve Kimya bölümleri. IND ve DIC gruplarında iNOS aktivitesinin azaltıldığı ve MEPR’nin 200 ve 400 mg/kg dozlarının IND ve DIC’den daha fazla iNOS aktivitesini azalttığı tespit edilmiştir. 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu sonuçlar karrageninle uyarılmış akut ve cottonpelletler ile uyarılmış kronik enflamasyon modelleri kullanılarak MEPR’nin anti-enflamatuvar etkiye sahip olduğu ve bu etkinin iNOS aktivitesindeki azalmayla ilişkili olabileceği kanaatine varılmıştır. Daha sonraki karakterizasyon çalışmalarında kullanmak için Qsepharose ve CM-sepharose kromotografileriyle enzim %90’ın üzerinde saflaştırılmıştır. 255 . Biyoloji Bölümü. Yasiın BAYIR1.909 mg/ml ve 59. 25240. IND ve DIC ile muamele sonrasında kontrol grubuna göre önemli derecede azaltılırken.com Yapılan morfolojik. Fen Edebiyat Fakültesi. Kadriye İNAN. Tıp Fakültesi. ince tabaka kromotografisi PM 048 Peltigera rufescens (Weiss) Humb. Erzurum fodabasoglu@yahoo. Biz bu çalışma ile 1) Kronik enflamasyon modelinde cotton-pellet’lerin ağırlığının MEPR’nin 200 mg/kg dozu. Bu benzerliğin genetiksel açıdan var olup olmadığının araştırılması için yapılan 16S rRNA gen analizi sonucunda izole edilen A8 suşunun Anoxybacillus pushchinoensis’e >%97.Km ve Vmax değerlerinin ise sırasıyle 0. Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı. Araştırma sonuçları indometazin (IND) ve diklofenak (DIC) ticari ilaçları ile karşılaştırılmıştır. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. Selma MUTLU1 1 Atatürk Üniversitesi. Bu sonuçlar dikkate alındığında A8 suşunun Anoxybacillus pushchinoensis’e ait yeni bir suş olduğuna karar verilmiştir. termofilik ksilanaz. 25240. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi.88 U/mg olduğu tespit edildi. Ayrıca enzimin ksilan substratını parçalaması sonucu açığa çıkan ksiloz şekeri ince tabaka kromotografi (Thin Layer Choromotographi) yapılarak gösterildi.19. 25240. 61080. Anahtar Kelimeler: Anoxybacillus pushchinoensis A8.57 kat artmış olduğu bununla birlikte MEPR. Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi. Ayrıca karrageninle uyarılmış akut enflamasyon modelinde MEPR. Erzurum 4. TRABZON PM 047 Anoxybacillus pushchinoensis A8 Suşundan Ksilanaz Enziminin İzolasyonu. Eczacılık Fakültesi. Enzimin aktivitesi hem spektrofotometrik olarak hem de zimogram olarak native jelde gösterildi.1 antiantiproliferatif etkiye sahip olduğu. Biyoloji Bölümü.

mantar türlerini saymak mümkündür. A.05). Ertuğrul SESLİ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi.001-0.Cr3+.20 U/L ve 0. Armağan DEMİRCİ. Trabzon 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu nedenle çalışmamızda bazı metallerin (Ni.071 mM. ANS kampusu cigerci@aku. optimum sıcaklığın ise 30–40 ˚C’ de olduğu belirlenmiştir.42 olarak hesaplanmıştır.0.001mM Pb konsantrasyonları hariç uygulanan tüm metal konsantrasyonlarındaki inhibisyonu anlamlıdır. Ali DEMİR Afyon Kocatepe Üniversitesi. EDTA.47 ve 0. terreum içinse 34. Hg ve Cd’un 0. ostreatus. Özlem FAİZ1.K+ . Aktivite genel anlamda 10–40°C aralığında oldukça yüksek olup zaman ilerledikçe fazla bir azalma göstermemiştir. T. Co. Fen.Co2+. biyoteknolojik öneme sahip hidrolaz sınıfı enzimlerdir. NaN3. Her iki mantar özütü için optimum pH değerinin 8. daha yüksek konsantrasyonlarda inhibisyon anlamlı bulunmuştur. Özütlerdeki esterolitik aktiviteden sorumlu enzimin varlığını ortaya koymak için doğal protein elektroforezi yapılmış ve her bir mantar için Rf değerleri tespit edilmiştir. florida’daki inhibisyon. terreum için ise Rf değeri 0. vaginata için sırasıyla 14. P. Ağır metallerin endüstri atıklarından uzaklaştırılması için mevcut konvansiyonel fiziksel ve kimyasal süreçlerin yerine biyolojik moleküllerin kullanımı etkili bir alternatif metottur. ostreatus’un 0.1 mM konsantrasyonlarının. Pb). Ahmet ÇOLAK1. esteraz PM050 Farklı Pleurotus Türleri Gelişimi Üzerine.Mn2+ . TRABZON PM 049 Amanita vaginata ve Tricholoma terreum Mantarlarından Hazırlanan Özütlerdeki Lipaz/Esteraz Enziminin Karakterizasyonu Ümmühan ÇAKMAK1. 0. Ayrıca. Muhsin KONUK. Mine AYDIN. Lineweaver –Burk eğrisinden elde edilen Vmaks ve Km değerleri A. sajorcaju’ nun gelişimini inhibe ettiği saptanmıştır. Özütlerin p-nitrofenil bütirat (pNPB) substratı varlığında en yüksek aktivite gösterdiği tespit edilmiştir. Tricholoma terreum.01 mM’dan düşük konsantrasyonları anlamlı değil iken.60 U/L ve 9. lipaz. farklı Pleurotus türlerinin (P. P. sajor-caju) gelişimi üzerime etkileri belirlenmiştir. Her iki mantarın lipaz/esteraz aktivitesi içinde pH kararlılıklarının 3– 10 arasında sabit olduğu gözlenmiştir. Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.6 µM olarak hesaplanmıştır.001mM’lık konsantrasyonunda istatistiksel olarak anlamlı bir inhibisyon meydana gelmemiş.61. 256 . Özellikle bu amaç için kullanılan mikroorganizma grubu içerisinde alglerde dahil olmak üzere çeşitli bakteri.Hg2+ . Esterolitik aktivite üzerinde metal iyonların etkisini açıklamak için NH4+ . Biyoloji Bölümü. Cd.tr Endüstriyel atık sularda bulunun ağır metallerin toksik derişimleri önemli çevre problemlerini beraberinde getirmektedir. vaginata için yapılan ısıl kararlılığı denemesinde en yüksek aktivite değerlerine 30°C’de ulaşılmıştır. Zn.Cd2+ .005mM’dan yüksek konsantrasyonları P. Fatih Eğitim Fakültesi. Bu çalışmada. vaginata) ve Tricholoma terreum (T. Kimya Bölümü. Cd’un 0. PMSF. Zn. Mantarlardan Neurospora. Bütün bu veriler her iki mantar için de esteraz/lipaz varlığını göstermektedir. Cd hariç denenen tüm metallerin uygulanan konsantrasyonları istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0. 