P. 1
19 Ulusal Biyoloji Kongre Ozetleri

19 Ulusal Biyoloji Kongre Ozetleri

|Views: 4,465|Likes:
Yayınlayan: montivipera

More info:

Published by: montivipera on Nov 19, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

02/18/2013

pdf

text

original

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ BİYOLOJİ BÖLÜMÜ 61080 TRABZON

19.
ULUSAL BİYOLOJİ KONGRESİ

23-27

HAZİRAN 2008 TRABZON

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

2

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

İÇİNDEKİLER
KURULLAR ........................................................... 005 PROGRAM ............................................................. 009
SÖZLÜ BİLDİRİLER.......................................................... 011 POSTER BİLDİRİLER ....................................................... 031 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 031 BOTANİK ..................................................................... 041 ZOOLOJİ ....................................................................... 061 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 079

BİLDİRİ ÖZETLERİ ............................................. 081
ÇAĞRILI BİLDİRİLER ..................................................... 083 SÖZLÜ BİLDİRİLER ......................................................... 095 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 095 BOTANİK ..................................................................... 131 ZOOLOJİ ....................................................................... 175 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 223 POSTER BİLDİRİLER ....................................................... 233 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 233 BOTANİK ..................................................................... 321 ZOOLOJİ ....................................................................... 479 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 633

İNDEKS ................................................................... 645

3

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

4

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

KURULLAR

5

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

6

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Osman BELDÜZ Kongre Sekreteri Prof. Dr. Sema AYAZ Kongre Düzenleme Kurulu Prof. Dr. Osman BEYAZOĞLU Prof. Dr. Asım KADIOĞLU Prof. Dr. Zihni DEMİRBAĞ Prof. Dr Atalay SÖKMEN Prof. Dr. Faik Ahmet AYAZ Prof. Dr. Reşit ÖZKANCA Prof. Dr. Leyla AÇIK Doç. Dr. Mustafa YAMAN Doç. Dr. Bilal KUTRUP Doç. Dr. Kamil COŞKUNÇELEBİ Doç. Dr. Hüseyin İNCEER Yrd. Doç. Dr. Remziye NALÇACIOĞLU Yrd. Doç. Dr. Sabriye ÇANAKÇI Yrd. Doç. Dr. İsmail DEMİR Yrd. Doç. Dr. Ufuk BÜLBÜL Öğr. Gör. Dr. Rabiye TERZİ Arş. Gör. Dr. Kazım SEZEN Arş. Gör. Handan ONAY Arş. Gör. Kadriye İNAN Arş. Gör. Hacer MURATOĞLU Arş. Gör. Dilşat Nigar ÇOLAK Arş. Gör. Nihal KUTLU Arş. Gör. Hülya TORUN Arş. Gör. Emel ÇAKIR Arş. Gör. Mutlu GÜLTEPE

Bilimsel Kurul Prof. Dr. Ahmet ASAN Prof. Dr. Ahmet ŞAHİN Prof. Dr. Ali DEMİRSOY Prof. Dr. Arif BAYSAL Prof. Dr. Atila Yanıkoğlu Prof. Dr. Avni GÜVEN Prof. Dr. Ayşen (ÖZDEMİR) TÜRK Prof. Dr. Bayram YILDIZ Prof. Dr. Cumhur ÇÖKMÜŞ Prof. Dr. Fahrettin GÜCİN Prof. Dr. Fevzi BARDAKCI Prof. Dr. Fikrettin ŞAHİN Prof. Dr. Hacer ÜNLÜ Prof. Dr. Haluk KEFELİOĞLU Prof. Dr. Hasan ÖZÇELİK Prof. Dr. Hayri DUMAN Prof. Dr. Hüseyin Avni ÖKTEM Prof. Dr. Kuddisi ERTUĞRUL Prof. Dr. Kurtuluş OLGUN Prof. Dr. Leyla AÇIK Prof. Dr. M. Ali AKPINAR Prof. Dr. M.Yakup ARICA Prof. Dr. Mehmet TOPAKTAŞ Prof. Dr. Murat ÖZMEN Prof. Dr. Mustafa IŞILOĞLU Prof. Dr. Mustafa KURU Prof. Dr. Mustafa Sabri Özyurt Prof. Dr. Nazmi Polat Prof. Dr. Nermin GÖZÜKIRMIZI Prof. Dr. Nilüfer CİHANGİR Prof. Dr. Nusret AYYILDIZ Prof. Dr. Özcan SEÇMEN Prof. Dr. Reşit ÖZKANCA Prof. Dr. Salih Levent TURAN Prof. Dr. Serpil UNYAYAR Prof. Dr. Sezai TÜRKEL Prof. Dr. Ş. Fatih Topcuoğlu Prof. Dr. Şemsettin CİVELEK Prof. Dr. Yusuf AYVAZ Prof. Dr. Yılmaz ÇAMLITEPE Prof. Dr. Zeki AYTAÇ Prof. Dr. Zekiye SULUDERE

7

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

8

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

PROGRAM

9

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

10

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

23 HAZİRAN 2008 (PAZARTESİ)
08:30-00:00 KAYIT GİRİŞ 10:30-11:00 AÇILIŞ SALON HT 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 1 SALON HT OTURUM BAŞKANI: M. Sabri ÖZYURT
Ç001 11.00 Ç002 11.45 Kök Hücre ve Hücre Tedavilerinde Güncel Gelişmeler Gene Therapy for Neuroblastoma E. Ovalı ATİ Teknoloji, Trabzon, TR Bahri KARAÇAY University of Iowa, Iowa City, Iowa, U.S.A.

12:30-14:00

ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE)

14:00-15:30 1. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: TOKSİKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Dürdane KOLONKAYA ve Özgür FIRAT
SZ 001 14.00 SZ 002 14.18 SZ 003 14.36 SZ 004 14.54 SZ 005 15.12 Zn, Cd ve Zn+Cd Etkisinde Oreochromis niloticus’un Kan Dokusundaki Metal Düzeylerinin ve Bazı Biyokimyasal Parametrelerdeki Değişimlerin Belirlenmesi Karakaya Baraj Gölünde Olası PAH Kirliliğinin Sazan Balığı (Cyprinus carpio) Safra Örneklerinde Değerlendirilmesi Renal İskemi-Reperfüzyon Hasarına Karşı Askorbik Asitin Etkisi Kafkas Kurbağası (Pelodytes caucasicus) Üzerinde Amonyum Nitrat Gübresinin Akut Etkileri Sıçan Böbreğinde Bisfenol A, Nonilfenol ve Oktilfenolün Neden Olduğu Hasar Üzerine Askorbik Asitin Etkilerinin İncelenmesi Özgür FIRAT, Hikmet Yeter ÇOĞUN, Sabahattin ASLANYAVRUSU, Ferit KARGIN Abbas GÜNGÖRDÜ, Murat ÖZMEN Aslı KORKMAZ, Dürdane KOLANKAYA Handan KARAOĞLU, Bilal KUTRUP, Zeliha ÇOLAK YILMAZ, Emel ÇAKIR, Ufuk BÜLBÜL Aslı KORKMAZ, Müfide AYDOĞAN, Nurhayat BARLAS, Dürdane KOLANKAYA

SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ANTİMİKROBİYAL ve BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Nihat AKIN ve Hatice KATI
SM 001 Yüksek Teknolojiye Uygun Olarak Hazırlanan ZnO 14.00 - nanokristallerinin Karakterizasyonu ve Antimikrobiyal/ Antifungal Aktivitelerinin Tayini SM 002 Süt Fabrikası Atık Sularından İzole Edilen 14.18 - Biyosurfektanların Antimikrobiyal ve Antifungal Etkilerinin Araştırılması SM 003 Kanser Kemoterapisinde Kullanılan Bakteriyel 14.36 - Enzimler SM 004 Leuconostoc mesenteroides subsp. cremoris 14.54 - Tarafından Üretilen Bir Bakteriyosinin Büyük Ölçekte ve Hızlı Saflaştırılması SM 005 Antibiyotiklerin Anaerobik Ayrışabilirlikleri 15.12 Aysun ERGENE, Kezban ADA, Emine ÖZTÜRK, Fadime YILMAZ, Emine YALÇIN, Kültiğin ÇAVUŞOĞLU Fadime YILMAZ, E. ÖZTÜRK, F. KUTLUER, A. ERGENE, E. YALÇIN, K. ÇAVUŞOĞLU Hikmet GEÇKİL Halil DÜNDAR Hakan ÇELEBİ, Delya SPONZA

SALON NT 1: BOTANİK: ANATOMİ & MORFOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ergin HAMZAOĞLU ve Tuna UYSAL
SB 001 14.00 SB 002 14.18 SB 003 14.36 Bazı Scorzonera L. (Asteraceae) Taksonlarının Yaprak Anatomileri Serdar MAKBUL, Zafer TÜRKMEN, Osman BEYAZOĞLU, Kamil COŞKUNÇELEBİ Aliye ARAS, Mehmet SAKINÇ, Cenk YALTIRAK

Orta-Üst Miyosen Yaşlı Ergene Formasyonu’nda (Trakya-KB Türkiye) Fosil Ağaç Topluluğu: Junglandaceae ve Lauracea Odunları Kazdağı Pseudo-Alpinik Bölgesinde Yetişen Bazı Mine TUNALI, Ersin Soğanlı Bitkilerin Morfolojisi ve Anatomisi Üzerine KARABACAK, İsmet UYSAL İncelemeler

11

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

SB 004 14.54 SB 005 15.12 -

10 Yaşındaki Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link.) Fidanlarında Populasyonlara Bağlı Varyasyonların Bazı Morfolojik Özelliklere Göre Belirlenmesi Türkiye Doğal Florasında Yetişen Oxytona Seksiyonuna Ait Papaver Türlerinin Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi

Deniz GÜNEY, İbrahim TURNA, Şemsettin KULAÇ Seval ŞAHİN, İskender PARMAKSIZ

SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet AKSOY ve Zafer TÜRKMEN
SB 006 14.00 Türkiye’nin Silene L. (Caryophyllaceae) cinsi Siphonomorpha Othh., Lasiostemones Boiss., Sclerocalycinae Boiss., Chloranthae Roth., Tataricae Chowdh. ve Otites (Adams) Othh. Seksiyonları’nın Revizyonu Huzurlu Yaylası (Gaziantep) Florası Boynuzsu Ot (Anthocerotopsida) ve Ciğerotları (Marchantiopsida) Floralarının Türkiye'deki Son Durumları Cyclotrichium Manden. & Scheng. (Labiatae) Cinsinin Taksonomisi ve Filogenisi Kemal YILDIZ, Ali ÇIRPICI, Mehmet Y.DADANDI

SB 007 14.18 SB 008 14.36 SB 009 14.54 SB 010 15.12 -

Yusuf ZEYNALOV, Fatih YAYLA, Medine Münevver UMA Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Tuncay DİRMENCİ, Görkem DENİZ, Ekrem DÜNDAR, Turan ARABACI

15:30-16:00

ÇAY / KAHVE

16:00-17:30 2. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: HİSTOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Muhittin YÜREKLİ ve Nesrin ÖZSOY
SZ 006 16.00 SZ 007 16.18 SZ 008 16.36 SZ 009 16.54 SZ 010 17.12 Sphex flavipennis Fabricus, 1793 (Hymenoptera: Sphecidae)’in Sindirim Kanalının Morfolojisi ve İnce Yapısının Araştırılması İpekböceği Bombyx mori (Lepidoptera: Bombycıdae)’de Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Orta Barsak Üzerine Etkisinin Gösterilmesi Kronik Florozisin Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi İnci Kefali (Chalcalburnus tarichi, Pallas 1811)’nde Vitellogeninin İmmunohistokimyasal Lokalizasyonu ve Vitellogenin Seviyesinin Belirlenmesi Aktif ve Aktif Olmayan Helix aspersa Müller, 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’te Serebral Gangliyon Nörosekresyon Hücreleri Filiz DEMİR, Menderes SUİÇMEZ Gözde SELEK, Osman PARLAK

Evren KOÇ, Yusuf ERSAN, Başaran KARADEMİR Ahmet Regaib OĞUZ, Burak KAPTANER, Güler ÜNAL Nermin BİTER, Gürsel ERGEN

SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ANTİMİKROBİYAL OTURUM BAŞKANLARI: Sanver EKMEKÇİ ve Sevda KIRBAĞ
SM 006 16.00 SM 007 16.18 Türkiye’nin Karstik Mağaralarından Elde Edilen Streptomyces İzolatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Staphylococcus epidermidis Klinik İzolatlarının Biyofilmleri Üzerine Lizostafinin ve Değişik Antibiyotiklerin Etkisinin Araştırılması SM 008 Yeşil ve Siyah Çayın (Camellia sinensis) 16.36 - Antimikrobiyal ve Bazı Antibiyotiklerle Sinerjitik Etkisinin Araştırılması SM 009 Vitex agnus-castus L. (Hayıt) Bitkisinin Sitotoksik, 16.54 - Antiviral, Antibakteriyal ve Antifungal Aktivitelerinin İncelenmesi SM 010 Metschnikowia pulcherrima Türü Mayaların 17.12 - İzolasyonu ve Pulcherrimin’in Antimikrobiyal Aktivitelerinin Araştırılması Semra YÜCEL, Mustafa YAMAÇ, Anıl HAN Burcu ÇERÇİ, İsmail KARABOZ, Ali KOÇYİĞİT, Aslı ÖZKIZILCIK Metin DIĞRAK, Nurcan ERBİL, Zelal AKSOY İsa KARAMAN, Ahlem BEN SASSI, Aouni MAHJOUB Sezai TÜRKEL

12

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ ve BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Güleray AĞAR ve Osman TUGAY
SB 011 16.00 SB 012 16.18 SB 013 16.36 SB 014 16.54 SB 015 17.12 Serbest Oksijen Radikalleri ve Antioksidanlar Hülya DEMİR, Leyla AÇIK Bitkisel Kaynaklı Gıdalara Uygulanan İşlemler Nihat AKIN, Mehtap AKIN Esnasında Antioksidanlarda Oluşan Değişmeler ve Bu İşlemlerin Antioksidanların Fonksiyonel Özelliklerine Etkileri Pamuk Kalluslarında Antioksidant Enzim Aktivitesi Sultan KÖŞKEROĞLU, Yonca Üzerine NaCl’ün Etkisi SURGUN, Atilla Levent TUNA, Betül BÜRÜN, İbrahim YOKAŞ Domates’te (Lycopersicon sp.) Tuz Stresinin Mahmut DOĞAN, Rukiye TIPIRDAMAZ Antioksidant Enzim Aktiviteleri Üzerindeki Etkilerinin in vitro Olarak İncelenmesi Bezelyede (Pisum sativum L.) Antioksidant Enzim Neval ERTÜRK, Barbaros Aktivitesi ve Yaprak Yaşı Arasındaki İlişkilerin ERTÜRK Araştırılması

SALON NT 2: BOTANİK: BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Şemsettin CİVELEK ve Serdar MAKBUL
SB 016 16.00 SB 017 16.18 SB 018 16.36 SB 019 16.54 SB 020 17.12 Sempervivum L. Cinsinde Polimorfizm ve Biyoçeşitlilik Ulubey Kanyonları'nın (Uşak) Florası Malatya İli’nin Likenleri Geçmişten Günümüze Türkiye Likenleri Türkiye’de Likenler Üzerinde Gelişen Polycoccum Sauter ex Körber 1865 Cinsi Üzerine Notlar Fergan KARAER, H Güray KUTBAY, Salih TERZİOĞLU, Ferhat CELEP Mehtap ŞAHİN, Memduh SERİN Mehmet CANDAN, Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Mehmet Gökhan HALICI, Ahmet AKSOY

19:00-23:00

KOKTEYL (SAHİL TESİSLERİ)

13

M.36 SB 024 09. G. F.Kalitesi Özlem BARIŞ. Ç. Murat ÜNAL. F.18 SB 023 09.36 SZ 014 09.19. Özlem MAVİ Tuna UYSAL. Kuddisi ERTUĞRUL 14 . O. H. Biyovolüm Miktarının Değerlendirilmesi ve Limnoekolojik Özelliklerinin Çok Yönlü İstatistiksel Analizlerle İncelenmesi SM 013 Kös (Bingöl) Sıcak Su Kaplıcasından Bakteri 09. O. M. ŞAHİN. İdentifikasyonu ve EPS Üretimi SM 014 Bazı Termofilik Anaerobik Bakteriler ile 09.36 SB 029 09. ARSLAN. Dilvin İPEK SALON NT 1: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mustafa IŞILOĞLU ve Ökkeş ATICI SB 021 09. SÜZERER Fatoş UZUNTAS. DİLSİZ.Bakterilerin Etkisi SM 012 Abant Gölünün Trofik Yapısı. B.18 . ÖZKAN. Kemal GÜVEN. KARTAL. Iraq Nesrin ÖZSOY. Galip AKAYDIN. Adnan AYHANCI. T. Ç. Orhan KURT. HADIMOĞULARI. Hakkı DEMİRELMA Musa DOĞAN. ARSLAN Emine AYDIN. Şule COŞKUN.36 .12 Isatis cochlearis (Çivit Otu) Bitkisinin Doku Kültürü Yoluyla Adventif Sürgün Rejenerasyonu Çeltikte (Oryza sativa L. Fatih SEYİS Ahmet ONAY. ÖZEL. Nermin GÖZÜKIRMIZI SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Zeki AYTAÇ ve Olcay DÜŞEN SB 026 09. GÜLLÜCE. Taipei 309) Farklı Explant Kaynaklarından Kallus ve Bitki Oluşum Potansiyelinin Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Antepfıstığının Mikroçoğaltılmasındaki Yeni Metotlar in vitro Koşullarda Maliyeti Düşürme Amaçlı Farklı Katılaştırıcı ve Karbon Kaynak Kullanarak Muz Çoğaltımı Arpa Kallus Kültürlerinde Genetik ve Epigenetik Varyasyonlar Khalid Mahmood KHAWAR. Nursel GÜL Bilge ÖZKAL. Engin TİLKAT.54 Gökyüzüne En Yakın Bitkiler: Palandöken.00 . N. Kargapazarı ve Dumlu Dağları (Erzurum) Alpin Çiçekleri Endemik Bitki Cenneti Kızıldağı (Çamlık Kasabası.Fitoplankton Türleri. Fonksiyonel 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. F. ÖZEL Aslıhan TEMEL.18 SZ 013 09. A. ORHAN.12 . Biyoloji Bölümü.Siklodekstrin Glikoziltransferaz Üretimi SM 015 Piyasada Satılan Lokumların Mikrobiyolojik 10. Annarita POLI.54 SB 025 10. ÖZLÜ.54 Ekzojen Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) Uygulanmış Kesi Yaralı Tavşanlarda İyileşme Bölgesine Epitel Hücre Göçü Silymarin’in Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi Rhinolophus mehelyi’nin Yardımcı Uçma Kaslarında Morfolojik ve Histokimyasal Araştırmalar The Helminths of Freshwatere Fishes Caught From AL-Tamim Governorate. V. Osman KARABACAK. (Plumbaginaceae) Cinsi Üzerinde Taksonomik Çalışmalar Türkiye Centaurea (Asteraceae) Cinsi Fevzi ÖZGÖKÇE. RAHEMO SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: EKOLOJİ ve SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Nevzat ŞAHİN ve İsa KARAMAN SM 011 Mağara Sistemlerinde Kalsit (CaCO3) Oluşumu ve 09.00 SB 022 09. G. cv.00 SB 027 09. TRABZON 24 HAZİRAN 2008 (SALI) 09:00-10:30 3.00 SZ 012 09. Gökhan BAYRAMOĞLU Suna CEBESOY ZohairI. Hilmi ÖZDEN. Veysi OKUMUŞ. K. Barbara NICOLAUS Ayşe AVCI. KHAWAR. Sedat DÖNMEZ Nükhet Nilüfer ZORBA.54 . ÖZBEK Abuzer ÇELEKLİ. A. Hakan ŞENTÜRK.18 SB 028 09.İzolasyonu. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: HİSTOLOJİ ve PATOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Güler ÜNAL ve Kültiğin ÇAVUŞOĞLU SZ 011 09. Okan KÜLKÖYLÜOĞLU Reyhan Gül GÜVEN. Ergin HAMZAOĞLU. Faris KARAHAN Ahmet AKSOY. Derebucak-Konya) Türkiye’de Bulunan Acantholimon Boiss.

00 . Zihni DEMİRBAĞ Gülsüm UÇAR. Ayşe TOPUZ Ahmet Ata ÖZÇİMEN. Nermin GÖZÜKIRMIZI Ç005 11. Kuddisi ERTUĞRUL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Şenay YILDIRIM. Fikrettin ŞAHİN Ç003 11.36 SZ 019 14.anatoliense'nin (Rhabditida:Steinernematidae) Biyo-Ekolojik Özellikleri SM 019 Chilo iridescent virus’e ait Ekzonükleaz Geninin 14.Çiftliği’nden Alınan Toprak Örneklerinden İzole Edilen Bacillus İzolatlarında Keratinaz Enziminin Özelliklerinin Araştırılması Mustafa YAMAN Hüseyin YILMAZ. Dr.36 . Newcastle upon Tyne.00 Ç008 11.00 Ç004 11. Handan KAYA.) DC. Cinsi (Asteraceae) Acrolophus (CASS.İzole Edilen Bir Nükleopolihedrovirüs (NPV)’ünun Türkiye İçin İlk Kaydı SM 017 Entomopatojenik Nematodların (Rhabditida: 14. Mualla ÇETİN SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOLOJİK MÜCADELE OTURUM BAŞKANLARI: Reşit ÖZKANCA ve Ömer ERTÜRK SM 016 Leucoma salicis L.18 . KÜLTÜRÜ ve İMMÜNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Handan UYSAL ve Sibel HAYRETDAĞ SZ 016 14.18 SZ 018 14. Lymantriidae)’den 14. UK SALON FK OTURUM BAŞKANI: Prof.Transkriptomik Analizi ve Potansiyel Promotor Bölgesinin Belirlenmesi SM 020 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 15.00 Ç006 11. Biyoloji Bölümü. Remziye NALÇACIOĞLU.12 - Türkiye Centaurea L. Dr. İkbal Agah İNCE.00 SZ 017 14.12 Sinir Rejenerasyonunda Şartlandırma Hasarı Etkisi ve Mekanizmasının Araştırılmasında Kullanılan Metotlar Kök Hücre Nedir? Kaynakları ve Kullanım Alanları Balb/C Farede Görülen Yeni Bir Spontan Tümörün in vivo ve in vitro Karakterizasyonu Akut Myelositik Lösemi (HL-60) Hücrelerinde Metilprednizolonun İleri Saatlerde Terminal Farklılaşma Üzerindeki Etkisinin Araştırılması Elif KAVAL OĞUZ. Gürkan ÖZTÜRK Dürdane KOLANKAYA. Heterorhabditidae) Doğu Karadeniz Bölgesindeki Yayılışı SM 018 Potansiyel Biyolojik Kontrol Ajanı Steinernema 14.54 SZ 020 15.45 Mechanism of Maturation-Dependent Alcohol Resistance Actinobacterial Diversity and Drug Discovery: Will A Renaissance Follow the Decline and Fall? Bahri KARAÇAY Michael GOODFELLOW University of Newcastle. (Lepidoptera. Zihni DEMİRBAĞ Didem ŞİMŞEK GÜNGÖR Yeşim AKTÜRK. Özlem KIRAN 15 .45 Çevre Sorunları ve İnsan Hakları Biyoloji Bölümlerimizde SCI Kapsamlı Dergilerde Yapılan Yayınlara Genel Bir Bakış Leyla AÇIK Murat ÖZMEN 12:30-14:00 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 14:00-15:30 4. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: H. İsmail DEMİR. Nurettin CENGİZ. Ali DEMİRSOY Ç007 11.19.54 . Dr. Seksiyonu Taksonları Üzerine Taksonomik Bir Araştırma Osman TUGAY.45 Arazi Botaniğinde. Cansın GÜNGÖRMÜŞ Seyhan ALTUN. Maurice MOENS.Steinernematidae. TRABZON SB 030 10. Tuna UYSAL 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 2 SALON HT OTURUM BAŞKANI: Prof. Ülkemizdeki Son Gelişmeler Genom Sonrası Çağda Bitki Biyolojisinde Gelişmeler Tuna EKİM İsmail TÜRKAN SALON NT1 OTURUM BAŞKANI: Prof.12 .

Ömer ŞAHİN Faruk SÜZERGÖZ.18 . Nagehan TEKNECİ Bihter MİNNOŞ. KANDEMİR.00 SB 032 14.Sacın Mikrobiyal Korozyonu SM 024 Biyogaz Üretiminde Çeşitli Bor Bileşiklerinin 16.Etkinliğinin Biyogaz Verimi Açısından Karşılaştırılması SM 025 Biyogaz Verimi Üzerine Etkili Bor Bileşikleri ile 17. Mehmet Emre EREZ. M. Nurhan CANSEVER Faruk SÜZERGÖZ. Esra İLHAN SUNGUR. M.54 SB 040 15.00 SZ 022 16. Taksonomik Problemleri ve Çözüm Önerileri Çengelli Dağı (Sivas) Florası Gaziantep İli Endemik ve Nadir Bitkileri Mehmet FIRAT Mehmet FIRAT İsmail EKER. Mehmet TOPAKTAŞ Burcu KOÇAK MEMMİ İ. Peyami BATTAL.) Çeşitlerinde Morfolojik ve Moleküler Düzeydeki Değişikliklerin Belirlenmesi Polifazik Klorofil a Fluoresansı ile Arpa Bitkisinde UV-B Işıma Etkisinin Değerlendirilmesi Mısır Çeşitlerinin Fotokimyasal Etkinliklerine Göre Kuraklığa Toleranslarının Belirlenmesinde Kautsky Etkisi Yaklaşımı Özlem TURAN. (Liliaceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı.54 . Biyoloji Bölümü.36 SB 034 14.12 .12 Bahçesaray (Van) ve Çevresi Florası Hakkari Doğası ve Florasına Giriş Tulipa L.36 . KOYUNCU Erol DÖNMEZ Yusuf ZEYNALOV.18 SZ 023 16. Nihal DOĞRUÖZ. İsmail ÇELİK. Yasemin EKMEKÇİ Ayten EROĞLU. Faruk OĞUZ Nuran ÇİÇEK. MORADI. Sait İZGİ.36 SB 039 14.54 SB 035 15. Hasan YELKEN 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 5. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: GENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Ali ATEŞ ve Ekrem DÜNDAR SZ 021 16. Tekin BABAÇ. ÖZDEN. ÖZKAN Songül AYDEMİR. Nihat DİLSİZ.12 İki Nohut Hattının Fotosentetik Aktivitelerinin Uyum ve Üşüme Sıcaklıklarında Klorofil Fluoresansı İle Karşılaştırılması Emet Borik Asit Fabrikası Atıklarının Arpa ve Buğdayda Vejetatif Büyüme Üzerine Etkileri Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. 16 .18 SB 038 14.18 SB 033 14.54 SZ 025 17. M. M. Ayşın ÇOTUK.Bileşiklerdeki Bor Dışındaki Kimyasal Bileşenlerin Biyogaz Verimi Üzerindeki Etkinliğinin Karşılaştırılması Esra İLHAN SUNGUR Ayşe Betül KARADUMAN.36 SZ 024 16. Halil DEMİR. A. Medine Münevver UMA.12 Acetamiprid ve Alpha-Cypermethrin Pestisidlerinin Karışım Halinde Kullanıldıkları Zaman İnsan Periferal Lenfositlerindeki in vitro Genotoksik Etkileri Bazı Drosophila melanogaster Doğal Populasyonlarında Malathion Direncinin Araştırılması İran Küçük Balarısı (Apis florea Fabricius) Populasyonlarında Geometrik Morfometrik Analiz Spinal Kord İskemi Oluşturulan Sıçanlarda Kaspaz3 Aktivitesi ve Melatoninin Koruyucu Etkisinin Araştırılması Ayşe YAVUZ KOCAMAN. Mustafa ÖZDEMİR. TRABZON SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Gülcan ŞENEL ve Nuran DURMUŞ SB 031 14.Edilen Aktinomiset İzolatlarının Ağır Metal Toleransı ve Biyosorpsiyon İlişkisi SM 023 Soğutma Kulesi Su Sisteminde Galvanizli Çelik 16.19. Halil DEMİR. İsmet BERBER. G. Fatih YAYLA. Sinasi ASLANLI.00 SB 037 14. Ayşe ŞAHABOĞLU SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ÇEVRE ve FERMENTASYON OTURUM BAŞKANLARI: Nilüfer CİHANGİR ve Mustafa YAMAÇ SM 021 Mikrobiyal Korozyon 16. Banu EFEOĞLU SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Kuddisi EĞRTUĞRUL ve Mustfa KARGIOĞLU SB 036 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Demet DOĞAN. Hüsnü ÇAKIRLAR Yasemin EKMEKÇİ.00 SM 022 Metal Pollusyonlu Toprak Örneklerinden Elde 16. Nuran ÇİÇEK. Murat ERMAN. B. Süleyman TOPAL Musa TÜRKER. Mustafa YAMAÇ.

Limonium iconicum ve L. BATIRAY Zeki AYTAÇ. Yusuf ALTINOĞLU Contamination of wheat seeds with dry powder of Salah M. Bekir ÇÖL. Sıcaklık ve Işığın Etkileri Cicer arietinum L. Y. Çağlar ÖZALKAN. S.36 SB 049 16.Asteraceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı ve Türkiye’deki Durumu Türkiye’de Kültüre Alınan Bazı Salvia Türlerinin Önemi ve Özellikleri Türkiye’de Dağılış Gösteren Astragalus L. Musa DOĞAN Evren CABİ. ORHAN A. Bant Desenlerindeki Değişimler Belgin GÖÇMEN SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Ayşen TÜRK ve Turan ÖZDEMİR SB 046 16. (vd2-13 ) Nohut Hatlarında Bor ve Kalsiyum Karbonatın Etkileri Üzerine bir Çalışma Asım KADIOĞLU.19.18 SB 043 16. Köksal (Triticum aestivum L) Esteraz Enzim Aktivitesi ve KÜÇÜKAKYÜZ. Musa DOĞAN Bayram YILDIZ. lilacinum (Plumbaginaceae). M. Turan ARABACI. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. İ.00 SB 042 16.54 SB 050 17. Ersin DOĞAÇ. TRABZON SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Avni GÜVEN ve Peyami BATTAL SB 041 16.36 SB 044 16. Tohum Çimlenmesi Üzerine Tuzluluk. BAĞCI. KARTAL. Wasan S. sunflower and its affects on germination and growth Hassan Bor ve Alüminyum Stresi Altındaki Buğdaylarda Eaylettin ÖZTÜRK. Tuncay DİRMENCİ Yüksel KAN. Nihal KUTLU. (Cynareae. Rabiye TERZİ. Zekiye SULUDERE 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 1 – MİKROBİYOLOJİ: AKÇAABAT 17 . Hatice NAR Mustafa YILDIZ. ( vd1-8 ) ve Cicer arietinum L. Said Al-Tai. Mustafa KARGIOĞLU Meliha GEMİCİ. Hatice DEMİRAY. Vatan TAŞKIN.12 Akdeniz ve Ege Bölgesinde Yetişen Endemik Salvia L. (Adaçayı) Türlerinin Korolojik Özellikleri Türkiye’de Bulunan Aegilops L.18 SB 048 16.00 SB 047 16. Fatma Nil AZERİ . Neslihan SARUHAN.12 Kuraklık Stresi Sırasındaki Yaprak Kıvrılması İle Stoma Davranışlarının Değerlendirilmesi Türkiye Endemiği İki Halofit Türün. Süleyman CENKÇİ. ATALAY. cinsine ait Dasyphyllium Bunge Seksiyonu Üyelerinin Elektron Mikroskobu ile Yaprak Tüylerinin İncelenmesi Ferhat CELEP. T. Aykut SAĞLAM.54 SB 045 17. (Poaceae) Taksonlarının Cins içi Sınıflandırılması Cirsium Mill.

54 SB 055 09. F. SİNAN. KÖÇKAR. Zafer TEL 18 . Peyami Bazı Halofit Bitkilerde (Salicornia europaea L. Suşunun Cr(VI) ve Cd(II) 09. Belma ASLIM. S. O.Biyoakümülasyonu ve Biyoakümülasyonda Görev Alan Ekzopolisakkaritlerin İncelenmesi SM 029 Organik ve İnorganik Kirleticilerin Ochrobactrum 09. E. Nurten ÇANAKÇI.18 SB 053 09.12 . Zekiye SULUDERE Nur KOÇBERBER KILIÇ. Faruk OĞUZ Soğuğa Hassas Arpanın Soğuğa Tolerans Cevabında Ökkeş ATICI. Arzu ÇÖLERİ. C/EBPd Geninin Transkripsiyonel Regülasyonu Üzerine Etkilerinin Araştırılması HCAII Geninde Lösin204/Serin Yönlendirilmiş Mutagenezi ve E. Osmotik Potansiyel ve Şeker Düzeylerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Peyami BATTAL. Esen TAŞGIN.) Çeşitlerinde Prolin. Y. Hatice YILDIRIM Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU.00 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik.00 SB 057 09.coli’de Eskpresyonu İnsan Karbonik Anhidraz I (HCA I) Geninin Klonlanması. Sezai TÜRKEL Nilgün TEKİN. Feray KÖÇKAR. KÖÇKAR. A.36 . Mehmet Emre EREZ. Biyoloji Bölümü. Murat ERMAN. Gönül DÖNMEZ Sevgi ERTUĞRUL.'lerin Alkalen Proteaz Üretim Kapasiteleri ve Enzimlerin Kısmen Karakterizasyonu SM 028 Synechocystis sp.00 SM 027 09.18 Tülay TURGUT GENÇ.54 SZ 029 10.coli’de Ekspresyonu ve Phe91Asn Yönlendirilmiş Mutageneziyle Elde Edilen Mutant Enzimin İnhibitörlere Karşı İlgisinin Araştırılması İnsan X Kromozomundan (Xq21) Y’ye Transfer Edilebilen ve mRNA’sı Olmayan Bir Bölgenin Yaygın Kanser Tipleriyle Korelasyonunun Tespiti Bitkisel ve Hayvansal Kökenli Histamin Zehirlenmesi ve Histamin Analiz Metodlarının Karşılaştırılması Serpil UĞRAŞ.sp.36 SB 054 09. Sevilay AZPARLAK Sevim KÖSE SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Belma ASLIM ve Halil BIYIK Farklı Pichia Türlerinde Hücre Dışına Salgılanan αamilaz Enzim Aktivitesinin Belirlenmesi Türkiye Kaynaklı Bacillus spp. S. TRABZON 25 HAZİRAN 2008 (ÇARŞAMBA) 09:00-10:30 6. Ömer KARADAĞOĞLU. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Fevzi BARDAKÇI ve Reyhan ÇOLAK SZ 026 09.18 SZ 028 09. IŞIK. Salih Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü MUTLU. M AYDIN. Yasemin EKMEKÇİ Çeşitlerinin Fotokimyasal ve Antioksidan Aktiviteleri Üzerine Etkisi Farklı Tuz Konsantrasyonlarına Maruz Bırakılan Mehmet Emre EREZ. Musa DOĞAN Ömer VAROL.) Parl. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Cumhur ÇÖKMÜŞ Şahlan ÖZTÜRK. ARSLAN. O. Barbaros NALBANTOĞLU Triticum aestivum ve T.) Meydana Gelen Fizyolojik Parametrelerin Araştırılması SB 052 09. İsmet BERBER.00 SZ 027 09.ARSLAN Meltem AYDIN.12 TGF-β Sitokininin. Musa TÜRKER. BATTAL. İclal DURDU Puccinellia distans ( Jacq. Ormanlarının Floristik Özellikleri Galip AKAYDIN. F.12 - SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Özcan SEÇMEN ve Yavuz BAĞCI SB 056 09.. Ekzopolisakkarit Üretimine Etkisi SM 030 Tekstil Atıksularından İzole Edilen Bakterilerin 10. İsmail ÇELİK. durum’un Termal Mustafa YILDIZ.18 Türkiye’deki Limonium miller (Plumbaginaceae) Cinsi İle İlgili Revizyon Çalışmaları Bergama-Kozak (İzmir) Yaylasındaki Pinus pinea L.54 .19. Gönül DÖNMEZ SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Rukiye TIPIRDAMAZ ve Yasemin EKMEKÇİ SB 051 09.36 SZ 029 09. ve Atriplex olivieri Moq. Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU. Hakan TERZİ Toleranslı ve Termal Duyarlı Çeşitlerinin Yapraklarında Sıcaklık Şoku Proteinleri Kuraklıkla İndüklenen Oksidatif Stresin Nohut Tuğçe KALEFETOĞLU.Renk Kirliliğinin Giderilmesinde Kullanımı SM 026 09. TURAN Ekrem DÜNDAR.

San Francisco. Nejdet KANDEMİR.Jelen. ÇETİN. N. ŞENTÜRK AKFIRAT.) Ehrend. Davis. S. ) A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. MERT.12 - Bitkilerde Bor Taşıyıcısı Genlerin Borun Noksanlık ve Toksite Koşullarında İşlevleri Buğday (Triticum aestivum L. YUMURTACI. USA 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 7. İsmail EKER. Arzu UÇAR TÜRKER. Atalay SÖKMEN. Y. F. AYDIN. Dr. Arif BAYSAL Ç011 11. Laury CHAERLE.54 SB 065 15. Prof. L. subsp.36 SB 059 09. POSTER SALONU) SALON HT: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet ONAY ve Ali ÇELİK SB 061 14. Kemal YILDIZ 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 3 SALON HT OTURUM BAŞKANI: Prof.12 - Türkiye ve Güney Batı Asya Karayosunları Florası İçin Üç Yeni Karayosunu Kaydı Veronica beccabunga L. Bolkan Campbell’s Agriculture Research Center. Biyoloji Bölümü. Curt KOSSWIG (Rüyalarını Türkçe Gören Bir Alman Biyolog) Ahmet YILDIZ University of California. K.36 Mikrosatelit DNA Belirleyicilerinin Tahıllarda Türler Arası Kullanım Olanakları Bitki Araştırmalarında Termal ve Klorofil Flüoresans Görüntüleme Tekniklerinin Kullanımı Türkiye’nin Endemik Tıbbi Bitkilerinden Digitalis davisiana L. muscosa [( Korsh.00 Ç010 11. Ö.45 Motor Proteinler ve Hücre İçi Taşımacılık Ord. Z. Buhara YÜCESAN. Ekrem GÜREL Erdoğan Eşref HAKKI Özge KARAKAŞ. TRABZON SB 058 09. Dr.19. CA.’nin in vitro Rejenerasyonu Ahmet YILDIRIM. Münevver SÖKMEN.00 Ç014 11. 1971)]‘ya Dahil Edilmiş Olan Bazı Populasyon Örneklerinin Ayrı ve Yeni Bir Takson Olarak Sınıflandırılması ve Nedenleri Türkiye’de Yayılış Gösteren Asperula L. HASANÇEBİ. AKAN. S. DÜŞÜNCELİ. Seksiyonunun Revizyonu Güray UYAR. Dominique Van Der STRAETEN Tuğba AYDIN. F. BOLAT.)’da Sarı Pas Hastalığına Dayanıklılığın EST (“Expressed Sequence Tag”) Veritabanları Kullanılarak Araştırılması 19 . Dr. 94158 USA Mustafa KURU SALON FK OTURUM BAŞKANI: Prof.45 Glikobiyoloji Molecular Breeding in Tomatoes: Traditional vs Marker-assisted Breeding Sabire KARAÇALI H. KAT.18 SB 063 14. S.45 Biyologların Güncel Sorunları Biyoekonomi’de Biyorafinerilerin Yeri ve Önemi Alev HALİKİ-UZTAN Nazif KOLANKAYA SALON NT1 OTURUM BAŞKANI: Prof. A. ÇAKMAK. Özlem ATEŞ SÖNMEZOĞLU. (Rubiaceae) Cinsi Thlipthisa (Griseb. A. BELEN. E. M.00 SB 062 14. Nazmi POLAT Ç009 11.00 Ç012 11. OTURUM POSTERLER MİKROBİYOLOJİ (3. Muhammet ÖREN Avni ÖZTÜRK Ersin MİNARECİ. CA. ALBUSTAN. Tuğba ESERKAYA.54 SB 060 09. Dr. ERTUĞRUL. Rahime GÜNDÜZ Aykut SAĞLAM. F. Zekiye SULUDERE Ç013 11.. YORGANCILAR. ÖZDEMİR. ALTINKUT UNCUOĞLU SB 064 14.

C. Meral ÜNAL Işıl İSMAİLOĞLU. 1898) (Rodentia: Spalacidae) Türünün Kromozomal Formları Balık Biti. Mahmut Osman USLU Zeynep Mine COŞKUN. EKOLOJİ & ÇEVRE Sema ÖZKADİF. Serkan GÜL. Meral ÜNAL Esra MARTİN 20 .12 Manyetik Alanın Hypericum perforatum L.36 SB 069 16. Nil BAĞRIAÇIK Hakan KURT.54 SB 070 17. Ali KIRPIK.00 SÇ 002 14. Branchiura)’un Türkiye’deki Konakları Türkiye Ordu Karıncası Aenictus rhodiensis Menozzi.00 SZ 032 14.18 SÇ 003 14. M.18 SB 068 16. Gökhan YÜRÜMEZ Ali ALAŞ. Y. Evrim ARICI. OTURUM SALON HT: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ ve EMBRYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Hayri DUMAN ve Hüseyin DURAL SB 066 16. Nicolai POYARKOV. M. Serdar TEZCAN Selgün GÜNSEL. Sinan ANLAŞ. Alaettin KAYA. Nuray AKBULUT SALON NT 2: ZOOLOJİ: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Nusret AYYILDIZ ve Nurhayat YILMAZ SZ 036 14. İlhami BAYRAK. Bitkisi Üzerine Etkisi Kiraz Anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un in vitro Koşullarında Tuza Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Scilla autumnalis L. İsmail VAROL.’de Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Stilus Kanal Hücrelerinin İnce Yapısı Türkiye Genista L.18 SZ 033 14. Selda KILIÇ Önder KILIÇ.12 Ankara İli Crabronidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırmalar ve Ekolojik Gözlemler Kuzeybatı Anadolu'nun Malakolojik Çeşitliliği Kemaliye (Erzincan) ve Çevresi Odonata Faunasının Tespiti ve Bölgedeki Çevre Bozulmasının Odonata Türleri Üzerine Etkileri Dağmarmara (Manisa. DALYAN OTURUM BAŞKANLARI: Şükran DERE ve Kenan YAZICI Biyoloji Öğretmen Adaylarının Genel Biyoloji Laboratuvar Dersinde Kazandıkları Preparat Hazırlama ve Mikroskobu Kullanma Yeteneklerinin Araştırılması Amasya ve Kayseri İllerinde Biyoloji Öğretmenlerine Düzenlenen Çalıştayların Değerlendirilmesi İlköğretim Fen Bilgisi Derslerinde Biyoloji Konularının Öğretiminde Kullanılan Yöntemler ve Bu Yöntemlerin Uygulanabilirliği Biyoloji Öğretmen Adaylarının Biyolojik Okuryazarlığı İstanbul Toprağında 137Cs’nin Dikey Dağılımının Belirlenmesi SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Orhan ERMAN ve Yakup KASKA SZ 031 14. Nihat AKTAÇ. Fergan KARAER. Ali ATEŞ. BELİVERMİŞ.36 SZ 039 14. Nagihan ŞAHİN. Argulus foliaceus Lin.12 - EĞİTİM. Selma SEVEN ÇALIŞKAN 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 8.18 SZ 038 14.36 SÇ 004 14. Erkan KALIPCI.00 SB 067 16. Sevil YALÇIN Ş. Ali DEMİRSOY Adile AKPINAR. ÇOTUK. (Fabaceae) Cinsi Taksonlarının Karyolojik Yönden İncelenmesi Selim İŞLEKDEMİR. Ahmet AKSOY Sultan ÇOLAK.. Celal KARAMAN Nurhayat ÖZDEMİR. M.19. Yeşim YENER Hatice KARAER.54 SÇ 005 15.00 SZ 037 14. TRABZON SALON FK SÇ 001 14. Ahmet ÖKTENER Kadri KIRAN.54 SZ 040 15. Baştürk KAYA.12 Doğu Anadolu Van Gölü Havzasındaki Nannospalax nehringi (Satunin.Turgutlu) Yöresi Örümcek (Arachnida:Araneae) Faunasının Çukur Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma Kızılırmak Nehri Delice Irmağı ve Bazı Kollarında Bulunan Zooplanktonik Organizmaların İncelenmesi Yaşar GÜLMEZ Ümit KEBAPÇI Yusuf DURMUŞ. Stefano DOGLIO Muhabbet KEMAL.36 SZ 034 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 1936 İçin Yeni Lokaliteler İle Bazı Morfolojik ve Ekolojik Notlar (Hymenoptera: Formicidae) Türkiye’deki Bufo bufo ve Kafkaslardaki Bufo verrucosissimus Türlerinin 12S rRNA Geni Bakımından İncelenmesi Irano-Anatolian Lycaenid’lerinin Faunistik ve Zoocoğrafik Analizi Yüksel COŞKUN. Biyoloji Bölümü.54 SZ 035 15. Bilal KUTRUP.1758 (Crustacea.

36 SZ 044 16. Ünal ZEYBEKOĞLU. TRABZON SALON FK SÇ 006 16. Engin ŞENTÜRK Nurhayat DALKIRAN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mahmut AYDOĞDU SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOCOĞRAFYA ve BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Levent TURAN ve Emel USLU SZ 041 16. Şükran DERE. Battal ÇIPLAK.00 SÇ 007 16. EKOLOJİ & ÇEVRE Nüket SİVRİ.54 SÇ 010 17.54 SZ 045 17. Ali DEMİRSOY Ahmet KILIÇ 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 2 . Didem KARACAOĞLU.19. Emre KALKAN.BOTANİK: AKÇAABAT 21 . Nurhayat DALKIRAN. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU.18 SÇ 008 16. Ömer Sait KILIÇ.36 SÇ 009 16.12 - EĞİTİM. Şükran DERE. Engin ŞENTÜRK Hasan AKAN. Hasan SEVGİLİ. H. Rahmi Güneş OKSAY OTURUM BAŞKANLARI: Yavuz ÇOTUK ve Nurhayat DALKIRAN Dünya’da ve Türkiye’de ÇED Uygulamaları ve Biyoçeşitliliğin Korunması Ümraniye'de Çevre Eğitim Projesi Emet Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epipelik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Orhaneli Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epilitik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Okul Dışı Çevre Eğitiminde GAP Doğa Eğitimi Projesi Mustafa KATI Didem KARACAOĞLU. Yusuf DURMUŞ Abbas MOL.00 SZ 042 16. Biyoloji Bölümü.18 SZ 043 16. Güray KUTBAY Ümit KEBAPÇI Mustafa C. DARILMAZ.12 Kemaliye Orthoptera Faunasının Zoocoğrafik Olarak Değerlendirilmesi Karadeniz Bölgesi’nde Dağılım Gösteren Gomphocerinae (Orthoptera: Acrididae) Taksonlarına Ait Faunistik Bazı Değerlendirmeler Türkiye Malakocoğrafyası: Güncel Bulgulara Göre Türkiye'nin Malakocoğrafik Değerlendirmesi Kemaliye (Erzincan) Sucul Coleoptera Faunasının Zoocoğrafik Analizi Diyarbakır (Bismil) Leylek Populasyon Dinamiği (2005-2007 Yılları) Ali DEMİRSOY.

Eminur BARUTÇU. 1843)’nun Sperma Kalitesi Üzerine Yaşın Etkisi Atatürk Baraj Gölünde Bulunan Şabut Balığı (Barbus grypus H. Muzaffer TALU Betül YÜKSEL.12 . Biyoloji Bölümü. Biyoaktif Poli (N-Vinilimidazol09.18 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ nın Eupelops ewıng.12 Rüzgâr Türbinlerinin Kuşlar ve Yarasalar Üzerine Etkileri Yeni Nesil Yakıt : Biyodizel Electrophoretic comparison of blood. ve Pseudoseridia Wagenitz Seksiyonlarında Yer Alan Bazı Akraba Türlerin ISSR (Inter-Simple Sequence Repeats) Yöntemiyle Seçilmesi Domateste Patates Y Virüsü (PVY)’ne Karşı Dayanıklılık Türkiye İçin Endemik Olan Tordylium elegans’ın (Boiss. Belma ASLIM. Zafer DOĞU SALON NT 2: ZOOLOJİ: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Yüksel COŞKUN ve Naime ARSLAN SZ 051 09.36 SZ 049 09. Elif UZLUK. Babacan UĞUZ SALON HT: BOTANİK: GEN EKSPRESYONU ve SİTOGENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Fatma ÜNAL ve Cemal SANDALLI Apomiksi ve Genetik Etiketleme: Doğal Apomikt Boechera holboellii Türünde Genetik Etiketlemeye Maruz Kalan Gen İfadelerinin Belirlenmesi Centaurea L. KAT. Faruk ARAL.12 - BOTANİK A (3. Cinsi Cheirolepis (Boiss.) Hoffm.00 SB 072 09.36 .54 SZ 050 10. Zekiye SULUDERE. Elif UZLUK.00 . & Bal.Serum protenis of Spermophilus fulvus and Spermophilus xanthoprymnus (Mammalia: Rodentia) in Iran Atatürk Baraj Gölü’nde Bulunan Liza abu (Heckel.1843)’nın Sperm Kalitesinin Belirlenmesi Levent TURAN Volkan Vural TAŞ. OTURUM POSTERLER SB 071 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bulgaricus Suşlarının Caco-2 Hücrelerine Tutunmalarına Eksopolisakkkarit Üretimi ve MideBağırsak Sistemi Koşullarının Etkisi Elif UZLUK.18 SZ 048 09. POSTER SALONU) Sibel YILMAZ.anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin İncelenmesi SM 032 Suda Çözünebilen. Faruk ARAL Erdinç ŞAHİNÖZ.) Alava & Hub. Sami DOĞANLAR. Kemal Melih TAŞKIN Eda ÖZEL. Tuna UYSAL. Betül YÜKSEL. Muzaffer TALU Elif UZLUK. Nusret AYYILDIZ Abdulkadir TAŞDEMİR.19.00 SZ 052 09. Muzaffer TALU Derya ÖNAL.54 SB 075 10. Hakan ÇAM.-Mor (Umbelliferae) Kromozom Sayısı ve Karyotip Analizi Bilgisayar Destekli Görüntü Analiz Sisteminin Sitogenetik Çalışmalara Uygulanabilirliği ve Güvenilirliği SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Kıymet GÜVEN ve Cihan DARCAN SM 031 Suda Çözünen Poli (N-vinil-2-pirolidon-co-maleik 09.18 . Anne FRARY Ayşe Nihal GÖMÜRGEN.54 . Nusret AYYILDIZ 22 .Antimikrobiyal Aktiviteleri SM 035 Muhtemel Probiyotik Lactobacillus delbrueckii 10.36 SB 074 09.18 SB 073 09. Biyoaktif Poli (N09. 1916 (Acari. 1917 (Acarı.İzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi SM 034 Suda Çözünen Kopolimer . Orıbatıda. Terpolimer Sentezi ve 09. Meryem BOZKURT Fevziye ÇELEBİ TOPRAK.co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi SM 033 Suda Çözünebilen. Betül YÜKSEL.subsp. TRABZON 26 HAZİRAN 2008 (PERŞEMBE) 09:00-10:30 9. Erdinç ŞAHİNÖZ. Oribatida. Haşim ALTINÖZLÜ Esra MARTİN. Yavuz BEYATLI SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet KILIÇ ve Bülent KAYA SZ 046 09. Ahmet DURAN. Muzaffer TALU Betül YÜKSEL. Yasemin DEMİRGAN.00 SZ 047 09. Phenopelopıdae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Yozgat Çamlığı Milli Parkı’nın Zygorıbatula berlese. Dicle DÖNMEZ Mohammad MORADİ Zafer DOĞU. Kuddisi ERTUĞRUL. Oribatulidae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Elif KOÇOĞLU. Dilek TEKDAL.

Annelida) türü. Mustafa ATEŞ. ŞİMŞEK.00 . Ali DEMİRSOY. (Lepidoptera.12 . Biyoloji Bölümü. Çiçek AYDIN SALON NT 2: ZOOLOJİ: DAVRANIŞ OTURUM BAŞKANLARI: Nurhayat BARLAS ve Raşit URHAN SZ 061 11. Ömer Faruk ALGUR. Bayram GÖÇMEN Naime ARSLAN.00 SZ 062 11.54 . 1758 Bağırsak Siliyatlarından Bir Tür Blepharocorys curvigula (Ciliophora: Blepharocorythidae) Hakkında İki yeni Phallodrilinae (Oligochaeta. Bombycidae) Besin Miktarına Bağlı Gelişim Cakıt Vadisi (Adana.Enfeksiyonları Taramalarında Kullanıma Yönelik Rekombinant PvpA Tanı Antijenleri Üretimi ve Enzimatik Hızlı Tarama Test Modeli (ERIFA) Geliştirilmesi SM 038 Dekstransukraz İçin Yerel Leuconostoc 11. Fatih Mehmet. Füsun ERKAKAN Meryem ERSEYİS Oğuzhan DOĞANLAR Derya SARIBEK. Onur TOSUN.54 SZ 060 12.54 SZ 055 10.18 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Isophya (Orthoptera: Phaneropterinae) Türlerinin Biyoakustik Özellikleri Gebelik Süresince Uygulanan Oktilfenolün Yavru Sıçanlar Üzerindeki Kanibalistik Etkileri Hasan SEVGİLİ.00 SZ 057 11.mesenteroides Soylarından Konstitütif Mutantların Elde Edilmesi ve Seçilmesi SM 039 İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan İzole Edilen Ekstrem 11. Celal ÜLGER.18 SZ 058 11. Ömer ERTÜRK. Fevzi BARDAKCI 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 10. İnkübasyon süresi ve Fosfat Kayası Konsantrasyonu SM 037 Kanatlılarda Mycoplasma gallisepticum 11. TRABZON SZ 053 09.Halofilik Mikroorganizmalarda PHB Varlığının Saptanması ve Verim Analizi SM 040 Termofilik Geobacillus toebii HBB-218 Suşu 12. n. Nevzat YURDUSEV Çiğdem İLERİ Ebru TEKİN.36 SZ 054 09. Tarmo TİMM. Oktay GENÇ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Coralliodrilus amissus sp.36 . Abdurrahman AYVAZ Mustafa YAMAN. ve Gianius anatolicus sp.MRSP7 İle Çalkalamalı Sıvı Kültür Ortamında Trikalsiyum Fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayasının Çözündürülmesi ve Çözünürlük Üzerine Çeşitli Azot ve Karbon Kaynakları. Türkiye’de Anopheles maculipennis Grubunun (Diptera: Culicidae) Moleküler Sistematiği Gözde GÜRELLİ. Niğde) Elma Alanlarında Avrupa Yaprak Bükeni. Mustafa ÖZDEMİR Özlem BÜYÜKTANIR.12 Hidrolojik ve Morfolojik Açıdan Farklı Akarsu Sistemleri Üzerine Kurulu Olan 30 Farklı Baraj Gölünde Yapılan Balıklandırma Çalışmalarının Değerlendirilmesi Bombyx mori L. Cengiz YAKICIER. Scolytinae)Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizophagidae) Örneği Deniz İNNAL. H. OTURUM SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Münevver ARISOY ve Kamil IŞIK SM 036 Bir Mikrofungus Türü Olan Rhizopus oryzae 11.36 SZ 059 11. Özge KAHRAMAN Gamze BAŞBÜLBÜL. n. Tuba YILDIRIM. Archips rosanus’un Parazitoidleri.Halil BIYIK SALON NT 1: ZOOLOJİ: BESLENME ve BİYOLOJİK MÜCADELE OTURUM BAŞKANLARI: Yavuz KILIÇ ve Lütfiye GENÇER SZ 056 11.12 - İzmir Yöresi Civarındaki Evcil Atların Equus caballus Linnaeus. Nurhayat BARLAS 23 .18 . Nurettin DEMİREZEN. Parazitoidlerin Populasyon Gelişimleri ve Etki Seviyeleri Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Trichogramma Türleri Üzerine Ortam Sıcaklığının Etkileri Av-Avcı İlişkisinde Patojen Geçişi: Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae. Battal ÇIPLAK Emre GÖKTEKİN.19.Tarafından Üretilen Bakteriyosinin Karakterizasyonu Mehmet Nuri AYDOĞAN. Christer ERSÉUS Emel KABARTAN.

18 SZ 068 14.54 SZ 065 12. Shinichi ABE Zeliha ÇOLAK YILMAZ. POSTER SALONU) Fazıl DÜŞÜNCELİ.Virus 16 ve 18 (Hpv) Varlığının Belirlenmesi SM 041 14. Mehmet ÖZASLAN İclal BALCI Miray ÜSTÜNTÜRK. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sabiha ACER Deniz İNNAL. I. 1857)] ile Biyoteknik Mücadele Atatürk Döneminde Türkiye’de Bitki Sağlığının Korunması SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: KLİNİK MİKROBİYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ayşin ÇOTUK ve Osman Birol ÖZGÜMÜŞ Dental Ünitelerde Legionella Bakterilerinin Araştırılması Isolation and Study of Some of the Virulence Factors of Nocardia asteroids from Clinical and Soil Samples SM 043 10 Yaş Altı Çocuklarda Cryptosporidium ve 14.00 SB 077 14. Yılmaz ÇAMLITEPE 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 11.36 . Emel ÇAKIR. OTURUM POSTERLER SB 076 14. Hasan ÜNAL.36 SB 079 14. S.Giardia lamblia’nın ELİSA yöntemiyle araştırılması SM 044 Kontakt Lens Saklama Kaplarında ve Ev Musluk 14. Güzin İSKELELİ Sibel KÜÇÜKYILDIRIM. Mehmet ÇAKACI. A.12 Kaldırım karıncası Tetramorium caespitum’da Işık Şiddeti Eşik Değeri ve Işık Şiddeti Ayırımı Diabetli Tavşanlarda Artemesia herba alba Ekstresinin Böbrekte Hiperglisemi Hasarına Karşı Etkileri Hsp90b’nın Japon Semenderi (Cynops pyrrhogaste)`nin Spermatogenezinde Prolaktin Tarafından Uyarılmış Germ Hücre Apoptozundaki Rolü Giresun Adasındaki Bufo viridis Popülasyonunun Beslenme Biyolojisi Neslihan ÜREN. Yılmaz ÇAMLITEPE Davut MUSA. Arpa ve Nohutun Bazı Fungal Hastalıklarına Karşı Orta Anadolu Şartlarında Kullanımı Üzerine Araştırmalar İstanbul Belgrad Ormanı Atkestanelerinde Yeni Bir Zararlı: Cameraria ohridella (Lepidoptera:Gracillariidae) Türkiye’nin Önemli Orman Zararlılarından Akdeniz Çam Kabuk Böceği [Orthotomicus erosus (Wollaston.54 SB 080 15. Ayşın ÇOTUK Adeba SHAREEF İ.19.12 . Didem KARAGÖZ. Lütfi ÇETİN. Ufuk BÜLBÜL. ÖZSEMİR. Selim Sualp ÇAĞLAR Mehmet TEMEL. Zafer MERT.Hüseyin CEBECİ. Handan ONAY KARAOĞLU. YAVUZ. Yuji JİN. Celal ÜLGER. Zafer MERT. Neslihan ÜREN Volkan AKSOY. BİTİREN Büget SARIBEK. KAT. Mikiko SAIGO.00 SZ 067 14. GÜRSOY.54 . N. Acrocephalus cinsinin 2002 – 2007 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Fenolojisi Cataglyphis aenescens (Hymenoptera: Formicidae) İşçilerinde Gerçek Renkli Görmenin Davranışsal Analizi Formica cunicularia (Hymenoptera: Formicidae) İşçileri Renk Tonu Ayırımı Pınar ÖZÇAM.00 SM 042 14. Zuhal ZEYBEK. Y. TRABZON SZ 063 11. Hayrünisa BAŞ SERMENLİ SALON HT: BOTANİK: DAYANIKLILIK ve PATOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet AFYON ve Kadir KINALIOĞLU Ug 99’a Karşı Küresel Yaklaşımlar ve Türkiye için Genetik Dayanıklılığın Kullanımı Üzerine Bazı Araştırmalar–I Genetik Dayanıklılığın Buğday. Kadir AKAN Kadir AKAN.54 SZ 070 15. Biyoloji Bölümü. M.36 SZ 069 14.18 SB 078 14.Sularında Mikrobiyal Kontaminasyonun Araştırılması SM 045 Odontojenik Keratokistlerde Human Papilloma 15. 24 . BARIŞ Yılmaz ÇAMLITEPE. BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Yılmaz ÇAMLITEPE ve Ayla TÜZÜN SZ 066 14. Lütfi ÇETİN.12 - Kızılırmak Deltası’nda. Bilal KUTRUP. ERCİYAS. A.Halil KILIÇ. Seval ALBOSTAN. Ko ETO.18 İrfan TÜRETGEN.. Füsün BABA. BİYOTEK. Mehmet İRİADAM. Duygu GÖKSAY. K.36 SZ 064 11. Fazıl DÜŞÜNCELİ H. Seval ALBOSTAN.12 - BOTANİK B (3. Yasemin ZER. Volkan AKSOY. C. Nuray ER SALON NT 1: ZOOLOJİ: DAVRANIŞ.

Haluk KEFELİOĞLU Sebile AZIRAK.18 SZ 073 14. Yasemin SAYGI. Sabri KILINÇ.54 SZ 080 17. Zeliha ÇOLAK YILMAZ Nahit PAMUKOĞLU Sevim Feyza ERDOĞMUŞ. Samsun) Planktonu ve Mevsimsel Değişimleri İbrahim ÇAKMAK Emel ÇAKIR. Hüseyin AKSOY. Deniz YÜZBAŞIOĞLU. Mahmut BİLGENER Şahin TOPRAK 25 . Sait BULUT.36 . Ayten KİMİRAN ERDEM. Nihat AKIN Sevan GÜRÜN. Nurver ALTUN.00 SZ 077 16. Ayşın ÇOTUK SALON NT 1: ZOOLOJİ: SİTOGENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Şule COŞKUN ve Naciye Gülkız ŞENLER SZ 076 16. TRABZON SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Sevim KÖSE ve Hüseyin GÜHER SZ 071 14.12 Ordu ve Çevresinde Yayılış Gösteren Muscardinus avellanarius trapezius (Mammalıa:Rodentıa) Alttürünün Karyolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Thymol ve Carvacrol’un in vivo Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Lipoik Asit ve Ferulik Asitin İnsan Lenfosit Kültüründe Mitomisin-C’ye Karşı Antigenotoksik Etkileri Metominostrobin ve Emamectin Benzoate Pestisitlerinin in vitro Genotoksik Etkileri Kalsit İşletmelerinde Çalışan İşçilerin Bukkal Hücrelerindeki Nüklear Anormallikler Vedat ŞEKEROĞLU.. Fatma ÜNAL. Fatma ÜNAL.18 SZ 083 16. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 SZ 082 16. OTURUM SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: SİSTEMATİK ve GIDA OTURUM BAŞKANLARI: Kemal GÜVEN ve Sumru ÇITAK SM 046 Biyoteknolojik Öneme Sahip Farklı Fizyolojik 16. Serkan YILMAZ Serkan YILMAZ. Mustafa ÇELİK Songül BUDAK DİLER SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Faruk BAL ve Derya BOSTANCI SZ 081 16.Selim ÇAĞLAR 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 12. Yavuz SEZEN Mehtap AKIN.36 SZ 074 14.Yıldız DEMİRKALP. Kamil IŞIK.Özellikli Streptomyces İzolatlarının Moleküler Tiplendirilmesi SM 047 Endüstriyel Bir Enzim Olan Dekstransukraz’ ın 16. 1758) Populasyonunun Üreme Özellikleri Hyphantria cunea’nın Yapay Besinlerdeki Beslenme Stratejisi ve Besindeki Sekonder Maddelerin Gelişmeye Etkisi Şark Çıbanı Vektörü Phlebototmus papatasi’nin Hayat Döngüsü ve Fekonditesi Üzerine Bir Araştırma Ali UZUN Meral APAYDIN YAĞCI Oğuzhan YANAR. Eyyüp RENCÜZOĞULLARI Gökçe TANER.00 SZ 072 14. Bilal KUTRUP. 1766) Türünün Üreme Biyolojisi ve Yıllık Değişimler Işıklı Gölü’ndeki (Çivril-Denizli) Turna (Esox lucius L.İçme Sularının Mikrobiyolojik Açıdan Değerlendirilmesi SM 050 17.Yerel İzolatlardan Elde Edilmesi SM 048 Fonksiyonel Süt Ürünlerinde Probiotiklerin ve 16. Ufuk BÜLBÜL. S.36 SZ 079 16.18 . Zuhal ZEYBEK.00 .19. Handan KARAOĞLU. Deniz YÜZBAŞIOĞLU. Nevzat ŞAHİN.36 SZ 084 16.54 SZ 075 15. Nihal DOĞRUÖZ.12 Bal arılarında (Apis mellifera) Hijyenik Davranış Varroa destructor Parazitine Karşı Direnç Mekanizması Olabilir mi? Bufo bufo’nun Tamdere-Dereli Yolu Üzerindeki Ölümleri Üzerine Bir Araştırma Porsuk (Meles meles)'un Yuva Yapısı Karamık Gölü Suyunda Organoklorlu Pestisit Kalıntılarının Belirlenmesi Liman Gölü (Kızılırmak Deltası.54 . F. Aziz TANRISEVEN. Mustafa CEMEK Ertunç GÜNDÜZ. Biyoloji Bölümü.54 Egretta garzetta (Linnaeus.18 SZ 078 16.Diğer Katkıların Taşınması İçin Mikroenkapsülasyon Uygulamaları SM 049 İstanbul’da Satışa Sunulan Farklı Markalara Ait 16.12 Anıl SAZAK. Muhsin KONUK. Kıymet GÜVEN Çiğdem İLERİ.

KAT. A. GMLF1’e Ait Ksilanaz Geninin 09. Özcan SEÇMEN SALON HT: BOTANİK: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Gürcan GÜLERYÜZ ve S. Acp’ın Rolü SM 053 Retrotranspozon Ty2’de Gen Anlatımının Kontrol 09. Guy HAEGEMAN Derya YANMIŞ.36 . Özgün TEKSOY. Biyoloji Bölümü.12 . BİNGÖL. Elif MADAK 19:00 . erinaceus’un Populasyon Ekolojisi SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Hikmet GEÇGİL ve Önder İDİL SM 051 Neocallimastix sp. EVRİM.54 .36 SB 084 09. Ekspresyonu ve Karakterizasyonu SM 052 Deniz Suyunda Açlık Stresi ve Besin İlavesinin 09.Aziridin Öncüsü Compound-A (CpdA) Adlı Bileşiğin Anti-İnflamatuar Potansiyeli ve Mevcut Farmasotik Ürünler İle Karşılaştırılması SM 055 Anoxybacillus gonensis G2T Bakterisinin Ksiloz 10.GULİYEV Sema Demet BAHTİYAR.54 SZ 090 10.Escherichia coli’nin OmpC ve OmpF Sentezine Etkisi ve RpoS. POSTER SALONU) Nüket A. Çiğdem FAK. Reşit ÖZKANCA.18 .12 - ZOOLOJİ A (3.18 SZ 088 09. Avrupa ve Kuzey Amerika’da Yayılış Gösteren İstilacı Lythrum salicaria L. FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Abdurrahman AKTÜMSEK ve Didem AYDIN SZ 086 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. MİDDLETON Çağatay TAVŞANOĞLU Tofig Sadig MAMMADOV.36 SZ 089 09.00 SB 082 09. Cengiz TÜRE.12 - Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Cinsiyet Oranlarının. OTURUM POSTERLER SB 081 09. Akın KIRAÇ. Fikret SARI. F. Sema LEBLEBİCİ Murat ERSÖZ. Zihni DEMİRBAĞ. Aliev Rauf HUSEYN. Ali Osman BELDÜZ SALON NT 1: ZOOLOJİ: SİTOLOJİ. Demet BAHTİYAR Türkiye. Zamansal ve Mekansal Açıdan Farklılıklarının Araştırılması Yakup KASKA.19. Şayeste DEMİREZEN Zülal ATLI ŞEKEROĞLU. Güzin EMECEN ÖZSOY 26 . Önder İDİL Sezai TÜRKEL Ali Adem BAHAR.18 SB 083 09. Haluk KEFELİOĞLU Tanju KAYA. M.İzomeraz Geninin Klonlanması.00 SZ 087 09. M. Seval ORUÇ Şerife Gülsün KIRANKAYA. Pınar İLİ.12 Peroksizom Oluşumunda PEX12 Gen Etkinliğinin Floresan Mikroskobik Olarak Araştırılması Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’daki Kromozomal Anomalilerin Türleşmeye Etkisi Yukarısazak (Kale-Denizli) Memeli Faunasına Ait Yeni Artiodactyla’ya Bulguları Balıklı Kaplıca ve Çermik Deresindeki (SivasKangal) Garra rufa’nın Büyüme Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Dilek KAYA. Emin ÖZKÖSE. Karolien DE-BOSSCHER.Mekanizmaları SM 054 Salsola tuberculatiformis’den İzole Edilen Fenil09.54 SB 085 10. Ayça KESİM. Var. Güler EKMEKÇİ. Hakan KARAOĞLU. Beth A. H-NS.00 . A. Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterizasyonu Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU. Sait EKİNCİ Cihan DARCAN. İsmail AKYOL. Ilse BECK. (Lytraceae) Türünün Kuru Ağırlık ve Çiçeklenme Fenolojilerinin Karşılaştırmalı Olarak Araştırılması Bitki Fonksiyonel Grupları ve Yangın Sonrası Rejenerasyon Çalışmalarındaki Önemi Etraf Mühitin Muhafazasında Bitkilerin Rolü Kütahya’da Kullanılan Bitkisel Çayların Bazı Kimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Dar Endemik Dianthus erinaceus boiss. Seda AKIN.Klonlaması. Sabri ÖZYURT.23:00 GALA YEMEĞİ (SAHİL TESİSLERİ) 27 HAZİRAN 2008 (CUMA) 09:00-10:30 13. TRABZON SZ 085 17.

TRABZON SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Yasemin SAYGI ve Turgay ÜSTÜNER SZ 091 14. Mustafa AKINER. Esin HAMEŞ KOCABAŞ DNA Yapımında Yeni ve Güçlü Bir Metot. Zihni DEMİRBAĞ SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Gürsel ERGEN ve Deniz YÜZBAŞIOĞLU SZ 096 11. Muhittin YÜREKLİ 27 . Özgür KAYA Arzu DOĞRU. Kadriye İNAN.00 . Aykut GÜVENSEN.18 . Selim Sualp ÇAĞLAR Uğur C.00 SZ 092 14. Gürcan GÜLRYÜZ. Kamalendra SİNG. H.Fidelity ve DIG-dUTP Kullanabilirliği SM 059 11.54 SZ 095 15. Süleyman KAYA.00 SZ 097 11. Biyoloji Bölümü. Mehmet İlker DOĞRU.Geninin (AMV197) Transkriptomik Analizi SM 058 Gca TK4 DNA Polimeraz I: Kinetik Özellikleri.18 SB 088 11. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Recombineering Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Ali Adem BAHAR. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu SM 057 Amsacta moorei Entomopoksvirus Protein Kinaz 11. 1877) ve Acanthalburnus microlepis’de (Filippii. Hülya ARSLAN.36 . İsmail DEMİR. Osman ERTAN Arda Cem KUYUCU. Salih GÜCEL Gürcan GÜLERYÜZ. Ayse KAPLAN F. Özcan SEÇMEN.19.12 Karacaören I.18 SZ 098 11. ERİŞMİŞ.Arabinofuranosidaz Geninin Klonlanması. Münir ÖZTÜRK Yasin OZDOGAN. T. Kazım Coleoptera Grubu Tarım Zararlısı Böceklerden Elde SEZEN. Gökhan NUR.54 SB 090 12. Murat KAÇAĞAN. (Liliaceae) Türünde Nitrat Redüktaz Aktivitesi Eğirdir Gölü’nde Mavi-Yeşil Alglerden Microcystis aeruginosa’nın Çoğalmasının Nedenleri Serdar Gökhan ŞENOL.36 SB 089 11. Mukund J.36 SZ 094 14. MODAK. Selcen SAKAR. (Diptera: Muscidae)’nın Uyumsal Özellikleri Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması Kaçkar Dağları Milli Parkı’nda Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) Tabanlı Ekosistem Analizi Skeletokronoloji Yöntemi İle Bombina bombina (Amphibia: Anura) Türüne Ait Bireylerin Yaşların Belirlenmesi Trakya Sivrisinek Türleri ve Kullanılan İnsektisitlere Karşı Direnç Düzeyleri İskender GÜLLE. İnan KAYA.00 SB 087 11. Ö. Selim S. Remziye Edilen Bakterilerde Kitinaz Aktivitesi Tayini NALÇACIOĞLU. Sinan KAYNAŞ 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 14.’ın Tozlaşması Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yüksek Rakımlı Ekosistemde Azot Mineralleşmesi Karabük İl Merkezi Atmosferinin 2006 ve 2007 yılları Polen ve Spor Analizi Asphodelus aestivus Brot.12 Sabriye ÇANAKÇI. Hüseyin ARIKAN M. 11. OTURUM SALON HT: BOTANİK: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Atakan SUKATAR ve Erol KESİCİ SB 086 11. Ali Osman BELDÜZ E. Baraj Gölü (Burdur) Planktonik Turbellaria Yoğunluğunun Mevsimsel ve Derinliğe Bağlı Değişimi İnsektisit Direncinin Karasinek. Musca domestica L. Serap KIRMIZI Kutsal KESİCİ. ŞİMŞEK. 1863) Lipit Peroksidasyonu ve Antioksidan Enzimler: Karşılaştırmalı Bir Çalışma Benzo(a)piren Uygulamasına Bağlı Olarak Sıçan Kalp Doku Hasarında Adrenomedullin Etkisinin İncelenmesi Hacı Ahmet DEVECİ. Erol KESİCİ.18 SZ 093 14. Ali Osman BELDÜZ Hacer MURATOĞLU.12 Tehlikede Olan Linum aretioides Boiss. Ahmet DEVECI. Aysel GÜVEN Aysel GÜVEN.54 SM 060 12. Zihni DEMİRBAĞ Cemal SANDALLI. ÇAĞLAR. Cevdan KESİCİ SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Ekrem ATALAN ve Fatih Şaban BERİŞ SM 056 Anoxybacillus gonensis AC26 Suşundan Termofilik 11.36 Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan MDA ve GSH Düzeylerinin Araştırılması Alburnus filippi (Kessler. Sabriye ÇANAKÇI. Selim Sualp ÇAĞLAR Çağaşan KARACAOĞLU. Fatih M. Remziye NALÇACIOĞLU.

Hand & Mazz. Mustafa IŞIK.12 .12 - Beymelek Lagünü’ne Giren Bazı Deniz Balıklarının Kazım UYSAL. RIVERS Morfolojik ve Biyokimyasal Etkileri SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mehmet A. Ekrem ATALAN Nurdan SARAÇ.Üretilen Antimikrobiyal Aktivitenin Karakterizasyonu ve Trisin-SDS PAGE’de Tespiti Nurten GÜREL. Zekiye GÜÇLÜ. KAT.Sancar BARIŞ İbrahim ÖRÜN.Lipaz Üretimi SM 065 Pediococcus pentosaceus E++ Suşu Tarafından 15. Sabriye ÇANAKÇI. Yılmaz EMRE.54 SZ 105 12. David B. Rukiye BORAN. Kenan DEMİREL.12 Uluabat Gölü Yüzey Suyu Kalitesinin Belirlenmesinde Çokdeğişkenli İstatistiksel Tekniklerin Uygulanması Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu'nda Sylvia atricapilla (Linnaeus. Kenan ERDOĞAN. Özlem OSMANAĞAOĞLU 28 .00 . Fevzi UÇKAN. Rıza AKGÜL Orçun SEMİZLER Ceren TAŞLIK Sibel YAMAOĞLU Yusuf UZUN. A. Metin BÜLBÜL Pimpla turionellae L.54 SZ 100 12. Abdullah KAYA. Muhammet DÖNMEZ. Arzu GÜRSOY. Cemal ÖZSEMİR. 1758) (Aves: Passeriformes)'nın 2002 – 2005 Yıllarına Ait Sonbahar Göç Dinamiği.18 SZ 103 11. TRABZON SZ 099 11. Aysel UĞUR Fadime KIRAN. Gülten ÖKMEN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Dursun AVŞAR İskender GÜLLE. Naime ARSLAN. Veysel YILMAZ ve Seyhan AHISKA A.54 . Zeliha TALAS.00 SM 063 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss.36 SB 094 16. Ichneumonidae) Zehirinin Konak Hücrelerine Ekrem ERGİN. Ali KELEŞ Vagif ATAMOV. Yağ Asidi Oranlarının Karşılaştırılması Halil YILMAZ. Biyoloji Bölümü. Semra İLHAN. Kiraz ERCİYAS. OTURUM POSTERLER SB 091 16. Evren ERGİNAL. Y. Levent ALTAŞ.12 - ZOOLOJİ B (3.li TOPAKTAŞ ve Güler EKMEKÇİ SZ 101 11. Remziye NALÇACIOĞLU.00 SB 092 16. Pınar ÖZÇAM. Kemal SEÇKİN. POSTER SALONU) Hüseyin ERDUĞAN. Mahmut YAVUZ Ersin KARABACAK. Cenap CEVHERİ.54 SB 095 17. İsmet UYSAL Fazıl ÖZEN SALON HT: BOTANİK: SİSTEMATİK ve VEJETASYON OTURUM BAŞKANLARI: Ertuğrul SESLİ ve Yusuf UZUN Türkiye Denizlerinde Yayılış Gösteren İki Colpomenia Türünün Taksonomik Kriterlerinin Saptanması Yüksekova (Hakkari) Yöresinde Belirlenen Bazı Makrofunguslar Akçakale (Şanlıurfa /Türkiye) Suriye Sınırları Arasındaki Tuzlu Alanların Bitki Örtüsü Kavak Deltası’nda Uzaktan Algılama İle KumulTuzcul Ve Flora İlişkileri Yeniköy (Bursa)’ün Sahil Kumulu Ardı Vejetasyonu SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Medine GÜLLÜCE ve Sibel KAHRAMAN SM 061 Malacosoma neustria Nükleopolihedrovirüs 14. Lerzan ÇİÇEK 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 15. Salim Serkan GÜÇLÜ. Ali Osman BELDÜZ Kerem ÖZDEMİR.36 SZ 104 11. Mustafa ASLAN. Ağırlığı ve Yağ Skoru Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölünde Yaşayan Bazı Ekonomik Balık Türleri Üzerinde Biyokimyasal ve Limnolojik İncelemeler Karataş Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Yürütülen Dip Trolü Avcılığı Sayısal Verileri Eğirdir Gölü Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso. Özgür EMİROĞLU. Hasan ÖZCAN. Fahrettin KÜÇÜK. Ayhan DURAN Erdoğan ÇİÇEK.) 14. Gürkan DİKEN. ve Cicer anatolicum Alef. A.(ManeNPV)’ünün In Vitro Replikasyonu ve Konak Spektrumu SM 062 Geobacillus Sistematiğinde recN Geninin Kullanımı 14.00 SZ 102 11.18 SB 093 16.19. Bitki Kök Topraklarından İzole edilen Streptomyces Suşlarının Moleküler Karakterizasyonu SM 064 Toprak ve Süt Kökenli Gram Pozitif Bakterilerde 14. İsmail DEMİR. 1810) Populasyonunun Beslenme Özellikleri Cansu FİLİK İSCEN.36 . Zihni DEMİRBAĞ Kadriye İNAN. (Hymenoptera: Bridget Keenan. Esat ÇETİN.

Demir İlişkisi SM 066 16. Fevzi ÖZGÖKÇE Halil POLAT.00 SB 097 14. Biyoloji Bölümü. coli Yabanıl ve bfr Mutantlarının Bakterioferritin 16. Aylin ER.19. Kemal KOÇ.18 Reşit ÖZKANCA. Ali CIMBIZ.12 Açlığın Beyin Korteksinin Sensomotor. ÖZTÜRK SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEK. ile Remazol Brillant Blue R’nin Sucul Ortamdan Uzaklaştırılması Murat ÜNAL. Mustafa ATLI Aylin ER. Cihan DARCAN Canan CAN. Sabri ÖZYURT.00 SZ 107 14. Seral YÜCEL. KINALIOĞLU.18 SB 098 14. Z. K. Mehmet Akif KILIÇ 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 3: ZOOLOJİ . coli ve S. M. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Galleria mellonella L.36 SZ 109 14. M. ERGENE. (Lepidoptera: Pyralidae) Toplam ve Farklı Hemosit Sayılarına Etkileri Parazitoit Pimpla turionellae L. OTURUM SALON NT 1: BOTANİK: TOKSİKOLOJİ. TOKSİKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Nihat DİLSİZ ve Servet ÖZCAN Deniz Suyunda. Sabri ÖZYURT. VEJETASYON. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Bayram TEMUR. H. Talma KATAN E.Boynuz Pepton Besiyeri Kullanılarak Asetofenon ve Analoklarının Asimetrik İndirgenmesi SM 069 E.36 Norduz Yaylası (Van)’nda Yayılış Gösteren Kamefit Gevenlerin Erozyonun Engellenmesindeki Rolü ve Korunması Tarımsal Artık Kökenli Kompostun Topraktaki Kalıcı Etkisinin Belirlenmesi Doğal ve Modifiye Rocellea phycopsis Ach. Deniz MERAM. E. Sevda GÜZEL Yusuf ÖZAY. Farklı Dalga Boylu Işınların E.36 . TRABZON SALON NT 1: ZOOLOJİ: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Kurtuluş OLGUN ve Atilla ARSLAN SZ 106 14. Nesibe Devrim ALMACA Emine YALÇIN.54 SZ 110 15. PATOJEN. A. ÇAVUŞOĞLU. Fevzi UÇKAN. Önder İDİL.18 SZ 108 14. K. Fahrettin ASKEROV. Limbik ve Orbital Bölgelerindeki Nötral Peptid Hidrolazların Aktifliği Üzerine Etkisi Pimpla turionellae L. Ekrem ERGİN. Sevda GÜZEL 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 16. TÜRKMEN.54 . (Hymenoptera: Ichneumonidae) Omurgalı Hormonları Zeytin Yaprağı (Olea europea) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin ( Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Ökse Otu (Viscum album) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin (Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Atilla TEMUR. EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mustafa KÜÇÜKÖDÜK ve Öznur AKÇİN SB 096 14. Olga SAK Fevzi UÇKAN. typhimurium’un Lipit Peroksidasyonuna Etkisi Doğu Akdeniz Bölgesi’nde Yetiştiriciliği Yapılan Bazı Sebze ve Meyvelerde Solgunluk ve Kök Çürüklüğüne Neden Olan Fusarium Türlerinin Karakterizasyonları SM 068 Alternaria alternata Fungusu Tarafından Koç 16. Vahdettin BAYAZIT. Olga SAK Yusuf ÖZAY.00 SM 067 16.AKÇAABAT 29 . Vahdettin BAYAZIT. Başaran KURBANOĞLU Ebru ÇELEN. Ali CIMBIZ.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON 28 HAZİRAN 2008 (CUMARTESİ) TÜM GÜN KONGRE SONRASI GEZİ 29 HAZİRAN 2008 (PAZAR) TÜM GÜN KONGRE SONRASI GEZİ 30 .19.

Onur ALADAĞ. Başaran DÜLGER.(Bryophyta) Türlerinin Antimikrobiyal Aktivite Açısından Taranması PM 012 İmidazol Grubu İçeren Bazı Fenilendiaminlerin 14.00 . Biyoloji Bölümü. Ziya Erdem KOÇ. Buse ERASLAN. TRABZON POSTER SUNUMLARI MİKROBİYOLOJİ 25 HAZİRAN 2008 14:00-17:30 Birol ÖZKALP.00 - PM 006 Üriner Sistem Enfeksiyonlarından İzole Edilen 14. Semra İLHAN Ahmet UYSAL.00 . Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. Yusuf DURAK. Hatice TANER SARAÇOĞLU Hatice TANER SARAÇOĞLU. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Araştırılması Teucrium polium L.00 PM 016 14. Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. Fatih SEVGİ Birol ÖZKALP. Rüstem DUMAN Birol ÖZKALP.00 PM 003 14.00 .00 Thymbra spicata L. Nesrin TURAÇLAR. Mehtap ESEN.00 . N Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU. Buse ERASLAN. Zeliha DEMİREL.İdentifikasyonu ve Çoklu Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması PM 009 Marmara Bölgesi’ nde Yetişen Origanum vulgare 14.00 PM 015 14.Klebsiella pneumoniae’ların Sefalosporin Türü Antibiyotiklere Duyarlılıkları ve Plazmid Profillerinin Araştırılması PM 007 Deniz Suyu ve Sedimentinden İzole Edilen 14. Yüzey Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Dimetiltetradesil (3-(Trimetoksilil) Propil) Amonyum Klorid Emdirilmiş Kumaşların Antibakteriyel Aktivitesinin İncelenmesi PM 005 Legionella pneumophila Suşlarına Karşı Farklı 14. Mustafa KUL.Mikroorganizmalara Karşı İn Vitro Etkinliği Asit ve Aldehit Bazlı Cerrahi Alet Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Asit ve Alkol Bazlı Yer.00 PM 017 14. Onur ALADAĞ. Ayşenur KAYA. Fethiye Ferda YILMAZ KÖZ. Hatice TANER SARAÇOĞLU Nurcihan HACIOĞLU. M.00 .00 . Meltem CONK DALAY 31 .subsp. Fatih MATYAR. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ayşın ÇOTUK Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. Ahmet UYSAL Fatih MATYAR.19. Görkem DÜLGER Filiz SAVAROĞLU. Metin DIĞRAK Güven ÖZDEMİR.Onur ALADAĞ. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Belirlenmesi Abies cilicica Carr. Mustafa Onur ALADAĞ. Nuriye EKMEKÇİ Mehtap AKIN.00 .Hastalardan İzole Edilen Escherichia coli’nin BetaLaktam Grubu Antibiyotiklere Karşı Direnç Gelişimi PM 019 Chlorella sp. hirtum Türünün Doğal ve Kültür Formlarının Uçucu Yağ Bileşimleri ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 010 Bazı Makrofungus Türlerinin Antimikrobiyal 14. Zuhal ZEYBEK.Antimikrobiyal Aktivitesi Nurcihan HACIOĞLU. Mehtap AKIN Mehtap AKIN. Ayten KİMİRAN ERDEM.Antimikrobiyal Etkilerinin Araştırılması PM 013 14. Tamer AKKAN. Zelal AKSOY. Ayşe Dilek AZAZ PM 001 Alkol Bazlı El ve Cilt Dezenfektanın Bazı 14. Sevan GÜRÜN. Tamer AKKAN. Cansu FİLİK İŞÇEN.00 .Biyositlerin Aktivitesinin Belirlenmesi PM 002 14.00 PM 014 14.00 . Nurcan ERBİL Fadime TOPÇAL.00 .Aktivitesinin Belirlenmesi PM 011 Eskişehir Yöresinde Yetişen Bazı Karayosunu 14. Osman GÜLNAZ. Başaran DÜLGER Metin DIĞRAK. Nesrin TURAÇLAR Ayten KİMİRAN ERDEM. Uçucu Yağının Antibakteriyal Etkisinin Araştırılması Ticari Olarak Satılan Bazı Bitki Preparatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Kahramanmaraş Yöresindeki Bazı Orman Ağaçlarının Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri PM 018 Kahraman Maraş’taki Kliniklere Başvuran 14.00 . M. Mustafa Onur ALADAĞ. M.00 PM 004 14.Enterobacteriaceae Üyelerinin İdentifikasyonu ve Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması PM 008 Karideslerden İzole Edilen Gr(-) Bakteri Suşlarının 14. Ahmet COŞKUN.’ nin Uçucu Yağı ve Ekstrelerinin 14.

F.00 PM 035 14. Sevil PİLATİN. Mehmet YILMAZ. Morfolojik ve Moleküler Karakterizasyonu Üzerine Araştırmalar Erzurum’dan Yakalanan İki Akuatik Böcek Mehmet Nuri AYDOĞAN.00 .00 PM 036 14. Sevan Gürün. DOĞAN. Güldem DÖNEL Ham Petrolle Kirlenmiş Topraklarda Polisiklik Gökhan CORAL. GülendamTÜMEN.00 - Ayten KİMİRAN ERDEM. Başaran alboviolascens DÜLGER.Bazlarının Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 021 İskenderun Körfezi M/V Ulla Batığı Çevresinden 14.Davranışları ve Mikrobiyal Etkileşimlerinin İncelenmesi PM 025 Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal 14. Fahrettin GÜCİN Cernek ve Uzun Göl (Samsun) Tek Hücreli Kübra ÖZKUL. Güldem DÖNEL. Güven ÖZDEMİR. Ayşenur KAYA.Sercan MERCAN Bazı Yeni Sentezlenmiş Organik Bileşiklerin Hikmet KATIRCIOĞLU.00 PM 031 14. Zeliha DEMİREL. Mehmet Nuri AYDOĞAN.00 PM 037 14. Meysun İ.00 .00 - Buket KUNDUHOĞLU. Hakan ÖZKAN Edremit Körfezi Tintinnid (Protozoa: Ciliophora) Neslihan BALKIS. Osman GÜLNAZ. Mehmet YILMAZ. Salih Türünün (Insecta: Coleoptera: Hydrophilidae.00 . Özlem BARIŞ. Ali ASLAN Bazı Kitosan Polimerlerinin Biyoaktivite Elif LOĞOĞLU. aucheri var aucheri Metanol 14. Sercan MERCAN Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) Kaplıcasından İzole Sümeyra SAVAŞ. Mehtap YAKUT. Haydar KARAKAYA Siyanobakterilerinin İzolasyonu.İçeriği ve in Vitro Antimikrobiyal Aktivitesi PM 024 Polimerik Hidrojellerinin Flukonazol Salım 14.’in Antimikrobiyal ve Antifungal Aktivitesinin Araştırılması PM 023 Origanum bilgeri Türüne ait Uçucu Yağın Kimyasal 14. araminensis ve S. Ahmet Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler ADIGÜZEL. Gözde ÖNGÜT Mehlika PULAT Ebru ÇELİK. Hülya ARSLAN. Biyoloji Bölümü. Serkan ÖRTÜCÜ. Benin TOKLU-ALÇILI Türleri Türkiye İçin Yeni Bir Koprofilöz Fungus Kaydı Nurcihan HACIOĞLU.00 PM 039 14.vitro Üremesi Üzerine Etkileri ve Antioksidant Özellikleri PM 027 Küçükçekmece Gölü’nden İzole Edilen Bakterilerin 14.00 PM 032 14.00 PM 038 14. Fikrettin ŞAHİN.00 PM 034 14.00 . Kamuran GÖRGÜN Fatih MATYAR.00 PM 033 14. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. Zuhal ZEYBEK. Fikrettin ŞAHİN. Sadık DİNÇER Emine İÇYÜZ.19. Elif Aktivite Çalışmaları LOĞOĞLU.Aktivitesi ve Kompozisyonu PM 026 Bazı Şifalı Bitkilerin Helicobacter pylori’nin in14.Ağır Metal ve Antibiyotik Dirençlerinin İncelenmesi PM 028 S. Serkan ÖRTÜCÜ Türkiye Mikobiotası İçin Yeni Bir Kayıt: Lachnella Nurcihan HACIOĞLU.00 . Karakterizasyonu Tülin ÖZBEK. Çalışmaları Sercan MERCAN Sentezlenen Bazı Organik Bileşiklerin Biyolojik Nurşen SARI. Ömer ALTUN Tülin AŞKUN. Ferda Yılmaz KÖZ. Fahrettin GÜCİN Bazı Yalancıakreplerin (Pseudoscorpion) Vücut Fatih SEZEK. Meltem CONK DALAY Elif ODABAŞ KÖSE. Salih DOĞAN.Nisa Ünaldı CORAL Aromatik Hidrokarbon (PAH) Degradasyon Genlerinin Araştırılması 32 .00 . Engin Yüzeyi Fungus Florası Üzerine Bir Ön Çalışma KILIÇ.00 . Ahmet KARAHAN.Kaynağından İzole Edilen Siyanobakteri Pseudanabaena sp. Mehtap YAKUT. Abdullah Bazı Mikrofunguslar MART. Başaran DÜLGER. Esra SOLMAZ Nihal DOĞRUÖZ. Medine Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu GÜLLÜCE.00 .İzole Edilen Gr(-) Bakterilerin İdentifikasyonu ve Ağır Metal Dirençliliklerinin Araştırılması PM 022 Denizli Sarayköy’de Bulunan Termal Su 14. Görkem DÜLGER. Atila YANIKOĞLU.00 . Ali KARAGÖZ. Elif Antimikrobiyal Aktivite Çalışmaları LOĞOĞLU. Handan SAKARYA. Gökçen YUVALI ÇELİK. Medine GÜLLÜCE. Esin ÖZŞEN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PM 040 14. ABDULLAH Ayşe Aydan KARA PM 041 14. Hakan ÖZKAN Pasinler (Erzurum) Kaplıcasından İzole Edilen Ahmet ADIGÜZEL.00 PM 030 14. TRABZON PM 020 Yeni Sentezlenmiş Benzothioazole Türevi Schiff 14. İsmet Hydrochidae) Vücut Yüzeylerinden Elde Edilen HASENEKOĞLU.Ekstrelerinin HPLC Analizleri ve Antimikrobiyal Aktivitesinin Araştırılması PM 029 Bazı Liken Türlerinin Antimikrobiyal Aktiviteleri 14. M.

Hakan KARAOĞLU Purifikasyonu ve Karakterizasyonu Bazı Bitki Atıklarından Katı Faz Fermantasyon Hakan KARATAŞ. Ömer Faruk Arthropodların Mücadelesinde Mikrobiyal ALGUR. Karakterizasyonu PM 048 14. A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mehmet Yapılan Bazı Mantar Türlerinin Besinsel AKYÜZ. Ali ASLAN. Nagihan Mantarlarından Hazırlanan Özütlerdeki SAĞLAM ERTUNGA. Aslıgül KÜÇÜKDUMLU. TRABZON PM 042 Oksim Tipi Ligandların Mono-. CİĞERCİ. Ali Osman sentetaz (pyrG) Geninin Klonlanması. M. Hatice KATI.00 . Ekspresyonu.Heteronükleer Cu (II) ve Ni(II) Komplekslerinin Nükleolitik Aktivitesinin İncelenmesi PM 043 Cr (III). Yasiın BAYIR. Annarita Edilen Anoxybacillus ve Bacillus Cinsi Bakterilerin POLI. Ağır İ. Murat ChiB Geninin Klonlanması. Fatih SEZEK 33 . Gülüzar ÖZBOLAT. Sadin ÖZDEMİR.19. Oksidaz Enziminin Difenolaz Aktivitesinin Yakup KOLCUOĞLU. Melek ÇOL. Fehmi Metanol Ekstraktları (MEPR)’nın Wistar Ratlarda ODABAŞOĞLU. Metallerin Etkisinin Belirlenmesi DEMİRCİ. Alevcan KAPLAN Lütfi TUTAR.Homo ve 14. Ahmet Lipaz/Esteraz Enziminin Karakterizasyonu ÇOLAK.00 . Karekterizasyonu Ali Osman BELDÜZ Anoxbacillus gonensis G2 Bakterisinin CTP Cemal SANDALLI. KORCAN. Sabriye ÇANAKÇI.’dan Elde Edilen Sevil TANAS. H. M. Selma MUTLU Amanita vaginata ve Tricholoma terreum Ümmühan ÇAKMAK.Ksilanaz Enziminin İzolasyonu. Erhan ÜNLÜ Fındık Zararlısı Xyleborus dispar’dan İzole Edilen Demet MERT.00 PM 058 14. Melike YILDIRIM.Bakterilerin α-Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Üzerine Karbon ve Azot Kaynaklarının Etkisi PM 045 Protein Agregasyonu Sonucu Oluşan Amiloidlerin 14.00 PM 060 14.00 PM 050 14. Yusuf TUTAR Özgür KEBABCI. Sabriye ÇANAKCI. Ertuğrul SESLİ Farklı Pleurotus Türleri Gelişimi Üzerine. Zihni Bacillus thuringiensis’e Ait cry3Aa (δ-endotoksin) DEMİRBAĞ. S. Ekspresyonu ve KAÇAĞAN. Mehmet Nuri AYDOĞA.00 . Kazım SEZEN.00 PM 053 14.00 - Ender ÇEKİRGE. KONUK. BELDÜZ.00 . DEMİR Bacillus licheniformis A1 Suşundan Termofilik Cemal SANDALLI. Remziye Geninin Klonlanması. Servet ÖZCAN Phanerochaete chrysosporıum‘da Antioksidan Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Ülkemizde Doğal Olarak Yetişen ve Kültürü Sevda KIRBAĞ. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA Güler TOPRAK. Ahmet delica’dan Elde Edilen Ham Özütten Polifenol ÇOLAK.00 PM 051 14. Nilay ONGANER İçeriklerinin Belirlenmesi Yabani ve Yenilebilir Bir Mantar Olan Russula Şaban KESKİN1. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA. Servet ÖZCAN PM 049 14. Ali Osman BELDÜZ Peltigera rufescens (Weiss) Humb. Nuri ERCAN. Tekniği ile (SSF) Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Veysel TOLAN. A. Zekai HALICI. Nilüfer CİHANGİR Murat KAÇAĞAN. N. Kemal GÜVEN.00 - PM 057 14.00 PM 055 14. Cemal SANDALLI. Zübeyde BAYSAL Cd(II) ve Cu(II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Güler TOPRAK.Uygulanan Phanerochaete chrysosporium’da Antioksidant Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi PM 044 Diyadin Sıcak Su Kaynaklarından İzole Edilen 14. Kemal GÜVEN. Di-. A. Serdar KARABÖCEK.E. Barbara Antibiyotiklere Dirençlilikleri NICOLAUS. Fikret UYAR. Kadriye İNAN. Fadime ATALAY.00 . Pestisitlerin Kullanılma Olanakları Salih DOĞAN.00 - Fatma MATPAN. Deneysel Olarak Oluşturulan Akut ve Kronik Hayati AYGUN. Dilşat Nigar ÇOLAK.Optimizasyonu PM 047 Anoxybacillus pushchinoensis A8 Suşundan 14. Ertuğrul Karakterizasyonu SESLİ Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Reyhan GÜL GÜVEN. Biyoloji Bölümü.00 PM 052 14. Enflamasyon Üzerine Anti-Enflamatuvar Etkileri Ahmet ÇAKIR.00 PM 054 14. Tri. Annarita POLI.00 PM 056 14. SAĞLAM. Barbara Edilen Anoxybacillus Cinsi Bakterinin Fosfolipit NICOLAUS Çeşitlerinin Analizi Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Reyhan GÜL GÜVEN. AYDIN. Karakterizasyonu ve NALÇACIOĞLU Ekspresyonu Halk Sağlığı Açısından Önem Arzeden Zararlı Engin KILIÇ.00 . Kübra AÇIKALIN. Ahmet ÇOLAK. Özlem FAİZ. Ni (II) ve PZ (II) Ağır Metal Stresi 14. Kemal GÜVEN.00 PM 059 14.Sebep Olduğu Hastalıkları Önleyen Hücresel Faktörler PM 046 Claviceps purpurea’dan Ergot Alkaloid Üretim 14.

Abdurrahman AYVAZ Sadin ÖZDEMİR Pınar AYTAR. Fatih KUTLUER. versicolor Biyokütlesi İle Giderimi PM 071 Ham Petrol ve Yapısındaki Hidrokarbonların 14. İsmail AKYOL. Hacer MURATOĞLU. M. Biyoloji Bölümü. Kadriye ÖZCAN. İsmail DEMİR. Plazmit DNA ve Protein Profil Özelliklerinin İncelenmesi PM 081 Streptococcus thermophilus Ba21s Suşu Tarafından 14.Regülasyonu PM 076 Köy Yoğurtlarından İzole Edilen Laktik Asit 14. TRABZON PM 061 Lymantria dispar (Lepidoptera: Lymantriidae)’dan 14. Nazime Mercan. Gülsüm KALEMTAŞ S.19.Türlerinin İzolasyon ve İdentifikasyonu PM 080 Bazı Laktik Asit Bakterilerinin Fizyolojik. Tanımlanması ve 14.00 .Gideriminde Kullanım Olanakları PM 079 Pamukkale-Jeotermal Sulardan Termofilik Bacillus 14. Tuğba ŞAHİN Emine ÖZTÜRK. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 .00 . Zihni DEMİRBAĞ Hatice KATI.00 . Gülizar AKYURT.00 .00 . Emel AYTAN.00 . GÜVENÇ. Ferit Can YAZDIÇ.00 .Noctuidae)’dan Bakteri İzolasyonu ve Karakterizasyonu PM 063 Thaumetopoea pityocampa Schiff. Aslı Giray KURT. Yekta GEZGİNÇ. Leyla AÇIK.P.Şeker Kaynaklarının Yağ Asidi Biyosentezine Etkisi İsmail DEMİR.elde edilen bakterilerin identifikasyonu PM 062 Agrotis segetum Schiff.Giderimi PM 067 Tarımsal Atıklar İle Renk Giderimi Öncesi ve 14. Ebru UYAR. Emine YALÇIN. Aydın BAYRAKTAR Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU. Serkan ŞEN.00 . M. YILMAZ. N. (Lepidoptera: 14. Ö.stearothermophilus’ da Krom (VI) Indirgemesi PM 073 Rumen Funguslarının İzolasyonu.00 . Tansel YALÇIN. Emin ÖZKÖSE.00 ..00 . M.İzolatlarının cry2 Genlerinin Belirlenmesi ve Lepidoptera Larvaları Üzerine Olan İnsektisidal Etkilerinin Belirlenmesi PM 065 Farklı Metal Konsantrasyonlarının Termofilik 14.00 .Ksilanaz Enzim Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 074 Lactococcus lactis subsp.Dekolorizasyonu PM 069 Afyonkarahisar Toprak Actınomycet İzolatlarının 14. Muhsin KONUK. Işıl SEYİS Hatice Aysun MERCİMEK. Alaattin ŞEN Zehra Nur YÜKSEKDAĞ Zehra Nur YÜKSEKDAĞ Ufuk ÖZER. Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU Yekta GEZGİNÇ. Kalbiye SERDAROĞLU. Emin ÖZKÖSE İsmail AKYOL. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. ÖNGANER. Bülent KAR. TUZCU. P. Emin ÖZKÖSE.00 .00 . Hikmet GEÇKİL M. Recep LİMAN.Biyokimyasal. İsmail DEMİR. Agah İkbal İNCE. Zihni DEMİRBAĞ Fatma ÖZTÜRK.Diasetil Redüktaz (dar) Geninin Fermente Gıdalara Uygun Mutasyonu PM 075 Laktik Asit Bakterilerinde Thioredoksin Geninin 14. İsmail AKYOL. A. A.Bakterilerinin Plazmit İçerikleri ve Antibiyotik Dirençlik Özelliklerinin Belirlenmesi PM 077 Farklı Hastanelerden Toplanan Metisilin Dirençli 14. Ahmet ÇABUK Sibel KAHRAMAN.Farklı Besi Ortamlarında Poli-β-Hidroksibütirat (PHB) Üretimi PM 082 L-DOPA ve Dopamin’in Bakteriyel Sentezi 14. ÖZŞAHİN. İbrahim Hakkı CİĞERCİ.Sonrası Çeşitli Tekstil Boyalarının Antibakteriyel Etkisi PM 068 Tekstilde Kullanılan Bazı Reaktif Boyaların Fungal 14.00 . Sait EKİNCİ Neslihan SÜRÜCÜ. Füsun UÇAR Nazime MERCAN.00 .00 . Aysun ERGENE H. Agah İkbal İNCE. 14. 14. (Lepitoptera: 14. Fadime YILMAZ.00 .Ağır Metal Toleransı PM 070 Atık Sularda Bulunan Tekstil Boyar Maddelerinin 14.00 .Staphylococcus Aureus (MRSA) Suşlarının RAPDPCR Yöntemi İle Tanımlanması ve Karşılaştırılması PM 078 Trametes versicolor'ın Tekstil Boyalarının 14.Thaumetopoeidae)’dan İzole Edilen Yeni Bir Brevibacterium Türünün Tanımlanması PM 064 Topraktan İzole Edilen Bacillus thuringiensis 14. Sait EKİNCİ Kalbiye SERDAROĞLU. Seda AVAZ. ERECEVİT 34 .00 PM 083 Saccharomyces cerevisiae Hücre Kültüründe Farklı 14.00 . Emel KARADENİZ Aslı SEMİZ.Geobacillus Türlerinin Üreme ve Metal Biyoakümülasyonu Üzerine Etkisi PM 066 Trametes versicolor ile Linyit Kömüründen Kükürt 14.Parçalanmasında Rol Alan Mayaların İzolasyonu ve İdentifikasyonu PM 072 Termofilik Bacillus licheniformis ve B. Pelin YALÇIN Buket KUNDUHOĞLU.00 . Zihni DEMİRBAĞ Ali SEVİM. cremoris (MG1363)’e Ait 14. D. Elif KORCAN.

00 . Barış PAZARBAŞI. Caner KASIMOĞLU Nermin Hande ÜRKMEZ.Aktivitesi ve ddNTP’ye İlgisinin Mutasyonel Analizi PM 101 Hava Örneklemesi ile İzole Edilen Bir Fungal 14.00 .00 .Mantarının Sporlarının Çimlendirilerek Bu Sporlardan Monokaryonların Eldesi. Emine YALÇIN.00 .Yüksek Bakteri İzolasyonu ve Denitrifikasyonda Kullanılabilirliklerinin Araştırılması PM 085 Farklı Tuz Stresi Şartlarında. Aslı KAÇAR Cemal SANDALLI.Üretimlerinin Belirlenmesi PM 105 Topraktan İzole Edilen Bazı Streptomycetes sp.Alüminyuma Dirençlilik Genleri ile Anoxybacillus gonensis G2 Bakterisinin ALR Geninin Karşılaştırılması PM 096 Pseudomonas Türlerinde Lipaz Üretimi ve Bazı 14.Üretim Yeteneklerinin Zeytin Yağı Fabrikası Atık Suyu ve Vinas Ortamında Araştırılması PM 089 Tıbbi Öneme Sahip Ganaoderma lucidium 14. Filiz GÜREL. Ali KOÇYİĞİT.00 . Hakan KARAOĞLU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PM 091 Endofit Bacillus Suşlarından Ksilanolitik Bir Enzim 14. Biyoloji Bölümü.00 .BesiortamındaBiyopolimer Üretiminin Belirlenmesi PM 103 Bazı Bacillus Türlerinin Antibiyotik Dirençliliği.00 . corticolus Lipazının 14.Üretimi Üzerine Kültür Koşullarının Etkisi PM 094 Anoxybacillus gonensis ÇT1 Sarı Suşunun D14.İzolatın Ligninolitik Enzim Aktivitelerinin Araştırılması PM 102 Bacillus megaterium RSKK 5117 Suşunun Melas 14. Elif Esin HAMES KOCABAŞ.Olan Ksilanazın Üretimi ve Kısmı Karakterizasyonu PM 092 Mucor hiemalis f. İ. Yavuz BEYATLI Nihal EDİZ.Türlerinin Patates Böceği (Leptinotarsa decemlineata (Say. Burcu BAKIR ATEŞLİER Derya YANMIŞ. TRABZON PM 084 Doğal Ortamlardan Denitrifikasyon Yeteneği. Mehmet HABERAL Serdar ÜLKER. 14. Murat KORKMAZ.Kültürel Parametrelerin Optimizasyonu PM 097 Atıksulardan Reaktif Boyaların Gideriminde 14. AVCI .00 . MODAK. 14. Özfer YEŞİLADA Emel KARADENİZ.Marac 1–4 Suşundan Organik Çözgen Varlığında Kararlı Alkali Proteaz Üretimi PM 100 TK4 DNA Polimeraz I Enzimin Zincir Uzaklaştırma 14. Fatih AKYOL. Yavuz SEZEN. Mine Gül ŞEKER. Derya GÜREL 35 . Güven ÖZDEMİR. HBB 134’den Termostabil Lipaz 14.00 . Belma ASLIM Ömer ERTÜRK. Özcan BUDAK Ataç UZEL.00 .00 .00 . İsmail KARABOZ Nihal EDİZ.Proteaz. Barış PAZARBAŞI. Feride İffet SAHİN. Kullanımı PM 098 Staphylococcus epidermidis ve Staphylococcus 14. Şengül ALPAY KARAOĞLU. Fatih KUTLUER Ayşegül ERSAYIN YAŞINOK. İhsan YAŞA.Synechocystis sp. Amilaz Aktivitelerinin İncelenmesi PM 104 Pseudomonas spp. Sabriye ÇANAKÇI. Tuğrul DORUK. Gönül DÖNMEZ Murat K. Ali Osman BELDÜZ. Bu Monokaryonların Birbiri İle Uyumluluklarının Araştırılması ve Dikaryonların Elde Edilmesi PM 090 Kombucha’nın Fungus Misel Gelişimine Etkileri 14. Işıl SEYİS Ali KOÇYİĞİT. Ali Osman BELDÜZ. Yavuz BEYATLI Dilşad ONBAŞLI.Glukoz İzomeraz Geninin Klonlanması. Mukund J. 1824) (Coleoptera. Suşlarının Bazı İkincil Metabolit 14.aureus’ a Ait Qurom Sensing Sinyal Moleküllerinin Lactobacillus lactis’in Nisin Üretimi Üzerine Etkisi (quorum sensing cross-talk analizi) PM 099 Deniz Sedimentinden İzole Edilen Streptomyces 14.00 .00 . Güven ÖZDEMİR. Ahmet ÇOLAK2 Z.atroviridae TEM H3’ün Proteaz Üretiminin Optimizasyonu PM 088 Serbest ve Tutuklanmış Fungus Peletlerinin Lakkaz 14.Antibiyotik Duyarlılıklarının Belirlenmesi ve Tiplendirilmesi PM 087 Katı Kültür Fermentasyon Yöntemi ile Trichoderma 14. Çiğdem İLERİ. Kamalendra SİNG.00 .00 .19. Chrysomelidae) Ergin ve Larvalarına İnsektisidal Etkileri Fatma Esen SARIGÜLLÜ.Saflaştırılması ve Bazı Biyokimyasal Özelliklerinin Belirlenmesi PM 093 Anoxybacillus sp. İhsan YAŞA. İsmail DEMİR.00 . Ali Osman BELDÜZ Fatih Şaban BERİŞ. Ahmet ASLAN Elif APOHAN. Aysun MERCİMEK Hatice ÖĞÜTCÜ. Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterize Edilmesi PM 095 ATPaz Özelliğine Sahip Olduğu Varsayılan 14.00 . Fatma Esen SARIGÜLLÜ. Aysel UĞUR Pınar KARACAKAYA. Yabani Baklagil 14. Hakan KARAOĞLU.00 . Sabriye ÇANAKÇI.00 . Hatice Aysun MERCİMEK Perihan GÜLER. Fatma AYDOĞMUŞ ÖZTÜRK. 14.Bitkilerinden İzole Edilen Rhizobium Suşlarının Nodulasyon ve Azot Bağlama Potansiyellerinin Araştırılması PM 086 Farklı Hastanelerden Toplanan Klebsiella Suşlarının 14.00 .

H. Özlem ABACI.) Quel.19.00 PM 120 14. Z. Biyoloji Bölümü.’in Kültürü İçin Lokal Tarımsal Atıkların Değerlendirilmesi Toprakdan İzole Edilen Bazı Fungal Organizmaların Halil BIYIK. İzolasyonu ve Karakterizasyonu Berna KUZU Bacillus spp. CONK DALAY Aydın İl Merkezi Sınırları İçerisinde Bulunan Bazı Öznur KOÇ.Ceren SOMUNCUOĞLU. Seval OKUTAN. HBK-51’den Elde Edilen Kitinolitik Hatice KORKMAZ. Özfer YEŞİLADA Sürecinde Lakkaz Üretimi Aspergillus foetidus HBF 55 Ekstrasellular Z.chrysosporium biyokütlesi ile sucul ortamdan uzaklaştırılması PM 107 14. B. Gökhan KAVUNCUOĞLU. KARABAY YAVAŞOĞLU. Halil Selüloz Üretimine Etkisi BIYIK Bacillus spp. Emir CANSUNAR Penicillium citrinum HBF62 Ekstrasellular αKubilay METİN.00 PM 122 14. Kubilay METİN.00 PM 121 14. Halil BIYIK Funalia trogii ile Katı Substrat Fermentasyonu Filiz KURU.00 PM 113 14. Erbil KALMIŞ. Lipazının Karakterizasyonu Ali BIYIK Radyasyona Dirençli Deinococcus radiodurans Elif ÖZBEY.00 PM 118 14. Enzimin Karakterizasyonu Ashabil AYGAN. ex Fr. Öznur KOÇ Çeşitli Aspergillus niger Suşlarından İnvertaz Tuğba SUBAŞIOĞLU. Nilüfer ITKI. Fatih KALYONCU. YILMAZ KÖZ. Öznur KOÇ. Tekin GEZER. Hatice KORKMAZ. Emre KOŞAR. Ü. Ayten NU51 Suşunun Toleransı ÖZTÜRK Farklı Etanol Konsantrasyonunun Bakteriyal Esin POYRAZOĞLU.00 PM 126 14. Alev HALİKİ UZTAN Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması İzmir İli Konak İlçesi İköğretim Okullarındaki Hava Özlem ÇİFTÇİ.00 PM 123 14.00 PM 124 14. TRABZON PM 106 Fe(III) ve Cu(II) metal iyonlarının Phanerochaete 14. Emine ÖZTÜRK. Kadir SORUCUOĞLU Chlorella sp. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Aysun ERGENE Sevda KIRBAĞ.00 PM 110 14. Özlem ABACI Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması Botanik Bahçesi Toprağındaki Bakteriyel/Fungal Gülşah ÇAKMAK. H. G. Berna KUZU. Burcu BAKIR ATEŞLİER. Dilek ASMA Bakterisi İle Escerichia coli’de Radyasyonun Antioksidan Sistem Üzerine Etkisinin Araştırılması Ağır Metallere Karşı Rhodopseudomonas palustris Leyla ÇELİK. Fatih KUTLUER. Halil BIYIK İlköğretim Okullarının Bina İçi ve Bina Dışı Havasının Fungus Yoğunluğunun Belirlenmesi Mikoriza Kullanımı Sercan POLAT. Tekstil Boyalarında Renk Giderimi Gamze BAŞBÜLBÜL. Alev HALİKİ UZTAN.00 PM 114 14. İsmail KARABOZ Fadime YILMAZ.00 PM 116 14.00 PM 115 14. KAYA Funalia trogii İle Lakkaz Üretiminin Emre BİRHANLI. ÖZDEMİR. F.00 PM 108 14.00 PM 111 14. Amilazın Karakterizasyonu Burcu BAKIR ATEŞLİER. Sümeyye Solunum Oranlarının Selektif İnhibisyon ÇEVİK. Sanver Tahıl Gevreği ve Müsli Örneklerinin Mikrofungus EKMEKÇİ Florası İzmir İli Buca İlçesi İlköğretim Okullarındaki Hava Özlem ÇİFTÇİ. Öznur KOÇ.00 PM 109 14.00 PM 125 14.00 . H. Burhan ARIKAN. A. Erman ORYAŞIN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PM 117 14.00 PM 127 14. Funda İLHAN İzmir İli ve Çevresinde Satışa Sunulan Kahvaltılık Ayşegül YOLTAŞ. Ekstrelerinin Analjezik Aktivitesi ve N. Taner Potansiyellerinin Araştırılması YONAR.00 PM 119 14.00 PM 112 14. Z.00 - Pleurotus eryngii (DC. Erman ORYAŞİN. Mehmet AKYÜZ 36 . Nermin Enziminin Üretim Koşullarının Araştırılması Hande ÜRKMEZ. Akut Toksisitesi F. S-41 Suşundan CMCase Enzim Burhan ARIKAN. İhsan YAŞA. Emine YALÇIN. M. Özfer Optimizasyonu YEŞİLADA RNA Ekstraksiyon Yöntemlerinden Fenol Sezer TOPRAK Kloroform Yöntemi İle Silika Membran Kolon Yönteminin Karşılaştırılması İnfluenza Alt Tiplerinde Multiplex PCR Yöntemi Sezer TOPRAK. Aslı ŞAHİNER. DEMİREL. Ashabil AYGAN. Işıl SEYİS. Özge Kullanılarak Belirlenmesi KAHRAMAN.

Tuğba ÜNSAL.A. M.Bileşiklerinden Boraksın Biyogaz Verimi Üzerine Doza Bağımlı Etkinliğinin Araştırılması PM 135 Antibiyotik Üretiminin Arttırılmasında Deney 14. Osman Birol ÖZGÜMÜŞ.Aktivite Üzerine Etkileri PM 130 Boya Tutundurulmuş Lignoselulozik 14. B.Üretiminde Başlangıç Glikozunun Etkisi PM 134 Mikrobiyal Aktiviteler Üzerine Etkili Bor 14.00 PM 149 14. Sezai TÜRKEL Tülay TURGUT GENÇ. KOÇYİĞİT Nesrin ÖZMEN. M.00 PM 147 14.Hammaddelerin Trametes versicolor ile lakkaz Üretiminde Kullanılması PM 131 Kırklareli Hamitabad Termik Santral’ı civarı toprak 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 . Tekin BABAÇ.00 . İ. Cemal SANDALLI. Erol AKSÖZ Kilobaz Uzunluğunda Özgül Genomik DNA Dizilerinin Çoğaltılması Akdeniz’den Yakalanan Karideslerin Bakteriyel Mehmet KENAR.00 . mevsimsel dağılımı ve klimatolojik faktörlerle ilişkisi PM 132 Synechococcus spp.00 .Bakterilerde L-Asparajinaz Üretimine PM 138 Farklı Pichia ve Candida Türlerinde Glikojen 14. Murat KAÇAĞAN. Ali KOÇYİĞİT. Satı ORHAN Enterococcus Türlerinde 70°C ve 25°C’deki Proteolitik Aktivitenin Varlığı Dondurulmuş Gıdalarda (Et ve Sebze) Fekal Sumru ÇITAK.Dağılımı Trabzon Sahillerinde Yüzey Sularındaki Dağılımı PM 133 Farklı Fermentasyon Teknikleri ile α-Amilaz 14.00 - İhsan YAŞA. Tuğba Mutajenik ve Genotoksik Potansiyellerinin SOMAY. Ertuğrul AIRBAŞ Figen ERTAN.Pseudomonas aeruginosa'nın Aromatik Maddeler Varlığında Üremesinin Araştırılması PM 143 Karadeniz’den İzole Edilen Antibiyotik Dirençli 14.00 . A. Burcu ÇERÇİ. A.00 .00 . Halil DEMİR.00 . Aziz GÜNEROĞLU. Zehra YARKIN Faruk SÜZERGÖZ.00 PM 145 14. Murat KAÇAĞAN. saflaştırılması ve karakterizasyonu PM 142 Bakteriyel Hemoglobin Geni Klonlanmış 14. Özfer YEŞİLADA Suzan ÖKTEN.00 . ÖZKIZILCIK. Aslı ÖZKIZILCIK.Mutasyonların Üremeye ve İnvertaz Aktivitesine Etkileri PM 140 Geobacillus sp. Semra İLHAN. Ali Osman BELDÜZ Hüseyin KAHRAMAN. 7. İlknur YILDIZ.Koliform Bakterilerde İntegron Gen Kasetleri PM 144 14.00 . Cansu FİLİK İŞÇEN Bekir ÇÖL. KARABOZ. ÇERÇİ. Klorofil-a ve Fikoeritrin 14.00 . Kadriye İNAN.Miktarının Azot Açlığında Belirlenmesi PM 139 Saccharomyces cerevisiae’da Glikolitik 14. Ömer ŞAHİN.Aktivitelerinin Belirlenmesi ve Kültüre Edilebilir Mikroorganizma Sayısı ile Karşılaştırılması PM 129 Benzidin İlavesinin Topraktaki Mikrobiyal Sayı ve 14. Fatih ÖZOĞUL Çiğ Süt ve Peynir Örneklerinden İzole Edilen Sumru ÇITAK. Hikmet GEÇKİL Feyza ÇOLAKOĞLU. Sezai TÜRKEL. Biyoloji Bölümü.Enziminin FbpI Negatif Suş İçinde Overekspresyonu ve Fruktoz Bisfosfat-Fruktoz 6 Fosfat Flux’ının Semi in vivo Bir Yaklaşımla Hesaplanması PM 137 L-Asparaginaz Geni (Ans B) Klonlanmış Bazı 14. Ahmet ASAN.00 PM 148 14. Bilal BALKAN.00 PM 146 14.00 . Sabriye ÇANAKCİ. İ.00 . Hikmet GEÇKİL Tülay TURGUT GENÇ. YAŞA. Nuran DİRİL Değerlendirilmesi Uzun PCR (Long PCR) Yöntemi Kullanılarak 5-15 Ayşegül GÜZEL. Sait İZGİ.arabinofuronosidaz enziminin klonlanması.1 Bakterisinden Termofilik 14. Osman BELDÜZ. TRABZON PM 128 Bahçe Toprağında Genel ve Spesifik Enzim 14.00 . Arzu ALTIN.ve havadaki fungal konsantrasyonun tesbiti. Fatmagül ALTIN. Tim LARSON Şebnem ERENLER. Esin KANIK Kadriye İNAN.Ksilanaz Geninin Klonlanması. İsmail KARABOZ Filiz KARAOĞLU.00 . Sabriye ÇANAKÇI Pınar YEŞİLGİL. Burhan ŞEN Ali Muzaffer FEYZİOĞLU. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu PM 141 Anoxybacillus kestanbolensis 13 K bakterisinden 14. Zeliha CEVHER. Esmeray Florasının İncelenmesi KÜLEY. Neslihan Örneklerinde Gr(-) Psikrofil Mikroorganizmaların KAMANLI CAN Dağılımı ve Proteolitik Aktiviteleri 37 .19.Tasarımı Kullanılarak Besinsel Gereksinimlerin Taranması PM 136 Escherichia coli’de Fruktoz Bisphosphataz II 14. Şengül ALPAY KARAOĞLU Tıbbi Atık Örneklerinin Ames Testi ve Rec Testi İle Fatma ZİLİFDAR. Özkan DURMUŞ. Erol KALA Coliform ve Fekal Enterococcus’ların İndikatör Mikroorganizma Açısından Değerlendirilmesi Farklı Sıcaklık Ortamında Bekletilen Kıyma Sumru ÇITAK. Bükay YENİCE GÜRSU.00 .

Dağılımı PM 169 Muğla-Gökova Körfezinde Avlanan Akdeniz 14.coli O157 Aranması.00 . Enfestasyonu PM 170 Balık Sağlığında Probiyotiklerin Önemi 14. İclal KOYUNCU Aslı ŞAHİNER. M. Füsun B. İclal KOYUNCU Safiye DURANOĞLU.Edilen Vibrio Türlerinin Proteolitik ve Nükleaz Aktiviteleri Üzerine Bir Çalışma PM 175 Anaerobik Rumen Funguslarında 18S Ribozomal 14. Harun ALBAYRAK.Antimikrobiyel Dirençliliği PM 161 Fakülte Kantinlerinin Genel Mikrobiyel Durumu 14. SOYUPEK. eryngii var. Füsun UÇAR. ÖZDEMİR.Karakterizasyonu Üzerine Bir Araştırma PM 155 Farklı Sıcaklıklarda Saklanan Çiğ Köftede Listeria 14. Ataç UZEL. İbrahim YILDIRIM. Seçil BAYAR Cengiz ÇORBACI. E.00 . M.Edilen Staphylococcus aureus İzolatlarının Fenotipik Karakterizasyonu PM 151 Çanakkale’de Tüketilen Dondurmaların 14.00 . Biyoloji Bölümü.Hand & Mazz.00 . Haluk ÇELİK Sevda KIRBAĞ.00 .00 . ferulae’nin Kültüre Alınması Üzerine 14. L1758) Görülen Bir Parazit. UÇAR Gönenç AKYAR. Emin TOROĞLU.00 .00 PM 163 Asthenozoospermia Olgularında Semende Lökosit 14. İdentifikasyonu ve Değişik Fiziksel Stres Koşulları Altında Büyüme Üzerine Sodyum Konsantrasyonunun Etkisi PM 158 Siyah Zeytin Fermentasyonunun Hızlandırılmasına 14. U.Bir Araştırma PM 166 Atopik Bireylerde İmmünoterapi Öncesi ve Sonrası 14.00 PM 171 Cryptosporidium ve AIDS 14. Mehmet AKYÜZ Suzan Adın ÇINAR.00 .Karidesinde (Penaeus kerathurus.00 . Dilşah ÇOĞULU Aygün YALÇINKAYA. Sanver EKMEKÇİ.19. H.00 .00 PM 162 Mikro-array Teknolojisi ve Kullanım Alanları 14. Faruk SÜZERGÖZ Semiha ÇETİNEL AKSOY.00 . ÇİFTÇİ. BOZDOĞAN Edip ÇİFTÇİ. ERDOĞRUL. YÜKSEL.00 .) 14.Beta-Laktamaz Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 174 Juvenil İstiridyelerden (Crassostrea virginica) İzole 14.00 . Ö.Temin Edilen Midyelerde Hücre Kültürü ve RTPCR Yöntemi ile Enterovirus Tespiti PM 165 P. E. DÜLGER Safiye DURANOĞLU. Gözde TÜRKÖZ Sevil PİLATİN. B. BOZDOĞAN. KÖSE. Orthione griffenis.IL-1β. ve Cicer anatolicum Alef.İle Mikroorganizmaların Belirlenmesi PM 154 Geleneksel Türk Peynirlerinin Mikrobiyolojik 14. Ekrem ATALAN 38 . B.00 PM 172 Azaplı Gölü’nün Mikrobiyolojik Kirlilik Düzeyinin 14. EYVAZ Sevil TOROĞLU. ÖZŞEN. Aysel GÜLBANDILAR Nurcihan HACIOĞLU.00 . Güven ÖZDEMİR.Mikrobiyolojik PM 152 Mikotoksinler ve Gıdalardaki Önemi 14. Saptanması veDoğrulanması PM 157 Farklı Kaynaklardan Debaryomyces hansenii 14. E.Konvansiyonel Testler ve ITS-PCR İle Karakterizsyonu PM 160 Kıymadan İzole Edilen Aeromonas Türlerinin 14. EKİNCİ Kerem ÖZDEMİR.00 .00 . A. Nevin KESKİN.Lütfü ÇAKMAKÇI Elvan OK.RNA Polimorfizminin Belirlenmesi PM 176 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss. ÖZKÖSE. E. Neslihan TEMİZ DOĞAN Jale KORUN B.Değerlendirmesi PM 164 Orta Karadeniz Bölgesinden (Samsun Yöresinden) 14.00 . Şahnur IRMAK H. S. H. ERDOĞRUL.Yönelik Olarak Fermentasyonun Mükrobiyolojik Olarak İzlenmesi ve Starter Kültür Kullanımı PM 159 Peynirlerde Bozulmaya Neden Olan Mayaların 14.DERELİOĞLU Aylin AKOĞLU. Zafer YAZICI.00 .00 . Akın DENİZCİ E.İzolasyonu. İbrahim YILDIRIM.00 . M. Serkan BULUT. Doğan ÖZYURT. T. Esin ÖZDEMİR N. Mustafa ERDEM Gülşen ULUKÖY. Ö. KAR. Ö. Buket KUNDUHOĞLU Mustafa ATEŞ. Ebru UYAR. N. TRABZON PM 150 Kütahya Yöresinde Çeşitli Kaynaklardan İzole 14. Bülent GÜLEKLİ Göknur TERZİ. Aslı ÖZKIRIM Gülsen ULUKÖY. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.faecalis’in Kültürel Yöntemler ve PCR Kullanılarak Saptanması PM 168 Türkiye’deki Arı Hastalıklarının Kronolojisi ve 14. Tansel YALÇIN.00 . IL-6 ve TNF-α Düzeyleri PM 167 Nekrotik Diş Kanallarından Enterococcus 14.Belirlenmesi ve Bentik Organizma Grupları PM 173 Hastane İzolatlarında Antibiyotik Dirençliliğinin ve 14.00 PM 153 DEFT (Direkt Epifloresan Filtre Tekniği) Yöntemi 14. Bitki Kök Topraklarından Streptomyces Suşlarının İzolasyonu ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Kıymet GÜVEN. ÇÖMLEKÇİOĞLU.00 .monocytogenes Sayısının Değişimi PM 156 Satışa Sunulan Et ve Et Ürünlerinde Escherichia 14. AKKAYA. Cemil KARA Sevil TOROĞLU.

Hava Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması PM 180 Türkiye Myxomycetes Florası İçin Yeni Kayıt: 14. PM 186 Sille Baraj Gölü (Konya) Epifitik Algleri 14. Catherine AIME. Kadriye İNAN. PM 189 Anoxbacillus Türleri İçin SCAR Markır Geliştirmek 14.ve Su Kalitesinin Değerlendirilmesi PM 183 recN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sıtkı ÇEVRİMLİ Adem İMALI.-Mor 14. Tayfun KAYA. Biyoloji Bölümü. S. Zuhal TOKER. Muhsin KONUK Melike Çebi KILIÇOĞLU.türlerinin Tanımlanması ile Proteolitik ve Lipolitik Enzim Aktivitelerinin Araştırılması PM 185 Thymelaea aucheri Meissner Üzerinde Yeni Bir 14. Cribraria vulgaris Schrad.00 .00 PM 198 14.Hava Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması PM 179 İzmir İli Karşıyaka İlçesi İlköğretim Okullarındaki 14. HASENEKOĞLU.00 . N.Candida ve Bakteriyel Vajinoz Arasındaki İlişkinin Sitolojik Yaymalarla Değerlendirilmesi PM 192 Hypericum triquetrifolium Turra. AYYILDIZ.Değişikliklerin Çeşitli Enfeksiyon Etkenleri Açısından Değerlendirilmesi PM 191 Klinik Yakınmalar İle Trichomonas vaginalis. Sadin ÖZDEMİR. DÖNEL.00 . N. Duygu ÖZHAN Dilşat Nigar ÇOLAK. Beyhan KORKMAZ. Murat KÜRŞAT Cengiz AKKÖZ.1874 PM 181 Rhizoctonia solani AG-4 Grubu Fungusların rDNA14. flaA ve ftsY Genlerine Göre Anoxybacillus 14. Leyla ÇELİK.Üzerine Bir Çalışma PM 190 Hücre Çekirdeği ve Sitoplazmasında Görülen 14.’nın Genotoksik 14. Mustafa ÖZKAN. Şayeste DEMİREZEN. G. ÖRTÜCÜ 39 .00 .00 .00 PM 187 Çanıllı Baraj Gölü (Ankara) Algleri 14. M.Adile SELÇUK. Mustafa ATEŞ Belma ACAR.00 .Lamproderma arcyrionema Rost.00 .00 PM 188 Doğu Karadeniz ve Kuzeydoğu Anadolu İçin Yeni 14..00 .00 Çorum İli Atmosferinde Hava İle Taşınan Allerjen Funguslar Erzincan. 14.00 PM 196 Salvia blepharoclaena Hedge&Hub. Erzurum ve Trabzon’dan Yakalanan Bazı Cryptognathid ve Stigmaeid Akarların (Acari: Cryptognathidae. Veysel TOLAN. İbrahim ÖZKOÇ Didem OĞUZKURT. Ebru UĞURLU.00 . n. Hakan KARAOĞLU. M. Burhanettin YALÇINKAYA Salih DOĞAN. Selcen Süheyla ERGÜN Cemal SANDALLI Zehra SAFİ ÖZ. İ.ITS bölgesinin PCR-RFLP ile Moleküler Karakterizasyonu PM 182 Karakaya Baraj Gölü Fitoplankton Kompozisyonu 14.00 . Hakan KARATAŞ Bedriye Ceren SOMUNCUOĞLU. Mustafa KOÇAK.Cinsinin Moleküler Sistematiği PM 184 Çiğ Et Örneklerinden İzole Edilen Bacillus 14. Sabriye ÇANAKÇI. Hilal BAKIR İjlal OCAK. Ali Osman BELDÜZ Nihal YÜCEL. Hasan Çetin ÖZEN Özge BAYKAN Veysel TOLAN.00 .00 .00 . Betül YILMAZ Tahir ATICI. Hakan ÖZDOĞAN Sevda KIRBAĞ.00 . Nurcihan ÖZÇELİK. Stigmaeidae) Vücut Yüzeyinden İzole Edilen Funguslar İsmet BERBER.00 PM 194 14. Şayeste DEMİREZEN. Meysun İbrahim ABDULLAH Ergin KARİPTAŞ. Harun ÖNLÜ Belma ACAR.Myxomycetes Kayıtları: Calomyxa metallica (Berk. ve Physarum flavicomum Berk. Ayten ÖZTÜRK. Mustafa ATEŞ İjlal OCAK. Neğmetullah ALAN. Sinan BEKSAÇ Özlem DEMİRCİ.. Birol OTLUDİL. M.00 . B. Birol OTLUDİL. AYDOĞAN.Potansiyelinin Salmonella Mikrozom ve SOS Kromotest Test Sistemleriyle Araştırılması Kurşun Nitrat Metal Tuzunun Daphnia magna Üzerindeki Akut Toksik Etkisinin Araştırılması Bazı Pestisitlerin Mutajenik Potansiyellerinin Salmonella Mikrozom ve SOS Kromotest Test Sistemleri İle Araştırılması PM 195 Bazı Azo İndol Bileşiklerin Rhodopseudomonas 14. M.19.Staphylococcus aureus İzolatlarının Protein Profillerinin Nümerik Analiziyle Karakterizasyonu PM 178 İzmir İli Bornova İlçesi İlköğretim Okullarındaki 14.palustris NU51 Suşuna Toksik Etkisi PM 193 14.) Nieuwl. Sinan BEKSAÇ Zehra SAFİ ÖZ.00 .Parazit FungusTürü: Puccinia saliha sp. İsmet HASENEKOĞLU.(Lamiaceae)’nın Antimikrobiyal Aktivitesi PM 197 14. TRABZON PM 177 Van İlindeki Bazı Hastanelerden İzole Edilen 14.

Hatice Aysun MERCİMEK Tamer AKKAYA Belirlenmesi 40 .Hastenesi’nin Kanalizasyon Suyundan Alınan Su Örneğinden Selektif Besiyerleri Kullanılarak Bakteri İzolasyonu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fatma Esen SARIGÜLLÜ. TRABZON PM 199 Çukurova Üniversitesi Balcalı Eğitim ve Araştırma 14. Biyoloji Bölümü.19.Adsorpsiyonu ve Kinetik Parametrelerin Emel KARADENİZ.00 .00 . Bakteri PM 200 Bisfenol A’nın Aktif Çamur Üzerine 14. Bu Bakterilerden Litik Bakteriyofaj’a Sahip olanların Araştırılması.

KAPLAN. Biyoloji Bölümü.-Mor. Sabri ÖZYURT. Mustafa KÜÇÜKÖDÜK. H. H. & Scheng. M. Nurhan BÜYÜKKARTAL. Pers. (Amaryllidaceae) Taksonlarının Polen Morfolojisi Quercus cerris ve Quercus ilex Yapraklarında Kalsiyum Oksalat Kristalleri Endemik Fritillaria bithynica Baker (Liliaceae) Üzerine Morfolojik ve Anatomik Bir Araştırma Aktivatör Uygulamasının Domates (Lycopersicon esculentum Mill.00 PB 007 09. Sema HAYIRLIOĞLU-AYAZ. Persson & Wendelbo. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Selçuk ERTEKİN Papaveraceae. TRABZON POSTER SUNUMLARI BOTANİK 26 HAZİRAN 2008 PB 001 09. Sabri Üzerinde Anatomik Bir Araştırma ÖZYURT. Hüseyin İNCEER.00 PB 016 09. Yusuf KAYA Yurdanur AKYOL Fatih SATIL. heldreichi (Boiss. Tuncay DİLMENCİ Fatih SATIL. (Fabaceae)’de Tohum Kabuğu Yapısı 41 . Rabia AÇIKGÖZ Murad Aydın ŞANDA.) Manden. Hatice ÇÖLGEÇEN. Anatomik ve Ekolojik İncelemeler Endemik Petrosimonia nigdeensis Aellen türünün anatomik açıdan incelenmesi Gül Nilhan TUĞ. Sema LEBLEBİCİ Chromosome Numbers of Selected Hieracium and Pilosella (Asteraceae) Species From Turkey Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Bazı Cirsium Miller Taksonlarının Kromozom Sayıları Türkiye’de Yayılış Gösteren Endemik Muscari aucheri (Boiss.) Chouard) Taksonlarının Morfolojik ve Anatomik Özellikleri Erzurum ve Çevresinde Yetişen Endemik Astragalus Globosus Vahl Türünün Anatomik ve Ekolojik Özellikleri Endemik Colchicum burttii Meikle (LILIACEAE) Üzerine Morfolojik VE Anatomik Bir Araştırma Türkiye’deki Cyclotrichium (Boiss.00 PB 009 09.00 PB 005 09. Perss. Cinsinin Orta Damar Anatomisi Özellikleri ve Sistematikte Kullanımı Türkiye’deki Sternbergia Waldst. A. Özkan AKSAKAL. Ali (Boraginaceae) Türünün Morfolojik ve Anatomik ENGİN.00 PB 018 09. Bekir DOĞAN. (Liliaceae) Taksonlarının Morfolojik. Canan ÖZDEMİR İlkay ÖZTÜRK ÇALI. Gülcan ŞENEL Endemik Onosma intertextum Hub.&Zahn) Sell&West (Asteraceae) Üzerinde Morfolojik ve Anatomik Bir Araştırma Murat Dağı’nda Yayılış Gösteren Amarylidaceae ve Iridaceae Familyalarına Ait Bazı Geofitler Üzerine Morfolojik. Öznur ERGEN AKÇİN.00 PB 012 09. Emel OYBAK DÖNMEZ Hatice ÇÖLGEÇEN.00 PB 008 09.00 PB 011 09. Murat BAL Murad Aydın ŞANDA. campanulata K. Anatomik ve Ekolojik Özellikleri Bazı Endemik Hyacinthella Schur (H. Gövde ve Meyve Anatomik Yapısı Üzerine Etkisi Endemik Hieracium lasiochaetum (Bornm. Tuğba BAYRAK Özellikleri ÖZBUCAK Esra MARTİN.19. Caryophyllaceae ve Liliaceae Taksonları Üzerine Karyolojik Bir Çalışma Lathyrus hirsutus L.) Baker ve Muscarı discolor Boiss. & Kit. Feyza CANDAN Tülay AYTAŞ AKÇİN. Bilgehan BİLGİLİ H. M.00 PB 010 09.00 - A 09:00-12:30 Kamil COŞKUNÇELEBİ.00 PB 013 09.BÜYÜKKARTAL Yurdanur AKYOL. N. H. M. Muhittin DİNÇ.00 PB 003 09.00 PB 006 09. Ayla KAYA Serap IŞIK. Ahmet DURAN.00 PB 015 09. Özlem ÇETİN. Meryem ÖZTÜRK.00 PB 019 09. Ahmet Emre YAPRAK Lamiaceae Familyasına Ait Bazı Türlerin Petiyolleri Öznur ERGEN AKÇİN.00 PB 017 09. Ayşe PEKTAŞ Murad Aydın ŞANDA. Cinsi Üzerinde Karşılaştırmalı Anatomik Çalışmalar ve Sistematiğe Katkıları Türkiye’ deki Satureja L.00 PB 020 09. & Hausskn Türlerinin Anatomik Özellikleri Tuz Gölü (Cihanbeyli-Konya) Allium L.) Bitkisinin Yaprak. Adnan AKÇİN Nergiz ZİLCİ. Vladimir VLADİMİROV Melahat ÖZCAN.00 PB 002 09. Brassicaceae. lazulina K. Mustafa KÜÇÜKÖDÜK. A. Hatice ÇÖLGEÇEN. & Jim.00 PB 004 09.00 PB 014 09. Ebru ATAYETER Meryem ŞENGÜL.

Cem VURAL Aktivitesi Thymus sipyleus Boiss. Muhittin DİNÇ. Osman BEYAZOĞLU Bakır (Cu) Uygulanmış Mısır (Zea mays L. KARABAY YAVAŞOĞLU.00 PB 040 09. chamomilla ve Hüseyin İNCEER.00 PB 027 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. S. H. Antiradikal ve Antimikrobiyal Lütfiye EKİCİ Aktiviteleri İzmir Körfezi’nde Yayılış Gösteren Bazı Zeliha DEMİREL. (Boraginaceae) Türlerinin Osman BEYAZOĞLU. Serdal Anatomik Özellikleri MAKBUL. Süleyman DOĞU.ÇELİK.Jalas’ın Organik Ekstrakt ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Nar Çekirdek ve Kabuk Ekstraktlarının Osman SAĞDIÇ.00 PB 034 09.00 PB 031 09. & Balansa’un Organik Canan TORUN Servet ÖZCAN.) Boiss. Nurhan BÜYÜKKARTAL Endemik Stachys Rupestris Montbret Et Aucher Ex Baştürk KAYA.) Melahat ÖZCAN. Osman SAĞDIÇ Aktivitesinin Belirlenmesi Tanacetum cadmeum Bitkisinin Uçucu Bileşikleri Fatma Nur ÜNLÜ. Bilgehan orientale Taksonları Üzerine Karşılaştırmalı BİLGİLİ Anatomik ve Mikromorfolojik Çalışmalar Bazı Endemik Onosma L. TRABZON PB 021 09. Zafer TÜRKMEN. Melahat Grierson’ nın Karşılaştırmalı Anatomisi ÖZCAN. recutita (L. R. M. J. cerinthifolia (Sm. var. BAL. Türlerinin Yaprak ve Gövde KOYUNCU ve Süleyman TOKUR Anatomileri Türkiye’ nin Astragalus L.00 PB 030 09. Kamil COŞKUNÇELEBİ. rosulans (Borbas) Cem VURAL.00 PB 026 09. Bekir DOĞAN. Aktivitelerinin Araştırılması SUKATAR Euphorbia anacampseos’un Tohum Kabuğu Yapısı 42 . Petrak’un Anatomik Yönden İncelenmesi İNCEER. F. N. ve Teucrium orientale L. Teucrium’a (Lamiaceae) Ait Muhittin DİNÇ. Ekstrakt ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Güler TOPRAK. Cinsine Ait Hololeuce Murat EKİCİ. Meyer subsp. İ. İsmet ÖZTÜRK. ARSLAN.00 PB 032 09. G. Gökçe KODAL Eskişehirde Doğal Yayılış Gösteren Bazı Derviş ÖZTÜRK. ACAR.00 PB 024 09. Ü. Anatomik Yönden İncelenmesi Bazı Onosma L. Ümit BUDAK. Cirsium simplex C. Sema Matricaria chamomilla L.00 PB 028 09. (Asteraceae)’nın Ünsal TOPSAKAL. S.00 PB 033 09. ve Antimikrobiyal Aktivitesi N. Karyotip Analizleri Meryem ÖZTÜRK. H. Ahmet DURAN.00 - Hatice ÇÖLGEÇEN.00 PB 037 09. Y. var. A. H.00 PB 022 09. Murat BAL. Antioksidan. Antioksidan.19. YILMAZ Kahverengi Alglerin Antimikrobiyal ve Antioksidan KÖZ. Teucrium creticum L. Burçak GÖKMEN. MERCAN Taze Antep Fıstığı Dış Kabuğu Ekstraktlarının Osman SAĞDIÇ. Münevver PINAR Bunge Seksiyonunun Polen Morfolojisi Teucrium L. HAYIRLIOĞLU-AYAZ.) HAYIRLIOĞLU-AYAZ. Güler TOPRAK.00 PB 041 09. (Asteraceae) Türlerinin Ahmet DURAN. Doronicum balansae Cavill. İsmet ÖZTÜRK. Biyoloji Bölümü.A.00 PB 042 09. A.00 PB 023 09. GÜLER Anthemideae (Asteraceae) Tribusundaki Bazı Murat BAL. Cenk SESAL. subsp. Onur Ornıthogalum L. Sema HAYIRLIOĞLU-AYAZ. var. Osman BEYAZOĞLU Morfolojik. Zafer Morfolojik ve Yaprak Anatomik Özellikleri TÜRKMEN.00 PB 035 09. Ahmet piperita Uçucu Yağ ve Ekstraktının Antimikrobiyal AKSOY.00 PB 025 09. ve Serratula Esra MARTİN. Neslihan ERDOĞAN ARSLANTÜRK. Taksonların Aken Anatomileri Melahat ÖZCAN Matricaria chamomilla L. Servet ÖZCAN. Osman Biyoaktivitesinin Belirlenmesi SAĞDIÇ Türkiye’de Doğal Yayılış Gösteren Mentha x Sevil ALBAYRAK. sect. F.00 PB 038 09. ÖZDEMİR. Hasan YETİM Özellikleri Bazı Liken Türlerinin Antimikrobial Aktiviteleri Gülşah ÇOBANOĞLU. (Boraginaceae) Türlerinin Kamil COŞKUNÇELEBİ. Selvi ÇAKAR Türkiye’de Yetişen İki Senecio Türünün Sevil ALBAYRAK. armenum (DC. Süleyman DOĞU Bentham (Lamiaceae) Türü Üzerine Anatomik ve Mikromorfolojik Çalışmalar Serratula haussknechtii Boiss.00 PB 029 09. Antiradikal ve Antimikrobiyal Lütfiye EKİCİ.00 PB 039 09.) Fadime ERYILMAZ Fidelerindeki Antioksidan Aktivitelerin Anatomik Yönden İncelenmesi Thymus argaeus Boiss. Ahmet AKSOY. ARIKAN. Hüseyin İNCEER. Serdar MAKBUL. Ayşe ÖZDEMİR.00 PB 036 09. Canan TORUN.

Mesut KIRMACI Ömer Faruk KAYA.00 PB 066 09.00 PB 048 09. Güven ÖZDEMİR. D.00 PB 057 09. Sezgin AYAN. Ali ÇIRPICI Aydın İli Karayosunları Florası Tektek Dağları (Şanlıurfa) Koruma Alanı Florası Geyve (Sakarya) ve Çevresinin Florası Floristik Çeşitliliğin Kentsel Yerleşim Alanlarında İncelenmesi. Samet YILDIRIM. Kemal YILDIZ. Atakan SUKATAR Sibel SİLİCİ Sinem ÖZDOĞAN. Mehmet Yaşar DADANDI. Ömer ERDEM Özlem ÇETİN. Şengül ALPAY KARAOĞLU Hakan TÜRKER. Funda İLHAN. Serdal MAKBUL. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. Nilüfer ITKI Chayote (Sechium edule) Yetiştiriciliği Sercan POLAT. Esra MARTİN. POTOĞLU ERKARA Başarakavak Kasabası ve Çevresindeki (Konya) Evren YILDIZTUGAY.Nur DİRİM PB 049 09. Nilüfer ITKI.’nın Topladığı ve Ekonomik Önemi Olan Polenlerin Protein Analizi Maydanoz Kurutmada Sıcak Hava ve Elektriksel Yöntemlerin Karşılaştırılması Crocus Sativus (Safran) Bitkisin Üretimi ve Ülke Ekonomisine Katkısının İncelenmesi İklim Koşullarının Sera Tasarımına Etkisi PB 047 09.00 PB 053 09. Trabzon Örneği Hatila Vadisi Milli Parkı'nın (Artvin) Yenen ve Zehirli Mantarları Türkiye İçin Endemik Olan Matthiola montana Boiss.Selçuk ERTEKİN. Emine YALÇIN. Musa CABBAROV Geyve (Sakarya) ve Çevresinin Orkideleri Onur KOYUNCU. Derviş ÖZTÜRK. S.) Hoffm. ÖZTÜRK. N. İsmühan POTOĞLU ERKARA. Kadriye SORKUN Filiz İÇİER.00 PB 059 09. Ekrem AKÇİÇEK. Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU. Ferda Fethiye YILMAZ KÖZ. Süleyman TOKUR Emre AĞCAGİL. pyramidata Bory ex J. Ayşe ÖZDEMİR Durmuş Ali ÇELİK.00 PB 055 09. Ahmet DURAN. Cengiz ACAR Kenan DEMİREL. Filiz SAVAROĞLU.) Schrad Türlerinin Antifungal ve Antibakteriyel Etkilerinin Araştırılması Tıbbi-Aromatik Bitkilerin Kurutulması: Alternatif Kurutma Yöntemleri GDO'ların İnsan Hayatındaki Olumsuz Etkileri Bursa Yöresinde Apis mellifera L.00 PB 067 09.00 PB 050 09.00 PB 045 09. TRABZON PB 043 09.00 PB 062 09. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.19. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM.00 PB 065 09. Zeynep ÖNER. İ. Özgür KIRIM Onur KOYUNCU. Lamouroux ve Laurencia obtusa var. Funda İLHAN Sercan POLAT. A.00 - Bazı Scorzonera L.00 - Serdar ÜLKER.00 PB 068 09. Kadir KINALIOĞLU. Mesude YETİŞ Aslı ÖZKÖK TÜYLÜ. Aysun ERGENE.00 PB 056 09. Funda İLHAN Azerbaycan’ın Dağlık Bölgelerinin Faydalı Bitkileri Vagif ATAMOV. (Asteraceae) Taksonlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri Bazı Bitki Özütlerinin Balık Patojenleri Üzerine Antimikrobiyal Etkileri Dağ Çileği (Fragaria vesca L. Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ Zeliha DEMİREL. ve Cladonia furcata (Huds. Nilüfer ITKI.00 PB 054 09.00 PB 046 09.00 PB 044 09. Yavuz BAĞCI Bazı Geofit Bitkiler Şanlıurfa Doğal Mer’alarının Biyoçeşitliliği Cenap CEVHERİ Osmaneli (Bilecik) Florasına Katkılar II Onur KOYUNCU.00 PB 051 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ahmet SIVACIOĞLU Ertuğrul YÜZBAŞIOĞLU.00 PB 061 09. Zafer TÜRKMEN. Agardh Çeşitli Ekstrelerinin ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal ve Antioksidant Aktivitelerinin Belirlenmesi Propolisin Elma Suyunda Patulin Seviyesi Üzerine Etkisi Cladonia squamosa (Scop.00 PB 060 09.00 PB 052 09. Filiz İÇİER Gökşen ÖZTÜRK. Zafer TÜRKMEN Hasan YILDIZ.00 - Sercan POLAT. Atila OCAK. Klonal Tohum Bahçesinde Çiçeklenme Senkronizasyonu Silene Türleri Arasındaki Genetik İlişkinin RAPD Yöntemiyle Belirlenmesi 43 . (Brassicaceae) Türünün Kromozom Sayı ve Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma Taşköprü-Tekçam Pinus sylvestris L.V.) Yapraklarının Antimikrobiyal Aktivitesi Laurencia obtusa (Hudson) J. Süleyman TOKUR Derya SARI.00 PB 063 09.00 PB 064 09. Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ Arzu UÇAR TÜRKER. Biyoloji Bölümü.00 PB 058 09.

