KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ BİYOLOJİ BÖLÜMÜ 61080 TRABZON

19.
ULUSAL BİYOLOJİ KONGRESİ

23-27

HAZİRAN 2008 TRABZON

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

2

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

İÇİNDEKİLER
KURULLAR ........................................................... 005 PROGRAM ............................................................. 009
SÖZLÜ BİLDİRİLER.......................................................... 011 POSTER BİLDİRİLER ....................................................... 031 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 031 BOTANİK ..................................................................... 041 ZOOLOJİ ....................................................................... 061 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 079

BİLDİRİ ÖZETLERİ ............................................. 081
ÇAĞRILI BİLDİRİLER ..................................................... 083 SÖZLÜ BİLDİRİLER ......................................................... 095 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 095 BOTANİK ..................................................................... 131 ZOOLOJİ ....................................................................... 175 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 223 POSTER BİLDİRİLER ....................................................... 233 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 233 BOTANİK ..................................................................... 321 ZOOLOJİ ....................................................................... 479 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 633

İNDEKS ................................................................... 645

3

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

4

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

KURULLAR

5

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

6

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Osman BELDÜZ Kongre Sekreteri Prof. Dr. Sema AYAZ Kongre Düzenleme Kurulu Prof. Dr. Osman BEYAZOĞLU Prof. Dr. Asım KADIOĞLU Prof. Dr. Zihni DEMİRBAĞ Prof. Dr Atalay SÖKMEN Prof. Dr. Faik Ahmet AYAZ Prof. Dr. Reşit ÖZKANCA Prof. Dr. Leyla AÇIK Doç. Dr. Mustafa YAMAN Doç. Dr. Bilal KUTRUP Doç. Dr. Kamil COŞKUNÇELEBİ Doç. Dr. Hüseyin İNCEER Yrd. Doç. Dr. Remziye NALÇACIOĞLU Yrd. Doç. Dr. Sabriye ÇANAKÇI Yrd. Doç. Dr. İsmail DEMİR Yrd. Doç. Dr. Ufuk BÜLBÜL Öğr. Gör. Dr. Rabiye TERZİ Arş. Gör. Dr. Kazım SEZEN Arş. Gör. Handan ONAY Arş. Gör. Kadriye İNAN Arş. Gör. Hacer MURATOĞLU Arş. Gör. Dilşat Nigar ÇOLAK Arş. Gör. Nihal KUTLU Arş. Gör. Hülya TORUN Arş. Gör. Emel ÇAKIR Arş. Gör. Mutlu GÜLTEPE

Bilimsel Kurul Prof. Dr. Ahmet ASAN Prof. Dr. Ahmet ŞAHİN Prof. Dr. Ali DEMİRSOY Prof. Dr. Arif BAYSAL Prof. Dr. Atila Yanıkoğlu Prof. Dr. Avni GÜVEN Prof. Dr. Ayşen (ÖZDEMİR) TÜRK Prof. Dr. Bayram YILDIZ Prof. Dr. Cumhur ÇÖKMÜŞ Prof. Dr. Fahrettin GÜCİN Prof. Dr. Fevzi BARDAKCI Prof. Dr. Fikrettin ŞAHİN Prof. Dr. Hacer ÜNLÜ Prof. Dr. Haluk KEFELİOĞLU Prof. Dr. Hasan ÖZÇELİK Prof. Dr. Hayri DUMAN Prof. Dr. Hüseyin Avni ÖKTEM Prof. Dr. Kuddisi ERTUĞRUL Prof. Dr. Kurtuluş OLGUN Prof. Dr. Leyla AÇIK Prof. Dr. M. Ali AKPINAR Prof. Dr. M.Yakup ARICA Prof. Dr. Mehmet TOPAKTAŞ Prof. Dr. Murat ÖZMEN Prof. Dr. Mustafa IŞILOĞLU Prof. Dr. Mustafa KURU Prof. Dr. Mustafa Sabri Özyurt Prof. Dr. Nazmi Polat Prof. Dr. Nermin GÖZÜKIRMIZI Prof. Dr. Nilüfer CİHANGİR Prof. Dr. Nusret AYYILDIZ Prof. Dr. Özcan SEÇMEN Prof. Dr. Reşit ÖZKANCA Prof. Dr. Salih Levent TURAN Prof. Dr. Serpil UNYAYAR Prof. Dr. Sezai TÜRKEL Prof. Dr. Ş. Fatih Topcuoğlu Prof. Dr. Şemsettin CİVELEK Prof. Dr. Yusuf AYVAZ Prof. Dr. Yılmaz ÇAMLITEPE Prof. Dr. Zeki AYTAÇ Prof. Dr. Zekiye SULUDERE

7

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

8

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

PROGRAM

9

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

10

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

23 HAZİRAN 2008 (PAZARTESİ)
08:30-00:00 KAYIT GİRİŞ 10:30-11:00 AÇILIŞ SALON HT 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 1 SALON HT OTURUM BAŞKANI: M. Sabri ÖZYURT
Ç001 11.00 Ç002 11.45 Kök Hücre ve Hücre Tedavilerinde Güncel Gelişmeler Gene Therapy for Neuroblastoma E. Ovalı ATİ Teknoloji, Trabzon, TR Bahri KARAÇAY University of Iowa, Iowa City, Iowa, U.S.A.

12:30-14:00

ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE)

14:00-15:30 1. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: TOKSİKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Dürdane KOLONKAYA ve Özgür FIRAT
SZ 001 14.00 SZ 002 14.18 SZ 003 14.36 SZ 004 14.54 SZ 005 15.12 Zn, Cd ve Zn+Cd Etkisinde Oreochromis niloticus’un Kan Dokusundaki Metal Düzeylerinin ve Bazı Biyokimyasal Parametrelerdeki Değişimlerin Belirlenmesi Karakaya Baraj Gölünde Olası PAH Kirliliğinin Sazan Balığı (Cyprinus carpio) Safra Örneklerinde Değerlendirilmesi Renal İskemi-Reperfüzyon Hasarına Karşı Askorbik Asitin Etkisi Kafkas Kurbağası (Pelodytes caucasicus) Üzerinde Amonyum Nitrat Gübresinin Akut Etkileri Sıçan Böbreğinde Bisfenol A, Nonilfenol ve Oktilfenolün Neden Olduğu Hasar Üzerine Askorbik Asitin Etkilerinin İncelenmesi Özgür FIRAT, Hikmet Yeter ÇOĞUN, Sabahattin ASLANYAVRUSU, Ferit KARGIN Abbas GÜNGÖRDÜ, Murat ÖZMEN Aslı KORKMAZ, Dürdane KOLANKAYA Handan KARAOĞLU, Bilal KUTRUP, Zeliha ÇOLAK YILMAZ, Emel ÇAKIR, Ufuk BÜLBÜL Aslı KORKMAZ, Müfide AYDOĞAN, Nurhayat BARLAS, Dürdane KOLANKAYA

SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ANTİMİKROBİYAL ve BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Nihat AKIN ve Hatice KATI
SM 001 Yüksek Teknolojiye Uygun Olarak Hazırlanan ZnO 14.00 - nanokristallerinin Karakterizasyonu ve Antimikrobiyal/ Antifungal Aktivitelerinin Tayini SM 002 Süt Fabrikası Atık Sularından İzole Edilen 14.18 - Biyosurfektanların Antimikrobiyal ve Antifungal Etkilerinin Araştırılması SM 003 Kanser Kemoterapisinde Kullanılan Bakteriyel 14.36 - Enzimler SM 004 Leuconostoc mesenteroides subsp. cremoris 14.54 - Tarafından Üretilen Bir Bakteriyosinin Büyük Ölçekte ve Hızlı Saflaştırılması SM 005 Antibiyotiklerin Anaerobik Ayrışabilirlikleri 15.12 Aysun ERGENE, Kezban ADA, Emine ÖZTÜRK, Fadime YILMAZ, Emine YALÇIN, Kültiğin ÇAVUŞOĞLU Fadime YILMAZ, E. ÖZTÜRK, F. KUTLUER, A. ERGENE, E. YALÇIN, K. ÇAVUŞOĞLU Hikmet GEÇKİL Halil DÜNDAR Hakan ÇELEBİ, Delya SPONZA

SALON NT 1: BOTANİK: ANATOMİ & MORFOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ergin HAMZAOĞLU ve Tuna UYSAL
SB 001 14.00 SB 002 14.18 SB 003 14.36 Bazı Scorzonera L. (Asteraceae) Taksonlarının Yaprak Anatomileri Serdar MAKBUL, Zafer TÜRKMEN, Osman BEYAZOĞLU, Kamil COŞKUNÇELEBİ Aliye ARAS, Mehmet SAKINÇ, Cenk YALTIRAK

Orta-Üst Miyosen Yaşlı Ergene Formasyonu’nda (Trakya-KB Türkiye) Fosil Ağaç Topluluğu: Junglandaceae ve Lauracea Odunları Kazdağı Pseudo-Alpinik Bölgesinde Yetişen Bazı Mine TUNALI, Ersin Soğanlı Bitkilerin Morfolojisi ve Anatomisi Üzerine KARABACAK, İsmet UYSAL İncelemeler

11

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

SB 004 14.54 SB 005 15.12 -

10 Yaşındaki Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link.) Fidanlarında Populasyonlara Bağlı Varyasyonların Bazı Morfolojik Özelliklere Göre Belirlenmesi Türkiye Doğal Florasında Yetişen Oxytona Seksiyonuna Ait Papaver Türlerinin Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi

Deniz GÜNEY, İbrahim TURNA, Şemsettin KULAÇ Seval ŞAHİN, İskender PARMAKSIZ

SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet AKSOY ve Zafer TÜRKMEN
SB 006 14.00 Türkiye’nin Silene L. (Caryophyllaceae) cinsi Siphonomorpha Othh., Lasiostemones Boiss., Sclerocalycinae Boiss., Chloranthae Roth., Tataricae Chowdh. ve Otites (Adams) Othh. Seksiyonları’nın Revizyonu Huzurlu Yaylası (Gaziantep) Florası Boynuzsu Ot (Anthocerotopsida) ve Ciğerotları (Marchantiopsida) Floralarının Türkiye'deki Son Durumları Cyclotrichium Manden. & Scheng. (Labiatae) Cinsinin Taksonomisi ve Filogenisi Kemal YILDIZ, Ali ÇIRPICI, Mehmet Y.DADANDI

SB 007 14.18 SB 008 14.36 SB 009 14.54 SB 010 15.12 -

Yusuf ZEYNALOV, Fatih YAYLA, Medine Münevver UMA Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Tuncay DİRMENCİ, Görkem DENİZ, Ekrem DÜNDAR, Turan ARABACI

15:30-16:00

ÇAY / KAHVE

16:00-17:30 2. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: HİSTOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Muhittin YÜREKLİ ve Nesrin ÖZSOY
SZ 006 16.00 SZ 007 16.18 SZ 008 16.36 SZ 009 16.54 SZ 010 17.12 Sphex flavipennis Fabricus, 1793 (Hymenoptera: Sphecidae)’in Sindirim Kanalının Morfolojisi ve İnce Yapısının Araştırılması İpekböceği Bombyx mori (Lepidoptera: Bombycıdae)’de Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Orta Barsak Üzerine Etkisinin Gösterilmesi Kronik Florozisin Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi İnci Kefali (Chalcalburnus tarichi, Pallas 1811)’nde Vitellogeninin İmmunohistokimyasal Lokalizasyonu ve Vitellogenin Seviyesinin Belirlenmesi Aktif ve Aktif Olmayan Helix aspersa Müller, 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’te Serebral Gangliyon Nörosekresyon Hücreleri Filiz DEMİR, Menderes SUİÇMEZ Gözde SELEK, Osman PARLAK

Evren KOÇ, Yusuf ERSAN, Başaran KARADEMİR Ahmet Regaib OĞUZ, Burak KAPTANER, Güler ÜNAL Nermin BİTER, Gürsel ERGEN

SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ANTİMİKROBİYAL OTURUM BAŞKANLARI: Sanver EKMEKÇİ ve Sevda KIRBAĞ
SM 006 16.00 SM 007 16.18 Türkiye’nin Karstik Mağaralarından Elde Edilen Streptomyces İzolatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Staphylococcus epidermidis Klinik İzolatlarının Biyofilmleri Üzerine Lizostafinin ve Değişik Antibiyotiklerin Etkisinin Araştırılması SM 008 Yeşil ve Siyah Çayın (Camellia sinensis) 16.36 - Antimikrobiyal ve Bazı Antibiyotiklerle Sinerjitik Etkisinin Araştırılması SM 009 Vitex agnus-castus L. (Hayıt) Bitkisinin Sitotoksik, 16.54 - Antiviral, Antibakteriyal ve Antifungal Aktivitelerinin İncelenmesi SM 010 Metschnikowia pulcherrima Türü Mayaların 17.12 - İzolasyonu ve Pulcherrimin’in Antimikrobiyal Aktivitelerinin Araştırılması Semra YÜCEL, Mustafa YAMAÇ, Anıl HAN Burcu ÇERÇİ, İsmail KARABOZ, Ali KOÇYİĞİT, Aslı ÖZKIZILCIK Metin DIĞRAK, Nurcan ERBİL, Zelal AKSOY İsa KARAMAN, Ahlem BEN SASSI, Aouni MAHJOUB Sezai TÜRKEL

12

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ ve BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Güleray AĞAR ve Osman TUGAY
SB 011 16.00 SB 012 16.18 SB 013 16.36 SB 014 16.54 SB 015 17.12 Serbest Oksijen Radikalleri ve Antioksidanlar Hülya DEMİR, Leyla AÇIK Bitkisel Kaynaklı Gıdalara Uygulanan İşlemler Nihat AKIN, Mehtap AKIN Esnasında Antioksidanlarda Oluşan Değişmeler ve Bu İşlemlerin Antioksidanların Fonksiyonel Özelliklerine Etkileri Pamuk Kalluslarında Antioksidant Enzim Aktivitesi Sultan KÖŞKEROĞLU, Yonca Üzerine NaCl’ün Etkisi SURGUN, Atilla Levent TUNA, Betül BÜRÜN, İbrahim YOKAŞ Domates’te (Lycopersicon sp.) Tuz Stresinin Mahmut DOĞAN, Rukiye TIPIRDAMAZ Antioksidant Enzim Aktiviteleri Üzerindeki Etkilerinin in vitro Olarak İncelenmesi Bezelyede (Pisum sativum L.) Antioksidant Enzim Neval ERTÜRK, Barbaros Aktivitesi ve Yaprak Yaşı Arasındaki İlişkilerin ERTÜRK Araştırılması

SALON NT 2: BOTANİK: BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Şemsettin CİVELEK ve Serdar MAKBUL
SB 016 16.00 SB 017 16.18 SB 018 16.36 SB 019 16.54 SB 020 17.12 Sempervivum L. Cinsinde Polimorfizm ve Biyoçeşitlilik Ulubey Kanyonları'nın (Uşak) Florası Malatya İli’nin Likenleri Geçmişten Günümüze Türkiye Likenleri Türkiye’de Likenler Üzerinde Gelişen Polycoccum Sauter ex Körber 1865 Cinsi Üzerine Notlar Fergan KARAER, H Güray KUTBAY, Salih TERZİOĞLU, Ferhat CELEP Mehtap ŞAHİN, Memduh SERİN Mehmet CANDAN, Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Mehmet Gökhan HALICI, Ahmet AKSOY

19:00-23:00

KOKTEYL (SAHİL TESİSLERİ)

13

ÖZEL Aslıhan TEMEL. Barbara NICOLAUS Ayşe AVCI. G. Hakkı DEMİRELMA Musa DOĞAN. RAHEMO SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: EKOLOJİ ve SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Nevzat ŞAHİN ve İsa KARAMAN SM 011 Mağara Sistemlerinde Kalsit (CaCO3) Oluşumu ve 09.Fitoplankton Türleri.00 . ORHAN. O. F.00 SB 022 09. V. KHAWAR. F.36 SB 024 09. G. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: HİSTOLOJİ ve PATOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Güler ÜNAL ve Kültiğin ÇAVUŞOĞLU SZ 011 09. O.18 SZ 013 09.Kalitesi Özlem BARIŞ. ÖZKAN.12 . Osman KARABACAK. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Taipei 309) Farklı Explant Kaynaklarından Kallus ve Bitki Oluşum Potansiyelinin Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Antepfıstığının Mikroçoğaltılmasındaki Yeni Metotlar in vitro Koşullarda Maliyeti Düşürme Amaçlı Farklı Katılaştırıcı ve Karbon Kaynak Kullanarak Muz Çoğaltımı Arpa Kallus Kültürlerinde Genetik ve Epigenetik Varyasyonlar Khalid Mahmood KHAWAR.18 SB 023 09. ARSLAN. Ergin HAMZAOĞLU. A.36 . Orhan KURT. KARTAL. Kargapazarı ve Dumlu Dağları (Erzurum) Alpin Çiçekleri Endemik Bitki Cenneti Kızıldağı (Çamlık Kasabası.36 SB 029 09. N. cv.36 SZ 014 09. Murat ÜNAL. Nursel GÜL Bilge ÖZKAL. Özlem MAVİ Tuna UYSAL.İzolasyonu. Dilvin İPEK SALON NT 1: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mustafa IŞILOĞLU ve Ökkeş ATICI SB 021 09.54 SB 025 10.18 . T. Adnan AYHANCI. Fatih SEYİS Ahmet ONAY. (Plumbaginaceae) Cinsi Üzerinde Taksonomik Çalışmalar Türkiye Centaurea (Asteraceae) Cinsi Fevzi ÖZGÖKÇE.Siklodekstrin Glikoziltransferaz Üretimi SM 015 Piyasada Satılan Lokumların Mikrobiyolojik 10. HADIMOĞULARI. Hakan ŞENTÜRK.19. Gökhan BAYRAMOĞLU Suna CEBESOY ZohairI. TRABZON 24 HAZİRAN 2008 (SALI) 09:00-10:30 3. Annarita POLI. Iraq Nesrin ÖZSOY. ÖZLÜ. İdentifikasyonu ve EPS Üretimi SM 014 Bazı Termofilik Anaerobik Bakteriler ile 09. Şule COŞKUN. F. M.12 Isatis cochlearis (Çivit Otu) Bitkisinin Doku Kültürü Yoluyla Adventif Sürgün Rejenerasyonu Çeltikte (Oryza sativa L. SÜZERER Fatoş UZUNTAS. Ç. ARSLAN Emine AYDIN.00 SB 027 09. ŞAHİN.54 Ekzojen Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) Uygulanmış Kesi Yaralı Tavşanlarda İyileşme Bölgesine Epitel Hücre Göçü Silymarin’in Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi Rhinolophus mehelyi’nin Yardımcı Uçma Kaslarında Morfolojik ve Histokimyasal Araştırmalar The Helminths of Freshwatere Fishes Caught From AL-Tamim Governorate.18 SB 028 09. M. Kemal GÜVEN. GÜLLÜCE. Galip AKAYDIN. A. Biyovolüm Miktarının Değerlendirilmesi ve Limnoekolojik Özelliklerinin Çok Yönlü İstatistiksel Analizlerle İncelenmesi SM 013 Kös (Bingöl) Sıcak Su Kaplıcasından Bakteri 09. ÖZBEK Abuzer ÇELEKLİ.00 SZ 012 09. H. Fonksiyonel 09. Derebucak-Konya) Türkiye’de Bulunan Acantholimon Boiss.54 . Okan KÜLKÖYLÜOĞLU Reyhan Gül GÜVEN. Sedat DÖNMEZ Nükhet Nilüfer ZORBA.54 Gökyüzüne En Yakın Bitkiler: Palandöken. Faris KARAHAN Ahmet AKSOY. Hilmi ÖZDEN. DİLSİZ. Kuddisi ERTUĞRUL 14 . Biyoloji Bölümü. Nermin GÖZÜKIRMIZI SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Zeki AYTAÇ ve Olcay DÜŞEN SB 026 09. Veysi OKUMUŞ. B. ÖZEL. K. Engin TİLKAT.Bakterilerin Etkisi SM 012 Abant Gölünün Trofik Yapısı. Ç.

UK SALON FK OTURUM BAŞKANI: Prof. Şenay YILDIRIM.18 SZ 018 14.00 Ç004 11.18 . Özlem KIRAN 15 . Dr.Çiftliği’nden Alınan Toprak Örneklerinden İzole Edilen Bacillus İzolatlarında Keratinaz Enziminin Özelliklerinin Araştırılması Mustafa YAMAN Hüseyin YILMAZ. TRABZON SB 030 10.00 Ç008 11. Ülkemizdeki Son Gelişmeler Genom Sonrası Çağda Bitki Biyolojisinde Gelişmeler Tuna EKİM İsmail TÜRKAN SALON NT1 OTURUM BAŞKANI: Prof. Newcastle upon Tyne.45 Mechanism of Maturation-Dependent Alcohol Resistance Actinobacterial Diversity and Drug Discovery: Will A Renaissance Follow the Decline and Fall? Bahri KARAÇAY Michael GOODFELLOW University of Newcastle.54 . Heterorhabditidae) Doğu Karadeniz Bölgesindeki Yayılışı SM 018 Potansiyel Biyolojik Kontrol Ajanı Steinernema 14.) DC.00 SZ 017 14. Cansın GÜNGÖRMÜŞ Seyhan ALTUN. (Lepidoptera.Steinernematidae. Ayşe TOPUZ Ahmet Ata ÖZÇİMEN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Lymantriidae)’den 14. Nermin GÖZÜKIRMIZI Ç005 11. Remziye NALÇACIOĞLU. Zihni DEMİRBAĞ Didem ŞİMŞEK GÜNGÖR Yeşim AKTÜRK. Gürkan ÖZTÜRK Dürdane KOLANKAYA. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: H. Biyoloji Bölümü. İkbal Agah İNCE.54 SZ 020 15. Tuna UYSAL 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 2 SALON HT OTURUM BAŞKANI: Prof. Mualla ÇETİN SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOLOJİK MÜCADELE OTURUM BAŞKANLARI: Reşit ÖZKANCA ve Ömer ERTÜRK SM 016 Leucoma salicis L. Maurice MOENS. Cinsi (Asteraceae) Acrolophus (CASS.12 . Dr. Handan KAYA. Dr. İsmail DEMİR.İzole Edilen Bir Nükleopolihedrovirüs (NPV)’ünun Türkiye İçin İlk Kaydı SM 017 Entomopatojenik Nematodların (Rhabditida: 14.45 Çevre Sorunları ve İnsan Hakları Biyoloji Bölümlerimizde SCI Kapsamlı Dergilerde Yapılan Yayınlara Genel Bir Bakış Leyla AÇIK Murat ÖZMEN 12:30-14:00 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 14:00-15:30 4. Nurettin CENGİZ.12 Sinir Rejenerasyonunda Şartlandırma Hasarı Etkisi ve Mekanizmasının Araştırılmasında Kullanılan Metotlar Kök Hücre Nedir? Kaynakları ve Kullanım Alanları Balb/C Farede Görülen Yeni Bir Spontan Tümörün in vivo ve in vitro Karakterizasyonu Akut Myelositik Lösemi (HL-60) Hücrelerinde Metilprednizolonun İleri Saatlerde Terminal Farklılaşma Üzerindeki Etkisinin Araştırılması Elif KAVAL OĞUZ.36 SZ 019 14.19.00 Ç006 11.Transkriptomik Analizi ve Potansiyel Promotor Bölgesinin Belirlenmesi SM 020 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 15.12 - Türkiye Centaurea L.36 .45 Arazi Botaniğinde.anatoliense'nin (Rhabditida:Steinernematidae) Biyo-Ekolojik Özellikleri SM 019 Chilo iridescent virus’e ait Ekzonükleaz Geninin 14.00 . Ali DEMİRSOY Ç007 11. Fikrettin ŞAHİN Ç003 11. KÜLTÜRÜ ve İMMÜNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Handan UYSAL ve Sibel HAYRETDAĞ SZ 016 14. Kuddisi ERTUĞRUL. Zihni DEMİRBAĞ Gülsüm UÇAR. Seksiyonu Taksonları Üzerine Taksonomik Bir Araştırma Osman TUGAY.

TRABZON SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Gülcan ŞENEL ve Nuran DURMUŞ SB 031 14.19. M. Mustafa ÖZDEMİR.Sacın Mikrobiyal Korozyonu SM 024 Biyogaz Üretiminde Çeşitli Bor Bileşiklerinin 16. M. Taksonomik Problemleri ve Çözüm Önerileri Çengelli Dağı (Sivas) Florası Gaziantep İli Endemik ve Nadir Bitkileri Mehmet FIRAT Mehmet FIRAT İsmail EKER. Halil DEMİR.36 . Sinasi ASLANLI. Hasan YELKEN 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 5. KANDEMİR.Bileşiklerdeki Bor Dışındaki Kimyasal Bileşenlerin Biyogaz Verimi Üzerindeki Etkinliğinin Karşılaştırılması Esra İLHAN SUNGUR Ayşe Betül KARADUMAN. Murat ERMAN.54 .00 SB 037 14.12 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. KOYUNCU Erol DÖNMEZ Yusuf ZEYNALOV. Nihat DİLSİZ. Biyoloji Bölümü. Mehmet TOPAKTAŞ Burcu KOÇAK MEMMİ İ. Hüsnü ÇAKIRLAR Yasemin EKMEKÇİ.00 SB 032 14. Banu EFEOĞLU SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Kuddisi EĞRTUĞRUL ve Mustfa KARGIOĞLU SB 036 14. 16 .00 SM 022 Metal Pollusyonlu Toprak Örneklerinden Elde 16. İsmail ÇELİK. Halil DEMİR. Ayşe ŞAHABOĞLU SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ÇEVRE ve FERMENTASYON OTURUM BAŞKANLARI: Nilüfer CİHANGİR ve Mustafa YAMAÇ SM 021 Mikrobiyal Korozyon 16. MORADI. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: GENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Ali ATEŞ ve Ekrem DÜNDAR SZ 021 16. Demet DOĞAN. Sait İZGİ. Nagehan TEKNECİ Bihter MİNNOŞ.18 SB 033 14.Edilen Aktinomiset İzolatlarının Ağır Metal Toleransı ve Biyosorpsiyon İlişkisi SM 023 Soğutma Kulesi Su Sisteminde Galvanizli Çelik 16.36 SZ 024 16.00 SZ 022 16. Medine Münevver UMA.36 SB 034 14.12 Bahçesaray (Van) ve Çevresi Florası Hakkari Doğası ve Florasına Giriş Tulipa L. ÖZDEN. Nurhan CANSEVER Faruk SÜZERGÖZ. Tekin BABAÇ. Süleyman TOPAL Musa TÜRKER. Faruk OĞUZ Nuran ÇİÇEK.12 İki Nohut Hattının Fotosentetik Aktivitelerinin Uyum ve Üşüme Sıcaklıklarında Klorofil Fluoresansı İle Karşılaştırılması Emet Borik Asit Fabrikası Atıklarının Arpa ve Buğdayda Vejetatif Büyüme Üzerine Etkileri Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik.54 SB 040 15.54 SB 035 15.54 SZ 025 17. Fatih YAYLA. Esra İLHAN SUNGUR.) Çeşitlerinde Morfolojik ve Moleküler Düzeydeki Değişikliklerin Belirlenmesi Polifazik Klorofil a Fluoresansı ile Arpa Bitkisinde UV-B Işıma Etkisinin Değerlendirilmesi Mısır Çeşitlerinin Fotokimyasal Etkinliklerine Göre Kuraklığa Toleranslarının Belirlenmesinde Kautsky Etkisi Yaklaşımı Özlem TURAN. M. ÖZKAN Songül AYDEMİR. (Liliaceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı. İsmet BERBER. Mustafa YAMAÇ. Peyami BATTAL. M. Ömer ŞAHİN Faruk SÜZERGÖZ.18 SZ 023 16. Nuran ÇİÇEK. Nihal DOĞRUÖZ. A.12 Acetamiprid ve Alpha-Cypermethrin Pestisidlerinin Karışım Halinde Kullanıldıkları Zaman İnsan Periferal Lenfositlerindeki in vitro Genotoksik Etkileri Bazı Drosophila melanogaster Doğal Populasyonlarında Malathion Direncinin Araştırılması İran Küçük Balarısı (Apis florea Fabricius) Populasyonlarında Geometrik Morfometrik Analiz Spinal Kord İskemi Oluşturulan Sıçanlarda Kaspaz3 Aktivitesi ve Melatoninin Koruyucu Etkisinin Araştırılması Ayşe YAVUZ KOCAMAN. Yasemin EKMEKÇİ Ayten EROĞLU. Mehmet Emre EREZ. B. Ayşın ÇOTUK.36 SB 039 14. G.18 SB 038 14.18 .Etkinliğinin Biyogaz Verimi Açısından Karşılaştırılması SM 025 Biyogaz Verimi Üzerine Etkili Bor Bileşikleri ile 17.

(Adaçayı) Türlerinin Korolojik Özellikleri Türkiye’de Bulunan Aegilops L.54 SB 045 17. Zekiye SULUDERE 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 1 – MİKROBİYOLOJİ: AKÇAABAT 17 . M. T. Tohum Çimlenmesi Üzerine Tuzluluk. BAĞCI. ( vd1-8 ) ve Cicer arietinum L. Nihal KUTLU. Hatice NAR Mustafa YILDIZ. ORHAN A.18 SB 043 16. ATALAY. Musa DOĞAN Bayram YILDIZ. Tuncay DİRMENCİ Yüksel KAN. (Poaceae) Taksonlarının Cins içi Sınıflandırılması Cirsium Mill.00 SB 042 16.12 Akdeniz ve Ege Bölgesinde Yetişen Endemik Salvia L. Musa DOĞAN Evren CABİ. Ersin DOĞAÇ.Asteraceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı ve Türkiye’deki Durumu Türkiye’de Kültüre Alınan Bazı Salvia Türlerinin Önemi ve Özellikleri Türkiye’de Dağılış Gösteren Astragalus L. Said Al-Tai. Biyoloji Bölümü. Rabiye TERZİ. BATIRAY Zeki AYTAÇ. Çağlar ÖZALKAN. Wasan S.18 SB 048 16. Y. Köksal (Triticum aestivum L) Esteraz Enzim Aktivitesi ve KÜÇÜKAKYÜZ. Sıcaklık ve Işığın Etkileri Cicer arietinum L.12 Kuraklık Stresi Sırasındaki Yaprak Kıvrılması İle Stoma Davranışlarının Değerlendirilmesi Türkiye Endemiği İki Halofit Türün. S. İ.19.00 SB 047 16.36 SB 044 16. Turan ARABACI. lilacinum (Plumbaginaceae). sunflower and its affects on germination and growth Hassan Bor ve Alüminyum Stresi Altındaki Buğdaylarda Eaylettin ÖZTÜRK. Süleyman CENKÇİ. (Cynareae. Vatan TAŞKIN. Fatma Nil AZERİ . KARTAL. Neslihan SARUHAN.36 SB 049 16. Bekir ÇÖL. Hatice DEMİRAY. TRABZON SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Avni GÜVEN ve Peyami BATTAL SB 041 16.54 SB 050 17. cinsine ait Dasyphyllium Bunge Seksiyonu Üyelerinin Elektron Mikroskobu ile Yaprak Tüylerinin İncelenmesi Ferhat CELEP. Yusuf ALTINOĞLU Contamination of wheat seeds with dry powder of Salah M. Aykut SAĞLAM. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Limonium iconicum ve L. Mustafa KARGIOĞLU Meliha GEMİCİ. (vd2-13 ) Nohut Hatlarında Bor ve Kalsiyum Karbonatın Etkileri Üzerine bir Çalışma Asım KADIOĞLU. Bant Desenlerindeki Değişimler Belgin GÖÇMEN SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Ayşen TÜRK ve Turan ÖZDEMİR SB 046 16.

KÖÇKAR. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Fevzi BARDAKÇI ve Reyhan ÇOLAK SZ 026 09.36 . S. S.54 SB 055 09.. Ormanlarının Floristik Özellikleri Galip AKAYDIN. M AYDIN. Arzu ÇÖLERİ.36 SB 054 09.) Parl.36 SZ 029 09. durum’un Termal Mustafa YILDIZ. Gönül DÖNMEZ Sevgi ERTUĞRUL. Salih Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü MUTLU.coli’de Eskpresyonu İnsan Karbonik Anhidraz I (HCA I) Geninin Klonlanması. IŞIK. Musa DOĞAN Ömer VAROL.Renk Kirliliğinin Giderilmesinde Kullanımı SM 026 09. Sevilay AZPARLAK Sevim KÖSE SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Belma ASLIM ve Halil BIYIK Farklı Pichia Türlerinde Hücre Dışına Salgılanan αamilaz Enzim Aktivitesinin Belirlenmesi Türkiye Kaynaklı Bacillus spp. Ekzopolisakkarit Üretimine Etkisi SM 030 Tekstil Atıksularından İzole Edilen Bakterilerin 10. O. F. İsmet BERBER.19. Cumhur ÇÖKMÜŞ Şahlan ÖZTÜRK. Hatice YILDIRIM Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU. İclal DURDU Puccinellia distans ( Jacq. Nurten ÇANAKÇI.18 SB 053 09. Biyoloji Bölümü. C/EBPd Geninin Transkripsiyonel Regülasyonu Üzerine Etkilerinin Araştırılması HCAII Geninde Lösin204/Serin Yönlendirilmiş Mutagenezi ve E. TRABZON 25 HAZİRAN 2008 (ÇARŞAMBA) 09:00-10:30 6. Ömer KARADAĞOĞLU.) Çeşitlerinde Prolin. Musa TÜRKER. O. ve Atriplex olivieri Moq. Mehmet Emre EREZ. A. Esen TAŞGIN. İsmail ÇELİK.Biyoakümülasyonu ve Biyoakümülasyonda Görev Alan Ekzopolisakkaritlerin İncelenmesi SM 029 Organik ve İnorganik Kirleticilerin Ochrobactrum 09.ARSLAN Meltem AYDIN.18 SZ 028 09. Gönül DÖNMEZ SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Rukiye TIPIRDAMAZ ve Yasemin EKMEKÇİ SB 051 09.54 SZ 029 10. Zekiye SULUDERE Nur KOÇBERBER KILIÇ.18 Türkiye’deki Limonium miller (Plumbaginaceae) Cinsi İle İlgili Revizyon Çalışmaları Bergama-Kozak (İzmir) Yaylasındaki Pinus pinea L. E. Sezai TÜRKEL Nilgün TEKİN. Suşunun Cr(VI) ve Cd(II) 09.54 .00 SB 057 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.) Meydana Gelen Fizyolojik Parametrelerin Araştırılması SB 052 09. Y. Yasemin EKMEKÇİ Çeşitlerinin Fotokimyasal ve Antioksidan Aktiviteleri Üzerine Etkisi Farklı Tuz Konsantrasyonlarına Maruz Bırakılan Mehmet Emre EREZ. Hakan TERZİ Toleranslı ve Termal Duyarlı Çeşitlerinin Yapraklarında Sıcaklık Şoku Proteinleri Kuraklıkla İndüklenen Oksidatif Stresin Nohut Tuğçe KALEFETOĞLU. F.00 SZ 027 09.00 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. Belma ASLIM. Osmotik Potansiyel ve Şeker Düzeylerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Peyami BATTAL. Peyami Bazı Halofit Bitkilerde (Salicornia europaea L.sp.00 SM 027 09. Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU.18 Tülay TURGUT GENÇ. TURAN Ekrem DÜNDAR.12 TGF-β Sitokininin. Faruk OĞUZ Soğuğa Hassas Arpanın Soğuğa Tolerans Cevabında Ökkeş ATICI. Feray KÖÇKAR.coli’de Ekspresyonu ve Phe91Asn Yönlendirilmiş Mutageneziyle Elde Edilen Mutant Enzimin İnhibitörlere Karşı İlgisinin Araştırılması İnsan X Kromozomundan (Xq21) Y’ye Transfer Edilebilen ve mRNA’sı Olmayan Bir Bölgenin Yaygın Kanser Tipleriyle Korelasyonunun Tespiti Bitkisel ve Hayvansal Kökenli Histamin Zehirlenmesi ve Histamin Analiz Metodlarının Karşılaştırılması Serpil UĞRAŞ. Murat ERMAN. SİNAN. Barbaros NALBANTOĞLU Triticum aestivum ve T.12 - SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Özcan SEÇMEN ve Yavuz BAĞCI SB 056 09. KÖÇKAR. Zafer TEL 18 .12 . ARSLAN. BATTAL.'lerin Alkalen Proteaz Üretim Kapasiteleri ve Enzimlerin Kısmen Karakterizasyonu SM 028 Synechocystis sp.

AYDIN. Özlem ATEŞ SÖNMEZOĞLU. Tuğba ESERKAYA. Curt KOSSWIG (Rüyalarını Türkçe Gören Bir Alman Biyolog) Ahmet YILDIZ University of California. A. Prof. Muhammet ÖREN Avni ÖZTÜRK Ersin MİNARECİ. A. (Rubiaceae) Cinsi Thlipthisa (Griseb. ERTUĞRUL. Arzu UÇAR TÜRKER. 94158 USA Mustafa KURU SALON FK OTURUM BAŞKANI: Prof. subsp.54 SB 065 15. MERT. OTURUM POSTERLER MİKROBİYOLOJİ (3.00 SB 062 14.19. Dr. M. İsmail EKER. Ekrem GÜREL Erdoğan Eşref HAKKI Özge KARAKAŞ. POSTER SALONU) SALON HT: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet ONAY ve Ali ÇELİK SB 061 14. Bolkan Campbell’s Agriculture Research Center. L. DÜŞÜNCELİ. CA. Nazmi POLAT Ç009 11. ÇAKMAK. N.45 Glikobiyoloji Molecular Breeding in Tomatoes: Traditional vs Marker-assisted Breeding Sabire KARAÇALI H.18 SB 063 14. BELEN. K. Nejdet KANDEMİR. F. Atalay SÖKMEN. Rahime GÜNDÜZ Aykut SAĞLAM. Dr. Arif BAYSAL Ç011 11.Jelen. San Francisco. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ÖZDEMİR. KAT. BOLAT. Davis.54 SB 060 09.12 - Bitkilerde Bor Taşıyıcısı Genlerin Borun Noksanlık ve Toksite Koşullarında İşlevleri Buğday (Triticum aestivum L. Laury CHAERLE.36 SB 059 09. AKAN. Ö. Buhara YÜCESAN. S. ALTINKUT UNCUOĞLU SB 064 14. USA 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 7.) Ehrend. Zekiye SULUDERE Ç013 11. ŞENTÜRK AKFIRAT. F. E.. Dominique Van Der STRAETEN Tuğba AYDIN. Dr. YORGANCILAR. ALBUSTAN.36 Mikrosatelit DNA Belirleyicilerinin Tahıllarda Türler Arası Kullanım Olanakları Bitki Araştırmalarında Termal ve Klorofil Flüoresans Görüntüleme Tekniklerinin Kullanımı Türkiye’nin Endemik Tıbbi Bitkilerinden Digitalis davisiana L.00 Ç012 11. HASANÇEBİ. Biyoloji Bölümü. ) A. TRABZON SB 058 09.)’da Sarı Pas Hastalığına Dayanıklılığın EST (“Expressed Sequence Tag”) Veritabanları Kullanılarak Araştırılması 19 .45 Motor Proteinler ve Hücre İçi Taşımacılık Ord. Y.45 Biyologların Güncel Sorunları Biyoekonomi’de Biyorafinerilerin Yeri ve Önemi Alev HALİKİ-UZTAN Nazif KOLANKAYA SALON NT1 OTURUM BAŞKANI: Prof. Dr. S.00 Ç014 11.00 Ç010 11. Münevver SÖKMEN. Kemal YILDIZ 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 3 SALON HT OTURUM BAŞKANI: Prof. F. muscosa [( Korsh. S. 1971)]‘ya Dahil Edilmiş Olan Bazı Populasyon Örneklerinin Ayrı ve Yeni Bir Takson Olarak Sınıflandırılması ve Nedenleri Türkiye’de Yayılış Gösteren Asperula L. YUMURTACI. Seksiyonunun Revizyonu Güray UYAR.12 - Türkiye ve Güney Batı Asya Karayosunları Florası İçin Üç Yeni Karayosunu Kaydı Veronica beccabunga L. ÇETİN. Z. CA.’nin in vitro Rejenerasyonu Ahmet YILDIRIM.

Meral ÜNAL Işıl İSMAİLOĞLU.54 SZ 035 15. Erkan KALIPCI. 1936 İçin Yeni Lokaliteler İle Bazı Morfolojik ve Ekolojik Notlar (Hymenoptera: Formicidae) Türkiye’deki Bufo bufo ve Kafkaslardaki Bufo verrucosissimus Türlerinin 12S rRNA Geni Bakımından İncelenmesi Irano-Anatolian Lycaenid’lerinin Faunistik ve Zoocoğrafik Analizi Yüksel COŞKUN.’de Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Stilus Kanal Hücrelerinin İnce Yapısı Türkiye Genista L. Ali DEMİRSOY Adile AKPINAR. Gökhan YÜRÜMEZ Ali ALAŞ. Bilal KUTRUP. 1898) (Rodentia: Spalacidae) Türünün Kromozomal Formları Balık Biti. Bitkisi Üzerine Etkisi Kiraz Anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un in vitro Koşullarında Tuza Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Scilla autumnalis L.18 SZ 038 14. Evrim ARICI. Alaettin KAYA. Sevil YALÇIN Ş. Fergan KARAER. M. Ali KIRPIK.00 SZ 032 14. Nil BAĞRIAÇIK Hakan KURT. İlhami BAYRAK. BELİVERMİŞ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Nihat AKTAÇ. Stefano DOGLIO Muhabbet KEMAL.18 SZ 033 14.36 SÇ 004 14. TRABZON SALON FK SÇ 001 14.36 SZ 039 14. Serdar TEZCAN Selgün GÜNSEL. M.19. Selda KILIÇ Önder KILIÇ. OTURUM SALON HT: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ ve EMBRYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Hayri DUMAN ve Hüseyin DURAL SB 066 16. Biyoloji Bölümü. EKOLOJİ & ÇEVRE Sema ÖZKADİF.. C.54 SÇ 005 15. Y.36 SB 069 16. Nicolai POYARKOV.54 SB 070 17. Selma SEVEN ÇALIŞKAN 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 8.00 SÇ 002 14.54 SZ 040 15.00 SB 067 16. M.12 Ankara İli Crabronidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırmalar ve Ekolojik Gözlemler Kuzeybatı Anadolu'nun Malakolojik Çeşitliliği Kemaliye (Erzincan) ve Çevresi Odonata Faunasının Tespiti ve Bölgedeki Çevre Bozulmasının Odonata Türleri Üzerine Etkileri Dağmarmara (Manisa. Nagihan ŞAHİN. Ahmet ÖKTENER Kadri KIRAN.Turgutlu) Yöresi Örümcek (Arachnida:Araneae) Faunasının Çukur Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma Kızılırmak Nehri Delice Irmağı ve Bazı Kollarında Bulunan Zooplanktonik Organizmaların İncelenmesi Yaşar GÜLMEZ Ümit KEBAPÇI Yusuf DURMUŞ. Ali ATEŞ.12 - EĞİTİM. Nuray AKBULUT SALON NT 2: ZOOLOJİ: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Nusret AYYILDIZ ve Nurhayat YILMAZ SZ 036 14. Baştürk KAYA. Argulus foliaceus Lin.12 Manyetik Alanın Hypericum perforatum L.00 SZ 037 14.1758 (Crustacea. DALYAN OTURUM BAŞKANLARI: Şükran DERE ve Kenan YAZICI Biyoloji Öğretmen Adaylarının Genel Biyoloji Laboratuvar Dersinde Kazandıkları Preparat Hazırlama ve Mikroskobu Kullanma Yeteneklerinin Araştırılması Amasya ve Kayseri İllerinde Biyoloji Öğretmenlerine Düzenlenen Çalıştayların Değerlendirilmesi İlköğretim Fen Bilgisi Derslerinde Biyoloji Konularının Öğretiminde Kullanılan Yöntemler ve Bu Yöntemlerin Uygulanabilirliği Biyoloji Öğretmen Adaylarının Biyolojik Okuryazarlığı İstanbul Toprağında 137Cs’nin Dikey Dağılımının Belirlenmesi SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Orhan ERMAN ve Yakup KASKA SZ 031 14. (Fabaceae) Cinsi Taksonlarının Karyolojik Yönden İncelenmesi Selim İŞLEKDEMİR. ÇOTUK. Ahmet AKSOY Sultan ÇOLAK. Branchiura)’un Türkiye’deki Konakları Türkiye Ordu Karıncası Aenictus rhodiensis Menozzi.18 SÇ 003 14.36 SZ 034 14. Yeşim YENER Hatice KARAER. Mahmut Osman USLU Zeynep Mine COŞKUN.18 SB 068 16. İsmail VAROL. Sinan ANLAŞ. Serkan GÜL. Meral ÜNAL Esra MARTİN 20 . Celal KARAMAN Nurhayat ÖZDEMİR.12 Doğu Anadolu Van Gölü Havzasındaki Nannospalax nehringi (Satunin.

Hasan SEVGİLİ. H. Didem KARACAOĞLU. Nurhayat DALKIRAN. Şükran DERE.00 SZ 042 16. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU.54 SÇ 010 17. DARILMAZ.00 SÇ 007 16. EKOLOJİ & ÇEVRE Nüket SİVRİ. Şükran DERE. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Rahmi Güneş OKSAY OTURUM BAŞKANLARI: Yavuz ÇOTUK ve Nurhayat DALKIRAN Dünya’da ve Türkiye’de ÇED Uygulamaları ve Biyoçeşitliliğin Korunması Ümraniye'de Çevre Eğitim Projesi Emet Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epipelik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Orhaneli Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epilitik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Okul Dışı Çevre Eğitiminde GAP Doğa Eğitimi Projesi Mustafa KATI Didem KARACAOĞLU. Güray KUTBAY Ümit KEBAPÇI Mustafa C. Emre KALKAN.54 SZ 045 17. Engin ŞENTÜRK Hasan AKAN.18 SÇ 008 16. Yusuf DURMUŞ Abbas MOL. Ömer Sait KILIÇ.36 SZ 044 16. Ali DEMİRSOY Ahmet KILIÇ 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 2 .12 - EĞİTİM. Battal ÇIPLAK. Engin ŞENTÜRK Nurhayat DALKIRAN. Ünal ZEYBEKOĞLU.19. Biyoloji Bölümü.BOTANİK: AKÇAABAT 21 .36 SÇ 009 16. TRABZON SALON FK SÇ 006 16.18 SZ 043 16.12 Kemaliye Orthoptera Faunasının Zoocoğrafik Olarak Değerlendirilmesi Karadeniz Bölgesi’nde Dağılım Gösteren Gomphocerinae (Orthoptera: Acrididae) Taksonlarına Ait Faunistik Bazı Değerlendirmeler Türkiye Malakocoğrafyası: Güncel Bulgulara Göre Türkiye'nin Malakocoğrafik Değerlendirmesi Kemaliye (Erzincan) Sucul Coleoptera Faunasının Zoocoğrafik Analizi Diyarbakır (Bismil) Leylek Populasyon Dinamiği (2005-2007 Yılları) Ali DEMİRSOY. Mahmut AYDOĞDU SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOCOĞRAFYA ve BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Levent TURAN ve Emel USLU SZ 041 16.

Nusret AYYILDIZ 22 . Hakan ÇAM. Meryem BOZKURT Fevziye ÇELEBİ TOPRAK.18 . Eminur BARUTÇU. Muzaffer TALU Elif UZLUK.00 SZ 052 09. Belma ASLIM. Elif UZLUK.54 . bulgaricus Suşlarının Caco-2 Hücrelerine Tutunmalarına Eksopolisakkkarit Üretimi ve MideBağırsak Sistemi Koşullarının Etkisi Elif UZLUK.12 .1843)’nın Sperm Kalitesinin Belirlenmesi Levent TURAN Volkan Vural TAŞ.anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin İncelenmesi SM 032 Suda Çözünebilen.19.İzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi SM 034 Suda Çözünen Kopolimer . Orıbatıda. Haşim ALTINÖZLÜ Esra MARTİN.Serum protenis of Spermophilus fulvus and Spermophilus xanthoprymnus (Mammalia: Rodentia) in Iran Atatürk Baraj Gölü’nde Bulunan Liza abu (Heckel.36 SZ 049 09. Biyoaktif Poli (N09.-Mor (Umbelliferae) Kromozom Sayısı ve Karyotip Analizi Bilgisayar Destekli Görüntü Analiz Sisteminin Sitogenetik Çalışmalara Uygulanabilirliği ve Güvenilirliği SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Kıymet GÜVEN ve Cihan DARCAN SM 031 Suda Çözünen Poli (N-vinil-2-pirolidon-co-maleik 09.12 - BOTANİK A (3.54 SZ 050 10. Muzaffer TALU Derya ÖNAL. Oribatulidae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Elif KOÇOĞLU. Erdinç ŞAHİNÖZ.00 SZ 047 09. TRABZON 26 HAZİRAN 2008 (PERŞEMBE) 09:00-10:30 9.18 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ nın Eupelops ewıng.36 .co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi SM 033 Suda Çözünebilen. KAT. Sami DOĞANLAR. Faruk ARAL Erdinç ŞAHİNÖZ.36 SB 074 09.54 SB 075 10. 1917 (Acarı. Muzaffer TALU Betül YÜKSEL.Antimikrobiyal Aktiviteleri SM 035 Muhtemel Probiyotik Lactobacillus delbrueckii 10. Babacan UĞUZ SALON HT: BOTANİK: GEN EKSPRESYONU ve SİTOGENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Fatma ÜNAL ve Cemal SANDALLI Apomiksi ve Genetik Etiketleme: Doğal Apomikt Boechera holboellii Türünde Genetik Etiketlemeye Maruz Kalan Gen İfadelerinin Belirlenmesi Centaurea L. OTURUM POSTERLER SB 071 09. Zekiye SULUDERE.12 Rüzgâr Türbinlerinin Kuşlar ve Yarasalar Üzerine Etkileri Yeni Nesil Yakıt : Biyodizel Electrophoretic comparison of blood. Kuddisi ERTUĞRUL. POSTER SALONU) Sibel YILMAZ. & Bal.00 SB 072 09. Yavuz BEYATLI SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet KILIÇ ve Bülent KAYA SZ 046 09. Anne FRARY Ayşe Nihal GÖMÜRGEN. Biyoloji Bölümü. Betül YÜKSEL. Phenopelopıdae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Yozgat Çamlığı Milli Parkı’nın Zygorıbatula berlese. 1916 (Acari. Yasemin DEMİRGAN. Dicle DÖNMEZ Mohammad MORADİ Zafer DOĞU. Kemal Melih TAŞKIN Eda ÖZEL. Muzaffer TALU Betül YÜKSEL. Dilek TEKDAL. Cinsi Cheirolepis (Boiss.00 . Zafer DOĞU SALON NT 2: ZOOLOJİ: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Yüksel COŞKUN ve Naime ARSLAN SZ 051 09. Nusret AYYILDIZ Abdulkadir TAŞDEMİR.) Alava & Hub. Oribatida.18 SB 073 09. Faruk ARAL.subsp. Tuna UYSAL. Terpolimer Sentezi ve 09. 1843)’nun Sperma Kalitesi Üzerine Yaşın Etkisi Atatürk Baraj Gölünde Bulunan Şabut Balığı (Barbus grypus H. Biyoaktif Poli (N-Vinilimidazol09. ve Pseudoseridia Wagenitz Seksiyonlarında Yer Alan Bazı Akraba Türlerin ISSR (Inter-Simple Sequence Repeats) Yöntemiyle Seçilmesi Domateste Patates Y Virüsü (PVY)’ne Karşı Dayanıklılık Türkiye İçin Endemik Olan Tordylium elegans’ın (Boiss. Elif UZLUK.18 SZ 048 09. Ahmet DURAN. Betül YÜKSEL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.) Hoffm.

Biyoloji Bölümü. Nurhayat BARLAS 23 . Scolytinae)Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizophagidae) Örneği Deniz İNNAL.Halofilik Mikroorganizmalarda PHB Varlığının Saptanması ve Verim Analizi SM 040 Termofilik Geobacillus toebii HBB-218 Suşu 12.Enfeksiyonları Taramalarında Kullanıma Yönelik Rekombinant PvpA Tanı Antijenleri Üretimi ve Enzimatik Hızlı Tarama Test Modeli (ERIFA) Geliştirilmesi SM 038 Dekstransukraz İçin Yerel Leuconostoc 11.12 . Cengiz YAKICIER.MRSP7 İle Çalkalamalı Sıvı Kültür Ortamında Trikalsiyum Fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayasının Çözündürülmesi ve Çözünürlük Üzerine Çeşitli Azot ve Karbon Kaynakları. Tuba YILDIRIM.18 .18 SZ 058 11. Çiçek AYDIN SALON NT 2: ZOOLOJİ: DAVRANIŞ OTURUM BAŞKANLARI: Nurhayat BARLAS ve Raşit URHAN SZ 061 11. Abdurrahman AYVAZ Mustafa YAMAN. Özge KAHRAMAN Gamze BAŞBÜLBÜL. TRABZON SZ 053 09. Celal ÜLGER. Tarmo TİMM.18 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Isophya (Orthoptera: Phaneropterinae) Türlerinin Biyoakustik Özellikleri Gebelik Süresince Uygulanan Oktilfenolün Yavru Sıçanlar Üzerindeki Kanibalistik Etkileri Hasan SEVGİLİ. Ali DEMİRSOY.12 Hidrolojik ve Morfolojik Açıdan Farklı Akarsu Sistemleri Üzerine Kurulu Olan 30 Farklı Baraj Gölünde Yapılan Balıklandırma Çalışmalarının Değerlendirilmesi Bombyx mori L.54 SZ 060 12. Nurettin DEMİREZEN. Bayram GÖÇMEN Naime ARSLAN. 1758 Bağırsak Siliyatlarından Bir Tür Blepharocorys curvigula (Ciliophora: Blepharocorythidae) Hakkında İki yeni Phallodrilinae (Oligochaeta. Christer ERSÉUS Emel KABARTAN. Nevzat YURDUSEV Çiğdem İLERİ Ebru TEKİN.36 SZ 054 09. Ömer ERTÜRK.36 . Mustafa ATEŞ.Tarafından Üretilen Bakteriyosinin Karakterizasyonu Mehmet Nuri AYDOĞAN. OTURUM SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Münevver ARISOY ve Kamil IŞIK SM 036 Bir Mikrofungus Türü Olan Rhizopus oryzae 11. Türkiye’de Anopheles maculipennis Grubunun (Diptera: Culicidae) Moleküler Sistematiği Gözde GÜRELLİ. Mustafa ÖZDEMİR Özlem BÜYÜKTANIR. Fevzi BARDAKCI 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 10.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.54 . ve Gianius anatolicus sp. Bombycidae) Besin Miktarına Bağlı Gelişim Cakıt Vadisi (Adana.12 - İzmir Yöresi Civarındaki Evcil Atların Equus caballus Linnaeus. Fatih Mehmet.Halil BIYIK SALON NT 1: ZOOLOJİ: BESLENME ve BİYOLOJİK MÜCADELE OTURUM BAŞKANLARI: Yavuz KILIÇ ve Lütfiye GENÇER SZ 056 11. ŞİMŞEK.00 SZ 057 11. İnkübasyon süresi ve Fosfat Kayası Konsantrasyonu SM 037 Kanatlılarda Mycoplasma gallisepticum 11.00 SZ 062 11. Niğde) Elma Alanlarında Avrupa Yaprak Bükeni. Archips rosanus’un Parazitoidleri. Coralliodrilus amissus sp.00 . Annelida) türü. n. Battal ÇIPLAK Emre GÖKTEKİN.54 SZ 055 10. Oktay GENÇ. Onur TOSUN. n.36 SZ 059 11. (Lepidoptera. Füsun ERKAKAN Meryem ERSEYİS Oğuzhan DOĞANLAR Derya SARIBEK. H. Ömer Faruk ALGUR.mesenteroides Soylarından Konstitütif Mutantların Elde Edilmesi ve Seçilmesi SM 039 İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan İzole Edilen Ekstrem 11. Parazitoidlerin Populasyon Gelişimleri ve Etki Seviyeleri Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Trichogramma Türleri Üzerine Ortam Sıcaklığının Etkileri Av-Avcı İlişkisinde Patojen Geçişi: Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae.

36 .00 SZ 067 14. ÖZSEMİR. Seval ALBOSTAN. 1857)] ile Biyoteknik Mücadele Atatürk Döneminde Türkiye’de Bitki Sağlığının Korunması SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: KLİNİK MİKROBİYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ayşin ÇOTUK ve Osman Birol ÖZGÜMÜŞ Dental Ünitelerde Legionella Bakterilerinin Araştırılması Isolation and Study of Some of the Virulence Factors of Nocardia asteroids from Clinical and Soil Samples SM 043 10 Yaş Altı Çocuklarda Cryptosporidium ve 14. Didem KARAGÖZ.54 SB 080 15. Mehmet ÇAKACI. A.00 SM 042 14. Ko ETO.12 - BOTANİK B (3. S.18 İrfan TÜRETGEN. Ayşın ÇOTUK Adeba SHAREEF İ. Ufuk BÜLBÜL.. Zafer MERT. Fazıl DÜŞÜNCELİ H.36 SB 079 14.00 SB 077 14. BİYOTEK. Yılmaz ÇAMLITEPE 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 11.18 SZ 068 14. OTURUM POSTERLER SB 076 14. Yuji JİN. Duygu GÖKSAY. Zafer MERT. Lütfi ÇETİN. Yılmaz ÇAMLITEPE Davut MUSA. C. 24 . Selim Sualp ÇAĞLAR Mehmet TEMEL. Hayrünisa BAŞ SERMENLİ SALON HT: BOTANİK: DAYANIKLILIK ve PATOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet AFYON ve Kadir KINALIOĞLU Ug 99’a Karşı Küresel Yaklaşımlar ve Türkiye için Genetik Dayanıklılığın Kullanımı Üzerine Bazı Araştırmalar–I Genetik Dayanıklılığın Buğday. Neslihan ÜREN Volkan AKSOY. GÜRSOY.Virus 16 ve 18 (Hpv) Varlığının Belirlenmesi SM 041 14. Bilal KUTRUP.Halil KILIÇ.54 . Volkan AKSOY. Handan ONAY KARAOĞLU. Güzin İSKELELİ Sibel KÜÇÜKYILDIRIM.36 SZ 064 11. I. Y. Zuhal ZEYBEK. TRABZON SZ 063 11. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Yasemin ZER. Lütfi ÇETİN. N. A. BİTİREN Büget SARIBEK.12 - Kızılırmak Deltası’nda.18 SB 078 14. Füsün BABA. BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Yılmaz ÇAMLITEPE ve Ayla TÜZÜN SZ 066 14.36 SZ 069 14.12 . M.Sularında Mikrobiyal Kontaminasyonun Araştırılması SM 045 Odontojenik Keratokistlerde Human Papilloma 15. Mehmet İRİADAM. BARIŞ Yılmaz ÇAMLITEPE. Kadir AKAN Kadir AKAN.Giardia lamblia’nın ELİSA yöntemiyle araştırılması SM 044 Kontakt Lens Saklama Kaplarında ve Ev Musluk 14. Mikiko SAIGO. Shinichi ABE Zeliha ÇOLAK YILMAZ. Sabiha ACER Deniz İNNAL. KAT. Emel ÇAKIR. Celal ÜLGER. Seval ALBOSTAN. Nuray ER SALON NT 1: ZOOLOJİ: DAVRANIŞ.Hüseyin CEBECİ.54 SZ 065 12. Mehmet ÖZASLAN İclal BALCI Miray ÜSTÜNTÜRK.12 Kaldırım karıncası Tetramorium caespitum’da Işık Şiddeti Eşik Değeri ve Işık Şiddeti Ayırımı Diabetli Tavşanlarda Artemesia herba alba Ekstresinin Böbrekte Hiperglisemi Hasarına Karşı Etkileri Hsp90b’nın Japon Semenderi (Cynops pyrrhogaste)`nin Spermatogenezinde Prolaktin Tarafından Uyarılmış Germ Hücre Apoptozundaki Rolü Giresun Adasındaki Bufo viridis Popülasyonunun Beslenme Biyolojisi Neslihan ÜREN.19.54 SZ 070 15. Acrocephalus cinsinin 2002 – 2007 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Fenolojisi Cataglyphis aenescens (Hymenoptera: Formicidae) İşçilerinde Gerçek Renkli Görmenin Davranışsal Analizi Formica cunicularia (Hymenoptera: Formicidae) İşçileri Renk Tonu Ayırımı Pınar ÖZÇAM. Hasan ÜNAL. Biyoloji Bölümü. YAVUZ. K. POSTER SALONU) Fazıl DÜŞÜNCELİ. ERCİYAS. Arpa ve Nohutun Bazı Fungal Hastalıklarına Karşı Orta Anadolu Şartlarında Kullanımı Üzerine Araştırmalar İstanbul Belgrad Ormanı Atkestanelerinde Yeni Bir Zararlı: Cameraria ohridella (Lepidoptera:Gracillariidae) Türkiye’nin Önemli Orman Zararlılarından Akdeniz Çam Kabuk Böceği [Orthotomicus erosus (Wollaston.

Deniz YÜZBAŞIOĞLU.54 SZ 075 15. Sait BULUT. Yavuz SEZEN Mehtap AKIN.18 .Selim ÇAĞLAR 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 12. Eyyüp RENCÜZOĞULLARI Gökçe TANER.Yerel İzolatlardan Elde Edilmesi SM 048 Fonksiyonel Süt Ürünlerinde Probiotiklerin ve 16.18 SZ 073 14.00 SZ 082 16.36 . Muhsin KONUK. Hüseyin AKSOY. Nihat AKIN Sevan GÜRÜN. Deniz YÜZBAŞIOĞLU.Yıldız DEMİRKALP. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19.. Ayten KİMİRAN ERDEM.36 SZ 074 14. Handan KARAOĞLU. Kıymet GÜVEN Çiğdem İLERİ.00 SZ 077 16. Zeliha ÇOLAK YILMAZ Nahit PAMUKOĞLU Sevim Feyza ERDOĞMUŞ. Nihal DOĞRUÖZ. Sabri KILINÇ.54 SZ 080 17. Ufuk BÜLBÜL. Yasemin SAYGI. Nevzat ŞAHİN.12 Anıl SAZAK. 1766) Türünün Üreme Biyolojisi ve Yıllık Değişimler Işıklı Gölü’ndeki (Çivril-Denizli) Turna (Esox lucius L.00 SZ 072 14. Samsun) Planktonu ve Mevsimsel Değişimleri İbrahim ÇAKMAK Emel ÇAKIR.36 SZ 084 16.Özellikli Streptomyces İzolatlarının Moleküler Tiplendirilmesi SM 047 Endüstriyel Bir Enzim Olan Dekstransukraz’ ın 16. Zuhal ZEYBEK. Bilal KUTRUP. Biyoloji Bölümü.36 SZ 079 16. Mustafa CEMEK Ertunç GÜNDÜZ.Diğer Katkıların Taşınması İçin Mikroenkapsülasyon Uygulamaları SM 049 İstanbul’da Satışa Sunulan Farklı Markalara Ait 16. Mustafa ÇELİK Songül BUDAK DİLER SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Faruk BAL ve Derya BOSTANCI SZ 081 16.18 SZ 078 16.12 Bal arılarında (Apis mellifera) Hijyenik Davranış Varroa destructor Parazitine Karşı Direnç Mekanizması Olabilir mi? Bufo bufo’nun Tamdere-Dereli Yolu Üzerindeki Ölümleri Üzerine Bir Araştırma Porsuk (Meles meles)'un Yuva Yapısı Karamık Gölü Suyunda Organoklorlu Pestisit Kalıntılarının Belirlenmesi Liman Gölü (Kızılırmak Deltası.00 . Mahmut BİLGENER Şahin TOPRAK 25 .İçme Sularının Mikrobiyolojik Açıdan Değerlendirilmesi SM 050 17. OTURUM SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: SİSTEMATİK ve GIDA OTURUM BAŞKANLARI: Kemal GÜVEN ve Sumru ÇITAK SM 046 Biyoteknolojik Öneme Sahip Farklı Fizyolojik 16.54 Egretta garzetta (Linnaeus. Fatma ÜNAL. Ayşın ÇOTUK SALON NT 1: ZOOLOJİ: SİTOGENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Şule COŞKUN ve Naciye Gülkız ŞENLER SZ 076 16. Serkan YILMAZ Serkan YILMAZ. TRABZON SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Sevim KÖSE ve Hüseyin GÜHER SZ 071 14.12 Ordu ve Çevresinde Yayılış Gösteren Muscardinus avellanarius trapezius (Mammalıa:Rodentıa) Alttürünün Karyolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Thymol ve Carvacrol’un in vivo Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Lipoik Asit ve Ferulik Asitin İnsan Lenfosit Kültüründe Mitomisin-C’ye Karşı Antigenotoksik Etkileri Metominostrobin ve Emamectin Benzoate Pestisitlerinin in vitro Genotoksik Etkileri Kalsit İşletmelerinde Çalışan İşçilerin Bukkal Hücrelerindeki Nüklear Anormallikler Vedat ŞEKEROĞLU. Aziz TANRISEVEN. Kamil IŞIK.54 . Fatma ÜNAL. Nurver ALTUN. S.18 SZ 083 16. Haluk KEFELİOĞLU Sebile AZIRAK. 1758) Populasyonunun Üreme Özellikleri Hyphantria cunea’nın Yapay Besinlerdeki Beslenme Stratejisi ve Besindeki Sekonder Maddelerin Gelişmeye Etkisi Şark Çıbanı Vektörü Phlebototmus papatasi’nin Hayat Döngüsü ve Fekonditesi Üzerine Bir Araştırma Ali UZUN Meral APAYDIN YAĞCI Oğuzhan YANAR. F.

18 SB 083 09. Emin ÖZKÖSE. Seval ORUÇ Şerife Gülsün KIRANKAYA.Mekanizmaları SM 054 Salsola tuberculatiformis’den İzole Edilen Fenil09. Şayeste DEMİREZEN Zülal ATLI ŞEKEROĞLU. Çiğdem FAK.18 . Avrupa ve Kuzey Amerika’da Yayılış Gösteren İstilacı Lythrum salicaria L.İzomeraz Geninin Klonlanması. Önder İDİL Sezai TÜRKEL Ali Adem BAHAR. Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterizasyonu Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU. (Lytraceae) Türünün Kuru Ağırlık ve Çiçeklenme Fenolojilerinin Karşılaştırmalı Olarak Araştırılması Bitki Fonksiyonel Grupları ve Yangın Sonrası Rejenerasyon Çalışmalarındaki Önemi Etraf Mühitin Muhafazasında Bitkilerin Rolü Kütahya’da Kullanılan Bitkisel Çayların Bazı Kimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Dar Endemik Dianthus erinaceus boiss. Özgün TEKSOY. M. EVRİM. Cengiz TÜRE. Ayça KESİM. Akın KIRAÇ. OTURUM POSTERLER SB 081 09. Elif MADAK 19:00 .00 SZ 087 09.19. POSTER SALONU) Nüket A. Var.Klonlaması.12 Peroksizom Oluşumunda PEX12 Gen Etkinliğinin Floresan Mikroskobik Olarak Araştırılması Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’daki Kromozomal Anomalilerin Türleşmeye Etkisi Yukarısazak (Kale-Denizli) Memeli Faunasına Ait Yeni Artiodactyla’ya Bulguları Balıklı Kaplıca ve Çermik Deresindeki (SivasKangal) Garra rufa’nın Büyüme Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Dilek KAYA. Sema LEBLEBİCİ Murat ERSÖZ.Escherichia coli’nin OmpC ve OmpF Sentezine Etkisi ve RpoS.18 SZ 088 09.12 . Demet BAHTİYAR Türkiye. F. BİNGÖL. A. MİDDLETON Çağatay TAVŞANOĞLU Tofig Sadig MAMMADOV. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.54 SB 085 10.Aziridin Öncüsü Compound-A (CpdA) Adlı Bileşiğin Anti-İnflamatuar Potansiyeli ve Mevcut Farmasotik Ürünler İle Karşılaştırılması SM 055 Anoxybacillus gonensis G2T Bakterisinin Ksiloz 10.36 SZ 089 09. FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Abdurrahman AKTÜMSEK ve Didem AYDIN SZ 086 09.36 . Beth A. Ali Osman BELDÜZ SALON NT 1: ZOOLOJİ: SİTOLOJİ. Sait EKİNCİ Cihan DARCAN. Karolien DE-BOSSCHER. Seda AKIN. M.54 . Özcan SEÇMEN SALON HT: BOTANİK: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Gürcan GÜLERYÜZ ve S. Fikret SARI.23:00 GALA YEMEĞİ (SAHİL TESİSLERİ) 27 HAZİRAN 2008 (CUMA) 09:00-10:30 13. Acp’ın Rolü SM 053 Retrotranspozon Ty2’de Gen Anlatımının Kontrol 09. Sabri ÖZYURT. KAT.54 SZ 090 10. Hakan KARAOĞLU. Biyoloji Bölümü. Ekspresyonu ve Karakterizasyonu SM 052 Deniz Suyunda Açlık Stresi ve Besin İlavesinin 09.00 . Aliev Rauf HUSEYN. Zamansal ve Mekansal Açıdan Farklılıklarının Araştırılması Yakup KASKA. Zihni DEMİRBAĞ.00 SB 082 09. Güler EKMEKÇİ. TRABZON SZ 085 17. Guy HAEGEMAN Derya YANMIŞ. A. Reşit ÖZKANCA. erinaceus’un Populasyon Ekolojisi SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Hikmet GEÇGİL ve Önder İDİL SM 051 Neocallimastix sp.12 - Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Cinsiyet Oranlarının. İsmail AKYOL. Haluk KEFELİOĞLU Tanju KAYA. GMLF1’e Ait Ksilanaz Geninin 09. Pınar İLİ.12 - ZOOLOJİ A (3.36 SB 084 09.GULİYEV Sema Demet BAHTİYAR. H-NS. Güzin EMECEN ÖZSOY 26 . Ilse BECK.

54 SB 090 12. Osman ERTAN Arda Cem KUYUCU. Ayse KAPLAN F. Zihni DEMİRBAĞ SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Gürsel ERGEN ve Deniz YÜZBAŞIOĞLU SZ 096 11.Fidelity ve DIG-dUTP Kullanabilirliği SM 059 11. Süleyman KAYA. Zihni DEMİRBAĞ Cemal SANDALLI.00 . H.Arabinofuranosidaz Geninin Klonlanması. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Serap KIRMIZI Kutsal KESİCİ. ŞİMŞEK. Murat KAÇAĞAN. Kazım Coleoptera Grubu Tarım Zararlısı Böceklerden Elde SEZEN. Özcan SEÇMEN.18 SZ 098 11. Kadriye İNAN. Gürcan GÜLRYÜZ. 1877) ve Acanthalburnus microlepis’de (Filippii. Hülya ARSLAN. 11. Muhittin YÜREKLİ 27 .12 Sabriye ÇANAKÇI. Selim Sualp ÇAĞLAR Çağaşan KARACAOĞLU.00 SZ 092 14.12 Karacaören I. (Diptera: Muscidae)’nın Uyumsal Özellikleri Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması Kaçkar Dağları Milli Parkı’nda Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) Tabanlı Ekosistem Analizi Skeletokronoloji Yöntemi İle Bombina bombina (Amphibia: Anura) Türüne Ait Bireylerin Yaşların Belirlenmesi Trakya Sivrisinek Türleri ve Kullanılan İnsektisitlere Karşı Direnç Düzeyleri İskender GÜLLE.36 . ÇAĞLAR. Remziye NALÇACIOĞLU.54 SZ 095 15. Aysel GÜVEN Aysel GÜVEN. Fatih M.00 SZ 097 11. Mehmet İlker DOĞRU. Ö. Erol KESİCİ. MODAK. Sinan KAYNAŞ 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 14.18 . Selim Sualp ÇAĞLAR Uğur C. Biyoloji Bölümü. Ahmet DEVECI. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu SM 057 Amsacta moorei Entomopoksvirus Protein Kinaz 11.54 SM 060 12. Cevdan KESİCİ SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Ekrem ATALAN ve Fatih Şaban BERİŞ SM 056 Anoxybacillus gonensis AC26 Suşundan Termofilik 11. Münir ÖZTÜRK Yasin OZDOGAN. TRABZON SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Yasemin SAYGI ve Turgay ÜSTÜNER SZ 091 14.00 SB 087 11. Hüseyin ARIKAN M. Mukund J. Recombineering Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Ali Adem BAHAR.36 SZ 094 14. T.19. Salih GÜCEL Gürcan GÜLERYÜZ.Geninin (AMV197) Transkriptomik Analizi SM 058 Gca TK4 DNA Polimeraz I: Kinetik Özellikleri. İnan KAYA. Gökhan NUR. Musca domestica L. Ali Osman BELDÜZ Hacer MURATOĞLU.18 SB 088 11. İsmail DEMİR.36 Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan MDA ve GSH Düzeylerinin Araştırılması Alburnus filippi (Kessler. Baraj Gölü (Burdur) Planktonik Turbellaria Yoğunluğunun Mevsimsel ve Derinliğe Bağlı Değişimi İnsektisit Direncinin Karasinek. Selim S. Kamalendra SİNG. Esin HAMEŞ KOCABAŞ DNA Yapımında Yeni ve Güçlü Bir Metot.’ın Tozlaşması Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yüksek Rakımlı Ekosistemde Azot Mineralleşmesi Karabük İl Merkezi Atmosferinin 2006 ve 2007 yılları Polen ve Spor Analizi Asphodelus aestivus Brot.18 SZ 093 14. Özgür KAYA Arzu DOĞRU. Mustafa AKINER. Selcen SAKAR. OTURUM SALON HT: BOTANİK: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Atakan SUKATAR ve Erol KESİCİ SB 086 11. 1863) Lipit Peroksidasyonu ve Antioksidan Enzimler: Karşılaştırmalı Bir Çalışma Benzo(a)piren Uygulamasına Bağlı Olarak Sıçan Kalp Doku Hasarında Adrenomedullin Etkisinin İncelenmesi Hacı Ahmet DEVECİ. Remziye Edilen Bakterilerde Kitinaz Aktivitesi Tayini NALÇACIOĞLU. Aykut GÜVENSEN. Ali Osman BELDÜZ E.36 SB 089 11. (Liliaceae) Türünde Nitrat Redüktaz Aktivitesi Eğirdir Gölü’nde Mavi-Yeşil Alglerden Microcystis aeruginosa’nın Çoğalmasının Nedenleri Serdar Gökhan ŞENOL. Sabriye ÇANAKÇI. ERİŞMİŞ.12 Tehlikede Olan Linum aretioides Boiss.

Üretilen Antimikrobiyal Aktivitenin Karakterizasyonu ve Trisin-SDS PAGE’de Tespiti Nurten GÜREL. Özlem OSMANAĞAOĞLU 28 . Veysel YILMAZ ve Seyhan AHISKA A. ve Cicer anatolicum Alef.Sancar BARIŞ İbrahim ÖRÜN. Dursun AVŞAR İskender GÜLLE.00 SM 063 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss.12 - Beymelek Lagünü’ne Giren Bazı Deniz Balıklarının Kazım UYSAL. Arzu GÜRSOY. Salim Serkan GÜÇLÜ. RIVERS Morfolojik ve Biyokimyasal Etkileri SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mehmet A.12 - ZOOLOJİ B (3. Mustafa IŞIK. İsmail DEMİR. Zihni DEMİRBAĞ Kadriye İNAN. Kiraz ERCİYAS. Mahmut YAVUZ Ersin KARABACAK. Zekiye GÜÇLÜ. Metin BÜLBÜL Pimpla turionellae L. Semra İLHAN. KAT. Kenan ERDOĞAN.Lipaz Üretimi SM 065 Pediococcus pentosaceus E++ Suşu Tarafından 15. Kemal SEÇKİN.00 SZ 102 11. David B.00 SB 092 16. A.18 SZ 103 11. Ayhan DURAN Erdoğan ÇİÇEK. Ekrem ATALAN Nurdan SARAÇ. İsmet UYSAL Fazıl ÖZEN SALON HT: BOTANİK: SİSTEMATİK ve VEJETASYON OTURUM BAŞKANLARI: Ertuğrul SESLİ ve Yusuf UZUN Türkiye Denizlerinde Yayılış Gösteren İki Colpomenia Türünün Taksonomik Kriterlerinin Saptanması Yüksekova (Hakkari) Yöresinde Belirlenen Bazı Makrofunguslar Akçakale (Şanlıurfa /Türkiye) Suriye Sınırları Arasındaki Tuzlu Alanların Bitki Örtüsü Kavak Deltası’nda Uzaktan Algılama İle KumulTuzcul Ve Flora İlişkileri Yeniköy (Bursa)’ün Sahil Kumulu Ardı Vejetasyonu SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Medine GÜLLÜCE ve Sibel KAHRAMAN SM 061 Malacosoma neustria Nükleopolihedrovirüs 14. Evren ERGİNAL. Hasan ÖZCAN.54 SB 095 17. A. Yağ Asidi Oranlarının Karşılaştırılması Halil YILMAZ.18 SB 093 16.54 SZ 105 12. Ağırlığı ve Yağ Skoru Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölünde Yaşayan Bazı Ekonomik Balık Türleri Üzerinde Biyokimyasal ve Limnolojik İncelemeler Karataş Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Yürütülen Dip Trolü Avcılığı Sayısal Verileri Eğirdir Gölü Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso. Zeliha TALAS.36 SB 094 16. Levent ALTAŞ.(ManeNPV)’ünün In Vitro Replikasyonu ve Konak Spektrumu SM 062 Geobacillus Sistematiğinde recN Geninin Kullanımı 14. Remziye NALÇACIOĞLU. (Hymenoptera: Bridget Keenan. Özgür EMİROĞLU.12 Uluabat Gölü Yüzey Suyu Kalitesinin Belirlenmesinde Çokdeğişkenli İstatistiksel Tekniklerin Uygulanması Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu'nda Sylvia atricapilla (Linnaeus. Cemal ÖZSEMİR. Esat ÇETİN. Fahrettin KÜÇÜK. Ali KELEŞ Vagif ATAMOV. Kenan DEMİREL. OTURUM POSTERLER SB 091 16. Muhammet DÖNMEZ. Ali Osman BELDÜZ Kerem ÖZDEMİR.54 .36 SZ 104 11. Fevzi UÇKAN.36 . Aysel UĞUR Fadime KIRAN. Rıza AKGÜL Orçun SEMİZLER Ceren TAŞLIK Sibel YAMAOĞLU Yusuf UZUN. Biyoloji Bölümü. Sabriye ÇANAKÇI.) 14. Mustafa ASLAN.54 SZ 100 12. Gülten ÖKMEN. POSTER SALONU) Hüseyin ERDUĞAN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ichneumonidae) Zehirinin Konak Hücrelerine Ekrem ERGİN. Naime ARSLAN.12 . Pınar ÖZÇAM.19.Hand & Mazz.li TOPAKTAŞ ve Güler EKMEKÇİ SZ 101 11. Y. Rukiye BORAN. Gürkan DİKEN. Bitki Kök Topraklarından İzole edilen Streptomyces Suşlarının Moleküler Karakterizasyonu SM 064 Toprak ve Süt Kökenli Gram Pozitif Bakterilerde 14. Lerzan ÇİÇEK 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 15. Yılmaz EMRE. 1810) Populasyonunun Beslenme Özellikleri Cansu FİLİK İSCEN.00 . Abdullah KAYA. Cenap CEVHERİ. 1758) (Aves: Passeriformes)'nın 2002 – 2005 Yıllarına Ait Sonbahar Göç Dinamiği. TRABZON SZ 099 11.

Ali CIMBIZ. Farklı Dalga Boylu Işınların E. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Galleria mellonella L. H. Olga SAK Yusuf ÖZAY.00 SB 097 14. ÇAVUŞOĞLU.00 SM 067 16. coli Yabanıl ve bfr Mutantlarının Bakterioferritin 16. Önder İDİL. M. Aylin ER.Boynuz Pepton Besiyeri Kullanılarak Asetofenon ve Analoklarının Asimetrik İndirgenmesi SM 069 E.18 SZ 108 14. KINALIOĞLU. VEJETASYON. Fevzi UÇKAN. Olga SAK Fevzi UÇKAN. ERGENE. Fahrettin ASKEROV. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Omurgalı Hormonları Zeytin Yaprağı (Olea europea) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin ( Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Ökse Otu (Viscum album) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin (Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Atilla TEMUR. Vahdettin BAYAZIT. Deniz MERAM. Sabri ÖZYURT. ile Remazol Brillant Blue R’nin Sucul Ortamdan Uzaklaştırılması Murat ÜNAL.36 SZ 109 14. Ali CIMBIZ. Biyoloji Bölümü. PATOJEN. coli ve S.19. EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mustafa KÜÇÜKÖDÜK ve Öznur AKÇİN SB 096 14. Seral YÜCEL.36 Norduz Yaylası (Van)’nda Yayılış Gösteren Kamefit Gevenlerin Erozyonun Engellenmesindeki Rolü ve Korunması Tarımsal Artık Kökenli Kompostun Topraktaki Kalıcı Etkisinin Belirlenmesi Doğal ve Modifiye Rocellea phycopsis Ach. ÖZTÜRK SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEK.36 . Nesibe Devrim ALMACA Emine YALÇIN. Mustafa ATLI Aylin ER.12 Açlığın Beyin Korteksinin Sensomotor. Cihan DARCAN Canan CAN. TRABZON SALON NT 1: ZOOLOJİ: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Kurtuluş OLGUN ve Atilla ARSLAN SZ 106 14.54 . Fevzi ÖZGÖKÇE Halil POLAT.Bayram TEMUR. TOKSİKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Nihat DİLSİZ ve Servet ÖZCAN Deniz Suyunda. Z. OTURUM SALON NT 1: BOTANİK: TOKSİKOLOJİ. Vahdettin BAYAZIT. TÜRKMEN. Mehmet Akif KILIÇ 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 3: ZOOLOJİ .AKÇAABAT 29 . Limbik ve Orbital Bölgelerindeki Nötral Peptid Hidrolazların Aktifliği Üzerine Etkisi Pimpla turionellae L.Demir İlişkisi SM 066 16. (Lepidoptera: Pyralidae) Toplam ve Farklı Hemosit Sayılarına Etkileri Parazitoit Pimpla turionellae L. A. Başaran KURBANOĞLU Ebru ÇELEN.18 Reşit ÖZKANCA. typhimurium’un Lipit Peroksidasyonuna Etkisi Doğu Akdeniz Bölgesi’nde Yetiştiriciliği Yapılan Bazı Sebze ve Meyvelerde Solgunluk ve Kök Çürüklüğüne Neden Olan Fusarium Türlerinin Karakterizasyonları SM 068 Alternaria alternata Fungusu Tarafından Koç 16. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sevda GÜZEL 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 16. Talma KATAN E.00 SZ 107 14.54 SZ 110 15. Sevda GÜZEL Yusuf ÖZAY. Sabri ÖZYURT. E.18 SB 098 14. K. Kemal KOÇ. Ekrem ERGİN. M. K.

TRABZON 28 HAZİRAN 2008 (CUMARTESİ) TÜM GÜN KONGRE SONRASI GEZİ 29 HAZİRAN 2008 (PAZAR) TÜM GÜN KONGRE SONRASI GEZİ 30 . Biyoloji Bölümü.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Nesrin TURAÇLAR Ayten KİMİRAN ERDEM. Nurcan ERBİL Fadime TOPÇAL. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. Semra İLHAN Ahmet UYSAL. Meltem CONK DALAY 31 . Ayşenur KAYA.00 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. M. Rüstem DUMAN Birol ÖZKALP.00 PM 015 14. Başaran DÜLGER.Antimikrobiyal Aktivitesi Nurcihan HACIOĞLU. N Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU.00 . Yusuf DURAK. Mehtap ESEN. Nuriye EKMEKÇİ Mehtap AKIN. Metin DIĞRAK Güven ÖZDEMİR. Fethiye Ferda YILMAZ KÖZ.Antimikrobiyal Etkilerinin Araştırılması PM 013 14. Zuhal ZEYBEK.Onur ALADAĞ. Buse ERASLAN.00 PM 003 14. Zelal AKSOY. Görkem DÜLGER Filiz SAVAROĞLU. Mustafa Onur ALADAĞ.Mikroorganizmalara Karşı İn Vitro Etkinliği Asit ve Aldehit Bazlı Cerrahi Alet Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Asit ve Alkol Bazlı Yer.00 . Ahmet UYSAL Fatih MATYAR.00 .Aktivitesinin Belirlenmesi PM 011 Eskişehir Yöresinde Yetişen Bazı Karayosunu 14. Başaran DÜLGER Metin DIĞRAK. Ayşe Dilek AZAZ PM 001 Alkol Bazlı El ve Cilt Dezenfektanın Bazı 14.00 . Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Belirlenmesi Abies cilicica Carr.00 PM 016 14. Fatih MATYAR.00 PM 014 14.Biyositlerin Aktivitesinin Belirlenmesi PM 002 14.00 . TRABZON POSTER SUNUMLARI MİKROBİYOLOJİ 25 HAZİRAN 2008 14:00-17:30 Birol ÖZKALP.subsp. Ayten KİMİRAN ERDEM.00 . Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. Hatice TANER SARAÇOĞLU Nurcihan HACIOĞLU.00 .(Bryophyta) Türlerinin Antimikrobiyal Aktivite Açısından Taranması PM 012 İmidazol Grubu İçeren Bazı Fenilendiaminlerin 14. Fatih SEVGİ Birol ÖZKALP. Zeliha DEMİREL. Uçucu Yağının Antibakteriyal Etkisinin Araştırılması Ticari Olarak Satılan Bazı Bitki Preparatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Kahramanmaraş Yöresindeki Bazı Orman Ağaçlarının Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri PM 018 Kahraman Maraş’taki Kliniklere Başvuran 14. Ayşın ÇOTUK Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. Tamer AKKAN.Hastalardan İzole Edilen Escherichia coli’nin BetaLaktam Grubu Antibiyotiklere Karşı Direnç Gelişimi PM 019 Chlorella sp.00 Thymbra spicata L.İdentifikasyonu ve Çoklu Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması PM 009 Marmara Bölgesi’ nde Yetişen Origanum vulgare 14. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Araştırılması Teucrium polium L.’ nin Uçucu Yağı ve Ekstrelerinin 14. Nesrin TURAÇLAR. Hatice TANER SARAÇOĞLU Hatice TANER SARAÇOĞLU. Sevan GÜRÜN.00 . Cansu FİLİK İŞÇEN. Mustafa Onur ALADAĞ. hirtum Türünün Doğal ve Kültür Formlarının Uçucu Yağ Bileşimleri ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 010 Bazı Makrofungus Türlerinin Antimikrobiyal 14.00 PM 017 14.00 PM 004 14. Mehtap AKIN Mehtap AKIN.00 . Ziya Erdem KOÇ. Yüzey Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Dimetiltetradesil (3-(Trimetoksilil) Propil) Amonyum Klorid Emdirilmiş Kumaşların Antibakteriyel Aktivitesinin İncelenmesi PM 005 Legionella pneumophila Suşlarına Karşı Farklı 14.Onur ALADAĞ. M. Ahmet COŞKUN.19. Mustafa KUL.00 - PM 006 Üriner Sistem Enfeksiyonlarından İzole Edilen 14.Enterobacteriaceae Üyelerinin İdentifikasyonu ve Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması PM 008 Karideslerden İzole Edilen Gr(-) Bakteri Suşlarının 14.Klebsiella pneumoniae’ların Sefalosporin Türü Antibiyotiklere Duyarlılıkları ve Plazmid Profillerinin Araştırılması PM 007 Deniz Suyu ve Sedimentinden İzole Edilen 14. Osman GÜLNAZ. M. Buse ERASLAN. Onur ALADAĞ. Tamer AKKAN.00 .

İçeriği ve in Vitro Antimikrobiyal Aktivitesi PM 024 Polimerik Hidrojellerinin Flukonazol Salım 14. TRABZON PM 020 Yeni Sentezlenmiş Benzothioazole Türevi Schiff 14. Meysun İ. İsmet Hydrochidae) Vücut Yüzeylerinden Elde Edilen HASENEKOĞLU. Mehtap YAKUT.Ekstrelerinin HPLC Analizleri ve Antimikrobiyal Aktivitesinin Araştırılması PM 029 Bazı Liken Türlerinin Antimikrobiyal Aktiviteleri 14.00 PM 033 14.00 PM 036 14.İzole Edilen Gr(-) Bakterilerin İdentifikasyonu ve Ağır Metal Dirençliliklerinin Araştırılması PM 022 Denizli Sarayköy’de Bulunan Termal Su 14.00 . Ferda Yılmaz KÖZ. Benin TOKLU-ALÇILI Türleri Türkiye İçin Yeni Bir Koprofilöz Fungus Kaydı Nurcihan HACIOĞLU. F. Salih Türünün (Insecta: Coleoptera: Hydrophilidae. Ali KARAGÖZ. Sevan Gürün.19. Başaran alboviolascens DÜLGER.00 . Güldem DÖNEL.Kaynağından İzole Edilen Siyanobakteri Pseudanabaena sp.00 PM 034 14. Medine GÜLLÜCE. Zeliha DEMİREL. Atila YANIKOĞLU.Nisa Ünaldı CORAL Aromatik Hidrokarbon (PAH) Degradasyon Genlerinin Araştırılması 32 . Engin Yüzeyi Fungus Florası Üzerine Bir Ön Çalışma KILIÇ. Esra SOLMAZ Nihal DOĞRUÖZ. Fahrettin GÜCİN Cernek ve Uzun Göl (Samsun) Tek Hücreli Kübra ÖZKUL. Abdullah Bazı Mikrofunguslar MART. Ahmet KARAHAN. Sadık DİNÇER Emine İÇYÜZ.00 . Ömer ALTUN Tülin AŞKUN.00 PM 038 14. Fikrettin ŞAHİN.00 PM 039 14.Ağır Metal ve Antibiyotik Dirençlerinin İncelenmesi PM 028 S. Esin ÖZŞEN. Sevil PİLATİN.00 PM 031 14. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. ABDULLAH Ayşe Aydan KARA PM 041 14. Ayşenur KAYA. Gökçen YUVALI ÇELİK. Mehtap YAKUT. Özlem BARIŞ. Medine Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu GÜLLÜCE. Mehmet YILMAZ. Ahmet Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler ADIGÜZEL.Sercan MERCAN Bazı Yeni Sentezlenmiş Organik Bileşiklerin Hikmet KATIRCIOĞLU. Görkem DÜLGER. Meltem CONK DALAY Elif ODABAŞ KÖSE.00 .00 . Mehmet Nuri AYDOĞAN. Hakan ÖZKAN Pasinler (Erzurum) Kaplıcasından İzole Edilen Ahmet ADIGÜZEL.00 PM 035 14.00 - Buket KUNDUHOĞLU. Handan SAKARYA. Güven ÖZDEMİR. Salih DOĞAN.00 PM 030 14.00 PM 037 14. Elif Aktivite Çalışmaları LOĞOĞLU.00 .00 PM 040 14. Sercan MERCAN Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) Kaplıcasından İzole Sümeyra SAVAŞ. Kamuran GÖRGÜN Fatih MATYAR. Gözde ÖNGÜT Mehlika PULAT Ebru ÇELİK. Haydar KARAKAYA Siyanobakterilerinin İzolasyonu. Serkan ÖRTÜCÜ Türkiye Mikobiotası İçin Yeni Bir Kayıt: Lachnella Nurcihan HACIOĞLU. Osman GÜLNAZ. Başaran DÜLGER.00 .00 . Hülya ARSLAN. Ali ASLAN Bazı Kitosan Polimerlerinin Biyoaktivite Elif LOĞOĞLU.vitro Üremesi Üzerine Etkileri ve Antioksidant Özellikleri PM 027 Küçükçekmece Gölü’nden İzole Edilen Bakterilerin 14.00 . Mehmet YILMAZ.Davranışları ve Mikrobiyal Etkileşimlerinin İncelenmesi PM 025 Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal 14. Morfolojik ve Moleküler Karakterizasyonu Üzerine Araştırmalar Erzurum’dan Yakalanan İki Akuatik Böcek Mehmet Nuri AYDOĞAN.Bazlarının Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 021 İskenderun Körfezi M/V Ulla Batığı Çevresinden 14. DOĞAN. Karakterizasyonu Tülin ÖZBEK.00 - Ayten KİMİRAN ERDEM. Serkan ÖRTÜCÜ. M. GülendamTÜMEN.00 PM 032 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. araminensis ve S.Aktivitesi ve Kompozisyonu PM 026 Bazı Şifalı Bitkilerin Helicobacter pylori’nin in14.’in Antimikrobiyal ve Antifungal Aktivitesinin Araştırılması PM 023 Origanum bilgeri Türüne ait Uçucu Yağın Kimyasal 14. Zuhal ZEYBEK. Fahrettin GÜCİN Bazı Yalancıakreplerin (Pseudoscorpion) Vücut Fatih SEZEK. Biyoloji Bölümü. Çalışmaları Sercan MERCAN Sentezlenen Bazı Organik Bileşiklerin Biyolojik Nurşen SARI. Elif Antimikrobiyal Aktivite Çalışmaları LOĞOĞLU. Hakan ÖZKAN Edremit Körfezi Tintinnid (Protozoa: Ciliophora) Neslihan BALKIS. Fikrettin ŞAHİN. Güldem DÖNEL Ham Petrolle Kirlenmiş Topraklarda Polisiklik Gökhan CORAL. aucheri var aucheri Metanol 14.

Fikret UYAR.00 . Kazım SEZEN.00 PM 051 14. Özlem FAİZ.00 PM 053 14.00 PM 052 14. Ertuğrul Karakterizasyonu SESLİ Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Reyhan GÜL GÜVEN. M. Ahmet Lipaz/Esteraz Enziminin Karakterizasyonu ÇOLAK.00 PM 055 14. Nuri ERCAN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 . Sabriye ÇANAKCI.Heteronükleer Cu (II) ve Ni(II) Komplekslerinin Nükleolitik Aktivitesinin İncelenmesi PM 043 Cr (III). Ağır İ.Ksilanaz Enziminin İzolasyonu. Tekniği ile (SSF) Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Veysel TOLAN. Di-. Kemal GÜVEN. TRABZON PM 042 Oksim Tipi Ligandların Mono-. Ali ASLAN. Ertuğrul SESLİ Farklı Pleurotus Türleri Gelişimi Üzerine.19. DEMİR Bacillus licheniformis A1 Suşundan Termofilik Cemal SANDALLI. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA Güler TOPRAK. Kemal GÜVEN. Ekspresyonu. Ali Osman BELDÜZ Peltigera rufescens (Weiss) Humb. A.00 PM 054 14. Murat ChiB Geninin Klonlanması. Cemal SANDALLI. Selma MUTLU Amanita vaginata ve Tricholoma terreum Ümmühan ÇAKMAK.Uygulanan Phanerochaete chrysosporium’da Antioksidant Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi PM 044 Diyadin Sıcak Su Kaynaklarından İzole Edilen 14. Deneysel Olarak Oluşturulan Akut ve Kronik Hayati AYGUN. Kemal GÜVEN.00 - PM 057 14. Sadin ÖZDEMİR. CİĞERCİ. Barbara Antibiyotiklere Dirençlilikleri NICOLAUS. Kadriye İNAN.Optimizasyonu PM 047 Anoxybacillus pushchinoensis A8 Suşundan 14. Metallerin Etkisinin Belirlenmesi DEMİRCİ. Tri. Fatih SEZEK 33 . Kübra AÇIKALIN. Pestisitlerin Kullanılma Olanakları Salih DOĞAN. H. Servet ÖZCAN PM 049 14.00 . A. Aslıgül KÜÇÜKDUMLU. Zihni Bacillus thuringiensis’e Ait cry3Aa (δ-endotoksin) DEMİRBAĞ. Fadime ATALAY. Melek ÇOL. AYDIN.00 . KONUK.E.00 PM 056 14.00 PM 058 14. Melike YILDIRIM. Yasiın BAYIR. Yusuf TUTAR Özgür KEBABCI. M. Oksidaz Enziminin Difenolaz Aktivitesinin Yakup KOLCUOĞLU. Nagihan Mantarlarından Hazırlanan Özütlerdeki SAĞLAM ERTUNGA. Hatice KATI.00 PM 050 14.Homo ve 14. Alevcan KAPLAN Lütfi TUTAR. Dilşat Nigar ÇOLAK. Ali Osman sentetaz (pyrG) Geninin Klonlanması. Ekspresyonu ve KAÇAĞAN.00 - Fatma MATPAN. Karekterizasyonu Ali Osman BELDÜZ Anoxbacillus gonensis G2 Bakterisinin CTP Cemal SANDALLI. Serdar KARABÖCEK. Annarita Edilen Anoxybacillus ve Bacillus Cinsi Bakterilerin POLI.00 .’dan Elde Edilen Sevil TANAS.Bakterilerin α-Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Üzerine Karbon ve Azot Kaynaklarının Etkisi PM 045 Protein Agregasyonu Sonucu Oluşan Amiloidlerin 14. Zübeyde BAYSAL Cd(II) ve Cu(II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Güler TOPRAK. Zekai HALICI. Remziye Geninin Klonlanması. Gülüzar ÖZBOLAT. KORCAN. Fehmi Metanol Ekstraktları (MEPR)’nın Wistar Ratlarda ODABAŞOĞLU. Ni (II) ve PZ (II) Ağır Metal Stresi 14. Servet ÖZCAN Phanerochaete chrysosporıum‘da Antioksidan Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Ülkemizde Doğal Olarak Yetişen ve Kültürü Sevda KIRBAĞ. Karakterizasyonu PM 048 14. Ömer Faruk Arthropodların Mücadelesinde Mikrobiyal ALGUR. BELDÜZ. Nilüfer CİHANGİR Murat KAÇAĞAN.00 PM 060 14. Karakterizasyonu ve NALÇACIOĞLU Ekspresyonu Halk Sağlığı Açısından Önem Arzeden Zararlı Engin KILIÇ.00 .00 - Ender ÇEKİRGE. Biyoloji Bölümü. Enflamasyon Üzerine Anti-Enflamatuvar Etkileri Ahmet ÇAKIR. Mehmet Yapılan Bazı Mantar Türlerinin Besinsel AKYÜZ. Barbara Edilen Anoxybacillus Cinsi Bakterinin Fosfolipit NICOLAUS Çeşitlerinin Analizi Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Reyhan GÜL GÜVEN. A. Annarita POLI. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA. Mehmet Nuri AYDOĞA. Nilay ONGANER İçeriklerinin Belirlenmesi Yabani ve Yenilebilir Bir Mantar Olan Russula Şaban KESKİN1. SAĞLAM.00 PM 059 14. Hakan KARAOĞLU Purifikasyonu ve Karakterizasyonu Bazı Bitki Atıklarından Katı Faz Fermantasyon Hakan KARATAŞ. Ahmet delica’dan Elde Edilen Ham Özütten Polifenol ÇOLAK.Sebep Olduğu Hastalıkları Önleyen Hücresel Faktörler PM 046 Claviceps purpurea’dan Ergot Alkaloid Üretim 14. Erhan ÜNLÜ Fındık Zararlısı Xyleborus dispar’dan İzole Edilen Demet MERT. Ahmet ÇOLAK. S. N. Sabriye ÇANAKÇI.

(Lepidoptera: 14. Sait EKİNCİ Kalbiye SERDAROĞLU. İsmail AKYOL.stearothermophilus’ da Krom (VI) Indirgemesi PM 073 Rumen Funguslarının İzolasyonu. Ferit Can YAZDIÇ.00 .00 .Ksilanaz Enzim Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 074 Lactococcus lactis subsp.19. İsmail DEMİR.Noctuidae)’dan Bakteri İzolasyonu ve Karakterizasyonu PM 063 Thaumetopoea pityocampa Schiff. ÖNGANER. Ö. TUZCU.Gideriminde Kullanım Olanakları PM 079 Pamukkale-Jeotermal Sulardan Termofilik Bacillus 14.Türlerinin İzolasyon ve İdentifikasyonu PM 080 Bazı Laktik Asit Bakterilerinin Fizyolojik. Emin ÖZKÖSE. Emine YALÇIN. Plazmit DNA ve Protein Profil Özelliklerinin İncelenmesi PM 081 Streptococcus thermophilus Ba21s Suşu Tarafından 14. Biyoloji Bölümü.00 . A. ÖZŞAHİN.00 . Emin ÖZKÖSE İsmail AKYOL.00 .Farklı Besi Ortamlarında Poli-β-Hidroksibütirat (PHB) Üretimi PM 082 L-DOPA ve Dopamin’in Bakteriyel Sentezi 14.00 . 14.Biyokimyasal. Hacer MURATOĞLU. D.Regülasyonu PM 076 Köy Yoğurtlarından İzole Edilen Laktik Asit 14. M.Giderimi PM 067 Tarımsal Atıklar İle Renk Giderimi Öncesi ve 14. Serkan ŞEN.00 . Işıl SEYİS Hatice Aysun MERCİMEK.00 . versicolor Biyokütlesi İle Giderimi PM 071 Ham Petrol ve Yapısındaki Hidrokarbonların 14.Ağır Metal Toleransı PM 070 Atık Sularda Bulunan Tekstil Boyar Maddelerinin 14. Gülizar AKYURT. Abdurrahman AYVAZ Sadin ÖZDEMİR Pınar AYTAR. Aslı Giray KURT.Şeker Kaynaklarının Yağ Asidi Biyosentezine Etkisi İsmail DEMİR. Fadime YILMAZ. Recep LİMAN. Agah İkbal İNCE. Bülent KAR. Emel AYTAN. Leyla AÇIK. GÜVENÇ. YILMAZ..00 . Aysun ERGENE H. Gülsüm KALEMTAŞ S.00 . Füsun UÇAR Nazime MERCAN. N. TRABZON PM 061 Lymantria dispar (Lepidoptera: Lymantriidae)’dan 14. Tanımlanması ve 14.Staphylococcus Aureus (MRSA) Suşlarının RAPDPCR Yöntemi İle Tanımlanması ve Karşılaştırılması PM 078 Trametes versicolor'ın Tekstil Boyalarının 14.00 . P. Agah İkbal İNCE.P. Sait EKİNCİ Neslihan SÜRÜCÜ.00 . cremoris (MG1363)’e Ait 14. Muhsin KONUK.00 . Zihni DEMİRBAĞ Ali SEVİM. Tansel YALÇIN. Yekta GEZGİNÇ.00 . İsmail DEMİR. Hikmet GEÇKİL M. Ebru UYAR.00 . Kalbiye SERDAROĞLU. Emel KARADENİZ Aslı SEMİZ.elde edilen bakterilerin identifikasyonu PM 062 Agrotis segetum Schiff. Seda AVAZ. Zihni DEMİRBAĞ Hatice KATI.00 . Tuğba ŞAHİN Emine ÖZTÜRK. Alaattin ŞEN Zehra Nur YÜKSEKDAĞ Zehra Nur YÜKSEKDAĞ Ufuk ÖZER. Fatih KUTLUER.00 .00 .Diasetil Redüktaz (dar) Geninin Fermente Gıdalara Uygun Mutasyonu PM 075 Laktik Asit Bakterilerinde Thioredoksin Geninin 14. Ahmet ÇABUK Sibel KAHRAMAN.00 PM 083 Saccharomyces cerevisiae Hücre Kültüründe Farklı 14. ERECEVİT 34 .Bakterilerinin Plazmit İçerikleri ve Antibiyotik Dirençlik Özelliklerinin Belirlenmesi PM 077 Farklı Hastanelerden Toplanan Metisilin Dirençli 14. Kadriye ÖZCAN. Emin ÖZKÖSE. M. Elif KORCAN.00 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 . Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU Yekta GEZGİNÇ.Parçalanmasında Rol Alan Mayaların İzolasyonu ve İdentifikasyonu PM 072 Termofilik Bacillus licheniformis ve B.Geobacillus Türlerinin Üreme ve Metal Biyoakümülasyonu Üzerine Etkisi PM 066 Trametes versicolor ile Linyit Kömüründen Kükürt 14.00 .00 . Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. M. A. (Lepitoptera: 14. Aydın BAYRAKTAR Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU. İbrahim Hakkı CİĞERCİ.Sonrası Çeşitli Tekstil Boyalarının Antibakteriyel Etkisi PM 068 Tekstilde Kullanılan Bazı Reaktif Boyaların Fungal 14. Pelin YALÇIN Buket KUNDUHOĞLU.Dekolorizasyonu PM 069 Afyonkarahisar Toprak Actınomycet İzolatlarının 14. Zihni DEMİRBAĞ Fatma ÖZTÜRK.İzolatlarının cry2 Genlerinin Belirlenmesi ve Lepidoptera Larvaları Üzerine Olan İnsektisidal Etkilerinin Belirlenmesi PM 065 Farklı Metal Konsantrasyonlarının Termofilik 14.Thaumetopoeidae)’dan İzole Edilen Yeni Bir Brevibacterium Türünün Tanımlanması PM 064 Topraktan İzole Edilen Bacillus thuringiensis 14. 14. Nazime Mercan. İsmail AKYOL.

Kamalendra SİNG. Aysun MERCİMEK Hatice ÖĞÜTCÜ. İhsan YAŞA.Üretimlerinin Belirlenmesi PM 105 Topraktan İzole Edilen Bazı Streptomycetes sp. Derya GÜREL 35 . Amilaz Aktivitelerinin İncelenmesi PM 104 Pseudomonas spp. Fatih AKYOL. Güven ÖZDEMİR. 14.Alüminyuma Dirençlilik Genleri ile Anoxybacillus gonensis G2 Bakterisinin ALR Geninin Karşılaştırılması PM 096 Pseudomonas Türlerinde Lipaz Üretimi ve Bazı 14. 14.BesiortamındaBiyopolimer Üretiminin Belirlenmesi PM 103 Bazı Bacillus Türlerinin Antibiyotik Dirençliliği. Sabriye ÇANAKÇI.Synechocystis sp.Proteaz.aureus’ a Ait Qurom Sensing Sinyal Moleküllerinin Lactobacillus lactis’in Nisin Üretimi Üzerine Etkisi (quorum sensing cross-talk analizi) PM 099 Deniz Sedimentinden İzole Edilen Streptomyces 14. Ali KOÇYİĞİT.00 . Barış PAZARBAŞI.Aktivitesi ve ddNTP’ye İlgisinin Mutasyonel Analizi PM 101 Hava Örneklemesi ile İzole Edilen Bir Fungal 14. Işıl SEYİS Ali KOÇYİĞİT. Yavuz BEYATLI Nihal EDİZ. Mine Gül ŞEKER. Yavuz BEYATLI Dilşad ONBAŞLI. Bu Monokaryonların Birbiri İle Uyumluluklarının Araştırılması ve Dikaryonların Elde Edilmesi PM 090 Kombucha’nın Fungus Misel Gelişimine Etkileri 14. Aysel UĞUR Pınar KARACAKAYA.00 . Hakan KARAOĞLU.00 .atroviridae TEM H3’ün Proteaz Üretiminin Optimizasyonu PM 088 Serbest ve Tutuklanmış Fungus Peletlerinin Lakkaz 14.00 . Ali Osman BELDÜZ. Hakan KARAOĞLU.İzolatın Ligninolitik Enzim Aktivitelerinin Araştırılması PM 102 Bacillus megaterium RSKK 5117 Suşunun Melas 14. 1824) (Coleoptera. Caner KASIMOĞLU Nermin Hande ÜRKMEZ.00 . Ali Osman BELDÜZ. Özcan BUDAK Ataç UZEL. İhsan YAŞA. Gönül DÖNMEZ Murat K.Glukoz İzomeraz Geninin Klonlanması.00 .Marac 1–4 Suşundan Organik Çözgen Varlığında Kararlı Alkali Proteaz Üretimi PM 100 TK4 DNA Polimeraz I Enzimin Zincir Uzaklaştırma 14. Hatice Aysun MERCİMEK Perihan GÜLER. Filiz GÜREL. Belma ASLIM Ömer ERTÜRK.00 .00 . Emine YALÇIN. corticolus Lipazının 14. İsmail KARABOZ Nihal EDİZ.Mantarının Sporlarının Çimlendirilerek Bu Sporlardan Monokaryonların Eldesi. Tuğrul DORUK.Türlerinin Patates Böceği (Leptinotarsa decemlineata (Say.19. HBB 134’den Termostabil Lipaz 14. Fatih KUTLUER Ayşegül ERSAYIN YAŞINOK. Burcu BAKIR ATEŞLİER Derya YANMIŞ. Suşlarının Bazı İkincil Metabolit 14.00 . Biyoloji Bölümü. MODAK.00 .00 . Feride İffet SAHİN. Güven ÖZDEMİR. Barış PAZARBAŞI. Ahmet ASLAN Elif APOHAN.Yüksek Bakteri İzolasyonu ve Denitrifikasyonda Kullanılabilirliklerinin Araştırılması PM 085 Farklı Tuz Stresi Şartlarında.00 . 14. İsmail DEMİR. Chrysomelidae) Ergin ve Larvalarına İnsektisidal Etkileri Fatma Esen SARIGÜLLÜ. Aslı KAÇAR Cemal SANDALLI.00 .Kültürel Parametrelerin Optimizasyonu PM 097 Atıksulardan Reaktif Boyaların Gideriminde 14. Özfer YEŞİLADA Emel KARADENİZ. Yavuz SEZEN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sabriye ÇANAKÇI. Mehmet HABERAL Serdar ÜLKER.00 .00 .00 .Üretim Yeteneklerinin Zeytin Yağı Fabrikası Atık Suyu ve Vinas Ortamında Araştırılması PM 089 Tıbbi Öneme Sahip Ganaoderma lucidium 14. Ali Osman BELDÜZ Fatih Şaban BERİŞ.Üretimi Üzerine Kültür Koşullarının Etkisi PM 094 Anoxybacillus gonensis ÇT1 Sarı Suşunun D14. TRABZON PM 084 Doğal Ortamlardan Denitrifikasyon Yeteneği.Saflaştırılması ve Bazı Biyokimyasal Özelliklerinin Belirlenmesi PM 093 Anoxybacillus sp.00 . Şengül ALPAY KARAOĞLU. Fatma Esen SARIGÜLLÜ. Mukund J. AVCI . Fatma AYDOĞMUŞ ÖZTÜRK.00 . Elif Esin HAMES KOCABAŞ.Olan Ksilanazın Üretimi ve Kısmı Karakterizasyonu PM 092 Mucor hiemalis f.00 . Ahmet ÇOLAK2 Z.Bitkilerinden İzole Edilen Rhizobium Suşlarının Nodulasyon ve Azot Bağlama Potansiyellerinin Araştırılması PM 086 Farklı Hastanelerden Toplanan Klebsiella Suşlarının 14.00 PM 091 Endofit Bacillus Suşlarından Ksilanolitik Bir Enzim 14. İ.00 .00 .Antibiyotik Duyarlılıklarının Belirlenmesi ve Tiplendirilmesi PM 087 Katı Kültür Fermentasyon Yöntemi ile Trichoderma 14. Çiğdem İLERİ. Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterize Edilmesi PM 095 ATPaz Özelliğine Sahip Olduğu Varsayılan 14. Kullanımı PM 098 Staphylococcus epidermidis ve Staphylococcus 14. Yabani Baklagil 14. Murat KORKMAZ.

İhsan YAŞA.00 PM 125 14. Aslı ŞAHİNER. Lipazının Karakterizasyonu Ali BIYIK Radyasyona Dirençli Deinococcus radiodurans Elif ÖZBEY. Halil BIYIK Funalia trogii ile Katı Substrat Fermentasyonu Filiz KURU. M.00 PM 127 14. DEMİREL. ex Fr. Tekstil Boyalarında Renk Giderimi Gamze BAŞBÜLBÜL.) Quel. Alev HALİKİ UZTAN.00 PM 115 14. Özfer YEŞİLADA Sürecinde Lakkaz Üretimi Aspergillus foetidus HBF 55 Ekstrasellular Z. Emine ÖZTÜRK. Sanver Tahıl Gevreği ve Müsli Örneklerinin Mikrofungus EKMEKÇİ Florası İzmir İli Buca İlçesi İlköğretim Okullarındaki Hava Özlem ÇİFTÇİ.Ceren SOMUNCUOĞLU.00 .00 PM 110 14. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Mehmet AKYÜZ 36 . Kadir SORUCUOĞLU Chlorella sp.00 - Pleurotus eryngii (DC. Erman ORYAŞIN. Erbil KALMIŞ.00 PM 120 14. H. Burhan ARIKAN. Ü. KARABAY YAVAŞOĞLU. YILMAZ KÖZ. Fatih KUTLUER.00 PM 126 14. Funda İLHAN İzmir İli ve Çevresinde Satışa Sunulan Kahvaltılık Ayşegül YOLTAŞ. Özlem ABACI. Öznur KOÇ Çeşitli Aspergillus niger Suşlarından İnvertaz Tuğba SUBAŞIOĞLU. Tekin GEZER. Enzimin Karakterizasyonu Ashabil AYGAN. Nermin Enziminin Üretim Koşullarının Araştırılması Hande ÜRKMEZ. Ayten NU51 Suşunun Toleransı ÖZTÜRK Farklı Etanol Konsantrasyonunun Bakteriyal Esin POYRAZOĞLU. F. Hatice KORKMAZ. Halil BIYIK İlköğretim Okullarının Bina İçi ve Bina Dışı Havasının Fungus Yoğunluğunun Belirlenmesi Mikoriza Kullanımı Sercan POLAT. İzolasyonu ve Karakterizasyonu Berna KUZU Bacillus spp. Burcu BAKIR ATEŞLİER. Öznur KOÇ. HBK-51’den Elde Edilen Kitinolitik Hatice KORKMAZ. CONK DALAY Aydın İl Merkezi Sınırları İçerisinde Bulunan Bazı Öznur KOÇ.00 PM 118 14. Işıl SEYİS.’in Kültürü İçin Lokal Tarımsal Atıkların Değerlendirilmesi Toprakdan İzole Edilen Bazı Fungal Organizmaların Halil BIYIK. Emir CANSUNAR Penicillium citrinum HBF62 Ekstrasellular αKubilay METİN. B. Emine YALÇIN. Kubilay METİN.00 PM 108 14. S-41 Suşundan CMCase Enzim Burhan ARIKAN. Ekstrelerinin Analjezik Aktivitesi ve N.chrysosporium biyokütlesi ile sucul ortamdan uzaklaştırılması PM 107 14.19. Özlem ABACI Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması Botanik Bahçesi Toprağındaki Bakteriyel/Fungal Gülşah ÇAKMAK. Nilüfer ITKI. A. Öznur KOÇ. Akut Toksisitesi F. ÖZDEMİR.00 PM 114 14.00 PM 112 14. Gökhan KAVUNCUOĞLU. Biyoloji Bölümü.00 PM 122 14. Sümeyye Solunum Oranlarının Selektif İnhibisyon ÇEVİK. Dilek ASMA Bakterisi İle Escerichia coli’de Radyasyonun Antioksidan Sistem Üzerine Etkisinin Araştırılması Ağır Metallere Karşı Rhodopseudomonas palustris Leyla ÇELİK. Seval OKUTAN. TRABZON PM 106 Fe(III) ve Cu(II) metal iyonlarının Phanerochaete 14. Ashabil AYGAN. İsmail KARABOZ Fadime YILMAZ. KAYA Funalia trogii İle Lakkaz Üretiminin Emre BİRHANLI.00 PM 124 14.00 PM 109 14. Özfer Optimizasyonu YEŞİLADA RNA Ekstraksiyon Yöntemlerinden Fenol Sezer TOPRAK Kloroform Yöntemi İle Silika Membran Kolon Yönteminin Karşılaştırılması İnfluenza Alt Tiplerinde Multiplex PCR Yöntemi Sezer TOPRAK. Z. Fatih KALYONCU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Amilazın Karakterizasyonu Burcu BAKIR ATEŞLİER. Taner Potansiyellerinin Araştırılması YONAR.00 PM 116 14. Halil Selüloz Üretimine Etkisi BIYIK Bacillus spp. Erman ORYAŞİN.00 PM 123 14.00 PM 121 14. H. G. H.00 PM 111 14.00 PM 117 14. Berna KUZU. Emre KOŞAR. Özge Kullanılarak Belirlenmesi KAHRAMAN.00 PM 119 14. Alev HALİKİ UZTAN Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması İzmir İli Konak İlçesi İköğretim Okullarındaki Hava Özlem ÇİFTÇİ. Aysun ERGENE Sevda KIRBAĞ. Z.00 PM 113 14.

TRABZON PM 128 Bahçe Toprağında Genel ve Spesifik Enzim 14.00 . Sezai TÜRKEL Tülay TURGUT GENÇ.Koliform Bakterilerde İntegron Gen Kasetleri PM 144 14.00 PM 148 14.00 . Özkan DURMUŞ. KARABOZ.Bileşiklerinden Boraksın Biyogaz Verimi Üzerine Doza Bağımlı Etkinliğinin Araştırılması PM 135 Antibiyotik Üretiminin Arttırılmasında Deney 14. mevsimsel dağılımı ve klimatolojik faktörlerle ilişkisi PM 132 Synechococcus spp.Aktivite Üzerine Etkileri PM 130 Boya Tutundurulmuş Lignoselulozik 14.Tasarımı Kullanılarak Besinsel Gereksinimlerin Taranması PM 136 Escherichia coli’de Fruktoz Bisphosphataz II 14. Aziz GÜNEROĞLU. saflaştırılması ve karakterizasyonu PM 142 Bakteriyel Hemoglobin Geni Klonlanmış 14. M. İlknur YILDIZ. Biyoloji Bölümü. A. Sait İZGİ.Hammaddelerin Trametes versicolor ile lakkaz Üretiminde Kullanılması PM 131 Kırklareli Hamitabad Termik Santral’ı civarı toprak 14. Özfer YEŞİLADA Suzan ÖKTEN.Mutasyonların Üremeye ve İnvertaz Aktivitesine Etkileri PM 140 Geobacillus sp.Bakterilerde L-Asparajinaz Üretimine PM 138 Farklı Pichia ve Candida Türlerinde Glikojen 14.arabinofuronosidaz enziminin klonlanması.00 . Satı ORHAN Enterococcus Türlerinde 70°C ve 25°C’deki Proteolitik Aktivitenin Varlığı Dondurulmuş Gıdalarda (Et ve Sebze) Fekal Sumru ÇITAK.00 . Erol KALA Coliform ve Fekal Enterococcus’ların İndikatör Mikroorganizma Açısından Değerlendirilmesi Farklı Sıcaklık Ortamında Bekletilen Kıyma Sumru ÇITAK. Fatmagül ALTIN. Cansu FİLİK İŞÇEN Bekir ÇÖL.00 . M.Dağılımı Trabzon Sahillerinde Yüzey Sularındaki Dağılımı PM 133 Farklı Fermentasyon Teknikleri ile α-Amilaz 14. Osman BELDÜZ. ÖZKIZILCIK. Osman Birol ÖZGÜMÜŞ.00 . ÇERÇİ.00 . Murat KAÇAĞAN. İ. Sezai TÜRKEL. Ömer ŞAHİN. Tuğba Mutajenik ve Genotoksik Potansiyellerinin SOMAY. YAŞA.00 - İhsan YAŞA. Sabriye ÇANAKÇI Pınar YEŞİLGİL. Bilal BALKAN. Ertuğrul AIRBAŞ Figen ERTAN. A.Üretiminde Başlangıç Glikozunun Etkisi PM 134 Mikrobiyal Aktiviteler Üzerine Etkili Bor 14. Ahmet ASAN. Zehra YARKIN Faruk SÜZERGÖZ. Burcu ÇERÇİ. İsmail KARABOZ Filiz KARAOĞLU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Burhan ŞEN Ali Muzaffer FEYZİOĞLU. KOÇYİĞİT Nesrin ÖZMEN. Semra İLHAN.00 .00 .00 .Ksilanaz Geninin Klonlanması.ve havadaki fungal konsantrasyonun tesbiti. Fatih ÖZOĞUL Çiğ Süt ve Peynir Örneklerinden İzole Edilen Sumru ÇITAK. Kadriye İNAN. Hikmet GEÇKİL Tülay TURGUT GENÇ.00 .00 PM 145 14.00 . Ekspresyonu ve Karekterizasyonu PM 141 Anoxybacillus kestanbolensis 13 K bakterisinden 14. Arzu ALTIN. Nuran DİRİL Değerlendirilmesi Uzun PCR (Long PCR) Yöntemi Kullanılarak 5-15 Ayşegül GÜZEL.00 .A. B. Tim LARSON Şebnem ERENLER. Cemal SANDALLI.00 . Erol AKSÖZ Kilobaz Uzunluğunda Özgül Genomik DNA Dizilerinin Çoğaltılması Akdeniz’den Yakalanan Karideslerin Bakteriyel Mehmet KENAR. Zeliha CEVHER. Sabriye ÇANAKCİ. Hikmet GEÇKİL Feyza ÇOLAKOĞLU. Halil DEMİR. Ali Osman BELDÜZ Hüseyin KAHRAMAN.Enziminin FbpI Negatif Suş İçinde Overekspresyonu ve Fruktoz Bisfosfat-Fruktoz 6 Fosfat Flux’ının Semi in vivo Bir Yaklaşımla Hesaplanması PM 137 L-Asparaginaz Geni (Ans B) Klonlanmış Bazı 14.00 PM 146 14. Klorofil-a ve Fikoeritrin 14.Miktarının Azot Açlığında Belirlenmesi PM 139 Saccharomyces cerevisiae’da Glikolitik 14. Neslihan Örneklerinde Gr(-) Psikrofil Mikroorganizmaların KAMANLI CAN Dağılımı ve Proteolitik Aktiviteleri 37 . Esmeray Florasının İncelenmesi KÜLEY.19. Aslı ÖZKIZILCIK.1 Bakterisinden Termofilik 14. Tekin BABAÇ. 7. Tuğba ÜNSAL. Ali KOÇYİĞİT.00 . Şengül ALPAY KARAOĞLU Tıbbi Atık Örneklerinin Ames Testi ve Rec Testi İle Fatma ZİLİFDAR. İ. Murat KAÇAĞAN. Esin KANIK Kadriye İNAN.00 .00 PM 149 14. Bükay YENİCE GÜRSU.Aktivitelerinin Belirlenmesi ve Kültüre Edilebilir Mikroorganizma Sayısı ile Karşılaştırılması PM 129 Benzidin İlavesinin Topraktaki Mikrobiyal Sayı ve 14.Pseudomonas aeruginosa'nın Aromatik Maddeler Varlığında Üremesinin Araştırılması PM 143 Karadeniz’den İzole Edilen Antibiyotik Dirençli 14.00 PM 147 14.

00 .00 .00 PM 171 Cryptosporidium ve AIDS 14.00 . YÜKSEL. Gözde TÜRKÖZ Sevil PİLATİN. İbrahim YILDIRIM. M. T. Sanver EKMEKÇİ. N.Dağılımı PM 169 Muğla-Gökova Körfezinde Avlanan Akdeniz 14.Bir Araştırma PM 166 Atopik Bireylerde İmmünoterapi Öncesi ve Sonrası 14. Aslı ÖZKIRIM Gülsen ULUKÖY. Şahnur IRMAK H. U.faecalis’in Kültürel Yöntemler ve PCR Kullanılarak Saptanması PM 168 Türkiye’deki Arı Hastalıklarının Kronolojisi ve 14.00 .Karidesinde (Penaeus kerathurus.00 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Haluk ÇELİK Sevda KIRBAĞ.İle Mikroorganizmaların Belirlenmesi PM 154 Geleneksel Türk Peynirlerinin Mikrobiyolojik 14.Konvansiyonel Testler ve ITS-PCR İle Karakterizsyonu PM 160 Kıymadan İzole Edilen Aeromonas Türlerinin 14. Füsun B.00 PM 162 Mikro-array Teknolojisi ve Kullanım Alanları 14. Cemil KARA Sevil TOROĞLU. UÇAR Gönenç AKYAR. A. S. TRABZON PM 150 Kütahya Yöresinde Çeşitli Kaynaklardan İzole 14.Beta-Laktamaz Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 174 Juvenil İstiridyelerden (Crassostrea virginica) İzole 14. ÇİFTÇİ. Harun ALBAYRAK.) 14. Seçil BAYAR Cengiz ÇORBACI.00 .Edilen Vibrio Türlerinin Proteolitik ve Nükleaz Aktiviteleri Üzerine Bir Çalışma PM 175 Anaerobik Rumen Funguslarında 18S Ribozomal 14.00 PM 172 Azaplı Gölü’nün Mikrobiyolojik Kirlilik Düzeyinin 14.00 .monocytogenes Sayısının Değişimi PM 156 Satışa Sunulan Et ve Et Ürünlerinde Escherichia 14. Doğan ÖZYURT. DÜLGER Safiye DURANOĞLU. KÖSE.00 .00 . İbrahim YILDIRIM.Belirlenmesi ve Bentik Organizma Grupları PM 173 Hastane İzolatlarında Antibiyotik Dirençliliğinin ve 14. B.Temin Edilen Midyelerde Hücre Kültürü ve RTPCR Yöntemi ile Enterovirus Tespiti PM 165 P. ÖZDEMİR.00 PM 153 DEFT (Direkt Epifloresan Filtre Tekniği) Yöntemi 14.00 . Bitki Kök Topraklarından Streptomyces Suşlarının İzolasyonu ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Kıymet GÜVEN.00 . BOZDOĞAN Edip ÇİFTÇİ. Ebru UYAR.00 .DERELİOĞLU Aylin AKOĞLU. E.coli O157 Aranması. ÇÖMLEKÇİOĞLU.RNA Polimorfizminin Belirlenmesi PM 176 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss. Neslihan TEMİZ DOĞAN Jale KORUN B.Hand & Mazz. Akın DENİZCİ E. Tansel YALÇIN. Enfestasyonu PM 170 Balık Sağlığında Probiyotiklerin Önemi 14. ferulae’nin Kültüre Alınması Üzerine 14. Mehmet AKYÜZ Suzan Adın ÇINAR.IL-1β. Güven ÖZDEMİR. L1758) Görülen Bir Parazit. Orthione griffenis. H. ERDOĞRUL.19. eryngii var.Karakterizasyonu Üzerine Bir Araştırma PM 155 Farklı Sıcaklıklarda Saklanan Çiğ Köftede Listeria 14.00 PM 163 Asthenozoospermia Olgularında Semende Lökosit 14. B. SOYUPEK. Ekrem ATALAN 38 . Biyoloji Bölümü. EYVAZ Sevil TOROĞLU.00 . Buket KUNDUHOĞLU Mustafa ATEŞ. Bülent GÜLEKLİ Göknur TERZİ. KAR. Ö. E. Ö.Antimikrobiyel Dirençliliği PM 161 Fakülte Kantinlerinin Genel Mikrobiyel Durumu 14.Lütfü ÇAKMAKÇI Elvan OK. BOZDOĞAN. E. Aysel GÜLBANDILAR Nurcihan HACIOĞLU. Serkan BULUT. E. Zafer YAZICI. Füsun UÇAR.00 .00 .00 . ERDOĞRUL.00 . Ataç UZEL. Esin ÖZDEMİR N. Mustafa ERDEM Gülşen ULUKÖY.İzolasyonu. İclal KOYUNCU Safiye DURANOĞLU.00 .00 . ve Cicer anatolicum Alef. M. Faruk SÜZERGÖZ Semiha ÇETİNEL AKSOY. Ö.00 .00 . IL-6 ve TNF-α Düzeyleri PM 167 Nekrotik Diş Kanallarından Enterococcus 14. Saptanması veDoğrulanması PM 157 Farklı Kaynaklardan Debaryomyces hansenii 14. Nevin KESKİN.00 .Değerlendirmesi PM 164 Orta Karadeniz Bölgesinden (Samsun Yöresinden) 14. EKİNCİ Kerem ÖZDEMİR.Mikrobiyolojik PM 152 Mikotoksinler ve Gıdalardaki Önemi 14. M. İclal KOYUNCU Aslı ŞAHİNER. H.Yönelik Olarak Fermentasyonun Mükrobiyolojik Olarak İzlenmesi ve Starter Kültür Kullanımı PM 159 Peynirlerde Bozulmaya Neden Olan Mayaların 14. İdentifikasyonu ve Değişik Fiziksel Stres Koşulları Altında Büyüme Üzerine Sodyum Konsantrasyonunun Etkisi PM 158 Siyah Zeytin Fermentasyonunun Hızlandırılmasına 14. Emin TOROĞLU. ÖZKÖSE. ÖZŞEN. Dilşah ÇOĞULU Aygün YALÇINKAYA. AKKAYA.Edilen Staphylococcus aureus İzolatlarının Fenotipik Karakterizasyonu PM 151 Çanakkale’de Tüketilen Dondurmaların 14.

M. S.00 PM 187 Çanıllı Baraj Gölü (Ankara) Algleri 14. PM 189 Anoxbacillus Türleri İçin SCAR Markır Geliştirmek 14. DÖNEL.türlerinin Tanımlanması ile Proteolitik ve Lipolitik Enzim Aktivitelerinin Araştırılması PM 185 Thymelaea aucheri Meissner Üzerinde Yeni Bir 14. AYDOĞAN.00 PM 196 Salvia blepharoclaena Hedge&Hub.Staphylococcus aureus İzolatlarının Protein Profillerinin Nümerik Analiziyle Karakterizasyonu PM 178 İzmir İli Bornova İlçesi İlköğretim Okullarındaki 14. Erzurum ve Trabzon’dan Yakalanan Bazı Cryptognathid ve Stigmaeid Akarların (Acari: Cryptognathidae. Duygu ÖZHAN Dilşat Nigar ÇOLAK. Şayeste DEMİREZEN.00 .00 . Mustafa ATEŞ Belma ACAR. Kadriye İNAN.00 .Adile SELÇUK. Hakan KARAOĞLU.Hava Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması PM 179 İzmir İli Karşıyaka İlçesi İlköğretim Okullarındaki 14. Ayten ÖZTÜRK.00 .Değişikliklerin Çeşitli Enfeksiyon Etkenleri Açısından Değerlendirilmesi PM 191 Klinik Yakınmalar İle Trichomonas vaginalis. Sadin ÖZDEMİR. Nurcihan ÖZÇELİK.Cinsinin Moleküler Sistematiği PM 184 Çiğ Et Örneklerinden İzole Edilen Bacillus 14.) Nieuwl.Candida ve Bakteriyel Vajinoz Arasındaki İlişkinin Sitolojik Yaymalarla Değerlendirilmesi PM 192 Hypericum triquetrifolium Turra. Stigmaeidae) Vücut Yüzeyinden İzole Edilen Funguslar İsmet BERBER. M.. Mustafa ATEŞ İjlal OCAK.-Mor 14.ve Su Kalitesinin Değerlendirilmesi PM 183 recN.00 . Cribraria vulgaris Schrad. Sinan BEKSAÇ Özlem DEMİRCİ. ÖRTÜCÜ 39 . Hasan Çetin ÖZEN Özge BAYKAN Veysel TOLAN. Sabriye ÇANAKÇI. İ.00 PM 198 14. Betül YILMAZ Tahir ATICI. Neğmetullah ALAN. B. Hakan ÖZDOĞAN Sevda KIRBAĞ. Tayfun KAYA. M.’nın Genotoksik 14.00 . TRABZON PM 177 Van İlindeki Bazı Hastanelerden İzole Edilen 14.palustris NU51 Suşuna Toksik Etkisi PM 193 14.(Lamiaceae)’nın Antimikrobiyal Aktivitesi PM 197 14. Muhsin KONUK Melike Çebi KILIÇOĞLU.Üzerine Bir Çalışma PM 190 Hücre Çekirdeği ve Sitoplazmasında Görülen 14. Sinan BEKSAÇ Zehra SAFİ ÖZ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. HASENEKOĞLU.Potansiyelinin Salmonella Mikrozom ve SOS Kromotest Test Sistemleriyle Araştırılması Kurşun Nitrat Metal Tuzunun Daphnia magna Üzerindeki Akut Toksik Etkisinin Araştırılması Bazı Pestisitlerin Mutajenik Potansiyellerinin Salmonella Mikrozom ve SOS Kromotest Test Sistemleri İle Araştırılması PM 195 Bazı Azo İndol Bileşiklerin Rhodopseudomonas 14. Catherine AIME. Beyhan KORKMAZ.00 . Biyoloji Bölümü. Şayeste DEMİREZEN.00 . ve Physarum flavicomum Berk. N. Birol OTLUDİL. Veysel TOLAN.Myxomycetes Kayıtları: Calomyxa metallica (Berk. Meysun İbrahim ABDULLAH Ergin KARİPTAŞ. PM 186 Sille Baraj Gölü (Konya) Epifitik Algleri 14.00 . G.00 PM 188 Doğu Karadeniz ve Kuzeydoğu Anadolu İçin Yeni 14. Zuhal TOKER. Selcen Süheyla ERGÜN Cemal SANDALLI Zehra SAFİ ÖZ.00 . M. N.Parazit FungusTürü: Puccinia saliha sp.00 Çorum İli Atmosferinde Hava İle Taşınan Allerjen Funguslar Erzincan.Hava Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması PM 180 Türkiye Myxomycetes Florası İçin Yeni Kayıt: 14.. Sıtkı ÇEVRİMLİ Adem İMALI.Lamproderma arcyrionema Rost. flaA ve ftsY Genlerine Göre Anoxybacillus 14. Leyla ÇELİK. Mustafa KOÇAK. AYYILDIZ. Burhanettin YALÇINKAYA Salih DOĞAN. n.19. Murat KÜRŞAT Cengiz AKKÖZ.00 . Harun ÖNLÜ Belma ACAR.ITS bölgesinin PCR-RFLP ile Moleküler Karakterizasyonu PM 182 Karakaya Baraj Gölü Fitoplankton Kompozisyonu 14.00 .00 . Birol OTLUDİL. Ebru UĞURLU. Mustafa ÖZKAN. Hakan KARATAŞ Bedriye Ceren SOMUNCUOĞLU. 14. İsmet HASENEKOĞLU.00 .00 .00 PM 194 14. İbrahim ÖZKOÇ Didem OĞUZKURT.1874 PM 181 Rhizoctonia solani AG-4 Grubu Fungusların rDNA14. Ali Osman BELDÜZ Nihal YÜCEL.00 . Hilal BAKIR İjlal OCAK.

Fatma Esen SARIGÜLLÜ.19.Hastenesi’nin Kanalizasyon Suyundan Alınan Su Örneğinden Selektif Besiyerleri Kullanılarak Bakteri İzolasyonu. Hatice Aysun MERCİMEK Tamer AKKAYA Belirlenmesi 40 . Bakteri PM 200 Bisfenol A’nın Aktif Çamur Üzerine 14. Bu Bakterilerden Litik Bakteriyofaj’a Sahip olanların Araştırılması. TRABZON PM 199 Çukurova Üniversitesi Balcalı Eğitim ve Araştırma 14.Adsorpsiyonu ve Kinetik Parametrelerin Emel KARADENİZ.00 . Biyoloji Bölümü.00 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Mustafa KÜÇÜKÖDÜK. Sabri ÖZYURT. Selçuk ERTEKİN Papaveraceae. Perss. Mustafa KÜÇÜKÖDÜK. H. lazulina K. Tuğba BAYRAK Özellikleri ÖZBUCAK Esra MARTİN.00 PB 015 09. A. A. & Jim. Nurhan BÜYÜKKARTAL. Bekir DOĞAN. (Liliaceae) Taksonlarının Morfolojik.) Bitkisinin Yaprak. Adnan AKÇİN Nergiz ZİLCİ. & Scheng. Hatice ÇÖLGEÇEN. H. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. H. Pers.00 PB 018 09. Muhittin DİNÇ.) Manden. Rabia AÇIKGÖZ Murad Aydın ŞANDA. Sema HAYIRLIOĞLU-AYAZ. & Hausskn Türlerinin Anatomik Özellikleri Tuz Gölü (Cihanbeyli-Konya) Allium L. Meryem ÖZTÜRK.-Mor. Yusuf KAYA Yurdanur AKYOL Fatih SATIL. M. Ayla KAYA Serap IŞIK. Anatomik ve Ekolojik İncelemeler Endemik Petrosimonia nigdeensis Aellen türünün anatomik açıdan incelenmesi Gül Nilhan TUĞ. M. Cinsi Üzerinde Karşılaştırmalı Anatomik Çalışmalar ve Sistematiğe Katkıları Türkiye’ deki Satureja L.00 PB 020 09.00 PB 017 09. Özkan AKSAKAL. N.BÜYÜKKARTAL Yurdanur AKYOL. Brassicaceae. Ahmet Emre YAPRAK Lamiaceae Familyasına Ait Bazı Türlerin Petiyolleri Öznur ERGEN AKÇİN.00 PB 011 09. Feyza CANDAN Tülay AYTAŞ AKÇİN. campanulata K.00 - A 09:00-12:30 Kamil COŞKUNÇELEBİ.00 PB 013 09.00 PB 010 09. (Fabaceae)’de Tohum Kabuğu Yapısı 41 . Anatomik ve Ekolojik Özellikleri Bazı Endemik Hyacinthella Schur (H. Hüseyin İNCEER. Cinsinin Orta Damar Anatomisi Özellikleri ve Sistematikte Kullanımı Türkiye’deki Sternbergia Waldst. Gülcan ŞENEL Endemik Onosma intertextum Hub.00 PB 006 09. M. Murat BAL Murad Aydın ŞANDA. (Amaryllidaceae) Taksonlarının Polen Morfolojisi Quercus cerris ve Quercus ilex Yapraklarında Kalsiyum Oksalat Kristalleri Endemik Fritillaria bithynica Baker (Liliaceae) Üzerine Morfolojik ve Anatomik Bir Araştırma Aktivatör Uygulamasının Domates (Lycopersicon esculentum Mill.00 PB 003 09. Öznur ERGEN AKÇİN.00 PB 002 09. heldreichi (Boiss.00 PB 007 09. Emel OYBAK DÖNMEZ Hatice ÇÖLGEÇEN.00 PB 008 09. Sema LEBLEBİCİ Chromosome Numbers of Selected Hieracium and Pilosella (Asteraceae) Species From Turkey Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Bazı Cirsium Miller Taksonlarının Kromozom Sayıları Türkiye’de Yayılış Gösteren Endemik Muscari aucheri (Boiss.00 PB 019 09. Canan ÖZDEMİR İlkay ÖZTÜRK ÇALI. Ahmet DURAN.) Chouard) Taksonlarının Morfolojik ve Anatomik Özellikleri Erzurum ve Çevresinde Yetişen Endemik Astragalus Globosus Vahl Türünün Anatomik ve Ekolojik Özellikleri Endemik Colchicum burttii Meikle (LILIACEAE) Üzerine Morfolojik VE Anatomik Bir Araştırma Türkiye’deki Cyclotrichium (Boiss. & Kit. Persson & Wendelbo.00 PB 009 09. Gövde ve Meyve Anatomik Yapısı Üzerine Etkisi Endemik Hieracium lasiochaetum (Bornm. Ayşe PEKTAŞ Murad Aydın ŞANDA.KAPLAN. Ali (Boraginaceae) Türünün Morfolojik ve Anatomik ENGİN. Biyoloji Bölümü. TRABZON POSTER SUNUMLARI BOTANİK 26 HAZİRAN 2008 PB 001 09.00 PB 016 09. Bilgehan BİLGİLİ H.00 PB 004 09. Özlem ÇETİN.00 PB 005 09.) Baker ve Muscarı discolor Boiss. Hatice ÇÖLGEÇEN. Ebru ATAYETER Meryem ŞENGÜL. Caryophyllaceae ve Liliaceae Taksonları Üzerine Karyolojik Bir Çalışma Lathyrus hirsutus L.&Zahn) Sell&West (Asteraceae) Üzerinde Morfolojik ve Anatomik Bir Araştırma Murat Dağı’nda Yayılış Gösteren Amarylidaceae ve Iridaceae Familyalarına Ait Bazı Geofitler Üzerine Morfolojik.00 PB 012 09. Sabri Üzerinde Anatomik Bir Araştırma ÖZYURT. Vladimir VLADİMİROV Melahat ÖZCAN.19.00 PB 014 09. Tuncay DİLMENCİ Fatih SATIL.

H. A.) Boiss. ÖZDEMİR.) Fadime ERYILMAZ Fidelerindeki Antioksidan Aktivitelerin Anatomik Yönden İncelenmesi Thymus argaeus Boiss. (Boraginaceae) Türlerinin Osman BEYAZOĞLU.00 PB 041 09. Ekstrakt ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Güler TOPRAK. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 023 09. Güler TOPRAK. Osman Biyoaktivitesinin Belirlenmesi SAĞDIÇ Türkiye’de Doğal Yayılış Gösteren Mentha x Sevil ALBAYRAK. var. Servet ÖZCAN.00 PB 030 09. Muhittin DİNÇ.00 PB 037 09.00 PB 039 09. Hüseyin İNCEER. Meyer subsp. Serdar MAKBUL. cerinthifolia (Sm. Antiradikal ve Antimikrobiyal Lütfiye EKİCİ Aktiviteleri İzmir Körfezi’nde Yayılış Gösteren Bazı Zeliha DEMİREL. Cirsium simplex C. ACAR. Sema Matricaria chamomilla L.00 PB 025 09. (Asteraceae) Türlerinin Ahmet DURAN. Doronicum balansae Cavill. Selvi ÇAKAR Türkiye’de Yetişen İki Senecio Türünün Sevil ALBAYRAK. Aktivitelerinin Araştırılması SUKATAR Euphorbia anacampseos’un Tohum Kabuğu Yapısı 42 .00 PB 024 09. S. Ahmet DURAN. Anatomik Yönden İncelenmesi Bazı Onosma L. var.00 PB 022 09. Osman SAĞDIÇ Aktivitesinin Belirlenmesi Tanacetum cadmeum Bitkisinin Uçucu Bileşikleri Fatma Nur ÜNLÜ. ve Antimikrobiyal Aktivitesi N. H. Ahmet piperita Uçucu Yağ ve Ekstraktının Antimikrobiyal AKSOY. ve Serratula Esra MARTİN. F. Ümit BUDAK.00 PB 034 09. KARABAY YAVAŞOĞLU. H. (Asteraceae)’nın Ünsal TOPSAKAL. Taksonların Aken Anatomileri Melahat ÖZCAN Matricaria chamomilla L. Bekir DOĞAN.00 PB 027 09. J.00 PB 032 09. Cenk SESAL. sect.00 PB 029 09. Melahat Grierson’ nın Karşılaştırmalı Anatomisi ÖZCAN. Osman BEYAZOĞLU Morfolojik. Ayşe ÖZDEMİR.00 PB 036 09. Ahmet AKSOY. recutita (L. Cinsine Ait Hololeuce Murat EKİCİ.ÇELİK.00 PB 035 09. Nurhan BÜYÜKKARTAL Endemik Stachys Rupestris Montbret Et Aucher Ex Baştürk KAYA. Süleyman DOĞU. N.00 PB 026 09.) HAYIRLIOĞLU-AYAZ. Antioksidan. rosulans (Borbas) Cem VURAL. Karyotip Analizleri Meryem ÖZTÜRK. A. İ. HAYIRLIOĞLU-AYAZ.) Melahat ÖZCAN. F. İsmet ÖZTÜRK. Türlerinin Yaprak ve Gövde KOYUNCU ve Süleyman TOKUR Anatomileri Türkiye’ nin Astragalus L. Biyoloji Bölümü. M. Süleyman DOĞU Bentham (Lamiaceae) Türü Üzerine Anatomik ve Mikromorfolojik Çalışmalar Serratula haussknechtii Boiss. Burçak GÖKMEN.A. Münevver PINAR Bunge Seksiyonunun Polen Morfolojisi Teucrium L.00 - Hatice ÇÖLGEÇEN. Ü. & Balansa’un Organik Canan TORUN Servet ÖZCAN. chamomilla ve Hüseyin İNCEER. Kamil COŞKUNÇELEBİ. Murat BAL. Serdal Anatomik Özellikleri MAKBUL. (Boraginaceae) Türlerinin Kamil COŞKUNÇELEBİ.00 PB 042 09. Onur Ornıthogalum L. ARIKAN. Antiradikal ve Antimikrobiyal Lütfiye EKİCİ. YILMAZ Kahverengi Alglerin Antimikrobiyal ve Antioksidan KÖZ.00 PB 038 09. İsmet ÖZTÜRK.00 PB 033 09. ve Teucrium orientale L. Osman BEYAZOĞLU Bakır (Cu) Uygulanmış Mısır (Zea mays L.Jalas’ın Organik Ekstrakt ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Nar Çekirdek ve Kabuk Ekstraktlarının Osman SAĞDIÇ. Zafer Morfolojik ve Yaprak Anatomik Özellikleri TÜRKMEN. Hasan YETİM Özellikleri Bazı Liken Türlerinin Antimikrobial Aktiviteleri Gülşah ÇOBANOĞLU.00 PB 031 09. S. Petrak’un Anatomik Yönden İncelenmesi İNCEER. Canan TORUN. MERCAN Taze Antep Fıstığı Dış Kabuğu Ekstraktlarının Osman SAĞDIÇ. Y. var.00 PB 028 09. Zafer TÜRKMEN. G. armenum (DC. Teucrium creticum L. Teucrium’a (Lamiaceae) Ait Muhittin DİNÇ. Bilgehan orientale Taksonları Üzerine Karşılaştırmalı BİLGİLİ Anatomik ve Mikromorfolojik Çalışmalar Bazı Endemik Onosma L. BAL. subsp. Cem VURAL Aktivitesi Thymus sipyleus Boiss. Sema HAYIRLIOĞLU-AYAZ. Neslihan ERDOĞAN ARSLANTÜRK. R.19.00 PB 040 09. Antioksidan. ARSLAN. TRABZON PB 021 09. GÜLER Anthemideae (Asteraceae) Tribusundaki Bazı Murat BAL. Gökçe KODAL Eskişehirde Doğal Yayılış Gösteren Bazı Derviş ÖZTÜRK.