61080. T. P.1 mM’lık konsantrasyonlar istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır. Hg. Nejdet SAĞLAM.19. Aspergillus. maya. Ni ve Pb’un uygulanan tüm konsantrasyonlarının. Özellikle Pleurotus türleri biyodegradasyon çalışmalarında sıkça kullanılmaktadır.Na+ . Trabzon ummuhancakmak_ch@hotmail. 0.Ni2+ . Anahtar Kelimeler : Amanita vaginata. Ayrıca iki mantar için kısa karbon zincirli bir substrat olan pNPB mevcudiyetinde aktivitenin maksimum olması ve uzun karbonlu substratlar varlığında aktivitenin oldukça azalması veya tamamen kaybolması karakterize edilen enzimlerin esteraz olabileceği sonucunu ortaya koymaktadır.Al3+ iyonlarının klorür tuzları kullanılmıştır.edu. A. Rhizopus ve Pleurotus türleri metal kontaminasyonunda kullanılan organizmalardandır. Ağır Metallerin Etkisinin Belirlenmesi İ. florida ve P.Li+ .005 ve 0. 61335. S.Elif KORCAN. sajor-caju.Cu2+. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA1.01 ve 0. Hakkı CİĞERCİ. terreum için aktivite 10–40°C aralığında kontrol deneyine nazaran önemli bir azalış olmamıştır.Edebiyat Fakültesi. P. Fen Edebiyat Fakültesi. DTT gibi kimyasallarının enzim aktivitesi üzerine etkileri incelenmiş ve bu inhibitörlerin I50 değerleri hesaplanmıştır. Co’ın ise 0. vaginata için Rf değeri 0.47 ve 0. Penicillium. terreum) mantar türlerinden hazırlanan özütlerde lipaz/esteraz enziminin karakterizasyonu incelenmiştir. T. Trabzon’un Maçka ilçesinin Lişer yaylasından toplanan Amanita vaginata (A.com Lipazlar ve esterazlar ester bağlarını parçalayabilen.Ca2+.

Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. 53100.5 ve optimum sıcaklığının 65ºC olduğu belirlendi.coli BL21 (DE3) 257 . Yürütülen çalışmalar bu yeni izolatın kalloidal kitinli minimal agar petrilerinde büyüyebildiği ve çok açık bir zon oluşturduğu gözlenmişti. Tween20. PEG. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Şu ana kadar tanımlanan prokaryotik CTP sentetazların iki domeinli tek bir polipeptid olduğu gözlenmiştir. Trabzon csandalli@yahoo. Amino asit sırası korunmuş motifler yönünden incelendiğinde C-terminal domeinde yer alan GXXXRLG motifine sahip olduğu gözlendi.6-bifosfat aldolaz geni diziliminde yer aldığı belirlendi. Enzimin aktivitesi 50 mM fosfat tamponu içinde hem spektrofotometrik hem de SDS-PAGE’de gösterildi. Gene ait nükleotid sırası GenBankta yer alan AY205293 numaralı Bacillus licheniformis ChiB geni ile karşılaştırıldığında bu gene nükleotid ve aminosit düzeyde %99 (toplam 7 baz ve 4 amino asit farklılık) benzer olduğu belirlendi.com Cytidine 5’-triphosphate synthase (ctp sentetaz: EC 6. Gen. p-nitrophenyl-N-acetyl-β-D-N-N'- diacetylchitobiose. Trabzon csandalli@yahoo. Biyoloji Bölümü. 4methylumbelliferyl β-D-N-N'-diacetylchitobioside [4-MeU-(GlcNAc)2] substrat olarak kullanıldı. 61080. DMSO. UTP’den CTP oluşumunu ATP bağımlı olarak sentezler. Sabriye ÇANAKCI2. Purifikasyonu ve Karakterizasyonu Cemal SANDALLI1. p-nitrophenyl-N-acetyl-β-DN-N'-diacetylchitobiose [pNP-(GlcNAc)2]. Ekspresyonu. glutamine amid transfer (GAT) domeini olarak adlandırılır ve glutaminin hidrolizini gerçekleştirerek açığa NH3 çıkarır. Aktivite deneyleri sonucu Bacillus licheniformis A1 kitinaz enziminin optimum pH’sın 6. ChiB. Bazı kimyasalların (üre. Murat KAÇAĞAN2. Bacillus türlerine ise %84 oranında benzer olduğu belirlendi. Sentez esnasında gerekli azot kaynağını amonyum veya Lglutaminden sağlayabilir. Rekombinant protein SDSPAGE’de yürütülerek yaklaşık 63 kDa’luk bir enzim olduğu gözlendi. Bilinen ctp sentetaz genleri ile karşılaştırıldığında diğer ctp sentetaz genlerine nükleotit düzeyinde Bacillus amyloliquefaciens’e %74 oranında. toplam 592 aminoasitlik bir proteini kodladığı ve N-terminal kısmında 35 aminoasitlik bir signal peptid bulunduğu belirlendi. Biyoloji Bölümü. bu amonyumu kullanarak UTP’nin aminasyonunu sağlayarak CTP oluşumunu sağlar. Rekombinant enzim E. Ctp sentetaz geninin Anoxybacillus gonensis G2 genomunda PyrARecA-Fruktoz-1. pET-28a vektörünün NdeI ve HindIII bölgesine His-Taq kuyruk içerecek şekilde signal peptid sırası hariç klonlanarak E. Gen restriksiyon endonukleazlar yönünden incelendiğinde BamHI ve XhoI için kesim bölgesi içermediğinden pGEX-4T-3 vektörünün bu bölgesine GST proteinine bitişik olarak klonlandı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON PM 051 Bacillus licheniformis A1 Suşundan Termofilik ChiB Geninin Klonlanması.4. Biyoloji Bölümü. EcoRI ile kesilen bakteri genomu aynı enzim ile kesilmiş pUC18’e klonlandı ve yaklaşık 4 kb’lık bir EcoRI fragmentinin ctp sentetaz genini taşıdığı plazmit üzerindeki tüm fragmentin sekans analizi ile belirlendi. Fen Edebiyat Fakültesi. EDTA) enzim aktivitesi üzerine etkisi 1 mM substrat konsantrasyonunda araştırıldı. Yapılan bu çalışma neticesinde Bacillus licheniformis A1 suşunun kitinaz B genine (ChiB) spesifik iki adet primer kullanılarak genomik DNA’dan coğaltıldı ve pGEM-T Easy vektorüne klonlanarak gene ait tüm nükleotid sırası belirlendi.3.coli BL21 (DE3) hücrelerine transforme edildi. amino asit düzeyinde ise Geobacillus türlerine %88-89 oranında. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu Cemal SANDALLI1. Bacillus licheniformis A1 ChiB geninin toplam uzunluğunun stop kodonu ile birlikte 1799 baz çifti olduğu.19. 