Zümrüt MAMMADOVA. Ergin KARİPTAŞ Salvia blepharoclaena Hedge & Hub-Mor Türünün Alpaslan DAYANGAÇ. Güler TOPRAK.00 PB 072 09.00 PB 084 09. Leyla AÇIK. Mehmet Yaprak. Mehmet GÜVENÇ. Vitaminlerin ve Fitosterol Değerlerinin Belirlenmesi Ökkeş YILMAZ. Fevzi ÖZGÖKÇE. Murat KÜRŞAT Astragalus Cinsine Ait Bazı Taksonların Vitamin İçeriklerinin HPLC İle Belirlenmesi Gazipaşa (Antalya) Yöresinde Yetişen Bazı Mantarların Antioksidan Aktivitelerinin Belirlenmesi İsmail TÜRKOĞLU.00 PB 085 09. Depressa Bieb. (Alıç) Türünden İzole ERTUNÇ.00 PB 073 09. M. Aydın ŞANDA Konya ve Civarında Yetişen Bazı Sideritis Yener TEKELİ. Olcay DÜŞEN. Muammer BAHŞİ. Cennet ÖZAY Antimikrobiyal Araştırmalar Denizli Yöresinde Yayılış Gösteren Crataegus Gülten TAŞTELEN.00 PB 082 09. Ramazan vah) Ekstraktları Üzerinde Antioksidan ve MAMMADOV. Murat ÜNAL. M.00 PB 083 09.00 PB 081 09. Azerbaycan (Bakü-Abşeron) Ortamında Kültüre Ramazan MAMMADOV. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mustafa ÖZKAN. ve C. Ökkeş YILMAZ.00 PB 089 09. İrfan EMRE. İrfan EMRE.00 PB 079 09.00 PB 080 09.00 - 44 . Populasyonlarının Protein Elektroforez ve RAPD-PCR İle Analizleri Protoparmeliopsis muralis Türünde Genetik Varyasyonun Belirlenmesi İspiriz Dağı (Van)’nda Yayılış Gösteren Endemik ve Nadir Bitkilerin Alan Yönetim Planındaki Yeri ve Değerlendirilmesi Kuraklık ve Tuz Stresi Uygulanan Buğday (Triticum aestivum) Çeşitlerinde Antioksidant Enzim Aktivitesindeki Değişimlerin Belirlenmesi Salvia blepharoclaena Hedge & Hub-Mor Türünün Bazı Dokularında Bulunan Yağ Asidi Kompozisyonunun Tespiti Nezahat TURFAN. Mehmet SEZGİN. Osman KARABACAK Rahim ANŞİN Birol MUTLU. Biyoloji Bölümü. Halil İbrahim IŞIK alpigenum Stapf Türünün Antioksidan ve Antimikrobiyal Etki Açısından İncelenmesi Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Yetişen Bazı Salvi Zuhal TOKER. Mehmet SEZGİN. TRABZON PB 069 09. Muammer BAHŞİ. Ökkeş YILMAZ.00 PB 075 09. Murat KÜRŞAT Hasan Hüseyin DOĞAN.00 PB 077 09. Mecit VURAL Ertuğrul YÜZBAŞIOĞLU.00 PB 070 09. Atifet Üzerinde Bazı Antioksidan Çalışmalar KABASAKAL. Zemfira Edilmiş Lavendula officinalis Türünün Biyolojik ABASOVA Özelliklerinin ve Uçucu Yağlarının Araştırılması Strenbergia clusiana Ker-Gawl ex Sprengel (Vah Aslı ÖNGÖREN.19. Muammer BAHŞİ. Aykut GÜVENSEN Lütfi BEHÇET.00 PB 074 09.00 PB 078 09. İsmayıl FERHAT. Göksel KIZIL. Turan ARABACI. Yasin pseudoheterophylla Pojark. Yener TEKELİ PB 088 09. Edilen Ekstraktların Karaciğerin Hepatosit Ramazan MAMMADOV Replikasyonu Üzerinde Etkilerinin Araştırılması Türkiye’de Yetişen Bazı Astragalus Türlerinin Yağ İsmail TÜRKOĞLU. Çiçek ve Tohumlarında Yağda Eriyen GÜVENÇ.00 PB 076 09. Şanlı KABAKTEPE.00 PB 086 09. Türlerinin Antioksidan Kapasitelerinin Belirlenmesi Hakkı DEMİRELMA Türkiye İçin Endemic Olan Ornithogalum Ramazan MAMMADOV. Gökhan HALICI. Zeliha BAHÇECİOĞLU.00 PB 087 09.00 - Urfa İlinin Atmosferik Polen Takvimi Bahçe (Malazgirt-Muş) ve Kırmızı Tuzlalar (Karaçoban-Erzurum) ile Çevrelerinde Yayılış Gösteren Bitkilerin Tehlike Kategorileri Yönünden Değerlendirilmesi Beykoz Doğa Koleji Florasi Türkiye İçin Yeni Bir Herbaryum: İnönü Üniversitesi Herbaryumu (INU) Centaurea tchihatcheffii Fisch. Sevcan ALTAŞ Türlerinin Uçucu Yağlarının Antioksidant Etkilerinin Araştırılması Lilium candidum L. Ahmet Asidi Kompozisyonları ŞAHİN. Ahmet AKSOY Murat ÜNAL. Osman KARABACAK Ahmet Gencer YEDİYILDIZ. Ramazan MAMMADOV.00 PB 071 09. Türünün Ekstraksiyonları Dilek AKDEMİR. Servet ÖZCAN Alpaslan DAYANGAÇ. Mustafa Ertuğrul DOĞAN. Pınar İLİ. Mustafa ÖZKAN. Esat ÇETİN. & Mey. Muammer BAHŞİ. Şükrü KARAKUŞ Selcen BABAOĞLU. Ahmet ÖZKAYA Bazı Centaurea Türlerinin Antioksidan Aktiviteleri Yener TEKELİ. Ahmet ŞAHİN. Ökkeş YILMAZ.

ARSLAN PB 097 09. Esra MARTİN.00 PB 098 09. Ali ASLAN. Aşkın AKPULAT.19. C.00 PB 093 09.00 PB 099 09. ÇOLAK Arzu ÖZEL.00 PB 110 09. Güler TOPRAK.00 PB 106 09. TRABZON PB 090 09. ve Centaurea albonitens Turrill (Asteraceae) taksonları üzerine sitogenetik bir çalışma NaCl’ün Farklı Pamuk Tohumlarının Düşük Sıcaklıktaki Çimlenme Oranlarına Etkisi Centaurea depressa Bieb. Reinhard LIEBEREI. Lokman ÖZTÜRK A. Orhan ARSLAN.00 PB 108 09. cv.00 PB 102 09. Said FİDAN Çiğdem Alev ÖZEL. Murat KOÇ. Ö.00 PB 095 09. Biyoloji Bölümü. Yasin BAYIR. F. Süreyya NAMLI.00 - Morchella esculenta ve Morchella conica ’nın Antioksidan Aktiviteleri Fabaceae Familyasına Ait Bazı Türlerin Total Protein İçeriğinin Bradford Micro Assay Yöntemiyle Belirlenmesi Solidago virgaurea’nın Uçucu Yağ ve Metanol Ekstraktının Antioksidan Aktivitesinin Belirlenmesi Doğu Karadeniz Bölgesi’nden Toplanan Bazı Yabani Mantarların Biyokimyasal Analizi Polifenol Oksidaz Enziminin Boletus erythropus Pers. Yener TEKELİ Sevgi DURNA. DURAN.00 PB 100 09.’den Saflaştırılması ve Karakterizasyonu Selenyum Toksisitesinin Arpa bitkisinde Antioksidan Enzim Aktivitesine Etkisi Bir Liken Türü Olan Ramalina capitata’dan Elde Edilen Etanol-Su Ekstraktlarının İndometazin İle Oluşturulan Gastrik Ülserler Üzerine Koruyucu Etkisi: Gastroprotektif Etkinin Gastrik Dokulardaki Myeloperoksidaz ve Bazı Antioksidant Enzim Aktiviteleri İle İlişkisinin Araştırıldığı Deneysel Bir Çalışma Kuzey Türkiye’de Bulunan Yabani Hypericum perforatum Popülasyonlarında Toplam fenolik Varyasyonu Farklı Dozlardaki Kadmiyumun Maydanoz (Petroselinum hortense) Bitkisinde Fotosentetik Pigmentler ve Total Fenolik Bileşikler Üzerine Etkisi Aromatik ve Tıbbi Bitkilerin Bahçe Peyzajında Kullanım Olanakları Üzerine Gözlemler Farklı Tuz Konsantrasyonlarının Spirodela polyrrhiza (Lemnaceae) Bitkisinde Büyüme Oranına ve Ni Alınım Kapasitesine Etkisi Cu(II) İyonlarının Xhanthoria parietina (L. Ahmet ÇOLAK. Muhittin DİNÇ. E. O.Zekai HALICI. ÖZEN Mustafa ÇEVRİM. Tevfik Ozen.00 PB 107 09. Selda KILIÇ. ÖZEN.00 PB 096 09. Didem Sevim MENGÜ.00 PB 104 09. Ahmet AKSOY Kadir KINALIOĞLU. Kudret Kevseroglu Yakup ULUSU. Atalay SÖKMEN İlknur SUR. Mikail AKBULUT Çiğdem IŞIKALAN. İrfan KÜFREVİOĞLU. ULUĞ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Esra ÖZEL CENGİZ. Fadime ATALAY.00 PB 091 09. Fadime YILMAZ Hakan BOZDOĞAN.-Mazz. Ali Kemal Ayan. Esin DERELİOĞLU Bektaş TEPE. Bekir Erol AK Ahmet DURAN. KHAWAR.00 PB 109 09. A. Fehmi ODABAŞOĞLU.00 PB 101 09. Çiğdem ALEV ÖZEL. Mikail AKBULUT. Bekir DOĞAN.00 - 45 . Hatice ÇOKKIZGIN. K. Hasan Ç. Gönül KAYNAK Hülya TORUN. A. Naci DEĞERLİ Hülya DEMİR.) Partikül Bombardımanı (biyolistik) Yöntemiyle Gen Aktarımının Optimizasyonu Nonpareil Badem (Amygdalus communis L. ÇOL. B. Sevil TANAS Cüneyt Çirak. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. A. Kadiriye URUÇ Mesut HALICI. Oktay ARSLAN. Edip ÇİFTÇİ. Damla YAĞAN Zeliha LEBLEBİCİ. Ertuğrul SESLİ Selcen ÇAKIR.)’in in vitro Mikroaşılanması Centaurea tomentella Hand. AYAZ. M. Ahmet GÖNÜZ.00 - PB 105 09.‘nın Adventif Sürgün Rejenerasyonu Hasan Hüseyin DOĞAN. Ahmet ÇAKIR. Filiz AKBAŞ. Münevver SÖKMEN. İskender TİRYAKİ. M. ve Xhanthoria calcicola Oxner türleri ile Biyosorpsiyonu Depolamanın Sarı ve Kara Havuç Suyunun Stabilitesine Etkisi Bazı Salvia Türlerinin Antioksidan Aktivitelerinin Araştırılması Gentiana scabra Buergeri Bitkisinde TIS Yöntem Kullanarak Micro Çoğaltım ve Değişik Oranlarda Sukrozun Biyomas Üzerindeki Etkileri In vitro Ortamda Yetiştirilen Hypericum scabroides Türünün Çimlenmesi ve Proliferasyonu Üzerine Farklı BAP konsantrasyonlarının Etkisi Fasulye Bitkisinde (Phaseolus vulgarıs L. A. KIZILATEŞ. Zafer TÜRKMEN.00 PB 094 09. Khalid Mahmood KHAWAR Hilal SURMUŞ. M. H.Fr.00 PB 103 09. Leyla AÇIK. Sinem ÖZDOĞAN.00 PB 092 09. Emine YALÇIN. Yavuz BAĞCI Yüksel BÖLEK. SESLİ.) Th. Özlem ERDOĞRUL. E.

Sercan POLAT. Leyla Arasındaki Taksonomik İlişkilerin RAPD-PCR AÇIK. Biyoloji Bölümü. Çiğdem Alev ÖZEL. Yusuf ZEYNALOV Kök Lezyon Nematodları (Pratylenchus spp.00 PB 129 09.19. Özlem YILDIRIM. Baki Kasaplıgil Özel Koleksiyonu GÜLER Propolis’ten Bazı Etken Bileşenlerinin İzolasyonu Ömür GENÇAY.00 PB 126 09. AKAN. ve Alnus glutinosa (L. Ö. Necip NALÇACI. K.00 PB 130 09. Türleri Ufuk ÖZBEK. Ozlem AKSOY Sevil YALÇIN.) Tohumları Üzerine Etkisi Domates (Lycopersicon Iyopersicum L. ALTINKUT UNCUOĞLU Çiler MERİÇ.00 PB 114 09. ÇETİN. TRABZON PB 111 09. Osman SAĞDIÇ Marmaris Milli Parkı'nda Orman Yangınları Sonrası Okan ÜRKER Farklı Rejenerasyon Uygulamalarının Bitki Komüniteleri Üzerine Etkisi (Çalışmanın İlkin Sonuçları) 46 .00 PB 118 09. ŞENTÜRK AKFIRAT. Dilek CAM.) bitkisinin Antibakteriyal ve Anti-tümör Aktivitesi Beyaz Nilüfer (Nymphaea alba L.00 PB 122 09.00 PB 128 09. Talip ÇETER. L.00 PB 117 09.00 PB 125 09. F. Arzu UÇAR TÜRKER Elif VATAN. Lütfiye Yasemin KOÇ. Tuncay TAN. HASANÇEBİ. BELEN. YUMURTACI. Arif ŞANLI Doğu Akdeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Rıza BİNZET. Dr. Tarık in vitro’da Çimlendirilmesi YONUCUOĞLU. Münevver Corylus avellana L. Necmettin Prof. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 124 09.00 - Urginea maritima (L. S.00 PB 116 09. MERT. ÖZDEMİR. Osman ŞİMŞEK.ERTUĞRUL. F.) Baker (ada soğanı)’nın Bitki Doku Kültürü Yolu İle Çoğaltımı Indol Asetik Asit ve Kinetin’in Aeonium haworthii Webb&Berthel Bitkisinin in vitro Klonal Çoğaltımı Üzerinde Etkileri Çayır kraliçesi (Filipendula ulmaria L. A. N. Ayten ÇELEBİ.00 PB 127 09. Selim İŞLEKDEMİR Zeynep KILIÇ. Şenol ALAN. Z.) Bitkilerinin Anti-tümör ve Antibakteriyal Aktiviteleri Endosülfan İle Muamele Edilen Nohut (Cicer arietinum) Bitkisi Kök Uçlarında Gözlenen Sitotoksik ve Mutajenik Etkiler Manyetik Alandan Geçirilen Suyun Buğday (Triticum aestivum L. Y. E. Funda İLHAN İncelenmesi Türkiye’de Yayılım Gösteren Betula pendula Roth. M. BOLAT. Mevlüde Alev ATEŞ.) PINAR Gaertner Türlerinin Polen Protein Profillerinin Karşılaştırılması Bitkisel Ürünlerin Antioksidan Kapasitenin Sevil ALBAYRAK.) Çeşitlerinde Sarı Pas Hastalığı ile Mücadelede ESTSSR ve ISSR Markörler ile Dayanıklı Genotiplerin Belirlenmesi Khalid Mahmood KHAWAR.Sümer ARAS Seval ERCAN.)’nın Mehmet Ali SÖĞÜT. Mecit VURAL Yöntemi İle Araştırılması Edirne Trakya Üniversitesi Herbaryumu (EDTU) Nesibe BAŞAK. F. Yusuf ZEYNALOV Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. Necmettin GÜLER PB 120 09.00 PB 131 09. Orhan ARSLAN Berna BAŞ. YORGANCILAR. E. N. Nermin ORCAN Onosma L. Reyhan Üzerine Mikoriza (Mycorrhiza)’ların Etkisi BAHTİYARCA BAĞDAT Türkiye’de Yetişen Bazı Anthemis L.ALBUSTAN. Zübeyir Buğday Çeşitlerinde Populasyon Gelişimi DEVRAN. AYDIN. (Boraginaceae) Türlerinin Palinolojik Özelliklerinin Nümerik Taksonomisi Tıbbi ve Aromatik Bitkilerde Verim ve Kalite Kadir AKAN. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM.) Tohumlarına Uygulanan Kurşun (Pb) Ağır Metalinin Çimlenmeye Etkileri Patlıcan (Solanum melongena) Tohumlarında Ağır Metal Stresine Karşı Olası Değişiklerin Belirlenmesi Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum L.00 PB 115 09. Hilal KÖYLÜOĞLU.00 PB 121 09.) ve Sarı Nilüfer (Nuphar lutea L.00 PB 112 09. E.00 PB 113 09. DÜŞÜNCELİ.00 PB 123 09. A. S.00 PB 119 09. Ahmet Belirlenmesinde Kullanılan Yöntemler AKSOY. Akdeniz Bölgesinde Turunçgillerin Gelişiminin Nilüfer ITKI. Kadriye SORKUN Yaprak ve Toprak Analizlerine Dayanılarak Kazım AYHAN. Funda ÖZDEMİR. ÇAKMAK. Arzu UCAR TURKER Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ.00 - Dianthus ingoldbyi Turrill’de Çekirdek DNA Miktarının Flow Sitometri Yöntemiyle Belirlenmesi Albizzia julibrissin Durazz Bitkisinin Tohumlarının Berna BAŞ. S.Sümer ARAS Didem AKSOY.

Sediment.00 PB 136 09. Biyoloji Bölümü.00 PB 138 09. Ercan DÖVER.00 - 47 . Ahmet SERTESER. Fatih DENİZ.00 PB 153 09. Ahmet Yavuz CANDAN Ayşe Belgin SERBES. Gürcan GÜLERYÜZ Dilek DEMİREZEN YILMAZ Kadriye URUÇ. Ayşe ÜYE.00 PB 144 09. Zeliha LEBLEBİCİ Ali BİLGİN Sevda YALÇIN TÜRKİŞ.00 - Karabük Demir Çelik İşletmelerinin (Kardemir) Çevrede Oluşturduğu Atmosferik Ağır Metal Birikiminin Bir Biyomonitör Karayosunu (Hypnum Cupressiforme) Kullanılarak Belirlenmesi Konya’da Kültürü Yapılan Agaricus bisporus (Lange) Sing’daki Bazı Metal Birikimlerinin Araştırılması Akarçay Havzası (Afyonkarahisar)’Ndaki Tehlike Altındaki (CR. M. Selda KILIÇ. Demet UYGAN. Özlem Sultan ASLANTÜRK Arzu ÇİÇEK Ahmet GÖNÜZ. Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK. Sabri ÖZYURT. Yeşim ATALAY. Berrak Damla YAĞAN.00 PB 139 09.00 PB 134 09. Ordu)’ün Genel Özellikleri ve Su Kalitesi Düzce İl Merkezi Atmosferinin 2006 Yılı Polen ve Spor Analizi Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yayılış Gösteren Bazı Çalı Türlerinde Nitrat Redüktaz Aktivitesi Tuzluluk ve Kuraklık Stresinin Groenlandia densa’da Büyümeye Etkisi Farklı pH Değerlerinin Lemna gibba ve Lemna minor’de Ağır Metal Alınımına ve Klorofil Miktarına Etkisi Güray UYAR. Hatice AKBULUT PB 145 09. Kaan HÜRKAN Beyhan TAŞ. Mustafa Erdal KAPLAN. Serap KIRMIZI.Baytop (Amaryllidaceae) Türünün Tohum Çimlenmesi ve Ex-Situ Olarak Yetiştirilmesi Üzerine Araştırmalar Gaziantep İli ve Bazı İlçelerinden Mevsimsel Olarak Alınan Su.00 PB 154 09. Ayşe KAPLAN Hülya ARSLAN. M. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 150 09. Öznur ERGEN AKÇİN Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK. Gönen GÖNÜLTAŞ Semra MALKOÇ. ÇETİN ŞENKUL. Sevda YALÇIN TÜRKİŞ. VU) Endemik Bitkilerin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ile Haritalanması Çanakkale Bozca Ada’daki Atmosferik Polenler Çevresel Sorun Küresel Isınmanın. Sema LEBLEBİCİ Tülay AŞKIN ÇELİK. Arzu ÇİÇEK Ahmet AKSOY. Hanife AKYALÇIN Hasan BOYACI. var. F. Ali ÖZDEMİR Aydın BİLGİÇ. SELAHATTİN ÖZBUCAK Sevgi Sezen ALADAĞ.00 PB 143 09. Feyza NUR KAFADAR. Sema LEBLEBİCİ Yeşim ATALAY.00 PB 135 09. Tarımsal Kuraklığa Etkileri Ve Alınacak Önlemler Ateş Dikeni Bitkisindeki Kükürt Miktarının İncelenmesi: Eskişehir Örneği Kayseri Yöresinden Toplanan Bazı Üzüm ve Yaprak Örneklerinde Ağır Metal Birikiminin İncelenmesi Camellia sinensis (Theaceae)’in Antioksidan Madde İçeriği Orta Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Cistus creticus L. Muhittin DOĞAN.00 PB 147 09.19.00 PB 151 09.00 PB 133 09.) Aiton Yaprak Ekstraktının Antioksidant Aktivitesinin ve Allium cepa Kök Ucu Hücreleri Üzerindeki Sitotoksik ve Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Endüstriyel Alanlardaki Bazı Bitki Türlerinin ve Toprakların Makro Element Özellikleri Hava Kirliliğinin Bazı Bitkilerde Klorofil İçeriği ve Stoma Sayıları Üzerine Etkileri Ulugöl (Gölköy. TRABZON PB 132 09. Sabri ÖZYURT. M. Zehra ESENLİ Mustafa KARGIOĞLU. Muhammet ÖREN Ali ATEŞ. EN. Önder YUMRUTAŞ Ayşe ÜYE.00 PB 146 09.00 PB 142 09. Baştürk KAYA.00 PB 141 09. Mustafa PEHLİVAN. avellana (Fındık) Türünün N. Bitki ve Toprak Örneklerinde Kadmiyum ve Kurşun Düzeyleri Geleneksel ve Organik Tarım Koşullarında Yetiştirilen Bazı Sebze Bitkilerinin Mineral Madde İçeriklerinin Karşılaştırılması Ekolojik Tarımda Farklı Gübre Uygulamaları İle Yetiştirilen Bazı Sebze Bitkilerinin Mineral Madde İçeriklerinin Karşılaştırılması Inula viscosa (L.00 PB 137 09. P ve Protein İçerikleri Üzerine Etkileri Çatalan Baraj Gölü’nün (Adana) Fizikokimyasal Özellikleri ve Planktonik Chlorophyta Kompozisyonu Sternbergia candida Mathew et T. Dilek DEMİREZEN YILMAZ. Hakan KURT. Seda ATAŞ.00 PB 148 09. İbrahim UZAN Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER.00 PB 149 09. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Hasan YILDIRIM.00 PB 140 09. Selcen SAKAR. (Cistaceae) Yapraklarında Bir Yükseklik Gradiyenti Boyunca Klorofil Miktarı Değişimi Düşük Sıcaklıkların Corylus avellana L.00 PB 152 09.

MAMMADOV Tofig S. Hanife AKYALÇIN Nihal YÜCEKUTLU. ABBASOVA Kenan YAZICI. Nurhan BÜYÜKKARTAL Işıl İSMAİLOĞLU.Said FİDAN.00 PB 156 09. (Çayırüçgülü)’de Olgun Embriyo Kesesinde Polar Nukleusların Davranışı Pamuk (Gossypium spp. Engin TIRASOGLU Kenan YAZICI.A.&Heldr. Saadet SAYGIDEĞER Gülçin YILMAZ. linearis (Bentham) Bornm.00 PB 179 09. Al-Taee.00 PB 173 09. Gökhan APAYDIN.00 PB 165 09.Davis (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Sideritis pisidica Boiss. Arzu U. Yahya D. Slah S.00 PB 176 09.00 PB 158 09. T. MAMMADOV.00 PB 178 09. Sulphate . Ali ASLAN. and Nitrate Quantities in Falling Rain on Mosul City An Ecological Study For The Phytoplankton Species In Tigris River Within Mosul City Ecological Effect of Plants Residual Combustion after Harvest Kızılırmak Deltasında Doğal Kaynak Kullanımı Muğla İlinin Muscari Mill. TÜRKER Deniz SUCUOĞLU.00 PB 163 09. cv. TRABZON PB 155 09.00 PB 177 09. Biyoloji Bölümü. (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Vitis vinifera L.) Bitkisinde Bulunan Gossypol Maddesinin Özellikleri ve Kullanım Alanları Halka Yapraklı Adaçayı (Salvia verticillata) ile Büyük Çiçekli Adaçayı’nın (Salvia tomentosa) Anti-tümör Aktiviteleri Dokuz Köyü’nde (Selçuklu/Konya) Kullanılan Doğal Bitkiler ve Yerel Adları Erdihan TUNÇ.00 PB 171 09.00 PB 174 09.00 PB 180 09. Feruze ESER. Türleri Zeytin Topraklarının Karbon Mineralizasyonuna Glyphosate Isopropylamine Türkiye’de Yapılmış Atmosferik Polen Çalışmaları Sahra Çöl Toprağının Buğday Çeşitlerinin Gelişimi Üzerine Etkisi Sideritis libanotica Labill. Serpil TERZİOĞLU. Belkıs YAPICI Belkıs YAPICI. Necdet Çamaş.00 PB 164 09. Necati KAYA. Fadhel. Meral ÜNAL Işıl İSMAİLOĞLU. KOÇER.00 PB 161 09. Orhan ÜNAL H. E.00 - Toprak Erozyonunu Büyük Oranda Önleyen Korumalı Tarımın Türkiye’de Uygulanabilirliliği Farklı Konsantrasyonlardaki Borik Asidin Bazı Carthamus tinctorius L. Cemal SAYDAM.00 PB 172 09. TUGAY. O.00 PB 159 09. alMashhadani Mohammad I.00 PB 169 09.Al_ Mashhadani. KARAKAŞ. Sultani Çekirdeksizde Olgun Polenin İnce Yapısı Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’un Stigmasında Sitokimyasal Yöntemlerle Enzim Aktivitesinin Tayini Trifolium pratense L.00 PB 181 09.00 PB 170 09. Yüksel BÖLEK Fatma P.00 PB 166 09. Compositae) Çeşitlerinin Tohum Çimlenmesi Üzerine Etkileri Bitkilerin Kuzeye Göçü Sihir Havasının Kirlemesinde Sürekli Ağaç ve Kollar Isqal Olunmuş Bölgelerde Genefond Tehlikededir Bəzi Növ Ekzotik Ağac və Kol Bitkilərinin Mərdəkandendrarisində İntroduksiyası EDXRF Spektroskopi Tekniği İle Coğrafik Olarak Farklı İki Bölgeden Toplanan Liken Türlerindeki Eser Element Konsantrasyonlarının Karşılaştırılması Giresun Şehir Merkezindeki Epifitik Likenlerin Dağılımı Üzerine Hava Kirliliğinin Etkisi Amasya İli Florasına Genel Bir Bakış Estimation of the Acidity.00 PB 167 09. Nurhan BÜYÜKKARTAL M. Tofik MAMMADOV. Meral ÜNAL H. Volkan AYLIKÇI. A. GÜNEY 48 . Orhan ÜNAL Belkıs YAPICI. A. Arzu ÇİÇEK Cengiz YILDIRIM. Dr. (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Sideritis argyrea P. Cengiz DARICI Aydın BİLGİÇ. Al-Taee Ali Kemal Ayan. Z.00 PB 175 09. GULİYEV Tofig S. Ramazan MAMMADOV. Electrical Conductivity .00 PB 168 09. Arzu CANSARAN Y.19.H.00 PB 160 09. Cüneyt Çirak. Tohit Güneş. Sema LEBLEBİCİ Birkan AÇIKGÖZ. Burçak GÖKMEN Tofig S.AL-Hayalli Mazin N.00 PB 162 09. MƏMMƏDOV. Pınar İLİ Hüsniye AKA SAĞLIKER. F. subsp.H. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 157 09. Ali ASLAN. Işık BİLDACI Orhan ÜNAL. Selim Aytaç.

Dilek DEMİREZEN YILMAZ Gamze YILDIZ.00 - 49 . Tülin ÖZBEK. Fatma GÜNEŞ Bedrettin SELVİ Tuğba PORTAKAL.00 PB 202 09. Fahri KARAYAKAR. Fadime YILMAZ Özkan AKSAKAL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Songül ŞEN Sevda GÖĞTEPE.00 PB 197 09. Emine YALÇIN. Serap ÇELİKLER. Gökhan BAYRAMOĞLU. Sema TAN. Bursa ve Edirne Çevrelerinde Etnobotanik Amaçla Kullanılan Bazı Bitkiler Türkiye' de Crocus sativus (safran) Türünün Ekolojik ve Ekonomik Değerinin Artırılması Çalışmaları Zeytin Karasuyunun Tilapia (Oreochromis niloticus)’da Oksidatif Stres Üzerine Etkisinin Araştırılması Cyprodinil Uygulamasının Hacıhaliloğlu Kayısı Genotipinde Polen Çimlenmesi ve Polen Tüpü Uzunluğu Üzerine Etkileri Erzurum ve Çevresinde Yetişen Micromeria fruticosa (L) Druce ssp.00 PB 189 09.00 - Bahçecik Köyü’nde (Selçuklu / Konya) Tıbbi Amaçlı Kullanılan Bitkiler Yazır Köyü’nde (Selçuklu/Konya) Gıda Olarak Kullanılan Doğal Bitkiler Akdeniz Bölgesi’nin Bazı Yerleşim Birimlerinde Etnobotanik Amaçla Kullanılan Bitkiler Baskil İlçesinin (Elazığ) Etnobotanik Değeri Olan Bazı Bitkileri Geyve (Sakarya) ve Çevresinde Yerel Kullanımı Tespit Edilen Bitkilerin Yöresel İsimleri Şanlıurfa Yöresindeki Bazı Baklagil Bitkilerin Etnobotanik Özellikleri Van Gölü Havzasında Çay Olarak Kullanılan Bazı Bitkiler Cizre (Şırnak) ve Çevresinde Halkın Gıda Olarak Kullandığı Bitkiler Türkiye Bitkilerinden Elde Edilen Etken Maddelerin İletken Polimerlerle Modifiye Edilmiş Enzim Elektrotlarla Tayini Ekecik (Aksaray) Dağı ve Çevresinin Etnobotanik Özellikleri Türkiye Bitkilerinin Etken Maddeleri ve in vitro Sitotoksisiteleri Kars ve Çevresinde Yetişen Bazı Bitkilerin Etnobotanik Özellikleri Tokat Yöresindeki Bazı Bitkilerin Yerel İsimleri ve Etnobotanik Özellikleri Bilecik. Bitkisi Kullanılarak Ağır Metal Kirliliğinin Tespiti İnsan Lenfosit Kültürlerinde Ulva rigida C. Adnan GENÇAY Songül ŞEN. TRABZON PB 182 09.00 PB 184 09. Tolga ÇAVAŞ Zehra Tuğba ABACI. serpyllifolia (Bieb) PH Davis Bitkisinin Antimutajenite ve Antitümör Özelliklerinin Araştırılması Çinko (Zn) ve Kadmiyum (Cd) Metal İyonlarının Phaseolus vulgaris L. Gülser YALÇIN PB 201 09. Erdem YEŞİLADA Murat KURŞAT.00 PB 195 09. Handan UYSAL Ümmügülsüm EKİNCİOĞLU. Ömer Faruk BAYRAK.00 PB 203 09.00 PB 191 09. Deniz SUCUOĞLU Emine KOÇER.00 PB 196 09. Erdem YEŞİLADA.00 PB 183 09. Feyza Tuba GÜNEY Işıl ŞİMŞEK.00 PB 186 09.00 PB 185 09. Özgür VATAN. Nesimi YANAR. Murat ARDIÇ ve Derviş ÖZTÜRK Hasan AKAN.00 PB 192 09. Deniz SUCUOĞLU. Mehmet KARADAYI Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.00 PB 187 09.Uğur ÇAKILCIOĞLU. Ali KUTLU.00 PB 199 09. Şemsettin CİVELEK Onur KOYUNCU.00 PB 198 09.Özgür EMİROĞLU. Medine GÜLLÜCE. Galip AKAYDIN. (Fabaceae) Kök Ucu Hücrelerindeki Sitotoksik Etkilerinin Karşılaştırılması Verbascum speciosum Schrader Tohumlarının Sulu Ekstraktının Drosophila melanogaster Üzerine Etkisinin Belirlenmesi Tuzla Gölü’ nde (Palas-Kayseri) Salicornia europaea L.Ceren ARITULUK.00 PB 204 09.00 PB 193 09.00 PB 190 09. Osman TUGAY. İsmail TÜRKOĞLU. Baştürk KAYA. Emine KOÇER. Yusuf KAYA. Emine ÖZTÜRK. Galip AKAYDIN Burcu YÜKSEL. Hakan AŞKIN.00 PB 194 09. Sahire KARAYTUĞ. Bayram Murat ASMA Özlem BARIŞ. Mevlüt YILMAZ.00 PB 200 09. Ayvaz ÜNAL Asuman KARADENİZ.19. Hakan ŞENTÜRK. Z. Rahmi BİLALOĞLU Ramazan YAVUZ. Agardh (Chlorophyceae) Ekstraktının Kromozom Hasarını Önleyici Etkisinin Araştırılması Biyokatının Tarımda Kullanılmasının Verim Üzerindeki Etkisi Feyza Tuba GÜNEY. Miray SOYUPEK Birgül MAZMANCI. Mehmet Maruf BALOS Fazlı ÖZTÜRK Fevzi ÖZGÖKÇE. Işıl ŞİMŞEK. Aysun ERGENE. Nagihan AKAYA. Biyoloji Bölümü. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU. Osman TUGAY. Murat ÜNAL. Asuman KARADENİZ Muhittin DİNÇ.00 PB 188 09.

00 PB 224 09. Mehmet GÜVENÇ. 24-Epibrassinolid ve Bunların Kombinasyonlarının Spirulina platensis Üzerine Bazı Fizyolojik Etkileri Tuz Stresinin Triticale ve Bazı Secale Taksonlarında Total Süperoksit Dismütaz (SOD.00 - Daday İşletme Müdürlüğü Seçme İşletme Sınıfı Ormanlarının Aktüel Yapılarının Belirlenmesi Adıyaman Yöresinden Toplanan Ficus carica Türüne Ait Meyvelerin Yağ Asidi ve Bazı Lipofilik Vitaminlerin Analizi Ankara İli Güncel Aeropalinoloji Verileri Hatila Vadisi Milli Parkı Karayosunu Florası (Artvin) Hayvanlarla Tozlaşma (Zoogami)'de Anter Adaptasyonları Türkiye Mikoflorasına Yeni Cins Kaydı Rafineri Atık Suyunun Vicia faba L. Alparslan DAYANGAÇ Edibe ÖZMEN. Emine ÖZTÜRK Serkan ERDAL.00 PB 211 09. Neşe AYDIN.00 PB 219 09. Serap ÇAĞ.7) Aktiviteleri Üzerine Etkilerinin Araştırılması Kemaliye (Erzincan) İlçesinde Tespit Edilen Bazı Pas Mantarları Batı ve Güney Anadolu’da Yayılış Gösteren Crocus L. (Iridaceae) Türleri Üzerinde Taksonomik Gözlemler Aksaray İli Nizip Bölgesinde Doğal Olarak Yetişen Bazı Bitkiler Üzerine Sitogenetik Bir Çalışma Hakan ŞEVİK Ayşe Dilek ÖZŞAHİN.00 PB 223 09.1) ve Total Peroksidaz (POD. Serpil ÜNYAYAR Saadet SAYGIDEĞER. (Fabaceae) Kök Ucu Hücrelerindeki Sitotoksik Etkilerinin Araştırılması Düşük yoğunlukta Manyetik Alan Uygulamasının Soğanda Apoplastik Antioksidan Enzim Aktivitesi Üzerine Etkileri Kesilmiş Turp (Raphanus sativus L. Klorofil ve Protein Miktarları Üzerine Salisilik Asit’in Etkileri UV-C Işın Stresinin Sera Şartlarında Yetiştirilen Fasulye (Phseolus vulgaris L.00 PB 208 09. Biyoloji Bölümü. Atlanta) Üzerinde Bazı Morfolojik ve Fizyolojik Etkilerinin Araştırılması Pamukkale ve Karahayıt Sularının Tohum Çimlenmesine Etkisi Agapanthus africanus (Aliaceae)’da Çiçek Gelişimi ve Senesens ile İlgili Bazı Değişiklikler Arbusküler Mikorizanın Tuz Stresine Maruz Kalan Biber Bitkisinin (Capsicum annuum) Fotosentetik Pigment İçeriği ve Lipid Peroksidasyonu Üzerine Etkisi NaCl. Feruzan DANE Fusilade (fluazifop-p-butyl) ile Muamele Edilen Mercimek (Lens culinaris Medik.00 PB 212 09. TRABZON PB 205 09. Ahmet DURAN.00 PB 215 09. E. Ökkeş YILMAZ.00 PB 209 09. Gül CEVAHİR ÖZ Fazilet Özlem ÇEKİÇ. Turan ÖZDEMİR Talip ÇETER.1.00 PB 217 09. Levent ŞIK.1. Fatih DENİZ Okan ACAR. Çeşitlerinin Tohum Çimlenmesi Üzerine Etkileri 50 . Özlem ÇETİN Özlem AKSOY. Cahit DOĞAN.00 PB 207 09.00 PB 210 09. Muhittin DİNÇ. cv.00 PB 216 09.00 PB 225 09.19.11. EC 1. Aysun ERGENE. Sultan) Bitkisi Kök Uçlarında Gözlenen Mitotik Değişimler Herbisit Olarak Kullanılan Tribenuron Metil Ersin YÜCEL ve Gülçin YILMAZ Maddesinin Türkiye’de Yetiştirilen Bazı Triticum aestivum L. cv.00 PB 222 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ayfer TUNCER Bahadır KOZ. Cansın SAÇKESEN. Ayşe ÖZDEMİR. 1. Mustafa IŞILOĞLU Emine YALÇIN.00 PB 213 09. Nur Münevver PINAR Hayrünisa BAŞ SERMENLİ. Nevzat BATAN.15. Turgay ÇAKMAK Songül ÇANAKÇI Yeşim OPAK KARA Yeşim OPAK KARA Nihal GÖREN SAĞLAM. İlginç KIZILPINAR.) Kotiledonlarında Taze Ağırlık Değişimleri. Fadime YILMAZ.00 PB 220 09. Rahmi DUMLUPINAR. Orhan KÜÇÜKER Meryem ÖZTÜRK. Esra MARTİN.00 - Makbule ERDOĞDU Osman EROL. Cemil İŞLEK. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.00 PB 214 09.C.00 PB 218 09. Filiz BAYKAL AKAY PB 221 09. Mehmet TUZCU. Can Ali AĞCA.

ÇELİK. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Sezai SARPKAYA.’de Kadmiyum Klorür VE Sodyum Klorür Kombinasyonunun Fizyolojik ve Morfolojik Etkileri Nasturtium officinale R. Emine AYDIN Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK. KARAGÖZLER. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 239 14. Bengi ERDAĞ Hüseyin UYSAL. A. Hüseyin UYSAL. Öznur ERGEN AKÇİN Özge ÖZDİŞ. Hasan Çetin ÖZEL Hüseyin UYSAL. EREZ. İ. A. Fatih SEYİS. cv.Martha F1 Bitkisinde Peroksidaz ve Lipid Peroksidasyonu Üzerine Etkileri Bursa Siyahı (Ficus carica L.19.00 PB 233 14.00 PB 229 14. Hakan TERZİ Serap KURT. Süleyman TOKUR Serap KIRMIZI. Richard BELL Hasan YILDIRIM. Br. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Helianthus annuus L. M. OĞUZ Zuhal TOKER. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Muhittin DOĞAN. F.) Çeşitlerinde Hormonların ve Yağ Asitlerinin Seviyelerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Yetişen Bazı Hypericum Türlerinin Uçucu Yağ İçeriklerinin Araştırılması Ekim Zamanının Keten (Linum usitstissimum L. Yusuf ALTIOĞLU Peyami BATTAL. Scilla bifolia L.00 PB 227 14. BERBER.’de 2. TRABZON POSTER SUNUMLARI BOTANİK 26 HAZİRAN 2008 PB 226 14. Emel YİĞİT Yelda EMEK. M. Emine AYDIN Dilek ÜNAL.00 PB 242 14. Köklerinde Orobanche cumana Wallr. E. Çiğdem IŞIKALAN.00 PB 230 14.00 PB 243 14.00 PB 236 14.) Crantz)’ın Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Ekim Zamanının Aspir (Carthamus tinctorius l. M.00 PB 231 14. Fotosentetik Pigment ve Protein Miktarına Etkisi Ceratophyllum demersum L. cv.00 PB 235 14.00 - B 14:00-17:30 Sefer DEMİRBAŞ. B.00 PB 237 14.00 PB 244 14.) Zoph. İ. Klorofil ve Mineral Madde İçeriğine Etkileri 51 . Hasan Çetin ÖZEN İsmühan POTOĞLU ERKARA.00 PB 240 14.4-D’nin Azot. Orhan KURT. Fatih SEYİS.’ nın Fotosentetik Verimi Üzerine Etkisi Bazı Ekmeklik ve Makarnalık Buğday Çeşitlerinde Termal Tolerans: Hücre Canlılığı ve Klorofil Birikimi Testleri Centaurea zeybekii Wagenitz (Asteraceae)’nin antioksidan aktivitesi üzerine bir araştırma in vitro Şartlar Altında Yetiştirilen Hypericum triquetrifolium Turra’ya Farklı UV–C Işınını Etkilerinin Araştırılması Eskişehir ve Çevresinde Yetişen Bazı Hypericum Türleri Üzerinde Tohum Çimlendirme Çalışmaları Arpa’da (Hordeum vulgare L.00 PB 232 14.00 PB 241 14. Atakan SUKATAR Mustafa YILDIZ.00 PB 228 14. M. ERMAN.00 PB 234 14. ERDAĞ1. Penetrasyonu Sırasında Meydana Gelen Kısa Süreli Antioksidatif Yanıtlar Asetoklor Herbisitinin Postemergens Olarak Zea mays (Mısır)cv. Orhan KURT. Stirling) Çimlenme ve Gelişme Safhalarında Eş Zamanlı Tuzluluk ve Düşük Oksijenli Şartların Etkileri Chionodoxa Boiss Cinsine Ait Türler İle Yakın Akrabaları. Okan ACAR Gülçin BEKER AKBULUT. UYGUN Süreyya NAMLI. Zuhal TOKER.00 PB 238 14.)’in Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Farklı Konsantrasyonlardaki Kobaltın Pseudevernia furfuracea (L. Murat ARDIÇ. Orhan KURT.)’nın Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Bir Yol Yapım Şantiyesi Etrafından Toplanan Bazı Bitki Örneklerinde Bazı Ağır Metal Konsantrasyonlarının Mevsimsel DEĞİŞİMİ Krom (VI) Birikiminin Chlorella vulgaris’te Hücre Sayısı. Emine AYDIN Fatih SEYİS. TÜRKER. ve Puschkinia scilloides Adams Türlerinin Tohum Çimlenme Fizyolojileri Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. Bursa Siyahı) İncir Çeşidinin in vitro Koşullarda NaCl Stresine Tepkileri Ekim Zamanının Ketencik (Camelina sativa (L. Biyoloji Bölümü.

00 PB 258 14. A. Tuğba KARTAL. Biyoloji Bölümü. Meryem ÖZTÜRK.3BS Tekstil Boyasının Zea mays cv. Güven GÖRK Güleray AĞAR. Ayşin GÜZEL DEĞER.00 PB 252 14. nuda Bitkisinin Kimyasal Kompozisyonu Vicia faba Bitkisinde Kadmiyum Uygulamasına Bağlı Olarak H2O2. Sülün ÜSTÜN Gökçen BAYSAL. Rukiye TIPIRDAMAZ.00 - Carthamus tinctorius (ASPİR)'de Emrriyo Kültürü İle Makro Besin Elementleri Üzerinde Stres Fizyolojisi Çalışmaları Everzol Kırmızı. Rabiye TERZi. Uygar SARKAYA.00 PB 263 14. Aslıhan AVU. TRABZON PB 245 14. Nida Esra CAN.00 PB 254 14. Aykut SAĞLAM.00 PB 251 14. acephala (Kara lahana)'da Krom Toksisitesinin Biyokimyasal ve Fizyolojik Olarak Değerlendirilmesi Kadmiyum Sülfat (CdSO4) Uygulamasının İki Farklı Ayçiçeği (Heliantus annuus L. subsp. Müslüm UYSAL Esra KOÇ. Ahmet DURAN.00 PB 249 14. F. Ali KELEŞ Mahmut DOĞAN. Yeşim KARA.) Çeşidinde Fitokelatin Sentezi Üzerine Etkisi Bazı Makrofungus Ekstraktlarının Çimlenmekte Olan Mısır Bitkisi Tohumlarının Gelişimi ve Fizyolojisi Üzerine Etkileri Farklı Domates Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Tuz Stresi ve Sıcaklığın Etkisi Bazı Bitki Büyüme Düzenleyicilerinin in vitro Ortamda Biber (Capsicum annuum L.00 PB 255 14.00 PB 247 14. Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi Tohumlarda Uzun Süreli Doğal Yaşlanmanın Antioksidatif Aktivitede Meydana Getirdiği Değişmeler Scorzonera kotschyi Boiss.00 PB 246 14.) Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Etkisi Tuz Gölü Çevresindeki Bazı Endemik Halofit Bitkilerin Prolin. Asım KADIOĞLU Hatice NAR.) Çeşitlerinde Su Stresine Karşı Oluşan Fotosentetik ve Diğer Fizyolojik Değişimlerin Belirlenmesi Tuz Stresinin Arpa Kültivarlarında Simplast ve Apoplastik Sıvıda ABA ve Prolin Miktarı Üzerine Etkisi Bitkilerde C4 Fotosentez Simdromunun Evrimi Su Kullanma Verimliliği İle Ksilem Yapı ve Fonksiyonunu Değiştirmiştir Nepeta nuda L. Abdullah KAYA. ve Scorzonera tomentosa L.) Yapraklarındaki Antosiyanin. Asım KADIOĞLU 52 . Rabiye TERZİ. Hayri DUMAN İdris ARSLAN.00 PB 256 14. Cemil İŞLEK. Esin ÖZCAN Lale YILDIZ AKTAŞ. Gülcan ŞENEL. Sertan ÇEVİK. Emel DEMİR Zeynep Banu DOĞANLAR. Hatice NAR. Ahmet AYAZ Ferit KOCAÇİNAR İdris ARSLAN.00 PB 260 14. (Asteraceae) Taksonları Üzerine Karyolojik Bir Çalışma Kuraklık Stresi Altındaki Ctenanthe setosa’da Yaprak Kıvrılması Esnasında Meydana Gelen Anatomik Değişikliklerin İncelenmesi Kuraklık Koşulları Altındaki Phaseolus vulgaris Kültüvarlarının Antioksidan Enzim Aktivitelerindeki Değişimlerin Araştırılması Ctenanthe setosa’da Klorofil Flüoresans Parametreleri ile Su Potansiyeli Arasındaki İlişkinin Araştırılması Ctenanthe setosa’da Kuraklık Stresi Esnasında Reaktif Oksijen Türlerinin Dokusal Yerleşimi ve Polifenol Oksidaz Aktivitesinde Meydana Gelen Değişimler Banu EKMEKÇİ Armağan KAYA1. Aykut SAĞLAM. Yasemin YAĞMUR. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Asım KADIOĞLU Rabiye TERZİ. Peyami BATTAL. Kenan DEMİREL. Musa TÜRKER.00 PB 248 14. EREZ.19. ÇiğdemTEKELİ. Avni GÜVEN Hülya TORUN. Serap SUNAR Esra MARTİN. Engin HASIRCI Nihal KUTLU.00 PB 259 14. “Martha F1” Bitkisinde Pigment Sistemi Üzerine Etkileri Brassica oleracea var. Emel YİĞİT.00 PB 250 14.00 PB 257 14. Asım KADIOĞLU Neslihan SARUHAN.00 PB 262 14. Bekir DOĞAN.Özlem ÇEKİÇ Şule BULAMA. Füsun YÜREKLİ. Nihal KUTLU. Turgay ÇAKMAK.00 PB 264 14.00 PB 261 14. Lipid Peroksidasyonu ve Kardeş Kromatid Değişimi Arasındaki İlişki Farklı Tuz Konsantrasyonlarının Sesamum indicum L. Füsun YÜREKLİ Yusuf UZUN. Gülçin BEKER AKBULUT Yasemin ÖZDENER.00 PB 253 14. Ayla ÇELİK. Birsen AYDIN. Ökkeş ATICI. F. Ali ÇELİK Serpil ÜNYAYAR. Mineral Madde ve Fotosentetik Pigment Miktarları Zeytin (Olea europea L.00 PB 265 14. Klorofil ve Karetenoid Konsantrasyonlarının Hipersensitif Yöntemiyle Mevsimsel Değişiminin Araştırılması Farklı Asma (Vitis vinifera L. Mehmet E.

00 PB 283 14.00 PB 269 14. Cahit YULADIR. Veysel SÜZERER 53 .00 PB 275 14. Sami DOĞANLAR Tuba KASIMOGLU. Veysi OKUMUŞ. KOCA. M.00 PB 284 14.)’ın Beş Doğal Populasyonunda Genetik Varyasyonun Belirlenmesi Patateste Patates X Virüsüne (PVX) Karşı Dayanıklılık Bitkilerde DNA İzolasyonu Lycopersicon esculentum Türlerinde Trimiltox Uygulamasının Mitoz Üzerine Etkileri Leucojum aestivum ’da (Amaryllidaceae) Polen Gelişimi Sırasında Anter Çeperinin Bazı Histokimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Cyclamen mirabile Hildebr. M.00 - Fasulye (Phaseolis vulgaris) Çeşitlerinde Kuralık Stresi Esnasında Stoma İletkenliği. Ömer KARADAĞOĞLU.00 PB 282 14.’in Olgun Dokularının in vitro Rejenerasyon Potansiyelinin Araştırılması Dorystoechas hastata Boiss. Kemal Melih TAŞKIN Öznur SUAKAR. Ekrem DÜNDAR Doğan İLHAN.00 PB 267 14. U.19. argaeus’da in vitro Organogenez Silybum marianum Tohumlarının in vitro Çimlendirilmesi Farklı Tuz Konsantrasyonlarında Makarnalık Buğday Genotiplerinde Haploid Bitki Üretimi Erkek Antep Fıstığının (Pistacia vera L.00 PB 276 14. Ex Bentham’nın in vitro Elde Edilmiş Fide Eksplantlarının Kallus Oluşturma Potansiyellerinin Araştırılması Senecio hypochionaeus var.) Fidelerinin Klorofil.00 PB 287 14. Çiğdem SAVAŞKAN Engin TİLKAT.) Fidelerindeki Antioksidan Aktivitelerin Fizyolojik Yönden İncelenmesi Fasulye (Phaseolus vulgaris L. Bengi ERDAĞ Bengi ERDAĞ. Toplam Protein ve Prolin Miktarları Üzerine Manganın Etkileri Mısırın Soğuğa Tolerans Cevabında Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü Aykut SAĞLAM.00 PB 280 14.00 PB 270 14. Zehra KORKMAZ Türkiye Quercus Seksiyonuna (Ak Meşe Grubuna) Emel USLU. Funda İLHAN Meltem TEZCAN. M. TRABZON PB 266 14. Ait Bazı Türlerin Kloroplast DNA Analizleri Tekin BABAÇ Farklı Hava Koşullarında DNA Analizi Mustafa KATI Bazı Ayva (Cydonia oblonga)Gen Kaynaklarının SSR’a Dayalı Moleküler Analizi Büyük Menderes Nehri İle Sulanan Aydın Bölgesi’ndeki Toprakların Genotoksisitesinin Allium Test Sistemi İle Belirlenmesi Kızılçam (Pinus brutia Ten. Hatice NAR. KARTAL Rağbet Ezgi DURAN. Biyoloji Bölümü. Yelda EMEK. Asım KADIOĞLU Fadime ERYILMAZ Fikriye KIRBAĞ ZENGİN Ökkeş ATICI. Ali ERGÜL Zahide ŞAHİN. Cüneyt AKI Nuran EKİCİ Ömer YAMANER.00 PB 274 14. Şayeste ÜNAL. Mustafa PEKTAŞ. H.00 PB 272 14. Salih MUTLU. Nurhan BÜYÜKKARTAL2.00 PB 277 14.00 PB 273 14. Su Potansiyeli ve Klorofil Flüoresansı Arasındaki İlişkinin Araştırılması Bakır (Cu) Uygulanmış Mısır (Zea mays L. Anne FRARY. Nilüfer ITKI.Cihat TOKER2 Hatice ÇÖLGEÇEN. Serap MUTUN. Sercan POLAT.3-Glukanaz Gen İfadesinin Belirlenmesi Zeytin Genomunun Gen Yoğunluğu Hakkında Yeni İpuçları Bazı Genotoksik Bileşiklerin Tradescantia pallida H. Cüneyt AKI Arabidopsis thaliana (L. Zeynep YILMAZ. İsmail DEMİŞTAŞ.00 PB 285 14. Hamit AYANOĞLU.00 PB 278 14.00 PB 281 14. Kallaz Bileşeni β1. Serdar KOCA Behiye Banu BİLGEN.00 PB 286 14. Barbaros NALBANTOĞLU Yasemin DEMİRGAN. Değiştirilmiş Besinlere Karşı Tutumları Fatih SEZEK.00 PB 271 14.& Heldr.00 PB 288 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Eminur BARUTÇU. Serap KURT Hatice ÇÖLGEÇEN1.00 PB 268 14.00 PB 279 14. Nuray KAYA Fevziye ÇELEBİ TOPRAK. Rabiye TERZİ. Esen TAŞGIN.) Heynh. kultivar “Atlı” ) in vitro Köklendirilmesinin İyileştirilmesi Ali Emre AKPINAR. Ahmet ONAY. Ercan KAYA . Bitkisi Üzerindeki Genetiksel Etkilerinin Stamen Tüyü Analizi ve Mikronukleus Testi ile Değerlendirilmesi Üniversite Öğrencilerinin Genetik Yapısı Salih DOĞAN.

Seksiyonundaki Bazı Endemik Taksonların Polen Morfolojisi Türkiye’deki Endemik Marrubium L. ÖZTÜRK Bazı Caryophyllaceae Taksonlarının Polen İsmühan POTOĞLU ERKARA.Esra ÖZEL Yerleşkesi'nde Doğal Olarak Yetişen Phillyrea CENGİZ. F.00 - Arzu UÇAR TÜRKER. Derviş (Boraginaceae)’nın Anatomik ve Palinolojik ÖZTÜRK. KOYUNCU.00 PB 300 14.00 PB 302 14.19. Birol BAŞER Endemik ve Dar Yayılışlı Taksonların Polen Morfolojisi İki Euphorbia L. Ferhat CELEP Türkiye’deki Marrubium L. Lasiostemones Boiss. Hücre Süspansiyonu Kültürlerinde Üretilmesi Epilobium angustifolium L.00 PB 307 14. Erkan UZUNHİSARCIKLI..00 PB 298 14. Onur KOYUNCU Türkiye’deki Anthemis Cinsine (L. Seksiyonuna Ait Türlerin DADANDI. Onur Ornithogalum L.-Mor. Taksonlarının Yayılış Gençay AKGÜL Durumu Türkiye'de Nadir Bilinen Endemik Bir Tür: Marrubium vulcanicum Hub.) Ledeb. Sülün ÜSTÜN 54 . Onur KOYUNCU Endemik Linum cariense Boiss.00 PB 311 14. Bitkisi Üzerinde Morfolojik ve Anatomik İncelemeler Farklı Uygulamaların Tertaploid Buğdayda (Triticum durum Desf. Zafer KAYA Mikromorfolojisi Türkiye’nin Silene L.00 PB 292 14. Atila OCAK.00 PB 293 14. Mehmet Y. Onur KOYUNCU. B.00 PB 304 14. (Liliaceae) Taksonlarının Polen KOYUNCU.00 PB 295 14. Damla YAĞAN1 latifolia (Akçakesme)'nın Morfolojik Özellikleri ve Peyzaj Çalışmalarında Kullanım Olanakları lkanna haussknechtii Bornm. (Brassicaceae)’un Anatomik ve KOYUNCU. Onur niveum Dudley. Gençay AKGÜL Doku Kültürü Yöntemiyle Çoğaltılan ve Soğukta Muhafaza Edilen Endemik Centaurea kilaea Boiss.00 PB 310 14. Atila OCAK Endemik Astragalus hirsutus Wahl (Fabaceae)’un Atila OCAK. (Yakı otu) bitkisinin in vitro kültür yöntemi ile çoğaltılması Hayati ARDA. Esra CANSEVER MUTLU. İsmühan POTOĞLU Özellikleri ERKARA.00 PB 290 14. (Lamiaceae) Gençay AKGÜL. D.00 PB 301 14. İsmühan POTOĞLU Anatomik ve Palinolojik Özellikleri ERKARA. A.00 PB 309 14. Morfolojisi Filiz SAVAROĞLU.00 PB 303 14. Musa DOĞAN. Polen Morfolojisi SAVAROĞLU. Biyoloji Bölümü. TRABZON PB 289 14.00 PB 306 14. Sergun DAYAN. Onur KOYUNCU. A. (Lamiaceae)’in Anatomik ve Palinolojik Özellikleri Atila OCAK. (Boraginacaeae)’nin Hülya ÖZLER. POTOĞLU ERKARA. O. İsmühan Anatomik ve Palinolojik Özellikleri POTOĞLU ERKARA. Ali ÇIRPICI Polen Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma Eskişehir’de Doğal Olarak Yetişen Bazı Derviş ÖZTÜRK.00 PB 296 14. Atila OCAK Endemik Arnebia densifolia (Nordm. Zeki AYTAÇ (Fabaceae) Cinsine Ait Taksonların Polen Morfolojisi Bazı Centaurea L. M. Derviş ÖZTÜRK Türkiye’de Yayılış Gösteren Oxytropis DC.) Haploid Embriyo ve Bitki Üretimine Etkisi Lysimachia vulgaris L. Derviş ÖZTÜRK. Seher KARAMAN.00 PB 294 14. Çiler MERİÇ. Birol BAŞER Gay) Rupr. Onur KOYUNCU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 299 14. Süleyman TOKUR Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Terzioğlu Ahmet GÖNÜZ. İsmühan POTOĞLU ERKARA. Derviş ÖZTÜRK Endemik Wiedemmania orientalis Fisch.00 PB 291 14. Çiğdem SAVAŞKAN Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. (Caryophyllaceae) Cinsi Kemal YILDIZ. Bitkisinin Doku Kültürü Yöntemi İle Çoğaltılması Kapsaisinin İmmobilize Edilen Capsicum annuum L. & Mey. (Euphorbiaceae) Taksonunun İ. Osman Türlerinin Tehlike Kategorileri ve Koruma Önerileri KETENOĞLU. (Malvaceae) Cinsine Ait Bazı M. Arzu CANSARAN Polen Morfolojisi Eskişehir’de Endemik Olarak Yetişen Alyssum Derviş ÖZTÜRK. Ufuk ÖZBEK. Arzu UCAR TURKER Cemil İŞLEK.00 PB 305 14.) ait Cota (J. İsmühan POTOĞLU Palinolojik Özellikleri ERKARA. Necmettin GÜLER Yasemin COŞKUN. Türlerinin Tohum Yüzey Ayla KAYA. İsmühan POTOĞLU Morfolojisi ERKARA. (Linaceae)’nin Derviş ÖZTÜRK.00 PB 308 14. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM Türkiye’deki Alcea L.00 PB 297 14.

Teoman KESERCİOĞLU Fazlı ÖZTÜRK. Ömer SAYA. (Asteraceae) Cinsine Ait Türlerde Polenlerinin Taramalı Elektron Mikroskobuyla İncelenmesi Türkiye Caucasalia B. İbrahim TURNA. Nedret TORT Şemsettin KULAÇ. Serhat URSAVAŞ Zafer TÜRKMEN. Selami SELVİ Uğur ÇAKILCIOĞLU. Ahmet GÖNÜZ. Feruzan DANE Barış ÖZÜDOĞRU. Edibe ÖZMEN.00 PB 330 14. Burcu YEŞİLYURT. & Bornm. Edibe ÖZMEN.00 PB 322 14. Zekiye SULUDERE Feyza CANDAN. Kamil COŞKUNÇELEBİ. Taksonlarının Polen Morfolojisi Lokal Endemik Dianthus engleri Hausskn.)’da Yetişme Ortamının ve Kullanılan Kap Materyalinin Fidanların Morfolojik Özellikleri Üzerine Etkisi Gentiana L. Sadık ERİK İlginç KIZILPINAR. & Bornm.00 PB 321 14. Gamze ERTEN Hakkı DEMİRELMA.00 PB 331 14. Barış ÖZÜDOĞRU. Barış ÖZÜDOĞRU. Yusuf UZUN. MUSTAFA CEVİZCİ 55 . Hülya HOŞGÖREN Gülden YILMAZ. Sadık ERİK. İlginç KIZILPINAR. Deniz GÜNEY Canan YAĞCI. Gökhan ABAY E. H. Cahit DOĞAN. Palinolojik ve Ekolojik Özellikleri Karababa Dağı (Sivas)’nda Yetişen Tanacetum L. İsmühan POTOĞLU ERKARA.’in Morfolojik. Süleyman GÖKTÜRK.00 PB 317 14.00 PB 333 14. İlginç KIZILPINAR.00 PB 328 14.00 PB 326 14. İsmail TÜRKOĞLU. İsmail TÜRKOĞLU.00 PB 337 14. Erdoğan E. Osman BEYAZOĞU Filiz SAVAROĞLU.00 PB 315 14.00 PB 313 14. Serdar MAKBUL. Sadık ERİK. İbrahim KARACAN Abdullah KAYA Fatih SATIL. Onur KOYUNCU R. (Scrophulariaceae) Lokal Endemik Campanula pulvınarıs Hausskn.00 PB 320 14. Kuddisi ERTUĞRUL Sinan AKTAŞ. Ahmet DURAN. Taksonlarının Işık ve Elektron Mikroskop (Sem) Özellikleri Üzerine Bir Araştırma TİGEM Alparslan Çiftliği ve Çevresi (Muş) Florası Türkiye’nin Jurinea Cass.00 PB 336 14.00 PB 329 14. Uğur ÇAKILCIOĞLU. Edibe ÖZMEN. Cahit DOĞAN Gökhan ABAY. Ekrem AKÇİÇEK. Latif KURT. (Fam:Gentianaceae) Cinsinin Pneumonanthe ve Cruciata Seksiyonlarına Ait Bazı Türlerin Polen Morfolojileri Türkiye’deki Bazı Oxytropis DC. Şenol ALAN Seher KARAMAN. (Fabaceae) Türlerine Ait Yaprak Tüylerinin Elektron Mikroskobunda İncelenmesi Kazdağı’nda Doğal Yayılışlı Bazı Hypericum L. Galip AKAYDIN Abdullah KAYA. (Senecioneae / Asteraceae ) Cinsinin Taksonomisi Türkiye'nin A2 Karesi İçin Hazırlanmış Karayosunu (Musci) Listesi Hacıkadın Vadisi (Ankara) Florası Üzerine Bir Araştırma Nurhak (Kahramanmaraş) Yöresi Makrofungusları Pirin Çayı (Adıyaman) Havzasında Belirlenen Makrofunguslar Madra Dağı (Balıkesir/İzmir) ve Çevresinde Etnobotanik Bir Çalışma Epiteti Elazığ ve Beldeleri Olan Bitkilerin Populasyon Gözlemleri ve Tehlike Kategorileri Baskil İlçesinin (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik Bitkileri Siirt İli İçin Yeni Kayıt Bitkiler Trakya’dan Yeni Bir Hibrid: Verbascum x edirnensis Dane & Yılmaz. Palinolojik ve Ekolojik Özellikleri Çankırı Karatekin Üniversitesi Orman Fakültesi Araştırma Ormanı Karayosunu (=Musci) Florası Bazı Scorzonera L.00 PB 318 14.’nin Morfolojik.00 PB 325 14. Murat KURŞAT Murat KURŞAT. TRABZON PB 312 14.00 PB 323 14.00 PB 314 14.00 PB 327 14. Ahmet AKSOY Serhat URSAVAŞ. (Hıyar) Bitkisi Üzerine Morfolojik ve Fizyolojik Etkileri Sarıçam (Pinus sylvestris L. Biyoloji Bölümü. CELALEDDİN ÖZTÜRK. HAKKI Ümit BUDAK.19.00 PB 334 14. (Asteraceae) Türlerinin Palinolojik Yönden İncelenmesi Osmaneli (Bilecik) Karayosunu Florasına Floristik Katkılar II Olimpos-Beydağları Sahil Milli Parkına Özgü Bazı Bitkiler ve Bunların Tehlike Kategorileri Derebucak (Konya) ve Çevresindeki Bazı Bitkilerin Yerel İsimleri ve Etnobotanik Özellikleri Akseki (Antalya) İlçesi Makrofungusları Aylin EŞİZ DEREBOYLU.00 PB 335 14.00 - Cypermethrin Etken Maddeli Bir İnsektisitin Cucumis sativus L.00 PB 324 14.Nord. Ergin HAMZAOĞLU. Cihat ÖLÇÜCÜ Bekir DOĞAN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Şemsettin CİVELEK İbrahim Ümit YAPICI.00 PB 316 14.00 PB 319 14.00 PB 332 14. Cahit DOĞAN.

Sinan AKTAŞ Küçük ve Sığ Bir Göl Olan Dumanlı Göl’ün Beyhan TAŞ Planktonik Algleri Türkiye Doğal Florasında Bulunan Yabani Haşhaş Ahmet YILDIRIM.00 PB 356 14. Türlerinin Morfolojik Olarak Karşılaştırılması Alman Torpido Gemisi (Çanakkale Boğazı. Sinan AKTAŞ Gıyasettin KAŞIK. Dilek TURGUT BALIK.00 PB 350 14. Ahmet ŞAHİN İrfan EMRE. Epifitonundaki Diyatome Çeşitliliği Türkiye’de Johrenia dc. Ferhat Türlerinin Kromozom Sayıları CELEP Nallıhan (Ankara) İlçesi Makrofungusları Celaleddin ÖZTÜRK. var. Bayram YILDIZ Orçun SEMİZLER.00 PB 361 14.00 PB 355 14. (Apiaceae) Cinsi Mustafa KOCAKAYA1. TRABZON PB 338 14. Dilek TURGUT BALIK. Arif GÖNÜLOL Yavuz BAĞCI. Hüseyin SÜMBÜL Sinan ALKAN.00 PB 359 14. Ahmet AKSOY2 Mehmet Yaşar DADANDI. Üyesi Bazı Taksonların Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi Gözeli ve Kavak Ovalarının (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik Bitkileri Bazı Lathyrus L. Yusuf GEMİCİ Hasan YILDIRIM Burcu TARIKAHYA ELÇİ. Biyoloji Bölümü. Gıyasettin KAŞIK. Serdar UÇAR.00 PB 348 14. Başak ÖZBİLGİN Cem VURAL.00 PB 343 14. Taksonlarının Tohum Morfolojisi ve Mikromorfolojisinin Sistematik Önemi Echinops pungens Trautv.) O. Hasan GENÇ. (Asteraceae) Türkiye’de Yayılış Gösteren Bazı Micromeria Benth. Gamze KÖKDİL. Dilek TURGUT BALIK. Hayri Ferula drudeana Korovin (Apiaceae) DUMAN Türkiye’de Yetişen Bazı Salvia L. Hasan GENÇ.Yaşar DADANDI Turan ARABACI. Hoffm. Türlerinde Kromozom Analizleri İskender PARMAKSIZ Muş İlinde Bulunan Bazı Endemik Bitkiler Fazlı ÖZTÜRK Türkiye’de Yetişen Achillea L. Şemsettin CİVELEK İrfan EMRE. Murat KURŞAT. Ahmet İLÇİM.00 PB 347 14. Aydın ve Muğla) Doğadaki Durumları Türkiye’deki Chionodoxa Boiss. Ceren TAŞLIK Hasan YILDIRIM.00 PB 345 14. Cinsine Ait Bazı Türlerde Genetik Çeşitliliğin Belirlenmesi Hanife AKYALÇIN.00 PB 339 14. Tahsin SAK.00 PB 362 14. (Liliaceae) Türleri Üzerine Tohum Morfolojileri ve Palinolojik Araştırmalar Kirmir Çayı Vadisinde “VU” Statüsündeki Buglossoides glandulosa ve Velezia pseudorigida’nın Morfolojik ve Palinolojik Özellikleri Antalya’dan Tespit Edilen Toninia A. Erkan KESAT.00 PB 341 14.00 PB 342 14. (Adaçayı) Tuğba İNANÇ GÖK.00 PB 354 14.00 PB 352 14. Hasan GENÇ. Ahmet ŞAHİN İrfan EMRE. İsmail TÜRKOĞLU. İlginç KIZILPINAR. Babounya (DC. Muhittin DİNÇ. Alparslan KOÇAK. Turan ARABACI Uğur ÇAKILCIOĞLU.00 PB 357 14.00 - Kızıldağı’ndan Dünya İçin İkinci Kayıt Bir Likenikol Fungus Türü Polycoccum aksoyi Halici & V. Ahmet DURAN Siehe’den Beri Toplanamayan Bilmece Gibi Bir Tür Mehmet SAĞIROĞLU. Sinan AKTAŞ Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Beyhan TAŞ.Yaşar DADANDI Cem VURAL. Türlerinin Albumin Proteinlerinin SDS-PAGE Yöntemi İle Belirlenmesi Türkiye’de Yetişen Lathyrus L.Atienza Nigella L. Cinsine Ait Liken Türleri Derebucak (Konya) İlçesinden Türkiye Makrofungusları İçin Yeni Kayıtlar İskilip (Çorum ) İlçesi Makrofungusları Ciğerotlarından İki Riccia L.00 PB 346 14. polyacanthus (Iljin) Hedge (Asteraceae) Echinops tournefortii Ledeb.00 PB 351 14. Üreme ve Habitat Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Gaga Gölü (Ordu)’nde Nuphar lutea L. Sadık ERİK. Dilek PAMUKÇU. Türkiye) Batığı Algleri Ticareti Yapılan ve Ticari Potansiyel Taşıyan Bazı Geofitlerin Kıyı Ege Bölgesinde (İzmir. Cinsine Ait Bazı Türlerin Globulin A Proteinlerinin Elektroforetik Analizi Globulin B Proteinlerine Göre Lathyrus L. Sibel YAMAOĞLU. M.00 PB 340 14. Ahmet ŞAHİN 56 . Anatomik. Cahit DOĞAN Özge TUFAN ÇETİN.00 PB 358 14.00 PB 363 14.00 PB 349 14. Türünün Morfolojik.00 PB 360 14.00 PB 353 14. Tuncay DİRMENCİ. Manisa.19. M. Edibe ÖZMEN.00 PB 344 14. sect. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Massal.

00 PB 385 14. Ufuk ÖZBEK.00 PB 367 14. Cinsine Ait Bazı Türlerin Glutelin Proteinlerinin SDS-PAGE Yöntemi İle Analizi Endemik Astragalus lineatus Lam. Ahmet DURAN. Haşim ALTINÖZLÜ Bazı Endemik Hieracium L. Mehmet KOYUNCU S.00 PB 383 14. Mesut PINAR. Araştırma Uğur ÇAKILCIOĞLU Lathyrus Cinsine Ait Pratensis Seksiyonunda Fatma GÜNEŞ Bulunan Türlerin Polen Morfolojisi C5 Karesine (Adana-Niğde-Mersin) Özel Bazı Hüseyin DURAL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Barış BANİ Ahmet KAHRAMAN. Uğur ÇAKILCIOĞLU. Varyasyonun RAPD İle Analizi Özlem BARIŞ Şanlıurfa’nın Endemik Bitkileri Hasan AKAN. İsmail TÜRKOĞLU. İsmail Yayılış Gösteren Yabancı Ot Florası Üzerine Bir TÜRKOĞLU. DENİZ. Celâleddin ÖZTÜRK Gülek Boğazında (Adana) Bazı Lokal Endemik Ahmet SAVRAN. Selin BAĞIRSAKCI.Davıs (Lamiaceae) Üzerinde Olcay DİNÇ DÜŞEN.00 PB 375 14. Yavuz BAĞCI.00 PB 369 14. Şemsettin CİVELEK Kamışlık Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU. Osman TUGAY. Fatih Şaban BERİŞ Türkiye Makrofungusları İçin Yedi Yeni Kayıt Sinan AKTAŞ. Serap SUNAR. Murat KURŞAT.Özhatay & Olcay DİNÇ DÜŞEN. Ahmet ŞAHİN Meryem ŞENGÜL.00 PB 384 14. Hüseyin DURAL. Celaleddin ÖZTÜRK.Gökhan Bothmer (Lılıaceae) Üzerinde Morfolojik. Gıyasettin KAŞIK.00 PB 370 14. var. Jildisianus (Bornm. Özkan AKSAKAL.00 - Lathyrus L. Murat KURŞAT.00 PB 378 14.00 PB 387 14. Zeynep ZEREN Batı Karadeniz Bölgesinde Doğal Olarak Yetişen ve Dursun YAĞIZ. Anatomik ve Palinolojik Bir Araştırma DENİZ. Nalan YILDIRIM. (Labiatae) Türleri Üzerinde Taksonomik Bir Çalışma Metin ARMAĞAN. Kuddisi ERTUĞRUL Gözeli ve Kavak Ovası (Elazığ) Bitkilerinin Tehlike Uğur ÇAKILCIOĞLU. (Asteraceae) Türlerinin Mutlu GÜLTEPE.00 PB 376 14.00 PB 366 14. Yavuz BAĞCI. Şemsettin CİVELEK Doğu Anadolu Bölgesinde Yayılış Gösteren Serap SUNAR. Uğur ÇAKILCIOĞLU. Centaurea Türleri Arasındaki Genetik Farklılığın Nalan YILDIRIM.00 PB 372 14.00 PB 374 14. Kategorileri Yönünden Değerlendirilmesi Şemsettin CİVELEK Elazığ İlindeki Şeker Pancarı Tarım Alanlarında Alpaslan KOÇAK. Tuna UYSAL.00 PB 371 14. Murat Bitkileri KURŞAT. Kamil COŞKUNÇELEBİ. Filiz AYGÜN.00 - Sırrı YÜZBAŞIOĞLU. TRABZON PB 364 14.) Matthews’in Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Kemaliye (Erzincan) İlçesinin Geofitleri İrfan EMRE.00 PB 382 14. Nezaket ADIGÜZEL.00 PB 380 14. İ.00 PB 377 14. Biyoloji Bölümü.00 PB 388 14. Ahmet SAVRAN. Murat Bitkileri KURŞAT.& Heldr. Uğur ITS nrDNA Dizileri Bakımından Karşılaştırılması UZUNER.Gökhan Morfolojik. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU Centaurea lycaonica Boiss.00 PB 386 14. N. M.H. Eda DURGUN Anatomik Ve Palinolojik Bir Araştırma Sideritis argyrea P. Hasan GENÇ. Dilek TURGUT BALIK. İ. Ali Osman BELDÜZ. Güleray AĞAR. Yusuf KAYA PB 368 14. Uğur ÇAKILCIOĞLU. Murat Bitkileri KURŞAT. Medine RAPD Tekniği İle Analizi GÜLLÜCE Vicia canescens Populasyonları Arasındaki Güleray AĞAR. İsa BAŞKÖSE Çiçekli Bitkilerin Posteri Allium sandrasicum Kollmann.00 PB 381 14. İsa BAŞKÖSE Endemik Bitki Türleri Türkiye Miksomisetleri İçin 4 Yeni Kayıt Gönül DEMİREL. Sabriye ÇANAKÇI.00 PB 379 14. Musa DOĞAN 57 .00 PB 373 14.00 PB 365 14.19. Hasan Hüseyin DOĞAN Kuşakçı Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU. Ahmet AFYON Ekonomik Değeri Olan Bazı Makrofunguslar Trakya Florası İçin İki Yeni Kayıt Necmettin GÜLER "Van'ın Florası" Çalışmalarına Bakış Çatak Vadisi (Çatak / Van) Geofitleri ve Tehlike Kategorileri Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Salvia L. Şemsettin CİVELEK Karga Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU.

00 PB 406 14. Erol DÖNMEZ Medine Münevver UMA. Scilla kurdistanica Speta. Şule ÖZTÜRK Halil Erhan EROĞLU. Makbule ERDOĞDU Makbule ERDOĞDU. Biyoloji Bölümü. Elşad HÜSEYİN Seyhan ORAN.00 PB 408 14. Ekrem DÜNDAR. Adil GÜNER Zafer KAYA. (Kasnak Meşesi)’dan Epifitik Liken Kayıtları Periferal Kan Lenfositlerinde Senecio trapezuntinus Boiss. Tuncay DİRMENCİ Fatih COŞKUN. Filiz SAVAROĞLU Makbule ERDOĞDU Elşad HÜSEYİN. subsp. Kök Ucu Hücreleri Üzerine Sitogenetik Etkileri Evrim ÇELEBİ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 395 14.00 PB 392 14. cepa L. spp. Sevil ALBAYRAK Halil Erhan EROĞLU. BELDÜZ. Sabiha PARLAK Bedrettin SELVİ Mehmet FIRAT Nursel İKİNCİ. U. Christoph OBERPRİELER. Yusuf ZEYNALOV Mutlu GÜLTEPE. Ascomycotina) Türkiye’deki Biyoçeşitliliği Rinodina poeltii (Physciaceae. Murat UNAL. DOĞAN. (Primulaceae) Türlerinin nrITS Bölgeleri Bakımından Karşılaştırılması Tokat (Almus ve Çamiçi Yaylası.00 PB 412 14. Rıza BİNZET Tamer ÖZCAN Tamer ÖZCAN Hasan ÖZÇELİK. Ergin HAMZAOĞLU. TRABZON PB 389 14.00 PB 409 14.19. TERZİOĞLU İbrahim TÜRKEKUL Ayhan ŞENKARDEŞLER Ayhan ŞENKARDEŞLER Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT.00 - Türkiye’de Yetişen Stachys cretica L. Replikasyon İndeksi ve Mikronükleus Üzerine Etkisi Geleneksel Halk Tıbbında Yaygın Olarak Kullanılan Helichrysum plicatum DC.00 PB 411 14. Şule ÖZTÜRK Seyhan ORAN.00 PB 415 14.) Yerel Adları ve Kullanılışları Türkiye’deYayılış Gösteren Bazı Onosma L. Sevil ALBAYRAK Gönül KARTAL. dasyphylla (Schur) Domin Meyvalarında Vitamin İçeriklerinin Araştırılması Türkiye Güllerinin (Rosa L. Topluluklarının Epifitik Likenleri Endemik Quercus vulcanica Boiss.) Kültivarlarının RAPD Markırlarıyla Moleküler Sistematik Analizi Tokat Şehir Florasına Ön Hazırlık Türkiye Florası İçin Yeni Bir Tür Kaydı. Di.00 PB 414 14.00 PB 397 14.00 PB 410 14. Zafer KAYA Mesut KIRMACI U.00 PB 394 14. Cinsinin (Parmeliaceae. K. Adans. Taksonlarında Tohum Yüzey Özellikleri Trakya’da Yayılış Gösteren Prunus spinosa L. subsp. (Boraginaceae) Taksonlarının Polen Morfolojileri Köprülü Kanyon Milli Parkı Karayosunu Florasına Katkılar Çeltek Dağı (Sivas) Florası Gaziantep Üniversitesi Kampus Florası Bazı Primula L. Svetlana BANCHEVA. Türünün Mitotik İndeks. Nermin GÖZÜKIRMIZI Şifa TÜRKOĞLU 58 .00 PB 399 14.00 PB 404 14. Şifa BİLGİÇ Rıza BİNZET.00 PB 413 14. Ascomycotina) Türünün Tayini ve Türkiye’deki Yayılışı Türkiye Ciğerotu Florasına B7(Eskişehir) Karesinden Yeni Kayıtlar Kemaliye (Erzincan) İlçesinden Türkiye İçin Yeni Mikrofungus Kayıtları Türkiye İçin Yeni Gloeosporium Kayıtları Türkiye İçin Yeni Phyllosticta Kayıtları Yıldız Dağları (Kırklareli)’ında Yayılış Gösteren Quercus petraea (Mattuschka) Liebl. (Liliaceae ) Doğu Karadeniz Bölgesinde Yetişen Lilium L.00 PB 398 14.00 PB 405 14. A. Svetlana BANCHEVA.00 PB 390 14. Fevzi ÖZGÖKÇE. Ümit BUDAK. UZUNER. Cyanus (Napulifera ) (Asteraceae) Türkiye’nin Bazı Linum L. Fatih YAYLA. and Heldr. plicatum Taksonunun Genotoksik Potansiyeli Brassinosteroidlerin Arpa Kök Büyümesi ve Hücre Bölünmesi Üzerine Etkileri Mono-.00 PB 391 14. Aslıhan TEMEL. Ergin HAMZAOĞLU.ve Trisodyum Fosfatın A. türlerinin RAPD markerleri kullanılarak Sınıflandırılması Karabük-Eflani’den Yeni Bir Tür: Centaurea eflaniensis (Cyanus eflaniensis) Sect.00 PB 407 14. Ayşegül UĞUR. COŞKUNÇELEBİ. S. Niksar) Makromantar Florası Usnea Dill ex.00 PB 403 14.00 PB 400 14. Ahmet AKSOY.00 PB 401 14. Ahmet AKSOY. Ümit BUDAK.00 PB 402 14.00 PB 393 14.00 PB 396 14. Ekrem AKÇİÇEK. (Lamiaceae) Alt Türlerinin Filogenetik Analizi Marmara Bölgesinde Yetiştirilen Bazı Zeytin (Olea europea L. ex Kotschy. O.

Ahmet DURAN.00 PB 418 14. Koray YAYLACI. Y.00 PB422 14.’nin Sitotaksonomik Özellikleri Muscari comosum (L. Koray YAYLACI.) Miller.’nin Sitotaksonomik Özellikleri Bellevalia clusiana Griseb. ÖZKAN.’un Sitotaksonomik Özellikleri Silene gallica L.00 - Scilla autumnalis L.& Mey.'nın Morfolojik ve Anatomik Özellikler Ö.00 PB 419 14. ) Boiss. Biyoloji Bölümü. Onur KOYUNCU. M.00 PB 417 14. K. (Fabaceae) Türünün Karyolojik Yönden İncelenmesi Endemik Salvia tchihatcheffii (Fisch. Özlem ÇETİN C. Derviş ÖZTÜRK Ö. Onur KOYUNCU.00 PB 421 14. Koray YAYLACI. Ümit YAPICI Ayşe ÖZDEMİR.’nin Sitotaksonomik Özellikleri Bazı Baklagil Türlerinde Kromozom Sayısı Tespiti Astragalus stereocalyx Bornm. Esra MARTİN. ÖZDEMIR. Onur KOYUNCU. Koray YAYLACI.19. AKYOL 59 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 420 14. Derviş ÖZTÜRK Ö. Onur KOYUNCU. TRABZON PB 416 14. Derviş ÖZTÜRK Ö. AKTAŞ. Derviş ÖZTÜRK Hülya HOŞGÖREN.

Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. TRABZON 60 .

Uğur C. 1978) Arcus Aortae’dan Köken Alan Damarların Subgross İncelenmesi Coypu’nun Diyeti. 1758 (Sazan)’nun Yaş Tayini İçin Farklı Kemiksi Yapıların Değerlendirilmesi Türkiye Dikenli Faresi’nde (Acomys cilicicus Spitzenberger. M. Yalçın Şevki YILDIZ Seda MESCİ.TURGUT.00 PZ 005 09.00 PZ 013 09.00 PZ 007 09. 1758)'ın Otolit Boyutları-Balık Boyu İlişkileri ve Bazı Populasyon Parametrelerinin İncelenmesi Andricus caputmedusae (Hartig. Nahit PAMUKOĞLU Nahit PAMUKOĞLU Derya BOSTANCI. Nazmi POLAT Serap MUTUN. Cicadellidae) Kemaliye (Erzincan)’de Yayılış Gösteren Cixiidae Familyası Türleri (Hemiptera.. M. Oppiidae) Türünde Coğrafi Çeşitliliğin Geometrik Morfometri Yöntemi İle İncelenmesi Gala Gölü’nün (Edirne) Cladocera ve Copepoda (Crustacea) Faunası İstanbul’un Karadeniz Kıyılarının Dekapod Krustase Faunası Erzurum Doyasan Yağ Fabrikasının Karasu Irmağındaki Sucul Koleopterlerin Sayı ve Çeşitliliği Üzerine Olumsuz Etkilerinin Fiziksel ve Kimyasal Parametrelerle Desteklenmesi Çorum İli Civarı Gerromorpha Faunası (Insecta: Heteroptera) Çorum İli Nepomorpha Faunasına Katkılar (Insecta: Heteroptera) Soyu Tükenmekte Olan Bir Tür.00 PZ 018 09. Oribatida. Hasan GÖLLÜOĞLU. Aykut KENCE.00 PZ 004 09. Mustafa YAVUZ.00 PZ 002 09.00 PZ 006 09.00 - A 09:00-12:30 Dilek DURAK. Ayhan ALTUN. Yedi Noktalı Uğur Böceği’nin Biyolojisi Goniagnathus Fieber. 1843)’nin Populasyonlar Arası Mitokondriyal DNA Varyasyonu Medioppia subpectinata (Acari. Timur KIRGIZ Hüsamettin BALKIS.00 PZ 016 09. Erkut KIVANÇ Ayşegül İLİKER.00 PZ 009 09. Hatice MUTLU.00 PZ 021 09. Ayşe TOLUK Hüseyin GÜHER. Ahmet KAYRALDIZ Emine DEMİR Emine DEMİR. Tekin BABAÇ Şule BARAN. Yüksel COŞKUN. Ali SALUR Rhaphigaster nebulosa (Poda. 1777 Deltamethrin ve Quizalofop-P-etil’ in Rana ridibunda (Ranidae : Anura) Larvaları Üzerine Etkileri Şanlıurfa – Bilecik’ten Çizgili İshak Kuşu (Otus brucei) Peletlerindeki Küçük Memeli Hayvan Kalıntıları Kahramanmaraş Uludaz Dağı (Ziyaret Tepesi)’nda Bulunan Coccinella septempunctata (Coleoptera: Coccinellidae). Yusuf KALENDER Dilek DURAK Savaş YILMAZ. Rızvan TUNÇ. 1851) (Heteroptera: Pentatomidae)’un Metatorasik Koku Bezinin Morfolojisi ve Kimyasal Yapısı Cyprinus carpio L. Cicadomorpha. Emel USLU. Savaş YILMAZ. Alaettin KAYA Özlem KALKAR. Biyoloji Bölümü. Nazmi POLAT Çağdaş OTO. C. TRABZON POSTER SUNUMLARI ZOOLOJİ 27 HAZİRAN 2008 PZ 001 09. Ali ERDOĞAN Mustafa İZCİ.00 PZ 019 09.00 PZ 020 09.00 PZ 015 09.00 PZ 003 09. Felis chaus Schreber. GÜVEN.00 PZ 017 09.00 PZ 012 09. Ali DEMİRSOY H. Kaprofaji ve Sindirim Sistemi Organları Porsuk (Meles meles)'un Anal ve Genital Bölgeleri Eğirdir Gölü'nden Sudak (Sander lucioperca L. Seda KIRALP. ERİŞMİŞ Sevan SEÇKİN. Nusret AYYILDIZ.00 PZ 010 09. GÖREN 61 .19. Merih HAZIROĞLU. 1866 cinsinin Türkiye’deki yayılışı (Hemiptera. 1761) (Heteroptera: Pentatomidae)’nın Metatorasik Koku Bezinin Morfolojisi ve Kimyasal Yapısı Carpocoris fuscispinus (Boheman. ÖZDİKMEN. Mehmet ÖZ. Ayşegül KURUN Ümit İNCEKARA. S. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ali SALUR Seda MESCİ.00 PZ 011 09.00 PZ 008 09. Fulgoromorpha) Akdeniz Bölgesi Teke Böcekleri Faunası İçin Yeni Kayıtlar (Coleoptera: Cerambycidae) M.00 PZ 014 09. Mahmut YILMAZ.

00 PZ 041 09.00 - PZ 039 09. Cortodera steineri Sama. (Araneae) Faunası Kemaliye (Erzincan) Lycosidae. Figen KUNT Tuğrul ÖNTÜRK Hasan Oğuz İMAMOĞLU. Oecibiidae.00 PZ 025 09. Şafak BULUT Iğdır İli Biyoçeşitliliği Ayşegül İLİKER İklim Değişikliklerinin Tür Çeşitliliğine Etkisi Yarışlı Gölü (Burdur) Ornitofaunası Gökşen ÖZTÜRK. TRABZON PZ 022 09. Tetragnathidae. Rodentia) Cinsinde Allozim Varyasyonları ve Teoman KANKILIÇ. Philodromidae. Semra TURGUT Kadir Boğaç KUNT.00 PZ 035 09. Humeyra NERGİZ 62 . Dictynidae. Nuri YİĞİT.00 - Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Eresidae. Zeynep ÖNER. Oxyopidae. Pisauridae.00 PZ 024 09. Gnaphosidae.00 PZ 042 09. Agelenidae. Nuri YİĞİT Türkiye’de Yayılış Gösteren Glis glis’te Allozim Reyhan ÇOLAK. Mesude YETİŞ Erdem DUT. 1917)'nin Üreme Biyolojisi’nin Belirlenmesi Aşıklar Deresinde (Rize) Yaşayan Barbus tauricus escherichi (Berg. Özlem ÖZŞEN Tuba TERBIYIK. Ercüment Genetik Farklılaşmalar ÇOLAK.00 PZ 028 09.00 - Türkiye Teke Böcekleri Faunası İçin Yeni Bir Tür. Şükran ÇAKIR ARICA Gül OLGUN. Ömer Özellikleri ERDOĞAN Akşehir ve Eber Göllerinin Ornitofaunası Fulya SAYGILI. Demet EROĞLU. Ertuğ DÜZGÜNEŞ Tuncay TÜRKEŞ.00 PZ 037 09. Teoman KANKILIÇ. Theridiidae. Serdar TEZCAN Bahçelerinde Çukur Tuzak ve Besin Tuzaklarla Yakalanan Böcek Faunasının Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Aphanius (Teleostei: Cyprinodontiformes) Cinsinin Salim Serkan GÜÇLÜ. Özlem ÖZŞEN Tuncay TÜRKEŞ. Ercüment ÇOLAK Kuzey Anadolu Bölgesinde Yayılış Gösteren Reyhan ÇOLAK. Benin TOKLU ALIÇLI. Zodariidae. Mehmet Ali TABUR.00 - PZ 029 09. Şakir Önder ÖZKURT Chromatomyia horticola (Goureau) ve Liriomyza Bekir ÇÖL.00 PZ 044 09. Zekiye GÜÇLÜ. Orius (Heteroptera Anthocoridae) Türleri Karacadağ Civarındaki Suların Zooplankton Faunası Kemaliye (Eğin)-Erzincan Malakofaunası İstanbul’un İki Yakasından ve Adalarından Salyangoz (Gastropoda) Hikayeleri Türkiye’nin Üç Yerli İpekböceği Irkının Bazı Morfolojik Özelliklerinin Karşılaştırılması Türkiye’deki Apodemus Kaup 1829 (Mammalia: Rodentia) Cinsinin RAPD-PCR İle Analizi Hüseyin ÖZDİKMEN.00 PZ 043 09. Clubionidae.00 PZ 031 09. Miturgidae. Linyphiidae. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İrfan Varyasyonları KANDEMİR. Uloboridae.00 PZ 036 09. Fahrettin Anadolu’daki Tür Çeşitliliği ve Zoocoğrafik KÜÇÜK. Oktay GÜRKAN Aysel BEKLEYEN. Thomisidae. İrfan Clethrionomys Tiselius. Ali DEMİRSOY. Rukiye TANYERİ. Hasan Sungur CİVELEK.Oktay DURSUN Muğla İlinde Biyoçeşitliliğinin RAPD (Rastgele Üretilen Polimorfik DNA) Belirteçleri Yardımıyla Saptanması Kemalpaşa (İzmir) Yöresi Organik Bağ ve Meyve Ahu ÜZÜM.00 PZ 023 09.00 PZ 032 09. Bülent GÖKOT Burçin Aşkım GÜMÜŞ Burçin Aşkım GÜMÜŞ PZ 038 09. Ertuğ DÜZGÜNEŞ Hasan Oğuz İMAMOĞLU. Zoropsidae. 1850 (Mammalia: KANDEMİR.00 PZ 027 09.00 PZ 030 09. Araneidae. Titanoecidae.00 PZ 034 09. Pholcidae. Gül OLGUN. İrfan KANDEMİR. Palpimanidae. Biyoloji Bölümü. 1996 (Coleoptera: Cerambycidae: Lepturinae) Türkiye’de Biyospeleoloji ve Mağara Örümceklerine Yeni Bir Tür Kaydı Gümüş Çayı (Mardin-Kızıltepe) Ephemeroptera Faunasının Belirlenmesine Yönelik Ön Çalışmalar Aşıklar Deresinde (Rize) Yaşayan Barbus tauricus escherichi (Berg.19. Nuri YİĞİT. Reyhan ÇOLAK. Ercüment ÇOLAK. Salticidae (Araneae) Faunası Denizel Kladoserlerin Yumurtalık Koyu’ndaki (İskenderun Körfezi) Dağılımı Antalya İlinde ve Türkiye’de Yayılış Gösteren Polifag Avcı. M. Ali DEMİRSOY. Alper TONGUÇ.00 PZ 040 09. Ercan SARIHAN Mehmet KEÇECİ.00 PZ 033 09.00 PZ 026 09. Gül OLGUN. trifolii (Burgess) (Diptera: Agromyzidae) Türlerinin Okan ÖZGÜL. 1917)'nin Bazı Biyolojik Özelliklerinin İncelenmesi Kemaliye (Erzincan) Scytodidae.

Ayşe Tokoferol. Leyla Pupunun Total Lipid ve Total Yağ Asidi Bileşimine KALYONCU Etkileri Yumurta Parazitoidi Trichogramma sp.00 - PZ 049 09.00 PZ 052 09. Muammer Karaciğer ve Akciğerlerinde Bulunan Yağ Asit BAHŞİ.19. sıvılarında Lipid Peroksidasyonunun Etkilerinin Mehmet TUZCU. Sait ÇELİK. (Hymenoptera: Trichogrammatidae) Populasyonları Sevcan ÖZTEMİZ. Alparslan DAYANGAÇ Resveratrol ve α-Lipoik Asidin DMBA Uygulanan Muammer BAHŞİ.4 Dithiofenoxy 1 Şule COŞKUN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Muammer Antioksidan Madde Desteğinin Etkisi BAHŞİ.00 PZ 057 09. Nihat DİLSİZ. Kolesterol Değerlerinin Araştırılması Alpaslan DAYANGAÇ. Vitamin E ve Kolesterol Muammer BAHŞİ.00 PZ 047 09. Nihat DİLSİZ. Muhammet GAFFAROĞLU Ellagik asit’in Beyinde Alüminyuma Karşı Etkisi Ahmet ÖZKAYA. Semra TÜRKOĞLU Bazı Antioksidanlarla Desteklenen Kontrolsüz Mehmet GÜVENÇ. Abdurrauf YÜCE. Alparslan Etkilerinin HPLC Cihazı ile Ölçülmesi DAYANGAÇ.00 - PZ 055 09. Ayşe Dilek Düzeyindeki Değişmeler ÖZŞAHİN. Alparslan DAYANGAÇ Kontrolsüz Tip-1 Diabetik Ratların Kas ve Böbrek Mehmet TUZCU. Ökkeş Diyabetik Ratların Pankreas Dokusunda αYILMAZ. Ökkeş YILMAZ. Biyoloji Bölümü. Lenslerinde Vitamin E ve Melatoninin Oksidatif Mehmet TUZCU. Ahmet ÖNER Strese Karşı Koruyucu Etkileri Doğu Karadeniz Bölgesi Pimplinae Türleri Üzerine Bir Araştırma Istranca Ormanlarının Yarasa Faunası Murat YURTCAN 63 . Kolesterol ve Bazı Yağ Asitlerinin Dilek ÖZŞAHİN.00 - PZ 051 09. Mehmet TUZCU. Kolesterol ve E YILMAZ. Mehmet GÜVENÇ. Lipoik Asit ve Vitamin C Verilen Mehmet GÜVENÇ. Aydın Arasındaki Esteraz Varyasyonunun Elektroforez İle TUNÇBİLEK Belirlenmesi Thiohalobenzen Türevi Olan 2. Vitamini Düzeylerinin Değişimi Semra TÜRKOĞLU. Alparslan DAYANGAÇ Resveratrol. Larva ve Pelin ÜSTÜNER. Emine DIRAMAN Kör Fare (Spalax luecodon.00 PZ 058 09. Mehmet GÜVENÇ. Nordman)’nin Yavuz KOÇAK. Aysel GÜVEN E ve Beta-Karoten Düzeylerinin Belirlenmesi DMBA Uygulanan Yaşlı Ratların Serum ve Muammer BAHŞİ.00 - Serbülent PAKSUZ. Koruyucu Etkilerinin STZ İle Diyabet Oluşturulmuş Mehmet TUZCU. Muammer BAHŞİ Farklı besinlerin Plodia interpunctella L.Ökkeş YILMAZ. Muammer Asidin Karaciğer ve Böbrek Dokularındaki Yağ BAHŞİ.00 PZ 061 09. Servet ÖZCAN.00 PZ 063 09. Dokularının Yağ Asidi Bileşimi Üzerinde Abdullah ASLAN. Mehmet GÜVENÇ. Ökkeş YILMAZ. Mehmet Asidi Bileşimine Etkisinin İncelenmesi GÜVENÇ. Ahmet ÖNER Sıçan Lenslerinde Araştırılması Streptozotocin İle Diyabet Oluşturulmuş Sıçan İrfan EMRE. Mehmet TUZCU.00 PZ 060 09. Hasan Değişimi GENÇOĞLU.00 - PZ 050 09. Serdal ÇELEBİ Araştırılması Lutein ve İsoflavonoid’ in MDA Hasarına Karşı İrfan EMRE. Nihat DİLSİZ. Mehmet TUZCU.00 PZ 048 09. Kompozisyonunun Belirlenmesi Alpaslan DAYANGAÇ. Mehmet Kontrolsüz Diabetik Ratların Karaciğer TUZCU. Mehmet GÜVENÇ Diyabetik Kataraktlı İnsan Lens ve Ön Kamera İrfan EMRE.00 PZ 056 09.00 PZ 059 09.00 - PZ 053 09.00 PZ 046 09.00 PZ 062 09. Yavuz KOÇAK. Eşref Bazı Dokularda Yağda Eriyen Vitaminlerin ve Total YÜKSEL. Ökkeş YILMAZ. TRABZON PZ 045 09. Semra TÜRKOĞLU DMBA ile Birlikte Verilen Resveratrol ve α-Lipoik Mehmet TUZCU.00 PZ 054 09. Ökkeş YILMAZ. Fahriye SÜMER. Dokusundaki Yağ Asitleri. İodo 4-Bromo Benzen Molekülünün Sıçan Böbrek Elif LOĞOĞLU Dokusu Oksidatif Olayları Üzerine Etkisi Spalax leucodon Nordman (Kör Fare) Türüne Ait Muammer BAHŞİ. Semra TÜRKOĞLU. İnan KAYA. Gülçeri GÜLEÇ. Beytullah ÖZKAN Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan Vitamin A. Mehmet GÜVENÇ. Ökkeş Sıçanlarda Bazı Biyokimyasal Parametreler Üzerine YILMAZ. Alparslan DAYANGAÇ Şaperon Proteinler Rukiye DEMİR. Ökkeş Eritrositlerindeki Yağ Asidi.

Hematolojik Parametrelerin İncelenmesi Mehmet ÇAKIR.00 PZ 083 09. Ayşe Sıçan Retinası Üzerine Olan Antioksidan Etkisinin ŞAHABOĞLU. Deniz YILDIZ. Deniz YILDIZ Döngüsü: Plazma Redoks Durumunun Düzenlenmesinde Eritrositlerin Rolü İki Origanum Türünden Elde Edilen Uçucu Hüseyin ÇETİN. Hilal BAKİ. Semih YILMAZ.00 PZ 079 09. Mesut Asidin Etkisi: Anti-Enflamatuvar Etkinin Glutatyon HALICI. İbrahim Hakkı CİĞERCİ.00 PZ 077 09. Uğur AZİZOĞLU. Atila Yağların Culex pipiens L. İlyas TEKŞAM Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Derya SARIBEK. Mehmet Fuat GÜLHAN Gebelikte Her Üç Trimesterde Kan Biyokimyasal ve Zeliha SELAMOĞLU TALAS.00 - PZ 066 09.00 PZ 076 09. Fadime ATALAY.00 PZ 072 09. Muhittin Zeta (GST-z) Geninin Klonlanması. Mehmet KEÇECİ. Scolytinae)’un Parazit ve Patojenleri Sabri ÜNAL. Recep ASLAN Rat Pençelerinde Karragenin Enjeksiyonu İle Fehmi ODABAŞOĞLU. Zekai Oluşturulan Akut Enflamasyon Üzerine Alfa-Lipoik HALICI . DNA Hasar Tespitinde Tek Hücre Jel Elektroforezi İbrahim Hakkı CİĞERCİ. Etkisi Hasan YILDIZ.00 - PZ 067 09. Biyoloji Bölümü. (Diptera: Culicidae)’e YANIKOĞLU Karşı Ergin Öldürücü Etkisinin Araştırılması Sivri Kekik ve Mersin Bitkilerinden Elde Edilen Salih KARABÖRKLÜ. Gazi GÖRÜR Brevicoryne brassicae. Ahmet ÇAKIR. Işığın Aynalı (Cyprinus carpio) Sazan Adem Yavuz SÖNMEZ Plazmasındaki İz Elementler ve T3 (Triiyodotironin) Seviyesi Üzerine Etkileri Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Lahana Afiti. Veli KASUMOV Araştırılması Bazı Orthoptera Türlerinin Tükürük Bezinden αSema AGÜLOĞLU FİNCAN Amilaz İzolasyonu ve Karakterizasyonu Tetrahymena thermophila Glutatyon S-transferaz Cem ÖZİÇ. TRABZON PZ 064 09. Seyla Böcek Türleri ve Bulunma Oranları TEPE.19. Takımlarına Ait Avcı Mehmet KIVRADIM. Üzerine Etkisi Bacillus coagulans Bakterisinin Probiyotik Olarak Meltem AŞAN ÖZÜSAĞLAM Önemi Salisilaldiminin İskemi-Reperfüzyon Oluşturulmuş Nihat DİLSİZ. Abdurrahman AYVAZ Uçucu Yağların Akdeniz Un Güvesi Ephestia kuehniella Zeller ve Kuru Meyve Güvesi Plodia interpunctella (Hübner)’ nın Farklı Evreleri Üzerindeki Öldürücü Etkilerinin İncelenmesi Böceklerle Mücadelede Alternatif Biyolojik Kontrol Özlem KALKAR. Mehmet TUZCU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Heteroptera. Fatma GÖK. Hayati AYGUN.00 - PZ 071 09.00 PZ 078 09. Onur TOSUN. Glutatyon Peroksidaz ve Redüktaz Enzim Selma MUTLU Aktiviteleri İle İlişkisi Plazma ve Eritrositler Arasında Sistin–Sistein Yeliz ÇAKIR. Mehmet Fuat GÜLHAN.00 PZ 068 09. Curculionidae. Ayhan DURAN. Düzeyi.00 - PZ 074 09.00 PZ 073 09. Ahmet ÖNER 64 . Seda Pınar DÜNDAR. Elif ÇADIRCI.00 PZ 084 09.00 PZ 069 09. Fahriye SÜMER. Seda Pınar DÜNDAR Eritrositlerde Sistein Transportuna Azaserin'in Muharrem ATLI. Ömer ERTÜRK.00 PZ 080 09. İbrahim ÖRÜN. Nihat DİLSİZ.00 PZ 070 09. Aydın TUNÇBİLEK Pyralidae)’nın Yumurta Açılmasına UV’nin Etkisi Antalya İli Nar Bahçelerinde Belirlenen Coleoptera. Ayşe GÖĞEBAKAN. A. Fatih FİDAN Nonilfenol’ün Rat Böbrek ve Testis Dokusunda Yasemin Sunucu İndüklediği Oksidatif Stres Üzerine Taurinin KARAFAKIOĞLU.00 PZ 081 09. Ali ÖZTOP. Fatih Koruyucu Etkisi FİDAN. Deneysel ve ARSLANYOLU Biyoinformatik Karakterizasyonu Streptozotocin ile Diyabet Oluşturulmuş Sıçan Lenslerinde Aspirin ve Aminoguanidinin Oksidatif Strese Karşı Antioksidan Etkileri Stresli ve Stressiz Öldürme Metoduyla Alabalık Dokularında Zamana Bağlı Biyokimyasal Değişimler İrfan EMRE. Ephestia kuehniella (Lepidoptera: Ülkü CANPOLAT. Mustafa IŞIK. Abdurrahman Trichogramma Türlerinin Soğuğa Karşı AYVAZ Dirençlerinin Araştırılması Ips sexdentatus (Boerner) (Coleoptera: Mustafa YAMAN.00 PZ 082 09.00 PZ 065 09.00 - Zeliha SELAMOĞLU TALAS. Çiçek AYDIN. A. Engin KILIÇ Ajanı olarak Entomopatojenik Funguslar Un Güvesi.00 PZ 075 09. Haydar ÖZTAŞ. Neuroptera. Ayşe GÖĞEBAKAN.

00 PZ 101 09. M. Akın KIRAÇ. Güler EKMEKÇİ.00 PZ 095 09. Dursun AVŞAR PZ 094 09. Arzu GÜRSOY. Seda AKIN. M.00 - PZ 088 09. Murat BİRİCİK. Arif Cemal ÖZSEMİR.00 PZ 097 09. Çağan H. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Özgün TEKSOY. Ali ERDOĞAN. Tuzluca. Yakup Sancar BARIŞ S. Mehmet BAŞ. Pınar ÖZÇAM.00 PZ 096 09.00 PZ 099 09. Necmettin DOĞAN. Hülya KARADEDE AKIN Erdoğan ÇİÇEK. Mahmut Bilgener Engin KILIÇ Murat KÜTÜK. Handan Açelya AKDAMAR. Fikret SARI.00 PZ 098 09. 1758 (Gastropoda: Pulmonata) Türlerinde Ok Morfolojisi Türkmenbaba Dağı (Eskişehir)’nda Yaşayan Kara Akbaba (Aegypius monachus L.00 - 65 .00 PZ 089 09. NOWAKOSKI. Iğdır) 2006–2007 Yılı Kuş Halkalama Çalışmaları Farklı Dalga Boyundaki Işıkların Nil Tilapyası’nın Büyümesine Etkisi Diazinon’un Drosophila melanogaster’in Morfolojisi. Kiraz ERCİYAS.. Rızvan TUNÇ Recep KARAKAŞ.00 PZ 086 09. Murat OCAK Ayla KARATAŞ. Ahmet KILIÇ Mehmet Nuri AKTÜRK.Baran YOĞURTÇUOĞLU Oğuzhan YANAR. Ayça KESİM Mehmet ÖZ.Ahmet OYMAK.00 PZ 087 09. 1758) (Aves: Passeriformes)’un Cernek Halkalama İstasyonunda 2002 – 2005 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Dönemine Ait Biyometrik Ölçümlerin Değerlendirilmesi Çat Baraj Gölü'nde Yaşayan Leuciscus cephalus'un Büyüme Özellikleri Tartrazinin Cyprinus carpio L. Didem AYDIN Sedat İNAK.) Bitkisi Üzerine Arız olan Meyve Sineği (Carpomyia vesuviana. Biyoloji Bölümü. Muhittin ARSLANYOLU Nizamettin YAVUZ. Zafer BAHÇECİ Lale GENÇOĞLU.) Populasyonunun Besin Tercihi Üzerine Araştırmalar Phylloscopus trochilus (Linnaeus. Arif Cemal ÖZSEMİR.00 PZ 104 09. Gürsel ÇETİN. TRABZON PZ 085 09. Ali KIRPIK. ŞEKERCİOĞLU.00 PZ 100 09.19. Yakup ŞAŞMAZ. 1831) Türlerinin Ağırlık ve Yağ Skoru Değişimi ile Konaklama Süreleri Kara Salyangozlarında Okun Yapısı. Sancar BARIŞ Gürsel ERGEN. P. Çiğdem FAK. Nermin BİTER Elif YAMAÇ Kiraz ERCİYAS. Mustafa YAVUZ. F. Y. 1758) ve Luscinia megarhynchos (Brehm. J. Costa) Türünün Biyolojisi Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Morfolojisine Etki Eden Ekolojik Faktörlerin Araştırılması Belek ve Denizyaka Kumsallarındaki Yapısal Değişimlerin Deniz Kaplumbağasının (Caretta caretta) Yuvalanma ve Üreme Başarısı Üzerine Etkisi Antalya İlinde Yayılış Gösteren Tarla Farelerinin (Rodentia: Microtus guentheri) Habitat Tercihi ve Yuva Anatomisi Pasbaş Patka’nın (Aythya nyroca) Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki Durumu GAP Bölgesinin Sucul Ortamlarında Bulunan Gambusia affinis (Sivrisinek Balığı)’deki Ağır Metal Birikiminin Araştırılması Karataş (Adana) Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Kullanılan Dip Trollerinin Bazı Türler İçin Seçicilik Parametreleri Nurçin KÜÇÜKOĞLU. Arzu GÜRSOY.00 PZ 093 09. 1758 Üzerindeki Genotoksik Etkisinin Mikronükleus Yöntemi ile Araştırılması Aras Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi’ndeki (Yukarı Çıyrıklı. 1774 ile Helix lucorum Linnaeus. BUSSE Hakan TÜRKER.00 PZ 103 09. Kiraz ERCİYAS.00 PZ 102 09. İrfan ALBAYRAK.00 PZ 092 09.00 PZ 105 09. Eşey Oranı ve Politen Kromozomları Üzerine Toksik Etkileri Hirfanlı Baraj Gölü’nde 2002 Yılından Sonraki Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso. Mehmet YARAN. Mehmet ÖZ. Arif PARMAKSIZ Ümit YIRTICI.00 - PZ 091 09. Şerife Gülsün KIRANKAYA. Önemi ve Helix apersa Müller. Muhittin ARSLANYOLU Ozan KILIÇKAYA. Rızvan TUNÇ Mustafa YAVUZ. M. 1810) Avcılığı ve Balık Faunasında Saptanan Değişimler Böcek Beslenmesine Genel Bir Bakış Erzurum Pasinler Ekolojik Şartlarında Kuru Fasulyede Tespit Edilen Entomolojik Problemler Ege Bölgesi’nde Hünnap (Zizyphus jujuba Mill.00 PZ 090 09.00 - Tetrahymena thermophila ATP Bağımlı DNA Ligazların Biyoinformatik Analizi Ve DNA Ligaz I Geninin Klonlaması Tetrahymena thermophila Katalaz Geninin Moleküler Klonlanması Karakterizasyonu ve Ekspresyonu Kızılırmak Deltası’nda Halkalanıp Tekrar Yakalanan Luscinia luscinia (Linnaeus.

00 PZ 122 09. Mehmet ÖZ.00 PZ 123 09. Cengiz MUTLU Özlem ÖNEN.19. Hakan KARAARDIÇ Hakan KARAARDIÇ.00 PZ 118 09.00 PZ 120 09. Ali ERDOĞAN Doğu Karadeniz Bölgesinin Çay ve Fındık Abdullah BAYRAM. Biyoloji Bölümü. A. Nazife YİĞİT Doğu Karadeniz Bölgesi Örümcek Faunasına Bir Zafer SANCAK. Mustafa AKINER. Sularında Ağır Metal Düzeyleri Nedim ÖZDEMİR. Gürçay Kıvanç AKYILDIZ. A. Erhan ÜNLÜ 1843)’nın Ağır Metal Birikiminin Mevsimsel İncelenmesi Aras Vadisi’ndeki Sivrisinek (Diptera: Culicidae) Hilal BEDİR. Chrysomelidae)’nin Azot Kullanım Seviyesine Etkisi Bazı Bitki Sekonder Bileşiklerinin Agelastica alni L.00 PZ 115 09.00 PZ 112 09. Yavuz Türlerinin Yıllara Göre Populasyon Yoğunluğunun KILIÇ Karşılaştırılması Buldan Süleymanlı Yayla Gölü Bentik Mustafa DURAN. Çevresel Çatışmalar ve Aysel KEKİLLİOĞLU Alternatif Bir Yaklaşım:Ekoempati Yatağan Termik Santrali Çevresindeki Kuyu Fevzi YILMAZ. (Coleoptera. Selim S. Mahmut EROĞLU.1840)'un yuva yapısı (Mammalia: Rodentia) Direnç Fenomeni. Tarık DANIŞMAN Bakış (Araneae) Büyük Memeli Çalışmalarında Foto-Tuzak Yöntemi Yasin İLEMİN (Datça-Bozburun Yarımadasında Vejetasyon Tipine Bağlı Büyük Memeli Faunasındaki Değişimler) Kırıkkale ilindeki Spalax leucodon Tuba YAĞCI. Ali ERDOĞAN. Cem KUYUCU. Kamil KOÇ Hakan KARAARDIÇ.1758) (Chelonia: Cheloniidae) Yuvalarında Sıcaklığa Bağlı Yavru Eşey Oranının Belirlenmesi Titreyengöl'de (Antalya/Manavgat) Sylvia cinsine ait kuş türlerinin halkalama sonuçları Çamkoru Göleti (Çamlıdere-Ankara)’ne Bırakılan Tinca tinca (Linnaeus. Mahmut EROĞLU. Serdar POLAT 66 .00 - Toprak ve Toprak Akarlarında (Acari: Cryptostıgmata) Ağır Metal Birikimlerinin Belirlenmesi Olympos-Çıralı Kumsalı’ndaki Carette caretta (Linneaus. Nursel AŞAN (Nordmann.00 PZ 113 09. Hülya KARADEDE AKIN. Cengiz MUTLU Beran FİRİDİN.00 PZ 121 09. Zafer Bahçelerinin Araneo-Faunası SANCAK. A. Füsun ERKAKAN.00 PZ 116 09. Chrysomelidae)’nin Beslenme ve Gelişimine Etkisi Çayırlık Alanda Toprak Akarlarının Dikey Dağılımı Akdeniz Üniversitesi Kampusu Avifaunası Fatma KOÇBAŞ. Ümmühan ASLAN.00 PZ 107 09. Özge ÇAKI. (Coleoptera. Hakan SİMSAR. Sibel HÜNDER. Derya AKTAŞ. Ahmet Murat AYTEKİN PZ 111 09. Levent TUNA. 1758’un Atasal ve Hibrit Bireylerinin Morfometrik Durumu ve Populasyon Yapısı Besin Kalitesi Değiştirilmiş Bazı Bitki Yapraklarının Agelastica alni L. Adnan ALDEMİR Türlerinin Saldırı Periyotları Çevresel Sorunlar. ÇAĞLAR Olgusunun Buna Etkileri Hazar Gölü’ndeki Capoeta capoeta umbla (Heckel.00 PZ 114 09. Sığınma Davranışı ve Göç M.00 PZ 119 09. Leyla ÖZKAN KARAARDIÇ Deniz İNNAL Deniz İNNAL. Seval ÖZCAN Aras Nehri (Iğdır) Bentik Omurgasız Faunası Gürçay Kıvanç AKYILDIZ. Mustafa Duran. Abdullah BAYRAM. 1758)’nın Populasyon Yapısı ve Büyüklüğü İle Büyüme Özelliklerinin İncelenmesi Çamkoru Göleti (Çamlıdere-Ankara)’nde Yaşayan Alburnus escherichii Steindachner. Kamil KOÇ.00 PZ 108 09. 1897 ve Leuciscus cephalus Linnaeus. Omurgasızları Mehmet EKİM.00 PZ 110 09.00 PZ 109 09. Pelin KARASU. Tarık DANIŞMAN.00 PZ 125 09.00 - Beran FİRİDİN. Kamile KAZAKLI Leyla ÖZKAN KARAARDIÇ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 117 09. TRABZON PZ 106 09. Ramis KORKMAZ. Ahmet DEMİRAK Eskişehir Çevresi Tabanidae (Insecta: Diptera) Ferhat ALTUNSOY.00 PZ 124 09.00 PZ 126 09.

00 PZ 142 09. Murat BARLAS. Gürçay KIVANÇ AKYILDIZ. Atilla ARSLAN 67 . Sadettin ÜNSAL Kuluçka Sonu Erken Dönem Civcivleri Üzerindeki Bazı Etkileri Farklı Dönem Embriyonik Karaciğer Dokularında Erdal BALCAN.00 PZ 130 09. Cevat ZEKİ Mücadele Olanakları Üzerinde Araştırmalar Gammarus roeseli (L. TRABZON PZ 127 09.00 PZ 133 09. Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ Gelişimin İncelenmesi Sosyal Evrimin İki Büyük Sıçraması Olan Tarım ve Esen Fatma KABADAYI Sanayi Devrimi’nin Çevre Üzerine Etkileri Parazitoit Venturia canescens (Gravenhorst) Ali BOZ.00 PZ 149 09. Murat BARLAS Dipsiz-Çine Çayı (Muğla-Aydın)’nın Bentik Necla BİROL. Ayşe ÖZDEM. Nurhayat BARLAS Sıçanlarda Gebelik Süresince Uygulanan Besin Cansın GÜNGÖRMÜŞ. Didem Kompozisyonunun Su Kalitesi İle İlişkisi OĞUZKURT Korunmuş Bir Salamandra salamandra Seçil KARAHİSAR. Statünün Belirlenmesi İsmail KÜÇÜKKURT. Aysun Katkı Maddesi E341 (Trikalsiyum Fosfat)’in Fetus KILIÇ. Nüket SİVRİ Güney Doğu Karadeniz’deki Yaz Dağılımı İznik Gölü’nde Yaşayan Sazan (Cyprinus carpio L. Hatice AVCI.00 PZ 144 09. Hülya METİN Karakaya Baraj Gölü Zooplankton Duygu ÖZHAN. Özlem ARSLAN Triturus vulgaris (Küçük semender)’te Embiyolojik Nazan ÜZÜM. Emrah SUR.00 PZ 146 09. Zeynep ÖNER. Atakan Faunası ve Su Kalitesi ile İlişkisi SUKATAR. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mesude YETİŞ Ekosistemlerine mi Bağlı?) Elma Bahçelerinde Baklazınnı İle Alternatif Vildan BOZKURT. İlhami Üzerine Enzim Histokimyasal Bir Çalışma ÇELİK. Pervin Ekstrasellüler Matriks ve Hücre Yüzey TOPARLAK. Necla BİROL Oranlarının Su Kalitesi ile İlişkisi Eşen Çayı ( Kocaçay) Bentik Makroomurgasız Bülent YORULMAZ.00 PZ 128 09. Cafer EKSEN İki Farklı Akarsuda EPT (Ephemeroptera. Aziz AVCI. Konak Ephestia kuehniella (Zeller) (Lepidoptera: Pyralidae) Larvalarının Hemolenfindeki Toplam Protein Lipit ve Karbohidrat Miktarı Üzerine Parazitlenme Sonrası Geçen Süre ve Sıcaklığın Etkileri Moğolistan Gerbillerinde Kindling ve Lokomotor Alper KARAKAŞ.00 PZ 139 09. Fatmanur Laboratuarda Araştırılması KARAAĞAÇ. Emine Pınar PAKSUZ.00 PZ 134 09.00 - Bentik Omurgasızların Değişik Yaprak Paketlerinde Mustafa DURAN. Murat BARLAS.. Bülent Trichoptera.00 PZ 137 09. Turan AKAY Danio rerio ’da (Teleostei: Cyprinidae) Embriyonik Özlem ÇAKICI.00 PZ 136 09.00 PZ 143 09. Cevher ÖZEREN 1758)’ın Büyüme ve Üreme Özellikleri Kuluçkanın Farklı Günlerinde Yumurtaya Verilen Haluk ÖZPARLAK.00 PZ 129 09. 1847 (Chaetognatha)’ nın Ali Muzaffer FEYZİOĞLU. Fatih FİDAN. Recep BAKIR. Dürdane KOLANKAYA.00 PZ 140 09.Konusunda DEMİRSOY İlk Gözlemler Eber Gölü’nden Yakalanan Carassius carassius’da A. Tuğba TELATAR . İbrahim Hakkı Bazı Ağır Metal Miktarlarının Tesbiti ve Oksidatif CİĞERCİ.00 PZ 135 09. Gurbet ÇELİK. Yılmaz DÜNDAR Su Ekosistemlerinin Önemi (Geleceğimiz Su Gökşen ÖZTÜRK. S. YORULMAZ. İlhami Organik İnsektisit Fipronilin Tavuk Embriyoları ve ÇELİK.00 PZ 131 09. Hasan KALYONCU. Gelişimi Üzerine Teratojenik Etkileri M.00 PZ 148 09. Recep ASLAN. Plecoptera)/ Chironomus sp. Adem GÜLEL (Hymenoptera: Ichneumonidae) İle Parazitlenen. Bülent GÜNDÜZ Aktivite Suriye Hamsterlerinde (Mesocricetus auratus) Alper KARAKAŞ. Ayça GÜMÜŞ. Gürçay Kıvanç Koloni Oluşturmalarının Karşılaştırılması AKYILDIZ. Makroomurgasız Faunasının Belirlenmesi Bülent YORULMAZ Sagitta setosa Müller.00 PZ 141 09.00 PZ 132 09. Bülent Melatonin Hormonunun Nöronal Ateşleme Hızı GÜNDÜZ Üzerine Etkileri İki Farklı Kirpi Türünün Periferal Kan Lenfositleri Haluk ÖZPARLAK. Moleküllerine Deksametazonun Etkisi Mesut ŞAHİN. Biyoloji Bölümü.00 PZ 145 09. Muhsin KONUK.00 - PZ 147 09.00 PZ 138 09. Kurtuluş ve Larval Gelişim Üzerine OLGUN Selenyum’un Teratojenik Etkilerinin Sıçanlar Emre GÖKTEKİN. Ali populasyonu-Kemaliye Populasyonu.19. Onur Üzerinde Değerlendirilmesi CANDAN.)’nin Büyüme Oranının Mustafa DURAN. Dürdane KOLANKAYA.

Miraç YILDIRIM. Ali AKPINAR. Evrim SÖNMEZ Salih GÖRGÜN.00 PZ 165 09. Adem GÜLEL Eylem AKMAN GÜNDÜZ. Çiğdem GÜL Merve ALTUN. Ülkü ÇÖMELEKOĞLU Nuran CIKCIKOĞLU YILDIRIM.00 PZ 167 09. Necdet DOĞAN İhsan EKİN. Kubilay METİN Zahide Ülya NURULLAHOĞLU. Özgür VARER.00 PZ 157 09. Protein ve Lipid Miktarına Etkileri Farklı Lokalitelerden Toplanan Theodoxus syriacus'un (Archaeogastropoda: Neritidae) Fosfolipit ve Nötral Fraksiyonlarındaki Yağ Asitlerinin Karşılaştırılması Hemodiyaliz Hastalarında Cinsiyete ve Yaşa Bağlı Olarak Kan Biyokimyasal ve Hematolojik Parametrelerinin Değişiminin Vitaminsiz Gıda ile Beslenen Sıçanların Sinir Hücrelerinde Meydana Gelen Değişiklikler Dilek KUMARGAL. Ayşe GÖĞEBAKAN.00 PZ 156 09.00 PZ 160 09.Pupal Metamorfoz Boyunca Anterior İpek Bezinde Meydana Gelen Morfolojik Değişimlerin ve Ekdizon Reseptör B1 Ekspresyonunun Gösterilmesi İpekböceği Bombyx mori’de Son Larval Evre Boyunca Orta Barsak Asit Fosfataz Aktivitesinde Meydana Gelen Değişimler ve Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Etkisinin Araştırılması Emys orbicularis ve Mauremys rivulata Türleri Arasında Karşılaştırmalı Hematolojik İncelemeler Obezite: Beslenmek Otonomik Olarak mı Kontrol Edilir? Glikoz Taşıyıcı Proteinler (Glut) ve Metabolik Önemi Gryllus campestris L.00 PZ 162 09. Babek ABUŞOV. İsmet YILMAZ Fahrettin ASKEROV.00 PZ 154 09. Ülya NURULLAHOĞLU Ebru GÖNCÜ. Adem GÜLEL İhsan EKİN. TRABZON PZ 150 09. Mehmet KILINÇ. Adem GÜLEL. Numan YILDIRIM Rahile ÖZTÜRK. Rıdvan ŞEŞEN.00 PZ 164 09. (Hymenoptera:Ichneumonidae)’ nın Erginleşmesine ve Ergin Ağırlığına Etkileri İpekböceği Bombyx mori’de Larval . Emre BATIR Emre BATIR. Biyoloji Bölümü. Vefa YUNUSOVA. Lipit ve Karbohidrat Miktarına Etkisi Bazı Arı Ürünlerinin. 1826)’nın (Diptera: Calliphoridae) Larval Gelişimi ve Hemolenf Proteinleri Üzerine Etkileri İki Farklı Sıcaklığın Acanthoscelides obtectus Say (Coleoptera: Bruchidae)’un Toplam Karbohidrat. Osman PARLAK Nilgün YILMAZ. Ramazan URANLI. Alpaslan DAYANGAÇ Nuran KAYA. İbrahim ÖRÜN. Murat TOSUNOĞLU. Bracon hebertor Say’ın Ergin Yaşam Süresine Etkileri Salmo trutta macrostigma (Dumeril.00 PZ 159 09.00 PZ 152 09.00 PZ 161 09. Mehmet BAŞHAN.00 - Nikotinin Kurbağa (Rana ridibunda) Periferik Sinirleri Üzerine Elektrofizyolojik Etkilerinin Doza ve Zamana Bağlı Olarak Araştırılması Klinikte Kullanılan Bazı Anti-Anjiojenik Ajanlar ve Etki Mekanizmaları Larval Evrede Uygulanan Düşük Sıcaklığın Pimpla turionellae L.00 PZ 166 09. Kısmet Esra ATALIK. Eylem AKMAN GÜNDÜZ. Atilla TEMUR PZ 170 09. Seval DUMAN Hülya ALTUNTAŞ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ebru GÖNCÜ. Nükhet AKPINAR. Ali BOZ.00 PZ 155 09. Mehmet BAŞHAN. Ali AKPINAR. 1858) Eşeylerinin Karaciğer ve Kas dokusu Yağ Asidi Bileşimi Karvakrol'un İzole Sıçan Mide Fundus Üzerindeki Etkisi Kadmiyum ve Demirin Phaenicia sericata (MEIGEN.00 - 68 . Yavuz KILIÇ Evrim SÖNMEZ. Osman PARLAK.00 PZ 151 09. Mehmet Fuat GÜLHAN. Parazitoid. (Orthoptera:Gryllidae)’nin Çeşitli Gelişim Evrelerinde Glikojen Seviyesindeki Değişimler İnsan Umbilikal Damarlarında 5-Hidroksitriptamin ve Asetilkolin ’e Bağlı Kasılma Cevaplarına Soğutmanın ve Isıtmanın Etkisi ve Nitrik Oksid ’in Rolü Güneydoğu Anadolu'da Yaygın Olarak Dağılış Gösteren Melanopsis praemorsa (Gastropoda:Prosobranchıa)' nın Yağ Asiti İçeriği Konak Yoğunluğunun Gregar Parazitoit Bracon hebetor (Hymenoptera: Braconidae)da gelişme Süresi.19.00 PZ 168 09. Ayşenur YONTAN M. Ramazan URANLI. Mehmet DOĞRU Zeliha SELAMOĞLU TALAS. Emre AKPINAR Süleyman AYDIN. Ali AŞKIN. A. Z. Ferhat ALTUNSOY. Rıdvan ŞEŞEN Özgür VARER IŞITAN. Özlem CESUR Adnan SARIKAYA.00 PZ 158 09.00 PZ 153 09.00 PZ 169 09. M. Özgür VARER IŞITAN.00 PZ 163 09. Verim ve Eşey Oranına Etkisi Besin Tipinin Parazitoit Bracon hebetor (Hymenoptera: Braconidae) Dişilerinde Glikojen. Seda Pınar DÜNDAR. A.

Olga SAK. Mualla ÇETİN PZ 176 09. Ayla ÇELİK Eylem EROĞLU DOĞAN.00 PZ 186 09. Fevzi UÇKAN. Serkan ERDAL Bülent KAYA.00 PZ 187 09. Ünal ÖZELMAS 69 . İlhan UYANER. 1843 (Teleostei: Cyprinidae) Türünün Mitokondriyal ND3/4 Gen Bölgesine Dayalı Filocoğrafyası Evcil Keçilerde (Capra hircus) Prion Geni Polimorfizmlerinin Analizi Türkiye’de Oluşturulan Melez Koyun ırklarında(Ovis Aries) Prion Geni Polimorfizmlerinin Analizi Karaçam Zararlısı Olan Çalı Antenli Çam Yaprakarısıyla (Diprion pini L.00 PZ 184 09.00 PZ 185 09. Sabire KARAÇALI Huriye BALCI. KOÇ. Ekrem ERGİN. Turgay ÇAKMAK. Likeninin Ömür Uzunluğu Üzerine Etkisinin Araştırılması S9 Aktivasyon Sistemi ile Muamele Edilmiş İnsan Lenfositlerinde Thimeraosal’in Genotoksisitesi 1. Atilla TEMUR. Aylin ER Remziye DEVECİ.00 PZ 183 09. Ali ASLAN Dilek EKE. KOÇ. Ülya NURULLAHOĞLU. Bülent ERGİN. Hakan AŞKIN.00 PZ 175 09.) Hoffm.00 - WDXRF Yöntemiyle Sirke Sineğinin Aestivasyonu Boyunca Element Değişimlerinin Belirlenmesi Drozofila Kanat Benek Testinde Alkilleyici Ajanlara Karşı Turunç Kabuğu Yağının Antigenotoksik Etkisi Tiroit Kanserli Olgularda RET Proto-Onkogeninin 10. Nazan KESKİN. (Lepidoptera: Pyralidae)’nın Toplam Lipit ve Yağ Asidi Pimpla turionellae L.00 PZ 172 09. Cemal ÜN Muharrem KARAKAYA. L. Faruk DEMİR. Ayla ÇELİK Dilek EKE. Kemal Özdem ÖZTABAK. AÇIK. Hakan AŞKIN.: HymenopteraDiprionidae) Biyolojik Mücadelede Turdus merula (Karatavuk)’nın Önemi Üzerine Bir Araştırma Salih GENCER. Aslı KANDİL.00 PZ 189 09. Proliferasyon indeks 3.00 PZ 173 09. Ekrem DÜNDAR Handan UYSAL. Y.Bayram TEMUR. Fatih AYDOĞAN. Nehir ÖZDEMİR. M. Fevzi BARDAKÇI Cemal ÜN. Biyoloji Bölümü. Zafer SOYGÜDER Fevzi UÇKAN. Serap KOCAOĞLU Naciye Selcen BAYRAMCI. Eşref DEMİR. Rahile ÖZTÜRK Olga SAK. Elif YEŞİLADA Sevgi DURNA.00 PZ 177 09. Garra rufa HECKEL.00 - İnsan X Kromozomunun (Xq21) Akciğer Kanseriyle Korelasyonunun Tespiti Drosophila melanogaster’de Lobaria pulmonaria (L. Z. Hüseyin KARADAĞ. M. MMP-26 ve β -Katenin Genlerinin Ekspresyon Analizi PZ 180 09. (hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Pup Hemolenfi Toplam Protein Miktarına Etkileri BALB/C FARE EMBRİYOLARINDA CİNSİYETİN BELİRLENDİĞİ SÜREÇTE MÜLLER KANALI-ANTİ MÜLLER HORMON ETKİLEŞİMİ VE SİALİK ASİDİN ÖNEMİ Hipertiroidili Sıçan Tiroidinde Α-Lipoik Asit-Nitrik Oksit İlişkisi Mustafa ATLI.00 PZ 174 09.00 - PZ 181 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ekzonlarındaki Mutasyonların Araştırılması Yüksek Doz Metil Prednizolon Uygulanan Miyelodisplastik Sendromlu Çocuk Hastaların Kemik İliği Aspirasyon Materyalinde DR-nm23 Gen Ekspresyonunun Konvansiyonel RT-PCR Tekniği İle Gösterilmesi Gastrik Kanserde MMP-7. Mitotik İndeks Thimerosal’in Genotoksisitesinin Sitokinesis Blok Mikronukleus Test Sistemi Kullanılarak in vitro Değerlendirilmesi Yaş Nanenin Genotoksik ve Antigenotoksik Aktivitesinin Somatik Mutasyon ve Rekombinasyon Testi ile Araştırılması Anadolu’daki. Burcu IRMAK YAZICIOĞLU Sevilay AZPARLAK. Ahmet Korkut BELLİ. TRABZON PZ 171 09. ENGİN Ahmet Ata ÖZÇİMEN. Erdal BALCAN. Cihan DEMİRCİ Rahmi DUMLUPINAR. H.00 PZ 188 09. ve 11. M. Kemal Özdem ÖZTABAK İlker GÖNÜLALP. Handan UYSAL.00 PZ 178 09. Gülen DOĞUSOY. Ebru GÜREL.00 PZ 182 09. Deniz ALTUN. Büget SARIBEK.00 PZ 179 09. Melih PAKSOY. Ertuğrul TAŞAN.00 - Sigaranın İmmün Sistem Üzerine Etkisi Apanteles galleriae Wilkinson (Hymenoptera: Braconidae) ve Parazitlenmiş Konağı Galleria mellonella L. Kardeş Kromatid Değişimi 2. Naci DEĞERLİ. Canan HÜRDAĞ. KILIÇ.19. D.

00 PZ 201 09.00 PZ 208 09. Özden ÇOBANOĞLU. Abbas GÜNGÖRDÜ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 - Flavonoidlerin Antioksidan Enzimler ve Glutatyon Üzerine Etkisinin Araştırılması Su Ürünlerinde Kullanılan DNA Markör Teknolojileri Çiftlik Hayvanlarında Ekonomik Verim Özelliklerine Sahip Genlerin Belirlenmesinde Kullanılan Moleküler Yöntemler Koyunlarda Glutatyon Polimorfizmi ve Çeşitli Verim Özellikleri Arasındaki İlişkiler Eylem EROĞLU DOĞAN.19. m.00 PZ 204 09. Memiş ÖZDEMİR. Fatma ÜNAL. TELATAR. Dilek ASMA Ercüment AKSAKAL. Unal Gomphocerinae Taksonları ve Bitki İlişkisi ZEYBEKOGLU Laboratuar Koşullarında Üretilen Dişli Sazancık Baran YOĞURTÇUOĞLU.00 PZ 209 09.00 - Eser Kemal GÜRCAN. Semih ÜSTEL.00 PZ 191 09. Mesut YILMAZ. Serbülent PAKSUZ. Etkileri Serkan YILMAZ. Abdurrahman AKTÜMSEK. Pulmonata)’ da Birgül OTLUDİL. Biyoloji Bölümü.G. Hüseyin AKSOY Afrika Balarısı Alttürlerinden Apis mellifera İrfan KANDEMİR. TRABZON PZ 190 09. Sibel HAYRETDAĞ. litorea Üzerinde Stefan FUCHS Kanat Şekli Varyasyonları Üzerine Bir Çalışma Karasu Irmağının (Dumlu-Aşkale) Dominant Balık Adem Yavuz SÖNMEZ Türlerinden (Leuciscus cephalus.00 PZ 203 09.00 PZ 202 09. Ali AŞKIN Sistemindeki Lokalizasyonu Kefirin Oğlaklarda Duodenum'un Histolojik Yapısı Mert GÜRKAN. Serpil BÜRÇÜN KARAKAŞ Histopatolojik ve Biyokimyasal Değişikliklere Neden Olan Ağır Metal Toksisitesi ( Cd) Üzerinde EDTA’nın Koruyucu ve İyileştirici Etkileri Galba truncatula (Gastropoda. Ebru GÜREL. SUR.00 PZ 197 09.00 PZ 192 09. Dokusunun Histolojik Yapısı ve Goblet Nazan YILMAZ Hücrelerinde Glikozaminoglikan Çeşitlerinin Belirlenmesi 70 . Osman Bireylerinde Kloak Yapısı ve Kloak Bezleri MURATHANOĞLU Fonksiyonunun Hormonal Kontrolü Lösin Enkefalin’in Rana ridibunda Sinir Yusuf ÇAMLICA. G. monticola ve A.00 PZ 199 09. Deniz YÜZBAŞIOĞLU. Histopatolojik ve Biyokimyasal Değişikliklere Birgül OTLUDİL Neden Olan Ağır Metal Toksisitesi (Pd) Üzerinde EDTA’nın Koruyucu ve İyileştirici Etkileri Karadeniz Bölgesideki Bazı Lokalitelerde Abbas MOL.00 PZ 194 09. S.00 PZ 206 09. Y. Lale Gelişimi GENÇOĞLU. Hüseyin Plasentomların Histolojik Yapısı TOPYILDIZ.00 PZ 193 09.ATAŞOĞLU Aydın Yöre’sinde Yaşayan Laudakia stellio’nun Nazan YILMAZ (Linnaeus 1758) (Squamata: Agamıdae) İnce Barsak Dokusu Histolojik Yapısının ve Glikozaminoglikanlarının Işık Mikroskop Düzeyinde İncelenmesi Galba truncatula (Gastropoda. Atilla Civciv Mikronukleus Test Sisteminde Belirlenmesi ARSLAN.00 PZ 195 09. Ayşegül KAPUCU. Cengizhan ERBAŞ Mephosfolan İnsektisitinin in vitro Genotoksik Deniz ÖZKAN. C. E. F. Aynur KONYALI Myotis myotis (Borkhausen. Özmen GÜLER Organik İnsektisit Fipronilin Genotoksik Etkilerinin Haluk ÖZPARLAK Tavuk Yumurtası Mikronukleus Testi İle Belirlenmesi Üç Farklı Yarasa Türünün Periferal Kan Lenfositleri T. Eser Kemal GÜRCAN PZ 198 09. Ş. scutellata. ÖZPARLAK. (Aphanius mento) Yumurtalarının Embriyonik KIRANKAYA. Beslenme İle Hemosiderin Arasındaki İlişki Mehmet ÖZBAŞ. Beytullah ÖZKAN. H.00 PZ 207 09. Orhan ERDOĞAN Özden ÇOBANOĞLU. Kadriye AKGÜN DAR Organik İnsektisit Fipronilin Genotoksik Etkilerinin Haluk ÖZPARLAK.00 PZ 210 09. ARSLAN. A. Üzerine Etkileri HAYRETDAĞ. m. Üzerine Enzim Histokimyasal Bir Çalışma ÖZNURLU Triturus karelini (Amphibia: Urodela)’nin Erkek Serap SANCAR BAŞ.Güler EKMEKÇİ Türk Saaneni ve Maltız Irkı Keçilerde Mert GÜRKAN. Pulmonata)’ da Serpil BÜRÇÜN KARAKAŞ. 1797) Kalın Barsak Emine Pınar PAKSUZ. Elif YELİŞADA. Münevver YILMAZ.00 PZ 196 09. A. Ayça ÖZKAN.00 PZ 200 09. 1758)’un Mikrobiyolojik Yönden Araştırılması Koi (Cyprinus carpio) Balıklarında Dalakta Jale KORUN.00 - PZ 205 09.

F.00 PZ 215 14.00 PZ 221 14.00 PZ 225 14. Elif ÖZTÜRKKAN Aziz AVCI. Gürsel ERGEN Nazan DENİZ KOÇ. Hacali NECEFOĞLU. Bilge ÖZKAL Pınar İLİ. Engin KAPTAN. Hilmi ÖZDEN. 1771) (Orthoptera: Gryllidae)’ta Orta Bağırsağın Histolojisi İznik Gölü’nde (Bursa) Yaşayan Tatlısu Istakozu (Astacus leptodactylus Eschscholtz. Aslı ÖZKÖK TÜYLÜ Serap SANCAR BAŞ.00 PZ 217 14. Şahin KABAY. Huriye BALCI. Hakan ŞENTÜRK. Beytullah ÖZKAN Serbülent PAKSUZ.00 PZ 212 14. Banu EREN Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ.00 - B 14:00-17:30 Emine Pınar PAKSUZ. Nilgün ÖZTÜRK. F.00 PZ 219 14. Öznur ARAT. Gökhan BAYRAMOĞLU. Meliha ŞENGEZER İNCELİ Ayşe AKÇOCUK. 1817)’ de Seminifer Epitel Siklusu Bazı Yarasa Türlerinde Beyaz Kan Hücresi Sayımı Xiphophorus helleri (Poeciliidae. S.ÖZESEN ÇOLAK. Evren KOÇ. Özlem ÖNEN. E. Esra GÜRLEK OLGUN. Beytullah ÖZKAN Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ. Kurtuluş OLGUN Dilek KARADUMAN.00 PZ 213 14.00 PZ 214 14. 1811) Nörosekresyon Hücrelerinin Dağılımı VE GonadoReleasing Hormon (GnRH) Salgılayan Hücrelerin İmmunohistokimyasal Olarak İşaretlenmesi Farklı Hipofiz Tümörlerinde Leptinin İmmunohistokimyasal Olarak Gösterilmesi Yenilebilir Bazı Böcek Ekstrelerinin Periferik Kan Kültürlerinde Kardeş Kromatid Değişimi (KKD) Frekansı Üzerine Etkileri PZ 226 14. Teleostei) Solungaç Histolojisi Üzerindeki Etkileri Kobalt (II) P-Aminobenzoat’ın Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi Türkiye’de Yayılış Gösteren Eirenis ve Rhynchocalamus Cinslerine Ait Bazı Türlerin Kan Hücre Morfolojisi ve Eritrosit Büyüklükleri Beta-D-Glukan ve Taksol Etkisiyle Fare (Mus Musculus) Karaciğerinde Oluşan Histolojik Değişiklerin Işık Mikroskobu Düzeyinde Araştırılması Poecilia sphenops’da (Poeciliidae. Nazan ÜZÜM. İ. M. S. 1823)’nun Ovaryumunun Morfolojik ve Histolojik Özellikleri Hypericum montbretii’nin Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi PZ 222 14. Teleostei) Kalbin Histolojik Yapısı Melanogryllus desertus (Pallas. Hasan TÜRKEZ. Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ Yusuf ERSAN. Nurperi GAZİOĞLU. EMECAN Gökhan BAYRAMOĞLU. Yakup KASKA Mediha CANBEK. Hilal SALGIN. Burcu KOLBAŞI TEKKAN Özlem ÇAKICI. Fatime GEYİKOĞLU 71 .00 PZ 220 14. Gökçe BİLGİ. Emine Pınar PAKSUZ.00 PZ 227 14. Emine Pınar PAKSUZ. KAYHAN. Kadriye AKGÜN DAR. TRABZON POSTER SUNUMLARI ZOOLOJİ 27 HAZİRAN 2008 PZ 211 14. T. Ali KUTLU. 1797) ve Miniopterus schreibersii (Kuhl. Dürdane KOLANKAYA. Hakan ŞENTÜRK.00 PZ 223 14. Ece ERDAĞ Özlem ÖNEN.00 - Kurbağa (Rana ridibunda) Derisinde Androjen ve Östrojen Reseptörünün İmmunohistokimyasal Olarak Gösterilmesi İnci Kefalinde (Chalcalburnus tarichi Pallas. Biyoloji Bölümü. Nazan KESKİN. Çetin ILGAZ.00 PZ 218 14. Kadriye SORKUN. Serbülent PAKSUZ. Teleostei) Karaciğeri Üzerinde Ham Petrolün Suda Çözünebilen Kısımlarının Etkileri Ham Petrolün Suda Çözünebilen Kısımlarının Xiphophorus helleri (Poeciliidae.19.00 - Caretta caretta (İribaş Kaplumbağa) ve Chelonia mydas (Yeşil Kaplumbağa) Türlerinin Gonad Histolojileri Besinlerle Birlikte Alınan Polenin Albino Sıçanlar Üzerine Olası Etkileri PZ 224 14.00 PZ 216 14. Güler ÜNAL Myotis myotis (Borkhausen. MUŞLU. N. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 - Ayşegül KAPUCU. Büge ÖZ Ümit İNCEKARA.

(Diptera.) (Heteroptera: Selami CANDAN.19.00 - Ümit İNCEKARA. Mehmet Ali ONUR Thalidomid'in 4T1 ve 4THMpc Fare Meme Kanser Ece ŞİMŞEK. Hücre Hatlarındaki Sitotoksik Etkisi Nuray ERİNİ. Ekosistemdeki Önemi Aygün YALÇINKAYA Rhizophagus grandis (Coleoptera: Çiçek AYDIN. Tarık DANIŞMAN. Zeynep DARDERE. Emine YALÇIN Aygıtı ve Ağız Yapısı Üzerine Morfolojik Bir Çalışma Melanogryllus desertus (Pallas.00 PZ 236 14.) Morfometrik Özellikleri ÖZAYDIN. Savaş CANBULAT Myrmeleontıdae) Megistopus flavicornis Yumurtalarının Koryon İnce Zekiye SULUDERE.00 PZ 240 14. Selami CANDAN Eresus cinnaberinus (Olivier. Okan spp. Elizabeth G. Mustafa YAMAN. Seçil KARAHİSAR Gelişme ve Desenlenme Değişimlerinin İncelenmesi Macronemurus bilineatus Yumurtalarının Zekiye SULUDERE. Bombylius L. Sema S.00 PZ 230 14. Nuray ERİN. Zekiye SULUDERE.00 PZ 231 14.00 PZ 241 14. Tarık DANIŞMAN. 1771) (Orthoptera: Gürsel ERGEN. Ece ŞİMŞEK. Murat GÜZEL.00 PZ 239 14. Okan Heterosomata) Biyolojik Özellikleri Üzerine Bir Ön ÖZAYDIN. İnsan Gingival Fibroblastları Üzerine Etkisi Yusuf DURAK Üç Boyutlu Epidermis-Primer Duyu Nöronu KoElçin YENİDÜNYA.T.T.00 PZ 238 14.00 PZ 248 14. ERONAT Çalışma İzmir Körfezi’nde 3 Hani Balığı Türünün (Serranus Semih LEBLEBİCİ.00 PZ 247 14. 1789)’un Dış Nazife YİĞİT.00 PZ 244 14. Zafer SANCAK Eresus cinnaberinus’da (Uğurböceği Örümceği) Nazife YİĞİT. Hasan TÜRKEZ. Kültiğin Hymenoptera:Vespoidea:Vespidae) Türünün Zehir ÇAVUŞOĞLU. Gürkan ÖZTÜRK Tursiops truncatus ve Delphinus delphis Türlerinin Nilgün YILMAZ. TRABZON PZ 228 14. Muzaffer EROĞLU. Eresidae) İlkay ÇORAK ÖCAL. Murat TOSUNOĞLU. Kayahan FIŞKIN Hücre Hatları Üzerine Sitotoksik Etkisi Endostatin'in 4T1 ve 4THMpc Fare Meme Kanser Esra AYDEMİR. Alpdoğan KANTARCI. Elizabeth G. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 243 14.00 PZ 229 14. Serdar GÜNAYDIN. Neşe Kültürü AYSIT. Savaş Yapısı (Neuroptera. Elektron Mikroskobu İle İncelenmesi Ersin DEMİREL. Biyoloji Bölümü. Bombyliidae) Cinsine Ait Fatma BAYRAKDAR. Yusuf ERSAN Morfolojik Parametreleri Üzerine Etkisi Salamandra salamandra Yavrularının Büyüme. ERONAT Vespula Germanica (Insecta: Aysel KEKİLLİOGLU. Ömer ERTÜRK Microsporidian Kaydı in vitro Antioksidan Parametreler Üzerine Bazı Böcek Ekstrelerinin Etkileri 72 .00 PZ 242 14. Mahmut Pentatomıdae)’un Spermateka Morfolojisi ERBEY İzmir Körfezi’nde Yassı Balıkların (Osteichthyes: Semih LEBLEBİCİ. Kayahan FIŞKIN Yaşlı ve Genç Sıçanlarda Oluşturulan Kemik Esin AKBAY. Mehmet Karşılaştırmalı Cranial Osteolojisi TÜRKAKIN. Abdullah Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma (Araneae: BAYRAM.00 PZ 245 14. Esin AKBAY. Sait KELEŞ İnsan Aorta Yayından Endotel Hücrelerinin Handan SEVİM.00 PZ 249 14. Hasarlarının Kemik İliği Kök Hücreleri Kullanılarak Mehmet Ali ONUR.00 PZ 232 14. Abdullah BAYRAM. Akın BULUT Kronik Florozisin Fare Yavrularının Bazı Evren KOÇ. Handan SEVİM. Kültürü Ve Karakterizasyonu ATASOY. Abdullah Dört Türün Proboskis Morfolojilerinin Taramalı HASBENLİ. Nevin KESKİN. Selami Yüzeyinin İnce Yapısı (Neuroptera: CANDAN. Menemşe GÜMÜŞDERELİOĞLU Porphyromonas gingivalis Lipopolisakkaritinin Şerife Buket BOZKURT. Zafer Fonksiyonu (Araneae: Eresidae) SANCAK.00 - PZ 233 14. Myrmeleontidae) CANBULAT. Semih ÜSTEL.00 PZ 235 14. Rhizopagidae)’ten İlk Entomopatojenik Onur TOSUN. Sercan YAPICI. Duyusal Kılların Elektron Mikroskobik Yapısı ve İlkay ÇORAK ÖCAL. Özer Aylin İyileşme Süreçlerinin İncelenmesi GÜRPINAR. Fatime GEYİKOĞLU. Esra AYDEMİR.00 PZ 246 14. Pınar İzolasyonu.00 PZ 234 14.00 PZ 237 14. M. Özer Aylin GÜRPINAR. HAKKI. Selami CANDAN Dolycoris baccarum (L. Özlem ÇAKICI Gryllidae)’ta Yumurtanın Dış Morfolojisi Türkiye ve Dünyadaki Arı Ölümlerinin Nedeni ve Aslı ÖZKIRIM.