19. Nilüfer ITKI. Zafer TÜRKMEN Hasan YILDIZ. Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU. Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ Arzu UÇAR TÜRKER. ÖZTÜRK.00 PB 054 09. Mehmet Yaşar DADANDI. Ömer ERDEM Özlem ÇETİN.00 PB 064 09. Zeynep ÖNER.00 - Sercan POLAT. Kadriye SORKUN Filiz İÇİER.00 PB 068 09. ve Cladonia furcata (Huds.00 PB 067 09.00 PB 066 09. Ahmet DURAN.) Schrad Türlerinin Antifungal ve Antibakteriyel Etkilerinin Araştırılması Tıbbi-Aromatik Bitkilerin Kurutulması: Alternatif Kurutma Yöntemleri GDO'ların İnsan Hayatındaki Olumsuz Etkileri Bursa Yöresinde Apis mellifera L. N.V. Derviş ÖZTÜRK. Atakan SUKATAR Sibel SİLİCİ Sinem ÖZDOĞAN. Mesude YETİŞ Aslı ÖZKÖK TÜYLÜ. Ahmet SIVACIOĞLU Ertuğrul YÜZBAŞIOĞLU.00 PB 048 09. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Emine YALÇIN.00 PB 059 09.00 PB 051 09. Sezgin AYAN. Esra MARTİN. Mesut KIRMACI Ömer Faruk KAYA. Funda İLHAN Sercan POLAT.Selçuk ERTEKİN. Filiz İÇİER Gökşen ÖZTÜRK. Aysun ERGENE. A. Klonal Tohum Bahçesinde Çiçeklenme Senkronizasyonu Silene Türleri Arasındaki Genetik İlişkinin RAPD Yöntemiyle Belirlenmesi 43 . Güven ÖZDEMİR.00 PB 060 09.00 PB 046 09. Süleyman TOKUR Emre AĞCAGİL.00 PB 052 09.00 PB 053 09. Cengiz ACAR Kenan DEMİREL. İsmühan POTOĞLU ERKARA. (Asteraceae) Taksonlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri Bazı Bitki Özütlerinin Balık Patojenleri Üzerine Antimikrobiyal Etkileri Dağ Çileği (Fragaria vesca L.00 PB 056 09. Özgür KIRIM Onur KOYUNCU.00 PB 055 09. Ferda Fethiye YILMAZ KÖZ. Yavuz BAĞCI Bazı Geofit Bitkiler Şanlıurfa Doğal Mer’alarının Biyoçeşitliliği Cenap CEVHERİ Osmaneli (Bilecik) Florasına Katkılar II Onur KOYUNCU. D. Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ Zeliha DEMİREL.) Hoffm. Musa CABBAROV Geyve (Sakarya) ve Çevresinin Orkideleri Onur KOYUNCU. Biyoloji Bölümü. S. TRABZON PB 043 09. İ. Kemal YILDIZ. Şengül ALPAY KARAOĞLU Hakan TÜRKER.00 PB 044 09.00 PB 065 09.00 PB 061 09.00 - Bazı Scorzonera L.) Yapraklarının Antimikrobiyal Aktivitesi Laurencia obtusa (Hudson) J. Ekrem AKÇİÇEK.00 PB 045 09. Ayşe ÖZDEMİR Durmuş Ali ÇELİK. Kadir KINALIOĞLU. Ali ÇIRPICI Aydın İli Karayosunları Florası Tektek Dağları (Şanlıurfa) Koruma Alanı Florası Geyve (Sakarya) ve Çevresinin Florası Floristik Çeşitliliğin Kentsel Yerleşim Alanlarında İncelenmesi.00 PB 057 09.00 PB 050 09. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM.00 PB 063 09. pyramidata Bory ex J. Zafer TÜRKMEN. Funda İLHAN.00 - Serdar ÜLKER. Filiz SAVAROĞLU.Nur DİRİM PB 049 09.00 PB 058 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Süleyman TOKUR Derya SARI. Serdal MAKBUL. POTOĞLU ERKARA Başarakavak Kasabası ve Çevresindeki (Konya) Evren YILDIZTUGAY. Lamouroux ve Laurencia obtusa var. (Brassicaceae) Türünün Kromozom Sayı ve Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma Taşköprü-Tekçam Pinus sylvestris L. Nilüfer ITKI. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. Funda İLHAN Azerbaycan’ın Dağlık Bölgelerinin Faydalı Bitkileri Vagif ATAMOV. Atila OCAK. Agardh Çeşitli Ekstrelerinin ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal ve Antioksidant Aktivitelerinin Belirlenmesi Propolisin Elma Suyunda Patulin Seviyesi Üzerine Etkisi Cladonia squamosa (Scop.’nın Topladığı ve Ekonomik Önemi Olan Polenlerin Protein Analizi Maydanoz Kurutmada Sıcak Hava ve Elektriksel Yöntemlerin Karşılaştırılması Crocus Sativus (Safran) Bitkisin Üretimi ve Ülke Ekonomisine Katkısının İncelenmesi İklim Koşullarının Sera Tasarımına Etkisi PB 047 09. Nilüfer ITKI Chayote (Sechium edule) Yetiştiriciliği Sercan POLAT. Samet YILDIRIM.00 PB 062 09. Trabzon Örneği Hatila Vadisi Milli Parkı'nın (Artvin) Yenen ve Zehirli Mantarları Türkiye İçin Endemik Olan Matthiola montana Boiss.

Azerbaycan (Bakü-Abşeron) Ortamında Kültüre Ramazan MAMMADOV.00 PB 083 09. Yasin pseudoheterophylla Pojark.00 - Urfa İlinin Atmosferik Polen Takvimi Bahçe (Malazgirt-Muş) ve Kırmızı Tuzlalar (Karaçoban-Erzurum) ile Çevrelerinde Yayılış Gösteren Bitkilerin Tehlike Kategorileri Yönünden Değerlendirilmesi Beykoz Doğa Koleji Florasi Türkiye İçin Yeni Bir Herbaryum: İnönü Üniversitesi Herbaryumu (INU) Centaurea tchihatcheffii Fisch. Mehmet SEZGİN.19. TRABZON PB 069 09. Halil İbrahim IŞIK alpigenum Stapf Türünün Antioksidan ve Antimikrobiyal Etki Açısından İncelenmesi Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Yetişen Bazı Salvi Zuhal TOKER.00 PB 086 09. Pınar İLİ.00 PB 073 09. Güler TOPRAK. Mehmet GÜVENÇ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Murat KÜRŞAT Astragalus Cinsine Ait Bazı Taksonların Vitamin İçeriklerinin HPLC İle Belirlenmesi Gazipaşa (Antalya) Yöresinde Yetişen Bazı Mantarların Antioksidan Aktivitelerinin Belirlenmesi İsmail TÜRKOĞLU. Mustafa ÖZKAN. İsmayıl FERHAT. Esat ÇETİN. Ökkeş YILMAZ. Populasyonlarının Protein Elektroforez ve RAPD-PCR İle Analizleri Protoparmeliopsis muralis Türünde Genetik Varyasyonun Belirlenmesi İspiriz Dağı (Van)’nda Yayılış Gösteren Endemik ve Nadir Bitkilerin Alan Yönetim Planındaki Yeri ve Değerlendirilmesi Kuraklık ve Tuz Stresi Uygulanan Buğday (Triticum aestivum) Çeşitlerinde Antioksidant Enzim Aktivitesindeki Değişimlerin Belirlenmesi Salvia blepharoclaena Hedge & Hub-Mor Türünün Bazı Dokularında Bulunan Yağ Asidi Kompozisyonunun Tespiti Nezahat TURFAN. M. Mecit VURAL Ertuğrul YÜZBAŞIOĞLU.00 PB 076 09. Şükrü KARAKUŞ Selcen BABAOĞLU.00 PB 072 09.00 PB 075 09. Osman KARABACAK Rahim ANŞİN Birol MUTLU. Şanlı KABAKTEPE. Biyoloji Bölümü.00 PB 070 09.00 PB 071 09. ve C.00 PB 084 09.00 PB 079 09. Sevcan ALTAŞ Türlerinin Uçucu Yağlarının Antioksidant Etkilerinin Araştırılması Lilium candidum L.00 PB 085 09. Edilen Ekstraktların Karaciğerin Hepatosit Ramazan MAMMADOV Replikasyonu Üzerinde Etkilerinin Araştırılması Türkiye’de Yetişen Bazı Astragalus Türlerinin Yağ İsmail TÜRKOĞLU. Mustafa ÖZKAN. Gökhan HALICI. Mehmet SEZGİN.00 PB 074 09.00 PB 082 09. Murat KÜRŞAT Hasan Hüseyin DOĞAN. Ahmet ŞAHİN. Ahmet Asidi Kompozisyonları ŞAHİN. Ramazan vah) Ekstraktları Üzerinde Antioksidan ve MAMMADOV. & Mey.00 - 44 . Çiçek ve Tohumlarında Yağda Eriyen GÜVENÇ. Ahmet ÖZKAYA Bazı Centaurea Türlerinin Antioksidan Aktiviteleri Yener TEKELİ. Osman KARABACAK Ahmet Gencer YEDİYILDIZ. Ahmet AKSOY Murat ÜNAL. Fevzi ÖZGÖKÇE. Turan ARABACI.00 PB 078 09.00 PB 089 09. (Alıç) Türünden İzole ERTUNÇ. Ökkeş YILMAZ. Zümrüt MAMMADOVA. Servet ÖZCAN Alpaslan DAYANGAÇ. Muammer BAHŞİ. Muammer BAHŞİ. Ökkeş YILMAZ. Aydın ŞANDA Konya ve Civarında Yetişen Bazı Sideritis Yener TEKELİ.00 PB 080 09. Yener TEKELİ PB 088 09. Muammer BAHŞİ. Olcay DÜŞEN. Murat ÜNAL. Ramazan MAMMADOV. İrfan EMRE. M. Göksel KIZIL. Zemfira Edilmiş Lavendula officinalis Türünün Biyolojik ABASOVA Özelliklerinin ve Uçucu Yağlarının Araştırılması Strenbergia clusiana Ker-Gawl ex Sprengel (Vah Aslı ÖNGÖREN. Ergin KARİPTAŞ Salvia blepharoclaena Hedge & Hub-Mor Türünün Alpaslan DAYANGAÇ. Depressa Bieb.00 PB 077 09. Vitaminlerin ve Fitosterol Değerlerinin Belirlenmesi Ökkeş YILMAZ. Atifet Üzerinde Bazı Antioksidan Çalışmalar KABASAKAL. Mustafa Ertuğrul DOĞAN. İrfan EMRE. Zeliha BAHÇECİOĞLU.00 PB 087 09.00 PB 081 09. Mehmet Yaprak. Cennet ÖZAY Antimikrobiyal Araştırmalar Denizli Yöresinde Yayılış Gösteren Crataegus Gülten TAŞTELEN. Türlerinin Antioksidan Kapasitelerinin Belirlenmesi Hakkı DEMİRELMA Türkiye İçin Endemic Olan Ornithogalum Ramazan MAMMADOV. Leyla AÇIK. Türünün Ekstraksiyonları Dilek AKDEMİR. Muammer BAHŞİ. Aykut GÜVENSEN Lütfi BEHÇET.

TRABZON PB 090 09. Murat KOÇ. ÇOL.-Mazz. Reinhard LIEBEREI. Bekir DOĞAN. E. Ahmet GÖNÜZ. ARSLAN PB 097 09. Sinem ÖZDOĞAN.00 PB 091 09. Yasin BAYIR. K.) Th. Sevil TANAS Cüneyt Çirak. ÖZEN Mustafa ÇEVRİM. E. Selda KILIÇ. ve Centaurea albonitens Turrill (Asteraceae) taksonları üzerine sitogenetik bir çalışma NaCl’ün Farklı Pamuk Tohumlarının Düşük Sıcaklıktaki Çimlenme Oranlarına Etkisi Centaurea depressa Bieb.00 PB 096 09. Kadiriye URUÇ Mesut HALICI. İrfan KÜFREVİOĞLU. H. Didem Sevim MENGÜ. M.‘nın Adventif Sürgün Rejenerasyonu Hasan Hüseyin DOĞAN. Ahmet AKSOY Kadir KINALIOĞLU. Zafer TÜRKMEN. Said FİDAN Çiğdem Alev ÖZEL.00 PB 098 09. Süreyya NAMLI. M. Oktay ARSLAN. Lokman ÖZTÜRK A.19.00 PB 101 09.00 - 45 . Mikail AKBULUT. A. ULUĞ.00 PB 107 09. KIZILATEŞ. AYAZ. Güler TOPRAK. ve Xhanthoria calcicola Oxner türleri ile Biyosorpsiyonu Depolamanın Sarı ve Kara Havuç Suyunun Stabilitesine Etkisi Bazı Salvia Türlerinin Antioksidan Aktivitelerinin Araştırılması Gentiana scabra Buergeri Bitkisinde TIS Yöntem Kullanarak Micro Çoğaltım ve Değişik Oranlarda Sukrozun Biyomas Üzerindeki Etkileri In vitro Ortamda Yetiştirilen Hypericum scabroides Türünün Çimlenmesi ve Proliferasyonu Üzerine Farklı BAP konsantrasyonlarının Etkisi Fasulye Bitkisinde (Phaseolus vulgarıs L.)’in in vitro Mikroaşılanması Centaurea tomentella Hand. ÖZEN. Edip ÇİFTÇİ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Fr. Emine YALÇIN. Bekir Erol AK Ahmet DURAN. İskender TİRYAKİ. Biyoloji Bölümü. Muhittin DİNÇ. Fadime YILMAZ Hakan BOZDOĞAN. Özlem ERDOĞRUL. Münevver SÖKMEN. O.00 PB 106 09. Aşkın AKPULAT.00 PB 093 09.00 PB 092 09. Ahmet ÇOLAK.) Partikül Bombardımanı (biyolistik) Yöntemiyle Gen Aktarımının Optimizasyonu Nonpareil Badem (Amygdalus communis L. Gönül KAYNAK Hülya TORUN. cv. KHAWAR. Esra ÖZEL CENGİZ. Fadime ATALAY. F. Ali Kemal Ayan. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.Zekai HALICI. Esin DERELİOĞLU Bektaş TEPE.00 PB 095 09. A. Esra MARTİN. Mikail AKBULUT Çiğdem IŞIKALAN. C. Atalay SÖKMEN İlknur SUR. Tevfik Ozen.00 PB 103 09. ÇOLAK Arzu ÖZEL. Ö. Kudret Kevseroglu Yakup ULUSU. Yener TEKELİ Sevgi DURNA.00 PB 099 09.00 PB 102 09. Orhan ARSLAN.00 - Morchella esculenta ve Morchella conica ’nın Antioksidan Aktiviteleri Fabaceae Familyasına Ait Bazı Türlerin Total Protein İçeriğinin Bradford Micro Assay Yöntemiyle Belirlenmesi Solidago virgaurea’nın Uçucu Yağ ve Metanol Ekstraktının Antioksidan Aktivitesinin Belirlenmesi Doğu Karadeniz Bölgesi’nden Toplanan Bazı Yabani Mantarların Biyokimyasal Analizi Polifenol Oksidaz Enziminin Boletus erythropus Pers. Leyla AÇIK.00 PB 100 09. SESLİ.00 - PB 105 09. DURAN.00 PB 104 09.00 PB 108 09. Khalid Mahmood KHAWAR Hilal SURMUŞ. Ahmet ÇAKIR. Çiğdem ALEV ÖZEL.00 PB 094 09. Ertuğrul SESLİ Selcen ÇAKIR. Hatice ÇOKKIZGIN.00 PB 110 09. Damla YAĞAN Zeliha LEBLEBİCİ.’den Saflaştırılması ve Karakterizasyonu Selenyum Toksisitesinin Arpa bitkisinde Antioksidan Enzim Aktivitesine Etkisi Bir Liken Türü Olan Ramalina capitata’dan Elde Edilen Etanol-Su Ekstraktlarının İndometazin İle Oluşturulan Gastrik Ülserler Üzerine Koruyucu Etkisi: Gastroprotektif Etkinin Gastrik Dokulardaki Myeloperoksidaz ve Bazı Antioksidant Enzim Aktiviteleri İle İlişkisinin Araştırıldığı Deneysel Bir Çalışma Kuzey Türkiye’de Bulunan Yabani Hypericum perforatum Popülasyonlarında Toplam fenolik Varyasyonu Farklı Dozlardaki Kadmiyumun Maydanoz (Petroselinum hortense) Bitkisinde Fotosentetik Pigmentler ve Total Fenolik Bileşikler Üzerine Etkisi Aromatik ve Tıbbi Bitkilerin Bahçe Peyzajında Kullanım Olanakları Üzerine Gözlemler Farklı Tuz Konsantrasyonlarının Spirodela polyrrhiza (Lemnaceae) Bitkisinde Büyüme Oranına ve Ni Alınım Kapasitesine Etkisi Cu(II) İyonlarının Xhanthoria parietina (L. Fehmi ODABAŞOĞLU. A. Yavuz BAĞCI Yüksel BÖLEK. Ali ASLAN. Filiz AKBAŞ. A.00 PB 109 09. Hasan Ç. B. Naci DEĞERLİ Hülya DEMİR. M.

Yusuf ZEYNALOV Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. S. Zübeyir Buğday Çeşitlerinde Populasyon Gelişimi DEVRAN.00 PB 128 09. (Boraginaceae) Türlerinin Palinolojik Özelliklerinin Nümerik Taksonomisi Tıbbi ve Aromatik Bitkilerde Verim ve Kalite Kadir AKAN. Funda İLHAN İncelenmesi Türkiye’de Yayılım Gösteren Betula pendula Roth. ÇETİN. A. YUMURTACI.) ve Sarı Nilüfer (Nuphar lutea L. ÇAKMAK. Ö.) Baker (ada soğanı)’nın Bitki Doku Kültürü Yolu İle Çoğaltımı Indol Asetik Asit ve Kinetin’in Aeonium haworthii Webb&Berthel Bitkisinin in vitro Klonal Çoğaltımı Üzerinde Etkileri Çayır kraliçesi (Filipendula ulmaria L. HASANÇEBİ. S.00 PB 122 09. YORGANCILAR. Baki Kasaplıgil Özel Koleksiyonu GÜLER Propolis’ten Bazı Etken Bileşenlerinin İzolasyonu Ömür GENÇAY.) Çeşitlerinde Sarı Pas Hastalığı ile Mücadelede ESTSSR ve ISSR Markörler ile Dayanıklı Genotiplerin Belirlenmesi Khalid Mahmood KHAWAR.00 - Dianthus ingoldbyi Turrill’de Çekirdek DNA Miktarının Flow Sitometri Yöntemiyle Belirlenmesi Albizzia julibrissin Durazz Bitkisinin Tohumlarının Berna BAŞ. F.ERTUĞRUL. A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Talip ÇETER. M. ÖZDEMİR. Sercan POLAT.00 PB 123 09. ve Alnus glutinosa (L.) PINAR Gaertner Türlerinin Polen Protein Profillerinin Karşılaştırılması Bitkisel Ürünlerin Antioksidan Kapasitenin Sevil ALBAYRAK. Dr. Necmettin Prof.) Bitkilerinin Anti-tümör ve Antibakteriyal Aktiviteleri Endosülfan İle Muamele Edilen Nohut (Cicer arietinum) Bitkisi Kök Uçlarında Gözlenen Sitotoksik ve Mutajenik Etkiler Manyetik Alandan Geçirilen Suyun Buğday (Triticum aestivum L. Reyhan Üzerine Mikoriza (Mycorrhiza)’ların Etkisi BAHTİYARCA BAĞDAT Türkiye’de Yetişen Bazı Anthemis L.)’nın Mehmet Ali SÖĞÜT. BOLAT.00 PB 118 09.00 PB 112 09. DÜŞÜNCELİ.00 PB 125 09. L. E. F. E.Sümer ARAS Seval ERCAN.) bitkisinin Antibakteriyal ve Anti-tümör Aktivitesi Beyaz Nilüfer (Nymphaea alba L. S. TRABZON PB 111 09. Biyoloji Bölümü. BELEN. Kadriye SORKUN Yaprak ve Toprak Analizlerine Dayanılarak Kazım AYHAN.00 PB 130 09. Mevlüde Alev ATEŞ. Osman SAĞDIÇ Marmaris Milli Parkı'nda Orman Yangınları Sonrası Okan ÜRKER Farklı Rejenerasyon Uygulamalarının Bitki Komüniteleri Üzerine Etkisi (Çalışmanın İlkin Sonuçları) 46 . Lütfiye Yasemin KOÇ.00 PB 117 09. Akdeniz Bölgesinde Turunçgillerin Gelişiminin Nilüfer ITKI. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM.) Tohumları Üzerine Etkisi Domates (Lycopersicon Iyopersicum L.00 PB 114 09. Mecit VURAL Yöntemi İle Araştırılması Edirne Trakya Üniversitesi Herbaryumu (EDTU) Nesibe BAŞAK.00 PB 113 09. Tarık in vitro’da Çimlendirilmesi YONUCUOĞLU. Özlem YILDIRIM.00 PB 116 09.Sümer ARAS Didem AKSOY. F. Osman ŞİMŞEK. Dilek CAM.00 PB 127 09.00 PB 126 09.19.00 PB 115 09. Çiğdem Alev ÖZEL.00 PB 124 09. Funda ÖZDEMİR. ŞENTÜRK AKFIRAT. Arzu UCAR TURKER Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ.00 PB 121 09. N. Şenol ALAN. Necmettin GÜLER PB 120 09. Türleri Ufuk ÖZBEK. Münevver Corylus avellana L. AYDIN.) Tohumlarına Uygulanan Kurşun (Pb) Ağır Metalinin Çimlenmeye Etkileri Patlıcan (Solanum melongena) Tohumlarında Ağır Metal Stresine Karşı Olası Değişiklerin Belirlenmesi Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum L. K.00 PB 129 09. Z.00 - Urginea maritima (L. Ozlem AKSOY Sevil YALÇIN. Selim İŞLEKDEMİR Zeynep KILIÇ. Ayten ÇELEBİ. E.00 PB 131 09. Arif ŞANLI Doğu Akdeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Rıza BİNZET. Y.ALBUSTAN.00 PB 119 09. Yusuf ZEYNALOV Kök Lezyon Nematodları (Pratylenchus spp. MERT. Necip NALÇACI. Leyla Arasındaki Taksonomik İlişkilerin RAPD-PCR AÇIK. ALTINKUT UNCUOĞLU Çiler MERİÇ. Orhan ARSLAN Berna BAŞ. Ahmet Belirlenmesinde Kullanılan Yöntemler AKSOY. Hilal KÖYLÜOĞLU. Nermin ORCAN Onosma L. AKAN. N. Arzu UÇAR TÜRKER Elif VATAN. Tuncay TAN.

Serap KIRMIZI. M. İbrahim UZAN Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER.00 PB 154 09. Yeşim ATALAY. Mustafa Erdal KAPLAN. Hakan KURT. M.00 PB 135 09. ÇETİN ŞENKUL. Zehra ESENLİ Mustafa KARGIOĞLU.00 PB 140 09. Öznur ERGEN AKÇİN Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK.00 PB 152 09.00 PB 151 09.Baytop (Amaryllidaceae) Türünün Tohum Çimlenmesi ve Ex-Situ Olarak Yetiştirilmesi Üzerine Araştırmalar Gaziantep İli ve Bazı İlçelerinden Mevsimsel Olarak Alınan Su.00 PB 141 09. Arzu ÇİÇEK Ahmet AKSOY. Hatice AKBULUT PB 145 09. Ayşe KAPLAN Hülya ARSLAN. F. Feyza NUR KAFADAR.00 PB 150 09. Özlem Sultan ASLANTÜRK Arzu ÇİÇEK Ahmet GÖNÜZ.00 PB 139 09. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Hasan YILDIRIM. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Seda ATAŞ. Sevda YALÇIN TÜRKİŞ.00 PB 133 09. Biyoloji Bölümü. SELAHATTİN ÖZBUCAK Sevgi Sezen ALADAĞ. Sabri ÖZYURT. Ordu)’ün Genel Özellikleri ve Su Kalitesi Düzce İl Merkezi Atmosferinin 2006 Yılı Polen ve Spor Analizi Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yayılış Gösteren Bazı Çalı Türlerinde Nitrat Redüktaz Aktivitesi Tuzluluk ve Kuraklık Stresinin Groenlandia densa’da Büyümeye Etkisi Farklı pH Değerlerinin Lemna gibba ve Lemna minor’de Ağır Metal Alınımına ve Klorofil Miktarına Etkisi Güray UYAR.00 PB 134 09. Selda KILIÇ. Ercan DÖVER. Tarımsal Kuraklığa Etkileri Ve Alınacak Önlemler Ateş Dikeni Bitkisindeki Kükürt Miktarının İncelenmesi: Eskişehir Örneği Kayseri Yöresinden Toplanan Bazı Üzüm ve Yaprak Örneklerinde Ağır Metal Birikiminin İncelenmesi Camellia sinensis (Theaceae)’in Antioksidan Madde İçeriği Orta Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Cistus creticus L.00 PB 146 09. Kaan HÜRKAN Beyhan TAŞ. Bitki ve Toprak Örneklerinde Kadmiyum ve Kurşun Düzeyleri Geleneksel ve Organik Tarım Koşullarında Yetiştirilen Bazı Sebze Bitkilerinin Mineral Madde İçeriklerinin Karşılaştırılması Ekolojik Tarımda Farklı Gübre Uygulamaları İle Yetiştirilen Bazı Sebze Bitkilerinin Mineral Madde İçeriklerinin Karşılaştırılması Inula viscosa (L. Mustafa PEHLİVAN. M.00 - 47 . Berrak Damla YAĞAN.19.00 PB 148 09. Ahmet Yavuz CANDAN Ayşe Belgin SERBES. TRABZON PB 132 09.00 PB 143 09. Hanife AKYALÇIN Hasan BOYACI. Zeliha LEBLEBİCİ Ali BİLGİN Sevda YALÇIN TÜRKİŞ. Sabri ÖZYURT. Ayşe ÜYE. Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK.00 PB 144 09. var.00 PB 149 09. Gürcan GÜLERYÜZ Dilek DEMİREZEN YILMAZ Kadriye URUÇ. Demet UYGAN. Selcen SAKAR. (Cistaceae) Yapraklarında Bir Yükseklik Gradiyenti Boyunca Klorofil Miktarı Değişimi Düşük Sıcaklıkların Corylus avellana L.00 PB 142 09. Önder YUMRUTAŞ Ayşe ÜYE.00 PB 138 09. Dilek DEMİREZEN YILMAZ.00 - Karabük Demir Çelik İşletmelerinin (Kardemir) Çevrede Oluşturduğu Atmosferik Ağır Metal Birikiminin Bir Biyomonitör Karayosunu (Hypnum Cupressiforme) Kullanılarak Belirlenmesi Konya’da Kültürü Yapılan Agaricus bisporus (Lange) Sing’daki Bazı Metal Birikimlerinin Araştırılması Akarçay Havzası (Afyonkarahisar)’Ndaki Tehlike Altındaki (CR.00 PB 137 09.00 PB 136 09. avellana (Fındık) Türünün N. Sema LEBLEBİCİ Tülay AŞKIN ÇELİK. Ali ÖZDEMİR Aydın BİLGİÇ. Ahmet SERTESER. Gönen GÖNÜLTAŞ Semra MALKOÇ. Muhammet ÖREN Ali ATEŞ. P ve Protein İçerikleri Üzerine Etkileri Çatalan Baraj Gölü’nün (Adana) Fizikokimyasal Özellikleri ve Planktonik Chlorophyta Kompozisyonu Sternbergia candida Mathew et T.00 PB 147 09. Baştürk KAYA.) Aiton Yaprak Ekstraktının Antioksidant Aktivitesinin ve Allium cepa Kök Ucu Hücreleri Üzerindeki Sitotoksik ve Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Endüstriyel Alanlardaki Bazı Bitki Türlerinin ve Toprakların Makro Element Özellikleri Hava Kirliliğinin Bazı Bitkilerde Klorofil İçeriği ve Stoma Sayıları Üzerine Etkileri Ulugöl (Gölköy. VU) Endemik Bitkilerin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ile Haritalanması Çanakkale Bozca Ada’daki Atmosferik Polenler Çevresel Sorun Küresel Isınmanın. Sediment. Muhittin DOĞAN. EN. Fatih DENİZ.00 PB 153 09. Sema LEBLEBİCİ Yeşim ATALAY.

Arzu CANSARAN Y.00 PB 171 09.00 PB 169 09. Belkıs YAPICI Belkıs YAPICI.00 PB 180 09.H. Volkan AYLIKÇI. TRABZON PB 155 09. Al-Taee Ali Kemal Ayan. Işık BİLDACI Orhan ÜNAL. Pınar İLİ Hüsniye AKA SAĞLIKER. T.00 PB 177 09.00 PB 163 09. Necati KAYA. ABBASOVA Kenan YAZICI. KARAKAŞ.00 PB 174 09.00 PB 166 09. GÜNEY 48 . Türleri Zeytin Topraklarının Karbon Mineralizasyonuna Glyphosate Isopropylamine Türkiye’de Yapılmış Atmosferik Polen Çalışmaları Sahra Çöl Toprağının Buğday Çeşitlerinin Gelişimi Üzerine Etkisi Sideritis libanotica Labill. Dr. A. Slah S.00 PB 161 09.Davis (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Sideritis pisidica Boiss. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hanife AKYALÇIN Nihal YÜCEKUTLU. Compositae) Çeşitlerinin Tohum Çimlenmesi Üzerine Etkileri Bitkilerin Kuzeye Göçü Sihir Havasının Kirlemesinde Sürekli Ağaç ve Kollar Isqal Olunmuş Bölgelerde Genefond Tehlikededir Bəzi Növ Ekzotik Ağac və Kol Bitkilərinin Mərdəkandendrarisində İntroduksiyası EDXRF Spektroskopi Tekniği İle Coğrafik Olarak Farklı İki Bölgeden Toplanan Liken Türlerindeki Eser Element Konsantrasyonlarının Karşılaştırılması Giresun Şehir Merkezindeki Epifitik Likenlerin Dağılımı Üzerine Hava Kirliliğinin Etkisi Amasya İli Florasına Genel Bir Bakış Estimation of the Acidity.00 PB 176 09.A. MAMMADOV. Ali ASLAN. TUGAY. and Nitrate Quantities in Falling Rain on Mosul City An Ecological Study For The Phytoplankton Species In Tigris River Within Mosul City Ecological Effect of Plants Residual Combustion after Harvest Kızılırmak Deltasında Doğal Kaynak Kullanımı Muğla İlinin Muscari Mill. Cengiz DARICI Aydın BİLGİÇ. Ramazan MAMMADOV. (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Sideritis argyrea P. Cüneyt Çirak. Necdet Çamaş. Biyoloji Bölümü. Arzu ÇİÇEK Cengiz YILDIRIM. subsp.00 PB 165 09. Sultani Çekirdeksizde Olgun Polenin İnce Yapısı Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’un Stigmasında Sitokimyasal Yöntemlerle Enzim Aktivitesinin Tayini Trifolium pratense L.00 PB 162 09.) Bitkisinde Bulunan Gossypol Maddesinin Özellikleri ve Kullanım Alanları Halka Yapraklı Adaçayı (Salvia verticillata) ile Büyük Çiçekli Adaçayı’nın (Salvia tomentosa) Anti-tümör Aktiviteleri Dokuz Köyü’nde (Selçuklu/Konya) Kullanılan Doğal Bitkiler ve Yerel Adları Erdihan TUNÇ. TÜRKER Deniz SUCUOĞLU.00 PB 158 09.00 PB 179 09. Fadhel. alMashhadani Mohammad I.00 PB 156 09. Nurhan BÜYÜKKARTAL Işıl İSMAİLOĞLU. cv.00 - Toprak Erozyonunu Büyük Oranda Önleyen Korumalı Tarımın Türkiye’de Uygulanabilirliliği Farklı Konsantrasyonlardaki Borik Asidin Bazı Carthamus tinctorius L.00 PB 159 09. Sema LEBLEBİCİ Birkan AÇIKGÖZ.00 PB 170 09. Meral ÜNAL H. (Çayırüçgülü)’de Olgun Embriyo Kesesinde Polar Nukleusların Davranışı Pamuk (Gossypium spp. Yahya D.00 PB 167 09. O. Arzu U.&Heldr. Engin TIRASOGLU Kenan YAZICI. KOÇER. linearis (Bentham) Bornm.19. Electrical Conductivity . Tohit Güneş. Feruze ESER. GULİYEV Tofig S.00 PB 160 09. MƏMMƏDOV. A. Saadet SAYGIDEĞER Gülçin YILMAZ. Serpil TERZİOĞLU. F. Tofik MAMMADOV.Al_ Mashhadani. Yüksel BÖLEK Fatma P. Orhan ÜNAL Belkıs YAPICI.AL-Hayalli Mazin N. (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Vitis vinifera L. Burçak GÖKMEN Tofig S. Nurhan BÜYÜKKARTAL M. Ali ASLAN.H. Sulphate . Orhan ÜNAL H.00 PB 172 09.00 PB 181 09.Said FİDAN. Gökhan APAYDIN. MAMMADOV Tofig S. Al-Taee.00 PB 178 09.00 PB 173 09. Cemal SAYDAM.00 PB 164 09.00 PB 168 09. E. Z. Meral ÜNAL Işıl İSMAİLOĞLU. Selim Aytaç.00 PB 175 09.00 PB 157 09.

Emine KOÇER.00 PB 190 09. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU. Galip AKAYDIN Burcu YÜKSEL. Feyza Tuba GÜNEY Işıl ŞİMŞEK. Serap ÇELİKLER.00 PB 199 09. Aysun ERGENE. Gökhan BAYRAMOĞLU.00 PB 193 09. Murat ARDIÇ ve Derviş ÖZTÜRK Hasan AKAN.00 PB 196 09. İsmail TÜRKOĞLU. Özgür VATAN. Miray SOYUPEK Birgül MAZMANCI. Osman TUGAY. Mehmet Maruf BALOS Fazlı ÖZTÜRK Fevzi ÖZGÖKÇE. Adnan GENÇAY Songül ŞEN.00 PB 191 09. Tolga ÇAVAŞ Zehra Tuğba ABACI. Baştürk KAYA. TRABZON PB 182 09. Medine GÜLLÜCE. Gülser YALÇIN PB 201 09.00 - 49 . Emine ÖZTÜRK.19.00 PB 198 09. Hakan ŞENTÜRK.Uğur ÇAKILCIOĞLU. Asuman KARADENİZ Muhittin DİNÇ. Fatma GÜNEŞ Bedrettin SELVİ Tuğba PORTAKAL. Ömer Faruk BAYRAK. Bayram Murat ASMA Özlem BARIŞ. Işıl ŞİMŞEK. Hakan AŞKIN.00 PB 194 09.00 PB 186 09. Dilek DEMİREZEN YILMAZ Gamze YILDIZ. Handan UYSAL Ümmügülsüm EKİNCİOĞLU. (Fabaceae) Kök Ucu Hücrelerindeki Sitotoksik Etkilerinin Karşılaştırılması Verbascum speciosum Schrader Tohumlarının Sulu Ekstraktının Drosophila melanogaster Üzerine Etkisinin Belirlenmesi Tuzla Gölü’ nde (Palas-Kayseri) Salicornia europaea L. Ayvaz ÜNAL Asuman KARADENİZ.00 PB 189 09. Songül ŞEN Sevda GÖĞTEPE. Deniz SUCUOĞLU Emine KOÇER.00 - Bahçecik Köyü’nde (Selçuklu / Konya) Tıbbi Amaçlı Kullanılan Bitkiler Yazır Köyü’nde (Selçuklu/Konya) Gıda Olarak Kullanılan Doğal Bitkiler Akdeniz Bölgesi’nin Bazı Yerleşim Birimlerinde Etnobotanik Amaçla Kullanılan Bitkiler Baskil İlçesinin (Elazığ) Etnobotanik Değeri Olan Bazı Bitkileri Geyve (Sakarya) ve Çevresinde Yerel Kullanımı Tespit Edilen Bitkilerin Yöresel İsimleri Şanlıurfa Yöresindeki Bazı Baklagil Bitkilerin Etnobotanik Özellikleri Van Gölü Havzasında Çay Olarak Kullanılan Bazı Bitkiler Cizre (Şırnak) ve Çevresinde Halkın Gıda Olarak Kullandığı Bitkiler Türkiye Bitkilerinden Elde Edilen Etken Maddelerin İletken Polimerlerle Modifiye Edilmiş Enzim Elektrotlarla Tayini Ekecik (Aksaray) Dağı ve Çevresinin Etnobotanik Özellikleri Türkiye Bitkilerinin Etken Maddeleri ve in vitro Sitotoksisiteleri Kars ve Çevresinde Yetişen Bazı Bitkilerin Etnobotanik Özellikleri Tokat Yöresindeki Bazı Bitkilerin Yerel İsimleri ve Etnobotanik Özellikleri Bilecik. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Galip AKAYDIN.00 PB 202 09.00 PB 204 09. Tülin ÖZBEK. Nagihan AKAYA.00 PB 184 09. Biyoloji Bölümü. Rahmi BİLALOĞLU Ramazan YAVUZ.00 PB 197 09. Şemsettin CİVELEK Onur KOYUNCU.Ceren ARITULUK. Erdem YEŞİLADA Murat KURŞAT. Mevlüt YILMAZ. Murat ÜNAL. Emine YALÇIN.00 PB 187 09. Mehmet KARADAYI Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Nesimi YANAR. serpyllifolia (Bieb) PH Davis Bitkisinin Antimutajenite ve Antitümör Özelliklerinin Araştırılması Çinko (Zn) ve Kadmiyum (Cd) Metal İyonlarının Phaseolus vulgaris L.00 PB 200 09. Fadime YILMAZ Özkan AKSAKAL. Yusuf KAYA.00 PB 192 09. Bursa ve Edirne Çevrelerinde Etnobotanik Amaçla Kullanılan Bazı Bitkiler Türkiye' de Crocus sativus (safran) Türünün Ekolojik ve Ekonomik Değerinin Artırılması Çalışmaları Zeytin Karasuyunun Tilapia (Oreochromis niloticus)’da Oksidatif Stres Üzerine Etkisinin Araştırılması Cyprodinil Uygulamasının Hacıhaliloğlu Kayısı Genotipinde Polen Çimlenmesi ve Polen Tüpü Uzunluğu Üzerine Etkileri Erzurum ve Çevresinde Yetişen Micromeria fruticosa (L) Druce ssp. Z. Ali KUTLU.00 PB 203 09.00 PB 183 09. Fahri KARAYAKAR.00 PB 185 09. Deniz SUCUOĞLU. Sema TAN. Sahire KARAYTUĞ. Osman TUGAY. Bitkisi Kullanılarak Ağır Metal Kirliliğinin Tespiti İnsan Lenfosit Kültürlerinde Ulva rigida C. Erdem YEŞİLADA.00 PB 195 09. Agardh (Chlorophyceae) Ekstraktının Kromozom Hasarını Önleyici Etkisinin Araştırılması Biyokatının Tarımda Kullanılmasının Verim Üzerindeki Etkisi Feyza Tuba GÜNEY.00 PB 188 09.Özgür EMİROĞLU.

19. Biyoloji Bölümü. Nur Münevver PINAR Hayrünisa BAŞ SERMENLİ. Sultan) Bitkisi Kök Uçlarında Gözlenen Mitotik Değişimler Herbisit Olarak Kullanılan Tribenuron Metil Ersin YÜCEL ve Gülçin YILMAZ Maddesinin Türkiye’de Yetiştirilen Bazı Triticum aestivum L. Cahit DOĞAN.00 PB 224 09.00 PB 218 09. Mehmet GÜVENÇ. Can Ali AĞCA. Orhan KÜÇÜKER Meryem ÖZTÜRK.00 PB 219 09. 24-Epibrassinolid ve Bunların Kombinasyonlarının Spirulina platensis Üzerine Bazı Fizyolojik Etkileri Tuz Stresinin Triticale ve Bazı Secale Taksonlarında Total Süperoksit Dismütaz (SOD. Çeşitlerinin Tohum Çimlenmesi Üzerine Etkileri 50 .11. Rahmi DUMLUPINAR. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Feruzan DANE Fusilade (fluazifop-p-butyl) ile Muamele Edilen Mercimek (Lens culinaris Medik. Klorofil ve Protein Miktarları Üzerine Salisilik Asit’in Etkileri UV-C Işın Stresinin Sera Şartlarında Yetiştirilen Fasulye (Phseolus vulgaris L. Fadime YILMAZ. Gül CEVAHİR ÖZ Fazilet Özlem ÇEKİÇ. TRABZON PB 205 09.00 PB 216 09.00 PB 217 09. Turan ÖZDEMİR Talip ÇETER.) Kotiledonlarında Taze Ağırlık Değişimleri.00 PB 207 09. Ayfer TUNCER Bahadır KOZ. Özlem ÇETİN Özlem AKSOY.00 PB 213 09.00 PB 222 09. Nevzat BATAN. cv. Muhittin DİNÇ.1. (Iridaceae) Türleri Üzerinde Taksonomik Gözlemler Aksaray İli Nizip Bölgesinde Doğal Olarak Yetişen Bazı Bitkiler Üzerine Sitogenetik Bir Çalışma Hakan ŞEVİK Ayşe Dilek ÖZŞAHİN. EC 1.00 PB 211 09. Ayşe ÖZDEMİR. (Fabaceae) Kök Ucu Hücrelerindeki Sitotoksik Etkilerinin Araştırılması Düşük yoğunlukta Manyetik Alan Uygulamasının Soğanda Apoplastik Antioksidan Enzim Aktivitesi Üzerine Etkileri Kesilmiş Turp (Raphanus sativus L. Mustafa IŞILOĞLU Emine YALÇIN. Atlanta) Üzerinde Bazı Morfolojik ve Fizyolojik Etkilerinin Araştırılması Pamukkale ve Karahayıt Sularının Tohum Çimlenmesine Etkisi Agapanthus africanus (Aliaceae)’da Çiçek Gelişimi ve Senesens ile İlgili Bazı Değişiklikler Arbusküler Mikorizanın Tuz Stresine Maruz Kalan Biber Bitkisinin (Capsicum annuum) Fotosentetik Pigment İçeriği ve Lipid Peroksidasyonu Üzerine Etkisi NaCl.1) ve Total Peroksidaz (POD.00 PB 225 09. İlginç KIZILPINAR. Levent ŞIK. Aysun ERGENE. Cemil İŞLEK.00 PB 209 09. cv.00 PB 210 09. Neşe AYDIN. E. 1. Esra MARTİN.00 - Daday İşletme Müdürlüğü Seçme İşletme Sınıfı Ormanlarının Aktüel Yapılarının Belirlenmesi Adıyaman Yöresinden Toplanan Ficus carica Türüne Ait Meyvelerin Yağ Asidi ve Bazı Lipofilik Vitaminlerin Analizi Ankara İli Güncel Aeropalinoloji Verileri Hatila Vadisi Milli Parkı Karayosunu Florası (Artvin) Hayvanlarla Tozlaşma (Zoogami)'de Anter Adaptasyonları Türkiye Mikoflorasına Yeni Cins Kaydı Rafineri Atık Suyunun Vicia faba L. Ökkeş YILMAZ. Ahmet DURAN.00 - Makbule ERDOĞDU Osman EROL.00 PB 214 09.00 PB 208 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Cansın SAÇKESEN. Serap ÇAĞ.1. Mehmet TUZCU. Fatih DENİZ Okan ACAR.00 PB 223 09.00 PB 220 09. Alparslan DAYANGAÇ Edibe ÖZMEN. Filiz BAYKAL AKAY PB 221 09.7) Aktiviteleri Üzerine Etkilerinin Araştırılması Kemaliye (Erzincan) İlçesinde Tespit Edilen Bazı Pas Mantarları Batı ve Güney Anadolu’da Yayılış Gösteren Crocus L.00 PB 212 09.C. Turgay ÇAKMAK Songül ÇANAKÇI Yeşim OPAK KARA Yeşim OPAK KARA Nihal GÖREN SAĞLAM.15.00 PB 215 09. Serpil ÜNYAYAR Saadet SAYGIDEĞER. Emine ÖZTÜRK Serkan ERDAL.

Emel YİĞİT Yelda EMEK.00 PB 235 14. Klorofil ve Mineral Madde İçeriğine Etkileri 51 .00 PB 239 14.00 PB 244 14.’de 2. Fotosentetik Pigment ve Protein Miktarına Etkisi Ceratophyllum demersum L. E. Richard BELL Hasan YILDIRIM. Emine AYDIN Fatih SEYİS.00 PB 243 14. EREZ.) Zoph.)’in Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Farklı Konsantrasyonlardaki Kobaltın Pseudevernia furfuracea (L. Öznur ERGEN AKÇİN Özge ÖZDİŞ. cv. ERMAN. Okan ACAR Gülçin BEKER AKBULUT.00 PB 234 14. M. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Sezai SARPKAYA.00 - B 14:00-17:30 Sefer DEMİRBAŞ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 227 14.00 PB 240 14.’de Kadmiyum Klorür VE Sodyum Klorür Kombinasyonunun Fizyolojik ve Morfolojik Etkileri Nasturtium officinale R. M.00 PB 231 14. Hüseyin UYSAL. A. F. M. Çiğdem IŞIKALAN. Köklerinde Orobanche cumana Wallr. Br. B.00 PB 241 14. Yusuf ALTIOĞLU Peyami BATTAL. İ.’ nın Fotosentetik Verimi Üzerine Etkisi Bazı Ekmeklik ve Makarnalık Buğday Çeşitlerinde Termal Tolerans: Hücre Canlılığı ve Klorofil Birikimi Testleri Centaurea zeybekii Wagenitz (Asteraceae)’nin antioksidan aktivitesi üzerine bir araştırma in vitro Şartlar Altında Yetiştirilen Hypericum triquetrifolium Turra’ya Farklı UV–C Işınını Etkilerinin Araştırılması Eskişehir ve Çevresinde Yetişen Bazı Hypericum Türleri Üzerinde Tohum Çimlendirme Çalışmaları Arpa’da (Hordeum vulgare L.00 PB 228 14. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Muhittin DOĞAN.00 PB 230 14. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Helianthus annuus L. Bengi ERDAĞ Hüseyin UYSAL. Emine AYDIN Dilek ÜNAL.) Çeşitlerinde Hormonların ve Yağ Asitlerinin Seviyelerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Yetişen Bazı Hypericum Türlerinin Uçucu Yağ İçeriklerinin Araştırılması Ekim Zamanının Keten (Linum usitstissimum L. Bursa Siyahı) İncir Çeşidinin in vitro Koşullarda NaCl Stresine Tepkileri Ekim Zamanının Ketencik (Camelina sativa (L. M.00 PB 233 14.00 PB 236 14.Martha F1 Bitkisinde Peroksidaz ve Lipid Peroksidasyonu Üzerine Etkileri Bursa Siyahı (Ficus carica L.00 PB 238 14. Fatih SEYİS. BERBER. TÜRKER. Penetrasyonu Sırasında Meydana Gelen Kısa Süreli Antioksidatif Yanıtlar Asetoklor Herbisitinin Postemergens Olarak Zea mays (Mısır)cv. Emine AYDIN Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK. Stirling) Çimlenme ve Gelişme Safhalarında Eş Zamanlı Tuzluluk ve Düşük Oksijenli Şartların Etkileri Chionodoxa Boiss Cinsine Ait Türler İle Yakın Akrabaları. Murat ARDIÇ. Hakan TERZİ Serap KURT. İ. Zuhal TOKER. KARAGÖZLER.19.00 PB 242 14.) Crantz)’ın Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Ekim Zamanının Aspir (Carthamus tinctorius l.4-D’nin Azot.00 PB 229 14.00 PB 237 14. Orhan KURT. Hasan Çetin ÖZEL Hüseyin UYSAL. Süleyman TOKUR Serap KIRMIZI. Hasan Çetin ÖZEN İsmühan POTOĞLU ERKARA. A. OĞUZ Zuhal TOKER. ÇELİK. Orhan KURT. Scilla bifolia L. TRABZON POSTER SUNUMLARI BOTANİK 26 HAZİRAN 2008 PB 226 14. UYGUN Süreyya NAMLI. Fatih SEYİS. cv.)’nın Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Bir Yol Yapım Şantiyesi Etrafından Toplanan Bazı Bitki Örneklerinde Bazı Ağır Metal Konsantrasyonlarının Mevsimsel DEĞİŞİMİ Krom (VI) Birikiminin Chlorella vulgaris’te Hücre Sayısı. ERDAĞ1.00 PB 232 14. Biyoloji Bölümü. ve Puschkinia scilloides Adams Türlerinin Tohum Çimlenme Fizyolojileri Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. Atakan SUKATAR Mustafa YILDIZ. Orhan KURT.

A.) Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Etkisi Tuz Gölü Çevresindeki Bazı Endemik Halofit Bitkilerin Prolin. Mehmet E. “Martha F1” Bitkisinde Pigment Sistemi Üzerine Etkileri Brassica oleracea var.00 PB 247 14. Ali KELEŞ Mahmut DOĞAN.00 PB 256 14. Hayri DUMAN İdris ARSLAN.00 PB 253 14. Yeşim KARA. (Asteraceae) Taksonları Üzerine Karyolojik Bir Çalışma Kuraklık Stresi Altındaki Ctenanthe setosa’da Yaprak Kıvrılması Esnasında Meydana Gelen Anatomik Değişikliklerin İncelenmesi Kuraklık Koşulları Altındaki Phaseolus vulgaris Kültüvarlarının Antioksidan Enzim Aktivitelerindeki Değişimlerin Araştırılması Ctenanthe setosa’da Klorofil Flüoresans Parametreleri ile Su Potansiyeli Arasındaki İlişkinin Araştırılması Ctenanthe setosa’da Kuraklık Stresi Esnasında Reaktif Oksijen Türlerinin Dokusal Yerleşimi ve Polifenol Oksidaz Aktivitesinde Meydana Gelen Değişimler Banu EKMEKÇİ Armağan KAYA1. Ahmet AYAZ Ferit KOCAÇİNAR İdris ARSLAN. Emel YİĞİT.00 PB 249 14.Özlem ÇEKİÇ Şule BULAMA. TRABZON PB 245 14. Lipid Peroksidasyonu ve Kardeş Kromatid Değişimi Arasındaki İlişki Farklı Tuz Konsantrasyonlarının Sesamum indicum L.3BS Tekstil Boyasının Zea mays cv. Asım KADIOĞLU 52 .00 PB 255 14.00 PB 264 14. Uygar SARKAYA. Asım KADIOĞLU Rabiye TERZİ.) Yapraklarındaki Antosiyanin. Güven GÖRK Güleray AĞAR.00 PB 248 14. Asım KADIOĞLU Neslihan SARUHAN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Gülçin BEKER AKBULUT Yasemin ÖZDENER. Yasemin YAĞMUR. F.00 PB 261 14. Emel DEMİR Zeynep Banu DOĞANLAR. Müslüm UYSAL Esra KOÇ.00 PB 262 14. Kenan DEMİREL. Aykut SAĞLAM. Peyami BATTAL.19.) Çeşitlerinde Su Stresine Karşı Oluşan Fotosentetik ve Diğer Fizyolojik Değişimlerin Belirlenmesi Tuz Stresinin Arpa Kültivarlarında Simplast ve Apoplastik Sıvıda ABA ve Prolin Miktarı Üzerine Etkisi Bitkilerde C4 Fotosentez Simdromunun Evrimi Su Kullanma Verimliliği İle Ksilem Yapı ve Fonksiyonunu Değiştirmiştir Nepeta nuda L. ÇiğdemTEKELİ. EREZ.00 PB 252 14. Ahmet DURAN.00 PB 263 14. Sertan ÇEVİK. Rukiye TIPIRDAMAZ. Ayşin GÜZEL DEĞER. Abdullah KAYA. Rabiye TERZi. Meryem ÖZTÜRK.00 PB 260 14. Füsun YÜREKLİ. Turgay ÇAKMAK. Aykut SAĞLAM. Tuğba KARTAL. Ökkeş ATICI.00 PB 250 14.00 PB 265 14. Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi Tohumlarda Uzun Süreli Doğal Yaşlanmanın Antioksidatif Aktivitede Meydana Getirdiği Değişmeler Scorzonera kotschyi Boiss.00 PB 258 14.00 - Carthamus tinctorius (ASPİR)'de Emrriyo Kültürü İle Makro Besin Elementleri Üzerinde Stres Fizyolojisi Çalışmaları Everzol Kırmızı.00 PB 259 14. Bekir DOĞAN. Serap SUNAR Esra MARTİN. nuda Bitkisinin Kimyasal Kompozisyonu Vicia faba Bitkisinde Kadmiyum Uygulamasına Bağlı Olarak H2O2. Engin HASIRCI Nihal KUTLU. Ayla ÇELİK.00 PB 251 14. Asım KADIOĞLU Hatice NAR. Gülcan ŞENEL. Rabiye TERZİ.) Çeşidinde Fitokelatin Sentezi Üzerine Etkisi Bazı Makrofungus Ekstraktlarının Çimlenmekte Olan Mısır Bitkisi Tohumlarının Gelişimi ve Fizyolojisi Üzerine Etkileri Farklı Domates Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Tuz Stresi ve Sıcaklığın Etkisi Bazı Bitki Büyüme Düzenleyicilerinin in vitro Ortamda Biber (Capsicum annuum L. Cemil İŞLEK. Avni GÜVEN Hülya TORUN. acephala (Kara lahana)'da Krom Toksisitesinin Biyokimyasal ve Fizyolojik Olarak Değerlendirilmesi Kadmiyum Sülfat (CdSO4) Uygulamasının İki Farklı Ayçiçeği (Heliantus annuus L.00 PB 257 14.00 PB 254 14. ve Scorzonera tomentosa L. Musa TÜRKER. Nihal KUTLU. Klorofil ve Karetenoid Konsantrasyonlarının Hipersensitif Yöntemiyle Mevsimsel Değişiminin Araştırılması Farklı Asma (Vitis vinifera L.00 PB 246 14. Hatice NAR. Esin ÖZCAN Lale YILDIZ AKTAŞ. F. subsp. Sülün ÜSTÜN Gökçen BAYSAL. Aslıhan AVU. Mineral Madde ve Fotosentetik Pigment Miktarları Zeytin (Olea europea L. Füsun YÜREKLİ Yusuf UZUN. Nida Esra CAN. Ali ÇELİK Serpil ÜNYAYAR. Birsen AYDIN. Biyoloji Bölümü.

Asım KADIOĞLU Fadime ERYILMAZ Fikriye KIRBAĞ ZENGİN Ökkeş ATICI.& Heldr. Nilüfer ITKI.00 PB 280 14.Cihat TOKER2 Hatice ÇÖLGEÇEN. M. Zeynep YILMAZ. Esen TAŞGIN. U. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 275 14. argaeus’da in vitro Organogenez Silybum marianum Tohumlarının in vitro Çimlendirilmesi Farklı Tuz Konsantrasyonlarında Makarnalık Buğday Genotiplerinde Haploid Bitki Üretimi Erkek Antep Fıstığının (Pistacia vera L.00 PB 277 14.00 PB 285 14. Nurhan BÜYÜKKARTAL2. KARTAL Rağbet Ezgi DURAN. Rabiye TERZİ.00 PB 274 14.00 PB 272 14. Funda İLHAN Meltem TEZCAN. İsmail DEMİŞTAŞ.’in Olgun Dokularının in vitro Rejenerasyon Potansiyelinin Araştırılması Dorystoechas hastata Boiss.00 - Fasulye (Phaseolis vulgaris) Çeşitlerinde Kuralık Stresi Esnasında Stoma İletkenliği.00 PB 283 14. Mustafa PEKTAŞ.) Fidelerindeki Antioksidan Aktivitelerin Fizyolojik Yönden İncelenmesi Fasulye (Phaseolus vulgaris L. Su Potansiyeli ve Klorofil Flüoresansı Arasındaki İlişkinin Araştırılması Bakır (Cu) Uygulanmış Mısır (Zea mays L. Yelda EMEK.00 PB 268 14.00 PB 281 14. Ercan KAYA . Kallaz Bileşeni β1. Sercan POLAT. Hatice NAR. Serap MUTUN. Veysi OKUMUŞ. Salih MUTLU. Anne FRARY.00 PB 288 14. Serap KURT Hatice ÇÖLGEÇEN1. Biyoloji Bölümü. Toplam Protein ve Prolin Miktarları Üzerine Manganın Etkileri Mısırın Soğuğa Tolerans Cevabında Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü Aykut SAĞLAM. Nuray KAYA Fevziye ÇELEBİ TOPRAK. Kemal Melih TAŞKIN Öznur SUAKAR.00 PB 286 14. M. Bengi ERDAĞ Bengi ERDAĞ. Ömer KARADAĞOĞLU. Cüneyt AKI Arabidopsis thaliana (L.00 PB 267 14.00 PB 282 14.00 PB 276 14. Ali ERGÜL Zahide ŞAHİN. Şayeste ÜNAL. TRABZON PB 266 14. KOCA.00 PB 271 14.00 PB 278 14. Serdar KOCA Behiye Banu BİLGEN. Değiştirilmiş Besinlere Karşı Tutumları Fatih SEZEK.) Heynh.00 PB 270 14. Veysel SÜZERER 53 . Ahmet ONAY.00 PB 273 14. Çiğdem SAVAŞKAN Engin TİLKAT. Sami DOĞANLAR Tuba KASIMOGLU.)’ın Beş Doğal Populasyonunda Genetik Varyasyonun Belirlenmesi Patateste Patates X Virüsüne (PVX) Karşı Dayanıklılık Bitkilerde DNA İzolasyonu Lycopersicon esculentum Türlerinde Trimiltox Uygulamasının Mitoz Üzerine Etkileri Leucojum aestivum ’da (Amaryllidaceae) Polen Gelişimi Sırasında Anter Çeperinin Bazı Histokimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Cyclamen mirabile Hildebr. Bitkisi Üzerindeki Genetiksel Etkilerinin Stamen Tüyü Analizi ve Mikronukleus Testi ile Değerlendirilmesi Üniversite Öğrencilerinin Genetik Yapısı Salih DOĞAN.00 PB 269 14.00 PB 284 14. Barbaros NALBANTOĞLU Yasemin DEMİRGAN. Ex Bentham’nın in vitro Elde Edilmiş Fide Eksplantlarının Kallus Oluşturma Potansiyellerinin Araştırılması Senecio hypochionaeus var. Zehra KORKMAZ Türkiye Quercus Seksiyonuna (Ak Meşe Grubuna) Emel USLU.19.00 PB 287 14. H. Ait Bazı Türlerin Kloroplast DNA Analizleri Tekin BABAÇ Farklı Hava Koşullarında DNA Analizi Mustafa KATI Bazı Ayva (Cydonia oblonga)Gen Kaynaklarının SSR’a Dayalı Moleküler Analizi Büyük Menderes Nehri İle Sulanan Aydın Bölgesi’ndeki Toprakların Genotoksisitesinin Allium Test Sistemi İle Belirlenmesi Kızılçam (Pinus brutia Ten. Cahit YULADIR. M. Eminur BARUTÇU.) Fidelerinin Klorofil.00 PB 279 14.3-Glukanaz Gen İfadesinin Belirlenmesi Zeytin Genomunun Gen Yoğunluğu Hakkında Yeni İpuçları Bazı Genotoksik Bileşiklerin Tradescantia pallida H. Cüneyt AKI Nuran EKİCİ Ömer YAMANER. Hamit AYANOĞLU. kultivar “Atlı” ) in vitro Köklendirilmesinin İyileştirilmesi Ali Emre AKPINAR. Ekrem DÜNDAR Doğan İLHAN.

00 PB 301 14. A.00 PB 290 14. Zeki AYTAÇ (Fabaceae) Cinsine Ait Taksonların Polen Morfolojisi Bazı Centaurea L. (Malvaceae) Cinsine Ait Bazı M. Bitkisi Üzerinde Morfolojik ve Anatomik İncelemeler Farklı Uygulamaların Tertaploid Buğdayda (Triticum durum Desf. Çiğdem SAVAŞKAN Arzu BİRİNCİ YILDIRIM.00 PB 292 14. Osman Türlerinin Tehlike Kategorileri ve Koruma Önerileri KETENOĞLU. KOYUNCU. (Euphorbiaceae) Taksonunun İ.00 PB 304 14. Musa DOĞAN. POTOĞLU ERKARA.00 PB 300 14. Polen Morfolojisi SAVAROĞLU. ÖZTÜRK Bazı Caryophyllaceae Taksonlarının Polen İsmühan POTOĞLU ERKARA. (Caryophyllaceae) Cinsi Kemal YILDIZ. Onur KOYUNCU Türkiye’deki Anthemis Cinsine (L. Ufuk ÖZBEK. Hücre Süspansiyonu Kültürlerinde Üretilmesi Epilobium angustifolium L. Necmettin GÜLER Yasemin COŞKUN. Ali ÇIRPICI Polen Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma Eskişehir’de Doğal Olarak Yetişen Bazı Derviş ÖZTÜRK.00 PB 296 14. Bitkisinin Doku Kültürü Yöntemi İle Çoğaltılması Kapsaisinin İmmobilize Edilen Capsicum annuum L. F.00 PB 298 14. Sülün ÜSTÜN 54 . (Liliaceae) Taksonlarının Polen KOYUNCU. İsmühan Anatomik ve Palinolojik Özellikleri POTOĞLU ERKARA.00 PB 310 14. (Linaceae)’nin Derviş ÖZTÜRK. B. Onur niveum Dudley. (Yakı otu) bitkisinin in vitro kültür yöntemi ile çoğaltılması Hayati ARDA. İsmühan POTOĞLU Morfolojisi ERKARA.) Ledeb. Onur KOYUNCU. Derviş (Boraginaceae)’nın Anatomik ve Palinolojik ÖZTÜRK. Atila OCAK Endemik Astragalus hirsutus Wahl (Fabaceae)’un Atila OCAK. İsmühan POTOĞLU Palinolojik Özellikleri ERKARA.00 PB 306 14. (Lamiaceae) Gençay AKGÜL..) Haploid Embriyo ve Bitki Üretimine Etkisi Lysimachia vulgaris L. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM Türkiye’deki Alcea L.) ait Cota (J. Seher KARAMAN. (Boraginacaeae)’nin Hülya ÖZLER. Atila OCAK. Seksiyonuna Ait Türlerin DADANDI.00 PB 295 14. İsmühan POTOĞLU ERKARA.00 PB 299 14. Onur Ornithogalum L.00 - Arzu UÇAR TÜRKER. Ferhat CELEP Türkiye’deki Marrubium L.00 PB 305 14. Türlerinin Tohum Yüzey Ayla KAYA.00 PB 309 14. TRABZON PB 289 14.00 PB 308 14. Esra CANSEVER MUTLU.00 PB 293 14. (Brassicaceae)’un Anatomik ve KOYUNCU. Seksiyonundaki Bazı Endemik Taksonların Polen Morfolojisi Türkiye’deki Endemik Marrubium L. Biyoloji Bölümü. Birol BAŞER Gay) Rupr. D. Erkan UZUNHİSARCIKLI.00 PB 294 14. (Lamiaceae)’in Anatomik ve Palinolojik Özellikleri Atila OCAK. A. Birol BAŞER Endemik ve Dar Yayılışlı Taksonların Polen Morfolojisi İki Euphorbia L. İsmühan POTOĞLU Özellikleri ERKARA. Onur KOYUNCU.-Mor.00 PB 302 14. O.00 PB 297 14. Sergun DAYAN. İsmühan POTOĞLU Anatomik ve Palinolojik Özellikleri ERKARA.00 PB 307 14. M.Esra ÖZEL Yerleşkesi'nde Doğal Olarak Yetişen Phillyrea CENGİZ. Çiler MERİÇ. & Mey. Atila OCAK Endemik Arnebia densifolia (Nordm. Onur KOYUNCU Endemik Linum cariense Boiss. Morfolojisi Filiz SAVAROĞLU. Lasiostemones Boiss.00 PB 303 14. Derviş ÖZTÜRK Türkiye’de Yayılış Gösteren Oxytropis DC. Damla YAĞAN1 latifolia (Akçakesme)'nın Morfolojik Özellikleri ve Peyzaj Çalışmalarında Kullanım Olanakları lkanna haussknechtii Bornm. Arzu CANSARAN Polen Morfolojisi Eskişehir’de Endemik Olarak Yetişen Alyssum Derviş ÖZTÜRK. Arzu UCAR TURKER Cemil İŞLEK. Derviş ÖZTÜRK Endemik Wiedemmania orientalis Fisch. Taksonlarının Yayılış Gençay AKGÜL Durumu Türkiye'de Nadir Bilinen Endemik Bir Tür: Marrubium vulcanicum Hub.19. Onur KOYUNCU. Gençay AKGÜL Doku Kültürü Yöntemiyle Çoğaltılan ve Soğukta Muhafaza Edilen Endemik Centaurea kilaea Boiss. Derviş ÖZTÜRK. Mehmet Y.00 PB 291 14. Zafer KAYA Mikromorfolojisi Türkiye’nin Silene L. Süleyman TOKUR Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Terzioğlu Ahmet GÖNÜZ.00 PB 311 14.

Osman BEYAZOĞU Filiz SAVAROĞLU. Feruzan DANE Barış ÖZÜDOĞRU.00 PB 332 14.00 - Cypermethrin Etken Maddeli Bir İnsektisitin Cucumis sativus L. CELALEDDİN ÖZTÜRK. Erdoğan E. (Hıyar) Bitkisi Üzerine Morfolojik ve Fizyolojik Etkileri Sarıçam (Pinus sylvestris L.’in Morfolojik. MUSTAFA CEVİZCİ 55 .00 PB 331 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hülya HOŞGÖREN Gülden YILMAZ. Edibe ÖZMEN. Şemsettin CİVELEK İbrahim Ümit YAPICI. İsmail TÜRKOĞLU. Serdar MAKBUL.00 PB 315 14. Selami SELVİ Uğur ÇAKILCIOĞLU. Şenol ALAN Seher KARAMAN. Zekiye SULUDERE Feyza CANDAN. Galip AKAYDIN Abdullah KAYA. Kuddisi ERTUĞRUL Sinan AKTAŞ.)’da Yetişme Ortamının ve Kullanılan Kap Materyalinin Fidanların Morfolojik Özellikleri Üzerine Etkisi Gentiana L. Barış ÖZÜDOĞRU. Gamze ERTEN Hakkı DEMİRELMA.Nord. Cihat ÖLÇÜCÜ Bekir DOĞAN. Deniz GÜNEY Canan YAĞCI. Onur KOYUNCU R. Cahit DOĞAN. Taksonlarının Işık ve Elektron Mikroskop (Sem) Özellikleri Üzerine Bir Araştırma TİGEM Alparslan Çiftliği ve Çevresi (Muş) Florası Türkiye’nin Jurinea Cass. Burcu YEŞİLYURT. (Fabaceae) Türlerine Ait Yaprak Tüylerinin Elektron Mikroskobunda İncelenmesi Kazdağı’nda Doğal Yayılışlı Bazı Hypericum L.00 PB 314 14.00 PB 321 14. Edibe ÖZMEN. & Bornm. İbrahim TURNA.19. Taksonlarının Polen Morfolojisi Lokal Endemik Dianthus engleri Hausskn. Süleyman GÖKTÜRK. Gökhan ABAY E.00 PB 330 14.00 PB 322 14. Uğur ÇAKILCIOĞLU. (Asteraceae) Türlerinin Palinolojik Yönden İncelenmesi Osmaneli (Bilecik) Karayosunu Florasına Floristik Katkılar II Olimpos-Beydağları Sahil Milli Parkına Özgü Bazı Bitkiler ve Bunların Tehlike Kategorileri Derebucak (Konya) ve Çevresindeki Bazı Bitkilerin Yerel İsimleri ve Etnobotanik Özellikleri Akseki (Antalya) İlçesi Makrofungusları Aylin EŞİZ DEREBOYLU. Ahmet AKSOY Serhat URSAVAŞ. Palinolojik ve Ekolojik Özellikleri Çankırı Karatekin Üniversitesi Orman Fakültesi Araştırma Ormanı Karayosunu (=Musci) Florası Bazı Scorzonera L. Serhat URSAVAŞ Zafer TÜRKMEN. Teoman KESERCİOĞLU Fazlı ÖZTÜRK. Nedret TORT Şemsettin KULAÇ. Ahmet GÖNÜZ.00 PB 336 14.00 PB 328 14.00 PB 319 14. İlginç KIZILPINAR.00 PB 324 14. Edibe ÖZMEN. Yusuf UZUN. Ergin HAMZAOĞLU. İlginç KIZILPINAR. Biyoloji Bölümü. İsmühan POTOĞLU ERKARA. TRABZON PB 312 14. Murat KURŞAT Murat KURŞAT. Sadık ERİK. Cahit DOĞAN. (Asteraceae) Cinsine Ait Türlerde Polenlerinin Taramalı Elektron Mikroskobuyla İncelenmesi Türkiye Caucasalia B.00 PB 335 14. & Bornm.00 PB 333 14.00 PB 318 14. Ekrem AKÇİÇEK. Cahit DOĞAN Gökhan ABAY.’nin Morfolojik.00 PB 325 14.00 PB 316 14. (Fam:Gentianaceae) Cinsinin Pneumonanthe ve Cruciata Seksiyonlarına Ait Bazı Türlerin Polen Morfolojileri Türkiye’deki Bazı Oxytropis DC. (Senecioneae / Asteraceae ) Cinsinin Taksonomisi Türkiye'nin A2 Karesi İçin Hazırlanmış Karayosunu (Musci) Listesi Hacıkadın Vadisi (Ankara) Florası Üzerine Bir Araştırma Nurhak (Kahramanmaraş) Yöresi Makrofungusları Pirin Çayı (Adıyaman) Havzasında Belirlenen Makrofunguslar Madra Dağı (Balıkesir/İzmir) ve Çevresinde Etnobotanik Bir Çalışma Epiteti Elazığ ve Beldeleri Olan Bitkilerin Populasyon Gözlemleri ve Tehlike Kategorileri Baskil İlçesinin (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik Bitkileri Siirt İli İçin Yeni Kayıt Bitkiler Trakya’dan Yeni Bir Hibrid: Verbascum x edirnensis Dane & Yılmaz. Sadık ERİK İlginç KIZILPINAR.00 PB 317 14.00 PB 313 14. H. Ahmet DURAN. Barış ÖZÜDOĞRU. Sadık ERİK.00 PB 329 14.00 PB 327 14. (Scrophulariaceae) Lokal Endemik Campanula pulvınarıs Hausskn.00 PB 326 14. Palinolojik ve Ekolojik Özellikleri Karababa Dağı (Sivas)’nda Yetişen Tanacetum L. Kamil COŞKUNÇELEBİ.00 PB 323 14. HAKKI Ümit BUDAK. İsmail TÜRKOĞLU.00 PB 334 14. İbrahim KARACAN Abdullah KAYA Fatih SATIL.00 PB 320 14. Latif KURT. Ömer SAYA.00 PB 337 14.

Dilek PAMUKÇU. İlginç KIZILPINAR. Ahmet ŞAHİN 56 .00 PB 357 14. İsmail TÜRKOĞLU. Manisa.00 PB 356 14. Sibel YAMAOĞLU. Türlerinin Morfolojik Olarak Karşılaştırılması Alman Torpido Gemisi (Çanakkale Boğazı. Anatomik.00 PB 339 14. Ahmet DURAN Siehe’den Beri Toplanamayan Bilmece Gibi Bir Tür Mehmet SAĞIROĞLU. Taksonlarının Tohum Morfolojisi ve Mikromorfolojisinin Sistematik Önemi Echinops pungens Trautv.00 - Kızıldağı’ndan Dünya İçin İkinci Kayıt Bir Likenikol Fungus Türü Polycoccum aksoyi Halici & V. Arif GÖNÜLOL Yavuz BAĞCI. M.00 PB 349 14. Ferhat Türlerinin Kromozom Sayıları CELEP Nallıhan (Ankara) İlçesi Makrofungusları Celaleddin ÖZTÜRK. Hasan GENÇ. Sinan AKTAŞ Gıyasettin KAŞIK. TRABZON PB 338 14. Türünün Morfolojik. Bayram YILDIZ Orçun SEMİZLER.00 PB 358 14. Dilek TURGUT BALIK. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. (Adaçayı) Tuğba İNANÇ GÖK. Türlerinde Kromozom Analizleri İskender PARMAKSIZ Muş İlinde Bulunan Bazı Endemik Bitkiler Fazlı ÖZTÜRK Türkiye’de Yetişen Achillea L. Ceren TAŞLIK Hasan YILDIRIM.Yaşar DADANDI Cem VURAL. Cinsine Ait Liken Türleri Derebucak (Konya) İlçesinden Türkiye Makrofungusları İçin Yeni Kayıtlar İskilip (Çorum ) İlçesi Makrofungusları Ciğerotlarından İki Riccia L.00 PB 359 14. Hayri Ferula drudeana Korovin (Apiaceae) DUMAN Türkiye’de Yetişen Bazı Salvia L.00 PB 360 14. Ahmet AKSOY2 Mehmet Yaşar DADANDI.Massal. Türkiye) Batığı Algleri Ticareti Yapılan ve Ticari Potansiyel Taşıyan Bazı Geofitlerin Kıyı Ege Bölgesinde (İzmir. Sinan AKTAŞ Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Beyhan TAŞ. var. Hasan GENÇ.00 PB 345 14. Gıyasettin KAŞIK.00 PB 354 14. Cahit DOĞAN Özge TUFAN ÇETİN. Hoffm.00 PB 351 14.00 PB 343 14. Ahmet ŞAHİN İrfan EMRE.00 PB 352 14.00 PB 341 14.) O.00 PB 361 14.00 PB 346 14. Edibe ÖZMEN. Dilek TURGUT BALIK. M. Tahsin SAK. (Asteraceae) Türkiye’de Yayılış Gösteren Bazı Micromeria Benth. Babounya (DC. Turan ARABACI Uğur ÇAKILCIOĞLU. Cinsine Ait Bazı Türlerin Globulin A Proteinlerinin Elektroforetik Analizi Globulin B Proteinlerine Göre Lathyrus L. Epifitonundaki Diyatome Çeşitliliği Türkiye’de Johrenia dc. polyacanthus (Iljin) Hedge (Asteraceae) Echinops tournefortii Ledeb. sect.00 PB 350 14. Ahmet İLÇİM. Gamze KÖKDİL.Yaşar DADANDI Turan ARABACI. Aydın ve Muğla) Doğadaki Durumları Türkiye’deki Chionodoxa Boiss.00 PB 347 14.Atienza Nigella L. Türlerinin Albumin Proteinlerinin SDS-PAGE Yöntemi İle Belirlenmesi Türkiye’de Yetişen Lathyrus L. Biyoloji Bölümü.00 PB 348 14. Murat KURŞAT.00 PB 355 14. Tuncay DİRMENCİ. Şemsettin CİVELEK İrfan EMRE.00 PB 344 14. (Liliaceae) Türleri Üzerine Tohum Morfolojileri ve Palinolojik Araştırmalar Kirmir Çayı Vadisinde “VU” Statüsündeki Buglossoides glandulosa ve Velezia pseudorigida’nın Morfolojik ve Palinolojik Özellikleri Antalya’dan Tespit Edilen Toninia A. Cinsine Ait Bazı Türlerde Genetik Çeşitliliğin Belirlenmesi Hanife AKYALÇIN. Ahmet ŞAHİN İrfan EMRE. Yusuf GEMİCİ Hasan YILDIRIM Burcu TARIKAHYA ELÇİ. Muhittin DİNÇ. Sinan AKTAŞ Küçük ve Sığ Bir Göl Olan Dumanlı Göl’ün Beyhan TAŞ Planktonik Algleri Türkiye Doğal Florasında Bulunan Yabani Haşhaş Ahmet YILDIRIM.00 PB 340 14. (Apiaceae) Cinsi Mustafa KOCAKAYA1.00 PB 342 14. Hüseyin SÜMBÜL Sinan ALKAN.00 PB 362 14. Alparslan KOÇAK. Üreme ve Habitat Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Gaga Gölü (Ordu)’nde Nuphar lutea L.00 PB 363 14. Dilek TURGUT BALIK. Erkan KESAT.00 PB 353 14. Hasan GENÇ. Serdar UÇAR.19. Üyesi Bazı Taksonların Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi Gözeli ve Kavak Ovalarının (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik Bitkileri Bazı Lathyrus L. Sadık ERİK. Başak ÖZBİLGİN Cem VURAL.

Ufuk ÖZBEK. Murat KURŞAT. Hasan GENÇ.00 PB 370 14. Uğur ITS nrDNA Dizileri Bakımından Karşılaştırılması UZUNER.& Heldr. İ. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU Centaurea lycaonica Boiss.00 PB 371 14.00 PB 375 14. M. N. Anatomik ve Palinolojik Bir Araştırma DENİZ. (Asteraceae) Türlerinin Mutlu GÜLTEPE.00 PB 383 14.00 PB 382 14. Kamil COŞKUNÇELEBİ.00 PB 380 14. Şemsettin CİVELEK Doğu Anadolu Bölgesinde Yayılış Gösteren Serap SUNAR. İsmail Yayılış Gösteren Yabancı Ot Florası Üzerine Bir TÜRKOĞLU. Ahmet ŞAHİN Meryem ŞENGÜL. Cinsine Ait Bazı Türlerin Glutelin Proteinlerinin SDS-PAGE Yöntemi İle Analizi Endemik Astragalus lineatus Lam. Mesut PINAR. Yusuf KAYA PB 368 14.00 PB 376 14. Murat Bitkileri KURŞAT. TRABZON PB 364 14. Güleray AĞAR. Murat KURŞAT. Celaleddin ÖZTÜRK. DENİZ. Filiz AYGÜN.19.00 PB 385 14.00 PB 365 14.00 PB 379 14. Ali Osman BELDÜZ. Celâleddin ÖZTÜRK Gülek Boğazında (Adana) Bazı Lokal Endemik Ahmet SAVRAN. Şemsettin CİVELEK Karga Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU. Mehmet KOYUNCU S.Gökhan Morfolojik.00 PB 378 14.00 PB 373 14. var. (Labiatae) Türleri Üzerinde Taksonomik Bir Çalışma Metin ARMAĞAN. Jildisianus (Bornm. Hasan Hüseyin DOĞAN Kuşakçı Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU.00 PB 384 14. Biyoloji Bölümü.00 PB 366 14. Uğur ÇAKILCIOĞLU. Hüseyin DURAL.00 - Sırrı YÜZBAŞIOĞLU. Selin BAĞIRSAKCI.) Matthews’in Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Kemaliye (Erzincan) İlçesinin Geofitleri İrfan EMRE. Dilek TURGUT BALIK. Varyasyonun RAPD İle Analizi Özlem BARIŞ Şanlıurfa’nın Endemik Bitkileri Hasan AKAN.Özhatay & Olcay DİNÇ DÜŞEN.00 PB 377 14. Musa DOĞAN 57 . Serap SUNAR. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Davıs (Lamiaceae) Üzerinde Olcay DİNÇ DÜŞEN. İsmail TÜRKOĞLU. Nezaket ADIGÜZEL.00 PB 381 14.00 PB 374 14. Murat Bitkileri KURŞAT. Ahmet DURAN. İsa BAŞKÖSE Endemik Bitki Türleri Türkiye Miksomisetleri İçin 4 Yeni Kayıt Gönül DEMİREL. Barış BANİ Ahmet KAHRAMAN.00 PB 367 14.00 PB 388 14. Haşim ALTINÖZLÜ Bazı Endemik Hieracium L. Özkan AKSAKAL.00 PB 386 14. Tuna UYSAL. Osman TUGAY. Nalan YILDIRIM. Gıyasettin KAŞIK. Araştırma Uğur ÇAKILCIOĞLU Lathyrus Cinsine Ait Pratensis Seksiyonunda Fatma GÜNEŞ Bulunan Türlerin Polen Morfolojisi C5 Karesine (Adana-Niğde-Mersin) Özel Bazı Hüseyin DURAL. Medine RAPD Tekniği İle Analizi GÜLLÜCE Vicia canescens Populasyonları Arasındaki Güleray AĞAR. Centaurea Türleri Arasındaki Genetik Farklılığın Nalan YILDIRIM. İ. Kategorileri Yönünden Değerlendirilmesi Şemsettin CİVELEK Elazığ İlindeki Şeker Pancarı Tarım Alanlarında Alpaslan KOÇAK. Eda DURGUN Anatomik Ve Palinolojik Bir Araştırma Sideritis argyrea P. Zeynep ZEREN Batı Karadeniz Bölgesinde Doğal Olarak Yetişen ve Dursun YAĞIZ.00 PB 372 14. Yavuz BAĞCI.Gökhan Bothmer (Lılıaceae) Üzerinde Morfolojik. Ahmet AFYON Ekonomik Değeri Olan Bazı Makrofunguslar Trakya Florası İçin İki Yeni Kayıt Necmettin GÜLER "Van'ın Florası" Çalışmalarına Bakış Çatak Vadisi (Çatak / Van) Geofitleri ve Tehlike Kategorileri Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Salvia L. Fatih Şaban BERİŞ Türkiye Makrofungusları İçin Yedi Yeni Kayıt Sinan AKTAŞ. Şemsettin CİVELEK Kamışlık Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU.00 PB 369 14. İsa BAŞKÖSE Çiçekli Bitkilerin Posteri Allium sandrasicum Kollmann. Murat Bitkileri KURŞAT. Uğur ÇAKILCIOĞLU.H. Sabriye ÇANAKÇI.00 PB 387 14. Uğur ÇAKILCIOĞLU. Yavuz BAĞCI. Ahmet SAVRAN.00 - Lathyrus L. Kuddisi ERTUĞRUL Gözeli ve Kavak Ovası (Elazığ) Bitkilerinin Tehlike Uğur ÇAKILCIOĞLU.

Fatih YAYLA.00 PB 413 14.00 PB 410 14. Filiz SAVAROĞLU Makbule ERDOĞDU Elşad HÜSEYİN. Ahmet AKSOY. Ümit BUDAK. S. cepa L. Cinsinin (Parmeliaceae. subsp. U. Fevzi ÖZGÖKÇE. Niksar) Makromantar Florası Usnea Dill ex. Ümit BUDAK. plicatum Taksonunun Genotoksik Potansiyeli Brassinosteroidlerin Arpa Kök Büyümesi ve Hücre Bölünmesi Üzerine Etkileri Mono-. (Primulaceae) Türlerinin nrITS Bölgeleri Bakımından Karşılaştırılması Tokat (Almus ve Çamiçi Yaylası. K.00 PB 392 14. Şule ÖZTÜRK Seyhan ORAN. Cyanus (Napulifera ) (Asteraceae) Türkiye’nin Bazı Linum L.00 PB 400 14.00 PB 394 14. (Boraginaceae) Taksonlarının Polen Morfolojileri Köprülü Kanyon Milli Parkı Karayosunu Florasına Katkılar Çeltek Dağı (Sivas) Florası Gaziantep Üniversitesi Kampus Florası Bazı Primula L.00 PB 402 14. DOĞAN. Murat UNAL.00 PB 406 14. Tuncay DİRMENCİ Fatih COŞKUN. Rıza BİNZET Tamer ÖZCAN Tamer ÖZCAN Hasan ÖZÇELİK.00 PB 403 14.00 PB 411 14. Şule ÖZTÜRK Halil Erhan EROĞLU. Sevil ALBAYRAK Gönül KARTAL. Ergin HAMZAOĞLU. Ayşegül UĞUR. (Liliaceae ) Doğu Karadeniz Bölgesinde Yetişen Lilium L. subsp. Replikasyon İndeksi ve Mikronükleus Üzerine Etkisi Geleneksel Halk Tıbbında Yaygın Olarak Kullanılan Helichrysum plicatum DC. Biyoloji Bölümü. Türünün Mitotik İndeks.00 PB 397 14.00 PB 399 14. Ekrem AKÇİÇEK. TERZİOĞLU İbrahim TÜRKEKUL Ayhan ŞENKARDEŞLER Ayhan ŞENKARDEŞLER Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT. O. Ascomycotina) Türünün Tayini ve Türkiye’deki Yayılışı Türkiye Ciğerotu Florasına B7(Eskişehir) Karesinden Yeni Kayıtlar Kemaliye (Erzincan) İlçesinden Türkiye İçin Yeni Mikrofungus Kayıtları Türkiye İçin Yeni Gloeosporium Kayıtları Türkiye İçin Yeni Phyllosticta Kayıtları Yıldız Dağları (Kırklareli)’ında Yayılış Gösteren Quercus petraea (Mattuschka) Liebl. Kök Ucu Hücreleri Üzerine Sitogenetik Etkileri Evrim ÇELEBİ.00 PB 407 14.00 PB 405 14.00 PB 396 14. Svetlana BANCHEVA. (Kasnak Meşesi)’dan Epifitik Liken Kayıtları Periferal Kan Lenfositlerinde Senecio trapezuntinus Boiss. Nermin GÖZÜKIRMIZI Şifa TÜRKOĞLU 58 . Sabiha PARLAK Bedrettin SELVİ Mehmet FIRAT Nursel İKİNCİ. dasyphylla (Schur) Domin Meyvalarında Vitamin İçeriklerinin Araştırılması Türkiye Güllerinin (Rosa L. Topluluklarının Epifitik Likenleri Endemik Quercus vulcanica Boiss.00 PB 408 14. Ascomycotina) Türkiye’deki Biyoçeşitliliği Rinodina poeltii (Physciaceae.00 PB 414 14. Ergin HAMZAOĞLU. Elşad HÜSEYİN Seyhan ORAN.00 PB 398 14. Adil GÜNER Zafer KAYA.) Yerel Adları ve Kullanılışları Türkiye’deYayılış Gösteren Bazı Onosma L.00 PB 390 14. Aslıhan TEMEL. Şifa BİLGİÇ Rıza BİNZET.00 PB 412 14. Taksonlarında Tohum Yüzey Özellikleri Trakya’da Yayılış Gösteren Prunus spinosa L.) Kültivarlarının RAPD Markırlarıyla Moleküler Sistematik Analizi Tokat Şehir Florasına Ön Hazırlık Türkiye Florası İçin Yeni Bir Tür Kaydı. spp.00 - Türkiye’de Yetişen Stachys cretica L.00 PB 393 14. A.19. (Lamiaceae) Alt Türlerinin Filogenetik Analizi Marmara Bölgesinde Yetiştirilen Bazı Zeytin (Olea europea L. Scilla kurdistanica Speta. Erol DÖNMEZ Medine Münevver UMA. BELDÜZ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Makbule ERDOĞDU Makbule ERDOĞDU. Sevil ALBAYRAK Halil Erhan EROĞLU. COŞKUNÇELEBİ. TRABZON PB 389 14. UZUNER. and Heldr. Svetlana BANCHEVA.00 PB 415 14. Di.00 PB 409 14. türlerinin RAPD markerleri kullanılarak Sınıflandırılması Karabük-Eflani’den Yeni Bir Tür: Centaurea eflaniensis (Cyanus eflaniensis) Sect.00 PB 395 14. Christoph OBERPRİELER. Ekrem DÜNDAR.ve Trisodyum Fosfatın A.00 PB 404 14. Ahmet AKSOY. Yusuf ZEYNALOV Mutlu GÜLTEPE. Adans. Zafer KAYA Mesut KIRMACI U.00 PB 391 14.00 PB 401 14. ex Kotschy.

(Fabaceae) Türünün Karyolojik Yönden İncelenmesi Endemik Salvia tchihatcheffii (Fisch. Y. Derviş ÖZTÜRK Ö.’nin Sitotaksonomik Özellikleri Muscari comosum (L.’nin Sitotaksonomik Özellikleri Bellevalia clusiana Griseb. Onur KOYUNCU. Derviş ÖZTÜRK Ö.00 PB 417 14. Onur KOYUNCU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Koray YAYLACI.00 PB 419 14.’un Sitotaksonomik Özellikleri Silene gallica L. Derviş ÖZTÜRK Hülya HOŞGÖREN. Esra MARTİN. Ümit YAPICI Ayşe ÖZDEMİR. TRABZON PB 416 14.19. Koray YAYLACI.) Miller.00 PB 420 14. M. ) Boiss.00 PB422 14. ÖZDEMIR.'nın Morfolojik ve Anatomik Özellikler Ö. Koray YAYLACI. Ahmet DURAN.00 - Scilla autumnalis L. ÖZKAN. AKYOL 59 . Biyoloji Bölümü. Özlem ÇETİN C. Onur KOYUNCU. Derviş ÖZTÜRK Ö. AKTAŞ.’nin Sitotaksonomik Özellikleri Bazı Baklagil Türlerinde Kromozom Sayısı Tespiti Astragalus stereocalyx Bornm.& Mey.00 PB 418 14. K. Onur KOYUNCU.00 PB 421 14. Koray YAYLACI.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON 60 .19. Biyoloji Bölümü.

Yüksel COŞKUN. Cicadellidae) Kemaliye (Erzincan)’de Yayılış Gösteren Cixiidae Familyası Türleri (Hemiptera. Timur KIRGIZ Hüsamettin BALKIS. Ayşe TOLUK Hüseyin GÜHER. Ali SALUR Rhaphigaster nebulosa (Poda.00 - A 09:00-12:30 Dilek DURAK.00 PZ 017 09. Hasan GÖLLÜOĞLU. GÖREN 61 .00 PZ 005 09. Rızvan TUNÇ. 1851) (Heteroptera: Pentatomidae)’un Metatorasik Koku Bezinin Morfolojisi ve Kimyasal Yapısı Cyprinus carpio L. GÜVEN.00 PZ 009 09. Fulgoromorpha) Akdeniz Bölgesi Teke Böcekleri Faunası İçin Yeni Kayıtlar (Coleoptera: Cerambycidae) M. Yusuf KALENDER Dilek DURAK Savaş YILMAZ. Ayşegül KURUN Ümit İNCEKARA. Savaş YILMAZ. Nazmi POLAT Çağdaş OTO. TRABZON POSTER SUNUMLARI ZOOLOJİ 27 HAZİRAN 2008 PZ 001 09.00 PZ 018 09. ERİŞMİŞ Sevan SEÇKİN. Nahit PAMUKOĞLU Nahit PAMUKOĞLU Derya BOSTANCI. Aykut KENCE.00 PZ 014 09. Ali DEMİRSOY H. Alaettin KAYA Özlem KALKAR.00 PZ 019 09.00 PZ 012 09. S. Mustafa YAVUZ. M. Felis chaus Schreber.00 PZ 016 09.00 PZ 011 09. Cicadomorpha. 1758)'ın Otolit Boyutları-Balık Boyu İlişkileri ve Bazı Populasyon Parametrelerinin İncelenmesi Andricus caputmedusae (Hartig.00 PZ 003 09.00 PZ 008 09. Emel USLU. 1843)’nin Populasyonlar Arası Mitokondriyal DNA Varyasyonu Medioppia subpectinata (Acari.00 PZ 002 09. 1777 Deltamethrin ve Quizalofop-P-etil’ in Rana ridibunda (Ranidae : Anura) Larvaları Üzerine Etkileri Şanlıurfa – Bilecik’ten Çizgili İshak Kuşu (Otus brucei) Peletlerindeki Küçük Memeli Hayvan Kalıntıları Kahramanmaraş Uludaz Dağı (Ziyaret Tepesi)’nda Bulunan Coccinella septempunctata (Coleoptera: Coccinellidae). Nusret AYYILDIZ.00 PZ 010 09. 1978) Arcus Aortae’dan Köken Alan Damarların Subgross İncelenmesi Coypu’nun Diyeti. 1761) (Heteroptera: Pentatomidae)’nın Metatorasik Koku Bezinin Morfolojisi ve Kimyasal Yapısı Carpocoris fuscispinus (Boheman.00 PZ 015 09. 1866 cinsinin Türkiye’deki yayılışı (Hemiptera. Seda KIRALP. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 006 09. Ahmet KAYRALDIZ Emine DEMİR Emine DEMİR. Ali ERDOĞAN Mustafa İZCİ. Oribatida.00 PZ 020 09. Ayhan ALTUN. Hatice MUTLU. Ali SALUR Seda MESCİ.19. Kaprofaji ve Sindirim Sistemi Organları Porsuk (Meles meles)'un Anal ve Genital Bölgeleri Eğirdir Gölü'nden Sudak (Sander lucioperca L. C.. Mahmut YILMAZ. Uğur C.00 PZ 013 09. Erkut KIVANÇ Ayşegül İLİKER. Tekin BABAÇ Şule BARAN.00 PZ 004 09.00 PZ 007 09. 1758 (Sazan)’nun Yaş Tayini İçin Farklı Kemiksi Yapıların Değerlendirilmesi Türkiye Dikenli Faresi’nde (Acomys cilicicus Spitzenberger. Yalçın Şevki YILDIZ Seda MESCİ.TURGUT.00 PZ 021 09. Nazmi POLAT Serap MUTUN. Yedi Noktalı Uğur Böceği’nin Biyolojisi Goniagnathus Fieber. M. Merih HAZIROĞLU. Biyoloji Bölümü. Oppiidae) Türünde Coğrafi Çeşitliliğin Geometrik Morfometri Yöntemi İle İncelenmesi Gala Gölü’nün (Edirne) Cladocera ve Copepoda (Crustacea) Faunası İstanbul’un Karadeniz Kıyılarının Dekapod Krustase Faunası Erzurum Doyasan Yağ Fabrikasının Karasu Irmağındaki Sucul Koleopterlerin Sayı ve Çeşitliliği Üzerine Olumsuz Etkilerinin Fiziksel ve Kimyasal Parametrelerle Desteklenmesi Çorum İli Civarı Gerromorpha Faunası (Insecta: Heteroptera) Çorum İli Nepomorpha Faunasına Katkılar (Insecta: Heteroptera) Soyu Tükenmekte Olan Bir Tür. ÖZDİKMEN. Mehmet ÖZ.

Ercüment ÇOLAK Kuzey Anadolu Bölgesinde Yayılış Gösteren Reyhan ÇOLAK.00 PZ 023 09.00 PZ 032 09. 1917)'nin Bazı Biyolojik Özelliklerinin İncelenmesi Kemaliye (Erzincan) Scytodidae. Salticidae (Araneae) Faunası Denizel Kladoserlerin Yumurtalık Koyu’ndaki (İskenderun Körfezi) Dağılımı Antalya İlinde ve Türkiye’de Yayılış Gösteren Polifag Avcı. Pholcidae. Şafak BULUT Iğdır İli Biyoçeşitliliği Ayşegül İLİKER İklim Değişikliklerinin Tür Çeşitliliğine Etkisi Yarışlı Gölü (Burdur) Ornitofaunası Gökşen ÖZTÜRK. Mesude YETİŞ Erdem DUT. Tetragnathidae.00 PZ 024 09.00 PZ 036 09.00 PZ 030 09.00 PZ 035 09. Humeyra NERGİZ 62 . Zodariidae. Agelenidae. Zekiye GÜÇLÜ. Dictynidae.00 PZ 028 09.00 - Türkiye Teke Böcekleri Faunası İçin Yeni Bir Tür. Titanoecidae.00 PZ 027 09. Pisauridae.00 PZ 037 09. Araneidae. Alper TONGUÇ. Palpimanidae. Ömer Özellikleri ERDOĞAN Akşehir ve Eber Göllerinin Ornitofaunası Fulya SAYGILI. Rukiye TANYERİ. Demet EROĞLU. Serdar TEZCAN Bahçelerinde Çukur Tuzak ve Besin Tuzaklarla Yakalanan Böcek Faunasının Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Aphanius (Teleostei: Cyprinodontiformes) Cinsinin Salim Serkan GÜÇLÜ. TRABZON PZ 022 09.00 PZ 041 09. Oktay GÜRKAN Aysel BEKLEYEN. Ercan SARIHAN Mehmet KEÇECİ. Şükran ÇAKIR ARICA Gül OLGUN.00 PZ 026 09. Şakir Önder ÖZKURT Chromatomyia horticola (Goureau) ve Liriomyza Bekir ÇÖL. Ali DEMİRSOY. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Nuri YİĞİT. Philodromidae. Oecibiidae. Zeynep ÖNER. Oxyopidae. İrfan Varyasyonları KANDEMİR. Ercüment ÇOLAK. 1917)'nin Üreme Biyolojisi’nin Belirlenmesi Aşıklar Deresinde (Rize) Yaşayan Barbus tauricus escherichi (Berg. Özlem ÖZŞEN Tuba TERBIYIK. Ertuğ DÜZGÜNEŞ Hasan Oğuz İMAMOĞLU.00 - Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. İrfan Clethrionomys Tiselius.00 PZ 025 09. Ali DEMİRSOY. (Araneae) Faunası Kemaliye (Erzincan) Lycosidae. Nuri YİĞİT.00 - PZ 029 09. Gül OLGUN. Thomisidae. İrfan KANDEMİR. Ercüment Genetik Farklılaşmalar ÇOLAK. Mehmet Ali TABUR. 1850 (Mammalia: KANDEMİR. Orius (Heteroptera Anthocoridae) Türleri Karacadağ Civarındaki Suların Zooplankton Faunası Kemaliye (Eğin)-Erzincan Malakofaunası İstanbul’un İki Yakasından ve Adalarından Salyangoz (Gastropoda) Hikayeleri Türkiye’nin Üç Yerli İpekböceği Irkının Bazı Morfolojik Özelliklerinin Karşılaştırılması Türkiye’deki Apodemus Kaup 1829 (Mammalia: Rodentia) Cinsinin RAPD-PCR İle Analizi Hüseyin ÖZDİKMEN. Clubionidae. trifolii (Burgess) (Diptera: Agromyzidae) Türlerinin Okan ÖZGÜL.19. Benin TOKLU ALIÇLI.00 PZ 034 09. Theridiidae. Reyhan ÇOLAK. Özlem ÖZŞEN Tuncay TÜRKEŞ.00 PZ 042 09.00 PZ 043 09.00 PZ 033 09. Nuri YİĞİT Türkiye’de Yayılış Gösteren Glis glis’te Allozim Reyhan ÇOLAK. Hasan Sungur CİVELEK. Linyphiidae. Ertuğ DÜZGÜNEŞ Tuncay TÜRKEŞ.Oktay DURSUN Muğla İlinde Biyoçeşitliliğinin RAPD (Rastgele Üretilen Polimorfik DNA) Belirteçleri Yardımıyla Saptanması Kemalpaşa (İzmir) Yöresi Organik Bağ ve Meyve Ahu ÜZÜM. Teoman KANKILIÇ. Cortodera steineri Sama. Gül OLGUN. Rodentia) Cinsinde Allozim Varyasyonları ve Teoman KANKILIÇ. Miturgidae. Zoropsidae. Biyoloji Bölümü. Gnaphosidae. Uloboridae. 1996 (Coleoptera: Cerambycidae: Lepturinae) Türkiye’de Biyospeleoloji ve Mağara Örümceklerine Yeni Bir Tür Kaydı Gümüş Çayı (Mardin-Kızıltepe) Ephemeroptera Faunasının Belirlenmesine Yönelik Ön Çalışmalar Aşıklar Deresinde (Rize) Yaşayan Barbus tauricus escherichi (Berg. M. Bülent GÖKOT Burçin Aşkım GÜMÜŞ Burçin Aşkım GÜMÜŞ PZ 038 09. Figen KUNT Tuğrul ÖNTÜRK Hasan Oğuz İMAMOĞLU.00 - PZ 039 09. Eresidae. Fahrettin Anadolu’daki Tür Çeşitliliği ve Zoocoğrafik KÜÇÜK.00 PZ 031 09.00 PZ 040 09. Semra TURGUT Kadir Boğaç KUNT.00 PZ 044 09.

Leyla Pupunun Total Lipid ve Total Yağ Asidi Bileşimine KALYONCU Etkileri Yumurta Parazitoidi Trichogramma sp. İnan KAYA. sıvılarında Lipid Peroksidasyonunun Etkilerinin Mehmet TUZCU.Ökkeş YILMAZ.00 PZ 056 09. Servet ÖZCAN. Semra TÜRKOĞLU.4 Dithiofenoxy 1 Şule COŞKUN.00 PZ 063 09. Dokusundaki Yağ Asitleri. Mehmet Asidi Bileşimine Etkisinin İncelenmesi GÜVENÇ. Nordman)’nin Yavuz KOÇAK. Muammer BAHŞİ Farklı besinlerin Plodia interpunctella L. Ahmet ÖNER Strese Karşı Koruyucu Etkileri Doğu Karadeniz Bölgesi Pimplinae Türleri Üzerine Bir Araştırma Istranca Ormanlarının Yarasa Faunası Murat YURTCAN 63 . Ökkeş YILMAZ. Alparslan DAYANGAÇ Şaperon Proteinler Rukiye DEMİR. Kolesterol Değerlerinin Araştırılması Alpaslan DAYANGAÇ. Vitamin E ve Kolesterol Muammer BAHŞİ. Ökkeş YILMAZ. Mehmet TUZCU.00 PZ 047 09. Lenslerinde Vitamin E ve Melatoninin Oksidatif Mehmet TUZCU. Kompozisyonunun Belirlenmesi Alpaslan DAYANGAÇ. İodo 4-Bromo Benzen Molekülünün Sıçan Böbrek Elif LOĞOĞLU Dokusu Oksidatif Olayları Üzerine Etkisi Spalax leucodon Nordman (Kör Fare) Türüne Ait Muammer BAHŞİ. Muhammet GAFFAROĞLU Ellagik asit’in Beyinde Alüminyuma Karşı Etkisi Ahmet ÖZKAYA. Eşref Bazı Dokularda Yağda Eriyen Vitaminlerin ve Total YÜKSEL. Beytullah ÖZKAN Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan Vitamin A. Dokularının Yağ Asidi Bileşimi Üzerinde Abdullah ASLAN. Alparslan DAYANGAÇ Resveratrol ve α-Lipoik Asidin DMBA Uygulanan Muammer BAHŞİ.00 - PZ 051 09.00 PZ 059 09. Nihat DİLSİZ. Biyoloji Bölümü. Ökkeş Diyabetik Ratların Pankreas Dokusunda αYILMAZ. Ökkeş Eritrositlerindeki Yağ Asidi.00 PZ 048 09. Ayşe Dilek Düzeyindeki Değişmeler ÖZŞAHİN. (Hymenoptera: Trichogrammatidae) Populasyonları Sevcan ÖZTEMİZ.00 PZ 062 09. Nihat DİLSİZ. Hasan Değişimi GENÇOĞLU. Gülçeri GÜLEÇ. Ökkeş YILMAZ.00 PZ 054 09.00 - PZ 053 09. Aydın Arasındaki Esteraz Varyasyonunun Elektroforez İle TUNÇBİLEK Belirlenmesi Thiohalobenzen Türevi Olan 2. Alparslan DAYANGAÇ Kontrolsüz Tip-1 Diabetik Ratların Kas ve Böbrek Mehmet TUZCU.00 - PZ 049 09. Mehmet GÜVENÇ. Muammer Asidin Karaciğer ve Böbrek Dokularındaki Yağ BAHŞİ. Alparslan DAYANGAÇ Resveratrol. Mehmet TUZCU. Mehmet GÜVENÇ. Muammer Karaciğer ve Akciğerlerinde Bulunan Yağ Asit BAHŞİ. Sait ÇELİK.00 PZ 052 09. Larva ve Pelin ÜSTÜNER. Kolesterol ve Bazı Yağ Asitlerinin Dilek ÖZŞAHİN. Koruyucu Etkilerinin STZ İle Diyabet Oluşturulmuş Mehmet TUZCU. Lipoik Asit ve Vitamin C Verilen Mehmet GÜVENÇ. Emine DIRAMAN Kör Fare (Spalax luecodon.00 PZ 057 09.00 - Serbülent PAKSUZ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Aysel GÜVEN E ve Beta-Karoten Düzeylerinin Belirlenmesi DMBA Uygulanan Yaşlı Ratların Serum ve Muammer BAHŞİ. Mehmet GÜVENÇ Diyabetik Kataraktlı İnsan Lens ve Ön Kamera İrfan EMRE. Mehmet GÜVENÇ.00 PZ 058 09.00 - PZ 055 09. Serdal ÇELEBİ Araştırılması Lutein ve İsoflavonoid’ in MDA Hasarına Karşı İrfan EMRE. Ökkeş YILMAZ. Abdurrauf YÜCE.00 PZ 046 09. Vitamini Düzeylerinin Değişimi Semra TÜRKOĞLU.00 PZ 061 09. Ahmet ÖNER Sıçan Lenslerinde Araştırılması Streptozotocin İle Diyabet Oluşturulmuş Sıçan İrfan EMRE. Ökkeş Sıçanlarda Bazı Biyokimyasal Parametreler Üzerine YILMAZ.00 PZ 060 09. Ayşe Tokoferol. Nihat DİLSİZ. Mehmet Kontrolsüz Diabetik Ratların Karaciğer TUZCU. Semra TÜRKOĞLU DMBA ile Birlikte Verilen Resveratrol ve α-Lipoik Mehmet TUZCU. Mehmet TUZCU. Semra TÜRKOĞLU Bazı Antioksidanlarla Desteklenen Kontrolsüz Mehmet GÜVENÇ. TRABZON PZ 045 09. Kolesterol ve E YILMAZ. Muammer Antioksidan Madde Desteğinin Etkisi BAHŞİ.19.00 - PZ 050 09. Alparslan Etkilerinin HPLC Cihazı ile Ölçülmesi DAYANGAÇ. Mehmet GÜVENÇ. Fahriye SÜMER. Yavuz KOÇAK.

Engin KILIÇ Ajanı olarak Entomopatojenik Funguslar Un Güvesi. Nihat DİLSİZ. Ahmet ÖNER 64 . Mehmet Fuat GÜLHAN Gebelikte Her Üç Trimesterde Kan Biyokimyasal ve Zeliha SELAMOĞLU TALAS. Mesut Asidin Etkisi: Anti-Enflamatuvar Etkinin Glutatyon HALICI. Işığın Aynalı (Cyprinus carpio) Sazan Adem Yavuz SÖNMEZ Plazmasındaki İz Elementler ve T3 (Triiyodotironin) Seviyesi Üzerine Etkileri Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Lahana Afiti.00 PZ 069 09. Atila Yağların Culex pipiens L. Çiçek AYDIN.00 PZ 084 09. Neuroptera. Takımlarına Ait Avcı Mehmet KIVRADIM. Hilal BAKİ.00 - PZ 066 09. Scolytinae)’un Parazit ve Patojenleri Sabri ÜNAL. Gazi GÖRÜR Brevicoryne brassicae.00 PZ 077 09. Muhittin Zeta (GST-z) Geninin Klonlanması.00 PZ 070 09. Ayşe Sıçan Retinası Üzerine Olan Antioksidan Etkisinin ŞAHABOĞLU. Ephestia kuehniella (Lepidoptera: Ülkü CANPOLAT. Glutatyon Peroksidaz ve Redüktaz Enzim Selma MUTLU Aktiviteleri İle İlişkisi Plazma ve Eritrositler Arasında Sistin–Sistein Yeliz ÇAKIR.00 PZ 072 09. Mehmet TUZCU.00 - PZ 074 09. Deneysel ve ARSLANYOLU Biyoinformatik Karakterizasyonu Streptozotocin ile Diyabet Oluşturulmuş Sıçan Lenslerinde Aspirin ve Aminoguanidinin Oksidatif Strese Karşı Antioksidan Etkileri Stresli ve Stressiz Öldürme Metoduyla Alabalık Dokularında Zamana Bağlı Biyokimyasal Değişimler İrfan EMRE. Seda Pınar DÜNDAR Eritrositlerde Sistein Transportuna Azaserin'in Muharrem ATLI. Ömer ERTÜRK. DNA Hasar Tespitinde Tek Hücre Jel Elektroforezi İbrahim Hakkı CİĞERCİ.00 PZ 065 09.19. Ahmet ÇAKIR. Fatih Koruyucu Etkisi FİDAN. İlyas TEKŞAM Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Derya SARIBEK. Mehmet Fuat GÜLHAN. Hayati AYGUN. Seyla Böcek Türleri ve Bulunma Oranları TEPE. Üzerine Etkisi Bacillus coagulans Bakterisinin Probiyotik Olarak Meltem AŞAN ÖZÜSAĞLAM Önemi Salisilaldiminin İskemi-Reperfüzyon Oluşturulmuş Nihat DİLSİZ.00 PZ 076 09. Onur TOSUN. Abdurrahman Trichogramma Türlerinin Soğuğa Karşı AYVAZ Dirençlerinin Araştırılması Ips sexdentatus (Boerner) (Coleoptera: Mustafa YAMAN. İbrahim ÖRÜN.00 PZ 082 09. Veli KASUMOV Araştırılması Bazı Orthoptera Türlerinin Tükürük Bezinden αSema AGÜLOĞLU FİNCAN Amilaz İzolasyonu ve Karakterizasyonu Tetrahymena thermophila Glutatyon S-transferaz Cem ÖZİÇ. Etkisi Hasan YILDIZ. Biyoloji Bölümü.00 PZ 081 09.00 PZ 078 09. Mustafa IŞIK. Fatma GÖK. A.00 - Zeliha SELAMOĞLU TALAS. Ayhan DURAN. A. Fatih FİDAN Nonilfenol’ün Rat Böbrek ve Testis Dokusunda Yasemin Sunucu İndüklediği Oksidatif Stres Üzerine Taurinin KARAFAKIOĞLU. Deniz YILDIZ. Aydın TUNÇBİLEK Pyralidae)’nın Yumurta Açılmasına UV’nin Etkisi Antalya İli Nar Bahçelerinde Belirlenen Coleoptera. Abdurrahman AYVAZ Uçucu Yağların Akdeniz Un Güvesi Ephestia kuehniella Zeller ve Kuru Meyve Güvesi Plodia interpunctella (Hübner)’ nın Farklı Evreleri Üzerindeki Öldürücü Etkilerinin İncelenmesi Böceklerle Mücadelede Alternatif Biyolojik Kontrol Özlem KALKAR. Fadime ATALAY. Elif ÇADIRCI. Haydar ÖZTAŞ. Ayşe GÖĞEBAKAN. Ayşe GÖĞEBAKAN. Seda Pınar DÜNDAR. Uğur AZİZOĞLU.00 - PZ 067 09. İbrahim Hakkı CİĞERCİ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Curculionidae. Fahriye SÜMER. Deniz YILDIZ Döngüsü: Plazma Redoks Durumunun Düzenlenmesinde Eritrositlerin Rolü İki Origanum Türünden Elde Edilen Uçucu Hüseyin ÇETİN. Hematolojik Parametrelerin İncelenmesi Mehmet ÇAKIR. Semih YILMAZ.00 PZ 080 09.00 PZ 083 09. Düzeyi. Zekai Oluşturulan Akut Enflamasyon Üzerine Alfa-Lipoik HALICI .00 PZ 079 09. TRABZON PZ 064 09.00 - PZ 071 09.00 PZ 075 09. Mehmet KEÇECİ. (Diptera: Culicidae)’e YANIKOĞLU Karşı Ergin Öldürücü Etkisinin Araştırılması Sivri Kekik ve Mersin Bitkilerinden Elde Edilen Salih KARABÖRKLÜ.00 PZ 068 09. Heteroptera.00 PZ 073 09. Recep ASLAN Rat Pençelerinde Karragenin Enjeksiyonu İle Fehmi ODABAŞOĞLU. Ali ÖZTOP.

Arif PARMAKSIZ Ümit YIRTICI. P.00 PZ 090 09. M. Arif Cemal ÖZSEMİR. Hülya KARADEDE AKIN Erdoğan ÇİÇEK. Mustafa YAVUZ. Murat BİRİCİK. Kiraz ERCİYAS. J. Güler EKMEKÇİ. 1758 (Gastropoda: Pulmonata) Türlerinde Ok Morfolojisi Türkmenbaba Dağı (Eskişehir)’nda Yaşayan Kara Akbaba (Aegypius monachus L.00 PZ 103 09.00 PZ 089 09.00 PZ 096 09. Dursun AVŞAR PZ 094 09. Sancar BARIŞ Gürsel ERGEN. Rızvan TUNÇ Mustafa YAVUZ. Muhittin ARSLANYOLU Nizamettin YAVUZ. 1758) (Aves: Passeriformes)’un Cernek Halkalama İstasyonunda 2002 – 2005 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Dönemine Ait Biyometrik Ölçümlerin Değerlendirilmesi Çat Baraj Gölü'nde Yaşayan Leuciscus cephalus'un Büyüme Özellikleri Tartrazinin Cyprinus carpio L. Ayça KESİM Mehmet ÖZ. Kiraz ERCİYAS.Baran YOĞURTÇUOĞLU Oğuzhan YANAR.00 PZ 095 09. Eşey Oranı ve Politen Kromozomları Üzerine Toksik Etkileri Hirfanlı Baraj Gölü’nde 2002 Yılından Sonraki Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso. Rızvan TUNÇ Recep KARAKAŞ. M. Mehmet YARAN. F.00 PZ 104 09. Muhittin ARSLANYOLU Ozan KILIÇKAYA. 1810) Avcılığı ve Balık Faunasında Saptanan Değişimler Böcek Beslenmesine Genel Bir Bakış Erzurum Pasinler Ekolojik Şartlarında Kuru Fasulyede Tespit Edilen Entomolojik Problemler Ege Bölgesi’nde Hünnap (Zizyphus jujuba Mill.00 PZ 086 09. Y. Önemi ve Helix apersa Müller. Ali ERDOĞAN. M. 1774 ile Helix lucorum Linnaeus. 1758 Üzerindeki Genotoksik Etkisinin Mikronükleus Yöntemi ile Araştırılması Aras Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi’ndeki (Yukarı Çıyrıklı. Murat OCAK Ayla KARATAŞ. 1831) Türlerinin Ağırlık ve Yağ Skoru Değişimi ile Konaklama Süreleri Kara Salyangozlarında Okun Yapısı. NOWAKOSKI. Seda AKIN.00 PZ 098 09. Pınar ÖZÇAM. Mehmet ÖZ.00 - PZ 088 09.00 PZ 097 09. Tuzluca. Mehmet BAŞ. Arzu GÜRSOY.00 PZ 099 09. Necmettin DOĞAN. BUSSE Hakan TÜRKER. Zafer BAHÇECİ Lale GENÇOĞLU. Fikret SARI. İrfan ALBAYRAK.00 PZ 093 09. Özgün TEKSOY. Arzu GÜRSOY. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.. Handan Açelya AKDAMAR. Yakup ŞAŞMAZ.) Populasyonunun Besin Tercihi Üzerine Araştırmalar Phylloscopus trochilus (Linnaeus.00 PZ 087 09.00 PZ 102 09. Şerife Gülsün KIRANKAYA. Ahmet KILIÇ Mehmet Nuri AKTÜRK.00 - 65 .00 PZ 101 09. Ali KIRPIK. Nermin BİTER Elif YAMAÇ Kiraz ERCİYAS.00 PZ 105 09.00 - PZ 091 09.00 PZ 092 09.Ahmet OYMAK. Gürsel ÇETİN. Arif Cemal ÖZSEMİR. 1758) ve Luscinia megarhynchos (Brehm. Yakup Sancar BARIŞ S. Çiğdem FAK. Iğdır) 2006–2007 Yılı Kuş Halkalama Çalışmaları Farklı Dalga Boyundaki Işıkların Nil Tilapyası’nın Büyümesine Etkisi Diazinon’un Drosophila melanogaster’in Morfolojisi. Didem AYDIN Sedat İNAK. Akın KIRAÇ. TRABZON PZ 085 09.19. Çağan H.00 - Tetrahymena thermophila ATP Bağımlı DNA Ligazların Biyoinformatik Analizi Ve DNA Ligaz I Geninin Klonlaması Tetrahymena thermophila Katalaz Geninin Moleküler Klonlanması Karakterizasyonu ve Ekspresyonu Kızılırmak Deltası’nda Halkalanıp Tekrar Yakalanan Luscinia luscinia (Linnaeus.00 PZ 100 09.) Bitkisi Üzerine Arız olan Meyve Sineği (Carpomyia vesuviana. Costa) Türünün Biyolojisi Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Morfolojisine Etki Eden Ekolojik Faktörlerin Araştırılması Belek ve Denizyaka Kumsallarındaki Yapısal Değişimlerin Deniz Kaplumbağasının (Caretta caretta) Yuvalanma ve Üreme Başarısı Üzerine Etkisi Antalya İlinde Yayılış Gösteren Tarla Farelerinin (Rodentia: Microtus guentheri) Habitat Tercihi ve Yuva Anatomisi Pasbaş Patka’nın (Aythya nyroca) Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki Durumu GAP Bölgesinin Sucul Ortamlarında Bulunan Gambusia affinis (Sivrisinek Balığı)’deki Ağır Metal Birikiminin Araştırılması Karataş (Adana) Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Kullanılan Dip Trollerinin Bazı Türler İçin Seçicilik Parametreleri Nurçin KÜÇÜKOĞLU. ŞEKERCİOĞLU. Mahmut Bilgener Engin KILIÇ Murat KÜTÜK.

Chrysomelidae)’nin Beslenme ve Gelişimine Etkisi Çayırlık Alanda Toprak Akarlarının Dikey Dağılımı Akdeniz Üniversitesi Kampusu Avifaunası Fatma KOÇBAŞ. Sularında Ağır Metal Düzeyleri Nedim ÖZDEMİR. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sibel HÜNDER.19. A.00 PZ 125 09. Omurgasızları Mehmet EKİM. Hakan SİMSAR. A. Kamile KAZAKLI Leyla ÖZKAN KARAARDIÇ. Abdullah BAYRAM. Hakan KARAARDIÇ Hakan KARAARDIÇ. Mehmet ÖZ.00 PZ 114 09. Ali ERDOĞAN. Hülya KARADEDE AKIN. Mahmut EROĞLU.00 PZ 109 09. Mustafa AKINER. Tarık DANIŞMAN Bakış (Araneae) Büyük Memeli Çalışmalarında Foto-Tuzak Yöntemi Yasin İLEMİN (Datça-Bozburun Yarımadasında Vejetasyon Tipine Bağlı Büyük Memeli Faunasındaki Değişimler) Kırıkkale ilindeki Spalax leucodon Tuba YAĞCI. Mahmut EROĞLU. Adnan ALDEMİR Türlerinin Saldırı Periyotları Çevresel Sorunlar. (Coleoptera. Kamil KOÇ. Gürçay Kıvanç AKYILDIZ. Cengiz MUTLU Beran FİRİDİN. Sığınma Davranışı ve Göç M. Chrysomelidae)’nin Azot Kullanım Seviyesine Etkisi Bazı Bitki Sekonder Bileşiklerinin Agelastica alni L.00 PZ 119 09.00 PZ 110 09. Nazife YİĞİT Doğu Karadeniz Bölgesi Örümcek Faunasına Bir Zafer SANCAK. Leyla ÖZKAN KARAARDIÇ Deniz İNNAL Deniz İNNAL. Füsun ERKAKAN.00 PZ 112 09. Ahmet DEMİRAK Eskişehir Çevresi Tabanidae (Insecta: Diptera) Ferhat ALTUNSOY.00 - Beran FİRİDİN. Özge ÇAKI.00 - Toprak ve Toprak Akarlarında (Acari: Cryptostıgmata) Ağır Metal Birikimlerinin Belirlenmesi Olympos-Çıralı Kumsalı’ndaki Carette caretta (Linneaus. A. Cengiz MUTLU Özlem ÖNEN. 1758)’nın Populasyon Yapısı ve Büyüklüğü İle Büyüme Özelliklerinin İncelenmesi Çamkoru Göleti (Çamlıdere-Ankara)’nde Yaşayan Alburnus escherichii Steindachner.00 PZ 120 09.00 PZ 121 09.00 PZ 117 09.00 PZ 122 09.00 PZ 118 09. Ümmühan ASLAN. Erhan ÜNLÜ 1843)’nın Ağır Metal Birikiminin Mevsimsel İncelenmesi Aras Vadisi’ndeki Sivrisinek (Diptera: Culicidae) Hilal BEDİR.00 PZ 123 09. ÇAĞLAR Olgusunun Buna Etkileri Hazar Gölü’ndeki Capoeta capoeta umbla (Heckel. Serdar POLAT 66 . (Coleoptera. Zafer Bahçelerinin Araneo-Faunası SANCAK. Cem KUYUCU. Ahmet Murat AYTEKİN PZ 111 09.1758) (Chelonia: Cheloniidae) Yuvalarında Sıcaklığa Bağlı Yavru Eşey Oranının Belirlenmesi Titreyengöl'de (Antalya/Manavgat) Sylvia cinsine ait kuş türlerinin halkalama sonuçları Çamkoru Göleti (Çamlıdere-Ankara)’ne Bırakılan Tinca tinca (Linnaeus. Ali ERDOĞAN Doğu Karadeniz Bölgesinin Çay ve Fındık Abdullah BAYRAM. Pelin KARASU. Biyoloji Bölümü. Çevresel Çatışmalar ve Aysel KEKİLLİOĞLU Alternatif Bir Yaklaşım:Ekoempati Yatağan Termik Santrali Çevresindeki Kuyu Fevzi YILMAZ.00 PZ 108 09. Selim S.00 PZ 116 09. Kamil KOÇ Hakan KARAARDIÇ. Yavuz Türlerinin Yıllara Göre Populasyon Yoğunluğunun KILIÇ Karşılaştırılması Buldan Süleymanlı Yayla Gölü Bentik Mustafa DURAN.1840)'un yuva yapısı (Mammalia: Rodentia) Direnç Fenomeni. TRABZON PZ 106 09. Mustafa Duran.00 PZ 107 09. Ramis KORKMAZ.00 PZ 124 09. Seval ÖZCAN Aras Nehri (Iğdır) Bentik Omurgasız Faunası Gürçay Kıvanç AKYILDIZ. Nursel AŞAN (Nordmann. Tarık DANIŞMAN.00 PZ 126 09. 1758’un Atasal ve Hibrit Bireylerinin Morfometrik Durumu ve Populasyon Yapısı Besin Kalitesi Değiştirilmiş Bazı Bitki Yapraklarının Agelastica alni L.00 PZ 113 09.00 PZ 115 09. Derya AKTAŞ. 1897 ve Leuciscus cephalus Linnaeus. Levent TUNA.

YORULMAZ. S. Hasan KALYONCU.00 PZ 145 09. Ali populasyonu-Kemaliye Populasyonu. Nüket SİVRİ Güney Doğu Karadeniz’deki Yaz Dağılımı İznik Gölü’nde Yaşayan Sazan (Cyprinus carpio L. Muhsin KONUK. Nurhayat BARLAS Sıçanlarda Gebelik Süresince Uygulanan Besin Cansın GÜNGÖRMÜŞ. Emrah SUR. Özlem ARSLAN Triturus vulgaris (Küçük semender)’te Embiyolojik Nazan ÜZÜM.19.00 PZ 137 09.00 PZ 142 09.00 PZ 136 09. Aziz AVCI.00 PZ 131 09.00 PZ 135 09.00 PZ 129 09.)’nin Büyüme Oranının Mustafa DURAN. Cevat ZEKİ Mücadele Olanakları Üzerinde Araştırmalar Gammarus roeseli (L. Adem GÜLEL (Hymenoptera: Ichneumonidae) İle Parazitlenen. Sadettin ÜNSAL Kuluçka Sonu Erken Dönem Civcivleri Üzerindeki Bazı Etkileri Farklı Dönem Embriyonik Karaciğer Dokularında Erdal BALCAN. Bülent Melatonin Hormonunun Nöronal Ateşleme Hızı GÜNDÜZ Üzerine Etkileri İki Farklı Kirpi Türünün Periferal Kan Lenfositleri Haluk ÖZPARLAK.00 PZ 139 09. Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ Gelişimin İncelenmesi Sosyal Evrimin İki Büyük Sıçraması Olan Tarım ve Esen Fatma KABADAYI Sanayi Devrimi’nin Çevre Üzerine Etkileri Parazitoit Venturia canescens (Gravenhorst) Ali BOZ. Cevher ÖZEREN 1758)’ın Büyüme ve Üreme Özellikleri Kuluçkanın Farklı Günlerinde Yumurtaya Verilen Haluk ÖZPARLAK. Necla BİROL Oranlarının Su Kalitesi ile İlişkisi Eşen Çayı ( Kocaçay) Bentik Makroomurgasız Bülent YORULMAZ. Didem Kompozisyonunun Su Kalitesi İle İlişkisi OĞUZKURT Korunmuş Bir Salamandra salamandra Seçil KARAHİSAR. Recep ASLAN. TRABZON PZ 127 09. Gürçay KIVANÇ AKYILDIZ. 1847 (Chaetognatha)’ nın Ali Muzaffer FEYZİOĞLU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Pervin Ekstrasellüler Matriks ve Hücre Yüzey TOPARLAK.00 PZ 141 09. Makroomurgasız Faunasının Belirlenmesi Bülent YORULMAZ Sagitta setosa Müller. Ayça GÜMÜŞ. Hatice AVCI.00 PZ 146 09. Gurbet ÇELİK. Hülya METİN Karakaya Baraj Gölü Zooplankton Duygu ÖZHAN.00 PZ 128 09. Dürdane KOLANKAYA. Atakan Faunası ve Su Kalitesi ile İlişkisi SUKATAR.00 PZ 132 09. İbrahim Hakkı Bazı Ağır Metal Miktarlarının Tesbiti ve Oksidatif CİĞERCİ. Dürdane KOLANKAYA.00 PZ 133 09. Zeynep ÖNER. Kurtuluş ve Larval Gelişim Üzerine OLGUN Selenyum’un Teratojenik Etkilerinin Sıçanlar Emre GÖKTEKİN. Moleküllerine Deksametazonun Etkisi Mesut ŞAHİN.00 PZ 143 09.00 PZ 138 09. Plecoptera)/ Chironomus sp.00 PZ 134 09. Aysun Katkı Maddesi E341 (Trikalsiyum Fosfat)’in Fetus KILIÇ. Mesude YETİŞ Ekosistemlerine mi Bağlı?) Elma Bahçelerinde Baklazınnı İle Alternatif Vildan BOZKURT. Cafer EKSEN İki Farklı Akarsuda EPT (Ephemeroptera. Fatih FİDAN.00 - PZ 147 09.00 PZ 140 09. Yılmaz DÜNDAR Su Ekosistemlerinin Önemi (Geleceğimiz Su Gökşen ÖZTÜRK. Statünün Belirlenmesi İsmail KÜÇÜKKURT. Bülent GÜNDÜZ Aktivite Suriye Hamsterlerinde (Mesocricetus auratus) Alper KARAKAŞ.00 PZ 144 09. İlhami Organik İnsektisit Fipronilin Tavuk Embriyoları ve ÇELİK. Murat BARLAS.00 PZ 148 09. Recep BAKIR. Ayşe ÖZDEM. Onur Üzerinde Değerlendirilmesi CANDAN.00 PZ 130 09.Konusunda DEMİRSOY İlk Gözlemler Eber Gölü’nden Yakalanan Carassius carassius’da A. Murat BARLAS Dipsiz-Çine Çayı (Muğla-Aydın)’nın Bentik Necla BİROL. Konak Ephestia kuehniella (Zeller) (Lepidoptera: Pyralidae) Larvalarının Hemolenfindeki Toplam Protein Lipit ve Karbohidrat Miktarı Üzerine Parazitlenme Sonrası Geçen Süre ve Sıcaklığın Etkileri Moğolistan Gerbillerinde Kindling ve Lokomotor Alper KARAKAŞ. İlhami Üzerine Enzim Histokimyasal Bir Çalışma ÇELİK. Emine Pınar PAKSUZ. Biyoloji Bölümü. Murat BARLAS. Atilla ARSLAN 67 . Gelişimi Üzerine Teratojenik Etkileri M. Turan AKAY Danio rerio ’da (Teleostei: Cyprinidae) Embriyonik Özlem ÇAKICI. Bülent Trichoptera. Gürçay Kıvanç Koloni Oluşturmalarının Karşılaştırılması AKYILDIZ. Tuğba TELATAR .00 - Bentik Omurgasızların Değişik Yaprak Paketlerinde Mustafa DURAN.00 PZ 149 09.. Fatmanur Laboratuarda Araştırılması KARAAĞAÇ.

00 - Nikotinin Kurbağa (Rana ridibunda) Periferik Sinirleri Üzerine Elektrofizyolojik Etkilerinin Doza ve Zamana Bağlı Olarak Araştırılması Klinikte Kullanılan Bazı Anti-Anjiojenik Ajanlar ve Etki Mekanizmaları Larval Evrede Uygulanan Düşük Sıcaklığın Pimpla turionellae L. Kısmet Esra ATALIK. Emre AKPINAR Süleyman AYDIN. Ülkü ÇÖMELEKOĞLU Nuran CIKCIKOĞLU YILDIRIM. Mehmet BAŞHAN. Biyoloji Bölümü. Alpaslan DAYANGAÇ Nuran KAYA. Ferhat ALTUNSOY. Özlem CESUR Adnan SARIKAYA.00 PZ 166 09. Ramazan URANLI.00 PZ 151 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ebru GÖNCÜ.00 PZ 162 09.Pupal Metamorfoz Boyunca Anterior İpek Bezinde Meydana Gelen Morfolojik Değişimlerin ve Ekdizon Reseptör B1 Ekspresyonunun Gösterilmesi İpekböceği Bombyx mori’de Son Larval Evre Boyunca Orta Barsak Asit Fosfataz Aktivitesinde Meydana Gelen Değişimler ve Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Etkisinin Araştırılması Emys orbicularis ve Mauremys rivulata Türleri Arasında Karşılaştırmalı Hematolojik İncelemeler Obezite: Beslenmek Otonomik Olarak mı Kontrol Edilir? Glikoz Taşıyıcı Proteinler (Glut) ve Metabolik Önemi Gryllus campestris L. Yavuz KILIÇ Evrim SÖNMEZ. Murat TOSUNOĞLU. Ali AŞKIN.00 PZ 167 09. İbrahim ÖRÜN. Numan YILDIRIM Rahile ÖZTÜRK. Kubilay METİN Zahide Ülya NURULLAHOĞLU. Nükhet AKPINAR.00 PZ 157 09.00 PZ 169 09. TRABZON PZ 150 09. Osman PARLAK.00 PZ 158 09. Çiğdem GÜL Merve ALTUN. Necdet DOĞAN İhsan EKİN. Evrim SÖNMEZ Salih GÖRGÜN.00 - 68 . Osman PARLAK Nilgün YILMAZ. Protein ve Lipid Miktarına Etkileri Farklı Lokalitelerden Toplanan Theodoxus syriacus'un (Archaeogastropoda: Neritidae) Fosfolipit ve Nötral Fraksiyonlarındaki Yağ Asitlerinin Karşılaştırılması Hemodiyaliz Hastalarında Cinsiyete ve Yaşa Bağlı Olarak Kan Biyokimyasal ve Hematolojik Parametrelerinin Değişiminin Vitaminsiz Gıda ile Beslenen Sıçanların Sinir Hücrelerinde Meydana Gelen Değişiklikler Dilek KUMARGAL. Ali BOZ. Seda Pınar DÜNDAR. Özgür VARER IŞITAN. Adem GÜLEL Eylem AKMAN GÜNDÜZ. Mehmet BAŞHAN.00 PZ 156 09. M. Atilla TEMUR PZ 170 09. Ülya NURULLAHOĞLU Ebru GÖNCÜ.00 PZ 155 09. Ramazan URANLI. Parazitoid. Rıdvan ŞEŞEN Özgür VARER IŞITAN. Mehmet Fuat GÜLHAN. Özgür VARER. A. Ali AKPINAR. Adem GÜLEL.00 PZ 159 09. 1858) Eşeylerinin Karaciğer ve Kas dokusu Yağ Asidi Bileşimi Karvakrol'un İzole Sıçan Mide Fundus Üzerindeki Etkisi Kadmiyum ve Demirin Phaenicia sericata (MEIGEN.00 PZ 164 09. (Orthoptera:Gryllidae)’nin Çeşitli Gelişim Evrelerinde Glikojen Seviyesindeki Değişimler İnsan Umbilikal Damarlarında 5-Hidroksitriptamin ve Asetilkolin ’e Bağlı Kasılma Cevaplarına Soğutmanın ve Isıtmanın Etkisi ve Nitrik Oksid ’in Rolü Güneydoğu Anadolu'da Yaygın Olarak Dağılış Gösteren Melanopsis praemorsa (Gastropoda:Prosobranchıa)' nın Yağ Asiti İçeriği Konak Yoğunluğunun Gregar Parazitoit Bracon hebetor (Hymenoptera: Braconidae)da gelişme Süresi.00 PZ 165 09. Emre BATIR Emre BATIR. Bracon hebertor Say’ın Ergin Yaşam Süresine Etkileri Salmo trutta macrostigma (Dumeril.00 PZ 160 09. Rıdvan ŞEŞEN. Eylem AKMAN GÜNDÜZ. A. (Hymenoptera:Ichneumonidae)’ nın Erginleşmesine ve Ergin Ağırlığına Etkileri İpekböceği Bombyx mori’de Larval .00 PZ 163 09.00 PZ 152 09. Ayşe GÖĞEBAKAN. Mehmet DOĞRU Zeliha SELAMOĞLU TALAS. Miraç YILDIRIM. Babek ABUŞOV.00 PZ 153 09.19. Lipit ve Karbohidrat Miktarına Etkisi Bazı Arı Ürünlerinin. Seval DUMAN Hülya ALTUNTAŞ. İsmet YILMAZ Fahrettin ASKEROV.00 PZ 168 09. Verim ve Eşey Oranına Etkisi Besin Tipinin Parazitoit Bracon hebetor (Hymenoptera: Braconidae) Dişilerinde Glikojen. 1826)’nın (Diptera: Calliphoridae) Larval Gelişimi ve Hemolenf Proteinleri Üzerine Etkileri İki Farklı Sıcaklığın Acanthoscelides obtectus Say (Coleoptera: Bruchidae)’un Toplam Karbohidrat. Ali AKPINAR. Z. Vefa YUNUSOVA. Mehmet KILINÇ.00 PZ 154 09. Adem GÜLEL İhsan EKİN.00 PZ 161 09. Ayşenur YONTAN M.

00 PZ 185 09. MMP-26 ve β -Katenin Genlerinin Ekspresyon Analizi PZ 180 09.) Hoffm. (Lepidoptera: Pyralidae)’nın Toplam Lipit ve Yağ Asidi Pimpla turionellae L. M. Kardeş Kromatid Değişimi 2. Ünal ÖZELMAS 69 .00 PZ 186 09. Elif YEŞİLADA Sevgi DURNA.00 PZ 187 09. Proliferasyon indeks 3.Bayram TEMUR.00 PZ 189 09.00 PZ 175 09. Burcu IRMAK YAZICIOĞLU Sevilay AZPARLAK. Ali ASLAN Dilek EKE. Mitotik İndeks Thimerosal’in Genotoksisitesinin Sitokinesis Blok Mikronukleus Test Sistemi Kullanılarak in vitro Değerlendirilmesi Yaş Nanenin Genotoksik ve Antigenotoksik Aktivitesinin Somatik Mutasyon ve Rekombinasyon Testi ile Araştırılması Anadolu’daki. Olga SAK. Y. Z. Likeninin Ömür Uzunluğu Üzerine Etkisinin Araştırılması S9 Aktivasyon Sistemi ile Muamele Edilmiş İnsan Lenfositlerinde Thimeraosal’in Genotoksisitesi 1. Kemal Özdem ÖZTABAK İlker GÖNÜLALP. D. Garra rufa HECKEL. Zafer SOYGÜDER Fevzi UÇKAN. Ahmet Korkut BELLİ. ENGİN Ahmet Ata ÖZÇİMEN.00 PZ 182 09. Ebru GÜREL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Handan UYSAL. Ekrem DÜNDAR Handan UYSAL. Aylin ER Remziye DEVECİ. L. Serkan ERDAL Bülent KAYA. Deniz ALTUN.00 PZ 174 09. KOÇ. 1843 (Teleostei: Cyprinidae) Türünün Mitokondriyal ND3/4 Gen Bölgesine Dayalı Filocoğrafyası Evcil Keçilerde (Capra hircus) Prion Geni Polimorfizmlerinin Analizi Türkiye’de Oluşturulan Melez Koyun ırklarında(Ovis Aries) Prion Geni Polimorfizmlerinin Analizi Karaçam Zararlısı Olan Çalı Antenli Çam Yaprakarısıyla (Diprion pini L.00 PZ 172 09.00 PZ 188 09.00 PZ 179 09. Ayla ÇELİK Dilek EKE.00 PZ 178 09. Ülya NURULLAHOĞLU. Gülen DOĞUSOY. Nehir ÖZDEMİR. Rahile ÖZTÜRK Olga SAK. Fevzi UÇKAN.00 PZ 177 09. Canan HÜRDAĞ. İlhan UYANER.00 - PZ 181 09. Biyoloji Bölümü. Cihan DEMİRCİ Rahmi DUMLUPINAR. Nazan KESKİN. (hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Pup Hemolenfi Toplam Protein Miktarına Etkileri BALB/C FARE EMBRİYOLARINDA CİNSİYETİN BELİRLENDİĞİ SÜREÇTE MÜLLER KANALI-ANTİ MÜLLER HORMON ETKİLEŞİMİ VE SİALİK ASİDİN ÖNEMİ Hipertiroidili Sıçan Tiroidinde Α-Lipoik Asit-Nitrik Oksit İlişkisi Mustafa ATLI. Aslı KANDİL. TRABZON PZ 171 09.00 - İnsan X Kromozomunun (Xq21) Akciğer Kanseriyle Korelasyonunun Tespiti Drosophila melanogaster’de Lobaria pulmonaria (L. KILIÇ. Ekrem ERGİN. Ekzonlarındaki Mutasyonların Araştırılması Yüksek Doz Metil Prednizolon Uygulanan Miyelodisplastik Sendromlu Çocuk Hastaların Kemik İliği Aspirasyon Materyalinde DR-nm23 Gen Ekspresyonunun Konvansiyonel RT-PCR Tekniği İle Gösterilmesi Gastrik Kanserde MMP-7. Ertuğrul TAŞAN. ve 11. Turgay ÇAKMAK. Büget SARIBEK. Kemal Özdem ÖZTABAK. AÇIK. Ayla ÇELİK Eylem EROĞLU DOĞAN. Hakan AŞKIN. Cemal ÜN Muharrem KARAKAYA. M. Fevzi BARDAKÇI Cemal ÜN.00 - WDXRF Yöntemiyle Sirke Sineğinin Aestivasyonu Boyunca Element Değişimlerinin Belirlenmesi Drozofila Kanat Benek Testinde Alkilleyici Ajanlara Karşı Turunç Kabuğu Yağının Antigenotoksik Etkisi Tiroit Kanserli Olgularda RET Proto-Onkogeninin 10. Melih PAKSOY. Naci DEĞERLİ.00 PZ 173 09. Atilla TEMUR. Hüseyin KARADAĞ. Erdal BALCAN.19. Eşref DEMİR. Sabire KARAÇALI Huriye BALCI. Fatih AYDOĞAN.00 - Sigaranın İmmün Sistem Üzerine Etkisi Apanteles galleriae Wilkinson (Hymenoptera: Braconidae) ve Parazitlenmiş Konağı Galleria mellonella L. Serap KOCAOĞLU Naciye Selcen BAYRAMCI. Hakan AŞKIN.00 PZ 183 09. H.: HymenopteraDiprionidae) Biyolojik Mücadelede Turdus merula (Karatavuk)’nın Önemi Üzerine Bir Araştırma Salih GENCER. Mualla ÇETİN PZ 176 09.00 PZ 184 09. Bülent ERGİN. Faruk DEMİR. M. KOÇ.

Fatma ÜNAL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.G. G.Güler EKMEKÇİ Türk Saaneni ve Maltız Irkı Keçilerde Mert GÜRKAN. Orhan ERDOĞAN Özden ÇOBANOĞLU. Üzerine Enzim Histokimyasal Bir Çalışma ÖZNURLU Triturus karelini (Amphibia: Urodela)’nin Erkek Serap SANCAR BAŞ. (Aphanius mento) Yumurtalarının Embriyonik KIRANKAYA.00 PZ 206 09. H. litorea Üzerinde Stefan FUCHS Kanat Şekli Varyasyonları Üzerine Bir Çalışma Karasu Irmağının (Dumlu-Aşkale) Dominant Balık Adem Yavuz SÖNMEZ Türlerinden (Leuciscus cephalus. Münevver YILMAZ. Ayça ÖZKAN. Etkileri Serkan YILMAZ.00 PZ 210 09.00 PZ 201 09. Memiş ÖZDEMİR. Sibel HAYRETDAĞ. Özden ÇOBANOĞLU.00 PZ 204 09. Eser Kemal GÜRCAN PZ 198 09. TELATAR. scutellata.19. C.00 PZ 197 09. Beytullah ÖZKAN.00 - PZ 205 09.00 PZ 191 09.00 PZ 193 09. Mesut YILMAZ. Serpil BÜRÇÜN KARAKAŞ Histopatolojik ve Biyokimyasal Değişikliklere Neden Olan Ağır Metal Toksisitesi ( Cd) Üzerinde EDTA’nın Koruyucu ve İyileştirici Etkileri Galba truncatula (Gastropoda. Deniz YÜZBAŞIOĞLU.00 PZ 199 09.00 PZ 196 09. Unal Gomphocerinae Taksonları ve Bitki İlişkisi ZEYBEKOGLU Laboratuar Koşullarında Üretilen Dişli Sazancık Baran YOĞURTÇUOĞLU. Beslenme İle Hemosiderin Arasındaki İlişki Mehmet ÖZBAŞ. Abbas GÜNGÖRDÜ. Biyoloji Bölümü. Abdurrahman AKTÜMSEK. S. Üzerine Etkileri HAYRETDAĞ. E.00 PZ 209 09. Pulmonata)’ da Birgül OTLUDİL. Özmen GÜLER Organik İnsektisit Fipronilin Genotoksik Etkilerinin Haluk ÖZPARLAK Tavuk Yumurtası Mikronukleus Testi İle Belirlenmesi Üç Farklı Yarasa Türünün Periferal Kan Lenfositleri T. Histopatolojik ve Biyokimyasal Değişikliklere Birgül OTLUDİL Neden Olan Ağır Metal Toksisitesi (Pd) Üzerinde EDTA’nın Koruyucu ve İyileştirici Etkileri Karadeniz Bölgesideki Bazı Lokalitelerde Abbas MOL. Aynur KONYALI Myotis myotis (Borkhausen. Atilla Civciv Mikronukleus Test Sisteminde Belirlenmesi ARSLAN. ÖZPARLAK.00 PZ 192 09. TRABZON PZ 190 09. Osman Bireylerinde Kloak Yapısı ve Kloak Bezleri MURATHANOĞLU Fonksiyonunun Hormonal Kontrolü Lösin Enkefalin’in Rana ridibunda Sinir Yusuf ÇAMLICA.00 PZ 202 09.00 PZ 194 09. Ayşegül KAPUCU. Cengizhan ERBAŞ Mephosfolan İnsektisitinin in vitro Genotoksik Deniz ÖZKAN. Dokusunun Histolojik Yapısı ve Goblet Nazan YILMAZ Hücrelerinde Glikozaminoglikan Çeşitlerinin Belirlenmesi 70 . 1758)’un Mikrobiyolojik Yönden Araştırılması Koi (Cyprinus carpio) Balıklarında Dalakta Jale KORUN. Pulmonata)’ da Serpil BÜRÇÜN KARAKAŞ. SUR.00 - Flavonoidlerin Antioksidan Enzimler ve Glutatyon Üzerine Etkisinin Araştırılması Su Ürünlerinde Kullanılan DNA Markör Teknolojileri Çiftlik Hayvanlarında Ekonomik Verim Özelliklerine Sahip Genlerin Belirlenmesinde Kullanılan Moleküler Yöntemler Koyunlarda Glutatyon Polimorfizmi ve Çeşitli Verim Özellikleri Arasındaki İlişkiler Eylem EROĞLU DOĞAN.00 PZ 203 09. ARSLAN. A. F. Semih ÜSTEL. A. Elif YELİŞADA. Hüseyin AKSOY Afrika Balarısı Alttürlerinden Apis mellifera İrfan KANDEMİR. Dilek ASMA Ercüment AKSAKAL. monticola ve A. Ebru GÜREL. Ş. Serbülent PAKSUZ.00 - Eser Kemal GÜRCAN. Kadriye AKGÜN DAR Organik İnsektisit Fipronilin Genotoksik Etkilerinin Haluk ÖZPARLAK.00 PZ 207 09. Lale Gelişimi GENÇOĞLU.ATAŞOĞLU Aydın Yöre’sinde Yaşayan Laudakia stellio’nun Nazan YILMAZ (Linnaeus 1758) (Squamata: Agamıdae) İnce Barsak Dokusu Histolojik Yapısının ve Glikozaminoglikanlarının Işık Mikroskop Düzeyinde İncelenmesi Galba truncatula (Gastropoda.00 PZ 195 09. m. 1797) Kalın Barsak Emine Pınar PAKSUZ.00 PZ 208 09. Hüseyin Plasentomların Histolojik Yapısı TOPYILDIZ. m. Ali AŞKIN Sistemindeki Lokalizasyonu Kefirin Oğlaklarda Duodenum'un Histolojik Yapısı Mert GÜRKAN.00 PZ 200 09. Y.

