KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ BİYOLOJİ BÖLÜMÜ 61080 TRABZON

19.
ULUSAL BİYOLOJİ KONGRESİ

23-27

HAZİRAN 2008 TRABZON

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

2

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

İÇİNDEKİLER
KURULLAR ........................................................... 005 PROGRAM ............................................................. 009
SÖZLÜ BİLDİRİLER.......................................................... 011 POSTER BİLDİRİLER ....................................................... 031 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 031 BOTANİK ..................................................................... 041 ZOOLOJİ ....................................................................... 061 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 079

BİLDİRİ ÖZETLERİ ............................................. 081
ÇAĞRILI BİLDİRİLER ..................................................... 083 SÖZLÜ BİLDİRİLER ......................................................... 095 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 095 BOTANİK ..................................................................... 131 ZOOLOJİ ....................................................................... 175 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 223 POSTER BİLDİRİLER ....................................................... 233 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 233 BOTANİK ..................................................................... 321 ZOOLOJİ ....................................................................... 479 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 633

İNDEKS ................................................................... 645

3

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

4

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

KURULLAR

5

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

6

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Osman BELDÜZ Kongre Sekreteri Prof. Dr. Sema AYAZ Kongre Düzenleme Kurulu Prof. Dr. Osman BEYAZOĞLU Prof. Dr. Asım KADIOĞLU Prof. Dr. Zihni DEMİRBAĞ Prof. Dr Atalay SÖKMEN Prof. Dr. Faik Ahmet AYAZ Prof. Dr. Reşit ÖZKANCA Prof. Dr. Leyla AÇIK Doç. Dr. Mustafa YAMAN Doç. Dr. Bilal KUTRUP Doç. Dr. Kamil COŞKUNÇELEBİ Doç. Dr. Hüseyin İNCEER Yrd. Doç. Dr. Remziye NALÇACIOĞLU Yrd. Doç. Dr. Sabriye ÇANAKÇI Yrd. Doç. Dr. İsmail DEMİR Yrd. Doç. Dr. Ufuk BÜLBÜL Öğr. Gör. Dr. Rabiye TERZİ Arş. Gör. Dr. Kazım SEZEN Arş. Gör. Handan ONAY Arş. Gör. Kadriye İNAN Arş. Gör. Hacer MURATOĞLU Arş. Gör. Dilşat Nigar ÇOLAK Arş. Gör. Nihal KUTLU Arş. Gör. Hülya TORUN Arş. Gör. Emel ÇAKIR Arş. Gör. Mutlu GÜLTEPE

Bilimsel Kurul Prof. Dr. Ahmet ASAN Prof. Dr. Ahmet ŞAHİN Prof. Dr. Ali DEMİRSOY Prof. Dr. Arif BAYSAL Prof. Dr. Atila Yanıkoğlu Prof. Dr. Avni GÜVEN Prof. Dr. Ayşen (ÖZDEMİR) TÜRK Prof. Dr. Bayram YILDIZ Prof. Dr. Cumhur ÇÖKMÜŞ Prof. Dr. Fahrettin GÜCİN Prof. Dr. Fevzi BARDAKCI Prof. Dr. Fikrettin ŞAHİN Prof. Dr. Hacer ÜNLÜ Prof. Dr. Haluk KEFELİOĞLU Prof. Dr. Hasan ÖZÇELİK Prof. Dr. Hayri DUMAN Prof. Dr. Hüseyin Avni ÖKTEM Prof. Dr. Kuddisi ERTUĞRUL Prof. Dr. Kurtuluş OLGUN Prof. Dr. Leyla AÇIK Prof. Dr. M. Ali AKPINAR Prof. Dr. M.Yakup ARICA Prof. Dr. Mehmet TOPAKTAŞ Prof. Dr. Murat ÖZMEN Prof. Dr. Mustafa IŞILOĞLU Prof. Dr. Mustafa KURU Prof. Dr. Mustafa Sabri Özyurt Prof. Dr. Nazmi Polat Prof. Dr. Nermin GÖZÜKIRMIZI Prof. Dr. Nilüfer CİHANGİR Prof. Dr. Nusret AYYILDIZ Prof. Dr. Özcan SEÇMEN Prof. Dr. Reşit ÖZKANCA Prof. Dr. Salih Levent TURAN Prof. Dr. Serpil UNYAYAR Prof. Dr. Sezai TÜRKEL Prof. Dr. Ş. Fatih Topcuoğlu Prof. Dr. Şemsettin CİVELEK Prof. Dr. Yusuf AYVAZ Prof. Dr. Yılmaz ÇAMLITEPE Prof. Dr. Zeki AYTAÇ Prof. Dr. Zekiye SULUDERE

7

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

8

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

PROGRAM

9

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

10

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

23 HAZİRAN 2008 (PAZARTESİ)
08:30-00:00 KAYIT GİRİŞ 10:30-11:00 AÇILIŞ SALON HT 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 1 SALON HT OTURUM BAŞKANI: M. Sabri ÖZYURT
Ç001 11.00 Ç002 11.45 Kök Hücre ve Hücre Tedavilerinde Güncel Gelişmeler Gene Therapy for Neuroblastoma E. Ovalı ATİ Teknoloji, Trabzon, TR Bahri KARAÇAY University of Iowa, Iowa City, Iowa, U.S.A.

12:30-14:00

ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE)

14:00-15:30 1. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: TOKSİKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Dürdane KOLONKAYA ve Özgür FIRAT
SZ 001 14.00 SZ 002 14.18 SZ 003 14.36 SZ 004 14.54 SZ 005 15.12 Zn, Cd ve Zn+Cd Etkisinde Oreochromis niloticus’un Kan Dokusundaki Metal Düzeylerinin ve Bazı Biyokimyasal Parametrelerdeki Değişimlerin Belirlenmesi Karakaya Baraj Gölünde Olası PAH Kirliliğinin Sazan Balığı (Cyprinus carpio) Safra Örneklerinde Değerlendirilmesi Renal İskemi-Reperfüzyon Hasarına Karşı Askorbik Asitin Etkisi Kafkas Kurbağası (Pelodytes caucasicus) Üzerinde Amonyum Nitrat Gübresinin Akut Etkileri Sıçan Böbreğinde Bisfenol A, Nonilfenol ve Oktilfenolün Neden Olduğu Hasar Üzerine Askorbik Asitin Etkilerinin İncelenmesi Özgür FIRAT, Hikmet Yeter ÇOĞUN, Sabahattin ASLANYAVRUSU, Ferit KARGIN Abbas GÜNGÖRDÜ, Murat ÖZMEN Aslı KORKMAZ, Dürdane KOLANKAYA Handan KARAOĞLU, Bilal KUTRUP, Zeliha ÇOLAK YILMAZ, Emel ÇAKIR, Ufuk BÜLBÜL Aslı KORKMAZ, Müfide AYDOĞAN, Nurhayat BARLAS, Dürdane KOLANKAYA

SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ANTİMİKROBİYAL ve BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Nihat AKIN ve Hatice KATI
SM 001 Yüksek Teknolojiye Uygun Olarak Hazırlanan ZnO 14.00 - nanokristallerinin Karakterizasyonu ve Antimikrobiyal/ Antifungal Aktivitelerinin Tayini SM 002 Süt Fabrikası Atık Sularından İzole Edilen 14.18 - Biyosurfektanların Antimikrobiyal ve Antifungal Etkilerinin Araştırılması SM 003 Kanser Kemoterapisinde Kullanılan Bakteriyel 14.36 - Enzimler SM 004 Leuconostoc mesenteroides subsp. cremoris 14.54 - Tarafından Üretilen Bir Bakteriyosinin Büyük Ölçekte ve Hızlı Saflaştırılması SM 005 Antibiyotiklerin Anaerobik Ayrışabilirlikleri 15.12 Aysun ERGENE, Kezban ADA, Emine ÖZTÜRK, Fadime YILMAZ, Emine YALÇIN, Kültiğin ÇAVUŞOĞLU Fadime YILMAZ, E. ÖZTÜRK, F. KUTLUER, A. ERGENE, E. YALÇIN, K. ÇAVUŞOĞLU Hikmet GEÇKİL Halil DÜNDAR Hakan ÇELEBİ, Delya SPONZA

SALON NT 1: BOTANİK: ANATOMİ & MORFOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ergin HAMZAOĞLU ve Tuna UYSAL
SB 001 14.00 SB 002 14.18 SB 003 14.36 Bazı Scorzonera L. (Asteraceae) Taksonlarının Yaprak Anatomileri Serdar MAKBUL, Zafer TÜRKMEN, Osman BEYAZOĞLU, Kamil COŞKUNÇELEBİ Aliye ARAS, Mehmet SAKINÇ, Cenk YALTIRAK

Orta-Üst Miyosen Yaşlı Ergene Formasyonu’nda (Trakya-KB Türkiye) Fosil Ağaç Topluluğu: Junglandaceae ve Lauracea Odunları Kazdağı Pseudo-Alpinik Bölgesinde Yetişen Bazı Mine TUNALI, Ersin Soğanlı Bitkilerin Morfolojisi ve Anatomisi Üzerine KARABACAK, İsmet UYSAL İncelemeler

11

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

SB 004 14.54 SB 005 15.12 -

10 Yaşındaki Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link.) Fidanlarında Populasyonlara Bağlı Varyasyonların Bazı Morfolojik Özelliklere Göre Belirlenmesi Türkiye Doğal Florasında Yetişen Oxytona Seksiyonuna Ait Papaver Türlerinin Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi

Deniz GÜNEY, İbrahim TURNA, Şemsettin KULAÇ Seval ŞAHİN, İskender PARMAKSIZ

SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet AKSOY ve Zafer TÜRKMEN
SB 006 14.00 Türkiye’nin Silene L. (Caryophyllaceae) cinsi Siphonomorpha Othh., Lasiostemones Boiss., Sclerocalycinae Boiss., Chloranthae Roth., Tataricae Chowdh. ve Otites (Adams) Othh. Seksiyonları’nın Revizyonu Huzurlu Yaylası (Gaziantep) Florası Boynuzsu Ot (Anthocerotopsida) ve Ciğerotları (Marchantiopsida) Floralarının Türkiye'deki Son Durumları Cyclotrichium Manden. & Scheng. (Labiatae) Cinsinin Taksonomisi ve Filogenisi Kemal YILDIZ, Ali ÇIRPICI, Mehmet Y.DADANDI

SB 007 14.18 SB 008 14.36 SB 009 14.54 SB 010 15.12 -

Yusuf ZEYNALOV, Fatih YAYLA, Medine Münevver UMA Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Tuncay DİRMENCİ, Görkem DENİZ, Ekrem DÜNDAR, Turan ARABACI

15:30-16:00

ÇAY / KAHVE

16:00-17:30 2. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: HİSTOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Muhittin YÜREKLİ ve Nesrin ÖZSOY
SZ 006 16.00 SZ 007 16.18 SZ 008 16.36 SZ 009 16.54 SZ 010 17.12 Sphex flavipennis Fabricus, 1793 (Hymenoptera: Sphecidae)’in Sindirim Kanalının Morfolojisi ve İnce Yapısının Araştırılması İpekböceği Bombyx mori (Lepidoptera: Bombycıdae)’de Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Orta Barsak Üzerine Etkisinin Gösterilmesi Kronik Florozisin Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi İnci Kefali (Chalcalburnus tarichi, Pallas 1811)’nde Vitellogeninin İmmunohistokimyasal Lokalizasyonu ve Vitellogenin Seviyesinin Belirlenmesi Aktif ve Aktif Olmayan Helix aspersa Müller, 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’te Serebral Gangliyon Nörosekresyon Hücreleri Filiz DEMİR, Menderes SUİÇMEZ Gözde SELEK, Osman PARLAK

Evren KOÇ, Yusuf ERSAN, Başaran KARADEMİR Ahmet Regaib OĞUZ, Burak KAPTANER, Güler ÜNAL Nermin BİTER, Gürsel ERGEN

SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ANTİMİKROBİYAL OTURUM BAŞKANLARI: Sanver EKMEKÇİ ve Sevda KIRBAĞ
SM 006 16.00 SM 007 16.18 Türkiye’nin Karstik Mağaralarından Elde Edilen Streptomyces İzolatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Staphylococcus epidermidis Klinik İzolatlarının Biyofilmleri Üzerine Lizostafinin ve Değişik Antibiyotiklerin Etkisinin Araştırılması SM 008 Yeşil ve Siyah Çayın (Camellia sinensis) 16.36 - Antimikrobiyal ve Bazı Antibiyotiklerle Sinerjitik Etkisinin Araştırılması SM 009 Vitex agnus-castus L. (Hayıt) Bitkisinin Sitotoksik, 16.54 - Antiviral, Antibakteriyal ve Antifungal Aktivitelerinin İncelenmesi SM 010 Metschnikowia pulcherrima Türü Mayaların 17.12 - İzolasyonu ve Pulcherrimin’in Antimikrobiyal Aktivitelerinin Araştırılması Semra YÜCEL, Mustafa YAMAÇ, Anıl HAN Burcu ÇERÇİ, İsmail KARABOZ, Ali KOÇYİĞİT, Aslı ÖZKIZILCIK Metin DIĞRAK, Nurcan ERBİL, Zelal AKSOY İsa KARAMAN, Ahlem BEN SASSI, Aouni MAHJOUB Sezai TÜRKEL

12

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ ve BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Güleray AĞAR ve Osman TUGAY
SB 011 16.00 SB 012 16.18 SB 013 16.36 SB 014 16.54 SB 015 17.12 Serbest Oksijen Radikalleri ve Antioksidanlar Hülya DEMİR, Leyla AÇIK Bitkisel Kaynaklı Gıdalara Uygulanan İşlemler Nihat AKIN, Mehtap AKIN Esnasında Antioksidanlarda Oluşan Değişmeler ve Bu İşlemlerin Antioksidanların Fonksiyonel Özelliklerine Etkileri Pamuk Kalluslarında Antioksidant Enzim Aktivitesi Sultan KÖŞKEROĞLU, Yonca Üzerine NaCl’ün Etkisi SURGUN, Atilla Levent TUNA, Betül BÜRÜN, İbrahim YOKAŞ Domates’te (Lycopersicon sp.) Tuz Stresinin Mahmut DOĞAN, Rukiye TIPIRDAMAZ Antioksidant Enzim Aktiviteleri Üzerindeki Etkilerinin in vitro Olarak İncelenmesi Bezelyede (Pisum sativum L.) Antioksidant Enzim Neval ERTÜRK, Barbaros Aktivitesi ve Yaprak Yaşı Arasındaki İlişkilerin ERTÜRK Araştırılması

SALON NT 2: BOTANİK: BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Şemsettin CİVELEK ve Serdar MAKBUL
SB 016 16.00 SB 017 16.18 SB 018 16.36 SB 019 16.54 SB 020 17.12 Sempervivum L. Cinsinde Polimorfizm ve Biyoçeşitlilik Ulubey Kanyonları'nın (Uşak) Florası Malatya İli’nin Likenleri Geçmişten Günümüze Türkiye Likenleri Türkiye’de Likenler Üzerinde Gelişen Polycoccum Sauter ex Körber 1865 Cinsi Üzerine Notlar Fergan KARAER, H Güray KUTBAY, Salih TERZİOĞLU, Ferhat CELEP Mehtap ŞAHİN, Memduh SERİN Mehmet CANDAN, Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Mehmet Gökhan HALICI, Ahmet AKSOY

19:00-23:00

KOKTEYL (SAHİL TESİSLERİ)

13

18 SB 028 09.00 SB 027 09. Annarita POLI.54 Ekzojen Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) Uygulanmış Kesi Yaralı Tavşanlarda İyileşme Bölgesine Epitel Hücre Göçü Silymarin’in Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi Rhinolophus mehelyi’nin Yardımcı Uçma Kaslarında Morfolojik ve Histokimyasal Araştırmalar The Helminths of Freshwatere Fishes Caught From AL-Tamim Governorate. Osman KARABACAK. G. ŞAHİN. G. Kemal GÜVEN. İdentifikasyonu ve EPS Üretimi SM 014 Bazı Termofilik Anaerobik Bakteriler ile 09.Kalitesi Özlem BARIŞ. Adnan AYHANCI. Okan KÜLKÖYLÜOĞLU Reyhan Gül GÜVEN. RAHEMO SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: EKOLOJİ ve SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Nevzat ŞAHİN ve İsa KARAMAN SM 011 Mağara Sistemlerinde Kalsit (CaCO3) Oluşumu ve 09.19. GÜLLÜCE. Sedat DÖNMEZ Nükhet Nilüfer ZORBA. ARSLAN. Fatih SEYİS Ahmet ONAY. Kargapazarı ve Dumlu Dağları (Erzurum) Alpin Çiçekleri Endemik Bitki Cenneti Kızıldağı (Çamlık Kasabası. KHAWAR. Özlem MAVİ Tuna UYSAL.36 SZ 014 09. B. (Plumbaginaceae) Cinsi Üzerinde Taksonomik Çalışmalar Türkiye Centaurea (Asteraceae) Cinsi Fevzi ÖZGÖKÇE. Biyoloji Bölümü. TRABZON 24 HAZİRAN 2008 (SALI) 09:00-10:30 3. Faris KARAHAN Ahmet AKSOY. ÖZEL.54 . HADIMOĞULARI.12 .54 SB 025 10.Siklodekstrin Glikoziltransferaz Üretimi SM 015 Piyasada Satılan Lokumların Mikrobiyolojik 10. N.00 SZ 012 09. O.18 . DİLSİZ. Biyovolüm Miktarının Değerlendirilmesi ve Limnoekolojik Özelliklerinin Çok Yönlü İstatistiksel Analizlerle İncelenmesi SM 013 Kös (Bingöl) Sıcak Su Kaplıcasından Bakteri 09.00 SB 022 09. O. ORHAN. Veysi OKUMUŞ. Iraq Nesrin ÖZSOY.Bakterilerin Etkisi SM 012 Abant Gölünün Trofik Yapısı.12 Isatis cochlearis (Çivit Otu) Bitkisinin Doku Kültürü Yoluyla Adventif Sürgün Rejenerasyonu Çeltikte (Oryza sativa L. Hilmi ÖZDEN. ÖZEL Aslıhan TEMEL. Ç.00 . H. T. cv. Derebucak-Konya) Türkiye’de Bulunan Acantholimon Boiss. Barbara NICOLAUS Ayşe AVCI. F.Fitoplankton Türleri.İzolasyonu. ÖZKAN. M. Hakan ŞENTÜRK.36 SB 029 09. Şule COŞKUN. ARSLAN Emine AYDIN.18 SZ 013 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.54 Gökyüzüne En Yakın Bitkiler: Palandöken. M. F.18 SB 023 09. Ergin HAMZAOĞLU. KARTAL. Fonksiyonel 09. Hakkı DEMİRELMA Musa DOĞAN. Ç. Galip AKAYDIN. Orhan KURT. V. Engin TİLKAT. Dilvin İPEK SALON NT 1: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mustafa IŞILOĞLU ve Ökkeş ATICI SB 021 09. Nursel GÜL Bilge ÖZKAL. Gökhan BAYRAMOĞLU Suna CEBESOY ZohairI. Taipei 309) Farklı Explant Kaynaklarından Kallus ve Bitki Oluşum Potansiyelinin Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Antepfıstığının Mikroçoğaltılmasındaki Yeni Metotlar in vitro Koşullarda Maliyeti Düşürme Amaçlı Farklı Katılaştırıcı ve Karbon Kaynak Kullanarak Muz Çoğaltımı Arpa Kallus Kültürlerinde Genetik ve Epigenetik Varyasyonlar Khalid Mahmood KHAWAR. A. Kuddisi ERTUĞRUL 14 . SÜZERER Fatoş UZUNTAS. F. A.36 SB 024 09. Murat ÜNAL. K. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: HİSTOLOJİ ve PATOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Güler ÜNAL ve Kültiğin ÇAVUŞOĞLU SZ 011 09. ÖZLÜ. ÖZBEK Abuzer ÇELEKLİ. Nermin GÖZÜKIRMIZI SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Zeki AYTAÇ ve Olcay DÜŞEN SB 026 09.36 .

00 Ç004 11.45 Arazi Botaniğinde.Steinernematidae.anatoliense'nin (Rhabditida:Steinernematidae) Biyo-Ekolojik Özellikleri SM 019 Chilo iridescent virus’e ait Ekzonükleaz Geninin 14. Tuna UYSAL 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 2 SALON HT OTURUM BAŞKANI: Prof.12 - Türkiye Centaurea L. Zihni DEMİRBAĞ Gülsüm UÇAR. TRABZON SB 030 10.36 . (Lepidoptera. Biyoloji Bölümü. Remziye NALÇACIOĞLU.Çiftliği’nden Alınan Toprak Örneklerinden İzole Edilen Bacillus İzolatlarında Keratinaz Enziminin Özelliklerinin Araştırılması Mustafa YAMAN Hüseyin YILMAZ.00 . Ali DEMİRSOY Ç007 11. Nermin GÖZÜKIRMIZI Ç005 11. Özlem KIRAN 15 .00 SZ 017 14. KÜLTÜRÜ ve İMMÜNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Handan UYSAL ve Sibel HAYRETDAĞ SZ 016 14.12 .00 Ç006 11. Kuddisi ERTUĞRUL.54 .36 SZ 019 14. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: H.18 . Ülkemizdeki Son Gelişmeler Genom Sonrası Çağda Bitki Biyolojisinde Gelişmeler Tuna EKİM İsmail TÜRKAN SALON NT1 OTURUM BAŞKANI: Prof. Nurettin CENGİZ. Dr.45 Mechanism of Maturation-Dependent Alcohol Resistance Actinobacterial Diversity and Drug Discovery: Will A Renaissance Follow the Decline and Fall? Bahri KARAÇAY Michael GOODFELLOW University of Newcastle. Ayşe TOPUZ Ahmet Ata ÖZÇİMEN. Gürkan ÖZTÜRK Dürdane KOLANKAYA. Şenay YILDIRIM. Zihni DEMİRBAĞ Didem ŞİMŞEK GÜNGÖR Yeşim AKTÜRK.İzole Edilen Bir Nükleopolihedrovirüs (NPV)’ünun Türkiye İçin İlk Kaydı SM 017 Entomopatojenik Nematodların (Rhabditida: 14. Handan KAYA. Maurice MOENS. Fikrettin ŞAHİN Ç003 11. Cinsi (Asteraceae) Acrolophus (CASS. UK SALON FK OTURUM BAŞKANI: Prof.) DC. Heterorhabditidae) Doğu Karadeniz Bölgesindeki Yayılışı SM 018 Potansiyel Biyolojik Kontrol Ajanı Steinernema 14. Dr. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.12 Sinir Rejenerasyonunda Şartlandırma Hasarı Etkisi ve Mekanizmasının Araştırılmasında Kullanılan Metotlar Kök Hücre Nedir? Kaynakları ve Kullanım Alanları Balb/C Farede Görülen Yeni Bir Spontan Tümörün in vivo ve in vitro Karakterizasyonu Akut Myelositik Lösemi (HL-60) Hücrelerinde Metilprednizolonun İleri Saatlerde Terminal Farklılaşma Üzerindeki Etkisinin Araştırılması Elif KAVAL OĞUZ. Seksiyonu Taksonları Üzerine Taksonomik Bir Araştırma Osman TUGAY. Lymantriidae)’den 14. Dr. İkbal Agah İNCE. Newcastle upon Tyne.19. Mualla ÇETİN SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOLOJİK MÜCADELE OTURUM BAŞKANLARI: Reşit ÖZKANCA ve Ömer ERTÜRK SM 016 Leucoma salicis L.45 Çevre Sorunları ve İnsan Hakları Biyoloji Bölümlerimizde SCI Kapsamlı Dergilerde Yapılan Yayınlara Genel Bir Bakış Leyla AÇIK Murat ÖZMEN 12:30-14:00 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 14:00-15:30 4. İsmail DEMİR. Cansın GÜNGÖRMÜŞ Seyhan ALTUN.00 Ç008 11.Transkriptomik Analizi ve Potansiyel Promotor Bölgesinin Belirlenmesi SM 020 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 15.18 SZ 018 14.54 SZ 020 15.

00 SZ 022 16.00 SB 032 14.12 Bahçesaray (Van) ve Çevresi Florası Hakkari Doğası ve Florasına Giriş Tulipa L.36 SB 034 14. ÖZKAN Songül AYDEMİR.36 SZ 024 16.36 SB 039 14. Nihal DOĞRUÖZ. Yasemin EKMEKÇİ Ayten EROĞLU. Mustafa ÖZDEMİR.12 . M. Sinasi ASLANLI.18 . Banu EFEOĞLU SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Kuddisi EĞRTUĞRUL ve Mustfa KARGIOĞLU SB 036 14.00 SB 037 14. (Liliaceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı. Medine Münevver UMA. Nihat DİLSİZ.) Çeşitlerinde Morfolojik ve Moleküler Düzeydeki Değişikliklerin Belirlenmesi Polifazik Klorofil a Fluoresansı ile Arpa Bitkisinde UV-B Işıma Etkisinin Değerlendirilmesi Mısır Çeşitlerinin Fotokimyasal Etkinliklerine Göre Kuraklığa Toleranslarının Belirlenmesinde Kautsky Etkisi Yaklaşımı Özlem TURAN. Ayşe ŞAHABOĞLU SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ÇEVRE ve FERMENTASYON OTURUM BAŞKANLARI: Nilüfer CİHANGİR ve Mustafa YAMAÇ SM 021 Mikrobiyal Korozyon 16. Nurhan CANSEVER Faruk SÜZERGÖZ. Ömer ŞAHİN Faruk SÜZERGÖZ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: GENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Ali ATEŞ ve Ekrem DÜNDAR SZ 021 16. Hasan YELKEN 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 5. M.36 . İsmail ÇELİK.54 SZ 025 17. TRABZON SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Gülcan ŞENEL ve Nuran DURMUŞ SB 031 14. M.54 SB 035 15. Demet DOĞAN. Fatih YAYLA.Sacın Mikrobiyal Korozyonu SM 024 Biyogaz Üretiminde Çeşitli Bor Bileşiklerinin 16. Sait İZGİ. Biyoloji Bölümü. Murat ERMAN. KANDEMİR. Esra İLHAN SUNGUR. 16 . Faruk OĞUZ Nuran ÇİÇEK. M. Tekin BABAÇ.19. Nuran ÇİÇEK. A. Peyami BATTAL. Hüsnü ÇAKIRLAR Yasemin EKMEKÇİ. KOYUNCU Erol DÖNMEZ Yusuf ZEYNALOV.00 SM 022 Metal Pollusyonlu Toprak Örneklerinden Elde 16.18 SB 033 14. ÖZDEN. MORADI. G. Ayşın ÇOTUK. İsmet BERBER. Mehmet Emre EREZ. Süleyman TOPAL Musa TÜRKER.Bileşiklerdeki Bor Dışındaki Kimyasal Bileşenlerin Biyogaz Verimi Üzerindeki Etkinliğinin Karşılaştırılması Esra İLHAN SUNGUR Ayşe Betül KARADUMAN.18 SZ 023 16.12 Acetamiprid ve Alpha-Cypermethrin Pestisidlerinin Karışım Halinde Kullanıldıkları Zaman İnsan Periferal Lenfositlerindeki in vitro Genotoksik Etkileri Bazı Drosophila melanogaster Doğal Populasyonlarında Malathion Direncinin Araştırılması İran Küçük Balarısı (Apis florea Fabricius) Populasyonlarında Geometrik Morfometrik Analiz Spinal Kord İskemi Oluşturulan Sıçanlarda Kaspaz3 Aktivitesi ve Melatoninin Koruyucu Etkisinin Araştırılması Ayşe YAVUZ KOCAMAN. Halil DEMİR. Taksonomik Problemleri ve Çözüm Önerileri Çengelli Dağı (Sivas) Florası Gaziantep İli Endemik ve Nadir Bitkileri Mehmet FIRAT Mehmet FIRAT İsmail EKER. B.Etkinliğinin Biyogaz Verimi Açısından Karşılaştırılması SM 025 Biyogaz Verimi Üzerine Etkili Bor Bileşikleri ile 17.54 SB 040 15.18 SB 038 14.12 İki Nohut Hattının Fotosentetik Aktivitelerinin Uyum ve Üşüme Sıcaklıklarında Klorofil Fluoresansı İle Karşılaştırılması Emet Borik Asit Fabrikası Atıklarının Arpa ve Buğdayda Vejetatif Büyüme Üzerine Etkileri Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. Halil DEMİR. Nagehan TEKNECİ Bihter MİNNOŞ. Mustafa YAMAÇ. Mehmet TOPAKTAŞ Burcu KOÇAK MEMMİ İ.54 .Edilen Aktinomiset İzolatlarının Ağır Metal Toleransı ve Biyosorpsiyon İlişkisi SM 023 Soğutma Kulesi Su Sisteminde Galvanizli Çelik 16.

Neslihan SARUHAN. Limonium iconicum ve L. T. Köksal (Triticum aestivum L) Esteraz Enzim Aktivitesi ve KÜÇÜKAKYÜZ. lilacinum (Plumbaginaceae). ATALAY. Nihal KUTLU.54 SB 045 17. Fatma Nil AZERİ . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 SB 042 16. Tuncay DİRMENCİ Yüksel KAN. Musa DOĞAN Evren CABİ. Wasan S. sunflower and its affects on germination and growth Hassan Bor ve Alüminyum Stresi Altındaki Buğdaylarda Eaylettin ÖZTÜRK.54 SB 050 17. (Adaçayı) Türlerinin Korolojik Özellikleri Türkiye’de Bulunan Aegilops L. Ersin DOĞAÇ. Çağlar ÖZALKAN. Bant Desenlerindeki Değişimler Belgin GÖÇMEN SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Ayşen TÜRK ve Turan ÖZDEMİR SB 046 16.00 SB 047 16.36 SB 044 16. Bekir ÇÖL. S.19.Asteraceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı ve Türkiye’deki Durumu Türkiye’de Kültüre Alınan Bazı Salvia Türlerinin Önemi ve Özellikleri Türkiye’de Dağılış Gösteren Astragalus L. Hatice NAR Mustafa YILDIZ. TRABZON SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Avni GÜVEN ve Peyami BATTAL SB 041 16. Rabiye TERZİ. Tohum Çimlenmesi Üzerine Tuzluluk. (Poaceae) Taksonlarının Cins içi Sınıflandırılması Cirsium Mill. ( vd1-8 ) ve Cicer arietinum L. (Cynareae.18 SB 048 16. Vatan TAŞKIN.18 SB 043 16. Mustafa KARGIOĞLU Meliha GEMİCİ. Hatice DEMİRAY. Biyoloji Bölümü. Aykut SAĞLAM. Musa DOĞAN Bayram YILDIZ.36 SB 049 16. Sıcaklık ve Işığın Etkileri Cicer arietinum L. Yusuf ALTINOĞLU Contamination of wheat seeds with dry powder of Salah M. cinsine ait Dasyphyllium Bunge Seksiyonu Üyelerinin Elektron Mikroskobu ile Yaprak Tüylerinin İncelenmesi Ferhat CELEP.12 Kuraklık Stresi Sırasındaki Yaprak Kıvrılması İle Stoma Davranışlarının Değerlendirilmesi Türkiye Endemiği İki Halofit Türün. Zekiye SULUDERE 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 1 – MİKROBİYOLOJİ: AKÇAABAT 17 . Said Al-Tai. Y. Turan ARABACI. Süleyman CENKÇİ. KARTAL. M. İ. BAĞCI. (vd2-13 ) Nohut Hatlarında Bor ve Kalsiyum Karbonatın Etkileri Üzerine bir Çalışma Asım KADIOĞLU.12 Akdeniz ve Ege Bölgesinde Yetişen Endemik Salvia L. ORHAN A. BATIRAY Zeki AYTAÇ.

BATTAL.) Parl. IŞIK. Osmotik Potansiyel ve Şeker Düzeylerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Peyami BATTAL.) Çeşitlerinde Prolin. SİNAN. C/EBPd Geninin Transkripsiyonel Regülasyonu Üzerine Etkilerinin Araştırılması HCAII Geninde Lösin204/Serin Yönlendirilmiş Mutagenezi ve E. Belma ASLIM. Suşunun Cr(VI) ve Cd(II) 09. E.00 SZ 027 09. Musa TÜRKER. Biyoloji Bölümü.sp. Nurten ÇANAKÇI.12 TGF-β Sitokininin.54 SZ 029 10.00 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik.19. KÖÇKAR.36 . M AYDIN. Sezai TÜRKEL Nilgün TEKİN. ve Atriplex olivieri Moq. Salih Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü MUTLU. TRABZON 25 HAZİRAN 2008 (ÇARŞAMBA) 09:00-10:30 6.ARSLAN Meltem AYDIN. Y. Musa DOĞAN Ömer VAROL.18 SB 053 09. Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU. İsmail ÇELİK. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Fevzi BARDAKÇI ve Reyhan ÇOLAK SZ 026 09. O.) Meydana Gelen Fizyolojik Parametrelerin Araştırılması SB 052 09. TURAN Ekrem DÜNDAR.54 SB 055 09. Ömer KARADAĞOĞLU. Mehmet Emre EREZ. Esen TAŞGIN. Feray KÖÇKAR.Renk Kirliliğinin Giderilmesinde Kullanımı SM 026 09.18 SZ 028 09. Ekzopolisakkarit Üretimine Etkisi SM 030 Tekstil Atıksularından İzole Edilen Bakterilerin 10.36 SZ 029 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. KÖÇKAR. Zekiye SULUDERE Nur KOÇBERBER KILIÇ. Gönül DÖNMEZ Sevgi ERTUĞRUL. Yasemin EKMEKÇİ Çeşitlerinin Fotokimyasal ve Antioksidan Aktiviteleri Üzerine Etkisi Farklı Tuz Konsantrasyonlarına Maruz Bırakılan Mehmet Emre EREZ. Zafer TEL 18 . İclal DURDU Puccinellia distans ( Jacq. O. S. F.coli’de Eskpresyonu İnsan Karbonik Anhidraz I (HCA I) Geninin Klonlanması.18 Tülay TURGUT GENÇ.18 Türkiye’deki Limonium miller (Plumbaginaceae) Cinsi İle İlgili Revizyon Çalışmaları Bergama-Kozak (İzmir) Yaylasındaki Pinus pinea L. Cumhur ÇÖKMÜŞ Şahlan ÖZTÜRK. F. Barbaros NALBANTOĞLU Triticum aestivum ve T. A.12 - SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Özcan SEÇMEN ve Yavuz BAĞCI SB 056 09.'lerin Alkalen Proteaz Üretim Kapasiteleri ve Enzimlerin Kısmen Karakterizasyonu SM 028 Synechocystis sp..36 SB 054 09.12 .00 SM 027 09. İsmet BERBER.Biyoakümülasyonu ve Biyoakümülasyonda Görev Alan Ekzopolisakkaritlerin İncelenmesi SM 029 Organik ve İnorganik Kirleticilerin Ochrobactrum 09. Ormanlarının Floristik Özellikleri Galip AKAYDIN. Faruk OĞUZ Soğuğa Hassas Arpanın Soğuğa Tolerans Cevabında Ökkeş ATICI. Murat ERMAN. S. Sevilay AZPARLAK Sevim KÖSE SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Belma ASLIM ve Halil BIYIK Farklı Pichia Türlerinde Hücre Dışına Salgılanan αamilaz Enzim Aktivitesinin Belirlenmesi Türkiye Kaynaklı Bacillus spp. Peyami Bazı Halofit Bitkilerde (Salicornia europaea L. Gönül DÖNMEZ SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Rukiye TIPIRDAMAZ ve Yasemin EKMEKÇİ SB 051 09.00 SB 057 09.54 . durum’un Termal Mustafa YILDIZ. Hatice YILDIRIM Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU. Hakan TERZİ Toleranslı ve Termal Duyarlı Çeşitlerinin Yapraklarında Sıcaklık Şoku Proteinleri Kuraklıkla İndüklenen Oksidatif Stresin Nohut Tuğçe KALEFETOĞLU. ARSLAN. Arzu ÇÖLERİ.coli’de Ekspresyonu ve Phe91Asn Yönlendirilmiş Mutageneziyle Elde Edilen Mutant Enzimin İnhibitörlere Karşı İlgisinin Araştırılması İnsan X Kromozomundan (Xq21) Y’ye Transfer Edilebilen ve mRNA’sı Olmayan Bir Bölgenin Yaygın Kanser Tipleriyle Korelasyonunun Tespiti Bitkisel ve Hayvansal Kökenli Histamin Zehirlenmesi ve Histamin Analiz Metodlarının Karşılaştırılması Serpil UĞRAŞ.

54 SB 060 09. Kemal YILDIZ 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 3 SALON HT OTURUM BAŞKANI: Prof. Rahime GÜNDÜZ Aykut SAĞLAM. KAT. F. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.12 - Türkiye ve Güney Batı Asya Karayosunları Florası İçin Üç Yeni Karayosunu Kaydı Veronica beccabunga L. TRABZON SB 058 09. Münevver SÖKMEN.00 Ç010 11. Dominique Van Der STRAETEN Tuğba AYDIN. Prof. Nejdet KANDEMİR. BELEN. Dr. ÖZDEMİR. Dr. Curt KOSSWIG (Rüyalarını Türkçe Gören Bir Alman Biyolog) Ahmet YILDIZ University of California. OTURUM POSTERLER MİKROBİYOLOJİ (3. Biyoloji Bölümü. Arif BAYSAL Ç011 11. CA. San Francisco. Seksiyonunun Revizyonu Güray UYAR.45 Motor Proteinler ve Hücre İçi Taşımacılık Ord.) Ehrend.19. E. HASANÇEBİ. S. L. ALBUSTAN.00 SB 062 14. Z.00 Ç012 11. (Rubiaceae) Cinsi Thlipthisa (Griseb. ÇAKMAK. F. Muhammet ÖREN Avni ÖZTÜRK Ersin MİNARECİ.Jelen. İsmail EKER.45 Glikobiyoloji Molecular Breeding in Tomatoes: Traditional vs Marker-assisted Breeding Sabire KARAÇALI H. A. Laury CHAERLE. Bolkan Campbell’s Agriculture Research Center.. AKAN. subsp. Dr.)’da Sarı Pas Hastalığına Dayanıklılığın EST (“Expressed Sequence Tag”) Veritabanları Kullanılarak Araştırılması 19 . Ekrem GÜREL Erdoğan Eşref HAKKI Özge KARAKAŞ. ALTINKUT UNCUOĞLU SB 064 14. Zekiye SULUDERE Ç013 11. MERT. CA. ŞENTÜRK AKFIRAT. M. S. Y. YORGANCILAR.36 Mikrosatelit DNA Belirleyicilerinin Tahıllarda Türler Arası Kullanım Olanakları Bitki Araştırmalarında Termal ve Klorofil Flüoresans Görüntüleme Tekniklerinin Kullanımı Türkiye’nin Endemik Tıbbi Bitkilerinden Digitalis davisiana L. K. USA 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 7. ÇETİN. DÜŞÜNCELİ. Dr. ERTUĞRUL.54 SB 065 15. POSTER SALONU) SALON HT: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet ONAY ve Ali ÇELİK SB 061 14.18 SB 063 14. Davis. muscosa [( Korsh. Arzu UÇAR TÜRKER. N.36 SB 059 09. 94158 USA Mustafa KURU SALON FK OTURUM BAŞKANI: Prof. AYDIN. Buhara YÜCESAN.’nin in vitro Rejenerasyonu Ahmet YILDIRIM. 1971)]‘ya Dahil Edilmiş Olan Bazı Populasyon Örneklerinin Ayrı ve Yeni Bir Takson Olarak Sınıflandırılması ve Nedenleri Türkiye’de Yayılış Gösteren Asperula L.12 - Bitkilerde Bor Taşıyıcısı Genlerin Borun Noksanlık ve Toksite Koşullarında İşlevleri Buğday (Triticum aestivum L. BOLAT. Tuğba ESERKAYA. Nazmi POLAT Ç009 11. YUMURTACI. Atalay SÖKMEN. S. F.00 Ç014 11. Özlem ATEŞ SÖNMEZOĞLU. Ö.45 Biyologların Güncel Sorunları Biyoekonomi’de Biyorafinerilerin Yeri ve Önemi Alev HALİKİ-UZTAN Nazif KOLANKAYA SALON NT1 OTURUM BAŞKANI: Prof. ) A. A.

Selma SEVEN ÇALIŞKAN 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 8.00 SÇ 002 14. Ali DEMİRSOY Adile AKPINAR.00 SB 067 16. Gökhan YÜRÜMEZ Ali ALAŞ. Ali ATEŞ. Serkan GÜL. M. Argulus foliaceus Lin.36 SZ 039 14. Yeşim YENER Hatice KARAER.12 - EĞİTİM.54 SZ 040 15. Mahmut Osman USLU Zeynep Mine COŞKUN.12 Manyetik Alanın Hypericum perforatum L.00 SZ 037 14. DALYAN OTURUM BAŞKANLARI: Şükran DERE ve Kenan YAZICI Biyoloji Öğretmen Adaylarının Genel Biyoloji Laboratuvar Dersinde Kazandıkları Preparat Hazırlama ve Mikroskobu Kullanma Yeteneklerinin Araştırılması Amasya ve Kayseri İllerinde Biyoloji Öğretmenlerine Düzenlenen Çalıştayların Değerlendirilmesi İlköğretim Fen Bilgisi Derslerinde Biyoloji Konularının Öğretiminde Kullanılan Yöntemler ve Bu Yöntemlerin Uygulanabilirliği Biyoloji Öğretmen Adaylarının Biyolojik Okuryazarlığı İstanbul Toprağında 137Cs’nin Dikey Dağılımının Belirlenmesi SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Orhan ERMAN ve Yakup KASKA SZ 031 14. 1898) (Rodentia: Spalacidae) Türünün Kromozomal Formları Balık Biti. Meral ÜNAL Esra MARTİN 20 . Y. ÇOTUK. Stefano DOGLIO Muhabbet KEMAL. Branchiura)’un Türkiye’deki Konakları Türkiye Ordu Karıncası Aenictus rhodiensis Menozzi.54 SÇ 005 15. İsmail VAROL.36 SZ 034 14. Selda KILIÇ Önder KILIÇ.1758 (Crustacea.12 Ankara İli Crabronidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırmalar ve Ekolojik Gözlemler Kuzeybatı Anadolu'nun Malakolojik Çeşitliliği Kemaliye (Erzincan) ve Çevresi Odonata Faunasının Tespiti ve Bölgedeki Çevre Bozulmasının Odonata Türleri Üzerine Etkileri Dağmarmara (Manisa. (Fabaceae) Cinsi Taksonlarının Karyolojik Yönden İncelenmesi Selim İŞLEKDEMİR. Celal KARAMAN Nurhayat ÖZDEMİR.36 SÇ 004 14. Sevil YALÇIN Ş. Baştürk KAYA.. Nicolai POYARKOV.18 SÇ 003 14.Turgutlu) Yöresi Örümcek (Arachnida:Araneae) Faunasının Çukur Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma Kızılırmak Nehri Delice Irmağı ve Bazı Kollarında Bulunan Zooplanktonik Organizmaların İncelenmesi Yaşar GÜLMEZ Ümit KEBAPÇI Yusuf DURMUŞ.’de Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Stilus Kanal Hücrelerinin İnce Yapısı Türkiye Genista L. Sinan ANLAŞ. C. Ahmet AKSOY Sultan ÇOLAK. Nil BAĞRIAÇIK Hakan KURT.12 Doğu Anadolu Van Gölü Havzasındaki Nannospalax nehringi (Satunin. Biyoloji Bölümü.54 SZ 035 15.18 SZ 038 14.00 SZ 032 14. Bilal KUTRUP. Nagihan ŞAHİN. Erkan KALIPCI. Bitkisi Üzerine Etkisi Kiraz Anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un in vitro Koşullarında Tuza Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Scilla autumnalis L. 1936 İçin Yeni Lokaliteler İle Bazı Morfolojik ve Ekolojik Notlar (Hymenoptera: Formicidae) Türkiye’deki Bufo bufo ve Kafkaslardaki Bufo verrucosissimus Türlerinin 12S rRNA Geni Bakımından İncelenmesi Irano-Anatolian Lycaenid’lerinin Faunistik ve Zoocoğrafik Analizi Yüksel COŞKUN. EKOLOJİ & ÇEVRE Sema ÖZKADİF. Meral ÜNAL Işıl İSMAİLOĞLU. BELİVERMİŞ. TRABZON SALON FK SÇ 001 14. OTURUM SALON HT: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ ve EMBRYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Hayri DUMAN ve Hüseyin DURAL SB 066 16. Alaettin KAYA.18 SB 068 16. İlhami BAYRAK. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. M. Serdar TEZCAN Selgün GÜNSEL. Ahmet ÖKTENER Kadri KIRAN. Nihat AKTAÇ. M.18 SZ 033 14. Ali KIRPIK.36 SB 069 16.54 SB 070 17.19. Fergan KARAER. Nuray AKBULUT SALON NT 2: ZOOLOJİ: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Nusret AYYILDIZ ve Nurhayat YILMAZ SZ 036 14. Evrim ARICI.

18 SZ 043 16. Mahmut AYDOĞDU SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOCOĞRAFYA ve BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Levent TURAN ve Emel USLU SZ 041 16.12 - EĞİTİM. Engin ŞENTÜRK Nurhayat DALKIRAN. Ünal ZEYBEKOĞLU. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU. Engin ŞENTÜRK Hasan AKAN. Güray KUTBAY Ümit KEBAPÇI Mustafa C. Hasan SEVGİLİ. Yusuf DURMUŞ Abbas MOL. Ömer Sait KILIÇ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Şükran DERE. TRABZON SALON FK SÇ 006 16. DARILMAZ.36 SZ 044 16. H.18 SÇ 008 16.19. Biyoloji Bölümü.54 SÇ 010 17. Didem KARACAOĞLU.00 SÇ 007 16. Emre KALKAN.54 SZ 045 17.12 Kemaliye Orthoptera Faunasının Zoocoğrafik Olarak Değerlendirilmesi Karadeniz Bölgesi’nde Dağılım Gösteren Gomphocerinae (Orthoptera: Acrididae) Taksonlarına Ait Faunistik Bazı Değerlendirmeler Türkiye Malakocoğrafyası: Güncel Bulgulara Göre Türkiye'nin Malakocoğrafik Değerlendirmesi Kemaliye (Erzincan) Sucul Coleoptera Faunasının Zoocoğrafik Analizi Diyarbakır (Bismil) Leylek Populasyon Dinamiği (2005-2007 Yılları) Ali DEMİRSOY.BOTANİK: AKÇAABAT 21 . Rahmi Güneş OKSAY OTURUM BAŞKANLARI: Yavuz ÇOTUK ve Nurhayat DALKIRAN Dünya’da ve Türkiye’de ÇED Uygulamaları ve Biyoçeşitliliğin Korunması Ümraniye'de Çevre Eğitim Projesi Emet Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epipelik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Orhaneli Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epilitik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Okul Dışı Çevre Eğitiminde GAP Doğa Eğitimi Projesi Mustafa KATI Didem KARACAOĞLU. EKOLOJİ & ÇEVRE Nüket SİVRİ. Şükran DERE.00 SZ 042 16. Battal ÇIPLAK.36 SÇ 009 16. Nurhayat DALKIRAN. Ali DEMİRSOY Ahmet KILIÇ 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 2 .

Anne FRARY Ayşe Nihal GÖMÜRGEN.36 .18 SZ 048 09. Eminur BARUTÇU. Muzaffer TALU Betül YÜKSEL. Yasemin DEMİRGAN. POSTER SALONU) Sibel YILMAZ. Zafer DOĞU SALON NT 2: ZOOLOJİ: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Yüksel COŞKUN ve Naime ARSLAN SZ 051 09. Orıbatıda. Haşim ALTINÖZLÜ Esra MARTİN. Ahmet DURAN. Nusret AYYILDIZ Abdulkadir TAŞDEMİR. Elif UZLUK.18 SB 073 09. Terpolimer Sentezi ve 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.12 . Biyoloji Bölümü.54 SB 075 10. ve Pseudoseridia Wagenitz Seksiyonlarında Yer Alan Bazı Akraba Türlerin ISSR (Inter-Simple Sequence Repeats) Yöntemiyle Seçilmesi Domateste Patates Y Virüsü (PVY)’ne Karşı Dayanıklılık Türkiye İçin Endemik Olan Tordylium elegans’ın (Boiss. Belma ASLIM. Sami DOĞANLAR.Antimikrobiyal Aktiviteleri SM 035 Muhtemel Probiyotik Lactobacillus delbrueckii 10. 1917 (Acarı. Betül YÜKSEL. Dilek TEKDAL. Yavuz BEYATLI SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet KILIÇ ve Bülent KAYA SZ 046 09. KAT. & Bal. Kemal Melih TAŞKIN Eda ÖZEL. Tuna UYSAL.00 SZ 047 09. 1916 (Acari. Oribatulidae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Elif KOÇOĞLU.19.İzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi SM 034 Suda Çözünen Kopolimer .-Mor (Umbelliferae) Kromozom Sayısı ve Karyotip Analizi Bilgisayar Destekli Görüntü Analiz Sisteminin Sitogenetik Çalışmalara Uygulanabilirliği ve Güvenilirliği SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Kıymet GÜVEN ve Cihan DARCAN SM 031 Suda Çözünen Poli (N-vinil-2-pirolidon-co-maleik 09. Biyoaktif Poli (N-Vinilimidazol09. Nusret AYYILDIZ 22 . Muzaffer TALU Elif UZLUK.co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi SM 033 Suda Çözünebilen.36 SB 074 09.54 SZ 050 10. Biyoaktif Poli (N09. Phenopelopıdae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Yozgat Çamlığı Milli Parkı’nın Zygorıbatula berlese. Muzaffer TALU Derya ÖNAL.36 SZ 049 09.00 . OTURUM POSTERLER SB 071 09.00 SB 072 09.18 . Faruk ARAL.00 SZ 052 09.12 - BOTANİK A (3.anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin İncelenmesi SM 032 Suda Çözünebilen. TRABZON 26 HAZİRAN 2008 (PERŞEMBE) 09:00-10:30 9. bulgaricus Suşlarının Caco-2 Hücrelerine Tutunmalarına Eksopolisakkkarit Üretimi ve MideBağırsak Sistemi Koşullarının Etkisi Elif UZLUK. Meryem BOZKURT Fevziye ÇELEBİ TOPRAK.18 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ nın Eupelops ewıng.1843)’nın Sperm Kalitesinin Belirlenmesi Levent TURAN Volkan Vural TAŞ. Zekiye SULUDERE.subsp. Elif UZLUK.54 .Serum protenis of Spermophilus fulvus and Spermophilus xanthoprymnus (Mammalia: Rodentia) in Iran Atatürk Baraj Gölü’nde Bulunan Liza abu (Heckel. Betül YÜKSEL. Dicle DÖNMEZ Mohammad MORADİ Zafer DOĞU. Erdinç ŞAHİNÖZ. Muzaffer TALU Betül YÜKSEL. Cinsi Cheirolepis (Boiss. 1843)’nun Sperma Kalitesi Üzerine Yaşın Etkisi Atatürk Baraj Gölünde Bulunan Şabut Balığı (Barbus grypus H. Kuddisi ERTUĞRUL.) Alava & Hub.12 Rüzgâr Türbinlerinin Kuşlar ve Yarasalar Üzerine Etkileri Yeni Nesil Yakıt : Biyodizel Electrophoretic comparison of blood. Oribatida. Faruk ARAL Erdinç ŞAHİNÖZ. Hakan ÇAM. Babacan UĞUZ SALON HT: BOTANİK: GEN EKSPRESYONU ve SİTOGENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Fatma ÜNAL ve Cemal SANDALLI Apomiksi ve Genetik Etiketleme: Doğal Apomikt Boechera holboellii Türünde Genetik Etiketlemeye Maruz Kalan Gen İfadelerinin Belirlenmesi Centaurea L.) Hoffm.

12 . Türkiye’de Anopheles maculipennis Grubunun (Diptera: Culicidae) Moleküler Sistematiği Gözde GÜRELLİ. Ömer ERTÜRK. Annelida) türü. Scolytinae)Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizophagidae) Örneği Deniz İNNAL. Özge KAHRAMAN Gamze BAŞBÜLBÜL. Mustafa ÖZDEMİR Özlem BÜYÜKTANIR.00 SZ 057 11.Halil BIYIK SALON NT 1: ZOOLOJİ: BESLENME ve BİYOLOJİK MÜCADELE OTURUM BAŞKANLARI: Yavuz KILIÇ ve Lütfiye GENÇER SZ 056 11.54 . Nurettin DEMİREZEN. Tuba YILDIRIM. Christer ERSÉUS Emel KABARTAN. Parazitoidlerin Populasyon Gelişimleri ve Etki Seviyeleri Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Trichogramma Türleri Üzerine Ortam Sıcaklığının Etkileri Av-Avcı İlişkisinde Patojen Geçişi: Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae.MRSP7 İle Çalkalamalı Sıvı Kültür Ortamında Trikalsiyum Fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayasının Çözündürülmesi ve Çözünürlük Üzerine Çeşitli Azot ve Karbon Kaynakları.12 - İzmir Yöresi Civarındaki Evcil Atların Equus caballus Linnaeus.36 . n. Nurhayat BARLAS 23 . Çiçek AYDIN SALON NT 2: ZOOLOJİ: DAVRANIŞ OTURUM BAŞKANLARI: Nurhayat BARLAS ve Raşit URHAN SZ 061 11. Coralliodrilus amissus sp. Fevzi BARDAKCI 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 10.18 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Isophya (Orthoptera: Phaneropterinae) Türlerinin Biyoakustik Özellikleri Gebelik Süresince Uygulanan Oktilfenolün Yavru Sıçanlar Üzerindeki Kanibalistik Etkileri Hasan SEVGİLİ.18 SZ 058 11.Enfeksiyonları Taramalarında Kullanıma Yönelik Rekombinant PvpA Tanı Antijenleri Üretimi ve Enzimatik Hızlı Tarama Test Modeli (ERIFA) Geliştirilmesi SM 038 Dekstransukraz İçin Yerel Leuconostoc 11. İnkübasyon süresi ve Fosfat Kayası Konsantrasyonu SM 037 Kanatlılarda Mycoplasma gallisepticum 11. Biyoloji Bölümü.12 Hidrolojik ve Morfolojik Açıdan Farklı Akarsu Sistemleri Üzerine Kurulu Olan 30 Farklı Baraj Gölünde Yapılan Balıklandırma Çalışmalarının Değerlendirilmesi Bombyx mori L. Abdurrahman AYVAZ Mustafa YAMAN. Ömer Faruk ALGUR. Bayram GÖÇMEN Naime ARSLAN. Oktay GENÇ. Ali DEMİRSOY.Halofilik Mikroorganizmalarda PHB Varlığının Saptanması ve Verim Analizi SM 040 Termofilik Geobacillus toebii HBB-218 Suşu 12. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fatih Mehmet. n. Mustafa ATEŞ.54 SZ 055 10. Bombycidae) Besin Miktarına Bağlı Gelişim Cakıt Vadisi (Adana. Battal ÇIPLAK Emre GÖKTEKİN.36 SZ 059 11. Cengiz YAKICIER. H.19. ve Gianius anatolicus sp. Archips rosanus’un Parazitoidleri. Onur TOSUN. Tarmo TİMM.54 SZ 060 12. TRABZON SZ 053 09. Nevzat YURDUSEV Çiğdem İLERİ Ebru TEKİN. Celal ÜLGER. (Lepidoptera.mesenteroides Soylarından Konstitütif Mutantların Elde Edilmesi ve Seçilmesi SM 039 İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan İzole Edilen Ekstrem 11. 1758 Bağırsak Siliyatlarından Bir Tür Blepharocorys curvigula (Ciliophora: Blepharocorythidae) Hakkında İki yeni Phallodrilinae (Oligochaeta.00 SZ 062 11.00 .36 SZ 054 09.Tarafından Üretilen Bakteriyosinin Karakterizasyonu Mehmet Nuri AYDOĞAN. Niğde) Elma Alanlarında Avrupa Yaprak Bükeni. OTURUM SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Münevver ARISOY ve Kamil IŞIK SM 036 Bir Mikrofungus Türü Olan Rhizopus oryzae 11. Füsun ERKAKAN Meryem ERSEYİS Oğuzhan DOĞANLAR Derya SARIBEK. ŞİMŞEK.18 .

BİTİREN Büget SARIBEK. Ufuk BÜLBÜL. GÜRSOY.19. Duygu GÖKSAY.54 SZ 070 15.00 SZ 067 14. Mikiko SAIGO. Handan ONAY KARAOĞLU. Zafer MERT.12 - BOTANİK B (3.54 SB 080 15. Ayşın ÇOTUK Adeba SHAREEF İ.36 SB 079 14. Y. 1857)] ile Biyoteknik Mücadele Atatürk Döneminde Türkiye’de Bitki Sağlığının Korunması SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: KLİNİK MİKROBİYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ayşin ÇOTUK ve Osman Birol ÖZGÜMÜŞ Dental Ünitelerde Legionella Bakterilerinin Araştırılması Isolation and Study of Some of the Virulence Factors of Nocardia asteroids from Clinical and Soil Samples SM 043 10 Yaş Altı Çocuklarda Cryptosporidium ve 14.36 SZ 069 14. Hayrünisa BAŞ SERMENLİ SALON HT: BOTANİK: DAYANIKLILIK ve PATOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet AFYON ve Kadir KINALIOĞLU Ug 99’a Karşı Küresel Yaklaşımlar ve Türkiye için Genetik Dayanıklılığın Kullanımı Üzerine Bazı Araştırmalar–I Genetik Dayanıklılığın Buğday. Lütfi ÇETİN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. I. Seval ALBOSTAN.00 SB 077 14. N. BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Yılmaz ÇAMLITEPE ve Ayla TÜZÜN SZ 066 14. BİYOTEK. Shinichi ABE Zeliha ÇOLAK YILMAZ. ERCİYAS. Hasan ÜNAL.36 . A. Bilal KUTRUP. Güzin İSKELELİ Sibel KÜÇÜKYILDIRIM. Füsün BABA. Zuhal ZEYBEK. Zafer MERT.00 SM 042 14. K. Yılmaz ÇAMLITEPE Davut MUSA. Lütfi ÇETİN. TRABZON SZ 063 11.Giardia lamblia’nın ELİSA yöntemiyle araştırılması SM 044 Kontakt Lens Saklama Kaplarında ve Ev Musluk 14. Neslihan ÜREN Volkan AKSOY. Emel ÇAKIR.Sularında Mikrobiyal Kontaminasyonun Araştırılması SM 045 Odontojenik Keratokistlerde Human Papilloma 15.18 İrfan TÜRETGEN. Yuji JİN.12 Kaldırım karıncası Tetramorium caespitum’da Işık Şiddeti Eşik Değeri ve Işık Şiddeti Ayırımı Diabetli Tavşanlarda Artemesia herba alba Ekstresinin Böbrekte Hiperglisemi Hasarına Karşı Etkileri Hsp90b’nın Japon Semenderi (Cynops pyrrhogaste)`nin Spermatogenezinde Prolaktin Tarafından Uyarılmış Germ Hücre Apoptozundaki Rolü Giresun Adasındaki Bufo viridis Popülasyonunun Beslenme Biyolojisi Neslihan ÜREN.54 SZ 065 12. Mehmet ÖZASLAN İclal BALCI Miray ÜSTÜNTÜRK. Selim Sualp ÇAĞLAR Mehmet TEMEL.54 . Acrocephalus cinsinin 2002 – 2007 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Fenolojisi Cataglyphis aenescens (Hymenoptera: Formicidae) İşçilerinde Gerçek Renkli Görmenin Davranışsal Analizi Formica cunicularia (Hymenoptera: Formicidae) İşçileri Renk Tonu Ayırımı Pınar ÖZÇAM. OTURUM POSTERLER SB 076 14. Biyoloji Bölümü.12 .18 SZ 068 14. Didem KARAGÖZ. Seval ALBOSTAN. POSTER SALONU) Fazıl DÜŞÜNCELİ. YAVUZ. Arpa ve Nohutun Bazı Fungal Hastalıklarına Karşı Orta Anadolu Şartlarında Kullanımı Üzerine Araştırmalar İstanbul Belgrad Ormanı Atkestanelerinde Yeni Bir Zararlı: Cameraria ohridella (Lepidoptera:Gracillariidae) Türkiye’nin Önemli Orman Zararlılarından Akdeniz Çam Kabuk Böceği [Orthotomicus erosus (Wollaston. Mehmet ÇAKACI. Fazıl DÜŞÜNCELİ H.Hüseyin CEBECİ. Celal ÜLGER.Halil KILIÇ.18 SB 078 14.12 - Kızılırmak Deltası’nda. KAT. Mehmet İRİADAM. BARIŞ Yılmaz ÇAMLITEPE.Virus 16 ve 18 (Hpv) Varlığının Belirlenmesi SM 041 14. Ko ETO. ÖZSEMİR.. Yasemin ZER. C. Sabiha ACER Deniz İNNAL.36 SZ 064 11. Volkan AKSOY. Kadir AKAN Kadir AKAN. S. Nuray ER SALON NT 1: ZOOLOJİ: DAVRANIŞ. A. 24 . M. Yılmaz ÇAMLITEPE 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 11.

19. Hüseyin AKSOY. Serkan YILMAZ Serkan YILMAZ. Kıymet GÜVEN Çiğdem İLERİ.36 SZ 079 16.00 SZ 082 16. S. Yasemin SAYGI. Ayten KİMİRAN ERDEM.00 SZ 077 16.54 SZ 075 15. Nihal DOĞRUÖZ. Biyoloji Bölümü.00 . Mahmut BİLGENER Şahin TOPRAK 25 . Zeliha ÇOLAK YILMAZ Nahit PAMUKOĞLU Sevim Feyza ERDOĞMUŞ.İçme Sularının Mikrobiyolojik Açıdan Değerlendirilmesi SM 050 17.12 Anıl SAZAK.00 SZ 072 14.54 Egretta garzetta (Linnaeus.18 SZ 078 16.Selim ÇAĞLAR 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 12. Mustafa ÇELİK Songül BUDAK DİLER SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Faruk BAL ve Derya BOSTANCI SZ 081 16.12 Ordu ve Çevresinde Yayılış Gösteren Muscardinus avellanarius trapezius (Mammalıa:Rodentıa) Alttürünün Karyolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Thymol ve Carvacrol’un in vivo Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Lipoik Asit ve Ferulik Asitin İnsan Lenfosit Kültüründe Mitomisin-C’ye Karşı Antigenotoksik Etkileri Metominostrobin ve Emamectin Benzoate Pestisitlerinin in vitro Genotoksik Etkileri Kalsit İşletmelerinde Çalışan İşçilerin Bukkal Hücrelerindeki Nüklear Anormallikler Vedat ŞEKEROĞLU. 1766) Türünün Üreme Biyolojisi ve Yıllık Değişimler Işıklı Gölü’ndeki (Çivril-Denizli) Turna (Esox lucius L. F.. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Eyyüp RENCÜZOĞULLARI Gökçe TANER. Sabri KILINÇ.18 SZ 083 16. OTURUM SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: SİSTEMATİK ve GIDA OTURUM BAŞKANLARI: Kemal GÜVEN ve Sumru ÇITAK SM 046 Biyoteknolojik Öneme Sahip Farklı Fizyolojik 16.18 . 1758) Populasyonunun Üreme Özellikleri Hyphantria cunea’nın Yapay Besinlerdeki Beslenme Stratejisi ve Besindeki Sekonder Maddelerin Gelişmeye Etkisi Şark Çıbanı Vektörü Phlebototmus papatasi’nin Hayat Döngüsü ve Fekonditesi Üzerine Bir Araştırma Ali UZUN Meral APAYDIN YAĞCI Oğuzhan YANAR. Nevzat ŞAHİN. Deniz YÜZBAŞIOĞLU.36 . Mustafa CEMEK Ertunç GÜNDÜZ. Zuhal ZEYBEK. Kamil IŞIK. TRABZON SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Sevim KÖSE ve Hüseyin GÜHER SZ 071 14.Yerel İzolatlardan Elde Edilmesi SM 048 Fonksiyonel Süt Ürünlerinde Probiotiklerin ve 16. Bilal KUTRUP. Nurver ALTUN. Fatma ÜNAL.36 SZ 074 14. Yavuz SEZEN Mehtap AKIN. Ufuk BÜLBÜL. Sait BULUT.18 SZ 073 14.12 Bal arılarında (Apis mellifera) Hijyenik Davranış Varroa destructor Parazitine Karşı Direnç Mekanizması Olabilir mi? Bufo bufo’nun Tamdere-Dereli Yolu Üzerindeki Ölümleri Üzerine Bir Araştırma Porsuk (Meles meles)'un Yuva Yapısı Karamık Gölü Suyunda Organoklorlu Pestisit Kalıntılarının Belirlenmesi Liman Gölü (Kızılırmak Deltası. Muhsin KONUK. Deniz YÜZBAŞIOĞLU.Özellikli Streptomyces İzolatlarının Moleküler Tiplendirilmesi SM 047 Endüstriyel Bir Enzim Olan Dekstransukraz’ ın 16.Diğer Katkıların Taşınması İçin Mikroenkapsülasyon Uygulamaları SM 049 İstanbul’da Satışa Sunulan Farklı Markalara Ait 16. Samsun) Planktonu ve Mevsimsel Değişimleri İbrahim ÇAKMAK Emel ÇAKIR.Yıldız DEMİRKALP. Aziz TANRISEVEN.54 SZ 080 17.36 SZ 084 16. Fatma ÜNAL.54 . Ayşın ÇOTUK SALON NT 1: ZOOLOJİ: SİTOGENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Şule COŞKUN ve Naciye Gülkız ŞENLER SZ 076 16. Handan KARAOĞLU. Nihat AKIN Sevan GÜRÜN. Haluk KEFELİOĞLU Sebile AZIRAK.

Seda AKIN. Elif MADAK 19:00 . Güzin EMECEN ÖZSOY 26 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 . Ali Osman BELDÜZ SALON NT 1: ZOOLOJİ: SİTOLOJİ. Demet BAHTİYAR Türkiye. Zamansal ve Mekansal Açıdan Farklılıklarının Araştırılması Yakup KASKA. Haluk KEFELİOĞLU Tanju KAYA.18 SZ 088 09. M. Aliev Rauf HUSEYN. Biyoloji Bölümü. Pınar İLİ. OTURUM POSTERLER SB 081 09. Akın KIRAÇ. GMLF1’e Ait Ksilanaz Geninin 09.12 - ZOOLOJİ A (3.36 SB 084 09. erinaceus’un Populasyon Ekolojisi SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Hikmet GEÇGİL ve Önder İDİL SM 051 Neocallimastix sp. TRABZON SZ 085 17. Emin ÖZKÖSE. Acp’ın Rolü SM 053 Retrotranspozon Ty2’de Gen Anlatımının Kontrol 09. Sabri ÖZYURT. H-NS. Reşit ÖZKANCA. A. F.36 .Mekanizmaları SM 054 Salsola tuberculatiformis’den İzole Edilen Fenil09. Ekspresyonu ve Karakterizasyonu SM 052 Deniz Suyunda Açlık Stresi ve Besin İlavesinin 09.36 SZ 089 09.Escherichia coli’nin OmpC ve OmpF Sentezine Etkisi ve RpoS. Güler EKMEKÇİ.GULİYEV Sema Demet BAHTİYAR. Sait EKİNCİ Cihan DARCAN.Klonlaması. M.54 SB 085 10. Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterizasyonu Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU.12 .12 Peroksizom Oluşumunda PEX12 Gen Etkinliğinin Floresan Mikroskobik Olarak Araştırılması Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’daki Kromozomal Anomalilerin Türleşmeye Etkisi Yukarısazak (Kale-Denizli) Memeli Faunasına Ait Yeni Artiodactyla’ya Bulguları Balıklı Kaplıca ve Çermik Deresindeki (SivasKangal) Garra rufa’nın Büyüme Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Dilek KAYA.12 - Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Cinsiyet Oranlarının.18 .İzomeraz Geninin Klonlanması. Karolien DE-BOSSCHER. Hakan KARAOĞLU. KAT.00 SB 082 09. A.19. POSTER SALONU) Nüket A.Aziridin Öncüsü Compound-A (CpdA) Adlı Bileşiğin Anti-İnflamatuar Potansiyeli ve Mevcut Farmasotik Ürünler İle Karşılaştırılması SM 055 Anoxybacillus gonensis G2T Bakterisinin Ksiloz 10. Cengiz TÜRE. Var. FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Abdurrahman AKTÜMSEK ve Didem AYDIN SZ 086 09. Guy HAEGEMAN Derya YANMIŞ. İsmail AKYOL.00 SZ 087 09.18 SB 083 09. Özcan SEÇMEN SALON HT: BOTANİK: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Gürcan GÜLERYÜZ ve S. Avrupa ve Kuzey Amerika’da Yayılış Gösteren İstilacı Lythrum salicaria L. Çiğdem FAK. Zihni DEMİRBAĞ. Özgün TEKSOY. (Lytraceae) Türünün Kuru Ağırlık ve Çiçeklenme Fenolojilerinin Karşılaştırmalı Olarak Araştırılması Bitki Fonksiyonel Grupları ve Yangın Sonrası Rejenerasyon Çalışmalarındaki Önemi Etraf Mühitin Muhafazasında Bitkilerin Rolü Kütahya’da Kullanılan Bitkisel Çayların Bazı Kimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Dar Endemik Dianthus erinaceus boiss.54 SZ 090 10.54 . Seval ORUÇ Şerife Gülsün KIRANKAYA. Beth A. Şayeste DEMİREZEN Zülal ATLI ŞEKEROĞLU. MİDDLETON Çağatay TAVŞANOĞLU Tofig Sadig MAMMADOV. Fikret SARI. Sema LEBLEBİCİ Murat ERSÖZ. Ilse BECK. EVRİM.23:00 GALA YEMEĞİ (SAHİL TESİSLERİ) 27 HAZİRAN 2008 (CUMA) 09:00-10:30 13. Önder İDİL Sezai TÜRKEL Ali Adem BAHAR. Ayça KESİM. BİNGÖL.

19.18 SB 088 11.00 . TRABZON SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Yasemin SAYGI ve Turgay ÜSTÜNER SZ 091 14.18 . Biyoloji Bölümü.12 Karacaören I. Recombineering Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Ali Adem BAHAR. Erol KESİCİ. Remziye Edilen Bakterilerde Kitinaz Aktivitesi Tayini NALÇACIOĞLU. ÇAĞLAR.00 SB 087 11. 1877) ve Acanthalburnus microlepis’de (Filippii.Geninin (AMV197) Transkriptomik Analizi SM 058 Gca TK4 DNA Polimeraz I: Kinetik Özellikleri.54 SB 090 12. T.18 SZ 093 14. Zihni DEMİRBAĞ SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Gürsel ERGEN ve Deniz YÜZBAŞIOĞLU SZ 096 11.36 SB 089 11. Selim Sualp ÇAĞLAR Uğur C. Kadriye İNAN. Sinan KAYNAŞ 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 14. ŞİMŞEK. 1863) Lipit Peroksidasyonu ve Antioksidan Enzimler: Karşılaştırmalı Bir Çalışma Benzo(a)piren Uygulamasına Bağlı Olarak Sıçan Kalp Doku Hasarında Adrenomedullin Etkisinin İncelenmesi Hacı Ahmet DEVECİ. Osman ERTAN Arda Cem KUYUCU. 11. Süleyman KAYA.Fidelity ve DIG-dUTP Kullanabilirliği SM 059 11.18 SZ 098 11. Remziye NALÇACIOĞLU. Ö. Mukund J.12 Sabriye ÇANAKÇI.’ın Tozlaşması Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yüksek Rakımlı Ekosistemde Azot Mineralleşmesi Karabük İl Merkezi Atmosferinin 2006 ve 2007 yılları Polen ve Spor Analizi Asphodelus aestivus Brot. Ali Osman BELDÜZ Hacer MURATOĞLU. Kamalendra SİNG.12 Tehlikede Olan Linum aretioides Boiss. Ali Osman BELDÜZ E. Hülya ARSLAN. İsmail DEMİR. OTURUM SALON HT: BOTANİK: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Atakan SUKATAR ve Erol KESİCİ SB 086 11. Cevdan KESİCİ SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Ekrem ATALAN ve Fatih Şaban BERİŞ SM 056 Anoxybacillus gonensis AC26 Suşundan Termofilik 11. Gökhan NUR. (Liliaceae) Türünde Nitrat Redüktaz Aktivitesi Eğirdir Gölü’nde Mavi-Yeşil Alglerden Microcystis aeruginosa’nın Çoğalmasının Nedenleri Serdar Gökhan ŞENOL. Hüseyin ARIKAN M. Mehmet İlker DOĞRU. Musca domestica L. (Diptera: Muscidae)’nın Uyumsal Özellikleri Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması Kaçkar Dağları Milli Parkı’nda Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) Tabanlı Ekosistem Analizi Skeletokronoloji Yöntemi İle Bombina bombina (Amphibia: Anura) Türüne Ait Bireylerin Yaşların Belirlenmesi Trakya Sivrisinek Türleri ve Kullanılan İnsektisitlere Karşı Direnç Düzeyleri İskender GÜLLE. İnan KAYA. Özgür KAYA Arzu DOĞRU. Aykut GÜVENSEN.36 Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan MDA ve GSH Düzeylerinin Araştırılması Alburnus filippi (Kessler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Selim Sualp ÇAĞLAR Çağaşan KARACAOĞLU. Selcen SAKAR. Serap KIRMIZI Kutsal KESİCİ. Ahmet DEVECI. Selim S. Mustafa AKINER. Murat KAÇAĞAN. Esin HAMEŞ KOCABAŞ DNA Yapımında Yeni ve Güçlü Bir Metot. MODAK.Arabinofuranosidaz Geninin Klonlanması. Münir ÖZTÜRK Yasin OZDOGAN. Baraj Gölü (Burdur) Planktonik Turbellaria Yoğunluğunun Mevsimsel ve Derinliğe Bağlı Değişimi İnsektisit Direncinin Karasinek.54 SM 060 12.00 SZ 092 14. Gürcan GÜLRYÜZ. ERİŞMİŞ. Zihni DEMİRBAĞ Cemal SANDALLI. Kazım Coleoptera Grubu Tarım Zararlısı Böceklerden Elde SEZEN. H. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu SM 057 Amsacta moorei Entomopoksvirus Protein Kinaz 11. Muhittin YÜREKLİ 27 .36 SZ 094 14. Salih GÜCEL Gürcan GÜLERYÜZ. Fatih M. Özcan SEÇMEN.36 . Sabriye ÇANAKÇI. Aysel GÜVEN Aysel GÜVEN. Ayse KAPLAN F.54 SZ 095 15.00 SZ 097 11.

li TOPAKTAŞ ve Güler EKMEKÇİ SZ 101 11. Kemal SEÇKİN. Y.00 SM 063 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss. Ekrem ATALAN Nurdan SARAÇ. A. KAT. Hasan ÖZCAN. Ali Osman BELDÜZ Kerem ÖZDEMİR. İsmet UYSAL Fazıl ÖZEN SALON HT: BOTANİK: SİSTEMATİK ve VEJETASYON OTURUM BAŞKANLARI: Ertuğrul SESLİ ve Yusuf UZUN Türkiye Denizlerinde Yayılış Gösteren İki Colpomenia Türünün Taksonomik Kriterlerinin Saptanması Yüksekova (Hakkari) Yöresinde Belirlenen Bazı Makrofunguslar Akçakale (Şanlıurfa /Türkiye) Suriye Sınırları Arasındaki Tuzlu Alanların Bitki Örtüsü Kavak Deltası’nda Uzaktan Algılama İle KumulTuzcul Ve Flora İlişkileri Yeniköy (Bursa)’ün Sahil Kumulu Ardı Vejetasyonu SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Medine GÜLLÜCE ve Sibel KAHRAMAN SM 061 Malacosoma neustria Nükleopolihedrovirüs 14.Lipaz Üretimi SM 065 Pediococcus pentosaceus E++ Suşu Tarafından 15. A.12 Uluabat Gölü Yüzey Suyu Kalitesinin Belirlenmesinde Çokdeğişkenli İstatistiksel Tekniklerin Uygulanması Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu'nda Sylvia atricapilla (Linnaeus.00 SB 092 16.00 . Ayhan DURAN Erdoğan ÇİÇEK. Dursun AVŞAR İskender GÜLLE.12 - ZOOLOJİ B (3.Üretilen Antimikrobiyal Aktivitenin Karakterizasyonu ve Trisin-SDS PAGE’de Tespiti Nurten GÜREL. Sabriye ÇANAKÇI. Yılmaz EMRE. Levent ALTAŞ.18 SZ 103 11. Özlem OSMANAĞAOĞLU 28 . Zihni DEMİRBAĞ Kadriye İNAN. POSTER SALONU) Hüseyin ERDUĞAN. Mahmut YAVUZ Ersin KARABACAK. Arzu GÜRSOY. David B. (Hymenoptera: Bridget Keenan. Esat ÇETİN.19. Lerzan ÇİÇEK 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 15. Evren ERGİNAL. Remziye NALÇACIOĞLU. Özgür EMİROĞLU. Kenan DEMİREL.Hand & Mazz. Bitki Kök Topraklarından İzole edilen Streptomyces Suşlarının Moleküler Karakterizasyonu SM 064 Toprak ve Süt Kökenli Gram Pozitif Bakterilerde 14.12 - Beymelek Lagünü’ne Giren Bazı Deniz Balıklarının Kazım UYSAL. Zeliha TALAS. Aysel UĞUR Fadime KIRAN. Gülten ÖKMEN. Zekiye GÜÇLÜ. Biyoloji Bölümü. Kenan ERDOĞAN. Muhammet DÖNMEZ. Abdullah KAYA.00 SZ 102 11.36 SB 094 16.54 .12 . Rıza AKGÜL Orçun SEMİZLER Ceren TAŞLIK Sibel YAMAOĞLU Yusuf UZUN. Ichneumonidae) Zehirinin Konak Hücrelerine Ekrem ERGİN. Kiraz ERCİYAS. ve Cicer anatolicum Alef.36 . RIVERS Morfolojik ve Biyokimyasal Etkileri SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mehmet A. OTURUM POSTERLER SB 091 16.54 SZ 105 12.18 SB 093 16. TRABZON SZ 099 11. Fevzi UÇKAN.Sancar BARIŞ İbrahim ÖRÜN. Metin BÜLBÜL Pimpla turionellae L. 1810) Populasyonunun Beslenme Özellikleri Cansu FİLİK İSCEN. Mustafa ASLAN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Cenap CEVHERİ.36 SZ 104 11. Gürkan DİKEN. Ali KELEŞ Vagif ATAMOV.54 SB 095 17. Rukiye BORAN. Pınar ÖZÇAM. Veysel YILMAZ ve Seyhan AHISKA A. Yağ Asidi Oranlarının Karşılaştırılması Halil YILMAZ. Cemal ÖZSEMİR. Ağırlığı ve Yağ Skoru Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölünde Yaşayan Bazı Ekonomik Balık Türleri Üzerinde Biyokimyasal ve Limnolojik İncelemeler Karataş Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Yürütülen Dip Trolü Avcılığı Sayısal Verileri Eğirdir Gölü Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso. Naime ARSLAN. İsmail DEMİR. 1758) (Aves: Passeriformes)'nın 2002 – 2005 Yıllarına Ait Sonbahar Göç Dinamiği.) 14. Fahrettin KÜÇÜK.(ManeNPV)’ünün In Vitro Replikasyonu ve Konak Spektrumu SM 062 Geobacillus Sistematiğinde recN Geninin Kullanımı 14.54 SZ 100 12. Mustafa IŞIK. Salim Serkan GÜÇLÜ. Semra İLHAN.

19. A. Sevda GÜZEL 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 16. Başaran KURBANOĞLU Ebru ÇELEN. Ali CIMBIZ. Mustafa ATLI Aylin ER. Vahdettin BAYAZIT. typhimurium’un Lipit Peroksidasyonuna Etkisi Doğu Akdeniz Bölgesi’nde Yetiştiriciliği Yapılan Bazı Sebze ve Meyvelerde Solgunluk ve Kök Çürüklüğüne Neden Olan Fusarium Türlerinin Karakterizasyonları SM 068 Alternaria alternata Fungusu Tarafından Koç 16.Boynuz Pepton Besiyeri Kullanılarak Asetofenon ve Analoklarının Asimetrik İndirgenmesi SM 069 E.54 . K. TÜRKMEN.00 SZ 107 14. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Omurgalı Hormonları Zeytin Yaprağı (Olea europea) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin ( Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Ökse Otu (Viscum album) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin (Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Atilla TEMUR. Deniz MERAM.36 SZ 109 14. ÇAVUŞOĞLU.18 SZ 108 14. K. ERGENE.36 . Fevzi ÖZGÖKÇE Halil POLAT. ile Remazol Brillant Blue R’nin Sucul Ortamdan Uzaklaştırılması Murat ÜNAL. Mehmet Akif KILIÇ 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 3: ZOOLOJİ . ÖZTÜRK SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEK. coli Yabanıl ve bfr Mutantlarının Bakterioferritin 16. Talma KATAN E. Fahrettin ASKEROV. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Galleria mellonella L. Limbik ve Orbital Bölgelerindeki Nötral Peptid Hidrolazların Aktifliği Üzerine Etkisi Pimpla turionellae L.54 SZ 110 15. Nesibe Devrim ALMACA Emine YALÇIN. Cihan DARCAN Canan CAN.Demir İlişkisi SM 066 16.18 Reşit ÖZKANCA. OTURUM SALON NT 1: BOTANİK: TOKSİKOLOJİ. Farklı Dalga Boylu Işınların E. KINALIOĞLU. Sabri ÖZYURT.AKÇAABAT 29 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Vahdettin BAYAZIT. TRABZON SALON NT 1: ZOOLOJİ: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Kurtuluş OLGUN ve Atilla ARSLAN SZ 106 14. Fevzi UÇKAN. PATOJEN. Z. VEJETASYON. M. TOKSİKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Nihat DİLSİZ ve Servet ÖZCAN Deniz Suyunda. Sabri ÖZYURT. Önder İDİL. (Lepidoptera: Pyralidae) Toplam ve Farklı Hemosit Sayılarına Etkileri Parazitoit Pimpla turionellae L. Ali CIMBIZ.12 Açlığın Beyin Korteksinin Sensomotor. Olga SAK Yusuf ÖZAY. Olga SAK Fevzi UÇKAN.00 SB 097 14. Ekrem ERGİN. coli ve S.36 Norduz Yaylası (Van)’nda Yayılış Gösteren Kamefit Gevenlerin Erozyonun Engellenmesindeki Rolü ve Korunması Tarımsal Artık Kökenli Kompostun Topraktaki Kalıcı Etkisinin Belirlenmesi Doğal ve Modifiye Rocellea phycopsis Ach. Aylin ER. Sevda GÜZEL Yusuf ÖZAY.Bayram TEMUR. H. Seral YÜCEL. Kemal KOÇ. EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mustafa KÜÇÜKÖDÜK ve Öznur AKÇİN SB 096 14. M. E.00 SM 067 16. Biyoloji Bölümü.18 SB 098 14.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Biyoloji Bölümü. TRABZON 28 HAZİRAN 2008 (CUMARTESİ) TÜM GÜN KONGRE SONRASI GEZİ 29 HAZİRAN 2008 (PAZAR) TÜM GÜN KONGRE SONRASI GEZİ 30 .

Ahmet UYSAL Fatih MATYAR. Ayten KİMİRAN ERDEM. Yüzey Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Dimetiltetradesil (3-(Trimetoksilil) Propil) Amonyum Klorid Emdirilmiş Kumaşların Antibakteriyel Aktivitesinin İncelenmesi PM 005 Legionella pneumophila Suşlarına Karşı Farklı 14. Ayşenur KAYA.’ nin Uçucu Yağı ve Ekstrelerinin 14.00 .00 PM 004 14. M.00 - PM 006 Üriner Sistem Enfeksiyonlarından İzole Edilen 14.Hastalardan İzole Edilen Escherichia coli’nin BetaLaktam Grubu Antibiyotiklere Karşı Direnç Gelişimi PM 019 Chlorella sp. Buse ERASLAN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 . Ziya Erdem KOÇ. Mustafa Onur ALADAĞ. Onur ALADAĞ. Fatih SEVGİ Birol ÖZKALP.00 Thymbra spicata L. Zuhal ZEYBEK.00 PM 017 14.00 . hirtum Türünün Doğal ve Kültür Formlarının Uçucu Yağ Bileşimleri ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 010 Bazı Makrofungus Türlerinin Antimikrobiyal 14. Hatice TANER SARAÇOĞLU Hatice TANER SARAÇOĞLU. Uçucu Yağının Antibakteriyal Etkisinin Araştırılması Ticari Olarak Satılan Bazı Bitki Preparatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Kahramanmaraş Yöresindeki Bazı Orman Ağaçlarının Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri PM 018 Kahraman Maraş’taki Kliniklere Başvuran 14. Biyoloji Bölümü. Semra İLHAN Ahmet UYSAL.00 . Nuriye EKMEKÇİ Mehtap AKIN.Enterobacteriaceae Üyelerinin İdentifikasyonu ve Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması PM 008 Karideslerden İzole Edilen Gr(-) Bakteri Suşlarının 14.Onur ALADAĞ. Nesrin TURAÇLAR.Antimikrobiyal Etkilerinin Araştırılması PM 013 14.Klebsiella pneumoniae’ların Sefalosporin Türü Antibiyotiklere Duyarlılıkları ve Plazmid Profillerinin Araştırılması PM 007 Deniz Suyu ve Sedimentinden İzole Edilen 14. Mehtap AKIN Mehtap AKIN.00 PM 015 14. N Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU.00 PM 016 14. Mehtap ESEN.00 PM 003 14.Biyositlerin Aktivitesinin Belirlenmesi PM 002 14. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. Ayşın ÇOTUK Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. Osman GÜLNAZ.subsp. Tamer AKKAN. Fethiye Ferda YILMAZ KÖZ. Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ.Mikroorganizmalara Karşı İn Vitro Etkinliği Asit ve Aldehit Bazlı Cerrahi Alet Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Asit ve Alkol Bazlı Yer. Meltem CONK DALAY 31 .İdentifikasyonu ve Çoklu Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması PM 009 Marmara Bölgesi’ nde Yetişen Origanum vulgare 14. M. Ahmet COŞKUN. Mustafa Onur ALADAĞ. TRABZON POSTER SUNUMLARI MİKROBİYOLOJİ 25 HAZİRAN 2008 14:00-17:30 Birol ÖZKALP.Aktivitesinin Belirlenmesi PM 011 Eskişehir Yöresinde Yetişen Bazı Karayosunu 14.00 . Ayşe Dilek AZAZ PM 001 Alkol Bazlı El ve Cilt Dezenfektanın Bazı 14. Fatih MATYAR. Hatice TANER SARAÇOĞLU Nurcihan HACIOĞLU.(Bryophyta) Türlerinin Antimikrobiyal Aktivite Açısından Taranması PM 012 İmidazol Grubu İçeren Bazı Fenilendiaminlerin 14. Nesrin TURAÇLAR Ayten KİMİRAN ERDEM. Sevan GÜRÜN. Cansu FİLİK İŞÇEN. Başaran DÜLGER Metin DIĞRAK.Onur ALADAĞ.00 . Zelal AKSOY.00 . Tamer AKKAN. Buse ERASLAN.00 . Yusuf DURAK. Rüstem DUMAN Birol ÖZKALP. M. Metin DIĞRAK Güven ÖZDEMİR.00 . Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Belirlenmesi Abies cilicica Carr.00 . Zeliha DEMİREL.00 . Başaran DÜLGER. Mustafa KUL. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Araştırılması Teucrium polium L. Nurcan ERBİL Fadime TOPÇAL. Görkem DÜLGER Filiz SAVAROĞLU.Antimikrobiyal Aktivitesi Nurcihan HACIOĞLU.19.00 PM 014 14.

vitro Üremesi Üzerine Etkileri ve Antioksidant Özellikleri PM 027 Küçükçekmece Gölü’nden İzole Edilen Bakterilerin 14.00 PM 038 14. Mehmet YILMAZ. Fahrettin GÜCİN Bazı Yalancıakreplerin (Pseudoscorpion) Vücut Fatih SEZEK. Ferda Yılmaz KÖZ. GülendamTÜMEN. Ömer ALTUN Tülin AŞKUN.Nisa Ünaldı CORAL Aromatik Hidrokarbon (PAH) Degradasyon Genlerinin Araştırılması 32 .Aktivitesi ve Kompozisyonu PM 026 Bazı Şifalı Bitkilerin Helicobacter pylori’nin in14. Salih Türünün (Insecta: Coleoptera: Hydrophilidae. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ahmet KARAHAN. Kamuran GÖRGÜN Fatih MATYAR.00 PM 039 14. Mehtap YAKUT. Ayşenur KAYA. Başaran alboviolascens DÜLGER. Handan SAKARYA. Gökçen YUVALI ÇELİK.Ekstrelerinin HPLC Analizleri ve Antimikrobiyal Aktivitesinin Araştırılması PM 029 Bazı Liken Türlerinin Antimikrobiyal Aktiviteleri 14. Mehmet YILMAZ. Hakan ÖZKAN Pasinler (Erzurum) Kaplıcasından İzole Edilen Ahmet ADIGÜZEL.00 .00 . Esra SOLMAZ Nihal DOĞRUÖZ. Benin TOKLU-ALÇILI Türleri Türkiye İçin Yeni Bir Koprofilöz Fungus Kaydı Nurcihan HACIOĞLU. aucheri var aucheri Metanol 14.00 PM 035 14. Hakan ÖZKAN Edremit Körfezi Tintinnid (Protozoa: Ciliophora) Neslihan BALKIS.00 - Ayten KİMİRAN ERDEM. Hülya ARSLAN. TRABZON PM 020 Yeni Sentezlenmiş Benzothioazole Türevi Schiff 14.İzole Edilen Gr(-) Bakterilerin İdentifikasyonu ve Ağır Metal Dirençliliklerinin Araştırılması PM 022 Denizli Sarayköy’de Bulunan Termal Su 14. Medine Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu GÜLLÜCE. Fikrettin ŞAHİN. Mehtap YAKUT. Güldem DÖNEL Ham Petrolle Kirlenmiş Topraklarda Polisiklik Gökhan CORAL. Sevan Gürün. M.00 - Buket KUNDUHOĞLU.Davranışları ve Mikrobiyal Etkileşimlerinin İncelenmesi PM 025 Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal 14. Sercan MERCAN Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) Kaplıcasından İzole Sümeyra SAVAŞ. Fikrettin ŞAHİN. Abdullah Bazı Mikrofunguslar MART.Sercan MERCAN Bazı Yeni Sentezlenmiş Organik Bileşiklerin Hikmet KATIRCIOĞLU. Zeliha DEMİREL.00 PM 036 14.’in Antimikrobiyal ve Antifungal Aktivitesinin Araştırılması PM 023 Origanum bilgeri Türüne ait Uçucu Yağın Kimyasal 14. Ali ASLAN Bazı Kitosan Polimerlerinin Biyoaktivite Elif LOĞOĞLU. Başaran DÜLGER.İçeriği ve in Vitro Antimikrobiyal Aktivitesi PM 024 Polimerik Hidrojellerinin Flukonazol Salım 14. Görkem DÜLGER. Morfolojik ve Moleküler Karakterizasyonu Üzerine Araştırmalar Erzurum’dan Yakalanan İki Akuatik Böcek Mehmet Nuri AYDOĞAN. Karakterizasyonu Tülin ÖZBEK. ABDULLAH Ayşe Aydan KARA PM 041 14.00 . Medine GÜLLÜCE. Esin ÖZŞEN. araminensis ve S. Biyoloji Bölümü. Güven ÖZDEMİR. Engin Yüzeyi Fungus Florası Üzerine Bir Ön Çalışma KILIÇ.00 PM 040 14.00 PM 030 14. Atila YANIKOĞLU.00 PM 031 14.00 . Serkan ÖRTÜCÜ Türkiye Mikobiotası İçin Yeni Bir Kayıt: Lachnella Nurcihan HACIOĞLU. Ahmet Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler ADIGÜZEL. Özlem BARIŞ.00 PM 034 14. Güldem DÖNEL.19. Meltem CONK DALAY Elif ODABAŞ KÖSE.00 PM 032 14.00 PM 033 14.Ağır Metal ve Antibiyotik Dirençlerinin İncelenmesi PM 028 S. Serkan ÖRTÜCÜ. Meysun İ.Bazlarının Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 021 İskenderun Körfezi M/V Ulla Batığı Çevresinden 14. Gözde ÖNGÜT Mehlika PULAT Ebru ÇELİK. Çalışmaları Sercan MERCAN Sentezlenen Bazı Organik Bileşiklerin Biyolojik Nurşen SARI.00 PM 037 14.00 . DOĞAN. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. Fahrettin GÜCİN Cernek ve Uzun Göl (Samsun) Tek Hücreli Kübra ÖZKUL.00 . Mehmet Nuri AYDOĞAN.00 . F. Salih DOĞAN. Sevil PİLATİN.00 . Elif Aktivite Çalışmaları LOĞOĞLU. Osman GÜLNAZ. Elif Antimikrobiyal Aktivite Çalışmaları LOĞOĞLU. Zuhal ZEYBEK.Kaynağından İzole Edilen Siyanobakteri Pseudanabaena sp. Ali KARAGÖZ. İsmet Hydrochidae) Vücut Yüzeylerinden Elde Edilen HASENEKOĞLU. Haydar KARAKAYA Siyanobakterilerinin İzolasyonu.00 . Sadık DİNÇER Emine İÇYÜZ.

Homo ve 14. Ertuğrul Karakterizasyonu SESLİ Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Reyhan GÜL GÜVEN. AYDIN. Aslıgül KÜÇÜKDUMLU.Optimizasyonu PM 047 Anoxybacillus pushchinoensis A8 Suşundan 14.00 - Ender ÇEKİRGE. Karakterizasyonu PM 048 14. Fadime ATALAY. Hakan KARAOĞLU Purifikasyonu ve Karakterizasyonu Bazı Bitki Atıklarından Katı Faz Fermantasyon Hakan KARATAŞ.00 . S. Zübeyde BAYSAL Cd(II) ve Cu(II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Güler TOPRAK. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ekspresyonu ve KAÇAĞAN.19.00 . Fehmi Metanol Ekstraktları (MEPR)’nın Wistar Ratlarda ODABAŞOĞLU. Ahmet Lipaz/Esteraz Enziminin Karakterizasyonu ÇOLAK. Ekspresyonu. Nagihan Mantarlarından Hazırlanan Özütlerdeki SAĞLAM ERTUNGA. Ali Osman sentetaz (pyrG) Geninin Klonlanması. Biyoloji Bölümü. A. Fikret UYAR. Kemal GÜVEN.00 PM 059 14. Melek ÇOL.00 . Sabriye ÇANAKCI. Enflamasyon Üzerine Anti-Enflamatuvar Etkileri Ahmet ÇAKIR. Kadriye İNAN. Selma MUTLU Amanita vaginata ve Tricholoma terreum Ümmühan ÇAKMAK. KORCAN. N. Ahmet delica’dan Elde Edilen Ham Özütten Polifenol ÇOLAK.Bakterilerin α-Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Üzerine Karbon ve Azot Kaynaklarının Etkisi PM 045 Protein Agregasyonu Sonucu Oluşan Amiloidlerin 14. Sabriye ÇANAKÇI. Erhan ÜNLÜ Fındık Zararlısı Xyleborus dispar’dan İzole Edilen Demet MERT. Tri.00 PM 054 14. Karekterizasyonu Ali Osman BELDÜZ Anoxbacillus gonensis G2 Bakterisinin CTP Cemal SANDALLI. Kazım SEZEN.00 PM 052 14. Ömer Faruk Arthropodların Mücadelesinde Mikrobiyal ALGUR. Murat ChiB Geninin Klonlanması.E. M. Ertuğrul SESLİ Farklı Pleurotus Türleri Gelişimi Üzerine. A.00 PM 053 14. Nilay ONGANER İçeriklerinin Belirlenmesi Yabani ve Yenilebilir Bir Mantar Olan Russula Şaban KESKİN1. M. Yusuf TUTAR Özgür KEBABCI. Mehmet Nuri AYDOĞA. BELDÜZ. Ahmet ÇOLAK.Heteronükleer Cu (II) ve Ni(II) Komplekslerinin Nükleolitik Aktivitesinin İncelenmesi PM 043 Cr (III). Remziye Geninin Klonlanması.00 - Fatma MATPAN.00 PM 058 14. Kübra AÇIKALIN.’dan Elde Edilen Sevil TANAS. Ağır İ. Oksidaz Enziminin Difenolaz Aktivitesinin Yakup KOLCUOĞLU.00 PM 056 14.00 . Servet ÖZCAN Phanerochaete chrysosporıum‘da Antioksidan Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Ülkemizde Doğal Olarak Yetişen ve Kültürü Sevda KIRBAĞ. Ali ASLAN.Ksilanaz Enziminin İzolasyonu. CİĞERCİ. H. TRABZON PM 042 Oksim Tipi Ligandların Mono-. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA. Nilüfer CİHANGİR Murat KAÇAĞAN. Di-. Metallerin Etkisinin Belirlenmesi DEMİRCİ. KONUK.00 PM 051 14. Serdar KARABÖCEK. DEMİR Bacillus licheniformis A1 Suşundan Termofilik Cemal SANDALLI. Gülüzar ÖZBOLAT. Cemal SANDALLI. Özlem FAİZ. Fatih SEZEK 33 .00 PM 060 14. Pestisitlerin Kullanılma Olanakları Salih DOĞAN.Uygulanan Phanerochaete chrysosporium’da Antioksidant Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi PM 044 Diyadin Sıcak Su Kaynaklarından İzole Edilen 14. Mehmet Yapılan Bazı Mantar Türlerinin Besinsel AKYÜZ.00 PM 055 14. Barbara Antibiyotiklere Dirençlilikleri NICOLAUS. Deneysel Olarak Oluşturulan Akut ve Kronik Hayati AYGUN. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA Güler TOPRAK.00 . Annarita Edilen Anoxybacillus ve Bacillus Cinsi Bakterilerin POLI. Dilşat Nigar ÇOLAK. Zekai HALICI. Ni (II) ve PZ (II) Ağır Metal Stresi 14. Annarita POLI. Tekniği ile (SSF) Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Veysel TOLAN. Zihni Bacillus thuringiensis’e Ait cry3Aa (δ-endotoksin) DEMİRBAĞ. Sadin ÖZDEMİR. Karakterizasyonu ve NALÇACIOĞLU Ekspresyonu Halk Sağlığı Açısından Önem Arzeden Zararlı Engin KILIÇ.00 - PM 057 14.Sebep Olduğu Hastalıkları Önleyen Hücresel Faktörler PM 046 Claviceps purpurea’dan Ergot Alkaloid Üretim 14. Ali Osman BELDÜZ Peltigera rufescens (Weiss) Humb. Yasiın BAYIR. SAĞLAM. A. Nuri ERCAN. Alevcan KAPLAN Lütfi TUTAR. Servet ÖZCAN PM 049 14. Kemal GÜVEN. Barbara Edilen Anoxybacillus Cinsi Bakterinin Fosfolipit NICOLAUS Çeşitlerinin Analizi Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Reyhan GÜL GÜVEN. Hatice KATI.00 PM 050 14.00 . Kemal GÜVEN. Melike YILDIRIM.

A. D. Seda AVAZ. Pelin YALÇIN Buket KUNDUHOĞLU. TRABZON PM 061 Lymantria dispar (Lepidoptera: Lymantriidae)’dan 14.Geobacillus Türlerinin Üreme ve Metal Biyoakümülasyonu Üzerine Etkisi PM 066 Trametes versicolor ile Linyit Kömüründen Kükürt 14. Ebru UYAR. Sait EKİNCİ Neslihan SÜRÜCÜ.İzolatlarının cry2 Genlerinin Belirlenmesi ve Lepidoptera Larvaları Üzerine Olan İnsektisidal Etkilerinin Belirlenmesi PM 065 Farklı Metal Konsantrasyonlarının Termofilik 14. Plazmit DNA ve Protein Profil Özelliklerinin İncelenmesi PM 081 Streptococcus thermophilus Ba21s Suşu Tarafından 14.Parçalanmasında Rol Alan Mayaların İzolasyonu ve İdentifikasyonu PM 072 Termofilik Bacillus licheniformis ve B.Diasetil Redüktaz (dar) Geninin Fermente Gıdalara Uygun Mutasyonu PM 075 Laktik Asit Bakterilerinde Thioredoksin Geninin 14.19. Füsun UÇAR Nazime MERCAN.00 . (Lepitoptera: 14.00 .00 . Emel KARADENİZ Aslı SEMİZ. İsmail AKYOL.elde edilen bakterilerin identifikasyonu PM 062 Agrotis segetum Schiff. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Gülizar AKYURT.00 . A.Regülasyonu PM 076 Köy Yoğurtlarından İzole Edilen Laktik Asit 14.00 . TUZCU.Noctuidae)’dan Bakteri İzolasyonu ve Karakterizasyonu PM 063 Thaumetopoea pityocampa Schiff.00 .Thaumetopoeidae)’dan İzole Edilen Yeni Bir Brevibacterium Türünün Tanımlanması PM 064 Topraktan İzole Edilen Bacillus thuringiensis 14. ERECEVİT 34 .stearothermophilus’ da Krom (VI) Indirgemesi PM 073 Rumen Funguslarının İzolasyonu.Şeker Kaynaklarının Yağ Asidi Biyosentezine Etkisi İsmail DEMİR. N. Serkan ŞEN. Biyoloji Bölümü.00 .00 . Sait EKİNCİ Kalbiye SERDAROĞLU. Kadriye ÖZCAN. Agah İkbal İNCE. Hacer MURATOĞLU. Nazime Mercan. (Lepidoptera: 14. İsmail AKYOL. Hikmet GEÇKİL M.00 . Emel AYTAN. Zihni DEMİRBAĞ Ali SEVİM. Zihni DEMİRBAĞ Hatice KATI.00 . P. İsmail DEMİR. ÖNGANER. Yekta GEZGİNÇ.00 . Elif KORCAN. Tansel YALÇIN.. İbrahim Hakkı CİĞERCİ. Ö. ÖZŞAHİN.00 . İsmail DEMİR.Ksilanaz Enzim Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 074 Lactococcus lactis subsp. Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU Yekta GEZGİNÇ. versicolor Biyokütlesi İle Giderimi PM 071 Ham Petrol ve Yapısındaki Hidrokarbonların 14. 14.00 . Abdurrahman AYVAZ Sadin ÖZDEMİR Pınar AYTAR. cremoris (MG1363)’e Ait 14. M. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Staphylococcus Aureus (MRSA) Suşlarının RAPDPCR Yöntemi İle Tanımlanması ve Karşılaştırılması PM 078 Trametes versicolor'ın Tekstil Boyalarının 14.00 . Emin ÖZKÖSE İsmail AKYOL.Türlerinin İzolasyon ve İdentifikasyonu PM 080 Bazı Laktik Asit Bakterilerinin Fizyolojik. Leyla AÇIK. GÜVENÇ. Aslı Giray KURT.00 . Alaattin ŞEN Zehra Nur YÜKSEKDAĞ Zehra Nur YÜKSEKDAĞ Ufuk ÖZER.P. 14. M.00 . Bülent KAR. Emin ÖZKÖSE.Dekolorizasyonu PM 069 Afyonkarahisar Toprak Actınomycet İzolatlarının 14. Recep LİMAN.Giderimi PM 067 Tarımsal Atıklar İle Renk Giderimi Öncesi ve 14. Fadime YILMAZ. Ferit Can YAZDIÇ. Tanımlanması ve 14.Farklı Besi Ortamlarında Poli-β-Hidroksibütirat (PHB) Üretimi PM 082 L-DOPA ve Dopamin’in Bakteriyel Sentezi 14.00 .Biyokimyasal. M. YILMAZ. Agah İkbal İNCE.00 .00 . Ahmet ÇABUK Sibel KAHRAMAN. Emin ÖZKÖSE.Ağır Metal Toleransı PM 070 Atık Sularda Bulunan Tekstil Boyar Maddelerinin 14. Zihni DEMİRBAĞ Fatma ÖZTÜRK.Bakterilerinin Plazmit İçerikleri ve Antibiyotik Dirençlik Özelliklerinin Belirlenmesi PM 077 Farklı Hastanelerden Toplanan Metisilin Dirençli 14.00 PM 083 Saccharomyces cerevisiae Hücre Kültüründe Farklı 14. Emine YALÇIN.00 .00 .Gideriminde Kullanım Olanakları PM 079 Pamukkale-Jeotermal Sulardan Termofilik Bacillus 14.00 . Muhsin KONUK. Gülsüm KALEMTAŞ S. Kalbiye SERDAROĞLU. Tuğba ŞAHİN Emine ÖZTÜRK.Sonrası Çeşitli Tekstil Boyalarının Antibakteriyel Etkisi PM 068 Tekstilde Kullanılan Bazı Reaktif Boyaların Fungal 14. Işıl SEYİS Hatice Aysun MERCİMEK. Fatih KUTLUER. Aydın BAYRAKTAR Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU. Aysun ERGENE H.

Murat KORKMAZ. MODAK.Bitkilerinden İzole Edilen Rhizobium Suşlarının Nodulasyon ve Azot Bağlama Potansiyellerinin Araştırılması PM 086 Farklı Hastanelerden Toplanan Klebsiella Suşlarının 14.Üretim Yeteneklerinin Zeytin Yağı Fabrikası Atık Suyu ve Vinas Ortamında Araştırılması PM 089 Tıbbi Öneme Sahip Ganaoderma lucidium 14.00 .00 PM 091 Endofit Bacillus Suşlarından Ksilanolitik Bir Enzim 14. 14.Üretimi Üzerine Kültür Koşullarının Etkisi PM 094 Anoxybacillus gonensis ÇT1 Sarı Suşunun D14. Sabriye ÇANAKÇI. Hatice Aysun MERCİMEK Perihan GÜLER.aureus’ a Ait Qurom Sensing Sinyal Moleküllerinin Lactobacillus lactis’in Nisin Üretimi Üzerine Etkisi (quorum sensing cross-talk analizi) PM 099 Deniz Sedimentinden İzole Edilen Streptomyces 14. Mine Gül ŞEKER.00 . Ali KOÇYİĞİT. 1824) (Coleoptera. Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterize Edilmesi PM 095 ATPaz Özelliğine Sahip Olduğu Varsayılan 14. İsmail DEMİR. Yabani Baklagil 14. Ali Osman BELDÜZ.00 . İ.atroviridae TEM H3’ün Proteaz Üretiminin Optimizasyonu PM 088 Serbest ve Tutuklanmış Fungus Peletlerinin Lakkaz 14.00 . Suşlarının Bazı İkincil Metabolit 14. Güven ÖZDEMİR.00 .Alüminyuma Dirençlilik Genleri ile Anoxybacillus gonensis G2 Bakterisinin ALR Geninin Karşılaştırılması PM 096 Pseudomonas Türlerinde Lipaz Üretimi ve Bazı 14. İhsan YAŞA. corticolus Lipazının 14. Fatih AKYOL. 14. Kullanımı PM 098 Staphylococcus epidermidis ve Staphylococcus 14. İhsan YAŞA.Marac 1–4 Suşundan Organik Çözgen Varlığında Kararlı Alkali Proteaz Üretimi PM 100 TK4 DNA Polimeraz I Enzimin Zincir Uzaklaştırma 14. Yavuz SEZEN. Caner KASIMOĞLU Nermin Hande ÜRKMEZ.Mantarının Sporlarının Çimlendirilerek Bu Sporlardan Monokaryonların Eldesi.00 . TRABZON PM 084 Doğal Ortamlardan Denitrifikasyon Yeteneği. Tuğrul DORUK.Türlerinin Patates Böceği (Leptinotarsa decemlineata (Say. Aslı KAÇAR Cemal SANDALLI. Elif Esin HAMES KOCABAŞ. Yavuz BEYATLI Dilşad ONBAŞLI.00 . Aysun MERCİMEK Hatice ÖĞÜTCÜ.00 . Fatma AYDOĞMUŞ ÖZTÜRK. Bu Monokaryonların Birbiri İle Uyumluluklarının Araştırılması ve Dikaryonların Elde Edilmesi PM 090 Kombucha’nın Fungus Misel Gelişimine Etkileri 14. Barış PAZARBAŞI.00 .00 . Ali Osman BELDÜZ Fatih Şaban BERİŞ. Feride İffet SAHİN. Chrysomelidae) Ergin ve Larvalarına İnsektisidal Etkileri Fatma Esen SARIGÜLLÜ. Belma ASLIM Ömer ERTÜRK.00 .BesiortamındaBiyopolimer Üretiminin Belirlenmesi PM 103 Bazı Bacillus Türlerinin Antibiyotik Dirençliliği. Işıl SEYİS Ali KOÇYİĞİT.00 . AVCI .00 .00 . Biyoloji Bölümü.00 .00 . Yavuz BEYATLI Nihal EDİZ.00 .Saflaştırılması ve Bazı Biyokimyasal Özelliklerinin Belirlenmesi PM 093 Anoxybacillus sp. HBB 134’den Termostabil Lipaz 14. Sabriye ÇANAKÇI. Emine YALÇIN. Ahmet ÇOLAK2 Z. Amilaz Aktivitelerinin İncelenmesi PM 104 Pseudomonas spp.19. Özfer YEŞİLADA Emel KARADENİZ.Üretimlerinin Belirlenmesi PM 105 Topraktan İzole Edilen Bazı Streptomycetes sp. Kamalendra SİNG. Şengül ALPAY KARAOĞLU. 14. Aysel UĞUR Pınar KARACAKAYA. Gönül DÖNMEZ Murat K. Hakan KARAOĞLU.Synechocystis sp. Hakan KARAOĞLU.Yüksek Bakteri İzolasyonu ve Denitrifikasyonda Kullanılabilirliklerinin Araştırılması PM 085 Farklı Tuz Stresi Şartlarında. Çiğdem İLERİ.00 .Glukoz İzomeraz Geninin Klonlanması. Ali Osman BELDÜZ. Özcan BUDAK Ataç UZEL.Aktivitesi ve ddNTP’ye İlgisinin Mutasyonel Analizi PM 101 Hava Örneklemesi ile İzole Edilen Bir Fungal 14. Mukund J.Olan Ksilanazın Üretimi ve Kısmı Karakterizasyonu PM 092 Mucor hiemalis f.Proteaz. Ahmet ASLAN Elif APOHAN.00 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Güven ÖZDEMİR. Derya GÜREL 35 . İsmail KARABOZ Nihal EDİZ. Mehmet HABERAL Serdar ÜLKER. Burcu BAKIR ATEŞLİER Derya YANMIŞ. Fatma Esen SARIGÜLLÜ.Kültürel Parametrelerin Optimizasyonu PM 097 Atıksulardan Reaktif Boyaların Gideriminde 14. Barış PAZARBAŞI. Filiz GÜREL.00 .00 .Antibiyotik Duyarlılıklarının Belirlenmesi ve Tiplendirilmesi PM 087 Katı Kültür Fermentasyon Yöntemi ile Trichoderma 14. Fatih KUTLUER Ayşegül ERSAYIN YAŞINOK.İzolatın Ligninolitik Enzim Aktivitelerinin Araştırılması PM 102 Bacillus megaterium RSKK 5117 Suşunun Melas 14.

Kadir SORUCUOĞLU Chlorella sp.00 PM 120 14. Amilazın Karakterizasyonu Burcu BAKIR ATEŞLİER. Lipazının Karakterizasyonu Ali BIYIK Radyasyona Dirençli Deinococcus radiodurans Elif ÖZBEY. CONK DALAY Aydın İl Merkezi Sınırları İçerisinde Bulunan Bazı Öznur KOÇ.00 - Pleurotus eryngii (DC.) Quel. Ayten NU51 Suşunun Toleransı ÖZTÜRK Farklı Etanol Konsantrasyonunun Bakteriyal Esin POYRAZOĞLU.00 PM 118 14. Seval OKUTAN.00 PM 126 14. Ekstrelerinin Analjezik Aktivitesi ve N.00 PM 112 14. ÖZDEMİR. Hatice KORKMAZ. Ashabil AYGAN. H. Sümeyye Solunum Oranlarının Selektif İnhibisyon ÇEVİK. Özlem ABACI.19.00 PM 115 14. KAYA Funalia trogii İle Lakkaz Üretiminin Emre BİRHANLI. Burhan ARIKAN.00 PM 121 14. Ü. S-41 Suşundan CMCase Enzim Burhan ARIKAN. Emre KOŞAR. Emir CANSUNAR Penicillium citrinum HBF62 Ekstrasellular αKubilay METİN. Nermin Enziminin Üretim Koşullarının Araştırılması Hande ÜRKMEZ. İhsan YAŞA. Biyoloji Bölümü. Alev HALİKİ UZTAN. Gökhan KAVUNCUOĞLU. Halil Selüloz Üretimine Etkisi BIYIK Bacillus spp. Özfer Optimizasyonu YEŞİLADA RNA Ekstraksiyon Yöntemlerinden Fenol Sezer TOPRAK Kloroform Yöntemi İle Silika Membran Kolon Yönteminin Karşılaştırılması İnfluenza Alt Tiplerinde Multiplex PCR Yöntemi Sezer TOPRAK.00 PM 122 14. Berna KUZU. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Z.00 PM 108 14.chrysosporium biyokütlesi ile sucul ortamdan uzaklaştırılması PM 107 14. Aslı ŞAHİNER. Tekin GEZER. Enzimin Karakterizasyonu Ashabil AYGAN. İzolasyonu ve Karakterizasyonu Berna KUZU Bacillus spp. Öznur KOÇ. Fatih KUTLUER.00 PM 111 14. Sanver Tahıl Gevreği ve Müsli Örneklerinin Mikrofungus EKMEKÇİ Florası İzmir İli Buca İlçesi İlköğretim Okullarındaki Hava Özlem ÇİFTÇİ. ex Fr.00 PM 113 14. KARABAY YAVAŞOĞLU. Emine ÖZTÜRK. HBK-51’den Elde Edilen Kitinolitik Hatice KORKMAZ.00 PM 114 14.00 PM 110 14.00 PM 125 14. Erbil KALMIŞ. Alev HALİKİ UZTAN Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması İzmir İli Konak İlçesi İköğretim Okullarındaki Hava Özlem ÇİFTÇİ. Mehmet AKYÜZ 36 . A. Öznur KOÇ. Halil BIYIK Funalia trogii ile Katı Substrat Fermentasyonu Filiz KURU. Burcu BAKIR ATEŞLİER.00 . Dilek ASMA Bakterisi İle Escerichia coli’de Radyasyonun Antioksidan Sistem Üzerine Etkisinin Araştırılması Ağır Metallere Karşı Rhodopseudomonas palustris Leyla ÇELİK. G.00 PM 117 14.00 PM 124 14. Nilüfer ITKI.Ceren SOMUNCUOĞLU.00 PM 116 14. Özfer YEŞİLADA Sürecinde Lakkaz Üretimi Aspergillus foetidus HBF 55 Ekstrasellular Z.00 PM 123 14. H.00 PM 119 14. Taner Potansiyellerinin Araştırılması YONAR. Öznur KOÇ Çeşitli Aspergillus niger Suşlarından İnvertaz Tuğba SUBAŞIOĞLU. F. Funda İLHAN İzmir İli ve Çevresinde Satışa Sunulan Kahvaltılık Ayşegül YOLTAŞ. Aysun ERGENE Sevda KIRBAĞ. Z. TRABZON PM 106 Fe(III) ve Cu(II) metal iyonlarının Phanerochaete 14. Işıl SEYİS. Özge Kullanılarak Belirlenmesi KAHRAMAN. Özlem ABACI Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması Botanik Bahçesi Toprağındaki Bakteriyel/Fungal Gülşah ÇAKMAK.00 PM 127 14. Akut Toksisitesi F.’in Kültürü İçin Lokal Tarımsal Atıkların Değerlendirilmesi Toprakdan İzole Edilen Bazı Fungal Organizmaların Halil BIYIK. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PM 109 14. İsmail KARABOZ Fadime YILMAZ. Halil BIYIK İlköğretim Okullarının Bina İçi ve Bina Dışı Havasının Fungus Yoğunluğunun Belirlenmesi Mikoriza Kullanımı Sercan POLAT. Erman ORYAŞIN. Emine YALÇIN. Fatih KALYONCU. M. Kubilay METİN. Tekstil Boyalarında Renk Giderimi Gamze BAŞBÜLBÜL. H. DEMİREL. YILMAZ KÖZ. B. Erman ORYAŞİN.

00 PM 148 14.Miktarının Azot Açlığında Belirlenmesi PM 139 Saccharomyces cerevisiae’da Glikolitik 14.00 - İhsan YAŞA.19.00 . Ömer ŞAHİN. B. Tim LARSON Şebnem ERENLER.ve havadaki fungal konsantrasyonun tesbiti. Arzu ALTIN. KARABOZ. Neslihan Örneklerinde Gr(-) Psikrofil Mikroorganizmaların KAMANLI CAN Dağılımı ve Proteolitik Aktiviteleri 37 . Osman Birol ÖZGÜMÜŞ. Cemal SANDALLI.Tasarımı Kullanılarak Besinsel Gereksinimlerin Taranması PM 136 Escherichia coli’de Fruktoz Bisphosphataz II 14. Tuğba ÜNSAL.00 . Osman BELDÜZ. Sezai TÜRKEL. Hikmet GEÇKİL Tülay TURGUT GENÇ.Pseudomonas aeruginosa'nın Aromatik Maddeler Varlığında Üremesinin Araştırılması PM 143 Karadeniz’den İzole Edilen Antibiyotik Dirençli 14. Özkan DURMUŞ.Enziminin FbpI Negatif Suş İçinde Overekspresyonu ve Fruktoz Bisfosfat-Fruktoz 6 Fosfat Flux’ının Semi in vivo Bir Yaklaşımla Hesaplanması PM 137 L-Asparaginaz Geni (Ans B) Klonlanmış Bazı 14. 7. Ahmet ASAN.00 .00 . saflaştırılması ve karakterizasyonu PM 142 Bakteriyel Hemoglobin Geni Klonlanmış 14.Bileşiklerinden Boraksın Biyogaz Verimi Üzerine Doza Bağımlı Etkinliğinin Araştırılması PM 135 Antibiyotik Üretiminin Arttırılmasında Deney 14. Burcu ÇERÇİ.Mutasyonların Üremeye ve İnvertaz Aktivitesine Etkileri PM 140 Geobacillus sp. mevsimsel dağılımı ve klimatolojik faktörlerle ilişkisi PM 132 Synechococcus spp.Aktivite Üzerine Etkileri PM 130 Boya Tutundurulmuş Lignoselulozik 14. Zehra YARKIN Faruk SÜZERGÖZ.00 . Biyoloji Bölümü.Üretiminde Başlangıç Glikozunun Etkisi PM 134 Mikrobiyal Aktiviteler Üzerine Etkili Bor 14. Aslı ÖZKIZILCIK. Zeliha CEVHER. Ertuğrul AIRBAŞ Figen ERTAN. Sezai TÜRKEL Tülay TURGUT GENÇ.00 . Sabriye ÇANAKÇI Pınar YEŞİLGİL. Satı ORHAN Enterococcus Türlerinde 70°C ve 25°C’deki Proteolitik Aktivitenin Varlığı Dondurulmuş Gıdalarda (Et ve Sebze) Fekal Sumru ÇITAK.00 .Aktivitelerinin Belirlenmesi ve Kültüre Edilebilir Mikroorganizma Sayısı ile Karşılaştırılması PM 129 Benzidin İlavesinin Topraktaki Mikrobiyal Sayı ve 14. TRABZON PM 128 Bahçe Toprağında Genel ve Spesifik Enzim 14.00 .00 .arabinofuronosidaz enziminin klonlanması.00 PM 147 14. Özfer YEŞİLADA Suzan ÖKTEN. Esin KANIK Kadriye İNAN.Hammaddelerin Trametes versicolor ile lakkaz Üretiminde Kullanılması PM 131 Kırklareli Hamitabad Termik Santral’ı civarı toprak 14. Sabriye ÇANAKCİ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 . Semra İLHAN. Cansu FİLİK İŞÇEN Bekir ÇÖL. ÖZKIZILCIK.00 PM 146 14. İlknur YILDIZ. Fatih ÖZOĞUL Çiğ Süt ve Peynir Örneklerinden İzole Edilen Sumru ÇITAK.Koliform Bakterilerde İntegron Gen Kasetleri PM 144 14. Nuran DİRİL Değerlendirilmesi Uzun PCR (Long PCR) Yöntemi Kullanılarak 5-15 Ayşegül GÜZEL.Ksilanaz Geninin Klonlanması. Fatmagül ALTIN. Şengül ALPAY KARAOĞLU Tıbbi Atık Örneklerinin Ames Testi ve Rec Testi İle Fatma ZİLİFDAR. YAŞA.00 . Erol AKSÖZ Kilobaz Uzunluğunda Özgül Genomik DNA Dizilerinin Çoğaltılması Akdeniz’den Yakalanan Karideslerin Bakteriyel Mehmet KENAR. Murat KAÇAĞAN. İ.00 . Burhan ŞEN Ali Muzaffer FEYZİOĞLU. Halil DEMİR. M. Sait İZGİ. Erol KALA Coliform ve Fekal Enterococcus’ların İndikatör Mikroorganizma Açısından Değerlendirilmesi Farklı Sıcaklık Ortamında Bekletilen Kıyma Sumru ÇITAK.00 . Ali KOÇYİĞİT.00 PM 149 14. A.Bakterilerde L-Asparajinaz Üretimine PM 138 Farklı Pichia ve Candida Türlerinde Glikojen 14.1 Bakterisinden Termofilik 14. Murat KAÇAĞAN. M. Esmeray Florasının İncelenmesi KÜLEY.00 . Bilal BALKAN. Hikmet GEÇKİL Feyza ÇOLAKOĞLU. KOÇYİĞİT Nesrin ÖZMEN. ÇERÇİ. Ali Osman BELDÜZ Hüseyin KAHRAMAN. A.00 PM 145 14. İ. Klorofil-a ve Fikoeritrin 14. Aziz GÜNEROĞLU. Tuğba Mutajenik ve Genotoksik Potansiyellerinin SOMAY.A.Dağılımı Trabzon Sahillerinde Yüzey Sularındaki Dağılımı PM 133 Farklı Fermentasyon Teknikleri ile α-Amilaz 14. Kadriye İNAN.00 . Tekin BABAÇ. İsmail KARABOZ Filiz KARAOĞLU. Bükay YENİCE GÜRSU.00 . Ekspresyonu ve Karekterizasyonu PM 141 Anoxybacillus kestanbolensis 13 K bakterisinden 14.

00 .coli O157 Aranması. Neslihan TEMİZ DOĞAN Jale KORUN B. S.00 PM 162 Mikro-array Teknolojisi ve Kullanım Alanları 14.00 PM 163 Asthenozoospermia Olgularında Semende Lökosit 14.00 .00 . E. Bülent GÜLEKLİ Göknur TERZİ.00 . Biyoloji Bölümü. ÖZDEMİR.Lütfü ÇAKMAKÇI Elvan OK.Karidesinde (Penaeus kerathurus.00 . BOZDOĞAN. E. Seçil BAYAR Cengiz ÇORBACI.00 .00 . H. Aysel GÜLBANDILAR Nurcihan HACIOĞLU.00 .00 .Karakterizasyonu Üzerine Bir Araştırma PM 155 Farklı Sıcaklıklarda Saklanan Çiğ Köftede Listeria 14. ve Cicer anatolicum Alef. ERDOĞRUL. ÖZŞEN.00 . Ekrem ATALAN 38 .Değerlendirmesi PM 164 Orta Karadeniz Bölgesinden (Samsun Yöresinden) 14. Haluk ÇELİK Sevda KIRBAĞ. Cemil KARA Sevil TOROĞLU. Ebru UYAR.00 . YÜKSEL.00 . Zafer YAZICI. ERDOĞRUL.Hand & Mazz.İle Mikroorganizmaların Belirlenmesi PM 154 Geleneksel Türk Peynirlerinin Mikrobiyolojik 14.00 .Antimikrobiyel Dirençliliği PM 161 Fakülte Kantinlerinin Genel Mikrobiyel Durumu 14. Emin TOROĞLU.Edilen Staphylococcus aureus İzolatlarının Fenotipik Karakterizasyonu PM 151 Çanakkale’de Tüketilen Dondurmaların 14. Ö.00 . Doğan ÖZYURT. Esin ÖZDEMİR N. Füsun B. T.19.DERELİOĞLU Aylin AKOĞLU.Edilen Vibrio Türlerinin Proteolitik ve Nükleaz Aktiviteleri Üzerine Bir Çalışma PM 175 Anaerobik Rumen Funguslarında 18S Ribozomal 14. M.00 .faecalis’in Kültürel Yöntemler ve PCR Kullanılarak Saptanması PM 168 Türkiye’deki Arı Hastalıklarının Kronolojisi ve 14.Dağılımı PM 169 Muğla-Gökova Körfezinde Avlanan Akdeniz 14.00 .Bir Araştırma PM 166 Atopik Bireylerde İmmünoterapi Öncesi ve Sonrası 14. Ataç UZEL. DÜLGER Safiye DURANOĞLU. B. E. Faruk SÜZERGÖZ Semiha ÇETİNEL AKSOY. Akın DENİZCİ E. ferulae’nin Kültüre Alınması Üzerine 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İbrahim YILDIRIM. İdentifikasyonu ve Değişik Fiziksel Stres Koşulları Altında Büyüme Üzerine Sodyum Konsantrasyonunun Etkisi PM 158 Siyah Zeytin Fermentasyonunun Hızlandırılmasına 14.00 PM 153 DEFT (Direkt Epifloresan Filtre Tekniği) Yöntemi 14. Tansel YALÇIN.IL-1β. Füsun UÇAR. L1758) Görülen Bir Parazit.İzolasyonu. Dilşah ÇOĞULU Aygün YALÇINKAYA.00 . Gözde TÜRKÖZ Sevil PİLATİN.00 . TRABZON PM 150 Kütahya Yöresinde Çeşitli Kaynaklardan İzole 14. EKİNCİ Kerem ÖZDEMİR.monocytogenes Sayısının Değişimi PM 156 Satışa Sunulan Et ve Et Ürünlerinde Escherichia 14.Beta-Laktamaz Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 174 Juvenil İstiridyelerden (Crassostrea virginica) İzole 14. İbrahim YILDIRIM. Mustafa ERDEM Gülşen ULUKÖY.Temin Edilen Midyelerde Hücre Kültürü ve RTPCR Yöntemi ile Enterovirus Tespiti PM 165 P. N.) 14. B.Yönelik Olarak Fermentasyonun Mükrobiyolojik Olarak İzlenmesi ve Starter Kültür Kullanımı PM 159 Peynirlerde Bozulmaya Neden Olan Mayaların 14. Ö. Saptanması veDoğrulanması PM 157 Farklı Kaynaklardan Debaryomyces hansenii 14. ÇİFTÇİ.00 .Konvansiyonel Testler ve ITS-PCR İle Karakterizsyonu PM 160 Kıymadan İzole Edilen Aeromonas Türlerinin 14.00 .00 . Aslı ÖZKIRIM Gülsen ULUKÖY. A. eryngii var. M.00 PM 171 Cryptosporidium ve AIDS 14. BOZDOĞAN Edip ÇİFTÇİ.Belirlenmesi ve Bentik Organizma Grupları PM 173 Hastane İzolatlarında Antibiyotik Dirençliliğinin ve 14. ÖZKÖSE. Enfestasyonu PM 170 Balık Sağlığında Probiyotiklerin Önemi 14. H. E.RNA Polimorfizminin Belirlenmesi PM 176 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss.00 PM 172 Azaplı Gölü’nün Mikrobiyolojik Kirlilik Düzeyinin 14. Şahnur IRMAK H. ÇÖMLEKÇİOĞLU. Nevin KESKİN. AKKAYA.Mikrobiyolojik PM 152 Mikotoksinler ve Gıdalardaki Önemi 14. KÖSE. U. Orthione griffenis. Güven ÖZDEMİR. IL-6 ve TNF-α Düzeyleri PM 167 Nekrotik Diş Kanallarından Enterococcus 14. UÇAR Gönenç AKYAR. Mehmet AKYÜZ Suzan Adın ÇINAR. EYVAZ Sevil TOROĞLU. Harun ALBAYRAK. SOYUPEK. Sanver EKMEKÇİ. Bitki Kök Topraklarından Streptomyces Suşlarının İzolasyonu ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Kıymet GÜVEN. İclal KOYUNCU Safiye DURANOĞLU. Buket KUNDUHOĞLU Mustafa ATEŞ. KAR. İclal KOYUNCU Aslı ŞAHİNER. Ö. Serkan BULUT.00 . M.

PM 186 Sille Baraj Gölü (Konya) Epifitik Algleri 14.00 . Murat KÜRŞAT Cengiz AKKÖZ.Üzerine Bir Çalışma PM 190 Hücre Çekirdeği ve Sitoplazmasında Görülen 14.Cinsinin Moleküler Sistematiği PM 184 Çiğ Et Örneklerinden İzole Edilen Bacillus 14.00 PM 194 14.00 . Cribraria vulgaris Schrad.00 . M. M. 14. Nurcihan ÖZÇELİK. Mustafa ATEŞ İjlal OCAK. Ayten ÖZTÜRK. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 .) Nieuwl. Mustafa KOÇAK. Kadriye İNAN.00 .00 .00 PM 188 Doğu Karadeniz ve Kuzeydoğu Anadolu İçin Yeni 14. İsmet HASENEKOĞLU.00 PM 198 14. Sıtkı ÇEVRİMLİ Adem İMALI. Meysun İbrahim ABDULLAH Ergin KARİPTAŞ.Adile SELÇUK. Sabriye ÇANAKÇI. Hakan KARATAŞ Bedriye Ceren SOMUNCUOĞLU.Hava Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması PM 179 İzmir İli Karşıyaka İlçesi İlköğretim Okullarındaki 14.. M. Muhsin KONUK Melike Çebi KILIÇOĞLU. Harun ÖNLÜ Belma ACAR.Potansiyelinin Salmonella Mikrozom ve SOS Kromotest Test Sistemleriyle Araştırılması Kurşun Nitrat Metal Tuzunun Daphnia magna Üzerindeki Akut Toksik Etkisinin Araştırılması Bazı Pestisitlerin Mutajenik Potansiyellerinin Salmonella Mikrozom ve SOS Kromotest Test Sistemleri İle Araştırılması PM 195 Bazı Azo İndol Bileşiklerin Rhodopseudomonas 14. n.(Lamiaceae)’nın Antimikrobiyal Aktivitesi PM 197 14. B.00 .’nın Genotoksik 14.. Catherine AIME. Zuhal TOKER. İbrahim ÖZKOÇ Didem OĞUZKURT.00 .Candida ve Bakteriyel Vajinoz Arasındaki İlişkinin Sitolojik Yaymalarla Değerlendirilmesi PM 192 Hypericum triquetrifolium Turra. Şayeste DEMİREZEN.00 . Beyhan KORKMAZ. TRABZON PM 177 Van İlindeki Bazı Hastanelerden İzole Edilen 14. Sinan BEKSAÇ Özlem DEMİRCİ. Leyla ÇELİK. Biyoloji Bölümü. G. Burhanettin YALÇINKAYA Salih DOĞAN. Betül YILMAZ Tahir ATICI.00 .00 Çorum İli Atmosferinde Hava İle Taşınan Allerjen Funguslar Erzincan.00 . flaA ve ftsY Genlerine Göre Anoxybacillus 14.Değişikliklerin Çeşitli Enfeksiyon Etkenleri Açısından Değerlendirilmesi PM 191 Klinik Yakınmalar İle Trichomonas vaginalis.Staphylococcus aureus İzolatlarının Protein Profillerinin Nümerik Analiziyle Karakterizasyonu PM 178 İzmir İli Bornova İlçesi İlköğretim Okullarındaki 14. N. HASENEKOĞLU. Tayfun KAYA.Hava Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması PM 180 Türkiye Myxomycetes Florası İçin Yeni Kayıt: 14. M.00 PM 187 Çanıllı Baraj Gölü (Ankara) Algleri 14. AYDOĞAN.00 . Neğmetullah ALAN. Hasan Çetin ÖZEN Özge BAYKAN Veysel TOLAN. N. DÖNEL. AYYILDIZ. Birol OTLUDİL.00 . Erzurum ve Trabzon’dan Yakalanan Bazı Cryptognathid ve Stigmaeid Akarların (Acari: Cryptognathidae.ITS bölgesinin PCR-RFLP ile Moleküler Karakterizasyonu PM 182 Karakaya Baraj Gölü Fitoplankton Kompozisyonu 14. Ebru UĞURLU.00 . ve Physarum flavicomum Berk.Parazit FungusTürü: Puccinia saliha sp.1874 PM 181 Rhizoctonia solani AG-4 Grubu Fungusların rDNA14. Hilal BAKIR İjlal OCAK.-Mor 14. Duygu ÖZHAN Dilşat Nigar ÇOLAK. ÖRTÜCÜ 39 .00 .Myxomycetes Kayıtları: Calomyxa metallica (Berk.ve Su Kalitesinin Değerlendirilmesi PM 183 recN. S. Ali Osman BELDÜZ Nihal YÜCEL. İ. PM 189 Anoxbacillus Türleri İçin SCAR Markır Geliştirmek 14. Stigmaeidae) Vücut Yüzeyinden İzole Edilen Funguslar İsmet BERBER. Sadin ÖZDEMİR.00 . Mustafa ATEŞ Belma ACAR. Selcen Süheyla ERGÜN Cemal SANDALLI Zehra SAFİ ÖZ. Sinan BEKSAÇ Zehra SAFİ ÖZ.00 PM 196 Salvia blepharoclaena Hedge&Hub.Lamproderma arcyrionema Rost. Hakan ÖZDOĞAN Sevda KIRBAĞ. Şayeste DEMİREZEN. Hakan KARAOĞLU. Birol OTLUDİL.türlerinin Tanımlanması ile Proteolitik ve Lipolitik Enzim Aktivitelerinin Araştırılması PM 185 Thymelaea aucheri Meissner Üzerinde Yeni Bir 14. Mustafa ÖZKAN.palustris NU51 Suşuna Toksik Etkisi PM 193 14. Veysel TOLAN.19.

Bu Bakterilerden Litik Bakteriyofaj’a Sahip olanların Araştırılması. Bakteri PM 200 Bisfenol A’nın Aktif Çamur Üzerine 14. Fatma Esen SARIGÜLLÜ.00 .19. Hatice Aysun MERCİMEK Tamer AKKAYA Belirlenmesi 40 .00 .Hastenesi’nin Kanalizasyon Suyundan Alınan Su Örneğinden Selektif Besiyerleri Kullanılarak Bakteri İzolasyonu. TRABZON PM 199 Çukurova Üniversitesi Balcalı Eğitim ve Araştırma 14. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Adsorpsiyonu ve Kinetik Parametrelerin Emel KARADENİZ.

campanulata K.00 PB 013 09.) Bitkisinin Yaprak.00 PB 006 09. Bekir DOĞAN. (Amaryllidaceae) Taksonlarının Polen Morfolojisi Quercus cerris ve Quercus ilex Yapraklarında Kalsiyum Oksalat Kristalleri Endemik Fritillaria bithynica Baker (Liliaceae) Üzerine Morfolojik ve Anatomik Bir Araştırma Aktivatör Uygulamasının Domates (Lycopersicon esculentum Mill. Biyoloji Bölümü.00 PB 017 09. N. Meryem ÖZTÜRK. Feyza CANDAN Tülay AYTAŞ AKÇİN.-Mor.00 PB 009 09. Adnan AKÇİN Nergiz ZİLCİ. & Jim.) Chouard) Taksonlarının Morfolojik ve Anatomik Özellikleri Erzurum ve Çevresinde Yetişen Endemik Astragalus Globosus Vahl Türünün Anatomik ve Ekolojik Özellikleri Endemik Colchicum burttii Meikle (LILIACEAE) Üzerine Morfolojik VE Anatomik Bir Araştırma Türkiye’deki Cyclotrichium (Boiss. H. & Kit. Hatice ÇÖLGEÇEN.00 - A 09:00-12:30 Kamil COŞKUNÇELEBİ. M. Sabri ÖZYURT. Cinsinin Orta Damar Anatomisi Özellikleri ve Sistematikte Kullanımı Türkiye’deki Sternbergia Waldst.00 PB 019 09. Hüseyin İNCEER. Canan ÖZDEMİR İlkay ÖZTÜRK ÇALI. Ebru ATAYETER Meryem ŞENGÜL. Anatomik ve Ekolojik İncelemeler Endemik Petrosimonia nigdeensis Aellen türünün anatomik açıdan incelenmesi Gül Nilhan TUĞ. Emel OYBAK DÖNMEZ Hatice ÇÖLGEÇEN.) Manden. Ahmet Emre YAPRAK Lamiaceae Familyasına Ait Bazı Türlerin Petiyolleri Öznur ERGEN AKÇİN.KAPLAN. A. A. Özkan AKSAKAL. (Liliaceae) Taksonlarının Morfolojik.00 PB 018 09. Persson & Wendelbo. (Fabaceae)’de Tohum Kabuğu Yapısı 41 . Cinsi Üzerinde Karşılaştırmalı Anatomik Çalışmalar ve Sistematiğe Katkıları Türkiye’ deki Satureja L.00 PB 008 09. heldreichi (Boiss. Selçuk ERTEKİN Papaveraceae.) Baker ve Muscarı discolor Boiss. Muhittin DİNÇ. Ayşe PEKTAŞ Murad Aydın ŞANDA. Hatice ÇÖLGEÇEN.00 PB 016 09.00 PB 002 09. Özlem ÇETİN. Gövde ve Meyve Anatomik Yapısı Üzerine Etkisi Endemik Hieracium lasiochaetum (Bornm. Ahmet DURAN.00 PB 020 09. Ali (Boraginaceae) Türünün Morfolojik ve Anatomik ENGİN. Sema HAYIRLIOĞLU-AYAZ.00 PB 012 09. Sema LEBLEBİCİ Chromosome Numbers of Selected Hieracium and Pilosella (Asteraceae) Species From Turkey Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Bazı Cirsium Miller Taksonlarının Kromozom Sayıları Türkiye’de Yayılış Gösteren Endemik Muscari aucheri (Boiss.00 PB 015 09. Perss. Caryophyllaceae ve Liliaceae Taksonları Üzerine Karyolojik Bir Çalışma Lathyrus hirsutus L. Mustafa KÜÇÜKÖDÜK. Rabia AÇIKGÖZ Murad Aydın ŞANDA. & Hausskn Türlerinin Anatomik Özellikleri Tuz Gölü (Cihanbeyli-Konya) Allium L. Vladimir VLADİMİROV Melahat ÖZCAN. M. Murat BAL Murad Aydın ŞANDA. Mustafa KÜÇÜKÖDÜK. Yusuf KAYA Yurdanur AKYOL Fatih SATIL.00 PB 004 09. Brassicaceae. Tuğba BAYRAK Özellikleri ÖZBUCAK Esra MARTİN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 005 09. Nurhan BÜYÜKKARTAL. TRABZON POSTER SUNUMLARI BOTANİK 26 HAZİRAN 2008 PB 001 09.00 PB 010 09.00 PB 011 09.00 PB 003 09. Anatomik ve Ekolojik Özellikleri Bazı Endemik Hyacinthella Schur (H. H. Tuncay DİLMENCİ Fatih SATIL.00 PB 007 09.&Zahn) Sell&West (Asteraceae) Üzerinde Morfolojik ve Anatomik Bir Araştırma Murat Dağı’nda Yayılış Gösteren Amarylidaceae ve Iridaceae Familyalarına Ait Bazı Geofitler Üzerine Morfolojik. Öznur ERGEN AKÇİN. Pers. Gülcan ŞENEL Endemik Onosma intertextum Hub. & Scheng.00 PB 014 09.19. Bilgehan BİLGİLİ H. Sabri Üzerinde Anatomik Bir Araştırma ÖZYURT. M. lazulina K. H. Ayla KAYA Serap IŞIK.BÜYÜKKARTAL Yurdanur AKYOL.

(Asteraceae) Türlerinin Ahmet DURAN. sect. Bilgehan orientale Taksonları Üzerine Karşılaştırmalı BİLGİLİ Anatomik ve Mikromorfolojik Çalışmalar Bazı Endemik Onosma L.00 PB 032 09. Güler TOPRAK. chamomilla ve Hüseyin İNCEER. Ekstrakt ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Güler TOPRAK. Anatomik Yönden İncelenmesi Bazı Onosma L.00 PB 030 09. Muhittin DİNÇ. Selvi ÇAKAR Türkiye’de Yetişen İki Senecio Türünün Sevil ALBAYRAK. Sema HAYIRLIOĞLU-AYAZ.00 PB 035 09. Cirsium simplex C. Biyoloji Bölümü. MERCAN Taze Antep Fıstığı Dış Kabuğu Ekstraktlarının Osman SAĞDIÇ. Süleyman DOĞU Bentham (Lamiaceae) Türü Üzerine Anatomik ve Mikromorfolojik Çalışmalar Serratula haussknechtii Boiss. ve Serratula Esra MARTİN. Taksonların Aken Anatomileri Melahat ÖZCAN Matricaria chamomilla L. Ahmet piperita Uçucu Yağ ve Ekstraktının Antimikrobiyal AKSOY. Cinsine Ait Hololeuce Murat EKİCİ. subsp.00 PB 029 09. Bekir DOĞAN. R. Zafer TÜRKMEN. rosulans (Borbas) Cem VURAL.00 PB 038 09. ARIKAN.00 - Hatice ÇÖLGEÇEN. Antioksidan. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ÖZDEMİR. G. Meyer subsp. A. S. KARABAY YAVAŞOĞLU. Teucrium creticum L.00 PB 025 09.00 PB 033 09.00 PB 031 09. İsmet ÖZTÜRK. Petrak’un Anatomik Yönden İncelenmesi İNCEER. GÜLER Anthemideae (Asteraceae) Tribusundaki Bazı Murat BAL. Ümit BUDAK.00 PB 022 09. A. Karyotip Analizleri Meryem ÖZTÜRK. YILMAZ Kahverengi Alglerin Antimikrobiyal ve Antioksidan KÖZ. Nurhan BÜYÜKKARTAL Endemik Stachys Rupestris Montbret Et Aucher Ex Baştürk KAYA. Gökçe KODAL Eskişehirde Doğal Yayılış Gösteren Bazı Derviş ÖZTÜRK. (Boraginaceae) Türlerinin Kamil COŞKUNÇELEBİ. F. var. S. Osman SAĞDIÇ Aktivitesinin Belirlenmesi Tanacetum cadmeum Bitkisinin Uçucu Bileşikleri Fatma Nur ÜNLÜ.00 PB 037 09. var. armenum (DC. Osman Biyoaktivitesinin Belirlenmesi SAĞDIÇ Türkiye’de Doğal Yayılış Gösteren Mentha x Sevil ALBAYRAK. Osman BEYAZOĞLU Bakır (Cu) Uygulanmış Mısır (Zea mays L. Murat BAL. Münevver PINAR Bunge Seksiyonunun Polen Morfolojisi Teucrium L.00 PB 042 09. Antioksidan. var. Teucrium’a (Lamiaceae) Ait Muhittin DİNÇ. Ü. H. Serdar MAKBUL. Osman BEYAZOĞLU Morfolojik.00 PB 028 09. Servet ÖZCAN.00 PB 041 09. Antiradikal ve Antimikrobiyal Lütfiye EKİCİ. Onur Ornıthogalum L. Melahat Grierson’ nın Karşılaştırmalı Anatomisi ÖZCAN.00 PB 034 09. İ. Cenk SESAL. TRABZON PB 021 09.00 PB 023 09. Ahmet AKSOY. Sema Matricaria chamomilla L. cerinthifolia (Sm.) Fadime ERYILMAZ Fidelerindeki Antioksidan Aktivitelerin Anatomik Yönden İncelenmesi Thymus argaeus Boiss. ve Teucrium orientale L. Y.ÇELİK. F. HAYIRLIOĞLU-AYAZ.00 PB 040 09. Ayşe ÖZDEMİR. Ahmet DURAN. Hüseyin İNCEER. J. ve Antimikrobiyal Aktivitesi N. Hasan YETİM Özellikleri Bazı Liken Türlerinin Antimikrobial Aktiviteleri Gülşah ÇOBANOĞLU. Doronicum balansae Cavill. Neslihan ERDOĞAN ARSLANTÜRK. Cem VURAL Aktivitesi Thymus sipyleus Boiss. Serdal Anatomik Özellikleri MAKBUL. recutita (L. (Asteraceae)’nın Ünsal TOPSAKAL. Canan TORUN. ACAR. Türlerinin Yaprak ve Gövde KOYUNCU ve Süleyman TOKUR Anatomileri Türkiye’ nin Astragalus L. H. Süleyman DOĞU. M. Burçak GÖKMEN.Jalas’ın Organik Ekstrakt ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Nar Çekirdek ve Kabuk Ekstraktlarının Osman SAĞDIÇ.19. Antiradikal ve Antimikrobiyal Lütfiye EKİCİ Aktiviteleri İzmir Körfezi’nde Yayılış Gösteren Bazı Zeliha DEMİREL. Zafer Morfolojik ve Yaprak Anatomik Özellikleri TÜRKMEN.) Melahat ÖZCAN.00 PB 026 09.) HAYIRLIOĞLU-AYAZ.00 PB 024 09. ARSLAN. N. (Boraginaceae) Türlerinin Osman BEYAZOĞLU.00 PB 027 09.00 PB 036 09. & Balansa’un Organik Canan TORUN Servet ÖZCAN. BAL. Aktivitelerinin Araştırılması SUKATAR Euphorbia anacampseos’un Tohum Kabuğu Yapısı 42 .) Boiss.A.00 PB 039 09. H. İsmet ÖZTÜRK. Kamil COŞKUNÇELEBİ.

00 PB 051 09. Ahmet DURAN.00 PB 050 09.00 PB 058 09.00 PB 066 09.00 PB 067 09. ÖZTÜRK. Süleyman TOKUR Derya SARI. Filiz SAVAROĞLU. Kadir KINALIOĞLU. Zeynep ÖNER. Trabzon Örneği Hatila Vadisi Milli Parkı'nın (Artvin) Yenen ve Zehirli Mantarları Türkiye İçin Endemik Olan Matthiola montana Boiss.) Yapraklarının Antimikrobiyal Aktivitesi Laurencia obtusa (Hudson) J. Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ Zeliha DEMİREL.00 - Sercan POLAT.00 PB 060 09. Yavuz BAĞCI Bazı Geofit Bitkiler Şanlıurfa Doğal Mer’alarının Biyoçeşitliliği Cenap CEVHERİ Osmaneli (Bilecik) Florasına Katkılar II Onur KOYUNCU.00 PB 055 09.00 PB 057 09.00 PB 046 09. Biyoloji Bölümü. Kemal YILDIZ. Musa CABBAROV Geyve (Sakarya) ve Çevresinin Orkideleri Onur KOYUNCU. Cengiz ACAR Kenan DEMİREL. Esra MARTİN. Filiz İÇİER Gökşen ÖZTÜRK.’nın Topladığı ve Ekonomik Önemi Olan Polenlerin Protein Analizi Maydanoz Kurutmada Sıcak Hava ve Elektriksel Yöntemlerin Karşılaştırılması Crocus Sativus (Safran) Bitkisin Üretimi ve Ülke Ekonomisine Katkısının İncelenmesi İklim Koşullarının Sera Tasarımına Etkisi PB 047 09.00 PB 056 09. Funda İLHAN Azerbaycan’ın Dağlık Bölgelerinin Faydalı Bitkileri Vagif ATAMOV. pyramidata Bory ex J.00 PB 068 09. Ömer ERDEM Özlem ÇETİN. Nilüfer ITKI Chayote (Sechium edule) Yetiştiriciliği Sercan POLAT.00 PB 064 09. Ferda Fethiye YILMAZ KÖZ. Samet YILDIRIM.00 PB 044 09. Güven ÖZDEMİR.00 PB 048 09. S. Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ Arzu UÇAR TÜRKER. Ali ÇIRPICI Aydın İli Karayosunları Florası Tektek Dağları (Şanlıurfa) Koruma Alanı Florası Geyve (Sakarya) ve Çevresinin Florası Floristik Çeşitliliğin Kentsel Yerleşim Alanlarında İncelenmesi. Serdal MAKBUL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON PB 043 09. Mehmet Yaşar DADANDI.00 PB 052 09.19. Funda İLHAN. Emine YALÇIN.00 PB 059 09. Atakan SUKATAR Sibel SİLİCİ Sinem ÖZDOĞAN. Agardh Çeşitli Ekstrelerinin ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal ve Antioksidant Aktivitelerinin Belirlenmesi Propolisin Elma Suyunda Patulin Seviyesi Üzerine Etkisi Cladonia squamosa (Scop. Süleyman TOKUR Emre AĞCAGİL. Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU.00 PB 062 09. ve Cladonia furcata (Huds. A. Sezgin AYAN.00 PB 053 09. Aysun ERGENE.) Hoffm. Funda İLHAN Sercan POLAT.00 PB 045 09. (Brassicaceae) Türünün Kromozom Sayı ve Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma Taşköprü-Tekçam Pinus sylvestris L. Zafer TÜRKMEN Hasan YILDIZ. Nilüfer ITKI.00 PB 065 09. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Lamouroux ve Laurencia obtusa var. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. Mesut KIRMACI Ömer Faruk KAYA.00 - Serdar ÜLKER. Mesude YETİŞ Aslı ÖZKÖK TÜYLÜ.) Schrad Türlerinin Antifungal ve Antibakteriyel Etkilerinin Araştırılması Tıbbi-Aromatik Bitkilerin Kurutulması: Alternatif Kurutma Yöntemleri GDO'ların İnsan Hayatındaki Olumsuz Etkileri Bursa Yöresinde Apis mellifera L. Ahmet SIVACIOĞLU Ertuğrul YÜZBAŞIOĞLU. Ekrem AKÇİÇEK. Zafer TÜRKMEN. POTOĞLU ERKARA Başarakavak Kasabası ve Çevresindeki (Konya) Evren YILDIZTUGAY. Kadriye SORKUN Filiz İÇİER.V. Derviş ÖZTÜRK. (Asteraceae) Taksonlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri Bazı Bitki Özütlerinin Balık Patojenleri Üzerine Antimikrobiyal Etkileri Dağ Çileği (Fragaria vesca L. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. D.00 PB 054 09.00 PB 063 09. Şengül ALPAY KARAOĞLU Hakan TÜRKER. İsmühan POTOĞLU ERKARA. Nilüfer ITKI.Selçuk ERTEKİN. Klonal Tohum Bahçesinde Çiçeklenme Senkronizasyonu Silene Türleri Arasındaki Genetik İlişkinin RAPD Yöntemiyle Belirlenmesi 43 .00 - Bazı Scorzonera L. Özgür KIRIM Onur KOYUNCU.00 PB 061 09. Atila OCAK. Ayşe ÖZDEMİR Durmuş Ali ÇELİK.Nur DİRİM PB 049 09. İ. N.