4-methylumbelliferyl β-D-N-N'diacetylchitobioside PM052 Anoxbacillus gonensis G2 Bakterisinin CTP sentetaz (pyrG) Geninin Klonlanması. Hakan KARAOĞLU2 1 Rize Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Enzime ait bazı özellikler ekstraselüler sıvıda tanımlamıştı. Anoxybacillus gonensis G2 bakterisine ait ctp sentetaz geni (PyrG) shotgun metodu ile klonlandı. Genin stop kodonu ile birlikte toplam 1593 nükleotid uzunluğunda olduğu ve 530 amino asitlik bir polipeptidi (~58 kDa) kodladığı belirlendi. Fen Edebiyat Fakültesi. 53100. Rekombinant enzimin karakterizasyonunda. IPTG ile indüklenerek protein T7 promotoru altında üretildi ve saflaştırıldı. Glutamine substrat olduğunda sentez reaksiyonunun başlayabilmesi için GTP allosterik faktör olarak gereklidir.com Ağrı Diyadin kaplıcasından yürütülen çalışalar neticesinde termofilik bir Bacillus licheniformis bakterisi daha önceki çalışmalar kapsamında tanımlanmıştı. 61080. N-terminal domein ise.2). Ali Osman BELDÜZ2 1 Rize Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Bacillus licheniformis A1. Fen Edebiyat Fakültesi. TritonX-100. Cterminal domeini. Ali Osman BELDÜZ2.

Ön inkübasyondan sonra SSF ortamına alınarak elma. TRABZON hücrelerinde ekspres edildi ve glutatyon sefaroz 4B matriks kullanılarak saflaştırılıp enzim aktivite deneyleri için hazırlandı. 10.tr Son yıllarda diğer tekniklere oranla daha fazla ürün elde edilmesinden ötürü Katı Faz Fermantasyon Tekniği (SSF) Biyoteknolojik ve endüstriyel alanlarda gittikçe artan bir önem kazanmaktadır. glutatyon s-transferaz (GST) ve glutatyon redüktaz (GR) 258 . pirinç kepeklerinin. Ağır metallerin hücre içine alındığı. İlk uygulamada 40 saat boyunca minimal besi yerinde büyütülen hücreler sabit konsantrasyonda (10 ppm) ağır metal ile indüklenmiş ve 1. Diyarbakır karatash@dicle. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. değişen konsantrasyonlarda (5. Biyoloji Bölümü. ağır metal.. 15. SSF tekniği kullanılarak ekonomik değeri olmayan bitkisel atıklar ile yapılan çalışmalardan elde edilecek enzimlerin yüksek seviyede üretilebilmesi için SSF tekniğinin bir takım özellikleri incelendi. mercimek. Zübeyde BAYSAL2 1 Dicle Üniversitesi.19. 40 saatin sonunda biyokütle besi yerinden uzaklaştırılmıştır (Spor set).edu. bakterisinin 24. ağır metal ve diğer kirleticilerin biyorpsiyonu amacı ile yaygın olarak kullanılmaktadır. ve 20 ppm) ağır metal ile indüklenmiş. Bu çalışmada P. bakteri üreme sıcaklığı 37° C. süperoksit dismütaz (SOD). bakterisi kullanılmıştır. Kimya Bölümü. Uygulamaların katalaz. bakteri üreme sıcaklığı 37°C. katalaz (CAT). 21280. glutatyon s-transferaz ve glutatyon redüktaz enzimlerinde meydana getirdiği değişimler incelenmiştir. askorbat peroksidaz. ekstrasellülar enzim PM054 Cd(II) ve Cu(II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Phanerochaete chrysosporıum‘da Antioksidan Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Güler TOPRAK1. Kullanılan substratlarda Bacillus sp. saatte. Veysel TOLAN1. 2. Çalışmalarımızda Van Gölü kıyısından izole edilen Bacillus sp. Biyokütle eldesinde iki farklı yol takip edilmiştir. chrysosporium model sisteminin Cd2+ ve Cu2+ ağır metallerine karşı geliştirdiği yanıt antioksidan enzimler düzeyinde incelenmiştir. mısır ve pamuk bitki atıklarının bulunduğu ortamda substrat parça büyüklüğü 1000 µm. amilaz. Proteaz aktivitesi için aynı kepeklerin bulunduğu ortamda substrat parça büyüklüğü 1000 µm. Kayseri gulertoprak38@gmail. Kullanılan substratlarda Bacillus sp. Fen Bilimleri Enstitüsü.. saatte proteaz aktivitesi en yüksek pirinç ve buğday kepeği karışımında bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Ctp sentetaz. buğday. ve 8. saat sonunda filtre edilmek sureti ile besi yerinden toplanmıştır (vejetatif set). Diyarbakır 2 Dicle Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: SSF. 4. nem oranı %30 ve en uygun kepek karışımları %15 buğday ve %15 pirinç karışımı belirlenerek amilaz enzim aktivite değerlerine bakılmıştır. İkinci uygulamada ise hücreler 0. Bacillus. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. uygulama süresine ve uygulanan doza bağlı olarak hücrelerde strese neden olduğu belirlenmiştir. Fikret UYAR1. 21280. pH’sı 6. süperoksit dismütaz (SOD). Fen Edebiyat Fakültesi. bakterisinin 48. pH’sı 8. Uygulanan metale bağlı olarak farklı enzimatik tepkilerin ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Glutatyon sefaroz PM053 Bazı Bitki Atıklarından Katı Faz Fermantasyon Tekniği ile (SSF) Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Hakan KARATAŞ1. nem oranı %20 ve en uygun kepek karışımları %5 buğday ve %15 pirinç karışımı belirlenmiştir.com 1 Beyaz çürükçül bir fungus olan Phanerocahaete chrysosporium (ATCC 24725). Fen Edebiyat Fakültesi. Anoxbacillus. Servet ÖZCAN2 Erciyes Üniversitesi. Cu2+’nın antioksidan enzim sisteminin tetiklenmesinde Cd2+’a nazaran daha etkili olduğu belirlenmiştir. askorbat peroksidaz (APx). Anahtar Kelimeler: Phanerocahaete chrysosporium. pGEX-4T-3. saatte amilaz aktivitesi en yüksek pirinç ve buğday kepeği karışımında bulunmuştur. Biyoloji Bölümü. Bu teknikte substrat olarak ticari önemi olmayan veya az olan ve çevre kirliliğine yol açan bazı bitki atıklarının kullanılmasıyla ekonomik ve ekolojik açıdan yarar sağlanması amaçlanmaktadır. muz kabuğu. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. proteaz.