00 PZ 217 14. Dürdane KOLANKAYA. Serbülent PAKSUZ. Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ Yusuf ERSAN. 1771) (Orthoptera: Gryllidae)’ta Orta Bağırsağın Histolojisi İznik Gölü’nde (Bursa) Yaşayan Tatlısu Istakozu (Astacus leptodactylus Eschscholtz. Gürsel ERGEN Nazan DENİZ KOÇ.00 - Ayşegül KAPUCU. Burcu KOLBAŞI TEKKAN Özlem ÇAKICI. Huriye BALCI.ÖZESEN ÇOLAK. Şahin KABAY. S.00 - Caretta caretta (İribaş Kaplumbağa) ve Chelonia mydas (Yeşil Kaplumbağa) Türlerinin Gonad Histolojileri Besinlerle Birlikte Alınan Polenin Albino Sıçanlar Üzerine Olası Etkileri PZ 224 14. Hilmi ÖZDEN. İ. Güler ÜNAL Myotis myotis (Borkhausen. Hacali NECEFOĞLU. Teleostei) Karaciğeri Üzerinde Ham Petrolün Suda Çözünebilen Kısımlarının Etkileri Ham Petrolün Suda Çözünebilen Kısımlarının Xiphophorus helleri (Poeciliidae. F. Emine Pınar PAKSUZ. Kurtuluş OLGUN Dilek KARADUMAN. Teleostei) Solungaç Histolojisi Üzerindeki Etkileri Kobalt (II) P-Aminobenzoat’ın Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi Türkiye’de Yayılış Gösteren Eirenis ve Rhynchocalamus Cinslerine Ait Bazı Türlerin Kan Hücre Morfolojisi ve Eritrosit Büyüklükleri Beta-D-Glukan ve Taksol Etkisiyle Fare (Mus Musculus) Karaciğerinde Oluşan Histolojik Değişiklerin Işık Mikroskobu Düzeyinde Araştırılması Poecilia sphenops’da (Poeciliidae. Çetin ILGAZ. Ece ERDAĞ Özlem ÖNEN.00 PZ 215 14. 1823)’nun Ovaryumunun Morfolojik ve Histolojik Özellikleri Hypericum montbretii’nin Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi PZ 222 14.00 PZ 218 14. 1811) Nörosekresyon Hücrelerinin Dağılımı VE GonadoReleasing Hormon (GnRH) Salgılayan Hücrelerin İmmunohistokimyasal Olarak İşaretlenmesi Farklı Hipofiz Tümörlerinde Leptinin İmmunohistokimyasal Olarak Gösterilmesi Yenilebilir Bazı Böcek Ekstrelerinin Periferik Kan Kültürlerinde Kardeş Kromatid Değişimi (KKD) Frekansı Üzerine Etkileri PZ 226 14.00 PZ 216 14. Kadriye SORKUN. Öznur ARAT. Biyoloji Bölümü. Nilgün ÖZTÜRK.00 PZ 225 14. Özlem ÖNEN. 1797) ve Miniopterus schreibersii (Kuhl.00 PZ 213 14. TRABZON POSTER SUNUMLARI ZOOLOJİ 27 HAZİRAN 2008 PZ 211 14. Engin KAPTAN. Meliha ŞENGEZER İNCELİ Ayşe AKÇOCUK. Teleostei) Kalbin Histolojik Yapısı Melanogryllus desertus (Pallas. N. Bilge ÖZKAL Pınar İLİ. F. Ali KUTLU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. EMECAN Gökhan BAYRAMOĞLU. Esra GÜRLEK OLGUN.00 - Kurbağa (Rana ridibunda) Derisinde Androjen ve Östrojen Reseptörünün İmmunohistokimyasal Olarak Gösterilmesi İnci Kefalinde (Chalcalburnus tarichi Pallas. Yakup KASKA Mediha CANBEK. Elif ÖZTÜRKKAN Aziz AVCI. MUŞLU. Beytullah ÖZKAN Serbülent PAKSUZ. Gökhan BAYRAMOĞLU. Banu EREN Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ.00 PZ 227 14. 1817)’ de Seminifer Epitel Siklusu Bazı Yarasa Türlerinde Beyaz Kan Hücresi Sayımı Xiphophorus helleri (Poeciliidae.00 PZ 220 14. Büge ÖZ Ümit İNCEKARA.00 PZ 219 14. Evren KOÇ. S. Kadriye AKGÜN DAR.00 PZ 214 14. Emine Pınar PAKSUZ. Nazan ÜZÜM. Nazan KESKİN. KAYHAN. Gökçe BİLGİ.00 PZ 221 14.00 PZ 212 14. T.00 PZ 223 14. Beytullah ÖZKAN Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ.19. Fatime GEYİKOĞLU 71 . Aslı ÖZKÖK TÜYLÜ Serap SANCAR BAŞ. Hasan TÜRKEZ. Nurperi GAZİOĞLU. Hakan ŞENTÜRK. Hilal SALGIN. M. E.00 - B 14:00-17:30 Emine Pınar PAKSUZ. Hakan ŞENTÜRK.

Neşe Kültürü AYSIT. Bombylius L. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ece ŞİMŞEK. HAKKI. Menemşe GÜMÜŞDERELİOĞLU Porphyromonas gingivalis Lipopolisakkaritinin Şerife Buket BOZKURT. Selami Yüzeyinin İnce Yapısı (Neuroptera: CANDAN.00 PZ 231 14. Myrmeleontidae) CANBULAT. Serdar GÜNAYDIN. Duyusal Kılların Elektron Mikroskobik Yapısı ve İlkay ÇORAK ÖCAL. Zafer Fonksiyonu (Araneae: Eresidae) SANCAK.19. Özer Aylin GÜRPINAR. Semih ÜSTEL. Abdullah BAYRAM. Mahmut Pentatomıdae)’un Spermateka Morfolojisi ERBEY İzmir Körfezi’nde Yassı Balıkların (Osteichthyes: Semih LEBLEBİCİ.00 PZ 240 14. Nevin KESKİN. Ekosistemdeki Önemi Aygün YALÇINKAYA Rhizophagus grandis (Coleoptera: Çiçek AYDIN. Mehmet Karşılaştırmalı Cranial Osteolojisi TÜRKAKIN. Özlem ÇAKICI Gryllidae)’ta Yumurtanın Dış Morfolojisi Türkiye ve Dünyadaki Arı Ölümlerinin Nedeni ve Aslı ÖZKIRIM. ERONAT Vespula Germanica (Insecta: Aysel KEKİLLİOGLU. Özer Aylin İyileşme Süreçlerinin İncelenmesi GÜRPINAR.) Morfometrik Özellikleri ÖZAYDIN. Seçil KARAHİSAR Gelişme ve Desenlenme Değişimlerinin İncelenmesi Macronemurus bilineatus Yumurtalarının Zekiye SULUDERE. Mehmet Ali ONUR Thalidomid'in 4T1 ve 4THMpc Fare Meme Kanser Ece ŞİMŞEK.00 PZ 239 14. (Diptera. Nuray ERİN.00 PZ 246 14. Murat GÜZEL. Rhizopagidae)’ten İlk Entomopatojenik Onur TOSUN. Kayahan FIŞKIN Hücre Hatları Üzerine Sitotoksik Etkisi Endostatin'in 4T1 ve 4THMpc Fare Meme Kanser Esra AYDEMİR. Pınar İzolasyonu.00 PZ 248 14.00 PZ 232 14. TRABZON PZ 228 14. Ömer ERTÜRK Microsporidian Kaydı in vitro Antioksidan Parametreler Üzerine Bazı Böcek Ekstrelerinin Etkileri 72 . 1789)’un Dış Nazife YİĞİT. Zafer SANCAK Eresus cinnaberinus’da (Uğurböceği Örümceği) Nazife YİĞİT. Esin AKBAY. ERONAT Çalışma İzmir Körfezi’nde 3 Hani Balığı Türünün (Serranus Semih LEBLEBİCİ. Emine YALÇIN Aygıtı ve Ağız Yapısı Üzerine Morfolojik Bir Çalışma Melanogryllus desertus (Pallas.00 PZ 235 14. Savaş CANBULAT Myrmeleontıdae) Megistopus flavicornis Yumurtalarının Koryon İnce Zekiye SULUDERE. Esra AYDEMİR. Hasan TÜRKEZ. İnsan Gingival Fibroblastları Üzerine Etkisi Yusuf DURAK Üç Boyutlu Epidermis-Primer Duyu Nöronu KoElçin YENİDÜNYA.00 PZ 249 14. Bombyliidae) Cinsine Ait Fatma BAYRAKDAR. Muzaffer EROĞLU.T.00 PZ 234 14. M. Okan Heterosomata) Biyolojik Özellikleri Üzerine Bir Ön ÖZAYDIN. Sercan YAPICI. Mustafa YAMAN.00 PZ 237 14. Abdullah Dört Türün Proboskis Morfolojilerinin Taramalı HASBENLİ. 1771) (Orthoptera: Gürsel ERGEN. Alpdoğan KANTARCI. Tarık DANIŞMAN.00 PZ 245 14. Handan SEVİM. Murat TOSUNOĞLU.T. Biyoloji Bölümü. Yusuf ERSAN Morfolojik Parametreleri Üzerine Etkisi Salamandra salamandra Yavrularının Büyüme.00 PZ 242 14. Okan spp. Sema S. Akın BULUT Kronik Florozisin Fare Yavrularının Bazı Evren KOÇ.00 - PZ 233 14. Zeynep DARDERE. Kayahan FIŞKIN Yaşlı ve Genç Sıçanlarda Oluşturulan Kemik Esin AKBAY. Gürkan ÖZTÜRK Tursiops truncatus ve Delphinus delphis Türlerinin Nilgün YILMAZ. Zekiye SULUDERE. Abdullah Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma (Araneae: BAYRAM.00 PZ 243 14. Kültiğin Hymenoptera:Vespoidea:Vespidae) Türünün Zehir ÇAVUŞOĞLU.00 PZ 244 14.00 PZ 236 14. Hasarlarının Kemik İliği Kök Hücreleri Kullanılarak Mehmet Ali ONUR. Fatime GEYİKOĞLU.00 PZ 229 14.00 PZ 238 14.00 PZ 230 14.) (Heteroptera: Selami CANDAN. Eresidae) İlkay ÇORAK ÖCAL. Elizabeth G. Savaş Yapısı (Neuroptera. Sait KELEŞ İnsan Aorta Yayından Endotel Hücrelerinin Handan SEVİM. Tarık DANIŞMAN. Elektron Mikroskobu İle İncelenmesi Ersin DEMİREL. Elizabeth G.00 PZ 241 14. Selami CANDAN Eresus cinnaberinus (Olivier.00 PZ 247 14. Selami CANDAN Dolycoris baccarum (L.00 - Ümit İNCEKARA. Kültürü Ve Karakterizasyonu ATASOY. Hücre Hatlarındaki Sitotoksik Etkisi Nuray ERİNİ.

00 PZ 263 14. A. Birgül MAZMANCI.00 PZ 268 14.00 PZ 269 14. DEMİRSOY. Çiçek AYDIN. Abdullah HASBENLİ. Serpil KÖNEN Ali SATAR.00 PZ 261 14. Muhlis ÖZKAN Orhan ERMAN. Ümit İNCEKARA. Ersin DEMİREL.'nin Taksonomisi ve Biyolojisi Giresun'daki Apodemus flavicollis (Melcihor. Ahmet POLAT. Yasemin ÖZDEMİR Lütfiye GENÇER Ayda TELLİOĞLU Abdullah MART. Ömer ERTÜRK Hüseyin CEBECİ. Bardak ve Et Tuzaklarının Değerlendirilmesi Blatta orientalis L. Hanifi KARACA Raşit URHAN.00 PZ 258 14. Biyoloji Bölümü. Metin AKTAŞ Üzeyir ÇAĞLAR.00 PZ 259 14.00 PZ 257 14. Gümüşhane. Hamit AYBERK. Gümüşhane. Ordu ve Giresun İlleri Helophorıdae (Insecta: Coleoptera) Familyası Üzerine Faunistik Bir Çalışma Karadeniz Bölgesi Bayburt. Hydrachnidia) Sistematik Yönden İncelenmesi Erzurum İli Su Kenesi (Acari: Hydrachnellae) Faunası Türkiye Protorhoe (Lepidoptera. Derya CANPOLAT. Bedriye AÇAR. Şevket KANDEMİR Seda KIRALP Hatice MUTLU Mustafa Güçlü ÖZARDA. Ersin DEMİREL. Muhabbet KEMAL Selma UĞURLU.Varol TOK.00 PZ 271 14.00 PZ 273 14.00 PZ 253 14. Mustafa YAMAN. 1834)'in Yayılışı. Larentinae) Türlerinin Dağılımı ve Zoocoğrafyası Üzerine Notlar Kemaliye (Eğin) Herpetofaunası Trabzon Gündüz Kelebekleri ve Morfolojileri Hakkında Yurtluk Çayı İhtiyofaunası (Samsun) Kıbrıs Dikenli Faresi. Yunus ESEN. Pınar COŞKUNER.00 PZ 266 14.00 PZ 252 14.19. 1758) (Lepidoptera: Amatidae)’nın 1. M.00 PZ 256 14.00 PZ 264 14. (Şimşir)’lerde Zarar Yapan Etmenler Türkiye Faunası İçin Yeni Oribatid Akarlar (Acarı. Varlığının Araştırılması Buxus sp.00 PZ 255 14. Hatice AYDIN.00 PZ 265 14. Trabzon. Funda KÖSE. Geometridae. Nusret AYYILDIZ Tolga ÇAVAŞ.00 PZ 260 14.00 PZ 262 14. Evre Larva ve Yumurta Yüzey Yapısı ve Morfolojisi Malatya İli Su Kenelerinin (Acari. (Dictyoptera: Blattodea)’ in Ootheca Parazitoiti Prosevania fuscipes (Illeger) (Hymenoptera: Evaniidae) Sivas İli ve Bazı Çevre İllerinin Galeri Sineği (Diptera:Agromyzidae) Chalcidoid (Hymenoptera: Chalcidoidea) Parasitoidleri Büyük Çay (Pelte-Elazığ)'da Bulunan Chironomidaer Larvalarının Taksonomik Yönden İncelenmesi Karadeniz Bölgesi Bayburt. Trabzon.00 PZ 270 14. Nazmi POLAT.00 PZ 254 14. Kadir BAŞAR Abdullah HASBENLİ. Acomys nesiotes Bate 1903. 1924’nin Ektoparazit Faunası Üzerine Bir Araştırma Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Cheylostigmaeus (Acari: Actinedida: Stigmaeidae) Türü Coleoptera Örneklerinin Yakalanmasında Kullanılan Bazı Tuzak Yöntemlerinin Değerlendirilmesi Buprestidae (Coleoptera) Familyasına Ait Cinslerin Su Tuzağı Tercihleri Silphidae ve Tenebrionidae (Coleoptera) Familyaları Örneklerinin Yakalanmasında Kullanılan Çukur. Zekiye SULUDERE. Şule BARAN. Zeki İPEK 73 . Kamil KOÇ Üzeyir ÇAĞLAR. Erol AKKUZU Ayşe TOLUK. Ç. Ümit İNCEKARA. Üzeyir ÇAĞLAR. Fatma BAYRAKDAR Yasemin GÜLER.1758 ve Cobitis simplicispinna Hanko. Selami CANDAN Orhan ERMAN. Hanifi KARACA Abdullah MART. Muhlis ÖZKAN Zühal OKYAR C. Orıbatıda) Zeytin Karasuyunun Oreochromis niloticus Üzerindeki Genotoksik Etkilerinin Eritrosit Mikronükleus Testi kullanılarak Araştırılması Amata phegea (Linnaeus. Adli Açıdan Önemli Böcek Türleri Akşehir Gölü’ndeki Cyprinus carpio Linnaeus.00 PZ 251 14.00 PZ 274 14. Ahmet POLAT. Taksonomisi ve Biyolojisi Eskişehir Çevresinde Leşler Üzerinden Tespit Edilen. Ordu ve Giresun İlleri Hydrophilidae (Insecta: Coleoptera) Familyası Üzerine Faunistik Bir Çalışma Türkiye Faunası İçin İki Yeni Evifidid (Acari. Abdullah HASBENLİ. GÜL Selma SEVEN ÇALIŞKAN. TOSUNOĞLU. Ferhat ALTUNSOY Kürşat KARTAL Mustafa AKYOL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 272 14.00 PZ 267 14. Sedat PER.00 - Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizopagidae) Üretim Laboratuarlarında Helicosporidium sp. TRABZON PZ 250 14. Eviphididae) Türü Onur TOSUN.

00 PZ 295 14.00 PZ 296 14.00 PZ 292 14.19.00 - Türkiye Trypetinae (Diptera: Tephritidae) Faunası ve Sistematiği Üzerine Bir Araştırma Türkiye Faunasına İki Yeni Kayıt Meyve Sineği (Diptera: Tephritidae) Türü Çarşamba Ovası Gölleri (Samsun) Sucul Koleopter (Adephaga) Faunası Türkiye’den Az Bilinen Bazı Cynipidae (Hymenoptera) Galleri Dünyada İnsan Gıdası Olarak Kullanılan Böcek Grupları ve Kullanım Potansiyelleri Adıyaman İlinin Akrep (Scorpiones) Faunası ve Zoocoğrafik Dağılışları Türkiye’nin Chelonus (Hymenoptera: Braconidae: Cheloninae) Faunasına Katkılar Nemrut Volkanı (Bitlis) Lepidoptera Faunası Üzerine Araştırmalar Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Haplodrassus Türü (Araneae. Dibek (Antalya) ve Kasnak Meşesi (Isparta) Tabiatı Koruma Alanlarının Alticinae (Coleoptera: Chrysomelidae) Çeşitliliği ve Benzerliğinin Karşılaştırmalı Analizi Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Saptanan Bazı Braconidae Türleri ve Bilinen Konakları (Hymenoptera) Tokat İli Neuroptera (İnsecta) Faunasına Katkılar Murat KÜTÜK.00 PZ 290 14.00 PZ 277 14. Nematocera) Faunası Triturus karelinii (Amphibia:Urodela)’de Yaş ve Büyüme Güneybatı Anadolu Bölgesi Limoniidae (Diptera. Ali GÖK. Biyoloji Bölümü.00 PZ 300 14. 1771) (Insecta. Osman SEYYAR. Kadir Boğaç KUNT Hasan KOÇ. Odonata. Ayla TÜZÜN. Odonata. Nil BAĞRIAÇIK. Mustafa DARILMAZ. Nusret AYYILDIZ. Veysel KARTAL Zülal ATLI ŞEKEROĞLU. Murat BARLAS Nazan ÜZÜM. 1984 (Protista. Kırıkkale ve Çankırı İlleri Pompilidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırma Samsun Çevresinde Mevcut Platycnemis pennipes ( Pallas. Mehmet YARAN Murat KÜTÜK.00 PZ 289 14. Yüksel COŞKUN.00 PZ 284 14. Hasan KOÇ.00 PZ 279 14.00 PZ 287 14. 1992 [Salticidae:Araneae] Güneybatı Anadolu Bölgesi Tipulidae (Diptera. Gnaphosidae) Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Oecobius türü (Araneae. Mehmet YARAN Ümit İNCEKARA. M. Nematocera) Faunası Nazife Tuatay Bitki Koruma Müzesi (Türkiye: Ankara)’nde bulunan Carabidae Koleksiyonu: Altfamilyalar Cicindellinae. Haptoria)’un Morfolojisi ve Ontogenezisi Türkiye Araneofaunası İçin Yeni Bir Tür Kaydı. Kurtuluş OLGUN Okan ÖZGÜL. Halil KOÇ. Mehmet YALÇIN Mitat AYDOĞDU Halil ÖZKOL. Oecobidae) Meriones tristrami Thomas. Baran ASLAN. Gerbillinae) ‘nin Güneydoğu Anadolu’da Yeni Bir Karyolojik Formu Enchelyodon nodosus Berger.00 PZ 278 14.00 PZ 286 14. Metin AKTAŞ.00 PZ 297 14.00 PZ 283 14. Nusret AYYILDIZ Alaettin KAYA. Yasemin ÖZDEMİR Ahmet Turan ALADAĞ Mehmet Ali KIRPIK.00 PZ 285 14. Cemal OĞUZ 74 . Seven SEÇKİN Naciye Gülkız ŞENLER. Yusuf AYVAZ Ahmet BEYARSLAN Savaş CANBULAT. Carabinae ve Harpalinae Çatalan Baraj Gölü (Adana) Kopepod ve Kladoser (Krustase) Türlerinin Mevsimsel Değişimleri Ankara.00 PZ 293 14. Platycnemididae) Populasyonlarında Tespit Edilen Varyasyonlar Türkiye’den Az Bilinen Tür Sympetrum haritonovi Borisov. Suat KIYAK Ümit İNCEKARA. Hanifi KARACA Yusuf KATILMIŞ.00 PZ 294 14. Haluk KEFELİOĞLU Özlem ÇETİN ERDOĞAN Ebru Gül ASLAN. Yaşar GÜLMEZ Ali MİROĞLU. Foissner & Adam.00 PZ 298 14.00 PZ 280 14. Veysel KARTAL Ali MİROĞLU. Ahmet POLAT. Abdullah MART. Aydın TOPÇU Hakan DEMİR. Evarcha michailovi Logunov.00 PZ 281 14.00 PZ 299 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 276 14. 1892 (Rodentia. Libellulidae)’nin Taksonomisi Üzerine Bir Araştırma Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’nin Morfolojik Özellikleri Doğu Karadeniz Bölgesi Agathidinae Türleri Üzerine Bir Araştırma Çığlıkara. 1983 (Insecta. Ciliophora. Murat BARLAS Neslihan KOCATEPE.00 PZ 291 14. Lokman KAYCİ Osman SEYYAR. TRABZON PZ 275 14.00 PZ 282 14.00 PZ 288 14. Ahmet POLAT Ersen Aydın YAĞMUR. İsmail YILDIZ Ersen Aydın YAĞMUR.

Yüksel COŞKUN Mahmut DAĞLI.00 PZ 325 14.00 PZ 303 14. Türkiye Örümcek Faunası İçin Yeni Bir “Sıçrayan Örümcek” Kaydı Cilliba cassidea: Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Uropodid Akar Türü (Acari: Mesostigmata: Uropodidae) Türkiye Otbiçen Faunası İçin İki Yeni Tür Kaydı: Lacinius ephippiatus (C. Ali DEMİRSOY Selma SEVEN ÇALIŞKAN Selma SEVEN ÇALIŞKAN. 1804).00 PZ 320 14. Ahmet Ümit ERDEMLİ Mustafa IŞIK. Abdullah BAYRAM. İlkay ÇORAK ÖCAL. KOÇ. Lütfiye GENÇER Ebru DİKER. Pedicidae) Osmylidae Türlerinin (Insecta: Neuroptera) Taksonomik ve Faunistik Durumları Gülek Boğazı ve Çevresi Yengeç Ayaklı Örümcekleri (Fam: Thomisidae) Üzerine Morfometrik Araştırmalar Diyarbakır Yöresi Herpetofaunası Sinnep Çayı’nın (Kilis) Balık Faunası Kayseri’den Tespit Edilen Afit (Hemiptera: Aphidoidea) Türleri Güneybatı Anadolu Bölgesi Dolichopodidae (Diptera. H. ÖZGÜL. Nazife YİĞİT. Melek ŞAHİN Alper TONGUÇ. Zafer SANCAK. Phalangiidae) Türkiye Örümcek Faunası için İki Yeni Familya Kaydı (Araneae: Anyphaenidae.00 PZ 324 14. BARLAS. Scatopsidae) Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Uropodid Akar Türü (Acari: Mesostigmata: Trematuridae) Cyrba algerina (Lucas. Zoridae) Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Zehirli Örümcek Kaydı (Araneae: Segestriidae. DURSUN Şule BARAN.00 PZ 316 14. Hasan KOÇ. Thrombium Pedicia (Crunobia) littoralis (Meigen.00 PZ 317 14. Theridiidae.00 PZ 306 14. Oribatida.00 PZ 308 14.00 PZ 307 14.00 PZ 318 14. Suat KIYAK. Davut TURAN Ümit KEBAPÇI 75 .00 PZ 302 14. Halim DİKER Yusuf BEKTAŞ.00 PZ 314 14.00 PZ 323 14. Savaş CANBULAT Ahmet Ali BERBER. Chrysoclista splendida Karsholt. Biyoloji Bölümü. Salticidae). Aydın TOPÇU Remzi AKELMA.Koch. Yeşim KAHRAMAN Gökhan ÖZCAN. 1758). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Muhlis ÖZKAN Kadir Boğaç KUNT Durmuş Ali BAL. S.00 PZ 322 14. Gazi GÖRÜR.00 PZ 319 14. 2000 (Acari. Latrodectus geometricus C. Tarık DANIŞMAN. 1835). Ahmet Ali BERBER Aslı YENİGÜN. Hemerobiidae) Cinsi türlerinde dış ve iç genital Yapılarının İncelenmesi Doğu Samanlı Dağları (Geyve Boğazı Doğusu) Neuroptera (Insecta) Faunasının Araştırılması Batı Samanlı Dağları (Geyve Boğazı Batısı) Neuroptera (Insecta) Faunası Scatopse notata (Linneaus. Muhlis ÖZKAN Hasan KOÇ Savaş CANBULAT.00 PZ 305 14.00 PZ 310 14. CİVELEK. Hasan S.00 - Bazı Hemerobius (Insecta: Neuroptera. Phalangium opilio (Linnaeus 1758) (Opiliones.00 PZ 313 14. Abdullah BAYRAM. Savaş CANBULAT Alper TONGUÇ. 1758). Kadir Boğaç KUNT Tarık DANIŞMAN. Zafer SANCAK. Oppiidae) Kemaliye (Erzincan) Carabidae (Coleoptera) Faunası Türkiye İçin Yeni ve İlginç Bir Kayıt. Türkiye Faunası İçin Yeni bir Kayıt (Diptera. 1997 (Lepidoptera) Biyolojisi ve Yayılış Notları İle Birlikte Türkiye’de Micrurapteryx Spuler. H. M. Segestria senoculata (Linnaeus. Abdullah BAYRAM.L.00 PZ 315 14. O. O. 1910 (Lepidoptera) Cinsinin Durumu Ağaçlandırılan Akyatan Kumul Sahasında Gelişen Memeli Faunası Türkiye’deki İki Yeni Capoeta (Teleostei: Cyprinidae) Türünün Sitokrom b Sekanslarına Dayalı Olarak Genetik Teşhisi Türkiye Sümüklü Böceklerinin (Gastropoda terrestria Nuda) Durumu Savaş CANBULAT. Oktay DURSUN. Aykut KENCE Neslihan KOCATEPE. İlkay ÇORAK ÖCAL. Muhlis ÖZKAN İlkay ÇORAK ÖCAL.00 PZ 309 14.00 PZ 321 14. Koch) Erzurum ve Erzincan İllerinden Türkiye Faunası İçin Yeni Kadife Akarı Türleri (Acari: Trombidiidae: Podothrombium.00 PZ 311 14.00 PZ 312 14. Nazife YİĞİT.19. TRABZON PZ 301 14. Brachycera) Faunasına Katkılar Türkiye faunası için yeni bir kayıt: Anomaloppia iranica Bayartogtokh and Akrami. Kadir Boğaç KUNT Sevgi SEVSAY. Tarık DANIŞMAN1. Türkiye Faunası İçin Yeni bir Kayıt (Diptera. Nazife YİĞİT. 1846) (Araneae. L.00 PZ 304 14. Ali Osman BELDÜZ. CİVELEK Durmuş Ali BAL.

1982) ve Urosoma Caudata (Stokes.00 PZ 347 14. Şaban TEKİN Meral FENT Ayşe ÖZMEN. Mesostigmata) Bakacak Deresi (Çanakkale) Balık Faunası Üzerine Bir Ön Çalışma Capoeta pestai (Pietschmann. Seval Bahadır KOCA. Mohammad MORADİ. Ali MELLATİ. Mutlu ŞAKIRAK. Mustafa ÖZTOP. Özcan GAYGUSUZ Duygu Ceren ÇAĞLAN.00 PZ 342 14. Muhlis ÖZKAN. Mehdi RAHNEMA Mehdi RAHNEMA. Sercan POLAT Pınar ÇAM. Derya MENDEŞ. 1885) Urosoma Similis (Foissner. Bufo viridis Laurenti. Raşit URHAN. Gonostomum kuehnelti (Foissner. Davut Rıza BULUT F. Ferhat ALTUNSOY. Merve TOPRAK.00 PZ 336 14. Melek DİNÇER Serdar DÜŞEN.00 PZ 343 14. 1982) ve Genital Yapılarının Deskripsiyonu Eskişehir İlindeki Ophisops elegans’ın Taksonomik Durumu Çivril Işıklı Gölü (Denizli)’nden Toplanan Rana ridibunda Pallas. Mardin ve Şanlıurfa İli Diplura (Insecta) Faunası Farklı Habitatlardan İzole Edilen Urosoma Emerginata (Stokes.00 PZ 348 14. Cevher ÖZEREN 76 .19. 1987) ve Gonostomum strenuum (Engelmann. Oya ÖZULUĞ. A. Funda İLHAN. Ali EYNLOO Caner AYDINLI. Rana ridibunda PALLAS.00 PZ 345 14. 1771 (Anura: Ranidae)’nın Helmintleri Üzerine Bir Ön Araştırma Panthera pardus tulliana Evrimsel Gelişimi ve de Türün Devamlılığının Sağlanması Mesocricetus brandti (Nehring. Şafak BULUT. Ayla TÜZÜN Mohammad MORADİ.00 PZ 333 14. Sakin Vural VARLI. 1892 (Mammalia:Rodentia) Altrürlerinin Karyolojik. TRABZON PZ 326 14.1836 (Mammalia:Rodentia) Cinsinin Karyoloji ve Biyolojisi Üzerinde Bir Çalışma Iran Meriones tristrami Thomas. Biyoloji Bölümü.00 PZ 329 14.00 - Kırıkkale İli ve Çevresi Apidae (Insecta: Hymenoptera: Apoidea) Türleri Üzerine Faunistik. Morfolojik Özellikleri ve Allozim Varyasyonları Üzerinde Bir Çalışma Eskişehir İli ve Çevresi Bombyliidae (Insecta: Diptera) Familyası Üzerine Sistematik ve Faunistik Araştırmalar Türkiye Tabanidae (Insecta: Dıptera) Faunası İçin Yeni Bir Kayıt Tabanus terterjani (Dolin&Andreva.00 PZ 339 14.00 PZ 338 14.00 PZ 330 14. Bekilli ve Çal İlçeleri (Denizli)’nin Mesostigmatid Akarları (Acari.00 PZ 340 14.00 PZ 328 14. Abdullah HASBENLİ.00 PZ 349 14. Funda URHAL Serdar DÜŞEN. Serdar TEZCAN Ahmet BURSALI. Nuri YİĞİT Ali SATAR. Şerife Gülsün KIRANKAYA.00 PZ 344 14. 1898) (Mammalia: Rodentia)’nin Hibrit Bireylerindeki Kromozomal Düzenlenmeler Batman. Mehmet Zeki YILDIRIM Tuba ABACIGİL. Şükran ÖZSOY. S.00 PZ 327 14.00 PZ 346 14. 1933) (Pisces: Cyprinidae)’nin Yayılış Alanı ile İlgili Türkiye’den Yeni Kayıtlar Aysel KEKİLLİOGLU. Ferhat ALTUNSOY Ünal ÖZELMAS.00 PZ 331 14. Betül GİRTİ Serdar DÜŞEN. Sadreddin TUSUN. Davut TURAN Füsun ERKAKAN. Sistematik Araştırmalar ve Bazı Ekolojik Gözlemler Irandaki Allactaga Cuvier.00 PZ 341 14. Özge TUĞRAL Nilüfer ITKI. Yavuz KILIÇ. 1771 (Ova kurbağası)‘nın (Anura: Ranidae)’nın Helmintleri Denizli Yöresinden Toplanan Gece Kurbağası.00 PZ 337 14.00 PZ 335 14. 1768 (Anura: Bufonidae)’in Helmintleri Üzerine Bir Ön Araştırma Mersin Yöresinde Yayılış Gösteren Ova Kurbağası. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 1885) Üzerine Taksonomik ve Ekolojik Gözlemler Gonostomum affine (Stein 1859).00 PZ 334 14. Güler EKMEKÇİ. Yavuz KILIÇ A. 1862) Üzerine Taksonomik ve Ekolojik Gözlemler Trakya Bölgesi Chironomidae ( Diptera ) Larval Türleri Çıralı Obruk Gölü’nün (Konya-Türkiye) Ostrakot (Crustacea) Faunası Türkiye’de Hydrobiidae (Gastropoda: Neotaenioglossa) Familyasının Sistematik Durumu Edremit (Balıkesir) Yöresi Zeytin Bahçelerindeki Lygaeidae (Heteroptera) Faunasının Kışlak Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Tokat ve Civarı Sert Kene (Acari. İxodidae) Faunasının Sistematik Yönden İncelenmesi Gökçeada ve Bozcaada Heteroptera Faunasına Katkılar Baklan. Diyarbakır. Ümit KEBAPÇI. Cengizhan ÖZBAY Sırma ÇAPAR Sırma ÇAPAR Nurcan ÖZKAN Derya AKDEMİR.

Serap ERGENE (Guldenstadt. Sabahattin ASLANYAVRUSU. 1843)’da Karyotip Analizi Lophyridia fischeri (Cicindelidae: Coleoptera)’nin Yavuz KOÇAK. Emine Teşvik Edilen Kromozomal Anormallikler Üzerine YALÇIN Likopenin Koruyucu Etkisi İnci Balığı'nda (Acanthalburnus microlepis.00 PZ 356 14. M.00 PZ 362 14. YÜZEREROĞLU.00 PZ 366 14. Süleyman GÜL. Fatma ÜNAL.00 PZ 365 14. Handan ONAY KARAOĞLU Bilal KUTRUP. Sinan BEKSAÇ.00 PZ 370 14.00 PZ 358 14. Şükran ÇAKIR ARICA Emine KORKMAZ. Genotoksik Etkilerinin Belirlenmesi Serkan YILMAZ İnsan Lenfositlerinde Gama Radyasyonu Tarafından Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Livoneca (Isopoda. M. Fatma ÜNAL. YILMAZ (Heckel. Elif GÜLBAHÇE (Ranidae: Anura) Türkiye’deki Hemiechinus auritus (Gmelin.00 PZ 367 14. Değeri Gökhan NUR. Tarkan Erinaceidae) YORULMAZ. Hemidactylus frenatus (Reptilia: Squamata) ve Oryctolagus cuniculus (Mammalia: Rodentia) arasında SDSPAGE ve Western Blot Yardımıyla İskelet Kası Proteinlerinin Karşılaştırılması Köse (Gümüşhane)'den Toplanan Amphibia ve Reptilia Örnekleri Üzerine Notlar Alticinae (Coleoptera: Chrysomelidae) ve Konak Bitki Özelleşmesi: Güneybatı Türkiye’nin Bazı Alticinae Türleri ve Konak Bitki İlişkileri Türkiye’de Ceratothoa.Özgür KAYA Göksu Nehrinde (Mersin) Yaşayan Barbus capito Filiz KAYA.00 - PZ 351 14. T. Tüzin A. Özgür FIRAT.19.00 PZ 361 14. Cymothoidae) İçin Yeni Konaklar Ufuk BÜLBÜL.00 PZ 363 14. Biyoloji Bölümü. Emine ARSLAN. 1773)'nun Sitogenetik Analizi in vitro İnsan Lenfosit Hücrelerinde Gama Radyasyonu tarafından Teşvik Edilen Morfolojik Hasarlar ve Mikronukleus Sıklığının Araştırılması Mast Hücresi ve Enfeksiyon Etkenleri Arasındaki İlişki: İnsan Serviko-Vajinal Yaymalarının İncelenmesi Aromataz İnhibitörü Letrozol’ün Potansiyel Toksisitesi Üzerine Bir Çalışma Endüstriyel Atık Toksisitesinin Belirlenmesinde Zebra Balığı (Danio rerio) Embriyolarının Kullanımı Zebra Balığında Üreme ve Endokrin Sistem Üzerine Fluoxetin’in Etkileri Oreochromis niloticus’un Farklı Dokularında Bakır ve Kurşun Birikimi Üzerine EDTA’nın Etkisi Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Jean Paul TRILLES. Ali GÖK Ali ALAŞ.00 PZ 360 14. Süleyman GÜL. Arif BAYSAL. Filippi 1863) Sodyum Hipoklorit'in (NaOCl) Gökhan NUR. Lenfositlerinde in vitro Genotoksik Etkileri Deniz YÜZBAŞIOĞLU Potasyum Sorbatın Kardeş Kromatit Değişimi Sevcan MAMUR. Zeliha YILMAZ. Kemal SOLAK Gaziantep Rüzgar Örümcekleri (Ordo: Solifugae) M. TANRIKULU.00 PZ 359 14. Atilla ARSLAN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 - Bazı Zırai Mücadele İlaçlarının Balıkların Solungaç Karaciğer ve Kas Dokularındaki Antioksidan Enzim Aktiviteleri Glutatyon ve Lipit Peroksidasyon Seviyeleri Üzerine Etkileri 77 . NUR. Adile AKPINAR Rana ridibunda Üzerine Sitogenetik Bir Çalışma Atilla ARSLAN. Zeliha ÇOLAK YILMAZ. Muhammet GAFFAROĞLU İnci Balığı'nda (Acanthalburnus microlepis.00 - Hyla japonica (Amphibia: Anura). Emel ÇAKIR Ebru Gül ASLAN. İrfan 1770)’un C-bantlı Karyotipi ve Nükleolar ALBAYRAK.00 PZ 369 14. Ufuk BÜLBÜL. Hikmet Y. G.Özgür KAYA Mikronükleus Oranına Etkisi Kalsiyum Propiyonatın İnsan Periferal Serkan YILMAZ. Nerocila. Metin ÜRE. ÇOĞUN. Oktay ÖZKAN. GÜL.00 PZ 353 14. Şayeste DEMİREZEN Turgay ŞİŞMAN Turgay ŞİŞMAN. Ferit KARGIN İsmail IŞIK PZ 371 14. S. Bilal KUTRUP.00 PZ 364 14. T.00 PZ 354 14. Ahmet ÖKTENER. İsmail VAROL. Eşref YÜKSEL. Jose Galian Karyotip Analizi ALBALADEJO. TRABZON PZ 350 14. De Pınar AKSU. Yalçın Şevki YILDIZ.00 PZ 368 14.00 PZ 355 14. Ümit İNCEKARA Turgay ŞİŞMAN Gülbin GÖK. Emel ÇAKIR. Betül ÜNVER. Handan KARAOĞLU. Deniz Kromozomal Anormallik ve Comet Testleri İle YÜZBAŞIOĞLU. Kubilay TOYRAN Kura-Aras Havzasında Bulunan Orthrias panthera D.00 PZ 357 14. Nurhayat ÖZDEMİR. De Pınar AKSU. Arif Filippi 1863) Sodyum Hipoklorit'in (NaOCl) LC50 BAYSAL.00 PZ 352 14. Nahit Organizatör Bölgeleri (NORs) (Insectivora: PAMUKOĞLU. Oktay ÖZKAN.

00 PZ 385 14.00 - Bursa Nilüfer Çayı Suyunun Genotoksik Etkilerinin Balık Mikronukleus Testi ile Değerlendirilmesi Erkek Sıçanların Üreme Sistemi Gelişimi Üzerine Benzil Benzoatın Etkileri Antifungal Aktiviteye Sahip Yeni Bir Tiohalobenzen Türevinin Erkek Sıçanların Üreme Sistemi Üzerine Etkileri Fibronil’in Laboratuvar Koşullarında. Zn+2) Etkisinde Kalan Balıklarda (Oreochromis niloticus) Na. Evrim Arzu KOÇKAYA.00 PZ 380 14.. Elif KUŞ. Yusuf KALENDER Hakan AŞKIN. Erdoğan KÜÇÜKÖNER Ercüment AKSAKAL. Mehmet ÖZKARSLI Zeynep TOPÇU. Hüseyin ÇETİN.00 PZ 373 14. Hakan AŞKIN. Aysun KILIÇ. Mustafa CANLI Fulya Dilek GÖKALP MURANLI Adile ÖZDEMİR. Şenay SUMMAK. Tolga ÇAVAŞ PZ 386 14. Mehmet Turan AKAY Aysun KILIÇ. Adile ÖZDEMİR. Cd+2. Atila YANIKOĞLU Ayşe BİRHANLI. Biyoloji Bölümü.00 PZ 384 14.19.00 PZ 391 14. Handan UYSAL. Serap ÇELİKLER Evrim Arzu KOÇKAYA.00 PZ 388 14. Handan UYSAL Deniz ALTUN Emel ATLI. Alaattin ŞEN. Muhammed ATAMANALP Utku GÜNER Belda ERKMEN.Midesinin Histolojik Yapısı İle Fundus ve Pylor Bölgelerinde Mukoza İçeriğinin Histokimyasal Olarak Belirlenmesi Beyhan GÜRCÜ.00 .00 PZ 375 14.00 PZ 392 14. Hasalettin DELİGÖZ. Murat ÖZMEN Fatma Gökçe UZUN. 1853) Meriç Deltası’ndaki Çevresel Kirliliğin Sazan Balıklarında (Cyprinus carpio. Cu+2. TRABZON PZ 372 14. Mustafa DURAN. Özgen BÜYÜKGÖZE.00 PZ 387 14.00 PZ 379 14. L. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 378 14.00 - Sitokrom P4502C9 Aktivitesinin 7-Metoksi-4Triflorokumarin ile Florometrik Ölçülmesi Pretrin ve Sentetik Pretroid Grubu İnsektisitler Polikloro Bifenil Kirliliğinin Balıklar Üzerine Etkileri Lamda Cyhalotrin (KARATE) Gambusia affinis (Baird & Girard.00 PZ 374 14. Dürdane KOLANKAYA. Alaattin ŞEN Hatice KÜBRA AYNACI. Hacer ÜNLÜ Sakine UĞURLU Gülüzar ATLI. Murat ÖZMEN Serpil KÖNEN. Özlem Özen KARAKUŞ. Yüce BAŞIMOĞLU KOCA Yücel BAŞIMOĞLU KOCA.00 PZ 390 14. K-ATPaz ve Ca-ATPaz Enzimlerinin Tepkileri Lambda-cyhalothrin Piretroid İnsektisidinin Flov Sitometri Yöntemi İle İnsan Lenfosit Kültüründe Toksik Etkisinin Belirlenmesi Menderes Nehri Çürüksu Çayı’nda Metal Kirliliğinin Chironomus thummi Larvalarında Metallotiyonin Kullanılarak İzlenmesi Asetilkolinesteraz İnhibitörleri Olarak Kaliks[n]arenler Nilüfer AYDEMİR. Linnaeus 1758) 14. Beyhan GÜRCÜ 78 .00 PZ 382 14.00 PZ 376 14.00 PZ 381 14. Burçin Aşkım GÜMÜŞ.00 PZ 389 14. Güldeniz SELMANOĞLU. Aslı SEMİZ. İki Farklı Sıcaklıkta Alman Hamamböceği (Blattella germanica)’ne Karşı Etkinliğinin Araştırılması Kurşun (PZ) ve Kadmiyum (Cd)’ un Xenopus laevis Üzerine Embriyo-Toksik Etkileri Malathion'un Ratlarda Nefrotoksik Etkisi ve Vitamin C ve E'nin Koruyucu Rolü Drosophila melanogaster’de Bir Çeşit Bitkisel Östrojen Olan Genistein Uygulamasına Bağlı Olarak Genotoksik Etkilerin Araştırılması Kronik Genistein Uygulamasının Drosophila melanogaster’de Fertilite Ve Ömür Uzunluğu Üzerine Etkileri Bisfenol A’nın Drosophila melanogaster’in Canlı Kalma Oranı Üzerine Olan Etkisi Böceklerde İnsektisitlere Karşı Dayanıklılık ve Dayanıklılık Mekanizmaları Metal (Ag+. Cr+6. Alaattin ŞEN Serdal ÖĞÜT.00 PZ 383 14. Güldeniz SELMANOĞLU. 1758) Çeşitli Enzimatik Biyobelirteçler Kullanılarak Değerlendirilmesi Herbisit Treflan ve Etken Maddesi Trifluralin’in Genotoksik Etkilerinin Oreochromis niloticus Eritrositlerinde Mikronükleus Testi Kullanılarak Araştırılması Lacerta danfordi (Gunther 1876) (Squamata: Lacertidae)Derisinin Histolojik Yapısı ve Glikozaminoglikanların Dağılımı PZ 393 Laudakia stellio (Agamıdae. Abbas GÜNGÖRDÜ.00 PZ 377 14. Abbas GÜNGÖRDÜ. Elif LOĞOĞLU Emre ÖZ.

Emine Yalçın Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonunun Moleküler Genetiği Işınlama Yöntemi İle Gıdaların Mikrobiyal Güvenliğinin Sağlanması Centaurea aladaghensis Wagenitz (Compositae/Asteraceae. Fadime YILMAZ.00 - Murat BELİVERMİŞ. Sema TAN.00 Yeni Gelişmeler PEÇ 005 Kuruluşunun 35.00 PEÇ 012 14. Aysun ERGENE.00 Dozunun Belirlenmesi PEÇ 008 14. Seval ORUÇ. Nermin BİTER.00 PEÇ 016 14. D.00 PEÇ 017 14. Mehmet SOYSAL Esen Fatma KABADAYI Demet UYGAN Tutumlarının Belirlenmesi Avrupa Birliği Çevre Politikaları ve Türkiye Uyum Süreci Eskişehir-Karacahöyük. İ.00 Çevre Kirliliği Konularında Davranış ve Aysel KEKİLLİOĞLU Tanju KAYA. Sitogenetik ve Y Kromozom Mikrodelesyon Analiz Sonuçlarının Değerlendirilmesi PEÇ 019 Prenatal Tanıda. Ahmet SAVRAN. Ersin MİNARECİ Didem YÜCEL İ.00 Nanokristallerinin Hazırlanması ve Cibacron Brilliant Yellow 3G-P ve Remazol Brilliant Blue R tekstil boyalarının Adsorpsiyonunda Kullanımı ve Adsorpsiyon İzotermlerinin Belirlenmesi PEÇ 014 Gediz Nehrinde Deterjan Kirliliğinin Araştırılması PEÇ 011 14. SAVSAR. Cevdan KESİCİ Miray SOYUPEK. Yavuz ÇOTUK. Meral ÖZTÜRK. AKSU. DURANOĞLU Yavuz BAĞCI.00 PEÇ 003 14.00 PEÇ 015 14.00 Sonuçları ve USG Bulgularının Amniyosentez Sitogenetik Analiz Sonuçları İle Karşılaştırılması PEÇ 020 Kars İli Devlet Hastanesi’nde ABO Kan Grupları ve 14. Kezban ADA. Biyokimyasal Tarama Test 14. Ülke Genelinde Duyulmasında Her Üniversitenin İlgili Bölümlerinde Okuyan Öğrencilerin Desteği PEÇ 013 İleri Teknoloji Seramiği Olarak ZnO 14. Kutsal KESİCİ. Etik ve Mevzuattaki 14. Topluçiçekgiller) Erkek İnfertilitesi Ön Tanısı Olan Hastalarda. S.00 PEÇ 007 Fen ve Teknoloji Öğretmenliği Öğrencilerinin 14. Ayşe ERCİYAS. Burcu YÜKSEL. Serdar MAYDA. Yılında Ege Üniversitesi Tabiat 14. Nagihan AKAYA Aysun ERGENE. YILDIRIM. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 14. GÜL. Hüseyin DURAL Perihan YAVUZ Perihan YAVUZ A. Kezban ADA. Fadime YILMAZ.00 - 14:00-17:30 Aslı DOĞAN Aysel KEKİLLİOĞLU Levent TURAN İnsanlarda El Yapısının Cinsiyete Göre Değerlendirilmesi Biyoloji Eğitimi ve Bütünsellik Yaklaşımı Yerel Biyolojik Kaynak Değerlerinin İlköğretim ve Ortaöğretim Öğrencilerinin Biyolojik Çeşitlilik Kavramını Öğrenme ve Pekiştirme Süreçlerine Entegrasyonu PEÇ 004 Biyogüvenlik.00 ile Adsorpsiyonu ve Adsorpsiyon İzotermlerinin Belirlenmesi 79 .00 Tarihi Müzesi PEÇ 006 Botanik Bahçesi Ekoturizmi 14. TRABZON POSTER SUNUMLARI EĞİTİM & ÇEVRE 27 HAZİRAN 2008 PEÇ 001 14. S.00 PEÇ 009 14. Arzu KAYA. TANRIKULU. P.00 PEÇ 002 14. Mehmet SIKI. G.00 Rh Faktörü Dağılımının İncelenmesi PEÇ 021 Tekstil Boyar Maddelerinin Aktifleştirilmiş Kömür 14. Emine ÖZTÜRK.19. Biyoloji Bölümü. Gökdere ve Osmaniye Köylerininde Sulama Suyu Amaçlı Kullanılan Drenaj Sularında Ec ve Total Tuz Değişiminin Belirlenmesi PEÇ 010 İstanbul’da Topraktan Gelen Gama Radyasyonu 14. Meriç BOZKURT. Emine YALÇIN Orkide MİNARECİ. Önder KILIÇ.00 - Burdur -Göller Havzasının Acı/Tuzlu Sulu Göllerinin Dünü-Bugünü Sulak Alanların Önemi. NUR Sema TAN. Aytekin TAN Mustafa KATI Buse ERASLAN. Cem DALYAN Erol KESİCİ. KOYUNCU.00 PEÇ 018 14. Karşılaştığı Sorunlar ve Çözüm Önerilerinin Halka Ulaşmasında. Emine ÖZTÜRK. Biyoçeşitlilik.

19. Biyoloji Bölümü. TRABZON 80 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

19. Ulusal Biyoloji Kongresi Bildiri Özetleri .

19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON 82 .

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Biyoloji Bölümü. TRABZON Çağrılı Bildiri Özetleri 83 .

19. TRABZON 84 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.

19. we hypothesized that inhibition of NF-kB signaling may augment TRAIL’s killing effects. The combination of blockade of NF-kB signaling and expression of TRAIL induced apoptotic death in a greater proportion of SKNSH cells than did either treatment alone. vulnerability of the developing brain to alcohol toxicity changes over time.ktu.University of Iowa . but not in normal tissues. Ç 002 Gene Therapy for Neuroblastoma Bahri KARAÇAY Department of Pediatrics. Çok yakın dönemde genetik olarak manuple edilmiş hücrelerin organ yenilenmesinde. Çiçek aşısını dünyaya tanıtan. identification of molecules and signaling pathways that ameliorate alcohol-induced neuronal death is important. bahri-karacay@uiowa. TNF-related apoptosis-inducing-ligand (TRAIL) induces cell death in a variety of tumors. Despite treatment advances. Alcohol damages the developing brain. hem de genetik hastalıkların tedavisinde yaygın olarak kullanıldığını göreceğiz. mental retardation.S. Furthermore. concurrent inhibition of the NF-kB pathway and the induction of TRAILmediated apoptosis may become a useful approach for the treatment of neuroblastoma Ç 003 Mechanism of Maturation-Dependent Alcohol Resistance Bahri KARAÇAY Department of Pediatrics. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. resulting in fetal alcohol syndrome (FAS). neuronal death is one of alcohol’s most prominent pathologic effects. Activated cAMP response element binding protein (CREB) has been strongly linked to the survival of multiple cell types. RTPCR and flow-cytometric analyses demonstrated that TRAIL’s effect is mediated primarily via the TRAIL R2 receptor. Therefore.edu Neuroblastoma is the most common solid extracranial neoplasm in children and causes many deaths. We demonstrate that introduction of the TRAIL gene into neuroblastoma cell lines using an adenoviral vector leads to apoptotic cell death.University of Iowa . Iowa 52242 .A. Thus.Division of Child Neurology. Bu hücreler çoğu kez süspansiyon halinde veya matriks yapılarda organize olmuş üç boyutlu doku taslakları şeklinde tedavi uygulamalarında yerini almıştır. including CGN. In the developing brain. Likewise in humans. We have demonstrated that neuronal nitric oxide synthase (nNOS) can protect developing cerebellar granule neurons (CGN) against alcohol-induced death both in vitro and in vivo. a kinase essential for NF-kB activation. Biyoloji Bölümü. Ancak mevcut veriler gelecekte bu yeni metodun çok önemli olacağına işaret etmektedir. Iowa City . bahri-karacay@uiowa. and a critical need exists for the development of new treatment regimens. U. vulnerability to alcoholinduced neuronal death diminishes. bugün 4 milyar dolar/yıllık bir iş hacmine sahiptir.S. TRAILmediated cell death was enhanced when neuroblastoma cells were simultaneously infected with a dominant-negative mutant of IkB kinase. Moreover. Iowa City .edu. the promoter of the nNOS gene contains two cAMP response elements (CRE). U. which can exert an antiapoptotic effect. Iowa 52242 . As the developing rodent nervous system matures. Bu gün için hücresel tedavilerde kullanılan hücreler farklılaşmamış-kök hücreler ve farklılaşmış hücreler olmak üzere iki temel gruptur. Bugün dünya çapında 80 den fazla kuruluş 2 milyar doların üzerinde bir yatırım yapmış durumdadır. Ve önümüzdeki 10 yıl içerisinde de hücrelerden elde edilen organların tedavilerde yer alması beklenmektedir. son 10 yılda yaşanan gelişmeler bugünün yeni yaklaşımını temsil etmektedirler.edu Alcohol abuse during pregnancy can profoundly affect the developing fetus. leading to microencephaly. TRAIL is nontoxic.A. hücresel tedavi alanında ilk gelişmelerin yaşandığı bir ülke olduğumuzu burada unutmamak gereklidir. This loss of neurons underlies many of the behavioral deficits associated with FAS. 4000 civarında çalışanı ile yıllık %16 büyüme gösteren bu sektör.Division of Child Neurology. As TRAIL can activate the nuclear factor-kB (NF-kB) signaling pathway. 85 . making it a strong antitumor therapeutic candidate. prognosis for neuroblastoma remains poor.tr Aslında eski bir yöntem olan ancak son 40 yılda önemi giderek anlaşılan hücresel tedavilerde. immünoterapi işlemlerinde . Sonuç olarak bakıldığında hücresel tedaviler artık tıbbi tedavinin bir parçası olduğu görülmektedir. and hyperactivity. TRABZON Ç 001 Kök Hücre Ve Hücre Tedavilerinde Güncel Gelişmeler Ercüment OVALI KTÜ-ATİ Teknoloji eovali@meds.

son gelişmeler 86 . 98 genera and 2700 species. Forskolin increased nNOS mRNA levels several fold. At the subgeneric level the genus Streptomyces still leads the way with 1899 species. Furthermore. daha sonraları üniversite araştırma fonlarının floristik çalışmalara destek vermesi. and abolished alcohol's toxic effect in wild type CGN. Biyoloji Bölümü. United Kingdom m. Arazi Botaniğinde. 17 suborders. an activator of the cAMP pathway. 5 orders. 1980 li yıllardan itibaren ülkemizde floristik çalışmaların çok ivme kazanmasının ana sebebleri olarak gösterilebilir. dünyanın. notably streptomycetes. 1970 li yıllardan sonra TÜBİTAK’ın. bitki sistematiği. 1980 lerden sonra Türkiye Florasının yazımının tamamlanması sırasında çok sayıda botanikçinin Flora’nın yazıldığı Edinburgh Kraliyet Botanik Bahçesinde mesleki bilgi ve görgülerini artırmaları ve gene o yıllarda yaygınlaşan yeni üniversitelerimiz sayesinde botanik anabilim dallarının yurt çapında yaygınlaşması. but the question remains whether they will continue to serve us well given the urgent need for a new generation of antimicrobial agents to combat the major microbial pathogens that have or are becoming resistant to all classes of antibiotic compounds. and by our view that taxonomic diversity can be used as a surrogate for chemical diversity as illustrated by recent studies on members of the genera Salinispora and Streptomyces. buldukları yeni tür ve birliklerle dünya botanik bilimine de önemli katkılarda bulunmaya başlamışlardır. University of Newcastle. Forskolin. 5 subclasses. Florasının zenginliği yanında özellikle tohumlu bitkiler açısından endemizm oranının yüksekliği çok çarpıcıdır. increased production of nitric oxide. This question will be addressed within the context of a paradigm shift in our approaches to the selective isolation. Newcastle upon Tyne. TRABZON Using cultures of CGN.ekim@hotmail. These results indicate that the neuroprotective effect of the cAMP pathway is mediated. This taxonomic diversity is currently encompassed in 1 class. Ç 005 Amycolatopsis. in part.uk An astonishing array of cultivable actinobacterial diversity has been found using improved selective isolation and characterisation procedures with much more to come. bitki sosyolojisi. Ülkemizdeki Son Gelişmeler Tuna EKİM İstanbul tuna. Sonuç olarak son 30 yıl içinde.goodfellow@ncl. botaniğin diğer yan dalları ile ilişkileri tartışılarak Türk botanikçilerinin ülkesel ve evrensel botanik bilimine katkıları vurgulanmaktadır.ac. Bu konuşmada.19. bitki sistematiği ve sosyolojisi alanında çok sayıda araştırıcı yetişmiş ve bunlar ülke çapında yaygın arazi çalışmaları ile ülkemizin floristik yapısının daha kesin bilinmesi için ciddi çalışmalar yaparken. characterisation and screening of actinobacteria isolated from neglected habitats.com Türkiye floristik açıdan. we tested the hypothesis that cAMP mediates nNOS activation and the protective effect of nNOS against alcohol-induced cell death. ama daha çok ılıman iklim kuşağının dikkat çeken ülkelerinden birisidir. Our approach to the search and discovery of novel antibiotics will be exemplified by the discovery of the abyssomicins and proximicins from marine isolates belonging to the genus Verrucosispora. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. the nNOS gene. overexpression of nNOS in wild type CGN ameliorated alcohol-induced cell death. ülkemizdeki son gelişmeler vurgulanarak örnekleri ile açıklanmakta. by the pathway's downstream target. It is well known that actinobacteria. especially antibiotics. botaniğin daha çok arazi botaniği olarak özetlenebilecek tohumlu tohumsuz bitki sistematiği ve bitki sosyolojisinde. Anahtar Kelimeler : Türkiye. have a unique record as a source of novel bioactive compounds. Delivery of nNOS cDNA using a replication-deficient adenoviral vector into nNOS-/CGN abolished alcohol-induced neuronal death. 46 families. Ç 004 Actinobacterial Diversity and Drug Discovery: Will A Renaissance Follow the Decline and Fall? Michael GOODFELLOW School of Biology. and this stimulation was substantially reduced when the two CREs were mutated. In addition. stimulated expression of a reporter gene under the control of the nNOS promoter. forskolin's protective effect was substantially reduced in CGN cultures genetically deficient for nNOS (from nNOS-/mice).

Bu çalışmalar. yapıları ve işlevlerine ilişkin çok önemli bilgiler sağlamıştır. Doğal kaynaklara deprem. hücre çeperi oluşumu. Yapay kaynaklara ise gübreler ve genetiği değiştirilmiş tohumlar. Dünya nüfusunun yaklaşık 10 milyara ulaşması beklenmektedir. Etilen. Dolayısıyla. Arabidopsis mutantlarının genetik ve moleküler analizleri sonucu bitki fizyolojisi ve biyokimyasında da uzun süredir yanıt bekleyen sorular tek tek yanıtlanmaktadır. 21 YY’ da geleneksel ve/veya biyoteknolojik yöntemlerle insanlığın gereksinimini sağlayabilecek nitelik ve nicelikte gıda. Ağaçlarda odun oluşumunun mekanizması belirlenmiştir.tr 2050 yılına kadar. Günümüzde bitkisel verimliliği önemli ölçüde sınırlandıran ve etkilerinin giderek artması beklenen biyotik ve abiyotik streslerin algılanması ve uygun tepkinin verilmesini sağlayan sinyal iletim ağları aydınlatılmıştır. başta yaşlanma. kasırgalar gibi afetleri ve çeşitli jeolojik kirlenmeleri (madencilik çalışmaları. Bu durum. Çeşitli bitkilerde vernalizasyon ve vernalizasyonu düzenleyen ağlar ortaya çıkarılmıştır. son 10 bin yılda ürettiğimizin iki katı kadar besin üretmek zorundayız.turkan@ege. erozyon ve alterasyonlara bağlı kirlenmeler) örnek verebiliriz. proteomik ve metabolomik)’leri ortaya çıkarmıştır. sel. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. anahtar özellikteki BİYOTEKNOLOJİ sektörü için yeni fırsatlar yaratmaktadır. Lotus japonicus ve Medicago truncata genomundan sağlanan bilgilerle. bu pompaların farklı bitki gruplarında (monokotil ve dikotiller) geçmişleri.19. evsel katı ve sıvı 87 . enerji ve çevre 21 YY’ da insanlığın üzerinde en fazla konuşacağı konular olacaktır. Bitkilerin ışığa verdikleri morfogenetik tepkilerde fitokromun rolünün yanı sıra. Bu nedenle. İnsanoğlu. apikal dominansi. gıda. 2000 yılından günümüze. Kloroplast. Jeolojik kaynaklar tarımsal ve özelikle yer altı ve yerüstü sularının kirlenmesine yol açmaktadır. Üstelik bunu. meyve olgunlaşması. küresel iklimde ani değişimlerin yaşanabileceği koşullarda gerçekleştirmek zorundayız. 2000 yılından bu yana bilim tarihindeki en büyük bilgi birikimine tanıklık etmekteyiz. mitokondri gibi dinamik bitki organelleri ve bakterilerde bölünmenin mekanizması aydınlatılmıştır. ligninleşme ve iletim demeti kimliğinin belirlenmesinde rol alan genler saptanmıştır. Bu bulgular. Bornova 35100. Çiçeklenmeyi başlatan bazı genler tanımlanmış ve çiçek gelişimi sırasında şekil oluşumunun kalıtımla denetlenmesine ilişkin mükemmel modeller geliştirilmiştir. yakıt. stoma hareketleri. ATP iyon pompalarının moleküler analizleri. simbiyotik ilişkiler moleküler düzeyde aydınlatılmıştır. absisik asit ve oksin gibi bitkisel hormonların reseptörleri saptanmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. kuraklık stresi ve herbisit araştırmalarında yeni fırsatlar sunmaktadır. insan sağlığı bakımından önem taşıyan steroidlerin biyokimyasına ilişkin yeni bir anlayışa katkı yapmıştır. İzmir İsmail. TRABZON Ç 006 Genom Sonrası Çağda Bitki Biyolojisinde Gelişmeler İsmail TÜRKAN Ege Üniversitesi. ANKARA Yapılan tüm anlaşmalara rağmen dünyada çevresel bozulma hızlı bir şekilde devam etmektedir. Yeni bir bitki hormon sınıfı olan brasinosteroidlerin büyüme ve gelişimdeki rolleri moleküler düzeyde aydınlatılmıştır. Bu yüzyılın ortalarına kadar. doğal kirleticiler ve yapay kaynaklardan oluşan kirleticiler olmak üzere iki ana grupta toplanabilir. 2000 yılında Arabidopsis thaliana genomunun aydınlatılması. Biyoloji Bölümü. Örneğin son 7 yılda. Tüm bu gelişmeler. thaliana. ilaç hammaddesi ve lif üretebilecek bitkiler yetiştirilebilmesine olanak sağlayacaktır. Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi. tohum çimlenmesi. A. şu an. Bu yeni bilim dallarından elde edilen bilgilerin bir araya getirilmesi. Çevresel değişimlerin kaynağı. türünün devamını tehdit eden bu zoru başarabilecek midir? “Bitki bilimcileri olarak. fototropizma ve sirkadiyan (günlük) ritimlerle ilişkili reseptörler ve sinyal ileten elemanlar aydınlatılmıştır. Biyoloji Bölümü.edu. G7 ülkelerinin yaptığı gibi. Dolayısıyla. çeşitli –omik’ (genomik. Ç 007 Çevre Sorunları ve İnsan Hakları Leyla AÇIK Gazi Üniversitesi. işlevsel genomik. yani ‘sistem biyolojisi’ yaklaşımı bitki biyolojisinin tüm dallarına büyük katkılar yapmaktadır. ülkemizde de ‘uygulamaya yönelik temel bitki biyolojisi’ çalışmalarının ilgili kurumlarca daha fazla desteklenmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur.

TRABZON atıklar. İsveç. Bazı sularımız ise sanayi atıkları ile kirlenmiştir. orman arazisinin turizm ve yerleşim gibi faaliyetler nedeniyle yok edilmesi. Farkında olamadığımız bu bilimsel kisveli kaçakçılık en önemli çevre ve insan hakları sorunlarımızdan biridir. rüzgâr. Danimarka ve İzlanda başbakanlarının katılımıyla 19 Haziran 2006 tarihinde bu bankanın temeli atılmıştır. gemi/yat foseptikleri. Hava. İnsan haklarına dayanan yeni bir yaklaşım ile hem insanların yaşama alanı olan çevrenin korunması hem de çevreden zarar gören insanın koruması sağlanabilir. İskandinav ülkelerinde hal böyle iken Türkiye de durum nasıldır? Çevre kirliliği konusunda diğer ülkelere göre gerilerde olmamasına rağmen biyolojik kaynaklarının talan edilmesi konusundaki duyarsızlık açısından ön sıralarda yer almaktadır. deniz. sakat doğumlar ile toksik kimyasallara maruz kalan insanlarda görülen kanser gibi çeşitli hastalıklar insan hakları ihlalinin en bariz sonuçlarındandır. Spitsbergen adasında Svalbard Dağı’nın 120 metre içinde inşasına başlanan bankaya robotik emniyet sistemleri kurulmuştur. Radyasyona maruz kalma sonucu ölümler. Çünkü çevreye zarar veren devletler çevrenin insana olumsuz etkisi nedeniyle insan haklarını da ihlal etmektedir. Ayrıca suların kirlenmesi. gemi taşımacılığı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. kanalizasyon suları. İstanbul) toprakları yoğun sanayi atıkları ve ağır metallerle kirletilmektedir Sulak alanlar ya kurutulmakta ya da kirletilmektedir. Mesela Van gölünde sanayi kaynaklı kirliliğin büyük bir kısmı et entegre tesisleri ile un ve şeker fabrikaları kaynaklıdır. Yirmi birinci asırda insanlığın karşı karşıya kaldığı sorunların başında gıda ve enerji eksikliği gelmektedir. petrol kirliliği. sulak alanların kurutulması. Bilim ve teknolojik atılımlar yapılmasının gerekliliği yanında öncelikli bir konu olarak. Ülkemiz ve Türk Dünyası’nda çevre sorunları. 1990'lı yıllardan itibaren kaçak kuyuların açılması ve son yıllardaki iklim değişikliği ilk sıralarda yer alan etmenlerdendir. Bu küçülmede göle ulaşan kaynaklar üzerinde baraj inşası. radyasyon gibi daha birçok etmeni örnek gösterebiliriz. Svalbard Küresel Tohum Bankası’nın misyonu geleneksel gen bankasında olan tohum çeşitliliğinin herhangi bir şekilde kaybolma ihtimaline karşılık tohumları korumaktır. yeraltı suları azalmıştır. bazı fabrikalar ve tarımsal ilaçlar sebep olmaktadır. tarım ilaçları ve gübreleme sonucu ortaya çıkmaktadır. Özellikle Marmara Bölgesi (İzmit. Türkiye bitki çeşitliliği ve endemik bitki türleri açısından emsalsiz bir ülkedir. su vasıtasıyla kirliliğe maruz bırakılan ve bu kirlilikte çok az katkıları olan insanlara. Norveç. daha fazla gri bir ortam bırakılması da insan haklarının açıkça ihlalidir. İskandinav ülkeleri bir araya gelerek yerel tohumlarını muhafaza etmek için buzullarda büyük bir tohum bankası olan “Svalbard Global Seed Vault” kurmuşlardır. Çevre ile insan hakları birbiri ile sıkı bir şekilde ilişkilidir. sanayi atıkları. Biyoloji Bölümü. Türkiye’nin muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkabilmesi için her türlü teknolojiye sahip olması ve kullanması gerekmektedir. Türkiye’de sulak alanların bir kısmı kurutulmuş. çevre kanunlarının maddi ve manevi fayda sağlamadığı gibi etnik bir azınlık veya başka bir ülkenin işgalinde yaşayan halkları olumsuz yönde etkilemektedir. Küresel açlık ihtimaline karşı veya çok büyük felaketler olasılığı göz önünde tutularak ülkelerin tohum bankalarının olması o ülkeyi diğer ülkelere göre stratejik bir konuma getirecektir. Hava kirliliğine ise neden olan kuruluşlar arasında petrokimya tesisleri. birçok çay ve dereler kurumuş. Ülkemizde yeşil altın arayıcıları (yabancı bilim adamları) bazen bağımsız bazen yerellerle birlikte birçok bitki türünü yasadışı yollarla yurtdışına götürmektedirler. Evsel ve fabrika atıkları arıtılmadan ya da yeterli arıtılmadan sulara verilmektedir. havanın ve toprağın kirlenmesi. kâğıt fabrikaları ve çimento fabrikalarını sayabiliriz. sözleşmeler ve kanunlar bu zararlardan etkilenen bireylere veya sanayisi az gelişmiş küçük toplumlara bir fayda sağlamamaktadır. 90 yılda yaklaşık yüzde 85 oranında küçüldüğü tespit edilmiştir. Uydu fotoğraflarıyla yapılan çalışmalar sonucunda Tuz Gölü'nün. Toprak kirliliğine kömür ocakları.biyolojik ve jeolojik değerlerini koruma bilincinin ortaya çıkmasını sağlamak ve var olanı geliştirmek için sürekliliği sağlanabilecek bir eylem planına ihtiyaç bulunmaktadır. gelecek nesillere daha az yeşil. Teknolojileri kurarken çevre ve insana verilecek zararları hesap etmeli ama bilimsel ve teknolojik gelişmelerden asla vazgeçmemeliyiz. 88 . Deniz seviyesinin 130 metre üzerinde olan bu bölgede buzlar erise bile içerisi kuru kalacak şekildedir. gübre fabrikaları. çalışmak için uygun çevre şartlarının hazırlanmaması. Bütün bu çevre sorunlarını ortadan kaldırmak veya azaltmak için hazırlanan uluslar arası zorunluluklar. ülkemizin tarımsal. dünya ölçeğine göre çok daha farklı bir boyuttadır. Bir zamanların “sarı altın” arayıcıların yerini şimdilerde “yeşil altın” arayıcıları almıştır. Finlandiya. Tohumlar çok sıkı korunmuş muhafazalar içinde ve nem almayacak şekilde yerleştirilmiştir. Mesela Kazakistan halkı birçok nükleer denemeye maruz kalmış ve politik arenada sesini duyuramamıştır. hava ve su taşımacılığı. Türkiye’deki su kirliliği jeolojik (doğal) etkenlerin yanında.

Mesela.ucsf. Biyoloji Bölümü. Fakat. 44280. bu proteinlerin iki bacağına iki ayrı boya takıp. Fen Edebiyat Fakültesi. Ayrıca bu eserlerin içerdiği adreslere bağlı olarak. Almanya’daki yönetimin Hitler ve Naziler tarafından ele geçirilmesi nedeniyle. 89 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. San Francisco. Bir sonraki soru ise onların bu koordinasyonu nasıl sağladıkları oldu. Çalışmanın amacı. Dr. yayın Ç 009 Motor Proteinler ve Hücre İçi Taşımacılık Ahmet YILDIZ Department of Cellular and Molecular Pharmacology. ATP sentaz dönerli motoru mitokondri zarında saniyede ~1000 kez dönerek vücudumuzun ATP sini üretmekle görevlidir. Prof. miyosin ve dynein proteinleri ise aktin ve mikrotubul iplikçikleri üzerinde yürüyerek kendilerinin 10. Bacakları ile de mikrotubulden düşmeden yüzlerce 8-36 nm boyutunda adımlar atarak ilerliyorlar. Fakat. bölümlerin üretkenliklerinin ve diğer disiplinlerle ilişkilerinin ortaya konulması ve yayınların ÜAK Doçentlik Bilim Alanları ile uyuşurluğunun bir değerlendirmesini de yapmaktır. Yayınlanmış olan eserlerdeki yazar sayılarına göre de bir tasnifte bulunulmuştur. Bu tekniği kullanarak proteinlere yapıştırdığımız tek bir boya parçacığının pozisyonunu 1 nm çözünürlükle ışık mikroskobunda tayin edebiliyoruz. optik cımbızlarla microtubul doğrultusunda proteinleri 6 pN kuvvetle çektiğimizde ise tekrar hareket etmeye başladılar. Bu proteinler ATP molekülünü parçalayarak açığa çıkan kimyasal enerjiyi mekanik enerjiye ve güce çevirmelerinden dolayı motor proteinler olarak adlandırılırlar. kendi ifadesiyle.edu. Bu araştırmalar için proteinlerin nanometre boyutundaki hareketlerini gözlemleyebilecek ve pikoNewton (10-12 Newton) seviyesinde ürettikleri kuvveti ölçebilecek hassas tekniklere ihtiyaç duyulmaktadır. bir biyolog olduğu için. Biyoloji Bölümü. İki bacak arasında oluşan mekanik gerilimi bacaklarını uzatarak azalttığımızda proteinlerin ATP tükettikleri fakat adım atamadıklarını gözlemledik. Kinesin. ön ayağın sabit olup arka ayağın öne gelecek şekilde “yürüdüklerini” bulduk. Curt KOSSWIG (Rüyalarını Türkçe Gören Bir Alman Biyolog) Mustafa KURU Başkent Üniversitesi Rektör Yardımcısı. kollarıyla kargoları tutuyorlar. yeni kurulmuş olan üniversitelerimizdeki Biyoloji Bölümleri hariç tutularak. Malatya mozmen@inonu. Ç 010 Ord. Bu sonuçlar bize. Anahtar Kelimeler: Biyoloji. SCI. 94158 USA yildiz@cmpmail. nasıl hareket ettiklerini gözlemledik. 2005-2007 yılları arasında yayınlanmış olan eserlerin Üniversitelere göre genel bir değerlendirmesi yapılmıştır. Dr. bu proteinlerin iki bacağının nasıl yürüdüğü bu zamana kadar anlaşılamamıştı. ve iki ayağın bir biri ardına adım atmasının iki bacak arasındaki gerilim kuvvetine bağlı olduğunu gösterdi. CA.19. miyosin ve dynein proteinlerinin nasıl yürüdükleri sorusunu cevaplamak için kullanıldı. kinesin.edu Hücre içerisinde 15-20 nanometre (10-9 metre) boyutundaki çeşitli proteinler iş makineleri gibi çalışarak önemli görevler üstlenirler. Yapıları insana benzeyen bu proteinlerin iki ayakları ile aktin ve mikrotubule bağlanıp. Biyoloji Bölümlerimizde yapılan araştırmalara bağlı olarak. TRABZON Ç 008 Biyoloji Bölümlerimizde SCI Kapsamlı Dergilerde Yapılan Yayınlara Genel Bir Bakış Murat ÖZMEN İnönü Üniversitesi. bilimsel araştırma. onların insanlar gibi.edu. Ben araştırmalarımı hücre içinde taşımacılık yapan proteinlerin mekanizmasını çözmek üzerine yoğunlaştırdım. Prof. Curt KOSSWIG. FIONA. University of California. Buna göre. onların felsefesine katılmadığından dolayı Türkiye’ye göç etmiş bir bilim adamıdır. Biz. Ankara mkuru@baskent.000 kat ağırlığındaki dev kargoları hücrenin bir kösesinden diğerine taşımaktadırlar.tr Ord. Sonuçlarımız. Proteinlerin kendi bacaklarını aynı boyutta herhangi bir amino asit serisi ile değiştirdiğimizde ise tamamen hareket edemez oldular. proteinlerin bacaklarının ATP hidrolizi ile kuvvet ürettiklerini ve hareketi sağladığını. diğer disiplinler ile birlikte yapılmış olan ortak çalışmaların da genel bir değerlendirmesi ortaya konulmuştur.tr Bu çalışmada Web of Science (ISI) veri tabanı üzerinde bulunan Science Citation Index Expanded (SCI-EXPANDED) kapsamında taranan dergilerde yayınlanmış olan Biyoloji Bölümü adresli yayınların genel bir değerlendirmesinin yapılması amaçlanmıştır. Bu konuda ileri sürülen çeşitli modelleri test ettik. Biz öncelikle proteinleri hareketlerini fluorasan parçacıklarla gözlemleyebilecek FIONA (Fluorasan Parçacıklarla Bir Nanometre Çözünürlük) adını verdiğimiz bir teknik geliştirdik.

ikinci vatanı olarak tanımladığı bu ülkeye karşı son derece sorumlu hissederek. Biyologların “Meslek Yetki ve Sorumluluk Yasası” nı çıkarmada hayli geç kalınmıştır ve her geçen gün biyoloji ve biyologluktan bir kısım daha çeşitli meslek grupları kapsamına alınmaktadır. Türkiye ve Dünya faunasına yeni taksonların katılmasını sağlamıştır. onun gelişmesine büyük hizmetler vermiş. Yapılan plan. yarınımızın güvencesi genç nesillerimizi yetiştirmek görevini üstlenen tüm kurumlarımızın önemi ve toplumsal sorumluluğu giderek artmaktadır. meslektaşlarımızın teorik donanımları yanı sıra uygulama alanlarına yönelik eğitim süreçlerinden geçirilmesi ve benzeri yapılması gerekenler konusundaki duyarsızlık ile bu sorunlara yönelik çözüm giderek zorlaşmaktadır. Bu düşünce tarzı giderek özel sektörde de yaygınlaşmaktadır. çok sayıda Lisans ve Lisansüstü düzeyde ders vermiş. üniversiter yapılanmadaki programların çağdaş ve güncel ihtiyaçlar doğrultusunda düzenlenmesi gerekliliği. biyologların istihdamı ve özlük haklarının kesin hatlarıyla belirlenmesi konusunda ivedilikle davranmamız gerekmektedir ve sorumluluğumuzu artmıştır. TRABZON Dünya çapında ünlü bir bilim adamı olan Ord. 90 . Biyologların istihdamında yaşanan sorunlar gelecek kaygıları ve kuşkular nedeniyle de genç biyologların mutsuz. Çağdaş ve evrensel bilim dalları içinde BİYOLOJİ genel anlamda “Hayata dair her şeydir” diye tanımlayabileceğimiz en önemli temel bilim dallarındandır. Prof. Dünyadaki çağdaş ve modern yaklaşımlı gidişe katılmamız yaşam boyu biyoloji eğitimi. Dr. özendirilmiş ve ödüllendirilmiştir. Zoocoğrafya konusunda çok sayıda bilimsel makale yayınlamış. keza yakın ve uzak geleceğimizde ulusal çıkarlarımızın korunması açısından biyolojinin önemi her geçen gün inanılmaz bir hızla artmaktadır. Ç 011 Ülkemizde Biyoloji Bilimi ve Biyologların Konumu Alev HALİKİ UZTAN Ege Üniversitesi Fen Fakültesi. doğru bilgi ve bilime açık. Türkiye’de Biyologlar Derneği gibi. Kendi ifadesiyle “Kendisini. Buna ek olarak akademik çevrelerdeki tüm eğitim ve öğretim gayretlerine rağmen. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Mecmuası gibi. Oysa hiç şüphe yoktur ki ülkemizin konumu. çok sayıda bilim insanının yetiştirilmesinde doktora tez yöneticilikleri yapmıştır. Curt KOSSWIG’in ismi verilmiştir. Dr. Ancak ülkemizde. dinamiklerini mesleğine yansıtamayan bir umutsuzluk içinde oldukları görülmektedir. Ayrıca Manyas Gölü Milli Parkı (Manyas Kuş Cenneti)’nı keşfetmiş ve kurmuştur. Rumeli Hisarı-Aşiyan Mezarlığında ebedi uykusuna yatmıştır. modern evrensel değerlere sahip. düzenlenen yönetmeliklerde de halen bu izler görülmekte hatta giderek artmaktadır. Artan ekolojik sorunlar nedeniyle yaşanan olumsuzluklar dünyanın gelişmiş ülkelerinde toplumların biyoloji ve ilgili bilimsel gerçekler konusunda bilgilendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. 35100 İzmir alev. Prof. Türkiye’de görev yaptığı 1937-1954 ve 1969-1971 yılları arasında. modern biyoloji biliminin kurulmasına. bilimsel dergilerin yayımını teşvik etmiştir. Bunun en büyük nedenlerinden biri de biyologluğun kamu kurum ve kuruluşlarında belli meslekler için destek hizmeti veren bir bilim dalı muamelesi görmesidir. Bugün biyologlar hala “İstiklal. Biyoloji Bölümü. eğitimin ilk aşamalarından itibaren çocuklarımızın ve giderek gençlerimizin içinde yaşadıkları çevrede. ilk bilimsel derneklerin kurulmasına öncülük etmiş. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bornova. Prof. Curt KOSSWIG. Örgütsel yapılanmadaki eksikliğimiz.19. Anadolu fauna’sının ortaya çıkarılması için bilimsel geziler düzenlemiş.tr Ülkemiz. program ve uygulamalarda. birlikte yaşadıkları tüm canlılarla sıcak bir ilişki kurmaları ve doğru öğrenme yöntemlerinin uygulanması noktasındaki eksiklikler yadsınamaz.edu. Dr. belgelerle genç biyologlara tanıtılmaya çalışılacaktır. çevre kirliliği ve küresel ısınmaya bağlı sorunların durdurulamaması. morali yüksek. Biyoloji biliminin ve biyologların yerinin ülkemizde de hak ettiği noktaya ivedilikle ulaşması umuduyla. Çağımızda en hızlı gelişmeler biyoloji alanında yaşanmaktadır.haliki@ege. Bu bildiride Türk Biyoloji bilimine büyük hizmetler vermiş olan Ord. 7 Alttür ve 28 tür olmak üzere toplam 42 yeni taksona Ord. Bugün dünyada biyolojinin ve biyoteknolojinin her alanında yapılan çalışmalarla. Curt KOSSWIG. korumamız ve sahiplenmemiz gereken biyolojik zenginliklerimiz. günümüz çağdaş bilgi toplumları arasında alması gerektiği yer konusunda başta üniversitelerimiz olmak üzere hızlı bir gelişim ve sürdürülebilir bir ivme içinde olmak zorundadır. makro ve mikro flora ve faunanın önemi. susuzluk. Türk doğa bilimleri tarihindeki unutulmaz yerini alarak. İstikbal ve İstikrar arayışındadır”. Bu bilinçle her kesimde geleceğe güvenle bakan. moleküler biyoloji ve genetiğin önemi anlaşılmış. Bu nedenle 7 cins. Biyoloji Bölümü.

TRABZON Ç 012 BiyoEkonomi’de Biyorafinerilerin Yeri ve Önemi Nazif KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi. Fen Fakültesi. Mikroçeşitlilik. biyoetanöl üretiminin kırsal kalkınma politikaları doğrultusunda ayrı bir önemi bulunduğu da ilgili çevrelerce kabul edilmektedir. bir farklılaştırma jeneratörü gibi çalışarak glikokonjugatlarda ince yapısal farklarla farklı biyolojik ligantları şekillendirir. Proteinlerin üç boyutlu katlanmalarını yönlendirerek. polimerler ve enerji ürünleri bulunmaktadır. Hücre yüzeyine ulaşan karbohidratlar bilgi alış-verişi için diğer hücre reseptörleriyle ilişkiye girerler. Son yıllarda biyoyakıtlar grubuna giren biyoetanol ve biyodisel gibi enerji ürünleri üretiminin gerek ulusal gerekse uluslararası ölçekte önemli bir ivme kazandığı görülmektedir. Biyoteknoloji ABD.tr Yeni yüzyıla girişle birlikte önem kazanmaya başlayan sürdürülebilir-kalkınma kavramı(konsepti) buna yönelik ekonomik model arayışlarını da beraberinde getirmiştir.edu. Glikozilasyonun değişebilirliği ile hem aynı protein ve lipidin birçok farklı özel biyolojik görevlerini gerçekleştirmesi ve hem de genomda neden beklenenden daha az gen bulunduğu açıklanır. Golgi sahasında proteinleri etiketleyerek hücre içine veya hücre yüzeyine yönlendirirler. Biyoekonomik süreçlerde kullanılan yenilenebilir hammaddelerin.. akla durgunluk verecek ölçüde farklı hücre tipi seçiciliğini belirleyerek doğadaki biyolojik çeşitlilikten birinci derecede sorumlu olurlar. Biyoetanol üretimine batıda Brezilya ve A. Fen Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Glikokonjugatlardaki oligosakkaritler hücre içi ve hücreler arası moleküler ve hücresel tanıma ile tanımanın engellenmesinde. hücresel tutunmada. Ç 013 Glikobiyoloji Sabire KARAÇALI Ege Üniversitesi. Bu bakımdan biyoetanolün yanı sıra başka katma-değerler de üretebilecek entegre tipte bir rafinerini modelinin nasıl olması gerektiği ülkemiz ekonomisi açısından ele alınması gereken önemli bir sorudur. Glikobiyoloji. Farklı hücre tiplerinde farklı glikozilasyon enzimleri bulunur ve özel bir hücre tipindeki özel glikozilasyon durumuna Glikotip denir. İzmir sabire. biyodisel üretimine ise başta Almanya olmak üzere A. petrolü kulanan kimya endüstrisinin temel oluşturduğu konvansiyonel ekonomiye yeni bir seçenek oluşturmaktadır. Bu ekonomik süreç için umut vaat eder bir durum da biyoteknolojik yöntemlerle biyoteryallerden bugün kimya endüstrisinin petrolden ürettiği ürünlere kalite yönünden eşdeğer ürünlerin üretilebilir olmasıdır. Ülkemizde son günlerde biyodizel ağırlıklı üretim girişimleri yoğunluk kazanmış olmakla beraber. Hücreler proteinlerin glikozilasyon profillerini değiştirerek ilişkili genin ifadesini değiştirirler ve böylece glikoproteinlerin görevlerini kontrol ederler. Biyoloji Bölümü. Moleküler Biyoloji ABD. Glikozilasyon mekanizmasıyla protein ve lipitlere bağlanan karbohidratlar hibrit molekülleri. biyosentezlerini ve şeker taşıyan biyomoleküllerin biyolojik görevlerini araştıran bilim dalıdır. Biyoloji Bölümü. glikokonjugatları oluştururlar.B. Bu soruya yanıt aramak üzere yapılacak sunumda biyorafinerilerin özellikleri ve işleyişleri tartışılmaya çalışılacaktır. Biyoetanol üretimi için kurulacak biyorafinerilerde üretilecek ürünlerin pazarlanması ile sağlanacak ekonomik getirilere ek olarak rafinerilerin çalışmasıyla ortaya çıkacak yeni istihdam olanaklarının kırsal-kalkınma sürecine önemli katkısı olacaktır. Aynı aminoasit dizisine sahip proteinlere farklı oligosakkarit yan zincirlerinin eklenmesi glikoformları oluşturur. modifikasyonları ve glikozilasyon hızları ile mikroçeşitlilik oluştururlar. enerji ve hizmet gibi ürünlerin ticari dağılım ve tüketimini ele alan bu modelin iticini gücünü günümüzde biyoteknoloji oluşturmaktadır. uygulanan üretim süreçleri ve ürünlerin çevreyle-uyumlu olması bu modele yüksek sürdürülebilirlik potansiyeli kazandırmaktadır. yaşlanması ve ölümü olaylarında. lipitlerin eriyebilirliklerini değiştirerek onların görevlerini ve diğer moleküllerle ilişkilerini belirlerler.B(Avrupa Birliği) grubu ülkelerde ağırlık verilmektedir. Son yıllarda“BiyoEkonomi” diye adlandırılan modelin sürdürülebilirlik açısından umut vaat eder çizgi izlediği bilinmektedir. Günümüzde biyo-materyal olarak tarımsal-ürün ve biyokitleyi kullanarak bunlardan biyoteknolojik yöntemlerle ürün üretip pazarlayan biyoekonomik süreç. karbohidratların karmaşık yapılarını. kansere değişimi de içine alan 91 .tr Karbohidratların enerji kaynakları. yapıdestek molekülleri olmalarına ek olarak çok daha fazla görevleri olduğu ve gerçekleştirdikleri moleküler olayları son yıllarda anlaşılmaya başlanmıştır. Biyoloji Bölümü.D gibi ülkelerde.karacali@ege. 06532 Beytepe. Bu ürünler arasında değişik kimyasallar. Teknolojik olarak biyolojik süreçlerle biyo-materyaller’den üretilen mal. hücre farklılaşması. Glikokonjugatların yapısındaki az sayıdaki monomerik birimlerinin sıralanma özellikleri.edu. Böylece diğer kimyasal etiketlerin aksine karbohidratlar. Ankara knazif@hacettepe.19.

hücre-matriks tanımasında. esculentum.19. Yeni stratejiler ve teknikler. Enfeksiyon hastalıkları. using different DNA based marker technologies a large number of molecular markers have been discovered for both monogenic and polygenic disease resistances and other value added traits. karbohidratların yapı ve görevlerini daha iyi öğrenmeyle birlikte daha iyi glikoproteinleri oluşturmaya ve ilaç geliştirilmesine yoğunlaşmaktadır. Susceptibility to Fenthion is observed on the detached leaves of tomato seedlings that carry the Pto gene conferring resistance to Pseudomonas syringae pv. Hücreler arası tanımanın örnekleri. But through traditional breeding the linkage between resistance and Fenthion susceptibility has been broken in many breeding populations. Like in any other crop. CA 95616 USA hasan_bolkan@campbellsoup. Similarly.com The genus Lycopersicon includes the cultivated tomato (L. The technology also offers considerable potential to transfer quantitative resistance because markers have high heritability and are not masked by environmental conditions. However. tomato. 28605 County Road 104. in tomato. Glikozilasyon metabolizmasında meydana gelen bozukluklar ile ilişkili enzimlerin kalıtsal mutasyonları. Screening tests for resistance to multiple pathogens using live inoculum could be problematic because infection by one pathogen may interfere with the infection by the other pathogen. breeding for disease resistance can be carried out were field inoculation of plants are not allowed. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Due to the fact that phenotypic selection has been the norm for quantitative traits. in the last 15-20 years important new tools have been developed in the area of molecular genetics that have revolutionized the moving of gene-associated traits from wild species to L. Glikobilimler adı altında toplanan Glikopatoloji. hematolojik. Also. The development of molecular marker closely linked to the Pto gene now allows selections for resistance without the use of the toxic insecticide. TRABZON patolojik değişmeler ile biyolojik olayların değiştirilmesini sağlayan hücre içi ve hücreler arası haberleşme ve bilgi naklinde. one of the marker systems that is becoming popular in tomato breeding is the 92 . transcript profiling and genetic analysis. and because of the need of large number of test environments and replicates to evaluate traits. Davis. In addition to high throughput of genotyping which allows a fast turnaround and precise selection of the desired traits. Glikobiyoloji çalışmaları. glikokonjugatlardaki şekerlerin moleküler yapılarının belirlenmesi. iltihaplanma bölgelerine özel lökositlerin toplanması. and variation in the aggressiveness of pathogen strains used for inoculation. An example of nonmolecular marker-assisted breeding in tomato is the use of the insecticide Fenthion as an indicator to select for resistance to bacterial speck disease. Today. The Marker-assisted breeding identifies genes linked to the markers. miktar ve fenotipik belirlenmeleri ile ilişkili enzimlerin genlerinin klonlanması alanlarında yapılmaktadır. Markerassisted breeding is also being used to produce new virus resistant and high solids tomato varieties. zararlıların enfeksiyonunda. non-molecular markers are also used in transferring genes that confer resistance to diseases. Ç 014 Molecular Breeding in Tomatoes: Traditional Vs Marker-assisted Breeding Hasan BOLKAN Campbell’s Agriculture Research Center. Although the term “marker-assisted breeding” is associated with molecular markers. markerassisted breeding eliminates the need of inoculation with a live pathogen thus avoids the errors caused by field infection such as escapees. Glikoimmunoloji ve Glikoteknoloji alanlarıyla birlikte gittikçe gelişmektedir. glikozilasyon mekanizmasının kontrolü. Included among the tools used are DNA marker technologies for genome analysis. glikokonjugatların şekillenme yetersizliği veya aşırı birikimine neden olarak önemli sağlık problemlerini işaret ederler. metabolizma ve sinir sistemi hastalıkları ile kansere değişim ve tümör oluşumunda glikozilasyon değişmeleri meydana gelir. the markers are more easily scored than the genes of a given trait. only a small percentage of the total genetic diversity in the Lycopersicon gene pool has been transferred to L. Böylece Glikobiyoloji. Marker–assisted breeding is a complimentary technology for use in conjunction with conventional breeding for genetic improvements. esculentum with more ease. The Mi-gene now can be scored by a PCR-based marker that is more tightly linked to Mi-gene than the Aps-1 isozyme. Biyoloji Bölümü. important traits in tomato plant follow a continuous distribution caused by the action and interaction of many genes and various environmental factors. simbiyotik ilişkilerde. proteinlerin hücre içi-hücreler arası trafiğinde ve hücre göçünde görülür. Marker–assisted techniques avoid infections and help to introduce multiple genes each with different resistance to different pathogens. However. esculentum) and its wild species which carry a wealth of genetic variability. the isozyme marker Aps-1 was used extensively as a substitute for screening with live nematodes to select for the Mi resistance gene. immün reaksiyonlar ile metastazda. These tools are being used aggressively by most institutions involved in plant breeding. hücresel aktivite ve gen kontrolünde reaksiyonları açma-kapama gibi ince ayarlar yaparlar.

It is most prolific of all marker types.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON single nucleotide polymorphism (SNP). very effective and inexpensive with enormous potential for multiplexing. 93 . Biyoloji Bölümü.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON 94 .19.

19. Biyoloji Bölümü. TRABZON Mikrobiyoloji Sözlü Bildiri Özetleri 95 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON 96 . Biyoloji Bölümü.19.

Lysine oksidaz ve methionin liyaz) sadece birkaç gramnegatif bakteri tarafından sentezleni. Giresun ayergene@yahoo. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2 1 Kırıkkale Üniv. Nano-mikro partiküler ince seramik tozları kozmetik sektöründe de kullanılmaya başlanmıştır ve bu nedenle antimikrobiyal ve antifungal özellikleri gündeme gelmiştir. Fatih KUTLUER1. Elde edilen biyosurfektanların antibakteriyel ve antifungal aktiviteleri disk difüzyon metoduna göre Bacillus subtilis (ATCC 6633). TRABZON SM 001 Yüksek Teknolojiye Uygun Olarak Hazırlanan ZnO nanokristallerinin Karakterizasyonu ve Antimikrobiyal/ Antifungal Aktivitelerinin Tayini Aysun ERGENE1.3M) derişimde sentezlenen ZnO nan-mikro partiküllerinin antimikrobiyal ve antifungal özellikleri çift tabakalı olarak hazırlanan Muller Hılton Agar besiyerlerinde koloni sayımı ile incelenmiştir. Fen-Ed. ZnO. antimikrobiyal..19. antineoplastik ajanlar. Böl.. Biyoloji Bölümü. Bu enzimlerin sitotoksik etki mekanizması genellikle onların doğal substratları olan amino asitler bakımından oksotrof kanser hücrelerinin bu amino asitlerden yoksun bırakılmasına dayanır. Escherichia coli (ATCC 25922) bakteri kültürlerine ve Candida albicans (ATTC 60192) kültürüne karşı test edilmiştir. Biy. sıvı ve gazlar arasındaki yüzey ve iç yüzey gerilimi azaltabilen amfilik bileşiklerdir. Biyoloji Bölümü. Böl. methionin liyaz. Fak. %5’lik peyniraltı suyu ile zenginleştirilen besiortamında 0.fadime@gmail.edu. Biyosurfektanların gram olumsuz bakteriler karşı daha etkili olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: antimikrobiyal. Biy. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Böl. Aysun ERGENE1. Ayrıca S. 44280 Malatya hgeckil@inonu. Emine ÖZTÜRK1.. Emine YALÇIN1. Nio gibi nano-mikro partiküller geniş bir kullanım alanına sahiptiler. Kırıkkale 2 Giresun Üniv. Bu çalışmada iki farklı (0. Böl. Fen-Ed. Birçok mikroorganizma farklı kültür ortamlarında farklı yapılarda biyosürfektanlar sentezlemektedir.. kanser kemoterapisi. partikül boyutu. Fak. Kezban ADA1.coli’nin ise daha dirençli olduğu gözlenmiştir. Emine YALÇIN1. Fak. Fen-Ed. Anahtar Kelimeler: Partikül şekli. vitreoscilla hemoglobini Süt Fabrikası Atık Sularından İzole Edilen Biyosurfektanların Antimikrobiyal ve Antifungal Etkilerinin Araştırılması Fadime YILMAZ1. Biy.tr Kanser kemoterapisinde yaygın olarak kullanılan birkaç enzim (L-asparaginaz. Fen-Ed. Düşük ZnO derişiminde S. Nanokristallerin çapları 10-1000 nanometre arasında değişen katı parçacıklardır ve gün geçtikçe bu alandaki çalışmalar dinamik bir şekilde artmaktadır. Besi ortamında ZnO ince seramik tozlarının derişiminin artması ile birlikte E.com Çeşitli özel yöntemlerle kullanım alanlarına göre özellikleri istenilen yönde değiştirilerek hazırlanabilen ileri teknoloji seramiklerinin oksit olanları TiO2. Kanser Kemoterapisinde Kullanılan Bakteriyel Enzimler Hikmet GEÇKİL İnönü Üniversitesi. katı. Biyosürfektanlar.. Anahtar Kelimeler: L-asparaginaz. Biy.. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu sözlü bildiride bakteriyel orijinli kanser kemoterapi ajanlarının etki mekanizmaları ve üretimini sınırlayan faktörler üzerinde durulacaktır. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2 1 Kırıkkale Üniv. Staphylococcus aureus (ATCC 25923). E. Kırıkkale 2 Giresun Üniv. aureus bakterisinin nanopartiküller varlığında belirgin pigment oluşturduğu gözlenmiştir. Emine ÖZTÜRK1..98 gr/l biyosürfektan elde edilmiştir. Fak. antifungal SM 003 Biyosurfektan. lizin oksidaz.com Bu çalışmada süt fabrikası atık maddesi olarak bilinen peyniraltı sularından izole edilen 97 . antifungal SM 002 Pseudomonas aeruginosa kullanılarak ramnolipit biyosürfektanı elde edilmesi amaçlanmıştır. Fadime YILMAZ1.. Giresun y.. coli bakterisinde büyümenin inhibe olduğu tespit edilmiştir. ZnO... aureus bakterilerinin büyümesinin azaldığı. kemoterapötik enzimler..075 ve 0.

Ankara halildundar1@gmail.) ile ileri arıtım sistemlerinde (O3. Kaynaklar Kampusu. ev gereçleri. Büyük ölçekte bakteriyosin saflaştırılması için bu teknikler uygun değildir. Diğer etki mekanizmaları ise diğer bakterilerin otolizin enzimlerini aktive ederek hücre duvarını eritmesi ile olmaktadır. Mühendislik Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Günümüzde geniş bir kullanım aralığına sahip olan antibiyotikler insan ve hayvansal tıpta tedavi edici amaçlar için sıklıkla kullanılır. Ayrıca bu teknikler zaman alıcı olup.) arıtılamadığından arıtma tesisi çıkış sularında ve alıcı ortamlarda bulunmaktadır. jel-filtrasyon kromatografisi. gıda üretimi. Antibiyotikler konvansiyonel aerobik çamur sistemleri (aktif çamur prosesi. ilaç endüstrisi. Buca.edu.19.tr Antibiyotikler mikroorganizmaların büyümesini durduran veya öldüren biyolojik kaynaklı ya da sentetik olarak elde edilen çok etkili biyoaktif maddelerdir. çiftlik hayvanlarının üretimi. Quinolonlar. Anaerobik arıtma teknolojisi kağıt. 98 . Pediococcus ve Leuconostoc gibi birçok laktik asit bakterisi bakteriyosin üretmektedir. TRABZON SM 004 SM 005 Leuconostoc mesenteroides subsp. Tınaztepe. saflaştırma.celebi@deu. Etki mekanizmalarına ve kimyasal yapılarına göre β-Laktamlar. ürünler üzerine spreyleme. Carnobacterium. Aminoglikozidler. Oksazolidler. Bu peptit antimikrobiyal maddeler duyarlı bakterileri hücre zarlarında gözenekler oluşturarak inhibe ederler. H2O2. İzmir hakan. Genelde antibiyotik içeren ilaç endüstrisi atık sularının inert KOI oranları ve zor ayrışan madde düzeyleri yüksek olup kolay ayrışan KOI oranları düşüktür. Ayrıca ileri arıtımın yetersiz ve pahalı olması da antibiyotiklerin arıtımında bir diğer olumsuz faktördür. ileri oksidasyon. katkı maddesi ve ilaç olarak kullanımı homojen olarak saflaştırılmalarını ve yeterli miktarda saflaştırılmış ürünü gerekli kılmaktadır. Bakteriyosinlerin karakterizasyonu ve biyokimyasal yapılarının ortaya çıkarılması. ODTÜ. biyodisk. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. katyon değiştirici kromatografi. Antibiyotiklerin anaerobik koşullarda arıtılabilirliği ile yapılmış çok az sayıda çalışma bulunmaktadır. özellikle de laktik asit bakterileri tarafından sentezlenenlerin saflaştırılmaları bu moleküllerin diğer moleküller ile agregatlar oluşturma eğilimi ve hidrofobisitelerinden dolayı zor olmaktadır. Antibiyotiklerin BOI5 / KOI oranları düşük olduğundan bu oranın Anaerobik Çok Kademeli Yatak Reaktör (ÇKYR) / Aerobik Sürekli Karıştırmalı Tank Reaktör (SKTR) ardışık proseslerle arttırılması ve böylece biyolojik ayrışabilirliğinin arttırılması düşünülmektedir. Delya SPONZA Dokuz Eylül Üniversitesi. Antibiyotikler biyolojik ayrışmaya dayanıklı olmaları nedeniyle değişik ortamlarda birikmektedirler.com Laktik asit bakterileri tarafından üretilen bakteriyosinler protein yapısında. Bu tekniklerin çoğu az miktarlarda yeterince saf bakteriyosin saflaştırılmasını mümkün kılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Bakteriyosin. tıbbi atıklar. Kanalizasyon. UV. SDS-PAGE protein Antibiyotiklerin Anaerobik Ayrışabilirlikleri Hakan ÇELEBİ. Antibiyotik içeren atıksuların inert KOI oranları değiştirilemeyeceği için zor ayrışan organik maddenin anaerobik koşullarda aklimasyon ile atıksuyun bu zor ayrışan maddelerinin mikroorganizmalar tarafından alınmasını sağlamak önemlidir. lagünler vb. cremoris Tarafından Üretilen Bir Bakteriyosinin Büyük Ölçekte ve Hızlı Saflaştırılması Halil DÜNDAR Orta Doğu Teknik Üniversitesi. Çevre Mühendisliği Bölümü. Biyoteknoloji Anabilim Dalı. Bu çalışmada Leuconostoc mesenteroides subsp. Tetrasiklinler. hidrofobik etkileşim kromatografisi ve ters faz likit kromatografisi sıklıkla kullanılmaktadır. ters osmoz vb. endüstrideki aktiviteler. deri. tekstil endüstrisinin yanında antibiyotik içeren ilaç endüstrisinin atıksularının da arıtılmasında kullanılmaktadır. Laktik asit bakterilerinin ürettiği bakteriyosinlerin saflaştırılmasında kültür süpernatantından amonyum sülfat ile çökeltme. tedavi edici antibiyotiklerin kalıcı konsantrasyonları çevrede bulunur. cremoris tarafından üretilen bir bakteriyosin kalsiyum silikat ve amberlit XAD16 kullanılarak ve kolon kromatografisine gerek duymadan daha süratli bir şekilde ve büyük ölçekte saflaştırılmıştır. kısa zincirli ve ribozomal olarak sentezlenen antimikrobiyal maddeler olup bunların çoğu gıdalarda bozulma nedeni olan bakterilerin ve patojenik bakterilerin büyük çoğunluğunu inhibe etmektedir. balık çiftlikleri gibi faaliyetler antibiyotiklerin temel kaynaklarını oluşturmaktadır. Linkosamidler. Lactobacillus. Bu nedenle. Makrolidler. pahalı ekipmanlar gerektirmekte ve bakteriyosin aktivitesinde kayıplara neden olmaktadırlar. Lactococcus. Bakteriyosinleri saflaştırılmaları. Enterococcus. kromatografi. Sülfa antibiyotikler ve Sasilik peptidler olmak üzere 9 ana başlık altında sınıflandırılmaktadır.

linkosamidler. nispeten yüksek nem oranı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Elde edilen toplam 290 Aktinomiset izolatının çeşitli test mikroorganizmalarına karşı antimikrobiyal aktiviteye sahip metabolit üretim potansiyelleri “agar piece” metodu kullanılarak araştırılmıştır. İsmail KARABOZ. Bu çalışmada Türkiye’nin 10 farklı ilinde yer alan. Aktif maddenin antimikrobiyal etkisi.gün başladığı ve 5. eritromisin ve amoksisilin antibiyotiklerinin dozları belirli konsantrasyonlarda arttırılarak anaerobik reaktör verim özellikleri KOI giderimleri. Sonuç olarak antimikrobiyal etkili metabolit üretiminin 3. antimikrobiyal aktivite değerleri belirlenmiştir. eritromisin ve amoksisilin antibiyotiklerinin ardışık anaerobik MBR reaktör / aerobik CSTR reaktörlerde arıtılabilirliği incelenecektir. Bu amaçla Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 7 adet klinik izolat incelenmiştir. glukoz miktarı. epidermidis izolatlarının oluşturdukları biyofilmlerin lizostafine olan duyarlılıklarının ise ≥3. mağara oluşumları ile ilişkileri konusundaki bilgi birikimi oldukça sınırlı durumdadır.19. Fen Edebiyat Fakültesi. Ayıca aerobik reaktör verim özellikleri ile KOI ve oksitetrasiklin. Aslı ÖZKIZILCIK Ege Üniversitesi. Ali KOÇYİĞİT. İzolatların genelde penisilinler ve makrolidler grubu antibiyotiklere dirençlilik gösterirken. 26480. TRABZON Bu çalışma kapsamında insan ve hayvan sağlığı için yaygın olarak kullanılan oksitetrasiklin. karanlık ortam ve düşük organik madde miktarı ile karakterize olan özel biyotoplardır. Kullanılan 8 izolatın tümü sadece vankomisine % 100 oranında ve 7 izolatın da imipeneme karşı % 87. aktif-yarı aktifpasif özellikli. Anahtar Kelimeler: Aerobik-Anaerobik-İleri Arıtım.5 oranında duyarlı oldukları belirlenmiştir. antibiyotik. stabil sıcaklık. biyofilm.6 µg/ml olduğu gözlenmiştir.5 McFarland standardına göre ayarlanarak Disk Difüzyon yöntemiyle 10 farklı gruptan 15 farklı antibiyotiğe ve ayrıca antimikrobiyal ajan olarak da lizostafine olan duyarlılıkları incelenmiştir. yara. kan kültürü ve apse) elde edilmiş olup. lizostafin.-6. eritromisin ile amoksisilin antibiyotiklerinin giderim verimi izlenmiştir. tilosin. Anıl HAN Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Amoksisilin. günlerde en yüksek seviyeye ulaştığı gözlenmiştir. pH değişimi. glikopeptid.tr Mağaralar. populasyon dinamikleri. Biyoloji Bölümü. Mustafa YAMAÇ. tilosin. karbapenem. yapılan Kongo Red boyaması sonucu biyofilm oluşturdukları görülmüştür. tilosin. Streptomyces M1492 tarafından üretilen metabolitler uygun çözücüler ile ekstrakte edilerek ince tabaka kromatografisi ile ayrılmış ve spotların biyoaktiviteleri biyootoğrafi yöntemiyle belirlenmiştir. mağaralarda yer alan heterotrof bakteriler arasında aktinomisetlerin dominant olduğunu ifade etmektedir. Minimum İnhibitör Konsantrasyon ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyon verileri kullanılarak değerlendirilmiştir. HCO3 alkalinitesi ile VFA konsanstrasyonlarının değişimleri ile incelenecektir. yatay ve dikey uzanımlı. aminoglikosit. Fen Fakültesi. Aktif maddenin 30 dk 60 ºC sıcaklığa karşı dirençli. henüz mağara mikrobiyolojisi konusunda başlangıç aşamasında olan ülkemiz için daha da geçerlidir. Oksitetrasiklin. Bu durum. Anahtar Kelimeler: Staphylococcus epidermidis. disk difüzyonu 99 . folat yol izi inhibitörleri gruplarına duyarlı oldukları saptanmıştır. Tilosin SM 006 Türkiye’nin Karstik Mağaralarından Elde Edilen Streptomyces İzolatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Semra YÜCEL. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı cerciburcu@hotmail. Bu izolatlara pozitif kontrol olarak S. toplam gaz üretimleri.Eskişehir myamac@ogu. 5 dk 100 ºC sıcaklığa karşı ise duyarlı olduğu belirlenmiştir SM 007 Staphylococcus epidermidis Klinik İzolatlarının Biyofilmleri Üzerine Lizostafinin ve Değişik Antibiyotiklerin Etkisinin Araştırılması Burcu ÇERÇİ. Aktinomisetlerin mağara habitatlarındaki varlığı. M1492 kodlu Streptomyces izolatı ile gerçekleştirilen fermentaasyon çalışmalarında. epidermidis ATCC 12228 tip türü eklenerek oluşturulan 8 izolatın 24 saatlik kültürleri 0. en uzunu 6052 metre ve en derini 368 metre olan toplam 19 mağaradan mikrobiyolojik örnekleme yapılmıştır. Anaerobik reaktör çıkış suyu aerobik reaktör beslemesi olarak kullanılacaktır. S. yüksek aktivite gösteren 7 izolatın 3 farklı klinik bakteriye karşı antimikrobiyal aktivitesi ayrıca araştırılmıştır.com Bu çalışmada Staphylococcus epidermidis’in oluşturduğu biyofilmler üzerine lizostafinin ve değişik antibiyotiklerin etkisi araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. Kaynaklar. Standart test mikroorganizması olarak 8 bakteri ve 4 fungus suşunun kullanıldığı çalışmada. Eritromisin. Bu izolatlar 4 farklı kaynaktan (idrar. Oksitetrasiklin. kuru hücre ağırlığı.edu. BOI5 / KOI Oranı. büyüme özellikleri.

84 mg/ml). Aeruginosa ATCC 27859. S. Çalışmamızda. Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO)’nın 91 ülkenin farmokopilerine ve tıbbi bitkiler üzerine yapılmış olan bazı yayınlarına dayanarak hazırladığı bir araştırmaya göre. Salmonella enteritidis ATCC 14076. Nurcan ERBİL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Tunısıa ihkaraman@yahoo. Antiviral. Aspergillus flavus. yeşil ve siyah çay 0. xylosus bakterileri kullanılmıştır. Biyoloji Bölümü. yeşil çay ile 51 mm. Aouni MAHJOUB2 1 Gaziosmanpaşa Üniversitesi. Aspergillus niger ATCC 16404. çalışmada kullanılan diğer antibiyotiklerin yeşil ve siyah çay ile değişen oranlarda sinerjitik etkilerinin olduğu gözlenmiştir. aktivite. süt salgısını önlemede kullanıldı bilinmektedir. Ampicilline ve Penicilline G antibiyotikleri ile. (Hayıt) Bitkisinin Sitotoksik. Aspergillus terricola. siyah çay ile de 50 mm inhibisyon zonu ile engellediği tespit edilmiştir (MIC değeri. Fen Edebiyat Fakültesi. aureus ATCC 29213. Türkiye. yeşil çay 0. Çalışmada. Cephalosporine antibiyotiği S. Ahlem BEN SASSI2. Streptomycine S.com Tarihin ilk dönemlerinden günümüze kadar insanlar bitkilerden besin maddesi olarak faydalanmış ve şifa aramışlardır. siyah çay 0. kan akışını durdurmada. Hayıt bitkisinin uterus rahatsızlıklarında. Antibakteriyal ve antifungal aktiviteler için Disk difüzyon ve Mikrodilüsyon (MIC) yöntemleri kullanılmış ve pozitif ve negatif örneklerle karşılaştırılmıştır. Streptomycine 5 µg/ml. Staphylococcus sciuri. epidermidis’in gelişmesini 35 mm inhibisyon zonu ile engellerken. epidermidis. Biyoloji Bölümü. Proteus vulgaris KUEN 1329. mevcut bitkisel çeşitliliği yönünden oldukça dikkate değer ve zengin bir floraya sahiptir. Cephalosporine >30 µg/ml. (Hayıt) bitkisi seçilmiştir.tr Bu çalışmada. E. Enterococcus faecalis ATCC 29122.Fen Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Camellia Staphylococcus sp. 2 maya izolatı (Candida albicans ATCC 1213. seksüel hormon salgılanmasını artırmada. Kahramanmaraş mdigrak@ksu. haemolyticus ve S.edu. Ulocladium atrum. S. E. S. özellikle su kenarlarında yaygın olarak bulunan Vitex agnus-castus L..84 mg/ml). Ancak her bitkinin düşünüldüğü kadar yararlı olmadığı yada yararlı etkilerinin yanında organizma için az yada çok zararlı olabilen başka etkilerinin de olduğu görülmüştür. antimiktobiyal sinerjitik etki SM 009 sinensis. çay (Camellia sinensis) yapraklarından elde edilen sulu ekstraktların bazı Staphylococcus türleri üzerine antimikrobiyal ve bazı antibiyotiklerle sinerjitik etkileri araştırılmıştır. Candida albicans ATCC 1213. Department of Virology. B. Candida utilis 1031. Buna ek olarak. P. Biyoloji Bölümü. Penicillium purpurogenum. bilim adamlarını doğal kaynaklı ilaçları araştırmaya itmiştir.78 mg/ml. Vitex agnus-castus L.19. Streptococcus pyogenes ATCC 13076). Faculte de Fharmacie. Penicillium verrucosum var. hominis.000 civarındadır. Ekstraktımızın RD (Rhabdomyosarcoma) hücreleri üzerinde yapılan sitotoksik çalışmada ise LD50(CC 50) dozu 0. Coli. Antifungal denemeler sonucunda ise ekstraktımızın herhangi bir antifungal özellik göstermediği ortaya konulmuştur. Streptomycine..2 100 . Cephalosporine. Araştırma sonucunda. Pseudomonas aeruginosa ATCC 9027. yeşil çay ektraktı ile 20 mm. auricularis üzerinde antimikrobial etki göstermezken. Antibakteriyal ve Antifungal Aktivitelerinin İncelenmesi İsa KARAMAN1. E. Monastir. diğerlerinde ise belli oranlarda aktivite tespit edilmiştir. Cladosporium sp. Akhisar İlçesi yöresinden toplanan Hayıt bitkisinin yaprakları kurutularak Soxhelet yöntemi ile metanol ekstraktı hazırlanmıştır ve ekstraktın biyolojik aktivitesi test edilmiştir. S. aureus. auricularis. 10 fungus izolatı (Alternaria alternata. Ege Bölgesi ve Marmara Bölgesi’nde. Ayrıca. Candida utilis KUEN 1031). coli 1/1-1/256 consantrasyonlarında hiçbir biyolojik aktivite göstermediği belirlenmiş. Denemelerde 10 bakteri suşu (S. Son yıllarda antibiyotiklere dirençli suşların ortaya çıkması ve doğal kaynaklı ilaçlarda görülmeyen veya az görülen yan etkilerin sentetik ilaçlarda dikkati çekecek kadar çok olması. Trichothecium roseum. Bu çalışmada Manisa İli. Zelal AKSOY Kahramanmaraş Sütçü imam üniversitesi. Ekstraktımızın bakterilere karşı yapılan deneme sonuçlarında S.cyclopium) ve 2 virüs türü (Herpes Simplex Virus 1(HSV1) ve HSV2) kullanılmıştır. TRABZON SM 008 Yeşil ve Siyah Çayın (Camellia sinensis) Antimikrobiyal ve Bazı Antibiyotiklerle Sinerjitik Etkisinin Araştırılması Metin DIĞRAK. subtilis DSM4312. siyah çay ekstraktı ile 18 mm inhibisyon zonu oluşturmuştur (MIC değeri. Tokat 2 Monastir University. Sitotoksik ve antiviral aktivite için ise Hücre kültürü ve mikroskobik metod kullanılmıştır. tedavi amacıyla kullanılan tıbbi bitkilerin toplam miktarı 20. faecalis.

pulcherrima türü mayalar salgıladıkları pulcherrimin nedeniyle kırmızı pigmentasyon zonu oluşturduklarından bu tür maya kolonileri üreme ortamından alınıp API ID32c kiti kullanılarak türleri belirlendi. Medine GÜLLÜCE1. Aspergilus SM 011 Metschnikowia pulcherrima Türü Mayaların İzolasyonu ve Pulcherrimin’in Antimikrobiyal Aktivitelerinin Araştırılması Sezai TÜRKEL Uludağ Üniversitesi. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi. Biyokontrol. Mağara sistemlerinde kalsit oluşumu kalsiyum iyonları.8S rDNA bölgeleri PCR ile çoğaltıldı. Erzurum 4 Atatürk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü. M. M. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü.com Farklı bir ekosistem olarak mağaralar. pulcherrima olduğu belirlenen maya örneklerinden genomik DNA saflaştırılıp 5. Candida. 16059. Antimikrobiyal aktivite. karbondioksit konsantrasyonu ve su buhar yoğunluğu ile ilişkilendirilmektedir. Antiviral sonuçlar. Furkan ORHAN4. Anahtar Kelimeler: kalsifikasyon Mağara. bakteri. Günümüzde özellikle içlerinde sarkıt-dikit gibi damlataşı adı verilen oluşumlar yönünden zengin olan kireçtaşı mağaraları daha çok dikkat çekmektedir. Pulcherrimin’in beş farklı Candida albicans suşuna karşı önemli derecede inhibitor etkisi olduğu görüldü. pulcherrima türlerinin rDNA dizilerinin daha önce tanımlanan M. Hakan ÖZKAN3. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. pulcherrima türlerinin antimikrobiyal aktiviteleri koloniler etrafındaki inhibisyon zonları ölçülerek belirlendi. Fen-Edebiyat Fakültesi. pulcherrima suşları ile %97 benzerlik gösterdiği belirlendi ve izole edilen suşlar farklı M. API kiti ile %98 olasılıkla M. pulcherrima suşları tarafından salgılanan pulcherrimin pigmentinin en çok Candida parapsilosis ve Trichosporon mucoides türü patojenik mayalarda üremeyi inhibe ettiği bulundu. Fikrettin ŞAHİN2. M. Mağaralar oluşum ve gelişim şekillerine göre farklılık göstermektedir. İstanbul 3 Refik Saydam Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü. Fakat mağara bilimcileri damla taşlarının oluşumuna mikroorganizmaların katıldığını iddia etmişler ve farklı mağaralarda yapılan çalışmalar ile bu iddialarını kanıtlamışlardır. Metschnikowia pulcherrima türü mayalar olgun siyah üzüm meyvelerinden standart mikrobiyolojik yöntemler kullanılarak saflaştırıldı.25µg/ml de 1. Biyoloji Bölümü. coli ve Mağara Sistemlerinde Kalsit (CaCO3) Oluşumu Ve Bakterilerin Etkisi Özlem BARIŞ1. HSV2 için 156. Araştırmamızda Metschnikowia pulcherrima türü mayalar izole edilerek bu mayaların patojenik mayalara. Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. pulcherrima türlerinden alınan örnekler uygulandı. bilim insanları tarafından keşfedilmekte çok gecikmemiştir. Yerel kaynaklardan izole edilen M. Önce Pulcherrimine duyarlılıkları test edilecek mikrorganizmalar logaritmik faza kadar üretilip minimal petrilere ekildi ve üzerlerine logaritmik fazdaki farklı M. Yerel kaynaklardan izole edilen M.25µg/ml de 104 olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada. Bu araştırma TÜBİTAK tarafından (Proje no: TOVAG 104 O 270) desteklenmektedir. SM 010 Proteus vulgaris türü bakterilere ve Aspergillus niger’e karşı da antimikrobiyal aktivitesi olduğu bulundu. Çoğaltılan rDNA örneklerinin nükleotid dizileri belirlendi ve bu rDNA dizilerine göre maya örneklerinin türleri NCBI gen bankası kayıtları ile karşılaştırıldı. HSV1 için 156.19. Fen Edebiyat Fakültesi. pulcherrima suşları olarak tanımlandı. bakterilere ve küflere karşı olan antimikrobiyal etkileri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Pulcherrimin.4 1 Atatürk Üniversitesi. Kireçtaşı mağaralarında yoğun olarak bulunan ve ana bileşenleri çoğunlukla kalsit olan damlataşları insanları güzellikleri ile sediment bilimcileri ise içerikleri ve oluşum şekilleri ile cezbetmektedir. TRABZON mg/ml olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak damlataşlarından izole edilen bakteriler laboratuar ortamında kalsit oluşturdu tespit edilmiştir. Bursa sturkel@uludag.12x106. Benzer şekilde Pulcherrimin’in E. pulcherrima suşlarının patojenik mikroorganizmalara karşı kullanımını test etmek için antimikrobiyal aktiviteleri belirlendi. Erzurum 2 Yeditepe Üniversitesi. Erzurum ili içerinde yer alan kireçtaşı mağaralarında ki damlataşlarından bakteri izolasyonu yapılarak laboratuar ortamında bakterilerin kalsit oluşumuna katılıp katılmadığı araştırılmıştır.4.edu. kalsit.tr Metschnikowia genusunda yer alan maya türleri antimikrobiyal aktiviteleri açısından çok zengin olup bu türler biyokontrol amaçlı olarak kullanılmaktadır. Erzurum ozlembaris@gmail. Tülin ÖZBEK3. 101 .

diyatomeler (% 31. Biyovolüm Miktarının Değerlendirilmesi ve Limnoekolojik Özelliklerinin Çok Yönlü İstatistiksel Analizlerle İncelenmesi Abuzer ÇELEKLİ. 34. Annarita POLI2. Okan KÜLKÖYLÜOĞLU Gaziantep Üniversitesi.002). Cyanoprokaryota (7). ekzopolisakkaritler SM 014 Bazı Termofilik Anaerobik Bakteriler ile Siklodekstrin Glikoziltransferaz Üretimi Ayşe AVCI. Bir sucul sistemdeki değişimlerin anlaşılmasında yeni geliştirilen fonksiyonel grupların belirlenmesi önemli yer tutmaktadır. fizyolojik. Ankara avciaysetr@yahoo. kuantatif olarak Chlorophyceae (26). bu çalışmada tanımlanan bu bakterinin değişik karbon kaynaklarında üremeleri test edilmiş ve ürettikleri toplam ekzpolisakkaritleri (EPS) çalışılmıştır. 34. Biyoloji Bölümü. Ağırlıklı Ortalama Regresyonuna (Weighted Average Regression) göre ise fitoplankton türleri farklı çevresel koşullarda farklı ekolojik tercihler gösterdiği belirlenmiştir. Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare. Napoli 80078.6) takip ettiği belirlenmiştir. Ayrıca. optimum ve tolerans. hareketli. CCA.edu. Peridinium willei. crotonensis ise göl sularının karışım gösterdiği sonbahar ve ilkbahar mevsimlerinde gelişme göstermiş ve P fonksiyonel grupta yer almaktadır. yağ asitleri. Anahtar Kelimeler: Fitoplankton. Fonksiyonel E grubunda yer alan D. aylık olarak Haziran 2003-Haziran 2005 arasında çok yönlü istatistiksel teknikler kullanılarak incelenmiştir. TRABZON SM 012 Abant Gölünün Trofik Yapısı. F. Kanonik Korrespondins Analizine (Canonical Correspondence Analysis (CCA)) göre çevresel faktörlerdeki değişimin biyovolüm ve türlerin ekolojik tercihleri üzerinde önemli derecede etkili olduğu tespit edilmiş olup (p=0. Önemli kaplıcalarımızdan biri de Doğu Anadolu Bölgesinin Bingöl ili sınırları içerisinde yer alan Kös Kaplıcasıdır. Şehitkamil. spor oluşturan. Gıda Mühendisliği. trofik yapı. Napoli 80078. Kös Kaplıcasından izole edilen bakterinin morfolojik. ekoloji. nişasta ve bazı türevlerinden glikozidik bağlı. via Campi Flegrei n.uk Siklodekstrin glikoziltransferaz (SGTaz) enzimi. Ancak. via Campi Flegrei n. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi. indirgen olmayan siklik yapıdaki siklodektrinleri oluşturan ekstraselüler enzimlerdir. Diyarbakır 4 Istituto di Chimica Biomolecolare. Italy rgguven@dicle. CNR. Fen Bilgisi Öğretmenliği ABD. Sedat DÖNMEZ Ankara Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Italy 3 Dicle Üniversitesi.7 veya 8 glikoz ünitesinden oluşan. Dinobryon divergens. Abant gölü SM 013 Kös (Bingöl) Sıcak Su Kaplıcasından Bakteri İzolasyonu. Dışkapı. Barbara NICOLAUS4 1 Dicle Üniversitesi. Euglanophyceae (3). Fonksiyonel Fitoplankton Türleri. Gölde. bunu chrysophytler (% 29. lipit ve yağ asidi içerikleri. Kemal GÜVEN3. CNR. Göl suyunun ilkbahar ve sonbaharın son aylarında tamamen karıştığı ve termal tabakalaşmanın yaz aylarında oluştuğu belirlenmiştir. Dinophyceae (4).7) baskın grup olduğu. 16S rRNA.com Abant Gölü fitoplankton türlerin biyovolüm düzeyleri ve çevresel değişkenler arasındaki ilişki. Geometrik olarak konik silindir biçiminde olan siklodekstrinlerin iç kısımları hidrofobik ve dış yüzeylerinin hidrofilik olması nedeni ile çok çeşitli 102 . Biyovolüm düzeylerine göre. 6. Biyoloji Bölümü 21280. İdentifikasyonu ve EPS Üretimi Reyhan Gül GÜVEN1. Pozzuoli. Fen Edebiyat Fakültesi. Bacillariophyceae (21). Klorofil a.1) ve dinoflagellatlar (% 25. Gölde. Gaziantep celekli. Pozzuoli. identifikasyon. Bacillus cereus türünün bir üyesi olduğu belirlenen bu bakterinin gram (+). kinon tipi ve 16S rDNA dizi analizi yapılarak bakterinin tanısı yapılmıştır. Cryptophyceae (2) ve Prasinophyceae (1) ait toplam 64 fitoplankton türü saptanmıştır.19. Bölümü.tr Ülkemiz sıcak su kaynakları bakımından oldukça zengindir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu çalışmada. Anahtar Kelimeler: Bakteri izolasyonu. fakültatif anaerob olduğu ve biyoteknolojik açıdan önemli enzimlerin kaynağı olabileceği tespit edilmiştir. yaz ortası ve ortalama fitoplankton biyovolüm miktarlarına göre gölün oligo-mesotrofik/mesotrofik ve maksimum kaydedilen biyovolüm düzeyine göre ise ötrofik karakter göstermektedir. Abant Gölü’nün oligo-mesotrofi gösterdiği sonucuna varılmıştır.co. divergens çalışma yıllarının haziran aylarında biyovolüm pikleri göstermiştir.a@gmail. Secchi derinliği ve toplam fosfat değişkenlerine dayanan Trofik Durum Indeksi ve OECD kriterleri. Cyclotella praetermisa ve Fragilaria crotonensis türleri gölün fitoplankton biyovolümüne büyük katkıları olan önemli fonksiyonel gruplardır. Mühendislik Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. biyokimyasal özellikleri.

Anahtar Kelimeler: Lokum. ülkemiz piyasasında toplanan farklı tip lokum örneklerinin mikrobiyolojik kalitesinin tespiti amacıyla Aerobik mezofilik bakteri sayımı. kozmetik. küfmaya.64) mm (n=50) olarak tespit edilmiştir. kaplama materyalleriyle kaplanarak paketlenmesiyle lokum üretilmektedir. dekstroz ve maltodekstrinli besiyerlerinde SGTaz oluşturdukları ancak. Romenler. maltoz. Asya orjinli bakulovirüslerin diğer kıtalardaki izolatlardan daha yüksek patojeniteye sahip olabilecekleri kanıtlanmıştır.5-8.19.0 olduğu belirlenmiştirHer iki bakteride de gelişmenin 30. en yüksek SGTaz aktivitesine patates nişastası ile ulaştıkları belirlenmiştir. Sade. eczacılık. Ermeniler ve .08 ± 0.b endüstrilerinde geniş kulanım olanakları bulunmaktadır. Böceğin doğal bir patojeni olan LesaNPV virüsü doğal ortamda böcek populasyonu üzerinde etkili bir doğal baskılayıcı olarak işlev görür. Bu çalışmada. Staphylococus spp. uçuculuğun azaltılması gibi çeşitli fiziksel ve kimyasal özelliklerini iyileştirebilmektedirler. lokum çeşitleri.0x101 kob\g değerleri arasında bulunmuştur. kimya tarım ve tekstil v. Anahtar Kelimeler: Siklodekstrin. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. hindistan cevizi v. patates nişastası. Siklodekstrinlerin. tripton. Staphylococcus aureus. Dilvin İPEK Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. ve amonyum sülfat gibi azoylu bileşiklerin de SGTaz üretimine etkisi araştırılarak. kaymaklı. Koliform.b. Thermoanaerobacter. TRABZON katı. kazein.0x101 . gıda. Küf-Maya 0-11. pH’larının ise 7. Nişasta. Biyoloji Bölümü. çeşnili. 36 adet ekstrem termofilik anaerobik bakterinin Siklodekstrin glikozil tranferaz aktivitesi araştırılmış ve 5K ve P4 olarak kodlanan 2 adet bakterinin yüksek SGTaz aktivitesine sahip olduğu belirlenmiştir.00x101. E. Genetik tanımlaması da yapılan bu iki bakteri izolatının Thermoanaerobacter cinsine ait oldukları saptanmıştır. Böceğin Avrupa’daki populasyonlarından izole edilen LesaNPV için Asya’dan henüz bir kayıt yoktur. Virüse ait polihedral yapıların (PIB) çapı 2. ayrıca Salmonella spp. saatinde maksimum SGTaz aktivitesine ulaşılmış. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Polihedraların elektron mikroskobu altındaki enine kesitleri virüse ait her bir virionun 2 ila 15 nukleokapside sahip olduğunu göstermiştir. Gıda Mühendisliği Bölümü. mikrobiyolojik kalite SM 016 Leucoma salicis L. aerobik mezofilik bakteri sayısı 1. SM 015 Arnavutlarca da üretilmektedir.00x101-184. Lymantriidae)’den İzole Edilen Bir Nükleopolihedrovirüs (NPV)’ünun Türkiye İçin İlk Kaydı Mustafa YAMAN Karadeniz Teknik Üniversitesi. Yapılan mikrobiyolojik analizlerde Salmonella ve Bacillus cereus negatif. Viral 103 Piyasada Satılan Lokumların Mikrobiyolojik Kalitesi Nükhet Nilüfer ZORBA. Arazi çalışmalarında tipik NPV enfeksiyonu septomu gösteren 1000’den fazla enfekte olmuş larva toplanmış ve laboratuara getirilerek -20’de depolanmıştır. E. coli. 02. Koliform 0-2. Çanakkale dnukhet@comu. ısı ve ışığa karşı duyarlılık. Lymantriidae) Avrupa ve Asya’da geniş dağılım gösteren önemli bir zararlıdır. (Lepidoptera. SGTaz enziminin optimum koşulları da belirlenmiş.51-2. Işık ve elektron mikroskobu çalışmaları tespit edilen böceğin tipik bir nükleopolihedrovirüs olduğunu göstermiştir. Bu çalışmada önemli bir zararlı olan Leucoma salicis’in doğal populasyonları üzerinde etkili bir doğal baskılayıcı ve Türkiye için ilk kayıt olan bir bakulovirüs (LesaNPV) kaydı verilmektedir.0x101.edu. pepton. sıvı ve gazlarla konakçı-konuk tipinde kristal inklüzyon kompleksleri (inclusion complex) oluşturarak konuk molekülün çözünürlük. Mühendislik Mimarlık Fakültesi. esans ve aroma maddelerinin katılmasından sonra kalıba dökülerek nişasta. Osmofilik maya 0-43. su.00x101. Çalışmada. Boşnaklar. asit ve şekerin açık ve\veya basınçlı kazanlarda pişirilmesi.com Beyaz kavak kelebeği Leucoma salicis L. Maya özütü. Arazi gözlemlerinde virüsün zararlı böceğin doğal ortamdaki populasyonlarında oldukça yüksek mortaliteye sahip olduğu tespit edilmiştir. çeşni maddeleri.’de aranmıştır. (Lepidoptera. Bu bakterilerin optimum gelişme sıcaklıklarının 65˚C. sultan ve sucuk tipi gibi çeşitleri bulunan lokum halen ülkemiz dışında Yunanlılar. mısır nişastası.tr Lokum.31 (1.00x101. 61080-TRABZON muyaman@hotmail.coli 0-1. kökeni Selçuklulara dayanan dünyada “Turkish Delight” ve “Lokhum” adlarıyla ünlü bir Türk şekerlemesidir. osmofilik maya sayımları yapılmış. Ülkemizde özellikle kavak ağaçlarında büyük zararlara sebep olmaktadır. enzimin en yüksek aktivitesini 80 ˚C’ de gösterdiği ve pH’ nın ise 6-8 arasında olduğu bulunmuştur. Bacillus cereus. siklodekstrin glikoziltransferaz. SGTaz üretimi için besiyeri optimizasyonu yapılmıştır.

uzun boylu olarak seçilen infektif juvenillerin (645µm) ise genelde dişi (%82. Heterorhabditidae) Doğu Karadeniz Bölgesindeki Yayılışı Hüseyin YILMAZ1. Yine bu çalışma ile izole edilen S. Bu yüzden dünyanın hemen her bölgesinde daha etkin EPN türleri veya izolatları belirlemek amacıyla bir çok araştırma yapılmaktadır. Fen Edebiyat Fakültesi. S. Farklı toprak nemleri(%1. affine Asya kıtasından yapılan ikinci izolasyondur. carpocapsae (3 izolat). İsmail DEMİR2. 28049. bu sayının en yüksek 25°C’de olduğu gözlenmiştir.10°C’de sonuç alınamamıştır. NPV. %20) denenerek nemin infektivitede etkisi ölçüldüğünde %10 nem içeren toprakta infektivitenin en yüksek olduğu tespit edilmiştir. Steinernema anatoliense ‘ye ait kısa boylu infektif juvenillerin (430µm) genelde erkek (%62. çayırlık ve ormanlık alanlar ve doğal plajlar gibi çeşitli lokalite ve yüksekliklerden alınan toplam 224 toprak örneği incelenmiş ve 9 entomopatojenik nematod izole edilmiştir (%4). Maurice MOENS3. bioreaktörlerde kitle halinde üretilebilmeleri ve uygulamalarının kolaylığı nedeniyle ideal biyolojik kontrol ajanlarıdır. Bu nedenle dünyanın bir çok ülkesinde uygulamadan önce kullanım iznine gerek yoktur.15°C.19. 25°C ve 30°C’lerde 2 günde öldürdüğü gözlenmiş olup 5°C’de herhangi bir sonuç alınamamıştır. Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. %15 ve %20 nem içerikli topraklarda infektiviteye rastlanmamıştır. Anahtar Kelimeler: Entomopatojenik Nematod. %3.com Entomopatojenik nematodlar (genus Steinernema ve Heterorhabditis) toprakta yaşayan zorunlu böcek parazitleridir ve geniş konak dağılımları nedeniyle bir çok böceği enfekte edebilirler. Zihni DEMİRBAĞ2 1 Giresun Üniversitesi. biyolojik kontrol SM 018 salicis. 25°C ve 30°C lerde konak olarak Galleria mellonella larvası kullanılarak araştırılmıştır. H. Department of Crop Protection. Bakterilerle mutualistik ilişkili olan bu nematodlar konaklarını 48-72 saat gibi kısa bir süre içinde öldürürler. megidis türü. megidis türlerine dahil oldukları tespit edilmiştir. Biyolojik mücadele SM 017 göre. izolatların S. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde entomopatojenik nematodların çeşitliliği ve yayılışları araştırılmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. % 58 104 . İnfektif juvenıllerın konaktan çıkış zamanları incelendiğinde bu sürenin en kısa 25°C’ de (6 gün). %10.anatoliense ‘ nin 25°C’ de en iyi sonuçları verdiği gözlenmiş olup bu entomopatojen nematodun 25°C’ ye adapte olduğu ifade edilebilir.5). Denenen sıcaklık derecelerinde S. Spesifik bir zararlının kontrolü hedeflendiğinde. Entomopatojenik Nematodların (Rhabditida: Steinernematidae. tarım arazileri. Elde edilen sonuçlara göre S. Heterorhabditis. %5 .%8. 20°C. 61080 Trabzon 3 Laboratory of Agrozoology. en uzun 15°C’de (17 gün) olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışma sonucunda izole edilen H. Buna Potansiyel Biyolojik Kontrol Ajanı Steinernema anatoliense'nin (Rhabditida:Steinernematidae) Biyo-Ekolojik Özellikleri Didem ŞİMŞEK GÜNGÖR Oyak sit. Geniş konak dağılımları. Belgium hyilmaz79@gmail. S. o bölgenin ekolojik koşullarına adapte olmuş yerli suşların kullanılması biyolojik kontrol açısından çok önemlidir. Denenen sıcaklık derecelerinde S. %15. Türkiye entomopatojenik nematod faunası için yeni kayıttır. Ghent University. bacteriophora (3 izolat) ve H. Steinernema anatoliense ’nin gelişimi 5°C. Steinernema.5) bireyleri meydana getirdikleri tespit edilmiştir. S. rRNA geninin ITS bölgesi ve 28S rRNA geninin D2/D3 bölgelerinin sekans analizlerine göre izolatlar tür seviyesinde tanımlanmıştır. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi.com Bu çalışmada Steinernema anatoliense hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için biyoekolojik çalışmalar yapılmıştır. anatoliense ’nin Galleria mellonella larvalarını 20°C. TRABZON partikülerin 250-290 x 32-40 nm olduğu belirlenmiştir. feltiae. 9000 Ghent. Coupure Links 653. Bu iki ekstrem arasında yer alan normal boylu (544µm) infektif juveniller ise % 42 oranında erkek. Bu çalışmada.Giriş Daire:4 Konutkent/Ankara disimsek@yahoo. Bu çalışmada sunulan nükleopolihedrovirüs önemli bir zararlı olan Leucoma salicis’ten Türkiye’de izole edilen ilk virüstür. Yapılan morfolojik ve morfometrik ölçümler.anatoliense ‘ye ait toplam infektif juvenil sayısının en fazla 25°C’de olduğu en az ise 30°C’de olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Leucoma Baculoviridae. Işık ve elektron çalışmaları tespit edilen virüsün Leucoma salicis nükleopolihedrovirüsü’nün bir Türk izolatı (LesaNPV-TR) olduğunu göstermiştir.2 Kısım 36. affine. Bu amaçla fındık bahçeleri.10°C. Biyoloji Bölümü. ekolojik açıdan güvenilir oluşları.anatoliense ‘ nin konak içine giren infektif juvenillerinin sayısı araştırıldığında.

ve 12. Bu çalışmada CIV genomunda bulunan 012L kodlu ekzonükleaz geninin transkriptomik analizi ve potansiyel promotor bölgesinin belirlenmesi çalışmaları gerçekleştirilmiştir. CIV ile enfekte hücrelerden enfeksiyon sonrası 0. ekzonükleaz geninin en erken grubu gen olarak ifade edildiği tespit edildi. Steinernematidlerin ayrı eşeyli oldukları bilinmektedir fakat hermafrodit bir izolat araştırmada bulunduğu için bu yeni türün eşey durumu incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Chilo promotor analizi. CIV replikasyonunun çalışıldığı Bombyx moori (SPC-BM–56) hücrelerinin Ara-C (DNA replikasyonu engelleyicisi) ve siklohekzimit (protein sentezi engelleyicisi) varlığında enfeksiyonu yapıldıktan sonra. Bu suşlar doğal tavuk tüyü içeren [kesilerek ufaltılmış] besiyerinde üretilerek yüksek keratinaz aktivitesi gösteren suş seçilip KU69 olarak adlandırılmıştır. ve -10. İridoviridae familyası içerisindeki iridovirüs cinsinin örnek türü olup. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu suşun tüm biokimyasal özelliklerine bakılarak tanımlaması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Entomopatojenik nematodlar.. Biyoloji Bölümü. pozisyonlar arasında kalan bölge olduğu tespit edildi. Biyoloji Bölümü. ekspresyonu ve fonksiyonu hakkında çok az şey bilinmektedir.. 1. Virüsün genomunun tamamen dizin analizi yapılmıştır. Fakat virüs genlerinin regulasyonu. 5’ RACE yöntemi ile genin transkripsiyon başlangıç noktasının ATG’den 31 baz yukarıda olduğu belirlendi. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. izolasyon 105 . saatlerde izole edilen RNA’lar ile gerçekleştirilen RT-PCR deneyi ile ekzonükleaz geninin transkripsiyon saatinin enfeksiyondan sonra 0. Moleküler yöntemler kullanılarak yapılan analizler sonucunda Steinernema anatoliense ile simbiyotik yaşayan bakterinin Xenorhabdus nematophilus olduğu tespit edilmiştir. Steinernematidae. saatler arasında başlamış olduğu ve enfeksiyonun ilerleyen saatlerinde de devam ettiği belirlendi. TRABZON oranında dişi bireyleri meydana getirmişlerdir. İkbal Agah İNCE2. Anahtar Kelimeler: Keratinaz. Fen Edebiyat Fakültesi.. Gene ait çeşitli uzunluklardaki potansiyel promotor fragmanlarının promotor aktivitesi lusiferaz sisteminde test edildi. Chilo iridescent virus’e ait Ekzonükleaz Geninin Transkriptomik Analizi ve Potansiyel Promotor bölgesinin Belirlenmesi Yeşim AKTÜRK1.. ve 1. ekzonükleaz SM 020 iridescent virus. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tavuk Çiftliği çevresinden alınan toprak örneklerinden tavuk tüyünü parçalayan 54 Bacillus suşu izole edilmiştir. Giresun yesimaktrk@yahoo. böcek patojeni nematodlar SM 019 10. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Zihni DEMİRBAĞ1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. 61080. transkripsiyon saatinin. Fen-Edebiyat Fakültesi. yüksek patojenitesi nedeni ile etkili bir biyopestisit olarak kullanılabilme potansiyeline sahiptir. Bu veriler boy uzunluğunun eşey durumunu etkilediğini göstermektedir. 8.. 4. Özlem KIRAN Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.com Chilo iridescent virus (CIV). 6. Bu kapsamda genin transkripsiyon sınıfının. Bu suştan elde edilen keratinaz enziminin farklı sıcaklık (20.com Bu çalışmada farklı endüstri dallarında kullanılabilecek keratinaz üreticisi olan toprak mikroorganizmalarının izolasyonu ve bu enzimin özelliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. izole edilen toplam RNA üzerinde ekzonükleaz için özel primerler kullanılarak yapılan RT-PCR ile takip sonucu. Avşar kampusü. biyolojik kontrol.19. Yapılan deneyler sonucunda Steinernema anatoliense ‘nin ayrı eşeyli olduğu tespit edilmiştir. Remziye NALÇACIOĞLU1. Buna göre ekzonükleaz geninin promotor bölgesinin translasyon başlama kodonunun yukarı bölgesinde -20. Steinernema anatoliense ‘nin hayat döngüsünü 7 günde tamamlandığı gözlenmiştir. transkripsiyon başlangıç noktasının ve potansiyel promotor bölgesinin belirlenmesi çalışmaları yapılmıştır. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Çiftliği’nden Alınan Toprak Örneklerinden İzole Edilen Bacillus İzolatlarında Keratinaz Enziminin Özelliklerinin Araştırılması Gülsüm UÇAR. 2.80oC) ve pH değerlerinde (pH 5-10) gösterdikleri üreme davranışları ve enzim aktiviteleri ölçülmüştür. Bacillus.. Kahramanmaraş agnata_gul@hotmail.

