KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ BİYOLOJİ BÖLÜMÜ 61080 TRABZON

19.
ULUSAL BİYOLOJİ KONGRESİ

23-27

HAZİRAN 2008 TRABZON

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

2

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

İÇİNDEKİLER
KURULLAR ........................................................... 005 PROGRAM ............................................................. 009
SÖZLÜ BİLDİRİLER.......................................................... 011 POSTER BİLDİRİLER ....................................................... 031 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 031 BOTANİK ..................................................................... 041 ZOOLOJİ ....................................................................... 061 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 079

BİLDİRİ ÖZETLERİ ............................................. 081
ÇAĞRILI BİLDİRİLER ..................................................... 083 SÖZLÜ BİLDİRİLER ......................................................... 095 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 095 BOTANİK ..................................................................... 131 ZOOLOJİ ....................................................................... 175 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 223 POSTER BİLDİRİLER ....................................................... 233 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 233 BOTANİK ..................................................................... 321 ZOOLOJİ ....................................................................... 479 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 633

İNDEKS ................................................................... 645

3

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

4

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

KURULLAR

5

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

6

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Osman BELDÜZ Kongre Sekreteri Prof. Dr. Sema AYAZ Kongre Düzenleme Kurulu Prof. Dr. Osman BEYAZOĞLU Prof. Dr. Asım KADIOĞLU Prof. Dr. Zihni DEMİRBAĞ Prof. Dr Atalay SÖKMEN Prof. Dr. Faik Ahmet AYAZ Prof. Dr. Reşit ÖZKANCA Prof. Dr. Leyla AÇIK Doç. Dr. Mustafa YAMAN Doç. Dr. Bilal KUTRUP Doç. Dr. Kamil COŞKUNÇELEBİ Doç. Dr. Hüseyin İNCEER Yrd. Doç. Dr. Remziye NALÇACIOĞLU Yrd. Doç. Dr. Sabriye ÇANAKÇI Yrd. Doç. Dr. İsmail DEMİR Yrd. Doç. Dr. Ufuk BÜLBÜL Öğr. Gör. Dr. Rabiye TERZİ Arş. Gör. Dr. Kazım SEZEN Arş. Gör. Handan ONAY Arş. Gör. Kadriye İNAN Arş. Gör. Hacer MURATOĞLU Arş. Gör. Dilşat Nigar ÇOLAK Arş. Gör. Nihal KUTLU Arş. Gör. Hülya TORUN Arş. Gör. Emel ÇAKIR Arş. Gör. Mutlu GÜLTEPE

Bilimsel Kurul Prof. Dr. Ahmet ASAN Prof. Dr. Ahmet ŞAHİN Prof. Dr. Ali DEMİRSOY Prof. Dr. Arif BAYSAL Prof. Dr. Atila Yanıkoğlu Prof. Dr. Avni GÜVEN Prof. Dr. Ayşen (ÖZDEMİR) TÜRK Prof. Dr. Bayram YILDIZ Prof. Dr. Cumhur ÇÖKMÜŞ Prof. Dr. Fahrettin GÜCİN Prof. Dr. Fevzi BARDAKCI Prof. Dr. Fikrettin ŞAHİN Prof. Dr. Hacer ÜNLÜ Prof. Dr. Haluk KEFELİOĞLU Prof. Dr. Hasan ÖZÇELİK Prof. Dr. Hayri DUMAN Prof. Dr. Hüseyin Avni ÖKTEM Prof. Dr. Kuddisi ERTUĞRUL Prof. Dr. Kurtuluş OLGUN Prof. Dr. Leyla AÇIK Prof. Dr. M. Ali AKPINAR Prof. Dr. M.Yakup ARICA Prof. Dr. Mehmet TOPAKTAŞ Prof. Dr. Murat ÖZMEN Prof. Dr. Mustafa IŞILOĞLU Prof. Dr. Mustafa KURU Prof. Dr. Mustafa Sabri Özyurt Prof. Dr. Nazmi Polat Prof. Dr. Nermin GÖZÜKIRMIZI Prof. Dr. Nilüfer CİHANGİR Prof. Dr. Nusret AYYILDIZ Prof. Dr. Özcan SEÇMEN Prof. Dr. Reşit ÖZKANCA Prof. Dr. Salih Levent TURAN Prof. Dr. Serpil UNYAYAR Prof. Dr. Sezai TÜRKEL Prof. Dr. Ş. Fatih Topcuoğlu Prof. Dr. Şemsettin CİVELEK Prof. Dr. Yusuf AYVAZ Prof. Dr. Yılmaz ÇAMLITEPE Prof. Dr. Zeki AYTAÇ Prof. Dr. Zekiye SULUDERE

7

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

8

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

PROGRAM

9

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

10

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

23 HAZİRAN 2008 (PAZARTESİ)
08:30-00:00 KAYIT GİRİŞ 10:30-11:00 AÇILIŞ SALON HT 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 1 SALON HT OTURUM BAŞKANI: M. Sabri ÖZYURT
Ç001 11.00 Ç002 11.45 Kök Hücre ve Hücre Tedavilerinde Güncel Gelişmeler Gene Therapy for Neuroblastoma E. Ovalı ATİ Teknoloji, Trabzon, TR Bahri KARAÇAY University of Iowa, Iowa City, Iowa, U.S.A.

12:30-14:00

ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE)

14:00-15:30 1. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: TOKSİKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Dürdane KOLONKAYA ve Özgür FIRAT
SZ 001 14.00 SZ 002 14.18 SZ 003 14.36 SZ 004 14.54 SZ 005 15.12 Zn, Cd ve Zn+Cd Etkisinde Oreochromis niloticus’un Kan Dokusundaki Metal Düzeylerinin ve Bazı Biyokimyasal Parametrelerdeki Değişimlerin Belirlenmesi Karakaya Baraj Gölünde Olası PAH Kirliliğinin Sazan Balığı (Cyprinus carpio) Safra Örneklerinde Değerlendirilmesi Renal İskemi-Reperfüzyon Hasarına Karşı Askorbik Asitin Etkisi Kafkas Kurbağası (Pelodytes caucasicus) Üzerinde Amonyum Nitrat Gübresinin Akut Etkileri Sıçan Böbreğinde Bisfenol A, Nonilfenol ve Oktilfenolün Neden Olduğu Hasar Üzerine Askorbik Asitin Etkilerinin İncelenmesi Özgür FIRAT, Hikmet Yeter ÇOĞUN, Sabahattin ASLANYAVRUSU, Ferit KARGIN Abbas GÜNGÖRDÜ, Murat ÖZMEN Aslı KORKMAZ, Dürdane KOLANKAYA Handan KARAOĞLU, Bilal KUTRUP, Zeliha ÇOLAK YILMAZ, Emel ÇAKIR, Ufuk BÜLBÜL Aslı KORKMAZ, Müfide AYDOĞAN, Nurhayat BARLAS, Dürdane KOLANKAYA

SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ANTİMİKROBİYAL ve BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Nihat AKIN ve Hatice KATI
SM 001 Yüksek Teknolojiye Uygun Olarak Hazırlanan ZnO 14.00 - nanokristallerinin Karakterizasyonu ve Antimikrobiyal/ Antifungal Aktivitelerinin Tayini SM 002 Süt Fabrikası Atık Sularından İzole Edilen 14.18 - Biyosurfektanların Antimikrobiyal ve Antifungal Etkilerinin Araştırılması SM 003 Kanser Kemoterapisinde Kullanılan Bakteriyel 14.36 - Enzimler SM 004 Leuconostoc mesenteroides subsp. cremoris 14.54 - Tarafından Üretilen Bir Bakteriyosinin Büyük Ölçekte ve Hızlı Saflaştırılması SM 005 Antibiyotiklerin Anaerobik Ayrışabilirlikleri 15.12 Aysun ERGENE, Kezban ADA, Emine ÖZTÜRK, Fadime YILMAZ, Emine YALÇIN, Kültiğin ÇAVUŞOĞLU Fadime YILMAZ, E. ÖZTÜRK, F. KUTLUER, A. ERGENE, E. YALÇIN, K. ÇAVUŞOĞLU Hikmet GEÇKİL Halil DÜNDAR Hakan ÇELEBİ, Delya SPONZA

SALON NT 1: BOTANİK: ANATOMİ & MORFOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ergin HAMZAOĞLU ve Tuna UYSAL
SB 001 14.00 SB 002 14.18 SB 003 14.36 Bazı Scorzonera L. (Asteraceae) Taksonlarının Yaprak Anatomileri Serdar MAKBUL, Zafer TÜRKMEN, Osman BEYAZOĞLU, Kamil COŞKUNÇELEBİ Aliye ARAS, Mehmet SAKINÇ, Cenk YALTIRAK

Orta-Üst Miyosen Yaşlı Ergene Formasyonu’nda (Trakya-KB Türkiye) Fosil Ağaç Topluluğu: Junglandaceae ve Lauracea Odunları Kazdağı Pseudo-Alpinik Bölgesinde Yetişen Bazı Mine TUNALI, Ersin Soğanlı Bitkilerin Morfolojisi ve Anatomisi Üzerine KARABACAK, İsmet UYSAL İncelemeler

11

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

SB 004 14.54 SB 005 15.12 -

10 Yaşındaki Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link.) Fidanlarında Populasyonlara Bağlı Varyasyonların Bazı Morfolojik Özelliklere Göre Belirlenmesi Türkiye Doğal Florasında Yetişen Oxytona Seksiyonuna Ait Papaver Türlerinin Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi

Deniz GÜNEY, İbrahim TURNA, Şemsettin KULAÇ Seval ŞAHİN, İskender PARMAKSIZ

SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet AKSOY ve Zafer TÜRKMEN
SB 006 14.00 Türkiye’nin Silene L. (Caryophyllaceae) cinsi Siphonomorpha Othh., Lasiostemones Boiss., Sclerocalycinae Boiss., Chloranthae Roth., Tataricae Chowdh. ve Otites (Adams) Othh. Seksiyonları’nın Revizyonu Huzurlu Yaylası (Gaziantep) Florası Boynuzsu Ot (Anthocerotopsida) ve Ciğerotları (Marchantiopsida) Floralarının Türkiye'deki Son Durumları Cyclotrichium Manden. & Scheng. (Labiatae) Cinsinin Taksonomisi ve Filogenisi Kemal YILDIZ, Ali ÇIRPICI, Mehmet Y.DADANDI

SB 007 14.18 SB 008 14.36 SB 009 14.54 SB 010 15.12 -

Yusuf ZEYNALOV, Fatih YAYLA, Medine Münevver UMA Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Tuncay DİRMENCİ, Görkem DENİZ, Ekrem DÜNDAR, Turan ARABACI

15:30-16:00

ÇAY / KAHVE

16:00-17:30 2. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: HİSTOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Muhittin YÜREKLİ ve Nesrin ÖZSOY
SZ 006 16.00 SZ 007 16.18 SZ 008 16.36 SZ 009 16.54 SZ 010 17.12 Sphex flavipennis Fabricus, 1793 (Hymenoptera: Sphecidae)’in Sindirim Kanalının Morfolojisi ve İnce Yapısının Araştırılması İpekböceği Bombyx mori (Lepidoptera: Bombycıdae)’de Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Orta Barsak Üzerine Etkisinin Gösterilmesi Kronik Florozisin Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi İnci Kefali (Chalcalburnus tarichi, Pallas 1811)’nde Vitellogeninin İmmunohistokimyasal Lokalizasyonu ve Vitellogenin Seviyesinin Belirlenmesi Aktif ve Aktif Olmayan Helix aspersa Müller, 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’te Serebral Gangliyon Nörosekresyon Hücreleri Filiz DEMİR, Menderes SUİÇMEZ Gözde SELEK, Osman PARLAK

Evren KOÇ, Yusuf ERSAN, Başaran KARADEMİR Ahmet Regaib OĞUZ, Burak KAPTANER, Güler ÜNAL Nermin BİTER, Gürsel ERGEN

SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ANTİMİKROBİYAL OTURUM BAŞKANLARI: Sanver EKMEKÇİ ve Sevda KIRBAĞ
SM 006 16.00 SM 007 16.18 Türkiye’nin Karstik Mağaralarından Elde Edilen Streptomyces İzolatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Staphylococcus epidermidis Klinik İzolatlarının Biyofilmleri Üzerine Lizostafinin ve Değişik Antibiyotiklerin Etkisinin Araştırılması SM 008 Yeşil ve Siyah Çayın (Camellia sinensis) 16.36 - Antimikrobiyal ve Bazı Antibiyotiklerle Sinerjitik Etkisinin Araştırılması SM 009 Vitex agnus-castus L. (Hayıt) Bitkisinin Sitotoksik, 16.54 - Antiviral, Antibakteriyal ve Antifungal Aktivitelerinin İncelenmesi SM 010 Metschnikowia pulcherrima Türü Mayaların 17.12 - İzolasyonu ve Pulcherrimin’in Antimikrobiyal Aktivitelerinin Araştırılması Semra YÜCEL, Mustafa YAMAÇ, Anıl HAN Burcu ÇERÇİ, İsmail KARABOZ, Ali KOÇYİĞİT, Aslı ÖZKIZILCIK Metin DIĞRAK, Nurcan ERBİL, Zelal AKSOY İsa KARAMAN, Ahlem BEN SASSI, Aouni MAHJOUB Sezai TÜRKEL

12

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ ve BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Güleray AĞAR ve Osman TUGAY
SB 011 16.00 SB 012 16.18 SB 013 16.36 SB 014 16.54 SB 015 17.12 Serbest Oksijen Radikalleri ve Antioksidanlar Hülya DEMİR, Leyla AÇIK Bitkisel Kaynaklı Gıdalara Uygulanan İşlemler Nihat AKIN, Mehtap AKIN Esnasında Antioksidanlarda Oluşan Değişmeler ve Bu İşlemlerin Antioksidanların Fonksiyonel Özelliklerine Etkileri Pamuk Kalluslarında Antioksidant Enzim Aktivitesi Sultan KÖŞKEROĞLU, Yonca Üzerine NaCl’ün Etkisi SURGUN, Atilla Levent TUNA, Betül BÜRÜN, İbrahim YOKAŞ Domates’te (Lycopersicon sp.) Tuz Stresinin Mahmut DOĞAN, Rukiye TIPIRDAMAZ Antioksidant Enzim Aktiviteleri Üzerindeki Etkilerinin in vitro Olarak İncelenmesi Bezelyede (Pisum sativum L.) Antioksidant Enzim Neval ERTÜRK, Barbaros Aktivitesi ve Yaprak Yaşı Arasındaki İlişkilerin ERTÜRK Araştırılması

SALON NT 2: BOTANİK: BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Şemsettin CİVELEK ve Serdar MAKBUL
SB 016 16.00 SB 017 16.18 SB 018 16.36 SB 019 16.54 SB 020 17.12 Sempervivum L. Cinsinde Polimorfizm ve Biyoçeşitlilik Ulubey Kanyonları'nın (Uşak) Florası Malatya İli’nin Likenleri Geçmişten Günümüze Türkiye Likenleri Türkiye’de Likenler Üzerinde Gelişen Polycoccum Sauter ex Körber 1865 Cinsi Üzerine Notlar Fergan KARAER, H Güray KUTBAY, Salih TERZİOĞLU, Ferhat CELEP Mehtap ŞAHİN, Memduh SERİN Mehmet CANDAN, Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Mehmet Gökhan HALICI, Ahmet AKSOY

19:00-23:00

KOKTEYL (SAHİL TESİSLERİ)

13

Bakterilerin Etkisi SM 012 Abant Gölünün Trofik Yapısı. HADIMOĞULARI. RAHEMO SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: EKOLOJİ ve SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Nevzat ŞAHİN ve İsa KARAMAN SM 011 Mağara Sistemlerinde Kalsit (CaCO3) Oluşumu ve 09. Dilvin İPEK SALON NT 1: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mustafa IŞILOĞLU ve Ökkeş ATICI SB 021 09. cv. ORHAN. Ç. (Plumbaginaceae) Cinsi Üzerinde Taksonomik Çalışmalar Türkiye Centaurea (Asteraceae) Cinsi Fevzi ÖZGÖKÇE. O. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sedat DÖNMEZ Nükhet Nilüfer ZORBA.İzolasyonu.18 SB 028 09.36 SZ 014 09.18 . Ergin HAMZAOĞLU. A. İdentifikasyonu ve EPS Üretimi SM 014 Bazı Termofilik Anaerobik Bakteriler ile 09. G.Siklodekstrin Glikoziltransferaz Üretimi SM 015 Piyasada Satılan Lokumların Mikrobiyolojik 10. ÖZLÜ.36 SB 024 09. Kuddisi ERTUĞRUL 14 . Nermin GÖZÜKIRMIZI SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Zeki AYTAÇ ve Olcay DÜŞEN SB 026 09. H. T. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: HİSTOLOJİ ve PATOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Güler ÜNAL ve Kültiğin ÇAVUŞOĞLU SZ 011 09.Kalitesi Özlem BARIŞ. Veysi OKUMUŞ. GÜLLÜCE.54 Ekzojen Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) Uygulanmış Kesi Yaralı Tavşanlarda İyileşme Bölgesine Epitel Hücre Göçü Silymarin’in Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi Rhinolophus mehelyi’nin Yardımcı Uçma Kaslarında Morfolojik ve Histokimyasal Araştırmalar The Helminths of Freshwatere Fishes Caught From AL-Tamim Governorate. A. F. Fonksiyonel 09. Murat ÜNAL. Osman KARABACAK. Şule COŞKUN. Kemal GÜVEN. B. Biyovolüm Miktarının Değerlendirilmesi ve Limnoekolojik Özelliklerinin Çok Yönlü İstatistiksel Analizlerle İncelenmesi SM 013 Kös (Bingöl) Sıcak Su Kaplıcasından Bakteri 09. DİLSİZ. Barbara NICOLAUS Ayşe AVCI. Gökhan BAYRAMOĞLU Suna CEBESOY ZohairI.18 SZ 013 09. KARTAL. TRABZON 24 HAZİRAN 2008 (SALI) 09:00-10:30 3. Engin TİLKAT.00 SB 027 09.Fitoplankton Türleri.19. Biyoloji Bölümü. Okan KÜLKÖYLÜOĞLU Reyhan Gül GÜVEN. O. Hakan ŞENTÜRK. ÖZEL Aslıhan TEMEL. ÖZBEK Abuzer ÇELEKLİ.12 .54 . Derebucak-Konya) Türkiye’de Bulunan Acantholimon Boiss.00 . Kargapazarı ve Dumlu Dağları (Erzurum) Alpin Çiçekleri Endemik Bitki Cenneti Kızıldağı (Çamlık Kasabası. M.36 SB 029 09. Iraq Nesrin ÖZSOY.36 . V.00 SB 022 09. Nursel GÜL Bilge ÖZKAL. Hakkı DEMİRELMA Musa DOĞAN. ÖZKAN. Faris KARAHAN Ahmet AKSOY. F. SÜZERER Fatoş UZUNTAS. N. Fatih SEYİS Ahmet ONAY. ARSLAN Emine AYDIN. Taipei 309) Farklı Explant Kaynaklarından Kallus ve Bitki Oluşum Potansiyelinin Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Antepfıstığının Mikroçoğaltılmasındaki Yeni Metotlar in vitro Koşullarda Maliyeti Düşürme Amaçlı Farklı Katılaştırıcı ve Karbon Kaynak Kullanarak Muz Çoğaltımı Arpa Kallus Kültürlerinde Genetik ve Epigenetik Varyasyonlar Khalid Mahmood KHAWAR. KHAWAR. ÖZEL. Ç.00 SZ 012 09. Annarita POLI. ARSLAN. F. Özlem MAVİ Tuna UYSAL. ŞAHİN.12 Isatis cochlearis (Çivit Otu) Bitkisinin Doku Kültürü Yoluyla Adventif Sürgün Rejenerasyonu Çeltikte (Oryza sativa L.18 SB 023 09. G.54 Gökyüzüne En Yakın Bitkiler: Palandöken. Adnan AYHANCI. Galip AKAYDIN. Hilmi ÖZDEN. M. K.54 SB 025 10. Orhan KURT.

00 .18 SZ 018 14. (Lepidoptera. Remziye NALÇACIOĞLU. İkbal Agah İNCE.12 .12 Sinir Rejenerasyonunda Şartlandırma Hasarı Etkisi ve Mekanizmasının Araştırılmasında Kullanılan Metotlar Kök Hücre Nedir? Kaynakları ve Kullanım Alanları Balb/C Farede Görülen Yeni Bir Spontan Tümörün in vivo ve in vitro Karakterizasyonu Akut Myelositik Lösemi (HL-60) Hücrelerinde Metilprednizolonun İleri Saatlerde Terminal Farklılaşma Üzerindeki Etkisinin Araştırılması Elif KAVAL OĞUZ. Cinsi (Asteraceae) Acrolophus (CASS. Özlem KIRAN 15 .36 . Gürkan ÖZTÜRK Dürdane KOLANKAYA.45 Çevre Sorunları ve İnsan Hakları Biyoloji Bölümlerimizde SCI Kapsamlı Dergilerde Yapılan Yayınlara Genel Bir Bakış Leyla AÇIK Murat ÖZMEN 12:30-14:00 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 14:00-15:30 4.54 . Lymantriidae)’den 14. Dr. Mualla ÇETİN SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOLOJİK MÜCADELE OTURUM BAŞKANLARI: Reşit ÖZKANCA ve Ömer ERTÜRK SM 016 Leucoma salicis L.00 Ç004 11.Transkriptomik Analizi ve Potansiyel Promotor Bölgesinin Belirlenmesi SM 020 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 15.) DC.18 .12 - Türkiye Centaurea L.Steinernematidae. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kuddisi ERTUĞRUL.anatoliense'nin (Rhabditida:Steinernematidae) Biyo-Ekolojik Özellikleri SM 019 Chilo iridescent virus’e ait Ekzonükleaz Geninin 14. Şenay YILDIRIM. Zihni DEMİRBAĞ Gülsüm UÇAR. TRABZON SB 030 10.36 SZ 019 14. Dr. Newcastle upon Tyne. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: H.54 SZ 020 15.19. Seksiyonu Taksonları Üzerine Taksonomik Bir Araştırma Osman TUGAY. Ayşe TOPUZ Ahmet Ata ÖZÇİMEN. Handan KAYA. UK SALON FK OTURUM BAŞKANI: Prof.00 SZ 017 14. Maurice MOENS. Ali DEMİRSOY Ç007 11. Dr. Ülkemizdeki Son Gelişmeler Genom Sonrası Çağda Bitki Biyolojisinde Gelişmeler Tuna EKİM İsmail TÜRKAN SALON NT1 OTURUM BAŞKANI: Prof. Zihni DEMİRBAĞ Didem ŞİMŞEK GÜNGÖR Yeşim AKTÜRK.00 Ç006 11.Çiftliği’nden Alınan Toprak Örneklerinden İzole Edilen Bacillus İzolatlarında Keratinaz Enziminin Özelliklerinin Araştırılması Mustafa YAMAN Hüseyin YILMAZ.45 Mechanism of Maturation-Dependent Alcohol Resistance Actinobacterial Diversity and Drug Discovery: Will A Renaissance Follow the Decline and Fall? Bahri KARAÇAY Michael GOODFELLOW University of Newcastle. Biyoloji Bölümü. İsmail DEMİR. Cansın GÜNGÖRMÜŞ Seyhan ALTUN.45 Arazi Botaniğinde.İzole Edilen Bir Nükleopolihedrovirüs (NPV)’ünun Türkiye İçin İlk Kaydı SM 017 Entomopatojenik Nematodların (Rhabditida: 14. KÜLTÜRÜ ve İMMÜNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Handan UYSAL ve Sibel HAYRETDAĞ SZ 016 14. Tuna UYSAL 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 2 SALON HT OTURUM BAŞKANI: Prof.00 Ç008 11. Heterorhabditidae) Doğu Karadeniz Bölgesindeki Yayılışı SM 018 Potansiyel Biyolojik Kontrol Ajanı Steinernema 14. Fikrettin ŞAHİN Ç003 11. Nurettin CENGİZ. Nermin GÖZÜKIRMIZI Ç005 11.

M. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: GENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Ali ATEŞ ve Ekrem DÜNDAR SZ 021 16. Fatih YAYLA. B. Ömer ŞAHİN Faruk SÜZERGÖZ. Mustafa ÖZDEMİR.00 SZ 022 16. Esra İLHAN SUNGUR.12 Bahçesaray (Van) ve Çevresi Florası Hakkari Doğası ve Florasına Giriş Tulipa L. G. Nihat DİLSİZ. Halil DEMİR.) Çeşitlerinde Morfolojik ve Moleküler Düzeydeki Değişikliklerin Belirlenmesi Polifazik Klorofil a Fluoresansı ile Arpa Bitkisinde UV-B Işıma Etkisinin Değerlendirilmesi Mısır Çeşitlerinin Fotokimyasal Etkinliklerine Göre Kuraklığa Toleranslarının Belirlenmesinde Kautsky Etkisi Yaklaşımı Özlem TURAN. Taksonomik Problemleri ve Çözüm Önerileri Çengelli Dağı (Sivas) Florası Gaziantep İli Endemik ve Nadir Bitkileri Mehmet FIRAT Mehmet FIRAT İsmail EKER. Peyami BATTAL.54 SB 035 15. Sait İZGİ. Mehmet TOPAKTAŞ Burcu KOÇAK MEMMİ İ. Medine Münevver UMA. Yasemin EKMEKÇİ Ayten EROĞLU.36 SB 039 14.Edilen Aktinomiset İzolatlarının Ağır Metal Toleransı ve Biyosorpsiyon İlişkisi SM 023 Soğutma Kulesi Su Sisteminde Galvanizli Çelik 16.12 Acetamiprid ve Alpha-Cypermethrin Pestisidlerinin Karışım Halinde Kullanıldıkları Zaman İnsan Periferal Lenfositlerindeki in vitro Genotoksik Etkileri Bazı Drosophila melanogaster Doğal Populasyonlarında Malathion Direncinin Araştırılması İran Küçük Balarısı (Apis florea Fabricius) Populasyonlarında Geometrik Morfometrik Analiz Spinal Kord İskemi Oluşturulan Sıçanlarda Kaspaz3 Aktivitesi ve Melatoninin Koruyucu Etkisinin Araştırılması Ayşe YAVUZ KOCAMAN.36 . (Liliaceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı. M. Hasan YELKEN 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 5. Mehmet Emre EREZ.Sacın Mikrobiyal Korozyonu SM 024 Biyogaz Üretiminde Çeşitli Bor Bileşiklerinin 16. Biyoloji Bölümü. Nagehan TEKNECİ Bihter MİNNOŞ. Tekin BABAÇ. Mustafa YAMAÇ. TRABZON SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Gülcan ŞENEL ve Nuran DURMUŞ SB 031 14. Faruk OĞUZ Nuran ÇİÇEK. A. Nihal DOĞRUÖZ. Ayşe ŞAHABOĞLU SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ÇEVRE ve FERMENTASYON OTURUM BAŞKANLARI: Nilüfer CİHANGİR ve Mustafa YAMAÇ SM 021 Mikrobiyal Korozyon 16.00 SB 037 14. ÖZKAN Songül AYDEMİR. İsmail ÇELİK.12 .18 . Murat ERMAN. M.18 SB 033 14. Nurhan CANSEVER Faruk SÜZERGÖZ.36 SZ 024 16. Sinasi ASLANLI.00 SM 022 Metal Pollusyonlu Toprak Örneklerinden Elde 16. Ayşın ÇOTUK.Bileşiklerdeki Bor Dışındaki Kimyasal Bileşenlerin Biyogaz Verimi Üzerindeki Etkinliğinin Karşılaştırılması Esra İLHAN SUNGUR Ayşe Betül KARADUMAN. Demet DOĞAN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. KOYUNCU Erol DÖNMEZ Yusuf ZEYNALOV.36 SB 034 14. Banu EFEOĞLU SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Kuddisi EĞRTUĞRUL ve Mustfa KARGIOĞLU SB 036 14.00 SB 032 14. ÖZDEN.54 SB 040 15. KANDEMİR.18 SZ 023 16. 16 . M.18 SB 038 14. İsmet BERBER. Halil DEMİR.Etkinliğinin Biyogaz Verimi Açısından Karşılaştırılması SM 025 Biyogaz Verimi Üzerine Etkili Bor Bileşikleri ile 17. Nuran ÇİÇEK.19.54 . MORADI.54 SZ 025 17. Süleyman TOPAL Musa TÜRKER. Hüsnü ÇAKIRLAR Yasemin EKMEKÇİ.12 İki Nohut Hattının Fotosentetik Aktivitelerinin Uyum ve Üşüme Sıcaklıklarında Klorofil Fluoresansı İle Karşılaştırılması Emet Borik Asit Fabrikası Atıklarının Arpa ve Buğdayda Vejetatif Büyüme Üzerine Etkileri Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik.

Fatma Nil AZERİ . sunflower and its affects on germination and growth Hassan Bor ve Alüminyum Stresi Altındaki Buğdaylarda Eaylettin ÖZTÜRK. Limonium iconicum ve L. İ. TRABZON SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Avni GÜVEN ve Peyami BATTAL SB 041 16. (Adaçayı) Türlerinin Korolojik Özellikleri Türkiye’de Bulunan Aegilops L. Ersin DOĞAÇ. Köksal (Triticum aestivum L) Esteraz Enzim Aktivitesi ve KÜÇÜKAKYÜZ. (Cynareae. Musa DOĞAN Bayram YILDIZ. Süleyman CENKÇİ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. S. Biyoloji Bölümü. Aykut SAĞLAM.12 Akdeniz ve Ege Bölgesinde Yetişen Endemik Salvia L. Hatice DEMİRAY. ATALAY.00 SB 042 16.12 Kuraklık Stresi Sırasındaki Yaprak Kıvrılması İle Stoma Davranışlarının Değerlendirilmesi Türkiye Endemiği İki Halofit Türün.18 SB 048 16. Musa DOĞAN Evren CABİ. Wasan S. Bekir ÇÖL. Said Al-Tai. Tohum Çimlenmesi Üzerine Tuzluluk. Bant Desenlerindeki Değişimler Belgin GÖÇMEN SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Ayşen TÜRK ve Turan ÖZDEMİR SB 046 16. Hatice NAR Mustafa YILDIZ. Vatan TAŞKIN. Yusuf ALTINOĞLU Contamination of wheat seeds with dry powder of Salah M. cinsine ait Dasyphyllium Bunge Seksiyonu Üyelerinin Elektron Mikroskobu ile Yaprak Tüylerinin İncelenmesi Ferhat CELEP. Rabiye TERZİ. Mustafa KARGIOĞLU Meliha GEMİCİ. Çağlar ÖZALKAN. Tuncay DİRMENCİ Yüksel KAN. lilacinum (Plumbaginaceae).36 SB 049 16.19. T. Y. BAĞCI.18 SB 043 16. KARTAL. Sıcaklık ve Işığın Etkileri Cicer arietinum L. ORHAN A. Nihal KUTLU.36 SB 044 16.Asteraceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı ve Türkiye’deki Durumu Türkiye’de Kültüre Alınan Bazı Salvia Türlerinin Önemi ve Özellikleri Türkiye’de Dağılış Gösteren Astragalus L. ( vd1-8 ) ve Cicer arietinum L. Zekiye SULUDERE 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 1 – MİKROBİYOLOJİ: AKÇAABAT 17 . Turan ARABACI.54 SB 045 17. (vd2-13 ) Nohut Hatlarında Bor ve Kalsiyum Karbonatın Etkileri Üzerine bir Çalışma Asım KADIOĞLU.00 SB 047 16. Neslihan SARUHAN. BATIRAY Zeki AYTAÇ. M. (Poaceae) Taksonlarının Cins içi Sınıflandırılması Cirsium Mill.54 SB 050 17.

18 Türkiye’deki Limonium miller (Plumbaginaceae) Cinsi İle İlgili Revizyon Çalışmaları Bergama-Kozak (İzmir) Yaylasındaki Pinus pinea L.) Parl. Arzu ÇÖLERİ. Ekzopolisakkarit Üretimine Etkisi SM 030 Tekstil Atıksularından İzole Edilen Bakterilerin 10.00 SZ 027 09. Y. IŞIK.00 SB 057 09.19.12 .ARSLAN Meltem AYDIN. Nurten ÇANAKÇI. Musa TÜRKER.coli’de Eskpresyonu İnsan Karbonik Anhidraz I (HCA I) Geninin Klonlanması. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ve Atriplex olivieri Moq. TRABZON 25 HAZİRAN 2008 (ÇARŞAMBA) 09:00-10:30 6. F.00 SM 027 09. İsmet BERBER. Sezai TÜRKEL Nilgün TEKİN. Biyoloji Bölümü. KÖÇKAR. Osmotik Potansiyel ve Şeker Düzeylerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Peyami BATTAL. Suşunun Cr(VI) ve Cd(II) 09. S. O. F. Gönül DÖNMEZ Sevgi ERTUĞRUL.'lerin Alkalen Proteaz Üretim Kapasiteleri ve Enzimlerin Kısmen Karakterizasyonu SM 028 Synechocystis sp. Sevilay AZPARLAK Sevim KÖSE SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Belma ASLIM ve Halil BIYIK Farklı Pichia Türlerinde Hücre Dışına Salgılanan αamilaz Enzim Aktivitesinin Belirlenmesi Türkiye Kaynaklı Bacillus spp.18 Tülay TURGUT GENÇ.36 .36 SZ 029 09.54 SZ 029 10. C/EBPd Geninin Transkripsiyonel Regülasyonu Üzerine Etkilerinin Araştırılması HCAII Geninde Lösin204/Serin Yönlendirilmiş Mutagenezi ve E.sp. E. Mehmet Emre EREZ.. Cumhur ÇÖKMÜŞ Şahlan ÖZTÜRK. Barbaros NALBANTOĞLU Triticum aestivum ve T. O.54 . Hakan TERZİ Toleranslı ve Termal Duyarlı Çeşitlerinin Yapraklarında Sıcaklık Şoku Proteinleri Kuraklıkla İndüklenen Oksidatif Stresin Nohut Tuğçe KALEFETOĞLU. Yasemin EKMEKÇİ Çeşitlerinin Fotokimyasal ve Antioksidan Aktiviteleri Üzerine Etkisi Farklı Tuz Konsantrasyonlarına Maruz Bırakılan Mehmet Emre EREZ. Zafer TEL 18 .Biyoakümülasyonu ve Biyoakümülasyonda Görev Alan Ekzopolisakkaritlerin İncelenmesi SM 029 Organik ve İnorganik Kirleticilerin Ochrobactrum 09. Murat ERMAN. Ömer KARADAĞOĞLU. İsmail ÇELİK. Belma ASLIM. Faruk OĞUZ Soğuğa Hassas Arpanın Soğuğa Tolerans Cevabında Ökkeş ATICI. Gönül DÖNMEZ SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Rukiye TIPIRDAMAZ ve Yasemin EKMEKÇİ SB 051 09. Salih Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü MUTLU. Peyami Bazı Halofit Bitkilerde (Salicornia europaea L. BATTAL.00 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. durum’un Termal Mustafa YILDIZ.) Meydana Gelen Fizyolojik Parametrelerin Araştırılması SB 052 09. Hatice YILDIRIM Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU. Esen TAŞGIN. S.coli’de Ekspresyonu ve Phe91Asn Yönlendirilmiş Mutageneziyle Elde Edilen Mutant Enzimin İnhibitörlere Karşı İlgisinin Araştırılması İnsan X Kromozomundan (Xq21) Y’ye Transfer Edilebilen ve mRNA’sı Olmayan Bir Bölgenin Yaygın Kanser Tipleriyle Korelasyonunun Tespiti Bitkisel ve Hayvansal Kökenli Histamin Zehirlenmesi ve Histamin Analiz Metodlarının Karşılaştırılması Serpil UĞRAŞ. KÖÇKAR. M AYDIN.18 SB 053 09. Musa DOĞAN Ömer VAROL.36 SB 054 09. TURAN Ekrem DÜNDAR. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Fevzi BARDAKÇI ve Reyhan ÇOLAK SZ 026 09.) Çeşitlerinde Prolin. Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU.Renk Kirliliğinin Giderilmesinde Kullanımı SM 026 09. SİNAN.12 TGF-β Sitokininin. Zekiye SULUDERE Nur KOÇBERBER KILIÇ.54 SB 055 09. ARSLAN. İclal DURDU Puccinellia distans ( Jacq. A.18 SZ 028 09.12 - SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Özcan SEÇMEN ve Yavuz BAĞCI SB 056 09. Ormanlarının Floristik Özellikleri Galip AKAYDIN. Feray KÖÇKAR.

Dominique Van Der STRAETEN Tuğba AYDIN.’nin in vitro Rejenerasyonu Ahmet YILDIRIM. Laury CHAERLE. İsmail EKER. Biyoloji Bölümü. Nejdet KANDEMİR.00 SB 062 14. YORGANCILAR. F. Atalay SÖKMEN. 94158 USA Mustafa KURU SALON FK OTURUM BAŞKANI: Prof. Arif BAYSAL Ç011 11. USA 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 7. 1971)]‘ya Dahil Edilmiş Olan Bazı Populasyon Örneklerinin Ayrı ve Yeni Bir Takson Olarak Sınıflandırılması ve Nedenleri Türkiye’de Yayılış Gösteren Asperula L. ALBUSTAN. CA. Seksiyonunun Revizyonu Güray UYAR. Y. Ekrem GÜREL Erdoğan Eşref HAKKI Özge KARAKAŞ. KAT.12 - Bitkilerde Bor Taşıyıcısı Genlerin Borun Noksanlık ve Toksite Koşullarında İşlevleri Buğday (Triticum aestivum L. Bolkan Campbell’s Agriculture Research Center. muscosa [( Korsh. ERTUĞRUL.45 Glikobiyoloji Molecular Breeding in Tomatoes: Traditional vs Marker-assisted Breeding Sabire KARAÇALI H. Tuğba ESERKAYA. Kemal YILDIZ 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 3 SALON HT OTURUM BAŞKANI: Prof. Buhara YÜCESAN.45 Biyologların Güncel Sorunları Biyoekonomi’de Biyorafinerilerin Yeri ve Önemi Alev HALİKİ-UZTAN Nazif KOLANKAYA SALON NT1 OTURUM BAŞKANI: Prof.00 Ç010 11. Zekiye SULUDERE Ç013 11. POSTER SALONU) SALON HT: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet ONAY ve Ali ÇELİK SB 061 14. OTURUM POSTERLER MİKROBİYOLOJİ (3.19. S. A. Prof. Arzu UÇAR TÜRKER. Dr. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Özlem ATEŞ SÖNMEZOĞLU. subsp.36 Mikrosatelit DNA Belirleyicilerinin Tahıllarda Türler Arası Kullanım Olanakları Bitki Araştırmalarında Termal ve Klorofil Flüoresans Görüntüleme Tekniklerinin Kullanımı Türkiye’nin Endemik Tıbbi Bitkilerinden Digitalis davisiana L. Dr. N.18 SB 063 14.Jelen. BELEN. S. Ö.36 SB 059 09. ÖZDEMİR. L. AYDIN. ÇAKMAK. ) A.)’da Sarı Pas Hastalığına Dayanıklılığın EST (“Expressed Sequence Tag”) Veritabanları Kullanılarak Araştırılması 19 . Dr. ALTINKUT UNCUOĞLU SB 064 14. TRABZON SB 058 09. S.) Ehrend. Nazmi POLAT Ç009 11. M. San Francisco.45 Motor Proteinler ve Hücre İçi Taşımacılık Ord. CA.00 Ç014 11. MERT. AKAN. Curt KOSSWIG (Rüyalarını Türkçe Gören Bir Alman Biyolog) Ahmet YILDIZ University of California. F.12 - Türkiye ve Güney Batı Asya Karayosunları Florası İçin Üç Yeni Karayosunu Kaydı Veronica beccabunga L. Davis..00 Ç012 11. A. Muhammet ÖREN Avni ÖZTÜRK Ersin MİNARECİ. HASANÇEBİ. ŞENTÜRK AKFIRAT. Rahime GÜNDÜZ Aykut SAĞLAM. BOLAT. F. (Rubiaceae) Cinsi Thlipthisa (Griseb.54 SB 065 15. Münevver SÖKMEN. Z. YUMURTACI.54 SB 060 09. K. Dr. E. DÜŞÜNCELİ. ÇETİN.

C. Sinan ANLAŞ.36 SZ 034 14. BELİVERMİŞ. Nihat AKTAÇ.54 SÇ 005 15. Sevil YALÇIN Ş. TRABZON SALON FK SÇ 001 14.00 SZ 037 14. OTURUM SALON HT: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ ve EMBRYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Hayri DUMAN ve Hüseyin DURAL SB 066 16. M. Ahmet ÖKTENER Kadri KIRAN. Serkan GÜL. Mahmut Osman USLU Zeynep Mine COŞKUN. Y. Alaettin KAYA.19. Nicolai POYARKOV. Bilal KUTRUP. Selma SEVEN ÇALIŞKAN 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 8.. Yeşim YENER Hatice KARAER. Argulus foliaceus Lin. Branchiura)’un Türkiye’deki Konakları Türkiye Ordu Karıncası Aenictus rhodiensis Menozzi. Stefano DOGLIO Muhabbet KEMAL. EKOLOJİ & ÇEVRE Sema ÖZKADİF.36 SÇ 004 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İlhami BAYRAK. Ahmet AKSOY Sultan ÇOLAK. Nuray AKBULUT SALON NT 2: ZOOLOJİ: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Nusret AYYILDIZ ve Nurhayat YILMAZ SZ 036 14.18 SZ 038 14. Evrim ARICI.12 - EĞİTİM.54 SZ 035 15. İsmail VAROL. Ali KIRPIK. Celal KARAMAN Nurhayat ÖZDEMİR. M. Meral ÜNAL Işıl İSMAİLOĞLU.18 SÇ 003 14.00 SZ 032 14. Nil BAĞRIAÇIK Hakan KURT.’de Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Stilus Kanal Hücrelerinin İnce Yapısı Türkiye Genista L. Serdar TEZCAN Selgün GÜNSEL.12 Doğu Anadolu Van Gölü Havzasındaki Nannospalax nehringi (Satunin. DALYAN OTURUM BAŞKANLARI: Şükran DERE ve Kenan YAZICI Biyoloji Öğretmen Adaylarının Genel Biyoloji Laboratuvar Dersinde Kazandıkları Preparat Hazırlama ve Mikroskobu Kullanma Yeteneklerinin Araştırılması Amasya ve Kayseri İllerinde Biyoloji Öğretmenlerine Düzenlenen Çalıştayların Değerlendirilmesi İlköğretim Fen Bilgisi Derslerinde Biyoloji Konularının Öğretiminde Kullanılan Yöntemler ve Bu Yöntemlerin Uygulanabilirliği Biyoloji Öğretmen Adaylarının Biyolojik Okuryazarlığı İstanbul Toprağında 137Cs’nin Dikey Dağılımının Belirlenmesi SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Orhan ERMAN ve Yakup KASKA SZ 031 14.00 SB 067 16. Biyoloji Bölümü. (Fabaceae) Cinsi Taksonlarının Karyolojik Yönden İncelenmesi Selim İŞLEKDEMİR. Ali ATEŞ. Baştürk KAYA.12 Ankara İli Crabronidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırmalar ve Ekolojik Gözlemler Kuzeybatı Anadolu'nun Malakolojik Çeşitliliği Kemaliye (Erzincan) ve Çevresi Odonata Faunasının Tespiti ve Bölgedeki Çevre Bozulmasının Odonata Türleri Üzerine Etkileri Dağmarmara (Manisa. 1898) (Rodentia: Spalacidae) Türünün Kromozomal Formları Balık Biti. Selda KILIÇ Önder KILIÇ. Gökhan YÜRÜMEZ Ali ALAŞ. ÇOTUK. 1936 İçin Yeni Lokaliteler İle Bazı Morfolojik ve Ekolojik Notlar (Hymenoptera: Formicidae) Türkiye’deki Bufo bufo ve Kafkaslardaki Bufo verrucosissimus Türlerinin 12S rRNA Geni Bakımından İncelenmesi Irano-Anatolian Lycaenid’lerinin Faunistik ve Zoocoğrafik Analizi Yüksel COŞKUN. Erkan KALIPCI. Nagihan ŞAHİN.36 SZ 039 14.36 SB 069 16. M. Meral ÜNAL Esra MARTİN 20 .1758 (Crustacea. Ali DEMİRSOY Adile AKPINAR. Bitkisi Üzerine Etkisi Kiraz Anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un in vitro Koşullarında Tuza Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Scilla autumnalis L.54 SZ 040 15.Turgutlu) Yöresi Örümcek (Arachnida:Araneae) Faunasının Çukur Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma Kızılırmak Nehri Delice Irmağı ve Bazı Kollarında Bulunan Zooplanktonik Organizmaların İncelenmesi Yaşar GÜLMEZ Ümit KEBAPÇI Yusuf DURMUŞ.00 SÇ 002 14. Fergan KARAER.18 SB 068 16.18 SZ 033 14.12 Manyetik Alanın Hypericum perforatum L.54 SB 070 17.

Rahmi Güneş OKSAY OTURUM BAŞKANLARI: Yavuz ÇOTUK ve Nurhayat DALKIRAN Dünya’da ve Türkiye’de ÇED Uygulamaları ve Biyoçeşitliliğin Korunması Ümraniye'de Çevre Eğitim Projesi Emet Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epipelik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Orhaneli Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epilitik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Okul Dışı Çevre Eğitiminde GAP Doğa Eğitimi Projesi Mustafa KATI Didem KARACAOĞLU. Ünal ZEYBEKOĞLU. Mahmut AYDOĞDU SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOCOĞRAFYA ve BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Levent TURAN ve Emel USLU SZ 041 16.54 SÇ 010 17. DARILMAZ. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU.00 SZ 042 16. Battal ÇIPLAK. Ali DEMİRSOY Ahmet KILIÇ 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 2 . Hasan SEVGİLİ.12 Kemaliye Orthoptera Faunasının Zoocoğrafik Olarak Değerlendirilmesi Karadeniz Bölgesi’nde Dağılım Gösteren Gomphocerinae (Orthoptera: Acrididae) Taksonlarına Ait Faunistik Bazı Değerlendirmeler Türkiye Malakocoğrafyası: Güncel Bulgulara Göre Türkiye'nin Malakocoğrafik Değerlendirmesi Kemaliye (Erzincan) Sucul Coleoptera Faunasının Zoocoğrafik Analizi Diyarbakır (Bismil) Leylek Populasyon Dinamiği (2005-2007 Yılları) Ali DEMİRSOY.00 SÇ 007 16. Ömer Sait KILIÇ. Nurhayat DALKIRAN.18 SZ 043 16. Engin ŞENTÜRK Hasan AKAN. Engin ŞENTÜRK Nurhayat DALKIRAN.36 SZ 044 16. Güray KUTBAY Ümit KEBAPÇI Mustafa C. Şükran DERE. Yusuf DURMUŞ Abbas MOL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. EKOLOJİ & ÇEVRE Nüket SİVRİ.18 SÇ 008 16. Emre KALKAN. H. TRABZON SALON FK SÇ 006 16.12 - EĞİTİM.36 SÇ 009 16. Şükran DERE. Didem KARACAOĞLU.54 SZ 045 17.BOTANİK: AKÇAABAT 21 .19.

Zafer DOĞU SALON NT 2: ZOOLOJİ: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Yüksel COŞKUN ve Naime ARSLAN SZ 051 09. Muzaffer TALU Betül YÜKSEL. Betül YÜKSEL.) Hoffm.) Alava & Hub. Erdinç ŞAHİNÖZ. Zekiye SULUDERE.12 .54 . Muzaffer TALU Elif UZLUK.co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi SM 033 Suda Çözünebilen. Hakan ÇAM. Faruk ARAL Erdinç ŞAHİNÖZ. POSTER SALONU) Sibel YILMAZ.-Mor (Umbelliferae) Kromozom Sayısı ve Karyotip Analizi Bilgisayar Destekli Görüntü Analiz Sisteminin Sitogenetik Çalışmalara Uygulanabilirliği ve Güvenilirliği SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Kıymet GÜVEN ve Cihan DARCAN SM 031 Suda Çözünen Poli (N-vinil-2-pirolidon-co-maleik 09. bulgaricus Suşlarının Caco-2 Hücrelerine Tutunmalarına Eksopolisakkkarit Üretimi ve MideBağırsak Sistemi Koşullarının Etkisi Elif UZLUK. Biyoaktif Poli (N09. KAT.00 SZ 052 09. 1843)’nun Sperma Kalitesi Üzerine Yaşın Etkisi Atatürk Baraj Gölünde Bulunan Şabut Balığı (Barbus grypus H. Oribatida. Yavuz BEYATLI SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet KILIÇ ve Bülent KAYA SZ 046 09. Phenopelopıdae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Yozgat Çamlığı Milli Parkı’nın Zygorıbatula berlese. Faruk ARAL.00 SZ 047 09. ve Pseudoseridia Wagenitz Seksiyonlarında Yer Alan Bazı Akraba Türlerin ISSR (Inter-Simple Sequence Repeats) Yöntemiyle Seçilmesi Domateste Patates Y Virüsü (PVY)’ne Karşı Dayanıklılık Türkiye İçin Endemik Olan Tordylium elegans’ın (Boiss.anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin İncelenmesi SM 032 Suda Çözünebilen.36 . Belma ASLIM.36 SZ 049 09. Nusret AYYILDIZ Abdulkadir TAŞDEMİR. Ahmet DURAN. Elif UZLUK. Betül YÜKSEL.18 SZ 048 09.18 . Elif UZLUK.54 SB 075 10. Anne FRARY Ayşe Nihal GÖMÜRGEN. Kuddisi ERTUĞRUL.12 - BOTANİK A (3. Nusret AYYILDIZ 22 . & Bal. Cinsi Cheirolepis (Boiss. Kemal Melih TAŞKIN Eda ÖZEL. Oribatulidae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Elif KOÇOĞLU. Dicle DÖNMEZ Mohammad MORADİ Zafer DOĞU. Biyoaktif Poli (N-Vinilimidazol09.subsp. Dilek TEKDAL.18 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ nın Eupelops ewıng.1843)’nın Sperm Kalitesinin Belirlenmesi Levent TURAN Volkan Vural TAŞ.36 SB 074 09. Haşim ALTINÖZLÜ Esra MARTİN.18 SB 073 09.Antimikrobiyal Aktiviteleri SM 035 Muhtemel Probiyotik Lactobacillus delbrueckii 10. Terpolimer Sentezi ve 09.00 SB 072 09. 1916 (Acari. Muzaffer TALU Derya ÖNAL. Tuna UYSAL.00 .12 Rüzgâr Türbinlerinin Kuşlar ve Yarasalar Üzerine Etkileri Yeni Nesil Yakıt : Biyodizel Electrophoretic comparison of blood. Yasemin DEMİRGAN.54 SZ 050 10. Sami DOĞANLAR.19. 1917 (Acarı. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Babacan UĞUZ SALON HT: BOTANİK: GEN EKSPRESYONU ve SİTOGENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Fatma ÜNAL ve Cemal SANDALLI Apomiksi ve Genetik Etiketleme: Doğal Apomikt Boechera holboellii Türünde Genetik Etiketlemeye Maruz Kalan Gen İfadelerinin Belirlenmesi Centaurea L. Eminur BARUTÇU.Serum protenis of Spermophilus fulvus and Spermophilus xanthoprymnus (Mammalia: Rodentia) in Iran Atatürk Baraj Gölü’nde Bulunan Liza abu (Heckel.İzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi SM 034 Suda Çözünen Kopolimer . OTURUM POSTERLER SB 071 09. Orıbatıda. Muzaffer TALU Betül YÜKSEL. TRABZON 26 HAZİRAN 2008 (PERŞEMBE) 09:00-10:30 9. Meryem BOZKURT Fevziye ÇELEBİ TOPRAK.

n. Ömer ERTÜRK. Tuba YILDIRIM. ŞİMŞEK. Fevzi BARDAKCI 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 10. ve Gianius anatolicus sp. Archips rosanus’un Parazitoidleri.54 SZ 055 10.19.Tarafından Üretilen Bakteriyosinin Karakterizasyonu Mehmet Nuri AYDOĞAN. Özge KAHRAMAN Gamze BAŞBÜLBÜL. 1758 Bağırsak Siliyatlarından Bir Tür Blepharocorys curvigula (Ciliophora: Blepharocorythidae) Hakkında İki yeni Phallodrilinae (Oligochaeta.00 SZ 057 11. Onur TOSUN.Enfeksiyonları Taramalarında Kullanıma Yönelik Rekombinant PvpA Tanı Antijenleri Üretimi ve Enzimatik Hızlı Tarama Test Modeli (ERIFA) Geliştirilmesi SM 038 Dekstransukraz İçin Yerel Leuconostoc 11. Nevzat YURDUSEV Çiğdem İLERİ Ebru TEKİN. Mustafa ÖZDEMİR Özlem BÜYÜKTANIR.00 . Türkiye’de Anopheles maculipennis Grubunun (Diptera: Culicidae) Moleküler Sistematiği Gözde GÜRELLİ. Cengiz YAKICIER. Çiçek AYDIN SALON NT 2: ZOOLOJİ: DAVRANIŞ OTURUM BAŞKANLARI: Nurhayat BARLAS ve Raşit URHAN SZ 061 11. Niğde) Elma Alanlarında Avrupa Yaprak Bükeni. Fatih Mehmet. Bombycidae) Besin Miktarına Bağlı Gelişim Cakıt Vadisi (Adana. Ali DEMİRSOY. Scolytinae)Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizophagidae) Örneği Deniz İNNAL.12 Hidrolojik ve Morfolojik Açıdan Farklı Akarsu Sistemleri Üzerine Kurulu Olan 30 Farklı Baraj Gölünde Yapılan Balıklandırma Çalışmalarının Değerlendirilmesi Bombyx mori L.54 SZ 060 12. Bayram GÖÇMEN Naime ARSLAN. OTURUM SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Münevver ARISOY ve Kamil IŞIK SM 036 Bir Mikrofungus Türü Olan Rhizopus oryzae 11.36 SZ 059 11.36 SZ 054 09. Tarmo TİMM. Biyoloji Bölümü.36 .12 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. H. Annelida) türü. Celal ÜLGER.18 .12 - İzmir Yöresi Civarındaki Evcil Atların Equus caballus Linnaeus.54 .00 SZ 062 11.18 SZ 058 11. Coralliodrilus amissus sp. n. Ömer Faruk ALGUR. Oktay GENÇ. Nurhayat BARLAS 23 . Christer ERSÉUS Emel KABARTAN. Battal ÇIPLAK Emre GÖKTEKİN. Mustafa ATEŞ. Füsun ERKAKAN Meryem ERSEYİS Oğuzhan DOĞANLAR Derya SARIBEK.Halil BIYIK SALON NT 1: ZOOLOJİ: BESLENME ve BİYOLOJİK MÜCADELE OTURUM BAŞKANLARI: Yavuz KILIÇ ve Lütfiye GENÇER SZ 056 11. Nurettin DEMİREZEN. Abdurrahman AYVAZ Mustafa YAMAN. Parazitoidlerin Populasyon Gelişimleri ve Etki Seviyeleri Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Trichogramma Türleri Üzerine Ortam Sıcaklığının Etkileri Av-Avcı İlişkisinde Patojen Geçişi: Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae.Halofilik Mikroorganizmalarda PHB Varlığının Saptanması ve Verim Analizi SM 040 Termofilik Geobacillus toebii HBB-218 Suşu 12. İnkübasyon süresi ve Fosfat Kayası Konsantrasyonu SM 037 Kanatlılarda Mycoplasma gallisepticum 11.18 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Isophya (Orthoptera: Phaneropterinae) Türlerinin Biyoakustik Özellikleri Gebelik Süresince Uygulanan Oktilfenolün Yavru Sıçanlar Üzerindeki Kanibalistik Etkileri Hasan SEVGİLİ. (Lepidoptera. TRABZON SZ 053 09.MRSP7 İle Çalkalamalı Sıvı Kültür Ortamında Trikalsiyum Fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayasının Çözündürülmesi ve Çözünürlük Üzerine Çeşitli Azot ve Karbon Kaynakları.mesenteroides Soylarından Konstitütif Mutantların Elde Edilmesi ve Seçilmesi SM 039 İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan İzole Edilen Ekstrem 11.

M. Zuhal ZEYBEK. Yuji JİN.00 SM 042 14. Yılmaz ÇAMLITEPE Davut MUSA.54 SZ 070 15.36 SB 079 14. BİTİREN Büget SARIBEK.Halil KILIÇ. S. Güzin İSKELELİ Sibel KÜÇÜKYILDIRIM. BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Yılmaz ÇAMLITEPE ve Ayla TÜZÜN SZ 066 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Celal ÜLGER.12 Kaldırım karıncası Tetramorium caespitum’da Işık Şiddeti Eşik Değeri ve Işık Şiddeti Ayırımı Diabetli Tavşanlarda Artemesia herba alba Ekstresinin Böbrekte Hiperglisemi Hasarına Karşı Etkileri Hsp90b’nın Japon Semenderi (Cynops pyrrhogaste)`nin Spermatogenezinde Prolaktin Tarafından Uyarılmış Germ Hücre Apoptozundaki Rolü Giresun Adasındaki Bufo viridis Popülasyonunun Beslenme Biyolojisi Neslihan ÜREN. OTURUM POSTERLER SB 076 14.36 . Fazıl DÜŞÜNCELİ H.54 SZ 065 12. Hayrünisa BAŞ SERMENLİ SALON HT: BOTANİK: DAYANIKLILIK ve PATOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet AFYON ve Kadir KINALIOĞLU Ug 99’a Karşı Küresel Yaklaşımlar ve Türkiye için Genetik Dayanıklılığın Kullanımı Üzerine Bazı Araştırmalar–I Genetik Dayanıklılığın Buğday.00 SB 077 14. Zafer MERT. Biyoloji Bölümü. Emel ÇAKIR.18 İrfan TÜRETGEN. Volkan AKSOY. Mehmet İRİADAM. Mehmet ÇAKACI.12 - BOTANİK B (3. K. A. Seval ALBOSTAN. Lütfi ÇETİN. Ufuk BÜLBÜL.. Mehmet ÖZASLAN İclal BALCI Miray ÜSTÜNTÜRK. ERCİYAS. BİYOTEK. I.54 SB 080 15. Ko ETO.Giardia lamblia’nın ELİSA yöntemiyle araştırılması SM 044 Kontakt Lens Saklama Kaplarında ve Ev Musluk 14. YAVUZ.18 SZ 068 14. GÜRSOY. Zafer MERT. Kadir AKAN Kadir AKAN. ÖZSEMİR.19. A. Handan ONAY KARAOĞLU.00 SZ 067 14. Arpa ve Nohutun Bazı Fungal Hastalıklarına Karşı Orta Anadolu Şartlarında Kullanımı Üzerine Araştırmalar İstanbul Belgrad Ormanı Atkestanelerinde Yeni Bir Zararlı: Cameraria ohridella (Lepidoptera:Gracillariidae) Türkiye’nin Önemli Orman Zararlılarından Akdeniz Çam Kabuk Böceği [Orthotomicus erosus (Wollaston. 24 . C. 1857)] ile Biyoteknik Mücadele Atatürk Döneminde Türkiye’de Bitki Sağlığının Korunması SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: KLİNİK MİKROBİYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ayşin ÇOTUK ve Osman Birol ÖZGÜMÜŞ Dental Ünitelerde Legionella Bakterilerinin Araştırılması Isolation and Study of Some of the Virulence Factors of Nocardia asteroids from Clinical and Soil Samples SM 043 10 Yaş Altı Çocuklarda Cryptosporidium ve 14. Ayşın ÇOTUK Adeba SHAREEF İ. Shinichi ABE Zeliha ÇOLAK YILMAZ.36 SZ 069 14. Yılmaz ÇAMLITEPE 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 11. KAT. Nuray ER SALON NT 1: ZOOLOJİ: DAVRANIŞ. TRABZON SZ 063 11. N. Bilal KUTRUP.Hüseyin CEBECİ. Seval ALBOSTAN.18 SB 078 14. Neslihan ÜREN Volkan AKSOY. Mikiko SAIGO.12 - Kızılırmak Deltası’nda. Acrocephalus cinsinin 2002 – 2007 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Fenolojisi Cataglyphis aenescens (Hymenoptera: Formicidae) İşçilerinde Gerçek Renkli Görmenin Davranışsal Analizi Formica cunicularia (Hymenoptera: Formicidae) İşçileri Renk Tonu Ayırımı Pınar ÖZÇAM. Y.12 . Yasemin ZER. POSTER SALONU) Fazıl DÜŞÜNCELİ. Hasan ÜNAL. Selim Sualp ÇAĞLAR Mehmet TEMEL. BARIŞ Yılmaz ÇAMLITEPE.36 SZ 064 11.Virus 16 ve 18 (Hpv) Varlığının Belirlenmesi SM 041 14. Didem KARAGÖZ.Sularında Mikrobiyal Kontaminasyonun Araştırılması SM 045 Odontojenik Keratokistlerde Human Papilloma 15. Füsün BABA.54 . Lütfi ÇETİN. Sabiha ACER Deniz İNNAL. Duygu GÖKSAY.

Haluk KEFELİOĞLU Sebile AZIRAK. Nurver ALTUN.00 SZ 077 16.12 Anıl SAZAK. Sait BULUT. F.İçme Sularının Mikrobiyolojik Açıdan Değerlendirilmesi SM 050 17. Mustafa ÇELİK Songül BUDAK DİLER SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Faruk BAL ve Derya BOSTANCI SZ 081 16.Yıldız DEMİRKALP. Serkan YILMAZ Serkan YILMAZ.Yerel İzolatlardan Elde Edilmesi SM 048 Fonksiyonel Süt Ürünlerinde Probiotiklerin ve 16. Eyyüp RENCÜZOĞULLARI Gökçe TANER. Kamil IŞIK. Yasemin SAYGI. Deniz YÜZBAŞIOĞLU.36 SZ 079 16.Diğer Katkıların Taşınması İçin Mikroenkapsülasyon Uygulamaları SM 049 İstanbul’da Satışa Sunulan Farklı Markalara Ait 16. Mahmut BİLGENER Şahin TOPRAK 25 . OTURUM SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: SİSTEMATİK ve GIDA OTURUM BAŞKANLARI: Kemal GÜVEN ve Sumru ÇITAK SM 046 Biyoteknolojik Öneme Sahip Farklı Fizyolojik 16.54 SZ 080 17. Biyoloji Bölümü.00 SZ 072 14.54 Egretta garzetta (Linnaeus. Fatma ÜNAL. 1758) Populasyonunun Üreme Özellikleri Hyphantria cunea’nın Yapay Besinlerdeki Beslenme Stratejisi ve Besindeki Sekonder Maddelerin Gelişmeye Etkisi Şark Çıbanı Vektörü Phlebototmus papatasi’nin Hayat Döngüsü ve Fekonditesi Üzerine Bir Araştırma Ali UZUN Meral APAYDIN YAĞCI Oğuzhan YANAR. Deniz YÜZBAŞIOĞLU. Ayten KİMİRAN ERDEM. Nihat AKIN Sevan GÜRÜN. Samsun) Planktonu ve Mevsimsel Değişimleri İbrahim ÇAKMAK Emel ÇAKIR. Ayşın ÇOTUK SALON NT 1: ZOOLOJİ: SİTOGENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Şule COŞKUN ve Naciye Gülkız ŞENLER SZ 076 16. Sabri KILINÇ.18 SZ 073 14.00 SZ 082 16.12 Ordu ve Çevresinde Yayılış Gösteren Muscardinus avellanarius trapezius (Mammalıa:Rodentıa) Alttürünün Karyolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Thymol ve Carvacrol’un in vivo Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Lipoik Asit ve Ferulik Asitin İnsan Lenfosit Kültüründe Mitomisin-C’ye Karşı Antigenotoksik Etkileri Metominostrobin ve Emamectin Benzoate Pestisitlerinin in vitro Genotoksik Etkileri Kalsit İşletmelerinde Çalışan İşçilerin Bukkal Hücrelerindeki Nüklear Anormallikler Vedat ŞEKEROĞLU. Aziz TANRISEVEN.18 SZ 083 16.Selim ÇAĞLAR 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 12. Nihal DOĞRUÖZ.36 SZ 074 14. Bilal KUTRUP. Zeliha ÇOLAK YILMAZ Nahit PAMUKOĞLU Sevim Feyza ERDOĞMUŞ. Muhsin KONUK.19. Handan KARAOĞLU.Özellikli Streptomyces İzolatlarının Moleküler Tiplendirilmesi SM 047 Endüstriyel Bir Enzim Olan Dekstransukraz’ ın 16. TRABZON SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Sevim KÖSE ve Hüseyin GÜHER SZ 071 14.00 . Yavuz SEZEN Mehtap AKIN.36 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 1766) Türünün Üreme Biyolojisi ve Yıllık Değişimler Işıklı Gölü’ndeki (Çivril-Denizli) Turna (Esox lucius L.12 Bal arılarında (Apis mellifera) Hijyenik Davranış Varroa destructor Parazitine Karşı Direnç Mekanizması Olabilir mi? Bufo bufo’nun Tamdere-Dereli Yolu Üzerindeki Ölümleri Üzerine Bir Araştırma Porsuk (Meles meles)'un Yuva Yapısı Karamık Gölü Suyunda Organoklorlu Pestisit Kalıntılarının Belirlenmesi Liman Gölü (Kızılırmak Deltası. Kıymet GÜVEN Çiğdem İLERİ. Hüseyin AKSOY. Zuhal ZEYBEK.54 SZ 075 15. Fatma ÜNAL.54 . S.36 SZ 084 16. Ufuk BÜLBÜL. Mustafa CEMEK Ertunç GÜNDÜZ.18 ..18 SZ 078 16. Nevzat ŞAHİN.

00 .36 SB 084 09. Biyoloji Bölümü.12 - ZOOLOJİ A (3. Sabri ÖZYURT. A.54 . M.GULİYEV Sema Demet BAHTİYAR. Pınar İLİ. POSTER SALONU) Nüket A. Var.Aziridin Öncüsü Compound-A (CpdA) Adlı Bileşiğin Anti-İnflamatuar Potansiyeli ve Mevcut Farmasotik Ürünler İle Karşılaştırılması SM 055 Anoxybacillus gonensis G2T Bakterisinin Ksiloz 10. MİDDLETON Çağatay TAVŞANOĞLU Tofig Sadig MAMMADOV. Ekspresyonu ve Karakterizasyonu SM 052 Deniz Suyunda Açlık Stresi ve Besin İlavesinin 09.54 SB 085 10. TRABZON SZ 085 17. Karolien DE-BOSSCHER.İzomeraz Geninin Klonlanması. Akın KIRAÇ. Fikret SARI. M. Önder İDİL Sezai TÜRKEL Ali Adem BAHAR. Seval ORUÇ Şerife Gülsün KIRANKAYA. Cengiz TÜRE. BİNGÖL. A. FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Abdurrahman AKTÜMSEK ve Didem AYDIN SZ 086 09. Aliev Rauf HUSEYN. Ayça KESİM. Güzin EMECEN ÖZSOY 26 . Hakan KARAOĞLU. Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterizasyonu Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU.12 Peroksizom Oluşumunda PEX12 Gen Etkinliğinin Floresan Mikroskobik Olarak Araştırılması Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’daki Kromozomal Anomalilerin Türleşmeye Etkisi Yukarısazak (Kale-Denizli) Memeli Faunasına Ait Yeni Artiodactyla’ya Bulguları Balıklı Kaplıca ve Çermik Deresindeki (SivasKangal) Garra rufa’nın Büyüme Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Dilek KAYA.Mekanizmaları SM 054 Salsola tuberculatiformis’den İzole Edilen Fenil09. erinaceus’un Populasyon Ekolojisi SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Hikmet GEÇGİL ve Önder İDİL SM 051 Neocallimastix sp. Emin ÖZKÖSE. Güler EKMEKÇİ. Reşit ÖZKANCA. KAT.00 SZ 087 09. Beth A.12 - Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Cinsiyet Oranlarının. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Seda AKIN.Klonlaması. Acp’ın Rolü SM 053 Retrotranspozon Ty2’de Gen Anlatımının Kontrol 09.36 . H-NS. Zihni DEMİRBAĞ.18 SB 083 09.12 . F.54 SZ 090 10. Haluk KEFELİOĞLU Tanju KAYA.18 . Özgün TEKSOY.36 SZ 089 09. Sema LEBLEBİCİ Murat ERSÖZ. Guy HAEGEMAN Derya YANMIŞ. Avrupa ve Kuzey Amerika’da Yayılış Gösteren İstilacı Lythrum salicaria L.00 SB 082 09. Sait EKİNCİ Cihan DARCAN. (Lytraceae) Türünün Kuru Ağırlık ve Çiçeklenme Fenolojilerinin Karşılaştırmalı Olarak Araştırılması Bitki Fonksiyonel Grupları ve Yangın Sonrası Rejenerasyon Çalışmalarındaki Önemi Etraf Mühitin Muhafazasında Bitkilerin Rolü Kütahya’da Kullanılan Bitkisel Çayların Bazı Kimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Dar Endemik Dianthus erinaceus boiss.18 SZ 088 09. Çiğdem FAK. Demet BAHTİYAR Türkiye. OTURUM POSTERLER SB 081 09. Elif MADAK 19:00 .Escherichia coli’nin OmpC ve OmpF Sentezine Etkisi ve RpoS. Zamansal ve Mekansal Açıdan Farklılıklarının Araştırılması Yakup KASKA. Şayeste DEMİREZEN Zülal ATLI ŞEKEROĞLU. Ali Osman BELDÜZ SALON NT 1: ZOOLOJİ: SİTOLOJİ. EVRİM.23:00 GALA YEMEĞİ (SAHİL TESİSLERİ) 27 HAZİRAN 2008 (CUMA) 09:00-10:30 13. İsmail AKYOL. GMLF1’e Ait Ksilanaz Geninin 09. Özcan SEÇMEN SALON HT: BOTANİK: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Gürcan GÜLERYÜZ ve S. Ilse BECK.19.

12 Sabriye ÇANAKÇI.00 SZ 097 11. Sabriye ÇANAKÇI.54 SM 060 12.36 SZ 094 14. Özcan SEÇMEN. Fatih M. Hülya ARSLAN. Özgür KAYA Arzu DOĞRU. Gökhan NUR.Geninin (AMV197) Transkriptomik Analizi SM 058 Gca TK4 DNA Polimeraz I: Kinetik Özellikleri.00 SZ 092 14. İsmail DEMİR.12 Tehlikede Olan Linum aretioides Boiss. Serap KIRMIZI Kutsal KESİCİ.18 . Mehmet İlker DOĞRU.00 . Ali Osman BELDÜZ Hacer MURATOĞLU. Gürcan GÜLRYÜZ. Salih GÜCEL Gürcan GÜLERYÜZ.36 Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan MDA ve GSH Düzeylerinin Araştırılması Alburnus filippi (Kessler. Remziye NALÇACIOĞLU.36 SB 089 11. Selim S. (Liliaceae) Türünde Nitrat Redüktaz Aktivitesi Eğirdir Gölü’nde Mavi-Yeşil Alglerden Microcystis aeruginosa’nın Çoğalmasının Nedenleri Serdar Gökhan ŞENOL. Ali Osman BELDÜZ E. Kamalendra SİNG. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ERİŞMİŞ.18 SZ 093 14. Ahmet DEVECI. Muhittin YÜREKLİ 27 . İnan KAYA. 1863) Lipit Peroksidasyonu ve Antioksidan Enzimler: Karşılaştırmalı Bir Çalışma Benzo(a)piren Uygulamasına Bağlı Olarak Sıçan Kalp Doku Hasarında Adrenomedullin Etkisinin İncelenmesi Hacı Ahmet DEVECİ. Hüseyin ARIKAN M. Cevdan KESİCİ SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Ekrem ATALAN ve Fatih Şaban BERİŞ SM 056 Anoxybacillus gonensis AC26 Suşundan Termofilik 11. H. Aysel GÜVEN Aysel GÜVEN. Remziye Edilen Bakterilerde Kitinaz Aktivitesi Tayini NALÇACIOĞLU. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu SM 057 Amsacta moorei Entomopoksvirus Protein Kinaz 11. Zihni DEMİRBAĞ Cemal SANDALLI. TRABZON SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Yasemin SAYGI ve Turgay ÜSTÜNER SZ 091 14. Erol KESİCİ. ŞİMŞEK.00 SB 087 11. Selcen SAKAR. Selim Sualp ÇAĞLAR Uğur C. Kazım Coleoptera Grubu Tarım Zararlısı Böceklerden Elde SEZEN. Baraj Gölü (Burdur) Planktonik Turbellaria Yoğunluğunun Mevsimsel ve Derinliğe Bağlı Değişimi İnsektisit Direncinin Karasinek. Sinan KAYNAŞ 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 14.18 SB 088 11.54 SZ 095 15.36 . Süleyman KAYA. 11. Murat KAÇAĞAN. Mustafa AKINER. Ayse KAPLAN F. ÇAĞLAR.12 Karacaören I.’ın Tozlaşması Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yüksek Rakımlı Ekosistemde Azot Mineralleşmesi Karabük İl Merkezi Atmosferinin 2006 ve 2007 yılları Polen ve Spor Analizi Asphodelus aestivus Brot. MODAK. (Diptera: Muscidae)’nın Uyumsal Özellikleri Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması Kaçkar Dağları Milli Parkı’nda Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) Tabanlı Ekosistem Analizi Skeletokronoloji Yöntemi İle Bombina bombina (Amphibia: Anura) Türüne Ait Bireylerin Yaşların Belirlenmesi Trakya Sivrisinek Türleri ve Kullanılan İnsektisitlere Karşı Direnç Düzeyleri İskender GÜLLE. Mukund J.Arabinofuranosidaz Geninin Klonlanması.54 SB 090 12. Münir ÖZTÜRK Yasin OZDOGAN. Selim Sualp ÇAĞLAR Çağaşan KARACAOĞLU.19. Esin HAMEŞ KOCABAŞ DNA Yapımında Yeni ve Güçlü Bir Metot. Kadriye İNAN.18 SZ 098 11. 1877) ve Acanthalburnus microlepis’de (Filippii.Fidelity ve DIG-dUTP Kullanabilirliği SM 059 11. OTURUM SALON HT: BOTANİK: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Atakan SUKATAR ve Erol KESİCİ SB 086 11. Zihni DEMİRBAĞ SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Gürsel ERGEN ve Deniz YÜZBAŞIOĞLU SZ 096 11. Recombineering Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Ali Adem BAHAR. T. Musca domestica L. Biyoloji Bölümü. Osman ERTAN Arda Cem KUYUCU. Ö. Aykut GÜVENSEN.

Aysel UĞUR Fadime KIRAN. 1810) Populasyonunun Beslenme Özellikleri Cansu FİLİK İSCEN. Lerzan ÇİÇEK 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 15.00 . Esat ÇETİN. Rıza AKGÜL Orçun SEMİZLER Ceren TAŞLIK Sibel YAMAOĞLU Yusuf UZUN. Ichneumonidae) Zehirinin Konak Hücrelerine Ekrem ERGİN. (Hymenoptera: Bridget Keenan.19. 1758) (Aves: Passeriformes)'nın 2002 – 2005 Yıllarına Ait Sonbahar Göç Dinamiği.Hand & Mazz. Gürkan DİKEN. RIVERS Morfolojik ve Biyokimyasal Etkileri SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mehmet A.) 14. Muhammet DÖNMEZ.12 - ZOOLOJİ B (3. Özgür EMİROĞLU. Kenan ERDOĞAN. ve Cicer anatolicum Alef.36 .00 SM 063 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss. Bitki Kök Topraklarından İzole edilen Streptomyces Suşlarının Moleküler Karakterizasyonu SM 064 Toprak ve Süt Kökenli Gram Pozitif Bakterilerde 14. Özlem OSMANAĞAOĞLU 28 . Arzu GÜRSOY. İsmet UYSAL Fazıl ÖZEN SALON HT: BOTANİK: SİSTEMATİK ve VEJETASYON OTURUM BAŞKANLARI: Ertuğrul SESLİ ve Yusuf UZUN Türkiye Denizlerinde Yayılış Gösteren İki Colpomenia Türünün Taksonomik Kriterlerinin Saptanması Yüksekova (Hakkari) Yöresinde Belirlenen Bazı Makrofunguslar Akçakale (Şanlıurfa /Türkiye) Suriye Sınırları Arasındaki Tuzlu Alanların Bitki Örtüsü Kavak Deltası’nda Uzaktan Algılama İle KumulTuzcul Ve Flora İlişkileri Yeniköy (Bursa)’ün Sahil Kumulu Ardı Vejetasyonu SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Medine GÜLLÜCE ve Sibel KAHRAMAN SM 061 Malacosoma neustria Nükleopolihedrovirüs 14. Biyoloji Bölümü.Sancar BARIŞ İbrahim ÖRÜN. Fahrettin KÜÇÜK.Üretilen Antimikrobiyal Aktivitenin Karakterizasyonu ve Trisin-SDS PAGE’de Tespiti Nurten GÜREL.(ManeNPV)’ünün In Vitro Replikasyonu ve Konak Spektrumu SM 062 Geobacillus Sistematiğinde recN Geninin Kullanımı 14. İsmail DEMİR. Evren ERGİNAL. Rukiye BORAN. Kenan DEMİREL. Mustafa ASLAN. Dursun AVŞAR İskender GÜLLE. Kiraz ERCİYAS.54 SZ 105 12.li TOPAKTAŞ ve Güler EKMEKÇİ SZ 101 11. Ali KELEŞ Vagif ATAMOV. OTURUM POSTERLER SB 091 16. Cenap CEVHERİ. Ali Osman BELDÜZ Kerem ÖZDEMİR. Yağ Asidi Oranlarının Karşılaştırılması Halil YILMAZ.00 SB 092 16.12 . Mustafa IŞIK. Zihni DEMİRBAĞ Kadriye İNAN.12 Uluabat Gölü Yüzey Suyu Kalitesinin Belirlenmesinde Çokdeğişkenli İstatistiksel Tekniklerin Uygulanması Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu'nda Sylvia atricapilla (Linnaeus. Mahmut YAVUZ Ersin KARABACAK.12 - Beymelek Lagünü’ne Giren Bazı Deniz Balıklarının Kazım UYSAL. Abdullah KAYA. Pınar ÖZÇAM. Hasan ÖZCAN. Remziye NALÇACIOĞLU. Veysel YILMAZ ve Seyhan AHISKA A. Yılmaz EMRE. POSTER SALONU) Hüseyin ERDUĞAN. KAT. Metin BÜLBÜL Pimpla turionellae L. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Zekiye GÜÇLÜ.54 . Gülten ÖKMEN. Y.18 SB 093 16.36 SB 094 16.18 SZ 103 11. Zeliha TALAS. Levent ALTAŞ. Kemal SEÇKİN. Ekrem ATALAN Nurdan SARAÇ. A. Ayhan DURAN Erdoğan ÇİÇEK. Cemal ÖZSEMİR.36 SZ 104 11. Naime ARSLAN. David B.54 SZ 100 12.54 SB 095 17. A. Semra İLHAN.00 SZ 102 11. Fevzi UÇKAN. TRABZON SZ 099 11. Sabriye ÇANAKÇI. Ağırlığı ve Yağ Skoru Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölünde Yaşayan Bazı Ekonomik Balık Türleri Üzerinde Biyokimyasal ve Limnolojik İncelemeler Karataş Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Yürütülen Dip Trolü Avcılığı Sayısal Verileri Eğirdir Gölü Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso.Lipaz Üretimi SM 065 Pediococcus pentosaceus E++ Suşu Tarafından 15. Salim Serkan GÜÇLÜ.

54 SZ 110 15. typhimurium’un Lipit Peroksidasyonuna Etkisi Doğu Akdeniz Bölgesi’nde Yetiştiriciliği Yapılan Bazı Sebze ve Meyvelerde Solgunluk ve Kök Çürüklüğüne Neden Olan Fusarium Türlerinin Karakterizasyonları SM 068 Alternaria alternata Fungusu Tarafından Koç 16. Farklı Dalga Boylu Işınların E. coli Yabanıl ve bfr Mutantlarının Bakterioferritin 16. Ekrem ERGİN. coli ve S.00 SM 067 16. Sabri ÖZYURT. Kemal KOÇ.36 SZ 109 14. TÜRKMEN.Bayram TEMUR. Nesibe Devrim ALMACA Emine YALÇIN. Mustafa ATLI Aylin ER. TRABZON SALON NT 1: ZOOLOJİ: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Kurtuluş OLGUN ve Atilla ARSLAN SZ 106 14.Boynuz Pepton Besiyeri Kullanılarak Asetofenon ve Analoklarının Asimetrik İndirgenmesi SM 069 E.36 . KINALIOĞLU. Cihan DARCAN Canan CAN.18 SB 098 14. K. VEJETASYON. ile Remazol Brillant Blue R’nin Sucul Ortamdan Uzaklaştırılması Murat ÜNAL.00 SB 097 14. H. Önder İDİL. Deniz MERAM. Biyoloji Bölümü. Mehmet Akif KILIÇ 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 3: ZOOLOJİ . Fahrettin ASKEROV. Ali CIMBIZ.36 Norduz Yaylası (Van)’nda Yayılış Gösteren Kamefit Gevenlerin Erozyonun Engellenmesindeki Rolü ve Korunması Tarımsal Artık Kökenli Kompostun Topraktaki Kalıcı Etkisinin Belirlenmesi Doğal ve Modifiye Rocellea phycopsis Ach. Başaran KURBANOĞLU Ebru ÇELEN. OTURUM SALON NT 1: BOTANİK: TOKSİKOLOJİ.12 Açlığın Beyin Korteksinin Sensomotor. Talma KATAN E. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Omurgalı Hormonları Zeytin Yaprağı (Olea europea) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin ( Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Ökse Otu (Viscum album) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin (Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Atilla TEMUR. A. Z. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Galleria mellonella L. EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mustafa KÜÇÜKÖDÜK ve Öznur AKÇİN SB 096 14. Sabri ÖZYURT. (Lepidoptera: Pyralidae) Toplam ve Farklı Hemosit Sayılarına Etkileri Parazitoit Pimpla turionellae L. TOKSİKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Nihat DİLSİZ ve Servet ÖZCAN Deniz Suyunda.00 SZ 107 14. M. Olga SAK Yusuf ÖZAY. Limbik ve Orbital Bölgelerindeki Nötral Peptid Hidrolazların Aktifliği Üzerine Etkisi Pimpla turionellae L.Demir İlişkisi SM 066 16. K. ÇAVUŞOĞLU. Ali CIMBIZ. Olga SAK Fevzi UÇKAN. Sevda GÜZEL Yusuf ÖZAY. PATOJEN.19. Vahdettin BAYAZIT. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sevda GÜZEL 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 16. Vahdettin BAYAZIT.AKÇAABAT 29 . ERGENE.18 SZ 108 14. Seral YÜCEL. Fevzi ÖZGÖKÇE Halil POLAT. E.18 Reşit ÖZKANCA. Aylin ER.54 . M. Fevzi UÇKAN. ÖZTÜRK SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEK.

Biyoloji Bölümü. TRABZON 28 HAZİRAN 2008 (CUMARTESİ) TÜM GÜN KONGRE SONRASI GEZİ 29 HAZİRAN 2008 (PAZAR) TÜM GÜN KONGRE SONRASI GEZİ 30 .19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

00 - PM 006 Üriner Sistem Enfeksiyonlarından İzole Edilen 14.subsp.Enterobacteriaceae Üyelerinin İdentifikasyonu ve Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması PM 008 Karideslerden İzole Edilen Gr(-) Bakteri Suşlarının 14. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Belirlenmesi Abies cilicica Carr.00 .00 . Metin DIĞRAK Güven ÖZDEMİR. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU.00 . Hatice TANER SARAÇOĞLU Nurcihan HACIOĞLU. Yüzey Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Dimetiltetradesil (3-(Trimetoksilil) Propil) Amonyum Klorid Emdirilmiş Kumaşların Antibakteriyel Aktivitesinin İncelenmesi PM 005 Legionella pneumophila Suşlarına Karşı Farklı 14.00 . Semra İLHAN Ahmet UYSAL. Osman GÜLNAZ.00 .00 PM 003 14. Ayten KİMİRAN ERDEM. Ayşenur KAYA. Rüstem DUMAN Birol ÖZKALP.00 . Mustafa Onur ALADAĞ. Mehtap ESEN. Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ.Antimikrobiyal Etkilerinin Araştırılması PM 013 14. Cansu FİLİK İŞÇEN. Biyoloji Bölümü. Tamer AKKAN.00 PM 004 14. Uçucu Yağının Antibakteriyal Etkisinin Araştırılması Ticari Olarak Satılan Bazı Bitki Preparatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Kahramanmaraş Yöresindeki Bazı Orman Ağaçlarının Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri PM 018 Kahraman Maraş’taki Kliniklere Başvuran 14. M. N Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU. Ayşe Dilek AZAZ PM 001 Alkol Bazlı El ve Cilt Dezenfektanın Bazı 14. Buse ERASLAN. TRABZON POSTER SUNUMLARI MİKROBİYOLOJİ 25 HAZİRAN 2008 14:00-17:30 Birol ÖZKALP. Ahmet COŞKUN. Buse ERASLAN. M.’ nin Uçucu Yağı ve Ekstrelerinin 14. Ayşın ÇOTUK Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. Zuhal ZEYBEK.00 . Mehtap AKIN Mehtap AKIN. Tamer AKKAN. Nesrin TURAÇLAR. Görkem DÜLGER Filiz SAVAROĞLU.Hastalardan İzole Edilen Escherichia coli’nin BetaLaktam Grubu Antibiyotiklere Karşı Direnç Gelişimi PM 019 Chlorella sp.00 PM 014 14. Başaran DÜLGER Metin DIĞRAK. Fethiye Ferda YILMAZ KÖZ. Ziya Erdem KOÇ. Onur ALADAĞ. Sevan GÜRÜN. Hatice TANER SARAÇOĞLU Hatice TANER SARAÇOĞLU. Nesrin TURAÇLAR Ayten KİMİRAN ERDEM.Onur ALADAĞ.00 Thymbra spicata L.Aktivitesinin Belirlenmesi PM 011 Eskişehir Yöresinde Yetişen Bazı Karayosunu 14. Mustafa Onur ALADAĞ. Fatih SEVGİ Birol ÖZKALP.00 . Meltem CONK DALAY 31 .00 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fatih MATYAR. M. Nuriye EKMEKÇİ Mehtap AKIN.(Bryophyta) Türlerinin Antimikrobiyal Aktivite Açısından Taranması PM 012 İmidazol Grubu İçeren Bazı Fenilendiaminlerin 14.19.Mikroorganizmalara Karşı İn Vitro Etkinliği Asit ve Aldehit Bazlı Cerrahi Alet Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Asit ve Alkol Bazlı Yer. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Araştırılması Teucrium polium L. hirtum Türünün Doğal ve Kültür Formlarının Uçucu Yağ Bileşimleri ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 010 Bazı Makrofungus Türlerinin Antimikrobiyal 14.00 .00 .Klebsiella pneumoniae’ların Sefalosporin Türü Antibiyotiklere Duyarlılıkları ve Plazmid Profillerinin Araştırılması PM 007 Deniz Suyu ve Sedimentinden İzole Edilen 14.Onur ALADAĞ. Başaran DÜLGER.Biyositlerin Aktivitesinin Belirlenmesi PM 002 14. Ahmet UYSAL Fatih MATYAR. Nurcan ERBİL Fadime TOPÇAL. Zelal AKSOY. Mustafa KUL.00 PM 016 14.00 PM 017 14. Zeliha DEMİREL.İdentifikasyonu ve Çoklu Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması PM 009 Marmara Bölgesi’ nde Yetişen Origanum vulgare 14.Antimikrobiyal Aktivitesi Nurcihan HACIOĞLU. Yusuf DURAK.00 PM 015 14.

00 PM 031 14. Fahrettin GÜCİN Bazı Yalancıakreplerin (Pseudoscorpion) Vücut Fatih SEZEK. araminensis ve S. Salih Türünün (Insecta: Coleoptera: Hydrophilidae. Hakan ÖZKAN Edremit Körfezi Tintinnid (Protozoa: Ciliophora) Neslihan BALKIS. Kamuran GÖRGÜN Fatih MATYAR.00 . Ahmet KARAHAN. Handan SAKARYA.’in Antimikrobiyal ve Antifungal Aktivitesinin Araştırılması PM 023 Origanum bilgeri Türüne ait Uçucu Yağın Kimyasal 14. Hülya ARSLAN. Medine GÜLLÜCE. Çalışmaları Sercan MERCAN Sentezlenen Bazı Organik Bileşiklerin Biyolojik Nurşen SARI. Fahrettin GÜCİN Cernek ve Uzun Göl (Samsun) Tek Hücreli Kübra ÖZKUL. Zuhal ZEYBEK.00 . Karakterizasyonu Tülin ÖZBEK. Ayşenur KAYA.Ekstrelerinin HPLC Analizleri ve Antimikrobiyal Aktivitesinin Araştırılması PM 029 Bazı Liken Türlerinin Antimikrobiyal Aktiviteleri 14. Serkan ÖRTÜCÜ Türkiye Mikobiotası İçin Yeni Bir Kayıt: Lachnella Nurcihan HACIOĞLU. Görkem DÜLGER.00 - Buket KUNDUHOĞLU. Medine Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu GÜLLÜCE.Davranışları ve Mikrobiyal Etkileşimlerinin İncelenmesi PM 025 Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal 14. Morfolojik ve Moleküler Karakterizasyonu Üzerine Araştırmalar Erzurum’dan Yakalanan İki Akuatik Böcek Mehmet Nuri AYDOĞAN. Özlem BARIŞ.İzole Edilen Gr(-) Bakterilerin İdentifikasyonu ve Ağır Metal Dirençliliklerinin Araştırılması PM 022 Denizli Sarayköy’de Bulunan Termal Su 14.00 PM 032 14. M.Bazlarının Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 021 İskenderun Körfezi M/V Ulla Batığı Çevresinden 14. Mehmet Nuri AYDOĞAN.00 PM 035 14. Salih DOĞAN. Ömer ALTUN Tülin AŞKUN. Güven ÖZDEMİR.00 PM 037 14.00 . Zeliha DEMİREL. Güldem DÖNEL. Esin ÖZŞEN. Meltem CONK DALAY Elif ODABAŞ KÖSE.00 . Ali KARAGÖZ. Gökçen YUVALI ÇELİK. TRABZON PM 020 Yeni Sentezlenmiş Benzothioazole Türevi Schiff 14. Mehtap YAKUT. Atila YANIKOĞLU. Osman GÜLNAZ. Fikrettin ŞAHİN. Ali ASLAN Bazı Kitosan Polimerlerinin Biyoaktivite Elif LOĞOĞLU. Serkan ÖRTÜCÜ. Fikrettin ŞAHİN. Başaran DÜLGER. Engin Yüzeyi Fungus Florası Üzerine Bir Ön Çalışma KILIÇ.Aktivitesi ve Kompozisyonu PM 026 Bazı Şifalı Bitkilerin Helicobacter pylori’nin in14.Kaynağından İzole Edilen Siyanobakteri Pseudanabaena sp.00 . Sadık DİNÇER Emine İÇYÜZ.00 . aucheri var aucheri Metanol 14. Gözde ÖNGÜT Mehlika PULAT Ebru ÇELİK. Mehtap YAKUT. Elif Aktivite Çalışmaları LOĞOĞLU. Ahmet Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler ADIGÜZEL. Ferda Yılmaz KÖZ.00 .00 PM 033 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Nisa Ünaldı CORAL Aromatik Hidrokarbon (PAH) Degradasyon Genlerinin Araştırılması 32 . Sercan MERCAN Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) Kaplıcasından İzole Sümeyra SAVAŞ.00 PM 030 14. Benin TOKLU-ALÇILI Türleri Türkiye İçin Yeni Bir Koprofilöz Fungus Kaydı Nurcihan HACIOĞLU.19. Haydar KARAKAYA Siyanobakterilerinin İzolasyonu.00 - Ayten KİMİRAN ERDEM. Mehmet YILMAZ. Abdullah Bazı Mikrofunguslar MART. İsmet Hydrochidae) Vücut Yüzeylerinden Elde Edilen HASENEKOĞLU. Sevil PİLATİN. Esra SOLMAZ Nihal DOĞRUÖZ. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. Meysun İ. F. ABDULLAH Ayşe Aydan KARA PM 041 14.00 PM 039 14. GülendamTÜMEN. Güldem DÖNEL Ham Petrolle Kirlenmiş Topraklarda Polisiklik Gökhan CORAL.00 PM 038 14. Mehmet YILMAZ.00 . Biyoloji Bölümü.00 PM 036 14. Elif Antimikrobiyal Aktivite Çalışmaları LOĞOĞLU.00 PM 034 14.İçeriği ve in Vitro Antimikrobiyal Aktivitesi PM 024 Polimerik Hidrojellerinin Flukonazol Salım 14.Sercan MERCAN Bazı Yeni Sentezlenmiş Organik Bileşiklerin Hikmet KATIRCIOĞLU. Hakan ÖZKAN Pasinler (Erzurum) Kaplıcasından İzole Edilen Ahmet ADIGÜZEL.Ağır Metal ve Antibiyotik Dirençlerinin İncelenmesi PM 028 S.00 .00 PM 040 14.vitro Üremesi Üzerine Etkileri ve Antioksidant Özellikleri PM 027 Küçükçekmece Gölü’nden İzole Edilen Bakterilerin 14. DOĞAN. Sevan Gürün. Başaran alboviolascens DÜLGER.

Melek ÇOL. Ekspresyonu. Murat ChiB Geninin Klonlanması.00 PM 052 14. Karakterizasyonu ve NALÇACIOĞLU Ekspresyonu Halk Sağlığı Açısından Önem Arzeden Zararlı Engin KILIÇ. Pestisitlerin Kullanılma Olanakları Salih DOĞAN.00 - Ender ÇEKİRGE. Ağır İ.’dan Elde Edilen Sevil TANAS. Sabriye ÇANAKCI. Serdar KARABÖCEK. Erhan ÜNLÜ Fındık Zararlısı Xyleborus dispar’dan İzole Edilen Demet MERT. KONUK. Gülüzar ÖZBOLAT.Homo ve 14. Tri.00 . Ali Osman sentetaz (pyrG) Geninin Klonlanması. Yusuf TUTAR Özgür KEBABCI. Metallerin Etkisinin Belirlenmesi DEMİRCİ.E. Alevcan KAPLAN Lütfi TUTAR. Annarita Edilen Anoxybacillus ve Bacillus Cinsi Bakterilerin POLI. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA.00 .00 . Ahmet ÇOLAK. H. Kemal GÜVEN. Ertuğrul Karakterizasyonu SESLİ Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Reyhan GÜL GÜVEN. Ahmet Lipaz/Esteraz Enziminin Karakterizasyonu ÇOLAK.00 PM 058 14. KORCAN. Zekai HALICI.00 PM 053 14. Ertuğrul SESLİ Farklı Pleurotus Türleri Gelişimi Üzerine. Kadriye İNAN.Uygulanan Phanerochaete chrysosporium’da Antioksidant Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi PM 044 Diyadin Sıcak Su Kaynaklarından İzole Edilen 14. Hakan KARAOĞLU Purifikasyonu ve Karakterizasyonu Bazı Bitki Atıklarından Katı Faz Fermantasyon Hakan KARATAŞ.00 PM 055 14. SAĞLAM. Fehmi Metanol Ekstraktları (MEPR)’nın Wistar Ratlarda ODABAŞOĞLU. Özlem FAİZ.00 PM 056 14. N. Deneysel Olarak Oluşturulan Akut ve Kronik Hayati AYGUN.00 . Barbara Antibiyotiklere Dirençlilikleri NICOLAUS. Ekspresyonu ve KAÇAĞAN. Biyoloji Bölümü. Di-. A. Nagihan Mantarlarından Hazırlanan Özütlerdeki SAĞLAM ERTUNGA. Aslıgül KÜÇÜKDUMLU.00 PM 054 14. Cemal SANDALLI.19. Enflamasyon Üzerine Anti-Enflamatuvar Etkileri Ahmet ÇAKIR.00 - Fatma MATPAN. Nuri ERCAN. Mehmet Yapılan Bazı Mantar Türlerinin Besinsel AKYÜZ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PM 051 14. Ali ASLAN. CİĞERCİ.00 - PM 057 14. Annarita POLI. DEMİR Bacillus licheniformis A1 Suşundan Termofilik Cemal SANDALLI.00 . Melike YILDIRIM. TRABZON PM 042 Oksim Tipi Ligandların Mono-. Servet ÖZCAN PM 049 14. Tekniği ile (SSF) Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Veysel TOLAN. Ömer Faruk Arthropodların Mücadelesinde Mikrobiyal ALGUR. Oksidaz Enziminin Difenolaz Aktivitesinin Yakup KOLCUOĞLU. Kazım SEZEN. Ahmet delica’dan Elde Edilen Ham Özütten Polifenol ÇOLAK. Ali Osman BELDÜZ Peltigera rufescens (Weiss) Humb.00 PM 060 14. M. Nilüfer CİHANGİR Murat KAÇAĞAN. AYDIN.Heteronükleer Cu (II) ve Ni(II) Komplekslerinin Nükleolitik Aktivitesinin İncelenmesi PM 043 Cr (III). A. Kemal GÜVEN. BELDÜZ. Sadin ÖZDEMİR. Barbara Edilen Anoxybacillus Cinsi Bakterinin Fosfolipit NICOLAUS Çeşitlerinin Analizi Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Reyhan GÜL GÜVEN. S.00 PM 059 14. Sabriye ÇANAKÇI. Kemal GÜVEN.Sebep Olduğu Hastalıkları Önleyen Hücresel Faktörler PM 046 Claviceps purpurea’dan Ergot Alkaloid Üretim 14. Fikret UYAR. Hatice KATI.00 . Yasiın BAYIR.Ksilanaz Enziminin İzolasyonu. M. Kübra AÇIKALIN.Bakterilerin α-Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Üzerine Karbon ve Azot Kaynaklarının Etkisi PM 045 Protein Agregasyonu Sonucu Oluşan Amiloidlerin 14. Selma MUTLU Amanita vaginata ve Tricholoma terreum Ümmühan ÇAKMAK. A. Fadime ATALAY. Dilşat Nigar ÇOLAK. Servet ÖZCAN Phanerochaete chrysosporıum‘da Antioksidan Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Ülkemizde Doğal Olarak Yetişen ve Kültürü Sevda KIRBAĞ. Karekterizasyonu Ali Osman BELDÜZ Anoxbacillus gonensis G2 Bakterisinin CTP Cemal SANDALLI. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA Güler TOPRAK.00 PM 050 14. Nilay ONGANER İçeriklerinin Belirlenmesi Yabani ve Yenilebilir Bir Mantar Olan Russula Şaban KESKİN1. Mehmet Nuri AYDOĞA. Fatih SEZEK 33 . Ni (II) ve PZ (II) Ağır Metal Stresi 14. Karakterizasyonu PM 048 14.Optimizasyonu PM 047 Anoxybacillus pushchinoensis A8 Suşundan 14. Remziye Geninin Klonlanması. Zihni Bacillus thuringiensis’e Ait cry3Aa (δ-endotoksin) DEMİRBAĞ. Zübeyde BAYSAL Cd(II) ve Cu(II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Güler TOPRAK.

00 .Biyokimyasal.Dekolorizasyonu PM 069 Afyonkarahisar Toprak Actınomycet İzolatlarının 14. Ö.Türlerinin İzolasyon ve İdentifikasyonu PM 080 Bazı Laktik Asit Bakterilerinin Fizyolojik. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Zihni DEMİRBAĞ Hatice KATI. Zihni DEMİRBAĞ Fatma ÖZTÜRK.00 .Sonrası Çeşitli Tekstil Boyalarının Antibakteriyel Etkisi PM 068 Tekstilde Kullanılan Bazı Reaktif Boyaların Fungal 14. İsmail AKYOL. Tuğba ŞAHİN Emine ÖZTÜRK.19. Işıl SEYİS Hatice Aysun MERCİMEK. A.00 PM 083 Saccharomyces cerevisiae Hücre Kültüründe Farklı 14. Zihni DEMİRBAĞ Ali SEVİM. Gülizar AKYURT.00 . M. (Lepidoptera: 14. YILMAZ. İbrahim Hakkı CİĞERCİ.Parçalanmasında Rol Alan Mayaların İzolasyonu ve İdentifikasyonu PM 072 Termofilik Bacillus licheniformis ve B. Tansel YALÇIN.00 .00 . Leyla AÇIK.Geobacillus Türlerinin Üreme ve Metal Biyoakümülasyonu Üzerine Etkisi PM 066 Trametes versicolor ile Linyit Kömüründen Kükürt 14. D.İzolatlarının cry2 Genlerinin Belirlenmesi ve Lepidoptera Larvaları Üzerine Olan İnsektisidal Etkilerinin Belirlenmesi PM 065 Farklı Metal Konsantrasyonlarının Termofilik 14. (Lepitoptera: 14. M. Ebru UYAR. ÖZŞAHİN. Elif KORCAN. Recep LİMAN. İsmail AKYOL. TUZCU. TRABZON PM 061 Lymantria dispar (Lepidoptera: Lymantriidae)’dan 14. Füsun UÇAR Nazime MERCAN. Kadriye ÖZCAN. Alaattin ŞEN Zehra Nur YÜKSEKDAĞ Zehra Nur YÜKSEKDAĞ Ufuk ÖZER. Ahmet ÇABUK Sibel KAHRAMAN. Nazime Mercan. Gülsüm KALEMTAŞ S.00 . Yekta GEZGİNÇ.Regülasyonu PM 076 Köy Yoğurtlarından İzole Edilen Laktik Asit 14. Abdurrahman AYVAZ Sadin ÖZDEMİR Pınar AYTAR. Aslı Giray KURT. Aydın BAYRAKTAR Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU.Ağır Metal Toleransı PM 070 Atık Sularda Bulunan Tekstil Boyar Maddelerinin 14. Emel AYTAN. Tanımlanması ve 14. Hikmet GEÇKİL M.Giderimi PM 067 Tarımsal Atıklar İle Renk Giderimi Öncesi ve 14. Kalbiye SERDAROĞLU. Emin ÖZKÖSE İsmail AKYOL.Bakterilerinin Plazmit İçerikleri ve Antibiyotik Dirençlik Özelliklerinin Belirlenmesi PM 077 Farklı Hastanelerden Toplanan Metisilin Dirençli 14. Hacer MURATOĞLU.00 . İsmail DEMİR.00 . GÜVENÇ. Pelin YALÇIN Buket KUNDUHOĞLU. Plazmit DNA ve Protein Profil Özelliklerinin İncelenmesi PM 081 Streptococcus thermophilus Ba21s Suşu Tarafından 14.00 . ERECEVİT 34 .stearothermophilus’ da Krom (VI) Indirgemesi PM 073 Rumen Funguslarının İzolasyonu.P. cremoris (MG1363)’e Ait 14. Emin ÖZKÖSE.00 .00 .elde edilen bakterilerin identifikasyonu PM 062 Agrotis segetum Schiff.00 . A.00 . Agah İkbal İNCE.. Seda AVAZ.Farklı Besi Ortamlarında Poli-β-Hidroksibütirat (PHB) Üretimi PM 082 L-DOPA ve Dopamin’in Bakteriyel Sentezi 14. Fatih KUTLUER. Sait EKİNCİ Kalbiye SERDAROĞLU.Şeker Kaynaklarının Yağ Asidi Biyosentezine Etkisi İsmail DEMİR.00 .00 .00 . Emel KARADENİZ Aslı SEMİZ. versicolor Biyokütlesi İle Giderimi PM 071 Ham Petrol ve Yapısındaki Hidrokarbonların 14. Muhsin KONUK. 14. Aysun ERGENE H.Gideriminde Kullanım Olanakları PM 079 Pamukkale-Jeotermal Sulardan Termofilik Bacillus 14. Biyoloji Bölümü. Ferit Can YAZDIÇ.00 . P.Noctuidae)’dan Bakteri İzolasyonu ve Karakterizasyonu PM 063 Thaumetopoea pityocampa Schiff.Staphylococcus Aureus (MRSA) Suşlarının RAPDPCR Yöntemi İle Tanımlanması ve Karşılaştırılması PM 078 Trametes versicolor'ın Tekstil Boyalarının 14. İsmail DEMİR. Fadime YILMAZ.Thaumetopoeidae)’dan İzole Edilen Yeni Bir Brevibacterium Türünün Tanımlanması PM 064 Topraktan İzole Edilen Bacillus thuringiensis 14. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Serkan ŞEN.00 .Ksilanaz Enzim Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 074 Lactococcus lactis subsp. Sait EKİNCİ Neslihan SÜRÜCÜ.00 . Agah İkbal İNCE. ÖNGANER.00 . Bülent KAR.Diasetil Redüktaz (dar) Geninin Fermente Gıdalara Uygun Mutasyonu PM 075 Laktik Asit Bakterilerinde Thioredoksin Geninin 14. 14. Emin ÖZKÖSE.00 .00 . Emine YALÇIN. N. M. Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU Yekta GEZGİNÇ.

00 . Murat KORKMAZ. Fatma Esen SARIGÜLLÜ. Ahmet ASLAN Elif APOHAN.Saflaştırılması ve Bazı Biyokimyasal Özelliklerinin Belirlenmesi PM 093 Anoxybacillus sp.Türlerinin Patates Böceği (Leptinotarsa decemlineata (Say.00 .00 .00 . Şengül ALPAY KARAOĞLU.00 . Yavuz BEYATLI Dilşad ONBAŞLI.00 .Üretimlerinin Belirlenmesi PM 105 Topraktan İzole Edilen Bazı Streptomycetes sp.00 . Sabriye ÇANAKÇI.00 . Filiz GÜREL. Güven ÖZDEMİR.Alüminyuma Dirençlilik Genleri ile Anoxybacillus gonensis G2 Bakterisinin ALR Geninin Karşılaştırılması PM 096 Pseudomonas Türlerinde Lipaz Üretimi ve Bazı 14. Kullanımı PM 098 Staphylococcus epidermidis ve Staphylococcus 14. Elif Esin HAMES KOCABAŞ.00 . Ahmet ÇOLAK2 Z.Proteaz.Kültürel Parametrelerin Optimizasyonu PM 097 Atıksulardan Reaktif Boyaların Gideriminde 14. corticolus Lipazının 14.Olan Ksilanazın Üretimi ve Kısmı Karakterizasyonu PM 092 Mucor hiemalis f.Bitkilerinden İzole Edilen Rhizobium Suşlarının Nodulasyon ve Azot Bağlama Potansiyellerinin Araştırılması PM 086 Farklı Hastanelerden Toplanan Klebsiella Suşlarının 14. Feride İffet SAHİN. Fatih AKYOL.00 . Derya GÜREL 35 . Sabriye ÇANAKÇI. Işıl SEYİS Ali KOÇYİĞİT. Yabani Baklagil 14. Biyoloji Bölümü.İzolatın Ligninolitik Enzim Aktivitelerinin Araştırılması PM 102 Bacillus megaterium RSKK 5117 Suşunun Melas 14.Glukoz İzomeraz Geninin Klonlanması. Mine Gül ŞEKER. Özcan BUDAK Ataç UZEL.atroviridae TEM H3’ün Proteaz Üretiminin Optimizasyonu PM 088 Serbest ve Tutuklanmış Fungus Peletlerinin Lakkaz 14. Mehmet HABERAL Serdar ÜLKER. Yavuz BEYATLI Nihal EDİZ. Yavuz SEZEN. Kamalendra SİNG. Hakan KARAOĞLU.Synechocystis sp.aureus’ a Ait Qurom Sensing Sinyal Moleküllerinin Lactobacillus lactis’in Nisin Üretimi Üzerine Etkisi (quorum sensing cross-talk analizi) PM 099 Deniz Sedimentinden İzole Edilen Streptomyces 14. Hakan KARAOĞLU. Aslı KAÇAR Cemal SANDALLI. 14.Üretim Yeteneklerinin Zeytin Yağı Fabrikası Atık Suyu ve Vinas Ortamında Araştırılması PM 089 Tıbbi Öneme Sahip Ganaoderma lucidium 14.Antibiyotik Duyarlılıklarının Belirlenmesi ve Tiplendirilmesi PM 087 Katı Kültür Fermentasyon Yöntemi ile Trichoderma 14.00 . MODAK.Yüksek Bakteri İzolasyonu ve Denitrifikasyonda Kullanılabilirliklerinin Araştırılması PM 085 Farklı Tuz Stresi Şartlarında. Aysel UĞUR Pınar KARACAKAYA.BesiortamındaBiyopolimer Üretiminin Belirlenmesi PM 103 Bazı Bacillus Türlerinin Antibiyotik Dirençliliği.00 . Amilaz Aktivitelerinin İncelenmesi PM 104 Pseudomonas spp. Fatih KUTLUER Ayşegül ERSAYIN YAŞINOK. Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterize Edilmesi PM 095 ATPaz Özelliğine Sahip Olduğu Varsayılan 14.00 . Özfer YEŞİLADA Emel KARADENİZ.00 . Barış PAZARBAŞI. Hatice Aysun MERCİMEK Perihan GÜLER. Aysun MERCİMEK Hatice ÖĞÜTCÜ. Suşlarının Bazı İkincil Metabolit 14. İhsan YAŞA. İ.Marac 1–4 Suşundan Organik Çözgen Varlığında Kararlı Alkali Proteaz Üretimi PM 100 TK4 DNA Polimeraz I Enzimin Zincir Uzaklaştırma 14. Barış PAZARBAŞI. Ali Osman BELDÜZ. Mukund J.19.00 . Ali Osman BELDÜZ.Üretimi Üzerine Kültür Koşullarının Etkisi PM 094 Anoxybacillus gonensis ÇT1 Sarı Suşunun D14.00 . 1824) (Coleoptera. Bu Monokaryonların Birbiri İle Uyumluluklarının Araştırılması ve Dikaryonların Elde Edilmesi PM 090 Kombucha’nın Fungus Misel Gelişimine Etkileri 14.00 . Burcu BAKIR ATEŞLİER Derya YANMIŞ.00 .00 . TRABZON PM 084 Doğal Ortamlardan Denitrifikasyon Yeteneği. İsmail DEMİR. Ali KOÇYİĞİT.Aktivitesi ve ddNTP’ye İlgisinin Mutasyonel Analizi PM 101 Hava Örneklemesi ile İzole Edilen Bir Fungal 14.00 PM 091 Endofit Bacillus Suşlarından Ksilanolitik Bir Enzim 14. Fatma AYDOĞMUŞ ÖZTÜRK.00 . Caner KASIMOĞLU Nermin Hande ÜRKMEZ. Emine YALÇIN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 . Chrysomelidae) Ergin ve Larvalarına İnsektisidal Etkileri Fatma Esen SARIGÜLLÜ. AVCI . Çiğdem İLERİ. 14. İsmail KARABOZ Nihal EDİZ. HBB 134’den Termostabil Lipaz 14. İhsan YAŞA. 14. Güven ÖZDEMİR.Mantarının Sporlarının Çimlendirilerek Bu Sporlardan Monokaryonların Eldesi. Gönül DÖNMEZ Murat K. Tuğrul DORUK. Belma ASLIM Ömer ERTÜRK. Ali Osman BELDÜZ Fatih Şaban BERİŞ.

İsmail KARABOZ Fadime YILMAZ.00 PM 126 14. Öznur KOÇ. Burcu BAKIR ATEŞLİER. Hatice KORKMAZ. Z. İhsan YAŞA. Biyoloji Bölümü. Emre KOŞAR.19. Z. Erman ORYAŞIN.00 .00 PM 124 14. Ekstrelerinin Analjezik Aktivitesi ve N.00 PM 123 14. M. Özfer YEŞİLADA Sürecinde Lakkaz Üretimi Aspergillus foetidus HBF 55 Ekstrasellular Z. KAYA Funalia trogii İle Lakkaz Üretiminin Emre BİRHANLI.00 PM 127 14. TRABZON PM 106 Fe(III) ve Cu(II) metal iyonlarının Phanerochaete 14. Sanver Tahıl Gevreği ve Müsli Örneklerinin Mikrofungus EKMEKÇİ Florası İzmir İli Buca İlçesi İlköğretim Okullarındaki Hava Özlem ÇİFTÇİ. Nilüfer ITKI. Özge Kullanılarak Belirlenmesi KAHRAMAN. Öznur KOÇ.Ceren SOMUNCUOĞLU.00 PM 116 14. Burhan ARIKAN. Ashabil AYGAN. Berna KUZU. Özlem ABACI Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması Botanik Bahçesi Toprağındaki Bakteriyel/Fungal Gülşah ÇAKMAK. H. G. Lipazının Karakterizasyonu Ali BIYIK Radyasyona Dirençli Deinococcus radiodurans Elif ÖZBEY. Işıl SEYİS. Amilazın Karakterizasyonu Burcu BAKIR ATEŞLİER.00 PM 112 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fatih KUTLUER. Sümeyye Solunum Oranlarının Selektif İnhibisyon ÇEVİK. ex Fr. Gökhan KAVUNCUOĞLU. ÖZDEMİR. H.00 PM 120 14. Alev HALİKİ UZTAN Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması İzmir İli Konak İlçesi İköğretim Okullarındaki Hava Özlem ÇİFTÇİ. F.00 PM 114 14. Erman ORYAŞİN. Funda İLHAN İzmir İli ve Çevresinde Satışa Sunulan Kahvaltılık Ayşegül YOLTAŞ.00 PM 111 14. Kadir SORUCUOĞLU Chlorella sp. Halil BIYIK Funalia trogii ile Katı Substrat Fermentasyonu Filiz KURU. Erbil KALMIŞ. Seval OKUTAN.00 PM 121 14. Aysun ERGENE Sevda KIRBAĞ.00 PM 118 14. Emir CANSUNAR Penicillium citrinum HBF62 Ekstrasellular αKubilay METİN. Halil BIYIK İlköğretim Okullarının Bina İçi ve Bina Dışı Havasının Fungus Yoğunluğunun Belirlenmesi Mikoriza Kullanımı Sercan POLAT. Öznur KOÇ Çeşitli Aspergillus niger Suşlarından İnvertaz Tuğba SUBAŞIOĞLU. Halil Selüloz Üretimine Etkisi BIYIK Bacillus spp.00 PM 122 14. DEMİREL. Taner Potansiyellerinin Araştırılması YONAR.00 PM 113 14. B.00 PM 119 14.00 PM 109 14. Özlem ABACI.) Quel. Özfer Optimizasyonu YEŞİLADA RNA Ekstraksiyon Yöntemlerinden Fenol Sezer TOPRAK Kloroform Yöntemi İle Silika Membran Kolon Yönteminin Karşılaştırılması İnfluenza Alt Tiplerinde Multiplex PCR Yöntemi Sezer TOPRAK.00 PM 115 14.chrysosporium biyokütlesi ile sucul ortamdan uzaklaştırılması PM 107 14. Tekstil Boyalarında Renk Giderimi Gamze BAŞBÜLBÜL.00 PM 125 14. Nermin Enziminin Üretim Koşullarının Araştırılması Hande ÜRKMEZ. Emine ÖZTÜRK. Tekin GEZER. Fatih KALYONCU. Alev HALİKİ UZTAN.00 PM 108 14. Mehmet AKYÜZ 36 . Kubilay METİN. İzolasyonu ve Karakterizasyonu Berna KUZU Bacillus spp.00 PM 117 14.00 PM 110 14. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. YILMAZ KÖZ. Ü. S-41 Suşundan CMCase Enzim Burhan ARIKAN. CONK DALAY Aydın İl Merkezi Sınırları İçerisinde Bulunan Bazı Öznur KOÇ. Aslı ŞAHİNER. HBK-51’den Elde Edilen Kitinolitik Hatice KORKMAZ. KARABAY YAVAŞOĞLU. Emine YALÇIN. H.00 - Pleurotus eryngii (DC. Akut Toksisitesi F.’in Kültürü İçin Lokal Tarımsal Atıkların Değerlendirilmesi Toprakdan İzole Edilen Bazı Fungal Organizmaların Halil BIYIK. Ayten NU51 Suşunun Toleransı ÖZTÜRK Farklı Etanol Konsantrasyonunun Bakteriyal Esin POYRAZOĞLU. Dilek ASMA Bakterisi İle Escerichia coli’de Radyasyonun Antioksidan Sistem Üzerine Etkisinin Araştırılması Ağır Metallere Karşı Rhodopseudomonas palustris Leyla ÇELİK. A. Enzimin Karakterizasyonu Ashabil AYGAN.

Ekspresyonu ve Karekterizasyonu PM 141 Anoxybacillus kestanbolensis 13 K bakterisinden 14. Osman BELDÜZ.Mutasyonların Üremeye ve İnvertaz Aktivitesine Etkileri PM 140 Geobacillus sp.00 . Cansu FİLİK İŞÇEN Bekir ÇÖL.A. Semra İLHAN. Aziz GÜNEROĞLU.00 .Pseudomonas aeruginosa'nın Aromatik Maddeler Varlığında Üremesinin Araştırılması PM 143 Karadeniz’den İzole Edilen Antibiyotik Dirençli 14. Zehra YARKIN Faruk SÜZERGÖZ. Aslı ÖZKIZILCIK. B.00 . TRABZON PM 128 Bahçe Toprağında Genel ve Spesifik Enzim 14.00 . mevsimsel dağılımı ve klimatolojik faktörlerle ilişkisi PM 132 Synechococcus spp. Zeliha CEVHER. Şengül ALPAY KARAOĞLU Tıbbi Atık Örneklerinin Ames Testi ve Rec Testi İle Fatma ZİLİFDAR.Üretiminde Başlangıç Glikozunun Etkisi PM 134 Mikrobiyal Aktiviteler Üzerine Etkili Bor 14.00 .00 . Ertuğrul AIRBAŞ Figen ERTAN.00 PM 149 14. Özfer YEŞİLADA Suzan ÖKTEN. KARABOZ. Bilal BALKAN. Esmeray Florasının İncelenmesi KÜLEY.Koliform Bakterilerde İntegron Gen Kasetleri PM 144 14.19.00 .00 .00 . A. Erol AKSÖZ Kilobaz Uzunluğunda Özgül Genomik DNA Dizilerinin Çoğaltılması Akdeniz’den Yakalanan Karideslerin Bakteriyel Mehmet KENAR. Satı ORHAN Enterococcus Türlerinde 70°C ve 25°C’deki Proteolitik Aktivitenin Varlığı Dondurulmuş Gıdalarda (Et ve Sebze) Fekal Sumru ÇITAK. Sezai TÜRKEL Tülay TURGUT GENÇ.00 - İhsan YAŞA. Erol KALA Coliform ve Fekal Enterococcus’ların İndikatör Mikroorganizma Açısından Değerlendirilmesi Farklı Sıcaklık Ortamında Bekletilen Kıyma Sumru ÇITAK. Sabriye ÇANAKCİ. Burcu ÇERÇİ. Osman Birol ÖZGÜMÜŞ.00 PM 145 14. M. Halil DEMİR. İ. Sabriye ÇANAKÇI Pınar YEŞİLGİL. Kadriye İNAN. KOÇYİĞİT Nesrin ÖZMEN.Hammaddelerin Trametes versicolor ile lakkaz Üretiminde Kullanılması PM 131 Kırklareli Hamitabad Termik Santral’ı civarı toprak 14. Tuğba ÜNSAL. Murat KAÇAĞAN. ÇERÇİ.arabinofuronosidaz enziminin klonlanması. Fatmagül ALTIN. Murat KAÇAĞAN.00 . İ. Biyoloji Bölümü. Fatih ÖZOĞUL Çiğ Süt ve Peynir Örneklerinden İzole Edilen Sumru ÇITAK. ÖZKIZILCIK. Hikmet GEÇKİL Tülay TURGUT GENÇ. A.ve havadaki fungal konsantrasyonun tesbiti. Sezai TÜRKEL. YAŞA. Ali KOÇYİĞİT. Ahmet ASAN.Aktivitelerinin Belirlenmesi ve Kültüre Edilebilir Mikroorganizma Sayısı ile Karşılaştırılması PM 129 Benzidin İlavesinin Topraktaki Mikrobiyal Sayı ve 14.Dağılımı Trabzon Sahillerinde Yüzey Sularındaki Dağılımı PM 133 Farklı Fermentasyon Teknikleri ile α-Amilaz 14.00 . Bükay YENİCE GÜRSU.Aktivite Üzerine Etkileri PM 130 Boya Tutundurulmuş Lignoselulozik 14. Arzu ALTIN. Özkan DURMUŞ.Ksilanaz Geninin Klonlanması.00 . saflaştırılması ve karakterizasyonu PM 142 Bakteriyel Hemoglobin Geni Klonlanmış 14.00 .Bakterilerde L-Asparajinaz Üretimine PM 138 Farklı Pichia ve Candida Türlerinde Glikojen 14.Bileşiklerinden Boraksın Biyogaz Verimi Üzerine Doza Bağımlı Etkinliğinin Araştırılması PM 135 Antibiyotik Üretiminin Arttırılmasında Deney 14.Miktarının Azot Açlığında Belirlenmesi PM 139 Saccharomyces cerevisiae’da Glikolitik 14. Sait İZGİ.Tasarımı Kullanılarak Besinsel Gereksinimlerin Taranması PM 136 Escherichia coli’de Fruktoz Bisphosphataz II 14. Nuran DİRİL Değerlendirilmesi Uzun PCR (Long PCR) Yöntemi Kullanılarak 5-15 Ayşegül GÜZEL. Neslihan Örneklerinde Gr(-) Psikrofil Mikroorganizmaların KAMANLI CAN Dağılımı ve Proteolitik Aktiviteleri 37 .1 Bakterisinden Termofilik 14. Burhan ŞEN Ali Muzaffer FEYZİOĞLU.00 . Cemal SANDALLI. Klorofil-a ve Fikoeritrin 14. İlknur YILDIZ. Ömer ŞAHİN. Tekin BABAÇ.00 PM 146 14. İsmail KARABOZ Filiz KARAOĞLU.Enziminin FbpI Negatif Suş İçinde Overekspresyonu ve Fruktoz Bisfosfat-Fruktoz 6 Fosfat Flux’ının Semi in vivo Bir Yaklaşımla Hesaplanması PM 137 L-Asparaginaz Geni (Ans B) Klonlanmış Bazı 14.00 PM 147 14.00 . 7. Esin KANIK Kadriye İNAN.00 . Ali Osman BELDÜZ Hüseyin KAHRAMAN. Tim LARSON Şebnem ERENLER. M. Tuğba Mutajenik ve Genotoksik Potansiyellerinin SOMAY. Hikmet GEÇKİL Feyza ÇOLAKOĞLU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PM 148 14.

Akın DENİZCİ E. Bülent GÜLEKLİ Göknur TERZİ. M. Serkan BULUT. İdentifikasyonu ve Değişik Fiziksel Stres Koşulları Altında Büyüme Üzerine Sodyum Konsantrasyonunun Etkisi PM 158 Siyah Zeytin Fermentasyonunun Hızlandırılmasına 14.Karidesinde (Penaeus kerathurus.Beta-Laktamaz Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 174 Juvenil İstiridyelerden (Crassostrea virginica) İzole 14.00 . E.monocytogenes Sayısının Değişimi PM 156 Satışa Sunulan Et ve Et Ürünlerinde Escherichia 14. TRABZON PM 150 Kütahya Yöresinde Çeşitli Kaynaklardan İzole 14. ÖZŞEN.00 .00 . Buket KUNDUHOĞLU Mustafa ATEŞ. E.00 . Emin TOROĞLU. Aslı ÖZKIRIM Gülsen ULUKÖY. Orthione griffenis.Lütfü ÇAKMAKÇI Elvan OK. Füsun UÇAR. Mehmet AKYÜZ Suzan Adın ÇINAR.00 . Saptanması veDoğrulanması PM 157 Farklı Kaynaklardan Debaryomyces hansenii 14. Mustafa ERDEM Gülşen ULUKÖY. B. Sanver EKMEKÇİ.00 .IL-1β. İclal KOYUNCU Aslı ŞAHİNER.Antimikrobiyel Dirençliliği PM 161 Fakülte Kantinlerinin Genel Mikrobiyel Durumu 14. Aysel GÜLBANDILAR Nurcihan HACIOĞLU.Edilen Staphylococcus aureus İzolatlarının Fenotipik Karakterizasyonu PM 151 Çanakkale’de Tüketilen Dondurmaların 14. L1758) Görülen Bir Parazit. ERDOĞRUL. ÖZKÖSE.00 . Biyoloji Bölümü.Değerlendirmesi PM 164 Orta Karadeniz Bölgesinden (Samsun Yöresinden) 14.00 .19. ÇÖMLEKÇİOĞLU. Enfestasyonu PM 170 Balık Sağlığında Probiyotiklerin Önemi 14. Doğan ÖZYURT. ve Cicer anatolicum Alef. EYVAZ Sevil TOROĞLU. Ö.00 . İbrahim YILDIRIM. Esin ÖZDEMİR N. UÇAR Gönenç AKYAR. Dilşah ÇOĞULU Aygün YALÇINKAYA. İbrahim YILDIRIM. Ö.İzolasyonu.00 . Tansel YALÇIN. Zafer YAZICI. İclal KOYUNCU Safiye DURANOĞLU. ÇİFTÇİ. Haluk ÇELİK Sevda KIRBAĞ.00 . A. Füsun B. BOZDOĞAN.Karakterizasyonu Üzerine Bir Araştırma PM 155 Farklı Sıcaklıklarda Saklanan Çiğ Köftede Listeria 14. KAR.00 .00 PM 163 Asthenozoospermia Olgularında Semende Lökosit 14. ERDOĞRUL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. KÖSE. Neslihan TEMİZ DOĞAN Jale KORUN B.00 PM 162 Mikro-array Teknolojisi ve Kullanım Alanları 14. E. T. B. DÜLGER Safiye DURANOĞLU. AKKAYA.Bir Araştırma PM 166 Atopik Bireylerde İmmünoterapi Öncesi ve Sonrası 14. Cemil KARA Sevil TOROĞLU.) 14. Bitki Kök Topraklarından Streptomyces Suşlarının İzolasyonu ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Kıymet GÜVEN.Edilen Vibrio Türlerinin Proteolitik ve Nükleaz Aktiviteleri Üzerine Bir Çalışma PM 175 Anaerobik Rumen Funguslarında 18S Ribozomal 14.coli O157 Aranması. SOYUPEK.00 .00 . Seçil BAYAR Cengiz ÇORBACI. ÖZDEMİR.İle Mikroorganizmaların Belirlenmesi PM 154 Geleneksel Türk Peynirlerinin Mikrobiyolojik 14.00 PM 171 Cryptosporidium ve AIDS 14.faecalis’in Kültürel Yöntemler ve PCR Kullanılarak Saptanması PM 168 Türkiye’deki Arı Hastalıklarının Kronolojisi ve 14.00 PM 153 DEFT (Direkt Epifloresan Filtre Tekniği) Yöntemi 14. EKİNCİ Kerem ÖZDEMİR. eryngii var.Hand & Mazz. IL-6 ve TNF-α Düzeyleri PM 167 Nekrotik Diş Kanallarından Enterococcus 14. BOZDOĞAN Edip ÇİFTÇİ. M. N.00 . ferulae’nin Kültüre Alınması Üzerine 14. Ebru UYAR.RNA Polimorfizminin Belirlenmesi PM 176 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss. Ataç UZEL.00 PM 172 Azaplı Gölü’nün Mikrobiyolojik Kirlilik Düzeyinin 14.00 .00 . H.00 .DERELİOĞLU Aylin AKOĞLU.Mikrobiyolojik PM 152 Mikotoksinler ve Gıdalardaki Önemi 14.Dağılımı PM 169 Muğla-Gökova Körfezinde Avlanan Akdeniz 14. Harun ALBAYRAK.00 . Şahnur IRMAK H. Ö. Güven ÖZDEMİR. YÜKSEL. M.Belirlenmesi ve Bentik Organizma Grupları PM 173 Hastane İzolatlarında Antibiyotik Dirençliliğinin ve 14.Konvansiyonel Testler ve ITS-PCR İle Karakterizsyonu PM 160 Kıymadan İzole Edilen Aeromonas Türlerinin 14. Gözde TÜRKÖZ Sevil PİLATİN. E.Temin Edilen Midyelerde Hücre Kültürü ve RTPCR Yöntemi ile Enterovirus Tespiti PM 165 P. H.00 .00 .00 . Faruk SÜZERGÖZ Semiha ÇETİNEL AKSOY. U. Nevin KESKİN.Yönelik Olarak Fermentasyonun Mükrobiyolojik Olarak İzlenmesi ve Starter Kültür Kullanımı PM 159 Peynirlerde Bozulmaya Neden Olan Mayaların 14. S. Ekrem ATALAN 38 .

Hasan Çetin ÖZEN Özge BAYKAN Veysel TOLAN.Myxomycetes Kayıtları: Calomyxa metallica (Berk. Erzurum ve Trabzon’dan Yakalanan Bazı Cryptognathid ve Stigmaeid Akarların (Acari: Cryptognathidae. Biyoloji Bölümü.palustris NU51 Suşuna Toksik Etkisi PM 193 14. İ.00 . M.00 PM 187 Çanıllı Baraj Gölü (Ankara) Algleri 14. Veysel TOLAN.Lamproderma arcyrionema Rost.00 . M.Hava Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması PM 180 Türkiye Myxomycetes Florası İçin Yeni Kayıt: 14. Burhanettin YALÇINKAYA Salih DOĞAN.Potansiyelinin Salmonella Mikrozom ve SOS Kromotest Test Sistemleriyle Araştırılması Kurşun Nitrat Metal Tuzunun Daphnia magna Üzerindeki Akut Toksik Etkisinin Araştırılması Bazı Pestisitlerin Mutajenik Potansiyellerinin Salmonella Mikrozom ve SOS Kromotest Test Sistemleri İle Araştırılması PM 195 Bazı Azo İndol Bileşiklerin Rhodopseudomonas 14. Cribraria vulgaris Schrad. Şayeste DEMİREZEN.Candida ve Bakteriyel Vajinoz Arasındaki İlişkinin Sitolojik Yaymalarla Değerlendirilmesi PM 192 Hypericum triquetrifolium Turra. Betül YILMAZ Tahir ATICI.00 . Ali Osman BELDÜZ Nihal YÜCEL. Şayeste DEMİREZEN. Nurcihan ÖZÇELİK. N. AYYILDIZ. Ebru UĞURLU.Hava Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması PM 179 İzmir İli Karşıyaka İlçesi İlköğretim Okullarındaki 14. ve Physarum flavicomum Berk. M.00 .00 .00 .-Mor 14.00 . Zuhal TOKER. 14. Leyla ÇELİK. flaA ve ftsY Genlerine Göre Anoxybacillus 14.00 Çorum İli Atmosferinde Hava İle Taşınan Allerjen Funguslar Erzincan. N. PM 186 Sille Baraj Gölü (Konya) Epifitik Algleri 14.00 .00 . Sinan BEKSAÇ Zehra SAFİ ÖZ. G. Ayten ÖZTÜRK.19.00 PM 188 Doğu Karadeniz ve Kuzeydoğu Anadolu İçin Yeni 14.00 . Birol OTLUDİL. Hakan KARATAŞ Bedriye Ceren SOMUNCUOĞLU. Hilal BAKIR İjlal OCAK. Mustafa KOÇAK.00 .00 . Mustafa ÖZKAN. Catherine AIME.) Nieuwl. Neğmetullah ALAN.00 PM 198 14. Sinan BEKSAÇ Özlem DEMİRCİ. Stigmaeidae) Vücut Yüzeyinden İzole Edilen Funguslar İsmet BERBER.ITS bölgesinin PCR-RFLP ile Moleküler Karakterizasyonu PM 182 Karakaya Baraj Gölü Fitoplankton Kompozisyonu 14. n.. Selcen Süheyla ERGÜN Cemal SANDALLI Zehra SAFİ ÖZ. Hakan ÖZDOĞAN Sevda KIRBAĞ.1874 PM 181 Rhizoctonia solani AG-4 Grubu Fungusların rDNA14.türlerinin Tanımlanması ile Proteolitik ve Lipolitik Enzim Aktivitelerinin Araştırılması PM 185 Thymelaea aucheri Meissner Üzerinde Yeni Bir 14.00 PM 194 14.’nın Genotoksik 14. Hakan KARAOĞLU. Sadin ÖZDEMİR. Birol OTLUDİL. B.00 . Duygu ÖZHAN Dilşat Nigar ÇOLAK. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Beyhan KORKMAZ. TRABZON PM 177 Van İlindeki Bazı Hastanelerden İzole Edilen 14. Harun ÖNLÜ Belma ACAR. HASENEKOĞLU. İbrahim ÖZKOÇ Didem OĞUZKURT. İsmet HASENEKOĞLU. Kadriye İNAN. Meysun İbrahim ABDULLAH Ergin KARİPTAŞ.. DÖNEL.00 PM 196 Salvia blepharoclaena Hedge&Hub. Tayfun KAYA. Murat KÜRŞAT Cengiz AKKÖZ. Sabriye ÇANAKÇI. PM 189 Anoxbacillus Türleri İçin SCAR Markır Geliştirmek 14. Sıtkı ÇEVRİMLİ Adem İMALI.(Lamiaceae)’nın Antimikrobiyal Aktivitesi PM 197 14.Adile SELÇUK. M. Muhsin KONUK Melike Çebi KILIÇOĞLU. ÖRTÜCÜ 39 .00 .Değişikliklerin Çeşitli Enfeksiyon Etkenleri Açısından Değerlendirilmesi PM 191 Klinik Yakınmalar İle Trichomonas vaginalis. S. Mustafa ATEŞ İjlal OCAK. AYDOĞAN.00 .Üzerine Bir Çalışma PM 190 Hücre Çekirdeği ve Sitoplazmasında Görülen 14.00 .Cinsinin Moleküler Sistematiği PM 184 Çiğ Et Örneklerinden İzole Edilen Bacillus 14.ve Su Kalitesinin Değerlendirilmesi PM 183 recN.Parazit FungusTürü: Puccinia saliha sp. Mustafa ATEŞ Belma ACAR.Staphylococcus aureus İzolatlarının Protein Profillerinin Nümerik Analiziyle Karakterizasyonu PM 178 İzmir İli Bornova İlçesi İlköğretim Okullarındaki 14.

00 .00 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19.Hastenesi’nin Kanalizasyon Suyundan Alınan Su Örneğinden Selektif Besiyerleri Kullanılarak Bakteri İzolasyonu. Bu Bakterilerden Litik Bakteriyofaj’a Sahip olanların Araştırılması. Bakteri PM 200 Bisfenol A’nın Aktif Çamur Üzerine 14. Hatice Aysun MERCİMEK Tamer AKKAYA Belirlenmesi 40 .Adsorpsiyonu ve Kinetik Parametrelerin Emel KARADENİZ. Biyoloji Bölümü. Fatma Esen SARIGÜLLÜ. TRABZON PM 199 Çukurova Üniversitesi Balcalı Eğitim ve Araştırma 14.

Bekir DOĞAN.00 PB 006 09. Caryophyllaceae ve Liliaceae Taksonları Üzerine Karyolojik Bir Çalışma Lathyrus hirsutus L.00 PB 015 09.00 PB 012 09. Perss. Ayla KAYA Serap IŞIK. Özkan AKSAKAL. Brassicaceae.00 PB 018 09. (Liliaceae) Taksonlarının Morfolojik.-Mor. Mustafa KÜÇÜKÖDÜK. & Kit.00 PB 014 09. Emel OYBAK DÖNMEZ Hatice ÇÖLGEÇEN.19.KAPLAN. Ahmet DURAN.) Chouard) Taksonlarının Morfolojik ve Anatomik Özellikleri Erzurum ve Çevresinde Yetişen Endemik Astragalus Globosus Vahl Türünün Anatomik ve Ekolojik Özellikleri Endemik Colchicum burttii Meikle (LILIACEAE) Üzerine Morfolojik VE Anatomik Bir Araştırma Türkiye’deki Cyclotrichium (Boiss. Sabri ÖZYURT. TRABZON POSTER SUNUMLARI BOTANİK 26 HAZİRAN 2008 PB 001 09. Anatomik ve Ekolojik İncelemeler Endemik Petrosimonia nigdeensis Aellen türünün anatomik açıdan incelenmesi Gül Nilhan TUĞ.00 PB 004 09. Sabri Üzerinde Anatomik Bir Araştırma ÖZYURT.00 PB 011 09.00 PB 008 09. A. Persson & Wendelbo. M. Cinsi Üzerinde Karşılaştırmalı Anatomik Çalışmalar ve Sistematiğe Katkıları Türkiye’ deki Satureja L. Hatice ÇÖLGEÇEN. & Hausskn Türlerinin Anatomik Özellikleri Tuz Gölü (Cihanbeyli-Konya) Allium L. Biyoloji Bölümü. Hüseyin İNCEER. Murat BAL Murad Aydın ŞANDA.&Zahn) Sell&West (Asteraceae) Üzerinde Morfolojik ve Anatomik Bir Araştırma Murat Dağı’nda Yayılış Gösteren Amarylidaceae ve Iridaceae Familyalarına Ait Bazı Geofitler Üzerine Morfolojik. heldreichi (Boiss.00 - A 09:00-12:30 Kamil COŞKUNÇELEBİ.00 PB 020 09.00 PB 017 09. Cinsinin Orta Damar Anatomisi Özellikleri ve Sistematikte Kullanımı Türkiye’deki Sternbergia Waldst. Pers. (Fabaceae)’de Tohum Kabuğu Yapısı 41 . Nurhan BÜYÜKKARTAL. Selçuk ERTEKİN Papaveraceae.00 PB 003 09. campanulata K.00 PB 010 09.00 PB 016 09. Hatice ÇÖLGEÇEN. Sema HAYIRLIOĞLU-AYAZ. & Scheng. H.) Baker ve Muscarı discolor Boiss. Anatomik ve Ekolojik Özellikleri Bazı Endemik Hyacinthella Schur (H. Vladimir VLADİMİROV Melahat ÖZCAN. Ebru ATAYETER Meryem ŞENGÜL. Sema LEBLEBİCİ Chromosome Numbers of Selected Hieracium and Pilosella (Asteraceae) Species From Turkey Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Bazı Cirsium Miller Taksonlarının Kromozom Sayıları Türkiye’de Yayılış Gösteren Endemik Muscari aucheri (Boiss. H. Muhittin DİNÇ.) Bitkisinin Yaprak. Mustafa KÜÇÜKÖDÜK.00 PB 005 09.) Manden. Özlem ÇETİN.00 PB 002 09.00 PB 019 09. Öznur ERGEN AKÇİN.BÜYÜKKARTAL Yurdanur AKYOL. lazulina K. (Amaryllidaceae) Taksonlarının Polen Morfolojisi Quercus cerris ve Quercus ilex Yapraklarında Kalsiyum Oksalat Kristalleri Endemik Fritillaria bithynica Baker (Liliaceae) Üzerine Morfolojik ve Anatomik Bir Araştırma Aktivatör Uygulamasının Domates (Lycopersicon esculentum Mill. Meryem ÖZTÜRK. Ahmet Emre YAPRAK Lamiaceae Familyasına Ait Bazı Türlerin Petiyolleri Öznur ERGEN AKÇİN. Canan ÖZDEMİR İlkay ÖZTÜRK ÇALI. Ali (Boraginaceae) Türünün Morfolojik ve Anatomik ENGİN. M. Bilgehan BİLGİLİ H. A. Feyza CANDAN Tülay AYTAŞ AKÇİN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Gövde ve Meyve Anatomik Yapısı Üzerine Etkisi Endemik Hieracium lasiochaetum (Bornm. Gülcan ŞENEL Endemik Onosma intertextum Hub.00 PB 013 09. Ayşe PEKTAŞ Murad Aydın ŞANDA. & Jim.00 PB 009 09. Tuğba BAYRAK Özellikleri ÖZBUCAK Esra MARTİN. Yusuf KAYA Yurdanur AKYOL Fatih SATIL. M. N. Rabia AÇIKGÖZ Murad Aydın ŞANDA.00 PB 007 09. Adnan AKÇİN Nergiz ZİLCİ. H. Tuncay DİLMENCİ Fatih SATIL.

) Melahat ÖZCAN. H. Doronicum balansae Cavill. var.00 PB 028 09. Serdar MAKBUL.Jalas’ın Organik Ekstrakt ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Nar Çekirdek ve Kabuk Ekstraktlarının Osman SAĞDIÇ.) HAYIRLIOĞLU-AYAZ. S. (Boraginaceae) Türlerinin Osman BEYAZOĞLU. Zafer TÜRKMEN.00 PB 037 09. Antioksidan. Hüseyin İNCEER. ve Serratula Esra MARTİN. (Asteraceae) Türlerinin Ahmet DURAN.00 PB 032 09. HAYIRLIOĞLU-AYAZ. ARIKAN. rosulans (Borbas) Cem VURAL. Nurhan BÜYÜKKARTAL Endemik Stachys Rupestris Montbret Et Aucher Ex Baştürk KAYA. Cirsium simplex C. sect. H. Aktivitelerinin Araştırılması SUKATAR Euphorbia anacampseos’un Tohum Kabuğu Yapısı 42 . chamomilla ve Hüseyin İNCEER. GÜLER Anthemideae (Asteraceae) Tribusundaki Bazı Murat BAL. YILMAZ Kahverengi Alglerin Antimikrobiyal ve Antioksidan KÖZ. Onur Ornıthogalum L.00 PB 040 09. Sema HAYIRLIOĞLU-AYAZ. H.00 PB 023 09. A. Burçak GÖKMEN. G. Ayşe ÖZDEMİR.) Boiss. N. Servet ÖZCAN. var. (Boraginaceae) Türlerinin Kamil COŞKUNÇELEBİ. & Balansa’un Organik Canan TORUN Servet ÖZCAN. Neslihan ERDOĞAN ARSLANTÜRK. Süleyman DOĞU.00 PB 029 09.00 PB 035 09. İsmet ÖZTÜRK. Ümit BUDAK. Ahmet AKSOY. (Asteraceae)’nın Ünsal TOPSAKAL. TRABZON PB 021 09.00 PB 022 09. var. Antiradikal ve Antimikrobiyal Lütfiye EKİCİ Aktiviteleri İzmir Körfezi’nde Yayılış Gösteren Bazı Zeliha DEMİREL. Bilgehan orientale Taksonları Üzerine Karşılaştırmalı BİLGİLİ Anatomik ve Mikromorfolojik Çalışmalar Bazı Endemik Onosma L.00 PB 030 09. ARSLAN. Ekstrakt ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Güler TOPRAK. ÖZDEMİR. Teucrium creticum L. Anatomik Yönden İncelenmesi Bazı Onosma L. Biyoloji Bölümü.ÇELİK. Teucrium’a (Lamiaceae) Ait Muhittin DİNÇ. J. BAL.00 PB 039 09. M. Murat BAL. F. subsp.00 PB 033 09. Ahmet DURAN. Hasan YETİM Özellikleri Bazı Liken Türlerinin Antimikrobial Aktiviteleri Gülşah ÇOBANOĞLU. Cinsine Ait Hololeuce Murat EKİCİ. Güler TOPRAK.00 PB 026 09.) Fadime ERYILMAZ Fidelerindeki Antioksidan Aktivitelerin Anatomik Yönden İncelenmesi Thymus argaeus Boiss. Cenk SESAL. Osman Biyoaktivitesinin Belirlenmesi SAĞDIÇ Türkiye’de Doğal Yayılış Gösteren Mentha x Sevil ALBAYRAK. MERCAN Taze Antep Fıstığı Dış Kabuğu Ekstraktlarının Osman SAĞDIÇ. Antioksidan. Antiradikal ve Antimikrobiyal Lütfiye EKİCİ. armenum (DC. ve Teucrium orientale L.00 PB 041 09.00 PB 031 09. İ. recutita (L. Ahmet piperita Uçucu Yağ ve Ekstraktının Antimikrobiyal AKSOY. Muhittin DİNÇ.00 PB 034 09. Kamil COŞKUNÇELEBİ. Petrak’un Anatomik Yönden İncelenmesi İNCEER.00 PB 025 09. ve Antimikrobiyal Aktivitesi N. cerinthifolia (Sm. Selvi ÇAKAR Türkiye’de Yetişen İki Senecio Türünün Sevil ALBAYRAK. Serdal Anatomik Özellikleri MAKBUL.00 PB 042 09. Meyer subsp. KARABAY YAVAŞOĞLU. Cem VURAL Aktivitesi Thymus sipyleus Boiss.A. S. Karyotip Analizleri Meryem ÖZTÜRK. Ü. A. İsmet ÖZTÜRK.00 PB 038 09. Taksonların Aken Anatomileri Melahat ÖZCAN Matricaria chamomilla L.00 - Hatice ÇÖLGEÇEN. Zafer Morfolojik ve Yaprak Anatomik Özellikleri TÜRKMEN. ACAR. Bekir DOĞAN. Osman BEYAZOĞLU Morfolojik.19. Canan TORUN. Sema Matricaria chamomilla L. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Türlerinin Yaprak ve Gövde KOYUNCU ve Süleyman TOKUR Anatomileri Türkiye’ nin Astragalus L.00 PB 024 09. R. Osman BEYAZOĞLU Bakır (Cu) Uygulanmış Mısır (Zea mays L.00 PB 027 09. F. Melahat Grierson’ nın Karşılaştırmalı Anatomisi ÖZCAN. Y. Süleyman DOĞU Bentham (Lamiaceae) Türü Üzerine Anatomik ve Mikromorfolojik Çalışmalar Serratula haussknechtii Boiss. Gökçe KODAL Eskişehirde Doğal Yayılış Gösteren Bazı Derviş ÖZTÜRK. Münevver PINAR Bunge Seksiyonunun Polen Morfolojisi Teucrium L. Osman SAĞDIÇ Aktivitesinin Belirlenmesi Tanacetum cadmeum Bitkisinin Uçucu Bileşikleri Fatma Nur ÜNLÜ.00 PB 036 09.

’nın Topladığı ve Ekonomik Önemi Olan Polenlerin Protein Analizi Maydanoz Kurutmada Sıcak Hava ve Elektriksel Yöntemlerin Karşılaştırılması Crocus Sativus (Safran) Bitkisin Üretimi ve Ülke Ekonomisine Katkısının İncelenmesi İklim Koşullarının Sera Tasarımına Etkisi PB 047 09. Nilüfer ITKI. Cengiz ACAR Kenan DEMİREL. Esra MARTİN. N. Özgür KIRIM Onur KOYUNCU. Güven ÖZDEMİR. Atila OCAK. Süleyman TOKUR Emre AĞCAGİL. Filiz SAVAROĞLU. Mesude YETİŞ Aslı ÖZKÖK TÜYLÜ.00 PB 064 09. Emine YALÇIN.00 PB 066 09.00 PB 054 09. Ekrem AKÇİÇEK. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. Kemal YILDIZ. İsmühan POTOĞLU ERKARA. Şengül ALPAY KARAOĞLU Hakan TÜRKER. Funda İLHAN Azerbaycan’ın Dağlık Bölgelerinin Faydalı Bitkileri Vagif ATAMOV.Nur DİRİM PB 049 09.00 PB 063 09. Filiz İÇİER Gökşen ÖZTÜRK.00 PB 068 09. D. Zafer TÜRKMEN. ÖZTÜRK. Ferda Fethiye YILMAZ KÖZ.00 - Bazı Scorzonera L. S.00 PB 050 09. Mesut KIRMACI Ömer Faruk KAYA.00 PB 055 09. Ali ÇIRPICI Aydın İli Karayosunları Florası Tektek Dağları (Şanlıurfa) Koruma Alanı Florası Geyve (Sakarya) ve Çevresinin Florası Floristik Çeşitliliğin Kentsel Yerleşim Alanlarında İncelenmesi.00 PB 061 09.00 PB 046 09. Serdal MAKBUL. Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU.00 PB 051 09. Ahmet SIVACIOĞLU Ertuğrul YÜZBAŞIOĞLU. Biyoloji Bölümü.) Yapraklarının Antimikrobiyal Aktivitesi Laurencia obtusa (Hudson) J. A.00 PB 057 09. Kadriye SORKUN Filiz İÇİER.00 - Serdar ÜLKER. Yavuz BAĞCI Bazı Geofit Bitkiler Şanlıurfa Doğal Mer’alarının Biyoçeşitliliği Cenap CEVHERİ Osmaneli (Bilecik) Florasına Katkılar II Onur KOYUNCU.00 PB 067 09. Trabzon Örneği Hatila Vadisi Milli Parkı'nın (Artvin) Yenen ve Zehirli Mantarları Türkiye İçin Endemik Olan Matthiola montana Boiss. İ.00 PB 045 09.00 PB 060 09. Nilüfer ITKI Chayote (Sechium edule) Yetiştiriciliği Sercan POLAT. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Atakan SUKATAR Sibel SİLİCİ Sinem ÖZDOĞAN.00 PB 056 09. Samet YILDIRIM.00 PB 065 09. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM.00 PB 048 09. Zafer TÜRKMEN Hasan YILDIZ. ve Cladonia furcata (Huds. Zeynep ÖNER. Nilüfer ITKI.00 PB 044 09. Kadir KINALIOĞLU. Ayşe ÖZDEMİR Durmuş Ali ÇELİK. (Asteraceae) Taksonlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri Bazı Bitki Özütlerinin Balık Patojenleri Üzerine Antimikrobiyal Etkileri Dağ Çileği (Fragaria vesca L. Derviş ÖZTÜRK.) Schrad Türlerinin Antifungal ve Antibakteriyel Etkilerinin Araştırılması Tıbbi-Aromatik Bitkilerin Kurutulması: Alternatif Kurutma Yöntemleri GDO'ların İnsan Hayatındaki Olumsuz Etkileri Bursa Yöresinde Apis mellifera L.00 PB 062 09. Sezgin AYAN.19. Funda İLHAN.V.00 PB 059 09. POTOĞLU ERKARA Başarakavak Kasabası ve Çevresindeki (Konya) Evren YILDIZTUGAY. (Brassicaceae) Türünün Kromozom Sayı ve Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma Taşköprü-Tekçam Pinus sylvestris L. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.00 PB 053 09. Musa CABBAROV Geyve (Sakarya) ve Çevresinin Orkideleri Onur KOYUNCU. TRABZON PB 043 09.00 PB 052 09.Selçuk ERTEKİN. Mehmet Yaşar DADANDI. Süleyman TOKUR Derya SARI. Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ Zeliha DEMİREL. Funda İLHAN Sercan POLAT. Agardh Çeşitli Ekstrelerinin ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal ve Antioksidant Aktivitelerinin Belirlenmesi Propolisin Elma Suyunda Patulin Seviyesi Üzerine Etkisi Cladonia squamosa (Scop. Aysun ERGENE. Lamouroux ve Laurencia obtusa var.) Hoffm. pyramidata Bory ex J. Ahmet DURAN. Klonal Tohum Bahçesinde Çiçeklenme Senkronizasyonu Silene Türleri Arasındaki Genetik İlişkinin RAPD Yöntemiyle Belirlenmesi 43 .00 PB 058 09. Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ Arzu UÇAR TÜRKER.00 - Sercan POLAT. Ömer ERDEM Özlem ÇETİN.