İsmayıl FERHAT. Ahmet Asidi Kompozisyonları ŞAHİN. Yasin pseudoheterophylla Pojark. Mehmet SEZGİN.00 PB 081 09. Populasyonlarının Protein Elektroforez ve RAPD-PCR İle Analizleri Protoparmeliopsis muralis Türünde Genetik Varyasyonun Belirlenmesi İspiriz Dağı (Van)’nda Yayılış Gösteren Endemik ve Nadir Bitkilerin Alan Yönetim Planındaki Yeri ve Değerlendirilmesi Kuraklık ve Tuz Stresi Uygulanan Buğday (Triticum aestivum) Çeşitlerinde Antioksidant Enzim Aktivitesindeki Değişimlerin Belirlenmesi Salvia blepharoclaena Hedge & Hub-Mor Türünün Bazı Dokularında Bulunan Yağ Asidi Kompozisyonunun Tespiti Nezahat TURFAN.00 PB 082 09.00 PB 074 09. ve C.00 PB 084 09. Edilen Ekstraktların Karaciğerin Hepatosit Ramazan MAMMADOV Replikasyonu Üzerinde Etkilerinin Araştırılması Türkiye’de Yetişen Bazı Astragalus Türlerinin Yağ İsmail TÜRKOĞLU.00 PB 073 09. Sevcan ALTAŞ Türlerinin Uçucu Yağlarının Antioksidant Etkilerinin Araştırılması Lilium candidum L.00 PB 071 09. Esat ÇETİN. Olcay DÜŞEN. Göksel KIZIL. Depressa Bieb.00 PB 080 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Fevzi ÖZGÖKÇE. Osman KARABACAK Ahmet Gencer YEDİYILDIZ. Ergin KARİPTAŞ Salvia blepharoclaena Hedge & Hub-Mor Türünün Alpaslan DAYANGAÇ. Gökhan HALICI. TRABZON PB 069 09. M. Osman KARABACAK Rahim ANŞİN Birol MUTLU. Halil İbrahim IŞIK alpigenum Stapf Türünün Antioksidan ve Antimikrobiyal Etki Açısından İncelenmesi Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Yetişen Bazı Salvi Zuhal TOKER. Yener TEKELİ PB 088 09. Ökkeş YILMAZ.00 - Urfa İlinin Atmosferik Polen Takvimi Bahçe (Malazgirt-Muş) ve Kırmızı Tuzlalar (Karaçoban-Erzurum) ile Çevrelerinde Yayılış Gösteren Bitkilerin Tehlike Kategorileri Yönünden Değerlendirilmesi Beykoz Doğa Koleji Florasi Türkiye İçin Yeni Bir Herbaryum: İnönü Üniversitesi Herbaryumu (INU) Centaurea tchihatcheffii Fisch. Murat ÜNAL. Mehmet SEZGİN. Zemfira Edilmiş Lavendula officinalis Türünün Biyolojik ABASOVA Özelliklerinin ve Uçucu Yağlarının Araştırılması Strenbergia clusiana Ker-Gawl ex Sprengel (Vah Aslı ÖNGÖREN.00 PB 087 09. Aykut GÜVENSEN Lütfi BEHÇET.00 PB 078 09. Ökkeş YILMAZ. Vitaminlerin ve Fitosterol Değerlerinin Belirlenmesi Ökkeş YILMAZ. Muammer BAHŞİ. Muammer BAHŞİ. Leyla AÇIK. Mehmet GÜVENÇ. Mustafa ÖZKAN. & Mey. Türlerinin Antioksidan Kapasitelerinin Belirlenmesi Hakkı DEMİRELMA Türkiye İçin Endemic Olan Ornithogalum Ramazan MAMMADOV.00 PB 079 09. Muammer BAHŞİ.00 PB 089 09.00 PB 086 09. Murat KÜRŞAT Hasan Hüseyin DOĞAN. M. Mustafa ÖZKAN.00 PB 072 09. Muammer BAHŞİ. Turan ARABACI. Cennet ÖZAY Antimikrobiyal Araştırmalar Denizli Yöresinde Yayılış Gösteren Crataegus Gülten TAŞTELEN. Ökkeş YILMAZ. Atifet Üzerinde Bazı Antioksidan Çalışmalar KABASAKAL. Mecit VURAL Ertuğrul YÜZBAŞIOĞLU.00 PB 085 09.00 PB 083 09. Zümrüt MAMMADOVA. Çiçek ve Tohumlarında Yağda Eriyen GÜVENÇ. Mustafa Ertuğrul DOĞAN. Pınar İLİ. Aydın ŞANDA Konya ve Civarında Yetişen Bazı Sideritis Yener TEKELİ. Ahmet ÖZKAYA Bazı Centaurea Türlerinin Antioksidan Aktiviteleri Yener TEKELİ. Ahmet AKSOY Murat ÜNAL.00 PB 070 09.00 PB 075 09. Azerbaycan (Bakü-Abşeron) Ortamında Kültüre Ramazan MAMMADOV. Güler TOPRAK. Zeliha BAHÇECİOĞLU. İrfan EMRE.00 PB 076 09.00 - 44 . Ahmet ŞAHİN. Şanlı KABAKTEPE.00 PB 077 09. İrfan EMRE. Türünün Ekstraksiyonları Dilek AKDEMİR. Şükrü KARAKUŞ Selcen BABAOĞLU. Ramazan MAMMADOV. Servet ÖZCAN Alpaslan DAYANGAÇ.19. Mehmet Yaprak. Murat KÜRŞAT Astragalus Cinsine Ait Bazı Taksonların Vitamin İçeriklerinin HPLC İle Belirlenmesi Gazipaşa (Antalya) Yöresinde Yetişen Bazı Mantarların Antioksidan Aktivitelerinin Belirlenmesi İsmail TÜRKOĞLU. (Alıç) Türünden İzole ERTUNÇ. Ramazan vah) Ekstraktları Üzerinde Antioksidan ve MAMMADOV.

’den Saflaştırılması ve Karakterizasyonu Selenyum Toksisitesinin Arpa bitkisinde Antioksidan Enzim Aktivitesine Etkisi Bir Liken Türü Olan Ramalina capitata’dan Elde Edilen Etanol-Su Ekstraktlarının İndometazin İle Oluşturulan Gastrik Ülserler Üzerine Koruyucu Etkisi: Gastroprotektif Etkinin Gastrik Dokulardaki Myeloperoksidaz ve Bazı Antioksidant Enzim Aktiviteleri İle İlişkisinin Araştırıldığı Deneysel Bir Çalışma Kuzey Türkiye’de Bulunan Yabani Hypericum perforatum Popülasyonlarında Toplam fenolik Varyasyonu Farklı Dozlardaki Kadmiyumun Maydanoz (Petroselinum hortense) Bitkisinde Fotosentetik Pigmentler ve Total Fenolik Bileşikler Üzerine Etkisi Aromatik ve Tıbbi Bitkilerin Bahçe Peyzajında Kullanım Olanakları Üzerine Gözlemler Farklı Tuz Konsantrasyonlarının Spirodela polyrrhiza (Lemnaceae) Bitkisinde Büyüme Oranına ve Ni Alınım Kapasitesine Etkisi Cu(II) İyonlarının Xhanthoria parietina (L. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ve Xhanthoria calcicola Oxner türleri ile Biyosorpsiyonu Depolamanın Sarı ve Kara Havuç Suyunun Stabilitesine Etkisi Bazı Salvia Türlerinin Antioksidan Aktivitelerinin Araştırılması Gentiana scabra Buergeri Bitkisinde TIS Yöntem Kullanarak Micro Çoğaltım ve Değişik Oranlarda Sukrozun Biyomas Üzerindeki Etkileri In vitro Ortamda Yetiştirilen Hypericum scabroides Türünün Çimlenmesi ve Proliferasyonu Üzerine Farklı BAP konsantrasyonlarının Etkisi Fasulye Bitkisinde (Phaseolus vulgarıs L. Edip ÇİFTÇİ. A. Naci DEĞERLİ Hülya DEMİR. F. KIZILATEŞ.00 PB 099 09. Yasin BAYIR. Esra MARTİN.00 PB 102 09. Mikail AKBULUT Çiğdem IŞIKALAN. Emine YALÇIN. Süreyya NAMLI.00 PB 091 09. A.00 PB 092 09. C. ÖZEN. Reinhard LIEBEREI. Çiğdem ALEV ÖZEL.00 PB 100 09. DURAN. Hatice ÇOKKIZGIN. Selda KILIÇ. Yavuz BAĞCI Yüksel BÖLEK. Tevfik Ozen. cv. Fehmi ODABAŞOĞLU. SESLİ. Mikail AKBULUT. E.19. İrfan KÜFREVİOĞLU. Fadime ATALAY. M. M.00 PB 104 09. Yener TEKELİ Sevgi DURNA. Ahmet ÇOLAK. Didem Sevim MENGÜ. ULUĞ. ve Centaurea albonitens Turrill (Asteraceae) taksonları üzerine sitogenetik bir çalışma NaCl’ün Farklı Pamuk Tohumlarının Düşük Sıcaklıktaki Çimlenme Oranlarına Etkisi Centaurea depressa Bieb.00 - PB 105 09. Lokman ÖZTÜRK A. B. Ali Kemal Ayan.00 PB 107 09. AYAZ. Ö. Murat KOÇ.00 PB 095 09.00 PB 103 09. Sinem ÖZDOĞAN.00 PB 110 09.00 PB 096 09.) Th.00 - 45 .-Mazz. Güler TOPRAK. Münevver SÖKMEN.)’in in vitro Mikroaşılanması Centaurea tomentella Hand. ÇOLAK Arzu ÖZEL. Bekir DOĞAN. K. M. Damla YAĞAN Zeliha LEBLEBİCİ. A. E. Atalay SÖKMEN İlknur SUR. Leyla AÇIK. Özlem ERDOĞRUL. Kadiriye URUÇ Mesut HALICI. Filiz AKBAŞ. Ahmet AKSOY Kadir KINALIOĞLU. Sevil TANAS Cüneyt Çirak. Said FİDAN Çiğdem Alev ÖZEL. Hasan Ç.00 PB 094 09.Zekai HALICI. İskender TİRYAKİ. KHAWAR. Orhan ARSLAN. Muhittin DİNÇ. Bekir Erol AK Ahmet DURAN. Oktay ARSLAN.00 PB 106 09.00 PB 109 09. Esra ÖZEL CENGİZ.Fr. Ahmet GÖNÜZ. O. Ahmet ÇAKIR. A. Khalid Mahmood KHAWAR Hilal SURMUŞ. Esin DERELİOĞLU Bektaş TEPE. TRABZON PB 090 09. Aşkın AKPULAT.00 - Morchella esculenta ve Morchella conica ’nın Antioksidan Aktiviteleri Fabaceae Familyasına Ait Bazı Türlerin Total Protein İçeriğinin Bradford Micro Assay Yöntemiyle Belirlenmesi Solidago virgaurea’nın Uçucu Yağ ve Metanol Ekstraktının Antioksidan Aktivitesinin Belirlenmesi Doğu Karadeniz Bölgesi’nden Toplanan Bazı Yabani Mantarların Biyokimyasal Analizi Polifenol Oksidaz Enziminin Boletus erythropus Pers. Kudret Kevseroglu Yakup ULUSU. Biyoloji Bölümü.‘nın Adventif Sürgün Rejenerasyonu Hasan Hüseyin DOĞAN. Zafer TÜRKMEN.00 PB 093 09. Ali ASLAN. Gönül KAYNAK Hülya TORUN. Ertuğrul SESLİ Selcen ÇAKIR. ARSLAN PB 097 09. ÖZEN Mustafa ÇEVRİM. ÇOL.) Partikül Bombardımanı (biyolistik) Yöntemiyle Gen Aktarımının Optimizasyonu Nonpareil Badem (Amygdalus communis L. Fadime YILMAZ Hakan BOZDOĞAN. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.00 PB 101 09. H.00 PB 108 09.00 PB 098 09.

YUMURTACI.00 PB 115 09. Dilek CAM.00 - Urginea maritima (L. Talip ÇETER. Hilal KÖYLÜOĞLU. Ozlem AKSOY Sevil YALÇIN. L. Lütfiye Yasemin KOÇ. Necip NALÇACI.) Tohumları Üzerine Etkisi Domates (Lycopersicon Iyopersicum L. ÖZDEMİR.00 PB 124 09. Ahmet Belirlenmesinde Kullanılan Yöntemler AKSOY.ERTUĞRUL. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. Baki Kasaplıgil Özel Koleksiyonu GÜLER Propolis’ten Bazı Etken Bileşenlerinin İzolasyonu Ömür GENÇAY.00 PB 123 09. S.00 PB 130 09. Z.00 PB 116 09. TRABZON PB 111 09. Y. Nermin ORCAN Onosma L. Osman SAĞDIÇ Marmaris Milli Parkı'nda Orman Yangınları Sonrası Okan ÜRKER Farklı Rejenerasyon Uygulamalarının Bitki Komüniteleri Üzerine Etkisi (Çalışmanın İlkin Sonuçları) 46 . Osman ŞİMŞEK. Sercan POLAT. ÇAKMAK. Münevver Corylus avellana L. Funda İLHAN İncelenmesi Türkiye’de Yayılım Gösteren Betula pendula Roth. Yusuf ZEYNALOV Kök Lezyon Nematodları (Pratylenchus spp. S. Özlem YILDIRIM. E. Tuncay TAN.00 PB 127 09. K. Yusuf ZEYNALOV Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. E.00 PB 119 09. Necmettin Prof.)’nın Mehmet Ali SÖĞÜT. Arif ŞANLI Doğu Akdeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Rıza BİNZET.00 PB 131 09. Dr.Sümer ARAS Didem AKSOY. Ayten ÇELEBİ. Selim İŞLEKDEMİR Zeynep KILIÇ.00 PB 118 09.ALBUSTAN. Çiğdem Alev ÖZEL. ŞENTÜRK AKFIRAT.00 - Dianthus ingoldbyi Turrill’de Çekirdek DNA Miktarının Flow Sitometri Yöntemiyle Belirlenmesi Albizzia julibrissin Durazz Bitkisinin Tohumlarının Berna BAŞ. ÇETİN.00 PB 125 09. Arzu UCAR TURKER Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ. A. AYDIN. (Boraginaceae) Türlerinin Palinolojik Özelliklerinin Nümerik Taksonomisi Tıbbi ve Aromatik Bitkilerde Verim ve Kalite Kadir AKAN. Orhan ARSLAN Berna BAŞ. Mevlüde Alev ATEŞ.00 PB 117 09. N. MERT.00 PB 126 09. Mecit VURAL Yöntemi İle Araştırılması Edirne Trakya Üniversitesi Herbaryumu (EDTU) Nesibe BAŞAK.) Bitkilerinin Anti-tümör ve Antibakteriyal Aktiviteleri Endosülfan İle Muamele Edilen Nohut (Cicer arietinum) Bitkisi Kök Uçlarında Gözlenen Sitotoksik ve Mutajenik Etkiler Manyetik Alandan Geçirilen Suyun Buğday (Triticum aestivum L. A.) Çeşitlerinde Sarı Pas Hastalığı ile Mücadelede ESTSSR ve ISSR Markörler ile Dayanıklı Genotiplerin Belirlenmesi Khalid Mahmood KHAWAR.00 PB 114 09. DÜŞÜNCELİ. BELEN. Zübeyir Buğday Çeşitlerinde Populasyon Gelişimi DEVRAN. S.00 PB 113 09.19. Akdeniz Bölgesinde Turunçgillerin Gelişiminin Nilüfer ITKI. ALTINKUT UNCUOĞLU Çiler MERİÇ.) ve Sarı Nilüfer (Nuphar lutea L. HASANÇEBİ. Kadriye SORKUN Yaprak ve Toprak Analizlerine Dayanılarak Kazım AYHAN.00 PB 129 09.) bitkisinin Antibakteriyal ve Anti-tümör Aktivitesi Beyaz Nilüfer (Nymphaea alba L. Reyhan Üzerine Mikoriza (Mycorrhiza)’ların Etkisi BAHTİYARCA BAĞDAT Türkiye’de Yetişen Bazı Anthemis L.00 PB 112 09. Tarık in vitro’da Çimlendirilmesi YONUCUOĞLU. F.00 PB 128 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. F. Arzu UÇAR TÜRKER Elif VATAN.) Tohumlarına Uygulanan Kurşun (Pb) Ağır Metalinin Çimlenmeye Etkileri Patlıcan (Solanum melongena) Tohumlarında Ağır Metal Stresine Karşı Olası Değişiklerin Belirlenmesi Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum L. E. Şenol ALAN. Türleri Ufuk ÖZBEK.00 PB 121 09. Ö. Necmettin GÜLER PB 120 09. BOLAT. F. M. Funda ÖZDEMİR.) Baker (ada soğanı)’nın Bitki Doku Kültürü Yolu İle Çoğaltımı Indol Asetik Asit ve Kinetin’in Aeonium haworthii Webb&Berthel Bitkisinin in vitro Klonal Çoğaltımı Üzerinde Etkileri Çayır kraliçesi (Filipendula ulmaria L. Leyla Arasındaki Taksonomik İlişkilerin RAPD-PCR AÇIK. ve Alnus glutinosa (L.) PINAR Gaertner Türlerinin Polen Protein Profillerinin Karşılaştırılması Bitkisel Ürünlerin Antioksidan Kapasitenin Sevil ALBAYRAK. Biyoloji Bölümü. N. AKAN.Sümer ARAS Seval ERCAN. YORGANCILAR.00 PB 122 09.

00 PB 137 09. Sema LEBLEBİCİ Tülay AŞKIN ÇELİK. Selda KILIÇ. Arzu ÇİÇEK Ahmet AKSOY. Biyoloji Bölümü. F.00 PB 148 09. M. Serap KIRMIZI.00 PB 134 09. Bitki ve Toprak Örneklerinde Kadmiyum ve Kurşun Düzeyleri Geleneksel ve Organik Tarım Koşullarında Yetiştirilen Bazı Sebze Bitkilerinin Mineral Madde İçeriklerinin Karşılaştırılması Ekolojik Tarımda Farklı Gübre Uygulamaları İle Yetiştirilen Bazı Sebze Bitkilerinin Mineral Madde İçeriklerinin Karşılaştırılması Inula viscosa (L.00 PB 149 09. Berrak Damla YAĞAN.00 PB 136 09. avellana (Fındık) Türünün N. Selcen SAKAR.00 PB 154 09. Yeşim ATALAY.00 PB 144 09.00 PB 146 09.Baytop (Amaryllidaceae) Türünün Tohum Çimlenmesi ve Ex-Situ Olarak Yetiştirilmesi Üzerine Araştırmalar Gaziantep İli ve Bazı İlçelerinden Mevsimsel Olarak Alınan Su.00 PB 140 09.00 PB 151 09.00 PB 153 09.00 PB 135 09.) Aiton Yaprak Ekstraktının Antioksidant Aktivitesinin ve Allium cepa Kök Ucu Hücreleri Üzerindeki Sitotoksik ve Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Endüstriyel Alanlardaki Bazı Bitki Türlerinin ve Toprakların Makro Element Özellikleri Hava Kirliliğinin Bazı Bitkilerde Klorofil İçeriği ve Stoma Sayıları Üzerine Etkileri Ulugöl (Gölköy. Sabri ÖZYURT.00 - Karabük Demir Çelik İşletmelerinin (Kardemir) Çevrede Oluşturduğu Atmosferik Ağır Metal Birikiminin Bir Biyomonitör Karayosunu (Hypnum Cupressiforme) Kullanılarak Belirlenmesi Konya’da Kültürü Yapılan Agaricus bisporus (Lange) Sing’daki Bazı Metal Birikimlerinin Araştırılması Akarçay Havzası (Afyonkarahisar)’Ndaki Tehlike Altındaki (CR. Ahmet Yavuz CANDAN Ayşe Belgin SERBES. Demet UYGAN. Ayşe KAPLAN Hülya ARSLAN.00 PB 139 09. TRABZON PB 132 09. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Hasan YILDIRIM. Muhammet ÖREN Ali ATEŞ. Tarımsal Kuraklığa Etkileri Ve Alınacak Önlemler Ateş Dikeni Bitkisindeki Kükürt Miktarının İncelenmesi: Eskişehir Örneği Kayseri Yöresinden Toplanan Bazı Üzüm ve Yaprak Örneklerinde Ağır Metal Birikiminin İncelenmesi Camellia sinensis (Theaceae)’in Antioksidan Madde İçeriği Orta Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Cistus creticus L. Seda ATAŞ. Sema LEBLEBİCİ Yeşim ATALAY. Ercan DÖVER.00 PB 138 09. Ayşe ÜYE. ÇETİN ŞENKUL.00 PB 141 09.00 PB 133 09. Zehra ESENLİ Mustafa KARGIOĞLU. var. Dilek DEMİREZEN YILMAZ. Ordu)’ün Genel Özellikleri ve Su Kalitesi Düzce İl Merkezi Atmosferinin 2006 Yılı Polen ve Spor Analizi Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yayılış Gösteren Bazı Çalı Türlerinde Nitrat Redüktaz Aktivitesi Tuzluluk ve Kuraklık Stresinin Groenlandia densa’da Büyümeye Etkisi Farklı pH Değerlerinin Lemna gibba ve Lemna minor’de Ağır Metal Alınımına ve Klorofil Miktarına Etkisi Güray UYAR. Mustafa PEHLİVAN. Sediment. Hakan KURT.00 PB 152 09. Zeliha LEBLEBİCİ Ali BİLGİN Sevda YALÇIN TÜRKİŞ.00 PB 142 09. EN. VU) Endemik Bitkilerin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ile Haritalanması Çanakkale Bozca Ada’daki Atmosferik Polenler Çevresel Sorun Küresel Isınmanın. Ali ÖZDEMİR Aydın BİLGİÇ. Gönen GÖNÜLTAŞ Semra MALKOÇ. Öznur ERGEN AKÇİN Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK.00 PB 143 09. Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK. M. Muhittin DOĞAN.00 - 47 . Sevda YALÇIN TÜRKİŞ. (Cistaceae) Yapraklarında Bir Yükseklik Gradiyenti Boyunca Klorofil Miktarı Değişimi Düşük Sıcaklıkların Corylus avellana L. Gürcan GÜLERYÜZ Dilek DEMİREZEN YILMAZ Kadriye URUÇ. P ve Protein İçerikleri Üzerine Etkileri Çatalan Baraj Gölü’nün (Adana) Fizikokimyasal Özellikleri ve Planktonik Chlorophyta Kompozisyonu Sternbergia candida Mathew et T. Fatih DENİZ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kaan HÜRKAN Beyhan TAŞ. Ahmet SERTESER. SELAHATTİN ÖZBUCAK Sevgi Sezen ALADAĞ. Sabri ÖZYURT. Hanife AKYALÇIN Hasan BOYACI. Önder YUMRUTAŞ Ayşe ÜYE. Hatice AKBULUT PB 145 09.00 PB 147 09. İbrahim UZAN Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER. Baştürk KAYA. M. Özlem Sultan ASLANTÜRK Arzu ÇİÇEK Ahmet GÖNÜZ. Feyza NUR KAFADAR.19.00 PB 150 09. Mustafa Erdal KAPLAN.

Burçak GÖKMEN Tofig S. MAMMADOV Tofig S. Yüksel BÖLEK Fatma P. Cengiz DARICI Aydın BİLGİÇ.00 PB 181 09. Necati KAYA. Necdet Çamaş. Pınar İLİ Hüsniye AKA SAĞLIKER. KARAKAŞ. Volkan AYLIKÇI.&Heldr. F. Electrical Conductivity . Sema LEBLEBİCİ Birkan AÇIKGÖZ. Al-Taee Ali Kemal Ayan. KOÇER. Meral ÜNAL Işıl İSMAİLOĞLU. subsp. T. Ramazan MAMMADOV.00 PB 176 09.00 PB 159 09. Z.AL-Hayalli Mazin N. Arzu CANSARAN Y. Nurhan BÜYÜKKARTAL Işıl İSMAİLOĞLU. Belkıs YAPICI Belkıs YAPICI.00 PB 167 09. Tofik MAMMADOV. and Nitrate Quantities in Falling Rain on Mosul City An Ecological Study For The Phytoplankton Species In Tigris River Within Mosul City Ecological Effect of Plants Residual Combustion after Harvest Kızılırmak Deltasında Doğal Kaynak Kullanımı Muğla İlinin Muscari Mill.00 PB 162 09.00 PB 156 09. alMashhadani Mohammad I.00 PB 178 09. Feruze ESER.00 PB 179 09.H. Nurhan BÜYÜKKARTAL M. Slah S. Sulphate .00 PB 173 09. MƏMMƏDOV. (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Vitis vinifera L.00 PB 157 09.00 PB 165 09.00 - Toprak Erozyonunu Büyük Oranda Önleyen Korumalı Tarımın Türkiye’de Uygulanabilirliliği Farklı Konsantrasyonlardaki Borik Asidin Bazı Carthamus tinctorius L. (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Sideritis argyrea P. Sultani Çekirdeksizde Olgun Polenin İnce Yapısı Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’un Stigmasında Sitokimyasal Yöntemlerle Enzim Aktivitesinin Tayini Trifolium pratense L. Orhan ÜNAL Belkıs YAPICI. Dr. TRABZON PB 155 09.00 PB 164 09.00 PB 169 09. Selim Aytaç. Orhan ÜNAL H.00 PB 166 09. TÜRKER Deniz SUCUOĞLU.19.00 PB 177 09. Saadet SAYGIDEĞER Gülçin YILMAZ.00 PB 172 09. Meral ÜNAL H.00 PB 160 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TUGAY.Davis (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Sideritis pisidica Boiss.) Bitkisinde Bulunan Gossypol Maddesinin Özellikleri ve Kullanım Alanları Halka Yapraklı Adaçayı (Salvia verticillata) ile Büyük Çiçekli Adaçayı’nın (Salvia tomentosa) Anti-tümör Aktiviteleri Dokuz Köyü’nde (Selçuklu/Konya) Kullanılan Doğal Bitkiler ve Yerel Adları Erdihan TUNÇ. A. Arzu U. Biyoloji Bölümü. Gökhan APAYDIN.00 PB 175 09. GÜNEY 48 . Engin TIRASOGLU Kenan YAZICI. Ali ASLAN.A.00 PB 170 09. Tohit Güneş.00 PB 158 09. Türleri Zeytin Topraklarının Karbon Mineralizasyonuna Glyphosate Isopropylamine Türkiye’de Yapılmış Atmosferik Polen Çalışmaları Sahra Çöl Toprağının Buğday Çeşitlerinin Gelişimi Üzerine Etkisi Sideritis libanotica Labill. O. Yahya D. A.00 PB 174 09.00 PB 180 09. Hanife AKYALÇIN Nihal YÜCEKUTLU. E. cv. Cüneyt Çirak. Al-Taee. linearis (Bentham) Bornm. MAMMADOV. Serpil TERZİOĞLU.00 PB 163 09. Compositae) Çeşitlerinin Tohum Çimlenmesi Üzerine Etkileri Bitkilerin Kuzeye Göçü Sihir Havasının Kirlemesinde Sürekli Ağaç ve Kollar Isqal Olunmuş Bölgelerde Genefond Tehlikededir Bəzi Növ Ekzotik Ağac və Kol Bitkilərinin Mərdəkandendrarisində İntroduksiyası EDXRF Spektroskopi Tekniği İle Coğrafik Olarak Farklı İki Bölgeden Toplanan Liken Türlerindeki Eser Element Konsantrasyonlarının Karşılaştırılması Giresun Şehir Merkezindeki Epifitik Likenlerin Dağılımı Üzerine Hava Kirliliğinin Etkisi Amasya İli Florasına Genel Bir Bakış Estimation of the Acidity.Al_ Mashhadani. Işık BİLDACI Orhan ÜNAL.Said FİDAN.00 PB 168 09. ABBASOVA Kenan YAZICI.00 PB 161 09. GULİYEV Tofig S. Arzu ÇİÇEK Cengiz YILDIRIM. Cemal SAYDAM. (Çayırüçgülü)’de Olgun Embriyo Kesesinde Polar Nukleusların Davranışı Pamuk (Gossypium spp. Ali ASLAN.00 PB 171 09. Fadhel.H.

Erdem YEŞİLADA Murat KURŞAT. Medine GÜLLÜCE. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. (Fabaceae) Kök Ucu Hücrelerindeki Sitotoksik Etkilerinin Karşılaştırılması Verbascum speciosum Schrader Tohumlarının Sulu Ekstraktının Drosophila melanogaster Üzerine Etkisinin Belirlenmesi Tuzla Gölü’ nde (Palas-Kayseri) Salicornia europaea L.Uğur ÇAKILCIOĞLU. Osman TUGAY.00 PB 200 09. Tolga ÇAVAŞ Zehra Tuğba ABACI. İsmail TÜRKOĞLU. Baştürk KAYA. Işıl ŞİMŞEK. Hakan AŞKIN.00 PB 183 09. Ali KUTLU. Tülin ÖZBEK.00 - Bahçecik Köyü’nde (Selçuklu / Konya) Tıbbi Amaçlı Kullanılan Bitkiler Yazır Köyü’nde (Selçuklu/Konya) Gıda Olarak Kullanılan Doğal Bitkiler Akdeniz Bölgesi’nin Bazı Yerleşim Birimlerinde Etnobotanik Amaçla Kullanılan Bitkiler Baskil İlçesinin (Elazığ) Etnobotanik Değeri Olan Bazı Bitkileri Geyve (Sakarya) ve Çevresinde Yerel Kullanımı Tespit Edilen Bitkilerin Yöresel İsimleri Şanlıurfa Yöresindeki Bazı Baklagil Bitkilerin Etnobotanik Özellikleri Van Gölü Havzasında Çay Olarak Kullanılan Bazı Bitkiler Cizre (Şırnak) ve Çevresinde Halkın Gıda Olarak Kullandığı Bitkiler Türkiye Bitkilerinden Elde Edilen Etken Maddelerin İletken Polimerlerle Modifiye Edilmiş Enzim Elektrotlarla Tayini Ekecik (Aksaray) Dağı ve Çevresinin Etnobotanik Özellikleri Türkiye Bitkilerinin Etken Maddeleri ve in vitro Sitotoksisiteleri Kars ve Çevresinde Yetişen Bazı Bitkilerin Etnobotanik Özellikleri Tokat Yöresindeki Bazı Bitkilerin Yerel İsimleri ve Etnobotanik Özellikleri Bilecik. Feyza Tuba GÜNEY Işıl ŞİMŞEK.00 PB 197 09. TRABZON PB 182 09.00 PB 195 09.00 PB 185 09. Rahmi BİLALOĞLU Ramazan YAVUZ. Şemsettin CİVELEK Onur KOYUNCU. Nagihan AKAYA. Mehmet KARADAYI Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Yusuf KAYA. Ömer Faruk BAYRAK. serpyllifolia (Bieb) PH Davis Bitkisinin Antimutajenite ve Antitümör Özelliklerinin Araştırılması Çinko (Zn) ve Kadmiyum (Cd) Metal İyonlarının Phaseolus vulgaris L.00 PB 202 09. Emine ÖZTÜRK. Mevlüt YILMAZ.00 PB 186 09.19. Murat ÜNAL. Agardh (Chlorophyceae) Ekstraktının Kromozom Hasarını Önleyici Etkisinin Araştırılması Biyokatının Tarımda Kullanılmasının Verim Üzerindeki Etkisi Feyza Tuba GÜNEY. Özgür VATAN. Fatma GÜNEŞ Bedrettin SELVİ Tuğba PORTAKAL.00 PB 187 09. Sahire KARAYTUĞ. Bursa ve Edirne Çevrelerinde Etnobotanik Amaçla Kullanılan Bazı Bitkiler Türkiye' de Crocus sativus (safran) Türünün Ekolojik ve Ekonomik Değerinin Artırılması Çalışmaları Zeytin Karasuyunun Tilapia (Oreochromis niloticus)’da Oksidatif Stres Üzerine Etkisinin Araştırılması Cyprodinil Uygulamasının Hacıhaliloğlu Kayısı Genotipinde Polen Çimlenmesi ve Polen Tüpü Uzunluğu Üzerine Etkileri Erzurum ve Çevresinde Yetişen Micromeria fruticosa (L) Druce ssp. Nesimi YANAR. Bayram Murat ASMA Özlem BARIŞ.00 PB 196 09. Deniz SUCUOĞLU Emine KOÇER.00 PB 199 09. Asuman KARADENİZ Muhittin DİNÇ. Murat ARDIÇ ve Derviş ÖZTÜRK Hasan AKAN. Erdem YEŞİLADA. Osman TUGAY. Galip AKAYDIN. Emine KOÇER. Serap ÇELİKLER.00 PB 193 09. Biyoloji Bölümü. Bitkisi Kullanılarak Ağır Metal Kirliliğinin Tespiti İnsan Lenfosit Kültürlerinde Ulva rigida C. Gülser YALÇIN PB 201 09.00 PB 190 09. Deniz SUCUOĞLU. Sema TAN.00 PB 191 09.00 PB 198 09.00 PB 194 09.00 PB 203 09. Aysun ERGENE. Songül ŞEN Sevda GÖĞTEPE.Ceren ARITULUK.Özgür EMİROĞLU. Miray SOYUPEK Birgül MAZMANCI.00 PB 192 09. Gökhan BAYRAMOĞLU. Galip AKAYDIN Burcu YÜKSEL. Z.00 PB 189 09. Emine YALÇIN. Adnan GENÇAY Songül ŞEN.00 PB 204 09. Mehmet Maruf BALOS Fazlı ÖZTÜRK Fevzi ÖZGÖKÇE.00 PB 188 09. Fadime YILMAZ Özkan AKSAKAL. Hakan ŞENTÜRK. Handan UYSAL Ümmügülsüm EKİNCİOĞLU. Dilek DEMİREZEN YILMAZ Gamze YILDIZ. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU.00 - 49 . Fahri KARAYAKAR. Ayvaz ÜNAL Asuman KARADENİZ.00 PB 184 09.

1. Serap ÇAĞ.00 PB 210 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 207 09. Mehmet TUZCU. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Nur Münevver PINAR Hayrünisa BAŞ SERMENLİ. (Iridaceae) Türleri Üzerinde Taksonomik Gözlemler Aksaray İli Nizip Bölgesinde Doğal Olarak Yetişen Bazı Bitkiler Üzerine Sitogenetik Bir Çalışma Hakan ŞEVİK Ayşe Dilek ÖZŞAHİN. 24-Epibrassinolid ve Bunların Kombinasyonlarının Spirulina platensis Üzerine Bazı Fizyolojik Etkileri Tuz Stresinin Triticale ve Bazı Secale Taksonlarında Total Süperoksit Dismütaz (SOD. Fatih DENİZ Okan ACAR. cv. Cansın SAÇKESEN. Cahit DOĞAN.00 PB 218 09.00 PB 209 09. Ayşe ÖZDEMİR.00 PB 216 09.00 PB 212 09.1) ve Total Peroksidaz (POD. Klorofil ve Protein Miktarları Üzerine Salisilik Asit’in Etkileri UV-C Işın Stresinin Sera Şartlarında Yetiştirilen Fasulye (Phseolus vulgaris L.00 - Makbule ERDOĞDU Osman EROL. cv. Fadime YILMAZ.00 PB 217 09. Cemil İŞLEK. İlginç KIZILPINAR. Turan ÖZDEMİR Talip ÇETER.00 PB 215 09. Neşe AYDIN. Çeşitlerinin Tohum Çimlenmesi Üzerine Etkileri 50 . Levent ŞIK. Filiz BAYKAL AKAY PB 221 09.15.00 PB 224 09. Turgay ÇAKMAK Songül ÇANAKÇI Yeşim OPAK KARA Yeşim OPAK KARA Nihal GÖREN SAĞLAM. TRABZON PB 205 09.00 PB 211 09. Biyoloji Bölümü.00 PB 219 09. Rahmi DUMLUPINAR.00 PB 208 09.00 PB 213 09.00 PB 225 09. Muhittin DİNÇ.00 PB 223 09.00 PB 214 09. Esra MARTİN. EC 1. Serpil ÜNYAYAR Saadet SAYGIDEĞER. Sultan) Bitkisi Kök Uçlarında Gözlenen Mitotik Değişimler Herbisit Olarak Kullanılan Tribenuron Metil Ersin YÜCEL ve Gülçin YILMAZ Maddesinin Türkiye’de Yetiştirilen Bazı Triticum aestivum L. Aysun ERGENE. Nevzat BATAN.19. Orhan KÜÇÜKER Meryem ÖZTÜRK.7) Aktiviteleri Üzerine Etkilerinin Araştırılması Kemaliye (Erzincan) İlçesinde Tespit Edilen Bazı Pas Mantarları Batı ve Güney Anadolu’da Yayılış Gösteren Crocus L. Ökkeş YILMAZ.C.00 PB 222 09.1. Emine ÖZTÜRK Serkan ERDAL. Mustafa IŞILOĞLU Emine YALÇIN. 1. Atlanta) Üzerinde Bazı Morfolojik ve Fizyolojik Etkilerinin Araştırılması Pamukkale ve Karahayıt Sularının Tohum Çimlenmesine Etkisi Agapanthus africanus (Aliaceae)’da Çiçek Gelişimi ve Senesens ile İlgili Bazı Değişiklikler Arbusküler Mikorizanın Tuz Stresine Maruz Kalan Biber Bitkisinin (Capsicum annuum) Fotosentetik Pigment İçeriği ve Lipid Peroksidasyonu Üzerine Etkisi NaCl.11. Ayfer TUNCER Bahadır KOZ.00 - Daday İşletme Müdürlüğü Seçme İşletme Sınıfı Ormanlarının Aktüel Yapılarının Belirlenmesi Adıyaman Yöresinden Toplanan Ficus carica Türüne Ait Meyvelerin Yağ Asidi ve Bazı Lipofilik Vitaminlerin Analizi Ankara İli Güncel Aeropalinoloji Verileri Hatila Vadisi Milli Parkı Karayosunu Florası (Artvin) Hayvanlarla Tozlaşma (Zoogami)'de Anter Adaptasyonları Türkiye Mikoflorasına Yeni Cins Kaydı Rafineri Atık Suyunun Vicia faba L. E. Özlem ÇETİN Özlem AKSOY.) Kotiledonlarında Taze Ağırlık Değişimleri. Ahmet DURAN. Gül CEVAHİR ÖZ Fazilet Özlem ÇEKİÇ. Feruzan DANE Fusilade (fluazifop-p-butyl) ile Muamele Edilen Mercimek (Lens culinaris Medik. (Fabaceae) Kök Ucu Hücrelerindeki Sitotoksik Etkilerinin Araştırılması Düşük yoğunlukta Manyetik Alan Uygulamasının Soğanda Apoplastik Antioksidan Enzim Aktivitesi Üzerine Etkileri Kesilmiş Turp (Raphanus sativus L.00 PB 220 09. Alparslan DAYANGAÇ Edibe ÖZMEN. Can Ali AĞCA. Mehmet GÜVENÇ.

Hüseyin UYSAL.19. Fatih SEYİS. Fotosentetik Pigment ve Protein Miktarına Etkisi Ceratophyllum demersum L. Köklerinde Orobanche cumana Wallr.00 PB 240 14. Fatih SEYİS. M. cv. ERMAN. Biyoloji Bölümü.00 PB 229 14. KARAGÖZLER. E.00 PB 241 14.00 PB 244 14. EREZ.00 PB 230 14. Hakan TERZİ Serap KURT. Emine AYDIN Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK. M.00 PB 236 14. Hasan Çetin ÖZEN İsmühan POTOĞLU ERKARA.00 PB 238 14. cv. Bursa Siyahı) İncir Çeşidinin in vitro Koşullarda NaCl Stresine Tepkileri Ekim Zamanının Ketencik (Camelina sativa (L. Klorofil ve Mineral Madde İçeriğine Etkileri 51 .00 PB 242 14.4-D’nin Azot.’de 2.00 PB 231 14.’ nın Fotosentetik Verimi Üzerine Etkisi Bazı Ekmeklik ve Makarnalık Buğday Çeşitlerinde Termal Tolerans: Hücre Canlılığı ve Klorofil Birikimi Testleri Centaurea zeybekii Wagenitz (Asteraceae)’nin antioksidan aktivitesi üzerine bir araştırma in vitro Şartlar Altında Yetiştirilen Hypericum triquetrifolium Turra’ya Farklı UV–C Işınını Etkilerinin Araştırılması Eskişehir ve Çevresinde Yetişen Bazı Hypericum Türleri Üzerinde Tohum Çimlendirme Çalışmaları Arpa’da (Hordeum vulgare L. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Sezai SARPKAYA. F. Penetrasyonu Sırasında Meydana Gelen Kısa Süreli Antioksidatif Yanıtlar Asetoklor Herbisitinin Postemergens Olarak Zea mays (Mısır)cv. İ. Zuhal TOKER. A. Orhan KURT.00 PB 237 14.)’in Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Farklı Konsantrasyonlardaki Kobaltın Pseudevernia furfuracea (L. Atakan SUKATAR Mustafa YILDIZ. A.) Zoph. Çiğdem IŞIKALAN. Richard BELL Hasan YILDIRIM. Orhan KURT. Okan ACAR Gülçin BEKER AKBULUT. Br.) Çeşitlerinde Hormonların ve Yağ Asitlerinin Seviyelerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Yetişen Bazı Hypericum Türlerinin Uçucu Yağ İçeriklerinin Araştırılması Ekim Zamanının Keten (Linum usitstissimum L. OĞUZ Zuhal TOKER. Emine AYDIN Fatih SEYİS. M. ve Puschkinia scilloides Adams Türlerinin Tohum Çimlenme Fizyolojileri Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik.00 - B 14:00-17:30 Sefer DEMİRBAŞ. Öznur ERGEN AKÇİN Özge ÖZDİŞ. UYGUN Süreyya NAMLI.) Crantz)’ın Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Ekim Zamanının Aspir (Carthamus tinctorius l. İ.’de Kadmiyum Klorür VE Sodyum Klorür Kombinasyonunun Fizyolojik ve Morfolojik Etkileri Nasturtium officinale R. Hasan Çetin ÖZEL Hüseyin UYSAL.00 PB 233 14.00 PB 234 14. ÇELİK. B. Orhan KURT. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ERDAĞ1. Stirling) Çimlenme ve Gelişme Safhalarında Eş Zamanlı Tuzluluk ve Düşük Oksijenli Şartların Etkileri Chionodoxa Boiss Cinsine Ait Türler İle Yakın Akrabaları.00 PB 239 14. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Muhittin DOĞAN. Süleyman TOKUR Serap KIRMIZI.00 PB 235 14.00 PB 243 14. Emel YİĞİT Yelda EMEK. Emine AYDIN Dilek ÜNAL. BERBER.00 PB 232 14.00 PB 227 14. M.Martha F1 Bitkisinde Peroksidaz ve Lipid Peroksidasyonu Üzerine Etkileri Bursa Siyahı (Ficus carica L. Murat ARDIÇ. Bengi ERDAĞ Hüseyin UYSAL. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Helianthus annuus L.)’nın Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Bir Yol Yapım Şantiyesi Etrafından Toplanan Bazı Bitki Örneklerinde Bazı Ağır Metal Konsantrasyonlarının Mevsimsel DEĞİŞİMİ Krom (VI) Birikiminin Chlorella vulgaris’te Hücre Sayısı. Scilla bifolia L. TÜRKER.00 PB 228 14. Yusuf ALTIOĞLU Peyami BATTAL. TRABZON POSTER SUNUMLARI BOTANİK 26 HAZİRAN 2008 PB 226 14.

Nida Esra CAN. TRABZON PB 245 14. Füsun YÜREKLİ Yusuf UZUN. Cemil İŞLEK. Güven GÖRK Güleray AĞAR. Asım KADIOĞLU Hatice NAR. Mineral Madde ve Fotosentetik Pigment Miktarları Zeytin (Olea europea L.00 PB 259 14.00 PB 249 14. A.00 PB 251 14. Rabiye TERZİ. Uygar SARKAYA. Rabiye TERZi. Peyami BATTAL.00 PB 255 14. Rukiye TIPIRDAMAZ.00 PB 246 14. Tuğba KARTAL. Birsen AYDIN. “Martha F1” Bitkisinde Pigment Sistemi Üzerine Etkileri Brassica oleracea var.00 PB 262 14.00 PB 261 14. Hayri DUMAN İdris ARSLAN. Serap SUNAR Esra MARTİN. Turgay ÇAKMAK. F.Özlem ÇEKİÇ Şule BULAMA. Meryem ÖZTÜRK. Klorofil ve Karetenoid Konsantrasyonlarının Hipersensitif Yöntemiyle Mevsimsel Değişiminin Araştırılması Farklı Asma (Vitis vinifera L.00 PB 260 14. Yasemin YAĞMUR. Asım KADIOĞLU 52 . Nihal KUTLU.00 PB 253 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Aykut SAĞLAM. acephala (Kara lahana)'da Krom Toksisitesinin Biyokimyasal ve Fizyolojik Olarak Değerlendirilmesi Kadmiyum Sülfat (CdSO4) Uygulamasının İki Farklı Ayçiçeği (Heliantus annuus L. nuda Bitkisinin Kimyasal Kompozisyonu Vicia faba Bitkisinde Kadmiyum Uygulamasına Bağlı Olarak H2O2. Lipid Peroksidasyonu ve Kardeş Kromatid Değişimi Arasındaki İlişki Farklı Tuz Konsantrasyonlarının Sesamum indicum L.00 PB 265 14.) Çeşitlerinde Su Stresine Karşı Oluşan Fotosentetik ve Diğer Fizyolojik Değişimlerin Belirlenmesi Tuz Stresinin Arpa Kültivarlarında Simplast ve Apoplastik Sıvıda ABA ve Prolin Miktarı Üzerine Etkisi Bitkilerde C4 Fotosentez Simdromunun Evrimi Su Kullanma Verimliliği İle Ksilem Yapı ve Fonksiyonunu Değiştirmiştir Nepeta nuda L. Aykut SAĞLAM. Kenan DEMİREL. Emel YİĞİT. (Asteraceae) Taksonları Üzerine Karyolojik Bir Çalışma Kuraklık Stresi Altındaki Ctenanthe setosa’da Yaprak Kıvrılması Esnasında Meydana Gelen Anatomik Değişikliklerin İncelenmesi Kuraklık Koşulları Altındaki Phaseolus vulgaris Kültüvarlarının Antioksidan Enzim Aktivitelerindeki Değişimlerin Araştırılması Ctenanthe setosa’da Klorofil Flüoresans Parametreleri ile Su Potansiyeli Arasındaki İlişkinin Araştırılması Ctenanthe setosa’da Kuraklık Stresi Esnasında Reaktif Oksijen Türlerinin Dokusal Yerleşimi ve Polifenol Oksidaz Aktivitesinde Meydana Gelen Değişimler Banu EKMEKÇİ Armağan KAYA1. Ayşin GÜZEL DEĞER. subsp. Esin ÖZCAN Lale YILDIZ AKTAŞ. Ökkeş ATICI.00 PB 250 14. Gülçin BEKER AKBULUT Yasemin ÖZDENER.) Çeşidinde Fitokelatin Sentezi Üzerine Etkisi Bazı Makrofungus Ekstraktlarının Çimlenmekte Olan Mısır Bitkisi Tohumlarının Gelişimi ve Fizyolojisi Üzerine Etkileri Farklı Domates Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Tuz Stresi ve Sıcaklığın Etkisi Bazı Bitki Büyüme Düzenleyicilerinin in vitro Ortamda Biber (Capsicum annuum L.00 PB 263 14. Emel DEMİR Zeynep Banu DOĞANLAR. Müslüm UYSAL Esra KOÇ. Ahmet AYAZ Ferit KOCAÇİNAR İdris ARSLAN.00 PB 257 14.00 PB 248 14.19. Abdullah KAYA. Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi Tohumlarda Uzun Süreli Doğal Yaşlanmanın Antioksidatif Aktivitede Meydana Getirdiği Değişmeler Scorzonera kotschyi Boiss. Ahmet DURAN. Biyoloji Bölümü. Aslıhan AVU. Musa TÜRKER.00 - Carthamus tinctorius (ASPİR)'de Emrriyo Kültürü İle Makro Besin Elementleri Üzerinde Stres Fizyolojisi Çalışmaları Everzol Kırmızı. Hatice NAR. Yeşim KARA.00 PB 258 14. Füsun YÜREKLİ. Ali KELEŞ Mahmut DOĞAN. Sülün ÜSTÜN Gökçen BAYSAL. Ayla ÇELİK.00 PB 254 14.00 PB 264 14. Sertan ÇEVİK.) Yapraklarındaki Antosiyanin.00 PB 247 14. Mehmet E. Avni GÜVEN Hülya TORUN. F. EREZ. Bekir DOĞAN. Ali ÇELİK Serpil ÜNYAYAR. Asım KADIOĞLU Neslihan SARUHAN. Asım KADIOĞLU Rabiye TERZİ.00 PB 256 14.3BS Tekstil Boyasının Zea mays cv. ÇiğdemTEKELİ.00 PB 252 14. Engin HASIRCI Nihal KUTLU.) Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Etkisi Tuz Gölü Çevresindeki Bazı Endemik Halofit Bitkilerin Prolin. ve Scorzonera tomentosa L. Gülcan ŞENEL.

M.00 PB 278 14.) Fidelerindeki Antioksidan Aktivitelerin Fizyolojik Yönden İncelenmesi Fasulye (Phaseolus vulgaris L. Sercan POLAT. U.00 PB 269 14. Bitkisi Üzerindeki Genetiksel Etkilerinin Stamen Tüyü Analizi ve Mikronukleus Testi ile Değerlendirilmesi Üniversite Öğrencilerinin Genetik Yapısı Salih DOĞAN.00 PB 287 14. Serdar KOCA Behiye Banu BİLGEN.00 PB 280 14. Ercan KAYA .00 PB 285 14. Su Potansiyeli ve Klorofil Flüoresansı Arasındaki İlişkinin Araştırılması Bakır (Cu) Uygulanmış Mısır (Zea mays L. M. Salih MUTLU.Cihat TOKER2 Hatice ÇÖLGEÇEN.00 PB 275 14. Cahit YULADIR. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. argaeus’da in vitro Organogenez Silybum marianum Tohumlarının in vitro Çimlendirilmesi Farklı Tuz Konsantrasyonlarında Makarnalık Buğday Genotiplerinde Haploid Bitki Üretimi Erkek Antep Fıstığının (Pistacia vera L. H.00 PB 279 14. kultivar “Atlı” ) in vitro Köklendirilmesinin İyileştirilmesi Ali Emre AKPINAR.00 PB 270 14.’in Olgun Dokularının in vitro Rejenerasyon Potansiyelinin Araştırılması Dorystoechas hastata Boiss. Funda İLHAN Meltem TEZCAN. Zeynep YILMAZ. Esen TAŞGIN.& Heldr.00 PB 271 14. Sami DOĞANLAR Tuba KASIMOGLU. Toplam Protein ve Prolin Miktarları Üzerine Manganın Etkileri Mısırın Soğuğa Tolerans Cevabında Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü Aykut SAĞLAM. Şayeste ÜNAL.00 PB 272 14. Ex Bentham’nın in vitro Elde Edilmiş Fide Eksplantlarının Kallus Oluşturma Potansiyellerinin Araştırılması Senecio hypochionaeus var. Hamit AYANOĞLU.00 PB 267 14.00 PB 288 14. Barbaros NALBANTOĞLU Yasemin DEMİRGAN. Ömer KARADAĞOĞLU.)’ın Beş Doğal Populasyonunda Genetik Varyasyonun Belirlenmesi Patateste Patates X Virüsüne (PVX) Karşı Dayanıklılık Bitkilerde DNA İzolasyonu Lycopersicon esculentum Türlerinde Trimiltox Uygulamasının Mitoz Üzerine Etkileri Leucojum aestivum ’da (Amaryllidaceae) Polen Gelişimi Sırasında Anter Çeperinin Bazı Histokimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Cyclamen mirabile Hildebr. Hatice NAR. Serap MUTUN. Ekrem DÜNDAR Doğan İLHAN. Cüneyt AKI Nuran EKİCİ Ömer YAMANER. Ait Bazı Türlerin Kloroplast DNA Analizleri Tekin BABAÇ Farklı Hava Koşullarında DNA Analizi Mustafa KATI Bazı Ayva (Cydonia oblonga)Gen Kaynaklarının SSR’a Dayalı Moleküler Analizi Büyük Menderes Nehri İle Sulanan Aydın Bölgesi’ndeki Toprakların Genotoksisitesinin Allium Test Sistemi İle Belirlenmesi Kızılçam (Pinus brutia Ten. Kallaz Bileşeni β1. Kemal Melih TAŞKIN Öznur SUAKAR. Nuray KAYA Fevziye ÇELEBİ TOPRAK.00 PB 268 14.00 PB 282 14. M. Bengi ERDAĞ Bengi ERDAĞ. Ali ERGÜL Zahide ŞAHİN. Rabiye TERZİ.) Heynh.00 PB 284 14. Serap KURT Hatice ÇÖLGEÇEN1.3-Glukanaz Gen İfadesinin Belirlenmesi Zeytin Genomunun Gen Yoğunluğu Hakkında Yeni İpuçları Bazı Genotoksik Bileşiklerin Tradescantia pallida H. Çiğdem SAVAŞKAN Engin TİLKAT. Veysel SÜZERER 53 . KARTAL Rağbet Ezgi DURAN. İsmail DEMİŞTAŞ. KOCA. Cüneyt AKI Arabidopsis thaliana (L.00 - Fasulye (Phaseolis vulgaris) Çeşitlerinde Kuralık Stresi Esnasında Stoma İletkenliği.) Fidelerinin Klorofil.19. Ahmet ONAY. Zehra KORKMAZ Türkiye Quercus Seksiyonuna (Ak Meşe Grubuna) Emel USLU. Biyoloji Bölümü. Nilüfer ITKI. TRABZON PB 266 14.00 PB 276 14.00 PB 273 14. Mustafa PEKTAŞ.00 PB 281 14. Yelda EMEK. Asım KADIOĞLU Fadime ERYILMAZ Fikriye KIRBAĞ ZENGİN Ökkeş ATICI.00 PB 286 14. Anne FRARY.00 PB 274 14.00 PB 277 14. Nurhan BÜYÜKKARTAL2. Eminur BARUTÇU.00 PB 283 14. Değiştirilmiş Besinlere Karşı Tutumları Fatih SEZEK. Veysi OKUMUŞ.

00 - Arzu UÇAR TÜRKER.) Ledeb.00 PB 302 14. Onur KOYUNCU. Çiler MERİÇ.00 PB 311 14. Onur niveum Dudley.00 PB 299 14.00 PB 307 14. İsmühan POTOĞLU ERKARA. (Malvaceae) Cinsine Ait Bazı M. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM Türkiye’deki Alcea L. Erkan UZUNHİSARCIKLI. ÖZTÜRK Bazı Caryophyllaceae Taksonlarının Polen İsmühan POTOĞLU ERKARA. Onur KOYUNCU Endemik Linum cariense Boiss. Sülün ÜSTÜN 54 . F. TRABZON PB 289 14. Osman Türlerinin Tehlike Kategorileri ve Koruma Önerileri KETENOĞLU.00 PB 303 14. Seksiyonuna Ait Türlerin DADANDI. Seksiyonundaki Bazı Endemik Taksonların Polen Morfolojisi Türkiye’deki Endemik Marrubium L. (Caryophyllaceae) Cinsi Kemal YILDIZ.00 PB 298 14. Arzu UCAR TURKER Cemil İŞLEK. KOYUNCU. Çiğdem SAVAŞKAN Arzu BİRİNCİ YILDIRIM.-Mor.00 PB 297 14. İsmühan POTOĞLU Özellikleri ERKARA. Arzu CANSARAN Polen Morfolojisi Eskişehir’de Endemik Olarak Yetişen Alyssum Derviş ÖZTÜRK. A. D. Gençay AKGÜL Doku Kültürü Yöntemiyle Çoğaltılan ve Soğukta Muhafaza Edilen Endemik Centaurea kilaea Boiss. (Linaceae)’nin Derviş ÖZTÜRK. Taksonlarının Yayılış Gençay AKGÜL Durumu Türkiye'de Nadir Bilinen Endemik Bir Tür: Marrubium vulcanicum Hub. (Lamiaceae) Gençay AKGÜL. Birol BAŞER Gay) Rupr. Zeki AYTAÇ (Fabaceae) Cinsine Ait Taksonların Polen Morfolojisi Bazı Centaurea L. Derviş ÖZTÜRK. Onur KOYUNCU Türkiye’deki Anthemis Cinsine (L.00 PB 293 14.00 PB 304 14. Birol BAŞER Endemik ve Dar Yayılışlı Taksonların Polen Morfolojisi İki Euphorbia L. Bitkisinin Doku Kültürü Yöntemi İle Çoğaltılması Kapsaisinin İmmobilize Edilen Capsicum annuum L. Musa DOĞAN. Onur KOYUNCU.00 PB 301 14. Onur KOYUNCU. Ufuk ÖZBEK. Mehmet Y.00 PB 309 14.19. (Liliaceae) Taksonlarının Polen KOYUNCU. & Mey. İsmühan POTOĞLU Anatomik ve Palinolojik Özellikleri ERKARA. O. M.00 PB 310 14. A. (Lamiaceae)’in Anatomik ve Palinolojik Özellikleri Atila OCAK. (Boraginacaeae)’nin Hülya ÖZLER.) Haploid Embriyo ve Bitki Üretimine Etkisi Lysimachia vulgaris L. Derviş ÖZTÜRK Endemik Wiedemmania orientalis Fisch.00 PB 296 14. Ferhat CELEP Türkiye’deki Marrubium L.00 PB 294 14. Atila OCAK Endemik Astragalus hirsutus Wahl (Fabaceae)’un Atila OCAK. (Yakı otu) bitkisinin in vitro kültür yöntemi ile çoğaltılması Hayati ARDA.00 PB 305 14. Türlerinin Tohum Yüzey Ayla KAYA. Damla YAĞAN1 latifolia (Akçakesme)'nın Morfolojik Özellikleri ve Peyzaj Çalışmalarında Kullanım Olanakları lkanna haussknechtii Bornm.00 PB 290 14. İsmühan POTOĞLU Palinolojik Özellikleri ERKARA. Morfolojisi Filiz SAVAROĞLU. Süleyman TOKUR Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Terzioğlu Ahmet GÖNÜZ. Ali ÇIRPICI Polen Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma Eskişehir’de Doğal Olarak Yetişen Bazı Derviş ÖZTÜRK. Bitkisi Üzerinde Morfolojik ve Anatomik İncelemeler Farklı Uygulamaların Tertaploid Buğdayda (Triticum durum Desf. Lasiostemones Boiss. Seher KARAMAN.00 PB 308 14. Zafer KAYA Mikromorfolojisi Türkiye’nin Silene L. Necmettin GÜLER Yasemin COŞKUN.00 PB 292 14. Atila OCAK. Esra CANSEVER MUTLU. (Euphorbiaceae) Taksonunun İ.) ait Cota (J.00 PB 291 14. Sergun DAYAN.00 PB 300 14. Biyoloji Bölümü.00 PB 306 14. B. POTOĞLU ERKARA.00 PB 295 14. Atila OCAK Endemik Arnebia densifolia (Nordm. Derviş ÖZTÜRK Türkiye’de Yayılış Gösteren Oxytropis DC. Polen Morfolojisi SAVAROĞLU. İsmühan POTOĞLU Morfolojisi ERKARA.Esra ÖZEL Yerleşkesi'nde Doğal Olarak Yetişen Phillyrea CENGİZ. Hücre Süspansiyonu Kültürlerinde Üretilmesi Epilobium angustifolium L. Derviş (Boraginaceae)’nın Anatomik ve Palinolojik ÖZTÜRK. Onur Ornithogalum L. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. (Brassicaceae)’un Anatomik ve KOYUNCU. İsmühan Anatomik ve Palinolojik Özellikleri POTOĞLU ERKARA..

Şemsettin CİVELEK İbrahim Ümit YAPICI. (Senecioneae / Asteraceae ) Cinsinin Taksonomisi Türkiye'nin A2 Karesi İçin Hazırlanmış Karayosunu (Musci) Listesi Hacıkadın Vadisi (Ankara) Florası Üzerine Bir Araştırma Nurhak (Kahramanmaraş) Yöresi Makrofungusları Pirin Çayı (Adıyaman) Havzasında Belirlenen Makrofunguslar Madra Dağı (Balıkesir/İzmir) ve Çevresinde Etnobotanik Bir Çalışma Epiteti Elazığ ve Beldeleri Olan Bitkilerin Populasyon Gözlemleri ve Tehlike Kategorileri Baskil İlçesinin (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik Bitkileri Siirt İli İçin Yeni Kayıt Bitkiler Trakya’dan Yeni Bir Hibrid: Verbascum x edirnensis Dane & Yılmaz. Taksonlarının Polen Morfolojisi Lokal Endemik Dianthus engleri Hausskn. Cahit DOĞAN. MUSTAFA CEVİZCİ 55 .00 PB 326 14. Cihat ÖLÇÜCÜ Bekir DOĞAN.00 PB 322 14.00 PB 317 14. Onur KOYUNCU R. İsmühan POTOĞLU ERKARA. Süleyman GÖKTÜRK. Barış ÖZÜDOĞRU.00 PB 335 14. Sadık ERİK İlginç KIZILPINAR. H. Edibe ÖZMEN. Gökhan ABAY E. (Asteraceae) Cinsine Ait Türlerde Polenlerinin Taramalı Elektron Mikroskobuyla İncelenmesi Türkiye Caucasalia B. Palinolojik ve Ekolojik Özellikleri Karababa Dağı (Sivas)’nda Yetişen Tanacetum L.00 PB 328 14. Serdar MAKBUL. Galip AKAYDIN Abdullah KAYA.00 PB 319 14. İsmail TÜRKOĞLU.00 PB 325 14.00 PB 323 14. (Fam:Gentianaceae) Cinsinin Pneumonanthe ve Cruciata Seksiyonlarına Ait Bazı Türlerin Polen Morfolojileri Türkiye’deki Bazı Oxytropis DC. Kamil COŞKUNÇELEBİ. Cahit DOĞAN.00 PB 334 14.00 PB 337 14. (Fabaceae) Türlerine Ait Yaprak Tüylerinin Elektron Mikroskobunda İncelenmesi Kazdağı’nda Doğal Yayılışlı Bazı Hypericum L.00 PB 333 14. Palinolojik ve Ekolojik Özellikleri Çankırı Karatekin Üniversitesi Orman Fakültesi Araştırma Ormanı Karayosunu (=Musci) Florası Bazı Scorzonera L. CELALEDDİN ÖZTÜRK. Selami SELVİ Uğur ÇAKILCIOĞLU.00 PB 316 14. Ekrem AKÇİÇEK. Edibe ÖZMEN. (Scrophulariaceae) Lokal Endemik Campanula pulvınarıs Hausskn. Ahmet GÖNÜZ.00 - Cypermethrin Etken Maddeli Bir İnsektisitin Cucumis sativus L. Uğur ÇAKILCIOĞLU. Ömer SAYA. Zekiye SULUDERE Feyza CANDAN.00 PB 320 14. Cahit DOĞAN Gökhan ABAY. Burcu YEŞİLYURT. Gamze ERTEN Hakkı DEMİRELMA. Latif KURT. HAKKI Ümit BUDAK. İlginç KIZILPINAR.19. Serhat URSAVAŞ Zafer TÜRKMEN.00 PB 330 14. Barış ÖZÜDOĞRU.00 PB 321 14. İlginç KIZILPINAR. Biyoloji Bölümü.Nord. Erdoğan E. Şenol ALAN Seher KARAMAN. & Bornm.00 PB 315 14. Deniz GÜNEY Canan YAĞCI. İbrahim KARACAN Abdullah KAYA Fatih SATIL.00 PB 336 14.’nin Morfolojik. Osman BEYAZOĞU Filiz SAVAROĞLU. Nedret TORT Şemsettin KULAÇ. Teoman KESERCİOĞLU Fazlı ÖZTÜRK. Ahmet DURAN.00 PB 332 14. (Asteraceae) Türlerinin Palinolojik Yönden İncelenmesi Osmaneli (Bilecik) Karayosunu Florasına Floristik Katkılar II Olimpos-Beydağları Sahil Milli Parkına Özgü Bazı Bitkiler ve Bunların Tehlike Kategorileri Derebucak (Konya) ve Çevresindeki Bazı Bitkilerin Yerel İsimleri ve Etnobotanik Özellikleri Akseki (Antalya) İlçesi Makrofungusları Aylin EŞİZ DEREBOYLU.00 PB 314 14. Murat KURŞAT Murat KURŞAT.00 PB 313 14.)’da Yetişme Ortamının ve Kullanılan Kap Materyalinin Fidanların Morfolojik Özellikleri Üzerine Etkisi Gentiana L. Ahmet AKSOY Serhat URSAVAŞ. Taksonlarının Işık ve Elektron Mikroskop (Sem) Özellikleri Üzerine Bir Araştırma TİGEM Alparslan Çiftliği ve Çevresi (Muş) Florası Türkiye’nin Jurinea Cass.00 PB 329 14. Sadık ERİK.’in Morfolojik. Ergin HAMZAOĞLU.00 PB 318 14. TRABZON PB 312 14. Hülya HOŞGÖREN Gülden YILMAZ. Yusuf UZUN.00 PB 331 14. Kuddisi ERTUĞRUL Sinan AKTAŞ. Feruzan DANE Barış ÖZÜDOĞRU. (Hıyar) Bitkisi Üzerine Morfolojik ve Fizyolojik Etkileri Sarıçam (Pinus sylvestris L. İbrahim TURNA.00 PB 327 14. Edibe ÖZMEN.00 PB 324 14. & Bornm. İsmail TÜRKOĞLU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sadık ERİK.

Türünün Morfolojik.00 PB 362 14. Dilek TURGUT BALIK.00 PB 356 14. M.00 PB 343 14. İsmail TÜRKOĞLU. Hasan GENÇ.00 PB 363 14. Sinan AKTAŞ Gıyasettin KAŞIK. Manisa. Ceren TAŞLIK Hasan YILDIRIM. İlginç KIZILPINAR. Ahmet İLÇİM. TRABZON PB 338 14. Ahmet ŞAHİN İrfan EMRE. Hoffm.19. Arif GÖNÜLOL Yavuz BAĞCI.00 PB 357 14.00 PB 339 14. Hasan GENÇ. Turan ARABACI Uğur ÇAKILCIOĞLU.00 PB 348 14. Türlerinde Kromozom Analizleri İskender PARMAKSIZ Muş İlinde Bulunan Bazı Endemik Bitkiler Fazlı ÖZTÜRK Türkiye’de Yetişen Achillea L.Massal. Gıyasettin KAŞIK. Ahmet ŞAHİN İrfan EMRE. Ferhat Türlerinin Kromozom Sayıları CELEP Nallıhan (Ankara) İlçesi Makrofungusları Celaleddin ÖZTÜRK. Gamze KÖKDİL. Ahmet ŞAHİN 56 . Alparslan KOÇAK. Sinan AKTAŞ Küçük ve Sığ Bir Göl Olan Dumanlı Göl’ün Beyhan TAŞ Planktonik Algleri Türkiye Doğal Florasında Bulunan Yabani Haşhaş Ahmet YILDIRIM. Erkan KESAT. Dilek TURGUT BALIK. polyacanthus (Iljin) Hedge (Asteraceae) Echinops tournefortii Ledeb. Ahmet AKSOY2 Mehmet Yaşar DADANDI. Türkiye) Batığı Algleri Ticareti Yapılan ve Ticari Potansiyel Taşıyan Bazı Geofitlerin Kıyı Ege Bölgesinde (İzmir.00 PB 358 14.00 PB 354 14.00 PB 344 14. Sadık ERİK. Hayri Ferula drudeana Korovin (Apiaceae) DUMAN Türkiye’de Yetişen Bazı Salvia L. Türlerinin Albumin Proteinlerinin SDS-PAGE Yöntemi İle Belirlenmesi Türkiye’de Yetişen Lathyrus L. Yusuf GEMİCİ Hasan YILDIRIM Burcu TARIKAHYA ELÇİ. Türlerinin Morfolojik Olarak Karşılaştırılması Alman Torpido Gemisi (Çanakkale Boğazı. var. M.00 PB 347 14.00 PB 346 14. Üreme ve Habitat Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Gaga Gölü (Ordu)’nde Nuphar lutea L.00 PB 361 14. Dilek TURGUT BALIK.00 PB 349 14.00 PB 352 14. Sibel YAMAOĞLU.) O. Dilek PAMUKÇU. (Adaçayı) Tuğba İNANÇ GÖK. Ahmet DURAN Siehe’den Beri Toplanamayan Bilmece Gibi Bir Tür Mehmet SAĞIROĞLU. Epifitonundaki Diyatome Çeşitliliği Türkiye’de Johrenia dc. Hasan GENÇ. Tahsin SAK.00 PB 359 14.00 PB 355 14.Atienza Nigella L. Muhittin DİNÇ. Anatomik.00 PB 341 14. Üyesi Bazı Taksonların Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi Gözeli ve Kavak Ovalarının (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik Bitkileri Bazı Lathyrus L.00 PB 350 14. Aydın ve Muğla) Doğadaki Durumları Türkiye’deki Chionodoxa Boiss.00 - Kızıldağı’ndan Dünya İçin İkinci Kayıt Bir Likenikol Fungus Türü Polycoccum aksoyi Halici & V. (Asteraceae) Türkiye’de Yayılış Gösteren Bazı Micromeria Benth. Murat KURŞAT. Serdar UÇAR. Bayram YILDIZ Orçun SEMİZLER.00 PB 353 14. Sinan AKTAŞ Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Beyhan TAŞ. Tuncay DİRMENCİ.00 PB 342 14. Cahit DOĞAN Özge TUFAN ÇETİN. Edibe ÖZMEN. sect. Babounya (DC. Cinsine Ait Bazı Türlerde Genetik Çeşitliliğin Belirlenmesi Hanife AKYALÇIN. Cinsine Ait Bazı Türlerin Globulin A Proteinlerinin Elektroforetik Analizi Globulin B Proteinlerine Göre Lathyrus L. Hüseyin SÜMBÜL Sinan ALKAN.00 PB 345 14.00 PB 351 14.Yaşar DADANDI Turan ARABACI.00 PB 360 14. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. (Liliaceae) Türleri Üzerine Tohum Morfolojileri ve Palinolojik Araştırmalar Kirmir Çayı Vadisinde “VU” Statüsündeki Buglossoides glandulosa ve Velezia pseudorigida’nın Morfolojik ve Palinolojik Özellikleri Antalya’dan Tespit Edilen Toninia A. Taksonlarının Tohum Morfolojisi ve Mikromorfolojisinin Sistematik Önemi Echinops pungens Trautv.Yaşar DADANDI Cem VURAL. Başak ÖZBİLGİN Cem VURAL. Cinsine Ait Liken Türleri Derebucak (Konya) İlçesinden Türkiye Makrofungusları İçin Yeni Kayıtlar İskilip (Çorum ) İlçesi Makrofungusları Ciğerotlarından İki Riccia L.00 PB 340 14. Şemsettin CİVELEK İrfan EMRE. (Apiaceae) Cinsi Mustafa KOCAKAYA1.

DENİZ. Serap SUNAR. Sabriye ÇANAKÇI. Uğur ÇAKILCIOĞLU. M. Nezaket ADIGÜZEL.00 PB 370 14. Hasan GENÇ. Ahmet ŞAHİN Meryem ŞENGÜL. TRABZON PB 364 14. Ahmet SAVRAN. Celaleddin ÖZTÜRK. Yavuz BAĞCI.00 PB 375 14. Cinsine Ait Bazı Türlerin Glutelin Proteinlerinin SDS-PAGE Yöntemi İle Analizi Endemik Astragalus lineatus Lam. Musa DOĞAN 57 . Kamil COŞKUNÇELEBİ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 365 14. Şemsettin CİVELEK Kamışlık Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU. Filiz AYGÜN. Zeynep ZEREN Batı Karadeniz Bölgesinde Doğal Olarak Yetişen ve Dursun YAĞIZ. Yavuz BAĞCI. İ.00 PB 378 14. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU Centaurea lycaonica Boiss. Uğur ÇAKILCIOĞLU. Hasan Hüseyin DOĞAN Kuşakçı Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU.00 PB 374 14.00 PB 377 14. Şemsettin CİVELEK Karga Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU. var. Biyoloji Bölümü.00 PB 369 14.00 PB 388 14. Nalan YILDIRIM.Gökhan Morfolojik. Murat Bitkileri KURŞAT.00 PB 383 14. (Asteraceae) Türlerinin Mutlu GÜLTEPE. İsa BAŞKÖSE Çiçekli Bitkilerin Posteri Allium sandrasicum Kollmann. Araştırma Uğur ÇAKILCIOĞLU Lathyrus Cinsine Ait Pratensis Seksiyonunda Fatma GÜNEŞ Bulunan Türlerin Polen Morfolojisi C5 Karesine (Adana-Niğde-Mersin) Özel Bazı Hüseyin DURAL. Mesut PINAR.00 PB 373 14. Osman TUGAY. Hüseyin DURAL.00 PB 387 14. Selin BAĞIRSAKCI.00 PB 372 14. Murat KURŞAT. Barış BANİ Ahmet KAHRAMAN. Jildisianus (Bornm. Mehmet KOYUNCU S.Özhatay & Olcay DİNÇ DÜŞEN.00 PB 376 14. Kategorileri Yönünden Değerlendirilmesi Şemsettin CİVELEK Elazığ İlindeki Şeker Pancarı Tarım Alanlarında Alpaslan KOÇAK. Kuddisi ERTUĞRUL Gözeli ve Kavak Ovası (Elazığ) Bitkilerinin Tehlike Uğur ÇAKILCIOĞLU. Murat KURŞAT.00 PB 385 14. İsmail TÜRKOĞLU.00 - Lathyrus L.H.00 PB 384 14. Murat Bitkileri KURŞAT. Yusuf KAYA PB 368 14.) Matthews’in Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Kemaliye (Erzincan) İlçesinin Geofitleri İrfan EMRE. Fatih Şaban BERİŞ Türkiye Makrofungusları İçin Yedi Yeni Kayıt Sinan AKTAŞ. Özkan AKSAKAL. Ufuk ÖZBEK. İsmail Yayılış Gösteren Yabancı Ot Florası Üzerine Bir TÜRKOĞLU.& Heldr. İsa BAŞKÖSE Endemik Bitki Türleri Türkiye Miksomisetleri İçin 4 Yeni Kayıt Gönül DEMİREL.00 PB 382 14. Ahmet AFYON Ekonomik Değeri Olan Bazı Makrofunguslar Trakya Florası İçin İki Yeni Kayıt Necmettin GÜLER "Van'ın Florası" Çalışmalarına Bakış Çatak Vadisi (Çatak / Van) Geofitleri ve Tehlike Kategorileri Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Salvia L. Şemsettin CİVELEK Doğu Anadolu Bölgesinde Yayılış Gösteren Serap SUNAR. Ali Osman BELDÜZ.00 PB 380 14. Ahmet DURAN. (Labiatae) Türleri Üzerinde Taksonomik Bir Çalışma Metin ARMAĞAN. Haşim ALTINÖZLÜ Bazı Endemik Hieracium L. İ.00 PB 367 14. N.00 PB 371 14. Celâleddin ÖZTÜRK Gülek Boğazında (Adana) Bazı Lokal Endemik Ahmet SAVRAN. Güleray AĞAR.Gökhan Bothmer (Lılıaceae) Üzerinde Morfolojik. Murat Bitkileri KURŞAT.Davıs (Lamiaceae) Üzerinde Olcay DİNÇ DÜŞEN. Uğur ITS nrDNA Dizileri Bakımından Karşılaştırılması UZUNER. Uğur ÇAKILCIOĞLU.00 PB 381 14. Medine RAPD Tekniği İle Analizi GÜLLÜCE Vicia canescens Populasyonları Arasındaki Güleray AĞAR. Dilek TURGUT BALIK.00 PB 366 14.00 - Sırrı YÜZBAŞIOĞLU. Varyasyonun RAPD İle Analizi Özlem BARIŞ Şanlıurfa’nın Endemik Bitkileri Hasan AKAN.00 PB 379 14. Tuna UYSAL. Centaurea Türleri Arasındaki Genetik Farklılığın Nalan YILDIRIM. Gıyasettin KAŞIK.00 PB 386 14. Eda DURGUN Anatomik Ve Palinolojik Bir Araştırma Sideritis argyrea P. Anatomik ve Palinolojik Bir Araştırma DENİZ.19.

DOĞAN. Ümit BUDAK.00 PB 413 14.00 PB 415 14. Fatih YAYLA. O. Ergin HAMZAOĞLU. subsp. K. (Kasnak Meşesi)’dan Epifitik Liken Kayıtları Periferal Kan Lenfositlerinde Senecio trapezuntinus Boiss. Ascomycotina) Türkiye’deki Biyoçeşitliliği Rinodina poeltii (Physciaceae. Şifa BİLGİÇ Rıza BİNZET. Ascomycotina) Türünün Tayini ve Türkiye’deki Yayılışı Türkiye Ciğerotu Florasına B7(Eskişehir) Karesinden Yeni Kayıtlar Kemaliye (Erzincan) İlçesinden Türkiye İçin Yeni Mikrofungus Kayıtları Türkiye İçin Yeni Gloeosporium Kayıtları Türkiye İçin Yeni Phyllosticta Kayıtları Yıldız Dağları (Kırklareli)’ında Yayılış Gösteren Quercus petraea (Mattuschka) Liebl. Christoph OBERPRİELER.00 PB 408 14. Scilla kurdistanica Speta.00 PB 411 14. TERZİOĞLU İbrahim TÜRKEKUL Ayhan ŞENKARDEŞLER Ayhan ŞENKARDEŞLER Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT.) Yerel Adları ve Kullanılışları Türkiye’deYayılış Gösteren Bazı Onosma L. spp. Sabiha PARLAK Bedrettin SELVİ Mehmet FIRAT Nursel İKİNCİ.00 PB 412 14.00 PB 399 14. Rıza BİNZET Tamer ÖZCAN Tamer ÖZCAN Hasan ÖZÇELİK. Adil GÜNER Zafer KAYA. Şule ÖZTÜRK Seyhan ORAN. Yusuf ZEYNALOV Mutlu GÜLTEPE. Fevzi ÖZGÖKÇE. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Di. Elşad HÜSEYİN Seyhan ORAN. Biyoloji Bölümü.) Kültivarlarının RAPD Markırlarıyla Moleküler Sistematik Analizi Tokat Şehir Florasına Ön Hazırlık Türkiye Florası İçin Yeni Bir Tür Kaydı. Tuncay DİRMENCİ Fatih COŞKUN.00 PB 391 14.ve Trisodyum Fosfatın A.00 PB 409 14. (Primulaceae) Türlerinin nrITS Bölgeleri Bakımından Karşılaştırılması Tokat (Almus ve Çamiçi Yaylası. türlerinin RAPD markerleri kullanılarak Sınıflandırılması Karabük-Eflani’den Yeni Bir Tür: Centaurea eflaniensis (Cyanus eflaniensis) Sect. plicatum Taksonunun Genotoksik Potansiyeli Brassinosteroidlerin Arpa Kök Büyümesi ve Hücre Bölünmesi Üzerine Etkileri Mono-.00 PB 396 14. Topluluklarının Epifitik Likenleri Endemik Quercus vulcanica Boiss.00 PB 405 14. Filiz SAVAROĞLU Makbule ERDOĞDU Elşad HÜSEYİN. Svetlana BANCHEVA.00 - Türkiye’de Yetişen Stachys cretica L. Ümit BUDAK. cepa L. Svetlana BANCHEVA. UZUNER. Ahmet AKSOY. Murat UNAL.00 PB 394 14.00 PB 395 14. S.00 PB 410 14.00 PB 390 14.00 PB 401 14.00 PB 402 14. Ayşegül UĞUR. BELDÜZ.00 PB 407 14.19.00 PB 392 14. Taksonlarında Tohum Yüzey Özellikleri Trakya’da Yayılış Gösteren Prunus spinosa L. Erol DÖNMEZ Medine Münevver UMA. TRABZON PB 389 14. Şule ÖZTÜRK Halil Erhan EROĞLU.00 PB 398 14.00 PB 400 14. Replikasyon İndeksi ve Mikronükleus Üzerine Etkisi Geleneksel Halk Tıbbında Yaygın Olarak Kullanılan Helichrysum plicatum DC. Adans. Kök Ucu Hücreleri Üzerine Sitogenetik Etkileri Evrim ÇELEBİ. Ekrem AKÇİÇEK.00 PB 406 14. U. Aslıhan TEMEL. Cinsinin (Parmeliaceae. Sevil ALBAYRAK Gönül KARTAL.00 PB 393 14. Sevil ALBAYRAK Halil Erhan EROĞLU. Nermin GÖZÜKIRMIZI Şifa TÜRKOĞLU 58 .00 PB 403 14. (Lamiaceae) Alt Türlerinin Filogenetik Analizi Marmara Bölgesinde Yetiştirilen Bazı Zeytin (Olea europea L.00 PB 414 14. Cyanus (Napulifera ) (Asteraceae) Türkiye’nin Bazı Linum L. (Liliaceae ) Doğu Karadeniz Bölgesinde Yetişen Lilium L. Makbule ERDOĞDU Makbule ERDOĞDU. dasyphylla (Schur) Domin Meyvalarında Vitamin İçeriklerinin Araştırılması Türkiye Güllerinin (Rosa L. subsp. Niksar) Makromantar Florası Usnea Dill ex. Ekrem DÜNDAR. and Heldr.00 PB 404 14. Zafer KAYA Mesut KIRMACI U. A. Türünün Mitotik İndeks. (Boraginaceae) Taksonlarının Polen Morfolojileri Köprülü Kanyon Milli Parkı Karayosunu Florasına Katkılar Çeltek Dağı (Sivas) Florası Gaziantep Üniversitesi Kampus Florası Bazı Primula L. Ergin HAMZAOĞLU. COŞKUNÇELEBİ. Ahmet AKSOY.00 PB 397 14. ex Kotschy.

00 PB422 14. AKTAŞ. Özlem ÇETİN C. Koray YAYLACI. Esra MARTİN. Onur KOYUNCU. Onur KOYUNCU. Koray YAYLACI. Biyoloji Bölümü. M. Y.’nin Sitotaksonomik Özellikleri Bellevalia clusiana Griseb. (Fabaceae) Türünün Karyolojik Yönden İncelenmesi Endemik Salvia tchihatcheffii (Fisch.00 PB 421 14.) Miller. ÖZKAN.00 PB 419 14. Ümit YAPICI Ayşe ÖZDEMİR. K.00 PB 417 14.’un Sitotaksonomik Özellikleri Silene gallica L. Derviş ÖZTÜRK Ö. Onur KOYUNCU. Derviş ÖZTÜRK Ö. Ahmet DURAN.’nin Sitotaksonomik Özellikleri Muscari comosum (L.& Mey. ) Boiss.00 - Scilla autumnalis L.00 PB 418 14. Onur KOYUNCU. Derviş ÖZTÜRK Hülya HOŞGÖREN.'nın Morfolojik ve Anatomik Özellikler Ö. TRABZON PB 416 14. AKYOL 59 .19. ÖZDEMIR. Koray YAYLACI. Koray YAYLACI.’nin Sitotaksonomik Özellikleri Bazı Baklagil Türlerinde Kromozom Sayısı Tespiti Astragalus stereocalyx Bornm.00 PB 420 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Derviş ÖZTÜRK Ö.

TRABZON 60 . Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19.

Felis chaus Schreber. Yalçın Şevki YILDIZ Seda MESCİ. ÖZDİKMEN. S.00 PZ 018 09. M. Ali SALUR Seda MESCİ. Seda KIRALP. Mahmut YILMAZ. ERİŞMİŞ Sevan SEÇKİN. Timur KIRGIZ Hüsamettin BALKIS. Yusuf KALENDER Dilek DURAK Savaş YILMAZ. Alaettin KAYA Özlem KALKAR. Fulgoromorpha) Akdeniz Bölgesi Teke Böcekleri Faunası İçin Yeni Kayıtlar (Coleoptera: Cerambycidae) M. Rızvan TUNÇ. Nahit PAMUKOĞLU Nahit PAMUKOĞLU Derya BOSTANCI. GÖREN 61 .00 PZ 003 09. Mustafa YAVUZ.00 PZ 014 09.19. Nazmi POLAT Çağdaş OTO. Mehmet ÖZ.00 PZ 008 09. Ali ERDOĞAN Mustafa İZCİ. 1843)’nin Populasyonlar Arası Mitokondriyal DNA Varyasyonu Medioppia subpectinata (Acari.00 PZ 021 09. Oppiidae) Türünde Coğrafi Çeşitliliğin Geometrik Morfometri Yöntemi İle İncelenmesi Gala Gölü’nün (Edirne) Cladocera ve Copepoda (Crustacea) Faunası İstanbul’un Karadeniz Kıyılarının Dekapod Krustase Faunası Erzurum Doyasan Yağ Fabrikasının Karasu Irmağındaki Sucul Koleopterlerin Sayı ve Çeşitliliği Üzerine Olumsuz Etkilerinin Fiziksel ve Kimyasal Parametrelerle Desteklenmesi Çorum İli Civarı Gerromorpha Faunası (Insecta: Heteroptera) Çorum İli Nepomorpha Faunasına Katkılar (Insecta: Heteroptera) Soyu Tükenmekte Olan Bir Tür. TRABZON POSTER SUNUMLARI ZOOLOJİ 27 HAZİRAN 2008 PZ 001 09. 1758 (Sazan)’nun Yaş Tayini İçin Farklı Kemiksi Yapıların Değerlendirilmesi Türkiye Dikenli Faresi’nde (Acomys cilicicus Spitzenberger. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 010 09. Merih HAZIROĞLU. Cicadellidae) Kemaliye (Erzincan)’de Yayılış Gösteren Cixiidae Familyası Türleri (Hemiptera.00 PZ 019 09. Oribatida. Hatice MUTLU. Ayhan ALTUN.00 - A 09:00-12:30 Dilek DURAK.00 PZ 007 09. Ayşe TOLUK Hüseyin GÜHER.00 PZ 011 09. 1761) (Heteroptera: Pentatomidae)’nın Metatorasik Koku Bezinin Morfolojisi ve Kimyasal Yapısı Carpocoris fuscispinus (Boheman. 1758)'ın Otolit Boyutları-Balık Boyu İlişkileri ve Bazı Populasyon Parametrelerinin İncelenmesi Andricus caputmedusae (Hartig. Ayşegül KURUN Ümit İNCEKARA.00 PZ 012 09.00 PZ 009 09. 1851) (Heteroptera: Pentatomidae)’un Metatorasik Koku Bezinin Morfolojisi ve Kimyasal Yapısı Cyprinus carpio L.00 PZ 016 09.00 PZ 015 09..00 PZ 005 09. Nazmi POLAT Serap MUTUN. M. 1866 cinsinin Türkiye’deki yayılışı (Hemiptera.00 PZ 017 09. 1777 Deltamethrin ve Quizalofop-P-etil’ in Rana ridibunda (Ranidae : Anura) Larvaları Üzerine Etkileri Şanlıurfa – Bilecik’ten Çizgili İshak Kuşu (Otus brucei) Peletlerindeki Küçük Memeli Hayvan Kalıntıları Kahramanmaraş Uludaz Dağı (Ziyaret Tepesi)’nda Bulunan Coccinella septempunctata (Coleoptera: Coccinellidae).00 PZ 013 09. Biyoloji Bölümü. Tekin BABAÇ Şule BARAN.TURGUT.00 PZ 004 09. Ahmet KAYRALDIZ Emine DEMİR Emine DEMİR. Ali SALUR Rhaphigaster nebulosa (Poda. Cicadomorpha.00 PZ 002 09. Emel USLU. Aykut KENCE. Uğur C. Nusret AYYILDIZ. Hasan GÖLLÜOĞLU. Kaprofaji ve Sindirim Sistemi Organları Porsuk (Meles meles)'un Anal ve Genital Bölgeleri Eğirdir Gölü'nden Sudak (Sander lucioperca L. Erkut KIVANÇ Ayşegül İLİKER. Savaş YILMAZ. Ali DEMİRSOY H.00 PZ 006 09. Yüksel COŞKUN. Yedi Noktalı Uğur Böceği’nin Biyolojisi Goniagnathus Fieber. 1978) Arcus Aortae’dan Köken Alan Damarların Subgross İncelenmesi Coypu’nun Diyeti. GÜVEN.00 PZ 020 09. C.

Salticidae (Araneae) Faunası Denizel Kladoserlerin Yumurtalık Koyu’ndaki (İskenderun Körfezi) Dağılımı Antalya İlinde ve Türkiye’de Yayılış Gösteren Polifag Avcı. Teoman KANKILIÇ. Rukiye TANYERİ.00 PZ 023 09. 1917)'nin Üreme Biyolojisi’nin Belirlenmesi Aşıklar Deresinde (Rize) Yaşayan Barbus tauricus escherichi (Berg. Zoropsidae. Alper TONGUÇ.00 PZ 041 09.00 PZ 034 09.00 PZ 028 09. Zekiye GÜÇLÜ.00 PZ 025 09. Semra TURGUT Kadir Boğaç KUNT. Mesude YETİŞ Erdem DUT. Ercüment ÇOLAK. Clubionidae.00 PZ 037 09. Ercüment ÇOLAK Kuzey Anadolu Bölgesinde Yayılış Gösteren Reyhan ÇOLAK. Nuri YİĞİT Türkiye’de Yayılış Gösteren Glis glis’te Allozim Reyhan ÇOLAK. Pholcidae. Gnaphosidae. İrfan Varyasyonları KANDEMİR.00 PZ 033 09.00 PZ 043 09. Orius (Heteroptera Anthocoridae) Türleri Karacadağ Civarındaki Suların Zooplankton Faunası Kemaliye (Eğin)-Erzincan Malakofaunası İstanbul’un İki Yakasından ve Adalarından Salyangoz (Gastropoda) Hikayeleri Türkiye’nin Üç Yerli İpekböceği Irkının Bazı Morfolojik Özelliklerinin Karşılaştırılması Türkiye’deki Apodemus Kaup 1829 (Mammalia: Rodentia) Cinsinin RAPD-PCR İle Analizi Hüseyin ÖZDİKMEN. Oktay GÜRKAN Aysel BEKLEYEN. Fahrettin Anadolu’daki Tür Çeşitliliği ve Zoocoğrafik KÜÇÜK. Ercüment Genetik Farklılaşmalar ÇOLAK. Gül OLGUN. İrfan KANDEMİR.00 - Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Miturgidae.19.00 PZ 044 09. Palpimanidae. Tetragnathidae. Ercan SARIHAN Mehmet KEÇECİ. Benin TOKLU ALIÇLI. Ali DEMİRSOY. Oecibiidae.00 PZ 030 09.00 PZ 026 09. TRABZON PZ 022 09. Titanoecidae. Dictynidae. Philodromidae. (Araneae) Faunası Kemaliye (Erzincan) Lycosidae.00 PZ 027 09. Eresidae. Serdar TEZCAN Bahçelerinde Çukur Tuzak ve Besin Tuzaklarla Yakalanan Böcek Faunasının Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Aphanius (Teleostei: Cyprinodontiformes) Cinsinin Salim Serkan GÜÇLÜ. Bülent GÖKOT Burçin Aşkım GÜMÜŞ Burçin Aşkım GÜMÜŞ PZ 038 09. Rodentia) Cinsinde Allozim Varyasyonları ve Teoman KANKILIÇ. Ömer Özellikleri ERDOĞAN Akşehir ve Eber Göllerinin Ornitofaunası Fulya SAYGILI. Uloboridae. Biyoloji Bölümü. Oxyopidae.00 - PZ 039 09. Zodariidae. Şafak BULUT Iğdır İli Biyoçeşitliliği Ayşegül İLİKER İklim Değişikliklerinin Tür Çeşitliliğine Etkisi Yarışlı Gölü (Burdur) Ornitofaunası Gökşen ÖZTÜRK. Reyhan ÇOLAK. Ali DEMİRSOY.00 PZ 040 09. Pisauridae. Mehmet Ali TABUR. 1996 (Coleoptera: Cerambycidae: Lepturinae) Türkiye’de Biyospeleoloji ve Mağara Örümceklerine Yeni Bir Tür Kaydı Gümüş Çayı (Mardin-Kızıltepe) Ephemeroptera Faunasının Belirlenmesine Yönelik Ön Çalışmalar Aşıklar Deresinde (Rize) Yaşayan Barbus tauricus escherichi (Berg. Şakir Önder ÖZKURT Chromatomyia horticola (Goureau) ve Liriomyza Bekir ÇÖL. Hasan Sungur CİVELEK. Figen KUNT Tuğrul ÖNTÜRK Hasan Oğuz İMAMOĞLU.00 - Türkiye Teke Böcekleri Faunası İçin Yeni Bir Tür. Özlem ÖZŞEN Tuncay TÜRKEŞ. Özlem ÖZŞEN Tuba TERBIYIK. Cortodera steineri Sama. 1917)'nin Bazı Biyolojik Özelliklerinin İncelenmesi Kemaliye (Erzincan) Scytodidae. Nuri YİĞİT. Linyphiidae. Theridiidae. M. Agelenidae.Oktay DURSUN Muğla İlinde Biyoçeşitliliğinin RAPD (Rastgele Üretilen Polimorfik DNA) Belirteçleri Yardımıyla Saptanması Kemalpaşa (İzmir) Yöresi Organik Bağ ve Meyve Ahu ÜZÜM.00 - PZ 029 09. 1850 (Mammalia: KANDEMİR. Gül OLGUN. Araneidae.00 PZ 031 09. Şükran ÇAKIR ARICA Gül OLGUN. trifolii (Burgess) (Diptera: Agromyzidae) Türlerinin Okan ÖZGÜL.00 PZ 024 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 035 09. Thomisidae. Nuri YİĞİT. İrfan Clethrionomys Tiselius. Ertuğ DÜZGÜNEŞ Hasan Oğuz İMAMOĞLU. Demet EROĞLU.00 PZ 042 09. Ertuğ DÜZGÜNEŞ Tuncay TÜRKEŞ.00 PZ 036 09. Zeynep ÖNER. Humeyra NERGİZ 62 .00 PZ 032 09.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 060 09.00 PZ 047 09. Kolesterol Değerlerinin Araştırılması Alpaslan DAYANGAÇ. Mehmet GÜVENÇ. Ökkeş YILMAZ. Mehmet TUZCU. Mehmet TUZCU.4 Dithiofenoxy 1 Şule COŞKUN. Kompozisyonunun Belirlenmesi Alpaslan DAYANGAÇ. Gülçeri GÜLEÇ. Lipoik Asit ve Vitamin C Verilen Mehmet GÜVENÇ. Larva ve Pelin ÜSTÜNER. (Hymenoptera: Trichogrammatidae) Populasyonları Sevcan ÖZTEMİZ. Muammer BAHŞİ Farklı besinlerin Plodia interpunctella L.00 PZ 062 09. Alparslan DAYANGAÇ Kontrolsüz Tip-1 Diabetik Ratların Kas ve Böbrek Mehmet TUZCU. Vitamini Düzeylerinin Değişimi Semra TÜRKOĞLU. Lenslerinde Vitamin E ve Melatoninin Oksidatif Mehmet TUZCU. Alparslan Etkilerinin HPLC Cihazı ile Ölçülmesi DAYANGAÇ. Nihat DİLSİZ.00 - PZ 050 09. Semra TÜRKOĞLU. Emine DIRAMAN Kör Fare (Spalax luecodon. Muammer Karaciğer ve Akciğerlerinde Bulunan Yağ Asit BAHŞİ. Ökkeş YILMAZ.00 - PZ 051 09. Alparslan DAYANGAÇ Resveratrol ve α-Lipoik Asidin DMBA Uygulanan Muammer BAHŞİ.00 PZ 048 09. Dokusundaki Yağ Asitleri. Hasan Değişimi GENÇOĞLU.00 PZ 054 09.00 - PZ 053 09. Vitamin E ve Kolesterol Muammer BAHŞİ. Kolesterol ve E YILMAZ. Semra TÜRKOĞLU DMBA ile Birlikte Verilen Resveratrol ve α-Lipoik Mehmet TUZCU. Semra TÜRKOĞLU Bazı Antioksidanlarla Desteklenen Kontrolsüz Mehmet GÜVENÇ. Biyoloji Bölümü.19. Nordman)’nin Yavuz KOÇAK. sıvılarında Lipid Peroksidasyonunun Etkilerinin Mehmet TUZCU.00 PZ 052 09. Servet ÖZCAN. Ökkeş Sıçanlarda Bazı Biyokimyasal Parametreler Üzerine YILMAZ. Mehmet TUZCU. Koruyucu Etkilerinin STZ İle Diyabet Oluşturulmuş Mehmet TUZCU.00 - Serbülent PAKSUZ. Ayşe Dilek Düzeyindeki Değişmeler ÖZŞAHİN. Mehmet GÜVENÇ. Mehmet Kontrolsüz Diabetik Ratların Karaciğer TUZCU.00 PZ 046 09. Muammer Antioksidan Madde Desteğinin Etkisi BAHŞİ. Ökkeş Diyabetik Ratların Pankreas Dokusunda αYILMAZ.00 PZ 063 09. Ahmet ÖNER Strese Karşı Koruyucu Etkileri Doğu Karadeniz Bölgesi Pimplinae Türleri Üzerine Bir Araştırma Istranca Ormanlarının Yarasa Faunası Murat YURTCAN 63 . Muammer Asidin Karaciğer ve Böbrek Dokularındaki Yağ BAHŞİ. Leyla Pupunun Total Lipid ve Total Yağ Asidi Bileşimine KALYONCU Etkileri Yumurta Parazitoidi Trichogramma sp. Sait ÇELİK. Muhammet GAFFAROĞLU Ellagik asit’in Beyinde Alüminyuma Karşı Etkisi Ahmet ÖZKAYA.00 PZ 058 09. Nihat DİLSİZ. TRABZON PZ 045 09. Beytullah ÖZKAN Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan Vitamin A. Abdurrauf YÜCE.00 PZ 056 09.00 - PZ 049 09. Mehmet GÜVENÇ. Mehmet GÜVENÇ. Ahmet ÖNER Sıçan Lenslerinde Araştırılması Streptozotocin İle Diyabet Oluşturulmuş Sıçan İrfan EMRE. Ayşe Tokoferol. Nihat DİLSİZ. Aydın Arasındaki Esteraz Varyasyonunun Elektroforez İle TUNÇBİLEK Belirlenmesi Thiohalobenzen Türevi Olan 2. Dokularının Yağ Asidi Bileşimi Üzerinde Abdullah ASLAN.00 PZ 057 09. Ökkeş Eritrositlerindeki Yağ Asidi. Serdal ÇELEBİ Araştırılması Lutein ve İsoflavonoid’ in MDA Hasarına Karşı İrfan EMRE.00 - PZ 055 09. Eşref Bazı Dokularda Yağda Eriyen Vitaminlerin ve Total YÜKSEL. Mehmet Asidi Bileşimine Etkisinin İncelenmesi GÜVENÇ. İnan KAYA. Kolesterol ve Bazı Yağ Asitlerinin Dilek ÖZŞAHİN. Mehmet GÜVENÇ Diyabetik Kataraktlı İnsan Lens ve Ön Kamera İrfan EMRE.00 PZ 061 09. Fahriye SÜMER. Yavuz KOÇAK. İodo 4-Bromo Benzen Molekülünün Sıçan Böbrek Elif LOĞOĞLU Dokusu Oksidatif Olayları Üzerine Etkisi Spalax leucodon Nordman (Kör Fare) Türüne Ait Muammer BAHŞİ.Ökkeş YILMAZ. Ökkeş YILMAZ. Ökkeş YILMAZ.00 PZ 059 09. Alparslan DAYANGAÇ Resveratrol. Alparslan DAYANGAÇ Şaperon Proteinler Rukiye DEMİR. Aysel GÜVEN E ve Beta-Karoten Düzeylerinin Belirlenmesi DMBA Uygulanan Yaşlı Ratların Serum ve Muammer BAHŞİ.

Semih YILMAZ. Hayati AYGUN.00 PZ 068 09.00 PZ 072 09. Fadime ATALAY.00 - PZ 071 09.00 PZ 079 09.00 - Zeliha SELAMOĞLU TALAS. Etkisi Hasan YILDIZ. Neuroptera. Aydın TUNÇBİLEK Pyralidae)’nın Yumurta Açılmasına UV’nin Etkisi Antalya İli Nar Bahçelerinde Belirlenen Coleoptera. Muhittin Zeta (GST-z) Geninin Klonlanması. Fatih Koruyucu Etkisi FİDAN. Seda Pınar DÜNDAR Eritrositlerde Sistein Transportuna Azaserin'in Muharrem ATLI. (Diptera: Culicidae)’e YANIKOĞLU Karşı Ergin Öldürücü Etkisinin Araştırılması Sivri Kekik ve Mersin Bitkilerinden Elde Edilen Salih KARABÖRKLÜ.00 PZ 084 09. Abdurrahman AYVAZ Uçucu Yağların Akdeniz Un Güvesi Ephestia kuehniella Zeller ve Kuru Meyve Güvesi Plodia interpunctella (Hübner)’ nın Farklı Evreleri Üzerindeki Öldürücü Etkilerinin İncelenmesi Böceklerle Mücadelede Alternatif Biyolojik Kontrol Özlem KALKAR. Mehmet Fuat GÜLHAN Gebelikte Her Üç Trimesterde Kan Biyokimyasal ve Zeliha SELAMOĞLU TALAS. Fatma GÖK. Düzeyi. Fatih FİDAN Nonilfenol’ün Rat Böbrek ve Testis Dokusunda Yasemin Sunucu İndüklediği Oksidatif Stres Üzerine Taurinin KARAFAKIOĞLU. Ayşe GÖĞEBAKAN. Uğur AZİZOĞLU. Seda Pınar DÜNDAR. Mehmet Fuat GÜLHAN.00 - PZ 074 09. İbrahim ÖRÜN. Ahmet ÇAKIR. Onur TOSUN. Elif ÇADIRCI. Seyla Böcek Türleri ve Bulunma Oranları TEPE. DNA Hasar Tespitinde Tek Hücre Jel Elektroforezi İbrahim Hakkı CİĞERCİ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Nihat DİLSİZ. Heteroptera. Ömer ERTÜRK.00 PZ 065 09. Çiçek AYDIN. Fahriye SÜMER.00 PZ 076 09.00 PZ 070 09. Ahmet ÖNER 64 .00 PZ 082 09.00 PZ 069 09.00 PZ 081 09. Atila Yağların Culex pipiens L. Glutatyon Peroksidaz ve Redüktaz Enzim Selma MUTLU Aktiviteleri İle İlişkisi Plazma ve Eritrositler Arasında Sistin–Sistein Yeliz ÇAKIR.00 PZ 078 09.00 PZ 080 09. Ayhan DURAN. Deneysel ve ARSLANYOLU Biyoinformatik Karakterizasyonu Streptozotocin ile Diyabet Oluşturulmuş Sıçan Lenslerinde Aspirin ve Aminoguanidinin Oksidatif Strese Karşı Antioksidan Etkileri Stresli ve Stressiz Öldürme Metoduyla Alabalık Dokularında Zamana Bağlı Biyokimyasal Değişimler İrfan EMRE.00 PZ 077 09.19. Ephestia kuehniella (Lepidoptera: Ülkü CANPOLAT.00 - PZ 066 09. Hilal BAKİ. Hematolojik Parametrelerin İncelenmesi Mehmet ÇAKIR. Veli KASUMOV Araştırılması Bazı Orthoptera Türlerinin Tükürük Bezinden αSema AGÜLOĞLU FİNCAN Amilaz İzolasyonu ve Karakterizasyonu Tetrahymena thermophila Glutatyon S-transferaz Cem ÖZİÇ. İlyas TEKŞAM Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Derya SARIBEK. Mehmet KEÇECİ.00 PZ 075 09. Üzerine Etkisi Bacillus coagulans Bakterisinin Probiyotik Olarak Meltem AŞAN ÖZÜSAĞLAM Önemi Salisilaldiminin İskemi-Reperfüzyon Oluşturulmuş Nihat DİLSİZ. İbrahim Hakkı CİĞERCİ. TRABZON PZ 064 09. Deniz YILDIZ. Zekai Oluşturulan Akut Enflamasyon Üzerine Alfa-Lipoik HALICI . Engin KILIÇ Ajanı olarak Entomopatojenik Funguslar Un Güvesi.00 PZ 083 09. Işığın Aynalı (Cyprinus carpio) Sazan Adem Yavuz SÖNMEZ Plazmasındaki İz Elementler ve T3 (Triiyodotironin) Seviyesi Üzerine Etkileri Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Lahana Afiti. Ali ÖZTOP. Abdurrahman Trichogramma Türlerinin Soğuğa Karşı AYVAZ Dirençlerinin Araştırılması Ips sexdentatus (Boerner) (Coleoptera: Mustafa YAMAN. Haydar ÖZTAŞ. Scolytinae)’un Parazit ve Patojenleri Sabri ÜNAL. A. Mehmet TUZCU. Ayşe Sıçan Retinası Üzerine Olan Antioksidan Etkisinin ŞAHABOĞLU. Deniz YILDIZ Döngüsü: Plazma Redoks Durumunun Düzenlenmesinde Eritrositlerin Rolü İki Origanum Türünden Elde Edilen Uçucu Hüseyin ÇETİN. Mustafa IŞIK. Mesut Asidin Etkisi: Anti-Enflamatuvar Etkinin Glutatyon HALICI. Curculionidae. Takımlarına Ait Avcı Mehmet KIVRADIM. A. Ayşe GÖĞEBAKAN. Biyoloji Bölümü.00 PZ 073 09. Gazi GÖRÜR Brevicoryne brassicae. Recep ASLAN Rat Pençelerinde Karragenin Enjeksiyonu İle Fehmi ODABAŞOĞLU.00 - PZ 067 09.

Costa) Türünün Biyolojisi Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Morfolojisine Etki Eden Ekolojik Faktörlerin Araştırılması Belek ve Denizyaka Kumsallarındaki Yapısal Değişimlerin Deniz Kaplumbağasının (Caretta caretta) Yuvalanma ve Üreme Başarısı Üzerine Etkisi Antalya İlinde Yayılış Gösteren Tarla Farelerinin (Rodentia: Microtus guentheri) Habitat Tercihi ve Yuva Anatomisi Pasbaş Patka’nın (Aythya nyroca) Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki Durumu GAP Bölgesinin Sucul Ortamlarında Bulunan Gambusia affinis (Sivrisinek Balığı)’deki Ağır Metal Birikiminin Araştırılması Karataş (Adana) Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Kullanılan Dip Trollerinin Bazı Türler İçin Seçicilik Parametreleri Nurçin KÜÇÜKOĞLU.00 PZ 090 09. Mehmet YARAN. Muhittin ARSLANYOLU Nizamettin YAVUZ.Ahmet OYMAK. M.00 PZ 102 09. ŞEKERCİOĞLU. Nermin BİTER Elif YAMAÇ Kiraz ERCİYAS. Kiraz ERCİYAS. Necmettin DOĞAN. Zafer BAHÇECİ Lale GENÇOĞLU. TRABZON PZ 085 09. Arzu GÜRSOY. 1758) ve Luscinia megarhynchos (Brehm.00 PZ 099 09. Akın KIRAÇ.00 - Tetrahymena thermophila ATP Bağımlı DNA Ligazların Biyoinformatik Analizi Ve DNA Ligaz I Geninin Klonlaması Tetrahymena thermophila Katalaz Geninin Moleküler Klonlanması Karakterizasyonu ve Ekspresyonu Kızılırmak Deltası’nda Halkalanıp Tekrar Yakalanan Luscinia luscinia (Linnaeus. Sancar BARIŞ Gürsel ERGEN. Özgün TEKSOY. Mustafa YAVUZ. Yakup Sancar BARIŞ S. Arif Cemal ÖZSEMİR. Güler EKMEKÇİ. 1758 (Gastropoda: Pulmonata) Türlerinde Ok Morfolojisi Türkmenbaba Dağı (Eskişehir)’nda Yaşayan Kara Akbaba (Aegypius monachus L.00 PZ 095 09. Eşey Oranı ve Politen Kromozomları Üzerine Toksik Etkileri Hirfanlı Baraj Gölü’nde 2002 Yılından Sonraki Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso. Fikret SARI. Ali ERDOĞAN. Mahmut Bilgener Engin KILIÇ Murat KÜTÜK. Çiğdem FAK. Arzu GÜRSOY.00 PZ 104 09. İrfan ALBAYRAK.) Bitkisi Üzerine Arız olan Meyve Sineği (Carpomyia vesuviana.00 PZ 100 09. M.00 - PZ 088 09. Murat OCAK Ayla KARATAŞ.00 PZ 097 09. Muhittin ARSLANYOLU Ozan KILIÇKAYA.00 PZ 103 09. P. Mehmet BAŞ. 1810) Avcılığı ve Balık Faunasında Saptanan Değişimler Böcek Beslenmesine Genel Bir Bakış Erzurum Pasinler Ekolojik Şartlarında Kuru Fasulyede Tespit Edilen Entomolojik Problemler Ege Bölgesi’nde Hünnap (Zizyphus jujuba Mill. Kiraz ERCİYAS. Ahmet KILIÇ Mehmet Nuri AKTÜRK.. BUSSE Hakan TÜRKER. Mehmet ÖZ.) Populasyonunun Besin Tercihi Üzerine Araştırmalar Phylloscopus trochilus (Linnaeus. Biyoloji Bölümü. Ali KIRPIK. Ayça KESİM Mehmet ÖZ.00 PZ 087 09. Didem AYDIN Sedat İNAK. Önemi ve Helix apersa Müller.00 PZ 086 09. J. 1758) (Aves: Passeriformes)’un Cernek Halkalama İstasyonunda 2002 – 2005 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Dönemine Ait Biyometrik Ölçümlerin Değerlendirilmesi Çat Baraj Gölü'nde Yaşayan Leuciscus cephalus'un Büyüme Özellikleri Tartrazinin Cyprinus carpio L. 1774 ile Helix lucorum Linnaeus.00 - PZ 091 09. Y. Pınar ÖZÇAM. Yakup ŞAŞMAZ.00 PZ 096 09. Seda AKIN. Arif Cemal ÖZSEMİR. Dursun AVŞAR PZ 094 09.00 PZ 089 09. Iğdır) 2006–2007 Yılı Kuş Halkalama Çalışmaları Farklı Dalga Boyundaki Işıkların Nil Tilapyası’nın Büyümesine Etkisi Diazinon’un Drosophila melanogaster’in Morfolojisi. Şerife Gülsün KIRANKAYA. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 1831) Türlerinin Ağırlık ve Yağ Skoru Değişimi ile Konaklama Süreleri Kara Salyangozlarında Okun Yapısı. M. Murat BİRİCİK.00 PZ 098 09.00 PZ 092 09.00 PZ 105 09.00 PZ 101 09.19.Baran YOĞURTÇUOĞLU Oğuzhan YANAR. Rızvan TUNÇ Mustafa YAVUZ. F. Handan Açelya AKDAMAR. Tuzluca. Çağan H. Gürsel ÇETİN. NOWAKOSKI. Hülya KARADEDE AKIN Erdoğan ÇİÇEK.00 - 65 .00 PZ 093 09. Rızvan TUNÇ Recep KARAKAŞ. 1758 Üzerindeki Genotoksik Etkisinin Mikronükleus Yöntemi ile Araştırılması Aras Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi’ndeki (Yukarı Çıyrıklı. Arif PARMAKSIZ Ümit YIRTICI.

Mustafa Duran. Mehmet ÖZ.00 PZ 114 09. Erhan ÜNLÜ 1843)’nın Ağır Metal Birikiminin Mevsimsel İncelenmesi Aras Vadisi’ndeki Sivrisinek (Diptera: Culicidae) Hilal BEDİR. Adnan ALDEMİR Türlerinin Saldırı Periyotları Çevresel Sorunlar.1758) (Chelonia: Cheloniidae) Yuvalarında Sıcaklığa Bağlı Yavru Eşey Oranının Belirlenmesi Titreyengöl'de (Antalya/Manavgat) Sylvia cinsine ait kuş türlerinin halkalama sonuçları Çamkoru Göleti (Çamlıdere-Ankara)’ne Bırakılan Tinca tinca (Linnaeus.00 PZ 126 09. Zafer Bahçelerinin Araneo-Faunası SANCAK.00 PZ 108 09. Sularında Ağır Metal Düzeyleri Nedim ÖZDEMİR. Mahmut EROĞLU. ÇAĞLAR Olgusunun Buna Etkileri Hazar Gölü’ndeki Capoeta capoeta umbla (Heckel. Leyla ÖZKAN KARAARDIÇ Deniz İNNAL Deniz İNNAL. A. (Coleoptera. Nursel AŞAN (Nordmann. Omurgasızları Mehmet EKİM.1840)'un yuva yapısı (Mammalia: Rodentia) Direnç Fenomeni. Füsun ERKAKAN.00 PZ 118 09.00 - Beran FİRİDİN. Kamil KOÇ Hakan KARAARDIÇ. Gürçay Kıvanç AKYILDIZ.00 PZ 121 09. Levent TUNA. Kamil KOÇ. Ali ERDOĞAN Doğu Karadeniz Bölgesinin Çay ve Fındık Abdullah BAYRAM. Mustafa AKINER.00 PZ 112 09. Cem KUYUCU. Özge ÇAKI.00 PZ 124 09. Tarık DANIŞMAN.00 PZ 110 09. Ramis KORKMAZ.00 - Toprak ve Toprak Akarlarında (Acari: Cryptostıgmata) Ağır Metal Birikimlerinin Belirlenmesi Olympos-Çıralı Kumsalı’ndaki Carette caretta (Linneaus. Pelin KARASU. Serdar POLAT 66 . Abdullah BAYRAM. Cengiz MUTLU Beran FİRİDİN. Derya AKTAŞ. A. 1758)’nın Populasyon Yapısı ve Büyüklüğü İle Büyüme Özelliklerinin İncelenmesi Çamkoru Göleti (Çamlıdere-Ankara)’nde Yaşayan Alburnus escherichii Steindachner.00 PZ 107 09. 1897 ve Leuciscus cephalus Linnaeus.00 PZ 109 09. Hakan KARAARDIÇ Hakan KARAARDIÇ. Yavuz Türlerinin Yıllara Göre Populasyon Yoğunluğunun KILIÇ Karşılaştırılması Buldan Süleymanlı Yayla Gölü Bentik Mustafa DURAN. Biyoloji Bölümü. Sığınma Davranışı ve Göç M. Mahmut EROĞLU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Cengiz MUTLU Özlem ÖNEN. Chrysomelidae)’nin Beslenme ve Gelişimine Etkisi Çayırlık Alanda Toprak Akarlarının Dikey Dağılımı Akdeniz Üniversitesi Kampusu Avifaunası Fatma KOÇBAŞ. Seval ÖZCAN Aras Nehri (Iğdır) Bentik Omurgasız Faunası Gürçay Kıvanç AKYILDIZ.00 PZ 119 09. Ali ERDOĞAN. Hakan SİMSAR. A.00 PZ 115 09. Nazife YİĞİT Doğu Karadeniz Bölgesi Örümcek Faunasına Bir Zafer SANCAK.00 PZ 122 09.00 PZ 113 09. (Coleoptera. Ahmet DEMİRAK Eskişehir Çevresi Tabanidae (Insecta: Diptera) Ferhat ALTUNSOY. Kamile KAZAKLI Leyla ÖZKAN KARAARDIÇ. TRABZON PZ 106 09. Ahmet Murat AYTEKİN PZ 111 09.00 PZ 117 09. Tarık DANIŞMAN Bakış (Araneae) Büyük Memeli Çalışmalarında Foto-Tuzak Yöntemi Yasin İLEMİN (Datça-Bozburun Yarımadasında Vejetasyon Tipine Bağlı Büyük Memeli Faunasındaki Değişimler) Kırıkkale ilindeki Spalax leucodon Tuba YAĞCI.00 PZ 116 09.00 PZ 125 09.00 PZ 120 09. Selim S. Sibel HÜNDER. Chrysomelidae)’nin Azot Kullanım Seviyesine Etkisi Bazı Bitki Sekonder Bileşiklerinin Agelastica alni L. Ümmühan ASLAN.19.00 PZ 123 09. Hülya KARADEDE AKIN. 1758’un Atasal ve Hibrit Bireylerinin Morfometrik Durumu ve Populasyon Yapısı Besin Kalitesi Değiştirilmiş Bazı Bitki Yapraklarının Agelastica alni L. Çevresel Çatışmalar ve Aysel KEKİLLİOĞLU Alternatif Bir Yaklaşım:Ekoempati Yatağan Termik Santrali Çevresindeki Kuyu Fevzi YILMAZ.

00 PZ 136 09. Bülent Melatonin Hormonunun Nöronal Ateşleme Hızı GÜNDÜZ Üzerine Etkileri İki Farklı Kirpi Türünün Periferal Kan Lenfositleri Haluk ÖZPARLAK.00 PZ 129 09. Murat BARLAS. Bülent Trichoptera. Turan AKAY Danio rerio ’da (Teleostei: Cyprinidae) Embriyonik Özlem ÇAKICI.00 PZ 128 09. Gürçay KIVANÇ AKYILDIZ. Zeynep ÖNER.00 - Bentik Omurgasızların Değişik Yaprak Paketlerinde Mustafa DURAN. Makroomurgasız Faunasının Belirlenmesi Bülent YORULMAZ Sagitta setosa Müller. Gelişimi Üzerine Teratojenik Etkileri M.00 PZ 135 09.00 - PZ 147 09. TRABZON PZ 127 09.00 PZ 133 09. Pervin Ekstrasellüler Matriks ve Hücre Yüzey TOPARLAK. Kurtuluş ve Larval Gelişim Üzerine OLGUN Selenyum’un Teratojenik Etkilerinin Sıçanlar Emre GÖKTEKİN. Cevat ZEKİ Mücadele Olanakları Üzerinde Araştırmalar Gammarus roeseli (L.00 PZ 134 09. Fatih FİDAN.00 PZ 131 09.00 PZ 141 09.00 PZ 130 09. Gurbet ÇELİK. Aziz AVCI.00 PZ 145 09. Nurhayat BARLAS Sıçanlarda Gebelik Süresince Uygulanan Besin Cansın GÜNGÖRMÜŞ. S. YORULMAZ. Atilla ARSLAN 67 . Hasan KALYONCU.00 PZ 146 09. Muhsin KONUK. Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ Gelişimin İncelenmesi Sosyal Evrimin İki Büyük Sıçraması Olan Tarım ve Esen Fatma KABADAYI Sanayi Devrimi’nin Çevre Üzerine Etkileri Parazitoit Venturia canescens (Gravenhorst) Ali BOZ. Ayça GÜMÜŞ.00 PZ 140 09. Bülent GÜNDÜZ Aktivite Suriye Hamsterlerinde (Mesocricetus auratus) Alper KARAKAŞ. Dürdane KOLANKAYA. Atakan Faunası ve Su Kalitesi ile İlişkisi SUKATAR.00 PZ 143 09. Mesude YETİŞ Ekosistemlerine mi Bağlı?) Elma Bahçelerinde Baklazınnı İle Alternatif Vildan BOZKURT.Konusunda DEMİRSOY İlk Gözlemler Eber Gölü’nden Yakalanan Carassius carassius’da A. Biyoloji Bölümü. Didem Kompozisyonunun Su Kalitesi İle İlişkisi OĞUZKURT Korunmuş Bir Salamandra salamandra Seçil KARAHİSAR. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fatmanur Laboratuarda Araştırılması KARAAĞAÇ.00 PZ 132 09.00 PZ 144 09. Gürçay Kıvanç Koloni Oluşturmalarının Karşılaştırılması AKYILDIZ. Cafer EKSEN İki Farklı Akarsuda EPT (Ephemeroptera.00 PZ 149 09. Tuğba TELATAR .. Nüket SİVRİ Güney Doğu Karadeniz’deki Yaz Dağılımı İznik Gölü’nde Yaşayan Sazan (Cyprinus carpio L. Moleküllerine Deksametazonun Etkisi Mesut ŞAHİN. Necla BİROL Oranlarının Su Kalitesi ile İlişkisi Eşen Çayı ( Kocaçay) Bentik Makroomurgasız Bülent YORULMAZ. Dürdane KOLANKAYA.00 PZ 139 09. Aysun Katkı Maddesi E341 (Trikalsiyum Fosfat)’in Fetus KILIÇ. Murat BARLAS Dipsiz-Çine Çayı (Muğla-Aydın)’nın Bentik Necla BİROL. Ayşe ÖZDEM. Hülya METİN Karakaya Baraj Gölü Zooplankton Duygu ÖZHAN. Recep ASLAN. Sadettin ÜNSAL Kuluçka Sonu Erken Dönem Civcivleri Üzerindeki Bazı Etkileri Farklı Dönem Embriyonik Karaciğer Dokularında Erdal BALCAN. Murat BARLAS.)’nin Büyüme Oranının Mustafa DURAN.00 PZ 137 09. 1847 (Chaetognatha)’ nın Ali Muzaffer FEYZİOĞLU. Recep BAKIR. Onur Üzerinde Değerlendirilmesi CANDAN. Emrah SUR.00 PZ 138 09. Yılmaz DÜNDAR Su Ekosistemlerinin Önemi (Geleceğimiz Su Gökşen ÖZTÜRK.19.00 PZ 142 09. Emine Pınar PAKSUZ. Özlem ARSLAN Triturus vulgaris (Küçük semender)’te Embiyolojik Nazan ÜZÜM. İlhami Üzerine Enzim Histokimyasal Bir Çalışma ÇELİK. İlhami Organik İnsektisit Fipronilin Tavuk Embriyoları ve ÇELİK. Hatice AVCI. Ali populasyonu-Kemaliye Populasyonu. İbrahim Hakkı Bazı Ağır Metal Miktarlarının Tesbiti ve Oksidatif CİĞERCİ. Plecoptera)/ Chironomus sp. Konak Ephestia kuehniella (Zeller) (Lepidoptera: Pyralidae) Larvalarının Hemolenfindeki Toplam Protein Lipit ve Karbohidrat Miktarı Üzerine Parazitlenme Sonrası Geçen Süre ve Sıcaklığın Etkileri Moğolistan Gerbillerinde Kindling ve Lokomotor Alper KARAKAŞ. Cevher ÖZEREN 1758)’ın Büyüme ve Üreme Özellikleri Kuluçkanın Farklı Günlerinde Yumurtaya Verilen Haluk ÖZPARLAK. Adem GÜLEL (Hymenoptera: Ichneumonidae) İle Parazitlenen.00 PZ 148 09. Statünün Belirlenmesi İsmail KÜÇÜKKURT.

00 - 68 .00 PZ 164 09.00 PZ 151 09.00 PZ 154 09. Yavuz KILIÇ Evrim SÖNMEZ. Çiğdem GÜL Merve ALTUN. Atilla TEMUR PZ 170 09. Seda Pınar DÜNDAR. Verim ve Eşey Oranına Etkisi Besin Tipinin Parazitoit Bracon hebetor (Hymenoptera: Braconidae) Dişilerinde Glikojen. Parazitoid. Murat TOSUNOĞLU. Babek ABUŞOV. A. Evrim SÖNMEZ Salih GÖRGÜN. Necdet DOĞAN İhsan EKİN. Rıdvan ŞEŞEN Özgür VARER IŞITAN.00 PZ 156 09. (Orthoptera:Gryllidae)’nin Çeşitli Gelişim Evrelerinde Glikojen Seviyesindeki Değişimler İnsan Umbilikal Damarlarında 5-Hidroksitriptamin ve Asetilkolin ’e Bağlı Kasılma Cevaplarına Soğutmanın ve Isıtmanın Etkisi ve Nitrik Oksid ’in Rolü Güneydoğu Anadolu'da Yaygın Olarak Dağılış Gösteren Melanopsis praemorsa (Gastropoda:Prosobranchıa)' nın Yağ Asiti İçeriği Konak Yoğunluğunun Gregar Parazitoit Bracon hebetor (Hymenoptera: Braconidae)da gelişme Süresi.00 PZ 158 09. Özlem CESUR Adnan SARIKAYA. Eylem AKMAN GÜNDÜZ.00 PZ 165 09.00 PZ 162 09. Ülkü ÇÖMELEKOĞLU Nuran CIKCIKOĞLU YILDIRIM. Ramazan URANLI.00 - Nikotinin Kurbağa (Rana ridibunda) Periferik Sinirleri Üzerine Elektrofizyolojik Etkilerinin Doza ve Zamana Bağlı Olarak Araştırılması Klinikte Kullanılan Bazı Anti-Anjiojenik Ajanlar ve Etki Mekanizmaları Larval Evrede Uygulanan Düşük Sıcaklığın Pimpla turionellae L. Ülya NURULLAHOĞLU Ebru GÖNCÜ. Vefa YUNUSOVA. Biyoloji Bölümü.00 PZ 152 09. Miraç YILDIRIM. Emre BATIR Emre BATIR.Pupal Metamorfoz Boyunca Anterior İpek Bezinde Meydana Gelen Morfolojik Değişimlerin ve Ekdizon Reseptör B1 Ekspresyonunun Gösterilmesi İpekböceği Bombyx mori’de Son Larval Evre Boyunca Orta Barsak Asit Fosfataz Aktivitesinde Meydana Gelen Değişimler ve Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Etkisinin Araştırılması Emys orbicularis ve Mauremys rivulata Türleri Arasında Karşılaştırmalı Hematolojik İncelemeler Obezite: Beslenmek Otonomik Olarak mı Kontrol Edilir? Glikoz Taşıyıcı Proteinler (Glut) ve Metabolik Önemi Gryllus campestris L. Özgür VARER IŞITAN. Adem GÜLEL. Bracon hebertor Say’ın Ergin Yaşam Süresine Etkileri Salmo trutta macrostigma (Dumeril.00 PZ 163 09.00 PZ 157 09. Osman PARLAK Nilgün YILMAZ. Lipit ve Karbohidrat Miktarına Etkisi Bazı Arı Ürünlerinin. Rıdvan ŞEŞEN. Adem GÜLEL Eylem AKMAN GÜNDÜZ. Ferhat ALTUNSOY.00 PZ 167 09. Ali AKPINAR. Seval DUMAN Hülya ALTUNTAŞ. Nükhet AKPINAR. Alpaslan DAYANGAÇ Nuran KAYA. Protein ve Lipid Miktarına Etkileri Farklı Lokalitelerden Toplanan Theodoxus syriacus'un (Archaeogastropoda: Neritidae) Fosfolipit ve Nötral Fraksiyonlarındaki Yağ Asitlerinin Karşılaştırılması Hemodiyaliz Hastalarında Cinsiyete ve Yaşa Bağlı Olarak Kan Biyokimyasal ve Hematolojik Parametrelerinin Değişiminin Vitaminsiz Gıda ile Beslenen Sıçanların Sinir Hücrelerinde Meydana Gelen Değişiklikler Dilek KUMARGAL. Ayşe GÖĞEBAKAN. Z. Osman PARLAK.00 PZ 155 09. Mehmet BAŞHAN. A. Mehmet BAŞHAN. M.00 PZ 168 09. Adem GÜLEL İhsan EKİN. Özgür VARER. Mehmet DOĞRU Zeliha SELAMOĞLU TALAS. Mehmet Fuat GÜLHAN. Ali BOZ. Numan YILDIRIM Rahile ÖZTÜRK. Kısmet Esra ATALIK. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kubilay METİN Zahide Ülya NURULLAHOĞLU. Ali AKPINAR.00 PZ 166 09. Mehmet KILINÇ. Ali AŞKIN.00 PZ 153 09. 1826)’nın (Diptera: Calliphoridae) Larval Gelişimi ve Hemolenf Proteinleri Üzerine Etkileri İki Farklı Sıcaklığın Acanthoscelides obtectus Say (Coleoptera: Bruchidae)’un Toplam Karbohidrat.00 PZ 169 09. Ebru GÖNCÜ.00 PZ 161 09. 1858) Eşeylerinin Karaciğer ve Kas dokusu Yağ Asidi Bileşimi Karvakrol'un İzole Sıçan Mide Fundus Üzerindeki Etkisi Kadmiyum ve Demirin Phaenicia sericata (MEIGEN.00 PZ 159 09. İsmet YILMAZ Fahrettin ASKEROV. Emre AKPINAR Süleyman AYDIN. Ayşenur YONTAN M. İbrahim ÖRÜN. Ramazan URANLI.19. TRABZON PZ 150 09. (Hymenoptera:Ichneumonidae)’ nın Erginleşmesine ve Ergin Ağırlığına Etkileri İpekböceği Bombyx mori’de Larval .00 PZ 160 09.

Atilla TEMUR. Kardeş Kromatid Değişimi 2. Erdal BALCAN. Ertuğrul TAŞAN.Bayram TEMUR. İlhan UYANER. Melih PAKSOY. Fevzi UÇKAN. Gülen DOĞUSOY. Kemal Özdem ÖZTABAK İlker GÖNÜLALP. Canan HÜRDAĞ.00 - Sigaranın İmmün Sistem Üzerine Etkisi Apanteles galleriae Wilkinson (Hymenoptera: Braconidae) ve Parazitlenmiş Konağı Galleria mellonella L. Faruk DEMİR. Aylin ER Remziye DEVECİ. Hakan AŞKIN. Serkan ERDAL Bülent KAYA.00 PZ 175 09. (Lepidoptera: Pyralidae)’nın Toplam Lipit ve Yağ Asidi Pimpla turionellae L. M.: HymenopteraDiprionidae) Biyolojik Mücadelede Turdus merula (Karatavuk)’nın Önemi Üzerine Bir Araştırma Salih GENCER.19. Likeninin Ömür Uzunluğu Üzerine Etkisinin Araştırılması S9 Aktivasyon Sistemi ile Muamele Edilmiş İnsan Lenfositlerinde Thimeraosal’in Genotoksisitesi 1. Elif YEŞİLADA Sevgi DURNA. ENGİN Ahmet Ata ÖZÇİMEN. Eşref DEMİR. MMP-26 ve β -Katenin Genlerinin Ekspresyon Analizi PZ 180 09.00 PZ 173 09. Deniz ALTUN. H. Biyoloji Bölümü. D. Zafer SOYGÜDER Fevzi UÇKAN. Nehir ÖZDEMİR. Ayla ÇELİK Eylem EROĞLU DOĞAN. 1843 (Teleostei: Cyprinidae) Türünün Mitokondriyal ND3/4 Gen Bölgesine Dayalı Filocoğrafyası Evcil Keçilerde (Capra hircus) Prion Geni Polimorfizmlerinin Analizi Türkiye’de Oluşturulan Melez Koyun ırklarında(Ovis Aries) Prion Geni Polimorfizmlerinin Analizi Karaçam Zararlısı Olan Çalı Antenli Çam Yaprakarısıyla (Diprion pini L. Ekzonlarındaki Mutasyonların Araştırılması Yüksek Doz Metil Prednizolon Uygulanan Miyelodisplastik Sendromlu Çocuk Hastaların Kemik İliği Aspirasyon Materyalinde DR-nm23 Gen Ekspresyonunun Konvansiyonel RT-PCR Tekniği İle Gösterilmesi Gastrik Kanserde MMP-7. ve 11. M. Fatih AYDOĞAN. Serap KOCAOĞLU Naciye Selcen BAYRAMCI. (hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Pup Hemolenfi Toplam Protein Miktarına Etkileri BALB/C FARE EMBRİYOLARINDA CİNSİYETİN BELİRLENDİĞİ SÜREÇTE MÜLLER KANALI-ANTİ MÜLLER HORMON ETKİLEŞİMİ VE SİALİK ASİDİN ÖNEMİ Hipertiroidili Sıçan Tiroidinde Α-Lipoik Asit-Nitrik Oksit İlişkisi Mustafa ATLI. Nazan KESKİN. KOÇ.00 PZ 172 09. Aslı KANDİL. Garra rufa HECKEL. Cihan DEMİRCİ Rahmi DUMLUPINAR. AÇIK. Hakan AŞKIN. Hüseyin KARADAĞ. Ebru GÜREL.00 PZ 187 09. L. Ekrem DÜNDAR Handan UYSAL. Ayla ÇELİK Dilek EKE.00 PZ 174 09. Burcu IRMAK YAZICIOĞLU Sevilay AZPARLAK. Ahmet Korkut BELLİ.00 - WDXRF Yöntemiyle Sirke Sineğinin Aestivasyonu Boyunca Element Değişimlerinin Belirlenmesi Drozofila Kanat Benek Testinde Alkilleyici Ajanlara Karşı Turunç Kabuğu Yağının Antigenotoksik Etkisi Tiroit Kanserli Olgularda RET Proto-Onkogeninin 10. Ekrem ERGİN.00 PZ 188 09.00 PZ 177 09. Rahile ÖZTÜRK Olga SAK. KILIÇ.00 - PZ 181 09. Proliferasyon indeks 3. Turgay ÇAKMAK.00 PZ 183 09. Kemal Özdem ÖZTABAK. Büget SARIBEK. TRABZON PZ 171 09. Fevzi BARDAKÇI Cemal ÜN.) Hoffm. Ünal ÖZELMAS 69 .00 PZ 178 09. M. Mitotik İndeks Thimerosal’in Genotoksisitesinin Sitokinesis Blok Mikronukleus Test Sistemi Kullanılarak in vitro Değerlendirilmesi Yaş Nanenin Genotoksik ve Antigenotoksik Aktivitesinin Somatik Mutasyon ve Rekombinasyon Testi ile Araştırılması Anadolu’daki. Cemal ÜN Muharrem KARAKAYA. Naci DEĞERLİ.00 PZ 185 09. Z. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 189 09. Mualla ÇETİN PZ 176 09. Olga SAK. KOÇ.00 PZ 182 09. Y. Bülent ERGİN. Ali ASLAN Dilek EKE.00 PZ 184 09.00 - İnsan X Kromozomunun (Xq21) Akciğer Kanseriyle Korelasyonunun Tespiti Drosophila melanogaster’de Lobaria pulmonaria (L.00 PZ 186 09. Sabire KARAÇALI Huriye BALCI. Ülya NURULLAHOĞLU.00 PZ 179 09. Handan UYSAL.

Üzerine Etkileri HAYRETDAĞ.00 PZ 192 09. Hüseyin AKSOY Afrika Balarısı Alttürlerinden Apis mellifera İrfan KANDEMİR. Beslenme İle Hemosiderin Arasındaki İlişki Mehmet ÖZBAŞ.00 PZ 208 09. 1797) Kalın Barsak Emine Pınar PAKSUZ.00 PZ 193 09. SUR.00 PZ 206 09.00 PZ 191 09.00 PZ 199 09. Lale Gelişimi GENÇOĞLU.00 PZ 201 09. Özmen GÜLER Organik İnsektisit Fipronilin Genotoksik Etkilerinin Haluk ÖZPARLAK Tavuk Yumurtası Mikronukleus Testi İle Belirlenmesi Üç Farklı Yarasa Türünün Periferal Kan Lenfositleri T. Ş. Deniz YÜZBAŞIOĞLU. Y. Ayça ÖZKAN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Eser Kemal GÜRCAN PZ 198 09. Aynur KONYALI Myotis myotis (Borkhausen. A. F. Abdurrahman AKTÜMSEK. Atilla Civciv Mikronukleus Test Sisteminde Belirlenmesi ARSLAN. Serpil BÜRÇÜN KARAKAŞ Histopatolojik ve Biyokimyasal Değişikliklere Neden Olan Ağır Metal Toksisitesi ( Cd) Üzerinde EDTA’nın Koruyucu ve İyileştirici Etkileri Galba truncatula (Gastropoda.00 PZ 197 09.00 PZ 209 09.00 PZ 194 09. TELATAR. 1758)’un Mikrobiyolojik Yönden Araştırılması Koi (Cyprinus carpio) Balıklarında Dalakta Jale KORUN.00 PZ 200 09. Ali AŞKIN Sistemindeki Lokalizasyonu Kefirin Oğlaklarda Duodenum'un Histolojik Yapısı Mert GÜRKAN. Unal Gomphocerinae Taksonları ve Bitki İlişkisi ZEYBEKOGLU Laboratuar Koşullarında Üretilen Dişli Sazancık Baran YOĞURTÇUOĞLU. Münevver YILMAZ. Biyoloji Bölümü. Ebru GÜREL. Semih ÜSTEL. Abbas GÜNGÖRDÜ.00 PZ 204 09. Serbülent PAKSUZ. Cengizhan ERBAŞ Mephosfolan İnsektisitinin in vitro Genotoksik Deniz ÖZKAN. litorea Üzerinde Stefan FUCHS Kanat Şekli Varyasyonları Üzerine Bir Çalışma Karasu Irmağının (Dumlu-Aşkale) Dominant Balık Adem Yavuz SÖNMEZ Türlerinden (Leuciscus cephalus. ÖZPARLAK.ATAŞOĞLU Aydın Yöre’sinde Yaşayan Laudakia stellio’nun Nazan YILMAZ (Linnaeus 1758) (Squamata: Agamıdae) İnce Barsak Dokusu Histolojik Yapısının ve Glikozaminoglikanlarının Işık Mikroskop Düzeyinde İncelenmesi Galba truncatula (Gastropoda. Memiş ÖZDEMİR. m. Üzerine Enzim Histokimyasal Bir Çalışma ÖZNURLU Triturus karelini (Amphibia: Urodela)’nin Erkek Serap SANCAR BAŞ. monticola ve A.Güler EKMEKÇİ Türk Saaneni ve Maltız Irkı Keçilerde Mert GÜRKAN. Beytullah ÖZKAN.00 PZ 210 09. Ayşegül KAPUCU. Etkileri Serkan YILMAZ. S.00 PZ 202 09.00 PZ 195 09. Sibel HAYRETDAĞ. Mesut YILMAZ. Özden ÇOBANOĞLU.00 PZ 196 09.00 - Eser Kemal GÜRCAN. Dilek ASMA Ercüment AKSAKAL.00 - PZ 205 09. Pulmonata)’ da Birgül OTLUDİL. (Aphanius mento) Yumurtalarının Embriyonik KIRANKAYA.19. Orhan ERDOĞAN Özden ÇOBANOĞLU.00 PZ 203 09. A. Pulmonata)’ da Serpil BÜRÇÜN KARAKAŞ. ARSLAN. Kadriye AKGÜN DAR Organik İnsektisit Fipronilin Genotoksik Etkilerinin Haluk ÖZPARLAK. C. G. H. m.00 - Flavonoidlerin Antioksidan Enzimler ve Glutatyon Üzerine Etkisinin Araştırılması Su Ürünlerinde Kullanılan DNA Markör Teknolojileri Çiftlik Hayvanlarında Ekonomik Verim Özelliklerine Sahip Genlerin Belirlenmesinde Kullanılan Moleküler Yöntemler Koyunlarda Glutatyon Polimorfizmi ve Çeşitli Verim Özellikleri Arasındaki İlişkiler Eylem EROĞLU DOĞAN. Elif YELİŞADA. Osman Bireylerinde Kloak Yapısı ve Kloak Bezleri MURATHANOĞLU Fonksiyonunun Hormonal Kontrolü Lösin Enkefalin’in Rana ridibunda Sinir Yusuf ÇAMLICA. scutellata. Hüseyin Plasentomların Histolojik Yapısı TOPYILDIZ. Fatma ÜNAL. TRABZON PZ 190 09. Dokusunun Histolojik Yapısı ve Goblet Nazan YILMAZ Hücrelerinde Glikozaminoglikan Çeşitlerinin Belirlenmesi 70 .G. Histopatolojik ve Biyokimyasal Değişikliklere Birgül OTLUDİL Neden Olan Ağır Metal Toksisitesi (Pd) Üzerinde EDTA’nın Koruyucu ve İyileştirici Etkileri Karadeniz Bölgesideki Bazı Lokalitelerde Abbas MOL.00 PZ 207 09. E.

Kurtuluş OLGUN Dilek KARADUMAN.00 - Ayşegül KAPUCU.00 PZ 217 14. Fatime GEYİKOĞLU 71 . Teleostei) Karaciğeri Üzerinde Ham Petrolün Suda Çözünebilen Kısımlarının Etkileri Ham Petrolün Suda Çözünebilen Kısımlarının Xiphophorus helleri (Poeciliidae. M. Meliha ŞENGEZER İNCELİ Ayşe AKÇOCUK. 1817)’ de Seminifer Epitel Siklusu Bazı Yarasa Türlerinde Beyaz Kan Hücresi Sayımı Xiphophorus helleri (Poeciliidae. TRABZON POSTER SUNUMLARI ZOOLOJİ 27 HAZİRAN 2008 PZ 211 14. Nilgün ÖZTÜRK.00 - Caretta caretta (İribaş Kaplumbağa) ve Chelonia mydas (Yeşil Kaplumbağa) Türlerinin Gonad Histolojileri Besinlerle Birlikte Alınan Polenin Albino Sıçanlar Üzerine Olası Etkileri PZ 224 14. F. Yakup KASKA Mediha CANBEK. Evren KOÇ. S. S. Beytullah ÖZKAN Serbülent PAKSUZ. Hakan ŞENTÜRK. T.00 PZ 218 14. Kadriye SORKUN.00 PZ 214 14. Gökhan BAYRAMOĞLU. Nazan KESKİN. Engin KAPTAN. E. Burcu KOLBAŞI TEKKAN Özlem ÇAKICI. 1797) ve Miniopterus schreibersii (Kuhl. Elif ÖZTÜRKKAN Aziz AVCI.ÖZESEN ÇOLAK. Ali KUTLU. 1811) Nörosekresyon Hücrelerinin Dağılımı VE GonadoReleasing Hormon (GnRH) Salgılayan Hücrelerin İmmunohistokimyasal Olarak İşaretlenmesi Farklı Hipofiz Tümörlerinde Leptinin İmmunohistokimyasal Olarak Gösterilmesi Yenilebilir Bazı Böcek Ekstrelerinin Periferik Kan Kültürlerinde Kardeş Kromatid Değişimi (KKD) Frekansı Üzerine Etkileri PZ 226 14.00 PZ 225 14.00 PZ 221 14. Dürdane KOLANKAYA. Özlem ÖNEN. Huriye BALCI. Aslı ÖZKÖK TÜYLÜ Serap SANCAR BAŞ. Teleostei) Solungaç Histolojisi Üzerindeki Etkileri Kobalt (II) P-Aminobenzoat’ın Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi Türkiye’de Yayılış Gösteren Eirenis ve Rhynchocalamus Cinslerine Ait Bazı Türlerin Kan Hücre Morfolojisi ve Eritrosit Büyüklükleri Beta-D-Glukan ve Taksol Etkisiyle Fare (Mus Musculus) Karaciğerinde Oluşan Histolojik Değişiklerin Işık Mikroskobu Düzeyinde Araştırılması Poecilia sphenops’da (Poeciliidae. Banu EREN Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ.00 PZ 227 14. EMECAN Gökhan BAYRAMOĞLU.00 PZ 215 14. İ.00 PZ 212 14. 1771) (Orthoptera: Gryllidae)’ta Orta Bağırsağın Histolojisi İznik Gölü’nde (Bursa) Yaşayan Tatlısu Istakozu (Astacus leptodactylus Eschscholtz. Esra GÜRLEK OLGUN. Güler ÜNAL Myotis myotis (Borkhausen. Emine Pınar PAKSUZ. Gökçe BİLGİ. Öznur ARAT. MUŞLU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. F. Hilmi ÖZDEN. Çetin ILGAZ. Beytullah ÖZKAN Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ. 1823)’nun Ovaryumunun Morfolojik ve Histolojik Özellikleri Hypericum montbretii’nin Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi PZ 222 14. Hacali NECEFOĞLU. Ece ERDAĞ Özlem ÖNEN. N.00 PZ 219 14.00 - Kurbağa (Rana ridibunda) Derisinde Androjen ve Östrojen Reseptörünün İmmunohistokimyasal Olarak Gösterilmesi İnci Kefalinde (Chalcalburnus tarichi Pallas. Hakan ŞENTÜRK.00 PZ 216 14. Bilge ÖZKAL Pınar İLİ. Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ Yusuf ERSAN. Hilal SALGIN. Kadriye AKGÜN DAR.00 PZ 213 14. Büge ÖZ Ümit İNCEKARA. KAYHAN. Şahin KABAY. Nazan ÜZÜM.19. Serbülent PAKSUZ. Hasan TÜRKEZ.00 PZ 223 14. Emine Pınar PAKSUZ. Biyoloji Bölümü. Gürsel ERGEN Nazan DENİZ KOÇ.00 PZ 220 14. Teleostei) Kalbin Histolojik Yapısı Melanogryllus desertus (Pallas. Nurperi GAZİOĞLU.00 - B 14:00-17:30 Emine Pınar PAKSUZ.

Mehmet Ali ONUR Thalidomid'in 4T1 ve 4THMpc Fare Meme Kanser Ece ŞİMŞEK.00 PZ 244 14.00 PZ 246 14. Esin AKBAY. Kültiğin Hymenoptera:Vespoidea:Vespidae) Türünün Zehir ÇAVUŞOĞLU. Fatime GEYİKOĞLU. ERONAT Çalışma İzmir Körfezi’nde 3 Hani Balığı Türünün (Serranus Semih LEBLEBİCİ.00 PZ 234 14. Okan Heterosomata) Biyolojik Özellikleri Üzerine Bir Ön ÖZAYDIN. Zeynep DARDERE. Okan spp. Hücre Hatlarındaki Sitotoksik Etkisi Nuray ERİNİ. M.00 PZ 237 14.T. Muzaffer EROĞLU. Alpdoğan KANTARCI. Pınar İzolasyonu. Myrmeleontidae) CANBULAT. İnsan Gingival Fibroblastları Üzerine Etkisi Yusuf DURAK Üç Boyutlu Epidermis-Primer Duyu Nöronu KoElçin YENİDÜNYA.00 PZ 232 14. Savaş CANBULAT Myrmeleontıdae) Megistopus flavicornis Yumurtalarının Koryon İnce Zekiye SULUDERE. Hasarlarının Kemik İliği Kök Hücreleri Kullanılarak Mehmet Ali ONUR.00 PZ 248 14.00 PZ 231 14. Zekiye SULUDERE.00 PZ 230 14. Tarık DANIŞMAN.00 PZ 247 14. Biyoloji Bölümü. Elizabeth G. ERONAT Vespula Germanica (Insecta: Aysel KEKİLLİOGLU. Selami CANDAN Dolycoris baccarum (L. Emine YALÇIN Aygıtı ve Ağız Yapısı Üzerine Morfolojik Bir Çalışma Melanogryllus desertus (Pallas. Nevin KESKİN. Semih ÜSTEL.00 PZ 229 14.00 PZ 235 14. Ömer ERTÜRK Microsporidian Kaydı in vitro Antioksidan Parametreler Üzerine Bazı Böcek Ekstrelerinin Etkileri 72 .00 PZ 249 14. Abdullah Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma (Araneae: BAYRAM. Akın BULUT Kronik Florozisin Fare Yavrularının Bazı Evren KOÇ. Kayahan FIŞKIN Yaşlı ve Genç Sıçanlarda Oluşturulan Kemik Esin AKBAY. Neşe Kültürü AYSIT.00 PZ 242 14. Elizabeth G.19. Ece ŞİMŞEK. Serdar GÜNAYDIN. Mahmut Pentatomıdae)’un Spermateka Morfolojisi ERBEY İzmir Körfezi’nde Yassı Balıkların (Osteichthyes: Semih LEBLEBİCİ. Menemşe GÜMÜŞDERELİOĞLU Porphyromonas gingivalis Lipopolisakkaritinin Şerife Buket BOZKURT.00 PZ 239 14. Elektron Mikroskobu İle İncelenmesi Ersin DEMİREL. Özer Aylin GÜRPINAR. Rhizopagidae)’ten İlk Entomopatojenik Onur TOSUN. Selami Yüzeyinin İnce Yapısı (Neuroptera: CANDAN. Handan SEVİM. Eresidae) İlkay ÇORAK ÖCAL. Mehmet Karşılaştırmalı Cranial Osteolojisi TÜRKAKIN.T. Murat GÜZEL. 1771) (Orthoptera: Gürsel ERGEN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 1789)’un Dış Nazife YİĞİT.00 PZ 241 14. Hasan TÜRKEZ. Yusuf ERSAN Morfolojik Parametreleri Üzerine Etkisi Salamandra salamandra Yavrularının Büyüme. Tarık DANIŞMAN. Selami CANDAN Eresus cinnaberinus (Olivier. Seçil KARAHİSAR Gelişme ve Desenlenme Değişimlerinin İncelenmesi Macronemurus bilineatus Yumurtalarının Zekiye SULUDERE. Mustafa YAMAN. Bombyliidae) Cinsine Ait Fatma BAYRAKDAR. Ekosistemdeki Önemi Aygün YALÇINKAYA Rhizophagus grandis (Coleoptera: Çiçek AYDIN.00 PZ 238 14. Sait KELEŞ İnsan Aorta Yayından Endotel Hücrelerinin Handan SEVİM. HAKKI.00 PZ 243 14. Kültürü Ve Karakterizasyonu ATASOY. Zafer Fonksiyonu (Araneae: Eresidae) SANCAK. TRABZON PZ 228 14. (Diptera. Sercan YAPICI.00 PZ 240 14. Özlem ÇAKICI Gryllidae)’ta Yumurtanın Dış Morfolojisi Türkiye ve Dünyadaki Arı Ölümlerinin Nedeni ve Aslı ÖZKIRIM. Savaş Yapısı (Neuroptera. Nuray ERİN.00 PZ 236 14.) (Heteroptera: Selami CANDAN. Esra AYDEMİR.) Morfometrik Özellikleri ÖZAYDIN. Sema S.00 PZ 245 14. Murat TOSUNOĞLU. Abdullah BAYRAM. Zafer SANCAK Eresus cinnaberinus’da (Uğurböceği Örümceği) Nazife YİĞİT. Özer Aylin İyileşme Süreçlerinin İncelenmesi GÜRPINAR. Kayahan FIŞKIN Hücre Hatları Üzerine Sitotoksik Etkisi Endostatin'in 4T1 ve 4THMpc Fare Meme Kanser Esra AYDEMİR.00 - Ümit İNCEKARA.00 - PZ 233 14. Gürkan ÖZTÜRK Tursiops truncatus ve Delphinus delphis Türlerinin Nilgün YILMAZ. Bombylius L. Duyusal Kılların Elektron Mikroskobik Yapısı ve İlkay ÇORAK ÖCAL. Abdullah Dört Türün Proboskis Morfolojilerinin Taramalı HASBENLİ.

DEMİRSOY. Muhabbet KEMAL Selma UĞURLU. Bardak ve Et Tuzaklarının Değerlendirilmesi Blatta orientalis L. Biyoloji Bölümü. Pınar COŞKUNER.00 PZ 251 14. Abdullah HASBENLİ. Larentinae) Türlerinin Dağılımı ve Zoocoğrafyası Üzerine Notlar Kemaliye (Eğin) Herpetofaunası Trabzon Gündüz Kelebekleri ve Morfolojileri Hakkında Yurtluk Çayı İhtiyofaunası (Samsun) Kıbrıs Dikenli Faresi. 1758) (Lepidoptera: Amatidae)’nın 1. Muhlis ÖZKAN Orhan ERMAN.00 PZ 263 14. A. Abdullah HASBENLİ. Şevket KANDEMİR Seda KIRALP Hatice MUTLU Mustafa Güçlü ÖZARDA. Trabzon. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hydrachnidia) Sistematik Yönden İncelenmesi Erzurum İli Su Kenesi (Acari: Hydrachnellae) Faunası Türkiye Protorhoe (Lepidoptera.00 PZ 266 14. 1924’nin Ektoparazit Faunası Üzerine Bir Araştırma Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Cheylostigmaeus (Acari: Actinedida: Stigmaeidae) Türü Coleoptera Örneklerinin Yakalanmasında Kullanılan Bazı Tuzak Yöntemlerinin Değerlendirilmesi Buprestidae (Coleoptera) Familyasına Ait Cinslerin Su Tuzağı Tercihleri Silphidae ve Tenebrionidae (Coleoptera) Familyaları Örneklerinin Yakalanmasında Kullanılan Çukur. Ahmet POLAT. Orıbatıda) Zeytin Karasuyunun Oreochromis niloticus Üzerindeki Genotoksik Etkilerinin Eritrosit Mikronükleus Testi kullanılarak Araştırılması Amata phegea (Linnaeus.'nin Taksonomisi ve Biyolojisi Giresun'daki Apodemus flavicollis (Melcihor.Varol TOK. (Şimşir)’lerde Zarar Yapan Etmenler Türkiye Faunası İçin Yeni Oribatid Akarlar (Acarı. Çiçek AYDIN. Ümit İNCEKARA.00 PZ 269 14. Ç.00 PZ 261 14. Funda KÖSE.00 PZ 254 14.00 PZ 262 14.00 PZ 260 14. Ömer ERTÜRK Hüseyin CEBECİ. Zekiye SULUDERE. Ahmet POLAT. Üzeyir ÇAĞLAR. Trabzon.00 PZ 273 14. Ümit İNCEKARA. GÜL Selma SEVEN ÇALIŞKAN. Hanifi KARACA Abdullah MART.00 PZ 270 14. Hamit AYBERK. Ersin DEMİREL. Gümüşhane. Erol AKKUZU Ayşe TOLUK.00 PZ 268 14.00 PZ 267 14. Derya CANPOLAT. Hatice AYDIN. Hanifi KARACA Raşit URHAN. Ferhat ALTUNSOY Kürşat KARTAL Mustafa AKYOL. Ordu ve Giresun İlleri Hydrophilidae (Insecta: Coleoptera) Familyası Üzerine Faunistik Bir Çalışma Türkiye Faunası İçin İki Yeni Evifidid (Acari. Serpil KÖNEN Ali SATAR. TOSUNOĞLU. Ersin DEMİREL. Fatma BAYRAKDAR Yasemin GÜLER. Yunus ESEN. M. Geometridae. Selami CANDAN Orhan ERMAN.00 PZ 253 14.00 PZ 257 14. (Dictyoptera: Blattodea)’ in Ootheca Parazitoiti Prosevania fuscipes (Illeger) (Hymenoptera: Evaniidae) Sivas İli ve Bazı Çevre İllerinin Galeri Sineği (Diptera:Agromyzidae) Chalcidoid (Hymenoptera: Chalcidoidea) Parasitoidleri Büyük Çay (Pelte-Elazığ)'da Bulunan Chironomidaer Larvalarının Taksonomik Yönden İncelenmesi Karadeniz Bölgesi Bayburt. Metin AKTAŞ Üzeyir ÇAĞLAR.1758 ve Cobitis simplicispinna Hanko.00 PZ 272 14. Nazmi POLAT. Taksonomisi ve Biyolojisi Eskişehir Çevresinde Leşler Üzerinden Tespit Edilen. Varlığının Araştırılması Buxus sp. Bedriye AÇAR. Muhlis ÖZKAN Zühal OKYAR C.00 PZ 252 14.00 - Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizopagidae) Üretim Laboratuarlarında Helicosporidium sp.00 PZ 258 14.19.00 PZ 274 14. Sedat PER.00 PZ 271 14. Yasemin ÖZDEMİR Lütfiye GENÇER Ayda TELLİOĞLU Abdullah MART. Kadir BAŞAR Abdullah HASBENLİ. Zeki İPEK 73 . Gümüşhane. Adli Açıdan Önemli Böcek Türleri Akşehir Gölü’ndeki Cyprinus carpio Linnaeus. Eviphididae) Türü Onur TOSUN.00 PZ 264 14. Şule BARAN. Kamil KOÇ Üzeyir ÇAĞLAR. Birgül MAZMANCI. TRABZON PZ 250 14. 1834)'in Yayılışı. Ordu ve Giresun İlleri Helophorıdae (Insecta: Coleoptera) Familyası Üzerine Faunistik Bir Çalışma Karadeniz Bölgesi Bayburt.00 PZ 265 14.00 PZ 259 14. Nusret AYYILDIZ Tolga ÇAVAŞ. Mustafa YAMAN. Evre Larva ve Yumurta Yüzey Yapısı ve Morfolojisi Malatya İli Su Kenelerinin (Acari.00 PZ 256 14. Acomys nesiotes Bate 1903.00 PZ 255 14.