Anahtar Kelimeler : Aktinomiset. MIC. güvenlik problemleri ve çevresel tehlikeler ile birlikte petrolün degredasyonu ve korozyon hasarları ile çok fazla miktarda ekonomik kayıba neden olmaktadır. Vezneciler. Elde edilen aktinomiset izolatlarının metal toleranslarının belirlenmesi amacı ile ilk olarak 135 izolat 8 farklı metalin (Ni. Mikrobiyolojik olarak indüklenen korozyon (Microbiologically Influenced Corrosion-MIC). Mustafa YAMAÇ. Kampusu. sülfat indirgeyen bakteriler. Biyoloji ABD. Cu. mikrobiyal korozyona yol açan faktörlere ve SRB’nin biyokorozyondaki etkilerine değinilecektir. Anahtar Kelimeler: Mikrobiyal korozyon. biyosorpsiyon 106 .edu. SRB’nin ürettiği H2S özellikle petrol. Biyoloji Bölümü. Zn ve Ni’nin 3 farklı konsantrasyonlarını içeren ortamlarda gelişim yüzdelerine bakılmıştır. mikroorganizmaların metabolik aktiviteleri sonucu hem doğrudan hem de dolaylı olarak meydana gelen korozyon işlemleri ile metalin bozulması olayıdır. Üçüncü tarama aşamasında ise. Co. Bu aktivitenin sonucunda da korozif bir ürün olan hidrojen sülfür oluşmaktadır. Fen Bilimleri Enstitüsü. çalışılan aktinomiset izolatları arasında metal toleransı ve biyosorpsiyon yeteneği açısından bir ilişkinin olmadığı belirlenmiştir. Eskişehir aysebetul6@gmail. 3 kısımdan oluşan tolerans ve farklı derecelerde tolerant olduğu belirlenen izolatların biyosorpsiyon yeteneklerinin incelenmesi aşamalarından oluşmaktadır. Fe. Demirin korozyonu üzerine SRB’nin etkisinin incelenmeye başlandığı 1934 yılından beri. gaz ve gemicilik endüstrisini olumsuz yönde ciddi bir şekilde etkilemektedir. ağır metallerle karşı tolerant mikroorganizmalar ve ağır metal giderimi karasal ve sucul ekosistemler için büyük önem taşır. Nagehan TEKNECİ Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. SRB. Bu nedenlerle. 34118. 100 mg/l Pb varlığında biyosorpsiyon değerleri açısından karşılaştırılmıştır. Tolerans testleri sonucunda farklı derecelerde tolerant olduğu belirlenen toplam 20 izolat. SRB’nin çeliğin korozyonunu nasıl etkilediğine dair çok sayıda korozyon mekanizması önerilmektedir ve bu mekanizmaların hepsi de bir şekilde sülfat indirgenme aktivitesini içermektedir. Türkiye’nin farklı illerinde bulunan metalik maden yatakları ya da metaller ile kirletilmiş olduğu belirlenen toplam 42 toprak örneğinden elde edilmiştir. sucul ekosistemlerde belirli bir aşamadan sonra durur. Elde edilen verilerin istatistiksel metodlarla değerlendirilmesi sonucunda. Meşelik. hidrojen sülfür SM 022 Metal Pollusyonlu Toprak Örneklerinden Elde Edilen Aktinomiset İzolatlarının Ağır Metal Toleransı ve Biyosorpsiyon İlişkisi Ayşe Betül KARADUMAN. Bu aşamada başarı gösteren 68 izolat ikinci tarama aşamasında yine aynı metallere karşı ve fakat yarı kantitatif sonuçlar veren disk difüzyon yöntemi kullanılarak denenmiştir. Bu çalışmada. Bu çalışmada kullanılan 135 aktinomiset izolatı.19. mikrobiyal korozyon ile ilişkili olan ekonomik açıdan en önemli ve en yaygın mikroorganizma grubu olarak kabul edilmektedirler. Biyoloji Bölümü. Bu yüzden petrol ve gaz endüstrisinden. paslanmaz çelik. Pb. suyun sıvı formu ile çalışan tüm endüstri kollarını etkileyebilir. TRABZON SM 021 Mikrobiyal Korozyon Esra İLHAN SUNGUR İstanbul Üniversitesi. Zn. Çalışma. Bununla birlikte İngiltere’de borularda oluşan korozyonun % 50’sinin MIC’den kaynaklandığı ileri sürülmüş ve bu zararın yılda yaklaşık olarak 300-500 milyon sterlin olduğu hesap edilmiştir. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. Sülfat indirgeyen bakteriler (Sulphate Reducing Bacteria-SRB). Metalik malzemelerde oluşan tüm korozyon zararının yaklaşık olarak % 20’sini MIC’in oluşturduğu ileri sürülmektedir. kükürt bileşiklerini son elektron alıcısı olarak kullanarak bunları asidik bir ürün olan hidrojen sülfüre (H2S) indirgemektedirler. galvanizli çelik vb) ve alaşımları üzerinde oyuklanma şeklinde korozyona neden oldukları çeşitli makalelerde rapor edilmiştir. Biyojenik sülfid üretimi sağlık.tr Metallerin sulu ortamlardaki korozyonu elektrokimyasal bir olaydır. Fen Fakültesi. su ve atık arıtım tesisi ile elektrik güç istasyonlarına kadar bütün endüstri kolları bu tip korozyondan zarar görebilir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. madde döngüsü karasal ekosistemde sadece tolerant canlılar tarafından sürdürülebilirken.com Ağır metal birikimli ortamlarda. Pb) ardışık 5 konsantrasyonuna karşı büyüme özellikleri açısından denenmiştir. bu bakterilerin oksijenli ve oksijensiz koşullar altında çeşitli metal (çelik. Bununla birlikte mikrobiyal aktivite. İstanbul esungur@istanbul. Cd. metal. Hg. Streptomyces. tolerans. Bu çalışma Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Araştırma Fonu tarafından 200419014 no’ lu proye kapsamında desteklenmiştir. korozyon reaksiyonlarına yol açabilmekte veya arttırabilmektedir. ikinci aşamada daha iyi sonuç veren 7 izolatın.

SRB ve HB analizleri için sırasıyla Postgate B ve R2A besiyerlerine ekim yapılmıştır. mikrobiyolojik korozyon Biyogaz Üretiminde Çeşitli Bor Bileşiklerinin Etkinliğinin Biyogaz Verimi Açısından Karşılaştırılması Faruk SÜZERGÖZ1. sodyum tetraborat (105 mg/L) eklenen test grupları oluşturuldu. Biyoloji Bölümü. Mikrobiyal korozyona başta sülfat indirgeyen bakteriler (SRB) olmak üzere. demir okside edenler vb. toplam çözünmüş madde (TDS) miktarı. Soğutma kulesi malzemesi olarak antikorozif ve antifauling özelliklerinden dolayı çoğunlukla galvanizli çelik kullanılmaktadır. 21 gün boyunca 37oC’ de bekletilen üretim birimlerinde üretilen biyogaz silikon hortumla gaz ölçüm kabinine aktarılarak günlük ölçümler not edildi. metanojenler. Soğutma kuleleri. Deney sonuçlarına göre. fosfat.534 mL) göre borik asit eklenen (2. Bor bileşiklerinin bu özelliğinden yaralanarak biyogaz üretiminde verimin arttırılabilmesi için başta potasyum tetraborat olmak üzere bor bileşiklerinin değişik dozların denenerek optimizasyonun sağlanması gerektiğini düşünmekteyiz. SRB ve hetetrofik bakteri (HB) izolasyonu ve sayımı gerçekleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Biyogaz. Nurhan CANSEVER2 1 İstanbul Üniversitesi. borik asit (68 mg/L) eklenen negatif kontrol ve diğer bor bileşiklerinden potasyum tetraborat (73 mg/L). Kuleden 6 ay boyunca 30 gün arayla alınan su örneklerinden. Daha sonra kuponlar ağırlık ölçümü için temizlenmiştir. bakteriler sebep olmaktadır. serbest klor. Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi.com Korozyon elektrokimyasal olarak metalin aşınması olayıdır.096 mL) ve potasyum tetraborat (4. İstanbul 2 Yıldız Teknik Üniversitesi. Kontrole (3. Nihal DOĞRUÖZ1. Şanlıurfa suzergoz@yahoo.19.640 mL) eklenen üretim birimlerinde biyogaz miktarı kontrolden yüksek bulundu. Mikroorganizmalar tarafından oluşturulan korozyona mikrobiyolojik olarak desteklenen korozyon (Microbiologically Influenced Corrosion. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bor bileşikleri mikrobiyal aktiviteler üzerinde etkinliğe sahiptir. Üretilen gaz hacmi kümülatif olarak değerlendirildi. çeşitli amaç ve büyüklükteki endüstriyel tesislere soğutma suyu sağlamak için tasarlanmış yapılardır. Mustafa ÖZDEMİR2. Esra İLHAN SUNGUR1. kule materyali ile aynı özelliğe sahip galvaniz çelik kuponlarda mikrobiyolojik korozyon oluşumu incelenmiştir. Kuleden 6 ay boyunca 30 gün arayla çıkartılan galvanizli kuponların yüzeyinde oluşan biyofilm tabakası steril eküvyon ile toplanarak steril çeşme suyu içinde süspanse edilmiştir. Ömer ŞAHİN2 1 Harran Üniversitesi. SRB sayımı için Postgate B besiyeri ve çoklu tüp yöntemi (Most Probable Number. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü. Galvaniz kuponlar ASTM G1-72 standartlarına göre hazırlanmıştır.-MIC) denir. Biyoloji Bölümü. Bu proje kapsamında bir otele ait açık sistem soğutma kulesinde. Biyogaz üretim birimleri bor bileşiklerinin eklenmediği kontrol. TRABZON SM 023 SM 024 Soğutma Kulesi Su Sisteminde Galvanizli Çelik Sacın Mikrobiyal Korozyonu Bihter MİNNOŞ1. Anahtar Kelimeler: Sülfat indirgeyen bakteriler. Vezneciler. pH. Suyun alkalinite. Halil DEMİR2. Esenler. Fen Edebiyat Fakültesi. sülfat. İstanbul bihterminnos@gmail. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü.MPN) kullanılmıştır. Kimya Bölümü. Laboratuar ölçeğinde tasarlanan çalışmada hayvansal atıklar %50 oranında su ile karıştırılarak. Fen-Edebiyat Fakültesi. Çalışmamızda mikrobiyal aktiviteler üzerine olumlu etkileri bilinen bor bileşikleri ile antiseptik özelliği olan borik asitin hayvansal atıklardan biyogaz verimi üzerine etkinliği araştırıldı. hayvansal atık 107 . sodyum tetraborat (4.com Bor bileşiklerinin mikrobiyal aktiviteler üzerine etkinliği bilinmektedir. bor bileşikleri. Ayşın ÇOTUK1. 250 mL hacimde hava geçirmeyen cam kaplara alındı. ve çözünmüş oksijen konsantrasyonları çalışılmıştır. galvanizli çeliğin mikrobiyolojik olarak korozyona uğradığı ve meydana gelen ağırlık kayıplarının zamana bağlı olarak arttığı saptanmıştır. HB’nin sayımı R2A besiyerinde gerçekleştirilmiştir.784 mL) biyogaz üretim biriminde bakteriyel aktivitelerin baskılanması sonucu biyogaz üretimi önemli ölçüde azalırken. soğutma kulesi. iletkenlik. Kuponların yerleştirilmeden önceki ağırlıkları ile son ağırlıkları karşılaştırılıp ağırlık kayıpları hesaplanmıştır.

jadinii maya türlerinde nişasta tüketimi ile üremenin doğru orantılı olarak değişmediği gözlendi. anomala’da üremeye paralel bir nişasta tüketimi belirlendi.Ü. Anahtar Kelimeler: Biyogaz. hayvansal atık Farklı Pichia Türlerinde Hücre Dışına Salgılanan α-amilaz Enzim Aktivitesinin Belirlenmesi Tülay TURGUT GENÇ. Bilimsel Araştırma Projeler (BAP) (Proje No: 2001. Maya hücrelerinin nişasta tüketim hızları % 2 nişasta içeren minimal besi ortamında belirlendi.1) amilolitik bir enzim olup poliglikozitlerde (nişasta ve glikojen gibi) bulunan α-1. potasyum tetraborat (78 mg/L). Halil DEMİR2 1 Harran Üniversitesi. Bazı Pichia türlerinde amilaz enzim aktivitesi hücre dışındaki nişastanın parçalanması ve karbon kaynağı olarak kullanılması için gereklidir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi. Sait İZGİ2.635 ml) ve amonyum tetraborat (3. amonyum tetraborat (66 mg/L). 3.İ. farinosa.01. Anahtar Kelimeler: Pichia. Pichia jadinii ve Debaryomyces occidentalis’tir. anomala’da kaydedildi. Biyoloji Bölümü. Şanlıurfa suzergoz@yahoo. D.B. Sinasi ASLANLI1. Çalışmamızda bu etkinliğin bor bileşiklerin ihtiva ettiği bor elementinden mi yoksa bileşikteki diğer elementlerden kaynaklandığını araştırılmıştır. angusta ve P. Fen-Edebiyat Fakültesi. Kimya Bölümü. Biyoloji Bölümü. Üretim birimlerine. Kullanılan maya türleri içinde en yüksek amilaz aktivitesi. Bu maya türleri en az bir veya daha fazla çeşitte amilaz enzimi salgılar. β-amilaz ve glikoamilaz) biyoteknolojide ve endüstride yaygın olarak kullanılan enzim grubunu oluşturur. potasyum klorür (2. Hayvansal atıklar % 50 oranında su ile karıştırılarak 250 ml hacimlerde hava geçirmeyen cam şişelerde üretim birimleri oluşturuldu. ve amonyum klorür (18 mg/L).03. occidentalis maya türünden sonra P. 18 günlük ölçümler sonucunda üretilen biyogaz miktarı kontrole (2. alfa-amilaz 108 . P. P. M. Çalışmamız laboratuar ölçeğinde gerçekleştirildi. Maya türlerinin nişasta kullanıp kullanmadıklarını belirlemek için Nişasta-Potasyum iodid-Agar boyama yöntemi kullanıldı. P. EC. Bazı Pichia maya türleri hücre içine ve dışına protein üretimi yapabilmeleri.2. farinosa’da nişasta içeren ortamda üreme gözlenmesine rağmen nişasta kullanımı görülmedi. TRABZON SM 025 SM 026 Biyogaz Verimi Üzerine Etkili Bor Bileşikleri ile Bileşiklerdeki Bor Dışındaki Kimyasal Bileşenlerin Biyogaz Verimi Üzerindeki Etkinliğinin Karşılaştırılması Faruk SÜZERGÖZ1. FenEdebiyat Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Çanakkale tturgut@hotmail. 17100. Üretilen biyogaz gaz ölçüm kabinine aktarılarak günlük ölçümler yapıldı. P. translasyon sonrası bazı modifikasyonları kolaylıkla yapabilme yeteneği ve metanol gibi oldukça ucuz karbon kaynağında üreyebilme özelliğinden dolayı endüstride yoğun olarak kullanılmaktadır.4 glikosidik bağın parçalanmasından sorumludur. kontrol (-). Sezai TÜRKEL Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi.151) komisyonunca desteklenmiştir. Biyoloji Bölümü.19. Araştırmamızda kullandığımız maya türleri Pichia farinosa. Pichia angusta. bor bileşikleri. Amilaz enzimleri (α-amilaz.com Bor elementi doğada çeşitli bileşikler halinde bulunmakta ve organik atıklardan biyogaz üretimi esnasında mikrobiyal aktiviteyi olumlu etkilemektedir.com Alfa-amilaz (1.1. maya türlerinin amilaz sentezini farklı zamanlarda ve değişen oranlarda yaptığını göstermektedir. Çalışmamızda biyogaz oluşumu esnasında meydana gelen anaerobik bakteriyel aktivite artışı üzerine asıl etkinliğin bileşiklerin ihtiva ettiği diğer bileşenlerden çok bor elementinden kaynaklandığını düşünmekteyiz. jadinii’de gözlenen sonuçlar oldukça önemli olup.785 mL) oranla potasyum tetraborat (3. Moleküler Biyoloji Ana Bilim Dalı. Bu araştırma A. Doğada nişastayı hidroliz edebilen 150’den fazla maya türü bulunmaktadır.760 ml) eklenen üretim birimlerinde daha yüksek bulunurken. Bu çalışmada değişik Pichia türlerinde hücre dışı α-amilaz aktiviteleri ve enzim sentezinin yapıldığı üreme aşamasının zamanları araştırıldı. P. Üretilen gaz hacmi kümülatif olarak değerlendirildi. angusta ve P.4-α-D-Glukan Glukanhidrolaz.935 ml) eklenen birimlerde kontrole değerlerde bulundu. Pichia anomala.990 ml) ve amonyum klorür (2. potasyum klorür (16 mg/L). eklenerek 18 gün boyunca 37oC’ de bekletildi.

Besiyerinde kalan. Besiyeri üst sıvısından aseton presipitasyonu ve iyon değişim kromatografisi ile alkalen proteaz enzimi saflaştırılmıştır. Süre sonunda besiyeri üst sıvısı ekstraselüler enzim kaynağı olarak kullanılmış. APT5 izolatı kullanılmıştır. Alkalen proteaz üreticisi 15 adet izolat ve standart olarak alkalen proteaz ürettiği bilinen Bacillus licheniformis DSM 13 suşu. SDS ve Native PAGE ile enzimin elektroforetik davranışı ve molekül ağırlığı belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre Synechocystis sp. Enzim üretim miktarlarına göre yapılan sıralama sonucunda Bacillus cinsine dahil olduğu belirlenen Gram (+). Cd(II) için EC50 değeri ise 12. amilaz (+) APT5 izolatının (104 U/ml/dak) standart olarak kullanılan B.0’luk sıvı besiyerlerinde 48 ve 72 saat süresince geliştirilmiştir. Çeşitli sanayilerce atılan krom(VI) ve kadmiyum(II) ülkemiz tatlı sularında kirliliğe neden olan metallerden en önemlisidir. Synechocystis sp.19.. suşunun 109 . 7. %0.0’a ayarlanmış skim milk besiyerinde oluşturdukları alkalen proteaz zonlarına göre belirlenmiştir. licheniformis’den (80 U/ml/dak) 48 h sonunda pH 10.0 ve 10.0 ve 9. Biyoloji Bölümü.0’luk %0.6 olarak tespit edilmiştir. Synechocystis sp. EPS monomer analizleri incelendiğinde metalle muamele edilmeyen hücrelerde (kontrol) %99 glikoz bulunurken %1 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir. günün sonunda 10 ppm Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücreler toplanarak hem EPS monomer analizleri yapıldı hem de Scanning Electron Microscop (SEM) görüntüleri çekilmiştir. izolatlarının izolasyonu amacıyla toprak numuneleri pH 10. alkalen proteaz aktivitesi pH 9. 06100. Her iki metal açısından bakıldığında hücre içine alınım eser miktardadır. Fen Fakültesi.tr Günümüzde toksik ağır metaller çevre kirliliği açısından büyük önem taşımaktadır. ICP-MS’ de okunan değerler % olarak hesaplanmıştır. EC50 değerleri göz önüne alınarak biyoakümülasyon denemelerinde kullanılan doz her iki metal için 10 mg/L olarak belirlenmiştir. Biyoakümülasyonda görev alan en önemli factor hücrenin dış kısmını kaplayan ve stress şartlarında koruyuculuk özelliği gösteren ekzopolisakkarit yapısıdır. spor oluşturan.com Yüksek alkali pH’a sahip çeşitli toprak numunelerinden alkalen proteaz üreticisi Bacillus sp.0’luk glisin tamponunda daha yüksek kapasitede alkalen proteaz ürettiği görülmüş ve bundan sonraki enzim saflaştırması çalışmalarında Bacillus sp. suşunun çeşitli konsantrasyonlarda (5–50 mg/L) Cr(VI) ve Cd(II) dozlarına olan toleransı EC50 değeri tespit edilerek hesaplanmıştır.'lerin Alkalen Proteaz Üretim Kapasiteleri ve Enzimlerin Kısmen Karakterizasyonu Nilgün TEKİN.0. hareketli. 37ºC’de dakikada 1µl tirozin açığa çıkması için gerekli enzim miktarı olarak tanımlanmıştır. Bu çalışmada biyoakümülasyon üç safhada incelenmiştir. Suşunun Cr(VI) ve Cd(II) Biyoakümülasyonu ve Biyoakümülasyonda Görev Alan Ekzopolisakkaritlerin İncelenmesi Şahlan ÖZTÜRK. 9. suşunun hücre yüzeyine tutunan max Cr(VI) miktarı % 7 iken hücre yüzeyine tutunan max Cd(II) miktarı % 88’ dir. casein içeren pH 7. TRABZON SM 027 SM 028 Türkiye Kaynaklı Bacillus spp. suşu canlı olarak Cd(II)’ yi Cr(VI)’ ya nazaran daha çok hücre yüzeyine ve içine almıştır. Enzim saflaştırması çalışmasında APT5 izolatı. Anahtar Kelimeler: Bacillus sp. suşunun hücre içine alınan max Cr(VI) miktarı % 2 iken hücre içine alınan max Cd(II) miktarı % 4’ dür. katalaz (+). Synechocystis sp. suşunun Cr(VI) için EC50 değeri 10. hücre yüzeyine tutunan ve hücre içersine alınan Cr(VI) ve Cd(II) miktarları ICP-MS ile okunarak tespit edilmiştir. Bu çalışmada Mogan gölünden izole edilen Synechocystis sp. 1 ünite alkalen proteaz aktivitesi. enzim saflaştırması ve karakterizasyonu Synechocystis sp. Cr(VI)’ ya maruz kalan Synechocystis sp.0’luk NB besiyerinde inkübe edilmiştir. Arzu ÇÖLERİ.6’lık kazein içeren pH 9. Ankara 83nilgun@mynet. Zekiye SULUDERE Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 06500 Teknikokullar Ankara sahlan@gazi. Belma ASLIM. İzolatların alkalen proteaz üretim yetenekleri sodyum karbonat ile pH’sı 7.0 ve pH 10. Enzim karakterizasyonu amacıyla saflaştırılan alkalen proteazın optimum pH ve sıcaklık gereksinimi ve çeşitli inhibitörlerin alkalen proteaz aktivitesi üzerine etkisi incelenmiştir. suşu 7 gün boyunca 10 mg/L Cr(VI) ve Cd(II) içeren besiyerlerinde uygun şartlarda inkübasyona bırakılarak ortamdan belirli zamanlarda örnekler alınmıştır. Cumhur ÇÖKMÜŞ Ankara Üniversitesi. Yine Synechocystis sp. Biyoloji Bölümü. 10 ppm Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücrelerde ise EPS monomer yapısı ve oranları değişmiştir. Tandoğan. alkalen proteaz.0’luk 300 ml sıvı besiyerinde 37ºC’de 72 h 200 rpm’de çalkalamalı olarak geliştirilmiştir.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.6’lık kazein içeren glisin-NaOH tamponunda spektrofotometrik olarak 660 nm dalga boyunda ölçülmüştür. jelatinaz (+).7 mg/L.

biyodegredasyon ve biyobirikim gibi direnç mekanizmaları esas alınarak biyolojik arıtım günümüzde önem kazanmıştır. Bu renklenme fotosentez yapan sucul canlıların ışığı kullanmalarını önlemekte ve böylece bu canlılar besinlerini üretememekte ayrıca yapılarındaki metaller nedeni ile sucul yaşanlar için toksik etki göstermektedir. metal stresinde alınım açısından nasıl bir yol izlediği belirlenerek bu alanda yapılacak diğer çalışmalara da ışık tutmaktadır. 06100.19. 400 mg/L) bu bakterilerin en yüksek verimle boya giderimi yaptığı şartlar belirlenmiştir. %14 ramnoz. farklı pH derecelerinde (7. suşunun EPS monomer yapısında ise %0. Krom içeren ortamlarda ise. 200. 100 mg l-1 Remazol Blue konsantrasyonunda ve 72 saat inkübasyon süresi sonunda gerçekleşmiştir. birçok kirleticinin özellikle de ağır metallerin endüstriyel atıksulardan uzaklaştırılmasında sıklıkla kullanılmaktadır. Beşevler. 100.. Ochrobactrum sp. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu biyolojik moleküller.com Mikrobiyel ekzopolisakkaritler (EPS) bakteri. Bakteri için maksimum EPS üretimi (404.’nin ürettiği en yüksek EPS miktarı 150 mg l-1 Cr(VI) içeren besiyerinde 48 saat inkübasyon süresi sonunda 430.14 ksiloz ve %0. maya ve fungus gibi farklı mikroorganizmalarca üretilebilen biyopolimerlerdir. Ankara nurki79@hotmail. suşunun ekzopolisakkaritlerin. Birçok alanda kullanılan boyaların oluşturduğu atıksular alıcı ortamlara verildiklerinde çevreye büyük zarar vermektedir.30 ramnoz. Çalışmada tekstil endüstrisi atıksularından izole edilen bakterilerin reaktif boya giderimi araştırılmıştır. azoredüktaz Organik ve İnorganik Kirleticilerin Ochrobactrum sp. Siyanobakter SM 029 Anahtar Kelimeler: Ekzopolisakkarit. Biyoloji Bölümü. farklı sıcaklık derecelerinde (20.36 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir. Elektron mikroskop görüntülerine baktığımızda Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücrelerde kontrole nazaran daha az bölünmeye ve daha yoğun miktarda ekzopolisakkarit yapıya rastlanmıştır. 8. Anahtar Kelimeler: Biyoakümülasyon. 8 ve 9). 9) ve artan boya konsantrasyonlarında (50.100 rpm de.SEM. alg. 200. atıksu SM 030 Tekstil Atıksularından İzole Edilen Bakterilerin Renk Kirliliğinin Giderilmesinde Kullanımı Sevgi ERTUĞRUL. %0. Kompleks kimyasal yapıları. su ve birçok kimyasal maddeye gösterdikleri dirençten dolayı dekolorizasyonları oldukça zordur.20 glikoz. 150. Günümüzde canlı hücrelerdeki metal alınım mekanizması hakkında çok net bilgiler bulunmamaktadır. Bu yüzden mikroorganizmaların bu kirleticilere karşı gösterdikleri biyosorbsiyon. artan Cr(VI) (0.6 mg l-1). Çünkü klasik arıtım teknikleri bu boyaların giderimi üzerinde çok etkili değildir. H4. Cr(VI). Yapılan çalışmada. TRABZON EPS monomer yapısında %9 glikoz. artan Remazol Blue (0. fenol-sülfirik asit metodu ile tayin edilmiştir.’nin EPS üretim kapasitesi. en yüksek EPS üretimini pH’ı 8 olan ortamlarda ve 30 ºC’de yapmıştır. Biyoloji Bölümü. Atıksuya bakıldığında saptanabilen ilk kontaminant renktir. Chrocooccus sp.5 mg l-1 olarak bulunmuştur. Cd(II)’ ye maruz kalan Synechocystis sp. Fen Fakültesi. 30 ve 40 ºC) ve farklı inkübasyon sürelerinde (48-96 saat) belirlenmiştir. atıksu. Ochrobactrum sp. 200 ve 300 mg l1) konsantrasyonlarında. %75 ksiloz ve %2 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir. 110 . Beşevler.com Tekstil endüstrisinde kullanılan boyalar karmaşık molekül yapılarına sahip ve yüksek molekül ağırlıklı bileşiklerdir. 30 ºC de nutrient broth içeren besiyerinde farklı pH değerlerinde (6. Estetik açıdan kötü görünen bu durumu doğa kendi kendine oldukça yavaş giderebilmektedir. 100. Artan boya konsantrasyonlarının bakterilerin boya giderim verimine etkisi saptanmıştır. Gönül DÖNMEZ Ankara Üniversitesi. Suda görünen reaktif ve asidik boyalar en çok problem yaratan gruplardır. 300 ve 400 mg l-1). Ekzopolisakkarit Üretimine Etkisi Nur KOÇBERBER KILIÇ. %99. Ochrobactrum sp. Ekzopolisakkarit. 50. Ankara sevgi-ertugrul@hotmail. ısı. 100. Ochrobactrum sp. İzole edilen 7 adet bakteri Gram boyanma ve morfolojik özelliklerine göre tanımlanmıştır. bakteri. Anahtar Kelimeler: Reaktif boya. Denemelerde 250 ml lik erlenlerde. Biyoloji Bölümü. Gönül DÖNMEZ Ankara Üniversitesi. EPS üretimi.06100. remazol blue. Fen Fakültesi. Bu çalışma ile Cr(VI) ve Cd(II) stresine maruz bırakılan Synechocystis sp. 7. Denemeler sonunda izole edilen bakterilerin azoredüktaz enzim aktiviteleri belirlenmiş ve bu bakterilerin boya içeren atıksuların arıtılmasında kullanım kapasitesine sahip olduğu görülmüştür.

Fen Edebiyat Fakültesi.2–azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65 °C de azot atmosferi altında 48 saat süreyle tepkimeye gerçekleştirildi. Kaynaklar [1] Patel MB. Bu kopolimer 40°C de vakum altında kurutuldu. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Patel RM. MV. aşamada: Nvinil-2-pirolidon ve maleik anhidrit monomerleri dioksan ortamında. Betül YÜKSEL. 06500. suda çözünen kopolimer. Sonuç olarak. SO. Tabaka-döküm metodu ve inhibisyon alan tekniği kullanılarak polimerlerin Gram-pozitif bakteriler. 2]. 2. bakteri hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur [2]. [2] Solovskij. Mikrobiyal kontaminasyonu önlemenin yolu antimikrobiyal özellikler gösteren polimerik materyaller geliştirmektir. Epanchintseva. Kaynaklar [1] Temiz. A.2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 24 saat süreyle tepkimeye girdi. Antimikrobiyal aktivite şu şekilde olmaktadır. Şener A. Rzayev ZMO. 2. aşamada. Mikroorganizmalar direkt ya da dolaylı yollarla insana geçebilmekte. 5841-5847. sağlık ürünleri. su saflaştırma. Journal of Applied Polymer Science. A. Ankara betulyuksel2000@yahoo. suda Suda Çözünebilen. vücut içerisinde bozunan polimerlerin en önemlileridir [1. Ayrıca polimer zincirinin uzunluğu ve derişim miktarı arttıkça antimikrobiyal aktivitenin arttığı bulundu. 1. 2006. aşamada: Suda çözünen polimerlerin yapıları çeşitli spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi.com Bu çalışmada. Polimerler. 1. Polimerlerin çeşitli derişimlerde sulu çözeltileri hazırlandı. TRABZON SM 031 Suda Çözünen Poli (N-vinil-2-pirolidon-comaleik anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin İncelenmesi Elif UZLUK. medikal bir uygulamada kullanılacak polimer. 895-900. sentezlenen kopolimerlerin belli konsantrasyonlarda sulu çözeltileri hazırlanarak Gram-negatif ve Gram-pozitif bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırıldı. Biyoaktif Poli (NVinilimidazol-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi Betül YÜKSEL. gıda paketleme ve saklama maddeleri gibi birçok alanda endişe oluşturdu. 102. Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. Son aşamada ise disk difüzyon yöntemi ile bakteriler üzerindeki antimikrobiyal aktivitesine bakıldı. Teknikokullar. Bozunma işlemi başlangıçta suda çözünme şeklinde olur. Kimya Bölümü. 1-8. Togay SO. 5841-5847. elde edilen suda çözünen biyoaktif kopolimerin spektroskopik yöntemlerle karakterizasyonu yapıldı. G. Güven. lens gibi. Örneğin. Hangi polimerlerin kullanılacağının tercihinde polimerin vücut içerisinde alacağı göreve dikkat edilmelidir. Teknikokullar. Journal of Applied Polymer Science. 2. Suda çözünen polimerler. 1997. Journal of Controlled Release. Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Polimer çözünme. Sentezlediğimiz kopolimerin bakterilere ve mayalara karşı antimikrobiyal aktiviteleri olduğu belirlendi. Poli(N-vinil-2-pirolidon-comaleik anhidrit) kopolimeri sentezlendi. hastane ve diş sağlığı malzemeleri. sentezlediğimiz suda çözünen biyoaktif kopolimerler. 58.com Polimerik materyallerin mikrobiyal kontaminasyonu. vücut içerisinde bozunmamalıdır. Anahtar Kelimeler: Poli (N-Vinilimidazol-coMaleik Anhidrit). antimikrobiyal aktivite 111 . Son aşamada. Elif UZLUK. ciddi bulaşıcı hastalıklara ve zehirlenmelere sebep olabilmektedir. Panarin EF. antimikrobiyal aktivite SM 032 sentezi. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi. Togay. Ray A. Güven G. 89. Biyoloji Bölümü. 2006.aşamada N-Vinilimidazol ve maleik anhidrit monomerleri 2.19. Ankara euzluk@yahoo. 06500. Rzaev ZMO. ilaç sistemleri. Patel SA. Gram-negatif bakteriler ve mayalar üzerindeki antimikrobiyal aktivitesi araştırıldı. [2] Temiz A. Bunun sonucunda bu monomerlerden suda çözünen biyoaktif kopolimerler sentezlendi [1]. 102. bakterinin hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur. Bu çalışmada. 2003. Journal of Applied polymer Science. Şener.

Muzaffer TALU. Poli (N-vinil-2-pirolidonco-maleik anhidrit) kopolimeri ve Poli [(N-vinil-2pirolidon-co-maleik anhidrit)-co-Nizopropilakrilamit] terpolimeri sentezlendi. disk difüzyon yöntemi SM 034 hazırlanarak Gram-negatif ve Gram-pozitif bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırıldı.2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 24 saat süreyle tepkimeye girmesi sağlandı. Elif UZLUK. Teknikokullar. 58. aşamada: N-vinil-2-pirolidon ve maleik anhidrit monomerleri dioksan ortamında. 5841-5847. Son aşamada. Bunun sonucunda bu monomerlerden suda çözünen biyoaktif kopolimerler sentezlendi. 102. Ankara euzluk@yahoo.aşamada N-izopropilakrilamit ve maleik anhidrit monomerleri 2. 2. disk difüzyon yöntemi. Yaptığımız çalışma 4 aşamadan oluşmaktadır. Teknik Okullar. Epanchintseva. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü. Journal of Controlled Release. Güven G. sentezlenen kopolimer ve terpolimerlerin belli konsantrasyonlarda dimetilsülfoksitteki (DMSO) çözeltileri . sentezlenen Poli (Nİzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) in belli konsantrasyonlarda dimetilsülfoksitteki (DMSO) çözeltileri hazırlanarak Gram-negatif ve Grampozitif bakterilere karşı antibakteriyal aktiviteleri araştırıldı. Ankara betulyuksel2000@yahoo. Teknikokullar. Sentezlenen bu kopolimerlerin antibakteriyal aktivitelerinden dolayı ilaç sistemlerinde kullanılması hedeflenmiştir. aşamada: Elde edilen suda çözünen kopolimer ile N-izopropilakrilamit aynı şartlar altında terpolimerizasyon sentezi yapıldı. bulgaricus B3 ve 112 Suda Çözünen Kopolimer . TRABZON SM 033 Suda Çözünebilen. 1. sentezlediğimiz suda çözünen biyoaktif kopolimerler. 1997.com Bu çalışmada. Fen Edebiyat Fakültesi. Rzayev ZMO. Sonuç olarak. Ayrıca polimer zincirinin uzunluğu ve derişim miktarı arttıkça antimikrobiyal aktivitenin arttığı bulundu.com Bu çalışmada. elde edilen suda çözünen biyoaktif kopolimerin spektroskopik yöntemlerle karakterizasyonu yapıldı. Bu çalışmada. 1. antimikrobiyal aktivite SM 035 Muhtemel Probiyotik Lactobacillus delbrueckii subsp. 2006. Biyoloji Bölümü. 06500. Togay SO. Anahtar Kelimeler: Poli (N-İzopropilakrilamit-coMaleik Anhidrit). Ankara derya_onal@yahoo. Biyoaktif Poli (Nİzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi Betül YÜKSEL. Polimerler. 2. Kaynaklar [1] Solovskij. antimikrobiyal aktivite. Disk difüzyon yöntemi kullanılarak polimerlerin Gram-pozitif ve Gramnegatif bakteriler ve mayalar üzerindeki antimikrobiyal aktivitesi araştırıldı. Kaynaklar [1] Temiz A. Son aşamada ise disk difüzyon yöntemi ile bakteriler üzerindeki antimikrobiyal aktivitesine bakıldı. bakteri hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur [1]. Bu kopolimer 40°C de vakum altında kurutuldu. Sentezlediğimiz kopolimer ve terpolimerin bakterilere ve mayalara karşı antimikrobiyal aktiviteleri olduğu belirlendi. aşamada. aşamada: Suda çözünen polimerlerin yapıları çeşitli spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi. Betül YÜKSEL. Journal of Applied Polymer Science. 1-8. Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Antimikrobiyal aktivite şu şekilde olmaktadır. Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü. 06500. Anahtar Kelimeler: Kopolimer. 2. Polimerlerin çeşitli derişimlerde sulu çözeltileri hazırlandı. 3. MV. Zekiye SULUDERE. Belma ASLIM. Şener A. Panarin EF. Yavuz BEYATLI Gazi Üniversitesi. bulgaricus Suşlarının Caco-2 Hücrelerine Tutunmalarına Eksopolisakkkarit Üretimi ve Mide-Bağırsak Sistemi Koşullarının Etkisi Derya ÖNAL. bakterinin hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur. terpolimer.2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 48 saat süreyle tepkimeye gerçekleştirildi [1]. Terpolimer Sentezi ve Antimikrobiyal Aktiviteleri Elif UZLUK.19. Biyoloji Ana Bilim Dalı. 06500.com Bu çalışmada geleneksel yöntemlerle mayalanmış yoğurtlardan izole edilen Eksopolisakkarit (EPS) üretimi yüksek Lactobacillus delbrueckii subsp.

Biyoloji Bölümü.19. eksopolisakkarit SM 036 mineral. Sırayla yapay mide sıvısı ve bağırsak sıvısı ile muamele edilen B3 ve B2 suşlarının canlılığının yalnızca mide sıvısı uygulamasına göre daha fazla etkilendiği tespit edilmiştir. L.com Bitki büyüme ve gelişmesi için gerekli makro elementlerden birisi de fosfattır. Anahtar Kelimeler: Lactobacillus delbrueckii subsp. rekabet üzerinde EPS üretiminin etkisini belirlemek amacıyla L. TRABZON EPS üretimi düşük L.tr Mycoplasma gallisepticum (MG). Ancak EPS üretimi yüksek B3 suşunun Caco-2 hücrelerine iyi derecede tutunduğu ve bu tutunmada farklı pH’lardaki mide sıvıları ile mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarının etkisine tolerans gösterdiği in vitro koşullarda tespit edilmiştir. Ömer Faruk ALGUR. delbrueckii subsp. Esasen bu . Tuba YILDIRIM2. epitele tutunması ve E. Anahtar Kelimeler: İnorganik fosfat. bulgaricus suşlarının canlılığı. bulgaricus. Suşların mide-bağırsak sistemi koşullarında canlılığı ve Caco-2 epitel hücrelerine tutunmasında bu koşulların etkisi belirlenmiştir. Samsun 2 Amasya Üniversitesi. CaCo-2 hücresi.05). M. Cengiz YAKICIER3. Bu çalışmada inorganik fosfat kaynağı olarak trikalsiyum fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayası (MFK) kullanılmış ve tarafımızdan izole edilen Rhizopus oryzae MRSP7 suşu ile laboratuar şartlarında NBRIP besiyeri ortamında 20 günlük inkübasyon süresi sonunda bu iki farklı inorganik fosfat kaynağından elde edilen toplam çözünmüş fosfat miktarı sırasıyla 0. bulgaricus B3 suşunun yeni probiyotik ürün gelişiminde kullanılabileceğini desteklemektedir. EPS üretimi düşük B2 suşunun canlılığını kaybettiği belirlenmiştir.270 gl-1 ve 0. Biyoloji Bölümü. Oktay GENÇ1. Fen Fakültesi. coli ile rekabetinde EPS üretiminin etkili olduğu bulunmuştur. Mustafa ÖZDEMİR Atatürk Üniversitesi. epitele tutunma. 4. bulgaricus B3 ve B2 suşlarının E. Farklı pH’lardaki (pH: 2. çözücü mikrofunguslar. delbrueckii subsp. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Diğer taraftan toprak verimliliğini artırmak için kullanılan fosfatlı gübrelerin de az bir kısmı bitkiler tarafından kullanılırken. 7) mide sıvısı ve mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarının Caco-2 hücrelerine tutunmayı anlamlı derecede azalttığı belirlenmiştir (P< 0. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ankara ozlemb@omu. coli ATCC 11230 ile Caco-2 hücrelerine rekabetli tutunması araştırılmış ve elektron mikroskobu ile görüntülenmiştir. (MFK) çözünmesinde besiyerine katılan çeşitli karbon kaynakları arasında en yüksek verim glikozlu ortamdan. hem de etkili bir biyoteknolojik uygulama olarak yaygınlaşmaktadır. çeşitli inorganik ve organik bileşikler halinde toprakta yeterli miktarda bulunmasına rağmen suda çözünmez olan bu bileşiklerin yapısındaki fosfat. Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. 3. konak solunum yolu mukoz 113 Bir Mikrofungus Türü Olan Rhizopus oryzae MRSP7 İle Çalkalamalı Sıvı Kültür Ortamında Trikalsiyum Fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayasının Çözündürülmesi ve Çözünürlük Üzerine Çeşitli Azot ve Karbon Kaynakları. Nevzat YURDUSEV1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. delbrueckii subsp. büyük çoğunluğu uygulamadan kısa bir süre sonra çeşitli inorganik bileşiklere dönüşmek suretiyle çözünmez hale gelmekte ve toprağın da çoraklaşmasına neden olmaktadır.edu. bulgaricus B2 suşları kullanılmıştır. Amasya 3 Bilkent Üniversitesi. Elde edilen sonuçlar ise L. pH 2 mide sıvısında EPS üretimi yüksek B3 suşunun canlılığı azalırken. gallisepticum enfeksiyonunun patogenezinde önemli role sahip olan adezin proteinler. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. bitkiler tarafından kullanılamamaktadır. Ayrıca en uygun MFK konsantrasyonunun 3g/l ve en uygun inkübasyon süresinin de 10 gün olduğu belirlenmiştir. karakterizasyonu ve optimizasyonu ile biyogübre olarak değerlendirilmesi hem çevreye saygılı. Ayrıca. farklı azot kaynakları arasında ise amonyum sülfatlı ortamdan sağlanmıştır. Son yıllarda kimyasal gübrelere alternatif olarak fosfat çözücü çeşitli mikroorganizmaların izolasyonu. Mide ve mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarından sonra B3 ve B2 suşlarının Caco-2 hücrelerine tutunması Scaning Elektron Mikroskobu ile incelenmiştir. Veteriner Fakültesi. kanatlı hayvanlarda büyük ekonomik kayıplara neden olan solunum yolu patojenidir. Biyoloji Bölümü. Rhizopus oryzae SM 037 fosfat Kanatlılarda Mycoplasma gallisepticum Enfeksiyonları Taramalarında Kullanıma Yönelik Rekombinant PvpA Tanı Antijenleri Üretimi ve Enzimatik Hızlı Tarama Test Modeli (ERIFA) Geliştirilmesi Özlem BÜYÜKTANIR1. Esherichia coli ATCC 11230 suşu ise tüm canlılık ve tutunma çalışmalarında pozitif kontrol olarak kullanılmıştır. delbrueckii subsp.75 gl-1 olarak gerçekleşmiştir. Erzurum mnaydogan@otmail. İnkübasyon süresi ve Fosfat Kayası Konsantrasyonu Mehmet Nuri AYDOĞAN.

Anahtar Kelimeler: Mycoplasma gallisepticum. 2-5M arasında gelişen ancak optimum gelişimleri 3M’ın üzerinde olanlara ekstrem halofil denilmiştir. Dekstran ortam yoğunluğunu arttırdığı için endüstriyel açıdan büyük bir öneme sahip olan Leuconostoc dekstransukrazının saflaştırılması oldukça zorlaşmaktadır. gallisepticum PvpA antikorlarının tespitine yönelik enzimatik hızlı tarama testi (ERIFA) geliştirildi ve doğrulandı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. NTG SM 039 İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan İzole Edilen Ekstrem Halofilik Mikroorganizmalarda PHB Varlığının Saptanması ve Verim Analizi Ebru TEKİN. Bu ekstrem canlıların yüksek tuzda yaşayan üyeleri olan halofiller. Bornova. Enzim aktivitesi tayini için ince tabaka kromatoğrafisi (TLC) ve Dinitro salikasit metodu (DNS) kullanıldı. Rekombinant proteinlerin ekspresyonu SDS-PAGE ve immun-blot analizi ile belirlendi.ege. rPvpA336 proteini spesifik tanı antijeni olarak kullanılarak sahada tavuklarda anti-M. Anti-HisTag monoklonal antikor ile yaklaşık 42 ve 27 kDa moleküler ağırlıkta oldukları belirlenen rPvpA336 ve rPvpA134 proteinleri afinite kromatografi yöntemiyle saflaştırıldı. pCold-I bakteriyel ekspresyon vektörüne klonlandı. pvpA336 ve pvpA134 genlerinin DNA dizileri belirlendi ve NCBIGenBank Veritabanında yer alan PvpA proteinleri amino asit dizilerinden farklı olduğu saptandı. Bu çalışmada. Ayrıca yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilebilmesi de onu 114 Dekstransukraz İçin Yerel Leuconostoc mesenteroides Soylarından Konstitütif Mutantların Elde Edilmesi ve Seçilmesi Çiğdem İLERİ Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ c. Anahtar Kelimeler: Leuconostoc mesenteroides. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı. mutasyon. Rekombinant pColdMGpvpA336 ve pCold-MGpvpA134 vektörleri ile transforme bakteriler IPTG ile indüklenerek rekombinant proteinler eksprese edildi. Streptococ’lar tarafından sürekli olarak sentezlenebilirken Leuconostoc’lar tarafından sentezlenebilmesi için ortamda sukrozun bulunması gereklidir. TRABZON membranına tutunarak o bölgede bakteri kolonizasyonunu sağlayarak. Mustafa ATEŞ. rekombinant antijen. Streptococ ve Lactobacillus cinsi bakteriler tarafından sentezlenmektedir. Biyoloji Bölümü. N-metil-N-nitro-N-nitrosoguanidin) kullanarak mutasyona uğratıldı. bu problemlerin aşılabilmesi ve bol miktarda saf enzim elde edilebilmesi için Leuconostoc’ ların konstitütif mutantlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Kültür süpernatantında sukroz bulunmuş olması dekstran üretilmesine neden olmaktadır. enfeksiyonu başlatırlar. asidik ve alkali pH. Konstitütif mutantlar seçilerek enzim saflaştırılması ve nitelendirilmesi çalışmalarında kullanılmak üzere stoklanmıştır. Bu amaçla. diğer cinslerere ait bakterilerin . EMS. rPvpA336 proteininin yüksek düzeyde immunoreaktif olduğu. Biyoloji Bölümü. Mutasyon sonrasında elde edilen 600 koloninin süpernatantı enzim aktivitesinin tayininde kullanıldı. tanı. sukrozdan Leuconostoc. Leuconostoc’ların sentezlemiş olduğu polisakkaritin. PvpA. gallisepticum’a özgü PvpA adezin proteini ve bunun 134 aminoasitlik kısmının rekombinant protein olarak üretilmesi (rPvpA336 ve rPvpA134) ve tanı antijeni olarak kullanılması hedeflenmiştir. yüksek tuz.edu. Bu tür ekstrem çevrelerde yaşayan mikroorganizmalara ekstremofil adı verilmektedir. M. saha testi SM 038 sentezlemiş olduklarından farklı olarak endüstride ve tıp da pek çok kullanım alanı bulunmaktadır.tr Son yıllarda yapılan çalışmalar mikrobiyal yaşamın spesifik çevrelerle sınırlı olmadığını.19. Kushner’e (1978. pvpA336 ve pvpA134 gen fragmentleri PCR yöntemiyle çoğaltılarak. Rekombinant proteinlerin immünolojik reaktiflikleri Western blot analizi ile pozitif ve negatif tavuk serumları kullanılarak belirlendi. Özge KAHRAMAN Ege Üniversitesi. PHB üretimi günümüzde plastik sektöründe petrol kullanımına alternatif bir teknoloji olup doğada kısa sürede parçalanabilir olması nedeniyle vazgeçilmez bir uygulama haline gelmiştir.tr Bakteriyel bir polisakkarit olan dekstran. mikrobiyal komünitenin yüksek sıcaklık. İzmir ebrutek@mail. bununla birlikte rPvpA134 proteininin diagnostik amaçla kullanılamayacak düzeyde düşük reaktiviteye sahip olduğu belirlendi. 1993) göre sınıflandırılmış ve bu sınıflandırmaya göre. Çalışmamız kapsamında yerel bitkilerden izole edilmiş ve tanılanmış Leuconostoc suşları UV radyasyonu ve iki farklı kimyasal mutajen (etil metan sülfonat. yüksek basınç gibi ortamlarda bulunabileceğini ortaya koymuştur.edu.ileri@gyte. PHB (Poli-3-hidroksibütirik asit) biyolojik olarak parçalanabilen plastik özelliğinde olup hücre içinde granüller halinde depolanmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Ekstrem halofilik mikroorganizma. Bu nedenle. genellikle yakın akraba türden bakterilerin gelişimlerini engelleme kapasiteleri açısından araştırıcıların ilgisini çekmektedirler.218 suşunun 16S rRNA analizi ile moleküler tanısı yapıldı ve Geobacillus toebii olarak tanılandı. bakteriyosin olarak tanımlanan maddeler. steril koşullara olan gereksinim büyük ölçüde azalmaktadır. Ancak ülkemizde uygulaması yeterli düzeyde değildir. tekstil ve kağıt sanayinde termofilik enzimler sıklıkla kullanılmaktadır. Bu bakterilerin metabolitleri büyük bir potansiyele sahiptir. tarafından üretilmektedir. Yakın bir geçmişe kadar. Biyoloji Bölümü. PHA’lar arkelerin Halobacteriaceae familyası üyeleri ve öbakterilerin çoğu cinsi tarafından üretilen oldukça kompleks poliokzoesterler sınıfını oluşturur. çeşitli karbon ve azot kaynaklarında gelişmesi) ve PHB varlığının tespiti için Nile Blue A boyası kullanılarak fluoresan mikroskopta taramaları Haloferax mediterranei kontrol grubu kullanılarak yapılmıştır. Aydın gbasbulbul08@gmail. eutropus kullanılarak ICI Ltd. Bununla birlikte. son yıllarda gram pozitif bakterilerin özellikle laktobasillerin bakteriyosin benzeri aktivitelerini merkez alan çalışmalarda artış görülmektedir. Yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak da çalışmanın yürütülmesi avantaj sağlamaktadır. İzolatın 16SrDNA analizine göre %99 uyumlulukla Haloferax alexandrinus olarak tespit edilmiştir. Bu organizma yüksek tuz konsantrasyonlarında yaşadığı için. Verim analizi Chen et al. Gram pozitif ve gram negatif bakterilere karşı kuyucuk yöntemiyle antimikrobiyal spektrum belirlendi ve HBB-218’in ürettiği antimikrobiyal maddenin karakterizasyonu yapıldı. nitrattan nitrit ve gaz oluşumu. Bu bakterilerin pek çoğu gıda endüstrisinde hali hazırda kullanılan ve ilerisi için gıdaların korunmasında uygulama alanı oluşturan bakterilerdir. 09010. İzmir Çamaltı Tuzlası 900 sözlü / Bitki / Patojenler/Patoloji SM 040 Termofilik Geobacillus toebii HBB-218 Suşu Tarafından Üretilen Bakteriyosinin Karakterizasyonu Gamze BAŞBÜLBÜL. Bu organizma kuru ağırlığının %80’ine kadar polimeri akümüle etmektedir. antibiyotik testleri. termoplastik ve/veya elastomerik özellik sergiler. tıp.(2006)’ya göre yapılmış ve kuru ağırlığın %13’ü düzeyinde polimer biriktirdiği tespit edilmiştir. Ayrıca. katalaz. Örneğin. gıda. protein yapıda moleküller olup. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON avantajlı kılmaktadır. termofilik bakteriler arasında bakteriyosin veya bakteriyosin benzeri diğer mikroorganizmaların gelişimini önleyici inhibitör maddeler üreten türler bulunmaktadır. bakteriyosin üretimi araştırıldı. Beta-hidroksibütirat ve beta-hidroksivalerat Biopol ticari adıyla A. optimum sıcaklık. paketleme endüstrisi.Halil BIYIK Adnan Menderes Üniversitesi. Bakteriyosin 115 . oksidaz. PHB’nin genel sınıfı PHA’dır. Ayrıca farklı sıcaklık ve pH’larda bakteriyosin aktivitesi denendi. PHB. B-glukuronidaz enzimi ile kısmen aktivitesinin kaybolduğu belirlendi. Dolayısıyla atık su arıtımında kullanılan açık havuzlar gibi bu organizmalar da açık havuzlarda üretilebilir.com Günümüzde. Çalışmamızda. Kültür ortamının bakteriyosin üretimi üzerine etkilerini belirlemek amacıyla farklı besiortamlarında. HBB-218 suşunun ürettiği bakteriyosinin proteinaz K ve lipaz enzimleri ile tamamen. Ancak son yıllarda ekstremofil olarak adlandırılan mikroorganizmaların bu tür antimikrobiyal peptidler üretip üretmedikleri ve bunların özellikleri ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır. organik çözücüler ve deterjanlarla muamele edilerek aktivite tayini yapıldı. Kültür süpernatantları. pH ve Mg konsantrasyonu. Tarama sonucunda 10 numaralı izolatın PHB ürettiği gözlenmiştir. H. ziraat ve gıda endüstrisinde veya enantiyomerik olarak saf kimyasalların ve boyaların üretiminde ham madde olarak kullanılmaktadır. Suda çözünmeyen PHA’lar oldukça yüksek moleküler kütleye sahip. mediterranei’nin kullanımının çok büyük avantajları olduğu düşünülmektedir.19. bakteriyosin araştırmalarındaki önemli ilerlemelerin çoğu kolisinlerin araştırılmasından köken almıştır. PHB üretiminde ekstrem halofilik olan H. Ekstremofil mikroorganizmalar arasında yer alan termofilik bakteriler günümüzde pek çok biyoteknolojik ve endüstriyel uygulamada önemli rol oynamaktadırlar. eczacılık. Çalışmamızda İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan izole edilen 14 ekstrem halofilik mikroorganizmanın çeşitli fizyolojik ve biyokimyasal testleri yapılmış (tuz konsantrasyonu. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada Yenice (Denizli) sıcaksu kaynağının çevresinden alınan topraktan izole edilen termofilik HBB-218 suşunun bakteriyosin üretimi araştırıldı. çeşitli enzimler. HBB. indol oluşumu.

U37. Bu konu ülkemizde az çalışılmış olduğundan. Su kaynağı olarak şebeke suyu. Vezneciler/İstanbul duygugoksay@yahoo. Bu durum özellikle tedavi nedeni ile ağzında açık yara bulunan ya da bağışıklık sistemi baskılanmış olan hastalarda. pH. Çalışmamızda İstanbul’da bulunan 41 tane dental ünite su sistemlerinin taraması yapılmıştır. 60. Duygu GÖKSAY. 45. Su sıcaklık ortalaması ise 18.74 arasında olduğu gözlenmiştir. akuatik bakteriler olmakla birlikte Legionella gibi fırsatçı patojen mikroorganizmalar sistemdeki biyofilm tabakasında barınabildiğinden enfeksiyon kaynakları olabilmektedirler. Bu şartlar. Kültür ortamının aktivite üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılan denemelerde en yüksek aktivite Brain Heart Infusion Broth ortamında saptanmıştır. İncelenen beş ünitenin (U1. asteroids from clinical and soil samples. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.com The study includes the isolation and identification of N. ünite yaşı ve su kaynağı da araştırılmıştır. tüp su ve distile suyu kullanıldığı belirlenmiştir. uzun süre durgun halde kaldığında sıcaklığı artabilmektedir. blood agar . U35. Bu nedenle çalışmamızda dental ünite su sistemlerinde Lejyoner Hastalığı’na yol açtığı bilinen Legionella bakterisinin taraması yapılmıştır. Bu konu ülkemizde ne yazık ki çok zayıf olarak çalışılmış olup. dental ünitelerin kontrolü ve hijyeninin sağlanması ile ilgili pek fazla strateji geliştirilememiştir. Bu yüzden dental ünite su sistemlerinin düzenli kontrolü önemlidir. TRABZON pH 3-11 arasında ve 30. Organik çözücülerden TCA bakteriyosin aktivitesinin tamamen kaybolmasına neden olmaktadır.com Dental ünite su sistemleri dar çaplı. uzun. Çalışmamız. Biyoloji Bölümü. Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi. 121 ºC’de 20 dakika otoklavlanan bakteriyosinin aktivitesinde hiç kayıp olmadığı gözlenmiştir. mikrobiyal biyofilmlerin oluşumu için uygun ortamı sağlamaktadır. hunelered bronchial washing samples from patients of lower repiratory tract infection of different age groups and of both sexes attending alsalam hospital in mosul city from march to December (2004) hunddered soil samples were also collected from different locations in mosul and and nearby areas. Mosul. ayrıca aerotör ya da hava-su şırıngasından çevreye dağılan aerosollerle diş hekimlerinde ciddi sağlık problemleri oluşturabilmektedir. Fen Fakültesi. Bu borular içinde akan su.19. Dental ünitelerindeki bakterilerin büyük çoğunluğu zararsız. University of Mosul. Bakteriosin SM 041 Dental Ünitelerde Legionella Bakterilerinin Araştırılması İrfan TÜRETGEN. Microbiological and cultural characteristics for the growing colonies as Gram's and modified Ziehl Neelsen stained smears were 116 . Samples were cultured on selective media including Lowenstein Jensen. Avrupa Birliği Ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri’nde dental ünitelerin kontrolü ve hijyenin sağlanması yasal olarak zorunlu kılınmaktadır. College of Science.80 ile 7. U23. Iraq zohair_rahemo@yahoo. üretim koşulları ve besiyeri bileşenlerinin aktivite ve gelişim üzerine etkilerini belirlemek üzere devam etmektedir.5 ay ile 35 yıl arasında olduğu ve ünitelerde dezenfektan kullanılmadığı tespit edilmiştir. SM 042 Isolation and Study of Some of the Virulence Factors of Nocardia asteroids from Clinical and Soil Samples Adeba SHAREEF Department of Biology. Çalışmamızda Legionella pneumophila serogrup 2-14 bakterisinin tespit edilmesi dental ünite su sistemlerinin düzenli kontrolünün yapılmasını ve iyileştirilmesinin gerekliliğini vurgulamaktadır. Biyoloji Bölümü. Dental ünitelerin yapılarının biyofilm oluşumu için ideal olması. Ünitelerden alınan suyun pH değerleri 6. Bu çalışma ADÜ/BAP-FEF-6009 ve TÜBİTAK-106T581 nolu projelerinden destek almaktadır Anahtar Kelimeler: Geobacillus toebii HBB-214.8°C olarak tespit edilmiştir. dezenfektan olup olmadığı. 95 ºC’de 2 saat boyunca aktivitesini korumaktadır. naylon veya farklı malzemelerden yapılmış çok sayıda boru içermektedir. U38) aerotorundan alınan örneklerden Legionella pneumophila serogrup 2-14 bakterisi izole edilmiştir. Ünite yaşlarının 2. Ayrıca su örneklerinin sıcaklık. Amerika Birleşik Devletleri’nde bir diş hekiminin Legionella bakterisinin neden olduğu Lejyoner Hastalığı tarafından hayatını kaybetmesiyle dental ünitelerinin su sistemlerinde Legionella cinsi bakteriler ile ilgili çalışmalar yoğunlaşmıştır. ünitelerin büyük çoğunluğunun şebeke suları ile doğrudan bağlantılı olması ya da üniteden bağımsız su tankları olsa bile sistemin düzenli temizlenmemesi sonucunda patojen olan ve olmayan çok sayıda mikroorganizma ile yüksek oranlarda kontamine oldukları bilinmektedir. carbon free broth.

Pseudomonas cinsi bakteriler. Didem KARAGÖZ1. The results indicated that Luria Bertani agar media and the carbon free broth used in the paraffin baiting techniques was the best medium for primary isolation of this organism. çevre koşulları. Tıp Fakültesi. Cryptosporidium paraziti. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi. The research also confirmed the ability of N. Biyoloji Bölümü. Cryptosporidial enfeksiyon tüm dünyada görülür ancak gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere göre daha sıktır. İstanbul 2 İstanbul Üniversitesi.edu. total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler. Gelişmekte olan ülkelerde Giardia lamblia patojenlerin ilki olup. Persistan ishale ve malnütrisyona yol açabilmesi nedeni ile önemli bir sağlık problemidir.Bağırsak parazitlerinin yaygınlığı bu faktörlerin yanı sıra ülkemiz bölgelerinde de değişik dağılımlar göstermektedir.Diğer parazit hastalıklarında olduğu gibi direkt mikroskobik inceleme ilk başta yapılması gereken yöntemdir. Biyoloji Bölümü. Göz Hastalıkları Anabilim Dalı. omurgalıların sindirim ve solunum yollarını kaplayan epitel hücrelerinin mikrovillus bölgelerine yerleşen intraselüler bir parazittir. büyüme çağındaki çocuklar başta olmak üzere tüm yaş gruplarını etkilemektedir. Mac Conkey Agar. Güzin İSKELELİ2 1 İstanbul Üniversitesi. Giardia lamblia . Zuhal ZEYBEK1. some enzymes playing role in its pathogenicity. all isolates also showed the ability to produce B-lactamase enzymes.19. asteroids isolated from both sources to produce pigments. like lecithinase. TRABZON examined. mantarlar ve protozoonlar gibi çeşitli mikroorganizmalar enfeksiyon meydana getirebilir.Halil KILIÇ1. lipase. kirli eller ile kontamine olmuş kontakt lens saklama kapları ve solüsyonları önemli yer tutar. musluk suları. iklim. Sosyo-ekonomik düzey. I. Bu tip enfeksiyonların risk faktörleri arasında kontakt lensin kendisi. Fen Edebiyat Fakültesi. beslenme ve temizlik gibi faktörlere bağlı olarak parazitlerin görülme sıklığı farklılık göstermektedir. 34118. Anahtar Kelimeler: Cryptosporidium . Paraziter hastalıklar. the results of the biochemical tests confirmed its isolation at a rate of 2 % from bronchial washing samples and 4 % from soil samples and all the isolates belongs to N. immün sistemi baskılanmış hastalarda ise kronikleşen ve hayatı Kontakt Lens Saklama Kaplarında ve Ev Musluk Sularında Mikrobiyal Kontaminasyonun Araştırılması Miray ÜSTÜNTÜRK1. mantarlar ve amipler açısından incelenmiştir. SM 043 tehdit edici ishale yol açan ve tüm dünyada yaygın olarak görülen bir protozoondur. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi. Bu amaçla tüm örneklerin sırasıyla petri kutusunda R2A Agar. Vezneciler. İstanbul mirayustun@gmail. Biyoloji Bölümü. Mehmet ÖZASLAN1 İclal BALCI2 1 Gaziantep Üniversitesi. Gaziantep ozaslanmd@gantep. Yasemin ZER2. Bu çalışmada Gaziantep ve çeversinde yaşayan ve ishal şikayeti ile hastaneye başvuran 10 yaş altı 100 çocuk tan alınan gaita örnekleri ELISA yöntemiyle testlenerek Giardia lamblia ve Cryptosporidium’un taraması yapılmıştır. 10 yaşından küçük çocuklarda %15 -30 prevalansla görülebilmektedir. immün sistemi sağlam kişilerde kendini sınırlayan ishale. antimicrobial substance.ELİSA SM 044 10 Yaş Altı Çocuklarda Cryptosporidium ve Giardia lamblia’nın ELİSA yöntemiyle araştırılması İ. asteroides.7 arasında değişmektedir. Cryptosporidium. Paraziter etkenler arasında Giardia lamblia dünyanın her tarafında epidemik diyarelerin başta gelen nedenlerindendir. Elde edilen bulgular istatistiki olarak analiz edilerek literatür verileriyle kıyaslanmıştır. yaşam biçimi. Bu bağlamda bu çalışmada. Ülkemizde bölgelerde yapılan araştırmalarda etkenin insidansı %1.Bu yöntem maliyet açısından ekonomik olması ve dışkıda bulanabilecek diğer parazitlerinde tespit edilebilmesi yönünden avantajlı gibi görünmesine rağmen bu yöntemle saptanamayan bir çok etkenin tespitinde yetersiz kalmaktadır. kontakt lens kullanan ve kontrol amacı ile İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Kontakt Lens Birimi’ne başvuran kişilerin kontakt lens saklama kapları ve ev musluk suları.7-37.tr Diğer az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de bağırsak parazitleri önemli halk sağlığı sorunlarından birini oluşturmaktadır. Cerrahpaşa. Fen Fakültesi. Pseudomonas C-F-C Selective Supplement ilave edilmiş Pseudomonas Agar Base. kontakt lens kullanan kişilerin hem kontakt lens saklama kapları hem de ev musluk suları aynı anda incelenmiştir. Bu çalışmada. Mikrobiyoloji ABD.com Kontakt lens kullanan kişilerin gözlerinde bakteriler. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sabouraud Dextrose Agar ve Non-nutrient Agar içeren 117 . fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler. and amylase.

Moleküler Biyoloji ABD. gelişimsel bir kist olmasıyla beraber.19.tr Odontojenik keratokist (OKK). TRABZON besiyerlerine ekimleri yapılmıştır.edu. Aydın sibelky@hacettepe. Giderek artan oranda oral tümörlerde human papilloma virus (HPV)’ün rolü olduğu çalışmalarla ortaya konulmaktadır. İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenmiştir. Hasan ÜNAL1. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu çalışmanın amacı odontojenik keratokistlerde HPV 16-18 varlığının belirlenmesidir. Biyoloji Bölümü. Sıhhıye/Ankara 3 Adnan Menderes Üniversitesi. tiplendirmesi ise viral genomun E6/E7 bölgelerini hedefleyen spesifik HPV-16 ve HPV-18 primer setleriyle polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) yöntemi kullanılarak yapıldı. bakteriler SM 045 Odontojenik Keratokistlerde Human Papilloma Virus 16 ve 18 (Hpv) Varlığının Belirlenmesi Sibel KÜÇÜKYILDIRIM1. Beytepe. Aynı zamanda nüks ve neoplastik potansiyele sahiptirler. 6’sı mantarlar ve 8’i amipler olarak tanımlandığı halde. Viral genomun L1 bölgesine bağlanan konsensus primerleri kullanılarak yapılan amplifikasyon sonucunda 23 örneğin 17 ‘nde (%73. Tip spesifik primerler kullanılarak yapılan amplifikasyon ile HPV pozitif örneklerin 8’nde (%47) yüksek risk grubu içerisinde yer alan HPV 16 ve HPV 18 DNA’sı belirlenmiştir. 23 hastadan alınan parafine gömülü odontojenik keratokist biyopsi örneklerinden DNA izole edildi ve human papilloma virus (HPV) varlığının saptanması HPV L1 konsensus primerleri.9) HPV DNA’sı tespit edilmiştir. ev musluk suları. Tüm ekimler. Biyoloji Bölümü. Celal ÜLGER3. Ağız Diş Çene Hastalıkları ve Cerrahisi ABD. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi. Pseudomonas cinsi bakteriler ve mantarlar ile meydana gelebilecek enfeksiyonlarda kontamine kontakt lens saklama kaplarının etkili olabileceği düşünülebilir. Dişhekimliği Fakültesi. Fen Fakültesi. Bu çalışma. 118 . aranan mikroorganizmalar için uygun sıcaklık ve sürelerde bekletilmiştir. Çalışmamızda incelenen 20 kontakt lens saklama kabında üreyen mikroorganizmalardan 18’i total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler. Konunun tam olarak aydınlığa çıkartılması örnek sayısının arttırılması ve izole edilen mikroorganizmaların patojenite faktörlerinin araştırılması ile yapılacak yeni çalışmalar ile mümkün olacaktır. fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler ve Pseudomonas cinsi bakteriler açısından bir tehdit oluşturmadığı düşünülebilir. gerek kontakt lens saklama kaplarının gerekse ev musluk sularının denenen mikroorganizmalar açısından bir enfeksiyon riski taşımadığı da söylenebilir. Mehmet ÇAKACI2. Nuray ER2 1 Hacettepe Üniversitesi. histolojik ve klinik özellikleri ile diğer kistlerden farklılık göstermektedir. Bu çalışmada incelenen örneklerin sağlıklı bireylere ait olduğu düşünüldüğünde. Anahtar Kelimeler: HPV16-18 Odontojenik keratokist. Öte yandan olası amip enfeksiyonlarında ise bu kapların çok da etkili olmadığı söylenebilir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Öte yandan incelenen 20 musluk suyunda üreyen mikroorganizmalardan 16’sı total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler. Ayrıca musluk sularının bu tip enfeksiyonlarda mantarlar ve amipler açısından bir tehdit oluşturabileceği halde. amipler. Ayrıca daha sonraki çalışmalarda kontakt lens kullanan ve herhangi bir göz enfeksiyonuna sahip kişilerin de kontakt lens saklama kaplarının ve musluk sularının incelenmesi ile elde edilecek sonuçların da bu konunun aydınlığa çıkartılması açısından faydalı olabileceği düşüncesindeyiz. 1’i Pseudomonas ve 8’i mantarlar olarak tanımlanmıştır. hiçbir musluk suyunda fakültatif anaerob gram negatif çomak bakterilere ve Pseudomonas cinsi bakterilere rastlanmamıştır. Biyoloji Bölümü. Bu veriler ışığında kontakt lens kullanan kişilerin gözlerinde fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler. Bu kapların hiçbirinde amipler ürememiştir. mantarlar. Moleküler Biyoloji ABD. Proje No: T-930/06102006 Anahtar Kelimeler: Kontakt lens saklama kapları. 11’i fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sorbus domestica L. İlgili tip türlerle birlikte morfolojik. Subsp. azarolus L. Yaygın olarak kullanılan enzim ise Leuconostoc mesenteroides B-512F dektransukrazdır. Arbutus unedo. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü. Kamil IŞIK1. Puberula (Schneider) Browicz .edu. Diospyros L. sistematik. degredasyon ve fizyolojik testlerden oluşan çok sayıda nümerik testler uygulanıp X-Taxon programında SSM-UPGMA analizleri ile değerlendirilen ve NTSys-pc programıyla oluşturulan kümelerden seçilen temsilci izolatların. Biyoloji Bölümü. var. cocomilia. tarla ve orman toprağı ile farklı legümen türlerinin rizosferinden dilüsyon plak tekniğiyle izole edilen. aronia L. Weissella confusa (32). Mespilus germanica. azarolus. Bu karbohidratlar prebiyotik olarak da kullanılmakta ve değişik ülkelerde binlerce ton üretimleri yapılmaktadır. 55139 Kurupelit. Farklı restriksiyon endonükleaz enzimleri ile PCR-RFLP parmak izleri belirlenmiş ve suşların genomik DNA’ları M13f evrensel primeri kullanılarak oluşturulan RAPD-PCR fragmanların baz çifti büyüklükleri hesaplanarak izolat suşlar ile tanımlanmış tip suşları arasındaki benzerlik ve farklılıklar belirlenmeye çalışılmıştır. Fen-Edebiyat Fakültesi. 16S rDNA gen bölgesi baz dizileri ile yeni türler olmaya aday farklı fizyolojik gruplardan Streptomyces cinsi izolatlar ile ilgili tip türleri oluşturmaktadır. Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ c. Türkiye’nin farklı coğrafik bölgelerine ait bahçe. Lactobacillus fermentum (2). Bunlardan termofilik izolatlar 55ºC de mezofilik izolatlar ise 28ºC de inkübasyon sonucunda elde edilmişlerdir.ileri@gyte.tr Uluslar arası “Ad Hoc Committee”ye göre yeni bir bakteri türü tanımında 16S rDNA baz dizisi ile DNA-DNA hibridizasyon testi olmazsa olmaz kriterler olarak tanımlanmaktadır. TRABZON SM 046 Biyoteknolojik Öneme Sahip Farklı Fizyolojik Özellikli Streptomyces İzolatlarının Moleküler Tiplendirilmesi Anıl SAZAK1. Kıymet GÜVEN2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Streptomyces violaceusniger clade üyesi izolat ve tip suşları arasında ayırtedici sonuçlar vermiştir. biyokimyasal. Dekstransukraz. Fen Fakültesi. Aziz TANRISEVEN2. API 50 CH test kiti ve 16S rDNA analizleri kullanıldı. Enzim üreten izolatlar ın tanılanmasında biyokimyasal testler. Sistematikte bu moleküler testlerden bazıları bir grup organizma için ayırdedici sonuçlar verirken başka bir organizma grubunda farklı türler de bile benzer sonuçlar verebilmektedir.edu. Leuconostoc. Dekstran ise sefadeks ve kan plazması üretiminde kullanılır. Prunus cocomilia Ten.. Ziziphus zizyphus) ve lahana turşusundan toplam 531 izolat elde edildi. 110 izolatın çeşitli derecelerde dekstransukraz ürettiği TLC metodu ile tespit edildi. C. Lycopersicon esculentum. 16S rDNA gen bölgesi baz dizileri belirlenmiş ve GenBank’a depozit edilmişlerdir. var. Crataegus orientalis var. Nevzat ŞAHİN1. Şeker hastalığı ve aşırı kiloya sahip insanların tedavinde kullanılabilir. Biyokimyasal testler sonucunda elde edilen izolatların Leuconostoc mesenteroides (51).. Biyoloji Bölümü. Crataegus heterophylla. Buna rağmen RAPD-PCR testi. Crataegus tanacetifolia. communis. Samsun 2 Anadolu Üniversitesi. Rizosfer izolatları. Fen Fakültesi Kimya Bölümü. 16S rDNA gen clade SM 047 moleküler Endüstriyel Bir Enzim Olan Dekstransukraz’ ın Yerel İzolatlardan Elde Edilmesi Çiğdem İLERİ1. Bu çalışmanın materyalini. Prunus armeniaca. Myrtus communis L. orientali. Eskişehir asazak@omu. Biyoloji Bölümü. Streptomyces violaceusniger clade spesifik primerleri (S-S-Svio-66A-S-8 ve S-S-Svio-1274– A-A-20) ile PCR amplifikasyonları test edilerek clade üyesi organizmalar oldukları doğrulanmıştır. üç farklı bakteri genusu (Lactobacillus. sukrozdan dekstran üretiminde kullanılmaktadır. var. Lactobacillus plantarum (25) olduğu tespit 119 .19.. Bu oligosakkaritlerin önemli biyofonksiyonları vardır. violaceusniger 16S rDNA gen clade üyesi izolat ve tip suşların tamamında benzer sonuç vermiştir. besinsel. Restriksiyon endonükleaz enzimlerinden bazıları mezofilik ve termofilik izolatlarda ayırdedici parmak izleri oluştururken S. Anahtar Kelimeler: Streptomyces.tr Önemli bir endüstriyel enzim olan dekstransukraz. Ancak bu iki temel kriterle birlikte PCR bazlı farklı moleküler markör testler de literatürlerde yaygın olarak kullanılmaktadır. C. azarolus L. 15 farklı tür meyve (Prunus cocomilia Ten. Yavuz SEZEN1 1 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü. var. sukrozla birlikte alındıklarında diş çürümesini önler. Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ 2 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü. Yaptığımız çalışmada. Streptococcus ) tarafından ekstrasellüler olarak sentezlenmektedir. Enzimle ayrıca oligosakkaritlerin üretimleride gerçekleştirilmektedir.

Özellikle bu kontrolün ana dolum merkezi ve ambalajlı sularda yetkili bir Fonksiyonel Süt Ürünlerinde Probiotiklerin ve Diğer Katkıların Taşınması İçin Mikroenkapsülasyon Uygulamaları Mehtap AKIN1. biyoflavonoidler 120 . bitkisel steroller. tekstür kontrolü ve koruma için kullanılan katkı maddelerinin ilave edilmesini gerektirmektedir.com İçme suyunda bulunan çeşitli patojenik bakteriler suyla bulaşarak enfeksiyonlara neden olmaktadır. Aeromonas spp. günümüzde fonksiyonel gıdaların önemi enkapsüle edilmiş katkıların kullanımıyla artış göstermiştir. Muhtemelen en yaygın olarak kullanılan kapsüllenmiş katkıların kullanıldığı alan hazır gıdalar endüstrisidir (ekmek sanayii. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji ABD. polifenoller. Konya makin@selcuk. Fen-Edebiyat Fakültesi.. Vezneciler-Eminönü/ İstanbul sevangurun@hotmail. Biyoloji Bölümü. probiotik mikroorganizmalar. TRABZON edildi. toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısı ve amip varlığı açısından incelenmiştir. Süt endüstrisinde enkapsüle edilmiş katkı maddelerinin kullanılması geçmişte sınırlı düzeyde gerçekleşmiştir. Sonuçlarımız. mikrobiyoloji ve katkı maddeleri üreticileri bu yöntemi daha çok kullanmaktadır). fekal koliform. Bu nedenle çalışmamızda İstanbul’da ticari olarak satışa sunulan 22 farklı markaya ait 88 damacana su örneğinin mikrobiyal su kalitesi izlenmiştir. Bunların dışında son zamanlarda çeşitli probiotik mikroorganizmzlar.. ve amip varlığı membran filtrasyon yöntemi. vitaminler mineraller antioksidanlar peptidler. Gıda Mühendisliği Bölümü. Pseudomonas spp. ABD Çevre Koruma Ajansı(EPA) ve World Health Organization (WHO) tarafından belirtilen standartlara uygun olmadığı saptanmıştır. Kampus. Lezzet bileşiklerinin kontrollü şartlarda serbest kalması enkapsülasyonun önemli avantajı olarak bilinmektedir. Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi. Nihat AKIN2 1 Selçuk Üniversitesi. Ancak. Aeromonas spp. Yapılan çalışmalarda kirlilik indikatörü mikroorganizmaların plastik kaplarda biyofilm oluşturdukları görülmüştür. Ayten KİMİRAN ERDEM. Ayrıca 22 °C ve 37 °C ‘de gelişebilen toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısının tespiti de bakteriyolojik kirlilik ölçümlerinde kullanılan yöntemlerden biridir. İleri çalışmalarda kimyasal mutajenler kullanılarak izolatların enzim üretimleri arttırılmaya çalışılacaktır. Dekstran. Son zamanlarda en azında iki adet enkapsüle edilmiş biyoaktiv ürünler (probiotik organizmalar ve Omega-3 yağlar) içeren ticari süt ürünleri bulunmaktadır. Her markadan dört farklı örnek ile yaptığımız çalışmanın sonucunda kaynakları aynı bile olsa markaya bağlı ciddi farklılıklar olduğu görülmüştür. Bu çalışmanın amacı enkapsülasyon teknolojisinin süt ürünlerine ilave edilen biyoaktiv maddelere uygulamasının incelenmesi ve neden bu konunun önemli olduğunun açıklanmasıdır. API sonuçları ve 16S rDNA analizleri de bu bulguları desteklemektedir.tr Gıdaların endüstriyel olarak üretilmesi sıklıkla lezzet. Bu durum yukarıda bahsettiğimiz temizlik hatalarına veya dolum tesisinin sağlığa uygun koşullarda çalışmamasından kaynaklanabilir.. Ziraat Fakültesi. Bu çalışma sonucunda incelenen örneklerin büyük bir kısmının Türk Standartları Enstitüsü (TSE). bitkisel steroller. Biyoloji Bölümü. Zuhal ZEYBEK. Anahtar Kelimeler: Enkapsülasyon. 19 litrelik plastik şişelerden mikrobiyolojik incelemeye uygun olarak alınan. polifenoller. Bu yöntemlerin yanı sıra suyun mikrobiyolojik kalitesi de düzenli olarak incelenmelidir. Dekstransukraz. su örnekleri. Pseudomonas spp. total koliform. total koliform. renk.edu. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. Fen Fakültesi. içme suyu olarak tüketilen ambalajlı suların mikrobiyolojik kontrolünün düzenli olarak yapılmasının gerekliliğini çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır. 16S rDNA SM 048 SM 049 İstanbul’da Satışa Sunulan Farklı Markalara Ait İçme Sularının Mikrobiyolojik Açıdan Değerlendirilmesi Sevan GÜRÜN. Biyoloji Bölümü.19. vitaminler mineraller antioksidanlar peptidler. Dolayısı ile uygulamada üzerinde en çok çalışılan alan peynir olgunlaştırmada enzim kullanımı ile ilgili olmuştur. Fekal koliform. toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısı ise yayma yöntemi ile saptanmıştır. Temizliği doğru bir şekilde yapılmamış şişelerin tekrar içme suyu satışında kullanılması sağlık açısından risk oluşturmaktadır. Kampus. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Günümüzde gelişmiş ülkelerde bu enfeksiyonların kontrolü genelde filtrasyon ya da klorlama teknikleri ile sağlanmaktadır. Günümüzde bakteriyolojik izleme çalışmalarında indikatör olarak fekal ve total koliform bakterileri kullanılmaktadır.. Nihal DOĞRUÖZ. Anahtar Kelimeler: Leuconostoc mesenteroides. biyoflavonoidler ve lifler gibi katkı maddelerinin ilave edilerek üretildiği fonksiyonel süt ürünleri üretilmektedir.

rpoS ve envZ mutantlarında ise yabani tip E. Önder İDİL Dumlupınar Üniversitesi.Aeromonas. Biyoloji Bölümü. Çalışmada filtre-otoklav edilerek steril edilmiş deniz suyunda bakteri örnekleri 15 gün 37°C de inkübasyona tabii tutulmuştur. Emin ÖZKÖSE. Bu enzimler içerisinde ksilanaz enzimi önemli bir yere sahiptir. Ancak OmpC sentezinde en fazla azalmanın pta mutantında. Acp’ın Rolü Cihan DARCAN. coli’de yabani tip E. Kahramanmaraş cugur@ksu.edu. Deniz suyuna Amonyum kaynağı ilave edildiği zaman yabani tip. Mehmet Sait EKİNCİ Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. OmpF sentezinde ise rpoS mutantında olduğu belirlenmiştir. rpoS mutasyonunda OmpF sentezinin arttığı görülmüştür. gün sonunda ortama karbon kaynağı olarak glukoz. 15. ß-Galaktosidaz ölçümleri sonunda elde edilen veriler tekrarlanmış ölçümlü ko-varyans analizi yapıldığı zaman.19.. pta. GMLF1’in ve klonlanan geni taşıyan rekombinant bakterilerin hücre içi ve hücre dışı ksilanaz aktiviteleri ölçülerek. OmpC sentezinde ise yine yabani tip E. deniz suyu. azot kaynağı olarak ise amonyum sülfat ilave edilmiştir. Anahtar Kelimeler: OmpC.tr Açlık stresi deniz suyu gibi sucul çevrelerde bakterilerin yaşamını etkileyen önemli faktörlerden birisidir. İsmail AKYOL. Zootekni Bölümü.edu. ksilanaz SM 052 Deniz Suyunda Açlık Stresi ve Besin İlavesinin Escherichia coli’nin OmpC ve OmpF Sentezine Etkisi ve RpoS. Bu amaçla çalışmada izole edilen Neocallimastix sp. Bu genin kodladığı enzimin optimum sıcaklığı ve optimum pH’sı tespit edilmiştir. Kütahya cihand@dumlupinar. Biyoteknoloji ve Gen Mühendisliği Laboratuarı. dolayısı ile deniz suyunda yaşayan E. Ziraat Fakültesi. hns ve pta mutantları kullanılarak. envZ. coli’ye göre oldukça yüksek OmpF sentezi görülmüş. envZ mutantında ise yabani tipe göre OmpF sentezinde azalma olmuş dolayısı ile deniz suyunda OmpF sentezi için EnvZ’nin pozitif rolü ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Pseudomonas. Ortama glukoz ilave edildiği zaman ise bütün yabani tip ve mutantlarda hem OmpF hemde OmpC sentezinin azaldığı belirlenmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. coli’ye göre OmpC sentezinin oldukça azaldığı görülmüştür. GMLF1’e Ait Ksilanaz Geninin Klonlaması. pIL253 vektörü yardımı ile endüstriyel bakımdan önemli bazı laktik asit bakterilerine aktarılmıştır. pCT vektöre klonlanarak Escherichia coli’ye aktarılmıştır. coli’nin OmpC sentezi için gerekli olduğu tespit edilmiştir. Bu ekosistem içerisinde yer alan anaerobik funguslar en dirençli bitki hücre duvar polimerlerini bile parçalayabilecek enzimlere sahiptir. ve hns mutantlarında OmpF sentezinde herhangi bir değişim görülmezken. laktik asit bakterisi. OmpC sentezinin ise pta mutasyonunda yabani tip E. Reşit ÖZKANCA. hafifçe artışa neden olduğu ancak önemli görülemeyeceği tespit edilmiştir. rpoS. OmpF. Neocallimastix sp. Yabani tip E. H-NS. Gen. Ekspresyonu ve Karakterizasyonu Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU. coli ve ompR. Bakteriler bu strese karşı koyabilmek için bir çok global düzenlemeye sahiptirler ve porin proteinleri bu düzenlemelerden birisidir. açlık 121 . bu mutasyonların açlık stresinde OmpC ve OmpF porin sentezi üzerine rolleri araştırılmıştır. coli’nin OmpF porin sentezinde baskılayıcı rolü olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Neocallimastix sp. açlık stresinde rpoS mutant E. Bu nedenle RpoS ve EnvZ’nin deniz suyunda açlık stresinde yaşayan E. bu sonuçtan açlık stresinde AcP eksikliğinin OmpC sentezini oldukça arttırdığı ve AcP’ın varlığının OmpC sentezini baskıladığı belirlenmiştir.tr Bitki hücre duvarından en iyi şekilde faydalanabilen herbivor olan ruminant hayvanlar doğadaki en karmaşık mikrobiyal ekosistemlerden birisini içermektedir. coli’ye göre oldukça yüksek oranda sentezlendiği görülmüş. coli ve envZ. pIL253. rpoS ve hns de değişim görülmemişken pta mutantında artış tespit edilmiştir. bu genin farklı laktik asit bakterilerinde ekspresyon düzeyleri tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Bu analize göre pta ve hns mutasyonunun OmpF sentezinde rolü olmadığı tespit edilmiştir. HNS mutasyonunun ise OmpC sentezini tam olarak etkilemediği. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. GMLF1’den PZR ile ksilanaz enzimini kodlayan gen çoğaltılıp. Klonlanan genin sekans analizi sonucunda “Glikozil Hidrolaz 11” ailesine ait bir katalitik bölge içerdiği bulunmuştur. TRABZON kuruluş tarafından düzenli olarak yapılması halk sağlığı için önem taşımaktadır. envZ. Amip SM 051 Koliform.

LEGEST (Laboratory of Eucaryotic Gene Expression and Signal Transduction Laboratory). Karbon ve azot kaynaklarının kullanımı da genetik kontrol altındadır. Karolien DEBOSSCHER2. Azot kaynağına göre Ty2 transkripsiyonu kontrolunun ise GATA gurubu transkripsiyon faktörleri olan Gln/Gat faktörlerine bağlı olduğu gösterildi.com İnflamasyon canlı organizmaların fizyolojileri için oldukça önemli çok karmaşık hücresel mekanizmaları içeren. cerevisiae’da üreme hızını belirleyen en önemli metabolik faktörlerdir.19. Ilse BECK2. Guy HAEGEMAN2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Gag polipeptidleri hücre sitoplazmasında yer alan Ty2 virüs benzeri yapıların kapsit kısmını oluşturur. İnflamasyon söz konusu olduğunda bu aktif bileşik proinflamatuar ve anti-inflamatuar sitokinlerin genleri üzerinde etkili olmaktadır. glikolizis SM 054 Salsola tuberculatiformis’den İzole Edilen FenilAziridin Öncüsü Compound-A (CpdA) Adlı Bileşiğin Anti-İnflamatuar Potansiyeli ve Mevcut Farmasotik Ürünler İle Karşılaştırılması Ali Adem BAHAR1. 16059. Gent-Belgium aliadembahar@yahoo. İnflamasyonda rol oynayan bir sitokin olan TNF (tümör nekrozis faktör) ile yapay strese 122 . Hücre içerisinde glukokortikoid reseptörlerine bağlanarak bu reseptörleri aktifleştirirler. Glukokortikoidler (GC) metabolizma ile ilgili birçok işlemin yanı sıra stres cevabında da rol alan steroid yapıda hormonlardır. Bu mRNA’dan gag ve pol polipeptidleri kodlanmaktadır. Ortamdaki karbon kaynağına göre Ty2’de transkripsiyonun kontrolunun transkripsiyon faktörü olan ve glikolitik genlerin transkripsiyonunu da aktive eden Gcr1p ile sikline bağlı protein kinaz olan Pho85 tarafından sağlandığı gösterildi. Üreme ortamında zayıf azot kaynağı olan prolin bulunduğunda Ty2 transkripsiyonunun çok azaldığı. Sitokinler hücrelerin birbirleri arasında haberleşmek için kullandıkları protein veya glikoprotein yapısındaki sinyal molekülleridir. TRABZON SM 053 Retrotranspozon Ty2’de Gen Anlatımının Kontrol Mekanizmaları Sezai TÜRKEL Uludağ Üniversitesi. Üreme ortamındaki karbon ve azot kaynaklarının niteliği S. Üreme ortamında karbon kaynağı olarak kolay fermente edilebilen glukoz bulunduğunda Ty2 transkripsiyonunun çok fazla olduğu bulundu.edu. Bu iki yönlü etki hücrenin bir denge içerisinde canlı kalmasını sağlar. strese karşı hücre ve doku seviyesinde oluşan bir bağışıklık cevabıdır. Biyoloji Bölümü. Ty elementleri env proteini içermez. Elde ettiğimiz sonuçlar retrotranspozon Ty2’de gen ifadesinin üreme ortamı koşullarına göre ilgili transkripsiyon faktörlerine ve siklinlere bağlı olarak kontrol edildiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Retrotranspozon. Benzer şekilde üreme ortamındaki azot kaynağına göre de Ty2 transkripsiyonun düzenlendiği bulundu. Ty2’de transkripsiyon 5’LTR bölgesinde yer alan çok kompleks bir promotor bölgesi tarafından kontrol edilmektedir. Pol polipeptidi gag polipeptidine göre +1 çerçevede olup translasyon sırasında ribozomal frameshift sonucu gag-pol füzyonu olarak sentez edilirler. frameshift. cerevisiae genomunda bulunan hareketli bir genetik element olup genetik yapı ve gen anlatımı açısından retrovirüslere benzer özellikler gösterir. Bu aktif yapılar ise çekirdek zarından içeri girerek DNA üzerindeki belirli bölgelere bağlanıp gen ekspresyonunu arttırıcı yada azaltıcı yönde etkilerler. Ty2 genomundan tek mRNA transkribe edilir. Science Faculty. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü 2 Gent University. Bu araştırma TÜBİTAK tarafından (Proje no: TBAG 104T307) desteklenmiştir. kolay metabolize edilen amonyum bulunduğunda ise transkripsiyonda önemli artış olduğu tespit edildi. İnflamasyon cevabı olarak plazma ve lökositler kan dolaşımından hasarlı dokuya geçerek kızarıklığa neden olurlar. Zihni DEMİRBAĞ1. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bursa sturkel@uludag. Gliserol laktat gibi fermente edilmeyen karbon kaynakları kullanıldığında ise Ty2’de hem transkripsiyonun hem de frameshift hızının azaldığı bulundu. Pol polipeptidleri ise Ty2 mRNA’sının revers transkripsiyonu ve Ty2 DNA’sı olarak genoma integrasyonu ile ilgili enzimlerdir. İmmunoregülator genlerin çoğu kontrol veya promotor bölgelerinde NF-κB sitokinine ait (tüm hücrelerde bulunan heterodimerik bir transkripsiyon faktörü) bağlanma bölgeleri içermektedirler. Bir hücrenin canlılığını sürdürebilmesi için o hücrede pro-inflamatuar ve anti-inflamatuar mekanizmaların bulunması ve fonksiyonel olması şarttır. transkripsiyon. cerevisiae’daki metabolik olaylara göre kontrol edilip edilmediği incelendi. Ty elementleri. Araştırmalarımızda Ty2 retrotranspozonunda gen anlatımının S. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.tr Retrotranspozon Ty2 S. Gag ve pol polipeptidleri proteolitik olarak daha kısa ve işlevsel polipeptidlere ayrışır. Fen Edebiyat Fakültesi.

Ayrıca bazı kimyasalların (CoCl2. Trabzon deryayanmis@yahoo. β-merkapto etanol. TRABZON sokulmuş hücrelerde (L929. 61080. pnitrofenil α-L-arabinofuranoside substrat olarak kullanıldı. E. klonlanan enzim hücre ekstratından sırasıyla ısı şoku. Enzimin ısıl kararlılığı ve pH kararlılığı da belirlenmiştir.5) hem D-ksilozun D-ksiluloza izomerizasyonunu hem de D-glukozun D-fruktoza reaksiyonunu katalizler. Anoxybacillus gonensis Ac-26 arabinofuranosidaz geninin toplam uzunluğunun stop kodonu ile birlikte 1509 baz çifti olduğu. Gen. Ayrıca yapılan in-vivo lusiferaz deneylerinde ticari bir farmasotik ürün olan immün-baskılayıcı dexamethasone ile karşılaştırıldığında bu bileşiğin akut inflamasyonda en az dexamethasone kadar etkili olduğu bulunmuştur. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.edu. Fen Edebiyat Fakültesi. pET-28a vektörünün NdeI ve HindIII bölgesine His-Taq kuyruk içerecek şekilde klonlanarak E.1. Enzim ayrıca Rye arabinan. Km’si 75 mM olan enzimin optimum pH’sı 6.0 ve optimum sıcaklığının 65ºC olduğu belirlendi. Hakan KARAOĞLU.Protein T7 promotoru altında IPTG ile indüklenerek üretildi ve Promega His Taq protein saflaştırma kiti kullanılarak saflaştırıldı. Bunun haricinde doz-cevabı testleri yapılarak CpdA’nın in-vivo olarak kullanılan hücrelerde etkili olduğu ispatlanmıştır. çalışma mekanizması. Biyoloji Bölümü. Trabzon sabriye@ktu. CaCl2. Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterize Edilmesi Derya YANMIŞ. özelliklerinin iyileştirilmesi gibi birçok özelliği araştırmacıların ilgi kaynağı olmuştur. 61080. EDTA) enzim aktivitesi üzerine etkisi değişik konsantrasyonlarda araştırılmıştır.C. dexamethasone SM 055 Anoxybacillus gonensis ÇT1 Sarı Suşunun DGlukoz İzomeraz Geninin Klonlanması.tr Aydın çamur kaplıcasından Anoxybacillus gonensis Ac-26 adlı termofilik bir bakteri suşu elde edilmiştir.3. HgCl2. Çalışma sonucunda CpdA’nın TNF ile uyarılmış hücrelerde oluşturulan yapay stres şartları altında gerçekleşen gen ekspresyonunda etkili olduğu western-blot ve Q-PCR sonuçları ile desteklenmiştir. Fen–Edebiyat Fakültesi. Rekombinant protein SDS-PAGE’de yürütülerek yaklaşık 55 kDa’luk bir enzim olduğu gözlendi. sugar beet arabinan. Elde edilen bu bölgeden yola çıkılarak genin tüm sırasının elde edilmesi amacıyla invers PCR primerleri dizayn edilerek genin tüm sırası elde edildi. Bu çalışmada Anoxybacillus gonensis ÇT1Sarı suşundan izole edilmiş olan D-glukoz izomeraz geni ekspresyon vektörüne klonlanmış. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi. 123 . Murat KAÇAĞAN. oat spelt xylan’ı parçaladığı ince tabaka kromotografi (Thin Layer Cromotographi (TLC)) ile gösterilmiştir. MgCl2.com D-glukoz izomeraz olarakta yaygın olarak adlandırılan D-ksiloz izomeraz (D-ksiloz ketoizomeraz. Aktivite deneyleri sonucu Anoxybacillus gonensis Ac-26 Abf enziminin optimum pH’sın 6. Enzimin aktivitesi 50 mM fosfat tamponu içinde hem spektrofotometrik olarak hem de native jelde florojenik olarak gösterildi.139 mM ve 1019 U/mg olarak tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: CpdA. Enzimin Km ve Vmax’ı sırasıyla 0. Ayrıca optimum pH 6. glukoz SM 056 Anoxybacillus gonensis A-26 Suşundan Termofilik Arabinofuranosidaz Geninin Klonlanması. Biyoloji Bölümü.5.0 da 24 saat %99 ve optimum sıcaklık 65ºC de 30 saat %98 stabil kalabilmektedir. Sahip olduğu yüksek ticari önemi nedeniyle enzimin mikroorganizma kaynakları. optimum sıcaklığı 85°C’dir. Yürütülen çalışmalarla bu yeni izolatın arabinofuranosidaz enzimine sahip olduğu belirlendi. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu Sabriye ÇANAKÇI. Anahtar izomeraz Kelimeler: Anoxybacillus. bu enzime spesifik iki adet dejenerat primer kullanılarak genomik DNA’dan coğaltılıp pGEM-T Easy vektorüne klonlanarak sekans ettirilmiştir. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi. TNF. CuSO4. iyon değişimi kromatografisi. toplam 502 aminoasitlik bir proteini kodladığı belirlendi. hidrofobik etkileşim işlemleri ile saflaştırılmış ve biyokimyasal özellikleri ve kinetik parametreleri belirlenmiştir. glukokortikoidler. Bu çalışmada Anoxybacillus gonensis Ac26 suşunun arabinofuranosidaz geninin bir kısmı.coli BL21 (DE3) hücrelerine transforme edildi. Rekombinant enzimin karakterizasyonunda. biyokimyasal özellikleri. inflamasyon. Biyoloji Bölümü. Kadriye İNAN. A549 insan hücre kültürleri) CpdA’nın anti-inflamatuar potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır.19. DTT. 5.

Newark. Trabzon csandalli@yahoo.64 µM olarak hesaplandı (maksimum KDdNTP değ erinin yarısı). 4. Sonuç olarak enzimin her 40. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Bu kapsamda genin transkripsiyon sınıfının. Mukund J. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. Fidelity ve DIG-dUTP Kullanabilirliği Cemal SANDALLI1. protein transkriptom SM 058 moorei kinaz. genom sekansı tamamlanmış ve bazı genlerinin fonksiyonel analizleri yapılmış örnek bir entomopoksvirüstür. Gca TK4 DNA Polimeraz I: Kinetik Özellikleri. Sıraya uygun dNTP ve sıraya uygun olmaya dNTP’lerin varlığında aynı deneyler tekrar edildi ve enzimin sıraya uygun olmayan dNTP’ler ile sentez yapıp yapmama özelliği incelendi.. Sabriye ÇANAKÇI3.com Daha önce yürütülen çalışmalar neticesinde Geobacillus caldoxylosilyticus TK4 DNA polimeraz I geni pET-15b vektörüne klonlanıp ekspres edilmişti. bitiş kodonunun ise translasyon stop kodonundan (TAA) 22 baz ve 32 baz aşağılardan bittiği. Enzime ait KDdNTP ve kpol değerleri presteady kinetik yöntemi ile belirlendi ve kpol değeri 24. saatlerde izole edilen mRNA’lar ile gerçekleştirilen RT-PCR analizleri.. L. AMV197’nin transkriptomik analizi gerçekleştirilmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. AmEPV ile enfekte edilen hücrelerden 0. Fen Edebiyat Fakültesi. protein kinaz geni transkripsiyonunun enfeksiyon sonrası 2.19. konak hücre döngüsünün düzenlenmesinde ve apoptosis olayında rol oynadıkları bilinmektedir.000 nüklotitte bir nüklotid DNA ile de araştırıldı ve enzimin DIG-dUTP’yi sentezlenen yeni DNA iplikciğinin iç kısılarına ekleyebildiği gözlendi.com Entomopoksvirusler böcekleri enfekte eden önemli bir virus grubudur. Enzimin normal dNTP’ler ile birlikte DIG-dUTP kullanabilirliği dana timus DNA’sı kullanılarak araştırıldı ve Dot-Blot hibridizayon sonucu enzimin DIG-dUTP ile sentez yapabildiği belirlendi. ve 4. MODAK2. UMD-New Jersey Medical School. Amsacta moorei entomopoksvirus (AmEPV) hücre kültürüne uyarlanabilmiş. Kamalendra SİNG2.. Ali Osman BELDÜZ3.192 nM olduğu belirlendi. 2. Trabzon muratoglu@yahoo. TRABZON Anahtar Kelimeler: Anoxybacillus gonensis Ac26.99 s–1 olarak bulunurken KDdNTP değeri 21. 5’ ve 3’ RACE yöntemi ile yapılan çalışmalarda genin transkripsiyon başlangıç kodonunun translasyon başlangıç kodonundan (ATG) 54 baz yukarıda. transkripsiyonunun enfeksiyon sonrası hangi zaman diliminde gerçekleştiğinin. 61080. Rize 2 Department of Biochemistry and Molecular Biology. 14 mer primer iplik) sentetik DNA’lar kullanılarak DIGdUTP ile primer 3’ ucunun işaretlenmesi çalışmaları neticesinde enzimin kalıp zincir üzerindeki son nükleotitin sentezini 124 . Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada. entomopoksvirüslerde bu proteinleri kodlayan genlerin veya bunlara ait ürünlerin karekterizasyonu ve fonksiyonel analizleri hakkında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Reaksiyonlar farklı sıcaklıklarda yapıldığında enzimin hata yapma oranının sıcaklığa bağlı olarak arttığı belirlendi. 53100. Buna ilaveten DIG-dUTP’yi kullanabilirliği sentetik saatler arasında başladığı ve enfeksiyonun ilerleyen saatlerine kadar devam ettiği görüldü. Ancak. Primer uzatma deneyi kullanılarak enzime ait hata yapma oranı araştırıldı. dolayısıyla iki farklı transkripsiyon bitiş noktasının olduğu tespit edilmiştir. Bazı omurgalı poksviruslerine ait Ser/Thr protein kinazların virus replikasyonunda. NJ-USA 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. 1 Rize Üniversitesi.. ve 24.coli BL21 hücrelerinden saflaştırılan rekombinant DNA polimeraz enziminin KDDNA değeri jel-shift deneyi ile araştırıldı ve enzimin bu değerinin 0. Biyoinformatik analizler bu virus genomu üzerinde bulunan AMV197 kodlu açık okuma zincirinin (ORF) Ser/Thr protein kinaz fonksiyonuna sahip protein kodlayan bir gen olabileceğini göstermektedir. Zihni DEMİRBAĞ Karadeniz Teknik Üniversitesi. termofilik Abf. morfogenezisinde. transkripsiyon başlangıç ve bitiş noktalarının belirlenmesi çalışmaları bulunmaktadır. 1. 7. Anahtar Kelimeler: Amsacta Entomopoksvirus (AmEPV). Fen Edebiyat Fakültesi. E. dispar hücrelerinin Ara-C (DNA replikasyonu engelleyicisi) varlığında AmEPV ile enfeksiyonu ve izole edilen mRNA üzerinde protein kinaz primerleri kullanılarak yapılan RT-PCR ile takibi sonucunda protein kinaz’ın erken grubu gen olarak ifade edildiği belirlendi. İsmail DEMİR3.. 15/14 ve 16/14 mer uzunluğunda (15-mer ve 16-mer kalıp iplik. Remziye NALÇACIOĞLU. hata yaptığı belirlendi. 12. p-nitrofenil α-Larabinofuranosid SM 057 Amsacta moorei Entomopoksvirus Protein Kinaz Geninin (AMV197) Transkriptomik Analizi Hacer MURATOĞLU. 61080.

Bakterilerin sahip oldukları kitinazların aktivitelerini belirlemede ise iki değişik yöntem kullanılmıştır. Bu yıkım büyük miktarlarda olduğu zaman zararlı böceklerin direkt olarak ölümüne sebep olabilir. Yöntemin S. Zihni DEMİRBAĞ Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kitinaz. Anahtar Kelimeler: DNA polimeraz I. E. Kazım SEZEN. bitki paraziti mantarların hücre duvarlarında ve zararlı nematodların yapısında bulunan önemli bir yapısal bileşendir. Biyoloji Bölümü aliadembahar@yahoo.edu. kpol.com Kitin selülozdan sonra en fazla bulunan ikinci polisakkarit olmasının yanı sıra doğada bulunan en dayanıklı polisakkarittir. kozmid (supercos I) üzerinde yer alan kromozomal dizinin. Bugün farklı çalışmalarda yaygın olarak kullanılmaya başlanan λ Red rekombinasyon sistemi Streptomyces coelicolor mutajenezi için de kullanılmaktadır. coelicolor mutajenezi. Bu bakterilerin kitinaz profilleri konvansiyonel (KTA: Kitinaz Tespit Agar) ve moleküler (Dejenerat primerler: GA1F. sahip oldukları patojenite nedeni ile biyolojik mücadelede kullanılan enzimlerin başında gelmektedirler.coli nükleazını inhibe eden Red proteinleri varlığında homolog rekombinasyonu sonrası replikasyon fonksiyonu inhibe edilmiş ama Red fonksiyonları bulunan defektli λ profaj inşa edilmiştir. M9-kitin agar difüzyon yönteminde koloni etrafındaki zonların boyutları değerlendirildi. KDDNA ve DIG-dUTP SM 059 SM 060 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Coleoptera Grubu Tarım Zararlısı Böceklerden Elde Edilen Bakterilerde Kitinaz Aktivitesi Tayini Ali Adem BAHAR. Fen Edebiyat Fakültesi.3’ünde (23 izolat) kitinaz aktivitesi tespit edilmiş. GA1R) yöntemlerle tespit edilmiştir. Genetik mühendisliği sistemleri nükleazların parçalaması nedeniyle lineer DNA’yı Escherichia coli içine başarılı şekilde yerleştirememektedir. EBİLTEM. bakteriler tarafından salgılanan diğer toksinlerin ve bağırsakta o anda bulunan zararlı maddelerin endotelyal hücrelere ulaşmasını kolaylaştırıp patojenik etki göstermektedir. Recombineering E. Böceklerin büyük çoğunun peritrofik membran yapısında protein-karbonhidrat matriksine gömülü olarak. 35100. DNA modifikasyonunun özel restriksiyon bölgelerinin elde edilebilirliğine bağlı olarak gerçekleştirilebildiği klasik genetik mühendisliği metotları ile karşılaştırıldığında. Bu yöntem kullanılarak S.kocabas@ege. Diğerinde ise kitinaz aktivitesi DNS (dinitrosalisilik asit) yöntemiyle. bu metodun en büyük avantajı uygun pozisyonda restriksiyon bölgelerine olan ihtiyacı ortadan kaldırmasıdır. Kullanılan bakterilerin (108 izolat) şu ana kadar büyük çoğunluğunun identifikasyonları ve patojenite çalışmaları tamamlanmıştır. Yapılan istatistik çalışmaları sonucunda: Coleoptera grubuna ait böceklerden izole edilen 108 adet bakterinin % 21.96) tespit edilmiş. 39 nt’lik homolog uzantılar içeren PCR ile çoğaltılmış seçici markır ile yer değiştirmesine dayanır. Sonuçta bu profajı içeren hücrelerde homolog rekombinasyon temelli yeni genetik dizilerin oluşturulması gerçekleştirilebilmiştir. coli kromozomunda 40 farklı değişiklik yapmıştır. Bu çalışmada Karadeniz Bölgesinde yaygın olarak bulunan Coleoptera gurubu zararlı böceklerin mikrobiyal floralarında bulunan entomopatojenik ve normal flora bakterilerinin kitinaz üretim profili ve kısmen de aktiviteleri tespit edilmiştir. İzmir esin. Ancak ssDNA’nın. KDdNTP. rekombinant DNA oluşturmak için yeni geliştirilmiş in vivo bir tekniği ifade etmektedir. Ancak 125 DNA Yapımında Yeni ve Güçlü Bir Metot. M9-kitin agar difüzyon metodu ile elde edilen kitinaz aktivitesi sonuçları ile bakterilerin insektisidal aktiviteleri arasında çok güçlü bir ilişki (R2: 0. Remziye NALÇACIOĞLU. . Microplate Reader). coelicolor M145 üzerinde istenen genlerin mutasyonu gerçekleştirilmiştir.19. Bornova. Bilim-Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi. S. Biyoloji Bölümü. homolog rekombinasyon. böceklerin bakterilere ve onların toksinlerine karşı mekanik bir bariyer olan peritrofik membran yapısındaki kitin polimerlerini parçalayarak. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Esin HAMEŞ KOCABAŞ Ege Üniversitesi. coelicolor mutajenezinde kullanımı temel olarak. kitin polimerlerinden ayrılan glukoz miktarları spektrofotometrik olarak tayin edildi (Spectra Max M2. Bu açıdan entomopatojenik bakterilerin salgıladıkları kitinazlar.tr İlk defa 2001 yılında Ellis ve ark. tarafından kullanılan Recombineering (recombinant mediated genetic engineering) (rekombinant aracılı genetik mühendisliği) terimi. TRABZON gerçekleştirebildiği ve DIG-dUTP ile doldurabildiği gözlendi. Bundan yararlanan Datsenko ve Wanner (2000) E. Anahtar Kelimeler: λ Red rekombinasyon sistemi.

Bu sonuçlar ışığında Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yayılış gösteren Coleoptera grubu zararlı böceklere karşı kullanılabilecek kitinaz pozitif bakterilerin seçilmesi için M9-kitin agar difüzyon yönteminin kullanılması en hızlı ve ucuz yöntem olacaktır. 5’inin ise Group 3’e ait suşlar olduğu belirlenmiştir. 16S rRNA gen analizinin sonuçlarına göre Geobacillus pallidus’a %99 benzerlik gösteren 11 izolatın recN dizinleri açısından analizi sonucunda. Anahtar Kelimeler: entomopatojen bakteriler SM 061 saat sonra görüldü. kitinaz. 11 izolatın Geobacillus pallidus’a %99 benzerlik gösterdiği. In vitro replikasyon denemeleri.tr Bakülovirüsler biyolojik mücadele. Geobacillus’un diğer türlerine %97 ve üzerinde benzerlik gösteren 5 izolatın recN analizi sonucuna göre ise. 61080. bu 11 izolattan 6’sının Geobacillus stearothermophilus türüne ait suşlar. marcescens izolatları olduğu dikkat çekicidir. Biyoloji Bölümü. İsmail DEMİR. 2’sinin de Group 3’e ait suşlar olduğu olduğu belirlendi. Bu çalışmada. plak saflaştırılmış ManeNPV’ye karşı duyarlı olduğu virüsün sitopatolojisi (CPE). Malacosoma neustria. Enfeksiyondan 96 saat sonra ekstrasellüler virüs üretimi yaklaşık 103 kat artarak yaklaşık 1. TRABZON DNS yöntemiyle diğer iki parametre arasında önemli bir ilişki tespit edilememiştir. gen ekspresyonu ve gen terapisi alanlarındaki yoğun kullanımları bakımından çok ilgi çekici araştırma materyalleri haline gelmişlerdir. İlk enfeksiyon çalışmasından sağlanan ekstrasellüler virüslerden plak saflaştırması yapıldı ve elde edilen saf virüs daha sonraki replikasyon çalışmalarında kullanıldı. neustria larvalarından ekstrasellüler virüsleri ihtiva eden hemolenfler toplandı. morfolojik. Lepidoptera: Lasiocampidae)’dan elde edilmiş bir bakülovirüs olan Malacosoma neustria nükleopolihedrovirüs (ManeNPV)’ünün.19. İzole edilen izolatlar. birbirleriyle yakından ilişkili termofilik basil formundaki bakteriler izole edildi. recN Coleoptera. kararması gibi sitopatik etkiler tespit edildi. genom benzerlik seviyelerini ortaya koymak amacıyla DNA:DNA hibridizasyonu yerine. Zihni DEMİRBAĞ. 16S rRNA. Viral DNA replikasyonu enfeksiyondan 24 saat sonra gerçekleşirken. granülleşmesi. ekstrasellüler virüs üretimi. 16 izolatın recN dizin analizi yapılmıştır. 61080 TRABZON inank@ktu.edu. Malacosoma neustria Nükleopolihedrovirüs (ManeNPV)’ünün In Vitro Replikasyonu ve Konak Spektrumu Nurten GÜREL. Anahtar Kelimeler: Geobacillus. SM 062 Geobacillus Sistematiğinde recN Geninin Kullanımı Kadriye İNAN. diğer 5 izolatın da %97 ve üzerinde Geobacillus’un diğer türlerine benzediği belirlendi.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Bakülovirüs. Remziye NALÇACIOĞLU. izole edilen 16 izolatın Geobacillus cinsine ait olduğu belirlendi. ilk PIB oluşumu enfeksiyondan 36 126 . steril hemolenf ile enfekte edilen Md203 hücrelerinde gerçekleştirildi. bakülovirüsler için belirleyici özellikler olan enfekte hücrelerin streslenmesi. Bu sonuçlara göre recN geninin Geobacillus pallidus türü hariç Geobacillus’un diğer türleri için kullanılabilineceği belirlenmiştir. in vitro konak spektrumu belirlenmiştir. Fenotipik karakterlerine ve 16S rRNA gen sekans analizi sonuçlarına göre. Biyoloji Bölümü. fizyolojik. 3’ünün Geobacillus staerothermophilus türüne. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Geobacillus cinsinde recN dizin benzerliklerinin DNA:DNA hibridizasyonu sonuçlarıyla tutarlılık gösterdiği önerildiğinden. Enfeksiyonda. 16S rRNA gen analizi sonuçlarına göre. virüs replikasyonu. inklüzyon yapı (PIB) oluşumu. Malacosoma neustria L. 16S rRNA gen analizinin sonuçlarına göre.tr Türkiye’nin batısındaki bazı kaplıcalardan alınan su ve çamurlu su örneklerinden. Md203 hücre şusunun.2 x 107 pfu/ml konsantrasyona ulaştı. konak spektrumu. Ayrıca elde edilen en aktif izolatların ise biyoteknolojik amaçla kullanılabilecek yüksek kitinaz aktivitesi gösteren S. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu virüsler böcek konaklarında ve bu konaklardan geliştirilmiş hücre kültürlerinde in vitro olarak üretilebilmektedirler. Trabzon nurtengurel@ktu. Bunun için ilk olarak ManeNPV ile enfekte edilmiş M. Karadeniz Teknik Üniversitesi. (Yüzük kelebeği. Sabriye ÇANAKÇI. hücre kültürü. irileşmesi. viral DNA replikasyonu ve viral proteinlerin sentezi gibi replikasyonal özelliklerinin belirlenmesiyle ortaya konuldu. biyokimyasal ve bazı genetiksel özellikleri açısından incelendiler.

Numerik analiz sonucu elde edilen dendogramın gruplarını temsilen seçilen 15 Streptomyces suşu ve 2 referans Streptomyces türünün genomik DNA izole edildi. zeytin bahçeleri ve zeytinyağı fabrikası civarındaki topraklardan. 2’sinin Bacillus. ve Cicer anatolicum Alef.02 U/ml ile 5. Fen Edebiyat Fakültesi. 3’ünün Bacillus. Fen Edebiyat Fakültesi. Mevcut dizi analizlerine göre K0073 suşu teşhis edilirken diğerlerinin tüm 16S rDNA dizi analizlerinin yapılması gerekmektedir. 48700. bitkilerinin kök topraklarından izole edilen Streptomyces suşlarının moleküler karakterizasyonu yapılmıştır. Gülten ÖKMEN2. Rukiye BORAN2. NCBI veri tabanında neigbor joining metoduyla filogenetik pozisyonları belirlendi ve sonuçlar hem dendogram hemde benzerlik matriksi şeklinde sunuldu. Sonuçta test suşlarının farklı Streptomyces türleri olabileceği gibi yeni tür olmaları da muhtemeldir. sporsuz. 11 suşun lipaz aktivitesinin 0. Ankara fkiran@science. Tandoğan. 1’inin Listeria ve 1’inin Streptococcus cinsine ait olduğu belirlenmiştir. Topraktan izole edilen 9 suş lipaz aktivitesi göstermezken. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu. 7’sinin Staphylococcus.com Bu çalışmada Van Yöresinde doğal olarak yayılış gösteren Lens orientalis (Boiss. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 2’sinin Staphylococcus ve 1’inin Micrococcus cinsine ait türler olduğu. Toprak örneklerinden elde edilen 20 izolatın 14’ünün düzensiz. Bitki Kök Topraklarından İzole edilen Streptomyces Suşlarının Moleküler Karakterizasyonu Kerem ÖZDEMİR. 06100.) Hand & Mazz. K0073 suşu %98 oranında Streptomyces albidoflavus. Marmaris. Anahtar Kelimeler: Lipaz. bakteri.com Bu çalışmada. Muğla sarac_63@hotmail. Biyoloji Bölümü. Tıbbi Laboratuar Programı. Anahtar Kelimeler: Streptomyces. 11 suşun lipaz aktivitesinin 0. Biyoloji Bölümü. Toplam 17 türün PCR ile çoğaltılmış 16S rDNA fragmentinin dizi analizi yapılarak. Bu çalışmada. toprak SM 065 Pediococcus pentosaceus E++ Suşu Tarafından Üretilen Antimikrobiyal Aktivitenin Karakterizasyonu ve Trisin-SDS PAGE’de Tespiti Fadime KIRAN. Sütten izole edilen suşların ise 7’si lipaz aktivitesi göstermezken. 16S rDNA Dizi analizi. Kötekli.646 U/ml arasında olduğu saptanmıştır. 65080. Bu suşların içinde en yüksek lipaz aktivitesinin Staphylococcus sp.ankara. Tributyrin agar besiyerinde zon oluşturmalarının yanı sıra Rhodamine B Agar besiyeri kullanılarak hem görünür hem de UV ışık altında kalitatif olarak doğrulanmıştır. RB 072’ye ait olduğu görülmüştür. Van keremozdemir@hotmail. Dö Gol Caddesi. sporsuz. Diğerleri ise en az %76 ve en fazla %86 oranında veri tabanındaki Streptomyces türleri ile farklı benzerlik oranları gösterdiler. Ekrem ATALAN Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Bu suşlar içerisinde en yüksek aktivitenin Staphylococcus sp. ve Cicer anatolicum Alef.815 U/ml arasında olduğu tespit edilmiştir.edu. Biyoloji Bölümü. hareketsiz Gram (+) basil. Pediococcus pentosaceus E++ suşu tarafından üretilen ve diyaliz membran kullanımı ile kısmi olarak saflaştırılan antimikrobiyal maddenin. Suşların lipolitik aktiviteleri.19. gerekse ‘’bakteriyosin‘’ gibi gıdalarda bozulmaya neden olan bakterilerin gelişimini engelleyen antimikrobiyal madde üretim yetenekleri ile gıda endüstrisi için büyük önem taşımaktadırlar. hareketsiz Gram (+) basil. Lens orientalis. lipolitik aktiviteye sahip izolatlar elde . Özlem OSMANAĞAOĞLU Ankara Üniversitesi. NS 02-1’e ait olduğu görülmüştür.016 U/ml ile 5. Literatürlerde kısmi 16S rDNA segmentinin 560 bp uzunluktaki bölgesi için tavsiye edilen SM5R ve SM6F primerleri kullanılarak PCR ile çoğaltıldı. TRABZON SM 063 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss. Fen Fakültesi.) Hand & Mazz.tr Laktik asit bakteri grubunda yer alan Pediococcus’lar. Aysel UĞUR2 1 Muğla Üniversitesi. Türü ile benzerlik gösterdi. Biyoloji Bölümü. Cicer anatolicum SM 064 edilmiştir. 48170. Trisin SDS-PAGE (Sodyum Dodesil Sülfat Poliakrilamid Jel 127 Toprak ve Süt Kökenli Gram Pozitif Bakterilerde Lipaz Üretimi Nurdan SARAÇ1. çiğ ve pastörize süt örneklerinden Tributyrin Agar besiyeri kullanılarak. Bu izolatların Gram reaksiyonları belirlenerek Gram (+) özellik gösterenler lipaz aktiviteleri belirlenmek üzere seçilmiş ve standart biyokimyasal testler yapılarak tanımlanmaya çalışılmıştır. Ardından p-nitrophenyl-palmitat’ın substrat olarak kullanıldığı spektrofotometrik yöntemle suşların tamamının lipaz aktiviteleri kantitatif olarak belirlenmiştir. süt örneklerinden elde edilen 16 izolatın 7’sinin düzensiz. gerek fermente ürünlerde starter kültür olarak kullanımları. Muğla 2 Muğla Üniversitesi. süt.

coli ve S. Önder İDİL1. Anahtar Kelimeler: Pediococcus pentosaceus. ısı. beyaz. İyi üretim işlemleri ve sıkı bir sanitasyon ile birlikte Pediococcus pentosaceous E++ suşu tarafından üretilen bakteriyosinin kullanımı. İsrail can@gantep. typhimurium’da lipit peroksidasyonunda beyaz. F. Bu çalışmada Doğu Akdeniz Bölgesi sera ve açık alanda yetiştiriciliği yapılan kavun. F. kavun. Biyoloji Bölümü. S.sp. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında 48 saat. Fen Edebiyat Fakültesi. çeşitli enzimler ve organik çözücüler ile muamele sonucunda elde edilen verilerle biyokimyasal olarak karakterize edilmiştir. typhimurium.tr Fusarium oxysporum. gıdalarda bozulmalara sebep olan mikroorganizmaları ve sağlığı tehdit eden patojenleri kontrol altında tutabilmek amacıyla etkili bir gıda katkı maddesi olarak düşünülebilir. beyaz. Bu nedenle lipit peroksidasyon hızının daha yavaş olduğu görülmektedir. Adana 3 Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü. lipit peroksidasyonu SM 067 Deniz Suyunda. Biyoloji Bölümü. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında olduğu görülmüştür. E.sp. Sadece ışık kaynaklarının etkisi altında her iki bakteri türünde de beyaz. oxysporum f.) grupları bulunmaktadır. S. karpuz. 27310. beyaz. oxyprorum oldukça geniş bir konukçu aralığına sahiptir.typhimurium örneklerinde de E. coli’de beyaz. coli’ye benzer sonuçlar tespit edilmiştir. mavi ve yeşil ışığın etkisi altında 48 saatte Doğu Akdeniz Bölgesi’nde Yetiştiriciliği Yapılan Bazı Sebze ve Meyvelerde Solgunluk ve Kök Çürüklüğüne Neden Olan Fusarium Türlerinin Karakterizasyonları Canan CAN1. coli. coli ve S. domates ve biberde solgunluk. bakteriyosin. Metilen mavisinin etkisi altında radikallerin daha kısa sürede oluşması sebebiyle lipit peroksidasyonu daha kısa sürede meydana gelmektedir.tr Bu çalışmada. radicis lycopersici (FORL) domateste. Tarla ve serada yetiştiriciliği yapılan. Peroksidasyonun en hızlı UV-A’nın etkisi altında daha sonra kırmızı. moniliforme ve F. kök ve kök boğazı 128 . Lipit peroksidasyonu bir ürün olan malondialdehitin oluşumuna bağlı olarak spektrofotometrik olarak belirlenmiştir. Bitki Koruma Bölümü. F.edu.solani toprak kökenli bitki patojenlerini içeren önemli türlerdir. coli’de. oxysporum f. melongenea patlıcanda. Sadece ışık kaynağının etkisi altında ise radikallerin meydana gelme hızı daha yavaştır. farklı dalga boyunda ışık kaynaklarının etkisi altında metilen mavisinin bulunduğu veya bulunmadığı deniz suyunda E.sp.sp. Farklı Dalga Boylu Işınların E. Köprüköyü. Biyoloji Bölümü. Plant Pathology Department. lycopersici (FOL) ve F. capsici biberde ve F.19. Seral YÜCEL3. Balcalı. F. oxysporum f. oxysporum f. Trisin SDS-PAGE SM 066 %40-50.sp. Kısmi olarak saflaştırılan bakteriyosinin aktivite ünitesi belirlenmiş. E. Gaziantep 2 Çukurova Üniversitesi. karakterizasyon. Anahtar Kelimeler: Deniz Suyu. Ziraat Fakültesi.sp. Fen Edebiyat Fakültesi. typhimurium’un Lipit Peroksidasyonuna Etkisi Reşit ÖZKANCA1. niveum (FON) karpuzda önemli ekonomik kayıplara neden olmaktadır. pH. Adana 4 The Volcani Center. typhimurium bakterilerinin lipit peroksidasyonunda meydana gelen değişim araştırılmıştır. mavi ve yeşil ışık kaynaklarında ise 32 saatte lipit peroksidasyonu yaklaşık aynı oranda artış meydana gelmiştir. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında metilen mavisi ilave edilen deniz suyunda 24 saatte yaklaşık %30-40 arasında. domates. kırmızı ışığın etkisi altında 16 saat ve UV-A’nın etkisi altında ise 15 saat sonunda lipit peroksidasyonunda gözle görülür artışlar olduğu belirlenmiştir. biber ve patlıcanda Fusarium solgunluğu ve kök çürüklüklerine neden olmaktadırlar. Cihan DARCAN2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. oxysporum f. Sadece görünür ışık kaynakları göz önüne alındığında ise kırımızı ışığın etkisi altında 16 saatte. kırmızı ışığın etkisi altında 12 saatte %33 ve UV-A’nın etkisi altında ise 6 saatte %30 oranında artış olduğu belirlenmiştir. Talma KATAN4 1 Gaziantep Üniversitesi. karpuz. kırmızı ışık kaynağının etkisi altında %30 ve UV-A’nın etkisi altında ise %25 oranında artışlar olduğu görülmüştür. oxysporum f. melonis (FOM) kavunda.sp. Bet Dagan. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında %25-35. Fen Edebiyat Fakültesi. Kemal KOÇ2. ve konukçuya spesifik formae speciales (f. Kütahya resitozk@omu. Samsun 2 Kütahya Üniversitesi. TRABZON Elektroforez) tekniği ile protein yapısına sahip olduğu gösterilmiş ve diğer proteolitik enzimlerle ve ısı ile yapılan çalışmalar neticesinde bu antimikrobiyal madde ‘’Bakteriyosin‘’ olarak tanımlanmıştır. F. F. kırımızı ışığın etkisi altında 16 saatte %35 ve UV-A’nın etkisi altında ise yaklaşık %40 oranında lipit peroksidasyonunda artışlar olduğu tespit edilmiştir.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. S. E.

Biyoloji Bölümü. alternata strainlerinin üretiminde ve indirgenme reaksiyonlarında glukoz. FOL ve FORL izolatları Vejetatif Uyumluluk Grupları (VCG) analizi ile sınıflandırılmıştır. Mehmet Akif KILIÇ Akdeniz Üniversitesi. Ancak. 25240. polimorfik bantlar gözlenmesine rağmen. Hem ferritin hem de bakterioferritin 24 aynı alt üniteden meydana gelmiştir ve ünite başına her alt birim 2000-5000 demir atomu biriktirebilir. 12 adet F.com Fenil alkol ilaç yapımında kullanılan bir şiral alkoldür. yabanıl E. Kavun. Bu nedenle hem fur hem de bfr çift mutanlı strainlerle çalışmak bulguları güçlendirebilir. Fen-Edebiyat Fakültesi. hücre dışı demir desteği azaldığında hücre büyümesinin devamı için hücreye demir sağlar. Bu araştırmayla ortaya konulan yöntemin. çalışmadaki strainlerin demirce doyurulmasından sonra. coli strainlerinde yüksek demir ve H2O2 toksitesine karşı etkin bir role sahip olmadığı ve depo edilen demirin hücrenin açlık durumunda bfrstrainlerinden farklı olarak hücre büyümesini desteklemediği görülmüştür. domateste ize 34 adet F. hücre içi demir girişinden sorumlu fur geni. Bakterioferritin (bfr) çok önce tanımlanmış bir protein olmasına karşın fizyolojik fonksiyonu belirsizdir. moniliforme izolatı. Fen-Edebiyat Fakültesi. maya ekstraktı ve koç bonuzlarından hazırlanan pepton kullanıldı. solani. VCG. FORL VCG 0090 II ve VCG 0091 I olarak belirlenmiştir. FON. H2 üretimi ve tüketimi. 12 adet F. coli Yabanıl ve bfr Mutantlarının Bakterioferritin Demir İlişkisi Ebru ÇELEN. oxysporum. yalnızca bakterilerde bulunan bakterioferritin ve yalnızca prokaryotlarda bulunan dps proteini. demir açlığında ki büyüme özellikleri de incelenmiştir. Ek olarak. oxysporum izolatları herhangi bir VCG ile karakterize edilememiştir.edu. solani izolatları. Biyoloji Bölümü. karpuzda 11 adet F. satellit bölgelerin bu izolatların ayrımında kullanılabilirliğinin zayıf olduğu belirlenmiştir. mikrasatellit SM 068 SM 069 E. Ökaryotlarda da bulunan ferritin. Anahtar Kelimeler: Bakterioferritin. FOL VCG 0030. Biyoloji Bölümü. Bakterilerin büyüme özellikleri zamana bağlı olarak spektrofotometrik ölçümlerle belirlenmiştir. Antalya ecelen@akdeniz. patlıcanda 3 adet F. 4 adet F.19. diğer önemli şiral alkollerin sentezinde de kullanılabilirliği araştırılmalıdır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. coli yabanıl strain ile bfr mutantlarının büyüme özellikleri karşılaştırılarak bfr’ın fizyolojik rolü araştırılmıştır. Demir gibi fosfatla yapılan çalışmalardan benzer sonuçlar elde edilmiştir. FON izolatları VCG 0138 I ve VCG 0135. . TRABZON çürüklüğü simptomlarını gösteren bitkilerden izolasyonlar yapılmıştır. azot bağlanması. FOL ve FORL izolatları mikrosatellit DNA primerleri kullanılarak karşılaştırılmış. moniliforme izolatı. Çalışmada. alternata EBK-4 izolatı asetofenonun asimetrik indirgenmesi için en etkili biyokatalist olduğu bulundu. coli straini ve bfr mutantları yüksek demir konsantrasyonuna ve H2O2 toksitesine karşı benzer sonuçlar vermiştir. Tüm organizmalarda 3 tip demir depo proteini bulunur. Anahtar Kelimeler: Fusarium. Dps ise yalnızca 250 demir atomu bağlayabilir. Başaran KURBANOĞLU Atatürk Üniversitesi. Bfr’ın demir gibi fosfat bağlama özelliğinden dolayı benzer testler fosfatla da yapılmıştır. sebzeler. karpuz ve domatesten izole edilen FOM. Sonuç olarak bakteroferritin. solunum. H2O2 toksik aktivitesi disk duyarlılık yöntemi ile test edilmiştir. oksijen taşınması. Bu çalışmalarda kavunda 22 adet F. Asetofenon ve türevlerinin asimetrik indirgenmesinde kullanılan metot basit reaksiyon şartlarını içermektedir.tr Demir tüm organizmaların yaşamı için gerekli elementtir. Farklı bitkisel numunelerden izole edilen 10 Alternaria alternata strainleri asetofenonun fenil alkole indirgenmesi için çalışıldı. Yabanıl E. A. coli ve bfr mutanlarının yüksek demir konsantrasyonuna. Erzurum ekurbanoglu@yahoo. Depo proteinler. Hücre içi bfr protein varlığı SDSPAGE protein jellerinde görüntülenmiştir. Demir fotosentez. solani ve 9 adet F. H2O2’e karşı tepkileri test edilmiştir. DNA biyosentezi. oxysporum. A. alternata EBK-4 straini ile yapılan çalışmalarda %100 oranlarında dönüşümler ve > %99’ a varan selektivite elde edildi. Bu çalışmada farklı demir konsantrasyonlarında E. demir 129 Alternaria alternata Fungusu Tarafından Koç Boynuz Pepton Besiyeri Kullanılarak Asetofenon ve Analoklarının Asimetrik İndirgenmesi E. Bakterilerin büyük çoğunluğu demiri hücre depo proteinleri içinde depo eder. Karpuzdan elde edilen F. gibi çok önemli biyolojik proseslere katılır. solani izolatı belirlenmiştir. E. A. yüksek demir konsantrasyonlarında demir alımını engelliyor olabilir. oxypsorum ve 12 adet F. oxysporum ve F.

19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON 130 .

19. Biyoloji Bölümü. TRABZON Botanik Sözlü Bildiri Özetleri 131 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. TRABZON 132 .

diğerleri kozmopolittir. Jeoloji Mühendisliği Bölümü. Biyoloji Bölümü. trahe dizilişi yarı-halkalı. Çökeller içindeki omurgalı hayvan fosillerinin varlığı fosil ağaçların yaşlandırılmasında önemli rol oynamıştır. Bu türlerden Allium kurtzianum. aksiyal paranşim içinde kristallerin varlığı. Muscari bourgaei. Doğu Karadeniz Bölgesi’nden toplanan 18 Scorzonera L. Ayrıca anatomik veriler istatistiksel metotlar kullanılarak analiz edilmiştir. İsmet UYSAL Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. FenEdebiyat Fakültesi.edu. apotraheal. Gagea bohemica. Bunlardan Juglandaceae kesitlerde şu özellikleri sunar. 34460. Morfolojik gözlemler için öncelikle herbaryum örnekleri kullanılarak. Trahelerin ortalama 100-200 µm tanjansiyal çapa sahip olması. Her iki familya ya ait Fosil formlar genelde 3. Fen Fakültesi. Zafer TÜRKMEN2. Cenk YALTIRAK 1 İstanbul Üniversitesi. Diğer bir familya Lauracea dir. yan yüzeylerinde bulunan geçitlerin alternat tipte ve 6-10 µm çapta olması. Amerika ve Avrupa ile Asya’nın kuzeyinde bulunmuştur.tr Bu çalışmada. Trahelerin tekli ve 2-5 sayıda radyal yönde diziliş göstermesi. nümerik taksonomi SB 002 Ergene Formasyunun kumlu düzeyleri çeşitli taksonlara sahip ağaç fosilleri içerir. traheler tekli ya da radyaldiyagonal tarzda 2-4 (6) sayıda trahe dizilişi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. (Asteraceae) taksonunun yaprak anatomileri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Scorzonera. Botanik Anabilim Dalı. zaman Tersiyer de. Genelde tropikal yağmur ormanı özelliğini gösteren bu taksonlar bölgenin iklim koşullarına uygun olarak taşındıkları akarsu içlerinde silisleşmişlerdir. Biyoloji Bölümü. Gagea taurica. Biyoloji Bölümü. İstanbul 2 İstanbul Teknik Üniversitesi. 28000.tr Trakya ve İstanbul civarındaki silisleşmiş ağaç fosillerinin varlığı 20. Osman BEYAZOĞLU3. ilgili organların 133 . Yıllık halka sınırı ± belirgin. yaprak anatomisi. Bütün yapraklar amfistomatik özellikte olup anomositik tipte stoma ihtiva etmektedir. ince duvarlı tilosislerin varlığı. 1-6 (genellikle 1-3) hücre genişliğinde özışınlarının mevcudiyeti. dalgalı. trahelerin yan yüzeylerinde alternat diziliş gösteren geçitlerin varlığı. Allium guttatum. Ayazağa. Biyoloji Bölümü. İncelenen taksonlar orta damar ve mezofil doku özellikleri bakımından da değişkenlik göstermektedir. Bu ağaç fosillerinin hangi taksonlara ait olduğu ve bunların jeolojik yaşları son yıllarda yapılan kapsamlı çalışmalar sonucunda ortaya çıkartılmıştır. bu özelliklerin kombinasyonu günümüzde Junglandaceae familyasında bulunmaktadır. Trabzon makbul@ktu. Fen-Edebiyat Fakültesi. Rize 2 Giresun Üniversitesi. (Asteraceae) Taksonlarının Yaprak Anatomileri Serdar MAKBUL1. Ancak çalışılan taksonlar arasında stoma indeksleri bakımından önemli farlar mevcuttur. Ersin KARABACAK. 1-3 hücre genişliğinde tanjansiyal bantlar oluşturan aksiyal paranşim varlığı. Yapılan incelemelerde taksonlar arasında önemli benzerlik ve farklılıklar tespit edilmiştir. Ornithagalum nutans. Fen-Edebiyat Fakültesi. paratraheal paranşimin ve özellikle yağ/musilaj hücrelerin varlığı Lauracea familyası için karakteristiktir. 53100. İncelenen taksonların yaprak anatomileri ilk kez çalışılmıştır.edu. Muscari bourgaei ve Crocus gargaricus türleri endemik olup. Fen-Edebiyat Fakültesi.19. özışınlarının kümelenmemiş olması. basit perforasyon tablası ya da bazen basit perforasyon tablasıyla birlikte skaliriform tipte perforasyon tablasının varlığı. Tulipa sylvestris. Giresun 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mehmet SAKINÇ2. Crocus gargaricus. İstanbul aaras@istanbul. 17020 Çanakkale minedinct@hotmail. Suleymaniye. Bu çökeller içinde iki familya dikkati çeker. Orta-geç Miyosen dönemi akarsu ortamları temsil eden Kazdağı Pseudo-Alpinik Bölgesinde Yetişen Bazı Soğanlı Bitkilerin Morfolojisi ve Anatomisi Üzerine İncelemeler Mine TUNALI. Biyoloji Bölümü.com Bu çalışmada Kaz Dağı pseudo-alpinik bölgesinde doğal yayılış gösteren. Maden Fakültesi. yüzyılın başından beri bilinmektedir. Allium kurtzianum türlerinin morfolojik ve anatomik özellikleri incelenmiştir. 61080. Biyoloji Bölümü. TRABZON SB 001 Bazı Scorzonera L. Kamil COŞKUNÇELEBİ3 1 Rize Üniversitesi. Ornithagalum sigmoideum. SB 003 Orta-Üst Miyosen Yaşlı Ergene Formasyonu’nda (Trakya-KB Türkiye) Fosil Ağaç Topluluğu: Junglandaceae ve Lauracea Odunları Aliye ARAS1. Scilla bifolia.

Bitkinin odunsu.com Türkiye Papaver türleri bakımından oldukça zengin sayılmaktadır.edu. Papaver bracteatum. bifolia ve A. P. guttatum’un enine soğan kesitinde parenkimatik dokuda mekik şeklindeki boşlukların bulunuşu tipiktir. dizilişinin alternat nadiren oppozit. O. Yaprak damar düzeninin pinnat. koralla. anatomi SB 004 kök boğazı çapı. dışbükey. tohum ağacı seçimi için populasyonların ıslah değerlerinin belirlenmesi. pseudo-orientale ve P. Biyoloji Bölümü. tomurcukların oval ve oblong. tohum şeklinin oblong. Anatomik gözlemler için Rotary Mikrotomda soğan. alttaki epidermada daha yoğun olduğu. dik. Bu çalışma kapsamında 10 farklı Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link.tr Yapay olarak orman yetiştirmedeki gelişmeler. stomaların amfistomatik. anter. 134 . Anahtar Kelimeler: Kazdağı. polenlerin koyu eflatun. İskender PARMAKSIZ Gaziosmanpaşa Ünv. polen tipinin triporat nadiren trikolpat. Bu nedenle üstün ağaçların bulundukları populasyonların saptanması ve bu populasyonların ıslah edilmesi ile giderek artan üstün değerlere ulaştırılması sağlanabilecektir. ovaryumdan kesitleler alınarak. yükseklik ve ağaçlardan sağlanacağıdır. sitilus. lekesiz ya da taban yukarısında olduğu. kapsül tepe şeklinin düz ve orta hafif sivri kenarları düz. Papaver cinsi Oxytona seksiyonu içerisinde yer alan 3 tür (Papaver bracteatum. Tokat iparmaksiz@gmail. ovaryum. polen şeklinin genellikle spheroid (küremsi) olduğu tespit edilmiştir.orientale. Trabzon d_guney@ktu. Bu çalışmada üç türe ait morfolojik olarak 46 karakter ve palinolojik olarak 9 karakter incelenmiştir. tohum ve meyvelerinden biometrik ölçümler yapılarak. gövde. Bu aşamada. yetişme muhitine uygun ve verim gücü yüksek ormanların yetiştirilmesi yönünden çok önemli bir olgudur. Fak. Davis’ten (1966–1984) sapmalar belirlenmiş ve sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. sigmoideum’un soğan kesitinde parenkimatik dokuda bol miktarda rafid ve kum kristallerinin bulunuşu tipiktir. yaprağın bileşik yaprak.19. gövde. Bu konuda en önemli sorunlar. yaprak tabanının dekurrent. yaprak ucunun akuminat. morfoloji. Çalışmada 10 yaşındaki fidanlarda bazı morfolojik ölçümler (fidan boyu.P. yaprak. tepe tomurcuğu uzunluğu) yapılmış ve elde edilen verilere bağlı olarak orijinler arası varyasyon ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte 10 yaşına gelmiş olan Doğu Ladini fidanlarının nasıl bir gelişim-büyüme seyri gösterdiği tespit edilmiştir. kaliteli tohumların hangi yöre. O. Anahtar Kelimeler: Oxytona. İbrahim TURNA. Elde edilen verilere varyans analizi uygulanarak populasyonlar arasında genetik varyasyonların olduğu belirlenmiştir. yaprak şeklinin pinnatisekt. SB 005 Türkiye Doğal Florasında Yetişen Oxytona Seksiyonuna Ait Papaver Türlerinin Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi Seval ŞAHİN. koyu mor. Mevcut orman alanlarından. yaprak kenarının serrat. kalite ve kantite açısından rasyonel faydalanma imkânlarının artırılması gerekir. Orman Fakültesi. kök. çiçeklerin koyu kırmızı ve kiremit kırmızısı. tohumun koyu kahverengi. pedicel. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen-Edb. flament. S. Palinoloji 10 Yaşındaki Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link. Şemsettin KULAÇ Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON çizimleri yapılmış ve soğan. P. tohum yüzeyinin retikulat.pseudo-orientale. yaprak.) Fidanlarında Populasyonlara Bağlı Varyasyonların Bazı Morfolojik Özelliklere Göre Belirlenmesi Deniz GÜNEY. soğanlı bitki. brakte. öncelikle kullanılan tohumun kalitesine bağlıdır. M. Morfoloji. anterlerin linear ya da dikdörtgen. bourgaei’nin soğan kesitinde parenkimatik dokuda bol miktarda kum kristaline rastlanmıştır. filamentlerin linear. Ayrıca fidanlıklarda yetiştirilecek kaliteli fidan yüzdesi.) orijininden elde edilen tohumlardan yetiştirilen fidanlar değerlendirilmiştir. boyanmış ve sabit preparat haline getirilerek anatomik yapıları incelenmiş ve mikrofotografi cihazı ile kesitlerin fotoğrafları çekilerek sonuçları yorumlanmıştır. nutans’ın skapoz kesitinde korteks parenkima hücrelerinde yoğun rafid kristalleri görülmüştür. orman ağaçlarının ıslahı alanındaki çalışmaları hızlandırmıştır. Biyoloji Bölümü. yaprak tüylülüğünün alt yüzeyde daha yoğun olduğu. orientale) ülkemiz doğal florasında bulunmaktadır. kök.