Yasin pseudoheterophylla Pojark. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ahmet ŞAHİN. Ergin KARİPTAŞ Salvia blepharoclaena Hedge & Hub-Mor Türünün Alpaslan DAYANGAÇ. Mustafa Ertuğrul DOĞAN. Fevzi ÖZGÖKÇE.00 PB 071 09. Göksel KIZIL. Murat KÜRŞAT Astragalus Cinsine Ait Bazı Taksonların Vitamin İçeriklerinin HPLC İle Belirlenmesi Gazipaşa (Antalya) Yöresinde Yetişen Bazı Mantarların Antioksidan Aktivitelerinin Belirlenmesi İsmail TÜRKOĞLU. M. Ahmet ÖZKAYA Bazı Centaurea Türlerinin Antioksidan Aktiviteleri Yener TEKELİ. Populasyonlarının Protein Elektroforez ve RAPD-PCR İle Analizleri Protoparmeliopsis muralis Türünde Genetik Varyasyonun Belirlenmesi İspiriz Dağı (Van)’nda Yayılış Gösteren Endemik ve Nadir Bitkilerin Alan Yönetim Planındaki Yeri ve Değerlendirilmesi Kuraklık ve Tuz Stresi Uygulanan Buğday (Triticum aestivum) Çeşitlerinde Antioksidant Enzim Aktivitesindeki Değişimlerin Belirlenmesi Salvia blepharoclaena Hedge & Hub-Mor Türünün Bazı Dokularında Bulunan Yağ Asidi Kompozisyonunun Tespiti Nezahat TURFAN. Osman KARABACAK Rahim ANŞİN Birol MUTLU. Leyla AÇIK. Zeliha BAHÇECİOĞLU. Şanlı KABAKTEPE. Mehmet Yaprak. Halil İbrahim IŞIK alpigenum Stapf Türünün Antioksidan ve Antimikrobiyal Etki Açısından İncelenmesi Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Yetişen Bazı Salvi Zuhal TOKER. Güler TOPRAK. Çiçek ve Tohumlarında Yağda Eriyen GÜVENÇ. Mehmet SEZGİN. Şükrü KARAKUŞ Selcen BABAOĞLU. Gökhan HALICI.00 PB 078 09. İrfan EMRE. Murat ÜNAL. Aydın ŞANDA Konya ve Civarında Yetişen Bazı Sideritis Yener TEKELİ. Türlerinin Antioksidan Kapasitelerinin Belirlenmesi Hakkı DEMİRELMA Türkiye İçin Endemic Olan Ornithogalum Ramazan MAMMADOV.00 PB 085 09.00 PB 084 09. Ramazan vah) Ekstraktları Üzerinde Antioksidan ve MAMMADOV.19. Mehmet GÜVENÇ.00 PB 089 09. (Alıç) Türünden İzole ERTUNÇ. Sevcan ALTAŞ Türlerinin Uçucu Yağlarının Antioksidant Etkilerinin Araştırılması Lilium candidum L. İrfan EMRE.00 - Urfa İlinin Atmosferik Polen Takvimi Bahçe (Malazgirt-Muş) ve Kırmızı Tuzlalar (Karaçoban-Erzurum) ile Çevrelerinde Yayılış Gösteren Bitkilerin Tehlike Kategorileri Yönünden Değerlendirilmesi Beykoz Doğa Koleji Florasi Türkiye İçin Yeni Bir Herbaryum: İnönü Üniversitesi Herbaryumu (INU) Centaurea tchihatcheffii Fisch. Cennet ÖZAY Antimikrobiyal Araştırmalar Denizli Yöresinde Yayılış Gösteren Crataegus Gülten TAŞTELEN. Yener TEKELİ PB 088 09. Esat ÇETİN. Ökkeş YILMAZ.00 PB 086 09. Edilen Ekstraktların Karaciğerin Hepatosit Ramazan MAMMADOV Replikasyonu Üzerinde Etkilerinin Araştırılması Türkiye’de Yetişen Bazı Astragalus Türlerinin Yağ İsmail TÜRKOĞLU. Depressa Bieb.00 PB 081 09. Murat KÜRŞAT Hasan Hüseyin DOĞAN. & Mey. Biyoloji Bölümü. ve C. Zemfira Edilmiş Lavendula officinalis Türünün Biyolojik ABASOVA Özelliklerinin ve Uçucu Yağlarının Araştırılması Strenbergia clusiana Ker-Gawl ex Sprengel (Vah Aslı ÖNGÖREN. TRABZON PB 069 09.00 PB 070 09.00 PB 075 09. Atifet Üzerinde Bazı Antioksidan Çalışmalar KABASAKAL.00 PB 072 09. Zümrüt MAMMADOVA. Servet ÖZCAN Alpaslan DAYANGAÇ. Aykut GÜVENSEN Lütfi BEHÇET.00 PB 077 09. Ökkeş YILMAZ.00 PB 076 09. Mustafa ÖZKAN.00 PB 073 09. M.00 PB 074 09. Muammer BAHŞİ.00 PB 083 09. İsmayıl FERHAT. Ökkeş YILMAZ.00 PB 079 09. Vitaminlerin ve Fitosterol Değerlerinin Belirlenmesi Ökkeş YILMAZ.00 PB 080 09. Mehmet SEZGİN. Azerbaycan (Bakü-Abşeron) Ortamında Kültüre Ramazan MAMMADOV. Muammer BAHŞİ. Ramazan MAMMADOV. Muammer BAHŞİ. Muammer BAHŞİ.00 PB 082 09. Türünün Ekstraksiyonları Dilek AKDEMİR. Mecit VURAL Ertuğrul YÜZBAŞIOĞLU. Ahmet Asidi Kompozisyonları ŞAHİN. Mustafa ÖZKAN. Olcay DÜŞEN. Osman KARABACAK Ahmet Gencer YEDİYILDIZ.00 PB 087 09. Turan ARABACI. Ahmet AKSOY Murat ÜNAL.00 - 44 . Pınar İLİ.

K.00 PB 107 09. Fadime ATALAY. Mikail AKBULUT. Ahmet GÖNÜZ. ÖZEN. M.-Mazz. Fadime YILMAZ Hakan BOZDOĞAN. Said FİDAN Çiğdem Alev ÖZEL. A. Naci DEĞERLİ Hülya DEMİR. B.00 PB 095 09. TRABZON PB 090 09.00 PB 098 09. Esin DERELİOĞLU Bektaş TEPE. Ahmet ÇAKIR. Tevfik Ozen. Ali Kemal Ayan. Mikail AKBULUT Çiğdem IŞIKALAN. ÖZEN Mustafa ÇEVRİM. Leyla AÇIK. Reinhard LIEBEREI.00 PB 099 09.) Partikül Bombardımanı (biyolistik) Yöntemiyle Gen Aktarımının Optimizasyonu Nonpareil Badem (Amygdalus communis L. Filiz AKBAŞ. Güler TOPRAK. Emine YALÇIN. Kudret Kevseroglu Yakup ULUSU. F. Zafer TÜRKMEN.00 PB 103 09. DURAN.19. Ahmet AKSOY Kadir KINALIOĞLU.00 PB 110 09. ÇOL. Selda KILIÇ. KIZILATEŞ. Damla YAĞAN Zeliha LEBLEBİCİ. Lokman ÖZTÜRK A.00 PB 094 09. Ahmet ÇOLAK. İrfan KÜFREVİOĞLU. Khalid Mahmood KHAWAR Hilal SURMUŞ.‘nın Adventif Sürgün Rejenerasyonu Hasan Hüseyin DOĞAN. Gönül KAYNAK Hülya TORUN. Münevver SÖKMEN. Muhittin DİNÇ. Ö.’den Saflaştırılması ve Karakterizasyonu Selenyum Toksisitesinin Arpa bitkisinde Antioksidan Enzim Aktivitesine Etkisi Bir Liken Türü Olan Ramalina capitata’dan Elde Edilen Etanol-Su Ekstraktlarının İndometazin İle Oluşturulan Gastrik Ülserler Üzerine Koruyucu Etkisi: Gastroprotektif Etkinin Gastrik Dokulardaki Myeloperoksidaz ve Bazı Antioksidant Enzim Aktiviteleri İle İlişkisinin Araştırıldığı Deneysel Bir Çalışma Kuzey Türkiye’de Bulunan Yabani Hypericum perforatum Popülasyonlarında Toplam fenolik Varyasyonu Farklı Dozlardaki Kadmiyumun Maydanoz (Petroselinum hortense) Bitkisinde Fotosentetik Pigmentler ve Total Fenolik Bileşikler Üzerine Etkisi Aromatik ve Tıbbi Bitkilerin Bahçe Peyzajında Kullanım Olanakları Üzerine Gözlemler Farklı Tuz Konsantrasyonlarının Spirodela polyrrhiza (Lemnaceae) Bitkisinde Büyüme Oranına ve Ni Alınım Kapasitesine Etkisi Cu(II) İyonlarının Xhanthoria parietina (L.00 PB 092 09. İskender TİRYAKİ. Aşkın AKPULAT.00 PB 100 09. O.00 PB 109 09.00 PB 106 09. Ali ASLAN. ÇOLAK Arzu ÖZEL.00 PB 101 09. Sevil TANAS Cüneyt Çirak. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 102 09.00 PB 093 09. Bekir DOĞAN. KHAWAR. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.00 PB 091 09. Oktay ARSLAN. Yasin BAYIR. C. ARSLAN PB 097 09. SESLİ. M.Fr.) Th. Orhan ARSLAN. E. Sinem ÖZDOĞAN. ve Centaurea albonitens Turrill (Asteraceae) taksonları üzerine sitogenetik bir çalışma NaCl’ün Farklı Pamuk Tohumlarının Düşük Sıcaklıktaki Çimlenme Oranlarına Etkisi Centaurea depressa Bieb. Özlem ERDOĞRUL.00 - Morchella esculenta ve Morchella conica ’nın Antioksidan Aktiviteleri Fabaceae Familyasına Ait Bazı Türlerin Total Protein İçeriğinin Bradford Micro Assay Yöntemiyle Belirlenmesi Solidago virgaurea’nın Uçucu Yağ ve Metanol Ekstraktının Antioksidan Aktivitesinin Belirlenmesi Doğu Karadeniz Bölgesi’nden Toplanan Bazı Yabani Mantarların Biyokimyasal Analizi Polifenol Oksidaz Enziminin Boletus erythropus Pers. cv. A. Atalay SÖKMEN İlknur SUR. AYAZ. ve Xhanthoria calcicola Oxner türleri ile Biyosorpsiyonu Depolamanın Sarı ve Kara Havuç Suyunun Stabilitesine Etkisi Bazı Salvia Türlerinin Antioksidan Aktivitelerinin Araştırılması Gentiana scabra Buergeri Bitkisinde TIS Yöntem Kullanarak Micro Çoğaltım ve Değişik Oranlarda Sukrozun Biyomas Üzerindeki Etkileri In vitro Ortamda Yetiştirilen Hypericum scabroides Türünün Çimlenmesi ve Proliferasyonu Üzerine Farklı BAP konsantrasyonlarının Etkisi Fasulye Bitkisinde (Phaseolus vulgarıs L. ULUĞ. Didem Sevim MENGÜ. Edip ÇİFTÇİ. M. Çiğdem ALEV ÖZEL. Ertuğrul SESLİ Selcen ÇAKIR. E.Zekai HALICI. Murat KOÇ.)’in in vitro Mikroaşılanması Centaurea tomentella Hand. A. Fehmi ODABAŞOĞLU. Bekir Erol AK Ahmet DURAN. Yener TEKELİ Sevgi DURNA. Esra ÖZEL CENGİZ.00 - PB 105 09. Esra MARTİN. Süreyya NAMLI. Kadiriye URUÇ Mesut HALICI.00 PB 096 09. A. Hasan Ç. Hatice ÇOKKIZGIN. Biyoloji Bölümü.00 - 45 . H. Yavuz BAĞCI Yüksel BÖLEK.00 PB 108 09.00 PB 104 09.

Osman ŞİMŞEK. E. Münevver Corylus avellana L. Leyla Arasındaki Taksonomik İlişkilerin RAPD-PCR AÇIK.00 PB 117 09. DÜŞÜNCELİ. M. ÖZDEMİR. Yusuf ZEYNALOV Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. BOLAT. Talip ÇETER. A. HASANÇEBİ. Kadriye SORKUN Yaprak ve Toprak Analizlerine Dayanılarak Kazım AYHAN. Funda ÖZDEMİR. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Akdeniz Bölgesinde Turunçgillerin Gelişiminin Nilüfer ITKI. Çiğdem Alev ÖZEL.Sümer ARAS Didem AKSOY. A.00 PB 131 09. N. Mecit VURAL Yöntemi İle Araştırılması Edirne Trakya Üniversitesi Herbaryumu (EDTU) Nesibe BAŞAK. S.00 PB 114 09.00 PB 124 09.) bitkisinin Antibakteriyal ve Anti-tümör Aktivitesi Beyaz Nilüfer (Nymphaea alba L.00 PB 122 09. Reyhan Üzerine Mikoriza (Mycorrhiza)’ların Etkisi BAHTİYARCA BAĞDAT Türkiye’de Yetişen Bazı Anthemis L.00 - Urginea maritima (L. Türleri Ufuk ÖZBEK. Ozlem AKSOY Sevil YALÇIN.00 PB 112 09. Arif ŞANLI Doğu Akdeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Rıza BİNZET. ŞENTÜRK AKFIRAT. F.) Baker (ada soğanı)’nın Bitki Doku Kültürü Yolu İle Çoğaltımı Indol Asetik Asit ve Kinetin’in Aeonium haworthii Webb&Berthel Bitkisinin in vitro Klonal Çoğaltımı Üzerinde Etkileri Çayır kraliçesi (Filipendula ulmaria L. Sercan POLAT. Tuncay TAN. Baki Kasaplıgil Özel Koleksiyonu GÜLER Propolis’ten Bazı Etken Bileşenlerinin İzolasyonu Ömür GENÇAY. ÇETİN. Biyoloji Bölümü. Tarık in vitro’da Çimlendirilmesi YONUCUOĞLU.ERTUĞRUL. MERT.) Bitkilerinin Anti-tümör ve Antibakteriyal Aktiviteleri Endosülfan İle Muamele Edilen Nohut (Cicer arietinum) Bitkisi Kök Uçlarında Gözlenen Sitotoksik ve Mutajenik Etkiler Manyetik Alandan Geçirilen Suyun Buğday (Triticum aestivum L.19. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. Dr.) ve Sarı Nilüfer (Nuphar lutea L. L.00 PB 115 09. Selim İŞLEKDEMİR Zeynep KILIÇ. Zübeyir Buğday Çeşitlerinde Populasyon Gelişimi DEVRAN.00 PB 113 09. Necip NALÇACI. Şenol ALAN.) Tohumlarına Uygulanan Kurşun (Pb) Ağır Metalinin Çimlenmeye Etkileri Patlıcan (Solanum melongena) Tohumlarında Ağır Metal Stresine Karşı Olası Değişiklerin Belirlenmesi Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum L.) Tohumları Üzerine Etkisi Domates (Lycopersicon Iyopersicum L.00 PB 121 09. K.00 PB 130 09. Osman SAĞDIÇ Marmaris Milli Parkı'nda Orman Yangınları Sonrası Okan ÜRKER Farklı Rejenerasyon Uygulamalarının Bitki Komüniteleri Üzerine Etkisi (Çalışmanın İlkin Sonuçları) 46 .)’nın Mehmet Ali SÖĞÜT.00 PB 116 09.00 PB 125 09. Ayten ÇELEBİ. ÇAKMAK. Ö. TRABZON PB 111 09. F. (Boraginaceae) Türlerinin Palinolojik Özelliklerinin Nümerik Taksonomisi Tıbbi ve Aromatik Bitkilerde Verim ve Kalite Kadir AKAN.00 PB 118 09. F.00 PB 126 09.) PINAR Gaertner Türlerinin Polen Protein Profillerinin Karşılaştırılması Bitkisel Ürünlerin Antioksidan Kapasitenin Sevil ALBAYRAK. Özlem YILDIRIM. S. AYDIN.00 PB 129 09.00 - Dianthus ingoldbyi Turrill’de Çekirdek DNA Miktarının Flow Sitometri Yöntemiyle Belirlenmesi Albizzia julibrissin Durazz Bitkisinin Tohumlarının Berna BAŞ. Ahmet Belirlenmesinde Kullanılan Yöntemler AKSOY. Necmettin GÜLER PB 120 09. Lütfiye Yasemin KOÇ. BELEN. E. Y.) Çeşitlerinde Sarı Pas Hastalığı ile Mücadelede ESTSSR ve ISSR Markörler ile Dayanıklı Genotiplerin Belirlenmesi Khalid Mahmood KHAWAR. Mevlüde Alev ATEŞ.Sümer ARAS Seval ERCAN.00 PB 119 09. S. Hilal KÖYLÜOĞLU. Orhan ARSLAN Berna BAŞ. ve Alnus glutinosa (L.ALBUSTAN. Yusuf ZEYNALOV Kök Lezyon Nematodları (Pratylenchus spp. Z. YORGANCILAR. ALTINKUT UNCUOĞLU Çiler MERİÇ. Funda İLHAN İncelenmesi Türkiye’de Yayılım Gösteren Betula pendula Roth. N. E.00 PB 127 09. Nermin ORCAN Onosma L. Arzu UÇAR TÜRKER Elif VATAN.00 PB 123 09. Dilek CAM. Arzu UCAR TURKER Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ.00 PB 128 09. Necmettin Prof. AKAN. YUMURTACI.

00 PB 148 09. var. Berrak Damla YAĞAN.00 PB 135 09. Özlem Sultan ASLANTÜRK Arzu ÇİÇEK Ahmet GÖNÜZ. Arzu ÇİÇEK Ahmet AKSOY.00 PB 153 09.00 PB 133 09. M. Sevda YALÇIN TÜRKİŞ. Hatice AKBULUT PB 145 09. VU) Endemik Bitkilerin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ile Haritalanması Çanakkale Bozca Ada’daki Atmosferik Polenler Çevresel Sorun Küresel Isınmanın.Baytop (Amaryllidaceae) Türünün Tohum Çimlenmesi ve Ex-Situ Olarak Yetiştirilmesi Üzerine Araştırmalar Gaziantep İli ve Bazı İlçelerinden Mevsimsel Olarak Alınan Su. Mustafa PEHLİVAN.00 PB 136 09. Dilek DEMİREZEN YILMAZ. Hakan KURT. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Hasan YILDIRIM. Ali ÖZDEMİR Aydın BİLGİÇ. Tarımsal Kuraklığa Etkileri Ve Alınacak Önlemler Ateş Dikeni Bitkisindeki Kükürt Miktarının İncelenmesi: Eskişehir Örneği Kayseri Yöresinden Toplanan Bazı Üzüm ve Yaprak Örneklerinde Ağır Metal Birikiminin İncelenmesi Camellia sinensis (Theaceae)’in Antioksidan Madde İçeriği Orta Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Cistus creticus L. avellana (Fındık) Türünün N. Ercan DÖVER. Gürcan GÜLERYÜZ Dilek DEMİREZEN YILMAZ Kadriye URUÇ.00 PB 137 09. Sediment.00 PB 139 09.00 PB 144 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 147 09. Feyza NUR KAFADAR. Ahmet SERTESER. Kaan HÜRKAN Beyhan TAŞ. Ordu)’ün Genel Özellikleri ve Su Kalitesi Düzce İl Merkezi Atmosferinin 2006 Yılı Polen ve Spor Analizi Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yayılış Gösteren Bazı Çalı Türlerinde Nitrat Redüktaz Aktivitesi Tuzluluk ve Kuraklık Stresinin Groenlandia densa’da Büyümeye Etkisi Farklı pH Değerlerinin Lemna gibba ve Lemna minor’de Ağır Metal Alınımına ve Klorofil Miktarına Etkisi Güray UYAR.00 PB 150 09. İbrahim UZAN Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER. Yeşim ATALAY. Bitki ve Toprak Örneklerinde Kadmiyum ve Kurşun Düzeyleri Geleneksel ve Organik Tarım Koşullarında Yetiştirilen Bazı Sebze Bitkilerinin Mineral Madde İçeriklerinin Karşılaştırılması Ekolojik Tarımda Farklı Gübre Uygulamaları İle Yetiştirilen Bazı Sebze Bitkilerinin Mineral Madde İçeriklerinin Karşılaştırılması Inula viscosa (L. Muhittin DOĞAN.00 PB 152 09. Sema LEBLEBİCİ Yeşim ATALAY.00 PB 146 09. Demet UYGAN. Öznur ERGEN AKÇİN Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK.00 PB 140 09.) Aiton Yaprak Ekstraktının Antioksidant Aktivitesinin ve Allium cepa Kök Ucu Hücreleri Üzerindeki Sitotoksik ve Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Endüstriyel Alanlardaki Bazı Bitki Türlerinin ve Toprakların Makro Element Özellikleri Hava Kirliliğinin Bazı Bitkilerde Klorofil İçeriği ve Stoma Sayıları Üzerine Etkileri Ulugöl (Gölköy. Ayşe ÜYE.00 PB 138 09.00 PB 154 09.00 PB 151 09. M. SELAHATTİN ÖZBUCAK Sevgi Sezen ALADAĞ. Seda ATAŞ. Hanife AKYALÇIN Hasan BOYACI. Gönen GÖNÜLTAŞ Semra MALKOÇ. Selcen SAKAR. Fatih DENİZ. Önder YUMRUTAŞ Ayşe ÜYE.00 PB 143 09. (Cistaceae) Yapraklarında Bir Yükseklik Gradiyenti Boyunca Klorofil Miktarı Değişimi Düşük Sıcaklıkların Corylus avellana L. Zeliha LEBLEBİCİ Ali BİLGİN Sevda YALÇIN TÜRKİŞ. TRABZON PB 132 09. Ayşe KAPLAN Hülya ARSLAN. Biyoloji Bölümü. Zehra ESENLİ Mustafa KARGIOĞLU. ÇETİN ŞENKUL. Sema LEBLEBİCİ Tülay AŞKIN ÇELİK. Mustafa Erdal KAPLAN. Serap KIRMIZI.00 PB 149 09.00 - Karabük Demir Çelik İşletmelerinin (Kardemir) Çevrede Oluşturduğu Atmosferik Ağır Metal Birikiminin Bir Biyomonitör Karayosunu (Hypnum Cupressiforme) Kullanılarak Belirlenmesi Konya’da Kültürü Yapılan Agaricus bisporus (Lange) Sing’daki Bazı Metal Birikimlerinin Araştırılması Akarçay Havzası (Afyonkarahisar)’Ndaki Tehlike Altındaki (CR. Selda KILIÇ. Sabri ÖZYURT. P ve Protein İçerikleri Üzerine Etkileri Çatalan Baraj Gölü’nün (Adana) Fizikokimyasal Özellikleri ve Planktonik Chlorophyta Kompozisyonu Sternbergia candida Mathew et T. F.00 PB 142 09. Sabri ÖZYURT.00 PB 134 09. M. Baştürk KAYA. Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK.00 PB 141 09. EN.00 - 47 . Ahmet Yavuz CANDAN Ayşe Belgin SERBES.19. Muhammet ÖREN Ali ATEŞ.

Slah S. Fadhel.H. Cengiz DARICI Aydın BİLGİÇ. Işık BİLDACI Orhan ÜNAL.00 PB 167 09. T.AL-Hayalli Mazin N. MAMMADOV Tofig S.00 - Toprak Erozyonunu Büyük Oranda Önleyen Korumalı Tarımın Türkiye’de Uygulanabilirliliği Farklı Konsantrasyonlardaki Borik Asidin Bazı Carthamus tinctorius L.00 PB 165 09. Gökhan APAYDIN. Necati KAYA. Necdet Çamaş.00 PB 181 09. Belkıs YAPICI Belkıs YAPICI. GÜNEY 48 .00 PB 156 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Orhan ÜNAL H.00 PB 174 09. Volkan AYLIKÇI. Feruze ESER.&Heldr.00 PB 170 09.A. Tofik MAMMADOV. Al-Taee Ali Kemal Ayan. Arzu U. Selim Aytaç. Arzu CANSARAN Y. Hanife AKYALÇIN Nihal YÜCEKUTLU. alMashhadani Mohammad I. TÜRKER Deniz SUCUOĞLU.00 PB 164 09. Serpil TERZİOĞLU. O. Nurhan BÜYÜKKARTAL Işıl İSMAİLOĞLU. Ramazan MAMMADOV. linearis (Bentham) Bornm. Nurhan BÜYÜKKARTAL M. Meral ÜNAL Işıl İSMAİLOĞLU. Engin TIRASOGLU Kenan YAZICI. Sultani Çekirdeksizde Olgun Polenin İnce Yapısı Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’un Stigmasında Sitokimyasal Yöntemlerle Enzim Aktivitesinin Tayini Trifolium pratense L. Yahya D. Ali ASLAN.00 PB 180 09. Compositae) Çeşitlerinin Tohum Çimlenmesi Üzerine Etkileri Bitkilerin Kuzeye Göçü Sihir Havasının Kirlemesinde Sürekli Ağaç ve Kollar Isqal Olunmuş Bölgelerde Genefond Tehlikededir Bəzi Növ Ekzotik Ağac və Kol Bitkilərinin Mərdəkandendrarisində İntroduksiyası EDXRF Spektroskopi Tekniği İle Coğrafik Olarak Farklı İki Bölgeden Toplanan Liken Türlerindeki Eser Element Konsantrasyonlarının Karşılaştırılması Giresun Şehir Merkezindeki Epifitik Likenlerin Dağılımı Üzerine Hava Kirliliğinin Etkisi Amasya İli Florasına Genel Bir Bakış Estimation of the Acidity. KARAKAŞ.00 PB 171 09. A. MƏMMƏDOV. KOÇER.00 PB 160 09. Orhan ÜNAL Belkıs YAPICI.00 PB 169 09. A.Davis (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Sideritis pisidica Boiss.00 PB 173 09.) Bitkisinde Bulunan Gossypol Maddesinin Özellikleri ve Kullanım Alanları Halka Yapraklı Adaçayı (Salvia verticillata) ile Büyük Çiçekli Adaçayı’nın (Salvia tomentosa) Anti-tümör Aktiviteleri Dokuz Köyü’nde (Selçuklu/Konya) Kullanılan Doğal Bitkiler ve Yerel Adları Erdihan TUNÇ.Said FİDAN. Dr. Arzu ÇİÇEK Cengiz YILDIRIM.00 PB 175 09.19.00 PB 166 09. TRABZON PB 155 09. Burçak GÖKMEN Tofig S. Sulphate .00 PB 157 09. Ali ASLAN. TUGAY. GULİYEV Tofig S. Sema LEBLEBİCİ Birkan AÇIKGÖZ. Yüksel BÖLEK Fatma P. (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Vitis vinifera L. (Çayırüçgülü)’de Olgun Embriyo Kesesinde Polar Nukleusların Davranışı Pamuk (Gossypium spp. Biyoloji Bölümü. (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Sideritis argyrea P.00 PB 179 09. Cüneyt Çirak. subsp. Türleri Zeytin Topraklarının Karbon Mineralizasyonuna Glyphosate Isopropylamine Türkiye’de Yapılmış Atmosferik Polen Çalışmaları Sahra Çöl Toprağının Buğday Çeşitlerinin Gelişimi Üzerine Etkisi Sideritis libanotica Labill. Electrical Conductivity . Al-Taee.00 PB 178 09.00 PB 162 09. and Nitrate Quantities in Falling Rain on Mosul City An Ecological Study For The Phytoplankton Species In Tigris River Within Mosul City Ecological Effect of Plants Residual Combustion after Harvest Kızılırmak Deltasında Doğal Kaynak Kullanımı Muğla İlinin Muscari Mill.00 PB 159 09.00 PB 163 09.00 PB 161 09. Pınar İLİ Hüsniye AKA SAĞLIKER. cv.Al_ Mashhadani.00 PB 158 09. E.00 PB 168 09. Saadet SAYGIDEĞER Gülçin YILMAZ.00 PB 172 09. Meral ÜNAL H. Z. Tohit Güneş. ABBASOVA Kenan YAZICI.H.00 PB 176 09. MAMMADOV.00 PB 177 09. Cemal SAYDAM. F.

Dilek DEMİREZEN YILMAZ Gamze YILDIZ. Galip AKAYDIN.00 PB 183 09. Yusuf KAYA. Erdem YEŞİLADA.00 PB 185 09. Emine KOÇER. Gökhan BAYRAMOĞLU. Fahri KARAYAKAR. Baştürk KAYA. Fadime YILMAZ Özkan AKSAKAL.00 PB 184 09. Galip AKAYDIN Burcu YÜKSEL. Erdem YEŞİLADA Murat KURŞAT. Emine YALÇIN. Mevlüt YILMAZ. Hakan AŞKIN.19.00 PB 196 09. Emine ÖZTÜRK.Özgür EMİROĞLU. Bursa ve Edirne Çevrelerinde Etnobotanik Amaçla Kullanılan Bazı Bitkiler Türkiye' de Crocus sativus (safran) Türünün Ekolojik ve Ekonomik Değerinin Artırılması Çalışmaları Zeytin Karasuyunun Tilapia (Oreochromis niloticus)’da Oksidatif Stres Üzerine Etkisinin Araştırılması Cyprodinil Uygulamasının Hacıhaliloğlu Kayısı Genotipinde Polen Çimlenmesi ve Polen Tüpü Uzunluğu Üzerine Etkileri Erzurum ve Çevresinde Yetişen Micromeria fruticosa (L) Druce ssp. Songül ŞEN Sevda GÖĞTEPE. Rahmi BİLALOĞLU Ramazan YAVUZ. Sema TAN.00 PB 193 09. Bayram Murat ASMA Özlem BARIŞ. Miray SOYUPEK Birgül MAZMANCI. Murat ÜNAL. Şemsettin CİVELEK Onur KOYUNCU. Agardh (Chlorophyceae) Ekstraktının Kromozom Hasarını Önleyici Etkisinin Araştırılması Biyokatının Tarımda Kullanılmasının Verim Üzerindeki Etkisi Feyza Tuba GÜNEY.00 PB 198 09.00 PB 204 09.00 PB 195 09.00 PB 192 09. Bitkisi Kullanılarak Ağır Metal Kirliliğinin Tespiti İnsan Lenfosit Kültürlerinde Ulva rigida C. İsmail TÜRKOĞLU. Biyoloji Bölümü. Gülser YALÇIN PB 201 09. Deniz SUCUOĞLU. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU. TRABZON PB 182 09.00 PB 203 09. Tülin ÖZBEK. Hakan ŞENTÜRK. Deniz SUCUOĞLU Emine KOÇER. Serap ÇELİKLER.00 PB 197 09. Medine GÜLLÜCE. Osman TUGAY.00 PB 187 09. Aysun ERGENE.00 PB 202 09. Z.Uğur ÇAKILCIOĞLU. Özgür VATAN. Mehmet Maruf BALOS Fazlı ÖZTÜRK Fevzi ÖZGÖKÇE.00 PB 186 09. Fatma GÜNEŞ Bedrettin SELVİ Tuğba PORTAKAL. Ayvaz ÜNAL Asuman KARADENİZ.00 PB 188 09. Ömer Faruk BAYRAK.00 - 49 . (Fabaceae) Kök Ucu Hücrelerindeki Sitotoksik Etkilerinin Karşılaştırılması Verbascum speciosum Schrader Tohumlarının Sulu Ekstraktının Drosophila melanogaster Üzerine Etkisinin Belirlenmesi Tuzla Gölü’ nde (Palas-Kayseri) Salicornia europaea L. Mehmet KARADAYI Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Sahire KARAYTUĞ.00 PB 200 09.00 PB 190 09. serpyllifolia (Bieb) PH Davis Bitkisinin Antimutajenite ve Antitümör Özelliklerinin Araştırılması Çinko (Zn) ve Kadmiyum (Cd) Metal İyonlarının Phaseolus vulgaris L. Asuman KARADENİZ Muhittin DİNÇ.00 PB 194 09. Handan UYSAL Ümmügülsüm EKİNCİOĞLU. Nesimi YANAR.00 PB 199 09.00 PB 189 09. Nagihan AKAYA.Ceren ARITULUK.00 PB 191 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Adnan GENÇAY Songül ŞEN. Murat ARDIÇ ve Derviş ÖZTÜRK Hasan AKAN. Osman TUGAY.00 - Bahçecik Köyü’nde (Selçuklu / Konya) Tıbbi Amaçlı Kullanılan Bitkiler Yazır Köyü’nde (Selçuklu/Konya) Gıda Olarak Kullanılan Doğal Bitkiler Akdeniz Bölgesi’nin Bazı Yerleşim Birimlerinde Etnobotanik Amaçla Kullanılan Bitkiler Baskil İlçesinin (Elazığ) Etnobotanik Değeri Olan Bazı Bitkileri Geyve (Sakarya) ve Çevresinde Yerel Kullanımı Tespit Edilen Bitkilerin Yöresel İsimleri Şanlıurfa Yöresindeki Bazı Baklagil Bitkilerin Etnobotanik Özellikleri Van Gölü Havzasında Çay Olarak Kullanılan Bazı Bitkiler Cizre (Şırnak) ve Çevresinde Halkın Gıda Olarak Kullandığı Bitkiler Türkiye Bitkilerinden Elde Edilen Etken Maddelerin İletken Polimerlerle Modifiye Edilmiş Enzim Elektrotlarla Tayini Ekecik (Aksaray) Dağı ve Çevresinin Etnobotanik Özellikleri Türkiye Bitkilerinin Etken Maddeleri ve in vitro Sitotoksisiteleri Kars ve Çevresinde Yetişen Bazı Bitkilerin Etnobotanik Özellikleri Tokat Yöresindeki Bazı Bitkilerin Yerel İsimleri ve Etnobotanik Özellikleri Bilecik. Işıl ŞİMŞEK. Feyza Tuba GÜNEY Işıl ŞİMŞEK. Tolga ÇAVAŞ Zehra Tuğba ABACI. Ali KUTLU.

00 PB 212 09. Can Ali AĞCA. Sultan) Bitkisi Kök Uçlarında Gözlenen Mitotik Değişimler Herbisit Olarak Kullanılan Tribenuron Metil Ersin YÜCEL ve Gülçin YILMAZ Maddesinin Türkiye’de Yetiştirilen Bazı Triticum aestivum L. Özlem ÇETİN Özlem AKSOY. cv. Cahit DOĞAN. Serpil ÜNYAYAR Saadet SAYGIDEĞER.15.19.00 PB 209 09. Gül CEVAHİR ÖZ Fazilet Özlem ÇEKİÇ. İlginç KIZILPINAR.00 PB 217 09. Alparslan DAYANGAÇ Edibe ÖZMEN. Esra MARTİN.00 PB 220 09. Atlanta) Üzerinde Bazı Morfolojik ve Fizyolojik Etkilerinin Araştırılması Pamukkale ve Karahayıt Sularının Tohum Çimlenmesine Etkisi Agapanthus africanus (Aliaceae)’da Çiçek Gelişimi ve Senesens ile İlgili Bazı Değişiklikler Arbusküler Mikorizanın Tuz Stresine Maruz Kalan Biber Bitkisinin (Capsicum annuum) Fotosentetik Pigment İçeriği ve Lipid Peroksidasyonu Üzerine Etkisi NaCl. Neşe AYDIN.1) ve Total Peroksidaz (POD. TRABZON PB 205 09. Rahmi DUMLUPINAR. Nur Münevver PINAR Hayrünisa BAŞ SERMENLİ. 1. Orhan KÜÇÜKER Meryem ÖZTÜRK.00 - Daday İşletme Müdürlüğü Seçme İşletme Sınıfı Ormanlarının Aktüel Yapılarının Belirlenmesi Adıyaman Yöresinden Toplanan Ficus carica Türüne Ait Meyvelerin Yağ Asidi ve Bazı Lipofilik Vitaminlerin Analizi Ankara İli Güncel Aeropalinoloji Verileri Hatila Vadisi Milli Parkı Karayosunu Florası (Artvin) Hayvanlarla Tozlaşma (Zoogami)'de Anter Adaptasyonları Türkiye Mikoflorasına Yeni Cins Kaydı Rafineri Atık Suyunun Vicia faba L.00 - Makbule ERDOĞDU Osman EROL.00 PB 225 09.00 PB 215 09. EC 1. Turan ÖZDEMİR Talip ÇETER.00 PB 223 09. Turgay ÇAKMAK Songül ÇANAKÇI Yeşim OPAK KARA Yeşim OPAK KARA Nihal GÖREN SAĞLAM. (Iridaceae) Türleri Üzerinde Taksonomik Gözlemler Aksaray İli Nizip Bölgesinde Doğal Olarak Yetişen Bazı Bitkiler Üzerine Sitogenetik Bir Çalışma Hakan ŞEVİK Ayşe Dilek ÖZŞAHİN.00 PB 214 09.00 PB 222 09.) Kotiledonlarında Taze Ağırlık Değişimleri. Biyoloji Bölümü. Klorofil ve Protein Miktarları Üzerine Salisilik Asit’in Etkileri UV-C Işın Stresinin Sera Şartlarında Yetiştirilen Fasulye (Phseolus vulgaris L.00 PB 211 09.11. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Cansın SAÇKESEN.00 PB 218 09.00 PB 208 09.00 PB 207 09. Muhittin DİNÇ. Fatih DENİZ Okan ACAR. Nevzat BATAN. Levent ŞIK.00 PB 216 09. Filiz BAYKAL AKAY PB 221 09.1.00 PB 224 09. Cemil İŞLEK.1. Emine ÖZTÜRK Serkan ERDAL. Çeşitlerinin Tohum Çimlenmesi Üzerine Etkileri 50 .C. Ahmet DURAN.00 PB 210 09. Mehmet GÜVENÇ. Ökkeş YILMAZ. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.7) Aktiviteleri Üzerine Etkilerinin Araştırılması Kemaliye (Erzincan) İlçesinde Tespit Edilen Bazı Pas Mantarları Batı ve Güney Anadolu’da Yayılış Gösteren Crocus L. Ayfer TUNCER Bahadır KOZ. Serap ÇAĞ. E. cv. 24-Epibrassinolid ve Bunların Kombinasyonlarının Spirulina platensis Üzerine Bazı Fizyolojik Etkileri Tuz Stresinin Triticale ve Bazı Secale Taksonlarında Total Süperoksit Dismütaz (SOD. Mehmet TUZCU. Mustafa IŞILOĞLU Emine YALÇIN. Aysun ERGENE. (Fabaceae) Kök Ucu Hücrelerindeki Sitotoksik Etkilerinin Araştırılması Düşük yoğunlukta Manyetik Alan Uygulamasının Soğanda Apoplastik Antioksidan Enzim Aktivitesi Üzerine Etkileri Kesilmiş Turp (Raphanus sativus L. Feruzan DANE Fusilade (fluazifop-p-butyl) ile Muamele Edilen Mercimek (Lens culinaris Medik.00 PB 213 09. Ayşe ÖZDEMİR. Fadime YILMAZ.00 PB 219 09.

) Çeşitlerinde Hormonların ve Yağ Asitlerinin Seviyelerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Yetişen Bazı Hypericum Türlerinin Uçucu Yağ İçeriklerinin Araştırılması Ekim Zamanının Keten (Linum usitstissimum L.00 PB 231 14. Biyoloji Bölümü. M.00 PB 233 14. BERBER. Hasan Çetin ÖZEN İsmühan POTOĞLU ERKARA.00 PB 229 14.00 PB 237 14. Br. M. EREZ. Emine AYDIN Fatih SEYİS.) Crantz)’ın Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Ekim Zamanının Aspir (Carthamus tinctorius l. Orhan KURT.00 PB 244 14.00 PB 235 14. cv.’de Kadmiyum Klorür VE Sodyum Klorür Kombinasyonunun Fizyolojik ve Morfolojik Etkileri Nasturtium officinale R. Scilla bifolia L. B.00 PB 242 14.00 PB 239 14.)’nın Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Bir Yol Yapım Şantiyesi Etrafından Toplanan Bazı Bitki Örneklerinde Bazı Ağır Metal Konsantrasyonlarının Mevsimsel DEĞİŞİMİ Krom (VI) Birikiminin Chlorella vulgaris’te Hücre Sayısı. ÇELİK. Emine AYDIN Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Sezai SARPKAYA. ERDAĞ1. E. İ.)’in Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Farklı Konsantrasyonlardaki Kobaltın Pseudevernia furfuracea (L. Penetrasyonu Sırasında Meydana Gelen Kısa Süreli Antioksidatif Yanıtlar Asetoklor Herbisitinin Postemergens Olarak Zea mays (Mısır)cv. KARAGÖZLER. Emel YİĞİT Yelda EMEK. OĞUZ Zuhal TOKER. Süleyman TOKUR Serap KIRMIZI. Emine AYDIN Dilek ÜNAL.00 PB 241 14. Orhan KURT.4-D’nin Azot.00 PB 232 14. ve Puschkinia scilloides Adams Türlerinin Tohum Çimlenme Fizyolojileri Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik.00 - B 14:00-17:30 Sefer DEMİRBAŞ. Murat ARDIÇ.’ nın Fotosentetik Verimi Üzerine Etkisi Bazı Ekmeklik ve Makarnalık Buğday Çeşitlerinde Termal Tolerans: Hücre Canlılığı ve Klorofil Birikimi Testleri Centaurea zeybekii Wagenitz (Asteraceae)’nin antioksidan aktivitesi üzerine bir araştırma in vitro Şartlar Altında Yetiştirilen Hypericum triquetrifolium Turra’ya Farklı UV–C Işınını Etkilerinin Araştırılması Eskişehir ve Çevresinde Yetişen Bazı Hypericum Türleri Üzerinde Tohum Çimlendirme Çalışmaları Arpa’da (Hordeum vulgare L. Hasan Çetin ÖZEL Hüseyin UYSAL. Hakan TERZİ Serap KURT. Çiğdem IŞIKALAN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Muhittin DOĞAN.) Zoph. Hüseyin UYSAL. Klorofil ve Mineral Madde İçeriğine Etkileri 51 . Stirling) Çimlenme ve Gelişme Safhalarında Eş Zamanlı Tuzluluk ve Düşük Oksijenli Şartların Etkileri Chionodoxa Boiss Cinsine Ait Türler İle Yakın Akrabaları. UYGUN Süreyya NAMLI. Orhan KURT. M.Martha F1 Bitkisinde Peroksidaz ve Lipid Peroksidasyonu Üzerine Etkileri Bursa Siyahı (Ficus carica L. Zuhal TOKER. Bursa Siyahı) İncir Çeşidinin in vitro Koşullarda NaCl Stresine Tepkileri Ekim Zamanının Ketencik (Camelina sativa (L. Okan ACAR Gülçin BEKER AKBULUT.00 PB 238 14. TÜRKER. Yusuf ALTIOĞLU Peyami BATTAL.00 PB 234 14. TRABZON POSTER SUNUMLARI BOTANİK 26 HAZİRAN 2008 PB 226 14. Richard BELL Hasan YILDIRIM. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Helianthus annuus L. A.00 PB 230 14. Köklerinde Orobanche cumana Wallr.19.00 PB 240 14. Fatih SEYİS. F.00 PB 243 14. cv. A. Fotosentetik Pigment ve Protein Miktarına Etkisi Ceratophyllum demersum L.00 PB 236 14. ERMAN. M.’de 2.00 PB 227 14. İ.00 PB 228 14. Bengi ERDAĞ Hüseyin UYSAL. Öznur ERGEN AKÇİN Özge ÖZDİŞ. Atakan SUKATAR Mustafa YILDIZ. Fatih SEYİS.

Musa TÜRKER.) Çeşitlerinde Su Stresine Karşı Oluşan Fotosentetik ve Diğer Fizyolojik Değişimlerin Belirlenmesi Tuz Stresinin Arpa Kültivarlarında Simplast ve Apoplastik Sıvıda ABA ve Prolin Miktarı Üzerine Etkisi Bitkilerde C4 Fotosentez Simdromunun Evrimi Su Kullanma Verimliliği İle Ksilem Yapı ve Fonksiyonunu Değiştirmiştir Nepeta nuda L.00 PB 249 14.00 PB 261 14. Engin HASIRCI Nihal KUTLU. Cemil İŞLEK. Güven GÖRK Güleray AĞAR. Asım KADIOĞLU Rabiye TERZİ. Klorofil ve Karetenoid Konsantrasyonlarının Hipersensitif Yöntemiyle Mevsimsel Değişiminin Araştırılması Farklı Asma (Vitis vinifera L.00 PB 246 14. TRABZON PB 245 14. Emel YİĞİT. Rabiye TERZİ. Birsen AYDIN. subsp. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hayri DUMAN İdris ARSLAN. Yeşim KARA.00 PB 251 14.3BS Tekstil Boyasının Zea mays cv. Ökkeş ATICI.00 PB 257 14. Aykut SAĞLAM. Emel DEMİR Zeynep Banu DOĞANLAR. Füsun YÜREKLİ.00 PB 252 14. Ayla ÇELİK. Yasemin YAĞMUR.00 PB 262 14. Lipid Peroksidasyonu ve Kardeş Kromatid Değişimi Arasındaki İlişki Farklı Tuz Konsantrasyonlarının Sesamum indicum L. Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi Tohumlarda Uzun Süreli Doğal Yaşlanmanın Antioksidatif Aktivitede Meydana Getirdiği Değişmeler Scorzonera kotschyi Boiss.00 PB 263 14.Özlem ÇEKİÇ Şule BULAMA.) Yapraklarındaki Antosiyanin. A. Gülçin BEKER AKBULUT Yasemin ÖZDENER. Ahmet AYAZ Ferit KOCAÇİNAR İdris ARSLAN. Aykut SAĞLAM. Müslüm UYSAL Esra KOÇ. Kenan DEMİREL. Mehmet E. Füsun YÜREKLİ Yusuf UZUN. Abdullah KAYA. Nida Esra CAN. F. F.00 PB 247 14. Hatice NAR. Gülcan ŞENEL. Meryem ÖZTÜRK. ve Scorzonera tomentosa L.00 PB 259 14. Serap SUNAR Esra MARTİN. Rukiye TIPIRDAMAZ. Tuğba KARTAL.00 PB 250 14. Nihal KUTLU.00 PB 260 14.00 PB 248 14.00 PB 253 14. Asım KADIOĞLU 52 . nuda Bitkisinin Kimyasal Kompozisyonu Vicia faba Bitkisinde Kadmiyum Uygulamasına Bağlı Olarak H2O2. Avni GÜVEN Hülya TORUN.00 PB 255 14. Uygar SARKAYA. ÇiğdemTEKELİ.00 PB 254 14. Aslıhan AVU. Bekir DOĞAN.00 PB 256 14.00 - Carthamus tinctorius (ASPİR)'de Emrriyo Kültürü İle Makro Besin Elementleri Üzerinde Stres Fizyolojisi Çalışmaları Everzol Kırmızı. Turgay ÇAKMAK.19.00 PB 258 14. Peyami BATTAL.00 PB 264 14. Esin ÖZCAN Lale YILDIZ AKTAŞ. (Asteraceae) Taksonları Üzerine Karyolojik Bir Çalışma Kuraklık Stresi Altındaki Ctenanthe setosa’da Yaprak Kıvrılması Esnasında Meydana Gelen Anatomik Değişikliklerin İncelenmesi Kuraklık Koşulları Altındaki Phaseolus vulgaris Kültüvarlarının Antioksidan Enzim Aktivitelerindeki Değişimlerin Araştırılması Ctenanthe setosa’da Klorofil Flüoresans Parametreleri ile Su Potansiyeli Arasındaki İlişkinin Araştırılması Ctenanthe setosa’da Kuraklık Stresi Esnasında Reaktif Oksijen Türlerinin Dokusal Yerleşimi ve Polifenol Oksidaz Aktivitesinde Meydana Gelen Değişimler Banu EKMEKÇİ Armağan KAYA1. Ali KELEŞ Mahmut DOĞAN.) Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Etkisi Tuz Gölü Çevresindeki Bazı Endemik Halofit Bitkilerin Prolin. Ayşin GÜZEL DEĞER. Asım KADIOĞLU Hatice NAR. “Martha F1” Bitkisinde Pigment Sistemi Üzerine Etkileri Brassica oleracea var.) Çeşidinde Fitokelatin Sentezi Üzerine Etkisi Bazı Makrofungus Ekstraktlarının Çimlenmekte Olan Mısır Bitkisi Tohumlarının Gelişimi ve Fizyolojisi Üzerine Etkileri Farklı Domates Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Tuz Stresi ve Sıcaklığın Etkisi Bazı Bitki Büyüme Düzenleyicilerinin in vitro Ortamda Biber (Capsicum annuum L. EREZ. Asım KADIOĞLU Neslihan SARUHAN. Sülün ÜSTÜN Gökçen BAYSAL. Rabiye TERZi. Mineral Madde ve Fotosentetik Pigment Miktarları Zeytin (Olea europea L. Ali ÇELİK Serpil ÜNYAYAR. Ahmet DURAN. Sertan ÇEVİK.00 PB 265 14. acephala (Kara lahana)'da Krom Toksisitesinin Biyokimyasal ve Fizyolojik Olarak Değerlendirilmesi Kadmiyum Sülfat (CdSO4) Uygulamasının İki Farklı Ayçiçeği (Heliantus annuus L. Biyoloji Bölümü.

H.00 PB 283 14. Bengi ERDAĞ Bengi ERDAĞ. Çiğdem SAVAŞKAN Engin TİLKAT.Cihat TOKER2 Hatice ÇÖLGEÇEN.) Heynh.’in Olgun Dokularının in vitro Rejenerasyon Potansiyelinin Araştırılması Dorystoechas hastata Boiss. Değiştirilmiş Besinlere Karşı Tutumları Fatih SEZEK.00 PB 277 14.00 PB 278 14.00 PB 285 14.00 PB 270 14. Ekrem DÜNDAR Doğan İLHAN. Nurhan BÜYÜKKARTAL2. Cahit YULADIR. Veysel SÜZERER 53 .3-Glukanaz Gen İfadesinin Belirlenmesi Zeytin Genomunun Gen Yoğunluğu Hakkında Yeni İpuçları Bazı Genotoksik Bileşiklerin Tradescantia pallida H. Barbaros NALBANTOĞLU Yasemin DEMİRGAN. Esen TAŞGIN. Kallaz Bileşeni β1.00 PB 276 14. KOCA. M. Asım KADIOĞLU Fadime ERYILMAZ Fikriye KIRBAĞ ZENGİN Ökkeş ATICI. Cüneyt AKI Nuran EKİCİ Ömer YAMANER. M. argaeus’da in vitro Organogenez Silybum marianum Tohumlarının in vitro Çimlendirilmesi Farklı Tuz Konsantrasyonlarında Makarnalık Buğday Genotiplerinde Haploid Bitki Üretimi Erkek Antep Fıstığının (Pistacia vera L. Zeynep YILMAZ. kultivar “Atlı” ) in vitro Köklendirilmesinin İyileştirilmesi Ali Emre AKPINAR.00 PB 267 14.00 PB 286 14.00 PB 282 14.00 PB 269 14. M. Funda İLHAN Meltem TEZCAN.& Heldr.19.00 PB 272 14.)’ın Beş Doğal Populasyonunda Genetik Varyasyonun Belirlenmesi Patateste Patates X Virüsüne (PVX) Karşı Dayanıklılık Bitkilerde DNA İzolasyonu Lycopersicon esculentum Türlerinde Trimiltox Uygulamasının Mitoz Üzerine Etkileri Leucojum aestivum ’da (Amaryllidaceae) Polen Gelişimi Sırasında Anter Çeperinin Bazı Histokimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Cyclamen mirabile Hildebr. TRABZON PB 266 14. Zehra KORKMAZ Türkiye Quercus Seksiyonuna (Ak Meşe Grubuna) Emel USLU.00 - Fasulye (Phaseolis vulgaris) Çeşitlerinde Kuralık Stresi Esnasında Stoma İletkenliği.00 PB 271 14.00 PB 280 14. Eminur BARUTÇU. Toplam Protein ve Prolin Miktarları Üzerine Manganın Etkileri Mısırın Soğuğa Tolerans Cevabında Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü Aykut SAĞLAM. Veysi OKUMUŞ. Kemal Melih TAŞKIN Öznur SUAKAR. İsmail DEMİŞTAŞ. Su Potansiyeli ve Klorofil Flüoresansı Arasındaki İlişkinin Araştırılması Bakır (Cu) Uygulanmış Mısır (Zea mays L.00 PB 281 14. Serap MUTUN. Nilüfer ITKI. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hamit AYANOĞLU. KARTAL Rağbet Ezgi DURAN.00 PB 284 14. Ömer KARADAĞOĞLU. Mustafa PEKTAŞ. Bitkisi Üzerindeki Genetiksel Etkilerinin Stamen Tüyü Analizi ve Mikronukleus Testi ile Değerlendirilmesi Üniversite Öğrencilerinin Genetik Yapısı Salih DOĞAN. Anne FRARY. Yelda EMEK. Ercan KAYA . Cüneyt AKI Arabidopsis thaliana (L.00 PB 275 14. Sami DOĞANLAR Tuba KASIMOGLU. Ahmet ONAY.00 PB 279 14. Rabiye TERZİ. Serdar KOCA Behiye Banu BİLGEN. Salih MUTLU.) Fidelerinin Klorofil. Biyoloji Bölümü. Nuray KAYA Fevziye ÇELEBİ TOPRAK. Sercan POLAT. Ex Bentham’nın in vitro Elde Edilmiş Fide Eksplantlarının Kallus Oluşturma Potansiyellerinin Araştırılması Senecio hypochionaeus var. Şayeste ÜNAL.00 PB 268 14. U.) Fidelerindeki Antioksidan Aktivitelerin Fizyolojik Yönden İncelenmesi Fasulye (Phaseolus vulgaris L. Ait Bazı Türlerin Kloroplast DNA Analizleri Tekin BABAÇ Farklı Hava Koşullarında DNA Analizi Mustafa KATI Bazı Ayva (Cydonia oblonga)Gen Kaynaklarının SSR’a Dayalı Moleküler Analizi Büyük Menderes Nehri İle Sulanan Aydın Bölgesi’ndeki Toprakların Genotoksisitesinin Allium Test Sistemi İle Belirlenmesi Kızılçam (Pinus brutia Ten. Serap KURT Hatice ÇÖLGEÇEN1.00 PB 273 14. Ali ERGÜL Zahide ŞAHİN.00 PB 288 14.00 PB 287 14.00 PB 274 14. Hatice NAR.

Derviş ÖZTÜRK Endemik Wiedemmania orientalis Fisch. Onur KOYUNCU.00 PB 296 14.Esra ÖZEL Yerleşkesi'nde Doğal Olarak Yetişen Phillyrea CENGİZ. Çiler MERİÇ.00 PB 292 14. Derviş ÖZTÜRK Türkiye’de Yayılış Gösteren Oxytropis DC. O. Arzu CANSARAN Polen Morfolojisi Eskişehir’de Endemik Olarak Yetişen Alyssum Derviş ÖZTÜRK. Sergun DAYAN. Hücre Süspansiyonu Kültürlerinde Üretilmesi Epilobium angustifolium L. Atila OCAK Endemik Astragalus hirsutus Wahl (Fabaceae)’un Atila OCAK. Çiğdem SAVAŞKAN Arzu BİRİNCİ YILDIRIM.00 PB 301 14. İsmühan POTOĞLU Özellikleri ERKARA. (Lamiaceae)’in Anatomik ve Palinolojik Özellikleri Atila OCAK. Polen Morfolojisi SAVAROĞLU. Morfolojisi Filiz SAVAROĞLU.00 PB 310 14. Erkan UZUNHİSARCIKLI. Seksiyonuna Ait Türlerin DADANDI. (Lamiaceae) Gençay AKGÜL.-Mor. Onur KOYUNCU Türkiye’deki Anthemis Cinsine (L. Osman Türlerinin Tehlike Kategorileri ve Koruma Önerileri KETENOĞLU.) ait Cota (J. İsmühan POTOĞLU Palinolojik Özellikleri ERKARA. Lasiostemones Boiss. Onur KOYUNCU. Taksonlarının Yayılış Gençay AKGÜL Durumu Türkiye'de Nadir Bilinen Endemik Bir Tür: Marrubium vulcanicum Hub. Ali ÇIRPICI Polen Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma Eskişehir’de Doğal Olarak Yetişen Bazı Derviş ÖZTÜRK. Birol BAŞER Gay) Rupr. Esra CANSEVER MUTLU. Onur KOYUNCU Endemik Linum cariense Boiss. Ufuk ÖZBEK.00 PB 290 14.00 PB 302 14. Zafer KAYA Mikromorfolojisi Türkiye’nin Silene L. Bitkisinin Doku Kültürü Yöntemi İle Çoğaltılması Kapsaisinin İmmobilize Edilen Capsicum annuum L. Seksiyonundaki Bazı Endemik Taksonların Polen Morfolojisi Türkiye’deki Endemik Marrubium L.00 PB 311 14.00 PB 297 14.) Ledeb. (Liliaceae) Taksonlarının Polen KOYUNCU. (Euphorbiaceae) Taksonunun İ. A. Türlerinin Tohum Yüzey Ayla KAYA. & Mey. Mehmet Y. Onur KOYUNCU. İsmühan POTOĞLU Anatomik ve Palinolojik Özellikleri ERKARA. Biyoloji Bölümü. İsmühan Anatomik ve Palinolojik Özellikleri POTOĞLU ERKARA. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM Türkiye’deki Alcea L.. İsmühan POTOĞLU ERKARA. F. Derviş (Boraginaceae)’nın Anatomik ve Palinolojik ÖZTÜRK. İsmühan POTOĞLU Morfolojisi ERKARA. Atila OCAK Endemik Arnebia densifolia (Nordm.00 PB 295 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 308 14. Bitkisi Üzerinde Morfolojik ve Anatomik İncelemeler Farklı Uygulamaların Tertaploid Buğdayda (Triticum durum Desf. Ferhat CELEP Türkiye’deki Marrubium L. TRABZON PB 289 14.19.) Haploid Embriyo ve Bitki Üretimine Etkisi Lysimachia vulgaris L.00 PB 294 14.00 PB 291 14. Seher KARAMAN. Necmettin GÜLER Yasemin COŞKUN.00 PB 299 14. (Linaceae)’nin Derviş ÖZTÜRK. Onur Ornithogalum L.00 PB 306 14.00 - Arzu UÇAR TÜRKER. (Yakı otu) bitkisinin in vitro kültür yöntemi ile çoğaltılması Hayati ARDA.00 PB 304 14. (Brassicaceae)’un Anatomik ve KOYUNCU. (Boraginacaeae)’nin Hülya ÖZLER.00 PB 307 14. Atila OCAK. KOYUNCU.00 PB 293 14. (Malvaceae) Cinsine Ait Bazı M. ÖZTÜRK Bazı Caryophyllaceae Taksonlarının Polen İsmühan POTOĞLU ERKARA. M. (Caryophyllaceae) Cinsi Kemal YILDIZ.00 PB 305 14. Onur niveum Dudley.00 PB 298 14. B. Damla YAĞAN1 latifolia (Akçakesme)'nın Morfolojik Özellikleri ve Peyzaj Çalışmalarında Kullanım Olanakları lkanna haussknechtii Bornm. Derviş ÖZTÜRK. Musa DOĞAN. A. Sülün ÜSTÜN 54 . Gençay AKGÜL Doku Kültürü Yöntemiyle Çoğaltılan ve Soğukta Muhafaza Edilen Endemik Centaurea kilaea Boiss. Arzu UCAR TURKER Cemil İŞLEK.00 PB 300 14. Birol BAŞER Endemik ve Dar Yayılışlı Taksonların Polen Morfolojisi İki Euphorbia L. D.00 PB 309 14. POTOĞLU ERKARA. Zeki AYTAÇ (Fabaceae) Cinsine Ait Taksonların Polen Morfolojisi Bazı Centaurea L. Süleyman TOKUR Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Terzioğlu Ahmet GÖNÜZ.00 PB 303 14.

İbrahim KARACAN Abdullah KAYA Fatih SATIL. MUSTAFA CEVİZCİ 55 .00 - Cypermethrin Etken Maddeli Bir İnsektisitin Cucumis sativus L. İbrahim TURNA. (Senecioneae / Asteraceae ) Cinsinin Taksonomisi Türkiye'nin A2 Karesi İçin Hazırlanmış Karayosunu (Musci) Listesi Hacıkadın Vadisi (Ankara) Florası Üzerine Bir Araştırma Nurhak (Kahramanmaraş) Yöresi Makrofungusları Pirin Çayı (Adıyaman) Havzasında Belirlenen Makrofunguslar Madra Dağı (Balıkesir/İzmir) ve Çevresinde Etnobotanik Bir Çalışma Epiteti Elazığ ve Beldeleri Olan Bitkilerin Populasyon Gözlemleri ve Tehlike Kategorileri Baskil İlçesinin (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik Bitkileri Siirt İli İçin Yeni Kayıt Bitkiler Trakya’dan Yeni Bir Hibrid: Verbascum x edirnensis Dane & Yılmaz.00 PB 319 14.Nord.00 PB 329 14. Palinolojik ve Ekolojik Özellikleri Çankırı Karatekin Üniversitesi Orman Fakültesi Araştırma Ormanı Karayosunu (=Musci) Florası Bazı Scorzonera L. Serdar MAKBUL.00 PB 318 14. (Hıyar) Bitkisi Üzerine Morfolojik ve Fizyolojik Etkileri Sarıçam (Pinus sylvestris L.00 PB 313 14. Serhat URSAVAŞ Zafer TÜRKMEN. Cahit DOĞAN Gökhan ABAY. Şenol ALAN Seher KARAMAN. Taksonlarının Polen Morfolojisi Lokal Endemik Dianthus engleri Hausskn.00 PB 317 14. Nedret TORT Şemsettin KULAÇ. Kamil COŞKUNÇELEBİ.00 PB 328 14. Ergin HAMZAOĞLU. (Asteraceae) Türlerinin Palinolojik Yönden İncelenmesi Osmaneli (Bilecik) Karayosunu Florasına Floristik Katkılar II Olimpos-Beydağları Sahil Milli Parkına Özgü Bazı Bitkiler ve Bunların Tehlike Kategorileri Derebucak (Konya) ve Çevresindeki Bazı Bitkilerin Yerel İsimleri ve Etnobotanik Özellikleri Akseki (Antalya) İlçesi Makrofungusları Aylin EŞİZ DEREBOYLU.00 PB 314 14. Ahmet AKSOY Serhat URSAVAŞ. (Fam:Gentianaceae) Cinsinin Pneumonanthe ve Cruciata Seksiyonlarına Ait Bazı Türlerin Polen Morfolojileri Türkiye’deki Bazı Oxytropis DC. Cahit DOĞAN. Erdoğan E. TRABZON PB 312 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İlginç KIZILPINAR. (Scrophulariaceae) Lokal Endemik Campanula pulvınarıs Hausskn. Uğur ÇAKILCIOĞLU. Ahmet DURAN. Hülya HOŞGÖREN Gülden YILMAZ. H.00 PB 315 14. Onur KOYUNCU R.00 PB 330 14. Selami SELVİ Uğur ÇAKILCIOĞLU. HAKKI Ümit BUDAK.’in Morfolojik. Palinolojik ve Ekolojik Özellikleri Karababa Dağı (Sivas)’nda Yetişen Tanacetum L.00 PB 326 14. Teoman KESERCİOĞLU Fazlı ÖZTÜRK. Zekiye SULUDERE Feyza CANDAN. Sadık ERİK.00 PB 320 14. Gökhan ABAY E. Edibe ÖZMEN. Osman BEYAZOĞU Filiz SAVAROĞLU. Cahit DOĞAN.00 PB 321 14.00 PB 332 14. Murat KURŞAT Murat KURŞAT. İsmühan POTOĞLU ERKARA.00 PB 334 14. İsmail TÜRKOĞLU. Şemsettin CİVELEK İbrahim Ümit YAPICI. Latif KURT.00 PB 325 14. İsmail TÜRKOĞLU.00 PB 324 14. Barış ÖZÜDOĞRU. Ekrem AKÇİÇEK. Feruzan DANE Barış ÖZÜDOĞRU. (Asteraceae) Cinsine Ait Türlerde Polenlerinin Taramalı Elektron Mikroskobuyla İncelenmesi Türkiye Caucasalia B.00 PB 335 14. Sadık ERİK. Gamze ERTEN Hakkı DEMİRELMA. Deniz GÜNEY Canan YAĞCI. Edibe ÖZMEN.00 PB 336 14. Galip AKAYDIN Abdullah KAYA.19. Yusuf UZUN.)’da Yetişme Ortamının ve Kullanılan Kap Materyalinin Fidanların Morfolojik Özellikleri Üzerine Etkisi Gentiana L. CELALEDDİN ÖZTÜRK.00 PB 327 14. İlginç KIZILPINAR.00 PB 333 14. Taksonlarının Işık ve Elektron Mikroskop (Sem) Özellikleri Üzerine Bir Araştırma TİGEM Alparslan Çiftliği ve Çevresi (Muş) Florası Türkiye’nin Jurinea Cass. (Fabaceae) Türlerine Ait Yaprak Tüylerinin Elektron Mikroskobunda İncelenmesi Kazdağı’nda Doğal Yayılışlı Bazı Hypericum L.00 PB 316 14.’nin Morfolojik. Kuddisi ERTUĞRUL Sinan AKTAŞ. Ömer SAYA. Edibe ÖZMEN. Barış ÖZÜDOĞRU. Sadık ERİK İlginç KIZILPINAR. Süleyman GÖKTÜRK. Biyoloji Bölümü. Ahmet GÖNÜZ. & Bornm.00 PB 337 14.00 PB 323 14.00 PB 322 14.00 PB 331 14. Cihat ÖLÇÜCÜ Bekir DOĞAN. & Bornm. Burcu YEŞİLYURT.

Cinsine Ait Bazı Türlerin Globulin A Proteinlerinin Elektroforetik Analizi Globulin B Proteinlerine Göre Lathyrus L.Yaşar DADANDI Turan ARABACI.19. M. (Apiaceae) Cinsi Mustafa KOCAKAYA1. polyacanthus (Iljin) Hedge (Asteraceae) Echinops tournefortii Ledeb. Anatomik. Üreme ve Habitat Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Gaga Gölü (Ordu)’nde Nuphar lutea L. Ferhat Türlerinin Kromozom Sayıları CELEP Nallıhan (Ankara) İlçesi Makrofungusları Celaleddin ÖZTÜRK. Gamze KÖKDİL.00 PB 340 14. Arif GÖNÜLOL Yavuz BAĞCI. İsmail TÜRKOĞLU. Türünün Morfolojik. var. sect. Hayri Ferula drudeana Korovin (Apiaceae) DUMAN Türkiye’de Yetişen Bazı Salvia L.00 PB 354 14. Dilek TURGUT BALIK.Yaşar DADANDI Cem VURAL.00 PB 358 14. Turan ARABACI Uğur ÇAKILCIOĞLU. Ahmet DURAN Siehe’den Beri Toplanamayan Bilmece Gibi Bir Tür Mehmet SAĞIROĞLU. M. Dilek TURGUT BALIK. Sibel YAMAOĞLU. Serdar UÇAR.00 PB 357 14. Sinan AKTAŞ Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Beyhan TAŞ. TRABZON PB 338 14.00 PB 345 14. Ahmet İLÇİM.00 PB 344 14.Massal.00 PB 347 14. Erkan KESAT.00 PB 342 14.00 PB 353 14.00 PB 350 14. Manisa.00 PB 355 14. Hasan GENÇ. Sadık ERİK. Taksonlarının Tohum Morfolojisi ve Mikromorfolojisinin Sistematik Önemi Echinops pungens Trautv. Alparslan KOÇAK.00 PB 343 14. Sinan AKTAŞ Gıyasettin KAŞIK. Gıyasettin KAŞIK. Dilek PAMUKÇU. Ahmet AKSOY2 Mehmet Yaşar DADANDI. Türlerinde Kromozom Analizleri İskender PARMAKSIZ Muş İlinde Bulunan Bazı Endemik Bitkiler Fazlı ÖZTÜRK Türkiye’de Yetişen Achillea L. Türlerinin Morfolojik Olarak Karşılaştırılması Alman Torpido Gemisi (Çanakkale Boğazı.00 PB 356 14.00 PB 362 14. Başak ÖZBİLGİN Cem VURAL.00 PB 339 14. Cahit DOĞAN Özge TUFAN ÇETİN.00 PB 351 14. (Asteraceae) Türkiye’de Yayılış Gösteren Bazı Micromeria Benth.) O.00 PB 341 14. Türkiye) Batığı Algleri Ticareti Yapılan ve Ticari Potansiyel Taşıyan Bazı Geofitlerin Kıyı Ege Bölgesinde (İzmir.00 PB 348 14.00 PB 360 14.00 PB 349 14. Bayram YILDIZ Orçun SEMİZLER. Aydın ve Muğla) Doğadaki Durumları Türkiye’deki Chionodoxa Boiss. Ahmet ŞAHİN İrfan EMRE. Ahmet ŞAHİN 56 . Yusuf GEMİCİ Hasan YILDIRIM Burcu TARIKAHYA ELÇİ. Murat KURŞAT. Epifitonundaki Diyatome Çeşitliliği Türkiye’de Johrenia dc. Babounya (DC. Türlerinin Albumin Proteinlerinin SDS-PAGE Yöntemi İle Belirlenmesi Türkiye’de Yetişen Lathyrus L. (Adaçayı) Tuğba İNANÇ GÖK. Hüseyin SÜMBÜL Sinan ALKAN. Biyoloji Bölümü.00 PB 361 14.Atienza Nigella L. Şemsettin CİVELEK İrfan EMRE. Üyesi Bazı Taksonların Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi Gözeli ve Kavak Ovalarının (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik Bitkileri Bazı Lathyrus L.00 - Kızıldağı’ndan Dünya İçin İkinci Kayıt Bir Likenikol Fungus Türü Polycoccum aksoyi Halici & V. İlginç KIZILPINAR. Muhittin DİNÇ. Dilek TURGUT BALIK. Sinan AKTAŞ Küçük ve Sığ Bir Göl Olan Dumanlı Göl’ün Beyhan TAŞ Planktonik Algleri Türkiye Doğal Florasında Bulunan Yabani Haşhaş Ahmet YILDIRIM. Hasan GENÇ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 363 14. (Liliaceae) Türleri Üzerine Tohum Morfolojileri ve Palinolojik Araştırmalar Kirmir Çayı Vadisinde “VU” Statüsündeki Buglossoides glandulosa ve Velezia pseudorigida’nın Morfolojik ve Palinolojik Özellikleri Antalya’dan Tespit Edilen Toninia A. Hasan GENÇ.00 PB 346 14. Ahmet ŞAHİN İrfan EMRE. Cinsine Ait Bazı Türlerde Genetik Çeşitliliğin Belirlenmesi Hanife AKYALÇIN. Cinsine Ait Liken Türleri Derebucak (Konya) İlçesinden Türkiye Makrofungusları İçin Yeni Kayıtlar İskilip (Çorum ) İlçesi Makrofungusları Ciğerotlarından İki Riccia L. Tuncay DİRMENCİ. Ceren TAŞLIK Hasan YILDIRIM. Edibe ÖZMEN.00 PB 359 14. Tahsin SAK.00 PB 352 14. Hoffm.

Anatomik ve Palinolojik Bir Araştırma DENİZ. Murat KURŞAT.00 - Lathyrus L. Mesut PINAR.00 PB 376 14. Hüseyin DURAL. Tuna UYSAL. Uğur ÇAKILCIOĞLU. Jildisianus (Bornm. Murat Bitkileri KURŞAT. Barış BANİ Ahmet KAHRAMAN. N.00 PB 386 14.00 PB 384 14. İsa BAŞKÖSE Endemik Bitki Türleri Türkiye Miksomisetleri İçin 4 Yeni Kayıt Gönül DEMİREL. Zeynep ZEREN Batı Karadeniz Bölgesinde Doğal Olarak Yetişen ve Dursun YAĞIZ.00 PB 369 14. Varyasyonun RAPD İle Analizi Özlem BARIŞ Şanlıurfa’nın Endemik Bitkileri Hasan AKAN. Hasan Hüseyin DOĞAN Kuşakçı Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU. TRABZON PB 364 14.Özhatay & Olcay DİNÇ DÜŞEN. Güleray AĞAR.00 PB 371 14.00 PB 385 14.00 PB 373 14. Ahmet ŞAHİN Meryem ŞENGÜL. Mehmet KOYUNCU S.00 PB 382 14. Uğur ÇAKILCIOĞLU.00 PB 372 14.00 PB 387 14.00 PB 374 14.00 PB 377 14.Davıs (Lamiaceae) Üzerinde Olcay DİNÇ DÜŞEN. (Labiatae) Türleri Üzerinde Taksonomik Bir Çalışma Metin ARMAĞAN.00 - Sırrı YÜZBAŞIOĞLU. DENİZ. M. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU Centaurea lycaonica Boiss. Ahmet SAVRAN. (Asteraceae) Türlerinin Mutlu GÜLTEPE. Ufuk ÖZBEK.00 PB 370 14. Sabriye ÇANAKÇI. İ. Osman TUGAY. Ahmet AFYON Ekonomik Değeri Olan Bazı Makrofunguslar Trakya Florası İçin İki Yeni Kayıt Necmettin GÜLER "Van'ın Florası" Çalışmalarına Bakış Çatak Vadisi (Çatak / Van) Geofitleri ve Tehlike Kategorileri Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Salvia L.00 PB 380 14.& Heldr. Şemsettin CİVELEK Doğu Anadolu Bölgesinde Yayılış Gösteren Serap SUNAR. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 381 14.00 PB 367 14.19. Murat Bitkileri KURŞAT. Haşim ALTINÖZLÜ Bazı Endemik Hieracium L. Serap SUNAR.) Matthews’in Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Kemaliye (Erzincan) İlçesinin Geofitleri İrfan EMRE. Yavuz BAĞCI. Eda DURGUN Anatomik Ve Palinolojik Bir Araştırma Sideritis argyrea P. Ali Osman BELDÜZ. Medine RAPD Tekniği İle Analizi GÜLLÜCE Vicia canescens Populasyonları Arasındaki Güleray AĞAR.H. Hasan GENÇ.Gökhan Bothmer (Lılıaceae) Üzerinde Morfolojik. Şemsettin CİVELEK Karga Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU. Selin BAĞIRSAKCI. Nalan YILDIRIM. Murat KURŞAT. var. Celaleddin ÖZTÜRK. Yusuf KAYA PB 368 14. Uğur ITS nrDNA Dizileri Bakımından Karşılaştırılması UZUNER.Gökhan Morfolojik. Biyoloji Bölümü. Yavuz BAĞCI. Gıyasettin KAŞIK. Filiz AYGÜN. Ahmet DURAN. İsa BAŞKÖSE Çiçekli Bitkilerin Posteri Allium sandrasicum Kollmann. Kamil COŞKUNÇELEBİ. Musa DOĞAN 57 .00 PB 379 14.00 PB 388 14. Nezaket ADIGÜZEL. Şemsettin CİVELEK Kamışlık Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU.00 PB 375 14.00 PB 366 14. Dilek TURGUT BALIK. İsmail Yayılış Gösteren Yabancı Ot Florası Üzerine Bir TÜRKOĞLU. Kuddisi ERTUĞRUL Gözeli ve Kavak Ovası (Elazığ) Bitkilerinin Tehlike Uğur ÇAKILCIOĞLU. İ. Celâleddin ÖZTÜRK Gülek Boğazında (Adana) Bazı Lokal Endemik Ahmet SAVRAN.00 PB 378 14. Kategorileri Yönünden Değerlendirilmesi Şemsettin CİVELEK Elazığ İlindeki Şeker Pancarı Tarım Alanlarında Alpaslan KOÇAK. Özkan AKSAKAL. Araştırma Uğur ÇAKILCIOĞLU Lathyrus Cinsine Ait Pratensis Seksiyonunda Fatma GÜNEŞ Bulunan Türlerin Polen Morfolojisi C5 Karesine (Adana-Niğde-Mersin) Özel Bazı Hüseyin DURAL.00 PB 383 14. Uğur ÇAKILCIOĞLU. Cinsine Ait Bazı Türlerin Glutelin Proteinlerinin SDS-PAGE Yöntemi İle Analizi Endemik Astragalus lineatus Lam. Murat Bitkileri KURŞAT. Fatih Şaban BERİŞ Türkiye Makrofungusları İçin Yedi Yeni Kayıt Sinan AKTAŞ. İsmail TÜRKOĞLU.00 PB 365 14. Centaurea Türleri Arasındaki Genetik Farklılığın Nalan YILDIRIM.

00 PB 403 14. (Lamiaceae) Alt Türlerinin Filogenetik Analizi Marmara Bölgesinde Yetiştirilen Bazı Zeytin (Olea europea L. TERZİOĞLU İbrahim TÜRKEKUL Ayhan ŞENKARDEŞLER Ayhan ŞENKARDEŞLER Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT. U.ve Trisodyum Fosfatın A.00 PB 414 14. O.00 PB 404 14. Ergin HAMZAOĞLU. and Heldr. Zafer KAYA Mesut KIRMACI U. (Liliaceae ) Doğu Karadeniz Bölgesinde Yetişen Lilium L.00 PB 407 14. Erol DÖNMEZ Medine Münevver UMA. BELDÜZ.00 PB 413 14. DOĞAN.00 PB 411 14. Ümit BUDAK.00 PB 400 14.00 PB 402 14. Ahmet AKSOY.) Yerel Adları ve Kullanılışları Türkiye’deYayılış Gösteren Bazı Onosma L.00 PB 394 14. Kök Ucu Hücreleri Üzerine Sitogenetik Etkileri Evrim ÇELEBİ. (Boraginaceae) Taksonlarının Polen Morfolojileri Köprülü Kanyon Milli Parkı Karayosunu Florasına Katkılar Çeltek Dağı (Sivas) Florası Gaziantep Üniversitesi Kampus Florası Bazı Primula L. Rıza BİNZET Tamer ÖZCAN Tamer ÖZCAN Hasan ÖZÇELİK. Cyanus (Napulifera ) (Asteraceae) Türkiye’nin Bazı Linum L. Tuncay DİRMENCİ Fatih COŞKUN. (Primulaceae) Türlerinin nrITS Bölgeleri Bakımından Karşılaştırılması Tokat (Almus ve Çamiçi Yaylası. Şifa BİLGİÇ Rıza BİNZET. K.00 PB 412 14. Ergin HAMZAOĞLU.00 PB 406 14.00 PB 392 14. S. Sevil ALBAYRAK Gönül KARTAL. ex Kotschy. Svetlana BANCHEVA. spp. Adil GÜNER Zafer KAYA. COŞKUNÇELEBİ. Scilla kurdistanica Speta. Ekrem DÜNDAR.00 PB 396 14. Yusuf ZEYNALOV Mutlu GÜLTEPE. Niksar) Makromantar Florası Usnea Dill ex.00 PB 398 14. Sevil ALBAYRAK Halil Erhan EROĞLU. subsp. Nermin GÖZÜKIRMIZI Şifa TÜRKOĞLU 58 . UZUNER. Filiz SAVAROĞLU Makbule ERDOĞDU Elşad HÜSEYİN.19. Elşad HÜSEYİN Seyhan ORAN. Taksonlarında Tohum Yüzey Özellikleri Trakya’da Yayılış Gösteren Prunus spinosa L. Fatih YAYLA. Topluluklarının Epifitik Likenleri Endemik Quercus vulcanica Boiss. TRABZON PB 389 14. Ayşegül UĞUR. Şule ÖZTÜRK Seyhan ORAN. türlerinin RAPD markerleri kullanılarak Sınıflandırılması Karabük-Eflani’den Yeni Bir Tür: Centaurea eflaniensis (Cyanus eflaniensis) Sect. Ascomycotina) Türünün Tayini ve Türkiye’deki Yayılışı Türkiye Ciğerotu Florasına B7(Eskişehir) Karesinden Yeni Kayıtlar Kemaliye (Erzincan) İlçesinden Türkiye İçin Yeni Mikrofungus Kayıtları Türkiye İçin Yeni Gloeosporium Kayıtları Türkiye İçin Yeni Phyllosticta Kayıtları Yıldız Dağları (Kırklareli)’ında Yayılış Gösteren Quercus petraea (Mattuschka) Liebl. plicatum Taksonunun Genotoksik Potansiyeli Brassinosteroidlerin Arpa Kök Büyümesi ve Hücre Bölünmesi Üzerine Etkileri Mono-. Fevzi ÖZGÖKÇE. A. Türünün Mitotik İndeks. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Replikasyon İndeksi ve Mikronükleus Üzerine Etkisi Geleneksel Halk Tıbbında Yaygın Olarak Kullanılan Helichrysum plicatum DC.00 - Türkiye’de Yetişen Stachys cretica L.00 PB 391 14. Sabiha PARLAK Bedrettin SELVİ Mehmet FIRAT Nursel İKİNCİ.00 PB 390 14. Svetlana BANCHEVA. subsp. Ascomycotina) Türkiye’deki Biyoçeşitliliği Rinodina poeltii (Physciaceae.00 PB 410 14. Makbule ERDOĞDU Makbule ERDOĞDU. (Kasnak Meşesi)’dan Epifitik Liken Kayıtları Periferal Kan Lenfositlerinde Senecio trapezuntinus Boiss.00 PB 408 14. Di. Ahmet AKSOY. Christoph OBERPRİELER. Ekrem AKÇİÇEK.00 PB 409 14. Murat UNAL.00 PB 415 14. dasyphylla (Schur) Domin Meyvalarında Vitamin İçeriklerinin Araştırılması Türkiye Güllerinin (Rosa L.) Kültivarlarının RAPD Markırlarıyla Moleküler Sistematik Analizi Tokat Şehir Florasına Ön Hazırlık Türkiye Florası İçin Yeni Bir Tür Kaydı.00 PB 399 14. Adans.00 PB 393 14.00 PB 401 14. Cinsinin (Parmeliaceae. Aslıhan TEMEL. Biyoloji Bölümü. cepa L.00 PB 397 14.00 PB 395 14.00 PB 405 14. Ümit BUDAK. Şule ÖZTÜRK Halil Erhan EROĞLU.

Derviş ÖZTÜRK Ö. Biyoloji Bölümü. TRABZON PB 416 14.00 PB 420 14. Onur KOYUNCU. AKYOL 59 . Koray YAYLACI. Onur KOYUNCU. Koray YAYLACI. Koray YAYLACI. (Fabaceae) Türünün Karyolojik Yönden İncelenmesi Endemik Salvia tchihatcheffii (Fisch.) Miller. ) Boiss. ÖZKAN. M. ÖZDEMIR. Ümit YAPICI Ayşe ÖZDEMİR.'nın Morfolojik ve Anatomik Özellikler Ö. Onur KOYUNCU. AKTAŞ.& Mey. Koray YAYLACI.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.’un Sitotaksonomik Özellikleri Silene gallica L. K. Özlem ÇETİN C. Derviş ÖZTÜRK Ö. Y.00 PB 419 14.’nin Sitotaksonomik Özellikleri Bazı Baklagil Türlerinde Kromozom Sayısı Tespiti Astragalus stereocalyx Bornm.’nin Sitotaksonomik Özellikleri Muscari comosum (L. Ahmet DURAN.00 PB 421 14.00 PB 418 14.00 PB422 14. Onur KOYUNCU. Derviş ÖZTÜRK Ö.00 PB 417 14. Derviş ÖZTÜRK Hülya HOŞGÖREN.’nin Sitotaksonomik Özellikleri Bellevalia clusiana Griseb. Esra MARTİN.00 - Scilla autumnalis L.

TRABZON 60 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Biyoloji Bölümü.

Ali SALUR Rhaphigaster nebulosa (Poda. Mustafa YAVUZ.00 PZ 003 09. Yusuf KALENDER Dilek DURAK Savaş YILMAZ.00 PZ 010 09. Mehmet ÖZ. Uğur C.00 PZ 021 09. Aykut KENCE. Oribatida.00 PZ 020 09. Yedi Noktalı Uğur Böceği’nin Biyolojisi Goniagnathus Fieber. M. Ayhan ALTUN. Merih HAZIROĞLU. Oppiidae) Türünde Coğrafi Çeşitliliğin Geometrik Morfometri Yöntemi İle İncelenmesi Gala Gölü’nün (Edirne) Cladocera ve Copepoda (Crustacea) Faunası İstanbul’un Karadeniz Kıyılarının Dekapod Krustase Faunası Erzurum Doyasan Yağ Fabrikasının Karasu Irmağındaki Sucul Koleopterlerin Sayı ve Çeşitliliği Üzerine Olumsuz Etkilerinin Fiziksel ve Kimyasal Parametrelerle Desteklenmesi Çorum İli Civarı Gerromorpha Faunası (Insecta: Heteroptera) Çorum İli Nepomorpha Faunasına Katkılar (Insecta: Heteroptera) Soyu Tükenmekte Olan Bir Tür. Ahmet KAYRALDIZ Emine DEMİR Emine DEMİR. Kaprofaji ve Sindirim Sistemi Organları Porsuk (Meles meles)'un Anal ve Genital Bölgeleri Eğirdir Gölü'nden Sudak (Sander lucioperca L. ÖZDİKMEN.00 PZ 006 09. Nahit PAMUKOĞLU Nahit PAMUKOĞLU Derya BOSTANCI. Nazmi POLAT Çağdaş OTO. Cicadellidae) Kemaliye (Erzincan)’de Yayılış Gösteren Cixiidae Familyası Türleri (Hemiptera. Hatice MUTLU. Ayşegül KURUN Ümit İNCEKARA. Mahmut YILMAZ. Biyoloji Bölümü. Cicadomorpha. Yüksel COŞKUN.00 PZ 019 09.00 PZ 007 09. C.00 PZ 014 09. GÖREN 61 . 1758)'ın Otolit Boyutları-Balık Boyu İlişkileri ve Bazı Populasyon Parametrelerinin İncelenmesi Andricus caputmedusae (Hartig.00 PZ 017 09. Seda KIRALP. ERİŞMİŞ Sevan SEÇKİN. 1866 cinsinin Türkiye’deki yayılışı (Hemiptera. Emel USLU.00 PZ 011 09. Nazmi POLAT Serap MUTUN. TRABZON POSTER SUNUMLARI ZOOLOJİ 27 HAZİRAN 2008 PZ 001 09. Fulgoromorpha) Akdeniz Bölgesi Teke Böcekleri Faunası İçin Yeni Kayıtlar (Coleoptera: Cerambycidae) M. 1758 (Sazan)’nun Yaş Tayini İçin Farklı Kemiksi Yapıların Değerlendirilmesi Türkiye Dikenli Faresi’nde (Acomys cilicicus Spitzenberger. 1761) (Heteroptera: Pentatomidae)’nın Metatorasik Koku Bezinin Morfolojisi ve Kimyasal Yapısı Carpocoris fuscispinus (Boheman. Ali DEMİRSOY H. Ali SALUR Seda MESCİ.. Hasan GÖLLÜOĞLU.00 PZ 018 09. Savaş YILMAZ.00 PZ 004 09.00 PZ 013 09. S.00 PZ 008 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19.00 PZ 015 09.00 PZ 012 09.00 PZ 016 09. 1978) Arcus Aortae’dan Köken Alan Damarların Subgross İncelenmesi Coypu’nun Diyeti. GÜVEN. Ali ERDOĞAN Mustafa İZCİ. Alaettin KAYA Özlem KALKAR.00 PZ 005 09. Tekin BABAÇ Şule BARAN. Felis chaus Schreber. Yalçın Şevki YILDIZ Seda MESCİ. Timur KIRGIZ Hüsamettin BALKIS. Nusret AYYILDIZ. Rızvan TUNÇ.00 - A 09:00-12:30 Dilek DURAK.00 PZ 002 09. M. 1851) (Heteroptera: Pentatomidae)’un Metatorasik Koku Bezinin Morfolojisi ve Kimyasal Yapısı Cyprinus carpio L.TURGUT. Ayşe TOLUK Hüseyin GÜHER.00 PZ 009 09. Erkut KIVANÇ Ayşegül İLİKER. 1843)’nin Populasyonlar Arası Mitokondriyal DNA Varyasyonu Medioppia subpectinata (Acari. 1777 Deltamethrin ve Quizalofop-P-etil’ in Rana ridibunda (Ranidae : Anura) Larvaları Üzerine Etkileri Şanlıurfa – Bilecik’ten Çizgili İshak Kuşu (Otus brucei) Peletlerindeki Küçük Memeli Hayvan Kalıntıları Kahramanmaraş Uludaz Dağı (Ziyaret Tepesi)’nda Bulunan Coccinella septempunctata (Coleoptera: Coccinellidae).

Philodromidae. Serdar TEZCAN Bahçelerinde Çukur Tuzak ve Besin Tuzaklarla Yakalanan Böcek Faunasının Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Aphanius (Teleostei: Cyprinodontiformes) Cinsinin Salim Serkan GÜÇLÜ. Demet EROĞLU. 1917)'nin Bazı Biyolojik Özelliklerinin İncelenmesi Kemaliye (Erzincan) Scytodidae. İrfan KANDEMİR. Orius (Heteroptera Anthocoridae) Türleri Karacadağ Civarındaki Suların Zooplankton Faunası Kemaliye (Eğin)-Erzincan Malakofaunası İstanbul’un İki Yakasından ve Adalarından Salyangoz (Gastropoda) Hikayeleri Türkiye’nin Üç Yerli İpekböceği Irkının Bazı Morfolojik Özelliklerinin Karşılaştırılması Türkiye’deki Apodemus Kaup 1829 (Mammalia: Rodentia) Cinsinin RAPD-PCR İle Analizi Hüseyin ÖZDİKMEN. Pholcidae. Reyhan ÇOLAK.00 PZ 032 09. Şakir Önder ÖZKURT Chromatomyia horticola (Goureau) ve Liriomyza Bekir ÇÖL. TRABZON PZ 022 09. Zodariidae. Theridiidae. Cortodera steineri Sama.00 PZ 030 09. Titanoecidae. Miturgidae. Bülent GÖKOT Burçin Aşkım GÜMÜŞ Burçin Aşkım GÜMÜŞ PZ 038 09. Alper TONGUÇ. Teoman KANKILIÇ.00 PZ 026 09.00 PZ 024 09. 1917)'nin Üreme Biyolojisi’nin Belirlenmesi Aşıklar Deresinde (Rize) Yaşayan Barbus tauricus escherichi (Berg. Zoropsidae.00 PZ 035 09. Ercüment ÇOLAK. Ali DEMİRSOY. Özlem ÖZŞEN Tuncay TÜRKEŞ. Ercüment ÇOLAK Kuzey Anadolu Bölgesinde Yayılış Gösteren Reyhan ÇOLAK. Gnaphosidae. (Araneae) Faunası Kemaliye (Erzincan) Lycosidae. Fahrettin Anadolu’daki Tür Çeşitliliği ve Zoocoğrafik KÜÇÜK.00 PZ 040 09. Gül OLGUN. Eresidae. Ercüment Genetik Farklılaşmalar ÇOLAK.00 - PZ 039 09. Agelenidae. Nuri YİĞİT. İrfan Varyasyonları KANDEMİR. Oktay GÜRKAN Aysel BEKLEYEN. Araneidae. Zeynep ÖNER. Şükran ÇAKIR ARICA Gül OLGUN. Tetragnathidae. Dictynidae. Ercan SARIHAN Mehmet KEÇECİ. trifolii (Burgess) (Diptera: Agromyzidae) Türlerinin Okan ÖZGÜL. Özlem ÖZŞEN Tuba TERBIYIK. Rukiye TANYERİ. Palpimanidae. Mesude YETİŞ Erdem DUT. Oecibiidae. Ömer Özellikleri ERDOĞAN Akşehir ve Eber Göllerinin Ornitofaunası Fulya SAYGILI. Biyoloji Bölümü.00 PZ 042 09. Rodentia) Cinsinde Allozim Varyasyonları ve Teoman KANKILIÇ.00 PZ 036 09. Ertuğ DÜZGÜNEŞ Tuncay TÜRKEŞ. Uloboridae.00 PZ 034 09.19.00 - Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.00 PZ 041 09. Clubionidae. Şafak BULUT Iğdır İli Biyoçeşitliliği Ayşegül İLİKER İklim Değişikliklerinin Tür Çeşitliliğine Etkisi Yarışlı Gölü (Burdur) Ornitofaunası Gökşen ÖZTÜRK.00 PZ 027 09. Salticidae (Araneae) Faunası Denizel Kladoserlerin Yumurtalık Koyu’ndaki (İskenderun Körfezi) Dağılımı Antalya İlinde ve Türkiye’de Yayılış Gösteren Polifag Avcı.00 PZ 031 09.00 PZ 028 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 - PZ 029 09. Semra TURGUT Kadir Boğaç KUNT.00 PZ 044 09. Pisauridae. Mehmet Ali TABUR. Ertuğ DÜZGÜNEŞ Hasan Oğuz İMAMOĞLU.00 PZ 043 09. İrfan Clethrionomys Tiselius. Hasan Sungur CİVELEK. Figen KUNT Tuğrul ÖNTÜRK Hasan Oğuz İMAMOĞLU.00 - Türkiye Teke Böcekleri Faunası İçin Yeni Bir Tür. Oxyopidae.00 PZ 033 09. Thomisidae. Ali DEMİRSOY. Nuri YİĞİT Türkiye’de Yayılış Gösteren Glis glis’te Allozim Reyhan ÇOLAK. M.00 PZ 023 09. 1850 (Mammalia: KANDEMİR. Humeyra NERGİZ 62 . Nuri YİĞİT. Linyphiidae. 1996 (Coleoptera: Cerambycidae: Lepturinae) Türkiye’de Biyospeleoloji ve Mağara Örümceklerine Yeni Bir Tür Kaydı Gümüş Çayı (Mardin-Kızıltepe) Ephemeroptera Faunasının Belirlenmesine Yönelik Ön Çalışmalar Aşıklar Deresinde (Rize) Yaşayan Barbus tauricus escherichi (Berg. Benin TOKLU ALIÇLI.00 PZ 025 09. Gül OLGUN.00 PZ 037 09. Zekiye GÜÇLÜ.Oktay DURSUN Muğla İlinde Biyoçeşitliliğinin RAPD (Rastgele Üretilen Polimorfik DNA) Belirteçleri Yardımıyla Saptanması Kemalpaşa (İzmir) Yöresi Organik Bağ ve Meyve Ahu ÜZÜM.

00 PZ 054 09. Serdal ÇELEBİ Araştırılması Lutein ve İsoflavonoid’ in MDA Hasarına Karşı İrfan EMRE.00 PZ 052 09. Beytullah ÖZKAN Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan Vitamin A. Aydın Arasındaki Esteraz Varyasyonunun Elektroforez İle TUNÇBİLEK Belirlenmesi Thiohalobenzen Türevi Olan 2.00 PZ 047 09. Alparslan DAYANGAÇ Resveratrol ve α-Lipoik Asidin DMBA Uygulanan Muammer BAHŞİ. Mehmet GÜVENÇ. Nihat DİLSİZ.00 PZ 063 09. İnan KAYA. Mehmet TUZCU. Muhammet GAFFAROĞLU Ellagik asit’in Beyinde Alüminyuma Karşı Etkisi Ahmet ÖZKAYA.Ökkeş YILMAZ. Koruyucu Etkilerinin STZ İle Diyabet Oluşturulmuş Mehmet TUZCU.00 PZ 058 09. sıvılarında Lipid Peroksidasyonunun Etkilerinin Mehmet TUZCU. Biyoloji Bölümü. Yavuz KOÇAK. Abdurrauf YÜCE. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ökkeş YILMAZ. Ahmet ÖNER Strese Karşı Koruyucu Etkileri Doğu Karadeniz Bölgesi Pimplinae Türleri Üzerine Bir Araştırma Istranca Ormanlarının Yarasa Faunası Murat YURTCAN 63 . Kolesterol ve Bazı Yağ Asitlerinin Dilek ÖZŞAHİN. Servet ÖZCAN. Muammer Asidin Karaciğer ve Böbrek Dokularındaki Yağ BAHŞİ. Gülçeri GÜLEÇ. Mehmet TUZCU.00 - PZ 055 09. Semra TÜRKOĞLU DMBA ile Birlikte Verilen Resveratrol ve α-Lipoik Mehmet TUZCU. Aysel GÜVEN E ve Beta-Karoten Düzeylerinin Belirlenmesi DMBA Uygulanan Yaşlı Ratların Serum ve Muammer BAHŞİ. Mehmet GÜVENÇ. Nihat DİLSİZ. Kompozisyonunun Belirlenmesi Alpaslan DAYANGAÇ. Lenslerinde Vitamin E ve Melatoninin Oksidatif Mehmet TUZCU. Mehmet GÜVENÇ. Ökkeş YILMAZ. Ayşe Dilek Düzeyindeki Değişmeler ÖZŞAHİN. Mehmet GÜVENÇ. Leyla Pupunun Total Lipid ve Total Yağ Asidi Bileşimine KALYONCU Etkileri Yumurta Parazitoidi Trichogramma sp. (Hymenoptera: Trichogrammatidae) Populasyonları Sevcan ÖZTEMİZ. Ahmet ÖNER Sıçan Lenslerinde Araştırılması Streptozotocin İle Diyabet Oluşturulmuş Sıçan İrfan EMRE. Ökkeş YILMAZ. Lipoik Asit ve Vitamin C Verilen Mehmet GÜVENÇ. Ökkeş Sıçanlarda Bazı Biyokimyasal Parametreler Üzerine YILMAZ. Alparslan DAYANGAÇ Kontrolsüz Tip-1 Diabetik Ratların Kas ve Böbrek Mehmet TUZCU. Ökkeş YILMAZ.00 - PZ 051 09.00 - PZ 053 09.00 PZ 059 09. Mehmet GÜVENÇ Diyabetik Kataraktlı İnsan Lens ve Ön Kamera İrfan EMRE.19. Semra TÜRKOĞLU. Dokularının Yağ Asidi Bileşimi Üzerinde Abdullah ASLAN. TRABZON PZ 045 09. Muammer BAHŞİ Farklı besinlerin Plodia interpunctella L.00 PZ 061 09. Sait ÇELİK. Muammer Antioksidan Madde Desteğinin Etkisi BAHŞİ.00 PZ 062 09.00 PZ 046 09. Ökkeş Eritrositlerindeki Yağ Asidi.00 - PZ 049 09. Emine DIRAMAN Kör Fare (Spalax luecodon.00 PZ 060 09.00 - PZ 050 09. Ayşe Tokoferol. Vitamin E ve Kolesterol Muammer BAHŞİ. Semra TÜRKOĞLU Bazı Antioksidanlarla Desteklenen Kontrolsüz Mehmet GÜVENÇ. Ökkeş Diyabetik Ratların Pankreas Dokusunda αYILMAZ. Nordman)’nin Yavuz KOÇAK.4 Dithiofenoxy 1 Şule COŞKUN. Larva ve Pelin ÜSTÜNER. Alparslan DAYANGAÇ Şaperon Proteinler Rukiye DEMİR. Fahriye SÜMER. Kolesterol Değerlerinin Araştırılması Alpaslan DAYANGAÇ. Hasan Değişimi GENÇOĞLU.00 - Serbülent PAKSUZ. Nihat DİLSİZ. Vitamini Düzeylerinin Değişimi Semra TÜRKOĞLU. Mehmet TUZCU. Alparslan Etkilerinin HPLC Cihazı ile Ölçülmesi DAYANGAÇ. Eşref Bazı Dokularda Yağda Eriyen Vitaminlerin ve Total YÜKSEL. İodo 4-Bromo Benzen Molekülünün Sıçan Böbrek Elif LOĞOĞLU Dokusu Oksidatif Olayları Üzerine Etkisi Spalax leucodon Nordman (Kör Fare) Türüne Ait Muammer BAHŞİ.00 PZ 057 09.00 PZ 048 09.00 PZ 056 09. Dokusundaki Yağ Asitleri. Muammer Karaciğer ve Akciğerlerinde Bulunan Yağ Asit BAHŞİ. Kolesterol ve E YILMAZ. Alparslan DAYANGAÇ Resveratrol. Mehmet Kontrolsüz Diabetik Ratların Karaciğer TUZCU. Mehmet Asidi Bileşimine Etkisinin İncelenmesi GÜVENÇ.

Glutatyon Peroksidaz ve Redüktaz Enzim Selma MUTLU Aktiviteleri İle İlişkisi Plazma ve Eritrositler Arasında Sistin–Sistein Yeliz ÇAKIR. Fatih Koruyucu Etkisi FİDAN. Etkisi Hasan YILDIZ.00 - PZ 066 09.00 PZ 072 09. İbrahim Hakkı CİĞERCİ.00 PZ 078 09.00 PZ 084 09. Deneysel ve ARSLANYOLU Biyoinformatik Karakterizasyonu Streptozotocin ile Diyabet Oluşturulmuş Sıçan Lenslerinde Aspirin ve Aminoguanidinin Oksidatif Strese Karşı Antioksidan Etkileri Stresli ve Stressiz Öldürme Metoduyla Alabalık Dokularında Zamana Bağlı Biyokimyasal Değişimler İrfan EMRE. (Diptera: Culicidae)’e YANIKOĞLU Karşı Ergin Öldürücü Etkisinin Araştırılması Sivri Kekik ve Mersin Bitkilerinden Elde Edilen Salih KARABÖRKLÜ.19. Onur TOSUN. Biyoloji Bölümü. Heteroptera. Engin KILIÇ Ajanı olarak Entomopatojenik Funguslar Un Güvesi.00 PZ 083 09. Mehmet Fuat GÜLHAN.00 PZ 076 09. Semih YILMAZ. Hayati AYGUN. A. Aydın TUNÇBİLEK Pyralidae)’nın Yumurta Açılmasına UV’nin Etkisi Antalya İli Nar Bahçelerinde Belirlenen Coleoptera. Uğur AZİZOĞLU. Ali ÖZTOP. Ahmet ÇAKIR. Takımlarına Ait Avcı Mehmet KIVRADIM. TRABZON PZ 064 09. Haydar ÖZTAŞ. Seda Pınar DÜNDAR Eritrositlerde Sistein Transportuna Azaserin'in Muharrem ATLI.00 PZ 082 09. Üzerine Etkisi Bacillus coagulans Bakterisinin Probiyotik Olarak Meltem AŞAN ÖZÜSAĞLAM Önemi Salisilaldiminin İskemi-Reperfüzyon Oluşturulmuş Nihat DİLSİZ. A. Ayhan DURAN. Mehmet TUZCU. Atila Yağların Culex pipiens L. Scolytinae)’un Parazit ve Patojenleri Sabri ÜNAL.00 - PZ 067 09. Düzeyi. Gazi GÖRÜR Brevicoryne brassicae. Neuroptera. Deniz YILDIZ Döngüsü: Plazma Redoks Durumunun Düzenlenmesinde Eritrositlerin Rolü İki Origanum Türünden Elde Edilen Uçucu Hüseyin ÇETİN. Seda Pınar DÜNDAR. Abdurrahman Trichogramma Türlerinin Soğuğa Karşı AYVAZ Dirençlerinin Araştırılması Ips sexdentatus (Boerner) (Coleoptera: Mustafa YAMAN. Fatih FİDAN Nonilfenol’ün Rat Böbrek ve Testis Dokusunda Yasemin Sunucu İndüklediği Oksidatif Stres Üzerine Taurinin KARAFAKIOĞLU. Elif ÇADIRCI. Mehmet Fuat GÜLHAN Gebelikte Her Üç Trimesterde Kan Biyokimyasal ve Zeliha SELAMOĞLU TALAS. Fadime ATALAY.00 PZ 075 09. Ahmet ÖNER 64 .00 PZ 065 09. Ayşe GÖĞEBAKAN. Seyla Böcek Türleri ve Bulunma Oranları TEPE. Mehmet KEÇECİ. Hilal BAKİ. Işığın Aynalı (Cyprinus carpio) Sazan Adem Yavuz SÖNMEZ Plazmasındaki İz Elementler ve T3 (Triiyodotironin) Seviyesi Üzerine Etkileri Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Lahana Afiti.00 PZ 077 09. Zekai Oluşturulan Akut Enflamasyon Üzerine Alfa-Lipoik HALICI .00 PZ 079 09.00 - PZ 074 09. Abdurrahman AYVAZ Uçucu Yağların Akdeniz Un Güvesi Ephestia kuehniella Zeller ve Kuru Meyve Güvesi Plodia interpunctella (Hübner)’ nın Farklı Evreleri Üzerindeki Öldürücü Etkilerinin İncelenmesi Böceklerle Mücadelede Alternatif Biyolojik Kontrol Özlem KALKAR.00 PZ 070 09. Fatma GÖK. Nihat DİLSİZ. Curculionidae. Çiçek AYDIN. Recep ASLAN Rat Pençelerinde Karragenin Enjeksiyonu İle Fehmi ODABAŞOĞLU. Muhittin Zeta (GST-z) Geninin Klonlanması.00 - Zeliha SELAMOĞLU TALAS. Ayşe GÖĞEBAKAN. Hematolojik Parametrelerin İncelenmesi Mehmet ÇAKIR.00 - PZ 071 09. Fahriye SÜMER. İbrahim ÖRÜN. DNA Hasar Tespitinde Tek Hücre Jel Elektroforezi İbrahim Hakkı CİĞERCİ. İlyas TEKŞAM Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Derya SARIBEK.00 PZ 080 09. Ömer ERTÜRK.00 PZ 081 09. Mesut Asidin Etkisi: Anti-Enflamatuvar Etkinin Glutatyon HALICI. Veli KASUMOV Araştırılması Bazı Orthoptera Türlerinin Tükürük Bezinden αSema AGÜLOĞLU FİNCAN Amilaz İzolasyonu ve Karakterizasyonu Tetrahymena thermophila Glutatyon S-transferaz Cem ÖZİÇ.00 PZ 069 09. Deniz YILDIZ. Mustafa IŞIK. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ephestia kuehniella (Lepidoptera: Ülkü CANPOLAT. Ayşe Sıçan Retinası Üzerine Olan Antioksidan Etkisinin ŞAHABOĞLU.00 PZ 068 09.00 PZ 073 09.

M. Mahmut Bilgener Engin KILIÇ Murat KÜTÜK. İrfan ALBAYRAK. Yakup ŞAŞMAZ. Tuzluca. Necmettin DOĞAN. 1758 (Gastropoda: Pulmonata) Türlerinde Ok Morfolojisi Türkmenbaba Dağı (Eskişehir)’nda Yaşayan Kara Akbaba (Aegypius monachus L.19. Rızvan TUNÇ Recep KARAKAŞ.00 PZ 101 09.00 PZ 092 09.) Populasyonunun Besin Tercihi Üzerine Araştırmalar Phylloscopus trochilus (Linnaeus. Zafer BAHÇECİ Lale GENÇOĞLU. Yakup Sancar BARIŞ S.00 PZ 104 09. Hülya KARADEDE AKIN Erdoğan ÇİÇEK.00 - PZ 091 09.00 PZ 096 09.00 PZ 099 09.00 PZ 098 09. 1810) Avcılığı ve Balık Faunasında Saptanan Değişimler Böcek Beslenmesine Genel Bir Bakış Erzurum Pasinler Ekolojik Şartlarında Kuru Fasulyede Tespit Edilen Entomolojik Problemler Ege Bölgesi’nde Hünnap (Zizyphus jujuba Mill. Akın KIRAÇ. Costa) Türünün Biyolojisi Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Morfolojisine Etki Eden Ekolojik Faktörlerin Araştırılması Belek ve Denizyaka Kumsallarındaki Yapısal Değişimlerin Deniz Kaplumbağasının (Caretta caretta) Yuvalanma ve Üreme Başarısı Üzerine Etkisi Antalya İlinde Yayılış Gösteren Tarla Farelerinin (Rodentia: Microtus guentheri) Habitat Tercihi ve Yuva Anatomisi Pasbaş Patka’nın (Aythya nyroca) Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki Durumu GAP Bölgesinin Sucul Ortamlarında Bulunan Gambusia affinis (Sivrisinek Balığı)’deki Ağır Metal Birikiminin Araştırılması Karataş (Adana) Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Kullanılan Dip Trollerinin Bazı Türler İçin Seçicilik Parametreleri Nurçin KÜÇÜKOĞLU. NOWAKOSKI. Ali ERDOĞAN. Y. Arif Cemal ÖZSEMİR. Pınar ÖZÇAM. Arzu GÜRSOY. Arzu GÜRSOY. Dursun AVŞAR PZ 094 09. Biyoloji Bölümü. P. Ali KIRPIK.00 PZ 089 09.00 PZ 087 09. Sancar BARIŞ Gürsel ERGEN.Ahmet OYMAK. 1758) ve Luscinia megarhynchos (Brehm.00 PZ 095 09.) Bitkisi Üzerine Arız olan Meyve Sineği (Carpomyia vesuviana. Önemi ve Helix apersa Müller. Murat BİRİCİK. Güler EKMEKÇİ. Arif Cemal ÖZSEMİR. Kiraz ERCİYAS. 1831) Türlerinin Ağırlık ve Yağ Skoru Değişimi ile Konaklama Süreleri Kara Salyangozlarında Okun Yapısı. Çiğdem FAK. Murat OCAK Ayla KARATAŞ. F. J.00 - Tetrahymena thermophila ATP Bağımlı DNA Ligazların Biyoinformatik Analizi Ve DNA Ligaz I Geninin Klonlaması Tetrahymena thermophila Katalaz Geninin Moleküler Klonlanması Karakterizasyonu ve Ekspresyonu Kızılırmak Deltası’nda Halkalanıp Tekrar Yakalanan Luscinia luscinia (Linnaeus. Ayça KESİM Mehmet ÖZ. Didem AYDIN Sedat İNAK. Şerife Gülsün KIRANKAYA.00 PZ 086 09.00 - 65 . 1758 Üzerindeki Genotoksik Etkisinin Mikronükleus Yöntemi ile Araştırılması Aras Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi’ndeki (Yukarı Çıyrıklı. M.00 PZ 102 09. Çağan H. Mehmet ÖZ. Mustafa YAVUZ. Eşey Oranı ve Politen Kromozomları Üzerine Toksik Etkileri Hirfanlı Baraj Gölü’nde 2002 Yılından Sonraki Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso.00 PZ 103 09.00 PZ 100 09. ŞEKERCİOĞLU. Nermin BİTER Elif YAMAÇ Kiraz ERCİYAS. TRABZON PZ 085 09.00 PZ 093 09. Ahmet KILIÇ Mehmet Nuri AKTÜRK. Fikret SARI. Gürsel ÇETİN. Iğdır) 2006–2007 Yılı Kuş Halkalama Çalışmaları Farklı Dalga Boyundaki Işıkların Nil Tilapyası’nın Büyümesine Etkisi Diazinon’un Drosophila melanogaster’in Morfolojisi. Seda AKIN. M. Özgün TEKSOY.00 - PZ 088 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Rızvan TUNÇ Mustafa YAVUZ. BUSSE Hakan TÜRKER. Muhittin ARSLANYOLU Ozan KILIÇKAYA.. Mehmet YARAN. Kiraz ERCİYAS.00 PZ 090 09.Baran YOĞURTÇUOĞLU Oğuzhan YANAR.00 PZ 105 09. Mehmet BAŞ. Handan Açelya AKDAMAR. Arif PARMAKSIZ Ümit YIRTICI. 1758) (Aves: Passeriformes)’un Cernek Halkalama İstasyonunda 2002 – 2005 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Dönemine Ait Biyometrik Ölçümlerin Değerlendirilmesi Çat Baraj Gölü'nde Yaşayan Leuciscus cephalus'un Büyüme Özellikleri Tartrazinin Cyprinus carpio L. 1774 ile Helix lucorum Linnaeus. Muhittin ARSLANYOLU Nizamettin YAVUZ.00 PZ 097 09.

Ümmühan ASLAN. Mustafa AKINER.00 PZ 116 09.00 PZ 122 09.00 PZ 115 09. Seval ÖZCAN Aras Nehri (Iğdır) Bentik Omurgasız Faunası Gürçay Kıvanç AKYILDIZ.00 PZ 112 09. Tarık DANIŞMAN Bakış (Araneae) Büyük Memeli Çalışmalarında Foto-Tuzak Yöntemi Yasin İLEMİN (Datça-Bozburun Yarımadasında Vejetasyon Tipine Bağlı Büyük Memeli Faunasındaki Değişimler) Kırıkkale ilindeki Spalax leucodon Tuba YAĞCI. Abdullah BAYRAM.19. 1758)’nın Populasyon Yapısı ve Büyüklüğü İle Büyüme Özelliklerinin İncelenmesi Çamkoru Göleti (Çamlıdere-Ankara)’nde Yaşayan Alburnus escherichii Steindachner. 1897 ve Leuciscus cephalus Linnaeus.00 PZ 125 09. (Coleoptera. Chrysomelidae)’nin Beslenme ve Gelişimine Etkisi Çayırlık Alanda Toprak Akarlarının Dikey Dağılımı Akdeniz Üniversitesi Kampusu Avifaunası Fatma KOÇBAŞ. Sığınma Davranışı ve Göç M.00 - Toprak ve Toprak Akarlarında (Acari: Cryptostıgmata) Ağır Metal Birikimlerinin Belirlenmesi Olympos-Çıralı Kumsalı’ndaki Carette caretta (Linneaus. Biyoloji Bölümü.00 PZ 107 09.00 PZ 123 09. Kamil KOÇ. Erhan ÜNLÜ 1843)’nın Ağır Metal Birikiminin Mevsimsel İncelenmesi Aras Vadisi’ndeki Sivrisinek (Diptera: Culicidae) Hilal BEDİR.00 PZ 120 09. Ali ERDOĞAN Doğu Karadeniz Bölgesinin Çay ve Fındık Abdullah BAYRAM.00 PZ 119 09. Ahmet Murat AYTEKİN PZ 111 09. A. Cengiz MUTLU Beran FİRİDİN. Nazife YİĞİT Doğu Karadeniz Bölgesi Örümcek Faunasına Bir Zafer SANCAK. TRABZON PZ 106 09. Sularında Ağır Metal Düzeyleri Nedim ÖZDEMİR. Pelin KARASU. A.00 PZ 124 09.1840)'un yuva yapısı (Mammalia: Rodentia) Direnç Fenomeni. Ramis KORKMAZ. A. Mahmut EROĞLU. Özge ÇAKI. Cengiz MUTLU Özlem ÖNEN. Zafer Bahçelerinin Araneo-Faunası SANCAK.00 PZ 118 09. Mehmet ÖZ. Nursel AŞAN (Nordmann.00 PZ 109 09. Selim S. Yavuz Türlerinin Yıllara Göre Populasyon Yoğunluğunun KILIÇ Karşılaştırılması Buldan Süleymanlı Yayla Gölü Bentik Mustafa DURAN.00 PZ 121 09. Serdar POLAT 66 . Leyla ÖZKAN KARAARDIÇ Deniz İNNAL Deniz İNNAL. Cem KUYUCU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 108 09. (Coleoptera.1758) (Chelonia: Cheloniidae) Yuvalarında Sıcaklığa Bağlı Yavru Eşey Oranının Belirlenmesi Titreyengöl'de (Antalya/Manavgat) Sylvia cinsine ait kuş türlerinin halkalama sonuçları Çamkoru Göleti (Çamlıdere-Ankara)’ne Bırakılan Tinca tinca (Linnaeus.00 PZ 126 09. Mahmut EROĞLU. Füsun ERKAKAN. Hülya KARADEDE AKIN. 1758’un Atasal ve Hibrit Bireylerinin Morfometrik Durumu ve Populasyon Yapısı Besin Kalitesi Değiştirilmiş Bazı Bitki Yapraklarının Agelastica alni L.00 PZ 114 09. Gürçay Kıvanç AKYILDIZ. Adnan ALDEMİR Türlerinin Saldırı Periyotları Çevresel Sorunlar. Chrysomelidae)’nin Azot Kullanım Seviyesine Etkisi Bazı Bitki Sekonder Bileşiklerinin Agelastica alni L.00 PZ 117 09. Sibel HÜNDER. Kamil KOÇ Hakan KARAARDIÇ. ÇAĞLAR Olgusunun Buna Etkileri Hazar Gölü’ndeki Capoeta capoeta umbla (Heckel. Tarık DANIŞMAN. Mustafa Duran.00 PZ 113 09. Ali ERDOĞAN. Derya AKTAŞ. Hakan SİMSAR.00 PZ 110 09. Ahmet DEMİRAK Eskişehir Çevresi Tabanidae (Insecta: Diptera) Ferhat ALTUNSOY. Hakan KARAARDIÇ Hakan KARAARDIÇ. Omurgasızları Mehmet EKİM. Çevresel Çatışmalar ve Aysel KEKİLLİOĞLU Alternatif Bir Yaklaşım:Ekoempati Yatağan Termik Santrali Çevresindeki Kuyu Fevzi YILMAZ. Kamile KAZAKLI Leyla ÖZKAN KARAARDIÇ.00 - Beran FİRİDİN. Levent TUNA.

İlhami Organik İnsektisit Fipronilin Tavuk Embriyoları ve ÇELİK. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Onur Üzerinde Değerlendirilmesi CANDAN.00 PZ 140 09. Bülent GÜNDÜZ Aktivite Suriye Hamsterlerinde (Mesocricetus auratus) Alper KARAKAŞ. Yılmaz DÜNDAR Su Ekosistemlerinin Önemi (Geleceğimiz Su Gökşen ÖZTÜRK. Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ Gelişimin İncelenmesi Sosyal Evrimin İki Büyük Sıçraması Olan Tarım ve Esen Fatma KABADAYI Sanayi Devrimi’nin Çevre Üzerine Etkileri Parazitoit Venturia canescens (Gravenhorst) Ali BOZ. 1847 (Chaetognatha)’ nın Ali Muzaffer FEYZİOĞLU. Sadettin ÜNSAL Kuluçka Sonu Erken Dönem Civcivleri Üzerindeki Bazı Etkileri Farklı Dönem Embriyonik Karaciğer Dokularında Erdal BALCAN. Nüket SİVRİ Güney Doğu Karadeniz’deki Yaz Dağılımı İznik Gölü’nde Yaşayan Sazan (Cyprinus carpio L.00 PZ 130 09. Statünün Belirlenmesi İsmail KÜÇÜKKURT. Fatih FİDAN.00 PZ 146 09. Aysun Katkı Maddesi E341 (Trikalsiyum Fosfat)’in Fetus KILIÇ. Murat BARLAS Dipsiz-Çine Çayı (Muğla-Aydın)’nın Bentik Necla BİROL.00 PZ 137 09. Makroomurgasız Faunasının Belirlenmesi Bülent YORULMAZ Sagitta setosa Müller. Ayşe ÖZDEM. S. Turan AKAY Danio rerio ’da (Teleostei: Cyprinidae) Embriyonik Özlem ÇAKICI. Gürçay KIVANÇ AKYILDIZ.00 PZ 141 09. Tuğba TELATAR . Muhsin KONUK. Hasan KALYONCU.00 PZ 138 09. Bülent Melatonin Hormonunun Nöronal Ateşleme Hızı GÜNDÜZ Üzerine Etkileri İki Farklı Kirpi Türünün Periferal Kan Lenfositleri Haluk ÖZPARLAK.19. TRABZON PZ 127 09. Dürdane KOLANKAYA.00 PZ 142 09. Plecoptera)/ Chironomus sp.Konusunda DEMİRSOY İlk Gözlemler Eber Gölü’nden Yakalanan Carassius carassius’da A.00 PZ 149 09. Emrah SUR. İbrahim Hakkı Bazı Ağır Metal Miktarlarının Tesbiti ve Oksidatif CİĞERCİ. Murat BARLAS. Fatmanur Laboratuarda Araştırılması KARAAĞAÇ. Bülent Trichoptera. Emine Pınar PAKSUZ. Necla BİROL Oranlarının Su Kalitesi ile İlişkisi Eşen Çayı ( Kocaçay) Bentik Makroomurgasız Bülent YORULMAZ. Nurhayat BARLAS Sıçanlarda Gebelik Süresince Uygulanan Besin Cansın GÜNGÖRMÜŞ. Gelişimi Üzerine Teratojenik Etkileri M. Cafer EKSEN İki Farklı Akarsuda EPT (Ephemeroptera. Biyoloji Bölümü. Ayça GÜMÜŞ.00 PZ 144 09. Zeynep ÖNER.00 - Bentik Omurgasızların Değişik Yaprak Paketlerinde Mustafa DURAN.00 PZ 129 09. Aziz AVCI.00 PZ 128 09. YORULMAZ. Hatice AVCI.. Atilla ARSLAN 67 .)’nin Büyüme Oranının Mustafa DURAN. Dürdane KOLANKAYA.00 PZ 133 09. Kurtuluş ve Larval Gelişim Üzerine OLGUN Selenyum’un Teratojenik Etkilerinin Sıçanlar Emre GÖKTEKİN.00 PZ 145 09.00 PZ 131 09.00 PZ 135 09. Cevat ZEKİ Mücadele Olanakları Üzerinde Araştırmalar Gammarus roeseli (L. Ali populasyonu-Kemaliye Populasyonu.00 PZ 143 09.00 - PZ 147 09. Mesude YETİŞ Ekosistemlerine mi Bağlı?) Elma Bahçelerinde Baklazınnı İle Alternatif Vildan BOZKURT. Didem Kompozisyonunun Su Kalitesi İle İlişkisi OĞUZKURT Korunmuş Bir Salamandra salamandra Seçil KARAHİSAR. Moleküllerine Deksametazonun Etkisi Mesut ŞAHİN. Atakan Faunası ve Su Kalitesi ile İlişkisi SUKATAR. Cevher ÖZEREN 1758)’ın Büyüme ve Üreme Özellikleri Kuluçkanın Farklı Günlerinde Yumurtaya Verilen Haluk ÖZPARLAK.00 PZ 136 09. Recep BAKIR. Hülya METİN Karakaya Baraj Gölü Zooplankton Duygu ÖZHAN.00 PZ 132 09.00 PZ 148 09. Adem GÜLEL (Hymenoptera: Ichneumonidae) İle Parazitlenen.00 PZ 134 09. Özlem ARSLAN Triturus vulgaris (Küçük semender)’te Embiyolojik Nazan ÜZÜM. Murat BARLAS. Konak Ephestia kuehniella (Zeller) (Lepidoptera: Pyralidae) Larvalarının Hemolenfindeki Toplam Protein Lipit ve Karbohidrat Miktarı Üzerine Parazitlenme Sonrası Geçen Süre ve Sıcaklığın Etkileri Moğolistan Gerbillerinde Kindling ve Lokomotor Alper KARAKAŞ. Gurbet ÇELİK. Pervin Ekstrasellüler Matriks ve Hücre Yüzey TOPARLAK. Recep ASLAN. Gürçay Kıvanç Koloni Oluşturmalarının Karşılaştırılması AKYILDIZ. İlhami Üzerine Enzim Histokimyasal Bir Çalışma ÇELİK.00 PZ 139 09.

00 PZ 158 09. Özgür VARER. Z. Eylem AKMAN GÜNDÜZ. Necdet DOĞAN İhsan EKİN.00 PZ 168 09. Ferhat ALTUNSOY. Seval DUMAN Hülya ALTUNTAŞ.Pupal Metamorfoz Boyunca Anterior İpek Bezinde Meydana Gelen Morfolojik Değişimlerin ve Ekdizon Reseptör B1 Ekspresyonunun Gösterilmesi İpekböceği Bombyx mori’de Son Larval Evre Boyunca Orta Barsak Asit Fosfataz Aktivitesinde Meydana Gelen Değişimler ve Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Etkisinin Araştırılması Emys orbicularis ve Mauremys rivulata Türleri Arasında Karşılaştırmalı Hematolojik İncelemeler Obezite: Beslenmek Otonomik Olarak mı Kontrol Edilir? Glikoz Taşıyıcı Proteinler (Glut) ve Metabolik Önemi Gryllus campestris L.00 PZ 162 09.00 PZ 153 09. Ayşe GÖĞEBAKAN.00 PZ 163 09. Bracon hebertor Say’ın Ergin Yaşam Süresine Etkileri Salmo trutta macrostigma (Dumeril. Alpaslan DAYANGAÇ Nuran KAYA. Nükhet AKPINAR. M. Ülya NURULLAHOĞLU Ebru GÖNCÜ.00 PZ 154 09. Emre BATIR Emre BATIR. Kısmet Esra ATALIK. Vefa YUNUSOVA. Protein ve Lipid Miktarına Etkileri Farklı Lokalitelerden Toplanan Theodoxus syriacus'un (Archaeogastropoda: Neritidae) Fosfolipit ve Nötral Fraksiyonlarındaki Yağ Asitlerinin Karşılaştırılması Hemodiyaliz Hastalarında Cinsiyete ve Yaşa Bağlı Olarak Kan Biyokimyasal ve Hematolojik Parametrelerinin Değişiminin Vitaminsiz Gıda ile Beslenen Sıçanların Sinir Hücrelerinde Meydana Gelen Değişiklikler Dilek KUMARGAL. A.00 PZ 164 09.00 PZ 157 09. Lipit ve Karbohidrat Miktarına Etkisi Bazı Arı Ürünlerinin. Özgür VARER IŞITAN.00 PZ 159 09. Mehmet Fuat GÜLHAN.00 - Nikotinin Kurbağa (Rana ridibunda) Periferik Sinirleri Üzerine Elektrofizyolojik Etkilerinin Doza ve Zamana Bağlı Olarak Araştırılması Klinikte Kullanılan Bazı Anti-Anjiojenik Ajanlar ve Etki Mekanizmaları Larval Evrede Uygulanan Düşük Sıcaklığın Pimpla turionellae L. Adem GÜLEL İhsan EKİN. Miraç YILDIRIM. Emre AKPINAR Süleyman AYDIN. Adem GÜLEL Eylem AKMAN GÜNDÜZ. Mehmet BAŞHAN.00 PZ 165 09. Yavuz KILIÇ Evrim SÖNMEZ. Osman PARLAK.00 PZ 166 09.00 PZ 160 09.00 PZ 152 09. Babek ABUŞOV.00 PZ 161 09. Ülkü ÇÖMELEKOĞLU Nuran CIKCIKOĞLU YILDIRIM. Ali BOZ.00 PZ 151 09. TRABZON PZ 150 09. Çiğdem GÜL Merve ALTUN. (Orthoptera:Gryllidae)’nin Çeşitli Gelişim Evrelerinde Glikojen Seviyesindeki Değişimler İnsan Umbilikal Damarlarında 5-Hidroksitriptamin ve Asetilkolin ’e Bağlı Kasılma Cevaplarına Soğutmanın ve Isıtmanın Etkisi ve Nitrik Oksid ’in Rolü Güneydoğu Anadolu'da Yaygın Olarak Dağılış Gösteren Melanopsis praemorsa (Gastropoda:Prosobranchıa)' nın Yağ Asiti İçeriği Konak Yoğunluğunun Gregar Parazitoit Bracon hebetor (Hymenoptera: Braconidae)da gelişme Süresi. Verim ve Eşey Oranına Etkisi Besin Tipinin Parazitoit Bracon hebetor (Hymenoptera: Braconidae) Dişilerinde Glikojen.00 PZ 167 09. Ramazan URANLI. Osman PARLAK Nilgün YILMAZ.00 PZ 156 09. A. İsmet YILMAZ Fahrettin ASKEROV. Ali AKPINAR. Mehmet DOĞRU Zeliha SELAMOĞLU TALAS. Numan YILDIRIM Rahile ÖZTÜRK. Ayşenur YONTAN M. Kubilay METİN Zahide Ülya NURULLAHOĞLU. Ebru GÖNCÜ. Mehmet KILINÇ. Atilla TEMUR PZ 170 09. (Hymenoptera:Ichneumonidae)’ nın Erginleşmesine ve Ergin Ağırlığına Etkileri İpekböceği Bombyx mori’de Larval . Rıdvan ŞEŞEN.00 - 68 . Murat TOSUNOĞLU. Parazitoid.00 PZ 155 09. İbrahim ÖRÜN. Ramazan URANLI. Rıdvan ŞEŞEN Özgür VARER IŞITAN. Evrim SÖNMEZ Salih GÖRGÜN. Ali AŞKIN.19. Özlem CESUR Adnan SARIKAYA. Adem GÜLEL. 1858) Eşeylerinin Karaciğer ve Kas dokusu Yağ Asidi Bileşimi Karvakrol'un İzole Sıçan Mide Fundus Üzerindeki Etkisi Kadmiyum ve Demirin Phaenicia sericata (MEIGEN. Biyoloji Bölümü. Seda Pınar DÜNDAR.00 PZ 169 09. 1826)’nın (Diptera: Calliphoridae) Larval Gelişimi ve Hemolenf Proteinleri Üzerine Etkileri İki Farklı Sıcaklığın Acanthoscelides obtectus Say (Coleoptera: Bruchidae)’un Toplam Karbohidrat. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ali AKPINAR. Mehmet BAŞHAN.

Eşref DEMİR. Nehir ÖZDEMİR. Melih PAKSOY. M.00 PZ 189 09. Nazan KESKİN. Hüseyin KARADAĞ. ENGİN Ahmet Ata ÖZÇİMEN. Kemal Özdem ÖZTABAK. D. MMP-26 ve β -Katenin Genlerinin Ekspresyon Analizi PZ 180 09. Atilla TEMUR. Canan HÜRDAĞ.00 PZ 183 09. Ülya NURULLAHOĞLU. Olga SAK. Büget SARIBEK. TRABZON PZ 171 09. Erdal BALCAN. 1843 (Teleostei: Cyprinidae) Türünün Mitokondriyal ND3/4 Gen Bölgesine Dayalı Filocoğrafyası Evcil Keçilerde (Capra hircus) Prion Geni Polimorfizmlerinin Analizi Türkiye’de Oluşturulan Melez Koyun ırklarında(Ovis Aries) Prion Geni Polimorfizmlerinin Analizi Karaçam Zararlısı Olan Çalı Antenli Çam Yaprakarısıyla (Diprion pini L. Mitotik İndeks Thimerosal’in Genotoksisitesinin Sitokinesis Blok Mikronukleus Test Sistemi Kullanılarak in vitro Değerlendirilmesi Yaş Nanenin Genotoksik ve Antigenotoksik Aktivitesinin Somatik Mutasyon ve Rekombinasyon Testi ile Araştırılması Anadolu’daki. M.00 - İnsan X Kromozomunun (Xq21) Akciğer Kanseriyle Korelasyonunun Tespiti Drosophila melanogaster’de Lobaria pulmonaria (L. KOÇ. Serap KOCAOĞLU Naciye Selcen BAYRAMCI. Sabire KARAÇALI Huriye BALCI. Bülent ERGİN. M.00 PZ 184 09.00 PZ 174 09.00 PZ 186 09. Naci DEĞERLİ.: HymenopteraDiprionidae) Biyolojik Mücadelede Turdus merula (Karatavuk)’nın Önemi Üzerine Bir Araştırma Salih GENCER.00 PZ 178 09. Elif YEŞİLADA Sevgi DURNA. AÇIK. Garra rufa HECKEL. ve 11. Serkan ERDAL Bülent KAYA. Fevzi BARDAKÇI Cemal ÜN.00 PZ 185 09. Aslı KANDİL. Fevzi UÇKAN. Ekrem DÜNDAR Handan UYSAL.00 PZ 177 09. Ertuğrul TAŞAN. Ekzonlarındaki Mutasyonların Araştırılması Yüksek Doz Metil Prednizolon Uygulanan Miyelodisplastik Sendromlu Çocuk Hastaların Kemik İliği Aspirasyon Materyalinde DR-nm23 Gen Ekspresyonunun Konvansiyonel RT-PCR Tekniği İle Gösterilmesi Gastrik Kanserde MMP-7. (Lepidoptera: Pyralidae)’nın Toplam Lipit ve Yağ Asidi Pimpla turionellae L. Ali ASLAN Dilek EKE.00 PZ 188 09. Ayla ÇELİK Dilek EKE. Zafer SOYGÜDER Fevzi UÇKAN. Aylin ER Remziye DEVECİ. Biyoloji Bölümü.00 PZ 175 09.) Hoffm.00 PZ 173 09. Hakan AŞKIN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 187 09.19. Gülen DOĞUSOY. Faruk DEMİR. Ayla ÇELİK Eylem EROĞLU DOĞAN. Kardeş Kromatid Değişimi 2. Ekrem ERGİN.00 - PZ 181 09. Ünal ÖZELMAS 69 . Handan UYSAL. Ebru GÜREL. Hakan AŞKIN.00 PZ 179 09. Proliferasyon indeks 3. KILIÇ. Likeninin Ömür Uzunluğu Üzerine Etkisinin Araştırılması S9 Aktivasyon Sistemi ile Muamele Edilmiş İnsan Lenfositlerinde Thimeraosal’in Genotoksisitesi 1. Deniz ALTUN. Cihan DEMİRCİ Rahmi DUMLUPINAR. (hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Pup Hemolenfi Toplam Protein Miktarına Etkileri BALB/C FARE EMBRİYOLARINDA CİNSİYETİN BELİRLENDİĞİ SÜREÇTE MÜLLER KANALI-ANTİ MÜLLER HORMON ETKİLEŞİMİ VE SİALİK ASİDİN ÖNEMİ Hipertiroidili Sıçan Tiroidinde Α-Lipoik Asit-Nitrik Oksit İlişkisi Mustafa ATLI. Fatih AYDOĞAN. Z. Turgay ÇAKMAK.00 - Sigaranın İmmün Sistem Üzerine Etkisi Apanteles galleriae Wilkinson (Hymenoptera: Braconidae) ve Parazitlenmiş Konağı Galleria mellonella L. Ahmet Korkut BELLİ. Burcu IRMAK YAZICIOĞLU Sevilay AZPARLAK. L. Mualla ÇETİN PZ 176 09. İlhan UYANER.Bayram TEMUR. Y. Rahile ÖZTÜRK Olga SAK.00 PZ 172 09.00 - WDXRF Yöntemiyle Sirke Sineğinin Aestivasyonu Boyunca Element Değişimlerinin Belirlenmesi Drozofila Kanat Benek Testinde Alkilleyici Ajanlara Karşı Turunç Kabuğu Yağının Antigenotoksik Etkisi Tiroit Kanserli Olgularda RET Proto-Onkogeninin 10. H. KOÇ. Kemal Özdem ÖZTABAK İlker GÖNÜLALP. Cemal ÜN Muharrem KARAKAYA.00 PZ 182 09.

Beslenme İle Hemosiderin Arasındaki İlişki Mehmet ÖZBAŞ.00 PZ 199 09. m. Lale Gelişimi GENÇOĞLU. Ali AŞKIN Sistemindeki Lokalizasyonu Kefirin Oğlaklarda Duodenum'un Histolojik Yapısı Mert GÜRKAN. Serpil BÜRÇÜN KARAKAŞ Histopatolojik ve Biyokimyasal Değişikliklere Neden Olan Ağır Metal Toksisitesi ( Cd) Üzerinde EDTA’nın Koruyucu ve İyileştirici Etkileri Galba truncatula (Gastropoda.00 - PZ 205 09. Ş.Güler EKMEKÇİ Türk Saaneni ve Maltız Irkı Keçilerde Mert GÜRKAN. Deniz YÜZBAŞIOĞLU.00 PZ 197 09. H. Kadriye AKGÜN DAR Organik İnsektisit Fipronilin Genotoksik Etkilerinin Haluk ÖZPARLAK. Ayça ÖZKAN. C.00 PZ 195 09.00 PZ 200 09. Üzerine Enzim Histokimyasal Bir Çalışma ÖZNURLU Triturus karelini (Amphibia: Urodela)’nin Erkek Serap SANCAR BAŞ. Cengizhan ERBAŞ Mephosfolan İnsektisitinin in vitro Genotoksik Deniz ÖZKAN. Atilla Civciv Mikronukleus Test Sisteminde Belirlenmesi ARSLAN. Dokusunun Histolojik Yapısı ve Goblet Nazan YILMAZ Hücrelerinde Glikozaminoglikan Çeşitlerinin Belirlenmesi 70 . TELATAR. Hüseyin AKSOY Afrika Balarısı Alttürlerinden Apis mellifera İrfan KANDEMİR. Biyoloji Bölümü. ÖZPARLAK. Fatma ÜNAL. Serbülent PAKSUZ. Ayşegül KAPUCU. ARSLAN.ATAŞOĞLU Aydın Yöre’sinde Yaşayan Laudakia stellio’nun Nazan YILMAZ (Linnaeus 1758) (Squamata: Agamıdae) İnce Barsak Dokusu Histolojik Yapısının ve Glikozaminoglikanlarının Işık Mikroskop Düzeyinde İncelenmesi Galba truncatula (Gastropoda. Dilek ASMA Ercüment AKSAKAL. A. E. monticola ve A. S. A. Pulmonata)’ da Serpil BÜRÇÜN KARAKAŞ. m. Memiş ÖZDEMİR. Mesut YILMAZ. Münevver YILMAZ. G.00 PZ 208 09. Aynur KONYALI Myotis myotis (Borkhausen. scutellata. Osman Bireylerinde Kloak Yapısı ve Kloak Bezleri MURATHANOĞLU Fonksiyonunun Hormonal Kontrolü Lösin Enkefalin’in Rana ridibunda Sinir Yusuf ÇAMLICA.G. Abdurrahman AKTÜMSEK. Histopatolojik ve Biyokimyasal Değişikliklere Birgül OTLUDİL Neden Olan Ağır Metal Toksisitesi (Pd) Üzerinde EDTA’nın Koruyucu ve İyileştirici Etkileri Karadeniz Bölgesideki Bazı Lokalitelerde Abbas MOL. Üzerine Etkileri HAYRETDAĞ.00 PZ 201 09. 1797) Kalın Barsak Emine Pınar PAKSUZ.00 PZ 192 09. Unal Gomphocerinae Taksonları ve Bitki İlişkisi ZEYBEKOGLU Laboratuar Koşullarında Üretilen Dişli Sazancık Baran YOĞURTÇUOĞLU. litorea Üzerinde Stefan FUCHS Kanat Şekli Varyasyonları Üzerine Bir Çalışma Karasu Irmağının (Dumlu-Aşkale) Dominant Balık Adem Yavuz SÖNMEZ Türlerinden (Leuciscus cephalus.00 PZ 191 09. SUR.00 PZ 207 09. Pulmonata)’ da Birgül OTLUDİL. Beytullah ÖZKAN.00 PZ 196 09. Sibel HAYRETDAĞ. (Aphanius mento) Yumurtalarının Embriyonik KIRANKAYA.00 PZ 193 09. 1758)’un Mikrobiyolojik Yönden Araştırılması Koi (Cyprinus carpio) Balıklarında Dalakta Jale KORUN.00 PZ 204 09.00 PZ 203 09. Özden ÇOBANOĞLU.00 - Flavonoidlerin Antioksidan Enzimler ve Glutatyon Üzerine Etkisinin Araştırılması Su Ürünlerinde Kullanılan DNA Markör Teknolojileri Çiftlik Hayvanlarında Ekonomik Verim Özelliklerine Sahip Genlerin Belirlenmesinde Kullanılan Moleküler Yöntemler Koyunlarda Glutatyon Polimorfizmi ve Çeşitli Verim Özellikleri Arasındaki İlişkiler Eylem EROĞLU DOĞAN. Eser Kemal GÜRCAN PZ 198 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON PZ 190 09. Semih ÜSTEL. Etkileri Serkan YILMAZ. Elif YELİŞADA.00 PZ 202 09. Abbas GÜNGÖRDÜ. Hüseyin Plasentomların Histolojik Yapısı TOPYILDIZ.00 PZ 210 09.19.00 PZ 194 09.00 - Eser Kemal GÜRCAN. Ebru GÜREL. Y. F. Özmen GÜLER Organik İnsektisit Fipronilin Genotoksik Etkilerinin Haluk ÖZPARLAK Tavuk Yumurtası Mikronukleus Testi İle Belirlenmesi Üç Farklı Yarasa Türünün Periferal Kan Lenfositleri T.00 PZ 209 09.00 PZ 206 09. Orhan ERDOĞAN Özden ÇOBANOĞLU.

Yakup KASKA Mediha CANBEK.00 PZ 219 14.00 - Kurbağa (Rana ridibunda) Derisinde Androjen ve Östrojen Reseptörünün İmmunohistokimyasal Olarak Gösterilmesi İnci Kefalinde (Chalcalburnus tarichi Pallas.00 PZ 215 14. Elif ÖZTÜRKKAN Aziz AVCI. Nurperi GAZİOĞLU. Fatime GEYİKOĞLU 71 . Burcu KOLBAŞI TEKKAN Özlem ÇAKICI. Biyoloji Bölümü. Huriye BALCI. Nazan KESKİN.00 PZ 225 14. 1797) ve Miniopterus schreibersii (Kuhl. Evren KOÇ. Öznur ARAT.00 PZ 212 14.00 PZ 223 14.00 PZ 227 14. 1817)’ de Seminifer Epitel Siklusu Bazı Yarasa Türlerinde Beyaz Kan Hücresi Sayımı Xiphophorus helleri (Poeciliidae. S.00 PZ 218 14.00 - Ayşegül KAPUCU. Güler ÜNAL Myotis myotis (Borkhausen. Teleostei) Kalbin Histolojik Yapısı Melanogryllus desertus (Pallas.00 - Caretta caretta (İribaş Kaplumbağa) ve Chelonia mydas (Yeşil Kaplumbağa) Türlerinin Gonad Histolojileri Besinlerle Birlikte Alınan Polenin Albino Sıçanlar Üzerine Olası Etkileri PZ 224 14. F. F. Gökhan BAYRAMOĞLU. Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ Yusuf ERSAN. Hakan ŞENTÜRK. Hilal SALGIN. Gökçe BİLGİ. Hilmi ÖZDEN. Özlem ÖNEN. Gürsel ERGEN Nazan DENİZ KOÇ.19. Hasan TÜRKEZ. Nilgün ÖZTÜRK. EMECAN Gökhan BAYRAMOĞLU. Aslı ÖZKÖK TÜYLÜ Serap SANCAR BAŞ. Serbülent PAKSUZ. Çetin ILGAZ.00 PZ 216 14. Teleostei) Karaciğeri Üzerinde Ham Petrolün Suda Çözünebilen Kısımlarının Etkileri Ham Petrolün Suda Çözünebilen Kısımlarının Xiphophorus helleri (Poeciliidae. M. Nazan ÜZÜM. T. Kadriye SORKUN. Beytullah ÖZKAN Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ. Bilge ÖZKAL Pınar İLİ. Hacali NECEFOĞLU.00 PZ 214 14. Ece ERDAĞ Özlem ÖNEN. Büge ÖZ Ümit İNCEKARA. Emine Pınar PAKSUZ. E. KAYHAN. Şahin KABAY.00 PZ 221 14.00 - B 14:00-17:30 Emine Pınar PAKSUZ. Dürdane KOLANKAYA.00 PZ 220 14. Esra GÜRLEK OLGUN. MUŞLU. İ. 1771) (Orthoptera: Gryllidae)’ta Orta Bağırsağın Histolojisi İznik Gölü’nde (Bursa) Yaşayan Tatlısu Istakozu (Astacus leptodactylus Eschscholtz. Kurtuluş OLGUN Dilek KARADUMAN. Emine Pınar PAKSUZ. 1823)’nun Ovaryumunun Morfolojik ve Histolojik Özellikleri Hypericum montbretii’nin Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi PZ 222 14. Teleostei) Solungaç Histolojisi Üzerindeki Etkileri Kobalt (II) P-Aminobenzoat’ın Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi Türkiye’de Yayılış Gösteren Eirenis ve Rhynchocalamus Cinslerine Ait Bazı Türlerin Kan Hücre Morfolojisi ve Eritrosit Büyüklükleri Beta-D-Glukan ve Taksol Etkisiyle Fare (Mus Musculus) Karaciğerinde Oluşan Histolojik Değişiklerin Işık Mikroskobu Düzeyinde Araştırılması Poecilia sphenops’da (Poeciliidae. Kadriye AKGÜN DAR. Beytullah ÖZKAN Serbülent PAKSUZ.00 PZ 217 14. Engin KAPTAN. Ali KUTLU. Hakan ŞENTÜRK.ÖZESEN ÇOLAK. Banu EREN Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 1811) Nörosekresyon Hücrelerinin Dağılımı VE GonadoReleasing Hormon (GnRH) Salgılayan Hücrelerin İmmunohistokimyasal Olarak İşaretlenmesi Farklı Hipofiz Tümörlerinde Leptinin İmmunohistokimyasal Olarak Gösterilmesi Yenilebilir Bazı Böcek Ekstrelerinin Periferik Kan Kültürlerinde Kardeş Kromatid Değişimi (KKD) Frekansı Üzerine Etkileri PZ 226 14. TRABZON POSTER SUNUMLARI ZOOLOJİ 27 HAZİRAN 2008 PZ 211 14. Meliha ŞENGEZER İNCELİ Ayşe AKÇOCUK. N. S.00 PZ 213 14.

Murat GÜZEL.00 PZ 236 14. Rhizopagidae)’ten İlk Entomopatojenik Onur TOSUN.00 PZ 234 14. Semih ÜSTEL. Pınar İzolasyonu. Zeynep DARDERE. Akın BULUT Kronik Florozisin Fare Yavrularının Bazı Evren KOÇ. Yusuf ERSAN Morfolojik Parametreleri Üzerine Etkisi Salamandra salamandra Yavrularının Büyüme.00 PZ 242 14. Menemşe GÜMÜŞDERELİOĞLU Porphyromonas gingivalis Lipopolisakkaritinin Şerife Buket BOZKURT. 1789)’un Dış Nazife YİĞİT.00 PZ 229 14. Myrmeleontidae) CANBULAT. Selami Yüzeyinin İnce Yapısı (Neuroptera: CANDAN.00 PZ 240 14. Murat TOSUNOĞLU. Muzaffer EROĞLU. Tarık DANIŞMAN. Mustafa YAMAN. Zekiye SULUDERE. Ömer ERTÜRK Microsporidian Kaydı in vitro Antioksidan Parametreler Üzerine Bazı Böcek Ekstrelerinin Etkileri 72 . ERONAT Çalışma İzmir Körfezi’nde 3 Hani Balığı Türünün (Serranus Semih LEBLEBİCİ. Esra AYDEMİR. TRABZON PZ 228 14. Mahmut Pentatomıdae)’un Spermateka Morfolojisi ERBEY İzmir Körfezi’nde Yassı Balıkların (Osteichthyes: Semih LEBLEBİCİ. Elektron Mikroskobu İle İncelenmesi Ersin DEMİREL. Nuray ERİN.00 PZ 231 14. Sait KELEŞ İnsan Aorta Yayından Endotel Hücrelerinin Handan SEVİM. Zafer Fonksiyonu (Araneae: Eresidae) SANCAK. Okan spp. Nevin KESKİN. (Diptera. İnsan Gingival Fibroblastları Üzerine Etkisi Yusuf DURAK Üç Boyutlu Epidermis-Primer Duyu Nöronu KoElçin YENİDÜNYA. Ece ŞİMŞEK. Abdullah Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma (Araneae: BAYRAM. Biyoloji Bölümü. Abdullah BAYRAM. Seçil KARAHİSAR Gelişme ve Desenlenme Değişimlerinin İncelenmesi Macronemurus bilineatus Yumurtalarının Zekiye SULUDERE. Selami CANDAN Dolycoris baccarum (L.00 PZ 239 14. Serdar GÜNAYDIN. Abdullah Dört Türün Proboskis Morfolojilerinin Taramalı HASBENLİ.00 PZ 244 14.) Morfometrik Özellikleri ÖZAYDIN.T. Sercan YAPICI. Emine YALÇIN Aygıtı ve Ağız Yapısı Üzerine Morfolojik Bir Çalışma Melanogryllus desertus (Pallas. Eresidae) İlkay ÇORAK ÖCAL.00 PZ 243 14. Hasan TÜRKEZ. Mehmet Karşılaştırmalı Cranial Osteolojisi TÜRKAKIN. Alpdoğan KANTARCI.T. ERONAT Vespula Germanica (Insecta: Aysel KEKİLLİOGLU.19.00 PZ 248 14. Özer Aylin İyileşme Süreçlerinin İncelenmesi GÜRPINAR. Hasarlarının Kemik İliği Kök Hücreleri Kullanılarak Mehmet Ali ONUR. Savaş Yapısı (Neuroptera. Elizabeth G. Kayahan FIŞKIN Hücre Hatları Üzerine Sitotoksik Etkisi Endostatin'in 4T1 ve 4THMpc Fare Meme Kanser Esra AYDEMİR. Ekosistemdeki Önemi Aygün YALÇINKAYA Rhizophagus grandis (Coleoptera: Çiçek AYDIN. Esin AKBAY. Neşe Kültürü AYSIT. Fatime GEYİKOĞLU. Handan SEVİM.00 PZ 247 14. Kayahan FIŞKIN Yaşlı ve Genç Sıçanlarda Oluşturulan Kemik Esin AKBAY. Zafer SANCAK Eresus cinnaberinus’da (Uğurböceği Örümceği) Nazife YİĞİT.00 PZ 235 14. Duyusal Kılların Elektron Mikroskobik Yapısı ve İlkay ÇORAK ÖCAL. Bombyliidae) Cinsine Ait Fatma BAYRAKDAR. Özer Aylin GÜRPINAR. Bombylius L. Savaş CANBULAT Myrmeleontıdae) Megistopus flavicornis Yumurtalarının Koryon İnce Zekiye SULUDERE. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Gürkan ÖZTÜRK Tursiops truncatus ve Delphinus delphis Türlerinin Nilgün YILMAZ. Hücre Hatlarındaki Sitotoksik Etkisi Nuray ERİNİ. Kültürü Ve Karakterizasyonu ATASOY. Okan Heterosomata) Biyolojik Özellikleri Üzerine Bir Ön ÖZAYDIN.00 - PZ 233 14.) (Heteroptera: Selami CANDAN.00 PZ 246 14.00 PZ 230 14. Özlem ÇAKICI Gryllidae)’ta Yumurtanın Dış Morfolojisi Türkiye ve Dünyadaki Arı Ölümlerinin Nedeni ve Aslı ÖZKIRIM. 1771) (Orthoptera: Gürsel ERGEN.00 PZ 245 14. Mehmet Ali ONUR Thalidomid'in 4T1 ve 4THMpc Fare Meme Kanser Ece ŞİMŞEK. Sema S.00 - Ümit İNCEKARA.00 PZ 241 14.00 PZ 249 14. HAKKI.00 PZ 232 14.00 PZ 238 14. Tarık DANIŞMAN. Elizabeth G.00 PZ 237 14. Kültiğin Hymenoptera:Vespoidea:Vespidae) Türünün Zehir ÇAVUŞOĞLU. Selami CANDAN Eresus cinnaberinus (Olivier. M.

00 PZ 261 14. Zekiye SULUDERE.00 PZ 258 14. Evre Larva ve Yumurta Yüzey Yapısı ve Morfolojisi Malatya İli Su Kenelerinin (Acari. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Muhabbet KEMAL Selma UĞURLU.00 PZ 263 14. Gümüşhane. Ahmet POLAT. Serpil KÖNEN Ali SATAR. Nusret AYYILDIZ Tolga ÇAVAŞ.00 PZ 259 14. Ümit İNCEKARA. DEMİRSOY. Hamit AYBERK.00 PZ 272 14. Hatice AYDIN.00 PZ 265 14. Pınar COŞKUNER. Şule BARAN. M. 1834)'in Yayılışı. Funda KÖSE. Taksonomisi ve Biyolojisi Eskişehir Çevresinde Leşler Üzerinden Tespit Edilen. Yunus ESEN. Selami CANDAN Orhan ERMAN. TOSUNOĞLU.00 PZ 251 14.00 - Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizopagidae) Üretim Laboratuarlarında Helicosporidium sp. Hanifi KARACA Abdullah MART. Muhlis ÖZKAN Orhan ERMAN.00 PZ 252 14.19.00 PZ 271 14. Ordu ve Giresun İlleri Helophorıdae (Insecta: Coleoptera) Familyası Üzerine Faunistik Bir Çalışma Karadeniz Bölgesi Bayburt. Üzeyir ÇAĞLAR. Yasemin ÖZDEMİR Lütfiye GENÇER Ayda TELLİOĞLU Abdullah MART.00 PZ 268 14. Erol AKKUZU Ayşe TOLUK. Adli Açıdan Önemli Böcek Türleri Akşehir Gölü’ndeki Cyprinus carpio Linnaeus.00 PZ 270 14. Ümit İNCEKARA.Varol TOK. Trabzon. Muhlis ÖZKAN Zühal OKYAR C. Kadir BAŞAR Abdullah HASBENLİ.00 PZ 267 14. Şevket KANDEMİR Seda KIRALP Hatice MUTLU Mustafa Güçlü ÖZARDA. Bardak ve Et Tuzaklarının Değerlendirilmesi Blatta orientalis L. Çiçek AYDIN. Hydrachnidia) Sistematik Yönden İncelenmesi Erzurum İli Su Kenesi (Acari: Hydrachnellae) Faunası Türkiye Protorhoe (Lepidoptera. Gümüşhane. A. Abdullah HASBENLİ. Mustafa YAMAN. Ersin DEMİREL.00 PZ 253 14. Geometridae. Ahmet POLAT. Ç. Sedat PER.00 PZ 262 14. Derya CANPOLAT. Ferhat ALTUNSOY Kürşat KARTAL Mustafa AKYOL.00 PZ 257 14.1758 ve Cobitis simplicispinna Hanko.00 PZ 254 14. Abdullah HASBENLİ. Ömer ERTÜRK Hüseyin CEBECİ. Hanifi KARACA Raşit URHAN. Varlığının Araştırılması Buxus sp.00 PZ 274 14. Trabzon. 1758) (Lepidoptera: Amatidae)’nın 1. Ersin DEMİREL. Orıbatıda) Zeytin Karasuyunun Oreochromis niloticus Üzerindeki Genotoksik Etkilerinin Eritrosit Mikronükleus Testi kullanılarak Araştırılması Amata phegea (Linnaeus. Ordu ve Giresun İlleri Hydrophilidae (Insecta: Coleoptera) Familyası Üzerine Faunistik Bir Çalışma Türkiye Faunası İçin İki Yeni Evifidid (Acari. (Şimşir)’lerde Zarar Yapan Etmenler Türkiye Faunası İçin Yeni Oribatid Akarlar (Acarı. Metin AKTAŞ Üzeyir ÇAĞLAR.00 PZ 260 14. Bedriye AÇAR. Acomys nesiotes Bate 1903. Zeki İPEK 73 . Biyoloji Bölümü. Birgül MAZMANCI. GÜL Selma SEVEN ÇALIŞKAN.00 PZ 255 14. Nazmi POLAT.'nin Taksonomisi ve Biyolojisi Giresun'daki Apodemus flavicollis (Melcihor. (Dictyoptera: Blattodea)’ in Ootheca Parazitoiti Prosevania fuscipes (Illeger) (Hymenoptera: Evaniidae) Sivas İli ve Bazı Çevre İllerinin Galeri Sineği (Diptera:Agromyzidae) Chalcidoid (Hymenoptera: Chalcidoidea) Parasitoidleri Büyük Çay (Pelte-Elazığ)'da Bulunan Chironomidaer Larvalarının Taksonomik Yönden İncelenmesi Karadeniz Bölgesi Bayburt. TRABZON PZ 250 14. Fatma BAYRAKDAR Yasemin GÜLER.00 PZ 273 14.00 PZ 266 14.00 PZ 256 14.00 PZ 269 14.00 PZ 264 14. 1924’nin Ektoparazit Faunası Üzerine Bir Araştırma Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Cheylostigmaeus (Acari: Actinedida: Stigmaeidae) Türü Coleoptera Örneklerinin Yakalanmasında Kullanılan Bazı Tuzak Yöntemlerinin Değerlendirilmesi Buprestidae (Coleoptera) Familyasına Ait Cinslerin Su Tuzağı Tercihleri Silphidae ve Tenebrionidae (Coleoptera) Familyaları Örneklerinin Yakalanmasında Kullanılan Çukur. Eviphididae) Türü Onur TOSUN. Larentinae) Türlerinin Dağılımı ve Zoocoğrafyası Üzerine Notlar Kemaliye (Eğin) Herpetofaunası Trabzon Gündüz Kelebekleri ve Morfolojileri Hakkında Yurtluk Çayı İhtiyofaunası (Samsun) Kıbrıs Dikenli Faresi. Kamil KOÇ Üzeyir ÇAĞLAR.