1758) (Lepidoptera: Amatidae)’nın 1. (Dictyoptera: Blattodea)’ in Ootheca Parazitoiti Prosevania fuscipes (Illeger) (Hymenoptera: Evaniidae) Sivas İli ve Bazı Çevre İllerinin Galeri Sineği (Diptera:Agromyzidae) Chalcidoid (Hymenoptera: Chalcidoidea) Parasitoidleri Büyük Çay (Pelte-Elazığ)'da Bulunan Chironomidaer Larvalarının Taksonomik Yönden İncelenmesi Karadeniz Bölgesi Bayburt. A. Ordu ve Giresun İlleri Helophorıdae (Insecta: Coleoptera) Familyası Üzerine Faunistik Bir Çalışma Karadeniz Bölgesi Bayburt. 1834)'in Yayılışı.00 PZ 265 14.00 PZ 260 14. M. Larentinae) Türlerinin Dağılımı ve Zoocoğrafyası Üzerine Notlar Kemaliye (Eğin) Herpetofaunası Trabzon Gündüz Kelebekleri ve Morfolojileri Hakkında Yurtluk Çayı İhtiyofaunası (Samsun) Kıbrıs Dikenli Faresi. GÜL Selma SEVEN ÇALIŞKAN. DEMİRSOY. Geometridae.00 PZ 253 14. Yasemin ÖZDEMİR Lütfiye GENÇER Ayda TELLİOĞLU Abdullah MART.00 PZ 258 14. Ersin DEMİREL.00 PZ 262 14. Hanifi KARACA Raşit URHAN.Varol TOK.00 PZ 267 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kamil KOÇ Üzeyir ÇAĞLAR. Abdullah HASBENLİ.00 PZ 252 14. Ordu ve Giresun İlleri Hydrophilidae (Insecta: Coleoptera) Familyası Üzerine Faunistik Bir Çalışma Türkiye Faunası İçin İki Yeni Evifidid (Acari.00 PZ 271 14. Derya CANPOLAT. Yunus ESEN. Mustafa YAMAN. Ümit İNCEKARA. Gümüşhane.00 PZ 255 14.1758 ve Cobitis simplicispinna Hanko. Birgül MAZMANCI.00 - Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizopagidae) Üretim Laboratuarlarında Helicosporidium sp. Biyoloji Bölümü. Bedriye AÇAR. TOSUNOĞLU.'nin Taksonomisi ve Biyolojisi Giresun'daki Apodemus flavicollis (Melcihor. Hanifi KARACA Abdullah MART.00 PZ 270 14.00 PZ 269 14. Funda KÖSE. Zeki İPEK 73 . Varlığının Araştırılması Buxus sp. Serpil KÖNEN Ali SATAR. Orıbatıda) Zeytin Karasuyunun Oreochromis niloticus Üzerindeki Genotoksik Etkilerinin Eritrosit Mikronükleus Testi kullanılarak Araştırılması Amata phegea (Linnaeus. Sedat PER.00 PZ 268 14. Taksonomisi ve Biyolojisi Eskişehir Çevresinde Leşler Üzerinden Tespit Edilen.00 PZ 266 14. Nusret AYYILDIZ Tolga ÇAVAŞ.19. Gümüşhane.00 PZ 272 14. Nazmi POLAT. Ferhat ALTUNSOY Kürşat KARTAL Mustafa AKYOL.00 PZ 273 14. Selami CANDAN Orhan ERMAN. Ahmet POLAT.00 PZ 254 14.00 PZ 263 14. Üzeyir ÇAĞLAR. Ersin DEMİREL. Ahmet POLAT. Zekiye SULUDERE.00 PZ 259 14. Hatice AYDIN. Abdullah HASBENLİ. Hydrachnidia) Sistematik Yönden İncelenmesi Erzurum İli Su Kenesi (Acari: Hydrachnellae) Faunası Türkiye Protorhoe (Lepidoptera.00 PZ 256 14. (Şimşir)’lerde Zarar Yapan Etmenler Türkiye Faunası İçin Yeni Oribatid Akarlar (Acarı. Ümit İNCEKARA. Trabzon. Trabzon. Şevket KANDEMİR Seda KIRALP Hatice MUTLU Mustafa Güçlü ÖZARDA.00 PZ 261 14. Ömer ERTÜRK Hüseyin CEBECİ. Bardak ve Et Tuzaklarının Değerlendirilmesi Blatta orientalis L. Kadir BAŞAR Abdullah HASBENLİ. Çiçek AYDIN. Muhlis ÖZKAN Zühal OKYAR C. Acomys nesiotes Bate 1903. 1924’nin Ektoparazit Faunası Üzerine Bir Araştırma Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Cheylostigmaeus (Acari: Actinedida: Stigmaeidae) Türü Coleoptera Örneklerinin Yakalanmasında Kullanılan Bazı Tuzak Yöntemlerinin Değerlendirilmesi Buprestidae (Coleoptera) Familyasına Ait Cinslerin Su Tuzağı Tercihleri Silphidae ve Tenebrionidae (Coleoptera) Familyaları Örneklerinin Yakalanmasında Kullanılan Çukur.00 PZ 251 14. TRABZON PZ 250 14.00 PZ 264 14. Eviphididae) Türü Onur TOSUN.00 PZ 274 14. Şule BARAN. Evre Larva ve Yumurta Yüzey Yapısı ve Morfolojisi Malatya İli Su Kenelerinin (Acari. Pınar COŞKUNER. Metin AKTAŞ Üzeyir ÇAĞLAR. Fatma BAYRAKDAR Yasemin GÜLER. Adli Açıdan Önemli Böcek Türleri Akşehir Gölü’ndeki Cyprinus carpio Linnaeus. Ç. Muhabbet KEMAL Selma UĞURLU. Muhlis ÖZKAN Orhan ERMAN. Hamit AYBERK. Erol AKKUZU Ayşe TOLUK.00 PZ 257 14.

19. Aydın TOPÇU Hakan DEMİR. Mehmet YARAN Ümit İNCEKARA. Ali GÖK.00 PZ 287 14. M. Biyoloji Bölümü. Nil BAĞRIAÇIK. Abdullah MART. Veysel KARTAL Zülal ATLI ŞEKEROĞLU.00 PZ 300 14. Hasan KOÇ. Gnaphosidae) Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Oecobius türü (Araneae. İsmail YILDIZ Ersen Aydın YAĞMUR.00 PZ 286 14. Yüksel COŞKUN.00 PZ 283 14.00 PZ 299 14. Platycnemididae) Populasyonlarında Tespit Edilen Varyasyonlar Türkiye’den Az Bilinen Tür Sympetrum haritonovi Borisov. Cemal OĞUZ 74 . 1992 [Salticidae:Araneae] Güneybatı Anadolu Bölgesi Tipulidae (Diptera. Nematocera) Faunası Triturus karelinii (Amphibia:Urodela)’de Yaş ve Büyüme Güneybatı Anadolu Bölgesi Limoniidae (Diptera. Haptoria)’un Morfolojisi ve Ontogenezisi Türkiye Araneofaunası İçin Yeni Bir Tür Kaydı. 1984 (Protista. 1892 (Rodentia. Seven SEÇKİN Naciye Gülkız ŞENLER. Carabinae ve Harpalinae Çatalan Baraj Gölü (Adana) Kopepod ve Kladoser (Krustase) Türlerinin Mevsimsel Değişimleri Ankara. Dibek (Antalya) ve Kasnak Meşesi (Isparta) Tabiatı Koruma Alanlarının Alticinae (Coleoptera: Chrysomelidae) Çeşitliliği ve Benzerliğinin Karşılaştırmalı Analizi Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Saptanan Bazı Braconidae Türleri ve Bilinen Konakları (Hymenoptera) Tokat İli Neuroptera (İnsecta) Faunasına Katkılar Murat KÜTÜK. Halil KOÇ.00 PZ 294 14. Murat BARLAS Neslihan KOCATEPE. Baran ASLAN. Libellulidae)’nin Taksonomisi Üzerine Bir Araştırma Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’nin Morfolojik Özellikleri Doğu Karadeniz Bölgesi Agathidinae Türleri Üzerine Bir Araştırma Çığlıkara. Mehmet YALÇIN Mitat AYDOĞDU Halil ÖZKOL.00 PZ 289 14.00 PZ 279 14. Evarcha michailovi Logunov. Nusret AYYILDIZ.00 PZ 284 14.00 PZ 278 14. TRABZON PZ 275 14.00 - Türkiye Trypetinae (Diptera: Tephritidae) Faunası ve Sistematiği Üzerine Bir Araştırma Türkiye Faunasına İki Yeni Kayıt Meyve Sineği (Diptera: Tephritidae) Türü Çarşamba Ovası Gölleri (Samsun) Sucul Koleopter (Adephaga) Faunası Türkiye’den Az Bilinen Bazı Cynipidae (Hymenoptera) Galleri Dünyada İnsan Gıdası Olarak Kullanılan Böcek Grupları ve Kullanım Potansiyelleri Adıyaman İlinin Akrep (Scorpiones) Faunası ve Zoocoğrafik Dağılışları Türkiye’nin Chelonus (Hymenoptera: Braconidae: Cheloninae) Faunasına Katkılar Nemrut Volkanı (Bitlis) Lepidoptera Faunası Üzerine Araştırmalar Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Haplodrassus Türü (Araneae. Hanifi KARACA Yusuf KATILMIŞ. Ahmet POLAT.00 PZ 290 14.00 PZ 292 14. Kırıkkale ve Çankırı İlleri Pompilidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırma Samsun Çevresinde Mevcut Platycnemis pennipes ( Pallas. Yasemin ÖZDEMİR Ahmet Turan ALADAĞ Mehmet Ali KIRPIK. Odonata. Veysel KARTAL Ali MİROĞLU.00 PZ 276 14.00 PZ 298 14. Mehmet YARAN Murat KÜTÜK. 1771) (Insecta. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Yaşar GÜLMEZ Ali MİROĞLU.00 PZ 291 14.00 PZ 295 14.00 PZ 280 14. Gerbillinae) ‘nin Güneydoğu Anadolu’da Yeni Bir Karyolojik Formu Enchelyodon nodosus Berger. Odonata. Oecobidae) Meriones tristrami Thomas. Haluk KEFELİOĞLU Özlem ÇETİN ERDOĞAN Ebru Gül ASLAN.00 PZ 293 14. Lokman KAYCİ Osman SEYYAR. Nusret AYYILDIZ Alaettin KAYA. Murat BARLAS Nazan ÜZÜM.00 PZ 281 14. Mustafa DARILMAZ.00 PZ 297 14.00 PZ 285 14.00 PZ 277 14. Metin AKTAŞ. Osman SEYYAR. Suat KIYAK Ümit İNCEKARA. Ahmet POLAT Ersen Aydın YAĞMUR. Ayla TÜZÜN.00 PZ 282 14. Yusuf AYVAZ Ahmet BEYARSLAN Savaş CANBULAT. Kadir Boğaç KUNT Hasan KOÇ. 1983 (Insecta. Ciliophora. Foissner & Adam. Kurtuluş OLGUN Okan ÖZGÜL.00 PZ 296 14.00 PZ 288 14. Nematocera) Faunası Nazife Tuatay Bitki Koruma Müzesi (Türkiye: Ankara)’nde bulunan Carabidae Koleksiyonu: Altfamilyalar Cicindellinae.

00 PZ 317 14. Davut TURAN Ümit KEBAPÇI 75 . Oribatida. O. KOÇ.00 PZ 314 14. 1758). Ali DEMİRSOY Selma SEVEN ÇALIŞKAN Selma SEVEN ÇALIŞKAN. Brachycera) Faunasına Katkılar Türkiye faunası için yeni bir kayıt: Anomaloppia iranica Bayartogtokh and Akrami. DURSUN Şule BARAN. Hasan S. Türkiye Faunası İçin Yeni bir Kayıt (Diptera. CİVELEK. Suat KIYAK. 1997 (Lepidoptera) Biyolojisi ve Yayılış Notları İle Birlikte Türkiye’de Micrurapteryx Spuler. Türkiye Faunası İçin Yeni bir Kayıt (Diptera. Muhlis ÖZKAN Hasan KOÇ Savaş CANBULAT. Theridiidae.00 PZ 323 14.00 PZ 320 14. Yeşim KAHRAMAN Gökhan ÖZCAN.00 PZ 324 14. H. İlkay ÇORAK ÖCAL. Koch) Erzurum ve Erzincan İllerinden Türkiye Faunası İçin Yeni Kadife Akarı Türleri (Acari: Trombidiidae: Podothrombium. Nazife YİĞİT. Zafer SANCAK. ÖZGÜL.00 PZ 318 14.L. O. 1835). Savaş CANBULAT Ahmet Ali BERBER. Lütfiye GENÇER Ebru DİKER. Segestria senoculata (Linnaeus. M. Thrombium Pedicia (Crunobia) littoralis (Meigen. 1846) (Araneae.00 PZ 306 14. Türkiye Örümcek Faunası İçin Yeni Bir “Sıçrayan Örümcek” Kaydı Cilliba cassidea: Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Uropodid Akar Türü (Acari: Mesostigmata: Uropodidae) Türkiye Otbiçen Faunası İçin İki Yeni Tür Kaydı: Lacinius ephippiatus (C.Koch. Abdullah BAYRAM.00 PZ 319 14. Zoridae) Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Zehirli Örümcek Kaydı (Araneae: Segestriidae.00 PZ 312 14. Phalangiidae) Türkiye Örümcek Faunası için İki Yeni Familya Kaydı (Araneae: Anyphaenidae. Aykut KENCE Neslihan KOCATEPE. Pedicidae) Osmylidae Türlerinin (Insecta: Neuroptera) Taksonomik ve Faunistik Durumları Gülek Boğazı ve Çevresi Yengeç Ayaklı Örümcekleri (Fam: Thomisidae) Üzerine Morfometrik Araştırmalar Diyarbakır Yöresi Herpetofaunası Sinnep Çayı’nın (Kilis) Balık Faunası Kayseri’den Tespit Edilen Afit (Hemiptera: Aphidoidea) Türleri Güneybatı Anadolu Bölgesi Dolichopodidae (Diptera. H. 2000 (Acari. 1910 (Lepidoptera) Cinsinin Durumu Ağaçlandırılan Akyatan Kumul Sahasında Gelişen Memeli Faunası Türkiye’deki İki Yeni Capoeta (Teleostei: Cyprinidae) Türünün Sitokrom b Sekanslarına Dayalı Olarak Genetik Teşhisi Türkiye Sümüklü Böceklerinin (Gastropoda terrestria Nuda) Durumu Savaş CANBULAT. Ahmet Ümit ERDEMLİ Mustafa IŞIK. Hemerobiidae) Cinsi türlerinde dış ve iç genital Yapılarının İncelenmesi Doğu Samanlı Dağları (Geyve Boğazı Doğusu) Neuroptera (Insecta) Faunasının Araştırılması Batı Samanlı Dağları (Geyve Boğazı Batısı) Neuroptera (Insecta) Faunası Scatopse notata (Linneaus. TRABZON PZ 301 14. Abdullah BAYRAM.00 PZ 315 14. Kadir Boğaç KUNT Tarık DANIŞMAN. Latrodectus geometricus C.00 PZ 322 14.00 PZ 309 14. Savaş CANBULAT Alper TONGUÇ.00 PZ 311 14. Nazife YİĞİT. S.00 PZ 307 14.00 PZ 310 14. Ahmet Ali BERBER Aslı YENİGÜN. Yüksel COŞKUN Mahmut DAĞLI. CİVELEK Durmuş Ali BAL. İlkay ÇORAK ÖCAL. 1758).00 - Bazı Hemerobius (Insecta: Neuroptera. BARLAS. Tarık DANIŞMAN1. Oppiidae) Kemaliye (Erzincan) Carabidae (Coleoptera) Faunası Türkiye İçin Yeni ve İlginç Bir Kayıt. Salticidae). Abdullah BAYRAM. Halim DİKER Yusuf BEKTAŞ. Aydın TOPÇU Remzi AKELMA. Melek ŞAHİN Alper TONGUÇ.00 PZ 302 14. Scatopsidae) Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Uropodid Akar Türü (Acari: Mesostigmata: Trematuridae) Cyrba algerina (Lucas.00 PZ 316 14. Biyoloji Bölümü.00 PZ 305 14. L.00 PZ 313 14.00 PZ 321 14. Muhlis ÖZKAN İlkay ÇORAK ÖCAL. Zafer SANCAK.00 PZ 325 14.00 PZ 303 14. 1804).00 PZ 304 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Oktay DURSUN.00 PZ 308 14. Gazi GÖRÜR. Ali Osman BELDÜZ. Phalangium opilio (Linnaeus 1758) (Opiliones. Muhlis ÖZKAN Kadir Boğaç KUNT Durmuş Ali BAL. Chrysoclista splendida Karsholt. Hasan KOÇ. Kadir Boğaç KUNT Sevgi SEVSAY.19. Tarık DANIŞMAN. Nazife YİĞİT.

Mesostigmata) Bakacak Deresi (Çanakkale) Balık Faunası Üzerine Bir Ön Çalışma Capoeta pestai (Pietschmann. Cevher ÖZEREN 76 . Betül GİRTİ Serdar DÜŞEN. Oya ÖZULUĞ. Biyoloji Bölümü. Şerife Gülsün KIRANKAYA. Ümit KEBAPÇI. A. 1771 (Ova kurbağası)‘nın (Anura: Ranidae)’nın Helmintleri Denizli Yöresinden Toplanan Gece Kurbağası. 1885) Urosoma Similis (Foissner. 1892 (Mammalia:Rodentia) Altrürlerinin Karyolojik. Ali MELLATİ. Şafak BULUT. Funda URHAL Serdar DÜŞEN. Seval Bahadır KOCA. Derya MENDEŞ.00 PZ 335 14. Davut TURAN Füsun ERKAKAN. 1987) ve Gonostomum strenuum (Engelmann. 1898) (Mammalia: Rodentia)’nin Hibrit Bireylerindeki Kromozomal Düzenlenmeler Batman.00 PZ 340 14. Mardin ve Şanlıurfa İli Diplura (Insecta) Faunası Farklı Habitatlardan İzole Edilen Urosoma Emerginata (Stokes. Sadreddin TUSUN. Özcan GAYGUSUZ Duygu Ceren ÇAĞLAN. Şaban TEKİN Meral FENT Ayşe ÖZMEN. 1933) (Pisces: Cyprinidae)’nin Yayılış Alanı ile İlgili Türkiye’den Yeni Kayıtlar Aysel KEKİLLİOGLU. 1771 (Anura: Ranidae)’nın Helmintleri Üzerine Bir Ön Araştırma Panthera pardus tulliana Evrimsel Gelişimi ve de Türün Devamlılığının Sağlanması Mesocricetus brandti (Nehring.00 PZ 329 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 334 14. Ayla TÜZÜN Mohammad MORADİ. Rana ridibunda PALLAS.00 PZ 346 14.00 - Kırıkkale İli ve Çevresi Apidae (Insecta: Hymenoptera: Apoidea) Türleri Üzerine Faunistik.00 PZ 328 14. İxodidae) Faunasının Sistematik Yönden İncelenmesi Gökçeada ve Bozcaada Heteroptera Faunasına Katkılar Baklan. Davut Rıza BULUT F. 1768 (Anura: Bufonidae)’in Helmintleri Üzerine Bir Ön Araştırma Mersin Yöresinde Yayılış Gösteren Ova Kurbağası.00 PZ 327 14.1836 (Mammalia:Rodentia) Cinsinin Karyoloji ve Biyolojisi Üzerinde Bir Çalışma Iran Meriones tristrami Thomas. Raşit URHAN. 1982) ve Genital Yapılarının Deskripsiyonu Eskişehir İlindeki Ophisops elegans’ın Taksonomik Durumu Çivril Işıklı Gölü (Denizli)’nden Toplanan Rana ridibunda Pallas. Bufo viridis Laurenti.19. Sakin Vural VARLI.00 PZ 341 14. Cengizhan ÖZBAY Sırma ÇAPAR Sırma ÇAPAR Nurcan ÖZKAN Derya AKDEMİR. Yavuz KILIÇ A. 1862) Üzerine Taksonomik ve Ekolojik Gözlemler Trakya Bölgesi Chironomidae ( Diptera ) Larval Türleri Çıralı Obruk Gölü’nün (Konya-Türkiye) Ostrakot (Crustacea) Faunası Türkiye’de Hydrobiidae (Gastropoda: Neotaenioglossa) Familyasının Sistematik Durumu Edremit (Balıkesir) Yöresi Zeytin Bahçelerindeki Lygaeidae (Heteroptera) Faunasının Kışlak Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Tokat ve Civarı Sert Kene (Acari. Sercan POLAT Pınar ÇAM. Yavuz KILIÇ. Sistematik Araştırmalar ve Bazı Ekolojik Gözlemler Irandaki Allactaga Cuvier. S.00 PZ 330 14. Gonostomum kuehnelti (Foissner.00 PZ 331 14. Ferhat ALTUNSOY Ünal ÖZELMAS. Bekilli ve Çal İlçeleri (Denizli)’nin Mesostigmatid Akarları (Acari. Muhlis ÖZKAN. Diyarbakır.00 PZ 333 14. Funda İLHAN. Şükran ÖZSOY.00 PZ 343 14.00 PZ 347 14. Nuri YİĞİT Ali SATAR. Ali EYNLOO Caner AYDINLI. 1982) ve Urosoma Caudata (Stokes. Güler EKMEKÇİ. Mehmet Zeki YILDIRIM Tuba ABACIGİL. TRABZON PZ 326 14.00 PZ 338 14. Abdullah HASBENLİ. 1885) Üzerine Taksonomik ve Ekolojik Gözlemler Gonostomum affine (Stein 1859). Ferhat ALTUNSOY.00 PZ 348 14.00 PZ 344 14. Mehdi RAHNEMA Mehdi RAHNEMA. Morfolojik Özellikleri ve Allozim Varyasyonları Üzerinde Bir Çalışma Eskişehir İli ve Çevresi Bombyliidae (Insecta: Diptera) Familyası Üzerine Sistematik ve Faunistik Araştırmalar Türkiye Tabanidae (Insecta: Dıptera) Faunası İçin Yeni Bir Kayıt Tabanus terterjani (Dolin&Andreva. Mutlu ŞAKIRAK. Merve TOPRAK. Mustafa ÖZTOP. Melek DİNÇER Serdar DÜŞEN.00 PZ 336 14.00 PZ 349 14.00 PZ 345 14.00 PZ 342 14. Serdar TEZCAN Ahmet BURSALI.00 PZ 339 14. Mohammad MORADİ. Özge TUĞRAL Nilüfer ITKI.00 PZ 337 14.

Hemidactylus frenatus (Reptilia: Squamata) ve Oryctolagus cuniculus (Mammalia: Rodentia) arasında SDSPAGE ve Western Blot Yardımıyla İskelet Kası Proteinlerinin Karşılaştırılması Köse (Gümüşhane)'den Toplanan Amphibia ve Reptilia Örnekleri Üzerine Notlar Alticinae (Coleoptera: Chrysomelidae) ve Konak Bitki Özelleşmesi: Güneybatı Türkiye’nin Bazı Alticinae Türleri ve Konak Bitki İlişkileri Türkiye’de Ceratothoa.00 PZ 369 14. Emine Teşvik Edilen Kromozomal Anormallikler Üzerine YALÇIN Likopenin Koruyucu Etkisi İnci Balığı'nda (Acanthalburnus microlepis.00 PZ 370 14. Emel ÇAKIR Ebru Gül ASLAN. Metin ÜRE. Handan ONAY KARAOĞLU Bilal KUTRUP.00 PZ 362 14.00 PZ 355 14. Sabahattin ASLANYAVRUSU. Serap ERGENE (Guldenstadt.00 PZ 365 14. TRABZON PZ 350 14. Emel ÇAKIR.00 PZ 357 14. Eşref YÜKSEL. Fatma ÜNAL. Ufuk BÜLBÜL.00 PZ 364 14. Jose Galian Karyotip Analizi ALBALADEJO. Oktay ÖZKAN. Jean Paul TRILLES. Hikmet Y. Filippi 1863) Sodyum Hipoklorit'in (NaOCl) Gökhan NUR. Ferit KARGIN İsmail IŞIK PZ 371 14. ÇOĞUN.00 PZ 356 14.Özgür KAYA Mikronükleus Oranına Etkisi Kalsiyum Propiyonatın İnsan Periferal Serkan YILMAZ. Deniz Kromozomal Anormallik ve Comet Testleri İle YÜZBAŞIOĞLU. Tüzin A. Değeri Gökhan NUR. Sinan BEKSAÇ. T. GÜL. Yalçın Şevki YILDIZ. Nurhayat ÖZDEMİR. Biyoloji Bölümü. De Pınar AKSU.00 - PZ 351 14.Özgür KAYA Göksu Nehrinde (Mersin) Yaşayan Barbus capito Filiz KAYA. Emine ARSLAN.00 PZ 352 14. Şayeste DEMİREZEN Turgay ŞİŞMAN Turgay ŞİŞMAN. YILMAZ (Heckel. Genotoksik Etkilerinin Belirlenmesi Serkan YILMAZ İnsan Lenfositlerinde Gama Radyasyonu Tarafından Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.00 PZ 358 14. Bilal KUTRUP. Ali GÖK Ali ALAŞ. Süleyman GÜL. S. Ümit İNCEKARA Turgay ŞİŞMAN Gülbin GÖK.00 PZ 368 14. Betül ÜNVER. Nerocila. Kemal SOLAK Gaziantep Rüzgar Örümcekleri (Ordo: Solifugae) M. NUR. Cymothoidae) İçin Yeni Konaklar Ufuk BÜLBÜL. Elif GÜLBAHÇE (Ranidae: Anura) Türkiye’deki Hemiechinus auritus (Gmelin. Zeliha YILMAZ. Adile AKPINAR Rana ridibunda Üzerine Sitogenetik Bir Çalışma Atilla ARSLAN.00 PZ 360 14. Özgür FIRAT. Oktay ÖZKAN.00 PZ 354 14. Atilla ARSLAN.00 PZ 361 14. 1773)'nun Sitogenetik Analizi in vitro İnsan Lenfosit Hücrelerinde Gama Radyasyonu tarafından Teşvik Edilen Morfolojik Hasarlar ve Mikronukleus Sıklığının Araştırılması Mast Hücresi ve Enfeksiyon Etkenleri Arasındaki İlişki: İnsan Serviko-Vajinal Yaymalarının İncelenmesi Aromataz İnhibitörü Letrozol’ün Potansiyel Toksisitesi Üzerine Bir Çalışma Endüstriyel Atık Toksisitesinin Belirlenmesinde Zebra Balığı (Danio rerio) Embriyolarının Kullanımı Zebra Balığında Üreme ve Endokrin Sistem Üzerine Fluoxetin’in Etkileri Oreochromis niloticus’un Farklı Dokularında Bakır ve Kurşun Birikimi Üzerine EDTA’nın Etkisi Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Nahit Organizatör Bölgeleri (NORs) (Insectivora: PAMUKOĞLU. YÜZEREROĞLU. Fatma ÜNAL. İrfan 1770)’un C-bantlı Karyotipi ve Nükleolar ALBAYRAK. Handan KARAOĞLU.00 PZ 363 14.00 - Bazı Zırai Mücadele İlaçlarının Balıkların Solungaç Karaciğer ve Kas Dokularındaki Antioksidan Enzim Aktiviteleri Glutatyon ve Lipit Peroksidasyon Seviyeleri Üzerine Etkileri 77 . De Pınar AKSU. Zeliha ÇOLAK YILMAZ. T. M. Arif Filippi 1863) Sodyum Hipoklorit'in (NaOCl) LC50 BAYSAL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Tarkan Erinaceidae) YORULMAZ. Kubilay TOYRAN Kura-Aras Havzasında Bulunan Orthrias panthera D. Ahmet ÖKTENER. Livoneca (Isopoda. G. Süleyman GÜL. TANRIKULU.00 PZ 367 14. Şükran ÇAKIR ARICA Emine KORKMAZ. Arif BAYSAL.00 - Hyla japonica (Amphibia: Anura).00 PZ 366 14.00 PZ 359 14. 1843)’da Karyotip Analizi Lophyridia fischeri (Cicindelidae: Coleoptera)’nin Yavuz KOÇAK. Lenfositlerinde in vitro Genotoksik Etkileri Deniz YÜZBAŞIOĞLU Potasyum Sorbatın Kardeş Kromatit Değişimi Sevcan MAMUR. İsmail VAROL.00 PZ 353 14.19. Muhammet GAFFAROĞLU İnci Balığı'nda (Acanthalburnus microlepis. M.

Güldeniz SELMANOĞLU. Güldeniz SELMANOĞLU.00 PZ 376 14. Aysun KILIÇ. Evrim Arzu KOÇKAYA. Murat ÖZMEN Serpil KÖNEN. Yusuf KALENDER Hakan AŞKIN. Burçin Aşkım GÜMÜŞ.00 PZ 383 14.00 PZ 381 14. Handan UYSAL. Hasalettin DELİGÖZ. İki Farklı Sıcaklıkta Alman Hamamböceği (Blattella germanica)’ne Karşı Etkinliğinin Araştırılması Kurşun (PZ) ve Kadmiyum (Cd)’ un Xenopus laevis Üzerine Embriyo-Toksik Etkileri Malathion'un Ratlarda Nefrotoksik Etkisi ve Vitamin C ve E'nin Koruyucu Rolü Drosophila melanogaster’de Bir Çeşit Bitkisel Östrojen Olan Genistein Uygulamasına Bağlı Olarak Genotoksik Etkilerin Araştırılması Kronik Genistein Uygulamasının Drosophila melanogaster’de Fertilite Ve Ömür Uzunluğu Üzerine Etkileri Bisfenol A’nın Drosophila melanogaster’in Canlı Kalma Oranı Üzerine Olan Etkisi Böceklerde İnsektisitlere Karşı Dayanıklılık ve Dayanıklılık Mekanizmaları Metal (Ag+. Şenay SUMMAK. L.00 PZ 373 14. Adile ÖZDEMİR. Atila YANIKOĞLU Ayşe BİRHANLI. Zn+2) Etkisinde Kalan Balıklarda (Oreochromis niloticus) Na. Alaattin ŞEN Hatice KÜBRA AYNACI.00 PZ 375 14. Abbas GÜNGÖRDÜ. Abbas GÜNGÖRDÜ. Muhammed ATAMANALP Utku GÜNER Belda ERKMEN.19.Midesinin Histolojik Yapısı İle Fundus ve Pylor Bölgelerinde Mukoza İçeriğinin Histokimyasal Olarak Belirlenmesi Beyhan GÜRCÜ. Özgen BÜYÜKGÖZE. 1758) Çeşitli Enzimatik Biyobelirteçler Kullanılarak Değerlendirilmesi Herbisit Treflan ve Etken Maddesi Trifluralin’in Genotoksik Etkilerinin Oreochromis niloticus Eritrositlerinde Mikronükleus Testi Kullanılarak Araştırılması Lacerta danfordi (Gunther 1876) (Squamata: Lacertidae)Derisinin Histolojik Yapısı ve Glikozaminoglikanların Dağılımı PZ 393 Laudakia stellio (Agamıdae. Beyhan GÜRCÜ 78 .00 PZ 390 14. Alaattin ŞEN. Linnaeus 1758) 14. Yüce BAŞIMOĞLU KOCA Yücel BAŞIMOĞLU KOCA. Hakan AŞKIN.00 PZ 382 14. Biyoloji Bölümü. K-ATPaz ve Ca-ATPaz Enzimlerinin Tepkileri Lambda-cyhalothrin Piretroid İnsektisidinin Flov Sitometri Yöntemi İle İnsan Lenfosit Kültüründe Toksik Etkisinin Belirlenmesi Menderes Nehri Çürüksu Çayı’nda Metal Kirliliğinin Chironomus thummi Larvalarında Metallotiyonin Kullanılarak İzlenmesi Asetilkolinesteraz İnhibitörleri Olarak Kaliks[n]arenler Nilüfer AYDEMİR. Mehmet Turan AKAY Aysun KILIÇ.00 PZ 387 14.00 PZ 388 14. Mustafa CANLI Fulya Dilek GÖKALP MURANLI Adile ÖZDEMİR. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 378 14.00 PZ 389 14.00 PZ 380 14. Dürdane KOLANKAYA. Mehmet ÖZKARSLI Zeynep TOPÇU.00 PZ 392 14. Elif KUŞ. Mustafa DURAN. Cr+6.00 PZ 374 14. Özlem Özen KARAKUŞ. 1853) Meriç Deltası’ndaki Çevresel Kirliliğin Sazan Balıklarında (Cyprinus carpio. Alaattin ŞEN Serdal ÖĞÜT. Erdoğan KÜÇÜKÖNER Ercüment AKSAKAL.00 - Bursa Nilüfer Çayı Suyunun Genotoksik Etkilerinin Balık Mikronukleus Testi ile Değerlendirilmesi Erkek Sıçanların Üreme Sistemi Gelişimi Üzerine Benzil Benzoatın Etkileri Antifungal Aktiviteye Sahip Yeni Bir Tiohalobenzen Türevinin Erkek Sıçanların Üreme Sistemi Üzerine Etkileri Fibronil’in Laboratuvar Koşullarında.. Aslı SEMİZ. Hacer ÜNLÜ Sakine UĞURLU Gülüzar ATLI. TRABZON PZ 372 14.00 PZ 377 14.00 .00 PZ 379 14. Cd+2.00 PZ 391 14.00 PZ 384 14. Serap ÇELİKLER Evrim Arzu KOÇKAYA. Tolga ÇAVAŞ PZ 386 14. Cu+2.00 - Sitokrom P4502C9 Aktivitesinin 7-Metoksi-4Triflorokumarin ile Florometrik Ölçülmesi Pretrin ve Sentetik Pretroid Grubu İnsektisitler Polikloro Bifenil Kirliliğinin Balıklar Üzerine Etkileri Lamda Cyhalotrin (KARATE) Gambusia affinis (Baird & Girard. Hüseyin ÇETİN. Elif LOĞOĞLU Emre ÖZ.00 PZ 385 14. Handan UYSAL Deniz ALTUN Emel ATLI. Murat ÖZMEN Fatma Gökçe UZUN.

TANRIKULU. Burcu YÜKSEL.00 - 14:00-17:30 Aslı DOĞAN Aysel KEKİLLİOĞLU Levent TURAN İnsanlarda El Yapısının Cinsiyete Göre Değerlendirilmesi Biyoloji Eğitimi ve Bütünsellik Yaklaşımı Yerel Biyolojik Kaynak Değerlerinin İlköğretim ve Ortaöğretim Öğrencilerinin Biyolojik Çeşitlilik Kavramını Öğrenme ve Pekiştirme Süreçlerine Entegrasyonu PEÇ 004 Biyogüvenlik. Yavuz ÇOTUK. Serdar MAYDA. Seval ORUÇ. D. G.00 ile Adsorpsiyonu ve Adsorpsiyon İzotermlerinin Belirlenmesi 79 .00 14. DURANOĞLU Yavuz BAĞCI. Nagihan AKAYA Aysun ERGENE. Emine ÖZTÜRK. Topluçiçekgiller) Erkek İnfertilitesi Ön Tanısı Olan Hastalarda. Kezban ADA. YILDIRIM.00 PEÇ 003 14. Emine YALÇIN Orkide MİNARECİ. Gökdere ve Osmaniye Köylerininde Sulama Suyu Amaçlı Kullanılan Drenaj Sularında Ec ve Total Tuz Değişiminin Belirlenmesi PEÇ 010 İstanbul’da Topraktan Gelen Gama Radyasyonu 14.00 - Burdur -Göller Havzasının Acı/Tuzlu Sulu Göllerinin Dünü-Bugünü Sulak Alanların Önemi. Yılında Ege Üniversitesi Tabiat 14.00 Nanokristallerinin Hazırlanması ve Cibacron Brilliant Yellow 3G-P ve Remazol Brilliant Blue R tekstil boyalarının Adsorpsiyonunda Kullanımı ve Adsorpsiyon İzotermlerinin Belirlenmesi PEÇ 014 Gediz Nehrinde Deterjan Kirliliğinin Araştırılması PEÇ 011 14.19.00 PEÇ 017 14. Fadime YILMAZ.00 Dozunun Belirlenmesi PEÇ 008 14. Aytekin TAN Mustafa KATI Buse ERASLAN. GÜL.00 PEÇ 009 14. Aysun ERGENE. Arzu KAYA. KOYUNCU. Meriç BOZKURT. Önder KILIÇ. Biyoçeşitlilik. AKSU.00 PEÇ 018 14.00 PEÇ 016 14. S. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyokimyasal Tarama Test 14. Ersin MİNARECİ Didem YÜCEL İ. İ. Mehmet SOYSAL Esen Fatma KABADAYI Demet UYGAN Tutumlarının Belirlenmesi Avrupa Birliği Çevre Politikaları ve Türkiye Uyum Süreci Eskişehir-Karacahöyük. Cevdan KESİCİ Miray SOYUPEK. Sitogenetik ve Y Kromozom Mikrodelesyon Analiz Sonuçlarının Değerlendirilmesi PEÇ 019 Prenatal Tanıda. Kezban ADA. Ahmet SAVRAN. Etik ve Mevzuattaki 14. Meral ÖZTÜRK. P. S. Emine Yalçın Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonunun Moleküler Genetiği Işınlama Yöntemi İle Gıdaların Mikrobiyal Güvenliğinin Sağlanması Centaurea aladaghensis Wagenitz (Compositae/Asteraceae.00 Tarihi Müzesi PEÇ 006 Botanik Bahçesi Ekoturizmi 14. Emine ÖZTÜRK. Biyoloji Bölümü.00 PEÇ 012 14.00 Rh Faktörü Dağılımının İncelenmesi PEÇ 021 Tekstil Boyar Maddelerinin Aktifleştirilmiş Kömür 14. Ülke Genelinde Duyulmasında Her Üniversitenin İlgili Bölümlerinde Okuyan Öğrencilerin Desteği PEÇ 013 İleri Teknoloji Seramiği Olarak ZnO 14.00 PEÇ 015 14. SAVSAR. Nermin BİTER. Karşılaştığı Sorunlar ve Çözüm Önerilerinin Halka Ulaşmasında. NUR Sema TAN. Sema TAN.00 PEÇ 007 Fen ve Teknoloji Öğretmenliği Öğrencilerinin 14.00 Sonuçları ve USG Bulgularının Amniyosentez Sitogenetik Analiz Sonuçları İle Karşılaştırılması PEÇ 020 Kars İli Devlet Hastanesi’nde ABO Kan Grupları ve 14.00 PEÇ 002 14.00 - Murat BELİVERMİŞ. Kutsal KESİCİ. Fadime YILMAZ. Cem DALYAN Erol KESİCİ. Ayşe ERCİYAS.00 Çevre Kirliliği Konularında Davranış ve Aysel KEKİLLİOĞLU Tanju KAYA.00 Yeni Gelişmeler PEÇ 005 Kuruluşunun 35. TRABZON POSTER SUNUMLARI EĞİTİM & ÇEVRE 27 HAZİRAN 2008 PEÇ 001 14. Mehmet SIKI. Hüseyin DURAL Perihan YAVUZ Perihan YAVUZ A.

Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. TRABZON 80 .

Ulusal Biyoloji Kongresi Bildiri Özetleri .19.

TRABZON 82 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Biyoloji Bölümü.

19. TRABZON Çağrılı Bildiri Özetleri 83 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.

Biyoloji Bölümü. TRABZON 84 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19.

In the developing brain.edu Alcohol abuse during pregnancy can profoundly affect the developing fetus.edu Neuroblastoma is the most common solid extracranial neoplasm in children and causes many deaths. Iowa City . 85 . hücresel tedavi alanında ilk gelişmelerin yaşandığı bir ülke olduğumuzu burada unutmamak gereklidir. immünoterapi işlemlerinde . mental retardation. Çiçek aşısını dünyaya tanıtan.S. hem de genetik hastalıkların tedavisinde yaygın olarak kullanıldığını göreceğiz. concurrent inhibition of the NF-kB pathway and the induction of TRAILmediated apoptosis may become a useful approach for the treatment of neuroblastoma Ç 003 Mechanism of Maturation-Dependent Alcohol Resistance Bahri KARAÇAY Department of Pediatrics. This loss of neurons underlies many of the behavioral deficits associated with FAS. bahri-karacay@uiowa. TNF-related apoptosis-inducing-ligand (TRAIL) induces cell death in a variety of tumors.S. identification of molecules and signaling pathways that ameliorate alcohol-induced neuronal death is important. Therefore. vulnerability to alcoholinduced neuronal death diminishes. RTPCR and flow-cytometric analyses demonstrated that TRAIL’s effect is mediated primarily via the TRAIL R2 receptor. Furthermore. Ancak mevcut veriler gelecekte bu yeni metodun çok önemli olacağına işaret etmektedir. neuronal death is one of alcohol’s most prominent pathologic effects. We have demonstrated that neuronal nitric oxide synthase (nNOS) can protect developing cerebellar granule neurons (CGN) against alcohol-induced death both in vitro and in vivo.edu. Despite treatment advances. and hyperactivity. Ç 002 Gene Therapy for Neuroblastoma Bahri KARAÇAY Department of Pediatrics. bahri-karacay@uiowa.tr Aslında eski bir yöntem olan ancak son 40 yılda önemi giderek anlaşılan hücresel tedavilerde. TRAIL is nontoxic. including CGN. Biyoloji Bölümü. Bugün dünya çapında 80 den fazla kuruluş 2 milyar doların üzerinde bir yatırım yapmış durumdadır. leading to microencephaly. which can exert an antiapoptotic effect. Iowa City . but not in normal tissues. We demonstrate that introduction of the TRAIL gene into neuroblastoma cell lines using an adenoviral vector leads to apoptotic cell death. Activated cAMP response element binding protein (CREB) has been strongly linked to the survival of multiple cell types. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. resulting in fetal alcohol syndrome (FAS). and a critical need exists for the development of new treatment regimens. the promoter of the nNOS gene contains two cAMP response elements (CRE). Iowa 52242 . Thus.University of Iowa . U. Likewise in humans. Iowa 52242 . we hypothesized that inhibition of NF-kB signaling may augment TRAIL’s killing effects. vulnerability of the developing brain to alcohol toxicity changes over time. Bu hücreler çoğu kez süspansiyon halinde veya matriks yapılarda organize olmuş üç boyutlu doku taslakları şeklinde tedavi uygulamalarında yerini almıştır. 4000 civarında çalışanı ile yıllık %16 büyüme gösteren bu sektör.Division of Child Neurology. As TRAIL can activate the nuclear factor-kB (NF-kB) signaling pathway.A. Bu gün için hücresel tedavilerde kullanılan hücreler farklılaşmamış-kök hücreler ve farklılaşmış hücreler olmak üzere iki temel gruptur. The combination of blockade of NF-kB signaling and expression of TRAIL induced apoptotic death in a greater proportion of SKNSH cells than did either treatment alone. son 10 yılda yaşanan gelişmeler bugünün yeni yaklaşımını temsil etmektedirler.ktu.Division of Child Neurology. bugün 4 milyar dolar/yıllık bir iş hacmine sahiptir. TRABZON Ç 001 Kök Hücre Ve Hücre Tedavilerinde Güncel Gelişmeler Ercüment OVALI KTÜ-ATİ Teknoloji eovali@meds. Moreover.19. a kinase essential for NF-kB activation. As the developing rodent nervous system matures. Çok yakın dönemde genetik olarak manuple edilmiş hücrelerin organ yenilenmesinde. prognosis for neuroblastoma remains poor. Sonuç olarak bakıldığında hücresel tedaviler artık tıbbi tedavinin bir parçası olduğu görülmektedir. Alcohol damages the developing brain. Ve önümüzdeki 10 yıl içerisinde de hücrelerden elde edilen organların tedavilerde yer alması beklenmektedir.University of Iowa . making it a strong antitumor therapeutic candidate. U. TRAILmediated cell death was enhanced when neuroblastoma cells were simultaneously infected with a dominant-negative mutant of IkB kinase.A.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Arazi Botaniğinde.ac. University of Newcastle. This taxonomic diversity is currently encompassed in 1 class. daha sonraları üniversite araştırma fonlarının floristik çalışmalara destek vermesi. Ülkemizdeki Son Gelişmeler Tuna EKİM İstanbul tuna. Newcastle upon Tyne. but the question remains whether they will continue to serve us well given the urgent need for a new generation of antimicrobial agents to combat the major microbial pathogens that have or are becoming resistant to all classes of antibiotic compounds. bitki sistematiği. overexpression of nNOS in wild type CGN ameliorated alcohol-induced cell death. dünyanın. Furthermore. an activator of the cAMP pathway. 1980 lerden sonra Türkiye Florasının yazımının tamamlanması sırasında çok sayıda botanikçinin Flora’nın yazıldığı Edinburgh Kraliyet Botanik Bahçesinde mesleki bilgi ve görgülerini artırmaları ve gene o yıllarda yaygınlaşan yeni üniversitelerimiz sayesinde botanik anabilim dallarının yurt çapında yaygınlaşması. ama daha çok ılıman iklim kuşağının dikkat çeken ülkelerinden birisidir. Ç 005 Amycolatopsis.uk An astonishing array of cultivable actinobacterial diversity has been found using improved selective isolation and characterisation procedures with much more to come.ekim@hotmail. Florasının zenginliği yanında özellikle tohumlu bitkiler açısından endemizm oranının yüksekliği çok çarpıcıdır. Sonuç olarak son 30 yıl içinde. and abolished alcohol's toxic effect in wild type CGN. 1970 li yıllardan sonra TÜBİTAK’ın. buldukları yeni tür ve birliklerle dünya botanik bilimine de önemli katkılarda bulunmaya başlamışlardır. the nNOS gene. by the pathway's downstream target. ülkemizdeki son gelişmeler vurgulanarak örnekleri ile açıklanmakta. bitki sosyolojisi. in part. increased production of nitric oxide. bitki sistematiği ve sosyolojisi alanında çok sayıda araştırıcı yetişmiş ve bunlar ülke çapında yaygın arazi çalışmaları ile ülkemizin floristik yapısının daha kesin bilinmesi için ciddi çalışmalar yaparken. 5 orders. These results indicate that the neuroprotective effect of the cAMP pathway is mediated. 1980 li yıllardan itibaren ülkemizde floristik çalışmaların çok ivme kazanmasının ana sebebleri olarak gösterilebilir. 17 suborders. Bu konuşmada. and this stimulation was substantially reduced when the two CREs were mutated. especially antibiotics. stimulated expression of a reporter gene under the control of the nNOS promoter. characterisation and screening of actinobacteria isolated from neglected habitats. Biyoloji Bölümü. United Kingdom m. son gelişmeler 86 . At the subgeneric level the genus Streptomyces still leads the way with 1899 species. In addition. TRABZON Using cultures of CGN. 98 genera and 2700 species. have a unique record as a source of novel bioactive compounds. we tested the hypothesis that cAMP mediates nNOS activation and the protective effect of nNOS against alcohol-induced cell death. Our approach to the search and discovery of novel antibiotics will be exemplified by the discovery of the abyssomicins and proximicins from marine isolates belonging to the genus Verrucosispora. It is well known that actinobacteria. Delivery of nNOS cDNA using a replication-deficient adenoviral vector into nNOS-/CGN abolished alcohol-induced neuronal death. 5 subclasses.goodfellow@ncl. botaniğin diğer yan dalları ile ilişkileri tartışılarak Türk botanikçilerinin ülkesel ve evrensel botanik bilimine katkıları vurgulanmaktadır. and by our view that taxonomic diversity can be used as a surrogate for chemical diversity as illustrated by recent studies on members of the genera Salinispora and Streptomyces. Forskolin.com Türkiye floristik açıdan. notably streptomycetes. Anahtar Kelimeler : Türkiye. Ç 004 Actinobacterial Diversity and Drug Discovery: Will A Renaissance Follow the Decline and Fall? Michael GOODFELLOW School of Biology. botaniğin daha çok arazi botaniği olarak özetlenebilecek tohumlu tohumsuz bitki sistematiği ve bitki sosyolojisinde. 46 families. Forskolin increased nNOS mRNA levels several fold. This question will be addressed within the context of a paradigm shift in our approaches to the selective isolation. forskolin's protective effect was substantially reduced in CGN cultures genetically deficient for nNOS (from nNOS-/mice).19.

tohum çimlenmesi. stoma hareketleri. Çevresel değişimlerin kaynağı. enerji ve çevre 21 YY’ da insanlığın üzerinde en fazla konuşacağı konular olacaktır. thaliana. Örneğin son 7 yılda. yapıları ve işlevlerine ilişkin çok önemli bilgiler sağlamıştır. ülkemizde de ‘uygulamaya yönelik temel bitki biyolojisi’ çalışmalarının ilgili kurumlarca daha fazla desteklenmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. insan sağlığı bakımından önem taşıyan steroidlerin biyokimyasına ilişkin yeni bir anlayışa katkı yapmıştır. Üstelik bunu. Ağaçlarda odun oluşumunun mekanizması belirlenmiştir. başta yaşlanma.edu. absisik asit ve oksin gibi bitkisel hormonların reseptörleri saptanmıştır. Biyoloji Bölümü. bu pompaların farklı bitki gruplarında (monokotil ve dikotiller) geçmişleri. yani ‘sistem biyolojisi’ yaklaşımı bitki biyolojisinin tüm dallarına büyük katkılar yapmaktadır. Tüm bu gelişmeler. Bu yüzyılın ortalarına kadar.turkan@ege. Bornova 35100. fototropizma ve sirkadiyan (günlük) ritimlerle ilişkili reseptörler ve sinyal ileten elemanlar aydınlatılmıştır. küresel iklimde ani değişimlerin yaşanabileceği koşullarda gerçekleştirmek zorundayız. yakıt. 21 YY’ da geleneksel ve/veya biyoteknolojik yöntemlerle insanlığın gereksinimini sağlayabilecek nitelik ve nicelikte gıda. çeşitli –omik’ (genomik. kasırgalar gibi afetleri ve çeşitli jeolojik kirlenmeleri (madencilik çalışmaları. Yapay kaynaklara ise gübreler ve genetiği değiştirilmiş tohumlar. Yeni bir bitki hormon sınıfı olan brasinosteroidlerin büyüme ve gelişimdeki rolleri moleküler düzeyde aydınlatılmıştır. A. Çeşitli bitkilerde vernalizasyon ve vernalizasyonu düzenleyen ağlar ortaya çıkarılmıştır. ilaç hammaddesi ve lif üretebilecek bitkiler yetiştirilebilmesine olanak sağlayacaktır. Jeolojik kaynaklar tarımsal ve özelikle yer altı ve yerüstü sularının kirlenmesine yol açmaktadır. simbiyotik ilişkiler moleküler düzeyde aydınlatılmıştır. Bu durum.19. Arabidopsis mutantlarının genetik ve moleküler analizleri sonucu bitki fizyolojisi ve biyokimyasında da uzun süredir yanıt bekleyen sorular tek tek yanıtlanmaktadır. anahtar özellikteki BİYOTEKNOLOJİ sektörü için yeni fırsatlar yaratmaktadır. son 10 bin yılda ürettiğimizin iki katı kadar besin üretmek zorundayız. ligninleşme ve iletim demeti kimliğinin belirlenmesinde rol alan genler saptanmıştır. ANKARA Yapılan tüm anlaşmalara rağmen dünyada çevresel bozulma hızlı bir şekilde devam etmektedir. Bu çalışmalar. İnsanoğlu. Fen Fakültesi. Dolayısıyla. doğal kirleticiler ve yapay kaynaklardan oluşan kirleticiler olmak üzere iki ana grupta toplanabilir. Fen Edebiyat Fakültesi. erozyon ve alterasyonlara bağlı kirlenmeler) örnek verebiliriz. evsel katı ve sıvı 87 . sel. 2000 yılında Arabidopsis thaliana genomunun aydınlatılması.tr 2050 yılına kadar. işlevsel genomik. 2000 yılından bu yana bilim tarihindeki en büyük bilgi birikimine tanıklık etmekteyiz. Biyoloji Bölümü. TRABZON Ç 006 Genom Sonrası Çağda Bitki Biyolojisinde Gelişmeler İsmail TÜRKAN Ege Üniversitesi. Etilen. Biyoloji Bölümü. Dünya nüfusunun yaklaşık 10 milyara ulaşması beklenmektedir. Dolayısıyla. Ç 007 Çevre Sorunları ve İnsan Hakları Leyla AÇIK Gazi Üniversitesi. Çiçeklenmeyi başlatan bazı genler tanımlanmış ve çiçek gelişimi sırasında şekil oluşumunun kalıtımla denetlenmesine ilişkin mükemmel modeller geliştirilmiştir. şu an. Lotus japonicus ve Medicago truncata genomundan sağlanan bilgilerle. hücre çeperi oluşumu. Günümüzde bitkisel verimliliği önemli ölçüde sınırlandıran ve etkilerinin giderek artması beklenen biyotik ve abiyotik streslerin algılanması ve uygun tepkinin verilmesini sağlayan sinyal iletim ağları aydınlatılmıştır. Bu nedenle. meyve olgunlaşması. proteomik ve metabolomik)’leri ortaya çıkarmıştır. Bu yeni bilim dallarından elde edilen bilgilerin bir araya getirilmesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ATP iyon pompalarının moleküler analizleri. gıda. Doğal kaynaklara deprem. türünün devamını tehdit eden bu zoru başarabilecek midir? “Bitki bilimcileri olarak. İzmir İsmail. kuraklık stresi ve herbisit araştırmalarında yeni fırsatlar sunmaktadır. Kloroplast. apikal dominansi. 2000 yılından günümüze. G7 ülkelerinin yaptığı gibi. Bitkilerin ışığa verdikleri morfogenetik tepkilerde fitokromun rolünün yanı sıra. Bu bulgular. mitokondri gibi dinamik bitki organelleri ve bakterilerde bölünmenin mekanizması aydınlatılmıştır.

radyasyon gibi daha birçok etmeni örnek gösterebiliriz. İskandinav ülkeleri bir araya gelerek yerel tohumlarını muhafaza etmek için buzullarda büyük bir tohum bankası olan “Svalbard Global Seed Vault” kurmuşlardır. çalışmak için uygun çevre şartlarının hazırlanmaması. orman arazisinin turizm ve yerleşim gibi faaliyetler nedeniyle yok edilmesi. Evsel ve fabrika atıkları arıtılmadan ya da yeterli arıtılmadan sulara verilmektedir. Bilim ve teknolojik atılımlar yapılmasının gerekliliği yanında öncelikli bir konu olarak. havanın ve toprağın kirlenmesi. birçok çay ve dereler kurumuş. TRABZON atıklar. Mesela Van gölünde sanayi kaynaklı kirliliğin büyük bir kısmı et entegre tesisleri ile un ve şeker fabrikaları kaynaklıdır. gemi/yat foseptikleri. Deniz seviyesinin 130 metre üzerinde olan bu bölgede buzlar erise bile içerisi kuru kalacak şekildedir. Türkiye bitki çeşitliliği ve endemik bitki türleri açısından emsalsiz bir ülkedir. Ayrıca suların kirlenmesi. kanalizasyon suları. Türkiye’de sulak alanların bir kısmı kurutulmuş. ülkemizin tarımsal. daha fazla gri bir ortam bırakılması da insan haklarının açıkça ihlalidir. tarım ilaçları ve gübreleme sonucu ortaya çıkmaktadır. sulak alanların kurutulması. İnsan haklarına dayanan yeni bir yaklaşım ile hem insanların yaşama alanı olan çevrenin korunması hem de çevreden zarar gören insanın koruması sağlanabilir. sakat doğumlar ile toksik kimyasallara maruz kalan insanlarda görülen kanser gibi çeşitli hastalıklar insan hakları ihlalinin en bariz sonuçlarındandır. petrol kirliliği. 90 yılda yaklaşık yüzde 85 oranında küçüldüğü tespit edilmiştir. su vasıtasıyla kirliliğe maruz bırakılan ve bu kirlilikte çok az katkıları olan insanlara. Yirmi birinci asırda insanlığın karşı karşıya kaldığı sorunların başında gıda ve enerji eksikliği gelmektedir. Teknolojileri kurarken çevre ve insana verilecek zararları hesap etmeli ama bilimsel ve teknolojik gelişmelerden asla vazgeçmemeliyiz. Uydu fotoğraflarıyla yapılan çalışmalar sonucunda Tuz Gölü'nün. Küresel açlık ihtimaline karşı veya çok büyük felaketler olasılığı göz önünde tutularak ülkelerin tohum bankalarının olması o ülkeyi diğer ülkelere göre stratejik bir konuma getirecektir. sanayi atıkları.biyolojik ve jeolojik değerlerini koruma bilincinin ortaya çıkmasını sağlamak ve var olanı geliştirmek için sürekliliği sağlanabilecek bir eylem planına ihtiyaç bulunmaktadır. Türkiye’deki su kirliliği jeolojik (doğal) etkenlerin yanında. 88 . Danimarka ve İzlanda başbakanlarının katılımıyla 19 Haziran 2006 tarihinde bu bankanın temeli atılmıştır. gemi taşımacılığı. Çevre ile insan hakları birbiri ile sıkı bir şekilde ilişkilidir. Norveç. Bütün bu çevre sorunlarını ortadan kaldırmak veya azaltmak için hazırlanan uluslar arası zorunluluklar. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 1990'lı yıllardan itibaren kaçak kuyuların açılması ve son yıllardaki iklim değişikliği ilk sıralarda yer alan etmenlerdendir. bazı fabrikalar ve tarımsal ilaçlar sebep olmaktadır. Ülkemizde yeşil altın arayıcıları (yabancı bilim adamları) bazen bağımsız bazen yerellerle birlikte birçok bitki türünü yasadışı yollarla yurtdışına götürmektedirler. Ülkemiz ve Türk Dünyası’nda çevre sorunları. Tohumlar çok sıkı korunmuş muhafazalar içinde ve nem almayacak şekilde yerleştirilmiştir. Bir zamanların “sarı altın” arayıcıların yerini şimdilerde “yeşil altın” arayıcıları almıştır. Özellikle Marmara Bölgesi (İzmit. İsveç. İskandinav ülkelerinde hal böyle iken Türkiye de durum nasıldır? Çevre kirliliği konusunda diğer ülkelere göre gerilerde olmamasına rağmen biyolojik kaynaklarının talan edilmesi konusundaki duyarsızlık açısından ön sıralarda yer almaktadır. rüzgâr. gübre fabrikaları. Türkiye’nin muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkabilmesi için her türlü teknolojiye sahip olması ve kullanması gerekmektedir. Hava. Finlandiya. çevre kanunlarının maddi ve manevi fayda sağlamadığı gibi etnik bir azınlık veya başka bir ülkenin işgalinde yaşayan halkları olumsuz yönde etkilemektedir. dünya ölçeğine göre çok daha farklı bir boyuttadır. Farkında olamadığımız bu bilimsel kisveli kaçakçılık en önemli çevre ve insan hakları sorunlarımızdan biridir. İstanbul) toprakları yoğun sanayi atıkları ve ağır metallerle kirletilmektedir Sulak alanlar ya kurutulmakta ya da kirletilmektedir. kâğıt fabrikaları ve çimento fabrikalarını sayabiliriz.19. Bu küçülmede göle ulaşan kaynaklar üzerinde baraj inşası. deniz. Hava kirliliğine ise neden olan kuruluşlar arasında petrokimya tesisleri. Bazı sularımız ise sanayi atıkları ile kirlenmiştir. Toprak kirliliğine kömür ocakları. Svalbard Küresel Tohum Bankası’nın misyonu geleneksel gen bankasında olan tohum çeşitliliğinin herhangi bir şekilde kaybolma ihtimaline karşılık tohumları korumaktır. Biyoloji Bölümü. sözleşmeler ve kanunlar bu zararlardan etkilenen bireylere veya sanayisi az gelişmiş küçük toplumlara bir fayda sağlamamaktadır. Çünkü çevreye zarar veren devletler çevrenin insana olumsuz etkisi nedeniyle insan haklarını da ihlal etmektedir. yeraltı suları azalmıştır. Spitsbergen adasında Svalbard Dağı’nın 120 metre içinde inşasına başlanan bankaya robotik emniyet sistemleri kurulmuştur. hava ve su taşımacılığı. Mesela Kazakistan halkı birçok nükleer denemeye maruz kalmış ve politik arenada sesini duyuramamıştır. gelecek nesillere daha az yeşil. Radyasyona maruz kalma sonucu ölümler.

ve iki ayağın bir biri ardına adım atmasının iki bacak arasındaki gerilim kuvvetine bağlı olduğunu gösterdi. Fakat. SCI. 94158 USA yildiz@cmpmail. Dr. kollarıyla kargoları tutuyorlar. Anahtar Kelimeler: Biyoloji. Proteinlerin kendi bacaklarını aynı boyutta herhangi bir amino asit serisi ile değiştirdiğimizde ise tamamen hareket edemez oldular. Ayrıca bu eserlerin içerdiği adreslere bağlı olarak. Bir sonraki soru ise onların bu koordinasyonu nasıl sağladıkları oldu.ucsf. proteinlerin bacaklarının ATP hidrolizi ile kuvvet ürettiklerini ve hareketi sağladığını. Mesela. Ç 010 Ord.tr Bu çalışmada Web of Science (ISI) veri tabanı üzerinde bulunan Science Citation Index Expanded (SCI-EXPANDED) kapsamında taranan dergilerde yayınlanmış olan Biyoloji Bölümü adresli yayınların genel bir değerlendirmesinin yapılması amaçlanmıştır.000 kat ağırlığındaki dev kargoları hücrenin bir kösesinden diğerine taşımaktadırlar. Ankara mkuru@baskent. onların insanlar gibi. TRABZON Ç 008 Biyoloji Bölümlerimizde SCI Kapsamlı Dergilerde Yapılan Yayınlara Genel Bir Bakış Murat ÖZMEN İnönü Üniversitesi. Bu proteinler ATP molekülünü parçalayarak açığa çıkan kimyasal enerjiyi mekanik enerjiye ve güce çevirmelerinden dolayı motor proteinler olarak adlandırılırlar. FIONA.edu. CA. bir biyolog olduğu için.edu. ATP sentaz dönerli motoru mitokondri zarında saniyede ~1000 kez dönerek vücudumuzun ATP sini üretmekle görevlidir. University of California. Bu sonuçlar bize. Bu araştırmalar için proteinlerin nanometre boyutundaki hareketlerini gözlemleyebilecek ve pikoNewton (10-12 Newton) seviyesinde ürettikleri kuvveti ölçebilecek hassas tekniklere ihtiyaç duyulmaktadır. Biyoloji Bölümlerimizde yapılan araştırmalara bağlı olarak. İki bacak arasında oluşan mekanik gerilimi bacaklarını uzatarak azalttığımızda proteinlerin ATP tükettikleri fakat adım atamadıklarını gözlemledik. Fen Edebiyat Fakültesi. optik cımbızlarla microtubul doğrultusunda proteinleri 6 pN kuvvetle çektiğimizde ise tekrar hareket etmeye başladılar. bu proteinlerin iki bacağına iki ayrı boya takıp. Prof. Biyoloji Bölümü. Çalışmanın amacı. miyosin ve dynein proteinleri ise aktin ve mikrotubul iplikçikleri üzerinde yürüyerek kendilerinin 10. kendi ifadesiyle. Ben araştırmalarımı hücre içinde taşımacılık yapan proteinlerin mekanizmasını çözmek üzerine yoğunlaştırdım. Prof. Bacakları ile de mikrotubulden düşmeden yüzlerce 8-36 nm boyutunda adımlar atarak ilerliyorlar. 89 . Almanya’daki yönetimin Hitler ve Naziler tarafından ele geçirilmesi nedeniyle. Biz öncelikle proteinleri hareketlerini fluorasan parçacıklarla gözlemleyebilecek FIONA (Fluorasan Parçacıklarla Bir Nanometre Çözünürlük) adını verdiğimiz bir teknik geliştirdik.19. Kinesin. Curt KOSSWIG (Rüyalarını Türkçe Gören Bir Alman Biyolog) Mustafa KURU Başkent Üniversitesi Rektör Yardımcısı. Bu tekniği kullanarak proteinlere yapıştırdığımız tek bir boya parçacığının pozisyonunu 1 nm çözünürlükle ışık mikroskobunda tayin edebiliyoruz. Bu konuda ileri sürülen çeşitli modelleri test ettik.edu Hücre içerisinde 15-20 nanometre (10-9 metre) boyutundaki çeşitli proteinler iş makineleri gibi çalışarak önemli görevler üstlenirler. Sonuçlarımız. onların felsefesine katılmadığından dolayı Türkiye’ye göç etmiş bir bilim adamıdır. bu proteinlerin iki bacağının nasıl yürüdüğü bu zamana kadar anlaşılamamıştı. Malatya mozmen@inonu.tr Ord. Curt KOSSWIG. bölümlerin üretkenliklerinin ve diğer disiplinlerle ilişkilerinin ortaya konulması ve yayınların ÜAK Doçentlik Bilim Alanları ile uyuşurluğunun bir değerlendirmesini de yapmaktır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. kinesin. Yayınlanmış olan eserlerdeki yazar sayılarına göre de bir tasnifte bulunulmuştur. yayın Ç 009 Motor Proteinler ve Hücre İçi Taşımacılık Ahmet YILDIZ Department of Cellular and Molecular Pharmacology. Buna göre. 2005-2007 yılları arasında yayınlanmış olan eserlerin Üniversitelere göre genel bir değerlendirmesi yapılmıştır. ön ayağın sabit olup arka ayağın öne gelecek şekilde “yürüdüklerini” bulduk. yeni kurulmuş olan üniversitelerimizdeki Biyoloji Bölümleri hariç tutularak. nasıl hareket ettiklerini gözlemledik. bilimsel araştırma. San Francisco. miyosin ve dynein proteinlerinin nasıl yürüdükleri sorusunu cevaplamak için kullanıldı. diğer disiplinler ile birlikte yapılmış olan ortak çalışmaların da genel bir değerlendirmesi ortaya konulmuştur. Dr. 44280. Fakat. Biyoloji Bölümü. Yapıları insana benzeyen bu proteinlerin iki ayakları ile aktin ve mikrotubule bağlanıp. Biz.

TRABZON Dünya çapında ünlü bir bilim adamı olan Ord. düzenlenen yönetmeliklerde de halen bu izler görülmekte hatta giderek artmaktadır. belgelerle genç biyologlara tanıtılmaya çalışılacaktır. morali yüksek. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Mecmuası gibi. ikinci vatanı olarak tanımladığı bu ülkeye karşı son derece sorumlu hissederek. moleküler biyoloji ve genetiğin önemi anlaşılmış. Artan ekolojik sorunlar nedeniyle yaşanan olumsuzluklar dünyanın gelişmiş ülkelerinde toplumların biyoloji ve ilgili bilimsel gerçekler konusunda bilgilendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Oysa hiç şüphe yoktur ki ülkemizin konumu. modern biyoloji biliminin kurulmasına. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Anadolu fauna’sının ortaya çıkarılması için bilimsel geziler düzenlemiş. Bugün biyologlar hala “İstiklal. Kendi ifadesiyle “Kendisini. Ç 011 Ülkemizde Biyoloji Bilimi ve Biyologların Konumu Alev HALİKİ UZTAN Ege Üniversitesi Fen Fakültesi. Prof. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ilk bilimsel derneklerin kurulmasına öncülük etmiş. Türk doğa bilimleri tarihindeki unutulmaz yerini alarak. Çağımızda en hızlı gelişmeler biyoloji alanında yaşanmaktadır. Çağdaş ve evrensel bilim dalları içinde BİYOLOJİ genel anlamda “Hayata dair her şeydir” diye tanımlayabileceğimiz en önemli temel bilim dallarındandır. Dr. doğru bilgi ve bilime açık. Bunun en büyük nedenlerinden biri de biyologluğun kamu kurum ve kuruluşlarında belli meslekler için destek hizmeti veren bir bilim dalı muamelesi görmesidir. Biyologların “Meslek Yetki ve Sorumluluk Yasası” nı çıkarmada hayli geç kalınmıştır ve her geçen gün biyoloji ve biyologluktan bir kısım daha çeşitli meslek grupları kapsamına alınmaktadır.19. Bu nedenle 7 cins. Bu bilinçle her kesimde geleceğe güvenle bakan. eğitimin ilk aşamalarından itibaren çocuklarımızın ve giderek gençlerimizin içinde yaşadıkları çevrede. Prof. Yapılan plan.edu. Buna ek olarak akademik çevrelerdeki tüm eğitim ve öğretim gayretlerine rağmen. biyologların istihdamı ve özlük haklarının kesin hatlarıyla belirlenmesi konusunda ivedilikle davranmamız gerekmektedir ve sorumluluğumuzu artmıştır. Prof. Bornova. birlikte yaşadıkları tüm canlılarla sıcak bir ilişki kurmaları ve doğru öğrenme yöntemlerinin uygulanması noktasındaki eksiklikler yadsınamaz. program ve uygulamalarda. Biyoloji biliminin ve biyologların yerinin ülkemizde de hak ettiği noktaya ivedilikle ulaşması umuduyla. Ancak ülkemizde. çok sayıda bilim insanının yetiştirilmesinde doktora tez yöneticilikleri yapmıştır. çevre kirliliği ve küresel ısınmaya bağlı sorunların durdurulamaması. bilimsel dergilerin yayımını teşvik etmiştir. Curt KOSSWIG. İstikbal ve İstikrar arayışındadır”. Biyologların istihdamında yaşanan sorunlar gelecek kaygıları ve kuşkular nedeniyle de genç biyologların mutsuz. Rumeli Hisarı-Aşiyan Mezarlığında ebedi uykusuna yatmıştır. Dünyadaki çağdaş ve modern yaklaşımlı gidişe katılmamız yaşam boyu biyoloji eğitimi.haliki@ege. Zoocoğrafya konusunda çok sayıda bilimsel makale yayınlamış. günümüz çağdaş bilgi toplumları arasında alması gerektiği yer konusunda başta üniversitelerimiz olmak üzere hızlı bir gelişim ve sürdürülebilir bir ivme içinde olmak zorundadır. çok sayıda Lisans ve Lisansüstü düzeyde ders vermiş. modern evrensel değerlere sahip. onun gelişmesine büyük hizmetler vermiş. Türkiye ve Dünya faunasına yeni taksonların katılmasını sağlamıştır. keza yakın ve uzak geleceğimizde ulusal çıkarlarımızın korunması açısından biyolojinin önemi her geçen gün inanılmaz bir hızla artmaktadır. özendirilmiş ve ödüllendirilmiştir. makro ve mikro flora ve faunanın önemi. meslektaşlarımızın teorik donanımları yanı sıra uygulama alanlarına yönelik eğitim süreçlerinden geçirilmesi ve benzeri yapılması gerekenler konusundaki duyarsızlık ile bu sorunlara yönelik çözüm giderek zorlaşmaktadır. Türkiye’de görev yaptığı 1937-1954 ve 1969-1971 yılları arasında. Dr. 90 . 35100 İzmir alev. susuzluk. Bugün dünyada biyolojinin ve biyoteknolojinin her alanında yapılan çalışmalarla. Bu düşünce tarzı giderek özel sektörde de yaygınlaşmaktadır. Curt KOSSWIG. Ayrıca Manyas Gölü Milli Parkı (Manyas Kuş Cenneti)’nı keşfetmiş ve kurmuştur.tr Ülkemiz. korumamız ve sahiplenmemiz gereken biyolojik zenginliklerimiz. üniversiter yapılanmadaki programların çağdaş ve güncel ihtiyaçlar doğrultusunda düzenlenmesi gerekliliği. Örgütsel yapılanmadaki eksikliğimiz. Curt KOSSWIG’in ismi verilmiştir. dinamiklerini mesleğine yansıtamayan bir umutsuzluk içinde oldukları görülmektedir. Türkiye’de Biyologlar Derneği gibi. 7 Alttür ve 28 tür olmak üzere toplam 42 yeni taksona Ord. Bu bildiride Türk Biyoloji bilimine büyük hizmetler vermiş olan Ord. yarınımızın güvencesi genç nesillerimizi yetiştirmek görevini üstlenen tüm kurumlarımızın önemi ve toplumsal sorumluluğu giderek artmaktadır. Dr.

bir farklılaştırma jeneratörü gibi çalışarak glikokonjugatlarda ince yapısal farklarla farklı biyolojik ligantları şekillendirir. Bu bakımdan biyoetanolün yanı sıra başka katma-değerler de üretebilecek entegre tipte bir rafinerini modelinin nasıl olması gerektiği ülkemiz ekonomisi açısından ele alınması gereken önemli bir sorudur. Biyoloji Bölümü. Hücre yüzeyine ulaşan karbohidratlar bilgi alış-verişi için diğer hücre reseptörleriyle ilişkiye girerler.edu. Fen Fakültesi. glikokonjugatları oluştururlar. Glikozilasyonun değişebilirliği ile hem aynı protein ve lipidin birçok farklı özel biyolojik görevlerini gerçekleştirmesi ve hem de genomda neden beklenenden daha az gen bulunduğu açıklanır. Ülkemizde son günlerde biyodizel ağırlıklı üretim girişimleri yoğunluk kazanmış olmakla beraber.B. akla durgunluk verecek ölçüde farklı hücre tipi seçiciliğini belirleyerek doğadaki biyolojik çeşitlilikten birinci derecede sorumlu olurlar. Moleküler Biyoloji ABD. Glikobiyoloji. İzmir sabire. Son yıllarda“BiyoEkonomi” diye adlandırılan modelin sürdürülebilirlik açısından umut vaat eder çizgi izlediği bilinmektedir. Bu soruya yanıt aramak üzere yapılacak sunumda biyorafinerilerin özellikleri ve işleyişleri tartışılmaya çalışılacaktır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Golgi sahasında proteinleri etiketleyerek hücre içine veya hücre yüzeyine yönlendirirler. uygulanan üretim süreçleri ve ürünlerin çevreyle-uyumlu olması bu modele yüksek sürdürülebilirlik potansiyeli kazandırmaktadır. biyosentezlerini ve şeker taşıyan biyomoleküllerin biyolojik görevlerini araştıran bilim dalıdır.B(Avrupa Birliği) grubu ülkelerde ağırlık verilmektedir. Biyoetanol üretimi için kurulacak biyorafinerilerde üretilecek ürünlerin pazarlanması ile sağlanacak ekonomik getirilere ek olarak rafinerilerin çalışmasıyla ortaya çıkacak yeni istihdam olanaklarının kırsal-kalkınma sürecine önemli katkısı olacaktır. Ç 013 Glikobiyoloji Sabire KARAÇALI Ege Üniversitesi. Böylece diğer kimyasal etiketlerin aksine karbohidratlar. Proteinlerin üç boyutlu katlanmalarını yönlendirerek. Ankara knazif@hacettepe. 06532 Beytepe. enerji ve hizmet gibi ürünlerin ticari dağılım ve tüketimini ele alan bu modelin iticini gücünü günümüzde biyoteknoloji oluşturmaktadır. Aynı aminoasit dizisine sahip proteinlere farklı oligosakkarit yan zincirlerinin eklenmesi glikoformları oluşturur.tr Yeni yüzyıla girişle birlikte önem kazanmaya başlayan sürdürülebilir-kalkınma kavramı(konsepti) buna yönelik ekonomik model arayışlarını da beraberinde getirmiştir. Biyoetanol üretimine batıda Brezilya ve A. Günümüzde biyo-materyal olarak tarımsal-ürün ve biyokitleyi kullanarak bunlardan biyoteknolojik yöntemlerle ürün üretip pazarlayan biyoekonomik süreç. Biyoekonomik süreçlerde kullanılan yenilenebilir hammaddelerin. modifikasyonları ve glikozilasyon hızları ile mikroçeşitlilik oluştururlar. Bu ürünler arasında değişik kimyasallar. yaşlanması ve ölümü olaylarında. Teknolojik olarak biyolojik süreçlerle biyo-materyaller’den üretilen mal.19. Glikokonjugatlardaki oligosakkaritler hücre içi ve hücreler arası moleküler ve hücresel tanıma ile tanımanın engellenmesinde.D gibi ülkelerde. Fen Fakültesi. biyoetanöl üretiminin kırsal kalkınma politikaları doğrultusunda ayrı bir önemi bulunduğu da ilgili çevrelerce kabul edilmektedir. yapıdestek molekülleri olmalarına ek olarak çok daha fazla görevleri olduğu ve gerçekleştirdikleri moleküler olayları son yıllarda anlaşılmaya başlanmıştır. karbohidratların karmaşık yapılarını. polimerler ve enerji ürünleri bulunmaktadır. lipitlerin eriyebilirliklerini değiştirerek onların görevlerini ve diğer moleküllerle ilişkilerini belirlerler. Son yıllarda biyoyakıtlar grubuna giren biyoetanol ve biyodisel gibi enerji ürünleri üretiminin gerek ulusal gerekse uluslararası ölçekte önemli bir ivme kazandığı görülmektedir.edu. Biyoteknoloji ABD.karacali@ege. Biyoloji Bölümü. Hücreler proteinlerin glikozilasyon profillerini değiştirerek ilişkili genin ifadesini değiştirirler ve böylece glikoproteinlerin görevlerini kontrol ederler. Glikozilasyon mekanizmasıyla protein ve lipitlere bağlanan karbohidratlar hibrit molekülleri. Glikokonjugatların yapısındaki az sayıdaki monomerik birimlerinin sıralanma özellikleri.tr Karbohidratların enerji kaynakları. biyodisel üretimine ise başta Almanya olmak üzere A. Farklı hücre tiplerinde farklı glikozilasyon enzimleri bulunur ve özel bir hücre tipindeki özel glikozilasyon durumuna Glikotip denir. Mikroçeşitlilik. kansere değişimi de içine alan 91 .. Biyoloji Bölümü. Bu ekonomik süreç için umut vaat eder bir durum da biyoteknolojik yöntemlerle biyoteryallerden bugün kimya endüstrisinin petrolden ürettiği ürünlere kalite yönünden eşdeğer ürünlerin üretilebilir olmasıdır. hücre farklılaşması. hücresel tutunmada. petrolü kulanan kimya endüstrisinin temel oluşturduğu konvansiyonel ekonomiye yeni bir seçenek oluşturmaktadır. TRABZON Ç 012 BiyoEkonomi’de Biyorafinerilerin Yeri ve Önemi Nazif KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. only a small percentage of the total genetic diversity in the Lycopersicon gene pool has been transferred to L. Like in any other crop. In addition to high throughput of genotyping which allows a fast turnaround and precise selection of the desired traits. the markers are more easily scored than the genes of a given trait. Similarly. immün reaksiyonlar ile metastazda. Ç 014 Molecular Breeding in Tomatoes: Traditional Vs Marker-assisted Breeding Hasan BOLKAN Campbell’s Agriculture Research Center. zararlıların enfeksiyonunda. 28605 County Road 104. the isozyme marker Aps-1 was used extensively as a substitute for screening with live nematodes to select for the Mi resistance gene. iltihaplanma bölgelerine özel lökositlerin toplanması. Today. using different DNA based marker technologies a large number of molecular markers have been discovered for both monogenic and polygenic disease resistances and other value added traits. metabolizma ve sinir sistemi hastalıkları ile kansere değişim ve tümör oluşumunda glikozilasyon değişmeleri meydana gelir. Glikoimmunoloji ve Glikoteknoloji alanlarıyla birlikte gittikçe gelişmektedir. The Mi-gene now can be scored by a PCR-based marker that is more tightly linked to Mi-gene than the Aps-1 isozyme. transcript profiling and genetic analysis. tomato. Markerassisted breeding is also being used to produce new virus resistant and high solids tomato varieties. Although the term “marker-assisted breeding” is associated with molecular markers. esculentum with more ease. hematolojik. Screening tests for resistance to multiple pathogens using live inoculum could be problematic because infection by one pathogen may interfere with the infection by the other pathogen. TRABZON patolojik değişmeler ile biyolojik olayların değiştirilmesini sağlayan hücre içi ve hücreler arası haberleşme ve bilgi naklinde. Glikozilasyon metabolizmasında meydana gelen bozukluklar ile ilişkili enzimlerin kalıtsal mutasyonları. important traits in tomato plant follow a continuous distribution caused by the action and interaction of many genes and various environmental factors. proteinlerin hücre içi-hücreler arası trafiğinde ve hücre göçünde görülür. karbohidratların yapı ve görevlerini daha iyi öğrenmeyle birlikte daha iyi glikoproteinleri oluşturmaya ve ilaç geliştirilmesine yoğunlaşmaktadır. Yeni stratejiler ve teknikler. in tomato. Böylece Glikobiyoloji. esculentum) and its wild species which carry a wealth of genetic variability. Glikobilimler adı altında toplanan Glikopatoloji. These tools are being used aggressively by most institutions involved in plant breeding. markerassisted breeding eliminates the need of inoculation with a live pathogen thus avoids the errors caused by field infection such as escapees. glikozilasyon mekanizmasının kontrolü. Davis. Glikobiyoloji çalışmaları. However.com The genus Lycopersicon includes the cultivated tomato (L. hücresel aktivite ve gen kontrolünde reaksiyonları açma-kapama gibi ince ayarlar yaparlar. Marker–assisted techniques avoid infections and help to introduce multiple genes each with different resistance to different pathogens. But through traditional breeding the linkage between resistance and Fenthion susceptibility has been broken in many breeding populations. An example of nonmolecular marker-assisted breeding in tomato is the use of the insecticide Fenthion as an indicator to select for resistance to bacterial speck disease. breeding for disease resistance can be carried out were field inoculation of plants are not allowed.19. The technology also offers considerable potential to transfer quantitative resistance because markers have high heritability and are not masked by environmental conditions. However. esculentum. The Marker-assisted breeding identifies genes linked to the markers. simbiyotik ilişkilerde. and variation in the aggressiveness of pathogen strains used for inoculation. non-molecular markers are also used in transferring genes that confer resistance to diseases. Also. glikokonjugatların şekillenme yetersizliği veya aşırı birikimine neden olarak önemli sağlık problemlerini işaret ederler. Included among the tools used are DNA marker technologies for genome analysis. Marker–assisted breeding is a complimentary technology for use in conjunction with conventional breeding for genetic improvements. miktar ve fenotipik belirlenmeleri ile ilişkili enzimlerin genlerinin klonlanması alanlarında yapılmaktadır. glikokonjugatlardaki şekerlerin moleküler yapılarının belirlenmesi. Hücreler arası tanımanın örnekleri. Susceptibility to Fenthion is observed on the detached leaves of tomato seedlings that carry the Pto gene conferring resistance to Pseudomonas syringae pv. one of the marker systems that is becoming popular in tomato breeding is the 92 . in the last 15-20 years important new tools have been developed in the area of molecular genetics that have revolutionized the moving of gene-associated traits from wild species to L. Due to the fact that phenotypic selection has been the norm for quantitative traits. Biyoloji Bölümü. Enfeksiyon hastalıkları. hücre-matriks tanımasında. The development of molecular marker closely linked to the Pto gene now allows selections for resistance without the use of the toxic insecticide. CA 95616 USA hasan_bolkan@campbellsoup. and because of the need of large number of test environments and replicates to evaluate traits.

TRABZON single nucleotide polymorphism (SNP). very effective and inexpensive with enormous potential for multiplexing.19. 93 . Biyoloji Bölümü. It is most prolific of all marker types. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. TRABZON 94 . Biyoloji Bölümü.

Biyoloji Bölümü.19. TRABZON Mikrobiyoloji Sözlü Bildiri Özetleri 95 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.19. TRABZON 96 .

. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.. Biyosürfektanlar. TRABZON SM 001 Yüksek Teknolojiye Uygun Olarak Hazırlanan ZnO nanokristallerinin Karakterizasyonu ve Antimikrobiyal/ Antifungal Aktivitelerinin Tayini Aysun ERGENE1. partikül boyutu. Biy. Kırıkkale 2 Giresun Üniv. Böl. Nanokristallerin çapları 10-1000 nanometre arasında değişen katı parçacıklardır ve gün geçtikçe bu alandaki çalışmalar dinamik bir şekilde artmaktadır. Giresun y... antimikrobiyal. lizin oksidaz. Ayrıca S. E. coli bakterisinde büyümenin inhibe olduğu tespit edilmiştir. Fadime YILMAZ1. Böl. Fak. 44280 Malatya hgeckil@inonu.. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2 1 Kırıkkale Üniv. Kanser Kemoterapisinde Kullanılan Bakteriyel Enzimler Hikmet GEÇKİL İnönü Üniversitesi. Giresun ayergene@yahoo..coli’nin ise daha dirençli olduğu gözlenmiştir. Fak. Biyosurfektanların gram olumsuz bakteriler karşı daha etkili olduğu belirlenmiştir. Staphylococcus aureus (ATCC 25923). Birçok mikroorganizma farklı kültür ortamlarında farklı yapılarda biyosürfektanlar sentezlemektedir. vitreoscilla hemoglobini Süt Fabrikası Atık Sularından İzole Edilen Biyosurfektanların Antimikrobiyal ve Antifungal Etkilerinin Araştırılması Fadime YILMAZ1. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Besi ortamında ZnO ince seramik tozlarının derişiminin artması ile birlikte E. Fak. Bu sözlü bildiride bakteriyel orijinli kanser kemoterapi ajanlarının etki mekanizmaları ve üretimini sınırlayan faktörler üzerinde durulacaktır. Fak. Nano-mikro partiküler ince seramik tozları kozmetik sektöründe de kullanılmaya başlanmıştır ve bu nedenle antimikrobiyal ve antifungal özellikleri gündeme gelmiştir. methionin liyaz. Lysine oksidaz ve methionin liyaz) sadece birkaç gramnegatif bakteri tarafından sentezleni.19.com Bu çalışmada süt fabrikası atık maddesi olarak bilinen peyniraltı sularından izole edilen 97 . Emine ÖZTÜRK1. Bu enzimlerin sitotoksik etki mekanizması genellikle onların doğal substratları olan amino asitler bakımından oksotrof kanser hücrelerinin bu amino asitlerden yoksun bırakılmasına dayanır.98 gr/l biyosürfektan elde edilmiştir. %5’lik peyniraltı suyu ile zenginleştirilen besiortamında 0. Emine YALÇIN1.edu. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2 1 Kırıkkale Üniv. Böl. Elde edilen biyosurfektanların antibakteriyel ve antifungal aktiviteleri disk difüzyon metoduna göre Bacillus subtilis (ATCC 6633). Anahtar Kelimeler: L-asparaginaz. ZnO. kemoterapötik enzimler. sıvı ve gazlar arasındaki yüzey ve iç yüzey gerilimi azaltabilen amfilik bileşiklerdir.. antineoplastik ajanlar.. aureus bakterilerinin büyümesinin azaldığı. Düşük ZnO derişiminde S. aureus bakterisinin nanopartiküller varlığında belirgin pigment oluşturduğu gözlenmiştir. Nio gibi nano-mikro partiküller geniş bir kullanım alanına sahiptiler. antifungal SM 002 Pseudomonas aeruginosa kullanılarak ramnolipit biyosürfektanı elde edilmesi amaçlanmıştır. Biy. Aysun ERGENE1.fadime@gmail. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Partikül şekli. Anahtar Kelimeler: antimikrobiyal. Fen-Ed.tr Kanser kemoterapisinde yaygın olarak kullanılan birkaç enzim (L-asparaginaz. Biy. Escherichia coli (ATCC 25922) bakteri kültürlerine ve Candida albicans (ATTC 60192) kültürüne karşı test edilmiştir. Emine YALÇIN1.com Çeşitli özel yöntemlerle kullanım alanlarına göre özellikleri istenilen yönde değiştirilerek hazırlanabilen ileri teknoloji seramiklerinin oksit olanları TiO2. Kezban ADA1. Emine ÖZTÜRK1. Böl. Fen-Ed.. Kırıkkale 2 Giresun Üniv. kanser kemoterapisi.3M) derişimde sentezlenen ZnO nan-mikro partiküllerinin antimikrobiyal ve antifungal özellikleri çift tabakalı olarak hazırlanan Muller Hılton Agar besiyerlerinde koloni sayımı ile incelenmiştir. Fen-Ed.. katı. Fatih KUTLUER1.. ZnO.. antifungal SM 003 Biyosurfektan. Biy. Bu çalışmada iki farklı (0.075 ve 0. Fen-Ed.

Antibiyotiklerin BOI5 / KOI oranları düşük olduğundan bu oranın Anaerobik Çok Kademeli Yatak Reaktör (ÇKYR) / Aerobik Sürekli Karıştırmalı Tank Reaktör (SKTR) ardışık proseslerle arttırılması ve böylece biyolojik ayrışabilirliğinin arttırılması düşünülmektedir. İzmir hakan. Delya SPONZA Dokuz Eylül Üniversitesi. Lactobacillus. Biyoteknoloji Anabilim Dalı. balık çiftlikleri gibi faaliyetler antibiyotiklerin temel kaynaklarını oluşturmaktadır. 98 . ürünler üzerine spreyleme. Buca. ters osmoz vb. saflaştırma.edu.) arıtılamadığından arıtma tesisi çıkış sularında ve alıcı ortamlarda bulunmaktadır. Anaerobik arıtma teknolojisi kağıt. Quinolonlar. Bakteriyosinleri saflaştırılmaları. Makrolidler. katyon değiştirici kromatografi. Pediococcus ve Leuconostoc gibi birçok laktik asit bakterisi bakteriyosin üretmektedir. ODTÜ. ilaç endüstrisi. Antibiyotikler konvansiyonel aerobik çamur sistemleri (aktif çamur prosesi.tr Antibiyotikler mikroorganizmaların büyümesini durduran veya öldüren biyolojik kaynaklı ya da sentetik olarak elde edilen çok etkili biyoaktif maddelerdir. Kanalizasyon.) ile ileri arıtım sistemlerinde (O3. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. jel-filtrasyon kromatografisi. TRABZON SM 004 SM 005 Leuconostoc mesenteroides subsp. kromatografi. Aminoglikozidler. Bu çalışmada Leuconostoc mesenteroides subsp. katkı maddesi ve ilaç olarak kullanımı homojen olarak saflaştırılmalarını ve yeterli miktarda saflaştırılmış ürünü gerekli kılmaktadır. Ankara halildundar1@gmail. gıda üretimi. tıbbi atıklar. Bu peptit antimikrobiyal maddeler duyarlı bakterileri hücre zarlarında gözenekler oluşturarak inhibe ederler. ev gereçleri. Antibiyotikler biyolojik ayrışmaya dayanıklı olmaları nedeniyle değişik ortamlarda birikmektedirler. Ayrıca bu teknikler zaman alıcı olup. cremoris Tarafından Üretilen Bir Bakteriyosinin Büyük Ölçekte ve Hızlı Saflaştırılması Halil DÜNDAR Orta Doğu Teknik Üniversitesi. kısa zincirli ve ribozomal olarak sentezlenen antimikrobiyal maddeler olup bunların çoğu gıdalarda bozulma nedeni olan bakterilerin ve patojenik bakterilerin büyük çoğunluğunu inhibe etmektedir. Carnobacterium. Linkosamidler. tedavi edici antibiyotiklerin kalıcı konsantrasyonları çevrede bulunur. Bu nedenle. Lactococcus. Oksazolidler. Antibiyotik içeren atıksuların inert KOI oranları değiştirilemeyeceği için zor ayrışan organik maddenin anaerobik koşullarda aklimasyon ile atıksuyun bu zor ayrışan maddelerinin mikroorganizmalar tarafından alınmasını sağlamak önemlidir. hidrofobik etkileşim kromatografisi ve ters faz likit kromatografisi sıklıkla kullanılmaktadır. Enterococcus. çiftlik hayvanlarının üretimi. lagünler vb. Mühendislik Fakültesi. Günümüzde geniş bir kullanım aralığına sahip olan antibiyotikler insan ve hayvansal tıpta tedavi edici amaçlar için sıklıkla kullanılır.celebi@deu.com Laktik asit bakterileri tarafından üretilen bakteriyosinler protein yapısında. ileri oksidasyon. SDS-PAGE protein Antibiyotiklerin Anaerobik Ayrışabilirlikleri Hakan ÇELEBİ. Tetrasiklinler.19. H2O2. Kaynaklar Kampusu. Antibiyotiklerin anaerobik koşullarda arıtılabilirliği ile yapılmış çok az sayıda çalışma bulunmaktadır. Bakteriyosinlerin karakterizasyonu ve biyokimyasal yapılarının ortaya çıkarılması. Büyük ölçekte bakteriyosin saflaştırılması için bu teknikler uygun değildir. Sülfa antibiyotikler ve Sasilik peptidler olmak üzere 9 ana başlık altında sınıflandırılmaktadır. endüstrideki aktiviteler. Biyoloji Bölümü. Ayrıca ileri arıtımın yetersiz ve pahalı olması da antibiyotiklerin arıtımında bir diğer olumsuz faktördür. Tınaztepe. biyodisk. Bu tekniklerin çoğu az miktarlarda yeterince saf bakteriyosin saflaştırılmasını mümkün kılmaktadır. Genelde antibiyotik içeren ilaç endüstrisi atık sularının inert KOI oranları ve zor ayrışan madde düzeyleri yüksek olup kolay ayrışan KOI oranları düşüktür. Laktik asit bakterilerinin ürettiği bakteriyosinlerin saflaştırılmasında kültür süpernatantından amonyum sülfat ile çökeltme. pahalı ekipmanlar gerektirmekte ve bakteriyosin aktivitesinde kayıplara neden olmaktadırlar. Diğer etki mekanizmaları ise diğer bakterilerin otolizin enzimlerini aktive ederek hücre duvarını eritmesi ile olmaktadır. Çevre Mühendisliği Bölümü. özellikle de laktik asit bakterileri tarafından sentezlenenlerin saflaştırılmaları bu moleküllerin diğer moleküller ile agregatlar oluşturma eğilimi ve hidrofobisitelerinden dolayı zor olmaktadır. tekstil endüstrisinin yanında antibiyotik içeren ilaç endüstrisinin atıksularının da arıtılmasında kullanılmaktadır. Etki mekanizmalarına ve kimyasal yapılarına göre β-Laktamlar. deri. Anahtar Kelimeler: Bakteriyosin. UV. cremoris tarafından üretilen bir bakteriyosin kalsiyum silikat ve amberlit XAD16 kullanılarak ve kolon kromatografisine gerek duymadan daha süratli bir şekilde ve büyük ölçekte saflaştırılmıştır.

yapılan Kongo Red boyaması sonucu biyofilm oluşturdukları görülmüştür. İsmail KARABOZ. linkosamidler. Tilosin SM 006 Türkiye’nin Karstik Mağaralarından Elde Edilen Streptomyces İzolatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Semra YÜCEL. kuru hücre ağırlığı. yüksek aktivite gösteren 7 izolatın 3 farklı klinik bakteriye karşı antimikrobiyal aktivitesi ayrıca araştırılmıştır. Anaerobik reaktör çıkış suyu aerobik reaktör beslemesi olarak kullanılacaktır. Elde edilen toplam 290 Aktinomiset izolatının çeşitli test mikroorganizmalarına karşı antimikrobiyal aktiviteye sahip metabolit üretim potansiyelleri “agar piece” metodu kullanılarak araştırılmıştır. Sonuç olarak antimikrobiyal etkili metabolit üretiminin 3. yara.5 oranında duyarlı oldukları belirlenmiştir.gün başladığı ve 5. Anahtar Kelimeler: Aerobik-Anaerobik-İleri Arıtım.19. eritromisin ve amoksisilin antibiyotiklerinin dozları belirli konsantrasyonlarda arttırılarak anaerobik reaktör verim özellikleri KOI giderimleri. aminoglikosit. pH değişimi. tilosin. Aktinomisetlerin mağara habitatlarındaki varlığı. en uzunu 6052 metre ve en derini 368 metre olan toplam 19 mağaradan mikrobiyolojik örnekleme yapılmıştır.6 µg/ml olduğu gözlenmiştir. M1492 kodlu Streptomyces izolatı ile gerçekleştirilen fermentaasyon çalışmalarında. tilosin.Eskişehir myamac@ogu. populasyon dinamikleri. 26480. biyofilm. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı cerciburcu@hotmail. toplam gaz üretimleri. Aktif maddenin antimikrobiyal etkisi. glukoz miktarı. TRABZON Bu çalışma kapsamında insan ve hayvan sağlığı için yaygın olarak kullanılan oksitetrasiklin. yatay ve dikey uzanımlı. Ali KOÇYİĞİT.com Bu çalışmada Staphylococcus epidermidis’in oluşturduğu biyofilmler üzerine lizostafinin ve değişik antibiyotiklerin etkisi araştırılmıştır. Oksitetrasiklin. kan kültürü ve apse) elde edilmiş olup. mağara oluşumları ile ilişkileri konusundaki bilgi birikimi oldukça sınırlı durumdadır. S. Bu amaçla Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 7 adet klinik izolat incelenmiştir. eritromisin ve amoksisilin antibiyotiklerinin ardışık anaerobik MBR reaktör / aerobik CSTR reaktörlerde arıtılabilirliği incelenecektir. Biyoloji Bölümü. Minimum İnhibitör Konsantrasyon ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyon verileri kullanılarak değerlendirilmiştir. Biyoloji Bölümü. glikopeptid. Mustafa YAMAÇ. antimikrobiyal aktivite değerleri belirlenmiştir. aktif-yarı aktifpasif özellikli. karanlık ortam ve düşük organik madde miktarı ile karakterize olan özel biyotoplardır. disk difüzyonu 99 .edu. Eritromisin. BOI5 / KOI Oranı. Aktif maddenin 30 dk 60 ºC sıcaklığa karşı dirençli. Anıl HAN Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi.tr Mağaralar. günlerde en yüksek seviyeye ulaştığı gözlenmiştir.-6. Bu izolatlara pozitif kontrol olarak S. antibiyotik. Ayıca aerobik reaktör verim özellikleri ile KOI ve oksitetrasiklin. Oksitetrasiklin. mağaralarda yer alan heterotrof bakteriler arasında aktinomisetlerin dominant olduğunu ifade etmektedir. tilosin. Anahtar Kelimeler: Staphylococcus epidermidis. Fen Edebiyat Fakültesi. Amoksisilin. Kullanılan 8 izolatın tümü sadece vankomisine % 100 oranında ve 7 izolatın da imipeneme karşı % 87. henüz mağara mikrobiyolojisi konusunda başlangıç aşamasında olan ülkemiz için daha da geçerlidir. epidermidis ATCC 12228 tip türü eklenerek oluşturulan 8 izolatın 24 saatlik kültürleri 0. karbapenem.5 McFarland standardına göre ayarlanarak Disk Difüzyon yöntemiyle 10 farklı gruptan 15 farklı antibiyotiğe ve ayrıca antimikrobiyal ajan olarak da lizostafine olan duyarlılıkları incelenmiştir. eritromisin ile amoksisilin antibiyotiklerinin giderim verimi izlenmiştir. 5 dk 100 ºC sıcaklığa karşı ise duyarlı olduğu belirlenmiştir SM 007 Staphylococcus epidermidis Klinik İzolatlarının Biyofilmleri Üzerine Lizostafinin ve Değişik Antibiyotiklerin Etkisinin Araştırılması Burcu ÇERÇİ. Kaynaklar. Bu çalışmada Türkiye’nin 10 farklı ilinde yer alan. HCO3 alkalinitesi ile VFA konsanstrasyonlarının değişimleri ile incelenecektir. nispeten yüksek nem oranı. büyüme özellikleri. epidermidis izolatlarının oluşturdukları biyofilmlerin lizostafine olan duyarlılıklarının ise ≥3. Bu durum. folat yol izi inhibitörleri gruplarına duyarlı oldukları saptanmıştır. Aslı ÖZKIZILCIK Ege Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Standart test mikroorganizması olarak 8 bakteri ve 4 fungus suşunun kullanıldığı çalışmada. Streptomyces M1492 tarafından üretilen metabolitler uygun çözücüler ile ekstrakte edilerek ince tabaka kromatografisi ile ayrılmış ve spotların biyoaktiviteleri biyootoğrafi yöntemiyle belirlenmiştir. lizostafin. İzolatların genelde penisilinler ve makrolidler grubu antibiyotiklere dirençlilik gösterirken. Bu izolatlar 4 farklı kaynaktan (idrar. stabil sıcaklık.

hominis. Aspergillus niger ATCC 16404. Denemelerde 10 bakteri suşu (S. Sitotoksik ve antiviral aktivite için ise Hücre kültürü ve mikroskobik metod kullanılmıştır. Tunısıa ihkaraman@yahoo. çay (Camellia sinensis) yapraklarından elde edilen sulu ekstraktların bazı Staphylococcus türleri üzerine antimikrobiyal ve bazı antibiyotiklerle sinerjitik etkileri araştırılmıştır. Coli. Biyoloji Bölümü. Ege Bölgesi ve Marmara Bölgesi’nde.84 mg/ml). kan akışını durdurmada. Antifungal denemeler sonucunda ise ekstraktımızın herhangi bir antifungal özellik göstermediği ortaya konulmuştur. yeşil çay ile 51 mm. Nurcan ERBİL. Penicillium purpurogenum. E. Ekstraktımızın RD (Rhabdomyosarcoma) hücreleri üzerinde yapılan sitotoksik çalışmada ise LD50(CC 50) dozu 0. seksüel hormon salgılanmasını artırmada. yeşil çay ektraktı ile 20 mm. Streptomycine 5 µg/ml. siyah çay 0. S. 2 maya izolatı (Candida albicans ATCC 1213. Candida utilis 1031.tr Bu çalışmada. Tokat 2 Monastir University. siyah çay ekstraktı ile 18 mm inhibisyon zonu oluşturmuştur (MIC değeri. Ekstraktımızın bakterilere karşı yapılan deneme sonuçlarında S. Ahlem BEN SASSI2. Son yıllarda antibiyotiklere dirençli suşların ortaya çıkması ve doğal kaynaklı ilaçlarda görülmeyen veya az görülen yan etkilerin sentetik ilaçlarda dikkati çekecek kadar çok olması. faecalis. Pseudomonas aeruginosa ATCC 9027.Fen Edebiyat Fakültesi. E. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Aouni MAHJOUB2 1 Gaziosmanpaşa Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Camellia Staphylococcus sp. Kahramanmaraş mdigrak@ksu. Biyoloji Bölümü. epidermidis’in gelişmesini 35 mm inhibisyon zonu ile engellerken. (Hayıt) bitkisi seçilmiştir.com Tarihin ilk dönemlerinden günümüze kadar insanlar bitkilerden besin maddesi olarak faydalanmış ve şifa aramışlardır. coli 1/1-1/256 consantrasyonlarında hiçbir biyolojik aktivite göstermediği belirlenmiş. S. S. aureus ATCC 29213. Enterococcus faecalis ATCC 29122. süt salgısını önlemede kullanıldı bilinmektedir. Ancak her bitkinin düşünüldüğü kadar yararlı olmadığı yada yararlı etkilerinin yanında organizma için az yada çok zararlı olabilen başka etkilerinin de olduğu görülmüştür. özellikle su kenarlarında yaygın olarak bulunan Vitex agnus-castus L. Çalışmamızda. Fen Edebiyat Fakültesi.. Buna ek olarak. (Hayıt) Bitkisinin Sitotoksik. Candida utilis KUEN 1031). Türkiye. Proteus vulgaris KUEN 1329.84 mg/ml). Ayrıca.edu. Department of Virology. bilim adamlarını doğal kaynaklı ilaçları araştırmaya itmiştir. Salmonella enteritidis ATCC 14076. Antibakteriyal ve antifungal aktiviteler için Disk difüzyon ve Mikrodilüsyon (MIC) yöntemleri kullanılmış ve pozitif ve negatif örneklerle karşılaştırılmıştır. Penicillium verrucosum var. Biyoloji Bölümü. Akhisar İlçesi yöresinden toplanan Hayıt bitkisinin yaprakları kurutularak Soxhelet yöntemi ile metanol ekstraktı hazırlanmıştır ve ekstraktın biyolojik aktivitesi test edilmiştir. Antibakteriyal ve Antifungal Aktivitelerinin İncelenmesi İsa KARAMAN1. Cephalosporine. tedavi amacıyla kullanılan tıbbi bitkilerin toplam miktarı 20. Aspergillus flavus. aktivite. Trichothecium roseum. 10 fungus izolatı (Alternaria alternata. Hayıt bitkisinin uterus rahatsızlıklarında.2 100 . Cladosporium sp. Streptomycine S. Streptococcus pyogenes ATCC 13076). Antiviral. Zelal AKSOY Kahramanmaraş Sütçü imam üniversitesi. epidermidis. Candida albicans ATCC 1213. Vitex agnus-castus L. haemolyticus ve S.19.cyclopium) ve 2 virüs türü (Herpes Simplex Virus 1(HSV1) ve HSV2) kullanılmıştır. TRABZON SM 008 Yeşil ve Siyah Çayın (Camellia sinensis) Antimikrobiyal ve Bazı Antibiyotiklerle Sinerjitik Etkisinin Araştırılması Metin DIĞRAK. Aeruginosa ATCC 27859. Ampicilline ve Penicilline G antibiyotikleri ile. auricularis üzerinde antimikrobial etki göstermezken. mevcut bitkisel çeşitliliği yönünden oldukça dikkate değer ve zengin bir floraya sahiptir. Araştırma sonucunda. Faculte de Fharmacie. auricularis. antimiktobiyal sinerjitik etki SM 009 sinensis. B. E. subtilis DSM4312.78 mg/ml.. Ulocladium atrum. P. xylosus bakterileri kullanılmıştır. Cephalosporine >30 µg/ml. diğerlerinde ise belli oranlarda aktivite tespit edilmiştir. S. Streptomycine. Çalışmada. aureus. siyah çay ile de 50 mm inhibisyon zonu ile engellediği tespit edilmiştir (MIC değeri. Bu çalışmada Manisa İli.000 civarındadır. çalışmada kullanılan diğer antibiyotiklerin yeşil ve siyah çay ile değişen oranlarda sinerjitik etkilerinin olduğu gözlenmiştir. Staphylococcus sciuri. Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO)’nın 91 ülkenin farmokopilerine ve tıbbi bitkiler üzerine yapılmış olan bazı yayınlarına dayanarak hazırladığı bir araştırmaya göre. Aspergillus terricola. Monastir. Cephalosporine antibiyotiği S. yeşil ve siyah çay 0. yeşil çay 0.

İstanbul 3 Refik Saydam Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü. Anahtar Kelimeler: Pulcherrimin. Biyoloji Bölümü.4. Mağara sistemlerinde kalsit oluşumu kalsiyum iyonları. M. Fen Edebiyat Fakültesi. pulcherrima suşları olarak tanımlandı. Biyoloji Bölümü. Tülin ÖZBEK3. HSV2 için 156. Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. Hakan ÖZKAN3. coli ve Mağara Sistemlerinde Kalsit (CaCO3) Oluşumu Ve Bakterilerin Etkisi Özlem BARIŞ1. Antiviral sonuçlar. Günümüzde özellikle içlerinde sarkıt-dikit gibi damlataşı adı verilen oluşumlar yönünden zengin olan kireçtaşı mağaraları daha çok dikkat çekmektedir. pulcherrima türlerinin rDNA dizilerinin daha önce tanımlanan M. Fikrettin ŞAHİN2. Sonuç olarak damlataşlarından izole edilen bakteriler laboratuar ortamında kalsit oluşturdu tespit edilmiştir.com Farklı bir ekosistem olarak mağaralar. kalsit. Çoğaltılan rDNA örneklerinin nükleotid dizileri belirlendi ve bu rDNA dizilerine göre maya örneklerinin türleri NCBI gen bankası kayıtları ile karşılaştırıldı.tr Metschnikowia genusunda yer alan maya türleri antimikrobiyal aktiviteleri açısından çok zengin olup bu türler biyokontrol amaçlı olarak kullanılmaktadır.19. Yerel kaynaklardan izole edilen M. pulcherrima türlerinin antimikrobiyal aktiviteleri koloniler etrafındaki inhibisyon zonları ölçülerek belirlendi. Bu çalışmada. pulcherrima suşları ile %97 benzerlik gösterdiği belirlendi ve izole edilen suşlar farklı M. bakteri. pulcherrima türü mayalar salgıladıkları pulcherrimin nedeniyle kırmızı pigmentasyon zonu oluşturduklarından bu tür maya kolonileri üreme ortamından alınıp API ID32c kiti kullanılarak türleri belirlendi. Erzurum ozlembaris@gmail. pulcherrima suşları tarafından salgılanan pulcherrimin pigmentinin en çok Candida parapsilosis ve Trichosporon mucoides türü patojenik mayalarda üremeyi inhibe ettiği bulundu. Bu araştırma TÜBİTAK tarafından (Proje no: TOVAG 104 O 270) desteklenmektedir. HSV1 için 156. API kiti ile %98 olasılıkla M. Fen-Edebiyat Fakültesi. Pulcherrimin’in beş farklı Candida albicans suşuna karşı önemli derecede inhibitor etkisi olduğu görüldü. M. 16059. Aspergilus SM 011 Metschnikowia pulcherrima Türü Mayaların İzolasyonu ve Pulcherrimin’in Antimikrobiyal Aktivitelerinin Araştırılması Sezai TÜRKEL Uludağ Üniversitesi. pulcherrima suşlarının patojenik mikroorganizmalara karşı kullanımını test etmek için antimikrobiyal aktiviteleri belirlendi. Önce Pulcherrimine duyarlılıkları test edilecek mikrorganizmalar logaritmik faza kadar üretilip minimal petrilere ekildi ve üzerlerine logaritmik fazdaki farklı M. Erzurum 2 Yeditepe Üniversitesi. Araştırmamızda Metschnikowia pulcherrima türü mayalar izole edilerek bu mayaların patojenik mayalara. Biyokontrol. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON mg/ml olarak belirlenmiştir. SM 010 Proteus vulgaris türü bakterilere ve Aspergillus niger’e karşı da antimikrobiyal aktivitesi olduğu bulundu. Biyoloji Bölümü. Candida. Kireçtaşı mağaralarında yoğun olarak bulunan ve ana bileşenleri çoğunlukla kalsit olan damlataşları insanları güzellikleri ile sediment bilimcileri ise içerikleri ve oluşum şekilleri ile cezbetmektedir. M.8S rDNA bölgeleri PCR ile çoğaltıldı. Fakat mağara bilimcileri damla taşlarının oluşumuna mikroorganizmaların katıldığını iddia etmişler ve farklı mağaralarda yapılan çalışmalar ile bu iddialarını kanıtlamışlardır. Anahtar Kelimeler: kalsifikasyon Mağara. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi. Furkan ORHAN4. Medine GÜLLÜCE1.4 1 Atatürk Üniversitesi. pulcherrima türlerinden alınan örnekler uygulandı.edu. Metschnikowia pulcherrima türü mayalar olgun siyah üzüm meyvelerinden standart mikrobiyolojik yöntemler kullanılarak saflaştırıldı.12x106.25µg/ml de 1. 101 . Erzurum ili içerinde yer alan kireçtaşı mağaralarında ki damlataşlarından bakteri izolasyonu yapılarak laboratuar ortamında bakterilerin kalsit oluşumuna katılıp katılmadığı araştırılmıştır. Benzer şekilde Pulcherrimin’in E. Mağaralar oluşum ve gelişim şekillerine göre farklılık göstermektedir. Yerel kaynaklardan izole edilen M. karbondioksit konsantrasyonu ve su buhar yoğunluğu ile ilişkilendirilmektedir. pulcherrima olduğu belirlenen maya örneklerinden genomik DNA saflaştırılıp 5. bilim insanları tarafından keşfedilmekte çok gecikmemiştir. bakterilere ve küflere karşı olan antimikrobiyal etkileri belirlenmiştir.25µg/ml de 104 olarak belirlenmiştir. Bursa sturkel@uludag. Antimikrobiyal aktivite. Erzurum 4 Atatürk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü.

Napoli 80078. Ankara avciaysetr@yahoo. yaz ortası ve ortalama fitoplankton biyovolüm miktarlarına göre gölün oligo-mesotrofik/mesotrofik ve maksimum kaydedilen biyovolüm düzeyine göre ise ötrofik karakter göstermektedir. trofik yapı. identifikasyon. Cyclotella praetermisa ve Fragilaria crotonensis türleri gölün fitoplankton biyovolümüne büyük katkıları olan önemli fonksiyonel gruplardır. Mühendislik Fakültesi. Dinophyceae (4). aylık olarak Haziran 2003-Haziran 2005 arasında çok yönlü istatistiksel teknikler kullanılarak incelenmiştir. Gaziantep celekli. Fen Edebiyat Fakültesi.a@gmail.com Abant Gölü fitoplankton türlerin biyovolüm düzeyleri ve çevresel değişkenler arasındaki ilişki. Biyovolüm Miktarının Değerlendirilmesi ve Limnoekolojik Özelliklerinin Çok Yönlü İstatistiksel Analizlerle İncelenmesi Abuzer ÇELEKLİ. Kanonik Korrespondins Analizine (Canonical Correspondence Analysis (CCA)) göre çevresel faktörlerdeki değişimin biyovolüm ve türlerin ekolojik tercihleri üzerinde önemli derecede etkili olduğu tespit edilmiş olup (p=0.19. lipit ve yağ asidi içerikleri. Okan KÜLKÖYLÜOĞLU Gaziantep Üniversitesi. Fen Bilgisi Öğretmenliği ABD. Biyoloji Bölümü. Geometrik olarak konik silindir biçiminde olan siklodekstrinlerin iç kısımları hidrofobik ve dış yüzeylerinin hidrofilik olması nedeni ile çok çeşitli 102 . 16S rRNA. Fonksiyonel E grubunda yer alan D.uk Siklodekstrin glikoziltransferaz (SGTaz) enzimi. Bacillariophyceae (21). crotonensis ise göl sularının karışım gösterdiği sonbahar ve ilkbahar mevsimlerinde gelişme göstermiş ve P fonksiyonel grupta yer almaktadır. Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare.6) takip ettiği belirlenmiştir. Bacillus cereus türünün bir üyesi olduğu belirlenen bu bakterinin gram (+). Ayrıca. Biyovolüm düzeylerine göre. 6. Abant gölü SM 013 Kös (Bingöl) Sıcak Su Kaplıcasından Bakteri İzolasyonu. Pozzuoli. Peridinium willei. kinon tipi ve 16S rDNA dizi analizi yapılarak bakterinin tanısı yapılmıştır. Kös Kaplıcasından izole edilen bakterinin morfolojik. yağ asitleri. Biyoloji Bölümü 21280. Anahtar Kelimeler: Bakteri izolasyonu. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bunu chrysophytler (% 29. 34. Gıda Mühendisliği. optimum ve tolerans.edu.7 veya 8 glikoz ünitesinden oluşan. Bir sucul sistemdeki değişimlerin anlaşılmasında yeni geliştirilen fonksiyonel grupların belirlenmesi önemli yer tutmaktadır. Klorofil a. Biyoloji Bölümü. diyatomeler (% 31.tr Ülkemiz sıcak su kaynakları bakımından oldukça zengindir. ekoloji. Gölde. Dışkapı. Kemal GÜVEN3. via Campi Flegrei n. İdentifikasyonu ve EPS Üretimi Reyhan Gül GÜVEN1. biyokimyasal özellikleri. Annarita POLI2. Diyarbakır 4 Istituto di Chimica Biomolecolare. F. TRABZON SM 012 Abant Gölünün Trofik Yapısı. 34. Ancak. kuantatif olarak Chlorophyceae (26). Napoli 80078. nişasta ve bazı türevlerinden glikozidik bağlı. Önemli kaplıcalarımızdan biri de Doğu Anadolu Bölgesinin Bingöl ili sınırları içerisinde yer alan Kös Kaplıcasıdır. Abant Gölü’nün oligo-mesotrofi gösterdiği sonucuna varılmıştır. Cyanoprokaryota (7). ekzopolisakkaritler SM 014 Bazı Termofilik Anaerobik Bakteriler ile Siklodekstrin Glikoziltransferaz Üretimi Ayşe AVCI. Göl suyunun ilkbahar ve sonbaharın son aylarında tamamen karıştığı ve termal tabakalaşmanın yaz aylarında oluştuğu belirlenmiştir. Barbara NICOLAUS4 1 Dicle Üniversitesi. Sedat DÖNMEZ Ankara Üniversitesi. Secchi derinliği ve toplam fosfat değişkenlerine dayanan Trofik Durum Indeksi ve OECD kriterleri.002). Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi.1) ve dinoflagellatlar (% 25. Şehitkamil. Bölümü. bu çalışmada tanımlanan bu bakterinin değişik karbon kaynaklarında üremeleri test edilmiş ve ürettikleri toplam ekzpolisakkaritleri (EPS) çalışılmıştır. Fonksiyonel Fitoplankton Türleri. indirgen olmayan siklik yapıdaki siklodektrinleri oluşturan ekstraselüler enzimlerdir. via Campi Flegrei n. Dinobryon divergens. Euglanophyceae (3). Italy 3 Dicle Üniversitesi. hareketli. Anahtar Kelimeler: Fitoplankton. fakültatif anaerob olduğu ve biyoteknolojik açıdan önemli enzimlerin kaynağı olabileceği tespit edilmiştir. Italy rgguven@dicle. fizyolojik. CNR. Pozzuoli. CNR. spor oluşturan.co. Bu çalışmada. divergens çalışma yıllarının haziran aylarında biyovolüm pikleri göstermiştir.7) baskın grup olduğu. Gölde. CCA. Ağırlıklı Ortalama Regresyonuna (Weighted Average Regression) göre ise fitoplankton türleri farklı çevresel koşullarda farklı ekolojik tercihler gösterdiği belirlenmiştir. Cryptophyceae (2) ve Prasinophyceae (1) ait toplam 64 fitoplankton türü saptanmıştır.

Lymantriidae) Avrupa ve Asya’da geniş dağılım gösteren önemli bir zararlıdır. kaplama materyalleriyle kaplanarak paketlenmesiyle lokum üretilmektedir. 61080-TRABZON muyaman@hotmail. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. osmofilik maya sayımları yapılmış. SGTaz üretimi için besiyeri optimizasyonu yapılmıştır. Sade. SGTaz enziminin optimum koşulları da belirlenmiş. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Gıda Mühendisliği Bölümü. Mühendislik Mimarlık Fakültesi. Böceğin doğal bir patojeni olan LesaNPV virüsü doğal ortamda böcek populasyonu üzerinde etkili bir doğal baskılayıcı olarak işlev görür. E. TRABZON katı. Koliform.0 olduğu belirlenmiştirHer iki bakteride de gelişmenin 30.0x101 kob\g değerleri arasında bulunmuştur. Ülkemizde özellikle kavak ağaçlarında büyük zararlara sebep olmaktadır. en yüksek SGTaz aktivitesine patates nişastası ile ulaştıkları belirlenmiştir.tr Lokum. saatinde maksimum SGTaz aktivitesine ulaşılmış. ve amonyum sülfat gibi azoylu bileşiklerin de SGTaz üretimine etkisi araştırılarak. Arazi çalışmalarında tipik NPV enfeksiyonu septomu gösteren 1000’den fazla enfekte olmuş larva toplanmış ve laboratuara getirilerek -20’de depolanmıştır. kökeni Selçuklulara dayanan dünyada “Turkish Delight” ve “Lokhum” adlarıyla ünlü bir Türk şekerlemesidir. Koliform 0-2. Viral 103 Piyasada Satılan Lokumların Mikrobiyolojik Kalitesi Nükhet Nilüfer ZORBA. Siklodekstrinlerin. Lymantriidae)’den İzole Edilen Bir Nükleopolihedrovirüs (NPV)’ünun Türkiye İçin İlk Kaydı Mustafa YAMAN Karadeniz Teknik Üniversitesi. Osmofilik maya 0-43.00x101. asit ve şekerin açık ve\veya basınçlı kazanlarda pişirilmesi.com Beyaz kavak kelebeği Leucoma salicis L.00x101. Bacillus cereus. Dilvin İPEK Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. küfmaya. Maya özütü. Biyoloji Bölümü. Nişasta. çeşni maddeleri.edu. Asya orjinli bakulovirüslerin diğer kıtalardaki izolatlardan daha yüksek patojeniteye sahip olabilecekleri kanıtlanmıştır.coli 0-1. su. eczacılık. kozmetik. (Lepidoptera. Böceğin Avrupa’daki populasyonlarından izole edilen LesaNPV için Asya’dan henüz bir kayıt yoktur.00x101-184. aerobik mezofilik bakteri sayısı 1. Anahtar Kelimeler: Lokum. Arazi gözlemlerinde virüsün zararlı böceğin doğal ortamdaki populasyonlarında oldukça yüksek mortaliteye sahip olduğu tespit edilmiştir. Staphylococus spp. hindistan cevizi v. esans ve aroma maddelerinin katılmasından sonra kalıba dökülerek nişasta. kazein. ayrıca Salmonella spp. coli. SM 015 Arnavutlarca da üretilmektedir. Yapılan mikrobiyolojik analizlerde Salmonella ve Bacillus cereus negatif. pH’larının ise 7. pepton. Bu bakterilerin optimum gelişme sıcaklıklarının 65˚C.51-2.64) mm (n=50) olarak tespit edilmiştir.b endüstrilerinde geniş kulanım olanakları bulunmaktadır. kimya tarım ve tekstil v. ısı ve ışığa karşı duyarlılık. Çanakkale dnukhet@comu. siklodekstrin glikoziltransferaz. çeşnili. Polihedraların elektron mikroskobu altındaki enine kesitleri virüse ait her bir virionun 2 ila 15 nukleokapside sahip olduğunu göstermiştir.5-8.19.b. Küf-Maya 0-11. 02.31 (1. Bu çalışmada. mikrobiyolojik kalite SM 016 Leucoma salicis L. Ermeniler ve . Bu çalışmada önemli bir zararlı olan Leucoma salicis’in doğal populasyonları üzerinde etkili bir doğal baskılayıcı ve Türkiye için ilk kayıt olan bir bakulovirüs (LesaNPV) kaydı verilmektedir. Anahtar Kelimeler: Siklodekstrin. kaymaklı. sıvı ve gazlarla konakçı-konuk tipinde kristal inklüzyon kompleksleri (inclusion complex) oluşturarak konuk molekülün çözünürlük. Virüse ait polihedral yapıların (PIB) çapı 2. maltoz. Thermoanaerobacter. gıda. (Lepidoptera. Genetik tanımlaması da yapılan bu iki bakteri izolatının Thermoanaerobacter cinsine ait oldukları saptanmıştır. Çalışmada. uçuculuğun azaltılması gibi çeşitli fiziksel ve kimyasal özelliklerini iyileştirebilmektedirler.0x101 . tripton. Boşnaklar. 36 adet ekstrem termofilik anaerobik bakterinin Siklodekstrin glikozil tranferaz aktivitesi araştırılmış ve 5K ve P4 olarak kodlanan 2 adet bakterinin yüksek SGTaz aktivitesine sahip olduğu belirlenmiştir. Işık ve elektron mikroskobu çalışmaları tespit edilen böceğin tipik bir nükleopolihedrovirüs olduğunu göstermiştir. dekstroz ve maltodekstrinli besiyerlerinde SGTaz oluşturdukları ancak.08 ± 0. lokum çeşitleri.00x101.’de aranmıştır. sultan ve sucuk tipi gibi çeşitleri bulunan lokum halen ülkemiz dışında Yunanlılar. Staphylococcus aureus. patates nişastası. E.0x101. Romenler. mısır nişastası. ülkemiz piyasasında toplanan farklı tip lokum örneklerinin mikrobiyolojik kalitesinin tespiti amacıyla Aerobik mezofilik bakteri sayımı. enzimin en yüksek aktivitesini 80 ˚C’ de gösterdiği ve pH’ nın ise 6-8 arasında olduğu bulunmuştur.

Steinernema anatoliense ’nin gelişimi 5°C. Fen Edebiyat Fakültesi.5) bireyleri meydana getirdikleri tespit edilmiştir. Spesifik bir zararlının kontrolü hedeflendiğinde. Denenen sıcaklık derecelerinde S. 9000 Ghent. Geniş konak dağılımları. Bu iki ekstrem arasında yer alan normal boylu (544µm) infektif juveniller ise % 42 oranında erkek. Elde edilen sonuçlara göre S. Yine bu çalışma ile izole edilen S. Işık ve elektron çalışmaları tespit edilen virüsün Leucoma salicis nükleopolihedrovirüsü’nün bir Türk izolatı (LesaNPV-TR) olduğunu göstermiştir. bioreaktörlerde kitle halinde üretilebilmeleri ve uygulamalarının kolaylığı nedeniyle ideal biyolojik kontrol ajanlarıdır. Yapılan morfolojik ve morfometrik ölçümler. Türkiye entomopatojenik nematod faunası için yeni kayıttır. %10. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde entomopatojenik nematodların çeşitliliği ve yayılışları araştırılmıştır. Farklı toprak nemleri(%1. 28049. bu sayının en yüksek 25°C’de olduğu gözlenmiştir. o bölgenin ekolojik koşullarına adapte olmuş yerli suşların kullanılması biyolojik kontrol açısından çok önemlidir. Maurice MOENS3. feltiae. Fen Edebiyat Fakültesi.5).19. affine.Giriş Daire:4 Konutkent/Ankara disimsek@yahoo. rRNA geninin ITS bölgesi ve 28S rRNA geninin D2/D3 bölgelerinin sekans analizlerine göre izolatlar tür seviyesinde tanımlanmıştır.anatoliense ‘ nin 25°C’ de en iyi sonuçları verdiği gözlenmiş olup bu entomopatojen nematodun 25°C’ ye adapte olduğu ifade edilebilir.com Bu çalışmada Steinernema anatoliense hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için biyoekolojik çalışmalar yapılmıştır. % 58 104 . %3. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 25°C ve 30°C lerde konak olarak Galleria mellonella larvası kullanılarak araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. bacteriophora (3 izolat) ve H. Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON partikülerin 250-290 x 32-40 nm olduğu belirlenmiştir.anatoliense ‘ye ait toplam infektif juvenil sayısının en fazla 25°C’de olduğu en az ise 30°C’de olduğu tespit edilmiştir. çayırlık ve ormanlık alanlar ve doğal plajlar gibi çeşitli lokalite ve yüksekliklerden alınan toplam 224 toprak örneği incelenmiş ve 9 entomopatojenik nematod izole edilmiştir (%4). Bu çalışmada. %5 . 20°C.anatoliense ‘ nin konak içine giren infektif juvenillerinin sayısı araştırıldığında.2 Kısım 36. Belgium hyilmaz79@gmail. Steinernema. biyolojik kontrol SM 018 salicis. anatoliense ’nin Galleria mellonella larvalarını 20°C. %15 ve %20 nem içerikli topraklarda infektiviteye rastlanmamıştır. Coupure Links 653. Biyoloji Bölümü. uzun boylu olarak seçilen infektif juvenillerin (645µm) ise genelde dişi (%82. ekolojik açıdan güvenilir oluşları.15°C.%8. İsmail DEMİR2. %20) denenerek nemin infektivitede etkisi ölçüldüğünde %10 nem içeren toprakta infektivitenin en yüksek olduğu tespit edilmiştir.10°C’de sonuç alınamamıştır. Bu çalışmada sunulan nükleopolihedrovirüs önemli bir zararlı olan Leucoma salicis’ten Türkiye’de izole edilen ilk virüstür. NPV. Heterorhabditis. Bu yüzden dünyanın hemen her bölgesinde daha etkin EPN türleri veya izolatları belirlemek amacıyla bir çok araştırma yapılmaktadır. Bu amaçla fındık bahçeleri. S. S. Entomopatojenik Nematodların (Rhabditida: Steinernematidae. İnfektif juvenıllerın konaktan çıkış zamanları incelendiğinde bu sürenin en kısa 25°C’ de (6 gün). Biyolojik mücadele SM 017 göre. S. Heterorhabditidae) Doğu Karadeniz Bölgesindeki Yayılışı Hüseyin YILMAZ1. affine Asya kıtasından yapılan ikinci izolasyondur. Bu nedenle dünyanın bir çok ülkesinde uygulamadan önce kullanım iznine gerek yoktur. tarım arazileri. izolatların S. megidis türü.com Entomopatojenik nematodlar (genus Steinernema ve Heterorhabditis) toprakta yaşayan zorunlu böcek parazitleridir ve geniş konak dağılımları nedeniyle bir çok böceği enfekte edebilirler.10°C. H. en uzun 15°C’de (17 gün) olduğu tespit edilmiştir. 61080 Trabzon 3 Laboratory of Agrozoology. 25°C ve 30°C’lerde 2 günde öldürdüğü gözlenmiş olup 5°C’de herhangi bir sonuç alınamamıştır. carpocapsae (3 izolat). %15. Buna Potansiyel Biyolojik Kontrol Ajanı Steinernema anatoliense'nin (Rhabditida:Steinernematidae) Biyo-Ekolojik Özellikleri Didem ŞİMŞEK GÜNGÖR Oyak sit. Anahtar Kelimeler: Leucoma Baculoviridae. Bakterilerle mutualistik ilişkili olan bu nematodlar konaklarını 48-72 saat gibi kısa bir süre içinde öldürürler. Bu çalışma sonucunda izole edilen H. megidis türlerine dahil oldukları tespit edilmiştir. Department of Crop Protection. Zihni DEMİRBAĞ2 1 Giresun Üniversitesi. Ghent University. Anahtar Kelimeler: Entomopatojenik Nematod. Steinernema anatoliense ‘ye ait kısa boylu infektif juvenillerin (430µm) genelde erkek (%62. Denenen sıcaklık derecelerinde S.

Steinernema anatoliense ‘nin hayat döngüsünü 7 günde tamamlandığı gözlenmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. Zihni DEMİRBAĞ1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Yapılan deneyler sonucunda Steinernema anatoliense ‘nin ayrı eşeyli olduğu tespit edilmiştir. Fakat virüs genlerinin regulasyonu. ekzonükleaz SM 020 iridescent virus. ekspresyonu ve fonksiyonu hakkında çok az şey bilinmektedir. Kahramanmaraş agnata_gul@hotmail. CIV ile enfekte hücrelerden enfeksiyon sonrası 0. izolasyon 105 . 6. 1.. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Entomopatojenik nematodlar. 8. CIV replikasyonunun çalışıldığı Bombyx moori (SPC-BM–56) hücrelerinin Ara-C (DNA replikasyonu engelleyicisi) ve siklohekzimit (protein sentezi engelleyicisi) varlığında enfeksiyonu yapıldıktan sonra. Steinernematidlerin ayrı eşeyli oldukları bilinmektedir fakat hermafrodit bir izolat araştırmada bulunduğu için bu yeni türün eşey durumu incelenmiştir. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tavuk Çiftliği çevresinden alınan toprak örneklerinden tavuk tüyünü parçalayan 54 Bacillus suşu izole edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Keratinaz. ve 12. Bu suştan elde edilen keratinaz enziminin farklı sıcaklık (20. Anahtar Kelimeler: Chilo promotor analizi. Giresun yesimaktrk@yahoo. İridoviridae familyası içerisindeki iridovirüs cinsinin örnek türü olup. Fen-Edebiyat Fakültesi. transkripsiyon saatinin.. 2.. Biyoloji Bölümü. Özlem KIRAN Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Buna göre ekzonükleaz geninin promotor bölgesinin translasyon başlama kodonunun yukarı bölgesinde -20. 4. biyolojik kontrol..19. Remziye NALÇACIOĞLU1.com Chilo iridescent virus (CIV). Moleküler yöntemler kullanılarak yapılan analizler sonucunda Steinernema anatoliense ile simbiyotik yaşayan bakterinin Xenorhabdus nematophilus olduğu tespit edilmiştir.com Bu çalışmada farklı endüstri dallarında kullanılabilecek keratinaz üreticisi olan toprak mikroorganizmalarının izolasyonu ve bu enzimin özelliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Gene ait çeşitli uzunluklardaki potansiyel promotor fragmanlarının promotor aktivitesi lusiferaz sisteminde test edildi. ekzonükleaz geninin en erken grubu gen olarak ifade edildiği tespit edildi. ve -10. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Çiftliği’nden Alınan Toprak Örneklerinden İzole Edilen Bacillus İzolatlarında Keratinaz Enziminin Özelliklerinin Araştırılması Gülsüm UÇAR. Virüsün genomunun tamamen dizin analizi yapılmıştır. Bu çalışmada CIV genomunda bulunan 012L kodlu ekzonükleaz geninin transkriptomik analizi ve potansiyel promotor bölgesinin belirlenmesi çalışmaları gerçekleştirilmiştir. pozisyonlar arasında kalan bölge olduğu tespit edildi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Steinernematidae. Biyoloji Bölümü.. 61080. Bu kapsamda genin transkripsiyon sınıfının. Bacillus.80oC) ve pH değerlerinde (pH 5-10) gösterdikleri üreme davranışları ve enzim aktiviteleri ölçülmüştür. saatler arasında başlamış olduğu ve enfeksiyonun ilerleyen saatlerinde de devam ettiği belirlendi. 5’ RACE yöntemi ile genin transkripsiyon başlangıç noktasının ATG’den 31 baz yukarıda olduğu belirlendi. Biyoloji Bölümü. ve 1. transkripsiyon başlangıç noktasının ve potansiyel promotor bölgesinin belirlenmesi çalışmaları yapılmıştır.. Bu suşlar doğal tavuk tüyü içeren [kesilerek ufaltılmış] besiyerinde üretilerek yüksek keratinaz aktivitesi gösteren suş seçilip KU69 olarak adlandırılmıştır. TRABZON oranında dişi bireyleri meydana getirmişlerdir. Bu suşun tüm biokimyasal özelliklerine bakılarak tanımlaması yapılmıştır. İkbal Agah İNCE2. Chilo iridescent virus’e ait Ekzonükleaz Geninin Transkriptomik Analizi ve Potansiyel Promotor bölgesinin Belirlenmesi Yeşim AKTÜRK1. Avşar kampusü. böcek patojeni nematodlar SM 019 10. saatlerde izole edilen RNA’lar ile gerçekleştirilen RT-PCR deneyi ile ekzonükleaz geninin transkripsiyon saatinin enfeksiyondan sonra 0. yüksek patojenitesi nedeni ile etkili bir biyopestisit olarak kullanılabilme potansiyeline sahiptir. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. Bu veriler boy uzunluğunun eşey durumunu etkilediğini göstermektedir. izole edilen toplam RNA üzerinde ekzonükleaz için özel primerler kullanılarak yapılan RT-PCR ile takip sonucu.

Mustafa YAMAÇ. mikrobiyal korozyon ile ilişkili olan ekonomik açıdan en önemli ve en yaygın mikroorganizma grubu olarak kabul edilmektedirler. 34118. Bu yüzden petrol ve gaz endüstrisinden. biyosorpsiyon 106 .edu. Kampusu. Anahtar Kelimeler: Mikrobiyal korozyon. Zn. çalışılan aktinomiset izolatları arasında metal toleransı ve biyosorpsiyon yeteneği açısından bir ilişkinin olmadığı belirlenmiştir. Cu. TRABZON SM 021 Mikrobiyal Korozyon Esra İLHAN SUNGUR İstanbul Üniversitesi. Bu aktivitenin sonucunda da korozif bir ürün olan hidrojen sülfür oluşmaktadır. madde döngüsü karasal ekosistemde sadece tolerant canlılar tarafından sürdürülebilirken. Sülfat indirgeyen bakteriler (Sulphate Reducing Bacteria-SRB). Demirin korozyonu üzerine SRB’nin etkisinin incelenmeye başlandığı 1934 yılından beri. Biyojenik sülfid üretimi sağlık. su ve atık arıtım tesisi ile elektrik güç istasyonlarına kadar bütün endüstri kolları bu tip korozyondan zarar görebilir. Zn ve Ni’nin 3 farklı konsantrasyonlarını içeren ortamlarda gelişim yüzdelerine bakılmıştır. galvanizli çelik vb) ve alaşımları üzerinde oyuklanma şeklinde korozyona neden oldukları çeşitli makalelerde rapor edilmiştir. gaz ve gemicilik endüstrisini olumsuz yönde ciddi bir şekilde etkilemektedir. Nagehan TEKNECİ Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Bununla birlikte mikrobiyal aktivite. Cd. sülfat indirgeyen bakteriler. Fe. hidrojen sülfür SM 022 Metal Pollusyonlu Toprak Örneklerinden Elde Edilen Aktinomiset İzolatlarının Ağır Metal Toleransı ve Biyosorpsiyon İlişkisi Ayşe Betül KARADUMAN. 100 mg/l Pb varlığında biyosorpsiyon değerleri açısından karşılaştırılmıştır. Pb) ardışık 5 konsantrasyonuna karşı büyüme özellikleri açısından denenmiştir. Biyoloji Bölümü. mikrobiyal korozyona yol açan faktörlere ve SRB’nin biyokorozyondaki etkilerine değinilecektir.com Ağır metal birikimli ortamlarda. SRB’nin çeliğin korozyonunu nasıl etkilediğine dair çok sayıda korozyon mekanizması önerilmektedir ve bu mekanizmaların hepsi de bir şekilde sülfat indirgenme aktivitesini içermektedir. Bununla birlikte İngiltere’de borularda oluşan korozyonun % 50’sinin MIC’den kaynaklandığı ileri sürülmüş ve bu zararın yılda yaklaşık olarak 300-500 milyon sterlin olduğu hesap edilmiştir. Bu çalışmada kullanılan 135 aktinomiset izolatı. ağır metallerle karşı tolerant mikroorganizmalar ve ağır metal giderimi karasal ve sucul ekosistemler için büyük önem taşır. Streptomyces. Anahtar Kelimeler : Aktinomiset. Türkiye’nin farklı illerinde bulunan metalik maden yatakları ya da metaller ile kirletilmiş olduğu belirlenen toplam 42 toprak örneğinden elde edilmiştir. Co. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. sucul ekosistemlerde belirli bir aşamadan sonra durur. 3 kısımdan oluşan tolerans ve farklı derecelerde tolerant olduğu belirlenen izolatların biyosorpsiyon yeteneklerinin incelenmesi aşamalarından oluşmaktadır. İstanbul esungur@istanbul. tolerans. Bu nedenlerle. paslanmaz çelik. Elde edilen verilerin istatistiksel metodlarla değerlendirilmesi sonucunda. SRB.tr Metallerin sulu ortamlardaki korozyonu elektrokimyasal bir olaydır. Bu çalışmada. metal. Bu aşamada başarı gösteren 68 izolat ikinci tarama aşamasında yine aynı metallere karşı ve fakat yarı kantitatif sonuçlar veren disk difüzyon yöntemi kullanılarak denenmiştir.19. Bu çalışma Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Araştırma Fonu tarafından 200419014 no’ lu proye kapsamında desteklenmiştir. Tolerans testleri sonucunda farklı derecelerde tolerant olduğu belirlenen toplam 20 izolat. Pb. güvenlik problemleri ve çevresel tehlikeler ile birlikte petrolün degredasyonu ve korozyon hasarları ile çok fazla miktarda ekonomik kayıba neden olmaktadır. Metalik malzemelerde oluşan tüm korozyon zararının yaklaşık olarak % 20’sini MIC’in oluşturduğu ileri sürülmektedir. Vezneciler. Fen Fakültesi. korozyon reaksiyonlarına yol açabilmekte veya arttırabilmektedir. suyun sıvı formu ile çalışan tüm endüstri kollarını etkileyebilir. kükürt bileşiklerini son elektron alıcısı olarak kullanarak bunları asidik bir ürün olan hidrojen sülfüre (H2S) indirgemektedirler. Biyoloji ABD. Fen Bilimleri Enstitüsü. Çalışma. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Üçüncü tarama aşamasında ise. Elde edilen aktinomiset izolatlarının metal toleranslarının belirlenmesi amacı ile ilk olarak 135 izolat 8 farklı metalin (Ni. Eskişehir aysebetul6@gmail. SRB’nin ürettiği H2S özellikle petrol. Mikrobiyolojik olarak indüklenen korozyon (Microbiologically Influenced Corrosion-MIC). Biyoloji Bölümü. Hg. bu bakterilerin oksijenli ve oksijensiz koşullar altında çeşitli metal (çelik. ikinci aşamada daha iyi sonuç veren 7 izolatın. Meşelik. mikroorganizmaların metabolik aktiviteleri sonucu hem doğrudan hem de dolaylı olarak meydana gelen korozyon işlemleri ile metalin bozulması olayıdır. MIC.

com Bor bileşiklerinin mikrobiyal aktiviteler üzerine etkinliği bilinmektedir.784 mL) biyogaz üretim biriminde bakteriyel aktivitelerin baskılanması sonucu biyogaz üretimi önemli ölçüde azalırken. Bor bileşikleri mikrobiyal aktiviteler üzerinde etkinliğe sahiptir. Deney sonuçlarına göre. bor bileşikleri. Üretilen gaz hacmi kümülatif olarak değerlendirildi.-MIC) denir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Soğutma kuleleri. SRB sayımı için Postgate B besiyeri ve çoklu tüp yöntemi (Most Probable Number. Halil DEMİR2. İstanbul 2 Yıldız Teknik Üniversitesi. serbest klor. Şanlıurfa suzergoz@yahoo. Suyun alkalinite. Mikroorganizmalar tarafından oluşturulan korozyona mikrobiyolojik olarak desteklenen korozyon (Microbiologically Influenced Corrosion. fosfat. soğutma kulesi. mikrobiyolojik korozyon Biyogaz Üretiminde Çeşitli Bor Bileşiklerinin Etkinliğinin Biyogaz Verimi Açısından Karşılaştırılması Faruk SÜZERGÖZ1. HB’nin sayımı R2A besiyerinde gerçekleştirilmiştir. Laboratuar ölçeğinde tasarlanan çalışmada hayvansal atıklar %50 oranında su ile karıştırılarak. Çalışmamızda mikrobiyal aktiviteler üzerine olumlu etkileri bilinen bor bileşikleri ile antiseptik özelliği olan borik asitin hayvansal atıklardan biyogaz verimi üzerine etkinliği araştırıldı. Mustafa ÖZDEMİR2. TRABZON SM 023 SM 024 Soğutma Kulesi Su Sisteminde Galvanizli Çelik Sacın Mikrobiyal Korozyonu Bihter MİNNOŞ1. Esra İLHAN SUNGUR1. Soğutma kulesi malzemesi olarak antikorozif ve antifauling özelliklerinden dolayı çoğunlukla galvanizli çelik kullanılmaktadır.096 mL) ve potasyum tetraborat (4. Daha sonra kuponlar ağırlık ölçümü için temizlenmiştir. Kontrole (3. kule materyali ile aynı özelliğe sahip galvaniz çelik kuponlarda mikrobiyolojik korozyon oluşumu incelenmiştir. Kuleden 6 ay boyunca 30 gün arayla alınan su örneklerinden. hayvansal atık 107 . iletkenlik. Kuleden 6 ay boyunca 30 gün arayla çıkartılan galvanizli kuponların yüzeyinde oluşan biyofilm tabakası steril eküvyon ile toplanarak steril çeşme suyu içinde süspanse edilmiştir. SRB ve hetetrofik bakteri (HB) izolasyonu ve sayımı gerçekleştirilmiştir. Biyoloji Bölümü. Ömer ŞAHİN2 1 Harran Üniversitesi. sodyum tetraborat (4. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu proje kapsamında bir otele ait açık sistem soğutma kulesinde. 250 mL hacimde hava geçirmeyen cam kaplara alındı. Bor bileşiklerinin bu özelliğinden yaralanarak biyogaz üretiminde verimin arttırılabilmesi için başta potasyum tetraborat olmak üzere bor bileşiklerinin değişik dozların denenerek optimizasyonun sağlanması gerektiğini düşünmekteyiz. sülfat. pH. ve çözünmüş oksijen konsantrasyonları çalışılmıştır. çeşitli amaç ve büyüklükteki endüstriyel tesislere soğutma suyu sağlamak için tasarlanmış yapılardır. Biyogaz üretim birimleri bor bileşiklerinin eklenmediği kontrol. Nurhan CANSEVER2 1 İstanbul Üniversitesi. Kimya Bölümü. sodyum tetraborat (105 mg/L) eklenen test grupları oluşturuldu. Fen Edebiyat Fakültesi. bakteriler sebep olmaktadır.534 mL) göre borik asit eklenen (2. Kuponların yerleştirilmeden önceki ağırlıkları ile son ağırlıkları karşılaştırılıp ağırlık kayıpları hesaplanmıştır. borik asit (68 mg/L) eklenen negatif kontrol ve diğer bor bileşiklerinden potasyum tetraborat (73 mg/L). 21 gün boyunca 37oC’ de bekletilen üretim birimlerinde üretilen biyogaz silikon hortumla gaz ölçüm kabinine aktarılarak günlük ölçümler not edildi. Biyoloji Bölümü. Galvaniz kuponlar ASTM G1-72 standartlarına göre hazırlanmıştır. İstanbul bihterminnos@gmail. Anahtar Kelimeler: Sülfat indirgeyen bakteriler.MPN) kullanılmıştır. Vezneciler. toplam çözünmüş madde (TDS) miktarı. Ayşın ÇOTUK1. metanojenler. Nihal DOĞRUÖZ1. Anahtar Kelimeler: Biyogaz. Esenler.19.640 mL) eklenen üretim birimlerinde biyogaz miktarı kontrolden yüksek bulundu.com Korozyon elektrokimyasal olarak metalin aşınması olayıdır. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Mikrobiyal korozyona başta sülfat indirgeyen bakteriler (SRB) olmak üzere. galvanizli çeliğin mikrobiyolojik olarak korozyona uğradığı ve meydana gelen ağırlık kayıplarının zamana bağlı olarak arttığı saptanmıştır. demir okside edenler vb. SRB ve HB analizleri için sırasıyla Postgate B ve R2A besiyerlerine ekim yapılmıştır. Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi.

Şanlıurfa suzergoz@yahoo. 17100. Anahtar Kelimeler: Biyogaz.151) komisyonunca desteklenmiştir. FenEdebiyat Fakültesi. Moleküler Biyoloji Ana Bilim Dalı. P. angusta ve P. translasyon sonrası bazı modifikasyonları kolaylıkla yapabilme yeteneği ve metanol gibi oldukça ucuz karbon kaynağında üreyebilme özelliğinden dolayı endüstride yoğun olarak kullanılmaktadır. Pichia jadinii ve Debaryomyces occidentalis’tir. Fen-Edebiyat Fakültesi. jadinii maya türlerinde nişasta tüketimi ile üremenin doğru orantılı olarak değişmediği gözlendi. Sait İZGİ2. Kullanılan maya türleri içinde en yüksek amilaz aktivitesi. Çanakkale tturgut@hotmail.935 ml) eklenen birimlerde kontrole değerlerde bulundu.760 ml) eklenen üretim birimlerinde daha yüksek bulunurken.03.4-α-D-Glukan Glukanhidrolaz.785 mL) oranla potasyum tetraborat (3. P. jadinii’de gözlenen sonuçlar oldukça önemli olup. Üretilen gaz hacmi kümülatif olarak değerlendirildi. anomala’da üremeye paralel bir nişasta tüketimi belirlendi. EC. potasyum klorür (16 mg/L). Pichia angusta. Sinasi ASLANLI1. Çalışmamızda biyogaz oluşumu esnasında meydana gelen anaerobik bakteriyel aktivite artışı üzerine asıl etkinliğin bileşiklerin ihtiva ettiği diğer bileşenlerden çok bor elementinden kaynaklandığını düşünmekteyiz.635 ml) ve amonyum tetraborat (3.1. potasyum tetraborat (78 mg/L). Doğada nişastayı hidroliz edebilen 150’den fazla maya türü bulunmaktadır. Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi. Bazı Pichia türlerinde amilaz enzim aktivitesi hücre dışındaki nişastanın parçalanması ve karbon kaynağı olarak kullanılması için gereklidir. eklenerek 18 gün boyunca 37oC’ de bekletildi. Bilimsel Araştırma Projeler (BAP) (Proje No: 2001. Halil DEMİR2 1 Harran Üniversitesi. farinosa. Biyoloji Bölümü. Bu araştırma A.İ. β-amilaz ve glikoamilaz) biyoteknolojide ve endüstride yaygın olarak kullanılan enzim grubunu oluşturur. P. amonyum tetraborat (66 mg/L). kontrol (-).com Alfa-amilaz (1. anomala’da kaydedildi. bor bileşikleri.01. Anahtar Kelimeler: Pichia. 18 günlük ölçümler sonucunda üretilen biyogaz miktarı kontrole (2. Çalışmamızda bu etkinliğin bor bileşiklerin ihtiva ettiği bor elementinden mi yoksa bileşikteki diğer elementlerden kaynaklandığını araştırılmıştır.1) amilolitik bir enzim olup poliglikozitlerde (nişasta ve glikojen gibi) bulunan α-1. Maya türlerinin nişasta kullanıp kullanmadıklarını belirlemek için Nişasta-Potasyum iodid-Agar boyama yöntemi kullanıldı. TRABZON SM 025 SM 026 Biyogaz Verimi Üzerine Etkili Bor Bileşikleri ile Bileşiklerdeki Bor Dışındaki Kimyasal Bileşenlerin Biyogaz Verimi Üzerindeki Etkinliğinin Karşılaştırılması Faruk SÜZERGÖZ1. P. 3. Biyoloji Bölümü. angusta ve P. Bu maya türleri en az bir veya daha fazla çeşitte amilaz enzimi salgılar. Araştırmamızda kullandığımız maya türleri Pichia farinosa.19. alfa-amilaz 108 .B. Kimya Bölümü. Amilaz enzimleri (α-amilaz. maya türlerinin amilaz sentezini farklı zamanlarda ve değişen oranlarda yaptığını göstermektedir. D. Pichia anomala. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.4 glikosidik bağın parçalanmasından sorumludur. hayvansal atık Farklı Pichia Türlerinde Hücre Dışına Salgılanan α-amilaz Enzim Aktivitesinin Belirlenmesi Tülay TURGUT GENÇ. occidentalis maya türünden sonra P. Bazı Pichia maya türleri hücre içine ve dışına protein üretimi yapabilmeleri.Ü. Bu çalışmada değişik Pichia türlerinde hücre dışı α-amilaz aktiviteleri ve enzim sentezinin yapıldığı üreme aşamasının zamanları araştırıldı.com Bor elementi doğada çeşitli bileşikler halinde bulunmakta ve organik atıklardan biyogaz üretimi esnasında mikrobiyal aktiviteyi olumlu etkilemektedir. Biyoloji Bölümü.990 ml) ve amonyum klorür (2. Üretim birimlerine. M. Sezai TÜRKEL Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi. Çalışmamız laboratuar ölçeğinde gerçekleştirildi. Üretilen biyogaz gaz ölçüm kabinine aktarılarak günlük ölçümler yapıldı. ve amonyum klorür (18 mg/L). farinosa’da nişasta içeren ortamda üreme gözlenmesine rağmen nişasta kullanımı görülmedi. P. Hayvansal atıklar % 50 oranında su ile karıştırılarak 250 ml hacimlerde hava geçirmeyen cam şişelerde üretim birimleri oluşturuldu. potasyum klorür (2.2. Fen-Edebiyat Fakültesi. Maya hücrelerinin nişasta tüketim hızları % 2 nişasta içeren minimal besi ortamında belirlendi.

06100. Synechocystis sp. Biyoakümülasyonda görev alan en önemli factor hücrenin dış kısmını kaplayan ve stress şartlarında koruyuculuk özelliği gösteren ekzopolisakkarit yapısıdır. Cumhur ÇÖKMÜŞ Ankara Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. amilaz (+) APT5 izolatının (104 U/ml/dak) standart olarak kullanılan B. Cr(VI)’ ya maruz kalan Synechocystis sp.0’luk %0.6’lık kazein içeren pH 9. Fen Fakültesi.'lerin Alkalen Proteaz Üretim Kapasiteleri ve Enzimlerin Kısmen Karakterizasyonu Nilgün TEKİN. Bu çalışmada Mogan gölünden izole edilen Synechocystis sp. %0. Yine Synechocystis sp.6 olarak tespit edilmiştir. spor oluşturan. Enzim karakterizasyonu amacıyla saflaştırılan alkalen proteazın optimum pH ve sıcaklık gereksinimi ve çeşitli inhibitörlerin alkalen proteaz aktivitesi üzerine etkisi incelenmiştir. ICP-MS’ de okunan değerler % olarak hesaplanmıştır. Ankara 83nilgun@mynet.0. 10 ppm Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücrelerde ise EPS monomer yapısı ve oranları değişmiştir.0’luk sıvı besiyerlerinde 48 ve 72 saat süresince geliştirilmiştir. Belma ASLIM. alkalen proteaz aktivitesi pH 9. Synechocystis sp.0’luk glisin tamponunda daha yüksek kapasitede alkalen proteaz ürettiği görülmüş ve bundan sonraki enzim saflaştırması çalışmalarında Bacillus sp. 37ºC’de dakikada 1µl tirozin açığa çıkması için gerekli enzim miktarı olarak tanımlanmıştır.0’luk 300 ml sıvı besiyerinde 37ºC’de 72 h 200 rpm’de çalkalamalı olarak geliştirilmiştir. katalaz (+).com Yüksek alkali pH’a sahip çeşitli toprak numunelerinden alkalen proteaz üreticisi Bacillus sp. licheniformis’den (80 U/ml/dak) 48 h sonunda pH 10. Arzu ÇÖLERİ.tr Günümüzde toksik ağır metaller çevre kirliliği açısından büyük önem taşımaktadır. Süre sonunda besiyeri üst sıvısı ekstraselüler enzim kaynağı olarak kullanılmış.6’lık kazein içeren glisin-NaOH tamponunda spektrofotometrik olarak 660 nm dalga boyunda ölçülmüştür. Her iki metal açısından bakıldığında hücre içine alınım eser miktardadır. Synechocystis sp. casein içeren pH 7. Cd(II) için EC50 değeri ise 12.7 mg/L. alkalen proteaz. suşunun hücre yüzeyine tutunan max Cr(VI) miktarı % 7 iken hücre yüzeyine tutunan max Cd(II) miktarı % 88’ dir. SDS ve Native PAGE ile enzimin elektroforetik davranışı ve molekül ağırlığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Bacillus sp. suşunun 109 .19. enzim saflaştırması ve karakterizasyonu Synechocystis sp.0’luk NB besiyerinde inkübe edilmiştir. izolatlarının izolasyonu amacıyla toprak numuneleri pH 10. suşu 7 gün boyunca 10 mg/L Cr(VI) ve Cd(II) içeren besiyerlerinde uygun şartlarda inkübasyona bırakılarak ortamdan belirli zamanlarda örnekler alınmıştır. Enzim üretim miktarlarına göre yapılan sıralama sonucunda Bacillus cinsine dahil olduğu belirlenen Gram (+). EPS monomer analizleri incelendiğinde metalle muamele edilmeyen hücrelerde (kontrol) %99 glikoz bulunurken %1 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü.edu..0 ve pH 10. Çeşitli sanayilerce atılan krom(VI) ve kadmiyum(II) ülkemiz tatlı sularında kirliliğe neden olan metallerden en önemlisidir. suşu canlı olarak Cd(II)’ yi Cr(VI)’ ya nazaran daha çok hücre yüzeyine ve içine almıştır. Alkalen proteaz üreticisi 15 adet izolat ve standart olarak alkalen proteaz ürettiği bilinen Bacillus licheniformis DSM 13 suşu. APT5 izolatı kullanılmıştır. Tandoğan. Zekiye SULUDERE Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 06500 Teknikokullar Ankara sahlan@gazi.0 ve 9. Besiyeri üst sıvısından aseton presipitasyonu ve iyon değişim kromatografisi ile alkalen proteaz enzimi saflaştırılmıştır. 9. suşunun çeşitli konsantrasyonlarda (5–50 mg/L) Cr(VI) ve Cd(II) dozlarına olan toleransı EC50 değeri tespit edilerek hesaplanmıştır. hücre yüzeyine tutunan ve hücre içersine alınan Cr(VI) ve Cd(II) miktarları ICP-MS ile okunarak tespit edilmiştir. hareketli. günün sonunda 10 ppm Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücreler toplanarak hem EPS monomer analizleri yapıldı hem de Scanning Electron Microscop (SEM) görüntüleri çekilmiştir. jelatinaz (+). İzolatların alkalen proteaz üretim yetenekleri sodyum karbonat ile pH’sı 7. suşunun Cr(VI) için EC50 değeri 10. suşunun hücre içine alınan max Cr(VI) miktarı % 2 iken hücre içine alınan max Cd(II) miktarı % 4’ dür. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Elde edilen sonuçlara göre Synechocystis sp. Bu çalışmada biyoakümülasyon üç safhada incelenmiştir.0 ve 10.0’a ayarlanmış skim milk besiyerinde oluşturdukları alkalen proteaz zonlarına göre belirlenmiştir. 1 ünite alkalen proteaz aktivitesi. Suşunun Cr(VI) ve Cd(II) Biyoakümülasyonu ve Biyoakümülasyonda Görev Alan Ekzopolisakkaritlerin İncelenmesi Şahlan ÖZTÜRK. 7. Besiyerinde kalan. EC50 değerleri göz önüne alınarak biyoakümülasyon denemelerinde kullanılan doz her iki metal için 10 mg/L olarak belirlenmiştir. Enzim saflaştırması çalışmasında APT5 izolatı. TRABZON SM 027 SM 028 Türkiye Kaynaklı Bacillus spp.