S. Sclerocalycinae Boiss. Tespiti yapılan taksonların fitocoğrafik bölge dağılımları.& Quezel. otites (L. caesarea Boiss.. laxa. Fen Edebiyat Fakültesi. S. (Caryophyllaceae) cinsinin Siphonomorpha Otth. S . S. Taksonların tip örneklerinin büyük bir kısmının fotoğraflarına ulaşılmıştır. tohum (SEM). caramanica Boiss.armena Boiss.. Chloranthae Roth. S. koruma durumları.A. (Caryophyllaceae) cinsi Siphonomorpha Othh. İranTuran fitocoğrafik bölgesi (110. taksonomik literatürler dikkate alınmış.... S.& Bal. S. Aydın hozenoglu@adu. 37 tür yer almaktadır.65). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ve Otites (Adams. %24. S.Schwarz. 560 tanesi ise Gaziantep ili florası için yeni kayıt olduğu belirlenmiştir. 28 adedi (%31) ise C6 karesi için yenidir. seksiyonları’nın revizyonu yapılmıştır. revizyon Huzurlu Yaylası (Gaziantep) Florası Yusuf ZEYNALOV1. bupleuroides L. saxatilis Sims. Bu bitkiler içerisinde IUCN tehlike kategorilerinden. ispartensis Ghazanfar.& Heldr. Ali ÇIRPICI2. Türkiye.DADANDI3 1 Celal Bayar Üniversitesi.) Otth. %15. longipetala Vent. S.. Bölümü.. lasiantha Koch. isaurica Condandr. Anahtar Kelimeler: Silene. kromozom ve moleküler incelemeleri yapılmıştır.02) şeklindedir. ve S. Turizm Bakanlığı tarafından Yayla Turizm merkezi olarak ilan edilen Huzurlu Yaylasının florasının incelenmesi ve ortaya konulması alanın değerini ortaya koymak açısından önemli bir adım olarak düşünülmüş ve bu çalışma planlanmıştır. Chloranthae Rohrb. Tespiti yapılan taksonlardan 90’ı endemik ve 29’u nadir bitki statüsünde 119 önemli bitki yer almaktadır.. capitellata Boiss.19. Biyoloji Eğt. manissadjiani Freyn. Caryophyllaceae. Seksiyonları’nın Revizyonu Kemal YILDIZ1.) Wibel S.64) ve Bölgesi Bilinmeyen Elementler (350.Meyer. phrygia Boiss. Fen Edebiyat Fakültesi. %10. fitocoğrafik bölgeleri ve Türkiye’deki yayılışları belirlenmiştir. Yapılan ayrıntılı incelemeler sonunda. Akdeniz fitocoğrafik bölgesi (176. Her türün genel ve ayrıntılı morfolojik çizimleri. Manisa 2 Marmara Üniversitesi.. Tataricae Chowdh. en güzel yerlerinden biriside Gaziantep ili sınırları içerisinde yer alan ve ilin HatayOsmaniye İlleri ile sınırlarının kesiştiği bölgede bulunan Huzurlu Yaylasıdır. üzerinde çalışılan türlerin deskripsiyonları yeniden yapılmış. Tataricae Chowdh. S. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 27310 Şehitkamil Gaziantep zeynalovyusuf@hotmail. Lasiostemones Boiss. Kayseri kemalyil@gmail.com Zengin bir bitki örtüsüne sahip olan ülkemizin. exeltata Friv..com Türkiye Florası’nda 32 seksiyonda yaklaşık 160 takson ile temsil edilen Silene L.41). Medine Münevver UMA2 1 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi. Bu altı seksiyonda yaklaşık % 50’si Türkiye için endemik. flora.. sipylea O. S. olympica Boiss. Toplanan örneklerin yanında. S. S. %49. 09010. S.. Ayrıca tespiti yapılan endemik taksonlardan 66 adedi (%73) Gaziantep ili. Türkiye’nin belli başlı herbaryumlarındaki Silene örnekleri incelenerek. Biyoloji Bölümü. tespiti yapılan 714 taksonun 126 tanesi C6 karesi için.. Anahtar Kelimeler: Gaziantep SB 008 Huzurlu Yaylası. Fatih YAYLA2. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Eğitim Fakültesi..tr Ülkemiz bulunduğu coğrafi konum gereği çok zengin bir bitki çeşitliliğine sahiptir ve bu özelliği açısından tüm Avrupa ile 135 . Göztepe... İstanbul 3 Erciyes Üniversitesi. Mehmet Y. Boynuzsu Ot (Anthocerotopsida) ve Ciğerotları (Marchantiopsida) Floralarının Türkiye'deki Son Durumları Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Adnan Menderes Üniversitesi. marschallii C. Biyoloji Bölümü. gigantea L. ve Otites (Adams) Othh. polen (SEM).. S. Lasiostemones Boiss. S. Biyoloji Bölümü. TRABZON SB 006 SB 007 Türkiye’nin Silene L. S.. caesarea ve S. S. türlerin taksonomik durumları yeniden belirlenmiş ve bunlara ait yeni öneriler getirilmiştir.edu. Çalışma kapsamında 85 familya ve 331 cinse ait toplam 714 bitki taksonun tespiti yapılmıştır. Sclerocalycinae Boiss. CR (Çok Tehlikede) (2) ve EN (Tehlikede) (10) kategorisine dahil toplam 12 takson bulunmaktadır. AvrupaSibirya fitocoğrafik bölgesi (76. sclerophylla’nın İran florasında yer aldığı ve Türkiye için endemik olmadığı tespit edilmiştir. Belli mikroklimatik alanların varlığı Huzurlu yaylası bitki örtüsündeki çeşitliliği artırmış ve bunun sonucu olarak. önemli taksonomik sorunları olan. Araştırma konusunu oluşturan Silene türlerine ait örnekler 2005-2007 yıllarında Türkiye’nin tamamını kapsayan arazi gezileri ile yetişme ortamından toplanmıştır..

edu.edu. Marchantiopsida. ciğerotları floramız açısından gerçek potansiyelin bugünkü takson sayıları kadar olmadığı görüşü. Mandenova ve Schengalia (1953) tarafından ise yeni bir cins olarak tanımlanmıştır. Bu bitki zenginliği içinde araştırmaların çoğu çiçekli bitkiler üzerinde yoğunlaşmış.. hem de ülkemizde bu konudaki floristik çalışmaların önemi ve eksikliği belirtilmeye çalışılmıştır. Cyclotrichium olarak sınıflandırılmış. Ülkemiz Boynuzsu Ot ve Ciğerotu Florası tespiti çalışmalarının temeli yabancı araştırmacılarca atılmıştır. Türkiye SB 011 SB 009 Serbest Oksijen Radikalleri ve Antioksidanlar Hülya DEMİR1. cinslerine ait türler kullanılmıştır. karelerimize ve floramıza yeni taksonlar kazandıracağı görüşündeyiz. Clinopodium L. Yeni araştırıcıların devreye girmesinin ve günümüze kadar çalışılmayan bölgelerde yoğunlaştırılacak ciğerotu taramalarının. Biyoloji Bölümü. 9 türün yer aldığı bir anahtar da hazırlanmıştır. Dış grup olarak Micromeria Benth. Ankara 2 Gazi Üniversitesi.19. K ve NHM’da yer alan Türkiye’den toplanan örneklerin yanı sıra İran ve Irak’tan toplanmış örnekler de incelenerek türlerin deskripsiyonları genişletilmiş ve yeni tür ayırım anahtarı hazırlanmıştır. Calamintha Mill. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. ciğerotu. Taksonomik öneme sahip olan morfolojik yapıların şekilleri çizilmiştir. Türkiye... Türkiye Florası’nda 2’si endemik olmak üzere 6 türü kayıtlıdır. boynuzsu ot. habitatlarında fotoğrafları çekilmiştir. Bu çalışma TUBİTAK-TBAG (Proje No:104T293) ve SYNTHESYS Project tarafından desteklenmiştir. Leyla AÇIK2 1 Gazi Üniversitesi. Diğer moleküller ile çok kolayca elektron alışverişine girebilen bu moleküllere "oksidan moleküller" veya "reaktif oksijen partikülleri denir. Balıkesir 3 İnönü Üniversitesi. Boissier (1879) tarafından Calamintha Sect. Pudmed. & Scheng. TRABZON karşılaştırılabilecek bir değer taşımaktadır.. Labiatae. Sciencedirect. bu karelerdeki Boynuzsu Ot ve Ciğerotu tür sayısı bakımından. & Scheng. İran ve Lübnan’da yayılış gösteren 9 türü bulunmaktadır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Görkem DENİZ2. Paup ve Phylip programları kullanılarak taksonlar arası filogenetik ilişkiyi gösteren ağaç elde edilmiştir. ITS. Ekrem DÜNDAR2. Bu örneklerin ITS bölgesi. Beşevler. Filogenetik çalışmalar için Cyclotrichium cinsinin Türkiye’de yetişen 6 türüne ait 15 örnek kullanılmıştır. Necatibey Eğitim Fakültesi.demir@gazi. Anahtar Kelimeler: Cyclotrichium. Turan ARABACI3 1 Balıkesir Üniversitesi. Briguet (1897) tarafından Satureia Sect. Endemik ve endemik olmayan türlerin populasyon durumları gözlenmiş ve bazı türler için yeni tehlike kategorileri önerilmiştir. Elde edilen dizilerden. E. Günümüzde yerli araştırmacıların çalışmaları da büyük önem taşımaktadır. Henderson Kareleme Sistemine göre 15 kareye ayrılan ülkemiz. (Labiatae) Cinsinin Taksonomisi ve Filogenisi Tuncay DİRMENCİ1. Ziziphora L. BioEdit. Beşevler. bir atom ya da molekül yörüngesinde eşleşmemiş bir elektron içeren yüksek oranda reaktif kimyasal ürünlerdir. Bu çalışmada. bu alandaki tüm çalışanların ortak kanısı olarak kabul görmektedir. Oysa çiçeksiz bitkiler de ülkemiz florasında oldukça zengindir ve bu alandaki araştırmalar yeni yeni hız kazanmaya başlamıştır. nedenleri de ele alınarak incelenmiştir. Bu makaleler özetlenerek çalışmada sunulmuştur. çiçeksiz bitkiler geri planda kalmıştır. Medline gibi veritabanlarını kullanılarak bir literatür taraması yapılmıştır. Malatya dirmenci@balikesir. Anthocerotopsida Revizyon çalışması esnasında ülkemizde yayılış gösteren 6 türün örnekleri toplanmış. Revizyon çalışması esnasında Cyclotrichium cinsinin tüm türleri incelenerek. Irak.tr Cyclotrcihum Manden. Türkiye genelinde yapılan çalışmalar sırasında sıkça yeni kare kayıtlarına rastlanması ve bu bitkiler yönünden henüz hiç araştırılmamış karelerin bulunması nedeniyle. Bu radikaller hücredeki diğer moleküllerle kolayca etkileşime girerek oksidatif stres meydana getirirler. Serbest radikaller normal hücresel metabolizma sırasında oluşabildiği 136 Cyclotrichium Manden. Atatürk Meslek Yüksekokulu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ankara h. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Flora.tr Bu çalışmada serbest radikaller ve antioksidan ile ilgili son bilgilerin bir özetinin sunulması amaçlanmıştır.. cinsi. Thymus L. polimeraz zincir reaksiyonuyla çoğaltılarak DNA dizin tespiti yapılmıştır. Serbest radikaller. Acinos Mill. Biyoloji Bölümü. Cyclotrichium. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Eğitimi Bölümü. Yapılan bu çalışmayla bu bitki grupları hem genel hatlarıyla tanıtılmaya. Ayrıca çalışmada az bilinen biyolojik zenginliklerimizden olan bu bitki grupları hakkında genel bilgi de verilmiştir. Türkiye herbaryumlarındaki örneklere ek olarak. Fen-Edebiyat Fakültesi. Filogeni. .

Son zamanlarda tüketiciler antioksidanları gıda maddelerde bulunmalarını talep Pamuk Kalluslarında Antioksidant Enzim Aktivitesi Üzerine NaCl’ün Etkisi Sultan KÖŞKEROĞLU1. antioksidan. poliaminler. çözünebilir protein miktarı. TRABZON gibi. Biyoloji Bölümü 2 Muğla Üniversitesi. 60. Kampus. Gıda Mühendisliği Bölümü. Bunlar önemli ölçüde antioksidanların fonksiyonel özelliklerini etkiler.edu. glutasyon peroksidaz. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. fitoöstrojenler. E. Antioksidanlar. Sonuç olarak. betakaroten.tr Özellikle bitkisel kaynaklı çoğu gıda maddesi antioksidanlar içerirle. belirlenen stres parametreleri bakımından karşılaştırılmıştır. Fenolik maddelerin metallerle reaksiyonu sonucunda kompleksler oluşturması önemlidir. antioksidan etmektedir. ısıl işlem ve soğuk depolama gibi işlemlerin antioksidanlar üzerine etkileri incelenecektir. Günümüzde antioksidanlar sadece yaygın olarak gıda lipidlerini stabilize etmek için değil aynı zamanda sindirim sisteminde absorbe ederek kan serumundaki lipidleride oksidasyonuna karşı korumak için talep edilmektedir. ilaçların. Biyoloji Bölümü. polifenoller. NADPH. Yonca SURGUN1. Üretilen kalluslar 0. katalaz. flavonoidler. Betül BÜRÜN1. lipidler. Ortaca Meslek Yüksekokulu skoskeroglu@mu. Çünkü. glikozidler ve esterler serbest fenolik türevlerine dönüştürülür. Bu çalışmada gıdalardaki su fazının antioksidanların fonksiyonel özellikleri üzerine etkisi. Vitamin C. İbrahim YOKAŞ2 1 Muğla Üniversitesi. metallotionin. Mehtap AKIN2 1 Selçuk Üniversitesi. Uygulamada bir gıdanın antioksidan içeriği düşük olduğunda antioksidanca zengin doğal bitkiler kullanılarak zenginleştirilebilir. Anahtar Kelimeler: Pamuk. proteinler ve nükleik asitler gibi temel hücresel bileşenlerde hasara yol açabilme özelligine sahiptir. pamukta kallus kültürü ile tuza toleransın belirlenebileceği değerlendirilerek.Bunlardan en çok bilinen antioksidanlar tokoferoller. GSH. karsinojenlerin ve toksik radikal reaksiyonların istenmeyen etkilerine karşı hücreleri koruyan maddelerdir. melatonin. A. Radikaller. antioksidant enzim aktivitesi 137 . çeşitli dış etkenler aracılığı ile de meydana gelebilir. Tuzlu ortamda kallusların büyümesi gözlenmiş ve kalluslarda prolin. hem doğrudan. Antioksidan içeren bitkisel kaynaklı gıdalar işlenirken antioksidanlar proteinler ve diğer gıda bileşenleriyle etkileşirler ve bazı antioksidanların aktivitesi hidrolitik işlemin bir sonucu olarak değişebilir. kallus kültürü. Kampus. Antioksidanların değişim mekanizması ve uygulanan teknolojik işlem aşamaları esnasında reaksiyon ürünlerinin bileşimi serbest radikallerin konsantrasyonu ve oksijen basıncı uygulanan işlem ısısına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Ziraat Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Fenolik antioksidanların en önemli reaksiyonları farklı şekillerde okside olma reaksiyonudur. glutatiyon redüktaz (GR) ve askorbat peroksidaz (APX) enzimlerinin aktiviteleri araştırılmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. homosistein. peroksidaz (POX). süperoksid dismutaz bu gruba girerler Anahtar Kelimeler: Serbest radikaller. Fen Edebiyat Fakültesi. 120 ve 180 mM NaCl içeren MS besin ortamına aktarılmıştır. sistein. iklim ve bitki türlerine göre değişiklikler gösterirler. metal şellat oluşumuna bağlı inhibisyon reaksiyonları. Bu antioksidanlardan bir kaçı hariç tutulursa geri kalanların tamamı fenolik bileşiklerdir.19. süperoksit dismutaz (SOD). Konya nakin@selcuk. Anahtar Kelimeler: Bitkisel gıdalar. duyarlı ve tolerant çeşitler.tr Pamukta tuza toleranslı (Nazilli 84S) ve tuza duyarlı (Şahin 2000) olarak belirlenen iki çeşidin hipokotil eksplantlarından MurashigeSkoog (MS) (1962) ortamında kallus elde edilmiştir. adenozin. askorbik asit ve β–karoten dir. NaCl.edu. koenzim Q-10. işlemler SB 013 SB 012 Bitkisel Kaynaklı Gıdalara Uygulanan İşlemler Esnasında Antioksidanlarda Oluşan Değişmeler ve Bu İşlemlerin Antioksidanların Fonksiyonel Özelliklerine Etkileri Nihat AKIN1. katalaz (CAT). Biyoloji Bölümü. Bitkisel kaynaklı gıdalarda antioksidanların içeriği olgunlaşma. hem de dolaylı olarak ksenobiyotiklerin. Atilla Levent TUNA1.

Deneyler süresince toplam protein miktarında önemli bir değişiklik gözlenmemesi enzim aktivitesindeki artışın protein miktarındaki artıştan kaynaklanmadığını düşündürmektedir. Amerika Birleşik Devletleri 2 Kılıçdede Mah. bezelye (Pisum sativum L. 10 gün süreyle 150 mM NaCl uygulanarak kallus doku kültüründe yürütülmüştür. EC 1. Askorbat peroksidaz ve glutatyon redüktaz enzim aktivitesinde görülen artış süperoksid dismutaz enzim aktivitesinde görülen artıştan daha yüksek oranda olduğu gözlenmiştir. Antioksidant enzim aktivitesinin çevre faktörleri.1).erturk@converse.11) enzim aktiviteleri bakımından belirgin ve istatistiksel olarak önemli farklılık bulunmuştur. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Sonuçlar bezelye bitkilerinde oksidatif hasarla yaprak yaşı arasında ve oksidatif hasara dayanıklılıkla enzim aktivitesi arasında pozitif bir korelasyon olduğunu göstermektedir. glutatyon redüktaz ve askorbat peroksidaz enzim aktiviteleri ölçülmüştür. Ankara dogan@harran.4. Şehitler Sok. Materyal olarak toplam 5 farklı genotipte.) Tuz Stresinin Antioksidant Enzim Aktiviteleri Üzerindeki Etkilerinin in vitro Olarak İncelenmesi Mahmut DOĞAN1.1.15.tr Bu çalışmada. TRABZON SB 014 Domates’te (Lycopersicon sp. 2 ve 3 arasındaki fotosentetik aktivite farklılıklarının araştırılması ve oksidatif metabolizmadaki farklılıklara bağlı olan reaktif oksijen ara ürünleri arasındaki ilişkisinin araştırılması izleyecektir. katalaz (CAT.edu. uygulamanın 4. Çimlenmeden sonra ilk açılan yaprak seti Yaprak 1. Sanat ve Fen Fakültesi. domateste tuz stresine toleranslı genotiplerin seçiminde kullanılabilecek etkin parametrelerin belirlenmesi in vitro testlerin kullanılabilirliğinin ortaya konması amaçlanmıştır. Spartanburg. 9/6 55060 neval. Rukiye TIPIRDAMAZ2 1 Harran Üniversitesi.1. Oksijen radikellerini süpüren antioksidant enzimler oksidatif strese karşı canlıların gösterdiği en etkili savaş tipidir. EC 1. 138 . Fen-Edebiyat Fakültesi. Tuza toleranslı ve duyarlı genotipler arasında Süperoksit dismutaz (SOD. Bu çalışmayı Yaprak 1. Osmanbey Kampusu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Işığın geliş açısına bağlı olarak oluşacak hasarın minimuma indirilmesi için ışık yandan yansıtılmıştır. 24 ve 36ncı saatlerinde alınan yaprak örneklerinde incelenmiştir. Biyoloji Bölümü. Barbaros ERTÜRK2 Converse College.19. 1 Oksidatif stres bitkilerin günlük olarak karşılaştıkları fizyolojik durumlardan birisidir.11. Uygulama sonrası Yaprak 1 ve Yaprak 2’de gözlenen yüksek ışık hasarının Yaprak 3’e kıyasla daha fazla olduğu gözlemlenmiştir.2) ve askorbat peroksidaz (APX. stres tipi. Oksijen radikalleri adı verilen bu ara moleküllerin neden olduğu zararların toplamı oksidatif stres olarak tanımlanır.11. gulutatyon redüktaz (GR. Antioksidatif enzimlerin strese karşı koruyucu rol oynadıkları ve bu özelliğin kallus doku kültüründe tuz stresine toleranslılık düzeyini belirlemede etkili bir kriter olduğu sonucuna varılmıştır. ikinci açılan yaprak seti Yaprak 2 ve son açılan yaprak seti Yaprak 3 olarak adlandırılmıştır.6). EC 1. Anahtar Kelimeler: Domates. 8.edu Bu çalışmada. EC 1. Yaprak 3’de her üç enzimin de aktivitesinin yaşlı yapraklara oranla daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p < . Bu yapraklardaki süperoksit dismutaz.1. Yüksek ışığa maruz bırakılmış 14 günlük bezelye fidelerinde oluşan hasar. organizmanın yaşı gibi faktörlere bağlı olarak değiştiği bilinmektedir.) bitkilerinde antioxidant enzim aktivitesi ile yaprak yaşı arasındaki ilişki araştırılmıştır. SC 29302.05). Biyoloji Bölümü. Aerobik canlılarda oksijen metabolizması toksik etki gösteren bazı ara moleküllerin oluşumuna sebep olur. Yaprak 3’ün yüksek ışık uygulamasından daha az hasar gördüğünün belirlenmesi ise yüksek antioksidant enzim aktivitesine bağlı olduğunu düşündürmektedir.) Antioksidant Enzim Aktivitesi ve Yaprak Yaşı Arasındaki İlişkilerin Araştırılması Neval ERTÜRK1. in vitro SB 015 tuz stresi. Şanlıurfa 2 Hacettepe Üniversitesi. antioksidant enzim.6. Bezelyede (Pisum sativum L. Kontrol ve uygulama gruplarında Yaprak 3’ün toplam protein miktarı diğer iki gruba göre daha yüksek bulunmuştur. Beytepe.

19. likenikol mantarlar. Araştırma bölgesinden 70 familyaya ait. Likenler.tr Malatya İli’nin likenlerini belirlemeyi amaçlayan bu çalışmada 2003-2005 yılları arasında 78 lokalitedeki kaya. Anahtar Kelimeler: Ulubey Kanyonları.5 milyon yılda meydana geldiği bilimsel olarak tesbit edilmiştir.Kanyon tabanındaki. Cinsinde Polimorfizm ve Biyoçeşitlilik Fergan KARAER1. yükseklik.Kanyon sisteminin şekli kireç taşlarının önce kimyasal sonra mekanik aşınmasının bir sonucu olup. Türkiye için endemik olan türler %5 oranındadır. Son yirmi beş yılda bu çalışmalar gerçekten Türkiye Liken çeşitliliğinin ortaya koyulması amaçlı olarak yapılmaya başlanmış olup oldukça kapsamlı sonuçlar elde edilmiştir. Iran-Turan kökenli %8. Anahtar Kelimele: Sempervivum.tr Türkiye Likenleri üzerindeki çalışmalar 17.sahin. 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi.edu. Trabzon 4 Orta Doğu Teknik Üniversitesi. Kazancı Deresi’nin ve Banaz Çayı’nın oluşturduğu Kanyonlar. karşılaşılan sorunlar ve bundan sonra yapılabilecekler tartışılmaktadır. substratlardan toplanan liken ve likenikol mantar örnekleri değerlendirilmiştir. yayılışı belli olmayan türler %42. Türkiye’de ise sadece sarı çiçeklere sahip Sempervivum cinsinin Türkiye florasına göre endemizm oranı % 71dir. Bu bildiride. polimorfik bir cins olup alpin ve subalpin bölgelerin kayaları ve çayırlık gibi ekstrem alanlarında yayılış göstermektedir. 135-170 metre derinliğinde ve 75 km uzunluğundadır. 823 bitki taksonu toplanmıştır. Anahtar Kelimeler: Malatya. Memduh SERİN Uşak Üniversitesi. toprak tipi alüvyal topraktır. Biyoloji Bölümü mehtap. Avrupa-Sibirya %10. Eskişehir aturk@anadolu. Çalışma kapsamında. toprak.64@gmail. Ferhat CELEP4 1 Amasya Üniversitesi.Bu özellikte dünyanın ikinci büyük kanyonudur.edu. Biyoloji Bölümü. polimorfizm SB 017 geniş yayılışlı %20. Geçmişten Günümüze Türkiye Likenleri Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Anadolu Üniversitesi. H Güray KUTBAY2. Likenler çalışılırken likenikol mantarları da listeye katma geleneği ülkemizde de sürdürülmüş. Salih TERZİOĞLU3. çalışma alanındaki liken ve likenikol mantarların ildeki yayılışları alanları haritalanarak verilmiş ve substrat. Eğitim Fakültesi. Bu bitkilerin floristik bölgelere göre dağılımı. ışık tercihleri gibi çeşitli özellikleri değerlendirilmiştir. Ankara fergankaraer@hotmail.com Araştırma alanımız. Uşak-Karahallı karayolu’nun doğusunda bulunan. Biyoçeşitlilik. yüzyıldan bu yana çeşitli evreler halinde sürmektedir. Biyoloji Bölümü.Uşak. 100-500 metre genişliğinde. flora SB 018 Malatya İli’nin Likenleri Mehmet CANDAN. 196 liken ve 4 likenikol mantar taksonu tanımlanmıştır. Bu bildiride. denizden yüksekliği 800-900 metredir. özellikle son üç yıldır bu konuda da birçok araştırma yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Likenler. Fen Bilgisi Öğretimi Bölümü Marmara Üniversitesi. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. jeolojik yapının özelliğinden dolayı oluşmuş kanyonlardır. Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Anadolu Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON SB 016 Sempervivum L.2 dir.Kanyonlar. Uşak İli’nin güney ve güneybatı kesiminde. Orman Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Türkiye 139 . Eskişehir mecandan@anadolu. Fen-Edebiyat Fakültesi. Eğitim Fakültesi. liken vb. Bu çalışmada çeşitli çevre ve genetik özelliklere göre Sempervivum cinsinde görülen çeşitlilik ve polimorfizm açıklanmaktadır. oluşumunun 4. Fen–Edebiyat Fakültesi. Akdeniz kökenli %20.com Sempervivum L. günümüze kadar yapılan çalışmalar değerlendirilmekte. Avrupa ve Kafkasya ‘da pembe-kırmızı ve sarı çiçeklere. likenikol mantarlar SB 019 Ulubey Kanyonları'nın (Uşak) Florası Mehtap ŞAHİN. ağaç kabuğu. Samsun 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi.Toplam endemik tür oranı ise %13.

Samsun orhank@omu. mantarlar. Çeltik bitkisinin de yer aldığı monokotiledon bitkilerde ise explantlardan bitki 140 likenikol Isatis cochlearis (Çivit Otu) Bitkisinin Doku Kültürü Yoluyla Adventif Sürgün Rejenerasyonu Khalid Mahmood KHAWAR1. geçmişten beri yaygın olarak halıcılıkta kullanılmaktadır. cv. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. üretimin artırılması yönündeki bütün çabalara rağmen arzu edilen üretim artışı maalesef sağlanamamıştır. sporastatiae (Anzi) Arnold 1874. Günümüzde ise. Dışkapı. Dacampiaceae SB 021 cochlearis (çivit otu)’in doku kültürü yoluyla yüksek oranda adventif sürgün rejenerasyonu elde edilmiştir.Atienza 2007.Hawksw. Fakültesi Biyoloji Bölümü Kayseri mghalici@erciyes. Anahtar Kelimeler: in vitro. 1980. dzieduszyckii (Boberski) D. Fatih SEYİS Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Ziraat Fakültesi. Gazi Eğitim Fakültesi.) Arnold 1891 ve P. Tarla Bitkileri Bölümü. 2 Erciyes Üniversitesi Fen Edb. BAP-NAA içeren MS veya MSO besin ortamında kültüre alınmıştır. Gamze ÖZLÜ. Taipei 309) Farklı Explant Kaynaklarından Kallus ve Bitki Oluşum Potansiyelinin Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Emine AYDIN.) D. cochlearis bitkisinin tohumlarının in vitro koşullarda geliştirilen 10 günlük fidelerinden alınan. Anahtar Kelimeler: Biyoçeşitlilik.Hawksw.). BAP. dünya nüfusunun yarısından fazlasının da temel besin kaynağıdır. Biyoteknolojik yöntemler kullanılarak bitki doku ve organlarından (explantlardan) besi ortamında bitkilerin elde edilmesi başta gen transferi olmak üzere birçok alanda önem taşımaktadır. aksoyi Halici & V. Çiğdem Alev ÖZEL2.edu. farklı kombinasyonlardaki BAP-IAA. P. soya fasulyesi ve kolza gibi bazı bitkilerde mevcut çeşitlere göre daha yüksek verimli. çevreye zarar vermeden tehlikesizce kullanılabilmesi ve doğada parçalanma özelliğine sahip olması nedeniyle Almanya’ da ahşapların bozulmasının önlenmesinde. Ankara 2 Gazi Üniversitesi. P. Ankara kmkhawar@gmail. Kurupelit Kampusü. Orhan ARSLAN 1 Ankara Üniversitesi. Orhan KURT. çivit otu (Isatis cochlearis). Ziraat Fakültesi. microstictum (Leight. Birçok dikotiledon bitkide. kotiledon yaprak ve kotiledon yaprak sapı eksplantları. P. Deneme sonuçları 6 hafta sonra incelendiğinde BAP-IAA içeren MS besin ortamlarında yaprak eksplantından ve BAP-NAA içeren MS besin ortamlarında ise yaprak sapı eksplantından daha uzun ve çok sayıda sürgün elde edilmiştir. adventif sürgün rejenerasyon için BAP ve NAA içeren ortamların BAP-IAA içeren MS ortamlara göre daha iyi olduğu tespit edilmiştir. ekim alanı ve bitkisel üretim bakımından dünyada ikinci sırada yer alan bir monokotiledon bitki olup. NAA SB 022 Çeltikte (Oryza sativa L.tr Türkiye’de likenikol mantar türleri üzerine çalışmalar özellikle son 3 yıl içerisinde artış göstermiştir. IAA.tr Çeltik (Oryza sativa L.Araştırmada Isatis . farklı eksplant kaynaklarından bitkilerin elde edilmesi rutin hale gelmiştir. Burcu HADIMOĞULARI. Nitekim Biyoteknolojik yöntemlerin geleneksel yöntemlerle kombine edilmesi sayesinde mısır. İngiltere’ de yazıcı mürekkeplerinin imalatında kullanılmaktadır. Bu türlerin konakçı ilişkileri ve taksonomik farklılıkları karşılaştırılmalı olarak verilmiş aynı zamanda bu türlerin teşhisi için bir anahtar hazırlanmıştır. Gelişen sürgünler MS’te köklendirilip saksılara adapte edilmiştir.Hawksw. 55139. Likenikol mantar cinslerinden Polycoccum Sauter ex Körber 1865 cinsi Türkiye’de 7 tür ile temsil edilmektedir: Polycoccum acarosporicola Halici & D. Sürdürülebilir bir tarım ile kaliteli yaşamın sağlanabilmesi açısından gerekli olan kaliteli ürünleri elde edebilmek için geleneksel tarım sistemlerini destekleyici alternatif veya destekleyici tekniklere ihtiyaç vardır. Tarla Bitkileri Bölümü. marmoratum (Kremp. P. I. Çivitotu (Isatis) yapraklarından elde edilen çivit boyası. TRABZON SB 020 Türkiye’de Likenler Üzerinde Gelişen Polycoccum Sauter ex Körber 1865 Cinsi Üzerine Notlar Mehmet Gökhan HALICI1. Mardin ve Antep illerinde yayılım gösteren 2 yıllık otsu bir bitkidir.com Türkiye’de Isatis’in 41 taksonu bulunmaktadır. sağlıklı ve kaliteli çeşitler geliştirilmiştir. Teknikokullar. Bu çalışmada kullanılan Isatis cochlearis ise. P. 2007. Kuzey Irak’ta ve Güney Doğu Anadolu’nun Adıyaman. Genel olarak. Biyoloji Bölümü.edu. Ahmet AKSOY2 1 Erciyes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Kayseri. Geleneksel tarım sistemlerinde çeltikte. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. crassum Vězda 1970. 1980.

Tarla Bitkileri Bölümü. Engin TİLKAT. Ancak maliyeti yüksek olan bu fideler tüm çiftçiler tarafından kullanılamamaktadır. özellikle de gen transferi çalışmaları açısından son derece önem taşımaktadır. %3 sukroz ve 1. 21280. bitki oluşumu SB 023 içeren Murashige ve Skoog (MS) besi ortamında kültüre alındılar. Nihat DİLSİZ1. Ankara 3 Ankara Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Antepfıstığı. farklı eksplant kaynaklarından kallus oluşum potansiyelini ve bu kalluslardan bitki oluşum potansiyelini belirlemek amacıyla. Türkiye de ekonomik önemi yüksek olan bitki türlerine yönelik doku kültürü çalışmaları son yıllarda hız kazanmıştır. mikroçoğaltma. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Kısa dönem muhafaza için sentetik tohumlar buzdolabında +4ºC’de muhafaza edilmiştir. Kültür başlatılması için 15-20 cm uzunluğundaki terminal sürgünler 3-4 cm boyunda kesilerek 2 mgl-1 6benzil amino pürin (6-BA) içeren çözeltide 24 saat bekletildikten sonra toprak.edu.19. olgunlaşmamış tohumlardan embriyojenik kültür başlatılması ve sentetik tohum üretimi ile ilgili yeni metotlar açıklanmıştır. explant kültürü. Bazı olumlu sonuçlar alınmıştır ancak elde edilen başarıların frekansları oldukça düşüktür. kallus oluşumu. Şanlıurfa 2 Gazi Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Dışkapı. Sonrasında büyüme odasında adaptasyonları sağlanan rejenere bitkiler büyük saksılara transfer edilerek. Tarla Bitkileri bölümü. Bu sorunun muz doku kültürü teknolojisindeki ucuz katılaştırıcı maddeler ve karbon kaynakları 141 .0 mgl-1 6-BA içeren sıvı MS besi ortamında geliştirilmiştir. Bu nedenle bu alanda araştırmaların yapılması oldukça önemlidir. Embriyojenik doku. Sentetik tohum üretimi için kalsiyum alginat jeli kullanılmıştır. Ziraat Fakültesi.com Bu çalışma Harran Üniversitesi Biyoloji Bölümü ve Gazi Üniversitesinin Biyoloji Eğitim Anabilim Dalı’nın Biyoteknoloji Laboratuarında ortak olarak yürütülmüştür. Araştırma sonucu. Kültür başlatılmasında yukarıdaki iki metoda ek olarak in vitro ortamda rejenere olan aksenik yapraklar farklı 6-BA ve indole-3-asetik asit (IAA) İn vitro Koşullarda Maliyeti Düşürme Amaçlı Farklı Katılaştırıcı ve Karbon Kaynak Kullanarak Muz Çoğaltımı Fatoş UZUNTAS1. antepfıstığının mikro çoğaltılmasının bazı basamakları için yeni geliştirilen metotlarla ilgilidir. birçok alanda. Biyoloji Eğitim ABD. Biyoteknoloji laboratuarında yürütülmüştür. Elde edilen bu sonuç. dış ortama adapte edilmiştir. Ancak. Teknikokullar. Bu araştırma. bu çalışma sonucunda açıklanan iyileştirilmiş safhaların kullanıldığı bir in vitro mikroçoğaltım metodu. Klasik muz çoğaltımda kullanılan üretim materyalleri homojen olmamakta ve bunların hastalık ve zararlılarla bulaşık olma riski de oldukça yüksek olmaktadır. TRABZON elde etmek henüz başarılamamıştır. 100 mgl-11-askorbik asit. Anahtar Kelimeler: Çeltik. Ankara fatosuzuntas@hotmail. Veysi OKUMUŞ. köklenme ve adaptasyonun iyileştirilmesi. Ligninleşmiş gövde bölümlerinden alınan sert odunsu ve otsu yapıdaki ilkbahar sürgünleri ve in vitro rejenere olmuş yaprakçıklardan kültür başlatılması. kök explantlarından verimli kalluslar ve bu kalluslardan da sağlıklı bitkiler elde edilmiştir. çok sayıda araştırma yapılmıştır. Veysel SÜZERER Dicle Üniversitesi. yeni metotlar SB 024 Antepfıstığının Mikroçoğaltılmasındaki Yeni Metotlar Ahmet ONAY. Bu sebeplerden dolayı muz çoğaltımında doku kültürü ile çoğaltılmış fideler yavaş yavaş çiftçiler tarafından büyük ilgi görmektedir. 1 mgl-1 6-BA içeren MS besi ortamında çoğaltılan 4 cm’den büyük mikroçelikler 2 mgl-1 IBA içeren MS besi ortamında köklendirilmiştir. Gazi Eğitim Fakültesi. antepfıstığının olgunlaşmamış meyvelerinden 100 mgl-1 casein hidrolizat. fenolik bileşiklerin kültür ortamına salınmasının engellenmesi. elde edilen verilere dayanarak ortaya konan sistemin çalışma prensipleri ve bu sistemin kullanım alanları bakımından sağlayacağı yararlar tartışılacaktır. 2 veya 3 hafta sonra in vivo gelişen ya da ürün veren ağaçlardan ilkbaharda yeni gelişen en az 2 cm uzunluğundaki sürgün uçları basal kısımlarından kesilerek yüzey sterilizasyonuna tabi tutulmuştur.tr Bu çalışma. Biyoloji Bölümü. Khalid Mahmood KHAWAR3. yeni kurulacak ticari Antepfıstığı bahçeleri için fidan üretiminde yakın bir gelecekte geleneksel fidan üretim metotlarına alternatif olabilecektir. Ziraat Fakültesi. Orhan ARSLAN2. Antepfıstığının ticari olarak in vitro mikroçoğaltılması henüz kullanılmamaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Diyarbakır ahmeto@dicle. Bu araştırma makalesinde. Bu sorunu aşmak amacıyla birçok monokotiledon bitkide. kum ve torf (1:1:1) karışımı ile doldurulmuş saksılara ekilmiştir. Çiğdem Alev ÖZEL2 1 Harran Üniversitesi.

sukroz . Anahtar Kelimeler: Hordeum vulgare L.04’ü endemiktir. Murat ÜNAL1. G.com Dünyanın çeşitli bölgelerinde Coğrafi konum ve iklim faktörlerinin etkisinde alpin bitkilerin doğal yayılış alanları. 34118.92 Avrupa Sibirya. 65080. Anahtar Kelimeler: Muz. Her bir primerle elde edilen sonuç için embriyo ve kallus dokularının genetik benzerliği. pamuk ticari. Agar’a göre isubgol.2 mg/l IBA içeren MS ortamlarında köklendirilip adaptasyon sağlanmıştır. Arpa Kallus Kültürlerinde Genetik ve Epigenetik Varyasyonlar Aslıhan TEMEL. Çoğaltım ürünleri 1. hesaplandı. doku kültürü.2 mg/L IBA bulunduran MS ortamında kültüre alınmıştır. Erzurum fevzi65@hotmail. Denemelerde kullanılan Dwarf Cavendish muz çeşidi Alanya’dan temin edilmiştir.com Arpa (Hordeum vulgare L. pamuk lifleri ve Sukroz’a (Sigma) göre beyaz şeker oldukça ucuzdur.sukroz içeren ortamda en pahalı. 0.5 mg/l BAP ve 0. Kültür koşullarına bağlı 142 . KARTAL.4-D içeren besiyerinde kültüre alındılar. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. 24 haftalık kalluslardan ve kontrol olarak olgun arpa embriyolarından DNA izolasyonu yapıldı. Biyoloji Bölümü. Çalışmalarımız genetik ve epigenetik varyasyonların arpa kallus kültürlerinde regenerasyon üzerine etkilerinin araştırılması yönünde sürdürülmektedir. isubgol ve pamuk lifleri kullanılarak muz doku kültürü maliyeti düşürülmeye çalışılmıştır. Araştırma alanımızda tespit edilen taksonların biyolojik spektrumu şu şekildedir: Bu taksonlardan % 75. Osman KARABACAK1. kuzey kutbunda 0500 m ve nemli tropik bölgede 3500-5000 m iken araştırma alanımızın bulunduğu Akdeniz ile subtropikal çöller ve steplerde 2000-4500 m’ler arasında değişmektedir.. Galium czerepanovii Pobed.7% agaroz jelde yürütüldü ve UV altında incelendi. “LC”. 2 takson VU. Kültürler kontrollu büyütme kabininde 250C’de karanlıkta 24 hafta tutuldular.beyaz şeker içeren ortamda ise en ucuz bitki elde edilmiştir. “LC”. 45 endemik olmak üzerek toplam 264 takson tespit edilmiştir. ticari beyaz şeker 4. Kargapazarı ve Dumlu Dağlarında (Erzurum) flora turizmi kapsamında değerlendirilebilecek potansiyele sahip ve ulaşılabilir rotalarda yayılış gösteren alpin bitkiler araştırılmıştır. 6 takson NT. % 8. Elde edilen bulgular teknolojinin gelişmesine yardımcı olacak ve aynı zamanda yurt dışına giden döviz miktarını da azaltacaktır. Nermin GÖZÜKIRMIZI İstanbul Üniversitesi. in vitro.13 Akdeniz fitocoğrafik bölge elementidir. 31 takson LC ve 4 takson DD kategorisinde bitki bulunmaktadır. Van 2 Atatürk Üniversitesi. % 5.3 hemikriptofit.19. Tüm katlaştırıcı madde. % 4.5 Fanerofittir. agar. Çalışmada karbon kaynağı olarak sukroz ve ticari beyaz şeker ve katılaştırıcı madde olarak ta agar. karbon kaynaklar SB 025 olarak DNA düzeyinde genetik ve epigenetik varyasyonlar izlendi.2 mg/L IBA içeren MS ortamları arasında istatistiksel olarak farklılık bulunmamıştır. % 31. TRABZON kullanarak çözülebileceği düşünülmüştür.3 terofit. Kargapazarı ve Dumlu Dağları (Erzurum) Alpin Çiçekleri Fevzi ÖZGÖKÇE1. Biyoloji Bölümü.) bitkisinde doku kültürü sonucu oluşan genetik ve epigenetik varyasyonlar RAPD “Random Amplified Polymorphic DNA” ve CRED-RA “Coupled Restriction Enzyme Digestion-Random Amplification” yöntemleri ile araştırıldı. “LC”.68 Öksin ve % 1.5 Kamefit ve % 4. steril edilip 50 mg/l askorbik asit içeren sıvıda yarım saat bekletildikten sonra. Vezneciler-İstanbul asl_temel@yahoo. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Palandöken. mikroçoğaltım.06 İran-Turan. Tüm katılaştırıcı maddeler üzerinde gelişen sürgünler. % 4. Faris KARAHAN2 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi.1 kriptofit. Fen Edebiyat Fakültesi. CRED-RA yöntemi için CG dinukleotidi içeren 6 primer kullanıldı. Doğu Anadolu Bölgesinde Palandöken. maliyet. Bu taksonların % 17.5 mg/l BAP ve 0. 3 takson EN. Çalışmada muz rizom eksplantları. Taksonların. Veri yetersiz (DD) kategorisinde olan taksonların araştırma alanımızdaki populasyon ve yayılış durumları göz önünde tutularak yeni tehlike kategorileri teklif edilmiştir: Stachys huetii Boiss. DNA metillenmeleri SB 026 Gökyüzüne En Yakın Bitkiler: Palandöken. Çalışma sonucunda sabit masraflar hariç. değişik katılaştırıcı madde ve sukroz ile ticari beyaz şeker içeren 4. Potentilla polyschista Boiss. Ziraat Fakültesi. % 7. Kargapazarı ve Dumlu Dağlarının 2000 m ve üzerinde toplanan 600 bitki örneğinin değerlendirilmesi sonucu. Arpa olgun embriyoları MS+2 mg/l 2. Tehlike kategorisinde değerlendirilen endemik ve nadir bitkilerden 2 takson CR. Peyzaj Mimarlığı Bölümü. Eksplant olarak muz meristemi kullanılmıştır. 25240. RAPD yöntemi için 20. “EN (B2a)”. Astragalus pseudotriger Grossh.

Önemli bir bitki alanı olan Kızıldağı yoğun olarak antropojenik etkiler altında bulunmaktadır.2003 yılları arasında TÜBİTAK tarafından üç yıl süre ile desteklenen araştırmada bu cinsin Türkiye’de 52 tür olmak üzere toplam 67 takson içerdiği ve bunların 43 tanesinin endemik olduğu belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Galip AKAYDIN2.ciltinde ilk kez hazırlanmış ve bu cinsin 25 tür. Biyoloji Bölümü. Kayseri 2 Bozok Üniversitesi. Revizyon. endemik ve koruma statüleri Türkiye Centaurea (Asteraceae) Cinsi Tuna UYSAL. Kargapazarı. Ergin HAMZAOĞLU2. erozyon ve göçerlerin mikro çevre istismarları olarak tespit edilmiştir.edu. Özlem MAVİ1 1 Orta Doğu Teknik Üniversitesi.19. ayrıca 5 şüpheli kayıt ve 2 adet eksik bilinen tür olmak üzere toplam 32 tür içerdiği belirlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. & Parolly. Erzurum. Konya tuysal@selcuk. Anahtar Kelimeler: Alpin Bitkiler. Uzunsisarcıklı. Erygium trisectum A. Hakkı DEMİRELMA3 1 Erciyes Üniversitesi.tr Türkiye’de Acantholimon cinsine ilişkin ilk revizyon çalışması Türkiye Florasının 7. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi. Türkiye SB 029 Endemik Bitki Cenneti Kızıldağı (Çamlık Kasabası.edu. E. Bu tebliğde Acantholimon cinsinin sistematiğinin anlaşılmasında kullanılan bazı morfolojik. ekolojik ve fitocoğrafik verilerin kritik bir analizi yapılmış ve bu verilerin taksonomik önemi açıklanmıştır. Bu cinse ilişkin olarak 2000. flora turizmi SB 027 SB 028 Türkiye’de Bulunan Acantholimon Boiss. Bu alandan son zamanlarda bilim dünyası için 9 yeni takson tanımlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Acantholimon. Noccaea camlikensis Aytac. karyolojik (kromozom sayımları) ve moleküler (DNA dizi analizleri) çalışmalar yapılmıştır. Sideritis ozturkii Aytac & Aksoy. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Eğitim Fakültesi. Dumlu Dağları.3) ve 66 taksonun bölgesi bilinmemektedir (% 35). Biyoloji Bölümü. bitki sökümü.3). Konya aksoy@erciyes. Bu örneklerin değerlendirilmesi sonucu serpantine özgü 188 takson tespit edilmiştir. Plumbaginaceae. Anahtar Kelimeler: Kızıldağı. Bu taksonlardan 66 tanesi endemiktir (% 35). TR0305. seksiyonunda yer alan taksonların örnekleri üzerinde morfolojik. Bu bulgular ışığında bu cinsin evrimi üzerine bazı değerlendirmeler yapılmış ve cinsiçi sınıflandırmasının doğal bir yapıya dönüştümü sağlanmıştır.tr Bu çalışma 1975m yüksekliği olan Kızıldağı (Çamlık Kasabası. Derebucak-Konya) serpantin florasını kapsamaktadır. Bornmuellera kıyakii Aytac & Aksoy. Dogan & H. Fen Edebiyat Fakültesi.Duman. Ankara doganm@metu. Centaurea kizildagensis E. OFMA Bölümü. 38039. flora.Arazi çalışmaları sonucunda 485 bitki örneği toplanmıştır.tr Araştırma materyalini 2002–2005 yılları arasında ülkemizin farklı bölgelerinden toplanan örnekler ve çalışılan taksonlara ait tip örnekleri oluşturmuştur. Derebucak-Konya) Ahmet AKSOY1. Fen Edebiyat Fakültesi. TRABZON Alanda tehlikede olan taksonları tehdit eden öncelikli faktörler olarak. Kuddisi ERTUĞRUL Selçuk Üniversitesi. erken ve aşırı otlatma.edu.Scholz & Parolly ve Onosma sp. yeni türler. Stipa cacuminis H. Silene ozyurtii Aksoy & Hamzaoglu. 37’si İran-Turan (% 17). Palandöken. anatomik.Wörz & H. 143 . Rindera Dumanii. 15 takson ise çok bölgeli (8. Serpantine özgü dar yayılışlı yeni taksonların burada bulunması nedeniyle alan mutlaka koruma altına alınmalıdır.02/LD/024 nolu AB ve DPT tarafından finanse edilmiştir. Cheirolepis L. Duman. 10 takson Avrupa-Sibirya (% 5. Biyoloji Bölümü. Kampus. (Plumbaginaceae) Cinsi Üzerinde Taksonomik Çalışmalar Musa DOĞAN1. Fen-Edebiyat Fakültesi. Florayı oluşturan taksonların 60’ı Akdeniz (% 32). Nordt. Bu cinsin içerdiği taksonların Türkiye’de bulunan çeşitli karasal ekosistemlerde sürdürülebilirliğinin sağlanması ve koruma biyolojisine katkıda bulunmak amacıyla mevcut taksonların IUCN tarafından belirlenen tehdit kategorileri verilerek bunların korunması için bazı önerilerde bulunulmuştur. Yozgat 3 Selçuk Üniversitesi.

C. drabifolia subsp. & Heldr. C. C. nova sunulmuştur. Pteracantha. Kampus. C. sericea Wagenitz türlerinin kromozom sayısı 2n=36 olarak tespit edilmiştir. drabifolia subsp. sipylea Wagenitz. revizyon. Biyoloji Bölümü. C. isaurica Hub.) Wagenitz. kotschyi var. decumbens (Wagenitz) Uysal & Ertuğrul stat. C. C.) bitkisinin iki hattına (AkN 87 ve AkN 290) uygulanan uyum ve farklı üşüme sıcaklıklarının fotosentetik pigment. glabrousa Uysal & Ertuğrul.. Cheirolepis. cariensiformis Hub. kotschyi. C. Anahtar Kelimeler: Centaurea. & Mey. Cinsi Acrolophus (Cass. Duman. cappadocica (DC. geniş betimleri. decumbens (Wagenitz) Uysal & Ertuğrul. drabifolia subsp. olympica C. Türkiye ve varsa komşu ülkelerdeki yayılışı. ilk yayınlandığı literatür. ve Ammocyanus Boiss. Beytepe. C. yetişme ortamı ve yüksekliği. Endemik taksonların 10’u tip lokalitesinden bilinmektedir.-Mor. C. yozgatensis Wagenitz ve C. Kuddisi ERTUĞRUL.) DC. kotschyi (Boiss. werneri Wagenitz. nydeggeri Hub. zar bütünlüğü ve PSII’nin fotosentetik aktivitesi üzerine etkisi incelenmiştir. Acrolophus. Türkiye SB 030 Türkiye Centaurea L. derderiifolia Wagenitz. 7 gün) ya da uyumlandırılmamış olarak 12 gün süreyle farklı üşüme sıcaklıklarına (4°C ve 2°C) maruz bırakılarak uyum yeteneklerine göre 144 . Bu çalışmada Centaurea L. Araştırma sonucunda büyük çoğunluğu endemik olan bu seksiyon hakkında elde edilen veriler doğrultusunda bazı taksonların sistematik durumları yeniden belirlenmiş.Koch. önceki revizyonları. Yapılan morfolojik ayrımlar aynı zamanda kromozom sayı ve DNA sekans çalışmalarıyla desteklenmiştir. Plumosipappus (Czerep. Plumosipappus.) Wagenitz seksiyonları sinonim yapılmıştır ve Cheirolepis seksiyonunun sınırları genişletilmiştir. detonsa Wagenitz. drabifolia Sm..com Araştırmada. Sadece C. tuzgoluensis Aytaç & H.-Mor. TRABZON Morfolojik çalışmalar sonucunda taksonların benzerlik ve farklılıkları ortaya çıkarılmıştır. C. austrooccidentalis Wagenitz. Bu taksonların habitat özellikleri. Her taksonun geçerli adı. Cinsi Acrolophus seksiyonu taksonları toplanarak yaygın herbaryum tekniklerine göre kurutuldu. C. nohut (Cicer arietinum L. Anahtar Türkiye SB 031 Kelimeler: Centaurea.) Wagenitz. subsp. Kromozomal sonuçlarımız Cheirolepis seksiyonunda poliploidi olduğunu göstermektedir. toprak kültüründe büyütülen 12 günlük nohut fideleri ya soğuk uyumlandırılmış (10°C. Yasemin EKMEKÇİ Hacettepe Üniversitesi.-Mor. Centaurea cinsi Acrolophus seksiyonu Türkiye’de 31 taksonla temsil edilir.. zeybekii Wagenitz’ dir. ve tehlike kategorileri verilmiştir. tip örnekleri. Tuna UYSAL Selçuk Üniversitesi. wiedemanniana Fisch. C. 06800. Cinsi (Asteraceae) Acrolophus (CASS. subsp. Seksiyonlarının (Asteraceae) Revizyonu” adlı proje kapsamında yapılmıştır..Duran & H. Dizi analizleri sonucunda Cheirolepis ve yakın ilişkili seksiyonların birlikte (Pteracantha Wagenitz.) Hayek var. Centaurea anthemifolia Hub.edu. Biyoloji Bölümü. dağılım haritaları ve tehlike durumları belirlendi. bilim dünyasına C. odyssei Wagenitz türlerinin kromozom sayıları 2n=18 olarak tespit edilmiştir. C. deflexa Wagenitz türünün kromozom sayısı 2n=54 olarak tespit edilmiştir.tr Bu araştırma 2005-2007 yılları arasında Selçuk Üniversitesi Bilimsel Araştırma Koordinatörlüğü tarafından desteklenen (BAP06401023) “Türkiye’deki Centaurea L. Çalışılan taksonlardan Centaurea drabifolia Sm. Konya otugay@selcuk.19. cankiriense A. nivea Wagenitz. nova. C. Gerçekleştirilen bu araştırmalar sonucunda yakın seksiyonlardan Pteracantha Wagenitz ve Plumosipappus (Czerep.Duman. glabrousa Uysal & Ertuğrul sp. C. Ankara turanzlm@gmail.Mor. Bunlar. C.) DC. Bu amaçla. paphlagonica (Bornm. C. drabifolia. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. C.) Wagenitz. Seksiyonu Taksonları Üzerine Taksonomik Bir Araştırma Osman TUGAY. Fen Edebiyat Fakültesi.) Wagenitz subsp. Kromozom sayımları sonucunda seksiyonun temel kromozom sayısı x=9 olarak belirlenmiştir. C. C. drabifolia subsp. paphlagonica (Bornm. Bunlardan 24’ü endemik olup endemizm oranı yaklaşık % 77’dir. C. İki Nohut Hattının Fotosentetik Aktivitelerinin Uyum ve Üşüme Sıcaklıklarında Klorofil Fluoresansı İle Karşılaştırılması Özlem TURAN.. nova. turkeliensis Uysal & Ertuğrul sp. C.) Wagenitz) monofiletik bir grup olduğu tespit edilmiştir ve bu monofiletik gruba ait genetik kod ortaya çıkarılmıştır. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü. C. persica (Boiss.

Kampüs. kuraklığa maruz bırakılan yazlık ve kışlık mercimek çeşitlerinde morfolojik ve moleküler düzeydeki değişiklikler araştırıldı. 100. Tüm klorofil a fluoresansı.69 U/g TA ve 2. uyum. 101 konsantratör atığının 400 ppm ve üzeri ile 102 konsantratör atığının 600 ppm ve üzeri uygulamalarında bitkilerin uzunluk. ışıkla adapte edilmiş yapraklardaki PSII’nin gerçek fotokimyasal (ФPSII) ve enerji yakalama etkinliği (FV'/FM') özellikle şiddetli soğuk derecesinde ve en çok da AkN 290’da azalmıştır. kök ve gövde yaş ağırlıkları ve kök ve gövde kuru . İsmail ÇELİK. Fen-Edebiyat Fakültesi. 80.08 µg/g-TA). Murat ERMAN. 102 konsantratör atığının 20-400 ppm arasındaki konsantrasyonlarında kök ve gövde uzunlukları. Stoma sayıları ve büyüklükleri hem yazlık hem de kışlık çeşitlerde benzerlik göstererek. 800 ve 1000 ppm’lik çözeltilerinde 7 gün süreyle kontrollü olarak yetiştirilmiştir. Bu amaçla. Benzer şekilde. Kışlık özelliğe sahip iri taneli Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde 4 hafta ara ile sulama uygulaması.) hatları. 200. verim ve verim ile ilişkili karakterlerde en yüksek değerleri vermiştir. arpa. Arpa ve buğday tohumlarında 101 konsantratör atığının 20-200 ppm. Süleyman TOPAL2 1 Orta Doğu Teknik Üniversitesi. buğday. 65080. Altay 2000) bitkilerinde vejetatif büyüme üzerine olan etkileri araştırılmıştır. Kütahya ayteneroglu@gmail. üşüme SB 032 ağırlıkları artmıştır. İsmet BERBER.) Çeşitlerinde Morfolojik ve Moleküler Düzeydeki Değişikliklerin Belirlenmesi Musa TÜRKER. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Klorofil a fluoresansı.66. Faruk OĞUZ Yüzüncüyıl Üniversitesi. VAN musaturker@yahoo. Fen Edebiyat Fakültesi.00 µg/g-TA). vejetatif büyüme. yaş ve kuru ağırlıklarında önemli azalmalar gözlenmiştir. Biyoloji Bölümü.00 µg/g-TA). MDA. Biyoteknoloji Anabilim dalı.com Emet Borik Asit Fabrikası atıklarının arpa (Hordeum vulgare L. cv. Peyami BATTAL. Yerli Kırmızı 145 Emet Borik Asit Fabrikası Atıklarının Arpa ve Buğdayda Vejetatif Büyüme Üzerine Etkileri Ayten EROĞLU1. nohut (Cicer arietinum L. 60. toplam klorofil (a+b) içeriğini sadece AkN 290’da önemli derecede azaltmıştır. 20. Sazak 91 çeşidinde en yüksek düzeyde GST ve GSH iki ay ara ile su verilen (sırasıyla 1. Biyoloji Bölümü. bakla bağlama döneminde Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla iki hafta ara ile su verilen (145.cv. 40. ışık enerjisinin fotokimyasal kullanımı (qP) sadece AkN 290’da azalırken. karanlıkla adapte edilmiş yapraklardaki minimum (Fo) ve maksimum (FM) fluoresans değerlerindeki değişiklikler PSII’nin potansiyel fotokimyasal etkinliği (FV/FM)’ni AkN 290’da AkN 87’ye göre daha fazla azaltmıştır. 06531. 600. Sultan I ve Malatya çeşitlerinde iki ve dört hafta ara ile su verilen (208. hatlardan AkN 87’nin AkN 290’a göre üşüme sıcaklıklarından daha az etkilendiği ve uyumlandırmanın bu hattın soğuğa karşı dayanma yeteneğini diğer hatta göre daha fazla arttırdığı belirlenmiştir. toplam klorofil (a+b). toplam klorofil (a+b) ve MDA parametreleri dikkate alındığında. Ancak stoma açıklıkları su seviyesinde düşüşe başlı olarak azalmıştır. Arpa ve buğday bitkileri fabrika atıkların 0. Üşüme sıcaklık derecelerinde.66 µg/gTA) bitkilerde belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. 2 kışlık (Sazak 91 ve Yerli Kırmızı) ve 2 yazlık (Malazgirt 89 ve Sultan I) olmak üzere tescil edilmiş 4 mercimek çeşidi kullanıldı.30 ve 166. Soğuk derecesinin artması yapraklardaki elektron taşıma hızı (ETH)’nın giderek azalmasına neden olmuştur. 2 hafta ara ile yapılan sulama uygulamasında en yüksek tane ve biyolojik verim değerlerini verirken. Mehmet Emre EREZ. Anahtar Kelimeler: Bor fabrika atıkları. GR dört hafta ara ile su verilen (0.91 mg/g TA) bitkilerde. Üşüme sıcaklıkları hatların hiçbirinde PSII aktivitesini durduracak düzeyde bir fotoinhibisyona neden olmamıştır.19. Üşüme sıcaklıklarında. İnce04) ve buğday (Triticum sativum L.66 ve 52. Çiçeklenme döneminde en yüksek DNA seviyeleri kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla dört ve üç hafta ara ile su verilen (291. Ankara 2 Dumlupınar Üniversitesi. TRABZON karşılaştırılmıştır. SB 033 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik.83. 125. 250. Eskişehir yolu. sulama durumlarına bağlı olarak önemli bir değişiklik gözlenmemiştir.01 mg/g TA). Bu azalışlar özellikle 101 konsantratör atığının kullanıldığı uygulamalarda daha belirgindir. 400. Nohut hatlarında uyum periyodu klorofil a fluoresans ve MDA parametrelerini etkilemezken. fotokimyasal olmayan kullanımı (NPQ) yönünden her iki hatta da önemli bir değişiklik belirlenmemiştir.com Bu çalışmada. yazlık Sultan I ve Malatya çeşitlerinde sırayla üç ve iki hafta ara ile su verilen (41. Malazgirt 89 çeşidi 3 hafta ara ile sulama uygulamasında en yüksek değerleri vermiştir. Yazlık çeşitlerden Sultan I.

ϕPo (Fv/Fm). ϕEo’dır. kuraklığın tüm çeşitlerde maksimum fluoresans (Fm) intensitesini azalttığını.tr Yeryüzüne ulaşan UV-B ışımasındaki artış.22 U/g TA). yakalanan (TR) ve transfer edilen (ET) enerji akışlarıdır.edu. JIPtest.) çeşitlerinin (Doge. Ψo ve absorblanan bir fotonun bir elektronu elektron transport zincirine hareket ettirme olasılığı. ozon tabakasının incelmesi ile oluşan olumsuz çevresel etkilerden biridir. Gölköy 14280 Bolu yase@hacettepe. bitki materyalinin çevresel değişimlere karşı davranışının ölçülmesini sağlayan yapısal ve fonksiyonel parametrelerin saptanmasını mümkün kılmaktadır.54 mg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen (1. mısır (Zea mays L. Nuran ÇİÇEK1. kuraklık stresi altındaki bazı mısır (Zea mays L. 3. var. Biyoloji Bölümü.19. elektron transportu (Eo). Hüsnü ÇAKIRLAR Hacettepe Üniversitesi.16 mg/g TA) su verilen bitkilerde. JIP-Testine göre polifazik fluoresans artışının analizi. DNA. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.edu. Anahtar Kelimeler: Kuraklık stresi. üç hafta ara ile (2. tüm çeşitlerde fotokimyasal etkinliği kontrol seviyesine kadar iyileştirdiği belirlenmiştir.tr Bu araştırmada. Toprak kültüründe kontrollü koşullarda yetiştirilen 12 günlük mısır çeşitleri sulama yapılmaksızın 12 gün süre ile kuraklık periyoduna bırakılmış ve ardından 6 gün boyunca yeniden sulama yapılmıştır. Luce ve Vero) fotokimyasal etkinliklerindeki değişimler Kautsky Etkisi yaklaşımı ile belirlenip.12 mg/g TA) bitkilerde.22 mg/g TA) bitkilerde. Malazgirt 89 çeşidinde GST ve GSH dört hafta ara ile su verilen (sırasıyla 0. Bülbül 89) yapraklarının fotosistem II (PS II) davranışı üzerine etkisini incelemek için klorofil a fluoresansındaki polifazik artış (OJIP) kullanılmıştır. stoma. ANKARA ncicek@hacettepe. antioksidant enzimler SB 034 SB 035 Mısır Çeşitlerinin Fotokimyasal Etkinliklerine Göre Kuraklığa Toleranslarının Belirlenmesinde Kautsky Etkisi Yaklaşımı Yasemin EKMEKÇİ1. kuraklık. buna karşın minimum fluoresans (Fo) intensitesini sadece Doge çeşidinde arttığını göstermiştir. TRABZON çeşidinde en yüksek seviyede GST.13 mg/g TA) ve bir hafta ara ile (0. her bir reaksiyon merkezi ve yaprak kesiti tarafından absorblanan (ABS). primer fotokimyanın maksimum quantum verimi. Fotokimyasal olmayan enerji kaybı (DIo). hiç su verilmeyen (2. Bunun yanı sıra. Biyoloji Bölümü. Beytepe 06800 Ankara 2 Abant İzzet Baysal Üniversitesi. GSH ve GR sırasıyla iki ay ara ile su verilen (1. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. kuraklığın Vero çeşidinin fotokimyasal etkinliğini diğer çeşitlere göre daha az etkilediğini göstermiştir. 06800. UV-B.) Polifazik Klorofil a Fluoresansı ile Arpa Bitkisinde UV-B Işıma Etkisinin Değerlendirilmesi Nuran ÇİÇEK. Araştırmada. 1.22 mg/g TA) bitkilerde belirlenmiştir. Fen Fakültesi. Fen Fakültesi. Vero çeşidinin diğer çeşitlere göre fotokimyasal performansının daha yüksek olduğunu ve kuraklık stresinden diğer iki çeşide göre daha az etkilendiğini göstermiştir. Anahtar kelimeler: Fotokimyasal etkinlik. Yapısal parametreler ise akış oranları yada verimlerdir ki bunlar. Fen-Edebiyat Fakültesi. JIP-Testi ile hesaplanan fonksiyonel parametreler. klorofil a fluoresans.40 U/g TA). Çalışmadan elde edilen bulgular. 2. Beytepe. GSH ve GR sırasıyla iki ay ara ile (0. elektron yakalama etkinliği (TRo/RC ve TRo/CSo). fotosistem II’nin maksimum quantum etkinliği ile reaksiyon merkezi başına (DIo/RC) ve yaprak bazında enerji kayıpları (DIo/CSo). farklı sürelerde (0. yakalanan bir eksitonun bir elektronu elektron transport zincirine hareket ettirme etkinliği. Sultan I çeşidinde en yüksek düzeyde GST. kuraklığı izleyen yeniden sulama uygulamasının. 4 ve 5 saat) uygulanan UV-B ışımasının arpa (Hordeum vulgare L. Klorofil a fluoresans sonuçları. UV-B ışımasının arpa yapraklarının primer fotokimyası üzerine etkisi bu parametrelerle ilişkilendirilerek değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Klorofil a fluoresansı. elektron transportu (Eo/RC ve Eo/CSo) ve ışık enerjisi absorbsiyonu (ABS/RC ve ABS/CSo) gibi fluoresans parametreleri ölçülen teknik fluoresans verilerinden JIP-Testi kullanılarak hesaplanmıştır. JIP-Testi ile elde edilen bu parametrelerdeki değişim.24 U/g TA ve 2. arpa 146 . GR iki ay ara ile su verilen (0. Banu EFEOĞLU2 1 Hacettepe Üniversitesi. çeşitlerin kuraklığa tolerans kapasiteleri yorumlanmıştır.

2007 yılları arası yapılan floristik arazi gezileri sonucu gerçekleştirilmiştir. Alanda toplam 131 (%14. Bu örneklerin taksonomik incelenmesi sonucunda 66 familya ve 302 cins’e ait 844 tür.37).86). Bu arazi gezileri sırasında. Eczacılık Fak. Haruna. Farmasötik Botanik ABD. Koçanis mevkileri. Spihane . Tekin BABAÇ1. Suriye-Filistin-Sina’da 13 takson. Doğa. Fen-Edebiyat Fakültesi. Kırıkdağ. Allium 17 (%1. Bezome.31). Ziri. Çukurça ilçeleri. Bilmizit. Seyithan .36) endemik takson belirlenmiştir. Dolakavrane.86).com Bu çalışma 2000 . 119 takson B9 karesi için yeni kayıttır. Boraginaceae 49 (%5. Batı Himalayalar. Avaherk.47). Bunlardan 8 tanesi tip örneğinden sonra ilk defa ve 15 tanesi ikinci defa ve Türkiye Florası için bir yeni kayıt (Scilla kurdistanica ) toplandı.83). bu türler tüccar ve gezginler tarafından Orta Asya ve Anadolu’dan getirilmiş ve daha sonra türler doğaya kaçarak doğallaşmıştır.83). Bala. Kriptofitler 132 (% 14. Veronica 12 (%1. Batı Çin..78). 14280 Gölköy.15). Anahtar Kelimeler: Hakkari. Çin’de 14 takson. Silene 28 (%3. İtalya’da 3 takson. Fanerofitler 35 (% 3. Bahçesaray (VAN). Buzul. Kamefitler 89 (%9. Poaceae 44 (%4. CiloSat Gölleri. AvrupaSibirya elementi 69 (%8). En çok takson içeren ilk 10 cins sırasıyla Astragalus 35 (% 3. Mor. Certe. Mergezer. Nehil sazlığı.75). Ranunculus 12 (% 1. Sat. Oramar. Scrophulariaceae 31 (%3. Akdeniz’in Kuzey ve Güney sahilleri boyunca Balkanlar. Reşko. Lamiaceae 75 (%8. 06100 Tandoğan. Kafkaslar ve Anadolu lalelerin doğal yayılış alanlarıdır. Anahtar Kelimeler: Flora.22). Geraşin. Geverok.06). Türkiye’de 18 takson. Ankara tuliphunter@hotmail. Orta Asya ve Kafkaslar’da 65 takson.37). Bezemre. Terazin .12).31).47). Golan. Meydan belek. Çok bölgeli veya fitocoğrafik bölgesi bilinmeyenler 429 (%46) dur.19.40)’dir. Taksonların fitocoğrafik bölgelere göre dağılımı şöyledir. Balkanlar’da 12 takson. Van kuyucak65@yahoo. İran’da 36 takson. Biyoloji Bölümü. Sümbül. Spermatophyta üyelerinden 1’i Gymnospermae ve 906’sı Angiospermae üyesidir. Angiosperm’lerin 788’i Dicotyledoneae ve 118’i Monocotyledoneae sınıfına aittir. Meydane melhem.com Tulipa L. Taksonomik Problemleri ve Çözüm Önerileri İsmail EKER1. cinsinin (Lalelerin) anavatanı Orta Asya’daki “Tiyan-Şan” ve “Pamir-Altay” dağlarıdır. Cilo. Centaurea 16 (% 1. Liliaceae 47 (%5. 147 . Tiyar vadileri.75). Rosaceae 37 (%4. Avrupa Florası’nda 12 takson. Helane. Semedar. Van kuyucak65@yahoo. Güneybatı Avrupa’nın İberya Yarımadası’ndan. Irak’ta 3 takson. 43 alttür ve 25 varyete olmak üzere toplam 912 takson tespit edildi. Çalışmamızda Türkiye Florasından farklılık gösteren 41 taksona ait özellikler verilecektir. Şemdinli. Kaval. Kaniyapirmus yaylaları. Çelesor (Kızıldağ). Iran-Turan elementi 398 (% 44). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fabaceae 80 (%8. Eğitim Fakültesi.33). Şapatan geçitleri ve Buzullarıyla Muhteşem bir floraya sahip Hakkari doğası ve Bitki türleri hakkında fotoğraflarla bilgi verilecektir. İçerdikleri takson sayısına göre alandaki en büyük 10 familya sırasıyla Asteraceae 131 (%14. Campanula 17 (%1.53). M. İtalya ve Yunanistan‘da da doğal olarak yayılış gösterirmekle birlikte. TRABZON SB 036 SB 037 Bahçesaray (Van) ve Çevresi Florası Mehmet FIRAT Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Caryophyllaceae 59 (%6. Zap . Lis. Avaşin. Bolu 2 Ankara Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.com Bahçesaray (Van) ve çevresinde 1999 ve 2001 yılları arasında gerçekleştirilen bu araştırmanın arazi çalışmaları ile 3000 bitki örneği toplandı. Brassicaceae 76 (%8. Portekiz. Karadağ. 912 taksonun 5’i Pteridophyta. Türkiye Hakkari Doğası ve Florasına Giriş Mehmet FIRAT Yüzüncü Yıl Üniversitesi. İspanya. Serpıl. Diz dereleri. M.83) dir.İki yaka. Flora SB 038 Tulipa L.31)’dır. (Liliaceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı. Raunkiaer’in sistemine göre analiz yapıldığında Hemikriptofitler 512 (% 56. Bilmizit.31). Biyoloji bölümü. Şine dağları. Eğitim Fakültesi.07). 907’si Spermatophyta üyesidir. Salvia 14 (% 1. Akdeniz elementi 16 (%2). Verkevane. KOYUNCU2 1 Abant İzzet Baysal Üniversitesi. Terofitler 144 (% 15. Potentilla 12 (%1.77). Biyoloji bölümü. Sekucu memhesen. Yüksekova. Pıştkesir. Beresor. Orta Doğu ve İran dahil Orta Asya. Onosma 12 (% 1.

endemik. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.0). Lamiaceae 92 (% 9. Centaurea 21. Apiaceae 42 (% 4. Don) Vvedensky ve Clusianae Baker seksiyonlarını. nadir.9). Sivas. DD (11). Alyssum 15. Kolpakowskianae (Hall) van Raamsdonk. Silene 17. Ayrıca ülkemizde mevcut olan tipifikasyon problemleri. bitki coğrafyası bölgesi bilinmeyenler 465 (% 47. bazı taksonların yalnızca habitat farklılığına dayanarak tür anahtarlarında ayrılması. Doğu Anadolu Bölgesi ile sınır teşkil edecek şekilde yer almakta olup. Çalışma sonucunda. Caryophyllaceae 49 (% 5. Bitkilerin fitocoğrafik bölgelere dağılımları İran-Turan 53 (31%). Fabaceae (23). CR (4). EN (11). Eriostemones (Boiss. Scrophulariaceae (12). Tulipanum De Reboul. Allium 13.5). Lamiaceae (24). Biflores sensu Hall ve Lophophyllon Vvedensky seksiyonlarını içerir. İç Anadolu Bölgesi’nin en doğu kısmında. Türkiye SB 039 kayıttır. Takson sayısı bakımından en zengin familyaların sıralaması şu şekildedir: Asteraceae 150 (% 15. Bu çalışmalar kapsamında tespit edilen bitkilerin 120 si endemik ve 48 i nadir bitkidir. Anahtar Kelimeler: Endemik. 149 takson B7 karesi için yeni 148 . Liliaceae 37 (% 3. Fen Edebiyat Fakültesi. Gaziantep lale. 204 takson Türkiye için endemiktir (% 21. 27310. taksonomi. Scrophularia 10.0).3). tür içi ve populasyonlar arasındaki varyasyonların fazlalığı ve yeni karakterlerin tespit edilme gerekliliği gibi problemler tartışılmıştır.2). Anahtar Kelimeler: Tulipa. Bitkilerin 196’sı tek yıllık (% 19. Sivas ilinin Divriği ve İmranlı ilçeleri arasında yer alan Çengelli Dağı’nın florasını kapsamaktadır. İmranlı SB 040 Gaziantep İli Endemik ve Nadir Bitkileri Yusuf ZEYNALOV1.com Ülkemiz florasının zenginliklerinin ortaya konulabilmesi için çalışmalar aralıksız devam etmektedir. Kıbrıs Adası’nda 3 takson. 2761 bitki örneği toplanmış ve çalışma alanından 84 familya. Anahtar Kelimeler: Tohumlu bitkiler. Rosaceae 39 (% 4. Biyoloji Bölümü. IUCN. herbaryum ve arazi çalışmaları yapılmış ve cinsin taksonomik problemleri ortaya konulmuştur. Bu çalışmalarla paralel olarak Gaziantep ili florasının tespitine yönelik 2000-2007 yılları arasında çalışmalar yapılmıştır.2). Bu çalışmanın sonunda. Taksonlar iki alt cins altında yer alırlar: Tulipa alt cinsi Tulipa.2). Divriği. Eichleres (Hall) van Raamsdonk.0).3). Avrupa-Sibirya 7 (4%) ve bilinmeyen 38 (23%) olarak belirlenmiştir.4). 389 cinse ait 928 vasküler bitki türü (985 takson) tanımlanmıştır. Salvia 21. Tanacetum 10. En fazla takson içeren familyalar. Boraginaceae 34 (% 3.5).5).2). doğadan kaybolmuş ya da ikinci defa toplanamamış türler ile şüpheli kayıtlar üzerinde durulmuştur. TRABZON Fransada 7 takson. Fabaceae 89 (% 9. İran-Turan Bitki Coğrafyası Bölgesi’nde ve B7 karesindedir. Poaceae 51 (% 5.com Bu çalışma. 73’ü iki yıllık (% 7. Akdeniz elementleri 41 (% 4. cinsinin revizyonunun ilk basamağı olup öncelikle literatür. Bu çalışma. Campanula 11. Biyoloji Bölümü.19.8).1). meyve ve tohum karakterlerinin yeterince kullanılmaması. IUCN kategorilerine göre VU (53). Medine Münevver UMA2. Şehitkamil. Ayrıca 9 taksonun tip örnekleri Türkiye’den toplanmıştır. Brassicaceae 78 (% 7. Hasan YELKEN 1 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi.2). Ülkemizde iki altcinse ve yedi seksiyona ait 17 tür (18 takson) doğal yayılış göstermekte olup 6 takson Türkiye için endemiktir. Bu bitkilerin 62’ si C6 karesine 134 tanesi de Gaziantep iline yenidir.7). Liliaceae. Achillea 10. Kesin sayısı belli olmamakla birlikte. Biyoloji Bölümü. Avrupa-Sibirya elementleri 94 (% 9. Asteraceae (20).) van Raamstonk alt cinsi Australes sensu Hall. flora. Scrophulariaceae 32 (% 3. Girit Adası’nda 4 takson yayılış göstermektedir. Taksonların fitocoğrafik spektrumu aşağıdaki gibidir: İran-Turan elementleri 379 (% 38. Orithyia (D. laleler farklı araştırıcılara göre dünyada 45-120 civarında türle temsil edilmektedir. takson betimlemelerinde yeterli karakter korelasyonunun olmaması. Fatih YAYLA2. gerek Dünya Floraları’nda gerekse Türkiye Florası’nda tür teşhis anahtarlarında birbirine yakın ve birbiriyle örtüşen taksonomik karakterlerin kullanılmış olması. Çengelli Dağı (Sivas) Florası Erol DÖNMEZ Cumhuriyet Üniversitesi. Saxatiles Baker. LR ve alt grupları (89) olarak değerlendirilmiştir. sistematik. Euphorbia 10. Çalışma alanı. Kozmopolit 9 (% 0. 716’sı çok yıllıktır (% 72.9).9). Fen-Edebiyat Fakültesi. Takson sayısı bakımından en büyük on bir cinsin sıralaması şu şekildedir: Astragalus 32. Türkiye’nin Tulipa L. Gaziantep zeynalovyusuf@hotmail. Sivas eroldonmez@yahoo. Liliaceae (11) ve Brassicaceae (9) dir. Akdeniz 70 (42%). İberya Yarımadası’nda 6 takson.

lilacinum. L. Süleyman CENKÇİ. sıcaklıktaki bir artış ile artmış ve tuzluluktaki bir artma ile azalmıştır. Türkiye SB 043 Cicer arietinum L. bu fikrin doğruluk derecesi incelenmiştir. Kıvrılma sırasında stoma hareketleri ile fotosentetik parametreler. Biz de yaptığımız bu çalışmada. Her iki türde en yüksek çimlenme yüzdesi (%91-99). nemi ve sıcaklığı arasında pozitif ve negatif korelasyonlar tespit edilmiştir. lilacinum (Plumbaginaceae). Neslihan SARUHAN2. kalsiyum karbonat ve organik maddelerdir(Goldbre. 03200. Çimlenme. Fakat diğer besin elementlerinden farkı. yaprak kıvrılması. her iki türün ışıktaki tohum çimlenme yüzdesi karanlığa göre önemli düzeyde daha yüksek bulunmuştur (P < 0. Limonium iconicum ve L. antioksidant enzim ve bileşikler. Çağlar ÖZALKAN. Afyonkarahisar mustafa_yildizus@yahoo. Biyoloji Bölümü. magnezyum hidroksit. ortamın ışık yoğunluğu. vd1-8 ‘in. Anahtar Kelimeler: Kuraklık. fotosentetik pigment miktarları. TRABZON SB 041 Kuraklık Stresi Sırasındaki Yaprak Kıvrılması İle Stoma Davranışlarının Değerlendirilmesi Asım KADIOĞLU1. Hatice NAR1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Dalgalı yüksek sıcaklık rejimlerinde (15/25 ve 20/30°C). Trabzon 2 Rize Üniversitesi. hassas olan bu hattın gövde yaş ağırlık değerini kontrole yaklaştırdığını gördük. 149 Türkiye Endemiği İki Halofit Türün. Fen Edebiyat Fakültesi. iconicum tohumlarının çimlenmesi L. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Yusuf ALTINOĞLU Ege Üniversitesi. Bulgularımızda gövde boyunun artısı. sıcaklık. Çimlenme hızı. Anahtar Kelimeler: Limonium iconicum.tr Literatürde kuraklık stresi sırasında bitkilerin yapraklarını kıvırarak stomalarını kapatmadıkları şeklinde fikirler ileri sürülmüştür. Sonuç olarak yaprak kıvrılmasının bitkilerin stomalarını kapatmamak için görev yapan bir mekanizma olmadığı. & Bal. Mustafa KARGIOĞLU Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi. halofitlerin çimlenmesi.com Türkiye endemikleri olan Limonium iconicum (Boiss. Tohum Çimlenmesi Üzerine Tuzluluk. Rabiye TERZİ1. lilacinum’a göre kontrol ve 100 mM NaCl uygulamalarında daha yüksek bulunmuştur. Topraktaki boru absorbe eden yüzeyler alüminyum ve demir oksitleri. 400 ve 500 mM NaCl]. yokluk ve toksik konsantrasyonları arasındaki farkın çok küçük olmasıdır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Tohum çimlenme cevapları. İzmir nilazeri@hotmail. 100 mM NaCl ve yukarısında genellikle %50’nin altında belirlenmiştir. 300.edu. Zira kireçli topraklar bor absorbsiyonu için kalsiyum karbonat’ın önemli bir tespit edici rolü olduğu bilinmektedir (Goldberg ve Forster 1991). Biyoloji Bölümü. Sıcaklık ve Işığın Etkileri Mustafa YILDIZ. bor yokluğunda türlere ve bitki yaşına bağlı olarak çok çeşitli belirtilerin ortaya çıktığı özellikle apikal dominansinin kaybolarak bitkinin fazla dallanmasına neden olduğu savını desteklemektedir (Taiz&Zeiger 2002). Biyoloji Bölümü. üç dalgalı sıcaklık rejimi (10/20. 200. Rize kadioglu@ktu. Fen Fakültesi. Hatice DEMİRAY.1997).05). bor’a hassas nohut hattı olduğunu. tuzluluk. Bu araştırmada yaprak kıvrılması denemeleri için bir model bitki olarak öngörülen Ctenanthe setosa bitkisi kullanılarak. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. endemik. Yapılan analizler sonucunda. Bornova.) Wagenitz çok yıllık halofitik otlardır. ( vd2-13 ) Nohut Hatlarında Bor ve Kalsiyum Karbonatın Etkileri Üzerine bir Çalışma Meliha GEMİCİ. Aykut SAĞLAM1. stoma hareketleri. Kuntze (Plumbaginaceae) ve Limonium lilacinum (Boiss. Bor toprak tarafından dolaylı yoldan emilir. ( vd1-8 ) ve Cicer arietinum L. L. Test edilen tüm sıcaklıklarda. Çimlenme.com Bor bitkiler için önemli besin elementlerinden biridir. Cicer arietinum L.) O. stomaların yaprakların kıvrılma periyodu boyunca belirli ölçülerde kapanmalar gösterdiği saptanmıştır. 100. bitki yaş ağırlığındaki olumsuz etkilerin kalsiyum karbonat fazlalığı ile azaltılarak. altı tuz konsantrasyonu [distile su kontrol (0). Nihal KUTLU1. Bor absorbsiyonunda kalsit arttıkça pH da buna bağlı olarak artmakta ve artışa paralel bir absobsiyon da görülmektedir. 15/25 ve . Biyoloji Bölümü. Fatma Nil AZERİ . fotosentez SB 042 20/30°C) ve 12 saat fotoperiyot ve sürekli karanlıkta araştırılmıştır. tuzluluktaki artış ile kademeli olarak azalmıştır. kontrolde elde edilmiştir. ışık. yaprağın ve toprağın su durumu. kil mineralleri. stoma hareketlerinin yapraktaki birçok fizyolojik ve biyokimyasal olayla bağlantılı olduğu sonucuna varılmıştır. fakat toprak solüsyonundaki bor aktivitesine bitkiler doğrudan cevap verir. & Heldr.19.

vd1-8 ve Cicer arietinum L vd2-13 ). bor (B) toksisitesi. Iraq zohzohair_rahemo@yahoo. Wasan S. and maturity).tr Bor (B) bakımından fakir alanlar kadar yaygın olmamakla birlikte. Biyolojik Bilimler Bölümü. Belgin GÖÇMEN Muğla Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Abiyotik stres. farklı iki nohut hattı seçilerek (Cicer arietinum L. üretimi sınırlayan önemli bir abiyotik stres faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. borsuz. Musa DOĞAN Orta Doğu Teknik Üniversitesi. 3 ve 6 kat CaCO3 ve bunları birlikte içeren. Borun hormonlar üzerindeki bilinen etkilerini saptamak amacıyla da hormon analizleri yapılmıştır. The results also showed a difference between varieties of wheat in its sensitivity to the effect of the sunflower powder residues where the highest reduction percent of the variety (Um Rabee) compared to the variety (Abu-Ghareeb). Bu çalışmada Trakya. bitkilerimizde kök. Vatan TAŞKIN. flowering. yaş. (Adaçayı) cinsi Labiatae familyasının en büyük cinsi olup Dünya’da yaklaşık olarak 1000 türle temsil edilmektedir. gövde boyları. Çankaya. Ankara fcelep@metu. College of Science . so the sunflower powder variety (Syrian ) was the less effective to the studied characters compared to the local variety Akdeniz ve Ege Bölgesinde Yetişen Endemik Salvia L. Muğla akyuzk@mu. Hoagland besin solüsyonları ile fidelerimiz sulanarak yetiştirilmiş ve fideler belli süre sonunda hasat edilerek.Mosul University. 06531. kalsiyum karbonat (CaCO3)’sız. alüminyum (Al) toksisitesi). Said Al-Tai. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Bor. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. perlit ortamında. Kötekli. PAGE SB 046 Contamination Of Wheat Seeds With Dry Powder Of Sunflower and İts Affects On Germination and Growth Salah M. her ikisinin de toksik dozları karakteristik olarak bitki kök büyümesinin engellenmesi ile sonuçlanır. TRABZON Yaptığımız çalışmamızda bor ve kalsiyumun yukarıda anlatılan yokluğu ve toksisitesini gözlemlemek üzere. where reduction has happened in most of the studied characters. kuru ağırlıkları belirlenip. results of statistical analysis has shown a difference in effects .tr Salvia L.edu. B ve Al 3B grubu elementleri arasında yer almakta olup. fotosentetik aktivitesini saptamak amacı ile de klorofil analizleri yapılmıştır. dünyanın pek çok kurak ve yarı kurak bölgesinde toksik dozda B içeren topraklar. Orta Anadolu ve Güney Anadolu Bölgelerimizde yaygın olarak kullanılmakta olan ekmeklik buğday (Triticum aestivum L. Hassan Department of Biology. Bu stres koşulları altındaki bitkilerin esteraz enzim aktivitelerindeki değişimler spektrofotometrik olarak saptanmış ve esteraz enzim profilleri de doğal poliakrilamid jel elektroferezi (Native-PAGE) yöntemiyle çıkarılmıştır. Dünya’da 7 farklı bölgede yoğun dağılım gösteren cinsin gen 150 . (Adaçayı) Türlerinin Korolojik Özellikleri Ferhat CELEP. Canlılarda önemli bir stres enzimi olan esterazlar. Kalsiyum karbonat. In germination and growth. Mosul.edu. 3 ve 6 kat bor. Triticum aestivum. Alüminyum (Al) ise dünyanın yaklaşık % 40’ını kapsayan asidik topraklarda bitki büyüme ve gelişmesini engelleyen diğer önemli bir abiyotik stres faktörüdür. 48170. Biyoloji Bölümü. Ersin DOĞAÇ. Köksal KÜÇÜKAKYÜZ. Bekir ÇÖL.com The study included Green house experiments to show the allelopathic effects which can be produced by the contamination of varieties of wheat seeds by sunflower powder (local and Syrian) in four growth stages (seedling.) çeşitlerimize toksik dozlarda B ve Al ayrı ayrı uygulanmıştır. Cicer arietinum L SB 044 SB 045 Bor ve Alüminyum Stresi Altındaki Buğdaylarda (Triticum aestivum L) Esteraz Enzim Aktivitesi ve Bant Desenlerindeki Değişimler Eaylettin ÖZTÜRK. elongation. bitkilerin gelişim süreci boyunca her basamakta yer alırlar. Dünya B rezervlerinin % 63’üne sahip olan ülkemizde de B toksisitesi ciddi bir sorundur. esteraz.19.

Türkiye’de Aegilops L. iklim ve yüksekliğe bağlı olarak lokal dağılımda gösterebilmektedir. Türkiye ecabi@metu. Ülkemizde Akdeniz ve Ege Bölgesinde yaklaşık 55 türü bulunan Salvia cinsinin 30 kadar türü endemik’tir. Turan ARABACI2. toprak. Ülkemizde Cirsium cinsi 23’ü endemik olan 72 takson (58 tür) ve 3 hibrit ile temsil edilmektedir. Kuzey ve Doğu Afrika ile Kuzey Amerika’da olmak üzere günümüzde yaklaşık 250 türü bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: koroloji SB 047 SB 048 Cirsium Mill. Ankara. cinsi. Ege. Filistin ve Sina Florası’nda 14. Malatya 3 Balıkesir Üniversitesi. Yapılan bilimsel çalışma sonucu. coğrafik dağılım Salvia. Anahtar Kelimeler: Aegilops L. Akdeniz. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Elde edilen fenetik ağaca göre Aegilops L. Bu türler 3 seksiyon altında toplanmıştır. Anahtar Kelimeler: Asteraceae. oymağı içinde bulunan Aegilops L. Tuncay DİRMENCİ3 1 Balıkesir Üniversitesi. cinsi 15 tür ile temsil edilmektedir ve bu türler buğdayla olan yakın ilişkisi nedeniyle. Biyoloji Bölümü. De Candolle. dışındaki bütün diğer türlerin Aegilops seksiyonuna ait olduğu. çoğunluğu Avrasya.0 adlı istatistik programı yardımıyla nümerik taksonomik açıdan değerlendirilmiştir. Triticeae oymağı. Bu rakamlarla ülkemiz Florası’nda Centaurea L.tr Cirsium Mill. Bu endemik türler geniş yayılış gösterebildiği gibi habitat. TRABZON merkezinin Akdeniz havzası olduğu ileri sürülmektedir.) cinsinin en yakın akrabası olup gen aktarım çalışmalarında. Çin Florası’nda 50. (Poaceae) Taksonlarının Cins içi Sınıflandırılması Evren CABİ. Ae speltoides Tausch türünün ise Sitopsis Jaub & Spach seksiyonun üyesi olduğu belirlenmiştir.. Balıkesir 2 İnönü Üniversitesi. Balıkesir byildiz@balikesir.tr Triticeae Dumort.Asteraceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı ve Türkiye’deki Durumu Bayram YILDIZ1. Poaceae familyası 151 . Biyoloji Bölümü.edu. Bu bağlamda gerçekleştirilen arazi çalışmalarında Türkiye türlerinin büyük çoğunluğuna ait örnekler toplanmıştır. Bu çalışmada Akdeniz ve Ege bölgesinde yetişen endemik Salvia türlerinin dağılım alanları ve özellikleri açıklanmıştır.’den sonra Asteraceae familyasının üçüncü büyük cinsini oluşturmaktadır. Tayvan’da 10 türü kayıtlıdır. (Cynareae. Türkiye’de Bulunan Aegilops L. farklı bilimsel alanlardaki uzmanlar için çok büyük önem taşımaktadır. bu cins içerisindeki türlerde yeni bir seksiyonal sınıflandırılma hedeflenmiştir. Musa DOĞAN Orta Doğu Teknik Üniversitsi. Cirsium. ve Hieracium L. cinsine ait türlerin 5 farklı seksiyon içinde sınıflandırılabileceği gözlenmiştir.19. Türkiye florasında bu cins kapsamında Ae. anakaya. Prodromus adlı eserinde cinsin 137 türü ilk kez 6 seksiyona ayırmıştır. Bu çalışma TUBİTAK-TBAG (106T167) tarafından desteklenmektedir. Biyoloji Eğitimi Bölümü. Biyoloji Bölümü. Ayrıca 6 şüpheli kayıt bulunmaktadır. Cirsium cinsi ile ilgili çok yönlü araştırmalar devam etmektedir. Avrupa Florası’nda 60. Kuzey Amerika’da ise 80 kadar türü bilinmektedir. Ayrıca türlerin populasyonları gözlemlenmiştir. Suriye. yapılan detaylı istatistiksel analizlerin sonucunda bir fenetik ağaç çizilmiştir. Necatibey Eğitim Fakültesi. speltoides Tausch. en geniş gen havuzlarından birini oluşturmaktadır. Bu amaçla bu cinse ait türlerin 30 kadar morfolojik özellikleri dikkate alınıp gerekli ölçümler yapılarak oluşturulan veri tabanı MVSP 3. buğday (Triticum L. Fen Edebiyat Fakültesi. cinsinin. Flora Iranica’da 37. Biyolojik Bilimler Bölümü. Hindistan’da 7.. cins içi sınıflandırma. Konu ile ilgili kaynaklar da incelenerek türlerin coğrafik yayılışları belirlenmiş ve yayılışları harita üzerinde gösterilmiştir. Flora USSR’da 111.edu. Fen-Edebiyat Fakültesi. Sonuç olarak bu cinse ait türlerin cins içi dağılımları tekrar değerlendirilmiş olup.

morfolojik. Lamiaceae. 2 kışlık (Sazak 91 ve Yerli Kırmızı) ve 2 yazlık (Malazgirt 89 ve Sultan I) olmak üzere tescil edilmiş 4 mercimek çeşidi kullanıldı. Ziraat Fakültesi.com Bu çalışmada. Zekiye SULUDERE Gazi Üniversitesi. Musa TÜRKER. Yaprak yüzeyindeki epidermis hücreleri yıldızsı tüy görünümünde kütikular kıvrımlara sahiptir. antioxidant. Murat KARTAL3. TRABZON SB 049 SB 050 Türkiye’de Kültüre Alınan Bazı Salvia Türlerinin Önemi ve Özellikleri Yüksel KAN1. Bu amaçla.edu. Bununla birlikte bugün bazı Salvia türlerinin America ve Kanada olmak üzere Avrupa ve pek çok ülkede kültürü yapılmaktadır. biyolojik. cinsine ait Dasyphyllium seksiyon üyeleri Türkiye’de 11. Tarla Bitkileri Bölümü. Tüy hücrelerinin taban kısımları düz olup yukarıya doğru kütikular kıvrımlar bulunmaktadır. Kampus. Ankara Astragalus L. Teknikokullar. Murat ERMAN. S. uçucu yağ. Biyoloji Bölümü. Seksiyona ait Türkiye’deki endemik takson sayısı ise beştir. Faruk OĞUZ Yüzüncüyıl Üniversitesi.. İsmail ÇELİK.) Çeşitlerinde Prolin. ekolojik. Bitkilerin özelliklede endemik bitkilerin doğal alanlardan toplanması hem bitki neslinin devamlılığı hem de biyolojik zenginliğin bozulması bakımından büyük tehlike oluşturmaktadır. 42070. İlkay ORHAN4 A. iç ve dış ticarette önemi giderek artmaktadır. Dasyphyllium. S. Farmakognozi Anabilim Dalı. S. Ülkemizdeki taksonların tamamının yaprak tüylenmeleri SEM ile incelenmiştir. Salvia türleri ve bu türlerden elde edilen uçucu yağlar baharatçılıkta.19. Yaprak ve gövdelerinde bir hücreli basit tüy yapısına sahip seksiyon üyelerinin tüy ana eksenlerinde farklı sayılarda tüberküller bulunmaktadır. officinalis L. Eczacılık Fakültesi. Van pbattal@yahoo. dünyada 17 taksonla temsil edilir. osmotik potansiyel seviyeleri osmometrik yöntemle ve şeker seviyeleri yüksek performanslı sıvı kromatografisi yöntemiyle belirlendi. Konya 3 Ankara Üniversitesi. halophilaHedge. ilaç sanayinde ve kozmetik ürünlerinde kullanılmaktadır. Farmakognozi Anabilim Dalı. Biyoloji Bölümü. 06330. İncelenen örneklerin tamamı GAZI’da bulunmaktadır Anahtar Kelimeler: Astragalus. albimaculata Hedge & Hub. Ülkemizde “Adaçayı” olarak bilinen Salvia türlerinin % 51’i endemiktir. sclarea L. Eczacılık Fakültesi. ve farmakognozik özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır Anahtar Kelimeler: Salvia. Fen-Edebiyat Fakültesi. 152 . Tuba ATALAY1. Salvia türlerinin Türkiye’de kültürü yapılmamaktadır. Uçucu yağların antiseptik. S. İncelenen türlerin stoma hücrelerinin yüzeyinde kütikular kıvrımlar bulunurken. Biyoloji Bölümü. Ankara ykan@selcuk. Türkiye. anticholinesteras ve antispazmadik özellikleri bitkinin tibbi değerini artırmaktadır. Songül BATIRAY1 1 Selçuk Üniversitesi. artan talebi karşılayabilmek için adaçayı türleri doğal floradan bilinçsiz şekilde toplanmaktadır. Osmotik Potansiyel ve Şeker Düzeylerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Peyami BATTAL. osmotik potansiyel ve şeker düzeylerindeki değişiklikler araştırıldı. Biyoloji Bölümü. SEM SB 051 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. fruticosa Miller) Türkiye’de kültüre alınarak tarımsal. densifolius alttür ayashensis Aytaç & Ekim’in hücrelerinde tuberküler yapı gözlenmektedir.tr Türkiye’de Salvia türlerinin 89 türü doğal olarak yetişmektedir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. cinsine ait Dasyphyllium Bunge Seksiyonu Üyelerinin Elektron Mikroskobu ile Yaprak Tüylerinin İncelenmesi Zeki AYTAÇ. Fen Edebiyat Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. kuraklığa maruz bırakılan yazlık ve kışlık mercimek çeşitlerindeki prolin. Ayrıca ekonomik de olmamaktadır. Son yıllarda yeşil dalga akımı olarak adlandırılan bitkisel ürünlere dönüş Salvia gibi tıbbi bitkilere olan ilgiyi artırmıştır. Tüylenme. Ancak. tıbbi bitki Türkiye’de Dağılış Gösteren Astragalus L. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. Prolin seviyeleri spektrofotometrik. Kampus. İsmet BERBER. A. Ankara 4 Gazi Üniversitesi. Bu çalışmada endemik ve ekonomik öneme sahip bazı Salvia türlerinin(S. Yavuz BAĞCI2. anticholinesterase. Bunun sonucu olarak ta salvia türlerinin kullanımı. 06100. 42070 Kampüs.Mor. 65080. Mehmet Emre EREZ. Ayrıca bazı Salvia türleri tohumları sabit yağları antioxidant özelliklere sahiptir.

07 µg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen Yerli Kırmızı (220.1. glukoz. bir hafta ara ile su verilen (4. soğuğa toleransın belirlenmesinde önemli kriterlerden olan donma hasarı ve buz nükleasyon aktivite deneyleri yapılmıştır. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi.44.1 mM SA’nın % donma hasarını düşürerek ve buz nükleasyon aktivitesini yükselterek arpanın soğuğa toleransını artırmada etkili olduğu ve bu etkinin uzun süreli de olduğu gözlenmiştir. 170.076 mg/g TA). Sazak 91 çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz. Biyoloji Bölümü.. glukoz.83 MPa) belirlenmiştir.19. 198.89. 17.00 µg/g TA) gözlenmiştir Çiçeklenme döneminde yazlık Sultan I çeşidinde fruktoz. 0. Yaprak kesiminden 3 gün önce soğuk şartlara (5/3°C) transfer edilen SA’lı ve SA’sız bitki yaprakları 10.80 mg/g TA). soğuğa hassas arpanın (Hordeum vulgare cv.96 mg/g TA) ve iki hafta ara ile su verilen (0. Normal şartlarda (22/18°C) ekilen ve büyütülen arpanın yapraklarına 7. günde 4 farklı konsantrasyonda (0.86 mg/g TA).. sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay ara ile su verilen (7. 0. iki ay ara ile (sırasıyla 2.69 mg/g TA). hiç su verilmeyen (4. üç hafta ara ile su verilen (3. Esen TAŞGIN3. Barbaros NALBANTOĞLU2 1 Atatürk Üniversitesi.56 mg/g TA).52 mg/g TA) bitkilerinde belirlenmiştir. üç hafta (3.85 mg/g TA).50 mg/g TA) ve iki hafta ara ile su verilen (0.95 ve -2.80 mg/g TA). Fen-Edebiyat Fakültesi. bir hafta (8.91 ve -2. Anahtar Kelimeler: Arpa.01. -1. hiç su verilmeyen (2. bakla bağlama döneminde dört hafta ara ile su verilen Sazak 91 (310.22 mg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen (0. üç hafta (4.94 mg/g TA) bitkilerinde tespit edilmiştir. Kesilen bu yaprakların bir kısmında.36. Kimya Bölümü. % donma hasarları -1 ile -16°C arasında elektrik kondüktivite ölçülerek belirlenmiştir.08 mg/g TA). Salih MUTLU1. Anahtar Kelimeler: osmotik potansiyel SB 052 Kuraklık.22 mg/g TA). TRABZON En düşük osmotik potansiyel değerleri çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde hiç su verilmeyen kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla -1. Glukoz. 2. salisilik asit. glukoz. Kışlık çeşitlerden Sazak I de en yüksek fruktoz. Yazlık Sultan I ve Malazgirt 89 çeşitlerinde çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde en yüksek prolin seviyeleri sırasıyla iki ay ara ile su verilen bitkilerde (260. Fen-Edebiyat Fakültesi.26.5 ve 1 mM) SA uygulanmıştır. üç haftada ara ile su verilen (3.96 mg/g TA) bitkilerde. Yaprakların diğer kısmından elde edilen apoplastik (ekstraselular) proteinlerin suyun donma noktasını geciktirme derecesi olan buz nükleasyon aktiviteleri belirlenmiştir.86 MPa ve -1. iki ay (5. En yüksek Prolin seviyeleri Kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinin çiçeklenme döneminde hiç su verilmeyen bitkilerde (sırasıyla 280.96 mg/g TA) bitkilerinde.19 mg/g TA).85 MPa olarak tespit edilmiştir.06 mg/g TA). Fen Bilgisi Bölümü. 24.92 MPa. Malazgirt 89 sırasıyla hiç su verilmeyen (4. Sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (5. En düşük osmotik potansiyel çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde Yazlık Sultan I ve Malazgirt 89 çeşitlerin hiç su verilmeyen bitkilerinde (sırasıyla -1. 0. glukoz.68 mg/g TA) bitkilerinde. Sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay (4.81 ve 283.96 mg/g TA) bitkilerde belirlenmiştir. 2. 2. Bayburt oatici@atauni. Erzurum Atatürk Üniversitesi. Eğitim Fakültesi. sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (6. sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay ara ile (5.80 mg/g TA) ve bir hafta ara ile su verilen (0. dört hafta (3.36 ve 219. donma hasarı. şekerler.15 µg/g TA) çeşitlerinde belirlenmiştir.90 mg/g TA).92 mg/g TA) ve hiç su verilmeyen (0. Soğuğa Hassas Arpanın Soğuğa Tolerans Cevabında Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü Ökkeş ATICI1. 0. Yerli Kırmızı çeşidinde en yüksek fruktoz. günlerde kesilmişlerdir. Bunun için. iki ay ara ile su verilen (10.edu.84 mg/g TA) ve hiç su verilmeyen (0.15 mg/g TA).76. buz nükleasyon aktivitesi. Malazgirt 89 çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz. Bakla bağlama döneminde Sultan I çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz.09 mg/g TA) ve üç hafta ara ile su verilen (0.41. prolin. iki hafta (5. Biyoloji Bölümü.54 mg/g TA).50 mg/g TA) bitkilerinde en yüksek düzeye çıkmıştır.01 ve 0.50 mg/g TA).tr Bu çalışmada. ve 31. Yerli Kırmızı çeşidinde sırasıyla hiç su verilmeyen (5. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. dört hafta ara ile su verilen (3. iki ay ara ile su verilen (3.01 µg/g TA). Ömer KARADAĞOĞLU2.50 mg/g TA). glukoz. Akhisar) soğuğa tolerans kazanmasında salisilik asidin (SA) etkisi ve bu etkinin süresi incelenmiştir. düşük sıcaklık stresi 153 . sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (4.

küçük sıcaklık şoku proteinleri Kuraklıkla İndüklenen Oksidatif Stresin Nohut Çeşitlerinin Fotokimyasal ve Antioksidan Aktiviteleri Üzerine Etkisi Tuğçe KALEFETOĞLU. Ankara-98. toprak kültüründe yetiştirilen 20 günlük iki nohut çeşidi (Gökçe ve Canıtez) sulama yapılmaksızın 0 (kontrol). şiddetli kuraklığı izleyen yeniden sulama uygulamasının. artan kuraklık stresinin PSII’nin fotooksidasyonuna neden olduğunu göstermiştir. Ege-88. toleranslı. Biyoloji Bölümü. MDA. cv. Bazı kSŞP’lerin çeşide özgü olduğu saptanmıştır. termal-duyarlı çeşitler. Gönen-98. Yeni sentezlenen ve/veya kaybolan. kuraklık stresinin iki nohut (Cicer arietinum L.1-24. 06800. Cumhuriyet-75. Uyum (37°C) sıcaklık uygulamasında sentez edilen kSŞP’lerin çoğu 37°C+50°C uygulamasında da belirlenmiştir. şiddetli kuraklıkta Gökçe çeşidinin Canıtez’e göre daha az etkilendiğini göstermiştir. Biyoloji Bölümü. nohut çeşitlerinde.86. iki-yönlü jel elektroforez yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Artan kuraklık stresine bağlı olarak her iki çeşidin membranlarında da oluşan MDA içeriğindeki artış oksidatif hasarın bir göstergesidir.edu. cv. POD.9) karakterde belirlenmiştir. genom AB) buğday çeşitlerinin ilk yaprak dokularından ekstrakte edilen çözünebilir proteinler üzerine yüksek sıcaklık stresinin etkisi. Dört çeşidin sıcaklık stresi cevapları mukayese edilmiştir: 31 proteinin 22’si yeni sentez edilmiş DMA’lı sıcaklık şoku proteinleri (DMA SŞP’ler = küçük SŞP’ler) olarak belirlenmiştir. toleranslı. Klorofil a fluoresansı sonuçları. her iki çeşitte de fotokimyasal etkinliği kontrol seviyesine kadar iyileştirdiği belirlenmiştir.com Yüksek sıcaklığa farklı duyarlılık gösteren ekmeklik (Triticum aestivum cv. Yasemin EKMEKÇİ Hacettepe Üniversitesi. Ancak bu etki çeşitlerde PSII aktivitesini durduracak düzeyde olmamıştır. Kuraklık uygulamaları sonunda.19. kuraklık stresi. APX ve GR) aktiviteleri nohut çeşitlerinde kuraklık uygulamaları ile genel olarak artış göstermiş. Hakan TERZİ Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 03200 Afyonkarahisar mustafa_yildizus@yahoo. klorofil a fluoresansı. maksimum fluoresans (FM) ve minimum fluoresansta (FO) meydana gelen değişikliklere bağlı olarak azaltmıştır. Anahtar Kelimeler: Antioksidan enzimler. Araştırmada. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Triticum aestivum. 3. Fen Fakültesi.tr Kuraklık. gelişme ve verimi kısıtlayan en önemli abiyotik stres faktörlerinden biridir. duyarlı. çeşitlerin karanlıkla adapte edilmiş yapraklarındaki potansiyel fotokimyasal etkinliğini (FV/FM). Kuraklık stresi. nohut (Cicer arietinum L. ancak çeşitler arasında enzim davranışları bakımından belirgin farklılıklar ortaya çıkmıştır. FV/FM oranlarındaki azalma. Bu araştırmanın amacı. Buğday çeşitlerinin yaprak dokularında bolluk ve çeşitlilik gösteren ve termal toleransın kazanılmasında önemli rol oynayan kSŞP’ler tek bir protein grubu olarak belirlenmiştir. kuraklığın membranlar üzerindeki etkileri ise lipid peroksidasyonunun son ürünü olan malondialdehit (MDA) analizi ile araştırılmıştır. durum’un Termal Toleranslı ve Termal Duyarlı Çeşitlerinin Yapraklarında Sıcaklık Şoku Proteinleri Mustafa YILDIZ. düşük moleküler ağırlıkta (DMA.) çeşitleri 154 . miktarında azalma veya artma meydana gelen proteinlerin tümü. duyarlı. Triticum durum. Bitkilerde oksidatif hasara karşı oluşturulan savunma sistemlerinden biri olan antioksidan enzim (SOD.0 kDa) ve genellikle asidik (pI 4. bitkilerde büyüme. termal toleranslı çeşitlerdeki kSŞP’lerin sayısının termal duyarlı olanlardan daha yüksek olduğu saptanmıştır. termal-toleranslı çeşitler. TRABZON SB 053 SB 054 Triticum aestivum ve T. genom ABD) ve makarnalık (Triticum durum cv. jellerin değerlendirilmesi ile termal toleranslı ve termal duyarlı buğday çeşitlerinin yaprak dokularında yüksek sıcaklık stresinin bir sonucu olarak farklı ifade edilen 31 protein belirlenmiştir. Ayrıca. kuraklıkla indüklenen fotoinhibisyon klorofil a fluoresansı ölçümü. 16. Beytepe/ANKARA tugcek@hacettepe. Ancak. 5 ve 7 günlük kuraklık periyoduna maruz bırakılmıştır.) çeşidinin fotokimyasal aktiviteleri üzerindeki fizyolojik etkilerini ortaya koymak ve kuraklık stresinden kaynaklanan oksidatif hasarın giderilmesinde antioksidan enzim aktivitelerinin rolünü belirlemektir. Bu kSŞP’lerin sayısı aynı genoma sahip olan çeşitlerde farklı bulunmuştur. Kontrole (25°C) göre uyum (37°C) ve uyum + yüksek sıcaklık şoku (37°C+50°C) uygulamalarında.

Kötekli.com Bu çalışmada Atriplex olivieri Moq. Prolin. distans’ta gündüz saatlerinde stomaların kapalı. 400 mM.. 200 mM. Türkiye SB 057 Bergama-Kozak (İzmir) Yaylasındaki Pinus pinea L. bu cinsin Türkiye’de 24 tür olmak üzere toplam 27 takson içerdiği ve bunlardan 14 tanesinin ( %52) endemik olduğu belirlenmiştir. Diğer hormonların ise düşük değerler gösterdiği gözlendi. olivieri ve P. Peyami BATTAL. Fen Edebiyat Fakültesi. A. Van 65080 emreerez@hotmail. Fen-Edebiyat Fakültesi. (Çorak çim) ve Salicornia europaea L. Analizler sonucunda tuz stresinden her bir bitkinin değişik oranlarda etkilendikleri ve tuz stresine karşı değişik tepkiler verdikleri belirlendi. Bu tebliğde ülkemizde yayılış gösteren Limonium cinsine ait taksonların ekolojik ve fitocoğrafik özelliklerine değinilmiştir.) Parl. (Kaz ayağı). karotenoid ve prolin seviyeleri spektrofotometre ile belirlendi. Her üç bitkide de Stoma sayıları ve büyüklükleri üzerine tuzun önemli bir etkisi görülmezken. gövde. prolin. Ayrıca bitkilerin morfolojik gelişimleri takip edilerek kök. Şeker ve yağ asidi seviyelerinin ise tuz seviyelerine göre değiştiği saptandı. Ankara agalip@hacettepe. Çalışma sonucunda morfolojik gelişmenin tuz konsantrasyonundan olumsuz olarak etkilendiği görüldü. Biyoloji Bölümü.com Pinus pinea L.) Meydana Gelen Fizyolojik Parametrelerin Araştırılması Mehmet Emre EREZ. Tuz stresinde ABA seviyesi azalmıştır. Ancak obligat halofit olan S. Puccinellia distans ( Jacq. Yapraklardan alınan kesitlerde stoma sayıları ve stoma büyüklükleri tespit edildi. A. 2002-2005 yılları arasında gerçekleştirilen ve TÜBİTAK tarafından üç yıl süre ile desteklenen bu araştırma projesi sonunda. Anahtar Kelimeler: Plumbaginaceae. Limonium. TRABZON SB 055 SB 056 Farklı Tuz Konsantrasyonlarına Maruz Bırakılan Bazı Halofit Bitkilerde (Salicornia europaea L. klorofil ve karotenoid değerlerinin ise tuz seviyesine göre değiştiği fark edildi. OFMA Bölümü. (Deniz börülcesi) bitkileri farklı tuz konsantrasyonlarında (Kontrol.19. Biyoloji Bölümü. 600 mM. Musa DOĞAN2 Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Puccinellia distans (Jacq. gövde ve yaprak uzunlukları ile yüzde yaş-kuru ağırlık oranları belirlendi. Türkiye’deki Limonium miller (Plumbaginaceae) Cinsi İle İlgili Revizyon Çalışmaları Galip AKAYDIN1. 06800. Biyoloji Bölümü . IUCN tarafından belirlenen tehdit kategorilerine göre taksonlardan bazılarının tehlike sınıfları yeniden belirlenmiş ve bunların korunması için bazı önerilerde bulunulmuştur. klorofil a ve b. Muğla ofvarol61@hotmail. Ormanlarının Floristik Özellikleri Ömer VAROL.Zafer TEL Muğla Üniversitesi. cildinde ise bu cinse ilişkin olarak 2 türün daha ülkemizde yetiştiği saptanmış ve buna göre Limonium cinsinin ülkemizde toplam 19 tür ve 20 takson içerdiği belirlenmiştir. Fıstık çamının dünyadaki yayılış alanları onun Akdeniz havzasına lokalize olmuş bir tür olduğuna işaret etmektedir. Biyoloji Bölümü. europaea’da ise açık olduğu tespit edildi. Bitkilerde şeker. Ayrıca cinse ait taksonların yetiştiği çeşitli ekosistemlerde sürdürülebilirliğinin sağlanması ve koruma biyolojisine katkıda bulunmak amacıyla. yağ asidi ve hormon miktarları yüksek performanslı sıvı kromotografisi ile. Kök.(fıstık çamı) ormanları dünyada geniş bir yayılışa sahip değildir. Bu çalışmada Türkiye’nin Ege bölgesinde bulunan Kozak yaylasında doğal yayılış gösteren fıstık çamı ormanlarının floristik 155 .tr 1 Türkiye’de yetişen Limonium cinsine ait taksonlarla ilgili ilk revizyon çalışması Türkiye Florasının 7. Daha sonraki yıllarda yapılan çalışmaların derlendiği Türkiye Florasının 10. cildinde ilk kez hazırlanmış ve bu cinsin 17 tür olmak üzere toplam 18 takson içerdiği belirlenmiştir. 800 mM) yetiştirildi.edu. yaprak uzunlukları ve yaş-kuru ağırlık üzerinde tuzun değişik etkilere sahip olduğu belirlendi. Fen-Edebiyat Fakültesi. ABA(Absisik asit). 06531. Kampus. yağ asidi HPLC. Ankara 2 ODTÜ. Beytepe. Anahtar Kelimeler: Tuz stresi.) Parl. ve Atriplex olivieri Moq. Tuz uygulamasına bağlı olarak bitkilerin su seviyelerini belirli düzeyde tutmak için osmotik potansiyellerini düşürdükleri görüldü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İclal DURDU Yüzüncü Yıl Üniversitesi. europaea’nın 200 ve 400 mM tuz uygulamasının diğer gruplara göre daha toleranslı olduğu gözlendi. S. revizyon.

Biyoloji Bölümü.’dan yapraklarının daha geniş ve yaprak kenar dişlerinin daha belirgin oluşu ile.J. Ayrıca bu çalışmada 20 takson B1 karesi için yeni kayıt olarak tespit edilmiştir.21).19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. abscondita’nın otalama kromozom uzunluğu 2.555 mikron.com Elsa Nyholm tarafından 1968-1982 yılları arasında Türkiye’den toplanmış yaklaşık 5. yeni kayıt. sayı ve oranları aşağıdaki gibidir: Akdeniz elementleri 91 (%33.. beccabunga subsp. TRABZON özellikleri incelenmiştir. muscosa sanılmış olan ( F 1001 ) populasyonunda ise uçta 156 Türkiye ve Güney Batı Asya Karayosunları Florası İçin Üç Yeni Karayosunu Kaydı Güray UYAR. Plagiomnium drummondii (Bruch & Schimp. Ayrıca Avrupa’da bulunmayan Tortula thianschanica’nın ilk kayıtları Orta Asya’dan verilmiş olup bu çalışmayla türün GüneyBatı Asya yönelik ilk dağılımı da belirlenmiş olmaktadır. thianschanica yaprak enine kesitleri yönünden kendisine çok benzer olan Syntrichia papillosissima (Copp.500 bryofit örneğinden oluşan Türkiye karayosunları koleksiyonu (S) üzerinde şimdiye kadar yaptığımız çalışmalar sonucunda. abscondita ile farkı ise 0. Nitekim söz konusu populasyon örnekleri. orta hücrelerin geçiş bölgesindeki. cuspidatum (Hedw.Kop. büyüklüğü. -subsp.5 katı.Kop. muscosa’ya dahil edilmiş olan ve ayrı alt tür olması gerektiğini ileri sürdüğümüz populasyon örneklerinin – subsp. ve Brachythecium coruscum I. beccabunga’da kapsül yuvarlak hafif emarginat. Çanakkale avniozturk@comu. Oysa ( F 1001) populasyonunda ise ortalama kromozom uzunluğu 1.tr Bu bildiride Veronica beccabunga’nın alt türlerinden biri olan V.4 mm. Zonguldak uyar. abscondita’da eliptik oval. beccabunga ile farkı 0.230 mikron fark) . Bu çalışmada bu üç önemli yeni kaydın makroskobik ve mikroskobik fotoğraflarıyla birlikte türlerin ayrıntılı özellikleri ve Dünya dağılımları verilmiştir. Muhammet ÖREN Zonguldak Karaelmas Üniversitesi. muscosa [( Korsh.036 mikrondur.) T.10). yaprak sapı. beccabunga’nın ortalama kromozom uzunluğu 2.J. olgun pedisellerin çiçek durumu ana ekseni ile arasındaki açılarda da farklar mevcuttur. İzmir. Anahtar Kelimeler: Fıstık çamı. kenar hücrelerin ince uzun ve çıkıntılı oluşu ile ayrılmaktadır. Türkiye. Biyoloji Bölümü. 1971)]‘ya Dahil Edilmiş Olan Bazı Populasyon Örneklerinin Ayrı ve Yeni Bir Takson Olarak Sınıflandırılması ve Nedenleri Avni ÖZTÜRK Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. stilus uzunluğu.. salebrosum’u andırır şekilde sarımsı yeşil renkli oluşu ile ayrılmaktadır. ikinci alt türün ise 3 katı olan bir uzunluğa sahip bulunmaktadır. -subsp.36). bu kararı gerektiren önemli morfolojik ve karyolojik farkların bulunduğu araştırmalarımızda ortaya çıkmaktadır.guray@gmail. ) A. subsp. Terzioğlu Yerleşkesi. Çalışma alanında 44 familyaya ait 166 cins ve 274 tür tespit edilmiştir. albicans türünden yapraklarının daha fazla katlanmalı oluşu ve bitkinin genel görünümünün ilk bakışta B. -subsp. Şöyle ki: -Subsp. T.) T. beccabunga’da 0. coruscum’da kendisine en çok benzeyen B.8 mm olup. Örneğin Tohum uzunluğu –subsp. 67100 İncivez. flora.edu. 17020. Türlerin fitocoğrafik bölgelere göre dağılışları. Örneğin -subsp. subsp. birinci alt türün 4. Türkiye ve Güney-Batı Asya Karayosunları Florası için yeni olan Tortula thianschanica Broth.666 mikrondur. Fen Edebiyat Fakültesi. yeni kare. -beccabunga ve –muscosa alt türlerinden önemli ölçüde daha kısa olduğu görülmektedir.) Loeske’dan bitkinin oldukça küçük (2-3 mm) ve yaprak tabanıyla. Burada ilk iki alt türe ait ortalama kromozom uzunluklarının birbirine yakın olmasına rağmen ( 0.kenarı. Hagen’un kayıtları bu çalışmayla verilmektedir. Benzer farklar toplam kromozom uzunlukları olarak da vardır ve korelasyon göstermektedir. B. floristik kompozisyon.Jelen.649 mikrondur.6 mm olduğu halde ayrı ve yeni bir takson olması gerektiğini öngördüğümüz populasyon örneklerinde tohum uzunluğu 1.Yine karyolojik özelliklerden ortalama ve toplam kromozom uzunlukları konusunda da sözü edilen populasyon örneklerinin (F1001) . Güney-batı Asya. drummondii ise kendisine en yakın tür olan P.10’dür. . P. – Subsp. çok daha ayrıntılı ve dikkatli şekilde incelenerek diğer alt türlerin özellikleri ile karşılaştırıldığında. abscondita’da 0. İran-Turan elementleri 1 (%0. Fen-Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: karayosunu. Biyoloji Bölümü. -subsp. muscosa’ya daha önce 2000 yılında dahil edilmiş olan ve Van ili çevresinden toplanmış bulunan bazı populasyon örneklerinin (özellikle “F 1001” nolu örnek) esasen adı geçen alt türe dahil edilmeyip ayrı ve yeni bir alt tür veya tür olarak sınıflandırılması gerektiği daha ayrıntılı incelemelerden anlaşılmıştır. Pinus pinea. Ayrıca (F1001) örnekleri ile diğer 2 alt tür örnekleri arasında kapsül şekli ve boyutları. Avrupa–Sibirya elementleri 14 (%5. -abscondita.711 mikrondur. Endemik bitki sayısı 14 ve endemizm oranı da %5. SB 058 SB 059 Veronica beccabunga L.

) morfolojik. türlere özgü olan genel toprak özellikleri ortaya konmuştur. A. Tokat ahmety55@gmail. Hvole. brevifolia Vent. A. genetik teşhis. ve A.) Ehrend. Morex) çeşidinde kullanım olanakları araştırılmıştır. serotina (Boiss. 45140. tür örneklerine ait detaylı çizim ve fotoğraflar eklenmiş.minareci@bayar. Her iki türe ait primerlerin transfer edilebilme oranları % 80 olarak hesaplanmıştır. sitolojik. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. açıklama ve yorumlar getirilmiş. Çalışmamızda yer alan türlere ait bazı fitokimyasal içeriklerin analizleri yapılarak elde edilen veriler taksonomik değerlendirmelere yardımcı olarak kullanılmıştır. Gbms50) ve buğday (Stm560. Muradiye.tr Bu çalışmada. belirleyici yardımıyla ıslah ve gen klonlama araştırmalarında yaygın bir biçimde kullanılmaktadırlar. purpurea subsp. Mikrosatelitler bitkilerde genetik materyalin karakterizasyonu. Xgwm513.. Arpa ve buğdaydan elde edilen Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PZR) ürünlerinin allel büyüklükleri karşılaştırılmıştır. 4/5 oranında endemik olan Thlipthisa seksiyonunda yer alan taksonların IUCN kriterlerine göre tehlike kriterleri yeniden belirlenmiştir.) Ehrend. Hvm40. kodominant kalıtım özelliği göstermeleri. Xgwm765) mikrosatellit primerlerinin iki buğday (Selçuklu-97. 157 Türkiye’de Yayılış Gösteren Asperula L. muscosa’dan ayrılmaktadır. Nejdet KANDEMİR. Asperula L. bitki genom haritalanması. Rahime GÜNDÜZ Gaziosmanpaşa Üniversitesi. Bezostaja-1) ve iki arpa (Steptoe. Lokusa özgü olmaları. filogenetik analizler. Biyoloji Bölümü. antalyensis Ehrend. Moleküler Biyoteknoloji Laboratuvarı. A. Bu nedenle bir tahıl türü için geliştirilen markörlerin bir diğer türde de kullanılabilmesi oldukça önemli ve değerlidir. pseudochlorantha Ehrend. Yaptığımız çalışma sonucunda. Seksiyonda yer alan türlerin yetiştiği toprak özellikleri araştırılarak. yüksek bilgi içeriğine sahip olmaları ve PZR ile kolayca saptanabilmeleri gibi özellikleri nedeniyle son yıllarda en çok tercih edilen DNA belirleyicilerinin başında mikrosatelit (SSR) markörleri gelmektedir. (Rubiaceae) Cinsi Thlipthisa (Griseb. sadece Türkiye Florası’nda yer alan deskripsiyonları genişletilmiş. SCSSR7759.edu. SB 060 olmadığı görülerek sıraları yeniden belirlenmiş. purpurea subsp. SSR markörlerinin geliştirilmesi oldukça zaman alıcı ve pahalı bir işlemdir... Türlerin “dar yayılışa sahip endemik” oluşlarına ilişkin.19. Seksiyonunun Revizyonu Ersin MİNARECİ. edremitense” veya “Veronica edremitense” adı ile yeni bir alt tür veya tür olarak adlandırılmasının uygun olacağı kanısındayız. pseudochlorantha’nın varyetesi olarak oluşturulması ile tür sayısı beşten dörde indirgenmiş. Bu çalışmada polimorfik oldukları bilinen beşer arpa (Bmag110. antalyensis’in A. A. Kemal YILDIZ Celal Bayar Üniversitesi. apiculata türlerinde kromozom sayısı 2n = 22 olarak tespit edilmiştir. beccabunga subsp. Xgwm374. Biyoloji Bölümü.) Ehrend. Çalışma sonunda. türlerin sistematik sırasının uygun . pseudochlorantha. TRABZON daralan yuvarlakça (damla şeklinde)’dır. bitki ve hayvan türlerinde çok çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. -Subsp. A. Yine coğrafik yayılış alanı olarak Van (Türkiye) da yetişen F 1001 populasyonu. Pakistan ve kısmen de Türkmenistan ve İran’ da bulunmaktadır. Manisa ersin. polen ve tohumlar taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile incelenerek fotoğraflanmıştır. Sitolojik incelemeler ile 5 taksondan 4’ünün kromozom sayıları belirlenmiş olup A. Tuğba ESERKAYA. fitokimyasal çalışmalar ile toprak analizlerinin desteğinde revizyonu yapılmıştır.com Moleküler DNA belirleyicileri son yıllarda kuramsal ve uygulamalı genetik çalışmalarda. Bu markörlerin gelecekte genetik ve bitki ıslahı çalışmalarında her iki türde de başarıyla kullanılabileceği saptanmıştır. A. palinolojik. antalyensis ve A. Hatta (F1001) örneğinde zayıf kazık kök sistemi de vardır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre mikrosatelit markörlerinin arpa ve buğday türleri arasında transfer edilebilir olduğu belirlenmiştir. apiculata (Sm. Ziraat Fakültesi. muscosa’nın asıl yayılış alanı Afganistan. Özlem ATEŞ SÖNMEZOĞLU. Tarla Bitkileri Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Stm578. Türlerin Türkiye’deki yayılışları belirlenerek GPS verileri ile bu noktalar kayıt altına alınmıştır. Çalışma ile türlerin. SB 061 Mikrosatelit DNA Belirleyicilerinin Tahıllarda Türler Arası Kullanım Olanakları Ahmet YILDIRIM. cinsinin Thlipthisa seksiyonunun Türkiye’de yayılışı bulunan taksonların (A. -subsp. ayrıca türlerin yayılışına ve yaşayışına etki eden bir böcek cinsi tespit edilmiş ve teşhisi yapılmıştır.&Heldr. Yukarıda büyük çoğunluğu açıklanan nedenlerle ve en tipik örnekleri Van’ın Edremit ilçesinden toplanmış olduğu için adı geçen populasyon örneklerinin “ V. brevifolia. Oysa ki her üç alt türün de saçak kök sistemi vardır. tür teşhis anahtarı yeni bilgilere göre güncellenmiş ve değiştirilmiştir.

TDZ ve IAA içeren farklı hazır besi ortamlarının rejenerasyona etkisi incelendiğinde. IBA veya NAA) içeren veya hormonsuz ortamlarda kültüre alınmış olup. Görüntüleme teknikleri. Kimya Bölümü. Bu ihtiyaç. Anahtar Kelimeler: Stres. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu doğrultuda. BA+IBA) büyüme düzenleyicilerine nazaran çok daha etkili olduğu gözlenmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. 9000 Gent. Ekrem GÜREL1 1 Abant İzzet Baysal Üniversitesi. buğday SB 062 SB 063 Türkiye’nin Endemik Tıbbi Bitkilerinden Digitalis davisiana L. digitoksin. In vitro koşullarda çimlendirilen tohumlardan elde edilen steril fidelerin en fazla 10 günlük kotiledon. Buhara YÜCESAN1.com Bitkilerde meydana gelen dinamik metabolik olayları anlamak için sağlam ve fonksiyon gören sistemler içerisindeki parametreleri analiz edecek yöntemlere ihtiyaç vardır. Bu bitki. hipokotil veya filamingo gagası tipi explantının daha fazla (ort. canlı dokularında hasara yol açmayan. Arzu UÇAR TÜRKER1. Belçika aykut_saglam@yahoo.’nin (Scrophloriacea). yurdumuzda doğal olarak yetişen ve endemik bir yüksükotu türü olan Digitalis davisiana L. görüntüleme tekniklerinin geliştirilmesine yol açmıştır. bitkilerin biyotik ve abiyotik streslere verdikleri cevabın değerlendirilmesi ve yakın gelecekte bitkilerin korunması konularında üstlenecekleri roller ele alınmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu çalışmada. Elde edilen adventif sürgünlerin köklendirme çalışmaları. 61080 Trabzon ibuhara@yahoo.19. Fen Fakültesi. Dominique Van Der STRAETEN 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. KIN+IAA. SH veya CP ortamlarına göre daya başarılı rejenerasyon verdiği gözlenmiştir. hipokotil. Biyoloji Bölümü. termal görüntü. Münevver SÖKMEN2. çeşitli oksin (IAA. ayni zamanda önemli bir tıbbi bitki konumundadır. mikroçoğaltım Bitki Araştırmalarında Termal ve Klorofil Flüoresans Görüntüleme Tekniklerinin Kullanımı Aykut SAĞLAM1. SSR. büyüme ucu ve hipokotilin büyüme ucuyla birlesim yerinden ayırarak hazırlanan filamingo gagası tipi eksplatı ve son olarak kök explantları. Köklendirme işlemini takiben. Fen Edebiyat Fakültesi. MSSM. Ayrıca. Biyoloji Bölümü. Rejenerasyona etki eden faktörler arasında TDZ ve IAA’ın kullanılan diğer (TDZ+IBA.. görüntüleme. Hormon Sinyali ve BiyoGörüntüleme Birimi. Biyoloji Bölümü. B5 veya LS ortamının MS. Laury CHAERLE2.’nin in vitro Rejenerasyonu Tuğba AYDIN1. Fen-Edebiyat Fakültesi. PZR. klorofil flüoresans 158 . rejenerantlar saksılara aktarılarak. İsmail EKER1. 61080 Trabzon 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Digitalis sp. kısa zamanda yüksek doğrulukta bilgi sağlayabilecek ve çok sayıda örnekle aynı anda çalışmaya imkan tanıyacak yöntemlere gereksinim duyulmuştur.com Bu çalısmada. görüntüleme tekniklerinden ikisi olan klorofil flüoresans ve termal görüntüleme sistemlerinin. gitoksigenin gibi etkin kalp glikozitleri içerdiğinden.0 sürgün/eksplant) sürgün oluşturduğu gözlenmiştir. doku kültürü. gelişmekte olan 6-8 haftalık yaprak. TRABZON Anahtar Kelimeler: Mikrosatelit. 14280 Bolu 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. kolaylıkla tekrar edilebilecek. Biyoloji Bölümü. halen devam etmektedir. arpa. adventif sürgün oluşumu yoluyla in vitro rejenerasyonu ilk defa tanımlanmıştır. 61080 Trabzon 2 Gent Üniversitesi. doğal koşullara alıştırılma işlemine tabi tutulacaklardır. bitkilerde herhangi bir zarara yol açmadan bilgi sağlamayı amaçlayan yöntemler olarak karşımıza çıkmaktadır. Zeatin+IAA. Moleküler Genetik Bölümü. 6. kök veya gövde eksplantları ile karşılaştırıldığında. kalp aritmilerini düzenleyici işlevi olan digoksin. Atalay SÖKMEN3.

Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen dayanıklı (PI178383. Savaş BELEN6. Kocaeli 2 Marmara Üniversitesi. Bitkilerin bora tepkilerinin tür içi varyasyonunun çok geniş olduğu ve B toksitesine tolerans ile hassasiyetin B taşıyıcı proteinlerin varlığı ve ekspresyon düzeyleri ile yakın ilişkisi olduğu görülmektedir. Fen Fakültesi. Konya eehakki@selcuk. Lütfü ÇETİN5. Necmettin BOLAT6. Semra HASANÇEBİ1. bitki dokularında düşük oranda B birikimi ile paralellik göstermekte. aestivum) çeşidi bitki materyali olarak kullanılmıştır.10. Sunulan bu çalışmada. Kocaeli 4 İstanbul Üniversitesi. Bu çalışmada. 34134. Biyoloji Bölümü. 26001. sp. Aytın98) 6 adet kışlık ekmeklik buğday (Triticum aestivum ssp. yüksek B içeren topraklarda da bitkisel üretimde ciddi düşüşler yaşanmaktadır. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. Ahu ALTINKUT UNCUOĞLU1 1 TÜBİTAK. 34722. İzgi01 x ES14. son zamanlarda yapılan çalışmalar B-transporter proteinlerinin B-toksitesi koşullarında da önemli olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte.tr Bor (B). Fizyolojik pH koşullarında. B-noksan topraklarda yetişen bitkilerde sterilite artmakta. Bu proteinlerin genellikle B noksan ya da yeterli koşullardaki rolleri üzerinde durulmuştur.19. ES14. Bu çeşitler PI178383 x Harmankaya99. B yüksüz borik asit formunda bulunup biyolojik membranlardan rahatlıkla penetre olmakta ve B yeterli beslenme koşullarında aktif B taşınması gerekmemektedir. EST veri tabanı çalışmaları yapılarak (i) hastalığa dayanıklı genotiplerin kısa sürede seçimine olanak tanıyan DNA markörlerinin belirlenmesi (ii) dayanıklılıkla ilişkili yeni gen kaynaklarının elde edilmesi amaçlanmıştır. Sönmez2001) ve duyarlı (Harmankaya99. B-toksitesine tolerans. İzgi01. Muallimköy Kampusu. Marmara Araştırma Merkezi. İstanbul 5 Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü. Bu yüzden gelişmiş ıslah programlarında. Zafer MERT5. Fen Fakültesi. Kampus. Türkiye ve dünyada buğday tarımını olumsuz yönde etkileyen sarı pas etmeni ile mücadelede kullanılan klasik ıslah yöntemleri uzun zaman alması ve değişken çevre koşullarına bağlı olması nedeniyle yetersiz kalmaktadır. Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü. Eskişehir ozge79@gmail. Ziraat Fakültesi. kültür bitkilerinden alınan üründe ise önemli ölçüde düşüş görülmektedir. B noksanlığında ise kökte ekspresyonu yapılan taşıyıcı bir proteinin ksilem parankimasından ksileme B yüklemesi yaparak bitki gövdesine sağlanan bor’un artırıldığı model bitki Arabidopsis’te gösterilmiştir. Tarla Bitkileri Bölümü. Bitkilerde B noksanlığı ile toksitesi arasında çok dar bir aralık olmakla birlikte. PK: 17. Bu çalışma kapsamında Graingenes 159 . Ergun ÖZDEMİR6. Ayşen YUMURTACI 1. Bu taşıyıcı proteinlerin varlığı B hassasiyeti yüksek olan tahıllarda da gösterilmiştir. 42075. bunun da B-taşıyıcı genlerin bitki kök hücrelerindeki ekspresyonları ile uyumlu olduğu görülmektedir. Biyoloji Bölümü. moleküler yöntemler de kullanılarak materyal daha kesin olarak ve erken generasyonlarda test edilebilmektedir. Gebze. bitkilerde B noksanlığı. İstanbul 3 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü. Ancak. B taşıyıcı protein. Fahriye ERTUĞRUL1. Sönmez2001 x Aytın98 kombinasyonlarında çaprazlanarak elde edilen F2 bitkilerinden pas okuma sonuçlarına göre hassas ve dayanıklı genotipler belirlenmiştir.edu. Funda ŞENTÜRK AKFIRAT3.com Dünyadaki önemli buğday üreticilerinden biri olan ülkemizde Puccinia striiformis f. bu elemente karşı tepkilerinde de bitkiler türlerarası ve tür içi geniş bir genetik varyasyon göstermektedir. Fazıl DÜŞÜNCELİ5. Biyoloji Bölümü. Gebze. Anahtar Kelimeler: Bitkilerde Bor.)’da Sarı Pas Hastalığına Dayanıklılığın EST (“Expressed Sequence Tag”) Veritabanları Kullanılarak Araştırılması Özge KARAKAŞ4. Mustafa ÇAKMAK6. 41470. Yıldız AYDIN2. TRABZON SB 064 Bitkilerde Bor Taşıyıcısı Genlerin Borun Noksanlık ve Toksite Koşullarında İşlevleri Erdoğan Eşref HAKKI Selçuk Üniversitesi. B transporter. Kadir AKAN5. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bitkiler için mutlak gerekli olan önemli bir mikrobesin elementidir. Fen-Edebiyat Fakültesi. bitkilerde B toksitesi SB 065 Buğday (Triticum aestivum L. Lodumlu. Kadıköy. Ankara 6 Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü. Km. Seval ALBUSTAN5. Eskişehir yolu. PK: 226. tritici’in neden olduğu sarı pas hastalığı nedeniyle yıllara bağlı olarak ciddi ürün kayıpları ortaya çıkmaktadır. PK: 21. Vezneciler. Özcan YORGANCILAR6.

Çalışma kontig ve singletone’ların gen anlatım profillerinin belirlenmesi amacıyla RNA düzeyinde de devam etmektedir. Uygulamaya tabi tutulan bitkiler ile kontrol olarak alınan bitkiler arasında peroksidaz ve katalaz enzimleri bakımından farklılıkların olduğu saptanmıştır.19. Dünyada 400 kadar türle temsil edilen ve ülser. Sevil YALÇIN Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.150 mM) NaCl içeren katı MS ortamı üzerinde kültüre alınmıştır. TRABZON (http://wheat. her macenta kutusu bir tekerrür olacak şekilde dört tekerrürlü olarak gerçekleştirilmiştir.com Son yıllarda doğal tedavi yollarına. Evrim ARICI. Anahtar Kelimeler: Hypericum binbirdelik Otu. 989 adet singletone dizileri ‘BLASTX’ programı kullanılarak protein profilleri çıkarılarak fonksiyonlarına göre sınıflandırılmıştır. klorofil miktarı ve salgı cebi sayısı belirlenmiştir. soğuk algınlıkları. RNA SB 066 yüzdesi. Yapılan bir çok çalışmalarda yüksek ekonomik ve tıbbi değere sahip bitkilerin hızlı bir şekilde geliştirilmesinde ve daha çok ürün elde edilmesinde. Kültüre alma işleminden 4 hafta sonra yapılan değerlendirmeler sonucunda. EST. diyabetik rahatsızlıklar. 50. Anahtar Kelimeler: Buğday. Fen Bilgisi Ana Bilim Dalı. katalaz. 30 mM NaCl içeren ortam üzerinde kültüre alınan sürgün uçlarında sürgün sayısı ve sürgün uzunluğu açısından gelişmenin diğer uygulamalara göre daha yüksek olduğu gözlenirken. Anahtar Kelimeler: Kiraz. tohumları üzerine MA etkilerini saptamak amaçlanmıştır. Kontrol ve farklı MA şiddetine maruz bırakılan tohumlardan. Kiraz Anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un in vitro Koşullarında Tuza Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Ş. Manyetik alanın bitkiler üzerinde yaptığı olumlu etkiyi gösteren bir çok çalışma mevcuttur. in vitro Manyetik Alanın Hypericum perforatum L. dayanıklı ve hassas anaçlarda ve bu anaçlara ait 3 farklı konbinasyonun F2 generasyonuna ait dayanıklı ve hassas karışımlarda (“bulk”) Bulk Segregasyon analizi ile DNA markör çalışmalarında kullanılmaktadır. sürgün uzunluğu ve klorofil miktarının azaldığı belirlenmiştir. Bu sınıflardan 17 kontig ve 11 singletone primer çifti dizayn edilerek. manyetik alan SB 067 perforatum. Mahmut Osman USLU Süleyman Demirel Üniversitesi. moleküler markör. iklim odasında. peroksidaz. Eğitim Fakültesi. Laboratuarda hazırlanan MA düzeneğine bağlı olarak MA şiddeti ve süresi değiştirilmiştir. Ülkemiz Hypericum türleri bakımından önemli bir gen merkezidir.sdu. Bitkisi Üzerine Etkisi Selim İŞLEKDEMİR. çimlenme 160 . sarı pas.tr Yapılan bu çalışmada sürgünucu kültürü ile in vitro klonal çoğaltımı yapılan yarı bodur kiraz anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un tuza (NaCl) karşı reaksiyonları araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü.gov) veritabanından buğdayda sarı pas hastalığına özgün EST kütüphanesi taranarak 1549 EST belirlenmiştir. özellikle bitkisel tedaviye ilgi tüm dünyada artmıştır.pw. NaCl. karaciğer ve safra rahatsızlıkları. 50-100 mM NaCl içeren ortam üzerinde kültüre alınan sürgün uçlarından oluşan sürgünlerde sararmalar. yapay olarak oluşturulan manyetik alan (MA) uygulamaları kullanılmıştır. fide yüksekliği.100.fideleri yetiştirilmiş. Bu amaçla sürgün uçları 4 değişik konsantrasyonda (30. yanık yaraların tedavisinde kullanılan Clusiaceae familyasına bağlı Hypericum perforatum L. İlköğretim Bölümü. Çanakkale selimislekdemir@gmail. optimum koşullarda Hypericum perforatum L. Isparta evrima@ziraat. Bulk segregasyon analizi.150 mM NaCl içeren ortam üzerinde gelişen sürgünlerde ise gelişimin tamamen durduğu ve şiddetli nekrozların oluştuğu gözlenmiştir. Bu çalışmada manyetik alanın Hypericum perforatum L.edu. Ortama ilave edilen tuz miktarı arttıkça bitkilerde sürgün sayısı. mide. Bitki Koruma Bölümü.usda. (Binbirdelik Otu) cinsinin Türkiye’de 84 türü bulunmaktadır. Tohumlar saniyede 1 metre yol alan hareketli bir zeminde 50-60 örsted’lik bir MA şiddetine maruz bırakılmıştır. Deneme. Vektör dizilerinden arındırılmış EST’lerden 136 kontig. Ziraat Fakültesi.