Ayla TÜZÜN. M. Veysel KARTAL Ali MİROĞLU. Murat BARLAS Neslihan KOCATEPE.00 PZ 279 14.00 PZ 289 14.00 PZ 284 14. Mehmet YARAN Ümit İNCEKARA.00 PZ 276 14. Yasemin ÖZDEMİR Ahmet Turan ALADAĞ Mehmet Ali KIRPIK. Ali GÖK.00 PZ 277 14. Gerbillinae) ‘nin Güneydoğu Anadolu’da Yeni Bir Karyolojik Formu Enchelyodon nodosus Berger. Platycnemididae) Populasyonlarında Tespit Edilen Varyasyonlar Türkiye’den Az Bilinen Tür Sympetrum haritonovi Borisov.00 PZ 298 14. Libellulidae)’nin Taksonomisi Üzerine Bir Araştırma Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’nin Morfolojik Özellikleri Doğu Karadeniz Bölgesi Agathidinae Türleri Üzerine Bir Araştırma Çığlıkara. Kırıkkale ve Çankırı İlleri Pompilidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırma Samsun Çevresinde Mevcut Platycnemis pennipes ( Pallas. Dibek (Antalya) ve Kasnak Meşesi (Isparta) Tabiatı Koruma Alanlarının Alticinae (Coleoptera: Chrysomelidae) Çeşitliliği ve Benzerliğinin Karşılaştırmalı Analizi Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Saptanan Bazı Braconidae Türleri ve Bilinen Konakları (Hymenoptera) Tokat İli Neuroptera (İnsecta) Faunasına Katkılar Murat KÜTÜK. Mustafa DARILMAZ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 281 14. 1984 (Protista. Aydın TOPÇU Hakan DEMİR. Foissner & Adam.00 PZ 290 14. Evarcha michailovi Logunov. Yüksel COŞKUN.00 PZ 291 14.00 PZ 295 14. Nematocera) Faunası Nazife Tuatay Bitki Koruma Müzesi (Türkiye: Ankara)’nde bulunan Carabidae Koleksiyonu: Altfamilyalar Cicindellinae. Nusret AYYILDIZ.19. Metin AKTAŞ. Haluk KEFELİOĞLU Özlem ÇETİN ERDOĞAN Ebru Gül ASLAN.00 PZ 280 14.00 PZ 287 14. Cemal OĞUZ 74 .00 PZ 286 14. Biyoloji Bölümü. Odonata.00 PZ 278 14. Murat BARLAS Nazan ÜZÜM. Oecobidae) Meriones tristrami Thomas. Ahmet POLAT Ersen Aydın YAĞMUR.00 PZ 296 14.00 PZ 282 14.00 PZ 283 14.00 PZ 297 14.00 PZ 285 14. Abdullah MART. Osman SEYYAR. 1892 (Rodentia. Yaşar GÜLMEZ Ali MİROĞLU. Hanifi KARACA Yusuf KATILMIŞ. 1992 [Salticidae:Araneae] Güneybatı Anadolu Bölgesi Tipulidae (Diptera. Ahmet POLAT. Baran ASLAN.00 PZ 288 14. Veysel KARTAL Zülal ATLI ŞEKEROĞLU. Nematocera) Faunası Triturus karelinii (Amphibia:Urodela)’de Yaş ve Büyüme Güneybatı Anadolu Bölgesi Limoniidae (Diptera. Seven SEÇKİN Naciye Gülkız ŞENLER. Kurtuluş OLGUN Okan ÖZGÜL. Kadir Boğaç KUNT Hasan KOÇ. Hasan KOÇ. Lokman KAYCİ Osman SEYYAR. Yusuf AYVAZ Ahmet BEYARSLAN Savaş CANBULAT.00 PZ 300 14. Suat KIYAK Ümit İNCEKARA.00 PZ 292 14. 1983 (Insecta. Mehmet YARAN Murat KÜTÜK. Halil KOÇ. Nil BAĞRIAÇIK.00 PZ 299 14. İsmail YILDIZ Ersen Aydın YAĞMUR. Odonata. Mehmet YALÇIN Mitat AYDOĞDU Halil ÖZKOL. Nusret AYYILDIZ Alaettin KAYA.00 PZ 293 14.00 - Türkiye Trypetinae (Diptera: Tephritidae) Faunası ve Sistematiği Üzerine Bir Araştırma Türkiye Faunasına İki Yeni Kayıt Meyve Sineği (Diptera: Tephritidae) Türü Çarşamba Ovası Gölleri (Samsun) Sucul Koleopter (Adephaga) Faunası Türkiye’den Az Bilinen Bazı Cynipidae (Hymenoptera) Galleri Dünyada İnsan Gıdası Olarak Kullanılan Böcek Grupları ve Kullanım Potansiyelleri Adıyaman İlinin Akrep (Scorpiones) Faunası ve Zoocoğrafik Dağılışları Türkiye’nin Chelonus (Hymenoptera: Braconidae: Cheloninae) Faunasına Katkılar Nemrut Volkanı (Bitlis) Lepidoptera Faunası Üzerine Araştırmalar Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Haplodrassus Türü (Araneae. Ciliophora. Carabinae ve Harpalinae Çatalan Baraj Gölü (Adana) Kopepod ve Kladoser (Krustase) Türlerinin Mevsimsel Değişimleri Ankara.00 PZ 294 14. 1771) (Insecta. TRABZON PZ 275 14. Haptoria)’un Morfolojisi ve Ontogenezisi Türkiye Araneofaunası İçin Yeni Bir Tür Kaydı. Gnaphosidae) Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Oecobius türü (Araneae.

CİVELEK. O.00 PZ 324 14. Biyoloji Bölümü.00 PZ 317 14. Türkiye Faunası İçin Yeni bir Kayıt (Diptera.00 PZ 323 14. Davut TURAN Ümit KEBAPÇI 75 . KOÇ. Segestria senoculata (Linnaeus. Abdullah BAYRAM.00 PZ 313 14. Brachycera) Faunasına Katkılar Türkiye faunası için yeni bir kayıt: Anomaloppia iranica Bayartogtokh and Akrami. BARLAS.00 PZ 311 14. Latrodectus geometricus C.00 PZ 321 14. Ahmet Ali BERBER Aslı YENİGÜN. 1804). Thrombium Pedicia (Crunobia) littoralis (Meigen. Ali Osman BELDÜZ.00 PZ 322 14. CİVELEK Durmuş Ali BAL. Pedicidae) Osmylidae Türlerinin (Insecta: Neuroptera) Taksonomik ve Faunistik Durumları Gülek Boğazı ve Çevresi Yengeç Ayaklı Örümcekleri (Fam: Thomisidae) Üzerine Morfometrik Araştırmalar Diyarbakır Yöresi Herpetofaunası Sinnep Çayı’nın (Kilis) Balık Faunası Kayseri’den Tespit Edilen Afit (Hemiptera: Aphidoidea) Türleri Güneybatı Anadolu Bölgesi Dolichopodidae (Diptera. Theridiidae. Yeşim KAHRAMAN Gökhan ÖZCAN. İlkay ÇORAK ÖCAL. İlkay ÇORAK ÖCAL. Türkiye Örümcek Faunası İçin Yeni Bir “Sıçrayan Örümcek” Kaydı Cilliba cassidea: Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Uropodid Akar Türü (Acari: Mesostigmata: Uropodidae) Türkiye Otbiçen Faunası İçin İki Yeni Tür Kaydı: Lacinius ephippiatus (C. H.00 PZ 314 14. Phalangium opilio (Linnaeus 1758) (Opiliones. Koch) Erzurum ve Erzincan İllerinden Türkiye Faunası İçin Yeni Kadife Akarı Türleri (Acari: Trombidiidae: Podothrombium. Nazife YİĞİT. DURSUN Şule BARAN.00 PZ 310 14. 1846) (Araneae. Kadir Boğaç KUNT Sevgi SEVSAY. Tarık DANIŞMAN. Phalangiidae) Türkiye Örümcek Faunası için İki Yeni Familya Kaydı (Araneae: Anyphaenidae. Hasan S.00 PZ 309 14. ÖZGÜL. Yüksel COŞKUN Mahmut DAĞLI.00 PZ 316 14. Hasan KOÇ. Türkiye Faunası İçin Yeni bir Kayıt (Diptera. Zafer SANCAK. Abdullah BAYRAM. Hemerobiidae) Cinsi türlerinde dış ve iç genital Yapılarının İncelenmesi Doğu Samanlı Dağları (Geyve Boğazı Doğusu) Neuroptera (Insecta) Faunasının Araştırılması Batı Samanlı Dağları (Geyve Boğazı Batısı) Neuroptera (Insecta) Faunası Scatopse notata (Linneaus.00 PZ 318 14. TRABZON PZ 301 14. Zafer SANCAK. Tarık DANIŞMAN1.00 PZ 308 14.00 PZ 319 14. Halim DİKER Yusuf BEKTAŞ. Ali DEMİRSOY Selma SEVEN ÇALIŞKAN Selma SEVEN ÇALIŞKAN.00 PZ 325 14. Muhlis ÖZKAN İlkay ÇORAK ÖCAL. Oktay DURSUN. 1835). Nazife YİĞİT. Abdullah BAYRAM. H.00 PZ 307 14. S. 1758). M.00 PZ 302 14. Aydın TOPÇU Remzi AKELMA.L. Oribatida. Savaş CANBULAT Ahmet Ali BERBER.00 PZ 306 14. Muhlis ÖZKAN Hasan KOÇ Savaş CANBULAT. Oppiidae) Kemaliye (Erzincan) Carabidae (Coleoptera) Faunası Türkiye İçin Yeni ve İlginç Bir Kayıt.00 - Bazı Hemerobius (Insecta: Neuroptera. Lütfiye GENÇER Ebru DİKER. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Suat KIYAK. Salticidae). Gazi GÖRÜR.00 PZ 315 14. Muhlis ÖZKAN Kadir Boğaç KUNT Durmuş Ali BAL. Kadir Boğaç KUNT Tarık DANIŞMAN. 1997 (Lepidoptera) Biyolojisi ve Yayılış Notları İle Birlikte Türkiye’de Micrurapteryx Spuler.00 PZ 312 14. 1758). 2000 (Acari. Scatopsidae) Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Uropodid Akar Türü (Acari: Mesostigmata: Trematuridae) Cyrba algerina (Lucas.00 PZ 304 14.19.00 PZ 320 14. L. Nazife YİĞİT.Koch. Chrysoclista splendida Karsholt. Melek ŞAHİN Alper TONGUÇ. Savaş CANBULAT Alper TONGUÇ. Zoridae) Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Zehirli Örümcek Kaydı (Araneae: Segestriidae. 1910 (Lepidoptera) Cinsinin Durumu Ağaçlandırılan Akyatan Kumul Sahasında Gelişen Memeli Faunası Türkiye’deki İki Yeni Capoeta (Teleostei: Cyprinidae) Türünün Sitokrom b Sekanslarına Dayalı Olarak Genetik Teşhisi Türkiye Sümüklü Böceklerinin (Gastropoda terrestria Nuda) Durumu Savaş CANBULAT. Aykut KENCE Neslihan KOCATEPE.00 PZ 305 14.00 PZ 303 14. Ahmet Ümit ERDEMLİ Mustafa IŞIK. O.

Mesostigmata) Bakacak Deresi (Çanakkale) Balık Faunası Üzerine Bir Ön Çalışma Capoeta pestai (Pietschmann. Davut TURAN Füsun ERKAKAN. Ferhat ALTUNSOY.00 PZ 343 14.00 PZ 331 14. Derya MENDEŞ. Sercan POLAT Pınar ÇAM. Sistematik Araştırmalar ve Bazı Ekolojik Gözlemler Irandaki Allactaga Cuvier. Oya ÖZULUĞ. 1885) Urosoma Similis (Foissner. Davut Rıza BULUT F. Ali EYNLOO Caner AYDINLI.00 PZ 348 14. Şaban TEKİN Meral FENT Ayşe ÖZMEN. 1933) (Pisces: Cyprinidae)’nin Yayılış Alanı ile İlgili Türkiye’den Yeni Kayıtlar Aysel KEKİLLİOGLU. Abdullah HASBENLİ. S. Merve TOPRAK. Raşit URHAN. 1982) ve Genital Yapılarının Deskripsiyonu Eskişehir İlindeki Ophisops elegans’ın Taksonomik Durumu Çivril Işıklı Gölü (Denizli)’nden Toplanan Rana ridibunda Pallas.00 PZ 338 14.1836 (Mammalia:Rodentia) Cinsinin Karyoloji ve Biyolojisi Üzerinde Bir Çalışma Iran Meriones tristrami Thomas. A. 1771 (Ova kurbağası)‘nın (Anura: Ranidae)’nın Helmintleri Denizli Yöresinden Toplanan Gece Kurbağası. Betül GİRTİ Serdar DÜŞEN. Cengizhan ÖZBAY Sırma ÇAPAR Sırma ÇAPAR Nurcan ÖZKAN Derya AKDEMİR. Muhlis ÖZKAN. Sadreddin TUSUN.00 PZ 327 14.00 PZ 330 14.00 PZ 344 14.00 PZ 342 14. Sakin Vural VARLI.19. Rana ridibunda PALLAS. Biyoloji Bölümü. Ümit KEBAPÇI. 1898) (Mammalia: Rodentia)’nin Hibrit Bireylerindeki Kromozomal Düzenlenmeler Batman.00 PZ 328 14. Mutlu ŞAKIRAK.00 PZ 340 14. Cevher ÖZEREN 76 . Şafak BULUT. Güler EKMEKÇİ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İxodidae) Faunasının Sistematik Yönden İncelenmesi Gökçeada ve Bozcaada Heteroptera Faunasına Katkılar Baklan. 1982) ve Urosoma Caudata (Stokes. Mohammad MORADİ. Morfolojik Özellikleri ve Allozim Varyasyonları Üzerinde Bir Çalışma Eskişehir İli ve Çevresi Bombyliidae (Insecta: Diptera) Familyası Üzerine Sistematik ve Faunistik Araştırmalar Türkiye Tabanidae (Insecta: Dıptera) Faunası İçin Yeni Bir Kayıt Tabanus terterjani (Dolin&Andreva.00 PZ 329 14. Serdar TEZCAN Ahmet BURSALI. Mehdi RAHNEMA Mehdi RAHNEMA. Gonostomum kuehnelti (Foissner. Yavuz KILIÇ A. Funda İLHAN. 1885) Üzerine Taksonomik ve Ekolojik Gözlemler Gonostomum affine (Stein 1859).00 PZ 333 14. Şerife Gülsün KIRANKAYA. Özcan GAYGUSUZ Duygu Ceren ÇAĞLAN.00 PZ 335 14. Nuri YİĞİT Ali SATAR. Ferhat ALTUNSOY Ünal ÖZELMAS.00 PZ 336 14.00 PZ 346 14.00 PZ 334 14. Özge TUĞRAL Nilüfer ITKI.00 - Kırıkkale İli ve Çevresi Apidae (Insecta: Hymenoptera: Apoidea) Türleri Üzerine Faunistik. Ayla TÜZÜN Mohammad MORADİ. Mardin ve Şanlıurfa İli Diplura (Insecta) Faunası Farklı Habitatlardan İzole Edilen Urosoma Emerginata (Stokes. 1892 (Mammalia:Rodentia) Altrürlerinin Karyolojik. 1987) ve Gonostomum strenuum (Engelmann. Diyarbakır.00 PZ 339 14.00 PZ 349 14. Bekilli ve Çal İlçeleri (Denizli)’nin Mesostigmatid Akarları (Acari.00 PZ 337 14. Ali MELLATİ. TRABZON PZ 326 14. Şükran ÖZSOY.00 PZ 345 14. Mehmet Zeki YILDIRIM Tuba ABACIGİL. Funda URHAL Serdar DÜŞEN. Mustafa ÖZTOP. Bufo viridis Laurenti. 1862) Üzerine Taksonomik ve Ekolojik Gözlemler Trakya Bölgesi Chironomidae ( Diptera ) Larval Türleri Çıralı Obruk Gölü’nün (Konya-Türkiye) Ostrakot (Crustacea) Faunası Türkiye’de Hydrobiidae (Gastropoda: Neotaenioglossa) Familyasının Sistematik Durumu Edremit (Balıkesir) Yöresi Zeytin Bahçelerindeki Lygaeidae (Heteroptera) Faunasının Kışlak Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Tokat ve Civarı Sert Kene (Acari. Seval Bahadır KOCA.00 PZ 347 14. 1771 (Anura: Ranidae)’nın Helmintleri Üzerine Bir Ön Araştırma Panthera pardus tulliana Evrimsel Gelişimi ve de Türün Devamlılığının Sağlanması Mesocricetus brandti (Nehring. 1768 (Anura: Bufonidae)’in Helmintleri Üzerine Bir Ön Araştırma Mersin Yöresinde Yayılış Gösteren Ova Kurbağası. Melek DİNÇER Serdar DÜŞEN.00 PZ 341 14. Yavuz KILIÇ.

Elif GÜLBAHÇE (Ranidae: Anura) Türkiye’deki Hemiechinus auritus (Gmelin. Tarkan Erinaceidae) YORULMAZ.00 PZ 362 14. 1773)'nun Sitogenetik Analizi in vitro İnsan Lenfosit Hücrelerinde Gama Radyasyonu tarafından Teşvik Edilen Morfolojik Hasarlar ve Mikronukleus Sıklığının Araştırılması Mast Hücresi ve Enfeksiyon Etkenleri Arasındaki İlişki: İnsan Serviko-Vajinal Yaymalarının İncelenmesi Aromataz İnhibitörü Letrozol’ün Potansiyel Toksisitesi Üzerine Bir Çalışma Endüstriyel Atık Toksisitesinin Belirlenmesinde Zebra Balığı (Danio rerio) Embriyolarının Kullanımı Zebra Balığında Üreme ve Endokrin Sistem Üzerine Fluoxetin’in Etkileri Oreochromis niloticus’un Farklı Dokularında Bakır ve Kurşun Birikimi Üzerine EDTA’nın Etkisi Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Jose Galian Karyotip Analizi ALBALADEJO. Nahit Organizatör Bölgeleri (NORs) (Insectivora: PAMUKOĞLU. Hikmet Y. De Pınar AKSU.00 - Hyla japonica (Amphibia: Anura). GÜL. Süleyman GÜL. S. Zeliha YILMAZ. Ümit İNCEKARA Turgay ŞİŞMAN Gülbin GÖK. Atilla ARSLAN. Cymothoidae) İçin Yeni Konaklar Ufuk BÜLBÜL. Biyoloji Bölümü. YÜZEREROĞLU.00 PZ 363 14. Kemal SOLAK Gaziantep Rüzgar Örümcekleri (Ordo: Solifugae) M. Oktay ÖZKAN. Oktay ÖZKAN. Handan ONAY KARAOĞLU Bilal KUTRUP.00 PZ 369 14. Arif Filippi 1863) Sodyum Hipoklorit'in (NaOCl) LC50 BAYSAL. Özgür FIRAT. Sabahattin ASLANYAVRUSU. Filippi 1863) Sodyum Hipoklorit'in (NaOCl) Gökhan NUR.00 PZ 361 14. Emel ÇAKIR Ebru Gül ASLAN. Ufuk BÜLBÜL. Emine ARSLAN.00 PZ 364 14.00 PZ 358 14. Ali GÖK Ali ALAŞ. Hemidactylus frenatus (Reptilia: Squamata) ve Oryctolagus cuniculus (Mammalia: Rodentia) arasında SDSPAGE ve Western Blot Yardımıyla İskelet Kası Proteinlerinin Karşılaştırılması Köse (Gümüşhane)'den Toplanan Amphibia ve Reptilia Örnekleri Üzerine Notlar Alticinae (Coleoptera: Chrysomelidae) ve Konak Bitki Özelleşmesi: Güneybatı Türkiye’nin Bazı Alticinae Türleri ve Konak Bitki İlişkileri Türkiye’de Ceratothoa.00 PZ 370 14.00 PZ 360 14. Kubilay TOYRAN Kura-Aras Havzasında Bulunan Orthrias panthera D. Fatma ÜNAL.19.00 PZ 353 14.00 PZ 366 14. Serap ERGENE (Guldenstadt. M. YILMAZ (Heckel. T. İrfan 1770)’un C-bantlı Karyotipi ve Nükleolar ALBAYRAK. Muhammet GAFFAROĞLU İnci Balığı'nda (Acanthalburnus microlepis. Emel ÇAKIR. De Pınar AKSU. Tüzin A. Zeliha ÇOLAK YILMAZ. Jean Paul TRILLES.00 PZ 359 14. Livoneca (Isopoda.Özgür KAYA Göksu Nehrinde (Mersin) Yaşayan Barbus capito Filiz KAYA. Betül ÜNVER. Yalçın Şevki YILDIZ. 1843)’da Karyotip Analizi Lophyridia fischeri (Cicindelidae: Coleoptera)’nin Yavuz KOÇAK. Şükran ÇAKIR ARICA Emine KORKMAZ.00 - PZ 351 14.00 PZ 355 14.00 PZ 368 14. Fatma ÜNAL. NUR. G.Özgür KAYA Mikronükleus Oranına Etkisi Kalsiyum Propiyonatın İnsan Periferal Serkan YILMAZ.00 PZ 352 14. Ahmet ÖKTENER. İsmail VAROL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Deniz Kromozomal Anormallik ve Comet Testleri İle YÜZBAŞIOĞLU. Süleyman GÜL.00 PZ 357 14.00 PZ 354 14. Ferit KARGIN İsmail IŞIK PZ 371 14. Lenfositlerinde in vitro Genotoksik Etkileri Deniz YÜZBAŞIOĞLU Potasyum Sorbatın Kardeş Kromatit Değişimi Sevcan MAMUR. TANRIKULU. TRABZON PZ 350 14.00 PZ 367 14.00 PZ 365 14. Arif BAYSAL. M.00 - Bazı Zırai Mücadele İlaçlarının Balıkların Solungaç Karaciğer ve Kas Dokularındaki Antioksidan Enzim Aktiviteleri Glutatyon ve Lipit Peroksidasyon Seviyeleri Üzerine Etkileri 77 . Adile AKPINAR Rana ridibunda Üzerine Sitogenetik Bir Çalışma Atilla ARSLAN. Bilal KUTRUP. Şayeste DEMİREZEN Turgay ŞİŞMAN Turgay ŞİŞMAN. ÇOĞUN. Handan KARAOĞLU.00 PZ 356 14. Nerocila. Sinan BEKSAÇ. Genotoksik Etkilerinin Belirlenmesi Serkan YILMAZ İnsan Lenfositlerinde Gama Radyasyonu Tarafından Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Değeri Gökhan NUR. T. Eşref YÜKSEL. Emine Teşvik Edilen Kromozomal Anormallikler Üzerine YALÇIN Likopenin Koruyucu Etkisi İnci Balığı'nda (Acanthalburnus microlepis. Metin ÜRE. Nurhayat ÖZDEMİR.

00 PZ 384 14.00 PZ 389 14. K-ATPaz ve Ca-ATPaz Enzimlerinin Tepkileri Lambda-cyhalothrin Piretroid İnsektisidinin Flov Sitometri Yöntemi İle İnsan Lenfosit Kültüründe Toksik Etkisinin Belirlenmesi Menderes Nehri Çürüksu Çayı’nda Metal Kirliliğinin Chironomus thummi Larvalarında Metallotiyonin Kullanılarak İzlenmesi Asetilkolinesteraz İnhibitörleri Olarak Kaliks[n]arenler Nilüfer AYDEMİR. Alaattin ŞEN. Atila YANIKOĞLU Ayşe BİRHANLI.00 PZ 381 14. Burçin Aşkım GÜMÜŞ.00 PZ 375 14. Cu+2. Hüseyin ÇETİN.00 PZ 387 14. Linnaeus 1758) 14.00 PZ 373 14. Murat ÖZMEN Serpil KÖNEN. Mehmet Turan AKAY Aysun KILIÇ. Mustafa DURAN. Alaattin ŞEN Hatice KÜBRA AYNACI. Abbas GÜNGÖRDÜ. İki Farklı Sıcaklıkta Alman Hamamböceği (Blattella germanica)’ne Karşı Etkinliğinin Araştırılması Kurşun (PZ) ve Kadmiyum (Cd)’ un Xenopus laevis Üzerine Embriyo-Toksik Etkileri Malathion'un Ratlarda Nefrotoksik Etkisi ve Vitamin C ve E'nin Koruyucu Rolü Drosophila melanogaster’de Bir Çeşit Bitkisel Östrojen Olan Genistein Uygulamasına Bağlı Olarak Genotoksik Etkilerin Araştırılması Kronik Genistein Uygulamasının Drosophila melanogaster’de Fertilite Ve Ömür Uzunluğu Üzerine Etkileri Bisfenol A’nın Drosophila melanogaster’in Canlı Kalma Oranı Üzerine Olan Etkisi Böceklerde İnsektisitlere Karşı Dayanıklılık ve Dayanıklılık Mekanizmaları Metal (Ag+. 1758) Çeşitli Enzimatik Biyobelirteçler Kullanılarak Değerlendirilmesi Herbisit Treflan ve Etken Maddesi Trifluralin’in Genotoksik Etkilerinin Oreochromis niloticus Eritrositlerinde Mikronükleus Testi Kullanılarak Araştırılması Lacerta danfordi (Gunther 1876) (Squamata: Lacertidae)Derisinin Histolojik Yapısı ve Glikozaminoglikanların Dağılımı PZ 393 Laudakia stellio (Agamıdae.Midesinin Histolojik Yapısı İle Fundus ve Pylor Bölgelerinde Mukoza İçeriğinin Histokimyasal Olarak Belirlenmesi Beyhan GÜRCÜ. Tolga ÇAVAŞ PZ 386 14. Hacer ÜNLÜ Sakine UĞURLU Gülüzar ATLI. L. Aysun KILIÇ. Adile ÖZDEMİR. Evrim Arzu KOÇKAYA. Muhammed ATAMANALP Utku GÜNER Belda ERKMEN. Handan UYSAL Deniz ALTUN Emel ATLI.00 PZ 378 14. Özlem Özen KARAKUŞ.00 PZ 382 14. Güldeniz SELMANOĞLU. Yusuf KALENDER Hakan AŞKIN. Biyoloji Bölümü. Aslı SEMİZ. TRABZON PZ 372 14. Hakan AŞKIN. Handan UYSAL.00 PZ 385 14. Cd+2.00 PZ 388 14.00 PZ 374 14.00 PZ 379 14. Mehmet ÖZKARSLI Zeynep TOPÇU.00 . 1853) Meriç Deltası’ndaki Çevresel Kirliliğin Sazan Balıklarında (Cyprinus carpio.00 PZ 391 14.00 PZ 390 14.00 PZ 383 14. Dürdane KOLANKAYA.19.00 - Bursa Nilüfer Çayı Suyunun Genotoksik Etkilerinin Balık Mikronukleus Testi ile Değerlendirilmesi Erkek Sıçanların Üreme Sistemi Gelişimi Üzerine Benzil Benzoatın Etkileri Antifungal Aktiviteye Sahip Yeni Bir Tiohalobenzen Türevinin Erkek Sıçanların Üreme Sistemi Üzerine Etkileri Fibronil’in Laboratuvar Koşullarında. Güldeniz SELMANOĞLU.00 PZ 377 14. Alaattin ŞEN Serdal ÖĞÜT. Murat ÖZMEN Fatma Gökçe UZUN. Elif KUŞ. Özgen BÜYÜKGÖZE. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Cr+6.00 PZ 392 14.. Elif LOĞOĞLU Emre ÖZ.00 PZ 380 14. Abbas GÜNGÖRDÜ.00 PZ 376 14. Mustafa CANLI Fulya Dilek GÖKALP MURANLI Adile ÖZDEMİR. Zn+2) Etkisinde Kalan Balıklarda (Oreochromis niloticus) Na. Yüce BAŞIMOĞLU KOCA Yücel BAŞIMOĞLU KOCA. Serap ÇELİKLER Evrim Arzu KOÇKAYA.00 - Sitokrom P4502C9 Aktivitesinin 7-Metoksi-4Triflorokumarin ile Florometrik Ölçülmesi Pretrin ve Sentetik Pretroid Grubu İnsektisitler Polikloro Bifenil Kirliliğinin Balıklar Üzerine Etkileri Lamda Cyhalotrin (KARATE) Gambusia affinis (Baird & Girard. Şenay SUMMAK. Erdoğan KÜÇÜKÖNER Ercüment AKSAKAL. Beyhan GÜRCÜ 78 . Hasalettin DELİGÖZ.

Emine YALÇIN Orkide MİNARECİ.00 ile Adsorpsiyonu ve Adsorpsiyon İzotermlerinin Belirlenmesi 79 . İ. Meral ÖZTÜRK. Ülke Genelinde Duyulmasında Her Üniversitenin İlgili Bölümlerinde Okuyan Öğrencilerin Desteği PEÇ 013 İleri Teknoloji Seramiği Olarak ZnO 14. Etik ve Mevzuattaki 14. SAVSAR. Yavuz ÇOTUK. S. Cevdan KESİCİ Miray SOYUPEK. GÜL. Mehmet SOYSAL Esen Fatma KABADAYI Demet UYGAN Tutumlarının Belirlenmesi Avrupa Birliği Çevre Politikaları ve Türkiye Uyum Süreci Eskişehir-Karacahöyük. TANRIKULU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Nermin BİTER. KOYUNCU.00 PEÇ 009 14. Kezban ADA. Ahmet SAVRAN. Gökdere ve Osmaniye Köylerininde Sulama Suyu Amaçlı Kullanılan Drenaj Sularında Ec ve Total Tuz Değişiminin Belirlenmesi PEÇ 010 İstanbul’da Topraktan Gelen Gama Radyasyonu 14. Ersin MİNARECİ Didem YÜCEL İ. Nagihan AKAYA Aysun ERGENE.00 PEÇ 018 14. Burcu YÜKSEL.00 PEÇ 007 Fen ve Teknoloji Öğretmenliği Öğrencilerinin 14. Önder KILIÇ. S. Emine ÖZTÜRK. Aysun ERGENE. G. Fadime YILMAZ. Arzu KAYA. Yılında Ege Üniversitesi Tabiat 14. Biyoloji Bölümü. AKSU. NUR Sema TAN. Topluçiçekgiller) Erkek İnfertilitesi Ön Tanısı Olan Hastalarda. Fadime YILMAZ. Mehmet SIKI.00 14. Meriç BOZKURT. DURANOĞLU Yavuz BAĞCI. Biyoçeşitlilik. Emine Yalçın Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonunun Moleküler Genetiği Işınlama Yöntemi İle Gıdaların Mikrobiyal Güvenliğinin Sağlanması Centaurea aladaghensis Wagenitz (Compositae/Asteraceae. Aytekin TAN Mustafa KATI Buse ERASLAN. Seval ORUÇ. Emine ÖZTÜRK. D.00 PEÇ 017 14. Kutsal KESİCİ. Karşılaştığı Sorunlar ve Çözüm Önerilerinin Halka Ulaşmasında.19.00 PEÇ 003 14. YILDIRIM.00 Çevre Kirliliği Konularında Davranış ve Aysel KEKİLLİOĞLU Tanju KAYA.00 PEÇ 015 14. Sitogenetik ve Y Kromozom Mikrodelesyon Analiz Sonuçlarının Değerlendirilmesi PEÇ 019 Prenatal Tanıda. TRABZON POSTER SUNUMLARI EĞİTİM & ÇEVRE 27 HAZİRAN 2008 PEÇ 001 14. Hüseyin DURAL Perihan YAVUZ Perihan YAVUZ A.00 - Burdur -Göller Havzasının Acı/Tuzlu Sulu Göllerinin Dünü-Bugünü Sulak Alanların Önemi.00 Rh Faktörü Dağılımının İncelenmesi PEÇ 021 Tekstil Boyar Maddelerinin Aktifleştirilmiş Kömür 14. Serdar MAYDA.00 PEÇ 002 14.00 - Murat BELİVERMİŞ.00 - 14:00-17:30 Aslı DOĞAN Aysel KEKİLLİOĞLU Levent TURAN İnsanlarda El Yapısının Cinsiyete Göre Değerlendirilmesi Biyoloji Eğitimi ve Bütünsellik Yaklaşımı Yerel Biyolojik Kaynak Değerlerinin İlköğretim ve Ortaöğretim Öğrencilerinin Biyolojik Çeşitlilik Kavramını Öğrenme ve Pekiştirme Süreçlerine Entegrasyonu PEÇ 004 Biyogüvenlik.00 Sonuçları ve USG Bulgularının Amniyosentez Sitogenetik Analiz Sonuçları İle Karşılaştırılması PEÇ 020 Kars İli Devlet Hastanesi’nde ABO Kan Grupları ve 14.00 PEÇ 016 14. Kezban ADA. Sema TAN.00 Yeni Gelişmeler PEÇ 005 Kuruluşunun 35. Biyokimyasal Tarama Test 14. Cem DALYAN Erol KESİCİ. P. Ayşe ERCİYAS.00 Nanokristallerinin Hazırlanması ve Cibacron Brilliant Yellow 3G-P ve Remazol Brilliant Blue R tekstil boyalarının Adsorpsiyonunda Kullanımı ve Adsorpsiyon İzotermlerinin Belirlenmesi PEÇ 014 Gediz Nehrinde Deterjan Kirliliğinin Araştırılması PEÇ 011 14.00 PEÇ 012 14.00 Dozunun Belirlenmesi PEÇ 008 14.00 Tarihi Müzesi PEÇ 006 Botanik Bahçesi Ekoturizmi 14.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Biyoloji Bölümü. TRABZON 80 .

19. Ulusal Biyoloji Kongresi Bildiri Özetleri .

19. TRABZON 82 . Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

19. Biyoloji Bölümü. TRABZON Çağrılı Bildiri Özetleri 83 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

TRABZON 84 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.19.

Iowa City . Iowa City . TNF-related apoptosis-inducing-ligand (TRAIL) induces cell death in a variety of tumors. hem de genetik hastalıkların tedavisinde yaygın olarak kullanıldığını göreceğiz. Alcohol damages the developing brain. We demonstrate that introduction of the TRAIL gene into neuroblastoma cell lines using an adenoviral vector leads to apoptotic cell death. Thus. hücresel tedavi alanında ilk gelişmelerin yaşandığı bir ülke olduğumuzu burada unutmamak gereklidir. RTPCR and flow-cytometric analyses demonstrated that TRAIL’s effect is mediated primarily via the TRAIL R2 receptor. Sonuç olarak bakıldığında hücresel tedaviler artık tıbbi tedavinin bir parçası olduğu görülmektedir.edu Neuroblastoma is the most common solid extracranial neoplasm in children and causes many deaths. vulnerability of the developing brain to alcohol toxicity changes over time. U. Likewise in humans. Furthermore. but not in normal tissues.University of Iowa . Ancak mevcut veriler gelecekte bu yeni metodun çok önemli olacağına işaret etmektedir. including CGN.University of Iowa . we hypothesized that inhibition of NF-kB signaling may augment TRAIL’s killing effects.edu Alcohol abuse during pregnancy can profoundly affect the developing fetus. and a critical need exists for the development of new treatment regimens.edu. neuronal death is one of alcohol’s most prominent pathologic effects. identification of molecules and signaling pathways that ameliorate alcohol-induced neuronal death is important. Ç 002 Gene Therapy for Neuroblastoma Bahri KARAÇAY Department of Pediatrics. a kinase essential for NF-kB activation. We have demonstrated that neuronal nitric oxide synthase (nNOS) can protect developing cerebellar granule neurons (CGN) against alcohol-induced death both in vitro and in vivo. which can exert an antiapoptotic effect. Iowa 52242 . Activated cAMP response element binding protein (CREB) has been strongly linked to the survival of multiple cell types. Ve önümüzdeki 10 yıl içerisinde de hücrelerden elde edilen organların tedavilerde yer alması beklenmektedir.A. and hyperactivity.S. bahri-karacay@uiowa. 85 .ktu. TRAIL is nontoxic. U.S. making it a strong antitumor therapeutic candidate. This loss of neurons underlies many of the behavioral deficits associated with FAS.Division of Child Neurology. Despite treatment advances. Çok yakın dönemde genetik olarak manuple edilmiş hücrelerin organ yenilenmesinde. 4000 civarında çalışanı ile yıllık %16 büyüme gösteren bu sektör.Division of Child Neurology. resulting in fetal alcohol syndrome (FAS). Bu gün için hücresel tedavilerde kullanılan hücreler farklılaşmamış-kök hücreler ve farklılaşmış hücreler olmak üzere iki temel gruptur. immünoterapi işlemlerinde . Bu hücreler çoğu kez süspansiyon halinde veya matriks yapılarda organize olmuş üç boyutlu doku taslakları şeklinde tedavi uygulamalarında yerini almıştır. prognosis for neuroblastoma remains poor.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. concurrent inhibition of the NF-kB pathway and the induction of TRAILmediated apoptosis may become a useful approach for the treatment of neuroblastoma Ç 003 Mechanism of Maturation-Dependent Alcohol Resistance Bahri KARAÇAY Department of Pediatrics. As TRAIL can activate the nuclear factor-kB (NF-kB) signaling pathway. In the developing brain. leading to microencephaly. mental retardation.tr Aslında eski bir yöntem olan ancak son 40 yılda önemi giderek anlaşılan hücresel tedavilerde. TRABZON Ç 001 Kök Hücre Ve Hücre Tedavilerinde Güncel Gelişmeler Ercüment OVALI KTÜ-ATİ Teknoloji eovali@meds. As the developing rodent nervous system matures. The combination of blockade of NF-kB signaling and expression of TRAIL induced apoptotic death in a greater proportion of SKNSH cells than did either treatment alone. bugün 4 milyar dolar/yıllık bir iş hacmine sahiptir. Therefore. Bugün dünya çapında 80 den fazla kuruluş 2 milyar doların üzerinde bir yatırım yapmış durumdadır. Moreover. vulnerability to alcoholinduced neuronal death diminishes. bahri-karacay@uiowa. son 10 yılda yaşanan gelişmeler bugünün yeni yaklaşımını temsil etmektedirler. TRAILmediated cell death was enhanced when neuroblastoma cells were simultaneously infected with a dominant-negative mutant of IkB kinase. Çiçek aşısını dünyaya tanıtan.A. Iowa 52242 . the promoter of the nNOS gene contains two cAMP response elements (CRE).

ekim@hotmail. son gelişmeler 86 . increased production of nitric oxide. especially antibiotics. 98 genera and 2700 species. bitki sistematiği ve sosyolojisi alanında çok sayıda araştırıcı yetişmiş ve bunlar ülke çapında yaygın arazi çalışmaları ile ülkemizin floristik yapısının daha kesin bilinmesi için ciddi çalışmalar yaparken. Ülkemizdeki Son Gelişmeler Tuna EKİM İstanbul tuna. have a unique record as a source of novel bioactive compounds. and abolished alcohol's toxic effect in wild type CGN. an activator of the cAMP pathway. TRABZON Using cultures of CGN. Furthermore. in part. This taxonomic diversity is currently encompassed in 1 class. the nNOS gene. forskolin's protective effect was substantially reduced in CGN cultures genetically deficient for nNOS (from nNOS-/mice).goodfellow@ncl. daha sonraları üniversite araştırma fonlarının floristik çalışmalara destek vermesi. 5 subclasses. 17 suborders. notably streptomycetes.uk An astonishing array of cultivable actinobacterial diversity has been found using improved selective isolation and characterisation procedures with much more to come. buldukları yeni tür ve birliklerle dünya botanik bilimine de önemli katkılarda bulunmaya başlamışlardır. overexpression of nNOS in wild type CGN ameliorated alcohol-induced cell death. 46 families. ülkemizdeki son gelişmeler vurgulanarak örnekleri ile açıklanmakta. bitki sosyolojisi. Florasının zenginliği yanında özellikle tohumlu bitkiler açısından endemizm oranının yüksekliği çok çarpıcıdır. Bu konuşmada. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Forskolin increased nNOS mRNA levels several fold. botaniğin daha çok arazi botaniği olarak özetlenebilecek tohumlu tohumsuz bitki sistematiği ve bitki sosyolojisinde. Anahtar Kelimeler : Türkiye. These results indicate that the neuroprotective effect of the cAMP pathway is mediated. In addition. Sonuç olarak son 30 yıl içinde. Ç 005 Amycolatopsis. Forskolin. Ç 004 Actinobacterial Diversity and Drug Discovery: Will A Renaissance Follow the Decline and Fall? Michael GOODFELLOW School of Biology. United Kingdom m. 1980 lerden sonra Türkiye Florasının yazımının tamamlanması sırasında çok sayıda botanikçinin Flora’nın yazıldığı Edinburgh Kraliyet Botanik Bahçesinde mesleki bilgi ve görgülerini artırmaları ve gene o yıllarda yaygınlaşan yeni üniversitelerimiz sayesinde botanik anabilim dallarının yurt çapında yaygınlaşması. and by our view that taxonomic diversity can be used as a surrogate for chemical diversity as illustrated by recent studies on members of the genera Salinispora and Streptomyces. but the question remains whether they will continue to serve us well given the urgent need for a new generation of antimicrobial agents to combat the major microbial pathogens that have or are becoming resistant to all classes of antibiotic compounds. stimulated expression of a reporter gene under the control of the nNOS promoter. It is well known that actinobacteria. 5 orders. dünyanın. botaniğin diğer yan dalları ile ilişkileri tartışılarak Türk botanikçilerinin ülkesel ve evrensel botanik bilimine katkıları vurgulanmaktadır. At the subgeneric level the genus Streptomyces still leads the way with 1899 species. 1980 li yıllardan itibaren ülkemizde floristik çalışmaların çok ivme kazanmasının ana sebebleri olarak gösterilebilir. by the pathway's downstream target.19. Our approach to the search and discovery of novel antibiotics will be exemplified by the discovery of the abyssomicins and proximicins from marine isolates belonging to the genus Verrucosispora. This question will be addressed within the context of a paradigm shift in our approaches to the selective isolation. bitki sistematiği. University of Newcastle. Newcastle upon Tyne. and this stimulation was substantially reduced when the two CREs were mutated.com Türkiye floristik açıdan. ama daha çok ılıman iklim kuşağının dikkat çeken ülkelerinden birisidir. characterisation and screening of actinobacteria isolated from neglected habitats. we tested the hypothesis that cAMP mediates nNOS activation and the protective effect of nNOS against alcohol-induced cell death. Delivery of nNOS cDNA using a replication-deficient adenoviral vector into nNOS-/CGN abolished alcohol-induced neuronal death.ac. 1970 li yıllardan sonra TÜBİTAK’ın. Arazi Botaniğinde.

Çiçeklenmeyi başlatan bazı genler tanımlanmış ve çiçek gelişimi sırasında şekil oluşumunun kalıtımla denetlenmesine ilişkin mükemmel modeller geliştirilmiştir. gıda. 2000 yılında Arabidopsis thaliana genomunun aydınlatılması. Bu durum. yapıları ve işlevlerine ilişkin çok önemli bilgiler sağlamıştır. simbiyotik ilişkiler moleküler düzeyde aydınlatılmıştır. mitokondri gibi dinamik bitki organelleri ve bakterilerde bölünmenin mekanizması aydınlatılmıştır. 2000 yılından bu yana bilim tarihindeki en büyük bilgi birikimine tanıklık etmekteyiz. işlevsel genomik. A. ligninleşme ve iletim demeti kimliğinin belirlenmesinde rol alan genler saptanmıştır.turkan@ege. 21 YY’ da geleneksel ve/veya biyoteknolojik yöntemlerle insanlığın gereksinimini sağlayabilecek nitelik ve nicelikte gıda. Fen Edebiyat Fakültesi. çeşitli –omik’ (genomik. Etilen. doğal kirleticiler ve yapay kaynaklardan oluşan kirleticiler olmak üzere iki ana grupta toplanabilir. ilaç hammaddesi ve lif üretebilecek bitkiler yetiştirilebilmesine olanak sağlayacaktır.tr 2050 yılına kadar. Biyoloji Bölümü. Örneğin son 7 yılda. tohum çimlenmesi. küresel iklimde ani değişimlerin yaşanabileceği koşullarda gerçekleştirmek zorundayız. fototropizma ve sirkadiyan (günlük) ritimlerle ilişkili reseptörler ve sinyal ileten elemanlar aydınlatılmıştır. stoma hareketleri. thaliana.19. Dünya nüfusunun yaklaşık 10 milyara ulaşması beklenmektedir. proteomik ve metabolomik)’leri ortaya çıkarmıştır. İzmir İsmail. yakıt. Çevresel değişimlerin kaynağı. kasırgalar gibi afetleri ve çeşitli jeolojik kirlenmeleri (madencilik çalışmaları. bu pompaların farklı bitki gruplarında (monokotil ve dikotiller) geçmişleri. son 10 bin yılda ürettiğimizin iki katı kadar besin üretmek zorundayız. Yapay kaynaklara ise gübreler ve genetiği değiştirilmiş tohumlar.edu. enerji ve çevre 21 YY’ da insanlığın üzerinde en fazla konuşacağı konular olacaktır. Tüm bu gelişmeler. İnsanoğlu. Ağaçlarda odun oluşumunun mekanizması belirlenmiştir. 2000 yılından günümüze. Dolayısıyla. Bitkilerin ışığa verdikleri morfogenetik tepkilerde fitokromun rolünün yanı sıra. erozyon ve alterasyonlara bağlı kirlenmeler) örnek verebiliriz. Yeni bir bitki hormon sınıfı olan brasinosteroidlerin büyüme ve gelişimdeki rolleri moleküler düzeyde aydınlatılmıştır. Üstelik bunu. başta yaşlanma. kuraklık stresi ve herbisit araştırmalarında yeni fırsatlar sunmaktadır. Bu bulgular. ATP iyon pompalarının moleküler analizleri. hücre çeperi oluşumu. Biyoloji Bölümü. sel. Doğal kaynaklara deprem. Bu yeni bilim dallarından elde edilen bilgilerin bir araya getirilmesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON Ç 006 Genom Sonrası Çağda Bitki Biyolojisinde Gelişmeler İsmail TÜRKAN Ege Üniversitesi. Ç 007 Çevre Sorunları ve İnsan Hakları Leyla AÇIK Gazi Üniversitesi. insan sağlığı bakımından önem taşıyan steroidlerin biyokimyasına ilişkin yeni bir anlayışa katkı yapmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. yani ‘sistem biyolojisi’ yaklaşımı bitki biyolojisinin tüm dallarına büyük katkılar yapmaktadır. ANKARA Yapılan tüm anlaşmalara rağmen dünyada çevresel bozulma hızlı bir şekilde devam etmektedir. Arabidopsis mutantlarının genetik ve moleküler analizleri sonucu bitki fizyolojisi ve biyokimyasında da uzun süredir yanıt bekleyen sorular tek tek yanıtlanmaktadır. Bu çalışmalar. şu an. G7 ülkelerinin yaptığı gibi. meyve olgunlaşması. evsel katı ve sıvı 87 . Lotus japonicus ve Medicago truncata genomundan sağlanan bilgilerle. Günümüzde bitkisel verimliliği önemli ölçüde sınırlandıran ve etkilerinin giderek artması beklenen biyotik ve abiyotik streslerin algılanması ve uygun tepkinin verilmesini sağlayan sinyal iletim ağları aydınlatılmıştır. türünün devamını tehdit eden bu zoru başarabilecek midir? “Bitki bilimcileri olarak. apikal dominansi. anahtar özellikteki BİYOTEKNOLOJİ sektörü için yeni fırsatlar yaratmaktadır. Bornova 35100. Kloroplast. Bu nedenle. Dolayısıyla. Bu yüzyılın ortalarına kadar. absisik asit ve oksin gibi bitkisel hormonların reseptörleri saptanmıştır. Jeolojik kaynaklar tarımsal ve özelikle yer altı ve yerüstü sularının kirlenmesine yol açmaktadır. ülkemizde de ‘uygulamaya yönelik temel bitki biyolojisi’ çalışmalarının ilgili kurumlarca daha fazla desteklenmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Fen Fakültesi. Çeşitli bitkilerde vernalizasyon ve vernalizasyonu düzenleyen ağlar ortaya çıkarılmıştır.

çalışmak için uygun çevre şartlarının hazırlanmaması. 90 yılda yaklaşık yüzde 85 oranında küçüldüğü tespit edilmiştir. 88 . Yirmi birinci asırda insanlığın karşı karşıya kaldığı sorunların başında gıda ve enerji eksikliği gelmektedir. Mesela Kazakistan halkı birçok nükleer denemeye maruz kalmış ve politik arenada sesini duyuramamıştır. birçok çay ve dereler kurumuş. İsveç. Danimarka ve İzlanda başbakanlarının katılımıyla 19 Haziran 2006 tarihinde bu bankanın temeli atılmıştır. Radyasyona maruz kalma sonucu ölümler. Çünkü çevreye zarar veren devletler çevrenin insana olumsuz etkisi nedeniyle insan haklarını da ihlal etmektedir. bazı fabrikalar ve tarımsal ilaçlar sebep olmaktadır. rüzgâr. Finlandiya. sözleşmeler ve kanunlar bu zararlardan etkilenen bireylere veya sanayisi az gelişmiş küçük toplumlara bir fayda sağlamamaktadır. daha fazla gri bir ortam bırakılması da insan haklarının açıkça ihlalidir. Svalbard Küresel Tohum Bankası’nın misyonu geleneksel gen bankasında olan tohum çeşitliliğinin herhangi bir şekilde kaybolma ihtimaline karşılık tohumları korumaktır. TRABZON atıklar. yeraltı suları azalmıştır.19. sakat doğumlar ile toksik kimyasallara maruz kalan insanlarda görülen kanser gibi çeşitli hastalıklar insan hakları ihlalinin en bariz sonuçlarındandır. kanalizasyon suları. sanayi atıkları. Tohumlar çok sıkı korunmuş muhafazalar içinde ve nem almayacak şekilde yerleştirilmiştir. İstanbul) toprakları yoğun sanayi atıkları ve ağır metallerle kirletilmektedir Sulak alanlar ya kurutulmakta ya da kirletilmektedir. 1990'lı yıllardan itibaren kaçak kuyuların açılması ve son yıllardaki iklim değişikliği ilk sıralarda yer alan etmenlerdendir. Küresel açlık ihtimaline karşı veya çok büyük felaketler olasılığı göz önünde tutularak ülkelerin tohum bankalarının olması o ülkeyi diğer ülkelere göre stratejik bir konuma getirecektir. Mesela Van gölünde sanayi kaynaklı kirliliğin büyük bir kısmı et entegre tesisleri ile un ve şeker fabrikaları kaynaklıdır. Bütün bu çevre sorunlarını ortadan kaldırmak veya azaltmak için hazırlanan uluslar arası zorunluluklar. Türkiye bitki çeşitliliği ve endemik bitki türleri açısından emsalsiz bir ülkedir. petrol kirliliği. Farkında olamadığımız bu bilimsel kisveli kaçakçılık en önemli çevre ve insan hakları sorunlarımızdan biridir. Hava. dünya ölçeğine göre çok daha farklı bir boyuttadır. Bilim ve teknolojik atılımlar yapılmasının gerekliliği yanında öncelikli bir konu olarak. Ülkemiz ve Türk Dünyası’nda çevre sorunları. Türkiye’deki su kirliliği jeolojik (doğal) etkenlerin yanında. Hava kirliliğine ise neden olan kuruluşlar arasında petrokimya tesisleri. gemi/yat foseptikleri. Ülkemizde yeşil altın arayıcıları (yabancı bilim adamları) bazen bağımsız bazen yerellerle birlikte birçok bitki türünü yasadışı yollarla yurtdışına götürmektedirler. Deniz seviyesinin 130 metre üzerinde olan bu bölgede buzlar erise bile içerisi kuru kalacak şekildedir. kâğıt fabrikaları ve çimento fabrikalarını sayabiliriz. gübre fabrikaları. İnsan haklarına dayanan yeni bir yaklaşım ile hem insanların yaşama alanı olan çevrenin korunması hem de çevreden zarar gören insanın koruması sağlanabilir. Uydu fotoğraflarıyla yapılan çalışmalar sonucunda Tuz Gölü'nün. İskandinav ülkelerinde hal böyle iken Türkiye de durum nasıldır? Çevre kirliliği konusunda diğer ülkelere göre gerilerde olmamasına rağmen biyolojik kaynaklarının talan edilmesi konusundaki duyarsızlık açısından ön sıralarda yer almaktadır. radyasyon gibi daha birçok etmeni örnek gösterebiliriz. Evsel ve fabrika atıkları arıtılmadan ya da yeterli arıtılmadan sulara verilmektedir. Çevre ile insan hakları birbiri ile sıkı bir şekilde ilişkilidir. Türkiye’nin muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkabilmesi için her türlü teknolojiye sahip olması ve kullanması gerekmektedir. gemi taşımacılığı. Biyoloji Bölümü. gelecek nesillere daha az yeşil. ülkemizin tarımsal. Bu küçülmede göle ulaşan kaynaklar üzerinde baraj inşası. İskandinav ülkeleri bir araya gelerek yerel tohumlarını muhafaza etmek için buzullarda büyük bir tohum bankası olan “Svalbard Global Seed Vault” kurmuşlardır. Bazı sularımız ise sanayi atıkları ile kirlenmiştir.biyolojik ve jeolojik değerlerini koruma bilincinin ortaya çıkmasını sağlamak ve var olanı geliştirmek için sürekliliği sağlanabilecek bir eylem planına ihtiyaç bulunmaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. hava ve su taşımacılığı. Norveç. Bir zamanların “sarı altın” arayıcıların yerini şimdilerde “yeşil altın” arayıcıları almıştır. Özellikle Marmara Bölgesi (İzmit. Teknolojileri kurarken çevre ve insana verilecek zararları hesap etmeli ama bilimsel ve teknolojik gelişmelerden asla vazgeçmemeliyiz. deniz. Ayrıca suların kirlenmesi. Spitsbergen adasında Svalbard Dağı’nın 120 metre içinde inşasına başlanan bankaya robotik emniyet sistemleri kurulmuştur. su vasıtasıyla kirliliğe maruz bırakılan ve bu kirlilikte çok az katkıları olan insanlara. havanın ve toprağın kirlenmesi. orman arazisinin turizm ve yerleşim gibi faaliyetler nedeniyle yok edilmesi. Toprak kirliliğine kömür ocakları. sulak alanların kurutulması. Türkiye’de sulak alanların bir kısmı kurutulmuş. çevre kanunlarının maddi ve manevi fayda sağlamadığı gibi etnik bir azınlık veya başka bir ülkenin işgalinde yaşayan halkları olumsuz yönde etkilemektedir. tarım ilaçları ve gübreleme sonucu ortaya çıkmaktadır.

Yayınlanmış olan eserlerdeki yazar sayılarına göre de bir tasnifte bulunulmuştur. kinesin. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Prof. Bu konuda ileri sürülen çeşitli modelleri test ettik. diğer disiplinler ile birlikte yapılmış olan ortak çalışmaların da genel bir değerlendirmesi ortaya konulmuştur. miyosin ve dynein proteinlerinin nasıl yürüdükleri sorusunu cevaplamak için kullanıldı. ATP sentaz dönerli motoru mitokondri zarında saniyede ~1000 kez dönerek vücudumuzun ATP sini üretmekle görevlidir. Bu tekniği kullanarak proteinlere yapıştırdığımız tek bir boya parçacığının pozisyonunu 1 nm çözünürlükle ışık mikroskobunda tayin edebiliyoruz. Biyoloji Bölümü. Ç 010 Ord. Bu araştırmalar için proteinlerin nanometre boyutundaki hareketlerini gözlemleyebilecek ve pikoNewton (10-12 Newton) seviyesinde ürettikleri kuvveti ölçebilecek hassas tekniklere ihtiyaç duyulmaktadır. miyosin ve dynein proteinleri ise aktin ve mikrotubul iplikçikleri üzerinde yürüyerek kendilerinin 10. Ankara mkuru@baskent. Kinesin. Bir sonraki soru ise onların bu koordinasyonu nasıl sağladıkları oldu.edu. Bu sonuçlar bize. bölümlerin üretkenliklerinin ve diğer disiplinlerle ilişkilerinin ortaya konulması ve yayınların ÜAK Doçentlik Bilim Alanları ile uyuşurluğunun bir değerlendirmesini de yapmaktır. Sonuçlarımız. proteinlerin bacaklarının ATP hidrolizi ile kuvvet ürettiklerini ve hareketi sağladığını. TRABZON Ç 008 Biyoloji Bölümlerimizde SCI Kapsamlı Dergilerde Yapılan Yayınlara Genel Bir Bakış Murat ÖZMEN İnönü Üniversitesi. Biyoloji Bölümlerimizde yapılan araştırmalara bağlı olarak. İki bacak arasında oluşan mekanik gerilimi bacaklarını uzatarak azalttığımızda proteinlerin ATP tükettikleri fakat adım atamadıklarını gözlemledik. 94158 USA yildiz@cmpmail. Biz. Fakat.edu. bu proteinlerin iki bacağının nasıl yürüdüğü bu zamana kadar anlaşılamamıştı. Almanya’daki yönetimin Hitler ve Naziler tarafından ele geçirilmesi nedeniyle. Bu proteinler ATP molekülünü parçalayarak açığa çıkan kimyasal enerjiyi mekanik enerjiye ve güce çevirmelerinden dolayı motor proteinler olarak adlandırılırlar.19.tr Bu çalışmada Web of Science (ISI) veri tabanı üzerinde bulunan Science Citation Index Expanded (SCI-EXPANDED) kapsamında taranan dergilerde yayınlanmış olan Biyoloji Bölümü adresli yayınların genel bir değerlendirmesinin yapılması amaçlanmıştır. onların felsefesine katılmadığından dolayı Türkiye’ye göç etmiş bir bilim adamıdır. Mesela.000 kat ağırlığındaki dev kargoları hücrenin bir kösesinden diğerine taşımaktadırlar. Fakat. Malatya mozmen@inonu. 44280.edu Hücre içerisinde 15-20 nanometre (10-9 metre) boyutundaki çeşitli proteinler iş makineleri gibi çalışarak önemli görevler üstlenirler. Ayrıca bu eserlerin içerdiği adreslere bağlı olarak. Ben araştırmalarımı hücre içinde taşımacılık yapan proteinlerin mekanizmasını çözmek üzerine yoğunlaştırdım. Fen Edebiyat Fakültesi. Curt KOSSWIG (Rüyalarını Türkçe Gören Bir Alman Biyolog) Mustafa KURU Başkent Üniversitesi Rektör Yardımcısı.tr Ord. optik cımbızlarla microtubul doğrultusunda proteinleri 6 pN kuvvetle çektiğimizde ise tekrar hareket etmeye başladılar. Biz öncelikle proteinleri hareketlerini fluorasan parçacıklarla gözlemleyebilecek FIONA (Fluorasan Parçacıklarla Bir Nanometre Çözünürlük) adını verdiğimiz bir teknik geliştirdik. bilimsel araştırma. Buna göre. Proteinlerin kendi bacaklarını aynı boyutta herhangi bir amino asit serisi ile değiştirdiğimizde ise tamamen hareket edemez oldular. kendi ifadesiyle. Çalışmanın amacı. SCI. Bacakları ile de mikrotubulden düşmeden yüzlerce 8-36 nm boyutunda adımlar atarak ilerliyorlar. University of California. onların insanlar gibi. kollarıyla kargoları tutuyorlar. bu proteinlerin iki bacağına iki ayrı boya takıp. ön ayağın sabit olup arka ayağın öne gelecek şekilde “yürüdüklerini” bulduk. yeni kurulmuş olan üniversitelerimizdeki Biyoloji Bölümleri hariç tutularak. bir biyolog olduğu için. Anahtar Kelimeler: Biyoloji. FIONA. Biyoloji Bölümü. Curt KOSSWIG. CA. 89 . Dr. yayın Ç 009 Motor Proteinler ve Hücre İçi Taşımacılık Ahmet YILDIZ Department of Cellular and Molecular Pharmacology. nasıl hareket ettiklerini gözlemledik. 2005-2007 yılları arasında yayınlanmış olan eserlerin Üniversitelere göre genel bir değerlendirmesi yapılmıştır.ucsf. Prof. ve iki ayağın bir biri ardına adım atmasının iki bacak arasındaki gerilim kuvvetine bağlı olduğunu gösterdi. San Francisco. Yapıları insana benzeyen bu proteinlerin iki ayakları ile aktin ve mikrotubule bağlanıp. Dr.

günümüz çağdaş bilgi toplumları arasında alması gerektiği yer konusunda başta üniversitelerimiz olmak üzere hızlı bir gelişim ve sürdürülebilir bir ivme içinde olmak zorundadır. Bu bildiride Türk Biyoloji bilimine büyük hizmetler vermiş olan Ord. ilk bilimsel derneklerin kurulmasına öncülük etmiş. Biyoloji Bölümü. Ç 011 Ülkemizde Biyoloji Bilimi ve Biyologların Konumu Alev HALİKİ UZTAN Ege Üniversitesi Fen Fakültesi. meslektaşlarımızın teorik donanımları yanı sıra uygulama alanlarına yönelik eğitim süreçlerinden geçirilmesi ve benzeri yapılması gerekenler konusundaki duyarsızlık ile bu sorunlara yönelik çözüm giderek zorlaşmaktadır.haliki@ege. Bunun en büyük nedenlerinden biri de biyologluğun kamu kurum ve kuruluşlarında belli meslekler için destek hizmeti veren bir bilim dalı muamelesi görmesidir. belgelerle genç biyologlara tanıtılmaya çalışılacaktır. Türkiye’de Biyologlar Derneği gibi. korumamız ve sahiplenmemiz gereken biyolojik zenginliklerimiz. Bu bilinçle her kesimde geleceğe güvenle bakan. Türkiye ve Dünya faunasına yeni taksonların katılmasını sağlamıştır. Biyoloji biliminin ve biyologların yerinin ülkemizde de hak ettiği noktaya ivedilikle ulaşması umuduyla. Türkiye’de görev yaptığı 1937-1954 ve 1969-1971 yılları arasında. yarınımızın güvencesi genç nesillerimizi yetiştirmek görevini üstlenen tüm kurumlarımızın önemi ve toplumsal sorumluluğu giderek artmaktadır. Biyologların “Meslek Yetki ve Sorumluluk Yasası” nı çıkarmada hayli geç kalınmıştır ve her geçen gün biyoloji ve biyologluktan bir kısım daha çeşitli meslek grupları kapsamına alınmaktadır. çok sayıda Lisans ve Lisansüstü düzeyde ders vermiş. Buna ek olarak akademik çevrelerdeki tüm eğitim ve öğretim gayretlerine rağmen. biyologların istihdamı ve özlük haklarının kesin hatlarıyla belirlenmesi konusunda ivedilikle davranmamız gerekmektedir ve sorumluluğumuzu artmıştır. birlikte yaşadıkları tüm canlılarla sıcak bir ilişki kurmaları ve doğru öğrenme yöntemlerinin uygulanması noktasındaki eksiklikler yadsınamaz. Dr. üniversiter yapılanmadaki programların çağdaş ve güncel ihtiyaçlar doğrultusunda düzenlenmesi gerekliliği. moleküler biyoloji ve genetiğin önemi anlaşılmış. makro ve mikro flora ve faunanın önemi. modern biyoloji biliminin kurulmasına. Prof.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bornova. ikinci vatanı olarak tanımladığı bu ülkeye karşı son derece sorumlu hissederek. çevre kirliliği ve küresel ısınmaya bağlı sorunların durdurulamaması. Biyoloji Bölümü. Çağımızda en hızlı gelişmeler biyoloji alanında yaşanmaktadır. Bu nedenle 7 cins. Bugün dünyada biyolojinin ve biyoteknolojinin her alanında yapılan çalışmalarla. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Mecmuası gibi. 90 . Örgütsel yapılanmadaki eksikliğimiz. Dr. modern evrensel değerlere sahip. Curt KOSSWIG’in ismi verilmiştir. düzenlenen yönetmeliklerde de halen bu izler görülmekte hatta giderek artmaktadır. Zoocoğrafya konusunda çok sayıda bilimsel makale yayınlamış. Dünyadaki çağdaş ve modern yaklaşımlı gidişe katılmamız yaşam boyu biyoloji eğitimi. Prof. Bugün biyologlar hala “İstiklal. Oysa hiç şüphe yoktur ki ülkemizin konumu. susuzluk.edu. Bu düşünce tarzı giderek özel sektörde de yaygınlaşmaktadır. özendirilmiş ve ödüllendirilmiştir. Türk doğa bilimleri tarihindeki unutulmaz yerini alarak. dinamiklerini mesleğine yansıtamayan bir umutsuzluk içinde oldukları görülmektedir. 7 Alttür ve 28 tür olmak üzere toplam 42 yeni taksona Ord. program ve uygulamalarda. Rumeli Hisarı-Aşiyan Mezarlığında ebedi uykusuna yatmıştır. Ayrıca Manyas Gölü Milli Parkı (Manyas Kuş Cenneti)’nı keşfetmiş ve kurmuştur. Curt KOSSWIG. Prof.tr Ülkemiz. Kendi ifadesiyle “Kendisini. Anadolu fauna’sının ortaya çıkarılması için bilimsel geziler düzenlemiş. Artan ekolojik sorunlar nedeniyle yaşanan olumsuzluklar dünyanın gelişmiş ülkelerinde toplumların biyoloji ve ilgili bilimsel gerçekler konusunda bilgilendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. çok sayıda bilim insanının yetiştirilmesinde doktora tez yöneticilikleri yapmıştır. Curt KOSSWIG. onun gelişmesine büyük hizmetler vermiş. morali yüksek. doğru bilgi ve bilime açık. 35100 İzmir alev. TRABZON Dünya çapında ünlü bir bilim adamı olan Ord. bilimsel dergilerin yayımını teşvik etmiştir. Dr. eğitimin ilk aşamalarından itibaren çocuklarımızın ve giderek gençlerimizin içinde yaşadıkları çevrede. Yapılan plan. Biyologların istihdamında yaşanan sorunlar gelecek kaygıları ve kuşkular nedeniyle de genç biyologların mutsuz. İstikbal ve İstikrar arayışındadır”. keza yakın ve uzak geleceğimizde ulusal çıkarlarımızın korunması açısından biyolojinin önemi her geçen gün inanılmaz bir hızla artmaktadır. Ancak ülkemizde. Çağdaş ve evrensel bilim dalları içinde BİYOLOJİ genel anlamda “Hayata dair her şeydir” diye tanımlayabileceğimiz en önemli temel bilim dallarındandır.

Bu ekonomik süreç için umut vaat eder bir durum da biyoteknolojik yöntemlerle biyoteryallerden bugün kimya endüstrisinin petrolden ürettiği ürünlere kalite yönünden eşdeğer ürünlerin üretilebilir olmasıdır. Son yıllarda biyoyakıtlar grubuna giren biyoetanol ve biyodisel gibi enerji ürünleri üretiminin gerek ulusal gerekse uluslararası ölçekte önemli bir ivme kazandığı görülmektedir. biyodisel üretimine ise başta Almanya olmak üzere A. modifikasyonları ve glikozilasyon hızları ile mikroçeşitlilik oluştururlar. Fen Fakültesi. Mikroçeşitlilik. Günümüzde biyo-materyal olarak tarımsal-ürün ve biyokitleyi kullanarak bunlardan biyoteknolojik yöntemlerle ürün üretip pazarlayan biyoekonomik süreç. Glikokonjugatlardaki oligosakkaritler hücre içi ve hücreler arası moleküler ve hücresel tanıma ile tanımanın engellenmesinde. Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi. petrolü kulanan kimya endüstrisinin temel oluşturduğu konvansiyonel ekonomiye yeni bir seçenek oluşturmaktadır. karbohidratların karmaşık yapılarını. uygulanan üretim süreçleri ve ürünlerin çevreyle-uyumlu olması bu modele yüksek sürdürülebilirlik potansiyeli kazandırmaktadır. Proteinlerin üç boyutlu katlanmalarını yönlendirerek. Aynı aminoasit dizisine sahip proteinlere farklı oligosakkarit yan zincirlerinin eklenmesi glikoformları oluşturur. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Glikozilasyonun değişebilirliği ile hem aynı protein ve lipidin birçok farklı özel biyolojik görevlerini gerçekleştirmesi ve hem de genomda neden beklenenden daha az gen bulunduğu açıklanır. Glikobiyoloji. Glikozilasyon mekanizmasıyla protein ve lipitlere bağlanan karbohidratlar hibrit molekülleri. Biyoloji Bölümü. yaşlanması ve ölümü olaylarında. hücresel tutunmada. Bu soruya yanıt aramak üzere yapılacak sunumda biyorafinerilerin özellikleri ve işleyişleri tartışılmaya çalışılacaktır.B. Teknolojik olarak biyolojik süreçlerle biyo-materyaller’den üretilen mal. 06532 Beytepe. Glikokonjugatların yapısındaki az sayıdaki monomerik birimlerinin sıralanma özellikleri.19. biyosentezlerini ve şeker taşıyan biyomoleküllerin biyolojik görevlerini araştıran bilim dalıdır. Farklı hücre tiplerinde farklı glikozilasyon enzimleri bulunur ve özel bir hücre tipindeki özel glikozilasyon durumuna Glikotip denir. Biyoekonomik süreçlerde kullanılan yenilenebilir hammaddelerin. glikokonjugatları oluştururlar.. İzmir sabire.tr Karbohidratların enerji kaynakları.B(Avrupa Birliği) grubu ülkelerde ağırlık verilmektedir. yapıdestek molekülleri olmalarına ek olarak çok daha fazla görevleri olduğu ve gerçekleştirdikleri moleküler olayları son yıllarda anlaşılmaya başlanmıştır. Biyoetanol üretimine batıda Brezilya ve A. Hücreler proteinlerin glikozilasyon profillerini değiştirerek ilişkili genin ifadesini değiştirirler ve böylece glikoproteinlerin görevlerini kontrol ederler. polimerler ve enerji ürünleri bulunmaktadır.edu. lipitlerin eriyebilirliklerini değiştirerek onların görevlerini ve diğer moleküllerle ilişkilerini belirlerler.tr Yeni yüzyıla girişle birlikte önem kazanmaya başlayan sürdürülebilir-kalkınma kavramı(konsepti) buna yönelik ekonomik model arayışlarını da beraberinde getirmiştir. Moleküler Biyoloji ABD. Bu bakımdan biyoetanolün yanı sıra başka katma-değerler de üretebilecek entegre tipte bir rafinerini modelinin nasıl olması gerektiği ülkemiz ekonomisi açısından ele alınması gereken önemli bir sorudur. Bu ürünler arasında değişik kimyasallar.karacali@ege. TRABZON Ç 012 BiyoEkonomi’de Biyorafinerilerin Yeri ve Önemi Nazif KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi. Golgi sahasında proteinleri etiketleyerek hücre içine veya hücre yüzeyine yönlendirirler. biyoetanöl üretiminin kırsal kalkınma politikaları doğrultusunda ayrı bir önemi bulunduğu da ilgili çevrelerce kabul edilmektedir. Hücre yüzeyine ulaşan karbohidratlar bilgi alış-verişi için diğer hücre reseptörleriyle ilişkiye girerler. Biyoteknoloji ABD. Son yıllarda“BiyoEkonomi” diye adlandırılan modelin sürdürülebilirlik açısından umut vaat eder çizgi izlediği bilinmektedir. akla durgunluk verecek ölçüde farklı hücre tipi seçiciliğini belirleyerek doğadaki biyolojik çeşitlilikten birinci derecede sorumlu olurlar. Ç 013 Glikobiyoloji Sabire KARAÇALI Ege Üniversitesi. hücre farklılaşması. Ülkemizde son günlerde biyodizel ağırlıklı üretim girişimleri yoğunluk kazanmış olmakla beraber. Böylece diğer kimyasal etiketlerin aksine karbohidratlar.edu. enerji ve hizmet gibi ürünlerin ticari dağılım ve tüketimini ele alan bu modelin iticini gücünü günümüzde biyoteknoloji oluşturmaktadır. kansere değişimi de içine alan 91 . bir farklılaştırma jeneratörü gibi çalışarak glikokonjugatlarda ince yapısal farklarla farklı biyolojik ligantları şekillendirir.D gibi ülkelerde. Biyoloji Bölümü. Ankara knazif@hacettepe. Biyoetanol üretimi için kurulacak biyorafinerilerde üretilecek ürünlerin pazarlanması ile sağlanacak ekonomik getirilere ek olarak rafinerilerin çalışmasıyla ortaya çıkacak yeni istihdam olanaklarının kırsal-kalkınma sürecine önemli katkısı olacaktır.

immün reaksiyonlar ile metastazda. iltihaplanma bölgelerine özel lökositlerin toplanması. Glikoimmunoloji ve Glikoteknoloji alanlarıyla birlikte gittikçe gelişmektedir. Marker–assisted techniques avoid infections and help to introduce multiple genes each with different resistance to different pathogens. CA 95616 USA hasan_bolkan@campbellsoup. hematolojik. Similarly. Also. hücre-matriks tanımasında. transcript profiling and genetic analysis. Due to the fact that phenotypic selection has been the norm for quantitative traits. Included among the tools used are DNA marker technologies for genome analysis. The development of molecular marker closely linked to the Pto gene now allows selections for resistance without the use of the toxic insecticide. the isozyme marker Aps-1 was used extensively as a substitute for screening with live nematodes to select for the Mi resistance gene. and variation in the aggressiveness of pathogen strains used for inoculation. Markerassisted breeding is also being used to produce new virus resistant and high solids tomato varieties. metabolizma ve sinir sistemi hastalıkları ile kansere değişim ve tümör oluşumunda glikozilasyon değişmeleri meydana gelir. Glikobiyoloji çalışmaları. miktar ve fenotipik belirlenmeleri ile ilişkili enzimlerin genlerinin klonlanması alanlarında yapılmaktadır. simbiyotik ilişkilerde. markerassisted breeding eliminates the need of inoculation with a live pathogen thus avoids the errors caused by field infection such as escapees. However. hücresel aktivite ve gen kontrolünde reaksiyonları açma-kapama gibi ince ayarlar yaparlar. only a small percentage of the total genetic diversity in the Lycopersicon gene pool has been transferred to L. zararlıların enfeksiyonunda. The technology also offers considerable potential to transfer quantitative resistance because markers have high heritability and are not masked by environmental conditions. Although the term “marker-assisted breeding” is associated with molecular markers. Susceptibility to Fenthion is observed on the detached leaves of tomato seedlings that carry the Pto gene conferring resistance to Pseudomonas syringae pv. These tools are being used aggressively by most institutions involved in plant breeding. esculentum) and its wild species which carry a wealth of genetic variability. esculentum. Marker–assisted breeding is a complimentary technology for use in conjunction with conventional breeding for genetic improvements. one of the marker systems that is becoming popular in tomato breeding is the 92 . non-molecular markers are also used in transferring genes that confer resistance to diseases. However. karbohidratların yapı ve görevlerini daha iyi öğrenmeyle birlikte daha iyi glikoproteinleri oluşturmaya ve ilaç geliştirilmesine yoğunlaşmaktadır. Glikozilasyon metabolizmasında meydana gelen bozukluklar ile ilişkili enzimlerin kalıtsal mutasyonları. in tomato.19. the markers are more easily scored than the genes of a given trait. Like in any other crop. proteinlerin hücre içi-hücreler arası trafiğinde ve hücre göçünde görülür. TRABZON patolojik değişmeler ile biyolojik olayların değiştirilmesini sağlayan hücre içi ve hücreler arası haberleşme ve bilgi naklinde. important traits in tomato plant follow a continuous distribution caused by the action and interaction of many genes and various environmental factors. glikokonjugatlardaki şekerlerin moleküler yapılarının belirlenmesi. Today. esculentum with more ease. But through traditional breeding the linkage between resistance and Fenthion susceptibility has been broken in many breeding populations. Hücreler arası tanımanın örnekleri. Glikobilimler adı altında toplanan Glikopatoloji. Enfeksiyon hastalıkları. using different DNA based marker technologies a large number of molecular markers have been discovered for both monogenic and polygenic disease resistances and other value added traits. Screening tests for resistance to multiple pathogens using live inoculum could be problematic because infection by one pathogen may interfere with the infection by the other pathogen. glikokonjugatların şekillenme yetersizliği veya aşırı birikimine neden olarak önemli sağlık problemlerini işaret ederler. glikozilasyon mekanizmasının kontrolü. The Mi-gene now can be scored by a PCR-based marker that is more tightly linked to Mi-gene than the Aps-1 isozyme. Ç 014 Molecular Breeding in Tomatoes: Traditional Vs Marker-assisted Breeding Hasan BOLKAN Campbell’s Agriculture Research Center. in the last 15-20 years important new tools have been developed in the area of molecular genetics that have revolutionized the moving of gene-associated traits from wild species to L. breeding for disease resistance can be carried out were field inoculation of plants are not allowed. Böylece Glikobiyoloji. An example of nonmolecular marker-assisted breeding in tomato is the use of the insecticide Fenthion as an indicator to select for resistance to bacterial speck disease. The Marker-assisted breeding identifies genes linked to the markers. In addition to high throughput of genotyping which allows a fast turnaround and precise selection of the desired traits.com The genus Lycopersicon includes the cultivated tomato (L. Biyoloji Bölümü. Davis. tomato. and because of the need of large number of test environments and replicates to evaluate traits. Yeni stratejiler ve teknikler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 28605 County Road 104.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. very effective and inexpensive with enormous potential for multiplexing. Biyoloji Bölümü. TRABZON single nucleotide polymorphism (SNP). It is most prolific of all marker types. 93 .

Biyoloji Bölümü. TRABZON 94 .19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. TRABZON Mikrobiyoloji Sözlü Bildiri Özetleri 95 . Biyoloji Bölümü.

Biyoloji Bölümü. TRABZON 96 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19.

fadime@gmail. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. partikül boyutu. Fak.. Escherichia coli (ATCC 25922) bakteri kültürlerine ve Candida albicans (ATTC 60192) kültürüne karşı test edilmiştir. Bu sözlü bildiride bakteriyel orijinli kanser kemoterapi ajanlarının etki mekanizmaları ve üretimini sınırlayan faktörler üzerinde durulacaktır. Fen-Ed. Emine ÖZTÜRK1. aureus bakterisinin nanopartiküller varlığında belirgin pigment oluşturduğu gözlenmiştir. Nano-mikro partiküler ince seramik tozları kozmetik sektöründe de kullanılmaya başlanmıştır ve bu nedenle antimikrobiyal ve antifungal özellikleri gündeme gelmiştir. Ayrıca S. lizin oksidaz.19. Kanser Kemoterapisinde Kullanılan Bakteriyel Enzimler Hikmet GEÇKİL İnönü Üniversitesi. Böl. Biy. Anahtar Kelimeler: antimikrobiyal.coli’nin ise daha dirençli olduğu gözlenmiştir. Fatih KUTLUER1. Kırıkkale 2 Giresun Üniv. Lysine oksidaz ve methionin liyaz) sadece birkaç gramnegatif bakteri tarafından sentezleni. vitreoscilla hemoglobini Süt Fabrikası Atık Sularından İzole Edilen Biyosurfektanların Antimikrobiyal ve Antifungal Etkilerinin Araştırılması Fadime YILMAZ1.edu.tr Kanser kemoterapisinde yaygın olarak kullanılan birkaç enzim (L-asparaginaz.075 ve 0. Biy.. Kezban ADA1.. TRABZON SM 001 Yüksek Teknolojiye Uygun Olarak Hazırlanan ZnO nanokristallerinin Karakterizasyonu ve Antimikrobiyal/ Antifungal Aktivitelerinin Tayini Aysun ERGENE1. Emine YALÇIN1. coli bakterisinde büyümenin inhibe olduğu tespit edilmiştir. sıvı ve gazlar arasındaki yüzey ve iç yüzey gerilimi azaltabilen amfilik bileşiklerdir. Fak. Emine YALÇIN1. aureus bakterilerinin büyümesinin azaldığı. methionin liyaz.. Nio gibi nano-mikro partiküller geniş bir kullanım alanına sahiptiler. %5’lik peyniraltı suyu ile zenginleştirilen besiortamında 0.. Düşük ZnO derişiminde S. 44280 Malatya hgeckil@inonu. Besi ortamında ZnO ince seramik tozlarının derişiminin artması ile birlikte E.98 gr/l biyosürfektan elde edilmiştir. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2 1 Kırıkkale Üniv. Fadime YILMAZ1. Aysun ERGENE1. Fak. Fen-Ed. Biyosürfektanlar.com Çeşitli özel yöntemlerle kullanım alanlarına göre özellikleri istenilen yönde değiştirilerek hazırlanabilen ileri teknoloji seramiklerinin oksit olanları TiO2. Kırıkkale 2 Giresun Üniv. Biyosurfektanların gram olumsuz bakteriler karşı daha etkili olduğu belirlenmiştir. ZnO. Fen-Ed. Staphylococcus aureus (ATCC 25923). Böl. Fen-Ed. Nanokristallerin çapları 10-1000 nanometre arasında değişen katı parçacıklardır ve gün geçtikçe bu alandaki çalışmalar dinamik bir şekilde artmaktadır. Biy. Fak... antineoplastik ajanlar. Böl. antifungal SM 003 Biyosurfektan. antimikrobiyal. ZnO. katı. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2 1 Kırıkkale Üniv.3M) derişimde sentezlenen ZnO nan-mikro partiküllerinin antimikrobiyal ve antifungal özellikleri çift tabakalı olarak hazırlanan Muller Hılton Agar besiyerlerinde koloni sayımı ile incelenmiştir. kemoterapötik enzimler. antifungal SM 002 Pseudomonas aeruginosa kullanılarak ramnolipit biyosürfektanı elde edilmesi amaçlanmıştır. Emine ÖZTÜRK1. Bu çalışmada iki farklı (0. Birçok mikroorganizma farklı kültür ortamlarında farklı yapılarda biyosürfektanlar sentezlemektedir. Fen Edebiyat Fakültesi. Giresun y.. Giresun ayergene@yahoo. E. Biyoloji Bölümü...com Bu çalışmada süt fabrikası atık maddesi olarak bilinen peyniraltı sularından izole edilen 97 . Elde edilen biyosurfektanların antibakteriyel ve antifungal aktiviteleri disk difüzyon metoduna göre Bacillus subtilis (ATCC 6633). Bu enzimlerin sitotoksik etki mekanizması genellikle onların doğal substratları olan amino asitler bakımından oksotrof kanser hücrelerinin bu amino asitlerden yoksun bırakılmasına dayanır. Biy. Anahtar Kelimeler: L-asparaginaz. kanser kemoterapisi.. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Partikül şekli.. Böl.

Makrolidler. Pediococcus ve Leuconostoc gibi birçok laktik asit bakterisi bakteriyosin üretmektedir. Günümüzde geniş bir kullanım aralığına sahip olan antibiyotikler insan ve hayvansal tıpta tedavi edici amaçlar için sıklıkla kullanılır. Linkosamidler. Kanalizasyon. deri. katkı maddesi ve ilaç olarak kullanımı homojen olarak saflaştırılmalarını ve yeterli miktarda saflaştırılmış ürünü gerekli kılmaktadır. özellikle de laktik asit bakterileri tarafından sentezlenenlerin saflaştırılmaları bu moleküllerin diğer moleküller ile agregatlar oluşturma eğilimi ve hidrofobisitelerinden dolayı zor olmaktadır. kromatografi. Lactococcus. tedavi edici antibiyotiklerin kalıcı konsantrasyonları çevrede bulunur. Delya SPONZA Dokuz Eylül Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. lagünler vb. Quinolonlar. Genelde antibiyotik içeren ilaç endüstrisi atık sularının inert KOI oranları ve zor ayrışan madde düzeyleri yüksek olup kolay ayrışan KOI oranları düşüktür. Ayrıca ileri arıtımın yetersiz ve pahalı olması da antibiyotiklerin arıtımında bir diğer olumsuz faktördür.celebi@deu. İzmir hakan. UV. Bakteriyosinleri saflaştırılmaları. Sülfa antibiyotikler ve Sasilik peptidler olmak üzere 9 ana başlık altında sınıflandırılmaktadır. hidrofobik etkileşim kromatografisi ve ters faz likit kromatografisi sıklıkla kullanılmaktadır. Laktik asit bakterilerinin ürettiği bakteriyosinlerin saflaştırılmasında kültür süpernatantından amonyum sülfat ile çökeltme. Diğer etki mekanizmaları ise diğer bakterilerin otolizin enzimlerini aktive ederek hücre duvarını eritmesi ile olmaktadır. Çevre Mühendisliği Bölümü. Anahtar Kelimeler: Bakteriyosin. Bu peptit antimikrobiyal maddeler duyarlı bakterileri hücre zarlarında gözenekler oluşturarak inhibe ederler. Biyoteknoloji Anabilim Dalı. Kaynaklar Kampusu.tr Antibiyotikler mikroorganizmaların büyümesini durduran veya öldüren biyolojik kaynaklı ya da sentetik olarak elde edilen çok etkili biyoaktif maddelerdir. ev gereçleri. Antibiyotik içeren atıksuların inert KOI oranları değiştirilemeyeceği için zor ayrışan organik maddenin anaerobik koşullarda aklimasyon ile atıksuyun bu zor ayrışan maddelerinin mikroorganizmalar tarafından alınmasını sağlamak önemlidir. Buca. Bu tekniklerin çoğu az miktarlarda yeterince saf bakteriyosin saflaştırılmasını mümkün kılmaktadır. Tetrasiklinler. Büyük ölçekte bakteriyosin saflaştırılması için bu teknikler uygun değildir. ileri oksidasyon. jel-filtrasyon kromatografisi. kısa zincirli ve ribozomal olarak sentezlenen antimikrobiyal maddeler olup bunların çoğu gıdalarda bozulma nedeni olan bakterilerin ve patojenik bakterilerin büyük çoğunluğunu inhibe etmektedir. H2O2. Antibiyotikler konvansiyonel aerobik çamur sistemleri (aktif çamur prosesi. Bu çalışmada Leuconostoc mesenteroides subsp. Ankara halildundar1@gmail. Aminoglikozidler. Tınaztepe. Carnobacterium.) ile ileri arıtım sistemlerinde (O3. Bu nedenle. pahalı ekipmanlar gerektirmekte ve bakteriyosin aktivitesinde kayıplara neden olmaktadırlar. ODTÜ. Antibiyotiklerin BOI5 / KOI oranları düşük olduğundan bu oranın Anaerobik Çok Kademeli Yatak Reaktör (ÇKYR) / Aerobik Sürekli Karıştırmalı Tank Reaktör (SKTR) ardışık proseslerle arttırılması ve böylece biyolojik ayrışabilirliğinin arttırılması düşünülmektedir. TRABZON SM 004 SM 005 Leuconostoc mesenteroides subsp. saflaştırma. tıbbi atıklar. ilaç endüstrisi. Enterococcus.com Laktik asit bakterileri tarafından üretilen bakteriyosinler protein yapısında.edu. ürünler üzerine spreyleme. ters osmoz vb. endüstrideki aktiviteler. Antibiyotikler biyolojik ayrışmaya dayanıklı olmaları nedeniyle değişik ortamlarda birikmektedirler. Antibiyotiklerin anaerobik koşullarda arıtılabilirliği ile yapılmış çok az sayıda çalışma bulunmaktadır. Bakteriyosinlerin karakterizasyonu ve biyokimyasal yapılarının ortaya çıkarılması.) arıtılamadığından arıtma tesisi çıkış sularında ve alıcı ortamlarda bulunmaktadır. Biyoloji Bölümü. cremoris tarafından üretilen bir bakteriyosin kalsiyum silikat ve amberlit XAD16 kullanılarak ve kolon kromatografisine gerek duymadan daha süratli bir şekilde ve büyük ölçekte saflaştırılmıştır. balık çiftlikleri gibi faaliyetler antibiyotiklerin temel kaynaklarını oluşturmaktadır. tekstil endüstrisinin yanında antibiyotik içeren ilaç endüstrisinin atıksularının da arıtılmasında kullanılmaktadır. Oksazolidler. Ayrıca bu teknikler zaman alıcı olup. gıda üretimi. çiftlik hayvanlarının üretimi. Lactobacillus. Mühendislik Fakültesi. Anaerobik arıtma teknolojisi kağıt. Etki mekanizmalarına ve kimyasal yapılarına göre β-Laktamlar. 98 . biyodisk. SDS-PAGE protein Antibiyotiklerin Anaerobik Ayrışabilirlikleri Hakan ÇELEBİ. cremoris Tarafından Üretilen Bir Bakteriyosinin Büyük Ölçekte ve Hızlı Saflaştırılması Halil DÜNDAR Orta Doğu Teknik Üniversitesi.19. katyon değiştirici kromatografi.

5 McFarland standardına göre ayarlanarak Disk Difüzyon yöntemiyle 10 farklı gruptan 15 farklı antibiyotiğe ve ayrıca antimikrobiyal ajan olarak da lizostafine olan duyarlılıkları incelenmiştir. kuru hücre ağırlığı. glikopeptid. Amoksisilin. Kullanılan 8 izolatın tümü sadece vankomisine % 100 oranında ve 7 izolatın da imipeneme karşı % 87. karbapenem. biyofilm. Oksitetrasiklin. Sonuç olarak antimikrobiyal etkili metabolit üretiminin 3.-6. linkosamidler. folat yol izi inhibitörleri gruplarına duyarlı oldukları saptanmıştır. Biyoloji Bölümü. stabil sıcaklık. epidermidis ATCC 12228 tip türü eklenerek oluşturulan 8 izolatın 24 saatlik kültürleri 0. mağaralarda yer alan heterotrof bakteriler arasında aktinomisetlerin dominant olduğunu ifade etmektedir. yatay ve dikey uzanımlı. nispeten yüksek nem oranı. aktif-yarı aktifpasif özellikli. yara. henüz mağara mikrobiyolojisi konusunda başlangıç aşamasında olan ülkemiz için daha da geçerlidir. epidermidis izolatlarının oluşturdukları biyofilmlerin lizostafine olan duyarlılıklarının ise ≥3.gün başladığı ve 5. Tilosin SM 006 Türkiye’nin Karstik Mağaralarından Elde Edilen Streptomyces İzolatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Semra YÜCEL. Oksitetrasiklin. Biyoloji Bölümü. M1492 kodlu Streptomyces izolatı ile gerçekleştirilen fermentaasyon çalışmalarında. günlerde en yüksek seviyeye ulaştığı gözlenmiştir. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı cerciburcu@hotmail. Bu izolatlar 4 farklı kaynaktan (idrar. İsmail KARABOZ.19. antimikrobiyal aktivite değerleri belirlenmiştir. Aslı ÖZKIZILCIK Ege Üniversitesi. pH değişimi. yüksek aktivite gösteren 7 izolatın 3 farklı klinik bakteriye karşı antimikrobiyal aktivitesi ayrıca araştırılmıştır. kan kültürü ve apse) elde edilmiş olup. Standart test mikroorganizması olarak 8 bakteri ve 4 fungus suşunun kullanıldığı çalışmada. glukoz miktarı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ali KOÇYİĞİT. 5 dk 100 ºC sıcaklığa karşı ise duyarlı olduğu belirlenmiştir SM 007 Staphylococcus epidermidis Klinik İzolatlarının Biyofilmleri Üzerine Lizostafinin ve Değişik Antibiyotiklerin Etkisinin Araştırılması Burcu ÇERÇİ. HCO3 alkalinitesi ile VFA konsanstrasyonlarının değişimleri ile incelenecektir. Eritromisin. tilosin.tr Mağaralar.com Bu çalışmada Staphylococcus epidermidis’in oluşturduğu biyofilmler üzerine lizostafinin ve değişik antibiyotiklerin etkisi araştırılmıştır. Anaerobik reaktör çıkış suyu aerobik reaktör beslemesi olarak kullanılacaktır. S. Bu çalışmada Türkiye’nin 10 farklı ilinde yer alan. toplam gaz üretimleri. eritromisin ve amoksisilin antibiyotiklerinin dozları belirli konsantrasyonlarda arttırılarak anaerobik reaktör verim özellikleri KOI giderimleri. Aktinomisetlerin mağara habitatlarındaki varlığı. Biyoloji Bölümü. Ayıca aerobik reaktör verim özellikleri ile KOI ve oksitetrasiklin. Bu izolatlara pozitif kontrol olarak S. Anahtar Kelimeler: Aerobik-Anaerobik-İleri Arıtım. Aktif maddenin 30 dk 60 ºC sıcaklığa karşı dirençli. Bu durum. mağara oluşumları ile ilişkileri konusundaki bilgi birikimi oldukça sınırlı durumdadır.6 µg/ml olduğu gözlenmiştir. tilosin. Bu amaçla Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 7 adet klinik izolat incelenmiştir. büyüme özellikleri. en uzunu 6052 metre ve en derini 368 metre olan toplam 19 mağaradan mikrobiyolojik örnekleme yapılmıştır. 26480. tilosin. Minimum İnhibitör Konsantrasyon ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyon verileri kullanılarak değerlendirilmiştir.5 oranında duyarlı oldukları belirlenmiştir. Mustafa YAMAÇ. populasyon dinamikleri. aminoglikosit. BOI5 / KOI Oranı. eritromisin ve amoksisilin antibiyotiklerinin ardışık anaerobik MBR reaktör / aerobik CSTR reaktörlerde arıtılabilirliği incelenecektir. Fen Edebiyat Fakültesi. Fen Fakültesi. Elde edilen toplam 290 Aktinomiset izolatının çeşitli test mikroorganizmalarına karşı antimikrobiyal aktiviteye sahip metabolit üretim potansiyelleri “agar piece” metodu kullanılarak araştırılmıştır. yapılan Kongo Red boyaması sonucu biyofilm oluşturdukları görülmüştür.Eskişehir myamac@ogu. lizostafin. İzolatların genelde penisilinler ve makrolidler grubu antibiyotiklere dirençlilik gösterirken. TRABZON Bu çalışma kapsamında insan ve hayvan sağlığı için yaygın olarak kullanılan oksitetrasiklin. antibiyotik. Streptomyces M1492 tarafından üretilen metabolitler uygun çözücüler ile ekstrakte edilerek ince tabaka kromatografisi ile ayrılmış ve spotların biyoaktiviteleri biyootoğrafi yöntemiyle belirlenmiştir. Aktif maddenin antimikrobiyal etkisi. disk difüzyonu 99 . Kaynaklar. Anahtar Kelimeler: Staphylococcus epidermidis. eritromisin ile amoksisilin antibiyotiklerinin giderim verimi izlenmiştir. Anıl HAN Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. karanlık ortam ve düşük organik madde miktarı ile karakterize olan özel biyotoplardır.edu.

tedavi amacıyla kullanılan tıbbi bitkilerin toplam miktarı 20. Araştırma sonucunda. Enterococcus faecalis ATCC 29122.78 mg/ml. seksüel hormon salgılanmasını artırmada. Biyoloji Bölümü. E. Zelal AKSOY Kahramanmaraş Sütçü imam üniversitesi. xylosus bakterileri kullanılmıştır. Çalışmamızda. Kahramanmaraş mdigrak@ksu. Antifungal denemeler sonucunda ise ekstraktımızın herhangi bir antifungal özellik göstermediği ortaya konulmuştur. 10 fungus izolatı (Alternaria alternata. Nurcan ERBİL. E. Streptomycine 5 µg/ml. P. aureus ATCC 29213. faecalis. Cephalosporine. mevcut bitkisel çeşitliliği yönünden oldukça dikkate değer ve zengin bir floraya sahiptir. S. Cephalosporine >30 µg/ml.84 mg/ml). çay (Camellia sinensis) yapraklarından elde edilen sulu ekstraktların bazı Staphylococcus türleri üzerine antimikrobiyal ve bazı antibiyotiklerle sinerjitik etkileri araştırılmıştır. çalışmada kullanılan diğer antibiyotiklerin yeşil ve siyah çay ile değişen oranlarda sinerjitik etkilerinin olduğu gözlenmiştir. Candida albicans ATCC 1213. Biyoloji Bölümü. süt salgısını önlemede kullanıldı bilinmektedir. Salmonella enteritidis ATCC 14076. Trichothecium roseum.cyclopium) ve 2 virüs türü (Herpes Simplex Virus 1(HSV1) ve HSV2) kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Camellia Staphylococcus sp.tr Bu çalışmada. Hayıt bitkisinin uterus rahatsızlıklarında. Ege Bölgesi ve Marmara Bölgesi’nde. yeşil çay ektraktı ile 20 mm. Pseudomonas aeruginosa ATCC 9027. S. Streptococcus pyogenes ATCC 13076). Ancak her bitkinin düşünüldüğü kadar yararlı olmadığı yada yararlı etkilerinin yanında organizma için az yada çok zararlı olabilen başka etkilerinin de olduğu görülmüştür.com Tarihin ilk dönemlerinden günümüze kadar insanlar bitkilerden besin maddesi olarak faydalanmış ve şifa aramışlardır. (Hayıt) bitkisi seçilmiştir. yeşil çay 0. 2 maya izolatı (Candida albicans ATCC 1213. S. Coli. Türkiye. Ekstraktımızın RD (Rhabdomyosarcoma) hücreleri üzerinde yapılan sitotoksik çalışmada ise LD50(CC 50) dozu 0. Cephalosporine antibiyotiği S. Denemelerde 10 bakteri suşu (S. Fen Edebiyat Fakültesi. epidermidis’in gelişmesini 35 mm inhibisyon zonu ile engellerken. epidermidis. yeşil ve siyah çay 0. Aspergillus niger ATCC 16404. siyah çay 0. Antibakteriyal ve Antifungal Aktivitelerinin İncelenmesi İsa KARAMAN1.Fen Edebiyat Fakültesi. (Hayıt) Bitkisinin Sitotoksik. haemolyticus ve S. auricularis. Sitotoksik ve antiviral aktivite için ise Hücre kültürü ve mikroskobik metod kullanılmıştır. Antibakteriyal ve antifungal aktiviteler için Disk difüzyon ve Mikrodilüsyon (MIC) yöntemleri kullanılmış ve pozitif ve negatif örneklerle karşılaştırılmıştır.19.2 100 . Tunısıa ihkaraman@yahoo. Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO)’nın 91 ülkenin farmokopilerine ve tıbbi bitkiler üzerine yapılmış olan bazı yayınlarına dayanarak hazırladığı bir araştırmaya göre.. Ahlem BEN SASSI2. Vitex agnus-castus L. antimiktobiyal sinerjitik etki SM 009 sinensis. siyah çay ile de 50 mm inhibisyon zonu ile engellediği tespit edilmiştir (MIC değeri. diğerlerinde ise belli oranlarda aktivite tespit edilmiştir. Proteus vulgaris KUEN 1329. hominis. Aspergillus terricola. Biyoloji Bölümü. Aeruginosa ATCC 27859. Ayrıca. Ekstraktımızın bakterilere karşı yapılan deneme sonuçlarında S. Staphylococcus sciuri. Streptomycine. coli 1/1-1/256 consantrasyonlarında hiçbir biyolojik aktivite göstermediği belirlenmiş. Penicillium purpurogenum. aktivite. Penicillium verrucosum var. Faculte de Fharmacie. Monastir. özellikle su kenarlarında yaygın olarak bulunan Vitex agnus-castus L. kan akışını durdurmada. Streptomycine S. siyah çay ekstraktı ile 18 mm inhibisyon zonu oluşturmuştur (MIC değeri. subtilis DSM4312. Akhisar İlçesi yöresinden toplanan Hayıt bitkisinin yaprakları kurutularak Soxhelet yöntemi ile metanol ekstraktı hazırlanmıştır ve ekstraktın biyolojik aktivitesi test edilmiştir. Çalışmada. TRABZON SM 008 Yeşil ve Siyah Çayın (Camellia sinensis) Antimikrobiyal ve Bazı Antibiyotiklerle Sinerjitik Etkisinin Araştırılması Metin DIĞRAK.84 mg/ml). yeşil çay ile 51 mm. Buna ek olarak. Cladosporium sp. S. Tokat 2 Monastir University. E. Antiviral. Son yıllarda antibiyotiklere dirençli suşların ortaya çıkması ve doğal kaynaklı ilaçlarda görülmeyen veya az görülen yan etkilerin sentetik ilaçlarda dikkati çekecek kadar çok olması. aureus. Candida utilis 1031. Aouni MAHJOUB2 1 Gaziosmanpaşa Üniversitesi. auricularis üzerinde antimikrobial etki göstermezken.edu.. Department of Virology. Ampicilline ve Penicilline G antibiyotikleri ile. Bu çalışmada Manisa İli. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. B.000 civarındadır. Ulocladium atrum. Aspergillus flavus. Candida utilis KUEN 1031). bilim adamlarını doğal kaynaklı ilaçları araştırmaya itmiştir.

Araştırmamızda Metschnikowia pulcherrima türü mayalar izole edilerek bu mayaların patojenik mayalara. kalsit. Antimikrobiyal aktivite.4 1 Atatürk Üniversitesi.tr Metschnikowia genusunda yer alan maya türleri antimikrobiyal aktiviteleri açısından çok zengin olup bu türler biyokontrol amaçlı olarak kullanılmaktadır. Anahtar Kelimeler: kalsifikasyon Mağara. Biyokontrol. Çoğaltılan rDNA örneklerinin nükleotid dizileri belirlendi ve bu rDNA dizilerine göre maya örneklerinin türleri NCBI gen bankası kayıtları ile karşılaştırıldı. Günümüzde özellikle içlerinde sarkıt-dikit gibi damlataşı adı verilen oluşumlar yönünden zengin olan kireçtaşı mağaraları daha çok dikkat çekmektedir. HSV1 için 156. Biyoloji Bölümü.12x106. Bu çalışmada.4. M. Candida. bilim insanları tarafından keşfedilmekte çok gecikmemiştir. Fakat mağara bilimcileri damla taşlarının oluşumuna mikroorganizmaların katıldığını iddia etmişler ve farklı mağaralarda yapılan çalışmalar ile bu iddialarını kanıtlamışlardır.25µg/ml de 104 olarak belirlenmiştir.edu. Pulcherrimin’in beş farklı Candida albicans suşuna karşı önemli derecede inhibitor etkisi olduğu görüldü. Biyoloji Bölümü. bakteri. pulcherrima türü mayalar salgıladıkları pulcherrimin nedeniyle kırmızı pigmentasyon zonu oluşturduklarından bu tür maya kolonileri üreme ortamından alınıp API ID32c kiti kullanılarak türleri belirlendi. Benzer şekilde Pulcherrimin’in E. Anahtar Kelimeler: Pulcherrimin. Erzurum 4 Atatürk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Tülin ÖZBEK3. Bursa sturkel@uludag.25µg/ml de 1. Fikrettin ŞAHİN2. Mağara sistemlerinde kalsit oluşumu kalsiyum iyonları. API kiti ile %98 olasılıkla M. Hakan ÖZKAN3. Erzurum ili içerinde yer alan kireçtaşı mağaralarında ki damlataşlarından bakteri izolasyonu yapılarak laboratuar ortamında bakterilerin kalsit oluşumuna katılıp katılmadığı araştırılmıştır. M. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi. Sonuç olarak damlataşlarından izole edilen bakteriler laboratuar ortamında kalsit oluşturdu tespit edilmiştir. pulcherrima olduğu belirlenen maya örneklerinden genomik DNA saflaştırılıp 5. TRABZON mg/ml olarak belirlenmiştir. Antiviral sonuçlar. Önce Pulcherrimine duyarlılıkları test edilecek mikrorganizmalar logaritmik faza kadar üretilip minimal petrilere ekildi ve üzerlerine logaritmik fazdaki farklı M. Erzurum 2 Yeditepe Üniversitesi. M. İstanbul 3 Refik Saydam Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü. 101 .com Farklı bir ekosistem olarak mağaralar. Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. pulcherrima türlerinin antimikrobiyal aktiviteleri koloniler etrafındaki inhibisyon zonları ölçülerek belirlendi. pulcherrima suşları ile %97 benzerlik gösterdiği belirlendi ve izole edilen suşlar farklı M.19. Yerel kaynaklardan izole edilen M. HSV2 için 156. coli ve Mağara Sistemlerinde Kalsit (CaCO3) Oluşumu Ve Bakterilerin Etkisi Özlem BARIŞ1. Medine GÜLLÜCE1.8S rDNA bölgeleri PCR ile çoğaltıldı. SM 010 Proteus vulgaris türü bakterilere ve Aspergillus niger’e karşı da antimikrobiyal aktivitesi olduğu bulundu. Mağaralar oluşum ve gelişim şekillerine göre farklılık göstermektedir. pulcherrima türlerinin rDNA dizilerinin daha önce tanımlanan M. pulcherrima suşları olarak tanımlandı. Aspergilus SM 011 Metschnikowia pulcherrima Türü Mayaların İzolasyonu ve Pulcherrimin’in Antimikrobiyal Aktivitelerinin Araştırılması Sezai TÜRKEL Uludağ Üniversitesi. Erzurum ozlembaris@gmail. Metschnikowia pulcherrima türü mayalar olgun siyah üzüm meyvelerinden standart mikrobiyolojik yöntemler kullanılarak saflaştırıldı. Fen Edebiyat Fakültesi. pulcherrima suşları tarafından salgılanan pulcherrimin pigmentinin en çok Candida parapsilosis ve Trichosporon mucoides türü patojenik mayalarda üremeyi inhibe ettiği bulundu. bakterilere ve küflere karşı olan antimikrobiyal etkileri belirlenmiştir. pulcherrima suşlarının patojenik mikroorganizmalara karşı kullanımını test etmek için antimikrobiyal aktiviteleri belirlendi. Biyoloji Bölümü. Yerel kaynaklardan izole edilen M. Furkan ORHAN4. karbondioksit konsantrasyonu ve su buhar yoğunluğu ile ilişkilendirilmektedir. Kireçtaşı mağaralarında yoğun olarak bulunan ve ana bileşenleri çoğunlukla kalsit olan damlataşları insanları güzellikleri ile sediment bilimcileri ise içerikleri ve oluşum şekilleri ile cezbetmektedir. Bu araştırma TÜBİTAK tarafından (Proje no: TOVAG 104 O 270) desteklenmektedir. 16059. Fen-Edebiyat Fakültesi. pulcherrima türlerinden alınan örnekler uygulandı.

fizyolojik. Abant gölü SM 013 Kös (Bingöl) Sıcak Su Kaplıcasından Bakteri İzolasyonu. 16S rRNA.uk Siklodekstrin glikoziltransferaz (SGTaz) enzimi. nişasta ve bazı türevlerinden glikozidik bağlı. Şehitkamil. Kanonik Korrespondins Analizine (Canonical Correspondence Analysis (CCA)) göre çevresel faktörlerdeki değişimin biyovolüm ve türlerin ekolojik tercihleri üzerinde önemli derecede etkili olduğu tespit edilmiş olup (p=0. CNR. 6. spor oluşturan.tr Ülkemiz sıcak su kaynakları bakımından oldukça zengindir. Ağırlıklı Ortalama Regresyonuna (Weighted Average Regression) göre ise fitoplankton türleri farklı çevresel koşullarda farklı ekolojik tercihler gösterdiği belirlenmiştir. Dinobryon divergens. Mühendislik Fakültesi. ekoloji. Pozzuoli.1) ve dinoflagellatlar (% 25. 34.edu. Ankara avciaysetr@yahoo. Napoli 80078. Ancak. Bir sucul sistemdeki değişimlerin anlaşılmasında yeni geliştirilen fonksiyonel grupların belirlenmesi önemli yer tutmaktadır. Abant Gölü’nün oligo-mesotrofi gösterdiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca. CCA. bu çalışmada tanımlanan bu bakterinin değişik karbon kaynaklarında üremeleri test edilmiş ve ürettikleri toplam ekzpolisakkaritleri (EPS) çalışılmıştır. Fen Bilgisi Öğretmenliği ABD. Kös Kaplıcasından izole edilen bakterinin morfolojik.6) takip ettiği belirlenmiştir. Göl suyunun ilkbahar ve sonbaharın son aylarında tamamen karıştığı ve termal tabakalaşmanın yaz aylarında oluştuğu belirlenmiştir. yaz ortası ve ortalama fitoplankton biyovolüm miktarlarına göre gölün oligo-mesotrofik/mesotrofik ve maksimum kaydedilen biyovolüm düzeyine göre ise ötrofik karakter göstermektedir. Biyoloji Bölümü. Italy rgguven@dicle. TRABZON SM 012 Abant Gölünün Trofik Yapısı. Gıda Mühendisliği. Biyoloji Bölümü. Gölde. Italy 3 Dicle Üniversitesi. lipit ve yağ asidi içerikleri. aylık olarak Haziran 2003-Haziran 2005 arasında çok yönlü istatistiksel teknikler kullanılarak incelenmiştir. biyokimyasal özellikleri. Bacillariophyceae (21). optimum ve tolerans.com Abant Gölü fitoplankton türlerin biyovolüm düzeyleri ve çevresel değişkenler arasındaki ilişki. Annarita POLI2. Biyoloji Bölümü 21280.19. via Campi Flegrei n. Biyovolüm Miktarının Değerlendirilmesi ve Limnoekolojik Özelliklerinin Çok Yönlü İstatistiksel Analizlerle İncelenmesi Abuzer ÇELEKLİ. identifikasyon. Diyarbakır 4 Istituto di Chimica Biomolecolare. Secchi derinliği ve toplam fosfat değişkenlerine dayanan Trofik Durum Indeksi ve OECD kriterleri. ekzopolisakkaritler SM 014 Bazı Termofilik Anaerobik Bakteriler ile Siklodekstrin Glikoziltransferaz Üretimi Ayşe AVCI. Barbara NICOLAUS4 1 Dicle Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare. Anahtar Kelimeler: Fitoplankton. Bacillus cereus türünün bir üyesi olduğu belirlenen bu bakterinin gram (+). Peridinium willei.7 veya 8 glikoz ünitesinden oluşan. Okan KÜLKÖYLÜOĞLU Gaziantep Üniversitesi.7) baskın grup olduğu. divergens çalışma yıllarının haziran aylarında biyovolüm pikleri göstermiştir. Gölde. Gaziantep celekli. 34. hareketli.002). yağ asitleri. Biyovolüm düzeylerine göre. diyatomeler (% 31. via Campi Flegrei n. Geometrik olarak konik silindir biçiminde olan siklodekstrinlerin iç kısımları hidrofobik ve dış yüzeylerinin hidrofilik olması nedeni ile çok çeşitli 102 . indirgen olmayan siklik yapıdaki siklodektrinleri oluşturan ekstraselüler enzimlerdir. F.a@gmail. bunu chrysophytler (% 29. Cryptophyceae (2) ve Prasinophyceae (1) ait toplam 64 fitoplankton türü saptanmıştır. trofik yapı. Napoli 80078. Euglanophyceae (3). Cyanoprokaryota (7). kuantatif olarak Chlorophyceae (26).co. Bölümü. Dinophyceae (4). Fen-Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Bakteri izolasyonu. CNR. Cyclotella praetermisa ve Fragilaria crotonensis türleri gölün fitoplankton biyovolümüne büyük katkıları olan önemli fonksiyonel gruplardır. crotonensis ise göl sularının karışım gösterdiği sonbahar ve ilkbahar mevsimlerinde gelişme göstermiş ve P fonksiyonel grupta yer almaktadır. Fen Edebiyat Fakültesi. Klorofil a. Sedat DÖNMEZ Ankara Üniversitesi. Fonksiyonel E grubunda yer alan D. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi. Kemal GÜVEN3. Fonksiyonel Fitoplankton Türleri. İdentifikasyonu ve EPS Üretimi Reyhan Gül GÜVEN1. kinon tipi ve 16S rDNA dizi analizi yapılarak bakterinin tanısı yapılmıştır. Önemli kaplıcalarımızdan biri de Doğu Anadolu Bölgesinin Bingöl ili sınırları içerisinde yer alan Kös Kaplıcasıdır. fakültatif anaerob olduğu ve biyoteknolojik açıdan önemli enzimlerin kaynağı olabileceği tespit edilmiştir. Pozzuoli. Dışkapı. Bu çalışmada.

asit ve şekerin açık ve\veya basınçlı kazanlarda pişirilmesi. Bu çalışmada. sultan ve sucuk tipi gibi çeşitleri bulunan lokum halen ülkemiz dışında Yunanlılar.b. Staphylococcus aureus. hindistan cevizi v.tr Lokum. Küf-Maya 0-11. 02. Bu bakterilerin optimum gelişme sıcaklıklarının 65˚C. maltoz. Arazi çalışmalarında tipik NPV enfeksiyonu septomu gösteren 1000’den fazla enfekte olmuş larva toplanmış ve laboratuara getirilerek -20’de depolanmıştır.’de aranmıştır. çeşnili. SM 015 Arnavutlarca da üretilmektedir. Çanakkale dnukhet@comu. Romenler.00x101-184. Ülkemizde özellikle kavak ağaçlarında büyük zararlara sebep olmaktadır. eczacılık. Maya özütü. su. Sade. Genetik tanımlaması da yapılan bu iki bakteri izolatının Thermoanaerobacter cinsine ait oldukları saptanmıştır. TRABZON katı. aerobik mezofilik bakteri sayısı 1. esans ve aroma maddelerinin katılmasından sonra kalıba dökülerek nişasta. Böceğin Avrupa’daki populasyonlarından izole edilen LesaNPV için Asya’dan henüz bir kayıt yoktur. Nişasta. Staphylococus spp. Gıda Mühendisliği Bölümü. Bacillus cereus. ve amonyum sülfat gibi azoylu bileşiklerin de SGTaz üretimine etkisi araştırılarak. coli. mikrobiyolojik kalite SM 016 Leucoma salicis L. Anahtar Kelimeler: Siklodekstrin. enzimin en yüksek aktivitesini 80 ˚C’ de gösterdiği ve pH’ nın ise 6-8 arasında olduğu bulunmuştur.0x101. Koliform 0-2. kimya tarım ve tekstil v. E. Osmofilik maya 0-43.b endüstrilerinde geniş kulanım olanakları bulunmaktadır. ayrıca Salmonella spp. Yapılan mikrobiyolojik analizlerde Salmonella ve Bacillus cereus negatif. mısır nişastası. kazein. patates nişastası. lokum çeşitleri.51-2. siklodekstrin glikoziltransferaz. Dilvin İPEK Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Çalışmada.5-8. Viral 103 Piyasada Satılan Lokumların Mikrobiyolojik Kalitesi Nükhet Nilüfer ZORBA. Thermoanaerobacter.00x101. gıda. Biyoloji Bölümü. Polihedraların elektron mikroskobu altındaki enine kesitleri virüse ait her bir virionun 2 ila 15 nukleokapside sahip olduğunu göstermiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. SGTaz üretimi için besiyeri optimizasyonu yapılmıştır.com Beyaz kavak kelebeği Leucoma salicis L. çeşni maddeleri. Siklodekstrinlerin. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. dekstroz ve maltodekstrinli besiyerlerinde SGTaz oluşturdukları ancak. Koliform. en yüksek SGTaz aktivitesine patates nişastası ile ulaştıkları belirlenmiştir.edu. (Lepidoptera. E. ısı ve ışığa karşı duyarlılık. küfmaya.0x101 kob\g değerleri arasında bulunmuştur. Arazi gözlemlerinde virüsün zararlı böceğin doğal ortamdaki populasyonlarında oldukça yüksek mortaliteye sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmada önemli bir zararlı olan Leucoma salicis’in doğal populasyonları üzerinde etkili bir doğal baskılayıcı ve Türkiye için ilk kayıt olan bir bakulovirüs (LesaNPV) kaydı verilmektedir. Mühendislik Mimarlık Fakültesi. 61080-TRABZON muyaman@hotmail. tripton.64) mm (n=50) olarak tespit edilmiştir. SGTaz enziminin optimum koşulları da belirlenmiş. Asya orjinli bakulovirüslerin diğer kıtalardaki izolatlardan daha yüksek patojeniteye sahip olabilecekleri kanıtlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Lokum. pepton. Ermeniler ve . Işık ve elektron mikroskobu çalışmaları tespit edilen böceğin tipik bir nükleopolihedrovirüs olduğunu göstermiştir. kaymaklı.19. kökeni Selçuklulara dayanan dünyada “Turkish Delight” ve “Lokhum” adlarıyla ünlü bir Türk şekerlemesidir. sıvı ve gazlarla konakçı-konuk tipinde kristal inklüzyon kompleksleri (inclusion complex) oluşturarak konuk molekülün çözünürlük. Boşnaklar. (Lepidoptera.31 (1. kaplama materyalleriyle kaplanarak paketlenmesiyle lokum üretilmektedir.00x101. osmofilik maya sayımları yapılmış. pH’larının ise 7. saatinde maksimum SGTaz aktivitesine ulaşılmış. kozmetik. Virüse ait polihedral yapıların (PIB) çapı 2.08 ± 0. 36 adet ekstrem termofilik anaerobik bakterinin Siklodekstrin glikozil tranferaz aktivitesi araştırılmış ve 5K ve P4 olarak kodlanan 2 adet bakterinin yüksek SGTaz aktivitesine sahip olduğu belirlenmiştir. Lymantriidae)’den İzole Edilen Bir Nükleopolihedrovirüs (NPV)’ünun Türkiye İçin İlk Kaydı Mustafa YAMAN Karadeniz Teknik Üniversitesi.0 olduğu belirlenmiştirHer iki bakteride de gelişmenin 30.coli 0-1.0x101 . ülkemiz piyasasında toplanan farklı tip lokum örneklerinin mikrobiyolojik kalitesinin tespiti amacıyla Aerobik mezofilik bakteri sayımı. Lymantriidae) Avrupa ve Asya’da geniş dağılım gösteren önemli bir zararlıdır.00x101. uçuculuğun azaltılması gibi çeşitli fiziksel ve kimyasal özelliklerini iyileştirebilmektedirler. Böceğin doğal bir patojeni olan LesaNPV virüsü doğal ortamda böcek populasyonu üzerinde etkili bir doğal baskılayıcı olarak işlev görür.

%20) denenerek nemin infektivitede etkisi ölçüldüğünde %10 nem içeren toprakta infektivitenin en yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu iki ekstrem arasında yer alan normal boylu (544µm) infektif juveniller ise % 42 oranında erkek. Department of Crop Protection.5) bireyleri meydana getirdikleri tespit edilmiştir. H. Zihni DEMİRBAĞ2 1 Giresun Üniversitesi. megidis türlerine dahil oldukları tespit edilmiştir. Heterorhabditis. Anahtar Kelimeler: Leucoma Baculoviridae. İnfektif juvenıllerın konaktan çıkış zamanları incelendiğinde bu sürenin en kısa 25°C’ de (6 gün). %15 ve %20 nem içerikli topraklarda infektiviteye rastlanmamıştır. 9000 Ghent. Bu çalışma sonucunda izole edilen H. Bu nedenle dünyanın bir çok ülkesinde uygulamadan önce kullanım iznine gerek yoktur. en uzun 15°C’de (17 gün) olduğu tespit edilmiştir.anatoliense ‘ye ait toplam infektif juvenil sayısının en fazla 25°C’de olduğu en az ise 30°C’de olduğu tespit edilmiştir. %15. Biyolojik mücadele SM 017 göre. 25°C ve 30°C’lerde 2 günde öldürdüğü gözlenmiş olup 5°C’de herhangi bir sonuç alınamamıştır. Steinernema. megidis türü. TRABZON partikülerin 250-290 x 32-40 nm olduğu belirlenmiştir. Farklı toprak nemleri(%1.anatoliense ‘ nin konak içine giren infektif juvenillerinin sayısı araştırıldığında. Denenen sıcaklık derecelerinde S. tarım arazileri. izolatların S. Yapılan morfolojik ve morfometrik ölçümler. Heterorhabditidae) Doğu Karadeniz Bölgesindeki Yayılışı Hüseyin YILMAZ1. Geniş konak dağılımları. Belgium hyilmaz79@gmail. Işık ve elektron çalışmaları tespit edilen virüsün Leucoma salicis nükleopolihedrovirüsü’nün bir Türk izolatı (LesaNPV-TR) olduğunu göstermiştir. Yine bu çalışma ile izole edilen S. %10. 28049. biyolojik kontrol SM 018 salicis. Anahtar Kelimeler: Entomopatojenik Nematod. 61080 Trabzon 3 Laboratory of Agrozoology. Bu çalışmada sunulan nükleopolihedrovirüs önemli bir zararlı olan Leucoma salicis’ten Türkiye’de izole edilen ilk virüstür.anatoliense ‘ nin 25°C’ de en iyi sonuçları verdiği gözlenmiş olup bu entomopatojen nematodun 25°C’ ye adapte olduğu ifade edilebilir. affine. Bakterilerle mutualistik ilişkili olan bu nematodlar konaklarını 48-72 saat gibi kısa bir süre içinde öldürürler. Buna Potansiyel Biyolojik Kontrol Ajanı Steinernema anatoliense'nin (Rhabditida:Steinernematidae) Biyo-Ekolojik Özellikleri Didem ŞİMŞEK GÜNGÖR Oyak sit. uzun boylu olarak seçilen infektif juvenillerin (645µm) ise genelde dişi (%82. Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi.2 Kısım 36. bacteriophora (3 izolat) ve H.15°C. % 58 104 . carpocapsae (3 izolat).Giriş Daire:4 Konutkent/Ankara disimsek@yahoo. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu amaçla fındık bahçeleri. bioreaktörlerde kitle halinde üretilebilmeleri ve uygulamalarının kolaylığı nedeniyle ideal biyolojik kontrol ajanlarıdır. Biyoloji Bölümü. Spesifik bir zararlının kontrolü hedeflendiğinde. bu sayının en yüksek 25°C’de olduğu gözlenmiştir.com Entomopatojenik nematodlar (genus Steinernema ve Heterorhabditis) toprakta yaşayan zorunlu böcek parazitleridir ve geniş konak dağılımları nedeniyle bir çok böceği enfekte edebilirler. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde entomopatojenik nematodların çeşitliliği ve yayılışları araştırılmıştır.%8. ekolojik açıdan güvenilir oluşları. Steinernema anatoliense ‘ye ait kısa boylu infektif juvenillerin (430µm) genelde erkek (%62. rRNA geninin ITS bölgesi ve 28S rRNA geninin D2/D3 bölgelerinin sekans analizlerine göre izolatlar tür seviyesinde tanımlanmıştır. Coupure Links 653. Türkiye entomopatojenik nematod faunası için yeni kayıttır. Bu yüzden dünyanın hemen her bölgesinde daha etkin EPN türleri veya izolatları belirlemek amacıyla bir çok araştırma yapılmaktadır. Biyoloji Bölümü. %3.com Bu çalışmada Steinernema anatoliense hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için biyoekolojik çalışmalar yapılmıştır.5). 25°C ve 30°C lerde konak olarak Galleria mellonella larvası kullanılarak araştırılmıştır. Maurice MOENS3. o bölgenin ekolojik koşullarına adapte olmuş yerli suşların kullanılması biyolojik kontrol açısından çok önemlidir. Biyoloji Bölümü. S. S. çayırlık ve ormanlık alanlar ve doğal plajlar gibi çeşitli lokalite ve yüksekliklerden alınan toplam 224 toprak örneği incelenmiş ve 9 entomopatojenik nematod izole edilmiştir (%4). Elde edilen sonuçlara göre S. S.19. Steinernema anatoliense ’nin gelişimi 5°C. %5 .10°C’de sonuç alınamamıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. NPV. Entomopatojenik Nematodların (Rhabditida: Steinernematidae. Denenen sıcaklık derecelerinde S. Ghent University. İsmail DEMİR2. affine Asya kıtasından yapılan ikinci izolasyondur. feltiae. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu çalışmada. anatoliense ’nin Galleria mellonella larvalarını 20°C.10°C. 20°C.

ekzonükleaz SM 020 iridescent virus. Steinernema anatoliense ‘nin hayat döngüsünü 7 günde tamamlandığı gözlenmiştir. 4. İridoviridae familyası içerisindeki iridovirüs cinsinin örnek türü olup. izole edilen toplam RNA üzerinde ekzonükleaz için özel primerler kullanılarak yapılan RT-PCR ile takip sonucu. Yapılan deneyler sonucunda Steinernema anatoliense ‘nin ayrı eşeyli olduğu tespit edilmiştir. transkripsiyon başlangıç noktasının ve potansiyel promotor bölgesinin belirlenmesi çalışmaları yapılmıştır. 8. Bu kapsamda genin transkripsiyon sınıfının. biyolojik kontrol. Anahtar Kelimeler: Entomopatojenik nematodlar. Biyoloji Bölümü. Bu suşun tüm biokimyasal özelliklerine bakılarak tanımlaması yapılmıştır. Chilo iridescent virus’e ait Ekzonükleaz Geninin Transkriptomik Analizi ve Potansiyel Promotor bölgesinin Belirlenmesi Yeşim AKTÜRK1.. Anahtar Kelimeler: Keratinaz. 61080. Bu suştan elde edilen keratinaz enziminin farklı sıcaklık (20.. Fen Edebiyat Fakültesi.. 1. ve 1. izolasyon 105 . Moleküler yöntemler kullanılarak yapılan analizler sonucunda Steinernema anatoliense ile simbiyotik yaşayan bakterinin Xenorhabdus nematophilus olduğu tespit edilmiştir. TRABZON oranında dişi bireyleri meydana getirmişlerdir. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Çiftliği’nden Alınan Toprak Örneklerinden İzole Edilen Bacillus İzolatlarında Keratinaz Enziminin Özelliklerinin Araştırılması Gülsüm UÇAR. Bacillus. Buna göre ekzonükleaz geninin promotor bölgesinin translasyon başlama kodonunun yukarı bölgesinde -20. Giresun yesimaktrk@yahoo. Biyoloji Bölümü.. 2. böcek patojeni nematodlar SM 019 10. Biyoloji Bölümü. CIV ile enfekte hücrelerden enfeksiyon sonrası 0. 5’ RACE yöntemi ile genin transkripsiyon başlangıç noktasının ATG’den 31 baz yukarıda olduğu belirlendi. ve -10. Remziye NALÇACIOĞLU1. ve 12. Bu veriler boy uzunluğunun eşey durumunu etkilediğini göstermektedir. Gene ait çeşitli uzunluklardaki potansiyel promotor fragmanlarının promotor aktivitesi lusiferaz sisteminde test edildi. yüksek patojenitesi nedeni ile etkili bir biyopestisit olarak kullanılabilme potansiyeline sahiptir. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tavuk Çiftliği çevresinden alınan toprak örneklerinden tavuk tüyünü parçalayan 54 Bacillus suşu izole edilmiştir. saatlerde izole edilen RNA’lar ile gerçekleştirilen RT-PCR deneyi ile ekzonükleaz geninin transkripsiyon saatinin enfeksiyondan sonra 0. Kahramanmaraş agnata_gul@hotmail. Bu çalışmada CIV genomunda bulunan 012L kodlu ekzonükleaz geninin transkriptomik analizi ve potansiyel promotor bölgesinin belirlenmesi çalışmaları gerçekleştirilmiştir. 6. pozisyonlar arasında kalan bölge olduğu tespit edildi. Biyoloji Bölümü. Özlem KIRAN Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. Bu suşlar doğal tavuk tüyü içeren [kesilerek ufaltılmış] besiyerinde üretilerek yüksek keratinaz aktivitesi gösteren suş seçilip KU69 olarak adlandırılmıştır. ekzonükleaz geninin en erken grubu gen olarak ifade edildiği tespit edildi.. Fakat virüs genlerinin regulasyonu.80oC) ve pH değerlerinde (pH 5-10) gösterdikleri üreme davranışları ve enzim aktiviteleri ölçülmüştür. ekspresyonu ve fonksiyonu hakkında çok az şey bilinmektedir. Zihni DEMİRBAĞ1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi.. transkripsiyon saatinin. Steinernematidlerin ayrı eşeyli oldukları bilinmektedir fakat hermafrodit bir izolat araştırmada bulunduğu için bu yeni türün eşey durumu incelenmiştir. İkbal Agah İNCE2. Fen-Edebiyat Fakültesi. Steinernematidae. Anahtar Kelimeler: Chilo promotor analizi. Avşar kampusü.19. saatler arasında başlamış olduğu ve enfeksiyonun ilerleyen saatlerinde de devam ettiği belirlendi. Virüsün genomunun tamamen dizin analizi yapılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi.com Chilo iridescent virus (CIV). Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. CIV replikasyonunun çalışıldığı Bombyx moori (SPC-BM–56) hücrelerinin Ara-C (DNA replikasyonu engelleyicisi) ve siklohekzimit (protein sentezi engelleyicisi) varlığında enfeksiyonu yapıldıktan sonra.com Bu çalışmada farklı endüstri dallarında kullanılabilecek keratinaz üreticisi olan toprak mikroorganizmalarının izolasyonu ve bu enzimin özelliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Bu çalışmada kullanılan 135 aktinomiset izolatı. çalışılan aktinomiset izolatları arasında metal toleransı ve biyosorpsiyon yeteneği açısından bir ilişkinin olmadığı belirlenmiştir. biyosorpsiyon 106 . Çalışma. Streptomyces. Mikrobiyolojik olarak indüklenen korozyon (Microbiologically Influenced Corrosion-MIC). metal. mikroorganizmaların metabolik aktiviteleri sonucu hem doğrudan hem de dolaylı olarak meydana gelen korozyon işlemleri ile metalin bozulması olayıdır. Eskişehir aysebetul6@gmail. tolerans. Biyoloji Bölümü. Türkiye’nin farklı illerinde bulunan metalik maden yatakları ya da metaller ile kirletilmiş olduğu belirlenen toplam 42 toprak örneğinden elde edilmiştir. SRB’nin ürettiği H2S özellikle petrol. Bu çalışmada. Sülfat indirgeyen bakteriler (Sulphate Reducing Bacteria-SRB). Metalik malzemelerde oluşan tüm korozyon zararının yaklaşık olarak % 20’sini MIC’in oluşturduğu ileri sürülmektedir.edu. sucul ekosistemlerde belirli bir aşamadan sonra durur. Bu çalışma Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Araştırma Fonu tarafından 200419014 no’ lu proye kapsamında desteklenmiştir. Hg. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. Bununla birlikte İngiltere’de borularda oluşan korozyonun % 50’sinin MIC’den kaynaklandığı ileri sürülmüş ve bu zararın yılda yaklaşık olarak 300-500 milyon sterlin olduğu hesap edilmiştir. paslanmaz çelik. Fe. İstanbul esungur@istanbul. Bununla birlikte mikrobiyal aktivite. ikinci aşamada daha iyi sonuç veren 7 izolatın. Zn. Pb. Tolerans testleri sonucunda farklı derecelerde tolerant olduğu belirlenen toplam 20 izolat.19. Zn ve Ni’nin 3 farklı konsantrasyonlarını içeren ortamlarda gelişim yüzdelerine bakılmıştır. Vezneciler.com Ağır metal birikimli ortamlarda. 3 kısımdan oluşan tolerans ve farklı derecelerde tolerant olduğu belirlenen izolatların biyosorpsiyon yeteneklerinin incelenmesi aşamalarından oluşmaktadır. bu bakterilerin oksijenli ve oksijensiz koşullar altında çeşitli metal (çelik. Bu yüzden petrol ve gaz endüstrisinden. suyun sıvı formu ile çalışan tüm endüstri kollarını etkileyebilir. Cu. Biyoloji Bölümü. Fen Bilimleri Enstitüsü. MIC. kükürt bileşiklerini son elektron alıcısı olarak kullanarak bunları asidik bir ürün olan hidrojen sülfüre (H2S) indirgemektedirler. Demirin korozyonu üzerine SRB’nin etkisinin incelenmeye başlandığı 1934 yılından beri. Bu aktivitenin sonucunda da korozif bir ürün olan hidrojen sülfür oluşmaktadır. ağır metallerle karşı tolerant mikroorganizmalar ve ağır metal giderimi karasal ve sucul ekosistemler için büyük önem taşır. Pb) ardışık 5 konsantrasyonuna karşı büyüme özellikleri açısından denenmiştir. Elde edilen aktinomiset izolatlarının metal toleranslarının belirlenmesi amacı ile ilk olarak 135 izolat 8 farklı metalin (Ni. Üçüncü tarama aşamasında ise. Mustafa YAMAÇ.tr Metallerin sulu ortamlardaki korozyonu elektrokimyasal bir olaydır. gaz ve gemicilik endüstrisini olumsuz yönde ciddi bir şekilde etkilemektedir. SRB. Anahtar Kelimeler : Aktinomiset. Anahtar Kelimeler: Mikrobiyal korozyon. Kampusu. korozyon reaksiyonlarına yol açabilmekte veya arttırabilmektedir. mikrobiyal korozyona yol açan faktörlere ve SRB’nin biyokorozyondaki etkilerine değinilecektir. 34118. güvenlik problemleri ve çevresel tehlikeler ile birlikte petrolün degredasyonu ve korozyon hasarları ile çok fazla miktarda ekonomik kayıba neden olmaktadır. mikrobiyal korozyon ile ilişkili olan ekonomik açıdan en önemli ve en yaygın mikroorganizma grubu olarak kabul edilmektedirler. Fen Fakültesi. Bu aşamada başarı gösteren 68 izolat ikinci tarama aşamasında yine aynı metallere karşı ve fakat yarı kantitatif sonuçlar veren disk difüzyon yöntemi kullanılarak denenmiştir. hidrojen sülfür SM 022 Metal Pollusyonlu Toprak Örneklerinden Elde Edilen Aktinomiset İzolatlarının Ağır Metal Toleransı ve Biyosorpsiyon İlişkisi Ayşe Betül KARADUMAN. Biyojenik sülfid üretimi sağlık. madde döngüsü karasal ekosistemde sadece tolerant canlılar tarafından sürdürülebilirken. TRABZON SM 021 Mikrobiyal Korozyon Esra İLHAN SUNGUR İstanbul Üniversitesi. 100 mg/l Pb varlığında biyosorpsiyon değerleri açısından karşılaştırılmıştır. galvanizli çelik vb) ve alaşımları üzerinde oyuklanma şeklinde korozyona neden oldukları çeşitli makalelerde rapor edilmiştir. SRB’nin çeliğin korozyonunu nasıl etkilediğine dair çok sayıda korozyon mekanizması önerilmektedir ve bu mekanizmaların hepsi de bir şekilde sülfat indirgenme aktivitesini içermektedir. Nagehan TEKNECİ Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. sülfat indirgeyen bakteriler. Meşelik. Co. Bu nedenlerle. Cd. su ve atık arıtım tesisi ile elektrik güç istasyonlarına kadar bütün endüstri kolları bu tip korozyondan zarar görebilir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Elde edilen verilerin istatistiksel metodlarla değerlendirilmesi sonucunda. Biyoloji ABD.

HB’nin sayımı R2A besiyerinde gerçekleştirilmiştir.640 mL) eklenen üretim birimlerinde biyogaz miktarı kontrolden yüksek bulundu. Esenler. Laboratuar ölçeğinde tasarlanan çalışmada hayvansal atıklar %50 oranında su ile karıştırılarak. pH.784 mL) biyogaz üretim biriminde bakteriyel aktivitelerin baskılanması sonucu biyogaz üretimi önemli ölçüde azalırken. Mikroorganizmalar tarafından oluşturulan korozyona mikrobiyolojik olarak desteklenen korozyon (Microbiologically Influenced Corrosion. Galvaniz kuponlar ASTM G1-72 standartlarına göre hazırlanmıştır. borik asit (68 mg/L) eklenen negatif kontrol ve diğer bor bileşiklerinden potasyum tetraborat (73 mg/L). Anahtar Kelimeler: Biyogaz. Bu proje kapsamında bir otele ait açık sistem soğutma kulesinde. Ayşın ÇOTUK1. Esra İLHAN SUNGUR1. galvanizli çeliğin mikrobiyolojik olarak korozyona uğradığı ve meydana gelen ağırlık kayıplarının zamana bağlı olarak arttığı saptanmıştır. Bor bileşiklerinin bu özelliğinden yaralanarak biyogaz üretiminde verimin arttırılabilmesi için başta potasyum tetraborat olmak üzere bor bileşiklerinin değişik dozların denenerek optimizasyonun sağlanması gerektiğini düşünmekteyiz. SRB sayımı için Postgate B besiyeri ve çoklu tüp yöntemi (Most Probable Number. soğutma kulesi.com Korozyon elektrokimyasal olarak metalin aşınması olayıdır. Biyoloji Bölümü. 21 gün boyunca 37oC’ de bekletilen üretim birimlerinde üretilen biyogaz silikon hortumla gaz ölçüm kabinine aktarılarak günlük ölçümler not edildi. Halil DEMİR2. Daha sonra kuponlar ağırlık ölçümü için temizlenmiştir.-MIC) denir. Biyoloji Bölümü. TRABZON SM 023 SM 024 Soğutma Kulesi Su Sisteminde Galvanizli Çelik Sacın Mikrobiyal Korozyonu Bihter MİNNOŞ1. Mikrobiyal korozyona başta sülfat indirgeyen bakteriler (SRB) olmak üzere. Mustafa ÖZDEMİR2. iletkenlik. İstanbul 2 Yıldız Teknik Üniversitesi. Nihal DOĞRUÖZ1. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. fosfat. Deney sonuçlarına göre. Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi.MPN) kullanılmıştır. Çalışmamızda mikrobiyal aktiviteler üzerine olumlu etkileri bilinen bor bileşikleri ile antiseptik özelliği olan borik asitin hayvansal atıklardan biyogaz verimi üzerine etkinliği araştırıldı. Fen Edebiyat Fakültesi. Soğutma kuleleri. demir okside edenler vb. bor bileşikleri. Kontrole (3. İstanbul bihterminnos@gmail.534 mL) göre borik asit eklenen (2. 250 mL hacimde hava geçirmeyen cam kaplara alındı.19. Fen-Edebiyat Fakültesi. bakteriler sebep olmaktadır. sülfat. Şanlıurfa suzergoz@yahoo. mikrobiyolojik korozyon Biyogaz Üretiminde Çeşitli Bor Bileşiklerinin Etkinliğinin Biyogaz Verimi Açısından Karşılaştırılması Faruk SÜZERGÖZ1. Kuleden 6 ay boyunca 30 gün arayla alınan su örneklerinden. Soğutma kulesi malzemesi olarak antikorozif ve antifauling özelliklerinden dolayı çoğunlukla galvanizli çelik kullanılmaktadır. kule materyali ile aynı özelliğe sahip galvaniz çelik kuponlarda mikrobiyolojik korozyon oluşumu incelenmiştir. Ömer ŞAHİN2 1 Harran Üniversitesi. Kuleden 6 ay boyunca 30 gün arayla çıkartılan galvanizli kuponların yüzeyinde oluşan biyofilm tabakası steril eküvyon ile toplanarak steril çeşme suyu içinde süspanse edilmiştir.096 mL) ve potasyum tetraborat (4. Biyogaz üretim birimleri bor bileşiklerinin eklenmediği kontrol. Bor bileşikleri mikrobiyal aktiviteler üzerinde etkinliğe sahiptir. SRB ve HB analizleri için sırasıyla Postgate B ve R2A besiyerlerine ekim yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sülfat indirgeyen bakteriler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. metanojenler. toplam çözünmüş madde (TDS) miktarı. Vezneciler. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü. hayvansal atık 107 . Suyun alkalinite. Kimya Bölümü. SRB ve hetetrofik bakteri (HB) izolasyonu ve sayımı gerçekleştirilmiştir. Nurhan CANSEVER2 1 İstanbul Üniversitesi. Kuponların yerleştirilmeden önceki ağırlıkları ile son ağırlıkları karşılaştırılıp ağırlık kayıpları hesaplanmıştır. Üretilen gaz hacmi kümülatif olarak değerlendirildi. ve çözünmüş oksijen konsantrasyonları çalışılmıştır. serbest klor.com Bor bileşiklerinin mikrobiyal aktiviteler üzerine etkinliği bilinmektedir. çeşitli amaç ve büyüklükteki endüstriyel tesislere soğutma suyu sağlamak için tasarlanmış yapılardır. sodyum tetraborat (4. sodyum tetraborat (105 mg/L) eklenen test grupları oluşturuldu.