Fen Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Reaktif boya.36 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir. suşunun ekzopolisakkaritlerin. Siyanobakter SM 029 Anahtar Kelimeler: Ekzopolisakkarit.. %0. birçok kirleticinin özellikle de ağır metallerin endüstriyel atıksulardan uzaklaştırılmasında sıklıkla kullanılmaktadır. alg. 100. 150. 200. en yüksek EPS üretimini pH’ı 8 olan ortamlarda ve 30 ºC’de yapmıştır. Atıksuya bakıldığında saptanabilen ilk kontaminant renktir.30 ramnoz. İzole edilen 7 adet bakteri Gram boyanma ve morfolojik özelliklerine göre tanımlanmıştır.’nin EPS üretim kapasitesi. Bu renklenme fotosentez yapan sucul canlıların ışığı kullanmalarını önlemekte ve böylece bu canlılar besinlerini üretememekte ayrıca yapılarındaki metaller nedeni ile sucul yaşanlar için toksik etki göstermektedir. Ekzopolisakkarit Üretimine Etkisi Nur KOÇBERBER KILIÇ. Denemelerde 250 ml lik erlenlerde. Bu çalışma ile Cr(VI) ve Cd(II) stresine maruz bırakılan Synechocystis sp. fenol-sülfirik asit metodu ile tayin edilmiştir. Cr(VI). Artan boya konsantrasyonlarının bakterilerin boya giderim verimine etkisi saptanmıştır. 100. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu biyolojik moleküller. azoredüktaz Organik ve İnorganik Kirleticilerin Ochrobactrum sp. Denemeler sonunda izole edilen bakterilerin azoredüktaz enzim aktiviteleri belirlenmiş ve bu bakterilerin boya içeren atıksuların arıtılmasında kullanım kapasitesine sahip olduğu görülmüştür. Birçok alanda kullanılan boyaların oluşturduğu atıksular alıcı ortamlara verildiklerinde çevreye büyük zarar vermektedir. Çalışmada tekstil endüstrisi atıksularından izole edilen bakterilerin reaktif boya giderimi araştırılmıştır. Fen Fakültesi. Bakteri için maksimum EPS üretimi (404. Ochrobactrum sp. Biyoloji Bölümü.14 ksiloz ve %0. atıksu SM 030 Tekstil Atıksularından İzole Edilen Bakterilerin Renk Kirliliğinin Giderilmesinde Kullanımı Sevgi ERTUĞRUL. metal stresinde alınım açısından nasıl bir yol izlediği belirlenerek bu alanda yapılacak diğer çalışmalara da ışık tutmaktadır. Estetik açıdan kötü görünen bu durumu doğa kendi kendine oldukça yavaş giderebilmektedir. TRABZON EPS monomer yapısında %9 glikoz. Beşevler. %14 ramnoz.com Mikrobiyel ekzopolisakkaritler (EPS) bakteri.SEM. 7. biyodegredasyon ve biyobirikim gibi direnç mekanizmaları esas alınarak biyolojik arıtım günümüzde önem kazanmıştır. Cd(II)’ ye maruz kalan Synechocystis sp. bakteri. 8 ve 9). Elektron mikroskop görüntülerine baktığımızda Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücrelerde kontrole nazaran daha az bölünmeye ve daha yoğun miktarda ekzopolisakkarit yapıya rastlanmıştır. 8. Yapılan çalışmada. farklı sıcaklık derecelerinde (20.com Tekstil endüstrisinde kullanılan boyalar karmaşık molekül yapılarına sahip ve yüksek molekül ağırlıklı bileşiklerdir. 100 mg l-1 Remazol Blue konsantrasyonunda ve 72 saat inkübasyon süresi sonunda gerçekleşmiştir. Gönül DÖNMEZ Ankara Üniversitesi. suşunun EPS monomer yapısında ise %0. Kompleks kimyasal yapıları. remazol blue. 9) ve artan boya konsantrasyonlarında (50. 50.20 glikoz. Ochrobactrum sp.6 mg l-1). Suda görünen reaktif ve asidik boyalar en çok problem yaratan gruplardır. Ochrobactrum sp. artan Remazol Blue (0.’nin ürettiği en yüksek EPS miktarı 150 mg l-1 Cr(VI) içeren besiyerinde 48 saat inkübasyon süresi sonunda 430. Krom içeren ortamlarda ise. EPS üretimi. Ochrobactrum sp. ısı. farklı pH derecelerinde (7. Çünkü klasik arıtım teknikleri bu boyaların giderimi üzerinde çok etkili değildir. Anahtar Kelimeler: Biyoakümülasyon.06100. Günümüzde canlı hücrelerdeki metal alınım mekanizması hakkında çok net bilgiler bulunmamaktadır. 200. Biyoloji Bölümü. atıksu. maya ve fungus gibi farklı mikroorganizmalarca üretilebilen biyopolimerlerdir. Gönül DÖNMEZ Ankara Üniversitesi. %75 ksiloz ve %2 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir. su ve birçok kimyasal maddeye gösterdikleri dirençten dolayı dekolorizasyonları oldukça zordur. Ekzopolisakkarit. Beşevler. Biyoloji Bölümü. 300 ve 400 mg l-1). 30 ve 40 ºC) ve farklı inkübasyon sürelerinde (48-96 saat) belirlenmiştir. 400 mg/L) bu bakterilerin en yüksek verimle boya giderimi yaptığı şartlar belirlenmiştir. artan Cr(VI) (0.5 mg l-1 olarak bulunmuştur. Chrocooccus sp. Bu yüzden mikroorganizmaların bu kirleticilere karşı gösterdikleri biyosorbsiyon. 06100. 200 ve 300 mg l1) konsantrasyonlarında. Ankara nurki79@hotmail. 100.19. 30 ºC de nutrient broth içeren besiyerinde farklı pH değerlerinde (6. Ankara sevgi-ertugrul@hotmail. H4. 110 .100 rpm de. %99.

Kaynaklar [1] Temiz. 1. Biyoloji Bölümü. Togay. Biyoaktif Poli (NVinilimidazol-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi Betül YÜKSEL. Güven G. Anahtar Kelimeler: Poli (N-Vinilimidazol-coMaleik Anhidrit). MV. Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. ilaç sistemleri. Betül YÜKSEL. Gram-negatif bakteriler ve mayalar üzerindeki antimikrobiyal aktivitesi araştırıldı. Patel SA. elde edilen suda çözünen biyoaktif kopolimerin spektroskopik yöntemlerle karakterizasyonu yapıldı. Elif UZLUK. vücut içerisinde bozunmamalıdır. antimikrobiyal aktivite SM 032 sentezi. Kimya Bölümü.2–azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65 °C de azot atmosferi altında 48 saat süreyle tepkimeye gerçekleştirildi. Şener.com Bu çalışmada. 5841-5847.19. 2. Hangi polimerlerin kullanılacağının tercihinde polimerin vücut içerisinde alacağı göreve dikkat edilmelidir. Güven. Ray A. Antimikrobiyal aktivite şu şekilde olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Polimer çözünme. bakterinin hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur. Mikroorganizmalar direkt ya da dolaylı yollarla insana geçebilmekte. sağlık ürünleri. Sonuç olarak. A. antimikrobiyal aktivite 111 . medikal bir uygulamada kullanılacak polimer. Ankara euzluk@yahoo. aşamada. 2006. Son aşamada ise disk difüzyon yöntemi ile bakteriler üzerindeki antimikrobiyal aktivitesine bakıldı. Rzayev ZMO. Rzaev ZMO. Bunun sonucunda bu monomerlerden suda çözünen biyoaktif kopolimerler sentezlendi [1]. 58. 5841-5847. Journal of Applied Polymer Science. Togay SO. aşamada: Suda çözünen polimerlerin yapıları çeşitli spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi. hastane ve diş sağlığı malzemeleri. Tabaka-döküm metodu ve inhibisyon alan tekniği kullanılarak polimerlerin Gram-pozitif bakteriler. Panarin EF. Poli(N-vinil-2-pirolidon-comaleik anhidrit) kopolimeri sentezlendi. Epanchintseva. Teknikokullar. sentezlenen kopolimerlerin belli konsantrasyonlarda sulu çözeltileri hazırlanarak Gram-negatif ve Gram-pozitif bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırıldı. G. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü. su saflaştırma. [2] Solovskij. ciddi bulaşıcı hastalıklara ve zehirlenmelere sebep olabilmektedir. Mikrobiyal kontaminasyonu önlemenin yolu antimikrobiyal özellikler gösteren polimerik materyaller geliştirmektir. Şener A. 1-8. aşamada: Nvinil-2-pirolidon ve maleik anhidrit monomerleri dioksan ortamında.com Polimerik materyallerin mikrobiyal kontaminasyonu. Sentezlediğimiz kopolimerin bakterilere ve mayalara karşı antimikrobiyal aktiviteleri olduğu belirlendi. Suda çözünen polimerler. Bu kopolimer 40°C de vakum altında kurutuldu. Polimerler. bakteri hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur [2]. 2]. Bozunma işlemi başlangıçta suda çözünme şeklinde olur. A.2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 24 saat süreyle tepkimeye girdi. [2] Temiz A. Ayrıca polimer zincirinin uzunluğu ve derişim miktarı arttıkça antimikrobiyal aktivitenin arttığı bulundu. Ankara betulyuksel2000@yahoo. SO.aşamada N-Vinilimidazol ve maleik anhidrit monomerleri 2. Örneğin. Kaynaklar [1] Patel MB. 06500. 2. Teknikokullar. Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. suda Suda Çözünebilen. 06500. 102. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. vücut içerisinde bozunan polimerlerin en önemlileridir [1. 1. gıda paketleme ve saklama maddeleri gibi birçok alanda endişe oluşturdu. 2003. 2. Bu çalışmada. 1997. suda çözünen kopolimer. TRABZON SM 031 Suda Çözünen Poli (N-vinil-2-pirolidon-comaleik anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin İncelenmesi Elif UZLUK. Polimerlerin çeşitli derişimlerde sulu çözeltileri hazırlandı. 102. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. lens gibi. 2006. Journal of Applied polymer Science. Journal of Controlled Release. 89. 895-900. Journal of Applied Polymer Science. Son aşamada. sentezlediğimiz suda çözünen biyoaktif kopolimerler. Patel RM.

Togay SO. 06500. Journal of Controlled Release. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü. Sentezlediğimiz kopolimer ve terpolimerin bakterilere ve mayalara karşı antimikrobiyal aktiviteleri olduğu belirlendi. Teknik Okullar. Sonuç olarak. sentezlenen kopolimer ve terpolimerlerin belli konsantrasyonlarda dimetilsülfoksitteki (DMSO) çözeltileri . Sentezlenen bu kopolimerlerin antibakteriyal aktivitelerinden dolayı ilaç sistemlerinde kullanılması hedeflenmiştir. aşamada: Suda çözünen polimerlerin yapıları çeşitli spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi. Rzayev ZMO. bakterinin hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur. Ankara euzluk@yahoo. Kaynaklar [1] Temiz A. disk difüzyon yöntemi. sentezlediğimiz suda çözünen biyoaktif kopolimerler. 102. Ayrıca polimer zincirinin uzunluğu ve derişim miktarı arttıkça antimikrobiyal aktivitenin arttığı bulundu. sentezlenen Poli (Nİzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) in belli konsantrasyonlarda dimetilsülfoksitteki (DMSO) çözeltileri hazırlanarak Gram-negatif ve Grampozitif bakterilere karşı antibakteriyal aktiviteleri araştırıldı. Biyoloji Ana Bilim Dalı. aşamada: Elde edilen suda çözünen kopolimer ile N-izopropilakrilamit aynı şartlar altında terpolimerizasyon sentezi yapıldı. Journal of Applied Polymer Science. Kaynaklar [1] Solovskij. Güven G. TRABZON SM 033 Suda Çözünebilen. Polimerlerin çeşitli derişimlerde sulu çözeltileri hazırlandı. Belma ASLIM. Zekiye SULUDERE. 2006. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 1. 3. Antimikrobiyal aktivite şu şekilde olmaktadır.2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 48 saat süreyle tepkimeye gerçekleştirildi [1]. Poli (N-vinil-2-pirolidonco-maleik anhidrit) kopolimeri ve Poli [(N-vinil-2pirolidon-co-maleik anhidrit)-co-Nizopropilakrilamit] terpolimeri sentezlendi. 1. Yavuz BEYATLI Gazi Üniversitesi. antimikrobiyal aktivite SM 035 Muhtemel Probiyotik Lactobacillus delbrueckii subsp.com Bu çalışmada. 06500. Muzaffer TALU. Bu kopolimer 40°C de vakum altında kurutuldu. Polimerler. terpolimer. elde edilen suda çözünen biyoaktif kopolimerin spektroskopik yöntemlerle karakterizasyonu yapıldı.aşamada N-izopropilakrilamit ve maleik anhidrit monomerleri 2. Teknikokullar. Bu çalışmada. Elif UZLUK. 58. bulgaricus Suşlarının Caco-2 Hücrelerine Tutunmalarına Eksopolisakkkarit Üretimi ve Mide-Bağırsak Sistemi Koşullarının Etkisi Derya ÖNAL. aşamada. 06500. MV. Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü. 2. bulgaricus B3 ve 112 Suda Çözünen Kopolimer . 2.19.2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 24 saat süreyle tepkimeye girmesi sağlandı.com Bu çalışmada. Biyoaktif Poli (Nİzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi Betül YÜKSEL. antimikrobiyal aktivite. aşamada: N-vinil-2-pirolidon ve maleik anhidrit monomerleri dioksan ortamında. Epanchintseva. Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. Yaptığımız çalışma 4 aşamadan oluşmaktadır. Ankara betulyuksel2000@yahoo. Şener A. 2. bakteri hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur [1]. Anahtar Kelimeler: Kopolimer. Son aşamada ise disk difüzyon yöntemi ile bakteriler üzerindeki antimikrobiyal aktivitesine bakıldı. Panarin EF. Bunun sonucunda bu monomerlerden suda çözünen biyoaktif kopolimerler sentezlendi. Son aşamada. 1997. Anahtar Kelimeler: Poli (N-İzopropilakrilamit-coMaleik Anhidrit). Fen Edebiyat Fakültesi. Teknikokullar. Betül YÜKSEL. Biyoloji Bölümü. 1-8.com Bu çalışmada geleneksel yöntemlerle mayalanmış yoğurtlardan izole edilen Eksopolisakkarit (EPS) üretimi yüksek Lactobacillus delbrueckii subsp. disk difüzyon yöntemi SM 034 hazırlanarak Gram-negatif ve Gram-pozitif bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırıldı. Disk difüzyon yöntemi kullanılarak polimerlerin Gram-pozitif ve Gramnegatif bakteriler ve mayalar üzerindeki antimikrobiyal aktivitesi araştırıldı. Ankara derya_onal@yahoo. 5841-5847. Terpolimer Sentezi ve Antimikrobiyal Aktiviteleri Elif UZLUK.

Son yıllarda kimyasal gübrelere alternatif olarak fosfat çözücü çeşitli mikroorganizmaların izolasyonu. Ayrıca en uygun MFK konsantrasyonunun 3g/l ve en uygun inkübasyon süresinin de 10 gün olduğu belirlenmiştir. delbrueckii subsp. Cengiz YAKICIER3. konak solunum yolu mukoz 113 Bir Mikrofungus Türü Olan Rhizopus oryzae MRSP7 İle Çalkalamalı Sıvı Kültür Ortamında Trikalsiyum Fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayasının Çözündürülmesi ve Çözünürlük Üzerine Çeşitli Azot ve Karbon Kaynakları. Biyoloji Bölümü. farklı azot kaynakları arasında ise amonyum sülfatlı ortamdan sağlanmıştır. Ayrıca. (MFK) çözünmesinde besiyerine katılan çeşitli karbon kaynakları arasında en yüksek verim glikozlu ortamdan. Biyoloji Bölümü. delbrueckii subsp. İnkübasyon süresi ve Fosfat Kayası Konsantrasyonu Mehmet Nuri AYDOĞAN. Mustafa ÖZDEMİR Atatürk Üniversitesi. Erzurum mnaydogan@otmail. bulgaricus suşlarının canlılığı.05). epitele tutunma.tr Mycoplasma gallisepticum (MG). Esasen bu . bulgaricus. 3. Mide ve mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarından sonra B3 ve B2 suşlarının Caco-2 hücrelerine tutunması Scaning Elektron Mikroskobu ile incelenmiştir. Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. Tuba YILDIRIM2. EPS üretimi düşük B2 suşunun canlılığını kaybettiği belirlenmiştir. TRABZON EPS üretimi düşük L. bitkiler tarafından kullanılamamaktadır. kanatlı hayvanlarda büyük ekonomik kayıplara neden olan solunum yolu patojenidir. delbrueckii subsp. Nevzat YURDUSEV1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Esherichia coli ATCC 11230 suşu ise tüm canlılık ve tutunma çalışmalarında pozitif kontrol olarak kullanılmıştır. büyük çoğunluğu uygulamadan kısa bir süre sonra çeşitli inorganik bileşiklere dönüşmek suretiyle çözünmez hale gelmekte ve toprağın da çoraklaşmasına neden olmaktadır. bulgaricus B2 suşları kullanılmıştır.270 gl-1 ve 0.edu. Fen Fakültesi. epitele tutunması ve E. karakterizasyonu ve optimizasyonu ile biyogübre olarak değerlendirilmesi hem çevreye saygılı. Amasya 3 Bilkent Üniversitesi. Sırayla yapay mide sıvısı ve bağırsak sıvısı ile muamele edilen B3 ve B2 suşlarının canlılığının yalnızca mide sıvısı uygulamasına göre daha fazla etkilendiği tespit edilmiştir. hem de etkili bir biyoteknolojik uygulama olarak yaygınlaşmaktadır. L. bulgaricus B3 ve B2 suşlarının E. Rhizopus oryzae SM 037 fosfat Kanatlılarda Mycoplasma gallisepticum Enfeksiyonları Taramalarında Kullanıma Yönelik Rekombinant PvpA Tanı Antijenleri Üretimi ve Enzimatik Hızlı Tarama Test Modeli (ERIFA) Geliştirilmesi Özlem BÜYÜKTANIR1. Diğer taraftan toprak verimliliğini artırmak için kullanılan fosfatlı gübrelerin de az bir kısmı bitkiler tarafından kullanılırken. 7) mide sıvısı ve mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarının Caco-2 hücrelerine tutunmayı anlamlı derecede azalttığı belirlenmiştir (P< 0. Farklı pH’lardaki (pH: 2. Suşların mide-bağırsak sistemi koşullarında canlılığı ve Caco-2 epitel hücrelerine tutunmasında bu koşulların etkisi belirlenmiştir. 4. bulgaricus B3 suşunun yeni probiyotik ürün gelişiminde kullanılabileceğini desteklemektedir. Oktay GENÇ1. çeşitli inorganik ve organik bileşikler halinde toprakta yeterli miktarda bulunmasına rağmen suda çözünmez olan bu bileşiklerin yapısındaki fosfat. M. coli ile rekabetinde EPS üretiminin etkili olduğu bulunmuştur. Ömer Faruk ALGUR.75 gl-1 olarak gerçekleşmiştir. rekabet üzerinde EPS üretiminin etkisini belirlemek amacıyla L. Samsun 2 Amasya Üniversitesi. çözücü mikrofunguslar. eksopolisakkarit SM 036 mineral. Anahtar Kelimeler: İnorganik fosfat.com Bitki büyüme ve gelişmesi için gerekli makro elementlerden birisi de fosfattır. Ancak EPS üretimi yüksek B3 suşunun Caco-2 hücrelerine iyi derecede tutunduğu ve bu tutunmada farklı pH’lardaki mide sıvıları ile mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarının etkisine tolerans gösterdiği in vitro koşullarda tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Lactobacillus delbrueckii subsp. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. delbrueckii subsp. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. pH 2 mide sıvısında EPS üretimi yüksek B3 suşunun canlılığı azalırken. Bu çalışmada inorganik fosfat kaynağı olarak trikalsiyum fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayası (MFK) kullanılmış ve tarafımızdan izole edilen Rhizopus oryzae MRSP7 suşu ile laboratuar şartlarında NBRIP besiyeri ortamında 20 günlük inkübasyon süresi sonunda bu iki farklı inorganik fosfat kaynağından elde edilen toplam çözünmüş fosfat miktarı sırasıyla 0. Ankara ozlemb@omu.19. coli ATCC 11230 ile Caco-2 hücrelerine rekabetli tutunması araştırılmış ve elektron mikroskobu ile görüntülenmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Elde edilen sonuçlar ise L. Biyoloji Bölümü. CaCo-2 hücresi. gallisepticum enfeksiyonunun patogenezinde önemli role sahip olan adezin proteinler. Veteriner Fakültesi.

Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı. EMS. PvpA. Biyoloji Bölümü. tanı. enfeksiyonu başlatırlar. PHB üretimi günümüzde plastik sektöründe petrol kullanımına alternatif bir teknoloji olup doğada kısa sürede parçalanabilir olması nedeniyle vazgeçilmez bir uygulama haline gelmiştir. Bu ekstrem canlıların yüksek tuzda yaşayan üyeleri olan halofiller. rPvpA336 proteini spesifik tanı antijeni olarak kullanılarak sahada tavuklarda anti-M. 1993) göre sınıflandırılmış ve bu sınıflandırmaya göre. Bu tür ekstrem çevrelerde yaşayan mikroorganizmalara ekstremofil adı verilmektedir. Kushner’e (1978. asidik ve alkali pH. Streptococ’lar tarafından sürekli olarak sentezlenebilirken Leuconostoc’lar tarafından sentezlenebilmesi için ortamda sukrozun bulunması gereklidir. Enzim aktivitesi tayini için ince tabaka kromatoğrafisi (TLC) ve Dinitro salikasit metodu (DNS) kullanıldı. gallisepticum’a özgü PvpA adezin proteini ve bunun 134 aminoasitlik kısmının rekombinant protein olarak üretilmesi (rPvpA336 ve rPvpA134) ve tanı antijeni olarak kullanılması hedeflenmiştir. yüksek tuz. pvpA336 ve pvpA134 genlerinin DNA dizileri belirlendi ve NCBIGenBank Veritabanında yer alan PvpA proteinleri amino asit dizilerinden farklı olduğu saptandı. rekombinant antijen. Rekombinant proteinlerin immünolojik reaktiflikleri Western blot analizi ile pozitif ve negatif tavuk serumları kullanılarak belirlendi. pvpA336 ve pvpA134 gen fragmentleri PCR yöntemiyle çoğaltılarak. TRABZON membranına tutunarak o bölgede bakteri kolonizasyonunu sağlayarak. Çalışmamız kapsamında yerel bitkilerden izole edilmiş ve tanılanmış Leuconostoc suşları UV radyasyonu ve iki farklı kimyasal mutajen (etil metan sülfonat. mikrobiyal komünitenin yüksek sıcaklık. Bu çalışmada. Bornova. M. yüksek basınç gibi ortamlarda bulunabileceğini ortaya koymuştur. sukrozdan Leuconostoc. diğer cinslerere ait bakterilerin . bununla birlikte rPvpA134 proteininin diagnostik amaçla kullanılamayacak düzeyde düşük reaktiviteye sahip olduğu belirlendi.ege.edu. NTG SM 039 İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan İzole Edilen Ekstrem Halofilik Mikroorganizmalarda PHB Varlığının Saptanması ve Verim Analizi Ebru TEKİN. Leuconostoc’ların sentezlemiş olduğu polisakkaritin. Dekstran ortam yoğunluğunu arttırdığı için endüstriyel açıdan büyük bir öneme sahip olan Leuconostoc dekstransukrazının saflaştırılması oldukça zorlaşmaktadır. mutasyon. Mutasyon sonrasında elde edilen 600 koloninin süpernatantı enzim aktivitesinin tayininde kullanıldı.19. Anti-HisTag monoklonal antikor ile yaklaşık 42 ve 27 kDa moleküler ağırlıkta oldukları belirlenen rPvpA336 ve rPvpA134 proteinleri afinite kromatografi yöntemiyle saflaştırıldı. 2-5M arasında gelişen ancak optimum gelişimleri 3M’ın üzerinde olanlara ekstrem halofil denilmiştir.ileri@gyte. Rekombinant pColdMGpvpA336 ve pCold-MGpvpA134 vektörleri ile transforme bakteriler IPTG ile indüklenerek rekombinant proteinler eksprese edildi.tr Bakteriyel bir polisakkarit olan dekstran. Konstitütif mutantlar seçilerek enzim saflaştırılması ve nitelendirilmesi çalışmalarında kullanılmak üzere stoklanmıştır. Özge KAHRAMAN Ege Üniversitesi. İzmir ebrutek@mail. pCold-I bakteriyel ekspresyon vektörüne klonlandı. bu problemlerin aşılabilmesi ve bol miktarda saf enzim elde edilebilmesi için Leuconostoc’ ların konstitütif mutantlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilebilmesi de onu 114 Dekstransukraz İçin Yerel Leuconostoc mesenteroides Soylarından Konstitütif Mutantların Elde Edilmesi ve Seçilmesi Çiğdem İLERİ Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ c. N-metil-N-nitro-N-nitrosoguanidin) kullanarak mutasyona uğratıldı.tr Son yıllarda yapılan çalışmalar mikrobiyal yaşamın spesifik çevrelerle sınırlı olmadığını. Kültür süpernatantında sukroz bulunmuş olması dekstran üretilmesine neden olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Mycoplasma gallisepticum. rPvpA336 proteininin yüksek düzeyde immunoreaktif olduğu. saha testi SM 038 sentezlemiş olduklarından farklı olarak endüstride ve tıp da pek çok kullanım alanı bulunmaktadır. Streptococ ve Lactobacillus cinsi bakteriler tarafından sentezlenmektedir. Bu amaçla. Mustafa ATEŞ. Anahtar Kelimeler: Leuconostoc mesenteroides. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.edu. PHB (Poli-3-hidroksibütirik asit) biyolojik olarak parçalanabilen plastik özelliğinde olup hücre içinde granüller halinde depolanmaktadır. gallisepticum PvpA antikorlarının tespitine yönelik enzimatik hızlı tarama testi (ERIFA) geliştirildi ve doğrulandı. Rekombinant proteinlerin ekspresyonu SDS-PAGE ve immun-blot analizi ile belirlendi. Biyoloji Bölümü.

oksidaz. Ancak son yıllarda ekstremofil olarak adlandırılan mikroorganizmaların bu tür antimikrobiyal peptidler üretip üretmedikleri ve bunların özellikleri ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır. bakteriyosin üretimi araştırıldı. TRABZON avantajlı kılmaktadır. steril koşullara olan gereksinim büyük ölçüde azalmaktadır. Anahtar Kelimeler: Ekstrem halofilik mikroorganizma. paketleme endüstrisi. ziraat ve gıda endüstrisinde veya enantiyomerik olarak saf kimyasalların ve boyaların üretiminde ham madde olarak kullanılmaktadır. eczacılık. PHB’nin genel sınıfı PHA’dır. Tarama sonucunda 10 numaralı izolatın PHB ürettiği gözlenmiştir. Bu bakterilerin pek çoğu gıda endüstrisinde hali hazırda kullanılan ve ilerisi için gıdaların korunmasında uygulama alanı oluşturan bakterilerdir. mediterranei’nin kullanımının çok büyük avantajları olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla atık su arıtımında kullanılan açık havuzlar gibi bu organizmalar da açık havuzlarda üretilebilir. H. İzolatın 16SrDNA analizine göre %99 uyumlulukla Haloferax alexandrinus olarak tespit edilmiştir. çeşitli karbon ve azot kaynaklarında gelişmesi) ve PHB varlığının tespiti için Nile Blue A boyası kullanılarak fluoresan mikroskopta taramaları Haloferax mediterranei kontrol grubu kullanılarak yapılmıştır. eutropus kullanılarak ICI Ltd. Bu çalışmada Yenice (Denizli) sıcaksu kaynağının çevresinden alınan topraktan izole edilen termofilik HBB-218 suşunun bakteriyosin üretimi araştırıldı. Çalışmamızda. optimum sıcaklık. 09010. tekstil ve kağıt sanayinde termofilik enzimler sıklıkla kullanılmaktadır. organik çözücüler ve deterjanlarla muamele edilerek aktivite tayini yapıldı.(2006)’ya göre yapılmış ve kuru ağırlığın %13’ü düzeyinde polimer biriktirdiği tespit edilmiştir. Ekstremofil mikroorganizmalar arasında yer alan termofilik bakteriler günümüzde pek çok biyoteknolojik ve endüstriyel uygulamada önemli rol oynamaktadırlar. Yakın bir geçmişe kadar. Beta-hidroksibütirat ve beta-hidroksivalerat Biopol ticari adıyla A. antibiyotik testleri. termoplastik ve/veya elastomerik özellik sergiler.com Günümüzde. gıda. Ayrıca farklı sıcaklık ve pH’larda bakteriyosin aktivitesi denendi. genellikle yakın akraba türden bakterilerin gelişimlerini engelleme kapasiteleri açısından araştırıcıların ilgisini çekmektedirler. pH ve Mg konsantrasyonu. Kültür ortamının bakteriyosin üretimi üzerine etkilerini belirlemek amacıyla farklı besiortamlarında. Kültür süpernatantları. İzmir Çamaltı Tuzlası 900 sözlü / Bitki / Patojenler/Patoloji SM 040 Termofilik Geobacillus toebii HBB-218 Suşu Tarafından Üretilen Bakteriyosinin Karakterizasyonu Gamze BAŞBÜLBÜL. PHA’lar arkelerin Halobacteriaceae familyası üyeleri ve öbakterilerin çoğu cinsi tarafından üretilen oldukça kompleks poliokzoesterler sınıfını oluşturur. Suda çözünmeyen PHA’lar oldukça yüksek moleküler kütleye sahip. Gram pozitif ve gram negatif bakterilere karşı kuyucuk yöntemiyle antimikrobiyal spektrum belirlendi ve HBB-218’in ürettiği antimikrobiyal maddenin karakterizasyonu yapıldı. Aydın gbasbulbul08@gmail. HBB. PHB. Bu nedenle. Yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak da çalışmanın yürütülmesi avantaj sağlamaktadır. nitrattan nitrit ve gaz oluşumu. Bununla birlikte. bakteriyosin araştırmalarındaki önemli ilerlemelerin çoğu kolisinlerin araştırılmasından köken almıştır. Ancak ülkemizde uygulaması yeterli düzeyde değildir. tarafından üretilmektedir. Bu organizma kuru ağırlığının %80’ine kadar polimeri akümüle etmektedir.19. Ayrıca. Bakteriyosin 115 . bakteriyosin olarak tanımlanan maddeler. Bu organizma yüksek tuz konsantrasyonlarında yaşadığı için. çeşitli enzimler. termofilik bakteriler arasında bakteriyosin veya bakteriyosin benzeri diğer mikroorganizmaların gelişimini önleyici inhibitör maddeler üreten türler bulunmaktadır. Çalışmamızda İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan izole edilen 14 ekstrem halofilik mikroorganizmanın çeşitli fizyolojik ve biyokimyasal testleri yapılmış (tuz konsantrasyonu. katalaz. tıp. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. son yıllarda gram pozitif bakterilerin özellikle laktobasillerin bakteriyosin benzeri aktivitelerini merkez alan çalışmalarda artış görülmektedir. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Bu bakterilerin metabolitleri büyük bir potansiyele sahiptir. Verim analizi Chen et al.218 suşunun 16S rRNA analizi ile moleküler tanısı yapıldı ve Geobacillus toebii olarak tanılandı. indol oluşumu.Halil BIYIK Adnan Menderes Üniversitesi. B-glukuronidaz enzimi ile kısmen aktivitesinin kaybolduğu belirlendi. protein yapıda moleküller olup. PHB üretiminde ekstrem halofilik olan H. Örneğin. HBB-218 suşunun ürettiği bakteriyosinin proteinaz K ve lipaz enzimleri ile tamamen.

Fen Fakültesi. U38) aerotorundan alınan örneklerden Legionella pneumophila serogrup 2-14 bakterisi izole edilmiştir.com Dental ünite su sistemleri dar çaplı.19. Bu nedenle çalışmamızda dental ünite su sistemlerinde Lejyoner Hastalığı’na yol açtığı bilinen Legionella bakterisinin taraması yapılmıştır. Iraq zohair_rahemo@yahoo. dental ünitelerin kontrolü ve hijyeninin sağlanması ile ilgili pek fazla strateji geliştirilememiştir.5 ay ile 35 yıl arasında olduğu ve ünitelerde dezenfektan kullanılmadığı tespit edilmiştir. tüp su ve distile suyu kullanıldığı belirlenmiştir. dezenfektan olup olmadığı. Ünite yaşlarının 2. naylon veya farklı malzemelerden yapılmış çok sayıda boru içermektedir. Çalışmamızda İstanbul’da bulunan 41 tane dental ünite su sistemlerinin taraması yapılmıştır. Organik çözücülerden TCA bakteriyosin aktivitesinin tamamen kaybolmasına neden olmaktadır. University of Mosul. Dental ünitelerindeki bakterilerin büyük çoğunluğu zararsız. College of Science.80 ile 7. Çalışmamızda Legionella pneumophila serogrup 2-14 bakterisinin tespit edilmesi dental ünite su sistemlerinin düzenli kontrolünün yapılmasını ve iyileştirilmesinin gerekliliğini vurgulamaktadır. SM 042 Isolation and Study of Some of the Virulence Factors of Nocardia asteroids from Clinical and Soil Samples Adeba SHAREEF Department of Biology. Microbiological and cultural characteristics for the growing colonies as Gram's and modified Ziehl Neelsen stained smears were 116 . Bu durum özellikle tedavi nedeni ile ağzında açık yara bulunan ya da bağışıklık sistemi baskılanmış olan hastalarda. üretim koşulları ve besiyeri bileşenlerinin aktivite ve gelişim üzerine etkilerini belirlemek üzere devam etmektedir. Dental ünitelerin yapılarının biyofilm oluşumu için ideal olması. mikrobiyal biyofilmlerin oluşumu için uygun ortamı sağlamaktadır. Çalışmamız. asteroids from clinical and soil samples.8°C olarak tespit edilmiştir. Mosul. Ünitelerden alınan suyun pH değerleri 6. ünite yaşı ve su kaynağı da araştırılmıştır. Bu yüzden dental ünite su sistemlerinin düzenli kontrolü önemlidir. Biyoloji Bölümü. Bu çalışma ADÜ/BAP-FEF-6009 ve TÜBİTAK-106T581 nolu projelerinden destek almaktadır Anahtar Kelimeler: Geobacillus toebii HBB-214. 95 ºC’de 2 saat boyunca aktivitesini korumaktadır. Bu konu ülkemizde ne yazık ki çok zayıf olarak çalışılmış olup. Amerika Birleşik Devletleri’nde bir diş hekiminin Legionella bakterisinin neden olduğu Lejyoner Hastalığı tarafından hayatını kaybetmesiyle dental ünitelerinin su sistemlerinde Legionella cinsi bakteriler ile ilgili çalışmalar yoğunlaşmıştır. Avrupa Birliği Ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri’nde dental ünitelerin kontrolü ve hijyenin sağlanması yasal olarak zorunlu kılınmaktadır. TRABZON pH 3-11 arasında ve 30. Bu konu ülkemizde az çalışılmış olduğundan. 45. Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi. Kültür ortamının aktivite üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılan denemelerde en yüksek aktivite Brain Heart Infusion Broth ortamında saptanmıştır. pH. 121 ºC’de 20 dakika otoklavlanan bakteriyosinin aktivitesinde hiç kayıp olmadığı gözlenmiştir.74 arasında olduğu gözlenmiştir. 60. Bu şartlar. Ayrıca su örneklerinin sıcaklık. Bakteriosin SM 041 Dental Ünitelerde Legionella Bakterilerinin Araştırılması İrfan TÜRETGEN. Su kaynağı olarak şebeke suyu. Bu borular içinde akan su. uzun. carbon free broth. ünitelerin büyük çoğunluğunun şebeke suları ile doğrudan bağlantılı olması ya da üniteden bağımsız su tankları olsa bile sistemin düzenli temizlenmemesi sonucunda patojen olan ve olmayan çok sayıda mikroorganizma ile yüksek oranlarda kontamine oldukları bilinmektedir. Samples were cultured on selective media including Lowenstein Jensen. Su sıcaklık ortalaması ise 18. U37. Vezneciler/İstanbul duygugoksay@yahoo. akuatik bakteriler olmakla birlikte Legionella gibi fırsatçı patojen mikroorganizmalar sistemdeki biyofilm tabakasında barınabildiğinden enfeksiyon kaynakları olabilmektedirler. Biyoloji Bölümü. U35.com The study includes the isolation and identification of N. hunelered bronchial washing samples from patients of lower repiratory tract infection of different age groups and of both sexes attending alsalam hospital in mosul city from march to December (2004) hunddered soil samples were also collected from different locations in mosul and and nearby areas. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. blood agar . U23. Duygu GÖKSAY. İncelenen beş ünitenin (U1. uzun süre durgun halde kaldığında sıcaklığı artabilmektedir. ayrıca aerotör ya da hava-su şırıngasından çevreye dağılan aerosollerle diş hekimlerinde ciddi sağlık problemleri oluşturabilmektedir.

total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler. Biyoloji Bölümü. Vezneciler. Paraziter hastalıklar.edu. omurgalıların sindirim ve solunum yollarını kaplayan epitel hücrelerinin mikrovillus bölgelerine yerleşen intraselüler bir parazittir. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Cryptosporidium . kirli eller ile kontamine olmuş kontakt lens saklama kapları ve solüsyonları önemli yer tutar. Biyoloji Bölümü. The results indicated that Luria Bertani agar media and the carbon free broth used in the paraffin baiting techniques was the best medium for primary isolation of this organism. immün sistemi sağlam kişilerde kendini sınırlayan ishale. Bu tip enfeksiyonların risk faktörleri arasında kontakt lensin kendisi. kontakt lens kullanan kişilerin hem kontakt lens saklama kapları hem de ev musluk suları aynı anda incelenmiştir. musluk suları. yaşam biçimi. lipase. Fen Edebiyat Fakültesi. Güzin İSKELELİ2 1 İstanbul Üniversitesi. Persistan ishale ve malnütrisyona yol açabilmesi nedeni ile önemli bir sağlık problemidir.7-37. Gaziantep ozaslanmd@gantep. Cerrahpaşa. fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler. some enzymes playing role in its pathogenicity. asteroides. Giardia lamblia .7 arasında değişmektedir. Bu çalışmada. Bu bağlamda bu çalışmada. Sabouraud Dextrose Agar ve Non-nutrient Agar içeren 117 . Cryptosporidial enfeksiyon tüm dünyada görülür ancak gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere göre daha sıktır. İstanbul 2 İstanbul Üniversitesi. Mac Conkey Agar. Ülkemizde bölgelerde yapılan araştırmalarda etkenin insidansı %1. and amylase. TRABZON examined. Pseudomonas cinsi bakteriler. Tıp Fakültesi. Sosyo-ekonomik düzey. Gelişmekte olan ülkelerde Giardia lamblia patojenlerin ilki olup. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi. 10 yaşından küçük çocuklarda %15 -30 prevalansla görülebilmektedir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi. immün sistemi baskılanmış hastalarda ise kronikleşen ve hayatı Kontakt Lens Saklama Kaplarında ve Ev Musluk Sularında Mikrobiyal Kontaminasyonun Araştırılması Miray ÜSTÜNTÜRK1. Pseudomonas C-F-C Selective Supplement ilave edilmiş Pseudomonas Agar Base. Bu amaçla tüm örneklerin sırasıyla petri kutusunda R2A Agar. çevre koşulları. Zuhal ZEYBEK1. Elde edilen bulgular istatistiki olarak analiz edilerek literatür verileriyle kıyaslanmıştır. antimicrobial substance. asteroids isolated from both sources to produce pigments. the results of the biochemical tests confirmed its isolation at a rate of 2 % from bronchial washing samples and 4 % from soil samples and all the isolates belongs to N. Bu çalışmada Gaziantep ve çeversinde yaşayan ve ishal şikayeti ile hastaneye başvuran 10 yaş altı 100 çocuk tan alınan gaita örnekleri ELISA yöntemiyle testlenerek Giardia lamblia ve Cryptosporidium’un taraması yapılmıştır. all isolates also showed the ability to produce B-lactamase enzymes. kontakt lens kullanan ve kontrol amacı ile İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Kontakt Lens Birimi’ne başvuran kişilerin kontakt lens saklama kapları ve ev musluk suları. Cryptosporidium paraziti.ELİSA SM 044 10 Yaş Altı Çocuklarda Cryptosporidium ve Giardia lamblia’nın ELİSA yöntemiyle araştırılması İ. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. İstanbul mirayustun@gmail. Yasemin ZER2. mantarlar ve amipler açısından incelenmiştir. büyüme çağındaki çocuklar başta olmak üzere tüm yaş gruplarını etkilemektedir. Fen Fakültesi. mantarlar ve protozoonlar gibi çeşitli mikroorganizmalar enfeksiyon meydana getirebilir. Göz Hastalıkları Anabilim Dalı.Bu yöntem maliyet açısından ekonomik olması ve dışkıda bulanabilecek diğer parazitlerinde tespit edilebilmesi yönünden avantajlı gibi görünmesine rağmen bu yöntemle saptanamayan bir çok etkenin tespitinde yetersiz kalmaktadır. The research also confirmed the ability of N. Mikrobiyoloji ABD.Bağırsak parazitlerinin yaygınlığı bu faktörlerin yanı sıra ülkemiz bölgelerinde de değişik dağılımlar göstermektedir. SM 043 tehdit edici ishale yol açan ve tüm dünyada yaygın olarak görülen bir protozoondur.Halil KILIÇ1. iklim.com Kontakt lens kullanan kişilerin gözlerinde bakteriler. Paraziter etkenler arasında Giardia lamblia dünyanın her tarafında epidemik diyarelerin başta gelen nedenlerindendir. like lecithinase. I.19. Didem KARAGÖZ1.Diğer parazit hastalıklarında olduğu gibi direkt mikroskobik inceleme ilk başta yapılması gereken yöntemdir. 34118.tr Diğer az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de bağırsak parazitleri önemli halk sağlığı sorunlarından birini oluşturmaktadır. Cryptosporidium. Mehmet ÖZASLAN1 İclal BALCI2 1 Gaziantep Üniversitesi. beslenme ve temizlik gibi faktörlere bağlı olarak parazitlerin görülme sıklığı farklılık göstermektedir.

Ayrıca daha sonraki çalışmalarda kontakt lens kullanan ve herhangi bir göz enfeksiyonuna sahip kişilerin de kontakt lens saklama kaplarının ve musluk sularının incelenmesi ile elde edilecek sonuçların da bu konunun aydınlığa çıkartılması açısından faydalı olabileceği düşüncesindeyiz. TRABZON besiyerlerine ekimleri yapılmıştır. bakteriler SM 045 Odontojenik Keratokistlerde Human Papilloma Virus 16 ve 18 (Hpv) Varlığının Belirlenmesi Sibel KÜÇÜKYILDIRIM1. Tüm ekimler. Tip spesifik primerler kullanılarak yapılan amplifikasyon ile HPV pozitif örneklerin 8’nde (%47) yüksek risk grubu içerisinde yer alan HPV 16 ve HPV 18 DNA’sı belirlenmiştir. Dişhekimliği Fakültesi. Pseudomonas cinsi bakteriler ve mantarlar ile meydana gelebilecek enfeksiyonlarda kontamine kontakt lens saklama kaplarının etkili olabileceği düşünülebilir. mantarlar. Bu çalışma. Nuray ER2 1 Hacettepe Üniversitesi. gerek kontakt lens saklama kaplarının gerekse ev musluk sularının denenen mikroorganizmalar açısından bir enfeksiyon riski taşımadığı da söylenebilir.9) HPV DNA’sı tespit edilmiştir. Fen Fakültesi. Hasan ÜNAL1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Giderek artan oranda oral tümörlerde human papilloma virus (HPV)’ün rolü olduğu çalışmalarla ortaya konulmaktadır. Bu çalışmada incelenen örneklerin sağlıklı bireylere ait olduğu düşünüldüğünde. amipler. 6’sı mantarlar ve 8’i amipler olarak tanımlandığı halde. Bu kapların hiçbirinde amipler ürememiştir.tr Odontojenik keratokist (OKK).19. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi. histolojik ve klinik özellikleri ile diğer kistlerden farklılık göstermektedir. İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenmiştir. Konunun tam olarak aydınlığa çıkartılması örnek sayısının arttırılması ve izole edilen mikroorganizmaların patojenite faktörlerinin araştırılması ile yapılacak yeni çalışmalar ile mümkün olacaktır. gelişimsel bir kist olmasıyla beraber. tiplendirmesi ise viral genomun E6/E7 bölgelerini hedefleyen spesifik HPV-16 ve HPV-18 primer setleriyle polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) yöntemi kullanılarak yapıldı. Öte yandan incelenen 20 musluk suyunda üreyen mikroorganizmalardan 16’sı total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler. 1’i Pseudomonas ve 8’i mantarlar olarak tanımlanmıştır. 23 hastadan alınan parafine gömülü odontojenik keratokist biyopsi örneklerinden DNA izole edildi ve human papilloma virus (HPV) varlığının saptanması HPV L1 konsensus primerleri. hiçbir musluk suyunda fakültatif anaerob gram negatif çomak bakterilere ve Pseudomonas cinsi bakterilere rastlanmamıştır. aranan mikroorganizmalar için uygun sıcaklık ve sürelerde bekletilmiştir. Mehmet ÇAKACI2. Bu veriler ışığında kontakt lens kullanan kişilerin gözlerinde fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Ayrıca musluk sularının bu tip enfeksiyonlarda mantarlar ve amipler açısından bir tehdit oluşturabileceği halde. Sıhhıye/Ankara 3 Adnan Menderes Üniversitesi. 11’i fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler. Öte yandan olası amip enfeksiyonlarında ise bu kapların çok da etkili olmadığı söylenebilir. fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler ve Pseudomonas cinsi bakteriler açısından bir tehdit oluşturmadığı düşünülebilir. Viral genomun L1 bölgesine bağlanan konsensus primerleri kullanılarak yapılan amplifikasyon sonucunda 23 örneğin 17 ‘nde (%73. 118 . Çalışmamızda incelenen 20 kontakt lens saklama kabında üreyen mikroorganizmalardan 18’i total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler. Moleküler Biyoloji ABD. Proje No: T-930/06102006 Anahtar Kelimeler: Kontakt lens saklama kapları. ev musluk suları. Anahtar Kelimeler: HPV16-18 Odontojenik keratokist. Bu çalışmanın amacı odontojenik keratokistlerde HPV 16-18 varlığının belirlenmesidir. Beytepe. Aydın sibelky@hacettepe.edu. Ağız Diş Çene Hastalıkları ve Cerrahisi ABD. Moleküler Biyoloji ABD. Celal ÜLGER3. Aynı zamanda nüks ve neoplastik potansiyele sahiptirler.

Crataegus tanacetifolia. azarolus. Dekstransukraz. Crataegus orientalis var. Restriksiyon endonükleaz enzimlerinden bazıları mezofilik ve termofilik izolatlarda ayırdedici parmak izleri oluştururken S. Mespilus germanica. Leuconostoc. Subsp. Yaygın olarak kullanılan enzim ise Leuconostoc mesenteroides B-512F dektransukrazdır. 16S rDNA gen bölgesi baz dizileri belirlenmiş ve GenBank’a depozit edilmişlerdir. Enzimle ayrıca oligosakkaritlerin üretimleride gerçekleştirilmektedir. degredasyon ve fizyolojik testlerden oluşan çok sayıda nümerik testler uygulanıp X-Taxon programında SSM-UPGMA analizleri ile değerlendirilen ve NTSys-pc programıyla oluşturulan kümelerden seçilen temsilci izolatların. aronia L. biyokimyasal. Prunus armeniaca. Sorbus domestica L. Lactobacillus fermentum (2). Arbutus unedo. tarla ve orman toprağı ile farklı legümen türlerinin rizosferinden dilüsyon plak tekniğiyle izole edilen.. var. Diospyros L. Biyokimyasal testler sonucunda elde edilen izolatların Leuconostoc mesenteroides (51). 55139 Kurupelit. Streptococcus ) tarafından ekstrasellüler olarak sentezlenmektedir. Samsun 2 Anadolu Üniversitesi. Buna rağmen RAPD-PCR testi. Biyoloji Bölümü. Bu oligosakkaritlerin önemli biyofonksiyonları vardır.tr Önemli bir endüstriyel enzim olan dekstransukraz. Lycopersicon esculentum. Bunlardan termofilik izolatlar 55ºC de mezofilik izolatlar ise 28ºC de inkübasyon sonucunda elde edilmişlerdir. Biyoloji Bölümü. C. Türkiye’nin farklı coğrafik bölgelerine ait bahçe. Puberula (Schneider) Browicz . Kıymet GÜVEN2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Eskişehir asazak@omu.tr Uluslar arası “Ad Hoc Committee”ye göre yeni bir bakteri türü tanımında 16S rDNA baz dizisi ile DNA-DNA hibridizasyon testi olmazsa olmaz kriterler olarak tanımlanmaktadır. besinsel. var. Myrtus communis L. Şeker hastalığı ve aşırı kiloya sahip insanların tedavinde kullanılabilir. Biyoloji Bölümü. sukrozla birlikte alındıklarında diş çürümesini önler.ileri@gyte.edu. var. C. Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ c. Lactobacillus plantarum (25) olduğu tespit 119 . 110 izolatın çeşitli derecelerde dekstransukraz ürettiği TLC metodu ile tespit edildi. Kamil IŞIK1. Anahtar Kelimeler: Streptomyces.edu.. Fen Fakültesi Kimya Bölümü. Yavuz SEZEN1 1 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü. Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ 2 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü. Rizosfer izolatları. Farklı restriksiyon endonükleaz enzimleri ile PCR-RFLP parmak izleri belirlenmiş ve suşların genomik DNA’ları M13f evrensel primeri kullanılarak oluşturulan RAPD-PCR fragmanların baz çifti büyüklükleri hesaplanarak izolat suşlar ile tanımlanmış tip suşları arasındaki benzerlik ve farklılıklar belirlenmeye çalışılmıştır. Prunus cocomilia Ten. Sistematikte bu moleküler testlerden bazıları bir grup organizma için ayırdedici sonuçlar verirken başka bir organizma grubunda farklı türler de bile benzer sonuçlar verebilmektedir. azarolus L. Bu karbohidratlar prebiyotik olarak da kullanılmakta ve değişik ülkelerde binlerce ton üretimleri yapılmaktadır. üç farklı bakteri genusu (Lactobacillus. azarolus L. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü. communis. Yaptığımız çalışmada. violaceusniger 16S rDNA gen clade üyesi izolat ve tip suşların tamamında benzer sonuç vermiştir. sukrozdan dekstran üretiminde kullanılmaktadır. 15 farklı tür meyve (Prunus cocomilia Ten. Nevzat ŞAHİN1.. TRABZON SM 046 Biyoteknolojik Öneme Sahip Farklı Fizyolojik Özellikli Streptomyces İzolatlarının Moleküler Tiplendirilmesi Anıl SAZAK1. Ancak bu iki temel kriterle birlikte PCR bazlı farklı moleküler markör testler de literatürlerde yaygın olarak kullanılmaktadır. 16S rDNA gen bölgesi baz dizileri ile yeni türler olmaya aday farklı fizyolojik gruplardan Streptomyces cinsi izolatlar ile ilgili tip türleri oluşturmaktadır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu çalışmanın materyalini. var. Crataegus heterophylla. Fen Fakültesi. cocomilia. Weissella confusa (32). orientali. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 16S rDNA gen clade SM 047 moleküler Endüstriyel Bir Enzim Olan Dekstransukraz’ ın Yerel İzolatlardan Elde Edilmesi Çiğdem İLERİ1. Enzim üreten izolatlar ın tanılanmasında biyokimyasal testler. İlgili tip türlerle birlikte morfolojik. API 50 CH test kiti ve 16S rDNA analizleri kullanıldı. Streptomyces violaceusniger clade üyesi izolat ve tip suşları arasında ayırtedici sonuçlar vermiştir. Dekstran ise sefadeks ve kan plazması üretiminde kullanılır. Streptomyces violaceusniger clade spesifik primerleri (S-S-Svio-66A-S-8 ve S-S-Svio-1274– A-A-20) ile PCR amplifikasyonları test edilerek clade üyesi organizmalar oldukları doğrulanmıştır. sistematik.19. Aziz TANRISEVEN2. Ziziphus zizyphus) ve lahana turşusundan toplam 531 izolat elde edildi.

Bu yöntemlerin yanı sıra suyun mikrobiyolojik kalitesi de düzenli olarak incelenmelidir. ve amip varlığı membran filtrasyon yöntemi. Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi. Günümüzde bakteriyolojik izleme çalışmalarında indikatör olarak fekal ve total koliform bakterileri kullanılmaktadır.19. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji ABD. Biyoloji Bölümü. total koliform.com İçme suyunda bulunan çeşitli patojenik bakteriler suyla bulaşarak enfeksiyonlara neden olmaktadır. probiotik mikroorganizmalar. Dekstran. İleri çalışmalarda kimyasal mutajenler kullanılarak izolatların enzim üretimleri arttırılmaya çalışılacaktır. Lezzet bileşiklerinin kontrollü şartlarda serbest kalması enkapsülasyonun önemli avantajı olarak bilinmektedir. Biyoloji Bölümü. Ayten KİMİRAN ERDEM. Konya makin@selcuk. Ziraat Fakültesi. Günümüzde gelişmiş ülkelerde bu enfeksiyonların kontrolü genelde filtrasyon ya da klorlama teknikleri ile sağlanmaktadır. Nihal DOĞRUÖZ. polifenoller. Her markadan dört farklı örnek ile yaptığımız çalışmanın sonucunda kaynakları aynı bile olsa markaya bağlı ciddi farklılıklar olduğu görülmüştür. Pseudomonas spp. fekal koliform. Temizliği doğru bir şekilde yapılmamış şişelerin tekrar içme suyu satışında kullanılması sağlık açısından risk oluşturmaktadır.. bitkisel steroller. Son zamanlarda en azında iki adet enkapsüle edilmiş biyoaktiv ürünler (probiotik organizmalar ve Omega-3 yağlar) içeren ticari süt ürünleri bulunmaktadır. günümüzde fonksiyonel gıdaların önemi enkapsüle edilmiş katkıların kullanımıyla artış göstermiştir. 19 litrelik plastik şişelerden mikrobiyolojik incelemeye uygun olarak alınan. renk. Bu durum yukarıda bahsettiğimiz temizlik hatalarına veya dolum tesisinin sağlığa uygun koşullarda çalışmamasından kaynaklanabilir. Süt endüstrisinde enkapsüle edilmiş katkı maddelerinin kullanılması geçmişte sınırlı düzeyde gerçekleşmiştir. içme suyu olarak tüketilen ambalajlı suların mikrobiyolojik kontrolünün düzenli olarak yapılmasının gerekliliğini çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır. Biyoloji Bölümü. ABD Çevre Koruma Ajansı(EPA) ve World Health Organization (WHO) tarafından belirtilen standartlara uygun olmadığı saptanmıştır. polifenoller. Anahtar Kelimeler: Enkapsülasyon. Bu çalışmanın amacı enkapsülasyon teknolojisinin süt ürünlerine ilave edilen biyoaktiv maddelere uygulamasının incelenmesi ve neden bu konunun önemli olduğunun açıklanmasıdır. su örnekleri. Nihat AKIN2 1 Selçuk Üniversitesi. API sonuçları ve 16S rDNA analizleri de bu bulguları desteklemektedir. Anahtar Kelimeler: Leuconostoc mesenteroides. Yapılan çalışmalarda kirlilik indikatörü mikroorganizmaların plastik kaplarda biyofilm oluşturdukları görülmüştür. biyoflavonoidler ve lifler gibi katkı maddelerinin ilave edilerek üretildiği fonksiyonel süt ürünleri üretilmektedir. Fen Fakültesi. Dolayısı ile uygulamada üzerinde en çok çalışılan alan peynir olgunlaştırmada enzim kullanımı ile ilgili olmuştur. Fen-Edebiyat Fakültesi. mikrobiyoloji ve katkı maddeleri üreticileri bu yöntemi daha çok kullanmaktadır).tr Gıdaların endüstriyel olarak üretilmesi sıklıkla lezzet. Vezneciler-Eminönü/ İstanbul sevangurun@hotmail. Gıda Mühendisliği Bölümü. Kampus. toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısı ise yayma yöntemi ile saptanmıştır. Dekstransukraz. toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısı ve amip varlığı açısından incelenmiştir.. biyoflavonoidler 120 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. tekstür kontrolü ve koruma için kullanılan katkı maddelerinin ilave edilmesini gerektirmektedir. Zuhal ZEYBEK. Aeromonas spp.edu. bitkisel steroller. Bu nedenle çalışmamızda İstanbul’da ticari olarak satışa sunulan 22 farklı markaya ait 88 damacana su örneğinin mikrobiyal su kalitesi izlenmiştir. Aeromonas spp. Sonuçlarımız. Bu çalışma sonucunda incelenen örneklerin büyük bir kısmının Türk Standartları Enstitüsü (TSE). TRABZON edildi. vitaminler mineraller antioksidanlar peptidler.. Ayrıca 22 °C ve 37 °C ‘de gelişebilen toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısının tespiti de bakteriyolojik kirlilik ölçümlerinde kullanılan yöntemlerden biridir. total koliform. vitaminler mineraller antioksidanlar peptidler. Fekal koliform. Muhtemelen en yaygın olarak kullanılan kapsüllenmiş katkıların kullanıldığı alan hazır gıdalar endüstrisidir (ekmek sanayii.. 16S rDNA SM 048 SM 049 İstanbul’da Satışa Sunulan Farklı Markalara Ait İçme Sularının Mikrobiyolojik Açıdan Değerlendirilmesi Sevan GÜRÜN. Pseudomonas spp. Bunların dışında son zamanlarda çeşitli probiotik mikroorganizmzlar. Kampus. Özellikle bu kontrolün ana dolum merkezi ve ambalajlı sularda yetkili bir Fonksiyonel Süt Ürünlerinde Probiotiklerin ve Diğer Katkıların Taşınması İçin Mikroenkapsülasyon Uygulamaları Mehtap AKIN1. Ancak.

Bu nedenle RpoS ve EnvZ’nin deniz suyunda açlık stresinde yaşayan E. deniz suyu. Emin ÖZKÖSE. gün sonunda ortama karbon kaynağı olarak glukoz.. Biyoteknoloji ve Gen Mühendisliği Laboratuarı. Zootekni Bölümü. H-NS. Ziraat Fakültesi. rpoS. Ekspresyonu ve Karakterizasyonu Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU. OmpF. Gen. Deniz suyuna Amonyum kaynağı ilave edildiği zaman yabani tip. açlık stresinde rpoS mutant E. Bu amaçla çalışmada izole edilen Neocallimastix sp. ve hns mutantlarında OmpF sentezinde herhangi bir değişim görülmezken. Reşit ÖZKANCA. ksilanaz SM 052 Deniz Suyunda Açlık Stresi ve Besin İlavesinin Escherichia coli’nin OmpC ve OmpF Sentezine Etkisi ve RpoS. OmpC sentezinde ise yine yabani tip E. bu sonuçtan açlık stresinde AcP eksikliğinin OmpC sentezini oldukça arttırdığı ve AcP’ın varlığının OmpC sentezini baskıladığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Neocallimastix sp. GMLF1’den PZR ile ksilanaz enzimini kodlayan gen çoğaltılıp. Neocallimastix sp. rpoS ve hns de değişim görülmemişken pta mutantında artış tespit edilmiştir. coli’ye göre oldukça yüksek OmpF sentezi görülmüş.tr Açlık stresi deniz suyu gibi sucul çevrelerde bakterilerin yaşamını etkileyen önemli faktörlerden birisidir. TRABZON kuruluş tarafından düzenli olarak yapılması halk sağlığı için önem taşımaktadır. Acp’ın Rolü Cihan DARCAN. coli’de yabani tip E. Bu genin kodladığı enzimin optimum sıcaklığı ve optimum pH’sı tespit edilmiştir. envZ mutantında ise yabani tipe göre OmpF sentezinde azalma olmuş dolayısı ile deniz suyunda OmpF sentezi için EnvZ’nin pozitif rolü ortaya konmuştur. Bakteriler bu strese karşı koyabilmek için bir çok global düzenlemeye sahiptirler ve porin proteinleri bu düzenlemelerden birisidir. Klonlanan genin sekans analizi sonucunda “Glikozil Hidrolaz 11” ailesine ait bir katalitik bölge içerdiği bulunmuştur. hns ve pta mutantları kullanılarak.tr Bitki hücre duvarından en iyi şekilde faydalanabilen herbivor olan ruminant hayvanlar doğadaki en karmaşık mikrobiyal ekosistemlerden birisini içermektedir. coli’nin OmpC sentezi için gerekli olduğu tespit edilmiştir. Mehmet Sait EKİNCİ Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. dolayısı ile deniz suyunda yaşayan E. Ancak OmpC sentezinde en fazla azalmanın pta mutantında. GMLF1’in ve klonlanan geni taşıyan rekombinant bakterilerin hücre içi ve hücre dışı ksilanaz aktiviteleri ölçülerek. Bu analize göre pta ve hns mutasyonunun OmpF sentezinde rolü olmadığı tespit edilmiştir. açlık 121 . Bu ekosistem içerisinde yer alan anaerobik funguslar en dirençli bitki hücre duvar polimerlerini bile parçalayabilecek enzimlere sahiptir. azot kaynağı olarak ise amonyum sülfat ilave edilmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. pIL253. Yabani tip E. bu genin farklı laktik asit bakterilerinde ekspresyon düzeyleri tespit edilmiştir. ß-Galaktosidaz ölçümleri sonunda elde edilen veriler tekrarlanmış ölçümlü ko-varyans analizi yapıldığı zaman. Önder İDİL Dumlupınar Üniversitesi. coli ve ompR.edu. Anahtar Kelimeler: OmpC.19. laktik asit bakterisi.edu. İsmail AKYOL. rpoS ve envZ mutantlarında ise yabani tip E. pIL253 vektörü yardımı ile endüstriyel bakımdan önemli bazı laktik asit bakterilerine aktarılmıştır.Aeromonas. Bu enzimler içerisinde ksilanaz enzimi önemli bir yere sahiptir. pCT vektöre klonlanarak Escherichia coli’ye aktarılmıştır. Biyoloji Bölümü. coli’nin OmpF porin sentezinde baskılayıcı rolü olduğu belirlenmiştir. Çalışmada filtre-otoklav edilerek steril edilmiş deniz suyunda bakteri örnekleri 15 gün 37°C de inkübasyona tabii tutulmuştur. 15. envZ. bu mutasyonların açlık stresinde OmpC ve OmpF porin sentezi üzerine rolleri araştırılmıştır. Amip SM 051 Koliform. pta. Ortama glukoz ilave edildiği zaman ise bütün yabani tip ve mutantlarda hem OmpF hemde OmpC sentezinin azaldığı belirlenmiştir. envZ. Anahtar Kelimeler: Pseudomonas. GMLF1’e Ait Ksilanaz Geninin Klonlaması. coli’ye göre OmpC sentezinin oldukça azaldığı görülmüştür. HNS mutasyonunun ise OmpC sentezini tam olarak etkilemediği. coli ve envZ. Kahramanmaraş cugur@ksu. rpoS mutasyonunda OmpF sentezinin arttığı görülmüştür. OmpC sentezinin ise pta mutasyonunda yabani tip E. OmpF sentezinde ise rpoS mutantında olduğu belirlenmiştir. hafifçe artışa neden olduğu ancak önemli görülemeyeceği tespit edilmiştir. coli’ye göre oldukça yüksek oranda sentezlendiği görülmüş. Kütahya cihand@dumlupinar.

Bursa sturkel@uludag. Glukokortikoidler (GC) metabolizma ile ilgili birçok işlemin yanı sıra stres cevabında da rol alan steroid yapıda hormonlardır. Bir hücrenin canlılığını sürdürebilmesi için o hücrede pro-inflamatuar ve anti-inflamatuar mekanizmaların bulunması ve fonksiyonel olması şarttır. Elde ettiğimiz sonuçlar retrotranspozon Ty2’de gen ifadesinin üreme ortamı koşullarına göre ilgili transkripsiyon faktörlerine ve siklinlere bağlı olarak kontrol edildiğini göstermektedir. Ty2’de transkripsiyon 5’LTR bölgesinde yer alan çok kompleks bir promotor bölgesi tarafından kontrol edilmektedir. Fen Edebiyat Fakültesi. Karolien DEBOSSCHER2.19. Bu iki yönlü etki hücrenin bir denge içerisinde canlı kalmasını sağlar. cerevisiae’daki metabolik olaylara göre kontrol edilip edilmediği incelendi. Zihni DEMİRBAĞ1. cerevisiae genomunda bulunan hareketli bir genetik element olup genetik yapı ve gen anlatımı açısından retrovirüslere benzer özellikler gösterir. strese karşı hücre ve doku seviyesinde oluşan bir bağışıklık cevabıdır. Araştırmalarımızda Ty2 retrotranspozonunda gen anlatımının S. Pol polipeptidleri ise Ty2 mRNA’sının revers transkripsiyonu ve Ty2 DNA’sı olarak genoma integrasyonu ile ilgili enzimlerdir. Gag polipeptidleri hücre sitoplazmasında yer alan Ty2 virüs benzeri yapıların kapsit kısmını oluşturur. Azot kaynağına göre Ty2 transkripsiyonu kontrolunun ise GATA gurubu transkripsiyon faktörleri olan Gln/Gat faktörlerine bağlı olduğu gösterildi. İnflamasyon söz konusu olduğunda bu aktif bileşik proinflamatuar ve anti-inflamatuar sitokinlerin genleri üzerinde etkili olmaktadır. Üreme ortamında karbon kaynağı olarak kolay fermente edilebilen glukoz bulunduğunda Ty2 transkripsiyonunun çok fazla olduğu bulundu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. Science Faculty. İnflamasyonda rol oynayan bir sitokin olan TNF (tümör nekrozis faktör) ile yapay strese 122 . Bu araştırma TÜBİTAK tarafından (Proje no: TBAG 104T307) desteklenmiştir. 16059. Bu aktif yapılar ise çekirdek zarından içeri girerek DNA üzerindeki belirli bölgelere bağlanıp gen ekspresyonunu arttırıcı yada azaltıcı yönde etkilerler. Ty elementleri env proteini içermez. cerevisiae’da üreme hızını belirleyen en önemli metabolik faktörlerdir. Ty2 genomundan tek mRNA transkribe edilir. Benzer şekilde üreme ortamındaki azot kaynağına göre de Ty2 transkripsiyonun düzenlendiği bulundu. İnflamasyon cevabı olarak plazma ve lökositler kan dolaşımından hasarlı dokuya geçerek kızarıklığa neden olurlar. Pol polipeptidi gag polipeptidine göre +1 çerçevede olup translasyon sırasında ribozomal frameshift sonucu gag-pol füzyonu olarak sentez edilirler. Gent-Belgium aliadembahar@yahoo. Gliserol laktat gibi fermente edilmeyen karbon kaynakları kullanıldığında ise Ty2’de hem transkripsiyonun hem de frameshift hızının azaldığı bulundu. Üreme ortamındaki karbon ve azot kaynaklarının niteliği S. Bu mRNA’dan gag ve pol polipeptidleri kodlanmaktadır.edu. transkripsiyon. Gag ve pol polipeptidleri proteolitik olarak daha kısa ve işlevsel polipeptidlere ayrışır. Sitokinler hücrelerin birbirleri arasında haberleşmek için kullandıkları protein veya glikoprotein yapısındaki sinyal molekülleridir.com İnflamasyon canlı organizmaların fizyolojileri için oldukça önemli çok karmaşık hücresel mekanizmaları içeren. Ty elementleri. LEGEST (Laboratory of Eucaryotic Gene Expression and Signal Transduction Laboratory). Biyoloji Bölümü 2 Gent University. glikolizis SM 054 Salsola tuberculatiformis’den İzole Edilen FenilAziridin Öncüsü Compound-A (CpdA) Adlı Bileşiğin Anti-İnflamatuar Potansiyeli ve Mevcut Farmasotik Ürünler İle Karşılaştırılması Ali Adem BAHAR1. Ilse BECK2. Biyoloji Bölümü.tr Retrotranspozon Ty2 S. kolay metabolize edilen amonyum bulunduğunda ise transkripsiyonda önemli artış olduğu tespit edildi. frameshift. Anahtar Kelimeler: Retrotranspozon. Üreme ortamında zayıf azot kaynağı olan prolin bulunduğunda Ty2 transkripsiyonunun çok azaldığı. Hücre içerisinde glukokortikoid reseptörlerine bağlanarak bu reseptörleri aktifleştirirler. TRABZON SM 053 Retrotranspozon Ty2’de Gen Anlatımının Kontrol Mekanizmaları Sezai TÜRKEL Uludağ Üniversitesi. Guy HAEGEMAN2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. İmmunoregülator genlerin çoğu kontrol veya promotor bölgelerinde NF-κB sitokinine ait (tüm hücrelerde bulunan heterodimerik bir transkripsiyon faktörü) bağlanma bölgeleri içermektedirler. Ortamdaki karbon kaynağına göre Ty2’de transkripsiyonun kontrolunun transkripsiyon faktörü olan ve glikolitik genlerin transkripsiyonunu da aktive eden Gcr1p ile sikline bağlı protein kinaz olan Pho85 tarafından sağlandığı gösterildi. Karbon ve azot kaynaklarının kullanımı da genetik kontrol altındadır.

optimum sıcaklığı 85°C’dir. Bunun haricinde doz-cevabı testleri yapılarak CpdA’nın in-vivo olarak kullanılan hücrelerde etkili olduğu ispatlanmıştır. Trabzon deryayanmis@yahoo. Rekombinant protein SDS-PAGE’de yürütülerek yaklaşık 55 kDa’luk bir enzim olduğu gözlendi. β-merkapto etanol. Fen–Edebiyat Fakültesi. pET-28a vektörünün NdeI ve HindIII bölgesine His-Taq kuyruk içerecek şekilde klonlanarak E. glukoz SM 056 Anoxybacillus gonensis A-26 Suşundan Termofilik Arabinofuranosidaz Geninin Klonlanması. CuSO4.1. EDTA) enzim aktivitesi üzerine etkisi değişik konsantrasyonlarda araştırılmıştır. Kadriye İNAN. Yürütülen çalışmalarla bu yeni izolatın arabinofuranosidaz enzimine sahip olduğu belirlendi.139 mM ve 1019 U/mg olarak tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: CpdA. Bu çalışmada Anoxybacillus gonensis Ac26 suşunun arabinofuranosidaz geninin bir kısmı. Enzim ayrıca Rye arabinan. Murat KAÇAĞAN. Enzimin Km ve Vmax’ı sırasıyla 0. Bu çalışmada Anoxybacillus gonensis ÇT1Sarı suşundan izole edilmiş olan D-glukoz izomeraz geni ekspresyon vektörüne klonlanmış.0 da 24 saat %99 ve optimum sıcaklık 65ºC de 30 saat %98 stabil kalabilmektedir. klonlanan enzim hücre ekstratından sırasıyla ısı şoku. Biyoloji Bölümü. Hakan KARAOĞLU. iyon değişimi kromatografisi. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu Sabriye ÇANAKÇI. HgCl2.5) hem D-ksilozun D-ksiluloza izomerizasyonunu hem de D-glukozun D-fruktoza reaksiyonunu katalizler. pnitrofenil α-L-arabinofuranoside substrat olarak kullanıldı. sugar beet arabinan. Km’si 75 mM olan enzimin optimum pH’sı 6. Çalışma sonucunda CpdA’nın TNF ile uyarılmış hücrelerde oluşturulan yapay stres şartları altında gerçekleşen gen ekspresyonunda etkili olduğu western-blot ve Q-PCR sonuçları ile desteklenmiştir. Rekombinant enzimin karakterizasyonunda. Anoxybacillus gonensis Ac-26 arabinofuranosidaz geninin toplam uzunluğunun stop kodonu ile birlikte 1509 baz çifti olduğu. Trabzon sabriye@ktu. A549 insan hücre kültürleri) CpdA’nın anti-inflamatuar potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır. oat spelt xylan’ı parçaladığı ince tabaka kromotografi (Thin Layer Cromotographi (TLC)) ile gösterilmiştir. 61080. Elde edilen bu bölgeden yola çıkılarak genin tüm sırasının elde edilmesi amacıyla invers PCR primerleri dizayn edilerek genin tüm sırası elde edildi. E. Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterize Edilmesi Derya YANMIŞ. Ayrıca yapılan in-vivo lusiferaz deneylerinde ticari bir farmasotik ürün olan immün-baskılayıcı dexamethasone ile karşılaştırıldığında bu bileşiğin akut inflamasyonda en az dexamethasone kadar etkili olduğu bulunmuştur. Biyoloji Bölümü. Gen. Anahtar izomeraz Kelimeler: Anoxybacillus. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.C. özelliklerinin iyileştirilmesi gibi birçok özelliği araştırmacıların ilgi kaynağı olmuştur. 5. Ayrıca bazı kimyasalların (CoCl2. 123 .coli BL21 (DE3) hücrelerine transforme edildi. Sahip olduğu yüksek ticari önemi nedeniyle enzimin mikroorganizma kaynakları. glukokortikoidler. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi.Protein T7 promotoru altında IPTG ile indüklenerek üretildi ve Promega His Taq protein saflaştırma kiti kullanılarak saflaştırıldı.3. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi.5. MgCl2. Aktivite deneyleri sonucu Anoxybacillus gonensis Ac-26 Abf enziminin optimum pH’sın 6. DTT.0 ve optimum sıcaklığının 65ºC olduğu belirlendi. inflamasyon. Fen Edebiyat Fakültesi. hidrofobik etkileşim işlemleri ile saflaştırılmış ve biyokimyasal özellikleri ve kinetik parametreleri belirlenmiştir. Enzimin aktivitesi 50 mM fosfat tamponu içinde hem spektrofotometrik olarak hem de native jelde florojenik olarak gösterildi. Enzimin ısıl kararlılığı ve pH kararlılığı da belirlenmiştir.edu. bu enzime spesifik iki adet dejenerat primer kullanılarak genomik DNA’dan coğaltılıp pGEM-T Easy vektorüne klonlanarak sekans ettirilmiştir. toplam 502 aminoasitlik bir proteini kodladığı belirlendi. dexamethasone SM 055 Anoxybacillus gonensis ÇT1 Sarı Suşunun DGlukoz İzomeraz Geninin Klonlanması. 61080. biyokimyasal özellikleri. TRABZON sokulmuş hücrelerde (L929.com D-glukoz izomeraz olarakta yaygın olarak adlandırılan D-ksiloz izomeraz (D-ksiloz ketoizomeraz. CaCl2.tr Aydın çamur kaplıcasından Anoxybacillus gonensis Ac-26 adlı termofilik bir bakteri suşu elde edilmiştir.19. TNF. çalışma mekanizması. Ayrıca optimum pH 6.

Biyoinformatik analizler bu virus genomu üzerinde bulunan AMV197 kodlu açık okuma zincirinin (ORF) Ser/Thr protein kinaz fonksiyonuna sahip protein kodlayan bir gen olabileceğini göstermektedir. Bu çalışmada. Biyoloji Bölümü. bitiş kodonunun ise translasyon stop kodonundan (TAA) 22 baz ve 32 baz aşağılardan bittiği. dispar hücrelerinin Ara-C (DNA replikasyonu engelleyicisi) varlığında AmEPV ile enfeksiyonu ve izole edilen mRNA üzerinde protein kinaz primerleri kullanılarak yapılan RT-PCR ile takibi sonucunda protein kinaz’ın erken grubu gen olarak ifade edildiği belirlendi.. Biyoloji Bölümü. 15/14 ve 16/14 mer uzunluğunda (15-mer ve 16-mer kalıp iplik.com Entomopoksvirusler böcekleri enfekte eden önemli bir virus grubudur. AMV197’nin transkriptomik analizi gerçekleştirilmiştir.. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. konak hücre döngüsünün düzenlenmesinde ve apoptosis olayında rol oynadıkları bilinmektedir. genom sekansı tamamlanmış ve bazı genlerinin fonksiyonel analizleri yapılmış örnek bir entomopoksvirüstür. Fidelity ve DIG-dUTP Kullanabilirliği Cemal SANDALLI1. Rize 2 Department of Biochemistry and Molecular Biology. termofilik Abf. 1. 1 Rize Üniversitesi. ve 4. Newark. Buna ilaveten DIG-dUTP’yi kullanabilirliği sentetik saatler arasında başladığı ve enfeksiyonun ilerleyen saatlerine kadar devam ettiği görüldü. transkripsiyonunun enfeksiyon sonrası hangi zaman diliminde gerçekleştiğinin. entomopoksvirüslerde bu proteinleri kodlayan genlerin veya bunlara ait ürünlerin karekterizasyonu ve fonksiyonel analizleri hakkında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Trabzon muratoglu@yahoo. E. Amsacta moorei entomopoksvirus (AmEPV) hücre kültürüne uyarlanabilmiş.192 nM olduğu belirlendi. UMD-New Jersey Medical School. dolayısıyla iki farklı transkripsiyon bitiş noktasının olduğu tespit edilmiştir. Ali Osman BELDÜZ3. Sabriye ÇANAKÇI3. transkripsiyon başlangıç ve bitiş noktalarının belirlenmesi çalışmaları bulunmaktadır.19. saatlerde izole edilen mRNA’lar ile gerçekleştirilen RT-PCR analizleri. p-nitrofenil α-Larabinofuranosid SM 057 Amsacta moorei Entomopoksvirus Protein Kinaz Geninin (AMV197) Transkriptomik Analizi Hacer MURATOĞLU. AmEPV ile enfekte edilen hücrelerden 0. Reaksiyonlar farklı sıcaklıklarda yapıldığında enzimin hata yapma oranının sıcaklığa bağlı olarak arttığı belirlendi. 5’ ve 3’ RACE yöntemi ile yapılan çalışmalarda genin transkripsiyon başlangıç kodonunun translasyon başlangıç kodonundan (ATG) 54 baz yukarıda. L..000 nüklotitte bir nüklotid DNA ile de araştırıldı ve enzimin DIG-dUTP’yi sentezlenen yeni DNA iplikciğinin iç kısılarına ekleyebildiği gözlendi. Kamalendra SİNG2. Fen Edebiyat Fakültesi.99 s–1 olarak bulunurken KDdNTP değeri 21.. Trabzon csandalli@yahoo. Primer uzatma deneyi kullanılarak enzime ait hata yapma oranı araştırıldı. 2. Remziye NALÇACIOĞLU. MODAK2. NJ-USA 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sıraya uygun dNTP ve sıraya uygun olmaya dNTP’lerin varlığında aynı deneyler tekrar edildi ve enzimin sıraya uygun olmayan dNTP’ler ile sentez yapıp yapmama özelliği incelendi. 61080. Enzime ait KDdNTP ve kpol değerleri presteady kinetik yöntemi ile belirlendi ve kpol değeri 24. Biyoloji Bölümü.com Daha önce yürütülen çalışmalar neticesinde Geobacillus caldoxylosilyticus TK4 DNA polimeraz I geni pET-15b vektörüne klonlanıp ekspres edilmişti. Fen-Edebiyat Fakültesi. Zihni DEMİRBAĞ Karadeniz Teknik Üniversitesi. 7. Fen Edebiyat Fakültesi. Sonuç olarak enzimin her 40. 14 mer primer iplik) sentetik DNA’lar kullanılarak DIGdUTP ile primer 3’ ucunun işaretlenmesi çalışmaları neticesinde enzimin kalıp zincir üzerindeki son nükleotitin sentezini 124 . morfogenezisinde. Bu kapsamda genin transkripsiyon sınıfının. 4. Biyoloji Bölümü. Gca TK4 DNA Polimeraz I: Kinetik Özellikleri. Bazı omurgalı poksviruslerine ait Ser/Thr protein kinazların virus replikasyonunda. 61080. protein kinaz geni transkripsiyonunun enfeksiyon sonrası 2. hata yaptığı belirlendi. Mukund J.coli BL21 hücrelerinden saflaştırılan rekombinant DNA polimeraz enziminin KDDNA değeri jel-shift deneyi ile araştırıldı ve enzimin bu değerinin 0. ve 24. 12. TRABZON Anahtar Kelimeler: Anoxybacillus gonensis Ac26. Anahtar Kelimeler: Amsacta Entomopoksvirus (AmEPV). İsmail DEMİR3. protein transkriptom SM 058 moorei kinaz. Enzimin normal dNTP’ler ile birlikte DIG-dUTP kullanabilirliği dana timus DNA’sı kullanılarak araştırıldı ve Dot-Blot hibridizayon sonucu enzimin DIG-dUTP ile sentez yapabildiği belirlendi. 53100..64 µM olarak hesaplandı (maksimum KDdNTP değ erinin yarısı). Ancak.

KDdNTP. Bundan yararlanan Datsenko ve Wanner (2000) E. bitki paraziti mantarların hücre duvarlarında ve zararlı nematodların yapısında bulunan önemli bir yapısal bileşendir. Recombineering E.kocabas@ege. Kazım SEZEN. Diğerinde ise kitinaz aktivitesi DNS (dinitrosalisilik asit) yöntemiyle. coelicolor M145 üzerinde istenen genlerin mutasyonu gerçekleştirilmiştir. DNA modifikasyonunun özel restriksiyon bölgelerinin elde edilebilirliğine bağlı olarak gerçekleştirilebildiği klasik genetik mühendisliği metotları ile karşılaştırıldığında. Bakterilerin sahip oldukları kitinazların aktivitelerini belirlemede ise iki değişik yöntem kullanılmıştır.96) tespit edilmiş. böceklerin bakterilere ve onların toksinlerine karşı mekanik bir bariyer olan peritrofik membran yapısındaki kitin polimerlerini parçalayarak. TRABZON gerçekleştirebildiği ve DIG-dUTP ile doldurabildiği gözlendi. Kitinaz. coelicolor mutajenezi. İzmir esin.edu. Bu bakterilerin kitinaz profilleri konvansiyonel (KTA: Kitinaz Tespit Agar) ve moleküler (Dejenerat primerler: GA1F. Bilim-Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi. sahip oldukları patojenite nedeni ile biyolojik mücadelede kullanılan enzimlerin başında gelmektedirler. kitin polimerlerinden ayrılan glukoz miktarları spektrofotometrik olarak tayin edildi (Spectra Max M2. KDDNA ve DIG-dUTP SM 059 SM 060 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Coleoptera Grubu Tarım Zararlısı Böceklerden Elde Edilen Bakterilerde Kitinaz Aktivitesi Tayini Ali Adem BAHAR.com Kitin selülozdan sonra en fazla bulunan ikinci polisakkarit olmasının yanı sıra doğada bulunan en dayanıklı polisakkarittir. Genetik mühendisliği sistemleri nükleazların parçalaması nedeniyle lineer DNA’yı Escherichia coli içine başarılı şekilde yerleştirememektedir. 39 nt’lik homolog uzantılar içeren PCR ile çoğaltılmış seçici markır ile yer değiştirmesine dayanır. Ancak 125 DNA Yapımında Yeni ve Güçlü Bir Metot. Biyoloji Bölümü. bu metodun en büyük avantajı uygun pozisyonda restriksiyon bölgelerine olan ihtiyacı ortadan kaldırmasıdır. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu yöntem kullanılarak S. Bornova. Biyoloji Bölümü aliadembahar@yahoo. S. Böceklerin büyük çoğunun peritrofik membran yapısında protein-karbonhidrat matriksine gömülü olarak. Remziye NALÇACIOĞLU. E. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Yapılan istatistik çalışmaları sonucunda: Coleoptera grubuna ait böceklerden izole edilen 108 adet bakterinin % 21. Kullanılan bakterilerin (108 izolat) şu ana kadar büyük çoğunluğunun identifikasyonları ve patojenite çalışmaları tamamlanmıştır. EBİLTEM. Microplate Reader). Bu yıkım büyük miktarlarda olduğu zaman zararlı böceklerin direkt olarak ölümüne sebep olabilir.tr İlk defa 2001 yılında Ellis ve ark. Ancak ssDNA’nın. kozmid (supercos I) üzerinde yer alan kromozomal dizinin. Bu açıdan entomopatojenik bakterilerin salgıladıkları kitinazlar. tarafından kullanılan Recombineering (recombinant mediated genetic engineering) (rekombinant aracılı genetik mühendisliği) terimi. coli kromozomunda 40 farklı değişiklik yapmıştır. . homolog rekombinasyon. Zihni DEMİRBAĞ Karadeniz Teknik Üniversitesi. coelicolor mutajenezinde kullanımı temel olarak. M9-kitin agar difüzyon metodu ile elde edilen kitinaz aktivitesi sonuçları ile bakterilerin insektisidal aktiviteleri arasında çok güçlü bir ilişki (R2: 0. Bugün farklı çalışmalarda yaygın olarak kullanılmaya başlanan λ Red rekombinasyon sistemi Streptomyces coelicolor mutajenezi için de kullanılmaktadır. GA1R) yöntemlerle tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: λ Red rekombinasyon sistemi.coli nükleazını inhibe eden Red proteinleri varlığında homolog rekombinasyonu sonrası replikasyon fonksiyonu inhibe edilmiş ama Red fonksiyonları bulunan defektli λ profaj inşa edilmiştir. M9-kitin agar difüzyon yönteminde koloni etrafındaki zonların boyutları değerlendirildi. Sonuçta bu profajı içeren hücrelerde homolog rekombinasyon temelli yeni genetik dizilerin oluşturulması gerçekleştirilebilmiştir. Anahtar Kelimeler: DNA polimeraz I. rekombinant DNA oluşturmak için yeni geliştirilmiş in vivo bir tekniği ifade etmektedir. 35100. bakteriler tarafından salgılanan diğer toksinlerin ve bağırsakta o anda bulunan zararlı maddelerin endotelyal hücrelere ulaşmasını kolaylaştırıp patojenik etki göstermektedir.19. Bu çalışmada Karadeniz Bölgesinde yaygın olarak bulunan Coleoptera gurubu zararlı böceklerin mikrobiyal floralarında bulunan entomopatojenik ve normal flora bakterilerinin kitinaz üretim profili ve kısmen de aktiviteleri tespit edilmiştir. Yöntemin S. Esin HAMEŞ KOCABAŞ Ege Üniversitesi. kpol.3’ünde (23 izolat) kitinaz aktivitesi tespit edilmiş.

granülleşmesi. in vitro konak spektrumu belirlenmiştir. steril hemolenf ile enfekte edilen Md203 hücrelerinde gerçekleştirildi. marcescens izolatları olduğu dikkat çekicidir. Ayrıca elde edilen en aktif izolatların ise biyoteknolojik amaçla kullanılabilecek yüksek kitinaz aktivitesi gösteren S. 11 izolatın Geobacillus pallidus’a %99 benzerlik gösterdiği. konak spektrumu. birbirleriyle yakından ilişkili termofilik basil formundaki bakteriler izole edildi. Bu çalışmada. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Enfeksiyonda.2 x 107 pfu/ml konsantrasyona ulaştı. genom benzerlik seviyelerini ortaya koymak amacıyla DNA:DNA hibridizasyonu yerine. 16S rRNA gen analizi sonuçlarına göre. Md203 hücre şusunun. hücre kültürü. kitinaz. neustria larvalarından ekstrasellüler virüsleri ihtiva eden hemolenfler toplandı. Zihni DEMİRBAĞ. Lepidoptera: Lasiocampidae)’dan elde edilmiş bir bakülovirüs olan Malacosoma neustria nükleopolihedrovirüs (ManeNPV)’ünün. plak saflaştırılmış ManeNPV’ye karşı duyarlı olduğu virüsün sitopatolojisi (CPE). Bu virüsler böcek konaklarında ve bu konaklardan geliştirilmiş hücre kültürlerinde in vitro olarak üretilebilmektedirler. bakülovirüsler için belirleyici özellikler olan enfekte hücrelerin streslenmesi. Karadeniz Teknik Üniversitesi. fizyolojik. Anahtar Kelimeler: entomopatojen bakteriler SM 061 saat sonra görüldü. Viral DNA replikasyonu enfeksiyondan 24 saat sonra gerçekleşirken. Malacosoma neustria Nükleopolihedrovirüs (ManeNPV)’ünün In Vitro Replikasyonu ve Konak Spektrumu Nurten GÜREL.edu. İsmail DEMİR. Bu sonuçlar ışığında Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yayılış gösteren Coleoptera grubu zararlı böceklere karşı kullanılabilecek kitinaz pozitif bakterilerin seçilmesi için M9-kitin agar difüzyon yönteminin kullanılması en hızlı ve ucuz yöntem olacaktır. TRABZON DNS yöntemiyle diğer iki parametre arasında önemli bir ilişki tespit edilememiştir. Anahtar Kelimeler: Geobacillus. (Yüzük kelebeği. 2’sinin de Group 3’e ait suşlar olduğu olduğu belirlendi. ekstrasellüler virüs üretimi. Sabriye ÇANAKÇI. virüs replikasyonu. Biyoloji Bölümü. Enfeksiyondan 96 saat sonra ekstrasellüler virüs üretimi yaklaşık 103 kat artarak yaklaşık 1. Malacosoma neustria. viral DNA replikasyonu ve viral proteinlerin sentezi gibi replikasyonal özelliklerinin belirlenmesiyle ortaya konuldu. Bunun için ilk olarak ManeNPV ile enfekte edilmiş M. 61080 TRABZON inank@ktu. gen ekspresyonu ve gen terapisi alanlarındaki yoğun kullanımları bakımından çok ilgi çekici araştırma materyalleri haline gelmişlerdir. diğer 5 izolatın da %97 ve üzerinde Geobacillus’un diğer türlerine benzediği belirlendi. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi. 16S rRNA gen analizinin sonuçlarına göre Geobacillus pallidus’a %99 benzerlik gösteren 11 izolatın recN dizinleri açısından analizi sonucunda.19. biyokimyasal ve bazı genetiksel özellikleri açısından incelendiler. inklüzyon yapı (PIB) oluşumu. Fenotipik karakterlerine ve 16S rRNA gen sekans analizi sonuçlarına göre. Biyoloji Bölümü.tr Bakülovirüsler biyolojik mücadele. İzole edilen izolatlar. kararması gibi sitopatik etkiler tespit edildi. Biyoloji Bölümü. irileşmesi. morfolojik. Geobacillus cinsinde recN dizin benzerliklerinin DNA:DNA hibridizasyonu sonuçlarıyla tutarlılık gösterdiği önerildiğinden. İlk enfeksiyon çalışmasından sağlanan ekstrasellüler virüslerden plak saflaştırması yapıldı ve elde edilen saf virüs daha sonraki replikasyon çalışmalarında kullanıldı. ilk PIB oluşumu enfeksiyondan 36 126 . Malacosoma neustria L. Fen Edebiyat Fakültesi. 61080. In vitro replikasyon denemeleri. Geobacillus’un diğer türlerine %97 ve üzerinde benzerlik gösteren 5 izolatın recN analizi sonucuna göre ise. Bu sonuçlara göre recN geninin Geobacillus pallidus türü hariç Geobacillus’un diğer türleri için kullanılabilineceği belirlenmiştir. Remziye NALÇACIOĞLU. bu 11 izolattan 6’sının Geobacillus stearothermophilus türüne ait suşlar. recN Coleoptera. 16 izolatın recN dizin analizi yapılmıştır.tr Türkiye’nin batısındaki bazı kaplıcalardan alınan su ve çamurlu su örneklerinden. 16S rRNA. 5’inin ise Group 3’e ait suşlar olduğu belirlenmiştir. 16S rRNA gen analizinin sonuçlarına göre. 3’ünün Geobacillus staerothermophilus türüne.edu. Anahtar Kelimeler: Bakülovirüs. Trabzon nurtengurel@ktu. SM 062 Geobacillus Sistematiğinde recN Geninin Kullanımı Kadriye İNAN. izole edilen 16 izolatın Geobacillus cinsine ait olduğu belirlendi.

com Bu çalışmada. Bu çalışmada. 11 suşun lipaz aktivitesinin 0. Bu suşların içinde en yüksek lipaz aktivitesinin Staphylococcus sp. zeytin bahçeleri ve zeytinyağı fabrikası civarındaki topraklardan. Mevcut dizi analizlerine göre K0073 suşu teşhis edilirken diğerlerinin tüm 16S rDNA dizi analizlerinin yapılması gerekmektedir. 48700. Topraktan izole edilen 9 suş lipaz aktivitesi göstermezken. Ekrem ATALAN Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Suşların lipolitik aktiviteleri.ankara. Muğla 2 Muğla Üniversitesi. gerek fermente ürünlerde starter kültür olarak kullanımları. hareketsiz Gram (+) basil.) Hand & Mazz. bakteri. Sütten izole edilen suşların ise 7’si lipaz aktivitesi göstermezken. bitkilerinin kök topraklarından izole edilen Streptomyces suşlarının moleküler karakterizasyonu yapılmıştır. Biyoloji Bölümü. Kötekli. sporsuz. hareketsiz Gram (+) basil. Literatürlerde kısmi 16S rDNA segmentinin 560 bp uzunluktaki bölgesi için tavsiye edilen SM5R ve SM6F primerleri kullanılarak PCR ile çoğaltıldı. Trisin SDS-PAGE (Sodyum Dodesil Sülfat Poliakrilamid Jel 127 Toprak ve Süt Kökenli Gram Pozitif Bakterilerde Lipaz Üretimi Nurdan SARAÇ1. Sonuçta test suşlarının farklı Streptomyces türleri olabileceği gibi yeni tür olmaları da muhtemeldir.tr Laktik asit bakteri grubunda yer alan Pediococcus’lar. 2’sinin Staphylococcus ve 1’inin Micrococcus cinsine ait türler olduğu. Biyoloji Bölümü. lipolitik aktiviteye sahip izolatlar elde . Bu suşlar içerisinde en yüksek aktivitenin Staphylococcus sp.016 U/ml ile 5. Toprak örneklerinden elde edilen 20 izolatın 14’ünün düzensiz. Numerik analiz sonucu elde edilen dendogramın gruplarını temsilen seçilen 15 Streptomyces suşu ve 2 referans Streptomyces türünün genomik DNA izole edildi. 3’ünün Bacillus. Gülten ÖKMEN2. 2’sinin Bacillus. Cicer anatolicum SM 064 edilmiştir. NCBI veri tabanında neigbor joining metoduyla filogenetik pozisyonları belirlendi ve sonuçlar hem dendogram hemde benzerlik matriksi şeklinde sunuldu. Muğla sarac_63@hotmail. Van keremozdemir@hotmail. Marmaris. RB 072’ye ait olduğu görülmüştür. Lens orientalis. 06100.com Bu çalışmada Van Yöresinde doğal olarak yayılış gösteren Lens orientalis (Boiss. Toplam 17 türün PCR ile çoğaltılmış 16S rDNA fragmentinin dizi analizi yapılarak. süt örneklerinden elde edilen 16 izolatın 7’sinin düzensiz. 48170. Aysel UĞUR2 1 Muğla Üniversitesi. Bitki Kök Topraklarından İzole edilen Streptomyces Suşlarının Moleküler Karakterizasyonu Kerem ÖZDEMİR. süt.815 U/ml arasında olduğu tespit edilmiştir. ve Cicer anatolicum Alef. NS 02-1’e ait olduğu görülmüştür. Rukiye BORAN2. Biyoloji Bölümü.19. toprak SM 065 Pediococcus pentosaceus E++ Suşu Tarafından Üretilen Antimikrobiyal Aktivitenin Karakterizasyonu ve Trisin-SDS PAGE’de Tespiti Fadime KIRAN. Fen Edebiyat Fakültesi. 7’sinin Staphylococcus. Fen Fakültesi. Ardından p-nitrophenyl-palmitat’ın substrat olarak kullanıldığı spektrofotometrik yöntemle suşların tamamının lipaz aktiviteleri kantitatif olarak belirlenmiştir. Dö Gol Caddesi. Anahtar Kelimeler: Lipaz. TRABZON SM 063 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss. gerekse ‘’bakteriyosin‘’ gibi gıdalarda bozulmaya neden olan bakterilerin gelişimini engelleyen antimikrobiyal madde üretim yetenekleri ile gıda endüstrisi için büyük önem taşımaktadırlar.02 U/ml ile 5. Tıbbi Laboratuar Programı. Özlem OSMANAĞAOĞLU Ankara Üniversitesi.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 1’inin Listeria ve 1’inin Streptococcus cinsine ait olduğu belirlenmiştir. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu. 11 suşun lipaz aktivitesinin 0. 65080. Fen Edebiyat Fakültesi. Pediococcus pentosaceus E++ suşu tarafından üretilen ve diyaliz membran kullanımı ile kısmi olarak saflaştırılan antimikrobiyal maddenin. Bu izolatların Gram reaksiyonları belirlenerek Gram (+) özellik gösterenler lipaz aktiviteleri belirlenmek üzere seçilmiş ve standart biyokimyasal testler yapılarak tanımlanmaya çalışılmıştır.) Hand & Mazz. Ankara fkiran@science.646 U/ml arasında olduğu saptanmıştır. Diğerleri ise en az %76 ve en fazla %86 oranında veri tabanındaki Streptomyces türleri ile farklı benzerlik oranları gösterdiler. sporsuz. Tandoğan. Anahtar Kelimeler: Streptomyces. Tributyrin agar besiyerinde zon oluşturmalarının yanı sıra Rhodamine B Agar besiyeri kullanılarak hem görünür hem de UV ışık altında kalitatif olarak doğrulanmıştır. Biyoloji Bölümü. çiğ ve pastörize süt örneklerinden Tributyrin Agar besiyeri kullanılarak. ve Cicer anatolicum Alef. K0073 suşu %98 oranında Streptomyces albidoflavus. Türü ile benzerlik gösterdi. 16S rDNA Dizi analizi.

domates. Bu nedenle lipit peroksidasyon hızının daha yavaş olduğu görülmektedir. E. ısı. Kütahya resitozk@omu. Lipit peroksidasyonu bir ürün olan malondialdehitin oluşumuna bağlı olarak spektrofotometrik olarak belirlenmiştir. pH. karpuz. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında olduğu görülmüştür. kırımızı ışığın etkisi altında 16 saatte %35 ve UV-A’nın etkisi altında ise yaklaşık %40 oranında lipit peroksidasyonunda artışlar olduğu tespit edilmiştir. Sadece ışık kaynaklarının etkisi altında her iki bakteri türünde de beyaz.tr Fusarium oxysporum. Bu çalışmada Doğu Akdeniz Bölgesi sera ve açık alanda yetiştiriciliği yapılan kavun. Samsun 2 Kütahya Üniversitesi. beyaz. Fen Edebiyat Fakültesi. kök ve kök boğazı 128 . typhimurium’un Lipit Peroksidasyonuna Etkisi Reşit ÖZKANCA1. kavun.sp. S. farklı dalga boyunda ışık kaynaklarının etkisi altında metilen mavisinin bulunduğu veya bulunmadığı deniz suyunda E. Köprüköyü.solani toprak kökenli bitki patojenlerini içeren önemli türlerdir. niveum (FON) karpuzda önemli ekonomik kayıplara neden olmaktadır. oxysporum f. oxysporum f. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında metilen mavisi ilave edilen deniz suyunda 24 saatte yaklaşık %30-40 arasında. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında 48 saat. çeşitli enzimler ve organik çözücüler ile muamele sonucunda elde edilen verilerle biyokimyasal olarak karakterize edilmiştir. coli. Anahtar Kelimeler: Pediococcus pentosaceus. Ziraat Fakültesi. coli’ye benzer sonuçlar tespit edilmiştir. S. bakteriyosin. moniliforme ve F. Farklı Dalga Boylu Işınların E. gıdalarda bozulmalara sebep olan mikroorganizmaları ve sağlığı tehdit eden patojenleri kontrol altında tutabilmek amacıyla etkili bir gıda katkı maddesi olarak düşünülebilir.tr Bu çalışmada. mavi ve yeşil ışık kaynaklarında ise 32 saatte lipit peroksidasyonu yaklaşık aynı oranda artış meydana gelmiştir. beyaz. Seral YÜCEL3. Metilen mavisinin etkisi altında radikallerin daha kısa sürede oluşması sebebiyle lipit peroksidasyonu daha kısa sürede meydana gelmektedir. oxysporum f. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. lycopersici (FOL) ve F. kırmızı ışığın etkisi altında 16 saat ve UV-A’nın etkisi altında ise 15 saat sonunda lipit peroksidasyonunda gözle görülür artışlar olduğu belirlenmiştir.sp.sp. Biyoloji Bölümü. radicis lycopersici (FORL) domateste. mavi ve yeşil ışığın etkisi altında 48 saatte Doğu Akdeniz Bölgesi’nde Yetiştiriciliği Yapılan Bazı Sebze ve Meyvelerde Solgunluk ve Kök Çürüklüğüne Neden Olan Fusarium Türlerinin Karakterizasyonları Canan CAN1. coli ve S. E. Sadece ışık kaynağının etkisi altında ise radikallerin meydana gelme hızı daha yavaştır. İyi üretim işlemleri ve sıkı bir sanitasyon ile birlikte Pediococcus pentosaceous E++ suşu tarafından üretilen bakteriyosinin kullanımı. F. Tarla ve serada yetiştiriciliği yapılan. Adana 4 The Volcani Center. Adana 3 Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü. Talma KATAN4 1 Gaziantep Üniversitesi. Plant Pathology Department. karpuz. Anahtar Kelimeler: Deniz Suyu. Bet Dagan. Kısmi olarak saflaştırılan bakteriyosinin aktivite ünitesi belirlenmiş. oxysporum f. Fen Edebiyat Fakültesi. Önder İDİL1. E.sp. karakterizasyon. typhimurium’da lipit peroksidasyonunda beyaz. F. typhimurium bakterilerinin lipit peroksidasyonunda meydana gelen değişim araştırılmıştır. Gaziantep 2 Çukurova Üniversitesi. kırmızı ışık kaynağının etkisi altında %30 ve UV-A’nın etkisi altında ise %25 oranında artışlar olduğu görülmüştür. Balcalı. oxysporum f. kırmızı ışığın etkisi altında 12 saatte %33 ve UV-A’nın etkisi altında ise 6 saatte %30 oranında artış olduğu belirlenmiştir. oxyprorum oldukça geniş bir konukçu aralığına sahiptir. lipit peroksidasyonu SM 067 Deniz Suyunda.typhimurium örneklerinde de E. İsrail can@gantep. S. oxysporum f. Fen Edebiyat Fakültesi. coli’de.) grupları bulunmaktadır. ve konukçuya spesifik formae speciales (f. 27310. TRABZON Elektroforez) tekniği ile protein yapısına sahip olduğu gösterilmiş ve diğer proteolitik enzimlerle ve ısı ile yapılan çalışmalar neticesinde bu antimikrobiyal madde ‘’Bakteriyosin‘’ olarak tanımlanmıştır. melongenea patlıcanda. Cihan DARCAN2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. typhimurium. F. biber ve patlıcanda Fusarium solgunluğu ve kök çürüklüklerine neden olmaktadırlar. Trisin SDS-PAGE SM 066 %40-50. Biyoloji Bölümü. domates ve biberde solgunluk.edu. Bitki Koruma Bölümü.19. Sadece görünür ışık kaynakları göz önüne alındığında ise kırımızı ışığın etkisi altında 16 saatte. F. coli ve S. capsici biberde ve F. beyaz. Peroksidasyonun en hızlı UV-A’nın etkisi altında daha sonra kırmızı.sp. coli’de beyaz. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında %25-35. Biyoloji Bölümü.sp. Kemal KOÇ2.edu.sp. F. melonis (FOM) kavunda. F.

VCG.19. solani izolatı belirlenmiştir. moniliforme izolatı. Dps ise yalnızca 250 demir atomu bağlayabilir. solani ve 9 adet F. Hücre içi bfr protein varlığı SDSPAGE protein jellerinde görüntülenmiştir. Yabanıl E. oxysporum. solani. Bakterilerin büyük çoğunluğu demiri hücre depo proteinleri içinde depo eder. Asetofenon ve türevlerinin asimetrik indirgenmesinde kullanılan metot basit reaksiyon şartlarını içermektedir. alternata EBK-4 izolatı asetofenonun asimetrik indirgenmesi için en etkili biyokatalist olduğu bulundu. moniliforme izolatı. coli yabanıl strain ile bfr mutantlarının büyüme özellikleri karşılaştırılarak bfr’ın fizyolojik rolü araştırılmıştır.edu. A. A. gibi çok önemli biyolojik proseslere katılır. satellit bölgelerin bu izolatların ayrımında kullanılabilirliğinin zayıf olduğu belirlenmiştir. Ancak. coli ve bfr mutanlarının yüksek demir konsantrasyonuna. azot bağlanması. karpuzda 11 adet F. Erzurum ekurbanoglu@yahoo. 12 adet F. . Depo proteinler. Anahtar Kelimeler: Fusarium. FON izolatları VCG 0138 I ve VCG 0135. Biyoloji Bölümü. DNA biyosentezi. Biyoloji Bölümü. 25240. H2O2’e karşı tepkileri test edilmiştir. Ökaryotlarda da bulunan ferritin. domateste ize 34 adet F. FON. solani izolatları. oxysporum. hücre içi demir girişinden sorumlu fur geni. FOL ve FORL izolatları Vejetatif Uyumluluk Grupları (VCG) analizi ile sınıflandırılmıştır. Demir fotosentez. 4 adet F. E. A. Başaran KURBANOĞLU Atatürk Üniversitesi. FORL VCG 0090 II ve VCG 0091 I olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak bakteroferritin. çalışmadaki strainlerin demirce doyurulmasından sonra. FOL VCG 0030. Ek olarak. Bu araştırmayla ortaya konulan yöntemin. FOL ve FORL izolatları mikrosatellit DNA primerleri kullanılarak karşılaştırılmış. alternata EBK-4 straini ile yapılan çalışmalarda %100 oranlarında dönüşümler ve > %99’ a varan selektivite elde edildi. Bu çalışmada farklı demir konsantrasyonlarında E. Hem ferritin hem de bakterioferritin 24 aynı alt üniteden meydana gelmiştir ve ünite başına her alt birim 2000-5000 demir atomu biriktirebilir. Fen-Edebiyat Fakültesi. hücre dışı demir desteği azaldığında hücre büyümesinin devamı için hücreye demir sağlar. Anahtar Kelimeler: Bakterioferritin. 12 adet F. oxysporum ve F. yalnızca bakterilerde bulunan bakterioferritin ve yalnızca prokaryotlarda bulunan dps proteini. Kavun. oksijen taşınması. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bakterioferritin (bfr) çok önce tanımlanmış bir protein olmasına karşın fizyolojik fonksiyonu belirsizdir. Çalışmada. Bu nedenle hem fur hem de bfr çift mutanlı strainlerle çalışmak bulguları güçlendirebilir. diğer önemli şiral alkollerin sentezinde de kullanılabilirliği araştırılmalıdır. H2O2 toksik aktivitesi disk duyarlılık yöntemi ile test edilmiştir. mikrasatellit SM 068 SM 069 E. Mehmet Akif KILIÇ Akdeniz Üniversitesi. coli Yabanıl ve bfr Mutantlarının Bakterioferritin Demir İlişkisi Ebru ÇELEN. demir 129 Alternaria alternata Fungusu Tarafından Koç Boynuz Pepton Besiyeri Kullanılarak Asetofenon ve Analoklarının Asimetrik İndirgenmesi E. Karpuzdan elde edilen F. TRABZON çürüklüğü simptomlarını gösteren bitkilerden izolasyonlar yapılmıştır. Antalya ecelen@akdeniz. coli strainlerinde yüksek demir ve H2O2 toksitesine karşı etkin bir role sahip olmadığı ve depo edilen demirin hücrenin açlık durumunda bfrstrainlerinden farklı olarak hücre büyümesini desteklemediği görülmüştür. Bakterilerin büyüme özellikleri zamana bağlı olarak spektrofotometrik ölçümlerle belirlenmiştir. yabanıl E. patlıcanda 3 adet F. Tüm organizmalarda 3 tip demir depo proteini bulunur. Bu çalışmalarda kavunda 22 adet F. demir açlığında ki büyüme özellikleri de incelenmiştir. coli straini ve bfr mutantları yüksek demir konsantrasyonuna ve H2O2 toksitesine karşı benzer sonuçlar vermiştir. Biyoloji Bölümü. maya ekstraktı ve koç bonuzlarından hazırlanan pepton kullanıldı. Bfr’ın demir gibi fosfat bağlama özelliğinden dolayı benzer testler fosfatla da yapılmıştır.tr Demir tüm organizmaların yaşamı için gerekli elementtir. oxysporum izolatları herhangi bir VCG ile karakterize edilememiştir. alternata strainlerinin üretiminde ve indirgenme reaksiyonlarında glukoz. Demir gibi fosfatla yapılan çalışmalardan benzer sonuçlar elde edilmiştir. sebzeler.com Fenil alkol ilaç yapımında kullanılan bir şiral alkoldür. oxypsorum ve 12 adet F. karpuz ve domatesten izole edilen FOM. Farklı bitkisel numunelerden izole edilen 10 Alternaria alternata strainleri asetofenonun fenil alkole indirgenmesi için çalışıldı. H2 üretimi ve tüketimi. yüksek demir konsantrasyonlarında demir alımını engelliyor olabilir. polimorfik bantlar gözlenmesine rağmen. solunum.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Biyoloji Bölümü. TRABZON 130 .

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Biyoloji Bölümü. TRABZON Botanik Sözlü Bildiri Özetleri 131 .

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.19. TRABZON 132 .

Bunlardan Juglandaceae kesitlerde şu özellikleri sunar. Yapılan incelemelerde taksonlar arasında önemli benzerlik ve farklılıklar tespit edilmiştir. TRABZON SB 001 Bazı Scorzonera L. aksiyal paranşim içinde kristallerin varlığı. Ornithagalum nutans. Fen Fakültesi. 1-6 (genellikle 1-3) hücre genişliğinde özışınlarının mevcudiyeti. yan yüzeylerinde bulunan geçitlerin alternat tipte ve 6-10 µm çapta olması. Biyoloji Bölümü. ilgili organların 133 . Maden Fakültesi. Trabzon makbul@ktu. 53100. basit perforasyon tablası ya da bazen basit perforasyon tablasıyla birlikte skaliriform tipte perforasyon tablasının varlığı. Biyoloji Bölümü. Çökeller içindeki omurgalı hayvan fosillerinin varlığı fosil ağaçların yaşlandırılmasında önemli rol oynamıştır. Zafer TÜRKMEN2. Allium guttatum. Botanik Anabilim Dalı. Muscari bourgaei. Trahelerin ortalama 100-200 µm tanjansiyal çapa sahip olması. Tulipa sylvestris. dalgalı. apotraheal. Biyoloji Bölümü. 28000. ince duvarlı tilosislerin varlığı. Ayrıca anatomik veriler istatistiksel metotlar kullanılarak analiz edilmiştir. İstanbul aaras@istanbul. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu türlerden Allium kurtzianum. Ersin KARABACAK. traheler tekli ya da radyaldiyagonal tarzda 2-4 (6) sayıda trahe dizilişi. Scilla bifolia. özışınlarının kümelenmemiş olması.edu. paratraheal paranşimin ve özellikle yağ/musilaj hücrelerin varlığı Lauracea familyası için karakteristiktir. Ayazağa. Bu çökeller içinde iki familya dikkati çeker. zaman Tersiyer de. Suleymaniye.com Bu çalışmada Kaz Dağı pseudo-alpinik bölgesinde doğal yayılış gösteren. Osman BEYAZOĞLU3. Rize 2 Giresun Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. Jeoloji Mühendisliği Bölümü. Allium kurtzianum türlerinin morfolojik ve anatomik özellikleri incelenmiştir. diğerleri kozmopolittir. Giresun 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Genelde tropikal yağmur ormanı özelliğini gösteren bu taksonlar bölgenin iklim koşullarına uygun olarak taşındıkları akarsu içlerinde silisleşmişlerdir. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Bu ağaç fosillerinin hangi taksonlara ait olduğu ve bunların jeolojik yaşları son yıllarda yapılan kapsamlı çalışmalar sonucunda ortaya çıkartılmıştır. (Asteraceae) taksonunun yaprak anatomileri incelenmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Her iki familya ya ait Fosil formlar genelde 3. Bütün yapraklar amfistomatik özellikte olup anomositik tipte stoma ihtiva etmektedir. Orta-geç Miyosen dönemi akarsu ortamları temsil eden Kazdağı Pseudo-Alpinik Bölgesinde Yetişen Bazı Soğanlı Bitkilerin Morfolojisi ve Anatomisi Üzerine İncelemeler Mine TUNALI. SB 003 Orta-Üst Miyosen Yaşlı Ergene Formasyonu’nda (Trakya-KB Türkiye) Fosil Ağaç Topluluğu: Junglandaceae ve Lauracea Odunları Aliye ARAS1.tr Bu çalışmada. 1-3 hücre genişliğinde tanjansiyal bantlar oluşturan aksiyal paranşim varlığı. Morfolojik gözlemler için öncelikle herbaryum örnekleri kullanılarak. yüzyılın başından beri bilinmektedir. Mehmet SAKINÇ2. FenEdebiyat Fakültesi. Cenk YALTIRAK 1 İstanbul Üniversitesi. 34460. İsmet UYSAL Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Scorzonera. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. trahelerin yan yüzeylerinde alternat diziliş gösteren geçitlerin varlığı. Yıllık halka sınırı ± belirgin. 61080. Trahelerin tekli ve 2-5 sayıda radyal yönde diziliş göstermesi. yaprak anatomisi. trahe dizilişi yarı-halkalı. İncelenen taksonların yaprak anatomileri ilk kez çalışılmıştır. (Asteraceae) Taksonlarının Yaprak Anatomileri Serdar MAKBUL1. İncelenen taksonlar orta damar ve mezofil doku özellikleri bakımından da değişkenlik göstermektedir. nümerik taksonomi SB 002 Ergene Formasyunun kumlu düzeyleri çeşitli taksonlara sahip ağaç fosilleri içerir. Gagea taurica. İstanbul 2 İstanbul Teknik Üniversitesi. Ornithagalum sigmoideum.tr Trakya ve İstanbul civarındaki silisleşmiş ağaç fosillerinin varlığı 20. Diğer bir familya Lauracea dir. Crocus gargaricus. Amerika ve Avrupa ile Asya’nın kuzeyinde bulunmuştur.19. bu özelliklerin kombinasyonu günümüzde Junglandaceae familyasında bulunmaktadır. Kamil COŞKUNÇELEBİ3 1 Rize Üniversitesi.edu. 17020 Çanakkale minedinct@hotmail. Muscari bourgaei ve Crocus gargaricus türleri endemik olup. Doğu Karadeniz Bölgesi’nden toplanan 18 Scorzonera L. Gagea bohemica. Ancak çalışılan taksonlar arasında stoma indeksleri bakımından önemli farlar mevcuttur.

Şemsettin KULAÇ Karadeniz Teknik Üniversitesi. Tokat iparmaksiz@gmail. tohum ve meyvelerinden biometrik ölçümler yapılarak. kalite ve kantite açısından rasyonel faydalanma imkânlarının artırılması gerekir. Papaver bracteatum. yaprak şeklinin pinnatisekt.19. flament. Bitkinin odunsu. Biyoloji Bölümü.edu. kapsül tepe şeklinin düz ve orta hafif sivri kenarları düz. öncelikle kullanılan tohumun kalitesine bağlıdır. filamentlerin linear.) orijininden elde edilen tohumlardan yetiştirilen fidanlar değerlendirilmiştir.) Fidanlarında Populasyonlara Bağlı Varyasyonların Bazı Morfolojik Özelliklere Göre Belirlenmesi Deniz GÜNEY. lekesiz ya da taban yukarısında olduğu. Fak. Bu nedenle üstün ağaçların bulundukları populasyonların saptanması ve bu populasyonların ıslah edilmesi ile giderek artan üstün değerlere ulaştırılması sağlanabilecektir. Fen-Edb.orientale. Anahtar Kelimeler: Kazdağı. polen tipinin triporat nadiren trikolpat. guttatum’un enine soğan kesitinde parenkimatik dokuda mekik şeklindeki boşlukların bulunuşu tipiktir.tr Yapay olarak orman yetiştirmedeki gelişmeler. SB 005 Türkiye Doğal Florasında Yetişen Oxytona Seksiyonuna Ait Papaver Türlerinin Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi Seval ŞAHİN. S. Anahtar Kelimeler: Oxytona. O. sigmoideum’un soğan kesitinde parenkimatik dokuda bol miktarda rafid ve kum kristallerinin bulunuşu tipiktir. orman ağaçlarının ıslahı alanındaki çalışmaları hızlandırmıştır. tohum ağacı seçimi için populasyonların ıslah değerlerinin belirlenmesi. anter. brakte. pedicel. tepe tomurcuğu uzunluğu) yapılmış ve elde edilen verilere bağlı olarak orijinler arası varyasyon ortaya konulmaya çalışılmıştır. koralla. ovaryum. 134 . yaprağın bileşik yaprak. çiçeklerin koyu kırmızı ve kiremit kırmızısı.pseudo-orientale. Trabzon d_guney@ktu. yetişme muhitine uygun ve verim gücü yüksek ormanların yetiştirilmesi yönünden çok önemli bir olgudur. tohum yüzeyinin retikulat. yaprak. ovaryumdan kesitleler alınarak. TRABZON çizimleri yapılmış ve soğan. kaliteli tohumların hangi yöre. alttaki epidermada daha yoğun olduğu. yaprak tüylülüğünün alt yüzeyde daha yoğun olduğu. yaprak ucunun akuminat. tomurcukların oval ve oblong. pseudo-orientale ve P. polenlerin koyu eflatun. Orman Fakültesi. anterlerin linear ya da dikdörtgen. soğanlı bitki. sitilus. dik. Papaver cinsi Oxytona seksiyonu içerisinde yer alan 3 tür (Papaver bracteatum. Morfoloji. Anatomik gözlemler için Rotary Mikrotomda soğan. bifolia ve A. koyu mor. boyanmış ve sabit preparat haline getirilerek anatomik yapıları incelenmiş ve mikrofotografi cihazı ile kesitlerin fotoğrafları çekilerek sonuçları yorumlanmıştır. O. Mevcut orman alanlarından.com Türkiye Papaver türleri bakımından oldukça zengin sayılmaktadır. yükseklik ve ağaçlardan sağlanacağıdır. İskender PARMAKSIZ Gaziosmanpaşa Ünv. gövde. Bununla birlikte 10 yaşına gelmiş olan Doğu Ladini fidanlarının nasıl bir gelişim-büyüme seyri gösterdiği tespit edilmiştir.P. Bu konuda en önemli sorunlar. tohum şeklinin oblong. İbrahim TURNA. yaprak. morfoloji. gövde. P. Çalışmada 10 yaşındaki fidanlarda bazı morfolojik ölçümler (fidan boyu. M. dizilişinin alternat nadiren oppozit. dışbükey. nutans’ın skapoz kesitinde korteks parenkima hücrelerinde yoğun rafid kristalleri görülmüştür. Ayrıca fidanlıklarda yetiştirilecek kaliteli fidan yüzdesi. bourgaei’nin soğan kesitinde parenkimatik dokuda bol miktarda kum kristaline rastlanmıştır. Palinoloji 10 Yaşındaki Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link. Bu çalışmada üç türe ait morfolojik olarak 46 karakter ve palinolojik olarak 9 karakter incelenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Davis’ten (1966–1984) sapmalar belirlenmiş ve sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. stomaların amfistomatik. tohumun koyu kahverengi. polen şeklinin genellikle spheroid (küremsi) olduğu tespit edilmiştir. orientale) ülkemiz doğal florasında bulunmaktadır. Elde edilen verilere varyans analizi uygulanarak populasyonlar arasında genetik varyasyonların olduğu belirlenmiştir. anatomi SB 004 kök boğazı çapı. Bu çalışma kapsamında 10 farklı Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link. kök. Yaprak damar düzeninin pinnat. Bu aşamada. yaprak tabanının dekurrent. P. yaprak kenarının serrat. kök.

Tataricae Chowdh. capitellata Boiss. polen (SEM). S. Biyoloji Bölümü.. Sclerocalycinae Boiss. Taksonların tip örneklerinin büyük bir kısmının fotoğraflarına ulaşılmıştır. ispartensis Ghazanfar. %15. %10. %24. Fen Edebiyat Fakültesi. Lasiostemones Boiss.armena Boiss. olympica Boiss. S. S. caramanica Boiss.64) ve Bölgesi Bilinmeyen Elementler (350. Fen Edebiyat Fakültesi.. Tespiti yapılan taksonların fitocoğrafik bölge dağılımları. marschallii C. Kayseri kemalyil@gmail. flora. Biyoloji Bölümü. İstanbul 3 Erciyes Üniversitesi..com Türkiye Florası’nda 32 seksiyonda yaklaşık 160 takson ile temsil edilen Silene L. Türkiye’nin belli başlı herbaryumlarındaki Silene örnekleri incelenerek. kromozom ve moleküler incelemeleri yapılmıştır. S. lasiantha Koch. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 27310 Şehitkamil Gaziantep zeynalovyusuf@hotmail. sipylea O.65). Lasiostemones Boiss.. Mehmet Y.. revizyon Huzurlu Yaylası (Gaziantep) Florası Yusuf ZEYNALOV1. (Caryophyllaceae) cinsi Siphonomorpha Othh. Anahtar Kelimeler: Gaziantep SB 008 Huzurlu Yaylası..Schwarz. Aydın hozenoglu@adu.& Heldr. Bölümü.. İranTuran fitocoğrafik bölgesi (110. türlerin taksonomik durumları yeniden belirlenmiş ve bunlara ait yeni öneriler getirilmiştir. S. CR (Çok Tehlikede) (2) ve EN (Tehlikede) (10) kategorisine dahil toplam 12 takson bulunmaktadır.edu. tohum (SEM). Chloranthae Roth. S. Biyoloji Bölümü. phrygia Boiss. Türkiye. exeltata Friv. Toplanan örneklerin yanında.& Bal. Araştırma konusunu oluşturan Silene türlerine ait örnekler 2005-2007 yıllarında Türkiye’nin tamamını kapsayan arazi gezileri ile yetişme ortamından toplanmıştır. tespiti yapılan 714 taksonun 126 tanesi C6 karesi için.. Yapılan ayrıntılı incelemeler sonunda. Çalışma kapsamında 85 familya ve 331 cinse ait toplam 714 bitki taksonun tespiti yapılmıştır. seksiyonları’nın revizyonu yapılmıştır. Biyoloji Bölümü.. Biyoloji Eğt. Turizm Bakanlığı tarafından Yayla Turizm merkezi olarak ilan edilen Huzurlu Yaylasının florasının incelenmesi ve ortaya konulması alanın değerini ortaya koymak açısından önemli bir adım olarak düşünülmüş ve bu çalışma planlanmıştır. longipetala Vent. manissadjiani Freyn. ve S. ve Otites (Adams) Othh. 37 tür yer almaktadır. önemli taksonomik sorunları olan.. Bu bitkiler içerisinde IUCN tehlike kategorilerinden. laxa. Boynuzsu Ot (Anthocerotopsida) ve Ciğerotları (Marchantiopsida) Floralarının Türkiye'deki Son Durumları Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Adnan Menderes Üniversitesi. isaurica Condandr. saxatilis Sims... koruma durumları. gigantea L.tr Ülkemiz bulunduğu coğrafi konum gereği çok zengin bir bitki çeşitliliğine sahiptir ve bu özelliği açısından tüm Avrupa ile 135 . en güzel yerlerinden biriside Gaziantep ili sınırları içerisinde yer alan ve ilin HatayOsmaniye İlleri ile sınırlarının kesiştiği bölgede bulunan Huzurlu Yaylasıdır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 09010. Bu altı seksiyonda yaklaşık % 50’si Türkiye için endemik. S. S.. S. caesarea Boiss.41). S.DADANDI3 1 Celal Bayar Üniversitesi. taksonomik literatürler dikkate alınmış. Medine Münevver UMA2 1 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi. otites (L.. S.A. fitocoğrafik bölgeleri ve Türkiye’deki yayılışları belirlenmiştir. Chloranthae Rohrb. Tespiti yapılan taksonlardan 90’ı endemik ve 29’u nadir bitki statüsünde 119 önemli bitki yer almaktadır. üzerinde çalışılan türlerin deskripsiyonları yeniden yapılmış. Ali ÇIRPICI2. sclerophylla’nın İran florasında yer aldığı ve Türkiye için endemik olmadığı tespit edilmiştir. 28 adedi (%31) ise C6 karesi için yenidir. Seksiyonları’nın Revizyonu Kemal YILDIZ1.. Her türün genel ve ayrıntılı morfolojik çizimleri. Akdeniz fitocoğrafik bölgesi (176.19.& Quezel. ve Otites (Adams.. Caryophyllaceae. Tataricae Chowdh. Göztepe. AvrupaSibirya fitocoğrafik bölgesi (76.Meyer.. Manisa 2 Marmara Üniversitesi. (Caryophyllaceae) cinsinin Siphonomorpha Otth.. TRABZON SB 006 SB 007 Türkiye’nin Silene L. S. caesarea ve S. S. S.. S . Belli mikroklimatik alanların varlığı Huzurlu yaylası bitki örtüsündeki çeşitliliği artırmış ve bunun sonucu olarak.) Wibel S.com Zengin bir bitki örtüsüne sahip olan ülkemizin. S. %49. 560 tanesi ise Gaziantep ili florası için yeni kayıt olduğu belirlenmiştir. Fatih YAYLA2. Eğitim Fakültesi. Fen Edebiyat Fakültesi. S. bupleuroides L. Anahtar Kelimeler: Silene.) Otth.02) şeklindedir. S. Sclerocalycinae Boiss. Ayrıca tespiti yapılan endemik taksonlardan 66 adedi (%73) Gaziantep ili.

bu alandaki tüm çalışanların ortak kanısı olarak kabul görmektedir. bir atom ya da molekül yörüngesinde eşleşmemiş bir elektron içeren yüksek oranda reaktif kimyasal ürünlerdir. Ankara h. Sciencedirect. Endemik ve endemik olmayan türlerin populasyon durumları gözlenmiş ve bazı türler için yeni tehlike kategorileri önerilmiştir. ITS.. Görkem DENİZ2. ciğerotları floramız açısından gerçek potansiyelin bugünkü takson sayıları kadar olmadığı görüşü. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. . Taksonomik öneme sahip olan morfolojik yapıların şekilleri çizilmiştir. Ayrıca çalışmada az bilinen biyolojik zenginliklerimizden olan bu bitki grupları hakkında genel bilgi de verilmiştir. habitatlarında fotoğrafları çekilmiştir. Serbest radikaller. Bu çalışmada.edu. Clinopodium L. Ülkemiz Boynuzsu Ot ve Ciğerotu Florası tespiti çalışmalarının temeli yabancı araştırmacılarca atılmıştır. boynuzsu ot. Paup ve Phylip programları kullanılarak taksonlar arası filogenetik ilişkiyi gösteren ağaç elde edilmiştir. polimeraz zincir reaksiyonuyla çoğaltılarak DNA dizin tespiti yapılmıştır. & Scheng. Diğer moleküller ile çok kolayca elektron alışverişine girebilen bu moleküllere "oksidan moleküller" veya "reaktif oksijen partikülleri denir. cinslerine ait türler kullanılmıştır. Calamintha Mill.tr Cyclotrcihum Manden. Ekrem DÜNDAR2. Labiatae. Bu çalışma TUBİTAK-TBAG (Proje No:104T293) ve SYNTHESYS Project tarafından desteklenmiştir. Pudmed. cinsi. BioEdit.. ciğerotu. Anahtar Kelimeler: Flora. Boissier (1879) tarafından Calamintha Sect.edu. Medline gibi veritabanlarını kullanılarak bir literatür taraması yapılmıştır. Cyclotrichium. bu karelerdeki Boynuzsu Ot ve Ciğerotu tür sayısı bakımından. Thymus L. Briguet (1897) tarafından Satureia Sect. Biyoloji Eğitimi Bölümü. Balıkesir 3 İnönü Üniversitesi.. karelerimize ve floramıza yeni taksonlar kazandıracağı görüşündeyiz. Bu makaleler özetlenerek çalışmada sunulmuştur. Marchantiopsida. K ve NHM’da yer alan Türkiye’den toplanan örneklerin yanı sıra İran ve Irak’tan toplanmış örnekler de incelenerek türlerin deskripsiyonları genişletilmiş ve yeni tür ayırım anahtarı hazırlanmıştır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Yapılan bu çalışmayla bu bitki grupları hem genel hatlarıyla tanıtılmaya. Necatibey Eğitim Fakültesi. Acinos Mill. & Scheng. Beşevler. Türkiye. Atatürk Meslek Yüksekokulu. Biyoloji Bölümü. Oysa çiçeksiz bitkiler de ülkemiz florasında oldukça zengindir ve bu alandaki araştırmalar yeni yeni hız kazanmaya başlamıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.tr Bu çalışmada serbest radikaller ve antioksidan ile ilgili son bilgilerin bir özetinin sunulması amaçlanmıştır. Dış grup olarak Micromeria Benth. Filogeni. Fen-Edebiyat Fakültesi. Serbest radikaller normal hücresel metabolizma sırasında oluşabildiği 136 Cyclotrichium Manden. Türkiye Florası’nda 2’si endemik olmak üzere 6 türü kayıtlıdır. Bu örneklerin ITS bölgesi.. Mandenova ve Schengalia (1953) tarafından ise yeni bir cins olarak tanımlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Cyclotrichium. Bu radikaller hücredeki diğer moleküllerle kolayca etkileşime girerek oksidatif stres meydana getirirler. Biyoloji Bölümü. Yeni araştırıcıların devreye girmesinin ve günümüze kadar çalışılmayan bölgelerde yoğunlaştırılacak ciğerotu taramalarının. nedenleri de ele alınarak incelenmiştir. İran ve Lübnan’da yayılış gösteren 9 türü bulunmaktadır. Bu bitki zenginliği içinde araştırmaların çoğu çiçekli bitkiler üzerinde yoğunlaşmış.19. Cyclotrichium olarak sınıflandırılmış. çiçeksiz bitkiler geri planda kalmıştır. Turan ARABACI3 1 Balıkesir Üniversitesi. Ziziphora L. Leyla AÇIK2 1 Gazi Üniversitesi.. Beşevler. Türkiye SB 011 SB 009 Serbest Oksijen Radikalleri ve Antioksidanlar Hülya DEMİR1.demir@gazi. Revizyon çalışması esnasında Cyclotrichium cinsinin tüm türleri incelenerek. Ankara 2 Gazi Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. hem de ülkemizde bu konudaki floristik çalışmaların önemi ve eksikliği belirtilmeye çalışılmıştır. Anthocerotopsida Revizyon çalışması esnasında ülkemizde yayılış gösteren 6 türün örnekleri toplanmış. (Labiatae) Cinsinin Taksonomisi ve Filogenisi Tuncay DİRMENCİ1. Elde edilen dizilerden. TRABZON karşılaştırılabilecek bir değer taşımaktadır. Günümüzde yerli araştırmacıların çalışmaları da büyük önem taşımaktadır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Filogenetik çalışmalar için Cyclotrichium cinsinin Türkiye’de yetişen 6 türüne ait 15 örnek kullanılmıştır. Henderson Kareleme Sistemine göre 15 kareye ayrılan ülkemiz. Türkiye genelinde yapılan çalışmalar sırasında sıkça yeni kare kayıtlarına rastlanması ve bu bitkiler yönünden henüz hiç araştırılmamış karelerin bulunması nedeniyle. Malatya dirmenci@balikesir. E. Irak. 9 türün yer aldığı bir anahtar da hazırlanmıştır. Türkiye herbaryumlarındaki örneklere ek olarak.

lipidler.tr Özellikle bitkisel kaynaklı çoğu gıda maddesi antioksidanlar içerirle. koenzim Q-10. adenozin. katalaz (CAT). Konya 2 Selçuk Üniversitesi. homosistein. Son zamanlarda tüketiciler antioksidanları gıda maddelerde bulunmalarını talep Pamuk Kalluslarında Antioksidant Enzim Aktivitesi Üzerine NaCl’ün Etkisi Sultan KÖŞKEROĞLU1. karsinojenlerin ve toksik radikal reaksiyonların istenmeyen etkilerine karşı hücreleri koruyan maddelerdir. polifenoller. A. Anahtar Kelimeler: Pamuk. Biyoloji Bölümü. betakaroten. melatonin. çözünebilir protein miktarı. glikozidler ve esterler serbest fenolik türevlerine dönüştürülür. Üretilen kalluslar 0. proteinler ve nükleik asitler gibi temel hücresel bileşenlerde hasara yol açabilme özelligine sahiptir.tr Pamukta tuza toleranslı (Nazilli 84S) ve tuza duyarlı (Şahin 2000) olarak belirlenen iki çeşidin hipokotil eksplantlarından MurashigeSkoog (MS) (1962) ortamında kallus elde edilmiştir. antioksidant enzim aktivitesi 137 . Konya nakin@selcuk. GSH. süperoksit dismutaz (SOD). Antioksidanların değişim mekanizması ve uygulanan teknolojik işlem aşamaları esnasında reaksiyon ürünlerinin bileşimi serbest radikallerin konsantrasyonu ve oksijen basıncı uygulanan işlem ısısına bağlı olarak farklılık göstermektedir. kallus kültürü. metal şellat oluşumuna bağlı inhibisyon reaksiyonları.edu. Bunlar önemli ölçüde antioksidanların fonksiyonel özelliklerini etkiler. Günümüzde antioksidanlar sadece yaygın olarak gıda lipidlerini stabilize etmek için değil aynı zamanda sindirim sisteminde absorbe ederek kan serumundaki lipidleride oksidasyonuna karşı korumak için talep edilmektedir. Anahtar Kelimeler: Bitkisel gıdalar. Betül BÜRÜN1. çeşitli dış etkenler aracılığı ile de meydana gelebilir. askorbik asit ve β–karoten dir. Yonca SURGUN1. Kampus. NADPH. Fenolik antioksidanların en önemli reaksiyonları farklı şekillerde okside olma reaksiyonudur. antioksidan etmektedir. sistein. işlemler SB 013 SB 012 Bitkisel Kaynaklı Gıdalara Uygulanan İşlemler Esnasında Antioksidanlarda Oluşan Değişmeler ve Bu İşlemlerin Antioksidanların Fonksiyonel Özelliklerine Etkileri Nihat AKIN1. ısıl işlem ve soğuk depolama gibi işlemlerin antioksidanlar üzerine etkileri incelenecektir. Vitamin C. Biyoloji Bölümü. peroksidaz (POX). Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu çalışmada gıdalardaki su fazının antioksidanların fonksiyonel özellikleri üzerine etkisi. TRABZON gibi. duyarlı ve tolerant çeşitler.19. süperoksid dismutaz bu gruba girerler Anahtar Kelimeler: Serbest radikaller. Fen Edebiyat Fakültesi. poliaminler. 60. Biyoloji Bölümü 2 Muğla Üniversitesi. metallotionin. Bitkisel kaynaklı gıdalarda antioksidanların içeriği olgunlaşma. Atilla Levent TUNA1. İbrahim YOKAŞ2 1 Muğla Üniversitesi. Kampus. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. NaCl. Fenolik maddelerin metallerle reaksiyonu sonucunda kompleksler oluşturması önemlidir.Bunlardan en çok bilinen antioksidanlar tokoferoller. Çünkü. Tuzlu ortamda kallusların büyümesi gözlenmiş ve kalluslarda prolin. ilaçların. hem de dolaylı olarak ksenobiyotiklerin. Uygulamada bir gıdanın antioksidan içeriği düşük olduğunda antioksidanca zengin doğal bitkiler kullanılarak zenginleştirilebilir. 120 ve 180 mM NaCl içeren MS besin ortamına aktarılmıştır. Sonuç olarak. Ziraat Fakültesi. belirlenen stres parametreleri bakımından karşılaştırılmıştır.edu. Mehtap AKIN2 1 Selçuk Üniversitesi. hem doğrudan. Gıda Mühendisliği Bölümü. fitoöstrojenler. flavonoidler. Antioksidan içeren bitkisel kaynaklı gıdalar işlenirken antioksidanlar proteinler ve diğer gıda bileşenleriyle etkileşirler ve bazı antioksidanların aktivitesi hidrolitik işlemin bir sonucu olarak değişebilir. glutasyon peroksidaz. Bu antioksidanlardan bir kaçı hariç tutulursa geri kalanların tamamı fenolik bileşiklerdir. pamukta kallus kültürü ile tuza toleransın belirlenebileceği değerlendirilerek. glutatiyon redüktaz (GR) ve askorbat peroksidaz (APX) enzimlerinin aktiviteleri araştırılmıştır. antioksidan. E. Ortaca Meslek Yüksekokulu skoskeroglu@mu. Antioksidanlar. Radikaller. iklim ve bitki türlerine göre değişiklikler gösterirler. katalaz.

SC 29302. EC 1.edu.6). Spartanburg.erturk@converse. organizmanın yaşı gibi faktörlere bağlı olarak değiştiği bilinmektedir. Materyal olarak toplam 5 farklı genotipte. Oksijen radikalleri adı verilen bu ara moleküllerin neden olduğu zararların toplamı oksidatif stres olarak tanımlanır. Barbaros ERTÜRK2 Converse College. Yaprak 3’de her üç enzimin de aktivitesinin yaşlı yapraklara oranla daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p < .tr Bu çalışmada. Sonuçlar bezelye bitkilerinde oksidatif hasarla yaprak yaşı arasında ve oksidatif hasara dayanıklılıkla enzim aktivitesi arasında pozitif bir korelasyon olduğunu göstermektedir. glutatyon redüktaz ve askorbat peroksidaz enzim aktiviteleri ölçülmüştür. Deneyler süresince toplam protein miktarında önemli bir değişiklik gözlenmemesi enzim aktivitesindeki artışın protein miktarındaki artıştan kaynaklanmadığını düşündürmektedir. Antioksidatif enzimlerin strese karşı koruyucu rol oynadıkları ve bu özelliğin kallus doku kültüründe tuz stresine toleranslılık düzeyini belirlemede etkili bir kriter olduğu sonucuna varılmıştır. EC 1.edu Bu çalışmada. 2 ve 3 arasındaki fotosentetik aktivite farklılıklarının araştırılması ve oksidatif metabolizmadaki farklılıklara bağlı olan reaktif oksijen ara ürünleri arasındaki ilişkisinin araştırılması izleyecektir. Biyoloji Bölümü. EC 1.2) ve askorbat peroksidaz (APX. Yaprak 3’ün yüksek ışık uygulamasından daha az hasar gördüğünün belirlenmesi ise yüksek antioksidant enzim aktivitesine bağlı olduğunu düşündürmektedir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Amerika Birleşik Devletleri 2 Kılıçdede Mah. Tuza toleranslı ve duyarlı genotipler arasında Süperoksit dismutaz (SOD. Kontrol ve uygulama gruplarında Yaprak 3’ün toplam protein miktarı diğer iki gruba göre daha yüksek bulunmuştur.1. Beytepe.11) enzim aktiviteleri bakımından belirgin ve istatistiksel olarak önemli farklılık bulunmuştur. Uygulama sonrası Yaprak 1 ve Yaprak 2’de gözlenen yüksek ışık hasarının Yaprak 3’e kıyasla daha fazla olduğu gözlemlenmiştir. Antioksidant enzim aktivitesinin çevre faktörleri. Fen-Edebiyat Fakültesi. 138 . Askorbat peroksidaz ve glutatyon redüktaz enzim aktivitesinde görülen artış süperoksid dismutaz enzim aktivitesinde görülen artıştan daha yüksek oranda olduğu gözlenmiştir. Fen Fakültesi. bezelye (Pisum sativum L.11. 8.19. Biyoloji Bölümü.4.) bitkilerinde antioxidant enzim aktivitesi ile yaprak yaşı arasındaki ilişki araştırılmıştır. antioksidant enzim. gulutatyon redüktaz (GR. 9/6 55060 neval. katalaz (CAT.1. Bu çalışmayı Yaprak 1. Işığın geliş açısına bağlı olarak oluşacak hasarın minimuma indirilmesi için ışık yandan yansıtılmıştır. TRABZON SB 014 Domates’te (Lycopersicon sp. Aerobik canlılarda oksijen metabolizması toksik etki gösteren bazı ara moleküllerin oluşumuna sebep olur. 24 ve 36ncı saatlerinde alınan yaprak örneklerinde incelenmiştir. Şanlıurfa 2 Hacettepe Üniversitesi. EC 1. Sanat ve Fen Fakültesi. Yüksek ışığa maruz bırakılmış 14 günlük bezelye fidelerinde oluşan hasar. Bezelyede (Pisum sativum L. Oksijen radikellerini süpüren antioksidant enzimler oksidatif strese karşı canlıların gösterdiği en etkili savaş tipidir.6.) Antioksidant Enzim Aktivitesi ve Yaprak Yaşı Arasındaki İlişkilerin Araştırılması Neval ERTÜRK1. Şehitler Sok.) Tuz Stresinin Antioksidant Enzim Aktiviteleri Üzerindeki Etkilerinin in vitro Olarak İncelenmesi Mahmut DOĞAN1. Osmanbey Kampusu. Biyoloji Bölümü. domateste tuz stresine toleranslı genotiplerin seçiminde kullanılabilecek etkin parametrelerin belirlenmesi in vitro testlerin kullanılabilirliğinin ortaya konması amaçlanmıştır. Bu yapraklardaki süperoksit dismutaz. Ankara dogan@harran.1).05). in vitro SB 015 tuz stresi. Biyoloji Bölümü.15. uygulamanın 4. ikinci açılan yaprak seti Yaprak 2 ve son açılan yaprak seti Yaprak 3 olarak adlandırılmıştır. 10 gün süreyle 150 mM NaCl uygulanarak kallus doku kültüründe yürütülmüştür. Rukiye TIPIRDAMAZ2 1 Harran Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Domates. Çimlenmeden sonra ilk açılan yaprak seti Yaprak 1.11.1. stres tipi. 1 Oksidatif stres bitkilerin günlük olarak karşılaştıkları fizyolojik durumlardan birisidir.

Biyoloji Bölümü mehtap. Bu çalışmada çeşitli çevre ve genetik özelliklere göre Sempervivum cinsinde görülen çeşitlilik ve polimorfizm açıklanmaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoçeşitlilik. denizden yüksekliği 800-900 metredir. likenikol mantarlar SB 019 Ulubey Kanyonları'nın (Uşak) Florası Mehtap ŞAHİN. Anahtar Kelimele: Sempervivum.edu. jeolojik yapının özelliğinden dolayı oluşmuş kanyonlardır. ağaç kabuğu. 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi.edu. çalışma alanındaki liken ve likenikol mantarların ildeki yayılışları alanları haritalanarak verilmiş ve substrat. polimorfik bir cins olup alpin ve subalpin bölgelerin kayaları ve çayırlık gibi ekstrem alanlarında yayılış göstermektedir. Likenler. liken vb. Eskişehir mecandan@anadolu. Biyoloji Bölümü. toprak. Bu bildiride. H Güray KUTBAY2. Anahtar Kelimeler: Likenler. Bu bildiride. Salih TERZİOĞLU3.Kanyon sisteminin şekli kireç taşlarının önce kimyasal sonra mekanik aşınmasının bir sonucu olup. Türkiye için endemik olan türler %5 oranındadır. Ankara fergankaraer@hotmail. Eğitim Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Malatya. Geçmişten Günümüze Türkiye Likenleri Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Anadolu Üniversitesi.Kanyon tabanındaki. Avrupa ve Kafkasya ‘da pembe-kırmızı ve sarı çiçeklere. toprak tipi alüvyal topraktır.Kanyonlar. Uşak İli’nin güney ve güneybatı kesiminde. Türkiye 139 .2 dir. Fen Fakültesi. Iran-Turan kökenli %8.com Sempervivum L. polimorfizm SB 017 geniş yayılışlı %20. oluşumunun 4. Trabzon 4 Orta Doğu Teknik Üniversitesi. 135-170 metre derinliğinde ve 75 km uzunluğundadır. Eğitim Fakültesi. Avrupa-Sibirya %10. Ferhat CELEP4 1 Amasya Üniversitesi.Bu özellikte dünyanın ikinci büyük kanyonudur. Bu bitkilerin floristik bölgelere göre dağılımı. günümüze kadar yapılan çalışmalar değerlendirilmekte. Akdeniz kökenli %20. Fen–Edebiyat Fakültesi. yayılışı belli olmayan türler %42. Son yirmi beş yılda bu çalışmalar gerçekten Türkiye Liken çeşitliliğinin ortaya koyulması amaçlı olarak yapılmaya başlanmış olup oldukça kapsamlı sonuçlar elde edilmiştir. Cinsinde Polimorfizm ve Biyoçeşitlilik Fergan KARAER1.com Araştırma alanımız.19. Kazancı Deresi’nin ve Banaz Çayı’nın oluşturduğu Kanyonlar. Likenler çalışılırken likenikol mantarları da listeye katma geleneği ülkemizde de sürdürülmüş. yükseklik. Biyoloji Bölümü. 823 bitki taksonu toplanmıştır. Türkiye’de ise sadece sarı çiçeklere sahip Sempervivum cinsinin Türkiye florasına göre endemizm oranı % 71dir. Çalışma kapsamında. Fen-Edebiyat Fakültesi. özellikle son üç yıldır bu konuda da birçok araştırma yapılmıştır. flora SB 018 Malatya İli’nin Likenleri Mehmet CANDAN.Toplam endemik tür oranı ise %13. Fen Fakültesi. Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Anadolu Üniversitesi. Memduh SERİN Uşak Üniversitesi. Orman Fakültesi. Fen Bilgisi Öğretimi Bölümü Marmara Üniversitesi. ışık tercihleri gibi çeşitli özellikleri değerlendirilmiştir. Biyoloji Bölümü. yüzyıldan bu yana çeşitli evreler halinde sürmektedir.64@gmail.sahin. Biyoloji Bölümü.tr Malatya İli’nin likenlerini belirlemeyi amaçlayan bu çalışmada 2003-2005 yılları arasında 78 lokalitedeki kaya. substratlardan toplanan liken ve likenikol mantar örnekleri değerlendirilmiştir. Uşak-Karahallı karayolu’nun doğusunda bulunan. Eskişehir aturk@anadolu.tr Türkiye Likenleri üzerindeki çalışmalar 17.Uşak.5 milyon yılda meydana geldiği bilimsel olarak tesbit edilmiştir. karşılaşılan sorunlar ve bundan sonra yapılabilecekler tartışılmaktadır. Biyoloji Bölümü. 196 liken ve 4 likenikol mantar taksonu tanımlanmıştır. Araştırma bölgesinden 70 familyaya ait. likenikol mantarlar. TRABZON SB 016 Sempervivum L. Anahtar Kelimeler: Ulubey Kanyonları. Samsun 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. 100-500 metre genişliğinde.