Hücre çeperi üzerinde kesintisiz ve düzgün kütikula tabakası bulunur. İstanbul-Başıbüyük’ten 2006-2007 yıllarında toplanan Scilla autumnalis’in üreme biyolojisi incelendi. Anahtar Kelimeler: Ornithogalum sigmoideum. elektron mikroskobu 1 Bu araştırmada.com Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Stilus Kanal Hücrelerinin İnce Yapısı Işıl İSMAİLOĞLU. Anahtar Kelimeler: Scilla autumnalis. endoplazmik retikulum keseleri (ER). erimeyen ve asidik polisakkkaritler içerir. Kanal hücrelerinin çeperleri tozlaşma öncesine göre daha kalınlaşır.19. Yumurta hücresinden daha küçük olan sinergitler benzer kutuplaşma gösterirler ve hücre çeperleri hücrenin kaidesinde çizgili cihazı (FA) oluşturur. Hücrenin apikalinde nişasta birikimi vardır. Antipot nukleuslarının hacimleri ploidi seviyesinin n ve 128n arasında değiştiğini gösterdi. Nukleusun çevresindeki sitoplazma bölgesi yoğun ve organel açısından çok zengindir. embriyo kesesi. Embriyo gelişimi Onagrat tiptedir. diktiyozom ve diktiyozoma ait vesiküller ve çeşitli büyüklük. Oburator hücreleri bol nişasta içerirler.com Bu çalışmada Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da tozlaşma öncesi (antesis öncesi) ve tozlaşma sonrası (antesis sonrası) evrelerinde stilus kanal hücrelerinin ince yapıları incelendi. Bu amaçla farklı gelişim evrelerindeki çiçek tomurcukları asetik-alkolde (1:3) fikse edilip hazırlanan parafin bloklardan el mikrotomunda kesitler alınarak Regaud hematoksilin. O. FA sitoplazma içine doğru uzanan parmak şeklinde çıkıntılar şeklindedir ve PAS ile kuvvetli reaksiyon verir. Endosperma helobial tiptedir. Tıbbi Biyoloji ve Genetik. kalazada nukleus ve besin maddelerince zengin sitoplazma bulunur. Başlangıçta her iki odacıkta bölünmeler serbest nukleusluyken. zarı genellikle bir yerden merkeze doğru girinti yapan nukleuslar da içerirler. Fen-Edebiyat Fakültesi. nusellus epidermisi ve hipostas bol miktarda nişasta. Embriyo kesesi gelişimi Polygonum tiptedir. Meral ÜNAL Marmara Üniversitesi. poliploidi 161 . kanal hücrelerinin çeperleri hem kanala bakan hem de yan yüzlerinde çok sayıda girinti ve çıkıntılar oluşturur. İntegümentler. PAS. Alcian blue boyaları uygulayıp ışık mikroskobunda incelendi. Antipotlar daimi yapılardır ve ritmik büyüme gösterirler. autumnalis’in tohum taslakları anatrop. protein. Kanal hücreleri düzgün şekilli nukleusların yanında. Funikulusun kaidesinde küçük bir çıkıntı halinde obturator farklılaşır. Biyoloji Bölümü isilismailoglu@gmail. ABD 2 Marmara Üniversitesi. kanal hücreleri. endosperma. krassinusellat ve bitegmiktir. İstanbulMaltepe-Başıbüyük’ten toplanan çiçek tomurcukları %3 glutaralaldehit ve %1 OsO4 ile fikse edildikten sonra eponda bloklandı ve kesitler uranil asetatkurşun sitrat ile kontrastlama yapılarak elektron mikroskobunda incelendi. Zigot karakteristik polarize görünümdedir: Mikropilde vakuol. Coommassie brilliant blue. sigmoideum’un stilusunda kanalın her iki yüzeyinde bir sıra kanal hücresi bulunmaktadır. Çeper üzerinde bulunan kütikula yer yer parçalanır ve kütikula parçaları kolaylıkla çeperin üzerinde ve kanalın içinde gözlenir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Organeller genellikle hücrenin kanala bakan tarafında yoğunlaşmışlardır. Sitoplazma plastit. Antipotlara yakın yer alan primer endosperma nukleusu bölünerek küçük alan kalazal ve büyük alan mikropilar odacığı oluşturur. sınırları düzgün olmayan. ribozom. Sinergitler geçici yapılardır ve döllenmeden önce körelirler. Sitokimyasal testler antipotların depo maddelerince zengin olduğunu açığa çıkardı. S. Meral ÜNAL2 İstanbul Bilim üniversitesi. Sitoplazmada organellerin sayısı çok azalır. Tozlaşma sonrası evrede. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bazı bölgelerde sadece ER görülür. Biyoloji Bölümü zmcoskun@yahoo. sitokimya.’de Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Zeynep Mine COŞKUN1. TRABZON SB 068 SB 069 Scilla autumnalis L. Tozlaşma öncesi evrede. daha sonra hücreli hale geçti. görünüş ve yoğunluktaki granülleri içerir. embriyo. Olgun embriyo kesesinde yumurta hücresi kuvvetli PAS pozitif reaksiyonu veren tam çeperle çevrilidir. kanal hücreleri kanalın genişlemesiyle birbirinden iyice uzaklaşırlar. Kanal hücrelerinin sitoplazmaları körelmeye başlar ve sitoplazma miktarı azalır. Tıp Fakültesi. Kanal hücrelerinin nukleuslarının hacmi küçülür ve şekillerinde bozukluklar ortaya çıkar.

Bu türlerden G. Bu süreçte dişi ve erkek gametler haploid gametofit içerisinde gelişirler. G. Kemal Melih TAŞKIN Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. G. Kuzey Afrika ve Batı Asya’da yayılış göstermekte ve yaklaşık dünyada 90 tür ile temsil edilmektedir. acanthoclada DC. Bu orandan her iki yöne doğru sapmalar tohum gelişimi üzerinde olumsuz yönde etkili olarak kayıplara yol açar.. carinalis Gris. Genista cinsine ait 12 takson karyolojik yönden çalışılmıştır. G. diğerlerinin kromozom sayıları bilim dünyası için ilk kez belirlenmiştir. 46. Konya esramartin@gmail.. subsp. cinsin endemizm oranı %33’tür. G. G. involucrata türlerinin ise karyotip analizleri de Görüntü Analiz Sistemi (IAS) kullanılarak yapılmıştır. tinctoria türü hariç. Bu çalışmada. Çoğu angiosperm türde tohumdaki genetik çeşitlilik seksüel üreme ile ortaya çıkar. libanotica Boiss. karyotip. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hakan ÇAM. sessilifolia ve G. kromozom sayısı. G. Boechera.Gibbs. Erkek gametofit ise vejetatif bir hücre ve iki sperm taşıyan polen tanesidir. anatolica Boiss. Anahtar Kelimeler: Apomixis. TRABZON SB 070 Türkiye Genista L. sepal/petal. 36. Biyoloji Bölümü. G. albida Willd.tr Memeliler ve çiçekli bitkilerde bazı genler köken aldığı ebeveyn cinsiyetine bağlı olarak işaretlenir.19. 44. Apomiktik bitkilerde genetik etiketlemenin rolü henüz açıklanamamıştır. genetik etiketleme.. G. G. Genista tinctoria L. burdurensis. yaprak. G. thaliana FIS genleri dizilerine göre dizayn edilen primerler ile PCR yapılmıştır ve ürünler agaroz jel elektroforezinde analiz edilmiştir.. Leguminosae. G. G. burdurensis. Anahtar Kelimeler: Genista. aucheri. Angiospermlerde tohum çifte döllenme diye bilinen bir mekanizma ile gerçekleşir.edu. spermlerden biri yumurtayı dölleyerek embriyo. Eğitim Fakültesi. Daha sonra bu RNA’lar cDNA sentezi için kullanılmıştır. Bugüne kadar genetik etiketlemeye maruz kalan genlerin çoğu memeli ve Drosophila’da bulunmuştur. acanthoclada. Bu dokulardan total RNA izolasyonu yapılmış izole edilen RNA’ların kalitesi FA jel elektroforezinde belirlenmiştir. Yasemin DEMİRGAN. sandrasica Hartwig & Strid’dır. gövde ve kök) FIS gen ifadeleri RT-PCR yöntemi ile ortaya çıkarılmıştır. Bir dişi gametofit yumurta ve merkezi hücrelerin bulunduğu embriyo kesesinden oluşur. 42090 Meram. Bu cinsin Türkiye’de 13 türü doğal olarak yetişmektedir. subsp. G. Ayrıca G. januensis Viv. aucheri Boiss. Buna karşın. Büyüme kabinlerinde yetiştirilen bitkilerden elde edilen dokular RNA degredasyonunu önlemek için RNA later solusyonu içerisinde sterio mikroskop altında diseksiyon iğnesi ile ayrılmıştır. Endosperm. apomiktik üremede embriyo döllenme olmaksızın meydana gelir. vuralii endemik olup. Genista tinctoria. bazı 162 .. Ardından A. Çalışmada farklı dokularda (stamen. sandrasica ve G. (Fabaceae) cinsi Avrupa. FIS Apomiksi ve Genetik Etiketleme: Doğal Apomikt Boechera holboellii Türünde Genetik Etiketlemeye Maruz Kalan Gen İfadelerinin Belirlenmesi Sibel YILMAZ. İlave olarak çalışılan tüm taksonların doğal habitatlarında fotoğrafları da çekilmiştir. G. bir tohumda kromozom sayısı embriyoda 2n iken endospermde 3n’dir. Genista cinsindeki taksonların somatik metafaz kromozomları 2n = 18. Bu taksonlar. Bir model organizma olan Arabidopsis thaliana bitkisinde ise genetik etiketlemeye maruz kalan genlerin endosperm gelişimi sırasında ifade olduğu gösterilmiştir. Biyoloji Eğitimi. albida ve G. holboellii dokularında ifadeleri araştırılmıştır. involucrata Spach. G. karpel.. albida. lydia. 48. thaliana türünde genetik etiketlenmeye uğrayan FIS (FERTILIZATION INDEPENDENT SEED) sınıfı genlerin triploid apomikt B. G. Bu araştırmada. burdurensis P. lydia (Boiss. Çalışılan taksonlardan G. Biyoloji Bölümü.com Genista L. sessilifolia DC. Çanakkale sibelyilmaz@comu. diğeri ise merkezi hücreleri dölleyerek endospermi oluşturur. Genetik etiketleme veya damgalama (imprinting) olarak bilinen bu mekanizma. Çünkü embriyoda ebeveynlere ait genomik oran 1maternal: 1 paternal iken endospermde bu oran 2m: 1 p’dir. Sonuç olarak. G. involucrata.) Kit Tan & Zieliński. sandrasica türlerinde ise poliploid hücreler gözlenmiştir. Türkiye SB 071 genlerin ana ya da babadan gelmesine bağlı olarak ifade olmasına yol açar. januensis subsp.. A. G. (Fabaceae) Cinsi Taksonlarının Karyolojik Yönden İncelenmesi Esra MARTİN Selçuk Üniversitesi. 52 ve 72 şeklinde tespit edilmiştir..

Biyoloji Bölümü. Kınıklı. domates. Yabani domates türlerinde değişik şekillerde dayanıklılık tespit edilmiştir.com Bu çalışmada Cheirolepis ve Pseudoseridia seksiyonunda yer alan ve birbirleriyle yakın akraba olduğu düşünülen Centaurea türlerinin moleküler bir seçici olan ISSR (Basit diziler arası tekrarlar) yöntemi ile seçimi yapılmıştır.) Hoffm. Urla. L. Anne FRARY2 1 Pamukkale Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Centaurea. chmielewskii bitkilerinde PVY’ye karşı dayanıklılık olduğu tespit edilmiştir. ürün rotasyonu yapılarak.000 ha alanda domates üretilmektedir. hirsutum PI247087 bitkisinde PVY’ye karşı immünite olduğu gözlenmiştir. Eminur BARUTÇU1. Kampus. Biyoloji Bölümü. Yabani ve kültür türleri ve bu hatların çaprazlarından elde edilen F1 ve F2 hatları PVY ile mekanik olarak inokule edilmiştir. PVY virüsü bitkilere mekanik olarak taşındığı gibi afidler aracılığı ile de taşınır. Meryem BOZKURT. Denizli. en iyi mücadele yöntemi genetik dayanıklılığın kültür domateslerine aktarılmasıdır. iki haftalık (inokule edilen yapraklar) ve dört haftalık (Sistemik yapraklar) dönemlerde virüs varlığının saptanması için DASELISA (Double Antibody Sandwich Enzymelinked immunosorbent assay) ile test edilmiştir. Özellikle virüs vektörleri olan böceklerle mücadelede kullanılan insektisitler hem insan sağlığı açısından hem de maddi açıdan zararlı olabilmektedirler. taşıyıcı vektörlerle savaşılarak. endemik SB 073 Domateste Patates Y Virüsü (PVY)’ne Karşı Dayanıklılık Fevziye ÇELEBİ TOPRAK1. Cinsi Cheirolepis (Boiss. Bir dendrogram yapılarak türlerin filogenetik akrabalıkları ortaya çıkarılmıştır. Sami DOĞANLAR2. pimpinellifolium. tüm ürünün kullanılamayacak duruma gelmesine neden olabilmektedir. Sonuçlar Ki-kare analizinde belirlendiği gibi 1:3 açılım oranına uymaktadır. Konya dnapolimeraz@gmail. ISSR. Patates Y virüsü (PVY). Beslenme ihtiyacı için kullanılan sebzelerin başında domates yer almaktadır. Bu hastalıklar. Türkiye. chmielewskii F2 populasyonlarının fenotipik analizlerine göre dayanıklılığın resesif tek genle kontrol edildiği varsayılmaktadır. vitamin ve mineral maddeler açısından oldukça zengin bir sebzedir. Fen Edebiyat Fakültesi. temiz alet ve donanım kullanılarak. İzmir fctoprak@pau.edu. Domates. 2 İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü. Bakteriyel. domates üretimi açısından Türkiye. domates üretim ve tüketimi açısından önemli bir ülkedir. pennellii ve L. Lycopersicon chilense ve L. Anahtar Kelimeler: PVY. Selçuk Üniversitesi. ve Pseudoseridia Wagenitz Seksiyonlarında Yer Alan Bazı Akraba Türlerin ISSR (Inter-Simple Sequence Repeats) Yöntemiyle Seçilmesi Eda ÖZEL. dayanıklılık 163 . Dünyada tüm etmenlere dayalı verim kayıpları 500 milyar dolar (USD) olarak tahmin edilmektedir. 20017. 50 farklı yabani tür ve kültür domates türlerinde PVY’ye karşı dayanıklılık kaynakları araştırılmıştır. Bu çalışmada. TRABZON SB 072 Centaurea L. Biyoloji Bölümü.tr Gittikçe artan insan nüfusunda tarım hayatı son derece önemli bir yer kaplamaktadır. İnokule edilen bitkiler. Bitki hastalıklarıyla mücadelede çeşitli yöntemler kullanılmaktadır: dayanıklı ve toleranslı kültür çeşitleri kullanılarak. glandulosu ve L. L. Elde edilen parmak izlerine göre bir veri matriksi oluşturulmuştur.19. Biyoloji Bölümü. hastalıklı tohumların kullanılmamasına dikkat edilerek viral hastalıklarla mücadele edilmektedir. bitki kalite ve verimini önemli ölçülerde azaltan viral bir bitki hastalığıdır. Tuna UYSAL. L. hirsutum ve L. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Türkiye. fungal ve viral hastalıklar önemli ölçüde ürün kalite ve veriminde etkili olmaktadırlar. Kuddisi ERTUĞRUL. Bu yüzden. peruvianum. Domates üretimini bütün dünya’ da olduğu gibi kısıtlayan en önemli faktörlerden biri değişik virüslerin sebep olduğu viral hastalıklardır. Patates Y virüsü (PVY) domates bitkisini infekte eden virüsler arasında en çok yaygın ve zararlı olanlardan biridir. dünya çapında üçüncü sırada yer almaktadır ve Türkiye’de 260. FAO 2006 (Food and Agriculture Organization) verilerine göre. Kınıklı Merkez Kampüs. L. Domatesin üretim ve kalitesi çok çeşitli hastalıklar nedeniyle düşmektedir.

com Buğday (Triticum aestivum). Anahtar Kelimeler: Kromozom sayısı. Biyoloji Bölümü. endemik. Bilgisayar yazılımları. kromozom preparatlarından elde edilen mitotik metefaz görüntüleri üzerinde örnek karyotip uygulamaları da konunun uzmanı tarafından sunulacaktır. Şehit Cem Ersever Caddesi. Seval ALBOSTAN. Anahtar Kelimeler : Görüntü işleme ve analiz sistemi. Eğitim Fakültesi. cm) sonuçları alabilir. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. Ankara kadir_akan@hotmail. & Bal.15 µ arasındadır. daha hızlı ve daha güvenilir sonuçlar almasını.. Haşim ALTINÖZLÜ Hacettepe Üniversitesi. nitelikli bilimsel yayınlar üretmesini sağlamada vazgeçilmez bir yazılım olduğu anlaşılmaktadır. taksonlara ait karyogram ve idiyogramlarının çizimi gibi uygulamalar bilgisayar programları ile yapılmaktadır. Beytepoe. ölçüm güvenilirliği.-Mor kromozom sayısı ve karyotip analizi ilk kez bu çalışmada verilmiştir. Canlılardaki kromozom sayı ve morfolojilerinin sitogenetik açıdan incelenmesi. kullanım kolaylığı. Konya 2 Bab Yazılım Donanım Mühendislik ve Medikal Cihazlar Ltd. her ne kadar bazı taksonlarda aynı olsa da. Otomatik ölçümlerde. Bilgisayarların ölçü birimi pixeldir. Lütfi ÇETİN. Ancak sağlıklı sonuca ulaşabilmek için çok sayıda hücreyi incelemek gerekmektedir.21µ dur ve kromozom boyları 1. tüm dünya ve ülkemiz için stratejik ürünler arasındadır. Tordylium elegans. canlılardaki sistematik problemlerin çözümünde ve filogenetik ilişkilerinin belirlenmesinde kullanılmaktadır. karyotip SB 076 Ug 99’a Karşı Küresel Yaklaşımlar ve Türkiye için Genetik Dayanıklılığın Kullanımı Üzerine Bazı Araştırmalar–I Fazıl DÜŞÜNCELİ.com Yaşayan her canlının sahip olduğu belirli bir kromozom sayısı vardır. kromozom morfolojilerinin belirlenmesi ve kromozom aberasyonlarının ortaya konulması mümkündür.19. T. Ankara esramartin@gmail. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemlerini kullanarak çok daha hızlı ve güvenilir veriler elde etmek mümkündür. Ahmet DURAN1. Günümüz sitogenetik çalışmalarında kromozom kol indeksleri. kromozom boy uzunlukları. toplam haploid kromozom uzunluğunun ölçülmesi. Botanik ABD. Karyotip formülü 1 terminal. Babacan UĞUZ2. Bilgisayar destekli Görüntü İşleme ve Analiz Sistemi ülkemizin bazı Üniversitelerinin laboratuvarlarında ve araştırma hastanelerinde etkin olarak kullanılmaktadır. mm. Sonuçlar kullanıcıların belirleyeceği parametreler doğrultusunda elde edilir. Ankara gomurgen@hacettepe. elegans’ ın kök uçlarından elde edilen mitotik kromozomlarının analizi yapılarak. Biyoloji Bölümü. 8 çift kromozom azalan boylarına göre 1 den 8’e kadar sıralanmıştır. insanların performansları ile karşılaştırıldığında hızlılık. idiyogram. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemi. SB 075 Bilgisayar Destekli Görüntü Analiz Sisteminin Sitogenetik Çalışmalara Uygulanabilirliği ve Güvenilirliği Esra MARTİN1. incelemek ve değerlendirmek kolay olabilmektedir. kromozom morfolojileri farklıdır. Fungal biyotik stres faktörlerinden biriside Kara Pas (Puccinia graminis 164 .) Alava & Hub.) Alava & Hub. Fen Fakültesi.edu. Şti. & Bal. Bu programın kullanımı ile ilgili teknik bilgiler yazılımcı tarafından. kromozom. Sitogenetik çalışmalar yapan akademisyenlerin ve araştırmacıların daha kolay.26 µ ile 3. Yenimahalle. Zafer MERT. TRABZON SB 074 Türkiye İçin Endemik Olan Tordylium elegans’ın (Boiss. 1 Selçuk Üniversitesi. Bir hücreyi mikroskop altında gözlemek. verilerin dizayn edilmesi ve bilgilerin depolanması gibi yönleriyle çok daha avantajlıdır. Umbelliferae. Bu yazılım kullanılarak bütün canlıların somatik kromozom sayılarının tespit edilmesi. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemlerinde görüntü oluşumu renklerin ayrışım karakterlerinin sayısallaştırılması ile gerçekleşir. Kadir AKAN Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü. Üretimin her aşamasında biyotik ve abiyotik stres faktörleriyle karşılaşılabilmekte olup bu stres/stresler nedenleriyle ciddi verim ve kalite kayıpları oluşabilmektedir. Kromozom sayıları. Ortalama kromozom boyunu 2. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemleri otomatik ve yarı otomatik olarak ölçümler yapar. No:11. Kullanıcı kalibrasyon yaparak istediği birimde (µm.tr Türkiye için endemik bir tür olan Tordylium elegans ‘ın (Boiss. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 3 medyan ve 4 submedyan (2n= 1t + 3m + 4sm) kromozom olarak belirlenmiştir.-Mor (Umbelliferae) Kromozom Sayısı ve Karyotip Analizi Ayşe Nihal GÖMÜRGEN. Bu taksonun somatik kromozom sayısı 2n = 16 olarak tespit edilmiştir. sentromer konumlarının belirlenmesi. karyotip analizi.

Zafer MERT. hastalığın eşeyli dönemi sürecinde ya da farklı mutagen kaynaklar nedeniyle mutasyonlar oluşabilmekte ve bu şekilde hastalığın yeni ırkları meydana gelebilmekte. Ug99. 1)Uluslararası kuruluşlarla diyalog çerçevesinde ırkın hareketi izlenmesi 2) Ülkemiz için. Buğdayda. Şehit Cem Ersever Caddesi. Doğu Afrika’da ortaya çıkıp kuzeye doğru yayılarak geniş bir alanda buğday üretimini etkilemiştir. oluşan bu yeni ırklar her anlamda büyük küresel sonuçlar doğurabilmektedir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Aktif üye konumundaki ülkemizde de ortak girişimce geliştirilmiş olan ortak stratejiler çerçevesinde çalışmalar yürütülmektedir. Macrocycle’nin fungal etmenlerde.com Buğday (Triticum aestivum).000 USD kayba neden olduğu bildirilmektedir.) dünya ve ülkemiz için stratejik ürünler arasındadır. hedefe hızlı ulaşılması ve diğer birçok mücadele şekline göre ucuz olması nedeniyle kimyasal uygulamalar üreticiler tarafından öncelikle tercih edilmektedir. genetik dayanıklılık SB 077 Genetik Dayanıklılığın Buğday. Irk ülkemize gelip belli bir tehdit oluşturmadan yapılan çalışmalar şu şekilde özetlenebilir. Anahtar Kelimeler: Buğday (Triticum aestivum). Biyoloji Bölümü. Ug 99 dünya buğday koleksiyonunun önemli bir kısmını etkilenmekte olup öngörüler ırkın. Bu amaçla 2007 yılında TAGEM’e bağlı 11 araştırma enstitüsünden Kışlık Dilim için 175 hat/çeşit. bir ton buğday 140 USD olarak hesaplanırsa 16. Bu dezavantajları önemli fırsata dönüştürebilecek olan genetik dayanıklılık. Çalışma TÜBİTAK 1001 programınca (106O331) finanse edilmekte olup. GRI. IWWIP. Üretimleri sırasında karşılaşılan biyotik ve abiyotik stres faktörleri nedeniyle ekonomik anlamda önemli verim ve kalite kayıpları oluşabilmektedir.sp. tritici ). TAGEM. kara pas (Puccinia graminis f.4 milyar dolar zarar meydana getirebileceği ve bu durumdan 1 milyara yakın insanın etkilenebileceği yönündedir. arpa (Hordeum vulgare) ve nohut (Cicer arietinum L. ve uçucu madeni yağla inokule edilmiş ve değerlendirme 165 . Kimyasallar önerilen şekilde kullanılsa bile. insana ve çevre sağlığı için oluşabilecek olumsuzlukların giderilmesi için belirli bir maliyetin oluşması da önemli bir dezavantajdır. ucuz ve pratik kontrol metodu olarak alternatif bir yaklaşımdır. sırasıyla 135 (%77) ve 23 (%16) genotip dayanıklı olarak belirlenmiştir. tritici). Sarı Pas (Puccinia striiformis f. Yazlık Dilim için 140 hat/çeşitten oluşan setler Etiyopya’da test edilmiş olup. Fazıl DÜŞÜNCELİ Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü. 4) Test materyali içerisinde dayanıklılık özelliği taşıyan genotiplerde dayanıklılığı sağlayan genlerinin belirlenmesi 5) Dayanıklı çeşit geliştirmek ve hastalığın ülkemize gelmesi durumunda genetik dayanıklılık kullanılarak hastalıkla mücadele edilebilmesi noktasında ıslah çalışmalarına başlanması amaçlanmaktadır. 2006–2007 yılı yetiştirme sezonunda tarla ve sera şartlarında test edilmiştir. Arpa Çizgili Yaprak Lekesi (Pyrenophora gramineum). Irkın etkisi ülkemizde 1995 yılında hissedilmiş olup Çukurova’da 500 bin ton ürün ve bunun parasal karşılığı olarak da 5. Uzun yıllar süren çalışmalar sonucu oluşturulan hastalıklara dayanıklılık kaynakları. Yenimahalle. uygulamanın kolay olması. No:11. ciddi yatırımların yapıldığı ve önemli bir pazar haline gelen organik üretimde kullanım kısıtlamalarının olması belki daha da önemlisi çevreye/bitkiye olan olumsuz etkileridir. Nohutta. üreticiler tarafından kullanılabilecek uygun. Günümüzde benzer bir durum söz konusudur. Test materyali üzerine Sarı pas için uredosporlar ilkbaharda talk pudrası. su. Küresel bir risk olarak kabul edilen ırka karşı uluslar arası araştırma kuruşları ve tehdit altındaki ülkelerin katılımlarıyla Küresel Pas Girişimi (GRI) oluşturulmuştur. EARO (Etiyopya) ve PBI (Sydney Üniversitesi)’ca desteklenmektedir. Arpada.sp. TRABZON f. İlk defa 1999 yılında Uganda da tespit edilmesine atfen Ug 99 adı verilen yeni bir kara pas ırkının da küresel bir epidemiye yol açmasından ciddi endişe duyulmaktadır. Kimyasal uygulamalardan dolayı oluşan kalıntılar ya da yeni oluşan bileşikler biyolojik ortamı etkilemekte. Seval ALBOSTAN. Arpa ve Nohutun Bazı Fungal Hastalıklarına Karşı Orta Anadolu Şartlarında Kullanımı Üzerine Araştırmalar Kadir AKAN. Ankara kadir_akan@hotmail. Sürme (Tilletia foetida ve Tilletia caries) ve Rastık (Ustilago tritici).sp. üretim maliyetlerini bir miktar artması. tritici ) olup epidemi durumunda kayıplar %90’a ulaşabilmektedir. Lütfi ÇETİN. Örneğin Kenya’da 1986 yılında tespit edilen Yr9 dayanıklılık geni üzerine etkili sarı pas ırkı. Arpa Yaprak Lekesi (Rhynchosporium secalis).000.19. kara pasın mevcut durumunun ve patotiplerinin belirlenmesi 3) Çeşit ve hatlardan oluşan ülkesel buğday materyalinin hastalığın görüldüğü ülkelerden birisi olan Etiyopya’da bu ırka karşı reaksiyonlarının belirlenmesi amacıyla gönderilmiştir. KARI (Kenya). Antraknoz (Ascochyta rabiei) hastalıkları biyotik stres faktörleri olarak Orta Anadolu şartlarından öne çıkanlardır. Kamu kaynaklarının kullanımı noktasında. dünya üretiminin yaklaşık % 19’a denk gelen 117 milyon ton ürün kaybına. tüm alıcı ortamlarda kalıntı oluşturarak biyolojik dengeleri bozabilmekte hatta besin zincirine girerek insanda bile toksik etki oluşturabilmektedir. Bu hastalıkların kontrolünde genellikle.

Kullanılan feromonun içeriği. Selim Sualp ÇAĞLAR2 1 Kundu Turizm Yatırımcıları Birliği. Arpa Yaprak Lekesinde 500. Orta Avrupa ve Balkan ülkelerinde yoğun zararı görülen bu türün ülkemizde yeni olması nedeniyle herhangi bir epidemi olabilecek populasyon artışına şu anda şahit olunmamıştır. Fen Fakültesi. 06800. Rastık (Ustilago tritici).840 (%47. Orman Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı. Arpa Çizgili Yaprak Lekesi’ne 146. Anahtar Kelimeler: Akdeniz çam kabuk böceği. Sürme ve rastıkta hastalık tohuma tekniğine uygun. Lepidoptera.sp. Larvalar Aesculus hippocastanum yapraklarının alt ve üst epidermisi arasında beslenerek kahverengi lekelenmeler meydana getirmiştir. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Sürme (Tilletia foetida ve Tilletia caries). arazinin tamamını örnekleyecek şekilde yerleştirilen 200 feromon tuzağında.). Arpa Çizgili Yaprak Lekesi (Pyrenophora gramineum). 34473 Sarıyer. cisverbenol. Çalışmalar 2004 yılının Nisan .33)’i 2004 yılına 66. ipsdienol” şeklindedir. Kundu Köyü.1997)’ne karşı feromon tuzakları kullanılarak biyoteknik mücadele yapılmıştır. Pinus pinea. Arpa Yaprak Lekesi’ne 107.) ormanında. Rastık’a 80. genetik dayanıklılık SB 078 ettiğimiz ilk verilecektir. fıstık çamı.edu.tr İstanbul Belgrad Ormanı alanlarında 2004 ile 2005 yılları arasında Cameraria ohridella tahribatı görülmüştür. Sarı pas (Puccinia striiformis f.8. bunların 82. Akdeniz Çam Kabuk Böceği (Orthotomicus erosus Bright & Skidmore. Orthotomicus erosus. Bu genotipler kullanarak kimyasal savaşım sonucu oluşabilecek olumsuzların önlenmesi. EBAL. bu şekilde çevre ve insan sağlığının korunması mümkün olabilir. Elde edilen sonuçlar hem yıllar arası hem de aynı yılın farklı dönemlerinde örneklenen. yoğunluk ve ağırlık değişimi. Araştırmalarımızdan elde 166 . çalışma boyunca toplam 9 seri feromon kullanılmıştır. bahçe ve orman alanlarımızda kültür bitkisi olarak kullanılmaktadır.com Kundu Turizm Merkezi ve çevresinde yer alan yaklaşık 1000 dönüm büyüklüğündeki Fıstık Çamı (Pinus pinea L. Arpa Çizgili Yaprak Lekesinde hastalık tohuma sandviç yöntemi ile inokule edilmiş olup bu hastalıklar sağlam/hasta bitki oranı göre. Akdeniz Çam Kabuk Böceği Orthotomicus erosus’a karşı etkili olmuştur. Çalışmalar sonucunda buğdayda Sarı pasa 252 (48 adeti makarnalık buğday).67)’ı da 2005 yılına aittir. eşey oranı ve tuzak yüksekliği-örneklenen birey sayısı arasındaki ilişki şeklinde değerlendirilmiştir.000 spor/ml yoğunluğunda inokule edilmiş ve gözlemler 1-9 skalasına göre yapılmıştır. Çalışma süresince toplam 149. Ayrıca. Beytepe-Ankara innald@yahoo.4 m yüksekliklere. Sonuç olarak feromon tuzakları kullanılarak yapılan biyoteknik mücadele. Antraknoz’a karşı 125 farklı genotip dayanıklı olarak belirlenmiştir.801 (%55.Hüseyin CEBECİ.Kasım (188 gün) ve 2005 yılının Mart . bulaşma. feromon. gözlem. veriler bu çalışma içerisinde Anahtar Kelimeler: Aesculus. Türkiye SB 079 Türkiye’nin Önemli Orman Zararlılarından Akdeniz Çam Kabuk Böceği [Orthotomicus erosus (Wollaston. TRABZON Modifiye Cobb skalasına göre. atkestanesi park. “metil-butenol. Antalya İstanbul Belgrad Ormanı Atkestanelerinde Yeni Bir Zararlı: Cameraria ohridella (Lepidoptera:Gracillariidae) H. İSTANBUL hcebeci@istanbul.000 spor/ml yoğunluğunda inokule edilmiş ve değerlendirme 0-4 skalası göre Antraknozda hastalıklı bitki artıklarından ve kültüre alınan antraknoz etmeni.641 birey örneklenmiş olup. Bu yüzden zararlı üzerindeki araştırmalara 2004 yılından itibaren önem verilmeye başlanmıştır. Arpa Yaprak Lekesi (Rhynchosporium secalis). birey sayısı. Orman Fakültesi. Antalya 2 Hacettepe Üniversitesi.19. Fıstık Çamı ormanında. Farklı amaçlar için yürütülen veya yürütülecek olan ıslah programlarında genitör bitki olarak kullanılabileceği gibi amaca uygun olanlarında çeşit olarak da tescil ettirilebilmesi mümkündür.Kasım (236 gün) dönemlerinde toplam 424 gün sürdürülmüştür. Antraknoz (Ascochyta rabiei). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. tritici). ağaçların yaşlarına paralel olarak 1 . Sabiha ACER İstanbul Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Buğday (Triticum aestivum). 500. 1857)] ile Biyoteknik Mücadele Deniz İNNAL KUYAB1. Sürme’ye 60. İstanbul. Arpa (Hordeum vulgare) ve Nohut (Cicer arietinum L.

G..1.7. Populasyonlararası üreme gücü karşılaştırıldığında ise Türkiye populasyonlarının Kanada populasyonlarından sonra en düşük üreme gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir (0. ekonomik başarılarla taçlandırılmamış askeri ve siyasi zaferlerin kalıcı olamayacağını ve kısa sürede etkisini kaybedeceğini düşünen M.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Akdeniz ekosistemlerindeki en önemli ekolojik etmenlerden birisi olan yangına bağlı fonksiyonel grup oluşturulması vejetasyon dinamiklerinin incelenmesinde ön plana çıkmaktadır. göl ve sulama kanallarının kenarında küçük ve sınırlı populasyonlar halinde doğal yayılış gösteren Lythrum salicaria L.8 ± 87.9. Elde edilen verilerin JMP SAS istatistik programında değerlendirilmesi sonucunda bitkinin Türkiye populasyonlarının toprak üstü ve toprak altı organlarının en iyi gelişim gösterdiği belirlenmiştir (Ort ± SE: boy (cm) = 244. Biyoloji Bölümü. (Lytraceae) Türünün Kuru Ağırlık ve Çiçeklenme Fenolojilerinin Karşılaştırmalı Olarak Araştırılması Nüket A.8 ± 26. Eskişehir 3 U. Kütahya 2 Anadolu Üniversitesi. TRABZON SB 080 Atatürk Döneminde Türkiye’de Bitki Sağlığının Korunması Mehmet TEMEL. BİNGÖL1. Fonksiyonel gruplar. Fen Fakültesi. Süksesyonal bir seri oluşturmak amacıyla. 06800. sulak alanların çevresinde tarımsal faliyetlerin artması ve ağaç türlerinin kesilerek tepe tacı kapalılığının azaltılması nedeniyle istilacı özellik kazanarak biyoçeşitliliği tehdit etmeye başlamıştır. Biyoloji Bölümü.tr Ülkemizde nehir. bölgede bulunan farklı tarihlerde yangına maruz kalmış yedi alan ve uzun süredir yangına maruz kalmamış iki alan seçilmiştir. Çiçeklenme fenolojileri karşılaştırıldığında en erken İspanya populasyonları çiçeklenirken en geç Kanada populasyonları çiçeklenmiştir.003). Altı farklı ülkeye ait Bitki Fonksiyonel Grupları ve Yangın Sonrası Rejenerasyon Çalışmalarındaki Önemi Çağatay TAVŞANOĞLU Hacettepe Üniversitesi. Cengiz TÜRE2. son beş yıl içinde. kommünite ve ekosistem düzeyindeki çalışmalarda. ekolojik çalışmalarda umut verici araçlar olarak görünmektedir. Dolayısıyla.S National Wetlands Research Center. kök ve gövde ağırlıkları hesaplanmıştır. ekolojik bilgiyi daha etkin ve kullanışlı bir şekilde elde edebilmemizi sağlayan fonksiyonel gruplara dayalı yaklaşımlar son yıllarda giderek ağırlık kazanmaya başlamıştır. belli bir işleve yönelik bazı uyumsal özellikleri paylaşan tür grupları olarak tanımlanmıştır. Biyoloji Bölümü. gövde ve yaprak kuru ağırlıkları ile çiçeklenme fenolojileri karşılaştırılmıştır. Atatürk dönemi populasyonları temsil eden bitkilerin boy uzunlukları. USA akanil@dumlupinar. bu grupların yangın sonrası vejetasyon dinamiklerini açıklamadaki rolü incelenmiştir.5 ± 16. Ekoloji Anabilim Dalı.tr Türlerin yaşam öyküsü özelliklerine dayanan ekolojik modeller ve bitkileri müdahaleye cevaplarına göre sınıflandırma konusundaki yeni yaklaşımlar. Özellikle. Akdeniz ekosistemleri gibi çok sık yangına maruz kalan alanlarda bulunan bitki türlerinin çoğu. Hayrünisa BAŞ SERMENLİ Muğla Üniversitesi. Çek Cumhuriyeti.3 ± 61.Edebiyat Fakültesi. Beytepe. kuru kök ağırlığı (gr) = 93. sulak arazilerin baskın türü haline gelerek bölgede yayılış gösteren diğer bitki türlerinin yayılışlarını sınırlandırarak doğal habitatı tahrip etmektedir. Marmaris civarında Haziran-Eylül 2005 tarihleri arasında yürütülen bu çalışmada. kuru yaprak ağırlığı (gr) = 122. K. Lafayette. İspanya ve Türkiye populasyonları ile Kanada ve Amerikadaki populasyonlarından alınan tohumlar bir yıl boyunca sera koşullarında aynı şartlar altında yetiştirilerek bitkilerin kök. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada. SB 082 SB 081 Türkiye. Ankara ctavsan@hacettepe.edu. Anahtar Kelimeler: Bitki sağlığı. Fen.9). Kuzey Amerika ve Kanada’ya antropojenik vektörlerle taşınmış olarak giren bu tür. yangına bağlı ve yangına bağlı olmayan bitki fonksiyonel gruplarının oluşturulmasıyla. Avrupa ve Kuzey Amerika’da Yayılış Gösteren İstilacı Lythrum salicaria L.tr Bu çalışmada. MİDDLETON3 1 Dumlupınar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü.19. Atatürk’ün ülkenin doğal zenginlik kaynağını oluşturan bitkilerin sağlığını korumaya yönelik izlediği politikalar kronolojik şekilde belgeleriyle sunulmaktadır. L. kuru gövde ağırlığı (gr) = 222.S. Muğla mtemel@mu. Her bir alan 167 .5 ± 12. üreme gücü ve yaprak. yangına karşı geliştirmiş oldukları uyumsal özellikler sayesinde populasyonlarını devam ettirebilmişlerdir. salicaria nın doğal yayılış gösterdiği Finlandiya.edu. Beth A.3.06 ± 0. toplam kuru ağırlık (gr) = 463.

kabuklarının. hem de etraf muhitin zararlı gazlardan temizlenmesini temin etmek olar. Bu fonksiyonel grupların yangın sonrası geçen zamanla olan değişimlerinin incelenmesi. yorgunluk ve uykusuzluk gibi şikayetleri gidermeye yönelik.tr Günümüzde. çayı yapılarak tüketilmekte olup bitki çayları. Birbirinden en uzak iki populasyon Mahmut dağı ve Kırkağaç’tır. Bu çalışmada. Akdeniz ekosistemleri. Sabri ÖZYURT. süksesyon. Kütahya. xestexanalarin o cümleden daş karxanalarinin. var. Bakü. Hypericum perforatum türlerine ait örneklerde rutubet asitte çözünmeyen kül ve ağır metal miktarları tespit edilmiş ve sonuçların Türk Gıda Kodeksi’ne uygunluğu araştırılmıştır.az Bir çok növlerden istifade etmekle republikamızda etraf mühitin mühafazasınde onlarin genetik değişkenliğe göre havanın kirlendirme derecesi tayin edilmiştir. yaşam öyküsü özellikleri ve yaşam biçimleri dikkate alınarak sınıflandırılmıştır. soğuk algınlığı. bitki fonksiyonel grupları. Sema LEBLEBİCİ Dumlupınar Üniversitesi. birçok hastalığın tedavisinde modern tıp tedavilerini destekleyici olarak hastanın rahatlaması. Var. Botanik Anabilim Dalı. bagsalmada istifade etmekle hem dekoratif yasillasdirmani. Matricaria chamomilla. Thymus vulgaris. yapraklarının.Bitki çayları. bazı növler atmosferden zehirli maddeleri menimsemekle yani havanın kimyevi kirlenmelerden temizlenmesinde fabrik rolünü da oynuyorlar. ormanlar ve dağlardan toplanmaktadır. gövdelerinin. yayılış alanlarını. üreme yollarını ve populasyon dinamiğini araştırmaktır.19. Bornova. neftayirma zavodlarinin. Biyoloji Bölümü. kaynar suda içime uygun hale getirilmesi ile bitkisel çaylar hazırlanmaktadır. Türk gıda kodeksi SB 085 Dar Endemik Dianthus erinaceus boiss. Farklı çalışma alanlarında bulundukları saptanan ve örtüşleri belirlenen türler.Bitkilerin köklerinin.) ormanlarındaki yangın sonrası vejetasyon dinamiklerini birçok farklı boyutta ortaya konulmasını sağlamıştır. psikolojisinin düzelmesi amacıyla bitkiler kullanılmaktadır. Marmaris civarındaki Kızılçam (Pinus brutia Ten. kimya müessiselerinin.GULİYEV Merdekan Dendrarisi. erinaceus. M. eskiden yalnızca köylerde. populasyonlardaki bitkilerin morfolojik özelliklerinin farklılıklarını. kabızlık. dal sürgünlerinin. Tedgigat esasında malum olmuştur ki. çiçeklerinin. Tedgig olunmuş bu növlerden respublikamızda sanayi müesseslerinin. bağışıklık . Kemalpaşa-Nif dağı ve Mahmut dağında 1078 – 1500 m’lerde yaşayan dar yaylışlı endemik bir bitkidir. Bu sayede değişik bitki fonksiyonel grupları oluşturulmuştur. A. Fen Edebiyat Fakültesi. Lavandula stoechas. Valeriana officinalis.secmen@ege. Anahtar Kelimeler: Bitkisel çaylar.edu. İZMİR ozcan. ishal. Aliev Rauf HUSEYN. kasabalarda siyah çayın yerine içilmekteyken son 10–15 yıldır büyük şehirlerde de kullanılmaya başlanmıştır. Kırkağaç-Bakırkaya tepesi. Rutubet ve asitte çözünmeyen kül miktarlarının TGK’nin belirlediği sınır değerlerine uygun olduğu fakat tüm örneklerde değişik oranlarda ağır metallerin varlığı tespit edilmiştir. SB 084 sisteminin güçlenmesi. A. Anahtar Kelimeler: Yangın. erinaceus’un Populasyon Ekolojisi Murat ERSÖZ. meyvelerinin veya tohumlarının aromatik madde içeren kısımlarının kurutularak. hazımsızlık. Azerbaycan dendrary@mail. 35100. Ülkemizde de 50–60 çeşit bitki.edu. bitki örtüsü SB 083 Etraf Mühitin Muhafazasında Bitkilerin Rolü Tofig Sadig MAMMADOV. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Özcan SEÇMEN Ege Üniversitesi. esrin kantrakti olan BakiCeyhan boru kemerini İpek yolu etrafının elece de seher yasillasdirmasinda park. Günümüzde tüm dünyada yaygın olarak tüketilen bitki çaylarının bazıları özel tarlalarda yetiştirilmekteyken büyük bir bölümü çayırlar. Kütahya aktarlarından temin edilen ve bitkisel çay olarak kullanılan Tilia platyphyllos. Biyoloji Bölümü. bitkilerin belirli kısımlarının belli kurallarla hazırlanmasına dayanan karışımlar olarak bilinmektedir. tarihte olduğu gibi. sement zavodlarinin. yangına cevap biçimleri. Manisa-Spil dağı. Kütahya msozyurt@dumlupinar.tr Dianthus erinaceus Boiss. Bunların başında bitki çayları gelmektedir. Bu çalışmanın amacı. Birey sayısı Spil 168 Kütahya’da Kullanılan Bitkisel Çayların Bazı Kimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Sema Demet BAHTİYAR. Batı Anadolu’da. TRABZON içerisinde tesadüfi olarak seçilen kuadratlarda bitki türlerinin yüzde örtüşleri nokta örneklem tekniği uygulanarak belirlenmiştir. Fen Fakülyesi. Biyoloji Bölümü. Türkiye.

tr 1 Tehlikede Olan Linum aretioides Boiss. organik maddesi az. Bireyler ya saçak yada iğne çiçekler taşırlar. Akdeniz 169 . nektar ile polen alan ve tozlaşmayı etkin şekilde gerçekleştiren böceklerdir. Çünkü polenler bacak ve hortumlarına düzgünce yapışmazlar ve stigma ile gereken şekilde temas etmezler. Bu olayın tohum oluşumunu etkilediği görülmüştür. Bu sonuç. bal Akdeniz bitki coğrafyasında yer alan Spil dağının yüksek rakımındaki farklı bitki topluluklarının (orman. çok kireçli.19. Bozdağ ile Denizli. Bal arılarının Linum’ların önemli bir tozlayıcısı oldukları. Polen canlılığı %86’dır. Fen Edebiyat Fakültesi. bodur çalı. diğer populasyonların bireylerinden daha büyük kalikslere. İzmir. nitrifikasyon. Argynnis sp. Bitkiler üzerinde 15 böcek saptanmıştır.K. populasyonların daralması için ana sebep olarak kabul edilmiştir. Linum aretioides’ in verimli sürgünlerin ucunda tek olarak çıkan sapsız çiçekleri. İZMİR 2 Yakın Doğu Üniv. TRABZON dağında en çok. populasyon ekolojisi.com Linum aretioides Boiss. erinaceus. Biyoloji Bölümü. tozlaşma. orman topluluğunda negatif olarak hesaplanmıştır (-3. Bornova. Botanik Anabilim Dalı 2 Ege Üniversitesi.. Salih GÜCEL2 1 Ege Üniversitesi. Özcan SEÇMEN1..) ve Lahana kelebeği (Pieris brassicae).edu. Anahtar Kelimeler: Linum aretioides Boiss. ancak çok az polen ve nektar sağladıkları belirtilmiştir. diğer populasyonlarından daha büyüktür. tuzsuz. Kahverenkli kelebekler(Vanessa cardui.5 kg ha y-1) ve çalılık alan (14. Bunların 4 ü.8 kg ha y-1) ve bodur çalılık alan (25. Bitkiler böcekle tozlaşırlar. Çevre Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü. dar yayılış ve tehlikede olmasının nedenleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Teorik ideal koşullar altında beklenen/hesaplanan olgun tohum sayısı ile gözlenen/ gerçek oluşan olgun tohum oranı %35’dir. Lefkoşa K. populasyon ekolojisi SB 087 Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yüksek Rakımlı Ekosistemde Azot Mineralleşmesi Gürcan GÜLERYÜZ1.C sgsenol@yahoo. Azot mineralleşmesi yaz mevsimine göre sonbahar ve ilkbaharda belirgin olarak yüksek bulunmuştur. Bitkinin populasyon ekolojisi araştırılarak.’ ın Tozlaşması Serdar Gökhan ŞENOL1. Saçak ve iğne çiçekli bitkiler. 35100. Anahtar Kelimeler: Azot mineralleşmesi. 35100. Biyoloji Bölümü. eşey organ özelliklerinin farkı dışında morfolojik olarak birbirlerine benzerler. Münir ÖZTÜRK2 Uludağ Üniversitesi. Polen canlılığı ile stigma olgunluğunun. Spil dağı populasyonu bitkileri. otlakalan. bodur çalı ve otlakalan) toprağında (0-5 cm ve 5-15 cm’lik iki katmanda) yıllık net azot mineralleşmesi alan inkübasyon yöntemiyle bir yıl boyunca araştırılmıştır. yıllık net mineral azot veriminin topluluklara bağlı olarak değiştiğini göstermiştir. Bulgularımızda arıların. korollalara. Sonuçlarımız. Çiçek sayısı Kırkağaç populasyonunda en yüksektir. Yıllık net toplam mineral azot verim (NH4++ NO3--N) değerleri ise otlakalan (14. Babadağ’da ağaçsız kuşağın üstündeki bölgede yaşayan dar yayılışlı. Diğer böceklerin çoğu dolaylı yollardan çok az katkı sağlarlar. dimorf heterostil yani distildirler. yıllık net NO3--N verimi orman topluluğuna (12. bulgularımıza göre Kritik Tehlikede (CR) olan bir bitkidir. Kırkağaç’ ta en azdır. Ancak birçok kelebek de iyi tozlayıcı değildir. Biyoloji Bölümü. yüksek rakım. Nif dağı populasyonu çiçekleri daha çok sayıda olgun tohum içerirler. Nif dağı populasyonunda bitki ve yaprak büyüklükleri. Bu oran çok düşüktür. Anahtar sözcükler: Dianthus erinaceus Boiss. kelebeklere göre bitkiler üzerinde daha az uçtukları ve bitkileri daha az ziyaret ettikleri görülmüştür. orman toplulukları.4 kg ha y-1) nazaran otlak alan (27. İzmir gurcan@uludag.T. En büyük yayılış alanı Nif dağındadır. büyük ve sarı renkli. Toprağın 0-15 cm’lik toplam katmanında yıllık net NH4+-N verimi tüm topluluklarının toprağında negatif olarak hesaplanmışken. Nadiren otogami görülür. tozlaşma için sorun oluşturmadığı görülmüştür. Hafif alkali. Ödemiş. Biyoloji Bölümü. Aykut GÜVENSEN1. böceklerle olur.0 kg ha y-1) topluluklarında daha yüksek bulunmuştur. Tozlaşma.var. stigmaların çiçek açım günü ile bir gün öncesinde en aktif olduklarını ortaya koymuştur. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Botanik Anabilim Dalı. koruma biyolojisi SB 086 arısı (Apis mellifera). Tozlaşmasının bu olayda rolü olup olmadığı araştırılmıştır. Bornova. Tohum çimlenmesi % 90 dır.1 kg ha y-1) topluluklarında birbirine yakın iken. braktelere ve çiçeksiz sürgünlere sahiptir.6 kg ha y-1). Kırmızı Kitaba göre Zarar Görebilir (VU). Fen Fakültesi. demir ve manganı çok olan topraklarda yaşarlar. Üreme biyolojisi çalışması.

Akdeniz. nitrat. Mantar sporları en çok yazın tespit edilmiştir. (Liliaceae) Türünde Nitrat Redüktaz Aktivitesi F. aestivus türüyle belirgin şekilde temsil edilen geofitler. Pistacia. Bu aşamalardan birisi aktif olup (sonbahar-geç ilkbahar) toprak üstü kısımlarından yaprak çıkışından senesense kadar olan fazdır.tr Asphodelus aestivus Brot. aestivus türünde NRA’nın organlardaki (yumru kök. Nitrat Redüktaz Aktivitesi 170 . Yüksek bitkiler azotu topraktan inorganik formda alabilirler. Salix ve Abies cinsleri il atmosferinde en fazla polen yayan ağaçlar olarak belirlenmiştir.19. Bu nedenle. 67100. Ostrya. Botanik Anabilim Dalı 2 Uludağ Üniversitesi. (Liliaceae) çok yıllık yumrulu geofit olup Akdeniz havzasında geniş olarak yayılış göstermektedir. Araştırmada.edu. Cladosporium. Fen-Edebiyat Fakültesi. diğeri ise yaprakların çıkışına kadar süren inaktif (yaz) fazdır (dormansi). 308/cm2 si otsu bitki polenlerine aittir. Bitkisel Üretim Programı. geofit. A. Ayse KAPLAN Zonguldak Karaelmas Universitesi. Serap KIRMIZI2 1 Uludağ Üniversitesi. aşırı otlatılma ve yangın ile bozulmuş bölgelerin egemen yaşam formları olmaktadır. Biyoloji Bölümü. TRABZON SB 088 SB 089 Karabük İl Merkezi Atmosferinin 2006 ve 2007 yılları Polen ve Spor Analizi Yasin OZDOGAN. aestivus bir yıl içinde iki büyük fenolojik aşamaya sahiptir. A. aeropalinoloji. Alternaria. Anahtar Kelimeler: polen. 2 yıl süresince Pinus’a ait polenler mayıs sonu ve haziran başında yüksek düzeylerde sayılmıştır. türün yayılış gösterdiği habitatlardaki aktüel nitrat içeriğine göre NRA aktivitesindeki değişim belirlendi. 2006 yılında 1078/cm2 adet spora. Biyoloji Bölümü. 2006 yılında toplam polen miktarı 3776/cm2 olup bunun 3586/cm2 si ağaç polenlerine. Fen Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Asphodelus aestivus. Chenopodiaceae. Quercus. A. Daha sonra Fagus. yüksek bitkilerin azot metabolizması her şeyden önce bu azot formlarının topraktaki miktarı ve dolayısıyla organik azotun mineralleşmesi ile ilişkilidir. Polen ve spor miktarlarına ait veriler mevsimsel ve meteorolojik faktörlerle bağlantısı Spearman Korelasyon analizi uygulanılarak ortaya koyulmuştur. spor Karabük. Yıl boyunca mantar sporları gözlemlenmiştir. topraktaki bitkilerce alınabilir net mineral azot verimi. Selcen SAKAR1. İnorganik azot toprakta nitrat (NO3-) ve amonyum (NH4+) halinde bulunur. Gemlik Bursa gurcan@uludag. Gramineae. Ustilago. bitkideki organik N ve nitrat içeriği ile Nitrat Redüktaz Aktivitesi (NRA) kullanılmaktadır. yıl içindeki organlarda ve farklı alanlardan toplanan bireylerdeki değişimi araştırıldı. Toprakta azotun mineralleşmesi ve bitkilerce alınımı çeşitli ekosistemlerin verimliliğini belirlemede indikatör olarak kullanılmaktadır. Biyoloji Bölümü. bunun 3468/cm2 si ağaç polenlerine. 308/cm2 si ise otsu bitki polenlerine aittir. Gürcan GÜLERYÜZ1.com Karabük il merkezi havasındaki alerjen polenlerin ve sporların belirlenmesi amacıyla 1 OCAK 2006 ile 1 OCAK 2008 tarihleri arası Karabük ilinin 2006 ve 2007 yıllarının alerjen polen ve sporlarını belirlemek amacıyla Karabük Üniversitesi Karabük Teknik Eğitim Fakültesi binası çatısına ve bahçesine birer adet durham aleti yerleştirilmiştir. çiçek taşıyan gövde. Hülya ARSLAN1. 2007 yılında ise 1739/cm2 adet spora rastlanmıştır. 2007 yılında ise toplam polen miktarı 3948/cm2 olup. Juniperus. yaprak ve çiçek-meyve) dağılımı. Asphodelus aestivus Brot. Bu çalışmada. Gravimetrik yöntemle 2006 ve 2007 yıllarına ait polen ve spor takvimi oluşturulmuştur. Akdeniz bölgesinde. Yabani otsu bitkilerde ise en çok düzeye Brassicaceae. Bu yapılırken. Myxomycetes taksonları ile teşhis edilemeyen Ascomycetes sporları fazla miktarlarda gözlemlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Tür özellikle yol kenarları boyunca çayır ve otlak alanların kalkerli topraklarında geniş olarak yayılmakta ve bu alanları işgal etmektedir. Gemlik Asım Kocabıyık Meslek Yüksek Okulu. Zonguldak yasinozdogan@hotmail. Compositae familyaları ulaşmıştır.

geri dönüşümü uzun vadede bile çok zor olan. campestris (Kifar mantarı). Arazi çalışmaları esnasında toplanan örneklerin doğal habitatlarında renkli fotoğrafları çekilerek. Anahtar Kelimeler: Eğirdir Gölü. Isparta ekesici@sdu. Eğirdir. Eğirdir Gölü’ne insanların son elli yıldır çeşitli nedenlerle yaptıkları bilinçsiz müdahalelerin sonucu. Eğirdir Gölü’nün doğal yapısına yapılan müdahalelerle. Biyoloji Bölümü. Yörede betimlenen taksonlardan. Fen-Edebiyat Fakültesi. Orçun SEMİZLER. belirli bir süre sonra göl yüzeyinde.com Bu çalışma. alg. Araziden laboratuara taşınan mantar örneklerine gerekli mikolojik teknikler uygulanarak mikroskobik veriler elde edilmiş ve kurutularak herbaryum örneği haline getirilmiştir. Pleurotus fuscus var. ülkemizin tektonik kökenli en büyük doğal tatlı su gölüdür. Sibel YAMAOĞLU Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Fen Fakültesi. 02030. taksonomilerindeki karışıklık giderilmeye çalışılmıştır. Adıyaman yusufuzun2004@yahoo. Ceren TAŞLIK. peregrina Sauvageau ve C. Kampus.com Bu çalışmada birbirine çok benzeyen. Çanakkale herdugan@gmail. gölde sediment miktarı artmıştır . Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi. Isparta ili ve ilçelerindeki çok sayıdaki yerleşim alanları içme suyu temin etmektedir. Erol KESİCİ2. kısacası gölün evrimsel gelişiminin en önemli göstergesidir. Microcystis aeruginosa. sistemin onarım gücü içinde kalan değişimleri ekolojik yapı ve biyolojik zenginlikler. sinuosa (Mertens ex Roth) Derbès & Solier taksonları ele alınmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Hidrobiyoloji ABD. A. eksilten geri beslenme mekanizmasıyla giderebilir. ülkemizde kısa vadeli kazançlar elde edilirken. Terzioğlu Kampusu. Göl suyundaki azot ve fosfat miktarının artışı sonucu. Kumm. mavi-yeşil alg. campestris L var. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ali KELEŞ1 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. TRABZON SB 090 SB 091 Eğirdir Gölü’nde Mavi-Yeşil Alglerden Microcystis aeruginosa’nın Çoğalmasının Nedenleri Kutsal KESİCİ1. Isparta 3 Altın Kum Mahallesi. Sulak alanların politik ve ekonomik nedenlerle sürekli artan tarımsal ve endüstriyel üretim için kullanılmasıyla. fosfor Türkiye Denizlerinde Yayılış Gösteren İki Colpomenia Türünün Taksonomik Kriterlerinin Saptanması Hüseyin ERDUĞAN. Bunların 24’ü yenir. Yeter ki sistemdeki değişimler sistemin onarım gücünü dışına taşmasın. Doğal sistemler kendi kendilerini denetleyebilme özelliğindedirler. Mavi-yeşil alglerden Microcystis aeruginosa türünün oluşturduğu alg patlamasının meydana gelmesine neden olmuştur (Eylül 2006/ Ağustos 2007). 35200.tr Eğirdir Gölü. Eğirdir. göl taban çamurunda yüksek oranda fosfor birikimi belirlenmiştir. Gölden. Anahtar Kelimeler: Boğazı.edu. su kalitesini. 65080. Bu iki türün morfolojik ve anatomik özellikleri araştırılarak. (Ağaç mantarı) adı ile 171 . Cevdan KESİCİ3 1 Ege Üniversitesi. Göl taban çamurundaki fosfor miktarının artışı. Makroskobik ve mikroskobik verilerin sonucunda Ascomycetes ve Basidiomycetes sınıfları içinde dağılım gösteren toplam 47 makrofungus taksonu tespit edilmiştir. taksonomi SB 092 Colpomenia. 2006-2007 yıllarında Yüksekova ilçe sınırları içerisinde toplanan makrofunguslar üzerinde yapılmıştır. Yosun Apartmanı. Van 2 Adıyaman Üniversitesi. ostreatus (Jacq) P. Abdullah KAYA2. Bu oluşum doğal göllerin verimliliğini.19. Eğitim Fakültesi. 17/7. gölün ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunun göstergesi olan Microcystis aeruginosa’nın artışının nedenleri ve çözüm önerileri amaçlanmıştır. Bu çalışmada. göller bölgesinde konumlanan. İzmir 2 Süleyman Demirel Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Çanakkale Yüksekova (Hakkari) Yöresinde Belirlenen Bazı Makrofunguslar Yusuf UZUN1. Rıza AKGÜL. Biyoloji Bölümü. Türkiye denizlerinde nadir olarak bulunan ve Çanakkale Boğazı’nda yayılış gösteren Colpomenia (Scytosiphonaceae) cinsine ait C. ferulae Lanzi (Süt mantarı) ve P. Kenan DEMİREL1. Doğal dengede. ilgili morfolojik ve ekolojik özellikleri ile yöre halkının tür hakkındaki bilgileri kaydedilmiştir. ekolojik ve ekonomik kayıplara neden olunmaktadır. 20’si yenmez ve 3 tanesi ise zehirlidir.

1962 yılı hava fotoğraflarının Map Info 1715567 m2 tespit edilen kumul alanı 2006 yılı Nisan ayı GPS ölçümlerine göre 1203052 m2’ye düşmüştür. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 172 . Hasan ÖZCAN3. Cressa creticae-Aeluropusetum lagopoidesae gibi halofitik karakterli bitki birlikleri gelişmiştir. pH’larının 7.19. Mahmut YAVUZ2 1 Rize Üniversitesi. 17020. Osmanbey Kampusu. Poaceae (21 takson).tr Saroz Körfezinin doğusundaki Kavak Deltası’nın kuzey kesiminde. alana bir çok halofitik karakterli taksonların göç etmesi sonucu bu tip bitkiler arazide yaygınlaşmış ve Frankenieto pulverilentae-Salsoletum sodae. flora. Plaj gerisinde yüksekliği 1–3 m arasında değişen yeni (hareketli) kumullar ile kıyı gerisinde bataklık ve tuzlu arazilerle sınırlanan sahada yapılan çalışmalarda kumulların zengin bir vejetasyon kapasitesine sahip oldukları görülmüştür. EC’lerinin 12. Aeluropuseto lagopoidesae-Chenopodiumetum vulvariae. Cressa cretica.5-8. 17020. A.15 olması. Aeluropus lagopoides subsp.com 2005-2006 yılları arasında yapılmış olan bu çalışmada Akçakale ilçesi ile Suriye sınırları arasında kalan sekonder tuzlu alanların bitki örtüsünde gerçekleşmekte olan suksesyon araştırılmıştır. yayılışları ve yenilebilirlik durumları verilmiştir. Biyoloji Bölümü. Çanakkale 3 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. TRABZON tanınır ve yenir. Sekonder tuzlulaşma ile. flora.5-20 dS/m. 2007 mayıs ayında yöre pazarlarında kg fiyatı 8-10 YTL’ den satıldığı tespit edilmiştir. 62’i ise tuz oranı düşük olan ortamları seven bitkilerdir. Çanakkale. FenEdebiyat Fakültesi. kuzey-güney uzanımlı kıyı boyunca yaklaşık 4 km uzunluk ve maksimum 500 m genişliğe erişen bir kumul sahası ve tuz bataklığı yer almaktadır. Toprak Bölümü. vulvaria senopopulasyonda birey sayılarını gittikçe artıran taksonlardır. lagopoides. cinsler ise. Şanlıurfa vhatemov@yahoo. Polygonum (3). 17020. Salsola soda. ve Aeluropus (2)’dur. Biyoloji Bölümü. Belirlenen taksonların tümü araştırma yöresi için yeni kayıttır. Anahtar Kelimeler: Makrofunguslar. Fen-Edebiyat Fakültesi. Mustafa ASLAN2. Türkiye SB 093 SB 094 Kavak Deltası’nda Uzaktan Algılama İle Kumul-Tuzcul Ve Flora İlişkileri Ersin KARABACAK1. Alanda toplam 113 taksona rastlanılmıştır. Kıyı kumulu değişiminin. Anahtar Kelimeler: Kavak Deltası. Çanakkale 2 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Bu birliklerin gelişme gösterdiği topraklarda. taksonomi. Chenopodium (5 takson). bunlardan 42’si tuz oranı yüksek olan topraklarda. İsmet UYSAL1 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Milli Piyango Eğitim Kampusu. bu toprakların şiddetli tuzlu topraklar olduğunu göstermiştir. Chenopodium vulvaria subsp. Asteraceae (16). Teşhis edilen tüm makrofungus taksonları liste halinde sunulurken. Yüksekova (Hakkari). FenEdebiyat Fakültesi. 9’u kozmopolit. Esat ÇETİN2. Salsola (4). Kumullarda 512515 m2’lik yani %33. Ziraat Fakültesi. 53100. Biyoloji Bölümü. uzaktan algılama.Fen-Edebiyat Fakültesi. Fabaceae (16) ve Chenopodiaceae(11). 1962 yılındaki arazi örtüsü sayısallaştırılmış siyah-beyaz monoskopik hava fotoğrafları ve güncel arazi örtüsü 2006 yılı Nisan ayı GPS ölçümleri ile son olarak 2007 Ağustos ayında çekilen Landstat ETM+ uydu görüntüsünün sınıflanmasıyla oluşturulmuştur. vejetasyon ve tuzcul alanlara olan etkileri ortaya çıkartılmış. Coğrafya Bölümü. vejetasyon Akçakale (Şanlıurfa /Türkiye) Suriye Sınırları Arasındaki Tuzlu Alanların Bitki Örtüsü Vagif ATAMOV1. Çanakkale krbersin@comu. Rize 2 Harran Üniversitesi. yetişme yeri özellikleri.edu. Biyoloji Bölümü. alanda sınıflandırma yapılmış ve bunlar haritalar üzerinde gösterilmiştir. Özellikle Pleurotus fuscus var. Alanda takson sayısı en fazla olan familyalar.45 ve toplam tuz miktarlarının ise % 0.4’lük alansal daralmaya karşılık gelen bu fark kıyı morfodinamiğindeki değişimleri göstermektedir. Evren ERGİNAL2.801. ferulae Lanzi mantar mevsiminde toplanarak satılır. Cenap CEVHERİ2.

uzun vadede toprağın korunması ve sürdürülebilirliliği çerçevesinde tarımsal artıkların verim üzerindeki etkisini belirlemek amacı ile 2004-2006 yılları arasında. Rubo hirti-Fagetum orientalis.ozen@kou. Eskişehir 2 Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü.com Bu çalışmada. Onobrychis. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu vejetasyon tipleri aşağıdaki bitki birlikleri ile temsil edilmektedir: -Higrofil Vejetasyon Alno glutinosae-Fraxinetum angustifoliae -Orman Vejetasyonu Tilio argenteae-Castanetum sativae Rubo hirti-Fagetum orientalis Arbuto unedinis-Quercetum cerridis -Maki Vejetasyonu Phillyreo latifoliae-Quercetum cocciferae Bunlardan Tilio argenteae-Castanetum sativae. Anahtar Kelimeler: Astragalus. Acantholimon Boiss. TÜBİTAK’ın desteği ile Norduz Yaylası Florasını belirleme çalışmalarımız esnasında. gerekse kışın hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Acantholimon. Anahtar Kelimeler: Yeniköy. Norduz Yaylası SB 097 Tarımsal Artık Kökenli Kompostun Topraktaki Kalıcı Etkisinin Belirlenmesi Halil POLAT1. araştırma sahasının ortalama yüzey eğiminin % 15’in üzerinde olduğu düşünülürse büyük önem arz etmektedir.). vejetasyon. Şanlıurfa polhalil@gmail. Norduz Yaylasında yayılış gösteren ve genel olarak yöre halkı tarafından geven olarak adlandırılan. Marmara Bölgesinin Güney Marmara Bölümü’nde yer almaktadır. ağaçsızlaştırılmış alanlarda toprağı önemli derecede tutan gevenler. Bursa. Harran Ovası’nda bulunan Şanlıurfa Toprak ve Su Kaynakları 173 .19. doğaya ve bitki örtüsüne zarar vermeyen alternatif yollar konusunda bilinçlenmesi gerekmektedir. Biyoloji Bölümü. 65080 Van muratunal_yyu@yahoo. 41380.. yöresel halk tarafından gerek yakacak amaçlı. tehlike altında birçok türünde yer aldığı (Astragalus L. orman ve maki vejetasyonları olmak üzere üç vejetasyon tipi hakimdir. Umuttepe Yerleşkesi. Bu bölge bitki coğrafyası bakımından Avrupa-Sibirya floristik bölgesine. kara geven ve tavşan geveni) ortaya konmuştur. Yeniköy. Davis’in kareleme sistemine göre A2 karesine dahildir. Toprağın ana kaya üzerinde tutulmasında. özellikle tahribe uğramış. erozyon. Gevenler geniş ve derin kök yapısı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. odunsu özelliği. Bu bitkilerden 5’i tehlike altındadır.edu.com Toprağın potansiyel verim kapasitesini geliştirmek. Nesibe Devrim ALMACA2 1 Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. Türkiye SB 096 Norduz Yaylası (Van)’nda Yayılış Gösteren Kamefit Gevenlerin Erozyonun Engellenmesindeki Rolü ve Korunması Murat ÜNAL.tr Bu araştırma Yeniköy kıyı kumulunun gerisinde yayılış gösteren vejetasyonu tespit etmek amacıyla gerçekleştirildi. cinslerinin erozyonun önlenmesindeki yeri ve tehlike altındaki türlerin in situ korumalarının yapılabilmesi için koruma önlemleri araştırılmıştır. çok yıllık olarak toprağın bekçiliğini yapması. bitki birliği. çıra geven. Onobrychis Adans. Ayrıca gevenlerin sökülmeden bulunduğu alanda yakılarak tarla açma faaliyetlerinden bir an önce vazgeçilmesi gerekmektedir. Fevzi ÖZGÖKÇE Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Çalışmamız sonucunda erozyonda etkili olan 2 familyanın 3 cinsine ait 25 kamefit bitki türü teşhis edilmiştir. Kocaeli fazil. İzmit. Norduz Yaylasının biyolojik çeşitliliğinin yerinde korunmasında anahtar bitki grubu olan gevenlerin üzerindeki baskıların kaldırılabilmesi için. Yapılan çalışma sonucunda gevenlerin yöresel olarak 4 farklı isimle isimlendirildiği (sarı geven. Arbuto unedinis-Quercetum cerridis ve Phillyreo latifoliaeQuercetum cocciferae bitki birlikleri bilim dünyası için yenidir. koruma. Araştırma alanında higrofil.. TRABZON SB 095 Yeniköy (Bursa)’ün Sahil Kumulu Ardı Vejetasyonu Fazıl ÖZEN Kocaeli Üniversitesi. geven. yöre halkının tutuşturucu ve yakacak olarak kullanılabileceği. gevenlerin yoğun olarak sökülmekte ve alan topraklarının büyük bir kısmının bu sökümlerden dolayı doğal bitki örtüsünü kaybederek taşındığı tespit edilmiştir.

0) biyosorpsiyon karakteristiği araştırılmıştır. farklı boyar madde derişimi (40-100 mg/L) ve pH aralığında (2. 3 tekerrürlü olarak yürütülen bu denemede kompost uygulaması bir defada ve denemenin başlangıcında (2004 yılında) yapılmıştır. Remazol Brillant Blue R Rocellea 174 . Adsorpsiyonun matematiksel tanımlanmasında Freundlich ve Langmuir adsorpsiyon izotermleri kullanılmış ve izoterm sabitleri belirlenmiştir. antrokinon bazlı ve metal kompleks boyalar olmak üzere çeşitli yapılar içerir. dispers. Yüzey modifikasyonu sonrasında adsorpsiyon kapasitesinde %23 oranında bir artış olduğu belirlenmiştir. üçüncü yılda ise etkisini kaybettiği görülmüştür. Kesikli olarak yürütülen çalışmalarda.kompost /da uygulaması önerilir. Kontrol konusuna kompost uygulanmamış olup. azodiazo. toprağın sürdürülebilirliliği ve çevre kirliliği de dikkate alınarak üç üretim dönemi için 5 ton. Anahtar Kelimeler: Biyosorpsiyon. Kırıkkale 2 Giresun Üniversitesi. Giresun eyalcin@kku. Atık suya bakıldığında saptanabilen ilk kontaminant renktir ve su yataklarına verilmeden önce uzaklaştırılması gerekmektedir. 71450.0-8. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 28049.yıllar itibarı ile alınan verimler incelendiğinde kompostun verim üzerinde birinci ve ikinci yılda etkili olduğu. Yüzey modifikasyonunun adsorpsiyon performansı üzerine etkisinin belirlenmesi amacı ile liken örnekleri ısı ile muamele edilmiş ve adsorpsiyon çalışmaları tekrar edilmiştir. SB 098 Doğal ve Modifiye Rocellea phycopsis Ach. Bu nedenle bir defada uygulanan 3-4.19. boyar maddelerin gideriminde uygun bir alternatif yöntemdir. Yahşihan. mısır. ile Remazol Brillant Blue R’nin Sucul Ortamdan Uzaklaştırılması Emine YALÇIN1. asidik reaktif. İkinci ürün mısır-buğday rotasyonunun uygulandığı ve deneme süresince (üç yılda) toplam üç defa ikinci ürün mısır ve üç defa da buğday veriminin alındığı araştırmada .edu. Zafer TÜRKMEN2. Biyoloji Bölümü. Remazol Brillant Blue R biyosorbsiyonu için optimum pH 3. Aysun ERGENE1. bazik. Dolayısıyla işletme imkanları. Fen Edebiyat Fakültesi. Kompost uygulanan konulara kimyasal gübre verilmemiştir. pamuk artıkları ve at gübresi karışımından oluşan kompost kullanılmıştır. Biyoloji Bölümü. önerilen suni gübreye eşdeğerde verim elde edildiği saptanmıştır. Biyosorpsiyon. Çakılı olarak ve tesadüf blokları deneme deseninde 7 konulu. Debboy Mevkii. phycopsis. Fen Edebiyat Fakültesi.0 olarak saptandı. Kadir KINALIOĞLU2. TRABZON Araştırma Enstitüsü Koruklu-Talat Demirören Araştırma İstasyonu’nda yürütülen bu araştırmada buğday. Emine ÖZTÜRK1 1 Kırıkkale Üniversitesi.5 ton/da kompostun üç (ikinci ürün mısır+buğday+ ikinci ürün mısır rotasyonu) üretim periyodu boyunca etkili olduğu. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2. Bu çalışmada Remazol Brillant Blue R boyar maddesinin sucul ortamdan uzaklaştırılması için Rocellea phycopsis biyokütlesi kullanılmıştır. Biyoloji Bölümü.tr Tekstil endüstrisinde alıcı ortama deşarj edilen boyalar. Test bitkilerinin mısır (ikinci ürün ) ve buğdayın (ana ürün) kullanıldığı bu araştırmada kontrol konusu ve 0-1-2-3-4-5 ton-kompost/da. konuları uygulanmıştır. sadece önerilen kimyasal gübre dozları uygulanmıştır.

19. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON Zooloji Sözlü Bildiri Özetleri 175 .

19. TRABZON 176 . Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

niloticus’un kan dokusundaki metal düzeyi. önemli bir biyobelirteç sağlamaktadır. Cyprinus carpio. Safra metabolit düzeyleri. Yine safra protein düzeyi belirlenerek. Yoğun sanayi faaliyetleri sonucu ortaya çıkan tamamlanmamış yanma süreçlerinin ve petrokimyasal işlemlerin sucul ekosistemlerde PAH kirliliğine neden olduğu bilinmektedir. TRABZON SZ 001 SZ 002 Zn.1 ve 5. Ex/Em: 260/380). Fen-Edebiyat Fakültesi. çinko. Serumdaki bu parametreler üzerine metallerin etkisinin düşük ortam derişimlerine oranla yüksek derişimlerinde daha fazla ve bu etkilerinin Zn+Cd>Cd>Zn şeklinde olduğu belirlenmiştir. Kampus. poliaromatik hidrokarbonların (PAH) neden olduğu çevresel kirliliğin önemi daha da artmıştır. Metallerin etkisinde. Bunun için yaygın PAH metabolitleri olan fenatren (3 halkalı. Sabahattin ASLANYAVRUSU2. görece daha ucuz olan sabit dalga-boylu fluoresans (SDF) yöntemi ile semi-kantitatif olarak belirlenebilmektedir. AST.tr Günümüzde petrol türevi ürünlerin kullanımının artarak devam etmesi nedeniyle. safra pigmenti olan biliverdin düzeyi saptandı. ortamda metal derişiminin artışı ve etkide kalınan sürenin uzamasıyla artmıştır. Araştırmada. Anahtar Kelimeler: Oreochromis niloticus. Karakaya Baraj Gölü. Boran. PAH. 01330 Adana. AST. belirtilen sabit eksitasyon (Ex) ve emisyon (Em) dalga boylarında flouresans yoğunlukları belirlendi. Cd ve Zn+Cd karışımından etkilenmiştir. glukoz Karakaya Baraj Gölünde Olası PAH Kirliliğinin Sazan Balığı (Cyprinus carpio) Safra Örneklerinde Değerlendirilmesi Abbas GÜNGÖRDÜ.tr Bu araştırmada. Malatya agungordu@inonu. metallerin tek tek etkisiyle karşılaştırıldığında metal karışımında daha düşük olduğu saptanmıştır. Bu nedenle PAH bileşiklerine maruz kalmanın izlenmesinde safra metabolit düzeyinin belirlenmesi kimyasal izleme çalışmalarına alternatif. Eğribük ve Hasırcılar istasyonlarından yakalanan toplam 286 adet sazan (Cyprinus carpio) balığında safra örnekleri çalışıldı. Türkiye ofirat@adiyaman. Biyoloji Bölümü. çinkonun 0. Hikmet Yeter ÇOĞUN2.1 ve 1. sediment ve/veya su örneklerinde belirlenmektedir.19.0 mg/L.edu. Oreochromis niloticus’un kan dokusundaki metal (Zn. kadmiyum. kortizol. kadmiyumun 0. Ancak balıklarda PAH biyotrasformasyonunun yüksek düzeyde gerçekleşmesi nedeniyle bu bileşiklerin canlıda birikimi daha az olmaktadır. su kirliliği 177 . Metallerin kan dokusundaki düzeyinin. Ayrıca safra yoğunluğunu belirlemek için bütün örneklerde. Türkiye 2 Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Ex/Em: 341/383) ve benz(a)piren-tip (5 halkalı Ex/Em: 380/430 nm) metabolitlerin.0 mg/L ve Zn+Cd karışımının 0. bileşiklere ait fluoresans yoğunluk bu değerler ile oranlandı. Cd ve Zn+Cd Etkisinde Oreochromis niloticus’un Kan Dokusundaki Metal Düzeylerinin ve Bazı Biyokimyasal Parametrelerdeki Değişimlerin Belirlenmesi Özgür FIRAT1.5 ve 5. Bu çalışmada Kasım 2004-Nisan2006 tarihleri arasında 9 farklı dönemde Karakaya Baraj Gölünün Adagören. niloticus’un kan dokusundaki metal düzeyleri ve bazı biyokimyasal parametrelerdeki değişimler incelenmiştir. serumdaki ALT ve AST aktivitesi ile kortizol ve glukoz düzeyi artış göstermiştir.edu. Murat ÖZMEN İnönü Üniversitesi. naftalen (2 halkalı. ALT. biyokimyasal parametrelerdeki (ALT. Rutin kimyasal izleme çalışmalarında PAH düzeyi. Ex/Em: 290/335) piren (4 halkalı. Cd) düzeyleri Atomik Absorbsiyon Spektrofotometrik. Çalışmamızda fluoresans aromatik bileşikler veya PAH metabolitlerinin düzeyi.0+1. Anahtar Kelimeler: Biyolojik izleme. fluoresans spektrofotometre kullanılarak SDF yöntemine göre belirlendi. Biyoloji Bölümü. safra fluoresans düzeyi. kortizol ve glukoz) değişimler ise otoanalizatör yöntemlerle belirlenmiştir. PAH birikiminin engellenmesi karaciğer ve kas dokusunda atasal PAH bileşiklerin belirlenmesini güçleştirir. Yapılan çalışmada O. Ferit KARGIN2 1 Adıyaman Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.5+0. 02040 Adıyaman.0 mg/L etkisine 7 ve 28 günlük sürelerde bırakılan O. Denenen koşullarda balıkların serumlarındaki biyokimyasal parametreler Zn.

Bunlara ek olarak. böbrek dokularında GSH ve MDA analizleri ile histopatolojik incelemeler yapılmıştır. üre. 0. Biyoloji Bölümü.19. Zeliha ÇOLAK YILMAZ2. Dürdane KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi. Beytepe. 178 .5. Kontrol ve bazı uygulama gruplarına (0.com Çalışmamızda. SZ 004 Kafkas Kurbağası (Pelodytes caucasicus) Üzerinde Amonyum Nitrat Gübresinin Akut Etkileri Handan KARAOĞLU1. ölüm olayının ortaya çıkış süresindeyse bir azalışa sebep olduğu görüldü. Kontrol ve bazı uygulama gruplarına (50.edu. dünya üzerinde en yaygın kullanıma sahip gübre olan amonyum nitratın akut dozlarda gösterdiği etkiler araştırıldı. Türkiye’de sadece Doğu Karadeniz bölgesinde yaşayan Pelodytes caucasicus larvaları için.) AA uygulaması yapılmıştır. 200. dokunmaya karşı tepkilerde gecikme. kas ve beyin gibi dokularda I-R hasarının ortaya çıkmasında reaktif oksijen ve nitrojen türlerinin rol oynadığı ortaya konmuştur.7. Konsantrasyon artışının larvaların ağırlık ve boylarında önemli ölçüde azalmalara yol açtığı görüldü. tiyol grubu içeren bileşikler (glutatyon gibi) ve bazı flavonoidlerin kullanıldığı görülmektedir. Elde edilen sonuçlar.Histopatolojik inceleme sonuçları da biyokimyasal sonuçları desteklemektedir. Dokudaki IR hasarının önlenmesinde antioksidan özellikli maddelerden yararlanmak tercih edilen bir yöntemdir. karaciğer. yumurta halinde toplanan örneklerden laboratuar ortamında larvalar elde edilip 14 gün boyunca bu kirleticinin akut dozlarına (0. 0. Ancak antioksidan özellik gösteren bir vitamin olan askorbik asitin (AA) renal IR hasarı üzerindeki etkisi henüz belirlenmemiştir. p>0. Aynı şekilde IR grubunda serum LDH miktalarıkontol ve AA+ IR grubuna oranla yüksek bulunmuştur. IR grubuna ait sıçanların serum kreatinin ve üre miktarlarında artış saptanırken. dengesizlik. p=0. TRABZON SZ 003 Renal İskemi-Reperfüzyon Hasarına Karşı Askorbik Asitin Etkisi Aslı KORKMAZ. Deney sonunda tüm gruplardaki sıçanlar öldürülerek serum kreatinin. Bunun yanı sıra. 100. Yapılan çalışmalarda bu amaçla.0676-17. Anomali sayısı konsantrasyon artışıyla az da olsa artarken anomalilerin ortaya çıkış zamanının bundan etkilenmediği belirlendi. 0. bu gübrenin Kafkas kurbağası larvaları üzerinde önemli olumsuz etkilere sahip olduğunu gösterdi. sıçan böbreğindeki deneysel IR hasarına karşı askorbik asitin etkisi araştırılmıştır.0955-20.05.8. böbrek doku MDA miktarları incelendiğinde IR grubunda kontrole oranla istatistiksel olarak anlamlı bir artış. Ayrıca konsantrasyon artışının ölüm oranlarında bir artışa. 0. kamburluk. Fen-Edebiyat Fakültesi. İkinci gruptaki sıçanlara ise nefrektomi yapıldıktan 15 gün sonra 45 dakika iskemi ardından 3 saat reperfüzyon uygulanmıştır. kalp.p. Emel ÇAKIR1. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. ödemler.üre ve LDH. Diğer yandan AA+IR grubunda MDA ve GSH miktarları kontrol grubundan istatistiksel olarak farksız ancak IR grubundan anlamlı ölçüde farklı bulunmuştur. felç gibi çeşitli anormallikler gözlendi. uygulama gruplarına ait larvalarda hareketlerde yavaşlama. Ancak üçüncü gruptaki sıçanlara iskemi yapılmadan 1 saat önce 250 mg/kg (i.0521-16. İlk grup sadece nefrektomi yapılan kontrol grubudur. GSH miktarlarında ise anlamlı bir düşüş saptanmıştır. Serum kreatinin.tr Özellikle vasküler cerrahi işlemler ve organ nakilleri esnasında karşılaşılan en önemli sorunlardan birisi iskemi reoperfüzyon (IR) hasarının oluşmasıdır. df=8). Biyoloji Bölümü. Buna karşın iskemi yapılmadan 1 saat önce uygulanan askorbik asitin. Üçüncü grutaki sıçanlara da nefrektomiden 15 gün sonra 45 dakika iskemi ardından 3 saat reperfüzyon uygulanmıştır. 500mg/l) ait ortalama ağırlık (g) ve boy (mm) değerleri sırasıyla şöyledir: 0. Ufuk BÜLBÜL1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Çalışmamızda her biri 8'er adet Wistar albino sıçandan oluşan 3 grup kullanılmıştır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu nedenle yapmış olduğumuz çalışmada.06800.6. Biyoloji Bölümü. iskemiden önce AA uygulanan üçüncü grupta üre ve kreatinin için normale yakın değerler ölçülmüştür. sıçan böbreğinde deneysel olarak yaratılan IR hasarına karşı önleyici etkisi olduğu ortaya konmuştur. Bilal KUTRUP1. LDH miktarları ölçülmüş. Deney esnasında. df=8) deney sonunda bu parametreler açısından kontrol ve uygulama gruplarının önemli ölçüde farklı olduğu belirlendi (Kruskall Wallis Test.0816-17. IR grubuna ait böbrek kesitlerinde yoğun konjesyon alanları ve mononüklear hücre infiltrasyonları görülürken.1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. doku GSH ve MDA ölçüm sonuçları ile histolojik incelemeler değerlendirildiğinde IR grubunda böbrek fonksiyonlarında önemli oranda bozulmalar saptanmıştır. AA+ IR grubuna ait preparatlarda normale yakın böbrek histolojisi gözlenmiştir.041215. Giresun handankaraoglu@gmail.500mg/l) maruz bırakıldı. Deneyin başlangıcında gruplar karşılaştırıldığında larvaların ağırlık ve boylarında herhangi bir farklılık belirlenmezken (Kruskall Wallis Testi. Ankara aslid@hacettepe.000.Biyoloji Bölümü. Son zamanlarda yapılan çalışmalar arttıkça. deride şeffaflaşma.

Her birinde 6 adet sıçan bulunan gruplardan birincisi yağ kontrol grubudur. Biyoloji Bölümü.tr Bisfenol A (BPA). 200. 45. LDH değerleri ise AA’ nın BPA. Zooloji Anabilimdalı. 60. AA alan gruplarda önce AA uygulaması yapılmış. OP. OP ve NP zeytinyağında çözülmüş. askorbik asit. AA +BPA grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p.o). OP ve NP’ nin yarattığı böbrek hasarı üzerindeki etkisini incelemektir. BPA.edu. Beytepe.73mg/l idi. Konrtol ve uygulama gruplarına ait örneklerde serum kreatinin. kreatinin değerlerini daha da düşürürken üre değerlerinde artışa neden olmuştur. Bu nedenle günlük hayatta kullanılan birçok malzeme ile BPA. Bu çalışmada 6 haftalık Wistar albino erkek sıçanlardan 7 farklı deney grubu oluşturulmuştur. boyalar kozmetik ürünler ve çeşitli plastik ürünlerin yapımında kullanılan alkilfenol polietoksilatların son yıkım ürünleri olup endokrin-bozucu aktivite gösteren çevresel kimyasallardan birkaçıdır. böbrek MDA ve GSH analizleri ile histopatolojik incelemeler yapılmıştır. Histopatolojik yönden yapılan incelemeler de BPA. Böbrek doku GSH değerlerinde BPA. AA +OP. ve Oktilfenol(OP). AA +NP ve AA +BPA gruplarına ait böbrek preparatlarında yaygın konjesyon alanları. Ankara aslid@hacettepe. hemen ardından diğer maddenin uygulanmasına geçilmiştir BPA. AA +NP grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p. Yapılan çalışmalarda kesin olmamakla birlikte düşük dozlarda uygulanan BPA’nın üreme sistemi ve karaciğer dokularında oksidatif stresi arttırdığı ve antioksidan koruma sistemini zayıflattığı için doku hasarına neden olduğu ifade edilmiştir. NP ve OP ye maruziyet söz konusudur. Diğer gruplar sırası ile. Nurhayat BARLAS. NP ve OP gruplarında kontrole oranla. AA+OP. Anahtar Kelimeler: Bisfenol nonilfenol. Nonilfenol(NP). uygulanan dozda antioksidan aktivite göstermek yerine prooksidan davranış sergilemesi ile açıklanabilir.19. NP ve OP ile birlikte uygulandığı gruplarda hem kontrolden hem de NP. NP ve OP gruplarına oranla istatistiksel olarak anlamlı bir artış göstermiştir. Uygulama sonucunda tüm gruplara ait sıçanlardan serum analizlerinde kullanılmak üzere kan. AA +NP ve AA +BPA gruplarında ise hem kontrol hem de NP. AA +NP ve AA +BPA gruplarında ise hem kontrole hem de BPA. 179 . deterjanlar. üre. histopatolojik ve biyokimyasal incelemelerde kullanılmak üzere böbrek dokuları alınmıştır. Müfide AYDOĞAN. askorbik asit ise distile suda çözülerek tüm uygulamalar pre-oral yoldan haftanın üç günü yapılmıştır. NP uygulamasının sıçan böbreği üzerinde yarattığı etkileri incelemek ve antioksidan olan askorbik asitin (AA). Bu çalışmanın amacı BPA. 75. “Serum üre ve kreatinin değerleri incelendiğinde NP. Başlangıç aşamasındaki bu çalışma sonucunda bu kimyasalın kafkas kurbağası üzerindeki zararı ortaya konmuş olacaktır. BPA grubu (20 mg/kg p. 100. Tüm bulgular değerlendirildiğinde BPA. NP ve OP gruplarında kontrol grubuna oranla. oktilfenol.o). 06800. LDH ölçümleri. Nonilfenol ve Oktilfenolün Neden Olduğu Hasar Üzerine Askorbik Asitin Etkilerinin İncelenmesi Aslı KORKMAZ. 0. 500mg/l) ait larvalarda görülen ölüm yüzdeleri sırasıyla şöyledir: 0. 150. Probit analiziyle belirlenen yarı ölümcül konsantrasyon (LC50) değeriyse 141. Ancak antioksidan maddelerin bir çoğunun koruyucu aktivitelerinin yanı sıra prooksidan etki gösterdiği düşünülürse AA’ nın oluşan hasarı daha da şiddetlendirmesi. AA+OP.o). 85. NP ve OP nin belirtilen dozlarda sıçan böbreği üzerinde minimal düzeyde oksidatif strese bağlı hasara neden olduğu görülmüştür. Pelodytes caucasicus larvaları. Anahtar Kelimeler: Amonyum nitrat gübresi. NP grubu (20 mg/kg p. OP grubu (20 mg/kg p.o). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. mononükleer hücre infiltrasyonları ve nekrotik alanlar tesbit edilmiştir. akut etkiler SZ 005 Sıçan Böbreğinde Bisfenol A.o). Dürdane KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi. NP ve OP gruplarına ait böbreklerde seyrek olarak konjesyon ve mononüklear hücre alanları bulunurken. OP ve BPA nın genel olarak her iki değerde de kontrol grubuna göre azalmaya sebep olduğunu ancak bu maddelerle birlikte AA uygulaması. Ancak NP ve OP’ nin etki mekanizmasını aydınlatacak yeterli çalışma bulunmamaktadır. OP ve BPA gruplarına oranla istatistiksel olarak anlamlı bir azalma tesbit edilmiştir. Buna karşın bu maddelerle birlikte uygulanan AA’ nın oluşan böbrek hasarını daha da arttırması ise beklenmeyen bir bulgu olmuştur.o) olarak özetlenebilir. böbrek A. OP ve BPA gruplarından oldukça yüksek bulunmuştur. AA +OP grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p. Böbrek doku MDA değerleri BPA. Biyoloji Bölümü. TRABZON 50.

sitoplazmaları salgı granülleri ile doludur ve bazal zar katlanmalarından yoksundurlar. II. Son bağırsak ise ileum. Sphecidae) sindirim kanalının histolojisi ve ince yapısı ışık ve elektron mikroskobunda araştırılmıştır. centralisin çevresindeki bazı hepatositlerde hidropik ve vakuolar dejenerasyon ile bazı hepatositlerde nekroz ve V. hepatik kordonlarda bozulma (dissosiasyon). özefagus ve proventikulustan oluşmuştur.com. ince yapı SZ 007 Anahtar Kelimeler: Bombyx mori. Çalışmanın sununda histopatolojik değişikliklerin tespiti için standart histolojik metotlarla karaciğer doku örnekleri alınarak. gruptaki farelerde ise hepatositlerde orta derecede büyüme.tr Bu çalışmada. Orta bağırsak anterior ve posterior kısımlardan meydana gelmiştir. Epitelin lümen tarafında değişen kalınlıklarda intima tabakası bulunur. Kronik florozis. Enterosit hücreler. Endokrin hücrelerin apikalleri lümene uzanır. Fizyoloji ABD. gruptakilere de 40 ppm flor (sodyum flor olarak) içme suyuna katılarak 90 gün süre ile verildi. lokal nekroz alanları ve vakuol oluşumu. barsak dejenerasyonu SZ 008 Kronik Florozisin Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi Evren KOÇ1. Fen Fakültesi. centralislerde hafif hiperemi. Yusuf ERSAN2. Biyoloji Bölümü. Tokat fdemir@gop. Menderes SUİÇMEZ Gaziosmanpaşa Üniversitesi. İpekböceği Bombyx mori (Lepidoptera:Bombycıdae)’De Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Orta Barsak Üzerine Etkisinin Gösterilmesi Gözde SELEK. mitokondriler ile bitişik olan iyi gelişmiş bazal zar katlanmalarına sahiptirler. İç Hastalıkları ABD. Ön bağırsak. karaciğer. Orta barsak hücreleri histolojik olarak incelenmiştir. gruptaki farelerde V. sindirim kanalı. histoloji. Kars 3 Kafkas Üniversitesi.edu. III. Anahtar Kelimeler: fare. farklılaşmamış hücrelerdir. kolon ve rektum olarak adlandırılan kısımlardan meydana gelmiştir. Kars 2 Kafkas Üniversitesi. gruptaki farelerde hepatositlerde hafif derecede büyüme. orta ve son bağırsak olmak üzere üç kısımdan meydana gelmiştir. 180 . IV. Fen-Edebiyat Fakültesi.com Bu çalışmada juvenil hormon analoğu fenoxycarb’ın ipekböceği (Bombyx mori)’nin ortabarsağı üzerine etkileri araştırılmıştır. Veteriner Fakültesi.bulunan normal çeşme suyu. III. Osman PARLAK Ege Üniversitesi. histopatoloji. I. TRABZON SZ 006 Sphex flavipennis Fabricus. Biyoloji Bölümü. Epitelyum rejeneretif. yaygın nekroz alanları. ön. endokrin ve enterosit olmak üzere üç çeşit hücreden meydana gelmiştir.19. Epitelyumu dıştan boyuna ve dairesel kas tabakaları kuşatmıştır. Rejeneratif hücreler epitelyumun bazalında bulunan. Fenoxycarb uygulanan hayvanların orta barsaklarında meydana gelen dejenerasyon kontrol hayvanlarıyla karşılaştırılmıştır.3 ppm F. 35100 Bornova. Başaran KARADEMİR3 1 Kafkas Üniversitesi. 1793 (Hymenoptera: Sphecidae)’in Sindirim Kanalının Morfolojisi ve İnce Yapısının Araştırılması Filiz DEMİR. Denemelerin sonucunda fenoxycarb’ın barsak dejenerasyonu üzerine doğrudan etkisi olduğu gözlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ortabarsak. Bu böceğin sindirim kanalı. Kars evrenkoc@hotmail. Gruptaki farelere içeriğinde 0. Zooloji Anabilim Dalı. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. küçük. Biyoloji Bölümü. Her biri 8’er fareden oluşan toplam 4 grup oluşturuldu. fenoxycarb. Veteriner Fakültesi. sitoplazmik yerleşimli vakuol oluşumu ve dissosiasyon görüldü. Sphex flavipennis’in (Hymenoptera. gruptakilere 20 ppm ve IV. preparatlar hazırlandı ve ışık mikroskobu (Olympus BX51) ile incelendi. gruptaki farelere 10 ppm.tr Kronik florozisin farelerin karaciğer dokusu üzerindeki histopatolojik etkilerini incelemek amacıyla yaptığımız bu araştırmada ortalama 55-60 günlük erkek Swiss albino fareler kullanıldı. İzmir gozdesel81@yahoo. II. Anahtar Kelimeler: Sphex flavipennis.

SZ 010 Aktif ve Aktif Olmayan Helix aspersa Müller. aktif. serebral gangliyon.ÜNAL Yüzüncü Yıl Üniversitesi.38 pg/ml ve Vtg.12. Tüm vitellojenik dişilerde pozitif immun boyama görüldü fakat pozitif hücrelerin dağılımı ve boyamanın yoğunluğu homojen değildi. E2 ve Vtg’in en yüksek seviyeleri sırasıyla Mayıs (833. Pallas 1811)’nde Vitellogeninin İmmunohistokimyasal Lokalizasyonu ve Vitellogenin Seviyesinin Belirlenmesi Ahmet Regaib OĞUZ. Bu bulgular serebral gangliyonları saran konnektifin bir nörohemal alan olarak işlev görebileceğine işaret etmektedir. Aynı zamanda örnekleme alanlarında suyun sıcaklık (ºC).tr Bu çalışmada.255 mg/ml). 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’ün serebral gangliyonlarındaki nörosekresyon hücrelerinin histolojik yapısını ve nörosekresyon maddesinin dağılımını.biter@ege.557-26. floresan metod ile bir balığın karaciğerinde birkaç hücrede zayıf immun reaksiyon görüldü Erkeklerde Vtg varlığı doğal ve sentetik östrojenler veya östrojen gibi davranan kimyasallar için duyarlı bir biyomarkır olarak kullanılır. gonadosomatik indeks (GSI). Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Zeve Kampusu Van ahmetoguz@yyu. 1.edu. Bornova.656 µg/ml). pH ve ÇO seviyeleri sırasıyla 9. İzmir nermin.296-26. Vtg’in en yüksek seviyesi Bardakçı köyü açıklarında yakalanan balıklarda ölçüldü (12. bununla birlikte serebral gangliyonları saran içte daha sıkı.1 mg/L olarak belirlendi. Anahtar Kelimeler : Van Gölü. Plazma E2 ve vitellogeninin en düşük seviyeleri Aralık ayında ölçülürken (E2. İnci kefali erkeklerinde plazma Vtg’ni bireyler arasında farklı konsatrasyonlarda bulundu. E2.497-24. 19 balıkta 1. VEK ve Üniversite açıklığı izledi.tr Bu çalışmanın amacı. Biyoloji Bölümü.093±0.40-9. Fen Fakültesi.807±1.60±23.40±211. Suyun sıcaklığı mevsime bağlı olarak +1+16 ºC arasında ölçüldü. İmmunopozitif hücrelerin dağınık veya gruplar halinde lokalize olduğu gözlendi.58 pg/ml) ve Nisan (31.19. Van-Edremit Körfezi (VEK)’den yakalanan 37 erkek balığın 6’sında Vtg’in belirlenemezken (<0. Genellikle. TRABZON SZ 009 İnci Kefali (Chalcalburnus tarichi. Zooloji Anabilim Dalı. Aktif olmayan Helix aspersa’nın serebral gangliyonlarında ise hücrelerin nörosekresyon içeriklerinin oldukça azaldığı. 120. 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’te Serebral Gangliyon Nörosekresyon Hücreleri Nermin BİTER.139 µg/ml) ve Akdamar adası (3.24 ng/ml). karaciğer portal ven dalları ve merkezi ven etrafındaki hücrelerde güçlü Vtg reaksiyon gözlendi.913 mg/ml) aylarında ölçüldü. pH ve çözünmüş oksijen (ÇO) (mg/L) seviyeleri ve erkek balıklarda plazma vitellogenin seviyesi saptandı.edu. Vitellojenik balıkların karaciğerinde vitellogenin (Vtg)’in dağılımı streptavidin-biyotin peroksidaz immunohistokimyasal metod ile gösterildi. Gürsel ERGEN Ege Üniversitesi. Chalcalburnus tarichi. Plazma total protein.5. nörosekresyon hücresi 181 . 17-β östradiol. Pulmonata. B. vitellogenin. ve vitellogenin seviyelerinin vitellojenik safha sırasında arttığı saptandı. Anahtar Kelimeler: Helix aspersa. erkek balıkların plazmasında Vtg varlığı ve bir balığın karaciğerinde zayıf bir Vtg immun reaksiyonun gözlenmesi bu balıkların östrojen benzeri kirleticilere maruz kalma riski taşıdığını göstermektedir. inci kefali.71 ve 8. aktif ve aktif olmayan Helix aspersa Müller. 35100. Sonuç olarak. G. 17β-östrodiol (E2) ve vitellogeninin plazma seviyeleri belirlendi.308±4.575 µg/ml). vitellogeninin immunohistokimyasal lokalizasyonu. KAPTANER. dışta gevşek yapılı olan serebral konnektifte oldukça yoğun nörosekresyon içeren lakünlerin yer aldığı saptanmıştır. Van Gölü havzası için endemik bir sazan türü olan inci kefali (Chalcalburnus tarichi)’nde vitellogenezis sırasında hepatosomatik indeks (HSI). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. SAB metod ile tüm erkek balıkların karaciğerinde hiç Vtg immunreaksiyon gözlenmezken. Gomori’nin paraldehit fuksin boya metodu ile göstermektir. Biyoloji Bölümü. total protein.354 µg/ml arasındaydı. Aktif Helix aspersa’nın serebral gangliyonlarının mezoserebrum ve postserebrum bölgelerinde yoğun nörosekresyon maddesi içeren irili ufaklı hücreler ile çok sayıda küçük hücrelere sahip olan proserebrum bölgesinde ise homojen dağılımlı nörosekresyon granüllerinin varlığı gösterilmiştir. Güçlü immunoreaksiyon görülen hücreler negatif hücrelerin arasına da dağılmıştı. bunu Çarpanak adası (1.

TRABZON SZ 011 SZ 012 Ekzojen Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) Uygulanmış Kesi Yaralı Tavşanlarda İyileşme Bölgesine Epitel Hücre Göçü Nesrin ÖZSOY1. Nursel GÜL1 1 Ankara Üniversitesi. 100 mg/kg SL verilen Grup3. Bu bloklardan yarı ince ve ince kesitler alınarak ağız mukoza epitelinin iyileşme sürecinde zamana bağlı olarak değerlendirmesi yapılmıştır. Bu amaçla. kesi (insizyon) yarası.05) (Tablo 1). yeni töropatik müdahelelerin oluşturulmasına önemli ölçüde katkı sağlayabileceğini düşündürmüştür. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Hakan ŞENTÜRK1. Epidermal Büyüme Faktörü oral submukozal implanta uygulanmıştır. Grup 1 (Kontrol). Anatomi ABD. kontrol grubu (Grup 1) ile karşılaştırldığında serum BUN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. alanin aminotransferaz (ALT) ve aspartat aminotransferaz (AST) değişiklikleri değerlendirmek için gruplar. epitel hücre. 100 mg/kg silymarin ile tedavisiyle böbrek koruyucu etkisinin olduğu bu korumanında silymarinin antioksidan aktivitesinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Şule COŞKUN2. 15.ankara. Renal İ/R hasarındaki koruyucu etkilerini araştırılmıştır. ve insizyon + PEG + Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) (n=10) grubu olmak üzere üç aşamalı olarak düzenlenmiştir. hücre göçü ve proliferasyonu incelenmiştir. Ankara 2 Gazi Üniversitesi. Sonuç olarak. elektron mikroskop Silymarin’in Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi Bilge ÖZKAL1. Ankara ozsoy@science. günün sonunda Grup 2’ye serum fizyolojik. Operasyon sonrası yem ve su ile beslenen denekler birinci. 28 yetişkin albino erkek sıçan 4 grupta değerlendirilmiştir. Grup 2 (renal İ/R hasarı+Serum fizyolojik). SL’nin renal İ/R hasarı üzerindeki serum üre (BUN). Grup 3 (renal İ/R hasarı+SL 100 mg/kg) ve Grup 4 (renal İ/R hasarı+SL 200 mg/kg) olarak planlandı.19. 182 . Hilmi ÖZDEN2. 26480 Eskişehir gokhanb@ogu.edu. 3 ve 4). Bu bulgular ROM’nin İ/R ile indüklenen renal hasarda rol oynadığı.. İ/R’dan sonra biyokimyasal incelemeler için deney hayvanlarından alınan kanlardan serumlar elde edildi . Gökhan BAYRAMOĞLU1 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. 06500. Grup 3’e 100 mg/kg SL ve Grup 4’ e 200 mg/kg SL iskemiden 15 dakika önce tek doz intraperitonal olarak uygulandı. Tandoğan. üçüncü ve beşinci günleri takiben anestezi ile feda edilip yara dokusu çıkarılmış ve derhal transmisyon elektron mikroskop (TEM) preparasyonu için takibe alınarak blokları yapılmıştır.05). Meşelik. Araştırmada deney grupları sadece insizyon yapılan grup (n=10).edu. Biyoloji Bölümü. Silybum marianum L. 26480 Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. insizyon + polietilen glikol ( PEG ) ( n=10 ). tohumlarından elde edilen antioksidan özelliği bilinen bir bitki flavanoidir. kreatinin (CRE). Biyoloji Bölümü. Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) iyileşme sürecini hızlandıran önemli mitojenik faktörler arasındadır.tr Yara iyileşmesinin pek çok hastalıkta gecikmiş olması araştırmaların iyileşme sürecini hızlandıran bir takım ekzojen faktörlerin kullanılması yönünde yapılması gerekliliğini ortaya koymuştur. Renal İ/R hasarı sol renal pedikülün 45 dakika oklüzyonu ve daha sonra 24 saat reperfüzyonu ile oluşturuldu. EGF'nin epitelizasyonu hızlandırmış olması yara iyileşmesinin geciktiği pek çok hastalıklarda. Tıp Fakültesi. serum fizyolojik verilen Grup 2 ve 200 mg/kg SL verilen Grup 4 ile istatistiksel olarak karşılaştırıldığında serum BUN ve CRE düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı düşüş gözlendi (p<0. Reaktif oksijen metabolitlerinin (ROM) böbrek iskemi/reperfüzyon (İ/R) hasarı patogenezinde rol oynadığını gösteren bulgular mevcuttur. 06100. İ/R grupları (Grup 2. CRE. Fen-Edebiyat Fakültesi. Adnan AYHANCI1. Bu çalışmada SL’nin. Grup 1 hariç diğer gruplara iskemiden 15 gün önce sağ böbrek nefrektomisi yapıldı ve deney hayvanlarının bu süre içerisinde iyileşmesi sağlandı. Fen Fakültesi. Kesi yarasına EGF uygulanmasını takiben epitel hücrelerinin mitotik aktiviteleri. Serum ALT ve AST düzeylerinde İ/R gruplarında istatistiksel olarak önemli fark gözlenmedi (Tablo 1). Beşevler. ALT ve AST seviyelerinde istatistiksel olarak anlamlı artış gözlendi (p<0. Anahtar Kelimeler: Epidermal Büyüme Faktörü (EGF).tr Silymarin (SL). epitelizasyon.

The incidence of infection in C. NADH-TR ye zayıf reaksiyon verdiklerinden dolayı düşük oksidatif olarak kabul edilmişlerdir.2 in males and 8. Gürkan ÖZTÜRK3 1 Yüzüncü yıl Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.9 %and 25% respectively). College of Science.3 % in females). carpio (4. TRABZON Anahtar kelimeler: Silymarin. histokimyasal test. ATPaz. Chondrostoma regius and Varicorhinus trutta. Glisin-kalsiyum-formaldehit preinkübasyonundan sonra miyozin-ATPaz ile boyanarak bunlar tip I. Rhinolophus mehelyi’nin triceps brachii kasında fibril dağılımı . The results revealed the presence of four species of helminths. Eğitim Fakültesi.F. Birinci bölümde kontrol şartlarında ayrıştırma sırasında doğal olarak aksotomize olan nöronların rejenerasyon davranışlarını belirlemek amacıyla arka kök ganglionlarının (L4-L5) saf kültürleri yapıldı.9% in females) and in V. SDH. böbrek iskemisi. Şartlandırma hasarının bu etkisi bugüne kadar yapılan çeşitli çalışmalarla ortaya konmuş olmasına rağmen bu etkinin mekanizması ile ilgili bilinenler sınırlı ve tartışmalıdır. luteus (2. Ankara suna. Rhinolophus mehelyi’nin yardımcı uçma kaslarındaki tip IIb fibrilleri. Bu çalışmada. Bu artışa sebep olan öncül hasara “Şartlandırma Hasarı” adı verilmektedir. It is concluded from the present results that all the four helminth parasites are recorded for the first time in Karkok governorate. tip II b fibrillerde % 14 olarak tespit edilmiştir. Histoloji&Embriyoloji Bölümü. Bu yarasa türünde her iki kasında da. Biyoloji Bölümü. these are one species of cestode (Bothriocephalus . in C. SZ 016 Sinir Rejenerasyonunda Şartlandırma Hasarı Etkisi ve Mekanizmasının Araştırılmasında Kullanılan Metotlar Elif KAVAL OĞUZ1. kesim) üç gün boyunca şartlanmaları 183 The Helminths of Freshwatere Fishes Caught From AL-Tamim Governorate.com Türkiye yarasalarından Rhinolophus mehelyi’ye ait iki yardımcı uçma kası Morfolojik ve histokimyasal olarak çalışılmıştır. VAN elifkaval@hotmail. VAN 3 Yüzüncü yıl Üniversitesi. one species of nematode (Cucullanus cyprini) collected from the carp. Fen Fakültesi. University of Mosul.com Six freshwater species of fishes have been subjected to parasitological investigation which were collected from different regions of Al-tamim governorate and its suburbs. İkinci bölümde canlı hayvanda sinir kesisi ile şartlandırılan nöronların rejenerasyon davranışlarını belirlemek amacıyla canlı farelerin sağ siyatik sinirleri kesilerek (1. Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. The other species of acanthocephala is Neoechinorhynchus iraqinensis which has been revealed from Liza abu ( 15. Biyoloji Bölümü. tip I fibriller NADH-TR ile koyu boyandıklarından dolayı yüksek oksidatiftirler. sıçan. Biceps brachii kasında ise bu oran tip I fibriller de % 16. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. tip II a fibrillerde % 70. Tip IIa fibrilleri NADH-TR ve SDH ile nispeten daha zayıf boyanmışlardır. Iraq zohair_rahemo@yahoo. tip IIa ve tip IIb olarak sınıflandırılmıştır. fibril tipi. Fizyoloji Anabilim dalı. Tıp Fakültesi. Barbus luteus.RAHEMO Department of Biology. VAN 2 Yüzüncü yıl Üniversitesi.cebesoy@gmail.7% in males and 35% in females).regius (8% in males and 9. two species of acanthocephalans namely Neoechinorhynchus rutili collected from Cyprinus carpio. şartlandırma hasarı sonrasında hücrede meydana gelen değişikliklerin in vitro olarak gözlenerek hasar sonrasında hücrede meydana gelebilecek değişikliklerin hücresel mekanizmasının araştırılması amaçlanmıştır. tipIIb fibrillerde ise %11 dır. Nurettin CENGİZ2. tipIIa fibrillerde % 72.com Bir kez hasarlanmış periferal bir sinirin ikinci kez hasarlanmasıyla birlikte sinir rejenerasyonunda önemli bir artış gözlenir. SZ 014 gowokensis) collected from Cyprinus carpio and Aspiux vorax(incidence 2. NADH. Tıp Fakültesi. buda orta derecede oksidasyon kapasitesini göstermektedir. Iraq Zohair I. Rhinolophus mehelyi’nin triceps brachii ve biceps brachii kasında histokimyasal olarak üç tip fibril tanımlanmıştır.5%). in B. trutta (50%).tip I fibrillerde %17. antioksidan aktivite SZ 013 Rhinolophus mehelyi’nin Yardımcı Uçma Kaslarında Morfolojik ve Histokimyasal Araştırmalar Suna CEBESOY Ankara Üniversitesi. Hücrelerin zaman aralıklı (time lapse) mikroskop kullanılarak 48 saat boyunca rejenerasyon davranışları gözlendi. Anahtar Kelimeler: İskelet kası.

nöronlar. Bu yeteneklerini kullanılarak kalp kası hücreleri. 3. çeşitli amaçlar için kullanılabilir. Ankara durdane@hacettepe. kas. 36. Patoloji Anabilim Dalı. arka kök ganglionu. 33-39. kesim) yapıldı ve hücreler 48 saat boyunca gözlemlendi. Ayşe TOPUZ1 1 İstanbul Üniversitesi. erişkin canlıya ait dokularda farklılaşmış hücrelerin yerini alma özellikleri ile bu gün lenfoma. Anahtar Kelimeler: Kök hücre. Örneğin. Kök hücreler. saatler arasında rejenerasyon miktarının azaldığı ve 45.edu. günün sonunda sağ taraftaki L4-L5 arka kök ganglionları ayrıştırılarak kültürleri (2. Dördüncü bölümde in vitro ortamda şartlanmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini belirlemek amacıyla L4-L5 arka kök ganglionlarının kültürleri yapılarak silikon kaplı saat camı içine aktarıldı.19. saatler arasında rejenerasyonda bir düşüş gözlenirken 36. saatten sonra rejenerasyon miktarının düştüğü belirlendi. erkek bir farenin (Mus musculus) vücudunun sağ yan tarafında ön ve arka ekstremitelerin arasında kalan bölgede deri altında gözlemlenen spontan tümör çıkarılarak dengeli tuz 184 Kök Hücre Nedir? Kaynakları ve Kullanım Alanları Dürdane KOLANKAYA. Çalışmamızda. Cansın GÜNGÖRMÜŞ Hacettepe Üniversitesi. saatte tekrar bir artış saptandı. saatte akson rejenerasyonunda bir artış gözlendi. ya in vitro olarak yetiştirilen tümöral karakterli hücre kültürleri ya da deney hayvanlarında oluşturulan deneysel tümör modelleri üzerinde yürütülmektedir. uzun süre yaşayan. Parkinson. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON sağlandı. deri. lösemi de kullanılması. günün sonunda kültür petriye aktarılarak 48 saat boyunca gözlendi. Balb/C ırkı. İstanbul. saatten sonra rejenerasyonun azaldığı belirlendi. Petri 1 gün boyunca etüvde bekletildi.edu. Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklar ve diabetin tedavisinde kullanılabileceği hayvan deneylerinden elde edilen umut verici bulgulardır. saatte rejenerasyon miktarının tekrar arttığı gözlendi. Çok uzun olan bu süreçte tümörün morfolojik özellikleri ile biyolojik davranışlarının saptanması gerekmektedir. fötal (pluripotent) ve erişkin (multipotent) olmak üzere üç önemli kök hücre kaynağı vardır. 3. Birinci günün sonunda L4-L5 arka kök ganglionlarının kültürü yapılarak siyatik parçacıkları içeren petriye ekildi ve hücreler 48 saat boyunca gözlendi. Embriyonal . Biyoloji Bölümü. fare veya sıçanda ortaya çıkan spontan bir tümörün hayvandan hayvana seri transplantasyonları sonucunda standart deneysel tümör haline dönüşebilmektedir.tr Kanser gelişimi ve tedavisi ile ilgili yapılan araştırmalar. Şenay YILDIRIM1. Tüm bu metodlardan elde edilen veriler değerlendirilerek sinir rejenerasyon miktarları karşılaştırıldı. Şartlanan hücrelerde ise 15. karaciğer hücreleri gibi farklılaşmış hücreler in vitro koşullarda üretilip. 2 Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi. Hücre süspansiyonu 3 gün boyunca etüv içinde bekletilerek hücrelerin şartlanmaları ve bu sırada bir yüzeye yapışarak akson uzatmaları engellendi. Kök hücrelerin. rejenerasyon SZ 017 (totipotent). bir farede oluşan spontan tümörün in vivo ve in vitro özelliklerinin saptanması amaçlanmıştır. Fen Fakültesi. Ekimden 24 saat sonra lazer mikro diseksiyon mikroskobu kullanılarak aksotomi yapıldı ve 48 saat boyunca hücreler gözlendi. Handan KAYA2. nörodejeneratif hastalıklar. 3. tendon hasarı SZ 018 Balb/C Farede Görülen Yeni Bir Spontan Tümörün in vivo ve in vitro Karakterizasyonu Seyhan ALTUN1. Bu deneyin ikinci kısmında şu işlemler yapıldı: Yine 3 gün boyunca saat camında şartlandırılan hücreler cam tabanlı petriye ekildi. gelecekte ise kalp kası ve tendon hasarlarının onarımı. 15-24. Fen Fakültesi.tr Kültür ortamında sınırsız bölünebilme yeteneği olan ve özelleşmiş hücreleri meydana getiren hücrelere kök hücre denir. bağımsız olarak bölünerek yeni kök hücre kuşakları meydana getirerek kendilerini yenileyen ve özelleşmiş hücrelere farklılaşabilme yetenekleri olan hücrelerdir. Üçüncü bölümde şartlanmış periferik sinirin şartlanmamış DRG nöronlarının rejenerasyonuna etkisini belirlemek amacıyla canlı farelerin sağ siyatik sinirleri kesilerek bu sinirlerin 3 gün boyunca şartlanmaları sağlandı. Biyoloji Bölümü 34134. Deneysel tümörler kimyasal maddelerle oluşturulabildiği gibi. saatte akson rejenerasyonunda kademeli bir artış gözlendi. günümüzde pek çok araştırmada kullanılmaktadır. ilk defa 1905 yılında spontan olarak tespit edilen katı Ehrlich meme karsinomu 1945 yılından itibaren sıvı hale dönüştürülmüş ve Ehrlich Ascites Tümör (EAT) adı ile standart deneysel bir tümör olarak. yaşlı. Çalışmanın sonucunda şartlanmayan hücrelerde 33. Biyoloji Bölümü. 45. Beytepe. İstanbul altuns@istanbul. küçük parçalara ayrılarak agaroz içine gömüldü ve petrinin bir köşesine tutturuldu. günün sonunda bu şartlanan sinirler çıkarıldı. Anahtar Kelimeler: Şartlandırma hasarı.

tümör ağırlıkları ve metastaz oluşturup oluşturmadıkları saptanmıştır. Adana ayavuz@mku. 20+10 µg/ml). HL-60. CD14 ve CD15 hücre yüzey belirleyicilerinin düşük. dezmin ve CD 34 ile diffüz ekspresyon izlenirken. akım sitometre SZ 021 Acetamiprid ve Alpha-Cypermethrin Pestisidlerinin Karışım Halinde Kullanıldıkları Zaman İnsan Periferal Lenfositlerindeki in vitro Genotoksik Etkileri Ayşe YAVUZ KOCAMAN1. 15+5. uzun ve çok yüzlü bir morfoloji göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Metilprednizolon. CD11-b. metilprednizolon daha önceki erken saat denemelerinde zaman ve doza bağımlı artan bir etki gösterirken. A1 tümörü makroskopik ve mikroskopik olarak incelenmiş ve immünohistokimyasal analizleri yapılmıştır. 33100.5+2. 17. CD14.5. spontan tümör. HL-60 hücrelerinde. 20+10 µg/ml Acm+A-cyp karışımı ile 24 ve 48 saat muamele edilmiştir. Ankara aozcimen34@mynet. Mehmet TOPAKTAŞ2 1 Mustafa Kemal Üniversitesi. in vitro SZ 019 Bu çalışmada. mikroskopik olarak ise. Elde edilen A1 tümörü. in vitro ortamda Foetal Bovine Serum içeren Roswell Park Memorial Instute 1640 (RPMI1640) kültür medyumunda. Mersin 2 Hacettepe Üniversitesi. Birinci generasyonda yapısal farklılık gösteren A1 ve A2 tümörleri elde edilmiştir.tr Bu çalışmada. MP’nin HL-60 hücrelerini ileri saatlerde.5. Ayrıca A1 tümör hücreleri. fibriler görünümde. Yapılan seri transplantasyonlarda tümörlerin ortaya çıkış süreleri. yedinci generasyona kadar erkek ve dişi farelere seri olarak transplante edilmiştir. ince. CD11-b. Pediatri Anabilim Dalı. Yapılan çalışma kapsamında. CK ve vimentinin koekspresyonu bu tümörlerin karakteristik özelliği olup tümöre “epiteloid sarkom” tanısı konulmuştur. in vitro ortamda düzenli pasajları yapılan A1 tümör hücrelerinin histogenezi ve büyüme kinetiği araştırılmaktadır.5. CD14 ve CD15 hücre yüzey belirleyicileri ile analiz edilmeleri amaçlanmıştır. 17. TRABZON çözeltisi (HBSS) içerisinde küçük parçalara ayrılmış ve yine Balb/C ırkı erkek ve dişi farelerin deri altına transplante edilmiştir. Bu azalan etkiler istatistiksel olarak CD11b ve CD14 için anlamsız ancak CD15 için anlamlı bulunmuştur (p<0. in vivo. genellikle solid. Hatay 2 Çukurova Üniversitesi.05) (K-S değeri>0. Fen Edebiyat Fakültesi.5+7. Tıp Fakültesi. acetamiprid ve alpha-cypermethrin karışımının insan periferal lenfositlerinde KKD ve KA’ni 24 ve 48 saatlik muamelelerde bütün konsantrasyonlarda (Acm+Acyp. HL-60 hücrelerinde MP’nin terminal farklılaşma üzerindeki etkisi akım sitometrik analiz yöntemiyle değerlendirildi. Biyoloji Bölümü. Sonuç olarak. MN 185 Akut Myelositik Lösemi (HL-60) Hücrelerinde Metilprednizolonun İleri Saatlerde Terminal Farklılaşma Üzerindeki Etkisinin Araştırılması Ahmet Ata ÖZÇİMEN1. 37 ºC’de ve % 5 CO2’li etüvde hücre kültürüne alınmışlardır. düz kas aktin (SMA). CD11-b. Tümör makroskopik olarak etsi kıvamda. 10-5 M ve 10-4 M derişimlerde MP uygulandı. insan akut myelositik lösemi (HL-60) hücrelerinde metilprednizolonun ileri saatlerdeki terminal farklılaşmasını değerlendirmek için. tarımda artan bir hızla insektisid olarak kullanılan acetamiprid (Acm) ve alpha-cypermethrin (A-cyp)’in karışım halinde kullanıldıklarında insanlar için genotoksik risk oluşturup oluşturmadıkları. kısmen kordonlar içeren ve arada fibrovasküler çatı oluşturan neoplazm yapısındadır. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bütün deneyler 2 kez tekrarlandı ve sonuçlar +/standart deviasyon olarak değerlendirildi. terminal farklılaşmayı azalttığını düşündürmektedir. 06100. geç saat ve yüksek doz uygulamalarında azalan bir etki göstermiştir. kromozom anormalliği (KA) ve mikronükleus (MN) testleri kullanılarak araştırılmıştır. HL-60 hücrelerine 10-6 M. Biyoloji Bölümü. CK 18. . apoptozunda etkisi göz önüne alındığında.com Bu çalışmada. dişi ile erkek farelerdeki oluşma yüzdeleri. Biyoloji Bölümü. İmmunohistokimyasal analizde tümör hücrelerinde pan-sitokeratin (CK).5. MP uygulamadan önce ve sonra CD11-b. CD15. CD14 ve CD15 hücre yüzey monoclonal antikorları ile boyandılar ve akım sitometre cihazında analiz edildiler. epitelyal membran antijenle (EMA) ekspresyon saptanmamıştır.edu. Anahtar Kelimeler: Fare. Günümüzde bu tümörlerin histogenezi tam olarak bilinmemekte olup.20). Fen-Edebiyat Fakültesi. insan periferal lenfositlerinde in vitro kardeş kromatid değişimi (KKD). Hücreler. vimentin.5+7.5+2. kirli beyaz renkte. Hücreler 12. terminal farklılaşma.19. 12. 15+5. çıkması. Mualla ÇETİN2 1 Mersin Üniversitesi. in vitro ortamda düzenli pasajları yapılan tümör hücreleri.

5. Buna göre acetamiprid ve alphacypermethrin pestisidlerinin karışım halinde kullanıldığında özellikle tarım işçileri için genotoksik etkiye sahip olabileceği sonucuna varılmıştır. Bu çaprazlardan elde edilen F2 bireylerine direnç testi uygulandı. uzak doğudan Irak sınırına kadar yayılış gösterdiği bilinmektedir. İran’da 7 eyalette bu arı türünün dağılımına dair gözlemler yapılmıştır. acetamiprid ve alpha-cypermethrin karışımı ile 24 ve 48 saat muamele edilen insan periferal lenfositlerinde bütün konsantrasyonlarda proliferasyon indeksi (PI). Elde edilen ilk bulgular bu dört eyalete ait populasyonun kullanılan geometrik morphometrik karakterler açısından birbirinden istatistiksel anlamda farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (P<0. Ayrıca. PI ve MI’deki azalma her iki muamele süresinde. Ayrışım fonksiyon analizi sonucunda oluşan serpilme grafiğinde bazı populasyonlarda örtüşmeler tespit edilmiştir. Veriler daha sonra Morpheus.tr Hedef canlılar üzerinde yaklaşık 20 yıl süresince kullanılmış insektisitlerden biri olan malathionun bu canlılarda direnç geliştirdiği bilinmektedir. insektisit direnci. alphacypermethrin. MN oluşumunun ise sadece 48 saatlik muamele süresinde doza bağlı olduğu belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. TRABZON oluşumunu ise Acm+A-cyp. malathion SZ 023 İran Küçük Balarısı (Apis florea Fabricius) Populasyonlarında Geometrik Morfometrik Analiz İrfan KANDEMİR1. Hatay ve Serik populasyonları ve bu çaprazın resiprokalleri çaprazlandı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. İran ikandemir@gmail. Biyoloji Bölümü.Ser//Sb ve resesif bw//bw. NBI’deki azalma ise sadece 48 saatlik muamele süresinde doza bağlı olarak bulunmuştur. Biyoloji Bölümü. Elde edilen F1 bireylerine direnç testleri uygulandı. Şu ana kadar 4 eyalete bağlı 13 lokasyondan toplam olarak 115 koloniden 1500’e yakın örnek toplanmıştır.5+7. katkısının anlamlı olmadığı Anahtar Kelimeler: Drosophila. Zonguldak Zanjan Üniversitesi. MORADI2. küçük balarısı. İran Apis florea. kardeş kromatid değişimi. Bu çalışmada. dirençli Hatay populasyonu dominant Cy//Pm. Fen Edebiyat Fakültesi. tozlaşmada son derece önemli görevler almasına rağmen üzerinde yeterince bilimsel çalışmalar yapılmamıştır. ikinci kromozomun etkisinin üçüncü kromozomdan daha fazla olduğu ve eşey 186 . Mohammad G. direnç oluşumuna katkıda bulunan kromozomların belirlenmesi amacıyla Drosophila melanogaster’in malathiona dirençli olduğu belirlenen Hatay-Merkez ve duyarlı bulunan Antalya-Serik doğal populasyonları kullanılmıştır. Sonuç olarak. Direnç oluşumunda otozomal kromozomların etkisini belirlemek amacıyla. geometrik Bazı Drosophila melanogaster Doğal Populasyonlarında Malathion Direncinin Araştırılması Burcu KOÇAK MEMMİ Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Genel Biyoloji ABD Genetik Birimi Beytepe Ankara 06800 kburcu@hacettepe.5+2. 15+5. mitotik indeks (MI) ve nükleus bölünme indeksi (NBI) istatistiksel olarak önemli derecede azalmıştır. 12.001). 17. KKD ve KA’deki artışın her iki muamele süresinde.com Apis florea. Geometrik morfometrinin ilk defa bu çalışma ile Apis florea türünde kullanılması gösterilmiştir. Çok geniş alana yayılan Apis florea. NTSYS ve SPSS programları kullanılarak tek ve çok yönlü istatistiksel analizlerle test edilmiştir.5 µg/ml konsantrasyonlarında istatistiksel olarak önemli derecede arttırdığı saptanmıştır. Ayça ÖZKAN1 1 Zonguldak Karaelmas Üniversitesi. Berna ÖZDEN1. direnci sağlayan genlerin dominant olmadığı. Anahtar Kelimeler: Acetamiprid.edu. Anahtar Kelimeler: morfometrik. Bu örnekler üzerinde arka ve ön kanattan toplam 26 koordinat noktası belirlenmiş ve TpsDig2 programı ile koordinat verileri elde edilmiştir. Eşey kromozomlarının etkisini belirlemek amacıyla. Bu çalışmada 2003-2006 yılları arasında İran’in en kuzey eyaletinden (İlam) en güney (Bander Abbas) eyaletine kadar olan coğrafyadan toplanan küçük balarısı populasyonları üzerindeki geometrik morfometrik araştırmalar gerçekleştirilmiştir.st//st mutant stokları ile çaprazlandı. kromozom anormalliği. mikronükleus SZ 022 kromozomlarının söylenebilir.

geçici transfeksiyon ve RTPCR çalışmalarından TGF-β sitokinin. Çalışmamızda 30 adet yetişkin erkek Wistar tipi albino sıçanlardan 4 grup oluşturuldu.grup (Deneysel spinal kord iskemi oluşturulan grup). TGF-β gibi inflamasyonel uyarıcılar tarafından regüle edilmektedir. C/EBPd Geninin Transkripsiyonel Regülasyonu Üzerine Etkilerinin Araştırılması Serpil UĞRAŞ1. Bu dokularda kaspaz-3 aktivitesinin gözlenmesi için Western-Blot tekniği uygulandı. ŞANLIURFA dcagiran@inonu. 187 . farklı konsantrasyon ve zaman aralıklarında saptandı. Fakat çok sayıda dokulara spesifik genlerin ekspresyonlarını kontrol eden insan C/EBPδ’nın regülasyonu konusundaki bilgi oldukça sınırlıdır. melatonin SZ 026 TGF-β Sitokininin.com C/EBP’ler (CCAAT/enhancer binding proteins) C-terminus’da tüm üyelerinde korunmuş.grup (Melatonin+İskemi oluşturulan grup). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. inflamasyon ve akut faza cevapta. bir tümör baskılayıcı gen olarak tanımlanmıştır.grup(Melatonin uygulanan grup).1-p11. kaspaz-3. 1. enfeksiyon. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu çalışma TBAG 104T036 nolu proje ile desteklenmiştir. 4. Biyoloji Bölümü. Debboy Mevkii. Anahtar Kelimeler: Spinal kord iskemi. 2. insan C/EBPδ geninin transkripsiyonel regülasyonunu aydınlatmak amacıyla.2) kromozomda lokalize olan C/EBPδ son çalışmalarda. MALATYA 2 Harran Üniversitesi. Kaspazlar hücrede inaktif olarak bulunurlar ve proteolitik olarak birbirlerini aktifleştirirler. iskemide kaspaz-3 aktivitesi ve güçlü bir antioksidan hormon olarak bilinen melatoninin antiapoptotik özelliğinin araştırılması amaçlanmıştır.edu. İnsan kanserlerinin çoğu kromozom 8p’de var olan mutasyonlar sebebiyle olmaktadır. Daha sonra TGF-β sitokininin. arttırıcı anlamda regüle ettiği saptanmıştır. Uygulanan deneysel iskemi modeli ile spinal kordda belirgin olarak apoptotik ölümün tetiklendiği. TRABZON SZ 024 Spinal Kord İskemi Oluşturulan Sıçanlarda Kaspaz-3 Aktivitesi ve Melatoninin Koruyucu Etkisinin Araştırılması Songül AYDEMİR1. Kaspazlar apoptozun ortaya çıkışında önemli intraselüler proteazlardır.β’nın mRNA düzeyine etkisi RT-PCR çalışmalarıyla belirlendi. (8p11. Biyoloji Bölümü. Fen -Edebiyat Fakültesi. lüsiferaz vektörüne klonlanmış olan C/EBPδ promotörü. 3. Geçici transfeksiyon uygulaması sonrasında. Kaspaz-3` ün nöronal gelişim ve yaralanmada oldukça önemli olduğu gösterilmiştir. Bu sebepledir ki 8. 28049. TGF. C/EBP aile üyelerinden biri olan C/EBPδ. Sinir sisteminde iskemi. hücre proliferasyonunda. Nihat DİLSİZ2. C/EBPδ hemen hemen her dokuda ekspres edilmesine rağmen seviyeleri farklılık göstermektedir. inflamatuar hastalıklar ve travmatik yaralanmalarda nöronal hücre ölümünün bir şekli olan apoptoz gözlenir. Bu çalışmada spinal kord iskemisi yapılarak. Böylece bir kaskad şeklinde işlerler. Fen Edebiyat Fakültesi. Hayvanlara anestezi yapıldıktan sonra Zivin ve DeGirolami`nin tarif ettiği spinal kord iskemi modeli uygulandı. Moleküler Biyoloji ABD. Balıkesir serpilkus@gmail. Bu teknikte dokular çeşitli aşamalardan geçirildikten sonra kaspaz-3` ün varlığı . hücrelerde enerji metabolizmasının düzenlenmesinde ve meme epitel hücrelerinin apoptosisinde önemli rol oynamaktadır. Fen Edebiyat Fakültesi. DNA bağlanma ve dimerizasyon motifi oluşturan.tr Deneysel iskemi ve travmatik beyin yaralanması sonucunda oluşan nöronal hücre ölümü kaspaz-3` ün aktive olmasıyla gerçekleşmektedir. Giresun 2 Balıkesir Üniversitesi. bazik lösin fermuar domainine sahip transkripsiyon faktör ailesidir. melatoninin uygulanması ile doku hasarının azaldığı ve nörolojik iyileşmeyi hızlandırdığı sonucuna varıldı.19. Sonuç olarak. nörodejenerasyon. Ayşe ŞAHABOĞLU2 1 İnönü Üniversitesi. Belirlenen en uygun konsantrasyon uygulanarak. Biyoloji Bölümü. C/EBPδ doku veya hücre tipine spesifik tarzda regüle edilmektedir. doku hasarları. C/EBPδ promotörünün bazal aktivitesi lusiferaz aktivite tayini ile belirlendi. Demet DOĞAN1. Bu proteazın bozulması nörolojik defektlere yol açar. çıkan bantların kalınlığının kontrol bantlarıyla karşılaştırılması sonucu gözlenmiştir. C/EBPδ geninin transkripsiyonel aktivitesi ve mRNA düzeyinde.grup (Kontrol). C/EBPδ geninin transkripsiyonel regülasyonuna olan etkileri. Bütün denekler 48 saat yaşatıldıktan sonra spinal kord örnekleri alındı. C/EBPδ. Hatice YILDIRIM2 1 Giresun üniversitesi. Biyoloji Bölümü. insan hepatoma (Hep3B cell line) hücrelerine kalsiyum fosfat transfeksiyon yöntemi ile aktarıldı. Feray KÖÇKAR2. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada.

2. Yüksek göz içi basıncını düşürmek amacıyla glokom hastalığının tedavisinde kullanılan sülfonamidlerin HCA II izoenziminin yanında HCA I izoenzimini de önemli ölçüde inhibe ettiği saptanmıştır. Kimya Bölümü.19. F. KÖÇKAR1. Mutant ve yabani tip enzimlerin saflıkları SDS-PAGE elektroforezi ile kontrol edildi. Asetozolamide karşı yabani (IC50 = 1.257x10-4M). Buna göre. γ. PCR’a dayalı olarak kullanılan yönlendirilmiş mutagenez. S. SİNAN1. Bu çalışmanın amacı. Lösin204 aminoasiti hidrofil Serin aminoasiti ile değiştirilmesinde kullanılmıştır.1. metazolamid ve diklorfenamid gibi glaucoma tedavisinde kullanılan ilaçların hedefidir.coli’de gerçekleştirildi. E.4. çok farklı hücresel yerleşimler ve doku dağılımları ile 14 farklı α-CA izoenzimi saptanmıştır. M AYDIN1. saflaştırma.1) 8. glaucoma hastalığı tedavisinde yaygın olarak kullanılan inhibitörlere (sülfonamid ve asetazolamid) karşı inhibisyonları ve IC50 değerleri belirlendi. Eritrositlerde.edu. Bu nedenle araştırmamızda sülfonamidlere karşı daha az ilgili mutant HCA I enzimleri elde edilmesi planlanmıştır. Fakat sulfonamidlerin 14 izoformu içeren CA izoenzimlerine karşı spesifikliği düşüktür ve ilgili hastalıkların tedavi sürecinde yan etkilerle karşılaşılabilir. β.2. KÖÇKAR1. gen regülasyonu SZ 027 enzimine göre inhibisyonu daha düşük olarak tespit edildi. İnsanları da kapsayan yüksek omurgalılarda.tr Karbonik anhidraz enzimleri (Karbonat hidroliyaz.422 x10-3 mM IC50 değerleriyle orijinal HCAII İnsan Karbonik Anhidraz I (HCA I) Geninin Klonlanması. pET31b vektörü içerisindeki mutant ve yabani tip HCAII proteinlerinin ekspresyonu E. S. Phe91Asn mutantı. Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU1.468x10-4M IC50 değeri ile sülfonamide karşı daha yüksek afinite göstermiştir.C. CA. sitokinler.coli’de Eskpresyonu Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU1. Fen-Edebiyat Fakültesi. Hücre içinde çözülebilir formda sitozolde yer alan HCA I eritrositlerde hemoglobinden sonra en bol bulunan proteindir. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. HCAII enzimi asetazolamid. optimize edilen koşullarda IPTG kullanılarak yapıldı. α. Balıkesir saydogan@balikesir.coli BL21 hücrelerinde. 0. Fen-Edebiyat Fakültesi.C. Leu204Ser mutant enzimin asetazolamid ve sülfonamid inhibitörlerine karşı inhibisyonu 2. Y. CO2 ve H2O’den HCO3. O. Mutant ve yabani tip enzimlerin. göz lensi ve korneal epitelyumda bulunur. F.1. kromozomun uzun kolunda lokalize olan 30kDa büyüklüğünde bir proteindir. Hayvanlar alemindeki bütün CA’lar α tipindedir. Bu yüzden enzimin inhibisyon mekanizmasının daha spesifik inhibitörlerin geliştirlmesi için aydınlatılması önemlidir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: HCAII. IŞIK2.52 x10-5 M ve 0. Ekspres edilen proteinlerin miktarları Bradford yöntemi ile hesaplandı. HCAII geninin katalitik merkeze yakın bazı amino asitleri değiştirerek. δ ve ε-CA olarak bilinen evrimsel olarak ilgisiz beş CA gen ailesi vardır. inhibisyon SZ 028 HCAII Geninde Lösin204/Serin Yönlendirilmiş Mutagenezi ve E. Ekspre edilen proteinlerin saflaştırılması CA spesifik afinite kromatografisi ile yapıldı.edu. Glokom tedavisinde sıklıkla kullanılan sülfonamid ve asetozolamide karşı inhibisyonu araştırıldı. transkripsiyon faktörleri. sulfonamid. Biyoloji Bölümü. Yabani ve mutant HCA I enzimlerinin ekspresyonu E.283x106 M) HCA I enzimleri arasında önemli bir inhibisyon farkı tespit edilmemiştir 188 . İnflamasyon. aktivitesinde ve inhibitörlere ilgisini ortaya çıkarmaktır. Fen-Edebiyat Fakültesi.tr İnsan Karbonik Anhidraz (HCAI) (Karbonat hidroliyaz E. E. TRABZON Anahtar Kelimeler: C/EBPδ. Kimya Bölümü. kolon epitelinde. Mutant ve yabani tip enzimlerin CO2 hidratasyon aktivitesi ölçüldü. TURAN1 1 Balıkesir Üniversitesi. hidrataz aktiviteleri belirlendi. Çağış Kampusu. Balıkesir saydogan@balikesir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu amaçla insan hCA I geni. ARSLAN2. 4. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. yönlendirilmiş mutagenez. Çağış Kampusu. Çağış Kampusu. ekspresyon. Çağış Kampusu. O. Phe91 hidrofobik rezidüsü PCR’a dayalı yönlendirilmiş mutagenez stratejisi ile daha hidrofilik olan Asn rezidüsüne dönüştürüldü.ARSLAN2 1 Balıkesir Üniversitesi. RT-PCR stratejisi ile HL60 hücre hattından pGEM-T vektörüne ve daha sonra pET21a (+) ekspresyon vektörüne klonlandı.376x 10-6M) ve mutant (IC50 =1. Spesifik Sefaroz-4B-L-Tirozin afinite jeli kullanılarak saflaştırıldı.coli’de Ekspresyonu ve Phe91Asn Yönlendirilmiş Mutageneziyle Elde Edilen Mutant Enzimin İnhibitörlere Karşı İlgisinin Araştırılması Meltem AYDIN1.1).iyonlarının geri dönüşümlü reaksiyonunu katalizleyen bir enzim ailesidir. Yabani tip HCA I enziminin aksine (IC50 = 1. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi.

Sonuçlar incelenen bölgede en az 7 SNP’lik (Tek nükleotit polimorfizmi) bir haplotipin olduğunu ve bu SNP’lerin incelenen kanser tipleriyle çeşitli oranlarda anlamlı korelasyon gösterdiğini ortaya çıkarmıştır. Ancak bu sonucun desteklenmesi için söz konusu kanser çeşitlerinden elde edilen dizilerin sayısını artırmak için yapılan çalışmalar devam etmektedir. Arazi çalışmaları sırasında.edu. bu 1000 nükleotitlik bölgeye. Söz konusu bölge sağlıklı insanlar (Toplam 50) ve kanser hastalarından (Toplam 50) alınan kanlardan PCR ile çoğaltılarak DNA dizileri elde edilmiş ve bu dizilerin biyoinformatik analizi yapılmıştır.tr Bu çalışmada Ankara ili Crabronidae (Insecta: Hymenoptera: Apoidea) familyası türleri araştırılmış ve örneklerin toplandıkları doğal habitatlarıyla ilgili bazı ekolojik gözlemler kaydedilmiştir. 11 taksonun ise Türkiye faunası için yeni kayıt olduğu görülmektedir. üzerinde örnek toplanan bitkiler. fauna. gıda. Çağış . Y kromozomunun PAR bölgesinde %95 aynılık gösteren bir bölgenin olduğu ve bu bölgedeki (PAR’da bulunan) SNP’lerin kanserli hastalarınkine tamamen uyduğu tespit edilmiştir. inhibisyon SZ 029 SZ 030 Bitkisel ve Hayvansal Kökenli Histamin Zehirlenmesi ve Histamin Analiz Metodlarının Karşılaştırılması Sevim KÖSE Karadeniz Teknik Üniversitesi. Teşhisi yapılan örneklerin Bembicinae. Ordu yasargulmez@gop. zehirlenme vakaları ve kontrolü için gereken koşullar özetlenecektir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Türkiye 189 . Çamburnu. Ayrıca bu aminlerin analizinde karşılaşılan sorunlar ve günümüzde yaygın olarak kullanılan analiz metodları birbirlerine olan avantajları ve dezavantajları ve güvenilirlikleri bakımından karşılaşılacaktır. Biyoloji Bölümü.tr İnsanlarda yaygın olan kanser tipleriyle yapmakta olduğumuz bir araştırma sonucu X kromozomuna ait bir alanda (Xq21) mRNA’sı olmayan 1000 nükleotitlik bir bölgenin başta akciğer kanseri olmak üzere incelenen yedi kanser tipiyle anlamlı korelasyon gösterdiği tespit edilmiştir. Bunların literatür verileri ile karşılaştırılması sonucu 61 taksonun Ankara faunası. incelenen materyal. Perşembe. HCAI. Ek olarak histamin analizinde gündeme gelen hızlı ve basit yöntemlere yer verilecektir.edu. klonlama. Crabronidae. 61530. Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi. Trabzon kosesevim@gmail. Anahtar Kelimeler: Xq21. zehirlenme.BALIKESİR dundar@balikesir. habitat. örneklerin bulundukları habitatların özellikleri ve ergin böceklerin üzerine kondukları bitkiler tespit edilmiştir. TRABZON Anahtar Kelimeler: Karbonik anhidraz. Ancak daha da ilginç olarak. Pemphredoninae ve Philanthinae alt familyaları içinde 126 taksona ait olduğu anlaşılmıştır. Crabroninae. Her takson için. Fen-Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Hymenoptera. örneklerin bulundukları habitat çeşitleri. ekoloji. ekspresyon. Dünyadaki ve Türkiye’deki yayılışları verilmiştir. analiz yöntemleri SZ 031 İnsan X Kromozomundan (Xq21) Y’ye Transfer Edilebilen ve mRNA’sı Olmayan Bir Bölgenin Yaygın Kanser Tipleriyle Korelasyonunun Tespiti Ekrem DÜNDAR. Anahtar Kelimeler: Histamin. Ankara. 1998-2001 yılları arasında. Toplanan örnekler laboratuar müze materyali şekline getirilmiş ve tür teşhisleri yapılmıştır. yönlendirilmiş mutagenez. Nurten ÇANAKÇI. yaygın kanser tipleri. kansere yatkınlık Ankara İli Crabronidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırmalar ve Ekolojik Gözlemler Yaşar GÜLMEZ Ordu Üniversitesi. Sevilay AZPARLAK Balıkesir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü.19.com Bu sunumda biyojenik aminlerin kısaca gıdalardaki oluşumu. Sonuçlar bu haliyle Y kromozomundaki bu bölgenin X kromozomuyla bastırılmadığı takdirde (eğer X kromozomuna krossingover’la transfer olmuşsa ve dolayısıyla Y ile aynı diziyi taşıyorsa) kansere yatkınlığı artırdığını vurgulamaktadır. il sınırları içindeki farklı habitatlardan familyaya ait toplam 849 örnek toplanmıştır.