18 günlük ölçümler sonucunda üretilen biyogaz miktarı kontrole (2. Üretim birimlerine. Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi. jadinii’de gözlenen sonuçlar oldukça önemli olup. FenEdebiyat Fakültesi. bor bileşikleri. 17100.1) amilolitik bir enzim olup poliglikozitlerde (nişasta ve glikojen gibi) bulunan α-1. Sait İZGİ2.990 ml) ve amonyum klorür (2.4 glikosidik bağın parçalanmasından sorumludur. P. Fen-Edebiyat Fakültesi. maya türlerinin amilaz sentezini farklı zamanlarda ve değişen oranlarda yaptığını göstermektedir. Bazı Pichia maya türleri hücre içine ve dışına protein üretimi yapabilmeleri. Anahtar Kelimeler: Pichia. angusta ve P. translasyon sonrası bazı modifikasyonları kolaylıkla yapabilme yeteneği ve metanol gibi oldukça ucuz karbon kaynağında üreyebilme özelliğinden dolayı endüstride yoğun olarak kullanılmaktadır. Pichia anomala.B. kontrol (-). Sinasi ASLANLI1. Sezai TÜRKEL Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Biyogaz. Bu maya türleri en az bir veya daha fazla çeşitte amilaz enzimi salgılar. Üretilen biyogaz gaz ölçüm kabinine aktarılarak günlük ölçümler yapıldı. Maya türlerinin nişasta kullanıp kullanmadıklarını belirlemek için Nişasta-Potasyum iodid-Agar boyama yöntemi kullanıldı. Biyoloji Bölümü.com Alfa-amilaz (1. P. Amilaz enzimleri (α-amilaz. β-amilaz ve glikoamilaz) biyoteknolojide ve endüstride yaygın olarak kullanılan enzim grubunu oluşturur. angusta ve P. Kimya Bölümü.151) komisyonunca desteklenmiştir. Araştırmamızda kullandığımız maya türleri Pichia farinosa. Pichia angusta. farinosa. P.2. Halil DEMİR2 1 Harran Üniversitesi. Moleküler Biyoloji Ana Bilim Dalı. Doğada nişastayı hidroliz edebilen 150’den fazla maya türü bulunmaktadır. alfa-amilaz 108 . EC. Çalışmamızda bu etkinliğin bor bileşiklerin ihtiva ettiği bor elementinden mi yoksa bileşikteki diğer elementlerden kaynaklandığını araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. potasyum klorür (2. anomala’da üremeye paralel bir nişasta tüketimi belirlendi.935 ml) eklenen birimlerde kontrole değerlerde bulundu. potasyum klorür (16 mg/L). Bu çalışmada değişik Pichia türlerinde hücre dışı α-amilaz aktiviteleri ve enzim sentezinin yapıldığı üreme aşamasının zamanları araştırıldı. P. jadinii maya türlerinde nişasta tüketimi ile üremenin doğru orantılı olarak değişmediği gözlendi. Fen-Edebiyat Fakültesi.Ü.1. potasyum tetraborat (78 mg/L). 3. Pichia jadinii ve Debaryomyces occidentalis’tir.635 ml) ve amonyum tetraborat (3.785 mL) oranla potasyum tetraborat (3. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bazı Pichia türlerinde amilaz enzim aktivitesi hücre dışındaki nişastanın parçalanması ve karbon kaynağı olarak kullanılması için gereklidir.com Bor elementi doğada çeşitli bileşikler halinde bulunmakta ve organik atıklardan biyogaz üretimi esnasında mikrobiyal aktiviteyi olumlu etkilemektedir. eklenerek 18 gün boyunca 37oC’ de bekletildi. anomala’da kaydedildi. farinosa’da nişasta içeren ortamda üreme gözlenmesine rağmen nişasta kullanımı görülmedi. D. Kullanılan maya türleri içinde en yüksek amilaz aktivitesi. Bilimsel Araştırma Projeler (BAP) (Proje No: 2001.01.19. ve amonyum klorür (18 mg/L). Çalışmamız laboratuar ölçeğinde gerçekleştirildi.760 ml) eklenen üretim birimlerinde daha yüksek bulunurken. Çanakkale tturgut@hotmail. Şanlıurfa suzergoz@yahoo. Bu araştırma A. Üretilen gaz hacmi kümülatif olarak değerlendirildi. TRABZON SM 025 SM 026 Biyogaz Verimi Üzerine Etkili Bor Bileşikleri ile Bileşiklerdeki Bor Dışındaki Kimyasal Bileşenlerin Biyogaz Verimi Üzerindeki Etkinliğinin Karşılaştırılması Faruk SÜZERGÖZ1. Biyoloji Bölümü. Maya hücrelerinin nişasta tüketim hızları % 2 nişasta içeren minimal besi ortamında belirlendi. amonyum tetraborat (66 mg/L). Çalışmamızda biyogaz oluşumu esnasında meydana gelen anaerobik bakteriyel aktivite artışı üzerine asıl etkinliğin bileşiklerin ihtiva ettiği diğer bileşenlerden çok bor elementinden kaynaklandığını düşünmekteyiz. P.4-α-D-Glukan Glukanhidrolaz. hayvansal atık Farklı Pichia Türlerinde Hücre Dışına Salgılanan α-amilaz Enzim Aktivitesinin Belirlenmesi Tülay TURGUT GENÇ. M. occidentalis maya türünden sonra P.03.İ. Hayvansal atıklar % 50 oranında su ile karıştırılarak 250 ml hacimlerde hava geçirmeyen cam şişelerde üretim birimleri oluşturuldu.

suşu canlı olarak Cd(II)’ yi Cr(VI)’ ya nazaran daha çok hücre yüzeyine ve içine almıştır. Biyoakümülasyonda görev alan en önemli factor hücrenin dış kısmını kaplayan ve stress şartlarında koruyuculuk özelliği gösteren ekzopolisakkarit yapısıdır.0’luk %0. katalaz (+). Tandoğan. jelatinaz (+). izolatlarının izolasyonu amacıyla toprak numuneleri pH 10. SDS ve Native PAGE ile enzimin elektroforetik davranışı ve molekül ağırlığı belirlenmiştir. Bu çalışmada biyoakümülasyon üç safhada incelenmiştir. Fen Fakültesi. Ankara 83nilgun@mynet. suşunun hücre yüzeyine tutunan max Cr(VI) miktarı % 7 iken hücre yüzeyine tutunan max Cd(II) miktarı % 88’ dir. %0. Enzim saflaştırması çalışmasında APT5 izolatı. Enzim üretim miktarlarına göre yapılan sıralama sonucunda Bacillus cinsine dahil olduğu belirlenen Gram (+). Belma ASLIM.0 ve 10.0’luk glisin tamponunda daha yüksek kapasitede alkalen proteaz ürettiği görülmüş ve bundan sonraki enzim saflaştırması çalışmalarında Bacillus sp. Biyoloji Bölümü.'lerin Alkalen Proteaz Üretim Kapasiteleri ve Enzimlerin Kısmen Karakterizasyonu Nilgün TEKİN.com Yüksek alkali pH’a sahip çeşitli toprak numunelerinden alkalen proteaz üreticisi Bacillus sp.0’luk sıvı besiyerlerinde 48 ve 72 saat süresince geliştirilmiştir.0. Süre sonunda besiyeri üst sıvısı ekstraselüler enzim kaynağı olarak kullanılmış.0’a ayarlanmış skim milk besiyerinde oluşturdukları alkalen proteaz zonlarına göre belirlenmiştir.. suşunun 109 . 10 ppm Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücrelerde ise EPS monomer yapısı ve oranları değişmiştir. Yine Synechocystis sp. APT5 izolatı kullanılmıştır. TRABZON SM 027 SM 028 Türkiye Kaynaklı Bacillus spp. Anahtar Kelimeler: Bacillus sp. spor oluşturan.0 ve pH 10.0 ve 9.0’luk NB besiyerinde inkübe edilmiştir. alkalen proteaz. 9. Zekiye SULUDERE Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 06500 Teknikokullar Ankara sahlan@gazi. licheniformis’den (80 U/ml/dak) 48 h sonunda pH 10. Cumhur ÇÖKMÜŞ Ankara Üniversitesi. 7.19. EPS monomer analizleri incelendiğinde metalle muamele edilmeyen hücrelerde (kontrol) %99 glikoz bulunurken %1 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir. Bu çalışmada Mogan gölünden izole edilen Synechocystis sp.tr Günümüzde toksik ağır metaller çevre kirliliği açısından büyük önem taşımaktadır. günün sonunda 10 ppm Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücreler toplanarak hem EPS monomer analizleri yapıldı hem de Scanning Electron Microscop (SEM) görüntüleri çekilmiştir. suşunun çeşitli konsantrasyonlarda (5–50 mg/L) Cr(VI) ve Cd(II) dozlarına olan toleransı EC50 değeri tespit edilerek hesaplanmıştır. suşunun hücre içine alınan max Cr(VI) miktarı % 2 iken hücre içine alınan max Cd(II) miktarı % 4’ dür. Besiyerinde kalan.6’lık kazein içeren glisin-NaOH tamponunda spektrofotometrik olarak 660 nm dalga boyunda ölçülmüştür. enzim saflaştırması ve karakterizasyonu Synechocystis sp. Çeşitli sanayilerce atılan krom(VI) ve kadmiyum(II) ülkemiz tatlı sularında kirliliğe neden olan metallerden en önemlisidir. Enzim karakterizasyonu amacıyla saflaştırılan alkalen proteazın optimum pH ve sıcaklık gereksinimi ve çeşitli inhibitörlerin alkalen proteaz aktivitesi üzerine etkisi incelenmiştir.6 olarak tespit edilmiştir. 1 ünite alkalen proteaz aktivitesi. ICP-MS’ de okunan değerler % olarak hesaplanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre Synechocystis sp. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Arzu ÇÖLERİ. EC50 değerleri göz önüne alınarak biyoakümülasyon denemelerinde kullanılan doz her iki metal için 10 mg/L olarak belirlenmiştir. suşu 7 gün boyunca 10 mg/L Cr(VI) ve Cd(II) içeren besiyerlerinde uygun şartlarda inkübasyona bırakılarak ortamdan belirli zamanlarda örnekler alınmıştır. Suşunun Cr(VI) ve Cd(II) Biyoakümülasyonu ve Biyoakümülasyonda Görev Alan Ekzopolisakkaritlerin İncelenmesi Şahlan ÖZTÜRK.0’luk 300 ml sıvı besiyerinde 37ºC’de 72 h 200 rpm’de çalkalamalı olarak geliştirilmiştir. hareketli.7 mg/L. Cr(VI)’ ya maruz kalan Synechocystis sp. 37ºC’de dakikada 1µl tirozin açığa çıkması için gerekli enzim miktarı olarak tanımlanmıştır. İzolatların alkalen proteaz üretim yetenekleri sodyum karbonat ile pH’sı 7. Cd(II) için EC50 değeri ise 12. Synechocystis sp. Alkalen proteaz üreticisi 15 adet izolat ve standart olarak alkalen proteaz ürettiği bilinen Bacillus licheniformis DSM 13 suşu.edu. 06100. Her iki metal açısından bakıldığında hücre içine alınım eser miktardadır. Besiyeri üst sıvısından aseton presipitasyonu ve iyon değişim kromatografisi ile alkalen proteaz enzimi saflaştırılmıştır.6’lık kazein içeren pH 9. suşunun Cr(VI) için EC50 değeri 10. amilaz (+) APT5 izolatının (104 U/ml/dak) standart olarak kullanılan B. alkalen proteaz aktivitesi pH 9. casein içeren pH 7. Synechocystis sp. Synechocystis sp. hücre yüzeyine tutunan ve hücre içersine alınan Cr(VI) ve Cd(II) miktarları ICP-MS ile okunarak tespit edilmiştir.

suşunun EPS monomer yapısında ise %0. Bu çalışma ile Cr(VI) ve Cd(II) stresine maruz bırakılan Synechocystis sp. ısı. artan Cr(VI) (0. %14 ramnoz. 200 ve 300 mg l1) konsantrasyonlarında. Suda görünen reaktif ve asidik boyalar en çok problem yaratan gruplardır. Gönül DÖNMEZ Ankara Üniversitesi. %75 ksiloz ve %2 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir. Ochrobactrum sp. artan Remazol Blue (0. Denemeler sonunda izole edilen bakterilerin azoredüktaz enzim aktiviteleri belirlenmiş ve bu bakterilerin boya içeren atıksuların arıtılmasında kullanım kapasitesine sahip olduğu görülmüştür. biyodegredasyon ve biyobirikim gibi direnç mekanizmaları esas alınarak biyolojik arıtım günümüzde önem kazanmıştır.5 mg l-1 olarak bulunmuştur. Beşevler.. Ochrobactrum sp. 8. 110 . azoredüktaz Organik ve İnorganik Kirleticilerin Ochrobactrum sp. TRABZON EPS monomer yapısında %9 glikoz. en yüksek EPS üretimini pH’ı 8 olan ortamlarda ve 30 ºC’de yapmıştır.6 mg l-1).20 glikoz. Anahtar Kelimeler: Biyoakümülasyon. Kompleks kimyasal yapıları. %0. 30 ve 40 ºC) ve farklı inkübasyon sürelerinde (48-96 saat) belirlenmiştir. Chrocooccus sp. Anahtar Kelimeler: Reaktif boya. Bu renklenme fotosentez yapan sucul canlıların ışığı kullanmalarını önlemekte ve böylece bu canlılar besinlerini üretememekte ayrıca yapılarındaki metaller nedeni ile sucul yaşanlar için toksik etki göstermektedir. Ochrobactrum sp. Bu yüzden mikroorganizmaların bu kirleticilere karşı gösterdikleri biyosorbsiyon. 50. atıksu. 400 mg/L) bu bakterilerin en yüksek verimle boya giderimi yaptığı şartlar belirlenmiştir. Elektron mikroskop görüntülerine baktığımızda Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücrelerde kontrole nazaran daha az bölünmeye ve daha yoğun miktarda ekzopolisakkarit yapıya rastlanmıştır. farklı pH derecelerinde (7. 100. Ankara sevgi-ertugrul@hotmail. Ekzopolisakkarit. Çalışmada tekstil endüstrisi atıksularından izole edilen bakterilerin reaktif boya giderimi araştırılmıştır.06100. metal stresinde alınım açısından nasıl bir yol izlediği belirlenerek bu alanda yapılacak diğer çalışmalara da ışık tutmaktadır. Biyoloji Bölümü. Yapılan çalışmada. Bu biyolojik moleküller. alg. 06100.SEM. 30 ºC de nutrient broth içeren besiyerinde farklı pH değerlerinde (6.com Mikrobiyel ekzopolisakkaritler (EPS) bakteri.100 rpm de. 9) ve artan boya konsantrasyonlarında (50.’nin ürettiği en yüksek EPS miktarı 150 mg l-1 Cr(VI) içeren besiyerinde 48 saat inkübasyon süresi sonunda 430. Artan boya konsantrasyonlarının bakterilerin boya giderim verimine etkisi saptanmıştır. fenol-sülfirik asit metodu ile tayin edilmiştir. Ekzopolisakkarit Üretimine Etkisi Nur KOÇBERBER KILIÇ. Denemelerde 250 ml lik erlenlerde. 100 mg l-1 Remazol Blue konsantrasyonunda ve 72 saat inkübasyon süresi sonunda gerçekleşmiştir. Estetik açıdan kötü görünen bu durumu doğa kendi kendine oldukça yavaş giderebilmektedir. Günümüzde canlı hücrelerdeki metal alınım mekanizması hakkında çok net bilgiler bulunmamaktadır.36 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.’nin EPS üretim kapasitesi. 200. Biyoloji Bölümü. Cd(II)’ ye maruz kalan Synechocystis sp.14 ksiloz ve %0. farklı sıcaklık derecelerinde (20. 100. 200. su ve birçok kimyasal maddeye gösterdikleri dirençten dolayı dekolorizasyonları oldukça zordur. Beşevler. Biyoloji Bölümü. H4. EPS üretimi. 150. remazol blue. atıksu SM 030 Tekstil Atıksularından İzole Edilen Bakterilerin Renk Kirliliğinin Giderilmesinde Kullanımı Sevgi ERTUĞRUL. 100. %99. Fen Fakültesi. Siyanobakter SM 029 Anahtar Kelimeler: Ekzopolisakkarit. Gönül DÖNMEZ Ankara Üniversitesi. 300 ve 400 mg l-1). 7. Krom içeren ortamlarda ise. 8 ve 9). Ankara nurki79@hotmail. birçok kirleticinin özellikle de ağır metallerin endüstriyel atıksulardan uzaklaştırılmasında sıklıkla kullanılmaktadır.19. maya ve fungus gibi farklı mikroorganizmalarca üretilebilen biyopolimerlerdir. Çünkü klasik arıtım teknikleri bu boyaların giderimi üzerinde çok etkili değildir. Fen Fakültesi.30 ramnoz. Birçok alanda kullanılan boyaların oluşturduğu atıksular alıcı ortamlara verildiklerinde çevreye büyük zarar vermektedir. suşunun ekzopolisakkaritlerin. Ochrobactrum sp. Bakteri için maksimum EPS üretimi (404. bakteri.com Tekstil endüstrisinde kullanılan boyalar karmaşık molekül yapılarına sahip ve yüksek molekül ağırlıklı bileşiklerdir. İzole edilen 7 adet bakteri Gram boyanma ve morfolojik özelliklerine göre tanımlanmıştır. Atıksuya bakıldığında saptanabilen ilk kontaminant renktir. Cr(VI).

com Bu çalışmada. Ray A. MV.com Polimerik materyallerin mikrobiyal kontaminasyonu.2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 24 saat süreyle tepkimeye girdi. Kimya Bölümü. Ayrıca polimer zincirinin uzunluğu ve derişim miktarı arttıkça antimikrobiyal aktivitenin arttığı bulundu. Journal of Applied Polymer Science. gıda paketleme ve saklama maddeleri gibi birçok alanda endişe oluşturdu. vücut içerisinde bozunan polimerlerin en önemlileridir [1. Rzaev ZMO. G. Biyoaktif Poli (NVinilimidazol-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi Betül YÜKSEL. Son aşamada. elde edilen suda çözünen biyoaktif kopolimerin spektroskopik yöntemlerle karakterizasyonu yapıldı. Antimikrobiyal aktivite şu şekilde olmaktadır. 06500. bakterinin hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur. Hangi polimerlerin kullanılacağının tercihinde polimerin vücut içerisinde alacağı göreve dikkat edilmelidir. Teknikokullar. Biyoloji Bölümü. 1-8. Sentezlediğimiz kopolimerin bakterilere ve mayalara karşı antimikrobiyal aktiviteleri olduğu belirlendi. sentezlenen kopolimerlerin belli konsantrasyonlarda sulu çözeltileri hazırlanarak Gram-negatif ve Gram-pozitif bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırıldı. Anahtar Kelimeler: Poli (N-Vinilimidazol-coMaleik Anhidrit). Bozunma işlemi başlangıçta suda çözünme şeklinde olur. Journal of Applied polymer Science. 5841-5847. Güven G. ilaç sistemleri. Bu çalışmada. Togay SO. 1. Son aşamada ise disk difüzyon yöntemi ile bakteriler üzerindeki antimikrobiyal aktivitesine bakıldı. Güven. sentezlediğimiz suda çözünen biyoaktif kopolimerler. 2. Şener. Epanchintseva.19. SO. 2]. 1997. 06500. 5841-5847.aşamada N-Vinilimidazol ve maleik anhidrit monomerleri 2. Patel SA. Poli(N-vinil-2-pirolidon-comaleik anhidrit) kopolimeri sentezlendi. Journal of Controlled Release. Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. 2003. 2006. sağlık ürünleri. Sonuç olarak. 102. [2] Temiz A. Rzayev ZMO. Polimerler. antimikrobiyal aktivite SM 032 sentezi. Kaynaklar [1] Temiz. lens gibi. Suda çözünen polimerler. Anahtar Kelimeler: Polimer çözünme. 895-900. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi. TRABZON SM 031 Suda Çözünen Poli (N-vinil-2-pirolidon-comaleik anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin İncelenmesi Elif UZLUK. aşamada. Tabaka-döküm metodu ve inhibisyon alan tekniği kullanılarak polimerlerin Gram-pozitif bakteriler. A. 89. ciddi bulaşıcı hastalıklara ve zehirlenmelere sebep olabilmektedir. suda Suda Çözünebilen. medikal bir uygulamada kullanılacak polimer. su saflaştırma. Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. Bu kopolimer 40°C de vakum altında kurutuldu. 102. aşamada: Suda çözünen polimerlerin yapıları çeşitli spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi. Elif UZLUK. Ankara euzluk@yahoo. 58. Teknikokullar. Ankara betulyuksel2000@yahoo. A. 1. Kaynaklar [1] Patel MB. Gram-negatif bakteriler ve mayalar üzerindeki antimikrobiyal aktivitesi araştırıldı. Bunun sonucunda bu monomerlerden suda çözünen biyoaktif kopolimerler sentezlendi [1]. Örneğin. antimikrobiyal aktivite 111 . 2006. Mikroorganizmalar direkt ya da dolaylı yollarla insana geçebilmekte. aşamada: Nvinil-2-pirolidon ve maleik anhidrit monomerleri dioksan ortamında. 2. Panarin EF. Journal of Applied Polymer Science. suda çözünen kopolimer. Patel RM. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Şener A. Togay. bakteri hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur [2]. Polimerlerin çeşitli derişimlerde sulu çözeltileri hazırlandı. 2. [2] Solovskij. vücut içerisinde bozunmamalıdır. Betül YÜKSEL. Mikrobiyal kontaminasyonu önlemenin yolu antimikrobiyal özellikler gösteren polimerik materyaller geliştirmektir. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü. hastane ve diş sağlığı malzemeleri. Fen Edebiyat Fakültesi.2–azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65 °C de azot atmosferi altında 48 saat süreyle tepkimeye gerçekleştirildi.

Anahtar Kelimeler: Poli (N-İzopropilakrilamit-coMaleik Anhidrit). Son aşamada ise disk difüzyon yöntemi ile bakteriler üzerindeki antimikrobiyal aktivitesine bakıldı. 06500. Sentezlenen bu kopolimerlerin antibakteriyal aktivitelerinden dolayı ilaç sistemlerinde kullanılması hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kopolimer. Muzaffer TALU. Ankara derya_onal@yahoo. Elif UZLUK. Teknikokullar. Bu çalışmada. Ankara betulyuksel2000@yahoo. 2. 1-8. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü. Bu kopolimer 40°C de vakum altında kurutuldu. Journal of Applied Polymer Science. Biyoaktif Poli (Nİzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi Betül YÜKSEL. bulgaricus B3 ve 112 Suda Çözünen Kopolimer . sentezlenen kopolimer ve terpolimerlerin belli konsantrasyonlarda dimetilsülfoksitteki (DMSO) çözeltileri . Kaynaklar [1] Solovskij. Polimerler. aşamada: N-vinil-2-pirolidon ve maleik anhidrit monomerleri dioksan ortamında. Ayrıca polimer zincirinin uzunluğu ve derişim miktarı arttıkça antimikrobiyal aktivitenin arttığı bulundu. aşamada: Suda çözünen polimerlerin yapıları çeşitli spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi. Sentezlediğimiz kopolimer ve terpolimerin bakterilere ve mayalara karşı antimikrobiyal aktiviteleri olduğu belirlendi. 06500. 58. Son aşamada. Epanchintseva. 1. Biyoloji Bölümü. Sonuç olarak. Yaptığımız çalışma 4 aşamadan oluşmaktadır. Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. antimikrobiyal aktivite SM 035 Muhtemel Probiyotik Lactobacillus delbrueckii subsp. Yavuz BEYATLI Gazi Üniversitesi.com Bu çalışmada. 3. Belma ASLIM. Şener A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bakteri hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur [1]. TRABZON SM 033 Suda Çözünebilen. Panarin EF. Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü.19. Ankara euzluk@yahoo. Bunun sonucunda bu monomerlerden suda çözünen biyoaktif kopolimerler sentezlendi. 5841-5847. 2. aşamada.aşamada N-izopropilakrilamit ve maleik anhidrit monomerleri 2. 1997. MV. antimikrobiyal aktivite. 06500. Biyoloji Ana Bilim Dalı. 1. disk difüzyon yöntemi SM 034 hazırlanarak Gram-negatif ve Gram-pozitif bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırıldı. 2006. Zekiye SULUDERE. Teknik Okullar. Kaynaklar [1] Temiz A. bakterinin hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur. disk difüzyon yöntemi. Disk difüzyon yöntemi kullanılarak polimerlerin Gram-pozitif ve Gramnegatif bakteriler ve mayalar üzerindeki antimikrobiyal aktivitesi araştırıldı. Terpolimer Sentezi ve Antimikrobiyal Aktiviteleri Elif UZLUK. Polimerlerin çeşitli derişimlerde sulu çözeltileri hazırlandı. elde edilen suda çözünen biyoaktif kopolimerin spektroskopik yöntemlerle karakterizasyonu yapıldı. terpolimer.com Bu çalışmada. sentezlenen Poli (Nİzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) in belli konsantrasyonlarda dimetilsülfoksitteki (DMSO) çözeltileri hazırlanarak Gram-negatif ve Grampozitif bakterilere karşı antibakteriyal aktiviteleri araştırıldı. Poli (N-vinil-2-pirolidonco-maleik anhidrit) kopolimeri ve Poli [(N-vinil-2pirolidon-co-maleik anhidrit)-co-Nizopropilakrilamit] terpolimeri sentezlendi. Rzayev ZMO. Güven G. Teknikokullar. 2. Fen Edebiyat Fakültesi. aşamada: Elde edilen suda çözünen kopolimer ile N-izopropilakrilamit aynı şartlar altında terpolimerizasyon sentezi yapıldı.2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 48 saat süreyle tepkimeye gerçekleştirildi [1]. Journal of Controlled Release. 102. bulgaricus Suşlarının Caco-2 Hücrelerine Tutunmalarına Eksopolisakkkarit Üretimi ve Mide-Bağırsak Sistemi Koşullarının Etkisi Derya ÖNAL. Togay SO.2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 24 saat süreyle tepkimeye girmesi sağlandı. Antimikrobiyal aktivite şu şekilde olmaktadır. Betül YÜKSEL.com Bu çalışmada geleneksel yöntemlerle mayalanmış yoğurtlardan izole edilen Eksopolisakkarit (EPS) üretimi yüksek Lactobacillus delbrueckii subsp. sentezlediğimiz suda çözünen biyoaktif kopolimerler.

4. epitele tutunma.tr Mycoplasma gallisepticum (MG). Elde edilen sonuçlar ise L. kanatlı hayvanlarda büyük ekonomik kayıplara neden olan solunum yolu patojenidir. Rhizopus oryzae SM 037 fosfat Kanatlılarda Mycoplasma gallisepticum Enfeksiyonları Taramalarında Kullanıma Yönelik Rekombinant PvpA Tanı Antijenleri Üretimi ve Enzimatik Hızlı Tarama Test Modeli (ERIFA) Geliştirilmesi Özlem BÜYÜKTANIR1. (MFK) çözünmesinde besiyerine katılan çeşitli karbon kaynakları arasında en yüksek verim glikozlu ortamdan. Samsun 2 Amasya Üniversitesi. Cengiz YAKICIER3. 7) mide sıvısı ve mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarının Caco-2 hücrelerine tutunmayı anlamlı derecede azalttığı belirlenmiştir (P< 0. eksopolisakkarit SM 036 mineral. TRABZON EPS üretimi düşük L. rekabet üzerinde EPS üretiminin etkisini belirlemek amacıyla L. 3. Son yıllarda kimyasal gübrelere alternatif olarak fosfat çözücü çeşitli mikroorganizmaların izolasyonu. M.05). delbrueckii subsp. Suşların mide-bağırsak sistemi koşullarında canlılığı ve Caco-2 epitel hücrelerine tutunmasında bu koşulların etkisi belirlenmiştir. L.19.75 gl-1 olarak gerçekleşmiştir. Bu çalışmada inorganik fosfat kaynağı olarak trikalsiyum fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayası (MFK) kullanılmış ve tarafımızdan izole edilen Rhizopus oryzae MRSP7 suşu ile laboratuar şartlarında NBRIP besiyeri ortamında 20 günlük inkübasyon süresi sonunda bu iki farklı inorganik fosfat kaynağından elde edilen toplam çözünmüş fosfat miktarı sırasıyla 0. Tuba YILDIRIM2. Nevzat YURDUSEV1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Esasen bu . Veteriner Fakültesi. epitele tutunması ve E. Mustafa ÖZDEMİR Atatürk Üniversitesi. bulgaricus. İnkübasyon süresi ve Fosfat Kayası Konsantrasyonu Mehmet Nuri AYDOĞAN. Biyoloji Bölümü. Sırayla yapay mide sıvısı ve bağırsak sıvısı ile muamele edilen B3 ve B2 suşlarının canlılığının yalnızca mide sıvısı uygulamasına göre daha fazla etkilendiği tespit edilmiştir. çeşitli inorganik ve organik bileşikler halinde toprakta yeterli miktarda bulunmasına rağmen suda çözünmez olan bu bileşiklerin yapısındaki fosfat. karakterizasyonu ve optimizasyonu ile biyogübre olarak değerlendirilmesi hem çevreye saygılı. bulgaricus B3 suşunun yeni probiyotik ürün gelişiminde kullanılabileceğini desteklemektedir. hem de etkili bir biyoteknolojik uygulama olarak yaygınlaşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Lactobacillus delbrueckii subsp. Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. delbrueckii subsp. Fen Fakültesi. EPS üretimi düşük B2 suşunun canlılığını kaybettiği belirlenmiştir. bitkiler tarafından kullanılamamaktadır. bulgaricus suşlarının canlılığı. Erzurum mnaydogan@otmail. Esherichia coli ATCC 11230 suşu ise tüm canlılık ve tutunma çalışmalarında pozitif kontrol olarak kullanılmıştır. Ömer Faruk ALGUR. çözücü mikrofunguslar. gallisepticum enfeksiyonunun patogenezinde önemli role sahip olan adezin proteinler. bulgaricus B3 ve B2 suşlarının E. Ancak EPS üretimi yüksek B3 suşunun Caco-2 hücrelerine iyi derecede tutunduğu ve bu tutunmada farklı pH’lardaki mide sıvıları ile mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarının etkisine tolerans gösterdiği in vitro koşullarda tespit edilmiştir. Amasya 3 Bilkent Üniversitesi. bulgaricus B2 suşları kullanılmıştır. Ayrıca en uygun MFK konsantrasyonunun 3g/l ve en uygun inkübasyon süresinin de 10 gün olduğu belirlenmiştir. delbrueckii subsp. Biyoloji Bölümü. Mide ve mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarından sonra B3 ve B2 suşlarının Caco-2 hücrelerine tutunması Scaning Elektron Mikroskobu ile incelenmiştir. Oktay GENÇ1. CaCo-2 hücresi. Biyoloji Bölümü.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. farklı azot kaynakları arasında ise amonyum sülfatlı ortamdan sağlanmıştır.270 gl-1 ve 0. Ayrıca. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü.com Bitki büyüme ve gelişmesi için gerekli makro elementlerden birisi de fosfattır. coli ile rekabetinde EPS üretiminin etkili olduğu bulunmuştur. Diğer taraftan toprak verimliliğini artırmak için kullanılan fosfatlı gübrelerin de az bir kısmı bitkiler tarafından kullanılırken. delbrueckii subsp. Ankara ozlemb@omu. büyük çoğunluğu uygulamadan kısa bir süre sonra çeşitli inorganik bileşiklere dönüşmek suretiyle çözünmez hale gelmekte ve toprağın da çoraklaşmasına neden olmaktadır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Farklı pH’lardaki (pH: 2. pH 2 mide sıvısında EPS üretimi yüksek B3 suşunun canlılığı azalırken. konak solunum yolu mukoz 113 Bir Mikrofungus Türü Olan Rhizopus oryzae MRSP7 İle Çalkalamalı Sıvı Kültür Ortamında Trikalsiyum Fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayasının Çözündürülmesi ve Çözünürlük Üzerine Çeşitli Azot ve Karbon Kaynakları. Anahtar Kelimeler: İnorganik fosfat. coli ATCC 11230 ile Caco-2 hücrelerine rekabetli tutunması araştırılmış ve elektron mikroskobu ile görüntülenmiştir.

sukrozdan Leuconostoc. Mutasyon sonrasında elde edilen 600 koloninin süpernatantı enzim aktivitesinin tayininde kullanıldı. Rekombinant proteinlerin ekspresyonu SDS-PAGE ve immun-blot analizi ile belirlendi. enfeksiyonu başlatırlar.ege. Çalışmamız kapsamında yerel bitkilerden izole edilmiş ve tanılanmış Leuconostoc suşları UV radyasyonu ve iki farklı kimyasal mutajen (etil metan sülfonat. saha testi SM 038 sentezlemiş olduklarından farklı olarak endüstride ve tıp da pek çok kullanım alanı bulunmaktadır. İzmir ebrutek@mail. Anahtar Kelimeler: Leuconostoc mesenteroides. gallisepticum PvpA antikorlarının tespitine yönelik enzimatik hızlı tarama testi (ERIFA) geliştirildi ve doğrulandı.tr Son yıllarda yapılan çalışmalar mikrobiyal yaşamın spesifik çevrelerle sınırlı olmadığını. Mustafa ATEŞ. PHB (Poli-3-hidroksibütirik asit) biyolojik olarak parçalanabilen plastik özelliğinde olup hücre içinde granüller halinde depolanmaktadır. Konstitütif mutantlar seçilerek enzim saflaştırılması ve nitelendirilmesi çalışmalarında kullanılmak üzere stoklanmıştır. Bu tür ekstrem çevrelerde yaşayan mikroorganizmalara ekstremofil adı verilmektedir. pvpA336 ve pvpA134 genlerinin DNA dizileri belirlendi ve NCBIGenBank Veritabanında yer alan PvpA proteinleri amino asit dizilerinden farklı olduğu saptandı. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı. bu problemlerin aşılabilmesi ve bol miktarda saf enzim elde edilebilmesi için Leuconostoc’ ların konstitütif mutantlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Enzim aktivitesi tayini için ince tabaka kromatoğrafisi (TLC) ve Dinitro salikasit metodu (DNS) kullanıldı. rPvpA336 proteininin yüksek düzeyde immunoreaktif olduğu.ileri@gyte. Kültür süpernatantında sukroz bulunmuş olması dekstran üretilmesine neden olmaktadır. Bu ekstrem canlıların yüksek tuzda yaşayan üyeleri olan halofiller. rekombinant antijen. gallisepticum’a özgü PvpA adezin proteini ve bunun 134 aminoasitlik kısmının rekombinant protein olarak üretilmesi (rPvpA336 ve rPvpA134) ve tanı antijeni olarak kullanılması hedeflenmiştir. N-metil-N-nitro-N-nitrosoguanidin) kullanarak mutasyona uğratıldı. Biyoloji Bölümü. asidik ve alkali pH. Bornova.edu. Dekstran ortam yoğunluğunu arttırdığı için endüstriyel açıdan büyük bir öneme sahip olan Leuconostoc dekstransukrazının saflaştırılması oldukça zorlaşmaktadır. NTG SM 039 İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan İzole Edilen Ekstrem Halofilik Mikroorganizmalarda PHB Varlığının Saptanması ve Verim Analizi Ebru TEKİN. Bu çalışmada. yüksek tuz. Leuconostoc’ların sentezlemiş olduğu polisakkaritin. mutasyon. 2-5M arasında gelişen ancak optimum gelişimleri 3M’ın üzerinde olanlara ekstrem halofil denilmiştir. EMS. PvpA.tr Bakteriyel bir polisakkarit olan dekstran. tanı. bununla birlikte rPvpA134 proteininin diagnostik amaçla kullanılamayacak düzeyde düşük reaktiviteye sahip olduğu belirlendi. M. pCold-I bakteriyel ekspresyon vektörüne klonlandı. Rekombinant pColdMGpvpA336 ve pCold-MGpvpA134 vektörleri ile transforme bakteriler IPTG ile indüklenerek rekombinant proteinler eksprese edildi. Bu amaçla. Özge KAHRAMAN Ege Üniversitesi. rPvpA336 proteini spesifik tanı antijeni olarak kullanılarak sahada tavuklarda anti-M. pvpA336 ve pvpA134 gen fragmentleri PCR yöntemiyle çoğaltılarak. Streptococ ve Lactobacillus cinsi bakteriler tarafından sentezlenmektedir. Rekombinant proteinlerin immünolojik reaktiflikleri Western blot analizi ile pozitif ve negatif tavuk serumları kullanılarak belirlendi. Streptococ’lar tarafından sürekli olarak sentezlenebilirken Leuconostoc’lar tarafından sentezlenebilmesi için ortamda sukrozun bulunması gereklidir. Anti-HisTag monoklonal antikor ile yaklaşık 42 ve 27 kDa moleküler ağırlıkta oldukları belirlenen rPvpA336 ve rPvpA134 proteinleri afinite kromatografi yöntemiyle saflaştırıldı. Kushner’e (1978. Ayrıca yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilebilmesi de onu 114 Dekstransukraz İçin Yerel Leuconostoc mesenteroides Soylarından Konstitütif Mutantların Elde Edilmesi ve Seçilmesi Çiğdem İLERİ Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ c. PHB üretimi günümüzde plastik sektöründe petrol kullanımına alternatif bir teknoloji olup doğada kısa sürede parçalanabilir olması nedeniyle vazgeçilmez bir uygulama haline gelmiştir. mikrobiyal komünitenin yüksek sıcaklık. TRABZON membranına tutunarak o bölgede bakteri kolonizasyonunu sağlayarak. diğer cinslerere ait bakterilerin . 1993) göre sınıflandırılmış ve bu sınıflandırmaya göre. Biyoloji Bölümü.19.edu. yüksek basınç gibi ortamlarda bulunabileceğini ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Mycoplasma gallisepticum.

Bu bakterilerin pek çoğu gıda endüstrisinde hali hazırda kullanılan ve ilerisi için gıdaların korunmasında uygulama alanı oluşturan bakterilerdir. organik çözücüler ve deterjanlarla muamele edilerek aktivite tayini yapıldı. Bakteriyosin 115 . gıda. Bu nedenle. HBB-218 suşunun ürettiği bakteriyosinin proteinaz K ve lipaz enzimleri ile tamamen. paketleme endüstrisi. Bununla birlikte. nitrattan nitrit ve gaz oluşumu. Çalışmamızda İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan izole edilen 14 ekstrem halofilik mikroorganizmanın çeşitli fizyolojik ve biyokimyasal testleri yapılmış (tuz konsantrasyonu. Anahtar Kelimeler: Ekstrem halofilik mikroorganizma.Halil BIYIK Adnan Menderes Üniversitesi. Ayrıca farklı sıcaklık ve pH’larda bakteriyosin aktivitesi denendi. PHB’nin genel sınıfı PHA’dır. antibiyotik testleri. bakteriyosin olarak tanımlanan maddeler. 09010. Bu organizma kuru ağırlığının %80’ine kadar polimeri akümüle etmektedir. İzmir Çamaltı Tuzlası 900 sözlü / Bitki / Patojenler/Patoloji SM 040 Termofilik Geobacillus toebii HBB-218 Suşu Tarafından Üretilen Bakteriyosinin Karakterizasyonu Gamze BAŞBÜLBÜL. Bu bakterilerin metabolitleri büyük bir potansiyele sahiptir. eutropus kullanılarak ICI Ltd. Suda çözünmeyen PHA’lar oldukça yüksek moleküler kütleye sahip. Ekstremofil mikroorganizmalar arasında yer alan termofilik bakteriler günümüzde pek çok biyoteknolojik ve endüstriyel uygulamada önemli rol oynamaktadırlar. Yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak da çalışmanın yürütülmesi avantaj sağlamaktadır. tarafından üretilmektedir. optimum sıcaklık. termofilik bakteriler arasında bakteriyosin veya bakteriyosin benzeri diğer mikroorganizmaların gelişimini önleyici inhibitör maddeler üreten türler bulunmaktadır. steril koşullara olan gereksinim büyük ölçüde azalmaktadır. Ancak ülkemizde uygulaması yeterli düzeyde değildir.com Günümüzde. Biyoloji Bölümü.(2006)’ya göre yapılmış ve kuru ağırlığın %13’ü düzeyinde polimer biriktirdiği tespit edilmiştir. bakteriyosin üretimi araştırıldı. oksidaz. eczacılık. PHA’lar arkelerin Halobacteriaceae familyası üyeleri ve öbakterilerin çoğu cinsi tarafından üretilen oldukça kompleks poliokzoesterler sınıfını oluşturur.19. Tarama sonucunda 10 numaralı izolatın PHB ürettiği gözlenmiştir. Çalışmamızda. tıp. Beta-hidroksibütirat ve beta-hidroksivalerat Biopol ticari adıyla A. bakteriyosin araştırmalarındaki önemli ilerlemelerin çoğu kolisinlerin araştırılmasından köken almıştır. Aydın gbasbulbul08@gmail. tekstil ve kağıt sanayinde termofilik enzimler sıklıkla kullanılmaktadır. genellikle yakın akraba türden bakterilerin gelişimlerini engelleme kapasiteleri açısından araştırıcıların ilgisini çekmektedirler. Verim analizi Chen et al. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ayrıca. mediterranei’nin kullanımının çok büyük avantajları olduğu düşünülmektedir. TRABZON avantajlı kılmaktadır. çeşitli karbon ve azot kaynaklarında gelişmesi) ve PHB varlığının tespiti için Nile Blue A boyası kullanılarak fluoresan mikroskopta taramaları Haloferax mediterranei kontrol grubu kullanılarak yapılmıştır. çeşitli enzimler. indol oluşumu. Gram pozitif ve gram negatif bakterilere karşı kuyucuk yöntemiyle antimikrobiyal spektrum belirlendi ve HBB-218’in ürettiği antimikrobiyal maddenin karakterizasyonu yapıldı. PHB üretiminde ekstrem halofilik olan H. Yakın bir geçmişe kadar. Kültür ortamının bakteriyosin üretimi üzerine etkilerini belirlemek amacıyla farklı besiortamlarında. Bu organizma yüksek tuz konsantrasyonlarında yaşadığı için. HBB. ziraat ve gıda endüstrisinde veya enantiyomerik olarak saf kimyasalların ve boyaların üretiminde ham madde olarak kullanılmaktadır. katalaz. İzolatın 16SrDNA analizine göre %99 uyumlulukla Haloferax alexandrinus olarak tespit edilmiştir. Kültür süpernatantları. Bu çalışmada Yenice (Denizli) sıcaksu kaynağının çevresinden alınan topraktan izole edilen termofilik HBB-218 suşunun bakteriyosin üretimi araştırıldı.218 suşunun 16S rRNA analizi ile moleküler tanısı yapıldı ve Geobacillus toebii olarak tanılandı. PHB. Dolayısıyla atık su arıtımında kullanılan açık havuzlar gibi bu organizmalar da açık havuzlarda üretilebilir. B-glukuronidaz enzimi ile kısmen aktivitesinin kaybolduğu belirlendi. Biyoloji Bölümü. protein yapıda moleküller olup. Örneğin. son yıllarda gram pozitif bakterilerin özellikle laktobasillerin bakteriyosin benzeri aktivitelerini merkez alan çalışmalarda artış görülmektedir. Ancak son yıllarda ekstremofil olarak adlandırılan mikroorganizmaların bu tür antimikrobiyal peptidler üretip üretmedikleri ve bunların özellikleri ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır. H. pH ve Mg konsantrasyonu. termoplastik ve/veya elastomerik özellik sergiler.

dezenfektan olup olmadığı. pH. asteroids from clinical and soil samples. Amerika Birleşik Devletleri’nde bir diş hekiminin Legionella bakterisinin neden olduğu Lejyoner Hastalığı tarafından hayatını kaybetmesiyle dental ünitelerinin su sistemlerinde Legionella cinsi bakteriler ile ilgili çalışmalar yoğunlaşmıştır. mikrobiyal biyofilmlerin oluşumu için uygun ortamı sağlamaktadır.5 ay ile 35 yıl arasında olduğu ve ünitelerde dezenfektan kullanılmadığı tespit edilmiştir. Vezneciler/İstanbul duygugoksay@yahoo. Mosul. Samples were cultured on selective media including Lowenstein Jensen. Bu konu ülkemizde ne yazık ki çok zayıf olarak çalışılmış olup. 121 ºC’de 20 dakika otoklavlanan bakteriyosinin aktivitesinde hiç kayıp olmadığı gözlenmiştir. Bu şartlar. Kültür ortamının aktivite üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılan denemelerde en yüksek aktivite Brain Heart Infusion Broth ortamında saptanmıştır. Su kaynağı olarak şebeke suyu. Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi.80 ile 7. Dental ünitelerin yapılarının biyofilm oluşumu için ideal olması. uzun süre durgun halde kaldığında sıcaklığı artabilmektedir. Biyoloji Bölümü.com Dental ünite su sistemleri dar çaplı. akuatik bakteriler olmakla birlikte Legionella gibi fırsatçı patojen mikroorganizmalar sistemdeki biyofilm tabakasında barınabildiğinden enfeksiyon kaynakları olabilmektedirler. U38) aerotorundan alınan örneklerden Legionella pneumophila serogrup 2-14 bakterisi izole edilmiştir. Çalışmamızda Legionella pneumophila serogrup 2-14 bakterisinin tespit edilmesi dental ünite su sistemlerinin düzenli kontrolünün yapılmasını ve iyileştirilmesinin gerekliliğini vurgulamaktadır. Bakteriosin SM 041 Dental Ünitelerde Legionella Bakterilerinin Araştırılması İrfan TÜRETGEN. 45. carbon free broth. Çalışmamızda İstanbul’da bulunan 41 tane dental ünite su sistemlerinin taraması yapılmıştır. U23. tüp su ve distile suyu kullanıldığı belirlenmiştir. SM 042 Isolation and Study of Some of the Virulence Factors of Nocardia asteroids from Clinical and Soil Samples Adeba SHAREEF Department of Biology. Duygu GÖKSAY. Dental ünitelerindeki bakterilerin büyük çoğunluğu zararsız. hunelered bronchial washing samples from patients of lower repiratory tract infection of different age groups and of both sexes attending alsalam hospital in mosul city from march to December (2004) hunddered soil samples were also collected from different locations in mosul and and nearby areas. Bu nedenle çalışmamızda dental ünite su sistemlerinde Lejyoner Hastalığı’na yol açtığı bilinen Legionella bakterisinin taraması yapılmıştır. U35. Microbiological and cultural characteristics for the growing colonies as Gram's and modified Ziehl Neelsen stained smears were 116 . Ayrıca su örneklerinin sıcaklık. Organik çözücülerden TCA bakteriyosin aktivitesinin tamamen kaybolmasına neden olmaktadır. blood agar . Avrupa Birliği Ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri’nde dental ünitelerin kontrolü ve hijyenin sağlanması yasal olarak zorunlu kılınmaktadır. 95 ºC’de 2 saat boyunca aktivitesini korumaktadır. TRABZON pH 3-11 arasında ve 30. Bu çalışma ADÜ/BAP-FEF-6009 ve TÜBİTAK-106T581 nolu projelerinden destek almaktadır Anahtar Kelimeler: Geobacillus toebii HBB-214. uzun. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ayrıca aerotör ya da hava-su şırıngasından çevreye dağılan aerosollerle diş hekimlerinde ciddi sağlık problemleri oluşturabilmektedir. dental ünitelerin kontrolü ve hijyeninin sağlanması ile ilgili pek fazla strateji geliştirilememiştir. üretim koşulları ve besiyeri bileşenlerinin aktivite ve gelişim üzerine etkilerini belirlemek üzere devam etmektedir. Ünitelerden alınan suyun pH değerleri 6. Fen Fakültesi. Su sıcaklık ortalaması ise 18. Iraq zohair_rahemo@yahoo. College of Science. naylon veya farklı malzemelerden yapılmış çok sayıda boru içermektedir.19. ünite yaşı ve su kaynağı da araştırılmıştır. Ünite yaşlarının 2. Bu durum özellikle tedavi nedeni ile ağzında açık yara bulunan ya da bağışıklık sistemi baskılanmış olan hastalarda. Bu yüzden dental ünite su sistemlerinin düzenli kontrolü önemlidir.8°C olarak tespit edilmiştir. İncelenen beş ünitenin (U1.74 arasında olduğu gözlenmiştir. University of Mosul. ünitelerin büyük çoğunluğunun şebeke suları ile doğrudan bağlantılı olması ya da üniteden bağımsız su tankları olsa bile sistemin düzenli temizlenmemesi sonucunda patojen olan ve olmayan çok sayıda mikroorganizma ile yüksek oranlarda kontamine oldukları bilinmektedir. Bu konu ülkemizde az çalışılmış olduğundan. 60. U37. Bu borular içinde akan su.com The study includes the isolation and identification of N. Çalışmamız.

TRABZON examined. iklim. Biyoloji Bölümü. büyüme çağındaki çocuklar başta olmak üzere tüm yaş gruplarını etkilemektedir. Ülkemizde bölgelerde yapılan araştırmalarda etkenin insidansı %1.Bu yöntem maliyet açısından ekonomik olması ve dışkıda bulanabilecek diğer parazitlerinde tespit edilebilmesi yönünden avantajlı gibi görünmesine rağmen bu yöntemle saptanamayan bir çok etkenin tespitinde yetersiz kalmaktadır. Bu amaçla tüm örneklerin sırasıyla petri kutusunda R2A Agar. I. musluk suları. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Pseudomonas C-F-C Selective Supplement ilave edilmiş Pseudomonas Agar Base. Göz Hastalıkları Anabilim Dalı. Didem KARAGÖZ1. Bu tip enfeksiyonların risk faktörleri arasında kontakt lensin kendisi.Halil KILIÇ1. Biyoloji Bölümü. Elde edilen bulgular istatistiki olarak analiz edilerek literatür verileriyle kıyaslanmıştır. Cryptosporidium paraziti. Yasemin ZER2. The results indicated that Luria Bertani agar media and the carbon free broth used in the paraffin baiting techniques was the best medium for primary isolation of this organism.7 arasında değişmektedir. all isolates also showed the ability to produce B-lactamase enzymes. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sosyo-ekonomik düzey. Paraziter etkenler arasında Giardia lamblia dünyanın her tarafında epidemik diyarelerin başta gelen nedenlerindendir. some enzymes playing role in its pathogenicity. Pseudomonas cinsi bakteriler. kirli eller ile kontamine olmuş kontakt lens saklama kapları ve solüsyonları önemli yer tutar. beslenme ve temizlik gibi faktörlere bağlı olarak parazitlerin görülme sıklığı farklılık göstermektedir. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. mantarlar ve protozoonlar gibi çeşitli mikroorganizmalar enfeksiyon meydana getirebilir. Güzin İSKELELİ2 1 İstanbul Üniversitesi. immün sistemi baskılanmış hastalarda ise kronikleşen ve hayatı Kontakt Lens Saklama Kaplarında ve Ev Musluk Sularında Mikrobiyal Kontaminasyonun Araştırılması Miray ÜSTÜNTÜRK1. Fen Fakültesi. Bu çalışmada Gaziantep ve çeversinde yaşayan ve ishal şikayeti ile hastaneye başvuran 10 yaş altı 100 çocuk tan alınan gaita örnekleri ELISA yöntemiyle testlenerek Giardia lamblia ve Cryptosporidium’un taraması yapılmıştır. the results of the biochemical tests confirmed its isolation at a rate of 2 % from bronchial washing samples and 4 % from soil samples and all the isolates belongs to N. Gelişmekte olan ülkelerde Giardia lamblia patojenlerin ilki olup.ELİSA SM 044 10 Yaş Altı Çocuklarda Cryptosporidium ve Giardia lamblia’nın ELİSA yöntemiyle araştırılması İ. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi.com Kontakt lens kullanan kişilerin gözlerinde bakteriler. kontakt lens kullanan kişilerin hem kontakt lens saklama kapları hem de ev musluk suları aynı anda incelenmiştir. Cryptosporidial enfeksiyon tüm dünyada görülür ancak gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere göre daha sıktır. immün sistemi sağlam kişilerde kendini sınırlayan ishale. İstanbul 2 İstanbul Üniversitesi. mantarlar ve amipler açısından incelenmiştir. asteroides. Sabouraud Dextrose Agar ve Non-nutrient Agar içeren 117 . Cerrahpaşa. kontakt lens kullanan ve kontrol amacı ile İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Kontakt Lens Birimi’ne başvuran kişilerin kontakt lens saklama kapları ve ev musluk suları. fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler. 10 yaşından küçük çocuklarda %15 -30 prevalansla görülebilmektedir. The research also confirmed the ability of N. İstanbul mirayustun@gmail. lipase. Mehmet ÖZASLAN1 İclal BALCI2 1 Gaziantep Üniversitesi. Cryptosporidium. asteroids isolated from both sources to produce pigments.tr Diğer az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de bağırsak parazitleri önemli halk sağlığı sorunlarından birini oluşturmaktadır.edu. çevre koşulları. like lecithinase. total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler. antimicrobial substance. and amylase.7-37. 34118. Mac Conkey Agar. Anahtar Kelimeler: Cryptosporidium . omurgalıların sindirim ve solunum yollarını kaplayan epitel hücrelerinin mikrovillus bölgelerine yerleşen intraselüler bir parazittir.Diğer parazit hastalıklarında olduğu gibi direkt mikroskobik inceleme ilk başta yapılması gereken yöntemdir.Bağırsak parazitlerinin yaygınlığı bu faktörlerin yanı sıra ülkemiz bölgelerinde de değişik dağılımlar göstermektedir. Giardia lamblia . Mikrobiyoloji ABD. Tıp Fakültesi.19. Bu çalışmada. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi. Zuhal ZEYBEK1. yaşam biçimi. Vezneciler. Gaziantep ozaslanmd@gantep. Bu bağlamda bu çalışmada. Persistan ishale ve malnütrisyona yol açabilmesi nedeni ile önemli bir sağlık problemidir. SM 043 tehdit edici ishale yol açan ve tüm dünyada yaygın olarak görülen bir protozoondur. Paraziter hastalıklar.

Dişhekimliği Fakültesi.edu. Viral genomun L1 bölgesine bağlanan konsensus primerleri kullanılarak yapılan amplifikasyon sonucunda 23 örneğin 17 ‘nde (%73. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada incelenen örneklerin sağlıklı bireylere ait olduğu düşünüldüğünde. Moleküler Biyoloji ABD. Ağız Diş Çene Hastalıkları ve Cerrahisi ABD. TRABZON besiyerlerine ekimleri yapılmıştır. Beytepe. Fen Fakültesi. Konunun tam olarak aydınlığa çıkartılması örnek sayısının arttırılması ve izole edilen mikroorganizmaların patojenite faktörlerinin araştırılması ile yapılacak yeni çalışmalar ile mümkün olacaktır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmanın amacı odontojenik keratokistlerde HPV 16-18 varlığının belirlenmesidir. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi. Proje No: T-930/06102006 Anahtar Kelimeler: Kontakt lens saklama kapları. Fen Edebiyat Fakültesi. tiplendirmesi ise viral genomun E6/E7 bölgelerini hedefleyen spesifik HPV-16 ve HPV-18 primer setleriyle polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) yöntemi kullanılarak yapıldı. 11’i fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler. 6’sı mantarlar ve 8’i amipler olarak tanımlandığı halde. 23 hastadan alınan parafine gömülü odontojenik keratokist biyopsi örneklerinden DNA izole edildi ve human papilloma virus (HPV) varlığının saptanması HPV L1 konsensus primerleri. gerek kontakt lens saklama kaplarının gerekse ev musluk sularının denenen mikroorganizmalar açısından bir enfeksiyon riski taşımadığı da söylenebilir. Mehmet ÇAKACI2. Öte yandan olası amip enfeksiyonlarında ise bu kapların çok da etkili olmadığı söylenebilir.9) HPV DNA’sı tespit edilmiştir. Hasan ÜNAL1. Giderek artan oranda oral tümörlerde human papilloma virus (HPV)’ün rolü olduğu çalışmalarla ortaya konulmaktadır. Ayrıca daha sonraki çalışmalarda kontakt lens kullanan ve herhangi bir göz enfeksiyonuna sahip kişilerin de kontakt lens saklama kaplarının ve musluk sularının incelenmesi ile elde edilecek sonuçların da bu konunun aydınlığa çıkartılması açısından faydalı olabileceği düşüncesindeyiz.19. histolojik ve klinik özellikleri ile diğer kistlerden farklılık göstermektedir. Bu kapların hiçbirinde amipler ürememiştir. Bu veriler ışığında kontakt lens kullanan kişilerin gözlerinde fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler. Biyoloji Bölümü. amipler. bakteriler SM 045 Odontojenik Keratokistlerde Human Papilloma Virus 16 ve 18 (Hpv) Varlığının Belirlenmesi Sibel KÜÇÜKYILDIRIM1. 118 . Öte yandan incelenen 20 musluk suyunda üreyen mikroorganizmalardan 16’sı total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler. Aydın sibelky@hacettepe. Tüm ekimler. Anahtar Kelimeler: HPV16-18 Odontojenik keratokist. mantarlar. Tip spesifik primerler kullanılarak yapılan amplifikasyon ile HPV pozitif örneklerin 8’nde (%47) yüksek risk grubu içerisinde yer alan HPV 16 ve HPV 18 DNA’sı belirlenmiştir. fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler ve Pseudomonas cinsi bakteriler açısından bir tehdit oluşturmadığı düşünülebilir. Aynı zamanda nüks ve neoplastik potansiyele sahiptirler. Ayrıca musluk sularının bu tip enfeksiyonlarda mantarlar ve amipler açısından bir tehdit oluşturabileceği halde. Bu çalışma. Çalışmamızda incelenen 20 kontakt lens saklama kabında üreyen mikroorganizmalardan 18’i total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler. gelişimsel bir kist olmasıyla beraber. Nuray ER2 1 Hacettepe Üniversitesi. Sıhhıye/Ankara 3 Adnan Menderes Üniversitesi. aranan mikroorganizmalar için uygun sıcaklık ve sürelerde bekletilmiştir. hiçbir musluk suyunda fakültatif anaerob gram negatif çomak bakterilere ve Pseudomonas cinsi bakterilere rastlanmamıştır. 1’i Pseudomonas ve 8’i mantarlar olarak tanımlanmıştır. ev musluk suları. Pseudomonas cinsi bakteriler ve mantarlar ile meydana gelebilecek enfeksiyonlarda kontamine kontakt lens saklama kaplarının etkili olabileceği düşünülebilir. Moleküler Biyoloji ABD. Celal ÜLGER3. İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenmiştir.tr Odontojenik keratokist (OKK).

16S rDNA gen bölgesi baz dizileri ile yeni türler olmaya aday farklı fizyolojik gruplardan Streptomyces cinsi izolatlar ile ilgili tip türleri oluşturmaktadır. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü. Bu çalışmanın materyalini. var. API 50 CH test kiti ve 16S rDNA analizleri kullanıldı. Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ 2 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü. Arbutus unedo. Enzim üreten izolatlar ın tanılanmasında biyokimyasal testler. Nevzat ŞAHİN1. 16S rDNA gen bölgesi baz dizileri belirlenmiş ve GenBank’a depozit edilmişlerdir. biyokimyasal. Leuconostoc. Sorbus domestica L. 15 farklı tür meyve (Prunus cocomilia Ten.. Streptomyces violaceusniger clade üyesi izolat ve tip suşları arasında ayırtedici sonuçlar vermiştir. 110 izolatın çeşitli derecelerde dekstransukraz ürettiği TLC metodu ile tespit edildi. Yaptığımız çalışmada. Kıymet GÜVEN2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. azarolus L. var. aronia L. C. İlgili tip türlerle birlikte morfolojik.edu. tarla ve orman toprağı ile farklı legümen türlerinin rizosferinden dilüsyon plak tekniğiyle izole edilen. Streptomyces violaceusniger clade spesifik primerleri (S-S-Svio-66A-S-8 ve S-S-Svio-1274– A-A-20) ile PCR amplifikasyonları test edilerek clade üyesi organizmalar oldukları doğrulanmıştır. Weissella confusa (32). Biyokimyasal testler sonucunda elde edilen izolatların Leuconostoc mesenteroides (51).19.ileri@gyte. Puberula (Schneider) Browicz . Biyoloji Bölümü. Bunlardan termofilik izolatlar 55ºC de mezofilik izolatlar ise 28ºC de inkübasyon sonucunda elde edilmişlerdir. Dekstran ise sefadeks ve kan plazması üretiminde kullanılır. azarolus L. Prunus cocomilia Ten.. Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ c. Fen Fakültesi Kimya Bölümü.. Ziziphus zizyphus) ve lahana turşusundan toplam 531 izolat elde edildi. Lactobacillus plantarum (25) olduğu tespit 119 . Dekstransukraz. Mespilus germanica. üç farklı bakteri genusu (Lactobacillus. Farklı restriksiyon endonükleaz enzimleri ile PCR-RFLP parmak izleri belirlenmiş ve suşların genomik DNA’ları M13f evrensel primeri kullanılarak oluşturulan RAPD-PCR fragmanların baz çifti büyüklükleri hesaplanarak izolat suşlar ile tanımlanmış tip suşları arasındaki benzerlik ve farklılıklar belirlenmeye çalışılmıştır. Sistematikte bu moleküler testlerden bazıları bir grup organizma için ayırdedici sonuçlar verirken başka bir organizma grubunda farklı türler de bile benzer sonuçlar verebilmektedir. 16S rDNA gen clade SM 047 moleküler Endüstriyel Bir Enzim Olan Dekstransukraz’ ın Yerel İzolatlardan Elde Edilmesi Çiğdem İLERİ1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Eskişehir asazak@omu. sistematik. Crataegus orientalis var. Streptococcus ) tarafından ekstrasellüler olarak sentezlenmektedir. Lycopersicon esculentum. var. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Türkiye’nin farklı coğrafik bölgelerine ait bahçe. Rizosfer izolatları. 55139 Kurupelit. Myrtus communis L. C. Şeker hastalığı ve aşırı kiloya sahip insanların tedavinde kullanılabilir. communis. Anahtar Kelimeler: Streptomyces. Lactobacillus fermentum (2). Restriksiyon endonükleaz enzimlerinden bazıları mezofilik ve termofilik izolatlarda ayırdedici parmak izleri oluştururken S. azarolus. Biyoloji Bölümü. TRABZON SM 046 Biyoteknolojik Öneme Sahip Farklı Fizyolojik Özellikli Streptomyces İzolatlarının Moleküler Tiplendirilmesi Anıl SAZAK1. Subsp. Ancak bu iki temel kriterle birlikte PCR bazlı farklı moleküler markör testler de literatürlerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Enzimle ayrıca oligosakkaritlerin üretimleride gerçekleştirilmektedir. Bu karbohidratlar prebiyotik olarak da kullanılmakta ve değişik ülkelerde binlerce ton üretimleri yapılmaktadır. var. besinsel. sukrozdan dekstran üretiminde kullanılmaktadır. Diospyros L. Buna rağmen RAPD-PCR testi. Prunus armeniaca. cocomilia. Samsun 2 Anadolu Üniversitesi. Aziz TANRISEVEN2. sukrozla birlikte alındıklarında diş çürümesini önler.tr Önemli bir endüstriyel enzim olan dekstransukraz.edu. Yaygın olarak kullanılan enzim ise Leuconostoc mesenteroides B-512F dektransukrazdır.tr Uluslar arası “Ad Hoc Committee”ye göre yeni bir bakteri türü tanımında 16S rDNA baz dizisi ile DNA-DNA hibridizasyon testi olmazsa olmaz kriterler olarak tanımlanmaktadır. Crataegus heterophylla. degredasyon ve fizyolojik testlerden oluşan çok sayıda nümerik testler uygulanıp X-Taxon programında SSM-UPGMA analizleri ile değerlendirilen ve NTSys-pc programıyla oluşturulan kümelerden seçilen temsilci izolatların. violaceusniger 16S rDNA gen clade üyesi izolat ve tip suşların tamamında benzer sonuç vermiştir. Crataegus tanacetifolia. Kamil IŞIK1. Yavuz SEZEN1 1 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü. orientali. Bu oligosakkaritlerin önemli biyofonksiyonları vardır.

vitaminler mineraller antioksidanlar peptidler. Lezzet bileşiklerinin kontrollü şartlarda serbest kalması enkapsülasyonun önemli avantajı olarak bilinmektedir. Aeromonas spp. Dolayısı ile uygulamada üzerinde en çok çalışılan alan peynir olgunlaştırmada enzim kullanımı ile ilgili olmuştur. Dekstran. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.. fekal koliform. Özellikle bu kontrolün ana dolum merkezi ve ambalajlı sularda yetkili bir Fonksiyonel Süt Ürünlerinde Probiotiklerin ve Diğer Katkıların Taşınması İçin Mikroenkapsülasyon Uygulamaları Mehtap AKIN1. Bunların dışında son zamanlarda çeşitli probiotik mikroorganizmzlar. Gıda Mühendisliği Bölümü. Biyoloji Bölümü. tekstür kontrolü ve koruma için kullanılan katkı maddelerinin ilave edilmesini gerektirmektedir. ABD Çevre Koruma Ajansı(EPA) ve World Health Organization (WHO) tarafından belirtilen standartlara uygun olmadığı saptanmıştır. Dekstransukraz.edu. biyoflavonoidler ve lifler gibi katkı maddelerinin ilave edilerek üretildiği fonksiyonel süt ürünleri üretilmektedir. Anahtar Kelimeler: Enkapsülasyon. Anahtar Kelimeler: Leuconostoc mesenteroides. Bu çalışmanın amacı enkapsülasyon teknolojisinin süt ürünlerine ilave edilen biyoaktiv maddelere uygulamasının incelenmesi ve neden bu konunun önemli olduğunun açıklanmasıdır.. API sonuçları ve 16S rDNA analizleri de bu bulguları desteklemektedir. ve amip varlığı membran filtrasyon yöntemi. içme suyu olarak tüketilen ambalajlı suların mikrobiyolojik kontrolünün düzenli olarak yapılmasının gerekliliğini çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır.tr Gıdaların endüstriyel olarak üretilmesi sıklıkla lezzet. Bu durum yukarıda bahsettiğimiz temizlik hatalarına veya dolum tesisinin sağlığa uygun koşullarda çalışmamasından kaynaklanabilir. Nihat AKIN2 1 Selçuk Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu yöntemlerin yanı sıra suyun mikrobiyolojik kalitesi de düzenli olarak incelenmelidir.. Bu çalışma sonucunda incelenen örneklerin büyük bir kısmının Türk Standartları Enstitüsü (TSE). toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısı ise yayma yöntemi ile saptanmıştır. Kampus. vitaminler mineraller antioksidanlar peptidler. Fekal koliform. Günümüzde gelişmiş ülkelerde bu enfeksiyonların kontrolü genelde filtrasyon ya da klorlama teknikleri ile sağlanmaktadır. Ayten KİMİRAN ERDEM. Fen Fakültesi. Bu nedenle çalışmamızda İstanbul’da ticari olarak satışa sunulan 22 farklı markaya ait 88 damacana su örneğinin mikrobiyal su kalitesi izlenmiştir. Temizliği doğru bir şekilde yapılmamış şişelerin tekrar içme suyu satışında kullanılması sağlık açısından risk oluşturmaktadır. Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi. Son zamanlarda en azında iki adet enkapsüle edilmiş biyoaktiv ürünler (probiotik organizmalar ve Omega-3 yağlar) içeren ticari süt ürünleri bulunmaktadır. Her markadan dört farklı örnek ile yaptığımız çalışmanın sonucunda kaynakları aynı bile olsa markaya bağlı ciddi farklılıklar olduğu görülmüştür. Aeromonas spp. Ancak. Biyoloji Bölümü. bitkisel steroller. renk. mikrobiyoloji ve katkı maddeleri üreticileri bu yöntemi daha çok kullanmaktadır). polifenoller. Biyoloji Bölümü. Konya makin@selcuk. Sonuçlarımız. Günümüzde bakteriyolojik izleme çalışmalarında indikatör olarak fekal ve total koliform bakterileri kullanılmaktadır. Kampus.19. Zuhal ZEYBEK. günümüzde fonksiyonel gıdaların önemi enkapsüle edilmiş katkıların kullanımıyla artış göstermiştir. Süt endüstrisinde enkapsüle edilmiş katkı maddelerinin kullanılması geçmişte sınırlı düzeyde gerçekleşmiştir. Vezneciler-Eminönü/ İstanbul sevangurun@hotmail. bitkisel steroller. biyoflavonoidler 120 . Ayrıca 22 °C ve 37 °C ‘de gelişebilen toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısının tespiti de bakteriyolojik kirlilik ölçümlerinde kullanılan yöntemlerden biridir. Pseudomonas spp.. probiotik mikroorganizmalar. Pseudomonas spp. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. TRABZON edildi. 19 litrelik plastik şişelerden mikrobiyolojik incelemeye uygun olarak alınan. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji ABD. su örnekleri. total koliform. 16S rDNA SM 048 SM 049 İstanbul’da Satışa Sunulan Farklı Markalara Ait İçme Sularının Mikrobiyolojik Açıdan Değerlendirilmesi Sevan GÜRÜN. Yapılan çalışmalarda kirlilik indikatörü mikroorganizmaların plastik kaplarda biyofilm oluşturdukları görülmüştür. toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısı ve amip varlığı açısından incelenmiştir. Muhtemelen en yaygın olarak kullanılan kapsüllenmiş katkıların kullanıldığı alan hazır gıdalar endüstrisidir (ekmek sanayii. total koliform. Ziraat Fakültesi.com İçme suyunda bulunan çeşitli patojenik bakteriler suyla bulaşarak enfeksiyonlara neden olmaktadır. polifenoller. İleri çalışmalarda kimyasal mutajenler kullanılarak izolatların enzim üretimleri arttırılmaya çalışılacaktır. Nihal DOĞRUÖZ.

ve hns mutantlarında OmpF sentezinde herhangi bir değişim görülmezken. Kahramanmaraş cugur@ksu. bu genin farklı laktik asit bakterilerinde ekspresyon düzeyleri tespit edilmiştir. Kütahya cihand@dumlupinar. bu mutasyonların açlık stresinde OmpC ve OmpF porin sentezi üzerine rolleri araştırılmıştır. OmpF sentezinde ise rpoS mutantında olduğu belirlenmiştir. GMLF1’den PZR ile ksilanaz enzimini kodlayan gen çoğaltılıp. gün sonunda ortama karbon kaynağı olarak glukoz. Anahtar Kelimeler: Neocallimastix sp. Mehmet Sait EKİNCİ Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. deniz suyu. azot kaynağı olarak ise amonyum sülfat ilave edilmiştir. coli’nin OmpC sentezi için gerekli olduğu tespit edilmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. açlık 121 . Bakteriler bu strese karşı koyabilmek için bir çok global düzenlemeye sahiptirler ve porin proteinleri bu düzenlemelerden birisidir. açlık stresinde rpoS mutant E. Bu amaçla çalışmada izole edilen Neocallimastix sp. rpoS. 15. pIL253. laktik asit bakterisi. Önder İDİL Dumlupınar Üniversitesi. Amip SM 051 Koliform. coli’nin OmpF porin sentezinde baskılayıcı rolü olduğu belirlenmiştir.. bu sonuçtan açlık stresinde AcP eksikliğinin OmpC sentezini oldukça arttırdığı ve AcP’ın varlığının OmpC sentezini baskıladığı belirlenmiştir. ksilanaz SM 052 Deniz Suyunda Açlık Stresi ve Besin İlavesinin Escherichia coli’nin OmpC ve OmpF Sentezine Etkisi ve RpoS. Anahtar Kelimeler: Pseudomonas. ß-Galaktosidaz ölçümleri sonunda elde edilen veriler tekrarlanmış ölçümlü ko-varyans analizi yapıldığı zaman. Fen Edebiyat Fakültesi. hns ve pta mutantları kullanılarak. Biyoloji Bölümü. Bu analize göre pta ve hns mutasyonunun OmpF sentezinde rolü olmadığı tespit edilmiştir. Bu ekosistem içerisinde yer alan anaerobik funguslar en dirençli bitki hücre duvar polimerlerini bile parçalayabilecek enzimlere sahiptir. envZ. Zootekni Bölümü. GMLF1’e Ait Ksilanaz Geninin Klonlaması.edu. Çalışmada filtre-otoklav edilerek steril edilmiş deniz suyunda bakteri örnekleri 15 gün 37°C de inkübasyona tabii tutulmuştur. rpoS mutasyonunda OmpF sentezinin arttığı görülmüştür.19.Aeromonas. coli’de yabani tip E. TRABZON kuruluş tarafından düzenli olarak yapılması halk sağlığı için önem taşımaktadır. rpoS ve envZ mutantlarında ise yabani tip E. envZ mutantında ise yabani tipe göre OmpF sentezinde azalma olmuş dolayısı ile deniz suyunda OmpF sentezi için EnvZ’nin pozitif rolü ortaya konmuştur. İsmail AKYOL. OmpF. OmpC sentezinde ise yine yabani tip E. Ortama glukoz ilave edildiği zaman ise bütün yabani tip ve mutantlarda hem OmpF hemde OmpC sentezinin azaldığı belirlenmiştir. Ziraat Fakültesi. Bu nedenle RpoS ve EnvZ’nin deniz suyunda açlık stresinde yaşayan E. H-NS. coli’ye göre oldukça yüksek OmpF sentezi görülmüş. Neocallimastix sp. coli’ye göre OmpC sentezinin oldukça azaldığı görülmüştür. Bu genin kodladığı enzimin optimum sıcaklığı ve optimum pH’sı tespit edilmiştir. HNS mutasyonunun ise OmpC sentezini tam olarak etkilemediği. Gen. Ekspresyonu ve Karakterizasyonu Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU.tr Açlık stresi deniz suyu gibi sucul çevrelerde bakterilerin yaşamını etkileyen önemli faktörlerden birisidir. OmpC sentezinin ise pta mutasyonunda yabani tip E. coli ve envZ. Bu enzimler içerisinde ksilanaz enzimi önemli bir yere sahiptir. Biyoteknoloji ve Gen Mühendisliği Laboratuarı.edu. dolayısı ile deniz suyunda yaşayan E. coli ve ompR. envZ. pta. Yabani tip E. Ancak OmpC sentezinde en fazla azalmanın pta mutantında. coli’ye göre oldukça yüksek oranda sentezlendiği görülmüş. Acp’ın Rolü Cihan DARCAN. rpoS ve hns de değişim görülmemişken pta mutantında artış tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. GMLF1’in ve klonlanan geni taşıyan rekombinant bakterilerin hücre içi ve hücre dışı ksilanaz aktiviteleri ölçülerek.tr Bitki hücre duvarından en iyi şekilde faydalanabilen herbivor olan ruminant hayvanlar doğadaki en karmaşık mikrobiyal ekosistemlerden birisini içermektedir. Klonlanan genin sekans analizi sonucunda “Glikozil Hidrolaz 11” ailesine ait bir katalitik bölge içerdiği bulunmuştur. pCT vektöre klonlanarak Escherichia coli’ye aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: OmpC. pIL253 vektörü yardımı ile endüstriyel bakımdan önemli bazı laktik asit bakterilerine aktarılmıştır. hafifçe artışa neden olduğu ancak önemli görülemeyeceği tespit edilmiştir. Emin ÖZKÖSE. Reşit ÖZKANCA. Deniz suyuna Amonyum kaynağı ilave edildiği zaman yabani tip.

Gag polipeptidleri hücre sitoplazmasında yer alan Ty2 virüs benzeri yapıların kapsit kısmını oluşturur. transkripsiyon. Gag ve pol polipeptidleri proteolitik olarak daha kısa ve işlevsel polipeptidlere ayrışır. Bir hücrenin canlılığını sürdürebilmesi için o hücrede pro-inflamatuar ve anti-inflamatuar mekanizmaların bulunması ve fonksiyonel olması şarttır. Science Faculty. Üreme ortamındaki karbon ve azot kaynaklarının niteliği S. kolay metabolize edilen amonyum bulunduğunda ise transkripsiyonda önemli artış olduğu tespit edildi. Hücre içerisinde glukokortikoid reseptörlerine bağlanarak bu reseptörleri aktifleştirirler.tr Retrotranspozon Ty2 S.com İnflamasyon canlı organizmaların fizyolojileri için oldukça önemli çok karmaşık hücresel mekanizmaları içeren. Biyoloji Bölümü 2 Gent University. Pol polipeptidleri ise Ty2 mRNA’sının revers transkripsiyonu ve Ty2 DNA’sı olarak genoma integrasyonu ile ilgili enzimlerdir. İnflamasyon cevabı olarak plazma ve lökositler kan dolaşımından hasarlı dokuya geçerek kızarıklığa neden olurlar. Ilse BECK2. Ortamdaki karbon kaynağına göre Ty2’de transkripsiyonun kontrolunun transkripsiyon faktörü olan ve glikolitik genlerin transkripsiyonunu da aktive eden Gcr1p ile sikline bağlı protein kinaz olan Pho85 tarafından sağlandığı gösterildi. Ty2 genomundan tek mRNA transkribe edilir. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. TRABZON SM 053 Retrotranspozon Ty2’de Gen Anlatımının Kontrol Mekanizmaları Sezai TÜRKEL Uludağ Üniversitesi. frameshift. İnflamasyonda rol oynayan bir sitokin olan TNF (tümör nekrozis faktör) ile yapay strese 122 .edu. İmmunoregülator genlerin çoğu kontrol veya promotor bölgelerinde NF-κB sitokinine ait (tüm hücrelerde bulunan heterodimerik bir transkripsiyon faktörü) bağlanma bölgeleri içermektedirler. İnflamasyon söz konusu olduğunda bu aktif bileşik proinflamatuar ve anti-inflamatuar sitokinlerin genleri üzerinde etkili olmaktadır. Bu aktif yapılar ise çekirdek zarından içeri girerek DNA üzerindeki belirli bölgelere bağlanıp gen ekspresyonunu arttırıcı yada azaltıcı yönde etkilerler. Glukokortikoidler (GC) metabolizma ile ilgili birçok işlemin yanı sıra stres cevabında da rol alan steroid yapıda hormonlardır. Sitokinler hücrelerin birbirleri arasında haberleşmek için kullandıkları protein veya glikoprotein yapısındaki sinyal molekülleridir. Üreme ortamında zayıf azot kaynağı olan prolin bulunduğunda Ty2 transkripsiyonunun çok azaldığı. Üreme ortamında karbon kaynağı olarak kolay fermente edilebilen glukoz bulunduğunda Ty2 transkripsiyonunun çok fazla olduğu bulundu. Benzer şekilde üreme ortamındaki azot kaynağına göre de Ty2 transkripsiyonun düzenlendiği bulundu.19. Ty elementleri env proteini içermez. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Karolien DEBOSSCHER2. cerevisiae’da üreme hızını belirleyen en önemli metabolik faktörlerdir. Bursa sturkel@uludag. Gent-Belgium aliadembahar@yahoo. 16059. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ty elementleri. Karbon ve azot kaynaklarının kullanımı da genetik kontrol altındadır. Ty2’de transkripsiyon 5’LTR bölgesinde yer alan çok kompleks bir promotor bölgesi tarafından kontrol edilmektedir. Pol polipeptidi gag polipeptidine göre +1 çerçevede olup translasyon sırasında ribozomal frameshift sonucu gag-pol füzyonu olarak sentez edilirler. Anahtar Kelimeler: Retrotranspozon. Guy HAEGEMAN2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu mRNA’dan gag ve pol polipeptidleri kodlanmaktadır. Biyoloji Bölümü. Araştırmalarımızda Ty2 retrotranspozonunda gen anlatımının S. cerevisiae genomunda bulunan hareketli bir genetik element olup genetik yapı ve gen anlatımı açısından retrovirüslere benzer özellikler gösterir. Azot kaynağına göre Ty2 transkripsiyonu kontrolunun ise GATA gurubu transkripsiyon faktörleri olan Gln/Gat faktörlerine bağlı olduğu gösterildi. Bu araştırma TÜBİTAK tarafından (Proje no: TBAG 104T307) desteklenmiştir. Zihni DEMİRBAĞ1. Elde ettiğimiz sonuçlar retrotranspozon Ty2’de gen ifadesinin üreme ortamı koşullarına göre ilgili transkripsiyon faktörlerine ve siklinlere bağlı olarak kontrol edildiğini göstermektedir. LEGEST (Laboratory of Eucaryotic Gene Expression and Signal Transduction Laboratory). strese karşı hücre ve doku seviyesinde oluşan bir bağışıklık cevabıdır. cerevisiae’daki metabolik olaylara göre kontrol edilip edilmediği incelendi. glikolizis SM 054 Salsola tuberculatiformis’den İzole Edilen FenilAziridin Öncüsü Compound-A (CpdA) Adlı Bileşiğin Anti-İnflamatuar Potansiyeli ve Mevcut Farmasotik Ürünler İle Karşılaştırılması Ali Adem BAHAR1. Gliserol laktat gibi fermente edilmeyen karbon kaynakları kullanıldığında ise Ty2’de hem transkripsiyonun hem de frameshift hızının azaldığı bulundu. Bu iki yönlü etki hücrenin bir denge içerisinde canlı kalmasını sağlar.

Enzim ayrıca Rye arabinan.3. sugar beet arabinan.edu. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu çalışmada Anoxybacillus gonensis Ac26 suşunun arabinofuranosidaz geninin bir kısmı. Anoxybacillus gonensis Ac-26 arabinofuranosidaz geninin toplam uzunluğunun stop kodonu ile birlikte 1509 baz çifti olduğu. β-merkapto etanol.tr Aydın çamur kaplıcasından Anoxybacillus gonensis Ac-26 adlı termofilik bir bakteri suşu elde edilmiştir. glukokortikoidler. çalışma mekanizması. TNF. Rekombinant enzimin karakterizasyonunda. Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterize Edilmesi Derya YANMIŞ. Hakan KARAOĞLU. Ayrıca yapılan in-vivo lusiferaz deneylerinde ticari bir farmasotik ürün olan immün-baskılayıcı dexamethasone ile karşılaştırıldığında bu bileşiğin akut inflamasyonda en az dexamethasone kadar etkili olduğu bulunmuştur. Kadriye İNAN. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi.0 da 24 saat %99 ve optimum sıcaklık 65ºC de 30 saat %98 stabil kalabilmektedir. pnitrofenil α-L-arabinofuranoside substrat olarak kullanıldı. Biyoloji Bölümü. Km’si 75 mM olan enzimin optimum pH’sı 6. optimum sıcaklığı 85°C’dir. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu Sabriye ÇANAKÇI. oat spelt xylan’ı parçaladığı ince tabaka kromotografi (Thin Layer Cromotographi (TLC)) ile gösterilmiştir. 123 .1. bu enzime spesifik iki adet dejenerat primer kullanılarak genomik DNA’dan coğaltılıp pGEM-T Easy vektorüne klonlanarak sekans ettirilmiştir. toplam 502 aminoasitlik bir proteini kodladığı belirlendi. inflamasyon. EDTA) enzim aktivitesi üzerine etkisi değişik konsantrasyonlarda araştırılmıştır. A549 insan hücre kültürleri) CpdA’nın anti-inflamatuar potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır.5) hem D-ksilozun D-ksiluloza izomerizasyonunu hem de D-glukozun D-fruktoza reaksiyonunu katalizler. Bunun haricinde doz-cevabı testleri yapılarak CpdA’nın in-vivo olarak kullanılan hücrelerde etkili olduğu ispatlanmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 61080. iyon değişimi kromatografisi. Yürütülen çalışmalarla bu yeni izolatın arabinofuranosidaz enzimine sahip olduğu belirlendi.com D-glukoz izomeraz olarakta yaygın olarak adlandırılan D-ksiloz izomeraz (D-ksiloz ketoizomeraz. Enzimin aktivitesi 50 mM fosfat tamponu içinde hem spektrofotometrik olarak hem de native jelde florojenik olarak gösterildi. özelliklerinin iyileştirilmesi gibi birçok özelliği araştırmacıların ilgi kaynağı olmuştur. Gen.5. glukoz SM 056 Anoxybacillus gonensis A-26 Suşundan Termofilik Arabinofuranosidaz Geninin Klonlanması. CaCl2.Protein T7 promotoru altında IPTG ile indüklenerek üretildi ve Promega His Taq protein saflaştırma kiti kullanılarak saflaştırıldı.19. Ayrıca bazı kimyasalların (CoCl2. pET-28a vektörünün NdeI ve HindIII bölgesine His-Taq kuyruk içerecek şekilde klonlanarak E. Bu çalışmada Anoxybacillus gonensis ÇT1Sarı suşundan izole edilmiş olan D-glukoz izomeraz geni ekspresyon vektörüne klonlanmış. hidrofobik etkileşim işlemleri ile saflaştırılmış ve biyokimyasal özellikleri ve kinetik parametreleri belirlenmiştir. Fen–Edebiyat Fakültesi. Ayrıca optimum pH 6. Biyoloji Bölümü. Sahip olduğu yüksek ticari önemi nedeniyle enzimin mikroorganizma kaynakları.C. Çalışma sonucunda CpdA’nın TNF ile uyarılmış hücrelerde oluşturulan yapay stres şartları altında gerçekleşen gen ekspresyonunda etkili olduğu western-blot ve Q-PCR sonuçları ile desteklenmiştir. Rekombinant protein SDS-PAGE’de yürütülerek yaklaşık 55 kDa’luk bir enzim olduğu gözlendi. Fen Edebiyat Fakültesi. biyokimyasal özellikleri.139 mM ve 1019 U/mg olarak tespit edilmiştir. Murat KAÇAĞAN. Trabzon sabriye@ktu. CuSO4. 5. Enzimin ısıl kararlılığı ve pH kararlılığı da belirlenmiştir. Trabzon deryayanmis@yahoo. dexamethasone SM 055 Anoxybacillus gonensis ÇT1 Sarı Suşunun DGlukoz İzomeraz Geninin Klonlanması. 61080. Enzimin Km ve Vmax’ı sırasıyla 0. DTT. TRABZON sokulmuş hücrelerde (L929. Elde edilen bu bölgeden yola çıkılarak genin tüm sırasının elde edilmesi amacıyla invers PCR primerleri dizayn edilerek genin tüm sırası elde edildi. MgCl2.coli BL21 (DE3) hücrelerine transforme edildi. E.0 ve optimum sıcaklığının 65ºC olduğu belirlendi. klonlanan enzim hücre ekstratından sırasıyla ısı şoku. Anahtar Kelimeler: CpdA. Biyoloji Bölümü. HgCl2. Aktivite deneyleri sonucu Anoxybacillus gonensis Ac-26 Abf enziminin optimum pH’sın 6. Anahtar izomeraz Kelimeler: Anoxybacillus.

ve 24. Reaksiyonlar farklı sıcaklıklarda yapıldığında enzimin hata yapma oranının sıcaklığa bağlı olarak arttığı belirlendi. protein kinaz geni transkripsiyonunun enfeksiyon sonrası 2. Zihni DEMİRBAĞ Karadeniz Teknik Üniversitesi.. entomopoksvirüslerde bu proteinleri kodlayan genlerin veya bunlara ait ürünlerin karekterizasyonu ve fonksiyonel analizleri hakkında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.com Daha önce yürütülen çalışmalar neticesinde Geobacillus caldoxylosilyticus TK4 DNA polimeraz I geni pET-15b vektörüne klonlanıp ekspres edilmişti. saatlerde izole edilen mRNA’lar ile gerçekleştirilen RT-PCR analizleri. Sıraya uygun dNTP ve sıraya uygun olmaya dNTP’lerin varlığında aynı deneyler tekrar edildi ve enzimin sıraya uygun olmayan dNTP’ler ile sentez yapıp yapmama özelliği incelendi. transkripsiyon başlangıç ve bitiş noktalarının belirlenmesi çalışmaları bulunmaktadır. Sonuç olarak enzimin her 40. TRABZON Anahtar Kelimeler: Anoxybacillus gonensis Ac26. L.com Entomopoksvirusler böcekleri enfekte eden önemli bir virus grubudur. Biyoloji Bölümü. Enzimin normal dNTP’ler ile birlikte DIG-dUTP kullanabilirliği dana timus DNA’sı kullanılarak araştırıldı ve Dot-Blot hibridizayon sonucu enzimin DIG-dUTP ile sentez yapabildiği belirlendi. Bazı omurgalı poksviruslerine ait Ser/Thr protein kinazların virus replikasyonunda. Biyoloji Bölümü. 14 mer primer iplik) sentetik DNA’lar kullanılarak DIGdUTP ile primer 3’ ucunun işaretlenmesi çalışmaları neticesinde enzimin kalıp zincir üzerindeki son nükleotitin sentezini 124 .. Biyoloji Bölümü. Trabzon muratoglu@yahoo. Enzime ait KDdNTP ve kpol değerleri presteady kinetik yöntemi ile belirlendi ve kpol değeri 24. Bu kapsamda genin transkripsiyon sınıfının. Biyoinformatik analizler bu virus genomu üzerinde bulunan AMV197 kodlu açık okuma zincirinin (ORF) Ser/Thr protein kinaz fonksiyonuna sahip protein kodlayan bir gen olabileceğini göstermektedir. MODAK2.. Fen Edebiyat Fakültesi. Remziye NALÇACIOĞLU. p-nitrofenil α-Larabinofuranosid SM 057 Amsacta moorei Entomopoksvirus Protein Kinaz Geninin (AMV197) Transkriptomik Analizi Hacer MURATOĞLU. İsmail DEMİR3.. AMV197’nin transkriptomik analizi gerçekleştirilmiştir. ve 4. 7. Rize 2 Department of Biochemistry and Molecular Biology. UMD-New Jersey Medical School. Ali Osman BELDÜZ3. Biyoloji Bölümü. transkripsiyonunun enfeksiyon sonrası hangi zaman diliminde gerçekleştiğinin. E.64 µM olarak hesaplandı (maksimum KDdNTP değ erinin yarısı). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 61080. 4. Fen-Edebiyat Fakültesi. bitiş kodonunun ise translasyon stop kodonundan (TAA) 22 baz ve 32 baz aşağılardan bittiği. hata yaptığı belirlendi. dolayısıyla iki farklı transkripsiyon bitiş noktasının olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmada. 1. AmEPV ile enfekte edilen hücrelerden 0.192 nM olduğu belirlendi. protein transkriptom SM 058 moorei kinaz. Newark. Gca TK4 DNA Polimeraz I: Kinetik Özellikleri. 15/14 ve 16/14 mer uzunluğunda (15-mer ve 16-mer kalıp iplik.coli BL21 hücrelerinden saflaştırılan rekombinant DNA polimeraz enziminin KDDNA değeri jel-shift deneyi ile araştırıldı ve enzimin bu değerinin 0. dispar hücrelerinin Ara-C (DNA replikasyonu engelleyicisi) varlığında AmEPV ile enfeksiyonu ve izole edilen mRNA üzerinde protein kinaz primerleri kullanılarak yapılan RT-PCR ile takibi sonucunda protein kinaz’ın erken grubu gen olarak ifade edildiği belirlendi. 61080. morfogenezisinde. Trabzon csandalli@yahoo. Sabriye ÇANAKÇI3. 5’ ve 3’ RACE yöntemi ile yapılan çalışmalarda genin transkripsiyon başlangıç kodonunun translasyon başlangıç kodonundan (ATG) 54 baz yukarıda. Primer uzatma deneyi kullanılarak enzime ait hata yapma oranı araştırıldı.99 s–1 olarak bulunurken KDdNTP değeri 21.000 nüklotitte bir nüklotid DNA ile de araştırıldı ve enzimin DIG-dUTP’yi sentezlenen yeni DNA iplikciğinin iç kısılarına ekleyebildiği gözlendi. 12. Fen Edebiyat Fakültesi. 53100.19. Amsacta moorei entomopoksvirus (AmEPV) hücre kültürüne uyarlanabilmiş. konak hücre döngüsünün düzenlenmesinde ve apoptosis olayında rol oynadıkları bilinmektedir. 2. Kamalendra SİNG2. NJ-USA 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. termofilik Abf. Mukund J. Ancak. Buna ilaveten DIG-dUTP’yi kullanabilirliği sentetik saatler arasında başladığı ve enfeksiyonun ilerleyen saatlerine kadar devam ettiği görüldü. genom sekansı tamamlanmış ve bazı genlerinin fonksiyonel analizleri yapılmış örnek bir entomopoksvirüstür. Anahtar Kelimeler: Amsacta Entomopoksvirus (AmEPV). 1 Rize Üniversitesi. Fidelity ve DIG-dUTP Kullanabilirliği Cemal SANDALLI1..

Bilim-Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi. Kazım SEZEN. M9-kitin agar difüzyon metodu ile elde edilen kitinaz aktivitesi sonuçları ile bakterilerin insektisidal aktiviteleri arasında çok güçlü bir ilişki (R2: 0. Biyoloji Bölümü aliadembahar@yahoo. Biyoloji Bölümü.3’ünde (23 izolat) kitinaz aktivitesi tespit edilmiş. Bu çalışmada Karadeniz Bölgesinde yaygın olarak bulunan Coleoptera gurubu zararlı böceklerin mikrobiyal floralarında bulunan entomopatojenik ve normal flora bakterilerinin kitinaz üretim profili ve kısmen de aktiviteleri tespit edilmiştir. Bu yıkım büyük miktarlarda olduğu zaman zararlı böceklerin direkt olarak ölümüne sebep olabilir. GA1R) yöntemlerle tespit edilmiştir. Recombineering E. homolog rekombinasyon.edu. Diğerinde ise kitinaz aktivitesi DNS (dinitrosalisilik asit) yöntemiyle. coelicolor mutajenezi. kozmid (supercos I) üzerinde yer alan kromozomal dizinin. böceklerin bakterilere ve onların toksinlerine karşı mekanik bir bariyer olan peritrofik membran yapısındaki kitin polimerlerini parçalayarak. bakteriler tarafından salgılanan diğer toksinlerin ve bağırsakta o anda bulunan zararlı maddelerin endotelyal hücrelere ulaşmasını kolaylaştırıp patojenik etki göstermektedir. KDdNTP. S. rekombinant DNA oluşturmak için yeni geliştirilmiş in vivo bir tekniği ifade etmektedir. Yapılan istatistik çalışmaları sonucunda: Coleoptera grubuna ait böceklerden izole edilen 108 adet bakterinin % 21. Microplate Reader). TRABZON gerçekleştirebildiği ve DIG-dUTP ile doldurabildiği gözlendi. Zihni DEMİRBAĞ Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: λ Red rekombinasyon sistemi. EBİLTEM. bitki paraziti mantarların hücre duvarlarında ve zararlı nematodların yapısında bulunan önemli bir yapısal bileşendir. E. Böceklerin büyük çoğunun peritrofik membran yapısında protein-karbonhidrat matriksine gömülü olarak. Fen Edebiyat Fakültesi.19. Bugün farklı çalışmalarda yaygın olarak kullanılmaya başlanan λ Red rekombinasyon sistemi Streptomyces coelicolor mutajenezi için de kullanılmaktadır. Yöntemin S. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bakterilerin sahip oldukları kitinazların aktivitelerini belirlemede ise iki değişik yöntem kullanılmıştır. Esin HAMEŞ KOCABAŞ Ege Üniversitesi. M9-kitin agar difüzyon yönteminde koloni etrafındaki zonların boyutları değerlendirildi. Remziye NALÇACIOĞLU. Ancak 125 DNA Yapımında Yeni ve Güçlü Bir Metot. Genetik mühendisliği sistemleri nükleazların parçalaması nedeniyle lineer DNA’yı Escherichia coli içine başarılı şekilde yerleştirememektedir.com Kitin selülozdan sonra en fazla bulunan ikinci polisakkarit olmasının yanı sıra doğada bulunan en dayanıklı polisakkarittir. Bu bakterilerin kitinaz profilleri konvansiyonel (KTA: Kitinaz Tespit Agar) ve moleküler (Dejenerat primerler: GA1F. İzmir esin. 35100. bu metodun en büyük avantajı uygun pozisyonda restriksiyon bölgelerine olan ihtiyacı ortadan kaldırmasıdır. Bundan yararlanan Datsenko ve Wanner (2000) E. sahip oldukları patojenite nedeni ile biyolojik mücadelede kullanılan enzimlerin başında gelmektedirler. Sonuçta bu profajı içeren hücrelerde homolog rekombinasyon temelli yeni genetik dizilerin oluşturulması gerçekleştirilebilmiştir. Bornova. coli kromozomunda 40 farklı değişiklik yapmıştır. . KDDNA ve DIG-dUTP SM 059 SM 060 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Coleoptera Grubu Tarım Zararlısı Böceklerden Elde Edilen Bakterilerde Kitinaz Aktivitesi Tayini Ali Adem BAHAR. Ancak ssDNA’nın. Anahtar Kelimeler: DNA polimeraz I. coelicolor mutajenezinde kullanımı temel olarak. DNA modifikasyonunun özel restriksiyon bölgelerinin elde edilebilirliğine bağlı olarak gerçekleştirilebildiği klasik genetik mühendisliği metotları ile karşılaştırıldığında. Bu açıdan entomopatojenik bakterilerin salgıladıkları kitinazlar.coli nükleazını inhibe eden Red proteinleri varlığında homolog rekombinasyonu sonrası replikasyon fonksiyonu inhibe edilmiş ama Red fonksiyonları bulunan defektli λ profaj inşa edilmiştir.96) tespit edilmiş.kocabas@ege. Bu yöntem kullanılarak S. kitin polimerlerinden ayrılan glukoz miktarları spektrofotometrik olarak tayin edildi (Spectra Max M2.tr İlk defa 2001 yılında Ellis ve ark. Kullanılan bakterilerin (108 izolat) şu ana kadar büyük çoğunluğunun identifikasyonları ve patojenite çalışmaları tamamlanmıştır. tarafından kullanılan Recombineering (recombinant mediated genetic engineering) (rekombinant aracılı genetik mühendisliği) terimi. kpol. 39 nt’lik homolog uzantılar içeren PCR ile çoğaltılmış seçici markır ile yer değiştirmesine dayanır. coelicolor M145 üzerinde istenen genlerin mutasyonu gerçekleştirilmiştir. Kitinaz.

Enfeksiyondan 96 saat sonra ekstrasellüler virüs üretimi yaklaşık 103 kat artarak yaklaşık 1. virüs replikasyonu. 16S rRNA gen analizi sonuçlarına göre. genom benzerlik seviyelerini ortaya koymak amacıyla DNA:DNA hibridizasyonu yerine. hücre kültürü. Biyoloji Bölümü. Md203 hücre şusunun. Fen Edebiyat Fakültesi. bu 11 izolattan 6’sının Geobacillus stearothermophilus türüne ait suşlar. Malacosoma neustria. steril hemolenf ile enfekte edilen Md203 hücrelerinde gerçekleştirildi. 5’inin ise Group 3’e ait suşlar olduğu belirlenmiştir. (Yüzük kelebeği. konak spektrumu. Bu sonuçlara göre recN geninin Geobacillus pallidus türü hariç Geobacillus’un diğer türleri için kullanılabilineceği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: entomopatojen bakteriler SM 061 saat sonra görüldü. 2’sinin de Group 3’e ait suşlar olduğu olduğu belirlendi. 16S rRNA gen analizinin sonuçlarına göre. 11 izolatın Geobacillus pallidus’a %99 benzerlik gösterdiği. İsmail DEMİR. Geobacillus’un diğer türlerine %97 ve üzerinde benzerlik gösteren 5 izolatın recN analizi sonucuna göre ise. irileşmesi. Karadeniz Teknik Üniversitesi. SM 062 Geobacillus Sistematiğinde recN Geninin Kullanımı Kadriye İNAN. birbirleriyle yakından ilişkili termofilik basil formundaki bakteriler izole edildi. Ayrıca elde edilen en aktif izolatların ise biyoteknolojik amaçla kullanılabilecek yüksek kitinaz aktivitesi gösteren S. fizyolojik. Biyoloji Bölümü. inklüzyon yapı (PIB) oluşumu. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fenotipik karakterlerine ve 16S rRNA gen sekans analizi sonuçlarına göre. recN Coleoptera. Zihni DEMİRBAĞ. 3’ünün Geobacillus staerothermophilus türüne.edu. bakülovirüsler için belirleyici özellikler olan enfekte hücrelerin streslenmesi. 61080 TRABZON inank@ktu. Malacosoma neustria Nükleopolihedrovirüs (ManeNPV)’ünün In Vitro Replikasyonu ve Konak Spektrumu Nurten GÜREL. 16S rRNA gen analizinin sonuçlarına göre Geobacillus pallidus’a %99 benzerlik gösteren 11 izolatın recN dizinleri açısından analizi sonucunda. Trabzon nurtengurel@ktu. ilk PIB oluşumu enfeksiyondan 36 126 . Bu çalışmada. Geobacillus cinsinde recN dizin benzerliklerinin DNA:DNA hibridizasyonu sonuçlarıyla tutarlılık gösterdiği önerildiğinden. in vitro konak spektrumu belirlenmiştir.edu. İzole edilen izolatlar. izole edilen 16 izolatın Geobacillus cinsine ait olduğu belirlendi. plak saflaştırılmış ManeNPV’ye karşı duyarlı olduğu virüsün sitopatolojisi (CPE). Anahtar Kelimeler: Geobacillus. Enfeksiyonda. Sabriye ÇANAKÇI. neustria larvalarından ekstrasellüler virüsleri ihtiva eden hemolenfler toplandı. Lepidoptera: Lasiocampidae)’dan elde edilmiş bir bakülovirüs olan Malacosoma neustria nükleopolihedrovirüs (ManeNPV)’ünün. kararması gibi sitopatik etkiler tespit edildi.2 x 107 pfu/ml konsantrasyona ulaştı. Remziye NALÇACIOĞLU. morfolojik.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 61080. In vitro replikasyon denemeleri.tr Bakülovirüsler biyolojik mücadele. diğer 5 izolatın da %97 ve üzerinde Geobacillus’un diğer türlerine benzediği belirlendi. Bunun için ilk olarak ManeNPV ile enfekte edilmiş M. ekstrasellüler virüs üretimi. gen ekspresyonu ve gen terapisi alanlarındaki yoğun kullanımları bakımından çok ilgi çekici araştırma materyalleri haline gelmişlerdir. 16 izolatın recN dizin analizi yapılmıştır. Bu sonuçlar ışığında Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yayılış gösteren Coleoptera grubu zararlı böceklere karşı kullanılabilecek kitinaz pozitif bakterilerin seçilmesi için M9-kitin agar difüzyon yönteminin kullanılması en hızlı ve ucuz yöntem olacaktır. viral DNA replikasyonu ve viral proteinlerin sentezi gibi replikasyonal özelliklerinin belirlenmesiyle ortaya konuldu. kitinaz. Bu virüsler böcek konaklarında ve bu konaklardan geliştirilmiş hücre kültürlerinde in vitro olarak üretilebilmektedirler. Anahtar Kelimeler: Bakülovirüs. Malacosoma neustria L. marcescens izolatları olduğu dikkat çekicidir. 16S rRNA. biyokimyasal ve bazı genetiksel özellikleri açısından incelendiler.tr Türkiye’nin batısındaki bazı kaplıcalardan alınan su ve çamurlu su örneklerinden. granülleşmesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON DNS yöntemiyle diğer iki parametre arasında önemli bir ilişki tespit edilememiştir. Viral DNA replikasyonu enfeksiyondan 24 saat sonra gerçekleşirken. İlk enfeksiyon çalışmasından sağlanan ekstrasellüler virüslerden plak saflaştırması yapıldı ve elde edilen saf virüs daha sonraki replikasyon çalışmalarında kullanıldı.

Fen Edebiyat Fakültesi. Cicer anatolicum SM 064 edilmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. hareketsiz Gram (+) basil. Sütten izole edilen suşların ise 7’si lipaz aktivitesi göstermezken. Biyoloji Bölümü. Dö Gol Caddesi. Biyoloji Bölümü. Trisin SDS-PAGE (Sodyum Dodesil Sülfat Poliakrilamid Jel 127 Toprak ve Süt Kökenli Gram Pozitif Bakterilerde Lipaz Üretimi Nurdan SARAÇ1. 16S rDNA Dizi analizi. Numerik analiz sonucu elde edilen dendogramın gruplarını temsilen seçilen 15 Streptomyces suşu ve 2 referans Streptomyces türünün genomik DNA izole edildi. Anahtar Kelimeler: Lipaz. Toprak örneklerinden elde edilen 20 izolatın 14’ünün düzensiz. 65080. Bu suşlar içerisinde en yüksek aktivitenin Staphylococcus sp. NCBI veri tabanında neigbor joining metoduyla filogenetik pozisyonları belirlendi ve sonuçlar hem dendogram hemde benzerlik matriksi şeklinde sunuldu. Muğla sarac_63@hotmail. Marmaris. 2’sinin Staphylococcus ve 1’inin Micrococcus cinsine ait türler olduğu. K0073 suşu %98 oranında Streptomyces albidoflavus. ve Cicer anatolicum Alef.815 U/ml arasında olduğu tespit edilmiştir.com Bu çalışmada Van Yöresinde doğal olarak yayılış gösteren Lens orientalis (Boiss. Gülten ÖKMEN2.016 U/ml ile 5. Pediococcus pentosaceus E++ suşu tarafından üretilen ve diyaliz membran kullanımı ile kısmi olarak saflaştırılan antimikrobiyal maddenin. süt. Lens orientalis.ankara. Bu suşların içinde en yüksek lipaz aktivitesinin Staphylococcus sp.02 U/ml ile 5. Rukiye BORAN2. Bu çalışmada.) Hand & Mazz. Bitki Kök Topraklarından İzole edilen Streptomyces Suşlarının Moleküler Karakterizasyonu Kerem ÖZDEMİR.) Hand & Mazz.tr Laktik asit bakteri grubunda yer alan Pediococcus’lar. Van keremozdemir@hotmail. Aysel UĞUR2 1 Muğla Üniversitesi. RB 072’ye ait olduğu görülmüştür. Topraktan izole edilen 9 suş lipaz aktivitesi göstermezken. ve Cicer anatolicum Alef. çiğ ve pastörize süt örneklerinden Tributyrin Agar besiyeri kullanılarak. 2’sinin Bacillus. sporsuz. Ekrem ATALAN Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. 3’ünün Bacillus. toprak SM 065 Pediococcus pentosaceus E++ Suşu Tarafından Üretilen Antimikrobiyal Aktivitenin Karakterizasyonu ve Trisin-SDS PAGE’de Tespiti Fadime KIRAN. Kötekli. 11 suşun lipaz aktivitesinin 0. 11 suşun lipaz aktivitesinin 0. gerekse ‘’bakteriyosin‘’ gibi gıdalarda bozulmaya neden olan bakterilerin gelişimini engelleyen antimikrobiyal madde üretim yetenekleri ile gıda endüstrisi için büyük önem taşımaktadırlar. NS 02-1’e ait olduğu görülmüştür. Fen Fakültesi. gerek fermente ürünlerde starter kültür olarak kullanımları. zeytin bahçeleri ve zeytinyağı fabrikası civarındaki topraklardan. Sonuçta test suşlarının farklı Streptomyces türleri olabileceği gibi yeni tür olmaları da muhtemeldir. hareketsiz Gram (+) basil. Ankara fkiran@science. 06100. TRABZON SM 063 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss. Toplam 17 türün PCR ile çoğaltılmış 16S rDNA fragmentinin dizi analizi yapılarak. Bu izolatların Gram reaksiyonları belirlenerek Gram (+) özellik gösterenler lipaz aktiviteleri belirlenmek üzere seçilmiş ve standart biyokimyasal testler yapılarak tanımlanmaya çalışılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. sporsuz.646 U/ml arasında olduğu saptanmıştır. Türü ile benzerlik gösterdi. Mevcut dizi analizlerine göre K0073 suşu teşhis edilirken diğerlerinin tüm 16S rDNA dizi analizlerinin yapılması gerekmektedir. 1’inin Listeria ve 1’inin Streptococcus cinsine ait olduğu belirlenmiştir. Muğla 2 Muğla Üniversitesi. 48700. Literatürlerde kısmi 16S rDNA segmentinin 560 bp uzunluktaki bölgesi için tavsiye edilen SM5R ve SM6F primerleri kullanılarak PCR ile çoğaltıldı. Diğerleri ise en az %76 ve en fazla %86 oranında veri tabanındaki Streptomyces türleri ile farklı benzerlik oranları gösterdiler. 7’sinin Staphylococcus. Tıbbi Laboratuar Programı. lipolitik aktiviteye sahip izolatlar elde .19. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu. Biyoloji Bölümü. 48170. süt örneklerinden elde edilen 16 izolatın 7’sinin düzensiz. Tributyrin agar besiyerinde zon oluşturmalarının yanı sıra Rhodamine B Agar besiyeri kullanılarak hem görünür hem de UV ışık altında kalitatif olarak doğrulanmıştır. Özlem OSMANAĞAOĞLU Ankara Üniversitesi. bakteri.com Bu çalışmada. Anahtar Kelimeler: Streptomyces. bitkilerinin kök topraklarından izole edilen Streptomyces suşlarının moleküler karakterizasyonu yapılmıştır. Suşların lipolitik aktiviteleri. Tandoğan.edu. Ardından p-nitrophenyl-palmitat’ın substrat olarak kullanıldığı spektrofotometrik yöntemle suşların tamamının lipaz aktiviteleri kantitatif olarak belirlenmiştir.

solani toprak kökenli bitki patojenlerini içeren önemli türlerdir. Kütahya resitozk@omu. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında metilen mavisi ilave edilen deniz suyunda 24 saatte yaklaşık %30-40 arasında. çeşitli enzimler ve organik çözücüler ile muamele sonucunda elde edilen verilerle biyokimyasal olarak karakterize edilmiştir. Tarla ve serada yetiştiriciliği yapılan. beyaz. S.sp. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında olduğu görülmüştür. oxysporum f. typhimurium’da lipit peroksidasyonunda beyaz. E. F. oxysporum f. Gaziantep 2 Çukurova Üniversitesi.sp. domates ve biberde solgunluk.tr Fusarium oxysporum. Biyoloji Bölümü. beyaz. 27310. E. karpuz. Bu nedenle lipit peroksidasyon hızının daha yavaş olduğu görülmektedir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Samsun 2 Kütahya Üniversitesi. lipit peroksidasyonu SM 067 Deniz Suyunda. oxysporum f. S. S. radicis lycopersici (FORL) domateste. beyaz. E. Cihan DARCAN2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Seral YÜCEL3.) grupları bulunmaktadır. pH. coli’de. Sadece ışık kaynaklarının etkisi altında her iki bakteri türünde de beyaz. moniliforme ve F. biber ve patlıcanda Fusarium solgunluğu ve kök çürüklüklerine neden olmaktadırlar. Ziraat Fakültesi. typhimurium’un Lipit Peroksidasyonuna Etkisi Reşit ÖZKANCA1. Sadece görünür ışık kaynakları göz önüne alındığında ise kırımızı ışığın etkisi altında 16 saatte. mavi ve yeşil ışık kaynaklarında ise 32 saatte lipit peroksidasyonu yaklaşık aynı oranda artış meydana gelmiştir. Kemal KOÇ2. kök ve kök boğazı 128 .typhimurium örneklerinde de E. lycopersici (FOL) ve F. ısı. coli ve S. kavun. bakteriyosin. Peroksidasyonun en hızlı UV-A’nın etkisi altında daha sonra kırmızı. coli’ye benzer sonuçlar tespit edilmiştir. Bu çalışmada Doğu Akdeniz Bölgesi sera ve açık alanda yetiştiriciliği yapılan kavun. Kısmi olarak saflaştırılan bakteriyosinin aktivite ünitesi belirlenmiş. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında %25-35. F. domates. ve konukçuya spesifik formae speciales (f. coli’de beyaz.19. kırmızı ışığın etkisi altında 12 saatte %33 ve UV-A’nın etkisi altında ise 6 saatte %30 oranında artış olduğu belirlenmiştir.sp. Trisin SDS-PAGE SM 066 %40-50. niveum (FON) karpuzda önemli ekonomik kayıplara neden olmaktadır. mavi ve yeşil ışığın etkisi altında 48 saatte Doğu Akdeniz Bölgesi’nde Yetiştiriciliği Yapılan Bazı Sebze ve Meyvelerde Solgunluk ve Kök Çürüklüğüne Neden Olan Fusarium Türlerinin Karakterizasyonları Canan CAN1. typhimurium. Fen Edebiyat Fakültesi. oxysporum f. coli. Fen Edebiyat Fakültesi. Önder İDİL1.sp. capsici biberde ve F. Sadece ışık kaynağının etkisi altında ise radikallerin meydana gelme hızı daha yavaştır. Talma KATAN4 1 Gaziantep Üniversitesi. oxysporum f. TRABZON Elektroforez) tekniği ile protein yapısına sahip olduğu gösterilmiş ve diğer proteolitik enzimlerle ve ısı ile yapılan çalışmalar neticesinde bu antimikrobiyal madde ‘’Bakteriyosin‘’ olarak tanımlanmıştır. Köprüköyü. melonis (FOM) kavunda. karakterizasyon. Bitki Koruma Bölümü. Farklı Dalga Boylu Işınların E.sp.sp. Metilen mavisinin etkisi altında radikallerin daha kısa sürede oluşması sebebiyle lipit peroksidasyonu daha kısa sürede meydana gelmektedir. Fen Edebiyat Fakültesi. melongenea patlıcanda. farklı dalga boyunda ışık kaynaklarının etkisi altında metilen mavisinin bulunduğu veya bulunmadığı deniz suyunda E. oxysporum f. gıdalarda bozulmalara sebep olan mikroorganizmaları ve sağlığı tehdit eden patojenleri kontrol altında tutabilmek amacıyla etkili bir gıda katkı maddesi olarak düşünülebilir.sp. Adana 4 The Volcani Center. kırımızı ışığın etkisi altında 16 saatte %35 ve UV-A’nın etkisi altında ise yaklaşık %40 oranında lipit peroksidasyonunda artışlar olduğu tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Adana 3 Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü. typhimurium bakterilerinin lipit peroksidasyonunda meydana gelen değişim araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Deniz Suyu. Balcalı. coli ve S. Anahtar Kelimeler: Pediococcus pentosaceus. Lipit peroksidasyonu bir ürün olan malondialdehitin oluşumuna bağlı olarak spektrofotometrik olarak belirlenmiştir. Bet Dagan. Biyoloji Bölümü. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında 48 saat. F.tr Bu çalışmada. kırmızı ışığın etkisi altında 16 saat ve UV-A’nın etkisi altında ise 15 saat sonunda lipit peroksidasyonunda gözle görülür artışlar olduğu belirlenmiştir. Plant Pathology Department. kırmızı ışık kaynağının etkisi altında %30 ve UV-A’nın etkisi altında ise %25 oranında artışlar olduğu görülmüştür. İsrail can@gantep. F. F.edu. İyi üretim işlemleri ve sıkı bir sanitasyon ile birlikte Pediococcus pentosaceous E++ suşu tarafından üretilen bakteriyosinin kullanımı. karpuz.edu. F. oxyprorum oldukça geniş bir konukçu aralığına sahiptir.

12 adet F. . coli ve bfr mutanlarının yüksek demir konsantrasyonuna. hücre dışı demir desteği azaldığında hücre büyümesinin devamı için hücreye demir sağlar. coli Yabanıl ve bfr Mutantlarının Bakterioferritin Demir İlişkisi Ebru ÇELEN. Fen-Edebiyat Fakültesi. sebzeler. oxysporum ve F. Ek olarak. Ancak. solani izolatları. alternata EBK-4 izolatı asetofenonun asimetrik indirgenmesi için en etkili biyokatalist olduğu bulundu. alternata strainlerinin üretiminde ve indirgenme reaksiyonlarında glukoz. diğer önemli şiral alkollerin sentezinde de kullanılabilirliği araştırılmalıdır. oxysporum. yalnızca bakterilerde bulunan bakterioferritin ve yalnızca prokaryotlarda bulunan dps proteini. Bu çalışmada farklı demir konsantrasyonlarında E. Bu çalışmalarda kavunda 22 adet F. Ökaryotlarda da bulunan ferritin. Karpuzdan elde edilen F. Biyoloji Bölümü. coli straini ve bfr mutantları yüksek demir konsantrasyonuna ve H2O2 toksitesine karşı benzer sonuçlar vermiştir. A. Asetofenon ve türevlerinin asimetrik indirgenmesinde kullanılan metot basit reaksiyon şartlarını içermektedir. FOL VCG 0030. FON izolatları VCG 0138 I ve VCG 0135. Biyoloji Bölümü. polimorfik bantlar gözlenmesine rağmen. DNA biyosentezi. alternata EBK-4 straini ile yapılan çalışmalarda %100 oranlarında dönüşümler ve > %99’ a varan selektivite elde edildi. karpuzda 11 adet F. Hücre içi bfr protein varlığı SDSPAGE protein jellerinde görüntülenmiştir. 25240. Bakterilerin büyük çoğunluğu demiri hücre depo proteinleri içinde depo eder. Bu araştırmayla ortaya konulan yöntemin. Kavun. Tüm organizmalarda 3 tip demir depo proteini bulunur. mikrasatellit SM 068 SM 069 E. oxypsorum ve 12 adet F. moniliforme izolatı. domateste ize 34 adet F. coli strainlerinde yüksek demir ve H2O2 toksitesine karşı etkin bir role sahip olmadığı ve depo edilen demirin hücrenin açlık durumunda bfrstrainlerinden farklı olarak hücre büyümesini desteklemediği görülmüştür. Erzurum ekurbanoglu@yahoo.com Fenil alkol ilaç yapımında kullanılan bir şiral alkoldür. Çalışmada. oksijen taşınması. FON. Demir gibi fosfatla yapılan çalışmalardan benzer sonuçlar elde edilmiştir. FOL ve FORL izolatları mikrosatellit DNA primerleri kullanılarak karşılaştırılmış. Yabanıl E. A. karpuz ve domatesten izole edilen FOM. TRABZON çürüklüğü simptomlarını gösteren bitkilerden izolasyonlar yapılmıştır. Bu nedenle hem fur hem de bfr çift mutanlı strainlerle çalışmak bulguları güçlendirebilir. VCG.19. solunum. patlıcanda 3 adet F.edu. oxysporum izolatları herhangi bir VCG ile karakterize edilememiştir. azot bağlanması. oxysporum. Farklı bitkisel numunelerden izole edilen 10 Alternaria alternata strainleri asetofenonun fenil alkole indirgenmesi için çalışıldı. Bakterioferritin (bfr) çok önce tanımlanmış bir protein olmasına karşın fizyolojik fonksiyonu belirsizdir. Başaran KURBANOĞLU Atatürk Üniversitesi. Mehmet Akif KILIÇ Akdeniz Üniversitesi.tr Demir tüm organizmaların yaşamı için gerekli elementtir. solani ve 9 adet F. yüksek demir konsantrasyonlarında demir alımını engelliyor olabilir. maya ekstraktı ve koç bonuzlarından hazırlanan pepton kullanıldı. 12 adet F. Antalya ecelen@akdeniz. Depo proteinler. A. solani. hücre içi demir girişinden sorumlu fur geni. Hem ferritin hem de bakterioferritin 24 aynı alt üniteden meydana gelmiştir ve ünite başına her alt birim 2000-5000 demir atomu biriktirebilir. gibi çok önemli biyolojik proseslere katılır. moniliforme izolatı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. yabanıl E. FOL ve FORL izolatları Vejetatif Uyumluluk Grupları (VCG) analizi ile sınıflandırılmıştır. Bfr’ın demir gibi fosfat bağlama özelliğinden dolayı benzer testler fosfatla da yapılmıştır. demir 129 Alternaria alternata Fungusu Tarafından Koç Boynuz Pepton Besiyeri Kullanılarak Asetofenon ve Analoklarının Asimetrik İndirgenmesi E. çalışmadaki strainlerin demirce doyurulmasından sonra. Anahtar Kelimeler: Fusarium. H2O2 toksik aktivitesi disk duyarlılık yöntemi ile test edilmiştir. Dps ise yalnızca 250 demir atomu bağlayabilir. solani izolatı belirlenmiştir. H2 üretimi ve tüketimi. FORL VCG 0090 II ve VCG 0091 I olarak belirlenmiştir. 4 adet F. satellit bölgelerin bu izolatların ayrımında kullanılabilirliğinin zayıf olduğu belirlenmiştir. Demir fotosentez. Anahtar Kelimeler: Bakterioferritin. Fen-Edebiyat Fakültesi. demir açlığında ki büyüme özellikleri de incelenmiştir. E. Bakterilerin büyüme özellikleri zamana bağlı olarak spektrofotometrik ölçümlerle belirlenmiştir. coli yabanıl strain ile bfr mutantlarının büyüme özellikleri karşılaştırılarak bfr’ın fizyolojik rolü araştırılmıştır. Sonuç olarak bakteroferritin. H2O2’e karşı tepkileri test edilmiştir. Biyoloji Bölümü.

TRABZON 130 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Biyoloji Bölümü.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.19. TRABZON Botanik Sözlü Bildiri Özetleri 131 .

TRABZON 132 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Biyoloji Bölümü.

özışınlarının kümelenmemiş olması.com Bu çalışmada Kaz Dağı pseudo-alpinik bölgesinde doğal yayılış gösteren. paratraheal paranşimin ve özellikle yağ/musilaj hücrelerin varlığı Lauracea familyası için karakteristiktir. Ancak çalışılan taksonlar arasında stoma indeksleri bakımından önemli farlar mevcuttur. Ersin KARABACAK. Fen-Edebiyat Fakültesi. Genelde tropikal yağmur ormanı özelliğini gösteren bu taksonlar bölgenin iklim koşullarına uygun olarak taşındıkları akarsu içlerinde silisleşmişlerdir. 1-6 (genellikle 1-3) hücre genişliğinde özışınlarının mevcudiyeti. Muscari bourgaei ve Crocus gargaricus türleri endemik olup. Bu türlerden Allium kurtzianum. Ayazağa. diğerleri kozmopolittir. SB 003 Orta-Üst Miyosen Yaşlı Ergene Formasyonu’nda (Trakya-KB Türkiye) Fosil Ağaç Topluluğu: Junglandaceae ve Lauracea Odunları Aliye ARAS1. Giresun 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bunlardan Juglandaceae kesitlerde şu özellikleri sunar. Biyoloji Bölümü. basit perforasyon tablası ya da bazen basit perforasyon tablasıyla birlikte skaliriform tipte perforasyon tablasının varlığı.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 17020 Çanakkale minedinct@hotmail. 28000. yüzyılın başından beri bilinmektedir. Allium kurtzianum türlerinin morfolojik ve anatomik özellikleri incelenmiştir. İstanbul aaras@istanbul. Crocus gargaricus. Biyoloji Bölümü. nümerik taksonomi SB 002 Ergene Formasyunun kumlu düzeyleri çeşitli taksonlara sahip ağaç fosilleri içerir. Diğer bir familya Lauracea dir. Morfolojik gözlemler için öncelikle herbaryum örnekleri kullanılarak. (Asteraceae) Taksonlarının Yaprak Anatomileri Serdar MAKBUL1. Ornithagalum sigmoideum. 61080. Trahelerin ortalama 100-200 µm tanjansiyal çapa sahip olması. Trahelerin tekli ve 2-5 sayıda radyal yönde diziliş göstermesi. İncelenen taksonlar orta damar ve mezofil doku özellikleri bakımından da değişkenlik göstermektedir. Biyoloji Bölümü. İstanbul 2 İstanbul Teknik Üniversitesi. Yapılan incelemelerde taksonlar arasında önemli benzerlik ve farklılıklar tespit edilmiştir. Trabzon makbul@ktu. Gagea bohemica. Biyoloji Bölümü. İsmet UYSAL Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. 53100. Ornithagalum nutans. Fen Fakültesi. Bu çökeller içinde iki familya dikkati çeker.tr Trakya ve İstanbul civarındaki silisleşmiş ağaç fosillerinin varlığı 20. Doğu Karadeniz Bölgesi’nden toplanan 18 Scorzonera L. Cenk YALTIRAK 1 İstanbul Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. dalgalı. Scilla bifolia. Bütün yapraklar amfistomatik özellikte olup anomositik tipte stoma ihtiva etmektedir. Bu ağaç fosillerinin hangi taksonlara ait olduğu ve bunların jeolojik yaşları son yıllarda yapılan kapsamlı çalışmalar sonucunda ortaya çıkartılmıştır. Anahtar Kelimeler: Scorzonera. Fen-Edebiyat Fakültesi. aksiyal paranşim içinde kristallerin varlığı.edu. trahe dizilişi yarı-halkalı. Ayrıca anatomik veriler istatistiksel metotlar kullanılarak analiz edilmiştir. Amerika ve Avrupa ile Asya’nın kuzeyinde bulunmuştur. apotraheal. trahelerin yan yüzeylerinde alternat diziliş gösteren geçitlerin varlığı. Maden Fakültesi. Kamil COŞKUNÇELEBİ3 1 Rize Üniversitesi. (Asteraceae) taksonunun yaprak anatomileri incelenmiştir. Çökeller içindeki omurgalı hayvan fosillerinin varlığı fosil ağaçların yaşlandırılmasında önemli rol oynamıştır. Biyoloji Bölümü. Jeoloji Mühendisliği Bölümü. Her iki familya ya ait Fosil formlar genelde 3. zaman Tersiyer de. Mehmet SAKINÇ2. Osman BEYAZOĞLU3. ilgili organların 133 . FenEdebiyat Fakültesi.tr Bu çalışmada. Biyoloji Bölümü. Botanik Anabilim Dalı. traheler tekli ya da radyaldiyagonal tarzda 2-4 (6) sayıda trahe dizilişi. Orta-geç Miyosen dönemi akarsu ortamları temsil eden Kazdağı Pseudo-Alpinik Bölgesinde Yetişen Bazı Soğanlı Bitkilerin Morfolojisi ve Anatomisi Üzerine İncelemeler Mine TUNALI. 34460. Allium guttatum. ince duvarlı tilosislerin varlığı. Yıllık halka sınırı ± belirgin. Zafer TÜRKMEN2.edu. Muscari bourgaei. bu özelliklerin kombinasyonu günümüzde Junglandaceae familyasında bulunmaktadır. Suleymaniye. 1-3 hücre genişliğinde tanjansiyal bantlar oluşturan aksiyal paranşim varlığı. İncelenen taksonların yaprak anatomileri ilk kez çalışılmıştır. yaprak anatomisi. TRABZON SB 001 Bazı Scorzonera L. Tulipa sylvestris. yan yüzeylerinde bulunan geçitlerin alternat tipte ve 6-10 µm çapta olması. Gagea taurica. Rize 2 Giresun Üniversitesi.

öncelikle kullanılan tohumun kalitesine bağlıdır. Orman Fakültesi. S.tr Yapay olarak orman yetiştirmedeki gelişmeler. pedicel. Anatomik gözlemler için Rotary Mikrotomda soğan. yaprak. nutans’ın skapoz kesitinde korteks parenkima hücrelerinde yoğun rafid kristalleri görülmüştür. O. lekesiz ya da taban yukarısında olduğu. soğanlı bitki. tohum yüzeyinin retikulat. Bununla birlikte 10 yaşına gelmiş olan Doğu Ladini fidanlarının nasıl bir gelişim-büyüme seyri gösterdiği tespit edilmiştir.P. sigmoideum’un soğan kesitinde parenkimatik dokuda bol miktarda rafid ve kum kristallerinin bulunuşu tipiktir. ovaryumdan kesitleler alınarak. Yaprak damar düzeninin pinnat. kaliteli tohumların hangi yöre. yaprak ucunun akuminat.pseudo-orientale. dik. Tokat iparmaksiz@gmail. flament.com Türkiye Papaver türleri bakımından oldukça zengin sayılmaktadır. dışbükey. yaprak. polenlerin koyu eflatun. tohum ve meyvelerinden biometrik ölçümler yapılarak. tomurcukların oval ve oblong. polen şeklinin genellikle spheroid (küremsi) olduğu tespit edilmiştir. Palinoloji 10 Yaşındaki Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link. anatomi SB 004 kök boğazı çapı. Bu çalışma kapsamında 10 farklı Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link. Anahtar Kelimeler: Oxytona. Papaver bracteatum. koyu mor. TRABZON çizimleri yapılmış ve soğan.) orijininden elde edilen tohumlardan yetiştirilen fidanlar değerlendirilmiştir. yaprak kenarının serrat. Bu çalışmada üç türe ait morfolojik olarak 46 karakter ve palinolojik olarak 9 karakter incelenmiştir. stomaların amfistomatik. Papaver cinsi Oxytona seksiyonu içerisinde yer alan 3 tür (Papaver bracteatum. alttaki epidermada daha yoğun olduğu. tohum ağacı seçimi için populasyonların ıslah değerlerinin belirlenmesi. yaprak tüylülüğünün alt yüzeyde daha yoğun olduğu. Bu aşamada. kalite ve kantite açısından rasyonel faydalanma imkânlarının artırılması gerekir.) Fidanlarında Populasyonlara Bağlı Varyasyonların Bazı Morfolojik Özelliklere Göre Belirlenmesi Deniz GÜNEY. Mevcut orman alanlarından. İskender PARMAKSIZ Gaziosmanpaşa Ünv. dizilişinin alternat nadiren oppozit. 134 . Biyoloji Bölümü. polen tipinin triporat nadiren trikolpat. O. gövde. gövde. SB 005 Türkiye Doğal Florasında Yetişen Oxytona Seksiyonuna Ait Papaver Türlerinin Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi Seval ŞAHİN. guttatum’un enine soğan kesitinde parenkimatik dokuda mekik şeklindeki boşlukların bulunuşu tipiktir. tohumun koyu kahverengi. yükseklik ve ağaçlardan sağlanacağıdır. bourgaei’nin soğan kesitinde parenkimatik dokuda bol miktarda kum kristaline rastlanmıştır.edu. M. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Kazdağı. tohum şeklinin oblong. sitilus. Ayrıca fidanlıklarda yetiştirilecek kaliteli fidan yüzdesi. koralla. Şemsettin KULAÇ Karadeniz Teknik Üniversitesi. boyanmış ve sabit preparat haline getirilerek anatomik yapıları incelenmiş ve mikrofotografi cihazı ile kesitlerin fotoğrafları çekilerek sonuçları yorumlanmıştır.orientale. Bu nedenle üstün ağaçların bulundukları populasyonların saptanması ve bu populasyonların ıslah edilmesi ile giderek artan üstün değerlere ulaştırılması sağlanabilecektir. ovaryum. kök. brakte. İbrahim TURNA. filamentlerin linear. kapsül tepe şeklinin düz ve orta hafif sivri kenarları düz. Biyoloji Bölümü. Bu konuda en önemli sorunlar. Bitkinin odunsu. orientale) ülkemiz doğal florasında bulunmaktadır. anter. Morfoloji. Fen-Edb. bifolia ve A. P. yaprağın bileşik yaprak. orman ağaçlarının ıslahı alanındaki çalışmaları hızlandırmıştır. yaprak tabanının dekurrent. yetişme muhitine uygun ve verim gücü yüksek ormanların yetiştirilmesi yönünden çok önemli bir olgudur. Trabzon d_guney@ktu. kök. Davis’ten (1966–1984) sapmalar belirlenmiş ve sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. anterlerin linear ya da dikdörtgen. P. çiçeklerin koyu kırmızı ve kiremit kırmızısı. yaprak şeklinin pinnatisekt. morfoloji. Fak. pseudo-orientale ve P. tepe tomurcuğu uzunluğu) yapılmış ve elde edilen verilere bağlı olarak orijinler arası varyasyon ortaya konulmaya çalışılmıştır. Elde edilen verilere varyans analizi uygulanarak populasyonlar arasında genetik varyasyonların olduğu belirlenmiştir. Çalışmada 10 yaşındaki fidanlarda bazı morfolojik ölçümler (fidan boyu.19.

türlerin taksonomik durumları yeniden belirlenmiş ve bunlara ait yeni öneriler getirilmiştir.. Her türün genel ve ayrıntılı morfolojik çizimleri. marschallii C. S. Chloranthae Rohrb. saxatilis Sims. Boynuzsu Ot (Anthocerotopsida) ve Ciğerotları (Marchantiopsida) Floralarının Türkiye'deki Son Durumları Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Adnan Menderes Üniversitesi. 28 adedi (%31) ise C6 karesi için yenidir. tohum (SEM).tr Ülkemiz bulunduğu coğrafi konum gereği çok zengin bir bitki çeşitliliğine sahiptir ve bu özelliği açısından tüm Avrupa ile 135 .19.& Heldr. kromozom ve moleküler incelemeleri yapılmıştır. AvrupaSibirya fitocoğrafik bölgesi (76. Fatih YAYLA2. ve S.com Türkiye Florası’nda 32 seksiyonda yaklaşık 160 takson ile temsil edilen Silene L. %24. caramanica Boiss.. S. fitocoğrafik bölgeleri ve Türkiye’deki yayılışları belirlenmiştir.65). polen (SEM). otites (L. flora. S.. üzerinde çalışılan türlerin deskripsiyonları yeniden yapılmış. en güzel yerlerinden biriside Gaziantep ili sınırları içerisinde yer alan ve ilin HatayOsmaniye İlleri ile sınırlarının kesiştiği bölgede bulunan Huzurlu Yaylasıdır. Fen Edebiyat Fakültesi. Ali ÇIRPICI2.. Seksiyonları’nın Revizyonu Kemal YILDIZ1. Mehmet Y. ispartensis Ghazanfar. Türkiye. sipylea O..Meyer. S.. Göztepe. taksonomik literatürler dikkate alınmış. S.DADANDI3 1 Celal Bayar Üniversitesi. Lasiostemones Boiss.64) ve Bölgesi Bilinmeyen Elementler (350. Anahtar Kelimeler: Gaziantep SB 008 Huzurlu Yaylası. Çalışma kapsamında 85 familya ve 331 cinse ait toplam 714 bitki taksonun tespiti yapılmıştır. phrygia Boiss. Kayseri kemalyil@gmail. ve Otites (Adams) Othh. CR (Çok Tehlikede) (2) ve EN (Tehlikede) (10) kategorisine dahil toplam 12 takson bulunmaktadır. S. TRABZON SB 006 SB 007 Türkiye’nin Silene L. Biyoloji Bölümü. Yapılan ayrıntılı incelemeler sonunda.. bupleuroides L. koruma durumları.. (Caryophyllaceae) cinsi Siphonomorpha Othh. Biyoloji Bölümü. manissadjiani Freyn.. S.& Quezel. S.edu. S. exeltata Friv. S . Biyoloji Eğt. S. longipetala Vent. caesarea ve S.. Belli mikroklimatik alanların varlığı Huzurlu yaylası bitki örtüsündeki çeşitliliği artırmış ve bunun sonucu olarak.armena Boiss. Fen Edebiyat Fakültesi. (Caryophyllaceae) cinsinin Siphonomorpha Otth..& Bal. S... sclerophylla’nın İran florasında yer aldığı ve Türkiye için endemik olmadığı tespit edilmiştir. Araştırma konusunu oluşturan Silene türlerine ait örnekler 2005-2007 yıllarında Türkiye’nin tamamını kapsayan arazi gezileri ile yetişme ortamından toplanmıştır. Biyoloji Bölümü. S. Caryophyllaceae. S.02) şeklindedir.. Tataricae Chowdh. caesarea Boiss. Aydın hozenoglu@adu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. %15.. İstanbul 3 Erciyes Üniversitesi. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 27310 Şehitkamil Gaziantep zeynalovyusuf@hotmail. seksiyonları’nın revizyonu yapılmıştır. olympica Boiss. laxa.. Türkiye’nin belli başlı herbaryumlarındaki Silene örnekleri incelenerek. %10. Taksonların tip örneklerinin büyük bir kısmının fotoğraflarına ulaşılmıştır. Sclerocalycinae Boiss. önemli taksonomik sorunları olan. Toplanan örneklerin yanında. Tataricae Chowdh. Fen Edebiyat Fakültesi. Chloranthae Roth. Biyoloji Bölümü. Lasiostemones Boiss. Turizm Bakanlığı tarafından Yayla Turizm merkezi olarak ilan edilen Huzurlu Yaylasının florasının incelenmesi ve ortaya konulması alanın değerini ortaya koymak açısından önemli bir adım olarak düşünülmüş ve bu çalışma planlanmıştır. capitellata Boiss. isaurica Condandr. tespiti yapılan 714 taksonun 126 tanesi C6 karesi için. S. İranTuran fitocoğrafik bölgesi (110. gigantea L. Manisa 2 Marmara Üniversitesi. Bu bitkiler içerisinde IUCN tehlike kategorilerinden. %49. ve Otites (Adams. Tespiti yapılan taksonlardan 90’ı endemik ve 29’u nadir bitki statüsünde 119 önemli bitki yer almaktadır. Ayrıca tespiti yapılan endemik taksonlardan 66 adedi (%73) Gaziantep ili. revizyon Huzurlu Yaylası (Gaziantep) Florası Yusuf ZEYNALOV1. 37 tür yer almaktadır. Akdeniz fitocoğrafik bölgesi (176.) Wibel S.A. Anahtar Kelimeler: Silene. Bu altı seksiyonda yaklaşık % 50’si Türkiye için endemik. Bölümü. Tespiti yapılan taksonların fitocoğrafik bölge dağılımları.com Zengin bir bitki örtüsüne sahip olan ülkemizin.) Otth.. S. Medine Münevver UMA2 1 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi.41).Schwarz. S. Sclerocalycinae Boiss. lasiantha Koch. 09010. Eğitim Fakültesi. 560 tanesi ise Gaziantep ili florası için yeni kayıt olduğu belirlenmiştir.. S..

Sciencedirect. Filogenetik çalışmalar için Cyclotrichium cinsinin Türkiye’de yetişen 6 türüne ait 15 örnek kullanılmıştır. ITS. . Yeni araştırıcıların devreye girmesinin ve günümüze kadar çalışılmayan bölgelerde yoğunlaştırılacak ciğerotu taramalarının.tr Cyclotrcihum Manden. Biyoloji Eğitimi Bölümü. ciğerotu. Beşevler. Balıkesir 3 İnönü Üniversitesi. Pudmed. Oysa çiçeksiz bitkiler de ülkemiz florasında oldukça zengindir ve bu alandaki araştırmalar yeni yeni hız kazanmaya başlamıştır. Anahtar Kelimeler: Flora. Clinopodium L. Türkiye. Taksonomik öneme sahip olan morfolojik yapıların şekilleri çizilmiştir. Turan ARABACI3 1 Balıkesir Üniversitesi. Ziziphora L. Diğer moleküller ile çok kolayca elektron alışverişine girebilen bu moleküllere "oksidan moleküller" veya "reaktif oksijen partikülleri denir. Anahtar Kelimeler: Cyclotrichium.edu. Leyla AÇIK2 1 Gazi Üniversitesi. Filogeni. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. Elde edilen dizilerden. Dış grup olarak Micromeria Benth.. Fen-Edebiyat Fakültesi. Necatibey Eğitim Fakültesi.demir@gazi. Irak. Endemik ve endemik olmayan türlerin populasyon durumları gözlenmiş ve bazı türler için yeni tehlike kategorileri önerilmiştir. Bu çalışma TUBİTAK-TBAG (Proje No:104T293) ve SYNTHESYS Project tarafından desteklenmiştir. Labiatae. Ayrıca çalışmada az bilinen biyolojik zenginliklerimizden olan bu bitki grupları hakkında genel bilgi de verilmiştir. & Scheng. Cyclotrichium olarak sınıflandırılmış. Görkem DENİZ2. Bu radikaller hücredeki diğer moleküllerle kolayca etkileşime girerek oksidatif stres meydana getirirler. Medline gibi veritabanlarını kullanılarak bir literatür taraması yapılmıştır. nedenleri de ele alınarak incelenmiştir. bu karelerdeki Boynuzsu Ot ve Ciğerotu tür sayısı bakımından. Bu makaleler özetlenerek çalışmada sunulmuştur.19. Biyoloji Bölümü. bu alandaki tüm çalışanların ortak kanısı olarak kabul görmektedir. Bu çalışmada. boynuzsu ot. Cyclotrichium. BioEdit. Henderson Kareleme Sistemine göre 15 kareye ayrılan ülkemiz. Beşevler. Ekrem DÜNDAR2. E. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ülkemiz Boynuzsu Ot ve Ciğerotu Florası tespiti çalışmalarının temeli yabancı araştırmacılarca atılmıştır. Biyoloji Bölümü. Anthocerotopsida Revizyon çalışması esnasında ülkemizde yayılış gösteren 6 türün örnekleri toplanmış. Fen-Edebiyat Fakültesi. polimeraz zincir reaksiyonuyla çoğaltılarak DNA dizin tespiti yapılmıştır. Türkiye Florası’nda 2’si endemik olmak üzere 6 türü kayıtlıdır.. 9 türün yer aldığı bir anahtar da hazırlanmıştır.tr Bu çalışmada serbest radikaller ve antioksidan ile ilgili son bilgilerin bir özetinin sunulması amaçlanmıştır.edu. Türkiye genelinde yapılan çalışmalar sırasında sıkça yeni kare kayıtlarına rastlanması ve bu bitkiler yönünden henüz hiç araştırılmamış karelerin bulunması nedeniyle. ciğerotları floramız açısından gerçek potansiyelin bugünkü takson sayıları kadar olmadığı görüşü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. çiçeksiz bitkiler geri planda kalmıştır. Biyoloji Bölümü. Briguet (1897) tarafından Satureia Sect. Bu örneklerin ITS bölgesi. Revizyon çalışması esnasında Cyclotrichium cinsinin tüm türleri incelenerek. Türkiye SB 011 SB 009 Serbest Oksijen Radikalleri ve Antioksidanlar Hülya DEMİR1. Serbest radikaller normal hücresel metabolizma sırasında oluşabildiği 136 Cyclotrichium Manden.. Türkiye herbaryumlarındaki örneklere ek olarak. Calamintha Mill. Günümüzde yerli araştırmacıların çalışmaları da büyük önem taşımaktadır. Thymus L. Boissier (1879) tarafından Calamintha Sect. Marchantiopsida. Acinos Mill. & Scheng. K ve NHM’da yer alan Türkiye’den toplanan örneklerin yanı sıra İran ve Irak’tan toplanmış örnekler de incelenerek türlerin deskripsiyonları genişletilmiş ve yeni tür ayırım anahtarı hazırlanmıştır. Biyoloji Bölümü. Ankara 2 Gazi Üniversitesi. habitatlarında fotoğrafları çekilmiştir. Mandenova ve Schengalia (1953) tarafından ise yeni bir cins olarak tanımlanmıştır. cinslerine ait türler kullanılmıştır. Atatürk Meslek Yüksekokulu. Paup ve Phylip programları kullanılarak taksonlar arası filogenetik ilişkiyi gösteren ağaç elde edilmiştir.. bir atom ya da molekül yörüngesinde eşleşmemiş bir elektron içeren yüksek oranda reaktif kimyasal ürünlerdir. TRABZON karşılaştırılabilecek bir değer taşımaktadır. Serbest radikaller. Ankara h.. İran ve Lübnan’da yayılış gösteren 9 türü bulunmaktadır. karelerimize ve floramıza yeni taksonlar kazandıracağı görüşündeyiz. Yapılan bu çalışmayla bu bitki grupları hem genel hatlarıyla tanıtılmaya. cinsi. Malatya dirmenci@balikesir. (Labiatae) Cinsinin Taksonomisi ve Filogenisi Tuncay DİRMENCİ1. hem de ülkemizde bu konudaki floristik çalışmaların önemi ve eksikliği belirtilmeye çalışılmıştır. Bu bitki zenginliği içinde araştırmaların çoğu çiçekli bitkiler üzerinde yoğunlaşmış.

poliaminler. hem de dolaylı olarak ksenobiyotiklerin. Tuzlu ortamda kallusların büyümesi gözlenmiş ve kalluslarda prolin. proteinler ve nükleik asitler gibi temel hücresel bileşenlerde hasara yol açabilme özelligine sahiptir. homosistein. Konya nakin@selcuk. peroksidaz (POX). 60. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. İbrahim YOKAŞ2 1 Muğla Üniversitesi. işlemler SB 013 SB 012 Bitkisel Kaynaklı Gıdalara Uygulanan İşlemler Esnasında Antioksidanlarda Oluşan Değişmeler ve Bu İşlemlerin Antioksidanların Fonksiyonel Özelliklerine Etkileri Nihat AKIN1. Antioksidan içeren bitkisel kaynaklı gıdalar işlenirken antioksidanlar proteinler ve diğer gıda bileşenleriyle etkileşirler ve bazı antioksidanların aktivitesi hidrolitik işlemin bir sonucu olarak değişebilir. Gıda Mühendisliği Bölümü. ısıl işlem ve soğuk depolama gibi işlemlerin antioksidanlar üzerine etkileri incelenecektir. çözünebilir protein miktarı. Biyoloji Bölümü 2 Muğla Üniversitesi.edu. 120 ve 180 mM NaCl içeren MS besin ortamına aktarılmıştır. glikozidler ve esterler serbest fenolik türevlerine dönüştürülür. Günümüzde antioksidanlar sadece yaygın olarak gıda lipidlerini stabilize etmek için değil aynı zamanda sindirim sisteminde absorbe ederek kan serumundaki lipidleride oksidasyonuna karşı korumak için talep edilmektedir. antioksidan. belirlenen stres parametreleri bakımından karşılaştırılmıştır. ilaçların. Uygulamada bir gıdanın antioksidan içeriği düşük olduğunda antioksidanca zengin doğal bitkiler kullanılarak zenginleştirilebilir. çeşitli dış etkenler aracılığı ile de meydana gelebilir. süperoksid dismutaz bu gruba girerler Anahtar Kelimeler: Serbest radikaller. karsinojenlerin ve toksik radikal reaksiyonların istenmeyen etkilerine karşı hücreleri koruyan maddelerdir. Son zamanlarda tüketiciler antioksidanları gıda maddelerde bulunmalarını talep Pamuk Kalluslarında Antioksidant Enzim Aktivitesi Üzerine NaCl’ün Etkisi Sultan KÖŞKEROĞLU1.Bunlardan en çok bilinen antioksidanlar tokoferoller. Atilla Levent TUNA1. antioksidan etmektedir. Yonca SURGUN1. Fen Edebiyat Fakültesi. sistein. metallotionin.tr Pamukta tuza toleranslı (Nazilli 84S) ve tuza duyarlı (Şahin 2000) olarak belirlenen iki çeşidin hipokotil eksplantlarından MurashigeSkoog (MS) (1962) ortamında kallus elde edilmiştir. Biyoloji Bölümü. süperoksit dismutaz (SOD). Kampus. Ortaca Meslek Yüksekokulu skoskeroglu@mu.19. koenzim Q-10. GSH. pamukta kallus kültürü ile tuza toleransın belirlenebileceği değerlendirilerek. Bitkisel kaynaklı gıdalarda antioksidanların içeriği olgunlaşma. metal şellat oluşumuna bağlı inhibisyon reaksiyonları. Betül BÜRÜN1. glutasyon peroksidaz. flavonoidler. hem doğrudan. antioksidant enzim aktivitesi 137 .edu. Bunlar önemli ölçüde antioksidanların fonksiyonel özelliklerini etkiler. Sonuç olarak. kallus kültürü. iklim ve bitki türlerine göre değişiklikler gösterirler. polifenoller. NADPH. E. Vitamin C. askorbik asit ve β–karoten dir. Ziraat Fakültesi. Fenolik antioksidanların en önemli reaksiyonları farklı şekillerde okside olma reaksiyonudur. Kampus. Antioksidanların değişim mekanizması ve uygulanan teknolojik işlem aşamaları esnasında reaksiyon ürünlerinin bileşimi serbest radikallerin konsantrasyonu ve oksijen basıncı uygulanan işlem ısısına bağlı olarak farklılık göstermektedir. NaCl. Bu antioksidanlardan bir kaçı hariç tutulursa geri kalanların tamamı fenolik bileşiklerdir. fitoöstrojenler. katalaz. duyarlı ve tolerant çeşitler. adenozin. Üretilen kalluslar 0. lipidler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. betakaroten. glutatiyon redüktaz (GR) ve askorbat peroksidaz (APX) enzimlerinin aktiviteleri araştırılmıştır. Bu çalışmada gıdalardaki su fazının antioksidanların fonksiyonel özellikleri üzerine etkisi. melatonin. Fenolik maddelerin metallerle reaksiyonu sonucunda kompleksler oluşturması önemlidir. Anahtar Kelimeler: Pamuk. katalaz (CAT). Mehtap AKIN2 1 Selçuk Üniversitesi. A. Çünkü. Radikaller. TRABZON gibi. Antioksidanlar. Anahtar Kelimeler: Bitkisel gıdalar.tr Özellikle bitkisel kaynaklı çoğu gıda maddesi antioksidanlar içerirle. Biyoloji Bölümü.

Aerobik canlılarda oksijen metabolizması toksik etki gösteren bazı ara moleküllerin oluşumuna sebep olur. Yaprak 3’de her üç enzimin de aktivitesinin yaşlı yapraklara oranla daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p < .15. Biyoloji Bölümü. Yaprak 3’ün yüksek ışık uygulamasından daha az hasar gördüğünün belirlenmesi ise yüksek antioksidant enzim aktivitesine bağlı olduğunu düşündürmektedir.) Tuz Stresinin Antioksidant Enzim Aktiviteleri Üzerindeki Etkilerinin in vitro Olarak İncelenmesi Mahmut DOĞAN1. EC 1. Bezelyede (Pisum sativum L. gulutatyon redüktaz (GR. Çimlenmeden sonra ilk açılan yaprak seti Yaprak 1. bezelye (Pisum sativum L. glutatyon redüktaz ve askorbat peroksidaz enzim aktiviteleri ölçülmüştür. Spartanburg. 8. 9/6 55060 neval. domateste tuz stresine toleranslı genotiplerin seçiminde kullanılabilecek etkin parametrelerin belirlenmesi in vitro testlerin kullanılabilirliğinin ortaya konması amaçlanmıştır. Şehitler Sok.edu Bu çalışmada. Materyal olarak toplam 5 farklı genotipte. Fen Fakültesi. Osmanbey Kampusu. Kontrol ve uygulama gruplarında Yaprak 3’ün toplam protein miktarı diğer iki gruba göre daha yüksek bulunmuştur.) Antioksidant Enzim Aktivitesi ve Yaprak Yaşı Arasındaki İlişkilerin Araştırılması Neval ERTÜRK1.1).4. Deneyler süresince toplam protein miktarında önemli bir değişiklik gözlenmemesi enzim aktivitesindeki artışın protein miktarındaki artıştan kaynaklanmadığını düşündürmektedir. Fen-Edebiyat Fakültesi.erturk@converse. EC 1. Bu yapraklardaki süperoksit dismutaz. Biyoloji Bölümü. Sanat ve Fen Fakültesi. Rukiye TIPIRDAMAZ2 1 Harran Üniversitesi.6). Beytepe.11) enzim aktiviteleri bakımından belirgin ve istatistiksel olarak önemli farklılık bulunmuştur. antioksidant enzim. Oksijen radikellerini süpüren antioksidant enzimler oksidatif strese karşı canlıların gösterdiği en etkili savaş tipidir. Amerika Birleşik Devletleri 2 Kılıçdede Mah.6. 2 ve 3 arasındaki fotosentetik aktivite farklılıklarının araştırılması ve oksidatif metabolizmadaki farklılıklara bağlı olan reaktif oksijen ara ürünleri arasındaki ilişkisinin araştırılması izleyecektir. Barbaros ERTÜRK2 Converse College. Sonuçlar bezelye bitkilerinde oksidatif hasarla yaprak yaşı arasında ve oksidatif hasara dayanıklılıkla enzim aktivitesi arasında pozitif bir korelasyon olduğunu göstermektedir. Işığın geliş açısına bağlı olarak oluşacak hasarın minimuma indirilmesi için ışık yandan yansıtılmıştır.tr Bu çalışmada.11.) bitkilerinde antioxidant enzim aktivitesi ile yaprak yaşı arasındaki ilişki araştırılmıştır. 1 Oksidatif stres bitkilerin günlük olarak karşılaştıkları fizyolojik durumlardan birisidir. Oksijen radikalleri adı verilen bu ara moleküllerin neden olduğu zararların toplamı oksidatif stres olarak tanımlanır. Şanlıurfa 2 Hacettepe Üniversitesi. Antioksidatif enzimlerin strese karşı koruyucu rol oynadıkları ve bu özelliğin kallus doku kültüründe tuz stresine toleranslılık düzeyini belirlemede etkili bir kriter olduğu sonucuna varılmıştır.19. in vitro SB 015 tuz stresi. 138 . Ankara dogan@harran. 10 gün süreyle 150 mM NaCl uygulanarak kallus doku kültüründe yürütülmüştür. EC 1. ikinci açılan yaprak seti Yaprak 2 ve son açılan yaprak seti Yaprak 3 olarak adlandırılmıştır. Antioksidant enzim aktivitesinin çevre faktörleri. katalaz (CAT. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.1. Bu çalışmayı Yaprak 1. Yüksek ışığa maruz bırakılmış 14 günlük bezelye fidelerinde oluşan hasar. uygulamanın 4.edu. Askorbat peroksidaz ve glutatyon redüktaz enzim aktivitesinde görülen artış süperoksid dismutaz enzim aktivitesinde görülen artıştan daha yüksek oranda olduğu gözlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Domates. EC 1. Biyoloji Bölümü.11. 24 ve 36ncı saatlerinde alınan yaprak örneklerinde incelenmiştir.1. stres tipi.2) ve askorbat peroksidaz (APX.1. Uygulama sonrası Yaprak 1 ve Yaprak 2’de gözlenen yüksek ışık hasarının Yaprak 3’e kıyasla daha fazla olduğu gözlemlenmiştir.05). organizmanın yaşı gibi faktörlere bağlı olarak değiştiği bilinmektedir. TRABZON SB 014 Domates’te (Lycopersicon sp. SC 29302. Tuza toleranslı ve duyarlı genotipler arasında Süperoksit dismutaz (SOD.

19. polimorfizm SB 017 geniş yayılışlı %20. 196 liken ve 4 likenikol mantar taksonu tanımlanmıştır. Uşak-Karahallı karayolu’nun doğusunda bulunan. Anahtar Kelimeler: Ulubey Kanyonları. Fen–Edebiyat Fakültesi. Akdeniz kökenli %20. Ferhat CELEP4 1 Amasya Üniversitesi.64@gmail. Anahtar Kelimele: Sempervivum. TRABZON SB 016 Sempervivum L. ağaç kabuğu. polimorfik bir cins olup alpin ve subalpin bölgelerin kayaları ve çayırlık gibi ekstrem alanlarında yayılış göstermektedir. 823 bitki taksonu toplanmıştır. toprak tipi alüvyal topraktır. Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Anadolu Üniversitesi. Fen Fakültesi. Türkiye için endemik olan türler %5 oranındadır. Bu çalışmada çeşitli çevre ve genetik özelliklere göre Sempervivum cinsinde görülen çeşitlilik ve polimorfizm açıklanmaktadır. Orman Fakültesi.com Sempervivum L. Likenler.tr Türkiye Likenleri üzerindeki çalışmalar 17. Biyoloji Bölümü. Trabzon 4 Orta Doğu Teknik Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu bildiride. Samsun 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi.Toplam endemik tür oranı ise %13. Araştırma bölgesinden 70 familyaya ait. günümüze kadar yapılan çalışmalar değerlendirilmekte. Likenler çalışılırken likenikol mantarları da listeye katma geleneği ülkemizde de sürdürülmüş. likenikol mantarlar. Türkiye 139 . Biyoçeşitlilik. Eskişehir mecandan@anadolu. Fen Bilgisi Öğretimi Bölümü Marmara Üniversitesi.tr Malatya İli’nin likenlerini belirlemeyi amaçlayan bu çalışmada 2003-2005 yılları arasında 78 lokalitedeki kaya.Uşak. Avrupa ve Kafkasya ‘da pembe-kırmızı ve sarı çiçeklere. Biyoloji Bölümü mehtap. substratlardan toplanan liken ve likenikol mantar örnekleri değerlendirilmiştir. Bu bitkilerin floristik bölgelere göre dağılımı. 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. 135-170 metre derinliğinde ve 75 km uzunluğundadır.Bu özellikte dünyanın ikinci büyük kanyonudur. Geçmişten Günümüze Türkiye Likenleri Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Anadolu Üniversitesi. yüzyıldan bu yana çeşitli evreler halinde sürmektedir. Ankara fergankaraer@hotmail.sahin.Kanyon sisteminin şekli kireç taşlarının önce kimyasal sonra mekanik aşınmasının bir sonucu olup. Son yirmi beş yılda bu çalışmalar gerçekten Türkiye Liken çeşitliliğinin ortaya koyulması amaçlı olarak yapılmaya başlanmış olup oldukça kapsamlı sonuçlar elde edilmiştir. Bu bildiride.com Araştırma alanımız. Eğitim Fakültesi. yayılışı belli olmayan türler %42.Kanyonlar. Eğitim Fakültesi. H Güray KUTBAY2. Salih TERZİOĞLU3.edu. Biyoloji Bölümü. Türkiye’de ise sadece sarı çiçeklere sahip Sempervivum cinsinin Türkiye florasına göre endemizm oranı % 71dir. flora SB 018 Malatya İli’nin Likenleri Mehmet CANDAN.edu. yükseklik. Çalışma kapsamında. Biyoloji Bölümü. denizden yüksekliği 800-900 metredir. Avrupa-Sibirya %10. özellikle son üç yıldır bu konuda da birçok araştırma yapılmıştır. jeolojik yapının özelliğinden dolayı oluşmuş kanyonlardır. Anahtar Kelimeler: Malatya. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü.Kanyon tabanındaki. ışık tercihleri gibi çeşitli özellikleri değerlendirilmiştir. çalışma alanındaki liken ve likenikol mantarların ildeki yayılışları alanları haritalanarak verilmiş ve substrat. liken vb. Cinsinde Polimorfizm ve Biyoçeşitlilik Fergan KARAER1.2 dir.5 milyon yılda meydana geldiği bilimsel olarak tesbit edilmiştir. Memduh SERİN Uşak Üniversitesi. Eskişehir aturk@anadolu. Kazancı Deresi’nin ve Banaz Çayı’nın oluşturduğu Kanyonlar. Uşak İli’nin güney ve güneybatı kesiminde. Anahtar Kelimeler: Likenler. Iran-Turan kökenli %8. likenikol mantarlar SB 019 Ulubey Kanyonları'nın (Uşak) Florası Mehtap ŞAHİN. Biyoloji Bölümü. oluşumunun 4. toprak. 100-500 metre genişliğinde. Fen-Edebiyat Fakültesi. karşılaşılan sorunlar ve bundan sonra yapılabilecekler tartışılmaktadır.

Fakültesi Biyoloji Bölümü Kayseri mghalici@erciyes. çivit otu (Isatis cochlearis). Geleneksel tarım sistemlerinde çeltikte. 1980. Gelişen sürgünler MS’te köklendirilip saksılara adapte edilmiştir. crassum Vězda 1970. P. Sürdürülebilir bir tarım ile kaliteli yaşamın sağlanabilmesi açısından gerekli olan kaliteli ürünleri elde edebilmek için geleneksel tarım sistemlerini destekleyici alternatif veya destekleyici tekniklere ihtiyaç vardır. mantarlar.tr Çeltik (Oryza sativa L. farklı eksplant kaynaklarından bitkilerin elde edilmesi rutin hale gelmiştir. Fatih SEYİS Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Gazi Eğitim Fakültesi. Ziraat Fakültesi. cv. Taipei 309) Farklı Explant Kaynaklarından Kallus ve Bitki Oluşum Potansiyelinin Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Emine AYDIN. Orhan KURT. Mardin ve Antep illerinde yayılım gösteren 2 yıllık otsu bir bitkidir. İngiltere’ de yazıcı mürekkeplerinin imalatında kullanılmaktadır. Burcu HADIMOĞULARI. dzieduszyckii (Boberski) D. Biyoloji Bölümü. Tarla Bitkileri Bölümü. Ahmet AKSOY2 1 Erciyes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Kayseri. 55139. geçmişten beri yaygın olarak halıcılıkta kullanılmaktadır.19. farklı kombinasyonlardaki BAP-IAA. marmoratum (Kremp. cochlearis bitkisinin tohumlarının in vitro koşullarda geliştirilen 10 günlük fidelerinden alınan. Çiğdem Alev ÖZEL2. Çeltik bitkisinin de yer aldığı monokotiledon bitkilerde ise explantlardan bitki 140 likenikol Isatis cochlearis (Çivit Otu) Bitkisinin Doku Kültürü Yoluyla Adventif Sürgün Rejenerasyonu Khalid Mahmood KHAWAR1. üretimin artırılması yönündeki bütün çabalara rağmen arzu edilen üretim artışı maalesef sağlanamamıştır. Ziraat Fakültesi. Bu türlerin konakçı ilişkileri ve taksonomik farklılıkları karşılaştırılmalı olarak verilmiş aynı zamanda bu türlerin teşhisi için bir anahtar hazırlanmıştır. adventif sürgün rejenerasyon için BAP ve NAA içeren ortamların BAP-IAA içeren MS ortamlara göre daha iyi olduğu tespit edilmiştir.) Arnold 1891 ve P. Çivitotu (Isatis) yapraklarından elde edilen çivit boyası. Genel olarak. Orhan ARSLAN 1 Ankara Üniversitesi.com Türkiye’de Isatis’in 41 taksonu bulunmaktadır. Günümüzde ise.). BAP-NAA içeren MS veya MSO besin ortamında kültüre alınmıştır. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. Biyoteknolojik yöntemler kullanılarak bitki doku ve organlarından (explantlardan) besi ortamında bitkilerin elde edilmesi başta gen transferi olmak üzere birçok alanda önem taşımaktadır. Nitekim Biyoteknolojik yöntemlerin geleneksel yöntemlerle kombine edilmesi sayesinde mısır. NAA SB 022 Çeltikte (Oryza sativa L. ekim alanı ve bitkisel üretim bakımından dünyada ikinci sırada yer alan bir monokotiledon bitki olup. sporastatiae (Anzi) Arnold 1874. dünya nüfusunun yarısından fazlasının da temel besin kaynağıdır. Ankara kmkhawar@gmail. 2007. soya fasulyesi ve kolza gibi bazı bitkilerde mevcut çeşitlere göre daha yüksek verimli.edu. 2 Erciyes Üniversitesi Fen Edb. sağlıklı ve kaliteli çeşitler geliştirilmiştir. TRABZON SB 020 Türkiye’de Likenler Üzerinde Gelişen Polycoccum Sauter ex Körber 1865 Cinsi Üzerine Notlar Mehmet Gökhan HALICI1.tr Türkiye’de likenikol mantar türleri üzerine çalışmalar özellikle son 3 yıl içerisinde artış göstermiştir. Bu çalışmada kullanılan Isatis cochlearis ise.Hawksw. çevreye zarar vermeden tehlikesizce kullanılabilmesi ve doğada parçalanma özelliğine sahip olması nedeniyle Almanya’ da ahşapların bozulmasının önlenmesinde. 1980. BAP.Hawksw. kotiledon yaprak ve kotiledon yaprak sapı eksplantları. Tarla Bitkileri Bölümü. Anahtar Kelimeler: Biyoçeşitlilik. IAA. Ankara 2 Gazi Üniversitesi.Hawksw. Deneme sonuçları 6 hafta sonra incelendiğinde BAP-IAA içeren MS besin ortamlarında yaprak eksplantından ve BAP-NAA içeren MS besin ortamlarında ise yaprak sapı eksplantından daha uzun ve çok sayıda sürgün elde edilmiştir. Samsun orhank@omu. Teknikokullar. microstictum (Leight. P. P.) D. P.Araştırmada Isatis . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: in vitro. Likenikol mantar cinslerinden Polycoccum Sauter ex Körber 1865 cinsi Türkiye’de 7 tür ile temsil edilmektedir: Polycoccum acarosporicola Halici & D.Atienza 2007. I. Gamze ÖZLÜ. Kurupelit Kampusü.edu. Kuzey Irak’ta ve Güney Doğu Anadolu’nun Adıyaman. aksoyi Halici & V. Birçok dikotiledon bitkide. Dacampiaceae SB 021 cochlearis (çivit otu)’in doku kültürü yoluyla yüksek oranda adventif sürgün rejenerasyonu elde edilmiştir. P. Dışkapı.