% 23. A. Mono fenollerin odihidroksi fenollere hidroksilasyonu (monofenolaz aktivitesi) ve o-dihidroksi fenollerin o-kinonlara oksidasyonu (difenolaz aktivitesi).9.90. Russula delica’dan elde edilen ham özütün difenolaz aktivitesi için optimum pH 5. prostetik grup olarak bakır(II) iyonu ihtiva eden. A. % 92. % 5. Ca2+. % 20. Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü.C. 4-metil katekol (4-MK).0.1.13. sistein ve benzoik asit kullanılarak yapılan inhibisyon çalışmasında askorbik asidin 0. Elazığ skirbag@firat.com Polifenol oksidaz (PFO) ya da tirosinaz (E. % 15. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA1. ferulae’de.5 mM nihai konsantrasyonda % 100 inhibisyon sağladığı. Pleurotus spp. % 8. sajor-caju’da. Yakup KOLCUOĞLU1. bisporus PM 056 Yabani ve Yenilebilir Bir Mantar Olan Russula delica’dan Elde Edilen Ham Özütten Polifenol Oksidaz Enziminin Difenolaz Aktivitesinin Karakterizasyonu Şaban KESKİN1. P. lezzetli spesifik yabani ve kültür mantarların (P. Nilay ONGANER Fırat Üniversitesi.55 ve % 2.00 ve % 2. yabani ve yenilebilir bir mantar olan Russula delica’dan elde edilen ham özütteki PFO enzimi spektrofotometrik bir yöntem kullanılarak karakterize edilmiştir.8. % 92. boudieri.5.5. bisporus’da. Mn2+. % 20. monofenolaz. kül. % 91. boudieri’de. Ni2+.4dihidroksi fenilalanin (L-DOPA) ile boyanan doğal elektroforezinde Rf değerleri 0. nem. Melike YILDIRIM1.5. Anahtar Kelimeler: Besinsel içerik. T. Al3+. % 94. 1mM nihai konsantrasyonda bazı metal iyonlarının enzim aktivitesi üzerine etkisi incelendiğinde.3. Biyoloji Bölümü. bitki ve hayvanlara kadar geniş canlı gruplarında bulunan.0 olarak bulunmuş ve bu pH’da. Biyoloji Bölümü.0.6 µM dak-1 mg protein-1 ve Km = 3.97 ve % 3.8. T. Difenolaz aktivitesi için optimum sıcaklığın 30 ˚C olduğu ve bu sıcaklıkta 1 saat sonunda enzimin aktivitesini % 88 oranında koruduğu belirlenmiştir. Trabzon 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. ekonomik değeri yüksek. Askorbik asit.5. Fen-Edebiyat Fakültesi. % 5. bisporus) besin değerleri araştırılmıştır. Zn2+. 32 mM nihai konsantrasyonlarda yaklaşık % 90 inhibisyona neden oldukları tespit edilmiştir. boudieri.21 ve % 2. A..14. L-DOPA ve dihidroksifenil propiyonik asit substratları kullanılmıştır ve en yüksek aktivitenin 4-metil katekol varlığında olduğu gözlenmiştir. Fatih Eğitim Fakültesi. eryngii. P. PFO sebze ve meyvelerin esmerleşme proseslerinden sorumludur. Cu2+ iyonlarının ise sırası ile % 3. % 92. diğer inhibitörlerin ise sıra ile 1 mM . % 7. eryngii var. % 8.2. ham protein ve ham yağ içerikleri sırasıyla.43. oksidoredüktazlar sınıfına ait bir metaloenzimdir. polifenol oksidaz.48 ve % 0. ostreatus. 61080. % 7.8. difenolaz 259 .0. Bu aşamadan sonraki çalışmalarda 4-metil katekol substrat olarak kullanılmıştır. Enzimin aktivitesi için oksijen gereklidir ve oksijen varlığında enzim iki farklı reaksiyonu katalizler. % 7. T. TRABZON PM 055 Ülkemizde Doğal Olarak Yetişen ve Kültürü Yapılan Bazı Mantar Türlerinin Besinsel İçeriklerinin Belirlenmesi Sevda KIRBAĞ.5.13 ve % 3. P. P. eryngii’de.87. Difenolaz aktivitesi için 4-MK varlığında Vmaks = 384.6.0. Kuru madde. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.4. % 8. Trabzon sabankeskin61@hotmail. % 93.33 mM olarak belirlenmiştir.34 ve 0. % 92.tr Bu çalışmada Ülkemizde.1) mikroorganizmalardan. Hg2+ ve Cd2+ iyonları farklı oranlarda inhibisyona neden oldukları. % 89. 61335. % 5. % 9. eryngii var. % 8. % 25.edu. % 14.7 .5. Ertuğrul SESLİ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. ferulae.2.2.33 olarak saptanmıştır. Bu çalışmada. K+. % 6. % 3 oranlarında aktivasyona neden oldukları tespit edilmiştir. Co2+. sajor-caju ve A. % 94.18. sodyum metabisülfit.33.5. Ham özütün 3. Kimya Bölümü. P. 4 ˚C’de ve 24 saat sonunda enzimin aktivitesini % 90 oranında koruduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Russula delica. Bu veriler ışığında Russula delica’dan hazırlanan ham özütteki PFO enziminin genel PFO inhibitörleri ve bazı metal iyonlarına karşı hassas özellikler sergilediği ve hafif asidik pH’larda kararlı olduğu söylenebilir. organik madde. 23119. Ahmet ÇOLAK1. ostreatus’da. Mehmet AKYÜZ.1. % 90. Fen Edebiyat Fakültesi. P. % 94. % 91.19.64 olan iki bant gözlenmiştir. 8mM . P. % 10.5. Substrat özgünlüğü için katekol.