00 PZ 295 14. Lokman KAYCİ Osman SEYYAR.00 PZ 294 14. Yusuf AYVAZ Ahmet BEYARSLAN Savaş CANBULAT. Kurtuluş OLGUN Okan ÖZGÜL.00 PZ 287 14. Odonata. Kadir Boğaç KUNT Hasan KOÇ. Mehmet YALÇIN Mitat AYDOĞDU Halil ÖZKOL. Seven SEÇKİN Naciye Gülkız ŞENLER.00 PZ 298 14. Oecobidae) Meriones tristrami Thomas. Haluk KEFELİOĞLU Özlem ÇETİN ERDOĞAN Ebru Gül ASLAN. Ahmet POLAT Ersen Aydın YAĞMUR. Osman SEYYAR.00 PZ 277 14.00 PZ 286 14. Mehmet YARAN Murat KÜTÜK. Gerbillinae) ‘nin Güneydoğu Anadolu’da Yeni Bir Karyolojik Formu Enchelyodon nodosus Berger.00 PZ 292 14.00 PZ 276 14. Nusret AYYILDIZ Alaettin KAYA. Aydın TOPÇU Hakan DEMİR. M. 1892 (Rodentia. Mustafa DARILMAZ.00 PZ 289 14. Metin AKTAŞ. Kırıkkale ve Çankırı İlleri Pompilidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırma Samsun Çevresinde Mevcut Platycnemis pennipes ( Pallas.00 PZ 280 14.00 PZ 299 14. Ayla TÜZÜN. 1984 (Protista. Cemal OĞUZ 74 . İsmail YILDIZ Ersen Aydın YAĞMUR.00 PZ 282 14. Carabinae ve Harpalinae Çatalan Baraj Gölü (Adana) Kopepod ve Kladoser (Krustase) Türlerinin Mevsimsel Değişimleri Ankara. Ciliophora. Nematocera) Faunası Triturus karelinii (Amphibia:Urodela)’de Yaş ve Büyüme Güneybatı Anadolu Bölgesi Limoniidae (Diptera. Abdullah MART. Veysel KARTAL Ali MİROĞLU. Hasan KOÇ. Platycnemididae) Populasyonlarında Tespit Edilen Varyasyonlar Türkiye’den Az Bilinen Tür Sympetrum haritonovi Borisov.00 PZ 278 14. Haptoria)’un Morfolojisi ve Ontogenezisi Türkiye Araneofaunası İçin Yeni Bir Tür Kaydı. Nematocera) Faunası Nazife Tuatay Bitki Koruma Müzesi (Türkiye: Ankara)’nde bulunan Carabidae Koleksiyonu: Altfamilyalar Cicindellinae.00 PZ 291 14. Ahmet POLAT.00 PZ 300 14. Suat KIYAK Ümit İNCEKARA. Biyoloji Bölümü.00 PZ 285 14. Murat BARLAS Neslihan KOCATEPE. Ali GÖK. Halil KOÇ. Nil BAĞRIAÇIK. Libellulidae)’nin Taksonomisi Üzerine Bir Araştırma Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’nin Morfolojik Özellikleri Doğu Karadeniz Bölgesi Agathidinae Türleri Üzerine Bir Araştırma Çığlıkara. Yüksel COŞKUN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 1992 [Salticidae:Araneae] Güneybatı Anadolu Bölgesi Tipulidae (Diptera.00 PZ 290 14.00 PZ 297 14. Evarcha michailovi Logunov. 1983 (Insecta. Murat BARLAS Nazan ÜZÜM.00 PZ 296 14. Odonata.19. Foissner & Adam. Dibek (Antalya) ve Kasnak Meşesi (Isparta) Tabiatı Koruma Alanlarının Alticinae (Coleoptera: Chrysomelidae) Çeşitliliği ve Benzerliğinin Karşılaştırmalı Analizi Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Saptanan Bazı Braconidae Türleri ve Bilinen Konakları (Hymenoptera) Tokat İli Neuroptera (İnsecta) Faunasına Katkılar Murat KÜTÜK.00 - Türkiye Trypetinae (Diptera: Tephritidae) Faunası ve Sistematiği Üzerine Bir Araştırma Türkiye Faunasına İki Yeni Kayıt Meyve Sineği (Diptera: Tephritidae) Türü Çarşamba Ovası Gölleri (Samsun) Sucul Koleopter (Adephaga) Faunası Türkiye’den Az Bilinen Bazı Cynipidae (Hymenoptera) Galleri Dünyada İnsan Gıdası Olarak Kullanılan Böcek Grupları ve Kullanım Potansiyelleri Adıyaman İlinin Akrep (Scorpiones) Faunası ve Zoocoğrafik Dağılışları Türkiye’nin Chelonus (Hymenoptera: Braconidae: Cheloninae) Faunasına Katkılar Nemrut Volkanı (Bitlis) Lepidoptera Faunası Üzerine Araştırmalar Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Haplodrassus Türü (Araneae. Mehmet YARAN Ümit İNCEKARA. 1771) (Insecta. Yasemin ÖZDEMİR Ahmet Turan ALADAĞ Mehmet Ali KIRPIK. Nusret AYYILDIZ.00 PZ 281 14.00 PZ 288 14.00 PZ 283 14. Yaşar GÜLMEZ Ali MİROĞLU. Baran ASLAN. TRABZON PZ 275 14.00 PZ 293 14. Hanifi KARACA Yusuf KATILMIŞ. Gnaphosidae) Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Oecobius türü (Araneae.00 PZ 279 14. Veysel KARTAL Zülal ATLI ŞEKEROĞLU.00 PZ 284 14.

İlkay ÇORAK ÖCAL. L. ÖZGÜL. Abdullah BAYRAM. 1758). KOÇ. Muhlis ÖZKAN İlkay ÇORAK ÖCAL. Aykut KENCE Neslihan KOCATEPE. Hasan S. Thrombium Pedicia (Crunobia) littoralis (Meigen. O. Hasan KOÇ. Oribatida. Scatopsidae) Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Uropodid Akar Türü (Acari: Mesostigmata: Trematuridae) Cyrba algerina (Lucas. H. Savaş CANBULAT Alper TONGUÇ. Zafer SANCAK. Latrodectus geometricus C.00 PZ 324 14. S. Türkiye Faunası İçin Yeni bir Kayıt (Diptera.00 PZ 321 14. Zoridae) Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Zehirli Örümcek Kaydı (Araneae: Segestriidae. Ali DEMİRSOY Selma SEVEN ÇALIŞKAN Selma SEVEN ÇALIŞKAN. 1910 (Lepidoptera) Cinsinin Durumu Ağaçlandırılan Akyatan Kumul Sahasında Gelişen Memeli Faunası Türkiye’deki İki Yeni Capoeta (Teleostei: Cyprinidae) Türünün Sitokrom b Sekanslarına Dayalı Olarak Genetik Teşhisi Türkiye Sümüklü Böceklerinin (Gastropoda terrestria Nuda) Durumu Savaş CANBULAT. Tarık DANIŞMAN1. Kadir Boğaç KUNT Sevgi SEVSAY. 2000 (Acari. Brachycera) Faunasına Katkılar Türkiye faunası için yeni bir kayıt: Anomaloppia iranica Bayartogtokh and Akrami. M. Abdullah BAYRAM. Türkiye Örümcek Faunası İçin Yeni Bir “Sıçrayan Örümcek” Kaydı Cilliba cassidea: Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Uropodid Akar Türü (Acari: Mesostigmata: Uropodidae) Türkiye Otbiçen Faunası İçin İki Yeni Tür Kaydı: Lacinius ephippiatus (C.00 PZ 304 14. Davut TURAN Ümit KEBAPÇI 75 . Oppiidae) Kemaliye (Erzincan) Carabidae (Coleoptera) Faunası Türkiye İçin Yeni ve İlginç Bir Kayıt. Oktay DURSUN.00 PZ 306 14. Theridiidae.00 PZ 310 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.L.00 PZ 309 14.00 PZ 323 14. Gazi GÖRÜR. Yüksel COŞKUN Mahmut DAĞLI. 1804). Pedicidae) Osmylidae Türlerinin (Insecta: Neuroptera) Taksonomik ve Faunistik Durumları Gülek Boğazı ve Çevresi Yengeç Ayaklı Örümcekleri (Fam: Thomisidae) Üzerine Morfometrik Araştırmalar Diyarbakır Yöresi Herpetofaunası Sinnep Çayı’nın (Kilis) Balık Faunası Kayseri’den Tespit Edilen Afit (Hemiptera: Aphidoidea) Türleri Güneybatı Anadolu Bölgesi Dolichopodidae (Diptera.00 PZ 320 14.00 PZ 317 14. 1997 (Lepidoptera) Biyolojisi ve Yayılış Notları İle Birlikte Türkiye’de Micrurapteryx Spuler.00 PZ 318 14.00 PZ 322 14. H.00 PZ 319 14.00 PZ 303 14. Phalangium opilio (Linnaeus 1758) (Opiliones. Halim DİKER Yusuf BEKTAŞ.00 PZ 316 14.00 - Bazı Hemerobius (Insecta: Neuroptera. Segestria senoculata (Linnaeus. Nazife YİĞİT.00 PZ 308 14. Ali Osman BELDÜZ. Salticidae). Zafer SANCAK. DURSUN Şule BARAN. Suat KIYAK. CİVELEK Durmuş Ali BAL. CİVELEK. Ahmet Ümit ERDEMLİ Mustafa IŞIK. Kadir Boğaç KUNT Tarık DANIŞMAN.00 PZ 305 14. O. Chrysoclista splendida Karsholt. BARLAS. Muhlis ÖZKAN Kadir Boğaç KUNT Durmuş Ali BAL.00 PZ 312 14. Hemerobiidae) Cinsi türlerinde dış ve iç genital Yapılarının İncelenmesi Doğu Samanlı Dağları (Geyve Boğazı Doğusu) Neuroptera (Insecta) Faunasının Araştırılması Batı Samanlı Dağları (Geyve Boğazı Batısı) Neuroptera (Insecta) Faunası Scatopse notata (Linneaus.00 PZ 311 14. 1758). Abdullah BAYRAM. Savaş CANBULAT Ahmet Ali BERBER. Biyoloji Bölümü. Türkiye Faunası İçin Yeni bir Kayıt (Diptera. 1846) (Araneae.00 PZ 302 14. Melek ŞAHİN Alper TONGUÇ.00 PZ 314 14. Phalangiidae) Türkiye Örümcek Faunası için İki Yeni Familya Kaydı (Araneae: Anyphaenidae. Muhlis ÖZKAN Hasan KOÇ Savaş CANBULAT. Lütfiye GENÇER Ebru DİKER. İlkay ÇORAK ÖCAL. Yeşim KAHRAMAN Gökhan ÖZCAN.00 PZ 315 14. Koch) Erzurum ve Erzincan İllerinden Türkiye Faunası İçin Yeni Kadife Akarı Türleri (Acari: Trombidiidae: Podothrombium.Koch. Tarık DANIŞMAN. 1835).19. Aydın TOPÇU Remzi AKELMA. Ahmet Ali BERBER Aslı YENİGÜN.00 PZ 313 14.00 PZ 325 14.00 PZ 307 14. TRABZON PZ 301 14. Nazife YİĞİT. Nazife YİĞİT.

Şafak BULUT. Melek DİNÇER Serdar DÜŞEN. Güler EKMEKÇİ. Şaban TEKİN Meral FENT Ayşe ÖZMEN. Morfolojik Özellikleri ve Allozim Varyasyonları Üzerinde Bir Çalışma Eskişehir İli ve Çevresi Bombyliidae (Insecta: Diptera) Familyası Üzerine Sistematik ve Faunistik Araştırmalar Türkiye Tabanidae (Insecta: Dıptera) Faunası İçin Yeni Bir Kayıt Tabanus terterjani (Dolin&Andreva. Ali MELLATİ. Mutlu ŞAKIRAK. Özcan GAYGUSUZ Duygu Ceren ÇAĞLAN. Şerife Gülsün KIRANKAYA. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mehmet Zeki YILDIRIM Tuba ABACIGİL.00 PZ 334 14.00 PZ 344 14. Serdar TEZCAN Ahmet BURSALI.19.00 PZ 331 14. 1892 (Mammalia:Rodentia) Altrürlerinin Karyolojik.00 PZ 330 14.00 PZ 338 14.00 PZ 328 14. Funda URHAL Serdar DÜŞEN. Ayla TÜZÜN Mohammad MORADİ. Cevher ÖZEREN 76 . Davut TURAN Füsun ERKAKAN.00 PZ 347 14. Mesostigmata) Bakacak Deresi (Çanakkale) Balık Faunası Üzerine Bir Ön Çalışma Capoeta pestai (Pietschmann. Muhlis ÖZKAN. Mustafa ÖZTOP. Seval Bahadır KOCA.00 PZ 349 14.00 PZ 342 14. 1771 (Anura: Ranidae)’nın Helmintleri Üzerine Bir Ön Araştırma Panthera pardus tulliana Evrimsel Gelişimi ve de Türün Devamlılığının Sağlanması Mesocricetus brandti (Nehring. Diyarbakır. Merve TOPRAK. Mehdi RAHNEMA Mehdi RAHNEMA. Davut Rıza BULUT F. 1898) (Mammalia: Rodentia)’nin Hibrit Bireylerindeki Kromozomal Düzenlenmeler Batman.00 PZ 345 14.00 PZ 348 14. Rana ridibunda PALLAS.00 PZ 339 14. Biyoloji Bölümü. Gonostomum kuehnelti (Foissner. TRABZON PZ 326 14.00 PZ 327 14. Şükran ÖZSOY. Ümit KEBAPÇI. 1933) (Pisces: Cyprinidae)’nin Yayılış Alanı ile İlgili Türkiye’den Yeni Kayıtlar Aysel KEKİLLİOGLU. A. Cengizhan ÖZBAY Sırma ÇAPAR Sırma ÇAPAR Nurcan ÖZKAN Derya AKDEMİR. 1885) Urosoma Similis (Foissner. Ferhat ALTUNSOY. Özge TUĞRAL Nilüfer ITKI. Bufo viridis Laurenti. İxodidae) Faunasının Sistematik Yönden İncelenmesi Gökçeada ve Bozcaada Heteroptera Faunasına Katkılar Baklan. Yavuz KILIÇ. Abdullah HASBENLİ. Yavuz KILIÇ A.00 PZ 337 14.00 PZ 335 14. Ferhat ALTUNSOY Ünal ÖZELMAS. Betül GİRTİ Serdar DÜŞEN. Derya MENDEŞ. Sistematik Araştırmalar ve Bazı Ekolojik Gözlemler Irandaki Allactaga Cuvier. Nuri YİĞİT Ali SATAR. Sakin Vural VARLI. Funda İLHAN. Bekilli ve Çal İlçeleri (Denizli)’nin Mesostigmatid Akarları (Acari. Ali EYNLOO Caner AYDINLI. S. Mohammad MORADİ. 1982) ve Urosoma Caudata (Stokes. 1771 (Ova kurbağası)‘nın (Anura: Ranidae)’nın Helmintleri Denizli Yöresinden Toplanan Gece Kurbağası.00 PZ 340 14. 1987) ve Gonostomum strenuum (Engelmann. 1768 (Anura: Bufonidae)’in Helmintleri Üzerine Bir Ön Araştırma Mersin Yöresinde Yayılış Gösteren Ova Kurbağası.00 PZ 346 14.00 PZ 336 14. Mardin ve Şanlıurfa İli Diplura (Insecta) Faunası Farklı Habitatlardan İzole Edilen Urosoma Emerginata (Stokes.00 PZ 329 14.1836 (Mammalia:Rodentia) Cinsinin Karyoloji ve Biyolojisi Üzerinde Bir Çalışma Iran Meriones tristrami Thomas.00 PZ 341 14. 1982) ve Genital Yapılarının Deskripsiyonu Eskişehir İlindeki Ophisops elegans’ın Taksonomik Durumu Çivril Işıklı Gölü (Denizli)’nden Toplanan Rana ridibunda Pallas.00 PZ 343 14.00 PZ 333 14. Sadreddin TUSUN. 1862) Üzerine Taksonomik ve Ekolojik Gözlemler Trakya Bölgesi Chironomidae ( Diptera ) Larval Türleri Çıralı Obruk Gölü’nün (Konya-Türkiye) Ostrakot (Crustacea) Faunası Türkiye’de Hydrobiidae (Gastropoda: Neotaenioglossa) Familyasının Sistematik Durumu Edremit (Balıkesir) Yöresi Zeytin Bahçelerindeki Lygaeidae (Heteroptera) Faunasının Kışlak Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Tokat ve Civarı Sert Kene (Acari. Sercan POLAT Pınar ÇAM.00 - Kırıkkale İli ve Çevresi Apidae (Insecta: Hymenoptera: Apoidea) Türleri Üzerine Faunistik. 1885) Üzerine Taksonomik ve Ekolojik Gözlemler Gonostomum affine (Stein 1859). Raşit URHAN. Oya ÖZULUĞ.

Metin ÜRE. Değeri Gökhan NUR. Nahit Organizatör Bölgeleri (NORs) (Insectivora: PAMUKOĞLU. ÇOĞUN. Elif GÜLBAHÇE (Ranidae: Anura) Türkiye’deki Hemiechinus auritus (Gmelin. GÜL.00 PZ 356 14. Nerocila. Ahmet ÖKTENER. Fatma ÜNAL.00 PZ 368 14. Livoneca (Isopoda. Emine ARSLAN. NUR. İsmail VAROL.00 PZ 369 14. Ümit İNCEKARA Turgay ŞİŞMAN Gülbin GÖK. YÜZEREROĞLU. Atilla ARSLAN. YILMAZ (Heckel. Emel ÇAKIR Ebru Gül ASLAN. Genotoksik Etkilerinin Belirlenmesi Serkan YILMAZ İnsan Lenfositlerinde Gama Radyasyonu Tarafından Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Yalçın Şevki YILDIZ. Biyoloji Bölümü. Zeliha YILMAZ. Sabahattin ASLANYAVRUSU.00 - Hyla japonica (Amphibia: Anura). 1773)'nun Sitogenetik Analizi in vitro İnsan Lenfosit Hücrelerinde Gama Radyasyonu tarafından Teşvik Edilen Morfolojik Hasarlar ve Mikronukleus Sıklığının Araştırılması Mast Hücresi ve Enfeksiyon Etkenleri Arasındaki İlişki: İnsan Serviko-Vajinal Yaymalarının İncelenmesi Aromataz İnhibitörü Letrozol’ün Potansiyel Toksisitesi Üzerine Bir Çalışma Endüstriyel Atık Toksisitesinin Belirlenmesinde Zebra Balığı (Danio rerio) Embriyolarının Kullanımı Zebra Balığında Üreme ve Endokrin Sistem Üzerine Fluoxetin’in Etkileri Oreochromis niloticus’un Farklı Dokularında Bakır ve Kurşun Birikimi Üzerine EDTA’nın Etkisi Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Deniz Kromozomal Anormallik ve Comet Testleri İle YÜZBAŞIOĞLU. S.00 PZ 366 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hemidactylus frenatus (Reptilia: Squamata) ve Oryctolagus cuniculus (Mammalia: Rodentia) arasında SDSPAGE ve Western Blot Yardımıyla İskelet Kası Proteinlerinin Karşılaştırılması Köse (Gümüşhane)'den Toplanan Amphibia ve Reptilia Örnekleri Üzerine Notlar Alticinae (Coleoptera: Chrysomelidae) ve Konak Bitki Özelleşmesi: Güneybatı Türkiye’nin Bazı Alticinae Türleri ve Konak Bitki İlişkileri Türkiye’de Ceratothoa. Oktay ÖZKAN. Nurhayat ÖZDEMİR. Eşref YÜKSEL.00 - PZ 351 14.00 - Bazı Zırai Mücadele İlaçlarının Balıkların Solungaç Karaciğer ve Kas Dokularındaki Antioksidan Enzim Aktiviteleri Glutatyon ve Lipit Peroksidasyon Seviyeleri Üzerine Etkileri 77 . T. Kemal SOLAK Gaziantep Rüzgar Örümcekleri (Ordo: Solifugae) M. 1843)’da Karyotip Analizi Lophyridia fischeri (Cicindelidae: Coleoptera)’nin Yavuz KOÇAK.Özgür KAYA Mikronükleus Oranına Etkisi Kalsiyum Propiyonatın İnsan Periferal Serkan YILMAZ.Özgür KAYA Göksu Nehrinde (Mersin) Yaşayan Barbus capito Filiz KAYA. Betül ÜNVER. Fatma ÜNAL.00 PZ 363 14.19. De Pınar AKSU. Cymothoidae) İçin Yeni Konaklar Ufuk BÜLBÜL.00 PZ 370 14. Filippi 1863) Sodyum Hipoklorit'in (NaOCl) Gökhan NUR.00 PZ 354 14. Jean Paul TRILLES. Tüzin A. Ufuk BÜLBÜL.00 PZ 362 14. G. M. Serap ERGENE (Guldenstadt. Arif BAYSAL. Şayeste DEMİREZEN Turgay ŞİŞMAN Turgay ŞİŞMAN. Sinan BEKSAÇ. Zeliha ÇOLAK YILMAZ.00 PZ 365 14. Arif Filippi 1863) Sodyum Hipoklorit'in (NaOCl) LC50 BAYSAL. Muhammet GAFFAROĞLU İnci Balığı'nda (Acanthalburnus microlepis. Ferit KARGIN İsmail IŞIK PZ 371 14. Jose Galian Karyotip Analizi ALBALADEJO. De Pınar AKSU. Emel ÇAKIR. Şükran ÇAKIR ARICA Emine KORKMAZ. TRABZON PZ 350 14. Oktay ÖZKAN. Süleyman GÜL. TANRIKULU. Bilal KUTRUP. Hikmet Y.00 PZ 358 14. Kubilay TOYRAN Kura-Aras Havzasında Bulunan Orthrias panthera D.00 PZ 359 14. Tarkan Erinaceidae) YORULMAZ.00 PZ 361 14. Handan ONAY KARAOĞLU Bilal KUTRUP. Adile AKPINAR Rana ridibunda Üzerine Sitogenetik Bir Çalışma Atilla ARSLAN. Ali GÖK Ali ALAŞ.00 PZ 364 14.00 PZ 367 14. Emine Teşvik Edilen Kromozomal Anormallikler Üzerine YALÇIN Likopenin Koruyucu Etkisi İnci Balığı'nda (Acanthalburnus microlepis. Handan KARAOĞLU. İrfan 1770)’un C-bantlı Karyotipi ve Nükleolar ALBAYRAK. Süleyman GÜL.00 PZ 355 14. Lenfositlerinde in vitro Genotoksik Etkileri Deniz YÜZBAŞIOĞLU Potasyum Sorbatın Kardeş Kromatit Değişimi Sevcan MAMUR. M.00 PZ 352 14.00 PZ 357 14. T.00 PZ 360 14.00 PZ 353 14. Özgür FIRAT.

Aysun KILIÇ.00 PZ 377 14.00 PZ 390 14.00 - Bursa Nilüfer Çayı Suyunun Genotoksik Etkilerinin Balık Mikronukleus Testi ile Değerlendirilmesi Erkek Sıçanların Üreme Sistemi Gelişimi Üzerine Benzil Benzoatın Etkileri Antifungal Aktiviteye Sahip Yeni Bir Tiohalobenzen Türevinin Erkek Sıçanların Üreme Sistemi Üzerine Etkileri Fibronil’in Laboratuvar Koşullarında. Hakan AŞKIN. Biyoloji Bölümü.. Zn+2) Etkisinde Kalan Balıklarda (Oreochromis niloticus) Na. Yüce BAŞIMOĞLU KOCA Yücel BAŞIMOĞLU KOCA.00 PZ 391 14. Cd+2. Mustafa CANLI Fulya Dilek GÖKALP MURANLI Adile ÖZDEMİR.00 PZ 380 14.00 PZ 374 14.00 PZ 385 14. Özlem Özen KARAKUŞ. Elif LOĞOĞLU Emre ÖZ. Muhammed ATAMANALP Utku GÜNER Belda ERKMEN. İki Farklı Sıcaklıkta Alman Hamamböceği (Blattella germanica)’ne Karşı Etkinliğinin Araştırılması Kurşun (PZ) ve Kadmiyum (Cd)’ un Xenopus laevis Üzerine Embriyo-Toksik Etkileri Malathion'un Ratlarda Nefrotoksik Etkisi ve Vitamin C ve E'nin Koruyucu Rolü Drosophila melanogaster’de Bir Çeşit Bitkisel Östrojen Olan Genistein Uygulamasına Bağlı Olarak Genotoksik Etkilerin Araştırılması Kronik Genistein Uygulamasının Drosophila melanogaster’de Fertilite Ve Ömür Uzunluğu Üzerine Etkileri Bisfenol A’nın Drosophila melanogaster’in Canlı Kalma Oranı Üzerine Olan Etkisi Böceklerde İnsektisitlere Karşı Dayanıklılık ve Dayanıklılık Mekanizmaları Metal (Ag+. Linnaeus 1758) 14.00 PZ 381 14. Aslı SEMİZ. Murat ÖZMEN Serpil KÖNEN. Serap ÇELİKLER Evrim Arzu KOÇKAYA. Alaattin ŞEN. Burçin Aşkım GÜMÜŞ.Midesinin Histolojik Yapısı İle Fundus ve Pylor Bölgelerinde Mukoza İçeriğinin Histokimyasal Olarak Belirlenmesi Beyhan GÜRCÜ. Atila YANIKOĞLU Ayşe BİRHANLI. Güldeniz SELMANOĞLU. Alaattin ŞEN Serdal ÖĞÜT. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Beyhan GÜRCÜ 78 .00 PZ 392 14. Hüseyin ÇETİN. Tolga ÇAVAŞ PZ 386 14.00 PZ 388 14. Elif KUŞ. 1853) Meriç Deltası’ndaki Çevresel Kirliliğin Sazan Balıklarında (Cyprinus carpio. Yusuf KALENDER Hakan AŞKIN.00 PZ 378 14. Mehmet Turan AKAY Aysun KILIÇ. Güldeniz SELMANOĞLU. Alaattin ŞEN Hatice KÜBRA AYNACI. TRABZON PZ 372 14. Hacer ÜNLÜ Sakine UĞURLU Gülüzar ATLI. Şenay SUMMAK.00 PZ 383 14. Abbas GÜNGÖRDÜ.00 PZ 387 14. K-ATPaz ve Ca-ATPaz Enzimlerinin Tepkileri Lambda-cyhalothrin Piretroid İnsektisidinin Flov Sitometri Yöntemi İle İnsan Lenfosit Kültüründe Toksik Etkisinin Belirlenmesi Menderes Nehri Çürüksu Çayı’nda Metal Kirliliğinin Chironomus thummi Larvalarında Metallotiyonin Kullanılarak İzlenmesi Asetilkolinesteraz İnhibitörleri Olarak Kaliks[n]arenler Nilüfer AYDEMİR. Hasalettin DELİGÖZ.00 PZ 376 14. Cu+2. 1758) Çeşitli Enzimatik Biyobelirteçler Kullanılarak Değerlendirilmesi Herbisit Treflan ve Etken Maddesi Trifluralin’in Genotoksik Etkilerinin Oreochromis niloticus Eritrositlerinde Mikronükleus Testi Kullanılarak Araştırılması Lacerta danfordi (Gunther 1876) (Squamata: Lacertidae)Derisinin Histolojik Yapısı ve Glikozaminoglikanların Dağılımı PZ 393 Laudakia stellio (Agamıdae. Handan UYSAL Deniz ALTUN Emel ATLI.00 PZ 384 14. Dürdane KOLANKAYA. L.00 PZ 375 14. Adile ÖZDEMİR.00 PZ 373 14. Cr+6.00 . Özgen BÜYÜKGÖZE. Handan UYSAL. Mehmet ÖZKARSLI Zeynep TOPÇU. Murat ÖZMEN Fatma Gökçe UZUN. Evrim Arzu KOÇKAYA. Abbas GÜNGÖRDÜ. Erdoğan KÜÇÜKÖNER Ercüment AKSAKAL.00 PZ 379 14. Mustafa DURAN.00 PZ 382 14.00 PZ 389 14.19.00 - Sitokrom P4502C9 Aktivitesinin 7-Metoksi-4Triflorokumarin ile Florometrik Ölçülmesi Pretrin ve Sentetik Pretroid Grubu İnsektisitler Polikloro Bifenil Kirliliğinin Balıklar Üzerine Etkileri Lamda Cyhalotrin (KARATE) Gambusia affinis (Baird & Girard.

00 - Burdur -Göller Havzasının Acı/Tuzlu Sulu Göllerinin Dünü-Bugünü Sulak Alanların Önemi. Emine ÖZTÜRK. Aytekin TAN Mustafa KATI Buse ERASLAN. TRABZON POSTER SUNUMLARI EĞİTİM & ÇEVRE 27 HAZİRAN 2008 PEÇ 001 14. Nermin BİTER.00 14. Ahmet SAVRAN. TANRIKULU. P. Meriç BOZKURT. Mehmet SOYSAL Esen Fatma KABADAYI Demet UYGAN Tutumlarının Belirlenmesi Avrupa Birliği Çevre Politikaları ve Türkiye Uyum Süreci Eskişehir-Karacahöyük.00 PEÇ 018 14. Emine YALÇIN Orkide MİNARECİ. Seval ORUÇ. Kezban ADA.19. Hüseyin DURAL Perihan YAVUZ Perihan YAVUZ A. Fadime YILMAZ.00 PEÇ 017 14. GÜL.00 - Murat BELİVERMİŞ.00 PEÇ 015 14. Etik ve Mevzuattaki 14. Topluçiçekgiller) Erkek İnfertilitesi Ön Tanısı Olan Hastalarda. S. NUR Sema TAN. Ülke Genelinde Duyulmasında Her Üniversitenin İlgili Bölümlerinde Okuyan Öğrencilerin Desteği PEÇ 013 İleri Teknoloji Seramiği Olarak ZnO 14.00 PEÇ 009 14. Kezban ADA.00 - 14:00-17:30 Aslı DOĞAN Aysel KEKİLLİOĞLU Levent TURAN İnsanlarda El Yapısının Cinsiyete Göre Değerlendirilmesi Biyoloji Eğitimi ve Bütünsellik Yaklaşımı Yerel Biyolojik Kaynak Değerlerinin İlköğretim ve Ortaöğretim Öğrencilerinin Biyolojik Çeşitlilik Kavramını Öğrenme ve Pekiştirme Süreçlerine Entegrasyonu PEÇ 004 Biyogüvenlik. Burcu YÜKSEL. Cem DALYAN Erol KESİCİ.00 Yeni Gelişmeler PEÇ 005 Kuruluşunun 35. Gökdere ve Osmaniye Köylerininde Sulama Suyu Amaçlı Kullanılan Drenaj Sularında Ec ve Total Tuz Değişiminin Belirlenmesi PEÇ 010 İstanbul’da Topraktan Gelen Gama Radyasyonu 14. Nagihan AKAYA Aysun ERGENE.00 Sonuçları ve USG Bulgularının Amniyosentez Sitogenetik Analiz Sonuçları İle Karşılaştırılması PEÇ 020 Kars İli Devlet Hastanesi’nde ABO Kan Grupları ve 14.00 Dozunun Belirlenmesi PEÇ 008 14. Cevdan KESİCİ Miray SOYUPEK. G.00 ile Adsorpsiyonu ve Adsorpsiyon İzotermlerinin Belirlenmesi 79 . İ. Ayşe ERCİYAS.00 Çevre Kirliliği Konularında Davranış ve Aysel KEKİLLİOĞLU Tanju KAYA. Sema TAN. Mehmet SIKI. Emine ÖZTÜRK. Emine Yalçın Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonunun Moleküler Genetiği Işınlama Yöntemi İle Gıdaların Mikrobiyal Güvenliğinin Sağlanması Centaurea aladaghensis Wagenitz (Compositae/Asteraceae. AKSU. S. Biyoloji Bölümü. Yılında Ege Üniversitesi Tabiat 14.00 PEÇ 012 14. Arzu KAYA. D.00 PEÇ 002 14. Serdar MAYDA. Fadime YILMAZ. Karşılaştığı Sorunlar ve Çözüm Önerilerinin Halka Ulaşmasında. Biyokimyasal Tarama Test 14. Yavuz ÇOTUK. Kutsal KESİCİ. SAVSAR. Sitogenetik ve Y Kromozom Mikrodelesyon Analiz Sonuçlarının Değerlendirilmesi PEÇ 019 Prenatal Tanıda. Aysun ERGENE. Meral ÖZTÜRK.00 Tarihi Müzesi PEÇ 006 Botanik Bahçesi Ekoturizmi 14. Ersin MİNARECİ Didem YÜCEL İ.00 PEÇ 003 14.00 Rh Faktörü Dağılımının İncelenmesi PEÇ 021 Tekstil Boyar Maddelerinin Aktifleştirilmiş Kömür 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 Nanokristallerinin Hazırlanması ve Cibacron Brilliant Yellow 3G-P ve Remazol Brilliant Blue R tekstil boyalarının Adsorpsiyonunda Kullanımı ve Adsorpsiyon İzotermlerinin Belirlenmesi PEÇ 014 Gediz Nehrinde Deterjan Kirliliğinin Araştırılması PEÇ 011 14. DURANOĞLU Yavuz BAĞCI.00 PEÇ 007 Fen ve Teknoloji Öğretmenliği Öğrencilerinin 14. KOYUNCU. Önder KILIÇ.00 PEÇ 016 14. YILDIRIM. Biyoçeşitlilik.

TRABZON 80 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.19.

Ulusal Biyoloji Kongresi Bildiri Özetleri .19.

TRABZON 82 .19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.

TRABZON Çağrılı Bildiri Özetleri 83 . Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19.

19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON 84 .

Biyoloji Bölümü. Iowa 52242 . Likewise in humans. the promoter of the nNOS gene contains two cAMP response elements (CRE).University of Iowa . Alcohol damages the developing brain. which can exert an antiapoptotic effect. 85 . 4000 civarında çalışanı ile yıllık %16 büyüme gösteren bu sektör. a kinase essential for NF-kB activation. we hypothesized that inhibition of NF-kB signaling may augment TRAIL’s killing effects.tr Aslında eski bir yöntem olan ancak son 40 yılda önemi giderek anlaşılan hücresel tedavilerde.edu. Ancak mevcut veriler gelecekte bu yeni metodun çok önemli olacağına işaret etmektedir. Bugün dünya çapında 80 den fazla kuruluş 2 milyar doların üzerinde bir yatırım yapmış durumdadır. mental retardation. U. Activated cAMP response element binding protein (CREB) has been strongly linked to the survival of multiple cell types. We have demonstrated that neuronal nitric oxide synthase (nNOS) can protect developing cerebellar granule neurons (CGN) against alcohol-induced death both in vitro and in vivo. and hyperactivity.Division of Child Neurology. We demonstrate that introduction of the TRAIL gene into neuroblastoma cell lines using an adenoviral vector leads to apoptotic cell death. bahri-karacay@uiowa. identification of molecules and signaling pathways that ameliorate alcohol-induced neuronal death is important. As the developing rodent nervous system matures. son 10 yılda yaşanan gelişmeler bugünün yeni yaklaşımını temsil etmektedirler. Bu gün için hücresel tedavilerde kullanılan hücreler farklılaşmamış-kök hücreler ve farklılaşmış hücreler olmak üzere iki temel gruptur. Çiçek aşısını dünyaya tanıtan. vulnerability of the developing brain to alcohol toxicity changes over time. including CGN. The combination of blockade of NF-kB signaling and expression of TRAIL induced apoptotic death in a greater proportion of SKNSH cells than did either treatment alone.S.edu Alcohol abuse during pregnancy can profoundly affect the developing fetus. As TRAIL can activate the nuclear factor-kB (NF-kB) signaling pathway.ktu. RTPCR and flow-cytometric analyses demonstrated that TRAIL’s effect is mediated primarily via the TRAIL R2 receptor. leading to microencephaly. Therefore. Iowa 52242 . hücresel tedavi alanında ilk gelişmelerin yaşandığı bir ülke olduğumuzu burada unutmamak gereklidir. neuronal death is one of alcohol’s most prominent pathologic effects.A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bahri-karacay@uiowa. but not in normal tissues. Çok yakın dönemde genetik olarak manuple edilmiş hücrelerin organ yenilenmesinde.University of Iowa . resulting in fetal alcohol syndrome (FAS). bugün 4 milyar dolar/yıllık bir iş hacmine sahiptir. immünoterapi işlemlerinde .A. Moreover. U. concurrent inhibition of the NF-kB pathway and the induction of TRAILmediated apoptosis may become a useful approach for the treatment of neuroblastoma Ç 003 Mechanism of Maturation-Dependent Alcohol Resistance Bahri KARAÇAY Department of Pediatrics. This loss of neurons underlies many of the behavioral deficits associated with FAS. Furthermore. Iowa City .Division of Child Neurology. Ve önümüzdeki 10 yıl içerisinde de hücrelerden elde edilen organların tedavilerde yer alması beklenmektedir. vulnerability to alcoholinduced neuronal death diminishes. TRAIL is nontoxic. prognosis for neuroblastoma remains poor. making it a strong antitumor therapeutic candidate. Bu hücreler çoğu kez süspansiyon halinde veya matriks yapılarda organize olmuş üç boyutlu doku taslakları şeklinde tedavi uygulamalarında yerini almıştır. and a critical need exists for the development of new treatment regimens. TRABZON Ç 001 Kök Hücre Ve Hücre Tedavilerinde Güncel Gelişmeler Ercüment OVALI KTÜ-ATİ Teknoloji eovali@meds. hem de genetik hastalıkların tedavisinde yaygın olarak kullanıldığını göreceğiz. Iowa City . Ç 002 Gene Therapy for Neuroblastoma Bahri KARAÇAY Department of Pediatrics.19. Despite treatment advances. In the developing brain. Sonuç olarak bakıldığında hücresel tedaviler artık tıbbi tedavinin bir parçası olduğu görülmektedir.S.edu Neuroblastoma is the most common solid extracranial neoplasm in children and causes many deaths. TNF-related apoptosis-inducing-ligand (TRAIL) induces cell death in a variety of tumors. TRAILmediated cell death was enhanced when neuroblastoma cells were simultaneously infected with a dominant-negative mutant of IkB kinase. Thus.

characterisation and screening of actinobacteria isolated from neglected habitats. the nNOS gene. 1980 lerden sonra Türkiye Florasının yazımının tamamlanması sırasında çok sayıda botanikçinin Flora’nın yazıldığı Edinburgh Kraliyet Botanik Bahçesinde mesleki bilgi ve görgülerini artırmaları ve gene o yıllarda yaygınlaşan yeni üniversitelerimiz sayesinde botanik anabilim dallarının yurt çapında yaygınlaşması. notably streptomycetes. Forskolin. 17 suborders. TRABZON Using cultures of CGN. by the pathway's downstream target. 1980 li yıllardan itibaren ülkemizde floristik çalışmaların çok ivme kazanmasının ana sebebleri olarak gösterilebilir. In addition. Anahtar Kelimeler : Türkiye. At the subgeneric level the genus Streptomyces still leads the way with 1899 species. an activator of the cAMP pathway. Arazi Botaniğinde. University of Newcastle.ekim@hotmail.19. bitki sistematiği. It is well known that actinobacteria. 5 orders. botaniğin diğer yan dalları ile ilişkileri tartışılarak Türk botanikçilerinin ülkesel ve evrensel botanik bilimine katkıları vurgulanmaktadır. ülkemizdeki son gelişmeler vurgulanarak örnekleri ile açıklanmakta. and this stimulation was substantially reduced when the two CREs were mutated. 98 genera and 2700 species. bitki sistematiği ve sosyolojisi alanında çok sayıda araştırıcı yetişmiş ve bunlar ülke çapında yaygın arazi çalışmaları ile ülkemizin floristik yapısının daha kesin bilinmesi için ciddi çalışmalar yaparken. ama daha çok ılıman iklim kuşağının dikkat çeken ülkelerinden birisidir. Ç 005 Amycolatopsis. 1970 li yıllardan sonra TÜBİTAK’ın.com Türkiye floristik açıdan. This taxonomic diversity is currently encompassed in 1 class. daha sonraları üniversite araştırma fonlarının floristik çalışmalara destek vermesi. dünyanın. forskolin's protective effect was substantially reduced in CGN cultures genetically deficient for nNOS (from nNOS-/mice). Furthermore.uk An astonishing array of cultivable actinobacterial diversity has been found using improved selective isolation and characterisation procedures with much more to come. have a unique record as a source of novel bioactive compounds. Sonuç olarak son 30 yıl içinde.goodfellow@ncl. 5 subclasses. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. buldukları yeni tür ve birliklerle dünya botanik bilimine de önemli katkılarda bulunmaya başlamışlardır. son gelişmeler 86 . This question will be addressed within the context of a paradigm shift in our approaches to the selective isolation. botaniğin daha çok arazi botaniği olarak özetlenebilecek tohumlu tohumsuz bitki sistematiği ve bitki sosyolojisinde. Forskolin increased nNOS mRNA levels several fold. Delivery of nNOS cDNA using a replication-deficient adenoviral vector into nNOS-/CGN abolished alcohol-induced neuronal death. Ülkemizdeki Son Gelişmeler Tuna EKİM İstanbul tuna. bitki sosyolojisi. stimulated expression of a reporter gene under the control of the nNOS promoter. we tested the hypothesis that cAMP mediates nNOS activation and the protective effect of nNOS against alcohol-induced cell death. Our approach to the search and discovery of novel antibiotics will be exemplified by the discovery of the abyssomicins and proximicins from marine isolates belonging to the genus Verrucosispora. Biyoloji Bölümü. and by our view that taxonomic diversity can be used as a surrogate for chemical diversity as illustrated by recent studies on members of the genera Salinispora and Streptomyces. and abolished alcohol's toxic effect in wild type CGN. overexpression of nNOS in wild type CGN ameliorated alcohol-induced cell death. United Kingdom m. Ç 004 Actinobacterial Diversity and Drug Discovery: Will A Renaissance Follow the Decline and Fall? Michael GOODFELLOW School of Biology. 46 families.ac. in part. Bu konuşmada. Newcastle upon Tyne. Florasının zenginliği yanında özellikle tohumlu bitkiler açısından endemizm oranının yüksekliği çok çarpıcıdır. especially antibiotics. These results indicate that the neuroprotective effect of the cAMP pathway is mediated. but the question remains whether they will continue to serve us well given the urgent need for a new generation of antimicrobial agents to combat the major microbial pathogens that have or are becoming resistant to all classes of antibiotic compounds. increased production of nitric oxide.

2000 yılında Arabidopsis thaliana genomunun aydınlatılması. hücre çeperi oluşumu. Bu yeni bilim dallarından elde edilen bilgilerin bir araya getirilmesi. İzmir İsmail. yakıt. ATP iyon pompalarının moleküler analizleri. Bornova 35100. Fen Edebiyat Fakültesi. doğal kirleticiler ve yapay kaynaklardan oluşan kirleticiler olmak üzere iki ana grupta toplanabilir. Çevresel değişimlerin kaynağı. Doğal kaynaklara deprem. Günümüzde bitkisel verimliliği önemli ölçüde sınırlandıran ve etkilerinin giderek artması beklenen biyotik ve abiyotik streslerin algılanması ve uygun tepkinin verilmesini sağlayan sinyal iletim ağları aydınlatılmıştır. kasırgalar gibi afetleri ve çeşitli jeolojik kirlenmeleri (madencilik çalışmaları. mitokondri gibi dinamik bitki organelleri ve bakterilerde bölünmenin mekanizması aydınlatılmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. fototropizma ve sirkadiyan (günlük) ritimlerle ilişkili reseptörler ve sinyal ileten elemanlar aydınlatılmıştır. Örneğin son 7 yılda. Ç 007 Çevre Sorunları ve İnsan Hakları Leyla AÇIK Gazi Üniversitesi. absisik asit ve oksin gibi bitkisel hormonların reseptörleri saptanmıştır. insan sağlığı bakımından önem taşıyan steroidlerin biyokimyasına ilişkin yeni bir anlayışa katkı yapmıştır. 21 YY’ da geleneksel ve/veya biyoteknolojik yöntemlerle insanlığın gereksinimini sağlayabilecek nitelik ve nicelikte gıda. yapıları ve işlevlerine ilişkin çok önemli bilgiler sağlamıştır. 2000 yılından bu yana bilim tarihindeki en büyük bilgi birikimine tanıklık etmekteyiz. Bu durum. Bu nedenle. 2000 yılından günümüze. apikal dominansi. G7 ülkelerinin yaptığı gibi. Tüm bu gelişmeler. stoma hareketleri. başta yaşlanma.19. kuraklık stresi ve herbisit araştırmalarında yeni fırsatlar sunmaktadır.turkan@ege. Bu çalışmalar. Yapay kaynaklara ise gübreler ve genetiği değiştirilmiş tohumlar. Dünya nüfusunun yaklaşık 10 milyara ulaşması beklenmektedir. A. Çiçeklenmeyi başlatan bazı genler tanımlanmış ve çiçek gelişimi sırasında şekil oluşumunun kalıtımla denetlenmesine ilişkin mükemmel modeller geliştirilmiştir. Etilen. Yeni bir bitki hormon sınıfı olan brasinosteroidlerin büyüme ve gelişimdeki rolleri moleküler düzeyde aydınlatılmıştır. şu an. tohum çimlenmesi. proteomik ve metabolomik)’leri ortaya çıkarmıştır. sel. bu pompaların farklı bitki gruplarında (monokotil ve dikotiller) geçmişleri. Dolayısıyla. Bitkilerin ışığa verdikleri morfogenetik tepkilerde fitokromun rolünün yanı sıra. ligninleşme ve iletim demeti kimliğinin belirlenmesinde rol alan genler saptanmıştır. Biyoloji Bölümü. işlevsel genomik. Kloroplast. Biyoloji Bölümü. İnsanoğlu.edu.tr 2050 yılına kadar. ilaç hammaddesi ve lif üretebilecek bitkiler yetiştirilebilmesine olanak sağlayacaktır. erozyon ve alterasyonlara bağlı kirlenmeler) örnek verebiliriz. küresel iklimde ani değişimlerin yaşanabileceği koşullarda gerçekleştirmek zorundayız. yani ‘sistem biyolojisi’ yaklaşımı bitki biyolojisinin tüm dallarına büyük katkılar yapmaktadır. evsel katı ve sıvı 87 . türünün devamını tehdit eden bu zoru başarabilecek midir? “Bitki bilimcileri olarak. anahtar özellikteki BİYOTEKNOLOJİ sektörü için yeni fırsatlar yaratmaktadır. çeşitli –omik’ (genomik. TRABZON Ç 006 Genom Sonrası Çağda Bitki Biyolojisinde Gelişmeler İsmail TÜRKAN Ege Üniversitesi. Fen Fakültesi. Bu bulgular. ANKARA Yapılan tüm anlaşmalara rağmen dünyada çevresel bozulma hızlı bir şekilde devam etmektedir. Üstelik bunu. Dolayısıyla. Arabidopsis mutantlarının genetik ve moleküler analizleri sonucu bitki fizyolojisi ve biyokimyasında da uzun süredir yanıt bekleyen sorular tek tek yanıtlanmaktadır. Biyoloji Bölümü. ülkemizde de ‘uygulamaya yönelik temel bitki biyolojisi’ çalışmalarının ilgili kurumlarca daha fazla desteklenmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Lotus japonicus ve Medicago truncata genomundan sağlanan bilgilerle. gıda. thaliana. Bu yüzyılın ortalarına kadar. son 10 bin yılda ürettiğimizin iki katı kadar besin üretmek zorundayız. enerji ve çevre 21 YY’ da insanlığın üzerinde en fazla konuşacağı konular olacaktır. simbiyotik ilişkiler moleküler düzeyde aydınlatılmıştır. Ağaçlarda odun oluşumunun mekanizması belirlenmiştir. Jeolojik kaynaklar tarımsal ve özelikle yer altı ve yerüstü sularının kirlenmesine yol açmaktadır. meyve olgunlaşması. Çeşitli bitkilerde vernalizasyon ve vernalizasyonu düzenleyen ağlar ortaya çıkarılmıştır.

çalışmak için uygun çevre şartlarının hazırlanmaması. Evsel ve fabrika atıkları arıtılmadan ya da yeterli arıtılmadan sulara verilmektedir. Danimarka ve İzlanda başbakanlarının katılımıyla 19 Haziran 2006 tarihinde bu bankanın temeli atılmıştır. Ayrıca suların kirlenmesi. Mesela Kazakistan halkı birçok nükleer denemeye maruz kalmış ve politik arenada sesini duyuramamıştır. 90 yılda yaklaşık yüzde 85 oranında küçüldüğü tespit edilmiştir. gemi taşımacılığı. Ülkemizde yeşil altın arayıcıları (yabancı bilim adamları) bazen bağımsız bazen yerellerle birlikte birçok bitki türünü yasadışı yollarla yurtdışına götürmektedirler. deniz. radyasyon gibi daha birçok etmeni örnek gösterebiliriz. kanalizasyon suları. Farkında olamadığımız bu bilimsel kisveli kaçakçılık en önemli çevre ve insan hakları sorunlarımızdan biridir. yeraltı suları azalmıştır. Finlandiya. sakat doğumlar ile toksik kimyasallara maruz kalan insanlarda görülen kanser gibi çeşitli hastalıklar insan hakları ihlalinin en bariz sonuçlarındandır. Bütün bu çevre sorunlarını ortadan kaldırmak veya azaltmak için hazırlanan uluslar arası zorunluluklar. sulak alanların kurutulması. İskandinav ülkelerinde hal böyle iken Türkiye de durum nasıldır? Çevre kirliliği konusunda diğer ülkelere göre gerilerde olmamasına rağmen biyolojik kaynaklarının talan edilmesi konusundaki duyarsızlık açısından ön sıralarda yer almaktadır. Bazı sularımız ise sanayi atıkları ile kirlenmiştir. Küresel açlık ihtimaline karşı veya çok büyük felaketler olasılığı göz önünde tutularak ülkelerin tohum bankalarının olması o ülkeyi diğer ülkelere göre stratejik bir konuma getirecektir. 88 . ülkemizin tarımsal. İsveç. TRABZON atıklar. sözleşmeler ve kanunlar bu zararlardan etkilenen bireylere veya sanayisi az gelişmiş küçük toplumlara bir fayda sağlamamaktadır. İnsan haklarına dayanan yeni bir yaklaşım ile hem insanların yaşama alanı olan çevrenin korunması hem de çevreden zarar gören insanın koruması sağlanabilir. Teknolojileri kurarken çevre ve insana verilecek zararları hesap etmeli ama bilimsel ve teknolojik gelişmelerden asla vazgeçmemeliyiz. Spitsbergen adasında Svalbard Dağı’nın 120 metre içinde inşasına başlanan bankaya robotik emniyet sistemleri kurulmuştur. 1990'lı yıllardan itibaren kaçak kuyuların açılması ve son yıllardaki iklim değişikliği ilk sıralarda yer alan etmenlerdendir. Norveç. Radyasyona maruz kalma sonucu ölümler. bazı fabrikalar ve tarımsal ilaçlar sebep olmaktadır. İskandinav ülkeleri bir araya gelerek yerel tohumlarını muhafaza etmek için buzullarda büyük bir tohum bankası olan “Svalbard Global Seed Vault” kurmuşlardır. Özellikle Marmara Bölgesi (İzmit. hava ve su taşımacılığı. gelecek nesillere daha az yeşil. su vasıtasıyla kirliliğe maruz bırakılan ve bu kirlilikte çok az katkıları olan insanlara. daha fazla gri bir ortam bırakılması da insan haklarının açıkça ihlalidir. kâğıt fabrikaları ve çimento fabrikalarını sayabiliriz. Tohumlar çok sıkı korunmuş muhafazalar içinde ve nem almayacak şekilde yerleştirilmiştir. Uydu fotoğraflarıyla yapılan çalışmalar sonucunda Tuz Gölü'nün. Hava kirliliğine ise neden olan kuruluşlar arasında petrokimya tesisleri. Türkiye’de sulak alanların bir kısmı kurutulmuş. Yirmi birinci asırda insanlığın karşı karşıya kaldığı sorunların başında gıda ve enerji eksikliği gelmektedir.19. havanın ve toprağın kirlenmesi. Çünkü çevreye zarar veren devletler çevrenin insana olumsuz etkisi nedeniyle insan haklarını da ihlal etmektedir. Svalbard Küresel Tohum Bankası’nın misyonu geleneksel gen bankasında olan tohum çeşitliliğinin herhangi bir şekilde kaybolma ihtimaline karşılık tohumları korumaktır. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İstanbul) toprakları yoğun sanayi atıkları ve ağır metallerle kirletilmektedir Sulak alanlar ya kurutulmakta ya da kirletilmektedir. Deniz seviyesinin 130 metre üzerinde olan bu bölgede buzlar erise bile içerisi kuru kalacak şekildedir. Çevre ile insan hakları birbiri ile sıkı bir şekilde ilişkilidir. gemi/yat foseptikleri. rüzgâr. Hava. petrol kirliliği. Bilim ve teknolojik atılımlar yapılmasının gerekliliği yanında öncelikli bir konu olarak. sanayi atıkları. Mesela Van gölünde sanayi kaynaklı kirliliğin büyük bir kısmı et entegre tesisleri ile un ve şeker fabrikaları kaynaklıdır. Türkiye bitki çeşitliliği ve endemik bitki türleri açısından emsalsiz bir ülkedir. çevre kanunlarının maddi ve manevi fayda sağlamadığı gibi etnik bir azınlık veya başka bir ülkenin işgalinde yaşayan halkları olumsuz yönde etkilemektedir. dünya ölçeğine göre çok daha farklı bir boyuttadır. birçok çay ve dereler kurumuş. Bu küçülmede göle ulaşan kaynaklar üzerinde baraj inşası. Türkiye’nin muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkabilmesi için her türlü teknolojiye sahip olması ve kullanması gerekmektedir. Türkiye’deki su kirliliği jeolojik (doğal) etkenlerin yanında. Bir zamanların “sarı altın” arayıcıların yerini şimdilerde “yeşil altın” arayıcıları almıştır. gübre fabrikaları. tarım ilaçları ve gübreleme sonucu ortaya çıkmaktadır. orman arazisinin turizm ve yerleşim gibi faaliyetler nedeniyle yok edilmesi.biyolojik ve jeolojik değerlerini koruma bilincinin ortaya çıkmasını sağlamak ve var olanı geliştirmek için sürekliliği sağlanabilecek bir eylem planına ihtiyaç bulunmaktadır. Toprak kirliliğine kömür ocakları. Ülkemiz ve Türk Dünyası’nda çevre sorunları.

ucsf. Dr. Fakat. Almanya’daki yönetimin Hitler ve Naziler tarafından ele geçirilmesi nedeniyle. ve iki ayağın bir biri ardına adım atmasının iki bacak arasındaki gerilim kuvvetine bağlı olduğunu gösterdi. Bu tekniği kullanarak proteinlere yapıştırdığımız tek bir boya parçacığının pozisyonunu 1 nm çözünürlükle ışık mikroskobunda tayin edebiliyoruz. TRABZON Ç 008 Biyoloji Bölümlerimizde SCI Kapsamlı Dergilerde Yapılan Yayınlara Genel Bir Bakış Murat ÖZMEN İnönü Üniversitesi. Yapıları insana benzeyen bu proteinlerin iki ayakları ile aktin ve mikrotubule bağlanıp. optik cımbızlarla microtubul doğrultusunda proteinleri 6 pN kuvvetle çektiğimizde ise tekrar hareket etmeye başladılar. Kinesin.edu Hücre içerisinde 15-20 nanometre (10-9 metre) boyutundaki çeşitli proteinler iş makineleri gibi çalışarak önemli görevler üstlenirler. proteinlerin bacaklarının ATP hidrolizi ile kuvvet ürettiklerini ve hareketi sağladığını. Biyoloji Bölümü. Ç 010 Ord. miyosin ve dynein proteinleri ise aktin ve mikrotubul iplikçikleri üzerinde yürüyerek kendilerinin 10. 2005-2007 yılları arasında yayınlanmış olan eserlerin Üniversitelere göre genel bir değerlendirmesi yapılmıştır. Bir sonraki soru ise onların bu koordinasyonu nasıl sağladıkları oldu. Çalışmanın amacı. kinesin. Yayınlanmış olan eserlerdeki yazar sayılarına göre de bir tasnifte bulunulmuştur.edu. Bu proteinler ATP molekülünü parçalayarak açığa çıkan kimyasal enerjiyi mekanik enerjiye ve güce çevirmelerinden dolayı motor proteinler olarak adlandırılırlar. bu proteinlerin iki bacağına iki ayrı boya takıp. ATP sentaz dönerli motoru mitokondri zarında saniyede ~1000 kez dönerek vücudumuzun ATP sini üretmekle görevlidir.000 kat ağırlığındaki dev kargoları hücrenin bir kösesinden diğerine taşımaktadırlar. Anahtar Kelimeler: Biyoloji. diğer disiplinler ile birlikte yapılmış olan ortak çalışmaların da genel bir değerlendirmesi ortaya konulmuştur. Dr.tr Ord.edu. FIONA. bu proteinlerin iki bacağının nasıl yürüdüğü bu zamana kadar anlaşılamamıştı.tr Bu çalışmada Web of Science (ISI) veri tabanı üzerinde bulunan Science Citation Index Expanded (SCI-EXPANDED) kapsamında taranan dergilerde yayınlanmış olan Biyoloji Bölümü adresli yayınların genel bir değerlendirmesinin yapılması amaçlanmıştır. Prof. yeni kurulmuş olan üniversitelerimizdeki Biyoloji Bölümleri hariç tutularak. İki bacak arasında oluşan mekanik gerilimi bacaklarını uzatarak azalttığımızda proteinlerin ATP tükettikleri fakat adım atamadıklarını gözlemledik. Prof. Malatya mozmen@inonu. Ayrıca bu eserlerin içerdiği adreslere bağlı olarak. bölümlerin üretkenliklerinin ve diğer disiplinlerle ilişkilerinin ortaya konulması ve yayınların ÜAK Doçentlik Bilim Alanları ile uyuşurluğunun bir değerlendirmesini de yapmaktır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bilimsel araştırma.19. Fen Edebiyat Fakültesi. Mesela. Buna göre. onların felsefesine katılmadığından dolayı Türkiye’ye göç etmiş bir bilim adamıdır. Biz öncelikle proteinleri hareketlerini fluorasan parçacıklarla gözlemleyebilecek FIONA (Fluorasan Parçacıklarla Bir Nanometre Çözünürlük) adını verdiğimiz bir teknik geliştirdik. 94158 USA yildiz@cmpmail. bir biyolog olduğu için. University of California. 89 . San Francisco. Curt KOSSWIG (Rüyalarını Türkçe Gören Bir Alman Biyolog) Mustafa KURU Başkent Üniversitesi Rektör Yardımcısı. Bacakları ile de mikrotubulden düşmeden yüzlerce 8-36 nm boyutunda adımlar atarak ilerliyorlar. Proteinlerin kendi bacaklarını aynı boyutta herhangi bir amino asit serisi ile değiştirdiğimizde ise tamamen hareket edemez oldular. Biyoloji Bölümü. kollarıyla kargoları tutuyorlar. miyosin ve dynein proteinlerinin nasıl yürüdükleri sorusunu cevaplamak için kullanıldı. Bu konuda ileri sürülen çeşitli modelleri test ettik. Ankara mkuru@baskent. Bu araştırmalar için proteinlerin nanometre boyutundaki hareketlerini gözlemleyebilecek ve pikoNewton (10-12 Newton) seviyesinde ürettikleri kuvveti ölçebilecek hassas tekniklere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sonuçlar bize. SCI. Fakat. onların insanlar gibi. Sonuçlarımız. ön ayağın sabit olup arka ayağın öne gelecek şekilde “yürüdüklerini” bulduk. nasıl hareket ettiklerini gözlemledik. Curt KOSSWIG. yayın Ç 009 Motor Proteinler ve Hücre İçi Taşımacılık Ahmet YILDIZ Department of Cellular and Molecular Pharmacology. 44280. Ben araştırmalarımı hücre içinde taşımacılık yapan proteinlerin mekanizmasını çözmek üzerine yoğunlaştırdım. Biz. Biyoloji Bölümlerimizde yapılan araştırmalara bağlı olarak. kendi ifadesiyle. CA.

İstikbal ve İstikrar arayışındadır”. modern evrensel değerlere sahip. eğitimin ilk aşamalarından itibaren çocuklarımızın ve giderek gençlerimizin içinde yaşadıkları çevrede. program ve uygulamalarda.19. Artan ekolojik sorunlar nedeniyle yaşanan olumsuzluklar dünyanın gelişmiş ülkelerinde toplumların biyoloji ve ilgili bilimsel gerçekler konusunda bilgilendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır.edu. dinamiklerini mesleğine yansıtamayan bir umutsuzluk içinde oldukları görülmektedir. Bu bildiride Türk Biyoloji bilimine büyük hizmetler vermiş olan Ord. susuzluk. 7 Alttür ve 28 tür olmak üzere toplam 42 yeni taksona Ord. Prof. meslektaşlarımızın teorik donanımları yanı sıra uygulama alanlarına yönelik eğitim süreçlerinden geçirilmesi ve benzeri yapılması gerekenler konusundaki duyarsızlık ile bu sorunlara yönelik çözüm giderek zorlaşmaktadır. Curt KOSSWIG. Dr. makro ve mikro flora ve faunanın önemi. Türkiye ve Dünya faunasına yeni taksonların katılmasını sağlamıştır. doğru bilgi ve bilime açık. Dr. Prof.haliki@ege. onun gelişmesine büyük hizmetler vermiş. Ancak ülkemizde. Dr. Prof. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bornova. Ayrıca Manyas Gölü Milli Parkı (Manyas Kuş Cenneti)’nı keşfetmiş ve kurmuştur. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Mecmuası gibi. 35100 İzmir alev. yarınımızın güvencesi genç nesillerimizi yetiştirmek görevini üstlenen tüm kurumlarımızın önemi ve toplumsal sorumluluğu giderek artmaktadır. modern biyoloji biliminin kurulmasına. bilimsel dergilerin yayımını teşvik etmiştir. çevre kirliliği ve küresel ısınmaya bağlı sorunların durdurulamaması. Türkiye’de Biyologlar Derneği gibi. Çağdaş ve evrensel bilim dalları içinde BİYOLOJİ genel anlamda “Hayata dair her şeydir” diye tanımlayabileceğimiz en önemli temel bilim dallarındandır. günümüz çağdaş bilgi toplumları arasında alması gerektiği yer konusunda başta üniversitelerimiz olmak üzere hızlı bir gelişim ve sürdürülebilir bir ivme içinde olmak zorundadır. belgelerle genç biyologlara tanıtılmaya çalışılacaktır. Bugün biyologlar hala “İstiklal. Dünyadaki çağdaş ve modern yaklaşımlı gidişe katılmamız yaşam boyu biyoloji eğitimi. özendirilmiş ve ödüllendirilmiştir. keza yakın ve uzak geleceğimizde ulusal çıkarlarımızın korunması açısından biyolojinin önemi her geçen gün inanılmaz bir hızla artmaktadır. Yapılan plan. Biyoloji Bölümü. Curt KOSSWIG. düzenlenen yönetmeliklerde de halen bu izler görülmekte hatta giderek artmaktadır. Bunun en büyük nedenlerinden biri de biyologluğun kamu kurum ve kuruluşlarında belli meslekler için destek hizmeti veren bir bilim dalı muamelesi görmesidir. Türkiye’de görev yaptığı 1937-1954 ve 1969-1971 yılları arasında. Buna ek olarak akademik çevrelerdeki tüm eğitim ve öğretim gayretlerine rağmen. Oysa hiç şüphe yoktur ki ülkemizin konumu. üniversiter yapılanmadaki programların çağdaş ve güncel ihtiyaçlar doğrultusunda düzenlenmesi gerekliliği. Zoocoğrafya konusunda çok sayıda bilimsel makale yayınlamış. Biyologların istihdamında yaşanan sorunlar gelecek kaygıları ve kuşkular nedeniyle de genç biyologların mutsuz. Bugün dünyada biyolojinin ve biyoteknolojinin her alanında yapılan çalışmalarla. Bu bilinçle her kesimde geleceğe güvenle bakan. biyologların istihdamı ve özlük haklarının kesin hatlarıyla belirlenmesi konusunda ivedilikle davranmamız gerekmektedir ve sorumluluğumuzu artmıştır. Rumeli Hisarı-Aşiyan Mezarlığında ebedi uykusuna yatmıştır. Biyologların “Meslek Yetki ve Sorumluluk Yasası” nı çıkarmada hayli geç kalınmıştır ve her geçen gün biyoloji ve biyologluktan bir kısım daha çeşitli meslek grupları kapsamına alınmaktadır. ikinci vatanı olarak tanımladığı bu ülkeye karşı son derece sorumlu hissederek. Türk doğa bilimleri tarihindeki unutulmaz yerini alarak. birlikte yaşadıkları tüm canlılarla sıcak bir ilişki kurmaları ve doğru öğrenme yöntemlerinin uygulanması noktasındaki eksiklikler yadsınamaz.tr Ülkemiz. Örgütsel yapılanmadaki eksikliğimiz. Bu düşünce tarzı giderek özel sektörde de yaygınlaşmaktadır. Biyoloji Bölümü. çok sayıda Lisans ve Lisansüstü düzeyde ders vermiş. Bu nedenle 7 cins. Çağımızda en hızlı gelişmeler biyoloji alanında yaşanmaktadır. Anadolu fauna’sının ortaya çıkarılması için bilimsel geziler düzenlemiş. morali yüksek. moleküler biyoloji ve genetiğin önemi anlaşılmış. Curt KOSSWIG’in ismi verilmiştir. 90 . çok sayıda bilim insanının yetiştirilmesinde doktora tez yöneticilikleri yapmıştır. Biyoloji biliminin ve biyologların yerinin ülkemizde de hak ettiği noktaya ivedilikle ulaşması umuduyla. TRABZON Dünya çapında ünlü bir bilim adamı olan Ord. korumamız ve sahiplenmemiz gereken biyolojik zenginliklerimiz. Kendi ifadesiyle “Kendisini. Ç 011 Ülkemizde Biyoloji Bilimi ve Biyologların Konumu Alev HALİKİ UZTAN Ege Üniversitesi Fen Fakültesi. ilk bilimsel derneklerin kurulmasına öncülük etmiş.

Glikokonjugatlardaki oligosakkaritler hücre içi ve hücreler arası moleküler ve hücresel tanıma ile tanımanın engellenmesinde. kansere değişimi de içine alan 91 . yaşlanması ve ölümü olaylarında. biyosentezlerini ve şeker taşıyan biyomoleküllerin biyolojik görevlerini araştıran bilim dalıdır. Ankara knazif@hacettepe. karbohidratların karmaşık yapılarını.tr Karbohidratların enerji kaynakları. Biyoekonomik süreçlerde kullanılan yenilenebilir hammaddelerin. Biyoetanol üretimine batıda Brezilya ve A. Aynı aminoasit dizisine sahip proteinlere farklı oligosakkarit yan zincirlerinin eklenmesi glikoformları oluşturur.karacali@ege. uygulanan üretim süreçleri ve ürünlerin çevreyle-uyumlu olması bu modele yüksek sürdürülebilirlik potansiyeli kazandırmaktadır. Bu bakımdan biyoetanolün yanı sıra başka katma-değerler de üretebilecek entegre tipte bir rafinerini modelinin nasıl olması gerektiği ülkemiz ekonomisi açısından ele alınması gereken önemli bir sorudur. hücre farklılaşması.D gibi ülkelerde. 06532 Beytepe. Proteinlerin üç boyutlu katlanmalarını yönlendirerek. akla durgunluk verecek ölçüde farklı hücre tipi seçiciliğini belirleyerek doğadaki biyolojik çeşitlilikten birinci derecede sorumlu olurlar.B.edu.tr Yeni yüzyıla girişle birlikte önem kazanmaya başlayan sürdürülebilir-kalkınma kavramı(konsepti) buna yönelik ekonomik model arayışlarını da beraberinde getirmiştir. petrolü kulanan kimya endüstrisinin temel oluşturduğu konvansiyonel ekonomiye yeni bir seçenek oluşturmaktadır.edu. modifikasyonları ve glikozilasyon hızları ile mikroçeşitlilik oluştururlar. Bu soruya yanıt aramak üzere yapılacak sunumda biyorafinerilerin özellikleri ve işleyişleri tartışılmaya çalışılacaktır. Bu ekonomik süreç için umut vaat eder bir durum da biyoteknolojik yöntemlerle biyoteryallerden bugün kimya endüstrisinin petrolden ürettiği ürünlere kalite yönünden eşdeğer ürünlerin üretilebilir olmasıdır. Mikroçeşitlilik. Farklı hücre tiplerinde farklı glikozilasyon enzimleri bulunur ve özel bir hücre tipindeki özel glikozilasyon durumuna Glikotip denir. Golgi sahasında proteinleri etiketleyerek hücre içine veya hücre yüzeyine yönlendirirler. bir farklılaştırma jeneratörü gibi çalışarak glikokonjugatlarda ince yapısal farklarla farklı biyolojik ligantları şekillendirir. Biyoloji Bölümü. Son yıllarda biyoyakıtlar grubuna giren biyoetanol ve biyodisel gibi enerji ürünleri üretiminin gerek ulusal gerekse uluslararası ölçekte önemli bir ivme kazandığı görülmektedir. Glikozilasyon mekanizmasıyla protein ve lipitlere bağlanan karbohidratlar hibrit molekülleri. Glikobiyoloji. biyoetanöl üretiminin kırsal kalkınma politikaları doğrultusunda ayrı bir önemi bulunduğu da ilgili çevrelerce kabul edilmektedir. Biyoloji Bölümü. Hücreler proteinlerin glikozilasyon profillerini değiştirerek ilişkili genin ifadesini değiştirirler ve böylece glikoproteinlerin görevlerini kontrol ederler. Glikozilasyonun değişebilirliği ile hem aynı protein ve lipidin birçok farklı özel biyolojik görevlerini gerçekleştirmesi ve hem de genomda neden beklenenden daha az gen bulunduğu açıklanır. İzmir sabire. Böylece diğer kimyasal etiketlerin aksine karbohidratlar.B(Avrupa Birliği) grubu ülkelerde ağırlık verilmektedir. yapıdestek molekülleri olmalarına ek olarak çok daha fazla görevleri olduğu ve gerçekleştirdikleri moleküler olayları son yıllarda anlaşılmaya başlanmıştır. Moleküler Biyoloji ABD. Ç 013 Glikobiyoloji Sabire KARAÇALI Ege Üniversitesi. TRABZON Ç 012 BiyoEkonomi’de Biyorafinerilerin Yeri ve Önemi Nazif KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi. Fen Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Teknolojik olarak biyolojik süreçlerle biyo-materyaller’den üretilen mal. biyodisel üretimine ise başta Almanya olmak üzere A. enerji ve hizmet gibi ürünlerin ticari dağılım ve tüketimini ele alan bu modelin iticini gücünü günümüzde biyoteknoloji oluşturmaktadır. lipitlerin eriyebilirliklerini değiştirerek onların görevlerini ve diğer moleküllerle ilişkilerini belirlerler. Biyoteknoloji ABD. Son yıllarda“BiyoEkonomi” diye adlandırılan modelin sürdürülebilirlik açısından umut vaat eder çizgi izlediği bilinmektedir. polimerler ve enerji ürünleri bulunmaktadır. glikokonjugatları oluştururlar.19. Bu ürünler arasında değişik kimyasallar. Günümüzde biyo-materyal olarak tarımsal-ürün ve biyokitleyi kullanarak bunlardan biyoteknolojik yöntemlerle ürün üretip pazarlayan biyoekonomik süreç. Glikokonjugatların yapısındaki az sayıdaki monomerik birimlerinin sıralanma özellikleri.. Biyoetanol üretimi için kurulacak biyorafinerilerde üretilecek ürünlerin pazarlanması ile sağlanacak ekonomik getirilere ek olarak rafinerilerin çalışmasıyla ortaya çıkacak yeni istihdam olanaklarının kırsal-kalkınma sürecine önemli katkısı olacaktır. hücresel tutunmada. Hücre yüzeyine ulaşan karbohidratlar bilgi alış-verişi için diğer hücre reseptörleriyle ilişkiye girerler. Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi. Ülkemizde son günlerde biyodizel ağırlıklı üretim girişimleri yoğunluk kazanmış olmakla beraber.

glikozilasyon mekanizmasının kontrolü. zararlıların enfeksiyonunda. Glikobiyoloji çalışmaları. glikokonjugatlardaki şekerlerin moleküler yapılarının belirlenmesi. Hücreler arası tanımanın örnekleri. Böylece Glikobiyoloji. TRABZON patolojik değişmeler ile biyolojik olayların değiştirilmesini sağlayan hücre içi ve hücreler arası haberleşme ve bilgi naklinde. In addition to high throughput of genotyping which allows a fast turnaround and precise selection of the desired traits. Included among the tools used are DNA marker technologies for genome analysis. Susceptibility to Fenthion is observed on the detached leaves of tomato seedlings that carry the Pto gene conferring resistance to Pseudomonas syringae pv. important traits in tomato plant follow a continuous distribution caused by the action and interaction of many genes and various environmental factors. Yeni stratejiler ve teknikler. The Mi-gene now can be scored by a PCR-based marker that is more tightly linked to Mi-gene than the Aps-1 isozyme. esculentum. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. the isozyme marker Aps-1 was used extensively as a substitute for screening with live nematodes to select for the Mi resistance gene. However. An example of nonmolecular marker-assisted breeding in tomato is the use of the insecticide Fenthion as an indicator to select for resistance to bacterial speck disease. Glikozilasyon metabolizmasında meydana gelen bozukluklar ile ilişkili enzimlerin kalıtsal mutasyonları. Enfeksiyon hastalıkları. non-molecular markers are also used in transferring genes that confer resistance to diseases. esculentum with more ease. The development of molecular marker closely linked to the Pto gene now allows selections for resistance without the use of the toxic insecticide. Similarly. and because of the need of large number of test environments and replicates to evaluate traits. But through traditional breeding the linkage between resistance and Fenthion susceptibility has been broken in many breeding populations. hücresel aktivite ve gen kontrolünde reaksiyonları açma-kapama gibi ince ayarlar yaparlar. Like in any other crop. Biyoloji Bölümü.com The genus Lycopersicon includes the cultivated tomato (L. only a small percentage of the total genetic diversity in the Lycopersicon gene pool has been transferred to L. transcript profiling and genetic analysis. Also. proteinlerin hücre içi-hücreler arası trafiğinde ve hücre göçünde görülür. CA 95616 USA hasan_bolkan@campbellsoup.19. Although the term “marker-assisted breeding” is associated with molecular markers. markerassisted breeding eliminates the need of inoculation with a live pathogen thus avoids the errors caused by field infection such as escapees. in the last 15-20 years important new tools have been developed in the area of molecular genetics that have revolutionized the moving of gene-associated traits from wild species to L. karbohidratların yapı ve görevlerini daha iyi öğrenmeyle birlikte daha iyi glikoproteinleri oluşturmaya ve ilaç geliştirilmesine yoğunlaşmaktadır. Marker–assisted techniques avoid infections and help to introduce multiple genes each with different resistance to different pathogens. simbiyotik ilişkilerde. and variation in the aggressiveness of pathogen strains used for inoculation. 28605 County Road 104. Marker–assisted breeding is a complimentary technology for use in conjunction with conventional breeding for genetic improvements. miktar ve fenotipik belirlenmeleri ile ilişkili enzimlerin genlerinin klonlanması alanlarında yapılmaktadır. one of the marker systems that is becoming popular in tomato breeding is the 92 . iltihaplanma bölgelerine özel lökositlerin toplanması. However. The Marker-assisted breeding identifies genes linked to the markers. Glikobilimler adı altında toplanan Glikopatoloji. Glikoimmunoloji ve Glikoteknoloji alanlarıyla birlikte gittikçe gelişmektedir. in tomato. Markerassisted breeding is also being used to produce new virus resistant and high solids tomato varieties. Screening tests for resistance to multiple pathogens using live inoculum could be problematic because infection by one pathogen may interfere with the infection by the other pathogen. Davis. the markers are more easily scored than the genes of a given trait. Ç 014 Molecular Breeding in Tomatoes: Traditional Vs Marker-assisted Breeding Hasan BOLKAN Campbell’s Agriculture Research Center. metabolizma ve sinir sistemi hastalıkları ile kansere değişim ve tümör oluşumunda glikozilasyon değişmeleri meydana gelir. esculentum) and its wild species which carry a wealth of genetic variability. These tools are being used aggressively by most institutions involved in plant breeding. immün reaksiyonlar ile metastazda. hücre-matriks tanımasında. Due to the fact that phenotypic selection has been the norm for quantitative traits. tomato. glikokonjugatların şekillenme yetersizliği veya aşırı birikimine neden olarak önemli sağlık problemlerini işaret ederler. hematolojik. Today. using different DNA based marker technologies a large number of molecular markers have been discovered for both monogenic and polygenic disease resistances and other value added traits. breeding for disease resistance can be carried out were field inoculation of plants are not allowed. The technology also offers considerable potential to transfer quantitative resistance because markers have high heritability and are not masked by environmental conditions.

Biyoloji Bölümü. It is most prolific of all marker types.19. 93 . very effective and inexpensive with enormous potential for multiplexing. TRABZON single nucleotide polymorphism (SNP). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

TRABZON 94 . Biyoloji Bölümü.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.19. TRABZON Mikrobiyoloji Sözlü Bildiri Özetleri 95 .

TRABZON 96 .19. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Biyoloji Bölümü. Bu enzimlerin sitotoksik etki mekanizması genellikle onların doğal substratları olan amino asitler bakımından oksotrof kanser hücrelerinin bu amino asitlerden yoksun bırakılmasına dayanır. Elde edilen biyosurfektanların antibakteriyel ve antifungal aktiviteleri disk difüzyon metoduna göre Bacillus subtilis (ATCC 6633). kanser kemoterapisi.075 ve 0. Ayrıca S. Böl..19.3M) derişimde sentezlenen ZnO nan-mikro partiküllerinin antimikrobiyal ve antifungal özellikleri çift tabakalı olarak hazırlanan Muller Hılton Agar besiyerlerinde koloni sayımı ile incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: L-asparaginaz. Bu çalışmada iki farklı (0..com Çeşitli özel yöntemlerle kullanım alanlarına göre özellikleri istenilen yönde değiştirilerek hazırlanabilen ileri teknoloji seramiklerinin oksit olanları TiO2. Giresun ayergene@yahoo. Böl. Bu sözlü bildiride bakteriyel orijinli kanser kemoterapi ajanlarının etki mekanizmaları ve üretimini sınırlayan faktörler üzerinde durulacaktır. Böl.98 gr/l biyosürfektan elde edilmiştir. Nio gibi nano-mikro partiküller geniş bir kullanım alanına sahiptiler. Fak. Biy. coli bakterisinde büyümenin inhibe olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: antimikrobiyal. Biy.. Böl.. Biyoloji Bölümü. Kırıkkale 2 Giresun Üniv. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kanser Kemoterapisinde Kullanılan Bakteriyel Enzimler Hikmet GEÇKİL İnönü Üniversitesi. Fak. Aysun ERGENE1. katı. antifungal SM 003 Biyosurfektan. TRABZON SM 001 Yüksek Teknolojiye Uygun Olarak Hazırlanan ZnO nanokristallerinin Karakterizasyonu ve Antimikrobiyal/ Antifungal Aktivitelerinin Tayini Aysun ERGENE1. Emine ÖZTÜRK1.. E. Emine YALÇIN1. antineoplastik ajanlar. %5’lik peyniraltı suyu ile zenginleştirilen besiortamında 0. lizin oksidaz. Biy.. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2 1 Kırıkkale Üniv.tr Kanser kemoterapisinde yaygın olarak kullanılan birkaç enzim (L-asparaginaz. 44280 Malatya hgeckil@inonu. antimikrobiyal.. Biyosurfektanların gram olumsuz bakteriler karşı daha etkili olduğu belirlenmiştir. ZnO. aureus bakterilerinin büyümesinin azaldığı.. sıvı ve gazlar arasındaki yüzey ve iç yüzey gerilimi azaltabilen amfilik bileşiklerdir. Fatih KUTLUER1. Fen-Ed. Staphylococcus aureus (ATCC 25923). Besi ortamında ZnO ince seramik tozlarının derişiminin artması ile birlikte E. Biyosürfektanlar. Escherichia coli (ATCC 25922) bakteri kültürlerine ve Candida albicans (ATTC 60192) kültürüne karşı test edilmiştir. Fen-Ed. kemoterapötik enzimler.fadime@gmail. Lysine oksidaz ve methionin liyaz) sadece birkaç gramnegatif bakteri tarafından sentezleni... aureus bakterisinin nanopartiküller varlığında belirgin pigment oluşturduğu gözlenmiştir.com Bu çalışmada süt fabrikası atık maddesi olarak bilinen peyniraltı sularından izole edilen 97 . partikül boyutu. Kırıkkale 2 Giresun Üniv. Fen Edebiyat Fakültesi. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2 1 Kırıkkale Üniv. Giresun y. Fen-Ed. Anahtar Kelimeler: Partikül şekli. Biy. methionin liyaz.edu. Birçok mikroorganizma farklı kültür ortamlarında farklı yapılarda biyosürfektanlar sentezlemektedir. Nano-mikro partiküler ince seramik tozları kozmetik sektöründe de kullanılmaya başlanmıştır ve bu nedenle antimikrobiyal ve antifungal özellikleri gündeme gelmiştir. Nanokristallerin çapları 10-1000 nanometre arasında değişen katı parçacıklardır ve gün geçtikçe bu alandaki çalışmalar dinamik bir şekilde artmaktadır. Emine ÖZTÜRK1. Fak. antifungal SM 002 Pseudomonas aeruginosa kullanılarak ramnolipit biyosürfektanı elde edilmesi amaçlanmıştır.. Emine YALÇIN1. Fadime YILMAZ1. ZnO.. Düşük ZnO derişiminde S. vitreoscilla hemoglobini Süt Fabrikası Atık Sularından İzole Edilen Biyosurfektanların Antimikrobiyal ve Antifungal Etkilerinin Araştırılması Fadime YILMAZ1. Fen-Ed. Fak.coli’nin ise daha dirençli olduğu gözlenmiştir. Kezban ADA1.

Lactococcus. Büyük ölçekte bakteriyosin saflaştırılması için bu teknikler uygun değildir. Çevre Mühendisliği Bölümü. 98 . ilaç endüstrisi. Pediococcus ve Leuconostoc gibi birçok laktik asit bakterisi bakteriyosin üretmektedir.celebi@deu. Laktik asit bakterilerinin ürettiği bakteriyosinlerin saflaştırılmasında kültür süpernatantından amonyum sülfat ile çökeltme. Lactobacillus. ürünler üzerine spreyleme. Antibiyotiklerin anaerobik koşullarda arıtılabilirliği ile yapılmış çok az sayıda çalışma bulunmaktadır. pahalı ekipmanlar gerektirmekte ve bakteriyosin aktivitesinde kayıplara neden olmaktadırlar.19. Kanalizasyon. çiftlik hayvanlarının üretimi. Kaynaklar Kampusu. Bakteriyosinlerin karakterizasyonu ve biyokimyasal yapılarının ortaya çıkarılması. Linkosamidler. TRABZON SM 004 SM 005 Leuconostoc mesenteroides subsp. H2O2. Enterococcus. ileri oksidasyon. tekstil endüstrisinin yanında antibiyotik içeren ilaç endüstrisinin atıksularının da arıtılmasında kullanılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Bakteriyosin. cremoris tarafından üretilen bir bakteriyosin kalsiyum silikat ve amberlit XAD16 kullanılarak ve kolon kromatografisine gerek duymadan daha süratli bir şekilde ve büyük ölçekte saflaştırılmıştır. Makrolidler. kromatografi. endüstrideki aktiviteler. saflaştırma. deri. gıda üretimi. Bu peptit antimikrobiyal maddeler duyarlı bakterileri hücre zarlarında gözenekler oluşturarak inhibe ederler. Antibiyotikler konvansiyonel aerobik çamur sistemleri (aktif çamur prosesi. Antibiyotik içeren atıksuların inert KOI oranları değiştirilemeyeceği için zor ayrışan organik maddenin anaerobik koşullarda aklimasyon ile atıksuyun bu zor ayrışan maddelerinin mikroorganizmalar tarafından alınmasını sağlamak önemlidir. biyodisk.edu. Biyoloji Bölümü. Tınaztepe. Genelde antibiyotik içeren ilaç endüstrisi atık sularının inert KOI oranları ve zor ayrışan madde düzeyleri yüksek olup kolay ayrışan KOI oranları düşüktür. özellikle de laktik asit bakterileri tarafından sentezlenenlerin saflaştırılmaları bu moleküllerin diğer moleküller ile agregatlar oluşturma eğilimi ve hidrofobisitelerinden dolayı zor olmaktadır. Diğer etki mekanizmaları ise diğer bakterilerin otolizin enzimlerini aktive ederek hücre duvarını eritmesi ile olmaktadır. Oksazolidler. Anaerobik arıtma teknolojisi kağıt. Buca. Bu nedenle. kısa zincirli ve ribozomal olarak sentezlenen antimikrobiyal maddeler olup bunların çoğu gıdalarda bozulma nedeni olan bakterilerin ve patojenik bakterilerin büyük çoğunluğunu inhibe etmektedir. Sülfa antibiyotikler ve Sasilik peptidler olmak üzere 9 ana başlık altında sınıflandırılmaktadır. Carnobacterium.com Laktik asit bakterileri tarafından üretilen bakteriyosinler protein yapısında. Quinolonlar. katyon değiştirici kromatografi. katkı maddesi ve ilaç olarak kullanımı homojen olarak saflaştırılmalarını ve yeterli miktarda saflaştırılmış ürünü gerekli kılmaktadır. Antibiyotiklerin BOI5 / KOI oranları düşük olduğundan bu oranın Anaerobik Çok Kademeli Yatak Reaktör (ÇKYR) / Aerobik Sürekli Karıştırmalı Tank Reaktör (SKTR) ardışık proseslerle arttırılması ve böylece biyolojik ayrışabilirliğinin arttırılması düşünülmektedir. Mühendislik Fakültesi. jel-filtrasyon kromatografisi. tedavi edici antibiyotiklerin kalıcı konsantrasyonları çevrede bulunur. tıbbi atıklar. Günümüzde geniş bir kullanım aralığına sahip olan antibiyotikler insan ve hayvansal tıpta tedavi edici amaçlar için sıklıkla kullanılır. SDS-PAGE protein Antibiyotiklerin Anaerobik Ayrışabilirlikleri Hakan ÇELEBİ. Bu tekniklerin çoğu az miktarlarda yeterince saf bakteriyosin saflaştırılmasını mümkün kılmaktadır. hidrofobik etkileşim kromatografisi ve ters faz likit kromatografisi sıklıkla kullanılmaktadır. ters osmoz vb. Etki mekanizmalarına ve kimyasal yapılarına göre β-Laktamlar. UV. Biyoteknoloji Anabilim Dalı. İzmir hakan. Delya SPONZA Dokuz Eylül Üniversitesi.) arıtılamadığından arıtma tesisi çıkış sularında ve alıcı ortamlarda bulunmaktadır. lagünler vb. Ayrıca ileri arıtımın yetersiz ve pahalı olması da antibiyotiklerin arıtımında bir diğer olumsuz faktördür. Ankara halildundar1@gmail. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. balık çiftlikleri gibi faaliyetler antibiyotiklerin temel kaynaklarını oluşturmaktadır. Aminoglikozidler. Bu çalışmada Leuconostoc mesenteroides subsp.) ile ileri arıtım sistemlerinde (O3.tr Antibiyotikler mikroorganizmaların büyümesini durduran veya öldüren biyolojik kaynaklı ya da sentetik olarak elde edilen çok etkili biyoaktif maddelerdir. ev gereçleri. Tetrasiklinler. ODTÜ. Ayrıca bu teknikler zaman alıcı olup. cremoris Tarafından Üretilen Bir Bakteriyosinin Büyük Ölçekte ve Hızlı Saflaştırılması Halil DÜNDAR Orta Doğu Teknik Üniversitesi. Bakteriyosinleri saflaştırılmaları. Antibiyotikler biyolojik ayrışmaya dayanıklı olmaları nedeniyle değişik ortamlarda birikmektedirler.

epidermidis izolatlarının oluşturdukları biyofilmlerin lizostafine olan duyarlılıklarının ise ≥3. İsmail KARABOZ. stabil sıcaklık.5 oranında duyarlı oldukları belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Ayıca aerobik reaktör verim özellikleri ile KOI ve oksitetrasiklin. Anahtar Kelimeler: Aerobik-Anaerobik-İleri Arıtım. Aktinomisetlerin mağara habitatlarındaki varlığı. yapılan Kongo Red boyaması sonucu biyofilm oluşturdukları görülmüştür. Kaynaklar. Mustafa YAMAÇ. eritromisin ve amoksisilin antibiyotiklerinin ardışık anaerobik MBR reaktör / aerobik CSTR reaktörlerde arıtılabilirliği incelenecektir. henüz mağara mikrobiyolojisi konusunda başlangıç aşamasında olan ülkemiz için daha da geçerlidir. HCO3 alkalinitesi ile VFA konsanstrasyonlarının değişimleri ile incelenecektir. Ali KOÇYİĞİT. Bu durum.edu. Sonuç olarak antimikrobiyal etkili metabolit üretiminin 3. biyofilm. BOI5 / KOI Oranı. S. epidermidis ATCC 12228 tip türü eklenerek oluşturulan 8 izolatın 24 saatlik kültürleri 0. eritromisin ve amoksisilin antibiyotiklerinin dozları belirli konsantrasyonlarda arttırılarak anaerobik reaktör verim özellikleri KOI giderimleri. Bu çalışmada Türkiye’nin 10 farklı ilinde yer alan. pH değişimi. Tilosin SM 006 Türkiye’nin Karstik Mağaralarından Elde Edilen Streptomyces İzolatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Semra YÜCEL. Oksitetrasiklin. kan kültürü ve apse) elde edilmiş olup. yara. Aktif maddenin antimikrobiyal etkisi. nispeten yüksek nem oranı. 5 dk 100 ºC sıcaklığa karşı ise duyarlı olduğu belirlenmiştir SM 007 Staphylococcus epidermidis Klinik İzolatlarının Biyofilmleri Üzerine Lizostafinin ve Değişik Antibiyotiklerin Etkisinin Araştırılması Burcu ÇERÇİ. en uzunu 6052 metre ve en derini 368 metre olan toplam 19 mağaradan mikrobiyolojik örnekleme yapılmıştır. disk difüzyonu 99 .19. aminoglikosit. Biyoloji Bölümü. Standart test mikroorganizması olarak 8 bakteri ve 4 fungus suşunun kullanıldığı çalışmada. Fen Fakültesi. tilosin. Minimum İnhibitör Konsantrasyon ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyon verileri kullanılarak değerlendirilmiştir. Anıl HAN Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. populasyon dinamikleri. Streptomyces M1492 tarafından üretilen metabolitler uygun çözücüler ile ekstrakte edilerek ince tabaka kromatografisi ile ayrılmış ve spotların biyoaktiviteleri biyootoğrafi yöntemiyle belirlenmiştir. Oksitetrasiklin. linkosamidler. Kullanılan 8 izolatın tümü sadece vankomisine % 100 oranında ve 7 izolatın da imipeneme karşı % 87.tr Mağaralar. Elde edilen toplam 290 Aktinomiset izolatının çeşitli test mikroorganizmalarına karşı antimikrobiyal aktiviteye sahip metabolit üretim potansiyelleri “agar piece” metodu kullanılarak araştırılmıştır. M1492 kodlu Streptomyces izolatı ile gerçekleştirilen fermentaasyon çalışmalarında.Eskişehir myamac@ogu. TRABZON Bu çalışma kapsamında insan ve hayvan sağlığı için yaygın olarak kullanılan oksitetrasiklin. Biyoloji Bölümü. kuru hücre ağırlığı.com Bu çalışmada Staphylococcus epidermidis’in oluşturduğu biyofilmler üzerine lizostafinin ve değişik antibiyotiklerin etkisi araştırılmıştır. Bu izolatlar 4 farklı kaynaktan (idrar. aktif-yarı aktifpasif özellikli. Anaerobik reaktör çıkış suyu aerobik reaktör beslemesi olarak kullanılacaktır. karbapenem. yatay ve dikey uzanımlı. lizostafin. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı cerciburcu@hotmail. Bu amaçla Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 7 adet klinik izolat incelenmiştir. günlerde en yüksek seviyeye ulaştığı gözlenmiştir. glukoz miktarı. folat yol izi inhibitörleri gruplarına duyarlı oldukları saptanmıştır. toplam gaz üretimleri. mağaralarda yer alan heterotrof bakteriler arasında aktinomisetlerin dominant olduğunu ifade etmektedir. glikopeptid. Aslı ÖZKIZILCIK Ege Üniversitesi. Bu izolatlara pozitif kontrol olarak S. Eritromisin. Anahtar Kelimeler: Staphylococcus epidermidis. tilosin.gün başladığı ve 5. 26480. antimikrobiyal aktivite değerleri belirlenmiştir.5 McFarland standardına göre ayarlanarak Disk Difüzyon yöntemiyle 10 farklı gruptan 15 farklı antibiyotiğe ve ayrıca antimikrobiyal ajan olarak da lizostafine olan duyarlılıkları incelenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. mağara oluşumları ile ilişkileri konusundaki bilgi birikimi oldukça sınırlı durumdadır. yüksek aktivite gösteren 7 izolatın 3 farklı klinik bakteriye karşı antimikrobiyal aktivitesi ayrıca araştırılmıştır. eritromisin ile amoksisilin antibiyotiklerinin giderim verimi izlenmiştir.-6. büyüme özellikleri. tilosin. Amoksisilin. karanlık ortam ve düşük organik madde miktarı ile karakterize olan özel biyotoplardır. İzolatların genelde penisilinler ve makrolidler grubu antibiyotiklere dirençlilik gösterirken. Aktif maddenin 30 dk 60 ºC sıcaklığa karşı dirençli.6 µg/ml olduğu gözlenmiştir. antibiyotik.

seksüel hormon salgılanmasını artırmada. Ayrıca. Cephalosporine >30 µg/ml. Ekstraktımızın bakterilere karşı yapılan deneme sonuçlarında S. diğerlerinde ise belli oranlarda aktivite tespit edilmiştir. Ahlem BEN SASSI2. siyah çay 0. Ege Bölgesi ve Marmara Bölgesi’nde. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. subtilis DSM4312. Denemelerde 10 bakteri suşu (S. B.84 mg/ml). S. coli 1/1-1/256 consantrasyonlarında hiçbir biyolojik aktivite göstermediği belirlenmiş. antimiktobiyal sinerjitik etki SM 009 sinensis. (Hayıt) bitkisi seçilmiştir. bilim adamlarını doğal kaynaklı ilaçları araştırmaya itmiştir. E. Aouni MAHJOUB2 1 Gaziosmanpaşa Üniversitesi. hominis. xylosus bakterileri kullanılmıştır. Vitex agnus-castus L. Türkiye. Ancak her bitkinin düşünüldüğü kadar yararlı olmadığı yada yararlı etkilerinin yanında organizma için az yada çok zararlı olabilen başka etkilerinin de olduğu görülmüştür. Streptomycine 5 µg/ml. Biyoloji Bölümü. Tokat 2 Monastir University. Pseudomonas aeruginosa ATCC 9027. yeşil ve siyah çay 0. Hayıt bitkisinin uterus rahatsızlıklarında. haemolyticus ve S. Aspergillus niger ATCC 16404. Antibakteriyal ve Antifungal Aktivitelerinin İncelenmesi İsa KARAMAN1. S. Ampicilline ve Penicilline G antibiyotikleri ile. Monastir. Araştırma sonucunda. aureus. süt salgısını önlemede kullanıldı bilinmektedir. Zelal AKSOY Kahramanmaraş Sütçü imam üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Streptomycine. Biyoloji Bölümü. auricularis. E. özellikle su kenarlarında yaygın olarak bulunan Vitex agnus-castus L. yeşil çay ektraktı ile 20 mm. Tunısıa ihkaraman@yahoo.cyclopium) ve 2 virüs türü (Herpes Simplex Virus 1(HSV1) ve HSV2) kullanılmıştır.2 100 . Penicillium purpurogenum. S. Salmonella enteritidis ATCC 14076. Coli. (Hayıt) Bitkisinin Sitotoksik. siyah çay ile de 50 mm inhibisyon zonu ile engellediği tespit edilmiştir (MIC değeri. Kahramanmaraş mdigrak@ksu.tr Bu çalışmada. Department of Virology. Bu çalışmada Manisa İli. Proteus vulgaris KUEN 1329.000 civarındadır.84 mg/ml). Sitotoksik ve antiviral aktivite için ise Hücre kültürü ve mikroskobik metod kullanılmıştır. epidermidis’in gelişmesini 35 mm inhibisyon zonu ile engellerken. auricularis üzerinde antimikrobial etki göstermezken. Buna ek olarak.78 mg/ml. faecalis. Cladosporium sp. Biyoloji Bölümü. Streptococcus pyogenes ATCC 13076). S. Antiviral. kan akışını durdurmada.edu. 2 maya izolatı (Candida albicans ATCC 1213. Candida utilis KUEN 1031).. 10 fungus izolatı (Alternaria alternata. Aspergillus terricola. Nurcan ERBİL. Aeruginosa ATCC 27859. Candida utilis 1031. Aspergillus flavus. TRABZON SM 008 Yeşil ve Siyah Çayın (Camellia sinensis) Antimikrobiyal ve Bazı Antibiyotiklerle Sinerjitik Etkisinin Araştırılması Metin DIĞRAK. çay (Camellia sinensis) yapraklarından elde edilen sulu ekstraktların bazı Staphylococcus türleri üzerine antimikrobiyal ve bazı antibiyotiklerle sinerjitik etkileri araştırılmıştır. Çalışmada. Antibakteriyal ve antifungal aktiviteler için Disk difüzyon ve Mikrodilüsyon (MIC) yöntemleri kullanılmış ve pozitif ve negatif örneklerle karşılaştırılmıştır. Son yıllarda antibiyotiklere dirençli suşların ortaya çıkması ve doğal kaynaklı ilaçlarda görülmeyen veya az görülen yan etkilerin sentetik ilaçlarda dikkati çekecek kadar çok olması. Staphylococcus sciuri.. Cephalosporine antibiyotiği S. Penicillium verrucosum var. Faculte de Fharmacie. siyah çay ekstraktı ile 18 mm inhibisyon zonu oluşturmuştur (MIC değeri. çalışmada kullanılan diğer antibiyotiklerin yeşil ve siyah çay ile değişen oranlarda sinerjitik etkilerinin olduğu gözlenmiştir. P. aureus ATCC 29213. Anahtar Kelimeler: Camellia Staphylococcus sp.com Tarihin ilk dönemlerinden günümüze kadar insanlar bitkilerden besin maddesi olarak faydalanmış ve şifa aramışlardır. E. Trichothecium roseum. Streptomycine S. Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO)’nın 91 ülkenin farmokopilerine ve tıbbi bitkiler üzerine yapılmış olan bazı yayınlarına dayanarak hazırladığı bir araştırmaya göre. mevcut bitkisel çeşitliliği yönünden oldukça dikkate değer ve zengin bir floraya sahiptir. Akhisar İlçesi yöresinden toplanan Hayıt bitkisinin yaprakları kurutularak Soxhelet yöntemi ile metanol ekstraktı hazırlanmıştır ve ekstraktın biyolojik aktivitesi test edilmiştir.19. yeşil çay ile 51 mm. Antifungal denemeler sonucunda ise ekstraktımızın herhangi bir antifungal özellik göstermediği ortaya konulmuştur. Cephalosporine. Enterococcus faecalis ATCC 29122. Çalışmamızda. tedavi amacıyla kullanılan tıbbi bitkilerin toplam miktarı 20. yeşil çay 0. aktivite. Ulocladium atrum. Ekstraktımızın RD (Rhabdomyosarcoma) hücreleri üzerinde yapılan sitotoksik çalışmada ise LD50(CC 50) dozu 0. epidermidis. Candida albicans ATCC 1213.Fen Edebiyat Fakültesi.

Mağara sistemlerinde kalsit oluşumu kalsiyum iyonları. Erzurum 4 Atatürk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü. Günümüzde özellikle içlerinde sarkıt-dikit gibi damlataşı adı verilen oluşumlar yönünden zengin olan kireçtaşı mağaraları daha çok dikkat çekmektedir. Pulcherrimin’in beş farklı Candida albicans suşuna karşı önemli derecede inhibitor etkisi olduğu görüldü. Metschnikowia pulcherrima türü mayalar olgun siyah üzüm meyvelerinden standart mikrobiyolojik yöntemler kullanılarak saflaştırıldı. Yerel kaynaklardan izole edilen M.edu. Yerel kaynaklardan izole edilen M. pulcherrima türü mayalar salgıladıkları pulcherrimin nedeniyle kırmızı pigmentasyon zonu oluşturduklarından bu tür maya kolonileri üreme ortamından alınıp API ID32c kiti kullanılarak türleri belirlendi. Fikrettin ŞAHİN2. bakterilere ve küflere karşı olan antimikrobiyal etkileri belirlenmiştir. Aspergilus SM 011 Metschnikowia pulcherrima Türü Mayaların İzolasyonu ve Pulcherrimin’in Antimikrobiyal Aktivitelerinin Araştırılması Sezai TÜRKEL Uludağ Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.4 1 Atatürk Üniversitesi. Bu araştırma TÜBİTAK tarafından (Proje no: TOVAG 104 O 270) desteklenmektedir. HSV1 için 156.25µg/ml de 104 olarak belirlenmiştir. M. pulcherrima olduğu belirlenen maya örneklerinden genomik DNA saflaştırılıp 5. 16059. bilim insanları tarafından keşfedilmekte çok gecikmemiştir. pulcherrima suşları tarafından salgılanan pulcherrimin pigmentinin en çok Candida parapsilosis ve Trichosporon mucoides türü patojenik mayalarda üremeyi inhibe ettiği bulundu. pulcherrima suşları ile %97 benzerlik gösterdiği belirlendi ve izole edilen suşlar farklı M. Anahtar Kelimeler: Pulcherrimin. bakteri.19. İstanbul 3 Refik Saydam Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü. TRABZON mg/ml olarak belirlenmiştir. pulcherrima türlerinin rDNA dizilerinin daha önce tanımlanan M. pulcherrima suşlarının patojenik mikroorganizmalara karşı kullanımını test etmek için antimikrobiyal aktiviteleri belirlendi.tr Metschnikowia genusunda yer alan maya türleri antimikrobiyal aktiviteleri açısından çok zengin olup bu türler biyokontrol amaçlı olarak kullanılmaktadır. pulcherrima suşları olarak tanımlandı. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi. Anahtar Kelimeler: kalsifikasyon Mağara. Hakan ÖZKAN3. Tülin ÖZBEK3. Benzer şekilde Pulcherrimin’in E. Candida.25µg/ml de 1. Antimikrobiyal aktivite. API kiti ile %98 olasılıkla M. Fakat mağara bilimcileri damla taşlarının oluşumuna mikroorganizmaların katıldığını iddia etmişler ve farklı mağaralarda yapılan çalışmalar ile bu iddialarını kanıtlamışlardır. pulcherrima türlerinin antimikrobiyal aktiviteleri koloniler etrafındaki inhibisyon zonları ölçülerek belirlendi. 101 . karbondioksit konsantrasyonu ve su buhar yoğunluğu ile ilişkilendirilmektedir. M.com Farklı bir ekosistem olarak mağaralar.8S rDNA bölgeleri PCR ile çoğaltıldı. Erzurum ili içerinde yer alan kireçtaşı mağaralarında ki damlataşlarından bakteri izolasyonu yapılarak laboratuar ortamında bakterilerin kalsit oluşumuna katılıp katılmadığı araştırılmıştır. Önce Pulcherrimine duyarlılıkları test edilecek mikrorganizmalar logaritmik faza kadar üretilip minimal petrilere ekildi ve üzerlerine logaritmik fazdaki farklı M. Kireçtaşı mağaralarında yoğun olarak bulunan ve ana bileşenleri çoğunlukla kalsit olan damlataşları insanları güzellikleri ile sediment bilimcileri ise içerikleri ve oluşum şekilleri ile cezbetmektedir. M. Biyoloji Bölümü. Araştırmamızda Metschnikowia pulcherrima türü mayalar izole edilerek bu mayaların patojenik mayalara. Bu çalışmada. Biyoloji Bölümü. SM 010 Proteus vulgaris türü bakterilere ve Aspergillus niger’e karşı da antimikrobiyal aktivitesi olduğu bulundu. Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. coli ve Mağara Sistemlerinde Kalsit (CaCO3) Oluşumu Ve Bakterilerin Etkisi Özlem BARIŞ1. Sonuç olarak damlataşlarından izole edilen bakteriler laboratuar ortamında kalsit oluşturdu tespit edilmiştir. Mağaralar oluşum ve gelişim şekillerine göre farklılık göstermektedir.12x106. Biyoloji Bölümü. Erzurum 2 Yeditepe Üniversitesi. kalsit. Fen-Edebiyat Fakültesi.4. Antiviral sonuçlar. pulcherrima türlerinden alınan örnekler uygulandı. Erzurum ozlembaris@gmail. Bursa sturkel@uludag. Furkan ORHAN4. Medine GÜLLÜCE1. HSV2 için 156. Biyokontrol. Çoğaltılan rDNA örneklerinin nükleotid dizileri belirlendi ve bu rDNA dizilerine göre maya örneklerinin türleri NCBI gen bankası kayıtları ile karşılaştırıldı.

Cryptophyceae (2) ve Prasinophyceae (1) ait toplam 64 fitoplankton türü saptanmıştır. Ağırlıklı Ortalama Regresyonuna (Weighted Average Regression) göre ise fitoplankton türleri farklı çevresel koşullarda farklı ekolojik tercihler gösterdiği belirlenmiştir. Gaziantep celekli. F. Italy rgguven@dicle. Abant Gölü’nün oligo-mesotrofi gösterdiği sonucuna varılmıştır. Kanonik Korrespondins Analizine (Canonical Correspondence Analysis (CCA)) göre çevresel faktörlerdeki değişimin biyovolüm ve türlerin ekolojik tercihleri üzerinde önemli derecede etkili olduğu tespit edilmiş olup (p=0. spor oluşturan. biyokimyasal özellikleri. Napoli 80078. fizyolojik. 34.co. Kös Kaplıcasından izole edilen bakterinin morfolojik. Bacillus cereus türünün bir üyesi olduğu belirlenen bu bakterinin gram (+). Biyoloji Bölümü 21280. aylık olarak Haziran 2003-Haziran 2005 arasında çok yönlü istatistiksel teknikler kullanılarak incelenmiştir. TRABZON SM 012 Abant Gölünün Trofik Yapısı. Italy 3 Dicle Üniversitesi. Pozzuoli. Bu çalışmada. Dışkapı. Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare. Fen Edebiyat Fakültesi.19. ekoloji.7 veya 8 glikoz ünitesinden oluşan. yaz ortası ve ortalama fitoplankton biyovolüm miktarlarına göre gölün oligo-mesotrofik/mesotrofik ve maksimum kaydedilen biyovolüm düzeyine göre ise ötrofik karakter göstermektedir. Cyanoprokaryota (7). CCA. crotonensis ise göl sularının karışım gösterdiği sonbahar ve ilkbahar mevsimlerinde gelişme göstermiş ve P fonksiyonel grupta yer almaktadır. Bir sucul sistemdeki değişimlerin anlaşılmasında yeni geliştirilen fonksiyonel grupların belirlenmesi önemli yer tutmaktadır. Peridinium willei. Anahtar Kelimeler: Fitoplankton. nişasta ve bazı türevlerinden glikozidik bağlı. fakültatif anaerob olduğu ve biyoteknolojik açıdan önemli enzimlerin kaynağı olabileceği tespit edilmiştir. Fen Bilgisi Öğretmenliği ABD. identifikasyon. bu çalışmada tanımlanan bu bakterinin değişik karbon kaynaklarında üremeleri test edilmiş ve ürettikleri toplam ekzpolisakkaritleri (EPS) çalışılmıştır. divergens çalışma yıllarının haziran aylarında biyovolüm pikleri göstermiştir. Dinophyceae (4). yağ asitleri. ekzopolisakkaritler SM 014 Bazı Termofilik Anaerobik Bakteriler ile Siklodekstrin Glikoziltransferaz Üretimi Ayşe AVCI. kinon tipi ve 16S rDNA dizi analizi yapılarak bakterinin tanısı yapılmıştır. Gıda Mühendisliği. Sedat DÖNMEZ Ankara Üniversitesi. Önemli kaplıcalarımızdan biri de Doğu Anadolu Bölgesinin Bingöl ili sınırları içerisinde yer alan Kös Kaplıcasıdır. Kemal GÜVEN3. Gölde. kuantatif olarak Chlorophyceae (26). İdentifikasyonu ve EPS Üretimi Reyhan Gül GÜVEN1. Napoli 80078. Fonksiyonel Fitoplankton Türleri. CNR. via Campi Flegrei n.1) ve dinoflagellatlar (% 25. Ankara avciaysetr@yahoo. Ancak. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi. Klorofil a. CNR. hareketli. 34. Geometrik olarak konik silindir biçiminde olan siklodekstrinlerin iç kısımları hidrofobik ve dış yüzeylerinin hidrofilik olması nedeni ile çok çeşitli 102 . lipit ve yağ asidi içerikleri.com Abant Gölü fitoplankton türlerin biyovolüm düzeyleri ve çevresel değişkenler arasındaki ilişki. Bölümü. Göl suyunun ilkbahar ve sonbaharın son aylarında tamamen karıştığı ve termal tabakalaşmanın yaz aylarında oluştuğu belirlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyovolüm düzeylerine göre.uk Siklodekstrin glikoziltransferaz (SGTaz) enzimi. Anahtar Kelimeler: Bakteri izolasyonu.a@gmail. Şehitkamil. Barbara NICOLAUS4 1 Dicle Üniversitesi. Dinobryon divergens. diyatomeler (% 31.7) baskın grup olduğu. Bacillariophyceae (21).002). Okan KÜLKÖYLÜOĞLU Gaziantep Üniversitesi. optimum ve tolerans. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Biyovolüm Miktarının Değerlendirilmesi ve Limnoekolojik Özelliklerinin Çok Yönlü İstatistiksel Analizlerle İncelenmesi Abuzer ÇELEKLİ. bunu chrysophytler (% 29. Annarita POLI2. via Campi Flegrei n. Diyarbakır 4 Istituto di Chimica Biomolecolare.edu. Cyclotella praetermisa ve Fragilaria crotonensis türleri gölün fitoplankton biyovolümüne büyük katkıları olan önemli fonksiyonel gruplardır. Secchi derinliği ve toplam fosfat değişkenlerine dayanan Trofik Durum Indeksi ve OECD kriterleri. 16S rRNA. 6. Mühendislik Fakültesi.6) takip ettiği belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Pozzuoli. Ayrıca. trofik yapı. indirgen olmayan siklik yapıdaki siklodektrinleri oluşturan ekstraselüler enzimlerdir. Fonksiyonel E grubunda yer alan D. Abant gölü SM 013 Kös (Bingöl) Sıcak Su Kaplıcasından Bakteri İzolasyonu.tr Ülkemiz sıcak su kaynakları bakımından oldukça zengindir. Euglanophyceae (3). Gölde.

su. hindistan cevizi v. Maya özütü.08 ± 0. aerobik mezofilik bakteri sayısı 1. Virüse ait polihedral yapıların (PIB) çapı 2. TRABZON katı.00x101-184. sıvı ve gazlarla konakçı-konuk tipinde kristal inklüzyon kompleksleri (inclusion complex) oluşturarak konuk molekülün çözünürlük. asit ve şekerin açık ve\veya basınçlı kazanlarda pişirilmesi. Koliform.0x101 kob\g değerleri arasında bulunmuştur. patates nişastası. mısır nişastası. dekstroz ve maltodekstrinli besiyerlerinde SGTaz oluşturdukları ancak. kökeni Selçuklulara dayanan dünyada “Turkish Delight” ve “Lokhum” adlarıyla ünlü bir Türk şekerlemesidir. saatinde maksimum SGTaz aktivitesine ulaşılmış.coli 0-1. ülkemiz piyasasında toplanan farklı tip lokum örneklerinin mikrobiyolojik kalitesinin tespiti amacıyla Aerobik mezofilik bakteri sayımı. kaymaklı. tripton. Bu bakterilerin optimum gelişme sıcaklıklarının 65˚C. (Lepidoptera. Arazi çalışmalarında tipik NPV enfeksiyonu septomu gösteren 1000’den fazla enfekte olmuş larva toplanmış ve laboratuara getirilerek -20’de depolanmıştır. SGTaz enziminin optimum koşulları da belirlenmiş.b endüstrilerinde geniş kulanım olanakları bulunmaktadır. Lymantriidae) Avrupa ve Asya’da geniş dağılım gösteren önemli bir zararlıdır.64) mm (n=50) olarak tespit edilmiştir. kimya tarım ve tekstil v.0x101. esans ve aroma maddelerinin katılmasından sonra kalıba dökülerek nişasta. Sade.5-8. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü.31 (1. Anahtar Kelimeler: Siklodekstrin.b. Romenler.0x101 . Staphylococus spp. Yapılan mikrobiyolojik analizlerde Salmonella ve Bacillus cereus negatif.edu. gıda.’de aranmıştır. 61080-TRABZON muyaman@hotmail. maltoz. lokum çeşitleri. Çanakkale dnukhet@comu. siklodekstrin glikoziltransferaz. Bacillus cereus. 02. Siklodekstrinlerin. Bu çalışmada. Işık ve elektron mikroskobu çalışmaları tespit edilen böceğin tipik bir nükleopolihedrovirüs olduğunu göstermiştir. coli. pH’larının ise 7. ve amonyum sülfat gibi azoylu bileşiklerin de SGTaz üretimine etkisi araştırılarak. enzimin en yüksek aktivitesini 80 ˚C’ de gösterdiği ve pH’ nın ise 6-8 arasında olduğu bulunmuştur. E. Biyoloji Bölümü. kaplama materyalleriyle kaplanarak paketlenmesiyle lokum üretilmektedir. Thermoanaerobacter. Bu çalışmada önemli bir zararlı olan Leucoma salicis’in doğal populasyonları üzerinde etkili bir doğal baskılayıcı ve Türkiye için ilk kayıt olan bir bakulovirüs (LesaNPV) kaydı verilmektedir. Mühendislik Mimarlık Fakültesi. E. pepton. SGTaz üretimi için besiyeri optimizasyonu yapılmıştır. Lymantriidae)’den İzole Edilen Bir Nükleopolihedrovirüs (NPV)’ünun Türkiye İçin İlk Kaydı Mustafa YAMAN Karadeniz Teknik Üniversitesi. SM 015 Arnavutlarca da üretilmektedir. Küf-Maya 0-11. sultan ve sucuk tipi gibi çeşitleri bulunan lokum halen ülkemiz dışında Yunanlılar.00x101. Staphylococcus aureus. Genetik tanımlaması da yapılan bu iki bakteri izolatının Thermoanaerobacter cinsine ait oldukları saptanmıştır. kozmetik. en yüksek SGTaz aktivitesine patates nişastası ile ulaştıkları belirlenmiştir. Boşnaklar. Ermeniler ve . ısı ve ışığa karşı duyarlılık. Böceğin Avrupa’daki populasyonlarından izole edilen LesaNPV için Asya’dan henüz bir kayıt yoktur. çeşnili. Dilvin İPEK Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. çeşni maddeleri. Ülkemizde özellikle kavak ağaçlarında büyük zararlara sebep olmaktadır. kazein. Çalışmada. Osmofilik maya 0-43. Viral 103 Piyasada Satılan Lokumların Mikrobiyolojik Kalitesi Nükhet Nilüfer ZORBA. Gıda Mühendisliği Bölümü. osmofilik maya sayımları yapılmış. Polihedraların elektron mikroskobu altındaki enine kesitleri virüse ait her bir virionun 2 ila 15 nukleokapside sahip olduğunu göstermiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 36 adet ekstrem termofilik anaerobik bakterinin Siklodekstrin glikozil tranferaz aktivitesi araştırılmış ve 5K ve P4 olarak kodlanan 2 adet bakterinin yüksek SGTaz aktivitesine sahip olduğu belirlenmiştir. (Lepidoptera.0 olduğu belirlenmiştirHer iki bakteride de gelişmenin 30.19.00x101. uçuculuğun azaltılması gibi çeşitli fiziksel ve kimyasal özelliklerini iyileştirebilmektedirler.51-2. Nişasta.00x101. mikrobiyolojik kalite SM 016 Leucoma salicis L. küfmaya. ayrıca Salmonella spp. Asya orjinli bakulovirüslerin diğer kıtalardaki izolatlardan daha yüksek patojeniteye sahip olabilecekleri kanıtlanmıştır.tr Lokum. Arazi gözlemlerinde virüsün zararlı böceğin doğal ortamdaki populasyonlarında oldukça yüksek mortaliteye sahip olduğu tespit edilmiştir. eczacılık.com Beyaz kavak kelebeği Leucoma salicis L. Böceğin doğal bir patojeni olan LesaNPV virüsü doğal ortamda böcek populasyonu üzerinde etkili bir doğal baskılayıcı olarak işlev görür. Anahtar Kelimeler: Lokum. Koliform 0-2.

megidis türü. Zihni DEMİRBAĞ2 1 Giresun Üniversitesi. bu sayının en yüksek 25°C’de olduğu gözlenmiştir. Bu çalışma sonucunda izole edilen H. anatoliense ’nin Galleria mellonella larvalarını 20°C. Elde edilen sonuçlara göre S. Anahtar Kelimeler: Leucoma Baculoviridae. Bu çalışmada. %5 . izolatların S. Department of Crop Protection. %3. Biyoloji Bölümü. carpocapsae (3 izolat). Anahtar Kelimeler: Entomopatojenik Nematod. o bölgenin ekolojik koşullarına adapte olmuş yerli suşların kullanılması biyolojik kontrol açısından çok önemlidir. S.com Entomopatojenik nematodlar (genus Steinernema ve Heterorhabditis) toprakta yaşayan zorunlu böcek parazitleridir ve geniş konak dağılımları nedeniyle bir çok böceği enfekte edebilirler.2 Kısım 36. Geniş konak dağılımları. Steinernema.5). Işık ve elektron çalışmaları tespit edilen virüsün Leucoma salicis nükleopolihedrovirüsü’nün bir Türk izolatı (LesaNPV-TR) olduğunu göstermiştir. Yapılan morfolojik ve morfometrik ölçümler. Bu amaçla fındık bahçeleri. affine. S. affine Asya kıtasından yapılan ikinci izolasyondur. Denenen sıcaklık derecelerinde S. Fen Edebiyat Fakültesi. rRNA geninin ITS bölgesi ve 28S rRNA geninin D2/D3 bölgelerinin sekans analizlerine göre izolatlar tür seviyesinde tanımlanmıştır. % 58 104 .19. Maurice MOENS3. Yine bu çalışma ile izole edilen S. Spesifik bir zararlının kontrolü hedeflendiğinde. Steinernema anatoliense ’nin gelişimi 5°C. İsmail DEMİR2. feltiae. H. Bu yüzden dünyanın hemen her bölgesinde daha etkin EPN türleri veya izolatları belirlemek amacıyla bir çok araştırma yapılmaktadır. NPV. bacteriophora (3 izolat) ve H. Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi.10°C. 61080 Trabzon 3 Laboratory of Agrozoology. megidis türlerine dahil oldukları tespit edilmiştir. Bu nedenle dünyanın bir çok ülkesinde uygulamadan önce kullanım iznine gerek yoktur. Heterorhabditis. tarım arazileri. çayırlık ve ormanlık alanlar ve doğal plajlar gibi çeşitli lokalite ve yüksekliklerden alınan toplam 224 toprak örneği incelenmiş ve 9 entomopatojenik nematod izole edilmiştir (%4). 25°C ve 30°C lerde konak olarak Galleria mellonella larvası kullanılarak araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. Belgium hyilmaz79@gmail. Heterorhabditidae) Doğu Karadeniz Bölgesindeki Yayılışı Hüseyin YILMAZ1. Biyoloji Bölümü. %15. %15 ve %20 nem içerikli topraklarda infektiviteye rastlanmamıştır. Biyolojik mücadele SM 017 göre.Giriş Daire:4 Konutkent/Ankara disimsek@yahoo. 20°C. %10. 25°C ve 30°C’lerde 2 günde öldürdüğü gözlenmiş olup 5°C’de herhangi bir sonuç alınamamıştır.com Bu çalışmada Steinernema anatoliense hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için biyoekolojik çalışmalar yapılmıştır. Entomopatojenik Nematodların (Rhabditida: Steinernematidae.anatoliense ‘ nin 25°C’ de en iyi sonuçları verdiği gözlenmiş olup bu entomopatojen nematodun 25°C’ ye adapte olduğu ifade edilebilir. Farklı toprak nemleri(%1. Buna Potansiyel Biyolojik Kontrol Ajanı Steinernema anatoliense'nin (Rhabditida:Steinernematidae) Biyo-Ekolojik Özellikleri Didem ŞİMŞEK GÜNGÖR Oyak sit. Steinernema anatoliense ‘ye ait kısa boylu infektif juvenillerin (430µm) genelde erkek (%62. Coupure Links 653. bioreaktörlerde kitle halinde üretilebilmeleri ve uygulamalarının kolaylığı nedeniyle ideal biyolojik kontrol ajanlarıdır. 9000 Ghent.10°C’de sonuç alınamamıştır. İnfektif juvenıllerın konaktan çıkış zamanları incelendiğinde bu sürenin en kısa 25°C’ de (6 gün).anatoliense ‘ye ait toplam infektif juvenil sayısının en fazla 25°C’de olduğu en az ise 30°C’de olduğu tespit edilmiştir. %20) denenerek nemin infektivitede etkisi ölçüldüğünde %10 nem içeren toprakta infektivitenin en yüksek olduğu tespit edilmiştir. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde entomopatojenik nematodların çeşitliliği ve yayılışları araştırılmıştır.%8. Ghent University. Türkiye entomopatojenik nematod faunası için yeni kayıttır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu iki ekstrem arasında yer alan normal boylu (544µm) infektif juveniller ise % 42 oranında erkek. en uzun 15°C’de (17 gün) olduğu tespit edilmiştir. biyolojik kontrol SM 018 salicis.5) bireyleri meydana getirdikleri tespit edilmiştir. TRABZON partikülerin 250-290 x 32-40 nm olduğu belirlenmiştir. S. Denenen sıcaklık derecelerinde S.15°C. Bakterilerle mutualistik ilişkili olan bu nematodlar konaklarını 48-72 saat gibi kısa bir süre içinde öldürürler. Bu çalışmada sunulan nükleopolihedrovirüs önemli bir zararlı olan Leucoma salicis’ten Türkiye’de izole edilen ilk virüstür.anatoliense ‘ nin konak içine giren infektif juvenillerinin sayısı araştırıldığında. ekolojik açıdan güvenilir oluşları. 28049. uzun boylu olarak seçilen infektif juvenillerin (645µm) ise genelde dişi (%82. Fen Edebiyat Fakültesi.

Biyoloji Bölümü. İkbal Agah İNCE2. Gene ait çeşitli uzunluklardaki potansiyel promotor fragmanlarının promotor aktivitesi lusiferaz sisteminde test edildi. Steinernematidlerin ayrı eşeyli oldukları bilinmektedir fakat hermafrodit bir izolat araştırmada bulunduğu için bu yeni türün eşey durumu incelenmiştir. Bu çalışmada CIV genomunda bulunan 012L kodlu ekzonükleaz geninin transkriptomik analizi ve potansiyel promotor bölgesinin belirlenmesi çalışmaları gerçekleştirilmiştir. 6. saatlerde izole edilen RNA’lar ile gerçekleştirilen RT-PCR deneyi ile ekzonükleaz geninin transkripsiyon saatinin enfeksiyondan sonra 0. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Çiftliği’nden Alınan Toprak Örneklerinden İzole Edilen Bacillus İzolatlarında Keratinaz Enziminin Özelliklerinin Araştırılması Gülsüm UÇAR. ekzonükleaz SM 020 iridescent virus. Fen Edebiyat Fakültesi. transkripsiyon başlangıç noktasının ve potansiyel promotor bölgesinin belirlenmesi çalışmaları yapılmıştır. Moleküler yöntemler kullanılarak yapılan analizler sonucunda Steinernema anatoliense ile simbiyotik yaşayan bakterinin Xenorhabdus nematophilus olduğu tespit edilmiştir. Fakat virüs genlerinin regulasyonu. Özlem KIRAN Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi.19. Buna göre ekzonükleaz geninin promotor bölgesinin translasyon başlama kodonunun yukarı bölgesinde -20. Anahtar Kelimeler: Chilo promotor analizi. Yapılan deneyler sonucunda Steinernema anatoliense ‘nin ayrı eşeyli olduğu tespit edilmiştir. Steinernema anatoliense ‘nin hayat döngüsünü 7 günde tamamlandığı gözlenmiştir. Biyoloji Bölümü. böcek patojeni nematodlar SM 019 10. 4. izole edilen toplam RNA üzerinde ekzonükleaz için özel primerler kullanılarak yapılan RT-PCR ile takip sonucu. Avşar kampusü. 5’ RACE yöntemi ile genin transkripsiyon başlangıç noktasının ATG’den 31 baz yukarıda olduğu belirlendi. TRABZON oranında dişi bireyleri meydana getirmişlerdir.80oC) ve pH değerlerinde (pH 5-10) gösterdikleri üreme davranışları ve enzim aktiviteleri ölçülmüştür. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tavuk Çiftliği çevresinden alınan toprak örneklerinden tavuk tüyünü parçalayan 54 Bacillus suşu izole edilmiştir. Biyoloji Bölümü.com Bu çalışmada farklı endüstri dallarında kullanılabilecek keratinaz üreticisi olan toprak mikroorganizmalarının izolasyonu ve bu enzimin özelliklerinin araştırılması amaçlanmıştır.. Bu suşlar doğal tavuk tüyü içeren [kesilerek ufaltılmış] besiyerinde üretilerek yüksek keratinaz aktivitesi gösteren suş seçilip KU69 olarak adlandırılmıştır. ve 12. 1.. CIV replikasyonunun çalışıldığı Bombyx moori (SPC-BM–56) hücrelerinin Ara-C (DNA replikasyonu engelleyicisi) ve siklohekzimit (protein sentezi engelleyicisi) varlığında enfeksiyonu yapıldıktan sonra. Remziye NALÇACIOĞLU1. Biyoloji Bölümü. Bu suştan elde edilen keratinaz enziminin farklı sıcaklık (20. Giresun yesimaktrk@yahoo. Fen-Edebiyat Fakültesi. yüksek patojenitesi nedeni ile etkili bir biyopestisit olarak kullanılabilme potansiyeline sahiptir. 2. Virüsün genomunun tamamen dizin analizi yapılmıştır. İridoviridae familyası içerisindeki iridovirüs cinsinin örnek türü olup. saatler arasında başlamış olduğu ve enfeksiyonun ilerleyen saatlerinde de devam ettiği belirlendi. ekspresyonu ve fonksiyonu hakkında çok az şey bilinmektedir. Steinernematidae. CIV ile enfekte hücrelerden enfeksiyon sonrası 0. 61080.. izolasyon 105 . Fen Edebiyat Fakültesi. Zihni DEMİRBAĞ1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bacillus. pozisyonlar arasında kalan bölge olduğu tespit edildi. Bu veriler boy uzunluğunun eşey durumunu etkilediğini göstermektedir.. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. 8. transkripsiyon saatinin. biyolojik kontrol. Anahtar Kelimeler: Entomopatojenik nematodlar. ve -10. ekzonükleaz geninin en erken grubu gen olarak ifade edildiği tespit edildi.. ve 1. Bu suşun tüm biokimyasal özelliklerine bakılarak tanımlaması yapılmıştır. Kahramanmaraş agnata_gul@hotmail.com Chilo iridescent virus (CIV). Anahtar Kelimeler: Keratinaz. Bu kapsamda genin transkripsiyon sınıfının.. Chilo iridescent virus’e ait Ekzonükleaz Geninin Transkriptomik Analizi ve Potansiyel Promotor bölgesinin Belirlenmesi Yeşim AKTÜRK1.

tolerans. Mustafa YAMAÇ. mikrobiyal korozyon ile ilişkili olan ekonomik açıdan en önemli ve en yaygın mikroorganizma grubu olarak kabul edilmektedirler. Bu çalışmada. Kampusu. Sülfat indirgeyen bakteriler (Sulphate Reducing Bacteria-SRB). Bu yüzden petrol ve gaz endüstrisinden. Bu aşamada başarı gösteren 68 izolat ikinci tarama aşamasında yine aynı metallere karşı ve fakat yarı kantitatif sonuçlar veren disk difüzyon yöntemi kullanılarak denenmiştir. suyun sıvı formu ile çalışan tüm endüstri kollarını etkileyebilir. korozyon reaksiyonlarına yol açabilmekte veya arttırabilmektedir. Türkiye’nin farklı illerinde bulunan metalik maden yatakları ya da metaller ile kirletilmiş olduğu belirlenen toplam 42 toprak örneğinden elde edilmiştir. Bu nedenlerle. Üçüncü tarama aşamasında ise. Anahtar Kelimeler : Aktinomiset. Biyoloji ABD. Cu. Meşelik. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Çalışma. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. biyosorpsiyon 106 . Bununla birlikte İngiltere’de borularda oluşan korozyonun % 50’sinin MIC’den kaynaklandığı ileri sürülmüş ve bu zararın yılda yaklaşık olarak 300-500 milyon sterlin olduğu hesap edilmiştir. kükürt bileşiklerini son elektron alıcısı olarak kullanarak bunları asidik bir ürün olan hidrojen sülfüre (H2S) indirgemektedirler. metal. Pb) ardışık 5 konsantrasyonuna karşı büyüme özellikleri açısından denenmiştir. MIC. Vezneciler. SRB’nin çeliğin korozyonunu nasıl etkilediğine dair çok sayıda korozyon mekanizması önerilmektedir ve bu mekanizmaların hepsi de bir şekilde sülfat indirgenme aktivitesini içermektedir. Zn ve Ni’nin 3 farklı konsantrasyonlarını içeren ortamlarda gelişim yüzdelerine bakılmıştır. Mikrobiyolojik olarak indüklenen korozyon (Microbiologically Influenced Corrosion-MIC). güvenlik problemleri ve çevresel tehlikeler ile birlikte petrolün degredasyonu ve korozyon hasarları ile çok fazla miktarda ekonomik kayıba neden olmaktadır. 100 mg/l Pb varlığında biyosorpsiyon değerleri açısından karşılaştırılmıştır. su ve atık arıtım tesisi ile elektrik güç istasyonlarına kadar bütün endüstri kolları bu tip korozyondan zarar görebilir.com Ağır metal birikimli ortamlarda. Elde edilen verilerin istatistiksel metodlarla değerlendirilmesi sonucunda. Bununla birlikte mikrobiyal aktivite. gaz ve gemicilik endüstrisini olumsuz yönde ciddi bir şekilde etkilemektedir. Fen Fakültesi. Bu çalışmada kullanılan 135 aktinomiset izolatı. paslanmaz çelik. Hg. bu bakterilerin oksijenli ve oksijensiz koşullar altında çeşitli metal (çelik. madde döngüsü karasal ekosistemde sadece tolerant canlılar tarafından sürdürülebilirken. Bu çalışma Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Araştırma Fonu tarafından 200419014 no’ lu proye kapsamında desteklenmiştir. 34118. Biyoloji Bölümü. Elde edilen aktinomiset izolatlarının metal toleranslarının belirlenmesi amacı ile ilk olarak 135 izolat 8 farklı metalin (Ni. 3 kısımdan oluşan tolerans ve farklı derecelerde tolerant olduğu belirlenen izolatların biyosorpsiyon yeteneklerinin incelenmesi aşamalarından oluşmaktadır. Zn. mikroorganizmaların metabolik aktiviteleri sonucu hem doğrudan hem de dolaylı olarak meydana gelen korozyon işlemleri ile metalin bozulması olayıdır. Pb. Streptomyces. Biyojenik sülfid üretimi sağlık. Biyoloji Bölümü. Eskişehir aysebetul6@gmail. sülfat indirgeyen bakteriler. Bu aktivitenin sonucunda da korozif bir ürün olan hidrojen sülfür oluşmaktadır. Metalik malzemelerde oluşan tüm korozyon zararının yaklaşık olarak % 20’sini MIC’in oluşturduğu ileri sürülmektedir. sucul ekosistemlerde belirli bir aşamadan sonra durur. Cd. Demirin korozyonu üzerine SRB’nin etkisinin incelenmeye başlandığı 1934 yılından beri. hidrojen sülfür SM 022 Metal Pollusyonlu Toprak Örneklerinden Elde Edilen Aktinomiset İzolatlarının Ağır Metal Toleransı ve Biyosorpsiyon İlişkisi Ayşe Betül KARADUMAN. Fen Bilimleri Enstitüsü. Anahtar Kelimeler: Mikrobiyal korozyon. Tolerans testleri sonucunda farklı derecelerde tolerant olduğu belirlenen toplam 20 izolat. ağır metallerle karşı tolerant mikroorganizmalar ve ağır metal giderimi karasal ve sucul ekosistemler için büyük önem taşır. çalışılan aktinomiset izolatları arasında metal toleransı ve biyosorpsiyon yeteneği açısından bir ilişkinin olmadığı belirlenmiştir. Fe. Co.edu. Nagehan TEKNECİ Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. mikrobiyal korozyona yol açan faktörlere ve SRB’nin biyokorozyondaki etkilerine değinilecektir. SRB. İstanbul esungur@istanbul. SRB’nin ürettiği H2S özellikle petrol. TRABZON SM 021 Mikrobiyal Korozyon Esra İLHAN SUNGUR İstanbul Üniversitesi.tr Metallerin sulu ortamlardaki korozyonu elektrokimyasal bir olaydır. ikinci aşamada daha iyi sonuç veren 7 izolatın. galvanizli çelik vb) ve alaşımları üzerinde oyuklanma şeklinde korozyona neden oldukları çeşitli makalelerde rapor edilmiştir.19.

21 gün boyunca 37oC’ de bekletilen üretim birimlerinde üretilen biyogaz silikon hortumla gaz ölçüm kabinine aktarılarak günlük ölçümler not edildi. hayvansal atık 107 . sülfat. sodyum tetraborat (4. Kontrole (3. Soğutma kulesi malzemesi olarak antikorozif ve antifauling özelliklerinden dolayı çoğunlukla galvanizli çelik kullanılmaktadır. SRB sayımı için Postgate B besiyeri ve çoklu tüp yöntemi (Most Probable Number. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İstanbul 2 Yıldız Teknik Üniversitesi. Soğutma kuleleri. Galvaniz kuponlar ASTM G1-72 standartlarına göre hazırlanmıştır. borik asit (68 mg/L) eklenen negatif kontrol ve diğer bor bileşiklerinden potasyum tetraborat (73 mg/L). Ayşın ÇOTUK1. serbest klor. Vezneciler. Esenler. soğutma kulesi. Mikroorganizmalar tarafından oluşturulan korozyona mikrobiyolojik olarak desteklenen korozyon (Microbiologically Influenced Corrosion. Bu proje kapsamında bir otele ait açık sistem soğutma kulesinde. Kuleden 6 ay boyunca 30 gün arayla alınan su örneklerinden. galvanizli çeliğin mikrobiyolojik olarak korozyona uğradığı ve meydana gelen ağırlık kayıplarının zamana bağlı olarak arttığı saptanmıştır. ve çözünmüş oksijen konsantrasyonları çalışılmıştır. sodyum tetraborat (105 mg/L) eklenen test grupları oluşturuldu. Esra İLHAN SUNGUR1. TRABZON SM 023 SM 024 Soğutma Kulesi Su Sisteminde Galvanizli Çelik Sacın Mikrobiyal Korozyonu Bihter MİNNOŞ1.640 mL) eklenen üretim birimlerinde biyogaz miktarı kontrolden yüksek bulundu.com Korozyon elektrokimyasal olarak metalin aşınması olayıdır. Fen Edebiyat Fakültesi.784 mL) biyogaz üretim biriminde bakteriyel aktivitelerin baskılanması sonucu biyogaz üretimi önemli ölçüde azalırken. iletkenlik.MPN) kullanılmıştır. Laboratuar ölçeğinde tasarlanan çalışmada hayvansal atıklar %50 oranında su ile karıştırılarak. Anahtar Kelimeler: Sülfat indirgeyen bakteriler. Deney sonuçlarına göre. 250 mL hacimde hava geçirmeyen cam kaplara alındı. SRB ve hetetrofik bakteri (HB) izolasyonu ve sayımı gerçekleştirilmiştir. Kimya Bölümü. Mustafa ÖZDEMİR2. Bor bileşiklerinin bu özelliğinden yaralanarak biyogaz üretiminde verimin arttırılabilmesi için başta potasyum tetraborat olmak üzere bor bileşiklerinin değişik dozların denenerek optimizasyonun sağlanması gerektiğini düşünmekteyiz. fosfat. Fen-Edebiyat Fakültesi.-MIC) denir. Biyoloji Bölümü. metanojenler. pH. toplam çözünmüş madde (TDS) miktarı. bakteriler sebep olmaktadır. Şanlıurfa suzergoz@yahoo. Biyogaz üretim birimleri bor bileşiklerinin eklenmediği kontrol.19. Halil DEMİR2. HB’nin sayımı R2A besiyerinde gerçekleştirilmiştir.096 mL) ve potasyum tetraborat (4. Çalışmamızda mikrobiyal aktiviteler üzerine olumlu etkileri bilinen bor bileşikleri ile antiseptik özelliği olan borik asitin hayvansal atıklardan biyogaz verimi üzerine etkinliği araştırıldı. Kuponların yerleştirilmeden önceki ağırlıkları ile son ağırlıkları karşılaştırılıp ağırlık kayıpları hesaplanmıştır. Üretilen gaz hacmi kümülatif olarak değerlendirildi. Anahtar Kelimeler: Biyogaz. Ömer ŞAHİN2 1 Harran Üniversitesi. Mikrobiyal korozyona başta sülfat indirgeyen bakteriler (SRB) olmak üzere. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü. Daha sonra kuponlar ağırlık ölçümü için temizlenmiştir. Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi. mikrobiyolojik korozyon Biyogaz Üretiminde Çeşitli Bor Bileşiklerinin Etkinliğinin Biyogaz Verimi Açısından Karşılaştırılması Faruk SÜZERGÖZ1. çeşitli amaç ve büyüklükteki endüstriyel tesislere soğutma suyu sağlamak için tasarlanmış yapılardır. Nurhan CANSEVER2 1 İstanbul Üniversitesi. demir okside edenler vb. SRB ve HB analizleri için sırasıyla Postgate B ve R2A besiyerlerine ekim yapılmıştır. bor bileşikleri. Suyun alkalinite. Biyoloji Bölümü.com Bor bileşiklerinin mikrobiyal aktiviteler üzerine etkinliği bilinmektedir. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü.534 mL) göre borik asit eklenen (2. Kuleden 6 ay boyunca 30 gün arayla çıkartılan galvanizli kuponların yüzeyinde oluşan biyofilm tabakası steril eküvyon ile toplanarak steril çeşme suyu içinde süspanse edilmiştir. Nihal DOĞRUÖZ1. Bor bileşikleri mikrobiyal aktiviteler üzerinde etkinliğe sahiptir. İstanbul bihterminnos@gmail. kule materyali ile aynı özelliğe sahip galvaniz çelik kuponlarda mikrobiyolojik korozyon oluşumu incelenmiştir.

Bu çalışmada değişik Pichia türlerinde hücre dışı α-amilaz aktiviteleri ve enzim sentezinin yapıldığı üreme aşamasının zamanları araştırıldı. Doğada nişastayı hidroliz edebilen 150’den fazla maya türü bulunmaktadır. Biyoloji Bölümü.Ü. Çanakkale tturgut@hotmail. Maya türlerinin nişasta kullanıp kullanmadıklarını belirlemek için Nişasta-Potasyum iodid-Agar boyama yöntemi kullanıldı. β-amilaz ve glikoamilaz) biyoteknolojide ve endüstride yaygın olarak kullanılan enzim grubunu oluşturur. Çalışmamız laboratuar ölçeğinde gerçekleştirildi.4 glikosidik bağın parçalanmasından sorumludur. Pichia jadinii ve Debaryomyces occidentalis’tir. Maya hücrelerinin nişasta tüketim hızları % 2 nişasta içeren minimal besi ortamında belirlendi. P. Şanlıurfa suzergoz@yahoo. Çalışmamızda bu etkinliğin bor bileşiklerin ihtiva ettiği bor elementinden mi yoksa bileşikteki diğer elementlerden kaynaklandığını araştırılmıştır. farinosa’da nişasta içeren ortamda üreme gözlenmesine rağmen nişasta kullanımı görülmedi.935 ml) eklenen birimlerde kontrole değerlerde bulundu. P. eklenerek 18 gün boyunca 37oC’ de bekletildi. P. Anahtar Kelimeler: Pichia. Kimya Bölümü. alfa-amilaz 108 .com Bor elementi doğada çeşitli bileşikler halinde bulunmakta ve organik atıklardan biyogaz üretimi esnasında mikrobiyal aktiviteyi olumlu etkilemektedir. Halil DEMİR2 1 Harran Üniversitesi. M.990 ml) ve amonyum klorür (2. jadinii maya türlerinde nişasta tüketimi ile üremenin doğru orantılı olarak değişmediği gözlendi. jadinii’de gözlenen sonuçlar oldukça önemli olup. Pichia anomala. Bu maya türleri en az bir veya daha fazla çeşitte amilaz enzimi salgılar. hayvansal atık Farklı Pichia Türlerinde Hücre Dışına Salgılanan α-amilaz Enzim Aktivitesinin Belirlenmesi Tülay TURGUT GENÇ. Fen-Edebiyat Fakültesi. ve amonyum klorür (18 mg/L).2. Bazı Pichia türlerinde amilaz enzim aktivitesi hücre dışındaki nişastanın parçalanması ve karbon kaynağı olarak kullanılması için gereklidir. Bilimsel Araştırma Projeler (BAP) (Proje No: 2001. angusta ve P.151) komisyonunca desteklenmiştir.1.785 mL) oranla potasyum tetraborat (3. Kullanılan maya türleri içinde en yüksek amilaz aktivitesi. Üretilen biyogaz gaz ölçüm kabinine aktarılarak günlük ölçümler yapıldı. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. angusta ve P. Araştırmamızda kullandığımız maya türleri Pichia farinosa. Amilaz enzimleri (α-amilaz. potasyum klorür (2. Bu araştırma A. Sinasi ASLANLI1. translasyon sonrası bazı modifikasyonları kolaylıkla yapabilme yeteneği ve metanol gibi oldukça ucuz karbon kaynağında üreyebilme özelliğinden dolayı endüstride yoğun olarak kullanılmaktadır. 3. Hayvansal atıklar % 50 oranında su ile karıştırılarak 250 ml hacimlerde hava geçirmeyen cam şişelerde üretim birimleri oluşturuldu.com Alfa-amilaz (1. 18 günlük ölçümler sonucunda üretilen biyogaz miktarı kontrole (2.19.B. maya türlerinin amilaz sentezini farklı zamanlarda ve değişen oranlarda yaptığını göstermektedir.İ. Pichia angusta. Sait İZGİ2. Bazı Pichia maya türleri hücre içine ve dışına protein üretimi yapabilmeleri. occidentalis maya türünden sonra P. bor bileşikleri. Sezai TÜRKEL Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi. Üretilen gaz hacmi kümülatif olarak değerlendirildi. Biyoloji Bölümü. P. Anahtar Kelimeler: Biyogaz. anomala’da üremeye paralel bir nişasta tüketimi belirlendi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON SM 025 SM 026 Biyogaz Verimi Üzerine Etkili Bor Bileşikleri ile Bileşiklerdeki Bor Dışındaki Kimyasal Bileşenlerin Biyogaz Verimi Üzerindeki Etkinliğinin Karşılaştırılması Faruk SÜZERGÖZ1. 17100. Çalışmamızda biyogaz oluşumu esnasında meydana gelen anaerobik bakteriyel aktivite artışı üzerine asıl etkinliğin bileşiklerin ihtiva ettiği diğer bileşenlerden çok bor elementinden kaynaklandığını düşünmekteyiz. kontrol (-).1) amilolitik bir enzim olup poliglikozitlerde (nişasta ve glikojen gibi) bulunan α-1. potasyum klorür (16 mg/L). anomala’da kaydedildi. Moleküler Biyoloji Ana Bilim Dalı.760 ml) eklenen üretim birimlerinde daha yüksek bulunurken. amonyum tetraborat (66 mg/L). farinosa.635 ml) ve amonyum tetraborat (3.03. D. P. EC. potasyum tetraborat (78 mg/L).4-α-D-Glukan Glukanhidrolaz. Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi. Üretim birimlerine. FenEdebiyat Fakültesi.01.