Biyoloji Bölümü. Elde edilen bu sonuç. Sentetik tohum üretimi için kalsiyum alginat jeli kullanılmıştır. %3 sukroz ve 1.19. özellikle de gen transferi çalışmaları açısından son derece önem taşımaktadır. TRABZON elde etmek henüz başarılamamıştır. Veysel SÜZERER Dicle Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. birçok alanda. 21280. Tarla Bitkileri bölümü. olgunlaşmamış tohumlardan embriyojenik kültür başlatılması ve sentetik tohum üretimi ile ilgili yeni metotlar açıklanmıştır. Kültür başlatılması için 15-20 cm uzunluğundaki terminal sürgünler 3-4 cm boyunda kesilerek 2 mgl-1 6benzil amino pürin (6-BA) içeren çözeltide 24 saat bekletildikten sonra toprak. yeni metotlar SB 024 Antepfıstığının Mikroçoğaltılmasındaki Yeni Metotlar Ahmet ONAY. Ziraat Fakültesi. bitki oluşumu SB 023 içeren Murashige ve Skoog (MS) besi ortamında kültüre alındılar. Bu sebeplerden dolayı muz çoğaltımında doku kültürü ile çoğaltılmış fideler yavaş yavaş çiftçiler tarafından büyük ilgi görmektedir. Ziraat Fakültesi. Veysi OKUMUŞ. yeni kurulacak ticari Antepfıstığı bahçeleri için fidan üretiminde yakın bir gelecekte geleneksel fidan üretim metotlarına alternatif olabilecektir. Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Araştırma sonucu. Bu araştırma makalesinde. Engin TİLKAT. Kültür başlatılmasında yukarıdaki iki metoda ek olarak in vitro ortamda rejenere olan aksenik yapraklar farklı 6-BA ve indole-3-asetik asit (IAA) İn vitro Koşullarda Maliyeti Düşürme Amaçlı Farklı Katılaştırıcı ve Karbon Kaynak Kullanarak Muz Çoğaltımı Fatoş UZUNTAS1.tr Bu çalışma.0 mgl-1 6-BA içeren sıvı MS besi ortamında geliştirilmiştir. bu çalışma sonucunda açıklanan iyileştirilmiş safhaların kullanıldığı bir in vitro mikroçoğaltım metodu. 2 veya 3 hafta sonra in vivo gelişen ya da ürün veren ağaçlardan ilkbaharda yeni gelişen en az 2 cm uzunluğundaki sürgün uçları basal kısımlarından kesilerek yüzey sterilizasyonuna tabi tutulmuştur. Biyoloji Eğitim ABD. Dışkapı. Tarla Bitkileri Bölümü. Khalid Mahmood KHAWAR3. köklenme ve adaptasyonun iyileştirilmesi.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. farklı eksplant kaynaklarından kallus oluşum potansiyelini ve bu kalluslardan bitki oluşum potansiyelini belirlemek amacıyla. kum ve torf (1:1:1) karışımı ile doldurulmuş saksılara ekilmiştir. Bu nedenle bu alanda araştırmaların yapılması oldukça önemlidir. Ligninleşmiş gövde bölümlerinden alınan sert odunsu ve otsu yapıdaki ilkbahar sürgünleri ve in vitro rejenere olmuş yaprakçıklardan kültür başlatılması. Bu sorunun muz doku kültürü teknolojisindeki ucuz katılaştırıcı maddeler ve karbon kaynakları 141 . antepfıstığının olgunlaşmamış meyvelerinden 100 mgl-1 casein hidrolizat. Nihat DİLSİZ1. Ancak. Ankara 3 Ankara Üniversitesi. elde edilen verilere dayanarak ortaya konan sistemin çalışma prensipleri ve bu sistemin kullanım alanları bakımından sağlayacağı yararlar tartışılacaktır. kallus oluşumu. Anahtar Kelimeler: Çeltik. Anahtar Kelimeler: Antepfıstığı. Gazi Eğitim Fakültesi. antepfıstığının mikro çoğaltılmasının bazı basamakları için yeni geliştirilen metotlarla ilgilidir. Kısa dönem muhafaza için sentetik tohumlar buzdolabında +4ºC’de muhafaza edilmiştir. Bu sorunu aşmak amacıyla birçok monokotiledon bitkide. Embriyojenik doku. explant kültürü. Sonrasında büyüme odasında adaptasyonları sağlanan rejenere bitkiler büyük saksılara transfer edilerek. 1 mgl-1 6-BA içeren MS besi ortamında çoğaltılan 4 cm’den büyük mikroçelikler 2 mgl-1 IBA içeren MS besi ortamında köklendirilmiştir. Ancak maliyeti yüksek olan bu fideler tüm çiftçiler tarafından kullanılamamaktadır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoteknoloji laboratuarında yürütülmüştür. 100 mgl-11-askorbik asit. Şanlıurfa 2 Gazi Üniversitesi. Ankara fatosuzuntas@hotmail. Bazı olumlu sonuçlar alınmıştır ancak elde edilen başarıların frekansları oldukça düşüktür. mikroçoğaltma. Antepfıstığının ticari olarak in vitro mikroçoğaltılması henüz kullanılmamaktadır. Çiğdem Alev ÖZEL2 1 Harran Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. dış ortama adapte edilmiştir. Orhan ARSLAN2. fenolik bileşiklerin kültür ortamına salınmasının engellenmesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Klasik muz çoğaltımda kullanılan üretim materyalleri homojen olmamakta ve bunların hastalık ve zararlılarla bulaşık olma riski de oldukça yüksek olmaktadır. Türkiye de ekonomik önemi yüksek olan bitki türlerine yönelik doku kültürü çalışmaları son yıllarda hız kazanmıştır. Diyarbakır ahmeto@dicle. çok sayıda araştırma yapılmıştır. Bu araştırma. kök explantlarından verimli kalluslar ve bu kalluslardan da sağlıklı bitkiler elde edilmiştir.com Bu çalışma Harran Üniversitesi Biyoloji Bölümü ve Gazi Üniversitesinin Biyoloji Eğitim Anabilim Dalı’nın Biyoteknoloji Laboratuarında ortak olarak yürütülmüştür. Teknikokullar.

Van 2 Atatürk Üniversitesi. pamuk lifleri ve Sukroz’a (Sigma) göre beyaz şeker oldukça ucuzdur.19.1 kriptofit. % 31. G. TRABZON kullanarak çözülebileceği düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Hordeum vulgare L. Çoğaltım ürünleri 1. Biyoloji Bölümü. Arpa olgun embriyoları MS+2 mg/l 2. 31 takson LC ve 4 takson DD kategorisinde bitki bulunmaktadır. Palandöken. Tehlike kategorisinde değerlendirilen endemik ve nadir bitkilerden 2 takson CR. 2 takson VU. KARTAL. % 4. maliyet.3 hemikriptofit. Galium czerepanovii Pobed.2 mg/l IBA içeren MS ortamlarında köklendirilip adaptasyon sağlanmıştır. Doğu Anadolu Bölgesinde Palandöken. Agar’a göre isubgol. 3 takson EN.04’ü endemiktir. 25240.2 mg/L IBA bulunduran MS ortamında kültüre alınmıştır. kuzey kutbunda 0500 m ve nemli tropik bölgede 3500-5000 m iken araştırma alanımızın bulunduğu Akdeniz ile subtropikal çöller ve steplerde 2000-4500 m’ler arasında değişmektedir. Faris KARAHAN2 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. sukroz . “LC”. 6 takson NT. Çalışma sonucunda sabit masraflar hariç. Elde edilen bulgular teknolojinin gelişmesine yardımcı olacak ve aynı zamanda yurt dışına giden döviz miktarını da azaltacaktır.68 Öksin ve % 1. “LC”. % 5.sukroz içeren ortamda en pahalı.3 terofit. hesaplandı. pamuk ticari. Potentilla polyschista Boiss. Kültür koşullarına bağlı 142 .2 mg/L IBA içeren MS ortamları arasında istatistiksel olarak farklılık bulunmamıştır. 24 haftalık kalluslardan ve kontrol olarak olgun arpa embriyolarından DNA izolasyonu yapıldı. karbon kaynaklar SB 025 olarak DNA düzeyinde genetik ve epigenetik varyasyonlar izlendi. agar.5 mg/l BAP ve 0.92 Avrupa Sibirya.7% agaroz jelde yürütüldü ve UV altında incelendi. DNA metillenmeleri SB 026 Gökyüzüne En Yakın Bitkiler: Palandöken. Murat ÜNAL1. Vezneciler-İstanbul asl_temel@yahoo. Eksplant olarak muz meristemi kullanılmıştır.com Dünyanın çeşitli bölgelerinde Coğrafi konum ve iklim faktörlerinin etkisinde alpin bitkilerin doğal yayılış alanları. 45 endemik olmak üzerek toplam 264 takson tespit edilmiştir. mikroçoğaltım. steril edilip 50 mg/l askorbik asit içeren sıvıda yarım saat bekletildikten sonra.) bitkisinde doku kültürü sonucu oluşan genetik ve epigenetik varyasyonlar RAPD “Random Amplified Polymorphic DNA” ve CRED-RA “Coupled Restriction Enzyme Digestion-Random Amplification” yöntemleri ile araştırıldı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. % 7.4-D içeren besiyerinde kültüre alındılar. 65080. % 8. 34118.com Arpa (Hordeum vulgare L. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. % 4. Taksonların.5 mg/l BAP ve 0. “LC”. doku kültürü. Tüm katlaştırıcı madde. Kargapazarı ve Dumlu Dağlarında (Erzurum) flora turizmi kapsamında değerlendirilebilecek potansiyele sahip ve ulaşılabilir rotalarda yayılış gösteren alpin bitkiler araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. CRED-RA yöntemi için CG dinukleotidi içeren 6 primer kullanıldı. ticari beyaz şeker 4. Çalışmalarımız genetik ve epigenetik varyasyonların arpa kallus kültürlerinde regenerasyon üzerine etkilerinin araştırılması yönünde sürdürülmektedir. Kargapazarı ve Dumlu Dağları (Erzurum) Alpin Çiçekleri Fevzi ÖZGÖKÇE1. Anahtar Kelimeler: Muz.. isubgol ve pamuk lifleri kullanılarak muz doku kültürü maliyeti düşürülmeye çalışılmıştır. değişik katılaştırıcı madde ve sukroz ile ticari beyaz şeker içeren 4. Denemelerde kullanılan Dwarf Cavendish muz çeşidi Alanya’dan temin edilmiştir. Bu taksonların % 17.13 Akdeniz fitocoğrafik bölge elementidir. Çalışmada karbon kaynağı olarak sukroz ve ticari beyaz şeker ve katılaştırıcı madde olarak ta agar. Arpa Kallus Kültürlerinde Genetik ve Epigenetik Varyasyonlar Aslıhan TEMEL. Tüm katılaştırıcı maddeler üzerinde gelişen sürgünler. Kültürler kontrollu büyütme kabininde 250C’de karanlıkta 24 hafta tutuldular. 0. Peyzaj Mimarlığı Bölümü. in vitro. Veri yetersiz (DD) kategorisinde olan taksonların araştırma alanımızdaki populasyon ve yayılış durumları göz önünde tutularak yeni tehlike kategorileri teklif edilmiştir: Stachys huetii Boiss. Çalışmada muz rizom eksplantları. RAPD yöntemi için 20. Astragalus pseudotriger Grossh. Ziraat Fakültesi.beyaz şeker içeren ortamda ise en ucuz bitki elde edilmiştir. Nermin GÖZÜKIRMIZI İstanbul Üniversitesi.5 Kamefit ve % 4. Her bir primerle elde edilen sonuç için embriyo ve kallus dokularının genetik benzerliği. Fen Edebiyat Fakültesi.06 İran-Turan. Erzurum fevzi65@hotmail. Araştırma alanımızda tespit edilen taksonların biyolojik spektrumu şu şekildedir: Bu taksonlardan % 75.5 Fanerofittir. Osman KARABACAK1. Kargapazarı ve Dumlu Dağlarının 2000 m ve üzerinde toplanan 600 bitki örneğinin değerlendirilmesi sonucu. “EN (B2a)”.

edu. ekolojik ve fitocoğrafik verilerin kritik bir analizi yapılmış ve bu verilerin taksonomik önemi açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kızıldağı. Bu cinse ilişkin olarak 2000. Revizyon. Bu alandan son zamanlarda bilim dünyası için 9 yeni takson tanımlanmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Centaurea kizildagensis E. 37’si İran-Turan (% 17). Erygium trisectum A. & Parolly. Rindera Dumanii. flora. 143 . Kayseri 2 Bozok Üniversitesi.Scholz & Parolly ve Onosma sp. Plumbaginaceae. Hakkı DEMİRELMA3 1 Erciyes Üniversitesi. Bu örneklerin değerlendirilmesi sonucu serpantine özgü 188 takson tespit edilmiştir.tr Bu çalışma 1975m yüksekliği olan Kızıldağı (Çamlık Kasabası. yeni türler. 15 takson ise çok bölgeli (8. Dumlu Dağları. Bu cinsin içerdiği taksonların Türkiye’de bulunan çeşitli karasal ekosistemlerde sürdürülebilirliğinin sağlanması ve koruma biyolojisine katkıda bulunmak amacıyla mevcut taksonların IUCN tarafından belirlenen tehdit kategorileri verilerek bunların korunması için bazı önerilerde bulunulmuştur. Silene ozyurtii Aksoy & Hamzaoglu. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi. Bornmuellera kıyakii Aytac & Aksoy.02/LD/024 nolu AB ve DPT tarafından finanse edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Galip AKAYDIN2.Wörz & H. Noccaea camlikensis Aytac. E. Sideritis ozturkii Aytac & Aksoy. Konya aksoy@erciyes. bitki sökümü. OFMA Bölümü. Uzunsisarcıklı. Kuddisi ERTUĞRUL Selçuk Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Acantholimon.Duman. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. TRABZON Alanda tehlikede olan taksonları tehdit eden öncelikli faktörler olarak. Stipa cacuminis H.19.tr Türkiye’de Acantholimon cinsine ilişkin ilk revizyon çalışması Türkiye Florasının 7. Fen-Edebiyat Fakültesi. Yozgat 3 Selçuk Üniversitesi. Erzurum. ayrıca 5 şüpheli kayıt ve 2 adet eksik bilinen tür olmak üzere toplam 32 tür içerdiği belirlenmiştir. erozyon ve göçerlerin mikro çevre istismarları olarak tespit edilmiştir.3). Cheirolepis L. karyolojik (kromozom sayımları) ve moleküler (DNA dizi analizleri) çalışmalar yapılmıştır. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü.2003 yılları arasında TÜBİTAK tarafından üç yıl süre ile desteklenen araştırmada bu cinsin Türkiye’de 52 tür olmak üzere toplam 67 takson içerdiği ve bunların 43 tanesinin endemik olduğu belirlenmiştir. anatomik. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kargapazarı. Nordt. 10 takson Avrupa-Sibirya (% 5. Derebucak-Konya) Ahmet AKSOY1.Arazi çalışmaları sonucunda 485 bitki örneği toplanmıştır. Bu taksonlardan 66 tanesi endemiktir (% 35).tr Araştırma materyalini 2002–2005 yılları arasında ülkemizin farklı bölgelerinden toplanan örnekler ve çalışılan taksonlara ait tip örnekleri oluşturmuştur. Türkiye SB 029 Endemik Bitki Cenneti Kızıldağı (Çamlık Kasabası. Anahtar Kelimeler: Alpin Bitkiler. Derebucak-Konya) serpantin florasını kapsamaktadır.ciltinde ilk kez hazırlanmış ve bu cinsin 25 tür. Bu bulgular ışığında bu cinsin evrimi üzerine bazı değerlendirmeler yapılmış ve cinsiçi sınıflandırmasının doğal bir yapıya dönüştümü sağlanmıştır. Ergin HAMZAOĞLU2. Eğitim Fakültesi.3) ve 66 taksonun bölgesi bilinmemektedir (% 35). erken ve aşırı otlatma. Bu tebliğde Acantholimon cinsinin sistematiğinin anlaşılmasında kullanılan bazı morfolojik. endemik ve koruma statüleri Türkiye Centaurea (Asteraceae) Cinsi Tuna UYSAL. seksiyonunda yer alan taksonların örnekleri üzerinde morfolojik. Fen Edebiyat Fakültesi. Duman. Fen Edebiyat Fakültesi. (Plumbaginaceae) Cinsi Üzerinde Taksonomik Çalışmalar Musa DOĞAN1. Biyoloji Bölümü. TR0305. Ankara doganm@metu. Palandöken. Florayı oluşturan taksonların 60’ı Akdeniz (% 32). flora turizmi SB 027 SB 028 Türkiye’de Bulunan Acantholimon Boiss. Kampus. Önemli bir bitki alanı olan Kızıldağı yoğun olarak antropojenik etkiler altında bulunmaktadır.edu. Konya tuysal@selcuk. Serpantine özgü dar yayılışlı yeni taksonların burada bulunması nedeniyle alan mutlaka koruma altına alınmalıdır. 38039.edu. Dogan & H. Özlem MAVİ1 1 Orta Doğu Teknik Üniversitesi.

C. İki Nohut Hattının Fotosentetik Aktivitelerinin Uyum ve Üşüme Sıcaklıklarında Klorofil Fluoresansı İle Karşılaştırılması Özlem TURAN. Kuddisi ERTUĞRUL. Bu amaçla. revizyon. nova. TRABZON Morfolojik çalışmalar sonucunda taksonların benzerlik ve farklılıkları ortaya çıkarılmıştır.Mor. cappadocica (DC. C.-Mor. C. Yasemin EKMEKÇİ Hacettepe Üniversitesi. austrooccidentalis Wagenitz. C. ve tehlike kategorileri verilmiştir. Bunlar. turkeliensis Uysal & Ertuğrul sp. & Heldr. Dizi analizleri sonucunda Cheirolepis ve yakın ilişkili seksiyonların birlikte (Pteracantha Wagenitz. subsp. wiedemanniana Fisch.) bitkisinin iki hattına (AkN 87 ve AkN 290) uygulanan uyum ve farklı üşüme sıcaklıklarının fotosentetik pigment. paphlagonica (Bornm. zeybekii Wagenitz’ dir. Seksiyonu Taksonları Üzerine Taksonomik Bir Araştırma Osman TUGAY. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü. C. drabifolia subsp. sipylea Wagenitz. subsp. isaurica Hub. drabifolia. 7 gün) ya da uyumlandırılmamış olarak 12 gün süreyle farklı üşüme sıcaklıklarına (4°C ve 2°C) maruz bırakılarak uyum yeteneklerine göre 144 . cariensiformis Hub. Acrolophus. C. nivea Wagenitz. Beytepe. Bu çalışmada Centaurea L.. Türkiye ve varsa komşu ülkelerdeki yayılışı. Cinsi Acrolophus seksiyonu taksonları toplanarak yaygın herbaryum tekniklerine göre kurutuldu. nohut (Cicer arietinum L. & Mey. Her taksonun geçerli adı. Centaurea anthemifolia Hub. C. Pteracantha.) Wagenitz subsp. C. derderiifolia Wagenitz. Çalışılan taksonlardan Centaurea drabifolia Sm. Tuna UYSAL Selçuk Üniversitesi. C. C. yozgatensis Wagenitz ve C. deflexa Wagenitz türünün kromozom sayısı 2n=54 olarak tespit edilmiştir. önceki revizyonları.Duran & H.tr Bu araştırma 2005-2007 yılları arasında Selçuk Üniversitesi Bilimsel Araştırma Koordinatörlüğü tarafından desteklenen (BAP06401023) “Türkiye’deki Centaurea L. nova. Centaurea cinsi Acrolophus seksiyonu Türkiye’de 31 taksonla temsil edilir. cankiriense A. tuzgoluensis Aytaç & H. C.. Ankara turanzlm@gmail. Plumosipappus. Bu taksonların habitat özellikleri. Yapılan morfolojik ayrımlar aynı zamanda kromozom sayı ve DNA sekans çalışmalarıyla desteklenmiştir. decumbens (Wagenitz) Uysal & Ertuğrul.edu. Bunlardan 24’ü endemik olup endemizm oranı yaklaşık % 77’dir. sericea Wagenitz türlerinin kromozom sayısı 2n=36 olarak tespit edilmiştir. C. toprak kültüründe büyütülen 12 günlük nohut fideleri ya soğuk uyumlandırılmış (10°C. Kromozomal sonuçlarımız Cheirolepis seksiyonunda poliploidi olduğunu göstermektedir. Kampus.com Araştırmada.) Wagenitz seksiyonları sinonim yapılmıştır ve Cheirolepis seksiyonunun sınırları genişletilmiştir. detonsa Wagenitz. decumbens (Wagenitz) Uysal & Ertuğrul stat. dağılım haritaları ve tehlike durumları belirlendi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. odyssei Wagenitz türlerinin kromozom sayıları 2n=18 olarak tespit edilmiştir. Cheirolepis.Koch. Plumosipappus (Czerep. C. Duman.-Mor. zar bütünlüğü ve PSII’nin fotosentetik aktivitesi üzerine etkisi incelenmiştir. C. kotschyi var. Seksiyonlarının (Asteraceae) Revizyonu” adlı proje kapsamında yapılmıştır.Duman. nova sunulmuştur. nydeggeri Hub. Anahtar Türkiye SB 031 Kelimeler: Centaurea. C. ilk yayınlandığı literatür. yetişme ortamı ve yüksekliği. C..) Wagenitz. Cinsi (Asteraceae) Acrolophus (CASS.) Wagenitz.) Wagenitz. drabifolia subsp. drabifolia subsp. C. Fen Edebiyat Fakültesi. Türkiye SB 030 Türkiye Centaurea L. C. Endemik taksonların 10’u tip lokalitesinden bilinmektedir. olympica C. drabifolia Sm. Biyoloji Bölümü. tip örnekleri.) Hayek var. C.) DC..19. Konya otugay@selcuk. Biyoloji Bölümü. Araştırma sonucunda büyük çoğunluğu endemik olan bu seksiyon hakkında elde edilen veriler doğrultusunda bazı taksonların sistematik durumları yeniden belirlenmiş. paphlagonica (Bornm. bilim dünyasına C.) Wagenitz) monofiletik bir grup olduğu tespit edilmiştir ve bu monofiletik gruba ait genetik kod ortaya çıkarılmıştır. ve Ammocyanus Boiss. Anahtar Kelimeler: Centaurea. C. werneri Wagenitz. kotschyi (Boiss.) DC.-Mor. C. glabrousa Uysal & Ertuğrul. 06800. Kromozom sayımları sonucunda seksiyonun temel kromozom sayısı x=9 olarak belirlenmiştir. persica (Boiss. kotschyi. C. geniş betimleri. Cinsi Acrolophus (Cass. drabifolia subsp. C. C.. glabrousa Uysal & Ertuğrul sp. Gerçekleştirilen bu araştırmalar sonucunda yakın seksiyonlardan Pteracantha Wagenitz ve Plumosipappus (Czerep. Sadece C.

Süleyman TOPAL2 1 Orta Doğu Teknik Üniversitesi. Yazlık çeşitlerden Sultan I. vejetatif büyüme. Benzer şekilde. 80. Murat ERMAN. verim ve verim ile ilişkili karakterlerde en yüksek değerleri vermiştir. Biyoloji Bölümü. fotokimyasal olmayan kullanımı (NPQ) yönünden her iki hatta da önemli bir değişiklik belirlenmemiştir.01 mg/g TA). Eskişehir yolu. GR dört hafta ara ile su verilen (0. 2 kışlık (Sazak 91 ve Yerli Kırmızı) ve 2 yazlık (Malazgirt 89 ve Sultan I) olmak üzere tescil edilmiş 4 mercimek çeşidi kullanıldı. 2 hafta ara ile yapılan sulama uygulamasında en yüksek tane ve biyolojik verim değerlerini verirken. karanlıkla adapte edilmiş yapraklardaki minimum (Fo) ve maksimum (FM) fluoresans değerlerindeki değişiklikler PSII’nin potansiyel fotokimyasal etkinliği (FV/FM)’ni AkN 290’da AkN 87’ye göre daha fazla azaltmıştır.08 µg/g-TA). Mehmet Emre EREZ.00 µg/g-TA). uyum. Faruk OĞUZ Yüzüncüyıl Üniversitesi. 250. 600. Üşüme sıcaklık derecelerinde.com Emet Borik Asit Fabrikası atıklarının arpa (Hordeum vulgare L. Biyoloji Bölümü. Yerli Kırmızı 145 Emet Borik Asit Fabrikası Atıklarının Arpa ve Buğdayda Vejetatif Büyüme Üzerine Etkileri Ayten EROĞLU1. Anahtar Kelimeler: Bor fabrika atıkları. 40. Malazgirt 89 çeşidi 3 hafta ara ile sulama uygulamasında en yüksek değerleri vermiştir. 06531.) Çeşitlerinde Morfolojik ve Moleküler Düzeydeki Değişikliklerin Belirlenmesi Musa TÜRKER. Tüm klorofil a fluoresansı.00 µg/g-TA). 400.69 U/g TA ve 2. Biyoloji Bölümü.19. Biyoteknoloji Anabilim dalı. Ancak stoma açıklıkları su seviyesinde düşüşe başlı olarak azalmıştır. Soğuk derecesinin artması yapraklardaki elektron taşıma hızı (ETH)’nın giderek azalmasına neden olmuştur. buğday. Üşüme sıcaklıkları hatların hiçbirinde PSII aktivitesini durduracak düzeyde bir fotoinhibisyona neden olmamıştır. Peyami BATTAL. Arpa ve buğday bitkileri fabrika atıkların 0. sulama durumlarına bağlı olarak önemli bir değişiklik gözlenmemiştir.66 µg/gTA) bitkilerde belirlenmiştir. Kışlık özelliğe sahip iri taneli Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde 4 hafta ara ile sulama uygulaması. SB 033 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. toplam klorofil (a+b) içeriğini sadece AkN 290’da önemli derecede azaltmıştır. TRABZON karşılaştırılmıştır. Bu azalışlar özellikle 101 konsantratör atığının kullanıldığı uygulamalarda daha belirgindir. bakla bağlama döneminde Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla iki hafta ara ile su verilen (145. Stoma sayıları ve büyüklükleri hem yazlık hem de kışlık çeşitlerde benzerlik göstererek. kuraklığa maruz bırakılan yazlık ve kışlık mercimek çeşitlerinde morfolojik ve moleküler düzeydeki değişiklikler araştırıldı. yazlık Sultan I ve Malatya çeşitlerinde sırayla üç ve iki hafta ara ile su verilen (41. Arpa ve buğday tohumlarında 101 konsantratör atığının 20-200 ppm. Sazak 91 çeşidinde en yüksek düzeyde GST ve GSH iki ay ara ile su verilen (sırasıyla 1. 800 ve 1000 ppm’lik çözeltilerinde 7 gün süreyle kontrollü olarak yetiştirilmiştir. Üşüme sıcaklıklarında. 60. 200. VAN musaturker@yahoo. 65080. MDA. Çiçeklenme döneminde en yüksek DNA seviyeleri kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla dört ve üç hafta ara ile su verilen (291. yaş ve kuru ağırlıklarında önemli azalmalar gözlenmiştir. İnce04) ve buğday (Triticum sativum L.) hatları.91 mg/g TA) bitkilerde. hatlardan AkN 87’nin AkN 290’a göre üşüme sıcaklıklarından daha az etkilendiği ve uyumlandırmanın bu hattın soğuğa karşı dayanma yeteneğini diğer hatta göre daha fazla arttırdığı belirlenmiştir. İsmet BERBER. 125. üşüme SB 032 ağırlıkları artmıştır. 102 konsantratör atığının 20-400 ppm arasındaki konsantrasyonlarında kök ve gövde uzunlukları. 100. Anahtar Kelimeler: Klorofil a fluoresansı. toplam klorofil (a+b). Sultan I ve Malatya çeşitlerinde iki ve dört hafta ara ile su verilen (208. Kampüs. ışık enerjisinin fotokimyasal kullanımı (qP) sadece AkN 290’da azalırken. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. arpa.com Bu çalışmada. 20.cv.30 ve 166. toplam klorofil (a+b) ve MDA parametreleri dikkate alındığında. 101 konsantratör atığının 400 ppm ve üzeri ile 102 konsantratör atığının 600 ppm ve üzeri uygulamalarında bitkilerin uzunluk. İsmail ÇELİK. Bu amaçla. kök ve gövde yaş ağırlıkları ve kök ve gövde kuru . Fen-Edebiyat Fakültesi.83. Ankara 2 Dumlupınar Üniversitesi. nohut (Cicer arietinum L. cv.66 ve 52. Fen Edebiyat Fakültesi. Nohut hatlarında uyum periyodu klorofil a fluoresans ve MDA parametrelerini etkilemezken. Kütahya ayteneroglu@gmail. ışıkla adapte edilmiş yapraklardaki PSII’nin gerçek fotokimyasal (ФPSII) ve enerji yakalama etkinliği (FV'/FM') özellikle şiddetli soğuk derecesinde ve en çok da AkN 290’da azalmıştır. Altay 2000) bitkilerinde vejetatif büyüme üzerine olan etkileri araştırılmıştır.66.

primer fotokimyanın maksimum quantum verimi. JIP-Testi ile hesaplanan fonksiyonel parametreler. 1. TRABZON çeşidinde en yüksek seviyede GST. Nuran ÇİÇEK1. çeşitlerin kuraklığa tolerans kapasiteleri yorumlanmıştır. GSH ve GR sırasıyla iki ay ara ile su verilen (1. her bir reaksiyon merkezi ve yaprak kesiti tarafından absorblanan (ABS). Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Klorofil a fluoresansı. Anahtar Kelimeler: Kuraklık stresi.edu. DNA. Fotokimyasal olmayan enerji kaybı (DIo).24 U/g TA ve 2. yakalanan bir eksitonun bir elektronu elektron transport zincirine hareket ettirme etkinliği. Fen Fakültesi.12 mg/g TA) bitkilerde. 2. elektron transportu (Eo/RC ve Eo/CSo) ve ışık enerjisi absorbsiyonu (ABS/RC ve ABS/CSo) gibi fluoresans parametreleri ölçülen teknik fluoresans verilerinden JIP-Testi kullanılarak hesaplanmıştır. 3. 4 ve 5 saat) uygulanan UV-B ışımasının arpa (Hordeum vulgare L. Bunun yanı sıra. Anahtar kelimeler: Fotokimyasal etkinlik. GSH ve GR sırasıyla iki ay ara ile (0. ANKARA ncicek@hacettepe. ϕEo’dır. var.) Polifazik Klorofil a Fluoresansı ile Arpa Bitkisinde UV-B Işıma Etkisinin Değerlendirilmesi Nuran ÇİÇEK. yakalanan (TR) ve transfer edilen (ET) enerji akışlarıdır.tr Bu araştırmada. stoma. Fen Fakültesi. bitki materyalinin çevresel değişimlere karşı davranışının ölçülmesini sağlayan yapısal ve fonksiyonel parametrelerin saptanmasını mümkün kılmaktadır. antioksidant enzimler SB 034 SB 035 Mısır Çeşitlerinin Fotokimyasal Etkinliklerine Göre Kuraklığa Toleranslarının Belirlenmesinde Kautsky Etkisi Yaklaşımı Yasemin EKMEKÇİ1. kuraklığın tüm çeşitlerde maksimum fluoresans (Fm) intensitesini azalttığını.22 U/g TA). 06800. üç hafta ara ile (2. Fen-Edebiyat Fakültesi. farklı sürelerde (0. Beytepe 06800 Ankara 2 Abant İzzet Baysal Üniversitesi. Hüsnü ÇAKIRLAR Hacettepe Üniversitesi.tr Yeryüzüne ulaşan UV-B ışımasındaki artış. Araştırmada. Vero çeşidinin diğer çeşitlere göre fotokimyasal performansının daha yüksek olduğunu ve kuraklık stresinden diğer iki çeşide göre daha az etkilendiğini göstermiştir. JIP-Testi ile elde edilen bu parametrelerdeki değişim. JIPtest. JIP-Testine göre polifazik fluoresans artışının analizi. Biyoloji Bölümü.54 mg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen (1. Klorofil a fluoresans sonuçları. Ψo ve absorblanan bir fotonun bir elektronu elektron transport zincirine hareket ettirme olasılığı. Beytepe. mısır (Zea mays L.edu. elektron transportu (Eo). Malazgirt 89 çeşidinde GST ve GSH dört hafta ara ile su verilen (sırasıyla 0. kuraklık stresi altındaki bazı mısır (Zea mays L. Biyoloji Bölümü. tüm çeşitlerde fotokimyasal etkinliği kontrol seviyesine kadar iyileştirdiği belirlenmiştir. kuraklığın Vero çeşidinin fotokimyasal etkinliğini diğer çeşitlere göre daha az etkilediğini göstermiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular. Sultan I çeşidinde en yüksek düzeyde GST. fotosistem II’nin maksimum quantum etkinliği ile reaksiyon merkezi başına (DIo/RC) ve yaprak bazında enerji kayıpları (DIo/CSo). kuraklığı izleyen yeniden sulama uygulamasının.22 mg/g TA) bitkilerde belirlenmiştir. elektron yakalama etkinliği (TRo/RC ve TRo/CSo). buna karşın minimum fluoresans (Fo) intensitesini sadece Doge çeşidinde arttığını göstermiştir.) çeşitlerinin (Doge. Luce ve Vero) fotokimyasal etkinliklerindeki değişimler Kautsky Etkisi yaklaşımı ile belirlenip. UV-B. kuraklık. Yapısal parametreler ise akış oranları yada verimlerdir ki bunlar. klorofil a fluoresans. Gölköy 14280 Bolu yase@hacettepe.40 U/g TA). Bülbül 89) yapraklarının fotosistem II (PS II) davranışı üzerine etkisini incelemek için klorofil a fluoresansındaki polifazik artış (OJIP) kullanılmıştır.13 mg/g TA) ve bir hafta ara ile (0.16 mg/g TA) su verilen bitkilerde. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ozon tabakasının incelmesi ile oluşan olumsuz çevresel etkilerden biridir.19. Toprak kültüründe kontrollü koşullarda yetiştirilen 12 günlük mısır çeşitleri sulama yapılmaksızın 12 gün süre ile kuraklık periyoduna bırakılmış ve ardından 6 gün boyunca yeniden sulama yapılmıştır. Biyoloji Bölümü. ϕPo (Fv/Fm). Banu EFEOĞLU2 1 Hacettepe Üniversitesi. arpa 146 . GR iki ay ara ile su verilen (0.22 mg/g TA) bitkilerde. UV-B ışımasının arpa yapraklarının primer fotokimyası üzerine etkisi bu parametrelerle ilişkilendirilerek değerlendirilmiştir. hiç su verilmeyen (2.

Bezemre. Portekiz. Spermatophyta üyelerinden 1’i Gymnospermae ve 906’sı Angiospermae üyesidir. İçerdikleri takson sayısına göre alandaki en büyük 10 familya sırasıyla Asteraceae 131 (%14. Buzul. Bahçesaray (VAN). Van kuyucak65@yahoo. Scrophulariaceae 31 (%3. Güneybatı Avrupa’nın İberya Yarımadası’ndan. Caryophyllaceae 59 (%6. Haruna. Şapatan geçitleri ve Buzullarıyla Muhteşem bir floraya sahip Hakkari doğası ve Bitki türleri hakkında fotoğraflarla bilgi verilecektir.22). Silene 28 (%3.83) dir. Meydan belek. Angiosperm’lerin 788’i Dicotyledoneae ve 118’i Monocotyledoneae sınıfına aittir. Avaşin. Batı Çin. Tekin BABAÇ1. Van kuyucak65@yahoo. En çok takson içeren ilk 10 cins sırasıyla Astragalus 35 (% 3. Campanula 17 (%1. Anahtar Kelimeler: Hakkari.37). Şine dağları.2007 yılları arası yapılan floristik arazi gezileri sonucu gerçekleştirilmiştir. İtalya ve Yunanistan‘da da doğal olarak yayılış gösterirmekle birlikte. Akdeniz’in Kuzey ve Güney sahilleri boyunca Balkanlar. 14280 Gölköy. Eczacılık Fak. Alanda toplam 131 (%14.40)’dir. Lamiaceae 75 (%8. bu türler tüccar ve gezginler tarafından Orta Asya ve Anadolu’dan getirilmiş ve daha sonra türler doğaya kaçarak doğallaşmıştır. AvrupaSibirya elementi 69 (%8).47). Şemdinli. Lis. Taksonların fitocoğrafik bölgelere göre dağılımı şöyledir. Meydane melhem. Irak’ta 3 takson.83). Ziri. Çok bölgeli veya fitocoğrafik bölgesi bilinmeyenler 429 (%46) dur. Sümbül.77). Batı Himalayalar.. Orta Asya ve Kafkaslar’da 65 takson. Terofitler 144 (% 15. Salvia 14 (% 1. Türkiye Hakkari Doğası ve Florasına Giriş Mehmet FIRAT Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Flora SB 038 Tulipa L. İran’da 36 takson. Kamefitler 89 (%9.75).com Tulipa L. Raunkiaer’in sistemine göre analiz yapıldığında Hemikriptofitler 512 (% 56. Avrupa Florası’nda 12 takson. 147 . Bilmizit. Spihane . Golan. Tiyar vadileri. Kaniyapirmus yaylaları. İspanya. Doğa. Biyoloji bölümü. Kırıkdağ. Serpıl. cinsinin (Lalelerin) anavatanı Orta Asya’daki “Tiyan-Şan” ve “Pamir-Altay” dağlarıdır. Veronica 12 (%1. Diz dereleri. Seyithan . Mor. Onosma 12 (% 1.83). Koçanis mevkileri. Poaceae 44 (%4. 43 alttür ve 25 varyete olmak üzere toplam 912 takson tespit edildi.31). Çukurça ilçeleri. Fabaceae 80 (%8. Biyoloji Bölümü. Helane. Karadağ. Ankara tuliphunter@hotmail. Akdeniz elementi 16 (%2).75). Suriye-Filistin-Sina’da 13 takson. Bolu 2 Ankara Üniversitesi. Liliaceae 47 (%5. Farmasötik Botanik ABD.37).15).07).31). Allium 17 (%1.com Bu çalışma 2000 . Geverok. Rosaceae 37 (%4. Kafkaslar ve Anadolu lalelerin doğal yayılış alanlarıdır. Bilmizit. Nehil sazlığı. Verkevane. Çelesor (Kızıldağ). M. Sat.78).53). Anahtar Kelimeler: Flora. 06100 Tandoğan. Sekucu memhesen. Kaval.19.İki yaka. Bu örneklerin taksonomik incelenmesi sonucunda 66 familya ve 302 cins’e ait 844 tür. Balkanlar’da 12 takson. Biyoloji Bölümü. Ranunculus 12 (% 1. Çin’de 14 takson. Geraşin. Taksonomik Problemleri ve Çözüm Önerileri İsmail EKER1. Zap .com Bahçesaray (Van) ve çevresinde 1999 ve 2001 yılları arasında gerçekleştirilen bu araştırmanın arazi çalışmaları ile 3000 bitki örneği toplandı. (Liliaceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı.31)’dır. Mergezer. Bala. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bezome. Biyoloji bölümü. Pıştkesir.86). Eğitim Fakültesi. 912 taksonun 5’i Pteridophyta. Reşko. Potentilla 12 (%1. Yüksekova.06). TRABZON SB 036 SB 037 Bahçesaray (Van) ve Çevresi Florası Mehmet FIRAT Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Terazin .33). Fanerofitler 35 (% 3. Orta Doğu ve İran dahil Orta Asya. Oramar. Eğitim Fakültesi. CiloSat Gölleri. Cilo. Certe. 119 takson B9 karesi için yeni kayıttır. M. İtalya’da 3 takson.47). Brassicaceae 76 (%8. Centaurea 16 (% 1. 907’si Spermatophyta üyesidir.31). Türkiye’de 18 takson. Bunlardan 8 tanesi tip örneğinden sonra ilk defa ve 15 tanesi ikinci defa ve Türkiye Florası için bir yeni kayıt (Scilla kurdistanica ) toplandı. Avaherk. Çalışmamızda Türkiye Florasından farklılık gösteren 41 taksona ait özellikler verilecektir. KOYUNCU2 1 Abant İzzet Baysal Üniversitesi. Dolakavrane. Iran-Turan elementi 398 (% 44). Boraginaceae 49 (%5.12).86). Beresor. Kriptofitler 132 (% 14.36) endemik takson belirlenmiştir. Bu arazi gezileri sırasında. Semedar. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Anahtar Kelimeler: Endemik.5). Takson sayısı bakımından en büyük on bir cinsin sıralaması şu şekildedir: Astragalus 32. 27310. Fabaceae (23).7).5). endemik. Allium 13. Fen-Edebiyat Fakültesi. Kolpakowskianae (Hall) van Raamsdonk. En fazla takson içeren familyalar. Liliaceae 37 (% 3. Scrophulariaceae 32 (% 3. Anahtar Kelimeler: Tohumlu bitkiler. flora. Medine Münevver UMA2.8). 389 cinse ait 928 vasküler bitki türü (985 takson) tanımlanmıştır. LR ve alt grupları (89) olarak değerlendirilmiştir. Akdeniz 70 (42%). Gaziantep zeynalovyusuf@hotmail. İran-Turan Bitki Coğrafyası Bölgesi’nde ve B7 karesindedir. Divriği. Eriostemones (Boiss. Scrophulariaceae (12).2). Şehitkamil. takson betimlemelerinde yeterli karakter korelasyonunun olmaması. Fabaceae 89 (% 9. bitki coğrafyası bölgesi bilinmeyenler 465 (% 47. Achillea 10. Takson sayısı bakımından en zengin familyaların sıralaması şu şekildedir: Asteraceae 150 (% 15. 204 takson Türkiye için endemiktir (% 21. IUCN kategorilerine göre VU (53). DD (11). Poaceae 51 (% 5. Anahtar Kelimeler: Tulipa. Apiaceae 42 (% 4. Türkiye’nin Tulipa L. Lamiaceae 92 (% 9. Girit Adası’nda 4 takson yayılış göstermektedir. Taksonlar iki alt cins altında yer alırlar: Tulipa alt cinsi Tulipa. Hasan YELKEN 1 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi. meyve ve tohum karakterlerinin yeterince kullanılmaması. Biflores sensu Hall ve Lophophyllon Vvedensky seksiyonlarını içerir.9). Sivas ilinin Divriği ve İmranlı ilçeleri arasında yer alan Çengelli Dağı’nın florasını kapsamaktadır. Ayrıca ülkemizde mevcut olan tipifikasyon problemleri. Bitkilerin fitocoğrafik bölgelere dağılımları İran-Turan 53 (31%). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.5).1).) van Raamstonk alt cinsi Australes sensu Hall. 2761 bitki örneği toplanmış ve çalışma alanından 84 familya. Lamiaceae (24). Çalışma sonucunda. Biyoloji Bölümü.com Ülkemiz florasının zenginliklerinin ortaya konulabilmesi için çalışmalar aralıksız devam etmektedir.0). Çengelli Dağı (Sivas) Florası Erol DÖNMEZ Cumhuriyet Üniversitesi. Bu çalışmanın sonunda.4). Avrupa-Sibirya elementleri 94 (% 9. Biyoloji Bölümü.3). Taksonların fitocoğrafik spektrumu aşağıdaki gibidir: İran-Turan elementleri 379 (% 38. Türkiye SB 039 kayıttır. 716’sı çok yıllıktır (% 72. gerek Dünya Floraları’nda gerekse Türkiye Florası’nda tür teşhis anahtarlarında birbirine yakın ve birbiriyle örtüşen taksonomik karakterlerin kullanılmış olması. Bu çalışma. Bu çalışmalarla paralel olarak Gaziantep ili florasının tespitine yönelik 2000-2007 yılları arasında çalışmalar yapılmıştır. Ayrıca 9 taksonun tip örnekleri Türkiye’den toplanmıştır. taksonomi. Liliaceae (11) ve Brassicaceae (9) dir. Gaziantep lale. Boraginaceae 34 (% 3.2). İç Anadolu Bölgesi’nin en doğu kısmında. Bitkilerin 196’sı tek yıllık (% 19. 73’ü iki yıllık (% 7.0). Bu bitkilerin 62’ si C6 karesine 134 tanesi de Gaziantep iline yenidir.3). Akdeniz elementleri 41 (% 4. nadir. herbaryum ve arazi çalışmaları yapılmış ve cinsin taksonomik problemleri ortaya konulmuştur. Sivas eroldonmez@yahoo. Eichleres (Hall) van Raamsdonk. Euphorbia 10.2). Brassicaceae 78 (% 7. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi. Ülkemizde iki altcinse ve yedi seksiyona ait 17 tür (18 takson) doğal yayılış göstermekte olup 6 takson Türkiye için endemiktir. Asteraceae (20). Fatih YAYLA2. Caryophyllaceae 49 (% 5.0).9). Çalışma alanı.19. İberya Yarımadası’nda 6 takson.9). IUCN. Salvia 21. İmranlı SB 040 Gaziantep İli Endemik ve Nadir Bitkileri Yusuf ZEYNALOV1.2). Campanula 11. Rosaceae 39 (% 4. Alyssum 15. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmalar kapsamında tespit edilen bitkilerin 120 si endemik ve 48 i nadir bitkidir. Tulipanum De Reboul. Kozmopolit 9 (% 0. tür içi ve populasyonlar arasındaki varyasyonların fazlalığı ve yeni karakterlerin tespit edilme gerekliliği gibi problemler tartışılmıştır. Scrophularia 10. Saxatiles Baker. CR (4). Liliaceae. 149 takson B7 karesi için yeni 148 . Don) Vvedensky ve Clusianae Baker seksiyonlarını.2). Kıbrıs Adası’nda 3 takson. bazı taksonların yalnızca habitat farklılığına dayanarak tür anahtarlarında ayrılması. Silene 17. cinsinin revizyonunun ilk basamağı olup öncelikle literatür. Fen Edebiyat Fakültesi.com Bu çalışma. sistematik. Avrupa-Sibirya 7 (4%) ve bilinmeyen 38 (23%) olarak belirlenmiştir. doğadan kaybolmuş ya da ikinci defa toplanamamış türler ile şüpheli kayıtlar üzerinde durulmuştur. Doğu Anadolu Bölgesi ile sınır teşkil edecek şekilde yer almakta olup. Kesin sayısı belli olmamakla birlikte. TRABZON Fransada 7 takson. Sivas. EN (11). Orithyia (D. laleler farklı araştırıcılara göre dünyada 45-120 civarında türle temsil edilmektedir. Tanacetum 10. Centaurea 21.

1997). ortamın ışık yoğunluğu. Hatice NAR1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Dalgalı yüksek sıcaklık rejimlerinde (15/25 ve 20/30°C). Rize kadioglu@ktu. yaprak kıvrılması. stoma hareketleri. 200. Aykut SAĞLAM1. Tohum çimlenme cevapları. Kıvrılma sırasında stoma hareketleri ile fotosentetik parametreler. L. nemi ve sıcaklığı arasında pozitif ve negatif korelasyonlar tespit edilmiştir. stomaların yaprakların kıvrılma periyodu boyunca belirli ölçülerde kapanmalar gösterdiği saptanmıştır. Biyoloji Bölümü. 100. hassas olan bu hattın gövde yaş ağırlık değerini kontrole yaklaştırdığını gördük. Limonium iconicum ve L. lilacinum’a göre kontrol ve 100 mM NaCl uygulamalarında daha yüksek bulunmuştur. tuzluluktaki artış ile kademeli olarak azalmıştır. 15/25 ve . Fen-Edebiyat Fakültesi. Biz de yaptığımız bu çalışmada. Kuntze (Plumbaginaceae) ve Limonium lilacinum (Boiss.) O. her iki türün ışıktaki tohum çimlenme yüzdesi karanlığa göre önemli düzeyde daha yüksek bulunmuştur (P < 0. fotosentetik pigment miktarları.) Wagenitz çok yıllık halofitik otlardır. vd1-8 ‘in.tr Literatürde kuraklık stresi sırasında bitkilerin yapraklarını kıvırarak stomalarını kapatmadıkları şeklinde fikirler ileri sürülmüştür. kalsiyum karbonat ve organik maddelerdir(Goldbre. fotosentez SB 042 20/30°C) ve 12 saat fotoperiyot ve sürekli karanlıkta araştırılmıştır. & Heldr. Trabzon 2 Rize Üniversitesi. İzmir nilazeri@hotmail. Süleyman CENKÇİ. kil mineralleri. Fen Edebiyat Fakültesi. ( vd1-8 ) ve Cicer arietinum L. Neslihan SARUHAN2. Mustafa KARGIOĞLU Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi. Sıcaklık ve Işığın Etkileri Mustafa YILDIZ. Zira kireçli topraklar bor absorbsiyonu için kalsiyum karbonat’ın önemli bir tespit edici rolü olduğu bilinmektedir (Goldberg ve Forster 1991). Bulgularımızda gövde boyunun artısı. Rabiye TERZİ1. Anahtar Kelimeler: Kuraklık. Bor toprak tarafından dolaylı yoldan emilir. bor yokluğunda türlere ve bitki yaşına bağlı olarak çok çeşitli belirtilerin ortaya çıktığı özellikle apikal dominansinin kaybolarak bitkinin fazla dallanmasına neden olduğu savını desteklemektedir (Taiz&Zeiger 2002). Bor absorbsiyonunda kalsit arttıkça pH da buna bağlı olarak artmakta ve artışa paralel bir absobsiyon da görülmektedir. Çimlenme. iconicum tohumlarının çimlenmesi L. Bornova. bor’a hassas nohut hattı olduğunu. stoma hareketlerinin yapraktaki birçok fizyolojik ve biyokimyasal olayla bağlantılı olduğu sonucuna varılmıştır.com Türkiye endemikleri olan Limonium iconicum (Boiss. sıcaklıktaki bir artış ile artmış ve tuzluluktaki bir artma ile azalmıştır. Çimlenme hızı. yokluk ve toksik konsantrasyonları arasındaki farkın çok küçük olmasıdır. Biyoloji Bölümü. Topraktaki boru absorbe eden yüzeyler alüminyum ve demir oksitleri. magnezyum hidroksit. Bu araştırmada yaprak kıvrılması denemeleri için bir model bitki olarak öngörülen Ctenanthe setosa bitkisi kullanılarak. kontrolde elde edilmiştir. halofitlerin çimlenmesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Limonium iconicum. endemik. ( vd2-13 ) Nohut Hatlarında Bor ve Kalsiyum Karbonatın Etkileri Üzerine bir Çalışma Meliha GEMİCİ. Fatma Nil AZERİ . Fen Fakültesi. Her iki türde en yüksek çimlenme yüzdesi (%91-99).edu. lilacinum. Biyoloji Bölümü. L. sıcaklık. bu fikrin doğruluk derecesi incelenmiştir. Sonuç olarak yaprak kıvrılmasının bitkilerin stomalarını kapatmamak için görev yapan bir mekanizma olmadığı. & Bal. Çağlar ÖZALKAN. 300. bitki yaş ağırlığındaki olumsuz etkilerin kalsiyum karbonat fazlalığı ile azaltılarak. 149 Türkiye Endemiği İki Halofit Türün. Afyonkarahisar mustafa_yildizus@yahoo. ışık. TRABZON SB 041 Kuraklık Stresi Sırasındaki Yaprak Kıvrılması İle Stoma Davranışlarının Değerlendirilmesi Asım KADIOĞLU1. Nihal KUTLU1. Hatice DEMİRAY. üç dalgalı sıcaklık rejimi (10/20. 03200. altı tuz konsantrasyonu [distile su kontrol (0). tuzluluk. Tohum Çimlenmesi Üzerine Tuzluluk. 100 mM NaCl ve yukarısında genellikle %50’nin altında belirlenmiştir. Test edilen tüm sıcaklıklarda. fakat toprak solüsyonundaki bor aktivitesine bitkiler doğrudan cevap verir. Yusuf ALTINOĞLU Ege Üniversitesi.05). lilacinum (Plumbaginaceae). yaprağın ve toprağın su durumu. Fakat diğer besin elementlerinden farkı. Biyoloji Bölümü.com Bor bitkiler için önemli besin elementlerinden biridir.19. Fen-Edebiyat Fakültesi. Türkiye SB 043 Cicer arietinum L. Çimlenme. Cicer arietinum L. antioksidant enzim ve bileşikler. Yapılan analizler sonucunda. Biyoloji Bölümü. 400 ve 500 mM NaCl].

Ersin DOĞAÇ. fotosentetik aktivitesini saptamak amacı ile de klorofil analizleri yapılmıştır. 3 ve 6 kat CaCO3 ve bunları birlikte içeren.tr Salvia L. Vatan TAŞKIN. Canlılarda önemli bir stres enzimi olan esterazlar.19. Muğla akyuzk@mu. College of Science . Borun hormonlar üzerindeki bilinen etkilerini saptamak amacıyla da hormon analizleri yapılmıştır. Musa DOĞAN Orta Doğu Teknik Üniversitesi. TRABZON Yaptığımız çalışmamızda bor ve kalsiyumun yukarıda anlatılan yokluğu ve toksisitesini gözlemlemek üzere. 3 ve 6 kat bor. bitkilerin gelişim süreci boyunca her basamakta yer alırlar. 06531. Çankaya. Biyoloji Bölümü. Cicer arietinum L SB 044 SB 045 Bor ve Alüminyum Stresi Altındaki Buğdaylarda (Triticum aestivum L) Esteraz Enzim Aktivitesi ve Bant Desenlerindeki Değişimler Eaylettin ÖZTÜRK. her ikisinin de toksik dozları karakteristik olarak bitki kök büyümesinin engellenmesi ile sonuçlanır. bor (B) toksisitesi. Wasan S. bitkilerimizde kök. Belgin GÖÇMEN Muğla Üniversitesi. Iraq zohzohair_rahemo@yahoo. Orta Anadolu ve Güney Anadolu Bölgelerimizde yaygın olarak kullanılmakta olan ekmeklik buğday (Triticum aestivum L. Hassan Department of Biology. Biyolojik Bilimler Bölümü. kalsiyum karbonat (CaCO3)’sız. kuru ağırlıkları belirlenip. Hoagland besin solüsyonları ile fidelerimiz sulanarak yetiştirilmiş ve fideler belli süre sonunda hasat edilerek. elongation. Kalsiyum karbonat. In germination and growth. üretimi sınırlayan önemli bir abiyotik stres faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. PAGE SB 046 Contamination Of Wheat Seeds With Dry Powder Of Sunflower and İts Affects On Germination and Growth Salah M. Alüminyum (Al) ise dünyanın yaklaşık % 40’ını kapsayan asidik topraklarda bitki büyüme ve gelişmesini engelleyen diğer önemli bir abiyotik stres faktörüdür. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. (Adaçayı) cinsi Labiatae familyasının en büyük cinsi olup Dünya’da yaklaşık olarak 1000 türle temsil edilmektedir. and maturity).com The study included Green house experiments to show the allelopathic effects which can be produced by the contamination of varieties of wheat seeds by sunflower powder (local and Syrian) in four growth stages (seedling. yaş. where reduction has happened in most of the studied characters. Ankara fcelep@metu. (Adaçayı) Türlerinin Korolojik Özellikleri Ferhat CELEP. alüminyum (Al) toksisitesi). vd1-8 ve Cicer arietinum L vd2-13 ). Anahtar Kelimeler: Bor. perlit ortamında. Dünya B rezervlerinin % 63’üne sahip olan ülkemizde de B toksisitesi ciddi bir sorundur. Triticum aestivum. Said Al-Tai. Mosul. Anahtar Kelimeler: Abiyotik stres. Dünya’da 7 farklı bölgede yoğun dağılım gösteren cinsin gen 150 . gövde boyları. Köksal KÜÇÜKAKYÜZ. Kötekli. farklı iki nohut hattı seçilerek (Cicer arietinum L.tr Bor (B) bakımından fakir alanlar kadar yaygın olmamakla birlikte. so the sunflower powder variety (Syrian ) was the less effective to the studied characters compared to the local variety Akdeniz ve Ege Bölgesinde Yetişen Endemik Salvia L.edu. dünyanın pek çok kurak ve yarı kurak bölgesinde toksik dozda B içeren topraklar. The results also showed a difference between varieties of wheat in its sensitivity to the effect of the sunflower powder residues where the highest reduction percent of the variety (Um Rabee) compared to the variety (Abu-Ghareeb).edu. esteraz.Mosul University. Biyoloji Bölümü.) çeşitlerimize toksik dozlarda B ve Al ayrı ayrı uygulanmıştır. flowering. Bu çalışmada Trakya. Bu stres koşulları altındaki bitkilerin esteraz enzim aktivitelerindeki değişimler spektrofotometrik olarak saptanmış ve esteraz enzim profilleri de doğal poliakrilamid jel elektroferezi (Native-PAGE) yöntemiyle çıkarılmıştır. borsuz. results of statistical analysis has shown a difference in effects . Fen-Edebiyat Fakültesi. B ve Al 3B grubu elementleri arasında yer almakta olup. Bekir ÇÖL. 48170.

Balıkesir byildiz@balikesir. Musa DOĞAN Orta Doğu Teknik Üniversitsi. Ae speltoides Tausch türünün ise Sitopsis Jaub & Spach seksiyonun üyesi olduğu belirlenmiştir. Prodromus adlı eserinde cinsin 137 türü ilk kez 6 seksiyona ayırmıştır. anakaya..edu. Bu bağlamda gerçekleştirilen arazi çalışmalarında Türkiye türlerinin büyük çoğunluğuna ait örnekler toplanmıştır. Poaceae familyası 151 . (Poaceae) Taksonlarının Cins içi Sınıflandırılması Evren CABİ. Turan ARABACI2. Anahtar Kelimeler: Asteraceae. Türkiye florasında bu cins kapsamında Ae. Filistin ve Sina Florası’nda 14. Bu çalışmada Akdeniz ve Ege bölgesinde yetişen endemik Salvia türlerinin dağılım alanları ve özellikleri açıklanmıştır. Balıkesir 2 İnönü Üniversitesi. Hindistan’da 7. oymağı içinde bulunan Aegilops L.tr Cirsium Mill. Ayrıca türlerin populasyonları gözlemlenmiştir. cinsine ait türlerin 5 farklı seksiyon içinde sınıflandırılabileceği gözlenmiştir. De Candolle. coğrafik dağılım Salvia. Flora Iranica’da 37. Suriye.tr Triticeae Dumort. Ülkemizde Akdeniz ve Ege Bölgesinde yaklaşık 55 türü bulunan Salvia cinsinin 30 kadar türü endemik’tir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kuzey Amerika’da ise 80 kadar türü bilinmektedir. çoğunluğu Avrasya. Türkiye ecabi@metu. Tuncay DİRMENCİ3 1 Balıkesir Üniversitesi. Triticeae oymağı. ve Hieracium L. Biyoloji Eğitimi Bölümü. Tayvan’da 10 türü kayıtlıdır. Akdeniz. cinsi. TRABZON merkezinin Akdeniz havzası olduğu ileri sürülmektedir. speltoides Tausch. Ankara. Türkiye’de Aegilops L.’den sonra Asteraceae familyasının üçüncü büyük cinsini oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Aegilops L. cinsi 15 tür ile temsil edilmektedir ve bu türler buğdayla olan yakın ilişkisi nedeniyle. Biyoloji Bölümü. Türkiye’de Bulunan Aegilops L. Yapılan bilimsel çalışma sonucu. Konu ile ilgili kaynaklar da incelenerek türlerin coğrafik yayılışları belirlenmiş ve yayılışları harita üzerinde gösterilmiştir. Ülkemizde Cirsium cinsi 23’ü endemik olan 72 takson (58 tür) ve 3 hibrit ile temsil edilmektedir. Malatya 3 Balıkesir Üniversitesi. toprak. Ayrıca 6 şüpheli kayıt bulunmaktadır. cins içi sınıflandırma. yapılan detaylı istatistiksel analizlerin sonucunda bir fenetik ağaç çizilmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Ege..) cinsinin en yakın akrabası olup gen aktarım çalışmalarında. Sonuç olarak bu cinse ait türlerin cins içi dağılımları tekrar değerlendirilmiş olup. Biyolojik Bilimler Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Avrupa Florası’nda 60. Bu türler 3 seksiyon altında toplanmıştır. Anahtar Kelimeler: koroloji SB 047 SB 048 Cirsium Mill. cinsinin. Bu endemik türler geniş yayılış gösterebildiği gibi habitat.edu. buğday (Triticum L. Flora USSR’da 111. Kuzey ve Doğu Afrika ile Kuzey Amerika’da olmak üzere günümüzde yaklaşık 250 türü bulunmaktadır. bu cins içerisindeki türlerde yeni bir seksiyonal sınıflandırılma hedeflenmiştir. Necatibey Eğitim Fakültesi. Bu çalışma TUBİTAK-TBAG (106T167) tarafından desteklenmektedir.0 adlı istatistik programı yardımıyla nümerik taksonomik açıdan değerlendirilmiştir. Elde edilen fenetik ağaca göre Aegilops L. en geniş gen havuzlarından birini oluşturmaktadır. dışındaki bütün diğer türlerin Aegilops seksiyonuna ait olduğu. Cirsium cinsi ile ilgili çok yönlü araştırmalar devam etmektedir.19. Çin Florası’nda 50. Bu amaçla bu cinse ait türlerin 30 kadar morfolojik özellikleri dikkate alınıp gerekli ölçümler yapılarak oluşturulan veri tabanı MVSP 3. Cirsium. Bu rakamlarla ülkemiz Florası’nda Centaurea L.Asteraceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı ve Türkiye’deki Durumu Bayram YILDIZ1. farklı bilimsel alanlardaki uzmanlar için çok büyük önem taşımaktadır. iklim ve yüksekliğe bağlı olarak lokal dağılımda gösterebilmektedir. (Cynareae.

Faruk OĞUZ Yüzüncüyıl Üniversitesi. Lamiaceae. Yavuz BAĞCI2. tıbbi bitki Türkiye’de Dağılış Gösteren Astragalus L. Farmakognozi Anabilim Dalı. Biyoloji Bölümü. Tüylenme. Fen-Edebiyat Fakültesi. Salvia türleri ve bu türlerden elde edilen uçucu yağlar baharatçılıkta. Salvia türlerinin Türkiye’de kültürü yapılmamaktadır. Seksiyona ait Türkiye’deki endemik takson sayısı ise beştir. SEM SB 051 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. Teknikokullar. Son yıllarda yeşil dalga akımı olarak adlandırılan bitkisel ürünlere dönüş Salvia gibi tıbbi bitkilere olan ilgiyi artırmıştır. 2 kışlık (Sazak 91 ve Yerli Kırmızı) ve 2 yazlık (Malazgirt 89 ve Sultan I) olmak üzere tescil edilmiş 4 mercimek çeşidi kullanıldı. Tüy hücrelerinin taban kısımları düz olup yukarıya doğru kütikular kıvrımlar bulunmaktadır. 152 . Ankara 4 Gazi Üniversitesi. Eczacılık Fakültesi. Ülkemizdeki taksonların tamamının yaprak tüylenmeleri SEM ile incelenmiştir. osmotik potansiyel seviyeleri osmometrik yöntemle ve şeker seviyeleri yüksek performanslı sıvı kromatografisi yöntemiyle belirlendi. anticholinesterase. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. Songül BATIRAY1 1 Selçuk Üniversitesi.. Kampus.) Çeşitlerinde Prolin.Mor. dünyada 17 taksonla temsil edilir. Yaprak ve gövdelerinde bir hücreli basit tüy yapısına sahip seksiyon üyelerinin tüy ana eksenlerinde farklı sayılarda tüberküller bulunmaktadır. Tuba ATALAY1. 42070. 06330.edu. Zekiye SULUDERE Gazi Üniversitesi. albimaculata Hedge & Hub. kuraklığa maruz bırakılan yazlık ve kışlık mercimek çeşitlerindeki prolin. TRABZON SB 049 SB 050 Türkiye’de Kültüre Alınan Bazı Salvia Türlerinin Önemi ve Özellikleri Yüksel KAN1. Bu çalışmada endemik ve ekonomik öneme sahip bazı Salvia türlerinin(S. Ziraat Fakültesi. S. iç ve dış ticarette önemi giderek artmaktadır. S. Bunun sonucu olarak ta salvia türlerinin kullanımı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 06100. İlkay ORHAN4 A. antioxidant. Murat KARTAL3. Biyoloji Bölümü. sclarea L. A. Ankara Astragalus L. Murat ERMAN. Prolin seviyeleri spektrofotometrik. Biyoloji Bölümü. Ayrıca ekonomik de olmamaktadır. 42070 Kampüs. ilaç sanayinde ve kozmetik ürünlerinde kullanılmaktadır. cinsine ait Dasyphyllium Bunge Seksiyonu Üyelerinin Elektron Mikroskobu ile Yaprak Tüylerinin İncelenmesi Zeki AYTAÇ. Ayrıca bazı Salvia türleri tohumları sabit yağları antioxidant özelliklere sahiptir. Uçucu yağların antiseptik. osmotik potansiyel ve şeker düzeylerindeki değişiklikler araştırıldı. officinalis L. artan talebi karşılayabilmek için adaçayı türleri doğal floradan bilinçsiz şekilde toplanmaktadır.morfolojik. Bu amaçla. biyolojik. Türkiye. Ankara ykan@selcuk. Tarla Bitkileri Bölümü. ekolojik. İncelenen örneklerin tamamı GAZI’da bulunmaktadır Anahtar Kelimeler: Astragalus. İncelenen türlerin stoma hücrelerinin yüzeyinde kütikular kıvrımlar bulunurken. Konya 3 Ankara Üniversitesi. Dasyphyllium. Fen-Edebiyat Fakültesi. Yaprak yüzeyindeki epidermis hücreleri yıldızsı tüy görünümünde kütikular kıvrımlara sahiptir. anticholinesteras ve antispazmadik özellikleri bitkinin tibbi değerini artırmaktadır. Mehmet Emre EREZ. Ancak. Bitkilerin özelliklede endemik bitkilerin doğal alanlardan toplanması hem bitki neslinin devamlılığı hem de biyolojik zenginliğin bozulması bakımından büyük tehlike oluşturmaktadır. Ülkemizde “Adaçayı” olarak bilinen Salvia türlerinin % 51’i endemiktir. fruticosa Miller) Türkiye’de kültüre alınarak tarımsal. İsmail ÇELİK. Osmotik Potansiyel ve Şeker Düzeylerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Peyami BATTAL. Fen Edebiyat Fakültesi. 65080. halophilaHedge. Kampus. uçucu yağ. Farmakognozi Anabilim Dalı. cinsine ait Dasyphyllium seksiyon üyeleri Türkiye’de 11. İsmet BERBER. Van pbattal@yahoo. Bununla birlikte bugün bazı Salvia türlerinin America ve Kanada olmak üzere Avrupa ve pek çok ülkede kültürü yapılmaktadır. ve farmakognozik özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır Anahtar Kelimeler: Salvia. S. S.19. densifolius alttür ayashensis Aytaç & Ekim’in hücrelerinde tuberküler yapı gözlenmektedir. Eczacılık Fakültesi. Musa TÜRKER.tr Türkiye’de Salvia türlerinin 89 türü doğal olarak yetişmektedir. Biyoloji Bölümü.com Bu çalışmada.

. glukoz. iki ay ara ile su verilen (10. Sazak 91 çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz. sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay ara ile su verilen (7.56 mg/g TA). Biyoloji Bölümü. Yaprakların diğer kısmından elde edilen apoplastik (ekstraselular) proteinlerin suyun donma noktasını geciktirme derecesi olan buz nükleasyon aktiviteleri belirlenmiştir. sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay ara ile (5. 2.80 mg/g TA). hiç su verilmeyen (2.15 mg/g TA). Biyoloji Bölümü.85 mg/g TA).54 mg/g TA). Anahtar Kelimeler: osmotik potansiyel SB 052 Kuraklık. 17. iki ay ara ile (sırasıyla 2. Glukoz.36 ve 219.86 mg/g TA).89.edu. 0.. En düşük osmotik potansiyel çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde Yazlık Sultan I ve Malazgirt 89 çeşitlerin hiç su verilmeyen bitkilerinde (sırasıyla -1. 2.68 mg/g TA) bitkilerinde. Kesilen bu yaprakların bir kısmında. glukoz. bir hafta ara ile su verilen (4.92 mg/g TA) ve hiç su verilmeyen (0. 24.01 ve 0. 0. üç hafta ara ile su verilen (3. üç hafta (4. iki ay (5. Soğuğa Hassas Arpanın Soğuğa Tolerans Cevabında Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü Ökkeş ATICI1. Bayburt oatici@atauni. günlerde kesilmişlerdir.52 mg/g TA) bitkilerinde belirlenmiştir.22 mg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen (0. 170.41.5 ve 1 mM) SA uygulanmıştır. glukoz. Bakla bağlama döneminde Sultan I çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz. Yaprak kesiminden 3 gün önce soğuk şartlara (5/3°C) transfer edilen SA’lı ve SA’sız bitki yaprakları 10.tr Bu çalışmada. Yerli Kırmızı çeşidinde sırasıyla hiç su verilmeyen (5. Ömer KARADAĞOĞLU2.22 mg/g TA). soğuğa toleransın belirlenmesinde önemli kriterlerden olan donma hasarı ve buz nükleasyon aktivite deneyleri yapılmıştır. Akhisar) soğuğa tolerans kazanmasında salisilik asidin (SA) etkisi ve bu etkinin süresi incelenmiştir.50 mg/g TA) ve iki hafta ara ile su verilen (0. sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (4. Bunun için.84 mg/g TA) ve hiç su verilmeyen (0.92 MPa.90 mg/g TA). glukoz.19 mg/g TA).1 mM SA’nın % donma hasarını düşürerek ve buz nükleasyon aktivitesini yükselterek arpanın soğuğa toleransını artırmada etkili olduğu ve bu etkinin uzun süreli de olduğu gözlenmiştir.96 mg/g TA) bitkilerde. 0. hiç su verilmeyen (4.95 ve -2.81 ve 283.1. 198. En yüksek Prolin seviyeleri Kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinin çiçeklenme döneminde hiç su verilmeyen bitkilerde (sırasıyla 280. ve 31. Yazlık Sultan I ve Malazgirt 89 çeşitlerinde çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde en yüksek prolin seviyeleri sırasıyla iki ay ara ile su verilen bitkilerde (260.09 mg/g TA) ve üç hafta ara ile su verilen (0.69 mg/g TA). Sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay (4. Anahtar Kelimeler: Arpa.96 mg/g TA) ve iki hafta ara ile su verilen (0. dört hafta (3.50 mg/g TA).44.06 mg/g TA). düşük sıcaklık stresi 153 .50 mg/g TA).83 MPa) belirlenmiştir. iki ay ara ile su verilen (3.76. 0. salisilik asit. buz nükleasyon aktivitesi. dört hafta ara ile su verilen (3. Kışlık çeşitlerden Sazak I de en yüksek fruktoz. 2. soğuğa hassas arpanın (Hordeum vulgare cv. üç hafta (3.36.96 mg/g TA) bitkilerde belirlenmiştir. sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (6. bakla bağlama döneminde dört hafta ara ile su verilen Sazak 91 (310. Salih MUTLU1. Erzurum Atatürk Üniversitesi. Kimya Bölümü.96 mg/g TA) bitkilerinde. iki hafta (5.01 µg/g TA). donma hasarı. Sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (5. Yerli Kırmızı çeşidinde en yüksek fruktoz.076 mg/g TA). glukoz.01. prolin. Fen-Edebiyat Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Esen TAŞGIN3. Malazgirt 89 sırasıyla hiç su verilmeyen (4.86 MPa ve -1. Eğitim Fakültesi.50 mg/g TA) bitkilerinde en yüksek düzeye çıkmıştır. Malazgirt 89 çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz.80 mg/g TA) ve bir hafta ara ile su verilen (0.94 mg/g TA) bitkilerinde tespit edilmiştir.26. günde 4 farklı konsantrasyonda (0. bir hafta (8.08 mg/g TA).91 ve -2.07 µg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen Yerli Kırmızı (220.15 µg/g TA) çeşitlerinde belirlenmiştir. Normal şartlarda (22/18°C) ekilen ve büyütülen arpanın yapraklarına 7. -1. % donma hasarları -1 ile -16°C arasında elektrik kondüktivite ölçülerek belirlenmiştir.00 µg/g TA) gözlenmiştir Çiçeklenme döneminde yazlık Sultan I çeşidinde fruktoz.19. Barbaros NALBANTOĞLU2 1 Atatürk Üniversitesi. Fen Bilgisi Bölümü. TRABZON En düşük osmotik potansiyel değerleri çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde hiç su verilmeyen kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla -1. şekerler.85 MPa olarak tespit edilmiştir. üç haftada ara ile su verilen (3.80 mg/g TA). Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

cv. çeşitlerin karanlıkla adapte edilmiş yapraklarındaki potansiyel fotokimyasal etkinliğini (FV/FM). Ancak. Bu araştırmanın amacı. toprak kültüründe yetiştirilen 20 günlük iki nohut çeşidi (Gökçe ve Canıtez) sulama yapılmaksızın 0 (kontrol). Yeni sentezlenen ve/veya kaybolan. 3. Gönen-98.19. duyarlı.) çeşidinin fotokimyasal aktiviteleri üzerindeki fizyolojik etkilerini ortaya koymak ve kuraklık stresinden kaynaklanan oksidatif hasarın giderilmesinde antioksidan enzim aktivitelerinin rolünü belirlemektir. her iki çeşitte de fotokimyasal etkinliği kontrol seviyesine kadar iyileştirdiği belirlenmiştir.edu. Bazı kSŞP’lerin çeşide özgü olduğu saptanmıştır.1-24. klorofil a fluoresansı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ayrıca. Ankara-98. toleranslı. Kontrole (25°C) göre uyum (37°C) ve uyum + yüksek sıcaklık şoku (37°C+50°C) uygulamalarında. Buğday çeşitlerinin yaprak dokularında bolluk ve çeşitlilik gösteren ve termal toleransın kazanılmasında önemli rol oynayan kSŞP’ler tek bir protein grubu olarak belirlenmiştir.9) karakterde belirlenmiştir. artan kuraklık stresinin PSII’nin fotooksidasyonuna neden olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Antioksidan enzimler. Yasemin EKMEKÇİ Hacettepe Üniversitesi. termal-duyarlı çeşitler. bitkilerde büyüme. MDA.86. düşük moleküler ağırlıkta (DMA. Beytepe/ANKARA tugcek@hacettepe.0 kDa) ve genellikle asidik (pI 4. jellerin değerlendirilmesi ile termal toleranslı ve termal duyarlı buğday çeşitlerinin yaprak dokularında yüksek sıcaklık stresinin bir sonucu olarak farklı ifade edilen 31 protein belirlenmiştir. APX ve GR) aktiviteleri nohut çeşitlerinde kuraklık uygulamaları ile genel olarak artış göstermiş. POD. termal toleranslı çeşitlerdeki kSŞP’lerin sayısının termal duyarlı olanlardan daha yüksek olduğu saptanmıştır. miktarında azalma veya artma meydana gelen proteinlerin tümü. Uyum (37°C) sıcaklık uygulamasında sentez edilen kSŞP’lerin çoğu 37°C+50°C uygulamasında da belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Triticum aestivum. Biyoloji Bölümü. toleranslı. Fen Fakültesi. Ancak bu etki çeşitlerde PSII aktivitesini durduracak düzeyde olmamıştır. ancak çeşitler arasında enzim davranışları bakımından belirgin farklılıklar ortaya çıkmıştır. 5 ve 7 günlük kuraklık periyoduna maruz bırakılmıştır. Araştırmada. şiddetli kuraklıkta Gökçe çeşidinin Canıtez’e göre daha az etkilendiğini göstermiştir. Klorofil a fluoresansı sonuçları. duyarlı. kuraklığın membranlar üzerindeki etkileri ise lipid peroksidasyonunun son ürünü olan malondialdehit (MDA) analizi ile araştırılmıştır. cv. Triticum durum. TRABZON SB 053 SB 054 Triticum aestivum ve T. Artan kuraklık stresine bağlı olarak her iki çeşidin membranlarında da oluşan MDA içeriğindeki artış oksidatif hasarın bir göstergesidir. Bu kSŞP’lerin sayısı aynı genoma sahip olan çeşitlerde farklı bulunmuştur. Cumhuriyet-75. Hakan TERZİ Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 03200 Afyonkarahisar mustafa_yildizus@yahoo. genom AB) buğday çeşitlerinin ilk yaprak dokularından ekstrakte edilen çözünebilir proteinler üzerine yüksek sıcaklık stresinin etkisi. küçük sıcaklık şoku proteinleri Kuraklıkla İndüklenen Oksidatif Stresin Nohut Çeşitlerinin Fotokimyasal ve Antioksidan Aktiviteleri Üzerine Etkisi Tuğçe KALEFETOĞLU. durum’un Termal Toleranslı ve Termal Duyarlı Çeşitlerinin Yapraklarında Sıcaklık Şoku Proteinleri Mustafa YILDIZ. iki-yönlü jel elektroforez yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Bitkilerde oksidatif hasara karşı oluşturulan savunma sistemlerinden biri olan antioksidan enzim (SOD. 16. şiddetli kuraklığı izleyen yeniden sulama uygulamasının. gelişme ve verimi kısıtlayan en önemli abiyotik stres faktörlerinden biridir. kuraklık stresi.) çeşitleri 154 . kuraklıkla indüklenen fotoinhibisyon klorofil a fluoresansı ölçümü. 06800.com Yüksek sıcaklığa farklı duyarlılık gösteren ekmeklik (Triticum aestivum cv. Dört çeşidin sıcaklık stresi cevapları mukayese edilmiştir: 31 proteinin 22’si yeni sentez edilmiş DMA’lı sıcaklık şoku proteinleri (DMA SŞP’ler = küçük SŞP’ler) olarak belirlenmiştir. maksimum fluoresans (FM) ve minimum fluoresansta (FO) meydana gelen değişikliklere bağlı olarak azaltmıştır. Kuraklık uygulamaları sonunda. FV/FM oranlarındaki azalma. nohut çeşitlerinde. kuraklık stresinin iki nohut (Cicer arietinum L.tr Kuraklık. termal-toleranslı çeşitler. nohut (Cicer arietinum L. Kuraklık stresi. Biyoloji Bölümü. genom ABD) ve makarnalık (Triticum durum cv. Ege-88.

Limonium. distans’ta gündüz saatlerinde stomaların kapalı. europaea’da ise açık olduğu tespit edildi. revizyon. A. Daha sonraki yıllarda yapılan çalışmaların derlendiği Türkiye Florasının 10. A. (Deniz börülcesi) bitkileri farklı tuz konsantrasyonlarında (Kontrol. İclal DURDU Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Prolin. IUCN tarafından belirlenen tehdit kategorilerine göre taksonlardan bazılarının tehlike sınıfları yeniden belirlenmiş ve bunların korunması için bazı önerilerde bulunulmuştur. 400 mM. 2002-2005 yılları arasında gerçekleştirilen ve TÜBİTAK tarafından üç yıl süre ile desteklenen bu araştırma projesi sonunda. Fen Edebiyat Fakültesi. (Kaz ayağı). ABA(Absisik asit). S. Muğla ofvarol61@hotmail. Tuz stresinde ABA seviyesi azalmıştır. Kötekli. klorofil a ve b. Peyami BATTAL. (Çorak çim) ve Salicornia europaea L. OFMA Bölümü. Beytepe. Ankara 2 ODTÜ. Ayrıca bitkilerin morfolojik gelişimleri takip edilerek kök.Zafer TEL Muğla Üniversitesi.19.) Parl. Her üç bitkide de Stoma sayıları ve büyüklükleri üzerine tuzun önemli bir etkisi görülmezken. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada Türkiye’nin Ege bölgesinde bulunan Kozak yaylasında doğal yayılış gösteren fıstık çamı ormanlarının floristik 155 . Ayrıca cinse ait taksonların yetiştiği çeşitli ekosistemlerde sürdürülebilirliğinin sağlanması ve koruma biyolojisine katkıda bulunmak amacıyla. olivieri ve P. yaprak uzunlukları ve yaş-kuru ağırlık üzerinde tuzun değişik etkilere sahip olduğu belirlendi. 600 mM. Biyoloji Bölümü . Ormanlarının Floristik Özellikleri Ömer VAROL. Şeker ve yağ asidi seviyelerinin ise tuz seviyelerine göre değiştiği saptandı. bu cinsin Türkiye’de 24 tür olmak üzere toplam 27 takson içerdiği ve bunlardan 14 tanesinin ( %52) endemik olduğu belirlenmiştir. Türkiye’deki Limonium miller (Plumbaginaceae) Cinsi İle İlgili Revizyon Çalışmaları Galip AKAYDIN1. 800 mM) yetiştirildi. Tuz uygulamasına bağlı olarak bitkilerin su seviyelerini belirli düzeyde tutmak için osmotik potansiyellerini düşürdükleri görüldü. Analizler sonucunda tuz stresinden her bir bitkinin değişik oranlarda etkilendikleri ve tuz stresine karşı değişik tepkiler verdikleri belirlendi.. karotenoid ve prolin seviyeleri spektrofotometre ile belirlendi.) Meydana Gelen Fizyolojik Parametrelerin Araştırılması Mehmet Emre EREZ. yağ asidi HPLC. 200 mM.) Parl. gövde. Çalışma sonucunda morfolojik gelişmenin tuz konsantrasyonundan olumsuz olarak etkilendiği görüldü. Van 65080 emreerez@hotmail. Puccinellia distans (Jacq. Yapraklardan alınan kesitlerde stoma sayıları ve stoma büyüklükleri tespit edildi. Ankara agalip@hacettepe. Diğer hormonların ise düşük değerler gösterdiği gözlendi. ve Atriplex olivieri Moq. Anahtar Kelimeler: Plumbaginaceae.tr 1 Türkiye’de yetişen Limonium cinsine ait taksonlarla ilgili ilk revizyon çalışması Türkiye Florasının 7. Kampus. Kök. Anahtar Kelimeler: Tuz stresi. Türkiye SB 057 Bergama-Kozak (İzmir) Yaylasındaki Pinus pinea L. cildinde ise bu cinse ilişkin olarak 2 türün daha ülkemizde yetiştiği saptanmış ve buna göre Limonium cinsinin ülkemizde toplam 19 tür ve 20 takson içerdiği belirlenmiştir. yağ asidi ve hormon miktarları yüksek performanslı sıvı kromotografisi ile.(fıstık çamı) ormanları dünyada geniş bir yayılışa sahip değildir.com Pinus pinea L. Fen-Edebiyat Fakültesi.edu. cildinde ilk kez hazırlanmış ve bu cinsin 17 tür olmak üzere toplam 18 takson içerdiği belirlenmiştir. gövde ve yaprak uzunlukları ile yüzde yaş-kuru ağırlık oranları belirlendi. Musa DOĞAN2 Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi.com Bu çalışmada Atriplex olivieri Moq. europaea’nın 200 ve 400 mM tuz uygulamasının diğer gruplara göre daha toleranslı olduğu gözlendi. 06800. TRABZON SB 055 SB 056 Farklı Tuz Konsantrasyonlarına Maruz Bırakılan Bazı Halofit Bitkilerde (Salicornia europaea L. Puccinellia distans ( Jacq. Ancak obligat halofit olan S. Biyoloji Bölümü. prolin. 06531. Fıstık çamının dünyadaki yayılış alanları onun Akdeniz havzasına lokalize olmuş bir tür olduğuna işaret etmektedir. Bu tebliğde ülkemizde yayılış gösteren Limonium cinsine ait taksonların ekolojik ve fitocoğrafik özelliklerine değinilmiştir. Bitkilerde şeker. klorofil ve karotenoid değerlerinin ise tuz seviyesine göre değiştiği fark edildi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Kop. Ayrıca (F1001) örnekleri ile diğer 2 alt tür örnekleri arasında kapsül şekli ve boyutları. salebrosum’u andırır şekilde sarımsı yeşil renkli oluşu ile ayrılmaktadır.) Loeske’dan bitkinin oldukça küçük (2-3 mm) ve yaprak tabanıyla. Ayrıca Avrupa’da bulunmayan Tortula thianschanica’nın ilk kayıtları Orta Asya’dan verilmiş olup bu çalışmayla türün GüneyBatı Asya yönelik ilk dağılımı da belirlenmiş olmaktadır. -subsp. Zonguldak uyar. Türlerin fitocoğrafik bölgelere göre dağılışları. muscosa [( Korsh. drummondii ise kendisine en yakın tür olan P. Nitekim söz konusu populasyon örnekleri. Örneğin -subsp. olgun pedisellerin çiçek durumu ana ekseni ile arasındaki açılarda da farklar mevcuttur. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.’dan yapraklarının daha geniş ve yaprak kenar dişlerinin daha belirgin oluşu ile. cuspidatum (Hedw. muscosa’ya daha önce 2000 yılında dahil edilmiş olan ve Van ili çevresinden toplanmış bulunan bazı populasyon örneklerinin (özellikle “F 1001” nolu örnek) esasen adı geçen alt türe dahil edilmeyip ayrı ve yeni bir alt tür veya tür olarak sınıflandırılması gerektiği daha ayrıntılı incelemelerden anlaşılmıştır.kenarı. İran-Turan elementleri 1 (%0. P.10). bu kararı gerektiren önemli morfolojik ve karyolojik farkların bulunduğu araştırmalarımızda ortaya çıkmaktadır. . beccabunga’da kapsül yuvarlak hafif emarginat. floristik kompozisyon. Çanakkale avniozturk@comu. TRABZON özellikleri incelenmiştir. albicans türünden yapraklarının daha fazla katlanmalı oluşu ve bitkinin genel görünümünün ilk bakışta B. Oysa ( F 1001) populasyonunda ise ortalama kromozom uzunluğu 1. Endemik bitki sayısı 14 ve endemizm oranı da %5.19. abscondita ile farkı ise 0.036 mikrondur. Biyoloji Bölümü. ikinci alt türün ise 3 katı olan bir uzunluğa sahip bulunmaktadır. muscosa’ya dahil edilmiş olan ve ayrı alt tür olması gerektiğini ileri sürdüğümüz populasyon örneklerinin – subsp. Muhammet ÖREN Zonguldak Karaelmas Üniversitesi. birinci alt türün 4. Ayrıca bu çalışmada 20 takson B1 karesi için yeni kayıt olarak tespit edilmiştir. beccabunga ile farkı 0.6 mm olduğu halde ayrı ve yeni bir takson olması gerektiğini öngördüğümüz populasyon örneklerinde tohum uzunluğu 1.5 katı. coruscum’da kendisine en çok benzeyen B. 1971)]‘ya Dahil Edilmiş Olan Bazı Populasyon Örneklerinin Ayrı ve Yeni Bir Takson Olarak Sınıflandırılması ve Nedenleri Avni ÖZTÜRK Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Hagen’un kayıtları bu çalışmayla verilmektedir. beccabunga’da 0.711 mikrondur. orta hücrelerin geçiş bölgesindeki.649 mikrondur. -abscondita. Şöyle ki: -Subsp.500 bryofit örneğinden oluşan Türkiye karayosunları koleksiyonu (S) üzerinde şimdiye kadar yaptığımız çalışmalar sonucunda. Biyoloji Bölümü. Pinus pinea.10’dür.21).666 mikrondur. Fen-Edebiyat Fakültesi.) T. Türkiye ve Güney-Batı Asya Karayosunları Florası için yeni olan Tortula thianschanica Broth. abscondita’nın otalama kromozom uzunluğu 2. yaprak sapı. yeni kayıt. Plagiomnium drummondii (Bruch & Schimp. sayı ve oranları aşağıdaki gibidir: Akdeniz elementleri 91 (%33. -subsp. Burada ilk iki alt türe ait ortalama kromozom uzunluklarının birbirine yakın olmasına rağmen ( 0. abscondita’da eliptik oval. beccabunga’nın ortalama kromozom uzunluğu 2. Biyoloji Bölümü. 17020. İzmir.. Avrupa–Sibirya elementleri 14 (%5. muscosa sanılmış olan ( F 1001 ) populasyonunda ise uçta 156 Türkiye ve Güney Batı Asya Karayosunları Florası İçin Üç Yeni Karayosunu Kaydı Güray UYAR.4 mm. çok daha ayrıntılı ve dikkatli şekilde incelenerek diğer alt türlerin özellikleri ile karşılaştırıldığında. -subsp.Jelen. Terzioğlu Yerleşkesi. Fen Edebiyat Fakültesi. 67100 İncivez.36).guray@gmail. stilus uzunluğu.230 mikron fark) . flora. abscondita’da 0. subsp.tr Bu bildiride Veronica beccabunga’nın alt türlerinden biri olan V. T.8 mm olup. subsp. yeni kare. Benzer farklar toplam kromozom uzunlukları olarak da vardır ve korelasyon göstermektedir. Bu çalışmada bu üç önemli yeni kaydın makroskobik ve mikroskobik fotoğraflarıyla birlikte türlerin ayrıntılı özellikleri ve Dünya dağılımları verilmiştir. -beccabunga ve –muscosa alt türlerinden önemli ölçüde daha kısa olduğu görülmektedir. Çalışma alanında 44 familyaya ait 166 cins ve 274 tür tespit edilmiştir. ve Brachythecium coruscum I.Kop. Anahtar Kelimeler: karayosunu. SB 058 SB 059 Veronica beccabunga L.edu. – Subsp. Güney-batı Asya.J. büyüklüğü. beccabunga subsp.555 mikron. thianschanica yaprak enine kesitleri yönünden kendisine çok benzer olan Syntrichia papillosissima (Copp.) T.J. kenar hücrelerin ince uzun ve çıkıntılı oluşu ile ayrılmaktadır.com Elsa Nyholm tarafından 1968-1982 yılları arasında Türkiye’den toplanmış yaklaşık 5. -subsp. ) A. Anahtar Kelimeler: Fıstık çamı. Örneğin Tohum uzunluğu –subsp.Yine karyolojik özelliklerden ortalama ve toplam kromozom uzunlukları konusunda da sözü edilen populasyon örneklerinin (F1001) . Türkiye. B..

brevifolia Vent. 4/5 oranında endemik olan Thlipthisa seksiyonunda yer alan taksonların IUCN kriterlerine göre tehlike kriterleri yeniden belirlenmiştir. tür örneklerine ait detaylı çizim ve fotoğraflar eklenmiş. türlerin sistematik sırasının uygun .tr Bu çalışmada. Tuğba ESERKAYA. Türlerin Türkiye’deki yayılışları belirlenerek GPS verileri ile bu noktalar kayıt altına alınmıştır. Çalışmamızda yer alan türlere ait bazı fitokimyasal içeriklerin analizleri yapılarak elde edilen veriler taksonomik değerlendirmelere yardımcı olarak kullanılmıştır. Hatta (F1001) örneğinde zayıf kazık kök sistemi de vardır. Bu nedenle bir tahıl türü için geliştirilen markörlerin bir diğer türde de kullanılabilmesi oldukça önemli ve değerlidir. sitolojik. A. (Rubiaceae) Cinsi Thlipthisa (Griseb. Seksiyonda yer alan türlerin yetiştiği toprak özellikleri araştırılarak. Mikrosatelitler bitkilerde genetik materyalin karakterizasyonu. 45140. Çalışma ile türlerin. Bezostaja-1) ve iki arpa (Steptoe. ayrıca türlerin yayılışına ve yaşayışına etki eden bir böcek cinsi tespit edilmiş ve teşhisi yapılmıştır. antalyensis ve A. Seksiyonunun Revizyonu Ersin MİNARECİ.minareci@bayar. Sitolojik incelemeler ile 5 taksondan 4’ünün kromozom sayıları belirlenmiş olup A. Gbms50) ve buğday (Stm560. Rahime GÜNDÜZ Gaziosmanpaşa Üniversitesi. Xgwm374. cinsinin Thlipthisa seksiyonunun Türkiye’de yayılışı bulunan taksonların (A. apiculata (Sm. A. ve A. Kemal YILDIZ Celal Bayar Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. apiculata türlerinde kromozom sayısı 2n = 22 olarak tespit edilmiştir. serotina (Boiss. sadece Türkiye Florası’nda yer alan deskripsiyonları genişletilmiş. TRABZON daralan yuvarlakça (damla şeklinde)’dır. türlere özgü olan genel toprak özellikleri ortaya konmuştur. kodominant kalıtım özelliği göstermeleri. Morex) çeşidinde kullanım olanakları araştırılmıştır.) Ehrend. Bu markörlerin gelecekte genetik ve bitki ıslahı çalışmalarında her iki türde de başarıyla kullanılabileceği saptanmıştır. Çalışma sonunda. A. muscosa’dan ayrılmaktadır. belirleyici yardımıyla ıslah ve gen klonlama araştırmalarında yaygın bir biçimde kullanılmaktadırlar. Pakistan ve kısmen de Türkmenistan ve İran’ da bulunmaktadır. A.) Ehrend. Asperula L. Yukarıda büyük çoğunluğu açıklanan nedenlerle ve en tipik örnekleri Van’ın Edremit ilçesinden toplanmış olduğu için adı geçen populasyon örneklerinin “ V. -Subsp. Her iki türe ait primerlerin transfer edilebilme oranları % 80 olarak hesaplanmıştır. filogenetik analizler..19.&Heldr. bitki genom haritalanması. bitki ve hayvan türlerinde çok çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. A. brevifolia. -subsp. pseudochlorantha’nın varyetesi olarak oluşturulması ile tür sayısı beşten dörde indirgenmiş. antalyensis Ehrend. Hvm40. purpurea subsp. Arpa ve buğdaydan elde edilen Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PZR) ürünlerinin allel büyüklükleri karşılaştırılmıştır. fitokimyasal çalışmalar ile toprak analizlerinin desteğinde revizyonu yapılmıştır. Nejdet KANDEMİR. SSR markörlerinin geliştirilmesi oldukça zaman alıcı ve pahalı bir işlemdir..com Moleküler DNA belirleyicileri son yıllarda kuramsal ve uygulamalı genetik çalışmalarda. polen ve tohumlar taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile incelenerek fotoğraflanmıştır. Moleküler Biyoteknoloji Laboratuvarı. SCSSR7759. Biyoloji Bölümü. açıklama ve yorumlar getirilmiş. Yaptığımız çalışma sonucunda.) morfolojik. antalyensis’in A. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre mikrosatelit markörlerinin arpa ve buğday türleri arasında transfer edilebilir olduğu belirlenmiştir. Bu çalışmada polimorfik oldukları bilinen beşer arpa (Bmag110. purpurea subsp. beccabunga subsp. Özlem ATEŞ SÖNMEZOĞLU. Yine coğrafik yayılış alanı olarak Van (Türkiye) da yetişen F 1001 populasyonu. SB 060 olmadığı görülerek sıraları yeniden belirlenmiş. genetik teşhis. Ziraat Fakültesi. Stm578. Manisa ersin. Muradiye. tür teşhis anahtarı yeni bilgilere göre güncellenmiş ve değiştirilmiştir. pseudochlorantha. Lokusa özgü olmaları. Xgwm513.) Ehrend. Oysa ki her üç alt türün de saçak kök sistemi vardır. Xgwm765) mikrosatellit primerlerinin iki buğday (Selçuklu-97.edu. Hvole. A. Tarla Bitkileri Bölümü. 157 Türkiye’de Yayılış Gösteren Asperula L. edremitense” veya “Veronica edremitense” adı ile yeni bir alt tür veya tür olarak adlandırılmasının uygun olacağı kanısındayız. Türlerin “dar yayılışa sahip endemik” oluşlarına ilişkin. yüksek bilgi içeriğine sahip olmaları ve PZR ile kolayca saptanabilmeleri gibi özellikleri nedeniyle son yıllarda en çok tercih edilen DNA belirleyicilerinin başında mikrosatelit (SSR) markörleri gelmektedir.. Tokat ahmety55@gmail. palinolojik. SB 061 Mikrosatelit DNA Belirleyicilerinin Tahıllarda Türler Arası Kullanım Olanakları Ahmet YILDIRIM. pseudochlorantha Ehrend. muscosa’nın asıl yayılış alanı Afganistan.

SH veya CP ortamlarına göre daya başarılı rejenerasyon verdiği gözlenmiştir. rejenerantlar saksılara aktarılarak. B5 veya LS ortamının MS. Laury CHAERLE2. TDZ ve IAA içeren farklı hazır besi ortamlarının rejenerasyona etkisi incelendiğinde. 6. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.0 sürgün/eksplant) sürgün oluşturduğu gözlenmiştir. görüntüleme tekniklerinin geliştirilmesine yol açmıştır. BA+IBA) büyüme düzenleyicilerine nazaran çok daha etkili olduğu gözlenmiştir. 61080 Trabzon 2 Gent Üniversitesi. kök veya gövde eksplantları ile karşılaştırıldığında. Buhara YÜCESAN1. Bu bitki. Zeatin+IAA. görüntüleme. doku kültürü. çeşitli oksin (IAA. mikroçoğaltım Bitki Araştırmalarında Termal ve Klorofil Flüoresans Görüntüleme Tekniklerinin Kullanımı Aykut SAĞLAM1. görüntüleme tekniklerinden ikisi olan klorofil flüoresans ve termal görüntüleme sistemlerinin. In vitro koşullarda çimlendirilen tohumlardan elde edilen steril fidelerin en fazla 10 günlük kotiledon. Rejenerasyona etki eden faktörler arasında TDZ ve IAA’ın kullanılan diğer (TDZ+IBA. halen devam etmektedir. 14280 Bolu 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi.’nin (Scrophloriacea).. kalp aritmilerini düzenleyici işlevi olan digoksin. Arzu UÇAR TÜRKER1. adventif sürgün oluşumu yoluyla in vitro rejenerasyonu ilk defa tanımlanmıştır. Elde edilen adventif sürgünlerin köklendirme çalışmaları. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. 61080 Trabzon 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Moleküler Genetik Bölümü. Hormon Sinyali ve BiyoGörüntüleme Birimi. 9000 Gent. MSSM. Belçika aykut_saglam@yahoo. 61080 Trabzon ibuhara@yahoo. Anahtar Kelimeler: Stres. Fen Fakültesi. buğday SB 062 SB 063 Türkiye’nin Endemik Tıbbi Bitkilerinden Digitalis davisiana L. gitoksigenin gibi etkin kalp glikozitleri içerdiğinden. doğal koşullara alıştırılma işlemine tabi tutulacaklardır.19.com Bitkilerde meydana gelen dinamik metabolik olayları anlamak için sağlam ve fonksiyon gören sistemler içerisindeki parametreleri analiz edecek yöntemlere ihtiyaç vardır. IBA veya NAA) içeren veya hormonsuz ortamlarda kültüre alınmış olup. Köklendirme işlemini takiben. büyüme ucu ve hipokotilin büyüme ucuyla birlesim yerinden ayırarak hazırlanan filamingo gagası tipi eksplatı ve son olarak kök explantları. hipokotil. Ayrıca. Biyoloji Bölümü. KIN+IAA. Kimya Bölümü.com Bu çalısmada. digitoksin. arpa. gelişmekte olan 6-8 haftalık yaprak. Bu çalışmada. SSR. bitkilerde herhangi bir zarara yol açmadan bilgi sağlamayı amaçlayan yöntemler olarak karşımıza çıkmaktadır. Fen Edebiyat Fakültesi. termal görüntü. Dominique Van Der STRAETEN 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. ayni zamanda önemli bir tıbbi bitki konumundadır. Biyoloji Bölümü. bitkilerin biyotik ve abiyotik streslere verdikleri cevabın değerlendirilmesi ve yakın gelecekte bitkilerin korunması konularında üstlenecekleri roller ele alınmıştır. Görüntüleme teknikleri. Bu ihtiyaç. klorofil flüoresans 158 . Anahtar Kelimeler: Digitalis sp. Atalay SÖKMEN3. kısa zamanda yüksek doğrulukta bilgi sağlayabilecek ve çok sayıda örnekle aynı anda çalışmaya imkan tanıyacak yöntemlere gereksinim duyulmuştur. kolaylıkla tekrar edilebilecek. TRABZON Anahtar Kelimeler: Mikrosatelit. yurdumuzda doğal olarak yetişen ve endemik bir yüksükotu türü olan Digitalis davisiana L. İsmail EKER1. Bu doğrultuda. canlı dokularında hasara yol açmayan. hipokotil veya filamingo gagası tipi explantının daha fazla (ort. Ekrem GÜREL1 1 Abant İzzet Baysal Üniversitesi.’nin in vitro Rejenerasyonu Tuğba AYDIN1. Biyoloji Bölümü. PZR. Münevver SÖKMEN2. Fen-Edebiyat Fakültesi.

Savaş BELEN6. bitkilerde B toksitesi SB 065 Buğday (Triticum aestivum L. 34722. Konya eehakki@selcuk. Ancak. Kocaeli 2 Marmara Üniversitesi. İstanbul 5 Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü. B transporter. Fizyolojik pH koşullarında. Seval ALBUSTAN5. Vezneciler. B yüksüz borik asit formunda bulunup biyolojik membranlardan rahatlıkla penetre olmakta ve B yeterli beslenme koşullarında aktif B taşınması gerekmemektedir. Bu çalışma kapsamında Graingenes 159 . bitkilerde B noksanlığı. moleküler yöntemler de kullanılarak materyal daha kesin olarak ve erken generasyonlarda test edilebilmektedir. B-toksitesine tolerans.com Dünyadaki önemli buğday üreticilerinden biri olan ülkemizde Puccinia striiformis f. Lütfü ÇETİN5. Biyoloji Bölümü. B noksanlığında ise kökte ekspresyonu yapılan taşıyıcı bir proteinin ksilem parankimasından ksileme B yüklemesi yaparak bitki gövdesine sağlanan bor’un artırıldığı model bitki Arabidopsis’te gösterilmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu çeşitler PI178383 x Harmankaya99. Bitkilerin bora tepkilerinin tür içi varyasyonunun çok geniş olduğu ve B toksitesine tolerans ile hassasiyetin B taşıyıcı proteinlerin varlığı ve ekspresyon düzeyleri ile yakın ilişkisi olduğu görülmektedir. Bu çalışmada. Muallimköy Kampusu. Bu proteinlerin genellikle B noksan ya da yeterli koşullardaki rolleri üzerinde durulmuştur. ES14. kültür bitkilerinden alınan üründe ise önemli ölçüde düşüş görülmektedir. Ziraat Fakültesi. Fen Fakültesi. Kadıköy. Biyoloji Bölümü. Km. PK: 226. Bitkilerde B noksanlığı ile toksitesi arasında çok dar bir aralık olmakla birlikte. Marmara Araştırma Merkezi. İzgi01 x ES14. Zafer MERT5.10. Özcan YORGANCILAR6. PK: 21. Sunulan bu çalışmada. 41470. Ergun ÖZDEMİR6. Kocaeli 4 İstanbul Üniversitesi. Ahu ALTINKUT UNCUOĞLU1 1 TÜBİTAK. Bununla birlikte. İzgi01. Funda ŞENTÜRK AKFIRAT3. sp. Kadir AKAN5. bitki dokularında düşük oranda B birikimi ile paralellik göstermekte. Gebze. bunun da B-taşıyıcı genlerin bitki kök hücrelerindeki ekspresyonları ile uyumlu olduğu görülmektedir. Kampus. EST veri tabanı çalışmaları yapılarak (i) hastalığa dayanıklı genotiplerin kısa sürede seçimine olanak tanıyan DNA markörlerinin belirlenmesi (ii) dayanıklılıkla ilişkili yeni gen kaynaklarının elde edilmesi amaçlanmıştır. B taşıyıcı protein.)’da Sarı Pas Hastalığına Dayanıklılığın EST (“Expressed Sequence Tag”) Veritabanları Kullanılarak Araştırılması Özge KARAKAŞ4. Tarla Bitkileri Bölümü. Biyoloji Bölümü. aestivum) çeşidi bitki materyali olarak kullanılmıştır. İstanbul 3 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü. Sönmez2001) ve duyarlı (Harmankaya99. PK: 17. Fen Fakültesi. Necmettin BOLAT6.edu. Türkiye ve dünyada buğday tarımını olumsuz yönde etkileyen sarı pas etmeni ile mücadelede kullanılan klasik ıslah yöntemleri uzun zaman alması ve değişken çevre koşullarına bağlı olması nedeniyle yetersiz kalmaktadır. Fazıl DÜŞÜNCELİ5. Aytın98) 6 adet kışlık ekmeklik buğday (Triticum aestivum ssp. Lodumlu. Semra HASANÇEBİ1. 42075. Fahriye ERTUĞRUL1. Sönmez2001 x Aytın98 kombinasyonlarında çaprazlanarak elde edilen F2 bitkilerinden pas okuma sonuçlarına göre hassas ve dayanıklı genotipler belirlenmiştir.tr Bor (B). Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü. Eskişehir ozge79@gmail. Mustafa ÇAKMAK6. Eskişehir yolu. Anahtar Kelimeler: Bitkilerde Bor. son zamanlarda yapılan çalışmalar B-transporter proteinlerinin B-toksitesi koşullarında da önemli olduğunu göstermiştir. bitkiler için mutlak gerekli olan önemli bir mikrobesin elementidir. Yıldız AYDIN2. B-noksan topraklarda yetişen bitkilerde sterilite artmakta. Bu yüzden gelişmiş ıslah programlarında. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. Gebze. yüksek B içeren topraklarda da bitkisel üretimde ciddi düşüşler yaşanmaktadır. 26001. bu elemente karşı tepkilerinde de bitkiler türlerarası ve tür içi geniş bir genetik varyasyon göstermektedir. 34134. Ayşen YUMURTACI 1. tritici’in neden olduğu sarı pas hastalığı nedeniyle yıllara bağlı olarak ciddi ürün kayıpları ortaya çıkmaktadır.19. TRABZON SB 064 Bitkilerde Bor Taşıyıcısı Genlerin Borun Noksanlık ve Toksite Koşullarında İşlevleri Erdoğan Eşref HAKKI Selçuk Üniversitesi. Bu taşıyıcı proteinlerin varlığı B hassasiyeti yüksek olan tahıllarda da gösterilmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen dayanıklı (PI178383. Ankara 6 Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kontrol ve farklı MA şiddetine maruz bırakılan tohumlardan. manyetik alan SB 067 perforatum. TRABZON (http://wheat. 989 adet singletone dizileri ‘BLASTX’ programı kullanılarak protein profilleri çıkarılarak fonksiyonlarına göre sınıflandırılmıştır. Bitkisi Üzerine Etkisi Selim İŞLEKDEMİR.edu. NaCl. Sevil YALÇIN Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Bu sınıflardan 17 kontig ve 11 singletone primer çifti dizayn edilerek.19. İlköğretim Bölümü. Ziraat Fakültesi. Isparta evrima@ziraat. Bu çalışmada manyetik alanın Hypericum perforatum L. Fen Bilgisi Ana Bilim Dalı. Ortama ilave edilen tuz miktarı arttıkça bitkilerde sürgün sayısı.tr Yapılan bu çalışmada sürgünucu kültürü ile in vitro klonal çoğaltımı yapılan yarı bodur kiraz anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un tuza (NaCl) karşı reaksiyonları araştırılmıştır. 50. Ülkemiz Hypericum türleri bakımından önemli bir gen merkezidir. (Binbirdelik Otu) cinsinin Türkiye’de 84 türü bulunmaktadır. Laboratuarda hazırlanan MA düzeneğine bağlı olarak MA şiddeti ve süresi değiştirilmiştir. Tohumlar saniyede 1 metre yol alan hareketli bir zeminde 50-60 örsted’lik bir MA şiddetine maruz bırakılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hypericum binbirdelik Otu. RNA SB 066 yüzdesi. her macenta kutusu bir tekerrür olacak şekilde dört tekerrürlü olarak gerçekleştirilmiştir.sdu. diyabetik rahatsızlıklar. peroksidaz. mide. Anahtar Kelimeler: Buğday. iklim odasında. tohumları üzerine MA etkilerini saptamak amaçlanmıştır. Çalışma kontig ve singletone’ların gen anlatım profillerinin belirlenmesi amacıyla RNA düzeyinde de devam etmektedir. EST. Bitki Koruma Bölümü. Çanakkale selimislekdemir@gmail. Mahmut Osman USLU Süleyman Demirel Üniversitesi. Uygulamaya tabi tutulan bitkiler ile kontrol olarak alınan bitkiler arasında peroksidaz ve katalaz enzimleri bakımından farklılıkların olduğu saptanmıştır. dayanıklı ve hassas anaçlarda ve bu anaçlara ait 3 farklı konbinasyonun F2 generasyonuna ait dayanıklı ve hassas karışımlarda (“bulk”) Bulk Segregasyon analizi ile DNA markör çalışmalarında kullanılmaktadır. yanık yaraların tedavisinde kullanılan Clusiaceae familyasına bağlı Hypericum perforatum L. sarı pas. Vektör dizilerinden arındırılmış EST’lerden 136 kontig. Manyetik alanın bitkiler üzerinde yaptığı olumlu etkiyi gösteren bir çok çalışma mevcuttur. özellikle bitkisel tedaviye ilgi tüm dünyada artmıştır. klorofil miktarı ve salgı cebi sayısı belirlenmiştir. moleküler markör. Biyoloji Bölümü. Kiraz Anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un in vitro Koşullarında Tuza Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Ş.150 mM NaCl içeren ortam üzerinde gelişen sürgünlerde ise gelişimin tamamen durduğu ve şiddetli nekrozların oluştuğu gözlenmiştir. 30 mM NaCl içeren ortam üzerinde kültüre alınan sürgün uçlarında sürgün sayısı ve sürgün uzunluğu açısından gelişmenin diğer uygulamalara göre daha yüksek olduğu gözlenirken. Kültüre alma işleminden 4 hafta sonra yapılan değerlendirmeler sonucunda.usda. Yapılan bir çok çalışmalarda yüksek ekonomik ve tıbbi değere sahip bitkilerin hızlı bir şekilde geliştirilmesinde ve daha çok ürün elde edilmesinde. optimum koşullarda Hypericum perforatum L. katalaz. 50-100 mM NaCl içeren ortam üzerinde kültüre alınan sürgün uçlarından oluşan sürgünlerde sararmalar. Dünyada 400 kadar türle temsil edilen ve ülser.fideleri yetiştirilmiş. Anahtar Kelimeler: Kiraz. Bulk segregasyon analizi. soğuk algınlıkları.com Son yıllarda doğal tedavi yollarına.150 mM) NaCl içeren katı MS ortamı üzerinde kültüre alınmıştır. Eğitim Fakültesi.pw. karaciğer ve safra rahatsızlıkları. Evrim ARICI. fide yüksekliği. çimlenme 160 . Bu amaçla sürgün uçları 4 değişik konsantrasyonda (30. sürgün uzunluğu ve klorofil miktarının azaldığı belirlenmiştir.gov) veritabanından buğdayda sarı pas hastalığına özgün EST kütüphanesi taranarak 1549 EST belirlenmiştir. yapay olarak oluşturulan manyetik alan (MA) uygulamaları kullanılmıştır.100. in vitro Manyetik Alanın Hypericum perforatum L. Deneme.

daha sonra hücreli hale geçti. Zigot karakteristik polarize görünümdedir: Mikropilde vakuol. Fen-Edebiyat Fakültesi. Sitoplazma plastit. Sitoplazmada organellerin sayısı çok azalır. Kanal hücreleri düzgün şekilli nukleusların yanında. FA sitoplazma içine doğru uzanan parmak şeklinde çıkıntılar şeklindedir ve PAS ile kuvvetli reaksiyon verir. endosperma. Meral ÜNAL Marmara Üniversitesi.com Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Stilus Kanal Hücrelerinin İnce Yapısı Işıl İSMAİLOĞLU. autumnalis’in tohum taslakları anatrop. Olgun embriyo kesesinde yumurta hücresi kuvvetli PAS pozitif reaksiyonu veren tam çeperle çevrilidir. protein. elektron mikroskobu 1 Bu araştırmada.19. kanal hücrelerinin çeperleri hem kanala bakan hem de yan yüzlerinde çok sayıda girinti ve çıkıntılar oluşturur. Meral ÜNAL2 İstanbul Bilim üniversitesi. diktiyozom ve diktiyozoma ait vesiküller ve çeşitli büyüklük. Fen-Edebiyat Fakültesi. Antipotlar daimi yapılardır ve ritmik büyüme gösterirler. Başlangıçta her iki odacıkta bölünmeler serbest nukleusluyken. ribozom. sigmoideum’un stilusunda kanalın her iki yüzeyinde bir sıra kanal hücresi bulunmaktadır. Antipot nukleuslarının hacimleri ploidi seviyesinin n ve 128n arasında değiştiğini gösterdi. görünüş ve yoğunluktaki granülleri içerir. nusellus epidermisi ve hipostas bol miktarda nişasta. sitokimya. Anahtar Kelimeler: Scilla autumnalis. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON SB 068 SB 069 Scilla autumnalis L. embriyo. Bu amaçla farklı gelişim evrelerindeki çiçek tomurcukları asetik-alkolde (1:3) fikse edilip hazırlanan parafin bloklardan el mikrotomunda kesitler alınarak Regaud hematoksilin. Embriyo gelişimi Onagrat tiptedir. O. Tıp Fakültesi. Antipotlara yakın yer alan primer endosperma nukleusu bölünerek küçük alan kalazal ve büyük alan mikropilar odacığı oluşturur. erimeyen ve asidik polisakkkaritler içerir. Biyoloji Bölümü zmcoskun@yahoo. Organeller genellikle hücrenin kanala bakan tarafında yoğunlaşmışlardır. sınırları düzgün olmayan. İntegümentler. Kanal hücrelerinin sitoplazmaları körelmeye başlar ve sitoplazma miktarı azalır. embriyo kesesi. Yumurta hücresinden daha küçük olan sinergitler benzer kutuplaşma gösterirler ve hücre çeperleri hücrenin kaidesinde çizgili cihazı (FA) oluşturur. kalazada nukleus ve besin maddelerince zengin sitoplazma bulunur. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü isilismailoglu@gmail. Tozlaşma öncesi evrede. S. Kanal hücrelerinin çeperleri tozlaşma öncesine göre daha kalınlaşır. Alcian blue boyaları uygulayıp ışık mikroskobunda incelendi. kanal hücreleri kanalın genişlemesiyle birbirinden iyice uzaklaşırlar. Sinergitler geçici yapılardır ve döllenmeden önce körelirler. ABD 2 Marmara Üniversitesi. Sitokimyasal testler antipotların depo maddelerince zengin olduğunu açığa çıkardı. Coommassie brilliant blue. Nukleusun çevresindeki sitoplazma bölgesi yoğun ve organel açısından çok zengindir. endoplazmik retikulum keseleri (ER). İstanbulMaltepe-Başıbüyük’ten toplanan çiçek tomurcukları %3 glutaralaldehit ve %1 OsO4 ile fikse edildikten sonra eponda bloklandı ve kesitler uranil asetatkurşun sitrat ile kontrastlama yapılarak elektron mikroskobunda incelendi. Kanal hücrelerinin nukleuslarının hacmi küçülür ve şekillerinde bozukluklar ortaya çıkar. Funikulusun kaidesinde küçük bir çıkıntı halinde obturator farklılaşır.’de Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Zeynep Mine COŞKUN1. bazı bölgelerde sadece ER görülür. Embriyo kesesi gelişimi Polygonum tiptedir. İstanbul-Başıbüyük’ten 2006-2007 yıllarında toplanan Scilla autumnalis’in üreme biyolojisi incelendi. Çeper üzerinde bulunan kütikula yer yer parçalanır ve kütikula parçaları kolaylıkla çeperin üzerinde ve kanalın içinde gözlenir. zarı genellikle bir yerden merkeze doğru girinti yapan nukleuslar da içerirler. Hücre çeperi üzerinde kesintisiz ve düzgün kütikula tabakası bulunur.com Bu çalışmada Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da tozlaşma öncesi (antesis öncesi) ve tozlaşma sonrası (antesis sonrası) evrelerinde stilus kanal hücrelerinin ince yapıları incelendi. Tıbbi Biyoloji ve Genetik. PAS. Anahtar Kelimeler: Ornithogalum sigmoideum. kanal hücreleri. poliploidi 161 . krassinusellat ve bitegmiktir. Endosperma helobial tiptedir. Oburator hücreleri bol nişasta içerirler. Hücrenin apikalinde nişasta birikimi vardır. Tozlaşma sonrası evrede.

karyotip. sepal/petal. FIS Apomiksi ve Genetik Etiketleme: Doğal Apomikt Boechera holboellii Türünde Genetik Etiketlemeye Maruz Kalan Gen İfadelerinin Belirlenmesi Sibel YILMAZ. albida. 48. sessilifolia DC. G. Yasemin DEMİRGAN. Endosperm. 42090 Meram. holboellii dokularında ifadeleri araştırılmıştır. spermlerden biri yumurtayı dölleyerek embriyo. Bu taksonlar. Erkek gametofit ise vejetatif bir hücre ve iki sperm taşıyan polen tanesidir. Çoğu angiosperm türde tohumdaki genetik çeşitlilik seksüel üreme ile ortaya çıkar. Anahtar Kelimeler: Apomixis. sandrasica ve G. 46. A. Genista tinctoria. genetik etiketleme. aucheri Boiss. anatolica Boiss. G. subsp.Gibbs. Çünkü embriyoda ebeveynlere ait genomik oran 1maternal: 1 paternal iken endospermde bu oran 2m: 1 p’dir. Anahtar Kelimeler: Genista. G. bazı 162 . gövde ve kök) FIS gen ifadeleri RT-PCR yöntemi ile ortaya çıkarılmıştır. libanotica Boiss. Ardından A. aucheri. Leguminosae. Bu cinsin Türkiye’de 13 türü doğal olarak yetişmektedir. G. G. G. Bir dişi gametofit yumurta ve merkezi hücrelerin bulunduğu embriyo kesesinden oluşur. karpel. G. 52 ve 72 şeklinde tespit edilmiştir. acanthoclada DC. januensis subsp. involucrata Spach. (Fabaceae) Cinsi Taksonlarının Karyolojik Yönden İncelenmesi Esra MARTİN Selçuk Üniversitesi.. januensis Viv. Genista cinsindeki taksonların somatik metafaz kromozomları 2n = 18. Sonuç olarak. Hakan ÇAM. Angiospermlerde tohum çifte döllenme diye bilinen bir mekanizma ile gerçekleşir. Bu çalışmada. G.. carinalis Gris. Bu süreçte dişi ve erkek gametler haploid gametofit içerisinde gelişirler. tinctoria türü hariç. G. Genetik etiketleme veya damgalama (imprinting) olarak bilinen bu mekanizma.. Bir model organizma olan Arabidopsis thaliana bitkisinde ise genetik etiketlemeye maruz kalan genlerin endosperm gelişimi sırasında ifade olduğu gösterilmiştir. vuralii endemik olup.. kromozom sayısı. G.) Kit Tan & Zieliński.. bir tohumda kromozom sayısı embriyoda 2n iken endospermde 3n’dir. Büyüme kabinlerinde yetiştirilen bitkilerden elde edilen dokular RNA degredasyonunu önlemek için RNA later solusyonu içerisinde sterio mikroskop altında diseksiyon iğnesi ile ayrılmıştır. Biyoloji Eğitimi. Biyoloji Bölümü. G. Boechera. lydia. sandrasica Hartwig & Strid’dır. subsp. Daha sonra bu RNA’lar cDNA sentezi için kullanılmıştır. burdurensis. Biyoloji Bölümü. Eğitim Fakültesi. sandrasica türlerinde ise poliploid hücreler gözlenmiştir. thaliana FIS genleri dizilerine göre dizayn edilen primerler ile PCR yapılmıştır ve ürünler agaroz jel elektroforezinde analiz edilmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. cinsin endemizm oranı %33’tür. G. G. Bu dokulardan total RNA izolasyonu yapılmış izole edilen RNA’ların kalitesi FA jel elektroforezinde belirlenmiştir. lydia (Boiss. İlave olarak çalışılan tüm taksonların doğal habitatlarında fotoğrafları da çekilmiştir. involucrata. Çanakkale sibelyilmaz@comu. burdurensis. albida ve G. (Fabaceae) cinsi Avrupa. G.edu. Apomiktik bitkilerde genetik etiketlemenin rolü henüz açıklanamamıştır. G. 36. diğeri ise merkezi hücreleri dölleyerek endospermi oluşturur. G.tr Memeliler ve çiçekli bitkilerde bazı genler köken aldığı ebeveyn cinsiyetine bağlı olarak işaretlenir.com Genista L. Kuzey Afrika ve Batı Asya’da yayılış göstermekte ve yaklaşık dünyada 90 tür ile temsil edilmektedir. 44. apomiktik üremede embriyo döllenme olmaksızın meydana gelir. Türkiye SB 071 genlerin ana ya da babadan gelmesine bağlı olarak ifade olmasına yol açar. Bu orandan her iki yöne doğru sapmalar tohum gelişimi üzerinde olumsuz yönde etkili olarak kayıplara yol açar.. Çalışmada farklı dokularda (stamen. yaprak. Bu türlerden G. diğerlerinin kromozom sayıları bilim dünyası için ilk kez belirlenmiştir.19. thaliana türünde genetik etiketlenmeye uğrayan FIS (FERTILIZATION INDEPENDENT SEED) sınıfı genlerin triploid apomikt B. albida Willd.. Bu araştırmada. involucrata türlerinin ise karyotip analizleri de Görüntü Analiz Sistemi (IAS) kullanılarak yapılmıştır.. burdurensis P. acanthoclada. Ayrıca G. sessilifolia ve G. G. Kemal Melih TAŞKIN Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Buna karşın. Genista tinctoria L. TRABZON SB 070 Türkiye Genista L. G. Çalışılan taksonlardan G. Bugüne kadar genetik etiketlemeye maruz kalan genlerin çoğu memeli ve Drosophila’da bulunmuştur. Genista cinsine ait 12 takson karyolojik yönden çalışılmıştır. Konya esramartin@gmail.

Domates. Kuddisi ERTUĞRUL. iki haftalık (inokule edilen yapraklar) ve dört haftalık (Sistemik yapraklar) dönemlerde virüs varlığının saptanması için DASELISA (Double Antibody Sandwich Enzymelinked immunosorbent assay) ile test edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Türkiye. Patates Y virüsü (PVY) domates bitkisini infekte eden virüsler arasında en çok yaygın ve zararlı olanlardan biridir. Biyoloji Bölümü. 20017.tr Gittikçe artan insan nüfusunda tarım hayatı son derece önemli bir yer kaplamaktadır. L. Sonuçlar Ki-kare analizinde belirlendiği gibi 1:3 açılım oranına uymaktadır. Yabani domates türlerinde değişik şekillerde dayanıklılık tespit edilmiştir. dayanıklılık 163 .Türkiye. hastalıklı tohumların kullanılmamasına dikkat edilerek viral hastalıklarla mücadele edilmektedir. Urla. Selçuk Üniversitesi. tüm ürünün kullanılamayacak duruma gelmesine neden olabilmektedir. Biyoloji Bölümü. Elde edilen parmak izlerine göre bir veri matriksi oluşturulmuştur. 2 İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü. İnokule edilen bitkiler. Denizli. Meryem BOZKURT. Biyoloji Bölümü. fungal ve viral hastalıklar önemli ölçüde ürün kalite ve veriminde etkili olmaktadırlar. İzmir fctoprak@pau. glandulosu ve L.edu. peruvianum. Özellikle virüs vektörleri olan böceklerle mücadelede kullanılan insektisitler hem insan sağlığı açısından hem de maddi açıdan zararlı olabilmektedirler. chmielewskii bitkilerinde PVY’ye karşı dayanıklılık olduğu tespit edilmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. ürün rotasyonu yapılarak. domates üretim ve tüketimi açısından önemli bir ülkedir. Yabani ve kültür türleri ve bu hatların çaprazlarından elde edilen F1 ve F2 hatları PVY ile mekanik olarak inokule edilmiştir. pimpinellifolium. L. bitki kalite ve verimini önemli ölçülerde azaltan viral bir bitki hastalığıdır. Tuna UYSAL. PVY virüsü bitkilere mekanik olarak taşındığı gibi afidler aracılığı ile de taşınır. Lycopersicon chilense ve L. vitamin ve mineral maddeler açısından oldukça zengin bir sebzedir. endemik SB 073 Domateste Patates Y Virüsü (PVY)’ne Karşı Dayanıklılık Fevziye ÇELEBİ TOPRAK1. domates. Anahtar Kelimeler: Centaurea. Bu yüzden. ve Pseudoseridia Wagenitz Seksiyonlarında Yer Alan Bazı Akraba Türlerin ISSR (Inter-Simple Sequence Repeats) Yöntemiyle Seçilmesi Eda ÖZEL. 50 farklı yabani tür ve kültür domates türlerinde PVY’ye karşı dayanıklılık kaynakları araştırılmıştır. hirsutum ve L.000 ha alanda domates üretilmektedir. Beslenme ihtiyacı için kullanılan sebzelerin başında domates yer almaktadır. chmielewskii F2 populasyonlarının fenotipik analizlerine göre dayanıklılığın resesif tek genle kontrol edildiği varsayılmaktadır. FAO 2006 (Food and Agriculture Organization) verilerine göre.19. Domates üretimini bütün dünya’ da olduğu gibi kısıtlayan en önemli faktörlerden biri değişik virüslerin sebep olduğu viral hastalıklardır. Dünyada tüm etmenlere dayalı verim kayıpları 500 milyar dolar (USD) olarak tahmin edilmektedir. Domatesin üretim ve kalitesi çok çeşitli hastalıklar nedeniyle düşmektedir. Anahtar Kelimeler: PVY. pennellii ve L. Bakteriyel. Fen Edebiyat Fakültesi. domates üretimi açısından Türkiye. L. hirsutum PI247087 bitkisinde PVY’ye karşı immünite olduğu gözlenmiştir. Anne FRARY2 1 Pamukkale Üniversitesi. taşıyıcı vektörlerle savaşılarak. Kampus. temiz alet ve donanım kullanılarak. en iyi mücadele yöntemi genetik dayanıklılığın kültür domateslerine aktarılmasıdır. Patates Y virüsü (PVY). Bu çalışmada.) Hoffm. Kınıklı. Konya dnapolimeraz@gmail.com Bu çalışmada Cheirolepis ve Pseudoseridia seksiyonunda yer alan ve birbirleriyle yakın akraba olduğu düşünülen Centaurea türlerinin moleküler bir seçici olan ISSR (Basit diziler arası tekrarlar) yöntemi ile seçimi yapılmıştır. Cinsi Cheirolepis (Boiss. TRABZON SB 072 Centaurea L. Bitki hastalıklarıyla mücadelede çeşitli yöntemler kullanılmaktadır: dayanıklı ve toleranslı kültür çeşitleri kullanılarak. Sami DOĞANLAR2. Eminur BARUTÇU1. dünya çapında üçüncü sırada yer almaktadır ve Türkiye’de 260. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bir dendrogram yapılarak türlerin filogenetik akrabalıkları ortaya çıkarılmıştır. L. ISSR. Bu hastalıklar. Kınıklı Merkez Kampüs.

kromozom. T. Kullanıcı kalibrasyon yaparak istediği birimde (µm. Tordylium elegans. Bilgisayar yazılımları. kullanım kolaylığı.-Mor kromozom sayısı ve karyotip analizi ilk kez bu çalışmada verilmiştir.-Mor (Umbelliferae) Kromozom Sayısı ve Karyotip Analizi Ayşe Nihal GÖMÜRGEN. Otomatik ölçümlerde.15 µ arasındadır. Bilgisayarların ölçü birimi pixeldir.edu. Şti. Anahtar Kelimeler : Görüntü işleme ve analiz sistemi. toplam haploid kromozom uzunluğunun ölçülmesi. kromozom morfolojilerinin belirlenmesi ve kromozom aberasyonlarının ortaya konulması mümkündür. kromozom preparatlarından elde edilen mitotik metefaz görüntüleri üzerinde örnek karyotip uygulamaları da konunun uzmanı tarafından sunulacaktır. Bilgisayar destekli Görüntü İşleme ve Analiz Sistemi ülkemizin bazı Üniversitelerinin laboratuvarlarında ve araştırma hastanelerinde etkin olarak kullanılmaktadır.19. Karyotip formülü 1 terminal. Seval ALBOSTAN. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemi. Fen Fakültesi.com Buğday (Triticum aestivum). Ankara gomurgen@hacettepe. Umbelliferae. Şehit Cem Ersever Caddesi. Anahtar Kelimeler: Kromozom sayısı. her ne kadar bazı taksonlarda aynı olsa da. TRABZON SB 074 Türkiye İçin Endemik Olan Tordylium elegans’ın (Boiss. Günümüz sitogenetik çalışmalarında kromozom kol indeksleri. Fungal biyotik stres faktörlerinden biriside Kara Pas (Puccinia graminis 164 . kromozom morfolojileri farklıdır. 3 medyan ve 4 submedyan (2n= 1t + 3m + 4sm) kromozom olarak belirlenmiştir. Ahmet DURAN1. daha hızlı ve daha güvenilir sonuçlar almasını. Ankara esramartin@gmail. Bir hücreyi mikroskop altında gözlemek. & Bal. Zafer MERT.com Yaşayan her canlının sahip olduğu belirli bir kromozom sayısı vardır. Haşim ALTINÖZLÜ Hacettepe Üniversitesi. Babacan UĞUZ2. taksonlara ait karyogram ve idiyogramlarının çizimi gibi uygulamalar bilgisayar programları ile yapılmaktadır. tüm dünya ve ülkemiz için stratejik ürünler arasındadır. insanların performansları ile karşılaştırıldığında hızlılık. Bu programın kullanımı ile ilgili teknik bilgiler yazılımcı tarafından. SB 075 Bilgisayar Destekli Görüntü Analiz Sisteminin Sitogenetik Çalışmalara Uygulanabilirliği ve Güvenilirliği Esra MARTİN1.) Alava & Hub. Canlılardaki kromozom sayı ve morfolojilerinin sitogenetik açıdan incelenmesi. canlılardaki sistematik problemlerin çözümünde ve filogenetik ilişkilerinin belirlenmesinde kullanılmaktadır. Sitogenetik çalışmalar yapan akademisyenlerin ve araştırmacıların daha kolay.. Bu yazılım kullanılarak bütün canlıların somatik kromozom sayılarının tespit edilmesi. ölçüm güvenilirliği. Lütfi ÇETİN. karyotip SB 076 Ug 99’a Karşı Küresel Yaklaşımlar ve Türkiye için Genetik Dayanıklılığın Kullanımı Üzerine Bazı Araştırmalar–I Fazıl DÜŞÜNCELİ. & Bal. incelemek ve değerlendirmek kolay olabilmektedir. mm. idiyogram. Biyoloji Bölümü.26 µ ile 3. verilerin dizayn edilmesi ve bilgilerin depolanması gibi yönleriyle çok daha avantajlıdır. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemlerini kullanarak çok daha hızlı ve güvenilir veriler elde etmek mümkündür. karyotip analizi. Eğitim Fakültesi. elegans’ ın kök uçlarından elde edilen mitotik kromozomlarının analizi yapılarak. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemlerinde görüntü oluşumu renklerin ayrışım karakterlerinin sayısallaştırılması ile gerçekleşir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Yenimahalle. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemleri otomatik ve yarı otomatik olarak ölçümler yapar. Beytepoe. 8 çift kromozom azalan boylarına göre 1 den 8’e kadar sıralanmıştır. 1 Selçuk Üniversitesi. kromozom boy uzunlukları. Üretimin her aşamasında biyotik ve abiyotik stres faktörleriyle karşılaşılabilmekte olup bu stres/stresler nedenleriyle ciddi verim ve kalite kayıpları oluşabilmektedir. Kadir AKAN Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü. endemik. Biyoloji Bölümü. Sonuçlar kullanıcıların belirleyeceği parametreler doğrultusunda elde edilir.tr Türkiye için endemik bir tür olan Tordylium elegans ‘ın (Boiss. Botanik ABD. Kromozom sayıları. Ortalama kromozom boyunu 2. Bu taksonun somatik kromozom sayısı 2n = 16 olarak tespit edilmiştir. nitelikli bilimsel yayınlar üretmesini sağlamada vazgeçilmez bir yazılım olduğu anlaşılmaktadır. cm) sonuçları alabilir. No:11. Ancak sağlıklı sonuca ulaşabilmek için çok sayıda hücreyi incelemek gerekmektedir.21µ dur ve kromozom boyları 1. sentromer konumlarının belirlenmesi. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. Konya 2 Bab Yazılım Donanım Mühendislik ve Medikal Cihazlar Ltd.) Alava & Hub. Ankara kadir_akan@hotmail.

Irkın etkisi ülkemizde 1995 yılında hissedilmiş olup Çukurova’da 500 bin ton ürün ve bunun parasal karşılığı olarak da 5. Kimyasallar önerilen şekilde kullanılsa bile.sp.000. Çalışma TÜBİTAK 1001 programınca (106O331) finanse edilmekte olup. Zafer MERT. Lütfi ÇETİN.4 milyar dolar zarar meydana getirebileceği ve bu durumdan 1 milyara yakın insanın etkilenebileceği yönündedir. Sürme (Tilletia foetida ve Tilletia caries) ve Rastık (Ustilago tritici). Anahtar Kelimeler: Buğday (Triticum aestivum). No:11. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. insana ve çevre sağlığı için oluşabilecek olumsuzlukların giderilmesi için belirli bir maliyetin oluşması da önemli bir dezavantajdır. kara pasın mevcut durumunun ve patotiplerinin belirlenmesi 3) Çeşit ve hatlardan oluşan ülkesel buğday materyalinin hastalığın görüldüğü ülkelerden birisi olan Etiyopya’da bu ırka karşı reaksiyonlarının belirlenmesi amacıyla gönderilmiştir. ucuz ve pratik kontrol metodu olarak alternatif bir yaklaşımdır. Bu amaçla 2007 yılında TAGEM’e bağlı 11 araştırma enstitüsünden Kışlık Dilim için 175 hat/çeşit. GRI. hedefe hızlı ulaşılması ve diğer birçok mücadele şekline göre ucuz olması nedeniyle kimyasal uygulamalar üreticiler tarafından öncelikle tercih edilmektedir.sp. TAGEM. Küresel bir risk olarak kabul edilen ırka karşı uluslar arası araştırma kuruşları ve tehdit altındaki ülkelerin katılımlarıyla Küresel Pas Girişimi (GRI) oluşturulmuştur. Irk ülkemize gelip belli bir tehdit oluşturmadan yapılan çalışmalar şu şekilde özetlenebilir. Biyoloji Bölümü. KARI (Kenya).19. Nohutta. 2006–2007 yılı yetiştirme sezonunda tarla ve sera şartlarında test edilmiştir. bir ton buğday 140 USD olarak hesaplanırsa 16. Günümüzde benzer bir durum söz konusudur. Ug99. Yenimahalle. Antraknoz (Ascochyta rabiei) hastalıkları biyotik stres faktörleri olarak Orta Anadolu şartlarından öne çıkanlardır. hastalığın eşeyli dönemi sürecinde ya da farklı mutagen kaynaklar nedeniyle mutasyonlar oluşabilmekte ve bu şekilde hastalığın yeni ırkları meydana gelebilmekte. Fazıl DÜŞÜNCELİ Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü. üretim maliyetlerini bir miktar artması. tritici ). Uzun yıllar süren çalışmalar sonucu oluşturulan hastalıklara dayanıklılık kaynakları. kara pas (Puccinia graminis f. ve uçucu madeni yağla inokule edilmiş ve değerlendirme 165 . ciddi yatırımların yapıldığı ve önemli bir pazar haline gelen organik üretimde kullanım kısıtlamalarının olması belki daha da önemlisi çevreye/bitkiye olan olumsuz etkileridir. Arpa Yaprak Lekesi (Rhynchosporium secalis). Seval ALBOSTAN. Örneğin Kenya’da 1986 yılında tespit edilen Yr9 dayanıklılık geni üzerine etkili sarı pas ırkı. 1)Uluslararası kuruluşlarla diyalog çerçevesinde ırkın hareketi izlenmesi 2) Ülkemiz için. Yazlık Dilim için 140 hat/çeşitten oluşan setler Etiyopya’da test edilmiş olup. 4) Test materyali içerisinde dayanıklılık özelliği taşıyan genotiplerde dayanıklılığı sağlayan genlerinin belirlenmesi 5) Dayanıklı çeşit geliştirmek ve hastalığın ülkemize gelmesi durumunda genetik dayanıklılık kullanılarak hastalıkla mücadele edilebilmesi noktasında ıslah çalışmalarına başlanması amaçlanmaktadır. İlk defa 1999 yılında Uganda da tespit edilmesine atfen Ug 99 adı verilen yeni bir kara pas ırkının da küresel bir epidemiye yol açmasından ciddi endişe duyulmaktadır. Test materyali üzerine Sarı pas için uredosporlar ilkbaharda talk pudrası. Ug 99 dünya buğday koleksiyonunun önemli bir kısmını etkilenmekte olup öngörüler ırkın. Arpa Çizgili Yaprak Lekesi (Pyrenophora gramineum). Aktif üye konumundaki ülkemizde de ortak girişimce geliştirilmiş olan ortak stratejiler çerçevesinde çalışmalar yürütülmektedir. IWWIP. Arpa ve Nohutun Bazı Fungal Hastalıklarına Karşı Orta Anadolu Şartlarında Kullanımı Üzerine Araştırmalar Kadir AKAN. tritici).sp. uygulamanın kolay olması.000 USD kayba neden olduğu bildirilmektedir. arpa (Hordeum vulgare) ve nohut (Cicer arietinum L. Bu dezavantajları önemli fırsata dönüştürebilecek olan genetik dayanıklılık.) dünya ve ülkemiz için stratejik ürünler arasındadır.com Buğday (Triticum aestivum). Kimyasal uygulamalardan dolayı oluşan kalıntılar ya da yeni oluşan bileşikler biyolojik ortamı etkilemekte. Buğdayda. genetik dayanıklılık SB 077 Genetik Dayanıklılığın Buğday. Ankara kadir_akan@hotmail. dünya üretiminin yaklaşık % 19’a denk gelen 117 milyon ton ürün kaybına. Doğu Afrika’da ortaya çıkıp kuzeye doğru yayılarak geniş bir alanda buğday üretimini etkilemiştir. Bu hastalıkların kontrolünde genellikle. tüm alıcı ortamlarda kalıntı oluşturarak biyolojik dengeleri bozabilmekte hatta besin zincirine girerek insanda bile toksik etki oluşturabilmektedir. tritici ) olup epidemi durumunda kayıplar %90’a ulaşabilmektedir. Kamu kaynaklarının kullanımı noktasında. Şehit Cem Ersever Caddesi. TRABZON f. Üretimleri sırasında karşılaşılan biyotik ve abiyotik stres faktörleri nedeniyle ekonomik anlamda önemli verim ve kalite kayıpları oluşabilmektedir. sırasıyla 135 (%77) ve 23 (%16) genotip dayanıklı olarak belirlenmiştir. Sarı Pas (Puccinia striiformis f. oluşan bu yeni ırklar her anlamda büyük küresel sonuçlar doğurabilmektedir. su. Macrocycle’nin fungal etmenlerde. Arpada. EARO (Etiyopya) ve PBI (Sydney Üniversitesi)’ca desteklenmektedir. üreticiler tarafından kullanılabilecek uygun.

Orman Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı. feromon. Sürme’ye 60.840 (%47. Rastık (Ustilago tritici). Rastık’a 80. İSTANBUL hcebeci@istanbul. ağaçların yaşlarına paralel olarak 1 . Biyoloji Bölümü. tritici). Kundu Köyü.19.sp. Orman Fakültesi.4 m yüksekliklere. EBAL. Arpa Yaprak Lekesi (Rhynchosporium secalis). Selim Sualp ÇAĞLAR2 1 Kundu Turizm Yatırımcıları Birliği.801 (%55. Sabiha ACER İstanbul Üniversitesi. Arpa Yaprak Lekesinde 500. 34473 Sarıyer. Sürme ve rastıkta hastalık tohuma tekniğine uygun. bulaşma. Orta Avrupa ve Balkan ülkelerinde yoğun zararı görülen bu türün ülkemizde yeni olması nedeniyle herhangi bir epidemi olabilecek populasyon artışına şu anda şahit olunmamıştır. Elde edilen sonuçlar hem yıllar arası hem de aynı yılın farklı dönemlerinde örneklenen. Sarı pas (Puccinia striiformis f. bahçe ve orman alanlarımızda kültür bitkisi olarak kullanılmaktadır. Kullanılan feromonun içeriği. İstanbul. Anahtar Kelimeler: Akdeniz çam kabuk böceği. birey sayısı. Beytepe-Ankara innald@yahoo. Lepidoptera. Ayrıca.com Kundu Turizm Merkezi ve çevresinde yer alan yaklaşık 1000 dönüm büyüklüğündeki Fıstık Çamı (Pinus pinea L. Arpa Çizgili Yaprak Lekesi’ne 146. eşey oranı ve tuzak yüksekliği-örneklenen birey sayısı arasındaki ilişki şeklinde değerlendirilmiştir. Bu genotipler kullanarak kimyasal savaşım sonucu oluşabilecek olumsuzların önlenmesi. Larvalar Aesculus hippocastanum yapraklarının alt ve üst epidermisi arasında beslenerek kahverengi lekelenmeler meydana getirmiştir. fıstık çamı.67)’ı da 2005 yılına aittir.) ormanında.000 spor/ml yoğunluğunda inokule edilmiş ve gözlemler 1-9 skalasına göre yapılmıştır. 1857)] ile Biyoteknik Mücadele Deniz İNNAL KUYAB1. bunların 82. cisverbenol. atkestanesi park. çalışma boyunca toplam 9 seri feromon kullanılmıştır. “metil-butenol. ipsdienol” şeklindedir.33)’i 2004 yılına 66. Akdeniz Çam Kabuk Böceği Orthotomicus erosus’a karşı etkili olmuştur.000 spor/ml yoğunluğunda inokule edilmiş ve değerlendirme 0-4 skalası göre Antraknozda hastalıklı bitki artıklarından ve kültüre alınan antraknoz etmeni. Antalya 2 Hacettepe Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.edu. gözlem. Sonuç olarak feromon tuzakları kullanılarak yapılan biyoteknik mücadele. Arpa Yaprak Lekesi’ne 107. Bu yüzden zararlı üzerindeki araştırmalara 2004 yılından itibaren önem verilmeye başlanmıştır. Orthotomicus erosus.1997)’ne karşı feromon tuzakları kullanılarak biyoteknik mücadele yapılmıştır. 06800. 500.Kasım (188 gün) ve 2005 yılının Mart . veriler bu çalışma içerisinde Anahtar Kelimeler: Aesculus. Arpa Çizgili Yaprak Lekesi (Pyrenophora gramineum). TRABZON Modifiye Cobb skalasına göre. Fen Fakültesi. arazinin tamamını örnekleyecek şekilde yerleştirilen 200 feromon tuzağında. Araştırmalarımızdan elde 166 .tr İstanbul Belgrad Ormanı alanlarında 2004 ile 2005 yılları arasında Cameraria ohridella tahribatı görülmüştür. genetik dayanıklılık SB 078 ettiğimiz ilk verilecektir.8. Antalya İstanbul Belgrad Ormanı Atkestanelerinde Yeni Bir Zararlı: Cameraria ohridella (Lepidoptera:Gracillariidae) H. Antraknoz’a karşı 125 farklı genotip dayanıklı olarak belirlenmiştir. Sürme (Tilletia foetida ve Tilletia caries). Farklı amaçlar için yürütülen veya yürütülecek olan ıslah programlarında genitör bitki olarak kullanılabileceği gibi amaca uygun olanlarında çeşit olarak da tescil ettirilebilmesi mümkündür. Pinus pinea. Akdeniz Çam Kabuk Böceği (Orthotomicus erosus Bright & Skidmore. Fıstık Çamı ormanında. Arpa (Hordeum vulgare) ve Nohut (Cicer arietinum L. bu şekilde çevre ve insan sağlığının korunması mümkün olabilir. Çalışmalar 2004 yılının Nisan . Antraknoz (Ascochyta rabiei).641 birey örneklenmiş olup. Türkiye SB 079 Türkiye’nin Önemli Orman Zararlılarından Akdeniz Çam Kabuk Böceği [Orthotomicus erosus (Wollaston. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Arpa Çizgili Yaprak Lekesinde hastalık tohuma sandviç yöntemi ile inokule edilmiş olup bu hastalıklar sağlam/hasta bitki oranı göre. Çalışmalar sonucunda buğdayda Sarı pasa 252 (48 adeti makarnalık buğday).Kasım (236 gün) dönemlerinde toplam 424 gün sürdürülmüştür. Çalışma süresince toplam 149.Hüseyin CEBECİ. yoğunluk ve ağırlık değişimi.). Anahtar Kelimeler: Buğday (Triticum aestivum).

Akdeniz ekosistemleri gibi çok sık yangına maruz kalan alanlarda bulunan bitki türlerinin çoğu. Biyoloji Bölümü.9. son beş yıl içinde.Edebiyat Fakültesi.edu. salicaria nın doğal yayılış gösterdiği Finlandiya. bölgede bulunan farklı tarihlerde yangına maruz kalmış yedi alan ve uzun süredir yangına maruz kalmamış iki alan seçilmiştir.9). USA akanil@dumlupinar. Marmaris civarında Haziran-Eylül 2005 tarihleri arasında yürütülen bu çalışmada. Altı farklı ülkeye ait Bitki Fonksiyonel Grupları ve Yangın Sonrası Rejenerasyon Çalışmalarındaki Önemi Çağatay TAVŞANOĞLU Hacettepe Üniversitesi. kommünite ve ekosistem düzeyindeki çalışmalarda.tr Ülkemizde nehir. Elde edilen verilerin JMP SAS istatistik programında değerlendirilmesi sonucunda bitkinin Türkiye populasyonlarının toprak üstü ve toprak altı organlarının en iyi gelişim gösterdiği belirlenmiştir (Ort ± SE: boy (cm) = 244. bu grupların yangın sonrası vejetasyon dinamiklerini açıklamadaki rolü incelenmiştir.06 ± 0. MİDDLETON3 1 Dumlupınar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Fen. kök ve gövde ağırlıkları hesaplanmıştır. ekonomik başarılarla taçlandırılmamış askeri ve siyasi zaferlerin kalıcı olamayacağını ve kısa sürede etkisini kaybedeceğini düşünen M. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Lafayette. Biyoloji Bölümü. Hayrünisa BAŞ SERMENLİ Muğla Üniversitesi.5 ± 12. ekolojik bilgiyi daha etkin ve kullanışlı bir şekilde elde edebilmemizi sağlayan fonksiyonel gruplara dayalı yaklaşımlar son yıllarda giderek ağırlık kazanmaya başlamıştır. Atatürk dönemi populasyonları temsil eden bitkilerin boy uzunlukları. Cengiz TÜRE2. gövde ve yaprak kuru ağırlıkları ile çiçeklenme fenolojileri karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bitki sağlığı.tr Türlerin yaşam öyküsü özelliklerine dayanan ekolojik modeller ve bitkileri müdahaleye cevaplarına göre sınıflandırma konusundaki yeni yaklaşımlar.tr Bu çalışmada. 06800. Çek Cumhuriyeti.3 ± 61. Fonksiyonel gruplar. Ekoloji Anabilim Dalı. Ankara ctavsan@hacettepe. Dolayısıyla. Akdeniz ekosistemlerindeki en önemli ekolojik etmenlerden birisi olan yangına bağlı fonksiyonel grup oluşturulması vejetasyon dinamiklerinin incelenmesinde ön plana çıkmaktadır. Beytepe. yangına bağlı ve yangına bağlı olmayan bitki fonksiyonel gruplarının oluşturulmasıyla. Atatürk’ün ülkenin doğal zenginlik kaynağını oluşturan bitkilerin sağlığını korumaya yönelik izlediği politikalar kronolojik şekilde belgeleriyle sunulmaktadır. Populasyonlararası üreme gücü karşılaştırıldığında ise Türkiye populasyonlarının Kanada populasyonlarından sonra en düşük üreme gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir (0. Çiçeklenme fenolojileri karşılaştırıldığında en erken İspanya populasyonları çiçeklenirken en geç Kanada populasyonları çiçeklenmiştir. sulak arazilerin baskın türü haline gelerek bölgede yayılış gösteren diğer bitki türlerinin yayılışlarını sınırlandırarak doğal habitatı tahrip etmektedir. Kütahya 2 Anadolu Üniversitesi. İspanya ve Türkiye populasyonları ile Kanada ve Amerikadaki populasyonlarından alınan tohumlar bir yıl boyunca sera koşullarında aynı şartlar altında yetiştirilerek bitkilerin kök. Kuzey Amerika ve Kanada’ya antropojenik vektörlerle taşınmış olarak giren bu tür. üreme gücü ve yaprak.1. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Her bir alan 167 . ekolojik çalışmalarda umut verici araçlar olarak görünmektedir.8 ± 26.edu. TRABZON SB 080 Atatürk Döneminde Türkiye’de Bitki Sağlığının Korunması Mehmet TEMEL. sulak alanların çevresinde tarımsal faliyetlerin artması ve ağaç türlerinin kesilerek tepe tacı kapalılığının azaltılması nedeniyle istilacı özellik kazanarak biyoçeşitliliği tehdit etmeye başlamıştır. Avrupa ve Kuzey Amerika’da Yayılış Gösteren İstilacı Lythrum salicaria L.S National Wetlands Research Center.7. yangına karşı geliştirmiş oldukları uyumsal özellikler sayesinde populasyonlarını devam ettirebilmişlerdir. göl ve sulama kanallarının kenarında küçük ve sınırlı populasyonlar halinde doğal yayılış gösteren Lythrum salicaria L. Muğla mtemel@mu.8 ± 87. Beth A. kuru kök ağırlığı (gr) = 93. kuru gövde ağırlığı (gr) = 222.5 ± 16. K. Eskişehir 3 U.19. kuru yaprak ağırlığı (gr) = 122. Süksesyonal bir seri oluşturmak amacıyla. (Lytraceae) Türünün Kuru Ağırlık ve Çiçeklenme Fenolojilerinin Karşılaştırmalı Olarak Araştırılması Nüket A. belli bir işleve yönelik bazı uyumsal özellikleri paylaşan tür grupları olarak tanımlanmıştır.edu. toplam kuru ağırlık (gr) = 463. SB 082 SB 081 Türkiye.003).. Özellikle. L.G.3.S. Bu çalışmada. BİNGÖL1.