P. Gamze ÖZLÜ. geçmişten beri yaygın olarak halıcılıkta kullanılmaktadır. Gelişen sürgünler MS’te köklendirilip saksılara adapte edilmiştir. Taipei 309) Farklı Explant Kaynaklarından Kallus ve Bitki Oluşum Potansiyelinin Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Emine AYDIN. microstictum (Leight.Atienza 2007. Anahtar Kelimeler: in vitro. Fatih SEYİS Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Çiğdem Alev ÖZEL2. aksoyi Halici & V.Hawksw. P.edu. Burcu HADIMOĞULARI. farklı eksplant kaynaklarından bitkilerin elde edilmesi rutin hale gelmiştir. 1980. mantarlar.tr Çeltik (Oryza sativa L. Mardin ve Antep illerinde yayılım gösteren 2 yıllık otsu bir bitkidir. Ziraat Fakültesi. sporastatiae (Anzi) Arnold 1874. Birçok dikotiledon bitkide. Kurupelit Kampusü. dzieduszyckii (Boberski) D. Likenikol mantar cinslerinden Polycoccum Sauter ex Körber 1865 cinsi Türkiye’de 7 tür ile temsil edilmektedir: Polycoccum acarosporicola Halici & D. 1980. P. Biyoloji Bölümü. adventif sürgün rejenerasyon için BAP ve NAA içeren ortamların BAP-IAA içeren MS ortamlara göre daha iyi olduğu tespit edilmiştir.) Arnold 1891 ve P. NAA SB 022 Çeltikte (Oryza sativa L. farklı kombinasyonlardaki BAP-IAA. Ahmet AKSOY2 1 Erciyes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Kayseri. cv. Biyoteknolojik yöntemler kullanılarak bitki doku ve organlarından (explantlardan) besi ortamında bitkilerin elde edilmesi başta gen transferi olmak üzere birçok alanda önem taşımaktadır. TRABZON SB 020 Türkiye’de Likenler Üzerinde Gelişen Polycoccum Sauter ex Körber 1865 Cinsi Üzerine Notlar Mehmet Gökhan HALICI1. Tarla Bitkileri Bölümü.com Türkiye’de Isatis’in 41 taksonu bulunmaktadır. Ankara 2 Gazi Üniversitesi. marmoratum (Kremp.) D. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. crassum Vězda 1970. sağlıklı ve kaliteli çeşitler geliştirilmiştir. dünya nüfusunun yarısından fazlasının da temel besin kaynağıdır.19. Ziraat Fakültesi.Hawksw. cochlearis bitkisinin tohumlarının in vitro koşullarda geliştirilen 10 günlük fidelerinden alınan. P. Samsun orhank@omu. İngiltere’ de yazıcı mürekkeplerinin imalatında kullanılmaktadır. P.Araştırmada Isatis . Sürdürülebilir bir tarım ile kaliteli yaşamın sağlanabilmesi açısından gerekli olan kaliteli ürünleri elde edebilmek için geleneksel tarım sistemlerini destekleyici alternatif veya destekleyici tekniklere ihtiyaç vardır. Bu türlerin konakçı ilişkileri ve taksonomik farklılıkları karşılaştırılmalı olarak verilmiş aynı zamanda bu türlerin teşhisi için bir anahtar hazırlanmıştır. ekim alanı ve bitkisel üretim bakımından dünyada ikinci sırada yer alan bir monokotiledon bitki olup. BAP. Orhan ARSLAN 1 Ankara Üniversitesi. Bu çalışmada kullanılan Isatis cochlearis ise. kotiledon yaprak ve kotiledon yaprak sapı eksplantları. Çivitotu (Isatis) yapraklarından elde edilen çivit boyası. 55139. 2007. Deneme sonuçları 6 hafta sonra incelendiğinde BAP-IAA içeren MS besin ortamlarında yaprak eksplantından ve BAP-NAA içeren MS besin ortamlarında ise yaprak sapı eksplantından daha uzun ve çok sayıda sürgün elde edilmiştir. I. Genel olarak. Ankara kmkhawar@gmail. çevreye zarar vermeden tehlikesizce kullanılabilmesi ve doğada parçalanma özelliğine sahip olması nedeniyle Almanya’ da ahşapların bozulmasının önlenmesinde. Orhan KURT. Geleneksel tarım sistemlerinde çeltikte.Hawksw. soya fasulyesi ve kolza gibi bazı bitkilerde mevcut çeşitlere göre daha yüksek verimli. Anahtar Kelimeler: Biyoçeşitlilik. Günümüzde ise. Gazi Eğitim Fakültesi. Dışkapı. çivit otu (Isatis cochlearis).tr Türkiye’de likenikol mantar türleri üzerine çalışmalar özellikle son 3 yıl içerisinde artış göstermiştir. Çeltik bitkisinin de yer aldığı monokotiledon bitkilerde ise explantlardan bitki 140 likenikol Isatis cochlearis (Çivit Otu) Bitkisinin Doku Kültürü Yoluyla Adventif Sürgün Rejenerasyonu Khalid Mahmood KHAWAR1. IAA. Fakültesi Biyoloji Bölümü Kayseri mghalici@erciyes. Kuzey Irak’ta ve Güney Doğu Anadolu’nun Adıyaman. 2 Erciyes Üniversitesi Fen Edb. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı.). Tarla Bitkileri Bölümü. Teknikokullar. Dacampiaceae SB 021 cochlearis (çivit otu)’in doku kültürü yoluyla yüksek oranda adventif sürgün rejenerasyonu elde edilmiştir. BAP-NAA içeren MS veya MSO besin ortamında kültüre alınmıştır. Nitekim Biyoteknolojik yöntemlerin geleneksel yöntemlerle kombine edilmesi sayesinde mısır. üretimin artırılması yönündeki bütün çabalara rağmen arzu edilen üretim artışı maalesef sağlanamamıştır.edu.

fenolik bileşiklerin kültür ortamına salınmasının engellenmesi. Bu araştırma makalesinde. Veysi OKUMUŞ. Embriyojenik doku. 1 mgl-1 6-BA içeren MS besi ortamında çoğaltılan 4 cm’den büyük mikroçelikler 2 mgl-1 IBA içeren MS besi ortamında köklendirilmiştir.com Bu çalışma Harran Üniversitesi Biyoloji Bölümü ve Gazi Üniversitesinin Biyoloji Eğitim Anabilim Dalı’nın Biyoteknoloji Laboratuarında ortak olarak yürütülmüştür. Ankara 3 Ankara Üniversitesi. Teknikokullar. olgunlaşmamış tohumlardan embriyojenik kültür başlatılması ve sentetik tohum üretimi ile ilgili yeni metotlar açıklanmıştır. Ancak maliyeti yüksek olan bu fideler tüm çiftçiler tarafından kullanılamamaktadır. Kültür başlatılmasında yukarıdaki iki metoda ek olarak in vitro ortamda rejenere olan aksenik yapraklar farklı 6-BA ve indole-3-asetik asit (IAA) İn vitro Koşullarda Maliyeti Düşürme Amaçlı Farklı Katılaştırıcı ve Karbon Kaynak Kullanarak Muz Çoğaltımı Fatoş UZUNTAS1. TRABZON elde etmek henüz başarılamamıştır. Bazı olumlu sonuçlar alınmıştır ancak elde edilen başarıların frekansları oldukça düşüktür. Biyoteknoloji laboratuarında yürütülmüştür. kök explantlarından verimli kalluslar ve bu kalluslardan da sağlıklı bitkiler elde edilmiştir. Bu sorunu aşmak amacıyla birçok monokotiledon bitkide. Tarla Bitkileri bölümü. Ancak. %3 sukroz ve 1. Bu sebeplerden dolayı muz çoğaltımında doku kültürü ile çoğaltılmış fideler yavaş yavaş çiftçiler tarafından büyük ilgi görmektedir. çok sayıda araştırma yapılmıştır. Tarla Bitkileri Bölümü. Ligninleşmiş gövde bölümlerinden alınan sert odunsu ve otsu yapıdaki ilkbahar sürgünleri ve in vitro rejenere olmuş yaprakçıklardan kültür başlatılması.0 mgl-1 6-BA içeren sıvı MS besi ortamında geliştirilmiştir. bu çalışma sonucunda açıklanan iyileştirilmiş safhaların kullanıldığı bir in vitro mikroçoğaltım metodu. Kısa dönem muhafaza için sentetik tohumlar buzdolabında +4ºC’de muhafaza edilmiştir. bitki oluşumu SB 023 içeren Murashige ve Skoog (MS) besi ortamında kültüre alındılar. Klasik muz çoğaltımda kullanılan üretim materyalleri homojen olmamakta ve bunların hastalık ve zararlılarla bulaşık olma riski de oldukça yüksek olmaktadır. özellikle de gen transferi çalışmaları açısından son derece önem taşımaktadır. Çiğdem Alev ÖZEL2 1 Harran Üniversitesi.19. explant kültürü. Biyoloji Bölümü. Diyarbakır ahmeto@dicle. 21280. Anahtar Kelimeler: Çeltik. birçok alanda. Şanlıurfa 2 Gazi Üniversitesi. Ziraat Fakültesi. Khalid Mahmood KHAWAR3. Bu araştırma. Anahtar Kelimeler: Antepfıstığı. Fen Edebiyat Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. yeni kurulacak ticari Antepfıstığı bahçeleri için fidan üretiminde yakın bir gelecekte geleneksel fidan üretim metotlarına alternatif olabilecektir. antepfıstığının mikro çoğaltılmasının bazı basamakları için yeni geliştirilen metotlarla ilgilidir. Ankara fatosuzuntas@hotmail. dış ortama adapte edilmiştir. Ondokuz Mayıs Üniversitesi. kallus oluşumu. Bu nedenle bu alanda araştırmaların yapılması oldukça önemlidir. Sonrasında büyüme odasında adaptasyonları sağlanan rejenere bitkiler büyük saksılara transfer edilerek. kum ve torf (1:1:1) karışımı ile doldurulmuş saksılara ekilmiştir. mikroçoğaltma. Araştırma sonucu. 100 mgl-11-askorbik asit.edu. Orhan ARSLAN2. Nihat DİLSİZ1. Sentetik tohum üretimi için kalsiyum alginat jeli kullanılmıştır. Kültür başlatılması için 15-20 cm uzunluğundaki terminal sürgünler 3-4 cm boyunda kesilerek 2 mgl-1 6benzil amino pürin (6-BA) içeren çözeltide 24 saat bekletildikten sonra toprak. köklenme ve adaptasyonun iyileştirilmesi. Engin TİLKAT. Biyoloji Bölümü. yeni metotlar SB 024 Antepfıstığının Mikroçoğaltılmasındaki Yeni Metotlar Ahmet ONAY. Ziraat Fakültesi.tr Bu çalışma. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Eğitim ABD. Veysel SÜZERER Dicle Üniversitesi. elde edilen verilere dayanarak ortaya konan sistemin çalışma prensipleri ve bu sistemin kullanım alanları bakımından sağlayacağı yararlar tartışılacaktır. Türkiye de ekonomik önemi yüksek olan bitki türlerine yönelik doku kültürü çalışmaları son yıllarda hız kazanmıştır. Elde edilen bu sonuç. antepfıstığının olgunlaşmamış meyvelerinden 100 mgl-1 casein hidrolizat. 2 veya 3 hafta sonra in vivo gelişen ya da ürün veren ağaçlardan ilkbaharda yeni gelişen en az 2 cm uzunluğundaki sürgün uçları basal kısımlarından kesilerek yüzey sterilizasyonuna tabi tutulmuştur. Bu sorunun muz doku kültürü teknolojisindeki ucuz katılaştırıcı maddeler ve karbon kaynakları 141 . Dışkapı. Biyoloji Bölümü. Antepfıstığının ticari olarak in vitro mikroçoğaltılması henüz kullanılmamaktadır. farklı eksplant kaynaklarından kallus oluşum potansiyelini ve bu kalluslardan bitki oluşum potansiyelini belirlemek amacıyla. Gazi Eğitim Fakültesi.

19.com Dünyanın çeşitli bölgelerinde Coğrafi konum ve iklim faktörlerinin etkisinde alpin bitkilerin doğal yayılış alanları.5 mg/l BAP ve 0. ticari beyaz şeker 4. in vitro. KARTAL. “LC”. Çoğaltım ürünleri 1. 0. doku kültürü. Bu taksonların % 17. G.7% agaroz jelde yürütüldü ve UV altında incelendi.13 Akdeniz fitocoğrafik bölge elementidir. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Galium czerepanovii Pobed. Tehlike kategorisinde değerlendirilen endemik ve nadir bitkilerden 2 takson CR. 3 takson EN. % 4.04’ü endemiktir. Araştırma alanımızda tespit edilen taksonların biyolojik spektrumu şu şekildedir: Bu taksonlardan % 75.92 Avrupa Sibirya. Çalışma sonucunda sabit masraflar hariç. agar. steril edilip 50 mg/l askorbik asit içeren sıvıda yarım saat bekletildikten sonra. Veri yetersiz (DD) kategorisinde olan taksonların araştırma alanımızdaki populasyon ve yayılış durumları göz önünde tutularak yeni tehlike kategorileri teklif edilmiştir: Stachys huetii Boiss. CRED-RA yöntemi için CG dinukleotidi içeren 6 primer kullanıldı. 24 haftalık kalluslardan ve kontrol olarak olgun arpa embriyolarından DNA izolasyonu yapıldı. karbon kaynaklar SB 025 olarak DNA düzeyinde genetik ve epigenetik varyasyonlar izlendi. Arpa olgun embriyoları MS+2 mg/l 2.2 mg/l IBA içeren MS ortamlarında köklendirilip adaptasyon sağlanmıştır. % 8. Biyoloji Bölümü. sukroz .68 Öksin ve % 1.. mikroçoğaltım. % 4. kuzey kutbunda 0500 m ve nemli tropik bölgede 3500-5000 m iken araştırma alanımızın bulunduğu Akdeniz ile subtropikal çöller ve steplerde 2000-4500 m’ler arasında değişmektedir. TRABZON kullanarak çözülebileceği düşünülmüştür. Palandöken. Nermin GÖZÜKIRMIZI İstanbul Üniversitesi. 31 takson LC ve 4 takson DD kategorisinde bitki bulunmaktadır.5 mg/l BAP ve 0. Kargapazarı ve Dumlu Dağlarının 2000 m ve üzerinde toplanan 600 bitki örneğinin değerlendirilmesi sonucu. Kültür koşullarına bağlı 142 . Çalışmada muz rizom eksplantları. 65080.5 Kamefit ve % 4. Elde edilen bulgular teknolojinin gelişmesine yardımcı olacak ve aynı zamanda yurt dışına giden döviz miktarını da azaltacaktır. Biyoloji Bölümü. maliyet. Erzurum fevzi65@hotmail. Doğu Anadolu Bölgesinde Palandöken. Fen Edebiyat Fakültesi. Agar’a göre isubgol. Faris KARAHAN2 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Van 2 Atatürk Üniversitesi. Her bir primerle elde edilen sonuç için embriyo ve kallus dokularının genetik benzerliği. Kültürler kontrollu büyütme kabininde 250C’de karanlıkta 24 hafta tutuldular.com Arpa (Hordeum vulgare L. Çalışmada karbon kaynağı olarak sukroz ve ticari beyaz şeker ve katılaştırıcı madde olarak ta agar.4-D içeren besiyerinde kültüre alındılar. 34118. 2 takson VU. % 5. Anahtar Kelimeler: Hordeum vulgare L. Vezneciler-İstanbul asl_temel@yahoo. Astragalus pseudotriger Grossh. Kargapazarı ve Dumlu Dağlarında (Erzurum) flora turizmi kapsamında değerlendirilebilecek potansiyele sahip ve ulaşılabilir rotalarda yayılış gösteren alpin bitkiler araştırılmıştır.06 İran-Turan.3 terofit. pamuk ticari. “LC”.1 kriptofit.) bitkisinde doku kültürü sonucu oluşan genetik ve epigenetik varyasyonlar RAPD “Random Amplified Polymorphic DNA” ve CRED-RA “Coupled Restriction Enzyme Digestion-Random Amplification” yöntemleri ile araştırıldı. % 31. Potentilla polyschista Boiss. 25240. Çalışmalarımız genetik ve epigenetik varyasyonların arpa kallus kültürlerinde regenerasyon üzerine etkilerinin araştırılması yönünde sürdürülmektedir. Arpa Kallus Kültürlerinde Genetik ve Epigenetik Varyasyonlar Aslıhan TEMEL. % 7. isubgol ve pamuk lifleri kullanılarak muz doku kültürü maliyeti düşürülmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Muz. Peyzaj Mimarlığı Bölümü.5 Fanerofittir.2 mg/L IBA içeren MS ortamları arasında istatistiksel olarak farklılık bulunmamıştır.2 mg/L IBA bulunduran MS ortamında kültüre alınmıştır. değişik katılaştırıcı madde ve sukroz ile ticari beyaz şeker içeren 4. 6 takson NT. Denemelerde kullanılan Dwarf Cavendish muz çeşidi Alanya’dan temin edilmiştir. Tüm katlaştırıcı madde. 45 endemik olmak üzerek toplam 264 takson tespit edilmiştir. Ziraat Fakültesi. hesaplandı.sukroz içeren ortamda en pahalı. DNA metillenmeleri SB 026 Gökyüzüne En Yakın Bitkiler: Palandöken. Taksonların. Murat ÜNAL1. “EN (B2a)”. RAPD yöntemi için 20. Tüm katılaştırıcı maddeler üzerinde gelişen sürgünler. Kargapazarı ve Dumlu Dağları (Erzurum) Alpin Çiçekleri Fevzi ÖZGÖKÇE1. Osman KARABACAK1.beyaz şeker içeren ortamda ise en ucuz bitki elde edilmiştir. “LC”. pamuk lifleri ve Sukroz’a (Sigma) göre beyaz şeker oldukça ucuzdur.3 hemikriptofit. Eksplant olarak muz meristemi kullanılmıştır.

Stipa cacuminis H. erken ve aşırı otlatma. Bu bulgular ışığında bu cinsin evrimi üzerine bazı değerlendirmeler yapılmış ve cinsiçi sınıflandırmasının doğal bir yapıya dönüştümü sağlanmıştır. Biyoloji Bölümü. Bu taksonlardan 66 tanesi endemiktir (% 35). (Plumbaginaceae) Cinsi Üzerinde Taksonomik Çalışmalar Musa DOĞAN1. Ergin HAMZAOĞLU2. Bu cinse ilişkin olarak 2000. Bu alandan son zamanlarda bilim dünyası için 9 yeni takson tanımlanmıştır. karyolojik (kromozom sayımları) ve moleküler (DNA dizi analizleri) çalışmalar yapılmıştır. Noccaea camlikensis Aytac.edu. Sideritis ozturkii Aytac & Aksoy. Derebucak-Konya) serpantin florasını kapsamaktadır. erozyon ve göçerlerin mikro çevre istismarları olarak tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Plumbaginaceae. Önemli bir bitki alanı olan Kızıldağı yoğun olarak antropojenik etkiler altında bulunmaktadır.3) ve 66 taksonun bölgesi bilinmemektedir (% 35). Hakkı DEMİRELMA3 1 Erciyes Üniversitesi. TRABZON Alanda tehlikede olan taksonları tehdit eden öncelikli faktörler olarak. Duman. Serpantine özgü dar yayılışlı yeni taksonların burada bulunması nedeniyle alan mutlaka koruma altına alınmalıdır. Revizyon. Centaurea kizildagensis E.tr Türkiye’de Acantholimon cinsine ilişkin ilk revizyon çalışması Türkiye Florasının 7. OFMA Bölümü. Türkiye SB 029 Endemik Bitki Cenneti Kızıldağı (Çamlık Kasabası.Duman. Fen Edebiyat Fakültesi. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi. 38039. Galip AKAYDIN2. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü.2003 yılları arasında TÜBİTAK tarafından üç yıl süre ile desteklenen araştırmada bu cinsin Türkiye’de 52 tür olmak üzere toplam 67 takson içerdiği ve bunların 43 tanesinin endemik olduğu belirlenmiştir.edu. Derebucak-Konya) Ahmet AKSOY1. Palandöken. Biyoloji Bölümü. Dogan & H. Anahtar Kelimeler: Acantholimon. endemik ve koruma statüleri Türkiye Centaurea (Asteraceae) Cinsi Tuna UYSAL. yeni türler. Nordt. Eğitim Fakültesi.ciltinde ilk kez hazırlanmış ve bu cinsin 25 tür. Erzurum.Arazi çalışmaları sonucunda 485 bitki örneği toplanmıştır. TR0305. Bu tebliğde Acantholimon cinsinin sistematiğinin anlaşılmasında kullanılan bazı morfolojik. ekolojik ve fitocoğrafik verilerin kritik bir analizi yapılmış ve bu verilerin taksonomik önemi açıklanmıştır. Kayseri 2 Bozok Üniversitesi. flora. Biyoloji Bölümü.tr Bu çalışma 1975m yüksekliği olan Kızıldağı (Çamlık Kasabası.19. Anahtar Kelimeler: Alpin Bitkiler. Silene ozyurtii Aksoy & Hamzaoglu. Kargapazarı. Anahtar Kelimeler: Kızıldağı.edu. E. Bornmuellera kıyakii Aytac & Aksoy. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu cinsin içerdiği taksonların Türkiye’de bulunan çeşitli karasal ekosistemlerde sürdürülebilirliğinin sağlanması ve koruma biyolojisine katkıda bulunmak amacıyla mevcut taksonların IUCN tarafından belirlenen tehdit kategorileri verilerek bunların korunması için bazı önerilerde bulunulmuştur.02/LD/024 nolu AB ve DPT tarafından finanse edilmiştir. Ankara doganm@metu. Fen Edebiyat Fakültesi. Konya aksoy@erciyes. Özlem MAVİ1 1 Orta Doğu Teknik Üniversitesi. bitki sökümü.tr Araştırma materyalini 2002–2005 yılları arasında ülkemizin farklı bölgelerinden toplanan örnekler ve çalışılan taksonlara ait tip örnekleri oluşturmuştur. 15 takson ise çok bölgeli (8. 10 takson Avrupa-Sibirya (% 5. Erygium trisectum A.Scholz & Parolly ve Onosma sp. Cheirolepis L. flora turizmi SB 027 SB 028 Türkiye’de Bulunan Acantholimon Boiss. Dumlu Dağları. Kuddisi ERTUĞRUL Selçuk Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. 37’si İran-Turan (% 17). anatomik.3). Biyoloji Bölümü.Wörz & H. Uzunsisarcıklı. Bu örneklerin değerlendirilmesi sonucu serpantine özgü 188 takson tespit edilmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. & Parolly. Konya tuysal@selcuk. ayrıca 5 şüpheli kayıt ve 2 adet eksik bilinen tür olmak üzere toplam 32 tür içerdiği belirlenmiştir. Rindera Dumanii. seksiyonunda yer alan taksonların örnekleri üzerinde morfolojik. Kampus. Florayı oluşturan taksonların 60’ı Akdeniz (% 32). 143 . Yozgat 3 Selçuk Üniversitesi.

revizyon.Mor. C. nivea Wagenitz. Seksiyonlarının (Asteraceae) Revizyonu” adlı proje kapsamında yapılmıştır. nova sunulmuştur. Pteracantha. Kromozom sayımları sonucunda seksiyonun temel kromozom sayısı x=9 olarak belirlenmiştir. önceki revizyonları. toprak kültüründe büyütülen 12 günlük nohut fideleri ya soğuk uyumlandırılmış (10°C. Bunlar. TRABZON Morfolojik çalışmalar sonucunda taksonların benzerlik ve farklılıkları ortaya çıkarılmıştır.com Araştırmada. C. C. C. dağılım haritaları ve tehlike durumları belirlendi.. tuzgoluensis Aytaç & H. C. C. detonsa Wagenitz. ve Ammocyanus Boiss. C. C. Konya otugay@selcuk. Dizi analizleri sonucunda Cheirolepis ve yakın ilişkili seksiyonların birlikte (Pteracantha Wagenitz.) Wagenitz subsp. Duman. tip örnekleri.19. wiedemanniana Fisch. C. Türkiye SB 030 Türkiye Centaurea L. Plumosipappus (Czerep. & Heldr. cappadocica (DC. austrooccidentalis Wagenitz. Acrolophus. Kampus. turkeliensis Uysal & Ertuğrul sp. Gerçekleştirilen bu araştırmalar sonucunda yakın seksiyonlardan Pteracantha Wagenitz ve Plumosipappus (Czerep.. subsp. cankiriense A. Cinsi Acrolophus seksiyonu taksonları toplanarak yaygın herbaryum tekniklerine göre kurutuldu. 06800.-Mor. Çalışılan taksonlardan Centaurea drabifolia Sm. Plumosipappus.edu. Sadece C.Koch. Araştırma sonucunda büyük çoğunluğu endemik olan bu seksiyon hakkında elde edilen veriler doğrultusunda bazı taksonların sistematik durumları yeniden belirlenmiş. drabifolia. sipylea Wagenitz.-Mor. nohut (Cicer arietinum L. paphlagonica (Bornm. C. Biyoloji Bölümü. nova. Biyoloji Bölümü. C.) Hayek var. C. Yapılan morfolojik ayrımlar aynı zamanda kromozom sayı ve DNA sekans çalışmalarıyla desteklenmiştir.tr Bu araştırma 2005-2007 yılları arasında Selçuk Üniversitesi Bilimsel Araştırma Koordinatörlüğü tarafından desteklenen (BAP06401023) “Türkiye’deki Centaurea L. Ankara turanzlm@gmail. glabrousa Uysal & Ertuğrul sp. C. & Mey. 7 gün) ya da uyumlandırılmamış olarak 12 gün süreyle farklı üşüme sıcaklıklarına (4°C ve 2°C) maruz bırakılarak uyum yeteneklerine göre 144 . drabifolia subsp. olympica C.) DC. Anahtar Türkiye SB 031 Kelimeler: Centaurea. decumbens (Wagenitz) Uysal & Ertuğrul. Bunlardan 24’ü endemik olup endemizm oranı yaklaşık % 77’dir. C. yozgatensis Wagenitz ve C. Bu taksonların habitat özellikleri. Endemik taksonların 10’u tip lokalitesinden bilinmektedir. nydeggeri Hub.. Cinsi (Asteraceae) Acrolophus (CASS. Türkiye ve varsa komşu ülkelerdeki yayılışı. C. Bu amaçla. C.Duran & H. Fen Edebiyat Fakültesi. C. zeybekii Wagenitz’ dir. Kromozomal sonuçlarımız Cheirolepis seksiyonunda poliploidi olduğunu göstermektedir.. C. Bu çalışmada Centaurea L. C. paphlagonica (Bornm. drabifolia subsp. bilim dünyasına C.) bitkisinin iki hattına (AkN 87 ve AkN 290) uygulanan uyum ve farklı üşüme sıcaklıklarının fotosentetik pigment. C. kotschyi var. Yasemin EKMEKÇİ Hacettepe Üniversitesi. drabifolia Sm. ilk yayınlandığı literatür. drabifolia subsp. C. Cheirolepis. odyssei Wagenitz türlerinin kromozom sayıları 2n=18 olarak tespit edilmiştir. Kuddisi ERTUĞRUL. Tuna UYSAL Selçuk Üniversitesi.) DC. isaurica Hub. Centaurea anthemifolia Hub. nova. Beytepe.Duman. yetişme ortamı ve yüksekliği. drabifolia subsp. C.) Wagenitz. Her taksonun geçerli adı.) Wagenitz) monofiletik bir grup olduğu tespit edilmiştir ve bu monofiletik gruba ait genetik kod ortaya çıkarılmıştır. glabrousa Uysal & Ertuğrul. Cinsi Acrolophus (Cass.) Wagenitz. derderiifolia Wagenitz. werneri Wagenitz. C. kotschyi (Boiss. deflexa Wagenitz türünün kromozom sayısı 2n=54 olarak tespit edilmiştir. Seksiyonu Taksonları Üzerine Taksonomik Bir Araştırma Osman TUGAY. persica (Boiss. subsp. sericea Wagenitz türlerinin kromozom sayısı 2n=36 olarak tespit edilmiştir.) Wagenitz seksiyonları sinonim yapılmıştır ve Cheirolepis seksiyonunun sınırları genişletilmiştir. Anahtar Kelimeler: Centaurea. Centaurea cinsi Acrolophus seksiyonu Türkiye’de 31 taksonla temsil edilir.) Wagenitz. C.. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü. ve tehlike kategorileri verilmiştir.-Mor. İki Nohut Hattının Fotosentetik Aktivitelerinin Uyum ve Üşüme Sıcaklıklarında Klorofil Fluoresansı İle Karşılaştırılması Özlem TURAN. kotschyi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. geniş betimleri. cariensiformis Hub. decumbens (Wagenitz) Uysal & Ertuğrul stat. zar bütünlüğü ve PSII’nin fotosentetik aktivitesi üzerine etkisi incelenmiştir.

2 kışlık (Sazak 91 ve Yerli Kırmızı) ve 2 yazlık (Malazgirt 89 ve Sultan I) olmak üzere tescil edilmiş 4 mercimek çeşidi kullanıldı. Nohut hatlarında uyum periyodu klorofil a fluoresans ve MDA parametrelerini etkilemezken. Üşüme sıcaklık derecelerinde. Murat ERMAN. İsmail ÇELİK. Tüm klorofil a fluoresansı. 100. 125.com Emet Borik Asit Fabrikası atıklarının arpa (Hordeum vulgare L. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoteknoloji Anabilim dalı. toplam klorofil (a+b) ve MDA parametreleri dikkate alındığında. ışık enerjisinin fotokimyasal kullanımı (qP) sadece AkN 290’da azalırken.08 µg/g-TA).66 ve 52. Yazlık çeşitlerden Sultan I. Anahtar Kelimeler: Bor fabrika atıkları. Peyami BATTAL. ışıkla adapte edilmiş yapraklardaki PSII’nin gerçek fotokimyasal (ФPSII) ve enerji yakalama etkinliği (FV'/FM') özellikle şiddetli soğuk derecesinde ve en çok da AkN 290’da azalmıştır. Kütahya ayteneroglu@gmail. 20. vejetatif büyüme.) hatları. Benzer şekilde.83. GR dört hafta ara ile su verilen (0. Ankara 2 Dumlupınar Üniversitesi. İsmet BERBER. arpa. Sazak 91 çeşidinde en yüksek düzeyde GST ve GSH iki ay ara ile su verilen (sırasıyla 1. Biyoloji Bölümü. 200. 2 hafta ara ile yapılan sulama uygulamasında en yüksek tane ve biyolojik verim değerlerini verirken. Mehmet Emre EREZ. uyum. Altay 2000) bitkilerinde vejetatif büyüme üzerine olan etkileri araştırılmıştır. Stoma sayıları ve büyüklükleri hem yazlık hem de kışlık çeşitlerde benzerlik göstererek.cv. Üşüme sıcaklıklarında. Bu azalışlar özellikle 101 konsantratör atığının kullanıldığı uygulamalarda daha belirgindir. MDA. üşüme SB 032 ağırlıkları artmıştır. hatlardan AkN 87’nin AkN 290’a göre üşüme sıcaklıklarından daha az etkilendiği ve uyumlandırmanın bu hattın soğuğa karşı dayanma yeteneğini diğer hatta göre daha fazla arttırdığı belirlenmiştir. 250. sulama durumlarına bağlı olarak önemli bir değişiklik gözlenmemiştir. bakla bağlama döneminde Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla iki hafta ara ile su verilen (145. karanlıkla adapte edilmiş yapraklardaki minimum (Fo) ve maksimum (FM) fluoresans değerlerindeki değişiklikler PSII’nin potansiyel fotokimyasal etkinliği (FV/FM)’ni AkN 290’da AkN 87’ye göre daha fazla azaltmıştır. İnce04) ve buğday (Triticum sativum L. 80. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Çiçeklenme döneminde en yüksek DNA seviyeleri kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla dört ve üç hafta ara ile su verilen (291.00 µg/g-TA).69 U/g TA ve 2. Biyoloji Bölümü. toplam klorofil (a+b) içeriğini sadece AkN 290’da önemli derecede azaltmıştır. TRABZON karşılaştırılmıştır. buğday. 600. Bu amaçla. nohut (Cicer arietinum L. cv.) Çeşitlerinde Morfolojik ve Moleküler Düzeydeki Değişikliklerin Belirlenmesi Musa TÜRKER. 101 konsantratör atığının 400 ppm ve üzeri ile 102 konsantratör atığının 600 ppm ve üzeri uygulamalarında bitkilerin uzunluk. 102 konsantratör atığının 20-400 ppm arasındaki konsantrasyonlarında kök ve gövde uzunlukları. yazlık Sultan I ve Malatya çeşitlerinde sırayla üç ve iki hafta ara ile su verilen (41.com Bu çalışmada. verim ve verim ile ilişkili karakterlerde en yüksek değerleri vermiştir. Arpa ve buğday tohumlarında 101 konsantratör atığının 20-200 ppm. yaş ve kuru ağırlıklarında önemli azalmalar gözlenmiştir. 65080. 400. Arpa ve buğday bitkileri fabrika atıkların 0. Yerli Kırmızı 145 Emet Borik Asit Fabrikası Atıklarının Arpa ve Buğdayda Vejetatif Büyüme Üzerine Etkileri Ayten EROĞLU1.19. Kışlık özelliğe sahip iri taneli Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde 4 hafta ara ile sulama uygulaması. 40. Malazgirt 89 çeşidi 3 hafta ara ile sulama uygulamasında en yüksek değerleri vermiştir.30 ve 166.66 µg/gTA) bitkilerde belirlenmiştir. Faruk OĞUZ Yüzüncüyıl Üniversitesi. Üşüme sıcaklıkları hatların hiçbirinde PSII aktivitesini durduracak düzeyde bir fotoinhibisyona neden olmamıştır. Eskişehir yolu. Biyoloji Bölümü.66. Süleyman TOPAL2 1 Orta Doğu Teknik Üniversitesi.00 µg/g-TA). VAN musaturker@yahoo. 06531. Anahtar Kelimeler: Klorofil a fluoresansı. 800 ve 1000 ppm’lik çözeltilerinde 7 gün süreyle kontrollü olarak yetiştirilmiştir. Kampüs. SB 033 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. Fen Edebiyat Fakültesi. Sultan I ve Malatya çeşitlerinde iki ve dört hafta ara ile su verilen (208. 60. kuraklığa maruz bırakılan yazlık ve kışlık mercimek çeşitlerinde morfolojik ve moleküler düzeydeki değişiklikler araştırıldı.91 mg/g TA) bitkilerde.01 mg/g TA). toplam klorofil (a+b). kök ve gövde yaş ağırlıkları ve kök ve gövde kuru . Ancak stoma açıklıkları su seviyesinde düşüşe başlı olarak azalmıştır. Soğuk derecesinin artması yapraklardaki elektron taşıma hızı (ETH)’nın giderek azalmasına neden olmuştur. fotokimyasal olmayan kullanımı (NPQ) yönünden her iki hatta da önemli bir değişiklik belirlenmemiştir.

primer fotokimyanın maksimum quantum verimi. Gölköy 14280 Bolu yase@hacettepe. mısır (Zea mays L.edu. ϕPo (Fv/Fm). Yapısal parametreler ise akış oranları yada verimlerdir ki bunlar. Fen-Edebiyat Fakültesi. JIP-Testine göre polifazik fluoresans artışının analizi.13 mg/g TA) ve bir hafta ara ile (0. Klorofil a fluoresans sonuçları. elektron transportu (Eo).24 U/g TA ve 2. 4 ve 5 saat) uygulanan UV-B ışımasının arpa (Hordeum vulgare L.54 mg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen (1. Banu EFEOĞLU2 1 Hacettepe Üniversitesi. klorofil a fluoresans. Biyoloji Bölümü. Luce ve Vero) fotokimyasal etkinliklerindeki değişimler Kautsky Etkisi yaklaşımı ile belirlenip. yakalanan (TR) ve transfer edilen (ET) enerji akışlarıdır. Fotokimyasal olmayan enerji kaybı (DIo). Anahtar Kelimeler: Klorofil a fluoresansı. kuraklık stresi altındaki bazı mısır (Zea mays L. ANKARA ncicek@hacettepe. Fen Fakültesi.16 mg/g TA) su verilen bitkilerde. 3. arpa 146 . yakalanan bir eksitonun bir elektronu elektron transport zincirine hareket ettirme etkinliği. TRABZON çeşidinde en yüksek seviyede GST. Biyoloji Bölümü. 2. 06800. 1. Ψo ve absorblanan bir fotonun bir elektronu elektron transport zincirine hareket ettirme olasılığı. elektron transportu (Eo/RC ve Eo/CSo) ve ışık enerjisi absorbsiyonu (ABS/RC ve ABS/CSo) gibi fluoresans parametreleri ölçülen teknik fluoresans verilerinden JIP-Testi kullanılarak hesaplanmıştır. UV-B ışımasının arpa yapraklarının primer fotokimyası üzerine etkisi bu parametrelerle ilişkilendirilerek değerlendirilmiştir.12 mg/g TA) bitkilerde. GSH ve GR sırasıyla iki ay ara ile (0. ozon tabakasının incelmesi ile oluşan olumsuz çevresel etkilerden biridir. Araştırmada. hiç su verilmeyen (2. GSH ve GR sırasıyla iki ay ara ile su verilen (1. kuraklık. Fen Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Kuraklık stresi.) çeşitlerinin (Doge.tr Yeryüzüne ulaşan UV-B ışımasındaki artış. Malazgirt 89 çeşidinde GST ve GSH dört hafta ara ile su verilen (sırasıyla 0.tr Bu araştırmada. fotosistem II’nin maksimum quantum etkinliği ile reaksiyon merkezi başına (DIo/RC) ve yaprak bazında enerji kayıpları (DIo/CSo).40 U/g TA). bitki materyalinin çevresel değişimlere karşı davranışının ölçülmesini sağlayan yapısal ve fonksiyonel parametrelerin saptanmasını mümkün kılmaktadır. Bülbül 89) yapraklarının fotosistem II (PS II) davranışı üzerine etkisini incelemek için klorofil a fluoresansındaki polifazik artış (OJIP) kullanılmıştır. her bir reaksiyon merkezi ve yaprak kesiti tarafından absorblanan (ABS). Anahtar kelimeler: Fotokimyasal etkinlik. UV-B. tüm çeşitlerde fotokimyasal etkinliği kontrol seviyesine kadar iyileştirdiği belirlenmiştir. farklı sürelerde (0. stoma. JIPtest. kuraklığı izleyen yeniden sulama uygulamasının. ϕEo’dır. Biyoloji Bölümü. antioksidant enzimler SB 034 SB 035 Mısır Çeşitlerinin Fotokimyasal Etkinliklerine Göre Kuraklığa Toleranslarının Belirlenmesinde Kautsky Etkisi Yaklaşımı Yasemin EKMEKÇİ1. kuraklığın tüm çeşitlerde maksimum fluoresans (Fm) intensitesini azalttığını. Sultan I çeşidinde en yüksek düzeyde GST. üç hafta ara ile (2. GR iki ay ara ile su verilen (0. kuraklığın Vero çeşidinin fotokimyasal etkinliğini diğer çeşitlere göre daha az etkilediğini göstermiştir. Beytepe 06800 Ankara 2 Abant İzzet Baysal Üniversitesi. Vero çeşidinin diğer çeşitlere göre fotokimyasal performansının daha yüksek olduğunu ve kuraklık stresinden diğer iki çeşide göre daha az etkilendiğini göstermiştir.22 mg/g TA) bitkilerde belirlenmiştir.) Polifazik Klorofil a Fluoresansı ile Arpa Bitkisinde UV-B Işıma Etkisinin Değerlendirilmesi Nuran ÇİÇEK. çeşitlerin kuraklığa tolerans kapasiteleri yorumlanmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular. Beytepe. var. Bunun yanı sıra. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. JIP-Testi ile hesaplanan fonksiyonel parametreler. elektron yakalama etkinliği (TRo/RC ve TRo/CSo). Hüsnü ÇAKIRLAR Hacettepe Üniversitesi. JIP-Testi ile elde edilen bu parametrelerdeki değişim. Nuran ÇİÇEK1. Toprak kültüründe kontrollü koşullarda yetiştirilen 12 günlük mısır çeşitleri sulama yapılmaksızın 12 gün süre ile kuraklık periyoduna bırakılmış ve ardından 6 gün boyunca yeniden sulama yapılmıştır.22 U/g TA).19. Biyoloji Bölümü. DNA.edu. buna karşın minimum fluoresans (Fo) intensitesini sadece Doge çeşidinde arttığını göstermiştir.22 mg/g TA) bitkilerde.

Avrupa Florası’nda 12 takson. Türkiye Hakkari Doğası ve Florasına Giriş Mehmet FIRAT Yüzüncü Yıl Üniversitesi.47). Yüksekova. Terazin . Bilmizit. Van kuyucak65@yahoo. Mergezer. Bilmizit.83). Şapatan geçitleri ve Buzullarıyla Muhteşem bir floraya sahip Hakkari doğası ve Bitki türleri hakkında fotoğraflarla bilgi verilecektir. Kafkaslar ve Anadolu lalelerin doğal yayılış alanlarıdır.İki yaka. 43 alttür ve 25 varyete olmak üzere toplam 912 takson tespit edildi. Sümbül. Orta Asya ve Kafkaslar’da 65 takson. Reşko. Boraginaceae 49 (%5. Spermatophyta üyelerinden 1’i Gymnospermae ve 906’sı Angiospermae üyesidir. Doğa. İçerdikleri takson sayısına göre alandaki en büyük 10 familya sırasıyla Asteraceae 131 (%14. Poaceae 44 (%4.83) dir.37). Karadağ. Batı Çin. AvrupaSibirya elementi 69 (%8).86). Flora SB 038 Tulipa L. Geverok. Zap . Liliaceae 47 (%5. Semedar. Buzul. Bolu 2 Ankara Üniversitesi. 907’si Spermatophyta üyesidir. Potentilla 12 (%1. Çelesor (Kızıldağ). Onosma 12 (% 1. Koçanis mevkileri.40)’dir. Farmasötik Botanik ABD.75). Raunkiaer’in sistemine göre analiz yapıldığında Hemikriptofitler 512 (% 56. Çok bölgeli veya fitocoğrafik bölgesi bilinmeyenler 429 (%46) dur. Scrophulariaceae 31 (%3.37).33). Caryophyllaceae 59 (%6. Pıştkesir. Nehil sazlığı. bu türler tüccar ve gezginler tarafından Orta Asya ve Anadolu’dan getirilmiş ve daha sonra türler doğaya kaçarak doğallaşmıştır. Kaval.53). Serpıl. 912 taksonun 5’i Pteridophyta. Kamefitler 89 (%9. Kriptofitler 132 (% 14. Beresor. Centaurea 16 (% 1. 06100 Tandoğan. 119 takson B9 karesi için yeni kayıttır. Taksonomik Problemleri ve Çözüm Önerileri İsmail EKER1. 14280 Gölköy. Campanula 17 (%1. KOYUNCU2 1 Abant İzzet Baysal Üniversitesi. Geraşin. Golan. Alanda toplam 131 (%14. Anahtar Kelimeler: Flora. Seyithan .06). Sat.47). Avaherk. Helane. Bu örneklerin taksonomik incelenmesi sonucunda 66 familya ve 302 cins’e ait 844 tür. Tiyar vadileri. Biyoloji Bölümü. Meydane melhem. Meydan belek. Certe. (Liliaceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı. Haruna. Terofitler 144 (% 15. Eğitim Fakültesi.75). Spihane . Irak’ta 3 takson.22).com Tulipa L. Fanerofitler 35 (% 3.83)..36) endemik takson belirlenmiştir.86). Şine dağları. Kırıkdağ. Dolakavrane. CiloSat Gölleri. En çok takson içeren ilk 10 cins sırasıyla Astragalus 35 (% 3.07). Kaniyapirmus yaylaları. Biyoloji bölümü. İran’da 36 takson. Ankara tuliphunter@hotmail. Eğitim Fakültesi. Balkanlar’da 12 takson. Van kuyucak65@yahoo. Iran-Turan elementi 398 (% 44). İtalya ve Yunanistan‘da da doğal olarak yayılış gösterirmekle birlikte. Biyoloji bölümü. M.31). Çin’de 14 takson. Fabaceae 80 (%8. Bunlardan 8 tanesi tip örneğinden sonra ilk defa ve 15 tanesi ikinci defa ve Türkiye Florası için bir yeni kayıt (Scilla kurdistanica ) toplandı. Anahtar Kelimeler: Hakkari.31). Sekucu memhesen. Bezemre. Orta Doğu ve İran dahil Orta Asya. Akdeniz’in Kuzey ve Güney sahilleri boyunca Balkanlar. Lis. Diz dereleri.19.com Bahçesaray (Van) ve çevresinde 1999 ve 2001 yılları arasında gerçekleştirilen bu araştırmanın arazi çalışmaları ile 3000 bitki örneği toplandı. Akdeniz elementi 16 (%2). Suriye-Filistin-Sina’da 13 takson. M.15). TRABZON SB 036 SB 037 Bahçesaray (Van) ve Çevresi Florası Mehmet FIRAT Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Brassicaceae 76 (%8. Bu arazi gezileri sırasında. 147 . Ziri. Allium 17 (%1. Ranunculus 12 (% 1. Rosaceae 37 (%4. Şemdinli. Angiosperm’lerin 788’i Dicotyledoneae ve 118’i Monocotyledoneae sınıfına aittir. Silene 28 (%3. Cilo. Veronica 12 (%1. Tekin BABAÇ1.2007 yılları arası yapılan floristik arazi gezileri sonucu gerçekleştirilmiştir. Batı Himalayalar. Bezome. Taksonların fitocoğrafik bölgelere göre dağılımı şöyledir. Mor. İspanya. Biyoloji Bölümü. Çukurça ilçeleri. İtalya’da 3 takson. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bala. Türkiye’de 18 takson. cinsinin (Lalelerin) anavatanı Orta Asya’daki “Tiyan-Şan” ve “Pamir-Altay” dağlarıdır. Güneybatı Avrupa’nın İberya Yarımadası’ndan. Verkevane. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.31).12). Çalışmamızda Türkiye Florasından farklılık gösteren 41 taksona ait özellikler verilecektir. Avaşin. Portekiz.31)’dır.78). Eczacılık Fak. Lamiaceae 75 (%8.77). Oramar.com Bu çalışma 2000 . Salvia 14 (% 1. Bahçesaray (VAN).

cinsinin revizyonunun ilk basamağı olup öncelikle literatür. 204 takson Türkiye için endemiktir (% 21. Saxatiles Baker. Apiaceae 42 (% 4.0). Ayrıca ülkemizde mevcut olan tipifikasyon problemleri. Avrupa-Sibirya elementleri 94 (% 9.9). Orithyia (D. flora. Tanacetum 10. Anahtar Kelimeler: Tohumlu bitkiler. Biyoloji Bölümü. Taksonlar iki alt cins altında yer alırlar: Tulipa alt cinsi Tulipa. İran-Turan Bitki Coğrafyası Bölgesi’nde ve B7 karesindedir. Eriostemones (Boiss. Liliaceae 37 (% 3. Bu çalışmalarla paralel olarak Gaziantep ili florasının tespitine yönelik 2000-2007 yılları arasında çalışmalar yapılmıştır. Sivas. Asteraceae (20). Fen-Edebiyat Fakültesi. Fabaceae 89 (% 9. Liliaceae (11) ve Brassicaceae (9) dir. Bu çalışmanın sonunda. 73’ü iki yıllık (% 7. meyve ve tohum karakterlerinin yeterince kullanılmaması. Çengelli Dağı (Sivas) Florası Erol DÖNMEZ Cumhuriyet Üniversitesi. Kesin sayısı belli olmamakla birlikte. 27310. Scrophularia 10. Alyssum 15.8). bazı taksonların yalnızca habitat farklılığına dayanarak tür anahtarlarında ayrılması. Anahtar Kelimeler: Endemik.com Bu çalışma. IUCN kategorilerine göre VU (53). Biyoloji Bölümü. Poaceae 51 (% 5. Achillea 10.2). İmranlı SB 040 Gaziantep İli Endemik ve Nadir Bitkileri Yusuf ZEYNALOV1. Campanula 11.9). 389 cinse ait 928 vasküler bitki türü (985 takson) tanımlanmıştır. Scrophulariaceae 32 (% 3. endemik. Gaziantep lale. Bu çalışmalar kapsamında tespit edilen bitkilerin 120 si endemik ve 48 i nadir bitkidir. doğadan kaybolmuş ya da ikinci defa toplanamamış türler ile şüpheli kayıtlar üzerinde durulmuştur. Hasan YELKEN 1 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi.5). Çalışma alanı.1). Caryophyllaceae 49 (% 5. takson betimlemelerinde yeterli karakter korelasyonunun olmaması. İberya Yarımadası’nda 6 takson. Taksonların fitocoğrafik spektrumu aşağıdaki gibidir: İran-Turan elementleri 379 (% 38. Divriği. Gaziantep zeynalovyusuf@hotmail. Bitkilerin fitocoğrafik bölgelere dağılımları İran-Turan 53 (31%).2). taksonomi.3). 2761 bitki örneği toplanmış ve çalışma alanından 84 familya. Rosaceae 39 (% 4. Akdeniz 70 (42%). sistematik. Sivas ilinin Divriği ve İmranlı ilçeleri arasında yer alan Çengelli Dağı’nın florasını kapsamaktadır. Bu çalışma. Takson sayısı bakımından en zengin familyaların sıralaması şu şekildedir: Asteraceae 150 (% 15. Bu bitkilerin 62’ si C6 karesine 134 tanesi de Gaziantep iline yenidir.4). Brassicaceae 78 (% 7. 716’sı çok yıllıktır (% 72. CR (4). Şehitkamil. Türkiye’nin Tulipa L. Kozmopolit 9 (% 0.9). Lamiaceae (24). LR ve alt grupları (89) olarak değerlendirilmiştir. Tulipanum De Reboul. EN (11). Türkiye SB 039 kayıttır. Bitkilerin 196’sı tek yıllık (% 19. IUCN. Sivas eroldonmez@yahoo.0).2).5). Eichleres (Hall) van Raamsdonk. Girit Adası’nda 4 takson yayılış göstermektedir. Takson sayısı bakımından en büyük on bir cinsin sıralaması şu şekildedir: Astragalus 32.19. Scrophulariaceae (12). Akdeniz elementleri 41 (% 4. Fabaceae (23). Avrupa-Sibirya 7 (4%) ve bilinmeyen 38 (23%) olarak belirlenmiştir. Allium 13. Medine Münevver UMA2.7). Euphorbia 10. Çalışma sonucunda. Biflores sensu Hall ve Lophophyllon Vvedensky seksiyonlarını içerir. DD (11).5). Salvia 21. Centaurea 21. Doğu Anadolu Bölgesi ile sınır teşkil edecek şekilde yer almakta olup. Fatih YAYLA2. Kıbrıs Adası’nda 3 takson.2). İç Anadolu Bölgesi’nin en doğu kısmında. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.2).com Ülkemiz florasının zenginliklerinin ortaya konulabilmesi için çalışmalar aralıksız devam etmektedir. gerek Dünya Floraları’nda gerekse Türkiye Florası’nda tür teşhis anahtarlarında birbirine yakın ve birbiriyle örtüşen taksonomik karakterlerin kullanılmış olması.) van Raamstonk alt cinsi Australes sensu Hall. Ayrıca 9 taksonun tip örnekleri Türkiye’den toplanmıştır. Boraginaceae 34 (% 3. Biyoloji Bölümü.0). bitki coğrafyası bölgesi bilinmeyenler 465 (% 47. 149 takson B7 karesi için yeni 148 . Don) Vvedensky ve Clusianae Baker seksiyonlarını. Lamiaceae 92 (% 9. Fen Edebiyat Fakültesi. En fazla takson içeren familyalar. herbaryum ve arazi çalışmaları yapılmış ve cinsin taksonomik problemleri ortaya konulmuştur. Silene 17. laleler farklı araştırıcılara göre dünyada 45-120 civarında türle temsil edilmektedir. nadir. Kolpakowskianae (Hall) van Raamsdonk. tür içi ve populasyonlar arasındaki varyasyonların fazlalığı ve yeni karakterlerin tespit edilme gerekliliği gibi problemler tartışılmıştır. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Tulipa.3). TRABZON Fransada 7 takson. Liliaceae. Ülkemizde iki altcinse ve yedi seksiyona ait 17 tür (18 takson) doğal yayılış göstermekte olup 6 takson Türkiye için endemiktir.

Biyoloji Bölümü. sıcaklık. stoma hareketleri. Anahtar Kelimeler: Kuraklık. tuzluluktaki artış ile kademeli olarak azalmıştır. kalsiyum karbonat ve organik maddelerdir(Goldbre. 15/25 ve .) O. 300. hassas olan bu hattın gövde yaş ağırlık değerini kontrole yaklaştırdığını gördük. Sıcaklık ve Işığın Etkileri Mustafa YILDIZ. Limonium iconicum ve L. Yapılan analizler sonucunda. Dalgalı yüksek sıcaklık rejimlerinde (15/25 ve 20/30°C). Hatice NAR1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. fotosentetik pigment miktarları. Biyoloji Bölümü. stomaların yaprakların kıvrılma periyodu boyunca belirli ölçülerde kapanmalar gösterdiği saptanmıştır. Her iki türde en yüksek çimlenme yüzdesi (%91-99). Hatice DEMİRAY. Yusuf ALTINOĞLU Ege Üniversitesi. Bor absorbsiyonunda kalsit arttıkça pH da buna bağlı olarak artmakta ve artışa paralel bir absobsiyon da görülmektedir. lilacinum. stoma hareketlerinin yapraktaki birçok fizyolojik ve biyokimyasal olayla bağlantılı olduğu sonucuna varılmıştır. kil mineralleri. nemi ve sıcaklığı arasında pozitif ve negatif korelasyonlar tespit edilmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. vd1-8 ‘in. & Bal.19. lilacinum’a göre kontrol ve 100 mM NaCl uygulamalarında daha yüksek bulunmuştur. yokluk ve toksik konsantrasyonları arasındaki farkın çok küçük olmasıdır. Kıvrılma sırasında stoma hareketleri ile fotosentetik parametreler. Tohum çimlenme cevapları.) Wagenitz çok yıllık halofitik otlardır. Sonuç olarak yaprak kıvrılmasının bitkilerin stomalarını kapatmamak için görev yapan bir mekanizma olmadığı. & Heldr. Afyonkarahisar mustafa_yildizus@yahoo. yaprak kıvrılması.edu. Çimlenme. kontrolde elde edilmiştir. Fakat diğer besin elementlerinden farkı. halofitlerin çimlenmesi. Bu araştırmada yaprak kıvrılması denemeleri için bir model bitki olarak öngörülen Ctenanthe setosa bitkisi kullanılarak. fotosentez SB 042 20/30°C) ve 12 saat fotoperiyot ve sürekli karanlıkta araştırılmıştır. Aykut SAĞLAM1. Test edilen tüm sıcaklıklarda. Mustafa KARGIOĞLU Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi. bu fikrin doğruluk derecesi incelenmiştir. üç dalgalı sıcaklık rejimi (10/20. Süleyman CENKÇİ. antioksidant enzim ve bileşikler. 100. bor’a hassas nohut hattı olduğunu. Cicer arietinum L. Çimlenme hızı. Rabiye TERZİ1. L. sıcaklıktaki bir artış ile artmış ve tuzluluktaki bir artma ile azalmıştır. Anahtar Kelimeler: Limonium iconicum. Biyoloji Bölümü. iconicum tohumlarının çimlenmesi L. magnezyum hidroksit. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ışık. Fen Fakültesi. Rize kadioglu@ktu. tuzluluk. 149 Türkiye Endemiği İki Halofit Türün. bitki yaş ağırlığındaki olumsuz etkilerin kalsiyum karbonat fazlalığı ile azaltılarak. 100 mM NaCl ve yukarısında genellikle %50’nin altında belirlenmiştir. 03200. TRABZON SB 041 Kuraklık Stresi Sırasındaki Yaprak Kıvrılması İle Stoma Davranışlarının Değerlendirilmesi Asım KADIOĞLU1. Türkiye SB 043 Cicer arietinum L.05). ortamın ışık yoğunluğu. Fatma Nil AZERİ . ( vd1-8 ) ve Cicer arietinum L. her iki türün ışıktaki tohum çimlenme yüzdesi karanlığa göre önemli düzeyde daha yüksek bulunmuştur (P < 0.1997). Bornova. Çimlenme. ( vd2-13 ) Nohut Hatlarında Bor ve Kalsiyum Karbonatın Etkileri Üzerine bir Çalışma Meliha GEMİCİ. Neslihan SARUHAN2. bor yokluğunda türlere ve bitki yaşına bağlı olarak çok çeşitli belirtilerin ortaya çıktığı özellikle apikal dominansinin kaybolarak bitkinin fazla dallanmasına neden olduğu savını desteklemektedir (Taiz&Zeiger 2002). Bor toprak tarafından dolaylı yoldan emilir. yaprağın ve toprağın su durumu. lilacinum (Plumbaginaceae). endemik. Bulgularımızda gövde boyunun artısı.tr Literatürde kuraklık stresi sırasında bitkilerin yapraklarını kıvırarak stomalarını kapatmadıkları şeklinde fikirler ileri sürülmüştür. 400 ve 500 mM NaCl]. Trabzon 2 Rize Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Topraktaki boru absorbe eden yüzeyler alüminyum ve demir oksitleri.com Bor bitkiler için önemli besin elementlerinden biridir. Zira kireçli topraklar bor absorbsiyonu için kalsiyum karbonat’ın önemli bir tespit edici rolü olduğu bilinmektedir (Goldberg ve Forster 1991). İzmir nilazeri@hotmail.com Türkiye endemikleri olan Limonium iconicum (Boiss. 200. Tohum Çimlenmesi Üzerine Tuzluluk. Biz de yaptığımız bu çalışmada. Nihal KUTLU1. fakat toprak solüsyonundaki bor aktivitesine bitkiler doğrudan cevap verir. Biyoloji Bölümü. Kuntze (Plumbaginaceae) ve Limonium lilacinum (Boiss. Fen Edebiyat Fakültesi. L. altı tuz konsantrasyonu [distile su kontrol (0). Biyoloji Bölümü. Çağlar ÖZALKAN.

Muğla akyuzk@mu. (Adaçayı) Türlerinin Korolojik Özellikleri Ferhat CELEP. kuru ağırlıkları belirlenip. 48170. perlit ortamında. The results also showed a difference between varieties of wheat in its sensitivity to the effect of the sunflower powder residues where the highest reduction percent of the variety (Um Rabee) compared to the variety (Abu-Ghareeb). Musa DOĞAN Orta Doğu Teknik Üniversitesi. Bu stres koşulları altındaki bitkilerin esteraz enzim aktivitelerindeki değişimler spektrofotometrik olarak saptanmış ve esteraz enzim profilleri de doğal poliakrilamid jel elektroferezi (Native-PAGE) yöntemiyle çıkarılmıştır. kalsiyum karbonat (CaCO3)’sız. borsuz. Biyoloji Bölümü. Ankara fcelep@metu. B ve Al 3B grubu elementleri arasında yer almakta olup. Mosul. esteraz. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. where reduction has happened in most of the studied characters. elongation. TRABZON Yaptığımız çalışmamızda bor ve kalsiyumun yukarıda anlatılan yokluğu ve toksisitesini gözlemlemek üzere. Bekir ÇÖL. Fen-Edebiyat Fakültesi. Belgin GÖÇMEN Muğla Üniversitesi. In germination and growth. bitkilerimizde kök. Cicer arietinum L SB 044 SB 045 Bor ve Alüminyum Stresi Altındaki Buğdaylarda (Triticum aestivum L) Esteraz Enzim Aktivitesi ve Bant Desenlerindeki Değişimler Eaylettin ÖZTÜRK. Hassan Department of Biology. Triticum aestivum. 3 ve 6 kat CaCO3 ve bunları birlikte içeren. Borun hormonlar üzerindeki bilinen etkilerini saptamak amacıyla da hormon analizleri yapılmıştır. (Adaçayı) cinsi Labiatae familyasının en büyük cinsi olup Dünya’da yaklaşık olarak 1000 türle temsil edilmektedir.tr Salvia L. bitkilerin gelişim süreci boyunca her basamakta yer alırlar. Hoagland besin solüsyonları ile fidelerimiz sulanarak yetiştirilmiş ve fideler belli süre sonunda hasat edilerek. Anahtar Kelimeler: Abiyotik stres. and maturity). Kötekli.com The study included Green house experiments to show the allelopathic effects which can be produced by the contamination of varieties of wheat seeds by sunflower powder (local and Syrian) in four growth stages (seedling. 3 ve 6 kat bor. Biyolojik Bilimler Bölümü. Kalsiyum karbonat. 06531.Mosul University. Wasan S.19. dünyanın pek çok kurak ve yarı kurak bölgesinde toksik dozda B içeren topraklar. fotosentetik aktivitesini saptamak amacı ile de klorofil analizleri yapılmıştır. üretimi sınırlayan önemli bir abiyotik stres faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. alüminyum (Al) toksisitesi). bor (B) toksisitesi. so the sunflower powder variety (Syrian ) was the less effective to the studied characters compared to the local variety Akdeniz ve Ege Bölgesinde Yetişen Endemik Salvia L. Alüminyum (Al) ise dünyanın yaklaşık % 40’ını kapsayan asidik topraklarda bitki büyüme ve gelişmesini engelleyen diğer önemli bir abiyotik stres faktörüdür. Iraq zohzohair_rahemo@yahoo. Ersin DOĞAÇ. Bu çalışmada Trakya.) çeşitlerimize toksik dozlarda B ve Al ayrı ayrı uygulanmıştır. farklı iki nohut hattı seçilerek (Cicer arietinum L. Dünya’da 7 farklı bölgede yoğun dağılım gösteren cinsin gen 150 . flowering. gövde boyları. results of statistical analysis has shown a difference in effects . Dünya B rezervlerinin % 63’üne sahip olan ülkemizde de B toksisitesi ciddi bir sorundur. Orta Anadolu ve Güney Anadolu Bölgelerimizde yaygın olarak kullanılmakta olan ekmeklik buğday (Triticum aestivum L. Biyoloji Bölümü. PAGE SB 046 Contamination Of Wheat Seeds With Dry Powder Of Sunflower and İts Affects On Germination and Growth Salah M. vd1-8 ve Cicer arietinum L vd2-13 ). Said Al-Tai. her ikisinin de toksik dozları karakteristik olarak bitki kök büyümesinin engellenmesi ile sonuçlanır.edu. Köksal KÜÇÜKAKYÜZ. Vatan TAŞKIN. yaş. Anahtar Kelimeler: Bor. Çankaya.tr Bor (B) bakımından fakir alanlar kadar yaygın olmamakla birlikte. College of Science .edu. Canlılarda önemli bir stres enzimi olan esterazlar.

dışındaki bütün diğer türlerin Aegilops seksiyonuna ait olduğu. Sonuç olarak bu cinse ait türlerin cins içi dağılımları tekrar değerlendirilmiş olup. Ülkemizde Akdeniz ve Ege Bölgesinde yaklaşık 55 türü bulunan Salvia cinsinin 30 kadar türü endemik’tir. Bu rakamlarla ülkemiz Florası’nda Centaurea L. Yapılan bilimsel çalışma sonucu. Poaceae familyası 151 . Flora USSR’da 111. Konu ile ilgili kaynaklar da incelenerek türlerin coğrafik yayılışları belirlenmiş ve yayılışları harita üzerinde gösterilmiştir. (Cynareae. toprak. Musa DOĞAN Orta Doğu Teknik Üniversitsi. yapılan detaylı istatistiksel analizlerin sonucunda bir fenetik ağaç çizilmiştir. çoğunluğu Avrasya. Türkiye’de Bulunan Aegilops L. Ülkemizde Cirsium cinsi 23’ü endemik olan 72 takson (58 tür) ve 3 hibrit ile temsil edilmektedir. farklı bilimsel alanlardaki uzmanlar için çok büyük önem taşımaktadır.19. Türkiye’de Aegilops L. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: koroloji SB 047 SB 048 Cirsium Mill. Cirsium. Necatibey Eğitim Fakültesi. Ankara. bu cins içerisindeki türlerde yeni bir seksiyonal sınıflandırılma hedeflenmiştir. cins içi sınıflandırma. TRABZON merkezinin Akdeniz havzası olduğu ileri sürülmektedir. (Poaceae) Taksonlarının Cins içi Sınıflandırılması Evren CABİ. cinsi. Bu çalışmada Akdeniz ve Ege bölgesinde yetişen endemik Salvia türlerinin dağılım alanları ve özellikleri açıklanmıştır. cinsine ait türlerin 5 farklı seksiyon içinde sınıflandırılabileceği gözlenmiştir. Bu endemik türler geniş yayılış gösterebildiği gibi habitat. Elde edilen fenetik ağaca göre Aegilops L. Flora Iranica’da 37. Ayrıca türlerin populasyonları gözlemlenmiştir. cinsi 15 tür ile temsil edilmektedir ve bu türler buğdayla olan yakın ilişkisi nedeniyle. Tuncay DİRMENCİ3 1 Balıkesir Üniversitesi. Suriye. Anahtar Kelimeler: Asteraceae. Turan ARABACI2. cinsinin.edu. Çin Florası’nda 50. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Aegilops L. Balıkesir 2 İnönü Üniversitesi. Malatya 3 Balıkesir Üniversitesi. Biyolojik Bilimler Bölümü. Tayvan’da 10 türü kayıtlıdır. anakaya. Bu türler 3 seksiyon altında toplanmıştır. Ayrıca 6 şüpheli kayıt bulunmaktadır.0 adlı istatistik programı yardımıyla nümerik taksonomik açıdan değerlendirilmiştir. Bu bağlamda gerçekleştirilen arazi çalışmalarında Türkiye türlerinin büyük çoğunluğuna ait örnekler toplanmıştır. buğday (Triticum L.’den sonra Asteraceae familyasının üçüncü büyük cinsini oluşturmaktadır. Avrupa Florası’nda 60. Türkiye ecabi@metu. Bu amaçla bu cinse ait türlerin 30 kadar morfolojik özellikleri dikkate alınıp gerekli ölçümler yapılarak oluşturulan veri tabanı MVSP 3. iklim ve yüksekliğe bağlı olarak lokal dağılımda gösterebilmektedir.Asteraceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı ve Türkiye’deki Durumu Bayram YILDIZ1. De Candolle. Cirsium cinsi ile ilgili çok yönlü araştırmalar devam etmektedir. Türkiye florasında bu cins kapsamında Ae. speltoides Tausch. Kuzey Amerika’da ise 80 kadar türü bilinmektedir. ve Hieracium L. coğrafik dağılım Salvia. Bu çalışma TUBİTAK-TBAG (106T167) tarafından desteklenmektedir. Akdeniz.tr Triticeae Dumort. Ege. Biyoloji Eğitimi Bölümü. Hindistan’da 7.. Ae speltoides Tausch türünün ise Sitopsis Jaub & Spach seksiyonun üyesi olduğu belirlenmiştir. Filistin ve Sina Florası’nda 14. en geniş gen havuzlarından birini oluşturmaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi..tr Cirsium Mill.edu. Balıkesir byildiz@balikesir. Kuzey ve Doğu Afrika ile Kuzey Amerika’da olmak üzere günümüzde yaklaşık 250 türü bulunmaktadır. Triticeae oymağı.) cinsinin en yakın akrabası olup gen aktarım çalışmalarında. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. oymağı içinde bulunan Aegilops L. Prodromus adlı eserinde cinsin 137 türü ilk kez 6 seksiyona ayırmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi.

Tarla Bitkileri Bölümü. S. Tuba ATALAY1. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. biyolojik. SEM SB 051 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. Ziraat Fakültesi. Tüylenme.tr Türkiye’de Salvia türlerinin 89 türü doğal olarak yetişmektedir.. 2 kışlık (Sazak 91 ve Yerli Kırmızı) ve 2 yazlık (Malazgirt 89 ve Sultan I) olmak üzere tescil edilmiş 4 mercimek çeşidi kullanıldı. Yaprak yüzeyindeki epidermis hücreleri yıldızsı tüy görünümünde kütikular kıvrımlara sahiptir. Biyoloji Bölümü. fruticosa Miller) Türkiye’de kültüre alınarak tarımsal. Fen Edebiyat Fakültesi. 42070 Kampüs. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bununla birlikte bugün bazı Salvia türlerinin America ve Kanada olmak üzere Avrupa ve pek çok ülkede kültürü yapılmaktadır. officinalis L. ve farmakognozik özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır Anahtar Kelimeler: Salvia. İncelenen örneklerin tamamı GAZI’da bulunmaktadır Anahtar Kelimeler: Astragalus. Eczacılık Fakültesi. 152 . Osmotik Potansiyel ve Şeker Düzeylerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Peyami BATTAL.19. İncelenen türlerin stoma hücrelerinin yüzeyinde kütikular kıvrımlar bulunurken. Biyoloji Bölümü. 06330. Eczacılık Fakültesi. 42070. Salvia türleri ve bu türlerden elde edilen uçucu yağlar baharatçılıkta. Uçucu yağların antiseptik. Mehmet Emre EREZ. ilaç sanayinde ve kozmetik ürünlerinde kullanılmaktadır.) Çeşitlerinde Prolin. kuraklığa maruz bırakılan yazlık ve kışlık mercimek çeşitlerindeki prolin. 06100. Farmakognozi Anabilim Dalı. Bitkilerin özelliklede endemik bitkilerin doğal alanlardan toplanması hem bitki neslinin devamlılığı hem de biyolojik zenginliğin bozulması bakımından büyük tehlike oluşturmaktadır. TRABZON SB 049 SB 050 Türkiye’de Kültüre Alınan Bazı Salvia Türlerinin Önemi ve Özellikleri Yüksel KAN1. Biyoloji Bölümü. Murat KARTAL3. Musa TÜRKER. Kampus. Ankara 4 Gazi Üniversitesi. Tüy hücrelerinin taban kısımları düz olup yukarıya doğru kütikular kıvrımlar bulunmaktadır. cinsine ait Dasyphyllium seksiyon üyeleri Türkiye’de 11.com Bu çalışmada. Bu çalışmada endemik ve ekonomik öneme sahip bazı Salvia türlerinin(S. Ankara ykan@selcuk. osmotik potansiyel ve şeker düzeylerindeki değişiklikler araştırıldı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. anticholinesterase. Murat ERMAN. Son yıllarda yeşil dalga akımı olarak adlandırılan bitkisel ürünlere dönüş Salvia gibi tıbbi bitkilere olan ilgiyi artırmıştır. Ülkemizde “Adaçayı” olarak bilinen Salvia türlerinin % 51’i endemiktir.edu. densifolius alttür ayashensis Aytaç & Ekim’in hücrelerinde tuberküler yapı gözlenmektedir. Salvia türlerinin Türkiye’de kültürü yapılmamaktadır. S. Teknikokullar. dünyada 17 taksonla temsil edilir. iç ve dış ticarette önemi giderek artmaktadır. Yaprak ve gövdelerinde bir hücreli basit tüy yapısına sahip seksiyon üyelerinin tüy ana eksenlerinde farklı sayılarda tüberküller bulunmaktadır.morfolojik. A. halophilaHedge. Ancak. antioxidant. İsmail ÇELİK. Konya 3 Ankara Üniversitesi. Lamiaceae. S. İsmet BERBER.Mor. Prolin seviyeleri spektrofotometrik. Bunun sonucu olarak ta salvia türlerinin kullanımı. albimaculata Hedge & Hub. ekolojik. İlkay ORHAN4 A. Ankara Astragalus L. sclarea L. 65080. Van pbattal@yahoo. Biyoloji Bölümü. Seksiyona ait Türkiye’deki endemik takson sayısı ise beştir. S. uçucu yağ. Faruk OĞUZ Yüzüncüyıl Üniversitesi. anticholinesteras ve antispazmadik özellikleri bitkinin tibbi değerini artırmaktadır. tıbbi bitki Türkiye’de Dağılış Gösteren Astragalus L. Ayrıca ekonomik de olmamaktadır. Kampus. Zekiye SULUDERE Gazi Üniversitesi. Songül BATIRAY1 1 Selçuk Üniversitesi. Ayrıca bazı Salvia türleri tohumları sabit yağları antioxidant özelliklere sahiptir. Farmakognozi Anabilim Dalı. osmotik potansiyel seviyeleri osmometrik yöntemle ve şeker seviyeleri yüksek performanslı sıvı kromatografisi yöntemiyle belirlendi. Yavuz BAĞCI2. artan talebi karşılayabilmek için adaçayı türleri doğal floradan bilinçsiz şekilde toplanmaktadır. cinsine ait Dasyphyllium Bunge Seksiyonu Üyelerinin Elektron Mikroskobu ile Yaprak Tüylerinin İncelenmesi Zeki AYTAÇ. Ülkemizdeki taksonların tamamının yaprak tüylenmeleri SEM ile incelenmiştir. Bu amaçla. Türkiye. Dasyphyllium.

00 µg/g TA) gözlenmiştir Çiçeklenme döneminde yazlık Sultan I çeşidinde fruktoz.07 µg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen Yerli Kırmızı (220. glukoz.81 ve 283. Yazlık Sultan I ve Malazgirt 89 çeşitlerinde çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde en yüksek prolin seviyeleri sırasıyla iki ay ara ile su verilen bitkilerde (260. En yüksek Prolin seviyeleri Kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinin çiçeklenme döneminde hiç su verilmeyen bitkilerde (sırasıyla 280. Yerli Kırmızı çeşidinde sırasıyla hiç su verilmeyen (5. Erzurum Atatürk Üniversitesi.. 2. Biyoloji Bölümü. günlerde kesilmişlerdir. 2. dört hafta ara ile su verilen (3. dört hafta (3. buz nükleasyon aktivitesi.84 mg/g TA) ve hiç su verilmeyen (0.80 mg/g TA). Malazgirt 89 sırasıyla hiç su verilmeyen (4. Bayburt oatici@atauni. Anahtar Kelimeler: osmotik potansiyel SB 052 Kuraklık. Soğuğa Hassas Arpanın Soğuğa Tolerans Cevabında Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü Ökkeş ATICI1.22 mg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen (0.50 mg/g TA) bitkilerinde en yüksek düzeye çıkmıştır.01 µg/g TA).52 mg/g TA) bitkilerinde belirlenmiştir.85 mg/g TA). soğuğa toleransın belirlenmesinde önemli kriterlerden olan donma hasarı ve buz nükleasyon aktivite deneyleri yapılmıştır. üç hafta ara ile su verilen (3. hiç su verilmeyen (2. Salih MUTLU1. bakla bağlama döneminde dört hafta ara ile su verilen Sazak 91 (310. Ömer KARADAĞOĞLU2. iki ay ara ile su verilen (3. iki ay ara ile su verilen (10. hiç su verilmeyen (4. Kesilen bu yaprakların bir kısmında. Esen TAŞGIN3. 198. Biyoloji Bölümü.36 ve 219.01. Akhisar) soğuğa tolerans kazanmasında salisilik asidin (SA) etkisi ve bu etkinin süresi incelenmiştir. glukoz. ve 31.08 mg/g TA). glukoz. TRABZON En düşük osmotik potansiyel değerleri çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde hiç su verilmeyen kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla -1.90 mg/g TA).5 ve 1 mM) SA uygulanmıştır.1. Eğitim Fakültesi.68 mg/g TA) bitkilerinde. Anahtar Kelimeler: Arpa. Sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (5.80 mg/g TA) ve bir hafta ara ile su verilen (0.96 mg/g TA) ve iki hafta ara ile su verilen (0. 0.1 mM SA’nın % donma hasarını düşürerek ve buz nükleasyon aktivitesini yükselterek arpanın soğuğa toleransını artırmada etkili olduğu ve bu etkinin uzun süreli de olduğu gözlenmiştir. Glukoz.076 mg/g TA).15 µg/g TA) çeşitlerinde belirlenmiştir. glukoz.94 mg/g TA) bitkilerinde tespit edilmiştir.19 mg/g TA).50 mg/g TA). iki hafta (5.44. 2.01 ve 0. Fen-Edebiyat Fakültesi. iki ay (5. 17. 24. Bakla bağlama döneminde Sultan I çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz. Fen Bilgisi Bölümü. 0. 0. üç hafta (4.tr Bu çalışmada. Kışlık çeşitlerden Sazak I de en yüksek fruktoz.89. sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (6. salisilik asit.. üç hafta (3. iki ay ara ile (sırasıyla 2. Yerli Kırmızı çeşidinde en yüksek fruktoz. Yaprakların diğer kısmından elde edilen apoplastik (ekstraselular) proteinlerin suyun donma noktasını geciktirme derecesi olan buz nükleasyon aktiviteleri belirlenmiştir. sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay ara ile (5. sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (4. günde 4 farklı konsantrasyonda (0.56 mg/g TA).85 MPa olarak tespit edilmiştir.50 mg/g TA). Bunun için. bir hafta (8.edu. Sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay (4. Kimya Bölümü. Yaprak kesiminden 3 gün önce soğuk şartlara (5/3°C) transfer edilen SA’lı ve SA’sız bitki yaprakları 10. % donma hasarları -1 ile -16°C arasında elektrik kondüktivite ölçülerek belirlenmiştir.91 ve -2.06 mg/g TA). Barbaros NALBANTOĞLU2 1 Atatürk Üniversitesi. donma hasarı.92 MPa. En düşük osmotik potansiyel çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde Yazlık Sultan I ve Malazgirt 89 çeşitlerin hiç su verilmeyen bitkilerinde (sırasıyla -1. -1. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. 170. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.80 mg/g TA).83 MPa) belirlenmiştir.41.26.86 mg/g TA).96 mg/g TA) bitkilerde.36. Malazgirt 89 çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz.50 mg/g TA) ve iki hafta ara ile su verilen (0.19. soğuğa hassas arpanın (Hordeum vulgare cv. bir hafta ara ile su verilen (4.69 mg/g TA).76.96 mg/g TA) bitkilerinde. düşük sıcaklık stresi 153 .15 mg/g TA).22 mg/g TA). üç haftada ara ile su verilen (3.96 mg/g TA) bitkilerde belirlenmiştir. sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay ara ile su verilen (7. şekerler.09 mg/g TA) ve üç hafta ara ile su verilen (0.92 mg/g TA) ve hiç su verilmeyen (0. Fen-Edebiyat Fakültesi.95 ve -2. 0. prolin.54 mg/g TA). Normal şartlarda (22/18°C) ekilen ve büyütülen arpanın yapraklarına 7. Sazak 91 çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz.86 MPa ve -1. glukoz.

Yeni sentezlenen ve/veya kaybolan.19. MDA. Ancak bu etki çeşitlerde PSII aktivitesini durduracak düzeyde olmamıştır. durum’un Termal Toleranslı ve Termal Duyarlı Çeşitlerinin Yapraklarında Sıcaklık Şoku Proteinleri Mustafa YILDIZ. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Buğday çeşitlerinin yaprak dokularında bolluk ve çeşitlilik gösteren ve termal toleransın kazanılmasında önemli rol oynayan kSŞP’ler tek bir protein grubu olarak belirlenmiştir.) çeşitleri 154 . çeşitlerin karanlıkla adapte edilmiş yapraklarındaki potansiyel fotokimyasal etkinliğini (FV/FM).0 kDa) ve genellikle asidik (pI 4. kuraklığın membranlar üzerindeki etkileri ise lipid peroksidasyonunun son ürünü olan malondialdehit (MDA) analizi ile araştırılmıştır. gelişme ve verimi kısıtlayan en önemli abiyotik stres faktörlerinden biridir. Artan kuraklık stresine bağlı olarak her iki çeşidin membranlarında da oluşan MDA içeriğindeki artış oksidatif hasarın bir göstergesidir. maksimum fluoresans (FM) ve minimum fluoresansta (FO) meydana gelen değişikliklere bağlı olarak azaltmıştır. APX ve GR) aktiviteleri nohut çeşitlerinde kuraklık uygulamaları ile genel olarak artış göstermiş. toprak kültüründe yetiştirilen 20 günlük iki nohut çeşidi (Gökçe ve Canıtez) sulama yapılmaksızın 0 (kontrol).9) karakterde belirlenmiştir. 16. toleranslı. ancak çeşitler arasında enzim davranışları bakımından belirgin farklılıklar ortaya çıkmıştır. Bitkilerde oksidatif hasara karşı oluşturulan savunma sistemlerinden biri olan antioksidan enzim (SOD. Yasemin EKMEKÇİ Hacettepe Üniversitesi. Araştırmada. cv. duyarlı. Klorofil a fluoresansı sonuçları. TRABZON SB 053 SB 054 Triticum aestivum ve T.1-24. Biyoloji Bölümü. Ege-88. Ankara-98. bitkilerde büyüme. Dört çeşidin sıcaklık stresi cevapları mukayese edilmiştir: 31 proteinin 22’si yeni sentez edilmiş DMA’lı sıcaklık şoku proteinleri (DMA SŞP’ler = küçük SŞP’ler) olarak belirlenmiştir. Triticum durum. Anahtar Kelimeler: Triticum aestivum. Kuraklık uygulamaları sonunda. Hakan TERZİ Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 03200 Afyonkarahisar mustafa_yildizus@yahoo. termal-toleranslı çeşitler. düşük moleküler ağırlıkta (DMA. nohut (Cicer arietinum L.tr Kuraklık.com Yüksek sıcaklığa farklı duyarlılık gösteren ekmeklik (Triticum aestivum cv.) çeşidinin fotokimyasal aktiviteleri üzerindeki fizyolojik etkilerini ortaya koymak ve kuraklık stresinden kaynaklanan oksidatif hasarın giderilmesinde antioksidan enzim aktivitelerinin rolünü belirlemektir. Ayrıca. miktarında azalma veya artma meydana gelen proteinlerin tümü. şiddetli kuraklıkta Gökçe çeşidinin Canıtez’e göre daha az etkilendiğini göstermiştir. şiddetli kuraklığı izleyen yeniden sulama uygulamasının.86. FV/FM oranlarındaki azalma. kuraklık stresi. Bu araştırmanın amacı. genom AB) buğday çeşitlerinin ilk yaprak dokularından ekstrakte edilen çözünebilir proteinler üzerine yüksek sıcaklık stresinin etkisi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. genom ABD) ve makarnalık (Triticum durum cv. artan kuraklık stresinin PSII’nin fotooksidasyonuna neden olduğunu göstermiştir. termal toleranslı çeşitlerdeki kSŞP’lerin sayısının termal duyarlı olanlardan daha yüksek olduğu saptanmıştır. kuraklık stresinin iki nohut (Cicer arietinum L. nohut çeşitlerinde. Bu kSŞP’lerin sayısı aynı genoma sahip olan çeşitlerde farklı bulunmuştur. Kuraklık stresi. toleranslı. Ancak. 06800. jellerin değerlendirilmesi ile termal toleranslı ve termal duyarlı buğday çeşitlerinin yaprak dokularında yüksek sıcaklık stresinin bir sonucu olarak farklı ifade edilen 31 protein belirlenmiştir. duyarlı. kuraklıkla indüklenen fotoinhibisyon klorofil a fluoresansı ölçümü. POD. Gönen-98. Uyum (37°C) sıcaklık uygulamasında sentez edilen kSŞP’lerin çoğu 37°C+50°C uygulamasında da belirlenmiştir. iki-yönlü jel elektroforez yöntemi kullanılarak incelenmiştir. 5 ve 7 günlük kuraklık periyoduna maruz bırakılmıştır. her iki çeşitte de fotokimyasal etkinliği kontrol seviyesine kadar iyileştirdiği belirlenmiştir. klorofil a fluoresansı. cv. Beytepe/ANKARA tugcek@hacettepe. küçük sıcaklık şoku proteinleri Kuraklıkla İndüklenen Oksidatif Stresin Nohut Çeşitlerinin Fotokimyasal ve Antioksidan Aktiviteleri Üzerine Etkisi Tuğçe KALEFETOĞLU. Kontrole (25°C) göre uyum (37°C) ve uyum + yüksek sıcaklık şoku (37°C+50°C) uygulamalarında. Cumhuriyet-75. Bazı kSŞP’lerin çeşide özgü olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Antioksidan enzimler. termal-duyarlı çeşitler.edu. 3.

A. IUCN tarafından belirlenen tehdit kategorilerine göre taksonlardan bazılarının tehlike sınıfları yeniden belirlenmiş ve bunların korunması için bazı önerilerde bulunulmuştur. (Kaz ayağı). TRABZON SB 055 SB 056 Farklı Tuz Konsantrasyonlarına Maruz Bırakılan Bazı Halofit Bitkilerde (Salicornia europaea L. gövde ve yaprak uzunlukları ile yüzde yaş-kuru ağırlık oranları belirlendi.tr 1 Türkiye’de yetişen Limonium cinsine ait taksonlarla ilgili ilk revizyon çalışması Türkiye Florasının 7. Ancak obligat halofit olan S. 400 mM. Yapraklardan alınan kesitlerde stoma sayıları ve stoma büyüklükleri tespit edildi. Peyami BATTAL.com Pinus pinea L. Ankara 2 ODTÜ. A. revizyon. S. Limonium. Diğer hormonların ise düşük değerler gösterdiği gözlendi.. klorofil a ve b. 200 mM.) Meydana Gelen Fizyolojik Parametrelerin Araştırılması Mehmet Emre EREZ. yağ asidi ve hormon miktarları yüksek performanslı sıvı kromotografisi ile. Kampus. Tuz stresinde ABA seviyesi azalmıştır. Şeker ve yağ asidi seviyelerinin ise tuz seviyelerine göre değiştiği saptandı. Puccinellia distans ( Jacq.edu. ABA(Absisik asit). yaprak uzunlukları ve yaş-kuru ağırlık üzerinde tuzun değişik etkilere sahip olduğu belirlendi. Bitkilerde şeker. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 800 mM) yetiştirildi. Biyoloji Bölümü . 06531. europaea’da ise açık olduğu tespit edildi. prolin. Anahtar Kelimeler: Plumbaginaceae. 600 mM. Anahtar Kelimeler: Tuz stresi. 2002-2005 yılları arasında gerçekleştirilen ve TÜBİTAK tarafından üç yıl süre ile desteklenen bu araştırma projesi sonunda. bu cinsin Türkiye’de 24 tür olmak üzere toplam 27 takson içerdiği ve bunlardan 14 tanesinin ( %52) endemik olduğu belirlenmiştir. Muğla ofvarol61@hotmail. Kök. olivieri ve P. Beytepe. Türkiye SB 057 Bergama-Kozak (İzmir) Yaylasındaki Pinus pinea L. Daha sonraki yıllarda yapılan çalışmaların derlendiği Türkiye Florasının 10. Ormanlarının Floristik Özellikleri Ömer VAROL. klorofil ve karotenoid değerlerinin ise tuz seviyesine göre değiştiği fark edildi. Bu tebliğde ülkemizde yayılış gösteren Limonium cinsine ait taksonların ekolojik ve fitocoğrafik özelliklerine değinilmiştir. Van 65080 emreerez@hotmail. yağ asidi HPLC. İclal DURDU Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Bu çalışmada Türkiye’nin Ege bölgesinde bulunan Kozak yaylasında doğal yayılış gösteren fıstık çamı ormanlarının floristik 155 . Fen Edebiyat Fakültesi. Çalışma sonucunda morfolojik gelişmenin tuz konsantrasyonundan olumsuz olarak etkilendiği görüldü. Prolin.Zafer TEL Muğla Üniversitesi.) Parl. Puccinellia distans (Jacq. Analizler sonucunda tuz stresinden her bir bitkinin değişik oranlarda etkilendikleri ve tuz stresine karşı değişik tepkiler verdikleri belirlendi. karotenoid ve prolin seviyeleri spektrofotometre ile belirlendi. 06800. europaea’nın 200 ve 400 mM tuz uygulamasının diğer gruplara göre daha toleranslı olduğu gözlendi. Musa DOĞAN2 Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Kötekli. Her üç bitkide de Stoma sayıları ve büyüklükleri üzerine tuzun önemli bir etkisi görülmezken. cildinde ilk kez hazırlanmış ve bu cinsin 17 tür olmak üzere toplam 18 takson içerdiği belirlenmiştir. gövde. Ankara agalip@hacettepe. Ayrıca cinse ait taksonların yetiştiği çeşitli ekosistemlerde sürdürülebilirliğinin sağlanması ve koruma biyolojisine katkıda bulunmak amacıyla. Biyoloji Bölümü. Tuz uygulamasına bağlı olarak bitkilerin su seviyelerini belirli düzeyde tutmak için osmotik potansiyellerini düşürdükleri görüldü.) Parl. Fıstık çamının dünyadaki yayılış alanları onun Akdeniz havzasına lokalize olmuş bir tür olduğuna işaret etmektedir. (Çorak çim) ve Salicornia europaea L. Türkiye’deki Limonium miller (Plumbaginaceae) Cinsi İle İlgili Revizyon Çalışmaları Galip AKAYDIN1. OFMA Bölümü. Ayrıca bitkilerin morfolojik gelişimleri takip edilerek kök.com Bu çalışmada Atriplex olivieri Moq. Fen-Edebiyat Fakültesi. ve Atriplex olivieri Moq. distans’ta gündüz saatlerinde stomaların kapalı. cildinde ise bu cinse ilişkin olarak 2 türün daha ülkemizde yetiştiği saptanmış ve buna göre Limonium cinsinin ülkemizde toplam 19 tür ve 20 takson içerdiği belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. (Deniz börülcesi) bitkileri farklı tuz konsantrasyonlarında (Kontrol.(fıstık çamı) ormanları dünyada geniş bir yayılışa sahip değildir.19. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü.

bu kararı gerektiren önemli morfolojik ve karyolojik farkların bulunduğu araştırmalarımızda ortaya çıkmaktadır. ) A. yaprak sapı.649 mikrondur. drummondii ise kendisine en yakın tür olan P.36).edu.Kop. Biyoloji Bölümü.kenarı. yeni kare. beccabunga’nın ortalama kromozom uzunluğu 2. beccabunga subsp. kenar hücrelerin ince uzun ve çıkıntılı oluşu ile ayrılmaktadır. Ayrıca Avrupa’da bulunmayan Tortula thianschanica’nın ilk kayıtları Orta Asya’dan verilmiş olup bu çalışmayla türün GüneyBatı Asya yönelik ilk dağılımı da belirlenmiş olmaktadır.500 bryofit örneğinden oluşan Türkiye karayosunları koleksiyonu (S) üzerinde şimdiye kadar yaptığımız çalışmalar sonucunda. İran-Turan elementleri 1 (%0. çok daha ayrıntılı ve dikkatli şekilde incelenerek diğer alt türlerin özellikleri ile karşılaştırıldığında. Oysa ( F 1001) populasyonunda ise ortalama kromozom uzunluğu 1.Yine karyolojik özelliklerden ortalama ve toplam kromozom uzunlukları konusunda da sözü edilen populasyon örneklerinin (F1001) .10’dür. Pinus pinea. beccabunga’da 0. Fen-Edebiyat Fakültesi. -subsp. Hagen’un kayıtları bu çalışmayla verilmektedir. Çalışma alanında 44 familyaya ait 166 cins ve 274 tür tespit edilmiştir. Muhammet ÖREN Zonguldak Karaelmas Üniversitesi.036 mikrondur. P.. coruscum’da kendisine en çok benzeyen B. orta hücrelerin geçiş bölgesindeki.19. floristik kompozisyon. 67100 İncivez. 17020. SB 058 SB 059 Veronica beccabunga L. cuspidatum (Hedw. Avrupa–Sibirya elementleri 14 (%5. Şöyle ki: -Subsp.8 mm olup. büyüklüğü.21). Terzioğlu Yerleşkesi. sayı ve oranları aşağıdaki gibidir: Akdeniz elementleri 91 (%33. beccabunga’da kapsül yuvarlak hafif emarginat. Zonguldak uyar. stilus uzunluğu.Jelen. Türkiye ve Güney-Batı Asya Karayosunları Florası için yeni olan Tortula thianschanica Broth. abscondita’da eliptik oval. Ayrıca (F1001) örnekleri ile diğer 2 alt tür örnekleri arasında kapsül şekli ve boyutları.555 mikron.Kop. Biyoloji Bölümü. . muscosa’ya daha önce 2000 yılında dahil edilmiş olan ve Van ili çevresinden toplanmış bulunan bazı populasyon örneklerinin (özellikle “F 1001” nolu örnek) esasen adı geçen alt türe dahil edilmeyip ayrı ve yeni bir alt tür veya tür olarak sınıflandırılması gerektiği daha ayrıntılı incelemelerden anlaşılmıştır. -subsp. Bu çalışmada bu üç önemli yeni kaydın makroskobik ve mikroskobik fotoğraflarıyla birlikte türlerin ayrıntılı özellikleri ve Dünya dağılımları verilmiştir.) Loeske’dan bitkinin oldukça küçük (2-3 mm) ve yaprak tabanıyla.tr Bu bildiride Veronica beccabunga’nın alt türlerinden biri olan V. Plagiomnium drummondii (Bruch & Schimp. Benzer farklar toplam kromozom uzunlukları olarak da vardır ve korelasyon göstermektedir. Güney-batı Asya. Ayrıca bu çalışmada 20 takson B1 karesi için yeni kayıt olarak tespit edilmiştir. İzmir. Anahtar Kelimeler: karayosunu. Fen Edebiyat Fakültesi. Burada ilk iki alt türe ait ortalama kromozom uzunluklarının birbirine yakın olmasına rağmen ( 0. muscosa’ya dahil edilmiş olan ve ayrı alt tür olması gerektiğini ileri sürdüğümüz populasyon örneklerinin – subsp. beccabunga ile farkı 0.. thianschanica yaprak enine kesitleri yönünden kendisine çok benzer olan Syntrichia papillosissima (Copp. salebrosum’u andırır şekilde sarımsı yeşil renkli oluşu ile ayrılmaktadır. muscosa sanılmış olan ( F 1001 ) populasyonunda ise uçta 156 Türkiye ve Güney Batı Asya Karayosunları Florası İçin Üç Yeni Karayosunu Kaydı Güray UYAR. albicans türünden yapraklarının daha fazla katlanmalı oluşu ve bitkinin genel görünümünün ilk bakışta B. ve Brachythecium coruscum I. olgun pedisellerin çiçek durumu ana ekseni ile arasındaki açılarda da farklar mevcuttur. Çanakkale avniozturk@comu.com Elsa Nyholm tarafından 1968-1982 yılları arasında Türkiye’den toplanmış yaklaşık 5. Biyoloji Bölümü. birinci alt türün 4. Türkiye. -subsp. Örneğin Tohum uzunluğu –subsp. yeni kayıt.J. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Endemik bitki sayısı 14 ve endemizm oranı da %5. – Subsp.) T. flora. TRABZON özellikleri incelenmiştir.6 mm olduğu halde ayrı ve yeni bir takson olması gerektiğini öngördüğümüz populasyon örneklerinde tohum uzunluğu 1.10). B. abscondita’nın otalama kromozom uzunluğu 2. Nitekim söz konusu populasyon örnekleri. -beccabunga ve –muscosa alt türlerinden önemli ölçüde daha kısa olduğu görülmektedir. ikinci alt türün ise 3 katı olan bir uzunluğa sahip bulunmaktadır.4 mm. 1971)]‘ya Dahil Edilmiş Olan Bazı Populasyon Örneklerinin Ayrı ve Yeni Bir Takson Olarak Sınıflandırılması ve Nedenleri Avni ÖZTÜRK Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi.J. -subsp. Örneğin -subsp.230 mikron fark) .5 katı. abscondita ile farkı ise 0.666 mikrondur. subsp. subsp.guray@gmail. Türlerin fitocoğrafik bölgelere göre dağılışları.) T. -abscondita. abscondita’da 0.’dan yapraklarının daha geniş ve yaprak kenar dişlerinin daha belirgin oluşu ile. Anahtar Kelimeler: Fıstık çamı. muscosa [( Korsh. T.711 mikrondur.

bitki genom haritalanması.tr Bu çalışmada. Bu markörlerin gelecekte genetik ve bitki ıslahı çalışmalarında her iki türde de başarıyla kullanılabileceği saptanmıştır. Hvole. muscosa’nın asıl yayılış alanı Afganistan. pseudochlorantha’nın varyetesi olarak oluşturulması ile tür sayısı beşten dörde indirgenmiş. pseudochlorantha Ehrend. SB 060 olmadığı görülerek sıraları yeniden belirlenmiş. SCSSR7759. brevifolia. Tarla Bitkileri Bölümü. polen ve tohumlar taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile incelenerek fotoğraflanmıştır. antalyensis Ehrend. ve A. apiculata türlerinde kromozom sayısı 2n = 22 olarak tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Kemal YILDIZ Celal Bayar Üniversitesi. Xgwm765) mikrosatellit primerlerinin iki buğday (Selçuklu-97.. Türlerin Türkiye’deki yayılışları belirlenerek GPS verileri ile bu noktalar kayıt altına alınmıştır. kodominant kalıtım özelliği göstermeleri. brevifolia Vent. yüksek bilgi içeriğine sahip olmaları ve PZR ile kolayca saptanabilmeleri gibi özellikleri nedeniyle son yıllarda en çok tercih edilen DNA belirleyicilerinin başında mikrosatelit (SSR) markörleri gelmektedir. edremitense” veya “Veronica edremitense” adı ile yeni bir alt tür veya tür olarak adlandırılmasının uygun olacağı kanısındayız. Bezostaja-1) ve iki arpa (Steptoe. Çalışmamızda yer alan türlere ait bazı fitokimyasal içeriklerin analizleri yapılarak elde edilen veriler taksonomik değerlendirmelere yardımcı olarak kullanılmıştır. Çalışma ile türlerin. Her iki türe ait primerlerin transfer edilebilme oranları % 80 olarak hesaplanmıştır.com Moleküler DNA belirleyicileri son yıllarda kuramsal ve uygulamalı genetik çalışmalarda. cinsinin Thlipthisa seksiyonunun Türkiye’de yayılışı bulunan taksonların (A. sitolojik. A. purpurea subsp. Pakistan ve kısmen de Türkmenistan ve İran’ da bulunmaktadır. Rahime GÜNDÜZ Gaziosmanpaşa Üniversitesi. filogenetik analizler.) Ehrend. Hvm40. apiculata (Sm. 4/5 oranında endemik olan Thlipthisa seksiyonunda yer alan taksonların IUCN kriterlerine göre tehlike kriterleri yeniden belirlenmiştir. Xgwm374. A. Gbms50) ve buğday (Stm560. türlere özgü olan genel toprak özellikleri ortaya konmuştur.&Heldr. tür teşhis anahtarı yeni bilgilere göre güncellenmiş ve değiştirilmiştir.) Ehrend. Ziraat Fakültesi. beccabunga subsp.19. -Subsp. serotina (Boiss. 157 Türkiye’de Yayılış Gösteren Asperula L. açıklama ve yorumlar getirilmiş. Seksiyonda yer alan türlerin yetiştiği toprak özellikleri araştırılarak. ayrıca türlerin yayılışına ve yaşayışına etki eden bir böcek cinsi tespit edilmiş ve teşhisi yapılmıştır. palinolojik. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. genetik teşhis. Nejdet KANDEMİR. Asperula L. bitki ve hayvan türlerinde çok çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. Fen Edebiyat Fakültesi. Yine coğrafik yayılış alanı olarak Van (Türkiye) da yetişen F 1001 populasyonu. Morex) çeşidinde kullanım olanakları araştırılmıştır. Sitolojik incelemeler ile 5 taksondan 4’ünün kromozom sayıları belirlenmiş olup A. Yaptığımız çalışma sonucunda.minareci@bayar. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre mikrosatelit markörlerinin arpa ve buğday türleri arasında transfer edilebilir olduğu belirlenmiştir. Tokat ahmety55@gmail. Manisa ersin. TRABZON daralan yuvarlakça (damla şeklinde)’dır.edu. Bu çalışmada polimorfik oldukları bilinen beşer arpa (Bmag110. purpurea subsp. antalyensis’in A. SB 061 Mikrosatelit DNA Belirleyicilerinin Tahıllarda Türler Arası Kullanım Olanakları Ahmet YILDIRIM. tür örneklerine ait detaylı çizim ve fotoğraflar eklenmiş. Xgwm513. fitokimyasal çalışmalar ile toprak analizlerinin desteğinde revizyonu yapılmıştır. Mikrosatelitler bitkilerde genetik materyalin karakterizasyonu.) morfolojik. Arpa ve buğdaydan elde edilen Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PZR) ürünlerinin allel büyüklükleri karşılaştırılmıştır. Seksiyonunun Revizyonu Ersin MİNARECİ. Moleküler Biyoteknoloji Laboratuvarı. muscosa’dan ayrılmaktadır. türlerin sistematik sırasının uygun . -subsp. Bu nedenle bir tahıl türü için geliştirilen markörlerin bir diğer türde de kullanılabilmesi oldukça önemli ve değerlidir. Stm578.. Türlerin “dar yayılışa sahip endemik” oluşlarına ilişkin. antalyensis ve A. Lokusa özgü olmaları. Oysa ki her üç alt türün de saçak kök sistemi vardır. Çalışma sonunda. 45140. pseudochlorantha. (Rubiaceae) Cinsi Thlipthisa (Griseb. Tuğba ESERKAYA. Özlem ATEŞ SÖNMEZOĞLU. belirleyici yardımıyla ıslah ve gen klonlama araştırmalarında yaygın bir biçimde kullanılmaktadırlar. Yukarıda büyük çoğunluğu açıklanan nedenlerle ve en tipik örnekleri Van’ın Edremit ilçesinden toplanmış olduğu için adı geçen populasyon örneklerinin “ V. sadece Türkiye Florası’nda yer alan deskripsiyonları genişletilmiş. Muradiye. Biyoloji Bölümü.. A. A. A.) Ehrend. Hatta (F1001) örneğinde zayıf kazık kök sistemi de vardır. SSR markörlerinin geliştirilmesi oldukça zaman alıcı ve pahalı bir işlemdir. A.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 9000 Gent. Anahtar Kelimeler: Stres.com Bitkilerde meydana gelen dinamik metabolik olayları anlamak için sağlam ve fonksiyon gören sistemler içerisindeki parametreleri analiz edecek yöntemlere ihtiyaç vardır. Dominique Van Der STRAETEN 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. hipokotil veya filamingo gagası tipi explantının daha fazla (ort. Zeatin+IAA. Bu ihtiyaç. gelişmekte olan 6-8 haftalık yaprak. bitkilerin biyotik ve abiyotik streslere verdikleri cevabın değerlendirilmesi ve yakın gelecekte bitkilerin korunması konularında üstlenecekleri roller ele alınmıştır. Ekrem GÜREL1 1 Abant İzzet Baysal Üniversitesi. B5 veya LS ortamının MS. Laury CHAERLE2. kolaylıkla tekrar edilebilecek. canlı dokularında hasara yol açmayan. görüntüleme. In vitro koşullarda çimlendirilen tohumlardan elde edilen steril fidelerin en fazla 10 günlük kotiledon. Atalay SÖKMEN3. PZR. görüntüleme tekniklerinden ikisi olan klorofil flüoresans ve termal görüntüleme sistemlerinin. mikroçoğaltım Bitki Araştırmalarında Termal ve Klorofil Flüoresans Görüntüleme Tekniklerinin Kullanımı Aykut SAĞLAM1. TDZ ve IAA içeren farklı hazır besi ortamlarının rejenerasyona etkisi incelendiğinde.com Bu çalısmada. arpa. büyüme ucu ve hipokotilin büyüme ucuyla birlesim yerinden ayırarak hazırlanan filamingo gagası tipi eksplatı ve son olarak kök explantları. buğday SB 062 SB 063 Türkiye’nin Endemik Tıbbi Bitkilerinden Digitalis davisiana L. klorofil flüoresans 158 . doğal koşullara alıştırılma işlemine tabi tutulacaklardır. Fen Edebiyat Fakültesi.’nin in vitro Rejenerasyonu Tuğba AYDIN1. doku kültürü. hipokotil. 6. TRABZON Anahtar Kelimeler: Mikrosatelit. digitoksin. Moleküler Genetik Bölümü.’nin (Scrophloriacea). IBA veya NAA) içeren veya hormonsuz ortamlarda kültüre alınmış olup. Bu çalışmada. Ayrıca. KIN+IAA. adventif sürgün oluşumu yoluyla in vitro rejenerasyonu ilk defa tanımlanmıştır. Kimya Bölümü. Köklendirme işlemini takiben. Rejenerasyona etki eden faktörler arasında TDZ ve IAA’ın kullanılan diğer (TDZ+IBA. Fen Edebiyat Fakültesi. Arzu UÇAR TÜRKER1. Elde edilen adventif sürgünlerin köklendirme çalışmaları. kök veya gövde eksplantları ile karşılaştırıldığında. Buhara YÜCESAN1. BA+IBA) büyüme düzenleyicilerine nazaran çok daha etkili olduğu gözlenmiştir. kısa zamanda yüksek doğrulukta bilgi sağlayabilecek ve çok sayıda örnekle aynı anda çalışmaya imkan tanıyacak yöntemlere gereksinim duyulmuştur. 61080 Trabzon 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. SH veya CP ortamlarına göre daya başarılı rejenerasyon verdiği gözlenmiştir. rejenerantlar saksılara aktarılarak. halen devam etmektedir. ayni zamanda önemli bir tıbbi bitki konumundadır. 61080 Trabzon 2 Gent Üniversitesi. kalp aritmilerini düzenleyici işlevi olan digoksin. Anahtar Kelimeler: Digitalis sp. bitkilerde herhangi bir zarara yol açmadan bilgi sağlamayı amaçlayan yöntemler olarak karşımıza çıkmaktadır. çeşitli oksin (IAA. termal görüntü. 61080 Trabzon ibuhara@yahoo. yurdumuzda doğal olarak yetişen ve endemik bir yüksükotu türü olan Digitalis davisiana L. Biyoloji Bölümü. Bu doğrultuda. Fen Edebiyat Fakültesi. Fen Fakültesi. Bu bitki.19. Biyoloji Bölümü. Münevver SÖKMEN2. Belçika aykut_saglam@yahoo. Görüntüleme teknikleri. görüntüleme tekniklerinin geliştirilmesine yol açmıştır. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. SSR. MSSM. 14280 Bolu 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. İsmail EKER1..0 sürgün/eksplant) sürgün oluşturduğu gözlenmiştir. gitoksigenin gibi etkin kalp glikozitleri içerdiğinden. Fen-Edebiyat Fakültesi. Hormon Sinyali ve BiyoGörüntüleme Birimi.

Bununla birlikte. Fazıl DÜŞÜNCELİ5. son zamanlarda yapılan çalışmalar B-transporter proteinlerinin B-toksitesi koşullarında da önemli olduğunu göstermiştir. bitki dokularında düşük oranda B birikimi ile paralellik göstermekte. Bu çalışmada. 41470.10. bitkilerde B noksanlığı. Eskişehir yolu. 26001. B-noksan topraklarda yetişen bitkilerde sterilite artmakta. Vezneciler. Marmara Araştırma Merkezi. Ayşen YUMURTACI 1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bitkilerde B toksitesi SB 065 Buğday (Triticum aestivum L. yüksek B içeren topraklarda da bitkisel üretimde ciddi düşüşler yaşanmaktadır. Biyoloji Bölümü. Muallimköy Kampusu. Konya eehakki@selcuk. Biyoloji Bölümü. Ankara 6 Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü. Bu proteinlerin genellikle B noksan ya da yeterli koşullardaki rolleri üzerinde durulmuştur. Sönmez2001) ve duyarlı (Harmankaya99. Zafer MERT5. kültür bitkilerinden alınan üründe ise önemli ölçüde düşüş görülmektedir. Gebze. Özcan YORGANCILAR6. Bu taşıyıcı proteinlerin varlığı B hassasiyeti yüksek olan tahıllarda da gösterilmiştir. Seval ALBUSTAN5. ES14. aestivum) çeşidi bitki materyali olarak kullanılmıştır. Yıldız AYDIN2. Tarla Bitkileri Bölümü. tritici’in neden olduğu sarı pas hastalığı nedeniyle yıllara bağlı olarak ciddi ürün kayıpları ortaya çıkmaktadır. İstanbul 5 Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü. Fahriye ERTUĞRUL1. TRABZON SB 064 Bitkilerde Bor Taşıyıcısı Genlerin Borun Noksanlık ve Toksite Koşullarında İşlevleri Erdoğan Eşref HAKKI Selçuk Üniversitesi. bunun da B-taşıyıcı genlerin bitki kök hücrelerindeki ekspresyonları ile uyumlu olduğu görülmektedir. bitkiler için mutlak gerekli olan önemli bir mikrobesin elementidir. sp. Kadir AKAN5. Lütfü ÇETİN5.)’da Sarı Pas Hastalığına Dayanıklılığın EST (“Expressed Sequence Tag”) Veritabanları Kullanılarak Araştırılması Özge KARAKAŞ4. Bu çalışma kapsamında Graingenes 159 . Bu çeşitler PI178383 x Harmankaya99. Bu yüzden gelişmiş ıslah programlarında. İstanbul 3 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü. B yüksüz borik asit formunda bulunup biyolojik membranlardan rahatlıkla penetre olmakta ve B yeterli beslenme koşullarında aktif B taşınması gerekmemektedir. Sönmez2001 x Aytın98 kombinasyonlarında çaprazlanarak elde edilen F2 bitkilerinden pas okuma sonuçlarına göre hassas ve dayanıklı genotipler belirlenmiştir. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. Biyoloji Bölümü. Mustafa ÇAKMAK6. B noksanlığında ise kökte ekspresyonu yapılan taşıyıcı bir proteinin ksilem parankimasından ksileme B yüklemesi yaparak bitki gövdesine sağlanan bor’un artırıldığı model bitki Arabidopsis’te gösterilmiştir. Lodumlu. PK: 21. B taşıyıcı protein. EST veri tabanı çalışmaları yapılarak (i) hastalığa dayanıklı genotiplerin kısa sürede seçimine olanak tanıyan DNA markörlerinin belirlenmesi (ii) dayanıklılıkla ilişkili yeni gen kaynaklarının elde edilmesi amaçlanmıştır. İzgi01.19. moleküler yöntemler de kullanılarak materyal daha kesin olarak ve erken generasyonlarda test edilebilmektedir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Kocaeli 2 Marmara Üniversitesi. Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü. Kadıköy. 42075. 34722. Ergun ÖZDEMİR6. Necmettin BOLAT6. 34134. Anahtar Kelimeler: Bitkilerde Bor. Funda ŞENTÜRK AKFIRAT3. Semra HASANÇEBİ1.com Dünyadaki önemli buğday üreticilerinden biri olan ülkemizde Puccinia striiformis f.tr Bor (B). Gebze. Türkiye ve dünyada buğday tarımını olumsuz yönde etkileyen sarı pas etmeni ile mücadelede kullanılan klasik ıslah yöntemleri uzun zaman alması ve değişken çevre koşullarına bağlı olması nedeniyle yetersiz kalmaktadır. Savaş BELEN6.edu. İzgi01 x ES14. B transporter. Fen Fakültesi. Sunulan bu çalışmada. Kampus. Ancak. B-toksitesine tolerans. Fizyolojik pH koşullarında. Km. Ziraat Fakültesi. Kocaeli 4 İstanbul Üniversitesi. bu elemente karşı tepkilerinde de bitkiler türlerarası ve tür içi geniş bir genetik varyasyon göstermektedir. PK: 17. Ahu ALTINKUT UNCUOĞLU1 1 TÜBİTAK. PK: 226. Eskişehir ozge79@gmail. Fen Fakültesi. Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen dayanıklı (PI178383. Bitkilerin bora tepkilerinin tür içi varyasyonunun çok geniş olduğu ve B toksitesine tolerans ile hassasiyetin B taşıyıcı proteinlerin varlığı ve ekspresyon düzeyleri ile yakın ilişkisi olduğu görülmektedir. Aytın98) 6 adet kışlık ekmeklik buğday (Triticum aestivum ssp. Bitkilerde B noksanlığı ile toksitesi arasında çok dar bir aralık olmakla birlikte.

in vitro Manyetik Alanın Hypericum perforatum L. Manyetik alanın bitkiler üzerinde yaptığı olumlu etkiyi gösteren bir çok çalışma mevcuttur.edu. Vektör dizilerinden arındırılmış EST’lerden 136 kontig.150 mM) NaCl içeren katı MS ortamı üzerinde kültüre alınmıştır. çimlenme 160 . özellikle bitkisel tedaviye ilgi tüm dünyada artmıştır.tr Yapılan bu çalışmada sürgünucu kültürü ile in vitro klonal çoğaltımı yapılan yarı bodur kiraz anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un tuza (NaCl) karşı reaksiyonları araştırılmıştır. 50-100 mM NaCl içeren ortam üzerinde kültüre alınan sürgün uçlarından oluşan sürgünlerde sararmalar. sürgün uzunluğu ve klorofil miktarının azaldığı belirlenmiştir.fideleri yetiştirilmiş. 50. soğuk algınlıkları.sdu. Uygulamaya tabi tutulan bitkiler ile kontrol olarak alınan bitkiler arasında peroksidaz ve katalaz enzimleri bakımından farklılıkların olduğu saptanmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu amaçla sürgün uçları 4 değişik konsantrasyonda (30.100. Bitki Koruma Bölümü. Sevil YALÇIN Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. NaCl. TRABZON (http://wheat. Isparta evrima@ziraat. Biyoloji Bölümü. moleküler markör.com Son yıllarda doğal tedavi yollarına. 30 mM NaCl içeren ortam üzerinde kültüre alınan sürgün uçlarında sürgün sayısı ve sürgün uzunluğu açısından gelişmenin diğer uygulamalara göre daha yüksek olduğu gözlenirken. tohumları üzerine MA etkilerini saptamak amaçlanmıştır.usda. Anahtar Kelimeler: Kiraz. Kiraz Anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un in vitro Koşullarında Tuza Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Ş. Bu sınıflardan 17 kontig ve 11 singletone primer çifti dizayn edilerek. Laboratuarda hazırlanan MA düzeneğine bağlı olarak MA şiddeti ve süresi değiştirilmiştir. optimum koşullarda Hypericum perforatum L. Evrim ARICI. Eğitim Fakültesi. diyabetik rahatsızlıklar. manyetik alan SB 067 perforatum.150 mM NaCl içeren ortam üzerinde gelişen sürgünlerde ise gelişimin tamamen durduğu ve şiddetli nekrozların oluştuğu gözlenmiştir. Çanakkale selimislekdemir@gmail. Çalışma kontig ve singletone’ların gen anlatım profillerinin belirlenmesi amacıyla RNA düzeyinde de devam etmektedir. her macenta kutusu bir tekerrür olacak şekilde dört tekerrürlü olarak gerçekleştirilmiştir. Mahmut Osman USLU Süleyman Demirel Üniversitesi. Kültüre alma işleminden 4 hafta sonra yapılan değerlendirmeler sonucunda. Anahtar Kelimeler: Buğday. Bitkisi Üzerine Etkisi Selim İŞLEKDEMİR. katalaz. İlköğretim Bölümü. sarı pas. Ülkemiz Hypericum türleri bakımından önemli bir gen merkezidir. Bulk segregasyon analizi. dayanıklı ve hassas anaçlarda ve bu anaçlara ait 3 farklı konbinasyonun F2 generasyonuna ait dayanıklı ve hassas karışımlarda (“bulk”) Bulk Segregasyon analizi ile DNA markör çalışmalarında kullanılmaktadır. fide yüksekliği.gov) veritabanından buğdayda sarı pas hastalığına özgün EST kütüphanesi taranarak 1549 EST belirlenmiştir. peroksidaz. Dünyada 400 kadar türle temsil edilen ve ülser. klorofil miktarı ve salgı cebi sayısı belirlenmiştir.19. Yapılan bir çok çalışmalarda yüksek ekonomik ve tıbbi değere sahip bitkilerin hızlı bir şekilde geliştirilmesinde ve daha çok ürün elde edilmesinde. Ortama ilave edilen tuz miktarı arttıkça bitkilerde sürgün sayısı. iklim odasında. Anahtar Kelimeler: Hypericum binbirdelik Otu. Ziraat Fakültesi.pw. Fen Bilgisi Ana Bilim Dalı. mide. RNA SB 066 yüzdesi. Bu çalışmada manyetik alanın Hypericum perforatum L. Deneme. yanık yaraların tedavisinde kullanılan Clusiaceae familyasına bağlı Hypericum perforatum L. Kontrol ve farklı MA şiddetine maruz bırakılan tohumlardan. EST. (Binbirdelik Otu) cinsinin Türkiye’de 84 türü bulunmaktadır. yapay olarak oluşturulan manyetik alan (MA) uygulamaları kullanılmıştır. 989 adet singletone dizileri ‘BLASTX’ programı kullanılarak protein profilleri çıkarılarak fonksiyonlarına göre sınıflandırılmıştır. Tohumlar saniyede 1 metre yol alan hareketli bir zeminde 50-60 örsted’lik bir MA şiddetine maruz bırakılmıştır. karaciğer ve safra rahatsızlıkları.

Biyoloji Bölümü isilismailoglu@gmail. embriyo kesesi. ABD 2 Marmara Üniversitesi. Çeper üzerinde bulunan kütikula yer yer parçalanır ve kütikula parçaları kolaylıkla çeperin üzerinde ve kanalın içinde gözlenir. Sitokimyasal testler antipotların depo maddelerince zengin olduğunu açığa çıkardı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Antipotlara yakın yer alan primer endosperma nukleusu bölünerek küçük alan kalazal ve büyük alan mikropilar odacığı oluşturur. Nukleusun çevresindeki sitoplazma bölgesi yoğun ve organel açısından çok zengindir. TRABZON SB 068 SB 069 Scilla autumnalis L. Tozlaşma öncesi evrede. zarı genellikle bir yerden merkeze doğru girinti yapan nukleuslar da içerirler. Fen-Edebiyat Fakültesi. daha sonra hücreli hale geçti. Oburator hücreleri bol nişasta içerirler. Bu amaçla farklı gelişim evrelerindeki çiçek tomurcukları asetik-alkolde (1:3) fikse edilip hazırlanan parafin bloklardan el mikrotomunda kesitler alınarak Regaud hematoksilin. Fen-Edebiyat Fakültesi. Başlangıçta her iki odacıkta bölünmeler serbest nukleusluyken. Endosperma helobial tiptedir. O. Alcian blue boyaları uygulayıp ışık mikroskobunda incelendi. autumnalis’in tohum taslakları anatrop. sigmoideum’un stilusunda kanalın her iki yüzeyinde bir sıra kanal hücresi bulunmaktadır. İntegümentler. kanal hücrelerinin çeperleri hem kanala bakan hem de yan yüzlerinde çok sayıda girinti ve çıkıntılar oluşturur. Embriyo kesesi gelişimi Polygonum tiptedir. S.com Bu çalışmada Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da tozlaşma öncesi (antesis öncesi) ve tozlaşma sonrası (antesis sonrası) evrelerinde stilus kanal hücrelerinin ince yapıları incelendi. görünüş ve yoğunluktaki granülleri içerir. Anahtar Kelimeler: Ornithogalum sigmoideum. Organeller genellikle hücrenin kanala bakan tarafında yoğunlaşmışlardır. kanal hücreleri. endoplazmik retikulum keseleri (ER). Kanal hücrelerinin sitoplazmaları körelmeye başlar ve sitoplazma miktarı azalır. Biyoloji Bölümü. Antipot nukleuslarının hacimleri ploidi seviyesinin n ve 128n arasında değiştiğini gösterdi. Meral ÜNAL2 İstanbul Bilim üniversitesi. Tıp Fakültesi. kanal hücreleri kanalın genişlemesiyle birbirinden iyice uzaklaşırlar. ribozom. kalazada nukleus ve besin maddelerince zengin sitoplazma bulunur. İstanbulMaltepe-Başıbüyük’ten toplanan çiçek tomurcukları %3 glutaralaldehit ve %1 OsO4 ile fikse edildikten sonra eponda bloklandı ve kesitler uranil asetatkurşun sitrat ile kontrastlama yapılarak elektron mikroskobunda incelendi. Meral ÜNAL Marmara Üniversitesi. Tozlaşma sonrası evrede. protein. PAS. Sinergitler geçici yapılardır ve döllenmeden önce körelirler. Hücre çeperi üzerinde kesintisiz ve düzgün kütikula tabakası bulunur. diktiyozom ve diktiyozoma ait vesiküller ve çeşitli büyüklük. endosperma. Biyoloji Bölümü zmcoskun@yahoo.’de Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Zeynep Mine COŞKUN1. bazı bölgelerde sadece ER görülür. Tıbbi Biyoloji ve Genetik. Kanal hücrelerinin çeperleri tozlaşma öncesine göre daha kalınlaşır. nusellus epidermisi ve hipostas bol miktarda nişasta. Kanal hücrelerinin nukleuslarının hacmi küçülür ve şekillerinde bozukluklar ortaya çıkar.19. Coommassie brilliant blue. Yumurta hücresinden daha küçük olan sinergitler benzer kutuplaşma gösterirler ve hücre çeperleri hücrenin kaidesinde çizgili cihazı (FA) oluşturur. Antipotlar daimi yapılardır ve ritmik büyüme gösterirler. erimeyen ve asidik polisakkkaritler içerir. krassinusellat ve bitegmiktir. Kanal hücreleri düzgün şekilli nukleusların yanında. Hücrenin apikalinde nişasta birikimi vardır. FA sitoplazma içine doğru uzanan parmak şeklinde çıkıntılar şeklindedir ve PAS ile kuvvetli reaksiyon verir. Zigot karakteristik polarize görünümdedir: Mikropilde vakuol. poliploidi 161 . İstanbul-Başıbüyük’ten 2006-2007 yıllarında toplanan Scilla autumnalis’in üreme biyolojisi incelendi. Olgun embriyo kesesinde yumurta hücresi kuvvetli PAS pozitif reaksiyonu veren tam çeperle çevrilidir. Sitoplazma plastit. Funikulusun kaidesinde küçük bir çıkıntı halinde obturator farklılaşır. Embriyo gelişimi Onagrat tiptedir. elektron mikroskobu 1 Bu araştırmada. sitokimya. Anahtar Kelimeler: Scilla autumnalis.com Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Stilus Kanal Hücrelerinin İnce Yapısı Işıl İSMAİLOĞLU. embriyo. Sitoplazmada organellerin sayısı çok azalır. sınırları düzgün olmayan.

involucrata türlerinin ise karyotip analizleri de Görüntü Analiz Sistemi (IAS) kullanılarak yapılmıştır. Biyoloji Bölümü. lydia. G. G. 42090 Meram. tinctoria türü hariç. Çanakkale sibelyilmaz@comu.. januensis Viv. Büyüme kabinlerinde yetiştirilen bitkilerden elde edilen dokular RNA degredasyonunu önlemek için RNA later solusyonu içerisinde sterio mikroskop altında diseksiyon iğnesi ile ayrılmıştır. acanthoclada DC. G. Sonuç olarak. Bu süreçte dişi ve erkek gametler haploid gametofit içerisinde gelişirler. vuralii endemik olup. G. Bir model organizma olan Arabidopsis thaliana bitkisinde ise genetik etiketlemeye maruz kalan genlerin endosperm gelişimi sırasında ifade olduğu gösterilmiştir. albida Willd. Erkek gametofit ise vejetatif bir hücre ve iki sperm taşıyan polen tanesidir. Hakan ÇAM. carinalis Gris. libanotica Boiss. Angiospermlerde tohum çifte döllenme diye bilinen bir mekanizma ile gerçekleşir. Genista tinctoria. Bu dokulardan total RNA izolasyonu yapılmış izole edilen RNA’ların kalitesi FA jel elektroforezinde belirlenmiştir. involucrata Spach. FIS Apomiksi ve Genetik Etiketleme: Doğal Apomikt Boechera holboellii Türünde Genetik Etiketlemeye Maruz Kalan Gen İfadelerinin Belirlenmesi Sibel YILMAZ. diğerlerinin kromozom sayıları bilim dünyası için ilk kez belirlenmiştir. TRABZON SB 070 Türkiye Genista L. Anahtar Kelimeler: Apomixis. burdurensis.tr Memeliler ve çiçekli bitkilerde bazı genler köken aldığı ebeveyn cinsiyetine bağlı olarak işaretlenir. aucheri. G. Yasemin DEMİRGAN. G. Konya esramartin@gmail. Bu cinsin Türkiye’de 13 türü doğal olarak yetişmektedir.. Kuzey Afrika ve Batı Asya’da yayılış göstermekte ve yaklaşık dünyada 90 tür ile temsil edilmektedir. Eğitim Fakültesi. Ayrıca G. 46. G. Bir dişi gametofit yumurta ve merkezi hücrelerin bulunduğu embriyo kesesinden oluşur. Çoğu angiosperm türde tohumdaki genetik çeşitlilik seksüel üreme ile ortaya çıkar. Biyoloji Eğitimi.. spermlerden biri yumurtayı dölleyerek embriyo. G. G. G. 52 ve 72 şeklinde tespit edilmiştir. sessilifolia DC. Biyoloji Bölümü. burdurensis. A. diğeri ise merkezi hücreleri dölleyerek endospermi oluşturur. Anahtar Kelimeler: Genista. bir tohumda kromozom sayısı embriyoda 2n iken endospermde 3n’dir. Bu taksonlar. Bu türlerden G. karyotip. gövde ve kök) FIS gen ifadeleri RT-PCR yöntemi ile ortaya çıkarılmıştır. G. Bu orandan her iki yöne doğru sapmalar tohum gelişimi üzerinde olumsuz yönde etkili olarak kayıplara yol açar. İlave olarak çalışılan tüm taksonların doğal habitatlarında fotoğrafları da çekilmiştir. Çalışmada farklı dokularda (stamen.Gibbs.. Boechera. genetik etiketleme. Bugüne kadar genetik etiketlemeye maruz kalan genlerin çoğu memeli ve Drosophila’da bulunmuştur. Leguminosae. Apomiktik bitkilerde genetik etiketlemenin rolü henüz açıklanamamıştır. Bu çalışmada. subsp. Çalışılan taksonlardan G.. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Genista cinsine ait 12 takson karyolojik yönden çalışılmıştır.com Genista L. Bu araştırmada. (Fabaceae) cinsi Avrupa. thaliana türünde genetik etiketlenmeye uğrayan FIS (FERTILIZATION INDEPENDENT SEED) sınıfı genlerin triploid apomikt B. sessilifolia ve G. involucrata.. G.) Kit Tan & Zieliński. karpel. Çünkü embriyoda ebeveynlere ait genomik oran 1maternal: 1 paternal iken endospermde bu oran 2m: 1 p’dir. albida. thaliana FIS genleri dizilerine göre dizayn edilen primerler ile PCR yapılmıştır ve ürünler agaroz jel elektroforezinde analiz edilmiştir. acanthoclada. anatolica Boiss. holboellii dokularında ifadeleri araştırılmıştır. Genetik etiketleme veya damgalama (imprinting) olarak bilinen bu mekanizma. Ardından A. cinsin endemizm oranı %33’tür. sandrasica ve G. G. subsp. G. G. Kemal Melih TAŞKIN Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. 44. januensis subsp. G. apomiktik üremede embriyo döllenme olmaksızın meydana gelir. sepal/petal. G. burdurensis P. (Fabaceae) Cinsi Taksonlarının Karyolojik Yönden İncelenmesi Esra MARTİN Selçuk Üniversitesi. sandrasica türlerinde ise poliploid hücreler gözlenmiştir.edu.. bazı 162 . Genista cinsindeki taksonların somatik metafaz kromozomları 2n = 18. Daha sonra bu RNA’lar cDNA sentezi için kullanılmıştır. aucheri Boiss. Türkiye SB 071 genlerin ana ya da babadan gelmesine bağlı olarak ifade olmasına yol açar. lydia (Boiss. kromozom sayısı.19. Genista tinctoria L. albida ve G.. G. yaprak. Buna karşın. 36. Endosperm. sandrasica Hartwig & Strid’dır. 48.

Türkiye. Biyoloji Bölümü.edu. bitki kalite ve verimini önemli ölçülerde azaltan viral bir bitki hastalığıdır. Bu hastalıklar. Anahtar Kelimeler: PVY. Konya dnapolimeraz@gmail. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bitki hastalıklarıyla mücadelede çeşitli yöntemler kullanılmaktadır: dayanıklı ve toleranslı kültür çeşitleri kullanılarak.tr Gittikçe artan insan nüfusunda tarım hayatı son derece önemli bir yer kaplamaktadır. İzmir fctoprak@pau. fungal ve viral hastalıklar önemli ölçüde ürün kalite ve veriminde etkili olmaktadırlar. Domates. Özellikle virüs vektörleri olan böceklerle mücadelede kullanılan insektisitler hem insan sağlığı açısından hem de maddi açıdan zararlı olabilmektedirler. TRABZON SB 072 Centaurea L. Biyoloji Bölümü. Sonuçlar Ki-kare analizinde belirlendiği gibi 1:3 açılım oranına uymaktadır. Fen Edebiyat Fakültesi. L. ISSR. dayanıklılık 163 . hirsutum ve L. Eminur BARUTÇU1. L. chmielewskii bitkilerinde PVY’ye karşı dayanıklılık olduğu tespit edilmiştir. Domatesin üretim ve kalitesi çok çeşitli hastalıklar nedeniyle düşmektedir. Kınıklı Merkez Kampüs. domates üretimi açısından Türkiye. 20017. Elde edilen parmak izlerine göre bir veri matriksi oluşturulmuştur. Bakteriyel. Patates Y virüsü (PVY) domates bitkisini infekte eden virüsler arasında en çok yaygın ve zararlı olanlardan biridir. Cinsi Cheirolepis (Boiss. chmielewskii F2 populasyonlarının fenotipik analizlerine göre dayanıklılığın resesif tek genle kontrol edildiği varsayılmaktadır. taşıyıcı vektörlerle savaşılarak. Anne FRARY2 1 Pamukkale Üniversitesi. İnokule edilen bitkiler. Domates üretimini bütün dünya’ da olduğu gibi kısıtlayan en önemli faktörlerden biri değişik virüslerin sebep olduğu viral hastalıklardır. pimpinellifolium. pennellii ve L. Beslenme ihtiyacı için kullanılan sebzelerin başında domates yer almaktadır. Bu çalışmada. Lycopersicon chilense ve L. Bu yüzden. domates. Yabani ve kültür türleri ve bu hatların çaprazlarından elde edilen F1 ve F2 hatları PVY ile mekanik olarak inokule edilmiştir. L. glandulosu ve L. en iyi mücadele yöntemi genetik dayanıklılığın kültür domateslerine aktarılmasıdır. Anahtar Kelimeler: Centaurea. Dünyada tüm etmenlere dayalı verim kayıpları 500 milyar dolar (USD) olarak tahmin edilmektedir. peruvianum.com Bu çalışmada Cheirolepis ve Pseudoseridia seksiyonunda yer alan ve birbirleriyle yakın akraba olduğu düşünülen Centaurea türlerinin moleküler bir seçici olan ISSR (Basit diziler arası tekrarlar) yöntemi ile seçimi yapılmıştır. Türkiye. Selçuk Üniversitesi. Urla. Biyoloji Bölümü. dünya çapında üçüncü sırada yer almaktadır ve Türkiye’de 260. hirsutum PI247087 bitkisinde PVY’ye karşı immünite olduğu gözlenmiştir. 50 farklı yabani tür ve kültür domates türlerinde PVY’ye karşı dayanıklılık kaynakları araştırılmıştır. Patates Y virüsü (PVY). domates üretim ve tüketimi açısından önemli bir ülkedir. Yabani domates türlerinde değişik şekillerde dayanıklılık tespit edilmiştir.) Hoffm. iki haftalık (inokule edilen yapraklar) ve dört haftalık (Sistemik yapraklar) dönemlerde virüs varlığının saptanması için DASELISA (Double Antibody Sandwich Enzymelinked immunosorbent assay) ile test edilmiştir. Sami DOĞANLAR2. ürün rotasyonu yapılarak. Kınıklı. endemik SB 073 Domateste Patates Y Virüsü (PVY)’ne Karşı Dayanıklılık Fevziye ÇELEBİ TOPRAK1. Tuna UYSAL. ve Pseudoseridia Wagenitz Seksiyonlarında Yer Alan Bazı Akraba Türlerin ISSR (Inter-Simple Sequence Repeats) Yöntemiyle Seçilmesi Eda ÖZEL. Meryem BOZKURT. Kampus. tüm ürünün kullanılamayacak duruma gelmesine neden olabilmektedir. 2 İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü. PVY virüsü bitkilere mekanik olarak taşındığı gibi afidler aracılığı ile de taşınır. Kuddisi ERTUĞRUL. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. FAO 2006 (Food and Agriculture Organization) verilerine göre. hastalıklı tohumların kullanılmamasına dikkat edilerek viral hastalıklarla mücadele edilmektedir. L. vitamin ve mineral maddeler açısından oldukça zengin bir sebzedir. Denizli.19.000 ha alanda domates üretilmektedir. Bir dendrogram yapılarak türlerin filogenetik akrabalıkları ortaya çıkarılmıştır. temiz alet ve donanım kullanılarak.

Ankara gomurgen@hacettepe.. kromozom. Lütfi ÇETİN. Bir hücreyi mikroskop altında gözlemek. Anahtar Kelimeler : Görüntü işleme ve analiz sistemi. Şti. Sitogenetik çalışmalar yapan akademisyenlerin ve araştırmacıların daha kolay. No:11. kromozom morfolojilerinin belirlenmesi ve kromozom aberasyonlarının ortaya konulması mümkündür. Kadir AKAN Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü. 3 medyan ve 4 submedyan (2n= 1t + 3m + 4sm) kromozom olarak belirlenmiştir.) Alava & Hub. Bu programın kullanımı ile ilgili teknik bilgiler yazılımcı tarafından. nitelikli bilimsel yayınlar üretmesini sağlamada vazgeçilmez bir yazılım olduğu anlaşılmaktadır. mm. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemlerinde görüntü oluşumu renklerin ayrışım karakterlerinin sayısallaştırılması ile gerçekleşir. Karyotip formülü 1 terminal. Haşim ALTINÖZLÜ Hacettepe Üniversitesi. idiyogram. T.-Mor kromozom sayısı ve karyotip analizi ilk kez bu çalışmada verilmiştir. & Bal. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemleri otomatik ve yarı otomatik olarak ölçümler yapar.-Mor (Umbelliferae) Kromozom Sayısı ve Karyotip Analizi Ayşe Nihal GÖMÜRGEN. Konya 2 Bab Yazılım Donanım Mühendislik ve Medikal Cihazlar Ltd. tüm dünya ve ülkemiz için stratejik ürünler arasındadır. karyotip analizi. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemlerini kullanarak çok daha hızlı ve güvenilir veriler elde etmek mümkündür. Kullanıcı kalibrasyon yaparak istediği birimde (µm. sentromer konumlarının belirlenmesi. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. & Bal. Eğitim Fakültesi. Bilgisayarların ölçü birimi pixeldir. Anahtar Kelimeler: Kromozom sayısı. TRABZON SB 074 Türkiye İçin Endemik Olan Tordylium elegans’ın (Boiss.26 µ ile 3. cm) sonuçları alabilir.15 µ arasındadır. Ancak sağlıklı sonuca ulaşabilmek için çok sayıda hücreyi incelemek gerekmektedir. Ortalama kromozom boyunu 2. Fen Fakültesi. verilerin dizayn edilmesi ve bilgilerin depolanması gibi yönleriyle çok daha avantajlıdır.19. Fungal biyotik stres faktörlerinden biriside Kara Pas (Puccinia graminis 164 . canlılardaki sistematik problemlerin çözümünde ve filogenetik ilişkilerinin belirlenmesinde kullanılmaktadır. ölçüm güvenilirliği. Otomatik ölçümlerde. toplam haploid kromozom uzunluğunun ölçülmesi.) Alava & Hub. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.edu. endemik.com Buğday (Triticum aestivum). Biyoloji Bölümü.com Yaşayan her canlının sahip olduğu belirli bir kromozom sayısı vardır. 1 Selçuk Üniversitesi. Yenimahalle. Tordylium elegans. insanların performansları ile karşılaştırıldığında hızlılık.21µ dur ve kromozom boyları 1. Botanik ABD. incelemek ve değerlendirmek kolay olabilmektedir. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemi. taksonlara ait karyogram ve idiyogramlarının çizimi gibi uygulamalar bilgisayar programları ile yapılmaktadır. kullanım kolaylığı. Canlılardaki kromozom sayı ve morfolojilerinin sitogenetik açıdan incelenmesi. Bilgisayar yazılımları. kromozom morfolojileri farklıdır. 8 çift kromozom azalan boylarına göre 1 den 8’e kadar sıralanmıştır. kromozom boy uzunlukları. Bilgisayar destekli Görüntü İşleme ve Analiz Sistemi ülkemizin bazı Üniversitelerinin laboratuvarlarında ve araştırma hastanelerinde etkin olarak kullanılmaktadır. daha hızlı ve daha güvenilir sonuçlar almasını.tr Türkiye için endemik bir tür olan Tordylium elegans ‘ın (Boiss. Ahmet DURAN1. Ankara esramartin@gmail. Biyoloji Bölümü. Seval ALBOSTAN. Günümüz sitogenetik çalışmalarında kromozom kol indeksleri. Üretimin her aşamasında biyotik ve abiyotik stres faktörleriyle karşılaşılabilmekte olup bu stres/stresler nedenleriyle ciddi verim ve kalite kayıpları oluşabilmektedir. Ankara kadir_akan@hotmail. Kromozom sayıları. Bu taksonun somatik kromozom sayısı 2n = 16 olarak tespit edilmiştir. kromozom preparatlarından elde edilen mitotik metefaz görüntüleri üzerinde örnek karyotip uygulamaları da konunun uzmanı tarafından sunulacaktır. her ne kadar bazı taksonlarda aynı olsa da. karyotip SB 076 Ug 99’a Karşı Küresel Yaklaşımlar ve Türkiye için Genetik Dayanıklılığın Kullanımı Üzerine Bazı Araştırmalar–I Fazıl DÜŞÜNCELİ. Sonuçlar kullanıcıların belirleyeceği parametreler doğrultusunda elde edilir. Zafer MERT. Umbelliferae. Babacan UĞUZ2. Beytepoe. Şehit Cem Ersever Caddesi. Bu yazılım kullanılarak bütün canlıların somatik kromozom sayılarının tespit edilmesi. elegans’ ın kök uçlarından elde edilen mitotik kromozomlarının analizi yapılarak. SB 075 Bilgisayar Destekli Görüntü Analiz Sisteminin Sitogenetik Çalışmalara Uygulanabilirliği ve Güvenilirliği Esra MARTİN1.

Örneğin Kenya’da 1986 yılında tespit edilen Yr9 dayanıklılık geni üzerine etkili sarı pas ırkı. oluşan bu yeni ırklar her anlamda büyük küresel sonuçlar doğurabilmektedir. Arpa Yaprak Lekesi (Rhynchosporium secalis). Kimyasal uygulamalardan dolayı oluşan kalıntılar ya da yeni oluşan bileşikler biyolojik ortamı etkilemekte. tritici). ve uçucu madeni yağla inokule edilmiş ve değerlendirme 165 .000. Üretimleri sırasında karşılaşılan biyotik ve abiyotik stres faktörleri nedeniyle ekonomik anlamda önemli verim ve kalite kayıpları oluşabilmektedir. No:11. TAGEM. Kimyasallar önerilen şekilde kullanılsa bile. Lütfi ÇETİN. ciddi yatırımların yapıldığı ve önemli bir pazar haline gelen organik üretimde kullanım kısıtlamalarının olması belki daha da önemlisi çevreye/bitkiye olan olumsuz etkileridir.com Buğday (Triticum aestivum). üretim maliyetlerini bir miktar artması. Aktif üye konumundaki ülkemizde de ortak girişimce geliştirilmiş olan ortak stratejiler çerçevesinde çalışmalar yürütülmektedir. hedefe hızlı ulaşılması ve diğer birçok mücadele şekline göre ucuz olması nedeniyle kimyasal uygulamalar üreticiler tarafından öncelikle tercih edilmektedir.19.sp. tritici ) olup epidemi durumunda kayıplar %90’a ulaşabilmektedir. su. Ug99. Zafer MERT. İlk defa 1999 yılında Uganda da tespit edilmesine atfen Ug 99 adı verilen yeni bir kara pas ırkının da küresel bir epidemiye yol açmasından ciddi endişe duyulmaktadır. 1)Uluslararası kuruluşlarla diyalog çerçevesinde ırkın hareketi izlenmesi 2) Ülkemiz için.) dünya ve ülkemiz için stratejik ürünler arasındadır. genetik dayanıklılık SB 077 Genetik Dayanıklılığın Buğday. Kamu kaynaklarının kullanımı noktasında. üreticiler tarafından kullanılabilecek uygun. dünya üretiminin yaklaşık % 19’a denk gelen 117 milyon ton ürün kaybına. Arpada. bir ton buğday 140 USD olarak hesaplanırsa 16. Buğdayda. Doğu Afrika’da ortaya çıkıp kuzeye doğru yayılarak geniş bir alanda buğday üretimini etkilemiştir. hastalığın eşeyli dönemi sürecinde ya da farklı mutagen kaynaklar nedeniyle mutasyonlar oluşabilmekte ve bu şekilde hastalığın yeni ırkları meydana gelebilmekte. kara pasın mevcut durumunun ve patotiplerinin belirlenmesi 3) Çeşit ve hatlardan oluşan ülkesel buğday materyalinin hastalığın görüldüğü ülkelerden birisi olan Etiyopya’da bu ırka karşı reaksiyonlarının belirlenmesi amacıyla gönderilmiştir.sp. insana ve çevre sağlığı için oluşabilecek olumsuzlukların giderilmesi için belirli bir maliyetin oluşması da önemli bir dezavantajdır. Anahtar Kelimeler: Buğday (Triticum aestivum). Macrocycle’nin fungal etmenlerde. ucuz ve pratik kontrol metodu olarak alternatif bir yaklaşımdır. Seval ALBOSTAN. Irk ülkemize gelip belli bir tehdit oluşturmadan yapılan çalışmalar şu şekilde özetlenebilir. uygulamanın kolay olması. Yenimahalle. 2006–2007 yılı yetiştirme sezonunda tarla ve sera şartlarında test edilmiştir. IWWIP. Bu hastalıkların kontrolünde genellikle.sp. Uzun yıllar süren çalışmalar sonucu oluşturulan hastalıklara dayanıklılık kaynakları. GRI. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Şehit Cem Ersever Caddesi. sırasıyla 135 (%77) ve 23 (%16) genotip dayanıklı olarak belirlenmiştir. Ankara kadir_akan@hotmail. Bu amaçla 2007 yılında TAGEM’e bağlı 11 araştırma enstitüsünden Kışlık Dilim için 175 hat/çeşit. Ug 99 dünya buğday koleksiyonunun önemli bir kısmını etkilenmekte olup öngörüler ırkın. tritici ). Irkın etkisi ülkemizde 1995 yılında hissedilmiş olup Çukurova’da 500 bin ton ürün ve bunun parasal karşılığı olarak da 5. Bu dezavantajları önemli fırsata dönüştürebilecek olan genetik dayanıklılık. 4) Test materyali içerisinde dayanıklılık özelliği taşıyan genotiplerde dayanıklılığı sağlayan genlerinin belirlenmesi 5) Dayanıklı çeşit geliştirmek ve hastalığın ülkemize gelmesi durumunda genetik dayanıklılık kullanılarak hastalıkla mücadele edilebilmesi noktasında ıslah çalışmalarına başlanması amaçlanmaktadır. Test materyali üzerine Sarı pas için uredosporlar ilkbaharda talk pudrası. Yazlık Dilim için 140 hat/çeşitten oluşan setler Etiyopya’da test edilmiş olup.000 USD kayba neden olduğu bildirilmektedir. Antraknoz (Ascochyta rabiei) hastalıkları biyotik stres faktörleri olarak Orta Anadolu şartlarından öne çıkanlardır. tüm alıcı ortamlarda kalıntı oluşturarak biyolojik dengeleri bozabilmekte hatta besin zincirine girerek insanda bile toksik etki oluşturabilmektedir. Sürme (Tilletia foetida ve Tilletia caries) ve Rastık (Ustilago tritici). Çalışma TÜBİTAK 1001 programınca (106O331) finanse edilmekte olup. Nohutta. Biyoloji Bölümü. Küresel bir risk olarak kabul edilen ırka karşı uluslar arası araştırma kuruşları ve tehdit altındaki ülkelerin katılımlarıyla Küresel Pas Girişimi (GRI) oluşturulmuştur. arpa (Hordeum vulgare) ve nohut (Cicer arietinum L. Sarı Pas (Puccinia striiformis f.4 milyar dolar zarar meydana getirebileceği ve bu durumdan 1 milyara yakın insanın etkilenebileceği yönündedir. EARO (Etiyopya) ve PBI (Sydney Üniversitesi)’ca desteklenmektedir. Arpa Çizgili Yaprak Lekesi (Pyrenophora gramineum). KARI (Kenya). Fazıl DÜŞÜNCELİ Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü. Günümüzde benzer bir durum söz konusudur. TRABZON f. Arpa ve Nohutun Bazı Fungal Hastalıklarına Karşı Orta Anadolu Şartlarında Kullanımı Üzerine Araştırmalar Kadir AKAN. kara pas (Puccinia graminis f.

Sonuç olarak feromon tuzakları kullanılarak yapılan biyoteknik mücadele. genetik dayanıklılık SB 078 ettiğimiz ilk verilecektir. Sarı pas (Puccinia striiformis f. Elde edilen sonuçlar hem yıllar arası hem de aynı yılın farklı dönemlerinde örneklenen.641 birey örneklenmiş olup.tr İstanbul Belgrad Ormanı alanlarında 2004 ile 2005 yılları arasında Cameraria ohridella tahribatı görülmüştür. Akdeniz Çam Kabuk Böceği Orthotomicus erosus’a karşı etkili olmuştur. Arpa (Hordeum vulgare) ve Nohut (Cicer arietinum L. EBAL. Biyoloji Bölümü. gözlem. Türkiye SB 079 Türkiye’nin Önemli Orman Zararlılarından Akdeniz Çam Kabuk Böceği [Orthotomicus erosus (Wollaston. Fıstık Çamı ormanında. eşey oranı ve tuzak yüksekliği-örneklenen birey sayısı arasındaki ilişki şeklinde değerlendirilmiştir. Arpa Çizgili Yaprak Lekesi’ne 146. Rastık (Ustilago tritici). Çalışmalar 2004 yılının Nisan . Arpa Çizgili Yaprak Lekesi (Pyrenophora gramineum). arazinin tamamını örnekleyecek şekilde yerleştirilen 200 feromon tuzağında. Antalya İstanbul Belgrad Ormanı Atkestanelerinde Yeni Bir Zararlı: Cameraria ohridella (Lepidoptera:Gracillariidae) H. Antalya 2 Hacettepe Üniversitesi. Antraknoz’a karşı 125 farklı genotip dayanıklı olarak belirlenmiştir. İSTANBUL hcebeci@istanbul. fıstık çamı. bunların 82. tritici). ipsdienol” şeklindedir. Selim Sualp ÇAĞLAR2 1 Kundu Turizm Yatırımcıları Birliği. “metil-butenol.000 spor/ml yoğunluğunda inokule edilmiş ve değerlendirme 0-4 skalası göre Antraknozda hastalıklı bitki artıklarından ve kültüre alınan antraknoz etmeni. Beytepe-Ankara innald@yahoo. birey sayısı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.4 m yüksekliklere. Anahtar Kelimeler: Akdeniz çam kabuk böceği.com Kundu Turizm Merkezi ve çevresinde yer alan yaklaşık 1000 dönüm büyüklüğündeki Fıstık Çamı (Pinus pinea L.33)’i 2004 yılına 66. Arpa Yaprak Lekesi’ne 107.67)’ı da 2005 yılına aittir. Sabiha ACER İstanbul Üniversitesi. Akdeniz Çam Kabuk Böceği (Orthotomicus erosus Bright & Skidmore.sp. Ayrıca. Arpa Yaprak Lekesinde 500. atkestanesi park. Lepidoptera. Araştırmalarımızdan elde 166 . Kundu Köyü. 34473 Sarıyer. Çalışma süresince toplam 149. Sürme (Tilletia foetida ve Tilletia caries).).edu. Bu genotipler kullanarak kimyasal savaşım sonucu oluşabilecek olumsuzların önlenmesi. Sürme ve rastıkta hastalık tohuma tekniğine uygun. yoğunluk ve ağırlık değişimi.Kasım (236 gün) dönemlerinde toplam 424 gün sürdürülmüştür. Arpa Çizgili Yaprak Lekesinde hastalık tohuma sandviç yöntemi ile inokule edilmiş olup bu hastalıklar sağlam/hasta bitki oranı göre. Farklı amaçlar için yürütülen veya yürütülecek olan ıslah programlarında genitör bitki olarak kullanılabileceği gibi amaca uygun olanlarında çeşit olarak da tescil ettirilebilmesi mümkündür.19. İstanbul.840 (%47. Orthotomicus erosus. Orta Avrupa ve Balkan ülkelerinde yoğun zararı görülen bu türün ülkemizde yeni olması nedeniyle herhangi bir epidemi olabilecek populasyon artışına şu anda şahit olunmamıştır. 500.Kasım (188 gün) ve 2005 yılının Mart . Fen Fakültesi.8.801 (%55. Sürme’ye 60. cisverbenol. ağaçların yaşlarına paralel olarak 1 .Hüseyin CEBECİ.000 spor/ml yoğunluğunda inokule edilmiş ve gözlemler 1-9 skalasına göre yapılmıştır. Arpa Yaprak Lekesi (Rhynchosporium secalis). bahçe ve orman alanlarımızda kültür bitkisi olarak kullanılmaktadır.) ormanında. Orman Fakültesi. 1857)] ile Biyoteknik Mücadele Deniz İNNAL KUYAB1. veriler bu çalışma içerisinde Anahtar Kelimeler: Aesculus. bu şekilde çevre ve insan sağlığının korunması mümkün olabilir. çalışma boyunca toplam 9 seri feromon kullanılmıştır. Larvalar Aesculus hippocastanum yapraklarının alt ve üst epidermisi arasında beslenerek kahverengi lekelenmeler meydana getirmiştir.1997)’ne karşı feromon tuzakları kullanılarak biyoteknik mücadele yapılmıştır. feromon. Orman Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı. Antraknoz (Ascochyta rabiei). Anahtar Kelimeler: Buğday (Triticum aestivum). TRABZON Modifiye Cobb skalasına göre. bulaşma. Bu yüzden zararlı üzerindeki araştırmalara 2004 yılından itibaren önem verilmeye başlanmıştır. Kullanılan feromonun içeriği. Pinus pinea. 06800. Rastık’a 80. Çalışmalar sonucunda buğdayda Sarı pasa 252 (48 adeti makarnalık buğday). Biyoloji Bölümü.