Suşunun Cr(VI) ve Cd(II) Biyoakümülasyonu ve Biyoakümülasyonda Görev Alan Ekzopolisakkaritlerin İncelenmesi Şahlan ÖZTÜRK. suşunun Cr(VI) için EC50 değeri 10. enzim saflaştırması ve karakterizasyonu Synechocystis sp. hareketli. Besiyerinde kalan. Yine Synechocystis sp. Belma ASLIM.0 ve 10. licheniformis’den (80 U/ml/dak) 48 h sonunda pH 10. Zekiye SULUDERE Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 06500 Teknikokullar Ankara sahlan@gazi.0 ve pH 10. hücre yüzeyine tutunan ve hücre içersine alınan Cr(VI) ve Cd(II) miktarları ICP-MS ile okunarak tespit edilmiştir. Cd(II) için EC50 değeri ise 12. izolatlarının izolasyonu amacıyla toprak numuneleri pH 10. TRABZON SM 027 SM 028 Türkiye Kaynaklı Bacillus spp.'lerin Alkalen Proteaz Üretim Kapasiteleri ve Enzimlerin Kısmen Karakterizasyonu Nilgün TEKİN. Her iki metal açısından bakıldığında hücre içine alınım eser miktardadır.7 mg/L.0’luk %0.com Yüksek alkali pH’a sahip çeşitli toprak numunelerinden alkalen proteaz üreticisi Bacillus sp. 37ºC’de dakikada 1µl tirozin açığa çıkması için gerekli enzim miktarı olarak tanımlanmıştır. Enzim üretim miktarlarına göre yapılan sıralama sonucunda Bacillus cinsine dahil olduğu belirlenen Gram (+). alkalen proteaz. APT5 izolatı kullanılmıştır. Besiyeri üst sıvısından aseton presipitasyonu ve iyon değişim kromatografisi ile alkalen proteaz enzimi saflaştırılmıştır. 06100.0’luk 300 ml sıvı besiyerinde 37ºC’de 72 h 200 rpm’de çalkalamalı olarak geliştirilmiştir.19. günün sonunda 10 ppm Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücreler toplanarak hem EPS monomer analizleri yapıldı hem de Scanning Electron Microscop (SEM) görüntüleri çekilmiştir.0. suşunun çeşitli konsantrasyonlarda (5–50 mg/L) Cr(VI) ve Cd(II) dozlarına olan toleransı EC50 değeri tespit edilerek hesaplanmıştır.0’luk sıvı besiyerlerinde 48 ve 72 saat süresince geliştirilmiştir.tr Günümüzde toksik ağır metaller çevre kirliliği açısından büyük önem taşımaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Alkalen proteaz üreticisi 15 adet izolat ve standart olarak alkalen proteaz ürettiği bilinen Bacillus licheniformis DSM 13 suşu. EPS monomer analizleri incelendiğinde metalle muamele edilmeyen hücrelerde (kontrol) %99 glikoz bulunurken %1 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir. Fen Fakültesi. amilaz (+) APT5 izolatının (104 U/ml/dak) standart olarak kullanılan B. Cr(VI)’ ya maruz kalan Synechocystis sp. %0. Anahtar Kelimeler: Bacillus sp. Bu çalışmada biyoakümülasyon üç safhada incelenmiştir. Biyoakümülasyonda görev alan en önemli factor hücrenin dış kısmını kaplayan ve stress şartlarında koruyuculuk özelliği gösteren ekzopolisakkarit yapısıdır. Arzu ÇÖLERİ. alkalen proteaz aktivitesi pH 9. suşu canlı olarak Cd(II)’ yi Cr(VI)’ ya nazaran daha çok hücre yüzeyine ve içine almıştır. Synechocystis sp. 10 ppm Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücrelerde ise EPS monomer yapısı ve oranları değişmiştir. 9.edu.0’luk glisin tamponunda daha yüksek kapasitede alkalen proteaz ürettiği görülmüş ve bundan sonraki enzim saflaştırması çalışmalarında Bacillus sp. Biyoloji Bölümü. Cumhur ÇÖKMÜŞ Ankara Üniversitesi. SDS ve Native PAGE ile enzimin elektroforetik davranışı ve molekül ağırlığı belirlenmiştir. suşunun hücre içine alınan max Cr(VI) miktarı % 2 iken hücre içine alınan max Cd(II) miktarı % 4’ dür. Biyoloji Bölümü. 1 ünite alkalen proteaz aktivitesi. Süre sonunda besiyeri üst sıvısı ekstraselüler enzim kaynağı olarak kullanılmış. suşu 7 gün boyunca 10 mg/L Cr(VI) ve Cd(II) içeren besiyerlerinde uygun şartlarda inkübasyona bırakılarak ortamdan belirli zamanlarda örnekler alınmıştır.0’a ayarlanmış skim milk besiyerinde oluşturdukları alkalen proteaz zonlarına göre belirlenmiştir.6 olarak tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre Synechocystis sp. 7. Tandoğan.6’lık kazein içeren pH 9. katalaz (+). Synechocystis sp. ICP-MS’ de okunan değerler % olarak hesaplanmıştır. Ankara 83nilgun@mynet.0’luk NB besiyerinde inkübe edilmiştir. suşunun 109 . Çeşitli sanayilerce atılan krom(VI) ve kadmiyum(II) ülkemiz tatlı sularında kirliliğe neden olan metallerden en önemlisidir.6’lık kazein içeren glisin-NaOH tamponunda spektrofotometrik olarak 660 nm dalga boyunda ölçülmüştür.0 ve 9. Enzim saflaştırması çalışmasında APT5 izolatı. Enzim karakterizasyonu amacıyla saflaştırılan alkalen proteazın optimum pH ve sıcaklık gereksinimi ve çeşitli inhibitörlerin alkalen proteaz aktivitesi üzerine etkisi incelenmiştir. Bu çalışmada Mogan gölünden izole edilen Synechocystis sp. suşunun hücre yüzeyine tutunan max Cr(VI) miktarı % 7 iken hücre yüzeyine tutunan max Cd(II) miktarı % 88’ dir. Synechocystis sp. İzolatların alkalen proteaz üretim yetenekleri sodyum karbonat ile pH’sı 7. EC50 değerleri göz önüne alınarak biyoakümülasyon denemelerinde kullanılan doz her iki metal için 10 mg/L olarak belirlenmiştir. casein içeren pH 7.. spor oluşturan. jelatinaz (+).

bakteri.06100. Kompleks kimyasal yapıları. Ekzopolisakkarit. 50. artan Remazol Blue (0. Denemelerde 250 ml lik erlenlerde. 30 ve 40 ºC) ve farklı inkübasyon sürelerinde (48-96 saat) belirlenmiştir. suşunun EPS monomer yapısında ise %0. Biyoloji Bölümü. Chrocooccus sp. su ve birçok kimyasal maddeye gösterdikleri dirençten dolayı dekolorizasyonları oldukça zordur. %99. Biyoloji Bölümü. 100. 200 ve 300 mg l1) konsantrasyonlarında. Siyanobakter SM 029 Anahtar Kelimeler: Ekzopolisakkarit.30 ramnoz. 150. 300 ve 400 mg l-1).SEM.com Tekstil endüstrisinde kullanılan boyalar karmaşık molekül yapılarına sahip ve yüksek molekül ağırlıklı bileşiklerdir.com Mikrobiyel ekzopolisakkaritler (EPS) bakteri. Bu yüzden mikroorganizmaların bu kirleticilere karşı gösterdikleri biyosorbsiyon. Gönül DÖNMEZ Ankara Üniversitesi. %75 ksiloz ve %2 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir. Bu renklenme fotosentez yapan sucul canlıların ışığı kullanmalarını önlemekte ve böylece bu canlılar besinlerini üretememekte ayrıca yapılarındaki metaller nedeni ile sucul yaşanlar için toksik etki göstermektedir. Beşevler.100 rpm de. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İzole edilen 7 adet bakteri Gram boyanma ve morfolojik özelliklerine göre tanımlanmıştır.. Cr(VI). Ankara nurki79@hotmail. Krom içeren ortamlarda ise. maya ve fungus gibi farklı mikroorganizmalarca üretilebilen biyopolimerlerdir. H4. 8. Çünkü klasik arıtım teknikleri bu boyaların giderimi üzerinde çok etkili değildir. Bakteri için maksimum EPS üretimi (404. ısı. remazol blue. Denemeler sonunda izole edilen bakterilerin azoredüktaz enzim aktiviteleri belirlenmiş ve bu bakterilerin boya içeren atıksuların arıtılmasında kullanım kapasitesine sahip olduğu görülmüştür. biyodegredasyon ve biyobirikim gibi direnç mekanizmaları esas alınarak biyolojik arıtım günümüzde önem kazanmıştır.5 mg l-1 olarak bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Biyoakümülasyon. Anahtar Kelimeler: Reaktif boya. birçok kirleticinin özellikle de ağır metallerin endüstriyel atıksulardan uzaklaştırılmasında sıklıkla kullanılmaktadır. Biyoloji Bölümü. atıksu. atıksu SM 030 Tekstil Atıksularından İzole Edilen Bakterilerin Renk Kirliliğinin Giderilmesinde Kullanımı Sevgi ERTUĞRUL. azoredüktaz Organik ve İnorganik Kirleticilerin Ochrobactrum sp. 100 mg l-1 Remazol Blue konsantrasyonunda ve 72 saat inkübasyon süresi sonunda gerçekleşmiştir. Cd(II)’ ye maruz kalan Synechocystis sp. 9) ve artan boya konsantrasyonlarında (50. Ochrobactrum sp. Fen Fakültesi. farklı pH derecelerinde (7. Bu çalışma ile Cr(VI) ve Cd(II) stresine maruz bırakılan Synechocystis sp. Ankara sevgi-ertugrul@hotmail. 110 . Fen Fakültesi. 30 ºC de nutrient broth içeren besiyerinde farklı pH değerlerinde (6.14 ksiloz ve %0. Estetik açıdan kötü görünen bu durumu doğa kendi kendine oldukça yavaş giderebilmektedir. 400 mg/L) bu bakterilerin en yüksek verimle boya giderimi yaptığı şartlar belirlenmiştir.36 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir. Birçok alanda kullanılan boyaların oluşturduğu atıksular alıcı ortamlara verildiklerinde çevreye büyük zarar vermektedir.6 mg l-1). Artan boya konsantrasyonlarının bakterilerin boya giderim verimine etkisi saptanmıştır. 200.’nin EPS üretim kapasitesi. 7.20 glikoz. Suda görünen reaktif ve asidik boyalar en çok problem yaratan gruplardır. Ochrobactrum sp. Ekzopolisakkarit Üretimine Etkisi Nur KOÇBERBER KILIÇ. Bu biyolojik moleküller. Atıksuya bakıldığında saptanabilen ilk kontaminant renktir.’nin ürettiği en yüksek EPS miktarı 150 mg l-1 Cr(VI) içeren besiyerinde 48 saat inkübasyon süresi sonunda 430.19. Günümüzde canlı hücrelerdeki metal alınım mekanizması hakkında çok net bilgiler bulunmamaktadır. 06100. EPS üretimi. Gönül DÖNMEZ Ankara Üniversitesi. artan Cr(VI) (0. alg. metal stresinde alınım açısından nasıl bir yol izlediği belirlenerek bu alanda yapılacak diğer çalışmalara da ışık tutmaktadır. 8 ve 9). 200. Yapılan çalışmada. en yüksek EPS üretimini pH’ı 8 olan ortamlarda ve 30 ºC’de yapmıştır. fenol-sülfirik asit metodu ile tayin edilmiştir. TRABZON EPS monomer yapısında %9 glikoz. %14 ramnoz. 100. Ochrobactrum sp. Beşevler. Ochrobactrum sp. Çalışmada tekstil endüstrisi atıksularından izole edilen bakterilerin reaktif boya giderimi araştırılmıştır. farklı sıcaklık derecelerinde (20. %0. suşunun ekzopolisakkaritlerin. 100. Elektron mikroskop görüntülerine baktığımızda Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücrelerde kontrole nazaran daha az bölünmeye ve daha yoğun miktarda ekzopolisakkarit yapıya rastlanmıştır.

2006. 06500.com Bu çalışmada. Ray A. Bozunma işlemi başlangıçta suda çözünme şeklinde olur. Ankara euzluk@yahoo.aşamada N-Vinilimidazol ve maleik anhidrit monomerleri 2. 89. SO. Mikroorganizmalar direkt ya da dolaylı yollarla insana geçebilmekte. Polimerlerin çeşitli derişimlerde sulu çözeltileri hazırlandı. 1. Journal of Applied polymer Science. 2. Teknikokullar. 1-8. sağlık ürünleri. sentezlediğimiz suda çözünen biyoaktif kopolimerler. 5841-5847. Polimerler. gıda paketleme ve saklama maddeleri gibi birçok alanda endişe oluşturdu. Hangi polimerlerin kullanılacağının tercihinde polimerin vücut içerisinde alacağı göreve dikkat edilmelidir. Bu kopolimer 40°C de vakum altında kurutuldu. vücut içerisinde bozunmamalıdır. aşamada. Örneğin. Togay. lens gibi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. suda çözünen kopolimer. 58. elde edilen suda çözünen biyoaktif kopolimerin spektroskopik yöntemlerle karakterizasyonu yapıldı. ilaç sistemleri. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü. bakteri hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur [2]. Şener A. Ankara betulyuksel2000@yahoo. Antimikrobiyal aktivite şu şekilde olmaktadır. Sentezlediğimiz kopolimerin bakterilere ve mayalara karşı antimikrobiyal aktiviteleri olduğu belirlendi. 1997. vücut içerisinde bozunan polimerlerin en önemlileridir [1. Son aşamada. Rzaev ZMO. Son aşamada ise disk difüzyon yöntemi ile bakteriler üzerindeki antimikrobiyal aktivitesine bakıldı. [2] Temiz A. hastane ve diş sağlığı malzemeleri.2–azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65 °C de azot atmosferi altında 48 saat süreyle tepkimeye gerçekleştirildi. 2006. Kimya Bölümü. Journal of Applied Polymer Science. 2003. antimikrobiyal aktivite 111 . Gram-negatif bakteriler ve mayalar üzerindeki antimikrobiyal aktivitesi araştırıldı. Sonuç olarak. bakterinin hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur. Şener. TRABZON SM 031 Suda Çözünen Poli (N-vinil-2-pirolidon-comaleik anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin İncelenmesi Elif UZLUK. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi. suda Suda Çözünebilen. 102. Biyoaktif Poli (NVinilimidazol-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi Betül YÜKSEL. Anahtar Kelimeler: Polimer çözünme. 2. Poli(N-vinil-2-pirolidon-comaleik anhidrit) kopolimeri sentezlendi. Fen Edebiyat Fakültesi. Kaynaklar [1] Patel MB. aşamada: Suda çözünen polimerlerin yapıları çeşitli spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi. aşamada: Nvinil-2-pirolidon ve maleik anhidrit monomerleri dioksan ortamında. Patel SA. 2]. 2. Mikrobiyal kontaminasyonu önlemenin yolu antimikrobiyal özellikler gösteren polimerik materyaller geliştirmektir. Suda çözünen polimerler. Togay SO. Panarin EF. 895-900. Güven. 5841-5847. A. A. Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. Journal of Controlled Release. Rzayev ZMO. sentezlenen kopolimerlerin belli konsantrasyonlarda sulu çözeltileri hazırlanarak Gram-negatif ve Gram-pozitif bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırıldı. Elif UZLUK.19.com Polimerik materyallerin mikrobiyal kontaminasyonu. Epanchintseva. 1. su saflaştırma. Güven G. Patel RM.2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 24 saat süreyle tepkimeye girdi. Biyoloji Bölümü. Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. Ayrıca polimer zincirinin uzunluğu ve derişim miktarı arttıkça antimikrobiyal aktivitenin arttığı bulundu. Tabaka-döküm metodu ve inhibisyon alan tekniği kullanılarak polimerlerin Gram-pozitif bakteriler. Teknikokullar. Anahtar Kelimeler: Poli (N-Vinilimidazol-coMaleik Anhidrit). ciddi bulaşıcı hastalıklara ve zehirlenmelere sebep olabilmektedir. antimikrobiyal aktivite SM 032 sentezi. 06500. Bu çalışmada. [2] Solovskij. Journal of Applied Polymer Science. 102. medikal bir uygulamada kullanılacak polimer. G. MV. Kaynaklar [1] Temiz. Bunun sonucunda bu monomerlerden suda çözünen biyoaktif kopolimerler sentezlendi [1]. Betül YÜKSEL.

bakterinin hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur. Ayrıca polimer zincirinin uzunluğu ve derişim miktarı arttıkça antimikrobiyal aktivitenin arttığı bulundu. Ankara euzluk@yahoo. Biyoaktif Poli (Nİzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi Betül YÜKSEL. aşamada. elde edilen suda çözünen biyoaktif kopolimerin spektroskopik yöntemlerle karakterizasyonu yapıldı. Anahtar Kelimeler: Kopolimer.2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 48 saat süreyle tepkimeye gerçekleştirildi [1]. Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. Antimikrobiyal aktivite şu şekilde olmaktadır. 1. bakteri hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur [1]. Journal of Applied Polymer Science. Sentezlediğimiz kopolimer ve terpolimerin bakterilere ve mayalara karşı antimikrobiyal aktiviteleri olduğu belirlendi. Disk difüzyon yöntemi kullanılarak polimerlerin Gram-pozitif ve Gramnegatif bakteriler ve mayalar üzerindeki antimikrobiyal aktivitesi araştırıldı. Zekiye SULUDERE. Bu çalışmada. Teknik Okullar. Son aşamada. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü. Journal of Controlled Release. antimikrobiyal aktivite SM 035 Muhtemel Probiyotik Lactobacillus delbrueckii subsp. Muzaffer TALU. Epanchintseva. Yaptığımız çalışma 4 aşamadan oluşmaktadır.19. antimikrobiyal aktivite. 1. Bu kopolimer 40°C de vakum altında kurutuldu. Sonuç olarak. 3. Panarin EF. Fen Edebiyat Fakültesi. bulgaricus Suşlarının Caco-2 Hücrelerine Tutunmalarına Eksopolisakkkarit Üretimi ve Mide-Bağırsak Sistemi Koşullarının Etkisi Derya ÖNAL. Bunun sonucunda bu monomerlerden suda çözünen biyoaktif kopolimerler sentezlendi. 58. Ankara derya_onal@yahoo. Biyoloji Ana Bilim Dalı.aşamada N-izopropilakrilamit ve maleik anhidrit monomerleri 2. terpolimer. 1-8. Betül YÜKSEL. Güven G. bulgaricus B3 ve 112 Suda Çözünen Kopolimer . disk difüzyon yöntemi SM 034 hazırlanarak Gram-negatif ve Gram-pozitif bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırıldı. Elif UZLUK. Son aşamada ise disk difüzyon yöntemi ile bakteriler üzerindeki antimikrobiyal aktivitesine bakıldı. Biyoloji Bölümü. 1997. 5841-5847. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. sentezlenen kopolimer ve terpolimerlerin belli konsantrasyonlarda dimetilsülfoksitteki (DMSO) çözeltileri . sentezlediğimiz suda çözünen biyoaktif kopolimerler. MV.com Bu çalışmada.com Bu çalışmada geleneksel yöntemlerle mayalanmış yoğurtlardan izole edilen Eksopolisakkarit (EPS) üretimi yüksek Lactobacillus delbrueckii subsp. Polimerler. aşamada: N-vinil-2-pirolidon ve maleik anhidrit monomerleri dioksan ortamında. disk difüzyon yöntemi. Teknikokullar. aşamada: Elde edilen suda çözünen kopolimer ile N-izopropilakrilamit aynı şartlar altında terpolimerizasyon sentezi yapıldı. Poli (N-vinil-2-pirolidonco-maleik anhidrit) kopolimeri ve Poli [(N-vinil-2pirolidon-co-maleik anhidrit)-co-Nizopropilakrilamit] terpolimeri sentezlendi. Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü. Terpolimer Sentezi ve Antimikrobiyal Aktiviteleri Elif UZLUK.com Bu çalışmada. Kaynaklar [1] Solovskij. Ankara betulyuksel2000@yahoo. 102. Şener A. Sentezlenen bu kopolimerlerin antibakteriyal aktivitelerinden dolayı ilaç sistemlerinde kullanılması hedeflenmiştir. 06500. 2. sentezlenen Poli (Nİzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) in belli konsantrasyonlarda dimetilsülfoksitteki (DMSO) çözeltileri hazırlanarak Gram-negatif ve Grampozitif bakterilere karşı antibakteriyal aktiviteleri araştırıldı. Anahtar Kelimeler: Poli (N-İzopropilakrilamit-coMaleik Anhidrit).2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 24 saat süreyle tepkimeye girmesi sağlandı. Polimerlerin çeşitli derişimlerde sulu çözeltileri hazırlandı. aşamada: Suda çözünen polimerlerin yapıları çeşitli spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi. Teknikokullar. Togay SO. Rzayev ZMO. 06500. Yavuz BEYATLI Gazi Üniversitesi. 06500. 2. Kaynaklar [1] Temiz A. 2006. Belma ASLIM. 2. TRABZON SM 033 Suda Çözünebilen.

Samsun 2 Amasya Üniversitesi. İnkübasyon süresi ve Fosfat Kayası Konsantrasyonu Mehmet Nuri AYDOĞAN. bulgaricus. Erzurum mnaydogan@otmail. çeşitli inorganik ve organik bileşikler halinde toprakta yeterli miktarda bulunmasına rağmen suda çözünmez olan bu bileşiklerin yapısındaki fosfat.tr Mycoplasma gallisepticum (MG). bulgaricus suşlarının canlılığı. Anahtar Kelimeler: Lactobacillus delbrueckii subsp. epitele tutunması ve E. Anahtar Kelimeler: İnorganik fosfat. Rhizopus oryzae SM 037 fosfat Kanatlılarda Mycoplasma gallisepticum Enfeksiyonları Taramalarında Kullanıma Yönelik Rekombinant PvpA Tanı Antijenleri Üretimi ve Enzimatik Hızlı Tarama Test Modeli (ERIFA) Geliştirilmesi Özlem BÜYÜKTANIR1. Elde edilen sonuçlar ise L. pH 2 mide sıvısında EPS üretimi yüksek B3 suşunun canlılığı azalırken. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. Oktay GENÇ1. delbrueckii subsp.com Bitki büyüme ve gelişmesi için gerekli makro elementlerden birisi de fosfattır. bulgaricus B2 suşları kullanılmıştır. Biyoloji Bölümü. bulgaricus B3 suşunun yeni probiyotik ürün gelişiminde kullanılabileceğini desteklemektedir. Bu çalışmada inorganik fosfat kaynağı olarak trikalsiyum fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayası (MFK) kullanılmış ve tarafımızdan izole edilen Rhizopus oryzae MRSP7 suşu ile laboratuar şartlarında NBRIP besiyeri ortamında 20 günlük inkübasyon süresi sonunda bu iki farklı inorganik fosfat kaynağından elde edilen toplam çözünmüş fosfat miktarı sırasıyla 0. karakterizasyonu ve optimizasyonu ile biyogübre olarak değerlendirilmesi hem çevreye saygılı. Biyoloji Bölümü. Sırayla yapay mide sıvısı ve bağırsak sıvısı ile muamele edilen B3 ve B2 suşlarının canlılığının yalnızca mide sıvısı uygulamasına göre daha fazla etkilendiği tespit edilmiştir. delbrueckii subsp. (MFK) çözünmesinde besiyerine katılan çeşitli karbon kaynakları arasında en yüksek verim glikozlu ortamdan. delbrueckii subsp. Farklı pH’lardaki (pH: 2. Fen-Edebiyat Fakültesi. Fen Fakültesi. eksopolisakkarit SM 036 mineral. Cengiz YAKICIER3. Amasya 3 Bilkent Üniversitesi. M. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. büyük çoğunluğu uygulamadan kısa bir süre sonra çeşitli inorganik bileşiklere dönüşmek suretiyle çözünmez hale gelmekte ve toprağın da çoraklaşmasına neden olmaktadır. hem de etkili bir biyoteknolojik uygulama olarak yaygınlaşmaktadır. epitele tutunma.270 gl-1 ve 0. Mustafa ÖZDEMİR Atatürk Üniversitesi. Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. 7) mide sıvısı ve mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarının Caco-2 hücrelerine tutunmayı anlamlı derecede azalttığı belirlenmiştir (P< 0. bulgaricus B3 ve B2 suşlarının E. delbrueckii subsp. coli ATCC 11230 ile Caco-2 hücrelerine rekabetli tutunması araştırılmış ve elektron mikroskobu ile görüntülenmiştir. Ayrıca en uygun MFK konsantrasyonunun 3g/l ve en uygun inkübasyon süresinin de 10 gün olduğu belirlenmiştir. rekabet üzerinde EPS üretiminin etkisini belirlemek amacıyla L. Esasen bu . Ankara ozlemb@omu. Diğer taraftan toprak verimliliğini artırmak için kullanılan fosfatlı gübrelerin de az bir kısmı bitkiler tarafından kullanılırken. coli ile rekabetinde EPS üretiminin etkili olduğu bulunmuştur. çözücü mikrofunguslar. Biyoloji Bölümü. Ayrıca. konak solunum yolu mukoz 113 Bir Mikrofungus Türü Olan Rhizopus oryzae MRSP7 İle Çalkalamalı Sıvı Kültür Ortamında Trikalsiyum Fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayasının Çözündürülmesi ve Çözünürlük Üzerine Çeşitli Azot ve Karbon Kaynakları. kanatlı hayvanlarda büyük ekonomik kayıplara neden olan solunum yolu patojenidir. L.75 gl-1 olarak gerçekleşmiştir. 4.19. Nevzat YURDUSEV1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Son yıllarda kimyasal gübrelere alternatif olarak fosfat çözücü çeşitli mikroorganizmaların izolasyonu. gallisepticum enfeksiyonunun patogenezinde önemli role sahip olan adezin proteinler. Ancak EPS üretimi yüksek B3 suşunun Caco-2 hücrelerine iyi derecede tutunduğu ve bu tutunmada farklı pH’lardaki mide sıvıları ile mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarının etkisine tolerans gösterdiği in vitro koşullarda tespit edilmiştir. TRABZON EPS üretimi düşük L. Esherichia coli ATCC 11230 suşu ise tüm canlılık ve tutunma çalışmalarında pozitif kontrol olarak kullanılmıştır. farklı azot kaynakları arasında ise amonyum sülfatlı ortamdan sağlanmıştır. Veteriner Fakültesi. Tuba YILDIRIM2.edu. EPS üretimi düşük B2 suşunun canlılığını kaybettiği belirlenmiştir. Ömer Faruk ALGUR. 3.05). bitkiler tarafından kullanılamamaktadır. Mide ve mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarından sonra B3 ve B2 suşlarının Caco-2 hücrelerine tutunması Scaning Elektron Mikroskobu ile incelenmiştir. Suşların mide-bağırsak sistemi koşullarında canlılığı ve Caco-2 epitel hücrelerine tutunmasında bu koşulların etkisi belirlenmiştir. CaCo-2 hücresi.

mutasyon. Enzim aktivitesi tayini için ince tabaka kromatoğrafisi (TLC) ve Dinitro salikasit metodu (DNS) kullanıldı. Anahtar Kelimeler: Leuconostoc mesenteroides. Konstitütif mutantlar seçilerek enzim saflaştırılması ve nitelendirilmesi çalışmalarında kullanılmak üzere stoklanmıştır. Kültür süpernatantında sukroz bulunmuş olması dekstran üretilmesine neden olmaktadır.ege. bu problemlerin aşılabilmesi ve bol miktarda saf enzim elde edilebilmesi için Leuconostoc’ ların konstitütif mutantlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı. pvpA336 ve pvpA134 gen fragmentleri PCR yöntemiyle çoğaltılarak. Bornova. yüksek basınç gibi ortamlarda bulunabileceğini ortaya koymuştur. mikrobiyal komünitenin yüksek sıcaklık. Anti-HisTag monoklonal antikor ile yaklaşık 42 ve 27 kDa moleküler ağırlıkta oldukları belirlenen rPvpA336 ve rPvpA134 proteinleri afinite kromatografi yöntemiyle saflaştırıldı. Streptococ ve Lactobacillus cinsi bakteriler tarafından sentezlenmektedir. rPvpA336 proteini spesifik tanı antijeni olarak kullanılarak sahada tavuklarda anti-M. 1993) göre sınıflandırılmış ve bu sınıflandırmaya göre. Rekombinant proteinlerin ekspresyonu SDS-PAGE ve immun-blot analizi ile belirlendi. Dekstran ortam yoğunluğunu arttırdığı için endüstriyel açıdan büyük bir öneme sahip olan Leuconostoc dekstransukrazının saflaştırılması oldukça zorlaşmaktadır. Çalışmamız kapsamında yerel bitkilerden izole edilmiş ve tanılanmış Leuconostoc suşları UV radyasyonu ve iki farklı kimyasal mutajen (etil metan sülfonat. sukrozdan Leuconostoc. rPvpA336 proteininin yüksek düzeyde immunoreaktif olduğu. Bu amaçla.edu. NTG SM 039 İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan İzole Edilen Ekstrem Halofilik Mikroorganizmalarda PHB Varlığının Saptanması ve Verim Analizi Ebru TEKİN. yüksek tuz. Anahtar Kelimeler: Mycoplasma gallisepticum. PHB üretimi günümüzde plastik sektöründe petrol kullanımına alternatif bir teknoloji olup doğada kısa sürede parçalanabilir olması nedeniyle vazgeçilmez bir uygulama haline gelmiştir. asidik ve alkali pH. tanı.tr Bakteriyel bir polisakkarit olan dekstran. PHB (Poli-3-hidroksibütirik asit) biyolojik olarak parçalanabilen plastik özelliğinde olup hücre içinde granüller halinde depolanmaktadır. Leuconostoc’ların sentezlemiş olduğu polisakkaritin. Kushner’e (1978. pvpA336 ve pvpA134 genlerinin DNA dizileri belirlendi ve NCBIGenBank Veritabanında yer alan PvpA proteinleri amino asit dizilerinden farklı olduğu saptandı. EMS. Rekombinant pColdMGpvpA336 ve pCold-MGpvpA134 vektörleri ile transforme bakteriler IPTG ile indüklenerek rekombinant proteinler eksprese edildi. PvpA. rekombinant antijen. Bu çalışmada. gallisepticum’a özgü PvpA adezin proteini ve bunun 134 aminoasitlik kısmının rekombinant protein olarak üretilmesi (rPvpA336 ve rPvpA134) ve tanı antijeni olarak kullanılması hedeflenmiştir. gallisepticum PvpA antikorlarının tespitine yönelik enzimatik hızlı tarama testi (ERIFA) geliştirildi ve doğrulandı.19. saha testi SM 038 sentezlemiş olduklarından farklı olarak endüstride ve tıp da pek çok kullanım alanı bulunmaktadır. Bu tür ekstrem çevrelerde yaşayan mikroorganizmalara ekstremofil adı verilmektedir. 2-5M arasında gelişen ancak optimum gelişimleri 3M’ın üzerinde olanlara ekstrem halofil denilmiştir. Rekombinant proteinlerin immünolojik reaktiflikleri Western blot analizi ile pozitif ve negatif tavuk serumları kullanılarak belirlendi. Özge KAHRAMAN Ege Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.tr Son yıllarda yapılan çalışmalar mikrobiyal yaşamın spesifik çevrelerle sınırlı olmadığını. N-metil-N-nitro-N-nitrosoguanidin) kullanarak mutasyona uğratıldı. Ayrıca yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilebilmesi de onu 114 Dekstransukraz İçin Yerel Leuconostoc mesenteroides Soylarından Konstitütif Mutantların Elde Edilmesi ve Seçilmesi Çiğdem İLERİ Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ c. Bu ekstrem canlıların yüksek tuzda yaşayan üyeleri olan halofiller. enfeksiyonu başlatırlar. Mustafa ATEŞ. Mutasyon sonrasında elde edilen 600 koloninin süpernatantı enzim aktivitesinin tayininde kullanıldı. bununla birlikte rPvpA134 proteininin diagnostik amaçla kullanılamayacak düzeyde düşük reaktiviteye sahip olduğu belirlendi. Biyoloji Bölümü. TRABZON membranına tutunarak o bölgede bakteri kolonizasyonunu sağlayarak. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Streptococ’lar tarafından sürekli olarak sentezlenebilirken Leuconostoc’lar tarafından sentezlenebilmesi için ortamda sukrozun bulunması gereklidir. pCold-I bakteriyel ekspresyon vektörüne klonlandı.ileri@gyte. diğer cinslerere ait bakterilerin . M.edu. İzmir ebrutek@mail.

bakteriyosin üretimi araştırıldı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. termofilik bakteriler arasında bakteriyosin veya bakteriyosin benzeri diğer mikroorganizmaların gelişimini önleyici inhibitör maddeler üreten türler bulunmaktadır. Ayrıca farklı sıcaklık ve pH’larda bakteriyosin aktivitesi denendi. paketleme endüstrisi. indol oluşumu. Çalışmamızda İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan izole edilen 14 ekstrem halofilik mikroorganizmanın çeşitli fizyolojik ve biyokimyasal testleri yapılmış (tuz konsantrasyonu. Kültür ortamının bakteriyosin üretimi üzerine etkilerini belirlemek amacıyla farklı besiortamlarında. Anahtar Kelimeler: Ekstrem halofilik mikroorganizma. Bu çalışmada Yenice (Denizli) sıcaksu kaynağının çevresinden alınan topraktan izole edilen termofilik HBB-218 suşunun bakteriyosin üretimi araştırıldı. Ayrıca. Aydın gbasbulbul08@gmail. ziraat ve gıda endüstrisinde veya enantiyomerik olarak saf kimyasalların ve boyaların üretiminde ham madde olarak kullanılmaktadır. Çalışmamızda. antibiyotik testleri. Ekstremofil mikroorganizmalar arasında yer alan termofilik bakteriler günümüzde pek çok biyoteknolojik ve endüstriyel uygulamada önemli rol oynamaktadırlar. Bu bakterilerin metabolitleri büyük bir potansiyele sahiptir. H. Yakın bir geçmişe kadar. Tarama sonucunda 10 numaralı izolatın PHB ürettiği gözlenmiştir. Gram pozitif ve gram negatif bakterilere karşı kuyucuk yöntemiyle antimikrobiyal spektrum belirlendi ve HBB-218’in ürettiği antimikrobiyal maddenin karakterizasyonu yapıldı. Ancak son yıllarda ekstremofil olarak adlandırılan mikroorganizmaların bu tür antimikrobiyal peptidler üretip üretmedikleri ve bunların özellikleri ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır.(2006)’ya göre yapılmış ve kuru ağırlığın %13’ü düzeyinde polimer biriktirdiği tespit edilmiştir.19. Bu organizma yüksek tuz konsantrasyonlarında yaşadığı için. Suda çözünmeyen PHA’lar oldukça yüksek moleküler kütleye sahip. nitrattan nitrit ve gaz oluşumu. çeşitli enzimler. eczacılık. HBB-218 suşunun ürettiği bakteriyosinin proteinaz K ve lipaz enzimleri ile tamamen. Bu organizma kuru ağırlığının %80’ine kadar polimeri akümüle etmektedir.Halil BIYIK Adnan Menderes Üniversitesi. son yıllarda gram pozitif bakterilerin özellikle laktobasillerin bakteriyosin benzeri aktivitelerini merkez alan çalışmalarda artış görülmektedir. çeşitli karbon ve azot kaynaklarında gelişmesi) ve PHB varlığının tespiti için Nile Blue A boyası kullanılarak fluoresan mikroskopta taramaları Haloferax mediterranei kontrol grubu kullanılarak yapılmıştır. bakteriyosin olarak tanımlanan maddeler. PHB.218 suşunun 16S rRNA analizi ile moleküler tanısı yapıldı ve Geobacillus toebii olarak tanılandı. eutropus kullanılarak ICI Ltd. Kültür süpernatantları. genellikle yakın akraba türden bakterilerin gelişimlerini engelleme kapasiteleri açısından araştırıcıların ilgisini çekmektedirler. oksidaz. Ancak ülkemizde uygulaması yeterli düzeyde değildir. HBB. tekstil ve kağıt sanayinde termofilik enzimler sıklıkla kullanılmaktadır. tarafından üretilmektedir. PHB’nin genel sınıfı PHA’dır. Verim analizi Chen et al. İzolatın 16SrDNA analizine göre %99 uyumlulukla Haloferax alexandrinus olarak tespit edilmiştir. tıp. bakteriyosin araştırmalarındaki önemli ilerlemelerin çoğu kolisinlerin araştırılmasından köken almıştır. protein yapıda moleküller olup. Bu bakterilerin pek çoğu gıda endüstrisinde hali hazırda kullanılan ve ilerisi için gıdaların korunmasında uygulama alanı oluşturan bakterilerdir. Dolayısıyla atık su arıtımında kullanılan açık havuzlar gibi bu organizmalar da açık havuzlarda üretilebilir. optimum sıcaklık. mediterranei’nin kullanımının çok büyük avantajları olduğu düşünülmektedir. Yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak da çalışmanın yürütülmesi avantaj sağlamaktadır. gıda. Bakteriyosin 115 . katalaz. steril koşullara olan gereksinim büyük ölçüde azalmaktadır.com Günümüzde. TRABZON avantajlı kılmaktadır. Örneğin. B-glukuronidaz enzimi ile kısmen aktivitesinin kaybolduğu belirlendi. organik çözücüler ve deterjanlarla muamele edilerek aktivite tayini yapıldı. Bu nedenle. Beta-hidroksibütirat ve beta-hidroksivalerat Biopol ticari adıyla A. pH ve Mg konsantrasyonu. termoplastik ve/veya elastomerik özellik sergiler. 09010. İzmir Çamaltı Tuzlası 900 sözlü / Bitki / Patojenler/Patoloji SM 040 Termofilik Geobacillus toebii HBB-218 Suşu Tarafından Üretilen Bakteriyosinin Karakterizasyonu Gamze BAŞBÜLBÜL. Bununla birlikte. PHB üretiminde ekstrem halofilik olan H. Biyoloji Bölümü. PHA’lar arkelerin Halobacteriaceae familyası üyeleri ve öbakterilerin çoğu cinsi tarafından üretilen oldukça kompleks poliokzoesterler sınıfını oluşturur.

Duygu GÖKSAY. Fen Fakültesi. uzun. dental ünitelerin kontrolü ve hijyeninin sağlanması ile ilgili pek fazla strateji geliştirilememiştir. asteroids from clinical and soil samples. Biyoloji Bölümü. ünitelerin büyük çoğunluğunun şebeke suları ile doğrudan bağlantılı olması ya da üniteden bağımsız su tankları olsa bile sistemin düzenli temizlenmemesi sonucunda patojen olan ve olmayan çok sayıda mikroorganizma ile yüksek oranlarda kontamine oldukları bilinmektedir. Çalışmamızda Legionella pneumophila serogrup 2-14 bakterisinin tespit edilmesi dental ünite su sistemlerinin düzenli kontrolünün yapılmasını ve iyileştirilmesinin gerekliliğini vurgulamaktadır. U38) aerotorundan alınan örneklerden Legionella pneumophila serogrup 2-14 bakterisi izole edilmiştir. Bu çalışma ADÜ/BAP-FEF-6009 ve TÜBİTAK-106T581 nolu projelerinden destek almaktadır Anahtar Kelimeler: Geobacillus toebii HBB-214. College of Science. Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi. akuatik bakteriler olmakla birlikte Legionella gibi fırsatçı patojen mikroorganizmalar sistemdeki biyofilm tabakasında barınabildiğinden enfeksiyon kaynakları olabilmektedirler. İncelenen beş ünitenin (U1. Ünite yaşlarının 2. Bu konu ülkemizde ne yazık ki çok zayıf olarak çalışılmış olup. 95 ºC’de 2 saat boyunca aktivitesini korumaktadır.8°C olarak tespit edilmiştir. TRABZON pH 3-11 arasında ve 30. uzun süre durgun halde kaldığında sıcaklığı artabilmektedir. naylon veya farklı malzemelerden yapılmış çok sayıda boru içermektedir. Ünitelerden alınan suyun pH değerleri 6. Bu konu ülkemizde az çalışılmış olduğundan. Bu nedenle çalışmamızda dental ünite su sistemlerinde Lejyoner Hastalığı’na yol açtığı bilinen Legionella bakterisinin taraması yapılmıştır. U35. Amerika Birleşik Devletleri’nde bir diş hekiminin Legionella bakterisinin neden olduğu Lejyoner Hastalığı tarafından hayatını kaybetmesiyle dental ünitelerinin su sistemlerinde Legionella cinsi bakteriler ile ilgili çalışmalar yoğunlaşmıştır. üretim koşulları ve besiyeri bileşenlerinin aktivite ve gelişim üzerine etkilerini belirlemek üzere devam etmektedir. Ayrıca su örneklerinin sıcaklık. Mosul. Avrupa Birliği Ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri’nde dental ünitelerin kontrolü ve hijyenin sağlanması yasal olarak zorunlu kılınmaktadır. Dental ünitelerindeki bakterilerin büyük çoğunluğu zararsız. Kültür ortamının aktivite üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılan denemelerde en yüksek aktivite Brain Heart Infusion Broth ortamında saptanmıştır. Samples were cultured on selective media including Lowenstein Jensen. Bu borular içinde akan su.19. Su sıcaklık ortalaması ise 18. U23. tüp su ve distile suyu kullanıldığı belirlenmiştir. mikrobiyal biyofilmlerin oluşumu için uygun ortamı sağlamaktadır. pH. University of Mosul. hunelered bronchial washing samples from patients of lower repiratory tract infection of different age groups and of both sexes attending alsalam hospital in mosul city from march to December (2004) hunddered soil samples were also collected from different locations in mosul and and nearby areas. Bu durum özellikle tedavi nedeni ile ağzında açık yara bulunan ya da bağışıklık sistemi baskılanmış olan hastalarda. Çalışmamız. Microbiological and cultural characteristics for the growing colonies as Gram's and modified Ziehl Neelsen stained smears were 116 . Çalışmamızda İstanbul’da bulunan 41 tane dental ünite su sistemlerinin taraması yapılmıştır. 121 ºC’de 20 dakika otoklavlanan bakteriyosinin aktivitesinde hiç kayıp olmadığı gözlenmiştir. carbon free broth. Biyoloji Bölümü.80 ile 7. Bakteriosin SM 041 Dental Ünitelerde Legionella Bakterilerinin Araştırılması İrfan TÜRETGEN.74 arasında olduğu gözlenmiştir. Bu yüzden dental ünite su sistemlerinin düzenli kontrolü önemlidir. SM 042 Isolation and Study of Some of the Virulence Factors of Nocardia asteroids from Clinical and Soil Samples Adeba SHAREEF Department of Biology. U37. Vezneciler/İstanbul duygugoksay@yahoo. 45. Su kaynağı olarak şebeke suyu. 60. Organik çözücülerden TCA bakteriyosin aktivitesinin tamamen kaybolmasına neden olmaktadır. ayrıca aerotör ya da hava-su şırıngasından çevreye dağılan aerosollerle diş hekimlerinde ciddi sağlık problemleri oluşturabilmektedir. dezenfektan olup olmadığı. Iraq zohair_rahemo@yahoo. ünite yaşı ve su kaynağı da araştırılmıştır. Dental ünitelerin yapılarının biyofilm oluşumu için ideal olması.com Dental ünite su sistemleri dar çaplı. blood agar .5 ay ile 35 yıl arasında olduğu ve ünitelerde dezenfektan kullanılmadığı tespit edilmiştir.com The study includes the isolation and identification of N. Bu şartlar. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

The results indicated that Luria Bertani agar media and the carbon free broth used in the paraffin baiting techniques was the best medium for primary isolation of this organism. omurgalıların sindirim ve solunum yollarını kaplayan epitel hücrelerinin mikrovillus bölgelerine yerleşen intraselüler bir parazittir. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. lipase. I. antimicrobial substance. Güzin İSKELELİ2 1 İstanbul Üniversitesi. beslenme ve temizlik gibi faktörlere bağlı olarak parazitlerin görülme sıklığı farklılık göstermektedir. immün sistemi sağlam kişilerde kendini sınırlayan ishale. The research also confirmed the ability of N. büyüme çağındaki çocuklar başta olmak üzere tüm yaş gruplarını etkilemektedir. musluk suları. Cryptosporidium paraziti.tr Diğer az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de bağırsak parazitleri önemli halk sağlığı sorunlarından birini oluşturmaktadır. the results of the biochemical tests confirmed its isolation at a rate of 2 % from bronchial washing samples and 4 % from soil samples and all the isolates belongs to N. mantarlar ve amipler açısından incelenmiştir.Halil KILIÇ1. Gelişmekte olan ülkelerde Giardia lamblia patojenlerin ilki olup. asteroids isolated from both sources to produce pigments.19. TRABZON examined. asteroides. Paraziter etkenler arasında Giardia lamblia dünyanın her tarafında epidemik diyarelerin başta gelen nedenlerindendir. Vezneciler.7-37. all isolates also showed the ability to produce B-lactamase enzymes.ELİSA SM 044 10 Yaş Altı Çocuklarda Cryptosporidium ve Giardia lamblia’nın ELİSA yöntemiyle araştırılması İ. Sosyo-ekonomik düzey. Bu amaçla tüm örneklerin sırasıyla petri kutusunda R2A Agar. yaşam biçimi. İstanbul mirayustun@gmail. some enzymes playing role in its pathogenicity. Cryptosporidium. 34118. SM 043 tehdit edici ishale yol açan ve tüm dünyada yaygın olarak görülen bir protozoondur. Pseudomonas cinsi bakteriler. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi. Mac Conkey Agar.Bu yöntem maliyet açısından ekonomik olması ve dışkıda bulanabilecek diğer parazitlerinde tespit edilebilmesi yönünden avantajlı gibi görünmesine rağmen bu yöntemle saptanamayan bir çok etkenin tespitinde yetersiz kalmaktadır. Paraziter hastalıklar.Bağırsak parazitlerinin yaygınlığı bu faktörlerin yanı sıra ülkemiz bölgelerinde de değişik dağılımlar göstermektedir. Cryptosporidial enfeksiyon tüm dünyada görülür ancak gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere göre daha sıktır. Elde edilen bulgular istatistiki olarak analiz edilerek literatür verileriyle kıyaslanmıştır. Pseudomonas C-F-C Selective Supplement ilave edilmiş Pseudomonas Agar Base. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi. Giardia lamblia . Göz Hastalıkları Anabilim Dalı. Biyoloji Bölümü. Mikrobiyoloji ABD. Bu bağlamda bu çalışmada. Persistan ishale ve malnütrisyona yol açabilmesi nedeni ile önemli bir sağlık problemidir. Mehmet ÖZASLAN1 İclal BALCI2 1 Gaziantep Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Cryptosporidium . çevre koşulları. and amylase. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Fen Fakültesi.7 arasında değişmektedir. Bu çalışmada. total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler. kirli eller ile kontamine olmuş kontakt lens saklama kapları ve solüsyonları önemli yer tutar. 10 yaşından küçük çocuklarda %15 -30 prevalansla görülebilmektedir. Tıp Fakültesi. mantarlar ve protozoonlar gibi çeşitli mikroorganizmalar enfeksiyon meydana getirebilir. Zuhal ZEYBEK1. İstanbul 2 İstanbul Üniversitesi. Gaziantep ozaslanmd@gantep. Cerrahpaşa. Bu çalışmada Gaziantep ve çeversinde yaşayan ve ishal şikayeti ile hastaneye başvuran 10 yaş altı 100 çocuk tan alınan gaita örnekleri ELISA yöntemiyle testlenerek Giardia lamblia ve Cryptosporidium’un taraması yapılmıştır.com Kontakt lens kullanan kişilerin gözlerinde bakteriler.Diğer parazit hastalıklarında olduğu gibi direkt mikroskobik inceleme ilk başta yapılması gereken yöntemdir. Bu tip enfeksiyonların risk faktörleri arasında kontakt lensin kendisi. kontakt lens kullanan kişilerin hem kontakt lens saklama kapları hem de ev musluk suları aynı anda incelenmiştir. iklim. fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. immün sistemi baskılanmış hastalarda ise kronikleşen ve hayatı Kontakt Lens Saklama Kaplarında ve Ev Musluk Sularında Mikrobiyal Kontaminasyonun Araştırılması Miray ÜSTÜNTÜRK1.edu. Sabouraud Dextrose Agar ve Non-nutrient Agar içeren 117 . kontakt lens kullanan ve kontrol amacı ile İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Kontakt Lens Birimi’ne başvuran kişilerin kontakt lens saklama kapları ve ev musluk suları. Didem KARAGÖZ1. Ülkemizde bölgelerde yapılan araştırmalarda etkenin insidansı %1. Biyoloji Bölümü. Yasemin ZER2. like lecithinase.

Öte yandan olası amip enfeksiyonlarında ise bu kapların çok da etkili olmadığı söylenebilir. Biyoloji Bölümü.9) HPV DNA’sı tespit edilmiştir. gelişimsel bir kist olmasıyla beraber. histolojik ve klinik özellikleri ile diğer kistlerden farklılık göstermektedir. Moleküler Biyoloji ABD. Tüm ekimler. amipler. Sıhhıye/Ankara 3 Adnan Menderes Üniversitesi.tr Odontojenik keratokist (OKK). Bu kapların hiçbirinde amipler ürememiştir. ev musluk suları. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi. Pseudomonas cinsi bakteriler ve mantarlar ile meydana gelebilecek enfeksiyonlarda kontamine kontakt lens saklama kaplarının etkili olabileceği düşünülebilir. 1’i Pseudomonas ve 8’i mantarlar olarak tanımlanmıştır. bakteriler SM 045 Odontojenik Keratokistlerde Human Papilloma Virus 16 ve 18 (Hpv) Varlığının Belirlenmesi Sibel KÜÇÜKYILDIRIM1.edu. Fen Edebiyat Fakültesi. 23 hastadan alınan parafine gömülü odontojenik keratokist biyopsi örneklerinden DNA izole edildi ve human papilloma virus (HPV) varlığının saptanması HPV L1 konsensus primerleri. Mehmet ÇAKACI2. Beytepe. Biyoloji Bölümü. Viral genomun L1 bölgesine bağlanan konsensus primerleri kullanılarak yapılan amplifikasyon sonucunda 23 örneğin 17 ‘nde (%73. Dişhekimliği Fakültesi. Bu çalışmada incelenen örneklerin sağlıklı bireylere ait olduğu düşünüldüğünde. Fen Fakültesi. Ayrıca musluk sularının bu tip enfeksiyonlarda mantarlar ve amipler açısından bir tehdit oluşturabileceği halde.19. Tip spesifik primerler kullanılarak yapılan amplifikasyon ile HPV pozitif örneklerin 8’nde (%47) yüksek risk grubu içerisinde yer alan HPV 16 ve HPV 18 DNA’sı belirlenmiştir. tiplendirmesi ise viral genomun E6/E7 bölgelerini hedefleyen spesifik HPV-16 ve HPV-18 primer setleriyle polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) yöntemi kullanılarak yapıldı. Çalışmamızda incelenen 20 kontakt lens saklama kabında üreyen mikroorganizmalardan 18’i total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler. Proje No: T-930/06102006 Anahtar Kelimeler: Kontakt lens saklama kapları. Bu çalışmanın amacı odontojenik keratokistlerde HPV 16-18 varlığının belirlenmesidir. fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler ve Pseudomonas cinsi bakteriler açısından bir tehdit oluşturmadığı düşünülebilir. Giderek artan oranda oral tümörlerde human papilloma virus (HPV)’ün rolü olduğu çalışmalarla ortaya konulmaktadır. gerek kontakt lens saklama kaplarının gerekse ev musluk sularının denenen mikroorganizmalar açısından bir enfeksiyon riski taşımadığı da söylenebilir. 11’i fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler. Aynı zamanda nüks ve neoplastik potansiyele sahiptirler. aranan mikroorganizmalar için uygun sıcaklık ve sürelerde bekletilmiştir. Bu veriler ışığında kontakt lens kullanan kişilerin gözlerinde fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler. Moleküler Biyoloji ABD. hiçbir musluk suyunda fakültatif anaerob gram negatif çomak bakterilere ve Pseudomonas cinsi bakterilere rastlanmamıştır. Ağız Diş Çene Hastalıkları ve Cerrahisi ABD. Bu çalışma. Hasan ÜNAL1. Öte yandan incelenen 20 musluk suyunda üreyen mikroorganizmalardan 16’sı total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler. Ayrıca daha sonraki çalışmalarda kontakt lens kullanan ve herhangi bir göz enfeksiyonuna sahip kişilerin de kontakt lens saklama kaplarının ve musluk sularının incelenmesi ile elde edilecek sonuçların da bu konunun aydınlığa çıkartılması açısından faydalı olabileceği düşüncesindeyiz. TRABZON besiyerlerine ekimleri yapılmıştır. İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenmiştir. Aydın sibelky@hacettepe. 6’sı mantarlar ve 8’i amipler olarak tanımlandığı halde. Nuray ER2 1 Hacettepe Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: HPV16-18 Odontojenik keratokist. Celal ÜLGER3. mantarlar. 118 . Konunun tam olarak aydınlığa çıkartılması örnek sayısının arttırılması ve izole edilen mikroorganizmaların patojenite faktörlerinin araştırılması ile yapılacak yeni çalışmalar ile mümkün olacaktır.

16S rDNA gen bölgesi baz dizileri ile yeni türler olmaya aday farklı fizyolojik gruplardan Streptomyces cinsi izolatlar ile ilgili tip türleri oluşturmaktadır. orientali. Eskişehir asazak@omu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. aronia L. var. azarolus L. Yaygın olarak kullanılan enzim ise Leuconostoc mesenteroides B-512F dektransukrazdır. Ancak bu iki temel kriterle birlikte PCR bazlı farklı moleküler markör testler de literatürlerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Weissella confusa (32). azarolus. Ziziphus zizyphus) ve lahana turşusundan toplam 531 izolat elde edildi. Nevzat ŞAHİN1. Bunlardan termofilik izolatlar 55ºC de mezofilik izolatlar ise 28ºC de inkübasyon sonucunda elde edilmişlerdir. Puberula (Schneider) Browicz . var. Biyoloji Bölümü. Samsun 2 Anadolu Üniversitesi. 110 izolatın çeşitli derecelerde dekstransukraz ürettiği TLC metodu ile tespit edildi. Bu çalışmanın materyalini. Crataegus heterophylla. Yaptığımız çalışmada. Sistematikte bu moleküler testlerden bazıları bir grup organizma için ayırdedici sonuçlar verirken başka bir organizma grubunda farklı türler de bile benzer sonuçlar verebilmektedir. 16S rDNA gen bölgesi baz dizileri belirlenmiş ve GenBank’a depozit edilmişlerdir.tr Uluslar arası “Ad Hoc Committee”ye göre yeni bir bakteri türü tanımında 16S rDNA baz dizisi ile DNA-DNA hibridizasyon testi olmazsa olmaz kriterler olarak tanımlanmaktadır. Streptomyces violaceusniger clade spesifik primerleri (S-S-Svio-66A-S-8 ve S-S-Svio-1274– A-A-20) ile PCR amplifikasyonları test edilerek clade üyesi organizmalar oldukları doğrulanmıştır.. Türkiye’nin farklı coğrafik bölgelerine ait bahçe. Anahtar Kelimeler: Streptomyces. Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ 2 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü.ileri@gyte. Farklı restriksiyon endonükleaz enzimleri ile PCR-RFLP parmak izleri belirlenmiş ve suşların genomik DNA’ları M13f evrensel primeri kullanılarak oluşturulan RAPD-PCR fragmanların baz çifti büyüklükleri hesaplanarak izolat suşlar ile tanımlanmış tip suşları arasındaki benzerlik ve farklılıklar belirlenmeye çalışılmıştır. Yavuz SEZEN1 1 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü. Restriksiyon endonükleaz enzimlerinden bazıları mezofilik ve termofilik izolatlarda ayırdedici parmak izleri oluştururken S. Lycopersicon esculentum. C. Fen Fakültesi Kimya Bölümü. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü. Rizosfer izolatları. Buna rağmen RAPD-PCR testi. Subsp. 55139 Kurupelit. Kamil IŞIK1. 15 farklı tür meyve (Prunus cocomilia Ten. Biyokimyasal testler sonucunda elde edilen izolatların Leuconostoc mesenteroides (51). var. Myrtus communis L. degredasyon ve fizyolojik testlerden oluşan çok sayıda nümerik testler uygulanıp X-Taxon programında SSM-UPGMA analizleri ile değerlendirilen ve NTSys-pc programıyla oluşturulan kümelerden seçilen temsilci izolatların.edu. Bu oligosakkaritlerin önemli biyofonksiyonları vardır. Biyoloji Bölümü. cocomilia. besinsel. Diospyros L. Mespilus germanica. API 50 CH test kiti ve 16S rDNA analizleri kullanıldı. sukrozdan dekstran üretiminde kullanılmaktadır. Enzimle ayrıca oligosakkaritlerin üretimleride gerçekleştirilmektedir.. communis. Dekstran ise sefadeks ve kan plazması üretiminde kullanılır. Bu karbohidratlar prebiyotik olarak da kullanılmakta ve değişik ülkelerde binlerce ton üretimleri yapılmaktadır. Leuconostoc. Prunus cocomilia Ten.. azarolus L. Aziz TANRISEVEN2. Streptococcus ) tarafından ekstrasellüler olarak sentezlenmektedir.edu. Dekstransukraz. Fen-Edebiyat Fakültesi. Crataegus orientalis var. sukrozla birlikte alındıklarında diş çürümesini önler.19. Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ c. biyokimyasal.tr Önemli bir endüstriyel enzim olan dekstransukraz. Prunus armeniaca. sistematik. üç farklı bakteri genusu (Lactobacillus. Streptomyces violaceusniger clade üyesi izolat ve tip suşları arasında ayırtedici sonuçlar vermiştir. var. Biyoloji Bölümü. İlgili tip türlerle birlikte morfolojik. TRABZON SM 046 Biyoteknolojik Öneme Sahip Farklı Fizyolojik Özellikli Streptomyces İzolatlarının Moleküler Tiplendirilmesi Anıl SAZAK1. 16S rDNA gen clade SM 047 moleküler Endüstriyel Bir Enzim Olan Dekstransukraz’ ın Yerel İzolatlardan Elde Edilmesi Çiğdem İLERİ1. Crataegus tanacetifolia. violaceusniger 16S rDNA gen clade üyesi izolat ve tip suşların tamamında benzer sonuç vermiştir. Fen Fakültesi. Sorbus domestica L. tarla ve orman toprağı ile farklı legümen türlerinin rizosferinden dilüsyon plak tekniğiyle izole edilen. Arbutus unedo. Lactobacillus fermentum (2). Şeker hastalığı ve aşırı kiloya sahip insanların tedavinde kullanılabilir. C. Kıymet GÜVEN2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Lactobacillus plantarum (25) olduğu tespit 119 . Enzim üreten izolatlar ın tanılanmasında biyokimyasal testler.

Muhtemelen en yaygın olarak kullanılan kapsüllenmiş katkıların kullanıldığı alan hazır gıdalar endüstrisidir (ekmek sanayii. Her markadan dört farklı örnek ile yaptığımız çalışmanın sonucunda kaynakları aynı bile olsa markaya bağlı ciddi farklılıklar olduğu görülmüştür. Pseudomonas spp. Biyoloji Bölümü. 19 litrelik plastik şişelerden mikrobiyolojik incelemeye uygun olarak alınan. Biyoloji Bölümü. toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısı ise yayma yöntemi ile saptanmıştır. vitaminler mineraller antioksidanlar peptidler. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji ABD. bitkisel steroller. Günümüzde bakteriyolojik izleme çalışmalarında indikatör olarak fekal ve total koliform bakterileri kullanılmaktadır. ABD Çevre Koruma Ajansı(EPA) ve World Health Organization (WHO) tarafından belirtilen standartlara uygun olmadığı saptanmıştır. Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi. Nihal DOĞRUÖZ. Fen-Edebiyat Fakültesi. mikrobiyoloji ve katkı maddeleri üreticileri bu yöntemi daha çok kullanmaktadır). Sonuçlarımız.. Bunların dışında son zamanlarda çeşitli probiotik mikroorganizmzlar. Yapılan çalışmalarda kirlilik indikatörü mikroorganizmaların plastik kaplarda biyofilm oluşturdukları görülmüştür. Pseudomonas spp.. total koliform. Aeromonas spp. Anahtar Kelimeler: Enkapsülasyon. bitkisel steroller. Bu nedenle çalışmamızda İstanbul’da ticari olarak satışa sunulan 22 farklı markaya ait 88 damacana su örneğinin mikrobiyal su kalitesi izlenmiştir.edu. Kampus. TRABZON edildi. renk. API sonuçları ve 16S rDNA analizleri de bu bulguları desteklemektedir. tekstür kontrolü ve koruma için kullanılan katkı maddelerinin ilave edilmesini gerektirmektedir. Süt endüstrisinde enkapsüle edilmiş katkı maddelerinin kullanılması geçmişte sınırlı düzeyde gerçekleşmiştir. Vezneciler-Eminönü/ İstanbul sevangurun@hotmail. günümüzde fonksiyonel gıdaların önemi enkapsüle edilmiş katkıların kullanımıyla artış göstermiştir. polifenoller. vitaminler mineraller antioksidanlar peptidler. total koliform. Lezzet bileşiklerinin kontrollü şartlarda serbest kalması enkapsülasyonun önemli avantajı olarak bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı enkapsülasyon teknolojisinin süt ürünlerine ilave edilen biyoaktiv maddelere uygulamasının incelenmesi ve neden bu konunun önemli olduğunun açıklanmasıdır. İleri çalışmalarda kimyasal mutajenler kullanılarak izolatların enzim üretimleri arttırılmaya çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler: Leuconostoc mesenteroides. Bu çalışma sonucunda incelenen örneklerin büyük bir kısmının Türk Standartları Enstitüsü (TSE). Temizliği doğru bir şekilde yapılmamış şişelerin tekrar içme suyu satışında kullanılması sağlık açısından risk oluşturmaktadır.tr Gıdaların endüstriyel olarak üretilmesi sıklıkla lezzet. Ayrıca 22 °C ve 37 °C ‘de gelişebilen toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısının tespiti de bakteriyolojik kirlilik ölçümlerinde kullanılan yöntemlerden biridir. Biyoloji Bölümü. su örnekleri. Dekstransukraz. Zuhal ZEYBEK. Dekstran. Ancak. Kampus. Gıda Mühendisliği Bölümü. toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısı ve amip varlığı açısından incelenmiştir. Fen Fakültesi.. biyoflavonoidler ve lifler gibi katkı maddelerinin ilave edilerek üretildiği fonksiyonel süt ürünleri üretilmektedir. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. Bu yöntemlerin yanı sıra suyun mikrobiyolojik kalitesi de düzenli olarak incelenmelidir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ayten KİMİRAN ERDEM. fekal koliform.. Aeromonas spp. içme suyu olarak tüketilen ambalajlı suların mikrobiyolojik kontrolünün düzenli olarak yapılmasının gerekliliğini çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır. Özellikle bu kontrolün ana dolum merkezi ve ambalajlı sularda yetkili bir Fonksiyonel Süt Ürünlerinde Probiotiklerin ve Diğer Katkıların Taşınması İçin Mikroenkapsülasyon Uygulamaları Mehtap AKIN1. biyoflavonoidler 120 . ve amip varlığı membran filtrasyon yöntemi. Bu durum yukarıda bahsettiğimiz temizlik hatalarına veya dolum tesisinin sağlığa uygun koşullarda çalışmamasından kaynaklanabilir. Fekal koliform. Dolayısı ile uygulamada üzerinde en çok çalışılan alan peynir olgunlaştırmada enzim kullanımı ile ilgili olmuştur.19. 16S rDNA SM 048 SM 049 İstanbul’da Satışa Sunulan Farklı Markalara Ait İçme Sularının Mikrobiyolojik Açıdan Değerlendirilmesi Sevan GÜRÜN. Konya makin@selcuk. Nihat AKIN2 1 Selçuk Üniversitesi. Ziraat Fakültesi.com İçme suyunda bulunan çeşitli patojenik bakteriler suyla bulaşarak enfeksiyonlara neden olmaktadır. probiotik mikroorganizmalar. polifenoller. Son zamanlarda en azında iki adet enkapsüle edilmiş biyoaktiv ürünler (probiotik organizmalar ve Omega-3 yağlar) içeren ticari süt ürünleri bulunmaktadır. Günümüzde gelişmiş ülkelerde bu enfeksiyonların kontrolü genelde filtrasyon ya da klorlama teknikleri ile sağlanmaktadır.

edu. açlık stresinde rpoS mutant E. Anahtar Kelimeler: Pseudomonas. GMLF1’in ve klonlanan geni taşıyan rekombinant bakterilerin hücre içi ve hücre dışı ksilanaz aktiviteleri ölçülerek. Biyoloji Bölümü. rpoS mutasyonunda OmpF sentezinin arttığı görülmüştür. 15. pIL253. Kahramanmaraş cugur@ksu.edu. Kütahya cihand@dumlupinar. gün sonunda ortama karbon kaynağı olarak glukoz. coli’de yabani tip E. coli ve envZ. azot kaynağı olarak ise amonyum sülfat ilave edilmiştir. dolayısı ile deniz suyunda yaşayan E. Çalışmada filtre-otoklav edilerek steril edilmiş deniz suyunda bakteri örnekleri 15 gün 37°C de inkübasyona tabii tutulmuştur. bu mutasyonların açlık stresinde OmpC ve OmpF porin sentezi üzerine rolleri araştırılmıştır. Neocallimastix sp. Bu amaçla çalışmada izole edilen Neocallimastix sp. bu genin farklı laktik asit bakterilerinde ekspresyon düzeyleri tespit edilmiştir. açlık 121 . Reşit ÖZKANCA. Acp’ın Rolü Cihan DARCAN. coli ve ompR. OmpC sentezinde ise yine yabani tip E. Anahtar Kelimeler: Neocallimastix sp. ß-Galaktosidaz ölçümleri sonunda elde edilen veriler tekrarlanmış ölçümlü ko-varyans analizi yapıldığı zaman. rpoS ve envZ mutantlarında ise yabani tip E. Ortama glukoz ilave edildiği zaman ise bütün yabani tip ve mutantlarda hem OmpF hemde OmpC sentezinin azaldığı belirlenmiştir. TRABZON kuruluş tarafından düzenli olarak yapılması halk sağlığı için önem taşımaktadır. OmpC sentezinin ise pta mutasyonunda yabani tip E. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. coli’nin OmpC sentezi için gerekli olduğu tespit edilmiştir. Klonlanan genin sekans analizi sonucunda “Glikozil Hidrolaz 11” ailesine ait bir katalitik bölge içerdiği bulunmuştur. Biyoteknoloji ve Gen Mühendisliği Laboratuarı. Ekspresyonu ve Karakterizasyonu Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU. ksilanaz SM 052 Deniz Suyunda Açlık Stresi ve Besin İlavesinin Escherichia coli’nin OmpC ve OmpF Sentezine Etkisi ve RpoS.tr Açlık stresi deniz suyu gibi sucul çevrelerde bakterilerin yaşamını etkileyen önemli faktörlerden birisidir. Amip SM 051 Koliform. hafifçe artışa neden olduğu ancak önemli görülemeyeceği tespit edilmiştir. Deniz suyuna Amonyum kaynağı ilave edildiği zaman yabani tip. Bu analize göre pta ve hns mutasyonunun OmpF sentezinde rolü olmadığı tespit edilmiştir. envZ. Bu nedenle RpoS ve EnvZ’nin deniz suyunda açlık stresinde yaşayan E. pCT vektöre klonlanarak Escherichia coli’ye aktarılmıştır. bu sonuçtan açlık stresinde AcP eksikliğinin OmpC sentezini oldukça arttırdığı ve AcP’ın varlığının OmpC sentezini baskıladığı belirlenmiştir. OmpF sentezinde ise rpoS mutantında olduğu belirlenmiştir. Ancak OmpC sentezinde en fazla azalmanın pta mutantında. GMLF1’e Ait Ksilanaz Geninin Klonlaması. Önder İDİL Dumlupınar Üniversitesi. coli’ye göre oldukça yüksek OmpF sentezi görülmüş.19. Fen Edebiyat Fakültesi. OmpF. rpoS. Emin ÖZKÖSE. Bakteriler bu strese karşı koyabilmek için bir çok global düzenlemeye sahiptirler ve porin proteinleri bu düzenlemelerden birisidir. coli’ye göre oldukça yüksek oranda sentezlendiği görülmüş.tr Bitki hücre duvarından en iyi şekilde faydalanabilen herbivor olan ruminant hayvanlar doğadaki en karmaşık mikrobiyal ekosistemlerden birisini içermektedir.. H-NS. envZ. hns ve pta mutantları kullanılarak. HNS mutasyonunun ise OmpC sentezini tam olarak etkilemediği. Mehmet Sait EKİNCİ Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. coli’ye göre OmpC sentezinin oldukça azaldığı görülmüştür. Biyoloji Bölümü. pta. Bu ekosistem içerisinde yer alan anaerobik funguslar en dirençli bitki hücre duvar polimerlerini bile parçalayabilecek enzimlere sahiptir. coli’nin OmpF porin sentezinde baskılayıcı rolü olduğu belirlenmiştir. envZ mutantında ise yabani tipe göre OmpF sentezinde azalma olmuş dolayısı ile deniz suyunda OmpF sentezi için EnvZ’nin pozitif rolü ortaya konmuştur. Ziraat Fakültesi. GMLF1’den PZR ile ksilanaz enzimini kodlayan gen çoğaltılıp. Bu enzimler içerisinde ksilanaz enzimi önemli bir yere sahiptir. deniz suyu. Zootekni Bölümü. pIL253 vektörü yardımı ile endüstriyel bakımdan önemli bazı laktik asit bakterilerine aktarılmıştır.Aeromonas. laktik asit bakterisi. ve hns mutantlarında OmpF sentezinde herhangi bir değişim görülmezken. Gen. İsmail AKYOL. Yabani tip E. Bu genin kodladığı enzimin optimum sıcaklığı ve optimum pH’sı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: OmpC. rpoS ve hns de değişim görülmemişken pta mutantında artış tespit edilmiştir.

tr Retrotranspozon Ty2 S. Zihni DEMİRBAĞ1. Science Faculty. İnflamasyon cevabı olarak plazma ve lökositler kan dolaşımından hasarlı dokuya geçerek kızarıklığa neden olurlar. Üreme ortamında zayıf azot kaynağı olan prolin bulunduğunda Ty2 transkripsiyonunun çok azaldığı. Bir hücrenin canlılığını sürdürebilmesi için o hücrede pro-inflamatuar ve anti-inflamatuar mekanizmaların bulunması ve fonksiyonel olması şarttır. Azot kaynağına göre Ty2 transkripsiyonu kontrolunun ise GATA gurubu transkripsiyon faktörleri olan Gln/Gat faktörlerine bağlı olduğu gösterildi. Üreme ortamında karbon kaynağı olarak kolay fermente edilebilen glukoz bulunduğunda Ty2 transkripsiyonunun çok fazla olduğu bulundu. cerevisiae genomunda bulunan hareketli bir genetik element olup genetik yapı ve gen anlatımı açısından retrovirüslere benzer özellikler gösterir. Fen Edebiyat Fakültesi. Araştırmalarımızda Ty2 retrotranspozonunda gen anlatımının S. Ty elementleri. Biyoloji Bölümü. Karbon ve azot kaynaklarının kullanımı da genetik kontrol altındadır. Ty elementleri env proteini içermez.19. glikolizis SM 054 Salsola tuberculatiformis’den İzole Edilen FenilAziridin Öncüsü Compound-A (CpdA) Adlı Bileşiğin Anti-İnflamatuar Potansiyeli ve Mevcut Farmasotik Ürünler İle Karşılaştırılması Ali Adem BAHAR1.com İnflamasyon canlı organizmaların fizyolojileri için oldukça önemli çok karmaşık hücresel mekanizmaları içeren. Pol polipeptidi gag polipeptidine göre +1 çerçevede olup translasyon sırasında ribozomal frameshift sonucu gag-pol füzyonu olarak sentez edilirler. Bu aktif yapılar ise çekirdek zarından içeri girerek DNA üzerindeki belirli bölgelere bağlanıp gen ekspresyonunu arttırıcı yada azaltıcı yönde etkilerler. Sitokinler hücrelerin birbirleri arasında haberleşmek için kullandıkları protein veya glikoprotein yapısındaki sinyal molekülleridir. Ty2’de transkripsiyon 5’LTR bölgesinde yer alan çok kompleks bir promotor bölgesi tarafından kontrol edilmektedir. Gliserol laktat gibi fermente edilmeyen karbon kaynakları kullanıldığında ise Ty2’de hem transkripsiyonun hem de frameshift hızının azaldığı bulundu. Üreme ortamındaki karbon ve azot kaynaklarının niteliği S. Bu mRNA’dan gag ve pol polipeptidleri kodlanmaktadır. transkripsiyon.edu. Biyoloji Bölümü 2 Gent University. Fen-Edebiyat Fakültesi. kolay metabolize edilen amonyum bulunduğunda ise transkripsiyonda önemli artış olduğu tespit edildi. cerevisiae’daki metabolik olaylara göre kontrol edilip edilmediği incelendi. Pol polipeptidleri ise Ty2 mRNA’sının revers transkripsiyonu ve Ty2 DNA’sı olarak genoma integrasyonu ile ilgili enzimlerdir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON SM 053 Retrotranspozon Ty2’de Gen Anlatımının Kontrol Mekanizmaları Sezai TÜRKEL Uludağ Üniversitesi. Ortamdaki karbon kaynağına göre Ty2’de transkripsiyonun kontrolunun transkripsiyon faktörü olan ve glikolitik genlerin transkripsiyonunu da aktive eden Gcr1p ile sikline bağlı protein kinaz olan Pho85 tarafından sağlandığı gösterildi. Benzer şekilde üreme ortamındaki azot kaynağına göre de Ty2 transkripsiyonun düzenlendiği bulundu. LEGEST (Laboratory of Eucaryotic Gene Expression and Signal Transduction Laboratory). Bu iki yönlü etki hücrenin bir denge içerisinde canlı kalmasını sağlar. İnflamasyonda rol oynayan bir sitokin olan TNF (tümör nekrozis faktör) ile yapay strese 122 . İnflamasyon söz konusu olduğunda bu aktif bileşik proinflamatuar ve anti-inflamatuar sitokinlerin genleri üzerinde etkili olmaktadır. 16059. strese karşı hücre ve doku seviyesinde oluşan bir bağışıklık cevabıdır. Anahtar Kelimeler: Retrotranspozon. cerevisiae’da üreme hızını belirleyen en önemli metabolik faktörlerdir. Hücre içerisinde glukokortikoid reseptörlerine bağlanarak bu reseptörleri aktifleştirirler. frameshift. Gag polipeptidleri hücre sitoplazmasında yer alan Ty2 virüs benzeri yapıların kapsit kısmını oluşturur. Bursa sturkel@uludag. Ilse BECK2. Elde ettiğimiz sonuçlar retrotranspozon Ty2’de gen ifadesinin üreme ortamı koşullarına göre ilgili transkripsiyon faktörlerine ve siklinlere bağlı olarak kontrol edildiğini göstermektedir. Gag ve pol polipeptidleri proteolitik olarak daha kısa ve işlevsel polipeptidlere ayrışır. Gent-Belgium aliadembahar@yahoo. İmmunoregülator genlerin çoğu kontrol veya promotor bölgelerinde NF-κB sitokinine ait (tüm hücrelerde bulunan heterodimerik bir transkripsiyon faktörü) bağlanma bölgeleri içermektedirler. Biyoloji Bölümü. Ty2 genomundan tek mRNA transkribe edilir. Karolien DEBOSSCHER2. Guy HAEGEMAN2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Glukokortikoidler (GC) metabolizma ile ilgili birçok işlemin yanı sıra stres cevabında da rol alan steroid yapıda hormonlardır. Bu araştırma TÜBİTAK tarafından (Proje no: TBAG 104T307) desteklenmiştir.

β-merkapto etanol. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. oat spelt xylan’ı parçaladığı ince tabaka kromotografi (Thin Layer Cromotographi (TLC)) ile gösterilmiştir. Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterize Edilmesi Derya YANMIŞ. A549 insan hücre kültürleri) CpdA’nın anti-inflamatuar potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır. iyon değişimi kromatografisi. glukokortikoidler. Enzimin Km ve Vmax’ı sırasıyla 0. çalışma mekanizması.com D-glukoz izomeraz olarakta yaygın olarak adlandırılan D-ksiloz izomeraz (D-ksiloz ketoizomeraz. Aktivite deneyleri sonucu Anoxybacillus gonensis Ac-26 Abf enziminin optimum pH’sın 6. dexamethasone SM 055 Anoxybacillus gonensis ÇT1 Sarı Suşunun DGlukoz İzomeraz Geninin Klonlanması. 123 .1.19. inflamasyon. 5. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu Sabriye ÇANAKÇI. Çalışma sonucunda CpdA’nın TNF ile uyarılmış hücrelerde oluşturulan yapay stres şartları altında gerçekleşen gen ekspresyonunda etkili olduğu western-blot ve Q-PCR sonuçları ile desteklenmiştir. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi. Trabzon sabriye@ktu. Kadriye İNAN. biyokimyasal özellikleri. CaCl2. toplam 502 aminoasitlik bir proteini kodladığı belirlendi.0 ve optimum sıcaklığının 65ºC olduğu belirlendi. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Murat KAÇAĞAN. TNF. Biyoloji Bölümü. Ayrıca yapılan in-vivo lusiferaz deneylerinde ticari bir farmasotik ürün olan immün-baskılayıcı dexamethasone ile karşılaştırıldığında bu bileşiğin akut inflamasyonda en az dexamethasone kadar etkili olduğu bulunmuştur. Rekombinant protein SDS-PAGE’de yürütülerek yaklaşık 55 kDa’luk bir enzim olduğu gözlendi.139 mM ve 1019 U/mg olarak tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü.5) hem D-ksilozun D-ksiluloza izomerizasyonunu hem de D-glukozun D-fruktoza reaksiyonunu katalizler. DTT.0 da 24 saat %99 ve optimum sıcaklık 65ºC de 30 saat %98 stabil kalabilmektedir. HgCl2. pET-28a vektörünün NdeI ve HindIII bölgesine His-Taq kuyruk içerecek şekilde klonlanarak E. Yürütülen çalışmalarla bu yeni izolatın arabinofuranosidaz enzimine sahip olduğu belirlendi. TRABZON sokulmuş hücrelerde (L929. CuSO4.5. 61080. Bunun haricinde doz-cevabı testleri yapılarak CpdA’nın in-vivo olarak kullanılan hücrelerde etkili olduğu ispatlanmıştır. 61080. Enzimin ısıl kararlılığı ve pH kararlılığı da belirlenmiştir. Sahip olduğu yüksek ticari önemi nedeniyle enzimin mikroorganizma kaynakları. hidrofobik etkileşim işlemleri ile saflaştırılmış ve biyokimyasal özellikleri ve kinetik parametreleri belirlenmiştir. Km’si 75 mM olan enzimin optimum pH’sı 6. Fen–Edebiyat Fakültesi.coli BL21 (DE3) hücrelerine transforme edildi. özelliklerinin iyileştirilmesi gibi birçok özelliği araştırmacıların ilgi kaynağı olmuştur. Ayrıca bazı kimyasalların (CoCl2. klonlanan enzim hücre ekstratından sırasıyla ısı şoku. Gen. sugar beet arabinan. Enzim ayrıca Rye arabinan.Protein T7 promotoru altında IPTG ile indüklenerek üretildi ve Promega His Taq protein saflaştırma kiti kullanılarak saflaştırıldı. Anahtar izomeraz Kelimeler: Anoxybacillus. Rekombinant enzimin karakterizasyonunda.edu. EDTA) enzim aktivitesi üzerine etkisi değişik konsantrasyonlarda araştırılmıştır. Bu çalışmada Anoxybacillus gonensis ÇT1Sarı suşundan izole edilmiş olan D-glukoz izomeraz geni ekspresyon vektörüne klonlanmış. Trabzon deryayanmis@yahoo. bu enzime spesifik iki adet dejenerat primer kullanılarak genomik DNA’dan coğaltılıp pGEM-T Easy vektorüne klonlanarak sekans ettirilmiştir. MgCl2. Elde edilen bu bölgeden yola çıkılarak genin tüm sırasının elde edilmesi amacıyla invers PCR primerleri dizayn edilerek genin tüm sırası elde edildi. Ayrıca optimum pH 6. optimum sıcaklığı 85°C’dir.3. Hakan KARAOĞLU.C. E. glukoz SM 056 Anoxybacillus gonensis A-26 Suşundan Termofilik Arabinofuranosidaz Geninin Klonlanması. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi. pnitrofenil α-L-arabinofuranoside substrat olarak kullanıldı. Enzimin aktivitesi 50 mM fosfat tamponu içinde hem spektrofotometrik olarak hem de native jelde florojenik olarak gösterildi.tr Aydın çamur kaplıcasından Anoxybacillus gonensis Ac-26 adlı termofilik bir bakteri suşu elde edilmiştir. Bu çalışmada Anoxybacillus gonensis Ac26 suşunun arabinofuranosidaz geninin bir kısmı. Anahtar Kelimeler: CpdA. Anoxybacillus gonensis Ac-26 arabinofuranosidaz geninin toplam uzunluğunun stop kodonu ile birlikte 1509 baz çifti olduğu.

Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Amsacta Entomopoksvirus (AmEPV). entomopoksvirüslerde bu proteinleri kodlayan genlerin veya bunlara ait ürünlerin karekterizasyonu ve fonksiyonel analizleri hakkında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. genom sekansı tamamlanmış ve bazı genlerinin fonksiyonel analizleri yapılmış örnek bir entomopoksvirüstür. Primer uzatma deneyi kullanılarak enzime ait hata yapma oranı araştırıldı. Ali Osman BELDÜZ3.. protein transkriptom SM 058 moorei kinaz. Biyoinformatik analizler bu virus genomu üzerinde bulunan AMV197 kodlu açık okuma zincirinin (ORF) Ser/Thr protein kinaz fonksiyonuna sahip protein kodlayan bir gen olabileceğini göstermektedir. Enzimin normal dNTP’ler ile birlikte DIG-dUTP kullanabilirliği dana timus DNA’sı kullanılarak araştırıldı ve Dot-Blot hibridizayon sonucu enzimin DIG-dUTP ile sentez yapabildiği belirlendi. Enzime ait KDdNTP ve kpol değerleri presteady kinetik yöntemi ile belirlendi ve kpol değeri 24. dolayısıyla iki farklı transkripsiyon bitiş noktasının olduğu tespit edilmiştir. TRABZON Anahtar Kelimeler: Anoxybacillus gonensis Ac26. protein kinaz geni transkripsiyonunun enfeksiyon sonrası 2. 5’ ve 3’ RACE yöntemi ile yapılan çalışmalarda genin transkripsiyon başlangıç kodonunun translasyon başlangıç kodonundan (ATG) 54 baz yukarıda. ve 24. Zihni DEMİRBAĞ Karadeniz Teknik Üniversitesi. transkripsiyonunun enfeksiyon sonrası hangi zaman diliminde gerçekleştiğinin. Buna ilaveten DIG-dUTP’yi kullanabilirliği sentetik saatler arasında başladığı ve enfeksiyonun ilerleyen saatlerine kadar devam ettiği görüldü. 2. Sıraya uygun dNTP ve sıraya uygun olmaya dNTP’lerin varlığında aynı deneyler tekrar edildi ve enzimin sıraya uygun olmayan dNTP’ler ile sentez yapıp yapmama özelliği incelendi.000 nüklotitte bir nüklotid DNA ile de araştırıldı ve enzimin DIG-dUTP’yi sentezlenen yeni DNA iplikciğinin iç kısılarına ekleyebildiği gözlendi. Biyoloji Bölümü.com Daha önce yürütülen çalışmalar neticesinde Geobacillus caldoxylosilyticus TK4 DNA polimeraz I geni pET-15b vektörüne klonlanıp ekspres edilmişti. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu kapsamda genin transkripsiyon sınıfının. konak hücre döngüsünün düzenlenmesinde ve apoptosis olayında rol oynadıkları bilinmektedir. Ancak. Fen Edebiyat Fakültesi. 1 Rize Üniversitesi. 12. 7. 1.99 s–1 olarak bulunurken KDdNTP değeri 21. ve 4. NJ-USA 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi.coli BL21 hücrelerinden saflaştırılan rekombinant DNA polimeraz enziminin KDDNA değeri jel-shift deneyi ile araştırıldı ve enzimin bu değerinin 0. morfogenezisinde. Remziye NALÇACIOĞLU. Biyoloji Bölümü. Rize 2 Department of Biochemistry and Molecular Biology. Trabzon muratoglu@yahoo.. Sonuç olarak enzimin her 40. E. p-nitrofenil α-Larabinofuranosid SM 057 Amsacta moorei Entomopoksvirus Protein Kinaz Geninin (AMV197) Transkriptomik Analizi Hacer MURATOĞLU. AMV197’nin transkriptomik analizi gerçekleştirilmiştir. Sabriye ÇANAKÇI3.192 nM olduğu belirlendi. 61080..19. AmEPV ile enfekte edilen hücrelerden 0.. Fen Edebiyat Fakültesi. dispar hücrelerinin Ara-C (DNA replikasyonu engelleyicisi) varlığında AmEPV ile enfeksiyonu ve izole edilen mRNA üzerinde protein kinaz primerleri kullanılarak yapılan RT-PCR ile takibi sonucunda protein kinaz’ın erken grubu gen olarak ifade edildiği belirlendi. Newark. UMD-New Jersey Medical School. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. transkripsiyon başlangıç ve bitiş noktalarının belirlenmesi çalışmaları bulunmaktadır.. MODAK2. 15/14 ve 16/14 mer uzunluğunda (15-mer ve 16-mer kalıp iplik. 61080. Fidelity ve DIG-dUTP Kullanabilirliği Cemal SANDALLI1. Kamalendra SİNG2. Amsacta moorei entomopoksvirus (AmEPV) hücre kültürüne uyarlanabilmiş. Mukund J.com Entomopoksvirusler böcekleri enfekte eden önemli bir virus grubudur. L. İsmail DEMİR3. Reaksiyonlar farklı sıcaklıklarda yapıldığında enzimin hata yapma oranının sıcaklığa bağlı olarak arttığı belirlendi. Gca TK4 DNA Polimeraz I: Kinetik Özellikleri. termofilik Abf. saatlerde izole edilen mRNA’lar ile gerçekleştirilen RT-PCR analizleri. hata yaptığı belirlendi. Bazı omurgalı poksviruslerine ait Ser/Thr protein kinazların virus replikasyonunda. 4.64 µM olarak hesaplandı (maksimum KDdNTP değ erinin yarısı). Bu çalışmada. bitiş kodonunun ise translasyon stop kodonundan (TAA) 22 baz ve 32 baz aşağılardan bittiği. Trabzon csandalli@yahoo. 14 mer primer iplik) sentetik DNA’lar kullanılarak DIGdUTP ile primer 3’ ucunun işaretlenmesi çalışmaları neticesinde enzimin kalıp zincir üzerindeki son nükleotitin sentezini 124 . 53100.

rekombinant DNA oluşturmak için yeni geliştirilmiş in vivo bir tekniği ifade etmektedir. E.com Kitin selülozdan sonra en fazla bulunan ikinci polisakkarit olmasının yanı sıra doğada bulunan en dayanıklı polisakkarittir. Microplate Reader). Bakterilerin sahip oldukları kitinazların aktivitelerini belirlemede ise iki değişik yöntem kullanılmıştır. kozmid (supercos I) üzerinde yer alan kromozomal dizinin. böceklerin bakterilere ve onların toksinlerine karşı mekanik bir bariyer olan peritrofik membran yapısındaki kitin polimerlerini parçalayarak. Ancak ssDNA’nın. İzmir esin. EBİLTEM. coelicolor mutajenezi. Kazım SEZEN. Genetik mühendisliği sistemleri nükleazların parçalaması nedeniyle lineer DNA’yı Escherichia coli içine başarılı şekilde yerleştirememektedir. Recombineering E. Böceklerin büyük çoğunun peritrofik membran yapısında protein-karbonhidrat matriksine gömülü olarak. 39 nt’lik homolog uzantılar içeren PCR ile çoğaltılmış seçici markır ile yer değiştirmesine dayanır. sahip oldukları patojenite nedeni ile biyolojik mücadelede kullanılan enzimlerin başında gelmektedirler. Bu yıkım büyük miktarlarda olduğu zaman zararlı böceklerin direkt olarak ölümüne sebep olabilir. bu metodun en büyük avantajı uygun pozisyonda restriksiyon bölgelerine olan ihtiyacı ortadan kaldırmasıdır. Kullanılan bakterilerin (108 izolat) şu ana kadar büyük çoğunluğunun identifikasyonları ve patojenite çalışmaları tamamlanmıştır.edu. Remziye NALÇACIOĞLU. Bugün farklı çalışmalarda yaygın olarak kullanılmaya başlanan λ Red rekombinasyon sistemi Streptomyces coelicolor mutajenezi için de kullanılmaktadır. coelicolor mutajenezinde kullanımı temel olarak. coelicolor M145 üzerinde istenen genlerin mutasyonu gerçekleştirilmiştir. GA1R) yöntemlerle tespit edilmiştir. tarafından kullanılan Recombineering (recombinant mediated genetic engineering) (rekombinant aracılı genetik mühendisliği) terimi. Yöntemin S.kocabas@ege. Bornova. Bu yöntem kullanılarak S. Kitinaz. Anahtar Kelimeler: λ Red rekombinasyon sistemi.3’ünde (23 izolat) kitinaz aktivitesi tespit edilmiş. S. Biyoloji Bölümü aliadembahar@yahoo. .tr İlk defa 2001 yılında Ellis ve ark. Anahtar Kelimeler: DNA polimeraz I. Sonuçta bu profajı içeren hücrelerde homolog rekombinasyon temelli yeni genetik dizilerin oluşturulması gerçekleştirilebilmiştir. KDdNTP. kpol. M9-kitin agar difüzyon yönteminde koloni etrafındaki zonların boyutları değerlendirildi. Diğerinde ise kitinaz aktivitesi DNS (dinitrosalisilik asit) yöntemiyle. Biyoloji Bölümü. homolog rekombinasyon. Bundan yararlanan Datsenko ve Wanner (2000) E.96) tespit edilmiş. kitin polimerlerinden ayrılan glukoz miktarları spektrofotometrik olarak tayin edildi (Spectra Max M2. DNA modifikasyonunun özel restriksiyon bölgelerinin elde edilebilirliğine bağlı olarak gerçekleştirilebildiği klasik genetik mühendisliği metotları ile karşılaştırıldığında. Bu bakterilerin kitinaz profilleri konvansiyonel (KTA: Kitinaz Tespit Agar) ve moleküler (Dejenerat primerler: GA1F.coli nükleazını inhibe eden Red proteinleri varlığında homolog rekombinasyonu sonrası replikasyon fonksiyonu inhibe edilmiş ama Red fonksiyonları bulunan defektli λ profaj inşa edilmiştir. Esin HAMEŞ KOCABAŞ Ege Üniversitesi. bakteriler tarafından salgılanan diğer toksinlerin ve bağırsakta o anda bulunan zararlı maddelerin endotelyal hücrelere ulaşmasını kolaylaştırıp patojenik etki göstermektedir. M9-kitin agar difüzyon metodu ile elde edilen kitinaz aktivitesi sonuçları ile bakterilerin insektisidal aktiviteleri arasında çok güçlü bir ilişki (R2: 0. Ancak 125 DNA Yapımında Yeni ve Güçlü Bir Metot. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu açıdan entomopatojenik bakterilerin salgıladıkları kitinazlar.19. Bu çalışmada Karadeniz Bölgesinde yaygın olarak bulunan Coleoptera gurubu zararlı böceklerin mikrobiyal floralarında bulunan entomopatojenik ve normal flora bakterilerinin kitinaz üretim profili ve kısmen de aktiviteleri tespit edilmiştir. coli kromozomunda 40 farklı değişiklik yapmıştır. KDDNA ve DIG-dUTP SM 059 SM 060 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Coleoptera Grubu Tarım Zararlısı Böceklerden Elde Edilen Bakterilerde Kitinaz Aktivitesi Tayini Ali Adem BAHAR. bitki paraziti mantarların hücre duvarlarında ve zararlı nematodların yapısında bulunan önemli bir yapısal bileşendir. Yapılan istatistik çalışmaları sonucunda: Coleoptera grubuna ait böceklerden izole edilen 108 adet bakterinin % 21. 35100. TRABZON gerçekleştirebildiği ve DIG-dUTP ile doldurabildiği gözlendi. Bilim-Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Zihni DEMİRBAĞ Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Ayrıca elde edilen en aktif izolatların ise biyoteknolojik amaçla kullanılabilecek yüksek kitinaz aktivitesi gösteren S. Lepidoptera: Lasiocampidae)’dan elde edilmiş bir bakülovirüs olan Malacosoma neustria nükleopolihedrovirüs (ManeNPV)’ünün. Bu sonuçlar ışığında Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yayılış gösteren Coleoptera grubu zararlı böceklere karşı kullanılabilecek kitinaz pozitif bakterilerin seçilmesi için M9-kitin agar difüzyon yönteminin kullanılması en hızlı ve ucuz yöntem olacaktır. (Yüzük kelebeği.tr Bakülovirüsler biyolojik mücadele. virüs replikasyonu. SM 062 Geobacillus Sistematiğinde recN Geninin Kullanımı Kadriye İNAN. Trabzon nurtengurel@ktu. 16S rRNA gen analizi sonuçlarına göre. Bu çalışmada. neustria larvalarından ekstrasellüler virüsleri ihtiva eden hemolenfler toplandı. Bu virüsler böcek konaklarında ve bu konaklardan geliştirilmiş hücre kültürlerinde in vitro olarak üretilebilmektedirler. 16S rRNA gen analizinin sonuçlarına göre. ilk PIB oluşumu enfeksiyondan 36 126 . Malacosoma neustria. Fen Edebiyat Fakültesi. gen ekspresyonu ve gen terapisi alanlarındaki yoğun kullanımları bakımından çok ilgi çekici araştırma materyalleri haline gelmişlerdir. 2’sinin de Group 3’e ait suşlar olduğu olduğu belirlendi. 61080 TRABZON inank@ktu. Enfeksiyonda. plak saflaştırılmış ManeNPV’ye karşı duyarlı olduğu virüsün sitopatolojisi (CPE). 5’inin ise Group 3’e ait suşlar olduğu belirlenmiştir. izole edilen 16 izolatın Geobacillus cinsine ait olduğu belirlendi. Biyoloji Bölümü. 16S rRNA. Remziye NALÇACIOĞLU. irileşmesi. Karadeniz Teknik Üniversitesi. kararması gibi sitopatik etkiler tespit edildi. Fenotipik karakterlerine ve 16S rRNA gen sekans analizi sonuçlarına göre. Malacosoma neustria L. steril hemolenf ile enfekte edilen Md203 hücrelerinde gerçekleştirildi. diğer 5 izolatın da %97 ve üzerinde Geobacillus’un diğer türlerine benzediği belirlendi. hücre kültürü. recN Coleoptera. kitinaz. Geobacillus cinsinde recN dizin benzerliklerinin DNA:DNA hibridizasyonu sonuçlarıyla tutarlılık gösterdiği önerildiğinden. in vitro konak spektrumu belirlenmiştir. Malacosoma neustria Nükleopolihedrovirüs (ManeNPV)’ünün In Vitro Replikasyonu ve Konak Spektrumu Nurten GÜREL. Md203 hücre şusunun. İzole edilen izolatlar.edu.tr Türkiye’nin batısındaki bazı kaplıcalardan alınan su ve çamurlu su örneklerinden. Bu sonuçlara göre recN geninin Geobacillus pallidus türü hariç Geobacillus’un diğer türleri için kullanılabilineceği belirlenmiştir. Sabriye ÇANAKÇI. konak spektrumu.19. 16S rRNA gen analizinin sonuçlarına göre Geobacillus pallidus’a %99 benzerlik gösteren 11 izolatın recN dizinleri açısından analizi sonucunda. TRABZON DNS yöntemiyle diğer iki parametre arasında önemli bir ilişki tespit edilememiştir. Biyoloji Bölümü. Geobacillus’un diğer türlerine %97 ve üzerinde benzerlik gösteren 5 izolatın recN analizi sonucuna göre ise. İlk enfeksiyon çalışmasından sağlanan ekstrasellüler virüslerden plak saflaştırması yapıldı ve elde edilen saf virüs daha sonraki replikasyon çalışmalarında kullanıldı. biyokimyasal ve bazı genetiksel özellikleri açısından incelendiler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: entomopatojen bakteriler SM 061 saat sonra görüldü. 11 izolatın Geobacillus pallidus’a %99 benzerlik gösterdiği. genom benzerlik seviyelerini ortaya koymak amacıyla DNA:DNA hibridizasyonu yerine. fizyolojik. birbirleriyle yakından ilişkili termofilik basil formundaki bakteriler izole edildi. Biyoloji Bölümü. İsmail DEMİR. viral DNA replikasyonu ve viral proteinlerin sentezi gibi replikasyonal özelliklerinin belirlenmesiyle ortaya konuldu. granülleşmesi. morfolojik. 16 izolatın recN dizin analizi yapılmıştır. inklüzyon yapı (PIB) oluşumu. marcescens izolatları olduğu dikkat çekicidir.edu. Bunun için ilk olarak ManeNPV ile enfekte edilmiş M. Anahtar Kelimeler: Bakülovirüs. bakülovirüsler için belirleyici özellikler olan enfekte hücrelerin streslenmesi. bu 11 izolattan 6’sının Geobacillus stearothermophilus türüne ait suşlar. 3’ünün Geobacillus staerothermophilus türüne. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi. Viral DNA replikasyonu enfeksiyondan 24 saat sonra gerçekleşirken. Enfeksiyondan 96 saat sonra ekstrasellüler virüs üretimi yaklaşık 103 kat artarak yaklaşık 1. Zihni DEMİRBAĞ. ekstrasellüler virüs üretimi. Anahtar Kelimeler: Geobacillus. In vitro replikasyon denemeleri.2 x 107 pfu/ml konsantrasyona ulaştı. 61080.

Literatürlerde kısmi 16S rDNA segmentinin 560 bp uzunluktaki bölgesi için tavsiye edilen SM5R ve SM6F primerleri kullanılarak PCR ile çoğaltıldı. Anahtar Kelimeler: Streptomyces. Lens orientalis. Suşların lipolitik aktiviteleri. 48170. Dö Gol Caddesi.edu. NCBI veri tabanında neigbor joining metoduyla filogenetik pozisyonları belirlendi ve sonuçlar hem dendogram hemde benzerlik matriksi şeklinde sunuldu. Tributyrin agar besiyerinde zon oluşturmalarının yanı sıra Rhodamine B Agar besiyeri kullanılarak hem görünür hem de UV ışık altında kalitatif olarak doğrulanmıştır. bakteri. ve Cicer anatolicum Alef.ankara. çiğ ve pastörize süt örneklerinden Tributyrin Agar besiyeri kullanılarak. Sonuçta test suşlarının farklı Streptomyces türleri olabileceği gibi yeni tür olmaları da muhtemeldir. gerek fermente ürünlerde starter kültür olarak kullanımları. 2’sinin Bacillus. 2’sinin Staphylococcus ve 1’inin Micrococcus cinsine ait türler olduğu.016 U/ml ile 5. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.tr Laktik asit bakteri grubunda yer alan Pediococcus’lar. Ekrem ATALAN Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Sütten izole edilen suşların ise 7’si lipaz aktivitesi göstermezken. Tandoğan. Bu suşların içinde en yüksek lipaz aktivitesinin Staphylococcus sp. bitkilerinin kök topraklarından izole edilen Streptomyces suşlarının moleküler karakterizasyonu yapılmıştır. zeytin bahçeleri ve zeytinyağı fabrikası civarındaki topraklardan. Ankara fkiran@science.com Bu çalışmada Van Yöresinde doğal olarak yayılış gösteren Lens orientalis (Boiss. Türü ile benzerlik gösterdi. 7’sinin Staphylococcus. hareketsiz Gram (+) basil.815 U/ml arasında olduğu tespit edilmiştir. Diğerleri ise en az %76 ve en fazla %86 oranında veri tabanındaki Streptomyces türleri ile farklı benzerlik oranları gösterdiler. Mevcut dizi analizlerine göre K0073 suşu teşhis edilirken diğerlerinin tüm 16S rDNA dizi analizlerinin yapılması gerekmektedir. Biyoloji Bölümü. gerekse ‘’bakteriyosin‘’ gibi gıdalarda bozulmaya neden olan bakterilerin gelişimini engelleyen antimikrobiyal madde üretim yetenekleri ile gıda endüstrisi için büyük önem taşımaktadırlar. Ardından p-nitrophenyl-palmitat’ın substrat olarak kullanıldığı spektrofotometrik yöntemle suşların tamamının lipaz aktiviteleri kantitatif olarak belirlenmiştir. 1’inin Listeria ve 1’inin Streptococcus cinsine ait olduğu belirlenmiştir. süt. Bu suşlar içerisinde en yüksek aktivitenin Staphylococcus sp. 48700. Van keremozdemir@hotmail.) Hand & Mazz. toprak SM 065 Pediococcus pentosaceus E++ Suşu Tarafından Üretilen Antimikrobiyal Aktivitenin Karakterizasyonu ve Trisin-SDS PAGE’de Tespiti Fadime KIRAN. sporsuz. Biyoloji Bölümü. NS 02-1’e ait olduğu görülmüştür.19.02 U/ml ile 5. Rukiye BORAN2. TRABZON SM 063 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss. Kötekli. 16S rDNA Dizi analizi. Pediococcus pentosaceus E++ suşu tarafından üretilen ve diyaliz membran kullanımı ile kısmi olarak saflaştırılan antimikrobiyal maddenin. K0073 suşu %98 oranında Streptomyces albidoflavus.com Bu çalışmada. Gülten ÖKMEN2. ve Cicer anatolicum Alef. Bu izolatların Gram reaksiyonları belirlenerek Gram (+) özellik gösterenler lipaz aktiviteleri belirlenmek üzere seçilmiş ve standart biyokimyasal testler yapılarak tanımlanmaya çalışılmıştır. Biyoloji Bölümü. Özlem OSMANAĞAOĞLU Ankara Üniversitesi. Bu çalışmada. 11 suşun lipaz aktivitesinin 0. süt örneklerinden elde edilen 16 izolatın 7’sinin düzensiz. lipolitik aktiviteye sahip izolatlar elde . Toprak örneklerinden elde edilen 20 izolatın 14’ünün düzensiz. 65080. 3’ünün Bacillus. Anahtar Kelimeler: Lipaz. Tıbbi Laboratuar Programı. hareketsiz Gram (+) basil. 11 suşun lipaz aktivitesinin 0. Numerik analiz sonucu elde edilen dendogramın gruplarını temsilen seçilen 15 Streptomyces suşu ve 2 referans Streptomyces türünün genomik DNA izole edildi. Fen Edebiyat Fakültesi. sporsuz.646 U/ml arasında olduğu saptanmıştır. Trisin SDS-PAGE (Sodyum Dodesil Sülfat Poliakrilamid Jel 127 Toprak ve Süt Kökenli Gram Pozitif Bakterilerde Lipaz Üretimi Nurdan SARAÇ1. 06100. RB 072’ye ait olduğu görülmüştür. Bitki Kök Topraklarından İzole edilen Streptomyces Suşlarının Moleküler Karakterizasyonu Kerem ÖZDEMİR. Topraktan izole edilen 9 suş lipaz aktivitesi göstermezken. Marmaris. Muğla sarac_63@hotmail. Aysel UĞUR2 1 Muğla Üniversitesi. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu. Fen Edebiyat Fakültesi. Muğla 2 Muğla Üniversitesi. Toplam 17 türün PCR ile çoğaltılmış 16S rDNA fragmentinin dizi analizi yapılarak. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü.) Hand & Mazz. Cicer anatolicum SM 064 edilmiştir.

Bu çalışmada Doğu Akdeniz Bölgesi sera ve açık alanda yetiştiriciliği yapılan kavun. Bet Dagan. F. typhimurium’da lipit peroksidasyonunda beyaz. melonis (FOM) kavunda. oxysporum f. Ziraat Fakültesi. mavi ve yeşil ışığın etkisi altında 48 saatte Doğu Akdeniz Bölgesi’nde Yetiştiriciliği Yapılan Bazı Sebze ve Meyvelerde Solgunluk ve Kök Çürüklüğüne Neden Olan Fusarium Türlerinin Karakterizasyonları Canan CAN1. lycopersici (FOL) ve F. coli. Trisin SDS-PAGE SM 066 %40-50. S. İsrail can@gantep. Farklı Dalga Boylu Işınların E. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında %25-35. Önder İDİL1. Anahtar Kelimeler: Pediococcus pentosaceus. S. radicis lycopersici (FORL) domateste.edu. Lipit peroksidasyonu bir ürün olan malondialdehitin oluşumuna bağlı olarak spektrofotometrik olarak belirlenmiştir. E.sp. beyaz. coli’de. Cihan DARCAN2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. bakteriyosin. Seral YÜCEL3.) grupları bulunmaktadır. typhimurium bakterilerinin lipit peroksidasyonunda meydana gelen değişim araştırılmıştır. TRABZON Elektroforez) tekniği ile protein yapısına sahip olduğu gösterilmiş ve diğer proteolitik enzimlerle ve ısı ile yapılan çalışmalar neticesinde bu antimikrobiyal madde ‘’Bakteriyosin‘’ olarak tanımlanmıştır. oxysporum f. S. E. Fen Edebiyat Fakültesi. F. coli ve S.edu.tr Fusarium oxysporum. Adana 3 Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü. melongenea patlıcanda. F. Anahtar Kelimeler: Deniz Suyu. F. Bitki Koruma Bölümü. kırımızı ışığın etkisi altında 16 saatte %35 ve UV-A’nın etkisi altında ise yaklaşık %40 oranında lipit peroksidasyonunda artışlar olduğu tespit edilmiştir. karpuz. kırmızı ışık kaynağının etkisi altında %30 ve UV-A’nın etkisi altında ise %25 oranında artışlar olduğu görülmüştür. oxysporum f. ve konukçuya spesifik formae speciales (f.typhimurium örneklerinde de E. beyaz. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında metilen mavisi ilave edilen deniz suyunda 24 saatte yaklaşık %30-40 arasında. F. Kütahya resitozk@omu. typhimurium’un Lipit Peroksidasyonuna Etkisi Reşit ÖZKANCA1. niveum (FON) karpuzda önemli ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Kısmi olarak saflaştırılan bakteriyosinin aktivite ünitesi belirlenmiş. mavi ve yeşil ışık kaynaklarında ise 32 saatte lipit peroksidasyonu yaklaşık aynı oranda artış meydana gelmiştir. oxysporum f. domates ve biberde solgunluk. coli ve S.sp. coli’de beyaz. Biyoloji Bölümü. oxysporum f. kavun. oxysporum f. Balcalı. kök ve kök boğazı 128 .sp. Biyoloji Bölümü. Peroksidasyonun en hızlı UV-A’nın etkisi altında daha sonra kırmızı. Kemal KOÇ2.sp. Gaziantep 2 Çukurova Üniversitesi. biber ve patlıcanda Fusarium solgunluğu ve kök çürüklüklerine neden olmaktadırlar. kırmızı ışığın etkisi altında 12 saatte %33 ve UV-A’nın etkisi altında ise 6 saatte %30 oranında artış olduğu belirlenmiştir. capsici biberde ve F. farklı dalga boyunda ışık kaynaklarının etkisi altında metilen mavisinin bulunduğu veya bulunmadığı deniz suyunda E. gıdalarda bozulmalara sebep olan mikroorganizmaları ve sağlığı tehdit eden patojenleri kontrol altında tutabilmek amacıyla etkili bir gıda katkı maddesi olarak düşünülebilir. Bu nedenle lipit peroksidasyon hızının daha yavaş olduğu görülmektedir. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında olduğu görülmüştür. karpuz. karakterizasyon. moniliforme ve F.sp. oxyprorum oldukça geniş bir konukçu aralığına sahiptir. beyaz. Biyoloji Bölümü. ısı. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında 48 saat. Metilen mavisinin etkisi altında radikallerin daha kısa sürede oluşması sebebiyle lipit peroksidasyonu daha kısa sürede meydana gelmektedir. typhimurium. Adana 4 The Volcani Center. Samsun 2 Kütahya Üniversitesi.solani toprak kökenli bitki patojenlerini içeren önemli türlerdir. Tarla ve serada yetiştiriciliği yapılan.sp. lipit peroksidasyonu SM 067 Deniz Suyunda. 27310. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Plant Pathology Department. Talma KATAN4 1 Gaziantep Üniversitesi. domates. Fen Edebiyat Fakültesi. kırmızı ışığın etkisi altında 16 saat ve UV-A’nın etkisi altında ise 15 saat sonunda lipit peroksidasyonunda gözle görülür artışlar olduğu belirlenmiştir. çeşitli enzimler ve organik çözücüler ile muamele sonucunda elde edilen verilerle biyokimyasal olarak karakterize edilmiştir.sp. pH.tr Bu çalışmada. Sadece ışık kaynağının etkisi altında ise radikallerin meydana gelme hızı daha yavaştır.19. Köprüköyü. İyi üretim işlemleri ve sıkı bir sanitasyon ile birlikte Pediococcus pentosaceous E++ suşu tarafından üretilen bakteriyosinin kullanımı. E. Sadece görünür ışık kaynakları göz önüne alındığında ise kırımızı ışığın etkisi altında 16 saatte. F. Sadece ışık kaynaklarının etkisi altında her iki bakteri türünde de beyaz. Fen Edebiyat Fakültesi. coli’ye benzer sonuçlar tespit edilmiştir.

Biyoloji Bölümü. sebzeler. Depo proteinler. hücre içi demir girişinden sorumlu fur geni. Mehmet Akif KILIÇ Akdeniz Üniversitesi. Bakterioferritin (bfr) çok önce tanımlanmış bir protein olmasına karşın fizyolojik fonksiyonu belirsizdir. . Bu çalışmalarda kavunda 22 adet F. solunum. solani izolatı belirlenmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi.edu. yabanıl E. Bfr’ın demir gibi fosfat bağlama özelliğinden dolayı benzer testler fosfatla da yapılmıştır. coli yabanıl strain ile bfr mutantlarının büyüme özellikleri karşılaştırılarak bfr’ın fizyolojik rolü araştırılmıştır. moniliforme izolatı. Ek olarak. solani ve 9 adet F. VCG. Erzurum ekurbanoglu@yahoo. alternata EBK-4 izolatı asetofenonun asimetrik indirgenmesi için en etkili biyokatalist olduğu bulundu. Biyoloji Bölümü. 25240. DNA biyosentezi. H2O2’e karşı tepkileri test edilmiştir. moniliforme izolatı. 12 adet F. hücre dışı demir desteği azaldığında hücre büyümesinin devamı için hücreye demir sağlar. Farklı bitkisel numunelerden izole edilen 10 Alternaria alternata strainleri asetofenonun fenil alkole indirgenmesi için çalışıldı. FORL VCG 0090 II ve VCG 0091 I olarak belirlenmiştir. Bu araştırmayla ortaya konulan yöntemin. yüksek demir konsantrasyonlarında demir alımını engelliyor olabilir. çalışmadaki strainlerin demirce doyurulmasından sonra. oxysporum ve F.19. coli ve bfr mutanlarının yüksek demir konsantrasyonuna. FOL VCG 0030. domateste ize 34 adet F. demir 129 Alternaria alternata Fungusu Tarafından Koç Boynuz Pepton Besiyeri Kullanılarak Asetofenon ve Analoklarının Asimetrik İndirgenmesi E. Ökaryotlarda da bulunan ferritin. FON izolatları VCG 0138 I ve VCG 0135. Ancak. Bakterilerin büyük çoğunluğu demiri hücre depo proteinleri içinde depo eder. Yabanıl E. Antalya ecelen@akdeniz. karpuz ve domatesten izole edilen FOM. TRABZON çürüklüğü simptomlarını gösteren bitkilerden izolasyonlar yapılmıştır. solani. 12 adet F. Anahtar Kelimeler: Bakterioferritin. A. Hem ferritin hem de bakterioferritin 24 aynı alt üniteden meydana gelmiştir ve ünite başına her alt birim 2000-5000 demir atomu biriktirebilir. Başaran KURBANOĞLU Atatürk Üniversitesi. Kavun. Fen-Edebiyat Fakültesi. azot bağlanması. Bu çalışmada farklı demir konsantrasyonlarında E. Hücre içi bfr protein varlığı SDSPAGE protein jellerinde görüntülenmiştir. Demir gibi fosfatla yapılan çalışmalardan benzer sonuçlar elde edilmiştir. patlıcanda 3 adet F. Bakterilerin büyüme özellikleri zamana bağlı olarak spektrofotometrik ölçümlerle belirlenmiştir. A. Çalışmada. 4 adet F. Asetofenon ve türevlerinin asimetrik indirgenmesinde kullanılan metot basit reaksiyon şartlarını içermektedir. FOL ve FORL izolatları Vejetatif Uyumluluk Grupları (VCG) analizi ile sınıflandırılmıştır. karpuzda 11 adet F. yalnızca bakterilerde bulunan bakterioferritin ve yalnızca prokaryotlarda bulunan dps proteini. demir açlığında ki büyüme özellikleri de incelenmiştir. H2O2 toksik aktivitesi disk duyarlılık yöntemi ile test edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Fusarium. A. Biyoloji Bölümü. H2 üretimi ve tüketimi.com Fenil alkol ilaç yapımında kullanılan bir şiral alkoldür. alternata EBK-4 straini ile yapılan çalışmalarda %100 oranlarında dönüşümler ve > %99’ a varan selektivite elde edildi. Dps ise yalnızca 250 demir atomu bağlayabilir. satellit bölgelerin bu izolatların ayrımında kullanılabilirliğinin zayıf olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak bakteroferritin. coli straini ve bfr mutantları yüksek demir konsantrasyonuna ve H2O2 toksitesine karşı benzer sonuçlar vermiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. maya ekstraktı ve koç bonuzlarından hazırlanan pepton kullanıldı. oxysporum. Demir fotosentez. oxysporum izolatları herhangi bir VCG ile karakterize edilememiştir. gibi çok önemli biyolojik proseslere katılır. E. coli Yabanıl ve bfr Mutantlarının Bakterioferritin Demir İlişkisi Ebru ÇELEN. Tüm organizmalarda 3 tip demir depo proteini bulunur. FON. solani izolatları. coli strainlerinde yüksek demir ve H2O2 toksitesine karşı etkin bir role sahip olmadığı ve depo edilen demirin hücrenin açlık durumunda bfrstrainlerinden farklı olarak hücre büyümesini desteklemediği görülmüştür.tr Demir tüm organizmaların yaşamı için gerekli elementtir. polimorfik bantlar gözlenmesine rağmen. FOL ve FORL izolatları mikrosatellit DNA primerleri kullanılarak karşılaştırılmış. oksijen taşınması. Karpuzdan elde edilen F. oxysporum. oxypsorum ve 12 adet F. diğer önemli şiral alkollerin sentezinde de kullanılabilirliği araştırılmalıdır. mikrasatellit SM 068 SM 069 E. alternata strainlerinin üretiminde ve indirgenme reaksiyonlarında glukoz. Bu nedenle hem fur hem de bfr çift mutanlı strainlerle çalışmak bulguları güçlendirebilir.

Biyoloji Bölümü.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON 130 .

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON Botanik Sözlü Bildiri Özetleri 131 .19.

19. TRABZON 132 . Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

paratraheal paranşimin ve özellikle yağ/musilaj hücrelerin varlığı Lauracea familyası için karakteristiktir. Zafer TÜRKMEN2. Muscari bourgaei ve Crocus gargaricus türleri endemik olup. 1-3 hücre genişliğinde tanjansiyal bantlar oluşturan aksiyal paranşim varlığı. Fen Fakültesi. Çökeller içindeki omurgalı hayvan fosillerinin varlığı fosil ağaçların yaşlandırılmasında önemli rol oynamıştır. Bu ağaç fosillerinin hangi taksonlara ait olduğu ve bunların jeolojik yaşları son yıllarda yapılan kapsamlı çalışmalar sonucunda ortaya çıkartılmıştır. Anahtar Kelimeler: Scorzonera. Osman BEYAZOĞLU3. İncelenen taksonların yaprak anatomileri ilk kez çalışılmıştır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Tulipa sylvestris. Rize 2 Giresun Üniversitesi. 53100. Yıllık halka sınırı ± belirgin. 61080. 34460. Biyoloji Bölümü. Diğer bir familya Lauracea dir. (Asteraceae) Taksonlarının Yaprak Anatomileri Serdar MAKBUL1. traheler tekli ya da radyaldiyagonal tarzda 2-4 (6) sayıda trahe dizilişi. Biyoloji Bölümü. Scilla bifolia. SB 003 Orta-Üst Miyosen Yaşlı Ergene Formasyonu’nda (Trakya-KB Türkiye) Fosil Ağaç Topluluğu: Junglandaceae ve Lauracea Odunları Aliye ARAS1. ince duvarlı tilosislerin varlığı. Jeoloji Mühendisliği Bölümü. Ancak çalışılan taksonlar arasında stoma indeksleri bakımından önemli farlar mevcuttur. Morfolojik gözlemler için öncelikle herbaryum örnekleri kullanılarak. aksiyal paranşim içinde kristallerin varlığı. yaprak anatomisi. yüzyılın başından beri bilinmektedir. Gagea bohemica. Muscari bourgaei.19. bu özelliklerin kombinasyonu günümüzde Junglandaceae familyasında bulunmaktadır. basit perforasyon tablası ya da bazen basit perforasyon tablasıyla birlikte skaliriform tipte perforasyon tablasının varlığı. Fen-Edebiyat Fakültesi. 1-6 (genellikle 1-3) hücre genişliğinde özışınlarının mevcudiyeti. Gagea taurica. ilgili organların 133 . Trahelerin ortalama 100-200 µm tanjansiyal çapa sahip olması.tr Trakya ve İstanbul civarındaki silisleşmiş ağaç fosillerinin varlığı 20. Ornithagalum nutans. İstanbul 2 İstanbul Teknik Üniversitesi. Allium guttatum. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. trahe dizilişi yarı-halkalı.com Bu çalışmada Kaz Dağı pseudo-alpinik bölgesinde doğal yayılış gösteren. İstanbul aaras@istanbul. Cenk YALTIRAK 1 İstanbul Üniversitesi. Ornithagalum sigmoideum. Yapılan incelemelerde taksonlar arasında önemli benzerlik ve farklılıklar tespit edilmiştir. Maden Fakültesi. Ayazağa. FenEdebiyat Fakültesi. zaman Tersiyer de. Bu türlerden Allium kurtzianum. Biyoloji Bölümü. Bunlardan Juglandaceae kesitlerde şu özellikleri sunar. Trabzon makbul@ktu. İsmet UYSAL Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. nümerik taksonomi SB 002 Ergene Formasyunun kumlu düzeyleri çeşitli taksonlara sahip ağaç fosilleri içerir. İncelenen taksonlar orta damar ve mezofil doku özellikleri bakımından da değişkenlik göstermektedir. Ersin KARABACAK. Allium kurtzianum türlerinin morfolojik ve anatomik özellikleri incelenmiştir. Her iki familya ya ait Fosil formlar genelde 3. (Asteraceae) taksonunun yaprak anatomileri incelenmiştir. Kamil COŞKUNÇELEBİ3 1 Rize Üniversitesi.tr Bu çalışmada. diğerleri kozmopolittir. apotraheal. dalgalı. Trahelerin tekli ve 2-5 sayıda radyal yönde diziliş göstermesi. özışınlarının kümelenmemiş olması. Crocus gargaricus. Amerika ve Avrupa ile Asya’nın kuzeyinde bulunmuştur.edu. Botanik Anabilim Dalı. Orta-geç Miyosen dönemi akarsu ortamları temsil eden Kazdağı Pseudo-Alpinik Bölgesinde Yetişen Bazı Soğanlı Bitkilerin Morfolojisi ve Anatomisi Üzerine İncelemeler Mine TUNALI.edu. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu çökeller içinde iki familya dikkati çeker. 28000. Biyoloji Bölümü. Suleymaniye. Biyoloji Bölümü. Doğu Karadeniz Bölgesi’nden toplanan 18 Scorzonera L. Bütün yapraklar amfistomatik özellikte olup anomositik tipte stoma ihtiva etmektedir. Genelde tropikal yağmur ormanı özelliğini gösteren bu taksonlar bölgenin iklim koşullarına uygun olarak taşındıkları akarsu içlerinde silisleşmişlerdir. Mehmet SAKINÇ2. TRABZON SB 001 Bazı Scorzonera L. 17020 Çanakkale minedinct@hotmail. trahelerin yan yüzeylerinde alternat diziliş gösteren geçitlerin varlığı. yan yüzeylerinde bulunan geçitlerin alternat tipte ve 6-10 µm çapta olması. Giresun 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ayrıca anatomik veriler istatistiksel metotlar kullanılarak analiz edilmiştir.

yaprak ucunun akuminat. morfoloji.com Türkiye Papaver türleri bakımından oldukça zengin sayılmaktadır. TRABZON çizimleri yapılmış ve soğan. flament. Orman Fakültesi. tohum yüzeyinin retikulat.tr Yapay olarak orman yetiştirmedeki gelişmeler. Biyoloji Bölümü. kök. SB 005 Türkiye Doğal Florasında Yetişen Oxytona Seksiyonuna Ait Papaver Türlerinin Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi Seval ŞAHİN. yaprak tüylülüğünün alt yüzeyde daha yoğun olduğu. yetişme muhitine uygun ve verim gücü yüksek ormanların yetiştirilmesi yönünden çok önemli bir olgudur. Papaver cinsi Oxytona seksiyonu içerisinde yer alan 3 tür (Papaver bracteatum. orientale) ülkemiz doğal florasında bulunmaktadır. tohum şeklinin oblong. dışbükey.pseudo-orientale. lekesiz ya da taban yukarısında olduğu. Mevcut orman alanlarından. dik. bifolia ve A.P. nutans’ın skapoz kesitinde korteks parenkima hücrelerinde yoğun rafid kristalleri görülmüştür. İskender PARMAKSIZ Gaziosmanpaşa Ünv. koyu mor. alttaki epidermada daha yoğun olduğu. sitilus. M. Bitkinin odunsu. Bu çalışma kapsamında 10 farklı Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link. Çalışmada 10 yaşındaki fidanlarda bazı morfolojik ölçümler (fidan boyu. İbrahim TURNA. yükseklik ve ağaçlardan sağlanacağıdır. tohumun koyu kahverengi. Bununla birlikte 10 yaşına gelmiş olan Doğu Ladini fidanlarının nasıl bir gelişim-büyüme seyri gösterdiği tespit edilmiştir. Davis’ten (1966–1984) sapmalar belirlenmiş ve sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. dizilişinin alternat nadiren oppozit. yaprağın bileşik yaprak. tohum ve meyvelerinden biometrik ölçümler yapılarak. Papaver bracteatum. pedicel. anter.19. yaprak kenarının serrat. Yaprak damar düzeninin pinnat. O. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 134 . Trabzon d_guney@ktu. kaliteli tohumların hangi yöre. filamentlerin linear.edu. brakte. pseudo-orientale ve P.orientale. P. anatomi SB 004 kök boğazı çapı. Anatomik gözlemler için Rotary Mikrotomda soğan. yaprak. yaprak. tohum ağacı seçimi için populasyonların ıslah değerlerinin belirlenmesi. Tokat iparmaksiz@gmail. soğanlı bitki. kalite ve kantite açısından rasyonel faydalanma imkânlarının artırılması gerekir. yaprak tabanının dekurrent. anterlerin linear ya da dikdörtgen. Bu aşamada. Bu nedenle üstün ağaçların bulundukları populasyonların saptanması ve bu populasyonların ıslah edilmesi ile giderek artan üstün değerlere ulaştırılması sağlanabilecektir. S. orman ağaçlarının ıslahı alanındaki çalışmaları hızlandırmıştır. ovaryumdan kesitleler alınarak. O. P. Palinoloji 10 Yaşındaki Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link. sigmoideum’un soğan kesitinde parenkimatik dokuda bol miktarda rafid ve kum kristallerinin bulunuşu tipiktir. polen şeklinin genellikle spheroid (küremsi) olduğu tespit edilmiştir. kök.) orijininden elde edilen tohumlardan yetiştirilen fidanlar değerlendirilmiştir. gövde. Anahtar Kelimeler: Kazdağı. çiçeklerin koyu kırmızı ve kiremit kırmızısı. Şemsettin KULAÇ Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Oxytona. ovaryum. koralla. Fen-Edb. gövde. stomaların amfistomatik. kapsül tepe şeklinin düz ve orta hafif sivri kenarları düz. Biyoloji Bölümü. polenlerin koyu eflatun. bourgaei’nin soğan kesitinde parenkimatik dokuda bol miktarda kum kristaline rastlanmıştır. Bu konuda en önemli sorunlar. polen tipinin triporat nadiren trikolpat. boyanmış ve sabit preparat haline getirilerek anatomik yapıları incelenmiş ve mikrofotografi cihazı ile kesitlerin fotoğrafları çekilerek sonuçları yorumlanmıştır. Ayrıca fidanlıklarda yetiştirilecek kaliteli fidan yüzdesi. tepe tomurcuğu uzunluğu) yapılmış ve elde edilen verilere bağlı olarak orijinler arası varyasyon ortaya konulmaya çalışılmıştır. öncelikle kullanılan tohumun kalitesine bağlıdır. tomurcukların oval ve oblong. yaprak şeklinin pinnatisekt.) Fidanlarında Populasyonlara Bağlı Varyasyonların Bazı Morfolojik Özelliklere Göre Belirlenmesi Deniz GÜNEY. Bu çalışmada üç türe ait morfolojik olarak 46 karakter ve palinolojik olarak 9 karakter incelenmiştir. guttatum’un enine soğan kesitinde parenkimatik dokuda mekik şeklindeki boşlukların bulunuşu tipiktir. Elde edilen verilere varyans analizi uygulanarak populasyonlar arasında genetik varyasyonların olduğu belirlenmiştir. Fak. Morfoloji.

S . fitocoğrafik bölgeleri ve Türkiye’deki yayılışları belirlenmiştir. Aydın hozenoglu@adu. Biyoloji Bölümü.) Otth.edu. caesarea ve S. caesarea Boiss. %15. (Caryophyllaceae) cinsinin Siphonomorpha Otth. polen (SEM). S. flora. Ali ÇIRPICI2. üzerinde çalışılan türlerin deskripsiyonları yeniden yapılmış. Fen Edebiyat Fakültesi.com Türkiye Florası’nda 32 seksiyonda yaklaşık 160 takson ile temsil edilen Silene L. %24.. S. Bölümü. S. Kayseri kemalyil@gmail.. ve Otites (Adams) Othh. 28 adedi (%31) ise C6 karesi için yenidir. %10. Chloranthae Rohrb. lasiantha Koch. Göztepe. 560 tanesi ise Gaziantep ili florası için yeni kayıt olduğu belirlenmiştir. Akdeniz fitocoğrafik bölgesi (176. S. %49. Manisa 2 Marmara Üniversitesi. tohum (SEM). Caryophyllaceae. Fen Edebiyat Fakültesi..& Bal. 09010. phrygia Boiss. S. S. tespiti yapılan 714 taksonun 126 tanesi C6 karesi için.Meyer. Ayrıca tespiti yapılan endemik taksonlardan 66 adedi (%73) Gaziantep ili.. capitellata Boiss. AvrupaSibirya fitocoğrafik bölgesi (76... gigantea L. Çalışma kapsamında 85 familya ve 331 cinse ait toplam 714 bitki taksonun tespiti yapılmıştır. (Caryophyllaceae) cinsi Siphonomorpha Othh. S. CR (Çok Tehlikede) (2) ve EN (Tehlikede) (10) kategorisine dahil toplam 12 takson bulunmaktadır.. ispartensis Ghazanfar. 37 tür yer almaktadır.65).& Heldr. sclerophylla’nın İran florasında yer aldığı ve Türkiye için endemik olmadığı tespit edilmiştir. Yapılan ayrıntılı incelemeler sonunda. longipetala Vent. Lasiostemones Boiss. Eğitim Fakültesi.. Chloranthae Roth. Tataricae Chowdh.Schwarz. türlerin taksonomik durumları yeniden belirlenmiş ve bunlara ait yeni öneriler getirilmiştir. Turizm Bakanlığı tarafından Yayla Turizm merkezi olarak ilan edilen Huzurlu Yaylasının florasının incelenmesi ve ortaya konulması alanın değerini ortaya koymak açısından önemli bir adım olarak düşünülmüş ve bu çalışma planlanmıştır. İstanbul 3 Erciyes Üniversitesi. manissadjiani Freyn. Tataricae Chowdh. S. Mehmet Y... en güzel yerlerinden biriside Gaziantep ili sınırları içerisinde yer alan ve ilin HatayOsmaniye İlleri ile sınırlarının kesiştiği bölgede bulunan Huzurlu Yaylasıdır. olympica Boiss. koruma durumları. İranTuran fitocoğrafik bölgesi (110..armena Boiss. Belli mikroklimatik alanların varlığı Huzurlu yaylası bitki örtüsündeki çeşitliliği artırmış ve bunun sonucu olarak.. Taksonların tip örneklerinin büyük bir kısmının fotoğraflarına ulaşılmıştır. Biyoloji Eğt. Tespiti yapılan taksonların fitocoğrafik bölge dağılımları.DADANDI3 1 Celal Bayar Üniversitesi.& Quezel. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 27310 Şehitkamil Gaziantep zeynalovyusuf@hotmail. bupleuroides L. S.64) ve Bölgesi Bilinmeyen Elementler (350. S. S. Sclerocalycinae Boiss. Araştırma konusunu oluşturan Silene türlerine ait örnekler 2005-2007 yıllarında Türkiye’nin tamamını kapsayan arazi gezileri ile yetişme ortamından toplanmıştır. Tespiti yapılan taksonlardan 90’ı endemik ve 29’u nadir bitki statüsünde 119 önemli bitki yer almaktadır. sipylea O. Toplanan örneklerin yanında. S. S. S.. Bu altı seksiyonda yaklaşık % 50’si Türkiye için endemik.tr Ülkemiz bulunduğu coğrafi konum gereği çok zengin bir bitki çeşitliliğine sahiptir ve bu özelliği açısından tüm Avrupa ile 135 . otites (L. marschallii C. isaurica Condandr.. kromozom ve moleküler incelemeleri yapılmıştır. S.) Wibel S.41). Türkiye.19. ve S. Biyoloji Bölümü. revizyon Huzurlu Yaylası (Gaziantep) Florası Yusuf ZEYNALOV1.A. ve Otites (Adams. Boynuzsu Ot (Anthocerotopsida) ve Ciğerotları (Marchantiopsida) Floralarının Türkiye'deki Son Durumları Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Adnan Menderes Üniversitesi. S. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Her türün genel ve ayrıntılı morfolojik çizimleri. Lasiostemones Boiss. Türkiye’nin belli başlı herbaryumlarındaki Silene örnekleri incelenerek. Seksiyonları’nın Revizyonu Kemal YILDIZ1. Sclerocalycinae Boiss. laxa. S.. Fatih YAYLA2.. Medine Münevver UMA2 1 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi...com Zengin bir bitki örtüsüne sahip olan ülkemizin. TRABZON SB 006 SB 007 Türkiye’nin Silene L. Bu bitkiler içerisinde IUCN tehlike kategorilerinden. saxatilis Sims. exeltata Friv. taksonomik literatürler dikkate alınmış. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Gaziantep SB 008 Huzurlu Yaylası. Anahtar Kelimeler: Silene.02) şeklindedir. seksiyonları’nın revizyonu yapılmıştır.. caramanica Boiss. önemli taksonomik sorunları olan.

. Türkiye SB 011 SB 009 Serbest Oksijen Radikalleri ve Antioksidanlar Hülya DEMİR1. Bu örneklerin ITS bölgesi. Ekrem DÜNDAR2. & Scheng. Acinos Mill. Türkiye Florası’nda 2’si endemik olmak üzere 6 türü kayıtlıdır. Serbest radikaller normal hücresel metabolizma sırasında oluşabildiği 136 Cyclotrichium Manden.edu. Ziziphora L. .. Medline gibi veritabanlarını kullanılarak bir literatür taraması yapılmıştır. TRABZON karşılaştırılabilecek bir değer taşımaktadır. Biyoloji Bölümü. Taksonomik öneme sahip olan morfolojik yapıların şekilleri çizilmiştir. ITS. Dış grup olarak Micromeria Benth. Ankara h. Ankara 2 Gazi Üniversitesi. çiçeksiz bitkiler geri planda kalmıştır. Cyclotrichium. boynuzsu ot.edu. Leyla AÇIK2 1 Gazi Üniversitesi. Paup ve Phylip programları kullanılarak taksonlar arası filogenetik ilişkiyi gösteren ağaç elde edilmiştir. Briguet (1897) tarafından Satureia Sect. Yeni araştırıcıların devreye girmesinin ve günümüze kadar çalışılmayan bölgelerde yoğunlaştırılacak ciğerotu taramalarının. Günümüzde yerli araştırmacıların çalışmaları da büyük önem taşımaktadır. Diğer moleküller ile çok kolayca elektron alışverişine girebilen bu moleküllere "oksidan moleküller" veya "reaktif oksijen partikülleri denir. Labiatae. bu alandaki tüm çalışanların ortak kanısı olarak kabul görmektedir. Bu bitki zenginliği içinde araştırmaların çoğu çiçekli bitkiler üzerinde yoğunlaşmış. Filogeni. Anahtar Kelimeler: Cyclotrichium. Elde edilen dizilerden. Görkem DENİZ2. Beşevler.demir@gazi. Endemik ve endemik olmayan türlerin populasyon durumları gözlenmiş ve bazı türler için yeni tehlike kategorileri önerilmiştir. Mandenova ve Schengalia (1953) tarafından ise yeni bir cins olarak tanımlanmıştır. nedenleri de ele alınarak incelenmiştir. Malatya dirmenci@balikesir. Revizyon çalışması esnasında Cyclotrichium cinsinin tüm türleri incelenerek. Calamintha Mill. Bu makaleler özetlenerek çalışmada sunulmuştur. karelerimize ve floramıza yeni taksonlar kazandıracağı görüşündeyiz. Balıkesir 3 İnönü Üniversitesi. Boissier (1879) tarafından Calamintha Sect. Anahtar Kelimeler: Flora. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ülkemiz Boynuzsu Ot ve Ciğerotu Florası tespiti çalışmalarının temeli yabancı araştırmacılarca atılmıştır. 9 türün yer aldığı bir anahtar da hazırlanmıştır. Biyoloji Bölümü. Türkiye genelinde yapılan çalışmalar sırasında sıkça yeni kare kayıtlarına rastlanması ve bu bitkiler yönünden henüz hiç araştırılmamış karelerin bulunması nedeniyle. E. Sciencedirect. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. Clinopodium L. Bu çalışma TUBİTAK-TBAG (Proje No:104T293) ve SYNTHESYS Project tarafından desteklenmiştir. Bu çalışmada. İran ve Lübnan’da yayılış gösteren 9 türü bulunmaktadır. Biyoloji Eğitimi Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Yapılan bu çalışmayla bu bitki grupları hem genel hatlarıyla tanıtılmaya. Türkiye. bu karelerdeki Boynuzsu Ot ve Ciğerotu tür sayısı bakımından. Pudmed.tr Cyclotrcihum Manden. Filogenetik çalışmalar için Cyclotrichium cinsinin Türkiye’de yetişen 6 türüne ait 15 örnek kullanılmıştır. (Labiatae) Cinsinin Taksonomisi ve Filogenisi Tuncay DİRMENCİ1. Beşevler. Biyoloji Bölümü. polimeraz zincir reaksiyonuyla çoğaltılarak DNA dizin tespiti yapılmıştır. habitatlarında fotoğrafları çekilmiştir. Henderson Kareleme Sistemine göre 15 kareye ayrılan ülkemiz. hem de ülkemizde bu konudaki floristik çalışmaların önemi ve eksikliği belirtilmeye çalışılmıştır. Türkiye herbaryumlarındaki örneklere ek olarak. Irak. Atatürk Meslek Yüksekokulu.19. Biyoloji Bölümü.tr Bu çalışmada serbest radikaller ve antioksidan ile ilgili son bilgilerin bir özetinin sunulması amaçlanmıştır. bir atom ya da molekül yörüngesinde eşleşmemiş bir elektron içeren yüksek oranda reaktif kimyasal ürünlerdir. Bu radikaller hücredeki diğer moleküllerle kolayca etkileşime girerek oksidatif stres meydana getirirler.. cinslerine ait türler kullanılmıştır.. Anthocerotopsida Revizyon çalışması esnasında ülkemizde yayılış gösteren 6 türün örnekleri toplanmış. Serbest radikaller. Oysa çiçeksiz bitkiler de ülkemiz florasında oldukça zengindir ve bu alandaki araştırmalar yeni yeni hız kazanmaya başlamıştır. Necatibey Eğitim Fakültesi. cinsi. ciğerotları floramız açısından gerçek potansiyelin bugünkü takson sayıları kadar olmadığı görüşü. Fen-Edebiyat Fakültesi. Turan ARABACI3 1 Balıkesir Üniversitesi. & Scheng. Thymus L. Marchantiopsida.. Ayrıca çalışmada az bilinen biyolojik zenginliklerimizden olan bu bitki grupları hakkında genel bilgi de verilmiştir. K ve NHM’da yer alan Türkiye’den toplanan örneklerin yanı sıra İran ve Irak’tan toplanmış örnekler de incelenerek türlerin deskripsiyonları genişletilmiş ve yeni tür ayırım anahtarı hazırlanmıştır. ciğerotu. BioEdit. Cyclotrichium olarak sınıflandırılmış.

proteinler ve nükleik asitler gibi temel hücresel bileşenlerde hasara yol açabilme özelligine sahiptir. lipidler. Son zamanlarda tüketiciler antioksidanları gıda maddelerde bulunmalarını talep Pamuk Kalluslarında Antioksidant Enzim Aktivitesi Üzerine NaCl’ün Etkisi Sultan KÖŞKEROĞLU1. çeşitli dış etkenler aracılığı ile de meydana gelebilir. duyarlı ve tolerant çeşitler. süperoksit dismutaz (SOD). 60. ilaçların.edu. katalaz. Sonuç olarak. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. melatonin. Ortaca Meslek Yüksekokulu skoskeroglu@mu. Anahtar Kelimeler: Bitkisel gıdalar. Vitamin C. askorbik asit ve β–karoten dir. Antioksidanlar. Konya nakin@selcuk. Kampus. homosistein. Bu çalışmada gıdalardaki su fazının antioksidanların fonksiyonel özellikleri üzerine etkisi. metal şellat oluşumuna bağlı inhibisyon reaksiyonları. Çünkü. GSH. belirlenen stres parametreleri bakımından karşılaştırılmıştır. TRABZON gibi. Bitkisel kaynaklı gıdalarda antioksidanların içeriği olgunlaşma. Fenolik maddelerin metallerle reaksiyonu sonucunda kompleksler oluşturması önemlidir. Günümüzde antioksidanlar sadece yaygın olarak gıda lipidlerini stabilize etmek için değil aynı zamanda sindirim sisteminde absorbe ederek kan serumundaki lipidleride oksidasyonuna karşı korumak için talep edilmektedir. antioksidant enzim aktivitesi 137 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. glikozidler ve esterler serbest fenolik türevlerine dönüştürülür. A. Gıda Mühendisliği Bölümü. Betül BÜRÜN1. pamukta kallus kültürü ile tuza toleransın belirlenebileceği değerlendirilerek. Atilla Levent TUNA1. antioksidan. Fenolik antioksidanların en önemli reaksiyonları farklı şekillerde okside olma reaksiyonudur. glutatiyon redüktaz (GR) ve askorbat peroksidaz (APX) enzimlerinin aktiviteleri araştırılmıştır. Bunlar önemli ölçüde antioksidanların fonksiyonel özelliklerini etkiler. hem doğrudan. Tuzlu ortamda kallusların büyümesi gözlenmiş ve kalluslarda prolin. flavonoidler. Biyoloji Bölümü.tr Özellikle bitkisel kaynaklı çoğu gıda maddesi antioksidanlar içerirle. peroksidaz (POX). Radikaller. ısıl işlem ve soğuk depolama gibi işlemlerin antioksidanlar üzerine etkileri incelenecektir. iklim ve bitki türlerine göre değişiklikler gösterirler. karsinojenlerin ve toksik radikal reaksiyonların istenmeyen etkilerine karşı hücreleri koruyan maddelerdir. fitoöstrojenler. Antioksidanların değişim mekanizması ve uygulanan teknolojik işlem aşamaları esnasında reaksiyon ürünlerinin bileşimi serbest radikallerin konsantrasyonu ve oksijen basıncı uygulanan işlem ısısına bağlı olarak farklılık göstermektedir. NADPH. süperoksid dismutaz bu gruba girerler Anahtar Kelimeler: Serbest radikaller. Üretilen kalluslar 0. Mehtap AKIN2 1 Selçuk Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Ziraat Fakültesi. katalaz (CAT). Fen-Edebiyat Fakültesi. polifenoller. Anahtar Kelimeler: Pamuk.edu. poliaminler. E. sistein. işlemler SB 013 SB 012 Bitkisel Kaynaklı Gıdalara Uygulanan İşlemler Esnasında Antioksidanlarda Oluşan Değişmeler ve Bu İşlemlerin Antioksidanların Fonksiyonel Özelliklerine Etkileri Nihat AKIN1. Yonca SURGUN1.Bunlardan en çok bilinen antioksidanlar tokoferoller. çözünebilir protein miktarı. İbrahim YOKAŞ2 1 Muğla Üniversitesi. koenzim Q-10. glutasyon peroksidaz. adenozin. metallotionin. Fen Edebiyat Fakültesi. betakaroten. NaCl. Bu antioksidanlardan bir kaçı hariç tutulursa geri kalanların tamamı fenolik bileşiklerdir. Uygulamada bir gıdanın antioksidan içeriği düşük olduğunda antioksidanca zengin doğal bitkiler kullanılarak zenginleştirilebilir. hem de dolaylı olarak ksenobiyotiklerin.tr Pamukta tuza toleranslı (Nazilli 84S) ve tuza duyarlı (Şahin 2000) olarak belirlenen iki çeşidin hipokotil eksplantlarından MurashigeSkoog (MS) (1962) ortamında kallus elde edilmiştir. antioksidan etmektedir. 120 ve 180 mM NaCl içeren MS besin ortamına aktarılmıştır. Kampus. Biyoloji Bölümü 2 Muğla Üniversitesi.19. kallus kültürü. Antioksidan içeren bitkisel kaynaklı gıdalar işlenirken antioksidanlar proteinler ve diğer gıda bileşenleriyle etkileşirler ve bazı antioksidanların aktivitesi hidrolitik işlemin bir sonucu olarak değişebilir.

EC 1. domateste tuz stresine toleranslı genotiplerin seçiminde kullanılabilecek etkin parametrelerin belirlenmesi in vitro testlerin kullanılabilirliğinin ortaya konması amaçlanmıştır. Osmanbey Kampusu. SC 29302.tr Bu çalışmada. Biyoloji Bölümü. Antioksidatif enzimlerin strese karşı koruyucu rol oynadıkları ve bu özelliğin kallus doku kültüründe tuz stresine toleranslılık düzeyini belirlemede etkili bir kriter olduğu sonucuna varılmıştır. Yüksek ışığa maruz bırakılmış 14 günlük bezelye fidelerinde oluşan hasar. Biyoloji Bölümü. Şehitler Sok. Bu çalışmayı Yaprak 1. stres tipi. Beytepe.6. Anahtar Kelimeler: Domates. Deneyler süresince toplam protein miktarında önemli bir değişiklik gözlenmemesi enzim aktivitesindeki artışın protein miktarındaki artıştan kaynaklanmadığını düşündürmektedir. Askorbat peroksidaz ve glutatyon redüktaz enzim aktivitesinde görülen artış süperoksid dismutaz enzim aktivitesinde görülen artıştan daha yüksek oranda olduğu gözlenmiştir. Uygulama sonrası Yaprak 1 ve Yaprak 2’de gözlenen yüksek ışık hasarının Yaprak 3’e kıyasla daha fazla olduğu gözlemlenmiştir. 10 gün süreyle 150 mM NaCl uygulanarak kallus doku kültüründe yürütülmüştür.erturk@converse. Tuza toleranslı ve duyarlı genotipler arasında Süperoksit dismutaz (SOD. Fen-Edebiyat Fakültesi.2) ve askorbat peroksidaz (APX. Materyal olarak toplam 5 farklı genotipte.) bitkilerinde antioxidant enzim aktivitesi ile yaprak yaşı arasındaki ilişki araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. Barbaros ERTÜRK2 Converse College.edu Bu çalışmada. Ankara dogan@harran. in vitro SB 015 tuz stresi. antioksidant enzim. EC 1. Amerika Birleşik Devletleri 2 Kılıçdede Mah. Fen Fakültesi. uygulamanın 4. 24 ve 36ncı saatlerinde alınan yaprak örneklerinde incelenmiştir. organizmanın yaşı gibi faktörlere bağlı olarak değiştiği bilinmektedir. glutatyon redüktaz ve askorbat peroksidaz enzim aktiviteleri ölçülmüştür. Yaprak 3’de her üç enzimin de aktivitesinin yaşlı yapraklara oranla daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p < . EC 1. 8. EC 1. Sonuçlar bezelye bitkilerinde oksidatif hasarla yaprak yaşı arasında ve oksidatif hasara dayanıklılıkla enzim aktivitesi arasında pozitif bir korelasyon olduğunu göstermektedir.) Tuz Stresinin Antioksidant Enzim Aktiviteleri Üzerindeki Etkilerinin in vitro Olarak İncelenmesi Mahmut DOĞAN1. katalaz (CAT.11) enzim aktiviteleri bakımından belirgin ve istatistiksel olarak önemli farklılık bulunmuştur. Şanlıurfa 2 Hacettepe Üniversitesi.11. Yaprak 3’ün yüksek ışık uygulamasından daha az hasar gördüğünün belirlenmesi ise yüksek antioksidant enzim aktivitesine bağlı olduğunu düşündürmektedir.1.1. Işığın geliş açısına bağlı olarak oluşacak hasarın minimuma indirilmesi için ışık yandan yansıtılmıştır. 138 . Rukiye TIPIRDAMAZ2 1 Harran Üniversitesi.) Antioksidant Enzim Aktivitesi ve Yaprak Yaşı Arasındaki İlişkilerin Araştırılması Neval ERTÜRK1. Aerobik canlılarda oksijen metabolizması toksik etki gösteren bazı ara moleküllerin oluşumuna sebep olur.6). Oksijen radikellerini süpüren antioksidant enzimler oksidatif strese karşı canlıların gösterdiği en etkili savaş tipidir.19. 1 Oksidatif stres bitkilerin günlük olarak karşılaştıkları fizyolojik durumlardan birisidir. Çimlenmeden sonra ilk açılan yaprak seti Yaprak 1. Kontrol ve uygulama gruplarında Yaprak 3’ün toplam protein miktarı diğer iki gruba göre daha yüksek bulunmuştur. gulutatyon redüktaz (GR. Bezelyede (Pisum sativum L. TRABZON SB 014 Domates’te (Lycopersicon sp.1. ikinci açılan yaprak seti Yaprak 2 ve son açılan yaprak seti Yaprak 3 olarak adlandırılmıştır.11. Bu yapraklardaki süperoksit dismutaz. Biyoloji Bölümü. 9/6 55060 neval. 2 ve 3 arasındaki fotosentetik aktivite farklılıklarının araştırılması ve oksidatif metabolizmadaki farklılıklara bağlı olan reaktif oksijen ara ürünleri arasındaki ilişkisinin araştırılması izleyecektir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.05).edu. Oksijen radikalleri adı verilen bu ara moleküllerin neden olduğu zararların toplamı oksidatif stres olarak tanımlanır. bezelye (Pisum sativum L. Spartanburg.4.15. Sanat ve Fen Fakültesi. Antioksidant enzim aktivitesinin çevre faktörleri.1).

Bu bitkilerin floristik bölgelere göre dağılımı. Samsun 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Likenler. 196 liken ve 4 likenikol mantar taksonu tanımlanmıştır.edu. yükseklik. Türkiye’de ise sadece sarı çiçeklere sahip Sempervivum cinsinin Türkiye florasına göre endemizm oranı % 71dir. liken vb. Memduh SERİN Uşak Üniversitesi.Kanyon sisteminin şekli kireç taşlarının önce kimyasal sonra mekanik aşınmasının bir sonucu olup. çalışma alanındaki liken ve likenikol mantarların ildeki yayılışları alanları haritalanarak verilmiş ve substrat. polimorfizm SB 017 geniş yayılışlı %20. 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Ulubey Kanyonları. Türkiye için endemik olan türler %5 oranındadır. Orman Fakültesi. H Güray KUTBAY2. karşılaşılan sorunlar ve bundan sonra yapılabilecekler tartışılmaktadır.2 dir. Bu çalışmada çeşitli çevre ve genetik özelliklere göre Sempervivum cinsinde görülen çeşitlilik ve polimorfizm açıklanmaktadır. Bu bildiride. Biyoloji Bölümü. özellikle son üç yıldır bu konuda da birçok araştırma yapılmıştır. yüzyıldan bu yana çeşitli evreler halinde sürmektedir. 135-170 metre derinliğinde ve 75 km uzunluğundadır. Ankara fergankaraer@hotmail. Kazancı Deresi’nin ve Banaz Çayı’nın oluşturduğu Kanyonlar. Fen–Edebiyat Fakültesi. Eğitim Fakültesi.64@gmail.5 milyon yılda meydana geldiği bilimsel olarak tesbit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Trabzon 4 Orta Doğu Teknik Üniversitesi. günümüze kadar yapılan çalışmalar değerlendirilmekte.Uşak.edu. Likenler çalışılırken likenikol mantarları da listeye katma geleneği ülkemizde de sürdürülmüş. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Türkiye 139 .tr Türkiye Likenleri üzerindeki çalışmalar 17. Anahtar Kelimeler: Malatya. 100-500 metre genişliğinde.com Araştırma alanımız. Çalışma kapsamında. toprak tipi alüvyal topraktır. likenikol mantarlar. Eskişehir aturk@anadolu.Kanyon tabanındaki. likenikol mantarlar SB 019 Ulubey Kanyonları'nın (Uşak) Florası Mehtap ŞAHİN. Fen Fakültesi. Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Anadolu Üniversitesi.Toplam endemik tür oranı ise %13. Iran-Turan kökenli %8.sahin. Ferhat CELEP4 1 Amasya Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.Bu özellikte dünyanın ikinci büyük kanyonudur.Kanyonlar. Son yirmi beş yılda bu çalışmalar gerçekten Türkiye Liken çeşitliliğinin ortaya koyulması amaçlı olarak yapılmaya başlanmış olup oldukça kapsamlı sonuçlar elde edilmiştir. Avrupa-Sibirya %10. Salih TERZİOĞLU3. Geçmişten Günümüze Türkiye Likenleri Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Anadolu Üniversitesi. Anahtar Kelimele: Sempervivum. Biyoloji Bölümü. Fen Bilgisi Öğretimi Bölümü Marmara Üniversitesi. Avrupa ve Kafkasya ‘da pembe-kırmızı ve sarı çiçeklere. Biyoloji Bölümü mehtap. TRABZON SB 016 Sempervivum L. Eskişehir mecandan@anadolu. ışık tercihleri gibi çeşitli özellikleri değerlendirilmiştir. Bu bildiride. denizden yüksekliği 800-900 metredir. Uşak İli’nin güney ve güneybatı kesiminde. polimorfik bir cins olup alpin ve subalpin bölgelerin kayaları ve çayırlık gibi ekstrem alanlarında yayılış göstermektedir.tr Malatya İli’nin likenlerini belirlemeyi amaçlayan bu çalışmada 2003-2005 yılları arasında 78 lokalitedeki kaya. Likenler. toprak. Fen-Edebiyat Fakültesi. yayılışı belli olmayan türler %42. substratlardan toplanan liken ve likenikol mantar örnekleri değerlendirilmiştir. Biyoçeşitlilik.com Sempervivum L. Cinsinde Polimorfizm ve Biyoçeşitlilik Fergan KARAER1. flora SB 018 Malatya İli’nin Likenleri Mehmet CANDAN. Uşak-Karahallı karayolu’nun doğusunda bulunan. Eğitim Fakültesi. Fen Fakültesi. ağaç kabuğu. oluşumunun 4.19. 823 bitki taksonu toplanmıştır. jeolojik yapının özelliğinden dolayı oluşmuş kanyonlardır. Araştırma bölgesinden 70 familyaya ait. Akdeniz kökenli %20. Biyoloji Bölümü.