Anahtar Kelimeler: Yangın. erinaceus. Thymus vulgaris. esrin kantrakti olan BakiCeyhan boru kemerini İpek yolu etrafının elece de seher yasillasdirmasinda park.GULİYEV Merdekan Dendrarisi. yangına cevap biçimleri. kabızlık. eskiden yalnızca köylerde. Bu fonksiyonel grupların yangın sonrası geçen zamanla olan değişimlerinin incelenmesi. Kemalpaşa-Nif dağı ve Mahmut dağında 1078 – 1500 m’lerde yaşayan dar yaylışlı endemik bir bitkidir. bagsalmada istifade etmekle hem dekoratif yasillasdirmani. Sabri ÖZYURT.19. Aliev Rauf HUSEYN. ishal. hazımsızlık. Fen Fakülyesi.Bitki çayları. populasyonlardaki bitkilerin morfolojik özelliklerinin farklılıklarını. bağışıklık . xestexanalarin o cümleden daş karxanalarinin. soğuk algınlığı.Bitkilerin köklerinin.edu. erinaceus’un Populasyon Ekolojisi Murat ERSÖZ. ormanlar ve dağlardan toplanmaktadır. Birey sayısı Spil 168 Kütahya’da Kullanılan Bitkisel Çayların Bazı Kimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Sema Demet BAHTİYAR. yapraklarının. kabuklarının. Sema LEBLEBİCİ Dumlupınar Üniversitesi. Rutubet ve asitte çözünmeyen kül miktarlarının TGK’nin belirlediği sınır değerlerine uygun olduğu fakat tüm örneklerde değişik oranlarda ağır metallerin varlığı tespit edilmiştir. 35100. Valeriana officinalis. var. Fen Edebiyat Fakültesi. İZMİR ozcan. Kütahya.tr Günümüzde. TRABZON içerisinde tesadüfi olarak seçilen kuadratlarda bitki türlerinin yüzde örtüşleri nokta örneklem tekniği uygulanarak belirlenmiştir. yaşam öyküsü özellikleri ve yaşam biçimleri dikkate alınarak sınıflandırılmıştır.) ormanlarındaki yangın sonrası vejetasyon dinamiklerini birçok farklı boyutta ortaya konulmasını sağlamıştır.edu. Matricaria chamomilla. kimya müessiselerinin. Kütahya aktarlarından temin edilen ve bitkisel çay olarak kullanılan Tilia platyphyllos. Azerbaycan dendrary@mail. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Var. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Bitkisel çaylar. süksesyon. Batı Anadolu’da. Türk gıda kodeksi SB 085 Dar Endemik Dianthus erinaceus boiss. Marmaris civarındaki Kızılçam (Pinus brutia Ten. hem de etraf muhitin zararlı gazlardan temizlenmesini temin etmek olar. meyvelerinin veya tohumlarının aromatik madde içeren kısımlarının kurutularak. Ülkemizde de 50–60 çeşit bitki. Kırkağaç-Bakırkaya tepesi. Bornova. neftayirma zavodlarinin. kasabalarda siyah çayın yerine içilmekteyken son 10–15 yıldır büyük şehirlerde de kullanılmaya başlanmıştır. A. Hypericum perforatum türlerine ait örneklerde rutubet asitte çözünmeyen kül ve ağır metal miktarları tespit edilmiş ve sonuçların Türk Gıda Kodeksi’ne uygunluğu araştırılmıştır. Bu sayede değişik bitki fonksiyonel grupları oluşturulmuştur. Birbirinden en uzak iki populasyon Mahmut dağı ve Kırkağaç’tır. Manisa-Spil dağı.az Bir çok növlerden istifade etmekle republikamızda etraf mühitin mühafazasınde onlarin genetik değişkenliğe göre havanın kirlendirme derecesi tayin edilmiştir.tr Dianthus erinaceus Boiss. Günümüzde tüm dünyada yaygın olarak tüketilen bitki çaylarının bazıları özel tarlalarda yetiştirilmekteyken büyük bir bölümü çayırlar. kaynar suda içime uygun hale getirilmesi ile bitkisel çaylar hazırlanmaktadır. gövdelerinin. Türkiye. bitkilerin belirli kısımlarının belli kurallarla hazırlanmasına dayanan karışımlar olarak bilinmektedir. Tedgigat esasında malum olmuştur ki. Bu çalışmanın amacı. M. bitki örtüsü SB 083 Etraf Mühitin Muhafazasında Bitkilerin Rolü Tofig Sadig MAMMADOV. çayı yapılarak tüketilmekte olup bitki çayları. dal sürgünlerinin. Özcan SEÇMEN Ege Üniversitesi. yorgunluk ve uykusuzluk gibi şikayetleri gidermeye yönelik.secmen@ege. tarihte olduğu gibi. SB 084 sisteminin güçlenmesi. sement zavodlarinin. psikolojisinin düzelmesi amacıyla bitkiler kullanılmaktadır. Tedgig olunmuş bu növlerden respublikamızda sanayi müesseslerinin. Biyoloji Bölümü. bitki fonksiyonel grupları. bazı növler atmosferden zehirli maddeleri menimsemekle yani havanın kimyevi kirlenmelerden temizlenmesinde fabrik rolünü da oynuyorlar. Bakü. üreme yollarını ve populasyon dinamiğini araştırmaktır. A. Botanik Anabilim Dalı. Akdeniz ekosistemleri. birçok hastalığın tedavisinde modern tıp tedavilerini destekleyici olarak hastanın rahatlaması. yayılış alanlarını. Biyoloji Bölümü. Kütahya msozyurt@dumlupinar. Bu çalışmada. Farklı çalışma alanlarında bulundukları saptanan ve örtüşleri belirlenen türler. Bunların başında bitki çayları gelmektedir. Lavandula stoechas. çiçeklerinin.

Argynnis sp. En büyük yayılış alanı Nif dağındadır. dar yayılış ve tehlikede olmasının nedenleri ortaya konmaya çalışılmıştır... bal Akdeniz bitki coğrafyasında yer alan Spil dağının yüksek rakımındaki farklı bitki topluluklarının (orman.19.) ve Lahana kelebeği (Pieris brassicae). nektar ile polen alan ve tozlaşmayı etkin şekilde gerçekleştiren böceklerdir. Azot mineralleşmesi yaz mevsimine göre sonbahar ve ilkbaharda belirgin olarak yüksek bulunmuştur. çok kireçli. Bu olayın tohum oluşumunu etkilediği görülmüştür. İZMİR 2 Yakın Doğu Üniv. Akdeniz 169 . Çevre Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü. Lefkoşa K. Çiçek sayısı Kırkağaç populasyonunda en yüksektir. ancak çok az polen ve nektar sağladıkları belirtilmiştir. Aykut GÜVENSEN1. tuzsuz.C sgsenol@yahoo. Kırkağaç’ ta en azdır. Bitkiler üzerinde 15 böcek saptanmıştır. Biyoloji Bölümü. otlakalan. Biyoloji Bölümü.’ ın Tozlaşması Serdar Gökhan ŞENOL1. Biyoloji Bölümü. Ödemiş.com Linum aretioides Boiss. Bunların 4 ü. Teorik ideal koşullar altında beklenen/hesaplanan olgun tohum sayısı ile gözlenen/ gerçek oluşan olgun tohum oranı %35’dir. büyük ve sarı renkli. Münir ÖZTÜRK2 Uludağ Üniversitesi. Bozdağ ile Denizli. Bornova.8 kg ha y-1) ve bodur çalılık alan (25. Polen canlılığı ile stigma olgunluğunun. populasyon ekolojisi SB 087 Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yüksek Rakımlı Ekosistemde Azot Mineralleşmesi Gürcan GÜLERYÜZ1. Bulgularımızda arıların. Spil dağı populasyonu bitkileri. Biyoloji Bölümü. Bireyler ya saçak yada iğne çiçekler taşırlar. Botanik Anabilim Dalı 2 Ege Üniversitesi. 35100.T. organik maddesi az. İzmir gurcan@uludag. Fen Edebiyat Fakültesi. Üreme biyolojisi çalışması. Tozlaşmasının bu olayda rolü olup olmadığı araştırılmıştır. populasyonların daralması için ana sebep olarak kabul edilmiştir. kelebeklere göre bitkiler üzerinde daha az uçtukları ve bitkileri daha az ziyaret ettikleri görülmüştür. korollalara. Ancak birçok kelebek de iyi tozlayıcı değildir. Özcan SEÇMEN1. Polen canlılığı %86’dır.1 kg ha y-1) topluluklarında birbirine yakın iken. bodur çalı ve otlakalan) toprağında (0-5 cm ve 5-15 cm’lik iki katmanda) yıllık net azot mineralleşmesi alan inkübasyon yöntemiyle bir yıl boyunca araştırılmıştır. Fen Fakültesi. Bu sonuç.0 kg ha y-1) topluluklarında daha yüksek bulunmuştur. TRABZON dağında en çok. Saçak ve iğne çiçekli bitkiler. demir ve manganı çok olan topraklarda yaşarlar. koruma biyolojisi SB 086 arısı (Apis mellifera). Nif dağı populasyonunda bitki ve yaprak büyüklükleri.K. bulgularımıza göre Kritik Tehlikede (CR) olan bir bitkidir. diğer populasyonların bireylerinden daha büyük kalikslere. Bornova. eşey organ özelliklerinin farkı dışında morfolojik olarak birbirlerine benzerler. braktelere ve çiçeksiz sürgünlere sahiptir. stigmaların çiçek açım günü ile bir gün öncesinde en aktif olduklarını ortaya koymuştur. orman topluluğunda negatif olarak hesaplanmıştır (-3. Nadiren otogami görülür. Hafif alkali. Çünkü polenler bacak ve hortumlarına düzgünce yapışmazlar ve stigma ile gereken şekilde temas etmezler.6 kg ha y-1). Linum aretioides’ in verimli sürgünlerin ucunda tek olarak çıkan sapsız çiçekleri. dimorf heterostil yani distildirler. Babadağ’da ağaçsız kuşağın üstündeki bölgede yaşayan dar yayılışlı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. erinaceus.4 kg ha y-1) nazaran otlak alan (27. Diğer böceklerin çoğu dolaylı yollardan çok az katkı sağlarlar. diğer populasyonlarından daha büyüktür. Bal arılarının Linum’ların önemli bir tozlayıcısı oldukları. tozlaşma. Nif dağı populasyonu çiçekleri daha çok sayıda olgun tohum içerirler.var.5 kg ha y-1) ve çalılık alan (14.edu. böceklerle olur. yıllık net NO3--N verimi orman topluluğuna (12. Tohum çimlenmesi % 90 dır. Kahverenkli kelebekler(Vanessa cardui. orman toplulukları. Bitkinin populasyon ekolojisi araştırılarak. Botanik Anabilim Dalı. yüksek rakım. İzmir. yıllık net mineral azot veriminin topluluklara bağlı olarak değiştiğini göstermiştir. bodur çalı. Salih GÜCEL2 1 Ege Üniversitesi. Yıllık net toplam mineral azot verim (NH4++ NO3--N) değerleri ise otlakalan (14. Anahtar Kelimeler: Azot mineralleşmesi. 35100. Kırmızı Kitaba göre Zarar Görebilir (VU). Sonuçlarımız. Anahtar Kelimeler: Linum aretioides Boiss. nitrifikasyon. Bitkiler böcekle tozlaşırlar. Anahtar sözcükler: Dianthus erinaceus Boiss. tozlaşma için sorun oluşturmadığı görülmüştür. populasyon ekolojisi. Tozlaşma.tr 1 Tehlikede Olan Linum aretioides Boiss. Bu oran çok düşüktür. Toprağın 0-15 cm’lik toplam katmanında yıllık net NH4+-N verimi tüm topluluklarının toprağında negatif olarak hesaplanmışken.

spor Karabük. A. Selcen SAKAR1. çiçek taşıyan gövde. Gramineae. yaprak ve çiçek-meyve) dağılımı.com Karabük il merkezi havasındaki alerjen polenlerin ve sporların belirlenmesi amacıyla 1 OCAK 2006 ile 1 OCAK 2008 tarihleri arası Karabük ilinin 2006 ve 2007 yıllarının alerjen polen ve sporlarını belirlemek amacıyla Karabük Üniversitesi Karabük Teknik Eğitim Fakültesi binası çatısına ve bahçesine birer adet durham aleti yerleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: polen. 2006 yılında toplam polen miktarı 3776/cm2 olup bunun 3586/cm2 si ağaç polenlerine. Salix ve Abies cinsleri il atmosferinde en fazla polen yayan ağaçlar olarak belirlenmiştir. Tür özellikle yol kenarları boyunca çayır ve otlak alanların kalkerli topraklarında geniş olarak yayılmakta ve bu alanları işgal etmektedir.edu. Polen ve spor miktarlarına ait veriler mevsimsel ve meteorolojik faktörlerle bağlantısı Spearman Korelasyon analizi uygulanılarak ortaya koyulmuştur. Ayse KAPLAN Zonguldak Karaelmas Universitesi. Ostrya. Bu nedenle.tr Asphodelus aestivus Brot. Ustilago. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Quercus. TRABZON SB 088 SB 089 Karabük İl Merkezi Atmosferinin 2006 ve 2007 yılları Polen ve Spor Analizi Yasin OZDOGAN. nitrat. Cladosporium. 308/cm2 si otsu bitki polenlerine aittir. 2006 yılında 1078/cm2 adet spora. bitkideki organik N ve nitrat içeriği ile Nitrat Redüktaz Aktivitesi (NRA) kullanılmaktadır. Akdeniz. Daha sonra Fagus. A. Araştırmada. Biyoloji Bölümü. Gravimetrik yöntemle 2006 ve 2007 yıllarına ait polen ve spor takvimi oluşturulmuştur. Toprakta azotun mineralleşmesi ve bitkilerce alınımı çeşitli ekosistemlerin verimliliğini belirlemede indikatör olarak kullanılmaktadır. Chenopodiaceae. diğeri ise yaprakların çıkışına kadar süren inaktif (yaz) fazdır (dormansi). Yabani otsu bitkilerde ise en çok düzeye Brassicaceae. (Liliaceae) çok yıllık yumrulu geofit olup Akdeniz havzasında geniş olarak yayılış göstermektedir. Serap KIRMIZI2 1 Uludağ Üniversitesi. Akdeniz bölgesinde. aestivus türünde NRA’nın organlardaki (yumru kök. 308/cm2 si ise otsu bitki polenlerine aittir. geofit. İnorganik azot toprakta nitrat (NO3-) ve amonyum (NH4+) halinde bulunur. topraktaki bitkilerce alınabilir net mineral azot verimi. türün yayılış gösterdiği habitatlardaki aktüel nitrat içeriğine göre NRA aktivitesindeki değişim belirlendi. Alternaria. Myxomycetes taksonları ile teşhis edilemeyen Ascomycetes sporları fazla miktarlarda gözlemlenmiştir. 67100. aeropalinoloji. aestivus bir yıl içinde iki büyük fenolojik aşamaya sahiptir. Compositae familyaları ulaşmıştır.19. Mantar sporları en çok yazın tespit edilmiştir. Asphodelus aestivus Brot. Fen-Edebiyat Fakültesi. yıl içindeki organlarda ve farklı alanlardan toplanan bireylerdeki değişimi araştırıldı. (Liliaceae) Türünde Nitrat Redüktaz Aktivitesi F. Bu aşamalardan birisi aktif olup (sonbahar-geç ilkbahar) toprak üstü kısımlarından yaprak çıkışından senesense kadar olan fazdır. bunun 3468/cm2 si ağaç polenlerine. A. Bitkisel Üretim Programı. Pistacia. Yıl boyunca mantar sporları gözlemlenmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Asphodelus aestivus. yüksek bitkilerin azot metabolizması her şeyden önce bu azot formlarının topraktaki miktarı ve dolayısıyla organik azotun mineralleşmesi ile ilişkilidir. aşırı otlatılma ve yangın ile bozulmuş bölgelerin egemen yaşam formları olmaktadır. Biyoloji Bölümü. 2007 yılında ise 1739/cm2 adet spora rastlanmıştır. Bu yapılırken. Zonguldak yasinozdogan@hotmail. Nitrat Redüktaz Aktivitesi 170 . Juniperus. Yüksek bitkiler azotu topraktan inorganik formda alabilirler. Gürcan GÜLERYÜZ1. Bu çalışmada. Gemlik Bursa gurcan@uludag. 2007 yılında ise toplam polen miktarı 3948/cm2 olup. Hülya ARSLAN1. 2 yıl süresince Pinus’a ait polenler mayıs sonu ve haziran başında yüksek düzeylerde sayılmıştır. aestivus türüyle belirgin şekilde temsil edilen geofitler. Botanik Anabilim Dalı 2 Uludağ Üniversitesi. Gemlik Asım Kocabıyık Meslek Yüksek Okulu.

Mavi-yeşil alglerden Microcystis aeruginosa türünün oluşturduğu alg patlamasının meydana gelmesine neden olmuştur (Eylül 2006/ Ağustos 2007). Orçun SEMİZLER. su kalitesini. sistemin onarım gücü içinde kalan değişimleri ekolojik yapı ve biyolojik zenginlikler. Eğirdir. Rıza AKGÜL. Doğal sistemler kendi kendilerini denetleyebilme özelliğindedirler. Kumm. A. Biyoloji Bölümü.edu. Abdullah KAYA2. Eğirdir Gölü’nün doğal yapısına yapılan müdahalelerle. Sibel YAMAOĞLU Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Isparta ekesici@sdu. taksonomi SB 092 Colpomenia. 65080.com Bu çalışmada birbirine çok benzeyen. Bu oluşum doğal göllerin verimliliğini. eksilten geri beslenme mekanizmasıyla giderebilir. alg. 02030. Isparta ili ve ilçelerindeki çok sayıdaki yerleşim alanları içme suyu temin etmektedir. Göl suyundaki azot ve fosfat miktarının artışı sonucu. Kenan DEMİREL1. Van 2 Adıyaman Üniversitesi. Türkiye denizlerinde nadir olarak bulunan ve Çanakkale Boğazı’nda yayılış gösteren Colpomenia (Scytosiphonaceae) cinsine ait C. 17/7. ostreatus (Jacq) P. ülkemizde kısa vadeli kazançlar elde edilirken. ferulae Lanzi (Süt mantarı) ve P. Kampus. İzmir 2 Süleyman Demirel Üniversitesi. 20’si yenmez ve 3 tanesi ise zehirlidir. Cevdan KESİCİ3 1 Ege Üniversitesi. Erol KESİCİ2. mavi-yeşil alg.com Bu çalışma. Araziden laboratuara taşınan mantar örneklerine gerekli mikolojik teknikler uygulanarak mikroskobik veriler elde edilmiş ve kurutularak herbaryum örneği haline getirilmiştir. ilgili morfolojik ve ekolojik özellikleri ile yöre halkının tür hakkındaki bilgileri kaydedilmiştir. gölde sediment miktarı artmıştır . Biyoloji Bölümü. campestris (Kifar mantarı). TRABZON SB 090 SB 091 Eğirdir Gölü’nde Mavi-Yeşil Alglerden Microcystis aeruginosa’nın Çoğalmasının Nedenleri Kutsal KESİCİ1. göl taban çamurunda yüksek oranda fosfor birikimi belirlenmiştir. kısacası gölün evrimsel gelişiminin en önemli göstergesidir. Bu iki türün morfolojik ve anatomik özellikleri araştırılarak. (Ağaç mantarı) adı ile 171 . campestris L var. Microcystis aeruginosa. 2006-2007 yıllarında Yüksekova ilçe sınırları içerisinde toplanan makrofunguslar üzerinde yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Eğirdir Gölü. Çanakkale Yüksekova (Hakkari) Yöresinde Belirlenen Bazı Makrofunguslar Yusuf UZUN1. Ali KELEŞ1 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Adıyaman yusufuzun2004@yahoo. Yörede betimlenen taksonlardan.tr Eğirdir Gölü. Hidrobiyoloji ABD. Eğirdir. ülkemizin tektonik kökenli en büyük doğal tatlı su gölüdür. Makroskobik ve mikroskobik verilerin sonucunda Ascomycetes ve Basidiomycetes sınıfları içinde dağılım gösteren toplam 47 makrofungus taksonu tespit edilmiştir. Yeter ki sistemdeki değişimler sistemin onarım gücünü dışına taşmasın. Çanakkale herdugan@gmail. Isparta 3 Altın Kum Mahallesi. Biyoloji Bölümü.19. gölün ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunun göstergesi olan Microcystis aeruginosa’nın artışının nedenleri ve çözüm önerileri amaçlanmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. Ceren TAŞLIK. Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi. Fen Fakültesi. Göl taban çamurundaki fosfor miktarının artışı. belirli bir süre sonra göl yüzeyinde. Fen-Edebiyat Fakültesi. göller bölgesinde konumlanan. Bu çalışmada. Doğal dengede. Sulak alanların politik ve ekonomik nedenlerle sürekli artan tarımsal ve endüstriyel üretim için kullanılmasıyla. Gölden. ekolojik ve ekonomik kayıplara neden olunmaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bunların 24’ü yenir. fosfor Türkiye Denizlerinde Yayılış Gösteren İki Colpomenia Türünün Taksonomik Kriterlerinin Saptanması Hüseyin ERDUĞAN. Biyoloji Bölümü. Eğitim Fakültesi. Pleurotus fuscus var. taksonomilerindeki karışıklık giderilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Boğazı. sinuosa (Mertens ex Roth) Derbès & Solier taksonları ele alınmıştır. Terzioğlu Kampusu. peregrina Sauvageau ve C. Eğirdir Gölü’ne insanların son elli yıldır çeşitli nedenlerle yaptıkları bilinçsiz müdahalelerin sonucu. Yosun Apartmanı. geri dönüşümü uzun vadede bile çok zor olan. 35200. Arazi çalışmaları esnasında toplanan örneklerin doğal habitatlarında renkli fotoğrafları çekilerek.

45 ve toplam tuz miktarlarının ise % 0. Asteraceae (16). EC’lerinin 12. Anahtar Kelimeler: Makrofunguslar. lagopoides. A.5-8. yayılışları ve yenilebilirlik durumları verilmiştir. Kıyı kumulu değişiminin. 1962 yılındaki arazi örtüsü sayısallaştırılmış siyah-beyaz monoskopik hava fotoğrafları ve güncel arazi örtüsü 2006 yılı Nisan ayı GPS ölçümleri ile son olarak 2007 Ağustos ayında çekilen Landstat ETM+ uydu görüntüsünün sınıflanmasıyla oluşturulmuştur. Salsola (4). Mahmut YAVUZ2 1 Rize Üniversitesi. Yüksekova (Hakkari). kuzey-güney uzanımlı kıyı boyunca yaklaşık 4 km uzunluk ve maksimum 500 m genişliğe erişen bir kumul sahası ve tuz bataklığı yer almaktadır. Plaj gerisinde yüksekliği 1–3 m arasında değişen yeni (hareketli) kumullar ile kıyı gerisinde bataklık ve tuzlu arazilerle sınırlanan sahada yapılan çalışmalarda kumulların zengin bir vejetasyon kapasitesine sahip oldukları görülmüştür. flora. Şanlıurfa vhatemov@yahoo. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Alanda takson sayısı en fazla olan familyalar. Çanakkale 3 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. taksonomi. Polygonum (3). Rize 2 Harran Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. İsmet UYSAL1 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. alana bir çok halofitik karakterli taksonların göç etmesi sonucu bu tip bitkiler arazide yaygınlaşmış ve Frankenieto pulverilentae-Salsoletum sodae. Biyoloji Bölümü. bunlardan 42’si tuz oranı yüksek olan topraklarda. Çanakkale. Alanda toplam 113 taksona rastlanılmıştır. 53100. Osmanbey Kampusu. Anahtar Kelimeler: Kavak Deltası. Teşhis edilen tüm makrofungus taksonları liste halinde sunulurken.edu. flora.15 olması. Fabaceae (16) ve Chenopodiaceae(11). FenEdebiyat Fakültesi.tr Saroz Körfezinin doğusundaki Kavak Deltası’nın kuzey kesiminde. Coğrafya Bölümü. 2007 mayıs ayında yöre pazarlarında kg fiyatı 8-10 YTL’ den satıldığı tespit edilmiştir. FenEdebiyat Fakültesi.4’lük alansal daralmaya karşılık gelen bu fark kıyı morfodinamiğindeki değişimleri göstermektedir. yetişme yeri özellikleri. Evren ERGİNAL2. 1962 yılı hava fotoğraflarının Map Info 1715567 m2 tespit edilen kumul alanı 2006 yılı Nisan ayı GPS ölçümlerine göre 1203052 m2’ye düşmüştür. ve Aeluropus (2)’dur. Hasan ÖZCAN3. 62’i ise tuz oranı düşük olan ortamları seven bitkilerdir. Belirlenen taksonların tümü araştırma yöresi için yeni kayıttır. Fen-Edebiyat Fakültesi. cinsler ise. Bu birliklerin gelişme gösterdiği topraklarda. bu toprakların şiddetli tuzlu topraklar olduğunu göstermiştir. 172 . Aeluropus lagopoides subsp. 17020. Türkiye SB 093 SB 094 Kavak Deltası’nda Uzaktan Algılama İle Kumul-Tuzcul Ve Flora İlişkileri Ersin KARABACAK1. 17020.19. Çanakkale krbersin@comu. Mustafa ASLAN2. vejetasyon ve tuzcul alanlara olan etkileri ortaya çıkartılmış. alanda sınıflandırma yapılmış ve bunlar haritalar üzerinde gösterilmiştir. Çanakkale 2 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Ziraat Fakültesi. Poaceae (21 takson). Cressa cretica.Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Aeluropuseto lagopoidesae-Chenopodiumetum vulvariae.5-20 dS/m.com 2005-2006 yılları arasında yapılmış olan bu çalışmada Akçakale ilçesi ile Suriye sınırları arasında kalan sekonder tuzlu alanların bitki örtüsünde gerçekleşmekte olan suksesyon araştırılmıştır. TRABZON tanınır ve yenir. Toprak Bölümü. Sekonder tuzlulaşma ile.801. Esat ÇETİN2. Chenopodium (5 takson). vulvaria senopopulasyonda birey sayılarını gittikçe artıran taksonlardır. 17020. pH’larının 7. Cenap CEVHERİ2. uzaktan algılama. Milli Piyango Eğitim Kampusu. Cressa creticae-Aeluropusetum lagopoidesae gibi halofitik karakterli bitki birlikleri gelişmiştir. Chenopodium vulvaria subsp. vejetasyon Akçakale (Şanlıurfa /Türkiye) Suriye Sınırları Arasındaki Tuzlu Alanların Bitki Örtüsü Vagif ATAMOV1. Özellikle Pleurotus fuscus var. Salsola soda. ferulae Lanzi mantar mevsiminde toplanarak satılır. Kumullarda 512515 m2’lik yani %33. 9’u kozmopolit.

Norduz Yaylası SB 097 Tarımsal Artık Kökenli Kompostun Topraktaki Kalıcı Etkisinin Belirlenmesi Halil POLAT1. Toprağın ana kaya üzerinde tutulmasında. İzmit.edu. özellikle tahribe uğramış. Acantholimon Boiss. Ayrıca gevenlerin sökülmeden bulunduğu alanda yakılarak tarla açma faaliyetlerinden bir an önce vazgeçilmesi gerekmektedir. Bu vejetasyon tipleri aşağıdaki bitki birlikleri ile temsil edilmektedir: -Higrofil Vejetasyon Alno glutinosae-Fraxinetum angustifoliae -Orman Vejetasyonu Tilio argenteae-Castanetum sativae Rubo hirti-Fagetum orientalis Arbuto unedinis-Quercetum cerridis -Maki Vejetasyonu Phillyreo latifoliae-Quercetum cocciferae Bunlardan Tilio argenteae-Castanetum sativae. tehlike altında birçok türünde yer aldığı (Astragalus L..19. Umuttepe Yerleşkesi. 65080 Van muratunal_yyu@yahoo. gevenlerin yoğun olarak sökülmekte ve alan topraklarının büyük bir kısmının bu sökümlerden dolayı doğal bitki örtüsünü kaybederek taşındığı tespit edilmiştir. orman ve maki vejetasyonları olmak üzere üç vejetasyon tipi hakimdir. Davis’in kareleme sistemine göre A2 karesine dahildir. Kocaeli fazil. Onobrychis.com Toprağın potansiyel verim kapasitesini geliştirmek. koruma. Anahtar Kelimeler: Yeniköy. Eskişehir 2 Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü. uzun vadede toprağın korunması ve sürdürülebilirliliği çerçevesinde tarımsal artıkların verim üzerindeki etkisini belirlemek amacı ile 2004-2006 yılları arasında. ağaçsızlaştırılmış alanlarda toprağı önemli derecede tutan gevenler. bitki birliği. Nesibe Devrim ALMACA2 1 Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. Gevenler geniş ve derin kök yapısı. odunsu özelliği. Norduz Yaylasının biyolojik çeşitliliğinin yerinde korunmasında anahtar bitki grubu olan gevenlerin üzerindeki baskıların kaldırılabilmesi için. Arbuto unedinis-Quercetum cerridis ve Phillyreo latifoliaeQuercetum cocciferae bitki birlikleri bilim dünyası için yenidir.ozen@kou. yöresel halk tarafından gerek yakacak amaçlı. Şanlıurfa polhalil@gmail. çıra geven. kara geven ve tavşan geveni) ortaya konmuştur.). Rubo hirti-Fagetum orientalis. Fen-Edebiyat Fakültesi. çok yıllık olarak toprağın bekçiliğini yapması. gerekse kışın hayvan yemi olarak kullanılmaktadır.tr Bu araştırma Yeniköy kıyı kumulunun gerisinde yayılış gösteren vejetasyonu tespit etmek amacıyla gerçekleştirildi. 41380. geven. Çalışmamız sonucunda erozyonda etkili olan 2 familyanın 3 cinsine ait 25 kamefit bitki türü teşhis edilmiştir. TÜBİTAK’ın desteği ile Norduz Yaylası Florasını belirleme çalışmalarımız esnasında. Biyoloji Bölümü. Fevzi ÖZGÖKÇE Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Harran Ovası’nda bulunan Şanlıurfa Toprak ve Su Kaynakları 173 . Biyoloji Bölümü. yöre halkının tutuşturucu ve yakacak olarak kullanılabileceği. araştırma sahasının ortalama yüzey eğiminin % 15’in üzerinde olduğu düşünülürse büyük önem arz etmektedir. doğaya ve bitki örtüsüne zarar vermeyen alternatif yollar konusunda bilinçlenmesi gerekmektedir. vejetasyon.. Acantholimon. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Araştırma alanında higrofil. cinslerinin erozyonun önlenmesindeki yeri ve tehlike altındaki türlerin in situ korumalarının yapılabilmesi için koruma önlemleri araştırılmıştır. Onobrychis Adans. Norduz Yaylasında yayılış gösteren ve genel olarak yöre halkı tarafından geven olarak adlandırılan. Anahtar Kelimeler: Astragalus. Bu bitkilerden 5’i tehlike altındadır.com Bu çalışmada. Marmara Bölgesinin Güney Marmara Bölümü’nde yer almaktadır. Türkiye SB 096 Norduz Yaylası (Van)’nda Yayılış Gösteren Kamefit Gevenlerin Erozyonun Engellenmesindeki Rolü ve Korunması Murat ÜNAL. erozyon. Bu bölge bitki coğrafyası bakımından Avrupa-Sibirya floristik bölgesine. Bursa. Yapılan çalışma sonucunda gevenlerin yöresel olarak 4 farklı isimle isimlendirildiği (sarı geven. Yeniköy. TRABZON SB 095 Yeniköy (Bursa)’ün Sahil Kumulu Ardı Vejetasyonu Fazıl ÖZEN Kocaeli Üniversitesi.

Fen Edebiyat Fakültesi. Bu çalışmada Remazol Brillant Blue R boyar maddesinin sucul ortamdan uzaklaştırılması için Rocellea phycopsis biyokütlesi kullanılmıştır. Zafer TÜRKMEN2. Remazol Brillant Blue R Rocellea 174 . Yüzey modifikasyonu sonrasında adsorpsiyon kapasitesinde %23 oranında bir artış olduğu belirlenmiştir. Yahşihan. farklı boyar madde derişimi (40-100 mg/L) ve pH aralığında (2. 3 tekerrürlü olarak yürütülen bu denemede kompost uygulaması bir defada ve denemenin başlangıcında (2004 yılında) yapılmıştır. asidik reaktif. mısır.edu. Kontrol konusuna kompost uygulanmamış olup.yıllar itibarı ile alınan verimler incelendiğinde kompostun verim üzerinde birinci ve ikinci yılda etkili olduğu.0) biyosorpsiyon karakteristiği araştırılmıştır. antrokinon bazlı ve metal kompleks boyalar olmak üzere çeşitli yapılar içerir. SB 098 Doğal ve Modifiye Rocellea phycopsis Ach. Anahtar Kelimeler: Biyosorpsiyon. Kompost uygulanan konulara kimyasal gübre verilmemiştir. Bu nedenle bir defada uygulanan 3-4.19. önerilen suni gübreye eşdeğerde verim elde edildiği saptanmıştır.tr Tekstil endüstrisinde alıcı ortama deşarj edilen boyalar. Biyoloji Bölümü. Giresun eyalcin@kku. Kesikli olarak yürütülen çalışmalarda. Çakılı olarak ve tesadüf blokları deneme deseninde 7 konulu. Emine ÖZTÜRK1 1 Kırıkkale Üniversitesi. boyar maddelerin gideriminde uygun bir alternatif yöntemdir. 71450.0-8. ile Remazol Brillant Blue R’nin Sucul Ortamdan Uzaklaştırılması Emine YALÇIN1. pamuk artıkları ve at gübresi karışımından oluşan kompost kullanılmıştır. azodiazo. dispers. toprağın sürdürülebilirliliği ve çevre kirliliği de dikkate alınarak üç üretim dönemi için 5 ton. Biyoloji Bölümü. TRABZON Araştırma Enstitüsü Koruklu-Talat Demirören Araştırma İstasyonu’nda yürütülen bu araştırmada buğday.kompost /da uygulaması önerilir. Fen Edebiyat Fakültesi. Aysun ERGENE1.0 olarak saptandı. konuları uygulanmıştır. Remazol Brillant Blue R biyosorbsiyonu için optimum pH 3.5 ton/da kompostun üç (ikinci ürün mısır+buğday+ ikinci ürün mısır rotasyonu) üretim periyodu boyunca etkili olduğu. Debboy Mevkii. Test bitkilerinin mısır (ikinci ürün ) ve buğdayın (ana ürün) kullanıldığı bu araştırmada kontrol konusu ve 0-1-2-3-4-5 ton-kompost/da. üçüncü yılda ise etkisini kaybettiği görülmüştür. Dolayısıyla işletme imkanları. 28049. phycopsis. Kırıkkale 2 Giresun Üniversitesi. Adsorpsiyonun matematiksel tanımlanmasında Freundlich ve Langmuir adsorpsiyon izotermleri kullanılmış ve izoterm sabitleri belirlenmiştir. Kadir KINALIOĞLU2. Yüzey modifikasyonunun adsorpsiyon performansı üzerine etkisinin belirlenmesi amacı ile liken örnekleri ısı ile muamele edilmiş ve adsorpsiyon çalışmaları tekrar edilmiştir. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2. bazik. Biyoloji Bölümü. Biyosorpsiyon. Atık suya bakıldığında saptanabilen ilk kontaminant renktir ve su yataklarına verilmeden önce uzaklaştırılması gerekmektedir. İkinci ürün mısır-buğday rotasyonunun uygulandığı ve deneme süresince (üç yılda) toplam üç defa ikinci ürün mısır ve üç defa da buğday veriminin alındığı araştırmada . sadece önerilen kimyasal gübre dozları uygulanmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Biyoloji Bölümü. TRABZON Zooloji Sözlü Bildiri Özetleri 175 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.19. TRABZON 176 .

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.0 mg/L. AST. Bu nedenle PAH bileşiklerine maruz kalmanın izlenmesinde safra metabolit düzeyinin belirlenmesi kimyasal izleme çalışmalarına alternatif. TRABZON SZ 001 SZ 002 Zn. Ex/Em: 290/335) piren (4 halkalı.1 ve 1. Biyoloji Bölümü. Araştırmada. Rutin kimyasal izleme çalışmalarında PAH düzeyi. Oreochromis niloticus’un kan dokusundaki metal (Zn. Ex/Em: 341/383) ve benz(a)piren-tip (5 halkalı Ex/Em: 380/430 nm) metabolitlerin. safra fluoresans düzeyi. Türkiye 2 Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Biyolojik izleme. ortamda metal derişiminin artışı ve etkide kalınan sürenin uzamasıyla artmıştır. kortizol ve glukoz) değişimler ise otoanalizatör yöntemlerle belirlenmiştir. Metallerin etkisinde. Cd) düzeyleri Atomik Absorbsiyon Spektrofotometrik. Ayrıca safra yoğunluğunu belirlemek için bütün örneklerde. poliaromatik hidrokarbonların (PAH) neden olduğu çevresel kirliliğin önemi daha da artmıştır.edu. Hikmet Yeter ÇOĞUN2. Fen-Edebiyat Fakültesi. Safra metabolit düzeyleri. Türkiye ofirat@adiyaman. safra pigmenti olan biliverdin düzeyi saptandı. Bu çalışmada Kasım 2004-Nisan2006 tarihleri arasında 9 farklı dönemde Karakaya Baraj Gölünün Adagören. Murat ÖZMEN İnönü Üniversitesi. çinkonun 0. Cyprinus carpio.0 mg/L ve Zn+Cd karışımının 0. Ferit KARGIN2 1 Adıyaman Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü.5+0. Anahtar Kelimeler: Oreochromis niloticus. önemli bir biyobelirteç sağlamaktadır. Kampus. sediment ve/veya su örneklerinde belirlenmektedir. Yapılan çalışmada O. su kirliliği 177 . 01330 Adana. çinko. Yine safra protein düzeyi belirlenerek. Çalışmamızda fluoresans aromatik bileşikler veya PAH metabolitlerinin düzeyi. metallerin tek tek etkisiyle karşılaştırıldığında metal karışımında daha düşük olduğu saptanmıştır. kadmiyum. niloticus’un kan dokusundaki metal düzeyleri ve bazı biyokimyasal parametrelerdeki değişimler incelenmiştir. ALT. Cd ve Zn+Cd Etkisinde Oreochromis niloticus’un Kan Dokusundaki Metal Düzeylerinin ve Bazı Biyokimyasal Parametrelerdeki Değişimlerin Belirlenmesi Özgür FIRAT1. Cd ve Zn+Cd karışımından etkilenmiştir. Ex/Em: 260/380). kadmiyumun 0. görece daha ucuz olan sabit dalga-boylu fluoresans (SDF) yöntemi ile semi-kantitatif olarak belirlenebilmektedir. Denenen koşullarda balıkların serumlarındaki biyokimyasal parametreler Zn.19. niloticus’un kan dokusundaki metal düzeyi.tr Bu araştırmada. Sabahattin ASLANYAVRUSU2. Karakaya Baraj Gölü. Metallerin kan dokusundaki düzeyinin.tr Günümüzde petrol türevi ürünlerin kullanımının artarak devam etmesi nedeniyle. bileşiklere ait fluoresans yoğunluk bu değerler ile oranlandı.0 mg/L etkisine 7 ve 28 günlük sürelerde bırakılan O. kortizol.1 ve 5. Biyoloji Bölümü.edu.5 ve 5. biyokimyasal parametrelerdeki (ALT. Yoğun sanayi faaliyetleri sonucu ortaya çıkan tamamlanmamış yanma süreçlerinin ve petrokimyasal işlemlerin sucul ekosistemlerde PAH kirliliğine neden olduğu bilinmektedir. 02040 Adıyaman. PAH birikiminin engellenmesi karaciğer ve kas dokusunda atasal PAH bileşiklerin belirlenmesini güçleştirir. Boran. Bunun için yaygın PAH metabolitleri olan fenatren (3 halkalı. AST. Malatya agungordu@inonu. glukoz Karakaya Baraj Gölünde Olası PAH Kirliliğinin Sazan Balığı (Cyprinus carpio) Safra Örneklerinde Değerlendirilmesi Abbas GÜNGÖRDÜ. Ancak balıklarda PAH biyotrasformasyonunun yüksek düzeyde gerçekleşmesi nedeniyle bu bileşiklerin canlıda birikimi daha az olmaktadır. fluoresans spektrofotometre kullanılarak SDF yöntemine göre belirlendi. PAH.0+1. serumdaki ALT ve AST aktivitesi ile kortizol ve glukoz düzeyi artış göstermiştir. Eğribük ve Hasırcılar istasyonlarından yakalanan toplam 286 adet sazan (Cyprinus carpio) balığında safra örnekleri çalışıldı. belirtilen sabit eksitasyon (Ex) ve emisyon (Em) dalga boylarında flouresans yoğunlukları belirlendi. naftalen (2 halkalı. Serumdaki bu parametreler üzerine metallerin etkisinin düşük ortam derişimlerine oranla yüksek derişimlerinde daha fazla ve bu etkilerinin Zn+Cd>Cd>Zn şeklinde olduğu belirlenmiştir.

kalp. 0. GSH miktarlarında ise anlamlı bir düşüş saptanmıştır. Kontrol ve bazı uygulama gruplarına (50. df=8). sıçan böbreğinde deneysel olarak yaratılan IR hasarına karşı önleyici etkisi olduğu ortaya konmuştur. ölüm olayının ortaya çıkış süresindeyse bir azalışa sebep olduğu görüldü. SZ 004 Kafkas Kurbağası (Pelodytes caucasicus) Üzerinde Amonyum Nitrat Gübresinin Akut Etkileri Handan KARAOĞLU1. Zeliha ÇOLAK YILMAZ2. deride şeffaflaşma. Dürdane KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi. böbrek dokularında GSH ve MDA analizleri ile histopatolojik incelemeler yapılmıştır. AA+ IR grubuna ait preparatlarda normale yakın böbrek histolojisi gözlenmiştir. Biyoloji Bölümü. dünya üzerinde en yaygın kullanıma sahip gübre olan amonyum nitratın akut dozlarda gösterdiği etkiler araştırıldı. Beytepe. Giresun handankaraoglu@gmail.p.0521-16. Serum kreatinin. Bunlara ek olarak. iskemiden önce AA uygulanan üçüncü grupta üre ve kreatinin için normale yakın değerler ölçülmüştür.tr Özellikle vasküler cerrahi işlemler ve organ nakilleri esnasında karşılaşılan en önemli sorunlardan birisi iskemi reoperfüzyon (IR) hasarının oluşmasıdır. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. Ancak üçüncü gruptaki sıçanlara iskemi yapılmadan 1 saat önce 250 mg/kg (i. uygulama gruplarına ait larvalarda hareketlerde yavaşlama.com Çalışmamızda. LDH miktarları ölçülmüş.edu. bu gübrenin Kafkas kurbağası larvaları üzerinde önemli olumsuz etkilere sahip olduğunu gösterdi. Deneyin başlangıcında gruplar karşılaştırıldığında larvaların ağırlık ve boylarında herhangi bir farklılık belirlenmezken (Kruskall Wallis Testi. Türkiye’de sadece Doğu Karadeniz bölgesinde yaşayan Pelodytes caucasicus larvaları için. felç gibi çeşitli anormallikler gözlendi. Deney sonunda tüm gruplardaki sıçanlar öldürülerek serum kreatinin.19. Üçüncü grutaki sıçanlara da nefrektomiden 15 gün sonra 45 dakika iskemi ardından 3 saat reperfüzyon uygulanmıştır.0955-20. karaciğer.05. Fen-Edebiyat Fakültesi. İkinci gruptaki sıçanlara ise nefrektomi yapıldıktan 15 gün sonra 45 dakika iskemi ardından 3 saat reperfüzyon uygulanmıştır. TRABZON SZ 003 Renal İskemi-Reperfüzyon Hasarına Karşı Askorbik Asitin Etkisi Aslı KORKMAZ. Aynı şekilde IR grubunda serum LDH miktalarıkontol ve AA+ IR grubuna oranla yüksek bulunmuştur. Diğer yandan AA+IR grubunda MDA ve GSH miktarları kontrol grubundan istatistiksel olarak farksız ancak IR grubundan anlamlı ölçüde farklı bulunmuştur.0676-17. Kontrol ve bazı uygulama gruplarına (0. 200. Ufuk BÜLBÜL1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. IR grubuna ait sıçanların serum kreatinin ve üre miktarlarında artış saptanırken. Dokudaki IR hasarının önlenmesinde antioksidan özellikli maddelerden yararlanmak tercih edilen bir yöntemdir. Ancak antioksidan özellik gösteren bir vitamin olan askorbik asitin (AA) renal IR hasarı üzerindeki etkisi henüz belirlenmemiştir.500mg/l) maruz bırakıldı. Son zamanlarda yapılan çalışmalar arttıkça. Ankara aslid@hacettepe.) AA uygulaması yapılmıştır. İlk grup sadece nefrektomi yapılan kontrol grubudur. ödemler. kamburluk. üre.8. Ayrıca konsantrasyon artışının ölüm oranlarında bir artışa. böbrek doku MDA miktarları incelendiğinde IR grubunda kontrole oranla istatistiksel olarak anlamlı bir artış. Buna karşın iskemi yapılmadan 1 saat önce uygulanan askorbik asitin. dokunmaya karşı tepkilerde gecikme. Deney esnasında. Çalışmamızda her biri 8'er adet Wistar albino sıçandan oluşan 3 grup kullanılmıştır. sıçan böbreğindeki deneysel IR hasarına karşı askorbik asitin etkisi araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. p>0.041215. Fen-Edebiyat Fakültesi. df=8) deney sonunda bu parametreler açısından kontrol ve uygulama gruplarının önemli ölçüde farklı olduğu belirlendi (Kruskall Wallis Test. 100. Bunun yanı sıra.5. Anomali sayısı konsantrasyon artışıyla az da olsa artarken anomalilerin ortaya çıkış zamanının bundan etkilenmediği belirlendi.06800. Elde edilen sonuçlar. Bilal KUTRUP1. dengesizlik. Yapılan çalışmalarda bu amaçla.üre ve LDH. IR grubuna ait böbrek kesitlerinde yoğun konjesyon alanları ve mononüklear hücre infiltrasyonları görülürken.6.1. 0. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Histopatolojik inceleme sonuçları da biyokimyasal sonuçları desteklemektedir. Bu nedenle yapmış olduğumuz çalışmada. p=0. yumurta halinde toplanan örneklerden laboratuar ortamında larvalar elde edilip 14 gün boyunca bu kirleticinin akut dozlarına (0. Konsantrasyon artışının larvaların ağırlık ve boylarında önemli ölçüde azalmalara yol açtığı görüldü. tiyol grubu içeren bileşikler (glutatyon gibi) ve bazı flavonoidlerin kullanıldığı görülmektedir. 0.0816-17. Emel ÇAKIR1. kas ve beyin gibi dokularda I-R hasarının ortaya çıkmasında reaktif oksijen ve nitrojen türlerinin rol oynadığı ortaya konmuştur.7.000. Biyoloji Bölümü. 178 . 500mg/l) ait ortalama ağırlık (g) ve boy (mm) değerleri sırasıyla şöyledir: 0.Biyoloji Bölümü. doku GSH ve MDA ölçüm sonuçları ile histolojik incelemeler değerlendirildiğinde IR grubunda böbrek fonksiyonlarında önemli oranda bozulmalar saptanmıştır. 0.

böbrek A. Yapılan çalışmalarda kesin olmamakla birlikte düşük dozlarda uygulanan BPA’nın üreme sistemi ve karaciğer dokularında oksidatif stresi arttırdığı ve antioksidan koruma sistemini zayıflattığı için doku hasarına neden olduğu ifade edilmiştir. AA +NP ve AA +BPA gruplarında ise hem kontrole hem de BPA.o). NP ve OP gruplarında kontrol grubuna oranla. Başlangıç aşamasındaki bu çalışma sonucunda bu kimyasalın kafkas kurbağası üzerindeki zararı ortaya konmuş olacaktır. Ancak NP ve OP’ nin etki mekanizmasını aydınlatacak yeterli çalışma bulunmamaktadır.o). NP ve OP gruplarına ait böbreklerde seyrek olarak konjesyon ve mononüklear hücre alanları bulunurken. AA alan gruplarda önce AA uygulaması yapılmış. OP. histopatolojik ve biyokimyasal incelemelerde kullanılmak üzere böbrek dokuları alınmıştır. Zooloji Anabilimdalı. Dürdane KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi. Beytepe. AA +NP grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p. AA +OP grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p. Pelodytes caucasicus larvaları. “Serum üre ve kreatinin değerleri incelendiğinde NP.19. Buna karşın bu maddelerle birlikte uygulanan AA’ nın oluşan böbrek hasarını daha da arttırması ise beklenmeyen bir bulgu olmuştur.o) olarak özetlenebilir. NP ve OP gruplarına oranla istatistiksel olarak anlamlı bir artış göstermiştir. Tüm bulgular değerlendirildiğinde BPA. Bu nedenle günlük hayatta kullanılan birçok malzeme ile BPA. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 75. OP ve BPA gruplarından oldukça yüksek bulunmuştur. TRABZON 50. Ancak antioksidan maddelerin bir çoğunun koruyucu aktivitelerinin yanı sıra prooksidan etki gösterdiği düşünülürse AA’ nın oluşan hasarı daha da şiddetlendirmesi. askorbik asit ise distile suda çözülerek tüm uygulamalar pre-oral yoldan haftanın üç günü yapılmıştır. NP ve OP ye maruziyet söz konusudur. uygulanan dozda antioksidan aktivite göstermek yerine prooksidan davranış sergilemesi ile açıklanabilir.73mg/l idi. AA +NP ve AA +BPA gruplarında ise hem kontrol hem de NP. NP ve OP ile birlikte uygulandığı gruplarda hem kontrolden hem de NP. Biyoloji Bölümü. OP ve NP’ nin yarattığı böbrek hasarı üzerindeki etkisini incelemektir. oktilfenol. kreatinin değerlerini daha da düşürürken üre değerlerinde artışa neden olmuştur. 06800. OP ve BPA gruplarına oranla istatistiksel olarak anlamlı bir azalma tesbit edilmiştir. üre.o). akut etkiler SZ 005 Sıçan Böbreğinde Bisfenol A. BPA grubu (20 mg/kg p. OP grubu (20 mg/kg p. Her birinde 6 adet sıçan bulunan gruplardan birincisi yağ kontrol grubudur. 85. Diğer gruplar sırası ile. AA+OP. AA +OP.o). AA +BPA grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p. 0. Konrtol ve uygulama gruplarına ait örneklerde serum kreatinin. Bu çalışmanın amacı BPA. deterjanlar. Probit analiziyle belirlenen yarı ölümcül konsantrasyon (LC50) değeriyse 141. Uygulama sonucunda tüm gruplara ait sıçanlardan serum analizlerinde kullanılmak üzere kan. hemen ardından diğer maddenin uygulanmasına geçilmiştir BPA. boyalar kozmetik ürünler ve çeşitli plastik ürünlerin yapımında kullanılan alkilfenol polietoksilatların son yıkım ürünleri olup endokrin-bozucu aktivite gösteren çevresel kimyasallardan birkaçıdır. Anahtar Kelimeler: Amonyum nitrat gübresi. 100. OP ve NP zeytinyağında çözülmüş. ve Oktilfenol(OP). Nurhayat BARLAS. askorbik asit. NP uygulamasının sıçan böbreği üzerinde yarattığı etkileri incelemek ve antioksidan olan askorbik asitin (AA). AA+OP. Histopatolojik yönden yapılan incelemeler de BPA. BPA. OP ve BPA nın genel olarak her iki değerde de kontrol grubuna göre azalmaya sebep olduğunu ancak bu maddelerle birlikte AA uygulaması. LDH değerleri ise AA’ nın BPA. 60. 179 .edu. 200. Böbrek doku GSH değerlerinde BPA. Nonilfenol(NP). Böbrek doku MDA değerleri BPA. LDH ölçümleri. Biyoloji Bölümü. 45. böbrek MDA ve GSH analizleri ile histopatolojik incelemeler yapılmıştır. NP ve OP gruplarında kontrole oranla. Müfide AYDOĞAN. 500mg/l) ait larvalarda görülen ölüm yüzdeleri sırasıyla şöyledir: 0. NP grubu (20 mg/kg p. 150. mononükleer hücre infiltrasyonları ve nekrotik alanlar tesbit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bisfenol nonilfenol. NP ve OP nin belirtilen dozlarda sıçan böbreği üzerinde minimal düzeyde oksidatif strese bağlı hasara neden olduğu görülmüştür.tr Bisfenol A (BPA). Ankara aslid@hacettepe. AA +NP ve AA +BPA gruplarına ait böbrek preparatlarında yaygın konjesyon alanları. Nonilfenol ve Oktilfenolün Neden Olduğu Hasar Üzerine Askorbik Asitin Etkilerinin İncelenmesi Aslı KORKMAZ.o). Bu çalışmada 6 haftalık Wistar albino erkek sıçanlardan 7 farklı deney grubu oluşturulmuştur.

Fen Fakültesi. Tokat fdemir@gop. Biyoloji Bölümü. sindirim kanalı. İpekböceği Bombyx mori (Lepidoptera:Bombycıdae)’De Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Orta Barsak Üzerine Etkisinin Gösterilmesi Gözde SELEK. IV. Ön bağırsak. Orta barsak hücreleri histolojik olarak incelenmiştir. İzmir gozdesel81@yahoo.edu. I. fenoxycarb. kolon ve rektum olarak adlandırılan kısımlardan meydana gelmiştir. Menderes SUİÇMEZ Gaziosmanpaşa Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Sphex flavipennis. ince yapı SZ 007 Anahtar Kelimeler: Bombyx mori. İç Hastalıkları ABD. Veteriner Fakültesi. orta ve son bağırsak olmak üzere üç kısımdan meydana gelmiştir. Kars 3 Kafkas Üniversitesi. Endokrin hücrelerin apikalleri lümene uzanır. 1793 (Hymenoptera: Sphecidae)’in Sindirim Kanalının Morfolojisi ve İnce Yapısının Araştırılması Filiz DEMİR. gruptaki farelerde hepatositlerde hafif derecede büyüme. Osman PARLAK Ege Üniversitesi. barsak dejenerasyonu SZ 008 Kronik Florozisin Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi Evren KOÇ1. Biyoloji Bölümü. sitoplazmik yerleşimli vakuol oluşumu ve dissosiasyon görüldü. Fen-Edebiyat Fakültesi. Her biri 8’er fareden oluşan toplam 4 grup oluşturuldu. III. preparatlar hazırlandı ve ışık mikroskobu (Olympus BX51) ile incelendi. gruptakilere de 40 ppm flor (sodyum flor olarak) içme suyuna katılarak 90 gün süre ile verildi. Çalışmanın sununda histopatolojik değişikliklerin tespiti için standart histolojik metotlarla karaciğer doku örnekleri alınarak.com. Fizyoloji ABD. Denemelerin sonucunda fenoxycarb’ın barsak dejenerasyonu üzerine doğrudan etkisi olduğu gözlenmiştir. 180 . gruptakilere 20 ppm ve IV.com Bu çalışmada juvenil hormon analoğu fenoxycarb’ın ipekböceği (Bombyx mori)’nin ortabarsağı üzerine etkileri araştırılmıştır. Veteriner Fakültesi. III. Rejeneratif hücreler epitelyumun bazalında bulunan. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.tr Kronik florozisin farelerin karaciğer dokusu üzerindeki histopatolojik etkilerini incelemek amacıyla yaptığımız bu araştırmada ortalama 55-60 günlük erkek Swiss albino fareler kullanıldı.bulunan normal çeşme suyu. yaygın nekroz alanları. Orta bağırsak anterior ve posterior kısımlardan meydana gelmiştir. gruptaki farelerde ise hepatositlerde orta derecede büyüme. özefagus ve proventikulustan oluşmuştur. Zooloji Anabilim Dalı. Epitelyum rejeneretif. histoloji. histopatoloji. endokrin ve enterosit olmak üzere üç çeşit hücreden meydana gelmiştir. TRABZON SZ 006 Sphex flavipennis Fabricus.3 ppm F. Epitelin lümen tarafında değişen kalınlıklarda intima tabakası bulunur. Biyoloji Bölümü. gruptaki farelere 10 ppm. Son bağırsak ise ileum. 35100 Bornova. hepatik kordonlarda bozulma (dissosiasyon). Gruptaki farelere içeriğinde 0. Kronik florozis. ön. gruptaki farelerde V. Sphex flavipennis’in (Hymenoptera. küçük. Yusuf ERSAN2. ortabarsak. Anahtar Kelimeler: fare. sitoplazmaları salgı granülleri ile doludur ve bazal zar katlanmalarından yoksundurlar. Fen-Edebiyat Fakültesi. Enterosit hücreler. Kars 2 Kafkas Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Başaran KARADEMİR3 1 Kafkas Üniversitesi. II. Fenoxycarb uygulanan hayvanların orta barsaklarında meydana gelen dejenerasyon kontrol hayvanlarıyla karşılaştırılmıştır. mitokondriler ile bitişik olan iyi gelişmiş bazal zar katlanmalarına sahiptirler. centralislerde hafif hiperemi. Epitelyumu dıştan boyuna ve dairesel kas tabakaları kuşatmıştır. lokal nekroz alanları ve vakuol oluşumu.19. farklılaşmamış hücrelerdir. Kars evrenkoc@hotmail.tr Bu çalışmada. karaciğer. II. Bu böceğin sindirim kanalı. centralisin çevresindeki bazı hepatositlerde hidropik ve vakuolar dejenerasyon ile bazı hepatositlerde nekroz ve V. Sphecidae) sindirim kanalının histolojisi ve ince yapısı ışık ve elektron mikroskobunda araştırılmıştır.

bununla birlikte serebral gangliyonları saran içte daha sıkı. E2 ve Vtg’in en yüksek seviyeleri sırasıyla Mayıs (833. Anahtar Kelimeler: Helix aspersa. Pallas 1811)’nde Vitellogeninin İmmunohistokimyasal Lokalizasyonu ve Vitellogenin Seviyesinin Belirlenmesi Ahmet Regaib OĞUZ.38 pg/ml ve Vtg. Chalcalburnus tarichi. Fen Fakültesi. floresan metod ile bir balığın karaciğerinde birkaç hücrede zayıf immun reaksiyon görüldü Erkeklerde Vtg varlığı doğal ve sentetik östrojenler veya östrojen gibi davranan kimyasallar için duyarlı bir biyomarkır olarak kullanılır. Suyun sıcaklığı mevsime bağlı olarak +1+16 ºC arasında ölçüldü. total protein. 19 balıkta 1.edu.5.354 µg/ml arasındaydı. Güçlü immunoreaksiyon görülen hücreler negatif hücrelerin arasına da dağılmıştı. SZ 010 Aktif ve Aktif Olmayan Helix aspersa Müller.tr Bu çalışmada. 35100.255 mg/ml).19.40±211. Sonuç olarak. vitellogeninin immunohistokimyasal lokalizasyonu. aktif ve aktif olmayan Helix aspersa Müller. İnci kefali erkeklerinde plazma Vtg’ni bireyler arasında farklı konsatrasyonlarda bulundu. E2. SAB metod ile tüm erkek balıkların karaciğerinde hiç Vtg immunreaksiyon gözlenmezken.575 µg/ml). KAPTANER. inci kefali. Gomori’nin paraldehit fuksin boya metodu ile göstermektir. erkek balıkların plazmasında Vtg varlığı ve bir balığın karaciğerinde zayıf bir Vtg immun reaksiyonun gözlenmesi bu balıkların östrojen benzeri kirleticilere maruz kalma riski taşıdığını göstermektedir. İzmir nermin. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler : Van Gölü. bunu Çarpanak adası (1. Bu bulgular serebral gangliyonları saran konnektifin bir nörohemal alan olarak işlev görebileceğine işaret etmektedir.913 mg/ml) aylarında ölçüldü.656 µg/ml).biter@ege. 17-β östradiol. İmmunopozitif hücrelerin dağınık veya gruplar halinde lokalize olduğu gözlendi. 1.497-24.ÜNAL Yüzüncü Yıl Üniversitesi.edu. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Zeve Kampusu Van ahmetoguz@yyu. B. gonadosomatik indeks (GSI).557-26.296-26. nörosekresyon hücresi 181 . karaciğer portal ven dalları ve merkezi ven etrafındaki hücrelerde güçlü Vtg reaksiyon gözlendi. Aktif Helix aspersa’nın serebral gangliyonlarının mezoserebrum ve postserebrum bölgelerinde yoğun nörosekresyon maddesi içeren irili ufaklı hücreler ile çok sayıda küçük hücrelere sahip olan proserebrum bölgesinde ise homojen dağılımlı nörosekresyon granüllerinin varlığı gösterilmiştir. VEK ve Üniversite açıklığı izledi. vitellogenin.093±0. Plazma E2 ve vitellogeninin en düşük seviyeleri Aralık ayında ölçülürken (E2.12.1 mg/L olarak belirlendi. Zooloji Anabilim Dalı. 120.308±4. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Aktif olmayan Helix aspersa’nın serebral gangliyonlarında ise hücrelerin nörosekresyon içeriklerinin oldukça azaldığı. 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’ün serebral gangliyonlarındaki nörosekresyon hücrelerinin histolojik yapısını ve nörosekresyon maddesinin dağılımını. Tüm vitellojenik dişilerde pozitif immun boyama görüldü fakat pozitif hücrelerin dağılımı ve boyamanın yoğunluğu homojen değildi.807±1. Vtg’in en yüksek seviyesi Bardakçı köyü açıklarında yakalanan balıklarda ölçüldü (12.60±23. 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’te Serebral Gangliyon Nörosekresyon Hücreleri Nermin BİTER.71 ve 8.139 µg/ml) ve Akdamar adası (3. serebral gangliyon. 17β-östrodiol (E2) ve vitellogeninin plazma seviyeleri belirlendi.40-9. dışta gevşek yapılı olan serebral konnektifte oldukça yoğun nörosekresyon içeren lakünlerin yer aldığı saptanmıştır. aktif.tr Bu çalışmanın amacı. G. Vitellojenik balıkların karaciğerinde vitellogenin (Vtg)’in dağılımı streptavidin-biyotin peroksidaz immunohistokimyasal metod ile gösterildi. Genellikle. TRABZON SZ 009 İnci Kefali (Chalcalburnus tarichi.58 pg/ml) ve Nisan (31. ve vitellogenin seviyelerinin vitellojenik safha sırasında arttığı saptandı. Plazma total protein. Gürsel ERGEN Ege Üniversitesi. Pulmonata.24 ng/ml). pH ve çözünmüş oksijen (ÇO) (mg/L) seviyeleri ve erkek balıklarda plazma vitellogenin seviyesi saptandı. Van Gölü havzası için endemik bir sazan türü olan inci kefali (Chalcalburnus tarichi)’nde vitellogenezis sırasında hepatosomatik indeks (HSI). Aynı zamanda örnekleme alanlarında suyun sıcaklık (ºC). Van-Edremit Körfezi (VEK)’den yakalanan 37 erkek balığın 6’sında Vtg’in belirlenemezken (<0. pH ve ÇO seviyeleri sırasıyla 9. Bornova.

Bu amaçla. ve insizyon + PEG + Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) (n=10) grubu olmak üzere üç aşamalı olarak düzenlenmiştir. Renal İ/R hasarındaki koruyucu etkilerini araştırılmıştır. insizyon + polietilen glikol ( PEG ) ( n=10 ). EGF'nin epitelizasyonu hızlandırmış olması yara iyileşmesinin geciktiği pek çok hastalıklarda. günün sonunda Grup 2’ye serum fizyolojik. elektron mikroskop Silymarin’in Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi Bilge ÖZKAL1.. Gökhan BAYRAMOĞLU1 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Silybum marianum L. Grup 2 (renal İ/R hasarı+Serum fizyolojik). İ/R’dan sonra biyokimyasal incelemeler için deney hayvanlarından alınan kanlardan serumlar elde edildi . Tandoğan.edu. Araştırmada deney grupları sadece insizyon yapılan grup (n=10). Biyoloji Bölümü. Ankara ozsoy@science. hücre göçü ve proliferasyonu incelenmiştir.05) (Tablo 1). 15. ALT ve AST seviyelerinde istatistiksel olarak anlamlı artış gözlendi (p<0.19. 100 mg/kg SL verilen Grup3. Nursel GÜL1 1 Ankara Üniversitesi. Sonuç olarak. Grup 1 (Kontrol).edu. Tıp Fakültesi. SL’nin renal İ/R hasarı üzerindeki serum üre (BUN). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Adnan AYHANCI1. tohumlarından elde edilen antioksidan özelliği bilinen bir bitki flavanoidir. Kesi yarasına EGF uygulanmasını takiben epitel hücrelerinin mitotik aktiviteleri. Grup 1 hariç diğer gruplara iskemiden 15 gün önce sağ böbrek nefrektomisi yapıldı ve deney hayvanlarının bu süre içerisinde iyileşmesi sağlandı. CRE. Grup 3 (renal İ/R hasarı+SL 100 mg/kg) ve Grup 4 (renal İ/R hasarı+SL 200 mg/kg) olarak planlandı.ankara.05). epitel hücre. Bu bulgular ROM’nin İ/R ile indüklenen renal hasarda rol oynadığı. 100 mg/kg silymarin ile tedavisiyle böbrek koruyucu etkisinin olduğu bu korumanında silymarinin antioksidan aktivitesinden kaynaklandığı düşünülmektedir. epitelizasyon. Hakan ŞENTÜRK1. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Epidermal Büyüme Faktörü (EGF). TRABZON SZ 011 SZ 012 Ekzojen Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) Uygulanmış Kesi Yaralı Tavşanlarda İyileşme Bölgesine Epitel Hücre Göçü Nesrin ÖZSOY1. Fen-Edebiyat Fakültesi. 26480 Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) iyileşme sürecini hızlandıran önemli mitojenik faktörler arasındadır. yeni töropatik müdahelelerin oluşturulmasına önemli ölçüde katkı sağlayabileceğini düşündürmüştür. 3 ve 4). 06100. kesi (insizyon) yarası. serum fizyolojik verilen Grup 2 ve 200 mg/kg SL verilen Grup 4 ile istatistiksel olarak karşılaştırıldığında serum BUN ve CRE düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı düşüş gözlendi (p<0. Operasyon sonrası yem ve su ile beslenen denekler birinci. Anatomi ABD. Reaktif oksijen metabolitlerinin (ROM) böbrek iskemi/reperfüzyon (İ/R) hasarı patogenezinde rol oynadığını gösteren bulgular mevcuttur. 182 . Grup 3’e 100 mg/kg SL ve Grup 4’ e 200 mg/kg SL iskemiden 15 dakika önce tek doz intraperitonal olarak uygulandı. Renal İ/R hasarı sol renal pedikülün 45 dakika oklüzyonu ve daha sonra 24 saat reperfüzyonu ile oluşturuldu. Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi. alanin aminotransferaz (ALT) ve aspartat aminotransferaz (AST) değişiklikleri değerlendirmek için gruplar. İ/R grupları (Grup 2. Meşelik. Bu bloklardan yarı ince ve ince kesitler alınarak ağız mukoza epitelinin iyileşme sürecinde zamana bağlı olarak değerlendirmesi yapılmıştır.tr Yara iyileşmesinin pek çok hastalıkta gecikmiş olması araştırmaların iyileşme sürecini hızlandıran bir takım ekzojen faktörlerin kullanılması yönünde yapılması gerekliliğini ortaya koymuştur. 06500. Şule COŞKUN2. Beşevler. kreatinin (CRE).tr Silymarin (SL). üçüncü ve beşinci günleri takiben anestezi ile feda edilip yara dokusu çıkarılmış ve derhal transmisyon elektron mikroskop (TEM) preparasyonu için takibe alınarak blokları yapılmıştır. Serum ALT ve AST düzeylerinde İ/R gruplarında istatistiksel olarak önemli fark gözlenmedi (Tablo 1). Hilmi ÖZDEN2. Bu çalışmada SL’nin. 26480 Eskişehir gokhanb@ogu. 28 yetişkin albino erkek sıçan 4 grupta değerlendirilmiştir. Ankara 2 Gazi Üniversitesi. Epidermal Büyüme Faktörü oral submukozal implanta uygulanmıştır. Fen-Edebiyat Fakültesi. kontrol grubu (Grup 1) ile karşılaştırldığında serum BUN.

7% in males and 35% in females).9% in females) and in V. tipIIb fibrillerde ise %11 dır.com Türkiye yarasalarından Rhinolophus mehelyi’ye ait iki yardımcı uçma kası Morfolojik ve histokimyasal olarak çalışılmıştır.tip I fibrillerde %17. carpio (4. tip II a fibrillerde % 70.com Bir kez hasarlanmış periferal bir sinirin ikinci kez hasarlanmasıyla birlikte sinir rejenerasyonunda önemli bir artış gözlenir. Rhinolophus mehelyi’nin triceps brachii kasında fibril dağılımı . Iraq zohair_rahemo@yahoo. şartlandırma hasarı sonrasında hücrede meydana gelen değişikliklerin in vitro olarak gözlenerek hasar sonrasında hücrede meydana gelebilecek değişikliklerin hücresel mekanizmasının araştırılması amaçlanmıştır. Nurettin CENGİZ2. VAN 3 Yüzüncü yıl Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Eğitim Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Rhinolophus mehelyi’nin triceps brachii ve biceps brachii kasında histokimyasal olarak üç tip fibril tanımlanmıştır. İkinci bölümde canlı hayvanda sinir kesisi ile şartlandırılan nöronların rejenerasyon davranışlarını belirlemek amacıyla canlı farelerin sağ siyatik sinirleri kesilerek (1. Anahtar Kelimeler: İskelet kası. these are one species of cestode (Bothriocephalus . NADH-TR ye zayıf reaksiyon verdiklerinden dolayı düşük oksidatif olarak kabul edilmişlerdir.2 in males and 8. Şartlandırma hasarının bu etkisi bugüne kadar yapılan çeşitli çalışmalarla ortaya konmuş olmasına rağmen bu etkinin mekanizması ile ilgili bilinenler sınırlı ve tartışmalıdır. SZ 016 Sinir Rejenerasyonunda Şartlandırma Hasarı Etkisi ve Mekanizmasının Araştırılmasında Kullanılan Metotlar Elif KAVAL OĞUZ1. Fizyoloji Anabilim dalı. Birinci bölümde kontrol şartlarında ayrıştırma sırasında doğal olarak aksotomize olan nöronların rejenerasyon davranışlarını belirlemek amacıyla arka kök ganglionlarının (L4-L5) saf kültürleri yapıldı. sıçan. böbrek iskemisi. trutta (50%).9 %and 25% respectively). in B. SZ 014 gowokensis) collected from Cyprinus carpio and Aspiux vorax(incidence 2. tipIIa fibrillerde % 72. NADH. antioksidan aktivite SZ 013 Rhinolophus mehelyi’nin Yardımcı Uçma Kaslarında Morfolojik ve Histokimyasal Araştırmalar Suna CEBESOY Ankara Üniversitesi. College of Science.cebesoy@gmail. Biyoloji Bölümü. Bu artışa sebep olan öncül hasara “Şartlandırma Hasarı” adı verilmektedir. The results revealed the presence of four species of helminths. Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. kesim) üç gün boyunca şartlanmaları 183 The Helminths of Freshwatere Fishes Caught From AL-Tamim Governorate. tip II b fibrillerde % 14 olarak tespit edilmiştir. The other species of acanthocephala is Neoechinorhynchus iraqinensis which has been revealed from Liza abu ( 15. luteus (2.regius (8% in males and 9. fibril tipi. Tıp Fakültesi. tip I fibriller NADH-TR ile koyu boyandıklarından dolayı yüksek oksidatiftirler. Histoloji&Embriyoloji Bölümü. in C.RAHEMO Department of Biology.com Six freshwater species of fishes have been subjected to parasitological investigation which were collected from different regions of Al-tamim governorate and its suburbs. Fen Fakültesi. It is concluded from the present results that all the four helminth parasites are recorded for the first time in Karkok governorate. Iraq Zohair I.3 % in females). Bu yarasa türünde her iki kasında da. TRABZON Anahtar kelimeler: Silymarin. VAN elifkaval@hotmail. tip IIa ve tip IIb olarak sınıflandırılmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. buda orta derecede oksidasyon kapasitesini göstermektedir.5%). Ankara suna. VAN 2 Yüzüncü yıl Üniversitesi. University of Mosul. Chondrostoma regius and Varicorhinus trutta. Gürkan ÖZTÜRK3 1 Yüzüncü yıl Üniversitesi. SDH. histokimyasal test. two species of acanthocephalans namely Neoechinorhynchus rutili collected from Cyprinus carpio. The incidence of infection in C. Tıp Fakültesi. Rhinolophus mehelyi’nin yardımcı uçma kaslarındaki tip IIb fibrilleri. Tip IIa fibrilleri NADH-TR ve SDH ile nispeten daha zayıf boyanmışlardır.F. Glisin-kalsiyum-formaldehit preinkübasyonundan sonra miyozin-ATPaz ile boyanarak bunlar tip I. Hücrelerin zaman aralıklı (time lapse) mikroskop kullanılarak 48 saat boyunca rejenerasyon davranışları gözlendi.19. one species of nematode (Cucullanus cyprini) collected from the carp. Biceps brachii kasında ise bu oran tip I fibriller de % 16. Barbus luteus. ATPaz. Bu çalışmada.

bağımsız olarak bölünerek yeni kök hücre kuşakları meydana getirerek kendilerini yenileyen ve özelleşmiş hücrelere farklılaşabilme yetenekleri olan hücrelerdir. kas. günün sonunda sağ taraftaki L4-L5 arka kök ganglionları ayrıştırılarak kültürleri (2. 3. Biyoloji Bölümü 34134. saatten sonra rejenerasyon miktarının düştüğü belirlendi. saatte akson rejenerasyonunda bir artış gözlendi. günün sonunda bu şartlanan sinirler çıkarıldı.tr Kültür ortamında sınırsız bölünebilme yeteneği olan ve özelleşmiş hücreleri meydana getiren hücrelere kök hücre denir. 36. Deneysel tümörler kimyasal maddelerle oluşturulabildiği gibi. 3.19. çeşitli amaçlar için kullanılabilir. Örneğin. Çok uzun olan bu süreçte tümörün morfolojik özellikleri ile biyolojik davranışlarının saptanması gerekmektedir. Çalışmanın sonucunda şartlanmayan hücrelerde 33. saatler arasında rejenerasyon miktarının azaldığı ve 45. saatte akson rejenerasyonunda kademeli bir artış gözlendi. Ekimden 24 saat sonra lazer mikro diseksiyon mikroskobu kullanılarak aksotomi yapıldı ve 48 saat boyunca hücreler gözlendi. Kök hücrelerin. Çalışmamızda. saatte tekrar bir artış saptandı. Üçüncü bölümde şartlanmış periferik sinirin şartlanmamış DRG nöronlarının rejenerasyonuna etkisini belirlemek amacıyla canlı farelerin sağ siyatik sinirleri kesilerek bu sinirlerin 3 gün boyunca şartlanmaları sağlandı. günün sonunda kültür petriye aktarılarak 48 saat boyunca gözlendi. İstanbul altuns@istanbul. günümüzde pek çok araştırmada kullanılmaktadır. Patoloji Anabilim Dalı. erişkin canlıya ait dokularda farklılaşmış hücrelerin yerini alma özellikleri ile bu gün lenfoma.edu. ya in vitro olarak yetiştirilen tümöral karakterli hücre kültürleri ya da deney hayvanlarında oluşturulan deneysel tümör modelleri üzerinde yürütülmektedir. fötal (pluripotent) ve erişkin (multipotent) olmak üzere üç önemli kök hücre kaynağı vardır. Hücre süspansiyonu 3 gün boyunca etüv içinde bekletilerek hücrelerin şartlanmaları ve bu sırada bir yüzeye yapışarak akson uzatmaları engellendi. Anahtar Kelimeler: Kök hücre. Bu deneyin ikinci kısmında şu işlemler yapıldı: Yine 3 gün boyunca saat camında şartlandırılan hücreler cam tabanlı petriye ekildi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 33-39. Fen Fakültesi. erkek bir farenin (Mus musculus) vücudunun sağ yan tarafında ön ve arka ekstremitelerin arasında kalan bölgede deri altında gözlemlenen spontan tümör çıkarılarak dengeli tuz 184 Kök Hücre Nedir? Kaynakları ve Kullanım Alanları Dürdane KOLANKAYA. Fen Fakültesi. Bu yeteneklerini kullanılarak kalp kası hücreleri. rejenerasyon SZ 017 (totipotent). nöronlar.tr Kanser gelişimi ve tedavisi ile ilgili yapılan araştırmalar. İstanbul. Handan KAYA2. kesim) yapıldı ve hücreler 48 saat boyunca gözlemlendi. saatler arasında rejenerasyonda bir düşüş gözlenirken 36. arka kök ganglionu. Balb/C ırkı. 15-24. Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklar ve diabetin tedavisinde kullanılabileceği hayvan deneylerinden elde edilen umut verici bulgulardır. 3. Biyoloji Bölümü. fare veya sıçanda ortaya çıkan spontan bir tümörün hayvandan hayvana seri transplantasyonları sonucunda standart deneysel tümör haline dönüşebilmektedir. deri. 45.edu. Petri 1 gün boyunca etüvde bekletildi. Ayşe TOPUZ1 1 İstanbul Üniversitesi. lösemi de kullanılması. Parkinson. Anahtar Kelimeler: Şartlandırma hasarı. Biyoloji Bölümü. Tüm bu metodlardan elde edilen veriler değerlendirilerek sinir rejenerasyon miktarları karşılaştırıldı. Kök hücreler. TRABZON sağlandı. uzun süre yaşayan. küçük parçalara ayrılarak agaroz içine gömüldü ve petrinin bir köşesine tutturuldu. ilk defa 1905 yılında spontan olarak tespit edilen katı Ehrlich meme karsinomu 1945 yılından itibaren sıvı hale dönüştürülmüş ve Ehrlich Ascites Tümör (EAT) adı ile standart deneysel bir tümör olarak. Birinci günün sonunda L4-L5 arka kök ganglionlarının kültürü yapılarak siyatik parçacıkları içeren petriye ekildi ve hücreler 48 saat boyunca gözlendi. Şenay YILDIRIM1. Şartlanan hücrelerde ise 15. karaciğer hücreleri gibi farklılaşmış hücreler in vitro koşullarda üretilip. bir farede oluşan spontan tümörün in vivo ve in vitro özelliklerinin saptanması amaçlanmıştır. Cansın GÜNGÖRMÜŞ Hacettepe Üniversitesi. saatten sonra rejenerasyonun azaldığı belirlendi. tendon hasarı SZ 018 Balb/C Farede Görülen Yeni Bir Spontan Tümörün in vivo ve in vitro Karakterizasyonu Seyhan ALTUN1. Dördüncü bölümde in vitro ortamda şartlanmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini belirlemek amacıyla L4-L5 arka kök ganglionlarının kültürleri yapılarak silikon kaplı saat camı içine aktarıldı. Embriyonal . gelecekte ise kalp kası ve tendon hasarlarının onarımı. nörodejeneratif hastalıklar. yaşlı. Beytepe. 2 Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi. Ankara durdane@hacettepe. saatte rejenerasyon miktarının tekrar arttığı gözlendi.

Anahtar Kelimeler: Metilprednizolon. Birinci generasyonda yapısal farklılık gösteren A1 ve A2 tümörleri elde edilmiştir. 15+5. Anahtar Kelimeler: Fare.edu.05) (K-S değeri>0. genellikle solid. kısmen kordonlar içeren ve arada fibrovasküler çatı oluşturan neoplazm yapısındadır. 12. Hücreler 12. Ankara aozcimen34@mynet. in vitro SZ 019 Bu çalışmada. CK 18.5+2. 10-5 M ve 10-4 M derişimlerde MP uygulandı. kirli beyaz renkte. tümör ağırlıkları ve metastaz oluşturup oluşturmadıkları saptanmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. CD11-b. Fen Edebiyat Fakültesi. CD14. fibriler görünümde. yedinci generasyona kadar erkek ve dişi farelere seri olarak transplante edilmiştir. Adana ayavuz@mku. 33100. Hücreler. in vitro ortamda Foetal Bovine Serum içeren Roswell Park Memorial Instute 1640 (RPMI1640) kültür medyumunda. 15+5. CD15. Fen-Edebiyat Fakültesi. 06100. Tümör makroskopik olarak etsi kıvamda. 17.5+2. ince. epitelyal membran antijenle (EMA) ekspresyon saptanmamıştır. TRABZON çözeltisi (HBSS) içerisinde küçük parçalara ayrılmış ve yine Balb/C ırkı erkek ve dişi farelerin deri altına transplante edilmiştir. CD11-b. Bu azalan etkiler istatistiksel olarak CD11b ve CD14 için anlamsız ancak CD15 için anlamlı bulunmuştur (p<0. HL-60 hücrelerinde. çıkması. CD14 ve CD15 hücre yüzey belirleyicilerinin düşük. Biyoloji Bölümü.5+7. in vivo. Biyoloji Bölümü. HL-60. Elde edilen A1 tümörü. 17.tr Bu çalışmada. Mehmet TOPAKTAŞ2 1 Mustafa Kemal Üniversitesi. dişi ile erkek farelerdeki oluşma yüzdeleri. A1 tümörü makroskopik ve mikroskopik olarak incelenmiş ve immünohistokimyasal analizleri yapılmıştır. CD14 ve CD15 hücre yüzey belirleyicileri ile analiz edilmeleri amaçlanmıştır. Sonuç olarak. apoptozunda etkisi göz önüne alındığında. Yapılan çalışma kapsamında. Günümüzde bu tümörlerin histogenezi tam olarak bilinmemekte olup.com Bu çalışmada. MP’nin HL-60 hücrelerini ileri saatlerde. İmmunohistokimyasal analizde tümör hücrelerinde pan-sitokeratin (CK). uzun ve çok yüzlü bir morfoloji göstermektedir. Tıp Fakültesi.5. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.5. Pediatri Anabilim Dalı. MP uygulamadan önce ve sonra CD11-b.20). spontan tümör. HL-60 hücrelerine 10-6 M. HL-60 hücrelerinde MP’nin terminal farklılaşma üzerindeki etkisi akım sitometrik analiz yöntemiyle değerlendirildi.5. Mualla ÇETİN2 1 Mersin Üniversitesi. CD14 ve CD15 hücre yüzey monoclonal antikorları ile boyandılar ve akım sitometre cihazında analiz edildiler. Bütün deneyler 2 kez tekrarlandı ve sonuçlar +/standart deviasyon olarak değerlendirildi. mikroskopik olarak ise. . in vitro ortamda düzenli pasajları yapılan A1 tümör hücrelerinin histogenezi ve büyüme kinetiği araştırılmaktadır. metilprednizolon daha önceki erken saat denemelerinde zaman ve doza bağımlı artan bir etki gösterirken. Ayrıca A1 tümör hücreleri. 37 ºC’de ve % 5 CO2’li etüvde hücre kültürüne alınmışlardır. kromozom anormalliği (KA) ve mikronükleus (MN) testleri kullanılarak araştırılmıştır. 20+10 µg/ml). tarımda artan bir hızla insektisid olarak kullanılan acetamiprid (Acm) ve alpha-cypermethrin (A-cyp)’in karışım halinde kullanıldıklarında insanlar için genotoksik risk oluşturup oluşturmadıkları. insan akut myelositik lösemi (HL-60) hücrelerinde metilprednizolonun ileri saatlerdeki terminal farklılaşmasını değerlendirmek için. terminal farklılaşmayı azalttığını düşündürmektedir. CD11-b. dezmin ve CD 34 ile diffüz ekspresyon izlenirken. düz kas aktin (SMA). Yapılan seri transplantasyonlarda tümörlerin ortaya çıkış süreleri. geç saat ve yüksek doz uygulamalarında azalan bir etki göstermiştir. Biyoloji Bölümü. terminal farklılaşma. Hatay 2 Çukurova Üniversitesi.19. MN 185 Akut Myelositik Lösemi (HL-60) Hücrelerinde Metilprednizolonun İleri Saatlerde Terminal Farklılaşma Üzerindeki Etkisinin Araştırılması Ahmet Ata ÖZÇİMEN1. CK ve vimentinin koekspresyonu bu tümörlerin karakteristik özelliği olup tümöre “epiteloid sarkom” tanısı konulmuştur. 20+10 µg/ml Acm+A-cyp karışımı ile 24 ve 48 saat muamele edilmiştir. acetamiprid ve alpha-cypermethrin karışımının insan periferal lenfositlerinde KKD ve KA’ni 24 ve 48 saatlik muamelelerde bütün konsantrasyonlarda (Acm+Acyp. in vitro ortamda düzenli pasajları yapılan tümör hücreleri. akım sitometre SZ 021 Acetamiprid ve Alpha-Cypermethrin Pestisidlerinin Karışım Halinde Kullanıldıkları Zaman İnsan Periferal Lenfositlerindeki in vitro Genotoksik Etkileri Ayşe YAVUZ KOCAMAN1. vimentin. Mersin 2 Hacettepe Üniversitesi. insan periferal lenfositlerinde in vitro kardeş kromatid değişimi (KKD).5.5+7.

5+7. geometrik Bazı Drosophila melanogaster Doğal Populasyonlarında Malathion Direncinin Araştırılması Burcu KOÇAK MEMMİ Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Genel Biyoloji ABD Genetik Birimi Beytepe Ankara 06800 kburcu@hacettepe. 12.tr Hedef canlılar üzerinde yaklaşık 20 yıl süresince kullanılmış insektisitlerden biri olan malathionun bu canlılarda direnç geliştirdiği bilinmektedir.com Apis florea. Bu çaprazlardan elde edilen F2 bireylerine direnç testi uygulandı. malathion SZ 023 İran Küçük Balarısı (Apis florea Fabricius) Populasyonlarında Geometrik Morfometrik Analiz İrfan KANDEMİR1. direnç oluşumuna katkıda bulunan kromozomların belirlenmesi amacıyla Drosophila melanogaster’in malathiona dirençli olduğu belirlenen Hatay-Merkez ve duyarlı bulunan Antalya-Serik doğal populasyonları kullanılmıştır. mitotik indeks (MI) ve nükleus bölünme indeksi (NBI) istatistiksel olarak önemli derecede azalmıştır. Anahtar Kelimeler: morfometrik. insektisit direnci.5+2. ikinci kromozomun etkisinin üçüncü kromozomdan daha fazla olduğu ve eşey 186 . İran’da 7 eyalette bu arı türünün dağılımına dair gözlemler yapılmıştır. MN oluşumunun ise sadece 48 saatlik muamele süresinde doza bağlı olduğu belirlenmiştir. Berna ÖZDEN1.Ser//Sb ve resesif bw//bw. Ayrışım fonksiyon analizi sonucunda oluşan serpilme grafiğinde bazı populasyonlarda örtüşmeler tespit edilmiştir. katkısının anlamlı olmadığı Anahtar Kelimeler: Drosophila.5.st//st mutant stokları ile çaprazlandı. Bu çalışmada 2003-2006 yılları arasında İran’in en kuzey eyaletinden (İlam) en güney (Bander Abbas) eyaletine kadar olan coğrafyadan toplanan küçük balarısı populasyonları üzerindeki geometrik morfometrik araştırmalar gerçekleştirilmiştir. Hatay ve Serik populasyonları ve bu çaprazın resiprokalleri çaprazlandı. Direnç oluşumunda otozomal kromozomların etkisini belirlemek amacıyla. tozlaşmada son derece önemli görevler almasına rağmen üzerinde yeterince bilimsel çalışmalar yapılmamıştır.001). PI ve MI’deki azalma her iki muamele süresinde. 17. Mohammad G. TRABZON oluşumunu ise Acm+A-cyp. Zonguldak Zanjan Üniversitesi. kardeş kromatid değişimi.19. Elde edilen F1 bireylerine direnç testleri uygulandı. Sonuç olarak. NBI’deki azalma ise sadece 48 saatlik muamele süresinde doza bağlı olarak bulunmuştur. MORADI2. Biyoloji Bölümü. KKD ve KA’deki artışın her iki muamele süresinde. Şu ana kadar 4 eyalete bağlı 13 lokasyondan toplam olarak 115 koloniden 1500’e yakın örnek toplanmıştır. Ayrıca. Bu çalışmada. Bu örnekler üzerinde arka ve ön kanattan toplam 26 koordinat noktası belirlenmiş ve TpsDig2 programı ile koordinat verileri elde edilmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Buna göre acetamiprid ve alphacypermethrin pestisidlerinin karışım halinde kullanıldığında özellikle tarım işçileri için genotoksik etkiye sahip olabileceği sonucuna varılmıştır. İran ikandemir@gmail.5 µg/ml konsantrasyonlarında istatistiksel olarak önemli derecede arttırdığı saptanmıştır. Ayça ÖZKAN1 1 Zonguldak Karaelmas Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Acetamiprid. NTSYS ve SPSS programları kullanılarak tek ve çok yönlü istatistiksel analizlerle test edilmiştir. alphacypermethrin. Çok geniş alana yayılan Apis florea. mikronükleus SZ 022 kromozomlarının söylenebilir. Biyoloji Bölümü. acetamiprid ve alpha-cypermethrin karışımı ile 24 ve 48 saat muamele edilen insan periferal lenfositlerinde bütün konsantrasyonlarda proliferasyon indeksi (PI). kromozom anormalliği. uzak doğudan Irak sınırına kadar yayılış gösterdiği bilinmektedir. Fen Edebiyat Fakültesi. Eşey kromozomlarının etkisini belirlemek amacıyla. direnci sağlayan genlerin dominant olmadığı. İran Apis florea.edu. küçük balarısı. Geometrik morfometrinin ilk defa bu çalışma ile Apis florea türünde kullanılması gösterilmiştir. 15+5. Veriler daha sonra Morpheus. dirençli Hatay populasyonu dominant Cy//Pm. Biyoloji Bölümü. Elde edilen ilk bulgular bu dört eyalete ait populasyonun kullanılan geometrik morphometrik karakterler açısından birbirinden istatistiksel anlamda farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (P<0.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. bir tümör baskılayıcı gen olarak tanımlanmıştır. lüsiferaz vektörüne klonlanmış olan C/EBPδ promotörü. Demet DOĞAN1. Kaspazlar hücrede inaktif olarak bulunurlar ve proteolitik olarak birbirlerini aktifleştirirler. 28049. Hatice YILDIRIM2 1 Giresun üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Giresun 2 Balıkesir Üniversitesi. Böylece bir kaskad şeklinde işlerler. Fakat çok sayıda dokulara spesifik genlerin ekspresyonlarını kontrol eden insan C/EBPδ’nın regülasyonu konusundaki bilgi oldukça sınırlıdır. Feray KÖÇKAR2.β’nın mRNA düzeyine etkisi RT-PCR çalışmalarıyla belirlendi. Fen Edebiyat Fakültesi. 1.grup (Melatonin+İskemi oluşturulan grup).grup (Kontrol). doku hasarları. Fen -Edebiyat Fakültesi. C/EBPδ geninin transkripsiyonel aktivitesi ve mRNA düzeyinde.com C/EBP’ler (CCAAT/enhancer binding proteins) C-terminus’da tüm üyelerinde korunmuş. Bu proteazın bozulması nörolojik defektlere yol açar. Nihat DİLSİZ2. Bu sebepledir ki 8. Biyoloji Bölümü. Moleküler Biyoloji ABD. inflamasyon ve akut faza cevapta. farklı konsantrasyon ve zaman aralıklarında saptandı. Biyoloji Bölümü. ŞANLIURFA dcagiran@inonu. Bütün denekler 48 saat yaşatıldıktan sonra spinal kord örnekleri alındı. Fen-Edebiyat Fakültesi. arttırıcı anlamda regüle ettiği saptanmıştır. Bu çalışmada spinal kord iskemisi yapılarak. Ayşe ŞAHABOĞLU2 1 İnönü Üniversitesi.2) kromozomda lokalize olan C/EBPδ son çalışmalarda. C/EBP aile üyelerinden biri olan C/EBPδ. 2. Daha sonra TGF-β sitokininin. Hayvanlara anestezi yapıldıktan sonra Zivin ve DeGirolami`nin tarif ettiği spinal kord iskemi modeli uygulandı.19. Çalışmamızda 30 adet yetişkin erkek Wistar tipi albino sıçanlardan 4 grup oluşturuldu.grup (Deneysel spinal kord iskemi oluşturulan grup). Bu dokularda kaspaz-3 aktivitesinin gözlenmesi için Western-Blot tekniği uygulandı. C/EBPδ geninin transkripsiyonel regülasyonuna olan etkileri. Fen Edebiyat Fakültesi. Geçici transfeksiyon uygulaması sonrasında. C/EBPδ hemen hemen her dokuda ekspres edilmesine rağmen seviyeleri farklılık göstermektedir. İnsan kanserlerinin çoğu kromozom 8p’de var olan mutasyonlar sebebiyle olmaktadır. insan hepatoma (Hep3B cell line) hücrelerine kalsiyum fosfat transfeksiyon yöntemi ile aktarıldı. hücre proliferasyonunda. C/EBPδ doku veya hücre tipine spesifik tarzda regüle edilmektedir. MALATYA 2 Harran Üniversitesi. Bu teknikte dokular çeşitli aşamalardan geçirildikten sonra kaspaz-3` ün varlığı . Belirlenen en uygun konsantrasyon uygulanarak. bazik lösin fermuar domainine sahip transkripsiyon faktör ailesidir.tr Deneysel iskemi ve travmatik beyin yaralanması sonucunda oluşan nöronal hücre ölümü kaspaz-3` ün aktive olmasıyla gerçekleşmektedir. C/EBPδ promotörünün bazal aktivitesi lusiferaz aktivite tayini ile belirlendi. (8p11. 3.1-p11. Kaspaz-3` ün nöronal gelişim ve yaralanmada oldukça önemli olduğu gösterilmiştir. Balıkesir serpilkus@gmail. TGF-β gibi inflamasyonel uyarıcılar tarafından regüle edilmektedir.edu. C/EBPδ. 187 . insan C/EBPδ geninin transkripsiyonel regülasyonunu aydınlatmak amacıyla. DNA bağlanma ve dimerizasyon motifi oluşturan. Kaspazlar apoptozun ortaya çıkışında önemli intraselüler proteazlardır. Uygulanan deneysel iskemi modeli ile spinal kordda belirgin olarak apoptotik ölümün tetiklendiği.grup(Melatonin uygulanan grup). hücrelerde enerji metabolizmasının düzenlenmesinde ve meme epitel hücrelerinin apoptosisinde önemli rol oynamaktadır. inflamatuar hastalıklar ve travmatik yaralanmalarda nöronal hücre ölümünün bir şekli olan apoptoz gözlenir. Anahtar Kelimeler: Spinal kord iskemi. melatonin SZ 026 TGF-β Sitokininin. çıkan bantların kalınlığının kontrol bantlarıyla karşılaştırılması sonucu gözlenmiştir. nörodejenerasyon. iskemide kaspaz-3 aktivitesi ve güçlü bir antioksidan hormon olarak bilinen melatoninin antiapoptotik özelliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Sinir sisteminde iskemi. geçici transfeksiyon ve RTPCR çalışmalarından TGF-β sitokinin. 4. kaspaz-3. Biyoloji Bölümü. Bu çalışma TBAG 104T036 nolu proje ile desteklenmiştir. Debboy Mevkii. enfeksiyon. Bu çalışmada. melatoninin uygulanması ile doku hasarının azaldığı ve nörolojik iyileşmeyi hızlandırdığı sonucuna varıldı. TRABZON SZ 024 Spinal Kord İskemi Oluşturulan Sıçanlarda Kaspaz-3 Aktivitesi ve Melatoninin Koruyucu Etkisinin Araştırılması Songül AYDEMİR1. Sonuç olarak. C/EBPd Geninin Transkripsiyonel Regülasyonu Üzerine Etkilerinin Araştırılması Serpil UĞRAŞ1. TGF.

glaucoma hastalığı tedavisinde yaygın olarak kullanılan inhibitörlere (sülfonamid ve asetazolamid) karşı inhibisyonları ve IC50 değerleri belirlendi.coli’de Eskpresyonu Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU1. Çağış Kampusu.coli BL21 hücrelerinde. ekspresyon. aktivitesinde ve inhibitörlere ilgisini ortaya çıkarmaktır. Phe91 hidrofobik rezidüsü PCR’a dayalı yönlendirilmiş mutagenez stratejisi ile daha hidrofilik olan Asn rezidüsüne dönüştürüldü. gen regülasyonu SZ 027 enzimine göre inhibisyonu daha düşük olarak tespit edildi. HCAII enzimi asetazolamid.376x 10-6M) ve mutant (IC50 =1. Anahtar Kelimeler: HCAII. S.422 x10-3 mM IC50 değerleriyle orijinal HCAII İnsan Karbonik Anhidraz I (HCA I) Geninin Klonlanması. İnsanları da kapsayan yüksek omurgalılarda.C. Çağış Kampusu. Spesifik Sefaroz-4B-L-Tirozin afinite jeli kullanılarak saflaştırıldı.tr Karbonik anhidraz enzimleri (Karbonat hidroliyaz. Hücre içinde çözülebilir formda sitozolde yer alan HCA I eritrositlerde hemoglobinden sonra en bol bulunan proteindir. inhibisyon SZ 028 HCAII Geninde Lösin204/Serin Yönlendirilmiş Mutagenezi ve E. KÖÇKAR1.19.1). Mutant ve yabani tip enzimlerin CO2 hidratasyon aktivitesi ölçüldü. δ ve ε-CA olarak bilinen evrimsel olarak ilgisiz beş CA gen ailesi vardır. Yabani tip HCA I enziminin aksine (IC50 = 1. S. Çağış Kampusu. O. O. IŞIK2. yönlendirilmiş mutagenez.coli’de gerçekleştirildi.283x106 M) HCA I enzimleri arasında önemli bir inhibisyon farkı tespit edilmemiştir 188 . sulfonamid. Phe91Asn mutantı. Asetozolamide karşı yabani (IC50 = 1. PCR’a dayalı olarak kullanılan yönlendirilmiş mutagenez.iyonlarının geri dönüşümlü reaksiyonunu katalizleyen bir enzim ailesidir. Yüksek göz içi basıncını düşürmek amacıyla glokom hastalığının tedavisinde kullanılan sülfonamidlerin HCA II izoenziminin yanında HCA I izoenzimini de önemli ölçüde inhibe ettiği saptanmıştır. CA. göz lensi ve korneal epitelyumda bulunur. sitokinler.1.C. Yabani ve mutant HCA I enzimlerinin ekspresyonu E. Glokom tedavisinde sıklıkla kullanılan sülfonamid ve asetozolamide karşı inhibisyonu araştırıldı. Çağış Kampusu. saflaştırma. Fakat sulfonamidlerin 14 izoformu içeren CA izoenzimlerine karşı spesifikliği düşüktür ve ilgili hastalıkların tedavi sürecinde yan etkilerle karşılaşılabilir. Mutant ve yabani tip enzimlerin. F.468x10-4M IC50 değeri ile sülfonamide karşı daha yüksek afinite göstermiştir. Kimya Bölümü. Biyoloji Bölümü. kromozomun uzun kolunda lokalize olan 30kDa büyüklüğünde bir proteindir. Bu amaçla insan hCA I geni. Bu yüzden enzimin inhibisyon mekanizmasının daha spesifik inhibitörlerin geliştirlmesi için aydınlatılması önemlidir. Hayvanlar alemindeki bütün CA’lar α tipindedir. İnflamasyon. Ekspre edilen proteinlerin saflaştırılması CA spesifik afinite kromatografisi ile yapıldı. F.edu. Buna göre. KÖÇKAR1. TRABZON Anahtar Kelimeler: C/EBPδ. Fen-Edebiyat Fakültesi. Balıkesir saydogan@balikesir. Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU1. E. 4. Eritrositlerde. optimize edilen koşullarda IPTG kullanılarak yapıldı. Fen-Edebiyat Fakültesi.1. RT-PCR stratejisi ile HL60 hücre hattından pGEM-T vektörüne ve daha sonra pET21a (+) ekspresyon vektörüne klonlandı. Mutant ve yabani tip enzimlerin saflıkları SDS-PAGE elektroforezi ile kontrol edildi. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. pET31b vektörü içerisindeki mutant ve yabani tip HCAII proteinlerinin ekspresyonu E. Lösin204 aminoasiti hidrofil Serin aminoasiti ile değiştirilmesinde kullanılmıştır. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. ARSLAN2. Fen-Edebiyat Fakültesi.ARSLAN2 1 Balıkesir Üniversitesi. β. hidrataz aktiviteleri belirlendi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.tr İnsan Karbonik Anhidraz (HCAI) (Karbonat hidroliyaz E. TURAN1 1 Balıkesir Üniversitesi.52 x10-5 M ve 0.2.257x10-4M). γ. Kimya Bölümü. E. metazolamid ve diklorfenamid gibi glaucoma tedavisinde kullanılan ilaçların hedefidir. Balıkesir saydogan@balikesir. Bu nedenle araştırmamızda sülfonamidlere karşı daha az ilgili mutant HCA I enzimleri elde edilmesi planlanmıştır. Ekspres edilen proteinlerin miktarları Bradford yöntemi ile hesaplandı.2. çok farklı hücresel yerleşimler ve doku dağılımları ile 14 farklı α-CA izoenzimi saptanmıştır.4. transkripsiyon faktörleri. CO2 ve H2O’den HCO3. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi.1) 8. kolon epitelinde. Y. Bu çalışmanın amacı. Leu204Ser mutant enzimin asetazolamid ve sülfonamid inhibitörlerine karşı inhibisyonu 2. M AYDIN1. α.edu.coli’de Ekspresyonu ve Phe91Asn Yönlendirilmiş Mutageneziyle Elde Edilen Mutant Enzimin İnhibitörlere Karşı İlgisinin Araştırılması Meltem AYDIN1. SİNAN1. 0. HCAII geninin katalitik merkeze yakın bazı amino asitleri değiştirerek.

Her takson için. Perşembe. Y kromozomunun PAR bölgesinde %95 aynılık gösteren bir bölgenin olduğu ve bu bölgedeki (PAR’da bulunan) SNP’lerin kanserli hastalarınkine tamamen uyduğu tespit edilmiştir.19. Ancak bu sonucun desteklenmesi için söz konusu kanser çeşitlerinden elde edilen dizilerin sayısını artırmak için yapılan çalışmalar devam etmektedir. Teşhisi yapılan örneklerin Bembicinae. Trabzon kosesevim@gmail. yönlendirilmiş mutagenez. il sınırları içindeki farklı habitatlardan familyaya ait toplam 849 örnek toplanmıştır.com Bu sunumda biyojenik aminlerin kısaca gıdalardaki oluşumu. Ankara.BALIKESİR dundar@balikesir. 1998-2001 yılları arasında. HCAI. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sevilay AZPARLAK Balıkesir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Dünyadaki ve Türkiye’deki yayılışları verilmiştir. Ancak daha da ilginç olarak. Sonuçlar bu haliyle Y kromozomundaki bu bölgenin X kromozomuyla bastırılmadığı takdirde (eğer X kromozomuna krossingover’la transfer olmuşsa ve dolayısıyla Y ile aynı diziyi taşıyorsa) kansere yatkınlığı artırdığını vurgulamaktadır. Sonuçlar incelenen bölgede en az 7 SNP’lik (Tek nükleotit polimorfizmi) bir haplotipin olduğunu ve bu SNP’lerin incelenen kanser tipleriyle çeşitli oranlarda anlamlı korelasyon gösterdiğini ortaya çıkarmıştır. inhibisyon SZ 029 SZ 030 Bitkisel ve Hayvansal Kökenli Histamin Zehirlenmesi ve Histamin Analiz Metodlarının Karşılaştırılması Sevim KÖSE Karadeniz Teknik Üniversitesi. Pemphredoninae ve Philanthinae alt familyaları içinde 126 taksona ait olduğu anlaşılmıştır. Biyoloji Bölümü. ekoloji. zehirlenme vakaları ve kontrolü için gereken koşullar özetlenecektir. Anahtar Kelimeler: Xq21. klonlama. Ek olarak histamin analizinde gündeme gelen hızlı ve basit yöntemlere yer verilecektir. Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi. Bunların literatür verileri ile karşılaştırılması sonucu 61 taksonun Ankara faunası. gıda. Çamburnu. 11 taksonun ise Türkiye faunası için yeni kayıt olduğu görülmektedir. Çağış . Ayrıca bu aminlerin analizinde karşılaşılan sorunlar ve günümüzde yaygın olarak kullanılan analiz metodları birbirlerine olan avantajları ve dezavantajları ve güvenilirlikleri bakımından karşılaşılacaktır. Toplanan örnekler laboratuar müze materyali şekline getirilmiş ve tür teşhisleri yapılmıştır. Ordu yasargulmez@gop. habitat. Arazi çalışmaları sırasında. Söz konusu bölge sağlıklı insanlar (Toplam 50) ve kanser hastalarından (Toplam 50) alınan kanlardan PCR ile çoğaltılarak DNA dizileri elde edilmiş ve bu dizilerin biyoinformatik analizi yapılmıştır. ekspresyon. fauna. analiz yöntemleri SZ 031 İnsan X Kromozomundan (Xq21) Y’ye Transfer Edilebilen ve mRNA’sı Olmayan Bir Bölgenin Yaygın Kanser Tipleriyle Korelasyonunun Tespiti Ekrem DÜNDAR. zehirlenme.tr İnsanlarda yaygın olan kanser tipleriyle yapmakta olduğumuz bir araştırma sonucu X kromozomuna ait bir alanda (Xq21) mRNA’sı olmayan 1000 nükleotitlik bir bölgenin başta akciğer kanseri olmak üzere incelenen yedi kanser tipiyle anlamlı korelasyon gösterdiği tespit edilmiştir. yaygın kanser tipleri. kansere yatkınlık Ankara İli Crabronidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırmalar ve Ekolojik Gözlemler Yaşar GÜLMEZ Ordu Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Hymenoptera. incelenen materyal. örneklerin bulundukları habitat çeşitleri.edu. TRABZON Anahtar Kelimeler: Karbonik anhidraz. Crabronidae. Anahtar Kelimeler: Histamin. bu 1000 nükleotitlik bölgeye. Nurten ÇANAKÇI.tr Bu çalışmada Ankara ili Crabronidae (Insecta: Hymenoptera: Apoidea) familyası türleri araştırılmış ve örneklerin toplandıkları doğal habitatlarıyla ilgili bazı ekolojik gözlemler kaydedilmiştir.edu. Fen-Edebiyat Fakültesi. üzerinde örnek toplanan bitkiler. örneklerin bulundukları habitatların özellikleri ve ergin böceklerin üzerine kondukları bitkiler tespit edilmiştir. Türkiye 189 . Crabroninae. 61530.

Salticidae (% 11). Isparta kebapci@gmail. tür çeşitliliği. mera (880 m) ve kestane (620 m) biyotoplarına yerleştirilen çukur tuzaklarla toplanmış ve tuzaklar iki haftalık aralıklarla değiştirilmiştir. Bilindiği gibi Odonatlar yumurtalarını sucul yada suyu kısmen kurumuş alanlara bırakmakta olup. Örnekler meşe (980 m). Biyoloji Bölümü. Bu örnekler bağlı oldukları familyalara göre değerlendirildiğinde en çok örneğin Gnaphosidae (% 34) familyasında yer aldığı görülmüştür. çevre SZ 034 Fauna . örneklerin ilkbahar ve yaz dönemlerinde toplamış olmasından kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Beytepe. Bu familyayı Lycosidae (% 20). Çalışma boyunca yakalanan örneklerin eşeysel oranının 1: 0.edu. Çalışmada. Biyoloji Bölümü. Bununla birlikte karasuyu besleyen çok sayıda akarsu kolu bulunmaktadır.edu. fauna.69. Ayrıca 1976 yılından beri toplanan örneklerde incelenmiştir. Ali DEMİRSOY Hacettepe Üniversitesi. Çalışmadaki ergin oranının daha önce gerçekleştirilen çalışmalara göre yüksek oluşunun. çam (950 m). Dağmarmara (Manisa. ergin:yavru oranının ise 1: 0. Özellikle Divriği de bulunan bakır işletmeleri yıllardan beri belli periyotlarla karasuya atık madde bırakmaktadır. TRABZON SZ 032 Kuzeybatı Anadolu'nun Malakolojik Çeşitliliği Ümit KEBAPÇI Süleyman Demirel Üniversitesi. gelişim evreleri suya bağlı türleri barındırmaktadır.51 olduğu ortaya konmuştur. Dysderidae (% 10). biyoçeşitlilik ve tür zenginliği haritalanmış. İsmail VAROL. Diğer familyalara bağlı örneklerin oranı % 5’in altında bulunmuştur. Çalışma sonunda 22 familyaya ait toplam 489 örnek toplanmıştır. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Araneae. Bunun yanı sıra Kemaliye ve çevresinde faaliyette bulunan maden işletmelerin çevreye ve dolayısıyla sucul sisteme zararları ve olası Odanata türleri üzerine etkileri de bu çalışma kapsamına girmektedir. Turgutlu İlçesinin Dağmarmara Yöresinde Mayıs-Ekim 2003 döneminde gerçekleştirilmiştir. ayrıca azalan taksonlara yönelik tehditler tartışılmıştır. M. Sinan ANLAŞ.Turgutlu) Yöresi Örümcek (Arachnida:Araneae) Faunasının Çukur Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma Adile AKPINAR. Serdar TEZCAN aozdemir@gantep. Anahtar kelimeler: Kuzeybatı gastropodlar. Manisa Anadolu. Ankara akbulut@hacettepe. Kemaliye ilçesinin içinden Fırat nehrinin bir kolu olan karasu geçmektendir. Toplam 111 türe ait 120 tür ve alttür bölgeden çalışma ile tespit edilmiş olup bunlardan 42 tür endemik vaziyettedir.19. ekosistem. biyoçeşitlilik. endemizm SZ 033 Anahtar Kelimeler : ekoloji. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Agelenidae (% 5) ve Zodaridae (% 5) familyaları izlemiştir.tr Bu çalışma Manisa İli. örümcek.tr Kemaliye (Erzincan) çevresinde 2005 yılından beri yaptığımız periyodik çalışmalarda 34 Odonata türü tespit edilmiştir. Sahanın Türkiye'nin en büyük nüfus yoğunlupğuna sahip oluşu ayrıca global ısınma gibi tehditler sonucu bazı taksonların habitat bozunmasına bağlı olarak yokolmakta olduğu tespit edilmiştir. Kemaliye (Erzincan) ve Çevresi Odonata Faunasının Tespiti ve Bölgedeki Çevre Bozulmasının Odonata Türleri Üzerine Etkileri Yusuf DURMUŞ. Fen Edebiyat Fakültesi.com Anadolu'nun coğrafik açıdan Avrupa'yla bağlantısını teşkil eden kuzeybatı kesimi kara salyangozlarının biyoçeşitliliği açısından bakıldığında bu özelliği yanında yüksek endemizm ile de öne çıkmaktadır. Fen Fakültesi. 190 . Ayrıca Erzurum'dan itibaren birçok evsel ve endüstriyel kirlilik kaynağı da bu sistemdeki Odonata türleri üzerinde olumsuz etki yapmaktadır. yanmış orman (960 m).

Delice Irmağı Çankırı.edu. Branchiura)’un Türkiye’deki Konakları Ali ALAŞ1. Bölgede. YSI marka (Model 33) SCT ölçer ve Thermo Orion marka (Model 230A) pH ölçer kullanılarak. Örneklerin toplanmasında por çapı 44µm olan plankton kepçesi ve kıyı plankton kepçesi kullanılmış ve alınan örnekler % 4 formaldehit eklenerek tespit edilmiştir. Alaettin KAYA. TRABZON SZ 035 SZ 036 Kızılırmak Nehri Delice Irmağı ve Bazı Kollarında Bulunan Zooplanktonik Organizmaların İncelenmesi Selgün GÜNSEL. Branchiura). Anahtar Kelimeler: Rodentia. Bahçecik. 2n = 48. Van popülasyonunun ise diploid kromozom sayısı. Irmak.7° Kuzey 34. Chydorus sphaericus iken.8° Kuzey 38. Kontrol Şube Müdürlüğü. İstanbul alasali@hotmail.com Bu çalışmada Türkiye’de 1974 ve 2007 yılları arasında yapılmış parazitolojik çalışmalarda bulunmuş Argulus foliaceus Lin.1758 (Crustacea. Argulus foliaceus Lin. Colurella ve Synchaeta cinslerine ait olduğu görülmüştür. Yozgat.. her iki populasyonda da X kromozomunun büyük ve submetasentrik. NF = 72 ve otozomal kol sayısının NFa = 68 olduğu. örneklemeyi yapan araştırmacının adı ve kayıt tarihine göre düzenlenmiştir. kromozomal kol sayısının.. Kırşehir ve Kırıkkale illerinin arasında kalmaktadır. karyotip SZ 037 Balık Biti. 21280. Nannospalax. Fen Edebiyat Fakültesi.tr Doğu Anadolu Van Gölü havzasında yedi farklı lokalitenden toplanan 21 (12 erkek ve 9 dişi) Nannospalax nehringi örneğinin karyolojik özellikleri üzerinde çalışılmıştır. Gökhan YÜRÜMEZ Dicle Üniversitesi.1758 (Crustacea. karyotiplerinin 11 çift meta/submetasentrik ve 12 çift akrosentrik otozomdan oluştuğu. Cladocera. Çandarözü. Anahtar Kelimeler: Zooplankton. İlk önce batı ve güney batıya 38. daha sonra yay şeklinde biçimlenir.8° Doğu noktasından doğar. Kızılırmak. İç Anadolu'nun en doğusundaki Sivas ilinde Kızıldağ'ın güney yamaçlarından yaklaşık 39. Brachionus quadridentatus. 68100. Kale. Delice Irmağı ve kollarından seçilen 10 farklı istasyondan toplanmıştır. Synchaeta pectinata olmuştur. Kızılırmak Nehri'ni besleyen önemli kollardan biridir. Zooplankton örnekleri Kızılırmak Nehri. Delice Doğu Anadolu Van Gölü Havzasındaki Nannospalax nehringi (Satunin. suyun fiziksel ve kimyasal özelliklerinin ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Bitlis popülasyonunun diploid kromozom sayısı 2n = 54. Copepoda grubuna ait türlere daha seyrek olarak rastlanmıştır. Ceriodaphnia quadrangula. Nannospalax nehringi. Eğitim Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Delice Irmağı ise. karyotiplerinin 9 çift meta/submetasentrik ve 17 çift akrosentrik otozomdan oluştuğu. Aksaray 2 İstanbul Tarım İl Müdürlüğü. Kumkapı Su Ürünleri İrtibat Bürosu. Bitlis ve Van popülasyonları olarak tanımlanan ve diploid kromozom sayısı sırasıyla 2n = 54 ve 2n = 48 olan farklı iki kromozomal form tespit edilmiştir.19. Y kromozomunun ise küçük akrosentrik olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca örnekleme sırasında YSI marka (Model 55D) oksijen ölçer. Synchaeta oblonga.8 km2. Budaközü. Türkiye’de Argulus foliaceus 21 konak balık türünden rapor edilmiştir. Copepoda. 34130. Yozgat. 191 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kumkapı. Yağış alanı 16762. Rotifera’dan en çok rastlanan türler Brachionus angularis. Brachionus calyciflorus. balık bitinin konaklarının bir çeklisti düzenlenmiştir. Nuray AKBULUT Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı 06800 Beytepe/Ankara sgunsel@hacettepe. Yapılan incelemelerde zooplanktonik organizmalardan Rotifera grubuna yoğun olarak rastlanmıştır ve en fazla türün Brachionus. kromozomal kol sayısı NF = 74 ve otozomal kol sayısı NFa = 70 olduğu. Spalacidae. Argulus foliaceus’un konak listesi konak türünün adı.tr Türkiye sınırları içerisinde doğarak yine Türkiye sınırlarında denize dökülen en uzun akarsu olan Kızılırmak. ortalama akım ise 30352 m3/sn'dir. Diyarbakır yukselc@dicle.8° Doğu’ya kadar akar. Cladocera’dan en sık rastlanan türler Bosmina longirostris. konağın yakalandığı mevki. Malaközü ve Kılıçözü derelerini alarak Acı Çay ile birlikte Çankırı ili yakınlarında Kızılırmak Nehri ile birleşmektedir. Rotifera. Ahmet ÖKTENER2 1 Aksaray Üniversitesi.edu. Biyoloji Bölümü. 1898) (Rodentia: Spalacidae) Türünün Kromozomal Formları Yüksel COŞKUN.

Biyoloji Bölümü.tr Ordu karıncaları göçebe yaşam gösteren (nomadik). B. 1936 İçin Yeni Lokaliteler İle Bazı Morfolojik ve Ekolojik Notlar (Hymenoptera: Formicidae) Kadri KIRAN. Bunlardan 10 tanesi Rusya ve Gürcistan’dan elde edilen B. verrucosissimus (B. Sassari. Ayrıca güney İtalya’dan 4 Bufo bufo spinosus alttürü de çalışmaya dahil edilmiştir. Bu çalışmada Aenictus rhodiensis Batı Toros Dağları’nda 3 yeni lokaliteden (Burdur-GölhisarElmalıyurt Köyü. circassicus. Burdur-Yeşilova-Akçaköy. B. çeklist. Biological Faculty. bufo türünün dağıldığı tespit edilmiştir. Türkiye SZ 038 SZ 039 Türkiye’deki Bufo bufo ve Kafkaslardaki Bufo verrucosissimus Türlerinin 12S rRNA Geni Bakımından İncelenmesi Nurhayat ÖZDEMİR1. v. Anahtar Kelimeler: Argulus foliaceus. Biyoloji Bölümü. Nicolai POYARKOV3. Sonuç olarak. verrucosissimus. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu farklılaşmanın sebebi Büyük Kafkas Dağları’nın bir bariyer oluşturması veya kuzey Kafkasya’nın Miosen’de (5-7 myö) yıllarca bir ada olarak kalmasının olabileceği düşünülmektedir. TRABZON bu konak türleri arasında 15 türle sazangiller baskındır. 25 tanesi ise Türkiye (n=20). verrucosissimus türünün dağılımının Türkiye’ye kadar uzanıp uzanmadığını araştıran bu çalışmada toplam 39 birey kullanılmıştır. ekolojik ve coğrafi olarak değerlendirilmiştir. Rusya (n=1) ve Ukrayna (n=1)’dan elde edilen Bufo bufo örnekleridir. 192 . Anahtar Kelimeler: Ordu karıncaları. Department of Vertebrate Zoology. Nihat AKTAÇ. v. Aenictinae altfamiyasının tek temsilcisi Aenictus rhodiensis Aktaç ve ark.19. Russia 4 Zirichiltaggi. İtalya (n=3). Türkiye. Türkiye. Edirne kadrikiran@trakya. Antalya-Merkez-Hisarçandır Köyü) tespit edilerek mevcut kayıtla birlikte morfolojik. Anahtar Kelimeler: Bufo bufo.edu. Celal KARAMAN Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Güllapoğlu Yerleşkesi 22030. predatör tropikal karıncalardır. Bilal KUTRUP2. incelenen 12S rRNA geni bakımından Bufo verrucosissimus türünün Gürcistan’da değil Kuzey Kafkasya’da bulunduğu ve Büyük Kafkas dağlarının güneyinden (Gürcistan) başlayarak Karadeniz sahili boyunca B. Stefano DOGLIO4 1 Rize Üniversitesi. 12S rRNA Türkiye Ordu Karıncası Aenictus rhodiensis Menozzi. Trabzon 3 Lomonosov Moscow State University. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Türkiye’de ordu karıncalarının 2 altfamilyası (Dorylinae ve Aenictinae)’na ait toplam 4 takson bilinmektedir. Association for Wildlife Conservation. verrucosissimus) ve Gürcistan’daki bireylerin ise bilinenin aksine Türkiye grubu içerisinde yer aldığı gözlenmiştir. Aenictinae. Eski Dünya tropiklerinde iki altfamilya (Dorylinae. Bufo verrucosissimus. Yeni Dünya tropiklerinde bir altfamilya (Ecitoninae) ve pan-tropikal bölgede bir altfamilya (Cerapachyinae) olmak üzere toplam 4 altfamilya ile temsil edilirler. DNA izolasyonu yapılan 39 bireyin 12S rRNA geninin 420 bazlık kısmı çoğaltılarak baz sıraları elde edildi ve sonuçta 10 haplotip olduğu görüldü. Fen-Edebiyat Fakültesi. Aenictinae). kraliçeleri aşırı büyük gasterli ve işçilerin yardımı olmaksızın hareket edemeyen. turowi) türüne ait örneklerdir. Bufo verrucosissimus alttürleri arasında ise hiçbir farklılık tespit edilmemiştir. Aenictus rhodiensis. Kafkasya. Biyoloji Bölümü. Yapılan filogenetik analizler sonucunda Kuzey Kafkasya’daki (Krasnodar bölgesi) bireylerin diğerlerinden farklı bir grup oluşturduğu (B. Italy nurhayat61@yahoo.com Bufo bufo ve Bufo verrucosissimus türlerini karşılaştırmak ve özellikle Gürcistan’da varlığından söz edilen B. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. v. 2004 tarafından Bolkar Dağları’ndan sadece bir lokaliteden kayıt edilmiştir. Serkan GÜL1.

Tebliğ’de Lycaenidae faunasının Türkiye ve Iran arasındaki benzerlik oranının %55. Kampus. Battal ÇIPLAK2. ancak buzul dönemlerinde birer sığınak görevi de yapmış bulunmaktadır. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi.24. Fen Edebiyat Fakültesi.com.edu. eremial. Şanlıurfa demirsoy@hacettepe. Afrotropical ve Oriental bölgeler başta olmak. Bu nedenle angora. Fen-Edebiyat Fakültesi. Erzincan ili içerisinde yer alan Kemaliye konumu ve topografyası bakımından . daha güneye yayılışı güzergahı konusunda da önemli bilgiler verebilecek nitelikler göstermektedir. Van 2 Gazi Üniversitesi.40 olduğu görülmüştür. Lycaenidae. Samsun 2 Akdeniz Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Dünya Lepidoptera Çeşitliliği üzerine 10 yıldır sürdürülmekte olan veri tabanı araştırmalarımız çerçevesinde ele alınmıştır. tam bir tür listesinin ötesinde. Türkiye’de bulunan ancak İran’da bugüne kadar tespit edilmemiş 76 Lycaenidae türü vardır. dikey yayılımın etkinliği ve çok yakın mesafelerde bile farklı kökenden gelen fauna elemanlarının nasıl korunduğu konusunda yorumlar yapılabilirliğini göstermiştir. Ankara muhabbet_kemal@yahoo.19. Yusuf DURMUŞ1 1 Hacettepe Üniversitesi. fauna SZ 041 biyolojik olarak önemli bir yere sahip görünmektedir. Türlerin değerlendirilmesi bu bölgenin Türkiye’de temsil edilen farklı fauna elamanlarının bazı türlerini bir arada barındırdığı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anadolu içinde yapılan bir mukayesede Ankara ile Van arasındaki fauna benzerliği %60.12. Türkiye’de 168. Kanyonun açılması yaklaşık 5 milyon yıl öncesine dayanmakta. Ünal ZEYBEKOĞLU1. ilçenin bulunduğu alan Anadolu Diyagonali üzerinde yer alırken. kuzey yönü ise Karadeniz faunasına birer kapı gibi konumlanmıştır. birkaç kilometre uzaklıkta dağlar 3000 metreye kadar ulaşmaktadır. Antalya abbasmol@omu. Bu çalışmada. Beytepe. Anahtar Kelimeler: zoocoğrafya SZ 042 Kemaliye. Lycaenidae. Güney yönü Güneyden gelen faunaya. Orta Anadolu’ya. Biyoloji Bölümü.92 olduğu tespit edilmiştir. Lepidoptera.22 Güney Doğu Asya’da Tayland’la %0. Biyoloji Bölümü. bir kanyonun içersinde yer almakta. Türkiye. Buna karşılık Iran’da var olan. Karadeniz Bölgesi’nde Dağılım Gösteren Gomphocerinae (Orthoptera: Acrididae) Taksonlarına Ait Faunistik Bazı Değerlendirmeler Abbas MOL1. Bunun yanı sıra. Mukayese açısından komşu ülkelerin Lycaenidae faunası Türkiye ile karşılaştırıldığında ortaya çıkan benzerlik oranlarının Yunanistan’la %46. Teknikokullar.tr ilçesi. zoocoğrafya. Güney Afrika ile % 0. Anahtar Kelimeler: İran. birçok soğuk sever türün. H. Türkiye’de ise bulunmayan 69 tür bilinmektedir. Fen Fakültesi. İlçe. türlerin ekolojik özelliklerine dayanılarak. kelebekler içerisinde tür ve alttürleri itibariyle en zengin familyalardan birisidir. İran’da ise 161 türle temsil edilmektedir. Gürcistan’la %49.tr 1 Bu çalışma.38. Trabzon’la Van arasında ise %23 olduğu tespit edilmiştir. sibirya ve turano-eremial faunanın uzantılarını kısa mesafelerde görebilmekteyiz. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü.41. Güray KUTBAY1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Bir bölgedeki biyolojik çeşitliliğin zenginlik nedenlerini ve o 193 Kemaliye Orthoptera Faunasının Zoocoğrafik Olarak Değerlendirilmesi Ali DEMİRSOY1. TRABZON SZ 040 Irano-Anatolian Lycaenid’lerinin Faunistik ve Zoocoğrafik Analizi Muhabbet KEMAL1. Fen Edebiyat Fakültesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Osmanbey. Hasan SEVGİLİ2.edu. doğu yönü Kafkas faunasına. bölgenin fauna tarihi konusunda ip uçları verebileceği gibi.tr Anadolu ve diğer bölgelerin biyolojik çeşitliliğinin ve Paleocoğrafyasının araştırılmasında kullanılan hayvan gruplarının başında Gomphocerinae taksonları gelir. üzere fauna elementlerinin temsil oranları değerlendirilmiştir. Orta Asya’da Doğu Türkistan’la %21. Ankara 2 Harran Üniversitesi. Selma SEVEN ÇALIŞKAN2 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Tebliğde faunistik özelliklerin sergilediği sayısal sonuçların yorumlanmasının yanı sıra Palaearktik. İki ülkede ortak Lycaenid türleri sayısı 92 olarak tespit edilmiştir. Akif hareketleri sınırlı olan Orthoptera türlerinin bu bölgedeki bileşiminin incelenmesi. Biyoloji Bölümü. batı yönü. mediterranien. kanyonun tabanının denizden yüksekliği 800 m civarlarında iken. bölgenin geçmişteki özelliği ve Anadolu faunası için en azından bu canlı grubu açısından bir değerlendirme ve modelleme yapılabileceği düşüncesine varılmıştır. Orthoptera.

edu. % 5 Anatolian Endemik. ii) Bölgede yoğun olarak bulunan taksonlar. Bu çalışmada. Biyoloji Bölümü. % 18 Sibero-European. vejetasyon. Isparta kebapci@gmail. Hydrophilidae. Noteridae.6 Asiatik-European.19. Karadeniz Bölgesi’nin topoğrofyası. Leylekler yalnızca üreme döneminde değil. Helophoridae.com Tam olarak tanımlanmadığı kabul edilse de Türkiye gastropodları hakkındaki çalışmalar 1700'lü yıllardan beri tespit edilmekte olup. % 5 Turana-EuropeanMediterran. % 6. Çalışmada. Anahtar Kelimeler: Sucul Coleoptera. % 9. Biyoloji Bölümü. % 3. zoocoğrafya. Fen-Edebiyat Fakültesi. Gomphocerinae. % 16 European. Dicle Nehri kıyısında 53 yuva yaklaşık 200m aralıklarla sıralanmaktadır. 21280. Eldeki veriler bazı genellemeler için yeterli durumdadır. Dytiscidae.3 Anatolo-Caucasian. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi. Haliplidae. 2007 tarihleri arasında Kemaliye ilçesi sulak alanlarında sucul Coleoptera faunası araştırılmıştır. Ali DEMİRSOY2 Gazi Üniversitesi. dağılımlar ve türlerin korotipleri göz önüne alınarak söz konusu taksonların biyocoğrafik olarak değerlendirilmesi ve Anadolu'nun dağılımlar ışında malakocoğrafik olarak bölgelendirilmesi yapılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. fauna. Fen Fakültesi.5 Turana-Mediterran. Kemaliye SZ 045 Diyarbakır (Bismil) Leylek Populasyon Dinamiği (2005-2007 Yılları) Ahmet KILIÇ Dicle Üniversitesi. TRABZON bölgedeki hayvan fauna elemanlarının oluşumunda. Leylek eşlerinin birbirlerini yuvaları dolayısıyla tanıdıkları kabul edilmektedir. Karadeniz Bölgesi’ndeki Gomphocerinae (Orthoptera-Acrididae) taksonlarının vejetaston kuşaklarına-yükseltilere göre dağılımı araştırılmıştır. Ayrıca Laccobius persicus ve Laccobius alternus (Hydrophilidae) türleri Türkiye faunası için yeni kayıttır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Hydrochidae. vejetasyonu.tr Türkiye’de üremelerini gerçekleştiren türlerden biri de leylektir (Ciconia ciconia).6 Balkano-Anatolian. bölgedeki 18 il ve bölgeye komşu 7 il sınırları içerisinde belirlenen 70 ana lokalite olmak üzere toplam 172 farklı lokaliteden 2003-2006 yılları arasında her yıl haziran-ekim ayların arasında Araştırma bölgesinden Gomphoceriane’ya ait 6170 adet ergin örnek toplanmıştır. yeni kayıt. Biyoloji Bölümü. Element oranları: %5 Palearktik. Toplam 707 (%52 endemijk) olan tür ve türaltı takson miktarı neoendemiklerin yüksekliğine işaret etmekte ise de. Biyoloji Bölümü. Yuvalarını insan yerleşim bölgelerine de kurarlar. % 16 Batı Palearktik. 194 . filocoğrafya dikkate alındığında paleoendemik kalıntı taksonların öznemli oranda olduğu gözlenmektedir.8 Güneybatı Asiatik. DARILMAZ1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.6 Turana-European. faunistik. Tespit edilen türlerin tamamı araştırma alanından ilk defa kaydedilmiştir. % 5 Turana-Balkan. yüksekliği gibi faktörler dikkate alınarak. Temmuz. Zoocoğrafik analiz sonucunda türlerin elementleri belirlenmiştir. Hydraenidae ve Dryopidae familyalarına ait toplam 61 tür tespit edilmiştir. Acrididae. Gyrinidae. Türkiye. % 1. Anahtar Kelimeler: Karadeniz Bölgesi. Toplanan Gomphocerinae takson örneklerinin: i) Tarımsal zarar oluşturma durumları. literatür ve çalışmalara göre halen 42 familya ve 593 tür kara salyangozu ile türleşme ve açısından özel bir ayrıcalığa sahiptir. v) Taksonların hangi bölge fauna elemanı oldukları tespit edilmeye çalışılmıştır. Bunun. Genel olarak yerleşim yerlerinde bir veya birkaç yuva kurarlar. Ankara mdarilmaz@yahoo. % 5 İrano-Anatolian olarak belirlenmiştir. Bunun için.com 1 Türkiye Malakocoğrafyası: Güncel Bulgulara Göre Türkiye'nin Malakocoğrafik Değerlendirmesi Ümit KEBAPÇI Süleyman Demirel Üniversitesi. biyocoğrafya SZ 043 SZ 044 Kemaliye (Erzincan) Sucul Coleoptera Faunasının Zoocoğrafik Analizi Mustafa C. % 1. detaylı bir şekilde çalışılmış bulunmaktadır. 2006 ve Haziran-Eylül. son yıllarda kışın da yurdumuzda bulunan türlerden biri olarak görülmektedir. iii) Taksonların dağılım gösterdiği yükseltiler-vejetasyon kuşakları. Diyarbakır ahmetk@dicle. % 1. iv) En fazla takson sayısına sahip lokalite. hangi bölgelerden nasıl etkilendiğinin ortaya çıkarılmasında fitocoğrafik ve zoocografik çalışmaların birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanır. uzun yıllar aynı yuvayı kullanmaları dolayısıyla olduğu söylenir.

com Fosil yakıtlarından elde edilen petrolün kaynaklarının yetersiz olması ve buna bağlı olarak petrol ürünlerinin fiyatlarının pahalı olması insanları alternatif enerji kaynaklarına yöneltmiştir. Bu alternatif enerji kaynaklarının bir tanesi de “biyodizel”dir. Bu çalışma beş yıldan beri sürdürülmektedir. 195 .edu. Yani halen yapılmakta olanların yanında birçok santral da yapılacaktır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi SZ 046 Buna karşılık palearktiğin en önemli kuş göç yollarının üzerinde bulunması ve barındırdığı nadir yarasa türleri bu yapılardan olumsuz etkilenebilmektedirler. İtalya. Transesterifikasyon. Kullanılan yuva sayısında artış tespit edilmemiştir. Biyodizel’in birçok avantajının yanında en önemlisi sera gazları içinde büyük bir pay sahibi olan CO2. yağ asitlerinin (bitkisel yağlar. Norveç. hayvansal yağlar) bazik bir katalizör eşliğinde alkol (metanol. İsveç. Dicle Nehri. Ankara letur@hacettepe. ayçiçek. Başarılı kuluçka sayısında artış belirlenmiştir. Yine yanma sonucu açığa çıkan ve sera gazları arasında yer alan CO. Rüzgâr Türbinlerinin Kuşlar ve Yarasalar Üzerine Etkileri Levent TURAN Hacettepe Üniversitesi. Kuruluş maliyetleri dışında hiçbir dezavantajı bulunmadığı öne sürülen rüzgâr türbinlerinin Türkiye’deki sayısı gün geçtikçe artmaktadır. 06800. etanol vb. Biyoloji Bölümü. Diyarbakır. Anahtar Kelimeler: Rüzgar türbinleri. beyaz leylek. Ağustos 2007 itibariyle işletmedeki kurulu güç 131 MW olup yapılmakta olan. Anahtar Sözcükler: Populasyon Dinamiği. üreme öncesi ve üreme sonrası dönemde ise iki haftada bir izlenmiştir.19. Slovakya ve Çek Cumhuriyeti’nin de içinde bulunduğu birçok Avrupa ülkeleri tarafından tercih edilmektedir. NOx emisyonları da insan sağlığına zararlıdır. yavru.34 yavru düşmektedir. Adana vuraltas@gmail. İrlanda. Dilek TEKDAL. Dolayısıyla biyodizel. üreme populasyonu. aspir gibi yağlı tohum bitkilerinden elde edilen yağların. tarımsal bitkilerden elde edilmesi nedeniyle. 01150. 2007 yılında yuva başına ortalama 2. Bu olumlu özelliklerinden dolayı biyodizel ekonomik ve çevre dostu bir yakıt olarak Avusturya. TRABZON Diyarbakır (Bismil) en büyük leylek üreme populasyonuna sahiptir. değişik türlerin populasyon dinamiğinin anlaşılmasına katkıda bulunabilecektir. Eğitim Fakültesi. Ciconia ciconia. Biyodizel üretiminin çeşitli metodları olmakla birlikte günümüzde en yaygın olarak kullanılan yöntem “transesterifikasyon yöntemi”dir. Zootekni bölümü. Beş yavrulu yuva sayılarında bariz artış dikkat çekicidir. Almanya. kuşlar. Polonya. yarasalar SZ 047 Yeni Nesil Yakıt : Biyodizel Volkan Vural TAŞ. 2007 üreme döneminde populasyondaki yavruların yarısına yakını beş yavrulu yuvalarda yetiştirilmiştir. yuva. SOx. Elde edilecek sonuçlar. veya izin alınanlarla birlikte planlanan değer ise bunun çok üzerindedir. Bunlar arasında son ürünleri itibariyle çevreye zarar veren veya çevre dostu enerji türleri söz konusudur. Dicle DÖNMEZ Çukurova Üniversitesi. biyolojik karbon döngüsü içinde. iklimsel ve çevresel koşulların leylek populasyona olan etkilerini ortaya çıkaracaktır. Bismil. Ziraat Fakültesi. bazı alg türlerinden. Türkiye bu açıdan birçok ülkeden avantajlı bir konumdadır. Beytepe. Çevre dostu olarak nitelenmesinde sakınca görülmeyen enerji üretim biçimlerinden birisi de rüzgâr türbinleri aracılığıyla rüzgâr enerjisi üretilmesidir. evsel atık yağlar. kolza (kanola). Son üç yıl içinde toplam yavru yetiştirme sayısında bir artış görülmektedir. dünyanın en önemli çevre sorunu olan küresel ısınmaya neden olmaktadır. 2003-2004 yılları arası gözlem ve değerlendirmeler bu çalışma ile kıyaslanmıştır. Oldukça kısa bir mesafede (20 km) leylekler birbirlerinden eşit uzaklıktaki yüksek gerilim hatları üzerine kurdukları yuvalarda yavrularını yetiştirdiler.tr Günümüzde giderek artan enerji gereksinimini karşılayabilmek amacıyla tüm kaynaklar gittikçe artan ölçülerde kullanılmaya başlanmıştır. soya. fotosentez ile CO2'i dönüştürüp karbon döngüsünü hızlandırdığı için sera etkisini artırıcı yönde etki göstermemektedir. Fransa. hayvansal yağlardan ve hayvansal atıklardan bir katalizatör eşliğinde kısa zincirli bir alkol ile (metanol veya etanol) reaksiyonu sonucunda açığa çıkan ve yakıt olarak kullanılan bir üründür.) ile esterleşme reaksiyonudur. Bu çalışmaların sürdürülmesi. Biyodizel. Leylek yuvaları düzenli olarak üreme döneminde her hafta. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 2005-2007 yılları arasında leylek populasyon dinamiği belirlenmiştir. Dünyadaki pek çok ülke özellikle gelişmiş ülkeler enerji politikaları gereği yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanım paylarını artırma çabasındadırlar. Balcalı. yanma sonucu ortaya çıkan bir emisyon olup.

spermatozoa yoğunluğu ve pH belirlendi. Yenişehir. 1843) sperma kalitesini belirlemek amacıyla yapıldı. 63850. Sperma kalitesi 3 yaşında 1 ve 2 yaşına göre daha iyi oldu. Sonuç olarak. but of 10 bands in Speciemens from North-west. Alınan spermalarda.06 bulundu. this difference with morphological. Yaşın sperma kalitesi üzerine önemli etkisinin olduğu belirlendi. and Spermophilus xanthoprymnus spocies in North-west. Veteriner Fakültesi. Veteriner Fakültesi.east and West consisted of 8 electrophoretic bands. Şanlıurfa. canlılık süresi. yoğunluk ve pH değerleri 3 yaşındakilerde daha yüksek bulundu. 63300 Yenişehir. spermatozoa yoğunluğu (x 106 /ml) ve pH değerleri sırasıyla. 1843)’nun Sperma Kalitesi Üzerine Yaşın Etkisi Zafer DOĞU1. 14 adet şabut balığından sperma. Iran moradi_g@yahoo. Faruk ARAL2 1 Harran Üniversitesi.34 ve 7. transesterifikasyon. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.32. Faculty of Science. Faruk ARAL2.22 229. 3. Su Ürünleri Bölümü. motilite süresi (s). Bozova Meslek Yüksekokulu. Spermalar abdominal masaj yöntemi ile alındı. motilite 196 . 50. 54.71±2894. 61. abu balığı yakalandı.02 olarak bulundu. abu balıklarının spermatolojik özellikleri üzerine yaşın etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. West (kurdestan.27. Bozova 2 Harran Üniversitesi. Zafer DOĞU1 1 Harran Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Spermophilus fulvus .09. Bütün yaş grupları arasında yapılan korelasyon hesaplamasında. yaş ve spermatolojik özellikler arasında pozitif bir ilişki olduğu tespit edildi.50±413. motilite..6±0.com Bu çalışma. sperma miktarı. sperma miktarı (µl). Iran SZ 049 (%).10.46±2.8±0. Balıklardan sperma Haziran ayı içinde iki haftalık periyotta alındı. Dölerme ve Suni tohumlama ABD. sperma. Dölerme ve Suni tohumlama ABD. Barbus grypus. yoğunluk (x 109 /ml) ve pH değerleri sırasıyla. Alınan spermalarda. The globulin region of Specimens from North.19. abdominal masaj yöntemi ile alındı. Although this slight difference does not allow these two groups to be Separated at the species level.32 ve 7. Bozova. Biyoloji Bölümü. Su Ürünleri Bölümü. Anahtar kelimeler: Şabut balığı.com Globulin and albumin blood-Serum protein 48 Specimens of Spermophilus collected from Northeast (Mashhad and Bejnord). Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi. motilite. 1550. and kargological characteristics in specimens can help identify distribution of Spermophilus fulvus species in North-east and west. küresel ısınma SZ 048 Electrophoretic comparison of blood. Atatürk Baraj Gölü’nde Mart sonundan Nisan sonuna kadar toplam 45 adet erkek L. e_sahinoz@yahoo. Anahtar Kelimeler: Liza abu.71±2. Bozova Meslek Yüksekokulu. Erdinç ŞAHİNÖZ1. Atatürk Baraj Gölü’nde bulunan üreme dönemindeki erkek L. 63850. Genel olarak.com Bu çalışma. motilite süresi. Spermophilus xanthoprymnus. globulin. Üreme sezonunda.40±2. Motilite (%). canlılık süresi (sn). albumin.59±0. yaş SZ 050 Atatürk Baraj Gölünde Bulunan Şabut Balığı (Barbus grypus H. Ghazvin and Zanjan) and North-West Iran (Siyah cheshmeh and kelisacandi) were examined using the SDS-PAGE technique. 63300. Şanlıurfa zafer_dogu@yahoo.Serum protenis of Spermophilus fulvus and Spermophilus xanthoprymnus (Mammalia: Rodentia) in Iran Mohammad MORADİ Department of Biology. sperma Atatürk Baraj Gölü’nde Bulunan Liza abu (Heckel. Hamadan. Zanjan University. abu türünde sperma kalitesi yaşlara göre değişmektedir. erkek Şabut balıklarında (Barbus grypus H.1843)’nın Sperm Kalitesinin Belirlenmesi Erdinç ŞAHİNÖZ1. L. 19374. TRABZON Anahtar Kelimeler: Biyodizel.04±28.

Kayseri abdulkadirtasdemir@gmail.tr 2001-2003 tarihleri arasında.com 1 2 İki yeni Phallodrilinae (Oligochaeta. n. Biyoloji Anabilim Dalı. ekoloji. Biyoloji Bölümü. n. çeşitli organlarına ait . Kayseri ekocoglu@erciyes. türler arası ilişki ve mevsimsel dağılım özellikleri dikkate alınarak ekolojik bakımdan da değerlendirilmiştir. Oribatulidae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Abdulkadir TAŞDEMİR . bu türler rastlanma sıklığı. 1917’ye ait iki tür tespit edilmiştir. Bu türler. acromios (Hermann. Eupelops. Biyoloji Bölümü. n. n. Orıbatıda. döküntü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. yaşama alanları ile Türkiye ve dünyadaki yayılışları verilmiş ve çeşitli sistematik sorunları tartışılmıştır. Bu türler. Fen Bilimleri Enstitüsü. Ayrıca. cognata (Oudemans. İzmir ggurelli@yahoo. Phenopelopıdae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Elif KOÇOĞLU1. Bayram GÖÇMEN Ege Üniversitesi. fotoğrafları çekilmiş. ağaç kabuğu. 1919)’nın taksonomik ve morfolojik durumu araştırılmıştır. Yozgat Çamlığı Milli Parkı. çeşitli organlarına ait ölçümleri yapılmış. Ayrıca. yaşama alanları ile Türkiye ve dünyadaki yayılışları verilmiş ve çeşitli sistematik sorunları tartışılmıştır. Naime ARSLAN1.. 2005 – 2007 yıllarının mayıs ayları arasında toplanan toprak. 2005– 2007 yıllarının mayıs ayları arasında toplanan toprak. bu türler rastlanma sıklığı. Oribatida. bağırsak siliyatı SZ 054 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’nın Zygorıbatula berlese. Yozgat Çamlığı Milli Parkı SZ 053 İzmir Yöresi Civarındaki Evcil Atların Equus caballus Linnaeus. çalışmamızda atlarımızdan ölçülen örnekler morfolojik karakterler ve biyometrik veriler bakımından orijinal tanımlamalarda verilenlere benzer bulunmuştur. Oribatida. türler arası ilişki ve mevsimsel dağılım özellikleri dikkate alınarak ekolojik bakımdan da değerlendirilmiştir. döküntü. Tarmo TİMM. ışık ve tarama elektron mikroskobunda incelenerek özgün şekilleri çizilmiş. Anahtar Kelimeler: Equus caballus. Blepharocorys curvigula. Coralliodrilus amissus sp.19. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. 1758 arka (büyük) bağırsağında yaşayan Blepharocorys curvigula (Gassovsky. ağaç kabuğu. 1916) ve E. Zooloji A. Nusret AYYILDIZ2 1 Erciyes Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Acari. Christer ERSÉUS 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. ışık ve tarama elektron mikroskobunda incelenerek özgün şekilleri çizilmiş. yosun ve liken örneklerinden ayıklanan oribatid akarlardan Eupelops ewing. fotoğrafları çekilmiş. Oribatida.com İzmir yöresi civarında bulunan evcil atların Equus caballus Linnaeus. Fen Fakültesi. 1855) ve Z. 1916’ya ait iki tür tespit edilmiştir. ekoloji. Blepharocorys curvigula. Fen Bilimleri Enstitüsü. Anahtar Kelimeler: Acari. Çalışmamız. Fen-Edebiyat Fakültesi. 35100 Bornova.B. sistematik. Biyoloji Anabilim Dalı.D. 1902)’dir. sistematik. 1916 (Acari. Phallodriline familyasına ait iki yeni Oligocheata türü tespit edilmiştir. ve Gianius anatolicus sp. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. daha önce Türkiye’den kaydedilmiş olan E.edu. 1917 (Acarı. incelenmiş olan toplam 13 attan dokuzunda görülmüştür (%69. Tespit edilen türler. 1758 Bağırsak Siliyatlarından Bir Tür Blepharocorys curvigula (Ciliophora: Blepharocorythidae) Hakkında Gözde GÜRELLİ. nepotulus (Berlese. yosun ve liken örneklerinden ayıklanan oribatid akarlardan Zygoribatula Berlese. daha önce Türkiye’den kaydedilmiş olan Z. türün ülkemiz atgillerinin bağırsağında bulunduğuna ilişkin ilk kayıt olması yanı sıra. Zygoribatula. exilis (Nicolet. Literatür bilgilere göre bir phallodrilin Tubificid cinsi olan 197 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ndan. Eskisehir narslan@ogu. 2Kayseri Erciyes Üniversitesi. ve Gianius anatolicus sp. Biyoloji Bölümü. Sakarya Nehrinin taşkın yaparak oluşturduğu Balıkdamı sulak alanından toplanan 1471 örneğin incelenmesi sonucunda. Coralliodrilus amissus sp. SZ 052 ölçümleri yapılmış. 1804)’tur. Fen-Edebiyat Fakültesi. evcil at.tr Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ndan. TRABZON SZ 051 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ nın Eupelops ewıng. Fen-Edebiyat Fakültesi.edu. Nusret AYYILDIZ 1 Erciyes Üniversitesi. Tespit edilen türler.00). Annelida) türü.

Oligochaeta.com 1 Türkiye iç sularına sonradan giren veya yerel faunamıza ait bazı balık türleri ile bunların kültür formları ekonomik balıkçılığı ya da sportif olta balıkçılığını geliştirmek. maculipennis s. An. Bu çalışmada. ülkemizde Anopheles maculipennis grubuna ait hangi türlerin bulunduğunun ve bu türlerin nasıl bir coğrafik dağılıma sahip olduğunun belirlenmesi amacıyla. n.s. Türkiye’de bulunan 30 farklı Baraj Gölünde yapılan balıklandırma çalışmaları incelenmiştir. Son yıllarda ise. n. baraj balıklandırma. bugüne kadar sadece denizlerin nispeten ılık olan sığ bölgelerinden kaydedilmiştir. yumurta morfolojilerindeki mevsimsel farklılıklar. moleküler sistematik. hidrolojik ve biyolojik yapı kısa ve uzun dönemde gözlenebilecek bazı ekolojik sorunlara neden olmaktadır. ŞİMŞEK. Phallodrilinae.com Anopheles maculipennis Grubu. An. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde ağız aspiratörleri ve CCD ışık tuzaklarıyla ergin dişi ve erkek örnekler toplanmıştır. melanoon ve An. doğal ve yabancı balık türleri gölü. Palearktik’te simpatrik ya da allopatrik olabilen 11 sibling türü içermektedir ve bu türlerin birçoğunun sıtmaya vektörlük yapması nedeniyle. Toplanan örneklerin bir kısmından Hidrolojik ve Morfolojik Açıdan Farklı Akarsu Sistemleri Üzerine Kurulu Olan 30 Farklı Baraj Gölünde Yapılan Balıklandırma Çalışmalarının Değerlendirilmesi Deniz İNNAL KUYAB1. Araştırmamızda. An. subalpinus. daha önce Fransa ve İngiltere’de yer altı sularından kaydedilen Gianius riparus ile çok benzerlik göstermektedir. An. 198 . Füsun ERKAKAN2 Kundu Turizm Yatırımcıları Birliği. ITS2 SZ 056 Türkiye’de Anopheles maculipennis Grubunun (Diptera: Culicidae) Moleküler Sistematiği Emel KABARTAN. Bugün yalnızca yumurta morfolojisinin grup üyelerinin ayrılmasında yeterli bir karakter olmadığı. Biyoloji Bölümü. Celal ÜLGER. melanoon ve An. Biyoloji Bölümü. tür içi varyasyonlar ve simpatrik türlerdeki desen benzerlikleri gibi nedenlerle hatalı teşhislerin yapılmış olduğu pek çok araştırma ile gösterilmiştir. Beytepe-Ankara innald@yahoo. PCR. TRABZON Coralliodrilus Erséus. 1979. Aydın emelkabartan@hotmail. Kundu KöyüAntalya 2 Hacettepe Üniversitesi. SZ 055 elde edilen yumurtalar incelenişmiş ve özellikle yumurta morfolojileri farklı olan örneklerin moleküler çalışması yapılmıştır. Fevzi BARDAKCI Adnan Menderes Üniversitesi. Fatih Mehmet. Anahtar Kelimeler: Anopheles maculipennis grubu. Rezervuar yapımları sonucunda farklılaşan morfolojik. sacharovi türlerinin varlığı saptanmış ve türlerin coğrafik dağılımları belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Gianius anatolicus sp. Anopheles maculipennis grubunda nükleer rDNA ITS2 (second internal transcribed spacer) ve Mitokondriyal sitokrom-c oksidaz geni (COI) dizileri kullanılarak yapılan moleküler çalışmalar ile grubunun türleri arasındaki farklılıkların saptanabilmesi mümkün olmuştur ve bu çalışmalarla gruptaki sistematik sorunların çözümünde önemli başarılar elde edilmiştir. Oluşan riskler sadece o sucul sistemde kalmayıp. taksonomi. yakın çevrede ve havzada bulunan doğal veya diğer yapay sucul sistemlere de taşınmaktadır. Karadeniz. Ülkemizde şimdiye kadar sınırlı arazi çalışmalarıyla toplanan dişi örneklerden elde edilen yumurtaların morfolojisine göre gruba ait Anopheles maculipennis s. Fen Fakültesi. sucul sistemde istenilmeyen bir sorunu çözümlemek amacıyla veya çevresel müdahaleler ve hidrojeolojik değişimler sonucunda oluşabilecek ürün azalmalarını engellemek ve türün devamlılığını sağlamak amacıyla çok sayıda sucul sisteme bırakılmıştır.. Anahtar Kelimeler: Annelida. İç Anadolu.s.19. Bu yüzden Coralliodrilus amissus sp. Akdeniz.8 SF primerleriyle rDNA ITS2 bölgesi çoğaltılıp DNA dizi analizi Automatic suquencer kullanılarak yaptırılmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bu taksonun tatlı sulardan kaydedilen ilk üyesidir. ülkemizde An. ekonomik ve medikal açıdan çok önemlidir. sivrisinekler (Diptera: Culicidae). Trakya. İzole edilen DNA’dan 28SR ve 5. Anahtar Kelimeler: Türkiye.. messeae türlerinin varlığı bildirilmiş olmakla birlikte. 1992 cinsi de tuzlu sularda yayılış göstermektedir. Benzer şekilde Gianius Erséus. sacharovi. Elde edilen sonuçlarla. Analizler sonucunda elde edilen dizilerin eşleştirilmesi ve kıyaslanması için Chromas Lite programı kullanılmış ve diziler arasındaki benzerliklermevcut dizilerle de karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. grubun sistematik sorunları çözülememiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi.