CNR. 28100.tr Taşlıdere sıcak su kaynağı Batman ilinin Kozluk ilçesine bağlı Şelmo nahiyesinin 7 km kuzeybatısındadır. bu kaynaktan izole edilen ve morfolojik. biyokimyasal ve genetik analizler sonucunda Anoxybacillus ve Bacillus cinsi olduğu saptanan bakterilerin antibiyotiklere dirençlilikleri 2 farklı yöntemle test Anoxybacillus.edu. Anoxybacillus. biyokimyasal ve genetik analizler sonucunda Anoxybacillus cinsi olduğu saptanan bakterinin lipit analizi (fosfolipit çeşitleri ) ince tabaka tomografisi (TLC) ve sekiz tane fosfolipit standardı kullanılarak tespit edilmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. kızılağaç. Fen Edebiyat Fakültesi.19.7 civarındadır. Anahtar Kelimeler : Antibiyotik. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Annarita POLI2.tr Son yıllarda yapılan çalışmalar ve gözlemler ürün veren kaynağı kurutarak verimi azaltan ve fındık bahçelerinde yoğun olarak bulunan Xyleborus dispar (Fabricius)’ın önemli bir zararlı olduğunu göstermiştir. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Fen Bilgisi Ögretmenligi ABD. Bacillus PM 059 Fındık Zararlısı Xyleborus dispar’dan İzole Edilen Bacillus thuringiensis’e Ait cry3Aa (δendotoksin) Geninin Klonlanması. çınar. fizyolojik. karaağaç.tr Taşlıdere sıcak su kaynağı Batman ilinin Kozluk ilçesine bağlı Şelmo nahiyesinin 7 km kuzeybatısındadır. Biyoloji Bölümü. Lincomiysin 15 mcg. ile gürgen. Anahtar Kelimeler: fosfolipit. Daha önce yürütülen çalışmalarımızda Karadeniz bölgesinde fındık ağaçlarından toplanan Xyleborus dispar zararlısından bakteri izolasyonu yapılmış ve izole edilen bu bakteriler arasında bir tanesinin Bacillus thuringiensis olduğu belirlenmiştir.Bu çalışmada Anoxybacillus cinsi bakterinin Penisilin 2iu. 61080. Yapılan biyoassay çalışmaları sonucunda bakterinin Coleoptera ordosuna ait olan Agelastica alni larvaları üzerinde %100 öldürücü etkiye sahip olduğu belirlendi. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. fizyolojik.2. bir tanesi de standartlara karşılık gelmediği. Fen Bilgisi Ögretmenliği ABD. Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare. bu kaynaktan izole edilen ve morfolojik. Konukçuları arasında fındıktan başka meyve ağaçlarından elma. Annarita POLI2. bakterinin toplamda 6 tane fosfolipit içerdiği ve TLC üzerinde görünen 3 bantın minör (1. vb. Napoli 80078 Italy rgguven@dicle. Ampicilin 25 mcg. Barbara NICOLAUS2 1 Dicle Üniversitesi.Araştırmada. thuringiensis’in. Napoli 80078 Italy rgguven@dicle. CNR. Çoğaltılan gen PGEMT vektörüne klonlandı ve dizin analizi yapıldı. ıhlamur gibi orman ağaçları bulunmaktadır.Bu çalışmada. Çalışmada 18 tane farklı antibiyotik kullanılmıştır. armut. Dalkıran olarak bilinen Xyleborus dispar (F. badem. dipalmitol-gliserol-3fosfoetanolamine. 3-sn-fosfatidil L-serin (bovine brain). 34. Kemal GÜVEN1.7 civarındadır. Su sıcaklığı 78°C ve Ph’sı 6. Barbara NICOLAUS2. kayısı. Genin ait olduğu cry3 alt grubunu belirlemek için cry3 sınıfına ait daha özel primerler kullanıldı ve genin kodlayan bölgesi bütünü ile bakteri genomundan PCR ile çoğaltıldı. Biyoloji Bölümü. şeftali. Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare. Kazım SEZEN1. Pozzuoli. Chloromfenicol 10 mcg. Bacillus cinsi bakterinin bu durumu dikkat çekicidir. kayın.TLC.edu. DL-a-fosfoasidik asit dipalmitol) bir tanesi de standartlara karşılık gelmediği tespit edilmiştir. söğüt. Hatice KATI2. Su sıcaklığı 78°C ve pH’sı 6. Nystatin 100 iu. erik. 3 bantın ise majör olduğu (-rac-1. ve Bacitrin 10 iu’a dirençli olduğu aynı kaplıcadan izole edilen Bacillus cinsi bakterinin ise yalnız Nystatin 100 iu ‘a dirençli olduğu tespit edilmiştir.) (Coleoptera: Scolytidae) polifag bir zararlıdır. edilmiştir. Erhan ÜNLÜ1 1 Dicle Üniversitesi. Karakterizasyonu ve Ekspresyonu Demet MERT1. via Campi Flegrei n.sıcak su kaynağı PM 058 Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Edilen Anoxybacillus ve Bacillus Cinsi Bakterilerin Antibiyotiklere Dirençlilikleri Reyhan GÜL GÜVEN1. kavak. Bu çalışmada Xyleborus dispar’dan izole edilen B. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi. Bu çalışmada. TRABZON PM 057 Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Edilen Anoxybacillus Cinsi Bakterinin Fosfolipit Çeşitlerinin Analizi Reyhan GÜL GÜVEN1. Kemal GÜVEN1. 34.edu. Zihni DEMİRBAĞ1. kestane. Remziye NALÇACIOĞLU1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Giresun demetmert@ktu. üniversal primerler kullanılarak yapılan PCR analizi sonucunda. Elde edilen sıranın 260 . via Campi Flegrei n. bu bakterinin cry3 genini içerdiği tespit edildi. meşe. Fusidik asit 10 mcg.3-sn-fosfatidil-rac-gliserol sodyum klorür. Pozzuoli.