).) Arnold 1891 ve P. üretimin artırılması yönündeki bütün çabalara rağmen arzu edilen üretim artışı maalesef sağlanamamıştır. BAP. P. Ankara 2 Gazi Üniversitesi. Tarla Bitkileri Bölümü. çivit otu (Isatis cochlearis).Araştırmada Isatis . ekim alanı ve bitkisel üretim bakımından dünyada ikinci sırada yer alan bir monokotiledon bitki olup. Dışkapı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Çiğdem Alev ÖZEL2.edu. Anahtar Kelimeler: Biyoçeşitlilik. Burcu HADIMOĞULARI. Samsun orhank@omu. Ahmet AKSOY2 1 Erciyes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Kayseri. Nitekim Biyoteknolojik yöntemlerin geleneksel yöntemlerle kombine edilmesi sayesinde mısır. Bu türlerin konakçı ilişkileri ve taksonomik farklılıkları karşılaştırılmalı olarak verilmiş aynı zamanda bu türlerin teşhisi için bir anahtar hazırlanmıştır. Taipei 309) Farklı Explant Kaynaklarından Kallus ve Bitki Oluşum Potansiyelinin Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Emine AYDIN. P. Teknikokullar.tr Çeltik (Oryza sativa L. Ziraat Fakültesi. cochlearis bitkisinin tohumlarının in vitro koşullarda geliştirilen 10 günlük fidelerinden alınan. İngiltere’ de yazıcı mürekkeplerinin imalatında kullanılmaktadır. Gamze ÖZLÜ. P. Biyoloji Bölümü.Hawksw. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. Fatih SEYİS Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Sürdürülebilir bir tarım ile kaliteli yaşamın sağlanabilmesi açısından gerekli olan kaliteli ürünleri elde edebilmek için geleneksel tarım sistemlerini destekleyici alternatif veya destekleyici tekniklere ihtiyaç vardır. Ziraat Fakültesi. Tarla Bitkileri Bölümü. crassum Vězda 1970. P. Günümüzde ise. Likenikol mantar cinslerinden Polycoccum Sauter ex Körber 1865 cinsi Türkiye’de 7 tür ile temsil edilmektedir: Polycoccum acarosporicola Halici & D. 1980. Çeltik bitkisinin de yer aldığı monokotiledon bitkilerde ise explantlardan bitki 140 likenikol Isatis cochlearis (Çivit Otu) Bitkisinin Doku Kültürü Yoluyla Adventif Sürgün Rejenerasyonu Khalid Mahmood KHAWAR1. mantarlar. TRABZON SB 020 Türkiye’de Likenler Üzerinde Gelişen Polycoccum Sauter ex Körber 1865 Cinsi Üzerine Notlar Mehmet Gökhan HALICI1. Birçok dikotiledon bitkide. Orhan ARSLAN 1 Ankara Üniversitesi. soya fasulyesi ve kolza gibi bazı bitkilerde mevcut çeşitlere göre daha yüksek verimli. aksoyi Halici & V. Gazi Eğitim Fakültesi. Mardin ve Antep illerinde yayılım gösteren 2 yıllık otsu bir bitkidir. Gelişen sürgünler MS’te köklendirilip saksılara adapte edilmiştir. Kurupelit Kampusü. Biyoteknolojik yöntemler kullanılarak bitki doku ve organlarından (explantlardan) besi ortamında bitkilerin elde edilmesi başta gen transferi olmak üzere birçok alanda önem taşımaktadır. Genel olarak. 1980. Anahtar Kelimeler: in vitro. Dacampiaceae SB 021 cochlearis (çivit otu)’in doku kültürü yoluyla yüksek oranda adventif sürgün rejenerasyonu elde edilmiştir. 2007. Geleneksel tarım sistemlerinde çeltikte. dünya nüfusunun yarısından fazlasının da temel besin kaynağıdır.edu. Orhan KURT. IAA.19. kotiledon yaprak ve kotiledon yaprak sapı eksplantları. microstictum (Leight. BAP-NAA içeren MS veya MSO besin ortamında kültüre alınmıştır. adventif sürgün rejenerasyon için BAP ve NAA içeren ortamların BAP-IAA içeren MS ortamlara göre daha iyi olduğu tespit edilmiştir. Çivitotu (Isatis) yapraklarından elde edilen çivit boyası. marmoratum (Kremp. Fakültesi Biyoloji Bölümü Kayseri mghalici@erciyes. farklı eksplant kaynaklarından bitkilerin elde edilmesi rutin hale gelmiştir.) D.tr Türkiye’de likenikol mantar türleri üzerine çalışmalar özellikle son 3 yıl içerisinde artış göstermiştir. farklı kombinasyonlardaki BAP-IAA.Atienza 2007. 55139. dzieduszyckii (Boberski) D. sağlıklı ve kaliteli çeşitler geliştirilmiştir. NAA SB 022 Çeltikte (Oryza sativa L.com Türkiye’de Isatis’in 41 taksonu bulunmaktadır. Kuzey Irak’ta ve Güney Doğu Anadolu’nun Adıyaman. cv. Bu çalışmada kullanılan Isatis cochlearis ise. 2 Erciyes Üniversitesi Fen Edb.Hawksw. P. çevreye zarar vermeden tehlikesizce kullanılabilmesi ve doğada parçalanma özelliğine sahip olması nedeniyle Almanya’ da ahşapların bozulmasının önlenmesinde. geçmişten beri yaygın olarak halıcılıkta kullanılmaktadır. Ankara kmkhawar@gmail. Deneme sonuçları 6 hafta sonra incelendiğinde BAP-IAA içeren MS besin ortamlarında yaprak eksplantından ve BAP-NAA içeren MS besin ortamlarında ise yaprak sapı eksplantından daha uzun ve çok sayıda sürgün elde edilmiştir. I.Hawksw. sporastatiae (Anzi) Arnold 1874.

bitki oluşumu SB 023 içeren Murashige ve Skoog (MS) besi ortamında kültüre alındılar. farklı eksplant kaynaklarından kallus oluşum potansiyelini ve bu kalluslardan bitki oluşum potansiyelini belirlemek amacıyla. Şanlıurfa 2 Gazi Üniversitesi. Sonrasında büyüme odasında adaptasyonları sağlanan rejenere bitkiler büyük saksılara transfer edilerek. birçok alanda. Anahtar Kelimeler: Çeltik. elde edilen verilere dayanarak ortaya konan sistemin çalışma prensipleri ve bu sistemin kullanım alanları bakımından sağlayacağı yararlar tartışılacaktır. Biyoloji Bölümü. özellikle de gen transferi çalışmaları açısından son derece önem taşımaktadır. Sentetik tohum üretimi için kalsiyum alginat jeli kullanılmıştır. dış ortama adapte edilmiştir. Teknikokullar. antepfıstığının olgunlaşmamış meyvelerinden 100 mgl-1 casein hidrolizat. kök explantlarından verimli kalluslar ve bu kalluslardan da sağlıklı bitkiler elde edilmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. Khalid Mahmood KHAWAR3. Araştırma sonucu. Ankara 3 Ankara Üniversitesi. Bu nedenle bu alanda araştırmaların yapılması oldukça önemlidir. Kültür başlatılması için 15-20 cm uzunluğundaki terminal sürgünler 3-4 cm boyunda kesilerek 2 mgl-1 6benzil amino pürin (6-BA) içeren çözeltide 24 saat bekletildikten sonra toprak. antepfıstığının mikro çoğaltılmasının bazı basamakları için yeni geliştirilen metotlarla ilgilidir. yeni metotlar SB 024 Antepfıstığının Mikroçoğaltılmasındaki Yeni Metotlar Ahmet ONAY. Biyoteknoloji laboratuarında yürütülmüştür. Nihat DİLSİZ1. Fen-Edebiyat Fakültesi. Elde edilen bu sonuç. Ankara fatosuzuntas@hotmail. Veysel SÜZERER Dicle Üniversitesi.tr Bu çalışma. fenolik bileşiklerin kültür ortamına salınmasının engellenmesi. Engin TİLKAT. Diyarbakır ahmeto@dicle. köklenme ve adaptasyonun iyileştirilmesi. Orhan ARSLAN2. 21280. Ancak. 100 mgl-11-askorbik asit. 2 veya 3 hafta sonra in vivo gelişen ya da ürün veren ağaçlardan ilkbaharda yeni gelişen en az 2 cm uzunluğundaki sürgün uçları basal kısımlarından kesilerek yüzey sterilizasyonuna tabi tutulmuştur. kum ve torf (1:1:1) karışımı ile doldurulmuş saksılara ekilmiştir. Bu sorunun muz doku kültürü teknolojisindeki ucuz katılaştırıcı maddeler ve karbon kaynakları 141 . Dışkapı. Bu sorunu aşmak amacıyla birçok monokotiledon bitkide. Kısa dönem muhafaza için sentetik tohumlar buzdolabında +4ºC’de muhafaza edilmiştir. Gazi Eğitim Fakültesi. Tarla Bitkileri bölümü. bu çalışma sonucunda açıklanan iyileştirilmiş safhaların kullanıldığı bir in vitro mikroçoğaltım metodu. Biyoloji Bölümü. Türkiye de ekonomik önemi yüksek olan bitki türlerine yönelik doku kültürü çalışmaları son yıllarda hız kazanmıştır. Bu araştırma. Kültür başlatılmasında yukarıdaki iki metoda ek olarak in vitro ortamda rejenere olan aksenik yapraklar farklı 6-BA ve indole-3-asetik asit (IAA) İn vitro Koşullarda Maliyeti Düşürme Amaçlı Farklı Katılaştırıcı ve Karbon Kaynak Kullanarak Muz Çoğaltımı Fatoş UZUNTAS1. Bu araştırma makalesinde. mikroçoğaltma. TRABZON elde etmek henüz başarılamamıştır. Biyoloji Eğitim ABD. Ziraat Fakültesi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Ancak maliyeti yüksek olan bu fideler tüm çiftçiler tarafından kullanılamamaktadır.0 mgl-1 6-BA içeren sıvı MS besi ortamında geliştirilmiştir. Bazı olumlu sonuçlar alınmıştır ancak elde edilen başarıların frekansları oldukça düşüktür. Antepfıstığının ticari olarak in vitro mikroçoğaltılması henüz kullanılmamaktadır. kallus oluşumu. Bu sebeplerden dolayı muz çoğaltımında doku kültürü ile çoğaltılmış fideler yavaş yavaş çiftçiler tarafından büyük ilgi görmektedir.com Bu çalışma Harran Üniversitesi Biyoloji Bölümü ve Gazi Üniversitesinin Biyoloji Eğitim Anabilim Dalı’nın Biyoteknoloji Laboratuarında ortak olarak yürütülmüştür. Embriyojenik doku. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. %3 sukroz ve 1. explant kültürü. Klasik muz çoğaltımda kullanılan üretim materyalleri homojen olmamakta ve bunların hastalık ve zararlılarla bulaşık olma riski de oldukça yüksek olmaktadır.edu. Tarla Bitkileri Bölümü. çok sayıda araştırma yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Antepfıstığı. yeni kurulacak ticari Antepfıstığı bahçeleri için fidan üretiminde yakın bir gelecekte geleneksel fidan üretim metotlarına alternatif olabilecektir. Ligninleşmiş gövde bölümlerinden alınan sert odunsu ve otsu yapıdaki ilkbahar sürgünleri ve in vitro rejenere olmuş yaprakçıklardan kültür başlatılması. olgunlaşmamış tohumlardan embriyojenik kültür başlatılması ve sentetik tohum üretimi ile ilgili yeni metotlar açıklanmıştır. Veysi OKUMUŞ.19. Biyoloji Bölümü. Ziraat Fakültesi. Çiğdem Alev ÖZEL2 1 Harran Üniversitesi. 1 mgl-1 6-BA içeren MS besi ortamında çoğaltılan 4 cm’den büyük mikroçelikler 2 mgl-1 IBA içeren MS besi ortamında köklendirilmiştir.

ticari beyaz şeker 4. 34118.5 mg/l BAP ve 0. Çalışma sonucunda sabit masraflar hariç.com Arpa (Hordeum vulgare L.3 terofit. Kültür koşullarına bağlı 142 . Her bir primerle elde edilen sonuç için embriyo ve kallus dokularının genetik benzerliği. steril edilip 50 mg/l askorbik asit içeren sıvıda yarım saat bekletildikten sonra. Doğu Anadolu Bölgesinde Palandöken.5 mg/l BAP ve 0. doku kültürü.7% agaroz jelde yürütüldü ve UV altında incelendi. kuzey kutbunda 0500 m ve nemli tropik bölgede 3500-5000 m iken araştırma alanımızın bulunduğu Akdeniz ile subtropikal çöller ve steplerde 2000-4500 m’ler arasında değişmektedir. Eksplant olarak muz meristemi kullanılmıştır. Nermin GÖZÜKIRMIZI İstanbul Üniversitesi. 45 endemik olmak üzerek toplam 264 takson tespit edilmiştir. G. Elde edilen bulgular teknolojinin gelişmesine yardımcı olacak ve aynı zamanda yurt dışına giden döviz miktarını da azaltacaktır. Araştırma alanımızda tespit edilen taksonların biyolojik spektrumu şu şekildedir: Bu taksonlardan % 75. Agar’a göre isubgol. Taksonların. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. Astragalus pseudotriger Grossh. Kargapazarı ve Dumlu Dağlarının 2000 m ve üzerinde toplanan 600 bitki örneğinin değerlendirilmesi sonucu. in vitro. Erzurum fevzi65@hotmail. Vezneciler-İstanbul asl_temel@yahoo. Van 2 Atatürk Üniversitesi. RAPD yöntemi için 20. isubgol ve pamuk lifleri kullanılarak muz doku kültürü maliyeti düşürülmeye çalışılmıştır. % 7.3 hemikriptofit. değişik katılaştırıcı madde ve sukroz ile ticari beyaz şeker içeren 4. hesaplandı. Biyoloji Bölümü. Murat ÜNAL1. karbon kaynaklar SB 025 olarak DNA düzeyinde genetik ve epigenetik varyasyonlar izlendi. Çalışmalarımız genetik ve epigenetik varyasyonların arpa kallus kültürlerinde regenerasyon üzerine etkilerinin araştırılması yönünde sürdürülmektedir. % 31.) bitkisinde doku kültürü sonucu oluşan genetik ve epigenetik varyasyonlar RAPD “Random Amplified Polymorphic DNA” ve CRED-RA “Coupled Restriction Enzyme Digestion-Random Amplification” yöntemleri ile araştırıldı.68 Öksin ve % 1.2 mg/L IBA içeren MS ortamları arasında istatistiksel olarak farklılık bulunmamıştır. “LC”. mikroçoğaltım. agar. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Tüm katlaştırıcı madde. Tehlike kategorisinde değerlendirilen endemik ve nadir bitkilerden 2 takson CR. Arpa olgun embriyoları MS+2 mg/l 2. sukroz . Faris KARAHAN2 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. 2 takson VU.4-D içeren besiyerinde kültüre alındılar. KARTAL.2 mg/L IBA bulunduran MS ortamında kültüre alınmıştır. maliyet. Anahtar Kelimeler: Hordeum vulgare L. TRABZON kullanarak çözülebileceği düşünülmüştür. 65080.04’ü endemiktir. % 4. pamuk lifleri ve Sukroz’a (Sigma) göre beyaz şeker oldukça ucuzdur. Kültürler kontrollu büyütme kabininde 250C’de karanlıkta 24 hafta tutuldular.com Dünyanın çeşitli bölgelerinde Coğrafi konum ve iklim faktörlerinin etkisinde alpin bitkilerin doğal yayılış alanları.5 Kamefit ve % 4. Çoğaltım ürünleri 1. Peyzaj Mimarlığı Bölümü. Potentilla polyschista Boiss. Osman KARABACAK1. DNA metillenmeleri SB 026 Gökyüzüne En Yakın Bitkiler: Palandöken. Tüm katılaştırıcı maddeler üzerinde gelişen sürgünler. 3 takson EN. Kargapazarı ve Dumlu Dağları (Erzurum) Alpin Çiçekleri Fevzi ÖZGÖKÇE1.13 Akdeniz fitocoğrafik bölge elementidir. % 5. “LC”. 0. Ziraat Fakültesi. % 4.06 İran-Turan. 25240. Veri yetersiz (DD) kategorisinde olan taksonların araştırma alanımızdaki populasyon ve yayılış durumları göz önünde tutularak yeni tehlike kategorileri teklif edilmiştir: Stachys huetii Boiss. 31 takson LC ve 4 takson DD kategorisinde bitki bulunmaktadır. “EN (B2a)”. “LC”.5 Fanerofittir. Çalışmada muz rizom eksplantları. CRED-RA yöntemi için CG dinukleotidi içeren 6 primer kullanıldı. Bu taksonların % 17.92 Avrupa Sibirya.2 mg/l IBA içeren MS ortamlarında köklendirilip adaptasyon sağlanmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. 6 takson NT. Galium czerepanovii Pobed. Kargapazarı ve Dumlu Dağlarında (Erzurum) flora turizmi kapsamında değerlendirilebilecek potansiyele sahip ve ulaşılabilir rotalarda yayılış gösteren alpin bitkiler araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. Denemelerde kullanılan Dwarf Cavendish muz çeşidi Alanya’dan temin edilmiştir. Çalışmada karbon kaynağı olarak sukroz ve ticari beyaz şeker ve katılaştırıcı madde olarak ta agar. Anahtar Kelimeler: Muz.1 kriptofit.19. pamuk ticari. Palandöken. % 8..sukroz içeren ortamda en pahalı. Arpa Kallus Kültürlerinde Genetik ve Epigenetik Varyasyonlar Aslıhan TEMEL.beyaz şeker içeren ortamda ise en ucuz bitki elde edilmiştir. 24 haftalık kalluslardan ve kontrol olarak olgun arpa embriyolarından DNA izolasyonu yapıldı.

seksiyonunda yer alan taksonların örnekleri üzerinde morfolojik. Biyoloji Bölümü. Erzurum. (Plumbaginaceae) Cinsi Üzerinde Taksonomik Çalışmalar Musa DOĞAN1. karyolojik (kromozom sayımları) ve moleküler (DNA dizi analizleri) çalışmalar yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kızıldağı. Önemli bir bitki alanı olan Kızıldağı yoğun olarak antropojenik etkiler altında bulunmaktadır. Bu taksonlardan 66 tanesi endemiktir (% 35). erozyon ve göçerlerin mikro çevre istismarları olarak tespit edilmiştir.ciltinde ilk kez hazırlanmış ve bu cinsin 25 tür.edu. Derebucak-Konya) serpantin florasını kapsamaktadır. TR0305. Galip AKAYDIN2. 143 .edu. Konya tuysal@selcuk. Ergin HAMZAOĞLU2. Revizyon. Palandöken. ayrıca 5 şüpheli kayıt ve 2 adet eksik bilinen tür olmak üzere toplam 32 tür içerdiği belirlenmiştir.Arazi çalışmaları sonucunda 485 bitki örneği toplanmıştır. Cheirolepis L. Nordt. endemik ve koruma statüleri Türkiye Centaurea (Asteraceae) Cinsi Tuna UYSAL. TRABZON Alanda tehlikede olan taksonları tehdit eden öncelikli faktörler olarak. Bornmuellera kıyakii Aytac & Aksoy. Derebucak-Konya) Ahmet AKSOY1. Fen Edebiyat Fakültesi.edu. Rindera Dumanii. Bu tebliğde Acantholimon cinsinin sistematiğinin anlaşılmasında kullanılan bazı morfolojik. anatomik. E. Plumbaginaceae.tr Araştırma materyalini 2002–2005 yılları arasında ülkemizin farklı bölgelerinden toplanan örnekler ve çalışılan taksonlara ait tip örnekleri oluşturmuştur. & Parolly. Noccaea camlikensis Aytac. Florayı oluşturan taksonların 60’ı Akdeniz (% 32). Centaurea kizildagensis E. Bu cinse ilişkin olarak 2000. flora. Bu bulgular ışığında bu cinsin evrimi üzerine bazı değerlendirmeler yapılmış ve cinsiçi sınıflandırmasının doğal bir yapıya dönüştümü sağlanmıştır. Biyoloji Bölümü. Bu örneklerin değerlendirilmesi sonucu serpantine özgü 188 takson tespit edilmiştir. Sideritis ozturkii Aytac & Aksoy. Bu cinsin içerdiği taksonların Türkiye’de bulunan çeşitli karasal ekosistemlerde sürdürülebilirliğinin sağlanması ve koruma biyolojisine katkıda bulunmak amacıyla mevcut taksonların IUCN tarafından belirlenen tehdit kategorileri verilerek bunların korunması için bazı önerilerde bulunulmuştur. Fen Edebiyat Fakültesi. Yozgat 3 Selçuk Üniversitesi. Dumlu Dağları. Anahtar Kelimeler: Alpin Bitkiler. bitki sökümü. Stipa cacuminis H.3) ve 66 taksonun bölgesi bilinmemektedir (% 35). Uzunsisarcıklı.Wörz & H. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Konya aksoy@erciyes. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ankara doganm@metu.Duman. ekolojik ve fitocoğrafik verilerin kritik bir analizi yapılmış ve bu verilerin taksonomik önemi açıklanmıştır. Biyoloji Bölümü. Eğitim Fakültesi. Dogan & H. 10 takson Avrupa-Sibirya (% 5. yeni türler.2003 yılları arasında TÜBİTAK tarafından üç yıl süre ile desteklenen araştırmada bu cinsin Türkiye’de 52 tür olmak üzere toplam 67 takson içerdiği ve bunların 43 tanesinin endemik olduğu belirlenmiştir.Scholz & Parolly ve Onosma sp. Anahtar Kelimeler: Acantholimon. Silene ozyurtii Aksoy & Hamzaoglu. Özlem MAVİ1 1 Orta Doğu Teknik Üniversitesi. Bu alandan son zamanlarda bilim dünyası için 9 yeni takson tanımlanmıştır.3). flora turizmi SB 027 SB 028 Türkiye’de Bulunan Acantholimon Boiss. Kayseri 2 Bozok Üniversitesi. Erygium trisectum A. Biyoloji Bölümü. erken ve aşırı otlatma. 38039. Kampus. Serpantine özgü dar yayılışlı yeni taksonların burada bulunması nedeniyle alan mutlaka koruma altına alınmalıdır.02/LD/024 nolu AB ve DPT tarafından finanse edilmiştir. Kargapazarı.tr Türkiye’de Acantholimon cinsine ilişkin ilk revizyon çalışması Türkiye Florasının 7. 15 takson ise çok bölgeli (8.19. Türkiye SB 029 Endemik Bitki Cenneti Kızıldağı (Çamlık Kasabası. Hakkı DEMİRELMA3 1 Erciyes Üniversitesi. Duman. 37’si İran-Turan (% 17). Biyoloji Bölümü. Kuddisi ERTUĞRUL Selçuk Üniversitesi.tr Bu çalışma 1975m yüksekliği olan Kızıldağı (Çamlık Kasabası. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. OFMA Bölümü.

C.. Plumosipappus. Türkiye ve varsa komşu ülkelerdeki yayılışı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İki Nohut Hattının Fotosentetik Aktivitelerinin Uyum ve Üşüme Sıcaklıklarında Klorofil Fluoresansı İle Karşılaştırılması Özlem TURAN. C. C. C. ve Ammocyanus Boiss. Dizi analizleri sonucunda Cheirolepis ve yakın ilişkili seksiyonların birlikte (Pteracantha Wagenitz. Sadece C. Bunlar. derderiifolia Wagenitz. C. Kampus. C.Koch. cankiriense A. Araştırma sonucunda büyük çoğunluğu endemik olan bu seksiyon hakkında elde edilen veriler doğrultusunda bazı taksonların sistematik durumları yeniden belirlenmiş. Biyoloji Bölümü. nova. drabifolia Sm. toprak kültüründe büyütülen 12 günlük nohut fideleri ya soğuk uyumlandırılmış (10°C. revizyon. Centaurea cinsi Acrolophus seksiyonu Türkiye’de 31 taksonla temsil edilir.) DC. Cinsi Acrolophus (Cass.) bitkisinin iki hattına (AkN 87 ve AkN 290) uygulanan uyum ve farklı üşüme sıcaklıklarının fotosentetik pigment. drabifolia subsp. subsp. decumbens (Wagenitz) Uysal & Ertuğrul. nivea Wagenitz. önceki revizyonları. drabifolia.edu. isaurica Hub.-Mor. Beytepe. deflexa Wagenitz türünün kromozom sayısı 2n=54 olarak tespit edilmiştir. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü. C.-Mor. detonsa Wagenitz. Anahtar Türkiye SB 031 Kelimeler: Centaurea. geniş betimleri. zar bütünlüğü ve PSII’nin fotosentetik aktivitesi üzerine etkisi incelenmiştir. Yasemin EKMEKÇİ Hacettepe Üniversitesi. C.. Plumosipappus (Czerep. kotschyi (Boiss. Anahtar Kelimeler: Centaurea.. Duman. Fen Edebiyat Fakültesi. odyssei Wagenitz türlerinin kromozom sayıları 2n=18 olarak tespit edilmiştir. Gerçekleştirilen bu araştırmalar sonucunda yakın seksiyonlardan Pteracantha Wagenitz ve Plumosipappus (Czerep. tuzgoluensis Aytaç & H.. yozgatensis Wagenitz ve C. cappadocica (DC. Türkiye SB 030 Türkiye Centaurea L. Tuna UYSAL Selçuk Üniversitesi. C. Seksiyonu Taksonları Üzerine Taksonomik Bir Araştırma Osman TUGAY. C.) Wagenitz) monofiletik bir grup olduğu tespit edilmiştir ve bu monofiletik gruba ait genetik kod ortaya çıkarılmıştır. Ankara turanzlm@gmail.com Araştırmada. 06800. Konya otugay@selcuk. C. ilk yayınlandığı literatür. sericea Wagenitz türlerinin kromozom sayısı 2n=36 olarak tespit edilmiştir. Cinsi Acrolophus seksiyonu taksonları toplanarak yaygın herbaryum tekniklerine göre kurutuldu. nova. C.19. C.Duman. glabrousa Uysal & Ertuğrul. turkeliensis Uysal & Ertuğrul sp. subsp.tr Bu araştırma 2005-2007 yılları arasında Selçuk Üniversitesi Bilimsel Araştırma Koordinatörlüğü tarafından desteklenen (BAP06401023) “Türkiye’deki Centaurea L. Cinsi (Asteraceae) Acrolophus (CASS. C. wiedemanniana Fisch.) Wagenitz. drabifolia subsp. zeybekii Wagenitz’ dir. paphlagonica (Bornm. 7 gün) ya da uyumlandırılmamış olarak 12 gün süreyle farklı üşüme sıcaklıklarına (4°C ve 2°C) maruz bırakılarak uyum yeteneklerine göre 144 .) Hayek var. C. glabrousa Uysal & Ertuğrul sp. kotschyi. nohut (Cicer arietinum L. C. C. & Heldr. C. Acrolophus. Cheirolepis. & Mey. C. nova sunulmuştur. austrooccidentalis Wagenitz. Bu çalışmada Centaurea L.) Wagenitz seksiyonları sinonim yapılmıştır ve Cheirolepis seksiyonunun sınırları genişletilmiştir. Her taksonun geçerli adı. Bu amaçla. Endemik taksonların 10’u tip lokalitesinden bilinmektedir. Seksiyonlarının (Asteraceae) Revizyonu” adlı proje kapsamında yapılmıştır. TRABZON Morfolojik çalışmalar sonucunda taksonların benzerlik ve farklılıkları ortaya çıkarılmıştır. werneri Wagenitz. C. persica (Boiss. Bunlardan 24’ü endemik olup endemizm oranı yaklaşık % 77’dir.) Wagenitz subsp. Pteracantha. Kromozomal sonuçlarımız Cheirolepis seksiyonunda poliploidi olduğunu göstermektedir. Kromozom sayımları sonucunda seksiyonun temel kromozom sayısı x=9 olarak belirlenmiştir. decumbens (Wagenitz) Uysal & Ertuğrul stat. C. drabifolia subsp. nydeggeri Hub. Biyoloji Bölümü.) Wagenitz. C. Centaurea anthemifolia Hub. Yapılan morfolojik ayrımlar aynı zamanda kromozom sayı ve DNA sekans çalışmalarıyla desteklenmiştir. Çalışılan taksonlardan Centaurea drabifolia Sm. sipylea Wagenitz.. ve tehlike kategorileri verilmiştir. paphlagonica (Bornm. C. olympica C. tip örnekleri. drabifolia subsp. yetişme ortamı ve yüksekliği.-Mor. kotschyi var.Mor. Kuddisi ERTUĞRUL.Duran & H. bilim dünyasına C. cariensiformis Hub.) DC.) Wagenitz. dağılım haritaları ve tehlike durumları belirlendi. Bu taksonların habitat özellikleri. C.

GR dört hafta ara ile su verilen (0. verim ve verim ile ilişkili karakterlerde en yüksek değerleri vermiştir. 800 ve 1000 ppm’lik çözeltilerinde 7 gün süreyle kontrollü olarak yetiştirilmiştir.83. ışık enerjisinin fotokimyasal kullanımı (qP) sadece AkN 290’da azalırken. Ancak stoma açıklıkları su seviyesinde düşüşe başlı olarak azalmıştır. Süleyman TOPAL2 1 Orta Doğu Teknik Üniversitesi.com Emet Borik Asit Fabrikası atıklarının arpa (Hordeum vulgare L.) Çeşitlerinde Morfolojik ve Moleküler Düzeydeki Değişikliklerin Belirlenmesi Musa TÜRKER. Anahtar Kelimeler: Bor fabrika atıkları. 101 konsantratör atığının 400 ppm ve üzeri ile 102 konsantratör atığının 600 ppm ve üzeri uygulamalarında bitkilerin uzunluk. Murat ERMAN.30 ve 166. 06531.cv. yazlık Sultan I ve Malatya çeşitlerinde sırayla üç ve iki hafta ara ile su verilen (41. Biyoloji Bölümü. toplam klorofil (a+b) içeriğini sadece AkN 290’da önemli derecede azaltmıştır. hatlardan AkN 87’nin AkN 290’a göre üşüme sıcaklıklarından daha az etkilendiği ve uyumlandırmanın bu hattın soğuğa karşı dayanma yeteneğini diğer hatta göre daha fazla arttırdığı belirlenmiştir. İsmail ÇELİK. Stoma sayıları ve büyüklükleri hem yazlık hem de kışlık çeşitlerde benzerlik göstererek. 600. sulama durumlarına bağlı olarak önemli bir değişiklik gözlenmemiştir. Kütahya ayteneroglu@gmail. Faruk OĞUZ Yüzüncüyıl Üniversitesi. İnce04) ve buğday (Triticum sativum L. cv. kök ve gövde yaş ağırlıkları ve kök ve gövde kuru . Nohut hatlarında uyum periyodu klorofil a fluoresans ve MDA parametrelerini etkilemezken. Sazak 91 çeşidinde en yüksek düzeyde GST ve GSH iki ay ara ile su verilen (sırasıyla 1. ışıkla adapte edilmiş yapraklardaki PSII’nin gerçek fotokimyasal (ФPSII) ve enerji yakalama etkinliği (FV'/FM') özellikle şiddetli soğuk derecesinde ve en çok da AkN 290’da azalmıştır. Arpa ve buğday tohumlarında 101 konsantratör atığının 20-200 ppm. MDA.com Bu çalışmada. buğday.00 µg/g-TA). 60. VAN musaturker@yahoo. toplam klorofil (a+b). SB 033 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik.66. Peyami BATTAL. Yazlık çeşitlerden Sultan I. İsmet BERBER. üşüme SB 032 ağırlıkları artmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. kuraklığa maruz bırakılan yazlık ve kışlık mercimek çeşitlerinde morfolojik ve moleküler düzeydeki değişiklikler araştırıldı. TRABZON karşılaştırılmıştır. arpa. Fen Edebiyat Fakültesi. Altay 2000) bitkilerinde vejetatif büyüme üzerine olan etkileri araştırılmıştır. Kışlık özelliğe sahip iri taneli Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde 4 hafta ara ile sulama uygulaması. 100. Anahtar Kelimeler: Klorofil a fluoresansı. Üşüme sıcaklıklarında. Tüm klorofil a fluoresansı.01 mg/g TA).66 µg/gTA) bitkilerde belirlenmiştir.66 ve 52. nohut (Cicer arietinum L. 2 kışlık (Sazak 91 ve Yerli Kırmızı) ve 2 yazlık (Malazgirt 89 ve Sultan I) olmak üzere tescil edilmiş 4 mercimek çeşidi kullanıldı. 400. 250. Benzer şekilde. Kampüs.) hatları. Bu amaçla. 200. 40. bakla bağlama döneminde Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla iki hafta ara ile su verilen (145. Biyoloji Bölümü. Eskişehir yolu. toplam klorofil (a+b) ve MDA parametreleri dikkate alındığında. Üşüme sıcaklık derecelerinde.69 U/g TA ve 2. yaş ve kuru ağırlıklarında önemli azalmalar gözlenmiştir. Ankara 2 Dumlupınar Üniversitesi. karanlıkla adapte edilmiş yapraklardaki minimum (Fo) ve maksimum (FM) fluoresans değerlerindeki değişiklikler PSII’nin potansiyel fotokimyasal etkinliği (FV/FM)’ni AkN 290’da AkN 87’ye göre daha fazla azaltmıştır. Bu azalışlar özellikle 101 konsantratör atığının kullanıldığı uygulamalarda daha belirgindir. vejetatif büyüme. 2 hafta ara ile yapılan sulama uygulamasında en yüksek tane ve biyolojik verim değerlerini verirken. 125.91 mg/g TA) bitkilerde. Mehmet Emre EREZ. Fen-Edebiyat Fakültesi. Malazgirt 89 çeşidi 3 hafta ara ile sulama uygulamasında en yüksek değerleri vermiştir. 65080. Üşüme sıcaklıkları hatların hiçbirinde PSII aktivitesini durduracak düzeyde bir fotoinhibisyona neden olmamıştır. Arpa ve buğday bitkileri fabrika atıkların 0. 102 konsantratör atığının 20-400 ppm arasındaki konsantrasyonlarında kök ve gövde uzunlukları. 20.00 µg/g-TA). Çiçeklenme döneminde en yüksek DNA seviyeleri kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla dört ve üç hafta ara ile su verilen (291. Biyoloji Bölümü. Sultan I ve Malatya çeşitlerinde iki ve dört hafta ara ile su verilen (208. 80.08 µg/g-TA). Biyoteknoloji Anabilim dalı.19. Yerli Kırmızı 145 Emet Borik Asit Fabrikası Atıklarının Arpa ve Buğdayda Vejetatif Büyüme Üzerine Etkileri Ayten EROĞLU1. fotokimyasal olmayan kullanımı (NPQ) yönünden her iki hatta da önemli bir değişiklik belirlenmemiştir. Soğuk derecesinin artması yapraklardaki elektron taşıma hızı (ETH)’nın giderek azalmasına neden olmuştur. uyum.

ANKARA ncicek@hacettepe. UV-B ışımasının arpa yapraklarının primer fotokimyası üzerine etkisi bu parametrelerle ilişkilendirilerek değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Klorofil a fluoresansı. ϕEo’dır. 2. 3. kuraklığın tüm çeşitlerde maksimum fluoresans (Fm) intensitesini azalttığını. Biyoloji Bölümü. ϕPo (Fv/Fm). Bülbül 89) yapraklarının fotosistem II (PS II) davranışı üzerine etkisini incelemek için klorofil a fluoresansındaki polifazik artış (OJIP) kullanılmıştır. GR iki ay ara ile su verilen (0. UV-B. Gölköy 14280 Bolu yase@hacettepe. Klorofil a fluoresans sonuçları. elektron yakalama etkinliği (TRo/RC ve TRo/CSo). Yapısal parametreler ise akış oranları yada verimlerdir ki bunlar. GSH ve GR sırasıyla iki ay ara ile su verilen (1. TRABZON çeşidinde en yüksek seviyede GST. Nuran ÇİÇEK1.13 mg/g TA) ve bir hafta ara ile (0. Biyoloji Bölümü. 1. Fotokimyasal olmayan enerji kaybı (DIo).19. ozon tabakasının incelmesi ile oluşan olumsuz çevresel etkilerden biridir. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü.22 U/g TA). JIP-Testi ile elde edilen bu parametrelerdeki değişim.edu. primer fotokimyanın maksimum quantum verimi. Vero çeşidinin diğer çeşitlere göre fotokimyasal performansının daha yüksek olduğunu ve kuraklık stresinden diğer iki çeşide göre daha az etkilendiğini göstermiştir. stoma. elektron transportu (Eo/RC ve Eo/CSo) ve ışık enerjisi absorbsiyonu (ABS/RC ve ABS/CSo) gibi fluoresans parametreleri ölçülen teknik fluoresans verilerinden JIP-Testi kullanılarak hesaplanmıştır. Fen Fakültesi. antioksidant enzimler SB 034 SB 035 Mısır Çeşitlerinin Fotokimyasal Etkinliklerine Göre Kuraklığa Toleranslarının Belirlenmesinde Kautsky Etkisi Yaklaşımı Yasemin EKMEKÇİ1. Banu EFEOĞLU2 1 Hacettepe Üniversitesi. klorofil a fluoresans.edu.) Polifazik Klorofil a Fluoresansı ile Arpa Bitkisinde UV-B Işıma Etkisinin Değerlendirilmesi Nuran ÇİÇEK. bitki materyalinin çevresel değişimlere karşı davranışının ölçülmesini sağlayan yapısal ve fonksiyonel parametrelerin saptanmasını mümkün kılmaktadır. Malazgirt 89 çeşidinde GST ve GSH dört hafta ara ile su verilen (sırasıyla 0. kuraklık stresi altındaki bazı mısır (Zea mays L.22 mg/g TA) bitkilerde.24 U/g TA ve 2.16 mg/g TA) su verilen bitkilerde. fotosistem II’nin maksimum quantum etkinliği ile reaksiyon merkezi başına (DIo/RC) ve yaprak bazında enerji kayıpları (DIo/CSo). Bunun yanı sıra. elektron transportu (Eo). Ψo ve absorblanan bir fotonun bir elektronu elektron transport zincirine hareket ettirme olasılığı.22 mg/g TA) bitkilerde belirlenmiştir. GSH ve GR sırasıyla iki ay ara ile (0. 06800. Luce ve Vero) fotokimyasal etkinliklerindeki değişimler Kautsky Etkisi yaklaşımı ile belirlenip. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Araştırmada. kuraklığı izleyen yeniden sulama uygulamasının. var.54 mg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen (1. mısır (Zea mays L. Biyoloji Bölümü. kuraklığın Vero çeşidinin fotokimyasal etkinliğini diğer çeşitlere göre daha az etkilediğini göstermiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. JIP-Testine göre polifazik fluoresans artışının analizi. Sultan I çeşidinde en yüksek düzeyde GST. Toprak kültüründe kontrollü koşullarda yetiştirilen 12 günlük mısır çeşitleri sulama yapılmaksızın 12 gün süre ile kuraklık periyoduna bırakılmış ve ardından 6 gün boyunca yeniden sulama yapılmıştır. DNA. Beytepe 06800 Ankara 2 Abant İzzet Baysal Üniversitesi. çeşitlerin kuraklığa tolerans kapasiteleri yorumlanmıştır.tr Bu araştırmada. farklı sürelerde (0. Çalışmadan elde edilen bulgular.) çeşitlerinin (Doge.tr Yeryüzüne ulaşan UV-B ışımasındaki artış. hiç su verilmeyen (2. Anahtar Kelimeler: Kuraklık stresi. Beytepe. JIPtest. yakalanan (TR) ve transfer edilen (ET) enerji akışlarıdır. tüm çeşitlerde fotokimyasal etkinliği kontrol seviyesine kadar iyileştirdiği belirlenmiştir. 4 ve 5 saat) uygulanan UV-B ışımasının arpa (Hordeum vulgare L. arpa 146 . Hüsnü ÇAKIRLAR Hacettepe Üniversitesi. her bir reaksiyon merkezi ve yaprak kesiti tarafından absorblanan (ABS).12 mg/g TA) bitkilerde. kuraklık.40 U/g TA). JIP-Testi ile hesaplanan fonksiyonel parametreler. Anahtar kelimeler: Fotokimyasal etkinlik. üç hafta ara ile (2. yakalanan bir eksitonun bir elektronu elektron transport zincirine hareket ettirme etkinliği. buna karşın minimum fluoresans (Fo) intensitesini sadece Doge çeşidinde arttığını göstermiştir.

Fanerofitler 35 (% 3. İspanya.06). 147 . Semedar. CiloSat Gölleri.19. Bunlardan 8 tanesi tip örneğinden sonra ilk defa ve 15 tanesi ikinci defa ve Türkiye Florası için bir yeni kayıt (Scilla kurdistanica ) toplandı. Çukurça ilçeleri. Golan. Terofitler 144 (% 15. Biyoloji bölümü. Biyoloji Bölümü. Karadağ. Bezome. Terazin . Çok bölgeli veya fitocoğrafik bölgesi bilinmeyenler 429 (%46) dur. Fabaceae 80 (%8. Ankara tuliphunter@hotmail. Anahtar Kelimeler: Flora. AvrupaSibirya elementi 69 (%8).33). 14280 Gölköy.83).86). Bu arazi gezileri sırasında.22). Batı Çin. Çin’de 14 takson. Taksonların fitocoğrafik bölgelere göre dağılımı şöyledir. (Liliaceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı.com Bahçesaray (Van) ve çevresinde 1999 ve 2001 yılları arasında gerçekleştirilen bu araştırmanın arazi çalışmaları ile 3000 bitki örneği toplandı. Bilmizit.37). Portekiz. Lamiaceae 75 (%8. Seyithan . Bolu 2 Ankara Üniversitesi. Geraşin. Veronica 12 (%1. Bezemre. Taksonomik Problemleri ve Çözüm Önerileri İsmail EKER1. Scrophulariaceae 31 (%3. Biyoloji bölümü. Kafkaslar ve Anadolu lalelerin doğal yayılış alanlarıdır. 43 alttür ve 25 varyete olmak üzere toplam 912 takson tespit edildi. Eğitim Fakültesi. Campanula 17 (%1. Türkiye’de 18 takson. Şemdinli. Zap . Poaceae 44 (%4. Meydane melhem. Spihane . Centaurea 16 (% 1.36) endemik takson belirlenmiştir. Sekucu memhesen. Pıştkesir. Eğitim Fakültesi.İki yaka.. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.83). Silene 28 (%3.31). Avaherk. Lis. İran’da 36 takson. Angiosperm’lerin 788’i Dicotyledoneae ve 118’i Monocotyledoneae sınıfına aittir. Akdeniz’in Kuzey ve Güney sahilleri boyunca Balkanlar. Liliaceae 47 (%5. Türkiye Hakkari Doğası ve Florasına Giriş Mehmet FIRAT Yüzüncü Yıl Üniversitesi. 912 taksonun 5’i Pteridophyta. Farmasötik Botanik ABD. Çelesor (Kızıldağ). Batı Himalayalar. Caryophyllaceae 59 (%6.12). Balkanlar’da 12 takson. Avrupa Florası’nda 12 takson. cinsinin (Lalelerin) anavatanı Orta Asya’daki “Tiyan-Şan” ve “Pamir-Altay” dağlarıdır.47). Sümbül. Orta Doğu ve İran dahil Orta Asya.77). Bala. Haruna. Kriptofitler 132 (% 14. Van kuyucak65@yahoo. Koçanis mevkileri. Irak’ta 3 takson. Kaval. TRABZON SB 036 SB 037 Bahçesaray (Van) ve Çevresi Florası Mehmet FIRAT Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Kamefitler 89 (%9.86). Spermatophyta üyelerinden 1’i Gymnospermae ve 906’sı Angiospermae üyesidir. Potentilla 12 (%1.83) dir. Dolakavrane. Allium 17 (%1. Oramar. Avaşin. Beresor. Diz dereleri.31)’dır.40)’dir. 06100 Tandoğan. Buzul. Serpıl.78). Helane. İtalya ve Yunanistan‘da da doğal olarak yayılış gösterirmekle birlikte.75). Biyoloji Bölümü.75). Alanda toplam 131 (%14. Nehil sazlığı. Şapatan geçitleri ve Buzullarıyla Muhteşem bir floraya sahip Hakkari doğası ve Bitki türleri hakkında fotoğraflarla bilgi verilecektir. Ziri. Akdeniz elementi 16 (%2). Cilo.47). Ranunculus 12 (% 1. Mergezer. Kaniyapirmus yaylaları. Tekin BABAÇ1.31). Doğa. Certe. Kırıkdağ. Geverok. Van kuyucak65@yahoo. Yüksekova.53). 907’si Spermatophyta üyesidir.2007 yılları arası yapılan floristik arazi gezileri sonucu gerçekleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hakkari.31). Sat. Suriye-Filistin-Sina’da 13 takson. Reşko. Çalışmamızda Türkiye Florasından farklılık gösteren 41 taksona ait özellikler verilecektir. Flora SB 038 Tulipa L. Verkevane. Bilmizit. Salvia 14 (% 1. Mor. 119 takson B9 karesi için yeni kayıttır. Rosaceae 37 (%4. Bahçesaray (VAN). En çok takson içeren ilk 10 cins sırasıyla Astragalus 35 (% 3. İçerdikleri takson sayısına göre alandaki en büyük 10 familya sırasıyla Asteraceae 131 (%14. Raunkiaer’in sistemine göre analiz yapıldığında Hemikriptofitler 512 (% 56. M. Iran-Turan elementi 398 (% 44). İtalya’da 3 takson. bu türler tüccar ve gezginler tarafından Orta Asya ve Anadolu’dan getirilmiş ve daha sonra türler doğaya kaçarak doğallaşmıştır. Brassicaceae 76 (%8. KOYUNCU2 1 Abant İzzet Baysal Üniversitesi. Orta Asya ve Kafkaslar’da 65 takson.com Tulipa L. Meydan belek. Güneybatı Avrupa’nın İberya Yarımadası’ndan.07).com Bu çalışma 2000 . M. Fen-Edebiyat Fakültesi. Boraginaceae 49 (%5.15). Tiyar vadileri. Onosma 12 (% 1.37). Bu örneklerin taksonomik incelenmesi sonucunda 66 familya ve 302 cins’e ait 844 tür. Eczacılık Fak. Şine dağları.

Medine Münevver UMA2. Liliaceae (11) ve Brassicaceae (9) dir. Bitkilerin fitocoğrafik bölgelere dağılımları İran-Turan 53 (31%). takson betimlemelerinde yeterli karakter korelasyonunun olmaması. 27310. Don) Vvedensky ve Clusianae Baker seksiyonlarını. Kolpakowskianae (Hall) van Raamsdonk.9). Scrophulariaceae (12).1). Divriği.5). IUCN. 716’sı çok yıllıktır (% 72. İran-Turan Bitki Coğrafyası Bölgesi’nde ve B7 karesindedir. Salvia 21. Saxatiles Baker. Lamiaceae (24). 149 takson B7 karesi için yeni 148 . Taksonların fitocoğrafik spektrumu aşağıdaki gibidir: İran-Turan elementleri 379 (% 38. Ülkemizde iki altcinse ve yedi seksiyona ait 17 tür (18 takson) doğal yayılış göstermekte olup 6 takson Türkiye için endemiktir. Brassicaceae 78 (% 7. Scrophularia 10.4). Campanula 11. flora. Kozmopolit 9 (% 0. tür içi ve populasyonlar arasındaki varyasyonların fazlalığı ve yeni karakterlerin tespit edilme gerekliliği gibi problemler tartışılmıştır. İberya Yarımadası’nda 6 takson. endemik. Eriostemones (Boiss. Türkiye SB 039 kayıttır. Kesin sayısı belli olmamakla birlikte.2).2). bazı taksonların yalnızca habitat farklılığına dayanarak tür anahtarlarında ayrılması. 204 takson Türkiye için endemiktir (% 21. Silene 17. Alyssum 15. Takson sayısı bakımından en büyük on bir cinsin sıralaması şu şekildedir: Astragalus 32. Ayrıca 9 taksonun tip örnekleri Türkiye’den toplanmıştır. Bu çalışmalarla paralel olarak Gaziantep ili florasının tespitine yönelik 2000-2007 yılları arasında çalışmalar yapılmıştır. Doğu Anadolu Bölgesi ile sınır teşkil edecek şekilde yer almakta olup. Çalışma sonucunda. Fen Edebiyat Fakültesi. 2761 bitki örneği toplanmış ve çalışma alanından 84 familya. Taksonlar iki alt cins altında yer alırlar: Tulipa alt cinsi Tulipa. Bu çalışma. Gaziantep zeynalovyusuf@hotmail.7). Bitkilerin 196’sı tek yıllık (% 19.0). 389 cinse ait 928 vasküler bitki türü (985 takson) tanımlanmıştır. cinsinin revizyonunun ilk basamağı olup öncelikle literatür. İç Anadolu Bölgesi’nin en doğu kısmında. Çalışma alanı. Kıbrıs Adası’nda 3 takson.2). Sivas. meyve ve tohum karakterlerinin yeterince kullanılmaması. DD (11). Bu çalışmanın sonunda.5). Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Endemik. Liliaceae.) van Raamstonk alt cinsi Australes sensu Hall. EN (11). Şehitkamil. Boraginaceae 34 (% 3. Achillea 10.3). Biflores sensu Hall ve Lophophyllon Vvedensky seksiyonlarını içerir.3). 73’ü iki yıllık (% 7.com Ülkemiz florasının zenginliklerinin ortaya konulabilmesi için çalışmalar aralıksız devam etmektedir.8). Sivas eroldonmez@yahoo. Avrupa-Sibirya elementleri 94 (% 9.com Bu çalışma. Fabaceae (23). Biyoloji Bölümü. Allium 13. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi. bitki coğrafyası bölgesi bilinmeyenler 465 (% 47. Liliaceae 37 (% 3. Bu bitkilerin 62’ si C6 karesine 134 tanesi de Gaziantep iline yenidir. Poaceae 51 (% 5. sistematik. Eichleres (Hall) van Raamsdonk. Anahtar Kelimeler: Tohumlu bitkiler. Akdeniz elementleri 41 (% 4.0). Hasan YELKEN 1 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi. taksonomi. En fazla takson içeren familyalar.2). Rosaceae 39 (% 4. herbaryum ve arazi çalışmaları yapılmış ve cinsin taksonomik problemleri ortaya konulmuştur. Tulipanum De Reboul. Akdeniz 70 (42%). Scrophulariaceae 32 (% 3. nadir. Takson sayısı bakımından en zengin familyaların sıralaması şu şekildedir: Asteraceae 150 (% 15.9). Tanacetum 10. Avrupa-Sibirya 7 (4%) ve bilinmeyen 38 (23%) olarak belirlenmiştir. Sivas ilinin Divriği ve İmranlı ilçeleri arasında yer alan Çengelli Dağı’nın florasını kapsamaktadır. doğadan kaybolmuş ya da ikinci defa toplanamamış türler ile şüpheli kayıtlar üzerinde durulmuştur. IUCN kategorilerine göre VU (53). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Türkiye’nin Tulipa L. TRABZON Fransada 7 takson. Caryophyllaceae 49 (% 5. Asteraceae (20). LR ve alt grupları (89) olarak değerlendirilmiştir. Apiaceae 42 (% 4. Anahtar Kelimeler: Tulipa.5). Biyoloji Bölümü. Euphorbia 10. Centaurea 21. Lamiaceae 92 (% 9.0). gerek Dünya Floraları’nda gerekse Türkiye Florası’nda tür teşhis anahtarlarında birbirine yakın ve birbiriyle örtüşen taksonomik karakterlerin kullanılmış olması. Fatih YAYLA2. laleler farklı araştırıcılara göre dünyada 45-120 civarında türle temsil edilmektedir. Ayrıca ülkemizde mevcut olan tipifikasyon problemleri.2). Fabaceae 89 (% 9. CR (4). Çengelli Dağı (Sivas) Florası Erol DÖNMEZ Cumhuriyet Üniversitesi. Girit Adası’nda 4 takson yayılış göstermektedir. Orithyia (D. İmranlı SB 040 Gaziantep İli Endemik ve Nadir Bitkileri Yusuf ZEYNALOV1. Fen-Edebiyat Fakültesi. Gaziantep lale. Bu çalışmalar kapsamında tespit edilen bitkilerin 120 si endemik ve 48 i nadir bitkidir.9).

Topraktaki boru absorbe eden yüzeyler alüminyum ve demir oksitleri. Afyonkarahisar mustafa_yildizus@yahoo. halofitlerin çimlenmesi. kontrolde elde edilmiştir. vd1-8 ‘in. Biyoloji Bölümü. TRABZON SB 041 Kuraklık Stresi Sırasındaki Yaprak Kıvrılması İle Stoma Davranışlarının Değerlendirilmesi Asım KADIOĞLU1. Çimlenme hızı. yaprağın ve toprağın su durumu. stomaların yaprakların kıvrılma periyodu boyunca belirli ölçülerde kapanmalar gösterdiği saptanmıştır. Sonuç olarak yaprak kıvrılmasının bitkilerin stomalarını kapatmamak için görev yapan bir mekanizma olmadığı. Her iki türde en yüksek çimlenme yüzdesi (%91-99).19. Nihal KUTLU1. Yusuf ALTINOĞLU Ege Üniversitesi. Bu araştırmada yaprak kıvrılması denemeleri için bir model bitki olarak öngörülen Ctenanthe setosa bitkisi kullanılarak. 03200. 149 Türkiye Endemiği İki Halofit Türün. Sıcaklık ve Işığın Etkileri Mustafa YILDIZ. L. Biz de yaptığımız bu çalışmada. Çağlar ÖZALKAN. Hatice NAR1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. magnezyum hidroksit. Hatice DEMİRAY. 100 mM NaCl ve yukarısında genellikle %50’nin altında belirlenmiştir. kil mineralleri. Zira kireçli topraklar bor absorbsiyonu için kalsiyum karbonat’ın önemli bir tespit edici rolü olduğu bilinmektedir (Goldberg ve Forster 1991). Yapılan analizler sonucunda. Trabzon 2 Rize Üniversitesi. ışık. Rize kadioglu@ktu.05). kalsiyum karbonat ve organik maddelerdir(Goldbre. ( vd1-8 ) ve Cicer arietinum L. Bulgularımızda gövde boyunun artısı. lilacinum.tr Literatürde kuraklık stresi sırasında bitkilerin yapraklarını kıvırarak stomalarını kapatmadıkları şeklinde fikirler ileri sürülmüştür. İzmir nilazeri@hotmail. ( vd2-13 ) Nohut Hatlarında Bor ve Kalsiyum Karbonatın Etkileri Üzerine bir Çalışma Meliha GEMİCİ. Biyoloji Bölümü.) Wagenitz çok yıllık halofitik otlardır.1997). endemik. 200. 400 ve 500 mM NaCl]. L. bu fikrin doğruluk derecesi incelenmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Fakat diğer besin elementlerinden farkı. bor yokluğunda türlere ve bitki yaşına bağlı olarak çok çeşitli belirtilerin ortaya çıktığı özellikle apikal dominansinin kaybolarak bitkinin fazla dallanmasına neden olduğu savını desteklemektedir (Taiz&Zeiger 2002). Süleyman CENKÇİ. yaprak kıvrılması. Bor toprak tarafından dolaylı yoldan emilir. sıcaklıktaki bir artış ile artmış ve tuzluluktaki bir artma ile azalmıştır. Biyoloji Bölümü. Fatma Nil AZERİ . Cicer arietinum L. yokluk ve toksik konsantrasyonları arasındaki farkın çok küçük olmasıdır. Biyoloji Bölümü. fotosentetik pigment miktarları. Rabiye TERZİ1. stoma hareketlerinin yapraktaki birçok fizyolojik ve biyokimyasal olayla bağlantılı olduğu sonucuna varılmıştır. Neslihan SARUHAN2. & Bal. Bornova. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. stoma hareketleri. Bor absorbsiyonunda kalsit arttıkça pH da buna bağlı olarak artmakta ve artışa paralel bir absobsiyon da görülmektedir. bitki yaş ağırlığındaki olumsuz etkilerin kalsiyum karbonat fazlalığı ile azaltılarak. tuzluluk. Kuntze (Plumbaginaceae) ve Limonium lilacinum (Boiss. nemi ve sıcaklığı arasında pozitif ve negatif korelasyonlar tespit edilmiştir. iconicum tohumlarının çimlenmesi L. Anahtar Kelimeler: Limonium iconicum. lilacinum’a göre kontrol ve 100 mM NaCl uygulamalarında daha yüksek bulunmuştur. Biyoloji Bölümü. 300. Anahtar Kelimeler: Kuraklık. Test edilen tüm sıcaklıklarda. Çimlenme. Dalgalı yüksek sıcaklık rejimlerinde (15/25 ve 20/30°C).com Bor bitkiler için önemli besin elementlerinden biridir. fotosentez SB 042 20/30°C) ve 12 saat fotoperiyot ve sürekli karanlıkta araştırılmıştır. ortamın ışık yoğunluğu. 100. Çimlenme. lilacinum (Plumbaginaceae).com Türkiye endemikleri olan Limonium iconicum (Boiss. Tohum Çimlenmesi Üzerine Tuzluluk. bor’a hassas nohut hattı olduğunu. Tohum çimlenme cevapları. antioksidant enzim ve bileşikler. & Heldr. Fen-Edebiyat Fakültesi. Mustafa KARGIOĞLU Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi. hassas olan bu hattın gövde yaş ağırlık değerini kontrole yaklaştırdığını gördük. Aykut SAĞLAM1.edu. Limonium iconicum ve L. Kıvrılma sırasında stoma hareketleri ile fotosentetik parametreler.) O. Fen Fakültesi. Türkiye SB 043 Cicer arietinum L. altı tuz konsantrasyonu [distile su kontrol (0). fakat toprak solüsyonundaki bor aktivitesine bitkiler doğrudan cevap verir. 15/25 ve . her iki türün ışıktaki tohum çimlenme yüzdesi karanlığa göre önemli düzeyde daha yüksek bulunmuştur (P < 0. sıcaklık. Fen Edebiyat Fakültesi. üç dalgalı sıcaklık rejimi (10/20. tuzluluktaki artış ile kademeli olarak azalmıştır.

Çankaya.tr Salvia L. In germination and growth.Mosul University. where reduction has happened in most of the studied characters.19. alüminyum (Al) toksisitesi). (Adaçayı) Türlerinin Korolojik Özellikleri Ferhat CELEP. Biyoloji Bölümü. Vatan TAŞKIN. so the sunflower powder variety (Syrian ) was the less effective to the studied characters compared to the local variety Akdeniz ve Ege Bölgesinde Yetişen Endemik Salvia L. bitkilerimizde kök. and maturity). (Adaçayı) cinsi Labiatae familyasının en büyük cinsi olup Dünya’da yaklaşık olarak 1000 türle temsil edilmektedir. Hassan Department of Biology. Mosul. bor (B) toksisitesi. Ankara fcelep@metu. kalsiyum karbonat (CaCO3)’sız. Köksal KÜÇÜKAKYÜZ. fotosentetik aktivitesini saptamak amacı ile de klorofil analizleri yapılmıştır. Kötekli. Biyolojik Bilimler Bölümü. Triticum aestivum. B ve Al 3B grubu elementleri arasında yer almakta olup. borsuz. flowering. Iraq zohzohair_rahemo@yahoo. Borun hormonlar üzerindeki bilinen etkilerini saptamak amacıyla da hormon analizleri yapılmıştır. results of statistical analysis has shown a difference in effects . Anahtar Kelimeler: Abiyotik stres. Orta Anadolu ve Güney Anadolu Bölgelerimizde yaygın olarak kullanılmakta olan ekmeklik buğday (Triticum aestivum L. Cicer arietinum L SB 044 SB 045 Bor ve Alüminyum Stresi Altındaki Buğdaylarda (Triticum aestivum L) Esteraz Enzim Aktivitesi ve Bant Desenlerindeki Değişimler Eaylettin ÖZTÜRK. TRABZON Yaptığımız çalışmamızda bor ve kalsiyumun yukarıda anlatılan yokluğu ve toksisitesini gözlemlemek üzere. Anahtar Kelimeler: Bor. Alüminyum (Al) ise dünyanın yaklaşık % 40’ını kapsayan asidik topraklarda bitki büyüme ve gelişmesini engelleyen diğer önemli bir abiyotik stres faktörüdür. her ikisinin de toksik dozları karakteristik olarak bitki kök büyümesinin engellenmesi ile sonuçlanır. Canlılarda önemli bir stres enzimi olan esterazlar. College of Science . gövde boyları.) çeşitlerimize toksik dozlarda B ve Al ayrı ayrı uygulanmıştır.tr Bor (B) bakımından fakir alanlar kadar yaygın olmamakla birlikte. Belgin GÖÇMEN Muğla Üniversitesi. PAGE SB 046 Contamination Of Wheat Seeds With Dry Powder Of Sunflower and İts Affects On Germination and Growth Salah M. perlit ortamında. Kalsiyum karbonat. Dünya B rezervlerinin % 63’üne sahip olan ülkemizde de B toksisitesi ciddi bir sorundur. Muğla akyuzk@mu. kuru ağırlıkları belirlenip. Biyoloji Bölümü. 3 ve 6 kat bor. Bu stres koşulları altındaki bitkilerin esteraz enzim aktivitelerindeki değişimler spektrofotometrik olarak saptanmış ve esteraz enzim profilleri de doğal poliakrilamid jel elektroferezi (Native-PAGE) yöntemiyle çıkarılmıştır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu çalışmada Trakya. Hoagland besin solüsyonları ile fidelerimiz sulanarak yetiştirilmiş ve fideler belli süre sonunda hasat edilerek. Wasan S. yaş. Dünya’da 7 farklı bölgede yoğun dağılım gösteren cinsin gen 150 . üretimi sınırlayan önemli bir abiyotik stres faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Ersin DOĞAÇ. esteraz. The results also showed a difference between varieties of wheat in its sensitivity to the effect of the sunflower powder residues where the highest reduction percent of the variety (Um Rabee) compared to the variety (Abu-Ghareeb).edu. bitkilerin gelişim süreci boyunca her basamakta yer alırlar. elongation. dünyanın pek çok kurak ve yarı kurak bölgesinde toksik dozda B içeren topraklar. Said Al-Tai.edu. Bekir ÇÖL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 06531. 3 ve 6 kat CaCO3 ve bunları birlikte içeren. farklı iki nohut hattı seçilerek (Cicer arietinum L.com The study included Green house experiments to show the allelopathic effects which can be produced by the contamination of varieties of wheat seeds by sunflower powder (local and Syrian) in four growth stages (seedling. vd1-8 ve Cicer arietinum L vd2-13 ). Musa DOĞAN Orta Doğu Teknik Üniversitesi. 48170.

Türkiye florasında bu cins kapsamında Ae. Prodromus adlı eserinde cinsin 137 türü ilk kez 6 seksiyona ayırmıştır. Ülkemizde Akdeniz ve Ege Bölgesinde yaklaşık 55 türü bulunan Salvia cinsinin 30 kadar türü endemik’tir. TRABZON merkezinin Akdeniz havzası olduğu ileri sürülmektedir. (Cynareae. Biyolojik Bilimler Bölümü. yapılan detaylı istatistiksel analizlerin sonucunda bir fenetik ağaç çizilmiştir. cinsine ait türlerin 5 farklı seksiyon içinde sınıflandırılabileceği gözlenmiştir. Hindistan’da 7. Bu endemik türler geniş yayılış gösterebildiği gibi habitat.tr Triticeae Dumort. Cirsium. Balıkesir 2 İnönü Üniversitesi. Suriye. Biyoloji Eğitimi Bölümü. anakaya.Asteraceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı ve Türkiye’deki Durumu Bayram YILDIZ1. Ege. Bu amaçla bu cinse ait türlerin 30 kadar morfolojik özellikleri dikkate alınıp gerekli ölçümler yapılarak oluşturulan veri tabanı MVSP 3. cins içi sınıflandırma. Cirsium cinsi ile ilgili çok yönlü araştırmalar devam etmektedir.tr Cirsium Mill. Flora USSR’da 111. Flora Iranica’da 37. coğrafik dağılım Salvia. Anahtar Kelimeler: Aegilops L.edu.) cinsinin en yakın akrabası olup gen aktarım çalışmalarında. Kuzey ve Doğu Afrika ile Kuzey Amerika’da olmak üzere günümüzde yaklaşık 250 türü bulunmaktadır. Musa DOĞAN Orta Doğu Teknik Üniversitsi. iklim ve yüksekliğe bağlı olarak lokal dağılımda gösterebilmektedir. Triticeae oymağı. Sonuç olarak bu cinse ait türlerin cins içi dağılımları tekrar değerlendirilmiş olup. Anahtar Kelimeler: Asteraceae.’den sonra Asteraceae familyasının üçüncü büyük cinsini oluşturmaktadır. Bu çalışma TUBİTAK-TBAG (106T167) tarafından desteklenmektedir. toprak. Ankara. Elde edilen fenetik ağaca göre Aegilops L. bu cins içerisindeki türlerde yeni bir seksiyonal sınıflandırılma hedeflenmiştir. speltoides Tausch.. cinsi 15 tür ile temsil edilmektedir ve bu türler buğdayla olan yakın ilişkisi nedeniyle. Ayrıca 6 şüpheli kayıt bulunmaktadır. Malatya 3 Balıkesir Üniversitesi. Bu çalışmada Akdeniz ve Ege bölgesinde yetişen endemik Salvia türlerinin dağılım alanları ve özellikleri açıklanmıştır. çoğunluğu Avrasya. Türkiye ecabi@metu. Bu bağlamda gerçekleştirilen arazi çalışmalarında Türkiye türlerinin büyük çoğunluğuna ait örnekler toplanmıştır. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kuzey Amerika’da ise 80 kadar türü bilinmektedir. Biyoloji Bölümü. Bu türler 3 seksiyon altında toplanmıştır. Bu rakamlarla ülkemiz Florası’nda Centaurea L. Ülkemizde Cirsium cinsi 23’ü endemik olan 72 takson (58 tür) ve 3 hibrit ile temsil edilmektedir. Avrupa Florası’nda 60. Balıkesir byildiz@balikesir. Poaceae familyası 151 . Yapılan bilimsel çalışma sonucu. cinsi. buğday (Triticum L.edu. cinsinin. Turan ARABACI2. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. Necatibey Eğitim Fakültesi. De Candolle. Anahtar Kelimeler: koroloji SB 047 SB 048 Cirsium Mill. Tuncay DİRMENCİ3 1 Balıkesir Üniversitesi. Filistin ve Sina Florası’nda 14. ve Hieracium L.0 adlı istatistik programı yardımıyla nümerik taksonomik açıdan değerlendirilmiştir. Tayvan’da 10 türü kayıtlıdır. Türkiye’de Bulunan Aegilops L. (Poaceae) Taksonlarının Cins içi Sınıflandırılması Evren CABİ.19. Ae speltoides Tausch türünün ise Sitopsis Jaub & Spach seksiyonun üyesi olduğu belirlenmiştir. Çin Florası’nda 50. Konu ile ilgili kaynaklar da incelenerek türlerin coğrafik yayılışları belirlenmiş ve yayılışları harita üzerinde gösterilmiştir. oymağı içinde bulunan Aegilops L. Ayrıca türlerin populasyonları gözlemlenmiştir. farklı bilimsel alanlardaki uzmanlar için çok büyük önem taşımaktadır. Akdeniz. Türkiye’de Aegilops L. en geniş gen havuzlarından birini oluşturmaktadır. Fen Edebiyat Fakültesi.. dışındaki bütün diğer türlerin Aegilops seksiyonuna ait olduğu.

06330. Fen Edebiyat Fakültesi. Teknikokullar. officinalis L. Uçucu yağların antiseptik.Mor.edu. İsmail ÇELİK. Farmakognozi Anabilim Dalı. Bu amaçla. Seksiyona ait Türkiye’deki endemik takson sayısı ise beştir.19. Songül BATIRAY1 1 Selçuk Üniversitesi. Tuba ATALAY1. biyolojik. Dasyphyllium. S. antioxidant.com Bu çalışmada. tıbbi bitki Türkiye’de Dağılış Gösteren Astragalus L. Prolin seviyeleri spektrofotometrik. Bu çalışmada endemik ve ekonomik öneme sahip bazı Salvia türlerinin(S. Van pbattal@yahoo. Türkiye. Tüylenme. Musa TÜRKER. ve farmakognozik özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır Anahtar Kelimeler: Salvia. ilaç sanayinde ve kozmetik ürünlerinde kullanılmaktadır. Lamiaceae. Kampus. Biyoloji Bölümü.) Çeşitlerinde Prolin.tr Türkiye’de Salvia türlerinin 89 türü doğal olarak yetişmektedir. Ankara Astragalus L. 42070. cinsine ait Dasyphyllium seksiyon üyeleri Türkiye’de 11. Yavuz BAĞCI2. uçucu yağ. kuraklığa maruz bırakılan yazlık ve kışlık mercimek çeşitlerindeki prolin. Zekiye SULUDERE Gazi Üniversitesi. Salvia türleri ve bu türlerden elde edilen uçucu yağlar baharatçılıkta. Bitkilerin özelliklede endemik bitkilerin doğal alanlardan toplanması hem bitki neslinin devamlılığı hem de biyolojik zenginliğin bozulması bakımından büyük tehlike oluşturmaktadır. İsmet BERBER. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. Murat ERMAN. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ayrıca bazı Salvia türleri tohumları sabit yağları antioxidant özelliklere sahiptir. Biyoloji Bölümü. halophilaHedge. dünyada 17 taksonla temsil edilir. İncelenen örneklerin tamamı GAZI’da bulunmaktadır Anahtar Kelimeler: Astragalus. 42070 Kampüs. 06100. Biyoloji Bölümü. albimaculata Hedge & Hub. Tüy hücrelerinin taban kısımları düz olup yukarıya doğru kütikular kıvrımlar bulunmaktadır. Son yıllarda yeşil dalga akımı olarak adlandırılan bitkisel ürünlere dönüş Salvia gibi tıbbi bitkilere olan ilgiyi artırmıştır. Ayrıca ekonomik de olmamaktadır. 65080. A. anticholinesteras ve antispazmadik özellikleri bitkinin tibbi değerini artırmaktadır. Bununla birlikte bugün bazı Salvia türlerinin America ve Kanada olmak üzere Avrupa ve pek çok ülkede kültürü yapılmaktadır. S. İncelenen türlerin stoma hücrelerinin yüzeyinde kütikular kıvrımlar bulunurken. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Salvia türlerinin Türkiye’de kültürü yapılmamaktadır. Ancak. Ziraat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Eczacılık Fakültesi. artan talebi karşılayabilmek için adaçayı türleri doğal floradan bilinçsiz şekilde toplanmaktadır. Mehmet Emre EREZ. Konya 3 Ankara Üniversitesi. Murat KARTAL3. Osmotik Potansiyel ve Şeker Düzeylerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Peyami BATTAL. Faruk OĞUZ Yüzüncüyıl Üniversitesi. 2 kışlık (Sazak 91 ve Yerli Kırmızı) ve 2 yazlık (Malazgirt 89 ve Sultan I) olmak üzere tescil edilmiş 4 mercimek çeşidi kullanıldı. 152 . densifolius alttür ayashensis Aytaç & Ekim’in hücrelerinde tuberküler yapı gözlenmektedir.morfolojik. Tarla Bitkileri Bölümü. TRABZON SB 049 SB 050 Türkiye’de Kültüre Alınan Bazı Salvia Türlerinin Önemi ve Özellikleri Yüksel KAN1. sclarea L.. Kampus. Yaprak ve gövdelerinde bir hücreli basit tüy yapısına sahip seksiyon üyelerinin tüy ana eksenlerinde farklı sayılarda tüberküller bulunmaktadır. osmotik potansiyel seviyeleri osmometrik yöntemle ve şeker seviyeleri yüksek performanslı sıvı kromatografisi yöntemiyle belirlendi. Yaprak yüzeyindeki epidermis hücreleri yıldızsı tüy görünümünde kütikular kıvrımlara sahiptir. S. fruticosa Miller) Türkiye’de kültüre alınarak tarımsal. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bunun sonucu olarak ta salvia türlerinin kullanımı. Ankara ykan@selcuk. Ülkemizdeki taksonların tamamının yaprak tüylenmeleri SEM ile incelenmiştir. osmotik potansiyel ve şeker düzeylerindeki değişiklikler araştırıldı. SEM SB 051 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. Farmakognozi Anabilim Dalı. cinsine ait Dasyphyllium Bunge Seksiyonu Üyelerinin Elektron Mikroskobu ile Yaprak Tüylerinin İncelenmesi Zeki AYTAÇ. İlkay ORHAN4 A. iç ve dış ticarette önemi giderek artmaktadır. S. Ülkemizde “Adaçayı” olarak bilinen Salvia türlerinin % 51’i endemiktir. anticholinesterase. Eczacılık Fakültesi. Ankara 4 Gazi Üniversitesi. ekolojik.

92 mg/g TA) ve hiç su verilmeyen (0. En yüksek Prolin seviyeleri Kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinin çiçeklenme döneminde hiç su verilmeyen bitkilerde (sırasıyla 280. Soğuğa Hassas Arpanın Soğuğa Tolerans Cevabında Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü Ökkeş ATICI1.69 mg/g TA). Yazlık Sultan I ve Malazgirt 89 çeşitlerinde çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde en yüksek prolin seviyeleri sırasıyla iki ay ara ile su verilen bitkilerde (260. glukoz. prolin.15 mg/g TA). Sazak 91 çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz. bir hafta ara ile su verilen (4. ve 31. Ömer KARADAĞOĞLU2. hiç su verilmeyen (2. En düşük osmotik potansiyel çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde Yazlık Sultan I ve Malazgirt 89 çeşitlerin hiç su verilmeyen bitkilerinde (sırasıyla -1. Erzurum Atatürk Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi.01.1 mM SA’nın % donma hasarını düşürerek ve buz nükleasyon aktivitesini yükselterek arpanın soğuğa toleransını artırmada etkili olduğu ve bu etkinin uzun süreli de olduğu gözlenmiştir.54 mg/g TA).84 mg/g TA) ve hiç su verilmeyen (0. Anahtar Kelimeler: Arpa. 0. Yerli Kırmızı çeşidinde en yüksek fruktoz.26.96 mg/g TA) bitkilerde belirlenmiştir. 2.90 mg/g TA).06 mg/g TA).50 mg/g TA). iki ay ara ile (sırasıyla 2. Akhisar) soğuğa tolerans kazanmasında salisilik asidin (SA) etkisi ve bu etkinin süresi incelenmiştir.01 µg/g TA).94 mg/g TA) bitkilerinde tespit edilmiştir. üç hafta (3.92 MPa.tr Bu çalışmada. Glukoz.22 mg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen (0. sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay ara ile (5.07 µg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen Yerli Kırmızı (220. 2. Malazgirt 89 sırasıyla hiç su verilmeyen (4. üç hafta ara ile su verilen (3. Fen Bilgisi Bölümü.68 mg/g TA) bitkilerinde.08 mg/g TA). dört hafta (3. Kışlık çeşitlerden Sazak I de en yüksek fruktoz.86 MPa ve -1.56 mg/g TA).22 mg/g TA). 198. salisilik asit. 2. 0. Malazgirt 89 çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz. düşük sıcaklık stresi 153 .01 ve 0.5 ve 1 mM) SA uygulanmıştır.36.96 mg/g TA) bitkilerde. % donma hasarları -1 ile -16°C arasında elektrik kondüktivite ölçülerek belirlenmiştir.81 ve 283. TRABZON En düşük osmotik potansiyel değerleri çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde hiç su verilmeyen kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla -1. 24..96 mg/g TA) ve iki hafta ara ile su verilen (0. Yaprak kesiminden 3 gün önce soğuk şartlara (5/3°C) transfer edilen SA’lı ve SA’sız bitki yaprakları 10. -1. 0.09 mg/g TA) ve üç hafta ara ile su verilen (0.41. soğuğa toleransın belirlenmesinde önemli kriterlerden olan donma hasarı ve buz nükleasyon aktivite deneyleri yapılmıştır.44. glukoz.edu. Sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay (4.76.80 mg/g TA).19 mg/g TA).83 MPa) belirlenmiştir.91 ve -2. buz nükleasyon aktivitesi. Yerli Kırmızı çeşidinde sırasıyla hiç su verilmeyen (5.076 mg/g TA). Biyoloji Bölümü. üç hafta (4. iki ay ara ile su verilen (10. Salih MUTLU1.36 ve 219. sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay ara ile su verilen (7. Yaprakların diğer kısmından elde edilen apoplastik (ekstraselular) proteinlerin suyun donma noktasını geciktirme derecesi olan buz nükleasyon aktiviteleri belirlenmiştir.86 mg/g TA).50 mg/g TA) ve iki hafta ara ile su verilen (0. bakla bağlama döneminde dört hafta ara ile su verilen Sazak 91 (310.1. iki hafta (5.85 mg/g TA). Normal şartlarda (22/18°C) ekilen ve büyütülen arpanın yapraklarına 7. soğuğa hassas arpanın (Hordeum vulgare cv. donma hasarı. glukoz.80 mg/g TA) ve bir hafta ara ile su verilen (0. 17.96 mg/g TA) bitkilerinde. üç haftada ara ile su verilen (3..95 ve -2. Kimya Bölümü. Eğitim Fakültesi. şekerler. Kesilen bu yaprakların bir kısmında. glukoz. dört hafta ara ile su verilen (3.00 µg/g TA) gözlenmiştir Çiçeklenme döneminde yazlık Sultan I çeşidinde fruktoz.52 mg/g TA) bitkilerinde belirlenmiştir. 0. sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (6. glukoz. iki ay ara ile su verilen (3. Esen TAŞGIN3. günde 4 farklı konsantrasyonda (0. Barbaros NALBANTOĞLU2 1 Atatürk Üniversitesi. Bunun için.50 mg/g TA) bitkilerinde en yüksek düzeye çıkmıştır. hiç su verilmeyen (4. günlerde kesilmişlerdir.19.89.85 MPa olarak tespit edilmiştir. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. 170.80 mg/g TA). iki ay (5. sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (4.50 mg/g TA). Biyoloji Bölümü. Bakla bağlama döneminde Sultan I çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.15 µg/g TA) çeşitlerinde belirlenmiştir. bir hafta (8. Sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (5. Anahtar Kelimeler: osmotik potansiyel SB 052 Kuraklık. Bayburt oatici@atauni.

Yasemin EKMEKÇİ Hacettepe Üniversitesi. 5 ve 7 günlük kuraklık periyoduna maruz bırakılmıştır. Yeni sentezlenen ve/veya kaybolan.1-24. Ancak. ancak çeşitler arasında enzim davranışları bakımından belirgin farklılıklar ortaya çıkmıştır. Hakan TERZİ Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 03200 Afyonkarahisar mustafa_yildizus@yahoo. çeşitlerin karanlıkla adapte edilmiş yapraklarındaki potansiyel fotokimyasal etkinliğini (FV/FM). Ege-88. maksimum fluoresans (FM) ve minimum fluoresansta (FO) meydana gelen değişikliklere bağlı olarak azaltmıştır. kuraklık stresi. miktarında azalma veya artma meydana gelen proteinlerin tümü. Ankara-98.) çeşitleri 154 . POD. TRABZON SB 053 SB 054 Triticum aestivum ve T. Ancak bu etki çeşitlerde PSII aktivitesini durduracak düzeyde olmamıştır. bitkilerde büyüme. artan kuraklık stresinin PSII’nin fotooksidasyonuna neden olduğunu göstermiştir. FV/FM oranlarındaki azalma. termal-toleranslı çeşitler. genom ABD) ve makarnalık (Triticum durum cv. Cumhuriyet-75. gelişme ve verimi kısıtlayan en önemli abiyotik stres faktörlerinden biridir. Araştırmada. jellerin değerlendirilmesi ile termal toleranslı ve termal duyarlı buğday çeşitlerinin yaprak dokularında yüksek sıcaklık stresinin bir sonucu olarak farklı ifade edilen 31 protein belirlenmiştir. Bu kSŞP’lerin sayısı aynı genoma sahip olan çeşitlerde farklı bulunmuştur. Biyoloji Bölümü. Kuraklık stresi. küçük sıcaklık şoku proteinleri Kuraklıkla İndüklenen Oksidatif Stresin Nohut Çeşitlerinin Fotokimyasal ve Antioksidan Aktiviteleri Üzerine Etkisi Tuğçe KALEFETOĞLU. kuraklıkla indüklenen fotoinhibisyon klorofil a fluoresansı ölçümü. 06800. termal toleranslı çeşitlerdeki kSŞP’lerin sayısının termal duyarlı olanlardan daha yüksek olduğu saptanmıştır. kuraklığın membranlar üzerindeki etkileri ise lipid peroksidasyonunun son ürünü olan malondialdehit (MDA) analizi ile araştırılmıştır. Bu araştırmanın amacı. nohut (Cicer arietinum L. APX ve GR) aktiviteleri nohut çeşitlerinde kuraklık uygulamaları ile genel olarak artış göstermiş. toleranslı. klorofil a fluoresansı. toleranslı. cv. 3. Ayrıca. Uyum (37°C) sıcaklık uygulamasında sentez edilen kSŞP’lerin çoğu 37°C+50°C uygulamasında da belirlenmiştir. Bazı kSŞP’lerin çeşide özgü olduğu saptanmıştır. duyarlı. cv. MDA. Dört çeşidin sıcaklık stresi cevapları mukayese edilmiştir: 31 proteinin 22’si yeni sentez edilmiş DMA’lı sıcaklık şoku proteinleri (DMA SŞP’ler = küçük SŞP’ler) olarak belirlenmiştir. Kuraklık uygulamaları sonunda. şiddetli kuraklığı izleyen yeniden sulama uygulamasının.9) karakterde belirlenmiştir. durum’un Termal Toleranslı ve Termal Duyarlı Çeşitlerinin Yapraklarında Sıcaklık Şoku Proteinleri Mustafa YILDIZ. iki-yönlü jel elektroforez yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Kontrole (25°C) göre uyum (37°C) ve uyum + yüksek sıcaklık şoku (37°C+50°C) uygulamalarında.) çeşidinin fotokimyasal aktiviteleri üzerindeki fizyolojik etkilerini ortaya koymak ve kuraklık stresinden kaynaklanan oksidatif hasarın giderilmesinde antioksidan enzim aktivitelerinin rolünü belirlemektir. her iki çeşitte de fotokimyasal etkinliği kontrol seviyesine kadar iyileştirdiği belirlenmiştir. toprak kültüründe yetiştirilen 20 günlük iki nohut çeşidi (Gökçe ve Canıtez) sulama yapılmaksızın 0 (kontrol). Biyoloji Bölümü.0 kDa) ve genellikle asidik (pI 4. düşük moleküler ağırlıkta (DMA. duyarlı. Artan kuraklık stresine bağlı olarak her iki çeşidin membranlarında da oluşan MDA içeriğindeki artış oksidatif hasarın bir göstergesidir. Klorofil a fluoresansı sonuçları. kuraklık stresinin iki nohut (Cicer arietinum L. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Triticum aestivum. Gönen-98. nohut çeşitlerinde. genom AB) buğday çeşitlerinin ilk yaprak dokularından ekstrakte edilen çözünebilir proteinler üzerine yüksek sıcaklık stresinin etkisi. Buğday çeşitlerinin yaprak dokularında bolluk ve çeşitlilik gösteren ve termal toleransın kazanılmasında önemli rol oynayan kSŞP’ler tek bir protein grubu olarak belirlenmiştir. şiddetli kuraklıkta Gökçe çeşidinin Canıtez’e göre daha az etkilendiğini göstermiştir.com Yüksek sıcaklığa farklı duyarlılık gösteren ekmeklik (Triticum aestivum cv. Fen Fakültesi. termal-duyarlı çeşitler. Anahtar Kelimeler: Antioksidan enzimler. Bitkilerde oksidatif hasara karşı oluşturulan savunma sistemlerinden biri olan antioksidan enzim (SOD.86.tr Kuraklık.19. 16. Beytepe/ANKARA tugcek@hacettepe.edu. Triticum durum.

ve Atriplex olivieri Moq. europaea’nın 200 ve 400 mM tuz uygulamasının diğer gruplara göre daha toleranslı olduğu gözlendi. Bu çalışmada Türkiye’nin Ege bölgesinde bulunan Kozak yaylasında doğal yayılış gösteren fıstık çamı ormanlarının floristik 155 . (Kaz ayağı). IUCN tarafından belirlenen tehdit kategorilerine göre taksonlardan bazılarının tehlike sınıfları yeniden belirlenmiş ve bunların korunması için bazı önerilerde bulunulmuştur. A. Ayrıca bitkilerin morfolojik gelişimleri takip edilerek kök. 600 mM. A. 400 mM. Limonium. cildinde ise bu cinse ilişkin olarak 2 türün daha ülkemizde yetiştiği saptanmış ve buna göre Limonium cinsinin ülkemizde toplam 19 tür ve 20 takson içerdiği belirlenmiştir. Ankara agalip@hacettepe. Kötekli.) Parl. distans’ta gündüz saatlerinde stomaların kapalı. yağ asidi ve hormon miktarları yüksek performanslı sıvı kromotografisi ile. Ormanlarının Floristik Özellikleri Ömer VAROL. Peyami BATTAL. Yapraklardan alınan kesitlerde stoma sayıları ve stoma büyüklükleri tespit edildi. Van 65080 emreerez@hotmail. Bu tebliğde ülkemizde yayılış gösteren Limonium cinsine ait taksonların ekolojik ve fitocoğrafik özelliklerine değinilmiştir. klorofil ve karotenoid değerlerinin ise tuz seviyesine göre değiştiği fark edildi. Kampus. bu cinsin Türkiye’de 24 tür olmak üzere toplam 27 takson içerdiği ve bunlardan 14 tanesinin ( %52) endemik olduğu belirlenmiştir. gövde. yağ asidi HPLC. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 800 mM) yetiştirildi. Türkiye’deki Limonium miller (Plumbaginaceae) Cinsi İle İlgili Revizyon Çalışmaları Galip AKAYDIN1. OFMA Bölümü. TRABZON SB 055 SB 056 Farklı Tuz Konsantrasyonlarına Maruz Bırakılan Bazı Halofit Bitkilerde (Salicornia europaea L. europaea’da ise açık olduğu tespit edildi.tr 1 Türkiye’de yetişen Limonium cinsine ait taksonlarla ilgili ilk revizyon çalışması Türkiye Florasının 7.19. İclal DURDU Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Plumbaginaceae. Fıstık çamının dünyadaki yayılış alanları onun Akdeniz havzasına lokalize olmuş bir tür olduğuna işaret etmektedir. Biyoloji Bölümü.edu. Çalışma sonucunda morfolojik gelişmenin tuz konsantrasyonundan olumsuz olarak etkilendiği görüldü. 200 mM. Tuz stresinde ABA seviyesi azalmıştır. cildinde ilk kez hazırlanmış ve bu cinsin 17 tür olmak üzere toplam 18 takson içerdiği belirlenmiştir. Puccinellia distans (Jacq. Muğla ofvarol61@hotmail. Şeker ve yağ asidi seviyelerinin ise tuz seviyelerine göre değiştiği saptandı.com Pinus pinea L.com Bu çalışmada Atriplex olivieri Moq. Analizler sonucunda tuz stresinden her bir bitkinin değişik oranlarda etkilendikleri ve tuz stresine karşı değişik tepkiler verdikleri belirlendi.(fıstık çamı) ormanları dünyada geniş bir yayılışa sahip değildir. Biyoloji Bölümü. Daha sonraki yıllarda yapılan çalışmaların derlendiği Türkiye Florasının 10. Prolin. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ancak obligat halofit olan S. Ayrıca cinse ait taksonların yetiştiği çeşitli ekosistemlerde sürdürülebilirliğinin sağlanması ve koruma biyolojisine katkıda bulunmak amacıyla.Zafer TEL Muğla Üniversitesi. Ankara 2 ODTÜ. revizyon. Anahtar Kelimeler: Tuz stresi. Türkiye SB 057 Bergama-Kozak (İzmir) Yaylasındaki Pinus pinea L. 06531.. (Çorak çim) ve Salicornia europaea L. Bitkilerde şeker. Beytepe. S. Diğer hormonların ise düşük değerler gösterdiği gözlendi. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. gövde ve yaprak uzunlukları ile yüzde yaş-kuru ağırlık oranları belirlendi. prolin. klorofil a ve b. 06800. (Deniz börülcesi) bitkileri farklı tuz konsantrasyonlarında (Kontrol. yaprak uzunlukları ve yaş-kuru ağırlık üzerinde tuzun değişik etkilere sahip olduğu belirlendi. Kök. Musa DOĞAN2 Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Her üç bitkide de Stoma sayıları ve büyüklükleri üzerine tuzun önemli bir etkisi görülmezken. olivieri ve P.) Meydana Gelen Fizyolojik Parametrelerin Araştırılması Mehmet Emre EREZ. ABA(Absisik asit). Biyoloji Bölümü .) Parl. Tuz uygulamasına bağlı olarak bitkilerin su seviyelerini belirli düzeyde tutmak için osmotik potansiyellerini düşürdükleri görüldü. 2002-2005 yılları arasında gerçekleştirilen ve TÜBİTAK tarafından üç yıl süre ile desteklenen bu araştırma projesi sonunda. karotenoid ve prolin seviyeleri spektrofotometre ile belirlendi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Puccinellia distans ( Jacq.

– Subsp.edu. TRABZON özellikleri incelenmiştir. floristik kompozisyon.Jelen. Bu çalışmada bu üç önemli yeni kaydın makroskobik ve mikroskobik fotoğraflarıyla birlikte türlerin ayrıntılı özellikleri ve Dünya dağılımları verilmiştir.36). abscondita’da eliptik oval. -subsp. Biyoloji Bölümü. 1971)]‘ya Dahil Edilmiş Olan Bazı Populasyon Örneklerinin Ayrı ve Yeni Bir Takson Olarak Sınıflandırılması ve Nedenleri Avni ÖZTÜRK Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi.19. -abscondita. Ayrıca Avrupa’da bulunmayan Tortula thianschanica’nın ilk kayıtları Orta Asya’dan verilmiş olup bu çalışmayla türün GüneyBatı Asya yönelik ilk dağılımı da belirlenmiş olmaktadır. beccabunga’nın ortalama kromozom uzunluğu 2. büyüklüğü. 17020.) Loeske’dan bitkinin oldukça küçük (2-3 mm) ve yaprak tabanıyla. Biyoloji Bölümü. Hagen’un kayıtları bu çalışmayla verilmektedir.Kop.666 mikrondur. muscosa [( Korsh. thianschanica yaprak enine kesitleri yönünden kendisine çok benzer olan Syntrichia papillosissima (Copp. Türlerin fitocoğrafik bölgelere göre dağılışları. abscondita’nın otalama kromozom uzunluğu 2. Terzioğlu Yerleşkesi. yeni kayıt.10’dür. Plagiomnium drummondii (Bruch & Schimp. ) A.10). beccabunga subsp. coruscum’da kendisine en çok benzeyen B. Örneğin Tohum uzunluğu –subsp. flora. Anahtar Kelimeler: karayosunu. Türkiye ve Güney-Batı Asya Karayosunları Florası için yeni olan Tortula thianschanica Broth. abscondita’da 0.555 mikron. orta hücrelerin geçiş bölgesindeki. -subsp. Burada ilk iki alt türe ait ortalama kromozom uzunluklarının birbirine yakın olmasına rağmen ( 0. Fen-Edebiyat Fakültesi. İran-Turan elementleri 1 (%0.Yine karyolojik özelliklerden ortalama ve toplam kromozom uzunlukları konusunda da sözü edilen populasyon örneklerinin (F1001) . T. Endemik bitki sayısı 14 ve endemizm oranı da %5.tr Bu bildiride Veronica beccabunga’nın alt türlerinden biri olan V.500 bryofit örneğinden oluşan Türkiye karayosunları koleksiyonu (S) üzerinde şimdiye kadar yaptığımız çalışmalar sonucunda. abscondita ile farkı ise 0.Kop. Benzer farklar toplam kromozom uzunlukları olarak da vardır ve korelasyon göstermektedir. olgun pedisellerin çiçek durumu ana ekseni ile arasındaki açılarda da farklar mevcuttur.) T. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Pinus pinea. Fen Edebiyat Fakültesi. Nitekim söz konusu populasyon örnekleri. SB 058 SB 059 Veronica beccabunga L.8 mm olup.230 mikron fark) . Şöyle ki: -Subsp. salebrosum’u andırır şekilde sarımsı yeşil renkli oluşu ile ayrılmaktadır.kenarı. İzmir. 67100 İncivez. albicans türünden yapraklarının daha fazla katlanmalı oluşu ve bitkinin genel görünümünün ilk bakışta B.4 mm. Çalışma alanında 44 familyaya ait 166 cins ve 274 tür tespit edilmiştir. muscosa sanılmış olan ( F 1001 ) populasyonunda ise uçta 156 Türkiye ve Güney Batı Asya Karayosunları Florası İçin Üç Yeni Karayosunu Kaydı Güray UYAR. beccabunga’da kapsül yuvarlak hafif emarginat. sayı ve oranları aşağıdaki gibidir: Akdeniz elementleri 91 (%33. . Çanakkale avniozturk@comu.711 mikrondur. muscosa’ya dahil edilmiş olan ve ayrı alt tür olması gerektiğini ileri sürdüğümüz populasyon örneklerinin – subsp. subsp. beccabunga’da 0. Ayrıca bu çalışmada 20 takson B1 karesi için yeni kayıt olarak tespit edilmiştir. yeni kare. subsp.036 mikrondur. Örneğin -subsp.. drummondii ise kendisine en yakın tür olan P. B. Zonguldak uyar.J. kenar hücrelerin ince uzun ve çıkıntılı oluşu ile ayrılmaktadır. yaprak sapı.J. Oysa ( F 1001) populasyonunda ise ortalama kromozom uzunluğu 1.649 mikrondur.6 mm olduğu halde ayrı ve yeni bir takson olması gerektiğini öngördüğümüz populasyon örneklerinde tohum uzunluğu 1.’dan yapraklarının daha geniş ve yaprak kenar dişlerinin daha belirgin oluşu ile. Muhammet ÖREN Zonguldak Karaelmas Üniversitesi. P. çok daha ayrıntılı ve dikkatli şekilde incelenerek diğer alt türlerin özellikleri ile karşılaştırıldığında. -subsp. Güney-batı Asya. ikinci alt türün ise 3 katı olan bir uzunluğa sahip bulunmaktadır. ve Brachythecium coruscum I. cuspidatum (Hedw. Avrupa–Sibirya elementleri 14 (%5.guray@gmail.5 katı. Anahtar Kelimeler: Fıstık çamı. stilus uzunluğu..com Elsa Nyholm tarafından 1968-1982 yılları arasında Türkiye’den toplanmış yaklaşık 5. Türkiye.21).) T. -beccabunga ve –muscosa alt türlerinden önemli ölçüde daha kısa olduğu görülmektedir. bu kararı gerektiren önemli morfolojik ve karyolojik farkların bulunduğu araştırmalarımızda ortaya çıkmaktadır. beccabunga ile farkı 0. Ayrıca (F1001) örnekleri ile diğer 2 alt tür örnekleri arasında kapsül şekli ve boyutları. birinci alt türün 4. Biyoloji Bölümü. muscosa’ya daha önce 2000 yılında dahil edilmiş olan ve Van ili çevresinden toplanmış bulunan bazı populasyon örneklerinin (özellikle “F 1001” nolu örnek) esasen adı geçen alt türe dahil edilmeyip ayrı ve yeni bir alt tür veya tür olarak sınıflandırılması gerektiği daha ayrıntılı incelemelerden anlaşılmıştır. -subsp.

A. ve A. purpurea subsp. Muradiye. TRABZON daralan yuvarlakça (damla şeklinde)’dır.com Moleküler DNA belirleyicileri son yıllarda kuramsal ve uygulamalı genetik çalışmalarda. tür örneklerine ait detaylı çizim ve fotoğraflar eklenmiş. antalyensis Ehrend.&Heldr. türlerin sistematik sırasının uygun . genetik teşhis. SCSSR7759.) Ehrend.tr Bu çalışmada. Yukarıda büyük çoğunluğu açıklanan nedenlerle ve en tipik örnekleri Van’ın Edremit ilçesinden toplanmış olduğu için adı geçen populasyon örneklerinin “ V. brevifolia Vent.) morfolojik. Her iki türe ait primerlerin transfer edilebilme oranları % 80 olarak hesaplanmıştır. Özlem ATEŞ SÖNMEZOĞLU. cinsinin Thlipthisa seksiyonunun Türkiye’de yayılışı bulunan taksonların (A. muscosa’dan ayrılmaktadır. Yaptığımız çalışma sonucunda. Stm578. ayrıca türlerin yayılışına ve yaşayışına etki eden bir böcek cinsi tespit edilmiş ve teşhisi yapılmıştır. filogenetik analizler. (Rubiaceae) Cinsi Thlipthisa (Griseb. Çalışma sonunda. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre mikrosatelit markörlerinin arpa ve buğday türleri arasında transfer edilebilir olduğu belirlenmiştir.) Ehrend. SB 061 Mikrosatelit DNA Belirleyicilerinin Tahıllarda Türler Arası Kullanım Olanakları Ahmet YILDIRIM. Türlerin “dar yayılışa sahip endemik” oluşlarına ilişkin. açıklama ve yorumlar getirilmiş. polen ve tohumlar taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile incelenerek fotoğraflanmıştır. edremitense” veya “Veronica edremitense” adı ile yeni bir alt tür veya tür olarak adlandırılmasının uygun olacağı kanısındayız. Manisa ersin. purpurea subsp. A. Yine coğrafik yayılış alanı olarak Van (Türkiye) da yetişen F 1001 populasyonu. Xgwm765) mikrosatellit primerlerinin iki buğday (Selçuklu-97. apiculata türlerinde kromozom sayısı 2n = 22 olarak tespit edilmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu markörlerin gelecekte genetik ve bitki ıslahı çalışmalarında her iki türde de başarıyla kullanılabileceği saptanmıştır. Morex) çeşidinde kullanım olanakları araştırılmıştır. A. pseudochlorantha’nın varyetesi olarak oluşturulması ile tür sayısı beşten dörde indirgenmiş. Xgwm374. Mikrosatelitler bitkilerde genetik materyalin karakterizasyonu. Biyoloji Bölümü. A. sadece Türkiye Florası’nda yer alan deskripsiyonları genişletilmiş. muscosa’nın asıl yayılış alanı Afganistan. Bu nedenle bir tahıl türü için geliştirilen markörlerin bir diğer türde de kullanılabilmesi oldukça önemli ve değerlidir. Arpa ve buğdaydan elde edilen Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PZR) ürünlerinin allel büyüklükleri karşılaştırılmıştır. Çalışmamızda yer alan türlere ait bazı fitokimyasal içeriklerin analizleri yapılarak elde edilen veriler taksonomik değerlendirmelere yardımcı olarak kullanılmıştır. beccabunga subsp. Rahime GÜNDÜZ Gaziosmanpaşa Üniversitesi. Pakistan ve kısmen de Türkmenistan ve İran’ da bulunmaktadır.19. bitki genom haritalanması. Bezostaja-1) ve iki arpa (Steptoe. A. -Subsp. Bu çalışmada polimorfik oldukları bilinen beşer arpa (Bmag110.. brevifolia. SSR markörlerinin geliştirilmesi oldukça zaman alıcı ve pahalı bir işlemdir. 45140. belirleyici yardımıyla ıslah ve gen klonlama araştırmalarında yaygın bir biçimde kullanılmaktadırlar. Tarla Bitkileri Bölümü. Biyoloji Bölümü. apiculata (Sm.edu. Gbms50) ve buğday (Stm560. fitokimyasal çalışmalar ile toprak analizlerinin desteğinde revizyonu yapılmıştır. A.minareci@bayar. Tokat ahmety55@gmail.. Tuğba ESERKAYA. 157 Türkiye’de Yayılış Gösteren Asperula L. pseudochlorantha. pseudochlorantha Ehrend. türlere özgü olan genel toprak özellikleri ortaya konmuştur. Fen Edebiyat Fakültesi. sitolojik. bitki ve hayvan türlerinde çok çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. Oysa ki her üç alt türün de saçak kök sistemi vardır. kodominant kalıtım özelliği göstermeleri. Seksiyonunun Revizyonu Ersin MİNARECİ. Seksiyonda yer alan türlerin yetiştiği toprak özellikleri araştırılarak. Türlerin Türkiye’deki yayılışları belirlenerek GPS verileri ile bu noktalar kayıt altına alınmıştır. palinolojik. Hvm40. -subsp. Ziraat Fakültesi. antalyensis ve A. Lokusa özgü olmaları. Hatta (F1001) örneğinde zayıf kazık kök sistemi de vardır. tür teşhis anahtarı yeni bilgilere göre güncellenmiş ve değiştirilmiştir. Hvole. 4/5 oranında endemik olan Thlipthisa seksiyonunda yer alan taksonların IUCN kriterlerine göre tehlike kriterleri yeniden belirlenmiştir. Xgwm513. Nejdet KANDEMİR. Kemal YILDIZ Celal Bayar Üniversitesi. antalyensis’in A. Moleküler Biyoteknoloji Laboratuvarı. Çalışma ile türlerin..) Ehrend. Asperula L. serotina (Boiss. SB 060 olmadığı görülerek sıraları yeniden belirlenmiş. Sitolojik incelemeler ile 5 taksondan 4’ünün kromozom sayıları belirlenmiş olup A. yüksek bilgi içeriğine sahip olmaları ve PZR ile kolayca saptanabilmeleri gibi özellikleri nedeniyle son yıllarda en çok tercih edilen DNA belirleyicilerinin başında mikrosatelit (SSR) markörleri gelmektedir.

canlı dokularında hasara yol açmayan. Ayrıca. Kimya Bölümü. kök veya gövde eksplantları ile karşılaştırıldığında. SSR. bitkilerde herhangi bir zarara yol açmadan bilgi sağlamayı amaçlayan yöntemler olarak karşımıza çıkmaktadır. Rejenerasyona etki eden faktörler arasında TDZ ve IAA’ın kullanılan diğer (TDZ+IBA.com Bu çalısmada.’nin in vitro Rejenerasyonu Tuğba AYDIN1. Elde edilen adventif sürgünlerin köklendirme çalışmaları. görüntüleme tekniklerinin geliştirilmesine yol açmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu doğrultuda. Atalay SÖKMEN3. gelişmekte olan 6-8 haftalık yaprak. Bu çalışmada. ayni zamanda önemli bir tıbbi bitki konumundadır. rejenerantlar saksılara aktarılarak. Fen Edebiyat Fakültesi. bitkilerin biyotik ve abiyotik streslere verdikleri cevabın değerlendirilmesi ve yakın gelecekte bitkilerin korunması konularında üstlenecekleri roller ele alınmıştır.com Bitkilerde meydana gelen dinamik metabolik olayları anlamak için sağlam ve fonksiyon gören sistemler içerisindeki parametreleri analiz edecek yöntemlere ihtiyaç vardır. Münevver SÖKMEN2. kalp aritmilerini düzenleyici işlevi olan digoksin. Bu bitki. hipokotil. Biyoloji Bölümü. Köklendirme işlemini takiben. Biyoloji Bölümü. 9000 Gent. BA+IBA) büyüme düzenleyicilerine nazaran çok daha etkili olduğu gözlenmiştir. doku kültürü. büyüme ucu ve hipokotilin büyüme ucuyla birlesim yerinden ayırarak hazırlanan filamingo gagası tipi eksplatı ve son olarak kök explantları. mikroçoğaltım Bitki Araştırmalarında Termal ve Klorofil Flüoresans Görüntüleme Tekniklerinin Kullanımı Aykut SAĞLAM1. kısa zamanda yüksek doğrulukta bilgi sağlayabilecek ve çok sayıda örnekle aynı anda çalışmaya imkan tanıyacak yöntemlere gereksinim duyulmuştur. MSSM. Dominique Van Der STRAETEN 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi.. Buhara YÜCESAN1. 61080 Trabzon 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ekrem GÜREL1 1 Abant İzzet Baysal Üniversitesi. SH veya CP ortamlarına göre daya başarılı rejenerasyon verdiği gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Digitalis sp. Bu ihtiyaç. doğal koşullara alıştırılma işlemine tabi tutulacaklardır. TRABZON Anahtar Kelimeler: Mikrosatelit. halen devam etmektedir. Hormon Sinyali ve BiyoGörüntüleme Birimi. 14280 Bolu 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. hipokotil veya filamingo gagası tipi explantının daha fazla (ort. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.’nin (Scrophloriacea). Anahtar Kelimeler: Stres. Arzu UÇAR TÜRKER1. Zeatin+IAA. çeşitli oksin (IAA. kolaylıkla tekrar edilebilecek. Görüntüleme teknikleri. görüntüleme. B5 veya LS ortamının MS. Laury CHAERLE2.19. Fen Fakültesi. In vitro koşullarda çimlendirilen tohumlardan elde edilen steril fidelerin en fazla 10 günlük kotiledon. 61080 Trabzon ibuhara@yahoo. arpa. Biyoloji Bölümü. Moleküler Genetik Bölümü. klorofil flüoresans 158 . 61080 Trabzon 2 Gent Üniversitesi. TDZ ve IAA içeren farklı hazır besi ortamlarının rejenerasyona etkisi incelendiğinde. termal görüntü. Biyoloji Bölümü. Belçika aykut_saglam@yahoo. İsmail EKER1. yurdumuzda doğal olarak yetişen ve endemik bir yüksükotu türü olan Digitalis davisiana L. 6. IBA veya NAA) içeren veya hormonsuz ortamlarda kültüre alınmış olup.0 sürgün/eksplant) sürgün oluşturduğu gözlenmiştir. adventif sürgün oluşumu yoluyla in vitro rejenerasyonu ilk defa tanımlanmıştır. gitoksigenin gibi etkin kalp glikozitleri içerdiğinden. PZR. görüntüleme tekniklerinden ikisi olan klorofil flüoresans ve termal görüntüleme sistemlerinin. KIN+IAA. buğday SB 062 SB 063 Türkiye’nin Endemik Tıbbi Bitkilerinden Digitalis davisiana L. digitoksin.

)’da Sarı Pas Hastalığına Dayanıklılığın EST (“Expressed Sequence Tag”) Veritabanları Kullanılarak Araştırılması Özge KARAKAŞ4. kültür bitkilerinden alınan üründe ise önemli ölçüde düşüş görülmektedir. bunun da B-taşıyıcı genlerin bitki kök hücrelerindeki ekspresyonları ile uyumlu olduğu görülmektedir. Bu proteinlerin genellikle B noksan ya da yeterli koşullardaki rolleri üzerinde durulmuştur. 26001. Gebze. Kadıköy. sp. Ancak. B yüksüz borik asit formunda bulunup biyolojik membranlardan rahatlıkla penetre olmakta ve B yeterli beslenme koşullarında aktif B taşınması gerekmemektedir. aestivum) çeşidi bitki materyali olarak kullanılmıştır. 41470. PK: 21. bitki dokularında düşük oranda B birikimi ile paralellik göstermekte. Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen dayanıklı (PI178383. Bununla birlikte. B noksanlığında ise kökte ekspresyonu yapılan taşıyıcı bir proteinin ksilem parankimasından ksileme B yüklemesi yaparak bitki gövdesine sağlanan bor’un artırıldığı model bitki Arabidopsis’te gösterilmiştir. Funda ŞENTÜRK AKFIRAT3. B-noksan topraklarda yetişen bitkilerde sterilite artmakta. Fen-Edebiyat Fakültesi. Seval ALBUSTAN5. B-toksitesine tolerans. Kadir AKAN5. PK: 226. Lütfü ÇETİN5. Gebze.com Dünyadaki önemli buğday üreticilerinden biri olan ülkemizde Puccinia striiformis f. Fizyolojik pH koşullarında. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 34722. Fen Fakültesi. Bu çalışmada. Türkiye ve dünyada buğday tarımını olumsuz yönde etkileyen sarı pas etmeni ile mücadelede kullanılan klasik ıslah yöntemleri uzun zaman alması ve değişken çevre koşullarına bağlı olması nedeniyle yetersiz kalmaktadır. Ankara 6 Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü. bitkiler için mutlak gerekli olan önemli bir mikrobesin elementidir. Biyoloji Bölümü. 34134. Km. ES14.19. Marmara Araştırma Merkezi. B taşıyıcı protein. Eskişehir yolu. Sönmez2001 x Aytın98 kombinasyonlarında çaprazlanarak elde edilen F2 bitkilerinden pas okuma sonuçlarına göre hassas ve dayanıklı genotipler belirlenmiştir. Mustafa ÇAKMAK6. Bitkilerin bora tepkilerinin tür içi varyasyonunun çok geniş olduğu ve B toksitesine tolerans ile hassasiyetin B taşıyıcı proteinlerin varlığı ve ekspresyon düzeyleri ile yakın ilişkisi olduğu görülmektedir. Lodumlu. tritici’in neden olduğu sarı pas hastalığı nedeniyle yıllara bağlı olarak ciddi ürün kayıpları ortaya çıkmaktadır. İstanbul 5 Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü. PK: 17. Aytın98) 6 adet kışlık ekmeklik buğday (Triticum aestivum ssp. 42075. Fen Fakültesi. B transporter. bitkilerde B noksanlığı.edu. Bu çalışma kapsamında Graingenes 159 . Tarla Bitkileri Bölümü. Ahu ALTINKUT UNCUOĞLU1 1 TÜBİTAK. Muallimköy Kampusu. Özcan YORGANCILAR6. Fahriye ERTUĞRUL1. Necmettin BOLAT6. Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü. Kampus.tr Bor (B). Eskişehir ozge79@gmail. Fazıl DÜŞÜNCELİ5. Ergun ÖZDEMİR6. Semra HASANÇEBİ1. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. Vezneciler. Anahtar Kelimeler: Bitkilerde Bor. yüksek B içeren topraklarda da bitkisel üretimde ciddi düşüşler yaşanmaktadır. moleküler yöntemler de kullanılarak materyal daha kesin olarak ve erken generasyonlarda test edilebilmektedir. Kocaeli 2 Marmara Üniversitesi. Bitkilerde B noksanlığı ile toksitesi arasında çok dar bir aralık olmakla birlikte. Sönmez2001) ve duyarlı (Harmankaya99. İzgi01 x ES14. Ayşen YUMURTACI 1. Sunulan bu çalışmada. İzgi01. TRABZON SB 064 Bitkilerde Bor Taşıyıcısı Genlerin Borun Noksanlık ve Toksite Koşullarında İşlevleri Erdoğan Eşref HAKKI Selçuk Üniversitesi. Kocaeli 4 İstanbul Üniversitesi. Yıldız AYDIN2. Biyoloji Bölümü. Konya eehakki@selcuk. EST veri tabanı çalışmaları yapılarak (i) hastalığa dayanıklı genotiplerin kısa sürede seçimine olanak tanıyan DNA markörlerinin belirlenmesi (ii) dayanıklılıkla ilişkili yeni gen kaynaklarının elde edilmesi amaçlanmıştır. Biyoloji Bölümü. İstanbul 3 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü.10. bu elemente karşı tepkilerinde de bitkiler türlerarası ve tür içi geniş bir genetik varyasyon göstermektedir. son zamanlarda yapılan çalışmalar B-transporter proteinlerinin B-toksitesi koşullarında da önemli olduğunu göstermiştir. Bu taşıyıcı proteinlerin varlığı B hassasiyeti yüksek olan tahıllarda da gösterilmiştir. Ziraat Fakültesi. Bu yüzden gelişmiş ıslah programlarında. bitkilerde B toksitesi SB 065 Buğday (Triticum aestivum L. Savaş BELEN6. Bu çeşitler PI178383 x Harmankaya99. Zafer MERT5.

Anahtar Kelimeler: Hypericum binbirdelik Otu. Ülkemiz Hypericum türleri bakımından önemli bir gen merkezidir.19. Vektör dizilerinden arındırılmış EST’lerden 136 kontig.pw. 50-100 mM NaCl içeren ortam üzerinde kültüre alınan sürgün uçlarından oluşan sürgünlerde sararmalar. 30 mM NaCl içeren ortam üzerinde kültüre alınan sürgün uçlarında sürgün sayısı ve sürgün uzunluğu açısından gelişmenin diğer uygulamalara göre daha yüksek olduğu gözlenirken. dayanıklı ve hassas anaçlarda ve bu anaçlara ait 3 farklı konbinasyonun F2 generasyonuna ait dayanıklı ve hassas karışımlarda (“bulk”) Bulk Segregasyon analizi ile DNA markör çalışmalarında kullanılmaktadır. Fen Bilgisi Ana Bilim Dalı. çimlenme 160 . Deneme.100. tohumları üzerine MA etkilerini saptamak amaçlanmıştır. 989 adet singletone dizileri ‘BLASTX’ programı kullanılarak protein profilleri çıkarılarak fonksiyonlarına göre sınıflandırılmıştır. EST. Laboratuarda hazırlanan MA düzeneğine bağlı olarak MA şiddeti ve süresi değiştirilmiştir. Bu çalışmada manyetik alanın Hypericum perforatum L. manyetik alan SB 067 perforatum. Manyetik alanın bitkiler üzerinde yaptığı olumlu etkiyi gösteren bir çok çalışma mevcuttur. yanık yaraların tedavisinde kullanılan Clusiaceae familyasına bağlı Hypericum perforatum L. Bu sınıflardan 17 kontig ve 11 singletone primer çifti dizayn edilerek. Çalışma kontig ve singletone’ların gen anlatım profillerinin belirlenmesi amacıyla RNA düzeyinde de devam etmektedir. fide yüksekliği. Kiraz Anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un in vitro Koşullarında Tuza Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Ş. 50. iklim odasında.usda. peroksidaz. Uygulamaya tabi tutulan bitkiler ile kontrol olarak alınan bitkiler arasında peroksidaz ve katalaz enzimleri bakımından farklılıkların olduğu saptanmıştır. Isparta evrima@ziraat. TRABZON (http://wheat. Anahtar Kelimeler: Buğday.fideleri yetiştirilmiş. sarı pas. Sevil YALÇIN Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Mahmut Osman USLU Süleyman Demirel Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Kiraz. Biyoloji Bölümü. klorofil miktarı ve salgı cebi sayısı belirlenmiştir. Kontrol ve farklı MA şiddetine maruz bırakılan tohumlardan. Bulk segregasyon analizi. moleküler markör. soğuk algınlıkları. Dünyada 400 kadar türle temsil edilen ve ülser. RNA SB 066 yüzdesi. Eğitim Fakültesi. karaciğer ve safra rahatsızlıkları. Bitki Koruma Bölümü. her macenta kutusu bir tekerrür olacak şekilde dört tekerrürlü olarak gerçekleştirilmiştir.gov) veritabanından buğdayda sarı pas hastalığına özgün EST kütüphanesi taranarak 1549 EST belirlenmiştir.com Son yıllarda doğal tedavi yollarına. Yapılan bir çok çalışmalarda yüksek ekonomik ve tıbbi değere sahip bitkilerin hızlı bir şekilde geliştirilmesinde ve daha çok ürün elde edilmesinde. Ortama ilave edilen tuz miktarı arttıkça bitkilerde sürgün sayısı. Bitkisi Üzerine Etkisi Selim İŞLEKDEMİR. İlköğretim Bölümü. Ziraat Fakültesi. özellikle bitkisel tedaviye ilgi tüm dünyada artmıştır. yapay olarak oluşturulan manyetik alan (MA) uygulamaları kullanılmıştır. Bu amaçla sürgün uçları 4 değişik konsantrasyonda (30.sdu. Kültüre alma işleminden 4 hafta sonra yapılan değerlendirmeler sonucunda. optimum koşullarda Hypericum perforatum L. Evrim ARICI.150 mM) NaCl içeren katı MS ortamı üzerinde kültüre alınmıştır. katalaz. mide.edu. (Binbirdelik Otu) cinsinin Türkiye’de 84 türü bulunmaktadır. Çanakkale selimislekdemir@gmail. sürgün uzunluğu ve klorofil miktarının azaldığı belirlenmiştir. Tohumlar saniyede 1 metre yol alan hareketli bir zeminde 50-60 örsted’lik bir MA şiddetine maruz bırakılmıştır.150 mM NaCl içeren ortam üzerinde gelişen sürgünlerde ise gelişimin tamamen durduğu ve şiddetli nekrozların oluştuğu gözlenmiştir. NaCl. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.tr Yapılan bu çalışmada sürgünucu kültürü ile in vitro klonal çoğaltımı yapılan yarı bodur kiraz anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un tuza (NaCl) karşı reaksiyonları araştırılmıştır. in vitro Manyetik Alanın Hypericum perforatum L. diyabetik rahatsızlıklar.

Antipotlar daimi yapılardır ve ritmik büyüme gösterirler. Biyoloji Bölümü. protein. Coommassie brilliant blue. Tozlaşma öncesi evrede. Bu amaçla farklı gelişim evrelerindeki çiçek tomurcukları asetik-alkolde (1:3) fikse edilip hazırlanan parafin bloklardan el mikrotomunda kesitler alınarak Regaud hematoksilin. Funikulusun kaidesinde küçük bir çıkıntı halinde obturator farklılaşır. Sitokimyasal testler antipotların depo maddelerince zengin olduğunu açığa çıkardı. İntegümentler. Embriyo gelişimi Onagrat tiptedir. sitokimya. sınırları düzgün olmayan. Fen-Edebiyat Fakültesi. Başlangıçta her iki odacıkta bölünmeler serbest nukleusluyken. S. Biyoloji Bölümü zmcoskun@yahoo. Kanal hücrelerinin sitoplazmaları körelmeye başlar ve sitoplazma miktarı azalır. Antipot nukleuslarının hacimleri ploidi seviyesinin n ve 128n arasında değiştiğini gösterdi. Oburator hücreleri bol nişasta içerirler. zarı genellikle bir yerden merkeze doğru girinti yapan nukleuslar da içerirler. erimeyen ve asidik polisakkkaritler içerir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. nusellus epidermisi ve hipostas bol miktarda nişasta. Kanal hücrelerinin nukleuslarının hacmi küçülür ve şekillerinde bozukluklar ortaya çıkar. Hücrenin apikalinde nişasta birikimi vardır. Embriyo kesesi gelişimi Polygonum tiptedir.19. Tıp Fakültesi. Organeller genellikle hücrenin kanala bakan tarafında yoğunlaşmışlardır. Kanal hücreleri düzgün şekilli nukleusların yanında. poliploidi 161 . FA sitoplazma içine doğru uzanan parmak şeklinde çıkıntılar şeklindedir ve PAS ile kuvvetli reaksiyon verir. daha sonra hücreli hale geçti. Sitoplazmada organellerin sayısı çok azalır. Tozlaşma sonrası evrede. ribozom. PAS. Nukleusun çevresindeki sitoplazma bölgesi yoğun ve organel açısından çok zengindir. ABD 2 Marmara Üniversitesi. sigmoideum’un stilusunda kanalın her iki yüzeyinde bir sıra kanal hücresi bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Scilla autumnalis. TRABZON SB 068 SB 069 Scilla autumnalis L. Fen-Edebiyat Fakültesi. görünüş ve yoğunluktaki granülleri içerir. O. endosperma. krassinusellat ve bitegmiktir. Hücre çeperi üzerinde kesintisiz ve düzgün kütikula tabakası bulunur.’de Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Zeynep Mine COŞKUN1. İstanbulMaltepe-Başıbüyük’ten toplanan çiçek tomurcukları %3 glutaralaldehit ve %1 OsO4 ile fikse edildikten sonra eponda bloklandı ve kesitler uranil asetatkurşun sitrat ile kontrastlama yapılarak elektron mikroskobunda incelendi. Olgun embriyo kesesinde yumurta hücresi kuvvetli PAS pozitif reaksiyonu veren tam çeperle çevrilidir. Tıbbi Biyoloji ve Genetik. autumnalis’in tohum taslakları anatrop. kalazada nukleus ve besin maddelerince zengin sitoplazma bulunur. Sinergitler geçici yapılardır ve döllenmeden önce körelirler.com Bu çalışmada Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da tozlaşma öncesi (antesis öncesi) ve tozlaşma sonrası (antesis sonrası) evrelerinde stilus kanal hücrelerinin ince yapıları incelendi. Kanal hücrelerinin çeperleri tozlaşma öncesine göre daha kalınlaşır. bazı bölgelerde sadece ER görülür. endoplazmik retikulum keseleri (ER). embriyo. elektron mikroskobu 1 Bu araştırmada. Yumurta hücresinden daha küçük olan sinergitler benzer kutuplaşma gösterirler ve hücre çeperleri hücrenin kaidesinde çizgili cihazı (FA) oluşturur. embriyo kesesi. Alcian blue boyaları uygulayıp ışık mikroskobunda incelendi. kanal hücreleri kanalın genişlemesiyle birbirinden iyice uzaklaşırlar. Antipotlara yakın yer alan primer endosperma nukleusu bölünerek küçük alan kalazal ve büyük alan mikropilar odacığı oluşturur. Biyoloji Bölümü isilismailoglu@gmail. Zigot karakteristik polarize görünümdedir: Mikropilde vakuol. Sitoplazma plastit. İstanbul-Başıbüyük’ten 2006-2007 yıllarında toplanan Scilla autumnalis’in üreme biyolojisi incelendi. kanal hücreleri. Meral ÜNAL2 İstanbul Bilim üniversitesi.com Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Stilus Kanal Hücrelerinin İnce Yapısı Işıl İSMAİLOĞLU. Endosperma helobial tiptedir. kanal hücrelerinin çeperleri hem kanala bakan hem de yan yüzlerinde çok sayıda girinti ve çıkıntılar oluşturur. diktiyozom ve diktiyozoma ait vesiküller ve çeşitli büyüklük. Çeper üzerinde bulunan kütikula yer yer parçalanır ve kütikula parçaları kolaylıkla çeperin üzerinde ve kanalın içinde gözlenir. Anahtar Kelimeler: Ornithogalum sigmoideum. Meral ÜNAL Marmara Üniversitesi.

albida. Çoğu angiosperm türde tohumdaki genetik çeşitlilik seksüel üreme ile ortaya çıkar. Genista cinsindeki taksonların somatik metafaz kromozomları 2n = 18.. G. albida ve G. (Fabaceae) Cinsi Taksonlarının Karyolojik Yönden İncelenmesi Esra MARTİN Selçuk Üniversitesi. Bu araştırmada. sepal/petal. TRABZON SB 070 Türkiye Genista L. anatolica Boiss. gövde ve kök) FIS gen ifadeleri RT-PCR yöntemi ile ortaya çıkarılmıştır. tinctoria türü hariç. januensis Viv. spermlerden biri yumurtayı dölleyerek embriyo. sandrasica ve G. Bugüne kadar genetik etiketlemeye maruz kalan genlerin çoğu memeli ve Drosophila’da bulunmuştur. G. İlave olarak çalışılan tüm taksonların doğal habitatlarında fotoğrafları da çekilmiştir. bir tohumda kromozom sayısı embriyoda 2n iken endospermde 3n’dir. cinsin endemizm oranı %33’tür. genetik etiketleme. thaliana FIS genleri dizilerine göre dizayn edilen primerler ile PCR yapılmıştır ve ürünler agaroz jel elektroforezinde analiz edilmiştir. bazı 162 .19. Biyoloji Bölümü. Bu orandan her iki yöne doğru sapmalar tohum gelişimi üzerinde olumsuz yönde etkili olarak kayıplara yol açar. G. sandrasica Hartwig & Strid’dır. G. Leguminosae.. Boechera. 36.. Kemal Melih TAŞKIN Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. subsp. G. Bu taksonlar. Genetik etiketleme veya damgalama (imprinting) olarak bilinen bu mekanizma. Genista tinctoria. 48.. Yasemin DEMİRGAN. Sonuç olarak. Hakan ÇAM. involucrata Spach. Türkiye SB 071 genlerin ana ya da babadan gelmesine bağlı olarak ifade olmasına yol açar. Genista cinsine ait 12 takson karyolojik yönden çalışılmıştır. Bu türlerden G. Çalışmada farklı dokularda (stamen. (Fabaceae) cinsi Avrupa. Biyoloji Bölümü. FIS Apomiksi ve Genetik Etiketleme: Doğal Apomikt Boechera holboellii Türünde Genetik Etiketlemeye Maruz Kalan Gen İfadelerinin Belirlenmesi Sibel YILMAZ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. sessilifolia ve G. Angiospermlerde tohum çifte döllenme diye bilinen bir mekanizma ile gerçekleşir. G. Bir model organizma olan Arabidopsis thaliana bitkisinde ise genetik etiketlemeye maruz kalan genlerin endosperm gelişimi sırasında ifade olduğu gösterilmiştir. 42090 Meram. G. G. Anahtar Kelimeler: Apomixis. yaprak. Büyüme kabinlerinde yetiştirilen bitkilerden elde edilen dokular RNA degredasyonunu önlemek için RNA later solusyonu içerisinde sterio mikroskop altında diseksiyon iğnesi ile ayrılmıştır. holboellii dokularında ifadeleri araştırılmıştır. Çanakkale sibelyilmaz@comu. kromozom sayısı.com Genista L. G. Apomiktik bitkilerde genetik etiketlemenin rolü henüz açıklanamamıştır. Çalışılan taksonlardan G. G. apomiktik üremede embriyo döllenme olmaksızın meydana gelir. Erkek gametofit ise vejetatif bir hücre ve iki sperm taşıyan polen tanesidir. A. burdurensis. Ayrıca G. Bir dişi gametofit yumurta ve merkezi hücrelerin bulunduğu embriyo kesesinden oluşur. lydia. albida Willd. libanotica Boiss. 46. karpel. Çünkü embriyoda ebeveynlere ait genomik oran 1maternal: 1 paternal iken endospermde bu oran 2m: 1 p’dir. Bu cinsin Türkiye’de 13 türü doğal olarak yetişmektedir.. subsp. aucheri. Kuzey Afrika ve Batı Asya’da yayılış göstermekte ve yaklaşık dünyada 90 tür ile temsil edilmektedir. lydia (Boiss. Biyoloji Eğitimi.edu. acanthoclada DC. Daha sonra bu RNA’lar cDNA sentezi için kullanılmıştır. G.. sandrasica türlerinde ise poliploid hücreler gözlenmiştir. vuralii endemik olup.tr Memeliler ve çiçekli bitkilerde bazı genler köken aldığı ebeveyn cinsiyetine bağlı olarak işaretlenir. acanthoclada. carinalis Gris. G.. Buna karşın.. Anahtar Kelimeler: Genista. G. Bu süreçte dişi ve erkek gametler haploid gametofit içerisinde gelişirler. involucrata. thaliana türünde genetik etiketlenmeye uğrayan FIS (FERTILIZATION INDEPENDENT SEED) sınıfı genlerin triploid apomikt B. G. Ardından A.Gibbs. involucrata türlerinin ise karyotip analizleri de Görüntü Analiz Sistemi (IAS) kullanılarak yapılmıştır. 44. G. G.) Kit Tan & Zieliński. karyotip. diğerlerinin kromozom sayıları bilim dünyası için ilk kez belirlenmiştir. 52 ve 72 şeklinde tespit edilmiştir. G. januensis subsp. Bu dokulardan total RNA izolasyonu yapılmış izole edilen RNA’ların kalitesi FA jel elektroforezinde belirlenmiştir. aucheri Boiss. G. sessilifolia DC. burdurensis P. Eğitim Fakültesi. Genista tinctoria L. Konya esramartin@gmail. Endosperm. Bu çalışmada. burdurensis. diğeri ise merkezi hücreleri dölleyerek endospermi oluşturur.

000 ha alanda domates üretilmektedir. Biyoloji Bölümü.) Hoffm. Anahtar Kelimeler: PVY. Kınıklı. Domatesin üretim ve kalitesi çok çeşitli hastalıklar nedeniyle düşmektedir. Bakteriyel. Yabani domates türlerinde değişik şekillerde dayanıklılık tespit edilmiştir. 50 farklı yabani tür ve kültür domates türlerinde PVY’ye karşı dayanıklılık kaynakları araştırılmıştır. endemik SB 073 Domateste Patates Y Virüsü (PVY)’ne Karşı Dayanıklılık Fevziye ÇELEBİ TOPRAK1. Bu hastalıklar. Cinsi Cheirolepis (Boiss. Bir dendrogram yapılarak türlerin filogenetik akrabalıkları ortaya çıkarılmıştır. domates üretimi açısından Türkiye. Patates Y virüsü (PVY). Bu yüzden. Lycopersicon chilense ve L. Bitki hastalıklarıyla mücadelede çeşitli yöntemler kullanılmaktadır: dayanıklı ve toleranslı kültür çeşitleri kullanılarak.edu. dünya çapında üçüncü sırada yer almaktadır ve Türkiye’de 260. Fen Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Centaurea. en iyi mücadele yöntemi genetik dayanıklılığın kültür domateslerine aktarılmasıdır.com Bu çalışmada Cheirolepis ve Pseudoseridia seksiyonunda yer alan ve birbirleriyle yakın akraba olduğu düşünülen Centaurea türlerinin moleküler bir seçici olan ISSR (Basit diziler arası tekrarlar) yöntemi ile seçimi yapılmıştır. temiz alet ve donanım kullanılarak. PVY virüsü bitkilere mekanik olarak taşındığı gibi afidler aracılığı ile de taşınır. Sonuçlar Ki-kare analizinde belirlendiği gibi 1:3 açılım oranına uymaktadır. iki haftalık (inokule edilen yapraklar) ve dört haftalık (Sistemik yapraklar) dönemlerde virüs varlığının saptanması için DASELISA (Double Antibody Sandwich Enzymelinked immunosorbent assay) ile test edilmiştir. Denizli. L. Sami DOĞANLAR2. L. vitamin ve mineral maddeler açısından oldukça zengin bir sebzedir. Bu çalışmada. Biyoloji Bölümü. Patates Y virüsü (PVY) domates bitkisini infekte eden virüsler arasında en çok yaygın ve zararlı olanlardan biridir. İzmir fctoprak@pau. Domates. L. Domates üretimini bütün dünya’ da olduğu gibi kısıtlayan en önemli faktörlerden biri değişik virüslerin sebep olduğu viral hastalıklardır. Kuddisi ERTUĞRUL. Özellikle virüs vektörleri olan böceklerle mücadelede kullanılan insektisitler hem insan sağlığı açısından hem de maddi açıdan zararlı olabilmektedirler. 20017. Konya dnapolimeraz@gmail. hirsutum ve L. hirsutum PI247087 bitkisinde PVY’ye karşı immünite olduğu gözlenmiştir. Urla. Meryem BOZKURT. tüm ürünün kullanılamayacak duruma gelmesine neden olabilmektedir. taşıyıcı vektörlerle savaşılarak. Biyoloji Bölümü. Dünyada tüm etmenlere dayalı verim kayıpları 500 milyar dolar (USD) olarak tahmin edilmektedir. Türkiye. Kampus. Beslenme ihtiyacı için kullanılan sebzelerin başında domates yer almaktadır. TRABZON SB 072 Centaurea L.Türkiye. domates. hastalıklı tohumların kullanılmamasına dikkat edilerek viral hastalıklarla mücadele edilmektedir. ISSR. pennellii ve L. Selçuk Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. İnokule edilen bitkiler. Eminur BARUTÇU1. peruvianum. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kınıklı Merkez Kampüs. domates üretim ve tüketimi açısından önemli bir ülkedir. chmielewskii bitkilerinde PVY’ye karşı dayanıklılık olduğu tespit edilmiştir.19. L. Anne FRARY2 1 Pamukkale Üniversitesi. ve Pseudoseridia Wagenitz Seksiyonlarında Yer Alan Bazı Akraba Türlerin ISSR (Inter-Simple Sequence Repeats) Yöntemiyle Seçilmesi Eda ÖZEL. ürün rotasyonu yapılarak. pimpinellifolium. glandulosu ve L. Tuna UYSAL. 2 İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü. fungal ve viral hastalıklar önemli ölçüde ürün kalite ve veriminde etkili olmaktadırlar. Yabani ve kültür türleri ve bu hatların çaprazlarından elde edilen F1 ve F2 hatları PVY ile mekanik olarak inokule edilmiştir. dayanıklılık 163 . FAO 2006 (Food and Agriculture Organization) verilerine göre. bitki kalite ve verimini önemli ölçülerde azaltan viral bir bitki hastalığıdır.tr Gittikçe artan insan nüfusunda tarım hayatı son derece önemli bir yer kaplamaktadır. chmielewskii F2 populasyonlarının fenotipik analizlerine göre dayanıklılığın resesif tek genle kontrol edildiği varsayılmaktadır. Elde edilen parmak izlerine göre bir veri matriksi oluşturulmuştur. Biyoloji Bölümü.

No:11. kromozom preparatlarından elde edilen mitotik metefaz görüntüleri üzerinde örnek karyotip uygulamaları da konunun uzmanı tarafından sunulacaktır. Beytepoe. Umbelliferae.26 µ ile 3. elegans’ ın kök uçlarından elde edilen mitotik kromozomlarının analizi yapılarak. Ancak sağlıklı sonuca ulaşabilmek için çok sayıda hücreyi incelemek gerekmektedir. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemi.com Yaşayan her canlının sahip olduğu belirli bir kromozom sayısı vardır.) Alava & Hub. Botanik ABD. T. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemleri otomatik ve yarı otomatik olarak ölçümler yapar. taksonlara ait karyogram ve idiyogramlarının çizimi gibi uygulamalar bilgisayar programları ile yapılmaktadır. Yenimahalle.21µ dur ve kromozom boyları 1. toplam haploid kromozom uzunluğunun ölçülmesi. tüm dünya ve ülkemiz için stratejik ürünler arasındadır. Bu programın kullanımı ile ilgili teknik bilgiler yazılımcı tarafından. kromozom. Zafer MERT. idiyogram. Bilgisayarların ölçü birimi pixeldir. insanların performansları ile karşılaştırıldığında hızlılık. Şti. Haşim ALTINÖZLÜ Hacettepe Üniversitesi. Günümüz sitogenetik çalışmalarında kromozom kol indeksleri. Ankara esramartin@gmail. Fen Fakültesi. Otomatik ölçümlerde. Bir hücreyi mikroskop altında gözlemek. & Bal. kromozom boy uzunlukları. SB 075 Bilgisayar Destekli Görüntü Analiz Sisteminin Sitogenetik Çalışmalara Uygulanabilirliği ve Güvenilirliği Esra MARTİN1.com Buğday (Triticum aestivum).tr Türkiye için endemik bir tür olan Tordylium elegans ‘ın (Boiss. endemik. Ankara gomurgen@hacettepe. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı.15 µ arasındadır. Kadir AKAN Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü.19. canlılardaki sistematik problemlerin çözümünde ve filogenetik ilişkilerinin belirlenmesinde kullanılmaktadır. Kullanıcı kalibrasyon yaparak istediği birimde (µm. 1 Selçuk Üniversitesi. Bilgisayar destekli Görüntü İşleme ve Analiz Sistemi ülkemizin bazı Üniversitelerinin laboratuvarlarında ve araştırma hastanelerinde etkin olarak kullanılmaktadır. Lütfi ÇETİN. Ankara kadir_akan@hotmail. Canlılardaki kromozom sayı ve morfolojilerinin sitogenetik açıdan incelenmesi. nitelikli bilimsel yayınlar üretmesini sağlamada vazgeçilmez bir yazılım olduğu anlaşılmaktadır. 8 çift kromozom azalan boylarına göre 1 den 8’e kadar sıralanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kromozom sayısı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. karyotip analizi. Tordylium elegans. Kromozom sayıları. Bilgisayar yazılımları. sentromer konumlarının belirlenmesi.. Sonuçlar kullanıcıların belirleyeceği parametreler doğrultusunda elde edilir. her ne kadar bazı taksonlarda aynı olsa da. Karyotip formülü 1 terminal.-Mor kromozom sayısı ve karyotip analizi ilk kez bu çalışmada verilmiştir. Konya 2 Bab Yazılım Donanım Mühendislik ve Medikal Cihazlar Ltd. TRABZON SB 074 Türkiye İçin Endemik Olan Tordylium elegans’ın (Boiss.edu. Babacan UĞUZ2. Fungal biyotik stres faktörlerinden biriside Kara Pas (Puccinia graminis 164 . mm. Anahtar Kelimeler : Görüntü işleme ve analiz sistemi.) Alava & Hub. Bu yazılım kullanılarak bütün canlıların somatik kromozom sayılarının tespit edilmesi.-Mor (Umbelliferae) Kromozom Sayısı ve Karyotip Analizi Ayşe Nihal GÖMÜRGEN. Sitogenetik çalışmalar yapan akademisyenlerin ve araştırmacıların daha kolay. Biyoloji Bölümü. Bu taksonun somatik kromozom sayısı 2n = 16 olarak tespit edilmiştir. Üretimin her aşamasında biyotik ve abiyotik stres faktörleriyle karşılaşılabilmekte olup bu stres/stresler nedenleriyle ciddi verim ve kalite kayıpları oluşabilmektedir. daha hızlı ve daha güvenilir sonuçlar almasını. kromozom morfolojilerinin belirlenmesi ve kromozom aberasyonlarının ortaya konulması mümkündür. Ahmet DURAN1. incelemek ve değerlendirmek kolay olabilmektedir. Biyoloji Bölümü. karyotip SB 076 Ug 99’a Karşı Küresel Yaklaşımlar ve Türkiye için Genetik Dayanıklılığın Kullanımı Üzerine Bazı Araştırmalar–I Fazıl DÜŞÜNCELİ. verilerin dizayn edilmesi ve bilgilerin depolanması gibi yönleriyle çok daha avantajlıdır. kullanım kolaylığı. Eğitim Fakültesi. Ortalama kromozom boyunu 2. ölçüm güvenilirliği. kromozom morfolojileri farklıdır. Seval ALBOSTAN. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemlerini kullanarak çok daha hızlı ve güvenilir veriler elde etmek mümkündür. & Bal. Şehit Cem Ersever Caddesi. cm) sonuçları alabilir. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemlerinde görüntü oluşumu renklerin ayrışım karakterlerinin sayısallaştırılması ile gerçekleşir. 3 medyan ve 4 submedyan (2n= 1t + 3m + 4sm) kromozom olarak belirlenmiştir.

tritici ) olup epidemi durumunda kayıplar %90’a ulaşabilmektedir. Doğu Afrika’da ortaya çıkıp kuzeye doğru yayılarak geniş bir alanda buğday üretimini etkilemiştir. hedefe hızlı ulaşılması ve diğer birçok mücadele şekline göre ucuz olması nedeniyle kimyasal uygulamalar üreticiler tarafından öncelikle tercih edilmektedir. Bu amaçla 2007 yılında TAGEM’e bağlı 11 araştırma enstitüsünden Kışlık Dilim için 175 hat/çeşit. sırasıyla 135 (%77) ve 23 (%16) genotip dayanıklı olarak belirlenmiştir. Kimyasal uygulamalardan dolayı oluşan kalıntılar ya da yeni oluşan bileşikler biyolojik ortamı etkilemekte.4 milyar dolar zarar meydana getirebileceği ve bu durumdan 1 milyara yakın insanın etkilenebileceği yönündedir. TAGEM. Yazlık Dilim için 140 hat/çeşitten oluşan setler Etiyopya’da test edilmiş olup. EARO (Etiyopya) ve PBI (Sydney Üniversitesi)’ca desteklenmektedir. uygulamanın kolay olması. Yenimahalle.sp.) dünya ve ülkemiz için stratejik ürünler arasındadır. Ug99. Nohutta. 2006–2007 yılı yetiştirme sezonunda tarla ve sera şartlarında test edilmiştir. kara pas (Puccinia graminis f. tüm alıcı ortamlarda kalıntı oluşturarak biyolojik dengeleri bozabilmekte hatta besin zincirine girerek insanda bile toksik etki oluşturabilmektedir. Günümüzde benzer bir durum söz konusudur. Sürme (Tilletia foetida ve Tilletia caries) ve Rastık (Ustilago tritici). kara pasın mevcut durumunun ve patotiplerinin belirlenmesi 3) Çeşit ve hatlardan oluşan ülkesel buğday materyalinin hastalığın görüldüğü ülkelerden birisi olan Etiyopya’da bu ırka karşı reaksiyonlarının belirlenmesi amacıyla gönderilmiştir. Seval ALBOSTAN. tritici). KARI (Kenya). Arpa Yaprak Lekesi (Rhynchosporium secalis). Uzun yıllar süren çalışmalar sonucu oluşturulan hastalıklara dayanıklılık kaynakları. ve uçucu madeni yağla inokule edilmiş ve değerlendirme 165 . ucuz ve pratik kontrol metodu olarak alternatif bir yaklaşımdır.sp. arpa (Hordeum vulgare) ve nohut (Cicer arietinum L. GRI. Irk ülkemize gelip belli bir tehdit oluşturmadan yapılan çalışmalar şu şekilde özetlenebilir. Irkın etkisi ülkemizde 1995 yılında hissedilmiş olup Çukurova’da 500 bin ton ürün ve bunun parasal karşılığı olarak da 5. üreticiler tarafından kullanılabilecek uygun. Fazıl DÜŞÜNCELİ Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü. Kamu kaynaklarının kullanımı noktasında.000. Üretimleri sırasında karşılaşılan biyotik ve abiyotik stres faktörleri nedeniyle ekonomik anlamda önemli verim ve kalite kayıpları oluşabilmektedir. Sarı Pas (Puccinia striiformis f.com Buğday (Triticum aestivum). bir ton buğday 140 USD olarak hesaplanırsa 16. Ug 99 dünya buğday koleksiyonunun önemli bir kısmını etkilenmekte olup öngörüler ırkın. tritici ). genetik dayanıklılık SB 077 Genetik Dayanıklılığın Buğday. Şehit Cem Ersever Caddesi.000 USD kayba neden olduğu bildirilmektedir. Antraknoz (Ascochyta rabiei) hastalıkları biyotik stres faktörleri olarak Orta Anadolu şartlarından öne çıkanlardır. Arpa Çizgili Yaprak Lekesi (Pyrenophora gramineum). üretim maliyetlerini bir miktar artması. Lütfi ÇETİN. Anahtar Kelimeler: Buğday (Triticum aestivum).sp. TRABZON f. su. ciddi yatırımların yapıldığı ve önemli bir pazar haline gelen organik üretimde kullanım kısıtlamalarının olması belki daha da önemlisi çevreye/bitkiye olan olumsuz etkileridir. Bu dezavantajları önemli fırsata dönüştürebilecek olan genetik dayanıklılık. No:11. Ankara kadir_akan@hotmail. Zafer MERT. Test materyali üzerine Sarı pas için uredosporlar ilkbaharda talk pudrası. 4) Test materyali içerisinde dayanıklılık özelliği taşıyan genotiplerde dayanıklılığı sağlayan genlerinin belirlenmesi 5) Dayanıklı çeşit geliştirmek ve hastalığın ülkemize gelmesi durumunda genetik dayanıklılık kullanılarak hastalıkla mücadele edilebilmesi noktasında ıslah çalışmalarına başlanması amaçlanmaktadır. IWWIP. oluşan bu yeni ırklar her anlamda büyük küresel sonuçlar doğurabilmektedir. Arpa ve Nohutun Bazı Fungal Hastalıklarına Karşı Orta Anadolu Şartlarında Kullanımı Üzerine Araştırmalar Kadir AKAN. Küresel bir risk olarak kabul edilen ırka karşı uluslar arası araştırma kuruşları ve tehdit altındaki ülkelerin katılımlarıyla Küresel Pas Girişimi (GRI) oluşturulmuştur. Buğdayda. dünya üretiminin yaklaşık % 19’a denk gelen 117 milyon ton ürün kaybına. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Arpada. hastalığın eşeyli dönemi sürecinde ya da farklı mutagen kaynaklar nedeniyle mutasyonlar oluşabilmekte ve bu şekilde hastalığın yeni ırkları meydana gelebilmekte. insana ve çevre sağlığı için oluşabilecek olumsuzlukların giderilmesi için belirli bir maliyetin oluşması da önemli bir dezavantajdır. Macrocycle’nin fungal etmenlerde. Kimyasallar önerilen şekilde kullanılsa bile. Çalışma TÜBİTAK 1001 programınca (106O331) finanse edilmekte olup. Biyoloji Bölümü. 1)Uluslararası kuruluşlarla diyalog çerçevesinde ırkın hareketi izlenmesi 2) Ülkemiz için. Bu hastalıkların kontrolünde genellikle. Aktif üye konumundaki ülkemizde de ortak girişimce geliştirilmiş olan ortak stratejiler çerçevesinde çalışmalar yürütülmektedir. İlk defa 1999 yılında Uganda da tespit edilmesine atfen Ug 99 adı verilen yeni bir kara pas ırkının da küresel bir epidemiye yol açmasından ciddi endişe duyulmaktadır.19. Örneğin Kenya’da 1986 yılında tespit edilen Yr9 dayanıklılık geni üzerine etkili sarı pas ırkı.

Rastık (Ustilago tritici). Antalya İstanbul Belgrad Ormanı Atkestanelerinde Yeni Bir Zararlı: Cameraria ohridella (Lepidoptera:Gracillariidae) H.Kasım (236 gün) dönemlerinde toplam 424 gün sürdürülmüştür. 1857)] ile Biyoteknik Mücadele Deniz İNNAL KUYAB1. Orta Avrupa ve Balkan ülkelerinde yoğun zararı görülen bu türün ülkemizde yeni olması nedeniyle herhangi bir epidemi olabilecek populasyon artışına şu anda şahit olunmamıştır. Akdeniz Çam Kabuk Böceği (Orthotomicus erosus Bright & Skidmore. Selim Sualp ÇAĞLAR2 1 Kundu Turizm Yatırımcıları Birliği. eşey oranı ve tuzak yüksekliği-örneklenen birey sayısı arasındaki ilişki şeklinde değerlendirilmiştir. yoğunluk ve ağırlık değişimi. Bu yüzden zararlı üzerindeki araştırmalara 2004 yılından itibaren önem verilmeye başlanmıştır.Hüseyin CEBECİ. Fıstık Çamı ormanında. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Akdeniz Çam Kabuk Böceği Orthotomicus erosus’a karşı etkili olmuştur. Arpa Yaprak Lekesi’ne 107.tr İstanbul Belgrad Ormanı alanlarında 2004 ile 2005 yılları arasında Cameraria ohridella tahribatı görülmüştür. Sürme’ye 60. genetik dayanıklılık SB 078 ettiğimiz ilk verilecektir. Ayrıca. Çalışma süresince toplam 149. Arpa Yaprak Lekesinde 500. Sürme (Tilletia foetida ve Tilletia caries). İstanbul.000 spor/ml yoğunluğunda inokule edilmiş ve gözlemler 1-9 skalasına göre yapılmıştır. Sabiha ACER İstanbul Üniversitesi.000 spor/ml yoğunluğunda inokule edilmiş ve değerlendirme 0-4 skalası göre Antraknozda hastalıklı bitki artıklarından ve kültüre alınan antraknoz etmeni.801 (%55.840 (%47. Lepidoptera. veriler bu çalışma içerisinde Anahtar Kelimeler: Aesculus. Fen Fakültesi. Bu genotipler kullanarak kimyasal savaşım sonucu oluşabilecek olumsuzların önlenmesi. “metil-butenol. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Akdeniz çam kabuk böceği. ağaçların yaşlarına paralel olarak 1 .4 m yüksekliklere. bulaşma. Araştırmalarımızdan elde 166 . Orthotomicus erosus. Sarı pas (Puccinia striiformis f. Farklı amaçlar için yürütülen veya yürütülecek olan ıslah programlarında genitör bitki olarak kullanılabileceği gibi amaca uygun olanlarında çeşit olarak da tescil ettirilebilmesi mümkündür. 06800. Orman Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı. çalışma boyunca toplam 9 seri feromon kullanılmıştır. bahçe ve orman alanlarımızda kültür bitkisi olarak kullanılmaktadır. feromon. 34473 Sarıyer. birey sayısı. Rastık’a 80.Kasım (188 gün) ve 2005 yılının Mart .641 birey örneklenmiş olup.com Kundu Turizm Merkezi ve çevresinde yer alan yaklaşık 1000 dönüm büyüklüğündeki Fıstık Çamı (Pinus pinea L. Pinus pinea. fıstık çamı. İSTANBUL hcebeci@istanbul. Arpa Çizgili Yaprak Lekesinde hastalık tohuma sandviç yöntemi ile inokule edilmiş olup bu hastalıklar sağlam/hasta bitki oranı göre. Kullanılan feromonun içeriği.sp.). cisverbenol. Larvalar Aesculus hippocastanum yapraklarının alt ve üst epidermisi arasında beslenerek kahverengi lekelenmeler meydana getirmiştir. Orman Fakültesi. arazinin tamamını örnekleyecek şekilde yerleştirilen 200 feromon tuzağında. gözlem.edu. atkestanesi park. tritici). bunların 82. Elde edilen sonuçlar hem yıllar arası hem de aynı yılın farklı dönemlerinde örneklenen.8. Türkiye SB 079 Türkiye’nin Önemli Orman Zararlılarından Akdeniz Çam Kabuk Böceği [Orthotomicus erosus (Wollaston. Çalışmalar 2004 yılının Nisan . Antalya 2 Hacettepe Üniversitesi.1997)’ne karşı feromon tuzakları kullanılarak biyoteknik mücadele yapılmıştır. Biyoloji Bölümü.19. Sürme ve rastıkta hastalık tohuma tekniğine uygun. TRABZON Modifiye Cobb skalasına göre.) ormanında. Çalışmalar sonucunda buğdayda Sarı pasa 252 (48 adeti makarnalık buğday). Arpa (Hordeum vulgare) ve Nohut (Cicer arietinum L. Antraknoz’a karşı 125 farklı genotip dayanıklı olarak belirlenmiştir. bu şekilde çevre ve insan sağlığının korunması mümkün olabilir. Arpa Yaprak Lekesi (Rhynchosporium secalis).67)’ı da 2005 yılına aittir. 500. Antraknoz (Ascochyta rabiei). Kundu Köyü. EBAL. ipsdienol” şeklindedir. Arpa Çizgili Yaprak Lekesi’ne 146. Beytepe-Ankara innald@yahoo.33)’i 2004 yılına 66. Arpa Çizgili Yaprak Lekesi (Pyrenophora gramineum). Anahtar Kelimeler: Buğday (Triticum aestivum). Sonuç olarak feromon tuzakları kullanılarak yapılan biyoteknik mücadele.

Eskişehir 3 U. Fonksiyonel gruplar. bu grupların yangın sonrası vejetasyon dinamiklerini açıklamadaki rolü incelenmiştir.8 ± 87. kuru kök ağırlığı (gr) = 93. Lafayette.. sulak alanların çevresinde tarımsal faliyetlerin artması ve ağaç türlerinin kesilerek tepe tacı kapalılığının azaltılması nedeniyle istilacı özellik kazanarak biyoçeşitliliği tehdit etmeye başlamıştır.edu.3. Biyoloji Bölümü. salicaria nın doğal yayılış gösterdiği Finlandiya.9. kök ve gövde ağırlıkları hesaplanmıştır. Atatürk dönemi populasyonları temsil eden bitkilerin boy uzunlukları. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.1. Populasyonlararası üreme gücü karşılaştırıldığında ise Türkiye populasyonlarının Kanada populasyonlarından sonra en düşük üreme gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir (0.edu.5 ± 16. Özellikle. Biyoloji Bölümü. 06800. Çiçeklenme fenolojileri karşılaştırıldığında en erken İspanya populasyonları çiçeklenirken en geç Kanada populasyonları çiçeklenmiştir. L.19.3 ± 61. Avrupa ve Kuzey Amerika’da Yayılış Gösteren İstilacı Lythrum salicaria L. Akdeniz ekosistemlerindeki en önemli ekolojik etmenlerden birisi olan yangına bağlı fonksiyonel grup oluşturulması vejetasyon dinamiklerinin incelenmesinde ön plana çıkmaktadır. ekolojik bilgiyi daha etkin ve kullanışlı bir şekilde elde edebilmemizi sağlayan fonksiyonel gruplara dayalı yaklaşımlar son yıllarda giderek ağırlık kazanmaya başlamıştır. kuru gövde ağırlığı (gr) = 222. yangına bağlı ve yangına bağlı olmayan bitki fonksiyonel gruplarının oluşturulmasıyla.5 ± 12. kommünite ve ekosistem düzeyindeki çalışmalarda. Cengiz TÜRE2. ekolojik çalışmalarda umut verici araçlar olarak görünmektedir. Altı farklı ülkeye ait Bitki Fonksiyonel Grupları ve Yangın Sonrası Rejenerasyon Çalışmalarındaki Önemi Çağatay TAVŞANOĞLU Hacettepe Üniversitesi. K. SB 082 SB 081 Türkiye. Beth A. yangına karşı geliştirmiş oldukları uyumsal özellikler sayesinde populasyonlarını devam ettirebilmişlerdir.tr Ülkemizde nehir. Fen Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Bitki sağlığı. TRABZON SB 080 Atatürk Döneminde Türkiye’de Bitki Sağlığının Korunması Mehmet TEMEL. kuru yaprak ağırlığı (gr) = 122. Ekoloji Anabilim Dalı. Fen. Kuzey Amerika ve Kanada’ya antropojenik vektörlerle taşınmış olarak giren bu tür. Biyoloji Bölümü. ekonomik başarılarla taçlandırılmamış askeri ve siyasi zaferlerin kalıcı olamayacağını ve kısa sürede etkisini kaybedeceğini düşünen M. Muğla mtemel@mu. üreme gücü ve yaprak.7. bölgede bulunan farklı tarihlerde yangına maruz kalmış yedi alan ve uzun süredir yangına maruz kalmamış iki alan seçilmiştir.G. BİNGÖL1. MİDDLETON3 1 Dumlupınar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü.edu. Akdeniz ekosistemleri gibi çok sık yangına maruz kalan alanlarda bulunan bitki türlerinin çoğu.S National Wetlands Research Center.S. göl ve sulama kanallarının kenarında küçük ve sınırlı populasyonlar halinde doğal yayılış gösteren Lythrum salicaria L.06 ± 0. Her bir alan 167 . son beş yıl içinde.tr Türlerin yaşam öyküsü özelliklerine dayanan ekolojik modeller ve bitkileri müdahaleye cevaplarına göre sınıflandırma konusundaki yeni yaklaşımlar.8 ± 26. gövde ve yaprak kuru ağırlıkları ile çiçeklenme fenolojileri karşılaştırılmıştır. sulak arazilerin baskın türü haline gelerek bölgede yayılış gösteren diğer bitki türlerinin yayılışlarını sınırlandırarak doğal habitatı tahrip etmektedir. Bu çalışmada. Beytepe. Marmaris civarında Haziran-Eylül 2005 tarihleri arasında yürütülen bu çalışmada. Dolayısıyla. toplam kuru ağırlık (gr) = 463. (Lytraceae) Türünün Kuru Ağırlık ve Çiçeklenme Fenolojilerinin Karşılaştırmalı Olarak Araştırılması Nüket A. Süksesyonal bir seri oluşturmak amacıyla. belli bir işleve yönelik bazı uyumsal özellikleri paylaşan tür grupları olarak tanımlanmıştır. Çek Cumhuriyeti. İspanya ve Türkiye populasyonları ile Kanada ve Amerikadaki populasyonlarından alınan tohumlar bir yıl boyunca sera koşullarında aynı şartlar altında yetiştirilerek bitkilerin kök. Elde edilen verilerin JMP SAS istatistik programında değerlendirilmesi sonucunda bitkinin Türkiye populasyonlarının toprak üstü ve toprak altı organlarının en iyi gelişim gösterdiği belirlenmiştir (Ort ± SE: boy (cm) = 244.Edebiyat Fakültesi. Kütahya 2 Anadolu Üniversitesi. Ankara ctavsan@hacettepe.003). Biyoloji Bölümü.9). Hayrünisa BAŞ SERMENLİ Muğla Üniversitesi. Atatürk’ün ülkenin doğal zenginlik kaynağını oluşturan bitkilerin sağlığını korumaya yönelik izlediği politikalar kronolojik şekilde belgeleriyle sunulmaktadır. USA akanil@dumlupinar.tr Bu çalışmada.