9). ekonomik başarılarla taçlandırılmamış askeri ve siyasi zaferlerin kalıcı olamayacağını ve kısa sürede etkisini kaybedeceğini düşünen M. Elde edilen verilerin JMP SAS istatistik programında değerlendirilmesi sonucunda bitkinin Türkiye populasyonlarının toprak üstü ve toprak altı organlarının en iyi gelişim gösterdiği belirlenmiştir (Ort ± SE: boy (cm) = 244.. üreme gücü ve yaprak. belli bir işleve yönelik bazı uyumsal özellikleri paylaşan tür grupları olarak tanımlanmıştır.edu. ekolojik bilgiyi daha etkin ve kullanışlı bir şekilde elde edebilmemizi sağlayan fonksiyonel gruplara dayalı yaklaşımlar son yıllarda giderek ağırlık kazanmaya başlamıştır. Marmaris civarında Haziran-Eylül 2005 tarihleri arasında yürütülen bu çalışmada. Eskişehir 3 U. Beth A.edu.tr Ülkemizde nehir. Süksesyonal bir seri oluşturmak amacıyla.Edebiyat Fakültesi. toplam kuru ağırlık (gr) = 463.S. Anahtar Kelimeler: Bitki sağlığı. yangına karşı geliştirmiş oldukları uyumsal özellikler sayesinde populasyonlarını devam ettirebilmişlerdir. Cengiz TÜRE2. salicaria nın doğal yayılış gösterdiği Finlandiya. Atatürk dönemi populasyonları temsil eden bitkilerin boy uzunlukları. Özellikle.7. TRABZON SB 080 Atatürk Döneminde Türkiye’de Bitki Sağlığının Korunması Mehmet TEMEL. 06800. L. Hayrünisa BAŞ SERMENLİ Muğla Üniversitesi. Ankara ctavsan@hacettepe. (Lytraceae) Türünün Kuru Ağırlık ve Çiçeklenme Fenolojilerinin Karşılaştırmalı Olarak Araştırılması Nüket A. Kütahya 2 Anadolu Üniversitesi. bölgede bulunan farklı tarihlerde yangına maruz kalmış yedi alan ve uzun süredir yangına maruz kalmamış iki alan seçilmiştir. kuru kök ağırlığı (gr) = 93. kommünite ve ekosistem düzeyindeki çalışmalarda. BİNGÖL1. Dolayısıyla.19. sulak arazilerin baskın türü haline gelerek bölgede yayılış gösteren diğer bitki türlerinin yayılışlarını sınırlandırarak doğal habitatı tahrip etmektedir. Biyoloji Bölümü. SB 082 SB 081 Türkiye. Altı farklı ülkeye ait Bitki Fonksiyonel Grupları ve Yangın Sonrası Rejenerasyon Çalışmalarındaki Önemi Çağatay TAVŞANOĞLU Hacettepe Üniversitesi.9. Kuzey Amerika ve Kanada’ya antropojenik vektörlerle taşınmış olarak giren bu tür.G. Akdeniz ekosistemleri gibi çok sık yangına maruz kalan alanlarda bulunan bitki türlerinin çoğu. MİDDLETON3 1 Dumlupınar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. gövde ve yaprak kuru ağırlıkları ile çiçeklenme fenolojileri karşılaştırılmıştır. Lafayette. yangına bağlı ve yangına bağlı olmayan bitki fonksiyonel gruplarının oluşturulmasıyla. Çiçeklenme fenolojileri karşılaştırıldığında en erken İspanya populasyonları çiçeklenirken en geç Kanada populasyonları çiçeklenmiştir. kuru yaprak ağırlığı (gr) = 122. göl ve sulama kanallarının kenarında küçük ve sınırlı populasyonlar halinde doğal yayılış gösteren Lythrum salicaria L.edu.8 ± 26. Akdeniz ekosistemlerindeki en önemli ekolojik etmenlerden birisi olan yangına bağlı fonksiyonel grup oluşturulması vejetasyon dinamiklerinin incelenmesinde ön plana çıkmaktadır.5 ± 16. Her bir alan 167 . Muğla mtemel@mu.tr Bu çalışmada. Fonksiyonel gruplar. Ekoloji Anabilim Dalı.5 ± 12.tr Türlerin yaşam öyküsü özelliklerine dayanan ekolojik modeller ve bitkileri müdahaleye cevaplarına göre sınıflandırma konusundaki yeni yaklaşımlar. Populasyonlararası üreme gücü karşılaştırıldığında ise Türkiye populasyonlarının Kanada populasyonlarından sonra en düşük üreme gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir (0. Çek Cumhuriyeti.06 ± 0. USA akanil@dumlupinar.003). Fen. K. kök ve gövde ağırlıkları hesaplanmıştır. İspanya ve Türkiye populasyonları ile Kanada ve Amerikadaki populasyonlarından alınan tohumlar bir yıl boyunca sera koşullarında aynı şartlar altında yetiştirilerek bitkilerin kök. Bu çalışmada.3 ± 61. son beş yıl içinde. sulak alanların çevresinde tarımsal faliyetlerin artması ve ağaç türlerinin kesilerek tepe tacı kapalılığının azaltılması nedeniyle istilacı özellik kazanarak biyoçeşitliliği tehdit etmeye başlamıştır. ekolojik çalışmalarda umut verici araçlar olarak görünmektedir. kuru gövde ağırlığı (gr) = 222.8 ± 87. Atatürk’ün ülkenin doğal zenginlik kaynağını oluşturan bitkilerin sağlığını korumaya yönelik izlediği politikalar kronolojik şekilde belgeleriyle sunulmaktadır. Biyoloji Bölümü. Beytepe. Avrupa ve Kuzey Amerika’da Yayılış Gösteren İstilacı Lythrum salicaria L. bu grupların yangın sonrası vejetasyon dinamiklerini açıklamadaki rolü incelenmiştir.S National Wetlands Research Center. Biyoloji Bölümü.1. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü.3. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Bornova. Bu fonksiyonel grupların yangın sonrası geçen zamanla olan değişimlerinin incelenmesi. hazımsızlık.tr Günümüzde. Valeriana officinalis. tarihte olduğu gibi. Lavandula stoechas. Fen Edebiyat Fakültesi. erinaceus. Birey sayısı Spil 168 Kütahya’da Kullanılan Bitkisel Çayların Bazı Kimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Sema Demet BAHTİYAR. Matricaria chamomilla.edu. Biyoloji Bölümü. M.secmen@ege. bitkilerin belirli kısımlarının belli kurallarla hazırlanmasına dayanan karışımlar olarak bilinmektedir. bitki fonksiyonel grupları. bitki örtüsü SB 083 Etraf Mühitin Muhafazasında Bitkilerin Rolü Tofig Sadig MAMMADOV. eskiden yalnızca köylerde. İZMİR ozcan.Bitkilerin köklerinin. Aliev Rauf HUSEYN. kimya müessiselerinin. Hypericum perforatum türlerine ait örneklerde rutubet asitte çözünmeyen kül ve ağır metal miktarları tespit edilmiş ve sonuçların Türk Gıda Kodeksi’ne uygunluğu araştırılmıştır. bazı növler atmosferden zehirli maddeleri menimsemekle yani havanın kimyevi kirlenmelerden temizlenmesinde fabrik rolünü da oynuyorlar. Birbirinden en uzak iki populasyon Mahmut dağı ve Kırkağaç’tır.az Bir çok növlerden istifade etmekle republikamızda etraf mühitin mühafazasınde onlarin genetik değişkenliğe göre havanın kirlendirme derecesi tayin edilmiştir. populasyonlardaki bitkilerin morfolojik özelliklerinin farklılıklarını. Bu çalışmada. A. üreme yollarını ve populasyon dinamiğini araştırmaktır. soğuk algınlığı. Thymus vulgaris. Marmaris civarındaki Kızılçam (Pinus brutia Ten. Tedgig olunmuş bu növlerden respublikamızda sanayi müesseslerinin. hem de etraf muhitin zararlı gazlardan temizlenmesini temin etmek olar. Farklı çalışma alanlarında bulundukları saptanan ve örtüşleri belirlenen türler.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kemalpaşa-Nif dağı ve Mahmut dağında 1078 – 1500 m’lerde yaşayan dar yaylışlı endemik bir bitkidir. A. bagsalmada istifade etmekle hem dekoratif yasillasdirmani. yaşam öyküsü özellikleri ve yaşam biçimleri dikkate alınarak sınıflandırılmıştır. Tedgigat esasında malum olmuştur ki. çiçeklerinin. Fen Fakülyesi. Var. dal sürgünlerinin. Türk gıda kodeksi SB 085 Dar Endemik Dianthus erinaceus boiss. Anahtar Kelimeler: Bitkisel çaylar. Ülkemizde de 50–60 çeşit bitki. gövdelerinin. Sema LEBLEBİCİ Dumlupınar Üniversitesi. çayı yapılarak tüketilmekte olup bitki çayları. Kütahya. Bu çalışmanın amacı. ormanlar ve dağlardan toplanmaktadır. Biyoloji Bölümü. ishal. SB 084 sisteminin güçlenmesi. Manisa-Spil dağı. sement zavodlarinin. Bu sayede değişik bitki fonksiyonel grupları oluşturulmuştur. xestexanalarin o cümleden daş karxanalarinin. meyvelerinin veya tohumlarının aromatik madde içeren kısımlarının kurutularak. Günümüzde tüm dünyada yaygın olarak tüketilen bitki çaylarının bazıları özel tarlalarda yetiştirilmekteyken büyük bir bölümü çayırlar. yangına cevap biçimleri. Sabri ÖZYURT. TRABZON içerisinde tesadüfi olarak seçilen kuadratlarda bitki türlerinin yüzde örtüşleri nokta örneklem tekniği uygulanarak belirlenmiştir. Özcan SEÇMEN Ege Üniversitesi. erinaceus’un Populasyon Ekolojisi Murat ERSÖZ. yorgunluk ve uykusuzluk gibi şikayetleri gidermeye yönelik.tr Dianthus erinaceus Boiss. yapraklarının. Bakü. kasabalarda siyah çayın yerine içilmekteyken son 10–15 yıldır büyük şehirlerde de kullanılmaya başlanmıştır. Batı Anadolu’da. Botanik Anabilim Dalı.Bitki çayları. Rutubet ve asitte çözünmeyen kül miktarlarının TGK’nin belirlediği sınır değerlerine uygun olduğu fakat tüm örneklerde değişik oranlarda ağır metallerin varlığı tespit edilmiştir. kaynar suda içime uygun hale getirilmesi ile bitkisel çaylar hazırlanmaktadır. neftayirma zavodlarinin. 35100. var. esrin kantrakti olan BakiCeyhan boru kemerini İpek yolu etrafının elece de seher yasillasdirmasinda park. Kütahya msozyurt@dumlupinar.GULİYEV Merdekan Dendrarisi.19. kabuklarının. Biyoloji Bölümü. Azerbaycan dendrary@mail. Akdeniz ekosistemleri. bağışıklık . Kütahya aktarlarından temin edilen ve bitkisel çay olarak kullanılan Tilia platyphyllos. Anahtar Kelimeler: Yangın. birçok hastalığın tedavisinde modern tıp tedavilerini destekleyici olarak hastanın rahatlaması. Kırkağaç-Bakırkaya tepesi.) ormanlarındaki yangın sonrası vejetasyon dinamiklerini birçok farklı boyutta ortaya konulmasını sağlamıştır. Bunların başında bitki çayları gelmektedir. kabızlık. psikolojisinin düzelmesi amacıyla bitkiler kullanılmaktadır. Türkiye. süksesyon. yayılış alanlarını.

Anahtar Kelimeler: Azot mineralleşmesi. otlakalan. nektar ile polen alan ve tozlaşmayı etkin şekilde gerçekleştiren böceklerdir. Linum aretioides’ in verimli sürgünlerin ucunda tek olarak çıkan sapsız çiçekleri. Bitkiler üzerinde 15 böcek saptanmıştır. Sonuçlarımız. orman toplulukları. erinaceus. yıllık net mineral azot veriminin topluluklara bağlı olarak değiştiğini göstermiştir.var. 35100.8 kg ha y-1) ve bodur çalılık alan (25. Bornova. En büyük yayılış alanı Nif dağındadır. Bu olayın tohum oluşumunu etkilediği görülmüştür. Lefkoşa K. bal Akdeniz bitki coğrafyasında yer alan Spil dağının yüksek rakımındaki farklı bitki topluluklarının (orman. Aykut GÜVENSEN1. Kahverenkli kelebekler(Vanessa cardui. Polen canlılığı ile stigma olgunluğunun. Anahtar Kelimeler: Linum aretioides Boiss. çok kireçli. Babadağ’da ağaçsız kuşağın üstündeki bölgede yaşayan dar yayılışlı. Argynnis sp. orman topluluğunda negatif olarak hesaplanmıştır (-3. Fen Fakültesi. Bunların 4 ü. Çevre Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü.6 kg ha y-1). İzmir. diğer populasyonların bireylerinden daha büyük kalikslere. Yıllık net toplam mineral azot verim (NH4++ NO3--N) değerleri ise otlakalan (14. Bu sonuç. Çiçek sayısı Kırkağaç populasyonunda en yüksektir. bodur çalı ve otlakalan) toprağında (0-5 cm ve 5-15 cm’lik iki katmanda) yıllık net azot mineralleşmesi alan inkübasyon yöntemiyle bir yıl boyunca araştırılmıştır. böceklerle olur. İZMİR 2 Yakın Doğu Üniv. koruma biyolojisi SB 086 arısı (Apis mellifera).edu. Salih GÜCEL2 1 Ege Üniversitesi. Münir ÖZTÜRK2 Uludağ Üniversitesi. Teorik ideal koşullar altında beklenen/hesaplanan olgun tohum sayısı ile gözlenen/ gerçek oluşan olgun tohum oranı %35’dir. populasyon ekolojisi. Azot mineralleşmesi yaz mevsimine göre sonbahar ve ilkbaharda belirgin olarak yüksek bulunmuştur. dar yayılış ve tehlikede olmasının nedenleri ortaya konmaya çalışılmıştır.5 kg ha y-1) ve çalılık alan (14.. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ödemiş. diğer populasyonlarından daha büyüktür. Bitkinin populasyon ekolojisi araştırılarak. bodur çalı. tozlaşma için sorun oluşturmadığı görülmüştür.K. Bitkiler böcekle tozlaşırlar.com Linum aretioides Boiss. tozlaşma. Kırkağaç’ ta en azdır. Anahtar sözcükler: Dianthus erinaceus Boiss. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. kelebeklere göre bitkiler üzerinde daha az uçtukları ve bitkileri daha az ziyaret ettikleri görülmüştür. Bulgularımızda arıların. Tohum çimlenmesi % 90 dır. Kırmızı Kitaba göre Zarar Görebilir (VU). Bu oran çok düşüktür. Botanik Anabilim Dalı. Nadiren otogami görülür. braktelere ve çiçeksiz sürgünlere sahiptir.) ve Lahana kelebeği (Pieris brassicae).’ ın Tozlaşması Serdar Gökhan ŞENOL1. Tozlaşma.. Spil dağı populasyonu bitkileri.tr 1 Tehlikede Olan Linum aretioides Boiss. Hafif alkali. Ancak birçok kelebek de iyi tozlayıcı değildir. İzmir gurcan@uludag. korollalara. Botanik Anabilim Dalı 2 Ege Üniversitesi. Özcan SEÇMEN1. büyük ve sarı renkli. ancak çok az polen ve nektar sağladıkları belirtilmiştir.0 kg ha y-1) topluluklarında daha yüksek bulunmuştur.1 kg ha y-1) topluluklarında birbirine yakın iken. populasyon ekolojisi SB 087 Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yüksek Rakımlı Ekosistemde Azot Mineralleşmesi Gürcan GÜLERYÜZ1. organik maddesi az. Biyoloji Bölümü. Bozdağ ile Denizli. Bal arılarının Linum’ların önemli bir tozlayıcısı oldukları.4 kg ha y-1) nazaran otlak alan (27. yıllık net NO3--N verimi orman topluluğuna (12. Üreme biyolojisi çalışması.19. Bornova. eşey organ özelliklerinin farkı dışında morfolojik olarak birbirlerine benzerler. Saçak ve iğne çiçekli bitkiler. Akdeniz 169 . Toprağın 0-15 cm’lik toplam katmanında yıllık net NH4+-N verimi tüm topluluklarının toprağında negatif olarak hesaplanmışken. Polen canlılığı %86’dır. TRABZON dağında en çok. demir ve manganı çok olan topraklarda yaşarlar. nitrifikasyon. populasyonların daralması için ana sebep olarak kabul edilmiştir. stigmaların çiçek açım günü ile bir gün öncesinde en aktif olduklarını ortaya koymuştur. tuzsuz. Biyoloji Bölümü. Nif dağı populasyonunda bitki ve yaprak büyüklükleri. Biyoloji Bölümü. dimorf heterostil yani distildirler. Diğer böceklerin çoğu dolaylı yollardan çok az katkı sağlarlar. Nif dağı populasyonu çiçekleri daha çok sayıda olgun tohum içerirler. Bireyler ya saçak yada iğne çiçekler taşırlar. bulgularımıza göre Kritik Tehlikede (CR) olan bir bitkidir.T. yüksek rakım. 35100. Tozlaşmasının bu olayda rolü olup olmadığı araştırılmıştır.C sgsenol@yahoo. Çünkü polenler bacak ve hortumlarına düzgünce yapışmazlar ve stigma ile gereken şekilde temas etmezler.

Botanik Anabilim Dalı 2 Uludağ Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. aeropalinoloji. Quercus. yüksek bitkilerin azot metabolizması her şeyden önce bu azot formlarının topraktaki miktarı ve dolayısıyla organik azotun mineralleşmesi ile ilişkilidir. İnorganik azot toprakta nitrat (NO3-) ve amonyum (NH4+) halinde bulunur. Ayse KAPLAN Zonguldak Karaelmas Universitesi. Bu yapılırken. Zonguldak yasinozdogan@hotmail. aestivus bir yıl içinde iki büyük fenolojik aşamaya sahiptir. Araştırmada. yıl içindeki organlarda ve farklı alanlardan toplanan bireylerdeki değişimi araştırıldı. Gemlik Bursa gurcan@uludag. Bu aşamalardan birisi aktif olup (sonbahar-geç ilkbahar) toprak üstü kısımlarından yaprak çıkışından senesense kadar olan fazdır. Cladosporium. aestivus türüyle belirgin şekilde temsil edilen geofitler. 2006 yılında toplam polen miktarı 3776/cm2 olup bunun 3586/cm2 si ağaç polenlerine. Gravimetrik yöntemle 2006 ve 2007 yıllarına ait polen ve spor takvimi oluşturulmuştur. (Liliaceae) çok yıllık yumrulu geofit olup Akdeniz havzasında geniş olarak yayılış göstermektedir. Tür özellikle yol kenarları boyunca çayır ve otlak alanların kalkerli topraklarında geniş olarak yayılmakta ve bu alanları işgal etmektedir. Ustilago. 2007 yılında ise toplam polen miktarı 3948/cm2 olup. aestivus türünde NRA’nın organlardaki (yumru kök. Polen ve spor miktarlarına ait veriler mevsimsel ve meteorolojik faktörlerle bağlantısı Spearman Korelasyon analizi uygulanılarak ortaya koyulmuştur. A. Bu çalışmada. Ostrya. yaprak ve çiçek-meyve) dağılımı. Alternaria. Chenopodiaceae.com Karabük il merkezi havasındaki alerjen polenlerin ve sporların belirlenmesi amacıyla 1 OCAK 2006 ile 1 OCAK 2008 tarihleri arası Karabük ilinin 2006 ve 2007 yıllarının alerjen polen ve sporlarını belirlemek amacıyla Karabük Üniversitesi Karabük Teknik Eğitim Fakültesi binası çatısına ve bahçesine birer adet durham aleti yerleştirilmiştir. Juniperus. Biyoloji Bölümü. (Liliaceae) Türünde Nitrat Redüktaz Aktivitesi F. Yüksek bitkiler azotu topraktan inorganik formda alabilirler.tr Asphodelus aestivus Brot. 308/cm2 si ise otsu bitki polenlerine aittir. spor Karabük. Fen Edebiyat Fakültesi. 2 yıl süresince Pinus’a ait polenler mayıs sonu ve haziran başında yüksek düzeylerde sayılmıştır. A. Gemlik Asım Kocabıyık Meslek Yüksek Okulu. bitkideki organik N ve nitrat içeriği ile Nitrat Redüktaz Aktivitesi (NRA) kullanılmaktadır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Asphodelus aestivus Brot. Anahtar Kelimeler: polen. Anahtar Kelimeler: Asphodelus aestivus. Biyoloji Bölümü. Gürcan GÜLERYÜZ1. Akdeniz bölgesinde.edu. geofit. Hülya ARSLAN1. nitrat. Pistacia. 2007 yılında ise 1739/cm2 adet spora rastlanmıştır. türün yayılış gösterdiği habitatlardaki aktüel nitrat içeriğine göre NRA aktivitesindeki değişim belirlendi. bunun 3468/cm2 si ağaç polenlerine. TRABZON SB 088 SB 089 Karabük İl Merkezi Atmosferinin 2006 ve 2007 yılları Polen ve Spor Analizi Yasin OZDOGAN. Mantar sporları en çok yazın tespit edilmiştir. Gramineae. Yıl boyunca mantar sporları gözlemlenmiştir. Selcen SAKAR1. 308/cm2 si otsu bitki polenlerine aittir. Bitkisel Üretim Programı. Salix ve Abies cinsleri il atmosferinde en fazla polen yayan ağaçlar olarak belirlenmiştir. topraktaki bitkilerce alınabilir net mineral azot verimi.19. diğeri ise yaprakların çıkışına kadar süren inaktif (yaz) fazdır (dormansi). 67100. Myxomycetes taksonları ile teşhis edilemeyen Ascomycetes sporları fazla miktarlarda gözlemlenmiştir. Yabani otsu bitkilerde ise en çok düzeye Brassicaceae. A. Akdeniz. çiçek taşıyan gövde. Nitrat Redüktaz Aktivitesi 170 . Daha sonra Fagus. 2006 yılında 1078/cm2 adet spora. Compositae familyaları ulaşmıştır. Serap KIRMIZI2 1 Uludağ Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. aşırı otlatılma ve yangın ile bozulmuş bölgelerin egemen yaşam formları olmaktadır. Bu nedenle. Toprakta azotun mineralleşmesi ve bitkilerce alınımı çeşitli ekosistemlerin verimliliğini belirlemede indikatör olarak kullanılmaktadır.

ferulae Lanzi (Süt mantarı) ve P. Ceren TAŞLIK. ostreatus (Jacq) P. Rıza AKGÜL. Anahtar Kelimeler: Boğazı. kısacası gölün evrimsel gelişiminin en önemli göstergesidir. gölün ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunun göstergesi olan Microcystis aeruginosa’nın artışının nedenleri ve çözüm önerileri amaçlanmıştır.com Bu çalışmada birbirine çok benzeyen. Doğal sistemler kendi kendilerini denetleyebilme özelliğindedirler. Yörede betimlenen taksonlardan. Yosun Apartmanı. 20’si yenmez ve 3 tanesi ise zehirlidir. Biyoloji Bölümü. Türkiye denizlerinde nadir olarak bulunan ve Çanakkale Boğazı’nda yayılış gösteren Colpomenia (Scytosiphonaceae) cinsine ait C. 17/7. taksonomilerindeki karışıklık giderilmeye çalışılmıştır. Göl suyundaki azot ve fosfat miktarının artışı sonucu. Cevdan KESİCİ3 1 Ege Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. belirli bir süre sonra göl yüzeyinde. Sibel YAMAOĞLU Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Fen Fakültesi. fosfor Türkiye Denizlerinde Yayılış Gösteren İki Colpomenia Türünün Taksonomik Kriterlerinin Saptanması Hüseyin ERDUĞAN. Kenan DEMİREL1. Van 2 Adıyaman Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Eğirdir Gölü. ilgili morfolojik ve ekolojik özellikleri ile yöre halkının tür hakkındaki bilgileri kaydedilmiştir. Isparta ekesici@sdu. Mavi-yeşil alglerden Microcystis aeruginosa türünün oluşturduğu alg patlamasının meydana gelmesine neden olmuştur (Eylül 2006/ Ağustos 2007). Bu oluşum doğal göllerin verimliliğini. peregrina Sauvageau ve C. Yeter ki sistemdeki değişimler sistemin onarım gücünü dışına taşmasın. ülkemizde kısa vadeli kazançlar elde edilirken. Kampus. Eğirdir Gölü’ne insanların son elli yıldır çeşitli nedenlerle yaptıkları bilinçsiz müdahalelerin sonucu. Eğirdir. campestris L var.edu.19. Microcystis aeruginosa. Eğirdir Gölü’nün doğal yapısına yapılan müdahalelerle. Eğirdir. Sulak alanların politik ve ekonomik nedenlerle sürekli artan tarımsal ve endüstriyel üretim için kullanılmasıyla. Çanakkale Yüksekova (Hakkari) Yöresinde Belirlenen Bazı Makrofunguslar Yusuf UZUN1. Abdullah KAYA2. alg. Doğal dengede. Gölden.com Bu çalışma. Göl taban çamurundaki fosfor miktarının artışı. Biyoloji Bölümü. Ali KELEŞ1 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. geri dönüşümü uzun vadede bile çok zor olan. Bu iki türün morfolojik ve anatomik özellikleri araştırılarak. Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kumm. göl taban çamurunda yüksek oranda fosfor birikimi belirlenmiştir. sinuosa (Mertens ex Roth) Derbès & Solier taksonları ele alınmıştır. 65080. gölde sediment miktarı artmıştır . Hidrobiyoloji ABD. göller bölgesinde konumlanan. İzmir 2 Süleyman Demirel Üniversitesi. campestris (Kifar mantarı). Isparta ili ve ilçelerindeki çok sayıdaki yerleşim alanları içme suyu temin etmektedir. Araziden laboratuara taşınan mantar örneklerine gerekli mikolojik teknikler uygulanarak mikroskobik veriler elde edilmiş ve kurutularak herbaryum örneği haline getirilmiştir. Isparta 3 Altın Kum Mahallesi. 2006-2007 yıllarında Yüksekova ilçe sınırları içerisinde toplanan makrofunguslar üzerinde yapılmıştır. Arazi çalışmaları esnasında toplanan örneklerin doğal habitatlarında renkli fotoğrafları çekilerek. su kalitesini. Fen Edebiyat Fakültesi. ülkemizin tektonik kökenli en büyük doğal tatlı su gölüdür. Eğitim Fakültesi.tr Eğirdir Gölü. Makroskobik ve mikroskobik verilerin sonucunda Ascomycetes ve Basidiomycetes sınıfları içinde dağılım gösteren toplam 47 makrofungus taksonu tespit edilmiştir. Terzioğlu Kampusu. Orçun SEMİZLER. 35200. Biyoloji Bölümü. sistemin onarım gücü içinde kalan değişimleri ekolojik yapı ve biyolojik zenginlikler. TRABZON SB 090 SB 091 Eğirdir Gölü’nde Mavi-Yeşil Alglerden Microcystis aeruginosa’nın Çoğalmasının Nedenleri Kutsal KESİCİ1. Bunların 24’ü yenir. Bu çalışmada. Adıyaman yusufuzun2004@yahoo. taksonomi SB 092 Colpomenia. mavi-yeşil alg. Erol KESİCİ2. Pleurotus fuscus var. eksilten geri beslenme mekanizmasıyla giderebilir. (Ağaç mantarı) adı ile 171 . Çanakkale herdugan@gmail. ekolojik ve ekonomik kayıplara neden olunmaktadır. A. 02030.

Ziraat Fakültesi. Türkiye SB 093 SB 094 Kavak Deltası’nda Uzaktan Algılama İle Kumul-Tuzcul Ve Flora İlişkileri Ersin KARABACAK1.com 2005-2006 yılları arasında yapılmış olan bu çalışmada Akçakale ilçesi ile Suriye sınırları arasında kalan sekonder tuzlu alanların bitki örtüsünde gerçekleşmekte olan suksesyon araştırılmıştır. vulvaria senopopulasyonda birey sayılarını gittikçe artıran taksonlardır. alanda sınıflandırma yapılmış ve bunlar haritalar üzerinde gösterilmiştir. Çanakkale 2 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Aeluropuseto lagopoidesae-Chenopodiumetum vulvariae. bu toprakların şiddetli tuzlu topraklar olduğunu göstermiştir. Sekonder tuzlulaşma ile. Anahtar Kelimeler: Makrofunguslar. 172 . vejetasyon Akçakale (Şanlıurfa /Türkiye) Suriye Sınırları Arasındaki Tuzlu Alanların Bitki Örtüsü Vagif ATAMOV1. Osmanbey Kampusu. yetişme yeri özellikleri. flora. Biyoloji Bölümü.5-8.19. Evren ERGİNAL2. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Cressa creticae-Aeluropusetum lagopoidesae gibi halofitik karakterli bitki birlikleri gelişmiştir. bunlardan 42’si tuz oranı yüksek olan topraklarda. Salsola soda. Mahmut YAVUZ2 1 Rize Üniversitesi. 17020. Özellikle Pleurotus fuscus var. taksonomi. 2007 mayıs ayında yöre pazarlarında kg fiyatı 8-10 YTL’ den satıldığı tespit edilmiştir. Aeluropus lagopoides subsp. Cressa cretica. Mustafa ASLAN2. 53100. A.4’lük alansal daralmaya karşılık gelen bu fark kıyı morfodinamiğindeki değişimleri göstermektedir. Chenopodium (5 takson). Rize 2 Harran Üniversitesi. Fabaceae (16) ve Chenopodiaceae(11). TRABZON tanınır ve yenir. flora. Alanda takson sayısı en fazla olan familyalar. Yüksekova (Hakkari). yayılışları ve yenilebilirlik durumları verilmiştir. 62’i ise tuz oranı düşük olan ortamları seven bitkilerdir. Bu birliklerin gelişme gösterdiği topraklarda. Fen-Edebiyat Fakültesi. FenEdebiyat Fakültesi. 9’u kozmopolit. Belirlenen taksonların tümü araştırma yöresi için yeni kayıttır.Fen-Edebiyat Fakültesi. Kıyı kumulu değişiminin. Cenap CEVHERİ2. cinsler ise. uzaktan algılama.801. pH’larının 7.15 olması.45 ve toplam tuz miktarlarının ise % 0. Asteraceae (16). alana bir çok halofitik karakterli taksonların göç etmesi sonucu bu tip bitkiler arazide yaygınlaşmış ve Frankenieto pulverilentae-Salsoletum sodae. İsmet UYSAL1 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. 17020. 1962 yılındaki arazi örtüsü sayısallaştırılmış siyah-beyaz monoskopik hava fotoğrafları ve güncel arazi örtüsü 2006 yılı Nisan ayı GPS ölçümleri ile son olarak 2007 Ağustos ayında çekilen Landstat ETM+ uydu görüntüsünün sınıflanmasıyla oluşturulmuştur. lagopoides. Çanakkale krbersin@comu. Anahtar Kelimeler: Kavak Deltası. Poaceae (21 takson). 17020. ferulae Lanzi mantar mevsiminde toplanarak satılır. Alanda toplam 113 taksona rastlanılmıştır.edu. Coğrafya Bölümü. 1962 yılı hava fotoğraflarının Map Info 1715567 m2 tespit edilen kumul alanı 2006 yılı Nisan ayı GPS ölçümlerine göre 1203052 m2’ye düşmüştür. Polygonum (3). Biyoloji Bölümü. EC’lerinin 12. ve Aeluropus (2)’dur.tr Saroz Körfezinin doğusundaki Kavak Deltası’nın kuzey kesiminde. Hasan ÖZCAN3. Esat ÇETİN2. Çanakkale 3 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi.5-20 dS/m. Milli Piyango Eğitim Kampusu. Toprak Bölümü. Plaj gerisinde yüksekliği 1–3 m arasında değişen yeni (hareketli) kumullar ile kıyı gerisinde bataklık ve tuzlu arazilerle sınırlanan sahada yapılan çalışmalarda kumulların zengin bir vejetasyon kapasitesine sahip oldukları görülmüştür. Çanakkale. Kumullarda 512515 m2’lik yani %33. Biyoloji Bölümü. Salsola (4). Chenopodium vulvaria subsp. Teşhis edilen tüm makrofungus taksonları liste halinde sunulurken. FenEdebiyat Fakültesi. kuzey-güney uzanımlı kıyı boyunca yaklaşık 4 km uzunluk ve maksimum 500 m genişliğe erişen bir kumul sahası ve tuz bataklığı yer almaktadır. vejetasyon ve tuzcul alanlara olan etkileri ortaya çıkartılmış. Biyoloji Bölümü. Şanlıurfa vhatemov@yahoo.

Bu bitkilerden 5’i tehlike altındadır.. Norduz Yaylası SB 097 Tarımsal Artık Kökenli Kompostun Topraktaki Kalıcı Etkisinin Belirlenmesi Halil POLAT1. orman ve maki vejetasyonları olmak üzere üç vejetasyon tipi hakimdir. 41380. erozyon. Toprağın ana kaya üzerinde tutulmasında. özellikle tahribe uğramış. Bu vejetasyon tipleri aşağıdaki bitki birlikleri ile temsil edilmektedir: -Higrofil Vejetasyon Alno glutinosae-Fraxinetum angustifoliae -Orman Vejetasyonu Tilio argenteae-Castanetum sativae Rubo hirti-Fagetum orientalis Arbuto unedinis-Quercetum cerridis -Maki Vejetasyonu Phillyreo latifoliae-Quercetum cocciferae Bunlardan Tilio argenteae-Castanetum sativae. yöresel halk tarafından gerek yakacak amaçlı. TÜBİTAK’ın desteği ile Norduz Yaylası Florasını belirleme çalışmalarımız esnasında. Umuttepe Yerleşkesi. Şanlıurfa polhalil@gmail. Biyoloji Bölümü. geven. Fevzi ÖZGÖKÇE Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Kocaeli fazil. doğaya ve bitki örtüsüne zarar vermeyen alternatif yollar konusunda bilinçlenmesi gerekmektedir. vejetasyon. Araştırma alanında higrofil.com Toprağın potansiyel verim kapasitesini geliştirmek.edu. Onobrychis. Norduz Yaylasında yayılış gösteren ve genel olarak yöre halkı tarafından geven olarak adlandırılan.). Onobrychis Adans. çıra geven. Eskişehir 2 Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü. 65080 Van muratunal_yyu@yahoo. Bu bölge bitki coğrafyası bakımından Avrupa-Sibirya floristik bölgesine. Norduz Yaylasının biyolojik çeşitliliğinin yerinde korunmasında anahtar bitki grubu olan gevenlerin üzerindeki baskıların kaldırılabilmesi için. Davis’in kareleme sistemine göre A2 karesine dahildir. Harran Ovası’nda bulunan Şanlıurfa Toprak ve Su Kaynakları 173 . yöre halkının tutuşturucu ve yakacak olarak kullanılabileceği. cinslerinin erozyonun önlenmesindeki yeri ve tehlike altındaki türlerin in situ korumalarının yapılabilmesi için koruma önlemleri araştırılmıştır.19. uzun vadede toprağın korunması ve sürdürülebilirliliği çerçevesinde tarımsal artıkların verim üzerindeki etkisini belirlemek amacı ile 2004-2006 yılları arasında. tehlike altında birçok türünde yer aldığı (Astragalus L. çok yıllık olarak toprağın bekçiliğini yapması.tr Bu araştırma Yeniköy kıyı kumulunun gerisinde yayılış gösteren vejetasyonu tespit etmek amacıyla gerçekleştirildi. koruma. Türkiye SB 096 Norduz Yaylası (Van)’nda Yayılış Gösteren Kamefit Gevenlerin Erozyonun Engellenmesindeki Rolü ve Korunması Murat ÜNAL. Çalışmamız sonucunda erozyonda etkili olan 2 familyanın 3 cinsine ait 25 kamefit bitki türü teşhis edilmiştir. bitki birliği. Yapılan çalışma sonucunda gevenlerin yöresel olarak 4 farklı isimle isimlendirildiği (sarı geven. ağaçsızlaştırılmış alanlarda toprağı önemli derecede tutan gevenler.ozen@kou. Anahtar Kelimeler: Yeniköy. Arbuto unedinis-Quercetum cerridis ve Phillyreo latifoliaeQuercetum cocciferae bitki birlikleri bilim dünyası için yenidir. Bursa. kara geven ve tavşan geveni) ortaya konmuştur. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Acantholimon Boiss. araştırma sahasının ortalama yüzey eğiminin % 15’in üzerinde olduğu düşünülürse büyük önem arz etmektedir. Yeniköy. İzmit. Nesibe Devrim ALMACA2 1 Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü.. Gevenler geniş ve derin kök yapısı. Anahtar Kelimeler: Astragalus. TRABZON SB 095 Yeniköy (Bursa)’ün Sahil Kumulu Ardı Vejetasyonu Fazıl ÖZEN Kocaeli Üniversitesi.com Bu çalışmada. Marmara Bölgesinin Güney Marmara Bölümü’nde yer almaktadır. Ayrıca gevenlerin sökülmeden bulunduğu alanda yakılarak tarla açma faaliyetlerinden bir an önce vazgeçilmesi gerekmektedir. odunsu özelliği. Biyoloji Bölümü. Rubo hirti-Fagetum orientalis. Fen-Edebiyat Fakültesi. gevenlerin yoğun olarak sökülmekte ve alan topraklarının büyük bir kısmının bu sökümlerden dolayı doğal bitki örtüsünü kaybederek taşındığı tespit edilmiştir. gerekse kışın hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Acantholimon.

Yahşihan. Bu çalışmada Remazol Brillant Blue R boyar maddesinin sucul ortamdan uzaklaştırılması için Rocellea phycopsis biyokütlesi kullanılmıştır. phycopsis. önerilen suni gübreye eşdeğerde verim elde edildiği saptanmıştır. Giresun eyalcin@kku. üçüncü yılda ise etkisini kaybettiği görülmüştür. pamuk artıkları ve at gübresi karışımından oluşan kompost kullanılmıştır. Atık suya bakıldığında saptanabilen ilk kontaminant renktir ve su yataklarına verilmeden önce uzaklaştırılması gerekmektedir. Yüzey modifikasyonunun adsorpsiyon performansı üzerine etkisinin belirlenmesi amacı ile liken örnekleri ısı ile muamele edilmiş ve adsorpsiyon çalışmaları tekrar edilmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. Adsorpsiyonun matematiksel tanımlanmasında Freundlich ve Langmuir adsorpsiyon izotermleri kullanılmış ve izoterm sabitleri belirlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. toprağın sürdürülebilirliliği ve çevre kirliliği de dikkate alınarak üç üretim dönemi için 5 ton.kompost /da uygulaması önerilir. bazik. Biyosorpsiyon. 3 tekerrürlü olarak yürütülen bu denemede kompost uygulaması bir defada ve denemenin başlangıcında (2004 yılında) yapılmıştır. antrokinon bazlı ve metal kompleks boyalar olmak üzere çeşitli yapılar içerir. Biyoloji Bölümü. Kırıkkale 2 Giresun Üniversitesi.0 olarak saptandı.0-8. Emine ÖZTÜRK1 1 Kırıkkale Üniversitesi. konuları uygulanmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. boyar maddelerin gideriminde uygun bir alternatif yöntemdir. Çakılı olarak ve tesadüf blokları deneme deseninde 7 konulu. İkinci ürün mısır-buğday rotasyonunun uygulandığı ve deneme süresince (üç yılda) toplam üç defa ikinci ürün mısır ve üç defa da buğday veriminin alındığı araştırmada . sadece önerilen kimyasal gübre dozları uygulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Biyosorpsiyon. Remazol Brillant Blue R biyosorbsiyonu için optimum pH 3.edu. Biyoloji Bölümü. Aysun ERGENE1. Kompost uygulanan konulara kimyasal gübre verilmemiştir. Dolayısıyla işletme imkanları. dispers. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2. Bu nedenle bir defada uygulanan 3-4. asidik reaktif.yıllar itibarı ile alınan verimler incelendiğinde kompostun verim üzerinde birinci ve ikinci yılda etkili olduğu.0) biyosorpsiyon karakteristiği araştırılmıştır. 71450. SB 098 Doğal ve Modifiye Rocellea phycopsis Ach. Debboy Mevkii. Biyoloji Bölümü. Kesikli olarak yürütülen çalışmalarda. mısır. Yüzey modifikasyonu sonrasında adsorpsiyon kapasitesinde %23 oranında bir artış olduğu belirlenmiştir. Zafer TÜRKMEN2. ile Remazol Brillant Blue R’nin Sucul Ortamdan Uzaklaştırılması Emine YALÇIN1. Kontrol konusuna kompost uygulanmamış olup. Kadir KINALIOĞLU2. 28049. Test bitkilerinin mısır (ikinci ürün ) ve buğdayın (ana ürün) kullanıldığı bu araştırmada kontrol konusu ve 0-1-2-3-4-5 ton-kompost/da.19. azodiazo.tr Tekstil endüstrisinde alıcı ortama deşarj edilen boyalar.5 ton/da kompostun üç (ikinci ürün mısır+buğday+ ikinci ürün mısır rotasyonu) üretim periyodu boyunca etkili olduğu. Remazol Brillant Blue R Rocellea 174 . TRABZON Araştırma Enstitüsü Koruklu-Talat Demirören Araştırma İstasyonu’nda yürütülen bu araştırmada buğday. farklı boyar madde derişimi (40-100 mg/L) ve pH aralığında (2.

TRABZON Zooloji Sözlü Bildiri Özetleri 175 . Biyoloji Bölümü.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

19. Biyoloji Bölümü. TRABZON 176 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Ex/Em: 260/380). bileşiklere ait fluoresans yoğunluk bu değerler ile oranlandı. Çalışmamızda fluoresans aromatik bileşikler veya PAH metabolitlerinin düzeyi. ALT. Metallerin kan dokusundaki düzeyinin. kadmiyumun 0. Ex/Em: 290/335) piren (4 halkalı. 01330 Adana.tr Günümüzde petrol türevi ürünlerin kullanımının artarak devam etmesi nedeniyle. Kampus.0+1. kadmiyum. Ferit KARGIN2 1 Adıyaman Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü.19. Cd ve Zn+Cd karışımından etkilenmiştir. önemli bir biyobelirteç sağlamaktadır. kortizol ve glukoz) değişimler ise otoanalizatör yöntemlerle belirlenmiştir. poliaromatik hidrokarbonların (PAH) neden olduğu çevresel kirliliğin önemi daha da artmıştır. serumdaki ALT ve AST aktivitesi ile kortizol ve glukoz düzeyi artış göstermiştir. Türkiye 2 Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Boran. AST. çinko. sediment ve/veya su örneklerinde belirlenmektedir. naftalen (2 halkalı. Bu çalışmada Kasım 2004-Nisan2006 tarihleri arasında 9 farklı dönemde Karakaya Baraj Gölünün Adagören. Safra metabolit düzeyleri. PAH. PAH birikiminin engellenmesi karaciğer ve kas dokusunda atasal PAH bileşiklerin belirlenmesini güçleştirir. Biyoloji Bölümü.5 ve 5. Metallerin etkisinde. Fen-Edebiyat Fakültesi. çinkonun 0.1 ve 5. Anahtar Kelimeler: Biyolojik izleme. Sabahattin ASLANYAVRUSU2.5+0. glukoz Karakaya Baraj Gölünde Olası PAH Kirliliğinin Sazan Balığı (Cyprinus carpio) Safra Örneklerinde Değerlendirilmesi Abbas GÜNGÖRDÜ. Denenen koşullarda balıkların serumlarındaki biyokimyasal parametreler Zn.0 mg/L. Oreochromis niloticus’un kan dokusundaki metal (Zn. Yine safra protein düzeyi belirlenerek. niloticus’un kan dokusundaki metal düzeyi. Bunun için yaygın PAH metabolitleri olan fenatren (3 halkalı.edu. metallerin tek tek etkisiyle karşılaştırıldığında metal karışımında daha düşük olduğu saptanmıştır. safra fluoresans düzeyi. Cyprinus carpio. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.0 mg/L ve Zn+Cd karışımının 0. ortamda metal derişiminin artışı ve etkide kalınan sürenin uzamasıyla artmıştır. Araştırmada. Ayrıca safra yoğunluğunu belirlemek için bütün örneklerde. Malatya agungordu@inonu. Cd ve Zn+Cd Etkisinde Oreochromis niloticus’un Kan Dokusundaki Metal Düzeylerinin ve Bazı Biyokimyasal Parametrelerdeki Değişimlerin Belirlenmesi Özgür FIRAT1. kortizol. belirtilen sabit eksitasyon (Ex) ve emisyon (Em) dalga boylarında flouresans yoğunlukları belirlendi. Rutin kimyasal izleme çalışmalarında PAH düzeyi. fluoresans spektrofotometre kullanılarak SDF yöntemine göre belirlendi. Türkiye ofirat@adiyaman. TRABZON SZ 001 SZ 002 Zn. Murat ÖZMEN İnönü Üniversitesi.edu. görece daha ucuz olan sabit dalga-boylu fluoresans (SDF) yöntemi ile semi-kantitatif olarak belirlenebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Oreochromis niloticus. Bu nedenle PAH bileşiklerine maruz kalmanın izlenmesinde safra metabolit düzeyinin belirlenmesi kimyasal izleme çalışmalarına alternatif. Yapılan çalışmada O. niloticus’un kan dokusundaki metal düzeyleri ve bazı biyokimyasal parametrelerdeki değişimler incelenmiştir. Ex/Em: 341/383) ve benz(a)piren-tip (5 halkalı Ex/Em: 380/430 nm) metabolitlerin. Ancak balıklarda PAH biyotrasformasyonunun yüksek düzeyde gerçekleşmesi nedeniyle bu bileşiklerin canlıda birikimi daha az olmaktadır. Cd) düzeyleri Atomik Absorbsiyon Spektrofotometrik. Eğribük ve Hasırcılar istasyonlarından yakalanan toplam 286 adet sazan (Cyprinus carpio) balığında safra örnekleri çalışıldı.0 mg/L etkisine 7 ve 28 günlük sürelerde bırakılan O. Hikmet Yeter ÇOĞUN2. safra pigmenti olan biliverdin düzeyi saptandı. su kirliliği 177 . Biyoloji Bölümü.tr Bu araştırmada. biyokimyasal parametrelerdeki (ALT.1 ve 1. Yoğun sanayi faaliyetleri sonucu ortaya çıkan tamamlanmamış yanma süreçlerinin ve petrokimyasal işlemlerin sucul ekosistemlerde PAH kirliliğine neden olduğu bilinmektedir. AST. Karakaya Baraj Gölü. Serumdaki bu parametreler üzerine metallerin etkisinin düşük ortam derişimlerine oranla yüksek derişimlerinde daha fazla ve bu etkilerinin Zn+Cd>Cd>Zn şeklinde olduğu belirlenmiştir. 02040 Adıyaman.

500mg/l) maruz bırakıldı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Serum kreatinin. doku GSH ve MDA ölçüm sonuçları ile histolojik incelemeler değerlendirildiğinde IR grubunda böbrek fonksiyonlarında önemli oranda bozulmalar saptanmıştır.edu. p=0. İlk grup sadece nefrektomi yapılan kontrol grubudur. böbrek doku MDA miktarları incelendiğinde IR grubunda kontrole oranla istatistiksel olarak anlamlı bir artış. Biyoloji Bölümü. dengesizlik. Ancak üçüncü gruptaki sıçanlara iskemi yapılmadan 1 saat önce 250 mg/kg (i. Türkiye’de sadece Doğu Karadeniz bölgesinde yaşayan Pelodytes caucasicus larvaları için. Diğer yandan AA+IR grubunda MDA ve GSH miktarları kontrol grubundan istatistiksel olarak farksız ancak IR grubundan anlamlı ölçüde farklı bulunmuştur. Biyoloji Bölümü. Bu nedenle yapmış olduğumuz çalışmada. Üçüncü grutaki sıçanlara da nefrektomiden 15 gün sonra 45 dakika iskemi ardından 3 saat reperfüzyon uygulanmıştır. tiyol grubu içeren bileşikler (glutatyon gibi) ve bazı flavonoidlerin kullanıldığı görülmektedir. Buna karşın iskemi yapılmadan 1 saat önce uygulanan askorbik asitin.0676-17. kamburluk. Aynı şekilde IR grubunda serum LDH miktalarıkontol ve AA+ IR grubuna oranla yüksek bulunmuştur. Ankara aslid@hacettepe. ölüm olayının ortaya çıkış süresindeyse bir azalışa sebep olduğu görüldü. felç gibi çeşitli anormallikler gözlendi. Elde edilen sonuçlar. bu gübrenin Kafkas kurbağası larvaları üzerinde önemli olumsuz etkilere sahip olduğunu gösterdi. Beytepe. 0. 178 . iskemiden önce AA uygulanan üçüncü grupta üre ve kreatinin için normale yakın değerler ölçülmüştür. Deney esnasında. 100.8. İkinci gruptaki sıçanlara ise nefrektomi yapıldıktan 15 gün sonra 45 dakika iskemi ardından 3 saat reperfüzyon uygulanmıştır. Dürdane KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi. Deney sonunda tüm gruplardaki sıçanlar öldürülerek serum kreatinin.0955-20.p. Fen-Edebiyat Fakültesi. Çalışmamızda her biri 8'er adet Wistar albino sıçandan oluşan 3 grup kullanılmıştır. Dokudaki IR hasarının önlenmesinde antioksidan özellikli maddelerden yararlanmak tercih edilen bir yöntemdir. kalp.Biyoloji Bölümü. sıçan böbreğindeki deneysel IR hasarına karşı askorbik asitin etkisi araştırılmıştır. Yapılan çalışmalarda bu amaçla.5.1. 0. SZ 004 Kafkas Kurbağası (Pelodytes caucasicus) Üzerinde Amonyum Nitrat Gübresinin Akut Etkileri Handan KARAOĞLU1.6.Histopatolojik inceleme sonuçları da biyokimyasal sonuçları desteklemektedir.05. yumurta halinde toplanan örneklerden laboratuar ortamında larvalar elde edilip 14 gün boyunca bu kirleticinin akut dozlarına (0. dokunmaya karşı tepkilerde gecikme.tr Özellikle vasküler cerrahi işlemler ve organ nakilleri esnasında karşılaşılan en önemli sorunlardan birisi iskemi reoperfüzyon (IR) hasarının oluşmasıdır. Bilal KUTRUP1.0816-17. Kontrol ve bazı uygulama gruplarına (50. 0.üre ve LDH. 0. üre. Konsantrasyon artışının larvaların ağırlık ve boylarında önemli ölçüde azalmalara yol açtığı görüldü.06800.19. Biyoloji Bölümü. ödemler. Anomali sayısı konsantrasyon artışıyla az da olsa artarken anomalilerin ortaya çıkış zamanının bundan etkilenmediği belirlendi. p>0. df=8). Giresun handankaraoglu@gmail. Kontrol ve bazı uygulama gruplarına (0.7. TRABZON SZ 003 Renal İskemi-Reperfüzyon Hasarına Karşı Askorbik Asitin Etkisi Aslı KORKMAZ. Bunlara ek olarak. 200. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. sıçan böbreğinde deneysel olarak yaratılan IR hasarına karşı önleyici etkisi olduğu ortaya konmuştur. Ancak antioksidan özellik gösteren bir vitamin olan askorbik asitin (AA) renal IR hasarı üzerindeki etkisi henüz belirlenmemiştir. Deneyin başlangıcında gruplar karşılaştırıldığında larvaların ağırlık ve boylarında herhangi bir farklılık belirlenmezken (Kruskall Wallis Testi.000. 500mg/l) ait ortalama ağırlık (g) ve boy (mm) değerleri sırasıyla şöyledir: 0. karaciğer. dünya üzerinde en yaygın kullanıma sahip gübre olan amonyum nitratın akut dozlarda gösterdiği etkiler araştırıldı. Son zamanlarda yapılan çalışmalar arttıkça. GSH miktarlarında ise anlamlı bir düşüş saptanmıştır. böbrek dokularında GSH ve MDA analizleri ile histopatolojik incelemeler yapılmıştır. Ufuk BÜLBÜL1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Zeliha ÇOLAK YILMAZ2. kas ve beyin gibi dokularda I-R hasarının ortaya çıkmasında reaktif oksijen ve nitrojen türlerinin rol oynadığı ortaya konmuştur.com Çalışmamızda. Fen-Edebiyat Fakültesi. AA+ IR grubuna ait preparatlarda normale yakın böbrek histolojisi gözlenmiştir.041215. IR grubuna ait böbrek kesitlerinde yoğun konjesyon alanları ve mononüklear hücre infiltrasyonları görülürken. Bunun yanı sıra. df=8) deney sonunda bu parametreler açısından kontrol ve uygulama gruplarının önemli ölçüde farklı olduğu belirlendi (Kruskall Wallis Test.0521-16. Emel ÇAKIR1. uygulama gruplarına ait larvalarda hareketlerde yavaşlama. IR grubuna ait sıçanların serum kreatinin ve üre miktarlarında artış saptanırken. LDH miktarları ölçülmüş. deride şeffaflaşma.) AA uygulaması yapılmıştır. Ayrıca konsantrasyon artışının ölüm oranlarında bir artışa.

LDH ölçümleri. OP ve BPA gruplarına oranla istatistiksel olarak anlamlı bir azalma tesbit edilmiştir. 45. AA +OP. deterjanlar. TRABZON 50. Nonilfenol(NP). Histopatolojik yönden yapılan incelemeler de BPA. Probit analiziyle belirlenen yarı ölümcül konsantrasyon (LC50) değeriyse 141. Zooloji Anabilimdalı. Tüm bulgular değerlendirildiğinde BPA.19. Konrtol ve uygulama gruplarına ait örneklerde serum kreatinin. NP ve OP gruplarına ait böbreklerde seyrek olarak konjesyon ve mononüklear hücre alanları bulunurken. AA +NP ve AA +BPA gruplarında ise hem kontrol hem de NP. 06800. Nonilfenol ve Oktilfenolün Neden Olduğu Hasar Üzerine Askorbik Asitin Etkilerinin İncelenmesi Aslı KORKMAZ.o). akut etkiler SZ 005 Sıçan Böbreğinde Bisfenol A. NP ve OP nin belirtilen dozlarda sıçan böbreği üzerinde minimal düzeyde oksidatif strese bağlı hasara neden olduğu görülmüştür. Pelodytes caucasicus larvaları. mononükleer hücre infiltrasyonları ve nekrotik alanlar tesbit edilmiştir. Böbrek doku GSH değerlerinde BPA. Ancak antioksidan maddelerin bir çoğunun koruyucu aktivitelerinin yanı sıra prooksidan etki gösterdiği düşünülürse AA’ nın oluşan hasarı daha da şiddetlendirmesi. AA+OP. Böbrek doku MDA değerleri BPA. histopatolojik ve biyokimyasal incelemelerde kullanılmak üzere böbrek dokuları alınmıştır.o). 150. OP grubu (20 mg/kg p. NP ve OP gruplarında kontrol grubuna oranla.o) olarak özetlenebilir. askorbik asit ise distile suda çözülerek tüm uygulamalar pre-oral yoldan haftanın üç günü yapılmıştır. Uygulama sonucunda tüm gruplara ait sıçanlardan serum analizlerinde kullanılmak üzere kan. Müfide AYDOĞAN. AA +NP ve AA +BPA gruplarında ise hem kontrole hem de BPA. NP ve OP ile birlikte uygulandığı gruplarda hem kontrolden hem de NP. Yapılan çalışmalarda kesin olmamakla birlikte düşük dozlarda uygulanan BPA’nın üreme sistemi ve karaciğer dokularında oksidatif stresi arttırdığı ve antioksidan koruma sistemini zayıflattığı için doku hasarına neden olduğu ifade edilmiştir. 60. Ancak NP ve OP’ nin etki mekanizmasını aydınlatacak yeterli çalışma bulunmamaktadır. Buna karşın bu maddelerle birlikte uygulanan AA’ nın oluşan böbrek hasarını daha da arttırması ise beklenmeyen bir bulgu olmuştur. böbrek A. OP ve BPA gruplarından oldukça yüksek bulunmuştur. OP. NP grubu (20 mg/kg p. üre.edu. OP ve BPA nın genel olarak her iki değerde de kontrol grubuna göre azalmaya sebep olduğunu ancak bu maddelerle birlikte AA uygulaması. Bu nedenle günlük hayatta kullanılan birçok malzeme ile BPA.o). Anahtar Kelimeler: Bisfenol nonilfenol. “Serum üre ve kreatinin değerleri incelendiğinde NP. 200. Ankara aslid@hacettepe. böbrek MDA ve GSH analizleri ile histopatolojik incelemeler yapılmıştır. AA +OP grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p. Biyoloji Bölümü. AA+OP.o). NP ve OP gruplarına oranla istatistiksel olarak anlamlı bir artış göstermiştir. Her birinde 6 adet sıçan bulunan gruplardan birincisi yağ kontrol grubudur. Diğer gruplar sırası ile. Anahtar Kelimeler: Amonyum nitrat gübresi. OP ve NP zeytinyağında çözülmüş. askorbik asit. AA +NP ve AA +BPA gruplarına ait böbrek preparatlarında yaygın konjesyon alanları. BPA. AA +NP grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p. AA +BPA grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p. ve Oktilfenol(OP). 0. 75. BPA grubu (20 mg/kg p. 179 . oktilfenol. Başlangıç aşamasındaki bu çalışma sonucunda bu kimyasalın kafkas kurbağası üzerindeki zararı ortaya konmuş olacaktır. NP ve OP gruplarında kontrole oranla.tr Bisfenol A (BPA). boyalar kozmetik ürünler ve çeşitli plastik ürünlerin yapımında kullanılan alkilfenol polietoksilatların son yıkım ürünleri olup endokrin-bozucu aktivite gösteren çevresel kimyasallardan birkaçıdır. NP ve OP ye maruziyet söz konusudur. kreatinin değerlerini daha da düşürürken üre değerlerinde artışa neden olmuştur. Beytepe. 85. uygulanan dozda antioksidan aktivite göstermek yerine prooksidan davranış sergilemesi ile açıklanabilir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. hemen ardından diğer maddenin uygulanmasına geçilmiştir BPA. 500mg/l) ait larvalarda görülen ölüm yüzdeleri sırasıyla şöyledir: 0. 100. AA alan gruplarda önce AA uygulaması yapılmış.o). Bu çalışmada 6 haftalık Wistar albino erkek sıçanlardan 7 farklı deney grubu oluşturulmuştur. OP ve NP’ nin yarattığı böbrek hasarı üzerindeki etkisini incelemektir. Biyoloji Bölümü. Nurhayat BARLAS. Bu çalışmanın amacı BPA. Dürdane KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi.73mg/l idi. NP uygulamasının sıçan böbreği üzerinde yarattığı etkileri incelemek ve antioksidan olan askorbik asitin (AA). LDH değerleri ise AA’ nın BPA.

edu. Endokrin hücrelerin apikalleri lümene uzanır. II. Sphecidae) sindirim kanalının histolojisi ve ince yapısı ışık ve elektron mikroskobunda araştırılmıştır. gruptaki farelerde ise hepatositlerde orta derecede büyüme. Fizyoloji ABD.bulunan normal çeşme suyu. IV. lokal nekroz alanları ve vakuol oluşumu. Rejeneratif hücreler epitelyumun bazalında bulunan. Kars 2 Kafkas Üniversitesi. Veteriner Fakültesi. gruptaki farelerde hepatositlerde hafif derecede büyüme. Biyoloji Bölümü. özefagus ve proventikulustan oluşmuştur. İç Hastalıkları ABD. Son bağırsak ise ileum. Tokat fdemir@gop. Ön bağırsak. Veteriner Fakültesi. kolon ve rektum olarak adlandırılan kısımlardan meydana gelmiştir. Osman PARLAK Ege Üniversitesi. karaciğer. centralislerde hafif hiperemi. Fen-Edebiyat Fakültesi. centralisin çevresindeki bazı hepatositlerde hidropik ve vakuolar dejenerasyon ile bazı hepatositlerde nekroz ve V. gruptakilere de 40 ppm flor (sodyum flor olarak) içme suyuna katılarak 90 gün süre ile verildi. Epitelyum rejeneretif. ince yapı SZ 007 Anahtar Kelimeler: Bombyx mori. sindirim kanalı.tr Kronik florozisin farelerin karaciğer dokusu üzerindeki histopatolojik etkilerini incelemek amacıyla yaptığımız bu araştırmada ortalama 55-60 günlük erkek Swiss albino fareler kullanıldı. ön. I. histoloji. fenoxycarb. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. mitokondriler ile bitişik olan iyi gelişmiş bazal zar katlanmalarına sahiptirler. Yusuf ERSAN2. Anahtar Kelimeler: fare. Epitelin lümen tarafında değişen kalınlıklarda intima tabakası bulunur. Anahtar Kelimeler: Sphex flavipennis. Orta barsak hücreleri histolojik olarak incelenmiştir. gruptakilere 20 ppm ve IV. Fenoxycarb uygulanan hayvanların orta barsaklarında meydana gelen dejenerasyon kontrol hayvanlarıyla karşılaştırılmıştır. 180 . Biyoloji Bölümü.19. gruptaki farelere 10 ppm. III. 1793 (Hymenoptera: Sphecidae)’in Sindirim Kanalının Morfolojisi ve İnce Yapısının Araştırılması Filiz DEMİR. II. farklılaşmamış hücrelerdir. Başaran KARADEMİR3 1 Kafkas Üniversitesi. Gruptaki farelere içeriğinde 0. Biyoloji Bölümü. Orta bağırsak anterior ve posterior kısımlardan meydana gelmiştir. Kars 3 Kafkas Üniversitesi. orta ve son bağırsak olmak üzere üç kısımdan meydana gelmiştir. ortabarsak. Menderes SUİÇMEZ Gaziosmanpaşa Üniversitesi. Her biri 8’er fareden oluşan toplam 4 grup oluşturuldu. Çalışmanın sununda histopatolojik değişikliklerin tespiti için standart histolojik metotlarla karaciğer doku örnekleri alınarak.com Bu çalışmada juvenil hormon analoğu fenoxycarb’ın ipekböceği (Bombyx mori)’nin ortabarsağı üzerine etkileri araştırılmıştır. Bu böceğin sindirim kanalı. histopatoloji. Biyoloji Bölümü. 35100 Bornova. Denemelerin sonucunda fenoxycarb’ın barsak dejenerasyonu üzerine doğrudan etkisi olduğu gözlenmiştir. küçük. Zooloji Anabilim Dalı. sitoplazmaları salgı granülleri ile doludur ve bazal zar katlanmalarından yoksundurlar. Kars evrenkoc@hotmail. İpekböceği Bombyx mori (Lepidoptera:Bombycıdae)’De Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Orta Barsak Üzerine Etkisinin Gösterilmesi Gözde SELEK. yaygın nekroz alanları. Fen Fakültesi. endokrin ve enterosit olmak üzere üç çeşit hücreden meydana gelmiştir.com. hepatik kordonlarda bozulma (dissosiasyon). sitoplazmik yerleşimli vakuol oluşumu ve dissosiasyon görüldü.tr Bu çalışmada. gruptaki farelerde V. Sphex flavipennis’in (Hymenoptera. İzmir gozdesel81@yahoo. TRABZON SZ 006 Sphex flavipennis Fabricus. Fen-Edebiyat Fakültesi. Enterosit hücreler. III.3 ppm F. barsak dejenerasyonu SZ 008 Kronik Florozisin Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi Evren KOÇ1. Epitelyumu dıştan boyuna ve dairesel kas tabakaları kuşatmıştır. Kronik florozis. preparatlar hazırlandı ve ışık mikroskobu (Olympus BX51) ile incelendi.

vitellogeninin immunohistokimyasal lokalizasyonu. Biyoloji Bölümü.edu.656 µg/ml).557-26. Aynı zamanda örnekleme alanlarında suyun sıcaklık (ºC). Bornova. Anahtar Kelimeler: Helix aspersa.093±0.ÜNAL Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Sonuç olarak.40±211. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Zeve Kampusu Van ahmetoguz@yyu. ve vitellogenin seviyelerinin vitellojenik safha sırasında arttığı saptandı. Pulmonata.807±1. floresan metod ile bir balığın karaciğerinde birkaç hücrede zayıf immun reaksiyon görüldü Erkeklerde Vtg varlığı doğal ve sentetik östrojenler veya östrojen gibi davranan kimyasallar için duyarlı bir biyomarkır olarak kullanılır. Chalcalburnus tarichi.40-9.1 mg/L olarak belirlendi.58 pg/ml) ve Nisan (31.575 µg/ml).24 ng/ml). Gomori’nin paraldehit fuksin boya metodu ile göstermektir. Plazma total protein. 19 balıkta 1. G. Aktif olmayan Helix aspersa’nın serebral gangliyonlarında ise hücrelerin nörosekresyon içeriklerinin oldukça azaldığı. 35100. total protein. Plazma E2 ve vitellogeninin en düşük seviyeleri Aralık ayında ölçülürken (E2. 1. Gürsel ERGEN Ege Üniversitesi. pH ve çözünmüş oksijen (ÇO) (mg/L) seviyeleri ve erkek balıklarda plazma vitellogenin seviyesi saptandı. İmmunopozitif hücrelerin dağınık veya gruplar halinde lokalize olduğu gözlendi. Güçlü immunoreaksiyon görülen hücreler negatif hücrelerin arasına da dağılmıştı. Suyun sıcaklığı mevsime bağlı olarak +1+16 ºC arasında ölçüldü.19. Vitellojenik balıkların karaciğerinde vitellogenin (Vtg)’in dağılımı streptavidin-biyotin peroksidaz immunohistokimyasal metod ile gösterildi. Pallas 1811)’nde Vitellogeninin İmmunohistokimyasal Lokalizasyonu ve Vitellogenin Seviyesinin Belirlenmesi Ahmet Regaib OĞUZ. pH ve ÇO seviyeleri sırasıyla 9. erkek balıkların plazmasında Vtg varlığı ve bir balığın karaciğerinde zayıf bir Vtg immun reaksiyonun gözlenmesi bu balıkların östrojen benzeri kirleticilere maruz kalma riski taşıdığını göstermektedir. bununla birlikte serebral gangliyonları saran içte daha sıkı.255 mg/ml).139 µg/ml) ve Akdamar adası (3. E2. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.60±23. SAB metod ile tüm erkek balıkların karaciğerinde hiç Vtg immunreaksiyon gözlenmezken. gonadosomatik indeks (GSI). serebral gangliyon. Fen Fakültesi. Vtg’in en yüksek seviyesi Bardakçı köyü açıklarında yakalanan balıklarda ölçüldü (12. 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’ün serebral gangliyonlarındaki nörosekresyon hücrelerinin histolojik yapısını ve nörosekresyon maddesinin dağılımını. Genellikle.38 pg/ml ve Vtg. Bu bulgular serebral gangliyonları saran konnektifin bir nörohemal alan olarak işlev görebileceğine işaret etmektedir.12. 17β-östrodiol (E2) ve vitellogeninin plazma seviyeleri belirlendi.5. nörosekresyon hücresi 181 . Biyoloji Bölümü.308±4. Aktif Helix aspersa’nın serebral gangliyonlarının mezoserebrum ve postserebrum bölgelerinde yoğun nörosekresyon maddesi içeren irili ufaklı hücreler ile çok sayıda küçük hücrelere sahip olan proserebrum bölgesinde ise homojen dağılımlı nörosekresyon granüllerinin varlığı gösterilmiştir. 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’te Serebral Gangliyon Nörosekresyon Hücreleri Nermin BİTER. Van-Edremit Körfezi (VEK)’den yakalanan 37 erkek balığın 6’sında Vtg’in belirlenemezken (<0. E2 ve Vtg’in en yüksek seviyeleri sırasıyla Mayıs (833.71 ve 8. 17-β östradiol. İnci kefali erkeklerinde plazma Vtg’ni bireyler arasında farklı konsatrasyonlarda bulundu. Zooloji Anabilim Dalı. İzmir nermin. inci kefali. KAPTANER. Van Gölü havzası için endemik bir sazan türü olan inci kefali (Chalcalburnus tarichi)’nde vitellogenezis sırasında hepatosomatik indeks (HSI). 120. aktif ve aktif olmayan Helix aspersa Müller. aktif.497-24. vitellogenin.tr Bu çalışmanın amacı. TRABZON SZ 009 İnci Kefali (Chalcalburnus tarichi.biter@ege.edu. B. VEK ve Üniversite açıklığı izledi.296-26. dışta gevşek yapılı olan serebral konnektifte oldukça yoğun nörosekresyon içeren lakünlerin yer aldığı saptanmıştır.913 mg/ml) aylarında ölçüldü. Tüm vitellojenik dişilerde pozitif immun boyama görüldü fakat pozitif hücrelerin dağılımı ve boyamanın yoğunluğu homojen değildi. bunu Çarpanak adası (1. karaciğer portal ven dalları ve merkezi ven etrafındaki hücrelerde güçlü Vtg reaksiyon gözlendi. SZ 010 Aktif ve Aktif Olmayan Helix aspersa Müller.354 µg/ml arasındaydı.tr Bu çalışmada. Anahtar Kelimeler : Van Gölü.

Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) iyileşme sürecini hızlandıran önemli mitojenik faktörler arasındadır. 26480 Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Fen Fakültesi. elektron mikroskop Silymarin’in Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi Bilge ÖZKAL1. 182 . 3 ve 4). EGF'nin epitelizasyonu hızlandırmış olması yara iyileşmesinin geciktiği pek çok hastalıklarda. Sonuç olarak. Serum ALT ve AST düzeylerinde İ/R gruplarında istatistiksel olarak önemli fark gözlenmedi (Tablo 1). Ankara ozsoy@science. Epidermal Büyüme Faktörü oral submukozal implanta uygulanmıştır. Tandoğan. İ/R grupları (Grup 2. ALT ve AST seviyelerinde istatistiksel olarak anlamlı artış gözlendi (p<0. kesi (insizyon) yarası. Operasyon sonrası yem ve su ile beslenen denekler birinci.05). kreatinin (CRE). SL’nin renal İ/R hasarı üzerindeki serum üre (BUN). 26480 Eskişehir gokhanb@ogu. 100 mg/kg SL verilen Grup3.. Hilmi ÖZDEN2. Araştırmada deney grupları sadece insizyon yapılan grup (n=10). Nursel GÜL1 1 Ankara Üniversitesi. Renal İ/R hasarı sol renal pedikülün 45 dakika oklüzyonu ve daha sonra 24 saat reperfüzyonu ile oluşturuldu. Fen-Edebiyat Fakültesi. Beşevler. 15. insizyon + polietilen glikol ( PEG ) ( n=10 ). Kesi yarasına EGF uygulanmasını takiben epitel hücrelerinin mitotik aktiviteleri. günün sonunda Grup 2’ye serum fizyolojik. Şule COŞKUN2. 06100. alanin aminotransferaz (ALT) ve aspartat aminotransferaz (AST) değişiklikleri değerlendirmek için gruplar.05) (Tablo 1). 06500. tohumlarından elde edilen antioksidan özelliği bilinen bir bitki flavanoidir. İ/R’dan sonra biyokimyasal incelemeler için deney hayvanlarından alınan kanlardan serumlar elde edildi . Grup 1 (Kontrol). Bu çalışmada SL’nin. Gökhan BAYRAMOĞLU1 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. ve insizyon + PEG + Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) (n=10) grubu olmak üzere üç aşamalı olarak düzenlenmiştir. kontrol grubu (Grup 1) ile karşılaştırldığında serum BUN. Adnan AYHANCI1. Grup 3 (renal İ/R hasarı+SL 100 mg/kg) ve Grup 4 (renal İ/R hasarı+SL 200 mg/kg) olarak planlandı. Hakan ŞENTÜRK1. epitel hücre.edu. üçüncü ve beşinci günleri takiben anestezi ile feda edilip yara dokusu çıkarılmış ve derhal transmisyon elektron mikroskop (TEM) preparasyonu için takibe alınarak blokları yapılmıştır. Bu bulgular ROM’nin İ/R ile indüklenen renal hasarda rol oynadığı. hücre göçü ve proliferasyonu incelenmiştir. Silybum marianum L.19. Anatomi ABD.ankara. Bu amaçla. Grup 2 (renal İ/R hasarı+Serum fizyolojik).tr Yara iyileşmesinin pek çok hastalıkta gecikmiş olması araştırmaların iyileşme sürecini hızlandıran bir takım ekzojen faktörlerin kullanılması yönünde yapılması gerekliliğini ortaya koymuştur. Renal İ/R hasarındaki koruyucu etkilerini araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Epidermal Büyüme Faktörü (EGF). Biyoloji Bölümü. TRABZON SZ 011 SZ 012 Ekzojen Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) Uygulanmış Kesi Yaralı Tavşanlarda İyileşme Bölgesine Epitel Hücre Göçü Nesrin ÖZSOY1. yeni töropatik müdahelelerin oluşturulmasına önemli ölçüde katkı sağlayabileceğini düşündürmüştür.edu. CRE. Grup 3’e 100 mg/kg SL ve Grup 4’ e 200 mg/kg SL iskemiden 15 dakika önce tek doz intraperitonal olarak uygulandı. Reaktif oksijen metabolitlerinin (ROM) böbrek iskemi/reperfüzyon (İ/R) hasarı patogenezinde rol oynadığını gösteren bulgular mevcuttur. Biyoloji Bölümü. epitelizasyon. 100 mg/kg silymarin ile tedavisiyle böbrek koruyucu etkisinin olduğu bu korumanında silymarinin antioksidan aktivitesinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Ankara 2 Gazi Üniversitesi. Tıp Fakültesi. 28 yetişkin albino erkek sıçan 4 grupta değerlendirilmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Meşelik. Fen-Edebiyat Fakültesi.tr Silymarin (SL). Grup 1 hariç diğer gruplara iskemiden 15 gün önce sağ böbrek nefrektomisi yapıldı ve deney hayvanlarının bu süre içerisinde iyileşmesi sağlandı. Bu bloklardan yarı ince ve ince kesitler alınarak ağız mukoza epitelinin iyileşme sürecinde zamana bağlı olarak değerlendirmesi yapılmıştır. serum fizyolojik verilen Grup 2 ve 200 mg/kg SL verilen Grup 4 ile istatistiksel olarak karşılaştırıldığında serum BUN ve CRE düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı düşüş gözlendi (p<0.

The results revealed the presence of four species of helminths. Biyoloji Bölümü. Nurettin CENGİZ2.19. Anahtar Kelimeler: İskelet kası. şartlandırma hasarı sonrasında hücrede meydana gelen değişikliklerin in vitro olarak gözlenerek hasar sonrasında hücrede meydana gelebilecek değişikliklerin hücresel mekanizmasının araştırılması amaçlanmıştır. Iraq Zohair I. these are one species of cestode (Bothriocephalus . Birinci bölümde kontrol şartlarında ayrıştırma sırasında doğal olarak aksotomize olan nöronların rejenerasyon davranışlarını belirlemek amacıyla arka kök ganglionlarının (L4-L5) saf kültürleri yapıldı. tip II b fibrillerde % 14 olarak tespit edilmiştir. Rhinolophus mehelyi’nin triceps brachii ve biceps brachii kasında histokimyasal olarak üç tip fibril tanımlanmıştır.cebesoy@gmail. Biyoloji Bölümü.2 in males and 8. in B. one species of nematode (Cucullanus cyprini) collected from the carp. Biceps brachii kasında ise bu oran tip I fibriller de % 16. luteus (2. tip II a fibrillerde % 70. böbrek iskemisi. Bu artışa sebep olan öncül hasara “Şartlandırma Hasarı” adı verilmektedir.com Six freshwater species of fishes have been subjected to parasitological investigation which were collected from different regions of Al-tamim governorate and its suburbs.7% in males and 35% in females). kesim) üç gün boyunca şartlanmaları 183 The Helminths of Freshwatere Fishes Caught From AL-Tamim Governorate. fibril tipi.tip I fibrillerde %17.9 %and 25% respectively). Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Tıp Fakültesi. Tip IIa fibrilleri NADH-TR ve SDH ile nispeten daha zayıf boyanmışlardır.9% in females) and in V.RAHEMO Department of Biology. SDH. Hücrelerin zaman aralıklı (time lapse) mikroskop kullanılarak 48 saat boyunca rejenerasyon davranışları gözlendi. The other species of acanthocephala is Neoechinorhynchus iraqinensis which has been revealed from Liza abu ( 15. Fizyoloji Anabilim dalı.F. Histoloji&Embriyoloji Bölümü. NADH-TR ye zayıf reaksiyon verdiklerinden dolayı düşük oksidatif olarak kabul edilmişlerdir. Bu çalışmada.3 % in females). Bu yarasa türünde her iki kasında da. antioksidan aktivite SZ 013 Rhinolophus mehelyi’nin Yardımcı Uçma Kaslarında Morfolojik ve Histokimyasal Araştırmalar Suna CEBESOY Ankara Üniversitesi. in C. tip IIa ve tip IIb olarak sınıflandırılmıştır.5%). sıçan. Rhinolophus mehelyi’nin triceps brachii kasında fibril dağılımı . VAN 2 Yüzüncü yıl Üniversitesi. tip I fibriller NADH-TR ile koyu boyandıklarından dolayı yüksek oksidatiftirler. Ankara suna.com Türkiye yarasalarından Rhinolophus mehelyi’ye ait iki yardımcı uçma kası Morfolojik ve histokimyasal olarak çalışılmıştır. histokimyasal test. Barbus luteus. Glisin-kalsiyum-formaldehit preinkübasyonundan sonra miyozin-ATPaz ile boyanarak bunlar tip I. It is concluded from the present results that all the four helminth parasites are recorded for the first time in Karkok governorate.com Bir kez hasarlanmış periferal bir sinirin ikinci kez hasarlanmasıyla birlikte sinir rejenerasyonunda önemli bir artış gözlenir. SZ 016 Sinir Rejenerasyonunda Şartlandırma Hasarı Etkisi ve Mekanizmasının Araştırılmasında Kullanılan Metotlar Elif KAVAL OĞUZ1. carpio (4. trutta (50%). Iraq zohair_rahemo@yahoo. The incidence of infection in C. College of Science. tipIIa fibrillerde % 72. Fen Fakültesi. Eğitim Fakültesi. Rhinolophus mehelyi’nin yardımcı uçma kaslarındaki tip IIb fibrilleri. University of Mosul. buda orta derecede oksidasyon kapasitesini göstermektedir. TRABZON Anahtar kelimeler: Silymarin.regius (8% in males and 9. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. two species of acanthocephalans namely Neoechinorhynchus rutili collected from Cyprinus carpio. Biyoloji Bölümü. İkinci bölümde canlı hayvanda sinir kesisi ile şartlandırılan nöronların rejenerasyon davranışlarını belirlemek amacıyla canlı farelerin sağ siyatik sinirleri kesilerek (1. Tıp Fakültesi. VAN 3 Yüzüncü yıl Üniversitesi. SZ 014 gowokensis) collected from Cyprinus carpio and Aspiux vorax(incidence 2. ATPaz. VAN elifkaval@hotmail. Chondrostoma regius and Varicorhinus trutta. Şartlandırma hasarının bu etkisi bugüne kadar yapılan çeşitli çalışmalarla ortaya konmuş olmasına rağmen bu etkinin mekanizması ile ilgili bilinenler sınırlı ve tartışmalıdır. NADH. Gürkan ÖZTÜRK3 1 Yüzüncü yıl Üniversitesi. tipIIb fibrillerde ise %11 dır.

Kök hücreler. Ankara durdane@hacettepe. Ekimden 24 saat sonra lazer mikro diseksiyon mikroskobu kullanılarak aksotomi yapıldı ve 48 saat boyunca hücreler gözlendi. erişkin canlıya ait dokularda farklılaşmış hücrelerin yerini alma özellikleri ile bu gün lenfoma. saatten sonra rejenerasyonun azaldığı belirlendi. Handan KAYA2. 33-39. Çalışmamızda. saatte akson rejenerasyonunda kademeli bir artış gözlendi. saatte rejenerasyon miktarının tekrar arttığı gözlendi. saatten sonra rejenerasyon miktarının düştüğü belirlendi. Hücre süspansiyonu 3 gün boyunca etüv içinde bekletilerek hücrelerin şartlanmaları ve bu sırada bir yüzeye yapışarak akson uzatmaları engellendi. Embriyonal . erkek bir farenin (Mus musculus) vücudunun sağ yan tarafında ön ve arka ekstremitelerin arasında kalan bölgede deri altında gözlemlenen spontan tümör çıkarılarak dengeli tuz 184 Kök Hücre Nedir? Kaynakları ve Kullanım Alanları Dürdane KOLANKAYA. küçük parçalara ayrılarak agaroz içine gömüldü ve petrinin bir köşesine tutturuldu. Fen Fakültesi. Çalışmanın sonucunda şartlanmayan hücrelerde 33. 3. 3. 36. yaşlı. Deneysel tümörler kimyasal maddelerle oluşturulabildiği gibi. 3. İstanbul altuns@istanbul. nörodejeneratif hastalıklar. günün sonunda kültür petriye aktarılarak 48 saat boyunca gözlendi. günün sonunda sağ taraftaki L4-L5 arka kök ganglionları ayrıştırılarak kültürleri (2. 45. rejenerasyon SZ 017 (totipotent). Anahtar Kelimeler: Kök hücre. çeşitli amaçlar için kullanılabilir.19. Şartlanan hücrelerde ise 15. Bu deneyin ikinci kısmında şu işlemler yapıldı: Yine 3 gün boyunca saat camında şartlandırılan hücreler cam tabanlı petriye ekildi. Bu yeteneklerini kullanılarak kalp kası hücreleri. Örneğin. Beytepe. 15-24. Şenay YILDIRIM1.tr Kültür ortamında sınırsız bölünebilme yeteneği olan ve özelleşmiş hücreleri meydana getiren hücrelere kök hücre denir. İstanbul. 2 Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi. Balb/C ırkı. deri. Ayşe TOPUZ1 1 İstanbul Üniversitesi. fötal (pluripotent) ve erişkin (multipotent) olmak üzere üç önemli kök hücre kaynağı vardır. bağımsız olarak bölünerek yeni kök hücre kuşakları meydana getirerek kendilerini yenileyen ve özelleşmiş hücrelere farklılaşabilme yetenekleri olan hücrelerdir.tr Kanser gelişimi ve tedavisi ile ilgili yapılan araştırmalar. fare veya sıçanda ortaya çıkan spontan bir tümörün hayvandan hayvana seri transplantasyonları sonucunda standart deneysel tümör haline dönüşebilmektedir. Biyoloji Bölümü. Parkinson. saatler arasında rejenerasyon miktarının azaldığı ve 45. Dördüncü bölümde in vitro ortamda şartlanmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini belirlemek amacıyla L4-L5 arka kök ganglionlarının kültürleri yapılarak silikon kaplı saat camı içine aktarıldı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.edu. saatte akson rejenerasyonunda bir artış gözlendi. Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklar ve diabetin tedavisinde kullanılabileceği hayvan deneylerinden elde edilen umut verici bulgulardır. Kök hücrelerin. Birinci günün sonunda L4-L5 arka kök ganglionlarının kültürü yapılarak siyatik parçacıkları içeren petriye ekildi ve hücreler 48 saat boyunca gözlendi. Biyoloji Bölümü. saatler arasında rejenerasyonda bir düşüş gözlenirken 36. Çok uzun olan bu süreçte tümörün morfolojik özellikleri ile biyolojik davranışlarının saptanması gerekmektedir.edu. günümüzde pek çok araştırmada kullanılmaktadır. Fen Fakültesi. Cansın GÜNGÖRMÜŞ Hacettepe Üniversitesi. arka kök ganglionu. ya in vitro olarak yetiştirilen tümöral karakterli hücre kültürleri ya da deney hayvanlarında oluşturulan deneysel tümör modelleri üzerinde yürütülmektedir. bir farede oluşan spontan tümörün in vivo ve in vitro özelliklerinin saptanması amaçlanmıştır. Biyoloji Bölümü 34134. Petri 1 gün boyunca etüvde bekletildi. gelecekte ise kalp kası ve tendon hasarlarının onarımı. saatte tekrar bir artış saptandı. Patoloji Anabilim Dalı. tendon hasarı SZ 018 Balb/C Farede Görülen Yeni Bir Spontan Tümörün in vivo ve in vitro Karakterizasyonu Seyhan ALTUN1. lösemi de kullanılması. günün sonunda bu şartlanan sinirler çıkarıldı. karaciğer hücreleri gibi farklılaşmış hücreler in vitro koşullarda üretilip. Üçüncü bölümde şartlanmış periferik sinirin şartlanmamış DRG nöronlarının rejenerasyonuna etkisini belirlemek amacıyla canlı farelerin sağ siyatik sinirleri kesilerek bu sinirlerin 3 gün boyunca şartlanmaları sağlandı. Tüm bu metodlardan elde edilen veriler değerlendirilerek sinir rejenerasyon miktarları karşılaştırıldı. Anahtar Kelimeler: Şartlandırma hasarı. uzun süre yaşayan. kesim) yapıldı ve hücreler 48 saat boyunca gözlemlendi. nöronlar. kas. ilk defa 1905 yılında spontan olarak tespit edilen katı Ehrlich meme karsinomu 1945 yılından itibaren sıvı hale dönüştürülmüş ve Ehrlich Ascites Tümör (EAT) adı ile standart deneysel bir tümör olarak. TRABZON sağlandı.

Yapılan seri transplantasyonlarda tümörlerin ortaya çıkış süreleri. Birinci generasyonda yapısal farklılık gösteren A1 ve A2 tümörleri elde edilmiştir. CD14. HL-60 hücrelerinde MP’nin terminal farklılaşma üzerindeki etkisi akım sitometrik analiz yöntemiyle değerlendirildi. Yapılan çalışma kapsamında. Ankara aozcimen34@mynet. 15+5. mikroskopik olarak ise. insan periferal lenfositlerinde in vitro kardeş kromatid değişimi (KKD). uzun ve çok yüzlü bir morfoloji göstermektedir. Elde edilen A1 tümörü. insan akut myelositik lösemi (HL-60) hücrelerinde metilprednizolonun ileri saatlerdeki terminal farklılaşmasını değerlendirmek için. 17.5. 10-5 M ve 10-4 M derişimlerde MP uygulandı. in vivo. HL-60. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. kromozom anormalliği (KA) ve mikronükleus (MN) testleri kullanılarak araştırılmıştır. MP’nin HL-60 hücrelerini ileri saatlerde. HL-60 hücrelerine 10-6 M.5. Günümüzde bu tümörlerin histogenezi tam olarak bilinmemekte olup. genellikle solid. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. epitelyal membran antijenle (EMA) ekspresyon saptanmamıştır. 06100. geç saat ve yüksek doz uygulamalarında azalan bir etki göstermiştir. 20+10 µg/ml). terminal farklılaşmayı azalttığını düşündürmektedir. dişi ile erkek farelerdeki oluşma yüzdeleri. yedinci generasyona kadar erkek ve dişi farelere seri olarak transplante edilmiştir. CK ve vimentinin koekspresyonu bu tümörlerin karakteristik özelliği olup tümöre “epiteloid sarkom” tanısı konulmuştur. Biyoloji Bölümü. tümör ağırlıkları ve metastaz oluşturup oluşturmadıkları saptanmıştır. A1 tümörü makroskopik ve mikroskopik olarak incelenmiş ve immünohistokimyasal analizleri yapılmıştır. 12. Anahtar Kelimeler: Metilprednizolon. Biyoloji Bölümü.19. 17. in vitro ortamda Foetal Bovine Serum içeren Roswell Park Memorial Instute 1640 (RPMI1640) kültür medyumunda. CD14 ve CD15 hücre yüzey belirleyicileri ile analiz edilmeleri amaçlanmıştır. metilprednizolon daha önceki erken saat denemelerinde zaman ve doza bağımlı artan bir etki gösterirken.5. in vitro SZ 019 Bu çalışmada. Mersin 2 Hacettepe Üniversitesi. in vitro ortamda düzenli pasajları yapılan A1 tümör hücrelerinin histogenezi ve büyüme kinetiği araştırılmaktadır. tarımda artan bir hızla insektisid olarak kullanılan acetamiprid (Acm) ve alpha-cypermethrin (A-cyp)’in karışım halinde kullanıldıklarında insanlar için genotoksik risk oluşturup oluşturmadıkları. CD14 ve CD15 hücre yüzey monoclonal antikorları ile boyandılar ve akım sitometre cihazında analiz edildiler. Fen-Edebiyat Fakültesi.5+2.5+2.5+7. Pediatri Anabilim Dalı. 33100. acetamiprid ve alpha-cypermethrin karışımının insan periferal lenfositlerinde KKD ve KA’ni 24 ve 48 saatlik muamelelerde bütün konsantrasyonlarda (Acm+Acyp. terminal farklılaşma. Anahtar Kelimeler: Fare. İmmunohistokimyasal analizde tümör hücrelerinde pan-sitokeratin (CK). dezmin ve CD 34 ile diffüz ekspresyon izlenirken. 15+5. Mualla ÇETİN2 1 Mersin Üniversitesi.edu. spontan tümör. ince. HL-60 hücrelerinde.20). Mehmet TOPAKTAŞ2 1 Mustafa Kemal Üniversitesi. vimentin.5+7.tr Bu çalışmada. kısmen kordonlar içeren ve arada fibrovasküler çatı oluşturan neoplazm yapısındadır. CD15.5. düz kas aktin (SMA). Fen Edebiyat Fakültesi. fibriler görünümde. Hücreler. 37 ºC’de ve % 5 CO2’li etüvde hücre kültürüne alınmışlardır. Bu azalan etkiler istatistiksel olarak CD11b ve CD14 için anlamsız ancak CD15 için anlamlı bulunmuştur (p<0.com Bu çalışmada. Hücreler 12. Sonuç olarak. Adana ayavuz@mku. TRABZON çözeltisi (HBSS) içerisinde küçük parçalara ayrılmış ve yine Balb/C ırkı erkek ve dişi farelerin deri altına transplante edilmiştir. CD14 ve CD15 hücre yüzey belirleyicilerinin düşük. Biyoloji Bölümü. Bütün deneyler 2 kez tekrarlandı ve sonuçlar +/standart deviasyon olarak değerlendirildi. MN 185 Akut Myelositik Lösemi (HL-60) Hücrelerinde Metilprednizolonun İleri Saatlerde Terminal Farklılaşma Üzerindeki Etkisinin Araştırılması Ahmet Ata ÖZÇİMEN1. Tümör makroskopik olarak etsi kıvamda. in vitro ortamda düzenli pasajları yapılan tümör hücreleri. . akım sitometre SZ 021 Acetamiprid ve Alpha-Cypermethrin Pestisidlerinin Karışım Halinde Kullanıldıkları Zaman İnsan Periferal Lenfositlerindeki in vitro Genotoksik Etkileri Ayşe YAVUZ KOCAMAN1. CD11-b. CD11-b. CD11-b. çıkması. CK 18. kirli beyaz renkte. 20+10 µg/ml Acm+A-cyp karışımı ile 24 ve 48 saat muamele edilmiştir. Tıp Fakültesi. apoptozunda etkisi göz önüne alındığında.05) (K-S değeri>0. MP uygulamadan önce ve sonra CD11-b. Ayrıca A1 tümör hücreleri. Hatay 2 Çukurova Üniversitesi.

Anahtar Kelimeler: morfometrik. Geometrik morfometrinin ilk defa bu çalışma ile Apis florea türünde kullanılması gösterilmiştir. NTSYS ve SPSS programları kullanılarak tek ve çok yönlü istatistiksel analizlerle test edilmiştir.com Apis florea. Sonuç olarak. insektisit direnci. Bu örnekler üzerinde arka ve ön kanattan toplam 26 koordinat noktası belirlenmiş ve TpsDig2 programı ile koordinat verileri elde edilmiştir. dirençli Hatay populasyonu dominant Cy//Pm. Ayça ÖZKAN1 1 Zonguldak Karaelmas Üniversitesi.5. Elde edilen ilk bulgular bu dört eyalete ait populasyonun kullanılan geometrik morphometrik karakterler açısından birbirinden istatistiksel anlamda farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (P<0. MORADI2. 15+5. İran ikandemir@gmail. malathion SZ 023 İran Küçük Balarısı (Apis florea Fabricius) Populasyonlarında Geometrik Morfometrik Analiz İrfan KANDEMİR1. KKD ve KA’deki artışın her iki muamele süresinde. Bu çalışmada 2003-2006 yılları arasında İran’in en kuzey eyaletinden (İlam) en güney (Bander Abbas) eyaletine kadar olan coğrafyadan toplanan küçük balarısı populasyonları üzerindeki geometrik morfometrik araştırmalar gerçekleştirilmiştir. PI ve MI’deki azalma her iki muamele süresinde. geometrik Bazı Drosophila melanogaster Doğal Populasyonlarında Malathion Direncinin Araştırılması Burcu KOÇAK MEMMİ Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Genel Biyoloji ABD Genetik Birimi Beytepe Ankara 06800 kburcu@hacettepe. ikinci kromozomun etkisinin üçüncü kromozomdan daha fazla olduğu ve eşey 186 . uzak doğudan Irak sınırına kadar yayılış gösterdiği bilinmektedir. tozlaşmada son derece önemli görevler almasına rağmen üzerinde yeterince bilimsel çalışmalar yapılmamıştır. Buna göre acetamiprid ve alphacypermethrin pestisidlerinin karışım halinde kullanıldığında özellikle tarım işçileri için genotoksik etkiye sahip olabileceği sonucuna varılmıştır. Şu ana kadar 4 eyalete bağlı 13 lokasyondan toplam olarak 115 koloniden 1500’e yakın örnek toplanmıştır. Hatay ve Serik populasyonları ve bu çaprazın resiprokalleri çaprazlandı.Ser//Sb ve resesif bw//bw. Elde edilen F1 bireylerine direnç testleri uygulandı. Fen Edebiyat Fakültesi. alphacypermethrin. TRABZON oluşumunu ise Acm+A-cyp. 17. kromozom anormalliği.19. direnci sağlayan genlerin dominant olmadığı. Ayrışım fonksiyon analizi sonucunda oluşan serpilme grafiğinde bazı populasyonlarda örtüşmeler tespit edilmiştir. Ayrıca. İran’da 7 eyalette bu arı türünün dağılımına dair gözlemler yapılmıştır.edu.001). MN oluşumunun ise sadece 48 saatlik muamele süresinde doza bağlı olduğu belirlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. mikronükleus SZ 022 kromozomlarının söylenebilir. direnç oluşumuna katkıda bulunan kromozomların belirlenmesi amacıyla Drosophila melanogaster’in malathiona dirençli olduğu belirlenen Hatay-Merkez ve duyarlı bulunan Antalya-Serik doğal populasyonları kullanılmıştır. Mohammad G.tr Hedef canlılar üzerinde yaklaşık 20 yıl süresince kullanılmış insektisitlerden biri olan malathionun bu canlılarda direnç geliştirdiği bilinmektedir. Biyoloji Bölümü.5+7. küçük balarısı. Anahtar Kelimeler: Acetamiprid. Direnç oluşumunda otozomal kromozomların etkisini belirlemek amacıyla. Biyoloji Bölümü. 12. İran Apis florea.5+2. Bu çalışmada. mitotik indeks (MI) ve nükleus bölünme indeksi (NBI) istatistiksel olarak önemli derecede azalmıştır. Veriler daha sonra Morpheus. Biyoloji Bölümü. Çok geniş alana yayılan Apis florea. Berna ÖZDEN1. Zonguldak Zanjan Üniversitesi.5 µg/ml konsantrasyonlarında istatistiksel olarak önemli derecede arttırdığı saptanmıştır.st//st mutant stokları ile çaprazlandı. Bu çaprazlardan elde edilen F2 bireylerine direnç testi uygulandı. Eşey kromozomlarının etkisini belirlemek amacıyla. acetamiprid ve alpha-cypermethrin karışımı ile 24 ve 48 saat muamele edilen insan periferal lenfositlerinde bütün konsantrasyonlarda proliferasyon indeksi (PI). kardeş kromatid değişimi. NBI’deki azalma ise sadece 48 saatlik muamele süresinde doza bağlı olarak bulunmuştur. katkısının anlamlı olmadığı Anahtar Kelimeler: Drosophila.

Bu sebepledir ki 8.edu. nörodejenerasyon. TGF. Moleküler Biyoloji ABD. Hatice YILDIRIM2 1 Giresun üniversitesi. insan hepatoma (Hep3B cell line) hücrelerine kalsiyum fosfat transfeksiyon yöntemi ile aktarıldı. 28049. hücrelerde enerji metabolizmasının düzenlenmesinde ve meme epitel hücrelerinin apoptosisinde önemli rol oynamaktadır. inflamasyon ve akut faza cevapta. C/EBPd Geninin Transkripsiyonel Regülasyonu Üzerine Etkilerinin Araştırılması Serpil UĞRAŞ1. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Bu çalışma TBAG 104T036 nolu proje ile desteklenmiştir. Sonuç olarak. lüsiferaz vektörüne klonlanmış olan C/EBPδ promotörü.tr Deneysel iskemi ve travmatik beyin yaralanması sonucunda oluşan nöronal hücre ölümü kaspaz-3` ün aktive olmasıyla gerçekleşmektedir. (8p11. ŞANLIURFA dcagiran@inonu. doku hasarları. bazik lösin fermuar domainine sahip transkripsiyon faktör ailesidir. Kaspaz-3` ün nöronal gelişim ve yaralanmada oldukça önemli olduğu gösterilmiştir. Nihat DİLSİZ2. 2. C/EBPδ geninin transkripsiyonel aktivitesi ve mRNA düzeyinde. Çalışmamızda 30 adet yetişkin erkek Wistar tipi albino sıçanlardan 4 grup oluşturuldu. Biyoloji Bölümü. 1. geçici transfeksiyon ve RTPCR çalışmalarından TGF-β sitokinin. TRABZON SZ 024 Spinal Kord İskemi Oluşturulan Sıçanlarda Kaspaz-3 Aktivitesi ve Melatoninin Koruyucu Etkisinin Araştırılması Songül AYDEMİR1.β’nın mRNA düzeyine etkisi RT-PCR çalışmalarıyla belirlendi. kaspaz-3. Biyoloji Bölümü. Balıkesir serpilkus@gmail. iskemide kaspaz-3 aktivitesi ve güçlü bir antioksidan hormon olarak bilinen melatoninin antiapoptotik özelliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Daha sonra TGF-β sitokininin.grup (Kontrol). Biyoloji Bölümü. C/EBPδ doku veya hücre tipine spesifik tarzda regüle edilmektedir. Hayvanlara anestezi yapıldıktan sonra Zivin ve DeGirolami`nin tarif ettiği spinal kord iskemi modeli uygulandı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.grup (Deneysel spinal kord iskemi oluşturulan grup). Fen Edebiyat Fakültesi. farklı konsantrasyon ve zaman aralıklarında saptandı. Böylece bir kaskad şeklinde işlerler. 187 . Fen Edebiyat Fakültesi. Bu çalışmada. C/EBPδ geninin transkripsiyonel regülasyonuna olan etkileri. hücre proliferasyonunda. C/EBP aile üyelerinden biri olan C/EBPδ. Bu çalışmada spinal kord iskemisi yapılarak. insan C/EBPδ geninin transkripsiyonel regülasyonunu aydınlatmak amacıyla.1-p11. DNA bağlanma ve dimerizasyon motifi oluşturan. Fen -Edebiyat Fakültesi. MALATYA 2 Harran Üniversitesi. Fakat çok sayıda dokulara spesifik genlerin ekspresyonlarını kontrol eden insan C/EBPδ’nın regülasyonu konusundaki bilgi oldukça sınırlıdır. melatoninin uygulanması ile doku hasarının azaldığı ve nörolojik iyileşmeyi hızlandırdığı sonucuna varıldı. inflamatuar hastalıklar ve travmatik yaralanmalarda nöronal hücre ölümünün bir şekli olan apoptoz gözlenir.2) kromozomda lokalize olan C/EBPδ son çalışmalarda. arttırıcı anlamda regüle ettiği saptanmıştır. Biyoloji Bölümü. TGF-β gibi inflamasyonel uyarıcılar tarafından regüle edilmektedir. C/EBPδ hemen hemen her dokuda ekspres edilmesine rağmen seviyeleri farklılık göstermektedir. bir tümör baskılayıcı gen olarak tanımlanmıştır. C/EBPδ promotörünün bazal aktivitesi lusiferaz aktivite tayini ile belirlendi. Giresun 2 Balıkesir Üniversitesi. melatonin SZ 026 TGF-β Sitokininin. Demet DOĞAN1. Anahtar Kelimeler: Spinal kord iskemi. İnsan kanserlerinin çoğu kromozom 8p’de var olan mutasyonlar sebebiyle olmaktadır.grup(Melatonin uygulanan grup). Feray KÖÇKAR2. Belirlenen en uygun konsantrasyon uygulanarak. Sinir sisteminde iskemi. Kaspazlar apoptozun ortaya çıkışında önemli intraselüler proteazlardır. Ayşe ŞAHABOĞLU2 1 İnönü Üniversitesi. çıkan bantların kalınlığının kontrol bantlarıyla karşılaştırılması sonucu gözlenmiştir.com C/EBP’ler (CCAAT/enhancer binding proteins) C-terminus’da tüm üyelerinde korunmuş. C/EBPδ. 4.19. enfeksiyon.grup (Melatonin+İskemi oluşturulan grup). Uygulanan deneysel iskemi modeli ile spinal kordda belirgin olarak apoptotik ölümün tetiklendiği. Geçici transfeksiyon uygulaması sonrasında. Bu dokularda kaspaz-3 aktivitesinin gözlenmesi için Western-Blot tekniği uygulandı. 3. Bu proteazın bozulması nörolojik defektlere yol açar. Kaspazlar hücrede inaktif olarak bulunurlar ve proteolitik olarak birbirlerini aktifleştirirler. Debboy Mevkii. Bu teknikte dokular çeşitli aşamalardan geçirildikten sonra kaspaz-3` ün varlığı . Bütün denekler 48 saat yaşatıldıktan sonra spinal kord örnekleri alındı.

transkripsiyon faktörleri. Biyoloji Bölümü. Çağış Kampusu.tr İnsan Karbonik Anhidraz (HCAI) (Karbonat hidroliyaz E. O. İnsanları da kapsayan yüksek omurgalılarda. saflaştırma. Yabani tip HCA I enziminin aksine (IC50 = 1.1). O.edu. ekspresyon. Çağış Kampusu. Kimya Bölümü. Balıkesir saydogan@balikesir.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.1) 8. Fakat sulfonamidlerin 14 izoformu içeren CA izoenzimlerine karşı spesifikliği düşüktür ve ilgili hastalıkların tedavi sürecinde yan etkilerle karşılaşılabilir. göz lensi ve korneal epitelyumda bulunur. 4.tr Karbonik anhidraz enzimleri (Karbonat hidroliyaz. Phe91Asn mutantı. inhibisyon SZ 028 HCAII Geninde Lösin204/Serin Yönlendirilmiş Mutagenezi ve E.52 x10-5 M ve 0.C. Fen-Edebiyat Fakültesi. kromozomun uzun kolunda lokalize olan 30kDa büyüklüğünde bir proteindir. KÖÇKAR1. Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU1. CA.coli’de Eskpresyonu Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU1.468x10-4M IC50 değeri ile sülfonamide karşı daha yüksek afinite göstermiştir.257x10-4M). Y. Çağış Kampusu. Yabani ve mutant HCA I enzimlerinin ekspresyonu E. IŞIK2.2. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. F. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi.422 x10-3 mM IC50 değerleriyle orijinal HCAII İnsan Karbonik Anhidraz I (HCA I) Geninin Klonlanması.2. Bu nedenle araştırmamızda sülfonamidlere karşı daha az ilgili mutant HCA I enzimleri elde edilmesi planlanmıştır. TURAN1 1 Balıkesir Üniversitesi. Hayvanlar alemindeki bütün CA’lar α tipindedir. sitokinler. metazolamid ve diklorfenamid gibi glaucoma tedavisinde kullanılan ilaçların hedefidir. PCR’a dayalı olarak kullanılan yönlendirilmiş mutagenez. Mutant ve yabani tip enzimlerin CO2 hidratasyon aktivitesi ölçüldü. ARSLAN2. Leu204Ser mutant enzimin asetazolamid ve sülfonamid inhibitörlerine karşı inhibisyonu 2. sulfonamid. β. HCAII enzimi asetazolamid. glaucoma hastalığı tedavisinde yaygın olarak kullanılan inhibitörlere (sülfonamid ve asetazolamid) karşı inhibisyonları ve IC50 değerleri belirlendi. çok farklı hücresel yerleşimler ve doku dağılımları ile 14 farklı α-CA izoenzimi saptanmıştır. Spesifik Sefaroz-4B-L-Tirozin afinite jeli kullanılarak saflaştırıldı. F. İnflamasyon. CO2 ve H2O’den HCO3. Biyoloji Bölümü. HCAII geninin katalitik merkeze yakın bazı amino asitleri değiştirerek. S. Phe91 hidrofobik rezidüsü PCR’a dayalı yönlendirilmiş mutagenez stratejisi ile daha hidrofilik olan Asn rezidüsüne dönüştürüldü. Anahtar Kelimeler: HCAII. Mutant ve yabani tip enzimlerin saflıkları SDS-PAGE elektroforezi ile kontrol edildi. 0. TRABZON Anahtar Kelimeler: C/EBPδ. KÖÇKAR1. δ ve ε-CA olarak bilinen evrimsel olarak ilgisiz beş CA gen ailesi vardır. γ. Ekspres edilen proteinlerin miktarları Bradford yöntemi ile hesaplandı.coli BL21 hücrelerinde. hidrataz aktiviteleri belirlendi. Bu yüzden enzimin inhibisyon mekanizmasının daha spesifik inhibitörlerin geliştirlmesi için aydınlatılması önemlidir.283x106 M) HCA I enzimleri arasında önemli bir inhibisyon farkı tespit edilmemiştir 188 . Fen-Edebiyat Fakültesi. Lösin204 aminoasiti hidrofil Serin aminoasiti ile değiştirilmesinde kullanılmıştır. kolon epitelinde. Ekspre edilen proteinlerin saflaştırılması CA spesifik afinite kromatografisi ile yapıldı. Hücre içinde çözülebilir formda sitozolde yer alan HCA I eritrositlerde hemoglobinden sonra en bol bulunan proteindir. α. aktivitesinde ve inhibitörlere ilgisini ortaya çıkarmaktır. Fen-Edebiyat Fakültesi. yönlendirilmiş mutagenez.ARSLAN2 1 Balıkesir Üniversitesi. Çağış Kampusu. Yüksek göz içi basıncını düşürmek amacıyla glokom hastalığının tedavisinde kullanılan sülfonamidlerin HCA II izoenziminin yanında HCA I izoenzimini de önemli ölçüde inhibe ettiği saptanmıştır. Mutant ve yabani tip enzimlerin. optimize edilen koşullarda IPTG kullanılarak yapıldı. Bu amaçla insan hCA I geni. Biyoloji Bölümü.coli’de gerçekleştirildi.19. Buna göre. RT-PCR stratejisi ile HL60 hücre hattından pGEM-T vektörüne ve daha sonra pET21a (+) ekspresyon vektörüne klonlandı. Bu çalışmanın amacı.iyonlarının geri dönüşümlü reaksiyonunu katalizleyen bir enzim ailesidir. pET31b vektörü içerisindeki mutant ve yabani tip HCAII proteinlerinin ekspresyonu E. Eritrositlerde.4. Glokom tedavisinde sıklıkla kullanılan sülfonamid ve asetozolamide karşı inhibisyonu araştırıldı. E. SİNAN1.coli’de Ekspresyonu ve Phe91Asn Yönlendirilmiş Mutageneziyle Elde Edilen Mutant Enzimin İnhibitörlere Karşı İlgisinin Araştırılması Meltem AYDIN1.376x 10-6M) ve mutant (IC50 =1. gen regülasyonu SZ 027 enzimine göre inhibisyonu daha düşük olarak tespit edildi. E.C. Balıkesir saydogan@balikesir.1. S. M AYDIN1. Asetozolamide karşı yabani (IC50 = 1.1. Kimya Bölümü.

örneklerin bulundukları habitatların özellikleri ve ergin böceklerin üzerine kondukları bitkiler tespit edilmiştir.BALIKESİR dundar@balikesir.com Bu sunumda biyojenik aminlerin kısaca gıdalardaki oluşumu. Anahtar Kelimeler: Histamin. incelenen materyal. ekoloji. TRABZON Anahtar Kelimeler: Karbonik anhidraz.19. 1998-2001 yılları arasında. Crabronidae. Arazi çalışmaları sırasında. zehirlenme. habitat. zehirlenme vakaları ve kontrolü için gereken koşullar özetlenecektir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Perşembe. analiz yöntemleri SZ 031 İnsan X Kromozomundan (Xq21) Y’ye Transfer Edilebilen ve mRNA’sı Olmayan Bir Bölgenin Yaygın Kanser Tipleriyle Korelasyonunun Tespiti Ekrem DÜNDAR. Anahtar Kelimeler: Hymenoptera.tr İnsanlarda yaygın olan kanser tipleriyle yapmakta olduğumuz bir araştırma sonucu X kromozomuna ait bir alanda (Xq21) mRNA’sı olmayan 1000 nükleotitlik bir bölgenin başta akciğer kanseri olmak üzere incelenen yedi kanser tipiyle anlamlı korelasyon gösterdiği tespit edilmiştir. Çağış . klonlama. Crabroninae. üzerinde örnek toplanan bitkiler. Pemphredoninae ve Philanthinae alt familyaları içinde 126 taksona ait olduğu anlaşılmıştır.edu. Bunların literatür verileri ile karşılaştırılması sonucu 61 taksonun Ankara faunası. yaygın kanser tipleri. inhibisyon SZ 029 SZ 030 Bitkisel ve Hayvansal Kökenli Histamin Zehirlenmesi ve Histamin Analiz Metodlarının Karşılaştırılması Sevim KÖSE Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ayrıca bu aminlerin analizinde karşılaşılan sorunlar ve günümüzde yaygın olarak kullanılan analiz metodları birbirlerine olan avantajları ve dezavantajları ve güvenilirlikleri bakımından karşılaşılacaktır. Her takson için. il sınırları içindeki farklı habitatlardan familyaya ait toplam 849 örnek toplanmıştır. Ancak bu sonucun desteklenmesi için söz konusu kanser çeşitlerinden elde edilen dizilerin sayısını artırmak için yapılan çalışmalar devam etmektedir. Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi.tr Bu çalışmada Ankara ili Crabronidae (Insecta: Hymenoptera: Apoidea) familyası türleri araştırılmış ve örneklerin toplandıkları doğal habitatlarıyla ilgili bazı ekolojik gözlemler kaydedilmiştir. Nurten ÇANAKÇI. Çamburnu. Anahtar Kelimeler: Xq21. fauna. Söz konusu bölge sağlıklı insanlar (Toplam 50) ve kanser hastalarından (Toplam 50) alınan kanlardan PCR ile çoğaltılarak DNA dizileri elde edilmiş ve bu dizilerin biyoinformatik analizi yapılmıştır. gıda. HCAI. Toplanan örnekler laboratuar müze materyali şekline getirilmiş ve tür teşhisleri yapılmıştır. 11 taksonun ise Türkiye faunası için yeni kayıt olduğu görülmektedir. Sevilay AZPARLAK Balıkesir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Ek olarak histamin analizinde gündeme gelen hızlı ve basit yöntemlere yer verilecektir. Ankara. ekspresyon. Y kromozomunun PAR bölgesinde %95 aynılık gösteren bir bölgenin olduğu ve bu bölgedeki (PAR’da bulunan) SNP’lerin kanserli hastalarınkine tamamen uyduğu tespit edilmiştir. yönlendirilmiş mutagenez. Dünyadaki ve Türkiye’deki yayılışları verilmiştir. kansere yatkınlık Ankara İli Crabronidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırmalar ve Ekolojik Gözlemler Yaşar GÜLMEZ Ordu Üniversitesi. Türkiye 189 . 61530. bu 1000 nükleotitlik bölgeye. Trabzon kosesevim@gmail. Teşhisi yapılan örneklerin Bembicinae. örneklerin bulundukları habitat çeşitleri. Ordu yasargulmez@gop. Biyoloji Bölümü.edu. Sonuçlar incelenen bölgede en az 7 SNP’lik (Tek nükleotit polimorfizmi) bir haplotipin olduğunu ve bu SNP’lerin incelenen kanser tipleriyle çeşitli oranlarda anlamlı korelasyon gösterdiğini ortaya çıkarmıştır. Sonuçlar bu haliyle Y kromozomundaki bu bölgenin X kromozomuyla bastırılmadığı takdirde (eğer X kromozomuna krossingover’la transfer olmuşsa ve dolayısıyla Y ile aynı diziyi taşıyorsa) kansere yatkınlığı artırdığını vurgulamaktadır. Ancak daha da ilginç olarak.

19. ayrıca azalan taksonlara yönelik tehditler tartışılmıştır. gelişim evreleri suya bağlı türleri barındırmaktadır. Çalışma sonunda 22 familyaya ait toplam 489 örnek toplanmıştır. Bilindiği gibi Odonatlar yumurtalarını sucul yada suyu kısmen kurumuş alanlara bırakmakta olup. Çalışmadaki ergin oranının daha önce gerçekleştirilen çalışmalara göre yüksek oluşunun. Anahtar Kelimeler: Araneae. Diğer familyalara bağlı örneklerin oranı % 5’in altında bulunmuştur. 190 . fauna. Bunun yanı sıra Kemaliye ve çevresinde faaliyette bulunan maden işletmelerin çevreye ve dolayısıyla sucul sisteme zararları ve olası Odanata türleri üzerine etkileri de bu çalışma kapsamına girmektedir. Çalışma boyunca yakalanan örneklerin eşeysel oranının 1: 0. Bu familyayı Lycosidae (% 20). Bu örnekler bağlı oldukları familyalara göre değerlendirildiğinde en çok örneğin Gnaphosidae (% 34) familyasında yer aldığı görülmüştür. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. biyoçeşitlilik. Ali DEMİRSOY Hacettepe Üniversitesi. çam (950 m). endemizm SZ 033 Anahtar Kelimeler : ekoloji. Biyoloji Bölümü. yanmış orman (960 m). Agelenidae (% 5) ve Zodaridae (% 5) familyaları izlemiştir.tr Kemaliye (Erzincan) çevresinde 2005 yılından beri yaptığımız periyodik çalışmalarda 34 Odonata türü tespit edilmiştir. Dysderidae (% 10). mera (880 m) ve kestane (620 m) biyotoplarına yerleştirilen çukur tuzaklarla toplanmış ve tuzaklar iki haftalık aralıklarla değiştirilmiştir. Dağmarmara (Manisa. Ankara akbulut@hacettepe.51 olduğu ortaya konmuştur. örneklerin ilkbahar ve yaz dönemlerinde toplamış olmasından kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Örnekler meşe (980 m). Kemaliye (Erzincan) ve Çevresi Odonata Faunasının Tespiti ve Bölgedeki Çevre Bozulmasının Odonata Türleri Üzerine Etkileri Yusuf DURMUŞ. Fen Edebiyat Fakültesi. ekosistem. Bununla birlikte karasuyu besleyen çok sayıda akarsu kolu bulunmaktadır. örümcek. Sahanın Türkiye'nin en büyük nüfus yoğunlupğuna sahip oluşu ayrıca global ısınma gibi tehditler sonucu bazı taksonların habitat bozunmasına bağlı olarak yokolmakta olduğu tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Toplam 111 türe ait 120 tür ve alttür bölgeden çalışma ile tespit edilmiş olup bunlardan 42 tür endemik vaziyettedir. Serdar TEZCAN aozdemir@gantep. ergin:yavru oranının ise 1: 0. Biyoloji Bölümü. TRABZON SZ 032 Kuzeybatı Anadolu'nun Malakolojik Çeşitliliği Ümit KEBAPÇI Süleyman Demirel Üniversitesi. biyoçeşitlilik ve tür zenginliği haritalanmış. Kemaliye ilçesinin içinden Fırat nehrinin bir kolu olan karasu geçmektendir. Turgutlu İlçesinin Dağmarmara Yöresinde Mayıs-Ekim 2003 döneminde gerçekleştirilmiştir.69. Ayrıca 1976 yılından beri toplanan örneklerde incelenmiştir. M. Beytepe.Turgutlu) Yöresi Örümcek (Arachnida:Araneae) Faunasının Çukur Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma Adile AKPINAR.tr Bu çalışma Manisa İli. Sinan ANLAŞ. Fen Fakültesi. İsmail VAROL. Ayrıca Erzurum'dan itibaren birçok evsel ve endüstriyel kirlilik kaynağı da bu sistemdeki Odonata türleri üzerinde olumsuz etki yapmaktadır. Manisa Anadolu. Isparta kebapci@gmail.com Anadolu'nun coğrafik açıdan Avrupa'yla bağlantısını teşkil eden kuzeybatı kesimi kara salyangozlarının biyoçeşitliliği açısından bakıldığında bu özelliği yanında yüksek endemizm ile de öne çıkmaktadır. Anahtar kelimeler: Kuzeybatı gastropodlar. Özellikle Divriği de bulunan bakır işletmeleri yıllardan beri belli periyotlarla karasuya atık madde bırakmaktadır.edu. tür çeşitliliği. çevre SZ 034 Fauna . Salticidae (% 11). Çalışmada.edu.

1898) (Rodentia: Spalacidae) Türünün Kromozomal Formları Yüksel COŞKUN. NF = 72 ve otozomal kol sayısının NFa = 68 olduğu. Ahmet ÖKTENER2 1 Aksaray Üniversitesi. kromozomal kol sayısı NF = 74 ve otozomal kol sayısı NFa = 70 olduğu. Branchiura).1758 (Crustacea. Rotifera. Türkiye’de Argulus foliaceus 21 konak balık türünden rapor edilmiştir. Aksaray 2 İstanbul Tarım İl Müdürlüğü. Zooplankton örnekleri Kızılırmak Nehri. Copepoda.. Bölgede. Yapılan incelemelerde zooplanktonik organizmalardan Rotifera grubuna yoğun olarak rastlanmıştır ve en fazla türün Brachionus. balık bitinin konaklarının bir çeklisti düzenlenmiştir. daha sonra yay şeklinde biçimlenir. Yağış alanı 16762. Cladocera’dan en sık rastlanan türler Bosmina longirostris. Delice Irmağı ise. Copepoda grubuna ait türlere daha seyrek olarak rastlanmıştır. Branchiura)’un Türkiye’deki Konakları Ali ALAŞ1.edu. Biyoloji Bölümü.. karyotiplerinin 11 çift meta/submetasentrik ve 12 çift akrosentrik otozomdan oluştuğu. her iki populasyonda da X kromozomunun büyük ve submetasentrik. Alaettin KAYA. Chydorus sphaericus iken. Irmak.8° Doğu’ya kadar akar. Brachionus calyciflorus. Bitlis ve Van popülasyonları olarak tanımlanan ve diploid kromozom sayısı sırasıyla 2n = 54 ve 2n = 48 olan farklı iki kromozomal form tespit edilmiştir. Argulus foliaceus’un konak listesi konak türünün adı. Delice Irmağı Çankırı. Spalacidae. Nuray AKBULUT Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı 06800 Beytepe/Ankara sgunsel@hacettepe. Fen Edebiyat Fakültesi. 191 . Nannospalax.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Argulus foliaceus Lin. Budaközü.tr Doğu Anadolu Van Gölü havzasında yedi farklı lokalitenden toplanan 21 (12 erkek ve 9 dişi) Nannospalax nehringi örneğinin karyolojik özellikleri üzerinde çalışılmıştır. Synchaeta oblonga. Rotifera’dan en çok rastlanan türler Brachionus angularis. Colurella ve Synchaeta cinslerine ait olduğu görülmüştür. Kumkapı. Anahtar Kelimeler: Zooplankton.edu. Malaközü ve Kılıçözü derelerini alarak Acı Çay ile birlikte Çankırı ili yakınlarında Kızılırmak Nehri ile birleşmektedir. Cladocera. Synchaeta pectinata olmuştur. Ayrıca örnekleme sırasında YSI marka (Model 55D) oksijen ölçer. İlk önce batı ve güney batıya 38. TRABZON SZ 035 SZ 036 Kızılırmak Nehri Delice Irmağı ve Bazı Kollarında Bulunan Zooplanktonik Organizmaların İncelenmesi Selgün GÜNSEL. İstanbul alasali@hotmail. Ceriodaphnia quadrangula. Eğitim Fakültesi. Y kromozomunun ise küçük akrosentrik olduğu tespit edilmiştir. 2n = 48. Yozgat. kromozomal kol sayısının. Çandarözü. suyun fiziksel ve kimyasal özelliklerinin ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Bahçecik. Kızılırmak Nehri'ni besleyen önemli kollardan biridir. İç Anadolu'nun en doğusundaki Sivas ilinde Kızıldağ'ın güney yamaçlarından yaklaşık 39.1758 (Crustacea. Brachionus quadridentatus. konağın yakalandığı mevki. Kızılırmak. Kale. 68100. örneklemeyi yapan araştırmacının adı ve kayıt tarihine göre düzenlenmiştir.8° Doğu noktasından doğar. Bitlis popülasyonunun diploid kromozom sayısı 2n = 54. Nannospalax nehringi. Delice Doğu Anadolu Van Gölü Havzasındaki Nannospalax nehringi (Satunin.8 km2. Örneklerin toplanmasında por çapı 44µm olan plankton kepçesi ve kıyı plankton kepçesi kullanılmış ve alınan örnekler % 4 formaldehit eklenerek tespit edilmiştir. YSI marka (Model 33) SCT ölçer ve Thermo Orion marka (Model 230A) pH ölçer kullanılarak. Diyarbakır yukselc@dicle. Delice Irmağı ve kollarından seçilen 10 farklı istasyondan toplanmıştır. Van popülasyonunun ise diploid kromozom sayısı. Anahtar Kelimeler: Rodentia. Gökhan YÜRÜMEZ Dicle Üniversitesi. karyotiplerinin 9 çift meta/submetasentrik ve 17 çift akrosentrik otozomdan oluştuğu. Kumkapı Su Ürünleri İrtibat Bürosu. karyotip SZ 037 Balık Biti.7° Kuzey 34. 21280. Yozgat. Kontrol Şube Müdürlüğü.com Bu çalışmada Türkiye’de 1974 ve 2007 yılları arasında yapılmış parazitolojik çalışmalarda bulunmuş Argulus foliaceus Lin.tr Türkiye sınırları içerisinde doğarak yine Türkiye sınırlarında denize dökülen en uzun akarsu olan Kızılırmak. 34130. Biyoloji Bölümü. Kırşehir ve Kırıkkale illerinin arasında kalmaktadır. ortalama akım ise 30352 m3/sn'dir.8° Kuzey 38.

Celal KARAMAN Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Güllapoğlu Yerleşkesi 22030. Bufo verrucosissimus. Russia 4 Zirichiltaggi. Yapılan filogenetik analizler sonucunda Kuzey Kafkasya’daki (Krasnodar bölgesi) bireylerin diğerlerinden farklı bir grup oluşturduğu (B. Bu farklılaşmanın sebebi Büyük Kafkas Dağları’nın bir bariyer oluşturması veya kuzey Kafkasya’nın Miosen’de (5-7 myö) yıllarca bir ada olarak kalmasının olabileceği düşünülmektedir. Edirne kadrikiran@trakya. Department of Vertebrate Zoology. Kafkasya. Trabzon 3 Lomonosov Moscow State University. bufo türünün dağıldığı tespit edilmiştir. v. Türkiye. predatör tropikal karıncalardır. kraliçeleri aşırı büyük gasterli ve işçilerin yardımı olmaksızın hareket edemeyen.19. Sonuç olarak. Stefano DOGLIO4 1 Rize Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Bufo bufo. Aenictinae). turowi) türüne ait örneklerdir. Serkan GÜL1. Biological Faculty. Bu çalışmada Aenictus rhodiensis Batı Toros Dağları’nda 3 yeni lokaliteden (Burdur-GölhisarElmalıyurt Köyü. Fen-Edebiyat Fakültesi. incelenen 12S rRNA geni bakımından Bufo verrucosissimus türünün Gürcistan’da değil Kuzey Kafkasya’da bulunduğu ve Büyük Kafkas dağlarının güneyinden (Gürcistan) başlayarak Karadeniz sahili boyunca B. 1936 İçin Yeni Lokaliteler İle Bazı Morfolojik ve Ekolojik Notlar (Hymenoptera: Formicidae) Kadri KIRAN. 25 tanesi ise Türkiye (n=20). v. verrucosissimus (B. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Ordu karıncaları.com Bufo bufo ve Bufo verrucosissimus türlerini karşılaştırmak ve özellikle Gürcistan’da varlığından söz edilen B. TRABZON bu konak türleri arasında 15 türle sazangiller baskındır. 2004 tarafından Bolkar Dağları’ndan sadece bir lokaliteden kayıt edilmiştir. Yeni Dünya tropiklerinde bir altfamilya (Ecitoninae) ve pan-tropikal bölgede bir altfamilya (Cerapachyinae) olmak üzere toplam 4 altfamilya ile temsil edilirler. ekolojik ve coğrafi olarak değerlendirilmiştir. Nicolai POYARKOV3. Nihat AKTAÇ. Aenictinae altfamiyasının tek temsilcisi Aenictus rhodiensis Aktaç ve ark. Türkiye SZ 038 SZ 039 Türkiye’deki Bufo bufo ve Kafkaslardaki Bufo verrucosissimus Türlerinin 12S rRNA Geni Bakımından İncelenmesi Nurhayat ÖZDEMİR1. Eski Dünya tropiklerinde iki altfamilya (Dorylinae. 12S rRNA Türkiye Ordu Karıncası Aenictus rhodiensis Menozzi. Aenictinae. Rusya (n=1) ve Ukrayna (n=1)’dan elde edilen Bufo bufo örnekleridir. Sassari. v. Fen-Edebiyat Fakültesi. DNA izolasyonu yapılan 39 bireyin 12S rRNA geninin 420 bazlık kısmı çoğaltılarak baz sıraları elde edildi ve sonuçta 10 haplotip olduğu görüldü. Anahtar Kelimeler: Argulus foliaceus. Antalya-Merkez-Hisarçandır Köyü) tespit edilerek mevcut kayıtla birlikte morfolojik. çeklist. Bilal KUTRUP2. verrucosissimus. Italy nurhayat61@yahoo. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Burdur-Yeşilova-Akçaköy. Bufo verrucosissimus alttürleri arasında ise hiçbir farklılık tespit edilmemiştir. Ayrıca güney İtalya’dan 4 Bufo bufo spinosus alttürü de çalışmaya dahil edilmiştir. verrucosissimus türünün dağılımının Türkiye’ye kadar uzanıp uzanmadığını araştıran bu çalışmada toplam 39 birey kullanılmıştır. B. Türkiye. verrucosissimus) ve Gürcistan’daki bireylerin ise bilinenin aksine Türkiye grubu içerisinde yer aldığı gözlenmiştir. Biyoloji Bölümü.tr Ordu karıncaları göçebe yaşam gösteren (nomadik). Association for Wildlife Conservation. circassicus. İtalya (n=3).edu. Bunlardan 10 tanesi Rusya ve Gürcistan’dan elde edilen B. B. Türkiye’de ordu karıncalarının 2 altfamilyası (Dorylinae ve Aenictinae)’na ait toplam 4 takson bilinmektedir. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. 192 . Aenictus rhodiensis.

bölgenin fauna tarihi konusunda ip uçları verebileceği gibi. Biyoloji Bölümü. Karadeniz Bölgesi’nde Dağılım Gösteren Gomphocerinae (Orthoptera: Acrididae) Taksonlarına Ait Faunistik Bazı Değerlendirmeler Abbas MOL1. Dünya Lepidoptera Çeşitliliği üzerine 10 yıldır sürdürülmekte olan veri tabanı araştırmalarımız çerçevesinde ele alınmıştır. Osmanbey. doğu yönü Kafkas faunasına. Biyoloji Bölümü. fauna SZ 041 biyolojik olarak önemli bir yere sahip görünmektedir. bir kanyonun içersinde yer almakta.tr Anadolu ve diğer bölgelerin biyolojik çeşitliliğinin ve Paleocoğrafyasının araştırılmasında kullanılan hayvan gruplarının başında Gomphocerinae taksonları gelir. Ankara 2 Harran Üniversitesi. Tebliğde faunistik özelliklerin sergilediği sayısal sonuçların yorumlanmasının yanı sıra Palaearktik. Türkiye’de 168. Türlerin değerlendirilmesi bu bölgenin Türkiye’de temsil edilen farklı fauna elamanlarının bazı türlerini bir arada barındırdığı. ilçenin bulunduğu alan Anadolu Diyagonali üzerinde yer alırken. Biyoloji Bölümü. Şanlıurfa demirsoy@hacettepe. Tebliğ’de Lycaenidae faunasının Türkiye ve Iran arasındaki benzerlik oranının %55. Orta Asya’da Doğu Türkistan’la %21. Türkiye’de bulunan ancak İran’da bugüne kadar tespit edilmemiş 76 Lycaenidae türü vardır. Beytepe. Güney yönü Güneyden gelen faunaya. TRABZON SZ 040 Irano-Anatolian Lycaenid’lerinin Faunistik ve Zoocoğrafik Analizi Muhabbet KEMAL1. zoocoğrafya. Fen Fakültesi. Kanyonun açılması yaklaşık 5 milyon yıl öncesine dayanmakta. Lycaenidae. birkaç kilometre uzaklıkta dağlar 3000 metreye kadar ulaşmaktadır.tr 1 Bu çalışma. ancak buzul dönemlerinde birer sığınak görevi de yapmış bulunmaktadır. üzere fauna elementlerinin temsil oranları değerlendirilmiştir.22 Güney Doğu Asya’da Tayland’la %0. Kampus. Mukayese açısından komşu ülkelerin Lycaenidae faunası Türkiye ile karşılaştırıldığında ortaya çıkan benzerlik oranlarının Yunanistan’la %46. Biyoloji Bölümü. Van 2 Gazi Üniversitesi.41. Ünal ZEYBEKOĞLU1. Lycaenidae. Orthoptera. batı yönü. Erzincan ili içerisinde yer alan Kemaliye konumu ve topografyası bakımından . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.12. Afrotropical ve Oriental bölgeler başta olmak. İlçe. Anahtar Kelimeler: zoocoğrafya SZ 042 Kemaliye.tr ilçesi. daha güneye yayılışı güzergahı konusunda da önemli bilgiler verebilecek nitelikler göstermektedir.24. Biyoloji Bölümü. İki ülkede ortak Lycaenid türleri sayısı 92 olarak tespit edilmiştir.92 olduğu tespit edilmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. Selma SEVEN ÇALIŞKAN2 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Samsun 2 Akdeniz Üniversitesi.com. kuzey yönü ise Karadeniz faunasına birer kapı gibi konumlanmıştır.38. Güney Afrika ile % 0. Gürcistan’la %49. Biyoloji Bölümü. Bir bölgedeki biyolojik çeşitliliğin zenginlik nedenlerini ve o 193 Kemaliye Orthoptera Faunasının Zoocoğrafik Olarak Değerlendirilmesi Ali DEMİRSOY1. Orta Anadolu’ya. Anadolu içinde yapılan bir mukayesede Ankara ile Van arasındaki fauna benzerliği %60. eremial. birçok soğuk sever türün. Antalya abbasmol@omu. Biyoloji Bölümü. Bu nedenle angora. Anahtar Kelimeler: İran. Buna karşılık Iran’da var olan.edu. Hasan SEVGİLİ2. Battal ÇIPLAK2. dikey yayılımın etkinliği ve çok yakın mesafelerde bile farklı kökenden gelen fauna elemanlarının nasıl korunduğu konusunda yorumlar yapılabilirliğini göstermiştir. Trabzon’la Van arasında ise %23 olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra. Fen Edebiyat Fakültesi. Fen Edebiyat Fakültesi. İran’da ise 161 türle temsil edilmektedir. Akif hareketleri sınırlı olan Orthoptera türlerinin bu bölgedeki bileşiminin incelenmesi. türlerin ekolojik özelliklerine dayanılarak. H. Güray KUTBAY1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Ankara muhabbet_kemal@yahoo. Türkiye. Fen-Edebiyat Fakültesi.40 olduğu görülmüştür. tam bir tür listesinin ötesinde. bölgenin geçmişteki özelliği ve Anadolu faunası için en azından bu canlı grubu açısından bir değerlendirme ve modelleme yapılabileceği düşüncesine varılmıştır. Teknikokullar. Bu çalışmada.edu. Yusuf DURMUŞ1 1 Hacettepe Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Türkiye’de ise bulunmayan 69 tür bilinmektedir. kelebekler içerisinde tür ve alttürleri itibariyle en zengin familyalardan birisidir. mediterranien.19. Lepidoptera. sibirya ve turano-eremial faunanın uzantılarını kısa mesafelerde görebilmekteyiz. kanyonun tabanının denizden yüksekliği 800 m civarlarında iken.

tr Türkiye’de üremelerini gerçekleştiren türlerden biri de leylektir (Ciconia ciconia). % 5 Turana-Balkan. Karadeniz Bölgesi’ndeki Gomphocerinae (Orthoptera-Acrididae) taksonlarının vejetaston kuşaklarına-yükseltilere göre dağılımı araştırılmıştır.com 1 Türkiye Malakocoğrafyası: Güncel Bulgulara Göre Türkiye'nin Malakocoğrafik Değerlendirmesi Ümit KEBAPÇI Süleyman Demirel Üniversitesi. iv) En fazla takson sayısına sahip lokalite.5 Turana-Mediterran.com Tam olarak tanımlanmadığı kabul edilse de Türkiye gastropodları hakkındaki çalışmalar 1700'lü yıllardan beri tespit edilmekte olup. Ankara mdarilmaz@yahoo. Element oranları: %5 Palearktik. % 6. iii) Taksonların dağılım gösterdiği yükseltiler-vejetasyon kuşakları.6 Balkano-Anatolian. Haliplidae.6 Asiatik-European. Biyoloji Bölümü. TRABZON bölgedeki hayvan fauna elemanlarının oluşumunda. detaylı bir şekilde çalışılmış bulunmaktadır. Yuvalarını insan yerleşim bölgelerine de kurarlar. Toplanan Gomphocerinae takson örneklerinin: i) Tarımsal zarar oluşturma durumları.19. Leylek eşlerinin birbirlerini yuvaları dolayısıyla tanıdıkları kabul edilmektedir. Bu çalışmada. Zoocoğrafik analiz sonucunda türlerin elementleri belirlenmiştir. Kemaliye SZ 045 Diyarbakır (Bismil) Leylek Populasyon Dinamiği (2005-2007 Yılları) Ahmet KILIÇ Dicle Üniversitesi. % 5 Anatolian Endemik. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. % 9. yeni kayıt.8 Güneybatı Asiatik. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Karadeniz Bölgesi. bölgedeki 18 il ve bölgeye komşu 7 il sınırları içerisinde belirlenen 70 ana lokalite olmak üzere toplam 172 farklı lokaliteden 2003-2006 yılları arasında her yıl haziran-ekim ayların arasında Araştırma bölgesinden Gomphoceriane’ya ait 6170 adet ergin örnek toplanmıştır. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi. % 16 European. Bunun için. Fen Fakültesi. Dytiscidae. % 18 Sibero-European. DARILMAZ1. % 16 Batı Palearktik. % 5 Turana-EuropeanMediterran. Acrididae. Noteridae. uzun yıllar aynı yuvayı kullanmaları dolayısıyla olduğu söylenir. 21280. Bunun. Hydrochidae. Fen-Edebiyat Fakültesi. zoocoğrafya. Karadeniz Bölgesi’nin topoğrofyası. % 5 İrano-Anatolian olarak belirlenmiştir. dağılımlar ve türlerin korotipleri göz önüne alınarak söz konusu taksonların biyocoğrafik olarak değerlendirilmesi ve Anadolu'nun dağılımlar ışında malakocoğrafik olarak bölgelendirilmesi yapılmıştır. Isparta kebapci@gmail. Fen Edebiyat Fakültesi. son yıllarda kışın da yurdumuzda bulunan türlerden biri olarak görülmektedir. biyocoğrafya SZ 043 SZ 044 Kemaliye (Erzincan) Sucul Coleoptera Faunasının Zoocoğrafik Analizi Mustafa C. 2007 tarihleri arasında Kemaliye ilçesi sulak alanlarında sucul Coleoptera faunası araştırılmıştır. Helophoridae. Leylekler yalnızca üreme döneminde değil. Toplam 707 (%52 endemijk) olan tür ve türaltı takson miktarı neoendemiklerin yüksekliğine işaret etmekte ise de. Ali DEMİRSOY2 Gazi Üniversitesi. % 1. Genel olarak yerleşim yerlerinde bir veya birkaç yuva kurarlar. filocoğrafya dikkate alındığında paleoendemik kalıntı taksonların öznemli oranda olduğu gözlenmektedir. ii) Bölgede yoğun olarak bulunan taksonlar. Biyoloji Bölümü. fauna. % 1. Ayrıca Laccobius persicus ve Laccobius alternus (Hydrophilidae) türleri Türkiye faunası için yeni kayıttır. Dicle Nehri kıyısında 53 yuva yaklaşık 200m aralıklarla sıralanmaktadır. Çalışmada. Eldeki veriler bazı genellemeler için yeterli durumdadır. literatür ve çalışmalara göre halen 42 familya ve 593 tür kara salyangozu ile türleşme ve açısından özel bir ayrıcalığa sahiptir. Fen-Edebiyat Fakültesi. faunistik. Hydrophilidae. Tespit edilen türlerin tamamı araştırma alanından ilk defa kaydedilmiştir. Gyrinidae. vejetasyonu. 194 . Hydraenidae ve Dryopidae familyalarına ait toplam 61 tür tespit edilmiştir. vejetasyon. Diyarbakır ahmetk@dicle. Temmuz. Anahtar Kelimeler: Sucul Coleoptera. 2006 ve Haziran-Eylül.6 Turana-European. Türkiye. v) Taksonların hangi bölge fauna elemanı oldukları tespit edilmeye çalışılmıştır. Gomphocerinae. % 1.3 Anatolo-Caucasian.edu. hangi bölgelerden nasıl etkilendiğinin ortaya çıkarılmasında fitocoğrafik ve zoocografik çalışmaların birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanır. % 3. yüksekliği gibi faktörler dikkate alınarak.

fotosentez ile CO2'i dönüştürüp karbon döngüsünü hızlandırdığı için sera etkisini artırıcı yönde etki göstermemektedir. Slovakya ve Çek Cumhuriyeti’nin de içinde bulunduğu birçok Avrupa ülkeleri tarafından tercih edilmektedir. Beytepe. Dilek TEKDAL.tr Günümüzde giderek artan enerji gereksinimini karşılayabilmek amacıyla tüm kaynaklar gittikçe artan ölçülerde kullanılmaya başlanmıştır. Adana vuraltas@gmail. Elde edilecek sonuçlar. Güneydoğu Anadolu Bölgesi SZ 046 Buna karşılık palearktiğin en önemli kuş göç yollarının üzerinde bulunması ve barındırdığı nadir yarasa türleri bu yapılardan olumsuz etkilenebilmektedirler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. dünyanın en önemli çevre sorunu olan küresel ısınmaya neden olmaktadır. Fransa. 01150. Leylek yuvaları düzenli olarak üreme döneminde her hafta. yanma sonucu ortaya çıkan bir emisyon olup. Bunlar arasında son ürünleri itibariyle çevreye zarar veren veya çevre dostu enerji türleri söz konusudur.) ile esterleşme reaksiyonudur. Biyoloji Bölümü. Zootekni bölümü. Ziraat Fakültesi. Biyodizel. Başarılı kuluçka sayısında artış belirlenmiştir. soya. Dicle DÖNMEZ Çukurova Üniversitesi. hayvansal yağlardan ve hayvansal atıklardan bir katalizatör eşliğinde kısa zincirli bir alkol ile (metanol veya etanol) reaksiyonu sonucunda açığa çıkan ve yakıt olarak kullanılan bir üründür. veya izin alınanlarla birlikte planlanan değer ise bunun çok üzerindedir.34 yavru düşmektedir. beyaz leylek. Polonya. Dünyadaki pek çok ülke özellikle gelişmiş ülkeler enerji politikaları gereği yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanım paylarını artırma çabasındadırlar. etanol vb. 2003-2004 yılları arası gözlem ve değerlendirmeler bu çalışma ile kıyaslanmıştır. Biyodizel’in birçok avantajının yanında en önemlisi sera gazları içinde büyük bir pay sahibi olan CO2. Kuruluş maliyetleri dışında hiçbir dezavantajı bulunmadığı öne sürülen rüzgâr türbinlerinin Türkiye’deki sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Bu alternatif enerji kaynaklarının bir tanesi de “biyodizel”dir.edu. Balcalı. Eğitim Fakültesi. Bismil. yarasalar SZ 047 Yeni Nesil Yakıt : Biyodizel Volkan Vural TAŞ. İsveç. Diyarbakır. yağ asitlerinin (bitkisel yağlar. ayçiçek. kuşlar. Yine yanma sonucu açığa çıkan ve sera gazları arasında yer alan CO. Bu çalışmaların sürdürülmesi. Ciconia ciconia. Yani halen yapılmakta olanların yanında birçok santral da yapılacaktır. Beş yavrulu yuva sayılarında bariz artış dikkat çekicidir. hayvansal yağlar) bazik bir katalizör eşliğinde alkol (metanol. bazı alg türlerinden. Anahtar Kelimeler: Rüzgar türbinleri. evsel atık yağlar. Bu çalışma beş yıldan beri sürdürülmektedir. Rüzgâr Türbinlerinin Kuşlar ve Yarasalar Üzerine Etkileri Levent TURAN Hacettepe Üniversitesi. Norveç. yuva. Anahtar Sözcükler: Populasyon Dinamiği. kolza (kanola). biyolojik karbon döngüsü içinde. Dolayısıyla biyodizel. TRABZON Diyarbakır (Bismil) en büyük leylek üreme populasyonuna sahiptir. Transesterifikasyon. 2007 yılında yuva başına ortalama 2. NOx emisyonları da insan sağlığına zararlıdır. 06800. değişik türlerin populasyon dinamiğinin anlaşılmasına katkıda bulunabilecektir. üreme öncesi ve üreme sonrası dönemde ise iki haftada bir izlenmiştir. Dicle Nehri. Biyodizel üretiminin çeşitli metodları olmakla birlikte günümüzde en yaygın olarak kullanılan yöntem “transesterifikasyon yöntemi”dir. SOx. Kullanılan yuva sayısında artış tespit edilmemiştir. 2005-2007 yılları arasında leylek populasyon dinamiği belirlenmiştir. İtalya. Ankara letur@hacettepe. İrlanda. Oldukça kısa bir mesafede (20 km) leylekler birbirlerinden eşit uzaklıktaki yüksek gerilim hatları üzerine kurdukları yuvalarda yavrularını yetiştirdiler. yavru. iklimsel ve çevresel koşulların leylek populasyona olan etkilerini ortaya çıkaracaktır. Ağustos 2007 itibariyle işletmedeki kurulu güç 131 MW olup yapılmakta olan.com Fosil yakıtlarından elde edilen petrolün kaynaklarının yetersiz olması ve buna bağlı olarak petrol ürünlerinin fiyatlarının pahalı olması insanları alternatif enerji kaynaklarına yöneltmiştir. üreme populasyonu. Almanya. Son üç yıl içinde toplam yavru yetiştirme sayısında bir artış görülmektedir. Türkiye bu açıdan birçok ülkeden avantajlı bir konumdadır. aspir gibi yağlı tohum bitkilerinden elde edilen yağların. tarımsal bitkilerden elde edilmesi nedeniyle.19. 2007 üreme döneminde populasyondaki yavruların yarısına yakını beş yavrulu yuvalarda yetiştirilmiştir. Bu olumlu özelliklerinden dolayı biyodizel ekonomik ve çevre dostu bir yakıt olarak Avusturya. 195 . Çevre dostu olarak nitelenmesinde sakınca görülmeyen enerji üretim biçimlerinden birisi de rüzgâr türbinleri aracılığıyla rüzgâr enerjisi üretilmesidir.

Atatürk Baraj Gölü’nde bulunan üreme dönemindeki erkek L. Barbus grypus. Zafer DOĞU1 1 Harran Üniversitesi. Genel olarak. Anahtar Kelimeler: Liza abu.east and West consisted of 8 electrophoretic bands. spermatozoa yoğunluğu (x 106 /ml) ve pH değerleri sırasıyla. spermatozoa yoğunluğu ve pH belirlendi. 1843)’nun Sperma Kalitesi Üzerine Yaşın Etkisi Zafer DOĞU1. e_sahinoz@yahoo. motilite 196 . sperma miktarı (µl). Yaşın sperma kalitesi üzerine önemli etkisinin olduğu belirlendi. Faruk ARAL2. motilite. abu balıklarının spermatolojik özellikleri üzerine yaşın etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Bozova 2 Harran Üniversitesi. Iran SZ 049 (%). abu balığı yakalandı. yaş ve spermatolojik özellikler arasında pozitif bir ilişki olduğu tespit edildi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 63300 Yenişehir. Spermophilus xanthoprymnus. Dölerme ve Suni tohumlama ABD. West (kurdestan. Atatürk Baraj Gölü’nde Mart sonundan Nisan sonuna kadar toplam 45 adet erkek L. albumin. yoğunluk (x 109 /ml) ve pH değerleri sırasıyla.46±2. 63850. Alınan spermalarda. 19374.09.com Bu çalışma. Bozova.com Globulin and albumin blood-Serum protein 48 Specimens of Spermophilus collected from Northeast (Mashhad and Bejnord).71±2. Motilite (%).10. Sperma kalitesi 3 yaşında 1 ve 2 yaşına göre daha iyi oldu. 50. Üreme sezonunda. L. Erdinç ŞAHİNÖZ1. abu türünde sperma kalitesi yaşlara göre değişmektedir. Dölerme ve Suni tohumlama ABD. and kargological characteristics in specimens can help identify distribution of Spermophilus fulvus species in North-east and west.71±2894. Anahtar Kelimeler: Spermophilus fulvus . Zanjan University. Su Ürünleri Bölümü.59±0. Biyoloji Bölümü. this difference with morphological. sperma. canlılık süresi. Veteriner Fakültesi.19.40±2.34 ve 7.27. canlılık süresi (sn).32 ve 7. motilite süresi.22 229. Bozova Meslek Yüksekokulu. Spermalar abdominal masaj yöntemi ile alındı. Sonuç olarak.. 63850.06 bulundu. motilite süresi (s). küresel ısınma SZ 048 Electrophoretic comparison of blood. Anahtar kelimeler: Şabut balığı. Balıklardan sperma Haziran ayı içinde iki haftalık periyotta alındı. TRABZON Anahtar Kelimeler: Biyodizel. 3. Bozova Meslek Yüksekokulu. yoğunluk ve pH değerleri 3 yaşındakilerde daha yüksek bulundu. Şanlıurfa zafer_dogu@yahoo.50±413. abdominal masaj yöntemi ile alındı. 1843) sperma kalitesini belirlemek amacıyla yapıldı. Faruk ARAL2 1 Harran Üniversitesi. 63300.com Bu çalışma. globulin.32.02 olarak bulundu. Bütün yaş grupları arasında yapılan korelasyon hesaplamasında. Şanlıurfa.Serum protenis of Spermophilus fulvus and Spermophilus xanthoprymnus (Mammalia: Rodentia) in Iran Mohammad MORADİ Department of Biology. yaş SZ 050 Atatürk Baraj Gölünde Bulunan Şabut Balığı (Barbus grypus H. Iran moradi_g@yahoo. Alınan spermalarda. Su Ürünleri Bölümü. Yenişehir.6±0. motilite. Although this slight difference does not allow these two groups to be Separated at the species level. transesterifikasyon. 61. 14 adet şabut balığından sperma. Faculty of Science. Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi. The globulin region of Specimens from North. 1550. and Spermophilus xanthoprymnus spocies in North-west. Hamadan.04±28. but of 10 bands in Speciemens from North-west.1843)’nın Sperm Kalitesinin Belirlenmesi Erdinç ŞAHİNÖZ1. Veteriner Fakültesi. sperma miktarı.8±0. erkek Şabut balıklarında (Barbus grypus H. 54. Ghazvin and Zanjan) and North-West Iran (Siyah cheshmeh and kelisacandi) were examined using the SDS-PAGE technique. sperma Atatürk Baraj Gölü’nde Bulunan Liza abu (Heckel.

n. yaşama alanları ile Türkiye ve dünyadaki yayılışları verilmiş ve çeşitli sistematik sorunları tartışılmıştır. Christer ERSÉUS 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. ve Gianius anatolicus sp. döküntü. yosun ve liken örneklerinden ayıklanan oribatid akarlardan Zygoribatula Berlese. Anahtar Kelimeler: Equus caballus.com İzmir yöresi civarında bulunan evcil atların Equus caballus Linnaeus.edu. Oribatida. Zooloji A. daha önce Türkiye’den kaydedilmiş olan E. 1916) ve E. 1919)’nın taksonomik ve morfolojik durumu araştırılmıştır. Naime ARSLAN1. evcil at. Tespit edilen türler. 1916 (Acari. acromios (Hermann. Phenopelopıdae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Elif KOÇOĞLU1. Biyoloji Anabilim Dalı. bu türler rastlanma sıklığı. yaşama alanları ile Türkiye ve dünyadaki yayılışları verilmiş ve çeşitli sistematik sorunları tartışılmıştır. fotoğrafları çekilmiş. sistematik. türler arası ilişki ve mevsimsel dağılım özellikleri dikkate alınarak ekolojik bakımdan da değerlendirilmiştir. Eskisehir narslan@ogu. Biyoloji Bölümü. türün ülkemiz atgillerinin bağırsağında bulunduğuna ilişkin ilk kayıt olması yanı sıra. Ayrıca. Phallodriline familyasına ait iki yeni Oligocheata türü tespit edilmiştir. Zygoribatula. SZ 052 ölçümleri yapılmış. cognata (Oudemans. Coralliodrilus amissus sp. n. ağaç kabuğu. Biyoloji Bölümü. daha önce Türkiye’den kaydedilmiş olan Z. çeşitli organlarına ait . çeşitli organlarına ait ölçümleri yapılmış.edu. n. ışık ve tarama elektron mikroskobunda incelenerek özgün şekilleri çizilmiş. 2005 – 2007 yıllarının mayıs ayları arasında toplanan toprak. Bu türler. Annelida) türü. Literatür bilgilere göre bir phallodrilin Tubificid cinsi olan 197 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ndan. n.tr 2001-2003 tarihleri arasında. sistematik.tr Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ndan.19. Anahtar Kelimeler: Acari. Çalışmamız. 1917 (Acarı. Fen-Edebiyat Fakültesi. Kayseri abdulkadirtasdemir@gmail. bu türler rastlanma sıklığı. incelenmiş olan toplam 13 attan dokuzunda görülmüştür (%69. 2005– 2007 yıllarının mayıs ayları arasında toplanan toprak. 1916’ya ait iki tür tespit edilmiştir. türler arası ilişki ve mevsimsel dağılım özellikleri dikkate alınarak ekolojik bakımdan da değerlendirilmiştir. Orıbatıda. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. 1804)’tur. nepotulus (Berlese. Oribatida.00). Kayseri ekocoglu@erciyes. Oribatulidae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Abdulkadir TAŞDEMİR . Ayrıca. ekoloji. Fen Bilimleri Enstitüsü. Blepharocorys curvigula. 35100 Bornova. 1902)’dir. Sakarya Nehrinin taşkın yaparak oluşturduğu Balıkdamı sulak alanından toplanan 1471 örneğin incelenmesi sonucunda. Yozgat Çamlığı Milli Parkı SZ 053 İzmir Yöresi Civarındaki Evcil Atların Equus caballus Linnaeus. Fen-Edebiyat Fakültesi. exilis (Nicolet.com 1 2 İki yeni Phallodrilinae (Oligochaeta. Biyoloji Bölümü. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. İzmir ggurelli@yahoo. Bayram GÖÇMEN Ege Üniversitesi. Oribatida.B. Tarmo TİMM. ışık ve tarama elektron mikroskobunda incelenerek özgün şekilleri çizilmiş. Coralliodrilus amissus sp. Tespit edilen türler. Blepharocorys curvigula. ağaç kabuğu. döküntü. 1758 Bağırsak Siliyatlarından Bir Tür Blepharocorys curvigula (Ciliophora: Blepharocorythidae) Hakkında Gözde GÜRELLİ. Fen Bilimleri Enstitüsü. ekoloji. bağırsak siliyatı SZ 054 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’nın Zygorıbatula berlese. yosun ve liken örneklerinden ayıklanan oribatid akarlardan Eupelops ewing. TRABZON SZ 051 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ nın Eupelops ewıng. Biyoloji Anabilim Dalı. Nusret AYYILDIZ 1 Erciyes Üniversitesi. 1855) ve Z. Nusret AYYILDIZ2 1 Erciyes Üniversitesi. Yozgat Çamlığı Milli Parkı. Bu türler.D.. Eupelops. 2Kayseri Erciyes Üniversitesi. fotoğrafları çekilmiş. 1758 arka (büyük) bağırsağında yaşayan Blepharocorys curvigula (Gassovsky. çalışmamızda atlarımızdan ölçülen örnekler morfolojik karakterler ve biyometrik veriler bakımından orijinal tanımlamalarda verilenlere benzer bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Acari. ve Gianius anatolicus sp. Fen-Edebiyat Fakültesi. Fen Fakültesi. 1917’ye ait iki tür tespit edilmiştir.

tür içi varyasyonlar ve simpatrik türlerdeki desen benzerlikleri gibi nedenlerle hatalı teşhislerin yapılmış olduğu pek çok araştırma ile gösterilmiştir. Gianius anatolicus sp. bugüne kadar sadece denizlerin nispeten ılık olan sığ bölgelerinden kaydedilmiştir. Son yıllarda ise. Bu çalışmada. daha önce Fransa ve İngiltere’de yer altı sularından kaydedilen Gianius riparus ile çok benzerlik göstermektedir.. Türkiye’de bulunan 30 farklı Baraj Gölünde yapılan balıklandırma çalışmaları incelenmiştir. Karadeniz. TRABZON Coralliodrilus Erséus. Celal ÜLGER. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Trakya. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. An. doğal ve yabancı balık türleri gölü. Fevzi BARDAKCI Adnan Menderes Üniversitesi. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde ağız aspiratörleri ve CCD ışık tuzaklarıyla ergin dişi ve erkek örnekler toplanmıştır. Bugün yalnızca yumurta morfolojisinin grup üyelerinin ayrılmasında yeterli bir karakter olmadığı.. ülkemizde Anopheles maculipennis grubuna ait hangi türlerin bulunduğunun ve bu türlerin nasıl bir coğrafik dağılıma sahip olduğunun belirlenmesi amacıyla. Anahtar Kelimeler: Anopheles maculipennis grubu. Araştırmamızda. melanoon ve An. grubun sistematik sorunları çözülememiştir. Aydın emelkabartan@hotmail. bu taksonun tatlı sulardan kaydedilen ilk üyesidir. ITS2 SZ 056 Türkiye’de Anopheles maculipennis Grubunun (Diptera: Culicidae) Moleküler Sistematiği Emel KABARTAN. Anahtar Kelimeler: Annelida. ülkemizde An. 198 .com 1 Türkiye iç sularına sonradan giren veya yerel faunamıza ait bazı balık türleri ile bunların kültür formları ekonomik balıkçılığı ya da sportif olta balıkçılığını geliştirmek. 1979. Ülkemizde şimdiye kadar sınırlı arazi çalışmalarıyla toplanan dişi örneklerden elde edilen yumurtaların morfolojisine göre gruba ait Anopheles maculipennis s. ekonomik ve medikal açıdan çok önemlidir. Kundu KöyüAntalya 2 Hacettepe Üniversitesi. taksonomi. Anopheles maculipennis grubunda nükleer rDNA ITS2 (second internal transcribed spacer) ve Mitokondriyal sitokrom-c oksidaz geni (COI) dizileri kullanılarak yapılan moleküler çalışmalar ile grubunun türleri arasındaki farklılıkların saptanabilmesi mümkün olmuştur ve bu çalışmalarla gruptaki sistematik sorunların çözümünde önemli başarılar elde edilmiştir. İç Anadolu. moleküler sistematik. Toplanan örneklerin bir kısmından Hidrolojik ve Morfolojik Açıdan Farklı Akarsu Sistemleri Üzerine Kurulu Olan 30 Farklı Baraj Gölünde Yapılan Balıklandırma Çalışmalarının Değerlendirilmesi Deniz İNNAL KUYAB1. hidrolojik ve biyolojik yapı kısa ve uzun dönemde gözlenebilecek bazı ekolojik sorunlara neden olmaktadır. n. Anahtar Kelimeler: Türkiye. maculipennis s. İzole edilen DNA’dan 28SR ve 5. Oluşan riskler sadece o sucul sistemde kalmayıp. An. n. sivrisinekler (Diptera: Culicidae).com Anopheles maculipennis Grubu. Fatih Mehmet. Füsun ERKAKAN2 Kundu Turizm Yatırımcıları Birliği. Elde edilen sonuçlarla. Analizler sonucunda elde edilen dizilerin eşleştirilmesi ve kıyaslanması için Chromas Lite programı kullanılmış ve diziler arasındaki benzerliklermevcut dizilerle de karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. sucul sistemde istenilmeyen bir sorunu çözümlemek amacıyla veya çevresel müdahaleler ve hidrojeolojik değişimler sonucunda oluşabilecek ürün azalmalarını engellemek ve türün devamlılığını sağlamak amacıyla çok sayıda sucul sisteme bırakılmıştır.s. subalpinus. Benzer şekilde Gianius Erséus. PCR. Bu yüzden Coralliodrilus amissus sp. Rezervuar yapımları sonucunda farklılaşan morfolojik. melanoon ve An. sacharovi.s. Biyoloji Bölümü.8 SF primerleriyle rDNA ITS2 bölgesi çoğaltılıp DNA dizi analizi Automatic suquencer kullanılarak yaptırılmıştır. messeae türlerinin varlığı bildirilmiş olmakla birlikte. Oligochaeta. yakın çevrede ve havzada bulunan doğal veya diğer yapay sucul sistemlere de taşınmaktadır. Beytepe-Ankara innald@yahoo. baraj balıklandırma. Biyoloji Bölümü. Phallodrilinae. SZ 055 elde edilen yumurtalar incelenişmiş ve özellikle yumurta morfolojileri farklı olan örneklerin moleküler çalışması yapılmıştır. yumurta morfolojilerindeki mevsimsel farklılıklar. ŞİMŞEK. Palearktik’te simpatrik ya da allopatrik olabilen 11 sibling türü içermektedir ve bu türlerin birçoğunun sıtmaya vektörlük yapması nedeniyle. 1992 cinsi de tuzlu sularda yayılış göstermektedir. Akdeniz.19. An. An. Fen-Edebiyat Fakültesi. sacharovi türlerinin varlığı saptanmış ve türlerin coğrafik dağılımları belirlenmiştir.