erik.com Günümüze kadar halk sağlığı açısından önem arz eden zararlıların mücadelesi kimyasal ilaçlarla yapılmış. Mehmet Nuri AYDOĞAN2. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. bu kimyasal maddelerin birçok olumsuz etkileri ortaya çıkmıştır. Giresun idemir@ktu. öldürülmüş formları veya üretmiş oldukları metabolitlerden yararlanılmaktadır. TRABZON literatürdeki cry3 genleri ile karşılaştırılması sonucu bu bakteriye ait cry3 geninin Bacillus thuringiensis subsp tenebrionis’in sahip olduğu cry3Aa ile %100 benzer olduğu belirlendi. dünya savaşından sonra sentetik organik maddelerin sentezi ve zararlılara karşı aşırı kullanımı sonucu. Keza insan sağlığı açısından önem arz eden böcek ve akarların mücadelesinde entomopatojen bakterilerden Bacillus thringiensis. armut. Halk sağlığı açısından önem arz eden zararlı arthropodlara karşı insan ve çevreye dost mikrobiyal pestisitlerin kullanımı günümüzde ön plana çıkmıştır. Bu gen tarafından üretilen proteini belirlemek için genin kodlayan bölgesi ekspresyon vektörü pET28a’e klonlandı ve cry 3Aa proteininin ekspresyonu gerçekleştirildi. Zararlıların popülasyonlarını ekonomik zarar eşiğinin altında tutmak amacıyla. Mikrobiyal pestisitler entomopatojenlerden elde edilir. doğal dengenin bozulması gibi sebepler sonucu son yıllarda mikrobiyal pestisitler üzerinde daha yoğun çalışmalar yapılarak birçok biyopreparatın piyasaya verilmesine sebep olmuştur. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. kestane ve fındık gibi birçok meyve ağacında zararlar meydana getirerek önemli ürün ve ekonomik kayıplara neden olurlar. Biyoloji Bölümü. Patojenlerin. Bu çalışmada insan sağlığını tehdit eden böcek ve akarlar belirtilmiş ve bu zararlılarla mücadelede entomopatojenlerin kullanılma imkanları literatür ışığında tartışılmıştır. 12 fungus. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu canlılara doğal düşman adı verilir. İşte. Bunun sonucu olarak zararlılarla mücadelede kimyasal mücadele dışındaki mücadele yöntemlerine önem verilmeye başlanmış ve biyolojik mücadele önem kazanarak zararlıların doğal düşmanlarının tespiti ve biyolojik mücadelede kullanılma olanaklarının araştırılmasına ağırlık verilmiştir. bakteri. Ayrıca. bu canlılar. Biyoloji Bölümü. konukçu içerisinde çok hızlı çoğalmaları ve küçük cesametli olmaları sebebiyle kitle halinde üretimleri kolay olmaktadır. parazitoyitleri. 8 virüs ve 6 protozoon preparatının bulunduğu belirtilmektedir. Anahtar kelimeler: Bacillus thuringiensis. Neticede 73 kDa’luk bir protein bandı belirlendi. Xyleborus dispar. zararlıların predatörleri. Anahtar Kelimeler: İnsan sağlığı. patojenleri kullanılarak yapılan mücadele çalışmalarına “Biyolojik Mücadele” adı verilir. başta meşe olmak üzere birçok geniş yapraklı orman ağacında zarar oluşturmaktadır. Entomopatojenler parazit mikroorganizmalar olup konukçularının ölümüne sebep olurlar. Zihni DEMİRBAĞ1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. fındık zararlısı PM 060 Halk Sağlığı Açısından Önem Arzeden Zararlı Arthropodların Mücadelesinde Mikrobiyal Pestisitlerin Kullanılma Olanakları Engin KILIÇ1. Zararlılarla mücadelede. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi. mikrobiyal pestisitler PM 061 Lymantria dispar (Lepidoptera: Lymantriidae)’dan elde edilen bakterilerin identifikasyonu İsmail DEMİR1. Özellikle. elma. Hacer MURATOĞLU1. rüzgar ve yağmurun etkisiyle yayılma alanı geniş alanları kapsar. biyolojik mücadele. Ömer Faruk ALGUR2. 261 . Doğadaki canlıların popülasyonları beslenme ilişkisinin gereği olarak belirli bir dengede devam etmektedir. Zararlı türler ile beslenen birçok canlı türü vardır. Fen Edebiyat Fakültesi. Dadaşkent. Sonuç olarak. Xyleborus dispar’dan izole edilen ve detaylı identifikasyonu yapılan B. Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi. zararlıları baskı altında tutarak popülasyon artışını sınırlamaktadırlar. özellikle II.edu. 44 nematod. Erzurum erzurumlue@hotmail. Biyoloji Bölümü. Dünyada giderek artan çevre bilinci. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. Ekspresyon vektörü tarafından ekspreslenen cry3Aa proteini izole edildi ve SDS-PAGE analizi yapıldı. Böylece daha önce tanımlanan bu bakterinin içermiş olduğu toksin geninin detaylı identifikasyonu yapıldı. Kadriye ÖZCAN1.19. Günümüzde kullanılan mikrobyial pestisitlerden. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. fungus. sentetik pestisitlerin insan ve çevre sağlığına olumsuz etkileri. 104 bakteri. Ölen konukçu binlerce mikroorganizmayı etrafa dağıtır. thuringiensis’in. Fatih SEZEK3 1 Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü. kayısı. Salih DOĞAN3. zararlı böcek ve akarlar. funguslardan Beauveria bassiana ve virüslerden ise baculovirüsler kullanılmaktadır. bakterideki insektisidal toksininin veya toksin geninin zirai mücadele amacıyla kullanılabileceği bu çalışma ile belirlenmiş oldu. Biyoloji Bölümü. 61080. cry3Aa δ-endotoksin.tr Bir orman zararlısı olan Lymantria dispar. Agah İkbal İNCE2. virüs ve protozoonların bizzat kendileri.