Marmaris civarındaki Kızılçam (Pinus brutia Ten. Kütahya aktarlarından temin edilen ve bitkisel çay olarak kullanılan Tilia platyphyllos. esrin kantrakti olan BakiCeyhan boru kemerini İpek yolu etrafının elece de seher yasillasdirmasinda park. Bunların başında bitki çayları gelmektedir. erinaceus. Akdeniz ekosistemleri. sement zavodlarinin. Kemalpaşa-Nif dağı ve Mahmut dağında 1078 – 1500 m’lerde yaşayan dar yaylışlı endemik bir bitkidir. İZMİR ozcan. A. Tedgigat esasında malum olmuştur ki. Fen Edebiyat Fakültesi. bitki örtüsü SB 083 Etraf Mühitin Muhafazasında Bitkilerin Rolü Tofig Sadig MAMMADOV. Bu sayede değişik bitki fonksiyonel grupları oluşturulmuştur. Valeriana officinalis. yayılış alanlarını. Ülkemizde de 50–60 çeşit bitki. gövdelerinin.Bitki çayları. soğuk algınlığı. çayı yapılarak tüketilmekte olup bitki çayları. Türkiye. yapraklarının. neftayirma zavodlarinin. Bu çalışmanın amacı. Birey sayısı Spil 168 Kütahya’da Kullanılan Bitkisel Çayların Bazı Kimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Sema Demet BAHTİYAR. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON içerisinde tesadüfi olarak seçilen kuadratlarda bitki türlerinin yüzde örtüşleri nokta örneklem tekniği uygulanarak belirlenmiştir. Birbirinden en uzak iki populasyon Mahmut dağı ve Kırkağaç’tır. tarihte olduğu gibi. bitki fonksiyonel grupları.az Bir çok növlerden istifade etmekle republikamızda etraf mühitin mühafazasınde onlarin genetik değişkenliğe göre havanın kirlendirme derecesi tayin edilmiştir. Fen Fakülyesi. var.tr Dianthus erinaceus Boiss. ishal. üreme yollarını ve populasyon dinamiğini araştırmaktır. birçok hastalığın tedavisinde modern tıp tedavilerini destekleyici olarak hastanın rahatlaması. eskiden yalnızca köylerde. bagsalmada istifade etmekle hem dekoratif yasillasdirmani. bağışıklık . Bu çalışmada. M. Batı Anadolu’da. Bakü. SB 084 sisteminin güçlenmesi. Sabri ÖZYURT. Hypericum perforatum türlerine ait örneklerde rutubet asitte çözünmeyen kül ve ağır metal miktarları tespit edilmiş ve sonuçların Türk Gıda Kodeksi’ne uygunluğu araştırılmıştır. kabuklarının. yangına cevap biçimleri. Matricaria chamomilla. Thymus vulgaris. Botanik Anabilim Dalı.19. ormanlar ve dağlardan toplanmaktadır. Farklı çalışma alanlarında bulundukları saptanan ve örtüşleri belirlenen türler. Sema LEBLEBİCİ Dumlupınar Üniversitesi.Bitkilerin köklerinin. Rutubet ve asitte çözünmeyen kül miktarlarının TGK’nin belirlediği sınır değerlerine uygun olduğu fakat tüm örneklerde değişik oranlarda ağır metallerin varlığı tespit edilmiştir. psikolojisinin düzelmesi amacıyla bitkiler kullanılmaktadır. bazı növler atmosferden zehirli maddeleri menimsemekle yani havanın kimyevi kirlenmelerden temizlenmesinde fabrik rolünü da oynuyorlar. 35100. populasyonlardaki bitkilerin morfolojik özelliklerinin farklılıklarını. erinaceus’un Populasyon Ekolojisi Murat ERSÖZ. xestexanalarin o cümleden daş karxanalarinin. dal sürgünlerinin. Lavandula stoechas. hem de etraf muhitin zararlı gazlardan temizlenmesini temin etmek olar. Tedgig olunmuş bu növlerden respublikamızda sanayi müesseslerinin. bitkilerin belirli kısımlarının belli kurallarla hazırlanmasına dayanan karışımlar olarak bilinmektedir. Kütahya msozyurt@dumlupinar. Biyoloji Bölümü. kimya müessiselerinin. yaşam öyküsü özellikleri ve yaşam biçimleri dikkate alınarak sınıflandırılmıştır. Azerbaycan dendrary@mail. meyvelerinin veya tohumlarının aromatik madde içeren kısımlarının kurutularak. Özcan SEÇMEN Ege Üniversitesi. kasabalarda siyah çayın yerine içilmekteyken son 10–15 yıldır büyük şehirlerde de kullanılmaya başlanmıştır. Biyoloji Bölümü. Bornova. Manisa-Spil dağı. çiçeklerinin. Anahtar Kelimeler: Bitkisel çaylar.secmen@ege. kaynar suda içime uygun hale getirilmesi ile bitkisel çaylar hazırlanmaktadır. Bu fonksiyonel grupların yangın sonrası geçen zamanla olan değişimlerinin incelenmesi. Var. Aliev Rauf HUSEYN.) ormanlarındaki yangın sonrası vejetasyon dinamiklerini birçok farklı boyutta ortaya konulmasını sağlamıştır. A. kabızlık. süksesyon. yorgunluk ve uykusuzluk gibi şikayetleri gidermeye yönelik. Günümüzde tüm dünyada yaygın olarak tüketilen bitki çaylarının bazıları özel tarlalarda yetiştirilmekteyken büyük bir bölümü çayırlar. Türk gıda kodeksi SB 085 Dar Endemik Dianthus erinaceus boiss.GULİYEV Merdekan Dendrarisi.edu. Kırkağaç-Bakırkaya tepesi. Kütahya. hazımsızlık.edu.tr Günümüzde. Anahtar Kelimeler: Yangın. Biyoloji Bölümü.

Sonuçlarımız. Hafif alkali.’ ın Tozlaşması Serdar Gökhan ŞENOL1. Ancak birçok kelebek de iyi tozlayıcı değildir. Anahtar sözcükler: Dianthus erinaceus Boiss. Polen canlılığı %86’dır. populasyonların daralması için ana sebep olarak kabul edilmiştir. Bitkiler böcekle tozlaşırlar.19. 35100.T. korollalara. TRABZON dağında en çok. Üreme biyolojisi çalışması. tozlaşma. Aykut GÜVENSEN1. Toprağın 0-15 cm’lik toplam katmanında yıllık net NH4+-N verimi tüm topluluklarının toprağında negatif olarak hesaplanmışken. Botanik Anabilim Dalı. diğer populasyonlarından daha büyüktür. Lefkoşa K.0 kg ha y-1) topluluklarında daha yüksek bulunmuştur. bulgularımıza göre Kritik Tehlikede (CR) olan bir bitkidir. Bu sonuç. yıllık net mineral azot veriminin topluluklara bağlı olarak değiştiğini göstermiştir. bal Akdeniz bitki coğrafyasında yer alan Spil dağının yüksek rakımındaki farklı bitki topluluklarının (orman. Bornova. Kahverenkli kelebekler(Vanessa cardui. Nif dağı populasyonu çiçekleri daha çok sayıda olgun tohum içerirler. Diğer böceklerin çoğu dolaylı yollardan çok az katkı sağlarlar. nitrifikasyon.K. Fen Edebiyat Fakültesi.. En büyük yayılış alanı Nif dağındadır. Argynnis sp.) ve Lahana kelebeği (Pieris brassicae). Çevre Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü.4 kg ha y-1) nazaran otlak alan (27. tozlaşma için sorun oluşturmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Linum aretioides Boiss. populasyon ekolojisi SB 087 Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yüksek Rakımlı Ekosistemde Azot Mineralleşmesi Gürcan GÜLERYÜZ1. Çünkü polenler bacak ve hortumlarına düzgünce yapışmazlar ve stigma ile gereken şekilde temas etmezler. Tohum çimlenmesi % 90 dır. İzmir gurcan@uludag. Nadiren otogami görülür. bodur çalı. Bu olayın tohum oluşumunu etkilediği görülmüştür. Nif dağı populasyonunda bitki ve yaprak büyüklükleri. Botanik Anabilim Dalı 2 Ege Üniversitesi. Salih GÜCEL2 1 Ege Üniversitesi. erinaceus. Linum aretioides’ in verimli sürgünlerin ucunda tek olarak çıkan sapsız çiçekleri. Bu oran çok düşüktür. demir ve manganı çok olan topraklarda yaşarlar. Bunların 4 ü. orman topluluğunda negatif olarak hesaplanmıştır (-3. bodur çalı ve otlakalan) toprağında (0-5 cm ve 5-15 cm’lik iki katmanda) yıllık net azot mineralleşmesi alan inkübasyon yöntemiyle bir yıl boyunca araştırılmıştır. populasyon ekolojisi. dimorf heterostil yani distildirler. organik maddesi az. yüksek rakım.tr 1 Tehlikede Olan Linum aretioides Boiss. eşey organ özelliklerinin farkı dışında morfolojik olarak birbirlerine benzerler. Biyoloji Bölümü. Teorik ideal koşullar altında beklenen/hesaplanan olgun tohum sayısı ile gözlenen/ gerçek oluşan olgun tohum oranı %35’dir. Azot mineralleşmesi yaz mevsimine göre sonbahar ve ilkbaharda belirgin olarak yüksek bulunmuştur. çok kireçli.edu. İzmir. İZMİR 2 Yakın Doğu Üniv. Özcan SEÇMEN1. Bitkiler üzerinde 15 böcek saptanmıştır. Kırkağaç’ ta en azdır..1 kg ha y-1) topluluklarında birbirine yakın iken. Bozdağ ile Denizli. Çiçek sayısı Kırkağaç populasyonunda en yüksektir. Bal arılarının Linum’ların önemli bir tozlayıcısı oldukları. orman toplulukları. büyük ve sarı renkli. Anahtar Kelimeler: Azot mineralleşmesi. otlakalan.6 kg ha y-1). kelebeklere göre bitkiler üzerinde daha az uçtukları ve bitkileri daha az ziyaret ettikleri görülmüştür.var. Fen Fakültesi.5 kg ha y-1) ve çalılık alan (14. Bitkinin populasyon ekolojisi araştırılarak. böceklerle olur. Biyoloji Bölümü. dar yayılış ve tehlikede olmasının nedenleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Yıllık net toplam mineral azot verim (NH4++ NO3--N) değerleri ise otlakalan (14. ancak çok az polen ve nektar sağladıkları belirtilmiştir. braktelere ve çiçeksiz sürgünlere sahiptir. Saçak ve iğne çiçekli bitkiler. nektar ile polen alan ve tozlaşmayı etkin şekilde gerçekleştiren böceklerdir. Polen canlılığı ile stigma olgunluğunun. Tozlaşma. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. diğer populasyonların bireylerinden daha büyük kalikslere. yıllık net NO3--N verimi orman topluluğuna (12.C sgsenol@yahoo. Münir ÖZTÜRK2 Uludağ Üniversitesi. Bornova. stigmaların çiçek açım günü ile bir gün öncesinde en aktif olduklarını ortaya koymuştur. Bulgularımızda arıların. Akdeniz 169 . tuzsuz. 35100. Kırmızı Kitaba göre Zarar Görebilir (VU). Biyoloji Bölümü. Tozlaşmasının bu olayda rolü olup olmadığı araştırılmıştır.com Linum aretioides Boiss.8 kg ha y-1) ve bodur çalılık alan (25. Biyoloji Bölümü. Spil dağı populasyonu bitkileri. Ödemiş. koruma biyolojisi SB 086 arısı (Apis mellifera). Bireyler ya saçak yada iğne çiçekler taşırlar. Babadağ’da ağaçsız kuşağın üstündeki bölgede yaşayan dar yayılışlı.

Polen ve spor miktarlarına ait veriler mevsimsel ve meteorolojik faktörlerle bağlantısı Spearman Korelasyon analizi uygulanılarak ortaya koyulmuştur. 308/cm2 si ise otsu bitki polenlerine aittir.19. Fen Edebiyat Fakültesi. Akdeniz bölgesinde. nitrat. Araştırmada. Botanik Anabilim Dalı 2 Uludağ Üniversitesi. çiçek taşıyan gövde. Zonguldak yasinozdogan@hotmail. Gravimetrik yöntemle 2006 ve 2007 yıllarına ait polen ve spor takvimi oluşturulmuştur.edu. Asphodelus aestivus Brot. Serap KIRMIZI2 1 Uludağ Üniversitesi. İnorganik azot toprakta nitrat (NO3-) ve amonyum (NH4+) halinde bulunur. Salix ve Abies cinsleri il atmosferinde en fazla polen yayan ağaçlar olarak belirlenmiştir. 2 yıl süresince Pinus’a ait polenler mayıs sonu ve haziran başında yüksek düzeylerde sayılmıştır. Toprakta azotun mineralleşmesi ve bitkilerce alınımı çeşitli ekosistemlerin verimliliğini belirlemede indikatör olarak kullanılmaktadır. 2007 yılında ise toplam polen miktarı 3948/cm2 olup. 2007 yılında ise 1739/cm2 adet spora rastlanmıştır. aşırı otlatılma ve yangın ile bozulmuş bölgelerin egemen yaşam formları olmaktadır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Gramineae. Juniperus. Yıl boyunca mantar sporları gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Asphodelus aestivus. Ostrya. Ustilago. aestivus türünde NRA’nın organlardaki (yumru kök. Bu aşamalardan birisi aktif olup (sonbahar-geç ilkbahar) toprak üstü kısımlarından yaprak çıkışından senesense kadar olan fazdır. A. 2006 yılında 1078/cm2 adet spora. Hülya ARSLAN1. Mantar sporları en çok yazın tespit edilmiştir. A. Alternaria. aestivus türüyle belirgin şekilde temsil edilen geofitler. Anahtar Kelimeler: polen. Bu yapılırken. Biyoloji Bölümü.com Karabük il merkezi havasındaki alerjen polenlerin ve sporların belirlenmesi amacıyla 1 OCAK 2006 ile 1 OCAK 2008 tarihleri arası Karabük ilinin 2006 ve 2007 yıllarının alerjen polen ve sporlarını belirlemek amacıyla Karabük Üniversitesi Karabük Teknik Eğitim Fakültesi binası çatısına ve bahçesine birer adet durham aleti yerleştirilmiştir. Bu nedenle. türün yayılış gösterdiği habitatlardaki aktüel nitrat içeriğine göre NRA aktivitesindeki değişim belirlendi. Daha sonra Fagus. Cladosporium. yüksek bitkilerin azot metabolizması her şeyden önce bu azot formlarının topraktaki miktarı ve dolayısıyla organik azotun mineralleşmesi ile ilişkilidir. yıl içindeki organlarda ve farklı alanlardan toplanan bireylerdeki değişimi araştırıldı. Gürcan GÜLERYÜZ1. bitkideki organik N ve nitrat içeriği ile Nitrat Redüktaz Aktivitesi (NRA) kullanılmaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Quercus. Nitrat Redüktaz Aktivitesi 170 . Gemlik Bursa gurcan@uludag. aestivus bir yıl içinde iki büyük fenolojik aşamaya sahiptir. Yabani otsu bitkilerde ise en çok düzeye Brassicaceae. Chenopodiaceae. Tür özellikle yol kenarları boyunca çayır ve otlak alanların kalkerli topraklarında geniş olarak yayılmakta ve bu alanları işgal etmektedir. 2006 yılında toplam polen miktarı 3776/cm2 olup bunun 3586/cm2 si ağaç polenlerine. (Liliaceae) çok yıllık yumrulu geofit olup Akdeniz havzasında geniş olarak yayılış göstermektedir. TRABZON SB 088 SB 089 Karabük İl Merkezi Atmosferinin 2006 ve 2007 yılları Polen ve Spor Analizi Yasin OZDOGAN. Bu çalışmada. Akdeniz. Yüksek bitkiler azotu topraktan inorganik formda alabilirler. 67100. bunun 3468/cm2 si ağaç polenlerine. Pistacia. Biyoloji Bölümü. A. 308/cm2 si otsu bitki polenlerine aittir. spor Karabük. Gemlik Asım Kocabıyık Meslek Yüksek Okulu. aeropalinoloji. yaprak ve çiçek-meyve) dağılımı. Selcen SAKAR1. Compositae familyaları ulaşmıştır. Biyoloji Bölümü. Bitkisel Üretim Programı. Ayse KAPLAN Zonguldak Karaelmas Universitesi.tr Asphodelus aestivus Brot. Myxomycetes taksonları ile teşhis edilemeyen Ascomycetes sporları fazla miktarlarda gözlemlenmiştir. diğeri ise yaprakların çıkışına kadar süren inaktif (yaz) fazdır (dormansi). geofit. topraktaki bitkilerce alınabilir net mineral azot verimi. (Liliaceae) Türünde Nitrat Redüktaz Aktivitesi F.

Microcystis aeruginosa. göller bölgesinde konumlanan. sinuosa (Mertens ex Roth) Derbès & Solier taksonları ele alınmıştır.edu. Doğal sistemler kendi kendilerini denetleyebilme özelliğindedirler. belirli bir süre sonra göl yüzeyinde. campestris L var. Isparta ekesici@sdu. Eğitim Fakültesi. mavi-yeşil alg. Biyoloji Bölümü. eksilten geri beslenme mekanizmasıyla giderebilir. A. alg. Sibel YAMAOĞLU Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Fen Fakültesi. Çanakkale herdugan@gmail. göl taban çamurunda yüksek oranda fosfor birikimi belirlenmiştir. Kenan DEMİREL1. ferulae Lanzi (Süt mantarı) ve P. ülkemizin tektonik kökenli en büyük doğal tatlı su gölüdür. Bunların 24’ü yenir. sistemin onarım gücü içinde kalan değişimleri ekolojik yapı ve biyolojik zenginlikler. 02030. Biyoloji Bölümü. ostreatus (Jacq) P. (Ağaç mantarı) adı ile 171 . su kalitesini. Orçun SEMİZLER. Kampus. Bu oluşum doğal göllerin verimliliğini. Eğirdir Gölü’nün doğal yapısına yapılan müdahalelerle. Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi. Göl taban çamurundaki fosfor miktarının artışı. Anahtar Kelimeler: Eğirdir Gölü.com Bu çalışma. Gölden. Hidrobiyoloji ABD. Arazi çalışmaları esnasında toplanan örneklerin doğal habitatlarında renkli fotoğrafları çekilerek. TRABZON SB 090 SB 091 Eğirdir Gölü’nde Mavi-Yeşil Alglerden Microcystis aeruginosa’nın Çoğalmasının Nedenleri Kutsal KESİCİ1. Erol KESİCİ2. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Boğazı. Cevdan KESİCİ3 1 Ege Üniversitesi. Çanakkale Yüksekova (Hakkari) Yöresinde Belirlenen Bazı Makrofunguslar Yusuf UZUN1. Fen Edebiyat Fakültesi.tr Eğirdir Gölü. Eğirdir. Doğal dengede. gölde sediment miktarı artmıştır . Eğirdir Gölü’ne insanların son elli yıldır çeşitli nedenlerle yaptıkları bilinçsiz müdahalelerin sonucu. taksonomilerindeki karışıklık giderilmeye çalışılmıştır.com Bu çalışmada birbirine çok benzeyen. taksonomi SB 092 Colpomenia. Sulak alanların politik ve ekonomik nedenlerle sürekli artan tarımsal ve endüstriyel üretim için kullanılmasıyla. Adıyaman yusufuzun2004@yahoo. Yeter ki sistemdeki değişimler sistemin onarım gücünü dışına taşmasın. campestris (Kifar mantarı). 20’si yenmez ve 3 tanesi ise zehirlidir. ekolojik ve ekonomik kayıplara neden olunmaktadır. Araziden laboratuara taşınan mantar örneklerine gerekli mikolojik teknikler uygulanarak mikroskobik veriler elde edilmiş ve kurutularak herbaryum örneği haline getirilmiştir. 65080. Van 2 Adıyaman Üniversitesi. Kumm. Yosun Apartmanı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Göl suyundaki azot ve fosfat miktarının artışı sonucu. 2006-2007 yıllarında Yüksekova ilçe sınırları içerisinde toplanan makrofunguslar üzerinde yapılmıştır. peregrina Sauvageau ve C. ilgili morfolojik ve ekolojik özellikleri ile yöre halkının tür hakkındaki bilgileri kaydedilmiştir. Isparta 3 Altın Kum Mahallesi. Pleurotus fuscus var. Ali KELEŞ1 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. 17/7. Bu çalışmada. 35200. Türkiye denizlerinde nadir olarak bulunan ve Çanakkale Boğazı’nda yayılış gösteren Colpomenia (Scytosiphonaceae) cinsine ait C. ülkemizde kısa vadeli kazançlar elde edilirken. kısacası gölün evrimsel gelişiminin en önemli göstergesidir. Mavi-yeşil alglerden Microcystis aeruginosa türünün oluşturduğu alg patlamasının meydana gelmesine neden olmuştur (Eylül 2006/ Ağustos 2007). Yörede betimlenen taksonlardan. Terzioğlu Kampusu. gölün ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunun göstergesi olan Microcystis aeruginosa’nın artışının nedenleri ve çözüm önerileri amaçlanmıştır. İzmir 2 Süleyman Demirel Üniversitesi.19. Ceren TAŞLIK. fosfor Türkiye Denizlerinde Yayılış Gösteren İki Colpomenia Türünün Taksonomik Kriterlerinin Saptanması Hüseyin ERDUĞAN. Bu iki türün morfolojik ve anatomik özellikleri araştırılarak. Fen-Edebiyat Fakültesi. Eğirdir. Rıza AKGÜL. Makroskobik ve mikroskobik verilerin sonucunda Ascomycetes ve Basidiomycetes sınıfları içinde dağılım gösteren toplam 47 makrofungus taksonu tespit edilmiştir. Isparta ili ve ilçelerindeki çok sayıdaki yerleşim alanları içme suyu temin etmektedir. Abdullah KAYA2. Biyoloji Bölümü. geri dönüşümü uzun vadede bile çok zor olan.

alanda sınıflandırma yapılmış ve bunlar haritalar üzerinde gösterilmiştir. yayılışları ve yenilebilirlik durumları verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Makrofunguslar. Biyoloji Bölümü. 172 . Yüksekova (Hakkari). Salsola soda. Anahtar Kelimeler: Kavak Deltası. Mustafa ASLAN2. Chenopodium vulvaria subsp. Alanda toplam 113 taksona rastlanılmıştır. Özellikle Pleurotus fuscus var. kuzey-güney uzanımlı kıyı boyunca yaklaşık 4 km uzunluk ve maksimum 500 m genişliğe erişen bir kumul sahası ve tuz bataklığı yer almaktadır. Cenap CEVHERİ2. Çanakkale krbersin@comu. Çanakkale 2 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Evren ERGİNAL2. yetişme yeri özellikleri. uzaktan algılama. Fabaceae (16) ve Chenopodiaceae(11).15 olması.801. Rize 2 Harran Üniversitesi. Chenopodium (5 takson). Sekonder tuzlulaşma ile. Cressa cretica. Milli Piyango Eğitim Kampusu. cinsler ise. taksonomi. İsmet UYSAL1 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Alanda takson sayısı en fazla olan familyalar. TRABZON tanınır ve yenir. 62’i ise tuz oranı düşük olan ortamları seven bitkilerdir. 1962 yılındaki arazi örtüsü sayısallaştırılmış siyah-beyaz monoskopik hava fotoğrafları ve güncel arazi örtüsü 2006 yılı Nisan ayı GPS ölçümleri ile son olarak 2007 Ağustos ayında çekilen Landstat ETM+ uydu görüntüsünün sınıflanmasıyla oluşturulmuştur. Fen-Edebiyat Fakültesi. Kumullarda 512515 m2’lik yani %33. Hasan ÖZCAN3.tr Saroz Körfezinin doğusundaki Kavak Deltası’nın kuzey kesiminde.19. ve Aeluropus (2)’dur. FenEdebiyat Fakültesi. Şanlıurfa vhatemov@yahoo. Çanakkale. Polygonum (3). lagopoides. Belirlenen taksonların tümü araştırma yöresi için yeni kayıttır. Kıyı kumulu değişiminin. bunlardan 42’si tuz oranı yüksek olan topraklarda. alana bir çok halofitik karakterli taksonların göç etmesi sonucu bu tip bitkiler arazide yaygınlaşmış ve Frankenieto pulverilentae-Salsoletum sodae. Cressa creticae-Aeluropusetum lagopoidesae gibi halofitik karakterli bitki birlikleri gelişmiştir. Aeluropuseto lagopoidesae-Chenopodiumetum vulvariae. Salsola (4).45 ve toplam tuz miktarlarının ise % 0. FenEdebiyat Fakültesi. EC’lerinin 12. Bu birliklerin gelişme gösterdiği topraklarda.5-20 dS/m. pH’larının 7. Çanakkale 3 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. bu toprakların şiddetli tuzlu topraklar olduğunu göstermiştir. 17020. Poaceae (21 takson). Plaj gerisinde yüksekliği 1–3 m arasında değişen yeni (hareketli) kumullar ile kıyı gerisinde bataklık ve tuzlu arazilerle sınırlanan sahada yapılan çalışmalarda kumulların zengin bir vejetasyon kapasitesine sahip oldukları görülmüştür.5-8. flora. Teşhis edilen tüm makrofungus taksonları liste halinde sunulurken. Biyoloji Bölümü. Mahmut YAVUZ2 1 Rize Üniversitesi.edu. 53100. Aeluropus lagopoides subsp. Esat ÇETİN2. Toprak Bölümü. Biyoloji Bölümü. vejetasyon Akçakale (Şanlıurfa /Türkiye) Suriye Sınırları Arasındaki Tuzlu Alanların Bitki Örtüsü Vagif ATAMOV1. Türkiye SB 093 SB 094 Kavak Deltası’nda Uzaktan Algılama İle Kumul-Tuzcul Ve Flora İlişkileri Ersin KARABACAK1. 17020. vejetasyon ve tuzcul alanlara olan etkileri ortaya çıkartılmış. Osmanbey Kampusu. flora. Ziraat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Asteraceae (16).com 2005-2006 yılları arasında yapılmış olan bu çalışmada Akçakale ilçesi ile Suriye sınırları arasında kalan sekonder tuzlu alanların bitki örtüsünde gerçekleşmekte olan suksesyon araştırılmıştır. ferulae Lanzi mantar mevsiminde toplanarak satılır. 1962 yılı hava fotoğraflarının Map Info 1715567 m2 tespit edilen kumul alanı 2006 yılı Nisan ayı GPS ölçümlerine göre 1203052 m2’ye düşmüştür.Fen-Edebiyat Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. A. 17020. 2007 mayıs ayında yöre pazarlarında kg fiyatı 8-10 YTL’ den satıldığı tespit edilmiştir.4’lük alansal daralmaya karşılık gelen bu fark kıyı morfodinamiğindeki değişimleri göstermektedir. vulvaria senopopulasyonda birey sayılarını gittikçe artıran taksonlardır. 9’u kozmopolit. Coğrafya Bölümü.

çok yıllık olarak toprağın bekçiliğini yapması. özellikle tahribe uğramış. Çalışmamız sonucunda erozyonda etkili olan 2 familyanın 3 cinsine ait 25 kamefit bitki türü teşhis edilmiştir. doğaya ve bitki örtüsüne zarar vermeyen alternatif yollar konusunda bilinçlenmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Yeniköy.. Norduz Yaylasında yayılış gösteren ve genel olarak yöre halkı tarafından geven olarak adlandırılan. Kocaeli fazil. Anahtar Kelimeler: Astragalus.com Toprağın potansiyel verim kapasitesini geliştirmek. Davis’in kareleme sistemine göre A2 karesine dahildir. geven. Harran Ovası’nda bulunan Şanlıurfa Toprak ve Su Kaynakları 173 .. kara geven ve tavşan geveni) ortaya konmuştur. TRABZON SB 095 Yeniköy (Bursa)’ün Sahil Kumulu Ardı Vejetasyonu Fazıl ÖZEN Kocaeli Üniversitesi. Norduz Yaylasının biyolojik çeşitliliğinin yerinde korunmasında anahtar bitki grubu olan gevenlerin üzerindeki baskıların kaldırılabilmesi için. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu bitkilerden 5’i tehlike altındadır. Norduz Yaylası SB 097 Tarımsal Artık Kökenli Kompostun Topraktaki Kalıcı Etkisinin Belirlenmesi Halil POLAT1. orman ve maki vejetasyonları olmak üzere üç vejetasyon tipi hakimdir. Gevenler geniş ve derin kök yapısı. Arbuto unedinis-Quercetum cerridis ve Phillyreo latifoliaeQuercetum cocciferae bitki birlikleri bilim dünyası için yenidir.19. Biyoloji Bölümü. cinslerinin erozyonun önlenmesindeki yeri ve tehlike altındaki türlerin in situ korumalarının yapılabilmesi için koruma önlemleri araştırılmıştır. 65080 Van muratunal_yyu@yahoo. Rubo hirti-Fagetum orientalis. İzmit. Marmara Bölgesinin Güney Marmara Bölümü’nde yer almaktadır. Onobrychis Adans. Türkiye SB 096 Norduz Yaylası (Van)’nda Yayılış Gösteren Kamefit Gevenlerin Erozyonun Engellenmesindeki Rolü ve Korunması Murat ÜNAL. Şanlıurfa polhalil@gmail. Eskişehir 2 Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü. Umuttepe Yerleşkesi. ağaçsızlaştırılmış alanlarda toprağı önemli derecede tutan gevenler. Nesibe Devrim ALMACA2 1 Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. Fen-Edebiyat Fakültesi. bitki birliği. Bu bölge bitki coğrafyası bakımından Avrupa-Sibirya floristik bölgesine. yöre halkının tutuşturucu ve yakacak olarak kullanılabileceği. Biyoloji Bölümü. çıra geven.ozen@kou. Araştırma alanında higrofil. 41380. Acantholimon Boiss.edu. gevenlerin yoğun olarak sökülmekte ve alan topraklarının büyük bir kısmının bu sökümlerden dolayı doğal bitki örtüsünü kaybederek taşındığı tespit edilmiştir. gerekse kışın hayvan yemi olarak kullanılmaktadır.tr Bu araştırma Yeniköy kıyı kumulunun gerisinde yayılış gösteren vejetasyonu tespit etmek amacıyla gerçekleştirildi. Acantholimon. Bursa. odunsu özelliği. Ayrıca gevenlerin sökülmeden bulunduğu alanda yakılarak tarla açma faaliyetlerinden bir an önce vazgeçilmesi gerekmektedir. yöresel halk tarafından gerek yakacak amaçlı. Toprağın ana kaya üzerinde tutulmasında. tehlike altında birçok türünde yer aldığı (Astragalus L. TÜBİTAK’ın desteği ile Norduz Yaylası Florasını belirleme çalışmalarımız esnasında. uzun vadede toprağın korunması ve sürdürülebilirliliği çerçevesinde tarımsal artıkların verim üzerindeki etkisini belirlemek amacı ile 2004-2006 yılları arasında. araştırma sahasının ortalama yüzey eğiminin % 15’in üzerinde olduğu düşünülürse büyük önem arz etmektedir. Yeniköy. Fevzi ÖZGÖKÇE Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü.). Yapılan çalışma sonucunda gevenlerin yöresel olarak 4 farklı isimle isimlendirildiği (sarı geven. vejetasyon. Onobrychis. erozyon. koruma. Bu vejetasyon tipleri aşağıdaki bitki birlikleri ile temsil edilmektedir: -Higrofil Vejetasyon Alno glutinosae-Fraxinetum angustifoliae -Orman Vejetasyonu Tilio argenteae-Castanetum sativae Rubo hirti-Fagetum orientalis Arbuto unedinis-Quercetum cerridis -Maki Vejetasyonu Phillyreo latifoliae-Quercetum cocciferae Bunlardan Tilio argenteae-Castanetum sativae.com Bu çalışmada.

antrokinon bazlı ve metal kompleks boyalar olmak üzere çeşitli yapılar içerir. azodiazo.19. 71450. Kompost uygulanan konulara kimyasal gübre verilmemiştir. Biyosorpsiyon. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2. Biyoloji Bölümü. Kadir KINALIOĞLU2. toprağın sürdürülebilirliliği ve çevre kirliliği de dikkate alınarak üç üretim dönemi için 5 ton. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Yüzey modifikasyonunun adsorpsiyon performansı üzerine etkisinin belirlenmesi amacı ile liken örnekleri ısı ile muamele edilmiş ve adsorpsiyon çalışmaları tekrar edilmiştir. TRABZON Araştırma Enstitüsü Koruklu-Talat Demirören Araştırma İstasyonu’nda yürütülen bu araştırmada buğday.0) biyosorpsiyon karakteristiği araştırılmıştır. Test bitkilerinin mısır (ikinci ürün ) ve buğdayın (ana ürün) kullanıldığı bu araştırmada kontrol konusu ve 0-1-2-3-4-5 ton-kompost/da. farklı boyar madde derişimi (40-100 mg/L) ve pH aralığında (2. Dolayısıyla işletme imkanları.5 ton/da kompostun üç (ikinci ürün mısır+buğday+ ikinci ürün mısır rotasyonu) üretim periyodu boyunca etkili olduğu. Kesikli olarak yürütülen çalışmalarda. Bu çalışmada Remazol Brillant Blue R boyar maddesinin sucul ortamdan uzaklaştırılması için Rocellea phycopsis biyokütlesi kullanılmıştır. Kontrol konusuna kompost uygulanmamış olup. Zafer TÜRKMEN2. SB 098 Doğal ve Modifiye Rocellea phycopsis Ach. önerilen suni gübreye eşdeğerde verim elde edildiği saptanmıştır. Atık suya bakıldığında saptanabilen ilk kontaminant renktir ve su yataklarına verilmeden önce uzaklaştırılması gerekmektedir. phycopsis. Biyoloji Bölümü. Emine ÖZTÜRK1 1 Kırıkkale Üniversitesi. Aysun ERGENE1. Fen Edebiyat Fakültesi. Yüzey modifikasyonu sonrasında adsorpsiyon kapasitesinde %23 oranında bir artış olduğu belirlenmiştir. dispers. 3 tekerrürlü olarak yürütülen bu denemede kompost uygulaması bir defada ve denemenin başlangıcında (2004 yılında) yapılmıştır. boyar maddelerin gideriminde uygun bir alternatif yöntemdir. Anahtar Kelimeler: Biyosorpsiyon. 28049. konuları uygulanmıştır. bazik. Yahşihan. İkinci ürün mısır-buğday rotasyonunun uygulandığı ve deneme süresince (üç yılda) toplam üç defa ikinci ürün mısır ve üç defa da buğday veriminin alındığı araştırmada .tr Tekstil endüstrisinde alıcı ortama deşarj edilen boyalar. ile Remazol Brillant Blue R’nin Sucul Ortamdan Uzaklaştırılması Emine YALÇIN1. Debboy Mevkii.kompost /da uygulaması önerilir. Giresun eyalcin@kku. Fen Edebiyat Fakültesi. üçüncü yılda ise etkisini kaybettiği görülmüştür. sadece önerilen kimyasal gübre dozları uygulanmıştır. Kırıkkale 2 Giresun Üniversitesi.edu.0-8. pamuk artıkları ve at gübresi karışımından oluşan kompost kullanılmıştır.0 olarak saptandı. mısır. Adsorpsiyonun matematiksel tanımlanmasında Freundlich ve Langmuir adsorpsiyon izotermleri kullanılmış ve izoterm sabitleri belirlenmiştir. Remazol Brillant Blue R biyosorbsiyonu için optimum pH 3.yıllar itibarı ile alınan verimler incelendiğinde kompostun verim üzerinde birinci ve ikinci yılda etkili olduğu. Bu nedenle bir defada uygulanan 3-4. Çakılı olarak ve tesadüf blokları deneme deseninde 7 konulu. asidik reaktif. Remazol Brillant Blue R Rocellea 174 .

Biyoloji Bölümü.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON Zooloji Sözlü Bildiri Özetleri 175 .

Biyoloji Bölümü.19. TRABZON 176 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

tr Günümüzde petrol türevi ürünlerin kullanımının artarak devam etmesi nedeniyle. Ayrıca safra yoğunluğunu belirlemek için bütün örneklerde. ortamda metal derişiminin artışı ve etkide kalınan sürenin uzamasıyla artmıştır. PAH.1 ve 5. çinkonun 0. Bu nedenle PAH bileşiklerine maruz kalmanın izlenmesinde safra metabolit düzeyinin belirlenmesi kimyasal izleme çalışmalarına alternatif.5 ve 5. fluoresans spektrofotometre kullanılarak SDF yöntemine göre belirlendi. Karakaya Baraj Gölü. safra fluoresans düzeyi. 02040 Adıyaman. Ancak balıklarda PAH biyotrasformasyonunun yüksek düzeyde gerçekleşmesi nedeniyle bu bileşiklerin canlıda birikimi daha az olmaktadır. kortizol. Murat ÖZMEN İnönü Üniversitesi. Çalışmamızda fluoresans aromatik bileşikler veya PAH metabolitlerinin düzeyi. önemli bir biyobelirteç sağlamaktadır.tr Bu araştırmada. Cyprinus carpio. Bu çalışmada Kasım 2004-Nisan2006 tarihleri arasında 9 farklı dönemde Karakaya Baraj Gölünün Adagören. bileşiklere ait fluoresans yoğunluk bu değerler ile oranlandı. niloticus’un kan dokusundaki metal düzeyi. Ex/Em: 290/335) piren (4 halkalı. poliaromatik hidrokarbonların (PAH) neden olduğu çevresel kirliliğin önemi daha da artmıştır. Türkiye ofirat@adiyaman. Metallerin etkisinde. Fen-Edebiyat Fakültesi.0 mg/L ve Zn+Cd karışımının 0. Araştırmada. Cd) düzeyleri Atomik Absorbsiyon Spektrofotometrik. Boran. Cd ve Zn+Cd Etkisinde Oreochromis niloticus’un Kan Dokusundaki Metal Düzeylerinin ve Bazı Biyokimyasal Parametrelerdeki Değişimlerin Belirlenmesi Özgür FIRAT1. niloticus’un kan dokusundaki metal düzeyleri ve bazı biyokimyasal parametrelerdeki değişimler incelenmiştir. naftalen (2 halkalı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Türkiye 2 Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Malatya agungordu@inonu. Ex/Em: 341/383) ve benz(a)piren-tip (5 halkalı Ex/Em: 380/430 nm) metabolitlerin. görece daha ucuz olan sabit dalga-boylu fluoresans (SDF) yöntemi ile semi-kantitatif olarak belirlenebilmektedir. ALT. Anahtar Kelimeler: Biyolojik izleme. safra pigmenti olan biliverdin düzeyi saptandı.19. metallerin tek tek etkisiyle karşılaştırıldığında metal karışımında daha düşük olduğu saptanmıştır. kadmiyum. Bunun için yaygın PAH metabolitleri olan fenatren (3 halkalı. Ferit KARGIN2 1 Adıyaman Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü.0+1. TRABZON SZ 001 SZ 002 Zn. serumdaki ALT ve AST aktivitesi ile kortizol ve glukoz düzeyi artış göstermiştir. Safra metabolit düzeyleri. AST.0 mg/L.1 ve 1. sediment ve/veya su örneklerinde belirlenmektedir. Rutin kimyasal izleme çalışmalarında PAH düzeyi. Denenen koşullarda balıkların serumlarındaki biyokimyasal parametreler Zn. Hikmet Yeter ÇOĞUN2. kortizol ve glukoz) değişimler ise otoanalizatör yöntemlerle belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Oreochromis niloticus’un kan dokusundaki metal (Zn. Metallerin kan dokusundaki düzeyinin. Yine safra protein düzeyi belirlenerek.5+0. biyokimyasal parametrelerdeki (ALT. kadmiyumun 0. Anahtar Kelimeler: Oreochromis niloticus. glukoz Karakaya Baraj Gölünde Olası PAH Kirliliğinin Sazan Balığı (Cyprinus carpio) Safra Örneklerinde Değerlendirilmesi Abbas GÜNGÖRDÜ. Ex/Em: 260/380).0 mg/L etkisine 7 ve 28 günlük sürelerde bırakılan O.edu. 01330 Adana. su kirliliği 177 . Serumdaki bu parametreler üzerine metallerin etkisinin düşük ortam derişimlerine oranla yüksek derişimlerinde daha fazla ve bu etkilerinin Zn+Cd>Cd>Zn şeklinde olduğu belirlenmiştir. Yoğun sanayi faaliyetleri sonucu ortaya çıkan tamamlanmamış yanma süreçlerinin ve petrokimyasal işlemlerin sucul ekosistemlerde PAH kirliliğine neden olduğu bilinmektedir. Sabahattin ASLANYAVRUSU2. çinko. Biyoloji Bölümü. Yapılan çalışmada O. Eğribük ve Hasırcılar istasyonlarından yakalanan toplam 286 adet sazan (Cyprinus carpio) balığında safra örnekleri çalışıldı. PAH birikiminin engellenmesi karaciğer ve kas dokusunda atasal PAH bileşiklerin belirlenmesini güçleştirir. AST. Kampus.edu. Cd ve Zn+Cd karışımından etkilenmiştir. belirtilen sabit eksitasyon (Ex) ve emisyon (Em) dalga boylarında flouresans yoğunlukları belirlendi.

Fen-Edebiyat Fakültesi. Zeliha ÇOLAK YILMAZ2. p=0. Ancak üçüncü gruptaki sıçanlara iskemi yapılmadan 1 saat önce 250 mg/kg (i. Ankara aslid@hacettepe. İkinci gruptaki sıçanlara ise nefrektomi yapıldıktan 15 gün sonra 45 dakika iskemi ardından 3 saat reperfüzyon uygulanmıştır. bu gübrenin Kafkas kurbağası larvaları üzerinde önemli olumsuz etkilere sahip olduğunu gösterdi. Dokudaki IR hasarının önlenmesinde antioksidan özellikli maddelerden yararlanmak tercih edilen bir yöntemdir. IR grubuna ait böbrek kesitlerinde yoğun konjesyon alanları ve mononüklear hücre infiltrasyonları görülürken. yumurta halinde toplanan örneklerden laboratuar ortamında larvalar elde edilip 14 gün boyunca bu kirleticinin akut dozlarına (0.0816-17. Emel ÇAKIR1.tr Özellikle vasküler cerrahi işlemler ve organ nakilleri esnasında karşılaşılan en önemli sorunlardan birisi iskemi reoperfüzyon (IR) hasarının oluşmasıdır.Histopatolojik inceleme sonuçları da biyokimyasal sonuçları desteklemektedir. Bu nedenle yapmış olduğumuz çalışmada. 0. Fen-Edebiyat Fakültesi. ölüm olayının ortaya çıkış süresindeyse bir azalışa sebep olduğu görüldü.041215. Bilal KUTRUP1. dengesizlik. TRABZON SZ 003 Renal İskemi-Reperfüzyon Hasarına Karşı Askorbik Asitin Etkisi Aslı KORKMAZ. 200. 100.7.0955-20.000. Diğer yandan AA+IR grubunda MDA ve GSH miktarları kontrol grubundan istatistiksel olarak farksız ancak IR grubundan anlamlı ölçüde farklı bulunmuştur. Aynı şekilde IR grubunda serum LDH miktalarıkontol ve AA+ IR grubuna oranla yüksek bulunmuştur. uygulama gruplarına ait larvalarda hareketlerde yavaşlama.500mg/l) maruz bırakıldı. Deneyin başlangıcında gruplar karşılaştırıldığında larvaların ağırlık ve boylarında herhangi bir farklılık belirlenmezken (Kruskall Wallis Testi.Biyoloji Bölümü. Giresun handankaraoglu@gmail. 0.com Çalışmamızda. doku GSH ve MDA ölçüm sonuçları ile histolojik incelemeler değerlendirildiğinde IR grubunda böbrek fonksiyonlarında önemli oranda bozulmalar saptanmıştır.edu. Serum kreatinin. kas ve beyin gibi dokularda I-R hasarının ortaya çıkmasında reaktif oksijen ve nitrojen türlerinin rol oynadığı ortaya konmuştur. böbrek doku MDA miktarları incelendiğinde IR grubunda kontrole oranla istatistiksel olarak anlamlı bir artış. SZ 004 Kafkas Kurbağası (Pelodytes caucasicus) Üzerinde Amonyum Nitrat Gübresinin Akut Etkileri Handan KARAOĞLU1. tiyol grubu içeren bileşikler (glutatyon gibi) ve bazı flavonoidlerin kullanıldığı görülmektedir. Son zamanlarda yapılan çalışmalar arttıkça. Kontrol ve bazı uygulama gruplarına (0.) AA uygulaması yapılmıştır. 0. böbrek dokularında GSH ve MDA analizleri ile histopatolojik incelemeler yapılmıştır. Ufuk BÜLBÜL1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Deney esnasında.06800. Buna karşın iskemi yapılmadan 1 saat önce uygulanan askorbik asitin.p. Biyoloji Bölümü.6. dünya üzerinde en yaygın kullanıma sahip gübre olan amonyum nitratın akut dozlarda gösterdiği etkiler araştırıldı. Üçüncü grutaki sıçanlara da nefrektomiden 15 gün sonra 45 dakika iskemi ardından 3 saat reperfüzyon uygulanmıştır. karaciğer. p>0. IR grubuna ait sıçanların serum kreatinin ve üre miktarlarında artış saptanırken.19. Deney sonunda tüm gruplardaki sıçanlar öldürülerek serum kreatinin. kalp. LDH miktarları ölçülmüş. GSH miktarlarında ise anlamlı bir düşüş saptanmıştır. Anomali sayısı konsantrasyon artışıyla az da olsa artarken anomalilerin ortaya çıkış zamanının bundan etkilenmediği belirlendi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. dokunmaya karşı tepkilerde gecikme. Biyoloji Bölümü. Kontrol ve bazı uygulama gruplarına (50. Türkiye’de sadece Doğu Karadeniz bölgesinde yaşayan Pelodytes caucasicus larvaları için. Ayrıca konsantrasyon artışının ölüm oranlarında bir artışa. iskemiden önce AA uygulanan üçüncü grupta üre ve kreatinin için normale yakın değerler ölçülmüştür. Biyoloji Bölümü.0676-17. df=8). Elde edilen sonuçlar. 0. sıçan böbreğinde deneysel olarak yaratılan IR hasarına karşı önleyici etkisi olduğu ortaya konmuştur.05. Ancak antioksidan özellik gösteren bir vitamin olan askorbik asitin (AA) renal IR hasarı üzerindeki etkisi henüz belirlenmemiştir. İlk grup sadece nefrektomi yapılan kontrol grubudur. Beytepe. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. üre.8.üre ve LDH. sıçan böbreğindeki deneysel IR hasarına karşı askorbik asitin etkisi araştırılmıştır. df=8) deney sonunda bu parametreler açısından kontrol ve uygulama gruplarının önemli ölçüde farklı olduğu belirlendi (Kruskall Wallis Test. Yapılan çalışmalarda bu amaçla. deride şeffaflaşma. Bunlara ek olarak. ödemler.5. Dürdane KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi. felç gibi çeşitli anormallikler gözlendi. Konsantrasyon artışının larvaların ağırlık ve boylarında önemli ölçüde azalmalara yol açtığı görüldü. 178 . kamburluk.0521-16.1. Bunun yanı sıra. AA+ IR grubuna ait preparatlarda normale yakın böbrek histolojisi gözlenmiştir. Çalışmamızda her biri 8'er adet Wistar albino sıçandan oluşan 3 grup kullanılmıştır. 500mg/l) ait ortalama ağırlık (g) ve boy (mm) değerleri sırasıyla şöyledir: 0.

OP ve BPA nın genel olarak her iki değerde de kontrol grubuna göre azalmaya sebep olduğunu ancak bu maddelerle birlikte AA uygulaması. histopatolojik ve biyokimyasal incelemelerde kullanılmak üzere böbrek dokuları alınmıştır. böbrek MDA ve GSH analizleri ile histopatolojik incelemeler yapılmıştır. NP ve OP gruplarında kontrole oranla.o).o). Nurhayat BARLAS. akut etkiler SZ 005 Sıçan Böbreğinde Bisfenol A. BPA grubu (20 mg/kg p. Böbrek doku GSH değerlerinde BPA. AA +NP ve AA +BPA gruplarına ait böbrek preparatlarında yaygın konjesyon alanları. Müfide AYDOĞAN. Dürdane KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi. Ankara aslid@hacettepe. LDH değerleri ise AA’ nın BPA. 85. NP grubu (20 mg/kg p. NP ve OP ile birlikte uygulandığı gruplarda hem kontrolden hem de NP. kreatinin değerlerini daha da düşürürken üre değerlerinde artışa neden olmuştur. Bu çalışmada 6 haftalık Wistar albino erkek sıçanlardan 7 farklı deney grubu oluşturulmuştur. Diğer gruplar sırası ile. AA +NP ve AA +BPA gruplarında ise hem kontrol hem de NP. OP ve BPA gruplarından oldukça yüksek bulunmuştur. Nonilfenol(NP). NP ve OP nin belirtilen dozlarda sıçan böbreği üzerinde minimal düzeyde oksidatif strese bağlı hasara neden olduğu görülmüştür. 45. AA +NP ve AA +BPA gruplarında ise hem kontrole hem de BPA. Ancak NP ve OP’ nin etki mekanizmasını aydınlatacak yeterli çalışma bulunmamaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.o) olarak özetlenebilir. AA alan gruplarda önce AA uygulaması yapılmış. askorbik asit ise distile suda çözülerek tüm uygulamalar pre-oral yoldan haftanın üç günü yapılmıştır. Zooloji Anabilimdalı.o). OP ve BPA gruplarına oranla istatistiksel olarak anlamlı bir azalma tesbit edilmiştir. Ancak antioksidan maddelerin bir çoğunun koruyucu aktivitelerinin yanı sıra prooksidan etki gösterdiği düşünülürse AA’ nın oluşan hasarı daha da şiddetlendirmesi. oktilfenol. BPA. NP uygulamasının sıçan böbreği üzerinde yarattığı etkileri incelemek ve antioksidan olan askorbik asitin (AA).o). hemen ardından diğer maddenin uygulanmasına geçilmiştir BPA. 75. AA +OP grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p. üre. Başlangıç aşamasındaki bu çalışma sonucunda bu kimyasalın kafkas kurbağası üzerindeki zararı ortaya konmuş olacaktır. OP ve NP zeytinyağında çözülmüş. Tüm bulgular değerlendirildiğinde BPA. Bu nedenle günlük hayatta kullanılan birçok malzeme ile BPA. Histopatolojik yönden yapılan incelemeler de BPA. Beytepe. OP. Bu çalışmanın amacı BPA.73mg/l idi. NP ve OP ye maruziyet söz konusudur. 500mg/l) ait larvalarda görülen ölüm yüzdeleri sırasıyla şöyledir: 0. AA +OP. askorbik asit. Anahtar Kelimeler: Amonyum nitrat gübresi. LDH ölçümleri. Biyoloji Bölümü. mononükleer hücre infiltrasyonları ve nekrotik alanlar tesbit edilmiştir. Yapılan çalışmalarda kesin olmamakla birlikte düşük dozlarda uygulanan BPA’nın üreme sistemi ve karaciğer dokularında oksidatif stresi arttırdığı ve antioksidan koruma sistemini zayıflattığı için doku hasarına neden olduğu ifade edilmiştir.tr Bisfenol A (BPA). AA +NP grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p. AA+OP. OP grubu (20 mg/kg p. Her birinde 6 adet sıçan bulunan gruplardan birincisi yağ kontrol grubudur.19. deterjanlar. uygulanan dozda antioksidan aktivite göstermek yerine prooksidan davranış sergilemesi ile açıklanabilir. Anahtar Kelimeler: Bisfenol nonilfenol. boyalar kozmetik ürünler ve çeşitli plastik ürünlerin yapımında kullanılan alkilfenol polietoksilatların son yıkım ürünleri olup endokrin-bozucu aktivite gösteren çevresel kimyasallardan birkaçıdır. AA+OP.o). NP ve OP gruplarına ait böbreklerde seyrek olarak konjesyon ve mononüklear hücre alanları bulunurken. AA +BPA grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p. Böbrek doku MDA değerleri BPA. TRABZON 50. 06800. 150. Nonilfenol ve Oktilfenolün Neden Olduğu Hasar Üzerine Askorbik Asitin Etkilerinin İncelenmesi Aslı KORKMAZ.edu. Uygulama sonucunda tüm gruplara ait sıçanlardan serum analizlerinde kullanılmak üzere kan. “Serum üre ve kreatinin değerleri incelendiğinde NP. Biyoloji Bölümü. 100. 200. Probit analiziyle belirlenen yarı ölümcül konsantrasyon (LC50) değeriyse 141. OP ve NP’ nin yarattığı böbrek hasarı üzerindeki etkisini incelemektir. 60. böbrek A. 179 . Konrtol ve uygulama gruplarına ait örneklerde serum kreatinin. ve Oktilfenol(OP). NP ve OP gruplarına oranla istatistiksel olarak anlamlı bir artış göstermiştir. 0. Buna karşın bu maddelerle birlikte uygulanan AA’ nın oluşan böbrek hasarını daha da arttırması ise beklenmeyen bir bulgu olmuştur. Pelodytes caucasicus larvaları. NP ve OP gruplarında kontrol grubuna oranla.

19. sitoplazmik yerleşimli vakuol oluşumu ve dissosiasyon görüldü. Bu böceğin sindirim kanalı. Biyoloji Bölümü. Kars evrenkoc@hotmail. gruptaki farelerde V. Kars 3 Kafkas Üniversitesi. Sphex flavipennis’in (Hymenoptera. Biyoloji Bölümü. Zooloji Anabilim Dalı. ortabarsak. Veteriner Fakültesi. preparatlar hazırlandı ve ışık mikroskobu (Olympus BX51) ile incelendi. sindirim kanalı. Biyoloji Bölümü. Orta bağırsak anterior ve posterior kısımlardan meydana gelmiştir. mitokondriler ile bitişik olan iyi gelişmiş bazal zar katlanmalarına sahiptirler. histoloji. lokal nekroz alanları ve vakuol oluşumu. karaciğer. İpekböceği Bombyx mori (Lepidoptera:Bombycıdae)’De Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Orta Barsak Üzerine Etkisinin Gösterilmesi Gözde SELEK. Epitelin lümen tarafında değişen kalınlıklarda intima tabakası bulunur. kolon ve rektum olarak adlandırılan kısımlardan meydana gelmiştir. II. Epitelyum rejeneretif. yaygın nekroz alanları. Veteriner Fakültesi. Anahtar Kelimeler: fare. Osman PARLAK Ege Üniversitesi. Menderes SUİÇMEZ Gaziosmanpaşa Üniversitesi. orta ve son bağırsak olmak üzere üç kısımdan meydana gelmiştir. Endokrin hücrelerin apikalleri lümene uzanır. Çalışmanın sununda histopatolojik değişikliklerin tespiti için standart histolojik metotlarla karaciğer doku örnekleri alınarak. sitoplazmaları salgı granülleri ile doludur ve bazal zar katlanmalarından yoksundurlar. Başaran KARADEMİR3 1 Kafkas Üniversitesi. Denemelerin sonucunda fenoxycarb’ın barsak dejenerasyonu üzerine doğrudan etkisi olduğu gözlenmiştir. ön. gruptakilere de 40 ppm flor (sodyum flor olarak) içme suyuna katılarak 90 gün süre ile verildi.com Bu çalışmada juvenil hormon analoğu fenoxycarb’ın ipekböceği (Bombyx mori)’nin ortabarsağı üzerine etkileri araştırılmıştır. TRABZON SZ 006 Sphex flavipennis Fabricus. Kronik florozis.tr Bu çalışmada. Gruptaki farelere içeriğinde 0. centralislerde hafif hiperemi. Yusuf ERSAN2. küçük. farklılaşmamış hücrelerdir. İç Hastalıkları ABD. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. gruptakilere 20 ppm ve IV. 1793 (Hymenoptera: Sphecidae)’in Sindirim Kanalının Morfolojisi ve İnce Yapısının Araştırılması Filiz DEMİR.bulunan normal çeşme suyu. histopatoloji.edu. Fenoxycarb uygulanan hayvanların orta barsaklarında meydana gelen dejenerasyon kontrol hayvanlarıyla karşılaştırılmıştır. gruptaki farelerde hepatositlerde hafif derecede büyüme. Enterosit hücreler. 35100 Bornova. Tokat fdemir@gop. Epitelyumu dıştan boyuna ve dairesel kas tabakaları kuşatmıştır. II. İzmir gozdesel81@yahoo. gruptaki farelerde ise hepatositlerde orta derecede büyüme. Fen-Edebiyat Fakültesi.tr Kronik florozisin farelerin karaciğer dokusu üzerindeki histopatolojik etkilerini incelemek amacıyla yaptığımız bu araştırmada ortalama 55-60 günlük erkek Swiss albino fareler kullanıldı. fenoxycarb. Orta barsak hücreleri histolojik olarak incelenmiştir. III.com. Biyoloji Bölümü. Rejeneratif hücreler epitelyumun bazalında bulunan. ince yapı SZ 007 Anahtar Kelimeler: Bombyx mori. Fizyoloji ABD. III. gruptaki farelere 10 ppm. özefagus ve proventikulustan oluşmuştur. Fen Fakültesi. barsak dejenerasyonu SZ 008 Kronik Florozisin Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi Evren KOÇ1. 180 . centralisin çevresindeki bazı hepatositlerde hidropik ve vakuolar dejenerasyon ile bazı hepatositlerde nekroz ve V. Son bağırsak ise ileum. I. Ön bağırsak.3 ppm F. Fen-Edebiyat Fakültesi. Her biri 8’er fareden oluşan toplam 4 grup oluşturuldu. endokrin ve enterosit olmak üzere üç çeşit hücreden meydana gelmiştir. Anahtar Kelimeler: Sphex flavipennis. Sphecidae) sindirim kanalının histolojisi ve ince yapısı ışık ve elektron mikroskobunda araştırılmıştır. IV. Kars 2 Kafkas Üniversitesi. hepatik kordonlarda bozulma (dissosiasyon).

Vitellojenik balıkların karaciğerinde vitellogenin (Vtg)’in dağılımı streptavidin-biyotin peroksidaz immunohistokimyasal metod ile gösterildi. Bu bulgular serebral gangliyonları saran konnektifin bir nörohemal alan olarak işlev görebileceğine işaret etmektedir. Gürsel ERGEN Ege Üniversitesi. inci kefali. Zooloji Anabilim Dalı. Van-Edremit Körfezi (VEK)’den yakalanan 37 erkek balığın 6’sında Vtg’in belirlenemezken (<0. erkek balıkların plazmasında Vtg varlığı ve bir balığın karaciğerinde zayıf bir Vtg immun reaksiyonun gözlenmesi bu balıkların östrojen benzeri kirleticilere maruz kalma riski taşıdığını göstermektedir.40-9. Anahtar Kelimeler: Helix aspersa. SAB metod ile tüm erkek balıkların karaciğerinde hiç Vtg immunreaksiyon gözlenmezken. Biyoloji Bölümü. Chalcalburnus tarichi.913 mg/ml) aylarında ölçüldü.edu. B. TRABZON SZ 009 İnci Kefali (Chalcalburnus tarichi.58 pg/ml) ve Nisan (31. floresan metod ile bir balığın karaciğerinde birkaç hücrede zayıf immun reaksiyon görüldü Erkeklerde Vtg varlığı doğal ve sentetik östrojenler veya östrojen gibi davranan kimyasallar için duyarlı bir biyomarkır olarak kullanılır. pH ve çözünmüş oksijen (ÇO) (mg/L) seviyeleri ve erkek balıklarda plazma vitellogenin seviyesi saptandı. Tüm vitellojenik dişilerde pozitif immun boyama görüldü fakat pozitif hücrelerin dağılımı ve boyamanın yoğunluğu homojen değildi.354 µg/ml arasındaydı. serebral gangliyon.807±1. 1.60±23.093±0. vitellogenin. pH ve ÇO seviyeleri sırasıyla 9. VEK ve Üniversite açıklığı izledi.19. İnci kefali erkeklerinde plazma Vtg’ni bireyler arasında farklı konsatrasyonlarda bulundu. İmmunopozitif hücrelerin dağınık veya gruplar halinde lokalize olduğu gözlendi. Pulmonata. Güçlü immunoreaksiyon görülen hücreler negatif hücrelerin arasına da dağılmıştı. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Zeve Kampusu Van ahmetoguz@yyu. gonadosomatik indeks (GSI). E2.296-26. SZ 010 Aktif ve Aktif Olmayan Helix aspersa Müller. 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’te Serebral Gangliyon Nörosekresyon Hücreleri Nermin BİTER. vitellogeninin immunohistokimyasal lokalizasyonu.tr Bu çalışmada. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.557-26.edu.24 ng/ml). Suyun sıcaklığı mevsime bağlı olarak +1+16 ºC arasında ölçüldü.40±211.biter@ege. Pallas 1811)’nde Vitellogeninin İmmunohistokimyasal Lokalizasyonu ve Vitellogenin Seviyesinin Belirlenmesi Ahmet Regaib OĞUZ. total protein. 120. 17β-östrodiol (E2) ve vitellogeninin plazma seviyeleri belirlendi.ÜNAL Yüzüncü Yıl Üniversitesi.38 pg/ml ve Vtg. ve vitellogenin seviyelerinin vitellojenik safha sırasında arttığı saptandı. Genellikle. Vtg’in en yüksek seviyesi Bardakçı köyü açıklarında yakalanan balıklarda ölçüldü (12. Anahtar Kelimeler : Van Gölü. Sonuç olarak. 35100. Van Gölü havzası için endemik bir sazan türü olan inci kefali (Chalcalburnus tarichi)’nde vitellogenezis sırasında hepatosomatik indeks (HSI).255 mg/ml).308±4. Biyoloji Bölümü.tr Bu çalışmanın amacı.5.71 ve 8. Aktif olmayan Helix aspersa’nın serebral gangliyonlarında ise hücrelerin nörosekresyon içeriklerinin oldukça azaldığı. Plazma total protein. Aynı zamanda örnekleme alanlarında suyun sıcaklık (ºC). dışta gevşek yapılı olan serebral konnektifte oldukça yoğun nörosekresyon içeren lakünlerin yer aldığı saptanmıştır. İzmir nermin.497-24.1 mg/L olarak belirlendi. aktif. Bornova.12. 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’ün serebral gangliyonlarındaki nörosekresyon hücrelerinin histolojik yapısını ve nörosekresyon maddesinin dağılımını. G. karaciğer portal ven dalları ve merkezi ven etrafındaki hücrelerde güçlü Vtg reaksiyon gözlendi. Fen Fakültesi.575 µg/ml). bununla birlikte serebral gangliyonları saran içte daha sıkı.656 µg/ml). 17-β östradiol. E2 ve Vtg’in en yüksek seviyeleri sırasıyla Mayıs (833. aktif ve aktif olmayan Helix aspersa Müller. bunu Çarpanak adası (1. KAPTANER. Gomori’nin paraldehit fuksin boya metodu ile göstermektir. Plazma E2 ve vitellogeninin en düşük seviyeleri Aralık ayında ölçülürken (E2. Aktif Helix aspersa’nın serebral gangliyonlarının mezoserebrum ve postserebrum bölgelerinde yoğun nörosekresyon maddesi içeren irili ufaklı hücreler ile çok sayıda küçük hücrelere sahip olan proserebrum bölgesinde ise homojen dağılımlı nörosekresyon granüllerinin varlığı gösterilmiştir.139 µg/ml) ve Akdamar adası (3. 19 balıkta 1. nörosekresyon hücresi 181 .

Renal İ/R hasarındaki koruyucu etkilerini araştırılmıştır. Grup 3’e 100 mg/kg SL ve Grup 4’ e 200 mg/kg SL iskemiden 15 dakika önce tek doz intraperitonal olarak uygulandı. Ankara ozsoy@science. Renal İ/R hasarı sol renal pedikülün 45 dakika oklüzyonu ve daha sonra 24 saat reperfüzyonu ile oluşturuldu. Serum ALT ve AST düzeylerinde İ/R gruplarında istatistiksel olarak önemli fark gözlenmedi (Tablo 1). Meşelik. Bu bulgular ROM’nin İ/R ile indüklenen renal hasarda rol oynadığı.edu.. alanin aminotransferaz (ALT) ve aspartat aminotransferaz (AST) değişiklikleri değerlendirmek için gruplar. 100 mg/kg SL verilen Grup3. tohumlarından elde edilen antioksidan özelliği bilinen bir bitki flavanoidir. üçüncü ve beşinci günleri takiben anestezi ile feda edilip yara dokusu çıkarılmış ve derhal transmisyon elektron mikroskop (TEM) preparasyonu için takibe alınarak blokları yapılmıştır. Biyoloji Bölümü. serum fizyolojik verilen Grup 2 ve 200 mg/kg SL verilen Grup 4 ile istatistiksel olarak karşılaştırıldığında serum BUN ve CRE düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı düşüş gözlendi (p<0. kreatinin (CRE). Bu bloklardan yarı ince ve ince kesitler alınarak ağız mukoza epitelinin iyileşme sürecinde zamana bağlı olarak değerlendirmesi yapılmıştır. İ/R grupları (Grup 2. kontrol grubu (Grup 1) ile karşılaştırldığında serum BUN. Hakan ŞENTÜRK1. epitel hücre. Ankara 2 Gazi Üniversitesi. Sonuç olarak.edu. EGF'nin epitelizasyonu hızlandırmış olması yara iyileşmesinin geciktiği pek çok hastalıklarda. 06100. CRE. kesi (insizyon) yarası. Fen-Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Epidermal Büyüme Faktörü (EGF). Biyoloji Bölümü. Operasyon sonrası yem ve su ile beslenen denekler birinci.05). 182 . Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) iyileşme sürecini hızlandıran önemli mitojenik faktörler arasındadır. Adnan AYHANCI1. 28 yetişkin albino erkek sıçan 4 grupta değerlendirilmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. epitelizasyon. hücre göçü ve proliferasyonu incelenmiştir. TRABZON SZ 011 SZ 012 Ekzojen Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) Uygulanmış Kesi Yaralı Tavşanlarda İyileşme Bölgesine Epitel Hücre Göçü Nesrin ÖZSOY1. Gökhan BAYRAMOĞLU1 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.05) (Tablo 1).ankara. Tıp Fakültesi. Grup 1 (Kontrol). 26480 Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. ALT ve AST seviyelerinde istatistiksel olarak anlamlı artış gözlendi (p<0. 26480 Eskişehir gokhanb@ogu. Grup 2 (renal İ/R hasarı+Serum fizyolojik). Grup 3 (renal İ/R hasarı+SL 100 mg/kg) ve Grup 4 (renal İ/R hasarı+SL 200 mg/kg) olarak planlandı. Epidermal Büyüme Faktörü oral submukozal implanta uygulanmıştır. Bu amaçla. 100 mg/kg silymarin ile tedavisiyle böbrek koruyucu etkisinin olduğu bu korumanında silymarinin antioksidan aktivitesinden kaynaklandığı düşünülmektedir. 3 ve 4). Fen Fakültesi. Grup 1 hariç diğer gruplara iskemiden 15 gün önce sağ böbrek nefrektomisi yapıldı ve deney hayvanlarının bu süre içerisinde iyileşmesi sağlandı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Silybum marianum L. ve insizyon + PEG + Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) (n=10) grubu olmak üzere üç aşamalı olarak düzenlenmiştir. yeni töropatik müdahelelerin oluşturulmasına önemli ölçüde katkı sağlayabileceğini düşündürmüştür. Kesi yarasına EGF uygulanmasını takiben epitel hücrelerinin mitotik aktiviteleri. Hilmi ÖZDEN2. insizyon + polietilen glikol ( PEG ) ( n=10 ). Nursel GÜL1 1 Ankara Üniversitesi. Reaktif oksijen metabolitlerinin (ROM) böbrek iskemi/reperfüzyon (İ/R) hasarı patogenezinde rol oynadığını gösteren bulgular mevcuttur. 06500.19. elektron mikroskop Silymarin’in Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi Bilge ÖZKAL1.tr Yara iyileşmesinin pek çok hastalıkta gecikmiş olması araştırmaların iyileşme sürecini hızlandıran bir takım ekzojen faktörlerin kullanılması yönünde yapılması gerekliliğini ortaya koymuştur. Şule COŞKUN2. Tandoğan. Bu çalışmada SL’nin. SL’nin renal İ/R hasarı üzerindeki serum üre (BUN). günün sonunda Grup 2’ye serum fizyolojik. Beşevler. 15. Anatomi ABD. İ/R’dan sonra biyokimyasal incelemeler için deney hayvanlarından alınan kanlardan serumlar elde edildi .tr Silymarin (SL). Araştırmada deney grupları sadece insizyon yapılan grup (n=10).

in C. Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi. Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır.19. these are one species of cestode (Bothriocephalus . Fizyoloji Anabilim dalı. tipIIb fibrillerde ise %11 dır. Biceps brachii kasında ise bu oran tip I fibriller de % 16. ATPaz. Rhinolophus mehelyi’nin triceps brachii ve biceps brachii kasında histokimyasal olarak üç tip fibril tanımlanmıştır. histokimyasal test. İkinci bölümde canlı hayvanda sinir kesisi ile şartlandırılan nöronların rejenerasyon davranışlarını belirlemek amacıyla canlı farelerin sağ siyatik sinirleri kesilerek (1. antioksidan aktivite SZ 013 Rhinolophus mehelyi’nin Yardımcı Uçma Kaslarında Morfolojik ve Histokimyasal Araştırmalar Suna CEBESOY Ankara Üniversitesi. Rhinolophus mehelyi’nin triceps brachii kasında fibril dağılımı . VAN 3 Yüzüncü yıl Üniversitesi. VAN elifkaval@hotmail. buda orta derecede oksidasyon kapasitesini göstermektedir. It is concluded from the present results that all the four helminth parasites are recorded for the first time in Karkok governorate. Chondrostoma regius and Varicorhinus trutta. Gürkan ÖZTÜRK3 1 Yüzüncü yıl Üniversitesi.7% in males and 35% in females). TRABZON Anahtar kelimeler: Silymarin. Iraq Zohair I. Eğitim Fakültesi.com Bir kez hasarlanmış periferal bir sinirin ikinci kez hasarlanmasıyla birlikte sinir rejenerasyonunda önemli bir artış gözlenir. tip IIa ve tip IIb olarak sınıflandırılmıştır. kesim) üç gün boyunca şartlanmaları 183 The Helminths of Freshwatere Fishes Caught From AL-Tamim Governorate. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Histoloji&Embriyoloji Bölümü. tipIIa fibrillerde % 72. tip II a fibrillerde % 70.regius (8% in males and 9. SZ 014 gowokensis) collected from Cyprinus carpio and Aspiux vorax(incidence 2. Bu yarasa türünde her iki kasında da. şartlandırma hasarı sonrasında hücrede meydana gelen değişikliklerin in vitro olarak gözlenerek hasar sonrasında hücrede meydana gelebilecek değişikliklerin hücresel mekanizmasının araştırılması amaçlanmıştır.RAHEMO Department of Biology. NADH-TR ye zayıf reaksiyon verdiklerinden dolayı düşük oksidatif olarak kabul edilmişlerdir. Birinci bölümde kontrol şartlarında ayrıştırma sırasında doğal olarak aksotomize olan nöronların rejenerasyon davranışlarını belirlemek amacıyla arka kök ganglionlarının (L4-L5) saf kültürleri yapıldı. fibril tipi.tip I fibrillerde %17. VAN 2 Yüzüncü yıl Üniversitesi. two species of acanthocephalans namely Neoechinorhynchus rutili collected from Cyprinus carpio.9% in females) and in V. Barbus luteus. Ankara suna. in B.2 in males and 8. Tıp Fakültesi. Şartlandırma hasarının bu etkisi bugüne kadar yapılan çeşitli çalışmalarla ortaya konmuş olmasına rağmen bu etkinin mekanizması ile ilgili bilinenler sınırlı ve tartışmalıdır. Nurettin CENGİZ2. böbrek iskemisi.F. The results revealed the presence of four species of helminths. University of Mosul. one species of nematode (Cucullanus cyprini) collected from the carp.com Six freshwater species of fishes have been subjected to parasitological investigation which were collected from different regions of Al-tamim governorate and its suburbs. College of Science. SDH. Anahtar Kelimeler: İskelet kası. sıçan. Biyoloji Bölümü. Bu artışa sebep olan öncül hasara “Şartlandırma Hasarı” adı verilmektedir. Glisin-kalsiyum-formaldehit preinkübasyonundan sonra miyozin-ATPaz ile boyanarak bunlar tip I. carpio (4. Iraq zohair_rahemo@yahoo. tip I fibriller NADH-TR ile koyu boyandıklarından dolayı yüksek oksidatiftirler. SZ 016 Sinir Rejenerasyonunda Şartlandırma Hasarı Etkisi ve Mekanizmasının Araştırılmasında Kullanılan Metotlar Elif KAVAL OĞUZ1. Tıp Fakültesi. Tip IIa fibrilleri NADH-TR ve SDH ile nispeten daha zayıf boyanmışlardır. The other species of acanthocephala is Neoechinorhynchus iraqinensis which has been revealed from Liza abu ( 15.9 %and 25% respectively). NADH. The incidence of infection in C.5%). tip II b fibrillerde % 14 olarak tespit edilmiştir.3 % in females).com Türkiye yarasalarından Rhinolophus mehelyi’ye ait iki yardımcı uçma kası Morfolojik ve histokimyasal olarak çalışılmıştır. trutta (50%). Bu çalışmada. Hücrelerin zaman aralıklı (time lapse) mikroskop kullanılarak 48 saat boyunca rejenerasyon davranışları gözlendi.cebesoy@gmail. luteus (2. Rhinolophus mehelyi’nin yardımcı uçma kaslarındaki tip IIb fibrilleri.

33-39. erkek bir farenin (Mus musculus) vücudunun sağ yan tarafında ön ve arka ekstremitelerin arasında kalan bölgede deri altında gözlemlenen spontan tümör çıkarılarak dengeli tuz 184 Kök Hücre Nedir? Kaynakları ve Kullanım Alanları Dürdane KOLANKAYA. Örneğin. Biyoloji Bölümü 34134. Şartlanan hücrelerde ise 15. 3. saatler arasında rejenerasyonda bir düşüş gözlenirken 36. 3. 15-24.tr Kanser gelişimi ve tedavisi ile ilgili yapılan araştırmalar. 2 Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi. Tüm bu metodlardan elde edilen veriler değerlendirilerek sinir rejenerasyon miktarları karşılaştırıldı. Balb/C ırkı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hücre süspansiyonu 3 gün boyunca etüv içinde bekletilerek hücrelerin şartlanmaları ve bu sırada bir yüzeye yapışarak akson uzatmaları engellendi.edu. gelecekte ise kalp kası ve tendon hasarlarının onarımı. günün sonunda bu şartlanan sinirler çıkarıldı. kesim) yapıldı ve hücreler 48 saat boyunca gözlemlendi. Çok uzun olan bu süreçte tümörün morfolojik özellikleri ile biyolojik davranışlarının saptanması gerekmektedir. Çalışmamızda. saatte akson rejenerasyonunda kademeli bir artış gözlendi. Embriyonal . Anahtar Kelimeler: Şartlandırma hasarı. günün sonunda kültür petriye aktarılarak 48 saat boyunca gözlendi. saatten sonra rejenerasyonun azaldığı belirlendi. Kök hücrelerin. Bu deneyin ikinci kısmında şu işlemler yapıldı: Yine 3 gün boyunca saat camında şartlandırılan hücreler cam tabanlı petriye ekildi. 3. Fen Fakültesi. Handan KAYA2. saatte akson rejenerasyonunda bir artış gözlendi. günümüzde pek çok araştırmada kullanılmaktadır. ilk defa 1905 yılında spontan olarak tespit edilen katı Ehrlich meme karsinomu 1945 yılından itibaren sıvı hale dönüştürülmüş ve Ehrlich Ascites Tümör (EAT) adı ile standart deneysel bir tümör olarak. günün sonunda sağ taraftaki L4-L5 arka kök ganglionları ayrıştırılarak kültürleri (2. Parkinson. Cansın GÜNGÖRMÜŞ Hacettepe Üniversitesi. İstanbul. Kök hücreler. çeşitli amaçlar için kullanılabilir. tendon hasarı SZ 018 Balb/C Farede Görülen Yeni Bir Spontan Tümörün in vivo ve in vitro Karakterizasyonu Seyhan ALTUN1.edu. Ayşe TOPUZ1 1 İstanbul Üniversitesi. Petri 1 gün boyunca etüvde bekletildi. rejenerasyon SZ 017 (totipotent). nörodejeneratif hastalıklar. Bu yeteneklerini kullanılarak kalp kası hücreleri. uzun süre yaşayan. karaciğer hücreleri gibi farklılaşmış hücreler in vitro koşullarda üretilip. Şenay YILDIRIM1. küçük parçalara ayrılarak agaroz içine gömüldü ve petrinin bir köşesine tutturuldu. Beytepe. saatte rejenerasyon miktarının tekrar arttığı gözlendi. Ankara durdane@hacettepe. fötal (pluripotent) ve erişkin (multipotent) olmak üzere üç önemli kök hücre kaynağı vardır. Ekimden 24 saat sonra lazer mikro diseksiyon mikroskobu kullanılarak aksotomi yapıldı ve 48 saat boyunca hücreler gözlendi.tr Kültür ortamında sınırsız bölünebilme yeteneği olan ve özelleşmiş hücreleri meydana getiren hücrelere kök hücre denir. bir farede oluşan spontan tümörün in vivo ve in vitro özelliklerinin saptanması amaçlanmıştır. Çalışmanın sonucunda şartlanmayan hücrelerde 33. deri. ya in vitro olarak yetiştirilen tümöral karakterli hücre kültürleri ya da deney hayvanlarında oluşturulan deneysel tümör modelleri üzerinde yürütülmektedir. Anahtar Kelimeler: Kök hücre. 45. kas. yaşlı. Biyoloji Bölümü. lösemi de kullanılması. TRABZON sağlandı. Üçüncü bölümde şartlanmış periferik sinirin şartlanmamış DRG nöronlarının rejenerasyonuna etkisini belirlemek amacıyla canlı farelerin sağ siyatik sinirleri kesilerek bu sinirlerin 3 gün boyunca şartlanmaları sağlandı. Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklar ve diabetin tedavisinde kullanılabileceği hayvan deneylerinden elde edilen umut verici bulgulardır. Deneysel tümörler kimyasal maddelerle oluşturulabildiği gibi. saatte tekrar bir artış saptandı. fare veya sıçanda ortaya çıkan spontan bir tümörün hayvandan hayvana seri transplantasyonları sonucunda standart deneysel tümör haline dönüşebilmektedir. bağımsız olarak bölünerek yeni kök hücre kuşakları meydana getirerek kendilerini yenileyen ve özelleşmiş hücrelere farklılaşabilme yetenekleri olan hücrelerdir.19. İstanbul altuns@istanbul. Patoloji Anabilim Dalı. nöronlar. Birinci günün sonunda L4-L5 arka kök ganglionlarının kültürü yapılarak siyatik parçacıkları içeren petriye ekildi ve hücreler 48 saat boyunca gözlendi. Dördüncü bölümde in vitro ortamda şartlanmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini belirlemek amacıyla L4-L5 arka kök ganglionlarının kültürleri yapılarak silikon kaplı saat camı içine aktarıldı. saatler arasında rejenerasyon miktarının azaldığı ve 45. 36. saatten sonra rejenerasyon miktarının düştüğü belirlendi. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. erişkin canlıya ait dokularda farklılaşmış hücrelerin yerini alma özellikleri ile bu gün lenfoma. arka kök ganglionu.

A1 tümörü makroskopik ve mikroskopik olarak incelenmiş ve immünohistokimyasal analizleri yapılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. 20+10 µg/ml). dezmin ve CD 34 ile diffüz ekspresyon izlenirken.5+2. HL-60. HL-60 hücrelerine 10-6 M. 15+5. in vitro SZ 019 Bu çalışmada. Ankara aozcimen34@mynet. Adana ayavuz@mku. 12. 17. uzun ve çok yüzlü bir morfoloji göstermektedir. apoptozunda etkisi göz önüne alındığında. Hücreler. MN 185 Akut Myelositik Lösemi (HL-60) Hücrelerinde Metilprednizolonun İleri Saatlerde Terminal Farklılaşma Üzerindeki Etkisinin Araştırılması Ahmet Ata ÖZÇİMEN1. CD14 ve CD15 hücre yüzey monoclonal antikorları ile boyandılar ve akım sitometre cihazında analiz edildiler. 17. Günümüzde bu tümörlerin histogenezi tam olarak bilinmemekte olup.5+7. Yapılan seri transplantasyonlarda tümörlerin ortaya çıkış süreleri. düz kas aktin (SMA). 10-5 M ve 10-4 M derişimlerde MP uygulandı. Birinci generasyonda yapısal farklılık gösteren A1 ve A2 tümörleri elde edilmiştir. CD14. CD11-b. İmmunohistokimyasal analizde tümör hücrelerinde pan-sitokeratin (CK). Hatay 2 Çukurova Üniversitesi. genellikle solid. kirli beyaz renkte. 37 ºC’de ve % 5 CO2’li etüvde hücre kültürüne alınmışlardır.5. insan akut myelositik lösemi (HL-60) hücrelerinde metilprednizolonun ileri saatlerdeki terminal farklılaşmasını değerlendirmek için. Pediatri Anabilim Dalı. in vitro ortamda Foetal Bovine Serum içeren Roswell Park Memorial Instute 1640 (RPMI1640) kültür medyumunda. terminal farklılaşmayı azalttığını düşündürmektedir. insan periferal lenfositlerinde in vitro kardeş kromatid değişimi (KKD).5.5+2. Elde edilen A1 tümörü. CK 18.tr Bu çalışmada. 20+10 µg/ml Acm+A-cyp karışımı ile 24 ve 48 saat muamele edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Metilprednizolon. kısmen kordonlar içeren ve arada fibrovasküler çatı oluşturan neoplazm yapısındadır. çıkması. in vitro ortamda düzenli pasajları yapılan tümör hücreleri. acetamiprid ve alpha-cypermethrin karışımının insan periferal lenfositlerinde KKD ve KA’ni 24 ve 48 saatlik muamelelerde bütün konsantrasyonlarda (Acm+Acyp. Mualla ÇETİN2 1 Mersin Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.19. HL-60 hücrelerinde MP’nin terminal farklılaşma üzerindeki etkisi akım sitometrik analiz yöntemiyle değerlendirildi. MP’nin HL-60 hücrelerini ileri saatlerde. mikroskopik olarak ise.com Bu çalışmada. 15+5. 06100. dişi ile erkek farelerdeki oluşma yüzdeleri. tümör ağırlıkları ve metastaz oluşturup oluşturmadıkları saptanmıştır. geç saat ve yüksek doz uygulamalarında azalan bir etki göstermiştir. Biyoloji Bölümü. Bütün deneyler 2 kez tekrarlandı ve sonuçlar +/standart deviasyon olarak değerlendirildi.05) (K-S değeri>0. in vivo.edu. CD14 ve CD15 hücre yüzey belirleyicileri ile analiz edilmeleri amaçlanmıştır. TRABZON çözeltisi (HBSS) içerisinde küçük parçalara ayrılmış ve yine Balb/C ırkı erkek ve dişi farelerin deri altına transplante edilmiştir.20).5+7. kromozom anormalliği (KA) ve mikronükleus (MN) testleri kullanılarak araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fare. Biyoloji Bölümü. ince.5. Hücreler 12. Tümör makroskopik olarak etsi kıvamda. Yapılan çalışma kapsamında. Tıp Fakültesi. Bu azalan etkiler istatistiksel olarak CD11b ve CD14 için anlamsız ancak CD15 için anlamlı bulunmuştur (p<0. Sonuç olarak. CD15. Mehmet TOPAKTAŞ2 1 Mustafa Kemal Üniversitesi. yedinci generasyona kadar erkek ve dişi farelere seri olarak transplante edilmiştir. spontan tümör. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. in vitro ortamda düzenli pasajları yapılan A1 tümör hücrelerinin histogenezi ve büyüme kinetiği araştırılmaktadır. epitelyal membran antijenle (EMA) ekspresyon saptanmamıştır. 33100. tarımda artan bir hızla insektisid olarak kullanılan acetamiprid (Acm) ve alpha-cypermethrin (A-cyp)’in karışım halinde kullanıldıklarında insanlar için genotoksik risk oluşturup oluşturmadıkları. CK ve vimentinin koekspresyonu bu tümörlerin karakteristik özelliği olup tümöre “epiteloid sarkom” tanısı konulmuştur. Fen-Edebiyat Fakültesi. Mersin 2 Hacettepe Üniversitesi. fibriler görünümde. MP uygulamadan önce ve sonra CD11-b. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü.5. Ayrıca A1 tümör hücreleri. vimentin. CD11-b. akım sitometre SZ 021 Acetamiprid ve Alpha-Cypermethrin Pestisidlerinin Karışım Halinde Kullanıldıkları Zaman İnsan Periferal Lenfositlerindeki in vitro Genotoksik Etkileri Ayşe YAVUZ KOCAMAN1. CD14 ve CD15 hücre yüzey belirleyicilerinin düşük. HL-60 hücrelerinde. metilprednizolon daha önceki erken saat denemelerinde zaman ve doza bağımlı artan bir etki gösterirken. . CD11-b. terminal farklılaşma.

Bu çaprazlardan elde edilen F2 bireylerine direnç testi uygulandı. İran’da 7 eyalette bu arı türünün dağılımına dair gözlemler yapılmıştır. insektisit direnci. Elde edilen F1 bireylerine direnç testleri uygulandı. 15+5. TRABZON oluşumunu ise Acm+A-cyp. direnci sağlayan genlerin dominant olmadığı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Şu ana kadar 4 eyalete bağlı 13 lokasyondan toplam olarak 115 koloniden 1500’e yakın örnek toplanmıştır. Berna ÖZDEN1.st//st mutant stokları ile çaprazlandı. Biyoloji Bölümü.edu. MN oluşumunun ise sadece 48 saatlik muamele süresinde doza bağlı olduğu belirlenmiştir. 17. NTSYS ve SPSS programları kullanılarak tek ve çok yönlü istatistiksel analizlerle test edilmiştir. Bu çalışmada. Ayrıca. Mohammad G. Geometrik morfometrinin ilk defa bu çalışma ile Apis florea türünde kullanılması gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: morfometrik. malathion SZ 023 İran Küçük Balarısı (Apis florea Fabricius) Populasyonlarında Geometrik Morfometrik Analiz İrfan KANDEMİR1. Fen Edebiyat Fakültesi.001). Direnç oluşumunda otozomal kromozomların etkisini belirlemek amacıyla. kardeş kromatid değişimi. Veriler daha sonra Morpheus. Elde edilen ilk bulgular bu dört eyalete ait populasyonun kullanılan geometrik morphometrik karakterler açısından birbirinden istatistiksel anlamda farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (P<0. İran Apis florea. ikinci kromozomun etkisinin üçüncü kromozomdan daha fazla olduğu ve eşey 186 . Zonguldak Zanjan Üniversitesi.5 µg/ml konsantrasyonlarında istatistiksel olarak önemli derecede arttırdığı saptanmıştır. Biyoloji Bölümü. katkısının anlamlı olmadığı Anahtar Kelimeler: Drosophila. Buna göre acetamiprid ve alphacypermethrin pestisidlerinin karışım halinde kullanıldığında özellikle tarım işçileri için genotoksik etkiye sahip olabileceği sonucuna varılmıştır. mikronükleus SZ 022 kromozomlarının söylenebilir. tozlaşmada son derece önemli görevler almasına rağmen üzerinde yeterince bilimsel çalışmalar yapılmamıştır.Ser//Sb ve resesif bw//bw. Eşey kromozomlarının etkisini belirlemek amacıyla. İran ikandemir@gmail. Bu örnekler üzerinde arka ve ön kanattan toplam 26 koordinat noktası belirlenmiş ve TpsDig2 programı ile koordinat verileri elde edilmiştir. direnç oluşumuna katkıda bulunan kromozomların belirlenmesi amacıyla Drosophila melanogaster’in malathiona dirençli olduğu belirlenen Hatay-Merkez ve duyarlı bulunan Antalya-Serik doğal populasyonları kullanılmıştır.5. kromozom anormalliği. 12. alphacypermethrin. dirençli Hatay populasyonu dominant Cy//Pm. Bu çalışmada 2003-2006 yılları arasında İran’in en kuzey eyaletinden (İlam) en güney (Bander Abbas) eyaletine kadar olan coğrafyadan toplanan küçük balarısı populasyonları üzerindeki geometrik morfometrik araştırmalar gerçekleştirilmiştir. Ayça ÖZKAN1 1 Zonguldak Karaelmas Üniversitesi.5+7. Anahtar Kelimeler: Acetamiprid. Biyoloji Bölümü. küçük balarısı. uzak doğudan Irak sınırına kadar yayılış gösterdiği bilinmektedir.com Apis florea. Ayrışım fonksiyon analizi sonucunda oluşan serpilme grafiğinde bazı populasyonlarda örtüşmeler tespit edilmiştir. PI ve MI’deki azalma her iki muamele süresinde. acetamiprid ve alpha-cypermethrin karışımı ile 24 ve 48 saat muamele edilen insan periferal lenfositlerinde bütün konsantrasyonlarda proliferasyon indeksi (PI). Çok geniş alana yayılan Apis florea.5+2.19.tr Hedef canlılar üzerinde yaklaşık 20 yıl süresince kullanılmış insektisitlerden biri olan malathionun bu canlılarda direnç geliştirdiği bilinmektedir. Sonuç olarak. geometrik Bazı Drosophila melanogaster Doğal Populasyonlarında Malathion Direncinin Araştırılması Burcu KOÇAK MEMMİ Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Genel Biyoloji ABD Genetik Birimi Beytepe Ankara 06800 kburcu@hacettepe. mitotik indeks (MI) ve nükleus bölünme indeksi (NBI) istatistiksel olarak önemli derecede azalmıştır. MORADI2. KKD ve KA’deki artışın her iki muamele süresinde. NBI’deki azalma ise sadece 48 saatlik muamele süresinde doza bağlı olarak bulunmuştur. Hatay ve Serik populasyonları ve bu çaprazın resiprokalleri çaprazlandı.

ŞANLIURFA dcagiran@inonu. Fakat çok sayıda dokulara spesifik genlerin ekspresyonlarını kontrol eden insan C/EBPδ’nın regülasyonu konusundaki bilgi oldukça sınırlıdır. (8p11. Bu teknikte dokular çeşitli aşamalardan geçirildikten sonra kaspaz-3` ün varlığı . Geçici transfeksiyon uygulaması sonrasında. Biyoloji Bölümü. hücrelerde enerji metabolizmasının düzenlenmesinde ve meme epitel hücrelerinin apoptosisinde önemli rol oynamaktadır. Fen Edebiyat Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kaspazlar hücrede inaktif olarak bulunurlar ve proteolitik olarak birbirlerini aktifleştirirler. C/EBPδ geninin transkripsiyonel aktivitesi ve mRNA düzeyinde.grup (Deneysel spinal kord iskemi oluşturulan grup). nörodejenerasyon. Uygulanan deneysel iskemi modeli ile spinal kordda belirgin olarak apoptotik ölümün tetiklendiği. C/EBPδ doku veya hücre tipine spesifik tarzda regüle edilmektedir. Moleküler Biyoloji ABD. iskemide kaspaz-3 aktivitesi ve güçlü bir antioksidan hormon olarak bilinen melatoninin antiapoptotik özelliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu sebepledir ki 8. Hatice YILDIRIM2 1 Giresun üniversitesi. Demet DOĞAN1. C/EBPd Geninin Transkripsiyonel Regülasyonu Üzerine Etkilerinin Araştırılması Serpil UĞRAŞ1. 2. C/EBPδ hemen hemen her dokuda ekspres edilmesine rağmen seviyeleri farklılık göstermektedir. inflamatuar hastalıklar ve travmatik yaralanmalarda nöronal hücre ölümünün bir şekli olan apoptoz gözlenir. Bu dokularda kaspaz-3 aktivitesinin gözlenmesi için Western-Blot tekniği uygulandı.19. melatonin SZ 026 TGF-β Sitokininin.edu. enfeksiyon. Fen Edebiyat Fakültesi.com C/EBP’ler (CCAAT/enhancer binding proteins) C-terminus’da tüm üyelerinde korunmuş. 1. insan C/EBPδ geninin transkripsiyonel regülasyonunu aydınlatmak amacıyla. C/EBPδ promotörünün bazal aktivitesi lusiferaz aktivite tayini ile belirlendi. Bu çalışmada. Anahtar Kelimeler: Spinal kord iskemi. Biyoloji Bölümü. Bu çalışma TBAG 104T036 nolu proje ile desteklenmiştir.tr Deneysel iskemi ve travmatik beyin yaralanması sonucunda oluşan nöronal hücre ölümü kaspaz-3` ün aktive olmasıyla gerçekleşmektedir. 3. inflamasyon ve akut faza cevapta. Nihat DİLSİZ2. DNA bağlanma ve dimerizasyon motifi oluşturan.β’nın mRNA düzeyine etkisi RT-PCR çalışmalarıyla belirlendi. C/EBPδ. 4. Balıkesir serpilkus@gmail. bir tümör baskılayıcı gen olarak tanımlanmıştır. Bütün denekler 48 saat yaşatıldıktan sonra spinal kord örnekleri alındı. Daha sonra TGF-β sitokininin. lüsiferaz vektörüne klonlanmış olan C/EBPδ promotörü.grup (Melatonin+İskemi oluşturulan grup).1-p11. farklı konsantrasyon ve zaman aralıklarında saptandı.grup (Kontrol). Bu çalışmada spinal kord iskemisi yapılarak. Çalışmamızda 30 adet yetişkin erkek Wistar tipi albino sıçanlardan 4 grup oluşturuldu. İnsan kanserlerinin çoğu kromozom 8p’de var olan mutasyonlar sebebiyle olmaktadır. Bu proteazın bozulması nörolojik defektlere yol açar. Belirlenen en uygun konsantrasyon uygulanarak. TGF. çıkan bantların kalınlığının kontrol bantlarıyla karşılaştırılması sonucu gözlenmiştir. TGF-β gibi inflamasyonel uyarıcılar tarafından regüle edilmektedir. 28049. MALATYA 2 Harran Üniversitesi.2) kromozomda lokalize olan C/EBPδ son çalışmalarda. kaspaz-3. Ayşe ŞAHABOĞLU2 1 İnönü Üniversitesi. TRABZON SZ 024 Spinal Kord İskemi Oluşturulan Sıçanlarda Kaspaz-3 Aktivitesi ve Melatoninin Koruyucu Etkisinin Araştırılması Songül AYDEMİR1. Fen-Edebiyat Fakültesi. C/EBP aile üyelerinden biri olan C/EBPδ. insan hepatoma (Hep3B cell line) hücrelerine kalsiyum fosfat transfeksiyon yöntemi ile aktarıldı. doku hasarları. Biyoloji Bölümü. Sonuç olarak. Sinir sisteminde iskemi. Kaspazlar apoptozun ortaya çıkışında önemli intraselüler proteazlardır. Biyoloji Bölümü. 187 . Debboy Mevkii. bazik lösin fermuar domainine sahip transkripsiyon faktör ailesidir. hücre proliferasyonunda. Fen -Edebiyat Fakültesi. C/EBPδ geninin transkripsiyonel regülasyonuna olan etkileri. Giresun 2 Balıkesir Üniversitesi. melatoninin uygulanması ile doku hasarının azaldığı ve nörolojik iyileşmeyi hızlandırdığı sonucuna varıldı. Biyoloji Bölümü.grup(Melatonin uygulanan grup). Kaspaz-3` ün nöronal gelişim ve yaralanmada oldukça önemli olduğu gösterilmiştir. Feray KÖÇKAR2. arttırıcı anlamda regüle ettiği saptanmıştır. Hayvanlara anestezi yapıldıktan sonra Zivin ve DeGirolami`nin tarif ettiği spinal kord iskemi modeli uygulandı. geçici transfeksiyon ve RTPCR çalışmalarından TGF-β sitokinin. Böylece bir kaskad şeklinde işlerler.

İnsanları da kapsayan yüksek omurgalılarda.52 x10-5 M ve 0. Fakat sulfonamidlerin 14 izoformu içeren CA izoenzimlerine karşı spesifikliği düşüktür ve ilgili hastalıkların tedavi sürecinde yan etkilerle karşılaşılabilir. M AYDIN1. E. γ.coli’de Eskpresyonu Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU1.4. Kimya Bölümü. sitokinler. Mutant ve yabani tip enzimlerin saflıkları SDS-PAGE elektroforezi ile kontrol edildi. Phe91 hidrofobik rezidüsü PCR’a dayalı yönlendirilmiş mutagenez stratejisi ile daha hidrofilik olan Asn rezidüsüne dönüştürüldü. Asetozolamide karşı yabani (IC50 = 1. Biyoloji Bölümü. KÖÇKAR1. pET31b vektörü içerisindeki mutant ve yabani tip HCAII proteinlerinin ekspresyonu E. O. Çağış Kampusu. Çağış Kampusu. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi.1) 8. Y. TURAN1 1 Balıkesir Üniversitesi. göz lensi ve korneal epitelyumda bulunur. inhibisyon SZ 028 HCAII Geninde Lösin204/Serin Yönlendirilmiş Mutagenezi ve E. ekspresyon. Biyoloji Bölümü. Yabani ve mutant HCA I enzimlerinin ekspresyonu E. Bu yüzden enzimin inhibisyon mekanizmasının daha spesifik inhibitörlerin geliştirlmesi için aydınlatılması önemlidir. Bu amaçla insan hCA I geni. HCAII enzimi asetazolamid. İnflamasyon. F. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi.376x 10-6M) ve mutant (IC50 =1. TRABZON Anahtar Kelimeler: C/EBPδ. çok farklı hücresel yerleşimler ve doku dağılımları ile 14 farklı α-CA izoenzimi saptanmıştır. Çağış Kampusu. Ekspres edilen proteinlerin miktarları Bradford yöntemi ile hesaplandı.422 x10-3 mM IC50 değerleriyle orijinal HCAII İnsan Karbonik Anhidraz I (HCA I) Geninin Klonlanması.tr Karbonik anhidraz enzimleri (Karbonat hidroliyaz.ARSLAN2 1 Balıkesir Üniversitesi. Buna göre. RT-PCR stratejisi ile HL60 hücre hattından pGEM-T vektörüne ve daha sonra pET21a (+) ekspresyon vektörüne klonlandı.1). Mutant ve yabani tip enzimlerin. aktivitesinde ve inhibitörlere ilgisini ortaya çıkarmaktır.C.C. Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU1. Lösin204 aminoasiti hidrofil Serin aminoasiti ile değiştirilmesinde kullanılmıştır. glaucoma hastalığı tedavisinde yaygın olarak kullanılan inhibitörlere (sülfonamid ve asetazolamid) karşı inhibisyonları ve IC50 değerleri belirlendi. F. Bu nedenle araştırmamızda sülfonamidlere karşı daha az ilgili mutant HCA I enzimleri elde edilmesi planlanmıştır. Hücre içinde çözülebilir formda sitozolde yer alan HCA I eritrositlerde hemoglobinden sonra en bol bulunan proteindir. yönlendirilmiş mutagenez. Biyoloji Bölümü. saflaştırma. hidrataz aktiviteleri belirlendi. 4. S. α.coli BL21 hücrelerinde. Eritrositlerde. δ ve ε-CA olarak bilinen evrimsel olarak ilgisiz beş CA gen ailesi vardır. Leu204Ser mutant enzimin asetazolamid ve sülfonamid inhibitörlerine karşı inhibisyonu 2. Fen-Edebiyat Fakültesi. kromozomun uzun kolunda lokalize olan 30kDa büyüklüğünde bir proteindir. transkripsiyon faktörleri. O. Yüksek göz içi basıncını düşürmek amacıyla glokom hastalığının tedavisinde kullanılan sülfonamidlerin HCA II izoenziminin yanında HCA I izoenzimini de önemli ölçüde inhibe ettiği saptanmıştır. Glokom tedavisinde sıklıkla kullanılan sülfonamid ve asetozolamide karşı inhibisyonu araştırıldı. IŞIK2. kolon epitelinde.1. SİNAN1. KÖÇKAR1. S.19. CA. Mutant ve yabani tip enzimlerin CO2 hidratasyon aktivitesi ölçüldü. CO2 ve H2O’den HCO3. Spesifik Sefaroz-4B-L-Tirozin afinite jeli kullanılarak saflaştırıldı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.283x106 M) HCA I enzimleri arasında önemli bir inhibisyon farkı tespit edilmemiştir 188 . Fen-Edebiyat Fakültesi.edu.coli’de gerçekleştirildi.257x10-4M). Bu çalışmanın amacı.coli’de Ekspresyonu ve Phe91Asn Yönlendirilmiş Mutageneziyle Elde Edilen Mutant Enzimin İnhibitörlere Karşı İlgisinin Araştırılması Meltem AYDIN1. Phe91Asn mutantı.1. 0. Balıkesir saydogan@balikesir. Ekspre edilen proteinlerin saflaştırılması CA spesifik afinite kromatografisi ile yapıldı. Balıkesir saydogan@balikesir. PCR’a dayalı olarak kullanılan yönlendirilmiş mutagenez. optimize edilen koşullarda IPTG kullanılarak yapıldı. Kimya Bölümü. sulfonamid.2.iyonlarının geri dönüşümlü reaksiyonunu katalizleyen bir enzim ailesidir.2. Yabani tip HCA I enziminin aksine (IC50 = 1. ARSLAN2. metazolamid ve diklorfenamid gibi glaucoma tedavisinde kullanılan ilaçların hedefidir. Hayvanlar alemindeki bütün CA’lar α tipindedir.edu. gen regülasyonu SZ 027 enzimine göre inhibisyonu daha düşük olarak tespit edildi. Fen-Edebiyat Fakültesi. E. HCAII geninin katalitik merkeze yakın bazı amino asitleri değiştirerek.tr İnsan Karbonik Anhidraz (HCAI) (Karbonat hidroliyaz E. Anahtar Kelimeler: HCAII.468x10-4M IC50 değeri ile sülfonamide karşı daha yüksek afinite göstermiştir. Çağış Kampusu. β. Fen-Edebiyat Fakültesi.

Ankara. Crabronidae. habitat. Arazi çalışmaları sırasında. Ordu yasargulmez@gop. gıda. Sonuçlar incelenen bölgede en az 7 SNP’lik (Tek nükleotit polimorfizmi) bir haplotipin olduğunu ve bu SNP’lerin incelenen kanser tipleriyle çeşitli oranlarda anlamlı korelasyon gösterdiğini ortaya çıkarmıştır. Fen-Edebiyat Fakültesi. TRABZON Anahtar Kelimeler: Karbonik anhidraz. Toplanan örnekler laboratuar müze materyali şekline getirilmiş ve tür teşhisleri yapılmıştır. ekoloji. 61530.BALIKESİR dundar@balikesir. Dünyadaki ve Türkiye’deki yayılışları verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Histamin. Teşhisi yapılan örneklerin Bembicinae. zehirlenme vakaları ve kontrolü için gereken koşullar özetlenecektir. 1998-2001 yılları arasında. Y kromozomunun PAR bölgesinde %95 aynılık gösteren bir bölgenin olduğu ve bu bölgedeki (PAR’da bulunan) SNP’lerin kanserli hastalarınkine tamamen uyduğu tespit edilmiştir.tr İnsanlarda yaygın olan kanser tipleriyle yapmakta olduğumuz bir araştırma sonucu X kromozomuna ait bir alanda (Xq21) mRNA’sı olmayan 1000 nükleotitlik bir bölgenin başta akciğer kanseri olmak üzere incelenen yedi kanser tipiyle anlamlı korelasyon gösterdiği tespit edilmiştir. il sınırları içindeki farklı habitatlardan familyaya ait toplam 849 örnek toplanmıştır. Ancak daha da ilginç olarak. Sevilay AZPARLAK Balıkesir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Nurten ÇANAKÇI. Çağış . analiz yöntemleri SZ 031 İnsan X Kromozomundan (Xq21) Y’ye Transfer Edilebilen ve mRNA’sı Olmayan Bir Bölgenin Yaygın Kanser Tipleriyle Korelasyonunun Tespiti Ekrem DÜNDAR. Sonuçlar bu haliyle Y kromozomundaki bu bölgenin X kromozomuyla bastırılmadığı takdirde (eğer X kromozomuna krossingover’la transfer olmuşsa ve dolayısıyla Y ile aynı diziyi taşıyorsa) kansere yatkınlığı artırdığını vurgulamaktadır. fauna. Trabzon kosesevim@gmail. HCAI. Çamburnu. yönlendirilmiş mutagenez. Türkiye 189 . üzerinde örnek toplanan bitkiler. Perşembe. Anahtar Kelimeler: Hymenoptera. yaygın kanser tipleri. Bunların literatür verileri ile karşılaştırılması sonucu 61 taksonun Ankara faunası. klonlama.19.edu.edu. inhibisyon SZ 029 SZ 030 Bitkisel ve Hayvansal Kökenli Histamin Zehirlenmesi ve Histamin Analiz Metodlarının Karşılaştırılması Sevim KÖSE Karadeniz Teknik Üniversitesi.tr Bu çalışmada Ankara ili Crabronidae (Insecta: Hymenoptera: Apoidea) familyası türleri araştırılmış ve örneklerin toplandıkları doğal habitatlarıyla ilgili bazı ekolojik gözlemler kaydedilmiştir. Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi. incelenen materyal. örneklerin bulundukları habitat çeşitleri. Her takson için. Söz konusu bölge sağlıklı insanlar (Toplam 50) ve kanser hastalarından (Toplam 50) alınan kanlardan PCR ile çoğaltılarak DNA dizileri elde edilmiş ve bu dizilerin biyoinformatik analizi yapılmıştır. 11 taksonun ise Türkiye faunası için yeni kayıt olduğu görülmektedir. Pemphredoninae ve Philanthinae alt familyaları içinde 126 taksona ait olduğu anlaşılmıştır. Crabroninae. bu 1000 nükleotitlik bölgeye. zehirlenme. kansere yatkınlık Ankara İli Crabronidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırmalar ve Ekolojik Gözlemler Yaşar GÜLMEZ Ordu Üniversitesi. Ancak bu sonucun desteklenmesi için söz konusu kanser çeşitlerinden elde edilen dizilerin sayısını artırmak için yapılan çalışmalar devam etmektedir. örneklerin bulundukları habitatların özellikleri ve ergin böceklerin üzerine kondukları bitkiler tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. ekspresyon.com Bu sunumda biyojenik aminlerin kısaca gıdalardaki oluşumu. Anahtar Kelimeler: Xq21. Ek olarak histamin analizinde gündeme gelen hızlı ve basit yöntemlere yer verilecektir. Ayrıca bu aminlerin analizinde karşılaşılan sorunlar ve günümüzde yaygın olarak kullanılan analiz metodları birbirlerine olan avantajları ve dezavantajları ve güvenilirlikleri bakımından karşılaşılacaktır.

Ali DEMİRSOY Hacettepe Üniversitesi. Kemaliye (Erzincan) ve Çevresi Odonata Faunasının Tespiti ve Bölgedeki Çevre Bozulmasının Odonata Türleri Üzerine Etkileri Yusuf DURMUŞ. Anahtar kelimeler: Kuzeybatı gastropodlar.Turgutlu) Yöresi Örümcek (Arachnida:Araneae) Faunasının Çukur Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma Adile AKPINAR.edu. ergin:yavru oranının ise 1: 0. mera (880 m) ve kestane (620 m) biyotoplarına yerleştirilen çukur tuzaklarla toplanmış ve tuzaklar iki haftalık aralıklarla değiştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Araneae. yanmış orman (960 m). Örnekler meşe (980 m). Ankara akbulut@hacettepe. Beytepe. Ayrıca 1976 yılından beri toplanan örneklerde incelenmiştir. Kemaliye ilçesinin içinden Fırat nehrinin bir kolu olan karasu geçmektendir. İsmail VAROL.edu. Bu familyayı Lycosidae (% 20). Biyoloji Bölümü. Bunun yanı sıra Kemaliye ve çevresinde faaliyette bulunan maden işletmelerin çevreye ve dolayısıyla sucul sisteme zararları ve olası Odanata türleri üzerine etkileri de bu çalışma kapsamına girmektedir. Fen Fakültesi. M. Sinan ANLAŞ. örümcek. Agelenidae (% 5) ve Zodaridae (% 5) familyaları izlemiştir. gelişim evreleri suya bağlı türleri barındırmaktadır. 190 . biyoçeşitlilik ve tür zenginliği haritalanmış.19. Diğer familyalara bağlı örneklerin oranı % 5’in altında bulunmuştur. fauna. tür çeşitliliği.69. biyoçeşitlilik. Çalışmadaki ergin oranının daha önce gerçekleştirilen çalışmalara göre yüksek oluşunun. Ayrıca Erzurum'dan itibaren birçok evsel ve endüstriyel kirlilik kaynağı da bu sistemdeki Odonata türleri üzerinde olumsuz etki yapmaktadır.com Anadolu'nun coğrafik açıdan Avrupa'yla bağlantısını teşkil eden kuzeybatı kesimi kara salyangozlarının biyoçeşitliliği açısından bakıldığında bu özelliği yanında yüksek endemizm ile de öne çıkmaktadır. Özellikle Divriği de bulunan bakır işletmeleri yıllardan beri belli periyotlarla karasuya atık madde bırakmaktadır. ekosistem. Manisa Anadolu. Sahanın Türkiye'nin en büyük nüfus yoğunlupğuna sahip oluşu ayrıca global ısınma gibi tehditler sonucu bazı taksonların habitat bozunmasına bağlı olarak yokolmakta olduğu tespit edilmiştir. TRABZON SZ 032 Kuzeybatı Anadolu'nun Malakolojik Çeşitliliği Ümit KEBAPÇI Süleyman Demirel Üniversitesi. Bu örnekler bağlı oldukları familyalara göre değerlendirildiğinde en çok örneğin Gnaphosidae (% 34) familyasında yer aldığı görülmüştür. Isparta kebapci@gmail. Salticidae (% 11). Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Dysderidae (% 10). endemizm SZ 033 Anahtar Kelimeler : ekoloji. Serdar TEZCAN aozdemir@gantep. Toplam 111 türe ait 120 tür ve alttür bölgeden çalışma ile tespit edilmiş olup bunlardan 42 tür endemik vaziyettedir. Çalışmada.51 olduğu ortaya konmuştur. çevre SZ 034 Fauna . örneklerin ilkbahar ve yaz dönemlerinde toplamış olmasından kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Bununla birlikte karasuyu besleyen çok sayıda akarsu kolu bulunmaktadır.tr Kemaliye (Erzincan) çevresinde 2005 yılından beri yaptığımız periyodik çalışmalarda 34 Odonata türü tespit edilmiştir. Bilindiği gibi Odonatlar yumurtalarını sucul yada suyu kısmen kurumuş alanlara bırakmakta olup. çam (950 m). Fen Edebiyat Fakültesi.tr Bu çalışma Manisa İli. Çalışma boyunca yakalanan örneklerin eşeysel oranının 1: 0. Çalışma sonunda 22 familyaya ait toplam 489 örnek toplanmıştır. Turgutlu İlçesinin Dağmarmara Yöresinde Mayıs-Ekim 2003 döneminde gerçekleştirilmiştir. ayrıca azalan taksonlara yönelik tehditler tartışılmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Dağmarmara (Manisa.

Spalacidae. Ceriodaphnia quadrangula. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Yapılan incelemelerde zooplanktonik organizmalardan Rotifera grubuna yoğun olarak rastlanmıştır ve en fazla türün Brachionus. Rotifera. Y kromozomunun ise küçük akrosentrik olduğu tespit edilmiştir. Cladocera. Kontrol Şube Müdürlüğü. Copepoda.tr Türkiye sınırları içerisinde doğarak yine Türkiye sınırlarında denize dökülen en uzun akarsu olan Kızılırmak.8° Doğu noktasından doğar. Biyoloji Bölümü. Yozgat. Cladocera’dan en sık rastlanan türler Bosmina longirostris. karyotip SZ 037 Balık Biti.com Bu çalışmada Türkiye’de 1974 ve 2007 yılları arasında yapılmış parazitolojik çalışmalarda bulunmuş Argulus foliaceus Lin.. Yağış alanı 16762.8 km2.7° Kuzey 34. Diyarbakır yukselc@dicle. Chydorus sphaericus iken. Branchiura). örneklemeyi yapan araştırmacının adı ve kayıt tarihine göre düzenlenmiştir. Irmak. TRABZON SZ 035 SZ 036 Kızılırmak Nehri Delice Irmağı ve Bazı Kollarında Bulunan Zooplanktonik Organizmaların İncelenmesi Selgün GÜNSEL. Ayrıca örnekleme sırasında YSI marka (Model 55D) oksijen ölçer. Zooplankton örnekleri Kızılırmak Nehri. Budaközü.edu. İstanbul alasali@hotmail. Argulus foliaceus’un konak listesi konak türünün adı. Brachionus quadridentatus. Branchiura)’un Türkiye’deki Konakları Ali ALAŞ1. Çandarözü. İç Anadolu'nun en doğusundaki Sivas ilinde Kızıldağ'ın güney yamaçlarından yaklaşık 39. Bahçecik. Kızılırmak Nehri'ni besleyen önemli kollardan biridir. Delice Irmağı ise. 191 . balık bitinin konaklarının bir çeklisti düzenlenmiştir. Bitlis popülasyonunun diploid kromozom sayısı 2n = 54. 34130.19. suyun fiziksel ve kimyasal özelliklerinin ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Gökhan YÜRÜMEZ Dicle Üniversitesi. Bitlis ve Van popülasyonları olarak tanımlanan ve diploid kromozom sayısı sırasıyla 2n = 54 ve 2n = 48 olan farklı iki kromozomal form tespit edilmiştir. ortalama akım ise 30352 m3/sn'dir. Nannospalax nehringi.8° Doğu’ya kadar akar. YSI marka (Model 33) SCT ölçer ve Thermo Orion marka (Model 230A) pH ölçer kullanılarak. Kale. Biyoloji Bölümü. Türkiye’de Argulus foliaceus 21 konak balık türünden rapor edilmiştir. Yozgat. Bölgede. Kumkapı Su Ürünleri İrtibat Bürosu. karyotiplerinin 11 çift meta/submetasentrik ve 12 çift akrosentrik otozomdan oluştuğu. Delice Doğu Anadolu Van Gölü Havzasındaki Nannospalax nehringi (Satunin. Alaettin KAYA. Copepoda grubuna ait türlere daha seyrek olarak rastlanmıştır. Örneklerin toplanmasında por çapı 44µm olan plankton kepçesi ve kıyı plankton kepçesi kullanılmış ve alınan örnekler % 4 formaldehit eklenerek tespit edilmiştir. Aksaray 2 İstanbul Tarım İl Müdürlüğü. kromozomal kol sayısı NF = 74 ve otozomal kol sayısı NFa = 70 olduğu. Anahtar Kelimeler: Rodentia. 68100. her iki populasyonda da X kromozomunun büyük ve submetasentrik.8° Kuzey 38.1758 (Crustacea. Anahtar Kelimeler: Zooplankton.tr Doğu Anadolu Van Gölü havzasında yedi farklı lokalitenden toplanan 21 (12 erkek ve 9 dişi) Nannospalax nehringi örneğinin karyolojik özellikleri üzerinde çalışılmıştır. Brachionus calyciflorus. Malaközü ve Kılıçözü derelerini alarak Acı Çay ile birlikte Çankırı ili yakınlarında Kızılırmak Nehri ile birleşmektedir. Ahmet ÖKTENER2 1 Aksaray Üniversitesi. Van popülasyonunun ise diploid kromozom sayısı. konağın yakalandığı mevki. 1898) (Rodentia: Spalacidae) Türünün Kromozomal Formları Yüksel COŞKUN.. Nuray AKBULUT Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı 06800 Beytepe/Ankara sgunsel@hacettepe. Fen Edebiyat Fakültesi. 2n = 48. kromozomal kol sayısının. Delice Irmağı Çankırı. Rotifera’dan en çok rastlanan türler Brachionus angularis. Argulus foliaceus Lin. 21280.1758 (Crustacea. karyotiplerinin 9 çift meta/submetasentrik ve 17 çift akrosentrik otozomdan oluştuğu. daha sonra yay şeklinde biçimlenir. Kızılırmak. Colurella ve Synchaeta cinslerine ait olduğu görülmüştür. Kumkapı. Delice Irmağı ve kollarından seçilen 10 farklı istasyondan toplanmıştır. Synchaeta oblonga.edu. Synchaeta pectinata olmuştur. İlk önce batı ve güney batıya 38. Nannospalax. Kırşehir ve Kırıkkale illerinin arasında kalmaktadır. NF = 72 ve otozomal kol sayısının NFa = 68 olduğu. Eğitim Fakültesi.

Yapılan filogenetik analizler sonucunda Kuzey Kafkasya’daki (Krasnodar bölgesi) bireylerin diğerlerinden farklı bir grup oluşturduğu (B. 2004 tarafından Bolkar Dağları’ndan sadece bir lokaliteden kayıt edilmiştir.tr Ordu karıncaları göçebe yaşam gösteren (nomadik). 192 . v. Türkiye SZ 038 SZ 039 Türkiye’deki Bufo bufo ve Kafkaslardaki Bufo verrucosissimus Türlerinin 12S rRNA Geni Bakımından İncelenmesi Nurhayat ÖZDEMİR1. 1936 İçin Yeni Lokaliteler İle Bazı Morfolojik ve Ekolojik Notlar (Hymenoptera: Formicidae) Kadri KIRAN.com Bufo bufo ve Bufo verrucosissimus türlerini karşılaştırmak ve özellikle Gürcistan’da varlığından söz edilen B. verrucosissimus (B. verrucosissimus) ve Gürcistan’daki bireylerin ise bilinenin aksine Türkiye grubu içerisinde yer aldığı gözlenmiştir. Aenictinae altfamiyasının tek temsilcisi Aenictus rhodiensis Aktaç ve ark. circassicus. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 25 tanesi ise Türkiye (n=20). Burdur-Yeşilova-Akçaköy. Türkiye. Nihat AKTAÇ. Kafkasya. Rusya (n=1) ve Ukrayna (n=1)’dan elde edilen Bufo bufo örnekleridir. Italy nurhayat61@yahoo. Edirne kadrikiran@trakya. Russia 4 Zirichiltaggi. Serkan GÜL1. Bu farklılaşmanın sebebi Büyük Kafkas Dağları’nın bir bariyer oluşturması veya kuzey Kafkasya’nın Miosen’de (5-7 myö) yıllarca bir ada olarak kalmasının olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Ordu karıncaları.edu. Nicolai POYARKOV3. Bufo verrucosissimus. Anahtar Kelimeler: Bufo bufo. Sassari. Yeni Dünya tropiklerinde bir altfamilya (Ecitoninae) ve pan-tropikal bölgede bir altfamilya (Cerapachyinae) olmak üzere toplam 4 altfamilya ile temsil edilirler. TRABZON bu konak türleri arasında 15 türle sazangiller baskındır. B. Bu çalışmada Aenictus rhodiensis Batı Toros Dağları’nda 3 yeni lokaliteden (Burdur-GölhisarElmalıyurt Köyü. predatör tropikal karıncalardır. Department of Vertebrate Zoology. Ayrıca güney İtalya’dan 4 Bufo bufo spinosus alttürü de çalışmaya dahil edilmiştir. Association for Wildlife Conservation. Anahtar Kelimeler: Argulus foliaceus. Sonuç olarak. v. DNA izolasyonu yapılan 39 bireyin 12S rRNA geninin 420 bazlık kısmı çoğaltılarak baz sıraları elde edildi ve sonuçta 10 haplotip olduğu görüldü. Biyoloji Bölümü. Biological Faculty. Biyoloji Bölümü. verrucosissimus. turowi) türüne ait örneklerdir. Celal KARAMAN Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Güllapoğlu Yerleşkesi 22030. 12S rRNA Türkiye Ordu Karıncası Aenictus rhodiensis Menozzi. Aenictus rhodiensis. v. ekolojik ve coğrafi olarak değerlendirilmiştir. çeklist. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. Aenictinae). kraliçeleri aşırı büyük gasterli ve işçilerin yardımı olmaksızın hareket edemeyen. Bunlardan 10 tanesi Rusya ve Gürcistan’dan elde edilen B. verrucosissimus türünün dağılımının Türkiye’ye kadar uzanıp uzanmadığını araştıran bu çalışmada toplam 39 birey kullanılmıştır.19. Bilal KUTRUP2. İtalya (n=3). incelenen 12S rRNA geni bakımından Bufo verrucosissimus türünün Gürcistan’da değil Kuzey Kafkasya’da bulunduğu ve Büyük Kafkas dağlarının güneyinden (Gürcistan) başlayarak Karadeniz sahili boyunca B. bufo türünün dağıldığı tespit edilmiştir. Türkiye. Stefano DOGLIO4 1 Rize Üniversitesi. Trabzon 3 Lomonosov Moscow State University. Aenictinae. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. B. Bufo verrucosissimus alttürleri arasında ise hiçbir farklılık tespit edilmemiştir. Eski Dünya tropiklerinde iki altfamilya (Dorylinae. Antalya-Merkez-Hisarçandır Köyü) tespit edilerek mevcut kayıtla birlikte morfolojik. Türkiye’de ordu karıncalarının 2 altfamilyası (Dorylinae ve Aenictinae)’na ait toplam 4 takson bilinmektedir.

Şanlıurfa demirsoy@hacettepe. Afrotropical ve Oriental bölgeler başta olmak. Karadeniz Bölgesi’nde Dağılım Gösteren Gomphocerinae (Orthoptera: Acrididae) Taksonlarına Ait Faunistik Bazı Değerlendirmeler Abbas MOL1. Bunun yanı sıra. Hasan SEVGİLİ2. TRABZON SZ 040 Irano-Anatolian Lycaenid’lerinin Faunistik ve Zoocoğrafik Analizi Muhabbet KEMAL1. Ankara 2 Harran Üniversitesi. Güray KUTBAY1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: İran. Samsun 2 Akdeniz Üniversitesi. Lycaenidae. Orta Asya’da Doğu Türkistan’la %21. Fen Fakültesi. Antalya abbasmol@omu. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü.tr Anadolu ve diğer bölgelerin biyolojik çeşitliliğinin ve Paleocoğrafyasının araştırılmasında kullanılan hayvan gruplarının başında Gomphocerinae taksonları gelir. Fen Edebiyat Fakültesi. Türkiye’de bulunan ancak İran’da bugüne kadar tespit edilmemiş 76 Lycaenidae türü vardır. Kanyonun açılması yaklaşık 5 milyon yıl öncesine dayanmakta. Lycaenidae. daha güneye yayılışı güzergahı konusunda da önemli bilgiler verebilecek nitelikler göstermektedir. Buna karşılık Iran’da var olan.tr 1 Bu çalışma.22 Güney Doğu Asya’da Tayland’la %0. Kampus. Fen Edebiyat Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Güney yönü Güneyden gelen faunaya. Dünya Lepidoptera Çeşitliliği üzerine 10 yıldır sürdürülmekte olan veri tabanı araştırmalarımız çerçevesinde ele alınmıştır. birkaç kilometre uzaklıkta dağlar 3000 metreye kadar ulaşmaktadır. zoocoğrafya. sibirya ve turano-eremial faunanın uzantılarını kısa mesafelerde görebilmekteyiz. Trabzon’la Van arasında ise %23 olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmada. Selma SEVEN ÇALIŞKAN2 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Anadolu içinde yapılan bir mukayesede Ankara ile Van arasındaki fauna benzerliği %60.24. Türkiye’de 168. Bir bölgedeki biyolojik çeşitliliğin zenginlik nedenlerini ve o 193 Kemaliye Orthoptera Faunasının Zoocoğrafik Olarak Değerlendirilmesi Ali DEMİRSOY1. Ünal ZEYBEKOĞLU1. Orthoptera. Tebliğ’de Lycaenidae faunasının Türkiye ve Iran arasındaki benzerlik oranının %55. Akif hareketleri sınırlı olan Orthoptera türlerinin bu bölgedeki bileşiminin incelenmesi. Van 2 Gazi Üniversitesi. türlerin ekolojik özelliklerine dayanılarak. ilçenin bulunduğu alan Anadolu Diyagonali üzerinde yer alırken. Bu nedenle angora. Yusuf DURMUŞ1 1 Hacettepe Üniversitesi.41. birçok soğuk sever türün.com. Türkiye. Güney Afrika ile % 0.40 olduğu görülmüştür. Fen Edebiyat Fakültesi. eremial. Biyoloji Bölümü. batı yönü.12. İran’da ise 161 türle temsil edilmektedir. H. fauna SZ 041 biyolojik olarak önemli bir yere sahip görünmektedir. Tebliğde faunistik özelliklerin sergilediği sayısal sonuçların yorumlanmasının yanı sıra Palaearktik. dikey yayılımın etkinliği ve çok yakın mesafelerde bile farklı kökenden gelen fauna elemanlarının nasıl korunduğu konusunda yorumlar yapılabilirliğini göstermiştir. Beytepe. Lepidoptera. üzere fauna elementlerinin temsil oranları değerlendirilmiştir. bölgenin geçmişteki özelliği ve Anadolu faunası için en azından bu canlı grubu açısından bir değerlendirme ve modelleme yapılabileceği düşüncesine varılmıştır. İlçe. Teknikokullar. tam bir tür listesinin ötesinde. doğu yönü Kafkas faunasına. mediterranien.19. Ankara muhabbet_kemal@yahoo. Battal ÇIPLAK2. Biyoloji Bölümü. bir kanyonun içersinde yer almakta. Anahtar Kelimeler: zoocoğrafya SZ 042 Kemaliye.edu. Biyoloji Bölümü.edu.tr ilçesi. İki ülkede ortak Lycaenid türleri sayısı 92 olarak tespit edilmiştir. kuzey yönü ise Karadeniz faunasına birer kapı gibi konumlanmıştır. bölgenin fauna tarihi konusunda ip uçları verebileceği gibi. Orta Anadolu’ya. Türlerin değerlendirilmesi bu bölgenin Türkiye’de temsil edilen farklı fauna elamanlarının bazı türlerini bir arada barındırdığı. kelebekler içerisinde tür ve alttürleri itibariyle en zengin familyalardan birisidir.38. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Osmanbey.92 olduğu tespit edilmiştir. Mukayese açısından komşu ülkelerin Lycaenidae faunası Türkiye ile karşılaştırıldığında ortaya çıkan benzerlik oranlarının Yunanistan’la %46. ancak buzul dönemlerinde birer sığınak görevi de yapmış bulunmaktadır. Gürcistan’la %49. Türkiye’de ise bulunmayan 69 tür bilinmektedir. kanyonun tabanının denizden yüksekliği 800 m civarlarında iken. Biyoloji Bölümü. Erzincan ili içerisinde yer alan Kemaliye konumu ve topografyası bakımından .

TRABZON bölgedeki hayvan fauna elemanlarının oluşumunda. % 1. Genel olarak yerleşim yerlerinde bir veya birkaç yuva kurarlar. Tespit edilen türlerin tamamı araştırma alanından ilk defa kaydedilmiştir. iv) En fazla takson sayısına sahip lokalite. literatür ve çalışmalara göre halen 42 familya ve 593 tür kara salyangozu ile türleşme ve açısından özel bir ayrıcalığa sahiptir. son yıllarda kışın da yurdumuzda bulunan türlerden biri olarak görülmektedir. fauna. Kemaliye SZ 045 Diyarbakır (Bismil) Leylek Populasyon Dinamiği (2005-2007 Yılları) Ahmet KILIÇ Dicle Üniversitesi. vejetasyon. bölgedeki 18 il ve bölgeye komşu 7 il sınırları içerisinde belirlenen 70 ana lokalite olmak üzere toplam 172 farklı lokaliteden 2003-2006 yılları arasında her yıl haziran-ekim ayların arasında Araştırma bölgesinden Gomphoceriane’ya ait 6170 adet ergin örnek toplanmıştır. Çalışmada. hangi bölgelerden nasıl etkilendiğinin ortaya çıkarılmasında fitocoğrafik ve zoocografik çalışmaların birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Helophoridae. biyocoğrafya SZ 043 SZ 044 Kemaliye (Erzincan) Sucul Coleoptera Faunasının Zoocoğrafik Analizi Mustafa C. Temmuz.edu. Toplanan Gomphocerinae takson örneklerinin: i) Tarımsal zarar oluşturma durumları.6 Asiatik-European. 194 . Diyarbakır ahmetk@dicle.com 1 Türkiye Malakocoğrafyası: Güncel Bulgulara Göre Türkiye'nin Malakocoğrafik Değerlendirmesi Ümit KEBAPÇI Süleyman Demirel Üniversitesi. % 18 Sibero-European. % 6. Zoocoğrafik analiz sonucunda türlerin elementleri belirlenmiştir. Hydrophilidae. Leylek eşlerinin birbirlerini yuvaları dolayısıyla tanıdıkları kabul edilmektedir. Hydrochidae. Anahtar Kelimeler: Sucul Coleoptera. filocoğrafya dikkate alındığında paleoendemik kalıntı taksonların öznemli oranda olduğu gözlenmektedir. Noteridae. 2006 ve Haziran-Eylül. zoocoğrafya. Anahtar Kelimeler: Karadeniz Bölgesi.tr Türkiye’de üremelerini gerçekleştiren türlerden biri de leylektir (Ciconia ciconia). Biyoloji Bölümü. % 5 İrano-Anatolian olarak belirlenmiştir. % 1.com Tam olarak tanımlanmadığı kabul edilse de Türkiye gastropodları hakkındaki çalışmalar 1700'lü yıllardan beri tespit edilmekte olup. % 1. Hydraenidae ve Dryopidae familyalarına ait toplam 61 tür tespit edilmiştir. vejetasyonu. Bunun. % 9. Element oranları: %5 Palearktik. Fen Edebiyat Fakültesi.8 Güneybatı Asiatik. 2007 tarihleri arasında Kemaliye ilçesi sulak alanlarında sucul Coleoptera faunası araştırılmıştır. Isparta kebapci@gmail. Fen Fakültesi. iii) Taksonların dağılım gösterdiği yükseltiler-vejetasyon kuşakları. ii) Bölgede yoğun olarak bulunan taksonlar. Ali DEMİRSOY2 Gazi Üniversitesi. Ayrıca Laccobius persicus ve Laccobius alternus (Hydrophilidae) türleri Türkiye faunası için yeni kayıttır. Dytiscidae. Fen-Edebiyat Fakültesi.6 Balkano-Anatolian. uzun yıllar aynı yuvayı kullanmaları dolayısıyla olduğu söylenir. yüksekliği gibi faktörler dikkate alınarak. Yuvalarını insan yerleşim bölgelerine de kurarlar. Eldeki veriler bazı genellemeler için yeterli durumdadır. Toplam 707 (%52 endemijk) olan tür ve türaltı takson miktarı neoendemiklerin yüksekliğine işaret etmekte ise de.5 Turana-Mediterran. Biyoloji Bölümü. Haliplidae. Dicle Nehri kıyısında 53 yuva yaklaşık 200m aralıklarla sıralanmaktadır. yeni kayıt. DARILMAZ1. Gomphocerinae. detaylı bir şekilde çalışılmış bulunmaktadır. 21280. Leylekler yalnızca üreme döneminde değil.3 Anatolo-Caucasian. Karadeniz Bölgesi’ndeki Gomphocerinae (Orthoptera-Acrididae) taksonlarının vejetaston kuşaklarına-yükseltilere göre dağılımı araştırılmıştır. Gyrinidae. Biyoloji Bölümü. % 5 Anatolian Endemik. % 16 Batı Palearktik. Karadeniz Bölgesi’nin topoğrofyası. % 16 European.19. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi. Bu çalışmada. Türkiye. % 5 Turana-Balkan. Bunun için. faunistik. dağılımlar ve türlerin korotipleri göz önüne alınarak söz konusu taksonların biyocoğrafik olarak değerlendirilmesi ve Anadolu'nun dağılımlar ışında malakocoğrafik olarak bölgelendirilmesi yapılmıştır. Biyoloji Bölümü.6 Turana-European. Ankara mdarilmaz@yahoo. v) Taksonların hangi bölge fauna elemanı oldukları tespit edilmeye çalışılmıştır. % 3. % 5 Turana-EuropeanMediterran. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Acrididae.

değişik türlerin populasyon dinamiğinin anlaşılmasına katkıda bulunabilecektir. Bu çalışmaların sürdürülmesi. Bu çalışma beş yıldan beri sürdürülmektedir. soya. 01150. Elde edilecek sonuçlar. Polonya. üreme öncesi ve üreme sonrası dönemde ise iki haftada bir izlenmiştir. kuşlar. Eğitim Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Rüzgar türbinleri. evsel atık yağlar. Zootekni bölümü. yuva. yarasalar SZ 047 Yeni Nesil Yakıt : Biyodizel Volkan Vural TAŞ.34 yavru düşmektedir. Ciconia ciconia. Adana vuraltas@gmail. Güneydoğu Anadolu Bölgesi SZ 046 Buna karşılık palearktiğin en önemli kuş göç yollarının üzerinde bulunması ve barındırdığı nadir yarasa türleri bu yapılardan olumsuz etkilenebilmektedirler. Biyodizel’in birçok avantajının yanında en önemlisi sera gazları içinde büyük bir pay sahibi olan CO2. Ağustos 2007 itibariyle işletmedeki kurulu güç 131 MW olup yapılmakta olan. Biyodizel. etanol vb. Almanya. Başarılı kuluçka sayısında artış belirlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. yavru. Anahtar Sözcükler: Populasyon Dinamiği. Fransa. Bu olumlu özelliklerinden dolayı biyodizel ekonomik ve çevre dostu bir yakıt olarak Avusturya.com Fosil yakıtlarından elde edilen petrolün kaynaklarının yetersiz olması ve buna bağlı olarak petrol ürünlerinin fiyatlarının pahalı olması insanları alternatif enerji kaynaklarına yöneltmiştir. 2007 yılında yuva başına ortalama 2. NOx emisyonları da insan sağlığına zararlıdır. İtalya. 06800. Bismil. Bu alternatif enerji kaynaklarının bir tanesi de “biyodizel”dir. aspir gibi yağlı tohum bitkilerinden elde edilen yağların. Türkiye bu açıdan birçok ülkeden avantajlı bir konumdadır. beyaz leylek. Dicle Nehri. Ziraat Fakültesi. Balcalı. Bunlar arasında son ürünleri itibariyle çevreye zarar veren veya çevre dostu enerji türleri söz konusudur. Beş yavrulu yuva sayılarında bariz artış dikkat çekicidir. İrlanda. Dicle DÖNMEZ Çukurova Üniversitesi. yağ asitlerinin (bitkisel yağlar. tarımsal bitkilerden elde edilmesi nedeniyle. Oldukça kısa bir mesafede (20 km) leylekler birbirlerinden eşit uzaklıktaki yüksek gerilim hatları üzerine kurdukları yuvalarda yavrularını yetiştirdiler. ayçiçek. 195 . TRABZON Diyarbakır (Bismil) en büyük leylek üreme populasyonuna sahiptir. Kullanılan yuva sayısında artış tespit edilmemiştir. fotosentez ile CO2'i dönüştürüp karbon döngüsünü hızlandırdığı için sera etkisini artırıcı yönde etki göstermemektedir. veya izin alınanlarla birlikte planlanan değer ise bunun çok üzerindedir.) ile esterleşme reaksiyonudur. Rüzgâr Türbinlerinin Kuşlar ve Yarasalar Üzerine Etkileri Levent TURAN Hacettepe Üniversitesi. 2007 üreme döneminde populasyondaki yavruların yarısına yakını beş yavrulu yuvalarda yetiştirilmiştir. SOx. Dünyadaki pek çok ülke özellikle gelişmiş ülkeler enerji politikaları gereği yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanım paylarını artırma çabasındadırlar.19. İsveç. hayvansal yağlar) bazik bir katalizör eşliğinde alkol (metanol. Leylek yuvaları düzenli olarak üreme döneminde her hafta. yanma sonucu ortaya çıkan bir emisyon olup. Son üç yıl içinde toplam yavru yetiştirme sayısında bir artış görülmektedir. Slovakya ve Çek Cumhuriyeti’nin de içinde bulunduğu birçok Avrupa ülkeleri tarafından tercih edilmektedir. bazı alg türlerinden. Ankara letur@hacettepe.edu. hayvansal yağlardan ve hayvansal atıklardan bir katalizatör eşliğinde kısa zincirli bir alkol ile (metanol veya etanol) reaksiyonu sonucunda açığa çıkan ve yakıt olarak kullanılan bir üründür.tr Günümüzde giderek artan enerji gereksinimini karşılayabilmek amacıyla tüm kaynaklar gittikçe artan ölçülerde kullanılmaya başlanmıştır. Biyoloji Bölümü. Beytepe. Yine yanma sonucu açığa çıkan ve sera gazları arasında yer alan CO. Diyarbakır. üreme populasyonu. iklimsel ve çevresel koşulların leylek populasyona olan etkilerini ortaya çıkaracaktır. Çevre dostu olarak nitelenmesinde sakınca görülmeyen enerji üretim biçimlerinden birisi de rüzgâr türbinleri aracılığıyla rüzgâr enerjisi üretilmesidir. Yani halen yapılmakta olanların yanında birçok santral da yapılacaktır. Biyodizel üretiminin çeşitli metodları olmakla birlikte günümüzde en yaygın olarak kullanılan yöntem “transesterifikasyon yöntemi”dir. Norveç. dünyanın en önemli çevre sorunu olan küresel ısınmaya neden olmaktadır. biyolojik karbon döngüsü içinde. Kuruluş maliyetleri dışında hiçbir dezavantajı bulunmadığı öne sürülen rüzgâr türbinlerinin Türkiye’deki sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Dilek TEKDAL. Transesterifikasyon. kolza (kanola). 2005-2007 yılları arasında leylek populasyon dinamiği belirlenmiştir. 2003-2004 yılları arası gözlem ve değerlendirmeler bu çalışma ile kıyaslanmıştır. Dolayısıyla biyodizel.

erkek Şabut balıklarında (Barbus grypus H. Bozova Meslek Yüksekokulu.34 ve 7. Veteriner Fakültesi. 19374. Anahtar kelimeler: Şabut balığı. transesterifikasyon. Faruk ARAL2. e_sahinoz@yahoo. Veteriner Fakültesi. Although this slight difference does not allow these two groups to be Separated at the species level.10. Anahtar Kelimeler: Liza abu. Iran moradi_g@yahoo. Şanlıurfa. Spermophilus xanthoprymnus. abu türünde sperma kalitesi yaşlara göre değişmektedir. Erdinç ŞAHİNÖZ1. motilite süresi (s). 63850. Faculty of Science. TRABZON Anahtar Kelimeler: Biyodizel. 63300. 54. Atatürk Baraj Gölü’nde bulunan üreme dönemindeki erkek L. Dölerme ve Suni tohumlama ABD. 1843) sperma kalitesini belirlemek amacıyla yapıldı. sperma miktarı (µl).46±2. Sperma kalitesi 3 yaşında 1 ve 2 yaşına göre daha iyi oldu.02 olarak bulundu. 3. Bütün yaş grupları arasında yapılan korelasyon hesaplamasında.com Bu çalışma. Üreme sezonunda..8±0. albumin. yoğunluk (x 109 /ml) ve pH değerleri sırasıyla. Bozova Meslek Yüksekokulu. The globulin region of Specimens from North. but of 10 bands in Speciemens from North-west. Genel olarak. Alınan spermalarda.1843)’nın Sperm Kalitesinin Belirlenmesi Erdinç ŞAHİNÖZ1.40±2. 63300 Yenişehir. and Spermophilus xanthoprymnus spocies in North-west. Hamadan. yaş SZ 050 Atatürk Baraj Gölünde Bulunan Şabut Balığı (Barbus grypus H. sperma. motilite süresi. Biyoloji Bölümü.com Globulin and albumin blood-Serum protein 48 Specimens of Spermophilus collected from Northeast (Mashhad and Bejnord).east and West consisted of 8 electrophoretic bands.04±28. Su Ürünleri Bölümü. 61. 1843)’nun Sperma Kalitesi Üzerine Yaşın Etkisi Zafer DOĞU1.71±2894. Yenişehir. Balıklardan sperma Haziran ayı içinde iki haftalık periyotta alındı.Serum protenis of Spermophilus fulvus and Spermophilus xanthoprymnus (Mammalia: Rodentia) in Iran Mohammad MORADİ Department of Biology.com Bu çalışma. motilite. Spermalar abdominal masaj yöntemi ile alındı. motilite. canlılık süresi (sn). 63850. globulin.6±0. this difference with morphological. abu balıklarının spermatolojik özellikleri üzerine yaşın etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. abdominal masaj yöntemi ile alındı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sonuç olarak. sperma Atatürk Baraj Gölü’nde Bulunan Liza abu (Heckel. motilite 196 . spermatozoa yoğunluğu (x 106 /ml) ve pH değerleri sırasıyla.27. L.50±413.09.06 bulundu. Motilite (%). küresel ısınma SZ 048 Electrophoretic comparison of blood. Zanjan University. abu balığı yakalandı.71±2. Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi. Yaşın sperma kalitesi üzerine önemli etkisinin olduğu belirlendi. Iran SZ 049 (%).22 229. Atatürk Baraj Gölü’nde Mart sonundan Nisan sonuna kadar toplam 45 adet erkek L. 50. Faruk ARAL2 1 Harran Üniversitesi. West (kurdestan. Bozova. sperma miktarı. Su Ürünleri Bölümü. spermatozoa yoğunluğu ve pH belirlendi. Dölerme ve Suni tohumlama ABD. and kargological characteristics in specimens can help identify distribution of Spermophilus fulvus species in North-east and west. yaş ve spermatolojik özellikler arasında pozitif bir ilişki olduğu tespit edildi. Barbus grypus. Alınan spermalarda.19.32. Bozova 2 Harran Üniversitesi. Ghazvin and Zanjan) and North-West Iran (Siyah cheshmeh and kelisacandi) were examined using the SDS-PAGE technique.59±0. Zafer DOĞU1 1 Harran Üniversitesi.32 ve 7. Şanlıurfa zafer_dogu@yahoo. 1550. yoğunluk ve pH değerleri 3 yaşındakilerde daha yüksek bulundu. canlılık süresi. 14 adet şabut balığından sperma. Anahtar Kelimeler: Spermophilus fulvus .

Biyoloji Bölümü. cognata (Oudemans. Bayram GÖÇMEN Ege Üniversitesi. Sakarya Nehrinin taşkın yaparak oluşturduğu Balıkdamı sulak alanından toplanan 1471 örneğin incelenmesi sonucunda. Annelida) türü. 2Kayseri Erciyes Üniversitesi. 1804)’tur. Coralliodrilus amissus sp. TRABZON SZ 051 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ nın Eupelops ewıng. Biyoloji Anabilim Dalı. Yozgat Çamlığı Milli Parkı. döküntü. Oribatida. 2005– 2007 yıllarının mayıs ayları arasında toplanan toprak. Oribatulidae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Abdulkadir TAŞDEMİR . Biyoloji Bölümü. 35100 Bornova. Tarmo TİMM. 1758 arka (büyük) bağırsağında yaşayan Blepharocorys curvigula (Gassovsky. bu türler rastlanma sıklığı. exilis (Nicolet.19.tr Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ndan. Anahtar Kelimeler: Acari. 1916’ya ait iki tür tespit edilmiştir. Nusret AYYILDIZ2 1 Erciyes Üniversitesi. nepotulus (Berlese. Coralliodrilus amissus sp. Fen Bilimleri Enstitüsü. acromios (Hermann. çalışmamızda atlarımızdan ölçülen örnekler morfolojik karakterler ve biyometrik veriler bakımından orijinal tanımlamalarda verilenlere benzer bulunmuştur. Bu türler. İzmir ggurelli@yahoo. bağırsak siliyatı SZ 054 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’nın Zygorıbatula berlese. Zygoribatula. Zooloji A. 1758 Bağırsak Siliyatlarından Bir Tür Blepharocorys curvigula (Ciliophora: Blepharocorythidae) Hakkında Gözde GÜRELLİ.B. 1919)’nın taksonomik ve morfolojik durumu araştırılmıştır. Eskisehir narslan@ogu. fotoğrafları çekilmiş.tr 2001-2003 tarihleri arasında. çeşitli organlarına ait ölçümleri yapılmış. n. 1917’ye ait iki tür tespit edilmiştir.. Fen-Edebiyat Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. SZ 052 ölçümleri yapılmış. 2005 – 2007 yıllarının mayıs ayları arasında toplanan toprak. ışık ve tarama elektron mikroskobunda incelenerek özgün şekilleri çizilmiş. Fen-Edebiyat Fakültesi. evcil at. Biyoloji Anabilim Dalı. Oribatida. ağaç kabuğu. Tespit edilen türler. yaşama alanları ile Türkiye ve dünyadaki yayılışları verilmiş ve çeşitli sistematik sorunları tartışılmıştır. Biyoloji Bölümü. 1917 (Acarı. Oribatida. Çalışmamız. fotoğrafları çekilmiş. Naime ARSLAN1. döküntü. 1916) ve E. yosun ve liken örneklerinden ayıklanan oribatid akarlardan Eupelops ewing. yaşama alanları ile Türkiye ve dünyadaki yayılışları verilmiş ve çeşitli sistematik sorunları tartışılmıştır. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Acari. Orıbatıda. Ayrıca. 1916 (Acari. Blepharocorys curvigula. ve Gianius anatolicus sp. daha önce Türkiye’den kaydedilmiş olan E. Fen Bilimleri Enstitüsü.com İzmir yöresi civarında bulunan evcil atların Equus caballus Linnaeus. Nusret AYYILDIZ 1 Erciyes Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Equus caballus. Ayrıca. n. Blepharocorys curvigula. ekoloji. Kayseri ekocoglu@erciyes. Phenopelopıdae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Elif KOÇOĞLU1.D. ve Gianius anatolicus sp. Yozgat Çamlığı Milli Parkı SZ 053 İzmir Yöresi Civarındaki Evcil Atların Equus caballus Linnaeus. daha önce Türkiye’den kaydedilmiş olan Z. çeşitli organlarına ait . sistematik. türler arası ilişki ve mevsimsel dağılım özellikleri dikkate alınarak ekolojik bakımdan da değerlendirilmiştir. Eupelops. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. n. ekoloji. Kayseri abdulkadirtasdemir@gmail. 1855) ve Z.00). türün ülkemiz atgillerinin bağırsağında bulunduğuna ilişkin ilk kayıt olması yanı sıra.com 1 2 İki yeni Phallodrilinae (Oligochaeta. Bu türler. Christer ERSÉUS 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Literatür bilgilere göre bir phallodrilin Tubificid cinsi olan 197 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ndan. sistematik. incelenmiş olan toplam 13 attan dokuzunda görülmüştür (%69. Fen Fakültesi.edu. Phallodriline familyasına ait iki yeni Oligocheata türü tespit edilmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.edu. ışık ve tarama elektron mikroskobunda incelenerek özgün şekilleri çizilmiş. Tespit edilen türler. n. bu türler rastlanma sıklığı. ağaç kabuğu. yosun ve liken örneklerinden ayıklanan oribatid akarlardan Zygoribatula Berlese. türler arası ilişki ve mevsimsel dağılım özellikleri dikkate alınarak ekolojik bakımdan da değerlendirilmiştir. 1902)’dir.

Araştırmamızda. n. Benzer şekilde Gianius Erséus. Anahtar Kelimeler: Türkiye. daha önce Fransa ve İngiltere’de yer altı sularından kaydedilen Gianius riparus ile çok benzerlik göstermektedir. tür içi varyasyonlar ve simpatrik türlerdeki desen benzerlikleri gibi nedenlerle hatalı teşhislerin yapılmış olduğu pek çok araştırma ile gösterilmiştir. Gianius anatolicus sp. Rezervuar yapımları sonucunda farklılaşan morfolojik. Fatih Mehmet. sucul sistemde istenilmeyen bir sorunu çözümlemek amacıyla veya çevresel müdahaleler ve hidrojeolojik değişimler sonucunda oluşabilecek ürün azalmalarını engellemek ve türün devamlılığını sağlamak amacıyla çok sayıda sucul sisteme bırakılmıştır. Füsun ERKAKAN2 Kundu Turizm Yatırımcıları Birliği. Bu yüzden Coralliodrilus amissus sp. sivrisinekler (Diptera: Culicidae). hidrolojik ve biyolojik yapı kısa ve uzun dönemde gözlenebilecek bazı ekolojik sorunlara neden olmaktadır. melanoon ve An. Türkiye’de bulunan 30 farklı Baraj Gölünde yapılan balıklandırma çalışmaları incelenmiştir. İç Anadolu. subalpinus.8 SF primerleriyle rDNA ITS2 bölgesi çoğaltılıp DNA dizi analizi Automatic suquencer kullanılarak yaptırılmıştır. ekonomik ve medikal açıdan çok önemlidir. Fevzi BARDAKCI Adnan Menderes Üniversitesi. ülkemizde Anopheles maculipennis grubuna ait hangi türlerin bulunduğunun ve bu türlerin nasıl bir coğrafik dağılıma sahip olduğunun belirlenmesi amacıyla. Aydın emelkabartan@hotmail. Son yıllarda ise. moleküler sistematik. An.. sacharovi. Trakya. SZ 055 elde edilen yumurtalar incelenişmiş ve özellikle yumurta morfolojileri farklı olan örneklerin moleküler çalışması yapılmıştır. Celal ÜLGER. PCR. Toplanan örneklerin bir kısmından Hidrolojik ve Morfolojik Açıdan Farklı Akarsu Sistemleri Üzerine Kurulu Olan 30 Farklı Baraj Gölünde Yapılan Balıklandırma Çalışmalarının Değerlendirilmesi Deniz İNNAL KUYAB1. melanoon ve An. Kundu KöyüAntalya 2 Hacettepe Üniversitesi. Beytepe-Ankara innald@yahoo. Fen Fakültesi. yumurta morfolojilerindeki mevsimsel farklılıklar. Ülkemizde şimdiye kadar sınırlı arazi çalışmalarıyla toplanan dişi örneklerden elde edilen yumurtaların morfolojisine göre gruba ait Anopheles maculipennis s. Anopheles maculipennis grubunda nükleer rDNA ITS2 (second internal transcribed spacer) ve Mitokondriyal sitokrom-c oksidaz geni (COI) dizileri kullanılarak yapılan moleküler çalışmalar ile grubunun türleri arasındaki farklılıkların saptanabilmesi mümkün olmuştur ve bu çalışmalarla gruptaki sistematik sorunların çözümünde önemli başarılar elde edilmiştir. ülkemizde An. TRABZON Coralliodrilus Erséus. taksonomi. sacharovi türlerinin varlığı saptanmış ve türlerin coğrafik dağılımları belirlenmiştir. messeae türlerinin varlığı bildirilmiş olmakla birlikte. Biyoloji Bölümü. Karadeniz. grubun sistematik sorunları çözülememiştir. 1979. Oluşan riskler sadece o sucul sistemde kalmayıp. ŞİMŞEK.s. İzole edilen DNA’dan 28SR ve 5. n. yakın çevrede ve havzada bulunan doğal veya diğer yapay sucul sistemlere de taşınmaktadır.com 1 Türkiye iç sularına sonradan giren veya yerel faunamıza ait bazı balık türleri ile bunların kültür formları ekonomik balıkçılığı ya da sportif olta balıkçılığını geliştirmek. bu taksonun tatlı sulardan kaydedilen ilk üyesidir. Elde edilen sonuçlarla.com Anopheles maculipennis Grubu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. baraj balıklandırma. Bu çalışmada.19. ITS2 SZ 056 Türkiye’de Anopheles maculipennis Grubunun (Diptera: Culicidae) Moleküler Sistematiği Emel KABARTAN. Biyoloji Bölümü. bugüne kadar sadece denizlerin nispeten ılık olan sığ bölgelerinden kaydedilmiştir. 1992 cinsi de tuzlu sularda yayılış göstermektedir. Oligochaeta. 198 . Akdeniz. Fen-Edebiyat Fakültesi. maculipennis s.s. An. Anahtar Kelimeler: Annelida. Anahtar Kelimeler: Anopheles maculipennis grubu. An. Palearktik’te simpatrik ya da allopatrik olabilen 11 sibling türü içermektedir ve bu türlerin birçoğunun sıtmaya vektörlük yapması nedeniyle.. An. Analizler sonucunda elde edilen dizilerin eşleştirilmesi ve kıyaslanması için Chromas Lite programı kullanılmış ve diziler arasındaki benzerliklermevcut dizilerle de karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Bugün yalnızca yumurta morfolojisinin grup üyelerinin ayrılmasında yeterli bir karakter olmadığı. doğal ve yabancı balık türleri gölü. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde ağız aspiratörleri ve CCD ışık tuzaklarıyla ergin dişi ve erkek örnekler toplanmıştır. Biyoloji Bölümü. Phallodrilinae.