Ziraat Fakültesi.:Icneumonidae). (Hym. besin miktarına bağlı olarak izlenmiştir. Tüm türler için toplam parazitleme oranı 2001 yılında % 28. Anahtar Kelimeler: Bombyx mori. maculator (%6. Phytodietus polyzanias Forster. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. laevigatus (%18. Microgastrinae sp 1.5 olarak bulunmuştur.4. (Hym. rosanus’un yumurta. Archips rosanus (L. 2002 yılında % 16. S. Biyoloji Bölümü. İzmir meryemerseyis@hotmail. bu türlerin etkinliği ve zararlı ile birlikte populasyon gelişiminin belirlenmesi amaçlanmıştır. Canlının gelişimi ve organların büyümesinin genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak. Campopleginae sp 1. rosanus üzerindeki parazitoid türler.%3. Koza boyutundaki farklılıkların ise ipek miktarını etkileyeceği açıktır Holometabol gelişim gösteren Bombyx mori’de yumurtadan çıkıştan itibaren kelebek oluncaya kadar geçirilen tüm evreler bir zincirin halkaları olarak kabul edilirse. L. Biyoloji Bölümü. (Hym.: Chalcididae).37). Larvaların gelişimi esnasında. Parazitoidlerin Populasyon Gelişimleri ve Etki Seviyeleri Oğuzhan DOĞANLAR Mustafa Kemal Üniversitesi. Golden. ancak kritik ağırlık denilen ağırlığı geçen larvaların başkalaşım geçirmeleri önemli bir noktadır. Besin miktarının azlığında salınan hormon miktarının da azaldığı bilinmektedir.) (Lepidoptera:Tortricidae) elma bahçelerinde genellikle ikincil. besin.5. (Atelophadnus) rufator Aubert. Archips rosanus’un Parazitoidleri. Monodontomerus aereus Walker (Hym. Yapılan çalışmada ipekböceklerinde de gelişim. Perilamphus tristis Mayr. (Lepidoptera.82) olarak belirlenmiştir. larva ve pupa dönemlerinde beslenen toplam 14 parazitoid tür ve 5 hiperparazitoid tür tespit edilmiştir. Gruplar arasındaki farklılıklar besin-hormon ilişkisine bağlanabilmektedir. özellikle mücadele yapılamayan bahçelerde birincil önemli bir zararlıdır. rosanus üzerinde zengin bir parazitoid 199 .: Ichneumonidae). Stictopistus sp.: Torymidae). Fen Fakültesi.30.3 olarak saptanmıştır. Antakya.: Tachinidae) ve Pteromalus sp. Bombycidae) Besin Miktarına Bağlı Gelişim Meryem ERSEYİS Ege Üniversitesi.%3. Scambus elagans Woldstet. rubricosa (%50.5. D. Bunlar: Trichogramma dendrolimi Mats. grupta çok belirgin bir farklılık göstermemesine karşın II. Bu türlere ait parazitleme oranları 2001 yılı için sırasıyla % 8.grupta belirgin farklılıklar izlenmiştir. moleküler ve fizyolojik mekanizmalar tarafından düzenlendiği bilinmektedir Böceklerde büyümenin moleküler mekanizması çerçevesinde. gelişim Cakıt Vadisi (Adana. (Hymenoptera: Trichogrammatidae). zincirin larval evresinde meydana gelecek beslenmeye bağlı gelişim bozukluklarının son halkaya kadar uzandığı ve ipekböceği gelişiminde anomaliler meydana geldiği belirlenmiştir. Niğde) Elma Alanlarında Avrupa Yaprak Bükeni. TRABZON SZ 057 SZ 058 Bombyx mori L.: Eulophidae) and Dibrachys cavus Walker.. 2085 larva ve 520 pupa denemelerde kullanılmıştır.4.com Gelişim biyolojisinde açıklanması zor olan problemlerden biri vücut büyüklüğü ile canlıyı oluşturan yapıların büyüklüğünü düzenleyen faktörlerin neler olduğudur.(Hym. Larval sürecin uzamasında ve koza örme davranışında ortaya çıkan gecikme.12.67. alınan besin miktarına bağlı olarak I. Her iki yılda en yaygın parazitoid türler. Çalışmada Çakıt Vadisi’nde A. D. Çalışmada Cakıt vadisinde A.08) ve I. 5 adet hiperparazitoid Barycapus talitzkii (Kostjukov) (Hym.tr Avrupa yaprak bükeni. Itoplectis maculator F (Hym. 31034. Her bir biyolojik dönem kendi özelliklerine göre laboratuvarda kültüre alınmış ve yapılan günlük kontrollerle çıkan parazitoidler alınarak uzmanları tarafından teşhis edilmiştir.%5. Yumurta üzerinde ayda bir.4. Dolichogenidea immissus (Papp).: Perilamphidae) olarak belirlenmiştir. Bitki Koruma Bölümü. Normal besin miktarı (30gr) ile beslenen kontrol grubunun gelişimi göz önünde bulundurularak 20gr (grup I) ve 10gr (grup II) besin verilen gruplardaki gelişim farklılıkları belirlenmeye çalışılmıştır. (Hym. 2002 yılı için sırasıyla %3. Apanteles sp. Hatay doganlaro@yahoo. Hockeria sp.. diğer dönemler üzerinde haftalık yapılan örneklemelerle toplanan 420 yumurta paketi. Starking ve Misket) yürütülmüştür. pupa ve kelebek oldukları görülmüştür. hücre büyümesi ile alınan besin arasında bir ilişki olduğu ve bu ilişkide insulin sinyalinin normal büyümenin gerçekleşmesi için şart olduğu belirtilmektedir. Nemorilla floralis (Fallen) (Dip.67. boarmiae Walker. A.:Pteromalidae).23. Denemeler Çakıt Vadisi’nde( Adana-Niğde) 10-20 yaşlı elma ağaçlarında (Stark Crimson.%2.67. Dolichogenidea laevigatus (Ratzeburg).: Braconidae) ve Lissonata rubricosa Brischke. Bombyx mori larvalarının da büyüklükleriyle doğru orantılı olarak koza ördükleri. Bornova.19.com.

evanescens ve T. parazitleme SZ 060 Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Trichogramma Türleri Üzerine Ortam Sıcaklığının Etkileri Derya SARIBEK1. biyolojik mücadele SZ 059 elde edilmiştir. Scolytinae) Avrupa ve Asya’daki ladin ormanlarında büyük zararlara neden olan önemli bir zararlıdır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Trichogramma evanescens Westwood Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsünden Trichogramma brassicae Bezdenko. Anahtar Kelimeler: Archips rosanus. micans’ta hastalık oluşturan doğal organizmalar tespit edilmiş ve tespit edilen bu organizmaların R. Bütün uygulamalarda çıkan erginlerin büyük bir kısmını dişi bireyler oluşturmuş ve dişi birey çıkışı bakımından sıcaklık dereceleri arasında önemli bir fark gözlenmemiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. maculator ise zararlı pupaları üzerinde en yaygın parazitoid olarak belirlenmiştir. Parazitlenmiş yumurtalardan ergin çıkışı bakımından da benzer durum görülmüştür.) ile yapılmaktadır. ater. etkin ve özgün yırtıcısı olan predatör böcek. Biyoloji Bölümü. 13ºC’de T. Sonuç olarak T. Bütün sıcaklık derecelerinde parazitleme bakımından T. 27 ve 30ºC sıcaklıklarda Av-Avcı İlişkisinde Patojen Geçişi: Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae. Her üç parazitoid türüne ait erginler 13ºC’de diğer sıcaklık derecelerine göre daha uzun süre yaşamışlardır. Ordu muyaman@hotmail. 18. immissus. Leavigatus. evanescens’in farklı sıcaklıklardaki parazitoid kalitesinin diğer 2 türden daha iyi olduğu gözlenmiştir. L. 35ºC’de T. 70 ±5 bağıl nem ve 14:10 saat (Aydınlık : karanlık) ışıklanma periyoduna ayarlanmış iklimlendirme odalarında gelişmeye bırakılmıştır. Fen-Edebiyat Fakültesi. D. Parazitoidin farklı sıcaklık derecelerindeki parazitleme oranı. parazitoid.1. zararlının ilk çıkışından itibaren yumurta. Kayseri ayvaza@erciyes. rubricosa zararlı larvaları üzerinde. Her 3 parazitoid için en yüksek parazitleme 24. Çiçek AYDIN1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. 24. ergin çıkışı. D. doğal düşman. Onur TOSUN1. grandis’e geçişi araştırılmıştır. Scolytinae). gelişme süresi. S. Nurettin DEMİREZEN1 Abdurrahman AYVAZ2 1 Erciyes Üniversitesi. Bu çalışmada öncelikle biyolojik mücadele amacıyla önemli bir zararlı olan D. Stok kültürden alınan parazitoidler 13. Rhizophagus grandis (Gyll. I. cinsiyet oranı. 61080. Ancak. TRABZON kompleksinin oluştuğu belirlenmiştir. Trabzon 2 Ordu Üniversitesi. evanescens’in diğer iki türe göre daha başarılı olduğu gözlenmiştir. Monodontomerus aereus. Anahtar Kelimeler: Parazitoid. 30ºC’de ise gelişme süresi bakımından türler arasında farklılık görülmemiştir. yaprak büken. micans’ta bilinen patojeni Helicosporidium’a ilave olarak ilk kez 3 yeni patojen daha bulunmuştur. Bütün parazitoidler için artan sıcaklığa bağlı olarak gelişme süresi azalmıştır. Yürüme hızı. floralis sadece 1 lokalitede saptanmış ve parazitleme oranları çok düşük kalmıştır. tüm larva dönemlerinde prepupa ve pupa dönemlerinde etkinlik göstermesi. farklı türlerin zararlının farklı dönemlerine özelleşerek rekabetten kaçması ve ilaç uygulamalarının sınırlayıcı etkilerinden kurtulduktan sonra bazı türlerin hızlı bir artış göstermesi gibi özellikleri göz önüne alındığında gerekli önlemler alındığı takdirde A. Düşük sıcaklıklarda parazitoidlerin yürüme hızlarında azalma gözlenmiştir. 30 ve 35ºC. Ömer ERTÜRK2. rosanus üzerindeki parazitoid etkisinin kuvvetli bir şekilde artabileceği düşünülmektedir. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. İzmir (Bornova) Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsünden ve Trichogramma cacoeciae ise Trakya bölgesinden elde edilerek laboratuar ortamında kültüre alınmıştır. Microgastrinae sp. Biyoloji Anabilim Dalı. Bu patojenlerin biri Metschnikowia typographi. cinsiyet oranı. Fen Bilimleri Enstitüsü.19. Aynı sıcaklıkta T. Biyoloji Bölümü. Bu parazitoidlerden A. Mattesia ve 200 . ömür uzunluğu. parazitoidlerin. brassica diğer iki türe nazaran daha geç erginleşmiştir. diğer ikisi. elegans.edu.com Dev kabuk böceği Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae. N. ömür uzunluğu ve yürüme hızları araştırılmıştır. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. 38039.Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizophagidae) Örneği Mustafa YAMAN1. Çalışma süresince D. Fen Edebiyat Fakültesi. cacoeciae türleri pupa evresine kadar ulaşmış fakat ergin çıkışı görülmemiştir. brassicae pupa evresine ulaşamamıştır. 27.tr Bu çalışmada ülkemizin farklı bölgelerinden toplanan Trichogramma türleri üzerine ortam sıcaklığının etkileri araştırılmıştır. Sonuç olarak Çakıt Vadisi’nde elmada zararlı A. Ülkemizde mevcut yayılışını sürekli genişletmekte olan bu böcek ile mücadele tüm dünyada büyük umutlar vaat etmesi nedeniyle bu zararlının doğal düşmanı. rosanus üzerinde var olan parazitoid kompleksinin zararlıyı baskı altına almakta yeterli olmadığı belirlenmiştir.

autumnalis. eşleşme davranışıyla ilgili olmasıdır. Özellikle dışarıdan kimyasal madde uygulanmasının veya hormonal değişimlere yol açmanın kanibalizmi ortaya çıkaracağı düşünülmektedir (Lonstein and Gammie.). Biyoloji Bölümü. Nurhayat BARLAS Hacettepe Üniversitesi. rizeensis. Ankara 3 Akdeniz Üniversitesi. I. Battal ÇIPLAK3 1 Harran Üniversitesi. Bu sinyaller özelleşmiş organlar kullanılarak oluşturulur. Beytepe. Ayrıca belirtilen türlerin erkek ses organlarının yapısı da ayrıntılı olarak incelenmiştir. micans’tan onun doğal düşmanı olan predatör R. Ali DEMİRSOY2. 1995). hayvanlarda toksik ve östrojenik etkiler göstermektedir (Colborn et al. Doğu Karadeniz Bölgesi SZ 062 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Isophya (Orthoptera: Phaneropterinae) Türlerinin Biyoakustik Özellikleri Hasan SEVGİLİ1. Fen-Edebiyat Fakültesi. grandis’e patojen geçişinin ilk kanıtlarını sunmaktadır. I. yağkontrol olmak üzere iki kontrol grubu. Fen Fakültesi. Beytepe. I. schneideri türlerinin erkek çağrı sesleri incelenmiştir. diğerlerinin erkek çağrı sesleri ilk kez çalışılmıştır. micans larvalarıyla beslenen predatör böcek R. Dendroctonus micans. I. reticulata birbirlerine benzerken. Bu nedenle erkek çağrı seslerinin Gebelik Süresince Uygulanan Oktilfenolün Yavru Sıçanlar Üzerindeki Kanibalistik Etkileri Emre GÖKTEKİN. TRABZON Meinzberia cinslerine ait neogregarin olarak tanımlanmıştır. I. karadenizensis. Bu çalışmada. Elde edilen veriler D.b. autumnalis ve I. Yavruların yenmesi ve öldürülmesi sıçanların da dahil olduğu birçok hayvan türünde rapor edilmiştir. grandis’e geçişi araştırılmıştır. ışık. Osmanbey Kampüsü. toplam dört deney grubu oluşturulmuştur. kimyasal sinyaller. Ses sinyali oluşturan türlerin hemen hepsi. Bugüne kadar Türkiye’den 39 Isophya türü saptanmış ve yaklaşık %75 i Anadolu’ya endemiktir. biyolojik mücadele SZ 061 incelenmesi bize türlerin ayırt edilmesinde önemli bir katkı sağlar. Bunlardan birisi de mekanik bir yol olan sesle iletişimdir. I. rizeensis hariç. grandis’e geçtiğini göstermektedir. Safe. reticulata. Özellikle Orthoptera takımının Tettigoniidae ve Acrididae familyasının bir çok üyesi türe özgü özel çağrı sesleri oluştururlar. 1993. redtenbacheri her iki gruptan daha farklı bir ses oluşturmaktadır. 2002. Bu doğrultuda normal-kontrol. Bu cinse ait türlerin birçoğunun teşhisleri morfolojik olarak oldukça güçtür. micans’ın bu dört önemli patojenin. Erkek çağrı seslerinin spektral analizine göre. I. Fen-Edebiyat Fakültesi.tr Oktilfenol alkilfenollerin parçalanmasıyla ortaya çıkan bir kimyasaldır. micans’ ta tespit edilen dört patojenden üçünün doğal ortamda D. redtenbacheri. I. Uygulama gruplarında gebe sıçanlara gebelik süresince her gün. Çalışmamıza konu olan Isophya cinsi Tettigoniidae familyası içerisinde alır. Anahtar Kelimeler: Av-avcı ilişkisi. D. Böceklerde sesle iletişimin evrimleşmesindeki en önemli etken. Biyoloji Bölümü. Şanlıurfa 2 Hacettepe Üniversitesi. Çekirgeler sesle iletişimde kullanılan akustik yapıların evrimleştiği ilk hayvan gruplarından biridir. Biyoloji Bölümü. sureyai. Orthoptera. kuş v. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu çalışma önemli bir zararlı olan D. Ebensperger 1998). Isophya. fötal dönemde östrojenik bir bileşik olan oktilfenole maruziyetin gebe sıçanlar üzerindeki kanibalist etkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. I. onun etkili predatörü R. Aynı zamanda sesle iletişim prezigotik izolasyon mekanizması olarak iş görür.edu. zernovi. sureyai ve I. Biyoloji Bölümü. karadenizensis türleri de kendi içerisinde benzer sesler oluştururlar. Bu türlerden I. 100 mg/kg/gün ve 250 mg/kg/gün olmak üzere iki uygulama grubu. Anahtar Kelimeler: Biyoakustik.19. I. Ankara goktekin@hacettepe.edu. patojen geçişi. Çeşitli şekillerde doğal östrojenleri taklit etmektedir ve yaygın kullanımı sonucu maruziyete bağlı olarak başta insan olmak üzere balık. I. I. Antalya hsevgili@harran. Normal-kontrol grubuna hiçbir uygulama yapılmazken yağ-kontrol grubuna aynı miktarda mısır yağı enjekte edilmiştir. uygulama sırt bölgesinden derialtı yoluyla gerçekleştirilmiştir. Rhizophagus grandis. Bu anlamda biyoakustik çalışmalar geçen yüzyılın ikinci yarısından başlayarak hızlı bir şekilde artmıştır. Kanibalizmin meydana gelmesi için birçok neden bulunmaktadır. 201 . Özel çağrı seslerindeki varyasyon tür içi ve türler arası seçilimde iş görür. Biyoloji Bölümü.tr Böceklerin bir çok grubunda çeşitli yollar ve mekanizmalar kullanılarak iletişim sağlanır (ses sinyalleri. görsel vb.. ses organı. rizeensis. Bu çalışmada Doğu Karadeniz bölgesinde yayılış gösteren Isophya zernovi. belirlenen miktarlarda oktilfenol mısır yağında çözülerek uygulanmıştır. karşı eşeyde olumlu bir tepkiye yol açacak türe özgü özel sinyaller üretirler.

arundinaceus’un ise en geç göçe başladığı ve ilk olarak göçünü tamamladığı belirlenmiştir. Yborunun yan kollarına ve oriyentasyon platformunun bir kenarına açılan delikle bağlantılı küçük bir boruya plastik besin kapları bağlanmıştır. Çalılara paralel olarak kurulu sis ağları ile yakalanıp halkalanan kuşlar Busse (2000) standartlarına uygun olarak değerlendirilmiştir. A.8 ve A. göç paternleri ve göç boyunca habitat tercihlerini belirlemede kullanılır. Bu cinse ait A.7 olarak tespit edilmiştir. tüy değiştirme basamakları gibi pek çok bilgiyi sağlar. Cemal ÖZSEMİR2. Sancar BARIŞ1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitoloji Araştırma Merkezi 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü pozcam@omu. Yapılan çalışmalar sonucunda. dumetorum (Kuzey kamışçın) türleri yakalanarak halkalanmıştır. kaydı olma özelliği göstermektedir. scirpaceus. palustris için %11. Antalya Manavgat’ta 23. Bu türlerin ilkbaharda mayıs ayında.edu. arundinaceus (123) ve A.tr Cataglyphis aenescens işçileri gerçek renkli görmeye sahip olup olmadıklarının ve kırmızı bölge duyarlılıklarının belirlenmesi için monokromatik ışık uyaranlarına karşı besin ödüllü olarak eğitilip test edilmişlerdir. bu kayıt türün Türkiye’deki 5. A. Bu türlere ait halkalama verilerinden A. Buna ek olarak geri bildirim verileri göç basamaklarını. yağ depolama oranlarını. TRABZON Doğumdan sonra gebe sıçanların davranışları incelenmiş ve yavrularına karşı geliştirdiği kanibalist davranışlar gözlemlenmiştir. palustris (Çalı kamışçını). alkilfenol. scirpaceus (Saz kamışçını). A. Anahtar Kelimeler: Çevresel östrojenler. palustris ve A. arundinaceus türlerine ait ilkbahardaki tekrar yakalanma oranı sırasıyla %8. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası. Kiraz ERCİYAS1. A. sonbaharda ise çalışmanın başladığı ağustos ayından eylül ayının başına kadara yoğun olarak göç ettikleri gözlenmiştir.7 ve %3. göç. Arzu GÜRSOY2. sıçan.2004 tarihinde. İşçiler ışık uyaranları dışında kullanabilecekleri tüm olası ipuçlarının baskılandığı koşullarda 2 hafta süre ile eğitilip test edilmişlerdir. schoenobaenus (Kındıra kamışçını) ve A. A. scirpaceus (118).tr Göç eden bireylerden elde edilen veriler. Neslihan ÜREN Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 22030 Edirne yilmazc@trakya. palustris’ten tekrar yakalanmamıştır.edu. En çok halkalanan türler sırasıyla ilkbaharda A.04. A. arundinaceus için %12. kırmızı bölge duyarlılık deneyleri de dairesel bir oriyentasyon platformunda gerçekleştirilmiştir. Dar bant aralıklı renkli filtreler besin kaplarının arkasına yerleştirilen ışık kutularının önlerine takılmış ve besin ile ilişkilendirilecek olan uyaranın önündeki kaba besin olarak sulandırılmış bal konulmuştur. 2004 tarihinde tarafımızdan halkalanan bir birey Ukrayna’dan 17. Sonbaharda ise tekrar yakalanma oranları A.1x 1011 202 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. scirpaceus (527) ve A. scirpaceus ve A. Y-borudaki eğitimde eş ışık şiddetine (1.2 iken A. vücut ağırlıklarındaki değişimleri. sonbaharda ise A.04. palustris’in ilkbahar ve sonbaharda farklı göç stratejisine sahip olduğunun göstergesi olabilir. oktilfenol. Y.2004 tarihinde Cernek halkalama istasyonunda geri bildirilmiştir. Acrocephalus SZ 064 Cataglyphis aenescens (Hymenoptera: Formicidae) İşçilerinde Gerçek Renkli Görmenin Davranışsal Analizi Yılmaz ÇAMLITEPE. A. göç zamanı. dumetorum 2005 sonbaharında halkalanmış olup. palustris (237) olarak belirlenmiştir. Volkan AKSOY. İlkbahar ve sonbaharda farklı tekrar yakalanma oranına sahip olan A. kanibalizm.19. A. En çok yakalanan A. 100 mg/kg/gün oktilfenol uygulama grubunda %47 ve 250 mg/kg/gün oktilfenol uygulama grubunda %51 oranında görülen kanibalist davranışın kontrol (%31) ve yağ-kontrol (%24) gruplarına göre önemli derecede artmış olduğu tespit edilmiştir. scirpaceus türüne ait ilkbahar döneminde 08. Cernek Halkalama İstasyonunda 2002–2007 ilkbahar ve sonbahar göç döneminde yürütülen halkalama çalışmaları sırasında yakalanıp halkalanan Acrocephalus cinsine ait 5 tür değerlendirilmiştir. Renkli görme ve L reseptör foton yakalama deneyleri cam bir Y borudan oluşan ikili seçim düzeneğinde. Çalışma alanında üreyen A. arundinaceus türlerine ait yakalanma dinamikleri analiz edilmiştir.2. Bu çalışmada Kızılırmak Deltası.2004 tarihinde halkalanan bir birey 08. SZ 063 Kızılırmak Deltası’nda. Biyoloji Bölümü. Nizamettin YAVUZ1. arundinaceus (Büyük kamışçın). scirpaceus en erken göçe başladığı ve son olarak göçünü tamamladığı.05. Acrocephalus cinsinin 2002 – 2007 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Fenolojisi Pınar ÖZÇAM1.04. scirpaceus için % 7. A.

karıncalar. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.com Tetramorium caespitum işçileri uyaranları algılayabilecekleri en düşük ışık şiddetinin (eşik 203 . Arılar ve kelebeklerin de sahip oldukları bilinen böylesi renk tonu ayırımı yeteneği karıncalar dünyası için ilk bulgudur. Edirne volkanaksoy@trakya. Elde edilen sonuçlara göre işçiler besin ödüllü olarak eğitildikleri 370 ve 540 nm’lik ışık uyaranlarını hem kontrol hem de kritik testlerde alternatif ödülsüz uyaranlardan ayırt edebilmişlerdir. Gerçek renkli görmenin belirleneceği ikinci tip test olan kritik testlerde ise besin ile ilişkilendirilen uyaranların şiddetleri nötral yoğunluk filtreleri ile 1 log birim (10 kat) düşürülmüş ve karıncaların seçim frekansları belirlenmiştir. İkinci tip testte tekli şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler ayırımsal prosedürdeki eğitim koşullarıyla. Işık uyaranı olarak 40 nm dalga boyu aralıklarında 340–380 ve 510-550 nm’lik monokromatik ışık uyaranları kullanılmıştır Her iki eğitim prosedüründe de işçiler daima kısa olan dalga boyuna besin ödüllü olarak eğitilmişlerdir. L-reseptör. Y borudaki eğitim sonrasında 2 tip test gerçekleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Renkli görme. karıncalar. Eş şiddete sahip 590 (+) ve 620 (-) nm’lere karşı Y boruda eğitilip bu uyaranlar arasındaki seçim başarıları değerlendirildiğinde ise işçilerin bu iki uyaranı ışık şiddetindeki farklılıklara göre (foton yakalama. Biyoloji Bölümü. İlk test olan kontrol testinde işçiler eğitim ile aynı uyaran koşullarında test edilmiş ve uyaranlar arasındaki seçim frekansları belirlenmiştir. ayırımsal şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler de tekli prosedürdeki eğitim koşullarıyla test edilmişlerdir. Eğitim sonrasında üç farklı test gerçekleştirilmiştir. cunicularia işçilerinin hem UV hem de yeşil bölgeden seçilen ve aralarında 40 nm’lik renk uzaklığı bulunan uyaranlar arasında ince ayar renk ayırımı (renk tonu ayırımı) yapabildiklerini göstermektedir. 510 nm’ye besin ödüllü olarak eğitilen işçiler her iki eğitim tipinde de bu uyaranı hem 550 nm’den hem de diğer alternatif uyaranlardan anlamlı bir şekilde ayırt edebilmişlerdir.tr Formica cunicularia işçileri spektrumun aynı renk bölgesine karşılık gelen birbirlerine yakın iki dalga boyu arasındaki ayırım (renk tonu ayırımı) yeteneklerinin belirlenmesi için yuvalarına bağlı cam bir Y borudan oluşan düzenekte tekli ve ayırımsal şartlandırma prosedürleri kullanılarak monokromatik ışık uyaranlarına besin ödüllü olarak eğitilip test edilmişlerdir. 340 nm’ye eğitilen işçiler ise bu uyaranı 380 nm’lik uyarandan sadece ayırımsal şartlandırma prosedürü ile eğitildiklerinde ayırt edebilmişlerdir. Her iki kabın arkasına konulan özdeş ışık kutularının önüne ışık uyaranlarını elde etmek için kullanılan dar bant aralığına sahip renk filtreleri yerleştirilmiştir. ayırımsal şartlandırma. davranış SZ 065 plastik besin kapları bağlanmış ve kaplardan birisine besin olarak sulandırılmış bal konulmuştur.tekli şartlandırma. aenescens işçilerinin UVyeşil dikromatik renkli görmeye sahip olduklarını göstermektedir. Sonuçlar F. 1 log ünite düşürülmüş) birbirlerinden ayırt edebildikleri tespit edilmiştir.19. Her bir test için toplam 30 işçinin tercihi kaydedilmiş ve değerlendirilmiştir. foton yakalama. Üçüncü tip testte ise işçiler her iki eğitimde de “+” olarak kullanılan dalga boyunu alternatif başka bir dalga boyundan ayırt etme konusunda test edilmişlerdir (340 vs 550. aenescens işçilerinin kırmızı bölgedeki duyarlılıklarının ve ayırım yeteneklerinin rengin akromatik bileşeniyle bağlantılı olduğunu göstermektedir. 610. kırmızı duyarlılık. renk tonu ayırımı. Sonuçlar C. İlk testte her iki şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler eğitim ile aynı koşullarda test edilmişlerdir (Kontrol testi). Y borunun iki yan koluna Kaldırım karıncası Tetramorium caespitum’da Işık Şiddeti Eşik Değeri ve Işık Şiddeti Ayırımı Neslihan ÜREN. Dairesel oriyentasyon platformunda ise işçiler 590 ve 610 nm’lik uyaranlara karşı anlamlı bir yönelim gerçekleştirmişken 630 ve 650 nm’lik uyaranlar ile test edildiklerinde dağılım rasgele olmuştur. davranış SZ 066 Formica cunicularia (Hymenoptera: Formicidae) İşçileri Renk Tonu Ayırımı Volkan AKSOY.640 nm ve 590-620nm). Tekli şartlandırma prosedüründe işçiler sadece ödüllü uyaranın (+) olduğu koşullarda. 22030. TRABZON foton) sahip monokromatik uyaranlar (370.edu. 540. Yılmaz ÇAMLITEPE Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 22030 Edirne neslihan_uren@hotmail. oriyentasyon platformundaki eğitimde ise 590. Biyoloji Bölümü. 440. Yılmaz ÇAMLITEPE Trakya Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. ayırımsal şartlandırma prosedüründe ise hem ödüllü hem de ödülsüz uyaranın aynı anda bulunduğu koşullarda eğitilmişlerdir. 440 ve 640 nm’lik uyaranları alternatif uyaranlardan ayırt etmede ise başarısız olmuşlardır. Anahtar Kelimeler: Renkli görme. 510 vs 370). formica. 630 v3 650 nm’lik monokromatik uyaranlar kullanılmıştır. Sonuçlar C.

Füsün BABA3. deneydeki tavşanların kan şekerini haftalık olarak ölçülmüştür 250 mg ve üzerinde olan tavşanlar hiperglisemik olarak deneye alınmıştır. İşçiler 370 nm(UV). Deney süresince tavşanların haftalık ağırlığı.1x1011 foton) sahip 370 nm(UV). Histopatolojik çalışmalarda karaciğerden ve böbrekten alınan ince kesitler ışık mikroskobunda incelendi histopatolojik değişikler tedavi edilen diyabetli kontrol tavşanlarda. BİTİREN3 miriadam@harran. 63200. ALT. yüksek şiddete sahip olan uyaran besinle ilişkilendirilecek şekilde (+) eğitilip test edilmişlerdir. Diyabetli tavşanlara 70 gün boyunca Artemesia herba alba su eksersini. mavi bölgede 4 kat.Deneysel diyabet oluşturmak için tavşanlara 65mg/kg Streptozotocin sitrat tamponlu suda çözüldü ph 4. AST kontrole nazaran artığını Creatinin ile Üre ise düştüğünü görülmüştür. AST. yeşil bölgede 2. diyabetten oluşan karaciğer hücre rejenerasyonu görülmüştür böbrekte ise diyabetli hayvanlarda glomerulosada zar kalınlaşması görülmemiş tübüllerde onarım ve mitoz görülmüştür hücre yada dokularında. rabbit.tr 1 Harran Üniversitesi.5 olmak üzere i.tr Bu çalışmada kronik diyabetten oluşan böbrek komplikasyonları üzerinde Artemesia herba alba ekstresinin etkisini araştırılmıştır.875 x 109 foton) düşürüldüğü durumlarda işçiler rasgele bir dağılım sergilemişlerdir. Yenişehir Yerleşkesi. idrar sıklığı ve kan şekerini ölçülmüştür. Biyoloji Bölümü. 540nm (yeşil) ve 640nm (kırmızı) lik dalga boylarında her bir dalga boyunda birisi (I) diğerinin 10 (I/10) ya da 100 katı (I/100) daha az ışık şiddetine sahip iki uyarana. ancak bu ayırımın yapılabilmesi için ışık uyaranları arasında belirli şiddet farklılıkları olması gerektiğini göstermektedir. kırmızı bölgede ise 66 kat ışık farklılığının olduğu durumlarda ayırım yapamamışlar ve rastgele dağılım sergilemişlerdir. Streptozotocin 204 . şiddet eşik değeri.edu. Kidney. Veteriner Fakültesi. 63200. MDA. Şanlıurfa 3 Harran Üniversitesi.4. Her bir dalga boyu için yapılan kontrol (eğitimdeki şiddet değeri) testlerinde işçiler eğitildikleri uyaran yönünde anlamlı bir tercihte bulunmuşlardır. Creatinine ve Üre miktarını ölçülmüştür. Şanlıurfa miriadam@harran. Artemesia herba alba’nın bu dokularda tedavi yada koruyucu etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır. 440nm (mavi). Osmanbey Yerleşkesi. Bunu takip eden testlerde ise + uyaranın ışık şiddeti nötral yoğunluk filtreleri ile (ND= 1. günlük dozunu yaklaşık 0.2. ayrıca kandaki ALT. 540nm (yeşil) ve 640nm (kırmızı) lik dalga boylarına sahip ışık uyaranlarına eğitilip test edilmiştir.1) kademeli olarak düşürülüp işçilerin bu uyaranlar arasındaki tercihleri belirlenmiştir (kritik testler).0. İlk testte işçiler eğitim ile aynı koşullarda test edilmişlerdir (kontrol testi).p. davranış SZ 067 Diabetli Tavşanlarda Artemesia herba alba Ekstresinin Böbrekte Hiperglisemi Hasarına Karşı Etkileri Davut MUSA1. M. İşçilerinin aynı dalga boyuna sahip fakat ışık şiddeti yönünden farklılık gösteren uyaranlar arasında ayırım yapıp yapamadıklarının tespitine yönelik deneyler Y borudan oluşan ikili seçim düzeneğinde yapılmıştır. ND= 0. Gerçekleştirilen deneyler sonucunda elde edilen verilere göre Tetramorium caespitum işçileri eğitildikleri 4 ana dalga boyunun hepsinde 100 katlık şiddet farklılığının olduğu durumda aynı dalga boyuna sahip ışık uyaranları arasında ayırım yapabilmişlerdir. 63300. ND= 0. 440nm (mavi). Anahtar Kelimeler: Işık şiddeti.edu. GSH.1 x 1010 foton) mavi ve yeşil bölgede ise 16 kat (6. Eğitimdeki ışık uyaranlarının şiddet değerlerinin nötral yoğunluk filtreleriyle düşürüldüğü kritik testlerde şiddetin UV ve kırmızı bölgede 10 kat (1. ND= 0. Patoloji Anabilim Dalı. Bu durum Tetramorium caespitum türünün aynı dalga boyuna sahip iki ışık uyaranını sadece akromatik ipuçlarına dayanarak ayırt edebildiğini.19. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Artemesia herba alba.6.1 g/kg ağız yolu ile uygulanmıştır. TRABZON değeri) tesbiti için dairesel oriyentasyon platformunda belli bir ışık şiddetine (1. Ancak UV bölgede 10 kat. Deney sonunda. Yenişehir Yerleşkesi. Tetramorium. Şanlıurfa 2Harran Üniversitesi.5 kat. ND= 0. Mehmet İRİADAM2. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. diabetes mellitus. injeksyonu ile diyabet oluşturuldu. Fen-Edebiyat Fakültesi. Tıp Fakültesi. karıncalar. Fizyoloji Anabilim Dalı. Araştırma sonunda alınan biyokimyasal değerler karaciğer ve böbrek dokularındaki GSH artmasıyla MDA nın değerlerini düştüğünü izlenmiştir.

Yuji JİN1. M. 1 Giresun Üniversitesi. Giresun Adası. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Üstelik. 205 . Hsp90b fonksiyonu geldanamisin ile spesifik olarak inhibe edildi ve testis üzerindeki etkisi incelendi. Bu nedenle besinleri onların ekosistemdeki yerlerini yani nişlerini belli eder. sinyal iletimi Giresun Adasındaki Bufo viridis Popülasyonunun Beslenme Biyolojisi Zeliha ÇOLAK YILMAZ1. Bornova. Amfibiler hayatlarının çoğunu besin aramakla geçirirler.com Normal gelişim ve homeostazi sırasında önemli roller oynayan apoptozis spermatogenez sırasında da normal bir proses olarak meydana gelir. rekabet SZ 071 Bal arılarında (Apis mellifera) Hijyenik Davranış Varroa destructor Parazitine Karşı Direnç Mekanizması Olabilir mi? İbrahim ÇAKMAK Uludağ Üniversitesi.edu. Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. bazı avları özellikle tercih ettiğini gösterebilir. spermatogonia 6. Bu çalışmanın amacı. Fen Edebiyat Fakültesi. Giresun Adasında yasayan 3 amfibi türünden biridir.Kemalpaşa. İzmir 3 Kumamoto Üniversitesi. Bu amaçla homojenize edilen semender testislerinden PRL etkisiyle tirozin amino asit kalıntıları üzerinde fosforilasyon gösteren ve yaklaşık 90 kDa büyüklüğünde olan Hsp90b izole edildi. Biyoloji Bölümü. Bursa icakmak@uludag. Otuz iki kurbağanın katıldığı bu çalışmada. mitotik bölünmeden sonra mayozun başlangıcından hemen önce koşullara bağlı olarak apoptoz geçirir.com Ekolojik niş teriminin içerisinde zaman. destructor orijinal konukçusu Apis cerena’dan (Doğu bal arısı) Apis mellifera’ya (Batı bal arısı) bulaşmış ve çok ciddi koloni kayıplarına yol açmaktadır. Hsp90b’nın PRL tarafından uyarılmış germ hücre apoptozunda PRL reseptörü ile ilişkili olarak sinyal iletiminde rol oynadığı ileri sürülmüştür. Biyoloji Bölümü. prolaktin. Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı. Bu bilgiler. bu oranın düşük olduğu durumlarda apoptoz baskılanır. Trabzon zelyilmaz@gmail. Emel ÇAKIR2. Fakat. Bilim ve Teknoloji Enstitüsü. 35100. Shin-ichi ABE3 1 Kumamoto Üniversitesi. PRL ile uyarılmış germ hücre apoptozunun moleküler mekanizması bilinmemektedir. Besin çeşitliliğinin oldukça az olması. Mikiko SAIGO1. Biyoloji Bölümü. Şaperon olarak işlev gören Hsp90b’nın klonlanmasını takiben yapılan coimmünopresipitasyon çalışması Hsp90b’nın plazma membranındaki PRL reseptorü ile bağlandığını gösterdi. Aynı zamanda. Biyoloji Bölümü. Ufuk BÜLBÜL2. Ko ETO3. yer ve besin temel kavramlardan bazılarıdır. M.2. viridis. Fen Edebiyat Fakültesi. Malzeme ve Yaşam Bilimleri Bölümü 2 Ege Üniversitesi. Fen Fakültesi. TRABZON SZ 068 SZ 069 Hsp90b’nın Japon Semenderi (Cynops pyrrhogaste)`nin Spermatogenezinde Prolaktin Tarafından Uyarılmış Germ Hücre Apoptozundaki Rolü Büget SARIBEK1. Bu bulgulardan yola çıkılarak.19. germ hücre apoptozunun endojen prolaktin (PRL) ve folikül-stimüle edici hormon (FSH) ile düzenlendiği gösterilmisti. Bu kurbağanın en çok yediği avların başında toprak solucanları. PRL ve PRL reseptörü ile bağlantılı olarak germ hücre apoptozunda iş gören hücre içi sinyal iletim mekanizmasını ve bununla ilgili molekülleri bulmaktı. Daha önceki çalışmalarımızda. Beslenme. Diğer iki tur olan Hyla arborea ve Rana ridibunda popülasyonlarının dikkate değer derecede az olması bu kurbağanın adada besin için rekabet edeceği bir turun bulunmadığını göstermektedir. Japon semenderi Cynops pyrrhogaster’de. Yüksek PRL/FSH seviyesi apoptozu tetiklerken. Bilal KUTRUP2. diğer birçok kurbağaya göre Bufo viridis’in midesindeki toplam av hacminin daha fazla. Biyoloji Bölümü sbuget@yahoo. Ayrıca tüm kurbağaların midesinde tohum ve yaprak gibi bitki parçaları bulunmuştur.tr Bu çalışma hijyenik davranışın Anadolu bal arısında (Apis mellifera anatoliaca) bir dış parazit olan Varroa destructor’a karşı bir direnç mekanizması olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hsp90b. spermatogenez. B. tespih böcekleri ve karıncalar gelmektedir. Gece Kurbağası’nın az ama büyük besinlerle beslendiğini ortaya koymuştur. Fen Fakültesi. apoptoz. av sayısının ise daha az olduğu tespit edilmiştir. bu proteinin testisteki lokalizasyonu immünohistokimyasal olarak belirlendi. V.Kemalpaşa MYO. Handan ONAY KARAOĞLU2. Anahtar Kelimeler: Bufo viridis.

Bu arılıkta aynı çevre koşullarında ve benzer sayıda arı populasyonuna sahip kolonilere ve daha önce test uygulanmamış olan kontrol kolonilerine hijyenik yüzdelerin belirlenmesi amacı ile 3.çıplak step alanlara ve bitkinin az olduğu steplerin yamaçlarına dağlık bölgelerde ise kayalık alanlara ayrıca su menfezlerinin kenarlarına ve içerisine. Kırıkkale pamukoglu2003@yahoo. ormanların bittiği açıklıklarda ağaçsız alanlara. Kara kurbağaları gececi canlılardır.0005) ve yüksekliğe (P=0. arı populasyonları ve V.tarlaların kenarlarına. testi geçen kolonilerden ancak %24’ü (45) hijyenik (%95+) olarak belirlenmiştir.7 arasında değiştiği belirlendi. TRABZON Hijyenik davranış testi 300 mlt sıvı azotun pupa dönemindeki kapalı hücreler üzerinde 5cm çapında 100 petek hücresini kapsayan bir dairesel alana dökülerek 3 kez uygulanmıştır. Handan KARAOĞLU1. Bu çalışmada.Araştırma alanında porsukların yuva yapmak amacıyla step ve ağaçsız kesimler ile açık kesimleri mecbur kalmadıkça çok fazla tercih etmedikleri ancak 1000-2000 metre arasında kalan yaylaların hafif engebeli kesimlerine yuva yaptıkları da saptanmıştır.06. Yahşihan.00 saatleri arasında Giresun iline bağlı Tamdere ile Dereli ilçeleri arasında bulunan 47 km’lik bir yol boyunca araştırma yapıldı ve 74’ü ölü 47’si ise canlı olmak üzere yol üzerinde toplam 121 kurbağa tespit edildi. Anahtar kelimeler: Bal arısı. Bilal KUTRUP1.19. 71450.01. Sonuç olarak hijyenik davranışın çevre faktörlerine bağlı olarak değişkenlik gösterdiği ve V. gündüzleri taş altları. meşe. Özellikle ılıman bölgelerdeki amfibilerin üreme alanlarına mevsimsel göçleri yolda görülmelerinin . Ufuk BÜLBÜL1. arılığa (P< 0. test uygulanmıştır.0005). parazit. destructor parazitine sahip koloniler ile seçilen bu hijyenik koloniler arasında kapalı gözlü petekler tüm kolonilerde tesadüfi olarak yer değiştirilip. Bu durumda 2. hava karardıktan sonra hareket eden çeşitli küçük böcekleri avlayarak beslenirler. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Zeliha ÇOLAK YILMAZ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. test sonucunda hijyenik olarak belirlenen grup ve kontrol grubu ile birlikte toplam 25 koloni çok sayıda V. Sıvı azot testi asıl sebebidir.30 . destructor parazitine karşı direnç mekanizması olarak yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. bazı bölgelerde ise hem kayalık hem de çalılık alanlarda rastlanılmıştır. uygulamada aynı test 24 saat beklenerek uygulanmış ve 1. kayın.001) bağlı olarak değiştiği belirlenmiştir. 10. tarla kenarlarına yakın çalılık alanlara yaz aylarında ise bazı tarlaların iç ve kenar kısımlarına ve civarına yaptıkları tespit edilmiştir.kumul ve tepeciklere. Apis mellifera anatoliaca. Çok sayıda V.Özellikle Akdeniz bölgesinde 2000 metre yüksekliğe yakın kesimlerde porsuk yuvasına 206 SZ 072 Bufo bufo’nun Tamdere-Dereli Yolu Üzerindeki Ölümleri Üzerine Bir Araştırma Emel ÇAKIR1. Bulgulara göre hijyenik davranışın zamana (P< 0.06. erkeklerde ise 5 . yol ölümleri SZ 073 Porsuk (Meles meles)'un Yuva Yapısı Nahit PAMUKOĞLU Kırıkkale Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. testi geçen tüm kolonilerin ana arıları alınarak kendi arılığımızdaki kolonilere verilmiş ve 2 ay sonra tümü yeni anaya ait koloniler elde edilmiştir. destructor sayıları eşitlenmeye çalışılmıştır. Biyoloji Bölümü. yaş. kızılçam ve karaçam gibi ağaçlarla kaplı ormanların iç kesimlerine.Yuvalarını çoğunlukla ormanların oldukça tenha kısımlarına. destructor ile aynı yerde kışlamaya bırakılmış ve kıştan sonra sadece 2 koloni hayatta kalmıştır. 2.com Porsuk (Meles meles) karışık orman. İlk uygulamaya nektar akımı öncesinde 2’si dağlık bölgede olmak üzere toplam 11 farklı arılıkta 563 koloni ile başlanmış ve 48 saat içinde bu alanı tamamen temizleyen hijyenik (%100) koloniler %30 (172) olarak belirlenmiştir.2006 tarihlerinde gece 10.Bazı bölgelerde porsuk yuvalarına kayalık alanlar ile meyve ağaçları ve çalılık alanlarda. Anahtar Kelimeler: Bufo bufo. Yapılan yaş analizi sonucu canlı olan örneklerden dişilerde yaş 2-13 arasında değişirken. 16 tanesi yol üzerinde canlı olarak bulunan ve 9 tanesi ise henüz yeni ölmüş olan toplam 25 adet kurbağanın vücut boyları ölçülüp cinsiyetleri belirlendikten sonra sağ arka dördüncü parmakları skeletokronoloji yöntemi ile yaş analizinde kullanılmak üzere alındı. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Varroa destructor. Bu iki test yaklaşık bir aylık süre içinde uygulanmış ve 2. Hijyenik davranış. erkeklerde bu oran 4-6 olarak tespit edildi. kayalık. duvar oyukları ve toprak içindeki delikler gibi yerlerde gizlenirler.tarlaların ormana yakın kısımlarına. 61080. Yoldan alınan ölü örneklerde ise yaşın dişilerde 5-10.2006 ve 17. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.2000 metre yüksekliğe kadar yayılış göstermektedir.com Amfibiler yolların ve araç trafiğinin varlığından en fazla zarar gören canlılardır.step ve dağlık arazide yaşar. Giresun cakir_emel@mynet. Fen Edebiyat Fakültesi. ağaçların altına.

Keratella quadrata. fitoplankton da ise Chroococcus minutus. yuva yapısı SZ 074 göre izin verilen maksimum kalıntı seviyelerinin altında belirlenmiştir.Selim ÇAĞLAR1 1 Hacettepe Üniversitesi. F. Filinia longiseta. en yüksek pestisit konsantrasyonunu 0. Fen Fakültesi.com Bu araştırmada. Biyoloji Bölümü. terminalis. Sonuç olarak Karamık Gölü’nden alınan su numunelerindeki pestisit konsantrasyonları. Sivas ertuncg@hacettepe.Bunun sonucunda porsukların yuvalarını genellikle eğimli alanlardaki yumuşak topraklara yaptıkları. Sait BULUT. fitoplanktonda ise 73 (Cyanophyta (25).. Keratella cohlearis.doğu kesimleri sular yükseldiği zaman bataklık haline gelmektedir.6437 ise ppm değeri ile 4. Muhsin KONUK. Mustafa CEMEK Afyon Kocatepe Üniversitesi.tr Liman Gölü 41º 44’ Kuzey enlemleri ve 35º 40’ Doğu boylamları arasında Kızılırmak ağzının 4 km doğusunda bulunan.birey sayısına göre değişen üç veya beş odacıklı yuvalar yaptıkları araştırma sırasında tespit edilmiştir. Liman Gölü Kızılırmak Deltası’nda denize en yakın göl olup. Fen Edebiyat Fakültesi. Zooplanktonda Hexathra oxyuris.edu. Samsun) Planktonu ve Mevsimsel Değişimleri Ertunç GÜNDÜZ1. Liman Gölü’nde zooplankton ve fitoplankton ile fiziko-kimyasal parametreler ararsındaki ilişki CCA (Canonical Corresponce Analizi) ile değerlendirilmiş. pusillum dominant türler olarak bulunmuştur. Cryptophyta (3) ve Euglenophyta (3) tür teşhis edilmiştir. 4.4’ DDE ve Endrin keton Ağustos ayında istatistiksel değerlendirmede diğer aylardan farklı bulunmuştur.Araştırma sırasında üç adet yuva kazılmış ve bu yuvalara ait toprak yapısı. Biyoloji Bölümü. sadece denizle ve gölün güneyinde yer alan.96 . Su numunelerindeki organoklorlu pestisit kalıntıları. Phormidium sp.19. sıvı-sıvı ekstraksiyon ve florisil kolon işlemlerini takiben GC-ECD standart kullanılarak tayin edilmiştir. Afyonkarahisar İli sınırları içersinde. Liman Gölü (Kızılırmak Deltası. Karamık Gölü’nde pestisitler ile aylar arasındaki α-HCH konsantrasyonu Haziran ve Ekim aylarında istatistiksel açıdan farklı bulunurken. Liman Gölü’nün deltada bulunan diğer göllerle herhangi bir bağlantısı olmayıp.yuva materyali ve yuvanın morfolojik yapısı incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Porsuk. tektonik kökenli bir çöküntü olan Akarçay havzasında yer alan Karamık Gölü’nden alınan su numunelerinde 18 organoklorlu pestisitin (OCPs) kalıntı seviyeleri belirlenmiştir. M. DSI tarafından inşa edilen ve Kızılırmak Delta’sında tarımsal alanlardan dönen suyun fazlasını göle boşaltan drenaj kanalı ile bağlantısı bulunmaktadır. S. Bacillariophyta (14). Ankara 2 Cumhuriyet Üniversitesi. TRABZON ve izlerine rastlanmıştır. heptachlor konsantrasyonu Nisan ayında diğer aylardan. Calonipeda 207 Karamık Gölü Suyunda Organoklorlu Pestisit Kalıntılarının Belirlenmesi Sevim Feyza ERDOĞMUŞ. Ancak gölün güney ve güney. kuzeyinde yer alan dar bir kumsal bariyeri üzerinden denizle bağlantı kurmaktadır. Liman Gölü’nde Ekim 2002 ve Mart 2004 tarihleri arasında yapılan 13 arazi çalışmasında fitoplankton ve zooplankton örnekleri 20 ve 55 µm por çaplı plankton kepçeleri ile toplanmış. Phormidium tenue. Biyoloji Bölümü. Merismopedia tenuissima. Çalışma için Haziran 2006 ve Nisan 2007 tarihleri arasında toplam 60 su numunesi 10 örneklem bölgesinden iki ayda bir düzenli olarak alınmıştır.06 arasında değişim göstermekte ve Venüs sistemine göre mixo-oligohalin acısu olarak sınıflandırılmaktadır. Liman Gölü’nde tuzluluk %o 1. Chlorophyta (23). Numunelerde en düşük pestisit konsantrasyonu 0. Pestisitler ile bölgeler arasında ise istatistiksel açıdan farklılık bulunmamıştır. M. Monoraphidium contortum. Cladocera 5 ve Copepoda 2). Pyrrophyta (5). Meles meles.4'DDE göstermiştir. Toplanan su numunelerinde seçilen 18 organoklorlu pestisitin hepsi belirlenmiştir.0001 ppm ile methoxychlor. Avrupa Birliği standartlarına .Yıldız DEMİRKALP1. birden fazla giriş ve çıkış deliği bulunan ve içi otlarla döşeli. Sabri KILINÇ2. Tüm su örnekleri iyi temizlenmiş cam şişelere alınarak analiz edilinceye kadar +4°C’de saklanmıştır. Karamık Gölü Uluslararası kriterlere göre A sınıfına giren bir sulak alandır. Yasemin SAYGI1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen Fakültesi. minutum. Biyoloji Bölümü.4. Anahtar Kelimeler: Karamık Gölü SZ 075 Organoklorlu Pestisit. Liman Gölü’nde zooplanktonda 35 (Rotifera 28. 200 hektar yüzey alanına sahip deniz seviyesinde yer alan bir acısu lagün gölüdür. Afyonkarahisar feyzakus@gmail. F. Bölge nüfusunun çoğunluğu geçimlerini tarım ve balıkçılıkla sağlamaktadır. tür teşhisleri ve sayımları yapılarak planktonun mevsimsel değişimi incelenmiştir. ANS kampusü. Hexathra oxyuris.

G-bant ile türe özgü olan heterokromatin bölgelerin konumları belirlenmiştir. KA sayısındaki artışın doza bağlı olduğu saptanmıştır. Türkiye’ de yayılış gösteren bu alttür üzerinde ilk kez bu çalışma ile G ve C bantlama teknikleri uygulanarak. Chroococcus minutus. Anahtar Kelimeler: Muscardinus avellanarius trapezius. 80 ve 100 mg/kg’lık vücut ağırlığı). Carvacrol sayısal KA yüzdesini en yüksek iki dozda (50 ve 70 mg/kg) kontrole göre önemli derecede artırırken. bu taksonun tip örneğinin özellikleri ve bu alttür üzerinde çalışan araştırıcıların verdikleri morfolojik ve karyolojik özellikler ile tek tek karşılaştırılmıştır. MI’teki düşüşün de doza bağlı olduğu görülmüştür. Uygulanan bantlama tekniklerinden C-bant ile sentromerlerin pozisyonu. 24 saatlik muamele sürelerinde ise tüm dozlarda MI’i EC kadar düşürmüştür. zooplankton.com Bu çalışmada. C-bant ve NOR boyama teknikleri kullanılarak yapılmıştır. Snowella lacustris.’nin Na ve Cl ile. 12. Eyyüp RENCÜZOĞULLARI2 1 Çukurova Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Carvacrol. Fen Edebiyat Fakültesi. Aphanezomenon flos-aquae. TRABZON aquaedulis ve Mesochra aestuari türlerinin tuzluluk ve elektriksel iletkenlikle.com Ordu ve Çevresinde Yayılış Gösteren Muscardinus avellanarius trapezius (Mammalıa:Rodentıa) Alttürünün Karyolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Vedat ŞEKEROĞLU. direkt boyama. Ordu’nun Ulubey ilçesinin Yukarıkızılen Köyünden toplanan on Muscardinus avellanarius trapezius örneği üzerinde detaylı karyolojik analizler yapılmıştır. 30. a. Carvacrol 6 ve 12 saatlik muamele sürelerinde sadece 70 mg/kg’lık dozda. Phormidium tenue. Thymol ise 6 saatlik muamele süresinde en yüksek iki dozda. Karyolojik incelemeler. Myoxidae familyası üyeleri için karakteristik olan. Ordu sekerogluv@hotmail. sıçan kemik iliği. Carvacrol ve thymol tüm dozlarda ve muamele sürelerinde MI’i kontrole göre önemli derecede düşürmüşlerdir. bu alttürün taksonomisine katkıda bulunulmaya çalışılmıştır. 24 saat) ve konsantrasyonlarda kontrole göre önemli ölçüde artırmışlardır. genotoksisite 208 . Peridinium spp.19. NFa=86 olarak tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. karyotiplerindeki çift kollu otozom kromozomlarından en az birinde görülen ikinci boğum (satellit). intraperitonal uygulamada yapısal kromozom anormalliği (KA) ve total KA sayısını genel olarak tüm muamele sürelerinde (6. trapezius örneklerinde de gözlenmiştir. 60. ve Gymnodinium hippocastanum’un sıcaklık artışı ile pozitif korelasyon gösterdiği bulunmuştur. Özellikle yüksek dozlarda hem carvacrol (70 mg/kg) hem de thymol (100 mg/kg) KA sayısını pozitif kontrol olan ethyl carbamate (EC) kadar artırmışlardır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. NF=89. 24 saatlik muamele süresinde de tüm dozlarda MI’i EC kadar düşürmüştür. antifungal. Bu uygulamalar sonucunda diploid kromozom sayısı 2n=46. antiparazitik ve antiviral olarak kullanılan carvacrol ve thymol’ün sıçan kemik iliği hücrelerinde in vivo genotoksik etkilerini araştırmaktır. Haluk KEFELİOĞLU Ordu Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası. Adana sebileazirak@gmail. Karyoloji. antiseptik. Adana 2 Çukurova Üniversitesi. mevsimsel değişimler SZ 076 SZ 077 Thymol ve Carvacrol’un in vivo Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Sebile AZIRAK1. antibakteriyel. Biyoloji Bölümü. G-bant. Fen Edebiyat Fakültesi. fitoplankton. Liman Gölü. 50 ve 70 mg/kg’lık vücut ağırlığı) ve thymol (40. Fen Bilimleri Enstitüsü. incelediğimiz tüm M. Merismopedia tenuissima. Elde edilen morfolojik ve karyolojik veriler. Bu çalışmada carvacrol (10. Snowella sp. Ordu Bu çalışmanın amacı antihelmintik. thymol. aynı şekilde thymol de yine en yüksek iki dozda (80 ve 100 mg/kg) sayısal KA yüzdesini artırmıştır.

hem KA/hücre hem de anormal hücre frekanslarında.19. komet testi 2 209 . kromozom anormalliği. insan lenfositlerinde kromozomal anormallikler (KA). yukarıda belirtilen dozlarla 1 saat muamele edilmiştir. Komet çalışması için. 24 saatlik uygulamada. Fen Edebiyat Fakültesi. emamectin benzoate için r=0.tr Lipoik asit (LA) ve ferulik asitin (FA) MMC’ye karşı antigenotoksik etkileri.edu. mitotik indeks (MI). MMC’den 1 saat önce. mikronükleus (MN) Metominostrobin ve Emamectin Benzoate Pestisitlerinin in vitro Genotoksik Etkileri Serkan YILMAZ1. Fatma ÜNAL1. Kahramanmaraş syilmaz@gazi. Mitotik indekste. 24 ve 48 saat süre ile kültüre alınmış lenfositlere uygulanmıştır.625. Lipoik asit uygulaması. Elde edilen sonuçlar. Komet testinde. Fen Edebiyat Fakültesi.tr Metominostrobin ve Emamectin benzoate pestisitlerinin in vitro genotoksik etkileri kromozom anormalliği (KA). emamectin benzoate uygulamasında. pozitif kontrole göre bir azalma gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Lipoik asit.94 ve 48 saatlik uygulamada r=0. Anahtar kelimeler: Metominostrobin. Ankara gtaner@gazi. metominostrobin’in 5 farklı dozu (0. antigenotoksik etki. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 0. Biyoloji Bölümü. doza bağlı önemli bir azalma meydana gelmiştir (r=0. 5.00 ve 10.001.50. 48 saatlik uygulamada en düşük doz hariç tüm dozlarda anormallik frekansını önemli düzeyde artırmıştır. 0.86). 2 µg/ml) yapılmıştır. MMC + lipoik asit ve MMC + ferulik asit uygulanan kültürlerin hepsinde. Teknikokullar. ferulik asit. LA ve FA tüm dozlarda mitotik indekste istatistiksel olarak önemli bir azalmaya yol açmıştır. izole edilmiş lenfositler. kardeş kromatid değişimleri (KKD) ve mikronükleus (MN) testi ile incelenmiştir.5.05 ve 0. kardeş kromatid değişimi (KKD). Tüm uygulamalarda negatif kontrol. MMC. kontrole göre 24 ve 48 saatlik uygulamalarda tüm dozlarda kromozomal anormallik frekansını doza bağlı olarak artırmıştır (24 saatlik uygulamada r=0. pestisit. mikronükleus (MN) ve Komet testleri kullanılarak belirlenmiştir.25. Bu da bu iki antioksidanın antimitotik etkili olduğunu göstermektedir. Her iki pestisit. Teknikokullar. 48 saatlik uygulamada r=0.92. Biyoloji Bölümü. çalışmada kullanılan her iki pestisitin de potansiyel genotoksik etkiye sahip olduğunu göstermektedir. TRABZON SZ 079 SZ 078 Lipoik Asit ve Ferulik Asitin İnsan Lenfosit Kültüründe Mitomisin-C’ye Karşı Antigenotoksik Etkileri Gökçe TANER. Diğer yandan. Hüseyin AKSOY2. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Sakarya 3 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. Deniz YÜZBAŞIOĞLU1.005. 2. Fen Edebiyat Fakültesi. metominostrobin. LA çalışmasında. Emamectin benzoate. 1. Emamectin Benzoate.2 µg/ml MMC uygulanmıştır.25.05 µg/ml’lik dozlar haricinde tüm dozlarda önemli düzeyde artırırken. 4 µg/ml) kullanılarak yapılmıştır. Her iki uygulama süresinde de anormallik frekansındaki artış doza bağlıdır (24 saatlik uygulamada r=0. Biyoloji Bölümü. emamectin benzoate bu hasarı tüm dozlarda önemli düzeyde artırmıştır.1 µg/ml) ve emamectin benzoate’ın 5 farklı dozu (0. Bu sonuçlar lipoik asit ve ferulik asitin.97).01.88). mikronükleus.50. üç farklı doz kullanılarak (0.88). Bu azalma LA uygulamasında istatistiksel olarak anlamlıdır. LA ve FA uygulanan tüm kültürlerde.edu.001 ve 0. Fatma ÜNAL. 1. 2. eş zamanlı ve 1 saat sonra olmak üzere üç farklı şekilde. Deniz YÜZBAŞIOĞLU. Serkan YILMAZ Gazi Üniversitesi. 0. her bir kültüre 48 saat süre ile 0. metominostrobin uygulamasında önemli bir farklılık oluşmazken. Metominostrobin. pozitif kontrol ve çözücü kontrol bulundurulmuştur. Ankara Sakarya Üniversitesi. KA ve MN testleri için. mikronükleus frekansını da doza bağlı olarak artırmıştır (metominostrobin için r=0. kromozomal anormallik frekansını önemli düzeyde artırırken.00 µg/ml).69. MMC tarafından oluşturulan genetik hasar üzerine antiklastojenik ve antimutajenik etkisinin olduğunu göstermektedir. Mustafa ÇELİK3 1 Gazi Üniversitesi. MMC tarafından oluşturulan KKD/hücre ve MN/hücre frekanslarında da istatistiksel olarak önemli bir azalma gözlenmiştir. en yüksek 3 dozda. kromozomal anormallik (KA). 0. FA uygulaması ise 24 saat süreyle MMC ile eş zamanlı olarak beş farklı doz (0. primer DNA hasarını 0. Biyoloji Bölümü. 1.

hazır sıva v. K2O. ucuzluk gibi özelliklerinden dolayı önemli miktarlarda kullanılan bir dolgu maddesidir. insan sağlığı üzerindeki zararları tespit edilemiştir.edu. Ancak fertlerin tekrar çiftleşmesi için önemlidir. Temel bir çok sanayinin ana girdisi olan kalsit. Mart 2003 ve Şubat 2005 tarihleri arasında ayılık olarak yapılan çalışmada toplam 313 adet turna örneği yakalanmış ve bunların 196 adedi dişi (1-7 yaşları arasında) 117’i ise erkek (1-6 yaşları arasında) bireylerden oluşmuştur. 1758) Populasyonunun Üreme Özellikleri Meral APAYDIN YAĞCI. Esentepe.com Kalsit.8661 (r=0. Dişi turnalar ilk şeysel olgunluk boyuna 24. Kalsitin insan nükleusundaki genotoksik etkileri mikronukleus testi ile belirlenerek. Bu çalışmada. Sezona erken başlamak üreme başarısını artırmaz. kimya.05).6669 (r=0. MgO.. Doğada genellikle saf halde bulunmaz. Aylık ortalama Gonadosomatik Indeks (GSI) değerleri 0. Rahmi UYSAL Eğirdir Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü 32500 Eğirdir/Isparta m. 1766) Türünün Üreme Biyolojisi ve Yıllık Değişimler Ali UZUN Sakarya Üniversitesi. Kampüsü Serdivan.3’dür.284 (6 yaş dişilerde) arasında hesaplanmış olup dişi ve erkekler arasındaki fark önemsiz bulunmuştur (p>0. eşeysel olgunluk boyu.07*W0. Dişi bireyler 21.b. Yumurta çapları 0. Biyoloji Bölümü.798±0.03±3. Anahtar Kelimeler: Turna. Al2O3.9 cm’de erişmektedirler. seramik. Türkiye’de de bulunmaktadır. Hazırlanan bu preparatlar ışık mikroskobunda incelenerek.5 cm (68 g) ile 66.0 cm (3342 g) arasında iken erkek bireyler 21.26 (Temmuz) ile 20.023 (1 yaş erkeklerde) ile 1. yem. 54140.0 g) ile 52. Işıklı Gölü Egretta garzetta (Linnaeus.743 ve n=84) eşitlikleri ile ifade edilmiştir.yagci@hotmail. Yuva başına düşen ortalama yumurta sayısı 210 . Biyoloji Bölümü.0 cm den küçük bireylerin avlanmamasının gerektiği belirlenmiştir. Adapazarı aliuzun@sakarya. üreme periyodu. Dişilerle erkekler arasındaki boy farkı önemli iken (p<0.a. Fe+2) birlikte bulunur. peperat yapılmış ve kalsitin insan nükleusları üzerindeki genotoksik etkilerini araştırılmıştır. Kalitesi ve rezervleri yönünden oldukça zengindir.88 (Şubat) arasında değişmiştir. Çalışmada kalsit işletmesinde çalışan 50 işçi ve 50 sağlıklı kişi olmak üzere toplam 100 kişiden bukkal epitel hücresi alınarak.72±0. istatistikî olarak değerlendirilir. ilaç.05) ağırlık farkının önemsiz olduğu tespit edilmiştir (p>0. kozmetik. Bahar başı sahaya gelen Little Egret.691-2. Fen Edebiyat Fakültesi.0 cm (73.3 cm (2363 g) arasında bulunmuştur. CO2. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi.089 mm) arasında değişmiş olup yaş ilerledikçe yumurta büyüklüğünün de arttığı tespit edilmiştir. SZ 082 Işıklı Gölü’ndeki (Çivril-Denizli) Turna (Esox lucius L. diğer minerallerle (SiO2. Üreme başarısı ise %82. Biyoloji Bölümü budakdiler@gmail. GSI’nin aylık değişimine göre üreme faaliyeti Şubat ve Nisan ayları arasında olmaktadır. preparat hazırlandı.19. Sonuç olarak Işıklı Gölü turna popülasyonunda avcılığın Şubat-Nisan arasında yasaklanmasının ve 25.367±0.9 cm de erişirken erkekler 22. Yaşlara göre ortalama kondisyon faktörleri 0. Türün demografik ve üreme özellikleri incelenmiştir. bir çok sektörde beyazlık. CaO. plastik. kimyasal yapısı CaCO3 olan ve mikronize boyutlarda öğütüldükten sonra kağıt. PVC.1758) popülasyonunun üreme biyolojisi incelenmiştir. FeO3. Yaş gruplarının karşılığı ortalama total fekonditeler 2517 yumurta/balık (1 yaş) ile 91944 yumurta/balık (7 yaş) arasında değişmiştir. TRABZON SZ 080 Kalsit İşletmelerinde Çalışan İşçilerin Bukkal Hücrelerindeki Nüklear Anormallikler Songül BUDAK DİLER Niğde Üniversitesi. Sonuçlar 25 yuva takip edilerek elde edilmiştir.413 mm (ortalama 2. Niğde ilindeki maden ocaklarında kalsit minerali çıkartan işçilerden bukkal epitel hücreleri alınarak.tr Poyrazlar Gölü (Türkiye)’nde üreyen Egretta garzetta kolonisi 2002-2005 arasında takip edilmiştir. boya. Fekondite-boy ilişkisi. yumurta verimi.5844*L2. SO3.05).com Bu çalışmada Işıklı Gölü turna (Esox lucius L. gıda. cam. Na2O.. En yüksek nisbi fekondite ise 64291 yumurta/kg balık olarak 2.17’dir. Little Egret en erken 2002’de sahaya gelmiştir.700 ve n=84) ve fekonditeağırlık ilişkisi ise F=124. SZ 081 3. kasımda yavruları büyütmüş olarak gölden ayrılır. F=1. En fazla (9 fert) yeniden eşleşme de bu dönemdedir. yaş grubunda bulunmuştur.

A-N3 ve A-K3 kombinasyonları oluşturularak tercihli beslenme deney grupları oluşturulmuştur. A-T3.edu. rüzgar. cunea türünde özellikle karbohidratı fazla besinlerle (CF) tercihte tat almayla ilgili kararsızlıkla alım hedefinin tutturulamadığı görülmüştür. Ergin ömür uzunluğu da daha kısa çıkmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. tatarcıkların dağılımında da çevresel koşullar oldukça önemlidir. sıcaklık. cunea türü için optimal besin tercihi % 53 protein ve % 47 karbohidrat olarak bulunmuştur. cunea larvalarının tercihsiz beslenme deneylerinde kullanılan 15 besin çeşidi. Sekonder maddeler kullanılarak hazırlanan besinler A besin içeriğine % 1. Arazi koşulunda toplanıp ve kültür ortamında yetiştirilip deneye alınan P. Tercihli beslenme deneylerinde. Şanlıurfa yöresinde toplanan ve laboratuar koşulunda üretilen Phlebototmus papatasi’lerin. yumurta ovipozisyon süresi ve fekondite parametreleri araştırılmıştır. C (P10:K32).edu. toplamda dokuz farklı besin elde edilmiştir. Mahmut BİLGENER2. çevresel koşulların (ışık. Tercihli beslenme deneylerinde H. C-E. papatasi’lerin yumurta üretimi kültür ortamında yetiştirilenlere göre daha fazla iken. Tatarcıklar. Bunun sonucunda üç farklı sekonder maddenin her biri için üç farklı yoğunlukta üç besin. Biyoloji Bölümü. T2. Pup lipit miktarlarının ise protein/karbohidrat oranının düşük oluşuyla ilişkili olduğu görülmüştür. H.25. larvaların bir eğim üzerinde hareket eden beslenme davranışı ortaya koydukları görülmüştür. cunea türünün besin tercihi C (P10:K32) ve D (P36:K10) tercihli besin deneyinde elde edilen sonuçlara göre yenen protein ve karbohidrat miktarlarının ortalaması ile H.05). Fen Edebiyat Fakültesi. SZ 084 Şark Çıbanı Vektörü Phlebototmus papatasi’nin Hayat Döngüsü ve Fekonditesi Üzerine Bir Araştırma Şahin TOPRAK Harran Üniversitesi. Böceklerin sıcaklık istemleri belli bir iklimsel ya da coğrafi koşulda bir yıldaki kuşak sayısını belirler. D-E. Ayrıca sekonder maddelerin toplam tüketim miktarları için etkili olduğu gösterilmiştir. Nurver ALTUN2 1 Giresun Üniversitesi. E (P72:K32) ve F (P36:K64) besin menüleri (P:Protein. laboratuar koşulunda bazı biyolojik özellikleri araştırılmıştır.tr Bu çalışmada Hyphantria cunea türüne ait larvaların son larva evresinde yapay besinler kullanarak besin tercihinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. D-F.25 ve % 0. Gelişme sürelerinin besindeki protein miktarının artışına paralel olarak azaldığı ve sekonder madde miktarlarıyla arttığı tespit edilmiştir. Bunun için A(P36:K32). B (P32:K32). Osman Bey Kampusü. Şanlıurfa stoprak@harran. Bu 3 grup larvadan elde edilen sonuçların ortalamaları karşılaştırıldığında. K3 şeklinde sembolize edilmiştir.tr Birçok vektör organizmada olduğu gibi. Pup protein miktarını sekonder maddelerin özellikle de tanik asitin istatistiksel olarak olumsuz etkilemediği tespit edilmiştir. ve T3 ile sembolize edilmiştir. K2. N2. 28000. bıraktıkları yumurta sayısı oransal olarak daha azdır. B-D. A-C. K:Karbohidrat) gram olarak kullanılarak yedirilmiştir. yağış) uygunluğuna bağlı olarak bir yıl içinde 2 veya 3 döl vermektedir.05). toplam tüketim miktarları dikkate alındığında C ve E besinlerinin toplam tüketim miktarlarının kontrol grubu olan A besinine göre farklı olduğu görülmüştür. 28+1 oC ve %80 nem koşulu sağlanan insektaryumda P. B-C. D (P36:K10). % 0. Sonuç olarak araziden toplanan P. C-F. Yenen protein ve karbohidratın pup ağırlığı. papatasi’lerin ortalama dişi başına yumurtlama oranı istatistiksel açıdan anlamlı olacak şekilde farklı bulunmuştur.05). Benzer şekilde tercih gruplarında karbohidratça zengin besinlerin olduğu tercih grubundaki larvaların lipit miktarının yüksek olduğu görülmüştür (P>0. Biyoloji Bölümü. Giresun 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. CD. A-D. ergin ömür uzunluğu. özellikle proteince zengin besinlerin olduğu tercih gruplarında pup ağırlığının düşük olduğu tespit edilmiştir (P>0. B-F. 2. papatasi üzerine laboratuar koşuluna bağlı olarak. Samsun oyanar@omu. papatasi’ye ait. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. A-E. Kurupelit.5 ve 5 oranında tanik asit hesaplanarak katılmış ve sırasıyla T1. N3 şeklinde ve kinin sırasıyla K1. Bu besinlerden A-B. E-F. Ayrıca H. TRABZON SZ 083 Hyphantria cunea’nın Yapay Besinlerdeki Beslenme Stratejisi ve Besindeki Sekonder Maddelerin Gelişmeye Etkisi Oğuzhan YANAR1. pup protein ve lipit miktarı ile toplam dışkı miktarı arasındaki ilişkilerin farklı olduğu görülmüştür (P>0. stres oluştuğu ve 211 . B-E. Biyoloji Bölümü. A-F. nikotin sırasıyla N1. cunea larvalarının protein ve karbohidrat alımı arasında lineer bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.125. nem.5 yüzdelik oranları hesaplanarak eklenmiş. Bu da araziden toplanıp laboratuar koşulunda üretilmesi sağlanan P. Fen Edebiyat Fakültesi. H. Eşeyler arasında ve iki grup arasında hayatta kalma (ömür uzunluğu) açısından da önemli farklar bulunmuştur. Nikotin ve kinin için A besinine % 0.19.

Anahtar Kelimeler: Phlebototmus fecondite. Kendilerine ait DNA’ları ve ribozomları yoktur. etrafı tek katlı bir zarla çevrili olan küçük. Biyoloji Bölümü. Bu genlerde meydana gelecek olan mutasyonlar peroksizom oluşumunu olumsuz yönde etkilemektedir. Uygulanan bu tekniklerin incelenmesi sonucunda. Denizli caretta@pau. Karyolojik analizler direkt boyama. yavruların cinsiyetlerinin kuluçkanın ortadaki 1/3’lük süresindeki sıcaklığa göre değişmesi nedeniyle. Biyoloji Bölümü. Caretta caretta. Bu çalışmada da bu genlerden biri olan PEX12 geninin peroksizom oluşumundaki rolü araştırılmıştır. Akın KIRAÇ. Çiğdem FAK. Beytepe.tr Deniz kaplumbağalarının cinsiyet kromozomu olmaması. PEX12 geninde delesyon oluşturulan Saccharomyces cerevisiae hücreleri floresan mikroskobik olarak incelenmiş ve bu mutant hücrelerde peroksizomal matriks proteinlerinin peroksizom içine giremeyip sitozolde kaldığı görülmüştür. Yuva sıcaklıklarının kaydedilerek. TRABZON hem fekondite hem de ömür uzunluğu üzerine olumsuz etki yarattığı sonucuna bağlanılmıştır. Bu çalışma Pex12 proteinin perosizomal protein girişinde bir rolü olduğunu bildiren diğer çalışmaları desteklemektedir. biyo-ekoloji. Az üretildiği bulunan erkek yavru bireylerin daha çok sezon başında ve sonunda bırakılan yuvalar ile yuvaların alt kısmındaki yumurtalardan ve denize yakın yuvalardan çıkarken. fakat otozomların morfolojileri farklı olan iki karyotip çeşidi belirlenmiştir. bütün peroksizomal matriks proteinleri çekirdekteki genler tarafından kodlanır. Pınar İLİ. yuvarlak organellerdir. Elif MADAK Pamukkale Üniversitesi.tr Peroksizomlar.com Bu çalışmada. C bant ve NOR boyama teknikleri kullanılarak yapılmıştır. yuva sıcaklığı. Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Caretta caretta (İribaş Kaplumbağa) yuvaların bilgisayarla çalışan elektronik sıcaklık ölçerlerle sıcaklıklarının kaydedilmesi ve ölü yavruların gonadlarının histolojik incelenmesi sonucunda yavru cinsiyet oranları incelenmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ankara dylek@hacettepe. Çıkan bu sonuçlar.edu. bütün ökaryotik hücrelerde bulunan. Fen Fakültesi. Fen Edebiyat Fakültesi. SZ 087 Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Cinsiyet Oranlarının. nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bu türlerin korunması bakımından bu konunun araştırılması büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle araştırma alanından toplanan örnekler karyolojik bakımdan Tip-1 ve Tip-2 olarak iki gruba 212 . küresel ısınmanın da etkisi altında nesli tükenmekte olan bu türlerin korunması açılarından tartışılmıştır. Bu amaçla. Biyoloji Bölümü. Seda AKIN. Bu süreçte görev alan proteinler peroksizom oluşumunda oldukça önemlidir ve bunları kodlayan genlerin tümüne birden PEX genleri adı verilir. Ayça KESİM. yavru cinsiyet oranları.19. Amasya’nın Boyalı köyünden toplanan 74 Microtus dogramacii örneği üzerinde ayrıntılı bir şekilde karyolojik incelemeler yapılmıştır. sitozoldeki serbest ribozomlar tarafından sentezlenir ve peroksizomlara taşınır. ölü yavruların da gonadlarının histolojisik olarak incelenmesi ile yuvaların cinsiyet oranları hakkında tahminler yapılabilmektedir. PEX12 geninde mutasyon olan bu hücreler mitokondri ve vakuol morfolojisi açısından da incelenmiştir. Gerek kaydedilen sıcaklık analizleri sonucunda ve gerekse yavru gonad histolojileri sonucunda dişi ağırlıklı bir yavru populasyonunun üretildiği ortaya çıkarılmıştır. Fikret SARI. Şayeste DEMİREZEN Hacettepe Üniversitesi.edu. Zamansal ve Mekansal Açıdan Farklılıklarının Araştırılması Yakup KASKA. Ordu zulalatli@hotmail. Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’daki Kromozomal Anomalilerin Türleşmeye Etkisi Zülal ATLI ŞEKEROĞLU. kromozom sayısı aynı (2n=48). şark çıbanı SZ 085 SZ 086 papatasi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. yuvaların üst kısmındaki yumurtalardan ve denizden uzak bölgedeki yuvalardan daha çok dişi yavruların çıktıkları tespit edilmiştir. küresel ısınma. Bu nedenle. Özgün TEKSOY. Haluk KEFELİOĞLU Ordu Üniversitesi. Gbant. Peroksizom Oluşumunda PEX12 Gen Etkinliğinin Floresan Mikroskobik Olarak Araştırılması Dilek KAYA. Anahtar Kelimeler: Deniz kaplumbağası. 06800. Biyoloji Bölümü.

Artiodactyla takımına ait Helladotherium duvernoyi Gaudry.rufa’nın yaş dağılımı Balıklı Kaplıca’da 0-III Çermik Deresinde ise 0-IV yaşlar arasındadır. G. Protoryx carolinae Major. Ö.com Deri hastalıklarının tedavisinde etkili olduğu iddia edilen Garra rufa obtusa. Dere örneklerinin kaplıca örneklerinden daha iri ve ağır olduğu ve iki populasyon arasındaki ağırlık farklarının istatistiksel açıdan önemli olduğu saptanmıştır.tr Yukarısazak (Kale-Denizli) memeli faunası Yukarısazak Köyü’nün 1 km güneybatısında Kurttepe ve Yaylatepe arasındaki Kapışcabaşı Mevkiinde yer alır ve ilk kez Kaya (1993) tarafından tanımlanmıştır. geç miyosen Denizli-Yukarısazak. Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Tabiat Tarihi Müzesi. F. Memeli faunası Perissodactyla takımına ait Hipparion matthewi (Abel) ve Ceratotherium neumayri (Osborn). Tragoportax amalthea (Roth & Wagner) ve Gazella deperdita (Gervais) fosillerini içerir ve Geç Miyosen yaşını yansıtır (Kaya.1-26. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.edu. 1 calcaneum. bu konuda çalışan diğer araştırıcıların tespit ettikleri veriler ile karşılaştırılmış ve türleşme problemine çözüm getirilmeye çalışılmıştır. karyoloji. Seval ORUÇ Ege Üniversitesi. Not: Sunulan çalışma yapılmış bir araştırmadır.90 olarak bulunmuştur. Eşey dağılımı: Balıklı Kaplıca’da E:D için 1: 1. 15100. Fen-Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Artiodactyla. Amasya SZ 088 SZ 089 Balıklı Kaplıca ve Çermik Deresindeki (SivasKangal) Garra rufa’nın Büyüme Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Şerife Gülsün KIRANKAYA. 6 adet p2-m3 in situ alt çene parçası. 1 astragalus ve 2 adet patella’dan oluşmaktadır. Ekstrem sıcaklık koşulunda yaşamaya uyum sağlamış olan bu türün Kangal Kaplıca’da ve Çermik Deresi’ndeki populasyonlarının yaş.06-14. Eğirdir. Güler EKMEKÇİ. boy ve ağırlık kompozisyonları ortaya konmuş. ağırlıkları 0. Baraj Gölü (Burdur) Planktonik Turbellaria Yoğunluğunun Mevsimsel ve Derinliğe Bağlı Değişimi İskender GÜLLE1. Anahtar Kelimeler: Garra rufa. Bulguların odontolojik ve osteolojik incelemeler sonucu Protoryx carolinae. Balıklı Kaplıca’daki bireylerin çatal boyları 18. perisentrik inversiyon. TRABZON ayrılmıştır. 5 adet phalanx-1. ayrıca büyüme özellikleri belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Microtus dogramacii. büyüme SZ 091 Karacaören I.edu. pek çok cyprinid (sazangil) için letal kabul edilen ya da birçok balığın çok kısa süreler dayanabildiği yüksek sıcaklıkta yaşaması nedeniyle biyolojik açıdan ilginç bir balık türüdür. Ankara gkirankaya@gmail.8 mm ve 0. Materyallerin uzunluk/genişlik diyagramlarına göre bölgesel ve türiçi değişimleri saptanmıştır. Biyoloji Bölümü.tr Ocak–Aralık 2002 tarihleri arasında yürütülen bu araştırmada Karacaören I.175.56 g arasındadır. Çermik Deresinde ise 1: 0. Biyoloji Bölümü. İzleyen çalışma Tuna’ya (1999) aittir. hidrobiyoloji alanında Yukarısazak (Kale-Denizli) Memeli Faunasına Ait Yeni Artiodactyla’ya Bulguları Tanju KAYA. Osman ERTAN2 1 Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi. Burdur 2 Süleyman Demirel Üniversitesi. mevsimsel olarak da 213 . Baraj Gölü’nde dağılım gösteren planktonik Turbellaria türünün aylık yoğunlukları. Miotragocerus valenciennesi ve Gazella sp. Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi. balıklı kaplıca. Bu çalışma Batı Anadolu memeli fosil yataklarında ilk defa gerçekleştirilecektir. Isparta igulle@mehmetakif. Bu karyotipik formlardan Tip-1 karyotipine ait 8 numaralı otozom kromozomların perisentrik inversiyona uğrayarak Tip-2 karyotipindeki metasentrik olan 1 numaralı otozom kromozomları oluşturduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bu karyotipik formlar.19.kaya@ege. Tuna 1999). Güzin EMECEN ÖZSOY Hacettepe Üniversitesi. 5 adet phalanx-2 ve 4 adet phalanx3.892. Fosil lokalitesinde 2007 yılında yapılan kazı çalışmalarında Artiodactyla’ya ait yeni fosille bulunmuştur. türleşme. İzmir tanju.3112. 1993.60g arasında değişirken. eşey. Beytepe. türlerin Türkiye’deki paleocoğrafik dağılım haritaları yapılmıştır Bu çalışma sonucunda Artiodactyla memeli fosilleri üzerinde yürütülen Cenogram tekniği ile bölgenin paleobiyocoğrafik ve paleoklimatolojik yorumlamaları yapılacaktır. bu değerler Çermik deresinde 21. Fen Fakültesi. 32500. Bulgular 5 adet P2-M3 in situ üst çene parçası. Ayrıca.6mm.’ye ait olduğu tanımlanmıştır.

GFR ve GDR populasyonlarının uyumsal özelliklerinin GS populasyonuna göre düşük olduğu belirlenmiştir. fauna. Baraj gölü genelinde.kuşak göç). Ankara ckuyucu@hacettepe. Dirençli populasyonlara duyarlı birey göçünün hem Fenitrothion hem de Deltamethrin direncini düşürmede etkili olduğu tespit edilmiş. Direnç gelişimini belirlemek için tüm dirençli ve göç populasyonlarına direnç testleri yapılmış. 10-30 m arasında. Biyoloji Bölümü. Sonuçta insektisit direncinin incelenen 214 . CBS ile alana özgü yükseklik.587 ± 2. korunan alanları. GDR populasyonundan ise GDG1 ve GDG2 populasyonları oluşturulmuştur. Turbellaria yoğunluğu en yüksek Temmuz (10. Gaziantep’den GS populasyonu. Musca domestica. bu dirençli populasyonlara GS populasyonundan iki kuşak boyunca %50 oranında duyarlı birey göçü sağlanarak GFR populasyonundan GFG1(1. uyumsal özelliklerdeki değişimleri gözlemlemek amacıyla tüm populasyonlar için hayat tablosu düzenlenmiştir. ekolojik yapı). PK: 06800.tr Bu çalışmada. uyum. dirençli ve duyarlı karasinek soylarının uyumsal özelliklerinde meydana gelen değişimler ile direnç gelişimini etkileyen duyarlı birey göçünün direnç frekansını düşürmedeki ve uyumsal özellikler üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 51. bakı modelleri hazırlanmıştır.kuşak göç) ve GFG2(2. Flora ve fauna elemanlarının dağılımları ile çevresel koşullar (toprak özellikleri. eğim. Selim Sualp ÇAĞLAR Hacettepe Üniversitesi. alana-özgü ekosistem analizlerinin yapılması ve yönetim hedeflerinin saptanması gerekmektedir. koruma alanı.edu. zooplankton. TRABZON dikey yöndeki kümelenmeleri araştırılmıştır. Kaçkar Dağları. insektisit direnci. insektisit direncini düşürmenin yanısıra uyumsal özellikler üzerinde de etkili olduğu tespit edilmiştir.7 (2. Ankara cagasan@hacettepe. (Diptera: Muscidae)’nın Uyumsal Özellikleri Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması Arda Cem KUYUCU. Selim Sualp ÇAĞLAR Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Ekoloji Anabilimdalı Beytepe. SZ 093 Kaçkar Dağları Milli Parkı’nda Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) Tabanlı Ekosistem Analizi Çağaşan KARACAOĞLU. Dikey yöndeki kümelenmeleri ilkbahar mevsiminde orta su derinliklerinde. Biyoloji Bölümü. milli park. aynı zamanda duyarlı birey göçünün. Anahtar Kelimeler: CBS. m’de yoğunlaşmıştır. Baraj Gölü SZ 092 populasyonlarda uyum üzerinde etkili olduğu belirlenmiş. düzenlenen ve yönetilen alanlar” biçiminde tanımlamaktadır. koruma altındaki alanlar bir veya birden fazla farklı hedefe ulaşmak amacıyla kurulup yönetilebilir. Bu tanım uyarınca. jeomorfolojik özellikleri ele alınarak ekosistem analizi hedeflenmiş ve bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için CBS kullanılmıştır.760 birey/m3). Musca domestica L. jeolojik. en düşük Ocak (65 ± 36 birey/m3) aylarında belirlenmiştir. Bu çalışmada. GFG1 ve GDG1 populasyonlarında uyum parametreleri. Gölde Turbellaria yoğunluğunun artış yaptığı dönemlerde Cladocera yoğunluğunda belirgin bir azalış görülmüştür. m’de. “coğrafi olarak belirlenen ve belli koruma hedeflerine ulaşılacak biçimde ilan edilen. Anahtar Kelimeler: Karasinek.edu.19. yaz mevsiminde 10. hidrolojik yapı ve iklimsel yapı vb) arasındaki ilişki irdelenmeye çalışılarak Milli Park ekosisteminin yapısı analiz edilmiştir.tr Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi. Anahtar Kelimeler: Turbellaria. sonbahar mevsiminde 5. Korunan alanların yönetiminde en uygun kullanım biçiminin belirlenebilmesi için. Aynı zamanda uydu görüntüleri kullanılarak Nesne Tabanlı vejetasyon sınıflandırması yapılmış ve bu sınıflandırma Orman Amenajman Planları ile karşılaştırılmıştır. Karacaören I. ekosistem analizi İnsektisit Direncinin Karasinek. laboratuvar koşullarında beş kuşak boyunca Fenitrothion ve Deltamethrin’e karşı dirençlendirilerek Fenitrothiona dirençli (GFR) ve Deltamethrine dirençli (GDR) populasyonlar elde edilmiş.550 ha alana sahip Kaçkar Dağları Milli Parkı’nın biyolojik (flora. dikey dağılım. Beytepe kampusü. Bunun için. GFR ve GDR populasyonlarına göre düşüş göstermiş ancak GFG2 ve GDG2 populasyonlarında tekrar artmıştır.775 ± 479 birey/m3) olarak bulunmuştur. Planktonik Turbellaria’nın diğer zooplankton grupları içerisindeki ortalama temsil oranı % 1.

dişi bireylerin ise 3. Bu amaçla Tunca ve Meriç havzalarından birer lokalite örnekleri kullanılarak insektisit direncinin temelini oluşturan enzimlerin aktiviteleri çalışılmıştır. Trakya Sivrisinek Türleri ve Kullanılan İnsektisitlere Karşı Direnç Düzeyleri M.ahmet_deveci@hotmail. Hüseyin ARIKAN2 1 Afyon Kocatepe Üniversitesi. 06800.4-42.1 yıl olduğu tespit edilmiştir. sınıra yakın alanlarda 215 . Mustafa AKINER. Bombina bombina SZ 095 Anopheles maculipennis complex’e ait türlerin yoğun olduğu belirlenmiştir. Hayvanlardan kan örnekleri alınmadan önce mastitisli olup olmadıkları Kaliforniya Mastitis Testi (CMT) ile belirlendi. Sinan KAYNAŞ Hacettepe Üniversitesi. Biyoloji Bölümü ANS Kampusu. herhangi bir vektörel kökenli hastalık etkeninin taşınarak bölgedeki potansiyel vektör türler tarafından yayılması olasılığı üzerinde durulması gereken önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Sınırda yer alması nedeniyle yoğun geçiş olan bölgede. ülkemizin batısında yer alan ve önemli bir tarım alanı olan Trakya bölgesinin Tunca ve Meriç havzalarında dağılım gösteren sivrisinek türleri ve yoğunlukları tespit edilmiştir. Ekoloji Ana Bilim Dalı. İzmir uerismis@aku.19. Fatih M. Uronetania ve Culiceta cinslerine ait 1’er olmak üzere toplam 17 sivrisinek türü saptanmıştır. insektisit direnci. Fen Fakültesi.04 mm olduğu saptanmıştır.00±2. ŞİMŞEK. Ochleratatus. 31. Bornova. Selim S. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Skeletokronoloji.22±2. Culex.6 ♀♀) bireyin total boy dağılımı incelendiğinde. ÇAĞLAR.44–42.6 mm olarak saptanmıştır. 1.68–15. Biyoloji Bölümü. mastitisin lipit peroksidasyonuna neden olduğu ve bunun sonucunda MDA düzeylerinde bir artışın meydana geldiği. Trakya Bu çalışma TUBITAK TBAG-U/161 (105T531) no’lu proje ile desteklenmektedir SZ 096 Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan MDA ve GSH Düzeylerinin Araştırılması Hacı Ahmet DEVECİ.50 mm parametreleri arasında değiştiği ve ortalaması ise 12.48 mm parametreleri arasında ortalaması ise 35. Alan genelinde Culex cinsine ait türler yoğun olarak görülürken.15 mm olarak saptanmıştır. Sivrisinek örneklemeleri Mayıs . Anahtar Kelimeler: Anopheles maculipennis complex. skeletokronoloji yöntemi ile populasyondaki erkek bireylerin yaş ortalaması 4.Eylül 2007 tarihleri arasında 47 farklı lokalitede gerçekleştirilmiştir. yine aynı şekilde endojen bir antioksidan olan GSH düzeylerinin mastitisli hayvanlarda önemli bir azalmaya uğradığı görüldü. 44–37. Sağlıklı ve mastitisli gruplarda eritrosit GSH (p<0. Fen Fakültesi.52 mm parametreleri arasında değiştiği ortalamasının ise 38. Anopheles cinsine ait 3. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Yapılan biyokimyasal denemeler sonucunda organofosfat gurubuna karşı direnç varlığı yanında düşük oranda da olsa pyrethroid grubuna karşı da direnç geliştiği tespit edilmiştir. TRABZON SZ 094 Skeletokronoloji Yöntemi İle Bombina bombina (Amphibia: Anura) Türüne Ait Bireylerin Yaşların Belirlenmesi Uğur C.tr Bu çalışmada.001) ve plazma MDA (p<0.86 mm olduğu saptanmıştır.tr Sülüklü Göl (Adapazarı)’ünden yakalanan 17 Bombina bombina (11♂♂. Örneklemeler neticesinde Culex cinsine ait 6. Biyoloji Bölümü.com Bu çalışmada.52 mm boy değerleri arasında ve ortalaması 37. mastitisli ve sağlıklı ineklerde kan lipit peroksidasyonu (MDA) ve GSH düzeylerinin araştırılması amaçlanmıştır.6. Populasyondaki erkek bireylerin boy dağılımı 34.edu.34± 2. Biyoloji Bölümü. alanda kullanılan insektisitlere karşı Anopheles maculipennis complex türlerinde direncin durumu araştırılmıştır.001) düzeyleri arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulundu. ERİŞMİŞ1. hibernation öncesi toplam 12 bireyin toplam 9. Fen Edebiyat Fak.39 ± 2. Fen Edebiyat Fakültesi. Aysel GÜVEN Kafkas Üniversitesi. Merkez/Kars h. Ochleratatus cinsine ait 6. Afyonkarahisar 2 Ege Üniversitesi. Sonuç olarak. Çalışmada.edu. Kars ve Ardahan yöresinde değişik köylerde halk elinde yetiştirilen yaşları 3 ile 7 arasında değişen 20 sağlıklı ve 20 mastitisli inek seçildi. Daha sonra eritrosit GSH ve plazma MDA düzeylerine bakıldı. Söz konusu populasyonun dişi bireylerinin ise total boy dağılımı 31. yaş tayini. Beytepe. Ankara musca@hacettepe. Özellikle sınıra yakın bu alanların sulak tarım alanı özelliğinde olması nedeniyle yoğun insektisit kullanıldığı göz önüne alınarak. Zooloji Anabilim Dalı.

Anahtar Kelimeler: Balık. ancak B(a)P+AdM’nin birlikte uygulama grubunda kalp dokusunun genel olarak normal yapıda görüldüğü tespit edilmiştir. Redükte glutatyon (GSH) ve tiyobarbitürik asit reaktif maddelerinin (TBARS) seviyeleri de değerlendirildi. içme sularında. Bu bulgularla balıkların iskelet kasında antioksidan aktivite yönünden özellikle CAT enzimi bakımından A. Ahmet DEVECI. A. Biyoloji Bölümü. microlepis yakalandı. Türkiye tatlı su balığı Alburnus filippi ve Acanthalburnus microlepis’in iskelet kaslarındaki çeşitli oksidatif stres göstergeleri araştırıldı. Dawley sıçanlarda antioksidan enzim seviyelerindeki. microlepis iskelet kasının çok daha etkili olduğu. total glutatyon seviyesindeki. S. filippii’de antioksidan aktivite daha yüksek görüldü.com Benzo(a)piren (B(a)P). kimyasal formülü C20H12. mastitis. Yaptığımız histolojik incelemelerde kalp dokusunda AdM ve B(a)P uygulamalarının kalp dokusunda hasara neden olduğu. CAT. Kura-Aras nehri havzasında ortalama 5-10 g ağırlığında 40 adet A.24 g/cm3 olan. Çalışmamızda. Türkiye’nin Kuzey Doğu Anadolu Bölgesi. Özgür KAYA Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi. Eğitim Fakültesi. İnan KAYA. TRABZON Anahtar Kelimeler: İnek. T. filippii ve ortalama 5-8 g ağırlığında 40 adet A. . lipit peroksidasyonundaki. Fen Bilgisi Eğitimi Bölümü. Bu çalışmada karsinojenik bir kimyasal madde olduğu bilinen B(a)P ve birçok patolojik durumda farklı etkiler gösteren. GSH216 Alburnus filippi (Kessler. 1863) Lipit Peroksidasyonu ve Antioksidan Enzimler: Karşılaştırmalı Bir Çalışma Aysel GÜVEN. Çalışmamızda kontrol grupları ile karşılaştırıldığında B(a)P ve AdM’nin ayrı ayrı uygulamalarının oksidatif strese neden olarak kalp dokusunda oksidatif hasarı indükleyici etki göstermişken B(a)P ve AdM’nin birlikte uygulanması kalp dokusunda lipid peroksidasyonunun azalmasına. Muhittin YÜREKLİ Aksaray Üniversitesi. SOD. erime noktası 179 °C. Biyoloji Bölümü. microlepis’in iskelet kası CAT aktivitesi A. mutajenik ve yüksek karsinojenik özellik gösteren bir polisiklik aromatik hidrokarbondur (PAH’dır). akocagun@hotmail.001) daha yüksek tespit edildi. glutatyon peroksidaz (GSHPx) ve glutatyon S-transferaz (GST) enzimlerini içeren oksidatif stress göstergelerinin seviyeleri analiz edildi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. NO ve AdM seviyelerindeki değişiklilerin ve B(a)P’ın olası histopatolojik etkileriyle AdM arasındaki etkileşimler araştırılmıştır. B(a)P fosil yakıtların tam olarak yanmaması sonucu meydana gelir ve havada. yoğunluğu 1. filippii’den önemli oranda (p<0.19. diğer oksidatif stress göstergelerinin ise A filippii’de daha fazla olduğu sonucuna varıldı. Mehmet İlker DOĞRU. malondialdehit (MDA). Iskelet kasında antioksidan aktivite yönünden SOD ve GST enzimleri her iki türde de benzer sonuçlar verirken genel olarak A. 1877) ve Acanthalburnus microlepis’de (Filippii. Gökhan NUR. peptid bir hormon olan AdM uygulamasına bağlı olarak. PAH’ların metabolik aktivasyonu sonucu ortaya çıkan diol epoksitler DNA’ya kovalent olarak bağlanırlar. H. lipit peroksidasyonu stres. kokusuz. Kalp dokusundaki MDA seviyeleri incelendiğinde B(a)P+AdM uygulamasının lipid peroksidasyonunu telafi edici etkisinin olduğu görülmüştür. lipit peroksidasyonu SZ 097 SZ 098 Benzo(a)piren Uygulamasına Bağlı Olarak Sıçan Kalp Doku Hasarında Adrenomedullin Etkisinin İncelenmesi Arzu DOĞRU. Aktive edilmiş PAH’ların DNA’ya bağlanmasının karsinojenik etki için gerekli olduğu düşünülmektedir. atık sularda ve ızgarada pişen yiyeceklerde bulunur. yeraltı sularında. Süleyman KAYA. sarı renkli. Uygun koşullarda labotatuara getirilen bu balıkların iskelet kaslarında süperoksit dismutaz (SOD). Benzo(a)piren uygulamasından sonra AdM’nin biyokimyasal ve histolojik yönden telafi edici ve/veya koruyucu etkisinin değerlendirilmesi çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Kars bylginan@gmail. moleküler ağırlığı 252.31 g/mol. PAH’ların metabolizmaları boyunca reaktif oksijen türleri (ROT) oluşabilir. karsinojenik etkileri olduğu bilinen benzo(a)piren uygulamasından sonra adrenomedullin verilen sıçanların kalp dokularında biyokimyasal ve histolojik değişimler araştırılmıştır. oksidatif antioksidan enzimler. redükte glutatyon (GSH). katalaz (CAT).com Bu çalışmada. kaynama noktası 495 °C.

Gıda Mühendisliği Bölümü. Altıntaş. Fen Edebiyat Fakültesi. çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA) içinde de ökosapentaenoik (C20:5ω3) ve dokosaheksaenoik (C22:6ω3) asitler en yüksek oranda bulunan yağ asitleridir. Chelon labrasus’da % 36. On beşinci dakikada sadece zehir tatbik edilen hemositlerden hem granüler hücrelerde hem de plazmatositlerde vakuol oluştuğu görüldü. SFA. (Hymenoptera: Ichneumonidae) zehirinin konak türler üzerindeki morfolojik ve biyokimyasal etkileri Galleria mellonella L. Fevzi UÇKAN2. 19. Üretim ve Eğitim Enstitüsü. A.82. İncelenen bütün türlerde ω3 PUFA oranı ω6 PUFA oranından önemli derecede yüksek bulunmuştur. Liza aurata’da ω3 yağ asidi. İzmit-Kocaeli ekrem_ergin@hotmail.66. 25. yağ asit analizleri ise Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği Laboratuarı’nda bulunan gaz kromatoğrafisi cihazı ile yapılmıştır.22. (Lepidoptera: Pyralidae) hemositleri ve Trichoplusia ni Hubner (Lepidoptera: Noctuidae) embriyo hücreleri kullanılarak belirlendi.78. Bütün türlerde. Diğer uygulamalar ile kontrol grubu arasında fark yoktu. ω3 yağ asidi oranı en yüksek türün Liza aurata. granüler hücrelerde 45’inci dakikada diğer deney gruplarına göre daha fazla vakuol gözlendi. 16. RIVERS1 1 Maryland Loyola Üniversitesi. Anahtar Kelimeler : Lagünü. Plazmatositlerde de vakuol oluşumu vardı. Beymelek Lagünü (Antalya)’nden yakalanan Mırmır (Lithognathus mormyrus). Biyoloji Bölümü. 32. Kemal SEÇKİN4. Mavri (Chelon labrasus) türlerinin kas dokusu yağ asidi bileşimi araştırılmıştır. Lipid peroksidasyonu.03. deniz balıkları SZ 100 Beymelek Lagünü’ne Giren Bazı Deniz Balıklarının Yağ Asidi Oranlarının Karşılaştırılması Kazım UYSAL1. Liza ramada’da % 33. David B. Hemositler. Halil YILMAZ1.33. Altınbaş kefal (Liza aurata). 32. Granüllü hücrelerin yaklaşık % 40’ının öldüğü belirlendi. Ekrem ERGİN2. MUFA. incelenen türlerin kas dokusu ω3 (veya n3) yağ asidi oranlarının karşılaştırılması ve insan gıdası açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Dumlupınar Üniversitesi. Total lipit ekstraksiyonu. Kimya Bölümü. 43100. Fenilketonuri ve anti-kalretikulin tatbik edilen zehir kullanıldığında her iki hemosit tipinde de çok az vakuol oluşumu görülmesi zehir içeriğinde fenoloksidaz ve kalretikulinin varlığını gösterdi. Sadece zehir tatbikinde. 3 saat sonunda sözü edilen değişiklerin korunması parazitoit zehirinin litik 217 . acısu olmasına rağmen Beymelek Lagünü’ne giren balıkların ω3 PUFA oranlarının denizde yaşayan balıklar kadar yüksek olduğunu ve insan beslenmesinde mükemmel bir ω3 yağ asidi kaynağı olabileceğini göstermektedir. adrenomedullin. nitrik oksit. Manisa 5 Dumlupınar Üniversitesi. Antalya 3 Altıntaş Meslek Yüksek Okulu.49. Anahtar Kelimeler: Benzo(a)piren.20. hücre ortamına sadece zehir. Has kefal (Mugil cephalus). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. doymuş yağ asitleri (SFA) içinde palmitik (C16:0). en düşük türün ise Chelon labrasus olduğu tespit edilmiştir. Kütahya 4 Celal Bayar Üniversitesi.19. antioksidan enzimler. Fen-Edebiyat Fakültesi. Baltimore. 43800.94 bulunmuştur. Metin BÜLBÜL5 1 Dumlupınar Üniversitesi. 22. Çiran (Liza ramada). Balıklar Akdeniz Su Ürünleri Araştırma. 24. 21. kalp dokusu SZ 099 % 33.edu. Dumlupınar Üniversitesi Biyoloji ve Kimya Bölümleri Laboratuarları’nda kloroform ve metanol karışımı (2:1 v/v) kullanarak. Kütahya kuysal@dumlupinar. Tüm gruplarda. tek çift bağlı doymamış yağ asitleri (MUFA) içinde oleik (C18:1). Üretim ve Eğitim Enstitüsü tarafından temin edilmiştir. Mugil cephalus’da % 38. Kütahya 2 Akdeniz Su Ürünleri Araştırma. Muhammet DÖNMEZ3.92. sıçan. TRABZON Px enzim aktivitelerinde ve toplam GSH seviyesinde artmasına neden olmuştur.45.97. Bu sonuçlar bize kalp dokusunda B(a)P+AdM uygulamasının reaktif oksijen türlerinin neden olduğu hasarı telafi edebileceğini göstermektedir. ve PUFA oranları (sırası ile): Lithognathus mormyrus’da % 32. Araştırmada.tr Bu çalışmada. Bu etkilerin mekanizması ve zamana bağlı değişimleri ile zehir içeriğinde fenoloksidaz ve kalretikulin varlığı araştırıldı. Fen Edebiyat Fakültesi. 18.14. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehirinin Konak Hücrelerine Morfolojik ve Biyokimyasal Etkileri Bridget Keenan1. Yılmaz EMRE2.11. 20. fenoloksidaz inhibitörü fenilketonuri ile antikalretikulin tatbik edilen zehir ve kontrol amacı ile sadece fizyolojik su eklenerek 3 saat boyunca gözlendi.20. İncelenen türlerin kas dokularında yaklaşık 20 kadar yağ asiti tanımlanmıştır. Biyoloji Bölümü. Beymelek Pimpla turionellae L. 43100. ancak ölüm görülmedi. Bu durum. Kepez. USA 2 Kocaeli Üniversitesi.com Endoparazitoit Pimpla turionellae L.

İkinci faktör organicnutrient faktördür. Ağırlığı ve Yağ Skoru A. % 47’si dişi ve % 2’sinin ise cinsiyeti 218 Uluabat Gölü Yüzey Suyu Kalitesinin Belirlenmesinde Çokdeğişkenli İstatistiksel Tekniklerin Uygulanması Cansu FİLİK İSCEN1. fakat ölümü engellemedi. Naime ARSLAN2. Cernek Halkama İstasyonu’nda sonbahar göç döneminde Sylvia atricapilla türünün göç dinamikleri belirlenmiş ve göçle ilgili bazı morfolojik ölçümleri kıyaslanmıştır. Hemositlerin aksine. FK) incelenmesiyle sağlanmıştır. Zehir tatbik edilen embriyo hücrelerinde 6 saat içinde sitoplazmik büzülmeyi takiben yuvarlaklaşma. Semra İLHAN2. temel bileşen ve faktör analizleri uygulanarak değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler. kümeleme. Hücre kültürüne ozmotik koruyucular. İlk faktör toplam değişimi %32. Biyoloji Bölümü Meşelik. rafinoz ve sükroz ilavesi hücre parçalanmasında zaman ve doza bağlı olarak gecikmeler oluşturdu. NH4-N. Fen-Edebiyat Fakültesi. Veriler. çözünmüş oksijen. Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae. 26480 Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Samsun.19. Hücre morfolojisinde görülen değişimlerden önce hücre içi Ca+2 seviyesi arttı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. % 3. Kümeleme analizi. su kalitesi SZ 102 Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu'nda Sylvia atricapilla (Linnaeus. Türkiye m 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitolojik Araştırmalar Merkezi.Sancar BARIŞ2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Veri kümesinde toplam değişimin %77. Cemal ÖZSEMİR1. Biyoloji Bölümü.edu. Veysel YILMAZ3 ve Seyhan AHISKA4 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. 1758) (Aves: Passeriformes)'nın 2002 – 2005 Yıllarına Ait Sonbahar Göç Dinamiği. Pınar ÖZÇAM2. Embriyo hücrelerinde fenoloksidaz aktivitesini veya kalretikulin bağlanmasını engelleyerek zehir etkisinden korunma sağlanamaması parazitoit zehirinin hedef hücrelerde spesifik etki gösterdiğini ortaya çıkardı. Uluabat gölünde farklı fizikokimyasal özellikleri ve kirlilik düzeylerini yansıtan örnekleme noktaları arasındaki benzerlikleri iki farklı grup şeklinde ortaya çıkarmıştır. Arzu GÜRSOY1. her bireyin kanat ve kuyruk uzunlukları ölçülmüş. % 0.46 oranında açıklamıştır. Fen-Edebiyat Fakültesi. SZ 101 dolayı örnek alınamamıştır) su örneklerinin alınması ve her su örneğinde 12 farklı parametrenin (°C. pH. Biyoloji Bölümü. gölde belirlenen 12 farklı istasyondan aylık olarak (Aralık 2004. göç stratejileri ve göç taktiklerinin araştırılması amacıyla fenolojilerinin karşılaştırılması suretiyle yapılmıştır. SO43-. 26480 Eskişehir 4 Ankara Üniversitesi. fenilketonuri veya anti-kalretikulin tatbik edilen embriyo hücrelerinde uygulamadan 1 saat sonra başlatılıp 3 saat boyunca devam ettirilen gözlemlerde aşırı oranda vakuol oluşumu gözlendi. hemosit. NO3-N. Özgür EMİROĞLU2. kalretikulin.tr Bu çalışmada 2004-2005 yılları arasında Uluabat Gölü’nden sağlanan verilerin yorumlanması için. İlköğretim Bölümü. faktör ve temel bileşen analizleri. alüminyum halkalar takılıp gerekli ölçümler alındıktan sonra serbest bırakılmıştır. Ocak ve Şubat 2005 tarihlerinde kötü hava şartlarından .26’i genç. Ancak.54’ünü açıklamış ve fizikokimyasal faktör olarak isimlendirilmiştir. Bu çalışmada 2002 – 2005 yılları arasında Samsun Kızılırmak Deltası.35’ni açıklayan üç potansiyel faktör belirlenmiştir. Yapılan dört yıllık çalışmada Sylvia atricapilla türünden toplam 3393 birey halkalanmış. TRABZON etkiden ziyade felç edici özelliği olduğunu ortaya çıkardı. Anahtar Kelimeler: Uluabat Gölü. Eğitim Fakültesi. Kiraz ERCİYAS2. Halkalanan bireylerin % 96. KOİ. ancak hücre içi Ca+2 seviyesindeki bu artış Ca+2 kanalı engelleyicileri ve hücre dışı Ca+2’dan yoksun ortam kullanılarak engellenemedi.34’ünü açıklamış ve mikrobiyolojik faktör olarak isimlendirilmiştir. % 51’i erkek. Üçüncü faktör değişimin %19. sadece zehir. Türkiye balabancemal@yahoo. Tandoğan. 26480 Eskişehir 3 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. İstatistik Bölümü Meşelik. Samsun. fenoloksidaz. Sis ağları ile yakalanan kuşlar. %25. TK.co Bu çalışma. Biyoloji Bölümü. küçülme ve vakuol oluşması şeklinde morfolojik değişikler meydana geldi. çok değişkenli istatistiksel yaklaşımların uygulabilirliği denenmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. PO-34-P. Y. 06100 Ankara emiroglu@ogu. Doğu Akdeniz Göç yolunu kullanan Sylvia atricapilla’nın (karabaşlı ötleğen). NO2N. Meşelik. Fen Fakültesi.62’sinin yaşı belirlenememiş. takip eden 6 ile 10 saatlik zaman diliminde hücre ölümü gerçekleşmedi. Fen-Edebiyat Fakültesi .12’si erişkin. BOİ. kümeleme. yağ skoru ve ağırlıkları tespit edilmiştir. parazitoit zehiri.

2002-2003 avcılık sezonunda. takip eden aylarda bu değer devamlı olarak düşüş göstererek.5g saat-1’lik bir değer ile en düşük seviyeye inmiştir. eritrosit sayılarında bir azalma p<0.73’lük ve kafadan bacaklıların ise %7. Ayrıca gölün fiziksel.com Bu çalışmada.3g saat-1) balıkçılık sezonunun açıldığı eylül ayında rastlanmış. Çalışma sırasında halkalanan diğer Sylvia cinsi türlerine kıyasla bu türün göç zamanlamasının daha uzun seyrettiği tespit edilmiştir. Ortalama CPUE değerinin derinlik katmanları itibariyle sırasıyla 29600. 10611. 5 kafadan bacaklı ve 90 (8 kıkırdaklı.5 18954. Biyoloji Bölümü.73 5985.2g saat-1 olarak hesaplanmıştır.67 13699. Bu kapsamda 15 kabuklu. TRABZON belirlenememiştir. S.70g saat-1.25 27073.58’i 20-50m ve %17. atricapilla için önemli bir konaklama ve barınma alanı olduğu tespit edilmiştir. Capoeta trutta ve Capoeta capoeta umbla balık türlerinde hematolojik ve biyokimyasal inceleme yapılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. mart ayında 12478. biyokütle. göç dinamiği. toplam balık biyokütlesinin %26.19.05. 82 kemikli) balık olmak üzere toplam 110 tür elde edilmiştir. Levent ALTAŞ2. Ağır metal yönünden önemli bir kirliliğe rastlanılmamıştır.62g saat-1. geriye kalan %35.66’sını oluşturduğu tespit edilmiş ve sonuç olarak tüm bu verilerin ışığı altında bölgedeki balık stoklarının av değerleri itibariyle zamanla çok değişken bir yapı sergiledikleri anlaşılmıştır. Kenan ERDOĞAN1. Mustafa IŞIK2. atricapilla’nın.17’lik kısmı oluşturduğu belirlenmiştir. Mikrobiyal analizde Enterococcus varlığı evsel atıkların drenaj edildiği göstermektedir. kaynağının yörede yapılan kayısıcılıktan kaynaklandığı düşünülmüştür. Sözü edilen veriler değerlendirildiğinde.90’lık kısmını oluşturan Lessepsiyen balıkların.00’lık kısmının ise 50-100m derinlik katmanından elde edildiği belirlenmiştir. balık. Tür sayısı olarak balıkların %18. Ayhan DURAN3 Aksaray Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 68100Aksaray 2Aksaray Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Bölümü 68100 Aksaray 3Aksaray Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu 68100 Aksaray 4 Niğde Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 51100 Niğde iorun68@hotmail. En yüksek birim zamanda yakalanan av (CPUE) değerine (66756. kimyasal. Hematolojik incelemede total lökosit sayılarında istatistiksel olarak bir artma p<0. Sylvia atricapilla. Lessepsiyen Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölünde Yaşayan Bazı Ekonomik Balık Türleri Üzerinde Biyokimyasal ve Limnolojik İncelemeler İbrahim ÖRÜN1. dip trolü avcılığı.97g saat-1 olduğu hesaplanmıştır.89g’lık biyokütle içerisinde balıkların %79. Leuciscus cephalus. 22215.05 olduğu saptanmıştır. kabukluların %13. su analizi SZ 104 Karataş Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Yürütülen Dip Trolü Avcılığı Sayısal Verileri Erdoğan ÇİÇEK. diğer Sylvia türlerinden farklı olarak anlamlı genç birey oranına sahip olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kuzeydoğu Akdeniz. halkalama SZ 103 Anahtar Kelimeler: Sultansuyu. Zeliha TALAS4. Çalışmanın yürütüldüğü Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu’nun sonbahar göç döneminde Karadeniz’i aşan S. biyokimya. Dursun AVŞAR Gaziantep Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası. farklı türlerin farklı göç stratejilerine sahip olmasından kaynaklandığını düşündürmektedir. Biyoloji Bölümü. Bu durum.com 1 Bu çalışmada Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölü’nde yaşayan Cyprinus carpio. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. yağış ve basınç gibi göç zamanlamasını etkileyen meteorolojik verilerle de kıyaslanmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Tüm avcılık sezonu için ortalama CPUE değeri 26308. Toplam olarak elde edilen 631403. 219 .10’luk. mikrobiyolojik ve ağır metal analizleri belirlenmiştir. Gaziantep erdogancicek@yahoo. bölgenin tür ve familya çeşitliliği bakımından oldukça zengin olduğu tespit edilmiştir. Karataş açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) yürütülen dip trolü avcılığına ilişkin sayısal veriler ortaya konmaya çalışılmıştır. Su analizlerinden suyun ikince kalite su olduğu ve suyun kükürt miktarının standartların üstünde bulunduğu belirlenmiş olup. Yakalanma dinamiği rüzgâr.42) 0-20m derinlik katmanından elde edilmişken. En yüksek biyokütle değerine sahip olan balıkların yarıya yakın kısmı (%47.

Nematoda ve Syanobakteri gruplarına rastlanılmıştır. Mart 2006 Ağustos 2007 tarihleri arasındaki 18 aylık süreçte aylık olarak toplanan örneklerin sindirim sistemleri incelenmiştir. bu bölgeler histokimyasal olarak da incelendi. Balıkesir 2 Kocaeli Üniversitesi. 1810) Populasyonunun Beslenme Özellikleri İskender GÜLLE1. (Lepidoptera: Pyralidae) Toplam ve Farklı Hemosit Sayılarına Etkileri Aylin ER1. Ratlar 1. (Lepidoptera: Pyralidae)’nin larval ve pupal dönemlerinde toplam ve farklı hemosit sayılarına etkileri belirlendi. Atherina boyeri. Karayev. Isopoda (Asellus aquaticus). Açlığın süresi uzadıkça sensomotor bölgeden sonra ilk olarak limbik bölgede ve daha sonraki açlık günlerinde de orbital bölgede histolojik değişiklikler meydana gelmektedir. limbik ve orbital bölgelerindeki nötral peptid hidrolaz aktivitesi biyokimyasal olarak belirlendi. Biyoloji Bölümü. besin tercihi ergin dönemlerinde bentik organizmalara değişim göstermiştir. Balığının sindirim sisteminde Rotifera. Ayrıca.. Zekiye GÜÇLÜ2. Bu amaçla. Copepoda.tr Bu çalışmada. Gastropoda. 15100. Azerbaijan Academy of Sciences. 32500. Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi. açlığın daha ileri dönemlerinde nöronlar protein sentezleyebilmek için kendi varlıklarını korumaya çalışmaktadırlar. Eğirdir Gölünün yabancı (ekzotik) türlerinden olan gümüş balığı (Atherina boyeri Risso. Beyin korteksinin sensomotor. A.tr Parazitoitlerin konak böcek içinde gelişimi. Biyoloji Bölümü. Amphipoda (Gammarus spp.Kocaeli asahin@balikesir. Salim Serkan GÜÇLÜ2. A. Bu balığın diyetleri arasında Cladocera. aquaticus ve Diptera (larva ve pupa) en yaygın tüketilen besin grupları olup. 65080 Van 2 Institute of Physiology n. Olga SAK1 1 Balıkesir Üniversitesi.com Bu çalışmada. Diptera (larva ve pupa). yabancı tür. nötral peptid hidrolaz SZ 107 Pimpla turionellae L. Fevzi UÇKAN2. Açlığın ilk günlerinde beyin korteksinin nöronları organizmayla ilgili olan gıda motivasyonu uyartılarına cevap verirken. Hemiptera. Trichoptera. katlarında diğer korteks bölgelerinden daha çabuk ve daha derin olduğu gözlendi. ve 5. Cladocera. Polyphorma larvası. Gammarus spp. balık yumurtası ya da larvasına rastlanılmamıştır. Biyoloji Bölümü. açlığın farklı dönemlerinde beyin korteksinin sensomotor. Ostracoda. idiobiont ve endoparazitoit olarak gelişen Pimpla turionellae L. limbik ve orbital bölgelerindeki nötral peptid hidrolaz (NPH)’ların 220 . (Hymenoptera: Ichneumonidae) dişilerinden elde edilen zehir salgısının ve parazitlemesinin konak tür. % 60±5 bağıl nem ve 12:12 saat (Aydınlık: Karanlık) Açlığın Beyin Korteksinin Sensomotor.edu. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Galleria mellonella L. Fen-Edebiyat Fakültesi.edu. Konak ve parazitoitler 25±2 0C sıcaklık. Anahtar Kelimeler: Açlık. biyokimyasal ve hormonal etkileşimler ve konak bağışıklık sisteminin baskılanması gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. korteks.19. Mustafa ATLI1 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Çok sayıda zararlı lepidopter türün prepup ve pupunda soliter. Galleria mellonella L.1810)’nın beslenme özellikleri araştırılmış ve göl ekosistemindeki muhtemel etkileri tartışılmıştır. İzmit . Eğirdir. zooplankton. Bivalvia (Dreissena polymorha) larvası. Araştırmada 100 adet Wistar Albino rat kullanıldı. zoobentos SZ 106 aktifliğinin belirlenmesi amaçlandı. Fen-Edebiyat Fakültesi. Fahrettin ASKEROV2. Baku.). Fahrettin KÜÇÜK2. D.Bayram TEMUR1. Isparta igulle@mehmetakif.I. TRABZON SZ 105 Eğirdir Gölü Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso. Morfolojik değişikliklerin sensomotor bölgenin 3. Ovipozisyon esnasında ergin dişi parazitoit tarafından konak içine bırakılan zehir ve yumurtalık proteinleri gibi salgılar başarılı bir parazitleme ve konak hemositleri ile sağlanan hücresel bağışıklık tepkilerini baskılamakta önemli olmaktadırlar. Ephemeroptera. Ekrem ERGİN2. H. Anahtar Kelimeler: Eğirdir Gölü. Burdur 2 Süleyman Demirel Üniversitesi. Limbik ve Orbital Bölgelerindeki Nötral Peptid Hidrolazların Aktifliği Üzerine Etkisi Atilla TEMUR1. Azerbaıjan temurat@yahoo. beslenme. Lerzan ÇİÇEK2 1 Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi. 3 ve 5 gün sürelerle aç bırakıldı. Eğitim Fakültesi.a. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Özellikle genç evrelerinde zooplankton üzerinde baskı kuran gümüş balığının. Gürkan DİKEN2.

Vahdettin BAYAZIT1. Olga SAK2 1 Kocaeli Üniversitesi. 0.com İdiobiont. G. son evre larvalarında ve pupunda. Galleria mellonella. KEZ dozları ve saat için üçer puptan hemolenf örnekleri alınıp Giemsa boyama tekniği ile belirlendi. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Sağlık Yüksek Okulu. Famokognozi Anabilim Dalı. Kontrol grubunda progesteron seviyesi 0. parazitlemeyi takiben 2. P. Farelerin açlık kan şekerleri glikometre ile kuyruk veninden alınan kanla değerlendirildi. Çalışmada grup 1:diyabetik-deney hayvan grubu (DHG) + OE. 3 Mersin Üniversitesi. zeytin yaprağı (Olea europea) (OE) bitki özütünün . Zehir düşük dozlarda pup evresinde larval evreye göre daha etkiliydi. M. ancak östrojen ve tiroksin hormonları tespit edilemedi.005 KEZ dozları kullanıldı.com Bu çalışmada . progesteron. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Aylin ER2.05 KEZ. Omurgalı ve omurgasızlar için ortak olan hormonların tanımlanması. mellonella’nın erken evre. Sonuç olarak farklı KEZ dozları ve parazitleme konak larva ve pupunda toplam hemosit sayısında kontrol grubuna göre değişime neden oldu. son evre larva ve pupta testosteron. Her hücre tipinin 1000 hücre içindeki oranları belirlenerek farklı hemosit tiplerindeki değişim ifade edildi.19. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Omurgalı Hormonları Fevzi UÇKAN1. folikül uyarıcı hormon ve progesteron varlığı belirlendi. 0. Biyoloji Bölümü. Sabri ÖZYURT1. Ali CIMBIZ2. folikül uyarıcı hormon ve progesteron varlığı belirlendi. Enjeksiyon ve parazitlemeyi takiben üç farklı zamanda (4. Galleria mellonella L. testosteron. (Hymenoptera: Ichneumonidae) konak tür Büyük Balmumu Güvesi. Farklı hemosit sayıları ise parazitleme.1 KEZ. Farelerde. diyabet oluşturmak için serum fizyolojik çözeltisi içerisinde150 mg/kg alloxan birer hafta arayla 4 kez intraperitonal olarak 221 . P. % 60±5 bağıl nem ve 12:12 saat (Aydınlık: Karanlık) fotoperiyot uygulanan laboratuar şartlarında yetiştirildi. 8 ve 24 saat). Deniz MERAM2.5 KEZ. turionellae genç ve yaşlı bireylerinde her iki eşeyde de testosteron. fosfat tamponlu fizyolojik su (PBS) enjeksiyonu ve herhangi bir işleme tabi tutulmamış konak larva ve pupları kullanıldı. Parazitlemenin G. Biyoloji Bölümü. her doz ve saat için 15’er bireyden hemolenf alınarak toplam hemosit sayıları belirlendi. mellonella pupu omurgalı hormonları üzerine etkilerinin araştırıldığı çalışmalarda ise. mellonella pupunda progesteron bulunamadı. 10145 Balıkesir dnzmrm@hotmail.71 ng/ml olarak tespit edilirken. bu maddelerin böceklerdeki fizyolojik rolü ve metabolizmasının aydınlatılmasında ve karşılaştırmalı endokrinolojide yarar sağlayacaktır.02 KEZ.05 KEZ ve 0.01 KEZ ve 0. tiroksin SZ 109 Parazitoit Pimpla turionellae L. soliter.02 KEZ dozları. (Lepidoptera: Pyralidae) üzerinde. Galleria mellonella. grup 3:sağlıklı DHG (kontrol 2). Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae. grup 2: sağlıklı DHG (kontrol 1) + OE. Eczacılık Fakültesi . Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae. 6 ve 24 saatlik periyotlarda folikül uyarıcı hormon ve testosteron seviyelerinde kontrol grubuna göre anlamlı bir değişim gözlenmedi. pupal endoparazitoit Pimpla turionellae L. alloxan ile diyabet yapılmış farelerin (Mus musculus) kan glikoz seviyeleri üzerine etkileri değerlendirildi. 25±2 °C sıcaklık. Mersin yusufozay33@hotmail. Ergin P. folikül uyarıcı hormon. parazitoit zehiri. östrojen. farklı hemosit sayısı SZ 108 folikül uyarıcı hormon düzeyinde ortaya çıkan farklılık larval döneme göre istatistiksel olarak önemliydi. toplam hemosit sayısı. Fen-Edebiyat Fakültesi. 0. Pup evresinde Zeytin Yaprağı (Olea europea) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin ( Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Yusuf ÖZAY1. Kontrol grubu olarak boş enjeksiyon. Kütahya. Erken evre larvada belirlenen testosteron düzeyinde diğer evrelere göre anlamlı farklılık varken progesteron düzeyinde önemli bir fark görülmedi. turionellae’nın ise eşeye bağlı olarak ergin evrenin erken ve geç dönemlerinde alınan örneklerde immünoanaliz yöntemiyle omurgalı hormonları araştırıldı. G. omurgalı hormonları. konak pupunda ise 0. 41300 İzmit-Kocaeli 2 Balıkesir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Kütahya 2Dumlupınar Üniversitesi. TRABZON fotoperiyot uygulanan laboratuar şartlarında yetiştirildi. Sevda GÜZEL3 1 Dumlupınar Üniversitesi. grup 4:diyabetik DHG (kontrol 3) ve grup 5:diyabetik DHG + ilaç (Glutril) olmak üzere 5 gurupta toplam 50 erkek fare kullanıldı. parazitlemeyi takiben G. mellonella’da erken evre larva. turionellae farklı kese eşdeğeri zehir dozlarının (KEZ) konak larvasına enjeksiyonunda daha önce belirlenen LD99 değeri altındaki 0. 0. ancak östrojen ve tiroksin varlığı gösterilemedi.

Grup 2 de en düşük (82.19.5) ise en yüksek kan glikoz seviyesi gözlendi (P<0. TRABZON enjekte edildi (Total 600 mg/kg). diyabet oluşturmak için serum fizyolojik çözeltisi içerisinde 150 mg/kg alloxan birer hafta arayla 4 kez intraperitonal olarak enjekte edildi (Total 600 mg/kg). guruba 0. 222 . fare SZ 110 grup 3 (90. Sevda GÜZEL3 1 Dumlupınar Üniversitesi.3) gurupları arasında kan glikoz değerleri açısında anlamlı fark belirlenmedi( P>0. alloxan.2 ± 17. Sağlık Yüksek Okulu.05).com Bu çalışmada. Glikoz ölçümleri 2 günde bir 8 periyotta tekrarlandı. OE guruplarına günde bir defa olmak üzere 16 gün bitki özütü tedavisi. Ali CIMBIZ2 . aynı dönem içinde 5.5) ise en yüksek kan glikoz seviyesi gözlendi. Grup 2 de en düşük (74. Biyoloji Bölümü. Farelerde. ÖO bitki özütü.001). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Açlık kan şekeri 200 mg/dl üzeri olan değerler diyabetik olarak kabul edildi.(P<0.4 ± 12.0 ± 10. Anahtar Kelimeler: Viscum album. Farelerin açlık kan şekerleri glikometre ile kuyruk veninden alınan kanla değerlendirildi.3) gurupları arasında kan glikoz değerleri açısında anlamlı fark belirlenmedi( P>0. Kütahya Türkiye .2 ± 13.4) ve grup 5 (96. Kütahya 2 Dumlupınar Üniversitesi. grup 4’te(222.3 ± 12. Deney sonrasında grup 1 (93.2). grup 2:sağlıklı DHG (kontrol 1) + ÖO. Denemeler sonucunda. guruplara günde bir defa olmak üzere 16 gün bitki özütü tedavisi. Açlık kan şekeri 200 mg/dl üzeri olan değerler diyabetik olarak kabul edildi. Ökse Otu yaprağı (Viscum album) (ÖO) bitki özütünün. alloxan ile diyabet yapılmış farelerin (Mus musculus) kan glikoz seviyeleri üzerine etkileri değerlendirildi. grup 2 (90.1 mg glutril ilacı oral olarak verildi. Eczacılık Fakültesi Mersin Türkiye yusufozay33@hotmail.05). fare Olea europea.5 ± 13. diyabet. Fen-Edebiyat Fakültesi.4) ve grup 5 (96. Denemeler sonucunda. Biyoloji Bölümü. 1 ve 2.1 mg glutril ilacı oral olarak verilerek glikoz ölçümleri 2 günde bir 8 periyotta tekrarlandı. Vahdettin BAYAZIT1. 3 Mersin Üniversitesi. alloxanla diyabet yapılan farelerde standart olarak diyabet tedavisinde kullanılan glutril ilacı gibi kan glikoz seviyesinin fizyolojik sınırlarda tuttuğu görüldü.5). alloxanla diyabet yapılan farelerde standart olarak diyabet tedavisinde kullanılan glutril ilacı gibi kan glikoz seviyesinin fizyolojik sınırlarda tuttuğu görüldü. M. Sabri ÖZYURT1. grup 3:sağlıklı DHG (kontrol 2).2 ± 13.8 ± 21. grup 4’te (222. Ökse Otu (Viscum album) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin (Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Yusuf ÖZAY1.8 ± 21. Deney sonrasında grup 1 (95. OE bitki özütü. aynı dönem içinde diyabetik ilaç gurubuna 0. diyabet. grup 4:diyabetik DHG (kontrol 3) ve grup 5:diyabetik DHG + ilaç (Glutril) olmak üzere 5 gurupta toplam 50 erkek fare kullanıldı.001). Çalışmada grup 1:diyabetik-deney hayvan grubu (DHG) + ÖO.3 ± 12.7). Anahtar kelimeler: alloxan.4).

Biyoloji Bölümü.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON Eğitim ve Çevre Sözlü Bildiri Özetleri 223 .

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.19. TRABZON 224 .

Amasya fergankaraer@hotmail. Laboratuarda uygulama yaptırılarak. uygulama sırasındaki karşılaştıkları zorlukların belirlenmesi amaçlanmıştır.4. hava kabarcığı yada kirleri inceledikleri numune zannettikleri.4. Kars merkez ilköğretim okullarında Biyoloji konularının 225 . Yeşim YENER Selçuk Üniversitesi. anket ve mülakat yapılmıştır. mikroskoba zarar veririm düşüncesi ile kullanımdaki çekingenliklerin oluştuğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Biyoloji eğitimi.19.. Hizmet içi kurslarının yapılan çalıştaylara benzer şekilde yapıldığında öğretmenlerin mesleki gelişimlerine daha faydalı ve üretken olacaklarını düşündürmektedir.com Biyoloji laboratuarını kullanacak olan öğretmen adayları. SÇ 002 Amasya ve Kayseri İllerinde Biyoloji Öğretmenlerine Düzenlenen Çalıştayların Değerlendirilmesi Hatice KARAER. TRABZON SÇ 001 Biyoloji Öğretmen Adaylarının Genel Biyoloji Laboratuvar Dersinde Kazandıkları Preparat Hazırlama ve Mikroskobu Kullanma Yeteneklerinin Araştırılması Sema ÖZKADİF. Konya kalipci028@mynet.sınıf olmak üzere toplamda 150 biyoloji öğretmen adaylarına.. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi ABD’da öğrenim gören 1. preparat hazırlama aşamasında. lameli kapatma şeklini.Ali KIRPIK2.3. kullanım öncesinde ve sonrasında mikroskop temizliğine dikkat edilmediği.. mikroskop kullanma sırasında ilk kazanılan doğru yada yanlış bilgilerin alışkanlığa dönüşüp. Biyoloji Bölümü.40’lık objektif sırasını takip etmedikleri. Ayrıca. Biyoloji 1. 25 Ağustos – 1 Eylül 2007 tarihleri arasında Kayseri’de düzenlenen biyoloji öğretmenlerini bilim danışmanlığı ve eğitimi yönünden destekleme çalıştaylarının öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkısının olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. M. Kars 2 Kafkas Üniversitesi.com Bu çalışma ilköğretim Fen Bilgisi derslerinde Biyoloji konularının öğretimi ve uygulanabilirliğini belirlemek amacı ile yapılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. öğrencilik hayatları boyunca değiştirmeden kaldığı gözlenmiştir. Verilerin toplanması ve değerlendirilmesinde etkinlik öncesi ve sonrasında yapılan anket çalışmaları ile etkinlikler sırasındaki nitel gözlemler ve yarı yapılandırılmış mülakat görüşlerinden çalıştayların amacına ulaştığı belirlenmiştir.com Bu çalışma. Fergan KARAER. Meram.2.. Amasya ve Kayseri illerinde TÜBİTAK-BİDEB (Bilim İnsanı Destekleme Dairesi Başkanlığı) tarafından desteklenen 22 Haziran – 1 Temmuz 2007’de Amasya’da.3. SÇ 003 İlköğretim Fen Bilgisi Derslerinde Biyoloji Konularının Öğretiminde Kullanılan Yöntemler ve Bu Yöntemlerin Uygulanabilirliği Sultan ÇOLAK1. Biyoloji Eğitimi ABD. 4’lük 10’luk. Erkan KALIPCI. tekniğine uygun biçimde yapamadıkları gözlenmiştir. eğitimlerinin temelini oluşturacak bilgi ve becerilerini lisans düzeyinde Genel Biyoloji Laboratuvar uygulamaları sırasında kazanmaktadırlar. Nagihan ŞAHİN. sınıf öğretmen adaylarının Genel Biyoloji Laboratuar dersinde preparat hazırlama ve mikroskobu kullanma aşamasında kazanmış oldukları bilgi seviyelerinin araştırılması. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. öğrencilerin kesit alma tekniklerini. Mikroskop kullanımında ise mikroskop kısımlarının yeterince bilinmemesinden kaynaklanan kullanım eksikliklerinin olduğu. Ahmet AKSOY Amasya Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. 40’lık ve 100’lük objektifle inceleme yaparken makro vida ayarı yapmaya çalışarak mikroskoba zarar verdikleri tespit edilmiştir. Kars sultancolak@yahoo. öğretmen adaylarının büyük çoğunluğunda. Ayrıca. preparatta en uygun görüntüyü bulmak için şaryo vidalarını kullanmadıkları. Fen Bilgisi Öğretimi Bölümü.Yapılan çalışma Kars merkez ilköğretim okullarında Biyoloji konularının öğretimi hangi yöntemlerin kullanıldığını ve kullanılan yöntemlerin etkinliğinin ve öğrenci başarısını belirlemek amacı ile yapılmıştır. Eğitim Fakültesi. Eğitim Fakültesi.2. görüntü bulurken ışık ayarlarını yapmayı unuttukları. mikroskop. Nil BAĞRIAÇIK2 1 Kafkas Üniversitesi. biyoloji çalıştayı. boyama yöntemlerini. Bu çalışma ile. ve 5. bilim danışmalığı. Eğitim Fakültesi. Yapılan uygulama neticesinde. edindiği yanlış uygulama ve yanlış bilgilerin tespit edilmesi. İlhami BAYRAK1. Etkinliklere Amasya’dan 21 Kayseri’den 30 biyoloji öğretmeni katılmıştır. Öğrencilerin preparat hazırlamalarındaki yetenekleri giderek gelişirken. Anahtar preparat Kelimeler: Biyoloji.. ve 5.

Yavuz ÇOTUK. modelleri. Toprakta 137Cs’nin birikiminin uzun süreli sonuçlarını yorumlayabilmek için.BD. Uygulanan anketlerin sonuçlarında öğretmen tutumları.E Bölümü Biyoloji A.14 yıl) ve yüksek çözünürlüğü. Konya seldakilic@selcuk.B. Anahtar Kelimeler: 137Cs. Biyoloji 5. Bu amaçla Kars merkez ilköğretim okulları öğretmenleri ve öğrencileri üzerinde anket çalışması yapılmıştır. Toprağın fizikokimyasal parametrelerinden olan organik madde ve kil miktarı özellikle yüzey toprağında fazla bulunmaktadır.M. Bu çalışmada. Biyolojik okuryazarlık. model. Alibeyköy. Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanlar Eğitimi Bölümü. farklı sorularla sorgulayabilmeli. Kilyos. biyolojik bilginin önemine yönelik öznel yorumlar geliştirebilmeli. Polonezköy. TRABZON öğretiminde hangi strateji. Türkiye kilic_onder@yahoo. bilginin ne zaman ve nasıl elde edileceğine ilişkin yöntem ve stratejileri bilmektir. Biyolojik okuryazar olan bir birey.Dalında öğretimine devam eden.19. radyoaktivite. Toprak örneklerinde fizikokimyasal parametreler (organik madde miktarı. Biyoloji A.edu. Selda KILIÇ Selçuk Üniversitesi. Toprağın yüzey tabakalarında biriken 137Cs. anket. Aydos. toprak. Murat BELİVERMİŞ. ilköğretimde biyoloji eğitimi. Çamlıca. her öğrencinin eğitim sürecinin bir parçası olması zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Avcılar. Başıbüyük. Riva. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ümraniye. kil. Baştürk KAYA. silt ve kum oranları) belirlenmiş. İstanbul Biyoloji Öğretmen Adaylarının Biyolojik Okuryazarlığı Hakan KURT. sınıf öğrencileri ve Tezsiz Yüksek lisans öğrencilerinin biyolojik okuryazarlıkları araştırılmıştır. 226 . toprağın yapısına bağlı olarak yüzeyden derine doğru göçünü ve toprağın fizikokimyasal özelliklerini belirlemek gerekmektedir.F. Toprağın bu parametreleri 137Cs’yi tutmada oldukça etkili olduğundan 137Cs’nin derine inmesini engellemektedir. canlılarda dış ışınlama kaynağı olarak ve organizmaya besinle girerek iç ışınlama kaynağı olarak etkili olmaktadır. Biyoloji Bölümü. Cem DALYAN İstanbul Üniversitesi. bilgilenmenin sürekliliğini sağlayabilme. bilgiyi değerlendirip zihninde yapılandırabilmelidir. Ali ATEŞ. Toprak örneklerinde 137Cs aktivite konsantrasyonları yüksek saflıktaki germanyum dedektöre bağlı gama spektrometresinde ölçülmüş ve konsantrasyon değerleri Bq/kg olarak hesaplanmıştır. Kurtköy) 0 ila 30 cm arasındaki yüzey toprağı 2007 Eylül ve Ekim aylarında toplanmıştır. yöntem ve tekniklerin etkinliği üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır. Pirinççi. Derinlerde birikmesi ise yeraltı sularına karışmasına yol açmaktadır. İstanbul. kullanılan öğretim stratejileri. Anahtar Kelimeler: Biyoloji. Yaşanan değişimlerin bir gereği olarak bilgi okuryazarlığı eğitimin. biyolojideki kavramları ve kavramlar arası ilişkileri oluşturan. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi O. Nispeten uzun fiziksel yarı-ömrü (30. 34134 Vezneciler.com 137Cs 1945 yılında başlayan nükleer silah denemeleri ve 1986 yılında meydana gelen Çernobil nükleer santral kazası sonucu çevreye yayılan fisyon ürünü bir radyonükliddir.A. bu sorulara verdikleri cevaplarla ilgili biyolojik okuryazarlıkları irdelenmiş ve geliştirdikleri günlük olaylarla ilgili düşünceleri incelenerek müfredatın içeriğine yönelik öneriler getirilmiştir. Biyolojik okuryazar olan birey. Eğitim Fakültesi. eleştirel düşünebilmeli. biyoloji eğitimi. yöntem ve teknikleri kullanıldığını ve kullanılan yöntemlerin etkinliğinin belirlenmesine çalışılmıştır. bilgiyi zihninde yapılandırıp organize eden ve bilgilerini başka alanlara aktarabilen. Ömerli. problemleri çözebilmek için bilgiye ulaşma. Kars SÇ 004 Anahtar Kelimeler: Biyoloji Öğretmen Adayları. Poyrazköy. Biyoloji öğretmen adaylarına genel ve özel biyoloji konularına ilişkin sorular sorulmuş. Biyolojik Okuryazarlık SÇ005 İstanbul Toprağında 137Cs’nin Dikey Dağılımının Belirlenmesi Önder KILIÇ. Florya. pH değeri. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada İstanbul’da 15 örnekleme istasyonunda (Bahçeköy. değişik kaynaklardan bilgiye erişebilme. potasyuma benzer fiziko-kimyasal özellikleri ve canlıların yumuşak dokularında birikebilmesi nedeniyle en önemli yapay radyonüklidlerden biridir. Fen Fakültesi. bu parametrelerin 137Cs’nin dikey dağılımındaki etkileri incelenmiştir. bilimsel araştırma yöntemlerini uygulayan bireylerdir. farklı toprak tiplerinde 137Cs’nin davranışını test etmek.tr Eğitimin işlevlerinden biride toplumun gereksinim duyduğu nitelikli insan gücünü yetiştirmektir.

Türkiye’de yapılan ve yapılacak olan ÇED projeleri ile devamı sağlanacak biyolojik zenginliğin. özellikle nesli tehlikede olan hayvan ve bitki türlerini koruyan sözleşmelerle.8’i). Avcılar. Artık ekolojik yaptırımlar. biyoçeşitliliği ve doğal kaynakları koruma adına umut vericidir. Romanya’daki Tisza nehrinde meydana gelen siyanür faciası ve 3 yıl sonrasında hazırlanan ÇED raporudur. Türkiye’de de ÇED raporları açısından olumlu ve olumsuz örneklere rastlamak mümkündür. 13 kurbağa türünün 5’i (% 38’i) ülkemizde yaşamaktadır. Türkiye SÇ 007 Ümraniye'de Çevre Eğitim Projesi Mustafa KATI Mustafa Kemal Anadolu Lisesi. Kıta ülkeleri arasında Türkiye biyoçeşitlilik zenginliği açısından dokuzuncu sıradadır ve florasının % 33'ten fazlasını endemik türler oluşturmaktadır. Hem STK’ları. biyoçeşitlilikten ziyade getireceği ekonomik olanaklar öncelikli olmuştur. 34320. Anahtar Kelimeler: ÇED. Western Gray Whale türü projelendirilirken göz ardı edilmiş. mümkün olabileceği öngörülmektedir. Anahtar Kelimeler: Çep 227 . Çevre Mühendisliği Bölümü. Rahmi Güneş OKSAY İstanbul Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ayrıcada ilgili akademisyenlerin görüşleri de alınarak önümüzdeki yıllarda yapacağımız çevre eğitim projesi çalışmalarından somut sonuçlar alabilmek için daha etkin duruma getirebilmek için ve daha geniş kitlelere hitap edebilmek (yayabilmek) için ilgili akademisyenlerle karşılıklı müzakere şeklinde sözlü sunum yapılmaya çalışılacaktır. çevre örgütlerinin baskısı ile projede değişikliğe gidilmiş ancak değişiklik tehlikedeki türlerin korunması açısından yeterli olamamıştır.8’i). Biyoloji Bölümü. SÇD. Çünkü incelenen çoğu ÇED rapor ve projesinde. biyoçeşitlilik. bu okullarımıza yönelik neler yapabiliriz hususunda ileriki hedeflerimizi açıklamak ve bu hedeflerimize yönelik ilgili akademisyenlerin de görüş ve önerilerini de önemle dikkate almak. ancak ciddi denetimler ve caydırıcı cezalarla. Dahil olduğu CITES. İğne Ada’da uygulanan Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Kaynak Yönetim Projesi ise.com Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) planlanan bir faaliyetin. Emre KALKAN. çevre yönetimi için kullanılan araçlardan biri olan faaliyetler düzeyde uygulanan ÇED’in bir ileri aşamasıdır ve makro düzeyde uygulanır. Biyoçeşitlilikde ise asıl önemli olan ekosistemlerin ve insanoğlunun sağlıklı var oluşu. Son yıllarda ekonomik önceliğin. incelenen rapor ve projelerle. İstanbul sivrin@gmail. İstanbul biyogenez@hotmail. Yapılacak yatırımlarda ve faaliyetlerde. Avrupa’da nesli tehlikeye girmiş 36 memeli hayvan türünün 15’i (% 42. RAMSAR. doğa unsurunu dikkate alan ve bu sürekliliğe yardımcı olmaya çalışan ÇED raporları. doğal dengenin korunması ve sürdürülebilir bir dünya anlayışıdır.com İstanbul Ümraniye'de Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından oluşturulan çevre eğitim projesi kapsamında yapılan çalışmalarımızı tanıtmak ve bu çalışmaların daha verimli bir şekilde üst düzeyde daha geniş bir alana hizmet sunabilmek. Rusya’da Sakhalin bölgesindeki petrol/doğal gaz boru hattı ÇED ve biyoçeşitlilik yaklaşımıdır. TRABZON SÇ 006 Dünya’da ve Türkiye’de ÇED Uygulamaları ve Biyoçeşitliliğin Korunması Nüket SİVRİ. bu zenginliğini devam ettirme çabasındadır. hem yöre halkı ve hem de basının takibinde olan Kaz Dağları (ÖKA)’ nda altın madeni arama faaliyetleri güncel bir örnektir.19. haklı başarısını ortaya koymaktadır. 72 kuş türünün 46’sı (% 63. doğal hayat ve biyoçeşitlilikten ne yazık ki daha önemli olması araştırmanın çıkış noktasıdır. çevre üzerindeki etkilerinin incelenmesi için yani planlanan proje ve faaliyetlerin irdelenmesinde ekonomik-çevresel olguların ortak bir çerçeve içinde değerlendirilmesini sağlamak için uygulanan yöntemler topluluğudur. Böylece karar aşamasında herhangi bir seçeneğin ileride doğuracağı olumsuz çevresel etkilerin gözden kaçması önlenmiş olur. ekonomik yaptırımların önüne geçmelidir. endemik. Türkiye biyoçeşitlilik açısından sahip olduğu yaklaşık 3000 tanesi endemik olan 9000’den fazla bitki türü ile Dünya’da önde gelen ülkeler arasındadır. En belirgin örneklerden biri. ÇEDbiyoçeşitlilik-ekonomiklik açısından. Türkiye ve diğer ülkeler karşılaştırılmıştır. 47 sürüngen türünün 18’i (% 38’i). Mühendislik Fakültesi. Ümraniye. Dünyanın birçok yerinde plan ve program için SÇD uygulanmaya başlanmıştır. Bu çalışmada. SÇD (Stratejik Çevresel Değerlendirme) ise. Benzer bir örnek de. sadece Türkiye’de değil Dünya’da da önem kazanmaktadır. ayrıca da sorumlu olduğumuz ilçe kapsamında ilçe belediyesinin de sponsorluğunda ilçe halkına çevreyi temiz tutabilmek ve gelecek nesillere daha sağlıklı bir çevre bırakabilmek amacıyla yaptığımız çalışmalar ve etkinlikleri tanıtmak bu konuyu ilgili akademisyenlerin görüşlerine sunmak. özelliklede ilköğretim ve orta öğretim okullarına yönelik bu çevre eğitim projesi kapsamında katı atıkların ayrışımından okullara geri dönüşüm olarak ne tür katkılarda bulunabilmişiz. Başarılı örneklere rastlanması ve çevre bilincinin giderek artması. BERN gibi biyoçeşitliliği.

pH. magnezyum. Biyoloji Bölümü. Bursa dalkiran@uludag. Ayrıca 28 fiziksel ve kimyasal değişken de akarsuyun özelliklerini belirlemek için ölçülmüştür. Silis ve Sülfat’ın akarsuyun karakteristik özelliklerini etkileyen en önemli kimyasal değişkenler olduğunu göstermiştir. Bölge Müdürlüğü. Epipelik diyatomelerin özellikle ortamın jeolojik özelliklerinden ve madencilik etkisinden kaynaklanan inorganik su kalite parametreleri ile anlamlı ilişkiler göstermesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Bursa 2 Devlet Su İşleri I.tr Bu çalışmada Emet Çayı’nın kirlilik düzeyi epipelik diyatomeler kullanılarak belirlenmiştir. Engin ŞENTÜRK2 1 Uludağ Üniversitesi. Nisan 2001–Mayıs 2002 tarihleri arasında altı çalışma bölgesinden aylık olarak toplanmış epilitik diyatome örneklerinin komunite yapıları araştırılmıştır. Klor. Sıcaklık. Anahtar Kelimeler: Emet Çayı. Su kalitesinin tespiti için otuz fiziksel ve kimyasal değişkenin ölçümü yapılmıştır. Biyoloji Bölümü. Çalışmada uygulanan istatistiksel analiz sonuçları Emet Çayı’nın jeolojik yapısının suyun kimyasal kompozisyonunu ve dolayısıyla epipelik diyatomelerin komunite yapısını etkileyen birincil faktör olduğunu göstermiştir. madencilik faaliyetlerinin ve arazi kullanımının suyun kimyasal özelliklerini etkileyen en önemli faktör olduğu tespit edilmiştir. Trofik Diyatome İndeksi ve Toplam Organizma Sayısı havzanın inorganik kirliliği ve jeolojisi ile yüksek korelasyon göstermiştir. Bursa 2 Devlet Su İşleri. Trofik Diyatom İndeksi’nin Emet Çayı epipelik diyatome florasını iyi temsil ettiği. I. Akarsuyun jeolojik yapısının.edu. kirlilik. Toplam Çözünmüş Madde. çevresel değişkenler ile anlamlı ilişki göstermiştir. pH. Test edilen birçok metrik fiziksel ve kimyasal değişkenlerle anlamlı ilişki göstermiştir. kirlilik. Orhaneli Çayı’nda epilitik diyatomeler 199 takson ile temsil edilmişlerdir. Nurhayat DALKIRAN1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. PCA Analizi sonuçları Elektriksel İletkenlik. Toplam Sertlik. Epipelik diyatomelerin kullanıldığı 18 metrik uygulanmış ve bu metriklerin akarsuyun kirlilik durumu ile ilişkileri belirlenmiştir. Trofik Diyatome İndeksi.edu. organik kirlilik ve fiziksel karakteristiklerden etkilendiğini göstermektedir. İstatistiksel analiz sonuçları akarsu havzasının sırasıyla jeoloji. Trofik Diyatome İndeksi. Görükle. Bursa didemk@uludag. Bununla birlikte karbonat. metrik. arazi kullanımı (madencilik aktiviteleri). Epipelik diyatomelerin kullanıldığı metriklerden çoğu. Bikarbonat ve Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı ise akarsuyu karakterize eden diğer değişkenler olmuştur. epilitik diyatomeler. Şükran DERE1. uygulanan metriklerden epipelik diyatomelerin komunite yapısını en iyi temsil eden metriklerin kompozisyon ölçümlerine ait metrikler olduğu tespit edilmiş. çok değişkenli analizler SÇ 009 Orhaneli Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epilitik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Nurhayat DALKIRAN1. Çalışmada epipelik diyatomelere ait 180 takson tespit edilmiştir. Şükran DERE1. toplam sertlik. bununla birlikte diyatom takson zenginliği ve Shannon-Wiener çeşitlilik indeksinin de komunite yapısını iyi temsil ettiği belirlenmiştir. DCA Analizi sonuçları iki çeşitlilik metriğinin ve Trofik Diyatome İndeksinin komunite yapılarını karakterize eden en kuvvetli metrikler olduğunu göstermiştir. sülfat. çok değişkenli analizler 228 . İstatistiksel sonuçlar Çay’da organik kirlenmenin önemli olmadığını göstermektedir. Görükle. Karbonat. Bununla birlikte kimyasal PCA eksenlerinde anlamlılık gösteren kimyasalların tümü Emet Çayı’nda inorganik kirlenmenin daha önemli olduğunu işaret etmektedir. DCA sonuçlarına göre. İstatistiksel analiz sonuçları Orhaneli Çayı’nda inorganik kirliliğin ve madencilik faaliyetlerinin belirlenmesinde epilitik diyatomelerin iyi indikatör olduğunu göstermiştir. Çayda kirlilik durumunu belirlemek için epilitik diyatomelere dayanan 20 metrik uygulanmıştır.19. PCA analizi sonuçları elektriksel iletkenlik. Didem Karacaoğlu1. metrik. bikarbonat ve akarsu debisinin en önemli değişkenler olduğunu göstermektedir. toplam çözünmüş madde. Biyoloji Bölümü.tr Bu çalışmada Orhaneli Çayı’nın kirlilik seviyesi epilitik diyatomeler kullanılarak belirlenmiştir. Nisan 2001 ile Mayıs 2002 tarihleri arasında Emet Çayı’nda belirlenen beş çalışma bölgesinden aylık olarak su ve epipelik diyatome örnekleri toplanmıştır. ancak akarsuyun kirliliğini iyi yansıtmadığı tespit edilmiştir. TRABZON SÇ 008 Emet Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epipelik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Didem KARACAOĞLU1. kalsiyum. bor. Fen Edebiyat Fakültesi. Engin ŞENTÜRK2 1 Uludağ Üniversitesi. Bölge Müdürlüğü. Anahtar Kelimeler: Orhaneli Çayı. Epilitik diyatomelere dayanan birçok kompozisyon metriği. Magnezyum. epipelik diyatomeler. bu organizma grubunun Emet Çayının kirlilik seviyesini tespit etmede iyi indikatör olduklarını göstermektedir. klor ve çözünmüş oksijen diğer önemli bulunan çevresel değişkenler olmuştur.

bilimsel düşünmeye özendirmeye ve çok yönlü düşünmeye olanak sağlanmaktadır. turist rehberleri ve araştırma görevlilerine doğayla ilgili konular çerçevesinde. Şanlıurfa botany1972@yahoo. bilimsel araştırmaları sevdirmeye. gözleme dayalı. bilimin geniş kitlelerce sevilmesini ve sevdirilmesini. katılımcıların doğa kavramını. Projenin amacı. TRABZON SÇ 010 Okul Dışı Çevre Eğitiminde GAP Doğa Eğitimi Projesi Hasan AKAN1. lisansüstü öğrencileri. Hedef kitlemiz olan öğretmenler.com Konusunda uzman olan eğitmenlerin hedef kitlemize aktardıkları konular. Ömer Sait KILIÇ1. doğanın dilinin öğretilmesi yoluyla bilimin popülerleşmesinin sağlanmasına katkıda bulunmaktır. izci liderleri. Mahmut AYDOĞDU2 1 Harran Üniversitesi. uygulamalı. Şanlıurfa 2 Şanlıurfa H. mevcut bilimsel birikimin farklı branşlardaki bireyler tarafından uygulanabilir hale gelmesini sağlamasına katkıda bulunmaktır. GAP Bölgesinin doğal. doğada gözlem yapma fırsatı verilerek. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. geniş bir ekoloji vizyonu kazandırmak. katılımcı. Beklentimiz ise. Biyoloji Bölümü. sorgulayıcı ve ekip çalışması metotlarıyla kalıcı ve disiplinlerarası bir yaklaşımla sergilenmektedir. 229 . çevreyi algılama ve davranış biçimlerini değiştirmelerine katkıda bulunmaktır. Sebiha ÖZLEK Lisesi. tarihi ve kültürel değerlerini bir eğitim ortamı olarak değerlendirip. sağlık personeli.Biyoloji Bölümü. GAP Yöresinin Bilimsel Eğitim Amaçlı Kullanımı Projesi ilk kez 2006 yılının bahar mevsiminde TÜBİTAK tarafından sağlanan destekle tek dönem halinde gerçekleştirilmiştir.19. Böylece. GAP. veteriner. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU1. Anahtar Kelimeler: Doğa Eğitimi. Fen Edebiyat Fakültesi. doğa-insan-toplum ilişkilerini yeniden sorgulamalarına ve yeni sentezlere erişmelerine. Okul dışı çevre eğitimi.