Ayrıca. Zihni DEMİRBAĞ2 1 Rize Üniversitesi. (Lydi2). Bu izolatların karakterizasyonları morfolojik. Bu larvalardan toplam bakteri izolasyonları yapıldı. Bacillus thuringiensis (Lydi6). Bunun için Doğu Karadeniz Bölgesi’nin farklı yerlerindeki tarım alanlarından Agrotis segetum larvaları toplandı. Bu larvaların toplam bakteriyal florasını belirlemek için larvalardan bakteri izolasyonları yapıldı.tr Bu çalışmada. 16S rRNA gen sekans analizleri ve Vitek bakteriyal identifikasyon sistemi kullanılarak izolatların karakterizasyonları yapıldı. İsmail DEMİR2. TRABZON Bu ve benzeri zararlılara karşı bir yerel mikrobiyal mücadele etmeni geliştirmeye yönelik olarak.edu. Bacillus megaterium (As3). Agah İkbal İNCE1. Brevibacterium. Bacillus sp. PM 063 Thaumetopoea pityocampa Schiff. yeni tür. (Bozkurt)’un bakteriyal florası belirlenmiştir. Bacillus thuringiensis (Lydi8). Fen Edebiyat Fakültesi. 61080. (Lepitoptera: Noctuidae)’dan Bakteri İzolasyonu ve Karakterizasyonu Ali SEVİM1. Karadeniz Bölgesi’ndeki farklı fındık bahçelerinden Lymantria dispar larvaları toplandı. Fen Edebiyat Fakültesi. segetum’dan elde edilen 9 bakteriyal izolat Bacillus cereus (As1). thuringiensis izolatlarında yapılan cry gen analizlerinde Lydi6’da cry1.edu. Gram pozitif. Elde edilen toplu sonuçların karşılaştırılması. Buna göre izolatlar Pantotea agglomerans (Lydi1). API ve Vitek identifikasyon sistemleri kullanılarak özellikleri belirlendi. DNA-DNA homoloji testine göre %10. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. (As6). fizyolojik. İzolatların tanımlanması morfolojik. Fen Edebiyat Fakültesi. Trabzon alisevim@ktu. Trabzon hkati@ktu. başta kızılçam olmak üzere çeşitli çam türlerinde tahribatlara sebep olmaktadır. Bacillus thuringiensis (Lydi7). Elde edilen izolatların morfolojik. Moleküler karakterizasyon için 16S rRNA sekans analizi yapıldı ve sekans sonuçları gen bankasındaki referans sıralarla karşılaştırıldı. (Lydi5). 2. Anahtar Kelimeler: Agrotis segetum. hareketsiz. 16S rRNA analizi ve Vitek testi sonuçlarına göre tanımlamaları yapıldı. bakteriyal flora. Elde edilen 9 bakteriyal izolatın morfolojik. İzolat sarı renkli ve yuvarlak koloni morfolojisine sahip. Erwinia spp. Enterobacter aerogenes (As4).19. Bu benzerliğine rağmen izolat. Anahtar Kelimeler: Lymantria dispar. (Lepidoptera: Thaumetopoeidae)’dan İzole Edilen Yeni Bir Brevibacterium Türünün Tanımlanması Hatice KATI1. Bu zararlıya karşı bir mikrobiyal mücadele etmeni geliştirmeye yönelik yapılan çalışmalarda Thaumetopoea pityocampa larvalarından bakteriyal izolatlar elde edildi. biyokimyasal. API ve Vitek sonuçları ve 16S rRNA sekans analizlerine göre yapıldı. Enterobacter sp.3) oranında B. aurantiacum DSM 20426T’ye benzemektedir. aerobik bir bakteridir. Biyoloji Bölümü. Acinetobacter calcoaceticus (As5). Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Lydi7’de cry3. aurantiacum DSM 20426T suşuna benzediği ve DNA G+C içeriğinin de %69. moleküler özellikleri. Serratia marcescens (Lydi4). 53100. fizyolojik ve biyokimyasal özellikler.tr Ağaçların tüm iğne yapraklarını yemek suretiyle zararlara neden olan Thaumetopoea pityocampa. 16S rRNA sekans sonuçlarına göre yeni izolatın %94 oranında en yakın olarak B. Biyoloji Bölümü. Enterococcus gallinarum (As8) ve Stenotrophomonas maltophila (As9) olarak tanımlandı. 262 . Klepsiella spp. Biyoloji Bölümü. bakteriyal karakterizasyon PM 62 Agrotis segetum Schiff. izolatın bilinen Brevibacterium türlerinden farklı olduğunu ortaya koymakta ve bunun Thaumetopoea pityocampa’dan elde edilmiş yeni bir Brevibacterium türü olduğunu göstermektedir.8 (13.. Tp12 olarak numaralandırılan izolatın Brevibacterium cinsine ait olduğunu gösterdi. Buna göre A. Biyoloji Bölümü. Bacillus thuringiensis (Lydi9) şeklinde tanımlandı. Anahtar Kelimeler: Thaumetopoea pityocampa. Analiz sonuçları. Acinetobacter calcoaceticus (Lydi3). fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri tespit edildi. fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri. Pseudomonas putida (As7). Lydi8’de cry1 ve 2 ve Lydi9’da cry1 ve 4 olduğu tespit edildi. Fen Edebiyat Fakültesi. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. İzolatların morfolojik. API test sonuçları ve 16s rRNA gen sekans analizlerine göre yapıldı. Biyoloji Bölümü. (As2). 3 ve 4.8 mol olduğu belirlendi. Yağ asidi metil ester analizi sonuçlarına göre yeni izolatın temel yağ asitlerinin yaklaşık %64 oranında C15:0 anteiso içerdiği belirlendi. fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri belirlendi. B. İsmail DEMİR2. Zihni DEMİRBAĞ2 1 Giresun Üniversitesi. ülkemizde önemli bir tarım ve endüstriyel ürün zararlısı olan Agrotis segetum Schiff.