M. Diğer familyalara bağlı örneklerin oranı % 5’in altında bulunmuştur. Çalışmadaki ergin oranının daha önce gerçekleştirilen çalışmalara göre yüksek oluşunun. İsmail VAROL. Bu örnekler bağlı oldukları familyalara göre değerlendirildiğinde en çok örneğin Gnaphosidae (% 34) familyasında yer aldığı görülmüştür. Toplam 111 türe ait 120 tür ve alttür bölgeden çalışma ile tespit edilmiş olup bunlardan 42 tür endemik vaziyettedir. ergin:yavru oranının ise 1: 0. Biyoloji Bölümü. Örnekler meşe (980 m). fauna.com Anadolu'nun coğrafik açıdan Avrupa'yla bağlantısını teşkil eden kuzeybatı kesimi kara salyangozlarının biyoçeşitliliği açısından bakıldığında bu özelliği yanında yüksek endemizm ile de öne çıkmaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. endemizm SZ 033 Anahtar Kelimeler : ekoloji. biyoçeşitlilik ve tür zenginliği haritalanmış. Kemaliye ilçesinin içinden Fırat nehrinin bir kolu olan karasu geçmektendir. çam (950 m). TRABZON SZ 032 Kuzeybatı Anadolu'nun Malakolojik Çeşitliliği Ümit KEBAPÇI Süleyman Demirel Üniversitesi.Turgutlu) Yöresi Örümcek (Arachnida:Araneae) Faunasının Çukur Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma Adile AKPINAR. 190 . Sinan ANLAŞ.edu. örneklerin ilkbahar ve yaz dönemlerinde toplamış olmasından kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Çalışmada. Serdar TEZCAN aozdemir@gantep. örümcek. Çalışma sonunda 22 familyaya ait toplam 489 örnek toplanmıştır.19. çevre SZ 034 Fauna . tür çeşitliliği.tr Bu çalışma Manisa İli. Bunun yanı sıra Kemaliye ve çevresinde faaliyette bulunan maden işletmelerin çevreye ve dolayısıyla sucul sisteme zararları ve olası Odanata türleri üzerine etkileri de bu çalışma kapsamına girmektedir. Ayrıca 1976 yılından beri toplanan örneklerde incelenmiştir. yanmış orman (960 m). ayrıca azalan taksonlara yönelik tehditler tartışılmıştır. biyoçeşitlilik. Çalışma boyunca yakalanan örneklerin eşeysel oranının 1: 0.69. Beytepe. Fen Edebiyat Fakültesi. Kemaliye (Erzincan) ve Çevresi Odonata Faunasının Tespiti ve Bölgedeki Çevre Bozulmasının Odonata Türleri Üzerine Etkileri Yusuf DURMUŞ. Sahanın Türkiye'nin en büyük nüfus yoğunlupğuna sahip oluşu ayrıca global ısınma gibi tehditler sonucu bazı taksonların habitat bozunmasına bağlı olarak yokolmakta olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Kuzeybatı gastropodlar. Bununla birlikte karasuyu besleyen çok sayıda akarsu kolu bulunmaktadır. Ayrıca Erzurum'dan itibaren birçok evsel ve endüstriyel kirlilik kaynağı da bu sistemdeki Odonata türleri üzerinde olumsuz etki yapmaktadır. Fen Fakültesi. Özellikle Divriği de bulunan bakır işletmeleri yıllardan beri belli periyotlarla karasuya atık madde bırakmaktadır. Biyoloji Bölümü. Dysderidae (% 10). Ali DEMİRSOY Hacettepe Üniversitesi. Manisa Anadolu. Dağmarmara (Manisa. ekosistem. Bilindiği gibi Odonatlar yumurtalarını sucul yada suyu kısmen kurumuş alanlara bırakmakta olup. Salticidae (% 11).51 olduğu ortaya konmuştur. Turgutlu İlçesinin Dağmarmara Yöresinde Mayıs-Ekim 2003 döneminde gerçekleştirilmiştir. Isparta kebapci@gmail.tr Kemaliye (Erzincan) çevresinde 2005 yılından beri yaptığımız periyodik çalışmalarda 34 Odonata türü tespit edilmiştir. Agelenidae (% 5) ve Zodaridae (% 5) familyaları izlemiştir. Biyoloji Bölümü. Bu familyayı Lycosidae (% 20). gelişim evreleri suya bağlı türleri barındırmaktadır. mera (880 m) ve kestane (620 m) biyotoplarına yerleştirilen çukur tuzaklarla toplanmış ve tuzaklar iki haftalık aralıklarla değiştirilmiştir.edu. Anahtar Kelimeler: Araneae. Ankara akbulut@hacettepe.

Yozgat. Bahçecik.19. ortalama akım ise 30352 m3/sn'dir. Kumkapı. Biyoloji Bölümü.1758 (Crustacea. Fen Edebiyat Fakültesi. Gökhan YÜRÜMEZ Dicle Üniversitesi. 1898) (Rodentia: Spalacidae) Türünün Kromozomal Formları Yüksel COŞKUN. Çandarözü. Brachionus quadridentatus. örneklemeyi yapan araştırmacının adı ve kayıt tarihine göre düzenlenmiştir. Budaközü. karyotip SZ 037 Balık Biti. konağın yakalandığı mevki. Yapılan incelemelerde zooplanktonik organizmalardan Rotifera grubuna yoğun olarak rastlanmıştır ve en fazla türün Brachionus. 34130. Branchiura)’un Türkiye’deki Konakları Ali ALAŞ1. Bitlis popülasyonunun diploid kromozom sayısı 2n = 54.com Bu çalışmada Türkiye’de 1974 ve 2007 yılları arasında yapılmış parazitolojik çalışmalarda bulunmuş Argulus foliaceus Lin. Delice Irmağı ve kollarından seçilen 10 farklı istasyondan toplanmıştır.edu.8° Kuzey 38. Kızılırmak Nehri'ni besleyen önemli kollardan biridir. Aksaray 2 İstanbul Tarım İl Müdürlüğü. Örneklerin toplanmasında por çapı 44µm olan plankton kepçesi ve kıyı plankton kepçesi kullanılmış ve alınan örnekler % 4 formaldehit eklenerek tespit edilmiştir. Yağış alanı 16762. Copepoda grubuna ait türlere daha seyrek olarak rastlanmıştır. Zooplankton örnekleri Kızılırmak Nehri. Argulus foliaceus’un konak listesi konak türünün adı. Copepoda. Kale. Diyarbakır yukselc@dicle. Kızılırmak. Ceriodaphnia quadrangula. Yozgat. 2n = 48. İstanbul alasali@hotmail.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bitlis ve Van popülasyonları olarak tanımlanan ve diploid kromozom sayısı sırasıyla 2n = 54 ve 2n = 48 olan farklı iki kromozomal form tespit edilmiştir.. 68100. Van popülasyonunun ise diploid kromozom sayısı. Rotifera’dan en çok rastlanan türler Brachionus angularis. Ahmet ÖKTENER2 1 Aksaray Üniversitesi. TRABZON SZ 035 SZ 036 Kızılırmak Nehri Delice Irmağı ve Bazı Kollarında Bulunan Zooplanktonik Organizmaların İncelenmesi Selgün GÜNSEL. YSI marka (Model 33) SCT ölçer ve Thermo Orion marka (Model 230A) pH ölçer kullanılarak. Nannospalax nehringi. daha sonra yay şeklinde biçimlenir. Delice Irmağı ise. Ayrıca örnekleme sırasında YSI marka (Model 55D) oksijen ölçer. Rotifera. NF = 72 ve otozomal kol sayısının NFa = 68 olduğu. Chydorus sphaericus iken. suyun fiziksel ve kimyasal özelliklerinin ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Cladocera. Delice Doğu Anadolu Van Gölü Havzasındaki Nannospalax nehringi (Satunin. Eğitim Fakültesi. Branchiura). Kontrol Şube Müdürlüğü.7° Kuzey 34. karyotiplerinin 11 çift meta/submetasentrik ve 12 çift akrosentrik otozomdan oluştuğu. Irmak. kromozomal kol sayısı NF = 74 ve otozomal kol sayısı NFa = 70 olduğu.1758 (Crustacea.8° Doğu’ya kadar akar.tr Türkiye sınırları içerisinde doğarak yine Türkiye sınırlarında denize dökülen en uzun akarsu olan Kızılırmak. her iki populasyonda da X kromozomunun büyük ve submetasentrik. Argulus foliaceus Lin. Anahtar Kelimeler: Rodentia. Colurella ve Synchaeta cinslerine ait olduğu görülmüştür. Kumkapı Su Ürünleri İrtibat Bürosu. Delice Irmağı Çankırı. Biyoloji Bölümü. Cladocera’dan en sık rastlanan türler Bosmina longirostris. balık bitinin konaklarının bir çeklisti düzenlenmiştir.. Spalacidae.8° Doğu noktasından doğar. Nannospalax. Kırşehir ve Kırıkkale illerinin arasında kalmaktadır. Y kromozomunun ise küçük akrosentrik olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Zooplankton. karyotiplerinin 9 çift meta/submetasentrik ve 17 çift akrosentrik otozomdan oluştuğu. Alaettin KAYA. Synchaeta pectinata olmuştur. İç Anadolu'nun en doğusundaki Sivas ilinde Kızıldağ'ın güney yamaçlarından yaklaşık 39.tr Doğu Anadolu Van Gölü havzasında yedi farklı lokalitenden toplanan 21 (12 erkek ve 9 dişi) Nannospalax nehringi örneğinin karyolojik özellikleri üzerinde çalışılmıştır. 21280. kromozomal kol sayısının. Bölgede. İlk önce batı ve güney batıya 38. Synchaeta oblonga. 191 . Nuray AKBULUT Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı 06800 Beytepe/Ankara sgunsel@hacettepe. Türkiye’de Argulus foliaceus 21 konak balık türünden rapor edilmiştir. Brachionus calyciflorus. Malaközü ve Kılıçözü derelerini alarak Acı Çay ile birlikte Çankırı ili yakınlarında Kızılırmak Nehri ile birleşmektedir.8 km2.

Biyoloji Bölümü. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Serkan GÜL1. TRABZON bu konak türleri arasında 15 türle sazangiller baskındır. İtalya (n=3). Department of Vertebrate Zoology. Sassari. ekolojik ve coğrafi olarak değerlendirilmiştir. Biological Faculty. Edirne kadrikiran@trakya. Italy nurhayat61@yahoo. Antalya-Merkez-Hisarçandır Köyü) tespit edilerek mevcut kayıtla birlikte morfolojik. verrucosissimus (B. v. Nicolai POYARKOV3. Yeni Dünya tropiklerinde bir altfamilya (Ecitoninae) ve pan-tropikal bölgede bir altfamilya (Cerapachyinae) olmak üzere toplam 4 altfamilya ile temsil edilirler. 25 tanesi ise Türkiye (n=20). Kafkasya. Bu farklılaşmanın sebebi Büyük Kafkas Dağları’nın bir bariyer oluşturması veya kuzey Kafkasya’nın Miosen’de (5-7 myö) yıllarca bir ada olarak kalmasının olabileceği düşünülmektedir. predatör tropikal karıncalardır. DNA izolasyonu yapılan 39 bireyin 12S rRNA geninin 420 bazlık kısmı çoğaltılarak baz sıraları elde edildi ve sonuçta 10 haplotip olduğu görüldü. Trabzon 3 Lomonosov Moscow State University. kraliçeleri aşırı büyük gasterli ve işçilerin yardımı olmaksızın hareket edemeyen. incelenen 12S rRNA geni bakımından Bufo verrucosissimus türünün Gürcistan’da değil Kuzey Kafkasya’da bulunduğu ve Büyük Kafkas dağlarının güneyinden (Gürcistan) başlayarak Karadeniz sahili boyunca B. Aenictinae. Bunlardan 10 tanesi Rusya ve Gürcistan’dan elde edilen B. Anahtar Kelimeler: Bufo bufo. Stefano DOGLIO4 1 Rize Üniversitesi. Yapılan filogenetik analizler sonucunda Kuzey Kafkasya’daki (Krasnodar bölgesi) bireylerin diğerlerinden farklı bir grup oluşturduğu (B.tr Ordu karıncaları göçebe yaşam gösteren (nomadik). Eski Dünya tropiklerinde iki altfamilya (Dorylinae. circassicus. Fen-Edebiyat Fakültesi. Burdur-Yeşilova-Akçaköy. Rusya (n=1) ve Ukrayna (n=1)’dan elde edilen Bufo bufo örnekleridir. Biyoloji Bölümü. Association for Wildlife Conservation. Bu çalışmada Aenictus rhodiensis Batı Toros Dağları’nda 3 yeni lokaliteden (Burdur-GölhisarElmalıyurt Köyü. Russia 4 Zirichiltaggi. Bufo verrucosissimus alttürleri arasında ise hiçbir farklılık tespit edilmemiştir. B. Fen-Edebiyat Fakültesi. bufo türünün dağıldığı tespit edilmiştir. Türkiye. 192 . Nihat AKTAÇ. B. verrucosissimus) ve Gürcistan’daki bireylerin ise bilinenin aksine Türkiye grubu içerisinde yer aldığı gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ordu karıncaları. 2004 tarafından Bolkar Dağları’ndan sadece bir lokaliteden kayıt edilmiştir. çeklist.edu.19. verrucosissimus. verrucosissimus türünün dağılımının Türkiye’ye kadar uzanıp uzanmadığını araştıran bu çalışmada toplam 39 birey kullanılmıştır. turowi) türüne ait örneklerdir. Sonuç olarak. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 1936 İçin Yeni Lokaliteler İle Bazı Morfolojik ve Ekolojik Notlar (Hymenoptera: Formicidae) Kadri KIRAN. Bilal KUTRUP2.com Bufo bufo ve Bufo verrucosissimus türlerini karşılaştırmak ve özellikle Gürcistan’da varlığından söz edilen B. Türkiye’de ordu karıncalarının 2 altfamilyası (Dorylinae ve Aenictinae)’na ait toplam 4 takson bilinmektedir. 12S rRNA Türkiye Ordu Karıncası Aenictus rhodiensis Menozzi. Anahtar Kelimeler: Argulus foliaceus. Aenictinae altfamiyasının tek temsilcisi Aenictus rhodiensis Aktaç ve ark. Celal KARAMAN Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Güllapoğlu Yerleşkesi 22030. Aenictinae). Aenictus rhodiensis. v. Türkiye. Biyoloji Bölümü. Bufo verrucosissimus. v. Ayrıca güney İtalya’dan 4 Bufo bufo spinosus alttürü de çalışmaya dahil edilmiştir. Türkiye SZ 038 SZ 039 Türkiye’deki Bufo bufo ve Kafkaslardaki Bufo verrucosissimus Türlerinin 12S rRNA Geni Bakımından İncelenmesi Nurhayat ÖZDEMİR1.

Biyoloji Bölümü. Karadeniz Bölgesi’nde Dağılım Gösteren Gomphocerinae (Orthoptera: Acrididae) Taksonlarına Ait Faunistik Bazı Değerlendirmeler Abbas MOL1.com. mediterranien. Fen Edebiyat Fakültesi. zoocoğrafya. Trabzon’la Van arasında ise %23 olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: zoocoğrafya SZ 042 Kemaliye. Güney yönü Güneyden gelen faunaya. Orta Anadolu’ya. Afrotropical ve Oriental bölgeler başta olmak. Güney Afrika ile % 0. sibirya ve turano-eremial faunanın uzantılarını kısa mesafelerde görebilmekteyiz. İran’da ise 161 türle temsil edilmektedir. Battal ÇIPLAK2. kanyonun tabanının denizden yüksekliği 800 m civarlarında iken. Teknikokullar. Hasan SEVGİLİ2. birçok soğuk sever türün.92 olduğu tespit edilmiştir.41. Şanlıurfa demirsoy@hacettepe. Biyoloji Bölümü. Türlerin değerlendirilmesi bu bölgenin Türkiye’de temsil edilen farklı fauna elamanlarının bazı türlerini bir arada barındırdığı. Orta Asya’da Doğu Türkistan’la %21.24. birkaç kilometre uzaklıkta dağlar 3000 metreye kadar ulaşmaktadır. Bu çalışmada. Lycaenidae. eremial. Kanyonun açılması yaklaşık 5 milyon yıl öncesine dayanmakta. Buna karşılık Iran’da var olan.19. Bir bölgedeki biyolojik çeşitliliğin zenginlik nedenlerini ve o 193 Kemaliye Orthoptera Faunasının Zoocoğrafik Olarak Değerlendirilmesi Ali DEMİRSOY1. Orthoptera. Güray KUTBAY1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Ünal ZEYBEKOĞLU1.edu. dikey yayılımın etkinliği ve çok yakın mesafelerde bile farklı kökenden gelen fauna elemanlarının nasıl korunduğu konusunda yorumlar yapılabilirliğini göstermiştir. Van 2 Gazi Üniversitesi. kuzey yönü ise Karadeniz faunasına birer kapı gibi konumlanmıştır. kelebekler içerisinde tür ve alttürleri itibariyle en zengin familyalardan birisidir. Lycaenidae. fauna SZ 041 biyolojik olarak önemli bir yere sahip görünmektedir. Fen Edebiyat Fakültesi. bölgenin fauna tarihi konusunda ip uçları verebileceği gibi.tr Anadolu ve diğer bölgelerin biyolojik çeşitliliğinin ve Paleocoğrafyasının araştırılmasında kullanılan hayvan gruplarının başında Gomphocerinae taksonları gelir. Fen Fakültesi.tr 1 Bu çalışma.12. Biyoloji Bölümü. daha güneye yayılışı güzergahı konusunda da önemli bilgiler verebilecek nitelikler göstermektedir. Türkiye’de ise bulunmayan 69 tür bilinmektedir. İlçe.40 olduğu görülmüştür. ilçenin bulunduğu alan Anadolu Diyagonali üzerinde yer alırken. Tebliğ’de Lycaenidae faunasının Türkiye ve Iran arasındaki benzerlik oranının %55. Tebliğde faunistik özelliklerin sergilediği sayısal sonuçların yorumlanmasının yanı sıra Palaearktik. Türkiye. Fen Edebiyat Fakültesi. Dünya Lepidoptera Çeşitliliği üzerine 10 yıldır sürdürülmekte olan veri tabanı araştırmalarımız çerçevesinde ele alınmıştır. Türkiye’de 168. bölgenin geçmişteki özelliği ve Anadolu faunası için en azından bu canlı grubu açısından bir değerlendirme ve modelleme yapılabileceği düşüncesine varılmıştır. bir kanyonun içersinde yer almakta. TRABZON SZ 040 Irano-Anatolian Lycaenid’lerinin Faunistik ve Zoocoğrafik Analizi Muhabbet KEMAL1. Erzincan ili içerisinde yer alan Kemaliye konumu ve topografyası bakımından . Samsun 2 Akdeniz Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: İran. Ankara 2 Harran Üniversitesi. Türkiye’de bulunan ancak İran’da bugüne kadar tespit edilmemiş 76 Lycaenidae türü vardır. Biyoloji Bölümü. Bunun yanı sıra. Lepidoptera. doğu yönü Kafkas faunasına. Bu nedenle angora. Biyoloji Bölümü. Selma SEVEN ÇALIŞKAN2 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Yusuf DURMUŞ1 1 Hacettepe Üniversitesi. tam bir tür listesinin ötesinde. Biyoloji Bölümü. Mukayese açısından komşu ülkelerin Lycaenidae faunası Türkiye ile karşılaştırıldığında ortaya çıkan benzerlik oranlarının Yunanistan’la %46. batı yönü. Beytepe. Akif hareketleri sınırlı olan Orthoptera türlerinin bu bölgedeki bileşiminin incelenmesi. Fen Edebiyat Fakültesi. İki ülkede ortak Lycaenid türleri sayısı 92 olarak tespit edilmiştir. Anadolu içinde yapılan bir mukayesede Ankara ile Van arasındaki fauna benzerliği %60. Biyoloji Bölümü. Antalya abbasmol@omu.38. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ancak buzul dönemlerinde birer sığınak görevi de yapmış bulunmaktadır.22 Güney Doğu Asya’da Tayland’la %0. Ankara muhabbet_kemal@yahoo. Kampus.edu. H. Gürcistan’la %49.tr ilçesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Osmanbey. türlerin ekolojik özelliklerine dayanılarak. üzere fauna elementlerinin temsil oranları değerlendirilmiştir.

6 Asiatik-European. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. iv) En fazla takson sayısına sahip lokalite. Yuvalarını insan yerleşim bölgelerine de kurarlar. 2006 ve Haziran-Eylül. % 5 Turana-EuropeanMediterran. literatür ve çalışmalara göre halen 42 familya ve 593 tür kara salyangozu ile türleşme ve açısından özel bir ayrıcalığa sahiptir. Hydraenidae ve Dryopidae familyalarına ait toplam 61 tür tespit edilmiştir. dağılımlar ve türlerin korotipleri göz önüne alınarak söz konusu taksonların biyocoğrafik olarak değerlendirilmesi ve Anadolu'nun dağılımlar ışında malakocoğrafik olarak bölgelendirilmesi yapılmıştır. % 3. Fen-Edebiyat Fakültesi.tr Türkiye’de üremelerini gerçekleştiren türlerden biri de leylektir (Ciconia ciconia).edu. v) Taksonların hangi bölge fauna elemanı oldukları tespit edilmeye çalışılmıştır. Biyoloji Bölümü. % 16 Batı Palearktik. son yıllarda kışın da yurdumuzda bulunan türlerden biri olarak görülmektedir. % 5 İrano-Anatolian olarak belirlenmiştir. % 6. DARILMAZ1. Bunun için. iii) Taksonların dağılım gösterdiği yükseltiler-vejetasyon kuşakları. Ayrıca Laccobius persicus ve Laccobius alternus (Hydrophilidae) türleri Türkiye faunası için yeni kayıttır. TRABZON bölgedeki hayvan fauna elemanlarının oluşumunda. Acrididae. Zoocoğrafik analiz sonucunda türlerin elementleri belirlenmiştir. 194 .com Tam olarak tanımlanmadığı kabul edilse de Türkiye gastropodları hakkındaki çalışmalar 1700'lü yıllardan beri tespit edilmekte olup. Fen Fakültesi. 2007 tarihleri arasında Kemaliye ilçesi sulak alanlarında sucul Coleoptera faunası araştırılmıştır. Karadeniz Bölgesi’nin topoğrofyası. Diyarbakır ahmetk@dicle. faunistik. Element oranları: %5 Palearktik. Isparta kebapci@gmail. vejetasyon. 21280. Ankara mdarilmaz@yahoo. biyocoğrafya SZ 043 SZ 044 Kemaliye (Erzincan) Sucul Coleoptera Faunasının Zoocoğrafik Analizi Mustafa C.8 Güneybatı Asiatik. Toplanan Gomphocerinae takson örneklerinin: i) Tarımsal zarar oluşturma durumları. % 1. Noteridae.5 Turana-Mediterran. filocoğrafya dikkate alındığında paleoendemik kalıntı taksonların öznemli oranda olduğu gözlenmektedir. Hydrochidae. Karadeniz Bölgesi’ndeki Gomphocerinae (Orthoptera-Acrididae) taksonlarının vejetaston kuşaklarına-yükseltilere göre dağılımı araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Karadeniz Bölgesi. hangi bölgelerden nasıl etkilendiğinin ortaya çıkarılmasında fitocoğrafik ve zoocografik çalışmaların birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanır. Leylek eşlerinin birbirlerini yuvaları dolayısıyla tanıdıkları kabul edilmektedir. Kemaliye SZ 045 Diyarbakır (Bismil) Leylek Populasyon Dinamiği (2005-2007 Yılları) Ahmet KILIÇ Dicle Üniversitesi. Çalışmada. Haliplidae. fauna. yeni kayıt. Fen Edebiyat Fakültesi. Gyrinidae. bölgedeki 18 il ve bölgeye komşu 7 il sınırları içerisinde belirlenen 70 ana lokalite olmak üzere toplam 172 farklı lokaliteden 2003-2006 yılları arasında her yıl haziran-ekim ayların arasında Araştırma bölgesinden Gomphoceriane’ya ait 6170 adet ergin örnek toplanmıştır.6 Turana-European. % 5 Turana-Balkan. detaylı bir şekilde çalışılmış bulunmaktadır. Temmuz. Türkiye. Genel olarak yerleşim yerlerinde bir veya birkaç yuva kurarlar. % 5 Anatolian Endemik. Gomphocerinae. Dytiscidae. Biyoloji Bölümü. Eldeki veriler bazı genellemeler için yeterli durumdadır. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü.3 Anatolo-Caucasian. uzun yıllar aynı yuvayı kullanmaları dolayısıyla olduğu söylenir. Leylekler yalnızca üreme döneminde değil. vejetasyonu. % 16 European. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi. Hydrophilidae. % 18 Sibero-European. zoocoğrafya. Toplam 707 (%52 endemijk) olan tür ve türaltı takson miktarı neoendemiklerin yüksekliğine işaret etmekte ise de. Bunun. Helophoridae. yüksekliği gibi faktörler dikkate alınarak. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu çalışmada. Anahtar Kelimeler: Sucul Coleoptera. Dicle Nehri kıyısında 53 yuva yaklaşık 200m aralıklarla sıralanmaktadır. % 1.com 1 Türkiye Malakocoğrafyası: Güncel Bulgulara Göre Türkiye'nin Malakocoğrafik Değerlendirmesi Ümit KEBAPÇI Süleyman Demirel Üniversitesi.19. Ali DEMİRSOY2 Gazi Üniversitesi. % 1. Tespit edilen türlerin tamamı araştırma alanından ilk defa kaydedilmiştir. ii) Bölgede yoğun olarak bulunan taksonlar. % 9.6 Balkano-Anatolian.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ağustos 2007 itibariyle işletmedeki kurulu güç 131 MW olup yapılmakta olan. Yani halen yapılmakta olanların yanında birçok santral da yapılacaktır. biyolojik karbon döngüsü içinde. 01150. Anahtar Kelimeler: Rüzgar türbinleri. Eğitim Fakültesi. soya. Başarılı kuluçka sayısında artış belirlenmiştir.tr Günümüzde giderek artan enerji gereksinimini karşılayabilmek amacıyla tüm kaynaklar gittikçe artan ölçülerde kullanılmaya başlanmıştır. dünyanın en önemli çevre sorunu olan küresel ısınmaya neden olmaktadır. Oldukça kısa bir mesafede (20 km) leylekler birbirlerinden eşit uzaklıktaki yüksek gerilim hatları üzerine kurdukları yuvalarda yavrularını yetiştirdiler. Ciconia ciconia. hayvansal yağlar) bazik bir katalizör eşliğinde alkol (metanol. yarasalar SZ 047 Yeni Nesil Yakıt : Biyodizel Volkan Vural TAŞ. Bunlar arasında son ürünleri itibariyle çevreye zarar veren veya çevre dostu enerji türleri söz konusudur. Dünyadaki pek çok ülke özellikle gelişmiş ülkeler enerji politikaları gereği yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanım paylarını artırma çabasındadırlar. Elde edilecek sonuçlar. Dolayısıyla biyodizel. Biyodizel’in birçok avantajının yanında en önemlisi sera gazları içinde büyük bir pay sahibi olan CO2. 06800. Yine yanma sonucu açığa çıkan ve sera gazları arasında yer alan CO. Biyoloji Bölümü. 2003-2004 yılları arası gözlem ve değerlendirmeler bu çalışma ile kıyaslanmıştır. Transesterifikasyon. aspir gibi yağlı tohum bitkilerinden elde edilen yağların.19.) ile esterleşme reaksiyonudur.com Fosil yakıtlarından elde edilen petrolün kaynaklarının yetersiz olması ve buna bağlı olarak petrol ürünlerinin fiyatlarının pahalı olması insanları alternatif enerji kaynaklarına yöneltmiştir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi SZ 046 Buna karşılık palearktiğin en önemli kuş göç yollarının üzerinde bulunması ve barındırdığı nadir yarasa türleri bu yapılardan olumsuz etkilenebilmektedirler. Fransa. NOx emisyonları da insan sağlığına zararlıdır. Bismil. Balcalı. Ankara letur@hacettepe. Türkiye bu açıdan birçok ülkeden avantajlı bir konumdadır. Rüzgâr Türbinlerinin Kuşlar ve Yarasalar Üzerine Etkileri Levent TURAN Hacettepe Üniversitesi. Slovakya ve Çek Cumhuriyeti’nin de içinde bulunduğu birçok Avrupa ülkeleri tarafından tercih edilmektedir. iklimsel ve çevresel koşulların leylek populasyona olan etkilerini ortaya çıkaracaktır. Beş yavrulu yuva sayılarında bariz artış dikkat çekicidir. 2005-2007 yılları arasında leylek populasyon dinamiği belirlenmiştir. üreme öncesi ve üreme sonrası dönemde ise iki haftada bir izlenmiştir. tarımsal bitkilerden elde edilmesi nedeniyle. Bu çalışma beş yıldan beri sürdürülmektedir. SOx. değişik türlerin populasyon dinamiğinin anlaşılmasına katkıda bulunabilecektir. Polonya. 2007 yılında yuva başına ortalama 2. 2007 üreme döneminde populasyondaki yavruların yarısına yakını beş yavrulu yuvalarda yetiştirilmiştir. Kuruluş maliyetleri dışında hiçbir dezavantajı bulunmadığı öne sürülen rüzgâr türbinlerinin Türkiye’deki sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Zootekni bölümü. kolza (kanola). Dicle DÖNMEZ Çukurova Üniversitesi. Beytepe. yuva. Ziraat Fakültesi. Norveç. Çevre dostu olarak nitelenmesinde sakınca görülmeyen enerji üretim biçimlerinden birisi de rüzgâr türbinleri aracılığıyla rüzgâr enerjisi üretilmesidir. bazı alg türlerinden. Bu çalışmaların sürdürülmesi. Dilek TEKDAL. TRABZON Diyarbakır (Bismil) en büyük leylek üreme populasyonuna sahiptir. yanma sonucu ortaya çıkan bir emisyon olup. Anahtar Sözcükler: Populasyon Dinamiği. evsel atık yağlar. Bu olumlu özelliklerinden dolayı biyodizel ekonomik ve çevre dostu bir yakıt olarak Avusturya. Dicle Nehri. 195 . Kullanılan yuva sayısında artış tespit edilmemiştir. hayvansal yağlardan ve hayvansal atıklardan bir katalizatör eşliğinde kısa zincirli bir alkol ile (metanol veya etanol) reaksiyonu sonucunda açığa çıkan ve yakıt olarak kullanılan bir üründür. yağ asitlerinin (bitkisel yağlar. Adana vuraltas@gmail. İrlanda. Son üç yıl içinde toplam yavru yetiştirme sayısında bir artış görülmektedir. etanol vb. veya izin alınanlarla birlikte planlanan değer ise bunun çok üzerindedir. Biyodizel.edu. Bu alternatif enerji kaynaklarının bir tanesi de “biyodizel”dir. yavru.34 yavru düşmektedir. kuşlar. Leylek yuvaları düzenli olarak üreme döneminde her hafta. İtalya. beyaz leylek. Almanya. üreme populasyonu. İsveç. fotosentez ile CO2'i dönüştürüp karbon döngüsünü hızlandırdığı için sera etkisini artırıcı yönde etki göstermemektedir. ayçiçek. Biyodizel üretiminin çeşitli metodları olmakla birlikte günümüzde en yaygın olarak kullanılan yöntem “transesterifikasyon yöntemi”dir. Diyarbakır.

sperma miktarı. 3. Atatürk Baraj Gölü’nde Mart sonundan Nisan sonuna kadar toplam 45 adet erkek L.71±2894. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. e_sahinoz@yahoo. sperma Atatürk Baraj Gölü’nde Bulunan Liza abu (Heckel. Dölerme ve Suni tohumlama ABD. Sperma kalitesi 3 yaşında 1 ve 2 yaşına göre daha iyi oldu. Erdinç ŞAHİNÖZ1. Su Ürünleri Bölümü. canlılık süresi (sn).46±2. Bütün yaş grupları arasında yapılan korelasyon hesaplamasında. Motilite (%).. 19374.32 ve 7. Bozova Meslek Yüksekokulu.02 olarak bulundu. Şanlıurfa.34 ve 7. Genel olarak.19. Bozova.06 bulundu. Although this slight difference does not allow these two groups to be Separated at the species level.27. transesterifikasyon.50±413.6±0. Bozova 2 Harran Üniversitesi. yoğunluk ve pH değerleri 3 yaşındakilerde daha yüksek bulundu. motilite. Anahtar Kelimeler: Liza abu. The globulin region of Specimens from North. Zafer DOĞU1 1 Harran Üniversitesi. 63300 Yenişehir. 63850.com Bu çalışma. spermatozoa yoğunluğu ve pH belirlendi. canlılık süresi. Iran moradi_g@yahoo. motilite 196 .8±0. L.09. albumin. abu balığı yakalandı. Barbus grypus. West (kurdestan. motilite süresi. Su Ürünleri Bölümü. Sonuç olarak. and Spermophilus xanthoprymnus spocies in North-west. Dölerme ve Suni tohumlama ABD. Balıklardan sperma Haziran ayı içinde iki haftalık periyotta alındı.Serum protenis of Spermophilus fulvus and Spermophilus xanthoprymnus (Mammalia: Rodentia) in Iran Mohammad MORADİ Department of Biology. and kargological characteristics in specimens can help identify distribution of Spermophilus fulvus species in North-east and west. Bozova Meslek Yüksekokulu.04±28. Şanlıurfa zafer_dogu@yahoo. yaş SZ 050 Atatürk Baraj Gölünde Bulunan Şabut Balığı (Barbus grypus H.east and West consisted of 8 electrophoretic bands. yoğunluk (x 109 /ml) ve pH değerleri sırasıyla. sperma miktarı (µl). Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Spermophilus fulvus . Spermalar abdominal masaj yöntemi ile alındı. 1843)’nun Sperma Kalitesi Üzerine Yaşın Etkisi Zafer DOĞU1. Spermophilus xanthoprymnus. Veteriner Fakültesi. this difference with morphological. Faruk ARAL2 1 Harran Üniversitesi. 1550. 54.1843)’nın Sperm Kalitesinin Belirlenmesi Erdinç ŞAHİNÖZ1. abu balıklarının spermatolojik özellikleri üzerine yaşın etkisini belirlemek amacıyla yapıldı.40±2. Zanjan University. Faruk ARAL2. Ghazvin and Zanjan) and North-West Iran (Siyah cheshmeh and kelisacandi) were examined using the SDS-PAGE technique. sperma. motilite. Faculty of Science. yaş ve spermatolojik özellikler arasında pozitif bir ilişki olduğu tespit edildi.com Globulin and albumin blood-Serum protein 48 Specimens of Spermophilus collected from Northeast (Mashhad and Bejnord). 61.com Bu çalışma. Yaşın sperma kalitesi üzerine önemli etkisinin olduğu belirlendi. globulin. 1843) sperma kalitesini belirlemek amacıyla yapıldı. but of 10 bands in Speciemens from North-west. abdominal masaj yöntemi ile alındı. Atatürk Baraj Gölü’nde bulunan üreme dönemindeki erkek L. Alınan spermalarda. TRABZON Anahtar Kelimeler: Biyodizel. Alınan spermalarda. 63850. Iran SZ 049 (%).32. Yenişehir. spermatozoa yoğunluğu (x 106 /ml) ve pH değerleri sırasıyla. Anahtar kelimeler: Şabut balığı. Üreme sezonunda.71±2.22 229. motilite süresi (s). 14 adet şabut balığından sperma. Hamadan.59±0. Biyoloji Bölümü. 63300.10. 50. abu türünde sperma kalitesi yaşlara göre değişmektedir. küresel ısınma SZ 048 Electrophoretic comparison of blood. Veteriner Fakültesi. erkek Şabut balıklarında (Barbus grypus H.

1855) ve Z. n. döküntü. Biyoloji Bölümü. bağırsak siliyatı SZ 054 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’nın Zygorıbatula berlese. Biyoloji Anabilim Dalı. ve Gianius anatolicus sp. yaşama alanları ile Türkiye ve dünyadaki yayılışları verilmiş ve çeşitli sistematik sorunları tartışılmıştır. 2Kayseri Erciyes Üniversitesi. 2005– 2007 yıllarının mayıs ayları arasında toplanan toprak. Fen Bilimleri Enstitüsü. Anahtar Kelimeler: Acari.. çalışmamızda atlarımızdan ölçülen örnekler morfolojik karakterler ve biyometrik veriler bakımından orijinal tanımlamalarda verilenlere benzer bulunmuştur. Biyoloji Bölümü. döküntü.00). Tespit edilen türler. Nusret AYYILDIZ2 1 Erciyes Üniversitesi. 1919)’nın taksonomik ve morfolojik durumu araştırılmıştır. daha önce Türkiye’den kaydedilmiş olan Z. yosun ve liken örneklerinden ayıklanan oribatid akarlardan Zygoribatula Berlese.19. 2005 – 2007 yıllarının mayıs ayları arasında toplanan toprak.edu. sistematik. türün ülkemiz atgillerinin bağırsağında bulunduğuna ilişkin ilk kayıt olması yanı sıra. 1758 arka (büyük) bağırsağında yaşayan Blepharocorys curvigula (Gassovsky. Coralliodrilus amissus sp.tr 2001-2003 tarihleri arasında. Phenopelopıdae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Elif KOÇOĞLU1.D.B. Naime ARSLAN1. nepotulus (Berlese. yosun ve liken örneklerinden ayıklanan oribatid akarlardan Eupelops ewing. 1917 (Acarı. ekoloji. Zygoribatula. Fen-Edebiyat Fakültesi. 1916 (Acari. Coralliodrilus amissus sp. Nusret AYYILDIZ 1 Erciyes Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. Biyoloji Anabilim Dalı. exilis (Nicolet. Fen-Edebiyat Fakültesi. çeşitli organlarına ait ölçümleri yapılmış. n. Orıbatıda. ağaç kabuğu. Yozgat Çamlığı Milli Parkı. Biyoloji Bölümü. fotoğrafları çekilmiş. türler arası ilişki ve mevsimsel dağılım özellikleri dikkate alınarak ekolojik bakımdan da değerlendirilmiştir. SZ 052 ölçümleri yapılmış. Oribatida. fotoğrafları çekilmiş. Eupelops. Anahtar Kelimeler: Acari. Bu türler. yaşama alanları ile Türkiye ve dünyadaki yayılışları verilmiş ve çeşitli sistematik sorunları tartışılmıştır. Blepharocorys curvigula. Phallodriline familyasına ait iki yeni Oligocheata türü tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Equus caballus. 1916) ve E.com 1 2 İki yeni Phallodrilinae (Oligochaeta. 1916’ya ait iki tür tespit edilmiştir. Oribatida. Christer ERSÉUS 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. ekoloji. Bu türler. bu türler rastlanma sıklığı. Kayseri ekocoglu@erciyes. incelenmiş olan toplam 13 attan dokuzunda görülmüştür (%69. Tarmo TİMM. Tespit edilen türler. Literatür bilgilere göre bir phallodrilin Tubificid cinsi olan 197 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ndan.com İzmir yöresi civarında bulunan evcil atların Equus caballus Linnaeus. Oribatulidae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Abdulkadir TAŞDEMİR . evcil at. TRABZON SZ 051 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ nın Eupelops ewıng. n. cognata (Oudemans. 1917’ye ait iki tür tespit edilmiştir. sistematik. 35100 Bornova. Eskisehir narslan@ogu. Bayram GÖÇMEN Ege Üniversitesi. ışık ve tarama elektron mikroskobunda incelenerek özgün şekilleri çizilmiş. Ayrıca. 1758 Bağırsak Siliyatlarından Bir Tür Blepharocorys curvigula (Ciliophora: Blepharocorythidae) Hakkında Gözde GÜRELLİ. Yozgat Çamlığı Milli Parkı SZ 053 İzmir Yöresi Civarındaki Evcil Atların Equus caballus Linnaeus. ve Gianius anatolicus sp. n.tr Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ndan. türler arası ilişki ve mevsimsel dağılım özellikleri dikkate alınarak ekolojik bakımdan da değerlendirilmiştir. 1804)’tur. Zooloji A. Oribatida. Ayrıca. daha önce Türkiye’den kaydedilmiş olan E. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. acromios (Hermann. çeşitli organlarına ait . Biyoloji Bölümü.edu. ağaç kabuğu. Fen Fakültesi. 1902)’dir. ışık ve tarama elektron mikroskobunda incelenerek özgün şekilleri çizilmiş. Sakarya Nehrinin taşkın yaparak oluşturduğu Balıkdamı sulak alanından toplanan 1471 örneğin incelenmesi sonucunda. Fen-Edebiyat Fakültesi. Blepharocorys curvigula. Annelida) türü. bu türler rastlanma sıklığı. Kayseri abdulkadirtasdemir@gmail. Çalışmamız. Fen Bilimleri Enstitüsü. İzmir ggurelli@yahoo.

tür içi varyasyonlar ve simpatrik türlerdeki desen benzerlikleri gibi nedenlerle hatalı teşhislerin yapılmış olduğu pek çok araştırma ile gösterilmiştir. sucul sistemde istenilmeyen bir sorunu çözümlemek amacıyla veya çevresel müdahaleler ve hidrojeolojik değişimler sonucunda oluşabilecek ürün azalmalarını engellemek ve türün devamlılığını sağlamak amacıyla çok sayıda sucul sisteme bırakılmıştır. Karadeniz.com 1 Türkiye iç sularına sonradan giren veya yerel faunamıza ait bazı balık türleri ile bunların kültür formları ekonomik balıkçılığı ya da sportif olta balıkçılığını geliştirmek. Füsun ERKAKAN2 Kundu Turizm Yatırımcıları Birliği. n. ülkemizde Anopheles maculipennis grubuna ait hangi türlerin bulunduğunun ve bu türlerin nasıl bir coğrafik dağılıma sahip olduğunun belirlenmesi amacıyla. Phallodrilinae. Türkiye’de bulunan 30 farklı Baraj Gölünde yapılan balıklandırma çalışmaları incelenmiştir. Rezervuar yapımları sonucunda farklılaşan morfolojik. hidrolojik ve biyolojik yapı kısa ve uzun dönemde gözlenebilecek bazı ekolojik sorunlara neden olmaktadır. Fen-Edebiyat Fakültesi. moleküler sistematik. Benzer şekilde Gianius Erséus. bugüne kadar sadece denizlerin nispeten ılık olan sığ bölgelerinden kaydedilmiştir. melanoon ve An. Anopheles maculipennis grubunda nükleer rDNA ITS2 (second internal transcribed spacer) ve Mitokondriyal sitokrom-c oksidaz geni (COI) dizileri kullanılarak yapılan moleküler çalışmalar ile grubunun türleri arasındaki farklılıkların saptanabilmesi mümkün olmuştur ve bu çalışmalarla gruptaki sistematik sorunların çözümünde önemli başarılar elde edilmiştir. Palearktik’te simpatrik ya da allopatrik olabilen 11 sibling türü içermektedir ve bu türlerin birçoğunun sıtmaya vektörlük yapması nedeniyle. SZ 055 elde edilen yumurtalar incelenişmiş ve özellikle yumurta morfolojileri farklı olan örneklerin moleküler çalışması yapılmıştır.8 SF primerleriyle rDNA ITS2 bölgesi çoğaltılıp DNA dizi analizi Automatic suquencer kullanılarak yaptırılmıştır. Bu yüzden Coralliodrilus amissus sp. Araştırmamızda. daha önce Fransa ve İngiltere’de yer altı sularından kaydedilen Gianius riparus ile çok benzerlik göstermektedir. Biyoloji Bölümü. sacharovi. yakın çevrede ve havzada bulunan doğal veya diğer yapay sucul sistemlere de taşınmaktadır. Kundu KöyüAntalya 2 Hacettepe Üniversitesi. bu taksonun tatlı sulardan kaydedilen ilk üyesidir. ITS2 SZ 056 Türkiye’de Anopheles maculipennis Grubunun (Diptera: Culicidae) Moleküler Sistematiği Emel KABARTAN. Anahtar Kelimeler: Anopheles maculipennis grubu. An. 198 . melanoon ve An.. Beytepe-Ankara innald@yahoo. Anahtar Kelimeler: Türkiye. Analizler sonucunda elde edilen dizilerin eşleştirilmesi ve kıyaslanması için Chromas Lite programı kullanılmış ve diziler arasındaki benzerliklermevcut dizilerle de karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. ekonomik ve medikal açıdan çok önemlidir. Fevzi BARDAKCI Adnan Menderes Üniversitesi. An. Oligochaeta.s.. baraj balıklandırma. yumurta morfolojilerindeki mevsimsel farklılıklar. maculipennis s. sivrisinekler (Diptera: Culicidae).com Anopheles maculipennis Grubu. Bugün yalnızca yumurta morfolojisinin grup üyelerinin ayrılmasında yeterli bir karakter olmadığı. An. sacharovi türlerinin varlığı saptanmış ve türlerin coğrafik dağılımları belirlenmiştir. İç Anadolu. Anahtar Kelimeler: Annelida. n.s. Gianius anatolicus sp. 1979. Fatih Mehmet. Ülkemizde şimdiye kadar sınırlı arazi çalışmalarıyla toplanan dişi örneklerden elde edilen yumurtaların morfolojisine göre gruba ait Anopheles maculipennis s. Elde edilen sonuçlarla. Trakya. An. Celal ÜLGER. Son yıllarda ise. taksonomi. İzole edilen DNA’dan 28SR ve 5. PCR. subalpinus. Biyoloji Bölümü. grubun sistematik sorunları çözülememiştir. ŞİMŞEK. Akdeniz. Fen Fakültesi. doğal ve yabancı balık türleri gölü. TRABZON Coralliodrilus Erséus.19. Toplanan örneklerin bir kısmından Hidrolojik ve Morfolojik Açıdan Farklı Akarsu Sistemleri Üzerine Kurulu Olan 30 Farklı Baraj Gölünde Yapılan Balıklandırma Çalışmalarının Değerlendirilmesi Deniz İNNAL KUYAB1. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde ağız aspiratörleri ve CCD ışık tuzaklarıyla ergin dişi ve erkek örnekler toplanmıştır. Bu çalışmada. Aydın emelkabartan@hotmail. messeae türlerinin varlığı bildirilmiş olmakla birlikte. ülkemizde An. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 1992 cinsi de tuzlu sularda yayılış göstermektedir. Biyoloji Bölümü. Oluşan riskler sadece o sucul sistemde kalmayıp.

Campopleginae sp 1. (Hymenoptera: Trichogrammatidae).%2. Anahtar Kelimeler: Bombyx mori.%5. Stictopistus sp. Monodontomerus aereus Walker (Hym. Phytodietus polyzanias Forster. maculator (%6. A.3 olarak saptanmıştır. Biyoloji Bölümü. Itoplectis maculator F (Hym. Her bir biyolojik dönem kendi özelliklerine göre laboratuvarda kültüre alınmış ve yapılan günlük kontrollerle çıkan parazitoidler alınarak uzmanları tarafından teşhis edilmiştir.: Eulophidae) and Dibrachys cavus Walker.(Hym.37).) (Lepidoptera:Tortricidae) elma bahçelerinde genellikle ikincil. besin. grupta çok belirgin bir farklılık göstermemesine karşın II. (Hym.%3. (Hym. Her iki yılda en yaygın parazitoid türler. rubricosa (%50. Archips rosanus’un Parazitoidleri. Antakya. (Lepidoptera.4. (Hym.: Perilamphidae) olarak belirlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.4. Hockeria sp. rosanus’un yumurta. ancak kritik ağırlık denilen ağırlığı geçen larvaların başkalaşım geçirmeleri önemli bir noktadır. S. 2002 yılında % 16.5. gelişim Cakıt Vadisi (Adana. 2002 yılı için sırasıyla %3. (Atelophadnus) rufator Aubert.12. besin miktarına bağlı olarak izlenmiştir. pupa ve kelebek oldukları görülmüştür. Nemorilla floralis (Fallen) (Dip. hücre büyümesi ile alınan besin arasında bir ilişki olduğu ve bu ilişkide insulin sinyalinin normal büyümenin gerçekleşmesi için şart olduğu belirtilmektedir. Bombycidae) Besin Miktarına Bağlı Gelişim Meryem ERSEYİS Ege Üniversitesi. Apanteles sp. 31034. Denemeler Çakıt Vadisi’nde( Adana-Niğde) 10-20 yaşlı elma ağaçlarında (Stark Crimson. Golden..com Gelişim biyolojisinde açıklanması zor olan problemlerden biri vücut büyüklüğü ile canlıyı oluşturan yapıların büyüklüğünü düzenleyen faktörlerin neler olduğudur. Yumurta üzerinde ayda bir. Ziraat Fakültesi. 2085 larva ve 520 pupa denemelerde kullanılmıştır. Larval sürecin uzamasında ve koza örme davranışında ortaya çıkan gecikme. Fen Fakültesi. alınan besin miktarına bağlı olarak I. rosanus üzerindeki parazitoid türler. Microgastrinae sp 1. Çalışmada Çakıt Vadisi’nde A. Gruplar arasındaki farklılıklar besin-hormon ilişkisine bağlanabilmektedir. Bunlar: Trichogramma dendrolimi Mats.%3. Parazitoidlerin Populasyon Gelişimleri ve Etki Seviyeleri Oğuzhan DOĞANLAR Mustafa Kemal Üniversitesi.4. larva ve pupa dönemlerinde beslenen toplam 14 parazitoid tür ve 5 hiperparazitoid tür tespit edilmiştir. Canlının gelişimi ve organların büyümesinin genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak. Dolichogenidea laevigatus (Ratzeburg). Bombyx mori larvalarının da büyüklükleriyle doğru orantılı olarak koza ördükleri. Bitki Koruma Bölümü.com. Bornova. Scambus elagans Woldstet.67.tr Avrupa yaprak bükeni. Perilamphus tristis Mayr.: Tachinidae) ve Pteromalus sp.82) olarak belirlenmiştir. zincirin larval evresinde meydana gelecek beslenmeye bağlı gelişim bozukluklarının son halkaya kadar uzandığı ve ipekböceği gelişiminde anomaliler meydana geldiği belirlenmiştir. laevigatus (%18. moleküler ve fizyolojik mekanizmalar tarafından düzenlendiği bilinmektedir Böceklerde büyümenin moleküler mekanizması çerçevesinde.: Ichneumonidae).5 olarak bulunmuştur. Hatay doganlaro@yahoo.. Besin miktarının azlığında salınan hormon miktarının da azaldığı bilinmektedir. (Hym.:Pteromalidae). Koza boyutundaki farklılıkların ise ipek miktarını etkileyeceği açıktır Holometabol gelişim gösteren Bombyx mori’de yumurtadan çıkıştan itibaren kelebek oluncaya kadar geçirilen tüm evreler bir zincirin halkaları olarak kabul edilirse. D. Çalışmada Cakıt vadisinde A. rosanus üzerinde zengin bir parazitoid 199 . diğer dönemler üzerinde haftalık yapılan örneklemelerle toplanan 420 yumurta paketi.67. Larvaların gelişimi esnasında. 5 adet hiperparazitoid Barycapus talitzkii (Kostjukov) (Hym.: Chalcididae). L. İzmir meryemerseyis@hotmail.23. Niğde) Elma Alanlarında Avrupa Yaprak Bükeni.67. Biyoloji Bölümü.: Torymidae). Yapılan çalışmada ipekböceklerinde de gelişim.grupta belirgin farklılıklar izlenmiştir.5. Bu türlere ait parazitleme oranları 2001 yılı için sırasıyla % 8. Archips rosanus (L.08) ve I. Starking ve Misket) yürütülmüştür.:Icneumonidae). TRABZON SZ 057 SZ 058 Bombyx mori L.19. boarmiae Walker. D.: Braconidae) ve Lissonata rubricosa Brischke. bu türlerin etkinliği ve zararlı ile birlikte populasyon gelişiminin belirlenmesi amaçlanmıştır. Normal besin miktarı (30gr) ile beslenen kontrol grubunun gelişimi göz önünde bulundurularak 20gr (grup I) ve 10gr (grup II) besin verilen gruplardaki gelişim farklılıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Dolichogenidea immissus (Papp). Tüm türler için toplam parazitleme oranı 2001 yılında % 28.30. özellikle mücadele yapılamayan bahçelerde birincil önemli bir zararlıdır.

Biyoloji Bölümü. Parazitoidin farklı sıcaklık derecelerindeki parazitleme oranı. D. Bu parazitoidlerden A. grandis’e geçişi araştırılmıştır. Çalışma süresince D. cinsiyet oranı. ömür uzunluğu. Biyoloji Anabilim Dalı. 13ºC’de T. micans’ta hastalık oluşturan doğal organizmalar tespit edilmiş ve tespit edilen bu organizmaların R. Aynı sıcaklıkta T. maculator ise zararlı pupaları üzerinde en yaygın parazitoid olarak belirlenmiştir. etkin ve özgün yırtıcısı olan predatör böcek. biyolojik mücadele SZ 059 elde edilmiştir. immissus.edu.) ile yapılmaktadır. İzmir (Bornova) Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsünden ve Trichogramma cacoeciae ise Trakya bölgesinden elde edilerek laboratuar ortamında kültüre alınmıştır. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. Parazitlenmiş yumurtalardan ergin çıkışı bakımından da benzer durum görülmüştür. Nurettin DEMİREZEN1 Abdurrahman AYVAZ2 1 Erciyes Üniversitesi. Monodontomerus aereus. Fen-Edebiyat Fakültesi. Mattesia ve 200 . floralis sadece 1 lokalitede saptanmış ve parazitleme oranları çok düşük kalmıştır. Ülkemizde mevcut yayılışını sürekli genişletmekte olan bu böcek ile mücadele tüm dünyada büyük umutlar vaat etmesi nedeniyle bu zararlının doğal düşmanı. ömür uzunluğu ve yürüme hızları araştırılmıştır. Onur TOSUN1. brassica diğer iki türe nazaran daha geç erginleşmiştir. doğal düşman. Bütün sıcaklık derecelerinde parazitleme bakımından T. Fen Edebiyat Fakültesi. Scolytinae). 61080. Rhizophagus grandis (Gyll. cacoeciae türleri pupa evresine kadar ulaşmış fakat ergin çıkışı görülmemiştir. 30ºC’de ise gelişme süresi bakımından türler arasında farklılık görülmemiştir. Düşük sıcaklıklarda parazitoidlerin yürüme hızlarında azalma gözlenmiştir. Biyoloji Bölümü. L. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada öncelikle biyolojik mücadele amacıyla önemli bir zararlı olan D. D. diğer ikisi. Scolytinae) Avrupa ve Asya’daki ladin ormanlarında büyük zararlara neden olan önemli bir zararlıdır. evanescens’in farklı sıcaklıklardaki parazitoid kalitesinin diğer 2 türden daha iyi olduğu gözlenmiştir. Kayseri ayvaza@erciyes. 35ºC’de T. S. Her üç parazitoid türüne ait erginler 13ºC’de diğer sıcaklık derecelerine göre daha uzun süre yaşamışlardır. Sonuç olarak Çakıt Vadisi’nde elmada zararlı A. Her 3 parazitoid için en yüksek parazitleme 24. Trabzon 2 Ordu Üniversitesi. Bütün parazitoidler için artan sıcaklığa bağlı olarak gelişme süresi azalmıştır. Bu patojenlerin biri Metschnikowia typographi. rosanus üzerindeki parazitoid etkisinin kuvvetli bir şekilde artabileceği düşünülmektedir. farklı türlerin zararlının farklı dönemlerine özelleşerek rekabetten kaçması ve ilaç uygulamalarının sınırlayıcı etkilerinden kurtulduktan sonra bazı türlerin hızlı bir artış göstermesi gibi özellikleri göz önüne alındığında gerekli önlemler alındığı takdirde A. Yürüme hızı. 38039. cinsiyet oranı. Bütün uygulamalarda çıkan erginlerin büyük bir kısmını dişi bireyler oluşturmuş ve dişi birey çıkışı bakımından sıcaklık dereceleri arasında önemli bir fark gözlenmemiştir. TRABZON kompleksinin oluştuğu belirlenmiştir. Fen Bilimleri Enstitüsü. parazitleme SZ 060 Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Trichogramma Türleri Üzerine Ortam Sıcaklığının Etkileri Derya SARIBEK1. parazitoidlerin. Trichogramma evanescens Westwood Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsünden Trichogramma brassicae Bezdenko. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Archips rosanus. rubricosa zararlı larvaları üzerinde.Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizophagidae) Örneği Mustafa YAMAN1. Çiçek AYDIN1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. gelişme süresi. Sonuç olarak T. elegans. Ömer ERTÜRK2. Ancak. evanescens ve T. 24.1. zararlının ilk çıkışından itibaren yumurta. 27 ve 30ºC sıcaklıklarda Av-Avcı İlişkisinde Patojen Geçişi: Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae. 70 ±5 bağıl nem ve 14:10 saat (Aydınlık : karanlık) ışıklanma periyoduna ayarlanmış iklimlendirme odalarında gelişmeye bırakılmıştır. brassicae pupa evresine ulaşamamıştır. 30 ve 35ºC.19. ergin çıkışı. Anahtar Kelimeler: Parazitoid. Microgastrinae sp. evanescens’in diğer iki türe göre daha başarılı olduğu gözlenmiştir.com Dev kabuk böceği Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae. yaprak büken. ater. rosanus üzerinde var olan parazitoid kompleksinin zararlıyı baskı altına almakta yeterli olmadığı belirlenmiştir. I. 27. Ordu muyaman@hotmail. parazitoid. micans’ta bilinen patojeni Helicosporidium’a ilave olarak ilk kez 3 yeni patojen daha bulunmuştur. N. 18.tr Bu çalışmada ülkemizin farklı bölgelerinden toplanan Trichogramma türleri üzerine ortam sıcaklığının etkileri araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. tüm larva dönemlerinde prepupa ve pupa dönemlerinde etkinlik göstermesi. Leavigatus. Stok kültürden alınan parazitoidler 13.

Özel çağrı seslerindeki varyasyon tür içi ve türler arası seçilimde iş görür.tr Böceklerin bir çok grubunda çeşitli yollar ve mekanizmalar kullanılarak iletişim sağlanır (ses sinyalleri. Çeşitli şekillerde doğal östrojenleri taklit etmektedir ve yaygın kullanımı sonucu maruziyete bağlı olarak başta insan olmak üzere balık. Bunlardan birisi de mekanik bir yol olan sesle iletişimdir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. micans’tan onun doğal düşmanı olan predatör R.. redtenbacheri her iki gruptan daha farklı bir ses oluşturmaktadır. Erkek çağrı seslerinin spektral analizine göre. Biyoloji Bölümü. rizeensis. zernovi. fötal dönemde östrojenik bir bileşik olan oktilfenole maruziyetin gebe sıçanlar üzerindeki kanibalist etkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Çekirgeler sesle iletişimde kullanılan akustik yapıların evrimleştiği ilk hayvan gruplarından biridir. Ankara goktekin@hacettepe. Özellikle dışarıdan kimyasal madde uygulanmasının veya hormonal değişimlere yol açmanın kanibalizmi ortaya çıkaracağı düşünülmektedir (Lonstein and Gammie. grandis’e patojen geçişinin ilk kanıtlarını sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Biyoakustik. Biyoloji Bölümü. redtenbacheri. Biyoloji Bölümü. ses organı. I. grandis’e geçişi araştırılmıştır. reticulata. eşleşme davranışıyla ilgili olmasıdır.tr Oktilfenol alkilfenollerin parçalanmasıyla ortaya çıkan bir kimyasaldır. Elde edilen veriler D. Böceklerde sesle iletişimin evrimleşmesindeki en önemli etken. I. Yavruların yenmesi ve öldürülmesi sıçanların da dahil olduğu birçok hayvan türünde rapor edilmiştir. Bu cinse ait türlerin birçoğunun teşhisleri morfolojik olarak oldukça güçtür. I. Bu türlerden I. Fen-Edebiyat Fakültesi. Fen Fakültesi. I. I. 201 . Biyoloji Bölümü. hayvanlarda toksik ve östrojenik etkiler göstermektedir (Colborn et al. Çalışmamıza konu olan Isophya cinsi Tettigoniidae familyası içerisinde alır. autumnalis.). uygulama sırt bölgesinden derialtı yoluyla gerçekleştirilmiştir. 2002. Nurhayat BARLAS Hacettepe Üniversitesi.edu.edu. Osmanbey Kampüsü. rizeensis hariç. Ebensperger 1998). Bugüne kadar Türkiye’den 39 Isophya türü saptanmış ve yaklaşık %75 i Anadolu’ya endemiktir. Özellikle Orthoptera takımının Tettigoniidae ve Acrididae familyasının bir çok üyesi türe özgü özel çağrı sesleri oluştururlar. I. Rhizophagus grandis. micans larvalarıyla beslenen predatör böcek R. Bu çalışmada Doğu Karadeniz bölgesinde yayılış gösteren Isophya zernovi. görsel vb. kimyasal sinyaller. Beytepe. Ankara 3 Akdeniz Üniversitesi. Orthoptera. toplam dört deney grubu oluşturulmuştur.19. Bu sinyaller özelleşmiş organlar kullanılarak oluşturulur. diğerlerinin erkek çağrı sesleri ilk kez çalışılmıştır. I. micans’ın bu dört önemli patojenin. Bu çalışmada. patojen geçişi.b. autumnalis ve I. reticulata birbirlerine benzerken. karadenizensis türleri de kendi içerisinde benzer sesler oluştururlar. biyolojik mücadele SZ 061 incelenmesi bize türlerin ayırt edilmesinde önemli bir katkı sağlar. I. Battal ÇIPLAK3 1 Harran Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Av-avcı ilişkisi. I. schneideri türlerinin erkek çağrı sesleri incelenmiştir. Ayrıca belirtilen türlerin erkek ses organlarının yapısı da ayrıntılı olarak incelenmiştir. kuş v. Aynı zamanda sesle iletişim prezigotik izolasyon mekanizması olarak iş görür. yağkontrol olmak üzere iki kontrol grubu. Dendroctonus micans. Bu nedenle erkek çağrı seslerinin Gebelik Süresince Uygulanan Oktilfenolün Yavru Sıçanlar Üzerindeki Kanibalistik Etkileri Emre GÖKTEKİN. Isophya. Ses sinyali oluşturan türlerin hemen hepsi. ışık. karşı eşeyde olumlu bir tepkiye yol açacak türe özgü özel sinyaller üretirler. I. grandis’e geçtiğini göstermektedir. sureyai. Ali DEMİRSOY2. Bu doğrultuda normal-kontrol. Şanlıurfa 2 Hacettepe Üniversitesi. 1995). Normal-kontrol grubuna hiçbir uygulama yapılmazken yağ-kontrol grubuna aynı miktarda mısır yağı enjekte edilmiştir. Antalya hsevgili@harran. sureyai ve I. karadenizensis. I. Uygulama gruplarında gebe sıçanlara gebelik süresince her gün. 100 mg/kg/gün ve 250 mg/kg/gün olmak üzere iki uygulama grubu. Safe. TRABZON Meinzberia cinslerine ait neogregarin olarak tanımlanmıştır. belirlenen miktarlarda oktilfenol mısır yağında çözülerek uygulanmıştır. Bu anlamda biyoakustik çalışmalar geçen yüzyılın ikinci yarısından başlayarak hızlı bir şekilde artmıştır. Beytepe. Fen-Edebiyat Fakültesi. onun etkili predatörü R. rizeensis. Biyoloji Bölümü. D. Bu çalışma önemli bir zararlı olan D. micans’ ta tespit edilen dört patojenden üçünün doğal ortamda D. 1993. Kanibalizmin meydana gelmesi için birçok neden bulunmaktadır. I. Doğu Karadeniz Bölgesi SZ 062 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Isophya (Orthoptera: Phaneropterinae) Türlerinin Biyoakustik Özellikleri Hasan SEVGİLİ1.

A. göç.tr Göç eden bireylerden elde edilen veriler. kırmızı bölge duyarlılık deneyleri de dairesel bir oriyentasyon platformunda gerçekleştirilmiştir. A. scirpaceus.2004 tarihinde. Yapılan çalışmalar sonucunda. En çok halkalanan türler sırasıyla ilkbaharda A. dumetorum (Kuzey kamışçın) türleri yakalanarak halkalanmıştır. arundinaceus türlerine ait ilkbahardaki tekrar yakalanma oranı sırasıyla %8.7 ve %3. arundinaceus’un ise en geç göçe başladığı ve ilk olarak göçünü tamamladığı belirlenmiştir. A. göç zamanı. scirpaceus (527) ve A. oktilfenol. palustris’in ilkbahar ve sonbaharda farklı göç stratejisine sahip olduğunun göstergesi olabilir. Anahtar Kelimeler: Çevresel östrojenler. scirpaceus (118). Kiraz ERCİYAS1. Bu çalışmada Kızılırmak Deltası. Cernek Halkalama İstasyonunda 2002–2007 ilkbahar ve sonbahar göç döneminde yürütülen halkalama çalışmaları sırasında yakalanıp halkalanan Acrocephalus cinsine ait 5 tür değerlendirilmiştir. palustris’ten tekrar yakalanmamıştır. Yborunun yan kollarına ve oriyentasyon platformunun bir kenarına açılan delikle bağlantılı küçük bir boruya plastik besin kapları bağlanmıştır.04. Cemal ÖZSEMİR2. A. Renkli görme ve L reseptör foton yakalama deneyleri cam bir Y borudan oluşan ikili seçim düzeneğinde.1x 1011 202 . Arzu GÜRSOY2. 100 mg/kg/gün oktilfenol uygulama grubunda %47 ve 250 mg/kg/gün oktilfenol uygulama grubunda %51 oranında görülen kanibalist davranışın kontrol (%31) ve yağ-kontrol (%24) gruplarına göre önemli derecede artmış olduğu tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. scirpaceus (Saz kamışçını). sonbaharda ise A. vücut ağırlıklarındaki değişimleri. kanibalizm. Sonbaharda ise tekrar yakalanma oranları A. scirpaceus ve A. Acrocephalus cinsinin 2002 – 2007 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Fenolojisi Pınar ÖZÇAM1. bu kayıt türün Türkiye’deki 5. arundinaceus (123) ve A. scirpaceus en erken göçe başladığı ve son olarak göçünü tamamladığı. İlkbahar ve sonbaharda farklı tekrar yakalanma oranına sahip olan A. kaydı olma özelliği göstermektedir.8 ve A. Acrocephalus SZ 064 Cataglyphis aenescens (Hymenoptera: Formicidae) İşçilerinde Gerçek Renkli Görmenin Davranışsal Analizi Yılmaz ÇAMLITEPE. Y-borudaki eğitimde eş ışık şiddetine (1.2004 tarihinde halkalanan bir birey 08. Bu türlerin ilkbaharda mayıs ayında. sıçan. A. Volkan AKSOY. Bu türlere ait halkalama verilerinden A. Buna ek olarak geri bildirim verileri göç basamaklarını. Y.tr Cataglyphis aenescens işçileri gerçek renkli görmeye sahip olup olmadıklarının ve kırmızı bölge duyarlılıklarının belirlenmesi için monokromatik ışık uyaranlarına karşı besin ödüllü olarak eğitilip test edilmişlerdir. A.edu. göç paternleri ve göç boyunca habitat tercihlerini belirlemede kullanılır. A. scirpaceus için % 7.7 olarak tespit edilmiştir. sonbaharda ise çalışmanın başladığı ağustos ayından eylül ayının başına kadara yoğun olarak göç ettikleri gözlenmiştir.2 iken A. scirpaceus türüne ait ilkbahar döneminde 08. Dar bant aralıklı renkli filtreler besin kaplarının arkasına yerleştirilen ışık kutularının önlerine takılmış ve besin ile ilişkilendirilecek olan uyaranın önündeki kaba besin olarak sulandırılmış bal konulmuştur. Bu cinse ait A. En çok yakalanan A. İşçiler ışık uyaranları dışında kullanabilecekleri tüm olası ipuçlarının baskılandığı koşullarda 2 hafta süre ile eğitilip test edilmişlerdir. Çalışma alanında üreyen A. palustris ve A.04.04.05. schoenobaenus (Kındıra kamışçını) ve A. yağ depolama oranlarını.2. tüy değiştirme basamakları gibi pek çok bilgiyi sağlar. arundinaceus için %12. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Sancar BARIŞ1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitoloji Araştırma Merkezi 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü pozcam@omu. palustris (Çalı kamışçını). arundinaceus türlerine ait yakalanma dinamikleri analiz edilmiştir. palustris için %11. Neslihan ÜREN Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 22030 Edirne yilmazc@trakya.edu. SZ 063 Kızılırmak Deltası’nda. 2004 tarihinde tarafımızdan halkalanan bir birey Ukrayna’dan 17. TRABZON Doğumdan sonra gebe sıçanların davranışları incelenmiş ve yavrularına karşı geliştirdiği kanibalist davranışlar gözlemlenmiştir.2004 tarihinde Cernek halkalama istasyonunda geri bildirilmiştir. alkilfenol. dumetorum 2005 sonbaharında halkalanmış olup. Antalya Manavgat’ta 23. Nizamettin YAVUZ1. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası. Çalılara paralel olarak kurulu sis ağları ile yakalanıp halkalanan kuşlar Busse (2000) standartlarına uygun olarak değerlendirilmiştir. A. palustris (237) olarak belirlenmiştir. A. arundinaceus (Büyük kamışçın).

Her iki kabın arkasına konulan özdeş ışık kutularının önüne ışık uyaranlarını elde etmek için kullanılan dar bant aralığına sahip renk filtreleri yerleştirilmiştir. ayırımsal şartlandırma prosedüründe ise hem ödüllü hem de ödülsüz uyaranın aynı anda bulunduğu koşullarda eğitilmişlerdir.tekli şartlandırma. kırmızı duyarlılık. L-reseptör. foton yakalama. Işık uyaranı olarak 40 nm dalga boyu aralıklarında 340–380 ve 510-550 nm’lik monokromatik ışık uyaranları kullanılmıştır Her iki eğitim prosedüründe de işçiler daima kısa olan dalga boyuna besin ödüllü olarak eğitilmişlerdir.com Tetramorium caespitum işçileri uyaranları algılayabilecekleri en düşük ışık şiddetinin (eşik 203 . Yılmaz ÇAMLITEPE Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 22030 Edirne neslihan_uren@hotmail. cunicularia işçilerinin hem UV hem de yeşil bölgeden seçilen ve aralarında 40 nm’lik renk uzaklığı bulunan uyaranlar arasında ince ayar renk ayırımı (renk tonu ayırımı) yapabildiklerini göstermektedir. İlk testte her iki şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler eğitim ile aynı koşullarda test edilmişlerdir (Kontrol testi). Anahtar Kelimeler: Renkli görme. 510 nm’ye besin ödüllü olarak eğitilen işçiler her iki eğitim tipinde de bu uyaranı hem 550 nm’den hem de diğer alternatif uyaranlardan anlamlı bir şekilde ayırt edebilmişlerdir. Biyoloji Bölümü. formica. Y borunun iki yan koluna Kaldırım karıncası Tetramorium caespitum’da Işık Şiddeti Eşik Değeri ve Işık Şiddeti Ayırımı Neslihan ÜREN. Elde edilen sonuçlara göre işçiler besin ödüllü olarak eğitildikleri 370 ve 540 nm’lik ışık uyaranlarını hem kontrol hem de kritik testlerde alternatif ödülsüz uyaranlardan ayırt edebilmişlerdir. Sonuçlar C.edu. Fen-Edebiyat Fakültesi. Dairesel oriyentasyon platformunda ise işçiler 590 ve 610 nm’lik uyaranlara karşı anlamlı bir yönelim gerçekleştirmişken 630 ve 650 nm’lik uyaranlar ile test edildiklerinde dağılım rasgele olmuştur. TRABZON foton) sahip monokromatik uyaranlar (370. 630 v3 650 nm’lik monokromatik uyaranlar kullanılmıştır. 22030. Eğitim sonrasında üç farklı test gerçekleştirilmiştir. 1 log ünite düşürülmüş) birbirlerinden ayırt edebildikleri tespit edilmiştir. İlk test olan kontrol testinde işçiler eğitim ile aynı uyaran koşullarında test edilmiş ve uyaranlar arasındaki seçim frekansları belirlenmiştir. renk tonu ayırımı. oriyentasyon platformundaki eğitimde ise 590.640 nm ve 590-620nm). 510 vs 370). İkinci tip testte tekli şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler ayırımsal prosedürdeki eğitim koşullarıyla. Sonuçlar F. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Edirne volkanaksoy@trakya. Her bir test için toplam 30 işçinin tercihi kaydedilmiş ve değerlendirilmiştir. davranış SZ 066 Formica cunicularia (Hymenoptera: Formicidae) İşçileri Renk Tonu Ayırımı Volkan AKSOY. aenescens işçilerinin UVyeşil dikromatik renkli görmeye sahip olduklarını göstermektedir. karıncalar. Eş şiddete sahip 590 (+) ve 620 (-) nm’lere karşı Y boruda eğitilip bu uyaranlar arasındaki seçim başarıları değerlendirildiğinde ise işçilerin bu iki uyaranı ışık şiddetindeki farklılıklara göre (foton yakalama. 440. Anahtar Kelimeler: Renkli görme. Arılar ve kelebeklerin de sahip oldukları bilinen böylesi renk tonu ayırımı yeteneği karıncalar dünyası için ilk bulgudur. ayırımsal şartlandırma. Gerçek renkli görmenin belirleneceği ikinci tip test olan kritik testlerde ise besin ile ilişkilendirilen uyaranların şiddetleri nötral yoğunluk filtreleri ile 1 log birim (10 kat) düşürülmüş ve karıncaların seçim frekansları belirlenmiştir. davranış SZ 065 plastik besin kapları bağlanmış ve kaplardan birisine besin olarak sulandırılmış bal konulmuştur. aenescens işçilerinin kırmızı bölgedeki duyarlılıklarının ve ayırım yeteneklerinin rengin akromatik bileşeniyle bağlantılı olduğunu göstermektedir. Yılmaz ÇAMLITEPE Trakya Üniversitesi. karıncalar. Y borudaki eğitim sonrasında 2 tip test gerçekleştirilmiştir. 540. Biyoloji Bölümü.19. ayırımsal şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler de tekli prosedürdeki eğitim koşullarıyla test edilmişlerdir. Tekli şartlandırma prosedüründe işçiler sadece ödüllü uyaranın (+) olduğu koşullarda.tr Formica cunicularia işçileri spektrumun aynı renk bölgesine karşılık gelen birbirlerine yakın iki dalga boyu arasındaki ayırım (renk tonu ayırımı) yeteneklerinin belirlenmesi için yuvalarına bağlı cam bir Y borudan oluşan düzenekte tekli ve ayırımsal şartlandırma prosedürleri kullanılarak monokromatik ışık uyaranlarına besin ödüllü olarak eğitilip test edilmişlerdir. 610. 440 ve 640 nm’lik uyaranları alternatif uyaranlardan ayırt etmede ise başarısız olmuşlardır. Sonuçlar C. 340 nm’ye eğitilen işçiler ise bu uyaranı 380 nm’lik uyarandan sadece ayırımsal şartlandırma prosedürü ile eğitildiklerinde ayırt edebilmişlerdir. Üçüncü tip testte ise işçiler her iki eğitimde de “+” olarak kullanılan dalga boyunu alternatif başka bir dalga boyundan ayırt etme konusunda test edilmişlerdir (340 vs 550.

4. rabbit.6. davranış SZ 067 Diabetli Tavşanlarda Artemesia herba alba Ekstresinin Böbrekte Hiperglisemi Hasarına Karşı Etkileri Davut MUSA1. diabetes mellitus. İlk testte işçiler eğitim ile aynı koşullarda test edilmişlerdir (kontrol testi).1) kademeli olarak düşürülüp işçilerin bu uyaranlar arasındaki tercihleri belirlenmiştir (kritik testler). karıncalar.1 x 1010 foton) mavi ve yeşil bölgede ise 16 kat (6. Tetramorium. Eğitimdeki ışık uyaranlarının şiddet değerlerinin nötral yoğunluk filtreleriyle düşürüldüğü kritik testlerde şiddetin UV ve kırmızı bölgede 10 kat (1. 63300. Bunu takip eden testlerde ise + uyaranın ışık şiddeti nötral yoğunluk filtreleri ile (ND= 1. günlük dozunu yaklaşık 0.2. İşçilerinin aynı dalga boyuna sahip fakat ışık şiddeti yönünden farklılık gösteren uyaranlar arasında ayırım yapıp yapamadıklarının tespitine yönelik deneyler Y borudan oluşan ikili seçim düzeneğinde yapılmıştır. Yenişehir Yerleşkesi. Veteriner Fakültesi. ND= 0. ancak bu ayırımın yapılabilmesi için ışık uyaranları arasında belirli şiddet farklılıkları olması gerektiğini göstermektedir. Patoloji Anabilim Dalı. şiddet eşik değeri. Anahtar Kelimeler: Artemesia herba alba. Fizyoloji Anabilim Dalı. Şanlıurfa 2Harran Üniversitesi. ayrıca kandaki ALT. Anahtar Kelimeler: Işık şiddeti. Yenişehir Yerleşkesi. mavi bölgede 4 kat.1x1011 foton) sahip 370 nm(UV). M. Ancak UV bölgede 10 kat. TRABZON değeri) tesbiti için dairesel oriyentasyon platformunda belli bir ışık şiddetine (1. ND= 0. Diyabetli tavşanlara 70 gün boyunca Artemesia herba alba su eksersini.1 g/kg ağız yolu ile uygulanmıştır. Mehmet İRİADAM2. Gerçekleştirilen deneyler sonucunda elde edilen verilere göre Tetramorium caespitum işçileri eğitildikleri 4 ana dalga boyunun hepsinde 100 katlık şiddet farklılığının olduğu durumda aynı dalga boyuna sahip ışık uyaranları arasında ayırım yapabilmişlerdir. Her bir dalga boyu için yapılan kontrol (eğitimdeki şiddet değeri) testlerinde işçiler eğitildikleri uyaran yönünde anlamlı bir tercihte bulunmuşlardır. AST. 540nm (yeşil) ve 640nm (kırmızı) lik dalga boylarına sahip ışık uyaranlarına eğitilip test edilmiştir. Kidney. Şanlıurfa miriadam@harran. ND= 0. deneydeki tavşanların kan şekerini haftalık olarak ölçülmüştür 250 mg ve üzerinde olan tavşanlar hiperglisemik olarak deneye alınmıştır. ND= 0.19.edu. BİTİREN3 miriadam@harran. Osmanbey Yerleşkesi. MDA.edu. Araştırma sonunda alınan biyokimyasal değerler karaciğer ve böbrek dokularındaki GSH artmasıyla MDA nın değerlerini düştüğünü izlenmiştir. Artemesia herba alba’nın bu dokularda tedavi yada koruyucu etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır. Tıp Fakültesi. İşçiler 370 nm(UV). Biyoloji Bölümü. Histopatolojik çalışmalarda karaciğerden ve böbrekten alınan ince kesitler ışık mikroskobunda incelendi histopatolojik değişikler tedavi edilen diyabetli kontrol tavşanlarda. Creatinine ve Üre miktarını ölçülmüştür. AST kontrole nazaran artığını Creatinin ile Üre ise düştüğünü görülmüştür. Biyoloji Bölümü. idrar sıklığı ve kan şekerini ölçülmüştür. Streptozotocin 204 .0. 440nm (mavi). 440nm (mavi). ALT.5 kat. Bu durum Tetramorium caespitum türünün aynı dalga boyuna sahip iki ışık uyaranını sadece akromatik ipuçlarına dayanarak ayırt edebildiğini. 540nm (yeşil) ve 640nm (kırmızı) lik dalga boylarında her bir dalga boyunda birisi (I) diğerinin 10 (I/10) ya da 100 katı (I/100) daha az ışık şiddetine sahip iki uyarana. kırmızı bölgede ise 66 kat ışık farklılığının olduğu durumlarda ayırım yapamamışlar ve rastgele dağılım sergilemişlerdir. 63200. 63200.5 olmak üzere i.Deneysel diyabet oluşturmak için tavşanlara 65mg/kg Streptozotocin sitrat tamponlu suda çözüldü ph 4. diyabetten oluşan karaciğer hücre rejenerasyonu görülmüştür böbrekte ise diyabetli hayvanlarda glomerulosada zar kalınlaşması görülmemiş tübüllerde onarım ve mitoz görülmüştür hücre yada dokularında. Füsün BABA3. yeşil bölgede 2.p. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Şanlıurfa 3 Harran Üniversitesi. Deney sonunda. Fen-Edebiyat Fakültesi. GSH. Deney süresince tavşanların haftalık ağırlığı.875 x 109 foton) düşürüldüğü durumlarda işçiler rasgele bir dağılım sergilemişlerdir.tr Bu çalışmada kronik diyabetten oluşan böbrek komplikasyonları üzerinde Artemesia herba alba ekstresinin etkisini araştırılmıştır. injeksyonu ile diyabet oluşturuldu. yüksek şiddete sahip olan uyaran besinle ilişkilendirilecek şekilde (+) eğitilip test edilmişlerdir.tr 1 Harran Üniversitesi.

Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. viridis. Bu çalışmanın amacı. Fen Edebiyat Fakültesi. Üstelik. Bu nedenle besinleri onların ekosistemdeki yerlerini yani nişlerini belli eder. Ufuk BÜLBÜL2. Aynı zamanda.com Ekolojik niş teriminin içerisinde zaman.Kemalpaşa. Bu bilgiler. Anahtar Kelimeler: Bufo viridis. spermatogenez. PRL ve PRL reseptörü ile bağlantılı olarak germ hücre apoptozunda iş gören hücre içi sinyal iletim mekanizmasını ve bununla ilgili molekülleri bulmaktı. Beslenme. Trabzon zelyilmaz@gmail. Bu amaçla homojenize edilen semender testislerinden PRL etkisiyle tirozin amino asit kalıntıları üzerinde fosforilasyon gösteren ve yaklaşık 90 kDa büyüklüğünde olan Hsp90b izole edildi. spermatogonia 6. Bu kurbağanın en çok yediği avların başında toprak solucanları. 1 Giresun Üniversitesi. Mikiko SAIGO1. B. Biyoloji Bölümü. Gece Kurbağası’nın az ama büyük besinlerle beslendiğini ortaya koymuştur. bu proteinin testisteki lokalizasyonu immünohistokimyasal olarak belirlendi. destructor orijinal konukçusu Apis cerena’dan (Doğu bal arısı) Apis mellifera’ya (Batı bal arısı) bulaşmış ve çok ciddi koloni kayıplarına yol açmaktadır. Daha önceki çalışmalarımızda. M. tespih böcekleri ve karıncalar gelmektedir. Bornova. Biyoloji Bölümü sbuget@yahoo.tr Bu çalışma hijyenik davranışın Anadolu bal arısında (Apis mellifera anatoliaca) bir dış parazit olan Varroa destructor’a karşı bir direnç mekanizması olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. apoptoz. bazı avları özellikle tercih ettiğini gösterebilir. Bilal KUTRUP2.2. TRABZON SZ 068 SZ 069 Hsp90b’nın Japon Semenderi (Cynops pyrrhogaste)`nin Spermatogenezinde Prolaktin Tarafından Uyarılmış Germ Hücre Apoptozundaki Rolü Büget SARIBEK1. mitotik bölünmeden sonra mayozun başlangıcından hemen önce koşullara bağlı olarak apoptoz geçirir. Fakat. Giresun Adası. prolaktin. Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı. 205 . Hsp90b’nın PRL tarafından uyarılmış germ hücre apoptozunda PRL reseptörü ile ilişkili olarak sinyal iletiminde rol oynadığı ileri sürülmüştür. Bursa icakmak@uludag. Fen Fakültesi. Fen Fakültesi. Amfibiler hayatlarının çoğunu besin aramakla geçirirler. Bu bulgulardan yola çıkılarak. M. bu oranın düşük olduğu durumlarda apoptoz baskılanır. Malzeme ve Yaşam Bilimleri Bölümü 2 Ege Üniversitesi. sinyal iletimi Giresun Adasındaki Bufo viridis Popülasyonunun Beslenme Biyolojisi Zeliha ÇOLAK YILMAZ1. Ayrıca tüm kurbağaların midesinde tohum ve yaprak gibi bitki parçaları bulunmuştur. av sayısının ise daha az olduğu tespit edilmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. Handan ONAY KARAOĞLU2. Ko ETO3. PRL ile uyarılmış germ hücre apoptozunun moleküler mekanizması bilinmemektedir. germ hücre apoptozunun endojen prolaktin (PRL) ve folikül-stimüle edici hormon (FSH) ile düzenlendiği gösterilmisti. Biyoloji Bölümü.com Normal gelişim ve homeostazi sırasında önemli roller oynayan apoptozis spermatogenez sırasında da normal bir proses olarak meydana gelir. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Hsp90b.19. Diğer iki tur olan Hyla arborea ve Rana ridibunda popülasyonlarının dikkate değer derecede az olması bu kurbağanın adada besin için rekabet edeceği bir turun bulunmadığını göstermektedir. Emel ÇAKIR2. Şaperon olarak işlev gören Hsp90b’nın klonlanmasını takiben yapılan coimmünopresipitasyon çalışması Hsp90b’nın plazma membranındaki PRL reseptorü ile bağlandığını gösterdi. Besin çeşitliliğinin oldukça az olması. Japon semenderi Cynops pyrrhogaster’de. Yuji JİN1. diğer birçok kurbağaya göre Bufo viridis’in midesindeki toplam av hacminin daha fazla. Giresun Adasında yasayan 3 amfibi türünden biridir. Bilim ve Teknoloji Enstitüsü. V. rekabet SZ 071 Bal arılarında (Apis mellifera) Hijyenik Davranış Varroa destructor Parazitine Karşı Direnç Mekanizması Olabilir mi? İbrahim ÇAKMAK Uludağ Üniversitesi. İzmir 3 Kumamoto Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. yer ve besin temel kavramlardan bazılarıdır. Otuz iki kurbağanın katıldığı bu çalışmada. Yüksek PRL/FSH seviyesi apoptozu tetiklerken. Biyoloji Bölümü. Shin-ichi ABE3 1 Kumamoto Üniversitesi. Hsp90b fonksiyonu geldanamisin ile spesifik olarak inhibe edildi ve testis üzerindeki etkisi incelendi.edu.Kemalpaşa MYO. 35100.

16 tanesi yol üzerinde canlı olarak bulunan ve 9 tanesi ise henüz yeni ölmüş olan toplam 25 adet kurbağanın vücut boyları ölçülüp cinsiyetleri belirlendikten sonra sağ arka dördüncü parmakları skeletokronoloji yöntemi ile yaş analizinde kullanılmak üzere alındı.kumul ve tepeciklere. Kara kurbağaları gececi canlılardır. Zeliha ÇOLAK YILMAZ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi.çıplak step alanlara ve bitkinin az olduğu steplerin yamaçlarına dağlık bölgelerde ise kayalık alanlara ayrıca su menfezlerinin kenarlarına ve içerisine. İlk uygulamaya nektar akımı öncesinde 2’si dağlık bölgede olmak üzere toplam 11 farklı arılıkta 563 koloni ile başlanmış ve 48 saat içinde bu alanı tamamen temizleyen hijyenik (%100) koloniler %30 (172) olarak belirlenmiştir. destructor sayıları eşitlenmeye çalışılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada. Yoldan alınan ölü örneklerde ise yaşın dişilerde 5-10.step ve dağlık arazide yaşar. Biyoloji Bölümü. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. Bu arılıkta aynı çevre koşullarında ve benzer sayıda arı populasyonuna sahip kolonilere ve daha önce test uygulanmamış olan kontrol kolonilerine hijyenik yüzdelerin belirlenmesi amacı ile 3. Çok sayıda V. Giresun cakir_emel@mynet. Bulgulara göre hijyenik davranışın zamana (P< 0. destructor parazitine sahip koloniler ile seçilen bu hijyenik koloniler arasında kapalı gözlü petekler tüm kolonilerde tesadüfi olarak yer değiştirilip.0005) ve yüksekliğe (P=0. Varroa destructor.7 arasında değiştiği belirlendi. Anahtar Kelimeler: Bufo bufo.19. hava karardıktan sonra hareket eden çeşitli küçük böcekleri avlayarak beslenirler. test uygulanmıştır. kızılçam ve karaçam gibi ağaçlarla kaplı ormanların iç kesimlerine.com Amfibiler yolların ve araç trafiğinin varlığından en fazla zarar gören canlılardır. tarla kenarlarına yakın çalılık alanlara yaz aylarında ise bazı tarlaların iç ve kenar kısımlarına ve civarına yaptıkları tespit edilmiştir.06. arı populasyonları ve V.tarlaların ormana yakın kısımlarına.Bazı bölgelerde porsuk yuvalarına kayalık alanlar ile meyve ağaçları ve çalılık alanlarda. testi geçen tüm kolonilerin ana arıları alınarak kendi arılığımızdaki kolonilere verilmiş ve 2 ay sonra tümü yeni anaya ait koloniler elde edilmiştir.2006 ve 17. yaş. kayın. Yahşihan.tarlaların kenarlarına. Apis mellifera anatoliaca. Ufuk BÜLBÜL1. test sonucunda hijyenik olarak belirlenen grup ve kontrol grubu ile birlikte toplam 25 koloni çok sayıda V. Özellikle ılıman bölgelerdeki amfibilerin üreme alanlarına mevsimsel göçleri yolda görülmelerinin .00 saatleri arasında Giresun iline bağlı Tamdere ile Dereli ilçeleri arasında bulunan 47 km’lik bir yol boyunca araştırma yapıldı ve 74’ü ölü 47’si ise canlı olmak üzere yol üzerinde toplam 121 kurbağa tespit edildi. bazı bölgelerde ise hem kayalık hem de çalılık alanlarda rastlanılmıştır. erkeklerde ise 5 . Bu durumda 2.06. uygulamada aynı test 24 saat beklenerek uygulanmış ve 1. arılığa (P< 0.com Porsuk (Meles meles) karışık orman. Handan KARAOĞLU1. yol ölümleri SZ 073 Porsuk (Meles meles)'un Yuva Yapısı Nahit PAMUKOĞLU Kırıkkale Üniversitesi. 10. Bu iki test yaklaşık bir aylık süre içinde uygulanmış ve 2. erkeklerde bu oran 4-6 olarak tespit edildi.2006 tarihlerinde gece 10. Hijyenik davranış. 2. Yapılan yaş analizi sonucu canlı olan örneklerden dişilerde yaş 2-13 arasında değişirken.001) bağlı olarak değiştiği belirlenmiştir. destructor parazitine karşı direnç mekanizması olarak yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Bal arısı. gündüzleri taş altları.Özellikle Akdeniz bölgesinde 2000 metre yüksekliğe yakın kesimlerde porsuk yuvasına 206 SZ 072 Bufo bufo’nun Tamdere-Dereli Yolu Üzerindeki Ölümleri Üzerine Bir Araştırma Emel ÇAKIR1. parazit. Fen-Edebiyat Fakültesi.30 . duvar oyukları ve toprak içindeki delikler gibi yerlerde gizlenirler.Yuvalarını çoğunlukla ormanların oldukça tenha kısımlarına. Sonuç olarak hijyenik davranışın çevre faktörlerine bağlı olarak değişkenlik gösterdiği ve V. ormanların bittiği açıklıklarda ağaçsız alanlara. Fen Edebiyat Fakültesi. meşe. kayalık.2000 metre yüksekliğe kadar yayılış göstermektedir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. testi geçen kolonilerden ancak %24’ü (45) hijyenik (%95+) olarak belirlenmiştir. 61080. Bilal KUTRUP1. destructor ile aynı yerde kışlamaya bırakılmış ve kıştan sonra sadece 2 koloni hayatta kalmıştır. Kırıkkale pamukoglu2003@yahoo. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. ağaçların altına.Araştırma alanında porsukların yuva yapmak amacıyla step ve ağaçsız kesimler ile açık kesimleri mecbur kalmadıkça çok fazla tercih etmedikleri ancak 1000-2000 metre arasında kalan yaylaların hafif engebeli kesimlerine yuva yaptıkları da saptanmıştır. Sıvı azot testi asıl sebebidir. TRABZON Hijyenik davranış testi 300 mlt sıvı azotun pupa dönemindeki kapalı hücreler üzerinde 5cm çapında 100 petek hücresini kapsayan bir dairesel alana dökülerek 3 kez uygulanmıştır.0005).01. 71450.

Phormidium sp. kuzeyinde yer alan dar bir kumsal bariyeri üzerinden denizle bağlantı kurmaktadır. Liman Gölü’nde Ekim 2002 ve Mart 2004 tarihleri arasında yapılan 13 arazi çalışmasında fitoplankton ve zooplankton örnekleri 20 ve 55 µm por çaplı plankton kepçeleri ile toplanmış.4. Sivas ertuncg@hacettepe. tür teşhisleri ve sayımları yapılarak planktonun mevsimsel değişimi incelenmiştir. Filinia longiseta. Meles meles. F. Phormidium tenue.19. Karamık Gölü’nde pestisitler ile aylar arasındaki α-HCH konsantrasyonu Haziran ve Ekim aylarında istatistiksel açıdan farklı bulunurken. Ankara 2 Cumhuriyet Üniversitesi. birden fazla giriş ve çıkış deliği bulunan ve içi otlarla döşeli. pusillum dominant türler olarak bulunmuştur. Yasemin SAYGI1. Keratella cohlearis. Sonuç olarak Karamık Gölü’nden alınan su numunelerindeki pestisit konsantrasyonları. Avrupa Birliği standartlarına . F. Liman Gölü’nde tuzluluk %o 1. fitoplankton da ise Chroococcus minutus. Bacillariophyta (14). Merismopedia tenuissima. Hexathra oxyuris. Anahtar Kelimeler: Porsuk. Afyonkarahisar feyzakus@gmail. Liman Gölü’nün deltada bulunan diğer göllerle herhangi bir bağlantısı olmayıp. Biyoloji Bölümü.96 . 4. Bölge nüfusunun çoğunluğu geçimlerini tarım ve balıkçılıkla sağlamaktadır.Araştırma sırasında üç adet yuva kazılmış ve bu yuvalara ait toprak yapısı. Ancak gölün güney ve güney. Chlorophyta (23). ANS kampusü. 200 hektar yüzey alanına sahip deniz seviyesinde yer alan bir acısu lagün gölüdür.yuva materyali ve yuvanın morfolojik yapısı incelenmiştir. Mustafa CEMEK Afyon Kocatepe Üniversitesi.4'DDE göstermiştir. Numunelerde en düşük pestisit konsantrasyonu 0.Selim ÇAĞLAR1 1 Hacettepe Üniversitesi.tr Liman Gölü 41º 44’ Kuzey enlemleri ve 35º 40’ Doğu boylamları arasında Kızılırmak ağzının 4 km doğusunda bulunan. Afyonkarahisar İli sınırları içersinde. Toplanan su numunelerinde seçilen 18 organoklorlu pestisitin hepsi belirlenmiştir.Yıldız DEMİRKALP1. Karamık Gölü Uluslararası kriterlere göre A sınıfına giren bir sulak alandır. sıvı-sıvı ekstraksiyon ve florisil kolon işlemlerini takiben GC-ECD standart kullanılarak tayin edilmiştir. Cladocera 5 ve Copepoda 2). Su numunelerindeki organoklorlu pestisit kalıntıları. sadece denizle ve gölün güneyinde yer alan.06 arasında değişim göstermekte ve Venüs sistemine göre mixo-oligohalin acısu olarak sınıflandırılmaktadır. Monoraphidium contortum. Pestisitler ile bölgeler arasında ise istatistiksel açıdan farklılık bulunmamıştır. Zooplanktonda Hexathra oxyuris. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. M. Cryptophyta (3) ve Euglenophyta (3) tür teşhis edilmiştir. Keratella quadrata. Anahtar Kelimeler: Karamık Gölü SZ 075 Organoklorlu Pestisit.. fitoplanktonda ise 73 (Cyanophyta (25). Fen Edebiyat Fakültesi.4’ DDE ve Endrin keton Ağustos ayında istatistiksel değerlendirmede diğer aylardan farklı bulunmuştur. Tüm su örnekleri iyi temizlenmiş cam şişelere alınarak analiz edilinceye kadar +4°C’de saklanmıştır. Fen Fakültesi. DSI tarafından inşa edilen ve Kızılırmak Delta’sında tarımsal alanlardan dönen suyun fazlasını göle boşaltan drenaj kanalı ile bağlantısı bulunmaktadır. Liman Gölü’nde zooplanktonda 35 (Rotifera 28.edu. Sabri KILINÇ2.0001 ppm ile methoxychlor. tektonik kökenli bir çöküntü olan Akarçay havzasında yer alan Karamık Gölü’nden alınan su numunelerinde 18 organoklorlu pestisitin (OCPs) kalıntı seviyeleri belirlenmiştir. Liman Gölü Kızılırmak Deltası’nda denize en yakın göl olup. Liman Gölü’nde zooplankton ve fitoplankton ile fiziko-kimyasal parametreler ararsındaki ilişki CCA (Canonical Corresponce Analizi) ile değerlendirilmiş. TRABZON ve izlerine rastlanmıştır. M. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. yuva yapısı SZ 074 göre izin verilen maksimum kalıntı seviyelerinin altında belirlenmiştir. Samsun) Planktonu ve Mevsimsel Değişimleri Ertunç GÜNDÜZ1.6437 ise ppm değeri ile 4.birey sayısına göre değişen üç veya beş odacıklı yuvalar yaptıkları araştırma sırasında tespit edilmiştir. en yüksek pestisit konsantrasyonunu 0. Liman Gölü (Kızılırmak Deltası. Çalışma için Haziran 2006 ve Nisan 2007 tarihleri arasında toplam 60 su numunesi 10 örneklem bölgesinden iki ayda bir düzenli olarak alınmıştır. minutum. terminalis. Muhsin KONUK.Bunun sonucunda porsukların yuvalarını genellikle eğimli alanlardaki yumuşak topraklara yaptıkları. Sait BULUT. Pyrrophyta (5). S.doğu kesimleri sular yükseldiği zaman bataklık haline gelmektedir. Biyoloji Bölümü. heptachlor konsantrasyonu Nisan ayında diğer aylardan.com Bu araştırmada. Calonipeda 207 Karamık Gölü Suyunda Organoklorlu Pestisit Kalıntılarının Belirlenmesi Sevim Feyza ERDOĞMUŞ.

bu taksonun tip örneğinin özellikleri ve bu alttür üzerinde çalışan araştırıcıların verdikleri morfolojik ve karyolojik özellikler ile tek tek karşılaştırılmıştır. 60. 30. aynı şekilde thymol de yine en yüksek iki dozda (80 ve 100 mg/kg) sayısal KA yüzdesini artırmıştır. 80 ve 100 mg/kg’lık vücut ağırlığı). incelediğimiz tüm M. Fen Edebiyat Fakültesi. Snowella lacustris. mevsimsel değişimler SZ 076 SZ 077 Thymol ve Carvacrol’un in vivo Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Sebile AZIRAK1. zooplankton. Bu uygulamalar sonucunda diploid kromozom sayısı 2n=46. antifungal. Carvacrol 6 ve 12 saatlik muamele sürelerinde sadece 70 mg/kg’lık dozda. Peridinium spp.’nin Na ve Cl ile. Karyoloji.19. Chroococcus minutus. antibakteriyel. KA sayısındaki artışın doza bağlı olduğu saptanmıştır. Thymol ise 6 saatlik muamele süresinde en yüksek iki dozda. Fen Edebiyat Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. C-bant ve NOR boyama teknikleri kullanılarak yapılmıştır.com Ordu ve Çevresinde Yayılış Gösteren Muscardinus avellanarius trapezius (Mammalıa:Rodentıa) Alttürünün Karyolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Vedat ŞEKEROĞLU. Ordu sekerogluv@hotmail. thymol. G-bant. Adana 2 Çukurova Üniversitesi. 12. Bu çalışmada carvacrol (10. Haluk KEFELİOĞLU Ordu Üniversitesi. sıçan kemik iliği. Carvacrol sayısal KA yüzdesini en yüksek iki dozda (50 ve 70 mg/kg) kontrole göre önemli derecede artırırken. Uygulanan bantlama tekniklerinden C-bant ile sentromerlerin pozisyonu. Ordu Bu çalışmanın amacı antihelmintik. ve Gymnodinium hippocastanum’un sıcaklık artışı ile pozitif korelasyon gösterdiği bulunmuştur. Fen Bilimleri Enstitüsü. fitoplankton. Liman Gölü. MI’teki düşüşün de doza bağlı olduğu görülmüştür. Merismopedia tenuissima. Karyolojik incelemeler. bu alttürün taksonomisine katkıda bulunulmaya çalışılmıştır. Özellikle yüksek dozlarda hem carvacrol (70 mg/kg) hem de thymol (100 mg/kg) KA sayısını pozitif kontrol olan ethyl carbamate (EC) kadar artırmışlardır. genotoksisite 208 . Snowella sp. Biyoloji Bölümü. trapezius örneklerinde de gözlenmiştir. a. Eyyüp RENCÜZOĞULLARI2 1 Çukurova Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Muscardinus avellanarius trapezius. Anahtar Kelimeler: Carvacrol. direkt boyama. Elde edilen morfolojik ve karyolojik veriler. Carvacrol ve thymol tüm dozlarda ve muamele sürelerinde MI’i kontrole göre önemli derecede düşürmüşlerdir. antiparazitik ve antiviral olarak kullanılan carvacrol ve thymol’ün sıçan kemik iliği hücrelerinde in vivo genotoksik etkilerini araştırmaktır. Adana sebileazirak@gmail. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası. antiseptik. Myoxidae familyası üyeleri için karakteristik olan.com Bu çalışmada. 24 saatlik muamele süresinde de tüm dozlarda MI’i EC kadar düşürmüştür. G-bant ile türe özgü olan heterokromatin bölgelerin konumları belirlenmiştir. Ordu’nun Ulubey ilçesinin Yukarıkızılen Köyünden toplanan on Muscardinus avellanarius trapezius örneği üzerinde detaylı karyolojik analizler yapılmıştır. NF=89. intraperitonal uygulamada yapısal kromozom anormalliği (KA) ve total KA sayısını genel olarak tüm muamele sürelerinde (6. Türkiye’ de yayılış gösteren bu alttür üzerinde ilk kez bu çalışma ile G ve C bantlama teknikleri uygulanarak. NFa=86 olarak tespit edilmiştir. Aphanezomenon flos-aquae. Biyoloji Bölümü. TRABZON aquaedulis ve Mesochra aestuari türlerinin tuzluluk ve elektriksel iletkenlikle. 50 ve 70 mg/kg’lık vücut ağırlığı) ve thymol (40. Phormidium tenue. 24 saatlik muamele sürelerinde ise tüm dozlarda MI’i EC kadar düşürmüştür. 24 saat) ve konsantrasyonlarda kontrole göre önemli ölçüde artırmışlardır. karyotiplerindeki çift kollu otozom kromozomlarından en az birinde görülen ikinci boğum (satellit).

üç farklı doz kullanılarak (0. Teknikokullar.86). Biyoloji Bölümü.00 µg/ml). kromozom anormalliği.005.69. Her iki pestisit.001. insan lenfositlerinde kromozomal anormallikler (KA). 1. 48 saatlik uygulamada en düşük doz hariç tüm dozlarda anormallik frekansını önemli düzeyde artırmıştır.05 µg/ml’lik dozlar haricinde tüm dozlarda önemli düzeyde artırırken. en yüksek 3 dozda. Mitotik indekste. Hüseyin AKSOY2.625. MMC tarafından oluşturulan genetik hasar üzerine antiklastojenik ve antimutajenik etkisinin olduğunu göstermektedir. FA uygulaması ise 24 saat süreyle MMC ile eş zamanlı olarak beş farklı doz (0.001 ve 0. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fatma ÜNAL.tr Metominostrobin ve Emamectin benzoate pestisitlerinin in vitro genotoksik etkileri kromozom anormalliği (KA). Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Sakarya 3 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. kromozomal anormallik (KA). emamectin benzoate bu hasarı tüm dozlarda önemli düzeyde artırmıştır. metominostrobin uygulamasında önemli bir farklılık oluşmazken. pozitif kontrol ve çözücü kontrol bulundurulmuştur. Anahtar kelimeler: Metominostrobin. çalışmada kullanılan her iki pestisitin de potansiyel genotoksik etkiye sahip olduğunu göstermektedir. 24 saatlik uygulamada. 24 ve 48 saat süre ile kültüre alınmış lenfositlere uygulanmıştır. MMC.tr Lipoik asit (LA) ve ferulik asitin (FA) MMC’ye karşı antigenotoksik etkileri. 2. 0. eş zamanlı ve 1 saat sonra olmak üzere üç farklı şekilde. pestisit.05 ve 0. doza bağlı önemli bir azalma meydana gelmiştir (r=0. LA çalışmasında. Komet çalışması için. mitotik indeks (MI). LA ve FA tüm dozlarda mitotik indekste istatistiksel olarak önemli bir azalmaya yol açmıştır. Lipoik asit uygulaması. Biyoloji Bölümü. kontrole göre 24 ve 48 saatlik uygulamalarda tüm dozlarda kromozomal anormallik frekansını doza bağlı olarak artırmıştır (24 saatlik uygulamada r=0. izole edilmiş lenfositler. Emamectin Benzoate. mikronükleus (MN) ve Komet testleri kullanılarak belirlenmiştir. Komet testinde. kardeş kromatid değişimleri (KKD) ve mikronükleus (MN) testi ile incelenmiştir.1 µg/ml) ve emamectin benzoate’ın 5 farklı dozu (0. Bu sonuçlar lipoik asit ve ferulik asitin. Ankara Sakarya Üniversitesi. Metominostrobin. Deniz YÜZBAŞIOĞLU. Kahramanmaraş syilmaz@gazi. Biyoloji Bölümü. emamectin benzoate için r=0. Diğer yandan. MMC + lipoik asit ve MMC + ferulik asit uygulanan kültürlerin hepsinde. Her iki uygulama süresinde de anormallik frekansındaki artış doza bağlıdır (24 saatlik uygulamada r=0.19. Elde edilen sonuçlar.88). mikronükleus frekansını da doza bağlı olarak artırmıştır (metominostrobin için r=0. 1. Bu azalma LA uygulamasında istatistiksel olarak anlamlıdır. MMC’den 1 saat önce. Fen Edebiyat Fakültesi. LA ve FA uygulanan tüm kültürlerde. mikronükleus. metominostrobin’in 5 farklı dozu (0. Tüm uygulamalarda negatif kontrol. komet testi 2 209 .88). Bu da bu iki antioksidanın antimitotik etkili olduğunu göstermektedir.50. Fatma ÜNAL1. kromozomal anormallik frekansını önemli düzeyde artırırken. 5. her bir kültüre 48 saat süre ile 0. Deniz YÜZBAŞIOĞLU1. Ankara gtaner@gazi. 0. emamectin benzoate uygulamasında. kardeş kromatid değişimi (KKD).edu.edu. mikronükleus (MN) Metominostrobin ve Emamectin Benzoate Pestisitlerinin in vitro Genotoksik Etkileri Serkan YILMAZ1. 0. 2. TRABZON SZ 079 SZ 078 Lipoik Asit ve Ferulik Asitin İnsan Lenfosit Kültüründe Mitomisin-C’ye Karşı Antigenotoksik Etkileri Gökçe TANER.01. Fen Edebiyat Fakültesi.25. hem KA/hücre hem de anormal hücre frekanslarında.2 µg/ml MMC uygulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Lipoik asit. 2 µg/ml) yapılmıştır. metominostrobin. KA ve MN testleri için. 1. Serkan YILMAZ Gazi Üniversitesi. 4 µg/ml) kullanılarak yapılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi.97). Mustafa ÇELİK3 1 Gazi Üniversitesi. yukarıda belirtilen dozlarla 1 saat muamele edilmiştir.92. primer DNA hasarını 0. antigenotoksik etki. Teknikokullar.50. 0. Emamectin benzoate.94 ve 48 saatlik uygulamada r=0. 48 saatlik uygulamada r=0. MMC tarafından oluşturulan KKD/hücre ve MN/hücre frekanslarında da istatistiksel olarak önemli bir azalma gözlenmiştir.25. Biyoloji Bölümü. ferulik asit.00 ve 10. pozitif kontrole göre bir azalma gözlenmiştir.5.

Hazırlanan bu preparatlar ışık mikroskobunda incelenerek. Sonuç olarak Işıklı Gölü turna popülasyonunda avcılığın Şubat-Nisan arasında yasaklanmasının ve 25. CaO. Kalitesi ve rezervleri yönünden oldukça zengindir. Little Egret en erken 2002’de sahaya gelmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. hazır sıva v. Fe+2) birlikte bulunur. Işıklı Gölü Egretta garzetta (Linnaeus. En yüksek nisbi fekondite ise 64291 yumurta/kg balık olarak 2. Fen Edebiyat Fakültesi. Sonuçlar 25 yuva takip edilerek elde edilmiştir. seramik. Kalsitin insan nükleusundaki genotoksik etkileri mikronukleus testi ile belirlenerek. Aylık ortalama Gonadosomatik Indeks (GSI) değerleri 0.089 mm) arasında değişmiş olup yaş ilerledikçe yumurta büyüklüğünün de arttığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Turna. preparat hazırlandı.3’dür.0 g) ile 52.edu.0 cm (73. Mart 2003 ve Şubat 2005 tarihleri arasında ayılık olarak yapılan çalışmada toplam 313 adet turna örneği yakalanmış ve bunların 196 adedi dişi (1-7 yaşları arasında) 117’i ise erkek (1-6 yaşları arasında) bireylerden oluşmuştur. kasımda yavruları büyütmüş olarak gölden ayrılır.8661 (r=0. 54140. Çalışmada kalsit işletmesinde çalışan 50 işçi ve 50 sağlıklı kişi olmak üzere toplam 100 kişiden bukkal epitel hücresi alınarak. bir çok sektörde beyazlık. Dişi turnalar ilk şeysel olgunluk boyuna 24. Esentepe. Yaşlara göre ortalama kondisyon faktörleri 0.0 cm den küçük bireylerin avlanmamasının gerektiği belirlenmiştir. 1766) Türünün Üreme Biyolojisi ve Yıllık Değişimler Ali UZUN Sakarya Üniversitesi. Doğada genellikle saf halde bulunmaz. Rahmi UYSAL Eğirdir Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü 32500 Eğirdir/Isparta m.05). F=1. PVC.798±0.yagci@hotmail.691-2. Yaş gruplarının karşılığı ortalama total fekonditeler 2517 yumurta/balık (1 yaş) ile 91944 yumurta/balık (7 yaş) arasında değişmiştir. Al2O3.1758) popülasyonunun üreme biyolojisi incelenmiştir.9 cm de erişirken erkekler 22.743 ve n=84) eşitlikleri ile ifade edilmiştir.413 mm (ortalama 2. Fen Edebiyat Fakültesi.5844*L2. insan sağlığı üzerindeki zararları tespit edilemiştir. plastik. En fazla (9 fert) yeniden eşleşme de bu dönemdedir. 1758) Populasyonunun Üreme Özellikleri Meral APAYDIN YAĞCI. Bu çalışmada. kimya. Yumurta çapları 0. GSI’nin aylık değişimine göre üreme faaliyeti Şubat ve Nisan ayları arasında olmaktadır. kozmetik. Yuva başına düşen ortalama yumurta sayısı 210 .6669 (r=0. Kampüsü Serdivan. SZ 081 3..72±0. eşeysel olgunluk boyu. yem. SZ 082 Işıklı Gölü’ndeki (Çivril-Denizli) Turna (Esox lucius L. CO2.a.023 (1 yaş erkeklerde) ile 1. üreme periyodu.3 cm (2363 g) arasında bulunmuştur.0 cm (3342 g) arasında iken erkek bireyler 21. Sezona erken başlamak üreme başarısını artırmaz. Türün demografik ve üreme özellikleri incelenmiştir. Dişi bireyler 21. Adapazarı aliuzun@sakarya.700 ve n=84) ve fekonditeağırlık ilişkisi ise F=124. Niğde ilindeki maden ocaklarında kalsit minerali çıkartan işçilerden bukkal epitel hücreleri alınarak. yumurta verimi. Biyoloji Bölümü. kimyasal yapısı CaCO3 olan ve mikronize boyutlarda öğütüldükten sonra kağıt. MgO. Bahar başı sahaya gelen Little Egret.9 cm’de erişmektedirler. ilaç.5 cm (68 g) ile 66. Na2O. peperat yapılmış ve kalsitin insan nükleusları üzerindeki genotoksik etkilerini araştırılmıştır. ucuzluk gibi özelliklerinden dolayı önemli miktarlarda kullanılan bir dolgu maddesidir.com Bu çalışmada Işıklı Gölü turna (Esox lucius L. Türkiye’de de bulunmaktadır. boya.07*W0.88 (Şubat) arasında değişmiştir. cam. gıda.284 (6 yaş dişilerde) arasında hesaplanmış olup dişi ve erkekler arasındaki fark önemsiz bulunmuştur (p>0. Temel bir çok sanayinin ana girdisi olan kalsit. Ancak fertlerin tekrar çiftleşmesi için önemlidir. TRABZON SZ 080 Kalsit İşletmelerinde Çalışan İşçilerin Bukkal Hücrelerindeki Nüklear Anormallikler Songül BUDAK DİLER Niğde Üniversitesi. SO3.tr Poyrazlar Gölü (Türkiye)’nde üreyen Egretta garzetta kolonisi 2002-2005 arasında takip edilmiştir. istatistikî olarak değerlendirilir. Biyoloji Bölümü. Fekondite-boy ilişkisi.com Kalsit.05) ağırlık farkının önemsiz olduğu tespit edilmiştir (p>0.19.05). FeO3.03±3. yaş grubunda bulunmuştur. Biyoloji Bölümü budakdiler@gmail.26 (Temmuz) ile 20. Dişilerle erkekler arasındaki boy farkı önemli iken (p<0. diğer minerallerle (SiO2.b.17’dir..367±0. K2O. Üreme başarısı ise %82.

Biyoloji Bölümü. B-F.5 ve 5 oranında tanik asit hesaplanarak katılmış ve sırasıyla T1. N2. laboratuar koşulunda bazı biyolojik özellikleri araştırılmıştır. C-E. C (P10:K32). yumurta ovipozisyon süresi ve fekondite parametreleri araştırılmıştır. Tercihli beslenme deneylerinde H. tatarcıkların dağılımında da çevresel koşullar oldukça önemlidir. yağış) uygunluğuna bağlı olarak bir yıl içinde 2 veya 3 döl vermektedir. A-N3 ve A-K3 kombinasyonları oluşturularak tercihli beslenme deney grupları oluşturulmuştur. papatasi’lerin yumurta üretimi kültür ortamında yetiştirilenlere göre daha fazla iken. % 0. Tercihli beslenme deneylerinde.05). 28000. A-T3.tr Bu çalışmada Hyphantria cunea türüne ait larvaların son larva evresinde yapay besinler kullanarak besin tercihinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır.25 ve % 0. papatasi’ye ait. Sekonder maddeler kullanılarak hazırlanan besinler A besin içeriğine % 1. Bunun sonucunda üç farklı sekonder maddenin her biri için üç farklı yoğunlukta üç besin. A-F. E (P72:K32) ve F (P36:K64) besin menüleri (P:Protein. pup protein ve lipit miktarı ile toplam dışkı miktarı arasındaki ilişkilerin farklı olduğu görülmüştür (P>0. Bu da araziden toplanıp laboratuar koşulunda üretilmesi sağlanan P. Bu 3 grup larvadan elde edilen sonuçların ortalamaları karşılaştırıldığında. Şanlıurfa yöresinde toplanan ve laboratuar koşulunda üretilen Phlebototmus papatasi’lerin. SZ 084 Şark Çıbanı Vektörü Phlebototmus papatasi’nin Hayat Döngüsü ve Fekonditesi Üzerine Bir Araştırma Şahin TOPRAK Harran Üniversitesi. H.19. cunea larvalarının protein ve karbohidrat alımı arasında lineer bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.tr Birçok vektör organizmada olduğu gibi.edu. B-C. K3 şeklinde sembolize edilmiştir. sıcaklık. Yenen protein ve karbohidratın pup ağırlığı. stres oluştuğu ve 211 . cunea türünde özellikle karbohidratı fazla besinlerle (CF) tercihte tat almayla ilgili kararsızlıkla alım hedefinin tutturulamadığı görülmüştür. Tatarcıklar. CD.125. Pup lipit miktarlarının ise protein/karbohidrat oranının düşük oluşuyla ilişkili olduğu görülmüştür.25. Giresun 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Böceklerin sıcaklık istemleri belli bir iklimsel ya da coğrafi koşulda bir yıldaki kuşak sayısını belirler. Gelişme sürelerinin besindeki protein miktarının artışına paralel olarak azaldığı ve sekonder madde miktarlarıyla arttığı tespit edilmiştir. rüzgar. Arazi koşulunda toplanıp ve kültür ortamında yetiştirilip deneye alınan P. Fen Edebiyat Fakültesi. Osman Bey Kampusü. papatasi’lerin ortalama dişi başına yumurtlama oranı istatistiksel açıdan anlamlı olacak şekilde farklı bulunmuştur. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kurupelit.05). Nurver ALTUN2 1 Giresun Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. D (P36:K10). Ergin ömür uzunluğu da daha kısa çıkmıştır. C-F. larvaların bir eğim üzerinde hareket eden beslenme davranışı ortaya koydukları görülmüştür. TRABZON SZ 083 Hyphantria cunea’nın Yapay Besinlerdeki Beslenme Stratejisi ve Besindeki Sekonder Maddelerin Gelişmeye Etkisi Oğuzhan YANAR1. Bu besinlerden A-B. K2. D-F. B (P32:K32). H. özellikle proteince zengin besinlerin olduğu tercih gruplarında pup ağırlığının düşük olduğu tespit edilmiştir (P>0. cunea türünün besin tercihi C (P10:K32) ve D (P36:K10) tercihli besin deneyinde elde edilen sonuçlara göre yenen protein ve karbohidrat miktarlarının ortalaması ile H. Samsun oyanar@omu. A-C. Biyoloji Bölümü. Eşeyler arasında ve iki grup arasında hayatta kalma (ömür uzunluğu) açısından da önemli farklar bulunmuştur. Ayrıca H. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü.05). çevresel koşulların (ışık. Şanlıurfa stoprak@harran. Ayrıca sekonder maddelerin toplam tüketim miktarları için etkili olduğu gösterilmiştir. D-E. B-D. A-E. 2. B-E. Pup protein miktarını sekonder maddelerin özellikle de tanik asitin istatistiksel olarak olumsuz etkilemediği tespit edilmiştir. papatasi üzerine laboratuar koşuluna bağlı olarak. A-D. Biyoloji Bölümü. E-F. ve T3 ile sembolize edilmiştir. cunea türü için optimal besin tercihi % 53 protein ve % 47 karbohidrat olarak bulunmuştur. Bunun için A(P36:K32). cunea larvalarının tercihsiz beslenme deneylerinde kullanılan 15 besin çeşidi.edu. Mahmut BİLGENER2.5 yüzdelik oranları hesaplanarak eklenmiş. nikotin sırasıyla N1. N3 şeklinde ve kinin sırasıyla K1. 28+1 oC ve %80 nem koşulu sağlanan insektaryumda P. bıraktıkları yumurta sayısı oransal olarak daha azdır. Sonuç olarak araziden toplanan P. T2. Nikotin ve kinin için A besinine % 0. toplam tüketim miktarları dikkate alındığında C ve E besinlerinin toplam tüketim miktarlarının kontrol grubu olan A besinine göre farklı olduğu görülmüştür. K:Karbohidrat) gram olarak kullanılarak yedirilmiştir. ergin ömür uzunluğu. Benzer şekilde tercih gruplarında karbohidratça zengin besinlerin olduğu tercih grubundaki larvaların lipit miktarının yüksek olduğu görülmüştür (P>0. nem. toplamda dokuz farklı besin elde edilmiştir.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.edu. TRABZON hem fekondite hem de ömür uzunluğu üzerine olumsuz etki yarattığı sonucuna bağlanılmıştır. Ayça KESİM. Kendilerine ait DNA’ları ve ribozomları yoktur. Bu çalışma Pex12 proteinin perosizomal protein girişinde bir rolü olduğunu bildiren diğer çalışmaları desteklemektedir. Beytepe. Fen-Edebiyat Fakültesi. Az üretildiği bulunan erkek yavru bireylerin daha çok sezon başında ve sonunda bırakılan yuvalar ile yuvaların alt kısmındaki yumurtalardan ve denize yakın yuvalardan çıkarken. Anahtar Kelimeler: Phlebototmus fecondite. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Ordu zulalatli@hotmail. SZ 087 Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Cinsiyet Oranlarının. sitozoldeki serbest ribozomlar tarafından sentezlenir ve peroksizomlara taşınır. Karyolojik analizler direkt boyama. Amasya’nın Boyalı köyünden toplanan 74 Microtus dogramacii örneği üzerinde ayrıntılı bir şekilde karyolojik incelemeler yapılmıştır. fakat otozomların morfolojileri farklı olan iki karyotip çeşidi belirlenmiştir. biyo-ekoloji. 06800. Bu nedenle. Şayeste DEMİREZEN Hacettepe Üniversitesi. Bu genlerde meydana gelecek olan mutasyonlar peroksizom oluşumunu olumsuz yönde etkilemektedir. Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’daki Kromozomal Anomalilerin Türleşmeye Etkisi Zülal ATLI ŞEKEROĞLU. nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bu türlerin korunması bakımından bu konunun araştırılması büyük önem arz etmektedir. Elif MADAK Pamukkale Üniversitesi. şark çıbanı SZ 085 SZ 086 papatasi. Yuva sıcaklıklarının kaydedilerek. küresel ısınma. Gbant.edu.19. etrafı tek katlı bir zarla çevrili olan küçük. Uygulanan bu tekniklerin incelenmesi sonucunda. Bu amaçla. Anahtar Kelimeler: Deniz kaplumbağası. yuvaların üst kısmındaki yumurtalardan ve denizden uzak bölgedeki yuvalardan daha çok dişi yavruların çıktıkları tespit edilmiştir.com Bu çalışmada. Biyoloji Bölümü. Pınar İLİ. Haluk KEFELİOĞLU Ordu Üniversitesi. C bant ve NOR boyama teknikleri kullanılarak yapılmıştır. yavru cinsiyet oranları. Peroksizom Oluşumunda PEX12 Gen Etkinliğinin Floresan Mikroskobik Olarak Araştırılması Dilek KAYA. Çıkan bu sonuçlar. yuva sıcaklığı. ölü yavruların da gonadlarının histolojisik olarak incelenmesi ile yuvaların cinsiyet oranları hakkında tahminler yapılabilmektedir. yuvarlak organellerdir. PEX12 geninde delesyon oluşturulan Saccharomyces cerevisiae hücreleri floresan mikroskobik olarak incelenmiş ve bu mutant hücrelerde peroksizomal matriks proteinlerinin peroksizom içine giremeyip sitozolde kaldığı görülmüştür. Fikret SARI. PEX12 geninde mutasyon olan bu hücreler mitokondri ve vakuol morfolojisi açısından da incelenmiştir. Denizli caretta@pau.tr Deniz kaplumbağalarının cinsiyet kromozomu olmaması. Zamansal ve Mekansal Açıdan Farklılıklarının Araştırılması Yakup KASKA. Çiğdem FAK. Gerek kaydedilen sıcaklık analizleri sonucunda ve gerekse yavru gonad histolojileri sonucunda dişi ağırlıklı bir yavru populasyonunun üretildiği ortaya çıkarılmıştır. Biyoloji Bölümü. Özgün TEKSOY. Ankara dylek@hacettepe. Bu süreçte görev alan proteinler peroksizom oluşumunda oldukça önemlidir ve bunları kodlayan genlerin tümüne birden PEX genleri adı verilir. Akın KIRAÇ. Fen Edebiyat Fakültesi. küresel ısınmanın da etkisi altında nesli tükenmekte olan bu türlerin korunması açılarından tartışılmıştır. yavruların cinsiyetlerinin kuluçkanın ortadaki 1/3’lük süresindeki sıcaklığa göre değişmesi nedeniyle. bütün peroksizomal matriks proteinleri çekirdekteki genler tarafından kodlanır. Seda AKIN. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada da bu genlerden biri olan PEX12 geninin peroksizom oluşumundaki rolü araştırılmıştır.tr Peroksizomlar. Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Caretta caretta (İribaş Kaplumbağa) yuvaların bilgisayarla çalışan elektronik sıcaklık ölçerlerle sıcaklıklarının kaydedilmesi ve ölü yavruların gonadlarının histolojik incelenmesi sonucunda yavru cinsiyet oranları incelenmiştir. Bu nedenle araştırma alanından toplanan örnekler karyolojik bakımdan Tip-1 ve Tip-2 olarak iki gruba 212 . kromozom sayısı aynı (2n=48). Caretta caretta. bütün ökaryotik hücrelerde bulunan.

892.175. karyoloji. Fen-Edebiyat Fakültesi. bu değerler Çermik deresinde 21.90 olarak bulunmuştur. Seval ORUÇ Ege Üniversitesi.60g arasında değişirken.kaya@ege. Bulgular 5 adet P2-M3 in situ üst çene parçası.6mm. perisentrik inversiyon. Anahtar Kelimeler: Garra rufa. bu konuda çalışan diğer araştırıcıların tespit ettikleri veriler ile karşılaştırılmış ve türleşme problemine çözüm getirilmeye çalışılmıştır. Tuna 1999). hidrobiyoloji alanında Yukarısazak (Kale-Denizli) Memeli Faunasına Ait Yeni Artiodactyla’ya Bulguları Tanju KAYA. Miotragocerus valenciennesi ve Gazella sp. Bu çalışma Batı Anadolu memeli fosil yataklarında ilk defa gerçekleştirilecektir. Osman ERTAN2 1 Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi. 1993. balıklı kaplıca. Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi. 5 adet phalanx-1. Memeli faunası Perissodactyla takımına ait Hipparion matthewi (Abel) ve Ceratotherium neumayri (Osborn).rufa’nın yaş dağılımı Balıklı Kaplıca’da 0-III Çermik Deresinde ise 0-IV yaşlar arasındadır. 15100. mevsimsel olarak da 213 . türleşme. ağırlıkları 0. Ö. Fen Fakültesi. Bu karyotipik formlardan Tip-1 karyotipine ait 8 numaralı otozom kromozomların perisentrik inversiyona uğrayarak Tip-2 karyotipindeki metasentrik olan 1 numaralı otozom kromozomları oluşturduğu tespit edilmiştir. Isparta igulle@mehmetakif. G. Anahtar Kelimeler: Artiodactyla. Balıklı Kaplıca’daki bireylerin çatal boyları 18. 32500.edu. İzmir tanju. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Amasya SZ 088 SZ 089 Balıklı Kaplıca ve Çermik Deresindeki (SivasKangal) Garra rufa’nın Büyüme Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Şerife Gülsün KIRANKAYA.Anahtar Kelimeler: Microtus dogramacii.3112. Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Tabiat Tarihi Müzesi. 6 adet p2-m3 in situ alt çene parçası. Materyallerin uzunluk/genişlik diyagramlarına göre bölgesel ve türiçi değişimleri saptanmıştır. Artiodactyla takımına ait Helladotherium duvernoyi Gaudry. Ayrıca. Ekstrem sıcaklık koşulunda yaşamaya uyum sağlamış olan bu türün Kangal Kaplıca’da ve Çermik Deresi’ndeki populasyonlarının yaş. Fosil lokalitesinde 2007 yılında yapılan kazı çalışmalarında Artiodactyla’ya ait yeni fosille bulunmuştur.edu. İzleyen çalışma Tuna’ya (1999) aittir. Beytepe. 1 astragalus ve 2 adet patella’dan oluşmaktadır. Biyoloji Bölümü. türlerin Türkiye’deki paleocoğrafik dağılım haritaları yapılmıştır Bu çalışma sonucunda Artiodactyla memeli fosilleri üzerinde yürütülen Cenogram tekniği ile bölgenin paleobiyocoğrafik ve paleoklimatolojik yorumlamaları yapılacaktır. Burdur 2 Süleyman Demirel Üniversitesi. Ankara gkirankaya@gmail. büyüme SZ 091 Karacaören I.tr Yukarısazak (Kale-Denizli) memeli faunası Yukarısazak Köyü’nün 1 km güneybatısında Kurttepe ve Yaylatepe arasındaki Kapışcabaşı Mevkiinde yer alır ve ilk kez Kaya (1993) tarafından tanımlanmıştır. Bulguların odontolojik ve osteolojik incelemeler sonucu Protoryx carolinae. Güzin EMECEN ÖZSOY Hacettepe Üniversitesi. TRABZON ayrılmıştır. Eğirdir. Baraj Gölü’nde dağılım gösteren planktonik Turbellaria türünün aylık yoğunlukları.’ye ait olduğu tanımlanmıştır.19. eşey. Eşey dağılımı: Balıklı Kaplıca’da E:D için 1: 1. ayrıca büyüme özellikleri belirlenmiştir. 5 adet phalanx-2 ve 4 adet phalanx3.06-14. Biyoloji Bölümü.com Deri hastalıklarının tedavisinde etkili olduğu iddia edilen Garra rufa obtusa. Tragoportax amalthea (Roth & Wagner) ve Gazella deperdita (Gervais) fosillerini içerir ve Geç Miyosen yaşını yansıtır (Kaya.tr Ocak–Aralık 2002 tarihleri arasında yürütülen bu araştırmada Karacaören I. Çermik Deresinde ise 1: 0.8 mm ve 0. F. Elde edilen bu karyotipik formlar. Dere örneklerinin kaplıca örneklerinden daha iri ve ağır olduğu ve iki populasyon arasındaki ağırlık farklarının istatistiksel açıdan önemli olduğu saptanmıştır. Baraj Gölü (Burdur) Planktonik Turbellaria Yoğunluğunun Mevsimsel ve Derinliğe Bağlı Değişimi İskender GÜLLE1. boy ve ağırlık kompozisyonları ortaya konmuş. geç miyosen Denizli-Yukarısazak. pek çok cyprinid (sazangil) için letal kabul edilen ya da birçok balığın çok kısa süreler dayanabildiği yüksek sıcaklıkta yaşaması nedeniyle biyolojik açıdan ilginç bir balık türüdür. Protoryx carolinae Major. Güler EKMEKÇİ.1-26. Not: Sunulan çalışma yapılmış bir araştırmadır. 1 calcaneum.56 g arasındadır.

TRABZON dikey yöndeki kümelenmeleri araştırılmıştır. Bu tanım uyarınca. en düşük Ocak (65 ± 36 birey/m3) aylarında belirlenmiştir. alana-özgü ekosistem analizlerinin yapılması ve yönetim hedeflerinin saptanması gerekmektedir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. insektisit direncini düşürmenin yanısıra uyumsal özellikler üzerinde de etkili olduğu tespit edilmiştir. (Diptera: Muscidae)’nın Uyumsal Özellikleri Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması Arda Cem KUYUCU. ekolojik yapı).kuşak göç). Biyoloji Bölümü. Sonuçta insektisit direncinin incelenen 214 . Aynı zamanda uydu görüntüleri kullanılarak Nesne Tabanlı vejetasyon sınıflandırması yapılmış ve bu sınıflandırma Orman Amenajman Planları ile karşılaştırılmıştır. Dirençli populasyonlara duyarlı birey göçünün hem Fenitrothion hem de Deltamethrin direncini düşürmede etkili olduğu tespit edilmiş.edu.edu. m’de. ekosistem analizi İnsektisit Direncinin Karasinek. Musca domestica. Anahtar Kelimeler: CBS.kuşak göç) ve GFG2(2. Beytepe kampusü. uyumsal özelliklerdeki değişimleri gözlemlemek amacıyla tüm populasyonlar için hayat tablosu düzenlenmiştir.7 (2. GFR ve GDR populasyonlarının uyumsal özelliklerinin GS populasyonuna göre düşük olduğu belirlenmiştir. 10-30 m arasında. Bu çalışmada. GDR populasyonundan ise GDG1 ve GDG2 populasyonları oluşturulmuştur. Bunun için. fauna.19. Baraj gölü genelinde. hidrolojik yapı ve iklimsel yapı vb) arasındaki ilişki irdelenmeye çalışılarak Milli Park ekosisteminin yapısı analiz edilmiştir. laboratuvar koşullarında beş kuşak boyunca Fenitrothion ve Deltamethrin’e karşı dirençlendirilerek Fenitrothiona dirençli (GFR) ve Deltamethrine dirençli (GDR) populasyonlar elde edilmiş. “coğrafi olarak belirlenen ve belli koruma hedeflerine ulaşılacak biçimde ilan edilen. Musca domestica L. bakı modelleri hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Turbellaria. Anahtar Kelimeler: Karasinek. CBS ile alana özgü yükseklik. Gölde Turbellaria yoğunluğunun artış yaptığı dönemlerde Cladocera yoğunluğunda belirgin bir azalış görülmüştür.tr Bu çalışmada. Ankara cagasan@hacettepe. dirençli ve duyarlı karasinek soylarının uyumsal özelliklerinde meydana gelen değişimler ile direnç gelişimini etkileyen duyarlı birey göçünün direnç frekansını düşürmedeki ve uyumsal özellikler üzerindeki etkileri araştırılmıştır. eğim. Flora ve fauna elemanlarının dağılımları ile çevresel koşullar (toprak özellikleri.tr Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi. jeolojik. Dikey yöndeki kümelenmeleri ilkbahar mevsiminde orta su derinliklerinde. SZ 093 Kaçkar Dağları Milli Parkı’nda Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) Tabanlı Ekosistem Analizi Çağaşan KARACAOĞLU. Selim Sualp ÇAĞLAR Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Ekoloji Anabilimdalı Beytepe. sonbahar mevsiminde 5. 51. uyum. yaz mevsiminde 10. GFR ve GDR populasyonlarına göre düşüş göstermiş ancak GFG2 ve GDG2 populasyonlarında tekrar artmıştır. Kaçkar Dağları. PK: 06800.775 ± 479 birey/m3) olarak bulunmuştur. zooplankton. jeomorfolojik özellikleri ele alınarak ekosistem analizi hedeflenmiş ve bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için CBS kullanılmıştır. Gaziantep’den GS populasyonu. Ankara ckuyucu@hacettepe. Korunan alanların yönetiminde en uygun kullanım biçiminin belirlenebilmesi için. bu dirençli populasyonlara GS populasyonundan iki kuşak boyunca %50 oranında duyarlı birey göçü sağlanarak GFR populasyonundan GFG1(1. insektisit direnci. Turbellaria yoğunluğu en yüksek Temmuz (10. Direnç gelişimini belirlemek için tüm dirençli ve göç populasyonlarına direnç testleri yapılmış. milli park. dikey dağılım.587 ± 2. Baraj Gölü SZ 092 populasyonlarda uyum üzerinde etkili olduğu belirlenmiş. koruma altındaki alanlar bir veya birden fazla farklı hedefe ulaşmak amacıyla kurulup yönetilebilir. Biyoloji Bölümü. korunan alanları. Selim Sualp ÇAĞLAR Hacettepe Üniversitesi.760 birey/m3). m’de yoğunlaşmıştır.550 ha alana sahip Kaçkar Dağları Milli Parkı’nın biyolojik (flora. Karacaören I. Planktonik Turbellaria’nın diğer zooplankton grupları içerisindeki ortalama temsil oranı % 1. koruma alanı. aynı zamanda duyarlı birey göçünün. düzenlenen ve yönetilen alanlar” biçiminde tanımlamaktadır. GFG1 ve GDG1 populasyonlarında uyum parametreleri.

edu.6 ♀♀) bireyin total boy dağılımı incelendiğinde. Örneklemeler neticesinde Culex cinsine ait 6.44–42.4-42. Biyoloji Bölümü.04 mm olduğu saptanmıştır. Culex. Kars ve Ardahan yöresinde değişik köylerde halk elinde yetiştirilen yaşları 3 ile 7 arasında değişen 20 sağlıklı ve 20 mastitisli inek seçildi. Merkez/Kars h. Zooloji Anabilim Dalı. 44–37.6 mm olarak saptanmıştır.001) düzeyleri arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulundu.ahmet_deveci@hotmail. Ochleratatus cinsine ait 6. Fatih M. Fen Fakültesi. 06800. Afyonkarahisar 2 Ege Üniversitesi. Uronetania ve Culiceta cinslerine ait 1’er olmak üzere toplam 17 sivrisinek türü saptanmıştır. Hayvanlardan kan örnekleri alınmadan önce mastitisli olup olmadıkları Kaliforniya Mastitis Testi (CMT) ile belirlendi.15 mm olarak saptanmıştır. ERİŞMİŞ1. mastitisin lipit peroksidasyonuna neden olduğu ve bunun sonucunda MDA düzeylerinde bir artışın meydana geldiği. Anopheles cinsine ait 3.22±2.48 mm parametreleri arasında ortalaması ise 35. Sinan KAYNAŞ Hacettepe Üniversitesi. Ekoloji Ana Bilim Dalı. skeletokronoloji yöntemi ile populasyondaki erkek bireylerin yaş ortalaması 4. 31.52 mm boy değerleri arasında ve ortalaması 37.86 mm olduğu saptanmıştır. İzmir uerismis@aku. Alan genelinde Culex cinsine ait türler yoğun olarak görülürken. yaş tayini. Yapılan biyokimyasal denemeler sonucunda organofosfat gurubuna karşı direnç varlığı yanında düşük oranda da olsa pyrethroid grubuna karşı da direnç geliştiği tespit edilmiştir.tr Bu çalışmada.19. 1. Anahtar Kelimeler: Anopheles maculipennis complex.52 mm parametreleri arasında değiştiği ortalamasının ise 38. Sonuç olarak.6. Bornova.68–15. TRABZON SZ 094 Skeletokronoloji Yöntemi İle Bombina bombina (Amphibia: Anura) Türüne Ait Bireylerin Yaşların Belirlenmesi Uğur C.39 ± 2.Eylül 2007 tarihleri arasında 47 farklı lokalitede gerçekleştirilmiştir.com Bu çalışmada. ülkemizin batısında yer alan ve önemli bir tarım alanı olan Trakya bölgesinin Tunca ve Meriç havzalarında dağılım gösteren sivrisinek türleri ve yoğunlukları tespit edilmiştir. Mustafa AKINER. Selim S. Söz konusu populasyonun dişi bireylerinin ise total boy dağılımı 31. Populasyondaki erkek bireylerin boy dağılımı 34. alanda kullanılan insektisitlere karşı Anopheles maculipennis complex türlerinde direncin durumu araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. insektisit direnci. Trakya Bu çalışma TUBITAK TBAG-U/161 (105T531) no’lu proje ile desteklenmektedir SZ 096 Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan MDA ve GSH Düzeylerinin Araştırılması Hacı Ahmet DEVECİ. Sınırda yer alması nedeniyle yoğun geçiş olan bölgede. Beytepe.edu. sınıra yakın alanlarda 215 . Fen Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ankara musca@hacettepe. Daha sonra eritrosit GSH ve plazma MDA düzeylerine bakıldı.tr Sülüklü Göl (Adapazarı)’ünden yakalanan 17 Bombina bombina (11♂♂. ÇAĞLAR. Bombina bombina SZ 095 Anopheles maculipennis complex’e ait türlerin yoğun olduğu belirlenmiştir. ŞİMŞEK. Biyoloji Bölümü. yine aynı şekilde endojen bir antioksidan olan GSH düzeylerinin mastitisli hayvanlarda önemli bir azalmaya uğradığı görüldü. Fen Edebiyat Fakültesi. dişi bireylerin ise 3. Hüseyin ARIKAN2 1 Afyon Kocatepe Üniversitesi.001) ve plazma MDA (p<0. hibernation öncesi toplam 12 bireyin toplam 9. Sivrisinek örneklemeleri Mayıs . Biyoloji Bölümü ANS Kampusu.50 mm parametreleri arasında değiştiği ve ortalaması ise 12. Bu amaçla Tunca ve Meriç havzalarından birer lokalite örnekleri kullanılarak insektisit direncinin temelini oluşturan enzimlerin aktiviteleri çalışılmıştır. Ochleratatus.1 yıl olduğu tespit edilmiştir. Trakya Sivrisinek Türleri ve Kullanılan İnsektisitlere Karşı Direnç Düzeyleri M. mastitisli ve sağlıklı ineklerde kan lipit peroksidasyonu (MDA) ve GSH düzeylerinin araştırılması amaçlanmıştır. Fen Edebiyat Fak. Özellikle sınıra yakın bu alanların sulak tarım alanı özelliğinde olması nedeniyle yoğun insektisit kullanıldığı göz önüne alınarak. Çalışmada. Anahtar Kelimeler: Skeletokronoloji.34± 2.00±2. Sağlıklı ve mastitisli gruplarda eritrosit GSH (p<0. Aysel GÜVEN Kafkas Üniversitesi. herhangi bir vektörel kökenli hastalık etkeninin taşınarak bölgedeki potansiyel vektör türler tarafından yayılması olasılığı üzerinde durulması gereken önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Biyoloji Bölümü.