12. Normal besin miktarı (30gr) ile beslenen kontrol grubunun gelişimi göz önünde bulundurularak 20gr (grup I) ve 10gr (grup II) besin verilen gruplardaki gelişim farklılıkları belirlenmeye çalışılmıştır.com Gelişim biyolojisinde açıklanması zor olan problemlerden biri vücut büyüklüğü ile canlıyı oluşturan yapıların büyüklüğünü düzenleyen faktörlerin neler olduğudur. (Hym. Itoplectis maculator F (Hym. Gruplar arasındaki farklılıklar besin-hormon ilişkisine bağlanabilmektedir.4.: Torymidae). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. grupta çok belirgin bir farklılık göstermemesine karşın II.com.3 olarak saptanmıştır. özellikle mücadele yapılamayan bahçelerde birincil önemli bir zararlıdır.5 olarak bulunmuştur. Bitki Koruma Bölümü. 5 adet hiperparazitoid Barycapus talitzkii (Kostjukov) (Hym. Yapılan çalışmada ipekböceklerinde de gelişim. 31034.:Icneumonidae). 2002 yılında % 16. Yumurta üzerinde ayda bir. Tüm türler için toplam parazitleme oranı 2001 yılında % 28.4.: Ichneumonidae). hücre büyümesi ile alınan besin arasında bir ilişki olduğu ve bu ilişkide insulin sinyalinin normal büyümenin gerçekleşmesi için şart olduğu belirtilmektedir. Dolichogenidea laevigatus (Ratzeburg). Besin miktarının azlığında salınan hormon miktarının da azaldığı bilinmektedir. larva ve pupa dönemlerinde beslenen toplam 14 parazitoid tür ve 5 hiperparazitoid tür tespit edilmiştir. rubricosa (%50. maculator (%6. Archips rosanus (L. besin miktarına bağlı olarak izlenmiştir. Scambus elagans Woldstet. pupa ve kelebek oldukları görülmüştür.4. Anahtar Kelimeler: Bombyx mori. D. rosanus üzerinde zengin bir parazitoid 199 . (Lepidoptera. 2002 yılı için sırasıyla %3.5.%3. Larval sürecin uzamasında ve koza örme davranışında ortaya çıkan gecikme. Çalışmada Çakıt Vadisi’nde A. Hockeria sp. Her iki yılda en yaygın parazitoid türler.: Braconidae) ve Lissonata rubricosa Brischke. Fen Fakültesi. Apanteles sp. Koza boyutundaki farklılıkların ise ipek miktarını etkileyeceği açıktır Holometabol gelişim gösteren Bombyx mori’de yumurtadan çıkıştan itibaren kelebek oluncaya kadar geçirilen tüm evreler bir zincirin halkaları olarak kabul edilirse.: Eulophidae) and Dibrachys cavus Walker. Denemeler Çakıt Vadisi’nde( Adana-Niğde) 10-20 yaşlı elma ağaçlarında (Stark Crimson.19. moleküler ve fizyolojik mekanizmalar tarafından düzenlendiği bilinmektedir Böceklerde büyümenin moleküler mekanizması çerçevesinde. rosanus üzerindeki parazitoid türler.%2.%3. Larvaların gelişimi esnasında.. Bu türlere ait parazitleme oranları 2001 yılı için sırasıyla % 8. alınan besin miktarına bağlı olarak I. Canlının gelişimi ve organların büyümesinin genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak.%5. D. (Hym. Nemorilla floralis (Fallen) (Dip. Starking ve Misket) yürütülmüştür. besin. Bornova.5. laevigatus (%18.67. Biyoloji Bölümü.30. Niğde) Elma Alanlarında Avrupa Yaprak Bükeni. A. (Hymenoptera: Trichogrammatidae).67.: Perilamphidae) olarak belirlenmiştir. Golden. Antakya.grupta belirgin farklılıklar izlenmiştir. Hatay doganlaro@yahoo. Perilamphus tristis Mayr. Monodontomerus aereus Walker (Hym. Ziraat Fakültesi. Parazitoidlerin Populasyon Gelişimleri ve Etki Seviyeleri Oğuzhan DOĞANLAR Mustafa Kemal Üniversitesi.: Tachinidae) ve Pteromalus sp. 2085 larva ve 520 pupa denemelerde kullanılmıştır. boarmiae Walker. Bombyx mori larvalarının da büyüklükleriyle doğru orantılı olarak koza ördükleri. zincirin larval evresinde meydana gelecek beslenmeye bağlı gelişim bozukluklarının son halkaya kadar uzandığı ve ipekböceği gelişiminde anomaliler meydana geldiği belirlenmiştir.(Hym. diğer dönemler üzerinde haftalık yapılan örneklemelerle toplanan 420 yumurta paketi.37).23. Archips rosanus’un Parazitoidleri. Microgastrinae sp 1. Dolichogenidea immissus (Papp). Çalışmada Cakıt vadisinde A. (Hym. gelişim Cakıt Vadisi (Adana. Stictopistus sp.: Chalcididae)..tr Avrupa yaprak bükeni. Bombycidae) Besin Miktarına Bağlı Gelişim Meryem ERSEYİS Ege Üniversitesi. (Atelophadnus) rufator Aubert.08) ve I. İzmir meryemerseyis@hotmail. bu türlerin etkinliği ve zararlı ile birlikte populasyon gelişiminin belirlenmesi amaçlanmıştır. Her bir biyolojik dönem kendi özelliklerine göre laboratuvarda kültüre alınmış ve yapılan günlük kontrollerle çıkan parazitoidler alınarak uzmanları tarafından teşhis edilmiştir. Biyoloji Bölümü. (Hym.) (Lepidoptera:Tortricidae) elma bahçelerinde genellikle ikincil. L. Bunlar: Trichogramma dendrolimi Mats. ancak kritik ağırlık denilen ağırlığı geçen larvaların başkalaşım geçirmeleri önemli bir noktadır. Phytodietus polyzanias Forster. S.82) olarak belirlenmiştir. Campopleginae sp 1.67. rosanus’un yumurta. TRABZON SZ 057 SZ 058 Bombyx mori L.:Pteromalidae).

gelişme süresi. etkin ve özgün yırtıcısı olan predatör böcek. Ülkemizde mevcut yayılışını sürekli genişletmekte olan bu böcek ile mücadele tüm dünyada büyük umutlar vaat etmesi nedeniyle bu zararlının doğal düşmanı. 38039. Biyoloji Bölümü. İzmir (Bornova) Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsünden ve Trichogramma cacoeciae ise Trakya bölgesinden elde edilerek laboratuar ortamında kültüre alınmıştır. Rhizophagus grandis (Gyll. parazitleme SZ 060 Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Trichogramma Türleri Üzerine Ortam Sıcaklığının Etkileri Derya SARIBEK1. Scolytinae). 30ºC’de ise gelişme süresi bakımından türler arasında farklılık görülmemiştir. parazitoidlerin. zararlının ilk çıkışından itibaren yumurta. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. evanescens ve T. TRABZON kompleksinin oluştuğu belirlenmiştir. Aynı sıcaklıkta T. 27 ve 30ºC sıcaklıklarda Av-Avcı İlişkisinde Patojen Geçişi: Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae. Bütün uygulamalarda çıkan erginlerin büyük bir kısmını dişi bireyler oluşturmuş ve dişi birey çıkışı bakımından sıcaklık dereceleri arasında önemli bir fark gözlenmemiştir. 13ºC’de T. evanescens’in diğer iki türe göre daha başarılı olduğu gözlenmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. rosanus üzerinde var olan parazitoid kompleksinin zararlıyı baskı altına almakta yeterli olmadığı belirlenmiştir. evanescens’in farklı sıcaklıklardaki parazitoid kalitesinin diğer 2 türden daha iyi olduğu gözlenmiştir. rosanus üzerindeki parazitoid etkisinin kuvvetli bir şekilde artabileceği düşünülmektedir.19. floralis sadece 1 lokalitede saptanmış ve parazitleme oranları çok düşük kalmıştır. Anahtar Kelimeler: Parazitoid. Parazitoidin farklı sıcaklık derecelerindeki parazitleme oranı. cacoeciae türleri pupa evresine kadar ulaşmış fakat ergin çıkışı görülmemiştir. Her üç parazitoid türüne ait erginler 13ºC’de diğer sıcaklık derecelerine göre daha uzun süre yaşamışlardır. parazitoid. 18. 70 ±5 bağıl nem ve 14:10 saat (Aydınlık : karanlık) ışıklanma periyoduna ayarlanmış iklimlendirme odalarında gelişmeye bırakılmıştır. Bütün sıcaklık derecelerinde parazitleme bakımından T. Kayseri ayvaza@erciyes. ater. biyolojik mücadele SZ 059 elde edilmiştir. elegans. yaprak büken. Nurettin DEMİREZEN1 Abdurrahman AYVAZ2 1 Erciyes Üniversitesi. micans’ta hastalık oluşturan doğal organizmalar tespit edilmiş ve tespit edilen bu organizmaların R. Monodontomerus aereus. Çiçek AYDIN1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Scolytinae) Avrupa ve Asya’daki ladin ormanlarında büyük zararlara neden olan önemli bir zararlıdır. 35ºC’de T. 24. 61080. diğer ikisi. rubricosa zararlı larvaları üzerinde. grandis’e geçişi araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. tüm larva dönemlerinde prepupa ve pupa dönemlerinde etkinlik göstermesi. Trichogramma evanescens Westwood Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsünden Trichogramma brassicae Bezdenko. 27. N. maculator ise zararlı pupaları üzerinde en yaygın parazitoid olarak belirlenmiştir.Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizophagidae) Örneği Mustafa YAMAN1. doğal düşman. brassicae pupa evresine ulaşamamıştır. Trabzon 2 Ordu Üniversitesi. 30 ve 35ºC. Biyoloji Bölümü. micans’ta bilinen patojeni Helicosporidium’a ilave olarak ilk kez 3 yeni patojen daha bulunmuştur. Biyoloji Anabilim Dalı. brassica diğer iki türe nazaran daha geç erginleşmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi.tr Bu çalışmada ülkemizin farklı bölgelerinden toplanan Trichogramma türleri üzerine ortam sıcaklığının etkileri araştırılmıştır. Mattesia ve 200 . Bu patojenlerin biri Metschnikowia typographi. Çalışma süresince D. Ordu muyaman@hotmail. Parazitlenmiş yumurtalardan ergin çıkışı bakımından da benzer durum görülmüştür. immissus. Her 3 parazitoid için en yüksek parazitleme 24.) ile yapılmaktadır. Sonuç olarak Çakıt Vadisi’nde elmada zararlı A. S. Fen Bilimleri Enstitüsü. Düşük sıcaklıklarda parazitoidlerin yürüme hızlarında azalma gözlenmiştir. ömür uzunluğu. cinsiyet oranı. Ömer ERTÜRK2. Microgastrinae sp.edu. farklı türlerin zararlının farklı dönemlerine özelleşerek rekabetten kaçması ve ilaç uygulamalarının sınırlayıcı etkilerinden kurtulduktan sonra bazı türlerin hızlı bir artış göstermesi gibi özellikleri göz önüne alındığında gerekli önlemler alındığı takdirde A. Yürüme hızı. Ancak. Anahtar Kelimeler: Archips rosanus. L. ergin çıkışı. Sonuç olarak T. D. Bu çalışmada öncelikle biyolojik mücadele amacıyla önemli bir zararlı olan D. D. I. Stok kültürden alınan parazitoidler 13. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.1. cinsiyet oranı. Bütün parazitoidler için artan sıcaklığa bağlı olarak gelişme süresi azalmıştır. Onur TOSUN1. Leavigatus. ömür uzunluğu ve yürüme hızları araştırılmıştır. Bu parazitoidlerden A.com Dev kabuk böceği Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae.

kimyasal sinyaller. micans’tan onun doğal düşmanı olan predatör R. diğerlerinin erkek çağrı sesleri ilk kez çalışılmıştır. Beytepe. Biyoloji Bölümü. I.19. Bu doğrultuda normal-kontrol. I. autumnalis. reticulata. Bu çalışmada. toplam dört deney grubu oluşturulmuştur.). grandis’e patojen geçişinin ilk kanıtlarını sunmaktadır. micans larvalarıyla beslenen predatör böcek R.. Kanibalizmin meydana gelmesi için birçok neden bulunmaktadır. redtenbacheri her iki gruptan daha farklı bir ses oluşturmaktadır. Ayrıca belirtilen türlerin erkek ses organlarının yapısı da ayrıntılı olarak incelenmiştir. redtenbacheri. I. Çeşitli şekillerde doğal östrojenleri taklit etmektedir ve yaygın kullanımı sonucu maruziyete bağlı olarak başta insan olmak üzere balık. Nurhayat BARLAS Hacettepe Üniversitesi. Aynı zamanda sesle iletişim prezigotik izolasyon mekanizması olarak iş görür. I. kuş v. Yavruların yenmesi ve öldürülmesi sıçanların da dahil olduğu birçok hayvan türünde rapor edilmiştir. görsel vb. Anahtar Kelimeler: Biyoakustik. Çekirgeler sesle iletişimde kullanılan akustik yapıların evrimleştiği ilk hayvan gruplarından biridir. I. Osmanbey Kampüsü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Elde edilen veriler D.edu. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Normal-kontrol grubuna hiçbir uygulama yapılmazken yağ-kontrol grubuna aynı miktarda mısır yağı enjekte edilmiştir. sureyai.b. patojen geçişi. Uygulama gruplarında gebe sıçanlara gebelik süresince her gün. Bu nedenle erkek çağrı seslerinin Gebelik Süresince Uygulanan Oktilfenolün Yavru Sıçanlar Üzerindeki Kanibalistik Etkileri Emre GÖKTEKİN. yağkontrol olmak üzere iki kontrol grubu. Bunlardan birisi de mekanik bir yol olan sesle iletişimdir. Anahtar Kelimeler: Av-avcı ilişkisi. 1993. Bu cinse ait türlerin birçoğunun teşhisleri morfolojik olarak oldukça güçtür. 1995). ses organı. Ses sinyali oluşturan türlerin hemen hepsi. rizeensis. Rhizophagus grandis. eşleşme davranışıyla ilgili olmasıdır. karadenizensis. 201 . Biyoloji Bölümü. I. uygulama sırt bölgesinden derialtı yoluyla gerçekleştirilmiştir.tr Oktilfenol alkilfenollerin parçalanmasıyla ortaya çıkan bir kimyasaldır. Bugüne kadar Türkiye’den 39 Isophya türü saptanmış ve yaklaşık %75 i Anadolu’ya endemiktir. Şanlıurfa 2 Hacettepe Üniversitesi. 2002. Fen-Edebiyat Fakültesi. D. Antalya hsevgili@harran. Orthoptera. Ebensperger 1998). schneideri türlerinin erkek çağrı sesleri incelenmiştir. onun etkili predatörü R.edu. zernovi. Özellikle dışarıdan kimyasal madde uygulanmasının veya hormonal değişimlere yol açmanın kanibalizmi ortaya çıkaracağı düşünülmektedir (Lonstein and Gammie. Ankara 3 Akdeniz Üniversitesi. grandis’e geçişi araştırılmıştır. Fen Fakültesi. hayvanlarda toksik ve östrojenik etkiler göstermektedir (Colborn et al. rizeensis. Özellikle Orthoptera takımının Tettigoniidae ve Acrididae familyasının bir çok üyesi türe özgü özel çağrı sesleri oluştururlar. I. Safe. Doğu Karadeniz Bölgesi SZ 062 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Isophya (Orthoptera: Phaneropterinae) Türlerinin Biyoakustik Özellikleri Hasan SEVGİLİ1.tr Böceklerin bir çok grubunda çeşitli yollar ve mekanizmalar kullanılarak iletişim sağlanır (ses sinyalleri. Çalışmamıza konu olan Isophya cinsi Tettigoniidae familyası içerisinde alır. Bu türlerden I. Battal ÇIPLAK3 1 Harran Üniversitesi. micans’ ta tespit edilen dört patojenden üçünün doğal ortamda D. Biyoloji Bölümü. TRABZON Meinzberia cinslerine ait neogregarin olarak tanımlanmıştır. Bu çalışmada Doğu Karadeniz bölgesinde yayılış gösteren Isophya zernovi. I. sureyai ve I. I. biyolojik mücadele SZ 061 incelenmesi bize türlerin ayırt edilmesinde önemli bir katkı sağlar. Bu çalışma önemli bir zararlı olan D. Bu sinyaller özelleşmiş organlar kullanılarak oluşturulur. Özel çağrı seslerindeki varyasyon tür içi ve türler arası seçilimde iş görür. karadenizensis türleri de kendi içerisinde benzer sesler oluştururlar. rizeensis hariç. grandis’e geçtiğini göstermektedir. Ali DEMİRSOY2. Bu anlamda biyoakustik çalışmalar geçen yüzyılın ikinci yarısından başlayarak hızlı bir şekilde artmıştır. ışık. Isophya. Dendroctonus micans. 100 mg/kg/gün ve 250 mg/kg/gün olmak üzere iki uygulama grubu. karşı eşeyde olumlu bir tepkiye yol açacak türe özgü özel sinyaller üretirler. belirlenen miktarlarda oktilfenol mısır yağında çözülerek uygulanmıştır. Erkek çağrı seslerinin spektral analizine göre. micans’ın bu dört önemli patojenin. fötal dönemde östrojenik bir bileşik olan oktilfenole maruziyetin gebe sıçanlar üzerindeki kanibalist etkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. autumnalis ve I. I. I. Böceklerde sesle iletişimin evrimleşmesindeki en önemli etken. reticulata birbirlerine benzerken. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ankara goktekin@hacettepe. I. Beytepe.

göç. Y. scirpaceus (527) ve A. A. Bu türlerin ilkbaharda mayıs ayında. Cernek Halkalama İstasyonunda 2002–2007 ilkbahar ve sonbahar göç döneminde yürütülen halkalama çalışmaları sırasında yakalanıp halkalanan Acrocephalus cinsine ait 5 tür değerlendirilmiştir. palustris (237) olarak belirlenmiştir.05. arundinaceus’un ise en geç göçe başladığı ve ilk olarak göçünü tamamladığı belirlenmiştir. scirpaceus için % 7. Çalışma alanında üreyen A. Çalılara paralel olarak kurulu sis ağları ile yakalanıp halkalanan kuşlar Busse (2000) standartlarına uygun olarak değerlendirilmiştir. Antalya Manavgat’ta 23. 2004 tarihinde tarafımızdan halkalanan bir birey Ukrayna’dan 17. A. Y-borudaki eğitimde eş ışık şiddetine (1. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası.2.7 ve %3.19. Dar bant aralıklı renkli filtreler besin kaplarının arkasına yerleştirilen ışık kutularının önlerine takılmış ve besin ile ilişkilendirilecek olan uyaranın önündeki kaba besin olarak sulandırılmış bal konulmuştur. arundinaceus için %12. scirpaceus. Kiraz ERCİYAS1. Bu çalışmada Kızılırmak Deltası. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. scirpaceus en erken göçe başladığı ve son olarak göçünü tamamladığı. Sancar BARIŞ1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitoloji Araştırma Merkezi 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü pozcam@omu. A. yağ depolama oranlarını. palustris ve A. En çok halkalanan türler sırasıyla ilkbaharda A. Volkan AKSOY. A. vücut ağırlıklarındaki değişimleri. TRABZON Doğumdan sonra gebe sıçanların davranışları incelenmiş ve yavrularına karşı geliştirdiği kanibalist davranışlar gözlemlenmiştir. sıçan. Nizamettin YAVUZ1.7 olarak tespit edilmiştir. A. tüy değiştirme basamakları gibi pek çok bilgiyi sağlar. A. oktilfenol. sonbaharda ise A.8 ve A. İlkbahar ve sonbaharda farklı tekrar yakalanma oranına sahip olan A. kaydı olma özelliği göstermektedir. palustris’in ilkbahar ve sonbaharda farklı göç stratejisine sahip olduğunun göstergesi olabilir. scirpaceus ve A. Acrocephalus SZ 064 Cataglyphis aenescens (Hymenoptera: Formicidae) İşçilerinde Gerçek Renkli Görmenin Davranışsal Analizi Yılmaz ÇAMLITEPE. dumetorum 2005 sonbaharında halkalanmış olup.2004 tarihinde Cernek halkalama istasyonunda geri bildirilmiştir. palustris için %11.1x 1011 202 . Yapılan çalışmalar sonucunda.04. palustris’ten tekrar yakalanmamıştır. bu kayıt türün Türkiye’deki 5.tr Göç eden bireylerden elde edilen veriler. Buna ek olarak geri bildirim verileri göç basamaklarını. alkilfenol. scirpaceus (Saz kamışçını). A. dumetorum (Kuzey kamışçın) türleri yakalanarak halkalanmıştır. arundinaceus türlerine ait yakalanma dinamikleri analiz edilmiştir. A. scirpaceus türüne ait ilkbahar döneminde 08.04. Bu türlere ait halkalama verilerinden A. arundinaceus türlerine ait ilkbahardaki tekrar yakalanma oranı sırasıyla %8. sonbaharda ise çalışmanın başladığı ağustos ayından eylül ayının başına kadara yoğun olarak göç ettikleri gözlenmiştir.2004 tarihinde. SZ 063 Kızılırmak Deltası’nda. scirpaceus (118). 100 mg/kg/gün oktilfenol uygulama grubunda %47 ve 250 mg/kg/gün oktilfenol uygulama grubunda %51 oranında görülen kanibalist davranışın kontrol (%31) ve yağ-kontrol (%24) gruplarına göre önemli derecede artmış olduğu tespit edilmiştir. İşçiler ışık uyaranları dışında kullanabilecekleri tüm olası ipuçlarının baskılandığı koşullarda 2 hafta süre ile eğitilip test edilmişlerdir. arundinaceus (Büyük kamışçın). göç zamanı. kırmızı bölge duyarlılık deneyleri de dairesel bir oriyentasyon platformunda gerçekleştirilmiştir. Biyoloji Bölümü. Renkli görme ve L reseptör foton yakalama deneyleri cam bir Y borudan oluşan ikili seçim düzeneğinde. göç paternleri ve göç boyunca habitat tercihlerini belirlemede kullanılır. palustris (Çalı kamışçını). arundinaceus (123) ve A.04.2004 tarihinde halkalanan bir birey 08. Arzu GÜRSOY2. kanibalizm. Anahtar Kelimeler: Çevresel östrojenler. Acrocephalus cinsinin 2002 – 2007 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Fenolojisi Pınar ÖZÇAM1. Bu cinse ait A. En çok yakalanan A. schoenobaenus (Kındıra kamışçını) ve A. A.edu. Neslihan ÜREN Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 22030 Edirne yilmazc@trakya.2 iken A. Sonbaharda ise tekrar yakalanma oranları A.edu. Yborunun yan kollarına ve oriyentasyon platformunun bir kenarına açılan delikle bağlantılı küçük bir boruya plastik besin kapları bağlanmıştır. Cemal ÖZSEMİR2.tr Cataglyphis aenescens işçileri gerçek renkli görmeye sahip olup olmadıklarının ve kırmızı bölge duyarlılıklarının belirlenmesi için monokromatik ışık uyaranlarına karşı besin ödüllü olarak eğitilip test edilmişlerdir.

Arılar ve kelebeklerin de sahip oldukları bilinen böylesi renk tonu ayırımı yeteneği karıncalar dünyası için ilk bulgudur. davranış SZ 065 plastik besin kapları bağlanmış ve kaplardan birisine besin olarak sulandırılmış bal konulmuştur. 510 vs 370). oriyentasyon platformundaki eğitimde ise 590. Biyoloji Bölümü.tr Formica cunicularia işçileri spektrumun aynı renk bölgesine karşılık gelen birbirlerine yakın iki dalga boyu arasındaki ayırım (renk tonu ayırımı) yeteneklerinin belirlenmesi için yuvalarına bağlı cam bir Y borudan oluşan düzenekte tekli ve ayırımsal şartlandırma prosedürleri kullanılarak monokromatik ışık uyaranlarına besin ödüllü olarak eğitilip test edilmişlerdir. Eş şiddete sahip 590 (+) ve 620 (-) nm’lere karşı Y boruda eğitilip bu uyaranlar arasındaki seçim başarıları değerlendirildiğinde ise işçilerin bu iki uyaranı ışık şiddetindeki farklılıklara göre (foton yakalama.640 nm ve 590-620nm). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sonuçlar C. Fen-Edebiyat Fakültesi. TRABZON foton) sahip monokromatik uyaranlar (370. Biyoloji Bölümü. İkinci tip testte tekli şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler ayırımsal prosedürdeki eğitim koşullarıyla. Her bir test için toplam 30 işçinin tercihi kaydedilmiş ve değerlendirilmiştir. foton yakalama. davranış SZ 066 Formica cunicularia (Hymenoptera: Formicidae) İşçileri Renk Tonu Ayırımı Volkan AKSOY. 440 ve 640 nm’lik uyaranları alternatif uyaranlardan ayırt etmede ise başarısız olmuşlardır. Edirne volkanaksoy@trakya.edu. Anahtar Kelimeler: Renkli görme. İlk test olan kontrol testinde işçiler eğitim ile aynı uyaran koşullarında test edilmiş ve uyaranlar arasındaki seçim frekansları belirlenmiştir.19. Y borudaki eğitim sonrasında 2 tip test gerçekleştirilmiştir. 22030. Işık uyaranı olarak 40 nm dalga boyu aralıklarında 340–380 ve 510-550 nm’lik monokromatik ışık uyaranları kullanılmıştır Her iki eğitim prosedüründe de işçiler daima kısa olan dalga boyuna besin ödüllü olarak eğitilmişlerdir. karıncalar. cunicularia işçilerinin hem UV hem de yeşil bölgeden seçilen ve aralarında 40 nm’lik renk uzaklığı bulunan uyaranlar arasında ince ayar renk ayırımı (renk tonu ayırımı) yapabildiklerini göstermektedir. Sonuçlar C. Üçüncü tip testte ise işçiler her iki eğitimde de “+” olarak kullanılan dalga boyunu alternatif başka bir dalga boyundan ayırt etme konusunda test edilmişlerdir (340 vs 550. L-reseptör. renk tonu ayırımı.tekli şartlandırma. 630 v3 650 nm’lik monokromatik uyaranlar kullanılmıştır. 510 nm’ye besin ödüllü olarak eğitilen işçiler her iki eğitim tipinde de bu uyaranı hem 550 nm’den hem de diğer alternatif uyaranlardan anlamlı bir şekilde ayırt edebilmişlerdir. 440. Sonuçlar F. ayırımsal şartlandırma prosedüründe ise hem ödüllü hem de ödülsüz uyaranın aynı anda bulunduğu koşullarda eğitilmişlerdir. kırmızı duyarlılık. 1 log ünite düşürülmüş) birbirlerinden ayırt edebildikleri tespit edilmiştir. Y borunun iki yan koluna Kaldırım karıncası Tetramorium caespitum’da Işık Şiddeti Eşik Değeri ve Işık Şiddeti Ayırımı Neslihan ÜREN. İlk testte her iki şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler eğitim ile aynı koşullarda test edilmişlerdir (Kontrol testi). Tekli şartlandırma prosedüründe işçiler sadece ödüllü uyaranın (+) olduğu koşullarda. aenescens işçilerinin UVyeşil dikromatik renkli görmeye sahip olduklarını göstermektedir. Yılmaz ÇAMLITEPE Trakya Üniversitesi.com Tetramorium caespitum işçileri uyaranları algılayabilecekleri en düşük ışık şiddetinin (eşik 203 . karıncalar. aenescens işçilerinin kırmızı bölgedeki duyarlılıklarının ve ayırım yeteneklerinin rengin akromatik bileşeniyle bağlantılı olduğunu göstermektedir. Gerçek renkli görmenin belirleneceği ikinci tip test olan kritik testlerde ise besin ile ilişkilendirilen uyaranların şiddetleri nötral yoğunluk filtreleri ile 1 log birim (10 kat) düşürülmüş ve karıncaların seçim frekansları belirlenmiştir. ayırımsal şartlandırma. Anahtar Kelimeler: Renkli görme. Eğitim sonrasında üç farklı test gerçekleştirilmiştir. 610. Elde edilen sonuçlara göre işçiler besin ödüllü olarak eğitildikleri 370 ve 540 nm’lik ışık uyaranlarını hem kontrol hem de kritik testlerde alternatif ödülsüz uyaranlardan ayırt edebilmişlerdir. ayırımsal şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler de tekli prosedürdeki eğitim koşullarıyla test edilmişlerdir. 540. Yılmaz ÇAMLITEPE Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 22030 Edirne neslihan_uren@hotmail. Dairesel oriyentasyon platformunda ise işçiler 590 ve 610 nm’lik uyaranlara karşı anlamlı bir yönelim gerçekleştirmişken 630 ve 650 nm’lik uyaranlar ile test edildiklerinde dağılım rasgele olmuştur. Her iki kabın arkasına konulan özdeş ışık kutularının önüne ışık uyaranlarını elde etmek için kullanılan dar bant aralığına sahip renk filtreleri yerleştirilmiştir. 340 nm’ye eğitilen işçiler ise bu uyaranı 380 nm’lik uyarandan sadece ayırımsal şartlandırma prosedürü ile eğitildiklerinde ayırt edebilmişlerdir. formica.

63200. Fizyoloji Anabilim Dalı. ancak bu ayırımın yapılabilmesi için ışık uyaranları arasında belirli şiddet farklılıkları olması gerektiğini göstermektedir.4. Kidney. injeksyonu ile diyabet oluşturuldu. Histopatolojik çalışmalarda karaciğerden ve böbrekten alınan ince kesitler ışık mikroskobunda incelendi histopatolojik değişikler tedavi edilen diyabetli kontrol tavşanlarda. Şanlıurfa 3 Harran Üniversitesi. Ancak UV bölgede 10 kat. ND= 0.0. 440nm (mavi).edu.5 olmak üzere i. Patoloji Anabilim Dalı. diabetes mellitus. BİTİREN3 miriadam@harran. Bu durum Tetramorium caespitum türünün aynı dalga boyuna sahip iki ışık uyaranını sadece akromatik ipuçlarına dayanarak ayırt edebildiğini. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Osmanbey Yerleşkesi. davranış SZ 067 Diabetli Tavşanlarda Artemesia herba alba Ekstresinin Böbrekte Hiperglisemi Hasarına Karşı Etkileri Davut MUSA1.tr Bu çalışmada kronik diyabetten oluşan böbrek komplikasyonları üzerinde Artemesia herba alba ekstresinin etkisini araştırılmıştır. Mehmet İRİADAM2. yeşil bölgede 2. ND= 0. 63200. karıncalar. 540nm (yeşil) ve 640nm (kırmızı) lik dalga boylarında her bir dalga boyunda birisi (I) diğerinin 10 (I/10) ya da 100 katı (I/100) daha az ışık şiddetine sahip iki uyarana. Araştırma sonunda alınan biyokimyasal değerler karaciğer ve böbrek dokularındaki GSH artmasıyla MDA nın değerlerini düştüğünü izlenmiştir. AST. Gerçekleştirilen deneyler sonucunda elde edilen verilere göre Tetramorium caespitum işçileri eğitildikleri 4 ana dalga boyunun hepsinde 100 katlık şiddet farklılığının olduğu durumda aynı dalga boyuna sahip ışık uyaranları arasında ayırım yapabilmişlerdir. ALT. ND= 0. Tıp Fakültesi. ND= 0. Diyabetli tavşanlara 70 gün boyunca Artemesia herba alba su eksersini. Anahtar Kelimeler: Işık şiddeti. diyabetten oluşan karaciğer hücre rejenerasyonu görülmüştür böbrekte ise diyabetli hayvanlarda glomerulosada zar kalınlaşması görülmemiş tübüllerde onarım ve mitoz görülmüştür hücre yada dokularında.875 x 109 foton) düşürüldüğü durumlarda işçiler rasgele bir dağılım sergilemişlerdir. kırmızı bölgede ise 66 kat ışık farklılığının olduğu durumlarda ayırım yapamamışlar ve rastgele dağılım sergilemişlerdir. MDA.2.1 x 1010 foton) mavi ve yeşil bölgede ise 16 kat (6. ayrıca kandaki ALT. Veteriner Fakültesi. Creatinine ve Üre miktarını ölçülmüştür.1 g/kg ağız yolu ile uygulanmıştır. Deney süresince tavşanların haftalık ağırlığı.tr 1 Harran Üniversitesi. Tetramorium. şiddet eşik değeri. mavi bölgede 4 kat. Streptozotocin 204 .edu. rabbit.6.19. Eğitimdeki ışık uyaranlarının şiddet değerlerinin nötral yoğunluk filtreleriyle düşürüldüğü kritik testlerde şiddetin UV ve kırmızı bölgede 10 kat (1.5 kat. Şanlıurfa 2Harran Üniversitesi. Bunu takip eden testlerde ise + uyaranın ışık şiddeti nötral yoğunluk filtreleri ile (ND= 1.p. günlük dozunu yaklaşık 0. yüksek şiddete sahip olan uyaran besinle ilişkilendirilecek şekilde (+) eğitilip test edilmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Artemesia herba alba. GSH. Biyoloji Bölümü. idrar sıklığı ve kan şekerini ölçülmüştür. deneydeki tavşanların kan şekerini haftalık olarak ölçülmüştür 250 mg ve üzerinde olan tavşanlar hiperglisemik olarak deneye alınmıştır. İşçiler 370 nm(UV). Deney sonunda. İşçilerinin aynı dalga boyuna sahip fakat ışık şiddeti yönünden farklılık gösteren uyaranlar arasında ayırım yapıp yapamadıklarının tespitine yönelik deneyler Y borudan oluşan ikili seçim düzeneğinde yapılmıştır. Artemesia herba alba’nın bu dokularda tedavi yada koruyucu etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır. Her bir dalga boyu için yapılan kontrol (eğitimdeki şiddet değeri) testlerinde işçiler eğitildikleri uyaran yönünde anlamlı bir tercihte bulunmuşlardır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON değeri) tesbiti için dairesel oriyentasyon platformunda belli bir ışık şiddetine (1. Yenişehir Yerleşkesi. Füsün BABA3. 63300. Şanlıurfa miriadam@harran. 540nm (yeşil) ve 640nm (kırmızı) lik dalga boylarına sahip ışık uyaranlarına eğitilip test edilmiştir.Deneysel diyabet oluşturmak için tavşanlara 65mg/kg Streptozotocin sitrat tamponlu suda çözüldü ph 4. M.1x1011 foton) sahip 370 nm(UV). İlk testte işçiler eğitim ile aynı koşullarda test edilmişlerdir (kontrol testi). Yenişehir Yerleşkesi. 440nm (mavi). AST kontrole nazaran artığını Creatinin ile Üre ise düştüğünü görülmüştür.1) kademeli olarak düşürülüp işçilerin bu uyaranlar arasındaki tercihleri belirlenmiştir (kritik testler).

Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı.tr Bu çalışma hijyenik davranışın Anadolu bal arısında (Apis mellifera anatoliaca) bir dış parazit olan Varroa destructor’a karşı bir direnç mekanizması olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Otuz iki kurbağanın katıldığı bu çalışmada. Fen Fakültesi. B. diğer birçok kurbağaya göre Bufo viridis’in midesindeki toplam av hacminin daha fazla. Beslenme. Fen Edebiyat Fakültesi. Ayrıca tüm kurbağaların midesinde tohum ve yaprak gibi bitki parçaları bulunmuştur. Ko ETO3. Daha önceki çalışmalarımızda. V. Ufuk BÜLBÜL2. Aynı zamanda. Fakat. Bu bilgiler. Anahtar Kelimeler: Hsp90b. Bornova. Bu kurbağanın en çok yediği avların başında toprak solucanları. viridis. Japon semenderi Cynops pyrrhogaster’de. Bilal KUTRUP2. M. 205 . Bilim ve Teknoloji Enstitüsü. TRABZON SZ 068 SZ 069 Hsp90b’nın Japon Semenderi (Cynops pyrrhogaste)`nin Spermatogenezinde Prolaktin Tarafından Uyarılmış Germ Hücre Apoptozundaki Rolü Büget SARIBEK1.com Ekolojik niş teriminin içerisinde zaman. Besin çeşitliliğinin oldukça az olması. bu proteinin testisteki lokalizasyonu immünohistokimyasal olarak belirlendi. germ hücre apoptozunun endojen prolaktin (PRL) ve folikül-stimüle edici hormon (FSH) ile düzenlendiği gösterilmisti. sinyal iletimi Giresun Adasındaki Bufo viridis Popülasyonunun Beslenme Biyolojisi Zeliha ÇOLAK YILMAZ1. Anahtar Kelimeler: Bufo viridis. destructor orijinal konukçusu Apis cerena’dan (Doğu bal arısı) Apis mellifera’ya (Batı bal arısı) bulaşmış ve çok ciddi koloni kayıplarına yol açmaktadır. M. Malzeme ve Yaşam Bilimleri Bölümü 2 Ege Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Shin-ichi ABE3 1 Kumamoto Üniversitesi. Gece Kurbağası’nın az ama büyük besinlerle beslendiğini ortaya koymuştur. Amfibiler hayatlarının çoğunu besin aramakla geçirirler. spermatogonia 6. spermatogenez. Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hsp90b fonksiyonu geldanamisin ile spesifik olarak inhibe edildi ve testis üzerindeki etkisi incelendi. Emel ÇAKIR2.Kemalpaşa. 1 Giresun Üniversitesi. Yuji JİN1. prolaktin.edu. av sayısının ise daha az olduğu tespit edilmiştir. Mikiko SAIGO1. Bu bulgulardan yola çıkılarak. apoptoz. Bu çalışmanın amacı. bu oranın düşük olduğu durumlarda apoptoz baskılanır. Giresun Adasında yasayan 3 amfibi türünden biridir. Giresun Adası. Bu nedenle besinleri onların ekosistemdeki yerlerini yani nişlerini belli eder. rekabet SZ 071 Bal arılarında (Apis mellifera) Hijyenik Davranış Varroa destructor Parazitine Karşı Direnç Mekanizması Olabilir mi? İbrahim ÇAKMAK Uludağ Üniversitesi. Fen Fakültesi. Fen Edebiyat Fakültesi.Kemalpaşa MYO. Handan ONAY KARAOĞLU2. Biyoloji Bölümü. mitotik bölünmeden sonra mayozun başlangıcından hemen önce koşullara bağlı olarak apoptoz geçirir. Bu amaçla homojenize edilen semender testislerinden PRL etkisiyle tirozin amino asit kalıntıları üzerinde fosforilasyon gösteren ve yaklaşık 90 kDa büyüklüğünde olan Hsp90b izole edildi. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü.com Normal gelişim ve homeostazi sırasında önemli roller oynayan apoptozis spermatogenez sırasında da normal bir proses olarak meydana gelir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İzmir 3 Kumamoto Üniversitesi. Üstelik. Yüksek PRL/FSH seviyesi apoptozu tetiklerken. Bursa icakmak@uludag. yer ve besin temel kavramlardan bazılarıdır. Diğer iki tur olan Hyla arborea ve Rana ridibunda popülasyonlarının dikkate değer derecede az olması bu kurbağanın adada besin için rekabet edeceği bir turun bulunmadığını göstermektedir. 35100. Şaperon olarak işlev gören Hsp90b’nın klonlanmasını takiben yapılan coimmünopresipitasyon çalışması Hsp90b’nın plazma membranındaki PRL reseptorü ile bağlandığını gösterdi. Trabzon zelyilmaz@gmail. bazı avları özellikle tercih ettiğini gösterebilir.2.19. Hsp90b’nın PRL tarafından uyarılmış germ hücre apoptozunda PRL reseptörü ile ilişkili olarak sinyal iletiminde rol oynadığı ileri sürülmüştür. PRL ile uyarılmış germ hücre apoptozunun moleküler mekanizması bilinmemektedir. tespih böcekleri ve karıncalar gelmektedir. PRL ve PRL reseptörü ile bağlantılı olarak germ hücre apoptozunda iş gören hücre içi sinyal iletim mekanizmasını ve bununla ilgili molekülleri bulmaktı. Biyoloji Bölümü sbuget@yahoo.

arılığa (P< 0. 16 tanesi yol üzerinde canlı olarak bulunan ve 9 tanesi ise henüz yeni ölmüş olan toplam 25 adet kurbağanın vücut boyları ölçülüp cinsiyetleri belirlendikten sonra sağ arka dördüncü parmakları skeletokronoloji yöntemi ile yaş analizinde kullanılmak üzere alındı. Özellikle ılıman bölgelerdeki amfibilerin üreme alanlarına mevsimsel göçleri yolda görülmelerinin .Yuvalarını çoğunlukla ormanların oldukça tenha kısımlarına. Bu arılıkta aynı çevre koşullarında ve benzer sayıda arı populasyonuna sahip kolonilere ve daha önce test uygulanmamış olan kontrol kolonilerine hijyenik yüzdelerin belirlenmesi amacı ile 3. destructor sayıları eşitlenmeye çalışılmıştır. Varroa destructor. hava karardıktan sonra hareket eden çeşitli küçük böcekleri avlayarak beslenirler. arı populasyonları ve V. Fen-Edebiyat Fakültesi. duvar oyukları ve toprak içindeki delikler gibi yerlerde gizlenirler. Yoldan alınan ölü örneklerde ise yaşın dişilerde 5-10. erkeklerde ise 5 . Fen Edebiyat Fakültesi. testi geçen tüm kolonilerin ana arıları alınarak kendi arılığımızdaki kolonilere verilmiş ve 2 ay sonra tümü yeni anaya ait koloniler elde edilmiştir. destructor parazitine sahip koloniler ile seçilen bu hijyenik koloniler arasında kapalı gözlü petekler tüm kolonilerde tesadüfi olarak yer değiştirilip. parazit.0005).2006 tarihlerinde gece 10. ağaçların altına. 2.0005) ve yüksekliğe (P=0. kızılçam ve karaçam gibi ağaçlarla kaplı ormanların iç kesimlerine.2000 metre yüksekliğe kadar yayılış göstermektedir. kayın.00 saatleri arasında Giresun iline bağlı Tamdere ile Dereli ilçeleri arasında bulunan 47 km’lik bir yol boyunca araştırma yapıldı ve 74’ü ölü 47’si ise canlı olmak üzere yol üzerinde toplam 121 kurbağa tespit edildi.Araştırma alanında porsukların yuva yapmak amacıyla step ve ağaçsız kesimler ile açık kesimleri mecbur kalmadıkça çok fazla tercih etmedikleri ancak 1000-2000 metre arasında kalan yaylaların hafif engebeli kesimlerine yuva yaptıkları da saptanmıştır.06. kayalık. Bilal KUTRUP1. Biyoloji Bölümü.06. Hijyenik davranış. Çok sayıda V. İlk uygulamaya nektar akımı öncesinde 2’si dağlık bölgede olmak üzere toplam 11 farklı arılıkta 563 koloni ile başlanmış ve 48 saat içinde bu alanı tamamen temizleyen hijyenik (%100) koloniler %30 (172) olarak belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. destructor parazitine karşı direnç mekanizması olarak yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır.7 arasında değiştiği belirlendi. meşe. 61080. Apis mellifera anatoliaca.Özellikle Akdeniz bölgesinde 2000 metre yüksekliğe yakın kesimlerde porsuk yuvasına 206 SZ 072 Bufo bufo’nun Tamdere-Dereli Yolu Üzerindeki Ölümleri Üzerine Bir Araştırma Emel ÇAKIR1. ormanların bittiği açıklıklarda ağaçsız alanlara. testi geçen kolonilerden ancak %24’ü (45) hijyenik (%95+) olarak belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Bal arısı. Fen Edebiyat Fakültesi.01. Bu iki test yaklaşık bir aylık süre içinde uygulanmış ve 2. Bulgulara göre hijyenik davranışın zamana (P< 0.001) bağlı olarak değiştiği belirlenmiştir. yol ölümleri SZ 073 Porsuk (Meles meles)'un Yuva Yapısı Nahit PAMUKOĞLU Kırıkkale Üniversitesi.2006 ve 17. yaş. Sıvı azot testi asıl sebebidir. gündüzleri taş altları. Biyoloji Bölümü. bazı bölgelerde ise hem kayalık hem de çalılık alanlarda rastlanılmıştır. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. Sonuç olarak hijyenik davranışın çevre faktörlerine bağlı olarak değişkenlik gösterdiği ve V. Yahşihan. Handan KARAOĞLU1. Yapılan yaş analizi sonucu canlı olan örneklerden dişilerde yaş 2-13 arasında değişirken. Bu çalışmada. TRABZON Hijyenik davranış testi 300 mlt sıvı azotun pupa dönemindeki kapalı hücreler üzerinde 5cm çapında 100 petek hücresini kapsayan bir dairesel alana dökülerek 3 kez uygulanmıştır. 10.com Amfibiler yolların ve araç trafiğinin varlığından en fazla zarar gören canlılardır.tarlaların ormana yakın kısımlarına.çıplak step alanlara ve bitkinin az olduğu steplerin yamaçlarına dağlık bölgelerde ise kayalık alanlara ayrıca su menfezlerinin kenarlarına ve içerisine. Bu durumda 2. 71450. Anahtar Kelimeler: Bufo bufo. test uygulanmıştır.step ve dağlık arazide yaşar. Zeliha ÇOLAK YILMAZ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi.kumul ve tepeciklere.tarlaların kenarlarına. erkeklerde bu oran 4-6 olarak tespit edildi. Giresun cakir_emel@mynet. uygulamada aynı test 24 saat beklenerek uygulanmış ve 1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.30 . Biyoloji Bölümü.Bazı bölgelerde porsuk yuvalarına kayalık alanlar ile meyve ağaçları ve çalılık alanlarda. tarla kenarlarına yakın çalılık alanlara yaz aylarında ise bazı tarlaların iç ve kenar kısımlarına ve civarına yaptıkları tespit edilmiştir. destructor ile aynı yerde kışlamaya bırakılmış ve kıştan sonra sadece 2 koloni hayatta kalmıştır.com Porsuk (Meles meles) karışık orman.19. Kırıkkale pamukoglu2003@yahoo. Kara kurbağaları gececi canlılardır. Ufuk BÜLBÜL1. test sonucunda hijyenik olarak belirlenen grup ve kontrol grubu ile birlikte toplam 25 koloni çok sayıda V.

Bölge nüfusunun çoğunluğu geçimlerini tarım ve balıkçılıkla sağlamaktadır. tektonik kökenli bir çöküntü olan Akarçay havzasında yer alan Karamık Gölü’nden alınan su numunelerinde 18 organoklorlu pestisitin (OCPs) kalıntı seviyeleri belirlenmiştir. Bacillariophyta (14). Cladocera 5 ve Copepoda 2).doğu kesimleri sular yükseldiği zaman bataklık haline gelmektedir. M. Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi. Pestisitler ile bölgeler arasında ise istatistiksel açıdan farklılık bulunmamıştır. minutum.19. Liman Gölü’nde zooplanktonda 35 (Rotifera 28. Numunelerde en düşük pestisit konsantrasyonu 0. Sait BULUT.06 arasında değişim göstermekte ve Venüs sistemine göre mixo-oligohalin acısu olarak sınıflandırılmaktadır. ANS kampusü. Keratella quadrata. Toplanan su numunelerinde seçilen 18 organoklorlu pestisitin hepsi belirlenmiştir. Su numunelerindeki organoklorlu pestisit kalıntıları. Meles meles. Fen Edebiyat Fakültesi. Zooplanktonda Hexathra oxyuris. Afyonkarahisar İli sınırları içersinde. Liman Gölü’nde zooplankton ve fitoplankton ile fiziko-kimyasal parametreler ararsındaki ilişki CCA (Canonical Corresponce Analizi) ile değerlendirilmiş. Fen Fakültesi.Bunun sonucunda porsukların yuvalarını genellikle eğimli alanlardaki yumuşak topraklara yaptıkları. birden fazla giriş ve çıkış deliği bulunan ve içi otlarla döşeli. Merismopedia tenuissima. Cryptophyta (3) ve Euglenophyta (3) tür teşhis edilmiştir. fitoplanktonda ise 73 (Cyanophyta (25). Çalışma için Haziran 2006 ve Nisan 2007 tarihleri arasında toplam 60 su numunesi 10 örneklem bölgesinden iki ayda bir düzenli olarak alınmıştır. Tüm su örnekleri iyi temizlenmiş cam şişelere alınarak analiz edilinceye kadar +4°C’de saklanmıştır. TRABZON ve izlerine rastlanmıştır. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Sabri KILINÇ2.4.. tür teşhisleri ve sayımları yapılarak planktonun mevsimsel değişimi incelenmiştir. 200 hektar yüzey alanına sahip deniz seviyesinde yer alan bir acısu lagün gölüdür.yuva materyali ve yuvanın morfolojik yapısı incelenmiştir. yuva yapısı SZ 074 göre izin verilen maksimum kalıntı seviyelerinin altında belirlenmiştir.96 . M. sıvı-sıvı ekstraksiyon ve florisil kolon işlemlerini takiben GC-ECD standart kullanılarak tayin edilmiştir. Sivas ertuncg@hacettepe. Hexathra oxyuris. Ancak gölün güney ve güney. Afyonkarahisar feyzakus@gmail.com Bu araştırmada.6437 ise ppm değeri ile 4. terminalis. Liman Gölü’nün deltada bulunan diğer göllerle herhangi bir bağlantısı olmayıp. Liman Gölü’nde Ekim 2002 ve Mart 2004 tarihleri arasında yapılan 13 arazi çalışmasında fitoplankton ve zooplankton örnekleri 20 ve 55 µm por çaplı plankton kepçeleri ile toplanmış. Avrupa Birliği standartlarına . Karamık Gölü Uluslararası kriterlere göre A sınıfına giren bir sulak alandır. Karamık Gölü’nde pestisitler ile aylar arasındaki α-HCH konsantrasyonu Haziran ve Ekim aylarında istatistiksel açıdan farklı bulunurken. Yasemin SAYGI1.0001 ppm ile methoxychlor. en yüksek pestisit konsantrasyonunu 0. Liman Gölü Kızılırmak Deltası’nda denize en yakın göl olup. Chlorophyta (23).tr Liman Gölü 41º 44’ Kuzey enlemleri ve 35º 40’ Doğu boylamları arasında Kızılırmak ağzının 4 km doğusunda bulunan. S. Sonuç olarak Karamık Gölü’nden alınan su numunelerindeki pestisit konsantrasyonları. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. DSI tarafından inşa edilen ve Kızılırmak Delta’sında tarımsal alanlardan dönen suyun fazlasını göle boşaltan drenaj kanalı ile bağlantısı bulunmaktadır. Muhsin KONUK. Phormidium sp. Monoraphidium contortum. Anahtar Kelimeler: Porsuk. Mustafa CEMEK Afyon Kocatepe Üniversitesi. sadece denizle ve gölün güneyinde yer alan. fitoplankton da ise Chroococcus minutus. 4. kuzeyinde yer alan dar bir kumsal bariyeri üzerinden denizle bağlantı kurmaktadır.birey sayısına göre değişen üç veya beş odacıklı yuvalar yaptıkları araştırma sırasında tespit edilmiştir.Yıldız DEMİRKALP1. heptachlor konsantrasyonu Nisan ayında diğer aylardan. Samsun) Planktonu ve Mevsimsel Değişimleri Ertunç GÜNDÜZ1. Biyoloji Bölümü. Phormidium tenue.edu. Liman Gölü’nde tuzluluk %o 1.4’ DDE ve Endrin keton Ağustos ayında istatistiksel değerlendirmede diğer aylardan farklı bulunmuştur. F. pusillum dominant türler olarak bulunmuştur. Filinia longiseta.Selim ÇAĞLAR1 1 Hacettepe Üniversitesi. Calonipeda 207 Karamık Gölü Suyunda Organoklorlu Pestisit Kalıntılarının Belirlenmesi Sevim Feyza ERDOĞMUŞ. Ankara 2 Cumhuriyet Üniversitesi. Pyrrophyta (5).Araştırma sırasında üç adet yuva kazılmış ve bu yuvalara ait toprak yapısı. Liman Gölü (Kızılırmak Deltası. Keratella cohlearis. F.4'DDE göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Karamık Gölü SZ 075 Organoklorlu Pestisit.

24 saatlik muamele süresinde de tüm dozlarda MI’i EC kadar düşürmüştür. Karyolojik incelemeler. 12. Biyoloji Bölümü. Carvacrol sayısal KA yüzdesini en yüksek iki dozda (50 ve 70 mg/kg) kontrole göre önemli derecede artırırken. Anahtar Kelimeler: Carvacrol. Fen Edebiyat Fakültesi. mevsimsel değişimler SZ 076 SZ 077 Thymol ve Carvacrol’un in vivo Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Sebile AZIRAK1. Phormidium tenue. karyotiplerindeki çift kollu otozom kromozomlarından en az birinde görülen ikinci boğum (satellit). Uygulanan bantlama tekniklerinden C-bant ile sentromerlerin pozisyonu. Fen Edebiyat Fakültesi. aynı şekilde thymol de yine en yüksek iki dozda (80 ve 100 mg/kg) sayısal KA yüzdesini artırmıştır. Merismopedia tenuissima. 24 saatlik muamele sürelerinde ise tüm dozlarda MI’i EC kadar düşürmüştür. Thymol ise 6 saatlik muamele süresinde en yüksek iki dozda. MI’teki düşüşün de doza bağlı olduğu görülmüştür. bu alttürün taksonomisine katkıda bulunulmaya çalışılmıştır. Eyyüp RENCÜZOĞULLARI2 1 Çukurova Üniversitesi. 50 ve 70 mg/kg’lık vücut ağırlığı) ve thymol (40. trapezius örneklerinde de gözlenmiştir.com Bu çalışmada.com Ordu ve Çevresinde Yayılış Gösteren Muscardinus avellanarius trapezius (Mammalıa:Rodentıa) Alttürünün Karyolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Vedat ŞEKEROĞLU. Liman Gölü. antifungal. Fen Bilimleri Enstitüsü. Anahtar Kelimeler: Muscardinus avellanarius trapezius. Peridinium spp. Snowella sp. Myoxidae familyası üyeleri için karakteristik olan. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası. genotoksisite 208 . ve Gymnodinium hippocastanum’un sıcaklık artışı ile pozitif korelasyon gösterdiği bulunmuştur. Carvacrol 6 ve 12 saatlik muamele sürelerinde sadece 70 mg/kg’lık dozda. antiparazitik ve antiviral olarak kullanılan carvacrol ve thymol’ün sıçan kemik iliği hücrelerinde in vivo genotoksik etkilerini araştırmaktır.19. C-bant ve NOR boyama teknikleri kullanılarak yapılmıştır. incelediğimiz tüm M. Adana sebileazirak@gmail. bu taksonun tip örneğinin özellikleri ve bu alttür üzerinde çalışan araştırıcıların verdikleri morfolojik ve karyolojik özellikler ile tek tek karşılaştırılmıştır. Chroococcus minutus.’nin Na ve Cl ile. 24 saat) ve konsantrasyonlarda kontrole göre önemli ölçüde artırmışlardır. 80 ve 100 mg/kg’lık vücut ağırlığı). direkt boyama. NF=89. Aphanezomenon flos-aquae. Adana 2 Çukurova Üniversitesi. G-bant. Ordu Bu çalışmanın amacı antihelmintik. KA sayısındaki artışın doza bağlı olduğu saptanmıştır. intraperitonal uygulamada yapısal kromozom anormalliği (KA) ve total KA sayısını genel olarak tüm muamele sürelerinde (6. Carvacrol ve thymol tüm dozlarda ve muamele sürelerinde MI’i kontrole göre önemli derecede düşürmüşlerdir. Türkiye’ de yayılış gösteren bu alttür üzerinde ilk kez bu çalışma ile G ve C bantlama teknikleri uygulanarak. fitoplankton. Bu çalışmada carvacrol (10. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. sıçan kemik iliği. Elde edilen morfolojik ve karyolojik veriler. antiseptik. Ordu sekerogluv@hotmail. Özellikle yüksek dozlarda hem carvacrol (70 mg/kg) hem de thymol (100 mg/kg) KA sayısını pozitif kontrol olan ethyl carbamate (EC) kadar artırmışlardır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. G-bant ile türe özgü olan heterokromatin bölgelerin konumları belirlenmiştir. 30. NFa=86 olarak tespit edilmiştir. Karyoloji. Ordu’nun Ulubey ilçesinin Yukarıkızılen Köyünden toplanan on Muscardinus avellanarius trapezius örneği üzerinde detaylı karyolojik analizler yapılmıştır. antibakteriyel. a. Snowella lacustris. thymol. Bu uygulamalar sonucunda diploid kromozom sayısı 2n=46. Haluk KEFELİOĞLU Ordu Üniversitesi. zooplankton. 60. TRABZON aquaedulis ve Mesochra aestuari türlerinin tuzluluk ve elektriksel iletkenlikle.

FA uygulaması ise 24 saat süreyle MMC ile eş zamanlı olarak beş farklı doz (0. Teknikokullar.05 ve 0. eş zamanlı ve 1 saat sonra olmak üzere üç farklı şekilde. kontrole göre 24 ve 48 saatlik uygulamalarda tüm dozlarda kromozomal anormallik frekansını doza bağlı olarak artırmıştır (24 saatlik uygulamada r=0. Biyoloji Bölümü. Diğer yandan. her bir kültüre 48 saat süre ile 0.25. 0. Bu azalma LA uygulamasında istatistiksel olarak anlamlıdır. en yüksek 3 dozda. 4 µg/ml) kullanılarak yapılmıştır.625. çalışmada kullanılan her iki pestisitin de potansiyel genotoksik etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Kahramanmaraş syilmaz@gazi. KA ve MN testleri için. 2. 24 saatlik uygulamada. Emamectin benzoate. Deniz YÜZBAŞIOĞLU. MMC tarafından oluşturulan KKD/hücre ve MN/hücre frekanslarında da istatistiksel olarak önemli bir azalma gözlenmiştir.tr Lipoik asit (LA) ve ferulik asitin (FA) MMC’ye karşı antigenotoksik etkileri.92. Tüm uygulamalarda negatif kontrol.19.50. MMC. emamectin benzoate uygulamasında. TRABZON SZ 079 SZ 078 Lipoik Asit ve Ferulik Asitin İnsan Lenfosit Kültüründe Mitomisin-C’ye Karşı Antigenotoksik Etkileri Gökçe TANER. pestisit. insan lenfositlerinde kromozomal anormallikler (KA).88). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Lipoik asit uygulaması. Komet testinde.2 µg/ml MMC uygulanmıştır.001. ferulik asit. 0. Fen Edebiyat Fakültesi. metominostrobin. mikronükleus (MN) Metominostrobin ve Emamectin Benzoate Pestisitlerinin in vitro Genotoksik Etkileri Serkan YILMAZ1.88). 2. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Sakarya 3 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. Deniz YÜZBAŞIOĞLU1. Komet çalışması için. Ankara gtaner@gazi. primer DNA hasarını 0. Biyoloji Bölümü. Hüseyin AKSOY2. üç farklı doz kullanılarak (0. kromozom anormalliği. mikronükleus (MN) ve Komet testleri kullanılarak belirlenmiştir.69. 2 µg/ml) yapılmıştır. kardeş kromatid değişimi (KKD). kromozomal anormallik (KA). Her iki uygulama süresinde de anormallik frekansındaki artış doza bağlıdır (24 saatlik uygulamada r=0. Biyoloji Bölümü.86). LA ve FA tüm dozlarda mitotik indekste istatistiksel olarak önemli bir azalmaya yol açmıştır. 0. Anahtar kelimeler: Metominostrobin. Her iki pestisit. Elde edilen sonuçlar. Fatma ÜNAL1. emamectin benzoate için r=0. 48 saatlik uygulamada r=0. Bu sonuçlar lipoik asit ve ferulik asitin.001 ve 0. hem KA/hücre hem de anormal hücre frekanslarında.50. emamectin benzoate bu hasarı tüm dozlarda önemli düzeyde artırmıştır.1 µg/ml) ve emamectin benzoate’ın 5 farklı dozu (0. Teknikokullar. Ankara Sakarya Üniversitesi. kardeş kromatid değişimleri (KKD) ve mikronükleus (MN) testi ile incelenmiştir. Biyoloji Bölümü. Fatma ÜNAL. LA ve FA uygulanan tüm kültürlerde.00 µg/ml). MMC’den 1 saat önce. 48 saatlik uygulamada en düşük doz hariç tüm dozlarda anormallik frekansını önemli düzeyde artırmıştır. kromozomal anormallik frekansını önemli düzeyde artırırken.05 µg/ml’lik dozlar haricinde tüm dozlarda önemli düzeyde artırırken. izole edilmiş lenfositler.005. Anahtar Kelimeler: Lipoik asit. Fen Edebiyat Fakültesi. LA çalışmasında.edu. mikronükleus.25. 1.edu. Fen Edebiyat Fakültesi. doza bağlı önemli bir azalma meydana gelmiştir (r=0. 1. pozitif kontrole göre bir azalma gözlenmiştir. Serkan YILMAZ Gazi Üniversitesi. 1. pozitif kontrol ve çözücü kontrol bulundurulmuştur. Mustafa ÇELİK3 1 Gazi Üniversitesi. Metominostrobin. metominostrobin uygulamasında önemli bir farklılık oluşmazken. 24 ve 48 saat süre ile kültüre alınmış lenfositlere uygulanmıştır. 5. mitotik indeks (MI). Emamectin Benzoate. MMC + lipoik asit ve MMC + ferulik asit uygulanan kültürlerin hepsinde.94 ve 48 saatlik uygulamada r=0. komet testi 2 209 .tr Metominostrobin ve Emamectin benzoate pestisitlerinin in vitro genotoksik etkileri kromozom anormalliği (KA). Bu da bu iki antioksidanın antimitotik etkili olduğunu göstermektedir.01. metominostrobin’in 5 farklı dozu (0.00 ve 10. 0. mikronükleus frekansını da doza bağlı olarak artırmıştır (metominostrobin için r=0. Mitotik indekste. antigenotoksik etki. yukarıda belirtilen dozlarla 1 saat muamele edilmiştir.5.97). MMC tarafından oluşturulan genetik hasar üzerine antiklastojenik ve antimutajenik etkisinin olduğunu göstermektedir.

743 ve n=84) eşitlikleri ile ifade edilmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi.05) ağırlık farkının önemsiz olduğu tespit edilmiştir (p>0. Kalitesi ve rezervleri yönünden oldukça zengindir.17’dir. Temel bir çok sanayinin ana girdisi olan kalsit. kimya. kimyasal yapısı CaCO3 olan ve mikronize boyutlarda öğütüldükten sonra kağıt.0 cm (73.com Bu çalışmada Işıklı Gölü turna (Esox lucius L. istatistikî olarak değerlendirilir. Türün demografik ve üreme özellikleri incelenmiştir. Little Egret en erken 2002’de sahaya gelmiştir. Fekondite-boy ilişkisi. TRABZON SZ 080 Kalsit İşletmelerinde Çalışan İşçilerin Bukkal Hücrelerindeki Nüklear Anormallikler Songül BUDAK DİLER Niğde Üniversitesi.com Kalsit. diğer minerallerle (SiO2. Doğada genellikle saf halde bulunmaz. gıda.0 cm (3342 g) arasında iken erkek bireyler 21. Na2O.700 ve n=84) ve fekonditeağırlık ilişkisi ise F=124.a. Türkiye’de de bulunmaktadır.0 g) ile 52. Niğde ilindeki maden ocaklarında kalsit minerali çıkartan işçilerden bukkal epitel hücreleri alınarak.1758) popülasyonunun üreme biyolojisi incelenmiştir. Sonuç olarak Işıklı Gölü turna popülasyonunda avcılığın Şubat-Nisan arasında yasaklanmasının ve 25. SZ 082 Işıklı Gölü’ndeki (Çivril-Denizli) Turna (Esox lucius L.413 mm (ortalama 2. cam. Işıklı Gölü Egretta garzetta (Linnaeus.. Yumurta çapları 0. üreme periyodu. Dişi turnalar ilk şeysel olgunluk boyuna 24. Rahmi UYSAL Eğirdir Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü 32500 Eğirdir/Isparta m. SO3. insan sağlığı üzerindeki zararları tespit edilemiştir.798±0. Yaş gruplarının karşılığı ortalama total fekonditeler 2517 yumurta/balık (1 yaş) ile 91944 yumurta/balık (7 yaş) arasında değişmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi.07*W0.05). bir çok sektörde beyazlık.8661 (r=0. 1758) Populasyonunun Üreme Özellikleri Meral APAYDIN YAĞCI. plastik.3 cm (2363 g) arasında bulunmuştur. kozmetik.3’dür. Al2O3.edu. En fazla (9 fert) yeniden eşleşme de bu dönemdedir. 1766) Türünün Üreme Biyolojisi ve Yıllık Değişimler Ali UZUN Sakarya Üniversitesi. ucuzluk gibi özelliklerinden dolayı önemli miktarlarda kullanılan bir dolgu maddesidir. Biyoloji Bölümü budakdiler@gmail. hazır sıva v. En yüksek nisbi fekondite ise 64291 yumurta/kg balık olarak 2. Hazırlanan bu preparatlar ışık mikroskobunda incelenerek. Esentepe.0 cm den küçük bireylerin avlanmamasının gerektiği belirlenmiştir. Yaşlara göre ortalama kondisyon faktörleri 0.. CaO. Dişilerle erkekler arasındaki boy farkı önemli iken (p<0. GSI’nin aylık değişimine göre üreme faaliyeti Şubat ve Nisan ayları arasında olmaktadır. PVC.26 (Temmuz) ile 20. Bu çalışmada. yaş grubunda bulunmuştur.9 cm’de erişmektedirler.367±0. F=1. Yuva başına düşen ortalama yumurta sayısı 210 .72±0. peperat yapılmış ve kalsitin insan nükleusları üzerindeki genotoksik etkilerini araştırılmıştır.023 (1 yaş erkeklerde) ile 1.yagci@hotmail.5 cm (68 g) ile 66.691-2. Biyoloji Bölümü.tr Poyrazlar Gölü (Türkiye)’nde üreyen Egretta garzetta kolonisi 2002-2005 arasında takip edilmiştir. Kalsitin insan nükleusundaki genotoksik etkileri mikronukleus testi ile belirlenerek. yumurta verimi. 54140. Adapazarı aliuzun@sakarya. SZ 081 3.5844*L2. FeO3. Fe+2) birlikte bulunur. Aylık ortalama Gonadosomatik Indeks (GSI) değerleri 0. Ancak fertlerin tekrar çiftleşmesi için önemlidir. yem.089 mm) arasında değişmiş olup yaş ilerledikçe yumurta büyüklüğünün de arttığı tespit edilmiştir.6669 (r=0. K2O. Biyoloji Bölümü. seramik.284 (6 yaş dişilerde) arasında hesaplanmış olup dişi ve erkekler arasındaki fark önemsiz bulunmuştur (p>0. Sezona erken başlamak üreme başarısını artırmaz. Üreme başarısı ise %82.03±3. preparat hazırlandı. Bahar başı sahaya gelen Little Egret. CO2. Anahtar Kelimeler: Turna.b.19.88 (Şubat) arasında değişmiştir. Dişi bireyler 21.05). Çalışmada kalsit işletmesinde çalışan 50 işçi ve 50 sağlıklı kişi olmak üzere toplam 100 kişiden bukkal epitel hücresi alınarak. boya. MgO.9 cm de erişirken erkekler 22. Kampüsü Serdivan. Mart 2003 ve Şubat 2005 tarihleri arasında ayılık olarak yapılan çalışmada toplam 313 adet turna örneği yakalanmış ve bunların 196 adedi dişi (1-7 yaşları arasında) 117’i ise erkek (1-6 yaşları arasında) bireylerden oluşmuştur. Sonuçlar 25 yuva takip edilerek elde edilmiştir. eşeysel olgunluk boyu. ilaç. kasımda yavruları büyütmüş olarak gölden ayrılır.

05). rüzgar. Pup lipit miktarlarının ise protein/karbohidrat oranının düşük oluşuyla ilişkili olduğu görülmüştür. Ergin ömür uzunluğu da daha kısa çıkmıştır. A-T3. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. özellikle proteince zengin besinlerin olduğu tercih gruplarında pup ağırlığının düşük olduğu tespit edilmiştir (P>0. A-E. Nurver ALTUN2 1 Giresun Üniversitesi. Bu besinlerden A-B. ergin ömür uzunluğu. toplam tüketim miktarları dikkate alındığında C ve E besinlerinin toplam tüketim miktarlarının kontrol grubu olan A besinine göre farklı olduğu görülmüştür. cunea türü için optimal besin tercihi % 53 protein ve % 47 karbohidrat olarak bulunmuştur. papatasi’lerin yumurta üretimi kültür ortamında yetiştirilenlere göre daha fazla iken.5 yüzdelik oranları hesaplanarak eklenmiş. % 0. CD. Biyoloji Bölümü. A-N3 ve A-K3 kombinasyonları oluşturularak tercihli beslenme deney grupları oluşturulmuştur. Osman Bey Kampusü. Tercihli beslenme deneylerinde H. Samsun oyanar@omu.25 ve % 0.05). Giresun 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Benzer şekilde tercih gruplarında karbohidratça zengin besinlerin olduğu tercih grubundaki larvaların lipit miktarının yüksek olduğu görülmüştür (P>0. D-E. A-C.5 ve 5 oranında tanik asit hesaplanarak katılmış ve sırasıyla T1. N2. Fen Edebiyat Fakültesi. larvaların bir eğim üzerinde hareket eden beslenme davranışı ortaya koydukları görülmüştür. cunea türünde özellikle karbohidratı fazla besinlerle (CF) tercihte tat almayla ilgili kararsızlıkla alım hedefinin tutturulamadığı görülmüştür. H. K:Karbohidrat) gram olarak kullanılarak yedirilmiştir. TRABZON SZ 083 Hyphantria cunea’nın Yapay Besinlerdeki Beslenme Stratejisi ve Besindeki Sekonder Maddelerin Gelişmeye Etkisi Oğuzhan YANAR1.edu. K3 şeklinde sembolize edilmiştir. K2. Biyoloji Bölümü. cunea larvalarının protein ve karbohidrat alımı arasında lineer bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Pup protein miktarını sekonder maddelerin özellikle de tanik asitin istatistiksel olarak olumsuz etkilemediği tespit edilmiştir. cunea larvalarının tercihsiz beslenme deneylerinde kullanılan 15 besin çeşidi. Bunun sonucunda üç farklı sekonder maddenin her biri için üç farklı yoğunlukta üç besin. çevresel koşulların (ışık. Sonuç olarak araziden toplanan P. pup protein ve lipit miktarı ile toplam dışkı miktarı arasındaki ilişkilerin farklı olduğu görülmüştür (P>0.25. Arazi koşulunda toplanıp ve kültür ortamında yetiştirilip deneye alınan P. Tatarcıklar. Nikotin ve kinin için A besinine % 0. A-D. papatasi’lerin ortalama dişi başına yumurtlama oranı istatistiksel açıdan anlamlı olacak şekilde farklı bulunmuştur. Biyoloji Bölümü. cunea türünün besin tercihi C (P10:K32) ve D (P36:K10) tercihli besin deneyinde elde edilen sonuçlara göre yenen protein ve karbohidrat miktarlarının ortalaması ile H. Fen Edebiyat Fakültesi. sıcaklık. bıraktıkları yumurta sayısı oransal olarak daha azdır. stres oluştuğu ve 211 . Tercihli beslenme deneylerinde.19. ve T3 ile sembolize edilmiştir. papatasi üzerine laboratuar koşuluna bağlı olarak. B-F. Kurupelit. Ayrıca H. E-F.tr Birçok vektör organizmada olduğu gibi. 28000. Ayrıca sekonder maddelerin toplam tüketim miktarları için etkili olduğu gösterilmiştir. 2. toplamda dokuz farklı besin elde edilmiştir. D (P36:K10). C-F. Yenen protein ve karbohidratın pup ağırlığı. Mahmut BİLGENER2. E (P72:K32) ve F (P36:K64) besin menüleri (P:Protein. SZ 084 Şark Çıbanı Vektörü Phlebototmus papatasi’nin Hayat Döngüsü ve Fekonditesi Üzerine Bir Araştırma Şahin TOPRAK Harran Üniversitesi.125.edu. yumurta ovipozisyon süresi ve fekondite parametreleri araştırılmıştır. Eşeyler arasında ve iki grup arasında hayatta kalma (ömür uzunluğu) açısından da önemli farklar bulunmuştur. Bu da araziden toplanıp laboratuar koşulunda üretilmesi sağlanan P. 28+1 oC ve %80 nem koşulu sağlanan insektaryumda P. B-D. T2. C-E. Bu 3 grup larvadan elde edilen sonuçların ortalamaları karşılaştırıldığında. C (P10:K32). N3 şeklinde ve kinin sırasıyla K1. A-F. Böceklerin sıcaklık istemleri belli bir iklimsel ya da coğrafi koşulda bir yıldaki kuşak sayısını belirler.tr Bu çalışmada Hyphantria cunea türüne ait larvaların son larva evresinde yapay besinler kullanarak besin tercihinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. papatasi’ye ait.05). Gelişme sürelerinin besindeki protein miktarının artışına paralel olarak azaldığı ve sekonder madde miktarlarıyla arttığı tespit edilmiştir. nikotin sırasıyla N1. tatarcıkların dağılımında da çevresel koşullar oldukça önemlidir. B-E. nem. Şanlıurfa stoprak@harran. Sekonder maddeler kullanılarak hazırlanan besinler A besin içeriğine % 1. yağış) uygunluğuna bağlı olarak bir yıl içinde 2 veya 3 döl vermektedir. laboratuar koşulunda bazı biyolojik özellikleri araştırılmıştır. Bunun için A(P36:K32). Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. B (P32:K32). B-C. D-F. H. Şanlıurfa yöresinde toplanan ve laboratuar koşulunda üretilen Phlebototmus papatasi’lerin.

Bu çalışmada da bu genlerden biri olan PEX12 geninin peroksizom oluşumundaki rolü araştırılmıştır. Caretta caretta. Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Caretta caretta (İribaş Kaplumbağa) yuvaların bilgisayarla çalışan elektronik sıcaklık ölçerlerle sıcaklıklarının kaydedilmesi ve ölü yavruların gonadlarının histolojik incelenmesi sonucunda yavru cinsiyet oranları incelenmiştir. Karyolojik analizler direkt boyama. Çiğdem FAK. Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’daki Kromozomal Anomalilerin Türleşmeye Etkisi Zülal ATLI ŞEKEROĞLU. Uygulanan bu tekniklerin incelenmesi sonucunda. Pınar İLİ. Denizli caretta@pau. Çıkan bu sonuçlar. Gbant. Biyoloji Bölümü. yavru cinsiyet oranları. PEX12 geninde delesyon oluşturulan Saccharomyces cerevisiae hücreleri floresan mikroskobik olarak incelenmiş ve bu mutant hücrelerde peroksizomal matriks proteinlerinin peroksizom içine giremeyip sitozolde kaldığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Deniz kaplumbağası. Zamansal ve Mekansal Açıdan Farklılıklarının Araştırılması Yakup KASKA. yuvaların üst kısmındaki yumurtalardan ve denizden uzak bölgedeki yuvalardan daha çok dişi yavruların çıktıkları tespit edilmiştir. Bu çalışma Pex12 proteinin perosizomal protein girişinde bir rolü olduğunu bildiren diğer çalışmaları desteklemektedir. yuvarlak organellerdir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. küresel ısınmanın da etkisi altında nesli tükenmekte olan bu türlerin korunması açılarından tartışılmıştır. Amasya’nın Boyalı köyünden toplanan 74 Microtus dogramacii örneği üzerinde ayrıntılı bir şekilde karyolojik incelemeler yapılmıştır. Elif MADAK Pamukkale Üniversitesi. Ankara dylek@hacettepe.tr Deniz kaplumbağalarının cinsiyet kromozomu olmaması. nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bu türlerin korunması bakımından bu konunun araştırılması büyük önem arz etmektedir. Özgün TEKSOY. yavruların cinsiyetlerinin kuluçkanın ortadaki 1/3’lük süresindeki sıcaklığa göre değişmesi nedeniyle. Bu amaçla.tr Peroksizomlar. sitozoldeki serbest ribozomlar tarafından sentezlenir ve peroksizomlara taşınır. Akın KIRAÇ. Seda AKIN.19.edu. Bu genlerde meydana gelecek olan mutasyonlar peroksizom oluşumunu olumsuz yönde etkilemektedir. yuva sıcaklığı. bütün peroksizomal matriks proteinleri çekirdekteki genler tarafından kodlanır. biyo-ekoloji. Peroksizom Oluşumunda PEX12 Gen Etkinliğinin Floresan Mikroskobik Olarak Araştırılması Dilek KAYA. Biyoloji Bölümü. Fikret SARI. bütün ökaryotik hücrelerde bulunan. Fen Fakültesi. TRABZON hem fekondite hem de ömür uzunluğu üzerine olumsuz etki yarattığı sonucuna bağlanılmıştır. Şayeste DEMİREZEN Hacettepe Üniversitesi. Haluk KEFELİOĞLU Ordu Üniversitesi.edu. fakat otozomların morfolojileri farklı olan iki karyotip çeşidi belirlenmiştir. PEX12 geninde mutasyon olan bu hücreler mitokondri ve vakuol morfolojisi açısından da incelenmiştir. Kendilerine ait DNA’ları ve ribozomları yoktur. 06800. Az üretildiği bulunan erkek yavru bireylerin daha çok sezon başında ve sonunda bırakılan yuvalar ile yuvaların alt kısmındaki yumurtalardan ve denize yakın yuvalardan çıkarken. C bant ve NOR boyama teknikleri kullanılarak yapılmıştır. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Phlebototmus fecondite. Ayça KESİM. Bu süreçte görev alan proteinler peroksizom oluşumunda oldukça önemlidir ve bunları kodlayan genlerin tümüne birden PEX genleri adı verilir. küresel ısınma. şark çıbanı SZ 085 SZ 086 papatasi. Beytepe.com Bu çalışmada. Yuva sıcaklıklarının kaydedilerek. Fen-Edebiyat Fakültesi. kromozom sayısı aynı (2n=48). Ordu zulalatli@hotmail. Bu nedenle. Gerek kaydedilen sıcaklık analizleri sonucunda ve gerekse yavru gonad histolojileri sonucunda dişi ağırlıklı bir yavru populasyonunun üretildiği ortaya çıkarılmıştır. Bu nedenle araştırma alanından toplanan örnekler karyolojik bakımdan Tip-1 ve Tip-2 olarak iki gruba 212 . Fen Edebiyat Fakültesi. ölü yavruların da gonadlarının histolojisik olarak incelenmesi ile yuvaların cinsiyet oranları hakkında tahminler yapılabilmektedir. SZ 087 Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Cinsiyet Oranlarının. etrafı tek katlı bir zarla çevrili olan küçük.

geç miyosen Denizli-Yukarısazak. Ö.1-26. 1 astragalus ve 2 adet patella’dan oluşmaktadır. bu değerler Çermik deresinde 21. perisentrik inversiyon. Ankara gkirankaya@gmail. boy ve ağırlık kompozisyonları ortaya konmuş. Memeli faunası Perissodactyla takımına ait Hipparion matthewi (Abel) ve Ceratotherium neumayri (Osborn).175. 5 adet phalanx-2 ve 4 adet phalanx3. Bulguların odontolojik ve osteolojik incelemeler sonucu Protoryx carolinae.8 mm ve 0. 1 calcaneum. Baraj Gölü’nde dağılım gösteren planktonik Turbellaria türünün aylık yoğunlukları.19. Not: Sunulan çalışma yapılmış bir araştırmadır. Balıklı Kaplıca’daki bireylerin çatal boyları 18.90 olarak bulunmuştur. Biyoloji Bölümü. G.3112. Eğirdir. Amasya SZ 088 SZ 089 Balıklı Kaplıca ve Çermik Deresindeki (SivasKangal) Garra rufa’nın Büyüme Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Şerife Gülsün KIRANKAYA. Eşey dağılımı: Balıklı Kaplıca’da E:D için 1: 1. Fen-Edebiyat Fakültesi. Güler EKMEKÇİ. Dere örneklerinin kaplıca örneklerinden daha iri ve ağır olduğu ve iki populasyon arasındaki ağırlık farklarının istatistiksel açıdan önemli olduğu saptanmıştır.rufa’nın yaş dağılımı Balıklı Kaplıca’da 0-III Çermik Deresinde ise 0-IV yaşlar arasındadır. 1993.Anahtar Kelimeler: Microtus dogramacii. türleşme. ağırlıkları 0. Seval ORUÇ Ege Üniversitesi.com Deri hastalıklarının tedavisinde etkili olduğu iddia edilen Garra rufa obtusa.56 g arasındadır. 5 adet phalanx-1. Materyallerin uzunluk/genişlik diyagramlarına göre bölgesel ve türiçi değişimleri saptanmıştır. karyoloji. Fen Fakültesi. Ekstrem sıcaklık koşulunda yaşamaya uyum sağlamış olan bu türün Kangal Kaplıca’da ve Çermik Deresi’ndeki populasyonlarının yaş. balıklı kaplıca. F. Baraj Gölü (Burdur) Planktonik Turbellaria Yoğunluğunun Mevsimsel ve Derinliğe Bağlı Değişimi İskender GÜLLE1. mevsimsel olarak da 213 . Tragoportax amalthea (Roth & Wagner) ve Gazella deperdita (Gervais) fosillerini içerir ve Geç Miyosen yaşını yansıtır (Kaya. TRABZON ayrılmıştır. Bulgular 5 adet P2-M3 in situ üst çene parçası. Tuna 1999). pek çok cyprinid (sazangil) için letal kabul edilen ya da birçok balığın çok kısa süreler dayanabildiği yüksek sıcaklıkta yaşaması nedeniyle biyolojik açıdan ilginç bir balık türüdür.kaya@ege. Ayrıca. Bu karyotipik formlardan Tip-1 karyotipine ait 8 numaralı otozom kromozomların perisentrik inversiyona uğrayarak Tip-2 karyotipindeki metasentrik olan 1 numaralı otozom kromozomları oluşturduğu tespit edilmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu çalışma Batı Anadolu memeli fosil yataklarında ilk defa gerçekleştirilecektir. 15100.892. Çermik Deresinde ise 1: 0. Anahtar Kelimeler: Artiodactyla.60g arasında değişirken. büyüme SZ 091 Karacaören I.6mm. İzleyen çalışma Tuna’ya (1999) aittir. Fosil lokalitesinde 2007 yılında yapılan kazı çalışmalarında Artiodactyla’ya ait yeni fosille bulunmuştur. 6 adet p2-m3 in situ alt çene parçası. Biyoloji Bölümü. hidrobiyoloji alanında Yukarısazak (Kale-Denizli) Memeli Faunasına Ait Yeni Artiodactyla’ya Bulguları Tanju KAYA. Osman ERTAN2 1 Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi.’ye ait olduğu tanımlanmıştır. İzmir tanju. bu konuda çalışan diğer araştırıcıların tespit ettikleri veriler ile karşılaştırılmış ve türleşme problemine çözüm getirilmeye çalışılmıştır. 32500. eşey. Miotragocerus valenciennesi ve Gazella sp. Artiodactyla takımına ait Helladotherium duvernoyi Gaudry.edu. Isparta igulle@mehmetakif. Beytepe. Güzin EMECEN ÖZSOY Hacettepe Üniversitesi.06-14.tr Yukarısazak (Kale-Denizli) memeli faunası Yukarısazak Köyü’nün 1 km güneybatısında Kurttepe ve Yaylatepe arasındaki Kapışcabaşı Mevkiinde yer alır ve ilk kez Kaya (1993) tarafından tanımlanmıştır. Elde edilen bu karyotipik formlar. Burdur 2 Süleyman Demirel Üniversitesi. ayrıca büyüme özellikleri belirlenmiştir. Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi.tr Ocak–Aralık 2002 tarihleri arasında yürütülen bu araştırmada Karacaören I. Anahtar Kelimeler: Garra rufa. türlerin Türkiye’deki paleocoğrafik dağılım haritaları yapılmıştır Bu çalışma sonucunda Artiodactyla memeli fosilleri üzerinde yürütülen Cenogram tekniği ile bölgenin paleobiyocoğrafik ve paleoklimatolojik yorumlamaları yapılacaktır.edu. Protoryx carolinae Major. Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Tabiat Tarihi Müzesi.

edu. Ankara ckuyucu@hacettepe. düzenlenen ve yönetilen alanlar” biçiminde tanımlamaktadır. Sonuçta insektisit direncinin incelenen 214 .tr Bu çalışmada. sonbahar mevsiminde 5. Anahtar Kelimeler: CBS. Selim Sualp ÇAĞLAR Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Ekoloji Anabilimdalı Beytepe.kuşak göç). uyum. Bunun için. TRABZON dikey yöndeki kümelenmeleri araştırılmıştır. Kaçkar Dağları. Aynı zamanda uydu görüntüleri kullanılarak Nesne Tabanlı vejetasyon sınıflandırması yapılmış ve bu sınıflandırma Orman Amenajman Planları ile karşılaştırılmıştır. CBS ile alana özgü yükseklik. Beytepe kampusü. koruma alanı. jeomorfolojik özellikleri ele alınarak ekosistem analizi hedeflenmiş ve bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için CBS kullanılmıştır. fauna. Biyoloji Bölümü. dirençli ve duyarlı karasinek soylarının uyumsal özelliklerinde meydana gelen değişimler ile direnç gelişimini etkileyen duyarlı birey göçünün direnç frekansını düşürmedeki ve uyumsal özellikler üzerindeki etkileri araştırılmıştır. m’de yoğunlaşmıştır. Flora ve fauna elemanlarının dağılımları ile çevresel koşullar (toprak özellikleri. Ankara cagasan@hacettepe. alana-özgü ekosistem analizlerinin yapılması ve yönetim hedeflerinin saptanması gerekmektedir.760 birey/m3). aynı zamanda duyarlı birey göçünün. Baraj gölü genelinde. Korunan alanların yönetiminde en uygun kullanım biçiminin belirlenebilmesi için. eğim. insektisit direnci.550 ha alana sahip Kaçkar Dağları Milli Parkı’nın biyolojik (flora.775 ± 479 birey/m3) olarak bulunmuştur. ekosistem analizi İnsektisit Direncinin Karasinek. bu dirençli populasyonlara GS populasyonundan iki kuşak boyunca %50 oranında duyarlı birey göçü sağlanarak GFR populasyonundan GFG1(1. Direnç gelişimini belirlemek için tüm dirençli ve göç populasyonlarına direnç testleri yapılmış. insektisit direncini düşürmenin yanısıra uyumsal özellikler üzerinde de etkili olduğu tespit edilmiştir. hidrolojik yapı ve iklimsel yapı vb) arasındaki ilişki irdelenmeye çalışılarak Milli Park ekosisteminin yapısı analiz edilmiştir. Selim Sualp ÇAĞLAR Hacettepe Üniversitesi. PK: 06800. zooplankton. Bu tanım uyarınca. GFR ve GDR populasyonlarına göre düşüş göstermiş ancak GFG2 ve GDG2 populasyonlarında tekrar artmıştır.587 ± 2. ekolojik yapı). Dirençli populasyonlara duyarlı birey göçünün hem Fenitrothion hem de Deltamethrin direncini düşürmede etkili olduğu tespit edilmiş. bakı modelleri hazırlanmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. korunan alanları. m’de. en düşük Ocak (65 ± 36 birey/m3) aylarında belirlenmiştir.edu. koruma altındaki alanlar bir veya birden fazla farklı hedefe ulaşmak amacıyla kurulup yönetilebilir. Anahtar Kelimeler: Turbellaria. Gaziantep’den GS populasyonu. uyumsal özelliklerdeki değişimleri gözlemlemek amacıyla tüm populasyonlar için hayat tablosu düzenlenmiştir. Turbellaria yoğunluğu en yüksek Temmuz (10. jeolojik.tr Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi. 10-30 m arasında. Musca domestica L.kuşak göç) ve GFG2(2.7 (2.19. Dikey yöndeki kümelenmeleri ilkbahar mevsiminde orta su derinliklerinde. “coğrafi olarak belirlenen ve belli koruma hedeflerine ulaşılacak biçimde ilan edilen. Musca domestica. GFG1 ve GDG1 populasyonlarında uyum parametreleri. Bu çalışmada. Baraj Gölü SZ 092 populasyonlarda uyum üzerinde etkili olduğu belirlenmiş. SZ 093 Kaçkar Dağları Milli Parkı’nda Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) Tabanlı Ekosistem Analizi Çağaşan KARACAOĞLU. Anahtar Kelimeler: Karasinek. (Diptera: Muscidae)’nın Uyumsal Özellikleri Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması Arda Cem KUYUCU. dikey dağılım. laboratuvar koşullarında beş kuşak boyunca Fenitrothion ve Deltamethrin’e karşı dirençlendirilerek Fenitrothiona dirençli (GFR) ve Deltamethrine dirençli (GDR) populasyonlar elde edilmiş. yaz mevsiminde 10. milli park. Biyoloji Bölümü. GDR populasyonundan ise GDG1 ve GDG2 populasyonları oluşturulmuştur. GFR ve GDR populasyonlarının uyumsal özelliklerinin GS populasyonuna göre düşük olduğu belirlenmiştir. Planktonik Turbellaria’nın diğer zooplankton grupları içerisindeki ortalama temsil oranı % 1. 51. Gölde Turbellaria yoğunluğunun artış yaptığı dönemlerde Cladocera yoğunluğunda belirgin bir azalış görülmüştür. Karacaören I.

Bornova. Mustafa AKINER. Bu amaçla Tunca ve Meriç havzalarından birer lokalite örnekleri kullanılarak insektisit direncinin temelini oluşturan enzimlerin aktiviteleri çalışılmıştır. Ochleratatus. Beytepe. Anahtar Kelimeler: Anopheles maculipennis complex.19. Sınırda yer alması nedeniyle yoğun geçiş olan bölgede. hibernation öncesi toplam 12 bireyin toplam 9. dişi bireylerin ise 3. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. yaş tayini. ŞİMŞEK. Populasyondaki erkek bireylerin boy dağılımı 34. Kars ve Ardahan yöresinde değişik köylerde halk elinde yetiştirilen yaşları 3 ile 7 arasında değişen 20 sağlıklı ve 20 mastitisli inek seçildi. Söz konusu populasyonun dişi bireylerinin ise total boy dağılımı 31. ÇAĞLAR.001) ve plazma MDA (p<0.52 mm boy değerleri arasında ve ortalaması 37.com Bu çalışmada.tr Sülüklü Göl (Adapazarı)’ünden yakalanan 17 Bombina bombina (11♂♂. Ochleratatus cinsine ait 6.34± 2. Merkez/Kars h.6 mm olarak saptanmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. Fen Edebiyat Fak.04 mm olduğu saptanmıştır.4-42. alanda kullanılan insektisitlere karşı Anopheles maculipennis complex türlerinde direncin durumu araştırılmıştır. Alan genelinde Culex cinsine ait türler yoğun olarak görülürken. Selim S. Ankara musca@hacettepe.edu. yine aynı şekilde endojen bir antioksidan olan GSH düzeylerinin mastitisli hayvanlarda önemli bir azalmaya uğradığı görüldü. insektisit direnci.ahmet_deveci@hotmail. Biyoloji Bölümü ANS Kampusu.00±2. Uronetania ve Culiceta cinslerine ait 1’er olmak üzere toplam 17 sivrisinek türü saptanmıştır. 44–37. sınıra yakın alanlarda 215 . Fatih M. Culex.edu. Sonuç olarak. Ekoloji Ana Bilim Dalı. Bombina bombina SZ 095 Anopheles maculipennis complex’e ait türlerin yoğun olduğu belirlenmiştir.tr Bu çalışmada. Sağlıklı ve mastitisli gruplarda eritrosit GSH (p<0. TRABZON SZ 094 Skeletokronoloji Yöntemi İle Bombina bombina (Amphibia: Anura) Türüne Ait Bireylerin Yaşların Belirlenmesi Uğur C.44–42.48 mm parametreleri arasında ortalaması ise 35. 31. İzmir uerismis@aku. herhangi bir vektörel kökenli hastalık etkeninin taşınarak bölgedeki potansiyel vektör türler tarafından yayılması olasılığı üzerinde durulması gereken önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.Eylül 2007 tarihleri arasında 47 farklı lokalitede gerçekleştirilmiştir. Trakya Sivrisinek Türleri ve Kullanılan İnsektisitlere Karşı Direnç Düzeyleri M.39 ± 2.68–15. Anahtar Kelimeler: Skeletokronoloji. Biyoloji Bölümü. Zooloji Anabilim Dalı.001) düzeyleri arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulundu. 1. Afyonkarahisar 2 Ege Üniversitesi. Çalışmada. Özellikle sınıra yakın bu alanların sulak tarım alanı özelliğinde olması nedeniyle yoğun insektisit kullanıldığı göz önüne alınarak.50 mm parametreleri arasında değiştiği ve ortalaması ise 12. mastitisin lipit peroksidasyonuna neden olduğu ve bunun sonucunda MDA düzeylerinde bir artışın meydana geldiği. Örneklemeler neticesinde Culex cinsine ait 6.52 mm parametreleri arasında değiştiği ortalamasının ise 38. 06800. Sinan KAYNAŞ Hacettepe Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Yapılan biyokimyasal denemeler sonucunda organofosfat gurubuna karşı direnç varlığı yanında düşük oranda da olsa pyrethroid grubuna karşı da direnç geliştiği tespit edilmiştir. Aysel GÜVEN Kafkas Üniversitesi. ülkemizin batısında yer alan ve önemli bir tarım alanı olan Trakya bölgesinin Tunca ve Meriç havzalarında dağılım gösteren sivrisinek türleri ve yoğunlukları tespit edilmiştir. Fen Fakültesi.1 yıl olduğu tespit edilmiştir.15 mm olarak saptanmıştır.6 ♀♀) bireyin total boy dağılımı incelendiğinde. skeletokronoloji yöntemi ile populasyondaki erkek bireylerin yaş ortalaması 4. Daha sonra eritrosit GSH ve plazma MDA düzeylerine bakıldı.6. Biyoloji Bölümü. Sivrisinek örneklemeleri Mayıs . ERİŞMİŞ1. Trakya Bu çalışma TUBITAK TBAG-U/161 (105T531) no’lu proje ile desteklenmektedir SZ 096 Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan MDA ve GSH Düzeylerinin Araştırılması Hacı Ahmet DEVECİ. Hüseyin ARIKAN2 1 Afyon Kocatepe Üniversitesi. Anopheles cinsine ait 3.86 mm olduğu saptanmıştır. mastitisli ve sağlıklı ineklerde kan lipit peroksidasyonu (MDA) ve GSH düzeylerinin araştırılması amaçlanmıştır. Hayvanlardan kan örnekleri alınmadan önce mastitisli olup olmadıkları Kaliforniya Mastitis Testi (CMT) ile belirlendi. Fen Fakültesi.22±2.

lipit peroksidasyonundaki. moleküler ağırlığı 252. 1877) ve Acanthalburnus microlepis’de (Filippii. diğer oksidatif stress göstergelerinin ise A filippii’de daha fazla olduğu sonucuna varıldı. microlepis yakalandı. total glutatyon seviyesindeki.001) daha yüksek tespit edildi. oksidatif antioksidan enzimler. içme sularında. Kura-Aras nehri havzasında ortalama 5-10 g ağırlığında 40 adet A. Gökhan NUR. Iskelet kasında antioksidan aktivite yönünden SOD ve GST enzimleri her iki türde de benzer sonuçlar verirken genel olarak A. PAH’ların metabolizmaları boyunca reaktif oksijen türleri (ROT) oluşabilir. ancak B(a)P+AdM’nin birlikte uygulama grubunda kalp dokusunun genel olarak normal yapıda görüldüğü tespit edilmiştir. mutajenik ve yüksek karsinojenik özellik gösteren bir polisiklik aromatik hidrokarbondur (PAH’dır). filippii’de antioksidan aktivite daha yüksek görüldü.19. Muhittin YÜREKLİ Aksaray Üniversitesi. lipit peroksidasyonu SZ 097 SZ 098 Benzo(a)piren Uygulamasına Bağlı Olarak Sıçan Kalp Doku Hasarında Adrenomedullin Etkisinin İncelenmesi Arzu DOĞRU. NO ve AdM seviyelerindeki değişiklilerin ve B(a)P’ın olası histopatolojik etkileriyle AdM arasındaki etkileşimler araştırılmıştır. T. lipit peroksidasyonu stres. glutatyon peroksidaz (GSHPx) ve glutatyon S-transferaz (GST) enzimlerini içeren oksidatif stress göstergelerinin seviyeleri analiz edildi. redükte glutatyon (GSH). yoğunluğu 1. CAT. Anahtar Kelimeler: Balık. Türkiye’nin Kuzey Doğu Anadolu Bölgesi. yeraltı sularında. atık sularda ve ızgarada pişen yiyeceklerde bulunur. Özgür KAYA Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi. İnan KAYA. kimyasal formülü C20H12. Kars bylginan@gmail. Dawley sıçanlarda antioksidan enzim seviyelerindeki. Çalışmamızda kontrol grupları ile karşılaştırıldığında B(a)P ve AdM’nin ayrı ayrı uygulamalarının oksidatif strese neden olarak kalp dokusunda oksidatif hasarı indükleyici etki göstermişken B(a)P ve AdM’nin birlikte uygulanması kalp dokusunda lipid peroksidasyonunun azalmasına. Yaptığımız histolojik incelemelerde kalp dokusunda AdM ve B(a)P uygulamalarının kalp dokusunda hasara neden olduğu. akocagun@hotmail. filippii ve ortalama 5-8 g ağırlığında 40 adet A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. PAH’ların metabolik aktivasyonu sonucu ortaya çıkan diol epoksitler DNA’ya kovalent olarak bağlanırlar. Bu bulgularla balıkların iskelet kasında antioksidan aktivite yönünden özellikle CAT enzimi bakımından A. A. peptid bir hormon olan AdM uygulamasına bağlı olarak. 1863) Lipit Peroksidasyonu ve Antioksidan Enzimler: Karşılaştırmalı Bir Çalışma Aysel GÜVEN. Çalışmamızda. microlepis’in iskelet kası CAT aktivitesi A. karsinojenik etkileri olduğu bilinen benzo(a)piren uygulamasından sonra adrenomedullin verilen sıçanların kalp dokularında biyokimyasal ve histolojik değişimler araştırılmıştır. S. kaynama noktası 495 °C. kokusuz. Türkiye tatlı su balığı Alburnus filippi ve Acanthalburnus microlepis’in iskelet kaslarındaki çeşitli oksidatif stres göstergeleri araştırıldı. Aktive edilmiş PAH’ların DNA’ya bağlanmasının karsinojenik etki için gerekli olduğu düşünülmektedir. Süleyman KAYA. Kalp dokusundaki MDA seviyeleri incelendiğinde B(a)P+AdM uygulamasının lipid peroksidasyonunu telafi edici etkisinin olduğu görülmüştür.24 g/cm3 olan. Bu çalışmada karsinojenik bir kimyasal madde olduğu bilinen B(a)P ve birçok patolojik durumda farklı etkiler gösteren. SOD. malondialdehit (MDA). . Ahmet DEVECI. microlepis iskelet kasının çok daha etkili olduğu. Mehmet İlker DOĞRU. sarı renkli. Uygun koşullarda labotatuara getirilen bu balıkların iskelet kaslarında süperoksit dismutaz (SOD). Biyoloji Bölümü. filippii’den önemli oranda (p<0. erime noktası 179 °C. Eğitim Fakültesi. H. mastitis. TRABZON Anahtar Kelimeler: İnek.com Benzo(a)piren (B(a)P).com Bu çalışmada. Benzo(a)piren uygulamasından sonra AdM’nin biyokimyasal ve histolojik yönden telafi edici ve/veya koruyucu etkisinin değerlendirilmesi çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Biyoloji Bölümü. B(a)P fosil yakıtların tam olarak yanmaması sonucu meydana gelir ve havada. GSH216 Alburnus filippi (Kessler. Redükte glutatyon (GSH) ve tiyobarbitürik asit reaktif maddelerinin (TBARS) seviyeleri de değerlendirildi. katalaz (CAT). Fen Bilgisi Eğitimi Bölümü.31 g/mol.

45. (Lepidoptera: Pyralidae) hemositleri ve Trichoplusia ni Hubner (Lepidoptera: Noctuidae) embriyo hücreleri kullanılarak belirlendi. Ekrem ERGİN2. Plazmatositlerde de vakuol oluşumu vardı. 32. Bu sonuçlar bize kalp dokusunda B(a)P+AdM uygulamasının reaktif oksijen türlerinin neden olduğu hasarı telafi edebileceğini göstermektedir. 25. 20. Fen Edebiyat Fakültesi.11.22. Halil YILMAZ1. hücre ortamına sadece zehir. Bu durum. kalp dokusu SZ 099 % 33. TRABZON Px enzim aktivitelerinde ve toplam GSH seviyesinde artmasına neden olmuştur. doymuş yağ asitleri (SFA) içinde palmitik (C16:0). 21. Has kefal (Mugil cephalus). 19. Kütahya 4 Celal Bayar Üniversitesi. İncelenen türlerin kas dokularında yaklaşık 20 kadar yağ asiti tanımlanmıştır. yağ asit analizleri ise Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği Laboratuarı’nda bulunan gaz kromatoğrafisi cihazı ile yapılmıştır. Gıda Mühendisliği Bölümü. A. Araştırmada. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehirinin Konak Hücrelerine Morfolojik ve Biyokimyasal Etkileri Bridget Keenan1. antioksidan enzimler. Üretim ve Eğitim Enstitüsü. Altınbaş kefal (Liza aurata). On beşinci dakikada sadece zehir tatbik edilen hemositlerden hem granüler hücrelerde hem de plazmatositlerde vakuol oluştuğu görüldü. 22. fenoloksidaz inhibitörü fenilketonuri ile antikalretikulin tatbik edilen zehir ve kontrol amacı ile sadece fizyolojik su eklenerek 3 saat boyunca gözlendi.14. 24.33. Biyoloji Bölümü. 3 saat sonunda sözü edilen değişiklerin korunması parazitoit zehirinin litik 217 . Altıntaş. 43800. Biyoloji Bölümü. Dumlupınar Üniversitesi.66. Çiran (Liza ramada). Total lipit ekstraksiyonu. Kepez. Liza aurata’da ω3 yağ asidi. Antalya 3 Altıntaş Meslek Yüksek Okulu. 16.94 bulunmuştur. Fenilketonuri ve anti-kalretikulin tatbik edilen zehir kullanıldığında her iki hemosit tipinde de çok az vakuol oluşumu görülmesi zehir içeriğinde fenoloksidaz ve kalretikulinin varlığını gösterdi. Liza ramada’da % 33.49. çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA) içinde de ökosapentaenoik (C20:5ω3) ve dokosaheksaenoik (C22:6ω3) asitler en yüksek oranda bulunan yağ asitleridir. Metin BÜLBÜL5 1 Dumlupınar Üniversitesi. Baltimore. SFA. 18.92. Anahtar Kelimeler : Lagünü. tek çift bağlı doymamış yağ asitleri (MUFA) içinde oleik (C18:1). Beymelek Lagünü (Antalya)’nden yakalanan Mırmır (Lithognathus mormyrus). Hemositler. adrenomedullin. Mugil cephalus’da % 38. Chelon labrasus’da % 36. Fevzi UÇKAN2. sıçan. Beymelek Pimpla turionellae L.com Endoparazitoit Pimpla turionellae L. Üretim ve Eğitim Enstitüsü tarafından temin edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Benzo(a)piren. Mavri (Chelon labrasus) türlerinin kas dokusu yağ asidi bileşimi araştırılmıştır. Lipid peroksidasyonu. İzmit-Kocaeli ekrem_ergin@hotmail. 43100.edu. İncelenen bütün türlerde ω3 PUFA oranı ω6 PUFA oranından önemli derecede yüksek bulunmuştur. MUFA. Kimya Bölümü. ancak ölüm görülmedi. RIVERS1 1 Maryland Loyola Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi.20. Muhammet DÖNMEZ3.03. Granüllü hücrelerin yaklaşık % 40’ının öldüğü belirlendi. deniz balıkları SZ 100 Beymelek Lagünü’ne Giren Bazı Deniz Balıklarının Yağ Asidi Oranlarının Karşılaştırılması Kazım UYSAL1. (Hymenoptera: Ichneumonidae) zehirinin konak türler üzerindeki morfolojik ve biyokimyasal etkileri Galleria mellonella L. Bütün türlerde. Kütahya 2 Akdeniz Su Ürünleri Araştırma. David B. Tüm gruplarda. Kütahya kuysal@dumlupinar. 43100. ve PUFA oranları (sırası ile): Lithognathus mormyrus’da % 32. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kemal SEÇKİN4. Diğer uygulamalar ile kontrol grubu arasında fark yoktu.20. Biyoloji Bölümü. Balıklar Akdeniz Su Ürünleri Araştırma. granüler hücrelerde 45’inci dakikada diğer deney gruplarına göre daha fazla vakuol gözlendi.78. 32. Dumlupınar Üniversitesi Biyoloji ve Kimya Bölümleri Laboratuarları’nda kloroform ve metanol karışımı (2:1 v/v) kullanarak. nitrik oksit. incelenen türlerin kas dokusu ω3 (veya n3) yağ asidi oranlarının karşılaştırılması ve insan gıdası açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır.82.tr Bu çalışmada.97. ω3 yağ asidi oranı en yüksek türün Liza aurata. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu etkilerin mekanizması ve zamana bağlı değişimleri ile zehir içeriğinde fenoloksidaz ve kalretikulin varlığı araştırıldı. en düşük türün ise Chelon labrasus olduğu tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Manisa 5 Dumlupınar Üniversitesi. Sadece zehir tatbikinde.19. Yılmaz EMRE2. USA 2 Kocaeli Üniversitesi. acısu olmasına rağmen Beymelek Lagünü’ne giren balıkların ω3 PUFA oranlarının denizde yaşayan balıklar kadar yüksek olduğunu ve insan beslenmesinde mükemmel bir ω3 yağ asidi kaynağı olabileceğini göstermektedir.

Veriler. sadece zehir. 1758) (Aves: Passeriformes)'nın 2002 – 2005 Yıllarına Ait Sonbahar Göç Dinamiği. Türkiye balabancemal@yahoo. Zehir tatbik edilen embriyo hücrelerinde 6 saat içinde sitoplazmik büzülmeyi takiben yuvarlaklaşma. İlk faktör toplam değişimi %32.62’sinin yaşı belirlenememiş. pH. TK. Halkalanan bireylerin % 96. faktör ve temel bileşen analizleri. Doğu Akdeniz Göç yolunu kullanan Sylvia atricapilla’nın (karabaşlı ötleğen). Samsun. İstatistik Bölümü Meşelik. Hücre kültürüne ozmotik koruyucular. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. FK) incelenmesiyle sağlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Uluabat Gölü.46 oranında açıklamıştır. alüminyum halkalar takılıp gerekli ölçümler alındıktan sonra serbest bırakılmıştır. Elde edilen veriler. Bu çalışmada 2002 – 2005 yılları arasında Samsun Kızılırmak Deltası. NO3-N. hemosit. % 51’i erkek. SO43-. Cernek Halkama İstasyonu’nda sonbahar göç döneminde Sylvia atricapilla türünün göç dinamikleri belirlenmiş ve göçle ilgili bazı morfolojik ölçümleri kıyaslanmıştır. Ağırlığı ve Yağ Skoru A. Üçüncü faktör değişimin %19. % 3.12’si erişkin. KOİ. kalretikulin. Fen-Edebiyat Fakültesi . her bireyin kanat ve kuyruk uzunlukları ölçülmüş. çok değişkenli istatistiksel yaklaşımların uygulabilirliği denenmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. takip eden 6 ile 10 saatlik zaman diliminde hücre ölümü gerçekleşmedi. Sis ağları ile yakalanan kuşlar. Embriyo hücrelerinde fenoloksidaz aktivitesini veya kalretikulin bağlanmasını engelleyerek zehir etkisinden korunma sağlanamaması parazitoit zehirinin hedef hücrelerde spesifik etki gösterdiğini ortaya çıkardı. Veysel YILMAZ3 ve Seyhan AHISKA4 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Pınar ÖZÇAM2. İkinci faktör organicnutrient faktördür. yağ skoru ve ağırlıkları tespit edilmiştir. kümeleme. fakat ölümü engellemedi. NO2N. Samsun. fenoloksidaz.tr Bu çalışmada 2004-2005 yılları arasında Uluabat Gölü’nden sağlanan verilerin yorumlanması için. Yapılan dört yıllık çalışmada Sylvia atricapilla türünden toplam 3393 birey halkalanmış. Hücre morfolojisinde görülen değişimlerden önce hücre içi Ca+2 seviyesi arttı. Y. Hemositlerin aksine. Biyoloji Bölümü. göç stratejileri ve göç taktiklerinin araştırılması amacıyla fenolojilerinin karşılaştırılması suretiyle yapılmıştır.co Bu çalışma. Biyoloji Bölümü. Cemal ÖZSEMİR1. Eğitim Fakültesi.26’i genç. Fen-Edebiyat Fakültesi. Özgür EMİROĞLU2.edu. 26480 Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. TRABZON etkiden ziyade felç edici özelliği olduğunu ortaya çıkardı. %25. BOİ. temel bileşen ve faktör analizleri uygulanarak değerlendirilmiştir. fenilketonuri veya anti-kalretikulin tatbik edilen embriyo hücrelerinde uygulamadan 1 saat sonra başlatılıp 3 saat boyunca devam ettirilen gözlemlerde aşırı oranda vakuol oluşumu gözlendi. PO-34-P. 26480 Eskişehir 4 Ankara Üniversitesi. Fen Fakültesi. Türkiye m 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitolojik Araştırmalar Merkezi. NH4-N. SZ 101 dolayı örnek alınamamıştır) su örneklerinin alınması ve her su örneğinde 12 farklı parametrenin (°C. 06100 Ankara emiroglu@ogu. Tandoğan. Uluabat gölünde farklı fizikokimyasal özellikleri ve kirlilik düzeylerini yansıtan örnekleme noktaları arasındaki benzerlikleri iki farklı grup şeklinde ortaya çıkarmıştır. Kiraz ERCİYAS2.19. Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae. Veri kümesinde toplam değişimin %77. Kümeleme analizi. Naime ARSLAN2. Biyoloji Bölümü.35’ni açıklayan üç potansiyel faktör belirlenmiştir. parazitoit zehiri. Ocak ve Şubat 2005 tarihlerinde kötü hava şartlarından . Fen-Edebiyat Fakültesi. Semra İLHAN2. Ancak. küçülme ve vakuol oluşması şeklinde morfolojik değişikler meydana geldi. 26480 Eskişehir 3 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. kümeleme. rafinoz ve sükroz ilavesi hücre parçalanmasında zaman ve doza bağlı olarak gecikmeler oluşturdu.54’ünü açıklamış ve fizikokimyasal faktör olarak isimlendirilmiştir. % 0. Meşelik. çözünmüş oksijen. % 47’si dişi ve % 2’sinin ise cinsiyeti 218 Uluabat Gölü Yüzey Suyu Kalitesinin Belirlenmesinde Çokdeğişkenli İstatistiksel Tekniklerin Uygulanması Cansu FİLİK İSCEN1. Biyoloji Bölümü Meşelik.Sancar BARIŞ2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Arzu GÜRSOY1. su kalitesi SZ 102 Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu'nda Sylvia atricapilla (Linnaeus. gölde belirlenen 12 farklı istasyondan aylık olarak (Aralık 2004. ancak hücre içi Ca+2 seviyesindeki bu artış Ca+2 kanalı engelleyicileri ve hücre dışı Ca+2’dan yoksun ortam kullanılarak engellenemedi.34’ünü açıklamış ve mikrobiyolojik faktör olarak isimlendirilmiştir. İlköğretim Bölümü.

Fen Edebiyat Fakültesi.00’lık kısmının ise 50-100m derinlik katmanından elde edildiği belirlenmiştir. Zeliha TALAS4.5g saat-1’lik bir değer ile en düşük seviyeye inmiştir.5 18954. Çalışmanın yürütüldüğü Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu’nun sonbahar göç döneminde Karadeniz’i aşan S.58’i 20-50m ve %17.com Bu çalışmada.17’lik kısmı oluşturduğu belirlenmiştir. mikrobiyolojik ve ağır metal analizleri belirlenmiştir. Ağır metal yönünden önemli bir kirliliğe rastlanılmamıştır. bölgenin tür ve familya çeşitliliği bakımından oldukça zengin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kuzeydoğu Akdeniz. kaynağının yörede yapılan kayısıcılıktan kaynaklandığı düşünülmüştür. 22215.70g saat-1. Capoeta trutta ve Capoeta capoeta umbla balık türlerinde hematolojik ve biyokimyasal inceleme yapılmıştır.73’lük ve kafadan bacaklıların ise %7.2g saat-1 olarak hesaplanmıştır. kimyasal.62g saat-1.19.89g’lık biyokütle içerisinde balıkların %79.67 13699. eritrosit sayılarında bir azalma p<0.com 1 Bu çalışmada Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölü’nde yaşayan Cyprinus carpio. biyokütle. Ayrıca gölün fiziksel. 5 kafadan bacaklı ve 90 (8 kıkırdaklı. göç dinamiği. Mustafa IŞIK2.3g saat-1) balıkçılık sezonunun açıldığı eylül ayında rastlanmış. Biyoloji Bölümü. atricapilla’nın. atricapilla için önemli bir konaklama ve barınma alanı olduğu tespit edilmiştir. 82 kemikli) balık olmak üzere toplam 110 tür elde edilmiştir. Tür sayısı olarak balıkların %18. Lessepsiyen Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölünde Yaşayan Bazı Ekonomik Balık Türleri Üzerinde Biyokimyasal ve Limnolojik İncelemeler İbrahim ÖRÜN1.25 27073. Ortalama CPUE değerinin derinlik katmanları itibariyle sırasıyla 29600. mart ayında 12478. 219 . Ayhan DURAN3 Aksaray Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 68100Aksaray 2Aksaray Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Bölümü 68100 Aksaray 3Aksaray Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu 68100 Aksaray 4 Niğde Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 51100 Niğde iorun68@hotmail. yağış ve basınç gibi göç zamanlamasını etkileyen meteorolojik verilerle de kıyaslanmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir. S. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası. Su analizlerinden suyun ikince kalite su olduğu ve suyun kükürt miktarının standartların üstünde bulunduğu belirlenmiş olup. biyokimya. geriye kalan %35. toplam balık biyokütlesinin %26.10’luk. 2002-2003 avcılık sezonunda.97g saat-1 olduğu hesaplanmıştır. Kenan ERDOĞAN1.66’sını oluşturduğu tespit edilmiş ve sonuç olarak tüm bu verilerin ışığı altında bölgedeki balık stoklarının av değerleri itibariyle zamanla çok değişken bir yapı sergiledikleri anlaşılmıştır. Bu kapsamda 15 kabuklu. diğer Sylvia türlerinden farklı olarak anlamlı genç birey oranına sahip olduğu belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Sylvia atricapilla. Leuciscus cephalus.42) 0-20m derinlik katmanından elde edilmişken. Hematolojik incelemede total lökosit sayılarında istatistiksel olarak bir artma p<0.05 olduğu saptanmıştır. En yüksek birim zamanda yakalanan av (CPUE) değerine (66756. halkalama SZ 103 Anahtar Kelimeler: Sultansuyu. Levent ALTAŞ2. En yüksek biyokütle değerine sahip olan balıkların yarıya yakın kısmı (%47. Yakalanma dinamiği rüzgâr. Karataş açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) yürütülen dip trolü avcılığına ilişkin sayısal veriler ortaya konmaya çalışılmıştır. Çalışma sırasında halkalanan diğer Sylvia cinsi türlerine kıyasla bu türün göç zamanlamasının daha uzun seyrettiği tespit edilmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. dip trolü avcılığı. Bu durum. Gaziantep erdogancicek@yahoo. su analizi SZ 104 Karataş Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Yürütülen Dip Trolü Avcılığı Sayısal Verileri Erdoğan ÇİÇEK. farklı türlerin farklı göç stratejilerine sahip olmasından kaynaklandığını düşündürmektedir. balık. TRABZON belirlenememiştir. 10611.73 5985. Dursun AVŞAR Gaziantep Üniversitesi. takip eden aylarda bu değer devamlı olarak düşüş göstererek. Toplam olarak elde edilen 631403. kabukluların %13. Tüm avcılık sezonu için ortalama CPUE değeri 26308. Mikrobiyal analizde Enterococcus varlığı evsel atıkların drenaj edildiği göstermektedir.05.90’lık kısmını oluşturan Lessepsiyen balıkların. Sözü edilen veriler değerlendirildiğinde.

(Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Galleria mellonella L. katlarında diğer korteks bölgelerinden daha çabuk ve daha derin olduğu gözlendi. 3 ve 5 gün sürelerle aç bırakıldı.a. Biyoloji Bölümü. limbik ve orbital bölgelerindeki nötral peptid hidrolaz (NPH)’ların 220 . limbik ve orbital bölgelerindeki nötral peptid hidrolaz aktivitesi biyokimyasal olarak belirlendi.Bayram TEMUR1. Eğitim Fakültesi. Lerzan ÇİÇEK2 1 Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi.com Bu çalışmada. Diptera (larva ve pupa). Isopoda (Asellus aquaticus). Konak ve parazitoitler 25±2 0C sıcaklık. Azerbaıjan temurat@yahoo. bu bölgeler histokimyasal olarak da incelendi. Hemiptera.1810)’nın beslenme özellikleri araştırılmış ve göl ekosistemindeki muhtemel etkileri tartışılmıştır. Limbik ve Orbital Bölgelerindeki Nötral Peptid Hidrolazların Aktifliği Üzerine Etkisi Atilla TEMUR1. Galleria mellonella L. Morfolojik değişikliklerin sensomotor bölgenin 3. İzmit . Trichoptera. Copepoda. beslenme. açlığın farklı dönemlerinde beyin korteksinin sensomotor. Fahrettin ASKEROV2. Zekiye GÜÇLÜ2. Biyoloji Bölümü. Nematoda ve Syanobakteri gruplarına rastlanılmıştır. Araştırmada 100 adet Wistar Albino rat kullanıldı.tr Parazitoitlerin konak böcek içinde gelişimi. 65080 Van 2 Institute of Physiology n. Fen-Edebiyat Fakültesi. D. Cladocera.tr Bu çalışmada. Amphipoda (Gammarus spp. Eğirdir. Fevzi UÇKAN2. (Lepidoptera: Pyralidae)’nin larval ve pupal dönemlerinde toplam ve farklı hemosit sayılarına etkileri belirlendi. Gürkan DİKEN2. Anahtar Kelimeler: Eğirdir Gölü. Fen-Edebiyat Fakültesi. Salim Serkan GÜÇLÜ2. Çok sayıda zararlı lepidopter türün prepup ve pupunda soliter. (Hymenoptera: Ichneumonidae) dişilerinden elde edilen zehir salgısının ve parazitlemesinin konak tür. zoobentos SZ 106 aktifliğinin belirlenmesi amaçlandı. biyokimyasal ve hormonal etkileşimler ve konak bağışıklık sisteminin baskılanması gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. 32500. Isparta igulle@mehmetakif. Azerbaijan Academy of Sciences. Karayev.19. Bivalvia (Dreissena polymorha) larvası. 15100. Açlığın süresi uzadıkça sensomotor bölgeden sonra ilk olarak limbik bölgede ve daha sonraki açlık günlerinde de orbital bölgede histolojik değişiklikler meydana gelmektedir. nötral peptid hidrolaz SZ 107 Pimpla turionellae L. A. Ephemeroptera. A. Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi. açlığın daha ileri dönemlerinde nöronlar protein sentezleyebilmek için kendi varlıklarını korumaya çalışmaktadırlar. Gammarus spp. Anahtar Kelimeler: Açlık. Mart 2006 Ağustos 2007 tarihleri arasındaki 18 aylık süreçte aylık olarak toplanan örneklerin sindirim sistemleri incelenmiştir.I. Polyphorma larvası. yabancı tür. idiobiont ve endoparazitoit olarak gelişen Pimpla turionellae L. (Lepidoptera: Pyralidae) Toplam ve Farklı Hemosit Sayılarına Etkileri Aylin ER1. Ekrem ERGİN2. korteks.edu. Atherina boyeri. Eğirdir Gölünün yabancı (ekzotik) türlerinden olan gümüş balığı (Atherina boyeri Risso. Olga SAK1 1 Balıkesir Üniversitesi. Mustafa ATLI1 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi.). % 60±5 bağıl nem ve 12:12 saat (Aydınlık: Karanlık) Açlığın Beyin Korteksinin Sensomotor. Bu amaçla. zooplankton. Gastropoda. Ostracoda. Beyin korteksinin sensomotor. Ratlar 1. Balığının sindirim sisteminde Rotifera. TRABZON SZ 105 Eğirdir Gölü Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso. Biyoloji Bölümü. ve 5. Fahrettin KÜÇÜK2. Fen-Edebiyat Fakültesi. aquaticus ve Diptera (larva ve pupa) en yaygın tüketilen besin grupları olup. Ayrıca. Balıkesir 2 Kocaeli Üniversitesi. besin tercihi ergin dönemlerinde bentik organizmalara değişim göstermiştir. Baku..Kocaeli asahin@balikesir. Özellikle genç evrelerinde zooplankton üzerinde baskı kuran gümüş balığının. Bu balığın diyetleri arasında Cladocera. Ovipozisyon esnasında ergin dişi parazitoit tarafından konak içine bırakılan zehir ve yumurtalık proteinleri gibi salgılar başarılı bir parazitleme ve konak hemositleri ile sağlanan hücresel bağışıklık tepkilerini baskılamakta önemli olmaktadırlar. Açlığın ilk günlerinde beyin korteksinin nöronları organizmayla ilgili olan gıda motivasyonu uyartılarına cevap verirken. Burdur 2 Süleyman Demirel Üniversitesi. H. 1810) Populasyonunun Beslenme Özellikleri İskender GÜLLE1.edu. balık yumurtası ya da larvasına rastlanılmamıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

farklı hemosit sayısı SZ 108 folikül uyarıcı hormon düzeyinde ortaya çıkan farklılık larval döneme göre istatistiksel olarak önemliydi. % 60±5 bağıl nem ve 12:12 saat (Aydınlık: Karanlık) fotoperiyot uygulanan laboratuar şartlarında yetiştirildi.01 KEZ ve 0. Enjeksiyon ve parazitlemeyi takiben üç farklı zamanda (4. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Çalışmada grup 1:diyabetik-deney hayvan grubu (DHG) + OE. toplam hemosit sayısı. alloxan ile diyabet yapılmış farelerin (Mus musculus) kan glikoz seviyeleri üzerine etkileri değerlendirildi. Kontrol grubu olarak boş enjeksiyon. Parazitlemenin G. Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae. ancak östrojen ve tiroksin hormonları tespit edilemedi. parazitoit zehiri. Farelerde. grup 4:diyabetik DHG (kontrol 3) ve grup 5:diyabetik DHG + ilaç (Glutril) olmak üzere 5 gurupta toplam 50 erkek fare kullanıldı. tiroksin SZ 109 Parazitoit Pimpla turionellae L. Galleria mellonella. mellonella pupu omurgalı hormonları üzerine etkilerinin araştırıldığı çalışmalarda ise. Eczacılık Fakültesi . Kontrol grubunda progesteron seviyesi 0. zeytin yaprağı (Olea europea) (OE) bitki özütünün . ancak östrojen ve tiroksin varlığı gösterilemedi. Mersin yusufozay33@hotmail. 8 ve 24 saat). Biyoloji Bölümü. 0. her doz ve saat için 15’er bireyden hemolenf alınarak toplam hemosit sayıları belirlendi. pupal endoparazitoit Pimpla turionellae L. (Lepidoptera: Pyralidae) üzerinde. (Hymenoptera: Ichneumonidae) konak tür Büyük Balmumu Güvesi. progesteron.com İdiobiont. Ergin P.71 ng/ml olarak tespit edilirken. mellonella’da erken evre larva.005 KEZ dozları kullanıldı. Galleria mellonella. G. P. Sabri ÖZYURT1. diyabet oluşturmak için serum fizyolojik çözeltisi içerisinde150 mg/kg alloxan birer hafta arayla 4 kez intraperitonal olarak 221 . 0. 0.19. parazitlemeyi takiben G. turionellae genç ve yaşlı bireylerinde her iki eşeyde de testosteron.02 KEZ dozları. Sağlık Yüksek Okulu. testosteron. folikül uyarıcı hormon.1 KEZ. Vahdettin BAYAZIT1. Galleria mellonella L. östrojen. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Omurgalı Hormonları Fevzi UÇKAN1. grup 2: sağlıklı DHG (kontrol 1) + OE. TRABZON fotoperiyot uygulanan laboratuar şartlarında yetiştirildi. grup 3:sağlıklı DHG (kontrol 2). Erken evre larvada belirlenen testosteron düzeyinde diğer evrelere göre anlamlı farklılık varken progesteron düzeyinde önemli bir fark görülmedi. Farklı hemosit sayıları ise parazitleme.5 KEZ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. soliter. Kütahya. Sevda GÜZEL3 1 Dumlupınar Üniversitesi. Sonuç olarak farklı KEZ dozları ve parazitleme konak larva ve pupunda toplam hemosit sayısında kontrol grubuna göre değişime neden oldu. folikül uyarıcı hormon ve progesteron varlığı belirlendi. Pup evresinde Zeytin Yaprağı (Olea europea) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin ( Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Yusuf ÖZAY1. Zehir düşük dozlarda pup evresinde larval evreye göre daha etkiliydi. Her hücre tipinin 1000 hücre içindeki oranları belirlenerek farklı hemosit tiplerindeki değişim ifade edildi. konak pupunda ise 0. parazitlemeyi takiben 2. Olga SAK2 1 Kocaeli Üniversitesi. mellonella pupunda progesteron bulunamadı. fosfat tamponlu fizyolojik su (PBS) enjeksiyonu ve herhangi bir işleme tabi tutulmamış konak larva ve pupları kullanıldı. Fen-Edebiyat Fakültesi. Omurgalı ve omurgasızlar için ortak olan hormonların tanımlanması.com Bu çalışmada . mellonella’nın erken evre. 41300 İzmit-Kocaeli 2 Balıkesir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü.02 KEZ. son evre larvalarında ve pupunda. KEZ dozları ve saat için üçer puptan hemolenf örnekleri alınıp Giemsa boyama tekniği ile belirlendi. Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae. Biyoloji Bölümü. 3 Mersin Üniversitesi. 25±2 °C sıcaklık. folikül uyarıcı hormon ve progesteron varlığı belirlendi. M. son evre larva ve pupta testosteron.05 KEZ ve 0. Ali CIMBIZ2. G. turionellae’nın ise eşeye bağlı olarak ergin evrenin erken ve geç dönemlerinde alınan örneklerde immünoanaliz yöntemiyle omurgalı hormonları araştırıldı. Deniz MERAM2.05 KEZ. 0. P. Aylin ER2. 6 ve 24 saatlik periyotlarda folikül uyarıcı hormon ve testosteron seviyelerinde kontrol grubuna göre anlamlı bir değişim gözlenmedi. turionellae farklı kese eşdeğeri zehir dozlarının (KEZ) konak larvasına enjeksiyonunda daha önce belirlenen LD99 değeri altındaki 0. omurgalı hormonları. Farelerin açlık kan şekerleri glikometre ile kuyruk veninden alınan kanla değerlendirildi. bu maddelerin böceklerdeki fizyolojik rolü ve metabolizmasının aydınlatılmasında ve karşılaştırmalı endokrinolojide yarar sağlayacaktır. 10145 Balıkesir dnzmrm@hotmail. Famokognozi Anabilim Dalı. Kütahya 2Dumlupınar Üniversitesi.

Deney sonrasında grup 1 (95.3 ± 12. Açlık kan şekeri 200 mg/dl üzeri olan değerler diyabetik olarak kabul edildi. TRABZON enjekte edildi (Total 600 mg/kg).com Bu çalışmada. Eczacılık Fakültesi Mersin Türkiye yusufozay33@hotmail. Sevda GÜZEL3 1 Dumlupınar Üniversitesi.5). Ökse Otu yaprağı (Viscum album) (ÖO) bitki özütünün. Denemeler sonucunda. Denemeler sonucunda.05). diyabet oluşturmak için serum fizyolojik çözeltisi içerisinde 150 mg/kg alloxan birer hafta arayla 4 kez intraperitonal olarak enjekte edildi (Total 600 mg/kg). guruplara günde bir defa olmak üzere 16 gün bitki özütü tedavisi. Anahtar kelimeler: alloxan. ÖO bitki özütü.8 ± 21. diyabet.0 ± 10. Grup 2 de en düşük (74. Kütahya Türkiye .7). diyabet.5) ise en yüksek kan glikoz seviyesi gözlendi (P<0. Biyoloji Bölümü. Ali CIMBIZ2 . grup 4’te (222. Biyoloji Bölümü. 1 ve 2.2 ± 13. grup 3:sağlıklı DHG (kontrol 2). Glikoz ölçümleri 2 günde bir 8 periyotta tekrarlandı. fare SZ 110 grup 3 (90. guruba 0.3 ± 12. OE guruplarına günde bir defa olmak üzere 16 gün bitki özütü tedavisi. Sabri ÖZYURT1. Farelerin açlık kan şekerleri glikometre ile kuyruk veninden alınan kanla değerlendirildi. OE bitki özütü.3) gurupları arasında kan glikoz değerleri açısında anlamlı fark belirlenmedi( P>0. Grup 2 de en düşük (82.2 ± 13.4). Farelerde.4) ve grup 5 (96. alloxanla diyabet yapılan farelerde standart olarak diyabet tedavisinde kullanılan glutril ilacı gibi kan glikoz seviyesinin fizyolojik sınırlarda tuttuğu görüldü. Vahdettin BAYAZIT1. M. Kütahya 2 Dumlupınar Üniversitesi.3) gurupları arasında kan glikoz değerleri açısında anlamlı fark belirlenmedi( P>0. alloxan.5) ise en yüksek kan glikoz seviyesi gözlendi.1 mg glutril ilacı oral olarak verilerek glikoz ölçümleri 2 günde bir 8 periyotta tekrarlandı.19. Anahtar Kelimeler: Viscum album. fare Olea europea. Sağlık Yüksek Okulu.05).8 ± 21.4 ± 12. Ökse Otu (Viscum album) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin (Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Yusuf ÖZAY1. 222 .4) ve grup 5 (96.2). grup 4’te(222. alloxan ile diyabet yapılmış farelerin (Mus musculus) kan glikoz seviyeleri üzerine etkileri değerlendirildi. aynı dönem içinde 5.(P<0. grup 4:diyabetik DHG (kontrol 3) ve grup 5:diyabetik DHG + ilaç (Glutril) olmak üzere 5 gurupta toplam 50 erkek fare kullanıldı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.001). Deney sonrasında grup 1 (93.5 ± 13.2 ± 17. aynı dönem içinde diyabetik ilaç gurubuna 0. grup 2 (90. Çalışmada grup 1:diyabetik-deney hayvan grubu (DHG) + ÖO.001). 3 Mersin Üniversitesi. grup 2:sağlıklı DHG (kontrol 1) + ÖO.1 mg glutril ilacı oral olarak verildi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Açlık kan şekeri 200 mg/dl üzeri olan değerler diyabetik olarak kabul edildi. alloxanla diyabet yapılan farelerde standart olarak diyabet tedavisinde kullanılan glutril ilacı gibi kan glikoz seviyesinin fizyolojik sınırlarda tuttuğu görüldü.

Biyoloji Bölümü. TRABZON Eğitim ve Çevre Sözlü Bildiri Özetleri 223 .19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

TRABZON 224 .19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.

SÇ 002 Amasya ve Kayseri İllerinde Biyoloji Öğretmenlerine Düzenlenen Çalıştayların Değerlendirilmesi Hatice KARAER. mikroskoba zarar veririm düşüncesi ile kullanımdaki çekingenliklerin oluştuğu tespit edilmiştir. Eğitim Fakültesi. M. mikroskop kullanma sırasında ilk kazanılan doğru yada yanlış bilgilerin alışkanlığa dönüşüp.. Biyoloji Bölümü.. bilim danışmalığı. Ayrıca.Ali KIRPIK2. Amasya fergankaraer@hotmail. Kars merkez ilköğretim okullarında Biyoloji konularının 225 . Fen Edebiyat Fakültesi. preparat hazırlama aşamasında.2. uygulama sırasındaki karşılaştıkları zorlukların belirlenmesi amaçlanmıştır. Fergan KARAER. anket ve mülakat yapılmıştır. 4’lük 10’luk.40’lık objektif sırasını takip etmedikleri.4. Biyoloji Eğitimi ABD.3. Mikroskop kullanımında ise mikroskop kısımlarının yeterince bilinmemesinden kaynaklanan kullanım eksikliklerinin olduğu. 40’lık ve 100’lük objektifle inceleme yaparken makro vida ayarı yapmaya çalışarak mikroskoba zarar verdikleri tespit edilmiştir. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi ABD’da öğrenim gören 1. Kars sultancolak@yahoo. Laboratuarda uygulama yaptırılarak. öğrencilerin kesit alma tekniklerini. Meram.2.com Bu çalışma.com Bu çalışma ilköğretim Fen Bilgisi derslerinde Biyoloji konularının öğretimi ve uygulanabilirliğini belirlemek amacı ile yapılmıştır. boyama yöntemlerini. Anahtar Kelimeler: Biyoloji eğitimi. Hizmet içi kurslarının yapılan çalıştaylara benzer şekilde yapıldığında öğretmenlerin mesleki gelişimlerine daha faydalı ve üretken olacaklarını düşündürmektedir. Öğrencilerin preparat hazırlamalarındaki yetenekleri giderek gelişirken. Konya kalipci028@mynet. sınıf öğretmen adaylarının Genel Biyoloji Laboratuar dersinde preparat hazırlama ve mikroskobu kullanma aşamasında kazanmış oldukları bilgi seviyelerinin araştırılması. ve 5. Etkinliklere Amasya’dan 21 Kayseri’den 30 biyoloji öğretmeni katılmıştır. Eğitim Fakültesi. kullanım öncesinde ve sonrasında mikroskop temizliğine dikkat edilmediği.3. Erkan KALIPCI. tekniğine uygun biçimde yapamadıkları gözlenmiştir. SÇ 003 İlköğretim Fen Bilgisi Derslerinde Biyoloji Konularının Öğretiminde Kullanılan Yöntemler ve Bu Yöntemlerin Uygulanabilirliği Sultan ÇOLAK1.4. Nil BAĞRIAÇIK2 1 Kafkas Üniversitesi. öğretmen adaylarının büyük çoğunluğunda. preparatta en uygun görüntüyü bulmak için şaryo vidalarını kullanmadıkları. ve 5. Nagihan ŞAHİN. Biyoloji 1. Anahtar preparat Kelimeler: Biyoloji. biyoloji çalıştayı.sınıf olmak üzere toplamda 150 biyoloji öğretmen adaylarına. 25 Ağustos – 1 Eylül 2007 tarihleri arasında Kayseri’de düzenlenen biyoloji öğretmenlerini bilim danışmanlığı ve eğitimi yönünden destekleme çalıştaylarının öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkısının olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Verilerin toplanması ve değerlendirilmesinde etkinlik öncesi ve sonrasında yapılan anket çalışmaları ile etkinlikler sırasındaki nitel gözlemler ve yarı yapılandırılmış mülakat görüşlerinden çalıştayların amacına ulaştığı belirlenmiştir. Ayrıca..Yapılan çalışma Kars merkez ilköğretim okullarında Biyoloji konularının öğretimi hangi yöntemlerin kullanıldığını ve kullanılan yöntemlerin etkinliğinin ve öğrenci başarısını belirlemek amacı ile yapılmıştır.19. Yapılan uygulama neticesinde. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. öğrencilik hayatları boyunca değiştirmeden kaldığı gözlenmiştir. Amasya ve Kayseri illerinde TÜBİTAK-BİDEB (Bilim İnsanı Destekleme Dairesi Başkanlığı) tarafından desteklenen 22 Haziran – 1 Temmuz 2007’de Amasya’da. Eğitim Fakültesi. Kars 2 Kafkas Üniversitesi. lameli kapatma şeklini. hava kabarcığı yada kirleri inceledikleri numune zannettikleri. TRABZON SÇ 001 Biyoloji Öğretmen Adaylarının Genel Biyoloji Laboratuvar Dersinde Kazandıkları Preparat Hazırlama ve Mikroskobu Kullanma Yeteneklerinin Araştırılması Sema ÖZKADİF. Bu çalışma ile. Fen Bilgisi Öğretimi Bölümü. eğitimlerinin temelini oluşturacak bilgi ve becerilerini lisans düzeyinde Genel Biyoloji Laboratuvar uygulamaları sırasında kazanmaktadırlar. edindiği yanlış uygulama ve yanlış bilgilerin tespit edilmesi.. görüntü bulurken ışık ayarlarını yapmayı unuttukları. Yeşim YENER Selçuk Üniversitesi..com Biyoloji laboratuarını kullanacak olan öğretmen adayları. Ahmet AKSOY Amasya Üniversitesi. İlhami BAYRAK1. mikroskop. Biyoloji Bölümü.

Toprakta 137Cs’nin birikiminin uzun süreli sonuçlarını yorumlayabilmek için. Biyoloji Bölümü. Toprağın yüzey tabakalarında biriken 137Cs. pH değeri. Yavuz ÇOTUK.F. sınıf öğrencileri ve Tezsiz Yüksek lisans öğrencilerinin biyolojik okuryazarlıkları araştırılmıştır. Nispeten uzun fiziksel yarı-ömrü (30.19.tr Eğitimin işlevlerinden biride toplumun gereksinim duyduğu nitelikli insan gücünü yetiştirmektir.E Bölümü Biyoloji A. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi O. Kars SÇ 004 Anahtar Kelimeler: Biyoloji Öğretmen Adayları. TRABZON öğretiminde hangi strateji. Biyoloji A. Ali ATEŞ. eleştirel düşünebilmeli. Biyolojik Okuryazarlık SÇ005 İstanbul Toprağında 137Cs’nin Dikey Dağılımının Belirlenmesi Önder KILIÇ. bu sorulara verdikleri cevaplarla ilgili biyolojik okuryazarlıkları irdelenmiş ve geliştirdikleri günlük olaylarla ilgili düşünceleri incelenerek müfredatın içeriğine yönelik öneriler getirilmiştir. kil. model. Anahtar Kelimeler: Biyoloji. Yaşanan değişimlerin bir gereği olarak bilgi okuryazarlığı eğitimin. Biyoloji Bölümü. Biyoloji öğretmen adaylarına genel ve özel biyoloji konularına ilişkin sorular sorulmuş. Pirinççi. Selda KILIÇ Selçuk Üniversitesi. Türkiye kilic_onder@yahoo. bu parametrelerin 137Cs’nin dikey dağılımındaki etkileri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: 137Cs.A. potasyuma benzer fiziko-kimyasal özellikleri ve canlıların yumuşak dokularında birikebilmesi nedeniyle en önemli yapay radyonüklidlerden biridir.BD. Baştürk KAYA. Ömerli.14 yıl) ve yüksek çözünürlüğü. Murat BELİVERMİŞ. Toprak örneklerinde 137Cs aktivite konsantrasyonları yüksek saflıktaki germanyum dedektöre bağlı gama spektrometresinde ölçülmüş ve konsantrasyon değerleri Bq/kg olarak hesaplanmıştır. yöntem ve teknikleri kullanıldığını ve kullanılan yöntemlerin etkinliğinin belirlenmesine çalışılmıştır. Biyolojik okuryazar olan bir birey.Dalında öğretimine devam eden. Avcılar. Bu çalışmada. değişik kaynaklardan bilgiye erişebilme. silt ve kum oranları) belirlenmiş. Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanlar Eğitimi Bölümü. Aydos. Biyoloji 5. farklı toprak tiplerinde 137Cs’nin davranışını test etmek. Fen Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Alibeyköy. Toprağın bu parametreleri 137Cs’yi tutmada oldukça etkili olduğundan 137Cs’nin derine inmesini engellemektedir. Bu amaçla Kars merkez ilköğretim okulları öğretmenleri ve öğrencileri üzerinde anket çalışması yapılmıştır. Derinlerde birikmesi ise yeraltı sularına karışmasına yol açmaktadır. Biyolojik okuryazarlık.edu. bilginin ne zaman ve nasıl elde edileceğine ilişkin yöntem ve stratejileri bilmektir. Florya. Çamlıca. biyolojideki kavramları ve kavramlar arası ilişkileri oluşturan. biyoloji eğitimi. Bu çalışmada İstanbul’da 15 örnekleme istasyonunda (Bahçeköy.M. Eğitim Fakültesi. canlılarda dış ışınlama kaynağı olarak ve organizmaya besinle girerek iç ışınlama kaynağı olarak etkili olmaktadır. İstanbul Biyoloji Öğretmen Adaylarının Biyolojik Okuryazarlığı Hakan KURT.com 137Cs 1945 yılında başlayan nükleer silah denemeleri ve 1986 yılında meydana gelen Çernobil nükleer santral kazası sonucu çevreye yayılan fisyon ürünü bir radyonükliddir. Toprak örneklerinde fizikokimyasal parametreler (organik madde miktarı. yöntem ve tekniklerin etkinliği üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır. Başıbüyük. her öğrencinin eğitim sürecinin bir parçası olması zorunluluğu ortaya çıkmıştır.B. bilgilenmenin sürekliliğini sağlayabilme. toprak. İstanbul. problemleri çözebilmek için bilgiye ulaşma. Kilyos. Riva. radyoaktivite. Konya seldakilic@selcuk. modelleri. Kurtköy) 0 ila 30 cm arasındaki yüzey toprağı 2007 Eylül ve Ekim aylarında toplanmıştır. bilimsel araştırma yöntemlerini uygulayan bireylerdir. kullanılan öğretim stratejileri. Polonezköy. anket. biyolojik bilginin önemine yönelik öznel yorumlar geliştirebilmeli. Uygulanan anketlerin sonuçlarında öğretmen tutumları. bilgiyi değerlendirip zihninde yapılandırabilmelidir. Ümraniye. 226 . toprağın yapısına bağlı olarak yüzeyden derine doğru göçünü ve toprağın fizikokimyasal özelliklerini belirlemek gerekmektedir. Cem DALYAN İstanbul Üniversitesi. Toprağın fizikokimyasal parametrelerinden olan organik madde ve kil miktarı özellikle yüzey toprağında fazla bulunmaktadır. bilgiyi zihninde yapılandırıp organize eden ve bilgilerini başka alanlara aktarabilen. Biyolojik okuryazar olan birey. ilköğretimde biyoloji eğitimi. Poyrazköy. farklı sorularla sorgulayabilmeli. 34134 Vezneciler.

ekonomik yaptırımların önüne geçmelidir. ÇEDbiyoçeşitlilik-ekonomiklik açısından. doğa unsurunu dikkate alan ve bu sürekliliğe yardımcı olmaya çalışan ÇED raporları. Hem STK’ları. Biyoloji Bölümü. Böylece karar aşamasında herhangi bir seçeneğin ileride doğuracağı olumsuz çevresel etkilerin gözden kaçması önlenmiş olur. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. özelliklede ilköğretim ve orta öğretim okullarına yönelik bu çevre eğitim projesi kapsamında katı atıkların ayrışımından okullara geri dönüşüm olarak ne tür katkılarda bulunabilmişiz. doğal hayat ve biyoçeşitlilikten ne yazık ki daha önemli olması araştırmanın çıkış noktasıdır. Türkiye SÇ 007 Ümraniye'de Çevre Eğitim Projesi Mustafa KATI Mustafa Kemal Anadolu Lisesi. Avcılar. Başarılı örneklere rastlanması ve çevre bilincinin giderek artması. 34320. 47 sürüngen türünün 18’i (% 38’i). Avrupa’da nesli tehlikeye girmiş 36 memeli hayvan türünün 15’i (% 42. endemik. Ümraniye. Türkiye ve diğer ülkeler karşılaştırılmıştır. RAMSAR. hem yöre halkı ve hem de basının takibinde olan Kaz Dağları (ÖKA)’ nda altın madeni arama faaliyetleri güncel bir örnektir. Dahil olduğu CITES. Dünyanın birçok yerinde plan ve program için SÇD uygulanmaya başlanmıştır. Çünkü incelenen çoğu ÇED rapor ve projesinde. BERN gibi biyoçeşitliliği. İğne Ada’da uygulanan Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Kaynak Yönetim Projesi ise. Mühendislik Fakültesi. biyoçeşitlilikten ziyade getireceği ekonomik olanaklar öncelikli olmuştur. Anahtar Kelimeler: ÇED. çevre yönetimi için kullanılan araçlardan biri olan faaliyetler düzeyde uygulanan ÇED’in bir ileri aşamasıdır ve makro düzeyde uygulanır. Yapılacak yatırımlarda ve faaliyetlerde. 13 kurbağa türünün 5’i (% 38’i) ülkemizde yaşamaktadır. biyoçeşitliliği ve doğal kaynakları koruma adına umut vericidir. Benzer bir örnek de. Rusya’da Sakhalin bölgesindeki petrol/doğal gaz boru hattı ÇED ve biyoçeşitlilik yaklaşımıdır. Romanya’daki Tisza nehrinde meydana gelen siyanür faciası ve 3 yıl sonrasında hazırlanan ÇED raporudur. Türkiye’de de ÇED raporları açısından olumlu ve olumsuz örneklere rastlamak mümkündür. Emre KALKAN. Biyoçeşitlilikde ise asıl önemli olan ekosistemlerin ve insanoğlunun sağlıklı var oluşu. SÇD (Stratejik Çevresel Değerlendirme) ise. Western Gray Whale türü projelendirilirken göz ardı edilmiş. sadece Türkiye’de değil Dünya’da da önem kazanmaktadır. Bu çalışmada. çevre üzerindeki etkilerinin incelenmesi için yani planlanan proje ve faaliyetlerin irdelenmesinde ekonomik-çevresel olguların ortak bir çerçeve içinde değerlendirilmesini sağlamak için uygulanan yöntemler topluluğudur. ayrıca da sorumlu olduğumuz ilçe kapsamında ilçe belediyesinin de sponsorluğunda ilçe halkına çevreyi temiz tutabilmek ve gelecek nesillere daha sağlıklı bir çevre bırakabilmek amacıyla yaptığımız çalışmalar ve etkinlikleri tanıtmak bu konuyu ilgili akademisyenlerin görüşlerine sunmak. TRABZON SÇ 006 Dünya’da ve Türkiye’de ÇED Uygulamaları ve Biyoçeşitliliğin Korunması Nüket SİVRİ. özellikle nesli tehlikede olan hayvan ve bitki türlerini koruyan sözleşmelerle. SÇD. Artık ekolojik yaptırımlar. doğal dengenin korunması ve sürdürülebilir bir dünya anlayışıdır. İstanbul biyogenez@hotmail.com Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) planlanan bir faaliyetin. biyoçeşitlilik. ayrıcada ilgili akademisyenlerin görüşleri de alınarak önümüzdeki yıllarda yapacağımız çevre eğitim projesi çalışmalarından somut sonuçlar alabilmek için daha etkin duruma getirebilmek için ve daha geniş kitlelere hitap edebilmek (yayabilmek) için ilgili akademisyenlerle karşılıklı müzakere şeklinde sözlü sunum yapılmaya çalışılacaktır.com İstanbul Ümraniye'de Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından oluşturulan çevre eğitim projesi kapsamında yapılan çalışmalarımızı tanıtmak ve bu çalışmaların daha verimli bir şekilde üst düzeyde daha geniş bir alana hizmet sunabilmek. Türkiye biyoçeşitlilik açısından sahip olduğu yaklaşık 3000 tanesi endemik olan 9000’den fazla bitki türü ile Dünya’da önde gelen ülkeler arasındadır. bu zenginliğini devam ettirme çabasındadır. haklı başarısını ortaya koymaktadır. İstanbul sivrin@gmail. Rahmi Güneş OKSAY İstanbul Üniversitesi.8’i). incelenen rapor ve projelerle. çevre örgütlerinin baskısı ile projede değişikliğe gidilmiş ancak değişiklik tehlikedeki türlerin korunması açısından yeterli olamamıştır. mümkün olabileceği öngörülmektedir. 72 kuş türünün 46’sı (% 63.19. ancak ciddi denetimler ve caydırıcı cezalarla. Türkiye’de yapılan ve yapılacak olan ÇED projeleri ile devamı sağlanacak biyolojik zenginliğin. Son yıllarda ekonomik önceliğin. Kıta ülkeleri arasında Türkiye biyoçeşitlilik zenginliği açısından dokuzuncu sıradadır ve florasının % 33'ten fazlasını endemik türler oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Çep 227 . En belirgin örneklerden biri. bu okullarımıza yönelik neler yapabiliriz hususunda ileriki hedeflerimizi açıklamak ve bu hedeflerimize yönelik ilgili akademisyenlerin de görüş ve önerilerini de önemle dikkate almak. Çevre Mühendisliği Bölümü.8’i).