Cu için 1. Yapılan çalışma sonucunda topraktan izole edilen üç Bacillus thuringiensis izolatının ve kontrol suşlarının cry2 genel primeri ile PCR işlemi sonucunda yaklaşık 1556 bp büyüklüğünde pozitif bir ürün verdiği belirlenmiştir. Geobacillus toebii sub. ağır metal.287 ve 0. Anahtar Kelimeler: Geobacillus. Geobacillus toebii subsp. Fen-Edebiyat Fakültesi. TRABZON PM 064 Topraktan İzole Edilen Bacillus thuringiensis İzolatlarının cry2 Genlerinin Belirlenmesi ve Lepidoptera Larvaları Üzerine Olan İnsektisidal Etkilerinin Belirlenmesi Fatma ÖZTÜRK1.21 mM olduğu tespit edildi. Bu amaçla. Bu amaçla çeşitli bakterilerin.tr Son yıllarda ağır metaller ile olan kirlenmeye ilgi oldukça artmıştır.663 ve 2. Ankara fozturk@erciyes. parasporal kristal yapıları ve bu izolatların depo zararlısı Ephestia kuehniella Zeller üzerine olan toksik etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Daha sonra farklı metal konsantrasyonlarının değişik zaman periyotlarında bu bakteri türlerinin üreme ve biyoakümülasyonu üzerine etkisi incelendi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Biyolojik mücadele. Ağır metallerin gerek endüstriyel atık sulardan ve gerekse ağır metal ile kirlenmiş/kirletilmiş çevresel su kaynaklarından uzaklaştırılmasında çeşitli kimyasal ve fiziksel süreçler kullanılmaktadır. Lepidoptera (kelebekler).19. Leyla AÇIK2. Biyoinsektisit olarak bakteriler. 134 bp büyüklüğünde dört DNA fragmenti elde edilmiştir. 38039. decanicus ve Geobacillus thermoleovorans subsp.Kayseri 2 Gazi Üniversitesi. cry2 geninin DdeI enzimi ile kesimi sonucunda üç izolatın yaklaşık olarak 1386. Bunun için önce her iki bakteri için bu metaller için MIC (minimum inhibisyon konsantrasyonu) değerleri tespit edildi. Bu sonuçlar. 06500. Biyolojik mücadelede kullanılan mikroorganizmaların %90’nını Bacillus thuringiensis oluşturmaktadır. sivisinekler) ve Coleptera (kın kanatlılar) takımına ait böcekleri hedef alan ve biyolojik olarak parçalanabilen insektisidal toksinler üretir. Biyolojik denemeler sonucunda izolatların Ephestia kuehniella larvaları üzerine %83. fungusların ve alglerin kullanıldığı bilinmektedir. Ephestia kuehniella PM 065 Farklı Metal Konsantrasyonlarının Termofilik Geobacillus Türlerinin Üreme ve Metal Biyoakümülasyonu Üzerine Etkisi Sadin ÖZDEMİR Dicle Üniversitesi. biyoakümülasyon 263 . sp. Biyoloji Bölümü. Biyoinsektisitler üretim teknolojilerinin kolay ve sürekli olması. Kristal proteinlerin SDS-PAGE ile analizi sonucunda izolatların 130 kDa ve 65 kDa ağırlığında iki protein taşıdıkları belirlenmiştir. cry2 geni. 972. virüsler. sadece hedef canlıya etki etmeleri. stromboliensis’nin MIC değerleri sırasıyla Cd için 0.37. Ni için 3.918 ve 1. zararlının kontrolünde güvenilir olmaları. stromboliensis’in farklı metal konsantrasyonlarının üreme ve biyoakümülasyonu üzerine etkileri test edildi. Fen Edebiyat Fakültesi.035 ve Zn için 1. termofilik karakterdeki Geobacillus toebii sub. 21280. Diyarbakır ozdemirs@dicle. Diptera (sinekler.918 ve 0. Biyoloji Bölümü.0492. Abdurrahman AYVAZ1 1 Erciyes Üniversitesi. Bacillus thuringiensis delta endotoksin olarak isimlendirilen protein yapısında. sp. Ancak bu yöntemlerin ekonomik olmayışları ve elde edilen arıtım düzeyinin yeterli olmaması nedeniyle bu alanda önemli bir potansiyele sahip mikroorganizmaların etkin bir şekilde kullanıldığı ve tercih edildiği görülmektedir. 450. MIC. decanicus’un bu metallere karşı daha dirençli olduğunu göstermektedir. decanicus ve Geobacillus thermoleovorans subsp. nematodlar ve protozoa grubuna ait organizmalar kullanılmaktadır. çevre kirliliği ile ilgili problemler yaratmamaları ve endosporlarının doğada uzun süre kalmaları nedeniyle tercih edilmektedir. toprak grubu bakteriler en çok gelecek vaat eden biyolojik kontrol ajanlarıdır.edu. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü.%57 oranında etkili olduğu belirlenmiştir.edu. mantarlar.tr Günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde kimyasal tarım ilaçlarının yerini biyoinsektisitler almıştır. Bu çalışmada topraktan izole edilen üç Bacillus thuringiensis izolatının ve kontrol suşlarının cry2 gen içerikleri. Bunlar arasında. Çoğu ağır metaller belirli konsantrasyonlarda organizmalara zarar verici bir etki göstermekte ve ekolojik tahribe neden olmaktadırlar.

atık sularda bulunan boyar maddelerin giderilmesi ve kirletici etkilerinin azaltılması çevrede yaşayan canlılar açısından oldukça önemlidir.2 . Sterilizasyon açısından kıyaslamaya gidildiğinde iki durum arasında önemli bir fark olmadığı gözlenmiştir. Son yıllarda boyar madde giderimi için düşük maliyetli biyosorbentler geliştirilmesi ile ilgili çalışmalar hız kazanmıştır. Statik koşulda yapılan dekolorizasyon denemelerinde ise 8 izolat için minimum ve maksi