19.30. Besin miktarının azlığında salınan hormon miktarının da azaldığı bilinmektedir. Campopleginae sp 1. Hockeria sp. Itoplectis maculator F (Hym.4. Hatay doganlaro@yahoo. (Hym.%2. Scambus elagans Woldstet.com Gelişim biyolojisinde açıklanması zor olan problemlerden biri vücut büyüklüğü ile canlıyı oluşturan yapıların büyüklüğünü düzenleyen faktörlerin neler olduğudur. Fen Fakültesi. rosanus üzerindeki parazitoid türler.grupta belirgin farklılıklar izlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. grupta çok belirgin bir farklılık göstermemesine karşın II. besin miktarına bağlı olarak izlenmiştir. bu türlerin etkinliği ve zararlı ile birlikte populasyon gelişiminin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bornova. Denemeler Çakıt Vadisi’nde( Adana-Niğde) 10-20 yaşlı elma ağaçlarında (Stark Crimson.37). İzmir meryemerseyis@hotmail. gelişim Cakıt Vadisi (Adana. ancak kritik ağırlık denilen ağırlığı geçen larvaların başkalaşım geçirmeleri önemli bir noktadır. (Hym. D. Bitki Koruma Bölümü. Starking ve Misket) yürütülmüştür. 31034. Larval sürecin uzamasında ve koza örme davranışında ortaya çıkan gecikme. Golden. Antakya. Parazitoidlerin Populasyon Gelişimleri ve Etki Seviyeleri Oğuzhan DOĞANLAR Mustafa Kemal Üniversitesi.: Ichneumonidae).4.: Torymidae). Her bir biyolojik dönem kendi özelliklerine göre laboratuvarda kültüre alınmış ve yapılan günlük kontrollerle çıkan parazitoidler alınarak uzmanları tarafından teşhis edilmiştir. Perilamphus tristis Mayr.67. Bu türlere ait parazitleme oranları 2001 yılı için sırasıyla % 8.(Hym.82) olarak belirlenmiştir.67.23.%3. Biyoloji Bölümü. Apanteles sp.%5.67. Larvaların gelişimi esnasında. diğer dönemler üzerinde haftalık yapılan örneklemelerle toplanan 420 yumurta paketi. zincirin larval evresinde meydana gelecek beslenmeye bağlı gelişim bozukluklarının son halkaya kadar uzandığı ve ipekböceği gelişiminde anomaliler meydana geldiği belirlenmiştir. moleküler ve fizyolojik mekanizmalar tarafından düzenlendiği bilinmektedir Böceklerde büyümenin moleküler mekanizması çerçevesinde.:Pteromalidae).) (Lepidoptera:Tortricidae) elma bahçelerinde genellikle ikincil.3 olarak saptanmıştır. Microgastrinae sp 1. A. 2002 yılı için sırasıyla %3. maculator (%6. Koza boyutundaki farklılıkların ise ipek miktarını etkileyeceği açıktır Holometabol gelişim gösteren Bombyx mori’de yumurtadan çıkıştan itibaren kelebek oluncaya kadar geçirilen tüm evreler bir zincirin halkaları olarak kabul edilirse. Her iki yılda en yaygın parazitoid türler. (Hym. Çalışmada Cakıt vadisinde A. Anahtar Kelimeler: Bombyx mori. Ziraat Fakültesi.5.%3. Dolichogenidea laevigatus (Ratzeburg). özellikle mücadele yapılamayan bahçelerde birincil önemli bir zararlıdır.:Icneumonidae). Dolichogenidea immissus (Papp). Canlının gelişimi ve organların büyümesinin genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak. Archips rosanus (L. Yumurta üzerinde ayda bir. 2085 larva ve 520 pupa denemelerde kullanılmıştır. (Hymenoptera: Trichogrammatidae). pupa ve kelebek oldukları görülmüştür. larva ve pupa dönemlerinde beslenen toplam 14 parazitoid tür ve 5 hiperparazitoid tür tespit edilmiştir. Stictopistus sp. Archips rosanus’un Parazitoidleri.5. Gruplar arasındaki farklılıklar besin-hormon ilişkisine bağlanabilmektedir. Çalışmada Çakıt Vadisi’nde A.4.. (Lepidoptera.: Perilamphidae) olarak belirlenmiştir.: Chalcididae). Bombyx mori larvalarının da büyüklükleriyle doğru orantılı olarak koza ördükleri. alınan besin miktarına bağlı olarak I. rubricosa (%50. Normal besin miktarı (30gr) ile beslenen kontrol grubunun gelişimi göz önünde bulundurularak 20gr (grup I) ve 10gr (grup II) besin verilen gruplardaki gelişim farklılıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Niğde) Elma Alanlarında Avrupa Yaprak Bükeni. rosanus’un yumurta. S.com. boarmiae Walker. Biyoloji Bölümü.08) ve I.5 olarak bulunmuştur.tr Avrupa yaprak bükeni. Tüm türler için toplam parazitleme oranı 2001 yılında % 28. Nemorilla floralis (Fallen) (Dip.: Eulophidae) and Dibrachys cavus Walker. (Atelophadnus) rufator Aubert. 2002 yılında % 16. D. laevigatus (%18.: Tachinidae) ve Pteromalus sp. L. hücre büyümesi ile alınan besin arasında bir ilişki olduğu ve bu ilişkide insulin sinyalinin normal büyümenin gerçekleşmesi için şart olduğu belirtilmektedir. Yapılan çalışmada ipekböceklerinde de gelişim. Bunlar: Trichogramma dendrolimi Mats. besin. 5 adet hiperparazitoid Barycapus talitzkii (Kostjukov) (Hym. Phytodietus polyzanias Forster. rosanus üzerinde zengin bir parazitoid 199 .: Braconidae) ve Lissonata rubricosa Brischke.12. Bombycidae) Besin Miktarına Bağlı Gelişim Meryem ERSEYİS Ege Üniversitesi. Monodontomerus aereus Walker (Hym. (Hym. TRABZON SZ 057 SZ 058 Bombyx mori L..

S. Ancak. rosanus üzerinde var olan parazitoid kompleksinin zararlıyı baskı altına almakta yeterli olmadığı belirlenmiştir. Trabzon 2 Ordu Üniversitesi. D. Anahtar Kelimeler: Parazitoid.) ile yapılmaktadır.19. Sonuç olarak Çakıt Vadisi’nde elmada zararlı A. Microgastrinae sp. brassicae pupa evresine ulaşamamıştır. Kayseri ayvaza@erciyes. 18. Scolytinae) Avrupa ve Asya’daki ladin ormanlarında büyük zararlara neden olan önemli bir zararlıdır. Ordu muyaman@hotmail. Biyoloji Bölümü. 27 ve 30ºC sıcaklıklarda Av-Avcı İlişkisinde Patojen Geçişi: Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae. Bu parazitoidlerden A. Scolytinae). parazitoidlerin. Nurettin DEMİREZEN1 Abdurrahman AYVAZ2 1 Erciyes Üniversitesi. Bütün sıcaklık derecelerinde parazitleme bakımından T. Parazitoidin farklı sıcaklık derecelerindeki parazitleme oranı. rubricosa zararlı larvaları üzerinde. 38039. grandis’e geçişi araştırılmıştır. brassica diğer iki türe nazaran daha geç erginleşmiştir. 30ºC’de ise gelişme süresi bakımından türler arasında farklılık görülmemiştir. Ülkemizde mevcut yayılışını sürekli genişletmekte olan bu böcek ile mücadele tüm dünyada büyük umutlar vaat etmesi nedeniyle bu zararlının doğal düşmanı. D. etkin ve özgün yırtıcısı olan predatör böcek. floralis sadece 1 lokalitede saptanmış ve parazitleme oranları çok düşük kalmıştır. Anahtar Kelimeler: Archips rosanus. N. 13ºC’de T. Çalışma süresince D. cinsiyet oranı. Leavigatus. 61080. Biyoloji Bölümü. immissus. Fen-Edebiyat Fakültesi. cinsiyet oranı. İzmir (Bornova) Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsünden ve Trichogramma cacoeciae ise Trakya bölgesinden elde edilerek laboratuar ortamında kültüre alınmıştır. ömür uzunluğu. Bu çalışmada öncelikle biyolojik mücadele amacıyla önemli bir zararlı olan D. Mattesia ve 200 . ergin çıkışı. Stok kültürden alınan parazitoidler 13. Her 3 parazitoid için en yüksek parazitleme 24. ömür uzunluğu ve yürüme hızları araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü.com Dev kabuk böceği Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae. elegans. Bu patojenlerin biri Metschnikowia typographi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Parazitlenmiş yumurtalardan ergin çıkışı bakımından da benzer durum görülmüştür. micans’ta hastalık oluşturan doğal organizmalar tespit edilmiş ve tespit edilen bu organizmaların R. Onur TOSUN1. Trichogramma evanescens Westwood Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsünden Trichogramma brassicae Bezdenko. L.edu. evanescens’in diğer iki türe göre daha başarılı olduğu gözlenmiştir. 24. 70 ±5 bağıl nem ve 14:10 saat (Aydınlık : karanlık) ışıklanma periyoduna ayarlanmış iklimlendirme odalarında gelişmeye bırakılmıştır. biyolojik mücadele SZ 059 elde edilmiştir. rosanus üzerindeki parazitoid etkisinin kuvvetli bir şekilde artabileceği düşünülmektedir. I.Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizophagidae) Örneği Mustafa YAMAN1. doğal düşman. Her üç parazitoid türüne ait erginler 13ºC’de diğer sıcaklık derecelerine göre daha uzun süre yaşamışlardır. Bütün parazitoidler için artan sıcaklığa bağlı olarak gelişme süresi azalmıştır. evanescens ve T. Bütün uygulamalarda çıkan erginlerin büyük bir kısmını dişi bireyler oluşturmuş ve dişi birey çıkışı bakımından sıcaklık dereceleri arasında önemli bir fark gözlenmemiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. tüm larva dönemlerinde prepupa ve pupa dönemlerinde etkinlik göstermesi. zararlının ilk çıkışından itibaren yumurta. 30 ve 35ºC. 27. ater. Ömer ERTÜRK2. parazitoid. maculator ise zararlı pupaları üzerinde en yaygın parazitoid olarak belirlenmiştir. Rhizophagus grandis (Gyll. parazitleme SZ 060 Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Trichogramma Türleri Üzerine Ortam Sıcaklığının Etkileri Derya SARIBEK1. evanescens’in farklı sıcaklıklardaki parazitoid kalitesinin diğer 2 türden daha iyi olduğu gözlenmiştir. gelişme süresi. farklı türlerin zararlının farklı dönemlerine özelleşerek rekabetten kaçması ve ilaç uygulamalarının sınırlayıcı etkilerinden kurtulduktan sonra bazı türlerin hızlı bir artış göstermesi gibi özellikleri göz önüne alındığında gerekli önlemler alındığı takdirde A. Çiçek AYDIN1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Yürüme hızı. Biyoloji Anabilim Dalı. yaprak büken. Aynı sıcaklıkta T. Sonuç olarak T. diğer ikisi. micans’ta bilinen patojeni Helicosporidium’a ilave olarak ilk kez 3 yeni patojen daha bulunmuştur. Fen-Edebiyat Fakültesi. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. TRABZON kompleksinin oluştuğu belirlenmiştir. 35ºC’de T. Biyoloji Bölümü. cacoeciae türleri pupa evresine kadar ulaşmış fakat ergin çıkışı görülmemiştir. Fen Bilimleri Enstitüsü. Monodontomerus aereus.tr Bu çalışmada ülkemizin farklı bölgelerinden toplanan Trichogramma türleri üzerine ortam sıcaklığının etkileri araştırılmıştır. Düşük sıcaklıklarda parazitoidlerin yürüme hızlarında azalma gözlenmiştir.1.

Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada. Ebensperger 1998). Yavruların yenmesi ve öldürülmesi sıçanların da dahil olduğu birçok hayvan türünde rapor edilmiştir. I.tr Böceklerin bir çok grubunda çeşitli yollar ve mekanizmalar kullanılarak iletişim sağlanır (ses sinyalleri. hayvanlarda toksik ve östrojenik etkiler göstermektedir (Colborn et al. Bu türlerden I. micans’tan onun doğal düşmanı olan predatör R. Osmanbey Kampüsü. ses organı. redtenbacheri. Bunlardan birisi de mekanik bir yol olan sesle iletişimdir. Şanlıurfa 2 Hacettepe Üniversitesi. autumnalis. Ayrıca belirtilen türlerin erkek ses organlarının yapısı da ayrıntılı olarak incelenmiştir. I. grandis’e patojen geçişinin ilk kanıtlarını sunmaktadır. Safe. Fen-Edebiyat Fakültesi. reticulata birbirlerine benzerken. karadenizensis türleri de kendi içerisinde benzer sesler oluştururlar. micans’ın bu dört önemli patojenin. Ankara goktekin@hacettepe. Orthoptera. Böceklerde sesle iletişimin evrimleşmesindeki en önemli etken. reticulata. grandis’e geçtiğini göstermektedir. 1995). Erkek çağrı seslerinin spektral analizine göre. onun etkili predatörü R. Anahtar Kelimeler: Av-avcı ilişkisi. redtenbacheri her iki gruptan daha farklı bir ses oluşturmaktadır. Biyoloji Bölümü. toplam dört deney grubu oluşturulmuştur. Beytepe. belirlenen miktarlarda oktilfenol mısır yağında çözülerek uygulanmıştır. görsel vb. Çeşitli şekillerde doğal östrojenleri taklit etmektedir ve yaygın kullanımı sonucu maruziyete bağlı olarak başta insan olmak üzere balık. Rhizophagus grandis. Anahtar Kelimeler: Biyoakustik. I. Bu çalışmada Doğu Karadeniz bölgesinde yayılış gösteren Isophya zernovi. Biyoloji Bölümü. uygulama sırt bölgesinden derialtı yoluyla gerçekleştirilmiştir. zernovi.). 201 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Aynı zamanda sesle iletişim prezigotik izolasyon mekanizması olarak iş görür. grandis’e geçişi araştırılmıştır. micans larvalarıyla beslenen predatör böcek R. I. Nurhayat BARLAS Hacettepe Üniversitesi. Bu sinyaller özelleşmiş organlar kullanılarak oluşturulur.tr Oktilfenol alkilfenollerin parçalanmasıyla ortaya çıkan bir kimyasaldır. biyolojik mücadele SZ 061 incelenmesi bize türlerin ayırt edilmesinde önemli bir katkı sağlar. diğerlerinin erkek çağrı sesleri ilk kez çalışılmıştır. I. sureyai ve I. Özellikle dışarıdan kimyasal madde uygulanmasının veya hormonal değişimlere yol açmanın kanibalizmi ortaya çıkaracağı düşünülmektedir (Lonstein and Gammie. Bu anlamda biyoakustik çalışmalar geçen yüzyılın ikinci yarısından başlayarak hızlı bir şekilde artmıştır. Ali DEMİRSOY2. yağkontrol olmak üzere iki kontrol grubu. Ses sinyali oluşturan türlerin hemen hepsi. Isophya. karşı eşeyde olumlu bir tepkiye yol açacak türe özgü özel sinyaller üretirler. rizeensis hariç. Biyoloji Bölümü. Bugüne kadar Türkiye’den 39 Isophya türü saptanmış ve yaklaşık %75 i Anadolu’ya endemiktir. Özel çağrı seslerindeki varyasyon tür içi ve türler arası seçilimde iş görür. kuş v. ışık. I. 100 mg/kg/gün ve 250 mg/kg/gün olmak üzere iki uygulama grubu. Çalışmamıza konu olan Isophya cinsi Tettigoniidae familyası içerisinde alır. I. I.b. Kanibalizmin meydana gelmesi için birçok neden bulunmaktadır. Elde edilen veriler D. Ankara 3 Akdeniz Üniversitesi. Bu nedenle erkek çağrı seslerinin Gebelik Süresince Uygulanan Oktilfenolün Yavru Sıçanlar Üzerindeki Kanibalistik Etkileri Emre GÖKTEKİN. Fen Fakültesi. autumnalis ve I. 2002. I. Battal ÇIPLAK3 1 Harran Üniversitesi. Doğu Karadeniz Bölgesi SZ 062 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Isophya (Orthoptera: Phaneropterinae) Türlerinin Biyoakustik Özellikleri Hasan SEVGİLİ1. rizeensis. Bu çalışma önemli bir zararlı olan D.19. Uygulama gruplarında gebe sıçanlara gebelik süresince her gün.. Bu cinse ait türlerin birçoğunun teşhisleri morfolojik olarak oldukça güçtür. karadenizensis. Normal-kontrol grubuna hiçbir uygulama yapılmazken yağ-kontrol grubuna aynı miktarda mısır yağı enjekte edilmiştir. Bu doğrultuda normal-kontrol. I. I.edu. schneideri türlerinin erkek çağrı sesleri incelenmiştir. rizeensis. fötal dönemde östrojenik bir bileşik olan oktilfenole maruziyetin gebe sıçanlar üzerindeki kanibalist etkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Dendroctonus micans. TRABZON Meinzberia cinslerine ait neogregarin olarak tanımlanmıştır. patojen geçişi. micans’ ta tespit edilen dört patojenden üçünün doğal ortamda D. Özellikle Orthoptera takımının Tettigoniidae ve Acrididae familyasının bir çok üyesi türe özgü özel çağrı sesleri oluştururlar. Çekirgeler sesle iletişimde kullanılan akustik yapıların evrimleştiği ilk hayvan gruplarından biridir.edu. sureyai. I. 1993. Antalya hsevgili@harran. D. kimyasal sinyaller. Beytepe. eşleşme davranışıyla ilgili olmasıdır. Biyoloji Bölümü.

Sancar BARIŞ1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitoloji Araştırma Merkezi 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü pozcam@omu. Biyoloji Bölümü. Yapılan çalışmalar sonucunda. En çok yakalanan A.tr Göç eden bireylerden elde edilen veriler. palustris (237) olarak belirlenmiştir. A. A. arundinaceus (123) ve A.05.1x 1011 202 . tüy değiştirme basamakları gibi pek çok bilgiyi sağlar. TRABZON Doğumdan sonra gebe sıçanların davranışları incelenmiş ve yavrularına karşı geliştirdiği kanibalist davranışlar gözlemlenmiştir. göç zamanı. vücut ağırlıklarındaki değişimleri. A. Çalışma alanında üreyen A. Buna ek olarak geri bildirim verileri göç basamaklarını. scirpaceus (Saz kamışçını). İlkbahar ve sonbaharda farklı tekrar yakalanma oranına sahip olan A. Acrocephalus cinsinin 2002 – 2007 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Fenolojisi Pınar ÖZÇAM1. scirpaceus ve A. İşçiler ışık uyaranları dışında kullanabilecekleri tüm olası ipuçlarının baskılandığı koşullarda 2 hafta süre ile eğitilip test edilmişlerdir. scirpaceus en erken göçe başladığı ve son olarak göçünü tamamladığı. Y-borudaki eğitimde eş ışık şiddetine (1.19. palustris’ten tekrar yakalanmamıştır. scirpaceus. dumetorum 2005 sonbaharında halkalanmış olup. A. oktilfenol. scirpaceus (118). Anahtar Kelimeler: Çevresel östrojenler. palustris’in ilkbahar ve sonbaharda farklı göç stratejisine sahip olduğunun göstergesi olabilir. A. 2004 tarihinde tarafımızdan halkalanan bir birey Ukrayna’dan 17. kırmızı bölge duyarlılık deneyleri de dairesel bir oriyentasyon platformunda gerçekleştirilmiştir. Volkan AKSOY. sonbaharda ise A. Nizamettin YAVUZ1.tr Cataglyphis aenescens işçileri gerçek renkli görmeye sahip olup olmadıklarının ve kırmızı bölge duyarlılıklarının belirlenmesi için monokromatik ışık uyaranlarına karşı besin ödüllü olarak eğitilip test edilmişlerdir. A.2004 tarihinde. Renkli görme ve L reseptör foton yakalama deneyleri cam bir Y borudan oluşan ikili seçim düzeneğinde.7 olarak tespit edilmiştir. Cernek Halkalama İstasyonunda 2002–2007 ilkbahar ve sonbahar göç döneminde yürütülen halkalama çalışmaları sırasında yakalanıp halkalanan Acrocephalus cinsine ait 5 tür değerlendirilmiştir.8 ve A. palustris ve A. arundinaceus türlerine ait ilkbahardaki tekrar yakalanma oranı sırasıyla %8. Acrocephalus SZ 064 Cataglyphis aenescens (Hymenoptera: Formicidae) İşçilerinde Gerçek Renkli Görmenin Davranışsal Analizi Yılmaz ÇAMLITEPE. scirpaceus (527) ve A. Kiraz ERCİYAS1. Neslihan ÜREN Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 22030 Edirne yilmazc@trakya.edu.2004 tarihinde halkalanan bir birey 08. palustris (Çalı kamışçını). palustris için %11. A. arundinaceus türlerine ait yakalanma dinamikleri analiz edilmiştir. arundinaceus (Büyük kamışçın). göç. Çalılara paralel olarak kurulu sis ağları ile yakalanıp halkalanan kuşlar Busse (2000) standartlarına uygun olarak değerlendirilmiştir.04.04. sonbaharda ise çalışmanın başladığı ağustos ayından eylül ayının başına kadara yoğun olarak göç ettikleri gözlenmiştir. Arzu GÜRSOY2. 100 mg/kg/gün oktilfenol uygulama grubunda %47 ve 250 mg/kg/gün oktilfenol uygulama grubunda %51 oranında görülen kanibalist davranışın kontrol (%31) ve yağ-kontrol (%24) gruplarına göre önemli derecede artmış olduğu tespit edilmiştir. Y. arundinaceus için %12.04. bu kayıt türün Türkiye’deki 5.2. Bu türlerin ilkbaharda mayıs ayında.edu.2 iken A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. sıçan. alkilfenol. Cemal ÖZSEMİR2. schoenobaenus (Kındıra kamışçını) ve A. dumetorum (Kuzey kamışçın) türleri yakalanarak halkalanmıştır. göç paternleri ve göç boyunca habitat tercihlerini belirlemede kullanılır. kaydı olma özelliği göstermektedir. SZ 063 Kızılırmak Deltası’nda. Sonbaharda ise tekrar yakalanma oranları A. scirpaceus türüne ait ilkbahar döneminde 08. A. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası. Bu çalışmada Kızılırmak Deltası.2004 tarihinde Cernek halkalama istasyonunda geri bildirilmiştir. Bu türlere ait halkalama verilerinden A. scirpaceus için % 7. kanibalizm. Dar bant aralıklı renkli filtreler besin kaplarının arkasına yerleştirilen ışık kutularının önlerine takılmış ve besin ile ilişkilendirilecek olan uyaranın önündeki kaba besin olarak sulandırılmış bal konulmuştur. Bu cinse ait A. Yborunun yan kollarına ve oriyentasyon platformunun bir kenarına açılan delikle bağlantılı küçük bir boruya plastik besin kapları bağlanmıştır. yağ depolama oranlarını. Antalya Manavgat’ta 23. arundinaceus’un ise en geç göçe başladığı ve ilk olarak göçünü tamamladığı belirlenmiştir. A. En çok halkalanan türler sırasıyla ilkbaharda A.7 ve %3.

1 log ünite düşürülmüş) birbirlerinden ayırt edebildikleri tespit edilmiştir. karıncalar. Her bir test için toplam 30 işçinin tercihi kaydedilmiş ve değerlendirilmiştir. kırmızı duyarlılık. 510 nm’ye besin ödüllü olarak eğitilen işçiler her iki eğitim tipinde de bu uyaranı hem 550 nm’den hem de diğer alternatif uyaranlardan anlamlı bir şekilde ayırt edebilmişlerdir.edu. 22030. Üçüncü tip testte ise işçiler her iki eğitimde de “+” olarak kullanılan dalga boyunu alternatif başka bir dalga boyundan ayırt etme konusunda test edilmişlerdir (340 vs 550. ayırımsal şartlandırma.com Tetramorium caespitum işçileri uyaranları algılayabilecekleri en düşük ışık şiddetinin (eşik 203 . Eğitim sonrasında üç farklı test gerçekleştirilmiştir. Eş şiddete sahip 590 (+) ve 620 (-) nm’lere karşı Y boruda eğitilip bu uyaranlar arasındaki seçim başarıları değerlendirildiğinde ise işçilerin bu iki uyaranı ışık şiddetindeki farklılıklara göre (foton yakalama.19. renk tonu ayırımı. İkinci tip testte tekli şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler ayırımsal prosedürdeki eğitim koşullarıyla. Işık uyaranı olarak 40 nm dalga boyu aralıklarında 340–380 ve 510-550 nm’lik monokromatik ışık uyaranları kullanılmıştır Her iki eğitim prosedüründe de işçiler daima kısa olan dalga boyuna besin ödüllü olarak eğitilmişlerdir. 610. foton yakalama. Y borudaki eğitim sonrasında 2 tip test gerçekleştirilmiştir. Dairesel oriyentasyon platformunda ise işçiler 590 ve 610 nm’lik uyaranlara karşı anlamlı bir yönelim gerçekleştirmişken 630 ve 650 nm’lik uyaranlar ile test edildiklerinde dağılım rasgele olmuştur. davranış SZ 066 Formica cunicularia (Hymenoptera: Formicidae) İşçileri Renk Tonu Ayırımı Volkan AKSOY. Anahtar Kelimeler: Renkli görme. Edirne volkanaksoy@trakya. L-reseptör.tr Formica cunicularia işçileri spektrumun aynı renk bölgesine karşılık gelen birbirlerine yakın iki dalga boyu arasındaki ayırım (renk tonu ayırımı) yeteneklerinin belirlenmesi için yuvalarına bağlı cam bir Y borudan oluşan düzenekte tekli ve ayırımsal şartlandırma prosedürleri kullanılarak monokromatik ışık uyaranlarına besin ödüllü olarak eğitilip test edilmişlerdir. Arılar ve kelebeklerin de sahip oldukları bilinen böylesi renk tonu ayırımı yeteneği karıncalar dünyası için ilk bulgudur. Sonuçlar C. Y borunun iki yan koluna Kaldırım karıncası Tetramorium caespitum’da Işık Şiddeti Eşik Değeri ve Işık Şiddeti Ayırımı Neslihan ÜREN. İlk testte her iki şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler eğitim ile aynı koşullarda test edilmişlerdir (Kontrol testi). aenescens işçilerinin kırmızı bölgedeki duyarlılıklarının ve ayırım yeteneklerinin rengin akromatik bileşeniyle bağlantılı olduğunu göstermektedir. ayırımsal şartlandırma prosedüründe ise hem ödüllü hem de ödülsüz uyaranın aynı anda bulunduğu koşullarda eğitilmişlerdir. 340 nm’ye eğitilen işçiler ise bu uyaranı 380 nm’lik uyarandan sadece ayırımsal şartlandırma prosedürü ile eğitildiklerinde ayırt edebilmişlerdir. Sonuçlar F. İlk test olan kontrol testinde işçiler eğitim ile aynı uyaran koşullarında test edilmiş ve uyaranlar arasındaki seçim frekansları belirlenmiştir. aenescens işçilerinin UVyeşil dikromatik renkli görmeye sahip olduklarını göstermektedir. Biyoloji Bölümü. oriyentasyon platformundaki eğitimde ise 590. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. davranış SZ 065 plastik besin kapları bağlanmış ve kaplardan birisine besin olarak sulandırılmış bal konulmuştur. 510 vs 370). formica.tekli şartlandırma. 440 ve 640 nm’lik uyaranları alternatif uyaranlardan ayırt etmede ise başarısız olmuşlardır. Her iki kabın arkasına konulan özdeş ışık kutularının önüne ışık uyaranlarını elde etmek için kullanılan dar bant aralığına sahip renk filtreleri yerleştirilmiştir. Yılmaz ÇAMLITEPE Trakya Üniversitesi. TRABZON foton) sahip monokromatik uyaranlar (370. Sonuçlar C.640 nm ve 590-620nm). Anahtar Kelimeler: Renkli görme. Biyoloji Bölümü. 630 v3 650 nm’lik monokromatik uyaranlar kullanılmıştır. 540. Gerçek renkli görmenin belirleneceği ikinci tip test olan kritik testlerde ise besin ile ilişkilendirilen uyaranların şiddetleri nötral yoğunluk filtreleri ile 1 log birim (10 kat) düşürülmüş ve karıncaların seçim frekansları belirlenmiştir. Yılmaz ÇAMLITEPE Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 22030 Edirne neslihan_uren@hotmail. cunicularia işçilerinin hem UV hem de yeşil bölgeden seçilen ve aralarında 40 nm’lik renk uzaklığı bulunan uyaranlar arasında ince ayar renk ayırımı (renk tonu ayırımı) yapabildiklerini göstermektedir. ayırımsal şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler de tekli prosedürdeki eğitim koşullarıyla test edilmişlerdir. 440. karıncalar. Fen-Edebiyat Fakültesi. Tekli şartlandırma prosedüründe işçiler sadece ödüllü uyaranın (+) olduğu koşullarda. Elde edilen sonuçlara göre işçiler besin ödüllü olarak eğitildikleri 370 ve 540 nm’lik ışık uyaranlarını hem kontrol hem de kritik testlerde alternatif ödülsüz uyaranlardan ayırt edebilmişlerdir.

Artemesia herba alba’nın bu dokularda tedavi yada koruyucu etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır. Yenişehir Yerleşkesi. Veteriner Fakültesi. İlk testte işçiler eğitim ile aynı koşullarda test edilmişlerdir (kontrol testi). Şanlıurfa 3 Harran Üniversitesi. günlük dozunu yaklaşık 0. Tıp Fakültesi. Creatinine ve Üre miktarını ölçülmüştür. injeksyonu ile diyabet oluşturuldu. GSH. yeşil bölgede 2. ND= 0. 63200. Fen-Edebiyat Fakültesi.1 x 1010 foton) mavi ve yeşil bölgede ise 16 kat (6. Şanlıurfa miriadam@harran. ancak bu ayırımın yapılabilmesi için ışık uyaranları arasında belirli şiddet farklılıkları olması gerektiğini göstermektedir. Füsün BABA3.19. kırmızı bölgede ise 66 kat ışık farklılığının olduğu durumlarda ayırım yapamamışlar ve rastgele dağılım sergilemişlerdir. 540nm (yeşil) ve 640nm (kırmızı) lik dalga boylarına sahip ışık uyaranlarına eğitilip test edilmiştir.tr 1 Harran Üniversitesi.5 olmak üzere i. Deney süresince tavşanların haftalık ağırlığı. Tetramorium. M. Biyoloji Bölümü. Osmanbey Yerleşkesi. İşçilerinin aynı dalga boyuna sahip fakat ışık şiddeti yönünden farklılık gösteren uyaranlar arasında ayırım yapıp yapamadıklarının tespitine yönelik deneyler Y borudan oluşan ikili seçim düzeneğinde yapılmıştır. diyabetten oluşan karaciğer hücre rejenerasyonu görülmüştür böbrekte ise diyabetli hayvanlarda glomerulosada zar kalınlaşması görülmemiş tübüllerde onarım ve mitoz görülmüştür hücre yada dokularında. MDA. 440nm (mavi). Fizyoloji Anabilim Dalı. ND= 0. ND= 0. davranış SZ 067 Diabetli Tavşanlarda Artemesia herba alba Ekstresinin Böbrekte Hiperglisemi Hasarına Karşı Etkileri Davut MUSA1. Deney sonunda. ALT. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ayrıca kandaki ALT. 440nm (mavi). Her bir dalga boyu için yapılan kontrol (eğitimdeki şiddet değeri) testlerinde işçiler eğitildikleri uyaran yönünde anlamlı bir tercihte bulunmuşlardır. Anahtar Kelimeler: Artemesia herba alba. yüksek şiddete sahip olan uyaran besinle ilişkilendirilecek şekilde (+) eğitilip test edilmişlerdir.Deneysel diyabet oluşturmak için tavşanlara 65mg/kg Streptozotocin sitrat tamponlu suda çözüldü ph 4.4. İşçiler 370 nm(UV). Eğitimdeki ışık uyaranlarının şiddet değerlerinin nötral yoğunluk filtreleriyle düşürüldüğü kritik testlerde şiddetin UV ve kırmızı bölgede 10 kat (1. TRABZON değeri) tesbiti için dairesel oriyentasyon platformunda belli bir ışık şiddetine (1. rabbit. Ancak UV bölgede 10 kat.1x1011 foton) sahip 370 nm(UV). Histopatolojik çalışmalarda karaciğerden ve böbrekten alınan ince kesitler ışık mikroskobunda incelendi histopatolojik değişikler tedavi edilen diyabetli kontrol tavşanlarda. idrar sıklığı ve kan şekerini ölçülmüştür. BİTİREN3 miriadam@harran. mavi bölgede 4 kat. Biyoloji Bölümü.0. Diyabetli tavşanlara 70 gün boyunca Artemesia herba alba su eksersini. Bunu takip eden testlerde ise + uyaranın ışık şiddeti nötral yoğunluk filtreleri ile (ND= 1. diabetes mellitus.1) kademeli olarak düşürülüp işçilerin bu uyaranlar arasındaki tercihleri belirlenmiştir (kritik testler). Bu durum Tetramorium caespitum türünün aynı dalga boyuna sahip iki ışık uyaranını sadece akromatik ipuçlarına dayanarak ayırt edebildiğini. Streptozotocin 204 . 63200. Mehmet İRİADAM2. Yenişehir Yerleşkesi. 540nm (yeşil) ve 640nm (kırmızı) lik dalga boylarında her bir dalga boyunda birisi (I) diğerinin 10 (I/10) ya da 100 katı (I/100) daha az ışık şiddetine sahip iki uyarana.p. karıncalar. Anahtar Kelimeler: Işık şiddeti.5 kat. deneydeki tavşanların kan şekerini haftalık olarak ölçülmüştür 250 mg ve üzerinde olan tavşanlar hiperglisemik olarak deneye alınmıştır. Kidney. ND= 0.tr Bu çalışmada kronik diyabetten oluşan böbrek komplikasyonları üzerinde Artemesia herba alba ekstresinin etkisini araştırılmıştır. Araştırma sonunda alınan biyokimyasal değerler karaciğer ve böbrek dokularındaki GSH artmasıyla MDA nın değerlerini düştüğünü izlenmiştir.2. Gerçekleştirilen deneyler sonucunda elde edilen verilere göre Tetramorium caespitum işçileri eğitildikleri 4 ana dalga boyunun hepsinde 100 katlık şiddet farklılığının olduğu durumda aynı dalga boyuna sahip ışık uyaranları arasında ayırım yapabilmişlerdir.875 x 109 foton) düşürüldüğü durumlarda işçiler rasgele bir dağılım sergilemişlerdir.6.edu.1 g/kg ağız yolu ile uygulanmıştır. 63300. AST. AST kontrole nazaran artığını Creatinin ile Üre ise düştüğünü görülmüştür. Patoloji Anabilim Dalı.edu. şiddet eşik değeri. Şanlıurfa 2Harran Üniversitesi.

Ko ETO3. Besin çeşitliliğinin oldukça az olması. Hsp90b fonksiyonu geldanamisin ile spesifik olarak inhibe edildi ve testis üzerindeki etkisi incelendi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Yuji JİN1. Gece Kurbağası’nın az ama büyük besinlerle beslendiğini ortaya koymuştur. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü.Kemalpaşa MYO. tespih böcekleri ve karıncalar gelmektedir. Bursa icakmak@uludag. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Hsp90b. diğer birçok kurbağaya göre Bufo viridis’in midesindeki toplam av hacminin daha fazla. Ufuk BÜLBÜL2. Üstelik. Daha önceki çalışmalarımızda. Mikiko SAIGO1. Bu bilgiler. Fen Edebiyat Fakültesi. Shin-ichi ABE3 1 Kumamoto Üniversitesi. M. Amfibiler hayatlarının çoğunu besin aramakla geçirirler. Emel ÇAKIR2. Beslenme. Anahtar Kelimeler: Bufo viridis.19. bazı avları özellikle tercih ettiğini gösterebilir. Biyoloji Bölümü. Bu amaçla homojenize edilen semender testislerinden PRL etkisiyle tirozin amino asit kalıntıları üzerinde fosforilasyon gösteren ve yaklaşık 90 kDa büyüklüğünde olan Hsp90b izole edildi. rekabet SZ 071 Bal arılarında (Apis mellifera) Hijyenik Davranış Varroa destructor Parazitine Karşı Direnç Mekanizması Olabilir mi? İbrahim ÇAKMAK Uludağ Üniversitesi. Bu bulgulardan yola çıkılarak. Bilim ve Teknoloji Enstitüsü.com Ekolojik niş teriminin içerisinde zaman. B. Malzeme ve Yaşam Bilimleri Bölümü 2 Ege Üniversitesi. Bu çalışmanın amacı. Diğer iki tur olan Hyla arborea ve Rana ridibunda popülasyonlarının dikkate değer derecede az olması bu kurbağanın adada besin için rekabet edeceği bir turun bulunmadığını göstermektedir. İzmir 3 Kumamoto Üniversitesi. Otuz iki kurbağanın katıldığı bu çalışmada. Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı. Handan ONAY KARAOĞLU2. Japon semenderi Cynops pyrrhogaster’de. av sayısının ise daha az olduğu tespit edilmiştir. Bu kurbağanın en çok yediği avların başında toprak solucanları. PRL ve PRL reseptörü ile bağlantılı olarak germ hücre apoptozunda iş gören hücre içi sinyal iletim mekanizmasını ve bununla ilgili molekülleri bulmaktı. germ hücre apoptozunun endojen prolaktin (PRL) ve folikül-stimüle edici hormon (FSH) ile düzenlendiği gösterilmisti. Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bornova. Aynı zamanda. Bu nedenle besinleri onların ekosistemdeki yerlerini yani nişlerini belli eder. Biyoloji Bölümü sbuget@yahoo. 205 . PRL ile uyarılmış germ hücre apoptozunun moleküler mekanizması bilinmemektedir. Fen Edebiyat Fakültesi. Bilal KUTRUP2.edu.Kemalpaşa. spermatogenez. apoptoz. 35100. V. M. Fen Fakültesi. bu oranın düşük olduğu durumlarda apoptoz baskılanır. Hsp90b’nın PRL tarafından uyarılmış germ hücre apoptozunda PRL reseptörü ile ilişkili olarak sinyal iletiminde rol oynadığı ileri sürülmüştür. bu proteinin testisteki lokalizasyonu immünohistokimyasal olarak belirlendi.tr Bu çalışma hijyenik davranışın Anadolu bal arısında (Apis mellifera anatoliaca) bir dış parazit olan Varroa destructor’a karşı bir direnç mekanizması olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Biyoloji Bölümü. 1 Giresun Üniversitesi. Şaperon olarak işlev gören Hsp90b’nın klonlanmasını takiben yapılan coimmünopresipitasyon çalışması Hsp90b’nın plazma membranındaki PRL reseptorü ile bağlandığını gösterdi.2. Ayrıca tüm kurbağaların midesinde tohum ve yaprak gibi bitki parçaları bulunmuştur.com Normal gelişim ve homeostazi sırasında önemli roller oynayan apoptozis spermatogenez sırasında da normal bir proses olarak meydana gelir. sinyal iletimi Giresun Adasındaki Bufo viridis Popülasyonunun Beslenme Biyolojisi Zeliha ÇOLAK YILMAZ1. yer ve besin temel kavramlardan bazılarıdır. viridis. Yüksek PRL/FSH seviyesi apoptozu tetiklerken. prolaktin. destructor orijinal konukçusu Apis cerena’dan (Doğu bal arısı) Apis mellifera’ya (Batı bal arısı) bulaşmış ve çok ciddi koloni kayıplarına yol açmaktadır. Trabzon zelyilmaz@gmail. Giresun Adası. Fakat. spermatogonia 6. Giresun Adasında yasayan 3 amfibi türünden biridir. TRABZON SZ 068 SZ 069 Hsp90b’nın Japon Semenderi (Cynops pyrrhogaste)`nin Spermatogenezinde Prolaktin Tarafından Uyarılmış Germ Hücre Apoptozundaki Rolü Büget SARIBEK1. mitotik bölünmeden sonra mayozun başlangıcından hemen önce koşullara bağlı olarak apoptoz geçirir.

çıplak step alanlara ve bitkinin az olduğu steplerin yamaçlarına dağlık bölgelerde ise kayalık alanlara ayrıca su menfezlerinin kenarlarına ve içerisine.2000 metre yüksekliğe kadar yayılış göstermektedir.Yuvalarını çoğunlukla ormanların oldukça tenha kısımlarına. İlk uygulamaya nektar akımı öncesinde 2’si dağlık bölgede olmak üzere toplam 11 farklı arılıkta 563 koloni ile başlanmış ve 48 saat içinde bu alanı tamamen temizleyen hijyenik (%100) koloniler %30 (172) olarak belirlenmiştir. Yoldan alınan ölü örneklerde ise yaşın dişilerde 5-10. 16 tanesi yol üzerinde canlı olarak bulunan ve 9 tanesi ise henüz yeni ölmüş olan toplam 25 adet kurbağanın vücut boyları ölçülüp cinsiyetleri belirlendikten sonra sağ arka dördüncü parmakları skeletokronoloji yöntemi ile yaş analizinde kullanılmak üzere alındı. 61080. erkeklerde ise 5 .Bazı bölgelerde porsuk yuvalarına kayalık alanlar ile meyve ağaçları ve çalılık alanlarda. 71450.2006 ve 17. Kara kurbağaları gececi canlılardır. Bu durumda 2. Fen-Edebiyat Fakültesi.2006 tarihlerinde gece 10. kayalık. Apis mellifera anatoliaca. Çok sayıda V.0005). Bu çalışmada. Anahtar Kelimeler: Bufo bufo. Ufuk BÜLBÜL1. tarla kenarlarına yakın çalılık alanlara yaz aylarında ise bazı tarlaların iç ve kenar kısımlarına ve civarına yaptıkları tespit edilmiştir.tarlaların kenarlarına. gündüzleri taş altları. ağaçların altına. Anahtar kelimeler: Bal arısı. arı populasyonları ve V.001) bağlı olarak değiştiği belirlenmiştir. Yahşihan. Bilal KUTRUP1. Özellikle ılıman bölgelerdeki amfibilerin üreme alanlarına mevsimsel göçleri yolda görülmelerinin . Fen Edebiyat Fakültesi.com Amfibiler yolların ve araç trafiğinin varlığından en fazla zarar gören canlılardır. Bulgulara göre hijyenik davranışın zamana (P< 0.kumul ve tepeciklere. Sonuç olarak hijyenik davranışın çevre faktörlerine bağlı olarak değişkenlik gösterdiği ve V. Biyoloji Bölümü. test sonucunda hijyenik olarak belirlenen grup ve kontrol grubu ile birlikte toplam 25 koloni çok sayıda V.06. Kırıkkale pamukoglu2003@yahoo. bazı bölgelerde ise hem kayalık hem de çalılık alanlarda rastlanılmıştır. Biyoloji Bölümü.step ve dağlık arazide yaşar. parazit.0005) ve yüksekliğe (P=0.com Porsuk (Meles meles) karışık orman. kayın. destructor ile aynı yerde kışlamaya bırakılmış ve kıştan sonra sadece 2 koloni hayatta kalmıştır.Araştırma alanında porsukların yuva yapmak amacıyla step ve ağaçsız kesimler ile açık kesimleri mecbur kalmadıkça çok fazla tercih etmedikleri ancak 1000-2000 metre arasında kalan yaylaların hafif engebeli kesimlerine yuva yaptıkları da saptanmıştır.19. Bu iki test yaklaşık bir aylık süre içinde uygulanmış ve 2. Biyoloji Bölümü. test uygulanmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. arılığa (P< 0. Zeliha ÇOLAK YILMAZ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Giresun cakir_emel@mynet. Varroa destructor. Sıvı azot testi asıl sebebidir. Handan KARAOĞLU1. duvar oyukları ve toprak içindeki delikler gibi yerlerde gizlenirler. hava karardıktan sonra hareket eden çeşitli küçük böcekleri avlayarak beslenirler.Özellikle Akdeniz bölgesinde 2000 metre yüksekliğe yakın kesimlerde porsuk yuvasına 206 SZ 072 Bufo bufo’nun Tamdere-Dereli Yolu Üzerindeki Ölümleri Üzerine Bir Araştırma Emel ÇAKIR1.30 . Yapılan yaş analizi sonucu canlı olan örneklerden dişilerde yaş 2-13 arasında değişirken.tarlaların ormana yakın kısımlarına. destructor sayıları eşitlenmeye çalışılmıştır.7 arasında değiştiği belirlendi. 2. TRABZON Hijyenik davranış testi 300 mlt sıvı azotun pupa dönemindeki kapalı hücreler üzerinde 5cm çapında 100 petek hücresini kapsayan bir dairesel alana dökülerek 3 kez uygulanmıştır. kızılçam ve karaçam gibi ağaçlarla kaplı ormanların iç kesimlerine. destructor parazitine sahip koloniler ile seçilen bu hijyenik koloniler arasında kapalı gözlü petekler tüm kolonilerde tesadüfi olarak yer değiştirilip. erkeklerde bu oran 4-6 olarak tespit edildi. Hijyenik davranış. 10. Bu arılıkta aynı çevre koşullarında ve benzer sayıda arı populasyonuna sahip kolonilere ve daha önce test uygulanmamış olan kontrol kolonilerine hijyenik yüzdelerin belirlenmesi amacı ile 3. Fen Edebiyat Fakültesi.00 saatleri arasında Giresun iline bağlı Tamdere ile Dereli ilçeleri arasında bulunan 47 km’lik bir yol boyunca araştırma yapıldı ve 74’ü ölü 47’si ise canlı olmak üzere yol üzerinde toplam 121 kurbağa tespit edildi. uygulamada aynı test 24 saat beklenerek uygulanmış ve 1.01. Biyoloji Bölümü. destructor parazitine karşı direnç mekanizması olarak yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. testi geçen kolonilerden ancak %24’ü (45) hijyenik (%95+) olarak belirlenmiştir. yol ölümleri SZ 073 Porsuk (Meles meles)'un Yuva Yapısı Nahit PAMUKOĞLU Kırıkkale Üniversitesi. yaş. meşe. ormanların bittiği açıklıklarda ağaçsız alanlara.06. testi geçen tüm kolonilerin ana arıları alınarak kendi arılığımızdaki kolonilere verilmiş ve 2 ay sonra tümü yeni anaya ait koloniler elde edilmiştir. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi.

4. DSI tarafından inşa edilen ve Kızılırmak Delta’sında tarımsal alanlardan dönen suyun fazlasını göle boşaltan drenaj kanalı ile bağlantısı bulunmaktadır. Pyrrophyta (5). F.doğu kesimleri sular yükseldiği zaman bataklık haline gelmektedir. terminalis. Meles meles. 4. Anahtar Kelimeler: Karamık Gölü SZ 075 Organoklorlu Pestisit. en yüksek pestisit konsantrasyonunu 0. Phormidium sp.06 arasında değişim göstermekte ve Venüs sistemine göre mixo-oligohalin acısu olarak sınıflandırılmaktadır. Sonuç olarak Karamık Gölü’nden alınan su numunelerindeki pestisit konsantrasyonları. Biyoloji Bölümü. Karamık Gölü Uluslararası kriterlere göre A sınıfına giren bir sulak alandır.com Bu araştırmada. Keratella cohlearis. fitoplankton da ise Chroococcus minutus.. Zooplanktonda Hexathra oxyuris. Afyonkarahisar feyzakus@gmail.4'DDE göstermiştir. Numunelerde en düşük pestisit konsantrasyonu 0. 200 hektar yüzey alanına sahip deniz seviyesinde yer alan bir acısu lagün gölüdür. Monoraphidium contortum. Bölge nüfusunun çoğunluğu geçimlerini tarım ve balıkçılıkla sağlamaktadır. Sabri KILINÇ2. Ankara 2 Cumhuriyet Üniversitesi.edu.6437 ise ppm değeri ile 4. Muhsin KONUK. sıvı-sıvı ekstraksiyon ve florisil kolon işlemlerini takiben GC-ECD standart kullanılarak tayin edilmiştir. Sait BULUT. F. pusillum dominant türler olarak bulunmuştur. Tüm su örnekleri iyi temizlenmiş cam şişelere alınarak analiz edilinceye kadar +4°C’de saklanmıştır. Cladocera 5 ve Copepoda 2). TRABZON ve izlerine rastlanmıştır. Filinia longiseta. Biyoloji Bölümü.Selim ÇAĞLAR1 1 Hacettepe Üniversitesi. S. fitoplanktonda ise 73 (Cyanophyta (25). Liman Gölü’nde tuzluluk %o 1.Araştırma sırasında üç adet yuva kazılmış ve bu yuvalara ait toprak yapısı. yuva yapısı SZ 074 göre izin verilen maksimum kalıntı seviyelerinin altında belirlenmiştir. Yasemin SAYGI1. Su numunelerindeki organoklorlu pestisit kalıntıları. Fen Edebiyat Fakültesi. ANS kampusü. kuzeyinde yer alan dar bir kumsal bariyeri üzerinden denizle bağlantı kurmaktadır. Biyoloji Bölümü. M.Yıldız DEMİRKALP1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. tektonik kökenli bir çöküntü olan Akarçay havzasında yer alan Karamık Gölü’nden alınan su numunelerinde 18 organoklorlu pestisitin (OCPs) kalıntı seviyeleri belirlenmiştir. birden fazla giriş ve çıkış deliği bulunan ve içi otlarla döşeli.yuva materyali ve yuvanın morfolojik yapısı incelenmiştir. Phormidium tenue. Calonipeda 207 Karamık Gölü Suyunda Organoklorlu Pestisit Kalıntılarının Belirlenmesi Sevim Feyza ERDOĞMUŞ. Liman Gölü (Kızılırmak Deltası. heptachlor konsantrasyonu Nisan ayında diğer aylardan.4’ DDE ve Endrin keton Ağustos ayında istatistiksel değerlendirmede diğer aylardan farklı bulunmuştur. Fen Fakültesi. Karamık Gölü’nde pestisitler ile aylar arasındaki α-HCH konsantrasyonu Haziran ve Ekim aylarında istatistiksel açıdan farklı bulunurken. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Porsuk. M. Merismopedia tenuissima. Afyonkarahisar İli sınırları içersinde. sadece denizle ve gölün güneyinde yer alan.0001 ppm ile methoxychlor. Liman Gölü Kızılırmak Deltası’nda denize en yakın göl olup. Liman Gölü’nün deltada bulunan diğer göllerle herhangi bir bağlantısı olmayıp. Sivas ertuncg@hacettepe. Fen Fakültesi. Ancak gölün güney ve güney. tür teşhisleri ve sayımları yapılarak planktonun mevsimsel değişimi incelenmiştir.19.birey sayısına göre değişen üç veya beş odacıklı yuvalar yaptıkları araştırma sırasında tespit edilmiştir. Toplanan su numunelerinde seçilen 18 organoklorlu pestisitin hepsi belirlenmiştir. Cryptophyta (3) ve Euglenophyta (3) tür teşhis edilmiştir. Liman Gölü’nde zooplankton ve fitoplankton ile fiziko-kimyasal parametreler ararsındaki ilişki CCA (Canonical Corresponce Analizi) ile değerlendirilmiş.tr Liman Gölü 41º 44’ Kuzey enlemleri ve 35º 40’ Doğu boylamları arasında Kızılırmak ağzının 4 km doğusunda bulunan. Avrupa Birliği standartlarına . Chlorophyta (23). Liman Gölü’nde Ekim 2002 ve Mart 2004 tarihleri arasında yapılan 13 arazi çalışmasında fitoplankton ve zooplankton örnekleri 20 ve 55 µm por çaplı plankton kepçeleri ile toplanmış. Keratella quadrata. Çalışma için Haziran 2006 ve Nisan 2007 tarihleri arasında toplam 60 su numunesi 10 örneklem bölgesinden iki ayda bir düzenli olarak alınmıştır. Pestisitler ile bölgeler arasında ise istatistiksel açıdan farklılık bulunmamıştır.96 . Samsun) Planktonu ve Mevsimsel Değişimleri Ertunç GÜNDÜZ1. minutum.Bunun sonucunda porsukların yuvalarını genellikle eğimli alanlardaki yumuşak topraklara yaptıkları. Hexathra oxyuris. Liman Gölü’nde zooplanktonda 35 (Rotifera 28. Mustafa CEMEK Afyon Kocatepe Üniversitesi. Bacillariophyta (14).

bu taksonun tip örneğinin özellikleri ve bu alttür üzerinde çalışan araştırıcıların verdikleri morfolojik ve karyolojik özellikler ile tek tek karşılaştırılmıştır. KA sayısındaki artışın doza bağlı olduğu saptanmıştır. MI’teki düşüşün de doza bağlı olduğu görülmüştür. zooplankton. Thymol ise 6 saatlik muamele süresinde en yüksek iki dozda. Anahtar Kelimeler: Carvacrol. NFa=86 olarak tespit edilmiştir. C-bant ve NOR boyama teknikleri kullanılarak yapılmıştır. ve Gymnodinium hippocastanum’un sıcaklık artışı ile pozitif korelasyon gösterdiği bulunmuştur. Ordu Bu çalışmanın amacı antihelmintik. NF=89. sıçan kemik iliği.’nin Na ve Cl ile. Karyolojik incelemeler. 24 saatlik muamele süresinde de tüm dozlarda MI’i EC kadar düşürmüştür.com Ordu ve Çevresinde Yayılış Gösteren Muscardinus avellanarius trapezius (Mammalıa:Rodentıa) Alttürünün Karyolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Vedat ŞEKEROĞLU. Türkiye’ de yayılış gösteren bu alttür üzerinde ilk kez bu çalışma ile G ve C bantlama teknikleri uygulanarak. Carvacrol 6 ve 12 saatlik muamele sürelerinde sadece 70 mg/kg’lık dozda. Haluk KEFELİOĞLU Ordu Üniversitesi. intraperitonal uygulamada yapısal kromozom anormalliği (KA) ve total KA sayısını genel olarak tüm muamele sürelerinde (6. Aphanezomenon flos-aquae. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. thymol. 24 saat) ve konsantrasyonlarda kontrole göre önemli ölçüde artırmışlardır. antibakteriyel. antifungal. genotoksisite 208 . Fen Bilimleri Enstitüsü. Bu uygulamalar sonucunda diploid kromozom sayısı 2n=46. Myoxidae familyası üyeleri için karakteristik olan. G-bant ile türe özgü olan heterokromatin bölgelerin konumları belirlenmiştir. fitoplankton. Liman Gölü. trapezius örneklerinde de gözlenmiştir.19. 24 saatlik muamele sürelerinde ise tüm dozlarda MI’i EC kadar düşürmüştür. direkt boyama. Fen Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası. Adana 2 Çukurova Üniversitesi. 60. Biyoloji Bölümü. Karyoloji. Ordu sekerogluv@hotmail. Biyoloji Bölümü. mevsimsel değişimler SZ 076 SZ 077 Thymol ve Carvacrol’un in vivo Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Sebile AZIRAK1. Elde edilen morfolojik ve karyolojik veriler. 80 ve 100 mg/kg’lık vücut ağırlığı). G-bant. Uygulanan bantlama tekniklerinden C-bant ile sentromerlerin pozisyonu. Phormidium tenue. Snowella sp. Biyoloji Bölümü. Snowella lacustris. Ordu’nun Ulubey ilçesinin Yukarıkızılen Köyünden toplanan on Muscardinus avellanarius trapezius örneği üzerinde detaylı karyolojik analizler yapılmıştır. incelediğimiz tüm M. karyotiplerindeki çift kollu otozom kromozomlarından en az birinde görülen ikinci boğum (satellit). 30. a. Bu çalışmada carvacrol (10. aynı şekilde thymol de yine en yüksek iki dozda (80 ve 100 mg/kg) sayısal KA yüzdesini artırmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. Chroococcus minutus. Adana sebileazirak@gmail. 12. Peridinium spp.com Bu çalışmada. TRABZON aquaedulis ve Mesochra aestuari türlerinin tuzluluk ve elektriksel iletkenlikle. Eyyüp RENCÜZOĞULLARI2 1 Çukurova Üniversitesi. Merismopedia tenuissima. Carvacrol ve thymol tüm dozlarda ve muamele sürelerinde MI’i kontrole göre önemli derecede düşürmüşlerdir. Özellikle yüksek dozlarda hem carvacrol (70 mg/kg) hem de thymol (100 mg/kg) KA sayısını pozitif kontrol olan ethyl carbamate (EC) kadar artırmışlardır. Carvacrol sayısal KA yüzdesini en yüksek iki dozda (50 ve 70 mg/kg) kontrole göre önemli derecede artırırken. bu alttürün taksonomisine katkıda bulunulmaya çalışılmıştır. antiparazitik ve antiviral olarak kullanılan carvacrol ve thymol’ün sıçan kemik iliği hücrelerinde in vivo genotoksik etkilerini araştırmaktır. 50 ve 70 mg/kg’lık vücut ağırlığı) ve thymol (40. Anahtar Kelimeler: Muscardinus avellanarius trapezius. antiseptik.

TRABZON SZ 079 SZ 078 Lipoik Asit ve Ferulik Asitin İnsan Lenfosit Kültüründe Mitomisin-C’ye Karşı Antigenotoksik Etkileri Gökçe TANER.69.97). Her iki uygulama süresinde de anormallik frekansındaki artış doza bağlıdır (24 saatlik uygulamada r=0. kromozomal anormallik frekansını önemli düzeyde artırırken.88). 1.005. kontrole göre 24 ve 48 saatlik uygulamalarda tüm dozlarda kromozomal anormallik frekansını doza bağlı olarak artırmıştır (24 saatlik uygulamada r=0. mikronükleus (MN) ve Komet testleri kullanılarak belirlenmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. 48 saatlik uygulamada r=0. mikronükleus frekansını da doza bağlı olarak artırmıştır (metominostrobin için r=0. Biyoloji Bölümü.88). Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Sakarya 3 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi.00 µg/ml). Anahtar Kelimeler: Lipoik asit. 4 µg/ml) kullanılarak yapılmıştır. 2 µg/ml) yapılmıştır. 5. kardeş kromatid değişimi (KKD). emamectin benzoate bu hasarı tüm dozlarda önemli düzeyde artırmıştır. antigenotoksik etki. Fen Edebiyat Fakültesi. 24 saatlik uygulamada. yukarıda belirtilen dozlarla 1 saat muamele edilmiştir. çalışmada kullanılan her iki pestisitin de potansiyel genotoksik etkiye sahip olduğunu göstermektedir.1 µg/ml) ve emamectin benzoate’ın 5 farklı dozu (0.94 ve 48 saatlik uygulamada r=0. Tüm uygulamalarda negatif kontrol. Bu da bu iki antioksidanın antimitotik etkili olduğunu göstermektedir.92. Mustafa ÇELİK3 1 Gazi Üniversitesi. Deniz YÜZBAŞIOĞLU. kromozom anormalliği.05 µg/ml’lik dozlar haricinde tüm dozlarda önemli düzeyde artırırken. Emamectin benzoate. Komet çalışması için. komet testi 2 209 . Biyoloji Bölümü.001. Emamectin Benzoate.edu. LA ve FA tüm dozlarda mitotik indekste istatistiksel olarak önemli bir azalmaya yol açmıştır. LA çalışmasında. 0. 2. FA uygulaması ise 24 saat süreyle MMC ile eş zamanlı olarak beş farklı doz (0. Komet testinde. MMC.5. 0. 0. kardeş kromatid değişimleri (KKD) ve mikronükleus (MN) testi ile incelenmiştir. Fatma ÜNAL.25. Bu azalma LA uygulamasında istatistiksel olarak anlamlıdır. kromozomal anormallik (KA). Teknikokullar. pozitif kontrole göre bir azalma gözlenmiştir.50.001 ve 0. 1. MMC tarafından oluşturulan KKD/hücre ve MN/hücre frekanslarında da istatistiksel olarak önemli bir azalma gözlenmiştir. Biyoloji Bölümü. pestisit. Diğer yandan. en yüksek 3 dozda. Deniz YÜZBAŞIOĞLU1.edu. Lipoik asit uygulaması. Her iki pestisit.625. hem KA/hücre hem de anormal hücre frekanslarında. metominostrobin. Biyoloji Bölümü. LA ve FA uygulanan tüm kültürlerde. Hüseyin AKSOY2. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. emamectin benzoate için r=0. Fen Edebiyat Fakültesi.19. Anahtar kelimeler: Metominostrobin.tr Lipoik asit (LA) ve ferulik asitin (FA) MMC’ye karşı antigenotoksik etkileri. 1. Fatma ÜNAL1. 24 ve 48 saat süre ile kültüre alınmış lenfositlere uygulanmıştır. eş zamanlı ve 1 saat sonra olmak üzere üç farklı şekilde. MMC tarafından oluşturulan genetik hasar üzerine antiklastojenik ve antimutajenik etkisinin olduğunu göstermektedir. Elde edilen sonuçlar. üç farklı doz kullanılarak (0. Mitotik indekste. ferulik asit.86). Bu sonuçlar lipoik asit ve ferulik asitin. mitotik indeks (MI). MMC + lipoik asit ve MMC + ferulik asit uygulanan kültürlerin hepsinde. mikronükleus (MN) Metominostrobin ve Emamectin Benzoate Pestisitlerinin in vitro Genotoksik Etkileri Serkan YILMAZ1. izole edilmiş lenfositler.50. MMC’den 1 saat önce. Serkan YILMAZ Gazi Üniversitesi.25. mikronükleus.00 ve 10. Ankara Sakarya Üniversitesi. doza bağlı önemli bir azalma meydana gelmiştir (r=0.01.2 µg/ml MMC uygulanmıştır. Teknikokullar. pozitif kontrol ve çözücü kontrol bulundurulmuştur. her bir kültüre 48 saat süre ile 0. 0. Kahramanmaraş syilmaz@gazi.05 ve 0. KA ve MN testleri için. 2. emamectin benzoate uygulamasında. metominostrobin uygulamasında önemli bir farklılık oluşmazken. metominostrobin’in 5 farklı dozu (0. 48 saatlik uygulamada en düşük doz hariç tüm dozlarda anormallik frekansını önemli düzeyde artırmıştır. Ankara gtaner@gazi.tr Metominostrobin ve Emamectin benzoate pestisitlerinin in vitro genotoksik etkileri kromozom anormalliği (KA). Metominostrobin. insan lenfositlerinde kromozomal anormallikler (KA). primer DNA hasarını 0.

diğer minerallerle (SiO2.8661 (r=0. FeO3. boya. yaş grubunda bulunmuştur.743 ve n=84) eşitlikleri ile ifade edilmiştir. GSI’nin aylık değişimine göre üreme faaliyeti Şubat ve Nisan ayları arasında olmaktadır.03±3.26 (Temmuz) ile 20. CaO. Işıklı Gölü Egretta garzetta (Linnaeus.0 cm den küçük bireylerin avlanmamasının gerektiği belirlenmiştir. TRABZON SZ 080 Kalsit İşletmelerinde Çalışan İşçilerin Bukkal Hücrelerindeki Nüklear Anormallikler Songül BUDAK DİLER Niğde Üniversitesi.3 cm (2363 g) arasında bulunmuştur. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.com Kalsit. Temel bir çok sanayinin ana girdisi olan kalsit. Dişi bireyler 21. kimya. Adapazarı aliuzun@sakarya. Türkiye’de de bulunmaktadır. Sezona erken başlamak üreme başarısını artırmaz. K2O.023 (1 yaş erkeklerde) ile 1. Na2O. yem.edu.a. Anahtar Kelimeler: Turna. insan sağlığı üzerindeki zararları tespit edilemiştir.yagci@hotmail. seramik.1758) popülasyonunun üreme biyolojisi incelenmiştir.9 cm de erişirken erkekler 22. Biyoloji Bölümü. 1758) Populasyonunun Üreme Özellikleri Meral APAYDIN YAĞCI. kimyasal yapısı CaCO3 olan ve mikronize boyutlarda öğütüldükten sonra kağıt. Fekondite-boy ilişkisi. ucuzluk gibi özelliklerinden dolayı önemli miktarlarda kullanılan bir dolgu maddesidir.700 ve n=84) ve fekonditeağırlık ilişkisi ise F=124. SZ 081 3. kozmetik.05). F=1. Dişilerle erkekler arasındaki boy farkı önemli iken (p<0.798±0. 1766) Türünün Üreme Biyolojisi ve Yıllık Değişimler Ali UZUN Sakarya Üniversitesi. Fe+2) birlikte bulunur. Kalsitin insan nükleusundaki genotoksik etkileri mikronukleus testi ile belirlenerek.6669 (r=0.691-2. Yumurta çapları 0. 54140.413 mm (ortalama 2.17’dir. üreme periyodu. Mart 2003 ve Şubat 2005 tarihleri arasında ayılık olarak yapılan çalışmada toplam 313 adet turna örneği yakalanmış ve bunların 196 adedi dişi (1-7 yaşları arasında) 117’i ise erkek (1-6 yaşları arasında) bireylerden oluşmuştur.05). Fen Edebiyat Fakültesi.07*W0. preparat hazırlandı.9 cm’de erişmektedirler. SZ 082 Işıklı Gölü’ndeki (Çivril-Denizli) Turna (Esox lucius L. En yüksek nisbi fekondite ise 64291 yumurta/kg balık olarak 2. Esentepe. Bahar başı sahaya gelen Little Egret.5844*L2.0 cm (3342 g) arasında iken erkek bireyler 21. Fen Edebiyat Fakültesi.0 cm (73.tr Poyrazlar Gölü (Türkiye)’nde üreyen Egretta garzetta kolonisi 2002-2005 arasında takip edilmiştir. Yaş gruplarının karşılığı ortalama total fekonditeler 2517 yumurta/balık (1 yaş) ile 91944 yumurta/balık (7 yaş) arasında değişmiştir. PVC. SO3.089 mm) arasında değişmiş olup yaş ilerledikçe yumurta büyüklüğünün de arttığı tespit edilmiştir. Üreme başarısı ise %82. Yuva başına düşen ortalama yumurta sayısı 210 .19.. Sonuç olarak Işıklı Gölü turna popülasyonunda avcılığın Şubat-Nisan arasında yasaklanmasının ve 25. Rahmi UYSAL Eğirdir Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü 32500 Eğirdir/Isparta m.3’dür. Sonuçlar 25 yuva takip edilerek elde edilmiştir.367±0. Biyoloji Bölümü budakdiler@gmail. Kampüsü Serdivan. peperat yapılmış ve kalsitin insan nükleusları üzerindeki genotoksik etkilerini araştırılmıştır. Türün demografik ve üreme özellikleri incelenmiştir. Hazırlanan bu preparatlar ışık mikroskobunda incelenerek.88 (Şubat) arasında değişmiştir. MgO. Yaşlara göre ortalama kondisyon faktörleri 0. eşeysel olgunluk boyu. bir çok sektörde beyazlık. Niğde ilindeki maden ocaklarında kalsit minerali çıkartan işçilerden bukkal epitel hücreleri alınarak.284 (6 yaş dişilerde) arasında hesaplanmış olup dişi ve erkekler arasındaki fark önemsiz bulunmuştur (p>0. ilaç. Dişi turnalar ilk şeysel olgunluk boyuna 24.com Bu çalışmada Işıklı Gölü turna (Esox lucius L. gıda. Doğada genellikle saf halde bulunmaz.5 cm (68 g) ile 66. Biyoloji Bölümü. hazır sıva v. plastik. Aylık ortalama Gonadosomatik Indeks (GSI) değerleri 0. Bu çalışmada. Kalitesi ve rezervleri yönünden oldukça zengindir. CO2. Little Egret en erken 2002’de sahaya gelmiştir. En fazla (9 fert) yeniden eşleşme de bu dönemdedir. yumurta verimi. Çalışmada kalsit işletmesinde çalışan 50 işçi ve 50 sağlıklı kişi olmak üzere toplam 100 kişiden bukkal epitel hücresi alınarak.b.0 g) ile 52. istatistikî olarak değerlendirilir..72±0. Al2O3. kasımda yavruları büyütmüş olarak gölden ayrılır. cam. Ancak fertlerin tekrar çiftleşmesi için önemlidir.05) ağırlık farkının önemsiz olduğu tespit edilmiştir (p>0.

laboratuar koşulunda bazı biyolojik özellikleri araştırılmıştır. Eşeyler arasında ve iki grup arasında hayatta kalma (ömür uzunluğu) açısından da önemli farklar bulunmuştur. cunea larvalarının tercihsiz beslenme deneylerinde kullanılan 15 besin çeşidi. cunea türünün besin tercihi C (P10:K32) ve D (P36:K10) tercihli besin deneyinde elde edilen sonuçlara göre yenen protein ve karbohidrat miktarlarının ortalaması ile H. papatasi üzerine laboratuar koşuluna bağlı olarak. B-C. 28+1 oC ve %80 nem koşulu sağlanan insektaryumda P. D (P36:K10). Pup protein miktarını sekonder maddelerin özellikle de tanik asitin istatistiksel olarak olumsuz etkilemediği tespit edilmiştir. Yenen protein ve karbohidratın pup ağırlığı. özellikle proteince zengin besinlerin olduğu tercih gruplarında pup ağırlığının düşük olduğu tespit edilmiştir (P>0.05). Benzer şekilde tercih gruplarında karbohidratça zengin besinlerin olduğu tercih grubundaki larvaların lipit miktarının yüksek olduğu görülmüştür (P>0. cunea larvalarının protein ve karbohidrat alımı arasında lineer bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. N2. K:Karbohidrat) gram olarak kullanılarak yedirilmiştir. cunea türünde özellikle karbohidratı fazla besinlerle (CF) tercihte tat almayla ilgili kararsızlıkla alım hedefinin tutturulamadığı görülmüştür.5 yüzdelik oranları hesaplanarak eklenmiş. Bu besinlerden A-B. % 0.125. Sekonder maddeler kullanılarak hazırlanan besinler A besin içeriğine % 1. Samsun oyanar@omu. Ayrıca sekonder maddelerin toplam tüketim miktarları için etkili olduğu gösterilmiştir. toplam tüketim miktarları dikkate alındığında C ve E besinlerinin toplam tüketim miktarlarının kontrol grubu olan A besinine göre farklı olduğu görülmüştür. E-F. H. C (P10:K32). Ayrıca H. yağış) uygunluğuna bağlı olarak bir yıl içinde 2 veya 3 döl vermektedir. TRABZON SZ 083 Hyphantria cunea’nın Yapay Besinlerdeki Beslenme Stratejisi ve Besindeki Sekonder Maddelerin Gelişmeye Etkisi Oğuzhan YANAR1.tr Bu çalışmada Hyphantria cunea türüne ait larvaların son larva evresinde yapay besinler kullanarak besin tercihinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. K2. Tercihli beslenme deneylerinde H. ergin ömür uzunluğu. Kurupelit. D-E. Nikotin ve kinin için A besinine % 0. Şanlıurfa stoprak@harran. Tatarcıklar.tr Birçok vektör organizmada olduğu gibi. nem. rüzgar. B-F. N3 şeklinde ve kinin sırasıyla K1. papatasi’lerin yumurta üretimi kültür ortamında yetiştirilenlere göre daha fazla iken. B-D. Sonuç olarak araziden toplanan P. Nurver ALTUN2 1 Giresun Üniversitesi. pup protein ve lipit miktarı ile toplam dışkı miktarı arasındaki ilişkilerin farklı olduğu görülmüştür (P>0. CD. Bu 3 grup larvadan elde edilen sonuçların ortalamaları karşılaştırıldığında. larvaların bir eğim üzerinde hareket eden beslenme davranışı ortaya koydukları görülmüştür. sıcaklık. A-C. stres oluştuğu ve 211 . Tercihli beslenme deneylerinde.25. bıraktıkları yumurta sayısı oransal olarak daha azdır. Biyoloji Bölümü.edu. C-E. 28000. A-E. Gelişme sürelerinin besindeki protein miktarının artışına paralel olarak azaldığı ve sekonder madde miktarlarıyla arttığı tespit edilmiştir. Şanlıurfa yöresinde toplanan ve laboratuar koşulunda üretilen Phlebototmus papatasi’lerin. Biyoloji Bölümü. cunea türü için optimal besin tercihi % 53 protein ve % 47 karbohidrat olarak bulunmuştur. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Giresun 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. A-N3 ve A-K3 kombinasyonları oluşturularak tercihli beslenme deney grupları oluşturulmuştur. Fen Edebiyat Fakültesi. SZ 084 Şark Çıbanı Vektörü Phlebototmus papatasi’nin Hayat Döngüsü ve Fekonditesi Üzerine Bir Araştırma Şahin TOPRAK Harran Üniversitesi. yumurta ovipozisyon süresi ve fekondite parametreleri araştırılmıştır. K3 şeklinde sembolize edilmiştir. Pup lipit miktarlarının ise protein/karbohidrat oranının düşük oluşuyla ilişkili olduğu görülmüştür. B-E.25 ve % 0.05). A-T3.05). Mahmut BİLGENER2. ve T3 ile sembolize edilmiştir. papatasi’lerin ortalama dişi başına yumurtlama oranı istatistiksel açıdan anlamlı olacak şekilde farklı bulunmuştur. papatasi’ye ait. Biyoloji Bölümü.edu. Fen Edebiyat Fakültesi. toplamda dokuz farklı besin elde edilmiştir.5 ve 5 oranında tanik asit hesaplanarak katılmış ve sırasıyla T1. T2. A-D. Bunun için A(P36:K32). Bunun sonucunda üç farklı sekonder maddenin her biri için üç farklı yoğunlukta üç besin. E (P72:K32) ve F (P36:K64) besin menüleri (P:Protein. tatarcıkların dağılımında da çevresel koşullar oldukça önemlidir. Bu da araziden toplanıp laboratuar koşulunda üretilmesi sağlanan P. Osman Bey Kampusü. B (P32:K32). nikotin sırasıyla N1.19. Arazi koşulunda toplanıp ve kültür ortamında yetiştirilip deneye alınan P. D-F. Ergin ömür uzunluğu da daha kısa çıkmıştır. çevresel koşulların (ışık. A-F. 2. H. Böceklerin sıcaklık istemleri belli bir iklimsel ya da coğrafi koşulda bir yıldaki kuşak sayısını belirler. C-F. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü.

Elif MADAK Pamukkale Üniversitesi. Çiğdem FAK. PEX12 geninde delesyon oluşturulan Saccharomyces cerevisiae hücreleri floresan mikroskobik olarak incelenmiş ve bu mutant hücrelerde peroksizomal matriks proteinlerinin peroksizom içine giremeyip sitozolde kaldığı görülmüştür. Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’daki Kromozomal Anomalilerin Türleşmeye Etkisi Zülal ATLI ŞEKEROĞLU. Seda AKIN. Amasya’nın Boyalı köyünden toplanan 74 Microtus dogramacii örneği üzerinde ayrıntılı bir şekilde karyolojik incelemeler yapılmıştır. Beytepe. Ordu zulalatli@hotmail. C bant ve NOR boyama teknikleri kullanılarak yapılmıştır. Bu çalışmada da bu genlerden biri olan PEX12 geninin peroksizom oluşumundaki rolü araştırılmıştır. Haluk KEFELİOĞLU Ordu Üniversitesi. Peroksizom Oluşumunda PEX12 Gen Etkinliğinin Floresan Mikroskobik Olarak Araştırılması Dilek KAYA. kromozom sayısı aynı (2n=48). küresel ısınma. nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bu türlerin korunması bakımından bu konunun araştırılması büyük önem arz etmektedir. etrafı tek katlı bir zarla çevrili olan küçük. Fikret SARI. ölü yavruların da gonadlarının histolojisik olarak incelenmesi ile yuvaların cinsiyet oranları hakkında tahminler yapılabilmektedir. Biyoloji Bölümü. Az üretildiği bulunan erkek yavru bireylerin daha çok sezon başında ve sonunda bırakılan yuvalar ile yuvaların alt kısmındaki yumurtalardan ve denize yakın yuvalardan çıkarken. şark çıbanı SZ 085 SZ 086 papatasi. Fen-Edebiyat Fakültesi. yuvarlak organellerdir. Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Caretta caretta (İribaş Kaplumbağa) yuvaların bilgisayarla çalışan elektronik sıcaklık ölçerlerle sıcaklıklarının kaydedilmesi ve ölü yavruların gonadlarının histolojik incelenmesi sonucunda yavru cinsiyet oranları incelenmiştir. Karyolojik analizler direkt boyama. Akın KIRAÇ. Yuva sıcaklıklarının kaydedilerek. Çıkan bu sonuçlar. Gbant. Ankara dylek@hacettepe. Fen Fakültesi. Ayça KESİM. Denizli caretta@pau.edu. yavru cinsiyet oranları. Bu amaçla. yuva sıcaklığı. Biyoloji Bölümü. fakat otozomların morfolojileri farklı olan iki karyotip çeşidi belirlenmiştir. yuvaların üst kısmındaki yumurtalardan ve denizden uzak bölgedeki yuvalardan daha çok dişi yavruların çıktıkları tespit edilmiştir. Özgün TEKSOY.tr Peroksizomlar. Uygulanan bu tekniklerin incelenmesi sonucunda. TRABZON hem fekondite hem de ömür uzunluğu üzerine olumsuz etki yarattığı sonucuna bağlanılmıştır. Pınar İLİ.tr Deniz kaplumbağalarının cinsiyet kromozomu olmaması. Bu genlerde meydana gelecek olan mutasyonlar peroksizom oluşumunu olumsuz yönde etkilemektedir. Caretta caretta. sitozoldeki serbest ribozomlar tarafından sentezlenir ve peroksizomlara taşınır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. PEX12 geninde mutasyon olan bu hücreler mitokondri ve vakuol morfolojisi açısından da incelenmiştir. 06800. Gerek kaydedilen sıcaklık analizleri sonucunda ve gerekse yavru gonad histolojileri sonucunda dişi ağırlıklı bir yavru populasyonunun üretildiği ortaya çıkarılmıştır. küresel ısınmanın da etkisi altında nesli tükenmekte olan bu türlerin korunması açılarından tartışılmıştır. biyo-ekoloji.edu. bütün peroksizomal matriks proteinleri çekirdekteki genler tarafından kodlanır. Bu nedenle. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Phlebototmus fecondite. Bu çalışma Pex12 proteinin perosizomal protein girişinde bir rolü olduğunu bildiren diğer çalışmaları desteklemektedir.19. SZ 087 Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Cinsiyet Oranlarının. Fen Edebiyat Fakültesi. bütün ökaryotik hücrelerde bulunan. yavruların cinsiyetlerinin kuluçkanın ortadaki 1/3’lük süresindeki sıcaklığa göre değişmesi nedeniyle.com Bu çalışmada. Şayeste DEMİREZEN Hacettepe Üniversitesi. Bu süreçte görev alan proteinler peroksizom oluşumunda oldukça önemlidir ve bunları kodlayan genlerin tümüne birden PEX genleri adı verilir. Kendilerine ait DNA’ları ve ribozomları yoktur. Anahtar Kelimeler: Deniz kaplumbağası. Zamansal ve Mekansal Açıdan Farklılıklarının Araştırılması Yakup KASKA. Bu nedenle araştırma alanından toplanan örnekler karyolojik bakımdan Tip-1 ve Tip-2 olarak iki gruba 212 .

Baraj Gölü’nde dağılım gösteren planktonik Turbellaria türünün aylık yoğunlukları.kaya@ege. Fosil lokalitesinde 2007 yılında yapılan kazı çalışmalarında Artiodactyla’ya ait yeni fosille bulunmuştur.60g arasında değişirken. Çermik Deresinde ise 1: 0. Biyoloji Bölümü.rufa’nın yaş dağılımı Balıklı Kaplıca’da 0-III Çermik Deresinde ise 0-IV yaşlar arasındadır. Burdur 2 Süleyman Demirel Üniversitesi. Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi. Not: Sunulan çalışma yapılmış bir araştırmadır.8 mm ve 0. 6 adet p2-m3 in situ alt çene parçası.175. türleşme. boy ve ağırlık kompozisyonları ortaya konmuş. ayrıca büyüme özellikleri belirlenmiştir. 15100. Balıklı Kaplıca’daki bireylerin çatal boyları 18. TRABZON ayrılmıştır. G. Fen-Edebiyat Fakültesi. bu konuda çalışan diğer araştırıcıların tespit ettikleri veriler ile karşılaştırılmış ve türleşme problemine çözüm getirilmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Microtus dogramacii. Eşey dağılımı: Balıklı Kaplıca’da E:D için 1: 1. eşey. büyüme SZ 091 Karacaören I. geç miyosen Denizli-Yukarısazak. Miotragocerus valenciennesi ve Gazella sp. İzleyen çalışma Tuna’ya (1999) aittir. 5 adet phalanx-2 ve 4 adet phalanx3. Anahtar Kelimeler: Artiodactyla.56 g arasındadır. Ö. 1993. Güzin EMECEN ÖZSOY Hacettepe Üniversitesi. 1 astragalus ve 2 adet patella’dan oluşmaktadır. Memeli faunası Perissodactyla takımına ait Hipparion matthewi (Abel) ve Ceratotherium neumayri (Osborn). Bu karyotipik formlardan Tip-1 karyotipine ait 8 numaralı otozom kromozomların perisentrik inversiyona uğrayarak Tip-2 karyotipindeki metasentrik olan 1 numaralı otozom kromozomları oluşturduğu tespit edilmiştir. Amasya SZ 088 SZ 089 Balıklı Kaplıca ve Çermik Deresindeki (SivasKangal) Garra rufa’nın Büyüme Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Şerife Gülsün KIRANKAYA. Fen Fakültesi.19. Ankara gkirankaya@gmail. perisentrik inversiyon.tr Yukarısazak (Kale-Denizli) memeli faunası Yukarısazak Köyü’nün 1 km güneybatısında Kurttepe ve Yaylatepe arasındaki Kapışcabaşı Mevkiinde yer alır ve ilk kez Kaya (1993) tarafından tanımlanmıştır. karyoloji.com Deri hastalıklarının tedavisinde etkili olduğu iddia edilen Garra rufa obtusa. Tragoportax amalthea (Roth & Wagner) ve Gazella deperdita (Gervais) fosillerini içerir ve Geç Miyosen yaşını yansıtır (Kaya. Artiodactyla takımına ait Helladotherium duvernoyi Gaudry.90 olarak bulunmuştur.’ye ait olduğu tanımlanmıştır. Eğirdir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu çalışma Batı Anadolu memeli fosil yataklarında ilk defa gerçekleştirilecektir. Protoryx carolinae Major.6mm. mevsimsel olarak da 213 .edu. Materyallerin uzunluk/genişlik diyagramlarına göre bölgesel ve türiçi değişimleri saptanmıştır. 5 adet phalanx-1. F.3112. Osman ERTAN2 1 Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi.892. Ekstrem sıcaklık koşulunda yaşamaya uyum sağlamış olan bu türün Kangal Kaplıca’da ve Çermik Deresi’ndeki populasyonlarının yaş. Güler EKMEKÇİ. pek çok cyprinid (sazangil) için letal kabul edilen ya da birçok balığın çok kısa süreler dayanabildiği yüksek sıcaklıkta yaşaması nedeniyle biyolojik açıdan ilginç bir balık türüdür. Baraj Gölü (Burdur) Planktonik Turbellaria Yoğunluğunun Mevsimsel ve Derinliğe Bağlı Değişimi İskender GÜLLE1.1-26. Dere örneklerinin kaplıca örneklerinden daha iri ve ağır olduğu ve iki populasyon arasındaki ağırlık farklarının istatistiksel açıdan önemli olduğu saptanmıştır. Elde edilen bu karyotipik formlar. Tuna 1999). Biyoloji Bölümü. Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Tabiat Tarihi Müzesi.tr Ocak–Aralık 2002 tarihleri arasında yürütülen bu araştırmada Karacaören I. hidrobiyoloji alanında Yukarısazak (Kale-Denizli) Memeli Faunasına Ait Yeni Artiodactyla’ya Bulguları Tanju KAYA. ağırlıkları 0. Beytepe.06-14. Bulguların odontolojik ve osteolojik incelemeler sonucu Protoryx carolinae. Bulgular 5 adet P2-M3 in situ üst çene parçası.edu. Seval ORUÇ Ege Üniversitesi. 1 calcaneum. balıklı kaplıca. Anahtar Kelimeler: Garra rufa. Ayrıca. bu değerler Çermik deresinde 21. 32500. Isparta igulle@mehmetakif. türlerin Türkiye’deki paleocoğrafik dağılım haritaları yapılmıştır Bu çalışma sonucunda Artiodactyla memeli fosilleri üzerinde yürütülen Cenogram tekniği ile bölgenin paleobiyocoğrafik ve paleoklimatolojik yorumlamaları yapılacaktır. İzmir tanju.

dirençli ve duyarlı karasinek soylarının uyumsal özelliklerinde meydana gelen değişimler ile direnç gelişimini etkileyen duyarlı birey göçünün direnç frekansını düşürmedeki ve uyumsal özellikler üzerindeki etkileri araştırılmıştır. GFR ve GDR populasyonlarına göre düşüş göstermiş ancak GFG2 ve GDG2 populasyonlarında tekrar artmıştır. aynı zamanda duyarlı birey göçünün. Biyoloji Bölümü. Musca domestica. Dikey yöndeki kümelenmeleri ilkbahar mevsiminde orta su derinliklerinde. CBS ile alana özgü yükseklik. Gaziantep’den GS populasyonu. Bunun için. Anahtar Kelimeler: CBS. bu dirençli populasyonlara GS populasyonundan iki kuşak boyunca %50 oranında duyarlı birey göçü sağlanarak GFR populasyonundan GFG1(1. fauna.kuşak göç) ve GFG2(2. Selim Sualp ÇAĞLAR Hacettepe Üniversitesi. Direnç gelişimini belirlemek için tüm dirençli ve göç populasyonlarına direnç testleri yapılmış. Selim Sualp ÇAĞLAR Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Ekoloji Anabilimdalı Beytepe. milli park. PK: 06800.19.775 ± 479 birey/m3) olarak bulunmuştur. Kaçkar Dağları. TRABZON dikey yöndeki kümelenmeleri araştırılmıştır.760 birey/m3). Beytepe kampusü. en düşük Ocak (65 ± 36 birey/m3) aylarında belirlenmiştir. jeomorfolojik özellikleri ele alınarak ekosistem analizi hedeflenmiş ve bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için CBS kullanılmıştır. m’de. koruma alanı. (Diptera: Muscidae)’nın Uyumsal Özellikleri Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması Arda Cem KUYUCU. zooplankton. düzenlenen ve yönetilen alanlar” biçiminde tanımlamaktadır. Turbellaria yoğunluğu en yüksek Temmuz (10.7 (2. Planktonik Turbellaria’nın diğer zooplankton grupları içerisindeki ortalama temsil oranı % 1. dikey dağılım. hidrolojik yapı ve iklimsel yapı vb) arasındaki ilişki irdelenmeye çalışılarak Milli Park ekosisteminin yapısı analiz edilmiştir.550 ha alana sahip Kaçkar Dağları Milli Parkı’nın biyolojik (flora. koruma altındaki alanlar bir veya birden fazla farklı hedefe ulaşmak amacıyla kurulup yönetilebilir. Bu tanım uyarınca. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. GFG1 ve GDG1 populasyonlarında uyum parametreleri. ekosistem analizi İnsektisit Direncinin Karasinek.edu. ekolojik yapı). yaz mevsiminde 10. laboratuvar koşullarında beş kuşak boyunca Fenitrothion ve Deltamethrin’e karşı dirençlendirilerek Fenitrothiona dirençli (GFR) ve Deltamethrine dirençli (GDR) populasyonlar elde edilmiş. Musca domestica L. alana-özgü ekosistem analizlerinin yapılması ve yönetim hedeflerinin saptanması gerekmektedir. uyum. 10-30 m arasında.tr Bu çalışmada. m’de yoğunlaşmıştır. jeolojik. GDR populasyonundan ise GDG1 ve GDG2 populasyonları oluşturulmuştur. Bu çalışmada. Biyoloji Bölümü. Sonuçta insektisit direncinin incelenen 214 . Flora ve fauna elemanlarının dağılımları ile çevresel koşullar (toprak özellikleri. Karacaören I. Aynı zamanda uydu görüntüleri kullanılarak Nesne Tabanlı vejetasyon sınıflandırması yapılmış ve bu sınıflandırma Orman Amenajman Planları ile karşılaştırılmıştır. “coğrafi olarak belirlenen ve belli koruma hedeflerine ulaşılacak biçimde ilan edilen. insektisit direnci. Anahtar Kelimeler: Karasinek.tr Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi. SZ 093 Kaçkar Dağları Milli Parkı’nda Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) Tabanlı Ekosistem Analizi Çağaşan KARACAOĞLU. Gölde Turbellaria yoğunluğunun artış yaptığı dönemlerde Cladocera yoğunluğunda belirgin bir azalış görülmüştür. korunan alanları. Dirençli populasyonlara duyarlı birey göçünün hem Fenitrothion hem de Deltamethrin direncini düşürmede etkili olduğu tespit edilmiş. uyumsal özelliklerdeki değişimleri gözlemlemek amacıyla tüm populasyonlar için hayat tablosu düzenlenmiştir. Baraj Gölü SZ 092 populasyonlarda uyum üzerinde etkili olduğu belirlenmiş. insektisit direncini düşürmenin yanısıra uyumsal özellikler üzerinde de etkili olduğu tespit edilmiştir. Ankara cagasan@hacettepe. Korunan alanların yönetiminde en uygun kullanım biçiminin belirlenebilmesi için. GFR ve GDR populasyonlarının uyumsal özelliklerinin GS populasyonuna göre düşük olduğu belirlenmiştir. Baraj gölü genelinde. Anahtar Kelimeler: Turbellaria. eğim. sonbahar mevsiminde 5. Ankara ckuyucu@hacettepe.587 ± 2. bakı modelleri hazırlanmıştır.edu. 51.kuşak göç).

yine aynı şekilde endojen bir antioksidan olan GSH düzeylerinin mastitisli hayvanlarda önemli bir azalmaya uğradığı görüldü. TRABZON SZ 094 Skeletokronoloji Yöntemi İle Bombina bombina (Amphibia: Anura) Türüne Ait Bireylerin Yaşların Belirlenmesi Uğur C.ahmet_deveci@hotmail.15 mm olarak saptanmıştır. Ochleratatus. sınıra yakın alanlarda 215 . mastitisli ve sağlıklı ineklerde kan lipit peroksidasyonu (MDA) ve GSH düzeylerinin araştırılması amaçlanmıştır.edu. Anahtar Kelimeler: Anopheles maculipennis complex. Afyonkarahisar 2 Ege Üniversitesi.19. mastitisin lipit peroksidasyonuna neden olduğu ve bunun sonucunda MDA düzeylerinde bir artışın meydana geldiği.6 ♀♀) bireyin total boy dağılımı incelendiğinde. Mustafa AKINER.edu. dişi bireylerin ise 3.04 mm olduğu saptanmıştır. Alan genelinde Culex cinsine ait türler yoğun olarak görülürken. Bu amaçla Tunca ve Meriç havzalarından birer lokalite örnekleri kullanılarak insektisit direncinin temelini oluşturan enzimlerin aktiviteleri çalışılmıştır. Biyoloji Bölümü. Aysel GÜVEN Kafkas Üniversitesi. Populasyondaki erkek bireylerin boy dağılımı 34. Daha sonra eritrosit GSH ve plazma MDA düzeylerine bakıldı. ÇAĞLAR.44–42. Anahtar Kelimeler: Skeletokronoloji.52 mm parametreleri arasında değiştiği ortalamasının ise 38. Hüseyin ARIKAN2 1 Afyon Kocatepe Üniversitesi. alanda kullanılan insektisitlere karşı Anopheles maculipennis complex türlerinde direncin durumu araştırılmıştır. Sinan KAYNAŞ Hacettepe Üniversitesi. Sağlıklı ve mastitisli gruplarda eritrosit GSH (p<0. Biyoloji Bölümü. Bornova. Kars ve Ardahan yöresinde değişik köylerde halk elinde yetiştirilen yaşları 3 ile 7 arasında değişen 20 sağlıklı ve 20 mastitisli inek seçildi.001) ve plazma MDA (p<0. 1. Söz konusu populasyonun dişi bireylerinin ise total boy dağılımı 31. Culex. Trakya Sivrisinek Türleri ve Kullanılan İnsektisitlere Karşı Direnç Düzeyleri M. Fen Edebiyat Fakültesi. 31. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ŞİMŞEK. Ekoloji Ana Bilim Dalı. Hayvanlardan kan örnekleri alınmadan önce mastitisli olup olmadıkları Kaliforniya Mastitis Testi (CMT) ile belirlendi. Merkez/Kars h. insektisit direnci. Fen Edebiyat Fak. Özellikle sınıra yakın bu alanların sulak tarım alanı özelliğinde olması nedeniyle yoğun insektisit kullanıldığı göz önüne alınarak. Sınırda yer alması nedeniyle yoğun geçiş olan bölgede.Eylül 2007 tarihleri arasında 47 farklı lokalitede gerçekleştirilmiştir. yaş tayini. Zooloji Anabilim Dalı.6 mm olarak saptanmıştır.34± 2. Fatih M. Örneklemeler neticesinde Culex cinsine ait 6. Beytepe. Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi. 06800.50 mm parametreleri arasında değiştiği ve ortalaması ise 12. herhangi bir vektörel kökenli hastalık etkeninin taşınarak bölgedeki potansiyel vektör türler tarafından yayılması olasılığı üzerinde durulması gereken önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.86 mm olduğu saptanmıştır. Yapılan biyokimyasal denemeler sonucunda organofosfat gurubuna karşı direnç varlığı yanında düşük oranda da olsa pyrethroid grubuna karşı da direnç geliştiği tespit edilmiştir. Selim S. 44–37.00±2. Biyoloji Bölümü ANS Kampusu.22±2.52 mm boy değerleri arasında ve ortalaması 37.68–15. Sonuç olarak.4-42.39 ± 2.6. Uronetania ve Culiceta cinslerine ait 1’er olmak üzere toplam 17 sivrisinek türü saptanmıştır. ERİŞMİŞ1. ülkemizin batısında yer alan ve önemli bir tarım alanı olan Trakya bölgesinin Tunca ve Meriç havzalarında dağılım gösteren sivrisinek türleri ve yoğunlukları tespit edilmiştir. Bombina bombina SZ 095 Anopheles maculipennis complex’e ait türlerin yoğun olduğu belirlenmiştir. skeletokronoloji yöntemi ile populasyondaki erkek bireylerin yaş ortalaması 4. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Çalışmada. İzmir uerismis@aku.001) düzeyleri arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulundu. Sivrisinek örneklemeleri Mayıs . hibernation öncesi toplam 12 bireyin toplam 9.com Bu çalışmada.48 mm parametreleri arasında ortalaması ise 35. Ankara musca@hacettepe. Ochleratatus cinsine ait 6. Trakya Bu çalışma TUBITAK TBAG-U/161 (105T531) no’lu proje ile desteklenmektedir SZ 096 Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan MDA ve GSH Düzeylerinin Araştırılması Hacı Ahmet DEVECİ.tr Sülüklü Göl (Adapazarı)’ünden yakalanan 17 Bombina bombina (11♂♂.1 yıl olduğu tespit edilmiştir. Anopheles cinsine ait 3.tr Bu çalışmada.

Biyoloji Bölümü. Benzo(a)piren uygulamasından sonra AdM’nin biyokimyasal ve histolojik yönden telafi edici ve/veya koruyucu etkisinin değerlendirilmesi çalışmanın amacını oluşturmaktadır. H. yoğunluğu 1. S. Redükte glutatyon (GSH) ve tiyobarbitürik asit reaktif maddelerinin (TBARS) seviyeleri de değerlendirildi. . B(a)P fosil yakıtların tam olarak yanmaması sonucu meydana gelir ve havada. İnan KAYA. Fen Bilgisi Eğitimi Bölümü.001) daha yüksek tespit edildi. Bu çalışmada karsinojenik bir kimyasal madde olduğu bilinen B(a)P ve birçok patolojik durumda farklı etkiler gösteren. katalaz (CAT). Yaptığımız histolojik incelemelerde kalp dokusunda AdM ve B(a)P uygulamalarının kalp dokusunda hasara neden olduğu. redükte glutatyon (GSH). yeraltı sularında. lipit peroksidasyonu stres. microlepis iskelet kasının çok daha etkili olduğu. filippii’den önemli oranda (p<0. Muhittin YÜREKLİ Aksaray Üniversitesi. erime noktası 179 °C. malondialdehit (MDA). Kura-Aras nehri havzasında ortalama 5-10 g ağırlığında 40 adet A. microlepis yakalandı. PAH’ların metabolik aktivasyonu sonucu ortaya çıkan diol epoksitler DNA’ya kovalent olarak bağlanırlar. Gökhan NUR. kaynama noktası 495 °C. Türkiye tatlı su balığı Alburnus filippi ve Acanthalburnus microlepis’in iskelet kaslarındaki çeşitli oksidatif stres göstergeleri araştırıldı.19. SOD. Özgür KAYA Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi. TRABZON Anahtar Kelimeler: İnek. Ahmet DEVECI. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. glutatyon peroksidaz (GSHPx) ve glutatyon S-transferaz (GST) enzimlerini içeren oksidatif stress göstergelerinin seviyeleri analiz edildi. PAH’ların metabolizmaları boyunca reaktif oksijen türleri (ROT) oluşabilir. Çalışmamızda kontrol grupları ile karşılaştırıldığında B(a)P ve AdM’nin ayrı ayrı uygulamalarının oksidatif strese neden olarak kalp dokusunda oksidatif hasarı indükleyici etki göstermişken B(a)P ve AdM’nin birlikte uygulanması kalp dokusunda lipid peroksidasyonunun azalmasına. Kalp dokusundaki MDA seviyeleri incelendiğinde B(a)P+AdM uygulamasının lipid peroksidasyonunu telafi edici etkisinin olduğu görülmüştür. microlepis’in iskelet kası CAT aktivitesi A. Kars bylginan@gmail. filippii’de antioksidan aktivite daha yüksek görüldü. Aktive edilmiş PAH’ların DNA’ya bağlanmasının karsinojenik etki için gerekli olduğu düşünülmektedir. lipit peroksidasyonundaki. moleküler ağırlığı 252. mutajenik ve yüksek karsinojenik özellik gösteren bir polisiklik aromatik hidrokarbondur (PAH’dır). filippii ve ortalama 5-8 g ağırlığında 40 adet A. Süleyman KAYA. Mehmet İlker DOĞRU. diğer oksidatif stress göstergelerinin ise A filippii’de daha fazla olduğu sonucuna varıldı. sarı renkli. A.com Benzo(a)piren (B(a)P). Dawley sıçanlarda antioksidan enzim seviyelerindeki. GSH216 Alburnus filippi (Kessler. mastitis. total glutatyon seviyesindeki. akocagun@hotmail. Iskelet kasında antioksidan aktivite yönünden SOD ve GST enzimleri her iki türde de benzer sonuçlar verirken genel olarak A. Bu bulgularla balıkların iskelet kasında antioksidan aktivite yönünden özellikle CAT enzimi bakımından A. 1877) ve Acanthalburnus microlepis’de (Filippii. atık sularda ve ızgarada pişen yiyeceklerde bulunur. karsinojenik etkileri olduğu bilinen benzo(a)piren uygulamasından sonra adrenomedullin verilen sıçanların kalp dokularında biyokimyasal ve histolojik değişimler araştırılmıştır.com Bu çalışmada. Çalışmamızda. Anahtar Kelimeler: Balık. kimyasal formülü C20H12. oksidatif antioksidan enzimler. Biyoloji Bölümü. Eğitim Fakültesi.31 g/mol. Uygun koşullarda labotatuara getirilen bu balıkların iskelet kaslarında süperoksit dismutaz (SOD).24 g/cm3 olan. NO ve AdM seviyelerindeki değişiklilerin ve B(a)P’ın olası histopatolojik etkileriyle AdM arasındaki etkileşimler araştırılmıştır. peptid bir hormon olan AdM uygulamasına bağlı olarak. kokusuz. ancak B(a)P+AdM’nin birlikte uygulama grubunda kalp dokusunun genel olarak normal yapıda görüldüğü tespit edilmiştir. lipit peroksidasyonu SZ 097 SZ 098 Benzo(a)piren Uygulamasına Bağlı Olarak Sıçan Kalp Doku Hasarında Adrenomedullin Etkisinin İncelenmesi Arzu DOĞRU. içme sularında. Türkiye’nin Kuzey Doğu Anadolu Bölgesi. 1863) Lipit Peroksidasyonu ve Antioksidan Enzimler: Karşılaştırmalı Bir Çalışma Aysel GÜVEN. T. CAT.

Liza aurata’da ω3 yağ asidi. Üretim ve Eğitim Enstitüsü tarafından temin edilmiştir. Kütahya 2 Akdeniz Su Ürünleri Araştırma. fenoloksidaz inhibitörü fenilketonuri ile antikalretikulin tatbik edilen zehir ve kontrol amacı ile sadece fizyolojik su eklenerek 3 saat boyunca gözlendi. tek çift bağlı doymamış yağ asitleri (MUFA) içinde oleik (C18:1). Halil YILMAZ1.03. 32. Kimya Bölümü.11. deniz balıkları SZ 100 Beymelek Lagünü’ne Giren Bazı Deniz Balıklarının Yağ Asidi Oranlarının Karşılaştırılması Kazım UYSAL1. Bu durum. 43800. nitrik oksit.97. David B. USA 2 Kocaeli Üniversitesi. Bu etkilerin mekanizması ve zamana bağlı değişimleri ile zehir içeriğinde fenoloksidaz ve kalretikulin varlığı araştırıldı. Fevzi UÇKAN2. İncelenen türlerin kas dokularında yaklaşık 20 kadar yağ asiti tanımlanmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. Üretim ve Eğitim Enstitüsü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.66. Baltimore. Fen Edebiyat Fakültesi. Metin BÜLBÜL5 1 Dumlupınar Üniversitesi. Bütün türlerde. 22. Has kefal (Mugil cephalus). 3 saat sonunda sözü edilen değişiklerin korunması parazitoit zehirinin litik 217 . Anahtar Kelimeler: Benzo(a)piren. Araştırmada. Fenilketonuri ve anti-kalretikulin tatbik edilen zehir kullanıldığında her iki hemosit tipinde de çok az vakuol oluşumu görülmesi zehir içeriğinde fenoloksidaz ve kalretikulinin varlığını gösterdi. MUFA.com Endoparazitoit Pimpla turionellae L. granüler hücrelerde 45’inci dakikada diğer deney gruplarına göre daha fazla vakuol gözlendi. Altıntaş. Beymelek Lagünü (Antalya)’nden yakalanan Mırmır (Lithognathus mormyrus). Biyoloji Bölümü. Gıda Mühendisliği Bölümü.14. Balıklar Akdeniz Su Ürünleri Araştırma. Lipid peroksidasyonu. Altınbaş kefal (Liza aurata). Beymelek Pimpla turionellae L. 25. 19. Biyoloji Bölümü. Total lipit ekstraksiyonu. 24. Kütahya 4 Celal Bayar Üniversitesi. Diğer uygulamalar ile kontrol grubu arasında fark yoktu. kalp dokusu SZ 099 % 33. 43100. Hemositler.tr Bu çalışmada. 18. 20. sıçan. doymuş yağ asitleri (SFA) içinde palmitik (C16:0).20. Plazmatositlerde de vakuol oluşumu vardı. 43100. İncelenen bütün türlerde ω3 PUFA oranı ω6 PUFA oranından önemli derecede yüksek bulunmuştur. Dumlupınar Üniversitesi. A. Dumlupınar Üniversitesi Biyoloji ve Kimya Bölümleri Laboratuarları’nda kloroform ve metanol karışımı (2:1 v/v) kullanarak. Yılmaz EMRE2. Antalya 3 Altıntaş Meslek Yüksek Okulu. 32. çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA) içinde de ökosapentaenoik (C20:5ω3) ve dokosaheksaenoik (C22:6ω3) asitler en yüksek oranda bulunan yağ asitleridir. acısu olmasına rağmen Beymelek Lagünü’ne giren balıkların ω3 PUFA oranlarının denizde yaşayan balıklar kadar yüksek olduğunu ve insan beslenmesinde mükemmel bir ω3 yağ asidi kaynağı olabileceğini göstermektedir. TRABZON Px enzim aktivitelerinde ve toplam GSH seviyesinde artmasına neden olmuştur. On beşinci dakikada sadece zehir tatbik edilen hemositlerden hem granüler hücrelerde hem de plazmatositlerde vakuol oluştuğu görüldü.22. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehirinin Konak Hücrelerine Morfolojik ve Biyokimyasal Etkileri Bridget Keenan1.49. Sadece zehir tatbikinde.78. antioksidan enzimler. Anahtar Kelimeler : Lagünü. Kemal SEÇKİN4. Granüllü hücrelerin yaklaşık % 40’ının öldüğü belirlendi. Bu sonuçlar bize kalp dokusunda B(a)P+AdM uygulamasının reaktif oksijen türlerinin neden olduğu hasarı telafi edebileceğini göstermektedir.92. Mugil cephalus’da % 38. Mavri (Chelon labrasus) türlerinin kas dokusu yağ asidi bileşimi araştırılmıştır. ve PUFA oranları (sırası ile): Lithognathus mormyrus’da % 32. Biyoloji Bölümü. Ekrem ERGİN2. Chelon labrasus’da % 36.82. Fen-Edebiyat Fakültesi.33.20. Kepez. Manisa 5 Dumlupınar Üniversitesi. incelenen türlerin kas dokusu ω3 (veya n3) yağ asidi oranlarının karşılaştırılması ve insan gıdası açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. RIVERS1 1 Maryland Loyola Üniversitesi.edu. ancak ölüm görülmedi. Kütahya kuysal@dumlupinar. SFA. Liza ramada’da % 33. İzmit-Kocaeli ekrem_ergin@hotmail. yağ asit analizleri ise Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği Laboratuarı’nda bulunan gaz kromatoğrafisi cihazı ile yapılmıştır.94 bulunmuştur. Muhammet DÖNMEZ3. 16. Biyoloji Bölümü. adrenomedullin. Çiran (Liza ramada).19. 21. en düşük türün ise Chelon labrasus olduğu tespit edilmiştir. (Hymenoptera: Ichneumonidae) zehirinin konak türler üzerindeki morfolojik ve biyokimyasal etkileri Galleria mellonella L. Tüm gruplarda. (Lepidoptera: Pyralidae) hemositleri ve Trichoplusia ni Hubner (Lepidoptera: Noctuidae) embriyo hücreleri kullanılarak belirlendi. ω3 yağ asidi oranı en yüksek türün Liza aurata.45. hücre ortamına sadece zehir.

Embriyo hücrelerinde fenoloksidaz aktivitesini veya kalretikulin bağlanmasını engelleyerek zehir etkisinden korunma sağlanamaması parazitoit zehirinin hedef hücrelerde spesifik etki gösterdiğini ortaya çıkardı. su kalitesi SZ 102 Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu'nda Sylvia atricapilla (Linnaeus.34’ünü açıklamış ve mikrobiyolojik faktör olarak isimlendirilmiştir. fenilketonuri veya anti-kalretikulin tatbik edilen embriyo hücrelerinde uygulamadan 1 saat sonra başlatılıp 3 saat boyunca devam ettirilen gözlemlerde aşırı oranda vakuol oluşumu gözlendi. NH4-N. alüminyum halkalar takılıp gerekli ölçümler alındıktan sonra serbest bırakılmıştır. Özgür EMİROĞLU2. PO-34-P. Uluabat gölünde farklı fizikokimyasal özellikleri ve kirlilik düzeylerini yansıtan örnekleme noktaları arasındaki benzerlikleri iki farklı grup şeklinde ortaya çıkarmıştır. Fen Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae. Biyoloji Bölümü. TRABZON etkiden ziyade felç edici özelliği olduğunu ortaya çıkardı. NO2N. Elde edilen veriler. Cernek Halkama İstasyonu’nda sonbahar göç döneminde Sylvia atricapilla türünün göç dinamikleri belirlenmiş ve göçle ilgili bazı morfolojik ölçümleri kıyaslanmıştır. Veri kümesinde toplam değişimin %77. Anahtar Kelimeler: Uluabat Gölü. göç stratejileri ve göç taktiklerinin araştırılması amacıyla fenolojilerinin karşılaştırılması suretiyle yapılmıştır. Fen-Edebiyat Fakültesi . BOİ. Hemositlerin aksine.Sancar BARIŞ2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Türkiye balabancemal@yahoo. KOİ. parazitoit zehiri. kalretikulin. Tandoğan. Hücre morfolojisinde görülen değişimlerden önce hücre içi Ca+2 seviyesi arttı. çözünmüş oksijen. Türkiye m 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitolojik Araştırmalar Merkezi.19. Sis ağları ile yakalanan kuşlar. Hücre kültürüne ozmotik koruyucular. faktör ve temel bileşen analizleri. temel bileşen ve faktör analizleri uygulanarak değerlendirilmiştir. %25. sadece zehir. Halkalanan bireylerin % 96. Naime ARSLAN2. Arzu GÜRSOY1. % 0. Pınar ÖZÇAM2. Ocak ve Şubat 2005 tarihlerinde kötü hava şartlarından . İlköğretim Bölümü. Yapılan dört yıllık çalışmada Sylvia atricapilla türünden toplam 3393 birey halkalanmış. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü Meşelik. Biyoloji Bölümü. Meşelik. % 3.35’ni açıklayan üç potansiyel faktör belirlenmiştir. pH. Cemal ÖZSEMİR1. NO3-N. Doğu Akdeniz Göç yolunu kullanan Sylvia atricapilla’nın (karabaşlı ötleğen). FK) incelenmesiyle sağlanmıştır. İstatistik Bölümü Meşelik. Samsun. hemosit.46 oranında açıklamıştır. Zehir tatbik edilen embriyo hücrelerinde 6 saat içinde sitoplazmik büzülmeyi takiben yuvarlaklaşma. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Samsun. Kiraz ERCİYAS2. Semra İLHAN2. Kümeleme analizi. 26480 Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi.tr Bu çalışmada 2004-2005 yılları arasında Uluabat Gölü’nden sağlanan verilerin yorumlanması için. Veysel YILMAZ3 ve Seyhan AHISKA4 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. kümeleme. % 51’i erkek. takip eden 6 ile 10 saatlik zaman diliminde hücre ölümü gerçekleşmedi. İlk faktör toplam değişimi %32. SZ 101 dolayı örnek alınamamıştır) su örneklerinin alınması ve her su örneğinde 12 farklı parametrenin (°C. rafinoz ve sükroz ilavesi hücre parçalanmasında zaman ve doza bağlı olarak gecikmeler oluşturdu. gölde belirlenen 12 farklı istasyondan aylık olarak (Aralık 2004. SO43-. İkinci faktör organicnutrient faktördür.26’i genç. Veriler.12’si erişkin. yağ skoru ve ağırlıkları tespit edilmiştir. her bireyin kanat ve kuyruk uzunlukları ölçülmüş. ancak hücre içi Ca+2 seviyesindeki bu artış Ca+2 kanalı engelleyicileri ve hücre dışı Ca+2’dan yoksun ortam kullanılarak engellenemedi. Üçüncü faktör değişimin %19. 26480 Eskişehir 4 Ankara Üniversitesi. % 47’si dişi ve % 2’sinin ise cinsiyeti 218 Uluabat Gölü Yüzey Suyu Kalitesinin Belirlenmesinde Çokdeğişkenli İstatistiksel Tekniklerin Uygulanması Cansu FİLİK İSCEN1.edu. çok değişkenli istatistiksel yaklaşımların uygulabilirliği denenmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Eğitim Fakültesi.62’sinin yaşı belirlenememiş. 26480 Eskişehir 3 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. 1758) (Aves: Passeriformes)'nın 2002 – 2005 Yıllarına Ait Sonbahar Göç Dinamiği. kümeleme. Fen-Edebiyat Fakültesi. TK. fakat ölümü engellemedi.co Bu çalışma.54’ünü açıklamış ve fizikokimyasal faktör olarak isimlendirilmiştir. Bu çalışmada 2002 – 2005 yılları arasında Samsun Kızılırmak Deltası. fenoloksidaz. küçülme ve vakuol oluşması şeklinde morfolojik değişikler meydana geldi. 06100 Ankara emiroglu@ogu. Ancak. Y. Ağırlığı ve Yağ Skoru A.

halkalama SZ 103 Anahtar Kelimeler: Sultansuyu. En yüksek biyokütle değerine sahip olan balıkların yarıya yakın kısmı (%47. Ağır metal yönünden önemli bir kirliliğe rastlanılmamıştır. Biyoloji Bölümü. diğer Sylvia türlerinden farklı olarak anlamlı genç birey oranına sahip olduğu belirlenmiştir. biyokütle.05 olduğu saptanmıştır. Capoeta trutta ve Capoeta capoeta umbla balık türlerinde hematolojik ve biyokimyasal inceleme yapılmıştır. toplam balık biyokütlesinin %26.19. Hematolojik incelemede total lökosit sayılarında istatistiksel olarak bir artma p<0. takip eden aylarda bu değer devamlı olarak düşüş göstererek. S. kaynağının yörede yapılan kayısıcılıktan kaynaklandığı düşünülmüştür. balık. göç dinamiği.com 1 Bu çalışmada Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölü’nde yaşayan Cyprinus carpio. bölgenin tür ve familya çeşitliliği bakımından oldukça zengin olduğu tespit edilmiştir. Tür sayısı olarak balıkların %18. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. atricapilla için önemli bir konaklama ve barınma alanı olduğu tespit edilmiştir. 10611. TRABZON belirlenememiştir. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası.10’luk. 5 kafadan bacaklı ve 90 (8 kıkırdaklı.73’lük ve kafadan bacaklıların ise %7. Su analizlerinden suyun ikince kalite su olduğu ve suyun kükürt miktarının standartların üstünde bulunduğu belirlenmiş olup. Karataş açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) yürütülen dip trolü avcılığına ilişkin sayısal veriler ortaya konmaya çalışılmıştır. Dursun AVŞAR Gaziantep Üniversitesi. Zeliha TALAS4. Toplam olarak elde edilen 631403. Leuciscus cephalus. Anahtar Kelimeler: Kuzeydoğu Akdeniz.3g saat-1) balıkçılık sezonunun açıldığı eylül ayında rastlanmış. Gaziantep erdogancicek@yahoo.05. 82 kemikli) balık olmak üzere toplam 110 tür elde edilmiştir. eritrosit sayılarında bir azalma p<0.2g saat-1 olarak hesaplanmıştır. su analizi SZ 104 Karataş Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Yürütülen Dip Trolü Avcılığı Sayısal Verileri Erdoğan ÇİÇEK. atricapilla’nın.17’lik kısmı oluşturduğu belirlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.62g saat-1. dip trolü avcılığı. Bu kapsamda 15 kabuklu. 219 .00’lık kısmının ise 50-100m derinlik katmanından elde edildiği belirlenmiştir. Mikrobiyal analizde Enterococcus varlığı evsel atıkların drenaj edildiği göstermektedir. Kenan ERDOĞAN1. Çalışmanın yürütüldüğü Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu’nun sonbahar göç döneminde Karadeniz’i aşan S. yağış ve basınç gibi göç zamanlamasını etkileyen meteorolojik verilerle de kıyaslanmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Sözü edilen veriler değerlendirildiğinde. Çalışma sırasında halkalanan diğer Sylvia cinsi türlerine kıyasla bu türün göç zamanlamasının daha uzun seyrettiği tespit edilmiştir. 22215. Ayrıca gölün fiziksel. Bu durum.73 5985. mart ayında 12478. Yakalanma dinamiği rüzgâr.5g saat-1’lik bir değer ile en düşük seviyeye inmiştir. Sylvia atricapilla.25 27073. kabukluların %13.97g saat-1 olduğu hesaplanmıştır.66’sını oluşturduğu tespit edilmiş ve sonuç olarak tüm bu verilerin ışığı altında bölgedeki balık stoklarının av değerleri itibariyle zamanla çok değişken bir yapı sergiledikleri anlaşılmıştır. biyokimya. Ortalama CPUE değerinin derinlik katmanları itibariyle sırasıyla 29600. farklı türlerin farklı göç stratejilerine sahip olmasından kaynaklandığını düşündürmektedir. geriye kalan %35. Lessepsiyen Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölünde Yaşayan Bazı Ekonomik Balık Türleri Üzerinde Biyokimyasal ve Limnolojik İncelemeler İbrahim ÖRÜN1.42) 0-20m derinlik katmanından elde edilmişken. 2002-2003 avcılık sezonunda. Ayhan DURAN3 Aksaray Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 68100Aksaray 2Aksaray Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Bölümü 68100 Aksaray 3Aksaray Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu 68100 Aksaray 4 Niğde Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 51100 Niğde iorun68@hotmail. En yüksek birim zamanda yakalanan av (CPUE) değerine (66756.90’lık kısmını oluşturan Lessepsiyen balıkların.5 18954.70g saat-1. Tüm avcılık sezonu için ortalama CPUE değeri 26308.89g’lık biyokütle içerisinde balıkların %79. Levent ALTAŞ2.58’i 20-50m ve %17. mikrobiyolojik ve ağır metal analizleri belirlenmiştir.com Bu çalışmada. Mustafa IŞIK2. kimyasal.67 13699.

açlığın daha ileri dönemlerinde nöronlar protein sentezleyebilmek için kendi varlıklarını korumaya çalışmaktadırlar. korteks. Burdur 2 Süleyman Demirel Üniversitesi. 3 ve 5 gün sürelerle aç bırakıldı.). 1810) Populasyonunun Beslenme Özellikleri İskender GÜLLE1. beslenme. nötral peptid hidrolaz SZ 107 Pimpla turionellae L. Ayrıca. Ostracoda.com Bu çalışmada. Bu amaçla. Biyoloji Bölümü. D. idiobiont ve endoparazitoit olarak gelişen Pimpla turionellae L. Fen-Edebiyat Fakültesi. Zekiye GÜÇLÜ2. limbik ve orbital bölgelerindeki nötral peptid hidrolaz aktivitesi biyokimyasal olarak belirlendi. limbik ve orbital bölgelerindeki nötral peptid hidrolaz (NPH)’ların 220 .1810)’nın beslenme özellikleri araştırılmış ve göl ekosistemindeki muhtemel etkileri tartışılmıştır. (Hymenoptera: Ichneumonidae) dişilerinden elde edilen zehir salgısının ve parazitlemesinin konak tür. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Galleria mellonella L. Nematoda ve Syanobakteri gruplarına rastlanılmıştır.Kocaeli asahin@balikesir. H. Atherina boyeri. Bivalvia (Dreissena polymorha) larvası. Olga SAK1 1 Balıkesir Üniversitesi. Açlığın ilk günlerinde beyin korteksinin nöronları organizmayla ilgili olan gıda motivasyonu uyartılarına cevap verirken. bu bölgeler histokimyasal olarak da incelendi.edu. Anahtar Kelimeler: Eğirdir Gölü.Bayram TEMUR1. Galleria mellonella L. Hemiptera. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Ephemeroptera.I. Amphipoda (Gammarus spp. Isopoda (Asellus aquaticus). % 60±5 bağıl nem ve 12:12 saat (Aydınlık: Karanlık) Açlığın Beyin Korteksinin Sensomotor. (Lepidoptera: Pyralidae)’nin larval ve pupal dönemlerinde toplam ve farklı hemosit sayılarına etkileri belirlendi. Cladocera. Fen-Edebiyat Fakültesi. Özellikle genç evrelerinde zooplankton üzerinde baskı kuran gümüş balığının. katlarında diğer korteks bölgelerinden daha çabuk ve daha derin olduğu gözlendi. Copepoda. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Azerbaijan Academy of Sciences. Araştırmada 100 adet Wistar Albino rat kullanıldı. Karayev.tr Bu çalışmada. açlığın farklı dönemlerinde beyin korteksinin sensomotor. Ekrem ERGİN2. Açlığın süresi uzadıkça sensomotor bölgeden sonra ilk olarak limbik bölgede ve daha sonraki açlık günlerinde de orbital bölgede histolojik değişiklikler meydana gelmektedir. İzmit . Polyphorma larvası.. yabancı tür. TRABZON SZ 105 Eğirdir Gölü Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso. Gastropoda. Fahrettin KÜÇÜK2. ve 5. Balığının sindirim sisteminde Rotifera. Diptera (larva ve pupa). Eğitim Fakültesi. zoobentos SZ 106 aktifliğinin belirlenmesi amaçlandı. (Lepidoptera: Pyralidae) Toplam ve Farklı Hemosit Sayılarına Etkileri Aylin ER1. Bu balığın diyetleri arasında Cladocera. 32500. Balıkesir 2 Kocaeli Üniversitesi. Ratlar 1. 15100. aquaticus ve Diptera (larva ve pupa) en yaygın tüketilen besin grupları olup. A. besin tercihi ergin dönemlerinde bentik organizmalara değişim göstermiştir. Morfolojik değişikliklerin sensomotor bölgenin 3. A. Fen-Edebiyat Fakültesi. biyokimyasal ve hormonal etkileşimler ve konak bağışıklık sisteminin baskılanması gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. Azerbaıjan temurat@yahoo.a. Mart 2006 Ağustos 2007 tarihleri arasındaki 18 aylık süreçte aylık olarak toplanan örneklerin sindirim sistemleri incelenmiştir. Konak ve parazitoitler 25±2 0C sıcaklık.tr Parazitoitlerin konak böcek içinde gelişimi. Çok sayıda zararlı lepidopter türün prepup ve pupunda soliter. Gammarus spp. Fahrettin ASKEROV2. Gürkan DİKEN2. Limbik ve Orbital Bölgelerindeki Nötral Peptid Hidrolazların Aktifliği Üzerine Etkisi Atilla TEMUR1. Mustafa ATLI1 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Salim Serkan GÜÇLÜ2. Lerzan ÇİÇEK2 1 Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi.19. Baku. Beyin korteksinin sensomotor. Ovipozisyon esnasında ergin dişi parazitoit tarafından konak içine bırakılan zehir ve yumurtalık proteinleri gibi salgılar başarılı bir parazitleme ve konak hemositleri ile sağlanan hücresel bağışıklık tepkilerini baskılamakta önemli olmaktadırlar. zooplankton. Eğirdir. Fevzi UÇKAN2. Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi. Trichoptera. Eğirdir Gölünün yabancı (ekzotik) türlerinden olan gümüş balığı (Atherina boyeri Risso. 65080 Van 2 Institute of Physiology n.edu. Anahtar Kelimeler: Açlık. balık yumurtası ya da larvasına rastlanılmamıştır. Isparta igulle@mehmetakif.

Farelerde. mellonella’da erken evre larva. Kontrol grubu olarak boş enjeksiyon. Kütahya.1 KEZ.71 ng/ml olarak tespit edilirken.com İdiobiont. grup 2: sağlıklı DHG (kontrol 1) + OE. pupal endoparazitoit Pimpla turionellae L.com Bu çalışmada . konak pupunda ise 0.05 KEZ ve 0. soliter. son evre larvalarında ve pupunda. (Hymenoptera: Ichneumonidae) konak tür Büyük Balmumu Güvesi. ancak östrojen ve tiroksin varlığı gösterilemedi. 0. fosfat tamponlu fizyolojik su (PBS) enjeksiyonu ve herhangi bir işleme tabi tutulmamış konak larva ve pupları kullanıldı. testosteron. son evre larva ve pupta testosteron. Zehir düşük dozlarda pup evresinde larval evreye göre daha etkiliydi. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. tiroksin SZ 109 Parazitoit Pimpla turionellae L. Sağlık Yüksek Okulu. 3 Mersin Üniversitesi. diyabet oluşturmak için serum fizyolojik çözeltisi içerisinde150 mg/kg alloxan birer hafta arayla 4 kez intraperitonal olarak 221 . parazitlemeyi takiben 2. zeytin yaprağı (Olea europea) (OE) bitki özütünün . folikül uyarıcı hormon ve progesteron varlığı belirlendi. 0. 25±2 °C sıcaklık. Famokognozi Anabilim Dalı. parazitlemeyi takiben G. folikül uyarıcı hormon ve progesteron varlığı belirlendi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. P. 0. Galleria mellonella. G. Biyoloji Bölümü. östrojen. Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae. Kontrol grubunda progesteron seviyesi 0. Çalışmada grup 1:diyabetik-deney hayvan grubu (DHG) + OE. Erken evre larvada belirlenen testosteron düzeyinde diğer evrelere göre anlamlı farklılık varken progesteron düzeyinde önemli bir fark görülmedi. Galleria mellonella L. Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae. 8 ve 24 saat). bu maddelerin böceklerdeki fizyolojik rolü ve metabolizmasının aydınlatılmasında ve karşılaştırmalı endokrinolojide yarar sağlayacaktır. mellonella pupu omurgalı hormonları üzerine etkilerinin araştırıldığı çalışmalarda ise. Enjeksiyon ve parazitlemeyi takiben üç farklı zamanda (4. 10145 Balıkesir dnzmrm@hotmail. Sonuç olarak farklı KEZ dozları ve parazitleme konak larva ve pupunda toplam hemosit sayısında kontrol grubuna göre değişime neden oldu. Her hücre tipinin 1000 hücre içindeki oranları belirlenerek farklı hemosit tiplerindeki değişim ifade edildi. folikül uyarıcı hormon. omurgalı hormonları. turionellae’nın ise eşeye bağlı olarak ergin evrenin erken ve geç dönemlerinde alınan örneklerde immünoanaliz yöntemiyle omurgalı hormonları araştırıldı.02 KEZ dozları. 0. Deniz MERAM2. G. ancak östrojen ve tiroksin hormonları tespit edilemedi.5 KEZ. % 60±5 bağıl nem ve 12:12 saat (Aydınlık: Karanlık) fotoperiyot uygulanan laboratuar şartlarında yetiştirildi. Vahdettin BAYAZIT1.05 KEZ. grup 4:diyabetik DHG (kontrol 3) ve grup 5:diyabetik DHG + ilaç (Glutril) olmak üzere 5 gurupta toplam 50 erkek fare kullanıldı. alloxan ile diyabet yapılmış farelerin (Mus musculus) kan glikoz seviyeleri üzerine etkileri değerlendirildi.02 KEZ. parazitoit zehiri. Galleria mellonella. M. toplam hemosit sayısı. mellonella pupunda progesteron bulunamadı. Mersin yusufozay33@hotmail. Omurgalı ve omurgasızlar için ortak olan hormonların tanımlanması.01 KEZ ve 0. progesteron. Farklı hemosit sayıları ise parazitleme. Biyoloji Bölümü. her doz ve saat için 15’er bireyden hemolenf alınarak toplam hemosit sayıları belirlendi. turionellae farklı kese eşdeğeri zehir dozlarının (KEZ) konak larvasına enjeksiyonunda daha önce belirlenen LD99 değeri altındaki 0. TRABZON fotoperiyot uygulanan laboratuar şartlarında yetiştirildi. 41300 İzmit-Kocaeli 2 Balıkesir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Olga SAK2 1 Kocaeli Üniversitesi. Aylin ER2. grup 3:sağlıklı DHG (kontrol 2). Fen-Edebiyat Fakültesi. (Lepidoptera: Pyralidae) üzerinde. Kütahya 2Dumlupınar Üniversitesi. 6 ve 24 saatlik periyotlarda folikül uyarıcı hormon ve testosteron seviyelerinde kontrol grubuna göre anlamlı bir değişim gözlenmedi. Parazitlemenin G.005 KEZ dozları kullanıldı. mellonella’nın erken evre. Ali CIMBIZ2. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Omurgalı Hormonları Fevzi UÇKAN1. Farelerin açlık kan şekerleri glikometre ile kuyruk veninden alınan kanla değerlendirildi. Sevda GÜZEL3 1 Dumlupınar Üniversitesi. KEZ dozları ve saat için üçer puptan hemolenf örnekleri alınıp Giemsa boyama tekniği ile belirlendi. Ergin P. Sabri ÖZYURT1. Pup evresinde Zeytin Yaprağı (Olea europea) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin ( Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Yusuf ÖZAY1. Eczacılık Fakültesi . P. farklı hemosit sayısı SZ 108 folikül uyarıcı hormon düzeyinde ortaya çıkan farklılık larval döneme göre istatistiksel olarak önemliydi. turionellae genç ve yaşlı bireylerinde her iki eşeyde de testosteron.19.

3 Mersin Üniversitesi. OE bitki özütü. fare Olea europea.0 ± 10. grup 4’te(222.19. Anahtar Kelimeler: Viscum album. Vahdettin BAYAZIT1.(P<0.5) ise en yüksek kan glikoz seviyesi gözlendi (P<0.2 ± 13. alloxan.5). Biyoloji Bölümü. Glikoz ölçümleri 2 günde bir 8 periyotta tekrarlandı. aynı dönem içinde diyabetik ilaç gurubuna 0. Deney sonrasında grup 1 (95.4) ve grup 5 (96. OE guruplarına günde bir defa olmak üzere 16 gün bitki özütü tedavisi.8 ± 21.05).3) gurupları arasında kan glikoz değerleri açısında anlamlı fark belirlenmedi( P>0. alloxanla diyabet yapılan farelerde standart olarak diyabet tedavisinde kullanılan glutril ilacı gibi kan glikoz seviyesinin fizyolojik sınırlarda tuttuğu görüldü. TRABZON enjekte edildi (Total 600 mg/kg). Eczacılık Fakültesi Mersin Türkiye yusufozay33@hotmail.2 ± 17. Açlık kan şekeri 200 mg/dl üzeri olan değerler diyabetik olarak kabul edildi. Sevda GÜZEL3 1 Dumlupınar Üniversitesi. alloxanla diyabet yapılan farelerde standart olarak diyabet tedavisinde kullanılan glutril ilacı gibi kan glikoz seviyesinin fizyolojik sınırlarda tuttuğu görüldü. grup 2:sağlıklı DHG (kontrol 1) + ÖO. fare SZ 110 grup 3 (90. diyabet oluşturmak için serum fizyolojik çözeltisi içerisinde 150 mg/kg alloxan birer hafta arayla 4 kez intraperitonal olarak enjekte edildi (Total 600 mg/kg). Ökse Otu (Viscum album) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin (Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Yusuf ÖZAY1. grup 4:diyabetik DHG (kontrol 3) ve grup 5:diyabetik DHG + ilaç (Glutril) olmak üzere 5 gurupta toplam 50 erkek fare kullanıldı.3 ± 12. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. guruba 0. Biyoloji Bölümü.5) ise en yüksek kan glikoz seviyesi gözlendi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Kütahya Türkiye .2).4 ± 12.05). Anahtar kelimeler: alloxan. Kütahya 2 Dumlupınar Üniversitesi. 1 ve 2. Grup 2 de en düşük (74. Farelerin açlık kan şekerleri glikometre ile kuyruk veninden alınan kanla değerlendirildi.com Bu çalışmada. Grup 2 de en düşük (82.001). Deney sonrasında grup 1 (93. grup 4’te (222. aynı dönem içinde 5. diyabet. Çalışmada grup 1:diyabetik-deney hayvan grubu (DHG) + ÖO. ÖO bitki özütü. Denemeler sonucunda. Açlık kan şekeri 200 mg/dl üzeri olan değerler diyabetik olarak kabul edildi. M.1 mg glutril ilacı oral olarak verilerek glikoz ölçümleri 2 günde bir 8 periyotta tekrarlandı. Ali CIMBIZ2 .4).4) ve grup 5 (96. Denemeler sonucunda. guruplara günde bir defa olmak üzere 16 gün bitki özütü tedavisi.3 ± 12. diyabet.8 ± 21. Ökse Otu yaprağı (Viscum album) (ÖO) bitki özütünün. Sabri ÖZYURT1. grup 2 (90. Farelerde. alloxan ile diyabet yapılmış farelerin (Mus musculus) kan glikoz seviyeleri üzerine etkileri değerlendirildi.7).3) gurupları arasında kan glikoz değerleri açısında anlamlı fark belirlenmedi( P>0.001).2 ± 13.5 ± 13. Sağlık Yüksek Okulu. 222 . grup 3:sağlıklı DHG (kontrol 2).1 mg glutril ilacı oral olarak verildi.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON Eğitim ve Çevre Sözlü Bildiri Özetleri 223 . Biyoloji Bölümü.19.

19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON 224 .

com Bu çalışma. hava kabarcığı yada kirleri inceledikleri numune zannettikleri. kullanım öncesinde ve sonrasında mikroskop temizliğine dikkat edilmediği. Eğitim Fakültesi. SÇ 002 Amasya ve Kayseri İllerinde Biyoloji Öğretmenlerine Düzenlenen Çalıştayların Değerlendirilmesi Hatice KARAER. Hizmet içi kurslarının yapılan çalıştaylara benzer şekilde yapıldığında öğretmenlerin mesleki gelişimlerine daha faydalı ve üretken olacaklarını düşündürmektedir. Etkinliklere Amasya’dan 21 Kayseri’den 30 biyoloji öğretmeni katılmıştır. eğitimlerinin temelini oluşturacak bilgi ve becerilerini lisans düzeyinde Genel Biyoloji Laboratuvar uygulamaları sırasında kazanmaktadırlar. anket ve mülakat yapılmıştır.40’lık objektif sırasını takip etmedikleri. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. mikroskop kullanma sırasında ilk kazanılan doğru yada yanlış bilgilerin alışkanlığa dönüşüp.19. TRABZON SÇ 001 Biyoloji Öğretmen Adaylarının Genel Biyoloji Laboratuvar Dersinde Kazandıkları Preparat Hazırlama ve Mikroskobu Kullanma Yeteneklerinin Araştırılması Sema ÖZKADİF.. mikroskop. bilim danışmalığı. görüntü bulurken ışık ayarlarını yapmayı unuttukları. öğrencilerin kesit alma tekniklerini. Ayrıca.3.. ve 5.Yapılan çalışma Kars merkez ilköğretim okullarında Biyoloji konularının öğretimi hangi yöntemlerin kullanıldığını ve kullanılan yöntemlerin etkinliğinin ve öğrenci başarısını belirlemek amacı ile yapılmıştır. ve 5. Amasya ve Kayseri illerinde TÜBİTAK-BİDEB (Bilim İnsanı Destekleme Dairesi Başkanlığı) tarafından desteklenen 22 Haziran – 1 Temmuz 2007’de Amasya’da.4. Fen Edebiyat Fakültesi. edindiği yanlış uygulama ve yanlış bilgilerin tespit edilmesi. Ahmet AKSOY Amasya Üniversitesi.com Biyoloji laboratuarını kullanacak olan öğretmen adayları. Biyoloji Bölümü. SÇ 003 İlköğretim Fen Bilgisi Derslerinde Biyoloji Konularının Öğretiminde Kullanılan Yöntemler ve Bu Yöntemlerin Uygulanabilirliği Sultan ÇOLAK1. tekniğine uygun biçimde yapamadıkları gözlenmiştir. Nil BAĞRIAÇIK2 1 Kafkas Üniversitesi. Konya kalipci028@mynet. Kars 2 Kafkas Üniversitesi. Kars sultancolak@yahoo. İlhami BAYRAK1. preparatta en uygun görüntüyü bulmak için şaryo vidalarını kullanmadıkları. Öğrencilerin preparat hazırlamalarındaki yetenekleri giderek gelişirken. lameli kapatma şeklini.. Mikroskop kullanımında ise mikroskop kısımlarının yeterince bilinmemesinden kaynaklanan kullanım eksikliklerinin olduğu.2. Fergan KARAER. 40’lık ve 100’lük objektifle inceleme yaparken makro vida ayarı yapmaya çalışarak mikroskoba zarar verdikleri tespit edilmiştir. sınıf öğretmen adaylarının Genel Biyoloji Laboratuar dersinde preparat hazırlama ve mikroskobu kullanma aşamasında kazanmış oldukları bilgi seviyelerinin araştırılması. biyoloji çalıştayı. Eğitim Fakültesi. boyama yöntemlerini.sınıf olmak üzere toplamda 150 biyoloji öğretmen adaylarına. 25 Ağustos – 1 Eylül 2007 tarihleri arasında Kayseri’de düzenlenen biyoloji öğretmenlerini bilim danışmanlığı ve eğitimi yönünden destekleme çalıştaylarının öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkısının olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Meram. 4’lük 10’luk. öğrencilik hayatları boyunca değiştirmeden kaldığı gözlenmiştir. Fen Bilgisi Öğretimi Bölümü.Ali KIRPIK2.com Bu çalışma ilköğretim Fen Bilgisi derslerinde Biyoloji konularının öğretimi ve uygulanabilirliğini belirlemek amacı ile yapılmıştır. Nagihan ŞAHİN.. Laboratuarda uygulama yaptırılarak.4. M. preparat hazırlama aşamasında. Eğitim Fakültesi. Biyoloji 1. Anahtar preparat Kelimeler: Biyoloji. Erkan KALIPCI. Yapılan uygulama neticesinde. Ayrıca. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi ABD’da öğrenim gören 1. öğretmen adaylarının büyük çoğunluğunda. Amasya fergankaraer@hotmail. uygulama sırasındaki karşılaştıkları zorlukların belirlenmesi amaçlanmıştır. Yeşim YENER Selçuk Üniversitesi.3. Verilerin toplanması ve değerlendirilmesinde etkinlik öncesi ve sonrasında yapılan anket çalışmaları ile etkinlikler sırasındaki nitel gözlemler ve yarı yapılandırılmış mülakat görüşlerinden çalıştayların amacına ulaştığı belirlenmiştir.2.. Biyoloji Eğitimi ABD. Biyoloji Bölümü. Kars merkez ilköğretim okullarında Biyoloji konularının 225 . Anahtar Kelimeler: Biyoloji eğitimi. mikroskoba zarar veririm düşüncesi ile kullanımdaki çekingenliklerin oluştuğu tespit edilmiştir. Bu çalışma ile.

bu sorulara verdikleri cevaplarla ilgili biyolojik okuryazarlıkları irdelenmiş ve geliştirdikleri günlük olaylarla ilgili düşünceleri incelenerek müfredatın içeriğine yönelik öneriler getirilmiştir. Başıbüyük. Biyolojik okuryazar olan birey.A. Anahtar Kelimeler: 137Cs. canlılarda dış ışınlama kaynağı olarak ve organizmaya besinle girerek iç ışınlama kaynağı olarak etkili olmaktadır. ilköğretimde biyoloji eğitimi. Bu amaçla Kars merkez ilköğretim okulları öğretmenleri ve öğrencileri üzerinde anket çalışması yapılmıştır. Toprak örneklerinde 137Cs aktivite konsantrasyonları yüksek saflıktaki germanyum dedektöre bağlı gama spektrometresinde ölçülmüş ve konsantrasyon değerleri Bq/kg olarak hesaplanmıştır. Poyrazköy. Pirinççi. potasyuma benzer fiziko-kimyasal özellikleri ve canlıların yumuşak dokularında birikebilmesi nedeniyle en önemli yapay radyonüklidlerden biridir. kil.tr Eğitimin işlevlerinden biride toplumun gereksinim duyduğu nitelikli insan gücünü yetiştirmektir. Yavuz ÇOTUK. Bu çalışmada. Toprakta 137Cs’nin birikiminin uzun süreli sonuçlarını yorumlayabilmek için.com 137Cs 1945 yılında başlayan nükleer silah denemeleri ve 1986 yılında meydana gelen Çernobil nükleer santral kazası sonucu çevreye yayılan fisyon ürünü bir radyonükliddir. İstanbul. toprak.B. Baştürk KAYA. Ömerli. model. modelleri. Konya seldakilic@selcuk. Alibeyköy. Çamlıca. bilgilenmenin sürekliliğini sağlayabilme. sınıf öğrencileri ve Tezsiz Yüksek lisans öğrencilerinin biyolojik okuryazarlıkları araştırılmıştır. eleştirel düşünebilmeli. TRABZON öğretiminde hangi strateji. pH değeri. anket. yöntem ve teknikleri kullanıldığını ve kullanılan yöntemlerin etkinliğinin belirlenmesine çalışılmıştır.BD. Kilyos. Polonezköy. İstanbul Biyoloji Öğretmen Adaylarının Biyolojik Okuryazarlığı Hakan KURT. Cem DALYAN İstanbul Üniversitesi. Avcılar. kullanılan öğretim stratejileri. bilimsel araştırma yöntemlerini uygulayan bireylerdir. farklı sorularla sorgulayabilmeli. her öğrencinin eğitim sürecinin bir parçası olması zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Biyoloji. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Toprağın yüzey tabakalarında biriken 137Cs. Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanlar Eğitimi Bölümü.14 yıl) ve yüksek çözünürlüğü. Yaşanan değişimlerin bir gereği olarak bilgi okuryazarlığı eğitimin. Riva. biyolojik bilginin önemine yönelik öznel yorumlar geliştirebilmeli. bilgiyi değerlendirip zihninde yapılandırabilmelidir. biyoloji eğitimi. Uygulanan anketlerin sonuçlarında öğretmen tutumları.E Bölümü Biyoloji A. Fen Fakültesi. Kurtköy) 0 ila 30 cm arasındaki yüzey toprağı 2007 Eylül ve Ekim aylarında toplanmıştır.Dalında öğretimine devam eden.M. Biyoloji A. Toprağın fizikokimyasal parametrelerinden olan organik madde ve kil miktarı özellikle yüzey toprağında fazla bulunmaktadır. Ümraniye. Biyolojik okuryazar olan bir birey. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi O. Türkiye kilic_onder@yahoo. Kars SÇ 004 Anahtar Kelimeler: Biyoloji Öğretmen Adayları. Eğitim Fakültesi. Biyolojik Okuryazarlık SÇ005 İstanbul Toprağında 137Cs’nin Dikey Dağılımının Belirlenmesi Önder KILIÇ. bilginin ne zaman ve nasıl elde edileceğine ilişkin yöntem ve stratejileri bilmektir. Toprak örneklerinde fizikokimyasal parametreler (organik madde miktarı. biyolojideki kavramları ve kavramlar arası ilişkileri oluşturan. Biyolojik okuryazarlık. Florya. toprağın yapısına bağlı olarak yüzeyden derine doğru göçünü ve toprağın fizikokimyasal özelliklerini belirlemek gerekmektedir. bilgiyi zihninde yapılandırıp organize eden ve bilgilerini başka alanlara aktarabilen. Nispeten uzun fiziksel yarı-ömrü (30.edu. Aydos. radyoaktivite. Biyoloji 5. problemleri çözebilmek için bilgiye ulaşma. farklı toprak tiplerinde 137Cs’nin davranışını test etmek. Murat BELİVERMİŞ. silt ve kum oranları) belirlenmiş. yöntem ve tekniklerin etkinliği üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır.19. 226 . Ali ATEŞ. 34134 Vezneciler. değişik kaynaklardan bilgiye erişebilme. Selda KILIÇ Selçuk Üniversitesi. Bu çalışmada İstanbul’da 15 örnekleme istasyonunda (Bahçeköy. bu parametrelerin 137Cs’nin dikey dağılımındaki etkileri incelenmiştir. Toprağın bu parametreleri 137Cs’yi tutmada oldukça etkili olduğundan 137Cs’nin derine inmesini engellemektedir.F. Biyoloji öğretmen adaylarına genel ve özel biyoloji konularına ilişkin sorular sorulmuş. Biyoloji Bölümü. Derinlerde birikmesi ise yeraltı sularına karışmasına yol açmaktadır.

BERN gibi biyoçeşitliliği.8’i). biyoçeşitlilik. İğne Ada’da uygulanan Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Kaynak Yönetim Projesi ise. Dünyanın birçok yerinde plan ve program için SÇD uygulanmaya başlanmıştır. çevre yönetimi için kullanılan araçlardan biri olan faaliyetler düzeyde uygulanan ÇED’in bir ileri aşamasıdır ve makro düzeyde uygulanır. RAMSAR. Türkiye ve diğer ülkeler karşılaştırılmıştır. haklı başarısını ortaya koymaktadır. SÇD. TRABZON SÇ 006 Dünya’da ve Türkiye’de ÇED Uygulamaları ve Biyoçeşitliliğin Korunması Nüket SİVRİ. Biyoçeşitlilikde ise asıl önemli olan ekosistemlerin ve insanoğlunun sağlıklı var oluşu. Son yıllarda ekonomik önceliğin. biyoçeşitlilikten ziyade getireceği ekonomik olanaklar öncelikli olmuştur. Rahmi Güneş OKSAY İstanbul Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: ÇED. Emre KALKAN. 13 kurbağa türünün 5’i (% 38’i) ülkemizde yaşamaktadır. ayrıca da sorumlu olduğumuz ilçe kapsamında ilçe belediyesinin de sponsorluğunda ilçe halkına çevreyi temiz tutabilmek ve gelecek nesillere daha sağlıklı bir çevre bırakabilmek amacıyla yaptığımız çalışmalar ve etkinlikleri tanıtmak bu konuyu ilgili akademisyenlerin görüşlerine sunmak. Biyoloji Bölümü. bu zenginliğini devam ettirme çabasındadır. çevre üzerindeki etkilerinin incelenmesi için yani planlanan proje ve faaliyetlerin irdelenmesinde ekonomik-çevresel olguların ortak bir çerçeve içinde değerlendirilmesini sağlamak için uygulanan yöntemler topluluğudur. Türkiye’de de ÇED raporları açısından olumlu ve olumsuz örneklere rastlamak mümkündür.8’i). Başarılı örneklere rastlanması ve çevre bilincinin giderek artması. ÇEDbiyoçeşitlilik-ekonomiklik açısından. 72 kuş türünün 46’sı (% 63. ayrıcada ilgili akademisyenlerin görüşleri de alınarak önümüzdeki yıllarda yapacağımız çevre eğitim projesi çalışmalarından somut sonuçlar alabilmek için daha etkin duruma getirebilmek için ve daha geniş kitlelere hitap edebilmek (yayabilmek) için ilgili akademisyenlerle karşılıklı müzakere şeklinde sözlü sunum yapılmaya çalışılacaktır. sadece Türkiye’de değil Dünya’da da önem kazanmaktadır. doğa unsurunu dikkate alan ve bu sürekliliğe yardımcı olmaya çalışan ÇED raporları. çevre örgütlerinin baskısı ile projede değişikliğe gidilmiş ancak değişiklik tehlikedeki türlerin korunması açısından yeterli olamamıştır. Avrupa’da nesli tehlikeye girmiş 36 memeli hayvan türünün 15’i (% 42. En belirgin örneklerden biri.com Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) planlanan bir faaliyetin. özelliklede ilköğretim ve orta öğretim okullarına yönelik bu çevre eğitim projesi kapsamında katı atıkların ayrışımından okullara geri dönüşüm olarak ne tür katkılarda bulunabilmişiz. özellikle nesli tehlikede olan hayvan ve bitki türlerini koruyan sözleşmelerle. doğal hayat ve biyoçeşitlilikten ne yazık ki daha önemli olması araştırmanın çıkış noktasıdır. ekonomik yaptırımların önüne geçmelidir. Romanya’daki Tisza nehrinde meydana gelen siyanür faciası ve 3 yıl sonrasında hazırlanan ÇED raporudur. Çünkü incelenen çoğu ÇED rapor ve projesinde. Anahtar Kelimeler: Çep 227 . 47 sürüngen türünün 18’i (% 38’i). hem yöre halkı ve hem de basının takibinde olan Kaz Dağları (ÖKA)’ nda altın madeni arama faaliyetleri güncel bir örnektir. endemik. ancak ciddi denetimler ve caydırıcı cezalarla.19. Artık ekolojik yaptırımlar. bu okullarımıza yönelik neler yapabiliriz hususunda ileriki hedeflerimizi açıklamak ve bu hedeflerimize yönelik ilgili akademisyenlerin de görüş ve önerilerini de önemle dikkate almak.com İstanbul Ümraniye'de Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından oluşturulan çevre eğitim projesi kapsamında yapılan çalışmalarımızı tanıtmak ve bu çalışmaların daha verimli bir şekilde üst düzeyde daha geniş bir alana hizmet sunabilmek. biyoçeşitliliği ve doğal kaynakları koruma adına umut vericidir. Böylece karar aşamasında herhangi bir seçeneğin ileride doğuracağı olumsuz çevresel etkilerin gözden kaçması önlenmiş olur. Avcılar. Western Gray Whale türü projelendirilirken göz ardı edilmiş. İstanbul sivrin@gmail. Kıta ülkeleri arasında Türkiye biyoçeşitlilik zenginliği açısından dokuzuncu sıradadır ve florasının % 33'ten fazlasını endemik türler oluşturmaktadır. Ümraniye. Türkiye’de yapılan ve yapılacak olan ÇED projeleri ile devamı sağlanacak biyolojik zenginliğin. Mühendislik Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 34320. SÇD (Stratejik Çevresel Değerlendirme) ise. Yapılacak yatırımlarda ve faaliyetlerde. Rusya’da Sakhalin bölgesindeki petrol/doğal gaz boru hattı ÇED ve biyoçeşitlilik yaklaşımıdır. Hem STK’ları. Benzer bir örnek de. Bu çalışmada. Dahil olduğu CITES. doğal dengenin korunması ve sürdürülebilir bir dünya anlayışıdır. Türkiye biyoçeşitlilik açısından sahip olduğu yaklaşık 3000 tanesi endemik olan 9000’den fazla bitki türü ile Dünya’da önde gelen ülkeler arasındadır. Çevre Mühendisliği Bölümü. incelenen rapor ve projelerle. mümkün olabileceği öngörülmektedir. Türkiye SÇ 007 Ümraniye'de Çevre Eğitim Projesi Mustafa KATI Mustafa Kemal Anadolu Lisesi. İstanbul biyogenez@hotmail.