TRABZON 230 .19. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON POSTER BİLDİRİLER 231 .

TRABZON 232 .19. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

19. Biyoloji Bölümü. TRABZON Mikrobiyoloji Poster Bildiri Özetleri 233 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

TRABZON 234 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.19.

aldehit. Fatih SEVGİ Selçuk Üniversitesi. Sağlık Hizmetleri MYO.01’lik konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır. dezenfektan. Sonuçta aldehit bazlı cerrahi alet dezenfektanının %0. 5. Anahtar Kelimeler: mikroorganizma Alkol. mikroorganizma 235 . 15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi. Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı. dezenfektan.1. Test mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır. %0.01’lik konsantrasyonunun test mikroorganizmalarına karşı 30sn’de perasetik asit içeren dezenfektanın %1 konsantrasyonu Staphylococcus aureus 30 saniyede etkili olduğu %0..19. Biyoloji Bölümü. Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı. Sitrik asit içeren dezenfektanın %0. 5. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfaktan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi.1 Sistein kullanılmıştır. %10’luk konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır. Sağlık Hizmetleri MYO. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. %0. %25.05 %0.Onur ALADAĞ1. Onur ALADAĞ. Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı.edu. PM002 Asit ve Aldehit Bazlı Cerrahi Alet Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Birol ÖZKALP. Biyoloji Bölümü.edu. Test Mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektanın maddenin etkisini inaktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0. Konya moaladag@selcuk. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektan maddenin etkisini in aktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0. Mustafa KUL. %50. Anahtar Kelimeler: Asit. 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı. M.5’lik konsantrasyonlarının diğer test mikroorganizmalarına karşı 30 saniyede etkili olduğu gözlenmiştir.1 Histidin + %0. Konya moaladag@selcuk. 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı.1 Sistein kullanılmıştır. Rüstem DUMAN2 1 Selçuk Üniversitesi. Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı. TRABZON PM001 Alkol Bazlı El ve Cilt Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn Vitro Etkinliği Birol ÖZKALP1. Fen Edebiyat Fakültesi. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 30 saniye. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 30 sn. %0.1 Histidin + %0. 1.tr Yapılan çalışmada asit bazlı ve aldehit bazlı cerrahi alet dezenfektanının hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %1. 1.tr Yapılan çalışmada alkol bazlı (%70 v/v) el ve cilt dezenfektanın hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %100. M.5. Nesrin TURAÇLAR1.1’lik konsantrasyonu tüm test mikroorganizmalarına karşı 30 saniyede etkili olduğu gözlenmiştir. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfektan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi. Sonuçta alkol bazlı cilt ve el dezenfektanın %100’lük konsantrasyonunun Staphylococcus aureus’na 1 dk’da diğer test mikroorganizmalarına ise 10 saniyede etkili olduğu tespit edilmiştir. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. 15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi.

S.05.5’lik ve yukarı konsantrasyonları diğer test mikroorganizmalarına 1 dakikada etkili olduğu tespit edilmiştir.19. Konya moaladag@selcuk. aureus bakterisinin antibakteriyel özellik kazandırılmış kumaşlara karşı en duyarlı bakteri olduğu ( 3.2 mm inhibisyon zonu). 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı. Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi. M. alkol. TRABZON PM003 Asit ve Alkol Bazlı Yer. %0. dimetiltetradesil (3-(trimetoksilil) propil) amonyum klorid bileşiği uygulanmış tekstil ürünlerinin direkt olarak ve 5. Vezneciler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0. günlük yaşamda aktif kullanım açısından da önemlidir.Onur ALADAĞ.001’lik konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır. pneumoniae ve E.5±0. dezenfektan. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 1. Anahtar Kelimeler: Asit. Perasetik asit.1 Sistein kullanılmıştır.5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir. Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı. Sağlık Hizmetleri MYO. Yıkama işlemlerinden sonra kumaşların bakteri üremesini engelleyici 236 . Fen Fakültesi.1. Çalışmada.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0.10 ve 20 yıkama sonrası Staphylococcus aureus ATCC 6538. hidrojen peroksit ve asetik asit içerikli dezenfektanın %0.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0. mikroorganizma PM004 Dimetiltetradesil (3-(Trimetoksilil) Propil) Amonyum Klorid Emdirilmiş Kumaşların Antibakteriyel Aktivitesinin İncelenmesi Ayten KİMİRAN ERDEM. %0. %0. Yüzey Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Birol ÖZKALP.com Antimikrobiyal aktiviteye sahip kumaşlar sadece medikal alanda değil. Sonuç olarak. Bu nedenle çeşitli enfeksiyonların etkisinin azaltılması ve/veya önlenmesi için tekstil ürünlerine farklı antibakteriyel bileşikler uygulanmaktadır. Tekstil örnekleri (%62 pamuk-%38 polyester) Kırklareli. Test Mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır.5. Kumaş örneklerinin antibakteriyel aktivitesi ISO Standartları 20645:2004 (agar difüzyon plak testi) ve AATTC 147–2004 Test Metodu (paralel çizgi metodu) ile belirlenmiştir. 5.5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir. Lüleburgaz'daki bir kumaş fabrikasından elde edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfaktan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi. Değerlendirmeler agar ve kumaş örneği arasındaki bakteriyel üremenin varlığı veya yokluğu ve örnek çevresindeki üreme inhibisyon zonunun varlığına göre yapılmıştır. K. Kumaşlara uygulanan antibakteriyel maddeler genellikle in vitro olarak etkili bulunsa da. İSTANBUL aytenkimiran@yahoo. bu ürünlerin kullanım koşullarında da etkinliğini sürdürebilmesi önemlidir. %0. Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı. Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ.tr Yapılan çalışmada üç asit karaterli ve bir alkol bazlı yer ve yüzey Dezenfektanın hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %1.edu. alkol bazlı yer ve yüzey dezenfektanının % 1’lik konsantrasyonu Staphylococcus aureus suşuna 1 dakikada %0. coli bakterilerinin duyarlılığının benzer olduğu saptanmıştır. Escherichia coli ATCC 10229 ve Klebsiella pneumoniae ATTC 4352 bakterilerine karşı antibakteriyel aktivitesinin araştırılması amaçlanmıştır. Nesrin TURAÇLAR Selçuk Üniversitesi. Sulfamik asit içerikli dezenfektanın %0.1 Histidin + %0. 15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi. Perasetik asit içerikli dezenfektanın %0. Biyoloji Bölümü. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektanın maddenin etkisini inaktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0.5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir.

001’lik konsantrasyonunun SG 2–14 suşu için 3 saatlik temas süresi sonunda > 4 log. Ankara Numune Hastanesi.4. dimetiltetradesil (3-(trimetoksilil) propil) amonyum klorid. Çalışma sonunda Gemacide TC’nin % 0. Anahtar Kelimeler: Legionella pneumophila. Bu bağlamda. Zuhal ZEYBEK. Yusuf DURAK2. Gazi Hastanesi. plazmid büyüklüklerinin 1. bakteri sayısında 4-log düşüş sağlaması gerektiği bilinmektedir. K. farklı temas sürelerinde (0–3–6–24–168 saat) bakteri sayısındaki düşüş belirlenmiştir. soğutma sistemlerinde kullanılan mikrobisitlerin aktivitesinin belirlenmesi için kullanılan ASTM (American Society for Testing Materials) E 645–91 standart test metodu modifiye edilerek.1 kb arasında değiştiği ve plazmidlerin sekiz farklı plazmid profili oluşturdukları belirlenmiştir. biyosit. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Escherichia coli. kuaternar organosilan.6–30.2 oranında dirençli oldukları görülmüştür. Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi. Legionellalara karşı bir su arıtım biyositinin etkin kabul edilebilmesi için en az bir saatlik temas süresi sonunda. Ankara Hastanesi. Vezneciler. Çalışmada standart suş (ATCC 33152) ve soğutma kulesi sisteminden izole edilen SG 1 ve SG 2–14 suşları kullanılmıştır. Bu nedenle. SG 1 suşu için > 6 log düşüş sağladığı belirlenmiştir. Sonuç olarak. Biyositlerin suşlara karşı aktivitesi in vitro olarak test edilmeden önce. aynı konsantrasyonun SG 1 suşu için 3 saatlik. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU.19. K4 Kloran’ ın % 1’lik konsantasyonunun ise 3 saatlik temas süresi sonunda SG 2–14 ve standart suş için > 5 log. TRABZON etkisinin tüm bakteriler için giderek azaldığı belirlenmiştir. dezenfeksiyon PM006 Üriner Sistem Enfeksiyonlarından İzole Edilen Klebsiella pneumoniae’ların Sefalosporin Türü Antibiyotiklere Duyarlılıkları ve Plazmid Profillerinin Araştırılması Mustafa Onur ALADAĞ1. Ahmet UYSAL2 1 Selçuk Üniversitesi. pneumoniae suşu izole edilmiş ve bazı sefalosporin türü antibiyotiklere karşı direnç durumları belirlenmiştir. 237 . Bakteri suşların plazmid profilleri araştırılmıştır. Çalışmamızda. pneumoniae suşlarının sefalosporin grubu antibiyotiklerden Cefotaxime ve Ceftazidime % 22. Ayten KİMİRAN ERDEM. Sevan GÜRÜN. Klebsiella pneumoniae PM005 Legionella pneumophila Suşlarına Karşı Farklı Biyositlerin Aktivitesinin Belirlenmesi Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. K.com Çalışmamızda. Ceftriaxona % 19. Kampus. her iki biyositin de soğutma kuleleri için önerilen dozlarında Legionella pneumophila bakterilerine karşı etkili olduğu belirlenmiştir. isothiazolin. Gelişen yeni teknolojilerle. kumaşların antimikrobiyal aktivitesinin incelenmesi bu tip tekstil materyallerinin üretimi ve gelişimine katkı sağlayacaktır. nemlendiriciler. MİK (minimum inhibe edici konsantrasyon) düzeyleri dilüsyon tekniği ile belirlenmiştir. Konya 2 Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü moaladag72@hotmail. tüketicinin sağlık ve hijyen konusundaki artan gereksinimleri. klor. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. İstanbul Üniversitesi. antibakteriyel giysi ve malzemelerin aktif kullanım durumunda da etkinliğini sürdürebilmesini gerektirmektedir. standart suş için 6 saatlik temas süresinde > 6 log düşüş sağladığı belirlenmiştir. sıcak su sistemleri ve soğutma kuleleri gibi insan yapımı su sistemlerinden sıklıkla izole edilirler. Ankara Üniversitesi İbni Sina Tıp Fakültesi Hastanesi ve Konya Numune Hastanesine başvuran üriner sistem enfeksiyon şüpheli hastalardan alınan idrar örneklerinden toplam 125 adet K. antibakteriyel aktivite. Staphylococcus aureus. Bu sistemler legionella bakterilerini çoğaltma ve hastalık yayma potansiyeline sahip olduklarından. bu bakteriler bakımından kontrol altına alınabilmeleri için etkili biyositin belirlenmesi gerekmektedir.com Lejyoner hastalığı ve Pontiyak ateşi etkeni olan Legionella pneumophila bakterileri buharlaştırıcı kondansatörler. Ocak 2004–Şubat 2005 tarihleri arasında. Anahtar Kelimeler: Tekstil ürünleri. İstanbul ozlem_sanli@yahoo. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. pneumoniae suşlarının plazmid büyüklükleri ile antibiyotik dirençlilikleri arasında bir ilişki saptanamamıştır. çalışmamızda non-iyonik thiazolinler karışımı olan Gemacide TC (benzisothiazol ve isothiazolin-ones) ve non-iyonik klor bazlı K4 Kloran’ın üç farklı Legionella pneumophila suşuna karşı antimikrobiyal aktivitesi belirlenmiştir.

Bu çalışmada deniz suyu ve sedimentten izole edilen Enterobacteriaceae üyelerinin 10 farklı antibiyotiğe karşı çoklu antibiyotik dirençliliğinin araştırılarak. 01330 Balcalı. 238 . Sedimentten izole edilen suşların sadece 1 tanesi (%1. Hastane atıkları ve evsel atıklarla suya karışan antibiyotiklerin suda ve sedimentlerde uzun süre kaldığı bilinmektedir. toplum sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Osman GÜLNAZ1. %97. dirençlilik Gr(-) bakteri. sediment PM008 Karideslerden İzole Edilen Gr(-) Bakteri Suşlarının İdentifikasyonu ve Çoklu Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1.edu.4’ünün çoklu dirençlilik taşıdığı anlaşılmıştır. %89. İzole edilen suşların tamamı (%100) Sefazoline dirençlilik gösterirken.2-1 arasında değişmektedir. Adana fmatyar@cu.3’ü streptomisine dirençlilik göstermiştir. sediment izolatlarının %96.1’inin sefazoline. Çok sayıda türü olan karidesler ekvatordan kutuplara kadar olan geniş bir aralıkta yaşayabilmektedir. Çoklu antibiyotik dirençliliği karşılaştırıldığında. Biyoloji Böl. karides. Biyoloji Bölümü. Ülkemiz karides ihracatı 2003 yılında 1. Bu faktörler bakterilerin dirençliliğini arttırıcı rol oynamaktadır.19. 1 Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Çoklu antibiyotik dirençliliği araştırıldığında bu oranın %98. Tamer AKKAN2. Yaşadığı ortam itibariyle bu canlılar çoklu antibiyotik dirençliliği taşıyan patojen bakterilere maruz kalabilmektedir.9’u ampisiline. Ayrıca bakterilerin tür bazında identifikasyonu yapılmıştır.072 tona ulaşmıştır. Su izolatlarının tamamının (%100) streptomisine. Buse ERASLAN1. bu suşların tür bazında identifikasyonunun yapılması amaçlanmıştır. %79. su izolatlarının % 94.tr Sucul ortamlarda antibiyotik dirençli patojen Enterobacteriaceae üyelerinin hızla artması susuz yaşamın olmayacağı düşünülürse. Anahtar Kelimeler: Enterobacteriaceae.9’u nitrofurantoine. MAR (Multiple Antibiotic Resistance) indeksi 0.edu. 1 Çukurova Üniversitesi.4’ streptomisine. Fen ve Teknoloji Eğ. %73. 01330 Balcalı. Bu amaçla Akdeniz’den toplanan karideslerden 97 adet Gr(-) bakteri izole edilmiş ve 10 farklı antibiyotiğe karşı dirençlilikleri araştırılmıştır. 01330 Balcalı. Tamer AKKAN2. Anahtar Kelimeler: antibiyotik. Ayşenur KAYA2.2’si amikasine dirençli bulunmuştur. TRABZON PM007 Deniz Suyu ve Sedimentinden İzole Edilen Enterobacteriaceae Üyelerinin İdentifikasyonu ve Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1. ADANA fmatyar@cu.823. Bu çalışmada amaç Akdeniz’den toplanan karideslerden izole edilen Gr(-) bakterilerde çoklu antibiyotik dirençliliğinin araştırılması ve bu bakterilerin tür bazında identifikasyonunun yapılmasıdır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. son zamanlarda artan trendler dolayısıyla çiğ olarak da tüketilmektedir. antibiyotik. %96. Eğitim Fak.8’inin ampisiline dirençli olduğu bulunurken. Bu amaçla İskenderun körfezi deniz suyundan 37 sedimentten 56 olmak üzere toplam 93 Enterobacteriaceae üyesi izole edilmiş ve çoklu antibiyotik dirençliliği araştırılmıştır.7) imipeneme dirençli bulunmuştur.9 olduğu bulunmuştur. Her ne kadar pişirilip yenen karidesler.5’inin. %81. Çoklu antibiyotik dirençliliği göz önünde tutulursa durumun ciddiyeti daha iyi anlaşılmaktadır. dirençlilik. sedimentten izole edilen suşların %96. Bu da istenmeyen sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Fen ve Teknoloji Eğitimi 01330 Balcalı/Adana 2 Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. ADANA 2 Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. Biyoloji Böl.tr Ülkemizde ve dünyada lüks tüketim ürünleri arasında yer alan karidesin tüketimi her geçen gün artmaktadır. Fen Bilgisi Öğretmenliği. Buse ERASLAN1. % 94’ü ampisiline.

. Anahtar Kelimeler: karayosunu antimikrobiyal aktivite. Microccoccus luteus ATCC 9341. hirtum.0) olarak belirlenmiştir. Uçucu yağların test bakterileri. antibakteriyal aktivite. Aulacomnium androgynum (Hedw. Proteus vulgaris ATCC 6899.edu. Lycoperdon perlatum antimikrobiyal aktivite PM011 Eskişehir Yöresinde Yetişen Bazı Karayosunu (Bryophyta) Türlerinin Antimikrobiyal Aktivite Açısından Taranması Filiz SAVAROĞLU1.5 .19. Candida lypolitica test mikroorganizmalarına karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırılmıştır. Lycoperdon perlatum Pers.) Schwagr.) Schimp. Genel olarak çalışılan tüm karayosunlarının petrol eteri.4) ve timol (% 0. karayosunu türlerinin petrol eteri.% 60. hirtum Türünün Doğal ve Kültür Formlarının Uçucu Yağ Bileşimleri ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Ayşe Dilek AZAZ Balıkesir Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Enterobacter aerogenes ATCC 13048. Anahtar Kelimeler: Agrocybe dura. Fen-Edebiyat Fakültesi. Eğitim Fakültesi. FenEdebiyat Fakültesi. Hedw. 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. makrofunguslarından hazırlanan etanol ekstrelerinin disk difüzyon yöntemiyle Bacillus subtilis ATCC 6633.. Balıkesir azaz@balikesir. Biyoloji Bölümü.% 82. maya kültürlerinden Debaryomyces hansenii DSM 70238 ve Candida lypolitica karşı güçlü antimikrobiyal aktivite oluşturdukları saptanmıştır. etil asetat ve aseton ekstraktlarının bazı Gram pozitif ve negatif bakteriler üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir.com Bu araştırmada.) Singer.: Fr. Cansu FİLİK İŞÇEN2. 26480 Eskişehir fbirgi@ogu. GC/MS analiz sonuçlarına göre doğal ve kültür örneklerinin uçucu yağlarının ana bileşenleri karvakrol (% 7. Semra İLHAN1 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Çanakkale nurcihan. Staphylococcus epidermidis NRRL B-4877..3 – 85.n@gmail. karvakrol. kloroform ve aseton ekstraktlarının Gram pozitif ve Gram negatif bakteri. bazı mikrofunguslar üzerindeki etkinin oldukça düşük olduğu gözlenmiştir. antifungal aktivite. Lamiaceae. per Pers.. Agrocybe dura (Bolt. Salmonella typhimurim CCM 5445 bakterilerine ve maya kültürleri olarak Debaryomyces hansenii DSM 70238. Candida albicans ve mikrofunguslar üzerinde antimikrobiyal aktivite gösterdiği. etil asetat.tr Lamiaceae familyası Türkiye’de 45 cins. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Elde edilen sonuçlara göre araştırmada kullanılan makrofunguslardan elde edilen ekstrelerin test mikroorganizmalarına özellikle de bakterilerden Bacillus cereus ATCC 7064’a. Brachythecium populeum (Hedw. Kluyveromyces fragilis ATCC 8608. GC/MS. timol PM010 Bazı Makrofungus Türlerinin Antimikrobiyal Aktivitesinin Belirlenmesi Nurcihan HACIOĞLU. Scleroderma bovista. Homolothecium sericeum (Hedw. maya ve küf streynlerine olan etkisi incelenmiştir. Scleroderma bovista Fr.1 ve % 0. Escherichia coli ATCC 11230.edu. 239 .) Schimp. 546 tür (730 takson). hirtum Link alttürüne ait örnekler Marmara bölgesinin farklı lokalitelerinden toplanarak Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü ’nde kültüre alınmıştır. Bacillus cereus ATCC 7064. uçucu yağ.3 -68. Biyoloji Bölümü. ve Tortella tortuosa (Hedw. Fen Edebiyat Fakültesi. bu familya içinde yer alan Origanum cinsi ise 24 tür ile temsil edilmekte olup bu cinsin endemizm oranı %63’tür. İlköğretim Bölümü. Biyoloji Bölümü. Ekstraktların antimikrobiyal aktivitesi agar difüzyon yöntemi ile 4 farklı referans antibiyotik ile kıyaslanmıştır.tr Eskişehir Sündiken Dağlarından toplanan Dicranum scoparium. metanol. Örneklerin uçucu yağları hidrodistilasyonla elde edilerek GC ve GC/MS ile kimyasal bileşimleri belirlenmiştir. TRABZON PM009 Marmara Bölgesi’ nde Yetişen Origanum vulgare subsp. Origanum vulgare subsp. Anahtar Kelimeler: Origanum vulgare subsp. Staphylococcus aureus ATCC 6538 P.9 ve % 5.. Başaran DÜLGER. Görkem DÜLGER Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi.) Limpr.3 . ancak test edilen ipliksi funguslardan bazıları üzerinde antifungal etki hiç görülmezken.

Streptococcus mutans RSHE 676. yarı-eksojen bir amino asit olan histidinde. en dayanıklı bakteri ise E. Salmonella typhimurium ATCC 14028. disk diffüzyon yöntemi ile 11 adet standart suş (Streptococcus salivarius RSHE 605. 1. Kampüs. Histidin kalıntısı içeren birçok enzim vardır. Anahtar Kelimeler: Teucrium polium. adenin ve guanin gibi pürin bazlarında. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. Kampüs. Meram. chloramphenicol. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 30 µg. Son yıllarda s-triazin türevlerinin anti-tümör. anti-viral etkilerinin ortaya çıkması ile farmokolojik alanda önemli bir yere sahip oldukları belirlenmiştir Bu çalışmada. Bacillus cereus ATCC 11778. en dayanıklı bakteriler ise S. Konya mehtapakin10@yahoo. penicillin. Anahtar Kelimeler: Thymbra spicata. Selçuk Üniversitesi. cereus ve E. antimikrobiyal aktivite. .tr Bu araştırmada. Anahtar Kelimeler: imidazol. antimikrobiyal aktivite. Biyoloji Bölümü. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Araştırılması Mehtap AKIN. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerine antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır. 4-imidazol NO2-1. Konya 3 Selçuk Üniversitesi. Ziya Erdem KOÇ1. Maddelerin minimum inhibisyon konsantrasyonları (MIC) belirlendikten sonra. Escherichia coli ATCC 25922. aztreonam ve imipenem antibiyotiklerine karşı duyarlılıkları araştırılmıştır. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Belirlenmesi Hatice TANER SARAÇOĞLU. ciprofloxacin. İmidazol halkası bulunan bu üç adet maddenin standart suşlara çok az etkili olduğu ve suşların genellikle dirençli olduğu tespit edilmiştir. simetrik yapıda oldukları için diğer bir adıyla kısaca s-triazinler denilmektedir. mikrodilüsyon 240 Antimikrobiyal aktivite. s-Triazin türevleri günümüzde ilaç sanayinden plastik sanayisine kadar bir çok alanda kullanılmaktadır. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. ampicillin+sulbactam. 100 µg. Biyoloji Bölümü. Ahmet COŞKUN2. İmidazol. Staphylococcus aureus ATCC 6538. gentamisin. uçucu yağ.edu. Fen Bilimleri Enstitüsü. Uçucu yağa karşı en hassas bakteri B. steril boş kağıt disklere (oxoid) emdirilmiştir. Kampüs. Doğada bulunan birçok bileşikte imidazol halkası bulunur. Konya ahuysal@selcuk.2-fenilendiamin. hidantoin gibi ilaçlarda. Listeria monocytogenesis NCTC 5348. Nuriye EKMEKÇİ4 1 Selçuk Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. ürik asitte. İmidazol halkası içeren birçok sentetik ilaç da yapılmıştır. cefotaxime dirençli. B grubu vitaminler arasında yer alan biotinin yapısında bulunur. Staphylococcus aureus ATCC 25923. İmidazol doğal halkadır. bunların çoğu hidrolitik enzimlerdir ve imidazol kısmı enzimin aktif merkezini oluşturur. vancomysin. Uçucu yağa karşı en hassas bakteriler B. Eğitim Fakültesi. Fen Edebiyat Fakültesi.19.tr Beşli halkada hetero-atom olarak iki azot içeren azollerden imidazol (1. uçucu yağ. Konya htaner@selcuk.3 diazol) önemlidir.2 fenilendiamin DMSO’de (dimetyl sulfoxide) çözülmüş sonra her bir diskte 10 µg. 50 µg. 42075. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerine antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır. TRABZON PM012 İmidazol Grubu İçeren Bazı Fenilendiaminlerin Antimikrobiyal Etkilerinin Araştırılması Ahmet UYSAL1. Salmonella typhimurium ATCC 14028.com Bu araştırmada.edu. Kimya Bölümü laboratuarlarında sentezlenen 4-imidazol 1. 300 µg madde olacak şekilde hazırlanan çözelti. Teucrium polium bitkisine ait uçucu yağın mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579.3. Salmonella enteritidis ATCC 13076. typhimurium’ dur. coli’ dir. Streptococcus pneumoniae ATCC 10015. Hatice TANER SARAÇOĞLU Selçuk Üniversitesi.5-Triazinler. mikrodilüsyon PM014 Teucrium polium L. Staphylococcus aureus ATCC 25923. fenilendiamin PM013 Thymbra spicata L. Ayrıca kontrol amacıyla bu 11 adet standart suşun cefotaxim. Thymbra spicata bitkisine ait uçucu yağın mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579. diğer antibiyotiklerin büyük çoğunluğuna duyarlı olduğu gözlenmiştir. Kimya Öğretmenliği Bölümü. Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853. 42075. Klebsiella pneumoniae NCTC 5049. Fen-Edebiyat Fakültesi. aureus ve S. Bacillus anthracis) üzerindeki duyarlılık testleri yapılmıştır. cereus. Kontrol amacıyla yapılan antibiyogram testinde kullanılan standart suşların. Mehtap AKIN Selçuk Üniversitesi. Mustafa Onur ALADAĞ3. 3-imidazol 4-methyl 1-2 fenilendiamin. Konya 4 Selçuk Üniversitesi. 42075. coli.

Biyoloji Bölümü. Bacillus cereus. Solanum nigrum L. Rhodotorula rubra DSM 70403 mayaları üzerinde antimikrobiyal etkileri araştırılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. (alman papatyası). Melisa officinalis ekstresi ise Corynebacterium xerosis CCM 2824 bakterisine karşı gösterdiği 17 mm’lik inhibisyon zonu ile çalışılan materyaller arasında en yüksek inhibisyon zonu oluşturan bitki olmuştur. (hatmi çiçeği). Artemisia abrotanum L. Staphlococcus aureus. en dayanıklı bakteri ise E. Cedrus libani (Lübnan sediri). mikrodilüsyon PM 016 Ticari Olarak Satılan Bazı Bitki Preparatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Nurcihan HACIOĞLU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anthemis nobilis L. Humulus lupulus. TRABZON PM015 Abies cilicica Carr. bitki. Thuja orientalis. Rhodotorula rubra. Bu bitkilerden hazırlanan etanol ekstreleri hazırlanarak disk difüzyon yöntemiyle Bacillus cereus ATCC 7064. (kırmızı kantaron). (aynisafa). Enterobacter amnigenus. Thuja orientalis. Achillea millefolium bitki ekstraktlarının antimikrobiyal etkilerinin mukayese antibiyotiklerine kıyasla daha düşük olduğu saptanmıştır. Bununla beraber Cassia senna. Nerium oleander (Zakkum). (oğulotu). Bu çalışma ileri seviyede yapılacak olan çalışmalara öncülük edecektir. Centaurium erythraea bitki ekstraktı ise tüm mikroorganizma kültürlerin karşı en yüksek antagonisik etkiye sahiptir. Althaca officinalis L. (kudret narı). Thymus vulgaris L. Biyoloji Bölümü. Kahramanmaraş Atatürk Parkı’nda. antimikrobiyal aktivite. Abies cilicica bitkisine ait uçucu yağ mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579. Mehtap ESEN. Hacı Mustafa Köy’ünde (Sır barajı). Proteus vulgaris ATCC 8427. Fen Edebiyat Fakültesi. Candida albicans. Corynebacterium xerosis CCM 2824. Biyoloji Bölümü. Pinus pinea. Bacillus megaterium. Calendula officinalis L. Centaurium erythraea L.com Bu araştırmada. Thuja orientalis “Doğu mazısı” (Cupressecae). (sinameki). Momordica charantia L. Angelica silvestris L. Pseudomonas aeruginosa. (kara pelin). Pinus brutia.edu. Nurcan ERBİL Kahramanmaraş Sütçü imam Üniversitesi. Thuja orientalis. Rhus coriaria L.tr Bu çalışmada. Kapıçam bölgesinde. Anahtar Kelimeler: Antimikrobiyal aktivite. Pinus pinea “Fıstık çamı” (Pinecae). Biyoloji Bölümü. Pinus pinea. Salmonella typhimurium ATCC 14028. Türkoğlu’nda. Thuja orientalis. 241 . Cupressus arizonoica “Yatık servi” (Cupressecae) Karacasu bölgesinde. Uçucu Yağının Antibakteriyal Etkisinin Araştırılması Mehtap AKIN. coli’ dir. uçucu yağ. (melekotu). Cupressus sempervirens “Servi”. Staphylococcus aureus ATCC 6538P bakterileri ve Kluyveromyces fragilis ATCC 8608. (kekik). Kahramanmaraş mdigrak@ksu. Fen Edebiyat Fakültesi. etnobotanik özellikleri bakımından yüzyıllardır kullanılmalarının yanında yüksek antimikrobiyal etkilerinin gözlenmesi nedeniyle bitki preparatlarının daha detaylı çalışılarak farmakolojik ve biyokimyasal analizlerle etken maddelerinin tanımlanması ve etki mekanizmasının araştırılmasının önemli olacağını ortaya koymaktadır.n@gmail. Pınarbaşı’nda. Humulus lupulus L. Quercus coccifera (Meşe). Staphylococcus aureus ATCC 25923. Sahharomyces cerevisiae. Escherichia coli mikroorganizmaları üzerinde test edilmiştir. Uçucu yağa karşı en hassas bakteri B. Achillea millefolium L. Elde edilen veriler. Pinus nigra. Juniperus oxicedrus (Ardıç). Yersinia lipolytica. mikroorganizma PM017 Kahramanmaraş Yöresindeki Bazı Orman Ağaçlarının Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri Metin DIĞRAK. Çalışmada kullanılan tüm bitki ekstraktları test mikroorganizmalarının gelişimlerini farklı oranlarda etkilemiştir. Pinus pinea. Klebsiella pneumoniae. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerinde denenmiştir. Çanakkale Nurcihan. Pinus pinea. (şerbetçi otu) bitkilerinin antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır. Pseudomonas putida. Hatice TANER SARAÇOĞLU Selçuk Üniversitesi. Escherichia coli ATCC 11230. Belirtilen bitkilerin antimikrobiyal etkisi disk difüzyon metoduna göre. Pinus pinea türlerinin antimikrobiyal etkileri araştırılmıştır. (köpek üzümü).19. Cassia senna L. Konya mehtapakin10@yahoo. (sumak). (adaçayı).com Bu çalışmada aktarlarda satılan ticari bitkilerden Salvia officinalis L. Thuja orientalis. Quercus coccifera. Melisa officinalis L. cereus. Başaran DÜLGER Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. (civanperçemi). Aksu Çayı’nda. Cupressus sempervirens. Anahtar Kelimeler: ağabeyes cilicica.

Zeliha DEMİREL1. Nitrik asit. E. İzmir 3 Ege Üniversitesi. Biyomühendislik Bölümü. Zelal AKSOY. Metin DIĞRAK Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi.edu. Kahramanmaraş asteroidea_ela@mynet. TRABZON Araştırma sonucunda.’ nin Uçucu Yağı ve Ekstrelerinin Antimikrobiyal Aktivitesi Güven ÖZDEMİR1. Mühendislik Fakültesi. uçucu yağ bileşenleri GC ve GC/MS kullanılarak incelenmiş ve 7 bileşik (toplam bileşenlerin % 92. Cefuroxime ve Ampicilin (98. Nerium oleander. Piperacilin (%88. Bu çalışma. beta laktam antibiyotikleri. 35100. Bu çalışma sonuçlarına göre. uçucu yağ. Pinus pinea. kloroform. Biyoloji Bölümü. Türkiye) uçucu yağındaki bileşenlerin belirlenmesi ve çeşitli çözücüler kullanılarak elde edilen ekstrelerinin antimikrobiyal aktivitelerini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Pinus pinea (gövde. diklorometan ve hekzan ekstreleri hazırlanmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. meyve). Thuja orientalis. coli (O157:H7) RSSK 232) ve bir maya türüne (Candida albicans ATCC 10239) karşı yapılmıştır. coli suşlarına karşı en duyarlı beta-laktam antibiyotiklerinin Sulbactam+Ampicilin ve İmipenem (% 55. Ege Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 2-metilpropil ester (% 51.tr Chlorella sp. Pinus brutia (gövde). Anahtar Kelimeler: Chlorella . Fen Fakültesi. İzmir 2 Ege Üniversitesi.84) major bileşenler olarak saptanmıştır. aureus ATCC 43300. uçucu bileşenler. Quercus coccifera. İzmir guven.11) ve fitol (% 29. Ceftizoxime (%70. Cedrus libani. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Pinus brutia. aseton. Anahtar Kelimeler: Escherichia coli. 35100. antimikrobiyal aktivite PM 018 Kahraman Maraş’taki Kliniklere Başvuran Hastalardan İzole Edilen Escherichia coli’nin Beta-Laktam Grubu Antibiyotiklere Karşı Direnç Gelişimi Fadime TOPÇAL. Salda Gölü. Juniperus oxicedrus (yaprak).’ nin (Ege-MACC-1.’ nin aseton.35) ve Cefoperazone (% 66. Chlorella daha ileri çalışmalarla bir farmasötik olarak dikkate alınabileceği belirlenen bir mikro algdir. Eczacılık Fakültesi. Kuru materyalden Clevenger aparatı ile su buharı distilasyonu yapılarak uçucu yağ ve soxhlet aparatı kullanılarak da metanol.41).21’ i) tanımlanmıştır.coli’nin direnç kazanımının Ceftazidime (% 91. Thuja orientalis (yaprak) uçucu yağlarının daha güçlü antimikrobiyal özellik gösterdiği tespit edilmiştir. Cupressus arizonoica. Chlorella sp. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. 35100. Bu amaçla Kahraman Maraş’taki kliniklere çeşitli rahatsızlıklar nedeniyle başvuran hastalara ait 68 klinik örneği alınmıştır.ozdemir@ege. Klinik örneklerden izole edilen ve teşhisi yapılan E. Bununla birlikte uçucu yağı test edilen konsantrasyonlarda antimikrobiyal etkiye sahip değildir. Bununla birlikte. meyve). Fethiye Ferda YILMAZ KÖZ2. etanol. Chlorella sp. hekzan ve diklorometan ekstreleri 1. Ceftriaxone (%79.58) olarak sıralandığı belirlenmiştir.17). Farmasötik Mikrobiyoloji Bölümü. ekstre. Mikroalg Kültür Koleksiyonu’ ndan elde edilen ve yeşil bir mikroalg olan Chlorella sp.oxacillin resistant S. Juniperus oxicedrus.23). Cefoperozone+Sulbactam (% 57.19. hemorrhagic E. 3 ve 6 mg/disk konsantrasyonlarında dikkate değer bir antimikrobiyal etki göstermişlerdir. Meltem CONK DALAY3 1 Ege Üniversitesi. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’ ndan temin edilen on bakteri. Pinus nigra. infeksiyon hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı antibiyotiklere karşı Escherichia coli’nin göstermiş olduğu duyarlılık ve direnç durumları incelenmiştir. yüksek protein içeriği ve diğer temel besin öğelerinden ötürü uzun zamandır bilinen iyi bir besin ve enerji kaynağıdır. coli bakterisinin en dirençli olduğu beta-laktam grubu antibiyotiklerin Cefotaxime. Antimikrobiyal testler disk difüzyon yöntemi ile Ege Üniversitesi. N Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU1. Chlorella sp. Biyoloji Bölümü.88).17) olduğu tespit edilmiştir. Juniperus oxicedrus. antimikrobiyal aktivite 242 .5. Cupressus sempervirens (yaprak. direnç PM 019 Chlorella sp.52) olduğu tespit edilmiştir. optimum laboratuar koşulları altında kültüre edilmiş ve hücreler kültürden toplandıktan sonra saklanmak üzere liyofilize edilerek kurutulmuştur.com Bu çalışmada. Çalışmada kullanılan diğer antibiyotiklere karşı E. iki spesifik patojen (methicillin .

E. Sadık DİNÇER2 1 Çukurova Üniversitesi. S. %83. Fen Edebiyat Fakültesi. Bilindiği gibi mikroorganizmalar hayatta kalmak için farklı şartlara uyum sağlama ve dirençlilik geliştirme yeteneğindedirler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.81 . Sevil PİLATİN1. utilis mayaları kullanılmıştır. 01330. 243 .7 si bakıra. Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Eskişehir bkunduh@gmail.8. X.5 . Kamuran GÖRGÜN2 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi.edu.81. minimum sidal konsantrasyon) mikrodilüsyon broth yöntemiyle belirlenmiştir. epidermidis bakterileri ve C. Test mayaları için MİK ve MSK değerleri sırasıyla 7.81-1000 µg/ml ve 62. % 4. P. P. Fen Edebiyat Fakültesi. campestris. Minimum inhibe edici konsantrasyon) ve sidal konsantrasyonları (MSK. aerogenes. Bu çalışmada İskenderun Körfezi M/V Ulla batığı çevresinden alınan su ve sediment örneklerinden izole edilen Gr(-) bakterilerin ağır metal dirençlilikleri araştırılarak bu bakterilerin tür bazında identifikasyonunun yapılması amaçlanmıştır.250 µg/ml olmuş ve denenen 7 maddenin özellikle mayalar üzerinde düşük konsantrasyonlarda statik ve sidal etkili olduğu tesbit edilmiştir. %36.5 olmuştur. krom ve kurşun ). TRABZON PM 020 Yeni Sentezlenmiş Benzothioazole Türevi Schiff Bazlarının Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Buket KUNDUHOĞLU1. mayalar için amphotericine kullanılmıştır. Adana fmatyar@cu. Bu amaçla gemi batığı çevresinden alınan su ve sediment örneklerinden toplam 139 adet Gr()bakteri izole edilmiş (sırasıyla 49 ve 90 adet). C. albicans. glabrata. antifungal ajan olarak kullanım potansiyelleri bulunmaktadır. Handan SAKARYA2. Adana 2 Çukurova Üniversitesi. L. MIC Antimikrobiyal aktivite. Maddelerin kullanılan test bakterileri üzerindeki statik ve sidal konsantrasyonları sırasıyla 7. E. bakır. S. Denenen 7 yeni sentezlenmiş schiff bazın mikroorganizmalar üzerindeki inhibe edici (MİK. aureus. Standart E. Fen ve Teknoloji Eğitimi Bölümü.2 si kurşuna dirençlilik gösterirken.tr 2004 Eylül ayında İskenderun Körfezi sularına gömülen M/V Ulla kuru yük gemisinin çevreye verdiği zarar ve doğuracağı sonuçlar hala tartışılmaktadır. 01330.9. Bu bakterilerin 4 farklı ağır metale dirençlilikleri araştırılmıştır (kadmiyum. C. Bu da insan patojeni bakterilerle mücadeleyi zorlaştırmaktadır. Test edilen yeni sentezlenmiş maddelerin. Standart test antibiyotiği olarak bakteriler için gentamycine. aeruginosa. yapılacak toksisite mutajenite ve diğer tamamlayıcı testler sonrasında. Balcalı.1’i kroma ve %8. % 15.19. typhimurium.4’ü kadmiyuma. monocytogenes. subtilis. coli K-12 suşu ile karşılaştırıldığında su izolatlarının % 69. Biyoloji Bölümü. Ayşenur KAYA2. Balcalı. Fen Edebiyat Fakültesi. Osman GÜLNAZ1. Anahtar Kelimeler : benzothioazole. Biyoloji Bölümü.1000 µg/ml arasında değişmiştir. %17.3. Bu amaçla izole edilip ağır metal dirençliliği araştırılan bakterilerin adı geçen ağır metallere karşı farklı oranda tolerans gösterdikleri saptanmıştır.com Yeni sentezlenmiş Benzothioazole türevi schiff bazlarının antimikrobiyal aktivitelerini belirlemek üzere E. Biyoloji Bölümü. coli.125 µg/ml ve 7. Anahtar Kelimeler: dirençlilik Bakteri. Kimya Bölümü. S. B. Eğitim Fakültesi. vulgaris. faecium. sediment izolatlarında bu oran sırasıyla %88. ağır metal. PM 021 İskenderun Körfezi M/V Ulla Batığı Çevresinden İzole Edilen Gr(-) Bakterilerin İdentifikasyonu ve Ağır Metal Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1.

Zeliha DEMİREL1. Mühendislik Fakültesi. Lamiaceae. Pseudanabaena sp. epidermidis ATCC 12228. Antalya 2 Akdeniz Üniversitesi. hemorajik E. Fen Fakültesi. Minimum Inhibitör Konsantrasyon Testi (MIC) ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyon Testi (MBC) uygulanmıştır.20) diğer bileşenler olarak bulunmuştur. Yapılan çalışmalarda siyanobakterilerin antibakteriyel. Bu çalışma endemik bir tür olan Origanum bilgeri türüne ait antimikrobiyal aktivitenin tespit edildiği ilk rapordur. Origanum. Ferda Yılmaz KÖZ2. Kampus. Tıp Fakültesi. Escherichia coli ATCC 29908) üzerinde test edilmiştir. Biyoloji Bölümü. coli (O157:H7) RSSK 232) ve bir maya türünün (Candida albicans ATCC 10239) de yeraldığı çeşitli organizmalar (Bacillus subtilis ATCC 6633. Çalıştığımız türde de görüldüğü gibi siyanobakteriler çok çeşitli ortam ve koşullarda üreyebilen canlılardır. aureus ATCC 43300. ekstre. Staphylococcus aureus ATCC 6538-p. aerogenes ATCC 13048. Siyanobakteriler klorofil a ve diğer pigmentleri içerdiği. Ayrıca kontrol olarak denenen antibiyotik grubuna göre daha yüksek antimikrobiyal aktivite sergilemiştir. Antalya ekose@akdeniz. Farmasötik Mikrobiyoloji AD. İzmir emineicyuz@yahoo. Salmonella typhimurium CCM 5445. İzmir 3 Ege Üniversitesi. BG 11 (Blue-Green Medium) ortamında optimum koşullarda üretildikten sonra liyofilize edilerek saklanmış ve Sokslet ekstraktöründe çözgen ekstreleri hazırlanmıştır. Güven ÖZDEMİR1. cereus ATCC 7064. E.’in Antimikrobiyal ve Antifungal Aktivitesinin Araştırılması Emine İÇYÜZ1. Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. Hücrelerindeki ince murein yapısı ile gram negatif bakterilere benzerler. fotosentez yapabildiği için alglere ve yüksek bitkilere çok benzemekle beraber hücre bölünme mekanizması nedeniyle günümüzde Bacteria domaininde değerlendirilmektedir. Meltem CONK DALAY3 1 Ege Üniversitesi. F..`nin çeşitli çözgen ekstreleri ve uçucu bileşenlerinde antimikrobiyal ve antifungal aktivitesi araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Pseudanabaena sp. antimikrobiyal aktivite. türleri Oscillatoria gibi ipliksi Anabaena gibi gaz vezikülü içeren bir Siyanobakteri`dir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.tr Bu çalışma endemik Origanum bilgeri türünün antimikrobiyal aktivitesini test etmek amacıyla yapılmıştır. Fen-Edebiyat Fakültesi. terpinene (%4. Major bileşeni carvacrol (%83) olmakla birlikte. Streptococcus faecalis ATCC 8043.com Bu çalışmada Denizli. Origanum bilgeri uçucu yağı Gram(+) ve Gram(-) bakteriler dahil birçok bakteriye karşı güçlü bir antimikrobiyal aktivite göstermiştir. Ekstrelerin antimikrobiyal aktiviteleri disk diffüzyon yöntemi ile iki spesifik patojen (metisilin-oksasilin dirençli S.edu. Atila YANIKOĞLU1. antifungal.38). S. Kampus. Biyoloji Bölümü. antimikrobiyal. Uçucu yağın antimikrobiyal aktivitesini test etmek amacıyla Disk Difüzyon Metodu.19. Anahtar Kelimeler: Uçucu yağ. Origanum bilgeri türünün uçucu yağı su distilasyon metodu ile elde edilmiştir ve uçucu yağın kimyasal içeriğini tespit etmek amacıyla GS-MS analizi uygulanmıştır. Bu özelliklerinden dolayı bir geçiş formu olarak son yıllarda bu canlılar üzerindeki çalışmalar artmıştır. İzmir 2 Ege Üniversitesi.35) ve borneol (%2. cymene (%5. uçucu bileşik PM 023 Origanum bilgeri Türüne ait Uçucu Yağın Kimyasal İçeriği ve in Vitro Antimikrobiyal Aktivitesi Elif ODABAŞ KÖSE1. Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853. Biyomühendislik Fakültesi. TRABZON PM022 Denizli Sarayköy’de Bulunan Termal Su Kaynağından İzole Edilen Siyanobakteri Pseudanabaena sp. B. Proteus vulgaris ATCC 6897. Eczacılık Fakültesi. Biyoloji Bölümü. GS-MS 244 . antifungal ve antioksidan etkilerinin yanında toksik etkili olanlarıda bulunmaktadır. Ayrıca Klevenger cihazında hidrodistilasyon ile uçucu bileşikleri ekstrakte edilmiş ve GC. GC/MS analizleri gerçekleştirilmiştir. Sarayköy de bulunan termal su kaynağından izole edilen bir siyanobakteri olan Pseudanabaena sp. Pseudanabaena sp. Gözde ÖNGÜT2 1 Akdeniz Üniversitesi.

4. Thymus sp. megatrium RSKK 5117. Bu araştırmada disk diffüzyon yöntemi uygulanarak bu uçucu yağlardan Agrimonia sp. Kampus. Knuth.B.0 koşullarında PAAmIA hidrojelinin PAAIA hidrojelinden daha çok şiştiği belirlendi [1]. Niğde gycelik@nigde. standart antibiyotiklerin test bakterileri üzerindeki inhibisyon etkisi ile karşılaştırılmıştır. 11:137 (1993). albicans) tedavisinde etkili bir şekilde kullanılmakta olan Flukonazole.. Peppas. Fen-Edebiyat Fakültesi. albicans.edu. 11:169-177 (1993).8) olduğu tespit edilmiştir. Kaynaklar: 1. 3. antimikrobiyal aktivite. Niğde 2 Niğde Üniversitesi.5 mm ve üzeri inhibisyon zonu gösterdiği 4 test bakterisi (B. Flukonazol içermeyen PAAmIA ve PAAIA hidrojel diskleri C. Journal of Applied Polymer Science. uçucu yağlarının test bakterileri üzerinde inhibisyon etkisine rastlanmamıştır. sıcaklık ve pH değişkenlerine göre incelendi. TRABZON PM 024 Polimerik Hidrojellerinin Flukonazol Salım Davranışları ve Mikrobiyal Etkileşimlerinin İncelenmesi Mehlika PULAT Gazi Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Uçucu yağ. 51200. Hidrojellerin morfolojik yapısı SEM incelemeleri ile karşılaştırmalı olarak değerlendirildi ve PAAmIA hidrojeline göre daha az şişme değerine sahip olan PAAIA hidrojelinin daha az gözenekli bir yapıda olduğu saptandı. Bacillus megatrium RSKK 5117. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. Thymus sp. Çalışmada. Gökçen YUVALI ÇELİK1.19. mutans CNCT 8177 ) seçilmiş ve Thymus sp uçucu yağının seçilen test bakterileri üzerinde agar dilüsyon metodu ile Minimum İnhibitör Konsantrasyonu (MİK) belirlenmiştir.0. Bacillus cereus RSKK 863. 37ºC ve pH=4..8’e eşit ve/veya düşük (MİK≤% 0. Kinetik salım parametreleri olan n ve k hesaplanarak. C. Yersinia enterocolitica ATCC 1501. Rodriguez. Pseudomonas aeruginosa ATCC 29212. uçucu yağının test bakterileri üzerindeki inhibisyon etkisi. Robinson. akrilamid PM 025 Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktivitesi ve Kompozisyonu Ebru ÇELİK1. S. Katime.edu. S.3 test bakterileri üzerinde antimikrobiyal aktiviteleri araştırılmıştır. Flukonazol tutuklu hidrojellerin C. Streptococcus mutans CNCT 8177. GC-MS 245 . aureus ATCC 25923. Salmonella 21.. Ekşi H. itakonik asit. Bacillus subtilis RSKK 244. (PAAIA) hidrojellerinin şişme davranışları zaman. 102:5994 (2006) 2. Thymus sp uçucu yağının çalışılan test bakterileri için MİK değerinin % 0. Advanced Drug Delivery Review. Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853. PAAmIA ve PAAIA hidrojellerine üretim sırasında tutuklandı ve pH = 4. Amiji. Fen-Edebiyat Fakültesi. Escherichia coli ATCC 35218. ve Thymus sp. 37ºC koşullarındaki serbestleşmesi UV spektrofotometresi ile takip edildi. Her iki hidrojelde de ilk saatlerde terapötik değere ulaşıldı [2-4]. subtilis RSKK 244. akrilik asit. L. ve Veronica sp. ABDULLAH2 1 Niğde Üniversitesi. 51200. J.B. Advanced Drug Delivery Review.. Kampus. Meysun İ... uçucu yağının yüksek düzeyde antimikrobiyal etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. bitkilerine ait uçucu yağların Staphylococcus aureus ATCC 25923. Flukonazol tutuklu PAAmIA ve PAAIA hidrojellerin ise C. B. albicans üremesini bir miktar engellediği ancak bu düşüşün etkili bir düzeye inemediği. M..Journal of Applied Polymer Science. Ayrıca uçucu yağların kompozisyonları GC-MS analizi yapılarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Flukonazol.tr Serbest radikal kopolimerleşmesi yöntemi ile hazırlanan poli(akrilamid-ko-itakonik asit). Biyoloji Bölümü. E. Teknikokullar. (PAAmIA) ve poli (akrilik asit-ko-itakonik asit).. Thymus sp. K.tr Bu çalışmada Konya yöresinden toplanan Agrimonia sp. Candida albicans (C. Ankara mpulat@gazi. I. albicans üremesini hemen hemen sıfıra indirdiği belirlendi. Shigella sonnei RSKK 877. albicans ile etkileşimleri in-vitro süspansiyon ortamında incelendi. 90:530 (2003). Pulat M. Flukonazolü daha hızlı saldığı belirlenen PAAmIA hidrojelinin Fickian tipi difüzyon gösterdiği saptandı. uçucu yağının test bakterileri üzerinde farklı zon çapları ile inhibisyon etkisi tespit edilmiştir. Veronica sp. Thymus sp. uçucu yağının disk diffüzyon yönteminde 25.. Kimya Bölüm.

S. Yersinia enterocolitica. Amikasin 30 µg (AK). 6’sı Citrobacter freundii.008-0. sırasıyla Capsellbursa pastoris. Bitkilerin su. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. 0. Comamonas testosteroni olarak adlandırılmıştır.AP. Cr ve Ni için Minimum inhibitör konsantrasyonu (MİK) değerleri sırasıyla 0. 5.5 g/100 ml.19. kloroform ve aseton ekstraktları bakımından. Cd. doğadaki çeşitli toksik kirleticilerin izlenmesinde yarar sağlayacaktır. Streptomisin 10 µg (S). Kluyvera ascorbata. Göl çevresinde yerleşimin yaygınlaşması ile göle boşaltılan evsel atıkların artması. Acorus calamus. 2’si Rahnella aquaticus ve geri kalanlar ise. Pylori’ye karşı en etkili iki türün. Achillea millefolium oldukları bulunmuştur. su. NA. Pimpinella anisum ve Acorus calamus. bir yıl boyunca mevsimsel olarak su örnekleri alınmış ve izole edilen Gram negatif bakteriler rutin bakteriyolojik yöntemler ile tanımlanmıştır. etanol ve kloroform ekstraktlarına göre daha yüksek antimikrobiyal aktivite gösterdiği belirlenmiştir.0032 g/100 ml. Fen Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Helicobacter pylori. Vezneciler. Eritromisin 15 µg (E).0160. antioksidant PM 027 Küçükçekmece Gölü’nden İzole Edilen Bakterilerin Ağır Metal ve Antibiyotik Dirençlerinin İncelenmesi Ayten KİMİRAN ERDEM. E. bu organizmalardan kaynaklanan hastalıkların ilaçla tedavisini güçleştirmektedir. 0. 13. Erzurum ayseaydan@yahoo. 19. 25240. Bu çalışma sonucunda Enterobacteriaceae ailesinde yer alan 90 Gram negatif bakteri izole edilmiştir. Sevan Gürün. 7. antimikrobiyal. 3. VA. Çinko (Zn).14’ü Citrobacter diversus. Fen Fakültesi. Bakterilerin farklı toksik metallere karşı dirençlerinin tespiti. kloroform ve aseton ekstraktları kullanılmış ve bu ekstraktların hem H. Çalışmada Küçükçekmece Gölü’nde dokuz farklı istasyondan. 2’si Kluyvera cryocrescens. Edwardsiella hoshinae. Carum carvi türünün ise prooksidant aktiviteye sahip olduğu bulunmuştur.063 g/100 ml olarak saptanmıştır. ve antibiyotiklerine sırası ile % 38.5 g/100 ml ve 0.016 g/100 ml. Antibiyotik duyarlılık testinde ise incelenen tüm bakterilerin AK . Bu bakterilere karşı Cu. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. Acorus calamus. Penisilin G 10 Ünite (PG). Fe. Antibiyotik direncinin ağır metal direncine göre daha düşük olması göldeki endüstriyel kirliliğin fekal kaynaklı kirlenmeye oranla daha yüksek olduğunu göstermektedir. Zn. K. Bu bakterilerden 24’ü Escherichia coli. etanol.25 g/100 ml. 8. Kloramfenikol 10 µg (C). Bu amaçla 20 bitki türüne ait farklı kısımlar. Gentamisin 10 µg (GM). C. Doğal su sistemlerinde mikrobiyolojik kirlilik etkeni mikroorganizmaların yanı sıra bunların antibiyotik ve ağır metal dirençleri de belirlenmelidir. tiyosiyanat yöntemi ile antioksidant özellikleri belirlenmiştir. H.25 g/100 ml. PG. Antimikrobiyal aktivite bakımından etkili bulunan ekstraktların. 2’si Providencia stuarti.004-0. çözücüler kullanılarak ekstrakte edilmiştir. ve oranında dirençli oldukları belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Küçükçekmece Gölü taşıdığı kirlilik yükleri açısından önemli bir doğal lagün sistemidir. Acorus calamus. İstanbul aytenkimiran@yahoo. 1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 6’sı Proteus vulgaris. 2. Su.125-0. in-vitro. 5’i Providencia alcalifaciens. agardiffüzyon yöntemi kullanılarak incelenmiştir. TRABZON PM 026 Bazı Şifalı Bitkilerin Helicobacter pylori’nin invitro Üremesi Üzerine Etkileri ve Antioksidant Özellikleri Ayşe Aydan KARA Atatürk Üniversitesi. Özellikle çoklu antibiyotik direnci (ÇAD) gösteren bakterilerin belirgin ölçüde artması. Kadmiyum (Cd). Nalidiksik asit 30 µg (NA) ve Vankomisin 30 µg (VA)] karşı dirençleri incelenmiştir. Achillea millefolium.008-0. Krom (Cr) ve Nikel (Ni)] ve antibiyotiklere [Ampisilin 10 µg (AP). bunun yanı sıra sanayi atıklarının da göle deşarjı. Bu amaçla çalışmamızda Küçükçekmece Gölü’nden izole edilen Gram negatif bakterilerin ağır metal ve antibiyotik duyarlılıkları incelenmiştir. Demir (Fe). 3’ü Klebsiella oxytoca. GM. 7’si Citrobacter amalonaticus. 2’si Enterobacter agglomerans. Co. Sonuç olarak aseton ekstraktlarının. 0. Ömer ALTUN İstanbul Üniversitesi. 0. sağlık açısından önemli bir tehlike oluşturmaktadır.Kanamisin 30 µg (K). Providencia rettgeri. 5’i Enterobacter cloacea. Bu bakterilerin ağır metallere [Bakır (Cu). bitki ekstraktı. pylori hemde diğer test mikroorganizmaları üzerindeki etkileri. etanol. 246 . Biyoloji Bölümü.008-0. Antibiyotik duyarlılık deneyleri Kirby-Bauer disk difüzyon metodu ile ağır metal tuzlarına karşı duyarlılık deneyleri ise mikrodilüsyon tekniği ile yapılmıştır. 6’sı Serratia odorifera. Enterobacter sakazakii. Biyoloji Bölümü. Diğer taraftan bitkilerin aseton ekstraktlarının Carum carvi türü hariç antioksidat özellikte oldukları.com Bu çalışmanın temelini. bazı şifalı bitkilerin Helicobacter pylori’nin in vitro üremesine etkileri ile onların antimikrobiyal ve antioksidant potansiyellerinin belirlenmesi oluşturmaktadır.002-0. Kobalt (Co). 13.com Küçükçekmece Gölü ve çevresi rekreasyon amacı ile kullanılan bir bölgedir. 0.

f. Staphylococcus aureus ve Candida albicans’ a karşı iyi derecede (MIC 12.3 mg/ml). Peltigara praetextata. Anahtar Kelimeler : Salvia. Mycobacterium tuberculosis için BBL MGIT Mycobacteria Growth Indicator Tube kullanıldı. Xanthoria elegans.10145. Peltigara polydactyla. dünyada ve ülkemizde çok eski zamanlardan beri hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.tr Son zamanlarda bitki ekstrelerinin biyolojik aktiviteleri yoğun bilimsel araştırmaların konusu olmaktadır.edu. mantar ve alglerin simbiyotik yaşamları sonucu oluşan bitkilerdir. ortamın bu ağır metallerce kirlendiği sonucunu ortaya koymaktadır. Bu genusun 89 türü ve 94 taksonu Türkiye’de bulunmaktadır. Vezneciler. Aspergillus niger.5 mg/ml) ve Klebsiella pneumonia’ ye karşı orta derecede (MIC 25 mg/ml) aktivite gösterdi. Mikro dilusyon broth tekniği kullanılarak yapılan deneme sonuçları spektrometrede okundu. antitüberküloz aktiviteleri incelendi. Giresun ve Trabzon çevresinden toplanan 11 farklı liken örneğinin (Anaptychia ciliaris. Xanthoparmelia tinctina.19. Günümüzde hava kirliliğinde biyolojik indikatörler olarak kullanıldığı gibi. aucheri metanol ekstrelerinin antibakteriyal. Daha önceki çalışmamızda likenlerin Lejyoner hastalık etkeni bakterilerin üremesini engellediği saptanmıştır. Likenlerin antimikrobiyal aktivite özelliğinin. Bunlardan 49 tanesi endemiktir. Bacillus cereus. Vezneciler. fisodik asit. Pek çok bitkisel ekstrenin prokaryot ve ökaryotlar üzerinde biyolojik aktivitesinin olduğu bilinmektedir. Ali ASLAN3 1 İstanbul Üniversitesi. aucheri var aucheri Metanol Ekstrelerinin HPLC Analizleri ve Antimikrobiyal Aktivitesinin Araştırılması Tülin AŞKUN1. İstanbul 2 İstanbul Üniversitesi. İstanbul 3 Atatürk Üniversitesi. Ali KARAGÖZ2. Likenler. Pseudomonas aeruginosa. Fen Edebiyat Fakültesi. Ramalina farinacea. Bacillus cereus’ a karşı en iyi derecede (MIC 6. Bakteriler üzerinde etkileri olan antimikrobiyal maddelere karşı direncin giderek arttığı bilinmektedir. bitkilerdeki biyoaktif moleküllerden elde edilmektedir. Bu çalışmada Artvin. Kimya Bölümü. hastalıkların tedavisinde de kullanılır. Escherichia coli. bakteriler üzerine etkilerine ait dünyanın çeşitli yerlerinde çok sayıda çalışma mevcuttur. Fen-Edebiyat Fakültesi.5 mg/ml) antimikrobial aktivite gösterdi. ve S. Aspergillus Enterobacter. ochraceus ve Fusarium proliferatum’a karşı iyi derecede (MIC 12. Erzurum nihaldogruoz@gmail. GülendamTÜMEN1.aramiensis ise Proteus vulgaris. Esra SOLMAZ1 1 Balıkesir Üniversitesi. Rhizoplaca melanopthalma. HPLC PM 029 Bazı Liken Türlerinin Antimikrobiyal Aktiviteleri Nihal DOĞRUÖZ1. 10145. Cetrelia olivetorum. Sonuçlar 365 nm dalga boyunda UV okuyucu ile belirlendi. Diğer bakteriler için Nutrient Agar. Araştırmacılar bitki kaynaklarından elde edilen yeni antimikrobiyal maddelerin bulunması için araştırmalarını sürdürmektedir. Salvia genusu dünyada yaklaşık 900 tür içerir ve bu türler kozmopolit dağılım gösterirler. Salvia Lamiaceae familyasının en büyük genuslarından biridir. Balıkesir taskun@balikesir. çevresel bakteri suşlarının antibiyotik ve ağır metallere karşı olan duyarlılıklarının test edilmesi. ağır metal. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. Salvia için endemizm oranı %55’tir. Candida albicans. Umbilicaria vellea. epidemiyolojik çalışmalara ve toksik kirleticilerin etkilerinin belirlenmesine yardımı olacaktır. yapılarındaki çeşitli asitlerden kaynaklandığı bildirilmiştir. Anahtar Kelimeler : antibiyotik PM 028 S. Sabourod Dekstroz Broth kullanıldı.com Tıbbi açıdan önemi olan bitkiler. Bu maddelerin büyük bir kısmı. Mycobacterium tuberculosis. Biyoloji Bölümü. bakteri. Zuhal ZEYBEK1. Nutrient Broth. Bitki ekstraktlarının. aucheri Bentham subsp. filamentli funguslar için Saboroud Dekstroz Agar. Proteus vulgaris. Metanol ekstrelerinin HPLC analizi sonuçları ile antimikrobial aktivite arasındaki ilişki tartışıldı. Protolikesterik asit. Lecanora muralis ) su ve etanol ekstraktlarının antibakteriyal 247 . antifungal. fungi. Ahmet KARAHAN2. pulvinik asit lobarik asit usnik asit antimikrobiyal aktiviteleri belirlenen asitlerden bazılarıdır. Staphylococcus aureus. Biyoloji Bölümü. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. Sonuç olarak. S. Xanthoria elegans. Çalışmamızda Salvia aramiensis Rech. Salvia aucheri subsp aucheri. Fen-Edebiyat Fakültesi. araminensis ve S. Biyoloji Bölümü. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. TRABZON Özellikle Fe ve Cr gibi ağır metallere karşı gözlenen direnç. Biyoloji Bölümü. Aspergillus flavus. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Kontrol olarak tobramycin ve cephalothin kullanılmıştır. sentezleyip yapılarını spektroskopik yöntemlerle aydınlattığımız organik bileşiklerimize karşı biyolojik aktivitelerinin olup olmadığına bakıldı.Bu sentezlenen organik bileşiklerin oluşturduğu zonlar disk difüzyon yöntemi ile belirlenmiştir. Aynı zamanda bu iki bakterinin Penicilin.5 cm ) olduğu saptanmıştır. coli üzerinde antibakteriyal etkisinin (en yüksek zon çapı 1. Anahtar Kelimeler: Liken. Likenlerin su ekstraktlarının %81’i Gram pozitif Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538 ve Bacillus subtilis ATCC 6633 üzerinde inhibe edici etki ( sırasıyla en yüksek zon çapı 1. PHBV-g-chit-XIV. antibiyotikler bileşikler. biyolojik aktivite PM 031 Sentezlenen Bazı Organik Bileşiklerin Biyolojik Aktivite Çalışmaları Nurşen SARI. Zonguldak logoglu@gazi.4 cm ) göstermiştir.edu. Teknikokullar. Ankara 2 Zonguldak KaraElmas Üniversitesi Kimya Bölümü.6 cm) oranında etkili olduğu gösterilmiştir. Bacillus subtilis ATCC 6633. ancak likenlerde farklı bakterilere etkili maddelerin bulunabileceği düşünülerek geniş spektrumda bakteriler üzerine etkisi araştırılmaya devam edilmektedir. Sercan MERCAN nursens@gazi. 67100. su ekstraktlarının % 63’ünün E. Likenlerin etanol ekstraktlarının.19. Pseudomonas aureginosa ATCC 9027.edu. Nutrient Agar besi ortamında bakteriler ile diskler 24 saat inkübe edildi. Literatürde bulunan bu tür çalışmalarda kitosan polimerlerinin antimikrobiyal aktivitelerinin olduğu gözlenmiştir. Kitosan (düşük molekül ağırlıklı). TRABZON aktiviteleri agar difüzyon yöntemi kullanılarak Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538. Oluşan zon çapları mm olarak ölçülüp sonuçlar literatürde bulunan benzer bileşiklerin sonuçları ile karşılaştırıldı. Mehmet YILMAZ.tr Bu çalışmada bazı kitosan polimerlerinin [Kitosan (PHO-I). Buradan yeni ilaç etken maddesi olabilecek kimyasalların geliştirilmesi hedeflenmiştir. Elif LOĞOĞLU.2 cm ) üzerine %27. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. zayıf etkili olması nedeniyle. Klebsiella pneumoniae ATCC4352 standart suşları ile 2 çevresel izolat (Aeromonas spp. antibakteriyal etki PM 030 Bazı Kitosan Polimerlerinin Biyoaktivite Çalışmaları Elif LOĞOĞLU1. Biyoloji Bölümü. Staphylococcus epidermidis ATCC12228.) üzerinde test edilmiştir.1 cm ve 1. Staphylococcus epidermidis ATCC12228 üzerine %36 (en yüksek zon çapı 1. Tetracycline. 06500. Bu ekstraktların Staphylococcus epidermidis ATCC12228 üzerine etkisiz olduğu saptanmıştır. Kimya Bölümü. denenen bakterilerin tedavisinde kullanılamayacağı. Anahtar Kelimeler: Organik antimikrobiyal aktivite. bu çözeltilerden 50 µL´lik kısmı steril 6 mm çapındaki disklere uygulandı. Anahtar Kelimeler: Kitosan. Chloramphenicol ve Gentamisin gibi antibiyotiklere karşı da aktiviteleri ölçülüp çalışmada kullanılan organik bileşiklerin zon çapları ile karşılaştırılmıştır. Kit-PHO-III. Etanol ekstraklarının Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538 (en yüksek zon çapı 1. Bu çalışmada kullanılan likenlerin antibakteriyal etkisi kontrol olarak denenen antibiyotiklerin etkisiyle karşılaştırıldığında. Mehtap YAKUT. PHOhid-2-gchitosan ] Staphyllococcus aureus ATCC25923 ve Eschericha coli ATCC27853 gibi bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri disk difüsyon yöntemine göre tayin edildi. Tobramycin ve cephalothin’in oluşturduğu inhibisyon zon çapları sırasıyla 2cm ve 3.6 cm ) ve Bacillus subtilis ATCC 6633 (en yüksek zon çapı 1. Escherichia coli ATCC 25922.tr Bu çalışmada gram pozitif bakteri olan Staphylococcus aureus ATCC25923 ve gram negatif olan Escherichia coli ATCC 27853 bakterilerine karşı. Hülya ARSLAN. 248 . Sercan MERCAN1 1 Gazi Üniversitesi. denenen Gram negatif bakterilerin hiçbirinin üremesini engellemediği.5 cm olarak ölçülmüştür. Polimerlerin belirli konsantrasyonlarda çözeltileri hazırlanıp. Ampicillin. Ketoconazole.

klasik (morfolojik. Bu nedenle. Fikrettin ŞAHİN5. REP PCR. koloni morfolojilerine göre ayrılarak. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu çalışmada. Erzurum 5 Yeditepe Üniversitesi. Ampicillin. termofilik mikroorganizmaların yaşayabildiği çevreler ile bu çevrelerin mikrobial içeriğinin tespitine yönelik araştırmalara büyük bir ivme kazandırmıştır. daha önce bakteri florası ile ilgili hiçbir çalışma yapılmamış. REP-PCR. 16S23S rDNA.tr Planlanan çalışmada sentezleyip yapılarını spektroskopik yöntemlerle aydınlattığımız organik bileşiklerimizi gram pozitif bakteri olan Staphylococcus aureus ATCC25923 ve gram negatif olan Escherichia coli ATCC 27853 bakterilerine karşı biyolojik aktiviteleri incelendi. Medine GÜLLÜCE3. Aynı zamanda bu iki bakterinin Penicilin. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON PM 032 Bazı Yeni Sentezlenmiş Organik Bileşiklerin Antimikrobiyal Aktivite Çalışmaları Hikmet KATIRCIOĞLU1. Anahtar Kelimeler: Termofilik bakteri. Kimya Bölümü.edu. Bu mikroorganizmalar lipid kompozisyonlarıyla. 4 tanesinin ise Bacillus cinsine ait türler olduğu belirlenmiştir. Eğitim Fakültesi. biyokimyasal) ve moleküler yöntemlerle (MIS. Elif LOĞOĞLU4. Kimya bölümü. PM 033 Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) Kaplıcasından İzole Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu Sümeyra SAVAŞ1. yerden çıkış sıcaklığı 70°C olan Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) kaplıca suyundan termofilik bakterilerin izolasyonu ile bu izolatların fenotipik ve genotipik yöntemlerle karakterizasyonu amaçlanmıştır. Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. İstanbul sumeyrasavas@hotmail. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi. DNA Dizileme) karakterize edildi. Mehtap YAKUT3. MIS. Araştırma sonunda 10 izolattan 6 tanesinin Geobacillus. Turkiye 4Gazi Üniversitesi. 16S-23S PCR. Biyoloji Bölümü. Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi. Tandoğan/Ankara. Faculty of Arts and Sciences. Chloramphenicol ve Gentamisin gibi antibiyotiklere karşı da aktiviteleri ölçülüp çalışmada kullanılan organik bileşiklerin zon çapları ile karşılaştırılmıştır. Mehmet YILMAZ2. Van 2 Atatürk Üniversitesi. DNA dizileme. Sercan MERCAN4 1Gazi Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. 06500 Teknikokullar /ANKARA hturk@gazi. Biyoloji Öğretmenliği Bölümü Teknikokullar ANKARA 2Kocaeli University. Ahmet ADIGÜZEL2. Hakan ÖZKAN4 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Ketoconazole. Tetracycline. 249 . Tülin ÖZBEK4. mezofil canlılardan elde edilen enzimlere göre daha yüksek sıcaklıklara dayanıklı olması. Sınıf Öğretmenliği Bölümü. Biyoloji Bölümü. fizyolojik. Eğitim Fakültesi. enerji transdüksiyonlarını ve sitoplazmik membranlarının iyon geçirgenliğini değiştirerek kendilerini ekstrem sıcaklık değerlerine uyumlu hale getirirler. Erzurum 4 Refik Saydam Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Termofilik bakterilerden elde edilen enzimlerin. Bu sentezlenen organik bileşiklerin oluşturduğu zonlar disk difüzyon yöntemi ile tayin edilmiştir. Elde edilen 10 izolat. bilim insanları jeotermal alanlardaki termofilik bakterilerin izolasyonu ve tanılanması için sayısız araştırmalar yapmaktadırlar. bu enzimlerin endüstride çok farklı alanlarda kullanılmasına olanak sağlamıştır.19.com Biyoteknolojik öneme sahip olan TaqDNA polimeraz enziminin bir termofilik mikroorganizma olan Thermus aquaticus’tan izolasyonu. Department of Chemistry 41380 Umuttepe-Kocaeli-Türkiye 3 Ankara Üniversity Fen-Edebiyat fakültesi.

PM 035 Edremit Körfezi Tintinnid (Protozoa: Ciliophora) Türleri Neslihan BALKIS. Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. Erzurum 3 Yeditepe Üniversitesi. Dülger ve Hacıoğlu. Medine GÜLLÜCE2. 4 tanesinin de Bacillus licheniformis türleri olduğu belirlenmiştir. Lorika şekline göre yapılan tür teşhisinde 6 familya ve 10 cinse ait toplam 16 tintinnid türü belirlenmiştir. fizyolojik. 2003 ve 2004 yılları arasında 55 µm göz açıklığında bir plankton kepçesi ile yüzeyden ve 3 istasyondan mevsimsel olarak toplanmıştır.Edebiyat Fakültesi. Başaran DÜLGER1. içerdikleri yüksek sıcaklıklara dayanıklı enzimleri ile son zamanlarda biyoteknolojik ve endüstriyel alanlarda büyük bir ilgi odağı haline gelmişlerdir. Fen. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. PM 036 Türkiye İçin Yeni Bir Koprofilöz Fungus Kaydı Nurcihan HACIOĞLU1. taksonu Türkiye’de nem odası tekniği kullanılarak ilk kez kaydedildiYapılan literatür taramaları koprofilöz funguslar üzerine Türkiye’de yapılan çalışmaların yetersizliğini işaret etmektedir (Bell. 16S23S rDNA. DNA dizileme. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İstanbul 4 Refik SAYDAM Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü. İstanbul neslbalk@istanbul. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu.tr Bu çalışma Ege Denizi’nin Edremit Körfezi kıyısal sularında yaşayan tintinnid türlerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. BOX PCR. Sesli & Denchev.n@gmail. Benin TOKLU-ALÇILI İstanbul Üniversitesi. tuzluluk ve oksijen gibi temel ekolojik özelliklerine de yer verilmiştir. Fahrettin GÜCİN2 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi.com Coprinus poliomallus Romagn. elde edilen 9 izolattan 5 tanesinin Geobacillus pallidius. 2007). Anahtar Kelimeler: Termofilik bakteri.com Yüksek sıcaklıklarda yaşamın keşfi ve Yellowstone Ulusal Parkı termal alanından Thermus aquaticus bakterisinin izolasyonu biyoteknoloji alanında büyük bir adım olmuştur. mikrobiyal içeriği henüz tespit edilememiş jeotermal kaynaklardan mikroorganizmaların izolasyonu ve tanılanması çalışmalarına yönlendirmiştir. Coprinus poliomallus. Ekstrem sıcaklık koşullarında yaşamaya uyum sağlamış olan termofilik bakteriler. Türkiye 250 . 1983. Vezneciler. Fen Fakültesi. İstanbul nurcihan. BOX-PCR. Bu doğrultuda elde edilen 9 izolat koloni morfolojilerine göre ayrılarak. Erzurum adiguzel25@gmail. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. MIS.edu. Biyoloji Bölümü. Pasinler (Erzurum) kaplıca suyundan termofilik bakterilerin izolasyonu ve moleküler karakterizasyonu amaçlanmıştır. Bu ve benzeri koprofilöz funguslar hakkında yapılacak yeni çalışmalar Türk mikobiotasının gelişimi için önemli kazançlar sağlayacaktır. Özellikle Thermus aquaticus’un ticari alanda sağlamış olduğu başarı bilim insanlarını. Bu çalışmada. 34134. Araştırma sonucunda. Beylik Düzü. Hakan ÖZKAN4 1 Atatürk Üniversitesi. Türkiye 2 Fatih Üniversitesi. klasik (morfolojik.. TRABZON PM 034 Pasinler (Erzurum) Kaplıcasından İzole Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu Ahmet ADIGÜZEL1. DNA Dizileme) karakterize edildi. Özlem BARIŞ2. 16S-23S rDNA-PCR. FenEdebiyat Fakültesi. biyokimyasal) ve moleküler testlerle (MIS. Fikrettin ŞAHİN3.19. Anahtar Kelimeler: Koprofilöz fungus. Bu amaca yönelik olarak örnekler. Ayrıca Edremit Körfezi’nde konu ile ilgili olarak yapılan bu ilk çalışmada ortamın sıcaklık. Çanakkale. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Bunu müteakiben özellikle DNA’nın in vitro koşullar altında çoğaltılmasını amaçlayan PCR teknolojisi ortaya çıkmıştır.

Erzurum 3 Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü. Esin ÖZŞEN1. Biyoloji Bölümü 2 Fatih Üniversitesi. Salih DOĞAN1. Görkem DÜLGER1. & Schwein) Fr. Fungusların pek çoğunun çeşitli akarlar ve diğer eklembacaklılarla değişik şekillerde ilişkiye sahip olduğu bilinmekle birlikte yalancı akreplerle ne tür bir ilişkiye sahip oldukları konusunda herhangi bir bilgi mevcut değildir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Chthonius romanicus. Güldem DÖNEL4. Microcystis. Gerekli incelemelerden sonra Yalancıakrepler. Mucor hiemalis. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mehmet Nuri AYDOĞAN2. Saprofit olarak yaşayanlarının yanında. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı. Anahtar Kelimeler: yüzey florası. Alternaria alternata. 55139 Samsun kozkul@omu. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada Cernek ve Uzun Göl (Bafra. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: mikobiota PM 039 Cernek ve Uzun Göl (Samsun) Tek Hücreli Siyanobakterilerinin İzolasyonu. parazit olanları da vardır. Synechocystis ve Microcystis cinslerine dahil edilebileceğini göstermektedir. Bu çalışmada. Gliocladium roseum..n@gmail. hayvanlar gibi önceden hazırlanmış organik maddelerle beslenmek zorunda olan heterotrof organizmalardır. Morfolojik ve Moleküler Karakterizasyonu Üzerine Araştırmalar Kübra ÖZKUL.edu. Ekosistemlerde birincil üreticiler olarak önemli bir rol oynarlar. Aspergillus flavus. Samsun)’den tek hücreli siyanobakteriler izole edilerek karakterizasyonları yapılmaya çalışılmıştır. TRABZON PM 037 Bazı Yalancıakreplerin (Pseudoscorpion) Vücut Yüzeyi Fungus Florası Üzerine Bir Ön Çalışma Fatih SEZEK1. Çok geniş bir grup olan funguslar hemen hemen her ekolojik çevrede bulunurlar. Çalışmalar izolatların Synechococcus. Synechocystis. Bu izolatların morfolojik ve bölünme özelliklerine göre teşhisleri yapılmıştır. ve Dactylochelifer sp. yalancıakrep türlerinin yüzeyinden 8 fungus türü izole edilmiş ve aralarındaki ilişki tartışılmıştır. 20 izolat klonal (axenic) kültürler şeklinde izole edilmiştir. Trichoderma harzianum. Özellikle tek hücreli siyanobakterilerin sınıflandırması son derece problematiktir ve çoğu durumda geleneksel kriterlerle yapılan sınıflandırma ile moleküler sınıflandırma ile yapılanlar uyuşmamaktadır. İzole edilen funguslar Acromonium sp. Haydar KARAKAYA Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Bayburt Eğitim Fakültesi. İzolatlar ayrıca 16S rDNA bölgesi RFLP özellikleri bakımından da incelenmiştir. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. 251 . Neobisium sp. Penicillum simplicissimum. Bu izolatların taksonomik pozisyonlarının belirlenmesine yardımcı olmak üzere daha fazla kromozomal lokus ile çalışmak ve elde edilecek DNA moleküllerinin baz dizilerinin belirlenerek birbirleriyle ve diğer siyanobakteriyel suşlarla karşılaştırılmasına ihtiyaç vardır. fungus. Pselaphochernes scorpioides. 16S rDNA Siyanobakteri. Biyoloji Bölümü. Su rezervuarlarının kimyasal özelliklerindeki değişmelerden doğrudan etkilenmektedirler.tr Siyanobakteriler özellikle sucul ortamlarda yaygın oksijenik fotosentetik organizmalardır. Biyoloji Bölümü.19. sınıflandırma.tr Funguslar.edu. Lachnella alboviolascens (Alb. (Lachnellaceae) taksonunun Türkiye mikobiotası için yeni kayıt olduğu belirlenmiştir. Serkan ÖRTÜCÜ1 1 Atatürk Üniversitesi. FenEdebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı. PM 038 Türkiye Mikobiotası İçin Yeni Bir Kayıt: Lachnella alboviolascens Nurcihan HACIOĞLU1. Fen Edebiyat Fakültesi. Erzurum 4 Atatürk Üniversitesi. Bayburt fsezek@atauni. Başaran DÜLGER1. Lachnella alboviolascens. İstanbul nurcihan. Ulocladium atrum’dur. Engin KILIÇ3. Beylikdüzü. Sonuçlar morfolojik özelliklere göre yapılan sınıflandırma ile RFLP özelliklerinin genellikle uyumlu olmadığını göstermektedir.com 2005-2007 tarihleri arasinda yapilan arazi çalışmaları esnasında çeşitli fungal materyaller toplanmıştır. Fahrettin GÜCİN2 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Synechococcus.

Bu komplekslerden dördü (K1. bunların böceklerle olan ilişkileri literatüre dayanarak tartışılmıştır.edu. kirlenmiş toprak örneklerinden DNA ekstraksiyonu. Fen-Edebiyat Fakültesi. Erzurum 3 Bayburt Eğitim Fakültesi. (2E. Biyoloji Bölümü. toprak mikroorganizmalarında aerobik PAH degradasyonunda anahtar rol oynayan PAH dioksigenaz enzimini kodlayan DNA sekanslarının.2].tr Bu çalışmada. Melek ÇOL. redoks aktif koordinasyon kompleks molekülleridir[1. Aspergillus flavus. Ahmet ÇOLAK. Aspergillus versicolor. ARP 29 suşu koloni hibridiazsyon çalışmalarında hedef olarak kullanılmıştır. Salih DOĞAN2. Parçalanma doğadaki besin zincirinin son aşaması olup organizmaların yaşamlarının devamı bakımından son derece önemlidir. Hibridizasyon çalışmaları. küçük moleküllerin DNA ile olan etkileşimleri üzerine yapılan çalışmalara duyulan ilgi aratarak devam etmektedir[3]. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. Di-. Toprak mikrofungusları genellikle bitkisel artıkların parçalanmasını sağlarlar.0 ve 0-60 dakika zaman aralıklarında agaroz jel elektroforez yöntemi 252 . DIG-işaretli PAH dioksigenaz primerleri kullanılmış. pH=6. teknikleri kullanılarak saptanması amaçlanmıştır. ARP 29 DNA’sı ile sekans homolojisinin bulunduğunu göstermiştir. Komplekslerin nükleaz aktiviteleri. PCRamplifikasyon ürünleri agaroz jel elektroforezinde separe edilmiştir. Abdullah MART1. Serkan ÖRTÜCÜ2. toprak kökenli işaretli DNA problarının Pseudomonas sp. Nisa ÜNALDI CORAL Mersin Üniversitesi. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi.2E)-2-(hidroksiimino)-1metilpropiliden]amino}piridin-2-il)imino]bütan-2on oksim ligandının bakır ve / veya nikel içeren homo dinükleer bakır (II) K1. PCR amplifikasyonu ve koloni hibridizasyon Coleoptera. tüketiciler ve ayrıştırıcılar olarak gruplandırılırlar. Hydrochidae) Vücut Yüzeylerinden Elde Edilen Bazı Mikrofunguslar Mehmet Nuri AYDOĞAN1.com Biyokimyacıların moleküler neşterleri olan kimyasal nükleazlar. 33343. Kimya Bölümü. Moleküler biyoloji ve kanser tedavisindeki önemi sebebiyle. mikrofungus türleri elde edilmiş olup. Serdar KARABÖCEK. Fenantren degradasyonu yapabilen Pseudomonas sp.3E)-3-[(6-{[(1E. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi.19. Cercyon.Homo ve Heteronükleer Cu (II) ve Ni(II) Komplekslerinin Nükleolitik Aktivitesinin İncelenmesi Ender ÇEKİRGE. bazı oksim tipi ligand komplekslerinin nükleolitik etkinlikleri incelenmiş ve bunların içerisinde. Erzurum’dan yakalanan Cercyon ustulatus (Preyssler) ve Hydrochus nodulifer Reitter böcek türlerinin yüzeyinden. PM 042 Oksim Tipi Ligandların Mono-.edu. TRABZON PM 040 Erzurum’dan Yakalanan İki Akuatik Böcek Türünün (Insecta: Coleoptera: Hydrophilidae. Biyoloji Bölümü. homo dinükleer bakır(II) K5. K3. Çalışmamızda. Aslıgül KÜÇÜKDUMLU. Bayburt maydogan@atauni. Fen Edebiyat Fakültesi. Tri. Trabzon endercekirge@hotmail. Saflaştırılan genomik DNA’ların kalıp olarak kullanıldığı PCR deneylerinde. toprak kökenli bakteriyel biyokütleden genomik DNA izolasyonu yapılmıştır. üreticiler. Mersin coral@mersin. DNA’yı oksidatif bir yolla. hetero dinükleer nikel(II)-bakır(II) K4. ya zincir boyunca spesifik bir bölgeden ya da spesifik olmayan şekilde gelişigüzel kesen. Anahtar Kelimeler: Hydrochus. K4 ve K5) diğer ikisine göre (K2 ve K6) daha etkin bir nükleaz aktivitesi göstermiştir. Fen Edebiyat Fakültesi.[4] ve 2-(hidroksiimino)-1metilpropilidenamino feniliminobütan-2-on oksim ligandının bakır ve/veya nikel içeren mononükleer bakır (II) K3. M. mikrofungus PM 041 Ham Petrolle Kirlenmiş Topraklarda Polisiklik Aromatik Hidrokarbon (PAH) Degradasyon Genlerinin Araştırılması Gökhan CORAL. homo trinükleer bakır(II) K6[5] komplekslerinin potansiyel nükleaz olabilecekleri tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Böcekler tüketiciler grubunda. İsmet HASENEKOĞLU2. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.tr Ekosistemde yer alan bütün canlıların birbirleriyle doğrudan veya dolaylı bir ilişki içerisinde oldukları bilinmektedir. 1µM–1000µM konsantrasyon. Trichoderma harzianum ve Spheropsidales sp. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA Karadeniz Teknik Üniversitesi. mikrofunguslar ise ayrıştırıcılar grubunda yer alırlar. Güldem DÖNEL3 1 Atatürk Üniversitesi. Paecilomyces lilacinus. Bu çalışmada. Penicillium jensenii. Esasen beslenme bakımından ekosistemdeki canlılar. Ham petrolle kontamine olmuş topraklarda PAH dioksigenaz genini taşıyan bakterilerin olup olmadığını belirlemek için. 61080. hetero dinükleer bakır (II)-nikel (II) K2.0-10.

laktoz. Pb’nin bu enzimlere önemli etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. SOD aktivitesinde önemli değişimlere neden olmadığı tespit edilmiştir. Biyokütle eldesinde vejetatif hücre seti yetiştirmek için minimal besi yerinde hiçbir ağır metal uygulaması yapılmaksızın 40 saat süre ile büyütülen P. Alevcan KAPLAN Dicle Üniversitesi. ligand PM 043 Cr (III). bitkisel ve hayvansal enzimlere göre daha çok tercih edilmekte ve önemli rol oynamaktadır. α-amilaz. Vejetatif hücre setlerinde Cr ve Ni ağır metal uygulamalarının CAT ve SOD aktivitelerinde artış eğilimi meydana getirdiği gözlenirken. glukoz. Nuri ERCAN . 15 ve 20 ppm) Cr. Tripton. katalaz (CAT). daha düşük nükleolitik etkinlik gösteren K2 ve K6 komplekslerinin ise daha uzun bir süreden sonra süpersarmal DNA’yı kırık ve lineer forma dönüştürdüğü belirlendi. Ni ve Pb ağır metalleri ile indüklenmiştir. Ni ve Pb stresleri uygulanmıştır. fiziksel. azot kaynağı Phanerochaete chrysosporium potansiyel olarak ağır metal ve diğer kirleticilerin biyosorpsiyonu amacı için kullanılan biyolojik ajandır. fruktoz. Komplekslerden K3’nin 25µM konsantrasyon değerinde. Düşük konsantrasyonlarda Pb uygulamasının enzim aktivitesinde artışa. Elde edilen veriler değerlendirildiğinde fenantrolin grubuna ve Cu (II) merkez atomuna sahip olan komplekslerin diğer komplekslere göre daha etkin bir nükleaz aktivitesi gösterdiği ortaya çıkmıştır. Maksimum nükleolitik aktivitenin gözlendiği optimum kompleks konsantrasyonlarında her bir kompleks için yapılan nükleaz aktivitesinin pH’a bağımlılığı çalışmalarında hemen hemen her pH da komplekslerin etkili bir nükleolitik etkinlik gösterdiği tespit edildi.19. Bu çalışmada. Servet ÖZCAN 1 Erciyes Üniversitesi. Diyadin (Ağrı) sıcak su kaynaklarından bakteri izole edilmiştir. Pb‘nin böyle baskılayıcı bir etkisine rastlanmamıştır. pH vb. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. yüksek konsantrasyonlarda ise baskılamaya neden olduğu gözlenmiştir. biyoteknolojide ve endüstriyel uygulamalarda potansiyel olarak görülmektedir. 2. proteaz. Daha etkili bir nükleolitik etkinlik gösteren K1. Diyarbakır fmatpan@dicle. Biyoloji Bölümü. 15 ve 20 ppm) Cr. Bu bakterilerin morfolojik. Anahtar Kelimeler: Nükleaz. Bu çalışmada.com 1 1 2 gözlenmiştir. karbon kaynağı.tr Günümüzde azalan doğal kaynaklar nedeniyle mikroorganizmalar. ağır metal. Kemal GÜVEN. dakikadan sonra. sükroz. Artan konsantrasyona bağlı olarak Cr ve Ni uygulamalarının GR aktivitelerini baskıladığı gözlenirken.edu. Kayseri gulertoprak38@gmail. K4 ve K5 komplekslerinin yaklaşık 10. Spor setlerden elde edilen sonuçlarda tüm metal uygulamalarının artan konsantrasyona paralel olarak CAT aktivitesini düşürdüğü. nükleolitik aktivite. 4 ve 8 saat) bağlı sabit dozda (5. Sıcaklık.) belirlenmiştir. süperoksit dismütaz (SOD) ve glutatyon redüktaz (GR) PM 044 Diyadin Sıcak Su Kaynaklarından İzole Edilen Bakterilerin α-Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Üzerine Karbon ve Azot Kaynaklarının Etkisi Fatma MATPAN. Anahtar Kelimeler: Phanerocahaete chrysosporium. biyokimyasal testleri yapılarak izolatların optimum büyüme koşulları (zaman. P. Amonyum sülfat. Biyoloji Bölümü. 21280. K3. Karbon ve azot kaynaklarının enzim üretimi üzerine etkisini belirlemek için % 2’lik karbon kaynakları (çözünebilir nişasta. değişen konsantrasyonlarda (5. TRABZON kullanılarak araştırıldı. chyrsosporium hücrelerinin ağır metal stresine karşı vermiş olduğu yanıt antioksidan enzimler seviyesinde incelenmiştir. chrysosporium hücrelerine zamana (1. galaktoz) ve % 2’lik azot kaynakları (Bactoliver. Glisin) içeren nutrient broth ortamında izolatların αAmilaz ve Proteaz enzimi üretme yetenekleri araştırıldı. Ni (II) ve Pb (II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Phanerochaete chrysosporium’da Antioksidant Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Güler TOPRAK . Artan zamana bağlı olarak Cr ve Ni uygulamalarının GR aktivitesini artırdığı 253 . 10. Endüstriyel alanda mikroorganizmalardan elde edilen enzimler. Elde edilen izolatların endüstriyel öneme sahip α-Amilaz ve Proteaz enzimlerini üretme yetenekleri araştırılarak. Anahtar Kelimeler: Sıcak su kaynakları. Sadin ÖZDEMİR. 10. diğer komplekslerin 10µM konsantrasyon değerinde etkin olarak nükleolitik aktivite gösterdikleri gözlendi. Fen Bilimleri Enstitüsü. oksim. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. bu enzimlerin karakterizasyonu yapılmıştır. Biyoloji Bölümü. Spor seti yetiştirmek için ise fungus hücreleri 0. Casaminoasit. Üre. Fen-Edebiyat Fakültesi. Fen Edebiyat Fakültesi. saatte.

funguslardan üretimi ve sentetik üretimi yapılmaktadır. Hsp70’ler üç farklı domeynden oluşur. Hsp40. Ergot alkaloidlerin hepsi “ergolin” halkası ihtiva eder ve hepsinin kökeni liserjik asittir. Kimyasal olarak ergot alkaloidler. Hsp104. Fen Edebiyat Fakültesi. Ankara ozgur_kebabci@yahoo.com Alkaloidler. Biyoloji Bölümü.2 aralığında. İndüktif Hsp70. Bu protein translasyon. indol grubu alkaloidlerdendir ve klavin tipi. çoğunlukla heterosiklik temel nitrojen bileşiklerine verilen addır.19. ortamdaki Hsp70 derişimini ve sitozoldeki stres önleyici işlevini artırmak için üretilmiş olabilir. Tüm bu farklı işlevler substratın proteine bağlanma ve salınmasına bağlı olarak düzenlenmiştir. Hsp40 ve Hsp104 kullanılarak agregatların çözünme mekanizması araştırılmıştır. Ergot alkaloidlerinin tarla üretimi. Sivas lutfitutar@gmail. protein agregasyonu Claviceps purpurea’dan Ergot Alkaloid Üretim Optimizasyonu Özgür KEBABCI. Anahtar Kelimeler: Hsp70. Creutzfeldt-Jacob. proteinlerin üç boyutlu yapıya erişmesini ve proteinlerin bu yapılarını korumasını sağlayan. Hsp70 ayrıca Hsp40 ve Hsp100 ile etkileşir. Fen Edebiyat Fakültesi. Prokaryotlarda yapılan çalışmalar ile homolog proteinlerin agregasyona uğramış proteinleri çözme mekanizması açıklanmaya çalışılmıştır. Bunun için üç farklı yol önerilmiştir. bir tetrasiklik ergolin halkası ihtiva eden indol türevleridir. membranlar arasında protein taşıma ve klatrin parçalanması gibi hücresel görevlerine ilaveten üçüncül yapılarına kısmi olarak erişmiş proteinlere bağlanıp agregasyonu önleyerek hücreleri stresten korur. Nilüfer CİHANGİR Hacettepe Üniversitesi. diğer adıyla ergolinler.Biyoloji Bölümü. Kimya Bölümü. Suda çözünemeyen ergot alkaloidleri peptid ergot alkaloidleridir ve bu gruptaki ergot alkaloidlerinin tıbbi kulanım alanı oldukça geniştir.com Hsp70. Bu çalışmada potent suş olan Claviceps purpurea’dan ergot alkaloidlerinin üretim optimizasyonu araştırılmıştır. Gülüzar ÖZBOLAT1. bazıları sürekli/konstitif (Hsc70) bazıları hücre strese maruz kaldığında/indüktif (Hsp70) ifade edilirler. Ergot alkaloidler.2-8. Beytepe. 254 . suda çözünebilen liserjik asit tipi ve suda çözünemeyen liserjik asit tipi olmak üzere 3 alt grup altında incelenmektedir. Alternatif olarak benzer koşullarda indüktif Hsp70’in özel bir görevi de olabilir. Fen Fakültesi. 44 kDa’luk ATPaz domeyni. Hsp70 fonksiyonu üzerine yoğun çalışmalara rağmen konstitif ve indüklenen izoformların olması ve bunların farklı fonksiyona sahip olup olmadığı açıklanamamıştır. Bu çalışmada Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz agrege edilip Hsp70. TRABZON PM 045 PM 046 Protein Agregasyonu Sonucu Oluşan Amiloidlerin Sebep Olduğu Hastalıkları Önleyen Hücresel Faktörler Lütfi TUTAR1. 18 kDa’luk substrat bağlanma domeyni ve 10 kDa’luk C-terminali. Ökaryotik hücrelerde çeşitli Hsp70 izoformları vardır. insomnia. Biyoteknoloji Anabilim Dalı. Stresten koruma mekanizması deli dana. Yusuf TUTAR2 1 Selçuk Üniversitesi. Besiyeri pH optimizasyonu 4. Üretim sonrasında miçelyumdan ergot alkaloidlerinin tayini spektrofotometrik olarak gerçekleştirilmektedir. Claviceps purpurea’dan ergot alkaloid üretiminde iki aşamalı besiyeri kullanılmaktadır. Konya 2 Cumhuriyet Üniversitesi. Kübra AÇIKALIN2. üretim sıcaklık optimizasyonu 15-35ºC aralığında gerçekleştirilerek sonuçlar spektrofotometrik olarak ölçülerek grafiklendirilmiştir. türler arasında evrensel olarak bulunan önemli bir proteindir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Tarla üretimi ve sentetik üretimin maliyetlerinin yüksek oluşu araştırmacıların fungal üretime yönelerek potent suş olan Claviceps purpurea’nın optimizasyonu ve diğer fungal türlerden üretim artımı üzerine yoğunlaşmalarına neden olmuştur. Substrat bağlanması ATP hidrolizi ve nükleotid değişimi ile düzenlenmiştir. Öncelikle miçelyum üretimi ve daha sonra ergot alkaloidleri üretimi yapılmaktadır. Gerstmann-StrausslerSchienker. Sekizinci karbondaki yan grupların farklılığı farmakolojik etkilerini belirlemektedir. kuru gibi çeşitli ölümcül nörodejeneretif hastalıkların engellenmesi için önemlidir.

Anahtar Kelimeler: Anoxybacillus pushchinoensis A8. 61080.Ali ASLAN4.5 ve optimum sıcaklığının 55 ºC olduğu belirlendi. Gece kültürlerinden alınan süpernatant öncelikle liyofilizatorde 5 kat konsantre edilmiş. 255 . Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Enzimin molekül ağırlığı yaklaşık 83 kDa . sonra amonyum sulfat çöktürmesi yapılmış. Ayrıca karrageninle uyarılmış akut enflamasyon modelinde MEPR. Hg2+. Enzimin optimum pH’sın 6. Mn2+. Bu benzerliğin genetiksel açıdan var olup olmadığının araştırılması için yapılan 16S rRNA gen analizi sonucunda izole edilen A8 suşunun Anoxybacillus pushchinoensis’e >%97. Ağrı Diyadin kaplıcasından izole edilen birkaç termofilik bakteri izolatından bir tanesinin Anoxybacillus pushchinoensis bakterisine benzer olduğu gözlenmiş ve A8 izolatı olarak adlandırılmıştır. IND ve DIC gruplarında iNOS aktivitesinin azaltıldığı ve MEPR’nin 200 ve 400 mg/kg dozlarının IND ve DIC’den daha fazla iNOS aktivitesini azalttığı tespit edilmiştir. Rize Fen Edebiyat Fakültesi. Ahmet ÇAKIR5. Eczacılık Fakültesi.1 antiantiproliferatif etkiye sahip olduğu. 2) MEPR’nin karrageninle uyarılmış pençe ödeminin gelişmesini IND ve DIC’den daha düşük oranda azalttığı 3) Kontrol grubu ile kıyaslandığında karrageninle uyarılmış modelde indüklenebilen nitric oksit sentaz (iNOS) aktivitesinin 2. ince tabaka kromotografisi PM 048 Peltigera rufescens (Weiss) Humb. 53100. 25240. Aktivite çalışmalarında %1 lik ksilan substrat olarak kullanıldı ve reaksiyonlar 50 mM fosfat tamponunda yapıldı.’dan elde edilen metanol ekstraktı (MEPR)’nın Wistar ratlarda deneysel olarak oluşturulan akut ve kronik enflamasyon üzerine etkileri araştırılmıştır.com Bu çalışmada bir liken türü olan Peltigera rufescens (Weiss) Humb. Selma MUTLU1 1 Atatürk Üniversitesi. Co2+. Biyokimya Anabilim Dalı. Cemal SANDALLI2.19. 25240. Bakteri %1 ksilan içeren sıvı besiyerine inoküle edilerek ksilanaz enzimi üretilmiştir. TRABZON PM 047 Anoxybacillus pushchinoensis A8 Suşundan Ksilanaz Enziminin İzolasyonu. Ayrıca enzimin ksilan substratını parçalaması sonucu açığa çıkan ksiloz şekeri ince tabaka kromotografi (Thin Layer Choromotographi) yapılarak gösterildi. Daha sonraki karakterizasyon çalışmalarında kullanmak için Qsepharose ve CM-sepharose kromotografileriyle enzim %90’ın üzerinde saflaştırılmıştır. Sabriye ÇANAKÇI1. Bazı kimyasalların (Mg2+. Hayati AYGUN3.57 kat artmış olduğu bununla birlikte MEPR. Zn2+. Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. daha sonra dializ ile amonyum sülfat uzaklaştırılarak ksilanaz enzimi yoğunlaştırılmıştır. IND ve DIC ile muamele sonrasında kontrol grubuna göre önemli derecede azaltılırken. Ca2+. Yasiın BAYIR1. Farmakoloji Anabilim Dalı. 25240.7 oranında benzediği görülmüştür. Araştırma sonuçları indometazin (IND) ve diklofenak (DIC) ticari ilaçları ile karşılaştırılmıştır. Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı. Biyoloji Bölümü. Enzimin aktivitesi hem spektrofotometrik olarak hem de zimogram olarak native jelde gösterildi. Rize muratkacagan@mynet. Bu sonuçlar dikkate alındığında A8 suşunun Anoxybacillus pushchinoensis’e ait yeni bir suş olduğuna karar verilmiştir. Mn2+. Tıp Fakültesi. Co2+ β-mercaptoethanol) değişik konsantrasyonlarda enzim aktivitesi üzerine etkisi araştırıldı. Cu2+. Biz bu çalışma ile 1) Kronik enflamasyon modelinde cotton-pellet’lerin ağırlığının MEPR’nin 200 mg/kg dozu. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. Ali Osman BELDÜZ 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi.com Yapılan morfolojik.5. IND ve DIC’nin oral uygulamalarının ardından rat pençelerinde nitrik oksit (NOS) sentaz enzim aktiviteleri araştırılmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. EDTA. İzole edilen A8 izolatının ksilanaz enziminin varlığı yönünden incelenmesi amacı ile %1 ksilan içeren agar petrilerinde yapılan test sonucu koloni etrafında çok geniş açık bir zon oluşturduğu gözlenmiştir. MEPR’nin %63. Fehmi ODABAŞOĞLU1. Zekai HALICI2. Karakterizasyonu Murat KAÇAĞAN1. Trabzon. Erzurum 4. Biyoloji ve Kimya bölümleri. Tıp Fakültesi. DTT.909 mg/ml ve 59. Ca2+. fizyolojik ve biyokimyasal testler sonucunda. Fadime ATALAY1. termofilik ksilanaz. Kadriye İNAN.8 ve DIC’nin %76. Erzurum fodabasoglu@yahoo.5 Atatürk Üniversitesi.88 U/mg olduğu tespit edildi.’dan Elde Edilen Metanol Ekstraktları (MEPR)’nın Wistar Ratlarda Deneysel Olarak Oluşturulan Akut ve Kronik Enflamasyon Üzerine AntiEnflamatuvar Etkileri Sevil TANAS1. Dilşat Nigar ÇOLAK. 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. IND’nin %83. Bu sonuçlar karrageninle uyarılmış akut ve cottonpelletler ile uyarılmış kronik enflamasyon modelleri kullanılarak MEPR’nin anti-enflamatuvar etkiye sahip olduğu ve bu etkinin iNOS aktivitesindeki azalmayla ilişkili olabileceği kanaatine varılmıştır.Km ve Vmax değerlerinin ise sırasıyle 0. ayrıca yapılan DNA-DNA hibridizasyonu ile de %76. 25240.

Pb). florida’daki inhibisyon. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Co’ın ise 0. Muhsin KONUK. P. vaginata için yapılan ısıl kararlılığı denemesinde en yüksek aktivite değerlerine 30°C’de ulaşılmıştır.Hg2+ . Ayrıca. Armağan DEMİRCİ. terreum için aktivite 10–40°C aralığında kontrol deneyine nazaran önemli bir azalış olmamıştır. sajor-caju) gelişimi üzerime etkileri belirlenmiştir. Ağır Metallerin Etkisinin Belirlenmesi İ. PMSF. optimum sıcaklığın ise 30–40 ˚C’ de olduğu belirlenmiştir. Bütün bu veriler her iki mantar için de esteraz/lipaz varlığını göstermektedir. terreum) mantar türlerinden hazırlanan özütlerde lipaz/esteraz enziminin karakterizasyonu incelenmiştir.tr Endüstriyel atık sularda bulunun ağır metallerin toksik derişimleri önemli çevre problemlerini beraberinde getirmektedir.001mM Pb konsantrasyonları hariç uygulanan tüm metal konsantrasyonlarındaki inhibisyonu anlamlıdır. Esterolitik aktivite üzerinde metal iyonların etkisini açıklamak için NH4+ . ANS kampusu cigerci@aku. Nejdet SAĞLAM. Her iki mantar özütü için optimum pH değerinin 8.60 U/L ve 9.0. vaginata için Rf değeri 0.edu.Na+ . Co.Co2+. T. 0. Özlem FAİZ1. sajor-caju. lipaz. Ertuğrul SESLİ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. P. farklı Pleurotus türlerinin (P.Ca2+. NaN3. mantar türlerini saymak mümkündür. Her iki mantarın lipaz/esteraz aktivitesi içinde pH kararlılıklarının 3– 10 arasında sabit olduğu gözlenmiştir. Fen. A. Ayrıca iki mantar için kısa karbon zincirli bir substrat olan pNPB mevcudiyetinde aktivitenin maksimum olması ve uzun karbonlu substratlar varlığında aktivitenin oldukça azalması veya tamamen kaybolması karakterize edilen enzimlerin esteraz olabileceği sonucunu ortaya koymaktadır.Cd2+ .Ni2+ . P. ostreatus. T.005 ve 0. Mine AYDIN.Cu2+.1 mM konsantrasyonlarının. ostreatus’un 0.Cr3+.Al3+ iyonlarının klorür tuzları kullanılmıştır.001mM’lık konsantrasyonunda istatistiksel olarak anlamlı bir inhibisyon meydana gelmemiş.071 mM. Zn. Kimya Bölümü.005mM’dan yüksek konsantrasyonları P. maya. 61080. T. Aspergillus.6 µM olarak hesaplanmıştır. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA1. esteraz PM050 Farklı Pleurotus Türleri Gelişimi Üzerine.Li+ .K+ . Ahmet ÇOLAK1. Trabzon ummuhancakmak_ch@hotmail. Aktivite genel anlamda 10–40°C aralığında oldukça yüksek olup zaman ilerledikçe fazla bir azalma göstermemiştir.1 mM’lık konsantrasyonlar istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır. Hg.19. Tricholoma terreum. Bu çalışmada. Rhizopus ve Pleurotus türleri metal kontaminasyonunda kullanılan organizmalardandır. Ni ve Pb’un uygulanan tüm konsantrasyonlarının. Hakkı CİĞERCİ.001-0. DTT gibi kimyasallarının enzim aktivitesi üzerine etkileri incelenmiş ve bu inhibitörlerin I50 değerleri hesaplanmıştır. Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü. 0. Özellikle Pleurotus türleri biyodegradasyon çalışmalarında sıkça kullanılmaktadır. daha yüksek konsantrasyonlarda inhibisyon anlamlı bulunmuştur. Ağır metallerin endüstri atıklarından uzaklaştırılması için mevcut konvansiyonel fiziksel ve kimyasal süreçlerin yerine biyolojik moleküllerin kullanımı etkili bir alternatif metottur.47 ve 0.Elif KORCAN. Cd’un 0. Bu nedenle çalışmamızda bazı metallerin (Ni. terreum için ise Rf değeri 0.01 ve 0. Özütlerdeki esterolitik aktiviteden sorumlu enzimin varlığını ortaya koymak için doğal protein elektroforezi yapılmış ve her bir mantar için Rf değerleri tespit edilmiştir. vaginata için sırasıyla 14.com Lipazlar ve esterazlar ester bağlarını parçalayabilen. 256 . 61335. Zn. Trabzon 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Cd. TRABZON PM 049 Amanita vaginata ve Tricholoma terreum Mantarlarından Hazırlanan Özütlerdeki Lipaz/Esteraz Enziminin Karakterizasyonu Ümmühan ÇAKMAK1. Anahtar Kelimeler : Amanita vaginata.01 mM’dan düşük konsantrasyonları anlamlı değil iken.05). EDTA.42 olarak hesaplanmıştır. Ali DEMİR Afyon Kocatepe Üniversitesi. biyoteknolojik öneme sahip hidrolaz sınıfı enzimlerdir. A. terreum içinse 34. Biyoloji Bölümü. P. Özellikle bu amaç için kullanılan mikroorganizma grubu içerisinde alglerde dahil olmak üzere çeşitli bakteri. Penicillium. Cd hariç denenen tüm metallerin uygulanan konsantrasyonları istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0. vaginata) ve Tricholoma terreum (T.47 ve 0. sajorcaju’ nun gelişimini inhibe ettiği saptanmıştır. florida ve P. Fen Edebiyat Fakültesi. Lineweaver –Burk eğrisinden elde edilen Vmaks ve Km değerleri A.20 U/L ve 0.Edebiyat Fakültesi. Hg ve Cd’un 0. Trabzon’un Maçka ilçesinin Lişer yaylasından toplanan Amanita vaginata (A. Mantarlardan Neurospora. Fatih Eğitim Fakültesi.61.Mn2+ . S. Özütlerin p-nitrofenil bütirat (pNPB) substratı varlığında en yüksek aktivite gösterdiği tespit edilmiştir.

4methylumbelliferyl β-D-N-N'-diacetylchitobioside [4-MeU-(GlcNAc)2] substrat olarak kullanıldı. Rekombinant enzimin karakterizasyonunda. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu Cemal SANDALLI1. IPTG ile indüklenerek protein T7 promotoru altında üretildi ve saflaştırıldı. Aktivite deneyleri sonucu Bacillus licheniformis A1 kitinaz enziminin optimum pH’sın 6. TRABZON PM 051 Bacillus licheniformis A1 Suşundan Termofilik ChiB Geninin Klonlanması. Ali Osman BELDÜZ2. Şu ana kadar tanımlanan prokaryotik CTP sentetazların iki domeinli tek bir polipeptid olduğu gözlenmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi.4.2). ChiB. Biyoloji Bölümü. Hakan KARAOĞLU2 1 Rize Üniversitesi. Purifikasyonu ve Karakterizasyonu Cemal SANDALLI1. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bazı kimyasalların (üre.com Cytidine 5’-triphosphate synthase (ctp sentetaz: EC 6. Biyoloji Bölümü. Ekspresyonu. Gen restriksiyon endonukleazlar yönünden incelendiğinde BamHI ve XhoI için kesim bölgesi içermediğinden pGEX-4T-3 vektörünün bu bölgesine GST proteinine bitişik olarak klonlandı. Gen. Glutamine substrat olduğunda sentez reaksiyonunun başlayabilmesi için GTP allosterik faktör olarak gereklidir. Bilinen ctp sentetaz genleri ile karşılaştırıldığında diğer ctp sentetaz genlerine nükleotit düzeyinde Bacillus amyloliquefaciens’e %74 oranında. Enzime ait bazı özellikler ekstraselüler sıvıda tanımlamıştı. Fen Edebiyat Fakültesi. 61080. Gene ait nükleotid sırası GenBankta yer alan AY205293 numaralı Bacillus licheniformis ChiB geni ile karşılaştırıldığında bu gene nükleotid ve aminosit düzeyde %99 (toplam 7 baz ve 4 amino asit farklılık) benzer olduğu belirlendi. EDTA) enzim aktivitesi üzerine etkisi 1 mM substrat konsantrasyonunda araştırıldı. DMSO. Sabriye ÇANAKCI2. Genin stop kodonu ile birlikte toplam 1593 nükleotid uzunluğunda olduğu ve 530 amino asitlik bir polipeptidi (~58 kDa) kodladığı belirlendi. Ctp sentetaz geninin Anoxybacillus gonensis G2 genomunda PyrARecA-Fruktoz-1. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Trabzon csandalli@yahoo. amino asit düzeyinde ise Geobacillus türlerine %88-89 oranında. Biyoloji Bölümü. Yapılan bu çalışma neticesinde Bacillus licheniformis A1 suşunun kitinaz B genine (ChiB) spesifik iki adet primer kullanılarak genomik DNA’dan coğaltıldı ve pGEM-T Easy vektorüne klonlanarak gene ait tüm nükleotid sırası belirlendi. 61080. Ali Osman BELDÜZ2 1 Rize Üniversitesi. 53100. Tween20. glutamine amid transfer (GAT) domeini olarak adlandırılır ve glutaminin hidrolizini gerçekleştirerek açığa NH3 çıkarır. Bacillus türlerine ise %84 oranında benzer olduğu belirlendi. EcoRI ile kesilen bakteri genomu aynı enzim ile kesilmiş pUC18’e klonlandı ve yaklaşık 4 kb’lık bir EcoRI fragmentinin ctp sentetaz genini taşıdığı plazmit üzerindeki tüm fragmentin sekans analizi ile belirlendi. Cterminal domeini. Rekombinant enzim E. pET-28a vektörünün NdeI ve HindIII bölgesine His-Taq kuyruk içerecek şekilde signal peptid sırası hariç klonlanarak E.coli BL21 (DE3) hücrelerine transforme edildi. PEG. Trabzon csandalli@yahoo. Fen Edebiyat Fakültesi.19. Biyoloji Bölümü. Amino asit sırası korunmuş motifler yönünden incelendiğinde C-terminal domeinde yer alan GXXXRLG motifine sahip olduğu gözlendi. 4-methylumbelliferyl β-D-N-N'diacetylchitobioside PM052 Anoxbacillus gonensis G2 Bakterisinin CTP sentetaz (pyrG) Geninin Klonlanması. TritonX-100. Anahtar Kelimeler: Bacillus licheniformis A1.com Ağrı Diyadin kaplıcasından yürütülen çalışalar neticesinde termofilik bir Bacillus licheniformis bakterisi daha önceki çalışmalar kapsamında tanımlanmıştı. Anoxybacillus gonensis G2 bakterisine ait ctp sentetaz geni (PyrG) shotgun metodu ile klonlandı.5 ve optimum sıcaklığının 65ºC olduğu belirlendi. Fen Edebiyat Fakültesi. Sentez esnasında gerekli azot kaynağını amonyum veya Lglutaminden sağlayabilir.6-bifosfat aldolaz geni diziliminde yer aldığı belirlendi. Bacillus licheniformis A1 ChiB geninin toplam uzunluğunun stop kodonu ile birlikte 1799 baz çifti olduğu. p-nitrophenyl-N-acetyl-β-D-N-N'- diacetylchitobiose.3. 53100. Biyoloji Bölümü. UTP’den CTP oluşumunu ATP bağımlı olarak sentezler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Rekombinant protein SDSPAGE’de yürütülerek yaklaşık 63 kDa’luk bir enzim olduğu gözlendi. p-nitrophenyl-N-acetyl-β-DN-N'-diacetylchitobiose [pNP-(GlcNAc)2]. Murat KAÇAĞAN2. bu amonyumu kullanarak UTP’nin aminasyonunu sağlayarak CTP oluşumunu sağlar. toplam 592 aminoasitlik bir proteini kodladığı ve N-terminal kısmında 35 aminoasitlik bir signal peptid bulunduğu belirlendi.coli BL21 (DE3) 257 . N-terminal domein ise. Yürütülen çalışmalar bu yeni izolatın kalloidal kitinli minimal agar petrilerinde büyüyebildiği ve çok açık bir zon oluşturduğu gözlenmişti. Enzimin aktivitesi 50 mM fosfat tamponu içinde hem spektrofotometrik hem de SDS-PAGE’de gösterildi.

ekstrasellülar enzim PM054 Cd(II) ve Cu(II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Phanerochaete chrysosporıum‘da Antioksidan Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Güler TOPRAK1. süperoksit dismütaz (SOD). Biyoloji Bölümü. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. Bu çalışmada P. buğday. glutatyon s-transferaz ve glutatyon redüktaz enzimlerinde meydana getirdiği değişimler incelenmiştir.tr Son yıllarda diğer tekniklere oranla daha fazla ürün elde edilmesinden ötürü Katı Faz Fermantasyon Tekniği (SSF) Biyoteknolojik ve endüstriyel alanlarda gittikçe artan bir önem kazanmaktadır. Anoxbacillus.19. Cu2+’nın antioksidan enzim sisteminin tetiklenmesinde Cd2+’a nazaran daha etkili olduğu belirlenmiştir. Fen Bilimleri Enstitüsü. nem oranı %20 ve en uygun kepek karışımları %5 buğday ve %15 pirinç karışımı belirlenmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi.com 1 Beyaz çürükçül bir fungus olan Phanerocahaete chrysosporium (ATCC 24725). Anahtar Kelimeler: Phanerocahaete chrysosporium. bakterisinin 48. pH’sı 8. süperoksit dismütaz (SOD). saatte proteaz aktivitesi en yüksek pirinç ve buğday kepeği karışımında bulunmuştur. Kullanılan substratlarda Bacillus sp. Biyokütle eldesinde iki farklı yol takip edilmiştir. Bacillus. saatte amilaz aktivitesi en yüksek pirinç ve buğday kepeği karışımında bulunmuştur. mısır ve pamuk bitki atıklarının bulunduğu ortamda substrat parça büyüklüğü 1000 µm. Kimya Bölümü. bakterisinin 24. Diyarbakır karatash@dicle. Diyarbakır 2 Dicle Üniversitesi. 40 saatin sonunda biyokütle besi yerinden uzaklaştırılmıştır (Spor set).. glutatyon s-transferaz (GST) ve glutatyon redüktaz (GR) 258 . saat sonunda filtre edilmek sureti ile besi yerinden toplanmıştır (vejetatif set). 21280. bakteri üreme sıcaklığı 37° C. SSF tekniği kullanılarak ekonomik değeri olmayan bitkisel atıklar ile yapılan çalışmalardan elde edilecek enzimlerin yüksek seviyede üretilebilmesi için SSF tekniğinin bir takım özellikleri incelendi. uygulama süresine ve uygulanan doza bağlı olarak hücrelerde strese neden olduğu belirlenmiştir. değişen konsantrasyonlarda (5. Proteaz aktivitesi için aynı kepeklerin bulunduğu ortamda substrat parça büyüklüğü 1000 µm. bakterisi kullanılmıştır. İlk uygulamada 40 saat boyunca minimal besi yerinde büyütülen hücreler sabit konsantrasyonda (10 ppm) ağır metal ile indüklenmiş ve 1. Kullanılan substratlarda Bacillus sp. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Glutatyon sefaroz PM053 Bazı Bitki Atıklarından Katı Faz Fermantasyon Tekniği ile (SSF) Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Hakan KARATAŞ1. pirinç kepeklerinin. saatte. pGEX-4T-3. Fen Edebiyat Fakültesi. askorbat peroksidaz. chrysosporium model sisteminin Cd2+ ve Cu2+ ağır metallerine karşı geliştirdiği yanıt antioksidan enzimler düzeyinde incelenmiştir. 21280. ve 20 ppm) ağır metal ile indüklenmiş. Bu teknikte substrat olarak ticari önemi olmayan veya az olan ve çevre kirliliğine yol açan bazı bitki atıklarının kullanılmasıyla ekonomik ve ekolojik açıdan yarar sağlanması amaçlanmaktadır. Fikret UYAR1. İkinci uygulamada ise hücreler 0. Ön inkübasyondan sonra SSF ortamına alınarak elma. 4. 2. Anahtar Kelimeler: Ctp sentetaz. Servet ÖZCAN2 Erciyes Üniversitesi. muz kabuğu. ve 8. katalaz (CAT). bakteri üreme sıcaklığı 37°C. pH’sı 6.. amilaz. Biyoloji Bölümü. askorbat peroksidaz (APx). mercimek. TRABZON hücrelerinde ekspres edildi ve glutatyon sefaroz 4B matriks kullanılarak saflaştırılıp enzim aktivite deneyleri için hazırlandı. 10. ağır metal. Ağır metallerin hücre içine alındığı. Anahtar Kelimeler: SSF.edu. Biyoloji Bölümü. Uygulanan metale bağlı olarak farklı enzimatik tepkilerin ortaya çıktığı tespit edilmiştir. proteaz. Zübeyde BAYSAL2 1 Dicle Üniversitesi. Uygulamaların katalaz. Kayseri gulertoprak38@gmail. Çalışmalarımızda Van Gölü kıyısından izole edilen Bacillus sp. ağır metal ve diğer kirleticilerin biyorpsiyonu amacı ile yaygın olarak kullanılmaktadır. 15. Veysel TOLAN1. nem oranı %30 ve en uygun kepek karışımları %15 buğday ve %15 pirinç karışımı belirlenerek amilaz enzim aktivite değerlerine bakılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi.

polifenol oksidaz. oksidoredüktazlar sınıfına ait bir metaloenzimdir. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA1. % 20.2. Ni2+.5. Mehmet AKYÜZ. Kimya Bölümü. TRABZON PM 055 Ülkemizde Doğal Olarak Yetişen ve Kültürü Yapılan Bazı Mantar Türlerinin Besinsel İçeriklerinin Belirlenmesi Sevda KIRBAĞ. % 94. P.00 ve % 2. Russula delica’dan elde edilen ham özütün difenolaz aktivitesi için optimum pH 5. P. boudieri’de. % 5. % 25. Melike YILDIRIM1. 23119. % 10. Trabzon sabankeskin61@hotmail. Kuru madde. sistein ve benzoik asit kullanılarak yapılan inhibisyon çalışmasında askorbik asidin 0.5. % 9. % 7. sajor-caju ve A. % 20. % 15. Bu çalışmada. % 92. P.6.5. ferulae’de. eryngii.14.4. Ham özütün 3. % 92. boudieri. % 5. % 7. Fatih Eğitim Fakültesi.5 mM nihai konsantrasyonda % 100 inhibisyon sağladığı.13.0. Zn2+.edu.6 µM dak-1 mg protein-1 ve Km = 3.1) mikroorganizmalardan.3. P.1. % 6. eryngii var. Substrat özgünlüğü için katekol. Pleurotus spp. sodyum metabisülfit. % 23. kül.2. % 94. 4-metil katekol (4-MK). bisporus PM 056 Yabani ve Yenilebilir Bir Mantar Olan Russula delica’dan Elde Edilen Ham Özütten Polifenol Oksidaz Enziminin Difenolaz Aktivitesinin Karakterizasyonu Şaban KESKİN1. Hg2+ ve Cd2+ iyonları farklı oranlarda inhibisyona neden oldukları. % 91. yabani ve yenilebilir bir mantar olan Russula delica’dan elde edilen ham özütteki PFO enzimi spektrofotometrik bir yöntem kullanılarak karakterize edilmiştir. Co2+.. P.33 mM olarak belirlenmiştir. L-DOPA ve dihidroksifenil propiyonik asit substratları kullanılmıştır ve en yüksek aktivitenin 4-metil katekol varlığında olduğu gözlenmiştir.com Polifenol oksidaz (PFO) ya da tirosinaz (E. % 8. difenolaz 259 . 61335.97 ve % 3. A.64 olan iki bant gözlenmiştir. % 93.5. Mn2+. % 8. P. Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü. % 89.tr Bu çalışmada Ülkemizde.8. 4 ˚C’de ve 24 saat sonunda enzimin aktivitesini % 90 oranında koruduğu gözlenmiştir. % 90. Trabzon 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Al3+.87.8. prostetik grup olarak bakır(II) iyonu ihtiva eden.33 olarak saptanmıştır. nem.5. Anahtar Kelimeler: Besinsel içerik. Ertuğrul SESLİ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. sajor-caju’da. % 7. % 3 oranlarında aktivasyona neden oldukları tespit edilmiştir. Difenolaz aktivitesi için 4-MK varlığında Vmaks = 384.8. K+.13 ve % 3.55 ve % 2.18.5. bitki ve hayvanlara kadar geniş canlı gruplarında bulunan. A.0. P. 8mM .34 ve 0. ferulae. bisporus) besin değerleri araştırılmıştır. Elazığ skirbag@firat. eryngii var. Yakup KOLCUOĞLU1. T.5. 61080. Cu2+ iyonlarının ise sırası ile % 3. diğer inhibitörlerin ise sıra ile 1 mM . % 8. A.2. % 8. Fen-Edebiyat Fakültesi. Mono fenollerin odihidroksi fenollere hidroksilasyonu (monofenolaz aktivitesi) ve o-dihidroksi fenollerin o-kinonlara oksidasyonu (difenolaz aktivitesi). Ca2+. lezzetli spesifik yabani ve kültür mantarların (P. ekonomik değeri yüksek. Fen Edebiyat Fakültesi. Difenolaz aktivitesi için optimum sıcaklığın 30 ˚C olduğu ve bu sıcaklıkta 1 saat sonunda enzimin aktivitesini % 88 oranında koruduğu belirlenmiştir. % 91. Enzimin aktivitesi için oksijen gereklidir ve oksijen varlığında enzim iki farklı reaksiyonu katalizler. % 92. ostreatus. Biyoloji Bölümü. ostreatus’da. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu aşamadan sonraki çalışmalarda 4-metil katekol substrat olarak kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Russula delica.33. Biyoloji Bölümü.9. 32 mM nihai konsantrasyonlarda yaklaşık % 90 inhibisyona neden oldukları tespit edilmiştir. PFO sebze ve meyvelerin esmerleşme proseslerinden sorumludur.1.0.43. % 5. Bu veriler ışığında Russula delica’dan hazırlanan ham özütteki PFO enziminin genel PFO inhibitörleri ve bazı metal iyonlarına karşı hassas özellikler sergilediği ve hafif asidik pH’larda kararlı olduğu söylenebilir. ham protein ve ham yağ içerikleri sırasıyla. T. eryngii’de.0. organik madde.7 .21 ve % 2. Nilay ONGANER Fırat Üniversitesi.90. T.4dihidroksi fenilalanin (L-DOPA) ile boyanan doğal elektroforezinde Rf değerleri 0. monofenolaz. Askorbik asit. bisporus’da.0 olarak bulunmuş ve bu pH’da.C. % 94. % 92. Ahmet ÇOLAK1. % 14. boudieri.19. 1mM nihai konsantrasyonda bazı metal iyonlarının enzim aktivitesi üzerine etkisi incelendiğinde.48 ve % 0.5.

Nystatin 100 iu. Kemal GÜVEN1. 34. Annarita POLI2. dipalmitol-gliserol-3fosfoetanolamine.sıcak su kaynağı PM 058 Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Edilen Anoxybacillus ve Bacillus Cinsi Bakterilerin Antibiyotiklere Dirençlilikleri Reyhan GÜL GÜVEN1. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi. Zihni DEMİRBAĞ1. Annarita POLI2. Su sıcaklığı 78°C ve Ph’sı 6.3-sn-fosfatidil-rac-gliserol sodyum klorür. Ampicilin 25 mcg. bu kaynaktan izole edilen ve morfolojik.7 civarındadır. erik. fizyolojik. via Campi Flegrei n. bir tanesi de standartlara karşılık gelmediği. Hatice KATI2. Fen Edebiyat Fakültesi. Bacillus PM 059 Fındık Zararlısı Xyleborus dispar’dan İzole Edilen Bacillus thuringiensis’e Ait cry3Aa (δendotoksin) Geninin Klonlanması. çınar. edilmiştir. kestane. Dalkıran olarak bilinen Xyleborus dispar (F. 3 bantın ise majör olduğu (-rac-1. Çalışmada 18 tane farklı antibiyotik kullanılmıştır. Barbara NICOLAUS2 1 Dicle Üniversitesi. badem. kayın. Konukçuları arasında fındıktan başka meyve ağaçlarından elma.) (Coleoptera: Scolytidae) polifag bir zararlıdır. Kemal GÜVEN1.tr Taşlıdere sıcak su kaynağı Batman ilinin Kozluk ilçesine bağlı Şelmo nahiyesinin 7 km kuzeybatısındadır. biyokimyasal ve genetik analizler sonucunda Anoxybacillus ve Bacillus cinsi olduğu saptanan bakterilerin antibiyotiklere dirençlilikleri 2 farklı yöntemle test Anoxybacillus. Çoğaltılan gen PGEMT vektörüne klonlandı ve dizin analizi yapıldı.Araştırmada. ve Bacitrin 10 iu’a dirençli olduğu aynı kaplıcadan izole edilen Bacillus cinsi bakterinin ise yalnız Nystatin 100 iu ‘a dirençli olduğu tespit edilmiştir. 28100. Erhan ÜNLÜ1 1 Dicle Üniversitesi. üniversal primerler kullanılarak yapılan PCR analizi sonucunda.edu. Biyoloji Bölümü. thuringiensis’in. vb. CNR. via Campi Flegrei n. fizyolojik.7 civarındadır. kızılağaç. karaağaç.19. Karakterizasyonu ve Ekspresyonu Demet MERT1.edu. Bacillus cinsi bakterinin bu durumu dikkat çekicidir. Biyoloji Bölümü. Fen Bilgisi Ögretmenligi ABD. Napoli 80078 Italy rgguven@dicle. DL-a-fosfoasidik asit dipalmitol) bir tanesi de standartlara karşılık gelmediği tespit edilmiştir. söğüt.2. Lincomiysin 15 mcg. meşe. Su sıcaklığı 78°C ve pH’sı 6. ıhlamur gibi orman ağaçları bulunmaktadır. Napoli 80078 Italy rgguven@dicle. Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare. Bu çalışmada Xyleborus dispar’dan izole edilen B. Biyoloji Bölümü. Kazım SEZEN1. ile gürgen. Anahtar Kelimeler : Antibiyotik. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi. Anahtar Kelimeler: fosfolipit. Fusidik asit 10 mcg. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 34. biyokimyasal ve genetik analizler sonucunda Anoxybacillus cinsi olduğu saptanan bakterinin lipit analizi (fosfolipit çeşitleri ) ince tabaka tomografisi (TLC) ve sekiz tane fosfolipit standardı kullanılarak tespit edilmiştir. Remziye NALÇACIOĞLU1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Pozzuoli. Giresun demetmert@ktu. Pozzuoli. Bu çalışmada. Fen Bilgisi Ögretmenliği ABD.TLC. Elde edilen sıranın 260 . kayısı. Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare.edu. Yapılan biyoassay çalışmaları sonucunda bakterinin Coleoptera ordosuna ait olan Agelastica alni larvaları üzerinde %100 öldürücü etkiye sahip olduğu belirlendi. bakterinin toplamda 6 tane fosfolipit içerdiği ve TLC üzerinde görünen 3 bantın minör (1. Daha önce yürütülen çalışmalarımızda Karadeniz bölgesinde fındık ağaçlarından toplanan Xyleborus dispar zararlısından bakteri izolasyonu yapılmış ve izole edilen bu bakteriler arasında bir tanesinin Bacillus thuringiensis olduğu belirlenmiştir. Barbara NICOLAUS2. 3-sn-fosfatidil L-serin (bovine brain).tr Taşlıdere sıcak su kaynağı Batman ilinin Kozluk ilçesine bağlı Şelmo nahiyesinin 7 km kuzeybatısındadır. bu bakterinin cry3 genini içerdiği tespit edildi. şeftali.tr Son yıllarda yapılan çalışmalar ve gözlemler ürün veren kaynağı kurutarak verimi azaltan ve fındık bahçelerinde yoğun olarak bulunan Xyleborus dispar (Fabricius)’ın önemli bir zararlı olduğunu göstermiştir. armut.Bu çalışmada Anoxybacillus cinsi bakterinin Penisilin 2iu. TRABZON PM 057 Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Edilen Anoxybacillus Cinsi Bakterinin Fosfolipit Çeşitlerinin Analizi Reyhan GÜL GÜVEN1. Anoxybacillus. Chloromfenicol 10 mcg. CNR. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. Genin ait olduğu cry3 alt grubunu belirlemek için cry3 sınıfına ait daha özel primerler kullanıldı ve genin kodlayan bölgesi bütünü ile bakteri genomundan PCR ile çoğaltıldı. bu kaynaktan izole edilen ve morfolojik.Bu çalışmada. Fen Edebiyat Fakültesi. 61080. kavak.

bu kimyasal maddelerin birçok olumsuz etkileri ortaya çıkmıştır. 261 . Ölen konukçu binlerce mikroorganizmayı etrafa dağıtır. İşte. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. Entomopatojenler parazit mikroorganizmalar olup konukçularının ölümüne sebep olurlar. bu canlılar. Kadriye ÖZCAN1. kayısı. öldürülmüş formları veya üretmiş oldukları metabolitlerden yararlanılmaktadır. TRABZON literatürdeki cry3 genleri ile karşılaştırılması sonucu bu bakteriye ait cry3 geninin Bacillus thuringiensis subsp tenebrionis’in sahip olduğu cry3Aa ile %100 benzer olduğu belirlendi. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. virüs ve protozoonların bizzat kendileri. biyolojik mücadele. Mehmet Nuri AYDOĞAN2. Xyleborus dispar. Halk sağlığı açısından önem arz eden zararlı arthropodlara karşı insan ve çevreye dost mikrobiyal pestisitlerin kullanımı günümüzde ön plana çıkmıştır. fındık zararlısı PM 060 Halk Sağlığı Açısından Önem Arzeden Zararlı Arthropodların Mücadelesinde Mikrobiyal Pestisitlerin Kullanılma Olanakları Engin KILIÇ1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ekspresyon vektörü tarafından ekspreslenen cry3Aa proteini izole edildi ve SDS-PAGE analizi yapıldı. Bunun sonucu olarak zararlılarla mücadelede kimyasal mücadele dışındaki mücadele yöntemlerine önem verilmeye başlanmış ve biyolojik mücadele önem kazanarak zararlıların doğal düşmanlarının tespiti ve biyolojik mücadelede kullanılma olanaklarının araştırılmasına ağırlık verilmiştir. başta meşe olmak üzere birçok geniş yapraklı orman ağacında zarar oluşturmaktadır. fungus. Keza insan sağlığı açısından önem arz eden böcek ve akarların mücadelesinde entomopatojen bakterilerden Bacillus thringiensis. Günümüzde kullanılan mikrobyial pestisitlerden. özellikle II. Doğadaki canlıların popülasyonları beslenme ilişkisinin gereği olarak belirli bir dengede devam etmektedir. Mikrobiyal pestisitler entomopatojenlerden elde edilir. Özellikle. funguslardan Beauveria bassiana ve virüslerden ise baculovirüsler kullanılmaktadır. Zihni DEMİRBAĞ1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. 8 virüs ve 6 protozoon preparatının bulunduğu belirtilmektedir. Zararlıların popülasyonlarını ekonomik zarar eşiğinin altında tutmak amacıyla. Fen Edebiyat Fakültesi. Hacer MURATOĞLU1. Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi. Patojenlerin. Sonuç olarak. doğal dengenin bozulması gibi sebepler sonucu son yıllarda mikrobiyal pestisitler üzerinde daha yoğun çalışmalar yapılarak birçok biyopreparatın piyasaya verilmesine sebep olmuştur. Bu gen tarafından üretilen proteini belirlemek için genin kodlayan bölgesi ekspresyon vektörü pET28a’e klonlandı ve cry 3Aa proteininin ekspresyonu gerçekleştirildi. 12 fungus. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi.tr Bir orman zararlısı olan Lymantria dispar. mikrobiyal pestisitler PM 061 Lymantria dispar (Lepidoptera: Lymantriidae)’dan elde edilen bakterilerin identifikasyonu İsmail DEMİR1. rüzgar ve yağmurun etkisiyle yayılma alanı geniş alanları kapsar. erik. zararlıların predatörleri. bakterideki insektisidal toksininin veya toksin geninin zirai mücadele amacıyla kullanılabileceği bu çalışma ile belirlenmiş oldu. Zararlılarla mücadelede. Biyoloji Bölümü. armut. 61080.edu. Dünyada giderek artan çevre bilinci. Biyoloji Bölümü. dünya savaşından sonra sentetik organik maddelerin sentezi ve zararlılara karşı aşırı kullanımı sonucu. sentetik pestisitlerin insan ve çevre sağlığına olumsuz etkileri. thuringiensis’in. Bu çalışmada insan sağlığını tehdit eden böcek ve akarlar belirtilmiş ve bu zararlılarla mücadelede entomopatojenlerin kullanılma imkanları literatür ışığında tartışılmıştır. parazitoyitleri. Dadaşkent. zararlı böcek ve akarlar. kestane ve fındık gibi birçok meyve ağacında zararlar meydana getirerek önemli ürün ve ekonomik kayıplara neden olurlar. Anahtar kelimeler: Bacillus thuringiensis. Biyoloji Bölümü. Agah İkbal İNCE2. Zararlı türler ile beslenen birçok canlı türü vardır. cry3Aa δ-endotoksin. Ayrıca.com Günümüze kadar halk sağlığı açısından önem arz eden zararlıların mücadelesi kimyasal ilaçlarla yapılmış. Anahtar Kelimeler: İnsan sağlığı. patojenleri kullanılarak yapılan mücadele çalışmalarına “Biyolojik Mücadele” adı verilir. Xyleborus dispar’dan izole edilen ve detaylı identifikasyonu yapılan B. Fen Edebiyat Fakültesi. Salih DOĞAN3. zararlıları baskı altında tutarak popülasyon artışını sınırlamaktadırlar. bakteri. Ömer Faruk ALGUR2.19. Giresun idemir@ktu. Fatih SEZEK3 1 Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü. Bu canlılara doğal düşman adı verilir. konukçu içerisinde çok hızlı çoğalmaları ve küçük cesametli olmaları sebebiyle kitle halinde üretimleri kolay olmaktadır. 44 nematod. elma. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi. Neticede 73 kDa’luk bir protein bandı belirlendi. Biyoloji Bölümü. 104 bakteri. Böylece daha önce tanımlanan bu bakterinin içermiş olduğu toksin geninin detaylı identifikasyonu yapıldı. Erzurum erzurumlue@hotmail.

edu. 3 ve 4. Acinetobacter calcoaceticus (Lydi3). Fen Edebiyat Fakültesi. 16S rRNA analizi ve Vitek testi sonuçlarına göre tanımlamaları yapıldı. Serratia marcescens (Lydi4). Buna göre A.. Bacillus thuringiensis (Lydi6). Zihni DEMİRBAĞ2 1 Rize Üniversitesi. API ve Vitek sonuçları ve 16S rRNA sekans analizlerine göre yapıldı. Bu zararlıya karşı bir mikrobiyal mücadele etmeni geliştirmeye yönelik yapılan çalışmalarda Thaumetopoea pityocampa larvalarından bakteriyal izolatlar elde edildi. (Bozkurt)’un bakteriyal florası belirlenmiştir. Brevibacterium. aurantiacum DSM 20426T suşuna benzediği ve DNA G+C içeriğinin de %69. Elde edilen izolatların morfolojik. Bunun için Doğu Karadeniz Bölgesi’nin farklı yerlerindeki tarım alanlarından Agrotis segetum larvaları toplandı. Fen Edebiyat Fakültesi. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Enterococcus gallinarum (As8) ve Stenotrophomonas maltophila (As9) olarak tanımlandı. (Lepitoptera: Noctuidae)’dan Bakteri İzolasyonu ve Karakterizasyonu Ali SEVİM1. Zihni DEMİRBAĞ2 1 Giresun Üniversitesi. 16S rRNA gen sekans analizleri ve Vitek bakteriyal identifikasyon sistemi kullanılarak izolatların karakterizasyonları yapıldı. İsmail DEMİR2. fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri belirlendi. ülkemizde önemli bir tarım ve endüstriyel ürün zararlısı olan Agrotis segetum Schiff. İsmail DEMİR2. Bacillus thuringiensis (Lydi7). Anahtar Kelimeler: Thaumetopoea pityocampa. 262 . Bu izolatların karakterizasyonları morfolojik. Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. aerobik bir bakteridir. Tp12 olarak numaralandırılan izolatın Brevibacterium cinsine ait olduğunu gösterdi. 61080. fizyolojik. moleküler özellikleri. segetum’dan elde edilen 9 bakteriyal izolat Bacillus cereus (As1). DNA-DNA homoloji testine göre %10. Karadeniz Bölgesi’ndeki farklı fındık bahçelerinden Lymantria dispar larvaları toplandı. 53100. Fen Edebiyat Fakültesi. Elde edilen toplu sonuçların karşılaştırılması. (As2). Biyoloji Bölümü. hareketsiz. fizyolojik ve biyokimyasal özellikler.tr Bu çalışmada. Acinetobacter calcoaceticus (As5). Erwinia spp.edu. Bu larvalardan toplam bakteri izolasyonları yapıldı. izolatın bilinen Brevibacterium türlerinden farklı olduğunu ortaya koymakta ve bunun Thaumetopoea pityocampa’dan elde edilmiş yeni bir Brevibacterium türü olduğunu göstermektedir. (Lepidoptera: Thaumetopoeidae)’dan İzole Edilen Yeni Bir Brevibacterium Türünün Tanımlanması Hatice KATI1. Fen Edebiyat Fakültesi. API test sonuçları ve 16s rRNA gen sekans analizlerine göre yapıldı. Enterobacter sp. Yağ asidi metil ester analizi sonuçlarına göre yeni izolatın temel yağ asitlerinin yaklaşık %64 oranında C15:0 anteiso içerdiği belirlendi. API ve Vitek identifikasyon sistemleri kullanılarak özellikleri belirlendi. yeni tür. başta kızılçam olmak üzere çeşitli çam türlerinde tahribatlara sebep olmaktadır. (Lydi2). Moleküler karakterizasyon için 16S rRNA sekans analizi yapıldı ve sekans sonuçları gen bankasındaki referans sıralarla karşılaştırıldı. 2. Bacillus sp. bakteriyal flora. Bacillus thuringiensis (Lydi9) şeklinde tanımlandı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İzolat sarı renkli ve yuvarlak koloni morfolojisine sahip.3) oranında B. Agah İkbal İNCE1. Bacillus thuringiensis (Lydi8). Biyoloji Bölümü. thuringiensis izolatlarında yapılan cry gen analizlerinde Lydi6’da cry1. fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri tespit edildi. Bu larvaların toplam bakteriyal florasını belirlemek için larvalardan bakteri izolasyonları yapıldı. Gram pozitif. B. (As6). Elde edilen 9 bakteriyal izolatın morfolojik.8 mol olduğu belirlendi. Trabzon hkati@ktu. Bu benzerliğine rağmen izolat. biyokimyasal. İzolatların tanımlanması morfolojik. PM 063 Thaumetopoea pityocampa Schiff. Anahtar Kelimeler: Agrotis segetum. Buna göre izolatlar Pantotea agglomerans (Lydi1). Klepsiella spp. Trabzon alisevim@ktu. fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri. bakteriyal karakterizasyon PM 62 Agrotis segetum Schiff. Ayrıca. Anahtar Kelimeler: Lymantria dispar. aurantiacum DSM 20426T’ye benzemektedir. (Lydi5). Biyoloji Bölümü. Lydi7’de cry3. İzolatların morfolojik. Pseudomonas putida (As7).8 (13. Bacillus megaterium (As3). Enterobacter aerogenes (As4). TRABZON Bu ve benzeri zararlılara karşı bir yerel mikrobiyal mücadele etmeni geliştirmeye yönelik olarak. Lydi8’de cry1 ve 2 ve Lydi9’da cry1 ve 4 olduğu tespit edildi. 16S rRNA sekans sonuçlarına göre yeni izolatın %94 oranında en yakın olarak B.19. Biyoloji Bölümü.tr Ağaçların tüm iğne yapraklarını yemek suretiyle zararlara neden olan Thaumetopoea pityocampa. Biyoloji Bölümü. Analiz sonuçları.

edu.%57 oranında etkili olduğu belirlenmiştir. Biyolojik mücadelede kullanılan mikroorganizmaların %90’nını Bacillus thuringiensis oluşturmaktadır. stromboliensis’in farklı metal konsantrasyonlarının üreme ve biyoakümülasyonu üzerine etkileri test edildi. Bacillus thuringiensis delta endotoksin olarak isimlendirilen protein yapısında.Kayseri 2 Gazi Üniversitesi. Bu sonuçlar. fungusların ve alglerin kullanıldığı bilinmektedir.37. sp. Biyoloji Bölümü. decanicus ve Geobacillus thermoleovorans subsp. Kristal proteinlerin SDS-PAGE ile analizi sonucunda izolatların 130 kDa ve 65 kDa ağırlığında iki protein taşıdıkları belirlenmiştir. Bu amaçla.918 ve 1. Çoğu ağır metaller belirli konsantrasyonlarda organizmalara zarar verici bir etki göstermekte ve ekolojik tahribe neden olmaktadırlar. Bu amaçla çeşitli bakterilerin. mantarlar. toprak grubu bakteriler en çok gelecek vaat eden biyolojik kontrol ajanlarıdır. Fen-Edebiyat Fakültesi.0492. sadece hedef canlıya etki etmeleri. Fen Edebiyat Fakültesi. virüsler. Ephestia kuehniella PM 065 Farklı Metal Konsantrasyonlarının Termofilik Geobacillus Türlerinin Üreme ve Metal Biyoakümülasyonu Üzerine Etkisi Sadin ÖZDEMİR Dicle Üniversitesi. Geobacillus toebii sub. Ancak bu yöntemlerin ekonomik olmayışları ve elde edilen arıtım düzeyinin yeterli olmaması nedeniyle bu alanda önemli bir potansiyele sahip mikroorganizmaların etkin bir şekilde kullanıldığı ve tercih edildiği görülmektedir. decanicus ve Geobacillus thermoleovorans subsp. Cu için 1.tr Günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde kimyasal tarım ilaçlarının yerini biyoinsektisitler almıştır. 134 bp büyüklüğünde dört DNA fragmenti elde edilmiştir. Daha sonra farklı metal konsantrasyonlarının değişik zaman periyotlarında bu bakteri türlerinin üreme ve biyoakümülasyonu üzerine etkisi incelendi. Biyoinsektisitler üretim teknolojilerinin kolay ve sürekli olması. 06500. Bunun için önce her iki bakteri için bu metaller için MIC (minimum inhibisyon konsantrasyonu) değerleri tespit edildi.663 ve 2. Diptera (sinekler. Ankara fozturk@erciyes. çevre kirliliği ile ilgili problemler yaratmamaları ve endosporlarının doğada uzun süre kalmaları nedeniyle tercih edilmektedir. 450. Biyolojik denemeler sonucunda izolatların Ephestia kuehniella larvaları üzerine %83.035 ve Zn için 1. Geobacillus toebii subsp. Biyoloji Bölümü. Lepidoptera (kelebekler).tr Son yıllarda ağır metaller ile olan kirlenmeye ilgi oldukça artmıştır. 38039. cry2 geni. nematodlar ve protozoa grubuna ait organizmalar kullanılmaktadır. Biyoinsektisit olarak bakteriler. stromboliensis’nin MIC değerleri sırasıyla Cd için 0.edu. TRABZON PM 064 Topraktan İzole Edilen Bacillus thuringiensis İzolatlarının cry2 Genlerinin Belirlenmesi ve Lepidoptera Larvaları Üzerine Olan İnsektisidal Etkilerinin Belirlenmesi Fatma ÖZTÜRK1. zararlının kontrolünde güvenilir olmaları.918 ve 0. Ağır metallerin gerek endüstriyel atık sulardan ve gerekse ağır metal ile kirlenmiş/kirletilmiş çevresel su kaynaklarından uzaklaştırılmasında çeşitli kimyasal ve fiziksel süreçler kullanılmaktadır. 21280. Anahtar Kelimeler: Biyolojik mücadele.21 mM olduğu tespit edildi. Leyla AÇIK2. MIC. Anahtar Kelimeler: Geobacillus. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. cry2 geninin DdeI enzimi ile kesimi sonucunda üç izolatın yaklaşık olarak 1386. Diyarbakır ozdemirs@dicle.19. parasporal kristal yapıları ve bu izolatların depo zararlısı Ephestia kuehniella Zeller üzerine olan toksik etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. termofilik karakterdeki Geobacillus toebii sub. Yapılan çalışma sonucunda topraktan izole edilen üç Bacillus thuringiensis izolatının ve kontrol suşlarının cry2 genel primeri ile PCR işlemi sonucunda yaklaşık 1556 bp büyüklüğünde pozitif bir ürün verdiği belirlenmiştir. decanicus’un bu metallere karşı daha dirençli olduğunu göstermektedir.287 ve 0. 972. Ni için 3. biyoakümülasyon 263 . Biyoloji Bölümü. sivisinekler) ve Coleptera (kın kanatlılar) takımına ait böcekleri hedef alan ve biyolojik olarak parçalanabilen insektisidal toksinler üretir. ağır metal. Bu çalışmada topraktan izole edilen üç Bacillus thuringiensis izolatının ve kontrol suşlarının cry2 gen içerikleri. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bunlar arasında. Abdurrahman AYVAZ1 1 Erciyes Üniversitesi. sp.

üç boyar maddenin 100 ve 200 mg/l lik 264 . Çalışmamızda. Boyar madde olarak. Anahtar Kelimeler: Renk giderimi. Reaktif Red H8B. carneus statik koşullarda % 88. Bu izolatlardan ikisi Aspergillus fumigatus. Desülfürizasyon k