Bununla birlikte karbonat. Çalışmada uygulanan istatistiksel analiz sonuçları Emet Çayı’nın jeolojik yapısının suyun kimyasal kompozisyonunu ve dolayısıyla epipelik diyatomelerin komunite yapısını etkileyen birincil faktör olduğunu göstermiştir. Akarsuyun jeolojik yapısının. Fen Edebiyat Fakültesi. DCA Analizi sonuçları iki çeşitlilik metriğinin ve Trofik Diyatome İndeksinin komunite yapılarını karakterize eden en kuvvetli metrikler olduğunu göstermiştir. Şükran DERE1. kirlilik. magnezyum. İstatistiksel sonuçlar Çay’da organik kirlenmenin önemli olmadığını göstermektedir.edu. bor. Bursa 2 Devlet Su İşleri. ancak akarsuyun kirliliğini iyi yansıtmadığı tespit edilmiştir.19. Epipelik diyatomelerin kullanıldığı metriklerden çoğu. çok değişkenli analizler 228 . Bölge Müdürlüğü. Su kalitesinin tespiti için otuz fiziksel ve kimyasal değişkenin ölçümü yapılmıştır. pH. Görükle. Magnezyum. toplam sertlik. Trofik Diyatom İndeksi’nin Emet Çayı epipelik diyatome florasını iyi temsil ettiği. Biyoloji Bölümü. madencilik faaliyetlerinin ve arazi kullanımının suyun kimyasal özelliklerini etkileyen en önemli faktör olduğu tespit edilmiştir. Görükle. Şükran DERE1. Bununla birlikte kimyasal PCA eksenlerinde anlamlılık gösteren kimyasalların tümü Emet Çayı’nda inorganik kirlenmenin daha önemli olduğunu işaret etmektedir. Trofik Diyatome İndeksi.tr Bu çalışmada Orhaneli Çayı’nın kirlilik seviyesi epilitik diyatomeler kullanılarak belirlenmiştir. Çayda kirlilik durumunu belirlemek için epilitik diyatomelere dayanan 20 metrik uygulanmıştır. kirlilik. Didem Karacaoğlu1. İstatistiksel analiz sonuçları akarsu havzasının sırasıyla jeoloji. Nurhayat DALKIRAN1. Bikarbonat ve Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı ise akarsuyu karakterize eden diğer değişkenler olmuştur. Nisan 2001 ile Mayıs 2002 tarihleri arasında Emet Çayı’nda belirlenen beş çalışma bölgesinden aylık olarak su ve epipelik diyatome örnekleri toplanmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Orhaneli Çayı. Karbonat. Biyoloji Bölümü. Bursa 2 Devlet Su İşleri I. Silis ve Sülfat’ın akarsuyun karakteristik özelliklerini etkileyen en önemli kimyasal değişkenler olduğunu göstermiştir. toplam çözünmüş madde. Trofik Diyatome İndeksi. Epipelik diyatomelerin kullanıldığı 18 metrik uygulanmış ve bu metriklerin akarsuyun kirlilik durumu ile ilişkileri belirlenmiştir. PCA analizi sonuçları elektriksel iletkenlik. Bursa didemk@uludag. Sıcaklık. Toplam Sertlik. bu organizma grubunun Emet Çayının kirlilik seviyesini tespit etmede iyi indikatör olduklarını göstermektedir.edu. Engin ŞENTÜRK2 1 Uludağ Üniversitesi. arazi kullanımı (madencilik aktiviteleri). Orhaneli Çayı’nda epilitik diyatomeler 199 takson ile temsil edilmişlerdir. PCA Analizi sonuçları Elektriksel İletkenlik. Anahtar Kelimeler: Emet Çayı. metrik. çevresel değişkenler ile anlamlı ilişki göstermiştir. Bölge Müdürlüğü. Biyoloji Bölümü. Trofik Diyatome İndeksi ve Toplam Organizma Sayısı havzanın inorganik kirliliği ve jeolojisi ile yüksek korelasyon göstermiştir. metrik.tr Bu çalışmada Emet Çayı’nın kirlilik düzeyi epipelik diyatomeler kullanılarak belirlenmiştir. bikarbonat ve akarsu debisinin en önemli değişkenler olduğunu göstermektedir. çok değişkenli analizler SÇ 009 Orhaneli Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epilitik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Nurhayat DALKIRAN1. epilitik diyatomeler. I. Epilitik diyatomelere dayanan birçok kompozisyon metriği. Bursa dalkiran@uludag. uygulanan metriklerden epipelik diyatomelerin komunite yapısını en iyi temsil eden metriklerin kompozisyon ölçümlerine ait metrikler olduğu tespit edilmiş. Klor. DCA sonuçlarına göre. İstatistiksel analiz sonuçları Orhaneli Çayı’nda inorganik kirliliğin ve madencilik faaliyetlerinin belirlenmesinde epilitik diyatomelerin iyi indikatör olduğunu göstermiştir. bununla birlikte diyatom takson zenginliği ve Shannon-Wiener çeşitlilik indeksinin de komunite yapısını iyi temsil ettiği belirlenmiştir. epipelik diyatomeler. Çalışmada epipelik diyatomelere ait 180 takson tespit edilmiştir. pH. Toplam Çözünmüş Madde. Engin ŞENTÜRK2 1 Uludağ Üniversitesi. klor ve çözünmüş oksijen diğer önemli bulunan çevresel değişkenler olmuştur. kalsiyum. Nisan 2001–Mayıs 2002 tarihleri arasında altı çalışma bölgesinden aylık olarak toplanmış epilitik diyatome örneklerinin komunite yapıları araştırılmıştır. organik kirlilik ve fiziksel karakteristiklerden etkilendiğini göstermektedir. Ayrıca 28 fiziksel ve kimyasal değişken de akarsuyun özelliklerini belirlemek için ölçülmüştür. Test edilen birçok metrik fiziksel ve kimyasal değişkenlerle anlamlı ilişki göstermiştir. Epipelik diyatomelerin özellikle ortamın jeolojik özelliklerinden ve madencilik etkisinden kaynaklanan inorganik su kalite parametreleri ile anlamlı ilişkiler göstermesi. TRABZON SÇ 008 Emet Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epipelik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Didem KARACAOĞLU1. Fen Edebiyat Fakültesi. sülfat.

gözleme dayalı.com Konusunda uzman olan eğitmenlerin hedef kitlemize aktardıkları konular. sorgulayıcı ve ekip çalışması metotlarıyla kalıcı ve disiplinlerarası bir yaklaşımla sergilenmektedir. 229 . doğada gözlem yapma fırsatı verilerek. bilimsel araştırmaları sevdirmeye. Şanlıurfa 2 Şanlıurfa H. bilimin geniş kitlelerce sevilmesini ve sevdirilmesini. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. geniş bir ekoloji vizyonu kazandırmak. Şanlıurfa botany1972@yahoo. veteriner. Biyoloji Bölümü.19. GAP. Fen Edebiyat Fakültesi. bilimsel düşünmeye özendirmeye ve çok yönlü düşünmeye olanak sağlanmaktadır. Projenin amacı. Ömer Sait KILIÇ1. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU1. Mahmut AYDOĞDU2 1 Harran Üniversitesi. lisansüstü öğrencileri.Biyoloji Bölümü. TRABZON SÇ 010 Okul Dışı Çevre Eğitiminde GAP Doğa Eğitimi Projesi Hasan AKAN1. katılımcıların doğa kavramını. Böylece. tarihi ve kültürel değerlerini bir eğitim ortamı olarak değerlendirip. Anahtar Kelimeler: Doğa Eğitimi. Sebiha ÖZLEK Lisesi. GAP Bölgesinin doğal. doğa-insan-toplum ilişkilerini yeniden sorgulamalarına ve yeni sentezlere erişmelerine. GAP Yöresinin Bilimsel Eğitim Amaçlı Kullanımı Projesi ilk kez 2006 yılının bahar mevsiminde TÜBİTAK tarafından sağlanan destekle tek dönem halinde gerçekleştirilmiştir. doğanın dilinin öğretilmesi yoluyla bilimin popülerleşmesinin sağlanmasına katkıda bulunmaktır. Beklentimiz ise. uygulamalı. izci liderleri. katılımcı. mevcut bilimsel birikimin farklı branşlardaki bireyler tarafından uygulanabilir hale gelmesini sağlamasına katkıda bulunmaktır. Okul dışı çevre eğitimi. sağlık personeli. çevreyi algılama ve davranış biçimlerini değiştirmelerine katkıda bulunmaktır. Hedef kitlemiz olan öğretmenler. turist rehberleri ve araştırma görevlilerine doğayla ilgili konular çerçevesinde.

19. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON 230 .

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON POSTER BİLDİRİLER 231 .19.

19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON 232 . Biyoloji Bölümü.

Biyoloji Bölümü. TRABZON Mikrobiyoloji Poster Bildiri Özetleri 233 .19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

TRABZON 234 . Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19.

Konya 2 Selçuk Üniversitesi. 15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi.Onur ALADAĞ1. mikroorganizma 235 . M. Anahtar Kelimeler: mikroorganizma Alkol.. Mustafa KUL.1. Sağlık Hizmetleri MYO. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 30 sn.05 %0.1 Histidin + %0. Rüstem DUMAN2 1 Selçuk Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. dezenfektan.tr Yapılan çalışmada asit bazlı ve aldehit bazlı cerrahi alet dezenfektanının hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %1. 5. 1. Fatih SEVGİ Selçuk Üniversitesi.1’lik konsantrasyonu tüm test mikroorganizmalarına karşı 30 saniyede etkili olduğu gözlenmiştir. Sonuçta alkol bazlı cilt ve el dezenfektanın %100’lük konsantrasyonunun Staphylococcus aureus’na 1 dk’da diğer test mikroorganizmalarına ise 10 saniyede etkili olduğu tespit edilmiştir.tr Yapılan çalışmada alkol bazlı (%70 v/v) el ve cilt dezenfektanın hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %100. Test mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfaktan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi. 5. %0. M.19.edu. dezenfektan.1 Sistein kullanılmıştır.1 Histidin + %0. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.01’lik konsantrasyonunun test mikroorganizmalarına karşı 30sn’de perasetik asit içeren dezenfektanın %1 konsantrasyonu Staphylococcus aureus 30 saniyede etkili olduğu %0. Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı. %50. Biyoloji Bölümü.1 Sistein kullanılmıştır. TRABZON PM001 Alkol Bazlı El ve Cilt Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn Vitro Etkinliği Birol ÖZKALP1. Sonuçta aldehit bazlı cerrahi alet dezenfektanının %0. Anahtar Kelimeler: Asit.01’lik konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır. %0. %10’luk konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır. 15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi.5. Sağlık Hizmetleri MYO. PM002 Asit ve Aldehit Bazlı Cerrahi Alet Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Birol ÖZKALP. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfektan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi. Nesrin TURAÇLAR1. 1. Konya moaladag@selcuk. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 30 saniye. Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı. Konya moaladag@selcuk.edu. aldehit. 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı. Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı. %25. Sitrik asit içeren dezenfektanın %0. %0. Biyoloji Bölümü. Onur ALADAĞ. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektanın maddenin etkisini inaktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0.5’lik konsantrasyonlarının diğer test mikroorganizmalarına karşı 30 saniyede etkili olduğu gözlenmiştir. 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı. Test Mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektan maddenin etkisini in aktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0. Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı.

%0. hidrojen peroksit ve asetik asit içerikli dezenfektanın %0. pneumoniae ve E. Lüleburgaz'daki bir kumaş fabrikasından elde edilmiştir. 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı. Çalışmada. Nesrin TURAÇLAR Selçuk Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kumaşlara uygulanan antibakteriyel maddeler genellikle in vitro olarak etkili bulunsa da. Biyoloji Bölümü. Yüzey Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Birol ÖZKALP. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfaktan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi. Kumaş örneklerinin antibakteriyel aktivitesi ISO Standartları 20645:2004 (agar difüzyon plak testi) ve AATTC 147–2004 Test Metodu (paralel çizgi metodu) ile belirlenmiştir. Vezneciler.1. mikroorganizma PM004 Dimetiltetradesil (3-(Trimetoksilil) Propil) Amonyum Klorid Emdirilmiş Kumaşların Antibakteriyel Aktivitesinin İncelenmesi Ayten KİMİRAN ERDEM. M. %0. dimetiltetradesil (3-(trimetoksilil) propil) amonyum klorid bileşiği uygulanmış tekstil ürünlerinin direkt olarak ve 5. aureus bakterisinin antibakteriyel özellik kazandırılmış kumaşlara karşı en duyarlı bakteri olduğu ( 3. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 1. Yıkama işlemlerinden sonra kumaşların bakteri üremesini engelleyici 236 .19. Değerlendirmeler agar ve kumaş örneği arasındaki bakteriyel üremenin varlığı veya yokluğu ve örnek çevresindeki üreme inhibisyon zonunun varlığına göre yapılmıştır. TRABZON PM003 Asit ve Alkol Bazlı Yer.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0. Sağlık Hizmetleri MYO.2 mm inhibisyon zonu). Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi.Onur ALADAĞ.5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir. %0. Bu nedenle çeşitli enfeksiyonların etkisinin azaltılması ve/veya önlenmesi için tekstil ürünlerine farklı antibakteriyel bileşikler uygulanmaktadır.5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir.001’lik konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektanın maddenin etkisini inaktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0.5’lik ve yukarı konsantrasyonları diğer test mikroorganizmalarına 1 dakikada etkili olduğu tespit edilmiştir.10 ve 20 yıkama sonrası Staphylococcus aureus ATCC 6538. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı.tr Yapılan çalışmada üç asit karaterli ve bir alkol bazlı yer ve yüzey Dezenfektanın hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %1.05. Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. Sulfamik asit içerikli dezenfektanın %0.com Antimikrobiyal aktiviteye sahip kumaşlar sadece medikal alanda değil. dezenfektan. Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı. Test Mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır. 15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi. Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı. alkol.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0.5±0. günlük yaşamda aktif kullanım açısından da önemlidir. Biyoloji Bölümü. K.5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0. İSTANBUL aytenkimiran@yahoo. Anahtar Kelimeler: Asit. Escherichia coli ATCC 10229 ve Klebsiella pneumoniae ATTC 4352 bakterilerine karşı antibakteriyel aktivitesinin araştırılması amaçlanmıştır. Konya moaladag@selcuk.5. coli bakterilerinin duyarlılığının benzer olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak. Perasetik asit içerikli dezenfektanın %0.1 Sistein kullanılmıştır. alkol bazlı yer ve yüzey dezenfektanının % 1’lik konsantrasyonu Staphylococcus aureus suşuna 1 dakikada %0. %0. S. Perasetik asit. Tekstil örnekleri (%62 pamuk-%38 polyester) Kırklareli.edu. bu ürünlerin kullanım koşullarında da etkinliğini sürdürebilmesi önemlidir. Fen Fakültesi. 5.1 Histidin + %0.

pneumoniae suşlarının sefalosporin grubu antibiyotiklerden Cefotaxime ve Ceftazidime % 22. farklı temas sürelerinde (0–3–6–24–168 saat) bakteri sayısındaki düşüş belirlenmiştir. tüketicinin sağlık ve hijyen konusundaki artan gereksinimleri.com Çalışmamızda. Kampus. antibakteriyel aktivite. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. Biyositlerin suşlara karşı aktivitesi in vitro olarak test edilmeden önce. dezenfeksiyon PM006 Üriner Sistem Enfeksiyonlarından İzole Edilen Klebsiella pneumoniae’ların Sefalosporin Türü Antibiyotiklere Duyarlılıkları ve Plazmid Profillerinin Araştırılması Mustafa Onur ALADAĞ1. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. bakteri sayısında 4-log düşüş sağlaması gerektiği bilinmektedir.2 oranında dirençli oldukları görülmüştür. Vezneciler.1 kb arasında değiştiği ve plazmidlerin sekiz farklı plazmid profili oluşturdukları belirlenmiştir. Çalışmamızda. Ankara Üniversitesi İbni Sina Tıp Fakültesi Hastanesi ve Konya Numune Hastanesine başvuran üriner sistem enfeksiyon şüpheli hastalardan alınan idrar örneklerinden toplam 125 adet K. SG 1 suşu için > 6 log düşüş sağladığı belirlenmiştir. Bu nedenle. Biyoloji Bölümü. Ocak 2004–Şubat 2005 tarihleri arasında. İstanbul Üniversitesi. K4 Kloran’ ın % 1’lik konsantasyonunun ise 3 saatlik temas süresi sonunda SG 2–14 ve standart suş için > 5 log. standart suş için 6 saatlik temas süresinde > 6 log düşüş sağladığı belirlenmiştir. Bu bağlamda. Klebsiella pneumoniae PM005 Legionella pneumophila Suşlarına Karşı Farklı Biyositlerin Aktivitesinin Belirlenmesi Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ.com Lejyoner hastalığı ve Pontiyak ateşi etkeni olan Legionella pneumophila bakterileri buharlaştırıcı kondansatörler. Ahmet UYSAL2 1 Selçuk Üniversitesi. çalışmamızda non-iyonik thiazolinler karışımı olan Gemacide TC (benzisothiazol ve isothiazolin-ones) ve non-iyonik klor bazlı K4 Kloran’ın üç farklı Legionella pneumophila suşuna karşı antimikrobiyal aktivitesi belirlenmiştir.6–30. Anahtar Kelimeler: Tekstil ürünleri. İstanbul ozlem_sanli@yahoo. Gazi Hastanesi. plazmid büyüklüklerinin 1.001’lik konsantrasyonunun SG 2–14 suşu için 3 saatlik temas süresi sonunda > 4 log. Ankara Hastanesi. klor. Zuhal ZEYBEK. Yusuf DURAK2. Ceftriaxona % 19. pneumoniae suşu izole edilmiş ve bazı sefalosporin türü antibiyotiklere karşı direnç durumları belirlenmiştir. soğutma sistemlerinde kullanılan mikrobisitlerin aktivitesinin belirlenmesi için kullanılan ASTM (American Society for Testing Materials) E 645–91 standart test metodu modifiye edilerek. pneumoniae suşlarının plazmid büyüklükleri ile antibiyotik dirençlilikleri arasında bir ilişki saptanamamıştır. Konya 2 Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü moaladag72@hotmail. Anahtar Kelimeler: Legionella pneumophila. antibakteriyel giysi ve malzemelerin aktif kullanım durumunda da etkinliğini sürdürebilmesini gerektirmektedir. biyosit. Gelişen yeni teknolojilerle. Escherichia coli.4. K. dimetiltetradesil (3-(trimetoksilil) propil) amonyum klorid. Legionellalara karşı bir su arıtım biyositinin etkin kabul edilebilmesi için en az bir saatlik temas süresi sonunda. sıcak su sistemleri ve soğutma kuleleri gibi insan yapımı su sistemlerinden sıklıkla izole edilirler. Staphylococcus aureus. MİK (minimum inhibe edici konsantrasyon) düzeyleri dilüsyon tekniği ile belirlenmiştir. K. TRABZON etkisinin tüm bakteriler için giderek azaldığı belirlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. nemlendiriciler. kumaşların antimikrobiyal aktivitesinin incelenmesi bu tip tekstil materyallerinin üretimi ve gelişimine katkı sağlayacaktır. Biyoloji Bölümü. kuaternar organosilan. isothiazolin. Ayten KİMİRAN ERDEM. Ankara Numune Hastanesi. Çalışmada standart suş (ATCC 33152) ve soğutma kulesi sisteminden izole edilen SG 1 ve SG 2–14 suşları kullanılmıştır. Çalışma sonunda Gemacide TC’nin % 0. bu bakteriler bakımından kontrol altına alınabilmeleri için etkili biyositin belirlenmesi gerekmektedir. aynı konsantrasyonun SG 1 suşu için 3 saatlik. her iki biyositin de soğutma kuleleri için önerilen dozlarında Legionella pneumophila bakterilerine karşı etkili olduğu belirlenmiştir. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. 237 .19. Bakteri suşların plazmid profilleri araştırılmıştır. Sonuç olarak. Bu sistemler legionella bakterilerini çoğaltma ve hastalık yayma potansiyeline sahip olduklarından. Sevan GÜRÜN. Fen Fakültesi.

Tamer AKKAN2. Tamer AKKAN2. 01330 Balcalı. Yaşadığı ortam itibariyle bu canlılar çoklu antibiyotik dirençliliği taşıyan patojen bakterilere maruz kalabilmektedir. %79. %89. %97. Sedimentten izole edilen suşların sadece 1 tanesi (%1. karides. Ayşenur KAYA2. Buse ERASLAN1.3’ü streptomisine dirençlilik göstermiştir. İzole edilen suşların tamamı (%100) Sefazoline dirençlilik gösterirken. Biyoloji Böl. dirençlilik. toplum sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. antibiyotik. sedimentten izole edilen suşların %96. MAR (Multiple Antibiotic Resistance) indeksi 0. 1 Çukurova Üniversitesi. Bu da istenmeyen sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Çoklu antibiyotik dirençliliği göz önünde tutulursa durumun ciddiyeti daha iyi anlaşılmaktadır. Buse ERASLAN1.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen ve Teknoloji Eğ. Bu amaçla Akdeniz’den toplanan karideslerden 97 adet Gr(-) bakteri izole edilmiş ve 10 farklı antibiyotiğe karşı dirençlilikleri araştırılmıştır. Bu faktörler bakterilerin dirençliliğini arttırıcı rol oynamaktadır. Ayrıca bakterilerin tür bazında identifikasyonu yapılmıştır. 1 Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi. %81. Adana fmatyar@cu.7) imipeneme dirençli bulunmuştur.8’inin ampisiline dirençli olduğu bulunurken. sediment PM008 Karideslerden İzole Edilen Gr(-) Bakteri Suşlarının İdentifikasyonu ve Çoklu Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1. 01330 Balcalı.072 tona ulaşmıştır. Bu amaçla İskenderun körfezi deniz suyundan 37 sedimentten 56 olmak üzere toplam 93 Enterobacteriaceae üyesi izole edilmiş ve çoklu antibiyotik dirençliliği araştırılmıştır. 01330 Balcalı.4’ünün çoklu dirençlilik taşıdığı anlaşılmıştır. bu suşların tür bazında identifikasyonunun yapılması amaçlanmıştır.9’u ampisiline.2-1 arasında değişmektedir. Fen ve Teknoloji Eğitimi 01330 Balcalı/Adana 2 Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. Biyoloji Bölümü. Ülkemiz karides ihracatı 2003 yılında 1.5’inin. Çoklu antibiyotik dirençliliği araştırıldığında bu oranın %98. Su izolatlarının tamamının (%100) streptomisine. su izolatlarının % 94.823. Hastane atıkları ve evsel atıklarla suya karışan antibiyotiklerin suda ve sedimentlerde uzun süre kaldığı bilinmektedir. Çoklu antibiyotik dirençliliği karşılaştırıldığında. dirençlilik Gr(-) bakteri. ADANA 2 Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. %96. Çok sayıda türü olan karidesler ekvatordan kutuplara kadar olan geniş bir aralıkta yaşayabilmektedir.edu. Bu çalışmada amaç Akdeniz’den toplanan karideslerden izole edilen Gr(-) bakterilerde çoklu antibiyotik dirençliliğinin araştırılması ve bu bakterilerin tür bazında identifikasyonunun yapılmasıdır. son zamanlarda artan trendler dolayısıyla çiğ olarak da tüketilmektedir. Anahtar Kelimeler: antibiyotik. TRABZON PM007 Deniz Suyu ve Sedimentinden İzole Edilen Enterobacteriaceae Üyelerinin İdentifikasyonu ve Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1. Biyoloji Böl. ADANA fmatyar@cu. %73. Fen Bilgisi Öğretmenliği. 238 .2’si amikasine dirençli bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Enterobacteriaceae.9 olduğu bulunmuştur.4’ streptomisine.tr Ülkemizde ve dünyada lüks tüketim ürünleri arasında yer alan karidesin tüketimi her geçen gün artmaktadır.19. Bu çalışmada deniz suyu ve sedimentten izole edilen Enterobacteriaceae üyelerinin 10 farklı antibiyotiğe karşı çoklu antibiyotik dirençliliğinin araştırılarak. Her ne kadar pişirilip yenen karidesler.1’inin sefazoline. Osman GÜLNAZ1.tr Sucul ortamlarda antibiyotik dirençli patojen Enterobacteriaceae üyelerinin hızla artması susuz yaşamın olmayacağı düşünülürse.9’u nitrofurantoine. % 94’ü ampisiline. sediment izolatlarının %96. Eğitim Fak.

FenEdebiyat Fakültesi. Enterobacter aerogenes ATCC 13048.5 . Çanakkale nurcihan. bazı mikrofunguslar üzerindeki etkinin oldukça düşük olduğu gözlenmiştir. Uçucu yağların test bakterileri.edu. hirtum. Escherichia coli ATCC 11230. Eğitim Fakültesi. Lycoperdon perlatum antimikrobiyal aktivite PM011 Eskişehir Yöresinde Yetişen Bazı Karayosunu (Bryophyta) Türlerinin Antimikrobiyal Aktivite Açısından Taranması Filiz SAVAROĞLU1. uçucu yağ. antibakteriyal aktivite. 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi.% 82.. 26480 Eskişehir fbirgi@ogu. Staphylococcus epidermidis NRRL B-4877.. Anahtar Kelimeler: Origanum vulgare subsp.3 – 85. Biyoloji Bölümü. Ekstraktların antimikrobiyal aktivitesi agar difüzyon yöntemi ile 4 farklı referans antibiyotik ile kıyaslanmıştır. ancak test edilen ipliksi funguslardan bazıları üzerinde antifungal etki hiç görülmezken. Aulacomnium androgynum (Hedw. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Agrocybe dura (Bolt. Görkem DÜLGER Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi.) Schimp. Anahtar Kelimeler: Agrocybe dura. Origanum vulgare subsp. Scleroderma bovista Fr.) Singer. Scleroderma bovista. Genel olarak çalışılan tüm karayosunlarının petrol eteri. Başaran DÜLGER. Candida albicans ve mikrofunguslar üzerinde antimikrobiyal aktivite gösterdiği. Microccoccus luteus ATCC 9341. Staphylococcus aureus ATCC 6538 P. Biyoloji Bölümü. GC/MS analiz sonuçlarına göre doğal ve kültür örneklerinin uçucu yağlarının ana bileşenleri karvakrol (% 7. Biyoloji Bölümü. timol PM010 Bazı Makrofungus Türlerinin Antimikrobiyal Aktivitesinin Belirlenmesi Nurcihan HACIOĞLU. maya kültürlerinden Debaryomyces hansenii DSM 70238 ve Candida lypolitica karşı güçlü antimikrobiyal aktivite oluşturdukları saptanmıştır. Bacillus cereus ATCC 7064. antifungal aktivite. Biyoloji Bölümü. etil asetat. Brachythecium populeum (Hedw.edu. 239 . Salmonella typhimurim CCM 5445 bakterilerine ve maya kültürleri olarak Debaryomyces hansenii DSM 70238. hirtum Türünün Doğal ve Kültür Formlarının Uçucu Yağ Bileşimleri ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Ayşe Dilek AZAZ Balıkesir Üniversitesi. Cansu FİLİK İŞÇEN2. ve Tortella tortuosa (Hedw. metanol.0) olarak belirlenmiştir. etil asetat ve aseton ekstraktlarının bazı Gram pozitif ve negatif bakteriler üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir.) Schwagr... maya ve küf streynlerine olan etkisi incelenmiştir.tr Lamiaceae familyası Türkiye’de 45 cins. Lamiaceae. Fen Edebiyat Fakültesi. per Pers.: Fr. karvakrol. Lycoperdon perlatum Pers. Semra İLHAN1 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. bu familya içinde yer alan Origanum cinsi ise 24 tür ile temsil edilmekte olup bu cinsin endemizm oranı %63’tür. hirtum Link alttürüne ait örnekler Marmara bölgesinin farklı lokalitelerinden toplanarak Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü ’nde kültüre alınmıştır. GC/MS. Anahtar Kelimeler: karayosunu antimikrobiyal aktivite.n@gmail.. 546 tür (730 takson). Hedw. Candida lypolitica test mikroorganizmalarına karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırılmıştır. Balıkesir azaz@balikesir. Fen-Edebiyat Fakültesi.tr Eskişehir Sündiken Dağlarından toplanan Dicranum scoparium. Elde edilen sonuçlara göre araştırmada kullanılan makrofunguslardan elde edilen ekstrelerin test mikroorganizmalarına özellikle de bakterilerden Bacillus cereus ATCC 7064’a. karayosunu türlerinin petrol eteri.) Schimp.% 60. Örneklerin uçucu yağları hidrodistilasyonla elde edilerek GC ve GC/MS ile kimyasal bileşimleri belirlenmiştir.) Limpr.19. İlköğretim Bölümü. makrofunguslarından hazırlanan etanol ekstrelerinin disk difüzyon yöntemiyle Bacillus subtilis ATCC 6633. Proteus vulgaris ATCC 6899. Homolothecium sericeum (Hedw.com Bu araştırmada. TRABZON PM009 Marmara Bölgesi’ nde Yetişen Origanum vulgare subsp.9 ve % 5.3 -68. kloroform ve aseton ekstraktlarının Gram pozitif ve Gram negatif bakteri.3 . Kluyveromyces fragilis ATCC 8608.4) ve timol (% 0.1 ve % 0.

diğer antibiyotiklerin büyük çoğunluğuna duyarlı olduğu gözlenmiştir. coli. 1.com Bu araştırmada. 50 µg. Histidin kalıntısı içeren birçok enzim vardır. anti-viral etkilerinin ortaya çıkması ile farmokolojik alanda önemli bir yere sahip oldukları belirlenmiştir Bu çalışmada. fenilendiamin PM013 Thymbra spicata L. . hidantoin gibi ilaçlarda. Kontrol amacıyla yapılan antibiyogram testinde kullanılan standart suşların. vancomysin.2 fenilendiamin DMSO’de (dimetyl sulfoxide) çözülmüş sonra her bir diskte 10 µg.edu. Meram. antimikrobiyal aktivite. Fen-Edebiyat Fakültesi. Maddelerin minimum inhibisyon konsantrasyonları (MIC) belirlendikten sonra. Anahtar Kelimeler: imidazol. bunların çoğu hidrolitik enzimlerdir ve imidazol kısmı enzimin aktif merkezini oluşturur.edu. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerine antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır. uçucu yağ. Streptococcus mutans RSHE 676. Konya htaner@selcuk. İmidazol. cereus. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerine antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. ürik asitte. Ayrıca kontrol amacıyla bu 11 adet standart suşun cefotaxim. Salmonella typhimurium ATCC 14028. Klebsiella pneumoniae NCTC 5049. Thymbra spicata bitkisine ait uçucu yağın mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579. Escherichia coli ATCC 25922. Fen Bilimleri Enstitüsü. Fen Edebiyat Fakültesi. cereus ve E. İmidazol doğal halkadır. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Araştırılması Mehtap AKIN. Doğada bulunan birçok bileşikte imidazol halkası bulunur. Staphylococcus aureus ATCC 25923. Eğitim Fakültesi. aztreonam ve imipenem antibiyotiklerine karşı duyarlılıkları araştırılmıştır.19. Uçucu yağa karşı en hassas bakteriler B. B grubu vitaminler arasında yer alan biotinin yapısında bulunur. Ahmet COŞKUN2. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İmidazol halkası bulunan bu üç adet maddenin standart suşlara çok az etkili olduğu ve suşların genellikle dirençli olduğu tespit edilmiştir. penicillin. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. antimikrobiyal aktivite. 3-imidazol 4-methyl 1-2 fenilendiamin. gentamisin. Biyoloji Bölümü. 42075. 42075.5-Triazinler. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. Salmonella enteritidis ATCC 13076. Anahtar Kelimeler: Thymbra spicata. chloramphenicol. Salmonella typhimurium ATCC 14028. uçucu yağ. steril boş kağıt disklere (oxoid) emdirilmiştir. Uçucu yağa karşı en hassas bakteri B.3 diazol) önemlidir. Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853. Hatice TANER SARAÇOĞLU Selçuk Üniversitesi. adenin ve guanin gibi pürin bazlarında. Mustafa Onur ALADAĞ3. ampicillin+sulbactam. Son yıllarda s-triazin türevlerinin anti-tümör. 300 µg madde olacak şekilde hazırlanan çözelti. Staphylococcus aureus ATCC 25923.2-fenilendiamin. en dayanıklı bakteriler ise S. Selçuk Üniversitesi. simetrik yapıda oldukları için diğer bir adıyla kısaca s-triazinler denilmektedir. Kimya Öğretmenliği Bölümü. Konya ahuysal@selcuk.3. Konya 4 Selçuk Üniversitesi.tr Bu araştırmada. coli’ dir. Biyoloji Bölümü. aureus ve S. 42075. Mehtap AKIN Selçuk Üniversitesi. Bacillus anthracis) üzerindeki duyarlılık testleri yapılmıştır. Teucrium polium bitkisine ait uçucu yağın mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579. ciprofloxacin. 100 µg. Biyoloji Bölümü. en dayanıklı bakteri ise E. Kampüs. disk diffüzyon yöntemi ile 11 adet standart suş (Streptococcus salivarius RSHE 605. 30 µg. Bacillus cereus ATCC 11778. TRABZON PM012 İmidazol Grubu İçeren Bazı Fenilendiaminlerin Antimikrobiyal Etkilerinin Araştırılması Ahmet UYSAL1. Listeria monocytogenesis NCTC 5348. Kimya Bölümü laboratuarlarında sentezlenen 4-imidazol 1. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Belirlenmesi Hatice TANER SARAÇOĞLU. Staphylococcus aureus ATCC 6538. Konya mehtapakin10@yahoo. mikrodilüsyon PM014 Teucrium polium L. Nuriye EKMEKÇİ4 1 Selçuk Üniversitesi. typhimurium’ dur. Konya 3 Selçuk Üniversitesi. yarı-eksojen bir amino asit olan histidinde. Ziya Erdem KOÇ1. Streptococcus pneumoniae ATCC 10015. s-Triazin türevleri günümüzde ilaç sanayinden plastik sanayisine kadar bir çok alanda kullanılmaktadır. Kampüs. mikrodilüsyon 240 Antimikrobiyal aktivite. cefotaxime dirençli. Fen Edebiyat Fakültesi. 4-imidazol NO2-1. Anahtar Kelimeler: Teucrium polium. Kampüs. İmidazol halkası içeren birçok sentetik ilaç da yapılmıştır.tr Beşli halkada hetero-atom olarak iki azot içeren azollerden imidazol (1.

Escherichia coli mikroorganizmaları üzerinde test edilmiştir. Kahramanmaraş mdigrak@ksu. Melisa officinalis L. bitki. Belirtilen bitkilerin antimikrobiyal etkisi disk difüzyon metoduna göre. Aksu Çayı’nda. antimikrobiyal aktivite.19. Escherichia coli ATCC 11230. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerinde denenmiştir. Corynebacterium xerosis CCM 2824. Başaran DÜLGER Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Humulus lupulus.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Artemisia abrotanum L. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Çalışmada kullanılan tüm bitki ekstraktları test mikroorganizmalarının gelişimlerini farklı oranlarda etkilemiştir. Yersinia lipolytica. Pinus pinea. Bu bitkilerden hazırlanan etanol ekstreleri hazırlanarak disk difüzyon yöntemiyle Bacillus cereus ATCC 7064. Biyoloji Bölümü. Angelica silvestris L. mikroorganizma PM017 Kahramanmaraş Yöresindeki Bazı Orman Ağaçlarının Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri Metin DIĞRAK. Klebsiella pneumoniae. Rhodotorula rubra DSM 70403 mayaları üzerinde antimikrobiyal etkileri araştırılmıştır. Uçucu yağa karşı en hassas bakteri B. 241 . Konya mehtapakin10@yahoo. Pinus pinea türlerinin antimikrobiyal etkileri araştırılmıştır. Mehtap ESEN. Pinus pinea “Fıstık çamı” (Pinecae). Humulus lupulus L. Biyoloji Bölümü. (köpek üzümü). Pinus nigra. Cedrus libani (Lübnan sediri). Pinus pinea. (kudret narı). Uçucu Yağının Antibakteriyal Etkisinin Araştırılması Mehtap AKIN. Kahramanmaraş Atatürk Parkı’nda. Cupressus arizonoica “Yatık servi” (Cupressecae) Karacasu bölgesinde. Quercus coccifera (Meşe). Cupressus sempervirens. Anthemis nobilis L. Sahharomyces cerevisiae. Centaurium erythraea L. Solanum nigrum L. Calendula officinalis L. Anahtar Kelimeler: Antimikrobiyal aktivite. Thuja orientalis. Thuja orientalis “Doğu mazısı” (Cupressecae). (adaçayı). (kekik). Hacı Mustafa Köy’ünde (Sır barajı). Achillea millefolium bitki ekstraktlarının antimikrobiyal etkilerinin mukayese antibiyotiklerine kıyasla daha düşük olduğu saptanmıştır.tr Bu çalışmada. (alman papatyası). Althaca officinalis L. Hatice TANER SARAÇOĞLU Selçuk Üniversitesi. en dayanıklı bakteri ise E. Bununla beraber Cassia senna. Fen Edebiyat Fakültesi. (şerbetçi otu) bitkilerinin antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır. TRABZON PM015 Abies cilicica Carr. uçucu yağ. Türkoğlu’nda. Fen Edebiyat Fakültesi. (kara pelin). Pınarbaşı’nda. cereus. Staphylococcus aureus ATCC 25923.com Bu çalışmada aktarlarda satılan ticari bitkilerden Salvia officinalis L. (sinameki). Enterobacter amnigenus. (civanperçemi). Anahtar Kelimeler: ağabeyes cilicica. Momordica charantia L. Melisa officinalis ekstresi ise Corynebacterium xerosis CCM 2824 bakterisine karşı gösterdiği 17 mm’lik inhibisyon zonu ile çalışılan materyaller arasında en yüksek inhibisyon zonu oluşturan bitki olmuştur. Bacillus cereus. (sumak). Pinus pinea. Salmonella typhimurium ATCC 14028. (melekotu). Centaurium erythraea bitki ekstraktı ise tüm mikroorganizma kültürlerin karşı en yüksek antagonisik etkiye sahiptir. (kırmızı kantaron).n@gmail. etnobotanik özellikleri bakımından yüzyıllardır kullanılmalarının yanında yüksek antimikrobiyal etkilerinin gözlenmesi nedeniyle bitki preparatlarının daha detaylı çalışılarak farmakolojik ve biyokimyasal analizlerle etken maddelerinin tanımlanması ve etki mekanizmasının araştırılmasının önemli olacağını ortaya koymaktadır. Bacillus megaterium. Pinus pinea. mikrodilüsyon PM 016 Ticari Olarak Satılan Bazı Bitki Preparatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Nurcihan HACIOĞLU. Staphylococcus aureus ATCC 6538P bakterileri ve Kluyveromyces fragilis ATCC 8608. Nerium oleander (Zakkum). (hatmi çiçeği). Quercus coccifera. coli’ dir. Pinus brutia. Achillea millefolium L. Candida albicans. (aynisafa). Çanakkale Nurcihan. Staphlococcus aureus. Fen Edebiyat Fakültesi. Thuja orientalis. Abies cilicica bitkisine ait uçucu yağ mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579. Bu çalışma ileri seviyede yapılacak olan çalışmalara öncülük edecektir. Thuja orientalis. Elde edilen veriler. Pseudomonas putida. Rhodotorula rubra. Thuja orientalis.com Bu araştırmada. Thymus vulgaris L. Proteus vulgaris ATCC 8427. (oğulotu). Pseudomonas aeruginosa. Rhus coriaria L. Juniperus oxicedrus (Ardıç). Kapıçam bölgesinde. Nurcan ERBİL Kahramanmaraş Sütçü imam Üniversitesi. Thuja orientalis. Cassia senna L. Cupressus sempervirens “Servi”.

35100. uçucu yağ. Fen Fakültesi. Cefoperozone+Sulbactam (% 57. Nerium oleander. 35100. Bununla birlikte. hemorrhagic E. Biyoloji Bölümü. uçucu bileşenler. coli suşlarına karşı en duyarlı beta-laktam antibiyotiklerinin Sulbactam+Ampicilin ve İmipenem (% 55.’ nin aseton. Mühendislik Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.edu. Thuja orientalis. 3 ve 6 mg/disk konsantrasyonlarında dikkate değer bir antimikrobiyal etki göstermişlerdir. antimikrobiyal aktivite 242 . aureus ATCC 43300. Cupressus sempervirens (yaprak. etanol. Pinus pinea. Biyoloji Bölümü. E. Klinik örneklerden izole edilen ve teşhisi yapılan E. aseton. Kahramanmaraş asteroidea_ela@mynet. beta laktam antibiyotikleri.88).58) olarak sıralandığı belirlenmiştir. Meltem CONK DALAY3 1 Ege Üniversitesi. Bu amaçla Kahraman Maraş’taki kliniklere çeşitli rahatsızlıklar nedeniyle başvuran hastalara ait 68 klinik örneği alınmıştır. Bu çalışma. Quercus coccifera. Nitrik asit. İzmir guven. Juniperus oxicedrus. Kuru materyalden Clevenger aparatı ile su buharı distilasyonu yapılarak uçucu yağ ve soxhlet aparatı kullanılarak da metanol. Çalışmada kullanılan diğer antibiyotiklere karşı E. Mikroalg Kültür Koleksiyonu’ ndan elde edilen ve yeşil bir mikroalg olan Chlorella sp.coli’nin direnç kazanımının Ceftazidime (% 91. Chlorella sp. Türkiye) uçucu yağındaki bileşenlerin belirlenmesi ve çeşitli çözücüler kullanılarak elde edilen ekstrelerinin antimikrobiyal aktivitelerini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Escherichia coli.35) ve Cefoperazone (% 66. Chlorella daha ileri çalışmalarla bir farmasötik olarak dikkate alınabileceği belirlenen bir mikro algdir. Juniperus oxicedrus (yaprak). Anahtar Kelimeler: Pinus brutia. Biyoloji Bölümü. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’ ndan temin edilen on bakteri. Zelal AKSOY. optimum laboratuar koşulları altında kültüre edilmiş ve hücreler kültürden toplandıktan sonra saklanmak üzere liyofilize edilerek kurutulmuştur. Cefuroxime ve Ampicilin (98. Biyomühendislik Bölümü. N Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU1. Chlorella sp.23). Fethiye Ferda YILMAZ KÖZ2. infeksiyon hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı antibiyotiklere karşı Escherichia coli’nin göstermiş olduğu duyarlılık ve direnç durumları incelenmiştir.5. Juniperus oxicedrus. ekstre. Cupressus arizonoica.’ nin (Ege-MACC-1. Bununla birlikte uçucu yağı test edilen konsantrasyonlarda antimikrobiyal etkiye sahip değildir.21’ i) tanımlanmıştır. direnç PM 019 Chlorella sp. Thuja orientalis (yaprak) uçucu yağlarının daha güçlü antimikrobiyal özellik gösterdiği tespit edilmiştir. Bu çalışma sonuçlarına göre.84) major bileşenler olarak saptanmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi.17). uçucu yağ bileşenleri GC ve GC/MS kullanılarak incelenmiş ve 7 bileşik (toplam bileşenlerin % 92. Ceftizoxime (%70. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Chlorella . Fen Fakültesi.’ nin Uçucu Yağı ve Ekstrelerinin Antimikrobiyal Aktivitesi Güven ÖZDEMİR1. Zeliha DEMİREL1. Antimikrobiyal testler disk difüzyon yöntemi ile Ege Üniversitesi. Salda Gölü. coli bakterisinin en dirençli olduğu beta-laktam grubu antibiyotiklerin Cefotaxime.oxacillin resistant S. kloroform.17) olduğu tespit edilmiştir.11) ve fitol (% 29. Pinus brutia (gövde). TRABZON Araştırma sonucunda. 2-metilpropil ester (% 51. coli (O157:H7) RSSK 232) ve bir maya türüne (Candida albicans ATCC 10239) karşı yapılmıştır. yüksek protein içeriği ve diğer temel besin öğelerinden ötürü uzun zamandır bilinen iyi bir besin ve enerji kaynağıdır.com Bu çalışmada. Farmasötik Mikrobiyoloji Bölümü. iki spesifik patojen (methicillin . Pinus nigra. İzmir 2 Ege Üniversitesi. 35100. Piperacilin (%88. antimikrobiyal aktivite PM 018 Kahraman Maraş’taki Kliniklere Başvuran Hastalardan İzole Edilen Escherichia coli’nin Beta-Laktam Grubu Antibiyotiklere Karşı Direnç Gelişimi Fadime TOPÇAL.tr Chlorella sp. Chlorella sp. hekzan ve diklorometan ekstreleri 1.52) olduğu tespit edilmiştir. Metin DIĞRAK Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. Eczacılık Fakültesi. Pinus pinea (gövde. diklorometan ve hekzan ekstreleri hazırlanmıştır.ozdemir@ege. İzmir 3 Ege Üniversitesi. Cedrus libani.41). Ceftriaxone (%79. meyve). Ege Üniversitesi.19. meyve).

Bu bakterilerin 4 farklı ağır metale dirençlilikleri araştırılmıştır (kadmiyum. mayalar için amphotericine kullanılmıştır.1’i kroma ve %8.81-1000 µg/ml ve 62.81. Bu çalışmada İskenderun Körfezi M/V Ulla batığı çevresinden alınan su ve sediment örneklerinden izole edilen Gr(-) bakterilerin ağır metal dirençlilikleri araştırılarak bu bakterilerin tür bazında identifikasyonunun yapılması amaçlanmıştır. coli. Handan SAKARYA2.edu. Fen Edebiyat Fakültesi.4’ü kadmiyuma. Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. aeruginosa. X. utilis mayaları kullanılmıştır. Fen ve Teknoloji Eğitimi Bölümü.3. P.1000 µg/ml arasında değişmiştir. coli K-12 suşu ile karşılaştırıldığında su izolatlarının % 69.com Yeni sentezlenmiş Benzothioazole türevi schiff bazlarının antimikrobiyal aktivitelerini belirlemek üzere E. Kamuran GÖRGÜN2 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Test edilen yeni sentezlenmiş maddelerin. Minimum inhibe edici konsantrasyon) ve sidal konsantrasyonları (MSK.8. % 15. glabrata. P. L. Standart E. E. Biyoloji Bölümü. ağır metal. 01330. S. Eskişehir bkunduh@gmail. krom ve kurşun ).250 µg/ml olmuş ve denenen 7 maddenin özellikle mayalar üzerinde düşük konsantrasyonlarda statik ve sidal etkili olduğu tesbit edilmiştir. MIC Antimikrobiyal aktivite. TRABZON PM 020 Yeni Sentezlenmiş Benzothioazole Türevi Schiff Bazlarının Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Buket KUNDUHOĞLU1. Bu amaçla izole edilip ağır metal dirençliliği araştırılan bakterilerin adı geçen ağır metallere karşı farklı oranda tolerans gösterdikleri saptanmıştır. Bu da insan patojeni bakterilerle mücadeleyi zorlaştırmaktadır. Sevil PİLATİN1. Anahtar Kelimeler : benzothioazole. Biyoloji Bölümü. Sadık DİNÇER2 1 Çukurova Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: dirençlilik Bakteri. yapılacak toksisite mutajenite ve diğer tamamlayıcı testler sonrasında. B. monocytogenes. S. Ayşenur KAYA2. Adana 2 Çukurova Üniversitesi. sediment izolatlarında bu oran sırasıyla %88. Denenen 7 yeni sentezlenmiş schiff bazın mikroorganizmalar üzerindeki inhibe edici (MİK. albicans. Test mayaları için MİK ve MSK değerleri sırasıyla 7. Balcalı. E. %17. typhimurium. vulgaris. Biyoloji Bölümü. epidermidis bakterileri ve C.9. Adana fmatyar@cu. faecium. Kimya Bölümü.125 µg/ml ve 7.81 . campestris. Standart test antibiyotiği olarak bakteriler için gentamycine. Bilindiği gibi mikroorganizmalar hayatta kalmak için farklı şartlara uyum sağlama ve dirençlilik geliştirme yeteneğindedirler.tr 2004 Eylül ayında İskenderun Körfezi sularına gömülen M/V Ulla kuru yük gemisinin çevreye verdiği zarar ve doğuracağı sonuçlar hala tartışılmaktadır. Fen Edebiyat Fakültesi. Maddelerin kullanılan test bakterileri üzerindeki statik ve sidal konsantrasyonları sırasıyla 7. Osman GÜLNAZ1. aerogenes. bakır. Eğitim Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. aureus. Fen Edebiyat Fakültesi.2 si kurşuna dirençlilik gösterirken. C.7 si bakıra. 01330. antifungal ajan olarak kullanım potansiyelleri bulunmaktadır. %36. S. %83. % 4.5 . Bu amaçla gemi batığı çevresinden alınan su ve sediment örneklerinden toplam 139 adet Gr()bakteri izole edilmiş (sırasıyla 49 ve 90 adet).5 olmuştur. PM 021 İskenderun Körfezi M/V Ulla Batığı Çevresinden İzole Edilen Gr(-) Bakterilerin İdentifikasyonu ve Ağır Metal Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1. subtilis.19. C. 243 . minimum sidal konsantrasyon) mikrodilüsyon broth yöntemiyle belirlenmiştir. Balcalı.

antimikrobiyal aktivite. aureus ATCC 43300. Biyomühendislik Fakültesi. Ekstrelerin antimikrobiyal aktiviteleri disk diffüzyon yöntemi ile iki spesifik patojen (metisilin-oksasilin dirençli S. Meltem CONK DALAY3 1 Ege Üniversitesi.’in Antimikrobiyal ve Antifungal Aktivitesinin Araştırılması Emine İÇYÜZ1. Uçucu yağın antimikrobiyal aktivitesini test etmek amacıyla Disk Difüzyon Metodu. Mühendislik Fakültesi. Kampus. Ayrıca Klevenger cihazında hidrodistilasyon ile uçucu bileşikleri ekstrakte edilmiş ve GC. Atila YANIKOĞLU1. Siyanobakteriler klorofil a ve diğer pigmentleri içerdiği. Salmonella typhimurium CCM 5445. Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı.19. Escherichia coli ATCC 29908) üzerinde test edilmiştir. hemorajik E. GS-MS 244 . Pseudanabaena sp. Zeliha DEMİREL1. Biyoloji Bölümü. Streptococcus faecalis ATCC 8043. terpinene (%4. aerogenes ATCC 13048. Origanum. İzmir 2 Ege Üniversitesi.20) diğer bileşenler olarak bulunmuştur.edu. Çalıştığımız türde de görüldüğü gibi siyanobakteriler çok çeşitli ortam ve koşullarda üreyebilen canlılardır. Antalya 2 Akdeniz Üniversitesi. Minimum Inhibitör Konsantrasyon Testi (MIC) ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyon Testi (MBC) uygulanmıştır. antimikrobiyal. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. F.com Bu çalışmada Denizli. türleri Oscillatoria gibi ipliksi Anabaena gibi gaz vezikülü içeren bir Siyanobakteri`dir. İzmir 3 Ege Üniversitesi. Sarayköy de bulunan termal su kaynağından izole edilen bir siyanobakteri olan Pseudanabaena sp. E. GC/MS analizleri gerçekleştirilmiştir. Fen Fakültesi. Origanum bilgeri uçucu yağı Gram(+) ve Gram(-) bakteriler dahil birçok bakteriye karşı güçlü bir antimikrobiyal aktivite göstermiştir. Ferda Yılmaz KÖZ2. Biyoloji Bölümü. S. cymene (%5.. ekstre. B. Kampus. Farmasötik Mikrobiyoloji AD. Proteus vulgaris ATCC 6897.35) ve borneol (%2. Eczacılık Fakültesi. Pseudanabaena sp. antifungal ve antioksidan etkilerinin yanında toksik etkili olanlarıda bulunmaktadır.tr Bu çalışma endemik Origanum bilgeri türünün antimikrobiyal aktivitesini test etmek amacıyla yapılmıştır. fotosentez yapabildiği için alglere ve yüksek bitkilere çok benzemekle beraber hücre bölünme mekanizması nedeniyle günümüzde Bacteria domaininde değerlendirilmektedir.`nin çeşitli çözgen ekstreleri ve uçucu bileşenlerinde antimikrobiyal ve antifungal aktivitesi araştırılmıştır. Major bileşeni carvacrol (%83) olmakla birlikte. Güven ÖZDEMİR1. uçucu bileşik PM 023 Origanum bilgeri Türüne ait Uçucu Yağın Kimyasal İçeriği ve in Vitro Antimikrobiyal Aktivitesi Elif ODABAŞ KÖSE1. epidermidis ATCC 12228. Antalya ekose@akdeniz.38). Yapılan çalışmalarda siyanobakterilerin antibakteriyel. Staphylococcus aureus ATCC 6538-p. Bu çalışma endemik bir tür olan Origanum bilgeri türüne ait antimikrobiyal aktivitenin tespit edildiği ilk rapordur. İzmir emineicyuz@yahoo. Fen-Edebiyat Fakültesi. Origanum bilgeri türünün uçucu yağı su distilasyon metodu ile elde edilmiştir ve uçucu yağın kimyasal içeriğini tespit etmek amacıyla GS-MS analizi uygulanmıştır. Lamiaceae. BG 11 (Blue-Green Medium) ortamında optimum koşullarda üretildikten sonra liyofilize edilerek saklanmış ve Sokslet ekstraktöründe çözgen ekstreleri hazırlanmıştır. Tıp Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Pseudanabaena sp. Gözde ÖNGÜT2 1 Akdeniz Üniversitesi. coli (O157:H7) RSSK 232) ve bir maya türünün (Candida albicans ATCC 10239) de yeraldığı çeşitli organizmalar (Bacillus subtilis ATCC 6633. Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853. TRABZON PM022 Denizli Sarayköy’de Bulunan Termal Su Kaynağından İzole Edilen Siyanobakteri Pseudanabaena sp. Ayrıca kontrol olarak denenen antibiyotik grubuna göre daha yüksek antimikrobiyal aktivite sergilemiştir. Hücrelerindeki ince murein yapısı ile gram negatif bakterilere benzerler. antifungal. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Uçucu yağ. Bu özelliklerinden dolayı bir geçiş formu olarak son yıllarda bu canlılar üzerindeki çalışmalar artmıştır. cereus ATCC 7064.

albicans üremesini hemen hemen sıfıra indirdiği belirlendi. Teknikokullar. Salmonella 21. 37ºC ve pH=4. albicans üremesini bir miktar engellediği ancak bu düşüşün etkili bir düzeye inemediği. uçucu yağının yüksek düzeyde antimikrobiyal etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. GC-MS 245 . Veronica sp. Biyoloji Bölümü. PAAmIA ve PAAIA hidrojellerine üretim sırasında tutuklandı ve pH = 4.B. Anahtar Kelimeler: Uçucu yağ..5 mm ve üzeri inhibisyon zonu gösterdiği 4 test bakterisi (B. Meysun İ. Kampus.. Fen-Edebiyat Fakültesi. TRABZON PM 024 Polimerik Hidrojellerinin Flukonazol Salım Davranışları ve Mikrobiyal Etkileşimlerinin İncelenmesi Mehlika PULAT Gazi Üniversitesi. ve Thymus sp. Ankara mpulat@gazi. uçucu yağının disk diffüzyon yönteminde 25. 3. albicans. Pulat M. Candida albicans (C.8) olduğu tespit edilmiştir. Thymus sp.8’e eşit ve/veya düşük (MİK≤% 0. M. Kampus. S. B. Niğde gycelik@nigde. uçucu yağının test bakterileri üzerinde farklı zon çapları ile inhibisyon etkisi tespit edilmiştir.. I. 11:137 (1993). albicans ile etkileşimleri in-vitro süspansiyon ortamında incelendi. Katime.0. 37ºC koşullarındaki serbestleşmesi UV spektrofotometresi ile takip edildi. S.. 102:5994 (2006) 2. (PAAIA) hidrojellerinin şişme davranışları zaman. itakonik asit. E. Niğde 2 Niğde Üniversitesi. Flukonazolü daha hızlı saldığı belirlenen PAAmIA hidrojelinin Fickian tipi difüzyon gösterdiği saptandı. Advanced Drug Delivery Review.. ve Veronica sp.. aureus ATCC 25923.Journal of Applied Polymer Science. Fen-Edebiyat Fakültesi. Flukonazol içermeyen PAAmIA ve PAAIA hidrojel diskleri C. Streptococcus mutans CNCT 8177. J. Anahtar Kelimeler: Flukonazol. Shigella sonnei RSKK 877. Kinetik salım parametreleri olan n ve k hesaplanarak. Robinson. 51200. C. megatrium RSKK 5117. uçucu yağlarının test bakterileri üzerinde inhibisyon etkisine rastlanmamıştır. standart antibiyotiklerin test bakterileri üzerindeki inhibisyon etkisi ile karşılaştırılmıştır.. 90:530 (2003). Flukonazol tutuklu PAAmIA ve PAAIA hidrojellerin ise C. Flukonazol tutuklu hidrojellerin C. Thymus sp. Advanced Drug Delivery Review.edu. Bacillus cereus RSKK 863. Kimya Bölüm. akrilamid PM 025 Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktivitesi ve Kompozisyonu Ebru ÇELİK1. Thymus sp. 4. Ekşi H. antimikrobiyal aktivite. uçucu yağının test bakterileri üzerindeki inhibisyon etkisi. Gökçen YUVALI ÇELİK1.19. Peppas. Bacillus megatrium RSKK 5117. akrilik asit. Rodriguez. Ayrıca uçucu yağların kompozisyonları GC-MS analizi yapılarak belirlenmiştir.B. Thymus sp uçucu yağının çalışılan test bakterileri için MİK değerinin % 0. Pseudomonas aeruginosa ATCC 29212. bitkilerine ait uçucu yağların Staphylococcus aureus ATCC 25923. Knuth. Escherichia coli ATCC 35218. (PAAmIA) ve poli (akrilik asit-ko-itakonik asit). Bacillus subtilis RSKK 244.edu.. Amiji. Thymus sp. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.3 test bakterileri üzerinde antimikrobiyal aktiviteleri araştırılmıştır.tr Serbest radikal kopolimerleşmesi yöntemi ile hazırlanan poli(akrilamid-ko-itakonik asit). Biyoloji Bölümü. Kaynaklar: 1.. Fen-Edebiyat Fakültesi. Yersinia enterocolitica ATCC 1501. mutans CNCT 8177 ) seçilmiş ve Thymus sp uçucu yağının seçilen test bakterileri üzerinde agar dilüsyon metodu ile Minimum İnhibitör Konsantrasyonu (MİK) belirlenmiştir. K. ABDULLAH2 1 Niğde Üniversitesi. Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853. Journal of Applied Polymer Science. 11:169-177 (1993).0 koşullarında PAAmIA hidrojelinin PAAIA hidrojelinden daha çok şiştiği belirlendi [1]. Bu araştırmada disk diffüzyon yöntemi uygulanarak bu uçucu yağlardan Agrimonia sp. albicans) tedavisinde etkili bir şekilde kullanılmakta olan Flukonazole.tr Bu çalışmada Konya yöresinden toplanan Agrimonia sp. sıcaklık ve pH değişkenlerine göre incelendi. Hidrojellerin morfolojik yapısı SEM incelemeleri ile karşılaştırmalı olarak değerlendirildi ve PAAmIA hidrojeline göre daha az şişme değerine sahip olan PAAIA hidrojelinin daha az gözenekli bir yapıda olduğu saptandı. 51200. L. Her iki hidrojelde de ilk saatlerde terapötik değere ulaşıldı [2-4]. Çalışmada. subtilis RSKK 244.

ve antibiyotiklerine sırası ile % 38.Kanamisin 30 µg (K). Göl çevresinde yerleşimin yaygınlaşması ile göle boşaltılan evsel atıkların artması. 6’sı Serratia odorifera.com Bu çalışmanın temelini. Biyoloji Bölümü. Acorus calamus. 3. 25240.25 g/100 ml.008-0. Özellikle çoklu antibiyotik direnci (ÇAD) gösteren bakterilerin belirgin ölçüde artması. Bu çalışma sonucunda Enterobacteriaceae ailesinde yer alan 90 Gram negatif bakteri izole edilmiştir. Pimpinella anisum ve Acorus calamus. Eritromisin 15 µg (E). Antimikrobiyal aktivite bakımından etkili bulunan ekstraktların. 2’si Providencia stuarti. Kluyvera ascorbata. Fen Edebiyat Fakültesi. Streptomisin 10 µg (S). su. PG.0032 g/100 ml.25 g/100 ml. Biyoloji Bölümü. Achillea millefolium. 3’ü Klebsiella oxytoca.5 g/100 ml ve 0.AP. 19. Vezneciler. ve oranında dirençli oldukları belirlenmiştir. K. Pylori’ye karşı en etkili iki türün. in-vitro. çözücüler kullanılarak ekstrakte edilmiştir. Antibiyotik duyarlılık testinde ise incelenen tüm bakterilerin AK . Comamonas testosteroni olarak adlandırılmıştır.008-0. etanol ve kloroform ekstraktlarına göre daha yüksek antimikrobiyal aktivite gösterdiği belirlenmiştir. Co.14’ü Citrobacter diversus. Bu bakterilere karşı Cu. Bitkilerin su. Penisilin G 10 Ünite (PG). sırasıyla Capsellbursa pastoris. Cd. Sonuç olarak aseton ekstraktlarının. Antibiyotik duyarlılık deneyleri Kirby-Bauer disk difüzyon metodu ile ağır metal tuzlarına karşı duyarlılık deneyleri ise mikrodilüsyon tekniği ile yapılmıştır. E. 8. 13. 0. Fen Fakültesi. Amikasin 30 µg (AK).19. kloroform ve aseton ekstraktları bakımından. İstanbul aytenkimiran@yahoo. Antibiyotik direncinin ağır metal direncine göre daha düşük olması göldeki endüstriyel kirliliğin fekal kaynaklı kirlenmeye oranla daha yüksek olduğunu göstermektedir. Doğal su sistemlerinde mikrobiyolojik kirlilik etkeni mikroorganizmaların yanı sıra bunların antibiyotik ve ağır metal dirençleri de belirlenmelidir.125-0. Yersinia enterocolitica. kloroform ve aseton ekstraktları kullanılmış ve bu ekstraktların hem H. 5. Biyoloji Bölümü. bu organizmalardan kaynaklanan hastalıkların ilaçla tedavisini güçleştirmektedir. 1. bitki ekstraktı. tiyosiyanat yöntemi ile antioksidant özellikleri belirlenmiştir. Kadmiyum (Cd).004-0. Acorus calamus. bazı şifalı bitkilerin Helicobacter pylori’nin in vitro üremesine etkileri ile onların antimikrobiyal ve antioksidant potansiyellerinin belirlenmesi oluşturmaktadır. 0.063 g/100 ml olarak saptanmıştır. Küçükçekmece Gölü taşıdığı kirlilik yükleri açısından önemli bir doğal lagün sistemidir. Sevan Gürün. Zn. Cr ve Ni için Minimum inhibitör konsantrasyonu (MİK) değerleri sırasıyla 0. Çinko (Zn). 2’si Rahnella aquaticus ve geri kalanlar ise.016 g/100 ml. Carum carvi türünün ise prooksidant aktiviteye sahip olduğu bulunmuştur. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. antimikrobiyal. 0. agardiffüzyon yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Nalidiksik asit 30 µg (NA) ve Vankomisin 30 µg (VA)] karşı dirençleri incelenmiştir. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. 2. 2’si Kluyvera cryocrescens. NA. VA.com Küçükçekmece Gölü ve çevresi rekreasyon amacı ile kullanılan bir bölgedir. Providencia rettgeri. Krom (Cr) ve Nikel (Ni)] ve antibiyotiklere [Ampisilin 10 µg (AP). antioksidant PM 027 Küçükçekmece Gölü’nden İzole Edilen Bakterilerin Ağır Metal ve Antibiyotik Dirençlerinin İncelenmesi Ayten KİMİRAN ERDEM. 7. pylori hemde diğer test mikroorganizmaları üzerindeki etkileri. 13. sağlık açısından önemli bir tehlike oluşturmaktadır. Achillea millefolium oldukları bulunmuştur. bunun yanı sıra sanayi atıklarının da göle deşarjı. GM. Bakterilerin farklı toksik metallere karşı dirençlerinin tespiti. 2’si Enterobacter agglomerans. 0.002-0. S. TRABZON PM 026 Bazı Şifalı Bitkilerin Helicobacter pylori’nin invitro Üremesi Üzerine Etkileri ve Antioksidant Özellikleri Ayşe Aydan KARA Atatürk Üniversitesi. Ömer ALTUN İstanbul Üniversitesi. 5’i Enterobacter cloacea. 6’sı Citrobacter freundii. Bu amaçla 20 bitki türüne ait farklı kısımlar. Enterobacter sakazakii. Gentamisin 10 µg (GM). doğadaki çeşitli toksik kirleticilerin izlenmesinde yarar sağlayacaktır. 246 . Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. Kobalt (Co). Anahtar Kelimeler: Helicobacter pylori. Bu amaçla çalışmamızda Küçükçekmece Gölü’nden izole edilen Gram negatif bakterilerin ağır metal ve antibiyotik duyarlılıkları incelenmiştir. 5’i Providencia alcalifaciens.0160. Fe. H.5 g/100 ml. C. 7’si Citrobacter amalonaticus. Su. etanol. etanol. 6’sı Proteus vulgaris. Erzurum ayseaydan@yahoo. Bu bakterilerden 24’ü Escherichia coli. Demir (Fe). Kloramfenikol 10 µg (C).008-0. Edwardsiella hoshinae. Çalışmada Küçükçekmece Gölü’nde dokuz farklı istasyondan. Diğer taraftan bitkilerin aseton ekstraktlarının Carum carvi türü hariç antioksidat özellikte oldukları. Acorus calamus. 0. bir yıl boyunca mevsimsel olarak su örnekleri alınmış ve izole edilen Gram negatif bakteriler rutin bakteriyolojik yöntemler ile tanımlanmıştır. Bu bakterilerin ağır metallere [Bakır (Cu).

Protolikesterik asit. bakteriler üzerine etkilerine ait dünyanın çeşitli yerlerinde çok sayıda çalışma mevcuttur.10145. Erzurum nihaldogruoz@gmail. Xanthoria elegans. Metanol ekstrelerinin HPLC analizi sonuçları ile antimikrobial aktivite arasındaki ilişki tartışıldı. araminensis ve S. Salvia genusu dünyada yaklaşık 900 tür içerir ve bu türler kozmopolit dağılım gösterirler. Esra SOLMAZ1 1 Balıkesir Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Balıkesir taskun@balikesir. fungi. bitkilerdeki biyoaktif moleküllerden elde edilmektedir. Bu maddelerin büyük bir kısmı. ağır metal. Peltigara praetextata. ochraceus ve Fusarium proliferatum’a karşı iyi derecede (MIC 12.edu. Escherichia coli. epidemiyolojik çalışmalara ve toksik kirleticilerin etkilerinin belirlenmesine yardımı olacaktır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bunlardan 49 tanesi endemiktir. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. bakteri. Biyoloji Bölümü. TRABZON Özellikle Fe ve Cr gibi ağır metallere karşı gözlenen direnç. Anahtar Kelimeler : antibiyotik PM 028 S. dünyada ve ülkemizde çok eski zamanlardan beri hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Ramalina farinacea. Diğer bakteriler için Nutrient Agar. Sonuç olarak. ve S. Pek çok bitkisel ekstrenin prokaryot ve ökaryotlar üzerinde biyolojik aktivitesinin olduğu bilinmektedir. Bacillus cereus. Fen-Edebiyat Fakültesi. Sonuçlar 365 nm dalga boyunda UV okuyucu ile belirlendi. 10145. Staphylococcus aureus ve Candida albicans’ a karşı iyi derecede (MIC 12. Cetrelia olivetorum. filamentli funguslar için Saboroud Dekstroz Agar. Xanthoparmelia tinctina. Biyoloji Bölümü. Umbilicaria vellea. Pseudomonas aeruginosa. çevresel bakteri suşlarının antibiyotik ve ağır metallere karşı olan duyarlılıklarının test edilmesi. Kimya Bölümü.5 mg/ml) antimikrobial aktivite gösterdi. Araştırmacılar bitki kaynaklarından elde edilen yeni antimikrobiyal maddelerin bulunması için araştırmalarını sürdürmektedir. Likenler. aucheri Bentham subsp. Bu çalışmada Artvin. Vezneciler. fisodik asit. Zuhal ZEYBEK1. Bakteriler üzerinde etkileri olan antimikrobiyal maddelere karşı direncin giderek arttığı bilinmektedir. Peltigara polydactyla. Salvia Lamiaceae familyasının en büyük genuslarından biridir.aramiensis ise Proteus vulgaris. Proteus vulgaris. Sabourod Dekstroz Broth kullanıldı. Likenlerin antimikrobiyal aktivite özelliğinin. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. Giresun ve Trabzon çevresinden toplanan 11 farklı liken örneğinin (Anaptychia ciliaris. Nutrient Broth. Ali KARAGÖZ2. İstanbul 3 Atatürk Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Aspergillus Enterobacter.5 mg/ml) ve Klebsiella pneumonia’ ye karşı orta derecede (MIC 25 mg/ml) aktivite gösterdi.tr Son zamanlarda bitki ekstrelerinin biyolojik aktiviteleri yoğun bilimsel araştırmaların konusu olmaktadır. GülendamTÜMEN1. Ali ASLAN3 1 İstanbul Üniversitesi. antitüberküloz aktiviteleri incelendi. Biyoloji Bölümü. Aspergillus flavus. pulvinik asit lobarik asit usnik asit antimikrobiyal aktiviteleri belirlenen asitlerden bazılarıdır. İstanbul 2 İstanbul Üniversitesi. S. Xanthoria elegans. Günümüzde hava kirliliğinde biyolojik indikatörler olarak kullanıldığı gibi. aucheri var aucheri Metanol Ekstrelerinin HPLC Analizleri ve Antimikrobiyal Aktivitesinin Araştırılması Tülin AŞKUN1. Salvia aucheri subsp aucheri.19. Vezneciler. Biyoloji Bölümü. HPLC PM 029 Bazı Liken Türlerinin Antimikrobiyal Aktiviteleri Nihal DOĞRUÖZ1.com Tıbbi açıdan önemi olan bitkiler. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. Rhizoplaca melanopthalma. antifungal. Çalışmamızda Salvia aramiensis Rech. Mycobacterium tuberculosis için BBL MGIT Mycobacteria Growth Indicator Tube kullanıldı. Ahmet KARAHAN2. Bitki ekstraktlarının. Mycobacterium tuberculosis. Anahtar Kelimeler : Salvia. Daha önceki çalışmamızda likenlerin Lejyoner hastalık etkeni bakterilerin üremesini engellediği saptanmıştır. Bacillus cereus’ a karşı en iyi derecede (MIC 6. hastalıkların tedavisinde de kullanılır. Mikro dilusyon broth tekniği kullanılarak yapılan deneme sonuçları spektrometrede okundu. Lecanora muralis ) su ve etanol ekstraktlarının antibakteriyal 247 . Aspergillus niger. mantar ve alglerin simbiyotik yaşamları sonucu oluşan bitkilerdir. Staphylococcus aureus.3 mg/ml). ortamın bu ağır metallerce kirlendiği sonucunu ortaya koymaktadır. f. aucheri metanol ekstrelerinin antibakteriyal. Bu genusun 89 türü ve 94 taksonu Türkiye’de bulunmaktadır. Candida albicans. yapılarındaki çeşitli asitlerden kaynaklandığı bildirilmiştir. Salvia için endemizm oranı %55’tir.

Kimya Bölümü. Likenlerin etanol ekstraktlarının.6 cm) oranında etkili olduğu gösterilmiştir. PHOhid-2-gchitosan ] Staphyllococcus aureus ATCC25923 ve Eschericha coli ATCC27853 gibi bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri disk difüsyon yöntemine göre tayin edildi. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada kullanılan likenlerin antibakteriyal etkisi kontrol olarak denenen antibiyotiklerin etkisiyle karşılaştırıldığında.4 cm ) göstermiştir. Nutrient Agar besi ortamında bakteriler ile diskler 24 saat inkübe edildi. su ekstraktlarının % 63’ünün E. Hülya ARSLAN.6 cm ) ve Bacillus subtilis ATCC 6633 (en yüksek zon çapı 1. Bacillus subtilis ATCC 6633. Polimerlerin belirli konsantrasyonlarda çözeltileri hazırlanıp. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Staphylococcus epidermidis ATCC12228 üzerine %36 (en yüksek zon çapı 1. Tetracycline. Anahtar Kelimeler: Organik antimikrobiyal aktivite.) üzerinde test edilmiştir. sentezleyip yapılarını spektroskopik yöntemlerle aydınlattığımız organik bileşiklerimize karşı biyolojik aktivitelerinin olup olmadığına bakıldı. 248 . Anahtar Kelimeler: Kitosan. Kit-PHO-III. Etanol ekstraklarının Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538 (en yüksek zon çapı 1. Aynı zamanda bu iki bakterinin Penicilin. Likenlerin su ekstraktlarının %81’i Gram pozitif Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538 ve Bacillus subtilis ATCC 6633 üzerinde inhibe edici etki ( sırasıyla en yüksek zon çapı 1. Tobramycin ve cephalothin’in oluşturduğu inhibisyon zon çapları sırasıyla 2cm ve 3. Kitosan (düşük molekül ağırlıklı).tr Bu çalışmada gram pozitif bakteri olan Staphylococcus aureus ATCC25923 ve gram negatif olan Escherichia coli ATCC 27853 bakterilerine karşı.tr Bu çalışmada bazı kitosan polimerlerinin [Kitosan (PHO-I). Sercan MERCAN1 1 Gazi Üniversitesi. Elif LOĞOĞLU.5 cm olarak ölçülmüştür. biyolojik aktivite PM 031 Sentezlenen Bazı Organik Bileşiklerin Biyolojik Aktivite Çalışmaları Nurşen SARI. Ketoconazole. Kontrol olarak tobramycin ve cephalothin kullanılmıştır. Zonguldak logoglu@gazi. denenen bakterilerin tedavisinde kullanılamayacağı. PHBV-g-chit-XIV. Bu ekstraktların Staphylococcus epidermidis ATCC12228 üzerine etkisiz olduğu saptanmıştır. 06500. denenen Gram negatif bakterilerin hiçbirinin üremesini engellemediği. Anahtar Kelimeler: Liken. Oluşan zon çapları mm olarak ölçülüp sonuçlar literatürde bulunan benzer bileşiklerin sonuçları ile karşılaştırıldı.1 cm ve 1. coli üzerinde antibakteriyal etkisinin (en yüksek zon çapı 1. Staphylococcus epidermidis ATCC12228. antibiyotikler bileşikler. TRABZON aktiviteleri agar difüzyon yöntemi kullanılarak Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538. Klebsiella pneumoniae ATCC4352 standart suşları ile 2 çevresel izolat (Aeromonas spp. Literatürde bulunan bu tür çalışmalarda kitosan polimerlerinin antimikrobiyal aktivitelerinin olduğu gözlenmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi.19.5 cm ) olduğu saptanmıştır. Sercan MERCAN nursens@gazi. Mehmet YILMAZ.2 cm ) üzerine %27.edu. bu çözeltilerden 50 µL´lik kısmı steril 6 mm çapındaki disklere uygulandı. Chloramphenicol ve Gentamisin gibi antibiyotiklere karşı da aktiviteleri ölçülüp çalışmada kullanılan organik bileşiklerin zon çapları ile karşılaştırılmıştır. Mehtap YAKUT. zayıf etkili olması nedeniyle. 67100. Escherichia coli ATCC 25922. Pseudomonas aureginosa ATCC 9027. Ankara 2 Zonguldak KaraElmas Üniversitesi Kimya Bölümü.Bu sentezlenen organik bileşiklerin oluşturduğu zonlar disk difüzyon yöntemi ile belirlenmiştir. antibakteriyal etki PM 030 Bazı Kitosan Polimerlerinin Biyoaktivite Çalışmaları Elif LOĞOĞLU1. Teknikokullar.edu. ancak likenlerde farklı bakterilere etkili maddelerin bulunabileceği düşünülerek geniş spektrumda bakteriler üzerine etkisi araştırılmaya devam edilmektedir. Ampicillin. Buradan yeni ilaç etken maddesi olabilecek kimyasalların geliştirilmesi hedeflenmiştir.

koloni morfolojilerine göre ayrılarak. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi. enerji transdüksiyonlarını ve sitoplazmik membranlarının iyon geçirgenliğini değiştirerek kendilerini ekstrem sıcaklık değerlerine uyumlu hale getirirler. Bu nedenle. Ahmet ADIGÜZEL2. TRABZON PM 032 Bazı Yeni Sentezlenmiş Organik Bileşiklerin Antimikrobiyal Aktivite Çalışmaları Hikmet KATIRCIOĞLU1. Medine GÜLLÜCE3. Elde edilen 10 izolat. Tülin ÖZBEK4. yerden çıkış sıcaklığı 70°C olan Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) kaplıca suyundan termofilik bakterilerin izolasyonu ile bu izolatların fenotipik ve genotipik yöntemlerle karakterizasyonu amaçlanmıştır. klasik (morfolojik. Chloramphenicol ve Gentamisin gibi antibiyotiklere karşı da aktiviteleri ölçülüp çalışmada kullanılan organik bileşiklerin zon çapları ile karşılaştırılmıştır. Van 2 Atatürk Üniversitesi. Elif LOĞOĞLU4. Erzurum 4 Refik Saydam Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü. Erzurum 5 Yeditepe Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. PM 033 Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) Kaplıcasından İzole Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu Sümeyra SAVAŞ1. Bu mikroorganizmalar lipid kompozisyonlarıyla. Biyoloji Bölümü. bilim insanları jeotermal alanlardaki termofilik bakterilerin izolasyonu ve tanılanması için sayısız araştırmalar yapmaktadırlar. Termofilik bakterilerden elde edilen enzimlerin. Biyoloji Bölümü. Turkiye 4Gazi Üniversitesi. 249 . Aynı zamanda bu iki bakterinin Penicilin. Sınıf Öğretmenliği Bölümü. fizyolojik. daha önce bakteri florası ile ilgili hiçbir çalışma yapılmamış. DNA dizileme. Sercan MERCAN4 1Gazi Üniversitesi. bu enzimlerin endüstride çok farklı alanlarda kullanılmasına olanak sağlamıştır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. 16S-23S PCR. Kimya bölümü. Araştırma sonunda 10 izolattan 6 tanesinin Geobacillus. mezofil canlılardan elde edilen enzimlere göre daha yüksek sıcaklıklara dayanıklı olması. Bu sentezlenen organik bileşiklerin oluşturduğu zonlar disk difüzyon yöntemi ile tayin edilmiştir. Mehmet YILMAZ2.tr Planlanan çalışmada sentezleyip yapılarını spektroskopik yöntemlerle aydınlattığımız organik bileşiklerimizi gram pozitif bakteri olan Staphylococcus aureus ATCC25923 ve gram negatif olan Escherichia coli ATCC 27853 bakterilerine karşı biyolojik aktiviteleri incelendi. Bu çalışmada. Tetracycline. MIS. REP PCR. Ampicillin.19. biyokimyasal) ve moleküler yöntemlerle (MIS. Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi.edu. Tandoğan/Ankara. 16S23S rDNA. DNA Dizileme) karakterize edildi. termofilik mikroorganizmaların yaşayabildiği çevreler ile bu çevrelerin mikrobial içeriğinin tespitine yönelik araştırmalara büyük bir ivme kazandırmıştır. Mehtap YAKUT3. Kimya Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Termofilik bakteri. Eğitim Fakültesi. Eğitim Fakültesi. Biyoloji Öğretmenliği Bölümü Teknikokullar ANKARA 2Kocaeli University. Hakan ÖZKAN4 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi.com Biyoteknolojik öneme sahip olan TaqDNA polimeraz enziminin bir termofilik mikroorganizma olan Thermus aquaticus’tan izolasyonu. REP-PCR. Faculty of Arts and Sciences. Department of Chemistry 41380 Umuttepe-Kocaeli-Türkiye 3 Ankara Üniversity Fen-Edebiyat fakültesi. 06500 Teknikokullar /ANKARA hturk@gazi. Ketoconazole. 4 tanesinin ise Bacillus cinsine ait türler olduğu belirlenmiştir. İstanbul sumeyrasavas@hotmail. Fikrettin ŞAHİN5.

Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. İstanbul neslbalk@istanbul. Bu doğrultuda elde edilen 9 izolat koloni morfolojilerine göre ayrılarak. Coprinus poliomallus.Edebiyat Fakültesi. Vezneciler.com Yüksek sıcaklıklarda yaşamın keşfi ve Yellowstone Ulusal Parkı termal alanından Thermus aquaticus bakterisinin izolasyonu biyoteknoloji alanında büyük bir adım olmuştur. klasik (morfolojik. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Dülger ve Hacıoğlu. PM 035 Edremit Körfezi Tintinnid (Protozoa: Ciliophora) Türleri Neslihan BALKIS. Fahrettin GÜCİN2 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi.edu. 1983. Beylik Düzü. Medine GÜLLÜCE2. DNA Dizileme) karakterize edildi. Özellikle Thermus aquaticus’un ticari alanda sağlamış olduğu başarı bilim insanlarını.19. Fen. İstanbul 4 Refik SAYDAM Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü. Bu çalışmada. MIS. Başaran DÜLGER1.com Coprinus poliomallus Romagn. fizyolojik. Özlem BARIŞ2. FenEdebiyat Fakültesi. Fikrettin ŞAHİN3. Araştırma sonucunda. Türkiye 250 . Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Bunu müteakiben özellikle DNA’nın in vitro koşullar altında çoğaltılmasını amaçlayan PCR teknolojisi ortaya çıkmıştır.. tuzluluk ve oksijen gibi temel ekolojik özelliklerine de yer verilmiştir. PM 036 Türkiye İçin Yeni Bir Koprofilöz Fungus Kaydı Nurcihan HACIOĞLU1. TRABZON PM 034 Pasinler (Erzurum) Kaplıcasından İzole Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu Ahmet ADIGÜZEL1. mikrobiyal içeriği henüz tespit edilememiş jeotermal kaynaklardan mikroorganizmaların izolasyonu ve tanılanması çalışmalarına yönlendirmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu ve benzeri koprofilöz funguslar hakkında yapılacak yeni çalışmalar Türk mikobiotasının gelişimi için önemli kazançlar sağlayacaktır. 34134. Lorika şekline göre yapılan tür teşhisinde 6 familya ve 10 cinse ait toplam 16 tintinnid türü belirlenmiştir. içerdikleri yüksek sıcaklıklara dayanıklı enzimleri ile son zamanlarda biyoteknolojik ve endüstriyel alanlarda büyük bir ilgi odağı haline gelmişlerdir. Biyoloji Bölümü. 2007). BOX PCR. Bu amaca yönelik olarak örnekler. 4 tanesinin de Bacillus licheniformis türleri olduğu belirlenmiştir. Erzurum 3 Yeditepe Üniversitesi. elde edilen 9 izolattan 5 tanesinin Geobacillus pallidius. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Anahtar Kelimeler: Termofilik bakteri. Türkiye 2 Fatih Üniversitesi. Benin TOKLU-ALÇILI İstanbul Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.tr Bu çalışma Ege Denizi’nin Edremit Körfezi kıyısal sularında yaşayan tintinnid türlerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Koprofilöz fungus. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi. Sesli & Denchev. 16S23S rDNA. Erzurum adiguzel25@gmail. Hakan ÖZKAN4 1 Atatürk Üniversitesi. Ayrıca Edremit Körfezi’nde konu ile ilgili olarak yapılan bu ilk çalışmada ortamın sıcaklık. Çanakkale. 16S-23S rDNA-PCR. biyokimyasal) ve moleküler testlerle (MIS. İstanbul nurcihan.n@gmail. Pasinler (Erzurum) kaplıca suyundan termofilik bakterilerin izolasyonu ve moleküler karakterizasyonu amaçlanmıştır. BOX-PCR. DNA dizileme. 2003 ve 2004 yılları arasında 55 µm göz açıklığında bir plankton kepçesi ile yüzeyden ve 3 istasyondan mevsimsel olarak toplanmıştır. Biyoloji Bölümü. taksonu Türkiye’de nem odası tekniği kullanılarak ilk kez kaydedildiYapılan literatür taramaları koprofilöz funguslar üzerine Türkiye’de yapılan çalışmaların yetersizliğini işaret etmektedir (Bell. Ekstrem sıcaklık koşullarında yaşamaya uyum sağlamış olan termofilik bakteriler.

Saprofit olarak yaşayanlarının yanında. Haydar KARAKAYA Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Neobisium sp. Biyoloji Bölümü 2 Fatih Üniversitesi. Bu çalışmada.n@gmail. Gerekli incelemelerden sonra Yalancıakrepler. FenEdebiyat Fakültesi. Çok geniş bir grup olan funguslar hemen hemen her ekolojik çevrede bulunurlar. Güldem DÖNEL4. & Schwein) Fr. ve Dactylochelifer sp.edu. sınıflandırma. Samsun)’den tek hücreli siyanobakteriler izole edilerek karakterizasyonları yapılmaya çalışılmıştır. Salih DOĞAN1. Synechocystis. Biyoloji Bölümü.. Özellikle tek hücreli siyanobakterilerin sınıflandırması son derece problematiktir ve çoğu durumda geleneksel kriterlerle yapılan sınıflandırma ile moleküler sınıflandırma ile yapılanlar uyuşmamaktadır. parazit olanları da vardır. İstanbul nurcihan. Anahtar Kelimeler: yüzey florası. Bayburt Eğitim Fakültesi.19. Lachnella alboviolascens (Alb. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı. Fen-Edebiyat Fakültesi. İzole edilen funguslar Acromonium sp. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı. İzolatlar ayrıca 16S rDNA bölgesi RFLP özellikleri bakımından da incelenmiştir. Lachnella alboviolascens. fungus. Pselaphochernes scorpioides. Alternaria alternata. (Lachnellaceae) taksonunun Türkiye mikobiotası için yeni kayıt olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Synechococcus. Su rezervuarlarının kimyasal özelliklerindeki değişmelerden doğrudan etkilenmektedirler. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi.com 2005-2007 tarihleri arasinda yapilan arazi çalışmaları esnasında çeşitli fungal materyaller toplanmıştır. yalancıakrep türlerinin yüzeyinden 8 fungus türü izole edilmiş ve aralarındaki ilişki tartışılmıştır. hayvanlar gibi önceden hazırlanmış organik maddelerle beslenmek zorunda olan heterotrof organizmalardır. Biyoloji Bölümü. Microcystis. Engin KILIÇ3. Bu izolatların morfolojik ve bölünme özelliklerine göre teşhisleri yapılmıştır. 251 . Bu çalışmada Cernek ve Uzun Göl (Bafra. Çalışmalar izolatların Synechococcus. Görkem DÜLGER1. Fungusların pek çoğunun çeşitli akarlar ve diğer eklembacaklılarla değişik şekillerde ilişkiye sahip olduğu bilinmekle birlikte yalancı akreplerle ne tür bir ilişkiye sahip oldukları konusunda herhangi bir bilgi mevcut değildir. Fen Edebiyat Fakültesi. Synechocystis ve Microcystis cinslerine dahil edilebileceğini göstermektedir.tr Funguslar. Erzurum 4 Atatürk Üniversitesi. Aspergillus flavus. Gliocladium roseum. Anahtar Kelimeler: mikobiota PM 039 Cernek ve Uzun Göl (Samsun) Tek Hücreli Siyanobakterilerinin İzolasyonu. Esin ÖZŞEN1. Fen Edebiyat Fakültesi. TRABZON PM 037 Bazı Yalancıakreplerin (Pseudoscorpion) Vücut Yüzeyi Fungus Florası Üzerine Bir Ön Çalışma Fatih SEZEK1. Erzurum 3 Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü. Mucor hiemalis. Biyoloji Bölümü. 16S rDNA Siyanobakteri. Başaran DÜLGER1. Chthonius romanicus. PM 038 Türkiye Mikobiotası İçin Yeni Bir Kayıt: Lachnella alboviolascens Nurcihan HACIOĞLU1. Bu izolatların taksonomik pozisyonlarının belirlenmesine yardımcı olmak üzere daha fazla kromozomal lokus ile çalışmak ve elde edilecek DNA moleküllerinin baz dizilerinin belirlenerek birbirleriyle ve diğer siyanobakteriyel suşlarla karşılaştırılmasına ihtiyaç vardır. Mehmet Nuri AYDOĞAN2. Morfolojik ve Moleküler Karakterizasyonu Üzerine Araştırmalar Kübra ÖZKUL. Trichoderma harzianum. 20 izolat klonal (axenic) kültürler şeklinde izole edilmiştir. Fahrettin GÜCİN2 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi.tr Siyanobakteriler özellikle sucul ortamlarda yaygın oksijenik fotosentetik organizmalardır. Serkan ÖRTÜCÜ1 1 Atatürk Üniversitesi. Beylikdüzü. Ekosistemlerde birincil üreticiler olarak önemli bir rol oynarlar. Ulocladium atrum’dur. Bayburt fsezek@atauni. Biyoloji Bölümü. 55139 Samsun kozkul@omu. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Penicillum simplicissimum.edu. Sonuçlar morfolojik özelliklere göre yapılan sınıflandırma ile RFLP özelliklerinin genellikle uyumlu olmadığını göstermektedir.

Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Aspergillus flavus. 33343. TRABZON PM 040 Erzurum’dan Yakalanan İki Akuatik Böcek Türünün (Insecta: Coleoptera: Hydrophilidae. Erzurum’dan yakalanan Cercyon ustulatus (Preyssler) ve Hydrochus nodulifer Reitter böcek türlerinin yüzeyinden. Fen Edebiyat Fakültesi. Paecilomyces lilacinus. Hydrochidae) Vücut Yüzeylerinden Elde Edilen Bazı Mikrofunguslar Mehmet Nuri AYDOĞAN1. Trabzon endercekirge@hotmail. K3. hetero dinükleer nikel(II)-bakır(II) K4. bazı oksim tipi ligand komplekslerinin nükleolitik etkinlikleri incelenmiş ve bunların içerisinde. Aslıgül KÜÇÜKDUMLU. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı.tr Bu çalışmada. Aspergillus versicolor. DNA’yı oksidatif bir yolla. Komplekslerin nükleaz aktiviteleri. ya zincir boyunca spesifik bir bölgeden ya da spesifik olmayan şekilde gelişigüzel kesen. PCR amplifikasyonu ve koloni hibridizasyon Coleoptera. Serkan ÖRTÜCÜ2. Anahtar Kelimeler: Hydrochus.0-10. Mersin coral@mersin.edu. toprak mikroorganizmalarında aerobik PAH degradasyonunda anahtar rol oynayan PAH dioksigenaz enzimini kodlayan DNA sekanslarının. Güldem DÖNEL3 1 Atatürk Üniversitesi. Nisa ÜNALDI CORAL Mersin Üniversitesi. 61080. Penicillium jensenii. homo dinükleer bakır(II) K5. Abdullah MART1. Tri. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. bunların böceklerle olan ilişkileri literatüre dayanarak tartışılmıştır. ARP 29 DNA’sı ile sekans homolojisinin bulunduğunu göstermiştir. Fen Edebiyat Fakültesi.2].0 ve 0-60 dakika zaman aralıklarında agaroz jel elektroforez yöntemi 252 . homo trinükleer bakır(II) K6[5] komplekslerinin potansiyel nükleaz olabilecekleri tespit edilmiştir. teknikleri kullanılarak saptanması amaçlanmıştır.com Biyokimyacıların moleküler neşterleri olan kimyasal nükleazlar. M. Melek ÇOL. K4 ve K5) diğer ikisine göre (K2 ve K6) daha etkin bir nükleaz aktivitesi göstermiştir. PM 042 Oksim Tipi Ligandların Mono-. hetero dinükleer bakır (II)-nikel (II) K2. mikrofungus türleri elde edilmiş olup. ARP 29 suşu koloni hibridiazsyon çalışmalarında hedef olarak kullanılmıştır. İsmet HASENEKOĞLU2. küçük moleküllerin DNA ile olan etkileşimleri üzerine yapılan çalışmalara duyulan ilgi aratarak devam etmektedir[3]. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Serdar KARABÖCEK. Erzurum 3 Bayburt Eğitim Fakültesi.3E)-3-[(6-{[(1E. Cercyon. toprak kökenli bakteriyel biyokütleden genomik DNA izolasyonu yapılmıştır. tüketiciler ve ayrıştırıcılar olarak gruplandırılırlar. Toprak mikrofungusları genellikle bitkisel artıkların parçalanmasını sağlarlar. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. Trichoderma harzianum ve Spheropsidales sp. Saflaştırılan genomik DNA’ların kalıp olarak kullanıldığı PCR deneylerinde.Homo ve Heteronükleer Cu (II) ve Ni(II) Komplekslerinin Nükleolitik Aktivitesinin İncelenmesi Ender ÇEKİRGE.edu. toprak kökenli işaretli DNA problarının Pseudomonas sp. pH=6. (2E. DIG-işaretli PAH dioksigenaz primerleri kullanılmış. Kimya Bölümü. Esasen beslenme bakımından ekosistemdeki canlılar. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fenantren degradasyonu yapabilen Pseudomonas sp. redoks aktif koordinasyon kompleks molekülleridir[1. Çalışmamızda. Di-.tr Ekosistemde yer alan bütün canlıların birbirleriyle doğrudan veya dolaylı bir ilişki içerisinde oldukları bilinmektedir. Böcekler tüketiciler grubunda. mikrofunguslar ise ayrıştırıcılar grubunda yer alırlar.19. Parçalanma doğadaki besin zincirinin son aşaması olup organizmaların yaşamlarının devamı bakımından son derece önemlidir.[4] ve 2-(hidroksiimino)-1metilpropilidenamino feniliminobütan-2-on oksim ligandının bakır ve/veya nikel içeren mononükleer bakır (II) K3. Salih DOĞAN2. mikrofungus PM 041 Ham Petrolle Kirlenmiş Topraklarda Polisiklik Aromatik Hidrokarbon (PAH) Degradasyon Genlerinin Araştırılması Gökhan CORAL. PCRamplifikasyon ürünleri agaroz jel elektroforezinde separe edilmiştir. Bu komplekslerden dördü (K1. Moleküler biyoloji ve kanser tedavisindeki önemi sebebiyle. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. Bu çalışmada. kirlenmiş toprak örneklerinden DNA ekstraksiyonu. üreticiler. Ahmet ÇOLAK. Hibridizasyon çalışmaları. Bayburt maydogan@atauni. 1µM–1000µM konsantrasyon. Biyoloji Bölümü.2E)-2-(hidroksiimino)-1metilpropiliden]amino}piridin-2-il)imino]bütan-2on oksim ligandının bakır ve / veya nikel içeren homo dinükleer bakır (II) K1. Ham petrolle kontamine olmuş topraklarda PAH dioksigenaz genini taşıyan bakterilerin olup olmadığını belirlemek için.

Ni (II) ve Pb (II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Phanerochaete chrysosporium’da Antioksidant Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Güler TOPRAK . Vejetatif hücre setlerinde Cr ve Ni ağır metal uygulamalarının CAT ve SOD aktivitelerinde artış eğilimi meydana getirdiği gözlenirken. Biyoloji Bölümü. karbon kaynağı. Anahtar Kelimeler: Nükleaz. Amonyum sülfat. Artan konsantrasyona bağlı olarak Cr ve Ni uygulamalarının GR aktivitelerini baskıladığı gözlenirken. 10. Fen Edebiyat Fakültesi. bu enzimlerin karakterizasyonu yapılmıştır. biyokimyasal testleri yapılarak izolatların optimum büyüme koşulları (zaman. proteaz. Bu çalışmada. P. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. katalaz (CAT). Karbon ve azot kaynaklarının enzim üretimi üzerine etkisini belirlemek için % 2’lik karbon kaynakları (çözünebilir nişasta. Artan zamana bağlı olarak Cr ve Ni uygulamalarının GR aktivitesini artırdığı 253 . fiziksel. dakikadan sonra. α-amilaz. Spor setlerden elde edilen sonuçlarda tüm metal uygulamalarının artan konsantrasyona paralel olarak CAT aktivitesini düşürdüğü. Üre. Kayseri gulertoprak38@gmail. fruktoz. chrysosporium hücrelerine zamana (1. Komplekslerden K3’nin 25µM konsantrasyon değerinde. Kemal GÜVEN. 21280. Anahtar Kelimeler: Sıcak su kaynakları. Elde edilen veriler değerlendirildiğinde fenantrolin grubuna ve Cu (II) merkez atomuna sahip olan komplekslerin diğer komplekslere göre daha etkin bir nükleaz aktivitesi gösterdiği ortaya çıkmıştır. Endüstriyel alanda mikroorganizmalardan elde edilen enzimler. Maksimum nükleolitik aktivitenin gözlendiği optimum kompleks konsantrasyonlarında her bir kompleks için yapılan nükleaz aktivitesinin pH’a bağımlılığı çalışmalarında hemen hemen her pH da komplekslerin etkili bir nükleolitik etkinlik gösterdiği tespit edildi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ni ve Pb ağır metalleri ile indüklenmiştir. Bu bakterilerin morfolojik. nükleolitik aktivite. Glisin) içeren nutrient broth ortamında izolatların αAmilaz ve Proteaz enzimi üretme yetenekleri araştırıldı. Alevcan KAPLAN Dicle Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Phanerocahaete chrysosporium. Bu çalışmada. saatte. K3. Ni ve Pb stresleri uygulanmıştır. chyrsosporium hücrelerinin ağır metal stresine karşı vermiş olduğu yanıt antioksidan enzimler seviyesinde incelenmiştir. yüksek konsantrasyonlarda ise baskılamaya neden olduğu gözlenmiştir. Tripton. Pb‘nin böyle baskılayıcı bir etkisine rastlanmamıştır. Servet ÖZCAN 1 Erciyes Üniversitesi. oksim. Diyarbakır fmatpan@dicle. Daha etkili bir nükleolitik etkinlik gösteren K1. ligand PM 043 Cr (III). SOD aktivitesinde önemli değişimlere neden olmadığı tespit edilmiştir. 15 ve 20 ppm) Cr. Spor seti yetiştirmek için ise fungus hücreleri 0. Düşük konsantrasyonlarda Pb uygulamasının enzim aktivitesinde artışa. Sadin ÖZDEMİR. süperoksit dismütaz (SOD) ve glutatyon redüktaz (GR) PM 044 Diyadin Sıcak Su Kaynaklarından İzole Edilen Bakterilerin α-Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Üzerine Karbon ve Azot Kaynaklarının Etkisi Fatma MATPAN. sükroz. Pb’nin bu enzimlere önemli etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.edu. Diyadin (Ağrı) sıcak su kaynaklarından bakteri izole edilmiştir. biyoteknolojide ve endüstriyel uygulamalarda potansiyel olarak görülmektedir. Nuri ERCAN . Elde edilen izolatların endüstriyel öneme sahip α-Amilaz ve Proteaz enzimlerini üretme yetenekleri araştırılarak. değişen konsantrasyonlarda (5. galaktoz) ve % 2’lik azot kaynakları (Bactoliver. Sıcaklık. daha düşük nükleolitik etkinlik gösteren K2 ve K6 komplekslerinin ise daha uzun bir süreden sonra süpersarmal DNA’yı kırık ve lineer forma dönüştürdüğü belirlendi. ağır metal.com 1 1 2 gözlenmiştir. Biyoloji Bölümü. TRABZON kullanılarak araştırıldı. Fen Bilimleri Enstitüsü. azot kaynağı Phanerochaete chrysosporium potansiyel olarak ağır metal ve diğer kirleticilerin biyosorpsiyonu amacı için kullanılan biyolojik ajandır.tr Günümüzde azalan doğal kaynaklar nedeniyle mikroorganizmalar. laktoz. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. glukoz.) belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. 4 ve 8 saat) bağlı sabit dozda (5. diğer komplekslerin 10µM konsantrasyon değerinde etkin olarak nükleolitik aktivite gösterdikleri gözlendi. 15 ve 20 ppm) Cr. Biyokütle eldesinde vejetatif hücre seti yetiştirmek için minimal besi yerinde hiçbir ağır metal uygulaması yapılmaksızın 40 saat süre ile büyütülen P. Casaminoasit. 10. bitkisel ve hayvansal enzimlere göre daha çok tercih edilmekte ve önemli rol oynamaktadır.19. pH vb. 2. K4 ve K5 komplekslerinin yaklaşık 10.

Kübra AÇIKALIN2.Biyoloji Bölümü. Sekizinci karbondaki yan grupların farklılığı farmakolojik etkilerini belirlemektedir. Tarla üretimi ve sentetik üretimin maliyetlerinin yüksek oluşu araştırmacıların fungal üretime yönelerek potent suş olan Claviceps purpurea’nın optimizasyonu ve diğer fungal türlerden üretim artımı üzerine yoğunlaşmalarına neden olmuştur. Besiyeri pH optimizasyonu 4. Anahtar Kelimeler: Hsp70. Üretim sonrasında miçelyumdan ergot alkaloidlerinin tayini spektrofotometrik olarak gerçekleştirilmektedir. membranlar arasında protein taşıma ve klatrin parçalanması gibi hücresel görevlerine ilaveten üçüncül yapılarına kısmi olarak erişmiş proteinlere bağlanıp agregasyonu önleyerek hücreleri stresten korur. Fen Fakültesi. bir tetrasiklik ergolin halkası ihtiva eden indol türevleridir. insomnia.2 aralığında. Ergot alkaloidlerinin tarla üretimi. Tüm bu farklı işlevler substratın proteine bağlanma ve salınmasına bağlı olarak düzenlenmiştir. Stresten koruma mekanizması deli dana. Prokaryotlarda yapılan çalışmalar ile homolog proteinlerin agregasyona uğramış proteinleri çözme mekanizması açıklanmaya çalışılmıştır. Yusuf TUTAR2 1 Selçuk Üniversitesi. Kimya Bölümü. Claviceps purpurea’dan ergot alkaloid üretiminde iki aşamalı besiyeri kullanılmaktadır. kuru gibi çeşitli ölümcül nörodejeneretif hastalıkların engellenmesi için önemlidir. Konya 2 Cumhuriyet Üniversitesi. 44 kDa’luk ATPaz domeyni. Alternatif olarak benzer koşullarda indüktif Hsp70’in özel bir görevi de olabilir. çoğunlukla heterosiklik temel nitrojen bileşiklerine verilen addır. Ergot alkaloidlerin hepsi “ergolin” halkası ihtiva eder ve hepsinin kökeni liserjik asittir. türler arasında evrensel olarak bulunan önemli bir proteindir.com Hsp70. Bu protein translasyon.19. TRABZON PM 045 PM 046 Protein Agregasyonu Sonucu Oluşan Amiloidlerin Sebep Olduğu Hastalıkları Önleyen Hücresel Faktörler Lütfi TUTAR1. Hsp70’ler üç farklı domeynden oluşur. Ökaryotik hücrelerde çeşitli Hsp70 izoformları vardır. Ergot alkaloidler. Biyoteknoloji Anabilim Dalı. Nilüfer CİHANGİR Hacettepe Üniversitesi. Ankara ozgur_kebabci@yahoo. proteinlerin üç boyutlu yapıya erişmesini ve proteinlerin bu yapılarını korumasını sağlayan. funguslardan üretimi ve sentetik üretimi yapılmaktadır.com Alkaloidler. Hsp104. Beytepe. diğer adıyla ergolinler.2-8. Gerstmann-StrausslerSchienker. Hsp70 ayrıca Hsp40 ve Hsp100 ile etkileşir. Bu çalışmada potent suş olan Claviceps purpurea’dan ergot alkaloidlerinin üretim optimizasyonu araştırılmıştır. Substrat bağlanması ATP hidrolizi ve nükleotid değişimi ile düzenlenmiştir. bazıları sürekli/konstitif (Hsc70) bazıları hücre strese maruz kaldığında/indüktif (Hsp70) ifade edilirler. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu çalışmada Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz agrege edilip Hsp70. 18 kDa’luk substrat bağlanma domeyni ve 10 kDa’luk C-terminali. suda çözünebilen liserjik asit tipi ve suda çözünemeyen liserjik asit tipi olmak üzere 3 alt grup altında incelenmektedir. Creutzfeldt-Jacob. İndüktif Hsp70. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. ortamdaki Hsp70 derişimini ve sitozoldeki stres önleyici işlevini artırmak için üretilmiş olabilir. Hsp40 ve Hsp104 kullanılarak agregatların çözünme mekanizması araştırılmıştır. Öncelikle miçelyum üretimi ve daha sonra ergot alkaloidleri üretimi yapılmaktadır. indol grubu alkaloidlerdendir ve klavin tipi. Bunun için üç farklı yol önerilmiştir. Hsp70 fonksiyonu üzerine yoğun çalışmalara rağmen konstitif ve indüklenen izoformların olması ve bunların farklı fonksiyona sahip olup olmadığı açıklanamamıştır. Gülüzar ÖZBOLAT1. Kimyasal olarak ergot alkaloidler. Sivas lutfitutar@gmail. protein agregasyonu Claviceps purpurea’dan Ergot Alkaloid Üretim Optimizasyonu Özgür KEBABCI. 254 . Biyoloji Bölümü. Suda çözünemeyen ergot alkaloidleri peptid ergot alkaloidleridir ve bu gruptaki ergot alkaloidlerinin tıbbi kulanım alanı oldukça geniştir. üretim sıcaklık optimizasyonu 15-35ºC aralığında gerçekleştirilerek sonuçlar spektrofotometrik olarak ölçülerek grafiklendirilmiştir. Hsp40. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Biyoloji Bölümü.Km ve Vmax değerlerinin ise sırasıyle 0. Cemal SANDALLI2. Hayati AYGUN3. sonra amonyum sulfat çöktürmesi yapılmış. DTT. EDTA.5 Atatürk Üniversitesi. Hg2+. Gece kültürlerinden alınan süpernatant öncelikle liyofilizatorde 5 kat konsantre edilmiş. Co2+.1 antiantiproliferatif etkiye sahip olduğu. Bu sonuçlar karrageninle uyarılmış akut ve cottonpelletler ile uyarılmış kronik enflamasyon modelleri kullanılarak MEPR’nin anti-enflamatuvar etkiye sahip olduğu ve bu etkinin iNOS aktivitesindeki azalmayla ilişkili olabileceği kanaatine varılmıştır. Kadriye İNAN.com Yapılan morfolojik.19. Ayrıca karrageninle uyarılmış akut enflamasyon modelinde MEPR. Zekai HALICI2. 53100. IND ve DIC’nin oral uygulamalarının ardından rat pençelerinde nitrik oksit (NOS) sentaz enzim aktiviteleri araştırılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. Ali Osman BELDÜZ 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ayrıca enzimin ksilan substratını parçalaması sonucu açığa çıkan ksiloz şekeri ince tabaka kromotografi (Thin Layer Choromotographi) yapılarak gösterildi. ince tabaka kromotografisi PM 048 Peltigera rufescens (Weiss) Humb. Bu sonuçlar dikkate alındığında A8 suşunun Anoxybacillus pushchinoensis’e ait yeni bir suş olduğuna karar verilmiştir.88 U/mg olduğu tespit edildi. Bakteri %1 ksilan içeren sıvı besiyerine inoküle edilerek ksilanaz enzimi üretilmiştir. ayrıca yapılan DNA-DNA hibridizasyonu ile de %76. Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı. Ca2+. Sabriye ÇANAKÇI1. 25240. Trabzon. Rize Fen Edebiyat Fakültesi.7 oranında benzediği görülmüştür. Biz bu çalışma ile 1) Kronik enflamasyon modelinde cotton-pellet’lerin ağırlığının MEPR’nin 200 mg/kg dozu. Biyoloji Bölümü.’dan elde edilen metanol ekstraktı (MEPR)’nın Wistar ratlarda deneysel olarak oluşturulan akut ve kronik enflamasyon üzerine etkileri araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. IND’nin %83. Enzimin molekül ağırlığı yaklaşık 83 kDa . Bu benzerliğin genetiksel açıdan var olup olmadığının araştırılması için yapılan 16S rRNA gen analizi sonucunda izole edilen A8 suşunun Anoxybacillus pushchinoensis’e >%97.909 mg/ml ve 59.5 ve optimum sıcaklığının 55 ºC olduğu belirlendi. Ahmet ÇAKIR5. Enzimin aktivitesi hem spektrofotometrik olarak hem de zimogram olarak native jelde gösterildi. Ca2+. Zn2+. Eczacılık Fakültesi. Biyoloji ve Kimya bölümleri. Daha sonraki karakterizasyon çalışmalarında kullanmak için Qsepharose ve CM-sepharose kromotografileriyle enzim %90’ın üzerinde saflaştırılmıştır. IND ve DIC gruplarında iNOS aktivitesinin azaltıldığı ve MEPR’nin 200 ve 400 mg/kg dozlarının IND ve DIC’den daha fazla iNOS aktivitesini azalttığı tespit edilmiştir. Dilşat Nigar ÇOLAK. Aktivite çalışmalarında %1 lik ksilan substrat olarak kullanıldı ve reaksiyonlar 50 mM fosfat tamponunda yapıldı. Yasiın BAYIR1.com Bu çalışmada bir liken türü olan Peltigera rufescens (Weiss) Humb.’dan Elde Edilen Metanol Ekstraktları (MEPR)’nın Wistar Ratlarda Deneysel Olarak Oluşturulan Akut ve Kronik Enflamasyon Üzerine AntiEnflamatuvar Etkileri Sevil TANAS1. Selma MUTLU1 1 Atatürk Üniversitesi. Tıp Fakültesi. TRABZON PM 047 Anoxybacillus pushchinoensis A8 Suşundan Ksilanaz Enziminin İzolasyonu. Ağrı Diyadin kaplıcasından izole edilen birkaç termofilik bakteri izolatından bir tanesinin Anoxybacillus pushchinoensis bakterisine benzer olduğu gözlenmiş ve A8 izolatı olarak adlandırılmıştır. fizyolojik ve biyokimyasal testler sonucunda. Araştırma sonuçları indometazin (IND) ve diklofenak (DIC) ticari ilaçları ile karşılaştırılmıştır. Co2+ β-mercaptoethanol) değişik konsantrasyonlarda enzim aktivitesi üzerine etkisi araştırıldı. Farmakoloji Anabilim Dalı. Enzimin optimum pH’sın 6. Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi. Karakterizasyonu Murat KAÇAĞAN1. Biyokimya Anabilim Dalı.57 kat artmış olduğu bununla birlikte MEPR. Erzurum 4.Ali ASLAN4. 2) MEPR’nin karrageninle uyarılmış pençe ödeminin gelişmesini IND ve DIC’den daha düşük oranda azalttığı 3) Kontrol grubu ile kıyaslandığında karrageninle uyarılmış modelde indüklenebilen nitric oksit sentaz (iNOS) aktivitesinin 2. 25240.5. İzole edilen A8 izolatının ksilanaz enziminin varlığı yönünden incelenmesi amacı ile %1 ksilan içeren agar petrilerinde yapılan test sonucu koloni etrafında çok geniş açık bir zon oluşturduğu gözlenmiştir. 61080. MEPR’nin %63. daha sonra dializ ile amonyum sülfat uzaklaştırılarak ksilanaz enzimi yoğunlaştırılmıştır. Rize muratkacagan@mynet. Tıp Fakültesi.8 ve DIC’nin %76. termofilik ksilanaz. Bazı kimyasalların (Mg2+. Mn2+. 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. 25240. IND ve DIC ile muamele sonrasında kontrol grubuna göre önemli derecede azaltılırken. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. Fehmi ODABAŞOĞLU1. Erzurum fodabasoglu@yahoo. 255 . Cu2+. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mn2+. Fadime ATALAY1. 25240. Anahtar Kelimeler: Anoxybacillus pushchinoensis A8.

Muhsin KONUK. 61335. Her iki mantarın lipaz/esteraz aktivitesi içinde pH kararlılıklarının 3– 10 arasında sabit olduğu gözlenmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. ostreatus’un 0.42 olarak hesaplanmıştır. ostreatus.Cr3+. Özlem FAİZ1.Al3+ iyonlarının klorür tuzları kullanılmıştır. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA1.1 mM konsantrasyonlarının. P. A. optimum sıcaklığın ise 30–40 ˚C’ de olduğu belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. ANS kampusu cigerci@aku. farklı Pleurotus türlerinin (P. Özellikle Pleurotus türleri biyodegradasyon çalışmalarında sıkça kullanılmaktadır. Özütlerin p-nitrofenil bütirat (pNPB) substratı varlığında en yüksek aktivite gösterdiği tespit edilmiştir. terreum için ise Rf değeri 0.1 mM’lık konsantrasyonlar istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır. vaginata) ve Tricholoma terreum (T.47 ve 0. Zn. 61080. vaginata için sırasıyla 14. esteraz PM050 Farklı Pleurotus Türleri Gelişimi Üzerine.05).Li+ . Trabzon’un Maçka ilçesinin Lişer yaylasından toplanan Amanita vaginata (A. terreum) mantar türlerinden hazırlanan özütlerde lipaz/esteraz enziminin karakterizasyonu incelenmiştir. Tricholoma terreum.Ca2+. sajorcaju’ nun gelişimini inhibe ettiği saptanmıştır. Ahmet ÇOLAK1. maya.01 ve 0. Armağan DEMİRCİ. Bütün bu veriler her iki mantar için de esteraz/lipaz varlığını göstermektedir. Mantarlardan Neurospora. lipaz.20 U/L ve 0.K+ . mantar türlerini saymak mümkündür.Elif KORCAN. Trabzon ummuhancakmak_ch@hotmail.Na+ . Mine AYDIN. Ayrıca. Aspergillus. Penicillium. Her iki mantar özütü için optimum pH değerinin 8. Ni ve Pb’un uygulanan tüm konsantrasyonlarının. P. Cd hariç denenen tüm metallerin uygulanan konsantrasyonları istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0. Lineweaver –Burk eğrisinden elde edilen Vmaks ve Km değerleri A. vaginata için Rf değeri 0. Trabzon 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hakkı CİĞERCİ. Esterolitik aktivite üzerinde metal iyonların etkisini açıklamak için NH4+ .001mM’lık konsantrasyonunda istatistiksel olarak anlamlı bir inhibisyon meydana gelmemiş. sajor-caju. A. NaN3.6 µM olarak hesaplanmıştır. 0. Özütlerdeki esterolitik aktiviteden sorumlu enzimin varlığını ortaya koymak için doğal protein elektroforezi yapılmış ve her bir mantar için Rf değerleri tespit edilmiştir. Hg ve Cd’un 0. Co’ın ise 0.005 ve 0. 256 . Bu çalışmada. Anahtar Kelimeler : Amanita vaginata. Rhizopus ve Pleurotus türleri metal kontaminasyonunda kullanılan organizmalardandır. vaginata için yapılan ısıl kararlılığı denemesinde en yüksek aktivite değerlerine 30°C’de ulaşılmıştır.61. biyoteknolojik öneme sahip hidrolaz sınıfı enzimlerdir. Hg. Ali DEMİR Afyon Kocatepe Üniversitesi.tr Endüstriyel atık sularda bulunun ağır metallerin toksik derişimleri önemli çevre problemlerini beraberinde getirmektedir.01 mM’dan düşük konsantrasyonları anlamlı değil iken. florida ve P. TRABZON PM 049 Amanita vaginata ve Tricholoma terreum Mantarlarından Hazırlanan Özütlerdeki Lipaz/Esteraz Enziminin Karakterizasyonu Ümmühan ÇAKMAK1. Aktivite genel anlamda 10–40°C aralığında oldukça yüksek olup zaman ilerledikçe fazla bir azalma göstermemiştir.Co2+.001-0. PMSF.005mM’dan yüksek konsantrasyonları P. S.edu. terreum için aktivite 10–40°C aralığında kontrol deneyine nazaran önemli bir azalış olmamıştır. sajor-caju) gelişimi üzerime etkileri belirlenmiştir. Cd. Cd’un 0. florida’daki inhibisyon. daha yüksek konsantrasyonlarda inhibisyon anlamlı bulunmuştur.com Lipazlar ve esterazlar ester bağlarını parçalayabilen. terreum içinse 34.0. Ağır Metallerin Etkisinin Belirlenmesi İ.071 mM.47 ve 0.Mn2+ . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ertuğrul SESLİ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen.001mM Pb konsantrasyonları hariç uygulanan tüm metal konsantrasyonlarındaki inhibisyonu anlamlıdır. Özellikle bu amaç için kullanılan mikroorganizma grubu içerisinde alglerde dahil olmak üzere çeşitli bakteri. Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü. Fatih Eğitim Fakültesi. Zn.Edebiyat Fakültesi. Pb).60 U/L ve 9. Bu nedenle çalışmamızda bazı metallerin (Ni. P. EDTA. T. T. T. Ayrıca iki mantar için kısa karbon zincirli bir substrat olan pNPB mevcudiyetinde aktivitenin maksimum olması ve uzun karbonlu substratlar varlığında aktivitenin oldukça azalması veya tamamen kaybolması karakterize edilen enzimlerin esteraz olabileceği sonucunu ortaya koymaktadır. P.Ni2+ .Cu2+.19. DTT gibi kimyasallarının enzim aktivitesi üzerine etkileri incelenmiş ve bu inhibitörlerin I50 değerleri hesaplanmıştır.Hg2+ . 0. Kimya Bölümü.Cd2+ . Co. Ağır metallerin endüstri atıklarından uzaklaştırılması için mevcut konvansiyonel fiziksel ve kimyasal süreçlerin yerine biyolojik moleküllerin kullanımı etkili bir alternatif metottur. Nejdet SAĞLAM.

DMSO. Fen Edebiyat Fakültesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Anoxybacillus gonensis G2 bakterisine ait ctp sentetaz geni (PyrG) shotgun metodu ile klonlandı. toplam 592 aminoasitlik bir proteini kodladığı ve N-terminal kısmında 35 aminoasitlik bir signal peptid bulunduğu belirlendi. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. 53100.6-bifosfat aldolaz geni diziliminde yer aldığı belirlendi.4. Ali Osman BELDÜZ2. Amino asit sırası korunmuş motifler yönünden incelendiğinde C-terminal domeinde yer alan GXXXRLG motifine sahip olduğu gözlendi. p-nitrophenyl-N-acetyl-β-DN-N'-diacetylchitobiose [pNP-(GlcNAc)2]. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu Cemal SANDALLI1. Fen Edebiyat Fakültesi. Trabzon csandalli@yahoo. Enzime ait bazı özellikler ekstraselüler sıvıda tanımlamıştı. Gen restriksiyon endonukleazlar yönünden incelendiğinde BamHI ve XhoI için kesim bölgesi içermediğinden pGEX-4T-3 vektörünün bu bölgesine GST proteinine bitişik olarak klonlandı.com Ağrı Diyadin kaplıcasından yürütülen çalışalar neticesinde termofilik bir Bacillus licheniformis bakterisi daha önceki çalışmalar kapsamında tanımlanmıştı.5 ve optimum sıcaklığının 65ºC olduğu belirlendi. Ali Osman BELDÜZ2 1 Rize Üniversitesi. Rekombinant enzimin karakterizasyonunda. Enzimin aktivitesi 50 mM fosfat tamponu içinde hem spektrofotometrik hem de SDS-PAGE’de gösterildi. 53100.coli BL21 (DE3) hücrelerine transforme edildi. EcoRI ile kesilen bakteri genomu aynı enzim ile kesilmiş pUC18’e klonlandı ve yaklaşık 4 kb’lık bir EcoRI fragmentinin ctp sentetaz genini taşıdığı plazmit üzerindeki tüm fragmentin sekans analizi ile belirlendi. IPTG ile indüklenerek protein T7 promotoru altında üretildi ve saflaştırıldı. Biyoloji Bölümü. 4-methylumbelliferyl β-D-N-N'diacetylchitobioside PM052 Anoxbacillus gonensis G2 Bakterisinin CTP sentetaz (pyrG) Geninin Klonlanması. N-terminal domein ise. Şu ana kadar tanımlanan prokaryotik CTP sentetazların iki domeinli tek bir polipeptid olduğu gözlenmiştir. p-nitrophenyl-N-acetyl-β-D-N-N'- diacetylchitobiose.2). glutamine amid transfer (GAT) domeini olarak adlandırılır ve glutaminin hidrolizini gerçekleştirerek açığa NH3 çıkarır. 4methylumbelliferyl β-D-N-N'-diacetylchitobioside [4-MeU-(GlcNAc)2] substrat olarak kullanıldı. Murat KAÇAĞAN2. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bazı kimyasalların (üre. bu amonyumu kullanarak UTP’nin aminasyonunu sağlayarak CTP oluşumunu sağlar. Fen Edebiyat Fakültesi. Bilinen ctp sentetaz genleri ile karşılaştırıldığında diğer ctp sentetaz genlerine nükleotit düzeyinde Bacillus amyloliquefaciens’e %74 oranında. Gen. Purifikasyonu ve Karakterizasyonu Cemal SANDALLI1. 61080. Tween20. Bacillus türlerine ise %84 oranında benzer olduğu belirlendi. Sabriye ÇANAKCI2.coli BL21 (DE3) 257 . ChiB. Anahtar Kelimeler: Bacillus licheniformis A1. pET-28a vektörünün NdeI ve HindIII bölgesine His-Taq kuyruk içerecek şekilde signal peptid sırası hariç klonlanarak E. Biyoloji Bölümü. Bacillus licheniformis A1 ChiB geninin toplam uzunluğunun stop kodonu ile birlikte 1799 baz çifti olduğu. Cterminal domeini.19. Biyoloji Bölümü. Ekspresyonu. TritonX-100. amino asit düzeyinde ise Geobacillus türlerine %88-89 oranında. Genin stop kodonu ile birlikte toplam 1593 nükleotid uzunluğunda olduğu ve 530 amino asitlik bir polipeptidi (~58 kDa) kodladığı belirlendi. Aktivite deneyleri sonucu Bacillus licheniformis A1 kitinaz enziminin optimum pH’sın 6. Biyoloji Bölümü. PEG. Trabzon csandalli@yahoo. Gene ait nükleotid sırası GenBankta yer alan AY205293 numaralı Bacillus licheniformis ChiB geni ile karşılaştırıldığında bu gene nükleotid ve aminosit düzeyde %99 (toplam 7 baz ve 4 amino asit farklılık) benzer olduğu belirlendi. Ctp sentetaz geninin Anoxybacillus gonensis G2 genomunda PyrARecA-Fruktoz-1. Hakan KARAOĞLU2 1 Rize Üniversitesi. Sentez esnasında gerekli azot kaynağını amonyum veya Lglutaminden sağlayabilir.com Cytidine 5’-triphosphate synthase (ctp sentetaz: EC 6. EDTA) enzim aktivitesi üzerine etkisi 1 mM substrat konsantrasyonunda araştırıldı. Rekombinant protein SDSPAGE’de yürütülerek yaklaşık 63 kDa’luk bir enzim olduğu gözlendi. UTP’den CTP oluşumunu ATP bağımlı olarak sentezler. Rekombinant enzim E. Glutamine substrat olduğunda sentez reaksiyonunun başlayabilmesi için GTP allosterik faktör olarak gereklidir. 61080. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi.3. Yapılan bu çalışma neticesinde Bacillus licheniformis A1 suşunun kitinaz B genine (ChiB) spesifik iki adet primer kullanılarak genomik DNA’dan coğaltıldı ve pGEM-T Easy vektorüne klonlanarak gene ait tüm nükleotid sırası belirlendi. Biyoloji Bölümü. Yürütülen çalışmalar bu yeni izolatın kalloidal kitinli minimal agar petrilerinde büyüyebildiği ve çok açık bir zon oluşturduğu gözlenmişti. TRABZON PM 051 Bacillus licheniformis A1 Suşundan Termofilik ChiB Geninin Klonlanması.

Bacillus.tr Son yıllarda diğer tekniklere oranla daha fazla ürün elde edilmesinden ötürü Katı Faz Fermantasyon Tekniği (SSF) Biyoteknolojik ve endüstriyel alanlarda gittikçe artan bir önem kazanmaktadır. Biyoloji Bölümü. Kimya Bölümü. İlk uygulamada 40 saat boyunca minimal besi yerinde büyütülen hücreler sabit konsantrasyonda (10 ppm) ağır metal ile indüklenmiş ve 1.. pGEX-4T-3. 21280. pirinç kepeklerinin. nem oranı %20 ve en uygun kepek karışımları %5 buğday ve %15 pirinç karışımı belirlenmiştir. mercimek. saat sonunda filtre edilmek sureti ile besi yerinden toplanmıştır (vejetatif set). saatte. proteaz. Biyoloji Bölümü. ağır metal ve diğer kirleticilerin biyorpsiyonu amacı ile yaygın olarak kullanılmaktadır. glutatyon s-transferaz ve glutatyon redüktaz enzimlerinde meydana getirdiği değişimler incelenmiştir. ağır metal. Kullanılan substratlarda Bacillus sp. Kayseri gulertoprak38@gmail. bakteri üreme sıcaklığı 37°C. Kullanılan substratlarda Bacillus sp. askorbat peroksidaz. buğday. Ön inkübasyondan sonra SSF ortamına alınarak elma. Biyoloji Bölümü. glutatyon s-transferaz (GST) ve glutatyon redüktaz (GR) 258 . 2. nem oranı %30 ve en uygun kepek karışımları %15 buğday ve %15 pirinç karışımı belirlenerek amilaz enzim aktivite değerlerine bakılmıştır. saatte amilaz aktivitesi en yüksek pirinç ve buğday kepeği karışımında bulunmuştur. saatte proteaz aktivitesi en yüksek pirinç ve buğday kepeği karışımında bulunmuştur. 10. Fen-Edebiyat Fakültesi. askorbat peroksidaz (APx). süperoksit dismütaz (SOD). katalaz (CAT). bakterisinin 24. chrysosporium model sisteminin Cd2+ ve Cu2+ ağır metallerine karşı geliştirdiği yanıt antioksidan enzimler düzeyinde incelenmiştir. bakterisi kullanılmıştır. Anoxbacillus. Anahtar Kelimeler: Phanerocahaete chrysosporium. 40 saatin sonunda biyokütle besi yerinden uzaklaştırılmıştır (Spor set). muz kabuğu. amilaz. pH’sı 8. Fen Edebiyat Fakültesi. uygulama süresine ve uygulanan doza bağlı olarak hücrelerde strese neden olduğu belirlenmiştir.com 1 Beyaz çürükçül bir fungus olan Phanerocahaete chrysosporium (ATCC 24725). Bu çalışmada P. Veysel TOLAN1. değişen konsantrasyonlarda (5. Anahtar Kelimeler: Ctp sentetaz. 15. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. SSF tekniği kullanılarak ekonomik değeri olmayan bitkisel atıklar ile yapılan çalışmalardan elde edilecek enzimlerin yüksek seviyede üretilebilmesi için SSF tekniğinin bir takım özellikleri incelendi. TRABZON hücrelerinde ekspres edildi ve glutatyon sefaroz 4B matriks kullanılarak saflaştırılıp enzim aktivite deneyleri için hazırlandı. mısır ve pamuk bitki atıklarının bulunduğu ortamda substrat parça büyüklüğü 1000 µm. ekstrasellülar enzim PM054 Cd(II) ve Cu(II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Phanerochaete chrysosporıum‘da Antioksidan Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Güler TOPRAK1. Biyokütle eldesinde iki farklı yol takip edilmiştir. ve 8. Fikret UYAR1. Servet ÖZCAN2 Erciyes Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu teknikte substrat olarak ticari önemi olmayan veya az olan ve çevre kirliliğine yol açan bazı bitki atıklarının kullanılmasıyla ekonomik ve ekolojik açıdan yarar sağlanması amaçlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: SSF. Fen Edebiyat Fakültesi. Uygulanan metale bağlı olarak farklı enzimatik tepkilerin ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Diyarbakır karatash@dicle. pH’sı 6. Fen Bilimleri Enstitüsü. Cu2+’nın antioksidan enzim sisteminin tetiklenmesinde Cd2+’a nazaran daha etkili olduğu belirlenmiştir. Zübeyde BAYSAL2 1 Dicle Üniversitesi.. ve 20 ppm) ağır metal ile indüklenmiş. Çalışmalarımızda Van Gölü kıyısından izole edilen Bacillus sp. Glutatyon sefaroz PM053 Bazı Bitki Atıklarından Katı Faz Fermantasyon Tekniği ile (SSF) Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Hakan KARATAŞ1. Proteaz aktivitesi için aynı kepeklerin bulunduğu ortamda substrat parça büyüklüğü 1000 µm. Ağır metallerin hücre içine alındığı. 4.edu. İkinci uygulamada ise hücreler 0. bakterisinin 48. Diyarbakır 2 Dicle Üniversitesi.19. süperoksit dismütaz (SOD). bakteri üreme sıcaklığı 37° C. Uygulamaların katalaz. 21280.

Ertuğrul SESLİ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. % 8. % 23.0.43.5. lezzetli spesifik yabani ve kültür mantarların (P. Ahmet ÇOLAK1.tr Bu çalışmada Ülkemizde. Substrat özgünlüğü için katekol. TRABZON PM 055 Ülkemizde Doğal Olarak Yetişen ve Kültürü Yapılan Bazı Mantar Türlerinin Besinsel İçeriklerinin Belirlenmesi Sevda KIRBAĞ.5.00 ve % 2.13. 23119. sodyum metabisülfit.34 ve 0.9.13 ve % 3. % 14. ham protein ve ham yağ içerikleri sırasıyla. Russula delica’dan elde edilen ham özütün difenolaz aktivitesi için optimum pH 5.8. Difenolaz aktivitesi için 4-MK varlığında Vmaks = 384.5.4. A. P. Bu veriler ışığında Russula delica’dan hazırlanan ham özütteki PFO enziminin genel PFO inhibitörleri ve bazı metal iyonlarına karşı hassas özellikler sergilediği ve hafif asidik pH’larda kararlı olduğu söylenebilir. % 90. bisporus) besin değerleri araştırılmıştır. Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü. P. % 7. % 5. ostreatus. Mono fenollerin odihidroksi fenollere hidroksilasyonu (monofenolaz aktivitesi) ve o-dihidroksi fenollerin o-kinonlara oksidasyonu (difenolaz aktivitesi). Cu2+ iyonlarının ise sırası ile % 3. Fatih Eğitim Fakültesi.6. % 93. PFO sebze ve meyvelerin esmerleşme proseslerinden sorumludur. polifenol oksidaz.14. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA1. Enzimin aktivitesi için oksijen gereklidir ve oksijen varlığında enzim iki farklı reaksiyonu katalizler.1) mikroorganizmalardan.33 olarak saptanmıştır. % 94. yabani ve yenilebilir bir mantar olan Russula delica’dan elde edilen ham özütteki PFO enzimi spektrofotometrik bir yöntem kullanılarak karakterize edilmiştir. Mehmet AKYÜZ. Difenolaz aktivitesi için optimum sıcaklığın 30 ˚C olduğu ve bu sıcaklıkta 1 saat sonunda enzimin aktivitesini % 88 oranında koruduğu belirlenmiştir.21 ve % 2. % 89. Zn2+. Biyoloji Bölümü.8. % 6. Elazığ skirbag@firat. Bu aşamadan sonraki çalışmalarda 4-metil katekol substrat olarak kullanılmıştır. Hg2+ ve Cd2+ iyonları farklı oranlarda inhibisyona neden oldukları.5.0. difenolaz 259 . T. 61080.2.55 ve % 2. 4-metil katekol (4-MK).6 µM dak-1 mg protein-1 ve Km = 3. % 5.5. prostetik grup olarak bakır(II) iyonu ihtiva eden. diğer inhibitörlerin ise sıra ile 1 mM . % 92. Askorbik asit.5.2.33 mM olarak belirlenmiştir. Ca2+. Kuru madde. eryngii var.90. Ham özütün 3. Melike YILDIRIM1. eryngii’de.7 . % 7.64 olan iki bant gözlenmiştir. monofenolaz.1. P. % 94.com Polifenol oksidaz (PFO) ya da tirosinaz (E.edu. Co2+. bitki ve hayvanlara kadar geniş canlı gruplarında bulunan. T. kül. % 8. Al3+. 61335.C. sajor-caju’da..33. % 91.0. % 7.4dihidroksi fenilalanin (L-DOPA) ile boyanan doğal elektroforezinde Rf değerleri 0. Pleurotus spp. % 25. % 92. P.0. 32 mM nihai konsantrasyonlarda yaklaşık % 90 inhibisyona neden oldukları tespit edilmiştir. boudieri’de. % 15. % 94. K+.5. ferulae. Yakup KOLCUOĞLU1.1. eryngii var. A.8. Bu çalışmada. sistein ve benzoik asit kullanılarak yapılan inhibisyon çalışmasında askorbik asidin 0. oksidoredüktazlar sınıfına ait bir metaloenzimdir.48 ve % 0. % 3 oranlarında aktivasyona neden oldukları tespit edilmiştir. L-DOPA ve dihidroksifenil propiyonik asit substratları kullanılmıştır ve en yüksek aktivitenin 4-metil katekol varlığında olduğu gözlenmiştir. Nilay ONGANER Fırat Üniversitesi. % 20.2. Kimya Bölümü. Anahtar Kelimeler: Besinsel içerik.5 mM nihai konsantrasyonda % 100 inhibisyon sağladığı.5. 1mM nihai konsantrasyonda bazı metal iyonlarının enzim aktivitesi üzerine etkisi incelendiğinde. ferulae’de.0 olarak bulunmuş ve bu pH’da.3. Mn2+. sajor-caju ve A. % 10. % 91. organik madde. boudieri. % 92.87. A. eryngii. % 92. % 8. boudieri. bisporus’da. 8mM . 4 ˚C’de ve 24 saat sonunda enzimin aktivitesini % 90 oranında koruduğu gözlenmiştir. Trabzon sabankeskin61@hotmail. % 20. P. bisporus PM 056 Yabani ve Yenilebilir Bir Mantar Olan Russula delica’dan Elde Edilen Ham Özütten Polifenol Oksidaz Enziminin Difenolaz Aktivitesinin Karakterizasyonu Şaban KESKİN1. ekonomik değeri yüksek. P. ostreatus’da. P. % 9. % 8. T. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ni2+.97 ve % 3. nem.19. Fen Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Russula delica.18. % 5. Trabzon 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü.

Giresun demetmert@ktu. Bu çalışmada. kayısı. Biyoloji Bölümü. Anoxybacillus. Çoğaltılan gen PGEMT vektörüne klonlandı ve dizin analizi yapıldı. Ampicilin 25 mcg. 61080.edu. Bu çalışmada Xyleborus dispar’dan izole edilen B. fizyolojik. Barbara NICOLAUS2. DL-a-fosfoasidik asit dipalmitol) bir tanesi de standartlara karşılık gelmediği tespit edilmiştir. Bacillus cinsi bakterinin bu durumu dikkat çekicidir. karaağaç. Kemal GÜVEN1. Biyoloji Bölümü. Remziye NALÇACIOĞLU1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Annarita POLI2. Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare. ve Bacitrin 10 iu’a dirençli olduğu aynı kaplıcadan izole edilen Bacillus cinsi bakterinin ise yalnız Nystatin 100 iu ‘a dirençli olduğu tespit edilmiştir. Fen Bilgisi Ögretmenligi ABD. bu kaynaktan izole edilen ve morfolojik.Bu çalışmada Anoxybacillus cinsi bakterinin Penisilin 2iu. vb. Elde edilen sıranın 260 . Napoli 80078 Italy rgguven@dicle. 28100. kavak. 34. erik. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi. CNR. armut. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. ile gürgen. Konukçuları arasında fındıktan başka meyve ağaçlarından elma. Nystatin 100 iu. Biyoloji Bölümü. şeftali. 3 bantın ise majör olduğu (-rac-1.edu. Kazım SEZEN1. dipalmitol-gliserol-3fosfoetanolamine. Pozzuoli.tr Son yıllarda yapılan çalışmalar ve gözlemler ürün veren kaynağı kurutarak verimi azaltan ve fındık bahçelerinde yoğun olarak bulunan Xyleborus dispar (Fabricius)’ın önemli bir zararlı olduğunu göstermiştir. Fen Bilgisi Ögretmenliği ABD. meşe. badem. Zihni DEMİRBAĞ1. Barbara NICOLAUS2 1 Dicle Üniversitesi. biyokimyasal ve genetik analizler sonucunda Anoxybacillus ve Bacillus cinsi olduğu saptanan bakterilerin antibiyotiklere dirençlilikleri 2 farklı yöntemle test Anoxybacillus. TRABZON PM 057 Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Edilen Anoxybacillus Cinsi Bakterinin Fosfolipit Çeşitlerinin Analizi Reyhan GÜL GÜVEN1. thuringiensis’in. Annarita POLI2. Erhan ÜNLÜ1 1 Dicle Üniversitesi. Pozzuoli. Fen Edebiyat Fakültesi. CNR. Fusidik asit 10 mcg. fizyolojik. Dalkıran olarak bilinen Xyleborus dispar (F. Daha önce yürütülen çalışmalarımızda Karadeniz bölgesinde fındık ağaçlarından toplanan Xyleborus dispar zararlısından bakteri izolasyonu yapılmış ve izole edilen bu bakteriler arasında bir tanesinin Bacillus thuringiensis olduğu belirlenmiştir. üniversal primerler kullanılarak yapılan PCR analizi sonucunda. via Campi Flegrei n. via Campi Flegrei n. Karakterizasyonu ve Ekspresyonu Demet MERT1. Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare. ıhlamur gibi orman ağaçları bulunmaktadır. söğüt. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi. bakterinin toplamda 6 tane fosfolipit içerdiği ve TLC üzerinde görünen 3 bantın minör (1. kayın. Napoli 80078 Italy rgguven@dicle. edilmiştir. Anahtar Kelimeler: fosfolipit. bir tanesi de standartlara karşılık gelmediği. kestane. çınar. Kemal GÜVEN1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.3-sn-fosfatidil-rac-gliserol sodyum klorür.2. kızılağaç.Bu çalışmada. Su sıcaklığı 78°C ve pH’sı 6.tr Taşlıdere sıcak su kaynağı Batman ilinin Kozluk ilçesine bağlı Şelmo nahiyesinin 7 km kuzeybatısındadır. Fen Edebiyat Fakültesi. 34. biyokimyasal ve genetik analizler sonucunda Anoxybacillus cinsi olduğu saptanan bakterinin lipit analizi (fosfolipit çeşitleri ) ince tabaka tomografisi (TLC) ve sekiz tane fosfolipit standardı kullanılarak tespit edilmiştir.7 civarındadır.TLC. Yapılan biyoassay çalışmaları sonucunda bakterinin Coleoptera ordosuna ait olan Agelastica alni larvaları üzerinde %100 öldürücü etkiye sahip olduğu belirlendi. Chloromfenicol 10 mcg.edu.tr Taşlıdere sıcak su kaynağı Batman ilinin Kozluk ilçesine bağlı Şelmo nahiyesinin 7 km kuzeybatısındadır.19. Hatice KATI2. Anahtar Kelimeler : Antibiyotik.7 civarındadır. Su sıcaklığı 78°C ve Ph’sı 6. bu kaynaktan izole edilen ve morfolojik. Bacillus PM 059 Fındık Zararlısı Xyleborus dispar’dan İzole Edilen Bacillus thuringiensis’e Ait cry3Aa (δendotoksin) Geninin Klonlanması. bu bakterinin cry3 genini içerdiği tespit edildi. 3-sn-fosfatidil L-serin (bovine brain).sıcak su kaynağı PM 058 Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Edilen Anoxybacillus ve Bacillus Cinsi Bakterilerin Antibiyotiklere Dirençlilikleri Reyhan GÜL GÜVEN1. Genin ait olduğu cry3 alt grubunu belirlemek için cry3 sınıfına ait daha özel primerler kullanıldı ve genin kodlayan bölgesi bütünü ile bakteri genomundan PCR ile çoğaltıldı.) (Coleoptera: Scolytidae) polifag bir zararlıdır. Lincomiysin 15 mcg. Çalışmada 18 tane farklı antibiyotik kullanılmıştır.Araştırmada.

bakterideki insektisidal toksininin veya toksin geninin zirai mücadele amacıyla kullanılabileceği bu çalışma ile belirlenmiş oldu. Bunun sonucu olarak zararlılarla mücadelede kimyasal mücadele dışındaki mücadele yöntemlerine önem verilmeye başlanmış ve biyolojik mücadele önem kazanarak zararlıların doğal düşmanlarının tespiti ve biyolojik mücadelede kullanılma olanaklarının araştırılmasına ağırlık verilmiştir. zararlıların predatörleri. Bu canlılara doğal düşman adı verilir. kestane ve fındık gibi birçok meyve ağacında zararlar meydana getirerek önemli ürün ve ekonomik kayıplara neden olurlar. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi.19. zararlıları baskı altında tutarak popülasyon artışını sınırlamaktadırlar. dünya savaşından sonra sentetik organik maddelerin sentezi ve zararlılara karşı aşırı kullanımı sonucu. erik. Kadriye ÖZCAN1. Özellikle. Xyleborus dispar. biyolojik mücadele. Ömer Faruk ALGUR2. elma. fungus. Erzurum erzurumlue@hotmail. Giresun idemir@ktu. başta meşe olmak üzere birçok geniş yapraklı orman ağacında zarar oluşturmaktadır. Sonuç olarak. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Zararlılarla mücadelede. konukçu içerisinde çok hızlı çoğalmaları ve küçük cesametli olmaları sebebiyle kitle halinde üretimleri kolay olmaktadır. Zararlı türler ile beslenen birçok canlı türü vardır. armut. doğal dengenin bozulması gibi sebepler sonucu son yıllarda mikrobiyal pestisitler üzerinde daha yoğun çalışmalar yapılarak birçok biyopreparatın piyasaya verilmesine sebep olmuştur. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. Mehmet Nuri AYDOĞAN2. Biyoloji Bölümü. Salih DOĞAN3. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi. 8 virüs ve 6 protozoon preparatının bulunduğu belirtilmektedir. Ekspresyon vektörü tarafından ekspreslenen cry3Aa proteini izole edildi ve SDS-PAGE analizi yapıldı. bakteri. funguslardan Beauveria bassiana ve virüslerden ise baculovirüsler kullanılmaktadır. Patojenlerin. Keza insan sağlığı açısından önem arz eden böcek ve akarların mücadelesinde entomopatojen bakterilerden Bacillus thringiensis. TRABZON literatürdeki cry3 genleri ile karşılaştırılması sonucu bu bakteriye ait cry3 geninin Bacillus thuringiensis subsp tenebrionis’in sahip olduğu cry3Aa ile %100 benzer olduğu belirlendi. rüzgar ve yağmurun etkisiyle yayılma alanı geniş alanları kapsar. İşte. Zararlıların popülasyonlarını ekonomik zarar eşiğinin altında tutmak amacıyla. bu kimyasal maddelerin birçok olumsuz etkileri ortaya çıkmıştır.tr Bir orman zararlısı olan Lymantria dispar. Bu gen tarafından üretilen proteini belirlemek için genin kodlayan bölgesi ekspresyon vektörü pET28a’e klonlandı ve cry 3Aa proteininin ekspresyonu gerçekleştirildi.edu. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. 104 bakteri. Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi. parazitoyitleri. 44 nematod. thuringiensis’in. Bu çalışmada insan sağlığını tehdit eden böcek ve akarlar belirtilmiş ve bu zararlılarla mücadelede entomopatojenlerin kullanılma imkanları literatür ışığında tartışılmıştır. Neticede 73 kDa’luk bir protein bandı belirlendi. özellikle II. 61080. Fatih SEZEK3 1 Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü. virüs ve protozoonların bizzat kendileri. kayısı. Agah İkbal İNCE2. Biyoloji Bölümü. Dünyada giderek artan çevre bilinci. Ölen konukçu binlerce mikroorganizmayı etrafa dağıtır. sentetik pestisitlerin insan ve çevre sağlığına olumsuz etkileri. mikrobiyal pestisitler PM 061 Lymantria dispar (Lepidoptera: Lymantriidae)’dan elde edilen bakterilerin identifikasyonu İsmail DEMİR1. Halk sağlığı açısından önem arz eden zararlı arthropodlara karşı insan ve çevreye dost mikrobiyal pestisitlerin kullanımı günümüzde ön plana çıkmıştır. Zihni DEMİRBAĞ1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mikrobiyal pestisitler entomopatojenlerden elde edilir. Biyoloji Bölümü. Ayrıca. Dadaşkent. 12 fungus.com Günümüze kadar halk sağlığı açısından önem arz eden zararlıların mücadelesi kimyasal ilaçlarla yapılmış. Günümüzde kullanılan mikrobyial pestisitlerden. zararlı böcek ve akarlar. Hacer MURATOĞLU1. Fen Edebiyat Fakültesi. Böylece daha önce tanımlanan bu bakterinin içermiş olduğu toksin geninin detaylı identifikasyonu yapıldı. Fen Edebiyat Fakültesi. Anahtar kelimeler: Bacillus thuringiensis. cry3Aa δ-endotoksin. fındık zararlısı PM 060 Halk Sağlığı Açısından Önem Arzeden Zararlı Arthropodların Mücadelesinde Mikrobiyal Pestisitlerin Kullanılma Olanakları Engin KILIÇ1. bu canlılar. Xyleborus dispar’dan izole edilen ve detaylı identifikasyonu yapılan B. Anahtar Kelimeler: İnsan sağlığı. 261 . Biyoloji Bölümü. patojenleri kullanılarak yapılan mücadele çalışmalarına “Biyolojik Mücadele” adı verilir. Doğadaki canlıların popülasyonları beslenme ilişkisinin gereği olarak belirli bir dengede devam etmektedir. öldürülmüş formları veya üretmiş oldukları metabolitlerden yararlanılmaktadır. Entomopatojenler parazit mikroorganizmalar olup konukçularının ölümüne sebep olurlar.

Bunun için Doğu Karadeniz Bölgesi’nin farklı yerlerindeki tarım alanlarından Agrotis segetum larvaları toplandı. Biyoloji Bölümü. (Lepidoptera: Thaumetopoeidae)’dan İzole Edilen Yeni Bir Brevibacterium Türünün Tanımlanması Hatice KATI1. Trabzon hkati@ktu. Elde edilen izolatların morfolojik. aerobik bir bakteridir. Bu benzerliğine rağmen izolat. Bacillus thuringiensis (Lydi8). Bu larvalardan toplam bakteri izolasyonları yapıldı. 2. (As6). İzolatların morfolojik. Tp12 olarak numaralandırılan izolatın Brevibacterium cinsine ait olduğunu gösterdi. Fen Edebiyat Fakültesi. (As2). Lydi8’de cry1 ve 2 ve Lydi9’da cry1 ve 4 olduğu tespit edildi. fizyolojik ve biyokimyasal özellikler. aurantiacum DSM 20426T’ye benzemektedir.3) oranında B. izolatın bilinen Brevibacterium türlerinden farklı olduğunu ortaya koymakta ve bunun Thaumetopoea pityocampa’dan elde edilmiş yeni bir Brevibacterium türü olduğunu göstermektedir. başta kızılçam olmak üzere çeşitli çam türlerinde tahribatlara sebep olmaktadır. Bu larvaların toplam bakteriyal florasını belirlemek için larvalardan bakteri izolasyonları yapıldı. Agah İkbal İNCE1. Yağ asidi metil ester analizi sonuçlarına göre yeni izolatın temel yağ asitlerinin yaklaşık %64 oranında C15:0 anteiso içerdiği belirlendi. aurantiacum DSM 20426T suşuna benzediği ve DNA G+C içeriğinin de %69. fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri belirlendi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bakteriyal flora. fizyolojik. İzolat sarı renkli ve yuvarlak koloni morfolojisine sahip. Serratia marcescens (Lydi4). Lydi7’de cry3. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. thuringiensis izolatlarında yapılan cry gen analizlerinde Lydi6’da cry1. Zihni DEMİRBAĞ2 1 Rize Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü.tr Bu çalışmada. Klepsiella spp. biyokimyasal.edu. Zihni DEMİRBAĞ2 1 Giresun Üniversitesi. Brevibacterium. Biyoloji Bölümü. bakteriyal karakterizasyon PM 62 Agrotis segetum Schiff. Bacillus megaterium (As3).8 mol olduğu belirlendi. İzolatların tanımlanması morfolojik. 53100.8 (13.19. ülkemizde önemli bir tarım ve endüstriyel ürün zararlısı olan Agrotis segetum Schiff. (Lepitoptera: Noctuidae)’dan Bakteri İzolasyonu ve Karakterizasyonu Ali SEVİM1.tr Ağaçların tüm iğne yapraklarını yemek suretiyle zararlara neden olan Thaumetopoea pityocampa. Gram pozitif. Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. (Lydi2). Ayrıca. Anahtar Kelimeler: Thaumetopoea pityocampa. Bacillus sp. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. API ve Vitek identifikasyon sistemleri kullanılarak özellikleri belirlendi. Fen Edebiyat Fakültesi. 16S rRNA sekans sonuçlarına göre yeni izolatın %94 oranında en yakın olarak B. fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri tespit edildi. DNA-DNA homoloji testine göre %10.. Enterobacter sp. Anahtar Kelimeler: Lymantria dispar. Elde edilen toplu sonuçların karşılaştırılması. Elde edilen 9 bakteriyal izolatın morfolojik. Bu izolatların karakterizasyonları morfolojik. Bacillus thuringiensis (Lydi7). Anahtar Kelimeler: Agrotis segetum. İsmail DEMİR2. Fen Edebiyat Fakültesi. Trabzon alisevim@ktu. (Lydi5). TRABZON Bu ve benzeri zararlılara karşı bir yerel mikrobiyal mücadele etmeni geliştirmeye yönelik olarak. API ve Vitek sonuçları ve 16S rRNA sekans analizlerine göre yapıldı. Moleküler karakterizasyon için 16S rRNA sekans analizi yapıldı ve sekans sonuçları gen bankasındaki referans sıralarla karşılaştırıldı. Acinetobacter calcoaceticus (Lydi3). Buna göre A. API test sonuçları ve 16s rRNA gen sekans analizlerine göre yapıldı. Enterococcus gallinarum (As8) ve Stenotrophomonas maltophila (As9) olarak tanımlandı. Analiz sonuçları. Acinetobacter calcoaceticus (As5). Erwinia spp. hareketsiz. B. Enterobacter aerogenes (As4). Karadeniz Bölgesi’ndeki farklı fındık bahçelerinden Lymantria dispar larvaları toplandı. 16S rRNA analizi ve Vitek testi sonuçlarına göre tanımlamaları yapıldı. Bacillus thuringiensis (Lydi6). yeni tür. segetum’dan elde edilen 9 bakteriyal izolat Bacillus cereus (As1). 16S rRNA gen sekans analizleri ve Vitek bakteriyal identifikasyon sistemi kullanılarak izolatların karakterizasyonları yapıldı. (Bozkurt)’un bakteriyal florası belirlenmiştir. Bacillus thuringiensis (Lydi9) şeklinde tanımlandı. 61080. moleküler özellikleri. fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri. Bu zararlıya karşı bir mikrobiyal mücadele etmeni geliştirmeye yönelik yapılan çalışmalarda Thaumetopoea pityocampa larvalarından bakteriyal izolatlar elde edildi. 262 . Pseudomonas putida (As7). Buna göre izolatlar Pantotea agglomerans (Lydi1). PM 063 Thaumetopoea pityocampa Schiff. 3 ve 4. İsmail DEMİR2.edu.

Biyoloji Bölümü. Diyarbakır ozdemirs@dicle.287 ve 0. Fen-Edebiyat Fakültesi. termofilik karakterdeki Geobacillus toebii sub. 450. Kristal proteinlerin SDS-PAGE ile analizi sonucunda izolatların 130 kDa ve 65 kDa ağırlığında iki protein taşıdıkları belirlenmiştir.37. decanicus ve Geobacillus thermoleovorans subsp. 06500. Fen Edebiyat Fakültesi. ağır metal.918 ve 0. Yapılan çalışma sonucunda topraktan izole edilen üç Bacillus thuringiensis izolatının ve kontrol suşlarının cry2 genel primeri ile PCR işlemi sonucunda yaklaşık 1556 bp büyüklüğünde pozitif bir ürün verdiği belirlenmiştir. MIC.663 ve 2. Geobacillus toebii sub.Kayseri 2 Gazi Üniversitesi. 134 bp büyüklüğünde dört DNA fragmenti elde edilmiştir. parasporal kristal yapıları ve bu izolatların depo zararlısı Ephestia kuehniella Zeller üzerine olan toksik etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Biyoloji Bölümü.edu. Biyolojik mücadelede kullanılan mikroorganizmaların %90’nını Bacillus thuringiensis oluşturmaktadır.035 ve Zn için 1. cry2 geninin DdeI enzimi ile kesimi sonucunda üç izolatın yaklaşık olarak 1386. Bu amaçla çeşitli bakterilerin. Leyla AÇIK2. sp. zararlının kontrolünde güvenilir olmaları. mantarlar. Bacillus thuringiensis delta endotoksin olarak isimlendirilen protein yapısında.%57 oranında etkili olduğu belirlenmiştir. Bunun için önce her iki bakteri için bu metaller için MIC (minimum inhibisyon konsantrasyonu) değerleri tespit edildi. TRABZON PM 064 Topraktan İzole Edilen Bacillus thuringiensis İzolatlarının cry2 Genlerinin Belirlenmesi ve Lepidoptera Larvaları Üzerine Olan İnsektisidal Etkilerinin Belirlenmesi Fatma ÖZTÜRK1.tr Günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde kimyasal tarım ilaçlarının yerini biyoinsektisitler almıştır. cry2 geni. çevre kirliliği ile ilgili problemler yaratmamaları ve endosporlarının doğada uzun süre kalmaları nedeniyle tercih edilmektedir. Ancak bu yöntemlerin ekonomik olmayışları ve elde edilen arıtım düzeyinin yeterli olmaması nedeniyle bu alanda önemli bir potansiyele sahip mikroorganizmaların etkin bir şekilde kullanıldığı ve tercih edildiği görülmektedir. Abdurrahman AYVAZ1 1 Erciyes Üniversitesi. 972. Anahtar Kelimeler: Geobacillus. nematodlar ve protozoa grubuna ait organizmalar kullanılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Biyolojik mücadele. Ağır metallerin gerek endüstriyel atık sulardan ve gerekse ağır metal ile kirlenmiş/kirletilmiş çevresel su kaynaklarından uzaklaştırılmasında çeşitli kimyasal ve fiziksel süreçler kullanılmaktadır. decanicus’un bu metallere karşı daha dirençli olduğunu göstermektedir. Bu amaçla. Geobacillus toebii subsp. 38039. 21280. Çoğu ağır metaller belirli konsantrasyonlarda organizmalara zarar verici bir etki göstermekte ve ekolojik tahribe neden olmaktadırlar. Ankara fozturk@erciyes. Bu çalışmada topraktan izole edilen üç Bacillus thuringiensis izolatının ve kontrol suşlarının cry2 gen içerikleri. biyoakümülasyon 263 . stromboliensis’nin MIC değerleri sırasıyla Cd için 0. Biyoloji Bölümü. sp. Biyolojik denemeler sonucunda izolatların Ephestia kuehniella larvaları üzerine %83. virüsler. fungusların ve alglerin kullanıldığı bilinmektedir.edu. Biyoinsektisit olarak bakteriler. Ni için 3.tr Son yıllarda ağır metaller ile olan kirlenmeye ilgi oldukça artmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. toprak grubu bakteriler en çok gelecek vaat eden biyolojik kontrol ajanlarıdır. Ephestia kuehniella PM 065 Farklı Metal Konsantrasyonlarının Termofilik Geobacillus Türlerinin Üreme ve Metal Biyoakümülasyonu Üzerine Etkisi Sadin ÖZDEMİR Dicle Üniversitesi. Diptera (sinekler.21 mM olduğu tespit edildi. Bunlar arasında. sadece hedef canlıya etki etmeleri.0492. Cu için 1.19. Biyoinsektisitler üretim teknolojilerinin kolay ve sürekli olması. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu sonuçlar.918 ve 1. Daha sonra farklı metal konsantrasyonlarının değişik zaman periyotlarında bu bakteri türlerinin üreme ve biyoakümülasyonu üzerine etkisi incelendi. Lepidoptera (kelebekler). sivisinekler) ve Coleptera (kın kanatlılar) takımına ait böcekleri hedef alan ve biyolojik olarak parçalanabilen insektisidal toksinler üretir. decanicus ve Geobacillus thermoleovorans subsp. stromboliensis’in farklı metal konsantrasyonlarının üreme ve biyoakümülasyonu üzerine etkileri test edildi.

com Trametes versicolor biyokütl