Anahtar Kelimeler: Emet Çayı. Fen Edebiyat Fakültesi. madencilik faaliyetlerinin ve arazi kullanımının suyun kimyasal özelliklerini etkileyen en önemli faktör olduğu tespit edilmiştir. Bölge Müdürlüğü. Trofik Diyatom İndeksi’nin Emet Çayı epipelik diyatome florasını iyi temsil ettiği. Çalışmada epipelik diyatomelere ait 180 takson tespit edilmiştir. Didem Karacaoğlu1. ancak akarsuyun kirliliğini iyi yansıtmadığı tespit edilmiştir. epipelik diyatomeler. Fen Edebiyat Fakültesi. Epipelik diyatomelerin özellikle ortamın jeolojik özelliklerinden ve madencilik etkisinden kaynaklanan inorganik su kalite parametreleri ile anlamlı ilişkiler göstermesi. Nisan 2001 ile Mayıs 2002 tarihleri arasında Emet Çayı’nda belirlenen beş çalışma bölgesinden aylık olarak su ve epipelik diyatome örnekleri toplanmıştır. çevresel değişkenler ile anlamlı ilişki göstermiştir. kirlilik. Epipelik diyatomelerin kullanıldığı metriklerden çoğu. Toplam Sertlik. kalsiyum. Görükle. Bölge Müdürlüğü. Bursa dalkiran@uludag. Nisan 2001–Mayıs 2002 tarihleri arasında altı çalışma bölgesinden aylık olarak toplanmış epilitik diyatome örneklerinin komunite yapıları araştırılmıştır. bununla birlikte diyatom takson zenginliği ve Shannon-Wiener çeşitlilik indeksinin de komunite yapısını iyi temsil ettiği belirlenmiştir. Çayda kirlilik durumunu belirlemek için epilitik diyatomelere dayanan 20 metrik uygulanmıştır. Klor. Ayrıca 28 fiziksel ve kimyasal değişken de akarsuyun özelliklerini belirlemek için ölçülmüştür. uygulanan metriklerden epipelik diyatomelerin komunite yapısını en iyi temsil eden metriklerin kompozisyon ölçümlerine ait metrikler olduğu tespit edilmiş. TRABZON SÇ 008 Emet Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epipelik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Didem KARACAOĞLU1.edu. arazi kullanımı (madencilik aktiviteleri).19. Nurhayat DALKIRAN1. Karbonat. pH. Trofik Diyatome İndeksi. Bursa 2 Devlet Su İşleri I. Bununla birlikte karbonat. bikarbonat ve akarsu debisinin en önemli değişkenler olduğunu göstermektedir. Biyoloji Bölümü. İstatistiksel sonuçlar Çay’da organik kirlenmenin önemli olmadığını göstermektedir. toplam çözünmüş madde. sülfat.tr Bu çalışmada Emet Çayı’nın kirlilik düzeyi epipelik diyatomeler kullanılarak belirlenmiştir. bu organizma grubunun Emet Çayının kirlilik seviyesini tespit etmede iyi indikatör olduklarını göstermektedir. İstatistiksel analiz sonuçları akarsu havzasının sırasıyla jeoloji. Trofik Diyatome İndeksi ve Toplam Organizma Sayısı havzanın inorganik kirliliği ve jeolojisi ile yüksek korelasyon göstermiştir. Su kalitesinin tespiti için otuz fiziksel ve kimyasal değişkenin ölçümü yapılmıştır. çok değişkenli analizler SÇ 009 Orhaneli Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epilitik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Nurhayat DALKIRAN1. kirlilik. DCA sonuçlarına göre. metrik. organik kirlilik ve fiziksel karakteristiklerden etkilendiğini göstermektedir. Bursa didemk@uludag.edu. Sıcaklık. İstatistiksel analiz sonuçları Orhaneli Çayı’nda inorganik kirliliğin ve madencilik faaliyetlerinin belirlenmesinde epilitik diyatomelerin iyi indikatör olduğunu göstermiştir. Bursa 2 Devlet Su İşleri. Test edilen birçok metrik fiziksel ve kimyasal değişkenlerle anlamlı ilişki göstermiştir. toplam sertlik. Magnezyum. Orhaneli Çayı’nda epilitik diyatomeler 199 takson ile temsil edilmişlerdir. epilitik diyatomeler. PCA Analizi sonuçları Elektriksel İletkenlik. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. klor ve çözünmüş oksijen diğer önemli bulunan çevresel değişkenler olmuştur. Engin ŞENTÜRK2 1 Uludağ Üniversitesi.tr Bu çalışmada Orhaneli Çayı’nın kirlilik seviyesi epilitik diyatomeler kullanılarak belirlenmiştir. Epipelik diyatomelerin kullanıldığı 18 metrik uygulanmış ve bu metriklerin akarsuyun kirlilik durumu ile ilişkileri belirlenmiştir. Silis ve Sülfat’ın akarsuyun karakteristik özelliklerini etkileyen en önemli kimyasal değişkenler olduğunu göstermiştir. bor. Çalışmada uygulanan istatistiksel analiz sonuçları Emet Çayı’nın jeolojik yapısının suyun kimyasal kompozisyonunu ve dolayısıyla epipelik diyatomelerin komunite yapısını etkileyen birincil faktör olduğunu göstermiştir. Trofik Diyatome İndeksi. DCA Analizi sonuçları iki çeşitlilik metriğinin ve Trofik Diyatome İndeksinin komunite yapılarını karakterize eden en kuvvetli metrikler olduğunu göstermiştir. Bikarbonat ve Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı ise akarsuyu karakterize eden diğer değişkenler olmuştur. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Orhaneli Çayı. Epilitik diyatomelere dayanan birçok kompozisyon metriği. pH. Toplam Çözünmüş Madde. Şükran DERE1. Engin ŞENTÜRK2 1 Uludağ Üniversitesi. Görükle. Bununla birlikte kimyasal PCA eksenlerinde anlamlılık gösteren kimyasalların tümü Emet Çayı’nda inorganik kirlenmenin daha önemli olduğunu işaret etmektedir. Şükran DERE1. I. magnezyum. PCA analizi sonuçları elektriksel iletkenlik. metrik. çok değişkenli analizler 228 . Akarsuyun jeolojik yapısının.

Ömer Sait KILIÇ1. GAP Bölgesinin doğal. doğada gözlem yapma fırsatı verilerek. Projenin amacı. Fen Edebiyat Fakültesi. GAP Yöresinin Bilimsel Eğitim Amaçlı Kullanımı Projesi ilk kez 2006 yılının bahar mevsiminde TÜBİTAK tarafından sağlanan destekle tek dönem halinde gerçekleştirilmiştir. lisansüstü öğrencileri. Şanlıurfa 2 Şanlıurfa H. katılımcıların doğa kavramını. bilimsel araştırmaları sevdirmeye. Mahmut AYDOĞDU2 1 Harran Üniversitesi. turist rehberleri ve araştırma görevlilerine doğayla ilgili konular çerçevesinde. bilimin geniş kitlelerce sevilmesini ve sevdirilmesini. veteriner. katılımcı. Biyoloji Bölümü. mevcut bilimsel birikimin farklı branşlardaki bireyler tarafından uygulanabilir hale gelmesini sağlamasına katkıda bulunmaktır. çevreyi algılama ve davranış biçimlerini değiştirmelerine katkıda bulunmaktır. geniş bir ekoloji vizyonu kazandırmak. Sebiha ÖZLEK Lisesi. sorgulayıcı ve ekip çalışması metotlarıyla kalıcı ve disiplinlerarası bir yaklaşımla sergilenmektedir. Şanlıurfa botany1972@yahoo. TRABZON SÇ 010 Okul Dışı Çevre Eğitiminde GAP Doğa Eğitimi Projesi Hasan AKAN1. uygulamalı. Böylece. Okul dışı çevre eğitimi. doğa-insan-toplum ilişkilerini yeniden sorgulamalarına ve yeni sentezlere erişmelerine.com Konusunda uzman olan eğitmenlerin hedef kitlemize aktardıkları konular. sağlık personeli. Hedef kitlemiz olan öğretmenler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. gözleme dayalı. tarihi ve kültürel değerlerini bir eğitim ortamı olarak değerlendirip. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU1. Beklentimiz ise. bilimsel düşünmeye özendirmeye ve çok yönlü düşünmeye olanak sağlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Doğa Eğitimi. 229 . izci liderleri.Biyoloji Bölümü. doğanın dilinin öğretilmesi yoluyla bilimin popülerleşmesinin sağlanmasına katkıda bulunmaktır. GAP.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON 230 .19.

Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. TRABZON POSTER BİLDİRİLER 231 .

Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. TRABZON 232 .

19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON Mikrobiyoloji Poster Bildiri Özetleri 233 .

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON 234 . Biyoloji Bölümü.19.

15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi. Konya moaladag@selcuk. dezenfektan. Sonuçta aldehit bazlı cerrahi alet dezenfektanının %0. 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı. Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı.tr Yapılan çalışmada asit bazlı ve aldehit bazlı cerrahi alet dezenfektanının hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %1.05 %0.Onur ALADAĞ1. 1. Sağlık Hizmetleri MYO. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfektan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi. %50. Mustafa KUL. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 30 saniye. Biyoloji Bölümü.01’lik konsantrasyonunun test mikroorganizmalarına karşı 30sn’de perasetik asit içeren dezenfektanın %1 konsantrasyonu Staphylococcus aureus 30 saniyede etkili olduğu %0.1 Histidin + %0.tr Yapılan çalışmada alkol bazlı (%70 v/v) el ve cilt dezenfektanın hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %100.19. %0. Konya moaladag@selcuk. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: mikroorganizma Alkol. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. PM002 Asit ve Aldehit Bazlı Cerrahi Alet Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Birol ÖZKALP.1’lik konsantrasyonu tüm test mikroorganizmalarına karşı 30 saniyede etkili olduğu gözlenmiştir. %0. %10’luk konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır. 1.5’lik konsantrasyonlarının diğer test mikroorganizmalarına karşı 30 saniyede etkili olduğu gözlenmiştir. Rüstem DUMAN2 1 Selçuk Üniversitesi. Sonuçta alkol bazlı cilt ve el dezenfektanın %100’lük konsantrasyonunun Staphylococcus aureus’na 1 dk’da diğer test mikroorganizmalarına ise 10 saniyede etkili olduğu tespit edilmiştir.edu. Fatih SEVGİ Selçuk Üniversitesi. dezenfektan.1.1 Histidin + %0. Onur ALADAĞ. Sağlık Hizmetleri MYO.edu. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi.1 Sistein kullanılmıştır. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 30 sn. %0. Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı. mikroorganizma 235 . M. Test mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektan maddenin etkisini in aktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0. Anahtar Kelimeler: Asit. M. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektanın maddenin etkisini inaktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0. TRABZON PM001 Alkol Bazlı El ve Cilt Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn Vitro Etkinliği Birol ÖZKALP1. Test Mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır. Nesrin TURAÇLAR1. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfaktan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi.5. 15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi. 5. 5. 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı. Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı. %25. Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı..01’lik konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır.1 Sistein kullanılmıştır. aldehit. Sitrik asit içeren dezenfektanın %0.

Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı. günlük yaşamda aktif kullanım açısından da önemlidir.5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir. alkol. Bu nedenle çeşitli enfeksiyonların etkisinin azaltılması ve/veya önlenmesi için tekstil ürünlerine farklı antibakteriyel bileşikler uygulanmaktadır. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfaktan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi. coli bakterilerinin duyarlılığının benzer olduğu saptanmıştır. %0.05. Sulfamik asit içerikli dezenfektanın %0. pneumoniae ve E. Değerlendirmeler agar ve kumaş örneği arasındaki bakteriyel üremenin varlığı veya yokluğu ve örnek çevresindeki üreme inhibisyon zonunun varlığına göre yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Asit. 15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi.5±0. Biyoloji Bölümü. 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı.5’lik ve yukarı konsantrasyonları diğer test mikroorganizmalarına 1 dakikada etkili olduğu tespit edilmiştir.com Antimikrobiyal aktiviteye sahip kumaşlar sadece medikal alanda değil. 5.10 ve 20 yıkama sonrası Staphylococcus aureus ATCC 6538. Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi. Lüleburgaz'daki bir kumaş fabrikasından elde edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Yıkama işlemlerinden sonra kumaşların bakteri üremesini engelleyici 236 . Test Mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır.tr Yapılan çalışmada üç asit karaterli ve bir alkol bazlı yer ve yüzey Dezenfektanın hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %1.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0. Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı. aureus bakterisinin antibakteriyel özellik kazandırılmış kumaşlara karşı en duyarlı bakteri olduğu ( 3. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektanın maddenin etkisini inaktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0. Konya moaladag@selcuk. K.1 Histidin + %0. bu ürünlerin kullanım koşullarında da etkinliğini sürdürebilmesi önemlidir. dezenfektan.2 mm inhibisyon zonu).001’lik konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır.5. Vezneciler. %0.5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 1. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. Çalışmada. Nesrin TURAÇLAR Selçuk Üniversitesi. %0. Sonuç olarak. dimetiltetradesil (3-(trimetoksilil) propil) amonyum klorid bileşiği uygulanmış tekstil ürünlerinin direkt olarak ve 5. İSTANBUL aytenkimiran@yahoo.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0. %0.1. TRABZON PM003 Asit ve Alkol Bazlı Yer. alkol bazlı yer ve yüzey dezenfektanının % 1’lik konsantrasyonu Staphylococcus aureus suşuna 1 dakikada %0. Perasetik asit. Sağlık Hizmetleri MYO. Yüzey Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Birol ÖZKALP.edu.1 Sistein kullanılmıştır.Onur ALADAĞ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kumaşlara uygulanan antibakteriyel maddeler genellikle in vitro olarak etkili bulunsa da.19. hidrojen peroksit ve asetik asit içerikli dezenfektanın %0. Kumaş örneklerinin antibakteriyel aktivitesi ISO Standartları 20645:2004 (agar difüzyon plak testi) ve AATTC 147–2004 Test Metodu (paralel çizgi metodu) ile belirlenmiştir. Fen Fakültesi. Perasetik asit içerikli dezenfektanın %0.5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir. S. Escherichia coli ATCC 10229 ve Klebsiella pneumoniae ATTC 4352 bakterilerine karşı antibakteriyel aktivitesinin araştırılması amaçlanmıştır. Tekstil örnekleri (%62 pamuk-%38 polyester) Kırklareli. mikroorganizma PM004 Dimetiltetradesil (3-(Trimetoksilil) Propil) Amonyum Klorid Emdirilmiş Kumaşların Antibakteriyel Aktivitesinin İncelenmesi Ayten KİMİRAN ERDEM. M.

SG 1 suşu için > 6 log düşüş sağladığı belirlenmiştir. tüketicinin sağlık ve hijyen konusundaki artan gereksinimleri. sıcak su sistemleri ve soğutma kuleleri gibi insan yapımı su sistemlerinden sıklıkla izole edilirler. Gazi Hastanesi. K. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. Gelişen yeni teknolojilerle.com Lejyoner hastalığı ve Pontiyak ateşi etkeni olan Legionella pneumophila bakterileri buharlaştırıcı kondansatörler. Escherichia coli. standart suş için 6 saatlik temas süresinde > 6 log düşüş sağladığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Legionella pneumophila. antibakteriyel giysi ve malzemelerin aktif kullanım durumunda da etkinliğini sürdürebilmesini gerektirmektedir. nemlendiriciler. pneumoniae suşlarının plazmid büyüklükleri ile antibiyotik dirençlilikleri arasında bir ilişki saptanamamıştır. pneumoniae suşlarının sefalosporin grubu antibiyotiklerden Cefotaxime ve Ceftazidime % 22. soğutma sistemlerinde kullanılan mikrobisitlerin aktivitesinin belirlenmesi için kullanılan ASTM (American Society for Testing Materials) E 645–91 standart test metodu modifiye edilerek. isothiazolin. İstanbul ozlem_sanli@yahoo. Fen Fakültesi.6–30. pneumoniae suşu izole edilmiş ve bazı sefalosporin türü antibiyotiklere karşı direnç durumları belirlenmiştir. Vezneciler. farklı temas sürelerinde (0–3–6–24–168 saat) bakteri sayısındaki düşüş belirlenmiştir. Sonuç olarak. klor. Biyositlerin suşlara karşı aktivitesi in vitro olarak test edilmeden önce. Kampus. Sevan GÜRÜN. Yusuf DURAK2. Bu nedenle.2 oranında dirençli oldukları görülmüştür. Ankara Hastanesi. Ocak 2004–Şubat 2005 tarihleri arasında. Bakteri suşların plazmid profilleri araştırılmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Ahmet UYSAL2 1 Selçuk Üniversitesi. Bu bağlamda. Staphylococcus aureus. plazmid büyüklüklerinin 1. Zuhal ZEYBEK. Anahtar Kelimeler: Tekstil ürünleri. Bu sistemler legionella bakterilerini çoğaltma ve hastalık yayma potansiyeline sahip olduklarından. bakteri sayısında 4-log düşüş sağlaması gerektiği bilinmektedir.4. aynı konsantrasyonun SG 1 suşu için 3 saatlik. kuaternar organosilan. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Çalışmamızda. Ceftriaxona % 19. kumaşların antimikrobiyal aktivitesinin incelenmesi bu tip tekstil materyallerinin üretimi ve gelişimine katkı sağlayacaktır. dezenfeksiyon PM006 Üriner Sistem Enfeksiyonlarından İzole Edilen Klebsiella pneumoniae’ların Sefalosporin Türü Antibiyotiklere Duyarlılıkları ve Plazmid Profillerinin Araştırılması Mustafa Onur ALADAĞ1. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. antibakteriyel aktivite. Çalışma sonunda Gemacide TC’nin % 0. Biyoloji Bölümü. İstanbul Üniversitesi. her iki biyositin de soğutma kuleleri için önerilen dozlarında Legionella pneumophila bakterilerine karşı etkili olduğu belirlenmiştir. çalışmamızda non-iyonik thiazolinler karışımı olan Gemacide TC (benzisothiazol ve isothiazolin-ones) ve non-iyonik klor bazlı K4 Kloran’ın üç farklı Legionella pneumophila suşuna karşı antimikrobiyal aktivitesi belirlenmiştir. MİK (minimum inhibe edici konsantrasyon) düzeyleri dilüsyon tekniği ile belirlenmiştir. Çalışmada standart suş (ATCC 33152) ve soğutma kulesi sisteminden izole edilen SG 1 ve SG 2–14 suşları kullanılmıştır. Klebsiella pneumoniae PM005 Legionella pneumophila Suşlarına Karşı Farklı Biyositlerin Aktivitesinin Belirlenmesi Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. bu bakteriler bakımından kontrol altına alınabilmeleri için etkili biyositin belirlenmesi gerekmektedir.1 kb arasında değiştiği ve plazmidlerin sekiz farklı plazmid profili oluşturdukları belirlenmiştir. biyosit. Legionellalara karşı bir su arıtım biyositinin etkin kabul edilebilmesi için en az bir saatlik temas süresi sonunda.com Çalışmamızda. Ayten KİMİRAN ERDEM. Konya 2 Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü moaladag72@hotmail. K4 Kloran’ ın % 1’lik konsantasyonunun ise 3 saatlik temas süresi sonunda SG 2–14 ve standart suş için > 5 log. Ankara Üniversitesi İbni Sina Tıp Fakültesi Hastanesi ve Konya Numune Hastanesine başvuran üriner sistem enfeksiyon şüpheli hastalardan alınan idrar örneklerinden toplam 125 adet K. 237 . TRABZON etkisinin tüm bakteriler için giderek azaldığı belirlenmiştir. dimetiltetradesil (3-(trimetoksilil) propil) amonyum klorid. K.001’lik konsantrasyonunun SG 2–14 suşu için 3 saatlik temas süresi sonunda > 4 log. Ankara Numune Hastanesi. Biyoloji Bölümü.

ADANA fmatyar@cu. son zamanlarda artan trendler dolayısıyla çiğ olarak da tüketilmektedir. Her ne kadar pişirilip yenen karidesler. sedimentten izole edilen suşların %96. Osman GÜLNAZ1.9’u ampisiline. Ayrıca bakterilerin tür bazında identifikasyonu yapılmıştır. Tamer AKKAN2. bu suşların tür bazında identifikasyonunun yapılması amaçlanmıştır. Bu amaçla İskenderun körfezi deniz suyundan 37 sedimentten 56 olmak üzere toplam 93 Enterobacteriaceae üyesi izole edilmiş ve çoklu antibiyotik dirençliliği araştırılmıştır.7) imipeneme dirençli bulunmuştur. %81. Bu çalışmada amaç Akdeniz’den toplanan karideslerden izole edilen Gr(-) bakterilerde çoklu antibiyotik dirençliliğinin araştırılması ve bu bakterilerin tür bazında identifikasyonunun yapılmasıdır. Bu amaçla Akdeniz’den toplanan karideslerden 97 adet Gr(-) bakteri izole edilmiş ve 10 farklı antibiyotiğe karşı dirençlilikleri araştırılmıştır.2-1 arasında değişmektedir. Çoklu antibiyotik dirençliliği göz önünde tutulursa durumun ciddiyeti daha iyi anlaşılmaktadır. Biyoloji Bölümü.2’si amikasine dirençli bulunmuştur.9’u nitrofurantoine. Su izolatlarının tamamının (%100) streptomisine. %89. dirençlilik. Buse ERASLAN1. %97. MAR (Multiple Antibiotic Resistance) indeksi 0. Çoklu antibiyotik dirençliliği araştırıldığında bu oranın %98. Bu çalışmada deniz suyu ve sedimentten izole edilen Enterobacteriaceae üyelerinin 10 farklı antibiyotiğe karşı çoklu antibiyotik dirençliliğinin araştırılarak. Tamer AKKAN2. ADANA 2 Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. Buse ERASLAN1.823. % 94’ü ampisiline. antibiyotik.19. %73.3’ü streptomisine dirençlilik göstermiştir. Adana fmatyar@cu. Biyoloji Böl.tr Ülkemizde ve dünyada lüks tüketim ürünleri arasında yer alan karidesin tüketimi her geçen gün artmaktadır. sediment PM008 Karideslerden İzole Edilen Gr(-) Bakteri Suşlarının İdentifikasyonu ve Çoklu Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1. Anahtar Kelimeler: antibiyotik. Yaşadığı ortam itibariyle bu canlılar çoklu antibiyotik dirençliliği taşıyan patojen bakterilere maruz kalabilmektedir. 01330 Balcalı. su izolatlarının % 94. sediment izolatlarının %96.edu.8’inin ampisiline dirençli olduğu bulunurken. İzole edilen suşların tamamı (%100) Sefazoline dirençlilik gösterirken. Anahtar Kelimeler: Enterobacteriaceae. 1 Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Sedimentten izole edilen suşların sadece 1 tanesi (%1. Eğitim Fak. 01330 Balcalı. Hastane atıkları ve evsel atıklarla suya karışan antibiyotiklerin suda ve sedimentlerde uzun süre kaldığı bilinmektedir. 1 Çukurova Üniversitesi.072 tona ulaşmıştır. dirençlilik Gr(-) bakteri. toplum sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.9 olduğu bulunmuştur. TRABZON PM007 Deniz Suyu ve Sedimentinden İzole Edilen Enterobacteriaceae Üyelerinin İdentifikasyonu ve Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1.5’inin. Biyoloji Böl. %79.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.tr Sucul ortamlarda antibiyotik dirençli patojen Enterobacteriaceae üyelerinin hızla artması susuz yaşamın olmayacağı düşünülürse. Bu da istenmeyen sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bu faktörler bakterilerin dirençliliğini arttırıcı rol oynamaktadır. Ayşenur KAYA2. Çok sayıda türü olan karidesler ekvatordan kutuplara kadar olan geniş bir aralıkta yaşayabilmektedir. Çoklu antibiyotik dirençliliği karşılaştırıldığında. Fen ve Teknoloji Eğ.4’ streptomisine.4’ünün çoklu dirençlilik taşıdığı anlaşılmıştır. Fen Bilgisi Öğretmenliği. 238 . Ülkemiz karides ihracatı 2003 yılında 1. %96. karides. 01330 Balcalı.1’inin sefazoline. Fen ve Teknoloji Eğitimi 01330 Balcalı/Adana 2 Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fak.

Proteus vulgaris ATCC 6899.. Agrocybe dura (Bolt. etil asetat ve aseton ekstraktlarının bazı Gram pozitif ve negatif bakteriler üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. 546 tür (730 takson). uçucu yağ. Ekstraktların antimikrobiyal aktivitesi agar difüzyon yöntemi ile 4 farklı referans antibiyotik ile kıyaslanmıştır.4) ve timol (% 0. antifungal aktivite.) Schwagr. maya kültürlerinden Debaryomyces hansenii DSM 70238 ve Candida lypolitica karşı güçlü antimikrobiyal aktivite oluşturdukları saptanmıştır. Brachythecium populeum (Hedw..: Fr..tr Eskişehir Sündiken Dağlarından toplanan Dicranum scoparium. hirtum.% 82.) Schimp. Anahtar Kelimeler: Origanum vulgare subsp. Escherichia coli ATCC 11230. per Pers. maya ve küf streynlerine olan etkisi incelenmiştir.tr Lamiaceae familyası Türkiye’de 45 cins.5 . Görkem DÜLGER Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. timol PM010 Bazı Makrofungus Türlerinin Antimikrobiyal Aktivitesinin Belirlenmesi Nurcihan HACIOĞLU.. İlköğretim Bölümü. hirtum Link alttürüne ait örnekler Marmara bölgesinin farklı lokalitelerinden toplanarak Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü ’nde kültüre alınmıştır. TRABZON PM009 Marmara Bölgesi’ nde Yetişen Origanum vulgare subsp. FenEdebiyat Fakültesi.0) olarak belirlenmiştir. Scleroderma bovista Fr.com Bu araştırmada. Anahtar Kelimeler: karayosunu antimikrobiyal aktivite. Candida lypolitica test mikroorganizmalarına karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırılmıştır. etil asetat. 26480 Eskişehir fbirgi@ogu. Semra İLHAN1 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi.) Singer. 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Microccoccus luteus ATCC 9341. Biyoloji Bölümü.1 ve % 0. Homolothecium sericeum (Hedw. Çanakkale nurcihan. Kluyveromyces fragilis ATCC 8608. Anahtar Kelimeler: Agrocybe dura. Lycoperdon perlatum Pers.3 . GC/MS.% 60. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Aulacomnium androgynum (Hedw. makrofunguslarından hazırlanan etanol ekstrelerinin disk difüzyon yöntemiyle Bacillus subtilis ATCC 6633.3 – 85. Lamiaceae. hirtum Türünün Doğal ve Kültür Formlarının Uçucu Yağ Bileşimleri ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Ayşe Dilek AZAZ Balıkesir Üniversitesi. antibakteriyal aktivite. karayosunu türlerinin petrol eteri. Genel olarak çalışılan tüm karayosunlarının petrol eteri. ancak test edilen ipliksi funguslardan bazıları üzerinde antifungal etki hiç görülmezken.9 ve % 5. Bacillus cereus ATCC 7064. bu familya içinde yer alan Origanum cinsi ise 24 tür ile temsil edilmekte olup bu cinsin endemizm oranı %63’tür.) Limpr. Örneklerin uçucu yağları hidrodistilasyonla elde edilerek GC ve GC/MS ile kimyasal bileşimleri belirlenmiştir. Balıkesir azaz@balikesir.n@gmail. Salmonella typhimurim CCM 5445 bakterilerine ve maya kültürleri olarak Debaryomyces hansenii DSM 70238. Cansu FİLİK İŞÇEN2.19. Staphylococcus aureus ATCC 6538 P. bazı mikrofunguslar üzerindeki etkinin oldukça düşük olduğu gözlenmiştir. Origanum vulgare subsp. Biyoloji Bölümü. karvakrol.edu. Lycoperdon perlatum antimikrobiyal aktivite PM011 Eskişehir Yöresinde Yetişen Bazı Karayosunu (Bryophyta) Türlerinin Antimikrobiyal Aktivite Açısından Taranması Filiz SAVAROĞLU1. Enterobacter aerogenes ATCC 13048. Biyoloji Bölümü. GC/MS analiz sonuçlarına göre doğal ve kültür örneklerinin uçucu yağlarının ana bileşenleri karvakrol (% 7.) Schimp. Uçucu yağların test bakterileri. Candida albicans ve mikrofunguslar üzerinde antimikrobiyal aktivite gösterdiği. Staphylococcus epidermidis NRRL B-4877. Elde edilen sonuçlara göre araştırmada kullanılan makrofunguslardan elde edilen ekstrelerin test mikroorganizmalarına özellikle de bakterilerden Bacillus cereus ATCC 7064’a.edu. kloroform ve aseton ekstraktlarının Gram pozitif ve Gram negatif bakteri. Hedw. Fen Edebiyat Fakültesi. Scleroderma bovista. Eğitim Fakültesi. Biyoloji Bölümü.. metanol. 239 . Başaran DÜLGER.3 -68. ve Tortella tortuosa (Hedw.

edu. Kampüs. Anahtar Kelimeler: imidazol. cereus ve E. Konya 4 Selçuk Üniversitesi.2 fenilendiamin DMSO’de (dimetyl sulfoxide) çözülmüş sonra her bir diskte 10 µg. typhimurium’ dur. anti-viral etkilerinin ortaya çıkması ile farmokolojik alanda önemli bir yere sahip oldukları belirlenmiştir Bu çalışmada. aureus ve S. Mustafa Onur ALADAĞ3. 42075. İmidazol halkası bulunan bu üç adet maddenin standart suşlara çok az etkili olduğu ve suşların genellikle dirençli olduğu tespit edilmiştir. Bacillus anthracis) üzerindeki duyarlılık testleri yapılmıştır. cefotaxime dirençli. İmidazol halkası içeren birçok sentetik ilaç da yapılmıştır. Thymbra spicata bitkisine ait uçucu yağın mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579. yarı-eksojen bir amino asit olan histidinde. Streptococcus pneumoniae ATCC 10015. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Belirlenmesi Hatice TANER SARAÇOĞLU. Fen Bilimleri Enstitüsü. Konya mehtapakin10@yahoo. Staphylococcus aureus ATCC 25923. Konya ahuysal@selcuk. Anahtar Kelimeler: Thymbra spicata. Fen Edebiyat Fakültesi. steril boş kağıt disklere (oxoid) emdirilmiştir. Kimya Bölümü laboratuarlarında sentezlenen 4-imidazol 1. chloramphenicol. coli’ dir. Streptococcus mutans RSHE 676. Selçuk Üniversitesi. diğer antibiyotiklerin büyük çoğunluğuna duyarlı olduğu gözlenmiştir.3. 50 µg. aztreonam ve imipenem antibiyotiklerine karşı duyarlılıkları araştırılmıştır.edu. ürik asitte. coli. Anahtar Kelimeler: Teucrium polium.2-fenilendiamin. Biyoloji Bölümü. Ziya Erdem KOÇ1. Bacillus cereus ATCC 11778. İmidazol doğal halkadır. Salmonella typhimurium ATCC 14028. 3-imidazol 4-methyl 1-2 fenilendiamin. Doğada bulunan birçok bileşikte imidazol halkası bulunur.com Bu araştırmada. 300 µg madde olacak şekilde hazırlanan çözelti. İmidazol. vancomysin. Ahmet COŞKUN2. Hatice TANER SARAÇOĞLU Selçuk Üniversitesi. mikrodilüsyon PM014 Teucrium polium L. 30 µg. adenin ve guanin gibi pürin bazlarında. Fen Edebiyat Fakültesi. Konya 3 Selçuk Üniversitesi. Histidin kalıntısı içeren birçok enzim vardır.tr Bu araştırmada. . disk diffüzyon yöntemi ile 11 adet standart suş (Streptococcus salivarius RSHE 605. cereus. Biyoloji Bölümü. Son yıllarda s-triazin türevlerinin anti-tümör. Mehtap AKIN Selçuk Üniversitesi. Uçucu yağa karşı en hassas bakteriler B. Kampüs. Uçucu yağa karşı en hassas bakteri B. antimikrobiyal aktivite.tr Beşli halkada hetero-atom olarak iki azot içeren azollerden imidazol (1. B grubu vitaminler arasında yer alan biotinin yapısında bulunur. Klebsiella pneumoniae NCTC 5049. 42075. TRABZON PM012 İmidazol Grubu İçeren Bazı Fenilendiaminlerin Antimikrobiyal Etkilerinin Araştırılması Ahmet UYSAL1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerine antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. Staphylococcus aureus ATCC 6538. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. ciprofloxacin. Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853.5-Triazinler. bunların çoğu hidrolitik enzimlerdir ve imidazol kısmı enzimin aktif merkezini oluşturur. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerine antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır. antimikrobiyal aktivite. uçucu yağ. Kimya Öğretmenliği Bölümü.19. Escherichia coli ATCC 25922. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Meram. simetrik yapıda oldukları için diğer bir adıyla kısaca s-triazinler denilmektedir. en dayanıklı bakteri ise E. 42075. mikrodilüsyon 240 Antimikrobiyal aktivite. en dayanıklı bakteriler ise S. Listeria monocytogenesis NCTC 5348. gentamisin. Maddelerin minimum inhibisyon konsantrasyonları (MIC) belirlendikten sonra. Kampüs. hidantoin gibi ilaçlarda. Staphylococcus aureus ATCC 25923. s-Triazin türevleri günümüzde ilaç sanayinden plastik sanayisine kadar bir çok alanda kullanılmaktadır. 4-imidazol NO2-1. Kontrol amacıyla yapılan antibiyogram testinde kullanılan standart suşların.3 diazol) önemlidir. fenilendiamin PM013 Thymbra spicata L. Ayrıca kontrol amacıyla bu 11 adet standart suşun cefotaxim. 100 µg. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. penicillin. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Araştırılması Mehtap AKIN. Teucrium polium bitkisine ait uçucu yağın mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579. Nuriye EKMEKÇİ4 1 Selçuk Üniversitesi. Salmonella enteritidis ATCC 13076. Konya htaner@selcuk. Salmonella typhimurium ATCC 14028. uçucu yağ. ampicillin+sulbactam. 1. Eğitim Fakültesi.

Bu çalışma ileri seviyede yapılacak olan çalışmalara öncülük edecektir. Thuja orientalis. mikroorganizma PM017 Kahramanmaraş Yöresindeki Bazı Orman Ağaçlarının Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri Metin DIĞRAK. Başaran DÜLGER Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Calendula officinalis L. (köpek üzümü). Quercus coccifera. Cupressus sempervirens. Pınarbaşı’nda.com Bu çalışmada aktarlarda satılan ticari bitkilerden Salvia officinalis L. Pinus pinea. Solanum nigrum L. Bacillus megaterium. Uçucu yağa karşı en hassas bakteri B. Pseudomonas aeruginosa. Corynebacterium xerosis CCM 2824. (kekik). Pinus brutia. Rhus coriaria L. bitki. Rhodotorula rubra. (aynisafa). Centaurium erythraea bitki ekstraktı ise tüm mikroorganizma kültürlerin karşı en yüksek antagonisik etkiye sahiptir. Elde edilen veriler. Kapıçam bölgesinde. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Nerium oleander (Zakkum). TRABZON PM015 Abies cilicica Carr. Belirtilen bitkilerin antimikrobiyal etkisi disk difüzyon metoduna göre. Kahramanmaraş mdigrak@ksu. Pinus nigra. Fen Edebiyat Fakültesi. Escherichia coli ATCC 11230. Aksu Çayı’nda. Türkoğlu’nda. (civanperçemi). Fen Edebiyat Fakültesi. Melisa officinalis ekstresi ise Corynebacterium xerosis CCM 2824 bakterisine karşı gösterdiği 17 mm’lik inhibisyon zonu ile çalışılan materyaller arasında en yüksek inhibisyon zonu oluşturan bitki olmuştur. mikrodilüsyon PM 016 Ticari Olarak Satılan Bazı Bitki Preparatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Nurcihan HACIOĞLU. Konya mehtapakin10@yahoo. Candida albicans.19. etnobotanik özellikleri bakımından yüzyıllardır kullanılmalarının yanında yüksek antimikrobiyal etkilerinin gözlenmesi nedeniyle bitki preparatlarının daha detaylı çalışılarak farmakolojik ve biyokimyasal analizlerle etken maddelerinin tanımlanması ve etki mekanizmasının araştırılmasının önemli olacağını ortaya koymaktadır. Enterobacter amnigenus. Anahtar Kelimeler: ağabeyes cilicica. Thuja orientalis. Achillea millefolium bitki ekstraktlarının antimikrobiyal etkilerinin mukayese antibiyotiklerine kıyasla daha düşük olduğu saptanmıştır. 241 . Biyoloji Bölümü. Humulus lupulus L. Pinus pinea. Biyoloji Bölümü. (hatmi çiçeği). Hacı Mustafa Köy’ünde (Sır barajı). Thuja orientalis. Yersinia lipolytica. Angelica silvestris L. Quercus coccifera (Meşe). uçucu yağ. Pinus pinea türlerinin antimikrobiyal etkileri araştırılmıştır. Juniperus oxicedrus (Ardıç). Melisa officinalis L. Staphylococcus aureus ATCC 6538P bakterileri ve Kluyveromyces fragilis ATCC 8608. Bu bitkilerden hazırlanan etanol ekstreleri hazırlanarak disk difüzyon yöntemiyle Bacillus cereus ATCC 7064. Thymus vulgaris L. Humulus lupulus. Cassia senna L. (adaçayı). Pinus pinea. Momordica charantia L. Bacillus cereus. antimikrobiyal aktivite. (kara pelin). Mehtap ESEN. (kırmızı kantaron). Uçucu Yağının Antibakteriyal Etkisinin Araştırılması Mehtap AKIN. Hatice TANER SARAÇOĞLU Selçuk Üniversitesi. (alman papatyası). Anahtar Kelimeler: Antimikrobiyal aktivite.edu. Proteus vulgaris ATCC 8427. (şerbetçi otu) bitkilerinin antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır. Achillea millefolium L. Salmonella typhimurium ATCC 14028. Centaurium erythraea L. cereus. (sinameki). Thuja orientalis “Doğu mazısı” (Cupressecae). Escherichia coli mikroorganizmaları üzerinde test edilmiştir. (sumak). Cedrus libani (Lübnan sediri). Çanakkale Nurcihan. (oğulotu). Althaca officinalis L. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerinde denenmiştir. Çalışmada kullanılan tüm bitki ekstraktları test mikroorganizmalarının gelişimlerini farklı oranlarda etkilemiştir. Kahramanmaraş Atatürk Parkı’nda. Thuja orientalis. Staphylococcus aureus ATCC 25923. (kudret narı). Biyoloji Bölümü.com Bu araştırmada. coli’ dir. Nurcan ERBİL Kahramanmaraş Sütçü imam Üniversitesi. Anthemis nobilis L. Biyoloji Bölümü. Bununla beraber Cassia senna. Rhodotorula rubra DSM 70403 mayaları üzerinde antimikrobiyal etkileri araştırılmıştır.n@gmail. Artemisia abrotanum L. Pinus pinea. Cupressus arizonoica “Yatık servi” (Cupressecae) Karacasu bölgesinde. en dayanıklı bakteri ise E.tr Bu çalışmada. Pinus pinea “Fıstık çamı” (Pinecae). Klebsiella pneumoniae. Cupressus sempervirens “Servi”. Abies cilicica bitkisine ait uçucu yağ mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579. Pseudomonas putida. Sahharomyces cerevisiae. Thuja orientalis. Staphlococcus aureus. (melekotu).

tr Chlorella sp. coli bakterisinin en dirençli olduğu beta-laktam grubu antibiyotiklerin Cefotaxime. Metin DIĞRAK Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. Nitrik asit. Zeliha DEMİREL1. 35100. iki spesifik patojen (methicillin .35) ve Cefoperazone (% 66. yüksek protein içeriği ve diğer temel besin öğelerinden ötürü uzun zamandır bilinen iyi bir besin ve enerji kaynağıdır. Chlorella sp. diklorometan ve hekzan ekstreleri hazırlanmıştır. meyve). Bu çalışma. Juniperus oxicedrus.’ nin (Ege-MACC-1. hemorrhagic E.11) ve fitol (% 29. Biyomühendislik Bölümü. Farmasötik Mikrobiyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Salda Gölü. Thuja orientalis (yaprak) uçucu yağlarının daha güçlü antimikrobiyal özellik gösterdiği tespit edilmiştir. Türkiye) uçucu yağındaki bileşenlerin belirlenmesi ve çeşitli çözücüler kullanılarak elde edilen ekstrelerinin antimikrobiyal aktivitelerini araştırmak amacıyla yapılmıştır. İzmir 2 Ege Üniversitesi. Thuja orientalis. Mühendislik Fakültesi.oxacillin resistant S. Chlorella sp. infeksiyon hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı antibiyotiklere karşı Escherichia coli’nin göstermiş olduğu duyarlılık ve direnç durumları incelenmiştir.58) olarak sıralandığı belirlenmiştir. hekzan ve diklorometan ekstreleri 1. Cefoperozone+Sulbactam (% 57. E. Bu çalışma sonuçlarına göre.84) major bileşenler olarak saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Chlorella . Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Pinus pinea. Cedrus libani. 35100.23). aseton.52) olduğu tespit edilmiştir.88). Juniperus oxicedrus (yaprak). ekstre. optimum laboratuar koşulları altında kültüre edilmiş ve hücreler kültürden toplandıktan sonra saklanmak üzere liyofilize edilerek kurutulmuştur. Klinik örneklerden izole edilen ve teşhisi yapılan E. etanol.41). Fethiye Ferda YILMAZ KÖZ2. Bu amaçla Kahraman Maraş’taki kliniklere çeşitli rahatsızlıklar nedeniyle başvuran hastalara ait 68 klinik örneği alınmıştır. Pinus nigra. Kuru materyalden Clevenger aparatı ile su buharı distilasyonu yapılarak uçucu yağ ve soxhlet aparatı kullanılarak da metanol.’ nin aseton.’ nin Uçucu Yağı ve Ekstrelerinin Antimikrobiyal Aktivitesi Güven ÖZDEMİR1. Quercus coccifera. Pinus pinea (gövde. direnç PM 019 Chlorella sp. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’ ndan temin edilen on bakteri. N Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU1. Antimikrobiyal testler disk difüzyon yöntemi ile Ege Üniversitesi. TRABZON Araştırma sonucunda. 3 ve 6 mg/disk konsantrasyonlarında dikkate değer bir antimikrobiyal etki göstermişlerdir. Fen Fakültesi. Pinus brutia (gövde). Meltem CONK DALAY3 1 Ege Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen Fakültesi.19. Çalışmada kullanılan diğer antibiyotiklere karşı E. İzmir 3 Ege Üniversitesi. coli suşlarına karşı en duyarlı beta-laktam antibiyotiklerinin Sulbactam+Ampicilin ve İmipenem (% 55. Bununla birlikte uçucu yağı test edilen konsantrasyonlarda antimikrobiyal etkiye sahip değildir. Nerium oleander. 35100. uçucu bileşenler. Kahramanmaraş asteroidea_ela@mynet. 2-metilpropil ester (% 51. Biyoloji Bölümü. İzmir guven. Anahtar Kelimeler: Escherichia coli. Piperacilin (%88. Chlorella sp. Ceftriaxone (%79. Zelal AKSOY. Fen Edebiyat Fakültesi. antimikrobiyal aktivite PM 018 Kahraman Maraş’taki Kliniklere Başvuran Hastalardan İzole Edilen Escherichia coli’nin Beta-Laktam Grubu Antibiyotiklere Karşı Direnç Gelişimi Fadime TOPÇAL.5. Eczacılık Fakültesi. coli (O157:H7) RSSK 232) ve bir maya türüne (Candida albicans ATCC 10239) karşı yapılmıştır. Juniperus oxicedrus.ozdemir@ege. Mikroalg Kültür Koleksiyonu’ ndan elde edilen ve yeşil bir mikroalg olan Chlorella sp. Cupressus arizonoica. beta laktam antibiyotikleri. meyve). Cupressus sempervirens (yaprak. uçucu yağ bileşenleri GC ve GC/MS kullanılarak incelenmiş ve 7 bileşik (toplam bileşenlerin % 92. Ceftizoxime (%70.edu. uçucu yağ.coli’nin direnç kazanımının Ceftazidime (% 91. antimikrobiyal aktivite 242 . Ege Üniversitesi.17).21’ i) tanımlanmıştır. Cefuroxime ve Ampicilin (98. Chlorella daha ileri çalışmalarla bir farmasötik olarak dikkate alınabileceği belirlenen bir mikro algdir. kloroform.17) olduğu tespit edilmiştir.com Bu çalışmada. Anahtar Kelimeler: Pinus brutia. Bununla birlikte. aureus ATCC 43300.

Kimya Bölümü. Sevil PİLATİN1. C. antifungal ajan olarak kullanım potansiyelleri bulunmaktadır. %36. 243 .125 µg/ml ve 7. Sadık DİNÇER2 1 Çukurova Üniversitesi. S. typhimurium. Eskişehir bkunduh@gmail. Balcalı. campestris. Biyoloji Bölümü. epidermidis bakterileri ve C. Anahtar Kelimeler: dirençlilik Bakteri. B. Kamuran GÖRGÜN2 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Adana 2 Çukurova Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi.9. aeruginosa.com Yeni sentezlenmiş Benzothioazole türevi schiff bazlarının antimikrobiyal aktivitelerini belirlemek üzere E. Bilindiği gibi mikroorganizmalar hayatta kalmak için farklı şartlara uyum sağlama ve dirençlilik geliştirme yeteneğindedirler. Bu amaçla izole edilip ağır metal dirençliliği araştırılan bakterilerin adı geçen ağır metallere karşı farklı oranda tolerans gösterdikleri saptanmıştır. Maddelerin kullanılan test bakterileri üzerindeki statik ve sidal konsantrasyonları sırasıyla 7. vulgaris. % 15.edu. P. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.8. Ayşenur KAYA2. C. faecium. %17. Adana fmatyar@cu. monocytogenes. mayalar için amphotericine kullanılmıştır.19. TRABZON PM 020 Yeni Sentezlenmiş Benzothioazole Türevi Schiff Bazlarının Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Buket KUNDUHOĞLU1.5 . albicans. Test edilen yeni sentezlenmiş maddelerin. Bu amaçla gemi batığı çevresinden alınan su ve sediment örneklerinden toplam 139 adet Gr()bakteri izole edilmiş (sırasıyla 49 ve 90 adet). aureus.3. L. Standart test antibiyotiği olarak bakteriler için gentamycine. Minimum inhibe edici konsantrasyon) ve sidal konsantrasyonları (MSK. Handan SAKARYA2. Anahtar Kelimeler : benzothioazole. Test mayaları için MİK ve MSK değerleri sırasıyla 7.1000 µg/ml arasında değişmiştir. yapılacak toksisite mutajenite ve diğer tamamlayıcı testler sonrasında. subtilis. % 4. Bu çalışmada İskenderun Körfezi M/V Ulla batığı çevresinden alınan su ve sediment örneklerinden izole edilen Gr(-) bakterilerin ağır metal dirençlilikleri araştırılarak bu bakterilerin tür bazında identifikasyonunun yapılması amaçlanmıştır. E. Biyoloji Bölümü. Bu da insan patojeni bakterilerle mücadeleyi zorlaştırmaktadır. utilis mayaları kullanılmıştır. minimum sidal konsantrasyon) mikrodilüsyon broth yöntemiyle belirlenmiştir.250 µg/ml olmuş ve denenen 7 maddenin özellikle mayalar üzerinde düşük konsantrasyonlarda statik ve sidal etkili olduğu tesbit edilmiştir. 01330. %83. Osman GÜLNAZ1. coli K-12 suşu ile karşılaştırıldığında su izolatlarının % 69. bakır. P. krom ve kurşun ).81 . coli. glabrata. Fen Edebiyat Fakültesi.2 si kurşuna dirençlilik gösterirken. Bu bakterilerin 4 farklı ağır metale dirençlilikleri araştırılmıştır (kadmiyum.4’ü kadmiyuma. S. Standart E. X.7 si bakıra.81. Biyoloji Bölümü. PM 021 İskenderun Körfezi M/V Ulla Batığı Çevresinden İzole Edilen Gr(-) Bakterilerin İdentifikasyonu ve Ağır Metal Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1. aerogenes. Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. ağır metal. Fen Edebiyat Fakültesi.81-1000 µg/ml ve 62.5 olmuştur. E. 01330. MIC Antimikrobiyal aktivite. Fen ve Teknoloji Eğitimi Bölümü. Denenen 7 yeni sentezlenmiş schiff bazın mikroorganizmalar üzerindeki inhibe edici (MİK. Balcalı.tr 2004 Eylül ayında İskenderun Körfezi sularına gömülen M/V Ulla kuru yük gemisinin çevreye verdiği zarar ve doğuracağı sonuçlar hala tartışılmaktadır.1’i kroma ve %8. sediment izolatlarında bu oran sırasıyla %88. S. Eğitim Fakültesi.

E. BG 11 (Blue-Green Medium) ortamında optimum koşullarda üretildikten sonra liyofilize edilerek saklanmış ve Sokslet ekstraktöründe çözgen ekstreleri hazırlanmıştır. antimikrobiyal aktivite. Salmonella typhimurium CCM 5445. Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı.19. Pseudanabaena sp. Kampus. epidermidis ATCC 12228. hemorajik E. Antalya ekose@akdeniz. Fen Fakültesi. terpinene (%4. antifungal. Atila YANIKOĞLU1. Güven ÖZDEMİR1. Bu çalışma endemik bir tür olan Origanum bilgeri türüne ait antimikrobiyal aktivitenin tespit edildiği ilk rapordur. Origanum bilgeri türünün uçucu yağı su distilasyon metodu ile elde edilmiştir ve uçucu yağın kimyasal içeriğini tespit etmek amacıyla GS-MS analizi uygulanmıştır. İzmir 2 Ege Üniversitesi. Origanum bilgeri uçucu yağı Gram(+) ve Gram(-) bakteriler dahil birçok bakteriye karşı güçlü bir antimikrobiyal aktivite göstermiştir. İzmir 3 Ege Üniversitesi.35) ve borneol (%2.20) diğer bileşenler olarak bulunmuştur.com Bu çalışmada Denizli. Farmasötik Mikrobiyoloji AD.tr Bu çalışma endemik Origanum bilgeri türünün antimikrobiyal aktivitesini test etmek amacıyla yapılmıştır. F. Tıp Fakültesi.edu. Biyoloji Bölümü. Antalya 2 Akdeniz Üniversitesi. Çalıştığımız türde de görüldüğü gibi siyanobakteriler çok çeşitli ortam ve koşullarda üreyebilen canlılardır. fotosentez yapabildiği için alglere ve yüksek bitkilere çok benzemekle beraber hücre bölünme mekanizması nedeniyle günümüzde Bacteria domaininde değerlendirilmektedir. S. antifungal ve antioksidan etkilerinin yanında toksik etkili olanlarıda bulunmaktadır. Bu özelliklerinden dolayı bir geçiş formu olarak son yıllarda bu canlılar üzerindeki çalışmalar artmıştır. Siyanobakteriler klorofil a ve diğer pigmentleri içerdiği. Yapılan çalışmalarda siyanobakterilerin antibakteriyel. Proteus vulgaris ATCC 6897. Staphylococcus aureus ATCC 6538-p. Ayrıca Klevenger cihazında hidrodistilasyon ile uçucu bileşikleri ekstrakte edilmiş ve GC. TRABZON PM022 Denizli Sarayköy’de Bulunan Termal Su Kaynağından İzole Edilen Siyanobakteri Pseudanabaena sp. Ayrıca kontrol olarak denenen antibiyotik grubuna göre daha yüksek antimikrobiyal aktivite sergilemiştir. Streptococcus faecalis ATCC 8043. Gözde ÖNGÜT2 1 Akdeniz Üniversitesi. İzmir emineicyuz@yahoo. Anahtar Kelimeler: Pseudanabaena sp. Pseudanabaena sp. Kampus. ekstre.. coli (O157:H7) RSSK 232) ve bir maya türünün (Candida albicans ATCC 10239) de yeraldığı çeşitli organizmalar (Bacillus subtilis ATCC 6633. Eczacılık Fakültesi.’in Antimikrobiyal ve Antifungal Aktivitesinin Araştırılması Emine İÇYÜZ1. Hücrelerindeki ince murein yapısı ile gram negatif bakterilere benzerler. Biyoloji Bölümü. Major bileşeni carvacrol (%83) olmakla birlikte. Anahtar Kelimeler: Uçucu yağ. GC/MS analizleri gerçekleştirilmiştir. Escherichia coli ATCC 29908) üzerinde test edilmiştir. cymene (%5. cereus ATCC 7064. Sarayköy de bulunan termal su kaynağından izole edilen bir siyanobakteri olan Pseudanabaena sp. GS-MS 244 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. aureus ATCC 43300. Biyoloji Bölümü. Meltem CONK DALAY3 1 Ege Üniversitesi. Ekstrelerin antimikrobiyal aktiviteleri disk diffüzyon yöntemi ile iki spesifik patojen (metisilin-oksasilin dirençli S. aerogenes ATCC 13048. Lamiaceae. türleri Oscillatoria gibi ipliksi Anabaena gibi gaz vezikülü içeren bir Siyanobakteri`dir. uçucu bileşik PM 023 Origanum bilgeri Türüne ait Uçucu Yağın Kimyasal İçeriği ve in Vitro Antimikrobiyal Aktivitesi Elif ODABAŞ KÖSE1. Uçucu yağın antimikrobiyal aktivitesini test etmek amacıyla Disk Difüzyon Metodu. Mühendislik Fakültesi. Biyomühendislik Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Origanum.`nin çeşitli çözgen ekstreleri ve uçucu bileşenlerinde antimikrobiyal ve antifungal aktivitesi araştırılmıştır. antimikrobiyal. Minimum Inhibitör Konsantrasyon Testi (MIC) ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyon Testi (MBC) uygulanmıştır. Ferda Yılmaz KÖZ2. Zeliha DEMİREL1. B. Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853.38).

uçucu yağının yüksek düzeyde antimikrobiyal etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. ABDULLAH2 1 Niğde Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Flukonazol. E. itakonik asit. Robinson. Ayrıca uçucu yağların kompozisyonları GC-MS analizi yapılarak belirlenmiştir. Veronica sp. 4. C.B. TRABZON PM 024 Polimerik Hidrojellerinin Flukonazol Salım Davranışları ve Mikrobiyal Etkileşimlerinin İncelenmesi Mehlika PULAT Gazi Üniversitesi. 3. Kinetik salım parametreleri olan n ve k hesaplanarak. Kampus. I.0 koşullarında PAAmIA hidrojelinin PAAIA hidrojelinden daha çok şiştiği belirlendi [1]. albicans) tedavisinde etkili bir şekilde kullanılmakta olan Flukonazole. GC-MS 245 . (PAAmIA) ve poli (akrilik asit-ko-itakonik asit). Flukonazol tutuklu hidrojellerin C.. Fen-Edebiyat Fakültesi. Flukonazol içermeyen PAAmIA ve PAAIA hidrojel diskleri C. albicans ile etkileşimleri in-vitro süspansiyon ortamında incelendi. 90:530 (2003). L. Kaynaklar: 1. Shigella sonnei RSKK 877. Knuth. 51200. K. albicans.8’e eşit ve/veya düşük (MİK≤% 0.0. 11:137 (1993). uçucu yağının test bakterileri üzerindeki inhibisyon etkisi. Pulat M. Advanced Drug Delivery Review. Niğde gycelik@nigde. (PAAIA) hidrojellerinin şişme davranışları zaman. subtilis RSKK 244.. Advanced Drug Delivery Review.. 51200. Fen-Edebiyat Fakültesi. Thymus sp. Niğde 2 Niğde Üniversitesi. uçucu yağının test bakterileri üzerinde farklı zon çapları ile inhibisyon etkisi tespit edilmiştir. bitkilerine ait uçucu yağların Staphylococcus aureus ATCC 25923. sıcaklık ve pH değişkenlerine göre incelendi.tr Bu çalışmada Konya yöresinden toplanan Agrimonia sp.8) olduğu tespit edilmiştir. 37ºC koşullarındaki serbestleşmesi UV spektrofotometresi ile takip edildi. ve Thymus sp. Çalışmada. Flukonazol tutuklu PAAmIA ve PAAIA hidrojellerin ise C. Fen-Edebiyat Fakültesi. Salmonella 21. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.B. J.tr Serbest radikal kopolimerleşmesi yöntemi ile hazırlanan poli(akrilamid-ko-itakonik asit). Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853. Biyoloji Bölümü. albicans üremesini hemen hemen sıfıra indirdiği belirlendi. Candida albicans (C. Thymus sp. standart antibiyotiklerin test bakterileri üzerindeki inhibisyon etkisi ile karşılaştırılmıştır. Her iki hidrojelde de ilk saatlerde terapötik değere ulaşıldı [2-4]. Anahtar Kelimeler: Uçucu yağ. Thymus sp. Bacillus megatrium RSKK 5117. Journal of Applied Polymer Science. M.edu. Bacillus subtilis RSKK 244. Ankara mpulat@gazi. Katime. PAAmIA ve PAAIA hidrojellerine üretim sırasında tutuklandı ve pH = 4...5 mm ve üzeri inhibisyon zonu gösterdiği 4 test bakterisi (B. S. uçucu yağının disk diffüzyon yönteminde 25. Flukonazolü daha hızlı saldığı belirlenen PAAmIA hidrojelinin Fickian tipi difüzyon gösterdiği saptandı. Kimya Bölüm. Thymus sp. albicans üremesini bir miktar engellediği ancak bu düşüşün etkili bir düzeye inemediği. antimikrobiyal aktivite. uçucu yağlarının test bakterileri üzerinde inhibisyon etkisine rastlanmamıştır. akrilamid PM 025 Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktivitesi ve Kompozisyonu Ebru ÇELİK1.edu. akrilik asit. Hidrojellerin morfolojik yapısı SEM incelemeleri ile karşılaştırmalı olarak değerlendirildi ve PAAmIA hidrojeline göre daha az şişme değerine sahip olan PAAIA hidrojelinin daha az gözenekli bir yapıda olduğu saptandı. 102:5994 (2006) 2. Pseudomonas aeruginosa ATCC 29212.. aureus ATCC 25923. Rodriguez. Bu araştırmada disk diffüzyon yöntemi uygulanarak bu uçucu yağlardan Agrimonia sp. Biyoloji Bölümü.. Thymus sp uçucu yağının çalışılan test bakterileri için MİK değerinin % 0.3 test bakterileri üzerinde antimikrobiyal aktiviteleri araştırılmıştır. Ekşi H. Streptococcus mutans CNCT 8177. Escherichia coli ATCC 35218. S. Amiji. ve Veronica sp. B. 11:169-177 (1993). Teknikokullar. megatrium RSKK 5117.19. mutans CNCT 8177 ) seçilmiş ve Thymus sp uçucu yağının seçilen test bakterileri üzerinde agar dilüsyon metodu ile Minimum İnhibitör Konsantrasyonu (MİK) belirlenmiştir. Bacillus cereus RSKK 863. Meysun İ. Gökçen YUVALI ÇELİK1..Journal of Applied Polymer Science. 37ºC ve pH=4. Peppas. Kampus. Yersinia enterocolitica ATCC 1501..

Demir (Fe).063 g/100 ml olarak saptanmıştır. kloroform ve aseton ekstraktları kullanılmış ve bu ekstraktların hem H. Antibiyotik direncinin ağır metal direncine göre daha düşük olması göldeki endüstriyel kirliliğin fekal kaynaklı kirlenmeye oranla daha yüksek olduğunu göstermektedir. Özellikle çoklu antibiyotik direnci (ÇAD) gösteren bakterilerin belirgin ölçüde artması. Göl çevresinde yerleşimin yaygınlaşması ile göle boşaltılan evsel atıkların artması. çözücüler kullanılarak ekstrakte edilmiştir. Bu çalışma sonucunda Enterobacteriaceae ailesinde yer alan 90 Gram negatif bakteri izole edilmiştir. Cd. Enterobacter sakazakii. Vezneciler.016 g/100 ml.com Bu çalışmanın temelini. 5’i Providencia alcalifaciens. 3’ü Klebsiella oxytoca.5 g/100 ml ve 0. Antimikrobiyal aktivite bakımından etkili bulunan ekstraktların. 13. 2’si Enterobacter agglomerans. 0. 7’si Citrobacter amalonaticus. E. sırasıyla Capsellbursa pastoris. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. Pylori’ye karşı en etkili iki türün.008-0. Biyoloji Bölümü. sağlık açısından önemli bir tehlike oluşturmaktadır.25 g/100 ml.0032 g/100 ml. Biyoloji Bölümü. C. Comamonas testosteroni olarak adlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Helicobacter pylori. Edwardsiella hoshinae. 0. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Antibiyotik duyarlılık testinde ise incelenen tüm bakterilerin AK . Bu amaçla 20 bitki türüne ait farklı kısımlar. Fe. ve oranında dirençli oldukları belirlenmiştir. Krom (Cr) ve Nikel (Ni)] ve antibiyotiklere [Ampisilin 10 µg (AP). Amikasin 30 µg (AK). su. antioksidant PM 027 Küçükçekmece Gölü’nden İzole Edilen Bakterilerin Ağır Metal ve Antibiyotik Dirençlerinin İncelenmesi Ayten KİMİRAN ERDEM. in-vitro. H.008-0. etanol. Çinko (Zn). 2’si Providencia stuarti. antimikrobiyal. 246 . bu organizmalardan kaynaklanan hastalıkların ilaçla tedavisini güçleştirmektedir. Küçükçekmece Gölü taşıdığı kirlilik yükleri açısından önemli bir doğal lagün sistemidir. Bu bakterilerden 24’ü Escherichia coli. ve antibiyotiklerine sırası ile % 38.Kanamisin 30 µg (K). Antibiyotik duyarlılık deneyleri Kirby-Bauer disk difüzyon metodu ile ağır metal tuzlarına karşı duyarlılık deneyleri ise mikrodilüsyon tekniği ile yapılmıştır. 3. K. TRABZON PM 026 Bazı Şifalı Bitkilerin Helicobacter pylori’nin invitro Üremesi Üzerine Etkileri ve Antioksidant Özellikleri Ayşe Aydan KARA Atatürk Üniversitesi. İstanbul aytenkimiran@yahoo. etanol ve kloroform ekstraktlarına göre daha yüksek antimikrobiyal aktivite gösterdiği belirlenmiştir. Eritromisin 15 µg (E). Achillea millefolium.125-0. bazı şifalı bitkilerin Helicobacter pylori’nin in vitro üremesine etkileri ile onların antimikrobiyal ve antioksidant potansiyellerinin belirlenmesi oluşturmaktadır. etanol. 1. 13. bitki ekstraktı. 7.25 g/100 ml. Bitkilerin su.com Küçükçekmece Gölü ve çevresi rekreasyon amacı ile kullanılan bir bölgedir. Bu amaçla çalışmamızda Küçükçekmece Gölü’nden izole edilen Gram negatif bakterilerin ağır metal ve antibiyotik duyarlılıkları incelenmiştir. Erzurum ayseaydan@yahoo. Ömer ALTUN İstanbul Üniversitesi. Providencia rettgeri.004-0. 0. Zn. Su.002-0. Sevan Gürün. 8. 0. Pimpinella anisum ve Acorus calamus. PG. Acorus calamus.5 g/100 ml. 2’si Rahnella aquaticus ve geri kalanlar ise. Nalidiksik asit 30 µg (NA) ve Vankomisin 30 µg (VA)] karşı dirençleri incelenmiştir. Kluyvera ascorbata. Kloramfenikol 10 µg (C). S. 6’sı Proteus vulgaris. bir yıl boyunca mevsimsel olarak su örnekleri alınmış ve izole edilen Gram negatif bakteriler rutin bakteriyolojik yöntemler ile tanımlanmıştır.19. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. 19. GM. Diğer taraftan bitkilerin aseton ekstraktlarının Carum carvi türü hariç antioksidat özellikte oldukları. 0. Acorus calamus. 2’si Kluyvera cryocrescens. 5.14’ü Citrobacter diversus. pylori hemde diğer test mikroorganizmaları üzerindeki etkileri. 6’sı Serratia odorifera. Yersinia enterocolitica. NA. Bakterilerin farklı toksik metallere karşı dirençlerinin tespiti. agardiffüzyon yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Bu bakterilere karşı Cu. Cr ve Ni için Minimum inhibitör konsantrasyonu (MİK) değerleri sırasıyla 0. 25240. Fen Edebiyat Fakültesi. doğadaki çeşitli toksik kirleticilerin izlenmesinde yarar sağlayacaktır. Çalışmada Küçükçekmece Gölü’nde dokuz farklı istasyondan.008-0.0160. tiyosiyanat yöntemi ile antioksidant özellikleri belirlenmiştir. Kadmiyum (Cd). kloroform ve aseton ekstraktları bakımından. Gentamisin 10 µg (GM). Co. 6’sı Citrobacter freundii. 5’i Enterobacter cloacea. Biyoloji Bölümü. VA.AP. Streptomisin 10 µg (S). Kobalt (Co). 2. Doğal su sistemlerinde mikrobiyolojik kirlilik etkeni mikroorganizmaların yanı sıra bunların antibiyotik ve ağır metal dirençleri de belirlenmelidir. Sonuç olarak aseton ekstraktlarının. Carum carvi türünün ise prooksidant aktiviteye sahip olduğu bulunmuştur. Bu bakterilerin ağır metallere [Bakır (Cu). Penisilin G 10 Ünite (PG). Fen Fakültesi. Achillea millefolium oldukları bulunmuştur. bunun yanı sıra sanayi atıklarının da göle deşarjı. Acorus calamus.

Çalışmamızda Salvia aramiensis Rech. Staphylococcus aureus ve Candida albicans’ a karşı iyi derecede (MIC 12. araminensis ve S. Bu genusun 89 türü ve 94 taksonu Türkiye’de bulunmaktadır. dünyada ve ülkemizde çok eski zamanlardan beri hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Lecanora muralis ) su ve etanol ekstraktlarının antibakteriyal 247 . Aspergillus niger. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı.aramiensis ise Proteus vulgaris. Erzurum nihaldogruoz@gmail. Staphylococcus aureus. Aspergillus Enterobacter. mantar ve alglerin simbiyotik yaşamları sonucu oluşan bitkilerdir.3 mg/ml). Mycobacterium tuberculosis için BBL MGIT Mycobacteria Growth Indicator Tube kullanıldı. Biyoloji Bölümü. Ahmet KARAHAN2. ochraceus ve Fusarium proliferatum’a karşı iyi derecede (MIC 12. Salvia Lamiaceae familyasının en büyük genuslarından biridir. Rhizoplaca melanopthalma. GülendamTÜMEN1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.5 mg/ml) antimikrobial aktivite gösterdi.10145. Kimya Bölümü. HPLC PM 029 Bazı Liken Türlerinin Antimikrobiyal Aktiviteleri Nihal DOĞRUÖZ1. fungi. Pseudomonas aeruginosa. Bu çalışmada Artvin. TRABZON Özellikle Fe ve Cr gibi ağır metallere karşı gözlenen direnç. Escherichia coli. Sabourod Dekstroz Broth kullanıldı.tr Son zamanlarda bitki ekstrelerinin biyolojik aktiviteleri yoğun bilimsel araştırmaların konusu olmaktadır. Cetrelia olivetorum. epidemiyolojik çalışmalara ve toksik kirleticilerin etkilerinin belirlenmesine yardımı olacaktır.com Tıbbi açıdan önemi olan bitkiler. İstanbul 2 İstanbul Üniversitesi. antitüberküloz aktiviteleri incelendi. Anahtar Kelimeler : Salvia. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. Vezneciler. Bitki ekstraktlarının. Günümüzde hava kirliliğinde biyolojik indikatörler olarak kullanıldığı gibi. fisodik asit. Sonuç olarak. Ramalina farinacea. Biyoloji Bölümü. Pek çok bitkisel ekstrenin prokaryot ve ökaryotlar üzerinde biyolojik aktivitesinin olduğu bilinmektedir. bakteri. Balıkesir taskun@balikesir. Biyoloji Bölümü. Ali KARAGÖZ2. pulvinik asit lobarik asit usnik asit antimikrobiyal aktiviteleri belirlenen asitlerden bazılarıdır. Giresun ve Trabzon çevresinden toplanan 11 farklı liken örneğinin (Anaptychia ciliaris. Nutrient Broth. ortamın bu ağır metallerce kirlendiği sonucunu ortaya koymaktadır. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. Bacillus cereus’ a karşı en iyi derecede (MIC 6. filamentli funguslar için Saboroud Dekstroz Agar.5 mg/ml) ve Klebsiella pneumonia’ ye karşı orta derecede (MIC 25 mg/ml) aktivite gösterdi. Zuhal ZEYBEK1. çevresel bakteri suşlarının antibiyotik ve ağır metallere karşı olan duyarlılıklarının test edilmesi. Ali ASLAN3 1 İstanbul Üniversitesi. Bunlardan 49 tanesi endemiktir. Protolikesterik asit. Xanthoria elegans. Peltigara polydactyla. Xanthoria elegans. aucheri var aucheri Metanol Ekstrelerinin HPLC Analizleri ve Antimikrobiyal Aktivitesinin Araştırılması Tülin AŞKUN1. Metanol ekstrelerinin HPLC analizi sonuçları ile antimikrobial aktivite arasındaki ilişki tartışıldı. Esra SOLMAZ1 1 Balıkesir Üniversitesi. bakteriler üzerine etkilerine ait dünyanın çeşitli yerlerinde çok sayıda çalışma mevcuttur. aucheri metanol ekstrelerinin antibakteriyal. Fen-Edebiyat Fakültesi. Candida albicans. Salvia için endemizm oranı %55’tir. yapılarındaki çeşitli asitlerden kaynaklandığı bildirilmiştir. hastalıkların tedavisinde de kullanılır. Xanthoparmelia tinctina. bitkilerdeki biyoaktif moleküllerden elde edilmektedir. Anahtar Kelimeler : antibiyotik PM 028 S. İstanbul 3 Atatürk Üniversitesi. Vezneciler. Bacillus cereus. Likenler. Mycobacterium tuberculosis. Mikro dilusyon broth tekniği kullanılarak yapılan deneme sonuçları spektrometrede okundu. ve S. Fen Edebiyat Fakültesi. Umbilicaria vellea.19. Sonuçlar 365 nm dalga boyunda UV okuyucu ile belirlendi. Proteus vulgaris. Peltigara praetextata. Diğer bakteriler için Nutrient Agar. 10145.edu. Fen-Edebiyat Fakültesi. S. Salvia genusu dünyada yaklaşık 900 tür içerir ve bu türler kozmopolit dağılım gösterirler. antifungal. Bakteriler üzerinde etkileri olan antimikrobiyal maddelere karşı direncin giderek arttığı bilinmektedir. Bu maddelerin büyük bir kısmı. Likenlerin antimikrobiyal aktivite özelliğinin. Salvia aucheri subsp aucheri. Daha önceki çalışmamızda likenlerin Lejyoner hastalık etkeni bakterilerin üremesini engellediği saptanmıştır. f. Araştırmacılar bitki kaynaklarından elde edilen yeni antimikrobiyal maddelerin bulunması için araştırmalarını sürdürmektedir. Biyoloji Bölümü. ağır metal. aucheri Bentham subsp. Aspergillus flavus.

19.5 cm ) olduğu saptanmıştır. Likenlerin etanol ekstraktlarının. Nutrient Agar besi ortamında bakteriler ile diskler 24 saat inkübe edildi.2 cm ) üzerine %27. Mehmet YILMAZ. Kontrol olarak tobramycin ve cephalothin kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Organik antimikrobiyal aktivite. Pseudomonas aureginosa ATCC 9027. bu çözeltilerden 50 µL´lik kısmı steril 6 mm çapındaki disklere uygulandı. Tetracycline. 248 .1 cm ve 1. 67100. Bu çalışmada kullanılan likenlerin antibakteriyal etkisi kontrol olarak denenen antibiyotiklerin etkisiyle karşılaştırıldığında. antibakteriyal etki PM 030 Bazı Kitosan Polimerlerinin Biyoaktivite Çalışmaları Elif LOĞOĞLU1. Literatürde bulunan bu tür çalışmalarda kitosan polimerlerinin antimikrobiyal aktivitelerinin olduğu gözlenmiştir. Ankara 2 Zonguldak KaraElmas Üniversitesi Kimya Bölümü. su ekstraktlarının % 63’ünün E. Chloramphenicol ve Gentamisin gibi antibiyotiklere karşı da aktiviteleri ölçülüp çalışmada kullanılan organik bileşiklerin zon çapları ile karşılaştırılmıştır. sentezleyip yapılarını spektroskopik yöntemlerle aydınlattığımız organik bileşiklerimize karşı biyolojik aktivitelerinin olup olmadığına bakıldı.edu. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. PHBV-g-chit-XIV. Bacillus subtilis ATCC 6633. Ketoconazole. Kimya Bölümü. Hülya ARSLAN. Teknikokullar. zayıf etkili olması nedeniyle. antibiyotikler bileşikler.4 cm ) göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Liken. biyolojik aktivite PM 031 Sentezlenen Bazı Organik Bileşiklerin Biyolojik Aktivite Çalışmaları Nurşen SARI. Likenlerin su ekstraktlarının %81’i Gram pozitif Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538 ve Bacillus subtilis ATCC 6633 üzerinde inhibe edici etki ( sırasıyla en yüksek zon çapı 1. PHOhid-2-gchitosan ] Staphyllococcus aureus ATCC25923 ve Eschericha coli ATCC27853 gibi bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri disk difüsyon yöntemine göre tayin edildi. Polimerlerin belirli konsantrasyonlarda çözeltileri hazırlanıp. Sercan MERCAN1 1 Gazi Üniversitesi. Kitosan (düşük molekül ağırlıklı). Zonguldak logoglu@gazi.Bu sentezlenen organik bileşiklerin oluşturduğu zonlar disk difüzyon yöntemi ile belirlenmiştir. ancak likenlerde farklı bakterilere etkili maddelerin bulunabileceği düşünülerek geniş spektrumda bakteriler üzerine etkisi araştırılmaya devam edilmektedir. Etanol ekstraklarının Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538 (en yüksek zon çapı 1. Ampicillin. Sercan MERCAN nursens@gazi.) üzerinde test edilmiştir.6 cm) oranında etkili olduğu gösterilmiştir. denenen bakterilerin tedavisinde kullanılamayacağı. 06500. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Elif LOĞOĞLU. Staphylococcus epidermidis ATCC12228 üzerine %36 (en yüksek zon çapı 1. Oluşan zon çapları mm olarak ölçülüp sonuçlar literatürde bulunan benzer bileşiklerin sonuçları ile karşılaştırıldı. coli üzerinde antibakteriyal etkisinin (en yüksek zon çapı 1. Kit-PHO-III. Aynı zamanda bu iki bakterinin Penicilin. denenen Gram negatif bakterilerin hiçbirinin üremesini engellemediği.5 cm olarak ölçülmüştür.edu. Escherichia coli ATCC 25922. TRABZON aktiviteleri agar difüzyon yöntemi kullanılarak Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538. Bu ekstraktların Staphylococcus epidermidis ATCC12228 üzerine etkisiz olduğu saptanmıştır.6 cm ) ve Bacillus subtilis ATCC 6633 (en yüksek zon çapı 1. Mehtap YAKUT.tr Bu çalışmada gram pozitif bakteri olan Staphylococcus aureus ATCC25923 ve gram negatif olan Escherichia coli ATCC 27853 bakterilerine karşı. Klebsiella pneumoniae ATCC4352 standart suşları ile 2 çevresel izolat (Aeromonas spp.tr Bu çalışmada bazı kitosan polimerlerinin [Kitosan (PHO-I). Anahtar Kelimeler: Kitosan. Buradan yeni ilaç etken maddesi olabilecek kimyasalların geliştirilmesi hedeflenmiştir. Tobramycin ve cephalothin’in oluşturduğu inhibisyon zon çapları sırasıyla 2cm ve 3. Staphylococcus epidermidis ATCC12228.

Bu çalışmada. Ahmet ADIGÜZEL2. Department of Chemistry 41380 Umuttepe-Kocaeli-Türkiye 3 Ankara Üniversity Fen-Edebiyat fakültesi. Erzurum 4 Refik Saydam Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü. Ampicillin. Biyoloji Bölümü. mezofil canlılardan elde edilen enzimlere göre daha yüksek sıcaklıklara dayanıklı olması. 16S23S rDNA. yerden çıkış sıcaklığı 70°C olan Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) kaplıca suyundan termofilik bakterilerin izolasyonu ile bu izolatların fenotipik ve genotipik yöntemlerle karakterizasyonu amaçlanmıştır. Van 2 Atatürk Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Eğitim Fakültesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Turkiye 4Gazi Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi. Tülin ÖZBEK4. Elif LOĞOĞLU4. Faculty of Arts and Sciences. 16S-23S PCR. klasik (morfolojik. enerji transdüksiyonlarını ve sitoplazmik membranlarının iyon geçirgenliğini değiştirerek kendilerini ekstrem sıcaklık değerlerine uyumlu hale getirirler. Anahtar Kelimeler: Termofilik bakteri. Eğitim Fakültesi.edu. Araştırma sonunda 10 izolattan 6 tanesinin Geobacillus. termofilik mikroorganizmaların yaşayabildiği çevreler ile bu çevrelerin mikrobial içeriğinin tespitine yönelik araştırmalara büyük bir ivme kazandırmıştır. Sercan MERCAN4 1Gazi Üniversitesi. Elde edilen 10 izolat. 06500 Teknikokullar /ANKARA hturk@gazi. Aynı zamanda bu iki bakterinin Penicilin. REP-PCR. 4 tanesinin ise Bacillus cinsine ait türler olduğu belirlenmiştir. Mehtap YAKUT3. MIS. REP PCR. Mehmet YILMAZ2. Biyoloji Öğretmenliği Bölümü Teknikokullar ANKARA 2Kocaeli University. Hakan ÖZKAN4 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. 249 . Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. Bu nedenle. Bu mikroorganizmalar lipid kompozisyonlarıyla. Kimya bölümü.com Biyoteknolojik öneme sahip olan TaqDNA polimeraz enziminin bir termofilik mikroorganizma olan Thermus aquaticus’tan izolasyonu. Tandoğan/Ankara. fizyolojik. daha önce bakteri florası ile ilgili hiçbir çalışma yapılmamış. Kimya Bölümü. koloni morfolojilerine göre ayrılarak. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi. bu enzimlerin endüstride çok farklı alanlarda kullanılmasına olanak sağlamıştır. bilim insanları jeotermal alanlardaki termofilik bakterilerin izolasyonu ve tanılanması için sayısız araştırmalar yapmaktadırlar. DNA dizileme. Bu sentezlenen organik bileşiklerin oluşturduğu zonlar disk difüzyon yöntemi ile tayin edilmiştir. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Chloramphenicol ve Gentamisin gibi antibiyotiklere karşı da aktiviteleri ölçülüp çalışmada kullanılan organik bileşiklerin zon çapları ile karşılaştırılmıştır. Ketoconazole. Termofilik bakterilerden elde edilen enzimlerin.19. Sınıf Öğretmenliği Bölümü. Tetracycline. TRABZON PM 032 Bazı Yeni Sentezlenmiş Organik Bileşiklerin Antimikrobiyal Aktivite Çalışmaları Hikmet KATIRCIOĞLU1. biyokimyasal) ve moleküler yöntemlerle (MIS. Fikrettin ŞAHİN5. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. DNA Dizileme) karakterize edildi. Medine GÜLLÜCE3. PM 033 Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) Kaplıcasından İzole Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu Sümeyra SAVAŞ1. İstanbul sumeyrasavas@hotmail. Erzurum 5 Yeditepe Üniversitesi.tr Planlanan çalışmada sentezleyip yapılarını spektroskopik yöntemlerle aydınlattığımız organik bileşiklerimizi gram pozitif bakteri olan Staphylococcus aureus ATCC25923 ve gram negatif olan Escherichia coli ATCC 27853 bakterilerine karşı biyolojik aktiviteleri incelendi.

DNA dizileme. Biyoloji Bölümü. mikrobiyal içeriği henüz tespit edilememiş jeotermal kaynaklardan mikroorganizmaların izolasyonu ve tanılanması çalışmalarına yönlendirmiştir. elde edilen 9 izolattan 5 tanesinin Geobacillus pallidius. Biyoloji Bölümü. Türkiye 2 Fatih Üniversitesi. 34134. Lorika şekline göre yapılan tür teşhisinde 6 familya ve 10 cinse ait toplam 16 tintinnid türü belirlenmiştir. BOX-PCR. MIS. TRABZON PM 034 Pasinler (Erzurum) Kaplıcasından İzole Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu Ahmet ADIGÜZEL1. Bu amaca yönelik olarak örnekler. Özellikle Thermus aquaticus’un ticari alanda sağlamış olduğu başarı bilim insanlarını.tr Bu çalışma Ege Denizi’nin Edremit Körfezi kıyısal sularında yaşayan tintinnid türlerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bunu müteakiben özellikle DNA’nın in vitro koşullar altında çoğaltılmasını amaçlayan PCR teknolojisi ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada. BOX PCR. Türkiye 250 . Başaran DÜLGER1. Erzurum adiguzel25@gmail.edu.com Coprinus poliomallus Romagn. FenEdebiyat Fakültesi. Dülger ve Hacıoğlu. Ekstrem sıcaklık koşullarında yaşamaya uyum sağlamış olan termofilik bakteriler. Özlem BARIŞ2. Anahtar Kelimeler: Termofilik bakteri. İstanbul 4 Refik SAYDAM Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü. taksonu Türkiye’de nem odası tekniği kullanılarak ilk kez kaydedildiYapılan literatür taramaları koprofilöz funguslar üzerine Türkiye’de yapılan çalışmaların yetersizliğini işaret etmektedir (Bell. Fen. 16S-23S rDNA-PCR. Biyoloji Bölümü. 1983. Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. içerdikleri yüksek sıcaklıklara dayanıklı enzimleri ile son zamanlarda biyoteknolojik ve endüstriyel alanlarda büyük bir ilgi odağı haline gelmişlerdir. 4 tanesinin de Bacillus licheniformis türleri olduğu belirlenmiştir. İstanbul neslbalk@istanbul.com Yüksek sıcaklıklarda yaşamın keşfi ve Yellowstone Ulusal Parkı termal alanından Thermus aquaticus bakterisinin izolasyonu biyoteknoloji alanında büyük bir adım olmuştur. Pasinler (Erzurum) kaplıca suyundan termofilik bakterilerin izolasyonu ve moleküler karakterizasyonu amaçlanmıştır. Çanakkale. İstanbul nurcihan.Edebiyat Fakültesi. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi. biyokimyasal) ve moleküler testlerle (MIS. Araştırma sonucunda.19. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Sesli & Denchev. Vezneciler. Beylik Düzü. 16S23S rDNA. Fikrettin ŞAHİN3. Coprinus poliomallus. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 2003 ve 2004 yılları arasında 55 µm göz açıklığında bir plankton kepçesi ile yüzeyden ve 3 istasyondan mevsimsel olarak toplanmıştır. fizyolojik. Benin TOKLU-ALÇILI İstanbul Üniversitesi. 2007). Fahrettin GÜCİN2 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Bu ve benzeri koprofilöz funguslar hakkında yapılacak yeni çalışmalar Türk mikobiotasının gelişimi için önemli kazançlar sağlayacaktır. Biyoloji Bölümü. Hakan ÖZKAN4 1 Atatürk Üniversitesi. Ayrıca Edremit Körfezi’nde konu ile ilgili olarak yapılan bu ilk çalışmada ortamın sıcaklık. Erzurum 3 Yeditepe Üniversitesi. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu.. tuzluluk ve oksijen gibi temel ekolojik özelliklerine de yer verilmiştir. klasik (morfolojik. Fen Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Koprofilöz fungus. PM 035 Edremit Körfezi Tintinnid (Protozoa: Ciliophora) Türleri Neslihan BALKIS. PM 036 Türkiye İçin Yeni Bir Koprofilöz Fungus Kaydı Nurcihan HACIOĞLU1.n@gmail. Medine GÜLLÜCE2. DNA Dizileme) karakterize edildi. Bu doğrultuda elde edilen 9 izolat koloni morfolojilerine göre ayrılarak.

ve Dactylochelifer sp. Serkan ÖRTÜCÜ1 1 Atatürk Üniversitesi. Güldem DÖNEL4. Haydar KARAKAYA Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Çalışmalar izolatların Synechococcus. yalancıakrep türlerinin yüzeyinden 8 fungus türü izole edilmiş ve aralarındaki ilişki tartışılmıştır. Beylikdüzü. Aspergillus flavus. Biyoloji Bölümü. Özellikle tek hücreli siyanobakterilerin sınıflandırması son derece problematiktir ve çoğu durumda geleneksel kriterlerle yapılan sınıflandırma ile moleküler sınıflandırma ile yapılanlar uyuşmamaktadır. Fen-Edebiyat Fakültesi. İstanbul nurcihan. Başaran DÜLGER1. Erzurum 4 Atatürk Üniversitesi. İzolatlar ayrıca 16S rDNA bölgesi RFLP özellikleri bakımından da incelenmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi.. Esin ÖZŞEN1. 55139 Samsun kozkul@omu.edu. Biyoloji Bölümü. Trichoderma harzianum. Chthonius romanicus. & Schwein) Fr. Synechocystis ve Microcystis cinslerine dahil edilebileceğini göstermektedir. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı. Bu izolatların taksonomik pozisyonlarının belirlenmesine yardımcı olmak üzere daha fazla kromozomal lokus ile çalışmak ve elde edilecek DNA moleküllerinin baz dizilerinin belirlenerek birbirleriyle ve diğer siyanobakteriyel suşlarla karşılaştırılmasına ihtiyaç vardır. Görkem DÜLGER1. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı.edu. Samsun)’den tek hücreli siyanobakteriler izole edilerek karakterizasyonları yapılmaya çalışılmıştır. 20 izolat klonal (axenic) kültürler şeklinde izole edilmiştir. Su rezervuarlarının kimyasal özelliklerindeki değişmelerden doğrudan etkilenmektedirler. Saprofit olarak yaşayanlarının yanında. Bu çalışmada. Anahtar Kelimeler: mikobiota PM 039 Cernek ve Uzun Göl (Samsun) Tek Hücreli Siyanobakterilerinin İzolasyonu. Fahrettin GÜCİN2 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi.tr Funguslar. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Morfolojik ve Moleküler Karakterizasyonu Üzerine Araştırmalar Kübra ÖZKUL. Ekosistemlerde birincil üreticiler olarak önemli bir rol oynarlar. Sonuçlar morfolojik özelliklere göre yapılan sınıflandırma ile RFLP özelliklerinin genellikle uyumlu olmadığını göstermektedir. fungus. Engin KILIÇ3. Çok geniş bir grup olan funguslar hemen hemen her ekolojik çevrede bulunurlar. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mehmet Nuri AYDOĞAN2. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. (Lachnellaceae) taksonunun Türkiye mikobiotası için yeni kayıt olduğu belirlenmiştir. Alternaria alternata. Ulocladium atrum’dur. Anahtar Kelimeler: yüzey florası. Neobisium sp. Mucor hiemalis. 16S rDNA Siyanobakteri. Bayburt Eğitim Fakültesi. PM 038 Türkiye Mikobiotası İçin Yeni Bir Kayıt: Lachnella alboviolascens Nurcihan HACIOĞLU1. Lachnella alboviolascens. TRABZON PM 037 Bazı Yalancıakreplerin (Pseudoscorpion) Vücut Yüzeyi Fungus Florası Üzerine Bir Ön Çalışma Fatih SEZEK1. Fungusların pek çoğunun çeşitli akarlar ve diğer eklembacaklılarla değişik şekillerde ilişkiye sahip olduğu bilinmekle birlikte yalancı akreplerle ne tür bir ilişkiye sahip oldukları konusunda herhangi bir bilgi mevcut değildir. Biyoloji Bölümü. 251 . Synechocystis. Bu izolatların morfolojik ve bölünme özelliklerine göre teşhisleri yapılmıştır. Lachnella alboviolascens (Alb. sınıflandırma. Salih DOĞAN1. Anahtar Kelimeler: Synechococcus. Erzurum 3 Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü.19. Pselaphochernes scorpioides. FenEdebiyat Fakültesi.n@gmail. parazit olanları da vardır.com 2005-2007 tarihleri arasinda yapilan arazi çalışmaları esnasında çeşitli fungal materyaller toplanmıştır. Gliocladium roseum. Penicillum simplicissimum. hayvanlar gibi önceden hazırlanmış organik maddelerle beslenmek zorunda olan heterotrof organizmalardır. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. Bu çalışmada Cernek ve Uzun Göl (Bafra.tr Siyanobakteriler özellikle sucul ortamlarda yaygın oksijenik fotosentetik organizmalardır. İzole edilen funguslar Acromonium sp. Bayburt fsezek@atauni. Gerekli incelemelerden sonra Yalancıakrepler. Microcystis. Biyoloji Bölümü 2 Fatih Üniversitesi.

hetero dinükleer bakır (II)-nikel (II) K2. Fen Edebiyat Fakültesi. PCRamplifikasyon ürünleri agaroz jel elektroforezinde separe edilmiştir. toprak kökenli bakteriyel biyokütleden genomik DNA izolasyonu yapılmıştır. Komplekslerin nükleaz aktiviteleri. Serkan ÖRTÜCÜ2. Kimya Bölümü. Tri. ARP 29 DNA’sı ile sekans homolojisinin bulunduğunu göstermiştir. bunların böceklerle olan ilişkileri literatüre dayanarak tartışılmıştır. tüketiciler ve ayrıştırıcılar olarak gruplandırılırlar. 33343.0 ve 0-60 dakika zaman aralıklarında agaroz jel elektroforez yöntemi 252 . redoks aktif koordinasyon kompleks molekülleridir[1. mikrofungus PM 041 Ham Petrolle Kirlenmiş Topraklarda Polisiklik Aromatik Hidrokarbon (PAH) Degradasyon Genlerinin Araştırılması Gökhan CORAL.com Biyokimyacıların moleküler neşterleri olan kimyasal nükleazlar. toprak kökenli işaretli DNA problarının Pseudomonas sp. Hibridizasyon çalışmaları.[4] ve 2-(hidroksiimino)-1metilpropilidenamino feniliminobütan-2-on oksim ligandının bakır ve/veya nikel içeren mononükleer bakır (II) K3. K4 ve K5) diğer ikisine göre (K2 ve K6) daha etkin bir nükleaz aktivitesi göstermiştir. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. Fen Edebiyat Fakültesi. 61080. Biyoloji Bölümü. mikrofunguslar ise ayrıştırıcılar grubunda yer alırlar. Esasen beslenme bakımından ekosistemdeki canlılar. üreticiler. Fenantren degradasyonu yapabilen Pseudomonas sp. Bayburt maydogan@atauni. homo trinükleer bakır(II) K6[5] komplekslerinin potansiyel nükleaz olabilecekleri tespit edilmiştir.edu. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. PM 042 Oksim Tipi Ligandların Mono-. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA Karadeniz Teknik Üniversitesi. bazı oksim tipi ligand komplekslerinin nükleolitik etkinlikleri incelenmiş ve bunların içerisinde. Aslıgül KÜÇÜKDUMLU. Nisa ÜNALDI CORAL Mersin Üniversitesi.19. Di-. Biyoloji Bölümü.edu. Fen-Edebiyat Fakültesi. toprak mikroorganizmalarında aerobik PAH degradasyonunda anahtar rol oynayan PAH dioksigenaz enzimini kodlayan DNA sekanslarının.0-10. Ahmet ÇOLAK. Böcekler tüketiciler grubunda. ARP 29 suşu koloni hibridiazsyon çalışmalarında hedef olarak kullanılmıştır. Salih DOĞAN2. Parçalanma doğadaki besin zincirinin son aşaması olup organizmaların yaşamlarının devamı bakımından son derece önemlidir. Anahtar Kelimeler: Hydrochus. Mersin coral@mersin. mikrofungus türleri elde edilmiş olup. Cercyon. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. Aspergillus versicolor. Çalışmamızda.2]. DNA’yı oksidatif bir yolla. küçük moleküllerin DNA ile olan etkileşimleri üzerine yapılan çalışmalara duyulan ilgi aratarak devam etmektedir[3]. PCR amplifikasyonu ve koloni hibridizasyon Coleoptera. ya zincir boyunca spesifik bir bölgeden ya da spesifik olmayan şekilde gelişigüzel kesen. K3. İsmet HASENEKOĞLU2. Bu komplekslerden dördü (K1. Erzurum 3 Bayburt Eğitim Fakültesi. Aspergillus flavus. Trabzon endercekirge@hotmail. Güldem DÖNEL3 1 Atatürk Üniversitesi.tr Bu çalışmada. Melek ÇOL. kirlenmiş toprak örneklerinden DNA ekstraksiyonu. Biyoloji Bölümü.2E)-2-(hidroksiimino)-1metilpropiliden]amino}piridin-2-il)imino]bütan-2on oksim ligandının bakır ve / veya nikel içeren homo dinükleer bakır (II) K1. teknikleri kullanılarak saptanması amaçlanmıştır. pH=6. Hydrochidae) Vücut Yüzeylerinden Elde Edilen Bazı Mikrofunguslar Mehmet Nuri AYDOĞAN1. (2E.tr Ekosistemde yer alan bütün canlıların birbirleriyle doğrudan veya dolaylı bir ilişki içerisinde oldukları bilinmektedir.3E)-3-[(6-{[(1E. Erzurum’dan yakalanan Cercyon ustulatus (Preyssler) ve Hydrochus nodulifer Reitter böcek türlerinin yüzeyinden. Bu çalışmada. homo dinükleer bakır(II) K5. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Saflaştırılan genomik DNA’ların kalıp olarak kullanıldığı PCR deneylerinde. TRABZON PM 040 Erzurum’dan Yakalanan İki Akuatik Böcek Türünün (Insecta: Coleoptera: Hydrophilidae. Ham petrolle kontamine olmuş topraklarda PAH dioksigenaz genini taşıyan bakterilerin olup olmadığını belirlemek için. Moleküler biyoloji ve kanser tedavisindeki önemi sebebiyle. DIG-işaretli PAH dioksigenaz primerleri kullanılmış. Abdullah MART1. Penicillium jensenii. hetero dinükleer nikel(II)-bakır(II) K4. M. Paecilomyces lilacinus.Homo ve Heteronükleer Cu (II) ve Ni(II) Komplekslerinin Nükleolitik Aktivitesinin İncelenmesi Ender ÇEKİRGE. Serdar KARABÖCEK. Toprak mikrofungusları genellikle bitkisel artıkların parçalanmasını sağlarlar. Trichoderma harzianum ve Spheropsidales sp. 1µM–1000µM konsantrasyon.

Elde edilen veriler değerlendirildiğinde fenantrolin grubuna ve Cu (II) merkez atomuna sahip olan komplekslerin diğer komplekslere göre daha etkin bir nükleaz aktivitesi gösterdiği ortaya çıkmıştır. Pb’nin bu enzimlere önemli etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Spor setlerden elde edilen sonuçlarda tüm metal uygulamalarının artan konsantrasyona paralel olarak CAT aktivitesini düşürdüğü. 15 ve 20 ppm) Cr. Daha etkili bir nükleolitik etkinlik gösteren K1. Bu bakterilerin morfolojik. Vejetatif hücre setlerinde Cr ve Ni ağır metal uygulamalarının CAT ve SOD aktivitelerinde artış eğilimi meydana getirdiği gözlenirken. Maksimum nükleolitik aktivitenin gözlendiği optimum kompleks konsantrasyonlarında her bir kompleks için yapılan nükleaz aktivitesinin pH’a bağımlılığı çalışmalarında hemen hemen her pH da komplekslerin etkili bir nükleolitik etkinlik gösterdiği tespit edildi. Tripton. ağır metal. sükroz. 10. değişen konsantrasyonlarda (5. 2.) belirlenmiştir. bu enzimlerin karakterizasyonu yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Nükleaz. Artan konsantrasyona bağlı olarak Cr ve Ni uygulamalarının GR aktivitelerini baskıladığı gözlenirken. biyokimyasal testleri yapılarak izolatların optimum büyüme koşulları (zaman. glukoz. diğer komplekslerin 10µM konsantrasyon değerinde etkin olarak nükleolitik aktivite gösterdikleri gözlendi. proteaz. Casaminoasit. Diyarbakır fmatpan@dicle. süperoksit dismütaz (SOD) ve glutatyon redüktaz (GR) PM 044 Diyadin Sıcak Su Kaynaklarından İzole Edilen Bakterilerin α-Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Üzerine Karbon ve Azot Kaynaklarının Etkisi Fatma MATPAN. Amonyum sülfat. TRABZON kullanılarak araştırıldı.com 1 1 2 gözlenmiştir. karbon kaynağı.tr Günümüzde azalan doğal kaynaklar nedeniyle mikroorganizmalar. pH vb. oksim. α-amilaz. Kemal GÜVEN. Spor seti yetiştirmek için ise fungus hücreleri 0. Biyoloji Bölümü. galaktoz) ve % 2’lik azot kaynakları (Bactoliver. Sadin ÖZDEMİR. bitkisel ve hayvansal enzimlere göre daha çok tercih edilmekte ve önemli rol oynamaktadır. Bu çalışmada. laktoz. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu çalışmada. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. fiziksel.edu. biyoteknolojide ve endüstriyel uygulamalarda potansiyel olarak görülmektedir. Kayseri gulertoprak38@gmail. chrysosporium hücrelerine zamana (1. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Sıcak su kaynakları. Nuri ERCAN . Ni (II) ve Pb (II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Phanerochaete chrysosporium’da Antioksidant Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Güler TOPRAK . fruktoz. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. Üre. Biyokütle eldesinde vejetatif hücre seti yetiştirmek için minimal besi yerinde hiçbir ağır metal uygulaması yapılmaksızın 40 saat süre ile büyütülen P. Glisin) içeren nutrient broth ortamında izolatların αAmilaz ve Proteaz enzimi üretme yetenekleri araştırıldı. Biyoloji Bölümü. saatte. ligand PM 043 Cr (III). 21280. Artan zamana bağlı olarak Cr ve Ni uygulamalarının GR aktivitesini artırdığı 253 . K3. K4 ve K5 komplekslerinin yaklaşık 10. yüksek konsantrasyonlarda ise baskılamaya neden olduğu gözlenmiştir. Endüstriyel alanda mikroorganizmalardan elde edilen enzimler. 15 ve 20 ppm) Cr. Pb‘nin böyle baskılayıcı bir etkisine rastlanmamıştır. Alevcan KAPLAN Dicle Üniversitesi. 4 ve 8 saat) bağlı sabit dozda (5. azot kaynağı Phanerochaete chrysosporium potansiyel olarak ağır metal ve diğer kirleticilerin biyosorpsiyonu amacı için kullanılan biyolojik ajandır. katalaz (CAT). dakikadan sonra.19. chyrsosporium hücrelerinin ağır metal stresine karşı vermiş olduğu yanıt antioksidan enzimler seviyesinde incelenmiştir. Ni ve Pb stresleri uygulanmıştır. SOD aktivitesinde önemli değişimlere neden olmadığı tespit edilmiştir. Diyadin (Ağrı) sıcak su kaynaklarından bakteri izole edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Phanerocahaete chrysosporium. Fen-Edebiyat Fakültesi. Komplekslerden K3’nin 25µM konsantrasyon değerinde. Ni ve Pb ağır metalleri ile indüklenmiştir. Karbon ve azot kaynaklarının enzim üretimi üzerine etkisini belirlemek için % 2’lik karbon kaynakları (çözünebilir nişasta. daha düşük nükleolitik etkinlik gösteren K2 ve K6 komplekslerinin ise daha uzun bir süreden sonra süpersarmal DNA’yı kırık ve lineer forma dönüştürdüğü belirlendi. Düşük konsantrasyonlarda Pb uygulamasının enzim aktivitesinde artışa. Fen Bilimleri Enstitüsü. 10. Sıcaklık. P. nükleolitik aktivite. Servet ÖZCAN 1 Erciyes Üniversitesi. Elde edilen izolatların endüstriyel öneme sahip α-Amilaz ve Proteaz enzimlerini üretme yetenekleri araştırılarak.

türler arasında evrensel olarak bulunan önemli bir proteindir. membranlar arasında protein taşıma ve klatrin parçalanması gibi hücresel görevlerine ilaveten üçüncül yapılarına kısmi olarak erişmiş proteinlere bağlanıp agregasyonu önleyerek hücreleri stresten korur. Bu çalışmada Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz agrege edilip Hsp70. 18 kDa’luk substrat bağlanma domeyni ve 10 kDa’luk C-terminali. Nilüfer CİHANGİR Hacettepe Üniversitesi. proteinlerin üç boyutlu yapıya erişmesini ve proteinlerin bu yapılarını korumasını sağlayan.2-8. Sekizinci karbondaki yan grupların farklılığı farmakolojik etkilerini belirlemektedir. Biyoloji Bölümü. Bunun için üç farklı yol önerilmiştir. Bu protein translasyon. protein agregasyonu Claviceps purpurea’dan Ergot Alkaloid Üretim Optimizasyonu Özgür KEBABCI. Prokaryotlarda yapılan çalışmalar ile homolog proteinlerin agregasyona uğramış proteinleri çözme mekanizması açıklanmaya çalışılmıştır.com Hsp70. Claviceps purpurea’dan ergot alkaloid üretiminde iki aşamalı besiyeri kullanılmaktadır. ortamdaki Hsp70 derişimini ve sitozoldeki stres önleyici işlevini artırmak için üretilmiş olabilir. Hsp70 ayrıca Hsp40 ve Hsp100 ile etkileşir. insomnia. Gülüzar ÖZBOLAT1. Alternatif olarak benzer koşullarda indüktif Hsp70’in özel bir görevi de olabilir. Ergot alkaloidlerinin tarla üretimi. Üretim sonrasında miçelyumdan ergot alkaloidlerinin tayini spektrofotometrik olarak gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmada potent suş olan Claviceps purpurea’dan ergot alkaloidlerinin üretim optimizasyonu araştırılmıştır. Hsp70 fonksiyonu üzerine yoğun çalışmalara rağmen konstitif ve indüklenen izoformların olması ve bunların farklı fonksiyona sahip olup olmadığı açıklanamamıştır.Biyoloji Bölümü. suda çözünebilen liserjik asit tipi ve suda çözünemeyen liserjik asit tipi olmak üzere 3 alt grup altında incelenmektedir. Ergot alkaloidler.2 aralığında. Hsp40. Kimyasal olarak ergot alkaloidler. Fen Fakültesi. Besiyeri pH optimizasyonu 4. Suda çözünemeyen ergot alkaloidleri peptid ergot alkaloidleridir ve bu gruptaki ergot alkaloidlerinin tıbbi kulanım alanı oldukça geniştir. Kübra AÇIKALIN2.19. Tüm bu farklı işlevler substratın proteine bağlanma ve salınmasına bağlı olarak düzenlenmiştir. Substrat bağlanması ATP hidrolizi ve nükleotid değişimi ile düzenlenmiştir. Hsp70’ler üç farklı domeynden oluşur. Tarla üretimi ve sentetik üretimin maliyetlerinin yüksek oluşu araştırmacıların fungal üretime yönelerek potent suş olan Claviceps purpurea’nın optimizasyonu ve diğer fungal türlerden üretim artımı üzerine yoğunlaşmalarına neden olmuştur. Creutzfeldt-Jacob. Sivas lutfitutar@gmail. Hsp104. bir tetrasiklik ergolin halkası ihtiva eden indol türevleridir. 44 kDa’luk ATPaz domeyni. TRABZON PM 045 PM 046 Protein Agregasyonu Sonucu Oluşan Amiloidlerin Sebep Olduğu Hastalıkları Önleyen Hücresel Faktörler Lütfi TUTAR1. Anahtar Kelimeler: Hsp70. Gerstmann-StrausslerSchienker. Öncelikle miçelyum üretimi ve daha sonra ergot alkaloidleri üretimi yapılmaktadır. 254 . çoğunlukla heterosiklik temel nitrojen bileşiklerine verilen addır. Biyoloji Bölümü. Hsp40 ve Hsp104 kullanılarak agregatların çözünme mekanizması araştırılmıştır. Biyoteknoloji Anabilim Dalı. Yusuf TUTAR2 1 Selçuk Üniversitesi.com Alkaloidler. Stresten koruma mekanizması deli dana. Fen Edebiyat Fakültesi. kuru gibi çeşitli ölümcül nörodejeneretif hastalıkların engellenmesi için önemlidir. Kimya Bölümü. İndüktif Hsp70. Ökaryotik hücrelerde çeşitli Hsp70 izoformları vardır. indol grubu alkaloidlerdendir ve klavin tipi. diğer adıyla ergolinler. Ergot alkaloidlerin hepsi “ergolin” halkası ihtiva eder ve hepsinin kökeni liserjik asittir. üretim sıcaklık optimizasyonu 15-35ºC aralığında gerçekleştirilerek sonuçlar spektrofotometrik olarak ölçülerek grafiklendirilmiştir. Ankara ozgur_kebabci@yahoo. Konya 2 Cumhuriyet Üniversitesi. funguslardan üretimi ve sentetik üretimi yapılmaktadır. Fen Edebiyat Fakültesi. Beytepe. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bazıları sürekli/konstitif (Hsc70) bazıları hücre strese maruz kaldığında/indüktif (Hsp70) ifade edilirler.

5 Atatürk Üniversitesi. EDTA. Eczacılık Fakültesi. İzole edilen A8 izolatının ksilanaz enziminin varlığı yönünden incelenmesi amacı ile %1 ksilan içeren agar petrilerinde yapılan test sonucu koloni etrafında çok geniş açık bir zon oluşturduğu gözlenmiştir.Km ve Vmax değerlerinin ise sırasıyle 0. IND ve DIC gruplarında iNOS aktivitesinin azaltıldığı ve MEPR’nin 200 ve 400 mg/kg dozlarının IND ve DIC’den daha fazla iNOS aktivitesini azalttığı tespit edilmiştir. TRABZON PM 047 Anoxybacillus pushchinoensis A8 Suşundan Ksilanaz Enziminin İzolasyonu.5 ve optimum sıcaklığının 55 ºC olduğu belirlendi. Karakterizasyonu Murat KAÇAĞAN1. Biyokimya Anabilim Dalı. 25240. Rize Fen Edebiyat Fakültesi. Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı. Ahmet ÇAKIR5. Cemal SANDALLI2.’dan Elde Edilen Metanol Ekstraktları (MEPR)’nın Wistar Ratlarda Deneysel Olarak Oluşturulan Akut ve Kronik Enflamasyon Üzerine AntiEnflamatuvar Etkileri Sevil TANAS1. Selma MUTLU1 1 Atatürk Üniversitesi. Daha sonraki karakterizasyon çalışmalarında kullanmak için Qsepharose ve CM-sepharose kromotografileriyle enzim %90’ın üzerinde saflaştırılmıştır.19. Rize muratkacagan@mynet. Mn2+. IND’nin %83. fizyolojik ve biyokimyasal testler sonucunda. Ayrıca karrageninle uyarılmış akut enflamasyon modelinde MEPR. Hayati AYGUN3. Gece kültürlerinden alınan süpernatant öncelikle liyofilizatorde 5 kat konsantre edilmiş. 2) MEPR’nin karrageninle uyarılmış pençe ödeminin gelişmesini IND ve DIC’den daha düşük oranda azalttığı 3) Kontrol grubu ile kıyaslandığında karrageninle uyarılmış modelde indüklenebilen nitric oksit sentaz (iNOS) aktivitesinin 2. Tıp Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Tıp Fakültesi. IND ve DIC ile muamele sonrasında kontrol grubuna göre önemli derecede azaltılırken.’dan elde edilen metanol ekstraktı (MEPR)’nın Wistar ratlarda deneysel olarak oluşturulan akut ve kronik enflamasyon üzerine etkileri araştırılmıştır. Farmakoloji Anabilim Dalı. Fen Edebiyat Fakültesi.8 ve DIC’nin %76. Bu benzerliğin genetiksel açıdan var olup olmadığının araştırılması için yapılan 16S rRNA gen analizi sonucunda izole edilen A8 suşunun Anoxybacillus pushchinoensis’e >%97. Erzurum 4. Aktivite çalışmalarında %1 lik ksilan substrat olarak kullanıldı ve reaksiyonlar 50 mM fosfat tamponunda yapıldı.909 mg/ml ve 59. 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fadime ATALAY1. 61080. 53100. Hg2+. Bu sonuçlar karrageninle uyarılmış akut ve cottonpelletler ile uyarılmış kronik enflamasyon modelleri kullanılarak MEPR’nin anti-enflamatuvar etkiye sahip olduğu ve bu etkinin iNOS aktivitesindeki azalmayla ilişkili olabileceği kanaatine varılmıştır. ayrıca yapılan DNA-DNA hibridizasyonu ile de %76. Erzurum fodabasoglu@yahoo. Biz bu çalışma ile 1) Kronik enflamasyon modelinde cotton-pellet’lerin ağırlığının MEPR’nin 200 mg/kg dozu. Kadriye İNAN. Co2+. Bu sonuçlar dikkate alındığında A8 suşunun Anoxybacillus pushchinoensis’e ait yeni bir suş olduğuna karar verilmiştir. Ca2+. Enzimin optimum pH’sın 6. 25240.com Yapılan morfolojik. Ali Osman BELDÜZ 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Enzimin molekül ağırlığı yaklaşık 83 kDa . Dilşat Nigar ÇOLAK. Enzimin aktivitesi hem spektrofotometrik olarak hem de zimogram olarak native jelde gösterildi. 255 . termofilik ksilanaz. MEPR’nin %63. DTT. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Zn2+.7 oranında benzediği görülmüştür. Mn2+. Biyoloji Bölümü. Fehmi ODABAŞOĞLU1.com Bu çalışmada bir liken türü olan Peltigera rufescens (Weiss) Humb. Ağrı Diyadin kaplıcasından izole edilen birkaç termofilik bakteri izolatından bir tanesinin Anoxybacillus pushchinoensis bakterisine benzer olduğu gözlenmiş ve A8 izolatı olarak adlandırılmıştır. Bakteri %1 ksilan içeren sıvı besiyerine inoküle edilerek ksilanaz enzimi üretilmiştir. Anahtar Kelimeler: Anoxybacillus pushchinoensis A8. Ca2+. Araştırma sonuçları indometazin (IND) ve diklofenak (DIC) ticari ilaçları ile karşılaştırılmıştır. Co2+ β-mercaptoethanol) değişik konsantrasyonlarda enzim aktivitesi üzerine etkisi araştırıldı. Cu2+. Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi. ince tabaka kromotografisi PM 048 Peltigera rufescens (Weiss) Humb. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. 25240. Biyoloji ve Kimya bölümleri.88 U/mg olduğu tespit edildi.Ali ASLAN4. Yasiın BAYIR1. daha sonra dializ ile amonyum sülfat uzaklaştırılarak ksilanaz enzimi yoğunlaştırılmıştır.1 antiantiproliferatif etkiye sahip olduğu.57 kat artmış olduğu bununla birlikte MEPR. Ayrıca enzimin ksilan substratını parçalaması sonucu açığa çıkan ksiloz şekeri ince tabaka kromotografi (Thin Layer Choromotographi) yapılarak gösterildi. Bazı kimyasalların (Mg2+. sonra amonyum sulfat çöktürmesi yapılmış. IND ve DIC’nin oral uygulamalarının ardından rat pençelerinde nitrik oksit (NOS) sentaz enzim aktiviteleri araştırılmıştır. Sabriye ÇANAKÇI1. 25240.5. Trabzon. Zekai HALICI2.

Özütlerin p-nitrofenil bütirat (pNPB) substratı varlığında en yüksek aktivite gösterdiği tespit edilmiştir. optimum sıcaklığın ise 30–40 ˚C’ de olduğu belirlenmiştir.Al3+ iyonlarının klorür tuzları kullanılmıştır. Hg. T. 61080. Özellikle Pleurotus türleri biyodegradasyon çalışmalarında sıkça kullanılmaktadır.47 ve 0.Ni2+ .Mn2+ . Aspergillus. Zn. sajorcaju’ nun gelişimini inhibe ettiği saptanmıştır.1 mM’lık konsantrasyonlar istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır. Esterolitik aktivite üzerinde metal iyonların etkisini açıklamak için NH4+ .Li+ .Na+ . Trabzon ummuhancakmak_ch@hotmail. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Lineweaver –Burk eğrisinden elde edilen Vmaks ve Km değerleri A. biyoteknolojik öneme sahip hidrolaz sınıfı enzimlerdir. farklı Pleurotus türlerinin (P. Ayrıca. florida’daki inhibisyon. Armağan DEMİRCİ. ostreatus’un 0. vaginata) ve Tricholoma terreum (T.Elif KORCAN.edu. A. Cd hariç denenen tüm metallerin uygulanan konsantrasyonları istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0. Cd. esteraz PM050 Farklı Pleurotus Türleri Gelişimi Üzerine. florida ve P. Mine AYDIN.47 ve 0. terreum) mantar türlerinden hazırlanan özütlerde lipaz/esteraz enziminin karakterizasyonu incelenmiştir. Bütün bu veriler her iki mantar için de esteraz/lipaz varlığını göstermektedir. daha yüksek konsantrasyonlarda inhibisyon anlamlı bulunmuştur.61.001-0. Bu çalışmada. Pb). 256 . DTT gibi kimyasallarının enzim aktivitesi üzerine etkileri incelenmiş ve bu inhibitörlerin I50 değerleri hesaplanmıştır. NaN3. P.005 ve 0. maya.Cr3+. Muhsin KONUK.K+ . Ertuğrul SESLİ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Aktivite genel anlamda 10–40°C aralığında oldukça yüksek olup zaman ilerledikçe fazla bir azalma göstermemiştir. sajor-caju) gelişimi üzerime etkileri belirlenmiştir. 61335. Özellikle bu amaç için kullanılan mikroorganizma grubu içerisinde alglerde dahil olmak üzere çeşitli bakteri. Rhizopus ve Pleurotus türleri metal kontaminasyonunda kullanılan organizmalardandır. T. Cd’un 0.Hg2+ .tr Endüstriyel atık sularda bulunun ağır metallerin toksik derişimleri önemli çevre problemlerini beraberinde getirmektedir. Anahtar Kelimeler : Amanita vaginata.001mM Pb konsantrasyonları hariç uygulanan tüm metal konsantrasyonlarındaki inhibisyonu anlamlıdır. Hg ve Cd’un 0. Ağır metallerin endüstri atıklarından uzaklaştırılması için mevcut konvansiyonel fiziksel ve kimyasal süreçlerin yerine biyolojik moleküllerin kullanımı etkili bir alternatif metottur.01 mM’dan düşük konsantrasyonları anlamlı değil iken. Ahmet ÇOLAK1. terreum için aktivite 10–40°C aralığında kontrol deneyine nazaran önemli bir azalış olmamıştır. A. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA1.19. Hakkı CİĞERCİ.001mM’lık konsantrasyonunda istatistiksel olarak anlamlı bir inhibisyon meydana gelmemiş. Fen Edebiyat Fakültesi.Ca2+.Edebiyat Fakültesi.com Lipazlar ve esterazlar ester bağlarını parçalayabilen. P. Mantarlardan Neurospora. lipaz. Ni ve Pb’un uygulanan tüm konsantrasyonlarının. Co. Ağır Metallerin Etkisinin Belirlenmesi İ.05).42 olarak hesaplanmıştır.6 µM olarak hesaplanmıştır. Penicillium. vaginata için yapılan ısıl kararlılığı denemesinde en yüksek aktivite değerlerine 30°C’de ulaşılmıştır. ANS kampusu cigerci@aku.005mM’dan yüksek konsantrasyonları P. Fatih Eğitim Fakültesi.60 U/L ve 9. EDTA. sajor-caju. Ali DEMİR Afyon Kocatepe Üniversitesi.01 ve 0. Trabzon 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Trabzon’un Maçka ilçesinin Lişer yaylasından toplanan Amanita vaginata (A. T. 0. Her iki mantar özütü için optimum pH değerinin 8. Fen. vaginata için sırasıyla 14. Özütlerdeki esterolitik aktiviteden sorumlu enzimin varlığını ortaya koymak için doğal protein elektroforezi yapılmış ve her bir mantar için Rf değerleri tespit edilmiştir. Zn. ostreatus.Co2+. S. P. terreum için ise Rf değeri 0. 0. Özlem FAİZ1. vaginata için Rf değeri 0.1 mM konsantrasyonlarının. Biyoloji Bölümü. Tricholoma terreum. Her iki mantarın lipaz/esteraz aktivitesi içinde pH kararlılıklarının 3– 10 arasında sabit olduğu gözlenmiştir.Cd2+ . Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü. Ayrıca iki mantar için kısa karbon zincirli bir substrat olan pNPB mevcudiyetinde aktivitenin maksimum olması ve uzun karbonlu substratlar varlığında aktivitenin oldukça azalması veya tamamen kaybolması karakterize edilen enzimlerin esteraz olabileceği sonucunu ortaya koymaktadır.Cu2+.20 U/L ve 0.071 mM. PMSF. P. Co’ın ise 0. Bu nedenle çalışmamızda bazı metallerin (Ni. TRABZON PM 049 Amanita vaginata ve Tricholoma terreum Mantarlarından Hazırlanan Özütlerdeki Lipaz/Esteraz Enziminin Karakterizasyonu Ümmühan ÇAKMAK1. Nejdet SAĞLAM. mantar türlerini saymak mümkündür. terreum içinse 34.0. Kimya Bölümü.

p-nitrophenyl-N-acetyl-β-DN-N'-diacetylchitobiose [pNP-(GlcNAc)2]. Ali Osman BELDÜZ2 1 Rize Üniversitesi. Trabzon csandalli@yahoo. p-nitrophenyl-N-acetyl-β-D-N-N'- diacetylchitobiose. amino asit düzeyinde ise Geobacillus türlerine %88-89 oranında. Şu ana kadar tanımlanan prokaryotik CTP sentetazların iki domeinli tek bir polipeptid olduğu gözlenmiştir. Yapılan bu çalışma neticesinde Bacillus licheniformis A1 suşunun kitinaz B genine (ChiB) spesifik iki adet primer kullanılarak genomik DNA’dan coğaltıldı ve pGEM-T Easy vektorüne klonlanarak gene ait tüm nükleotid sırası belirlendi. N-terminal domein ise. 61080. Bazı kimyasalların (üre. Rekombinant enzimin karakterizasyonunda. PEG. Enzimin aktivitesi 50 mM fosfat tamponu içinde hem spektrofotometrik hem de SDS-PAGE’de gösterildi. Yürütülen çalışmalar bu yeni izolatın kalloidal kitinli minimal agar petrilerinde büyüyebildiği ve çok açık bir zon oluşturduğu gözlenmişti. EDTA) enzim aktivitesi üzerine etkisi 1 mM substrat konsantrasyonunda araştırıldı. Sentez esnasında gerekli azot kaynağını amonyum veya Lglutaminden sağlayabilir.5 ve optimum sıcaklığının 65ºC olduğu belirlendi.4. UTP’den CTP oluşumunu ATP bağımlı olarak sentezler. Glutamine substrat olduğunda sentez reaksiyonunun başlayabilmesi için GTP allosterik faktör olarak gereklidir. Bilinen ctp sentetaz genleri ile karşılaştırıldığında diğer ctp sentetaz genlerine nükleotit düzeyinde Bacillus amyloliquefaciens’e %74 oranında. Fen Edebiyat Fakültesi.3. DMSO. Murat KAÇAĞAN2. Anoxybacillus gonensis G2 bakterisine ait ctp sentetaz geni (PyrG) shotgun metodu ile klonlandı. Aktivite deneyleri sonucu Bacillus licheniformis A1 kitinaz enziminin optimum pH’sın 6. Fen Edebiyat Fakültesi. 53100. Cterminal domeini.2). Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. 4methylumbelliferyl β-D-N-N'-diacetylchitobioside [4-MeU-(GlcNAc)2] substrat olarak kullanıldı. Ctp sentetaz geninin Anoxybacillus gonensis G2 genomunda PyrARecA-Fruktoz-1. bu amonyumu kullanarak UTP’nin aminasyonunu sağlayarak CTP oluşumunu sağlar. Gene ait nükleotid sırası GenBankta yer alan AY205293 numaralı Bacillus licheniformis ChiB geni ile karşılaştırıldığında bu gene nükleotid ve aminosit düzeyde %99 (toplam 7 baz ve 4 amino asit farklılık) benzer olduğu belirlendi.19.com Ağrı Diyadin kaplıcasından yürütülen çalışalar neticesinde termofilik bir Bacillus licheniformis bakterisi daha önceki çalışmalar kapsamında tanımlanmıştı. Gen restriksiyon endonukleazlar yönünden incelendiğinde BamHI ve XhoI için kesim bölgesi içermediğinden pGEX-4T-3 vektörünün bu bölgesine GST proteinine bitişik olarak klonlandı. Anahtar Kelimeler: Bacillus licheniformis A1. Amino asit sırası korunmuş motifler yönünden incelendiğinde C-terminal domeinde yer alan GXXXRLG motifine sahip olduğu gözlendi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hakan KARAOĞLU2 1 Rize Üniversitesi. Enzime ait bazı özellikler ekstraselüler sıvıda tanımlamıştı. IPTG ile indüklenerek protein T7 promotoru altında üretildi ve saflaştırıldı. 53100. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. EcoRI ile kesilen bakteri genomu aynı enzim ile kesilmiş pUC18’e klonlandı ve yaklaşık 4 kb’lık bir EcoRI fragmentinin ctp sentetaz genini taşıdığı plazmit üzerindeki tüm fragmentin sekans analizi ile belirlendi. Bacillus licheniformis A1 ChiB geninin toplam uzunluğunun stop kodonu ile birlikte 1799 baz çifti olduğu. Genin stop kodonu ile birlikte toplam 1593 nükleotid uzunluğunda olduğu ve 530 amino asitlik bir polipeptidi (~58 kDa) kodladığı belirlendi.6-bifosfat aldolaz geni diziliminde yer aldığı belirlendi. TritonX-100. Rekombinant protein SDSPAGE’de yürütülerek yaklaşık 63 kDa’luk bir enzim olduğu gözlendi. Purifikasyonu ve Karakterizasyonu Cemal SANDALLI1. Sabriye ÇANAKCI2. glutamine amid transfer (GAT) domeini olarak adlandırılır ve glutaminin hidrolizini gerçekleştirerek açığa NH3 çıkarır.com Cytidine 5’-triphosphate synthase (ctp sentetaz: EC 6. Rekombinant enzim E. toplam 592 aminoasitlik bir proteini kodladığı ve N-terminal kısmında 35 aminoasitlik bir signal peptid bulunduğu belirlendi. Biyoloji Bölümü. 4-methylumbelliferyl β-D-N-N'diacetylchitobioside PM052 Anoxbacillus gonensis G2 Bakterisinin CTP sentetaz (pyrG) Geninin Klonlanması. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ekspresyonu. 61080. TRABZON PM 051 Bacillus licheniformis A1 Suşundan Termofilik ChiB Geninin Klonlanması. pET-28a vektörünün NdeI ve HindIII bölgesine His-Taq kuyruk içerecek şekilde signal peptid sırası hariç klonlanarak E. Tween20. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu Cemal SANDALLI1. Ali Osman BELDÜZ2.coli BL21 (DE3) hücrelerine transforme edildi. Bacillus türlerine ise %84 oranında benzer olduğu belirlendi. ChiB. Trabzon csandalli@yahoo. Biyoloji Bölümü.coli BL21 (DE3) 257 . Gen.

pirinç kepeklerinin. pH’sı 8. bakteri üreme sıcaklığı 37°C. Zübeyde BAYSAL2 1 Dicle Üniversitesi. Fikret UYAR1. buğday.19. nem oranı %20 ve en uygun kepek karışımları %5 buğday ve %15 pirinç karışımı belirlenmiştir. ekstrasellülar enzim PM054 Cd(II) ve Cu(II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Phanerochaete chrysosporıum‘da Antioksidan Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Güler TOPRAK1. 10. TRABZON hücrelerinde ekspres edildi ve glutatyon sefaroz 4B matriks kullanılarak saflaştırılıp enzim aktivite deneyleri için hazırlandı. Biyoloji Bölümü. Ön inkübasyondan sonra SSF ortamına alınarak elma. askorbat peroksidaz (APx). Bu çalışmada P. glutatyon s-transferaz ve glutatyon redüktaz enzimlerinde meydana getirdiği değişimler incelenmiştir. 4. Bu teknikte substrat olarak ticari önemi olmayan veya az olan ve çevre kirliliğine yol açan bazı bitki atıklarının kullanılmasıyla ekonomik ve ekolojik açıdan yarar sağlanması amaçlanmaktadır. 21280. proteaz. muz kabuğu. İkinci uygulamada ise hücreler 0. ağır metal ve diğer kirleticilerin biyorpsiyonu amacı ile yaygın olarak kullanılmaktadır. Proteaz aktivitesi için aynı kepeklerin bulunduğu ortamda substrat parça büyüklüğü 1000 µm. bakterisinin 24. Uygulanan metale bağlı olarak farklı enzimatik tepkilerin ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Kayseri gulertoprak38@gmail. saatte proteaz aktivitesi en yüksek pirinç ve buğday kepeği karışımında bulunmuştur. mısır ve pamuk bitki atıklarının bulunduğu ortamda substrat parça büyüklüğü 1000 µm. saat sonunda filtre edilmek sureti ile besi yerinden toplanmıştır (vejetatif set). Fen Bilimleri Enstitüsü.com 1 Beyaz çürükçül bir fungus olan Phanerocahaete chrysosporium (ATCC 24725). bakteri üreme sıcaklığı 37° C. pGEX-4T-3. nem oranı %30 ve en uygun kepek karışımları %15 buğday ve %15 pirinç karışımı belirlenerek amilaz enzim aktivite değerlerine bakılmıştır. Bacillus. İlk uygulamada 40 saat boyunca minimal besi yerinde büyütülen hücreler sabit konsantrasyonda (10 ppm) ağır metal ile indüklenmiş ve 1. süperoksit dismütaz (SOD). amilaz. 2. Fen Edebiyat Fakültesi. 21280. uygulama süresine ve uygulanan doza bağlı olarak hücrelerde strese neden olduğu belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Phanerocahaete chrysosporium. Fen Edebiyat Fakültesi. Anoxbacillus. Servet ÖZCAN2 Erciyes Üniversitesi. glutatyon s-transferaz (GST) ve glutatyon redüktaz (GR) 258 . ve 8. süperoksit dismütaz (SOD). Uygulamaların katalaz. 40 saatin sonunda biyokütle besi yerinden uzaklaştırılmıştır (Spor set). Fen-Edebiyat Fakültesi. Ağır metallerin hücre içine alındığı. katalaz (CAT). bakterisi kullanılmıştır. Diyarbakır 2 Dicle Üniversitesi.. Kimya Bölümü. Glutatyon sefaroz PM053 Bazı Bitki Atıklarından Katı Faz Fermantasyon Tekniği ile (SSF) Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Hakan KARATAŞ1. Biyokütle eldesinde iki farklı yol takip edilmiştir. SSF tekniği kullanılarak ekonomik değeri olmayan bitkisel atıklar ile yapılan çalışmalardan elde edilecek enzimlerin yüksek seviyede üretilebilmesi için SSF tekniğinin bir takım özellikleri incelendi. saatte amilaz aktivitesi en yüksek pirinç ve buğday kepeği karışımında bulunmuştur. Kullanılan substratlarda Bacillus sp. 15. Veysel TOLAN1. Kullanılan substratlarda Bacillus sp. Çalışmalarımızda Van Gölü kıyısından izole edilen Bacillus sp. chrysosporium model sisteminin Cd2+ ve Cu2+ ağır metallerine karşı geliştirdiği yanıt antioksidan enzimler düzeyinde incelenmiştir. pH’sı 6. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. Cu2+’nın antioksidan enzim sisteminin tetiklenmesinde Cd2+’a nazaran daha etkili olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: SSF. ağır metal. saatte. ve 20 ppm) ağır metal ile indüklenmiş.tr Son yıllarda diğer tekniklere oranla daha fazla ürün elde edilmesinden ötürü Katı Faz Fermantasyon Tekniği (SSF) Biyoteknolojik ve endüstriyel alanlarda gittikçe artan bir önem kazanmaktadır. mercimek. değişen konsantrasyonlarda (5.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bakterisinin 48. Biyoloji Bölümü. Diyarbakır karatash@dicle. Anahtar Kelimeler: Ctp sentetaz.. askorbat peroksidaz.

Anahtar Kelimeler: Russula delica. % 8.5. A. boudieri’de.1. 61080. % 92. % 5. P. Ertuğrul SESLİ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. bisporus PM 056 Yabani ve Yenilebilir Bir Mantar Olan Russula delica’dan Elde Edilen Ham Özütten Polifenol Oksidaz Enziminin Difenolaz Aktivitesinin Karakterizasyonu Şaban KESKİN1.C. L-DOPA ve dihidroksifenil propiyonik asit substratları kullanılmıştır ve en yüksek aktivitenin 4-metil katekol varlığında olduğu gözlenmiştir. % 3 oranlarında aktivasyona neden oldukları tespit edilmiştir. TRABZON PM 055 Ülkemizde Doğal Olarak Yetişen ve Kültürü Yapılan Bazı Mantar Türlerinin Besinsel İçeriklerinin Belirlenmesi Sevda KIRBAĞ. sistein ve benzoik asit kullanılarak yapılan inhibisyon çalışmasında askorbik asidin 0. % 25.48 ve % 0.2. ostreatus’da. 4 ˚C’de ve 24 saat sonunda enzimin aktivitesini % 90 oranında koruduğu gözlenmiştir. ekonomik değeri yüksek. yabani ve yenilebilir bir mantar olan Russula delica’dan elde edilen ham özütteki PFO enzimi spektrofotometrik bir yöntem kullanılarak karakterize edilmiştir. Pleurotus spp. T. % 7. P. Bu aşamadan sonraki çalışmalarda 4-metil katekol substrat olarak kullanılmıştır. K+. monofenolaz. ferulae. Fen-Edebiyat Fakültesi.19. eryngii’de.3.14. lezzetli spesifik yabani ve kültür mantarların (P. oksidoredüktazlar sınıfına ait bir metaloenzimdir.5. P. Co2+. ferulae’de. % 94. Mehmet AKYÜZ. % 8. 1mM nihai konsantrasyonda bazı metal iyonlarının enzim aktivitesi üzerine etkisi incelendiğinde. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. eryngii. T.90. sajor-caju’da. % 89. % 6. % 91. % 15. diğer inhibitörlerin ise sıra ile 1 mM . bisporus) besin değerleri araştırılmıştır. sajor-caju ve A.0.0 olarak bulunmuş ve bu pH’da.87. Ahmet ÇOLAK1. Bu çalışmada. Biyoloji Bölümü. 4-metil katekol (4-MK).7 .21 ve % 2. % 92.33 olarak saptanmıştır.edu.1.2.8. organik madde. 23119. % 94. % 20. eryngii var. % 94.1) mikroorganizmalardan.5. Fatih Eğitim Fakültesi. Enzimin aktivitesi için oksijen gereklidir ve oksijen varlığında enzim iki farklı reaksiyonu katalizler. % 91.4dihidroksi fenilalanin (L-DOPA) ile boyanan doğal elektroforezinde Rf değerleri 0.6.0.2. % 93. 8mM . 32 mM nihai konsantrasyonlarda yaklaşık % 90 inhibisyona neden oldukları tespit edilmiştir. P. Trabzon 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. difenolaz 259 .13. Elazığ skirbag@firat. % 10.13 ve % 3. Bu veriler ışığında Russula delica’dan hazırlanan ham özütteki PFO enziminin genel PFO inhibitörleri ve bazı metal iyonlarına karşı hassas özellikler sergilediği ve hafif asidik pH’larda kararlı olduğu söylenebilir. % 5. % 92. Difenolaz aktivitesi için 4-MK varlığında Vmaks = 384. % 5. PFO sebze ve meyvelerin esmerleşme proseslerinden sorumludur. % 23. P.5 mM nihai konsantrasyonda % 100 inhibisyon sağladığı.33. polifenol oksidaz. Yakup KOLCUOĞLU1. Hg2+ ve Cd2+ iyonları farklı oranlarda inhibisyona neden oldukları. Melike YILDIRIM1. Ni2+. % 7. % 8.18. sodyum metabisülfit. Mono fenollerin odihidroksi fenollere hidroksilasyonu (monofenolaz aktivitesi) ve o-dihidroksi fenollerin o-kinonlara oksidasyonu (difenolaz aktivitesi). Askorbik asit. Kimya Bölümü. Russula delica’dan elde edilen ham özütün difenolaz aktivitesi için optimum pH 5. % 14.4. Substrat özgünlüğü için katekol. % 8. kül.00 ve % 2.0.. 61335.34 ve 0.5. Anahtar Kelimeler: Besinsel içerik.64 olan iki bant gözlenmiştir. Trabzon sabankeskin61@hotmail. prostetik grup olarak bakır(II) iyonu ihtiva eden. Fen Edebiyat Fakültesi. P.5. Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü.tr Bu çalışmada Ülkemizde. bisporus’da. A.5. nem. Biyoloji Bölümü.com Polifenol oksidaz (PFO) ya da tirosinaz (E. % 90. Al3+.5.9.8. Zn2+. eryngii var.97 ve % 3. Nilay ONGANER Fırat Üniversitesi. boudieri. boudieri. Ca2+.55 ve % 2. Mn2+.43. Cu2+ iyonlarının ise sırası ile % 3. % 7. Difenolaz aktivitesi için optimum sıcaklığın 30 ˚C olduğu ve bu sıcaklıkta 1 saat sonunda enzimin aktivitesini % 88 oranında koruduğu belirlenmiştir.0. % 20. ostreatus.5. ham protein ve ham yağ içerikleri sırasıyla. % 9.8. Ham özütün 3.33 mM olarak belirlenmiştir. bitki ve hayvanlara kadar geniş canlı gruplarında bulunan. Kuru madde. % 92. T.6 µM dak-1 mg protein-1 ve Km = 3. A. P.

karaağaç. fizyolojik. 34. ve Bacitrin 10 iu’a dirençli olduğu aynı kaplıcadan izole edilen Bacillus cinsi bakterinin ise yalnız Nystatin 100 iu ‘a dirençli olduğu tespit edilmiştir.2. Napoli 80078 Italy rgguven@dicle. Daha önce yürütülen çalışmalarımızda Karadeniz bölgesinde fındık ağaçlarından toplanan Xyleborus dispar zararlısından bakteri izolasyonu yapılmış ve izole edilen bu bakteriler arasında bir tanesinin Bacillus thuringiensis olduğu belirlenmiştir. Barbara NICOLAUS2 1 Dicle Üniversitesi.Bu çalışmada. via Campi Flegrei n. Kemal GÜVEN1.sıcak su kaynağı PM 058 Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Edilen Anoxybacillus ve Bacillus Cinsi Bakterilerin Antibiyotiklere Dirençlilikleri Reyhan GÜL GÜVEN1. Barbara NICOLAUS2. Nystatin 100 iu. Fusidik asit 10 mcg. Anahtar Kelimeler : Antibiyotik. badem. 3 bantın ise majör olduğu (-rac-1. biyokimyasal ve genetik analizler sonucunda Anoxybacillus cinsi olduğu saptanan bakterinin lipit analizi (fosfolipit çeşitleri ) ince tabaka tomografisi (TLC) ve sekiz tane fosfolipit standardı kullanılarak tespit edilmiştir.TLC. Fen Edebiyat Fakültesi. Hatice KATI2.7 civarındadır. 61080.Araştırmada. thuringiensis’in. Zihni DEMİRBAĞ1.) (Coleoptera: Scolytidae) polifag bir zararlıdır. Annarita POLI2. Biyoloji Bölümü. Konukçuları arasında fındıktan başka meyve ağaçlarından elma. Su sıcaklığı 78°C ve Ph’sı 6. Bu çalışmada Xyleborus dispar’dan izole edilen B.19. Biyoloji Bölümü. TRABZON PM 057 Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Edilen Anoxybacillus Cinsi Bakterinin Fosfolipit Çeşitlerinin Analizi Reyhan GÜL GÜVEN1.tr Taşlıdere sıcak su kaynağı Batman ilinin Kozluk ilçesine bağlı Şelmo nahiyesinin 7 km kuzeybatısındadır. kestane. Dalkıran olarak bilinen Xyleborus dispar (F. 34. kavak. Anoxybacillus.Bu çalışmada Anoxybacillus cinsi bakterinin Penisilin 2iu. erik. bakterinin toplamda 6 tane fosfolipit içerdiği ve TLC üzerinde görünen 3 bantın minör (1. üniversal primerler kullanılarak yapılan PCR analizi sonucunda. ıhlamur gibi orman ağaçları bulunmaktadır. Fen Bilgisi Ögretmenliği ABD. şeftali. bu kaynaktan izole edilen ve morfolojik.edu. Giresun demetmert@ktu. fizyolojik. Napoli 80078 Italy rgguven@dicle.7 civarındadır. Annarita POLI2. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. CNR. Erhan ÜNLÜ1 1 Dicle Üniversitesi. Elde edilen sıranın 260 . Genin ait olduğu cry3 alt grubunu belirlemek için cry3 sınıfına ait daha özel primerler kullanıldı ve genin kodlayan bölgesi bütünü ile bakteri genomundan PCR ile çoğaltıldı. via Campi Flegrei n. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. Chloromfenicol 10 mcg. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi. bir tanesi de standartlara karşılık gelmediği. Fen Bilgisi Ögretmenligi ABD. Bacillus cinsi bakterinin bu durumu dikkat çekicidir. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi. söğüt. Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare. kayın. Çalışmada 18 tane farklı antibiyotik kullanılmıştır. Kemal GÜVEN1. Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare. ile gürgen. Bu çalışmada. Bacillus PM 059 Fındık Zararlısı Xyleborus dispar’dan İzole Edilen Bacillus thuringiensis’e Ait cry3Aa (δendotoksin) Geninin Klonlanması. edilmiştir. vb.3-sn-fosfatidil-rac-gliserol sodyum klorür. çınar. Ampicilin 25 mcg. Anahtar Kelimeler: fosfolipit.tr Taşlıdere sıcak su kaynağı Batman ilinin Kozluk ilçesine bağlı Şelmo nahiyesinin 7 km kuzeybatısındadır. Çoğaltılan gen PGEMT vektörüne klonlandı ve dizin analizi yapıldı. CNR. biyokimyasal ve genetik analizler sonucunda Anoxybacillus ve Bacillus cinsi olduğu saptanan bakterilerin antibiyotiklere dirençlilikleri 2 farklı yöntemle test Anoxybacillus. Kazım SEZEN1. 3-sn-fosfatidil L-serin (bovine brain). dipalmitol-gliserol-3fosfoetanolamine. meşe. bu bakterinin cry3 genini içerdiği tespit edildi. Karakterizasyonu ve Ekspresyonu Demet MERT1. Pozzuoli. Yapılan biyoassay çalışmaları sonucunda bakterinin Coleoptera ordosuna ait olan Agelastica alni larvaları üzerinde %100 öldürücü etkiye sahip olduğu belirlendi. kızılağaç. Fen Edebiyat Fakültesi. kayısı. 28100. Su sıcaklığı 78°C ve pH’sı 6. bu kaynaktan izole edilen ve morfolojik. Lincomiysin 15 mcg.edu. Pozzuoli. Biyoloji Bölümü. Remziye NALÇACIOĞLU1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi.edu.tr Son yıllarda yapılan çalışmalar ve gözlemler ürün veren kaynağı kurutarak verimi azaltan ve fındık bahçelerinde yoğun olarak bulunan Xyleborus dispar (Fabricius)’ın önemli bir zararlı olduğunu göstermiştir. DL-a-fosfoasidik asit dipalmitol) bir tanesi de standartlara karşılık gelmediği tespit edilmiştir. armut.

Fen Edebiyat Fakültesi. doğal dengenin bozulması gibi sebepler sonucu son yıllarda mikrobiyal pestisitler üzerinde daha yoğun çalışmalar yapılarak birçok biyopreparatın piyasaya verilmesine sebep olmuştur. kestane ve fındık gibi birçok meyve ağacında zararlar meydana getirerek önemli ürün ve ekonomik kayıplara neden olurlar. zararlıların predatörleri. fungus.com Günümüze kadar halk sağlığı açısından önem arz eden zararlıların mücadelesi kimyasal ilaçlarla yapılmış. Böylece daha önce tanımlanan bu bakterinin içermiş olduğu toksin geninin detaylı identifikasyonu yapıldı. armut. Zihni DEMİRBAĞ1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Dünyada giderek artan çevre bilinci. Salih DOĞAN3. sentetik pestisitlerin insan ve çevre sağlığına olumsuz etkileri. Sonuç olarak. Erzurum erzurumlue@hotmail. Anahtar kelimeler: Bacillus thuringiensis. Agah İkbal İNCE2. Bu çalışmada insan sağlığını tehdit eden böcek ve akarlar belirtilmiş ve bu zararlılarla mücadelede entomopatojenlerin kullanılma imkanları literatür ışığında tartışılmıştır. patojenleri kullanılarak yapılan mücadele çalışmalarına “Biyolojik Mücadele” adı verilir. 61080. virüs ve protozoonların bizzat kendileri. Bunun sonucu olarak zararlılarla mücadelede kimyasal mücadele dışındaki mücadele yöntemlerine önem verilmeye başlanmış ve biyolojik mücadele önem kazanarak zararlıların doğal düşmanlarının tespiti ve biyolojik mücadelede kullanılma olanaklarının araştırılmasına ağırlık verilmiştir. Hacer MURATOĞLU1. Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi. bu canlılar. Zararlıların popülasyonlarını ekonomik zarar eşiğinin altında tutmak amacıyla. funguslardan Beauveria bassiana ve virüslerden ise baculovirüsler kullanılmaktadır. Biyoloji Bölümü. 12 fungus. parazitoyitleri. Fatih SEZEK3 1 Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. biyolojik mücadele. Mehmet Nuri AYDOĞAN2. rüzgar ve yağmurun etkisiyle yayılma alanı geniş alanları kapsar. Xyleborus dispar’dan izole edilen ve detaylı identifikasyonu yapılan B. bu kimyasal maddelerin birçok olumsuz etkileri ortaya çıkmıştır. bakterideki insektisidal toksininin veya toksin geninin zirai mücadele amacıyla kullanılabileceği bu çalışma ile belirlenmiş oldu. 8 virüs ve 6 protozoon preparatının bulunduğu belirtilmektedir. Bu canlılara doğal düşman adı verilir. Biyoloji Bölümü. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. Ölen konukçu binlerce mikroorganizmayı etrafa dağıtır. başta meşe olmak üzere birçok geniş yapraklı orman ağacında zarar oluşturmaktadır. Giresun idemir@ktu. Özellikle. dünya savaşından sonra sentetik organik maddelerin sentezi ve zararlılara karşı aşırı kullanımı sonucu. İşte. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi.19. Zararlılarla mücadelede. erik. Halk sağlığı açısından önem arz eden zararlı arthropodlara karşı insan ve çevreye dost mikrobiyal pestisitlerin kullanımı günümüzde ön plana çıkmıştır. Dadaşkent. bakteri. Ömer Faruk ALGUR2. 44 nematod. elma. Kadriye ÖZCAN1. cry3Aa δ-endotoksin. fındık zararlısı PM 060 Halk Sağlığı Açısından Önem Arzeden Zararlı Arthropodların Mücadelesinde Mikrobiyal Pestisitlerin Kullanılma Olanakları Engin KILIÇ1. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. thuringiensis’in. Keza insan sağlığı açısından önem arz eden böcek ve akarların mücadelesinde entomopatojen bakterilerden Bacillus thringiensis. zararlıları baskı altında tutarak popülasyon artışını sınırlamaktadırlar. Entomopatojenler parazit mikroorganizmalar olup konukçularının ölümüne sebep olurlar. Fen Edebiyat Fakültesi. Neticede 73 kDa’luk bir protein bandı belirlendi. konukçu içerisinde çok hızlı çoğalmaları ve küçük cesametli olmaları sebebiyle kitle halinde üretimleri kolay olmaktadır. Mikrobiyal pestisitler entomopatojenlerden elde edilir.edu. özellikle II. mikrobiyal pestisitler PM 061 Lymantria dispar (Lepidoptera: Lymantriidae)’dan elde edilen bakterilerin identifikasyonu İsmail DEMİR1. Zararlı türler ile beslenen birçok canlı türü vardır. Biyoloji Bölümü. 104 bakteri. kayısı. Bu gen tarafından üretilen proteini belirlemek için genin kodlayan bölgesi ekspresyon vektörü pET28a’e klonlandı ve cry 3Aa proteininin ekspresyonu gerçekleştirildi. Ekspresyon vektörü tarafından ekspreslenen cry3Aa proteini izole edildi ve SDS-PAGE analizi yapıldı. Biyoloji Bölümü. zararlı böcek ve akarlar. Doğadaki canlıların popülasyonları beslenme ilişkisinin gereği olarak belirli bir dengede devam etmektedir. öldürülmüş formları veya üretmiş oldukları metabolitlerden yararlanılmaktadır. Günümüzde kullanılan mikrobyial pestisitlerden. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi.tr Bir orman zararlısı olan Lymantria dispar. Anahtar Kelimeler: İnsan sağlığı. Patojenlerin. TRABZON literatürdeki cry3 genleri ile karşılaştırılması sonucu bu bakteriye ait cry3 geninin Bacillus thuringiensis subsp tenebrionis’in sahip olduğu cry3Aa ile %100 benzer olduğu belirlendi. Xyleborus dispar. 261 . Ayrıca.

Anahtar Kelimeler: Agrotis segetum. Ayrıca. izolatın bilinen Brevibacterium türlerinden farklı olduğunu ortaya koymakta ve bunun Thaumetopoea pityocampa’dan elde edilmiş yeni bir Brevibacterium türü olduğunu göstermektedir. (Lydi5).tr Bu çalışmada.8 mol olduğu belirlendi. Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. yeni tür. Bu benzerliğine rağmen izolat. Tp12 olarak numaralandırılan izolatın Brevibacterium cinsine ait olduğunu gösterdi. Bacillus megaterium (As3). (Lepitoptera: Noctuidae)’dan Bakteri İzolasyonu ve Karakterizasyonu Ali SEVİM1.3) oranında B. Fen Edebiyat Fakültesi. 262 .19. biyokimyasal. (Lydi2). Fen Edebiyat Fakültesi. Enterobacter aerogenes (As4). Bacillus thuringiensis (Lydi6). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Analiz sonuçları. API ve Vitek identifikasyon sistemleri kullanılarak özellikleri belirlendi. Bunun için Doğu Karadeniz Bölgesi’nin farklı yerlerindeki tarım alanlarından Agrotis segetum larvaları toplandı. Agah İkbal İNCE1. 16S rRNA sekans sonuçlarına göre yeni izolatın %94 oranında en yakın olarak B. API ve Vitek sonuçları ve 16S rRNA sekans analizlerine göre yapıldı. İzolatların tanımlanması morfolojik. Fen Edebiyat Fakültesi. 53100. aerobik bir bakteridir.. Trabzon hkati@ktu. Biyoloji Bölümü. Gram pozitif. Brevibacterium. 3 ve 4. Biyoloji Bölümü. İzolatların morfolojik. Trabzon alisevim@ktu. aurantiacum DSM 20426T’ye benzemektedir. Erwinia spp. Elde edilen toplu sonuçların karşılaştırılması. fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri tespit edildi. PM 063 Thaumetopoea pityocampa Schiff. fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri belirlendi. DNA-DNA homoloji testine göre %10. Anahtar Kelimeler: Thaumetopoea pityocampa. Elde edilen izolatların morfolojik. Bu izolatların karakterizasyonları morfolojik. fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri.edu. bakteriyal flora. Fen Edebiyat Fakültesi. Bacillus thuringiensis (Lydi8). fizyolojik ve biyokimyasal özellikler. Lydi7’de cry3. (As6). bakteriyal karakterizasyon PM 62 Agrotis segetum Schiff. thuringiensis izolatlarında yapılan cry gen analizlerinde Lydi6’da cry1.8 (13.edu. Yağ asidi metil ester analizi sonuçlarına göre yeni izolatın temel yağ asitlerinin yaklaşık %64 oranında C15:0 anteiso içerdiği belirlendi. hareketsiz. (As2). moleküler özellikleri. Bu larvalardan toplam bakteri izolasyonları yapıldı. (Lepidoptera: Thaumetopoeidae)’dan İzole Edilen Yeni Bir Brevibacterium Türünün Tanımlanması Hatice KATI1. (Bozkurt)’un bakteriyal florası belirlenmiştir. segetum’dan elde edilen 9 bakteriyal izolat Bacillus cereus (As1). 16S rRNA gen sekans analizleri ve Vitek bakteriyal identifikasyon sistemi kullanılarak izolatların karakterizasyonları yapıldı. Elde edilen 9 bakteriyal izolatın morfolojik. Enterobacter sp. Bacillus thuringiensis (Lydi9) şeklinde tanımlandı. Enterococcus gallinarum (As8) ve Stenotrophomonas maltophila (As9) olarak tanımlandı.tr Ağaçların tüm iğne yapraklarını yemek suretiyle zararlara neden olan Thaumetopoea pityocampa. 16S rRNA analizi ve Vitek testi sonuçlarına göre tanımlamaları yapıldı. Anahtar Kelimeler: Lymantria dispar. Bacillus sp. Buna göre izolatlar Pantotea agglomerans (Lydi1). fizyolojik. İsmail DEMİR2. Buna göre A. Serratia marcescens (Lydi4). İsmail DEMİR2. Moleküler karakterizasyon için 16S rRNA sekans analizi yapıldı ve sekans sonuçları gen bankasındaki referans sıralarla karşılaştırıldı. Zihni DEMİRBAĞ2 1 Giresun Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. başta kızılçam olmak üzere çeşitli çam türlerinde tahribatlara sebep olmaktadır. Klepsiella spp. Biyoloji Bölümü. aurantiacum DSM 20426T suşuna benzediği ve DNA G+C içeriğinin de %69. Acinetobacter calcoaceticus (Lydi3). TRABZON Bu ve benzeri zararlılara karşı bir yerel mikrobiyal mücadele etmeni geliştirmeye yönelik olarak. Zihni DEMİRBAĞ2 1 Rize Üniversitesi. Bacillus thuringiensis (Lydi7). Pseudomonas putida (As7). API test sonuçları ve 16s rRNA gen sekans analizlerine göre yapıldı. Bu zararlıya karşı bir mikrobiyal mücadele etmeni geliştirmeye yönelik yapılan çalışmalarda Thaumetopoea pityocampa larvalarından bakteriyal izolatlar elde edildi. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. ülkemizde önemli bir tarım ve endüstriyel ürün zararlısı olan Agrotis segetum Schiff. B. Acinetobacter calcoaceticus (As5). Bu larvaların toplam bakteriyal florasını belirlemek için larvalardan bakteri izolasyonları yapıldı. Lydi8’de cry1 ve 2 ve Lydi9’da cry1 ve 4 olduğu tespit edildi. 2. Karadeniz Bölgesi’ndeki farklı fındık bahçelerinden Lymantria dispar larvaları toplandı. 61080. İzolat sarı renkli ve yuvarlak koloni morfolojisine sahip.

Ankara fozturk@erciyes. parasporal kristal yapıları ve bu izolatların depo zararlısı Ephestia kuehniella Zeller üzerine olan toksik etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Geobacillus toebii subsp. Biyolojik denemeler sonucunda izolatların Ephestia kuehniella larvaları üzerine %83. Anahtar Kelimeler: Biyolojik mücadele. Lepidoptera (kelebekler).918 ve 1. Kristal proteinlerin SDS-PAGE ile analizi sonucunda izolatların 130 kDa ve 65 kDa ağırlığında iki protein taşıdıkları belirlenmiştir. Ephestia kuehniella PM 065 Fa