Özgür KAYA Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi. malondialdehit (MDA). Anahtar Kelimeler: Balık. Biyoloji Bölümü. Muhittin YÜREKLİ Aksaray Üniversitesi. B(a)P fosil yakıtların tam olarak yanmaması sonucu meydana gelir ve havada. total glutatyon seviyesindeki. NO ve AdM seviyelerindeki değişiklilerin ve B(a)P’ın olası histopatolojik etkileriyle AdM arasındaki etkileşimler araştırılmıştır.com Benzo(a)piren (B(a)P). Aktive edilmiş PAH’ların DNA’ya bağlanmasının karsinojenik etki için gerekli olduğu düşünülmektedir. filippii’den önemli oranda (p<0.31 g/mol. Ahmet DEVECI. PAH’ların metabolizmaları boyunca reaktif oksijen türleri (ROT) oluşabilir. S. microlepis’in iskelet kası CAT aktivitesi A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Iskelet kasında antioksidan aktivite yönünden SOD ve GST enzimleri her iki türde de benzer sonuçlar verirken genel olarak A. Eğitim Fakültesi. microlepis iskelet kasının çok daha etkili olduğu. Kalp dokusundaki MDA seviyeleri incelendiğinde B(a)P+AdM uygulamasının lipid peroksidasyonunu telafi edici etkisinin olduğu görülmüştür. karsinojenik etkileri olduğu bilinen benzo(a)piren uygulamasından sonra adrenomedullin verilen sıçanların kalp dokularında biyokimyasal ve histolojik değişimler araştırılmıştır. Türkiye tatlı su balığı Alburnus filippi ve Acanthalburnus microlepis’in iskelet kaslarındaki çeşitli oksidatif stres göstergeleri araştırıldı. yeraltı sularında. microlepis yakalandı. 1863) Lipit Peroksidasyonu ve Antioksidan Enzimler: Karşılaştırmalı Bir Çalışma Aysel GÜVEN. akocagun@hotmail. H.24 g/cm3 olan. CAT. lipit peroksidasyonundaki. mastitis. redükte glutatyon (GSH). lipit peroksidasyonu SZ 097 SZ 098 Benzo(a)piren Uygulamasına Bağlı Olarak Sıçan Kalp Doku Hasarında Adrenomedullin Etkisinin İncelenmesi Arzu DOĞRU. . içme sularında. Biyoloji Bölümü. lipit peroksidasyonu stres. Gökhan NUR. Yaptığımız histolojik incelemelerde kalp dokusunda AdM ve B(a)P uygulamalarının kalp dokusunda hasara neden olduğu. Türkiye’nin Kuzey Doğu Anadolu Bölgesi. ancak B(a)P+AdM’nin birlikte uygulama grubunda kalp dokusunun genel olarak normal yapıda görüldüğü tespit edilmiştir. glutatyon peroksidaz (GSHPx) ve glutatyon S-transferaz (GST) enzimlerini içeren oksidatif stress göstergelerinin seviyeleri analiz edildi. Dawley sıçanlarda antioksidan enzim seviyelerindeki. kokusuz. Çalışmamızda. T.001) daha yüksek tespit edildi. katalaz (CAT). Fen Bilgisi Eğitimi Bölümü. Kura-Aras nehri havzasında ortalama 5-10 g ağırlığında 40 adet A. sarı renkli. Uygun koşullarda labotatuara getirilen bu balıkların iskelet kaslarında süperoksit dismutaz (SOD). SOD. Süleyman KAYA. moleküler ağırlığı 252. Kars bylginan@gmail. erime noktası 179 °C. Redükte glutatyon (GSH) ve tiyobarbitürik asit reaktif maddelerinin (TBARS) seviyeleri de değerlendirildi. diğer oksidatif stress göstergelerinin ise A filippii’de daha fazla olduğu sonucuna varıldı. Benzo(a)piren uygulamasından sonra AdM’nin biyokimyasal ve histolojik yönden telafi edici ve/veya koruyucu etkisinin değerlendirilmesi çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bu çalışmada karsinojenik bir kimyasal madde olduğu bilinen B(a)P ve birçok patolojik durumda farklı etkiler gösteren. mutajenik ve yüksek karsinojenik özellik gösteren bir polisiklik aromatik hidrokarbondur (PAH’dır). PAH’ların metabolik aktivasyonu sonucu ortaya çıkan diol epoksitler DNA’ya kovalent olarak bağlanırlar. kaynama noktası 495 °C. GSH216 Alburnus filippi (Kessler. filippii’de antioksidan aktivite daha yüksek görüldü. Bu bulgularla balıkların iskelet kasında antioksidan aktivite yönünden özellikle CAT enzimi bakımından A. TRABZON Anahtar Kelimeler: İnek. Mehmet İlker DOĞRU. 1877) ve Acanthalburnus microlepis’de (Filippii. atık sularda ve ızgarada pişen yiyeceklerde bulunur.19.com Bu çalışmada. oksidatif antioksidan enzimler. Çalışmamızda kontrol grupları ile karşılaştırıldığında B(a)P ve AdM’nin ayrı ayrı uygulamalarının oksidatif strese neden olarak kalp dokusunda oksidatif hasarı indükleyici etki göstermişken B(a)P ve AdM’nin birlikte uygulanması kalp dokusunda lipid peroksidasyonunun azalmasına. A. kimyasal formülü C20H12. peptid bir hormon olan AdM uygulamasına bağlı olarak. filippii ve ortalama 5-8 g ağırlığında 40 adet A. yoğunluğu 1. İnan KAYA.

Kütahya 4 Celal Bayar Üniversitesi. Fevzi UÇKAN2. Bu etkilerin mekanizması ve zamana bağlı değişimleri ile zehir içeriğinde fenoloksidaz ve kalretikulin varlığı araştırıldı. Çiran (Liza ramada).edu. Diğer uygulamalar ile kontrol grubu arasında fark yoktu. (Lepidoptera: Pyralidae) hemositleri ve Trichoplusia ni Hubner (Lepidoptera: Noctuidae) embriyo hücreleri kullanılarak belirlendi. sıçan. nitrik oksit. deniz balıkları SZ 100 Beymelek Lagünü’ne Giren Bazı Deniz Balıklarının Yağ Asidi Oranlarının Karşılaştırılması Kazım UYSAL1.22. Fen Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Benzo(a)piren. Bütün türlerde. çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA) içinde de ökosapentaenoik (C20:5ω3) ve dokosaheksaenoik (C22:6ω3) asitler en yüksek oranda bulunan yağ asitleridir. Sadece zehir tatbikinde. Üretim ve Eğitim Enstitüsü tarafından temin edilmiştir. Plazmatositlerde de vakuol oluşumu vardı.19.49. ancak ölüm görülmedi. Has kefal (Mugil cephalus). Beymelek Pimpla turionellae L. 43100. Gıda Mühendisliği Bölümü. kalp dokusu SZ 099 % 33. 32. Chelon labrasus’da % 36. TRABZON Px enzim aktivitelerinde ve toplam GSH seviyesinde artmasına neden olmuştur. granüler hücrelerde 45’inci dakikada diğer deney gruplarına göre daha fazla vakuol gözlendi. Biyoloji Bölümü. Altınbaş kefal (Liza aurata).com Endoparazitoit Pimpla turionellae L. Mugil cephalus’da % 38.20. USA 2 Kocaeli Üniversitesi.20.33. A. İncelenen türlerin kas dokularında yaklaşık 20 kadar yağ asiti tanımlanmıştır. Fenilketonuri ve anti-kalretikulin tatbik edilen zehir kullanıldığında her iki hemosit tipinde de çok az vakuol oluşumu görülmesi zehir içeriğinde fenoloksidaz ve kalretikulinin varlığını gösterdi. Biyoloji Bölümü. Dumlupınar Üniversitesi. 25. yağ asit analizleri ise Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği Laboratuarı’nda bulunan gaz kromatoğrafisi cihazı ile yapılmıştır. 3 saat sonunda sözü edilen değişiklerin korunması parazitoit zehirinin litik 217 .tr Bu çalışmada. Liza aurata’da ω3 yağ asidi. 16. Kütahya kuysal@dumlupinar. On beşinci dakikada sadece zehir tatbik edilen hemositlerden hem granüler hücrelerde hem de plazmatositlerde vakuol oluştuğu görüldü. SFA. RIVERS1 1 Maryland Loyola Üniversitesi. adrenomedullin.97. Ekrem ERGİN2. 18. 19. İncelenen bütün türlerde ω3 PUFA oranı ω6 PUFA oranından önemli derecede yüksek bulunmuştur. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. (Hymenoptera: Ichneumonidae) zehirinin konak türler üzerindeki morfolojik ve biyokimyasal etkileri Galleria mellonella L.94 bulunmuştur.45. Bu durum. Manisa 5 Dumlupınar Üniversitesi.82. Kemal SEÇKİN4. David B. Granüllü hücrelerin yaklaşık % 40’ının öldüğü belirlendi. Beymelek Lagünü (Antalya)’nden yakalanan Mırmır (Lithognathus mormyrus). 24. Altıntaş. Tüm gruplarda. Kepez. acısu olmasına rağmen Beymelek Lagünü’ne giren balıkların ω3 PUFA oranlarının denizde yaşayan balıklar kadar yüksek olduğunu ve insan beslenmesinde mükemmel bir ω3 yağ asidi kaynağı olabileceğini göstermektedir. 21. Kimya Bölümü. 43100. tek çift bağlı doymamış yağ asitleri (MUFA) içinde oleik (C18:1). Dumlupınar Üniversitesi Biyoloji ve Kimya Bölümleri Laboratuarları’nda kloroform ve metanol karışımı (2:1 v/v) kullanarak. ω3 yağ asidi oranı en yüksek türün Liza aurata. 43800. Hemositler. Liza ramada’da % 33. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehirinin Konak Hücrelerine Morfolojik ve Biyokimyasal Etkileri Bridget Keenan1. ve PUFA oranları (sırası ile): Lithognathus mormyrus’da % 32. Baltimore. Fen Edebiyat Fakültesi.66.92. en düşük türün ise Chelon labrasus olduğu tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. 22. Anahtar Kelimeler : Lagünü. Biyoloji Bölümü. Yılmaz EMRE2. Lipid peroksidasyonu. Antalya 3 Altıntaş Meslek Yüksek Okulu. Kütahya 2 Akdeniz Su Ürünleri Araştırma. Mavri (Chelon labrasus) türlerinin kas dokusu yağ asidi bileşimi araştırılmıştır.78. antioksidan enzimler. Balıklar Akdeniz Su Ürünleri Araştırma.03. Fen-Edebiyat Fakültesi. Üretim ve Eğitim Enstitüsü. Halil YILMAZ1. 32. incelenen türlerin kas dokusu ω3 (veya n3) yağ asidi oranlarının karşılaştırılması ve insan gıdası açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. 20. hücre ortamına sadece zehir. İzmit-Kocaeli ekrem_ergin@hotmail. fenoloksidaz inhibitörü fenilketonuri ile antikalretikulin tatbik edilen zehir ve kontrol amacı ile sadece fizyolojik su eklenerek 3 saat boyunca gözlendi. Total lipit ekstraksiyonu. doymuş yağ asitleri (SFA) içinde palmitik (C16:0). Araştırmada. MUFA.11. Muhammet DÖNMEZ3. Metin BÜLBÜL5 1 Dumlupınar Üniversitesi.14. Bu sonuçlar bize kalp dokusunda B(a)P+AdM uygulamasının reaktif oksijen türlerinin neden olduğu hasarı telafi edebileceğini göstermektedir.

her bireyin kanat ve kuyruk uzunlukları ölçülmüş. rafinoz ve sükroz ilavesi hücre parçalanmasında zaman ve doza bağlı olarak gecikmeler oluşturdu.Sancar BARIŞ2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Tandoğan. % 3. Veysel YILMAZ3 ve Seyhan AHISKA4 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Türkiye m 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitolojik Araştırmalar Merkezi. Fen Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. göç stratejileri ve göç taktiklerinin araştırılması amacıyla fenolojilerinin karşılaştırılması suretiyle yapılmıştır. Doğu Akdeniz Göç yolunu kullanan Sylvia atricapilla’nın (karabaşlı ötleğen).co Bu çalışma. İstatistik Bölümü Meşelik. Embriyo hücrelerinde fenoloksidaz aktivitesini veya kalretikulin bağlanmasını engelleyerek zehir etkisinden korunma sağlanamaması parazitoit zehirinin hedef hücrelerde spesifik etki gösterdiğini ortaya çıkardı. fakat ölümü engellemedi. Biyoloji Bölümü. Hücre morfolojisinde görülen değişimlerden önce hücre içi Ca+2 seviyesi arttı. kalretikulin.46 oranında açıklamıştır. pH. Hücre kültürüne ozmotik koruyucular. Üçüncü faktör değişimin %19. temel bileşen ve faktör analizleri uygulanarak değerlendirilmiştir. gölde belirlenen 12 farklı istasyondan aylık olarak (Aralık 2004. NO2N. Halkalanan bireylerin % 96. Semra İLHAN2. İlk faktör toplam değişimi %32. fenoloksidaz.12’si erişkin. Ancak. KOİ. %25. NO3-N. BOİ.26’i genç. yağ skoru ve ağırlıkları tespit edilmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Yapılan dört yıllık çalışmada Sylvia atricapilla türünden toplam 3393 birey halkalanmış.62’sinin yaşı belirlenememiş. faktör ve temel bileşen analizleri. Samsun. 26480 Eskişehir 4 Ankara Üniversitesi. % 51’i erkek. ancak hücre içi Ca+2 seviyesindeki bu artış Ca+2 kanalı engelleyicileri ve hücre dışı Ca+2’dan yoksun ortam kullanılarak engellenemedi. Özgür EMİROĞLU2.54’ünü açıklamış ve fizikokimyasal faktör olarak isimlendirilmiştir. küçülme ve vakuol oluşması şeklinde morfolojik değişikler meydana geldi. % 0. hemosit. Zehir tatbik edilen embriyo hücrelerinde 6 saat içinde sitoplazmik büzülmeyi takiben yuvarlaklaşma. fenilketonuri veya anti-kalretikulin tatbik edilen embriyo hücrelerinde uygulamadan 1 saat sonra başlatılıp 3 saat boyunca devam ettirilen gözlemlerde aşırı oranda vakuol oluşumu gözlendi. SO43-. Pınar ÖZÇAM2. TRABZON etkiden ziyade felç edici özelliği olduğunu ortaya çıkardı. Türkiye balabancemal@yahoo. Hemositlerin aksine. FK) incelenmesiyle sağlanmıştır. İkinci faktör organicnutrient faktördür. Fen-Edebiyat Fakültesi . Elde edilen veriler. takip eden 6 ile 10 saatlik zaman diliminde hücre ölümü gerçekleşmedi. çözünmüş oksijen. Biyoloji Bölümü. SZ 101 dolayı örnek alınamamıştır) su örneklerinin alınması ve her su örneğinde 12 farklı parametrenin (°C. 06100 Ankara emiroglu@ogu. Veri kümesinde toplam değişimin %77. çok değişkenli istatistiksel yaklaşımların uygulabilirliği denenmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. kümeleme. parazitoit zehiri. Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae. % 47’si dişi ve % 2’sinin ise cinsiyeti 218 Uluabat Gölü Yüzey Suyu Kalitesinin Belirlenmesinde Çokdeğişkenli İstatistiksel Tekniklerin Uygulanması Cansu FİLİK İSCEN1. Ocak ve Şubat 2005 tarihlerinde kötü hava şartlarından . Arzu GÜRSOY1. Anahtar Kelimeler: Uluabat Gölü. Biyoloji Bölümü Meşelik. Biyoloji Bölümü. Samsun. sadece zehir. NH4-N. Uluabat gölünde farklı fizikokimyasal özellikleri ve kirlilik düzeylerini yansıtan örnekleme noktaları arasındaki benzerlikleri iki farklı grup şeklinde ortaya çıkarmıştır. 1758) (Aves: Passeriformes)'nın 2002 – 2005 Yıllarına Ait Sonbahar Göç Dinamiği. alüminyum halkalar takılıp gerekli ölçümler alındıktan sonra serbest bırakılmıştır.tr Bu çalışmada 2004-2005 yılları arasında Uluabat Gölü’nden sağlanan verilerin yorumlanması için. Veriler. kümeleme. Naime ARSLAN2. Cemal ÖZSEMİR1. Ağırlığı ve Yağ Skoru A. TK. 26480 Eskişehir 3 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. PO-34-P. Sis ağları ile yakalanan kuşlar. Kümeleme analizi. Y. Eğitim Fakültesi. Bu çalışmada 2002 – 2005 yılları arasında Samsun Kızılırmak Deltası. su kalitesi SZ 102 Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu'nda Sylvia atricapilla (Linnaeus.34’ünü açıklamış ve mikrobiyolojik faktör olarak isimlendirilmiştir. Meşelik. Kiraz ERCİYAS2.35’ni açıklayan üç potansiyel faktör belirlenmiştir. İlköğretim Bölümü. 26480 Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Cernek Halkama İstasyonu’nda sonbahar göç döneminde Sylvia atricapilla türünün göç dinamikleri belirlenmiş ve göçle ilgili bazı morfolojik ölçümleri kıyaslanmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.edu.19.

atricapilla için önemli bir konaklama ve barınma alanı olduğu tespit edilmiştir.42) 0-20m derinlik katmanından elde edilmişken. göç dinamiği. Toplam olarak elde edilen 631403. biyokütle. Dursun AVŞAR Gaziantep Üniversitesi. Çalışma sırasında halkalanan diğer Sylvia cinsi türlerine kıyasla bu türün göç zamanlamasının daha uzun seyrettiği tespit edilmiştir. dip trolü avcılığı. Bu kapsamda 15 kabuklu. 219 . su analizi SZ 104 Karataş Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Yürütülen Dip Trolü Avcılığı Sayısal Verileri Erdoğan ÇİÇEK. Ağır metal yönünden önemli bir kirliliğe rastlanılmamıştır. bölgenin tür ve familya çeşitliliği bakımından oldukça zengin olduğu tespit edilmiştir. mart ayında 12478.5g saat-1’lik bir değer ile en düşük seviyeye inmiştir. Lessepsiyen Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölünde Yaşayan Bazı Ekonomik Balık Türleri Üzerinde Biyokimyasal ve Limnolojik İncelemeler İbrahim ÖRÜN1.19.70g saat-1. Mikrobiyal analizde Enterococcus varlığı evsel atıkların drenaj edildiği göstermektedir.com Bu çalışmada. Kenan ERDOĞAN1. balık. Karataş açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) yürütülen dip trolü avcılığına ilişkin sayısal veriler ortaya konmaya çalışılmıştır. atricapilla’nın. Yakalanma dinamiği rüzgâr. Mustafa IŞIK2.67 13699. Tür sayısı olarak balıkların %18. Ayrıca gölün fiziksel.00’lık kısmının ise 50-100m derinlik katmanından elde edildiği belirlenmiştir.2g saat-1 olarak hesaplanmıştır. Su analizlerinden suyun ikince kalite su olduğu ve suyun kükürt miktarının standartların üstünde bulunduğu belirlenmiş olup. kimyasal. kaynağının yörede yapılan kayısıcılıktan kaynaklandığı düşünülmüştür.com 1 Bu çalışmada Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölü’nde yaşayan Cyprinus carpio.58’i 20-50m ve %17.73 5985. Çalışmanın yürütüldüğü Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu’nun sonbahar göç döneminde Karadeniz’i aşan S. takip eden aylarda bu değer devamlı olarak düşüş göstererek. En yüksek biyokütle değerine sahip olan balıkların yarıya yakın kısmı (%47. Zeliha TALAS4. mikrobiyolojik ve ağır metal analizleri belirlenmiştir.73’lük ve kafadan bacaklıların ise %7. En yüksek birim zamanda yakalanan av (CPUE) değerine (66756. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası. 82 kemikli) balık olmak üzere toplam 110 tür elde edilmiştir.62g saat-1. biyokimya.5 18954. Capoeta trutta ve Capoeta capoeta umbla balık türlerinde hematolojik ve biyokimyasal inceleme yapılmıştır. kabukluların %13. eritrosit sayılarında bir azalma p<0. S. Sylvia atricapilla.05. farklı türlerin farklı göç stratejilerine sahip olmasından kaynaklandığını düşündürmektedir. TRABZON belirlenememiştir. 22215. 10611. Leuciscus cephalus.97g saat-1 olduğu hesaplanmıştır. halkalama SZ 103 Anahtar Kelimeler: Sultansuyu. Gaziantep erdogancicek@yahoo.89g’lık biyokütle içerisinde balıkların %79. 2002-2003 avcılık sezonunda. Ortalama CPUE değerinin derinlik katmanları itibariyle sırasıyla 29600. 5 kafadan bacaklı ve 90 (8 kıkırdaklı. Sözü edilen veriler değerlendirildiğinde. Biyoloji Bölümü.3g saat-1) balıkçılık sezonunun açıldığı eylül ayında rastlanmış.10’luk. geriye kalan %35. Levent ALTAŞ2. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.90’lık kısmını oluşturan Lessepsiyen balıkların. Hematolojik incelemede total lökosit sayılarında istatistiksel olarak bir artma p<0. Tüm avcılık sezonu için ortalama CPUE değeri 26308. yağış ve basınç gibi göç zamanlamasını etkileyen meteorolojik verilerle de kıyaslanmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. diğer Sylvia türlerinden farklı olarak anlamlı genç birey oranına sahip olduğu belirlenmiştir. Bu durum. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Kuzeydoğu Akdeniz. Ayhan DURAN3 Aksaray Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 68100Aksaray 2Aksaray Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Bölümü 68100 Aksaray 3Aksaray Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu 68100 Aksaray 4 Niğde Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 51100 Niğde iorun68@hotmail.05 olduğu saptanmıştır.25 27073.17’lik kısmı oluşturduğu belirlenmiştir.66’sını oluşturduğu tespit edilmiş ve sonuç olarak tüm bu verilerin ışığı altında bölgedeki balık stoklarının av değerleri itibariyle zamanla çok değişken bir yapı sergiledikleri anlaşılmıştır. toplam balık biyokütlesinin %26.

Bu amaçla.).tr Parazitoitlerin konak böcek içinde gelişimi. H. Ostracoda. Çok sayıda zararlı lepidopter türün prepup ve pupunda soliter.com Bu çalışmada. Lerzan ÇİÇEK2 1 Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi. Galleria mellonella L. Amphipoda (Gammarus spp. korteks. Bivalvia (Dreissena polymorha) larvası. Cladocera. Hemiptera.Bayram TEMUR1.I. Baku. Balıkesir 2 Kocaeli Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. katlarında diğer korteks bölgelerinden daha çabuk ve daha derin olduğu gözlendi. Zekiye GÜÇLÜ2. Bu balığın diyetleri arasında Cladocera. (Lepidoptera: Pyralidae) Toplam ve Farklı Hemosit Sayılarına Etkileri Aylin ER1. Polyphorma larvası. Araştırmada 100 adet Wistar Albino rat kullanıldı. 15100. balık yumurtası ya da larvasına rastlanılmamıştır. Fevzi UÇKAN2. Anahtar Kelimeler: Eğirdir Gölü. yabancı tür. beslenme. Ephemeroptera. zoobentos SZ 106 aktifliğinin belirlenmesi amaçlandı. Anahtar Kelimeler: Açlık. açlığın farklı dönemlerinde beyin korteksinin sensomotor. Atherina boyeri. TRABZON SZ 105 Eğirdir Gölü Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso. besin tercihi ergin dönemlerinde bentik organizmalara değişim göstermiştir. Nematoda ve Syanobakteri gruplarına rastlanılmıştır. Açlığın ilk günlerinde beyin korteksinin nöronları organizmayla ilgili olan gıda motivasyonu uyartılarına cevap verirken.edu. açlığın daha ileri dönemlerinde nöronlar protein sentezleyebilmek için kendi varlıklarını korumaya çalışmaktadırlar. Eğirdir Gölünün yabancı (ekzotik) türlerinden olan gümüş balığı (Atherina boyeri Risso. 1810) Populasyonunun Beslenme Özellikleri İskender GÜLLE1. biyokimyasal ve hormonal etkileşimler ve konak bağışıklık sisteminin baskılanması gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. Biyoloji Bölümü. Özellikle genç evrelerinde zooplankton üzerinde baskı kuran gümüş balığının. 3 ve 5 gün sürelerle aç bırakıldı. 65080 Van 2 Institute of Physiology n. Karayev. Gürkan DİKEN2. zooplankton. Azerbaıjan temurat@yahoo. nötral peptid hidrolaz SZ 107 Pimpla turionellae L. limbik ve orbital bölgelerindeki nötral peptid hidrolaz (NPH)’ların 220 . bu bölgeler histokimyasal olarak da incelendi. D. ve 5. Konak ve parazitoitler 25±2 0C sıcaklık. Ovipozisyon esnasında ergin dişi parazitoit tarafından konak içine bırakılan zehir ve yumurtalık proteinleri gibi salgılar başarılı bir parazitleme ve konak hemositleri ile sağlanan hücresel bağışıklık tepkilerini baskılamakta önemli olmaktadırlar.edu. Isopoda (Asellus aquaticus). Gammarus spp. İzmit . (Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Galleria mellonella L. Fen-Edebiyat Fakültesi. Mart 2006 Ağustos 2007 tarihleri arasındaki 18 aylık süreçte aylık olarak toplanan örneklerin sindirim sistemleri incelenmiştir.. Ekrem ERGİN2. (Lepidoptera: Pyralidae)’nin larval ve pupal dönemlerinde toplam ve farklı hemosit sayılarına etkileri belirlendi. (Hymenoptera: Ichneumonidae) dişilerinden elde edilen zehir salgısının ve parazitlemesinin konak tür. Limbik ve Orbital Bölgelerindeki Nötral Peptid Hidrolazların Aktifliği Üzerine Etkisi Atilla TEMUR1. Beyin korteksinin sensomotor. idiobiont ve endoparazitoit olarak gelişen Pimpla turionellae L. Fahrettin KÜÇÜK2. 32500. Isparta igulle@mehmetakif. limbik ve orbital bölgelerindeki nötral peptid hidrolaz aktivitesi biyokimyasal olarak belirlendi. Biyoloji Bölümü. A. % 60±5 bağıl nem ve 12:12 saat (Aydınlık: Karanlık) Açlığın Beyin Korteksinin Sensomotor. Morfolojik değişikliklerin sensomotor bölgenin 3. Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi. Salim Serkan GÜÇLÜ2. Açlığın süresi uzadıkça sensomotor bölgeden sonra ilk olarak limbik bölgede ve daha sonraki açlık günlerinde de orbital bölgede histolojik değişiklikler meydana gelmektedir. Diptera (larva ve pupa). Biyoloji Bölümü. Gastropoda. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Eğitim Fakültesi. Ayrıca. Ratlar 1.a.1810)’nın beslenme özellikleri araştırılmış ve göl ekosistemindeki muhtemel etkileri tartışılmıştır. Trichoptera. Fahrettin ASKEROV2.19.Kocaeli asahin@balikesir. Olga SAK1 1 Balıkesir Üniversitesi. Azerbaijan Academy of Sciences. Mustafa ATLI1 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Balığının sindirim sisteminde Rotifera. aquaticus ve Diptera (larva ve pupa) en yaygın tüketilen besin grupları olup. Eğirdir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Copepoda.tr Bu çalışmada. Burdur 2 Süleyman Demirel Üniversitesi. A.

Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Vahdettin BAYAZIT1. mellonella pupu omurgalı hormonları üzerine etkilerinin araştırıldığı çalışmalarda ise. mellonella’da erken evre larva. Famokognozi Anabilim Dalı.05 KEZ. grup 3:sağlıklı DHG (kontrol 2). 0.02 KEZ dozları.005 KEZ dozları kullanıldı. Erken evre larvada belirlenen testosteron düzeyinde diğer evrelere göre anlamlı farklılık varken progesteron düzeyinde önemli bir fark görülmedi. her doz ve saat için 15’er bireyden hemolenf alınarak toplam hemosit sayıları belirlendi. folikül uyarıcı hormon ve progesteron varlığı belirlendi. testosteron. zeytin yaprağı (Olea europea) (OE) bitki özütünün . TRABZON fotoperiyot uygulanan laboratuar şartlarında yetiştirildi. 8 ve 24 saat). Parazitlemenin G. (Lepidoptera: Pyralidae) üzerinde.1 KEZ. farklı hemosit sayısı SZ 108 folikül uyarıcı hormon düzeyinde ortaya çıkan farklılık larval döneme göre istatistiksel olarak önemliydi. folikül uyarıcı hormon.71 ng/ml olarak tespit edilirken. Her hücre tipinin 1000 hücre içindeki oranları belirlenerek farklı hemosit tiplerindeki değişim ifade edildi. 41300 İzmit-Kocaeli 2 Balıkesir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. G. Biyoloji Bölümü. alloxan ile diyabet yapılmış farelerin (Mus musculus) kan glikoz seviyeleri üzerine etkileri değerlendirildi. KEZ dozları ve saat için üçer puptan hemolenf örnekleri alınıp Giemsa boyama tekniği ile belirlendi. Çalışmada grup 1:diyabetik-deney hayvan grubu (DHG) + OE. Sabri ÖZYURT1. turionellae’nın ise eşeye bağlı olarak ergin evrenin erken ve geç dönemlerinde alınan örneklerde immünoanaliz yöntemiyle omurgalı hormonları araştırıldı. Kontrol grubunda progesteron seviyesi 0. G. diyabet oluşturmak için serum fizyolojik çözeltisi içerisinde150 mg/kg alloxan birer hafta arayla 4 kez intraperitonal olarak 221 . Olga SAK2 1 Kocaeli Üniversitesi. % 60±5 bağıl nem ve 12:12 saat (Aydınlık: Karanlık) fotoperiyot uygulanan laboratuar şartlarında yetiştirildi. 3 Mersin Üniversitesi. Mersin yusufozay33@hotmail. 0. bu maddelerin böceklerdeki fizyolojik rolü ve metabolizmasının aydınlatılmasında ve karşılaştırmalı endokrinolojide yarar sağlayacaktır. Galleria mellonella. M. Omurgalı ve omurgasızlar için ortak olan hormonların tanımlanması. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 25±2 °C sıcaklık. Kontrol grubu olarak boş enjeksiyon. 10145 Balıkesir dnzmrm@hotmail. Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae. mellonella’nın erken evre. Sevda GÜZEL3 1 Dumlupınar Üniversitesi. Farelerin açlık kan şekerleri glikometre ile kuyruk veninden alınan kanla değerlendirildi. 0. Sağlık Yüksek Okulu. Fen-Edebiyat Fakültesi. P. konak pupunda ise 0. Kütahya. folikül uyarıcı hormon ve progesteron varlığı belirlendi. ancak östrojen ve tiroksin varlığı gösterilemedi. Aylin ER2. pupal endoparazitoit Pimpla turionellae L. 0.com Bu çalışmada . 6 ve 24 saatlik periyotlarda folikül uyarıcı hormon ve testosteron seviyelerinde kontrol grubuna göre anlamlı bir değişim gözlenmedi. fosfat tamponlu fizyolojik su (PBS) enjeksiyonu ve herhangi bir işleme tabi tutulmamış konak larva ve pupları kullanıldı. mellonella pupunda progesteron bulunamadı. turionellae farklı kese eşdeğeri zehir dozlarının (KEZ) konak larvasına enjeksiyonunda daha önce belirlenen LD99 değeri altındaki 0. omurgalı hormonları.05 KEZ ve 0. son evre larva ve pupta testosteron. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Omurgalı Hormonları Fevzi UÇKAN1. parazitoit zehiri. grup 2: sağlıklı DHG (kontrol 1) + OE. Galleria mellonella. progesteron.19. Sonuç olarak farklı KEZ dozları ve parazitleme konak larva ve pupunda toplam hemosit sayısında kontrol grubuna göre değişime neden oldu. Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae. Zehir düşük dozlarda pup evresinde larval evreye göre daha etkiliydi. Farelerde. östrojen. ancak östrojen ve tiroksin hormonları tespit edilemedi. Ali CIMBIZ2. parazitlemeyi takiben 2.5 KEZ.02 KEZ. Enjeksiyon ve parazitlemeyi takiben üç farklı zamanda (4. son evre larvalarında ve pupunda. Pup evresinde Zeytin Yaprağı (Olea europea) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin ( Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Yusuf ÖZAY1. turionellae genç ve yaşlı bireylerinde her iki eşeyde de testosteron.01 KEZ ve 0. Ergin P. Kütahya 2Dumlupınar Üniversitesi. Galleria mellonella L. parazitlemeyi takiben G. Farklı hemosit sayıları ise parazitleme.com İdiobiont. Eczacılık Fakültesi . toplam hemosit sayısı. Biyoloji Bölümü. grup 4:diyabetik DHG (kontrol 3) ve grup 5:diyabetik DHG + ilaç (Glutril) olmak üzere 5 gurupta toplam 50 erkek fare kullanıldı. soliter. tiroksin SZ 109 Parazitoit Pimpla turionellae L. Deniz MERAM2. (Hymenoptera: Ichneumonidae) konak tür Büyük Balmumu Güvesi. P.

5).3 ± 12. alloxanla diyabet yapılan farelerde standart olarak diyabet tedavisinde kullanılan glutril ilacı gibi kan glikoz seviyesinin fizyolojik sınırlarda tuttuğu görüldü. ÖO bitki özütü. Sağlık Yüksek Okulu.0 ± 10. fare Olea europea.1 mg glutril ilacı oral olarak verilerek glikoz ölçümleri 2 günde bir 8 periyotta tekrarlandı. Glikoz ölçümleri 2 günde bir 8 periyotta tekrarlandı.2 ± 13.19. grup 4:diyabetik DHG (kontrol 3) ve grup 5:diyabetik DHG + ilaç (Glutril) olmak üzere 5 gurupta toplam 50 erkek fare kullanıldı. Biyoloji Bölümü. aynı dönem içinde 5.2). Deney sonrasında grup 1 (95.5 ± 13.8 ± 21. diyabet oluşturmak için serum fizyolojik çözeltisi içerisinde 150 mg/kg alloxan birer hafta arayla 4 kez intraperitonal olarak enjekte edildi (Total 600 mg/kg).3) gurupları arasında kan glikoz değerleri açısında anlamlı fark belirlenmedi( P>0. Denemeler sonucunda. Açlık kan şekeri 200 mg/dl üzeri olan değerler diyabetik olarak kabul edildi.4) ve grup 5 (96. OE bitki özütü. M.001). Ali CIMBIZ2 .05). Sabri ÖZYURT1. grup 2:sağlıklı DHG (kontrol 1) + ÖO. Eczacılık Fakültesi Mersin Türkiye yusufozay33@hotmail.(P<0. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.4) ve grup 5 (96. fare SZ 110 grup 3 (90. Ökse Otu (Viscum album) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin (Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Yusuf ÖZAY1. alloxan ile diyabet yapılmış farelerin (Mus musculus) kan glikoz seviyeleri üzerine etkileri değerlendirildi. Denemeler sonucunda. grup 2 (90.5) ise en yüksek kan glikoz seviyesi gözlendi (P<0.7). 1 ve 2.05). Kütahya Türkiye . Sevda GÜZEL3 1 Dumlupınar Üniversitesi. Ökse Otu yaprağı (Viscum album) (ÖO) bitki özütünün.4). 222 . guruba 0. grup 4’te(222. diyabet.1 mg glutril ilacı oral olarak verildi.001). alloxanla diyabet yapılan farelerde standart olarak diyabet tedavisinde kullanılan glutril ilacı gibi kan glikoz seviyesinin fizyolojik sınırlarda tuttuğu görüldü. Biyoloji Bölümü. Farelerde. Grup 2 de en düşük (74.com Bu çalışmada. Anahtar Kelimeler: Viscum album. grup 3:sağlıklı DHG (kontrol 2).5) ise en yüksek kan glikoz seviyesi gözlendi.2 ± 17. Grup 2 de en düşük (82. Deney sonrasında grup 1 (93. Farelerin açlık kan şekerleri glikometre ile kuyruk veninden alınan kanla değerlendirildi. Çalışmada grup 1:diyabetik-deney hayvan grubu (DHG) + ÖO. grup 4’te (222. Açlık kan şekeri 200 mg/dl üzeri olan değerler diyabetik olarak kabul edildi. 3 Mersin Üniversitesi. diyabet. TRABZON enjekte edildi (Total 600 mg/kg). alloxan. Kütahya 2 Dumlupınar Üniversitesi. Vahdettin BAYAZIT1. OE guruplarına günde bir defa olmak üzere 16 gün bitki özütü tedavisi.3) gurupları arasında kan glikoz değerleri açısında anlamlı fark belirlenmedi( P>0.8 ± 21. Anahtar kelimeler: alloxan.2 ± 13.4 ± 12.3 ± 12. aynı dönem içinde diyabetik ilaç gurubuna 0. guruplara günde bir defa olmak üzere 16 gün bitki özütü tedavisi. Fen-Edebiyat Fakültesi.

Biyoloji Bölümü.19. TRABZON Eğitim ve Çevre Sözlü Bildiri Özetleri 223 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON 224 .

Biyoloji Eğitimi ABD. eğitimlerinin temelini oluşturacak bilgi ve becerilerini lisans düzeyinde Genel Biyoloji Laboratuvar uygulamaları sırasında kazanmaktadırlar. Ahmet AKSOY Amasya Üniversitesi. Hizmet içi kurslarının yapılan çalıştaylara benzer şekilde yapıldığında öğretmenlerin mesleki gelişimlerine daha faydalı ve üretken olacaklarını düşündürmektedir. hava kabarcığı yada kirleri inceledikleri numune zannettikleri.4. Laboratuarda uygulama yaptırılarak.2. boyama yöntemlerini.Yapılan çalışma Kars merkez ilköğretim okullarında Biyoloji konularının öğretimi hangi yöntemlerin kullanıldığını ve kullanılan yöntemlerin etkinliğinin ve öğrenci başarısını belirlemek amacı ile yapılmıştır. edindiği yanlış uygulama ve yanlış bilgilerin tespit edilmesi.3. preparatta en uygun görüntüyü bulmak için şaryo vidalarını kullanmadıkları. M.40’lık objektif sırasını takip etmedikleri. Kars merkez ilköğretim okullarında Biyoloji konularının 225 . Eğitim Fakültesi. Nil BAĞRIAÇIK2 1 Kafkas Üniversitesi. SÇ 002 Amasya ve Kayseri İllerinde Biyoloji Öğretmenlerine Düzenlenen Çalıştayların Değerlendirilmesi Hatice KARAER. Nagihan ŞAHİN. Konya kalipci028@mynet. Yeşim YENER Selçuk Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Biyoloji eğitimi. 25 Ağustos – 1 Eylül 2007 tarihleri arasında Kayseri’de düzenlenen biyoloji öğretmenlerini bilim danışmanlığı ve eğitimi yönünden destekleme çalıştaylarının öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkısının olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Ayrıca. preparat hazırlama aşamasında.2. Öğrencilerin preparat hazırlamalarındaki yetenekleri giderek gelişirken. öğrencilerin kesit alma tekniklerini. biyoloji çalıştayı. İlhami BAYRAK1. tekniğine uygun biçimde yapamadıkları gözlenmiştir. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi ABD’da öğrenim gören 1. Biyoloji 1. Amasya ve Kayseri illerinde TÜBİTAK-BİDEB (Bilim İnsanı Destekleme Dairesi Başkanlığı) tarafından desteklenen 22 Haziran – 1 Temmuz 2007’de Amasya’da. Amasya fergankaraer@hotmail.Ali KIRPIK2. Eğitim Fakültesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Etkinliklere Amasya’dan 21 Kayseri’den 30 biyoloji öğretmeni katılmıştır.sınıf olmak üzere toplamda 150 biyoloji öğretmen adaylarına. Meram. öğretmen adaylarının büyük çoğunluğunda.com Bu çalışma. TRABZON SÇ 001 Biyoloji Öğretmen Adaylarının Genel Biyoloji Laboratuvar Dersinde Kazandıkları Preparat Hazırlama ve Mikroskobu Kullanma Yeteneklerinin Araştırılması Sema ÖZKADİF. ve 5. mikroskop kullanma sırasında ilk kazanılan doğru yada yanlış bilgilerin alışkanlığa dönüşüp. Verilerin toplanması ve değerlendirilmesinde etkinlik öncesi ve sonrasında yapılan anket çalışmaları ile etkinlikler sırasındaki nitel gözlemler ve yarı yapılandırılmış mülakat görüşlerinden çalıştayların amacına ulaştığı belirlenmiştir. Kars sultancolak@yahoo. Ayrıca. mikroskop. Kars 2 Kafkas Üniversitesi.. Eğitim Fakültesi. Biyoloji Bölümü. SÇ 003 İlköğretim Fen Bilgisi Derslerinde Biyoloji Konularının Öğretiminde Kullanılan Yöntemler ve Bu Yöntemlerin Uygulanabilirliği Sultan ÇOLAK1. sınıf öğretmen adaylarının Genel Biyoloji Laboratuar dersinde preparat hazırlama ve mikroskobu kullanma aşamasında kazanmış oldukları bilgi seviyelerinin araştırılması. 40’lık ve 100’lük objektifle inceleme yaparken makro vida ayarı yapmaya çalışarak mikroskoba zarar verdikleri tespit edilmiştir. Fen Bilgisi Öğretimi Bölümü. görüntü bulurken ışık ayarlarını yapmayı unuttukları. anket ve mülakat yapılmıştır. Mikroskop kullanımında ise mikroskop kısımlarının yeterince bilinmemesinden kaynaklanan kullanım eksikliklerinin olduğu. mikroskoba zarar veririm düşüncesi ile kullanımdaki çekingenliklerin oluştuğu tespit edilmiştir. Erkan KALIPCI.com Bu çalışma ilköğretim Fen Bilgisi derslerinde Biyoloji konularının öğretimi ve uygulanabilirliğini belirlemek amacı ile yapılmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ve 5. Biyoloji Bölümü.. öğrencilik hayatları boyunca değiştirmeden kaldığı gözlenmiştir.. uygulama sırasındaki karşılaştıkları zorlukların belirlenmesi amaçlanmıştır. Yapılan uygulama neticesinde. Fergan KARAER.19. Bu çalışma ile.4.. 4’lük 10’luk..com Biyoloji laboratuarını kullanacak olan öğretmen adayları. kullanım öncesinde ve sonrasında mikroskop temizliğine dikkat edilmediği.3. lameli kapatma şeklini. bilim danışmalığı. Anahtar preparat Kelimeler: Biyoloji.

TRABZON öğretiminde hangi strateji. silt ve kum oranları) belirlenmiş. bilimsel araştırma yöntemlerini uygulayan bireylerdir. Biyolojik okuryazar olan bir birey. radyoaktivite. Murat BELİVERMİŞ. Poyrazköy. Biyolojik Okuryazarlık SÇ005 İstanbul Toprağında 137Cs’nin Dikey Dağılımının Belirlenmesi Önder KILIÇ. toprağın yapısına bağlı olarak yüzeyden derine doğru göçünü ve toprağın fizikokimyasal özelliklerini belirlemek gerekmektedir. Toprak örneklerinde 137Cs aktivite konsantrasyonları yüksek saflıktaki germanyum dedektöre bağlı gama spektrometresinde ölçülmüş ve konsantrasyon değerleri Bq/kg olarak hesaplanmıştır. Uygulanan anketlerin sonuçlarında öğretmen tutumları. Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanlar Eğitimi Bölümü. Avcılar. modelleri. Başıbüyük. Türkiye kilic_onder@yahoo.Dalında öğretimine devam eden. Yaşanan değişimlerin bir gereği olarak bilgi okuryazarlığı eğitimin. Konya seldakilic@selcuk. bilgilenmenin sürekliliğini sağlayabilme. Çamlıca. Biyolojik okuryazarlık. Cem DALYAN İstanbul Üniversitesi. Toprağın yüzey tabakalarında biriken 137Cs. Nispeten uzun fiziksel yarı-ömrü (30. Biyoloji Bölümü. toprak. problemleri çözebilmek için bilgiye ulaşma. 34134 Vezneciler.B. Polonezköy. biyolojideki kavramları ve kavramlar arası ilişkileri oluşturan. Ümraniye.14 yıl) ve yüksek çözünürlüğü. Toprağın bu parametreleri 137Cs’yi tutmada oldukça etkili olduğundan 137Cs’nin derine inmesini engellemektedir. Biyolojik okuryazar olan birey. Bu çalışmada İstanbul’da 15 örnekleme istasyonunda (Bahçeköy. biyoloji eğitimi. Bu çalışmada.E Bölümü Biyoloji A. Fen Fakültesi. Pirinççi. Eğitim Fakültesi. Derinlerde birikmesi ise yeraltı sularına karışmasına yol açmaktadır.BD. Kurtköy) 0 ila 30 cm arasındaki yüzey toprağı 2007 Eylül ve Ekim aylarında toplanmıştır. sınıf öğrencileri ve Tezsiz Yüksek lisans öğrencilerinin biyolojik okuryazarlıkları araştırılmıştır. Toprakta 137Cs’nin birikiminin uzun süreli sonuçlarını yorumlayabilmek için. kil. Toprak örneklerinde fizikokimyasal parametreler (organik madde miktarı. potasyuma benzer fiziko-kimyasal özellikleri ve canlıların yumuşak dokularında birikebilmesi nedeniyle en önemli yapay radyonüklidlerden biridir. biyolojik bilginin önemine yönelik öznel yorumlar geliştirebilmeli. kullanılan öğretim stratejileri. bilgiyi zihninde yapılandırıp organize eden ve bilgilerini başka alanlara aktarabilen. bu sorulara verdikleri cevaplarla ilgili biyolojik okuryazarlıkları irdelenmiş ve geliştirdikleri günlük olaylarla ilgili düşünceleri incelenerek müfredatın içeriğine yönelik öneriler getirilmiştir. İstanbul. Ali ATEŞ. değişik kaynaklardan bilgiye erişebilme. Anahtar Kelimeler: 137Cs.A. Biyoloji 5. Baştürk KAYA. yöntem ve teknikleri kullanıldığını ve kullanılan yöntemlerin etkinliğinin belirlenmesine çalışılmıştır. bu parametrelerin 137Cs’nin dikey dağılımındaki etkileri incelenmiştir. Biyoloji öğretmen adaylarına genel ve özel biyoloji konularına ilişkin sorular sorulmuş. Biyoloji Bölümü. 226 . Aydos. ilköğretimde biyoloji eğitimi. yöntem ve tekniklerin etkinliği üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Biyoloji. bilginin ne zaman ve nasıl elde edileceğine ilişkin yöntem ve stratejileri bilmektir. Kars SÇ 004 Anahtar Kelimeler: Biyoloji Öğretmen Adayları. İstanbul Biyoloji Öğretmen Adaylarının Biyolojik Okuryazarlığı Hakan KURT.19. Yavuz ÇOTUK. Toprağın fizikokimyasal parametrelerinden olan organik madde ve kil miktarı özellikle yüzey toprağında fazla bulunmaktadır. her öğrencinin eğitim sürecinin bir parçası olması zorunluluğu ortaya çıkmıştır. farklı toprak tiplerinde 137Cs’nin davranışını test etmek. Selda KILIÇ Selçuk Üniversitesi.F. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.M. Florya. Bu amaçla Kars merkez ilköğretim okulları öğretmenleri ve öğrencileri üzerinde anket çalışması yapılmıştır. Ömerli. eleştirel düşünebilmeli. bilgiyi değerlendirip zihninde yapılandırabilmelidir. model.edu.com 137Cs 1945 yılında başlayan nükleer silah denemeleri ve 1986 yılında meydana gelen Çernobil nükleer santral kazası sonucu çevreye yayılan fisyon ürünü bir radyonükliddir. Riva. anket. Biyoloji A.tr Eğitimin işlevlerinden biride toplumun gereksinim duyduğu nitelikli insan gücünü yetiştirmektir. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi O. Kilyos. pH değeri. farklı sorularla sorgulayabilmeli. canlılarda dış ışınlama kaynağı olarak ve organizmaya besinle girerek iç ışınlama kaynağı olarak etkili olmaktadır. Alibeyköy.

ÇEDbiyoçeşitlilik-ekonomiklik açısından. ayrıcada ilgili akademisyenlerin görüşleri de alınarak önümüzdeki yıllarda yapacağımız çevre eğitim projesi çalışmalarından somut sonuçlar alabilmek için daha etkin duruma getirebilmek için ve daha geniş kitlelere hitap edebilmek (yayabilmek) için ilgili akademisyenlerle karşılıklı müzakere şeklinde sözlü sunum yapılmaya çalışılacaktır. biyoçeşitlilik. Emre KALKAN. Son yıllarda ekonomik önceliğin. haklı başarısını ortaya koymaktadır. İstanbul biyogenez@hotmail. 34320. hem yöre halkı ve hem de basının takibinde olan Kaz Dağları (ÖKA)’ nda altın madeni arama faaliyetleri güncel bir örnektir. Böylece karar aşamasında herhangi bir seçeneğin ileride doğuracağı olumsuz çevresel etkilerin gözden kaçması önlenmiş olur. Avrupa’da nesli tehlikeye girmiş 36 memeli hayvan türünün 15’i (% 42. doğal hayat ve biyoçeşitlilikten ne yazık ki daha önemli olması araştırmanın çıkış noktasıdır.8’i). En belirgin örneklerden biri. TRABZON SÇ 006 Dünya’da ve Türkiye’de ÇED Uygulamaları ve Biyoçeşitliliğin Korunması Nüket SİVRİ. bu okullarımıza yönelik neler yapabiliriz hususunda ileriki hedeflerimizi açıklamak ve bu hedeflerimize yönelik ilgili akademisyenlerin de görüş ve önerilerini de önemle dikkate almak. incelenen rapor ve projelerle. endemik.19. İğne Ada’da uygulanan Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Kaynak Yönetim Projesi ise. Romanya’daki Tisza nehrinde meydana gelen siyanür faciası ve 3 yıl sonrasında hazırlanan ÇED raporudur. çevre örgütlerinin baskısı ile projede değişikliğe gidilmiş ancak değişiklik tehlikedeki türlerin korunması açısından yeterli olamamıştır. çevre yönetimi için kullanılan araçlardan biri olan faaliyetler düzeyde uygulanan ÇED’in bir ileri aşamasıdır ve makro düzeyde uygulanır. Western Gray Whale türü projelendirilirken göz ardı edilmiş. SÇD (Stratejik Çevresel Değerlendirme) ise. Hem STK’ları. Başarılı örneklere rastlanması ve çevre bilincinin giderek artması. Dünyanın birçok yerinde plan ve program için SÇD uygulanmaya başlanmıştır.com Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) planlanan bir faaliyetin. SÇD. Artık ekolojik yaptırımlar. Benzer bir örnek de. Ümraniye. Yapılacak yatırımlarda ve faaliyetlerde. Bu çalışmada. biyoçeşitlilikten ziyade getireceği ekonomik olanaklar öncelikli olmuştur. Rahmi Güneş OKSAY İstanbul Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Mühendislik Fakültesi. Çünkü incelenen çoğu ÇED rapor ve projesinde. Çevre Mühendisliği Bölümü.8’i). Türkiye’de de ÇED raporları açısından olumlu ve olumsuz örneklere rastlamak mümkündür. Türkiye ve diğer ülkeler karşılaştırılmıştır. sadece Türkiye’de değil Dünya’da da önem kazanmaktadır. Anahtar Kelimeler: ÇED. Türkiye biyoçeşitlilik açısından sahip olduğu yaklaşık 3000 tanesi endemik olan 9000’den fazla bitki türü ile Dünya’da önde gelen ülkeler arasındadır. ekonomik yaptırımların önüne geçmelidir. bu zenginliğini devam ettirme çabasındadır. BERN gibi biyoçeşitliliği. Anahtar Kelimeler: Çep 227 . Avcılar. Türkiye SÇ 007 Ümraniye'de Çevre Eğitim Projesi Mustafa KATI Mustafa Kemal Anadolu Lisesi. Dahil olduğu CITES. özellikle nesli tehlikede olan hayvan ve bitki türlerini koruyan sözleşmelerle. çevre üzerindeki etkilerinin incelenmesi için yani planlanan proje ve faaliyetlerin irdelenmesinde ekonomik-çevresel olguların ortak bir çerçeve içinde değerlendirilmesini sağlamak için uygulanan yöntemler topluluğudur. 47 sürüngen türünün 18’i (% 38’i). Rusya’da Sakhalin bölgesindeki petrol/doğal gaz boru hattı ÇED ve biyoçeşitlilik yaklaşımıdır. doğa unsurunu dikkate alan ve bu sürekliliğe yardımcı olmaya çalışan ÇED raporları. özelliklede ilköğretim ve orta öğretim okullarına yönelik bu çevre eğitim projesi kapsamında katı atıkların ayrışımından okullara geri dönüşüm olarak ne tür katkılarda bulunabilmişiz. doğal dengenin korunması ve sürdürülebilir bir dünya anlayışıdır. İstanbul sivrin@gmail. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.com İstanbul Ümraniye'de Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından oluşturulan çevre eğitim projesi kapsamında yapılan çalışmalarımızı tanıtmak ve bu çalışmaların daha verimli bir şekilde üst düzeyde daha geniş bir alana hizmet sunabilmek. biyoçeşitliliği ve doğal kaynakları koruma adına umut vericidir. Biyoçeşitlilikde ise asıl önemli olan ekosistemlerin ve insanoğlunun sağlıklı var oluşu. 72 kuş türünün 46’sı (% 63. mümkün olabileceği öngörülmektedir. RAMSAR. ancak ciddi denetimler ve caydırıcı cezalarla. ayrıca da sorumlu olduğumuz ilçe kapsamında ilçe belediyesinin de sponsorluğunda ilçe halkına çevreyi temiz tutabilmek ve gelecek nesillere daha sağlıklı bir çevre bırakabilmek amacıyla yaptığımız çalışmalar ve etkinlikleri tanıtmak bu konuyu ilgili akademisyenlerin görüşlerine sunmak. 13 kurbağa türünün 5’i (% 38’i) ülkemizde yaşamaktadır. Türkiye’de yapılan ve yapılacak olan ÇED projeleri ile devamı sağlanacak biyolojik zenginliğin. Kıta ülkeleri arasında Türkiye biyoçeşitlilik zenginliği açısından dokuzuncu sıradadır ve florasının % 33'ten fazlasını endemik türler oluşturmaktadır.

epipelik diyatomeler. Bursa dalkiran@uludag. Bununla birlikte kimyasal PCA eksenlerinde anlamlılık gösteren kimyasalların tümü Emet Çayı’nda inorganik kirlenmenin daha önemli olduğunu işaret etmektedir. Biyoloji Bölümü. organik kirlilik ve fiziksel karakteristiklerden etkilendiğini göstermektedir. Bursa 2 Devlet Su İşleri I. epilitik diyatomeler. Anahtar Kelimeler: Orhaneli Çayı.tr Bu çalışmada Orhaneli Çayı’nın kirlilik seviyesi epilitik diyatomeler kullanılarak belirlenmiştir. Bölge Müdürlüğü. Çalışmada uygulanan istatistiksel analiz sonuçları Emet Çayı’nın jeolojik yapısının suyun kimyasal kompozisyonunu ve dolayısıyla epipelik diyatomelerin komunite yapısını etkileyen birincil faktör olduğunu göstermiştir. Klor. Didem Karacaoğlu1. magnezyum. TRABZON SÇ 008 Emet Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epipelik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Didem KARACAOĞLU1. pH. Epipelik diyatomelerin kullanıldığı metriklerden çoğu. I. klor ve çözünmüş oksijen diğer önemli bulunan çevresel değişkenler olmuştur. madencilik faaliyetlerinin ve arazi kullanımının suyun kimyasal özelliklerini etkileyen en önemli faktör olduğu tespit edilmiştir. kirlilik. Engin ŞENTÜRK2 1 Uludağ Üniversitesi.edu. Toplam Sertlik. Magnezyum. Şükran DERE1. bor. Bikarbonat ve Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı ise akarsuyu karakterize eden diğer değişkenler olmuştur. Trofik Diyatome İndeksi. Çayda kirlilik durumunu belirlemek için epilitik diyatomelere dayanan 20 metrik uygulanmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. bikarbonat ve akarsu debisinin en önemli değişkenler olduğunu göstermektedir. Nisan 2001–Mayıs 2002 tarihleri arasında altı çalışma bölgesinden aylık olarak toplanmış epilitik diyatome örneklerinin komunite yapıları araştırılmıştır. PCA analizi sonuçları elektriksel iletkenlik. İstatistiksel sonuçlar Çay’da organik kirlenmenin önemli olmadığını göstermektedir. Su kalitesinin tespiti için otuz fiziksel ve kimyasal değişkenin ölçümü yapılmıştır. Trofik Diyatome İndeksi ve Toplam Organizma Sayısı havzanın inorganik kirliliği ve jeolojisi ile yüksek korelasyon göstermiştir.tr Bu çalışmada Emet Çayı’nın kirlilik düzeyi epipelik diyatomeler kullanılarak belirlenmiştir.edu. Görükle. pH. sülfat. metrik. Görükle. metrik. İstatistiksel analiz sonuçları akarsu havzasının sırasıyla jeoloji. bu organizma grubunun Emet Çayının kirlilik seviyesini tespit etmede iyi indikatör olduklarını göstermektedir. Toplam Çözünmüş Madde. uygulanan metriklerden epipelik diyatomelerin komunite yapısını en iyi temsil eden metriklerin kompozisyon ölçümlerine ait metrikler olduğu tespit edilmiş. bununla birlikte diyatom takson zenginliği ve Shannon-Wiener çeşitlilik indeksinin de komunite yapısını iyi temsil ettiği belirlenmiştir. Epilitik diyatomelere dayanan birçok kompozisyon metriği. Fen Edebiyat Fakültesi. Orhaneli Çayı’nda epilitik diyatomeler 199 takson ile temsil edilmişlerdir. Epipelik diyatomelerin özellikle ortamın jeolojik özelliklerinden ve madencilik etkisinden kaynaklanan inorganik su kalite parametreleri ile anlamlı ilişkiler göstermesi. Nisan 2001 ile Mayıs 2002 tarihleri arasında Emet Çayı’nda belirlenen beş çalışma bölgesinden aylık olarak su ve epipelik diyatome örnekleri toplanmıştır. çok değişkenli analizler 228 . Bölge Müdürlüğü. DCA Analizi sonuçları iki çeşitlilik metriğinin ve Trofik Diyatome İndeksinin komunite yapılarını karakterize eden en kuvvetli metrikler olduğunu göstermiştir. çevresel değişkenler ile anlamlı ilişki göstermiştir. kalsiyum. Trofik Diyatome İndeksi. Bununla birlikte karbonat. Trofik Diyatom İndeksi’nin Emet Çayı epipelik diyatome florasını iyi temsil ettiği. kirlilik. Ayrıca 28 fiziksel ve kimyasal değişken de akarsuyun özelliklerini belirlemek için ölçülmüştür. Çalışmada epipelik diyatomelere ait 180 takson tespit edilmiştir. PCA Analizi sonuçları Elektriksel İletkenlik. Test edilen birçok metrik fiziksel ve kimyasal değişkenlerle anlamlı ilişki göstermiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Bursa didemk@uludag. Sıcaklık. Akarsuyun jeolojik yapısının. Biyoloji Bölümü. toplam sertlik. DCA sonuçlarına göre. toplam çözünmüş madde. İstatistiksel analiz sonuçları Orhaneli Çayı’nda inorganik kirliliğin ve madencilik faaliyetlerinin belirlenmesinde epilitik diyatomelerin iyi indikatör olduğunu göstermiştir. Karbonat. Silis ve Sülfat’ın akarsuyun karakteristik özelliklerini etkileyen en önemli kimyasal değişkenler olduğunu göstermiştir. Şükran DERE1. ancak akarsuyun kirliliğini iyi yansıtmadığı tespit edilmiştir.19. Anahtar Kelimeler: Emet Çayı. çok değişkenli analizler SÇ 009 Orhaneli Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epilitik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Nurhayat DALKIRAN1. arazi kullanımı (madencilik aktiviteleri). Epipelik diyatomelerin kullanıldığı 18 metrik uygulanmış ve bu metriklerin akarsuyun kirlilik durumu ile ilişkileri belirlenmiştir. Bursa 2 Devlet Su İşleri. Engin ŞENTÜRK2 1 Uludağ Üniversitesi. Nurhayat DALKIRAN1.

bilimsel araştırmaları sevdirmeye. GAP Yöresinin Bilimsel Eğitim Amaçlı Kullanımı Projesi ilk kez 2006 yılının bahar mevsiminde TÜBİTAK tarafından sağlanan destekle tek dönem halinde gerçekleştirilmiştir. doğa-insan-toplum ilişkilerini yeniden sorgulamalarına ve yeni sentezlere erişmelerine. Sebiha ÖZLEK Lisesi. TRABZON SÇ 010 Okul Dışı Çevre Eğitiminde GAP Doğa Eğitimi Projesi Hasan AKAN1. Mahmut AYDOĞDU2 1 Harran Üniversitesi. gözleme dayalı. doğada gözlem yapma fırsatı verilerek. GAP. katılımcıların doğa kavramını. sağlık personeli. bilimin geniş kitlelerce sevilmesini ve sevdirilmesini. tarihi ve kültürel değerlerini bir eğitim ortamı olarak değerlendirip. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU1. turist rehberleri ve araştırma görevlilerine doğayla ilgili konular çerçevesinde. Anahtar Kelimeler: Doğa Eğitimi. 229 . katılımcı. veteriner. Projenin amacı. mevcut bilimsel birikimin farklı branşlardaki bireyler tarafından uygulanabilir hale gelmesini sağlamasına katkıda bulunmaktır. Şanlıurfa 2 Şanlıurfa H. bilimsel düşünmeye özendirmeye ve çok yönlü düşünmeye olanak sağlanmaktadır. uygulamalı. GAP Bölgesinin doğal. sorgulayıcı ve ekip çalışması metotlarıyla kalıcı ve disiplinlerarası bir yaklaşımla sergilenmektedir. Şanlıurfa botany1972@yahoo. Biyoloji Bölümü. doğanın dilinin öğretilmesi yoluyla bilimin popülerleşmesinin sağlanmasına katkıda bulunmaktır. Ömer Sait KILIÇ1. geniş bir ekoloji vizyonu kazandırmak. Okul dışı çevre eğitimi. çevreyi algılama ve davranış biçimlerini değiştirmelerine katkıda bulunmaktır. lisansüstü öğrencileri. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hedef kitlemiz olan öğretmenler. Beklentimiz ise.Biyoloji Bölümü. Böylece.com Konusunda uzman olan eğitmenlerin hedef kitlemize aktardıkları konular.19. Fen Edebiyat Fakültesi. izci liderleri.

TRABZON 230 .19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.

19. TRABZON POSTER BİLDİRİLER 231 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON 232 . Biyoloji Bölümü.19.

19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON Mikrobiyoloji Poster Bildiri Özetleri 233 .

Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON 234 .19.

5.1 Histidin + %0.tr Yapılan çalışmada asit bazlı ve aldehit bazlı cerrahi alet dezenfektanının hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %1. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektan maddenin etkisini in aktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0. Nesrin TURAÇLAR1. PM002 Asit ve Aldehit Bazlı Cerrahi Alet Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Birol ÖZKALP. 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı. Konya moaladag@selcuk.19. M. %0.1’lik konsantrasyonu tüm test mikroorganizmalarına karşı 30 saniyede etkili olduğu gözlenmiştir.01’lik konsantrasyonunun test mikroorganizmalarına karşı 30sn’de perasetik asit içeren dezenfektanın %1 konsantrasyonu Staphylococcus aureus 30 saniyede etkili olduğu %0. Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı. dezenfektan.1 Histidin + %0. 15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi. 15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi. %0. Test Mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Asit. Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfaktan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi. 1. Onur ALADAĞ. aldehit.01’lik konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır.edu. 5. Sitrik asit içeren dezenfektanın %0.1 Sistein kullanılmıştır. %25. mikroorganizma 235 . Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı. Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı. Sağlık Hizmetleri MYO. Test mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır.5. dezenfektan.tr Yapılan çalışmada alkol bazlı (%70 v/v) el ve cilt dezenfektanın hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %100. Sonuçta alkol bazlı cilt ve el dezenfektanın %100’lük konsantrasyonunun Staphylococcus aureus’na 1 dk’da diğer test mikroorganizmalarına ise 10 saniyede etkili olduğu tespit edilmiştir. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. Konya moaladag@selcuk. %0.05 %0.edu. Rüstem DUMAN2 1 Selçuk Üniversitesi. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 30 saniye. Sonuçta aldehit bazlı cerrahi alet dezenfektanının %0. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektanın maddenin etkisini inaktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0.1 Sistein kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: mikroorganizma Alkol. TRABZON PM001 Alkol Bazlı El ve Cilt Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn Vitro Etkinliği Birol ÖZKALP1. Sağlık Hizmetleri MYO.Onur ALADAĞ1. %10’luk konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mustafa KUL. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfektan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi. Fatih SEVGİ Selçuk Üniversitesi.5’lik konsantrasyonlarının diğer test mikroorganizmalarına karşı 30 saniyede etkili olduğu gözlenmiştir.. Biyoloji Bölümü. 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı. M.1. 1. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 30 sn. %50.

Tekstil örnekleri (%62 pamuk-%38 polyester) Kırklareli. Sulfamik asit içerikli dezenfektanın %0.edu. Test Mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır. 15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi. Bu nedenle çeşitli enfeksiyonların etkisinin azaltılması ve/veya önlenmesi için tekstil ürünlerine farklı antibakteriyel bileşikler uygulanmaktadır.5±0. 5. Biyoloji Bölümü. aureus bakterisinin antibakteriyel özellik kazandırılmış kumaşlara karşı en duyarlı bakteri olduğu ( 3.1 Histidin + %0. S. %0. Sağlık Hizmetleri MYO. Perasetik asit içerikli dezenfektanın %0. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 1. Yıkama işlemlerinden sonra kumaşların bakteri üremesini engelleyici 236 . Vezneciler. günlük yaşamda aktif kullanım açısından da önemlidir.5’lik ve yukarı konsantrasyonları diğer test mikroorganizmalarına 1 dakikada etkili olduğu tespit edilmiştir.1. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektanın maddenin etkisini inaktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0. Biyoloji Bölümü. Konya moaladag@selcuk. Kumaşlara uygulanan antibakteriyel maddeler genellikle in vitro olarak etkili bulunsa da. Perasetik asit.1 Sistein kullanılmıştır. Nesrin TURAÇLAR Selçuk Üniversitesi. alkol bazlı yer ve yüzey dezenfektanının % 1’lik konsantrasyonu Staphylococcus aureus suşuna 1 dakikada %0.5. Yüzey Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Birol ÖZKALP. TRABZON PM003 Asit ve Alkol Bazlı Yer. Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.2 mm inhibisyon zonu). Anahtar Kelimeler: Asit.5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir. alkol.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0.10 ve 20 yıkama sonrası Staphylococcus aureus ATCC 6538. Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı.05. Fen Fakültesi.Onur ALADAĞ. pneumoniae ve E. hidrojen peroksit ve asetik asit içerikli dezenfektanın %0. dimetiltetradesil (3-(trimetoksilil) propil) amonyum klorid bileşiği uygulanmış tekstil ürünlerinin direkt olarak ve 5. Lüleburgaz'daki bir kumaş fabrikasından elde edilmiştir. Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. İSTANBUL aytenkimiran@yahoo.com Antimikrobiyal aktiviteye sahip kumaşlar sadece medikal alanda değil. K. M. %0.001’lik konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır. 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı. Çalışmada. coli bakterilerinin duyarlılığının benzer olduğu saptanmıştır. %0. Escherichia coli ATCC 10229 ve Klebsiella pneumoniae ATTC 4352 bakterilerine karşı antibakteriyel aktivitesinin araştırılması amaçlanmıştır. Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi. mikroorganizma PM004 Dimetiltetradesil (3-(Trimetoksilil) Propil) Amonyum Klorid Emdirilmiş Kumaşların Antibakteriyel Aktivitesinin İncelenmesi Ayten KİMİRAN ERDEM.5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak. %0. dezenfektan.5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir. Kumaş örneklerinin antibakteriyel aktivitesi ISO Standartları 20645:2004 (agar difüzyon plak testi) ve AATTC 147–2004 Test Metodu (paralel çizgi metodu) ile belirlenmiştir. bu ürünlerin kullanım koşullarında da etkinliğini sürdürebilmesi önemlidir. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfaktan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı.tr Yapılan çalışmada üç asit karaterli ve bir alkol bazlı yer ve yüzey Dezenfektanın hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %1.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0. Değerlendirmeler agar ve kumaş örneği arasındaki bakteriyel üremenin varlığı veya yokluğu ve örnek çevresindeki üreme inhibisyon zonunun varlığına göre yapılmıştır.19.

pneumoniae suşlarının plazmid büyüklükleri ile antibiyotik dirençlilikleri arasında bir ilişki saptanamamıştır. Sonuç olarak. her iki biyositin de soğutma kuleleri için önerilen dozlarında Legionella pneumophila bakterilerine karşı etkili olduğu belirlenmiştir. plazmid büyüklüklerinin 1. Bakteri suşların plazmid profilleri araştırılmıştır. çalışmamızda non-iyonik thiazolinler karışımı olan Gemacide TC (benzisothiazol ve isothiazolin-ones) ve non-iyonik klor bazlı K4 Kloran’ın üç farklı Legionella pneumophila suşuna karşı antimikrobiyal aktivitesi belirlenmiştir. antibakteriyel giysi ve malzemelerin aktif kullanım durumunda da etkinliğini sürdürebilmesini gerektirmektedir.6–30. Anahtar Kelimeler: Legionella pneumophila. dezenfeksiyon PM006 Üriner Sistem Enfeksiyonlarından İzole Edilen Klebsiella pneumoniae’ların Sefalosporin Türü Antibiyotiklere Duyarlılıkları ve Plazmid Profillerinin Araştırılması Mustafa Onur ALADAĞ1.com Lejyoner hastalığı ve Pontiyak ateşi etkeni olan Legionella pneumophila bakterileri buharlaştırıcı kondansatörler. Escherichia coli. Bu nedenle. Çalışma sonunda Gemacide TC’nin % 0. farklı temas sürelerinde (0–3–6–24–168 saat) bakteri sayısındaki düşüş belirlenmiştir. Çalışmada standart suş (ATCC 33152) ve soğutma kulesi sisteminden izole edilen SG 1 ve SG 2–14 suşları kullanılmıştır. Gelişen yeni teknolojilerle. Gazi Hastanesi. Ceftriaxona % 19. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. Biyoloji Bölümü. soğutma sistemlerinde kullanılan mikrobisitlerin aktivitesinin belirlenmesi için kullanılan ASTM (American Society for Testing Materials) E 645–91 standart test metodu modifiye edilerek. TRABZON etkisinin tüm bakteriler için giderek azaldığı belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Zuhal ZEYBEK. Klebsiella pneumoniae PM005 Legionella pneumophila Suşlarına Karşı Farklı Biyositlerin Aktivitesinin Belirlenmesi Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. nemlendiriciler. Ankara Numune Hastanesi. tüketicinin sağlık ve hijyen konusundaki artan gereksinimleri.2 oranında dirençli oldukları görülmüştür. Staphylococcus aureus. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. bakteri sayısında 4-log düşüş sağlaması gerektiği bilinmektedir. K4 Kloran’ ın % 1’lik konsantasyonunun ise 3 saatlik temas süresi sonunda SG 2–14 ve standart suş için > 5 log. pneumoniae suşu izole edilmiş ve bazı sefalosporin türü antibiyotiklere karşı direnç durumları belirlenmiştir. Yusuf DURAK2.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. K. MİK (minimum inhibe edici konsantrasyon) düzeyleri dilüsyon tekniği ile belirlenmiştir. İstanbul Üniversitesi. Kampus. Vezneciler. Bu bağlamda. Biyositlerin suşlara karşı aktivitesi in vitro olarak test edilmeden önce. İstanbul ozlem_sanli@yahoo. Legionellalara karşı bir su arıtım biyositinin etkin kabul edilebilmesi için en az bir saatlik temas süresi sonunda. K. kuaternar organosilan. antibakteriyel aktivite. kumaşların antimikrobiyal aktivitesinin incelenmesi bu tip tekstil materyallerinin üretimi ve gelişimine katkı sağlayacaktır. Çalışmamızda. Ankara Üniversitesi İbni Sina Tıp Fakültesi Hastanesi ve Konya Numune Hastanesine başvuran üriner sistem enfeksiyon şüpheli hastalardan alınan idrar örneklerinden toplam 125 adet K. Bu sistemler legionella bakterilerini çoğaltma ve hastalık yayma potansiyeline sahip olduklarından. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. dimetiltetradesil (3-(trimetoksilil) propil) amonyum klorid. Ahmet UYSAL2 1 Selçuk Üniversitesi. biyosit. Konya 2 Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü moaladag72@hotmail. Fen Fakültesi. Ayten KİMİRAN ERDEM. pneumoniae suşlarının sefalosporin grubu antibiyotiklerden Cefotaxime ve Ceftazidime % 22. isothiazolin. bu bakteriler bakımından kontrol altına alınabilmeleri için etkili biyositin belirlenmesi gerekmektedir. sıcak su sistemleri ve soğutma kuleleri gibi insan yapımı su sistemlerinden sıklıkla izole edilirler. aynı konsantrasyonun SG 1 suşu için 3 saatlik. 237 .4.1 kb arasında değiştiği ve plazmidlerin sekiz farklı plazmid profili oluşturdukları belirlenmiştir.com Çalışmamızda. standart suş için 6 saatlik temas süresinde > 6 log düşüş sağladığı belirlenmiştir. klor. SG 1 suşu için > 6 log düşüş sağladığı belirlenmiştir. Ankara Hastanesi. Ocak 2004–Şubat 2005 tarihleri arasında.001’lik konsantrasyonunun SG 2–14 suşu için 3 saatlik temas süresi sonunda > 4 log. Anahtar Kelimeler: Tekstil ürünleri. Sevan GÜRÜN.

Ayşenur KAYA2. bu suşların tür bazında identifikasyonunun yapılması amaçlanmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Buse ERASLAN1. ADANA 2 Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. Bu amaçla Akdeniz’den toplanan karideslerden 97 adet Gr(-) bakteri izole edilmiş ve 10 farklı antibiyotiğe karşı dirençlilikleri araştırılmıştır.5’inin.3’ü streptomisine dirençlilik göstermiştir. Çoklu antibiyotik dirençliliği karşılaştırıldığında.072 tona ulaşmıştır. 1 Çukurova Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.9’u ampisiline. 01330 Balcalı. Tamer AKKAN2. %96. 01330 Balcalı. Bu faktörler bakterilerin dirençliliğini arttırıcı rol oynamaktadır. dirençlilik Gr(-) bakteri. son zamanlarda artan trendler dolayısıyla çiğ olarak da tüketilmektedir. Bu amaçla İskenderun körfezi deniz suyundan 37 sedimentten 56 olmak üzere toplam 93 Enterobacteriaceae üyesi izole edilmiş ve çoklu antibiyotik dirençliliği araştırılmıştır. Yaşadığı ortam itibariyle bu canlılar çoklu antibiyotik dirençliliği taşıyan patojen bakterilere maruz kalabilmektedir. Hastane atıkları ve evsel atıklarla suya karışan antibiyotiklerin suda ve sedimentlerde uzun süre kaldığı bilinmektedir. Eğitim Fak. Fen ve Teknoloji Eğitimi 01330 Balcalı/Adana 2 Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. Su izolatlarının tamamının (%100) streptomisine. antibiyotik.4’ünün çoklu dirençlilik taşıdığı anlaşılmıştır. toplum sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.4’ streptomisine. 1 Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi.edu. %79. Bu çalışmada deniz suyu ve sedimentten izole edilen Enterobacteriaceae üyelerinin 10 farklı antibiyotiğe karşı çoklu antibiyotik dirençliliğinin araştırılarak. ADANA fmatyar@cu. Adana fmatyar@cu.2’si amikasine dirençli bulunmuştur. Ülkemiz karides ihracatı 2003 yılında 1. Ayrıca bakterilerin tür bazında identifikasyonu yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Enterobacteriaceae.tr Sucul ortamlarda antibiyotik dirençli patojen Enterobacteriaceae üyelerinin hızla artması susuz yaşamın olmayacağı düşünülürse. Buse ERASLAN1. Çoklu antibiyotik dirençliliği araştırıldığında bu oranın %98.1’inin sefazoline. % 94’ü ampisiline. %81. sediment PM008 Karideslerden İzole Edilen Gr(-) Bakteri Suşlarının İdentifikasyonu ve Çoklu Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1. %97.2-1 arasında değişmektedir.9 olduğu bulunmuştur. su izolatlarının % 94.9’u nitrofurantoine. Çoklu antibiyotik dirençliliği göz önünde tutulursa durumun ciddiyeti daha iyi anlaşılmaktadır. Çok sayıda türü olan karidesler ekvatordan kutuplara kadar olan geniş bir aralıkta yaşayabilmektedir.19. İzole edilen suşların tamamı (%100) Sefazoline dirençlilik gösterirken.8’inin ampisiline dirençli olduğu bulunurken. Bu da istenmeyen sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. sedimentten izole edilen suşların %96.edu. 01330 Balcalı. dirençlilik. Sedimentten izole edilen suşların sadece 1 tanesi (%1. Biyoloji Böl. Tamer AKKAN2.7) imipeneme dirençli bulunmuştur. sediment izolatlarının %96. %89. Her ne kadar pişirilip yenen karidesler. Bu çalışmada amaç Akdeniz’den toplanan karideslerden izole edilen Gr(-) bakterilerde çoklu antibiyotik dirençliliğinin araştırılması ve bu bakterilerin tür bazında identifikasyonunun yapılmasıdır. Osman GÜLNAZ1. karides. 238 .tr Ülkemizde ve dünyada lüks tüketim ürünleri arasında yer alan karidesin tüketimi her geçen gün artmaktadır. TRABZON PM007 Deniz Suyu ve Sedimentinden İzole Edilen Enterobacteriaceae Üyelerinin İdentifikasyonu ve Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1. MAR (Multiple Antibiotic Resistance) indeksi 0. Anahtar Kelimeler: antibiyotik. Fen Bilgisi Öğretmenliği. Biyoloji Böl. Fen ve Teknoloji Eğ.823. %73.

Biyoloji Bölümü. ve Tortella tortuosa (Hedw. hirtum Link alttürüne ait örnekler Marmara bölgesinin farklı lokalitelerinden toplanarak Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü ’nde kültüre alınmıştır.) Schimp.% 82. ancak test edilen ipliksi funguslardan bazıları üzerinde antifungal etki hiç görülmezken. karvakrol.) Limpr. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.% 60. Staphylococcus aureus ATCC 6538 P. Anahtar Kelimeler: Agrocybe dura. TRABZON PM009 Marmara Bölgesi’ nde Yetişen Origanum vulgare subsp.. metanol.edu.) Singer.n@gmail. Candida lypolitica test mikroorganizmalarına karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırılmıştır.. per Pers. Enterobacter aerogenes ATCC 13048. Biyoloji Bölümü. Scleroderma bovista.4) ve timol (% 0. maya kültürlerinden Debaryomyces hansenii DSM 70238 ve Candida lypolitica karşı güçlü antimikrobiyal aktivite oluşturdukları saptanmıştır. Escherichia coli ATCC 11230. Eğitim Fakültesi.tr Eskişehir Sündiken Dağlarından toplanan Dicranum scoparium.19. bazı mikrofunguslar üzerindeki etkinin oldukça düşük olduğu gözlenmiştir. 26480 Eskişehir fbirgi@ogu. Origanum vulgare subsp. Biyoloji Bölümü. GC/MS analiz sonuçlarına göre doğal ve kültür örneklerinin uçucu yağlarının ana bileşenleri karvakrol (% 7.edu. Çanakkale nurcihan. Genel olarak çalışılan tüm karayosunlarının petrol eteri. Lycoperdon perlatum antimikrobiyal aktivite PM011 Eskişehir Yöresinde Yetişen Bazı Karayosunu (Bryophyta) Türlerinin Antimikrobiyal Aktivite Açısından Taranması Filiz SAVAROĞLU1. Uçucu yağların test bakterileri.. Ekstraktların antimikrobiyal aktivitesi agar difüzyon yöntemi ile 4 farklı referans antibiyotik ile kıyaslanmıştır. Anahtar Kelimeler: karayosunu antimikrobiyal aktivite.3 – 85. hirtum. Proteus vulgaris ATCC 6899. İlköğretim Bölümü.0) olarak belirlenmiştir. bu familya içinde yer alan Origanum cinsi ise 24 tür ile temsil edilmekte olup bu cinsin endemizm oranı %63’tür. Elde edilen sonuçlara göre araştırmada kullanılan makrofunguslardan elde edilen ekstrelerin test mikroorganizmalarına özellikle de bakterilerden Bacillus cereus ATCC 7064’a.. Anahtar Kelimeler: Origanum vulgare subsp. Fen-Edebiyat Fakültesi. Görkem DÜLGER Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Başaran DÜLGER. antifungal aktivite.: Fr. Aulacomnium androgynum (Hedw. GC/MS.1 ve % 0. Microccoccus luteus ATCC 9341. Cansu FİLİK İŞÇEN2. 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Salmonella typhimurim CCM 5445 bakterilerine ve maya kültürleri olarak Debaryomyces hansenii DSM 70238. Örneklerin uçucu yağları hidrodistilasyonla elde edilerek GC ve GC/MS ile kimyasal bileşimleri belirlenmiştir. Candida albicans ve mikrofunguslar üzerinde antimikrobiyal aktivite gösterdiği. Biyoloji Bölümü. 546 tür (730 takson). Balıkesir azaz@balikesir. maya ve küf streynlerine olan etkisi incelenmiştir. Bacillus cereus ATCC 7064. Agrocybe dura (Bolt..com Bu araştırmada. Homolothecium sericeum (Hedw. antibakteriyal aktivite.3 -68. Semra İLHAN1 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Lycoperdon perlatum Pers. karayosunu türlerinin petrol eteri. Staphylococcus epidermidis NRRL B-4877. etil asetat ve aseton ekstraktlarının bazı Gram pozitif ve negatif bakteriler üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. uçucu yağ. Scleroderma bovista Fr.5 . Kluyveromyces fragilis ATCC 8608.tr Lamiaceae familyası Türkiye’de 45 cins. Hedw. timol PM010 Bazı Makrofungus Türlerinin Antimikrobiyal Aktivitesinin Belirlenmesi Nurcihan HACIOĞLU.) Schimp.3 . makrofunguslarından hazırlanan etanol ekstrelerinin disk difüzyon yöntemiyle Bacillus subtilis ATCC 6633. kloroform ve aseton ekstraktlarının Gram pozitif ve Gram negatif bakteri.) Schwagr. Lamiaceae. FenEdebiyat Fakültesi. 239 . etil asetat.9 ve % 5. Brachythecium populeum (Hedw. hirtum Türünün Doğal ve Kültür Formlarının Uçucu Yağ Bileşimleri ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Ayşe Dilek AZAZ Balıkesir Üniversitesi.

Histidin kalıntısı içeren birçok enzim vardır. Konya ahuysal@selcuk. simetrik yapıda oldukları için diğer bir adıyla kısaca s-triazinler denilmektedir. uçucu yağ.com Bu araştırmada. 1. steril boş kağıt disklere (oxoid) emdirilmiştir. antimikrobiyal aktivite.edu. 42075. Thymbra spicata bitkisine ait uçucu yağın mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579. aureus ve S. cereus ve E. Bacillus cereus ATCC 11778. typhimurium’ dur. İmidazol doğal halkadır.2-fenilendiamin.3.2 fenilendiamin DMSO’de (dimetyl sulfoxide) çözülmüş sonra her bir diskte 10 µg. İmidazol halkası bulunan bu üç adet maddenin standart suşlara çok az etkili olduğu ve suşların genellikle dirençli olduğu tespit edilmiştir. yarı-eksojen bir amino asit olan histidinde. 100 µg. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerine antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. Meram. 4-imidazol NO2-1. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Staphylococcus aureus ATCC 25923. Kampüs. Selçuk Üniversitesi. Salmonella enteritidis ATCC 13076. Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853.tr Bu araştırmada. Konya 3 Selçuk Üniversitesi. adenin ve guanin gibi pürin bazlarında. s-Triazin türevleri günümüzde ilaç sanayinden plastik sanayisine kadar bir çok alanda kullanılmaktadır. gentamisin. penicillin. chloramphenicol. Biyoloji Bölümü. vancomysin. Fen-Edebiyat Fakültesi. coli. hidantoin gibi ilaçlarda. Anahtar Kelimeler: Thymbra spicata. Doğada bulunan birçok bileşikte imidazol halkası bulunur. 42075. Streptococcus mutans RSHE 676.tr Beşli halkada hetero-atom olarak iki azot içeren azollerden imidazol (1. Eğitim Fakültesi. TRABZON PM012 İmidazol Grubu İçeren Bazı Fenilendiaminlerin Antimikrobiyal Etkilerinin Araştırılması Ahmet UYSAL1. 300 µg madde olacak şekilde hazırlanan çözelti. Fen Edebiyat Fakültesi. Escherichia coli ATCC 25922. Ziya Erdem KOÇ1. Biyoloji Bölümü. Mustafa Onur ALADAĞ3. Listeria monocytogenesis NCTC 5348. Streptococcus pneumoniae ATCC 10015. Fen Edebiyat Fakültesi.3 diazol) önemlidir. Anahtar Kelimeler: imidazol. Nuriye EKMEKÇİ4 1 Selçuk Üniversitesi.edu. Bacillus anthracis) üzerindeki duyarlılık testleri yapılmıştır. Ahmet COŞKUN2. antimikrobiyal aktivite. diğer antibiyotiklerin büyük çoğunluğuna duyarlı olduğu gözlenmiştir. mikrodilüsyon 240 Antimikrobiyal aktivite. ciprofloxacin. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. 50 µg. Konya htaner@selcuk. bunların çoğu hidrolitik enzimlerdir ve imidazol kısmı enzimin aktif merkezini oluşturur. 42075. . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. cereus. Staphylococcus aureus ATCC 6538. Kampüs. anti-viral etkilerinin ortaya çıkması ile farmokolojik alanda önemli bir yere sahip oldukları belirlenmiştir Bu çalışmada. Mehtap AKIN Selçuk Üniversitesi. cefotaxime dirençli. Kontrol amacıyla yapılan antibiyogram testinde kullanılan standart suşların. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Belirlenmesi Hatice TANER SARAÇOĞLU. Uçucu yağa karşı en hassas bakteri B. uçucu yağ. Fen Bilimleri Enstitüsü. en dayanıklı bakteri ise E. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerine antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır. B grubu vitaminler arasında yer alan biotinin yapısında bulunur. ampicillin+sulbactam. 30 µg. Ayrıca kontrol amacıyla bu 11 adet standart suşun cefotaxim. Maddelerin minimum inhibisyon konsantrasyonları (MIC) belirlendikten sonra. İmidazol. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Araştırılması Mehtap AKIN. Salmonella typhimurium ATCC 14028. Konya mehtapakin10@yahoo. Kimya Öğretmenliği Bölümü. Kimya Bölümü laboratuarlarında sentezlenen 4-imidazol 1. Konya 4 Selçuk Üniversitesi. Staphylococcus aureus ATCC 25923. Son yıllarda s-triazin türevlerinin anti-tümör. ürik asitte. 3-imidazol 4-methyl 1-2 fenilendiamin. Teucrium polium bitkisine ait uçucu yağın mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579. Uçucu yağa karşı en hassas bakteriler B. Salmonella typhimurium ATCC 14028.5-Triazinler. en dayanıklı bakteriler ise S. İmidazol halkası içeren birçok sentetik ilaç da yapılmıştır. Klebsiella pneumoniae NCTC 5049.19. disk diffüzyon yöntemi ile 11 adet standart suş (Streptococcus salivarius RSHE 605. Hatice TANER SARAÇOĞLU Selçuk Üniversitesi. aztreonam ve imipenem antibiyotiklerine karşı duyarlılıkları araştırılmıştır. fenilendiamin PM013 Thymbra spicata L. coli’ dir. Kampüs. Anahtar Kelimeler: Teucrium polium. mikrodilüsyon PM014 Teucrium polium L.

19. (şerbetçi otu) bitkilerinin antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır. (aynisafa). Humulus lupulus L. etnobotanik özellikleri bakımından yüzyıllardır kullanılmalarının yanında yüksek antimikrobiyal etkilerinin gözlenmesi nedeniyle bitki preparatlarının daha detaylı çalışılarak farmakolojik ve biyokimyasal analizlerle etken maddelerinin tanımlanması ve etki mekanizmasının araştırılmasının önemli olacağını ortaya koymaktadır. Thymus vulgaris L. Escherichia coli ATCC 11230. mikroorganizma PM017 Kahramanmaraş Yöresindeki Bazı Orman Ağaçlarının Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri Metin DIĞRAK. Angelica silvestris L. Centaurium erythraea L. Cupressus sempervirens. Aksu Çayı’nda. coli’ dir. Quercus coccifera. Momordica charantia L. Juniperus oxicedrus (Ardıç). Elde edilen veriler. Thuja orientalis. Belirtilen bitkilerin antimikrobiyal etkisi disk difüzyon metoduna göre. (köpek üzümü). Thuja orientalis. Calendula officinalis L. Bacillus megaterium. Pinus brutia. (melekotu). Quercus coccifera (Meşe). Althaca officinalis L. Kahramanmaraş Atatürk Parkı’nda. Klebsiella pneumoniae. Rhodotorula rubra. Anthemis nobilis L. antimikrobiyal aktivite. Sahharomyces cerevisiae. (civanperçemi). Türkoğlu’nda.n@gmail. Biyoloji Bölümü. Başaran DÜLGER Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. (kırmızı kantaron). (hatmi çiçeği). Staphlococcus aureus. Staphylococcus aureus ATCC 25923. Pınarbaşı’nda. Pseudomonas aeruginosa. Çanakkale Nurcihan. TRABZON PM015 Abies cilicica Carr. Bacillus cereus. (oğulotu). Uçucu Yağının Antibakteriyal Etkisinin Araştırılması Mehtap AKIN. Achillea millefolium bitki ekstraktlarının antimikrobiyal etkilerinin mukayese antibiyotiklerine kıyasla daha düşük olduğu saptanmıştır. Bu çalışma ileri seviyede yapılacak olan çalışmalara öncülük edecektir. Nerium oleander (Zakkum). Thuja orientalis “Doğu mazısı” (Cupressecae). Fen Edebiyat Fakültesi. Cedrus libani (Lübnan sediri). Anahtar Kelimeler: ağabeyes cilicica. Humulus lupulus. Melisa officinalis L. Pinus pinea. Rhus coriaria L. Salmonella typhimurium ATCC 14028. Biyoloji Bölümü. (sinameki). Enterobacter amnigenus.tr Bu çalışmada. Mehtap ESEN. Pinus pinea. (sumak). Bununla beraber Cassia senna. Candida albicans. Corynebacterium xerosis CCM 2824. Kahramanmaraş mdigrak@ksu. Thuja orientalis. Bu bitkilerden hazırlanan etanol ekstreleri hazırlanarak disk difüzyon yöntemiyle Bacillus cereus ATCC 7064.com Bu çalışmada aktarlarda satılan ticari bitkilerden Salvia officinalis L.edu. Abies cilicica bitkisine ait uçucu yağ mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579. (kekik). Konya mehtapakin10@yahoo. Thuja orientalis. Kapıçam bölgesinde. Pinus pinea “Fıstık çamı” (Pinecae). Pinus pinea. Thuja orientalis. mikrodilüsyon PM 016 Ticari Olarak Satılan Bazı Bitki Preparatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Nurcihan HACIOĞLU. 241 . uçucu yağ. Pinus pinea türlerinin antimikrobiyal etkileri araştırılmıştır. bitki. (adaçayı). Proteus vulgaris ATCC 8427. Hatice TANER SARAÇOĞLU Selçuk Üniversitesi. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerinde denenmiştir. en dayanıklı bakteri ise E. Pinus pinea. Staphylococcus aureus ATCC 6538P bakterileri ve Kluyveromyces fragilis ATCC 8608. Anahtar Kelimeler: Antimikrobiyal aktivite. Cassia senna L. Centaurium erythraea bitki ekstraktı ise tüm mikroorganizma kültürlerin karşı en yüksek antagonisik etkiye sahiptir. Cupressus arizonoica “Yatık servi” (Cupressecae) Karacasu bölgesinde. Solanum nigrum L. Melisa officinalis ekstresi ise Corynebacterium xerosis CCM 2824 bakterisine karşı gösterdiği 17 mm’lik inhibisyon zonu ile çalışılan materyaller arasında en yüksek inhibisyon zonu oluşturan bitki olmuştur. Çalışmada kullanılan tüm bitki ekstraktları test mikroorganizmalarının gelişimlerini farklı oranlarda etkilemiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. Rhodotorula rubra DSM 70403 mayaları üzerinde antimikrobiyal etkileri araştırılmıştır. (alman papatyası). Cupressus sempervirens “Servi”. Nurcan ERBİL Kahramanmaraş Sütçü imam Üniversitesi.com Bu araştırmada. Fen Edebiyat Fakültesi. (kara pelin). Escherichia coli mikroorganizmaları üzerinde test edilmiştir. Uçucu yağa karşı en hassas bakteri B. Yersinia lipolytica. Achillea millefolium L. cereus. Hacı Mustafa Köy’ünde (Sır barajı). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. (kudret narı). Pinus nigra. Pseudomonas putida. Biyoloji Bölümü. Artemisia abrotanum L. Biyoloji Bölümü.

hekzan ve diklorometan ekstreleri 1.’ nin aseton.88). N Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU1. aseton.11) ve fitol (% 29. Metin DIĞRAK Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. meyve). iki spesifik patojen (methicillin . İzmir 3 Ege Üniversitesi. Ceftizoxime (%70. Eczacılık Fakültesi. uçucu yağ. 35100. Pinus pinea. Thuja orientalis (yaprak) uçucu yağlarının daha güçlü antimikrobiyal özellik gösterdiği tespit edilmiştir.19.coli’nin direnç kazanımının Ceftazidime (% 91. diklorometan ve hekzan ekstreleri hazırlanmıştır. İzmir guven. Pinus pinea (gövde. Juniperus oxicedrus (yaprak).52) olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Pinus brutia. Fethiye Ferda YILMAZ KÖZ2. Mikroalg Kültür Koleksiyonu’ ndan elde edilen ve yeşil bir mikroalg olan Chlorella sp. Chlorella sp. Türkiye) uçucu yağındaki bileşenlerin belirlenmesi ve çeşitli çözücüler kullanılarak elde edilen ekstrelerinin antimikrobiyal aktivitelerini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Cupressus sempervirens (yaprak.21’ i) tanımlanmıştır.tr Chlorella sp. TRABZON Araştırma sonucunda. ekstre. Pinus nigra. Biyoloji Bölümü. Kuru materyalden Clevenger aparatı ile su buharı distilasyonu yapılarak uçucu yağ ve soxhlet aparatı kullanılarak da metanol. coli bakterisinin en dirençli olduğu beta-laktam grubu antibiyotiklerin Cefotaxime. Anahtar Kelimeler: Escherichia coli. coli suşlarına karşı en duyarlı beta-laktam antibiyotiklerinin Sulbactam+Ampicilin ve İmipenem (% 55. Chlorella daha ileri çalışmalarla bir farmasötik olarak dikkate alınabileceği belirlenen bir mikro algdir. Ceftriaxone (%79.23). Bununla birlikte. Mühendislik Fakültesi. Bu çalışma. Thuja orientalis. optimum laboratuar koşulları altında kültüre edilmiş ve hücreler kültürden toplandıktan sonra saklanmak üzere liyofilize edilerek kurutulmuştur. Klinik örneklerden izole edilen ve teşhisi yapılan E.5. Bununla birlikte uçucu yağı test edilen konsantrasyonlarda antimikrobiyal etkiye sahip değildir. Fen Fakültesi. 35100. Cefoperozone+Sulbactam (% 57. Biyoloji Bölümü. hemorrhagic E. Antimikrobiyal testler disk difüzyon yöntemi ile Ege Üniversitesi. Biyomühendislik Bölümü. kloroform. Fen Edebiyat Fakültesi. Chlorella sp.ozdemir@ege.17). etanol. E. Anahtar Kelimeler: Chlorella .58) olarak sıralandığı belirlenmiştir. Farmasötik Mikrobiyoloji Bölümü. coli (O157:H7) RSSK 232) ve bir maya türüne (Candida albicans ATCC 10239) karşı yapılmıştır.edu. Zelal AKSOY. antimikrobiyal aktivite 242 . Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’ ndan temin edilen on bakteri.com Bu çalışmada.17) olduğu tespit edilmiştir.’ nin (Ege-MACC-1.84) major bileşenler olarak saptanmıştır. antimikrobiyal aktivite PM 018 Kahraman Maraş’taki Kliniklere Başvuran Hastalardan İzole Edilen Escherichia coli’nin Beta-Laktam Grubu Antibiyotiklere Karşı Direnç Gelişimi Fadime TOPÇAL. Nitrik asit. Kahramanmaraş asteroidea_ela@mynet. Fen Fakültesi. Pinus brutia (gövde). Juniperus oxicedrus. 3 ve 6 mg/disk konsantrasyonlarında dikkate değer bir antimikrobiyal etki göstermişlerdir. Piperacilin (%88. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu amaçla Kahraman Maraş’taki kliniklere çeşitli rahatsızlıklar nedeniyle başvuran hastalara ait 68 klinik örneği alınmıştır. Chlorella sp. Bu çalışma sonuçlarına göre. Cupressus arizonoica. Juniperus oxicedrus. 35100. Meltem CONK DALAY3 1 Ege Üniversitesi. Salda Gölü.41). infeksiyon hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı antibiyotiklere karşı Escherichia coli’nin göstermiş olduğu duyarlılık ve direnç durumları incelenmiştir.’ nin Uçucu Yağı ve Ekstrelerinin Antimikrobiyal Aktivitesi Güven ÖZDEMİR1. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. 2-metilpropil ester (% 51. Cedrus libani. Quercus coccifera. aureus ATCC 43300. yüksek protein içeriği ve diğer temel besin öğelerinden ötürü uzun zamandır bilinen iyi bir besin ve enerji kaynağıdır. Cefuroxime ve Ampicilin (98. Nerium oleander. beta laktam antibiyotikleri. Zeliha DEMİREL1. uçucu yağ bileşenleri GC ve GC/MS kullanılarak incelenmiş ve 7 bileşik (toplam bileşenlerin % 92. Ege Üniversitesi. direnç PM 019 Chlorella sp. İzmir 2 Ege Üniversitesi.oxacillin resistant S.35) ve Cefoperazone (% 66. Çalışmada kullanılan diğer antibiyotiklere karşı E. meyve). uçucu bileşenler.

%36. S.tr 2004 Eylül ayında İskenderun Körfezi sularına gömülen M/V Ulla kuru yük gemisinin çevreye verdiği zarar ve doğuracağı sonuçlar hala tartışılmaktadır.81 . Balcalı. P. minimum sidal konsantrasyon) mikrodilüsyon broth yöntemiyle belirlenmiştir. PM 021 İskenderun Körfezi M/V Ulla Batığı Çevresinden İzole Edilen Gr(-) Bakterilerin İdentifikasyonu ve Ağır Metal Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1. Maddelerin kullanılan test bakterileri üzerindeki statik ve sidal konsantrasyonları sırasıyla 7. MIC Antimikrobiyal aktivite. S. L. Bilindiği gibi mikroorganizmalar hayatta kalmak için farklı şartlara uyum sağlama ve dirençlilik geliştirme yeteneğindedirler. 01330. Anahtar Kelimeler: dirençlilik Bakteri.5 olmuştur. glabrata. Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Minimum inhibe edici konsantrasyon) ve sidal konsantrasyonları (MSK. %17. albicans. Sevil PİLATİN1.4’ü kadmiyuma. Bu çalışmada İskenderun Körfezi M/V Ulla batığı çevresinden alınan su ve sediment örneklerinden izole edilen Gr(-) bakterilerin ağır metal dirençlilikleri araştırılarak bu bakterilerin tür bazında identifikasyonunun yapılması amaçlanmıştır. krom ve kurşun ). Biyoloji Bölümü. utilis mayaları kullanılmıştır. Eğitim Fakültesi. S.9. 01330. %83. TRABZON PM 020 Yeni Sentezlenmiş Benzothioazole Türevi Schiff Bazlarının Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Buket KUNDUHOĞLU1.81-1000 µg/ml ve 62. % 4. aeruginosa. Adana 2 Çukurova Üniversitesi. aureus.com Yeni sentezlenmiş Benzothioazole türevi schiff bazlarının antimikrobiyal aktivitelerini belirlemek üzere E. Handan SAKARYA2.3. Fen Edebiyat Fakültesi.19. E. Osman GÜLNAZ1.81. Balcalı. mayalar için amphotericine kullanılmıştır. Test mayaları için MİK ve MSK değerleri sırasıyla 7. Sadık DİNÇER2 1 Çukurova Üniversitesi.7 si bakıra. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu amaçla izole edilip ağır metal dirençliliği araştırılan bakterilerin adı geçen ağır metallere karşı farklı oranda tolerans gösterdikleri saptanmıştır. Standart test antibiyotiği olarak bakteriler için gentamycine. vulgaris. coli. yapılacak toksisite mutajenite ve diğer tamamlayıcı testler sonrasında. antifungal ajan olarak kullanım potansiyelleri bulunmaktadır. Kimya Bölümü. Standart E.250 µg/ml olmuş ve denenen 7 maddenin özellikle mayalar üzerinde düşük konsantrasyonlarda statik ve sidal etkili olduğu tesbit edilmiştir.8.125 µg/ml ve 7.1’i kroma ve %8. ağır metal. Bu amaçla gemi batığı çevresinden alınan su ve sediment örneklerinden toplam 139 adet Gr()bakteri izole edilmiş (sırasıyla 49 ve 90 adet). Eskişehir bkunduh@gmail. sediment izolatlarında bu oran sırasıyla %88. faecium. bakır. Denenen 7 yeni sentezlenmiş schiff bazın mikroorganizmalar üzerindeki inhibe edici (MİK. Fen Edebiyat Fakültesi. epidermidis bakterileri ve C. Bu da insan patojeni bakterilerle mücadeleyi zorlaştırmaktadır. B. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. monocytogenes. % 15. C.2 si kurşuna dirençlilik gösterirken. Test edilen yeni sentezlenmiş maddelerin. X. typhimurium.5 . 243 . aerogenes. Bu bakterilerin 4 farklı ağır metale dirençlilikleri araştırılmıştır (kadmiyum. Biyoloji Bölümü. Ayşenur KAYA2. Kamuran GÖRGÜN2 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. E.edu.1000 µg/ml arasında değişmiştir. subtilis. coli K-12 suşu ile karşılaştırıldığında su izolatlarının % 69. Adana fmatyar@cu. campestris. P. Anahtar Kelimeler : benzothioazole. C. Fen ve Teknoloji Eğitimi Bölümü. Biyoloji Bölümü.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İzmir 2 Ege Üniversitesi. Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853. Salmonella typhimurium CCM 5445. S.tr Bu çalışma endemik Origanum bilgeri türünün antimikrobiyal aktivitesini test etmek amacıyla yapılmıştır. Sarayköy de bulunan termal su kaynağından izole edilen bir siyanobakteri olan Pseudanabaena sp. İzmir 3 Ege Üniversitesi. Antalya ekose@akdeniz. Biyoloji Bölümü. terpinene (%4. antimikrobiyal. Antalya 2 Akdeniz Üniversitesi. aerogenes ATCC 13048. E. fotosentez yapabildiği için alglere ve yüksek bitkilere çok benzemekle beraber hücre bölünme mekanizması nedeniyle günümüzde Bacteria domaininde değerlendirilmektedir. F. Major bileşeni carvacrol (%83) olmakla birlikte. BG 11 (Blue-Green Medium) ortamında optimum koşullarda üretildikten sonra liyofilize edilerek saklanmış ve Sokslet ekstraktöründe çözgen ekstreleri hazırlanmıştır. antifungal. Anahtar Kelimeler: Pseudanabaena sp. uçucu bileşik PM 023 Origanum bilgeri Türüne ait Uçucu Yağın Kimyasal İçeriği ve in Vitro Antimikrobiyal Aktivitesi Elif ODABAŞ KÖSE1. Origanum bilgeri türünün uçucu yağı su distilasyon metodu ile elde edilmiştir ve uçucu yağın kimyasal içeriğini tespit etmek amacıyla GS-MS analizi uygulanmıştır. antifungal ve antioksidan etkilerinin yanında toksik etkili olanlarıda bulunmaktadır.com Bu çalışmada Denizli. Ekstrelerin antimikrobiyal aktiviteleri disk diffüzyon yöntemi ile iki spesifik patojen (metisilin-oksasilin dirençli S. Fen-Edebiyat Fakültesi. cymene (%5. Uçucu yağın antimikrobiyal aktivitesini test etmek amacıyla Disk Difüzyon Metodu. Ayrıca Klevenger cihazında hidrodistilasyon ile uçucu bileşikleri ekstrakte edilmiş ve GC. Ayrıca kontrol olarak denenen antibiyotik grubuna göre daha yüksek antimikrobiyal aktivite sergilemiştir. Origanum. Escherichia coli ATCC 29908) üzerinde test edilmiştir.’in Antimikrobiyal ve Antifungal Aktivitesinin Araştırılması Emine İÇYÜZ1. B. Siyanobakteriler klorofil a ve diğer pigmentleri içerdiği. Yapılan çalışmalarda siyanobakterilerin antibakteriyel. Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. Tıp Fakültesi.edu. türleri Oscillatoria gibi ipliksi Anabaena gibi gaz vezikülü içeren bir Siyanobakteri`dir.19. Meltem CONK DALAY3 1 Ege Üniversitesi. Eczacılık Fakültesi.38). Biyoloji Bölümü. Ferda Yılmaz KÖZ2. cereus ATCC 7064. Pseudanabaena sp. Fen Fakültesi. TRABZON PM022 Denizli Sarayköy’de Bulunan Termal Su Kaynağından İzole Edilen Siyanobakteri Pseudanabaena sp. Hücrelerindeki ince murein yapısı ile gram negatif bakterilere benzerler. Kampus. Bu özelliklerinden dolayı bir geçiş formu olarak son yıllarda bu canlılar üzerindeki çalışmalar artmıştır. Kampus. Pseudanabaena sp. antimikrobiyal aktivite. Zeliha DEMİREL1. Farmasötik Mikrobiyoloji AD. Proteus vulgaris ATCC 6897. Origanum bilgeri uçucu yağı Gram(+) ve Gram(-) bakteriler dahil birçok bakteriye karşı güçlü bir antimikrobiyal aktivite göstermiştir. epidermidis ATCC 12228. Anahtar Kelimeler: Uçucu yağ. aureus ATCC 43300. Bu çalışma endemik bir tür olan Origanum bilgeri türüne ait antimikrobiyal aktivitenin tespit edildiği ilk rapordur. Atila YANIKOĞLU1. hemorajik E. Lamiaceae. Minimum Inhibitör Konsantrasyon Testi (MIC) ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyon Testi (MBC) uygulanmıştır. GS-MS 244 . coli (O157:H7) RSSK 232) ve bir maya türünün (Candida albicans ATCC 10239) de yeraldığı çeşitli organizmalar (Bacillus subtilis ATCC 6633. Biyomühendislik Fakültesi. ekstre. GC/MS analizleri gerçekleştirilmiştir. Streptococcus faecalis ATCC 8043.35) ve borneol (%2..20) diğer bileşenler olarak bulunmuştur. Gözde ÖNGÜT2 1 Akdeniz Üniversitesi. Mühendislik Fakültesi.`nin çeşitli çözgen ekstreleri ve uçucu bileşenlerinde antimikrobiyal ve antifungal aktivitesi araştırılmıştır. Staphylococcus aureus ATCC 6538-p. Biyoloji Bölümü. İzmir emineicyuz@yahoo. Çalıştığımız türde de görüldüğü gibi siyanobakteriler çok çeşitli ortam ve koşullarda üreyebilen canlılardır. Güven ÖZDEMİR1.

Kaynaklar: 1.. Bacillus subtilis RSKK 244. Hidrojellerin morfolojik yapısı SEM incelemeleri ile karşılaştırmalı olarak değerlendirildi ve PAAmIA hidrojeline göre daha az şişme değerine sahip olan PAAIA hidrojelinin daha az gözenekli bir yapıda olduğu saptandı. Candida albicans (C.edu. albicans ile etkileşimleri in-vitro süspansiyon ortamında incelendi. Meysun İ. aureus ATCC 25923. Thymus sp. M.8’e eşit ve/veya düşük (MİK≤% 0. S. L. Journal of Applied Polymer Science. (PAAmIA) ve poli (akrilik asit-ko-itakonik asit). ABDULLAH2 1 Niğde Üniversitesi. 11:137 (1993). antimikrobiyal aktivite. 37ºC koşullarındaki serbestleşmesi UV spektrofotometresi ile takip edildi. (PAAIA) hidrojellerinin şişme davranışları zaman. Biyoloji Bölümü. standart antibiyotiklerin test bakterileri üzerindeki inhibisyon etkisi ile karşılaştırılmıştır. akrilik asit. Ayrıca uçucu yağların kompozisyonları GC-MS analizi yapılarak belirlenmiştir. Flukonazol içermeyen PAAmIA ve PAAIA hidrojel diskleri C. Thymus sp uçucu yağının çalışılan test bakterileri için MİK değerinin % 0. 102:5994 (2006) 2. 3.tr Bu çalışmada Konya yöresinden toplanan Agrimonia sp. Teknikokullar... Thymus sp. Yersinia enterocolitica ATCC 1501.B. Anahtar Kelimeler: Flukonazol. ve Thymus sp.... uçucu yağının yüksek düzeyde antimikrobiyal etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Kimya Bölüm. 4. albicans. 37ºC ve pH=4. Rodriguez. Pulat M.Journal of Applied Polymer Science. subtilis RSKK 244. Thymus sp. Salmonella 21. Anahtar Kelimeler: Uçucu yağ. albicans üremesini hemen hemen sıfıra indirdiği belirlendi. 51200. mutans CNCT 8177 ) seçilmiş ve Thymus sp uçucu yağının seçilen test bakterileri üzerinde agar dilüsyon metodu ile Minimum İnhibitör Konsantrasyonu (MİK) belirlenmiştir. K. Kampus. Ekşi H. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. uçucu yağlarının test bakterileri üzerinde inhibisyon etkisine rastlanmamıştır. Thymus sp. Katime. C.5 mm ve üzeri inhibisyon zonu gösterdiği 4 test bakterisi (B. uçucu yağının test bakterileri üzerindeki inhibisyon etkisi.0. akrilamid PM 025 Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktivitesi ve Kompozisyonu Ebru ÇELİK1. itakonik asit. Bacillus cereus RSKK 863. Bu araştırmada disk diffüzyon yöntemi uygulanarak bu uçucu yağlardan Agrimonia sp. uçucu yağının disk diffüzyon yönteminde 25. albicans üremesini bir miktar engellediği ancak bu düşüşün etkili bir düzeye inemediği.19.. S.. sıcaklık ve pH değişkenlerine göre incelendi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü.tr Serbest radikal kopolimerleşmesi yöntemi ile hazırlanan poli(akrilamid-ko-itakonik asit). Bacillus megatrium RSKK 5117. uçucu yağının test bakterileri üzerinde farklı zon çapları ile inhibisyon etkisi tespit edilmiştir. Advanced Drug Delivery Review. Streptococcus mutans CNCT 8177. bitkilerine ait uçucu yağların Staphylococcus aureus ATCC 25923. Niğde gycelik@nigde. 90:530 (2003). Gökçen YUVALI ÇELİK1. Çalışmada. I. Fen-Edebiyat Fakültesi. Veronica sp. Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853. Flukonazol tutuklu PAAmIA ve PAAIA hidrojellerin ise C. PAAmIA ve PAAIA hidrojellerine üretim sırasında tutuklandı ve pH = 4. J. albicans) tedavisinde etkili bir şekilde kullanılmakta olan Flukonazole.edu. Amiji. Kampus.3 test bakterileri üzerinde antimikrobiyal aktiviteleri araştırılmıştır. Robinson. B. E. 11:169-177 (1993). Flukonazol tutuklu hidrojellerin C. TRABZON PM 024 Polimerik Hidrojellerinin Flukonazol Salım Davranışları ve Mikrobiyal Etkileşimlerinin İncelenmesi Mehlika PULAT Gazi Üniversitesi. Flukonazolü daha hızlı saldığı belirlenen PAAmIA hidrojelinin Fickian tipi difüzyon gösterdiği saptandı. 51200.B. Niğde 2 Niğde Üniversitesi. megatrium RSKK 5117.0 koşullarında PAAmIA hidrojelinin PAAIA hidrojelinden daha çok şiştiği belirlendi [1]. Fen-Edebiyat Fakültesi. Shigella sonnei RSKK 877. Kinetik salım parametreleri olan n ve k hesaplanarak. Ankara mpulat@gazi. ve Veronica sp. Knuth.8) olduğu tespit edilmiştir. Pseudomonas aeruginosa ATCC 29212. Her iki hidrojelde de ilk saatlerde terapötik değere ulaşıldı [2-4]. Peppas. Advanced Drug Delivery Review.. GC-MS 245 . Escherichia coli ATCC 35218.

0. bir yıl boyunca mevsimsel olarak su örnekleri alınmış ve izole edilen Gram negatif bakteriler rutin bakteriyolojik yöntemler ile tanımlanmıştır. bitki ekstraktı. Bu bakterilerden 24’ü Escherichia coli. 5’i Providencia alcalifaciens. bazı şifalı bitkilerin Helicobacter pylori’nin in vitro üremesine etkileri ile onların antimikrobiyal ve antioksidant potansiyellerinin belirlenmesi oluşturmaktadır. Streptomisin 10 µg (S). bu organizmalardan kaynaklanan hastalıkların ilaçla tedavisini güçleştirmektedir. 246 .004-0.002-0. E. Eritromisin 15 µg (E).14’ü Citrobacter diversus. Çalışmada Küçükçekmece Gölü’nde dokuz farklı istasyondan. Antibiyotik duyarlılık deneyleri Kirby-Bauer disk difüzyon metodu ile ağır metal tuzlarına karşı duyarlılık deneyleri ise mikrodilüsyon tekniği ile yapılmıştır. Enterobacter sakazakii. Pimpinella anisum ve Acorus calamus. etanol. Bu çalışma sonucunda Enterobacteriaceae ailesinde yer alan 90 Gram negatif bakteri izole edilmiştir.016 g/100 ml. Cr ve Ni için Minimum inhibitör konsantrasyonu (MİK) değerleri sırasıyla 0. Comamonas testosteroni olarak adlandırılmıştır. Amikasin 30 µg (AK). Gentamisin 10 µg (GM). K. PG. Carum carvi türünün ise prooksidant aktiviteye sahip olduğu bulunmuştur. 3. 1. Acorus calamus.AP. S. Antibiyotik duyarlılık testinde ise incelenen tüm bakterilerin AK .008-0. Biyoloji Bölümü. NA. VA. 13. Sevan Gürün. GM. Küçükçekmece Gölü taşıdığı kirlilik yükleri açısından önemli bir doğal lagün sistemidir. etanol. Bu amaçla çalışmamızda Küçükçekmece Gölü’nden izole edilen Gram negatif bakterilerin ağır metal ve antibiyotik duyarlılıkları incelenmiştir. 3’ü Klebsiella oxytoca. doğadaki çeşitli toksik kirleticilerin izlenmesinde yarar sağlayacaktır. 2’si Providencia stuarti. Acorus calamus. 13.25 g/100 ml. Sonuç olarak aseton ekstraktlarının. 6’sı Citrobacter freundii. Kluyvera ascorbata. Fe. 8. 5. 2’si Enterobacter agglomerans. 19. Göl çevresinde yerleşimin yaygınlaşması ile göle boşaltılan evsel atıkların artması. su. Achillea millefolium oldukları bulunmuştur. Su. 0. Bu bakterilerin ağır metallere [Bakır (Cu).5 g/100 ml. in-vitro. 7’si Citrobacter amalonaticus. Acorus calamus. çözücüler kullanılarak ekstrakte edilmiştir.008-0. ve oranında dirençli oldukları belirlenmiştir. Edwardsiella hoshinae.125-0. Anahtar Kelimeler: Helicobacter pylori. Kobalt (Co).19. Krom (Cr) ve Nikel (Ni)] ve antibiyotiklere [Ampisilin 10 µg (AP). 0. Özellikle çoklu antibiyotik direnci (ÇAD) gösteren bakterilerin belirgin ölçüde artması. 6’sı Proteus vulgaris.008-0. kloroform ve aseton ekstraktları bakımından. Pylori’ye karşı en etkili iki türün. pylori hemde diğer test mikroorganizmaları üzerindeki etkileri.25 g/100 ml. Cd. C. Kadmiyum (Cd).5 g/100 ml ve 0. Co. Bakterilerin farklı toksik metallere karşı dirençlerinin tespiti. Yersinia enterocolitica. 2’si Kluyvera cryocrescens. Bu amaçla 20 bitki türüne ait farklı kısımlar.com Küçükçekmece Gölü ve çevresi rekreasyon amacı ile kullanılan bir bölgedir. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı.com Bu çalışmanın temelini. 2’si Rahnella aquaticus ve geri kalanlar ise. Vezneciler. Achillea millefolium. 7. tiyosiyanat yöntemi ile antioksidant özellikleri belirlenmiştir.Kanamisin 30 µg (K). Fen Edebiyat Fakültesi. Kloramfenikol 10 µg (C). sağlık açısından önemli bir tehlike oluşturmaktadır.063 g/100 ml olarak saptanmıştır. Biyoloji Bölümü. Çinko (Zn). Antibiyotik direncinin ağır metal direncine göre daha düşük olması göldeki endüstriyel kirliliğin fekal kaynaklı kirlenmeye oranla daha yüksek olduğunu göstermektedir. İstanbul aytenkimiran@yahoo. bunun yanı sıra sanayi atıklarının da göle deşarjı. Bu bakterilere karşı Cu. TRABZON PM 026 Bazı Şifalı Bitkilerin Helicobacter pylori’nin invitro Üremesi Üzerine Etkileri ve Antioksidant Özellikleri Ayşe Aydan KARA Atatürk Üniversitesi. 0. agardiffüzyon yöntemi kullanılarak incelenmiştir. sırasıyla Capsellbursa pastoris. Ömer ALTUN İstanbul Üniversitesi.0160. etanol ve kloroform ekstraktlarına göre daha yüksek antimikrobiyal aktivite gösterdiği belirlenmiştir. Bitkilerin su. Fen Fakültesi. Providencia rettgeri.0032 g/100 ml. H. 25240. Erzurum ayseaydan@yahoo. ve antibiyotiklerine sırası ile % 38. Zn. antimikrobiyal. 2. Antimikrobiyal aktivite bakımından etkili bulunan ekstraktların. 6’sı Serratia odorifera. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Diğer taraftan bitkilerin aseton ekstraktlarının Carum carvi türü hariç antioksidat özellikte oldukları. Doğal su sistemlerinde mikrobiyolojik kirlilik etkeni mikroorganizmaların yanı sıra bunların antibiyotik ve ağır metal dirençleri de belirlenmelidir. Nalidiksik asit 30 µg (NA) ve Vankomisin 30 µg (VA)] karşı dirençleri incelenmiştir. antioksidant PM 027 Küçükçekmece Gölü’nden İzole Edilen Bakterilerin Ağır Metal ve Antibiyotik Dirençlerinin İncelenmesi Ayten KİMİRAN ERDEM. 0. kloroform ve aseton ekstraktları kullanılmış ve bu ekstraktların hem H. Demir (Fe). Biyoloji Bölümü. 5’i Enterobacter cloacea. Penisilin G 10 Ünite (PG).

Çalışmamızda Salvia aramiensis Rech. Xanthoria elegans.3 mg/ml). Fen-Edebiyat Fakültesi.com Tıbbi açıdan önemi olan bitkiler. Vezneciler. Biyoloji Bölümü. HPLC PM 029 Bazı Liken Türlerinin Antimikrobiyal Aktiviteleri Nihal DOĞRUÖZ1. GülendamTÜMEN1. bitkilerdeki biyoaktif moleküllerden elde edilmektedir. Lecanora muralis ) su ve etanol ekstraktlarının antibakteriyal 247 . aucheri Bentham subsp. dünyada ve ülkemizde çok eski zamanlardan beri hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler : Salvia. Protolikesterik asit. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. Salvia aucheri subsp aucheri. çevresel bakteri suşlarının antibiyotik ve ağır metallere karşı olan duyarlılıklarının test edilmesi. Zuhal ZEYBEK1. Bu genusun 89 türü ve 94 taksonu Türkiye’de bulunmaktadır. Staphylococcus aureus ve Candida albicans’ a karşı iyi derecede (MIC 12. Pek çok bitkisel ekstrenin prokaryot ve ökaryotlar üzerinde biyolojik aktivitesinin olduğu bilinmektedir. Pseudomonas aeruginosa. ağır metal. Metanol ekstrelerinin HPLC analizi sonuçları ile antimikrobial aktivite arasındaki ilişki tartışıldı. epidemiyolojik çalışmalara ve toksik kirleticilerin etkilerinin belirlenmesine yardımı olacaktır. Erzurum nihaldogruoz@gmail. Diğer bakteriler için Nutrient Agar. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. ortamın bu ağır metallerce kirlendiği sonucunu ortaya koymaktadır. Bakteriler üzerinde etkileri olan antimikrobiyal maddelere karşı direncin giderek arttığı bilinmektedir. Mikro dilusyon broth tekniği kullanılarak yapılan deneme sonuçları spektrometrede okundu. ve S. Peltigara polydactyla. Salvia genusu dünyada yaklaşık 900 tür içerir ve bu türler kozmopolit dağılım gösterirler. Salvia için endemizm oranı %55’tir. Xanthoria elegans. Likenlerin antimikrobiyal aktivite özelliğinin. Xanthoparmelia tinctina. Umbilicaria vellea. Sonuçlar 365 nm dalga boyunda UV okuyucu ile belirlendi. yapılarındaki çeşitli asitlerden kaynaklandığı bildirilmiştir. Balıkesir taskun@balikesir. Rhizoplaca melanopthalma. Araştırmacılar bitki kaynaklarından elde edilen yeni antimikrobiyal maddelerin bulunması için araştırmalarını sürdürmektedir.5 mg/ml) antimikrobial aktivite gösterdi. Nutrient Broth. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. İstanbul 2 İstanbul Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. pulvinik asit lobarik asit usnik asit antimikrobiyal aktiviteleri belirlenen asitlerden bazılarıdır. Candida albicans.19. Sabourod Dekstroz Broth kullanıldı. Bu çalışmada Artvin. Günümüzde hava kirliliğinde biyolojik indikatörler olarak kullanıldığı gibi. antitüberküloz aktiviteleri incelendi. bakteriler üzerine etkilerine ait dünyanın çeşitli yerlerinde çok sayıda çalışma mevcuttur.edu. Cetrelia olivetorum. Fen Edebiyat Fakültesi. araminensis ve S. Kimya Bölümü. ochraceus ve Fusarium proliferatum’a karşı iyi derecede (MIC 12.5 mg/ml) ve Klebsiella pneumonia’ ye karşı orta derecede (MIC 25 mg/ml) aktivite gösterdi. Bacillus cereus. fungi. Salvia Lamiaceae familyasının en büyük genuslarından biridir. Peltigara praetextata. Mycobacterium tuberculosis. Aspergillus Enterobacter. fisodik asit. Biyoloji Bölümü. Ali ASLAN3 1 İstanbul Üniversitesi. f. antifungal. aucheri metanol ekstrelerinin antibakteriyal. Ali KARAGÖZ2. Giresun ve Trabzon çevresinden toplanan 11 farklı liken örneğinin (Anaptychia ciliaris. Bitki ekstraktlarının. filamentli funguslar için Saboroud Dekstroz Agar. Daha önceki çalışmamızda likenlerin Lejyoner hastalık etkeni bakterilerin üremesini engellediği saptanmıştır. bakteri. Esra SOLMAZ1 1 Balıkesir Üniversitesi. Aspergillus flavus. Ahmet KARAHAN2. Likenler. Escherichia coli. Bunlardan 49 tanesi endemiktir. Aspergillus niger. Anahtar Kelimeler : antibiyotik PM 028 S. mantar ve alglerin simbiyotik yaşamları sonucu oluşan bitkilerdir.aramiensis ise Proteus vulgaris. Staphylococcus aureus. Sonuç olarak. Proteus vulgaris.tr Son zamanlarda bitki ekstrelerinin biyolojik aktiviteleri yoğun bilimsel araştırmaların konusu olmaktadır. Biyoloji Bölümü. İstanbul 3 Atatürk Üniversitesi. Ramalina farinacea. Bacillus cereus’ a karşı en iyi derecede (MIC 6. hastalıkların tedavisinde de kullanılır.10145. 10145. Vezneciler. aucheri var aucheri Metanol Ekstrelerinin HPLC Analizleri ve Antimikrobiyal Aktivitesinin Araştırılması Tülin AŞKUN1. Bu maddelerin büyük bir kısmı. S. Mycobacterium tuberculosis için BBL MGIT Mycobacteria Growth Indicator Tube kullanıldı. TRABZON Özellikle Fe ve Cr gibi ağır metallere karşı gözlenen direnç. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Anahtar Kelimeler: Kitosan. Kontrol olarak tobramycin ve cephalothin kullanılmıştır. denenen bakterilerin tedavisinde kullanılamayacağı. PHBV-g-chit-XIV. sentezleyip yapılarını spektroskopik yöntemlerle aydınlattığımız organik bileşiklerimize karşı biyolojik aktivitelerinin olup olmadığına bakıldı.4 cm ) göstermiştir. Buradan yeni ilaç etken maddesi olabilecek kimyasalların geliştirilmesi hedeflenmiştir.tr Bu çalışmada gram pozitif bakteri olan Staphylococcus aureus ATCC25923 ve gram negatif olan Escherichia coli ATCC 27853 bakterilerine karşı. Kit-PHO-III. Etanol ekstraklarının Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538 (en yüksek zon çapı 1. Tetracycline.Bu sentezlenen organik bileşiklerin oluşturduğu zonlar disk difüzyon yöntemi ile belirlenmiştir. Ampicillin. Mehmet YILMAZ. Escherichia coli ATCC 25922.1 cm ve 1. Likenlerin su ekstraktlarının %81’i Gram pozitif Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538 ve Bacillus subtilis ATCC 6633 üzerinde inhibe edici etki ( sırasıyla en yüksek zon çapı 1. zayıf etkili olması nedeniyle. Ketoconazole. PHOhid-2-gchitosan ] Staphyllococcus aureus ATCC25923 ve Eschericha coli ATCC27853 gibi bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri disk difüsyon yöntemine göre tayin edildi. Kimya Bölümü. 06500. 67100. Fen-Edebiyat Fakültesi.edu.tr Bu çalışmada bazı kitosan polimerlerinin [Kitosan (PHO-I). Bacillus subtilis ATCC 6633. biyolojik aktivite PM 031 Sentezlenen Bazı Organik Bileşiklerin Biyolojik Aktivite Çalışmaları Nurşen SARI. Sercan MERCAN nursens@gazi. Nutrient Agar besi ortamında bakteriler ile diskler 24 saat inkübe edildi. Ankara 2 Zonguldak KaraElmas Üniversitesi Kimya Bölümü. Mehtap YAKUT. Zonguldak logoglu@gazi. Staphylococcus epidermidis ATCC12228 üzerine %36 (en yüksek zon çapı 1. ancak likenlerde farklı bakterilere etkili maddelerin bulunabileceği düşünülerek geniş spektrumda bakteriler üzerine etkisi araştırılmaya devam edilmektedir.5 cm ) olduğu saptanmıştır. Oluşan zon çapları mm olarak ölçülüp sonuçlar literatürde bulunan benzer bileşiklerin sonuçları ile karşılaştırıldı. Kitosan (düşük molekül ağırlıklı). Teknikokullar. coli üzerinde antibakteriyal etkisinin (en yüksek zon çapı 1. Literatürde bulunan bu tür çalışmalarda kitosan polimerlerinin antimikrobiyal aktivitelerinin olduğu gözlenmiştir. Elif LOĞOĞLU. Chloramphenicol ve Gentamisin gibi antibiyotiklere karşı da aktiviteleri ölçülüp çalışmada kullanılan organik bileşiklerin zon çapları ile karşılaştırılmıştır.6 cm ) ve Bacillus subtilis ATCC 6633 (en yüksek zon çapı 1.19. Aynı zamanda bu iki bakterinin Penicilin. Biyoloji Bölümü.2 cm ) üzerine %27. Anahtar Kelimeler: Liken. denenen Gram negatif bakterilerin hiçbirinin üremesini engellemediği. TRABZON aktiviteleri agar difüzyon yöntemi kullanılarak Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538. Sercan MERCAN1 1 Gazi Üniversitesi. bu çözeltilerden 50 µL´lik kısmı steril 6 mm çapındaki disklere uygulandı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Likenlerin etanol ekstraktlarının. Anahtar Kelimeler: Organik antimikrobiyal aktivite. Pseudomonas aureginosa ATCC 9027. antibakteriyal etki PM 030 Bazı Kitosan Polimerlerinin Biyoaktivite Çalışmaları Elif LOĞOĞLU1. Bu ekstraktların Staphylococcus epidermidis ATCC12228 üzerine etkisiz olduğu saptanmıştır.) üzerinde test edilmiştir. Polimerlerin belirli konsantrasyonlarda çözeltileri hazırlanıp.5 cm olarak ölçülmüştür.6 cm) oranında etkili olduğu gösterilmiştir. Hülya ARSLAN. Klebsiella pneumoniae ATCC4352 standart suşları ile 2 çevresel izolat (Aeromonas spp.edu. su ekstraktlarının % 63’ünün E. antibiyotikler bileşikler. Bu çalışmada kullanılan likenlerin antibakteriyal etkisi kontrol olarak denenen antibiyotiklerin etkisiyle karşılaştırıldığında. Tobramycin ve cephalothin’in oluşturduğu inhibisyon zon çapları sırasıyla 2cm ve 3. Staphylococcus epidermidis ATCC12228. 248 .

REP-PCR. Van 2 Atatürk Üniversitesi. DNA dizileme. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Tülin ÖZBEK4. Ampicillin. termofilik mikroorganizmaların yaşayabildiği çevreler ile bu çevrelerin mikrobial içeriğinin tespitine yönelik araştırmalara büyük bir ivme kazandırmıştır. Bu çalışmada. Aynı zamanda bu iki bakterinin Penicilin. Bu sentezlenen organik bileşiklerin oluşturduğu zonlar disk difüzyon yöntemi ile tayin edilmiştir. daha önce bakteri florası ile ilgili hiçbir çalışma yapılmamış. Erzurum 4 Refik Saydam Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü. Biyoloji Bölümü.edu. yerden çıkış sıcaklığı 70°C olan Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) kaplıca suyundan termofilik bakterilerin izolasyonu ile bu izolatların fenotipik ve genotipik yöntemlerle karakterizasyonu amaçlanmıştır. Mehmet YILMAZ2. Turkiye 4Gazi Üniversitesi. Ketoconazole. REP PCR. Tandoğan/Ankara. Faculty of Arts and Sciences. Bu mikroorganizmalar lipid kompozisyonlarıyla. bu enzimlerin endüstride çok farklı alanlarda kullanılmasına olanak sağlamıştır. Sınıf Öğretmenliği Bölümü. Department of Chemistry 41380 Umuttepe-Kocaeli-Türkiye 3 Ankara Üniversity Fen-Edebiyat fakültesi. MIS. Anahtar Kelimeler: Termofilik bakteri. Elde edilen 10 izolat. Medine GÜLLÜCE3. Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Tetracycline.com Biyoteknolojik öneme sahip olan TaqDNA polimeraz enziminin bir termofilik mikroorganizma olan Thermus aquaticus’tan izolasyonu. Ahmet ADIGÜZEL2. Fikrettin ŞAHİN5. fizyolojik. Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. bilim insanları jeotermal alanlardaki termofilik bakterilerin izolasyonu ve tanılanması için sayısız araştırmalar yapmaktadırlar. Kimya bölümü. Hakan ÖZKAN4 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. enerji transdüksiyonlarını ve sitoplazmik membranlarının iyon geçirgenliğini değiştirerek kendilerini ekstrem sıcaklık değerlerine uyumlu hale getirirler. koloni morfolojilerine göre ayrılarak. Fen-Edebiyat Fakültesi. Kimya Bölümü. Erzurum 5 Yeditepe Üniversitesi. Chloramphenicol ve Gentamisin gibi antibiyotiklere karşı da aktiviteleri ölçülüp çalışmada kullanılan organik bileşiklerin zon çapları ile karşılaştırılmıştır. 16S23S rDNA. Mehtap YAKUT3. DNA Dizileme) karakterize edildi. mezofil canlılardan elde edilen enzimlere göre daha yüksek sıcaklıklara dayanıklı olması. Fen Edebiyat Fakültesi. 249 . Eğitim Fakültesi. Eğitim Fakültesi. 16S-23S PCR. Biyoloji Öğretmenliği Bölümü Teknikokullar ANKARA 2Kocaeli University. Termofilik bakterilerden elde edilen enzimlerin. TRABZON PM 032 Bazı Yeni Sentezlenmiş Organik Bileşiklerin Antimikrobiyal Aktivite Çalışmaları Hikmet KATIRCIOĞLU1. Elif LOĞOĞLU4. Biyoloji Bölümü. Araştırma sonunda 10 izolattan 6 tanesinin Geobacillus. İstanbul sumeyrasavas@hotmail. biyokimyasal) ve moleküler yöntemlerle (MIS. 4 tanesinin ise Bacillus cinsine ait türler olduğu belirlenmiştir. klasik (morfolojik. PM 033 Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) Kaplıcasından İzole Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu Sümeyra SAVAŞ1. Bu nedenle. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi. 06500 Teknikokullar /ANKARA hturk@gazi.19.tr Planlanan çalışmada sentezleyip yapılarını spektroskopik yöntemlerle aydınlattığımız organik bileşiklerimizi gram pozitif bakteri olan Staphylococcus aureus ATCC25923 ve gram negatif olan Escherichia coli ATCC 27853 bakterilerine karşı biyolojik aktiviteleri incelendi. Sercan MERCAN4 1Gazi Üniversitesi.

tuzluluk ve oksijen gibi temel ekolojik özelliklerine de yer verilmiştir. Bunu müteakiben özellikle DNA’nın in vitro koşullar altında çoğaltılmasını amaçlayan PCR teknolojisi ortaya çıkmıştır. BOX PCR. PM 036 Türkiye İçin Yeni Bir Koprofilöz Fungus Kaydı Nurcihan HACIOĞLU1.19.Edebiyat Fakültesi. Medine GÜLLÜCE2. klasik (morfolojik. 1983. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Ayrıca Edremit Körfezi’nde konu ile ilgili olarak yapılan bu ilk çalışmada ortamın sıcaklık. Özlem BARIŞ2. Biyoloji Bölümü. içerdikleri yüksek sıcaklıklara dayanıklı enzimleri ile son zamanlarda biyoteknolojik ve endüstriyel alanlarda büyük bir ilgi odağı haline gelmişlerdir. Benin TOKLU-ALÇILI İstanbul Üniversitesi. 34134. Genetik ve Biyomühendislik Bölümü.n@gmail. Başaran DÜLGER1. Erzurum adiguzel25@gmail. Hakan ÖZKAN4 1 Atatürk Üniversitesi. MIS. DNA dizileme. Coprinus poliomallus. Biyoloji Bölümü. taksonu Türkiye’de nem odası tekniği kullanılarak ilk kez kaydedildiYapılan literatür taramaları koprofilöz funguslar üzerine Türkiye’de yapılan çalışmaların yetersizliğini işaret etmektedir (Bell. Lorika şekline göre yapılan tür teşhisinde 6 familya ve 10 cinse ait toplam 16 tintinnid türü belirlenmiştir. Bu çalışmada. Vezneciler. Sesli & Denchev.com Yüksek sıcaklıklarda yaşamın keşfi ve Yellowstone Ulusal Parkı termal alanından Thermus aquaticus bakterisinin izolasyonu biyoteknoloji alanında büyük bir adım olmuştur. PM 035 Edremit Körfezi Tintinnid (Protozoa: Ciliophora) Türleri Neslihan BALKIS.edu. İstanbul neslbalk@istanbul. Bu ve benzeri koprofilöz funguslar hakkında yapılacak yeni çalışmalar Türk mikobiotasının gelişimi için önemli kazançlar sağlayacaktır. TRABZON PM 034 Pasinler (Erzurum) Kaplıcasından İzole Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu Ahmet ADIGÜZEL1. 4 tanesinin de Bacillus licheniformis türleri olduğu belirlenmiştir. biyokimyasal) ve moleküler testlerle (MIS. 16S-23S rDNA-PCR. Fahrettin GÜCİN2 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. BOX-PCR.. Ekstrem sıcaklık koşullarında yaşamaya uyum sağlamış olan termofilik bakteriler. Biyoloji Bölümü. elde edilen 9 izolattan 5 tanesinin Geobacillus pallidius. Bu doğrultuda elde edilen 9 izolat koloni morfolojilerine göre ayrılarak. fizyolojik.com Coprinus poliomallus Romagn. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi. Beylik Düzü. İstanbul 4 Refik SAYDAM Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü. Pasinler (Erzurum) kaplıca suyundan termofilik bakterilerin izolasyonu ve moleküler karakterizasyonu amaçlanmıştır. İstanbul nurcihan. Bu amaca yönelik olarak örnekler. Biyoloji Bölümü. Araştırma sonucunda. DNA Dizileme) karakterize edildi. 2007). Anahtar Kelimeler: Koprofilöz fungus. Türkiye 250 . Özellikle Thermus aquaticus’un ticari alanda sağlamış olduğu başarı bilim insanlarını.tr Bu çalışma Ege Denizi’nin Edremit Körfezi kıyısal sularında yaşayan tintinnid türlerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Türkiye 2 Fatih Üniversitesi. Erzurum 3 Yeditepe Üniversitesi. Dülger ve Hacıoğlu. Anahtar Kelimeler: Termofilik bakteri. Fen Fakültesi. Fen. Çanakkale. Fikrettin ŞAHİN3. 16S23S rDNA. mikrobiyal içeriği henüz tespit edilememiş jeotermal kaynaklardan mikroorganizmaların izolasyonu ve tanılanması çalışmalarına yönlendirmiştir. 2003 ve 2004 yılları arasında 55 µm göz açıklığında bir plankton kepçesi ile yüzeyden ve 3 istasyondan mevsimsel olarak toplanmıştır. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. FenEdebiyat Fakültesi.

Anahtar Kelimeler: mikobiota PM 039 Cernek ve Uzun Göl (Samsun) Tek Hücreli Siyanobakterilerinin İzolasyonu. Gliocladium roseum. Bu izolatların morfolojik ve bölünme özelliklerine göre teşhisleri yapılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi.19. Engin KILIÇ3. Bu çalışmada Cernek ve Uzun Göl (Bafra. Mucor hiemalis. Neobisium sp. Mehmet Nuri AYDOĞAN2. 20 izolat klonal (axenic) kültürler şeklinde izole edilmiştir. Biyoloji Bölümü.tr Funguslar. Çalışmalar izolatların Synechococcus. Chthonius romanicus. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. Aspergillus flavus. Bayburt fsezek@atauni.n@gmail. Gerekli incelemelerden sonra Yalancıakrepler. Trichoderma harzianum. İstanbul nurcihan. Anahtar Kelimeler: yüzey florası. Erzurum 3 Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü. & Schwein) Fr. sınıflandırma. yalancıakrep türlerinin yüzeyinden 8 fungus türü izole edilmiş ve aralarındaki ilişki tartışılmıştır. Fungusların pek çoğunun çeşitli akarlar ve diğer eklembacaklılarla değişik şekillerde ilişkiye sahip olduğu bilinmekle birlikte yalancı akreplerle ne tür bir ilişkiye sahip oldukları konusunda herhangi bir bilgi mevcut değildir. FenEdebiyat Fakültesi. Haydar KARAKAYA Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. (Lachnellaceae) taksonunun Türkiye mikobiotası için yeni kayıt olduğu belirlenmiştir.edu. hayvanlar gibi önceden hazırlanmış organik maddelerle beslenmek zorunda olan heterotrof organizmalardır. Ekosistemlerde birincil üreticiler olarak önemli bir rol oynarlar. Penicillum simplicissimum. Esin ÖZŞEN1. Çok geniş bir grup olan funguslar hemen hemen her ekolojik çevrede bulunurlar. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Fahrettin GÜCİN2 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. 16S rDNA Siyanobakteri. Alternaria alternata. Fen-Edebiyat Fakültesi.. PM 038 Türkiye Mikobiotası İçin Yeni Bir Kayıt: Lachnella alboviolascens Nurcihan HACIOĞLU1. İzolatlar ayrıca 16S rDNA bölgesi RFLP özellikleri bakımından da incelenmiştir. Bu çalışmada. Anahtar Kelimeler: Synechococcus. Lachnella alboviolascens. ve Dactylochelifer sp. İzole edilen funguslar Acromonium sp. Morfolojik ve Moleküler Karakterizasyonu Üzerine Araştırmalar Kübra ÖZKUL. Erzurum 4 Atatürk Üniversitesi. Samsun)’den tek hücreli siyanobakteriler izole edilerek karakterizasyonları yapılmaya çalışılmıştır. Sonuçlar morfolojik özelliklere göre yapılan sınıflandırma ile RFLP özelliklerinin genellikle uyumlu olmadığını göstermektedir.edu. Biyoloji Bölümü.tr Siyanobakteriler özellikle sucul ortamlarda yaygın oksijenik fotosentetik organizmalardır. parazit olanları da vardır. Başaran DÜLGER1. Özellikle tek hücreli siyanobakterilerin sınıflandırması son derece problematiktir ve çoğu durumda geleneksel kriterlerle yapılan sınıflandırma ile moleküler sınıflandırma ile yapılanlar uyuşmamaktadır. TRABZON PM 037 Bazı Yalancıakreplerin (Pseudoscorpion) Vücut Yüzeyi Fungus Florası Üzerine Bir Ön Çalışma Fatih SEZEK1. Pselaphochernes scorpioides. Su rezervuarlarının kimyasal özelliklerindeki değişmelerden doğrudan etkilenmektedirler. Bayburt Eğitim Fakültesi. Bu izolatların taksonomik pozisyonlarının belirlenmesine yardımcı olmak üzere daha fazla kromozomal lokus ile çalışmak ve elde edilecek DNA moleküllerinin baz dizilerinin belirlenerek birbirleriyle ve diğer siyanobakteriyel suşlarla karşılaştırılmasına ihtiyaç vardır. Ulocladium atrum’dur. Saprofit olarak yaşayanlarının yanında. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı. Biyoloji Bölümü. Serkan ÖRTÜCÜ1 1 Atatürk Üniversitesi.com 2005-2007 tarihleri arasinda yapilan arazi çalışmaları esnasında çeşitli fungal materyaller toplanmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Synechocystis. Biyoloji Bölümü 2 Fatih Üniversitesi. Salih DOĞAN1. 55139 Samsun kozkul@omu. Görkem DÜLGER1. 251 . Lachnella alboviolascens (Alb. Microcystis. Beylikdüzü. fungus. Güldem DÖNEL4. Synechocystis ve Microcystis cinslerine dahil edilebileceğini göstermektedir.

Bu komplekslerden dördü (K1.edu. Abdullah MART1. bazı oksim tipi ligand komplekslerinin nükleolitik etkinlikleri incelenmiş ve bunların içerisinde. Ahmet ÇOLAK.edu. Saflaştırılan genomik DNA’ların kalıp olarak kullanıldığı PCR deneylerinde. Serkan ÖRTÜCÜ2. Trichoderma harzianum ve Spheropsidales sp. Kimya Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. toprak kökenli işaretli DNA problarının Pseudomonas sp. Toprak mikrofungusları genellikle bitkisel artıkların parçalanmasını sağlarlar. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı. TRABZON PM 040 Erzurum’dan Yakalanan İki Akuatik Böcek Türünün (Insecta: Coleoptera: Hydrophilidae. Bu çalışmada. mikrofunguslar ise ayrıştırıcılar grubunda yer alırlar. ya zincir boyunca spesifik bir bölgeden ya da spesifik olmayan şekilde gelişigüzel kesen. Nisa ÜNALDI CORAL Mersin Üniversitesi. Hibridizasyon çalışmaları. Penicillium jensenii. toprak kökenli bakteriyel biyokütleden genomik DNA izolasyonu yapılmıştır.0 ve 0-60 dakika zaman aralıklarında agaroz jel elektroforez yöntemi 252 . teknikleri kullanılarak saptanması amaçlanmıştır. Güldem DÖNEL3 1 Atatürk Üniversitesi.2]. 61080. PM 042 Oksim Tipi Ligandların Mono-. Aspergillus versicolor. mikrofungus PM 041 Ham Petrolle Kirlenmiş Topraklarda Polisiklik Aromatik Hidrokarbon (PAH) Degradasyon Genlerinin Araştırılması Gökhan CORAL. DIG-işaretli PAH dioksigenaz primerleri kullanılmış. Anahtar Kelimeler: Hydrochus. Çalışmamızda. tüketiciler ve ayrıştırıcılar olarak gruplandırılırlar. Bayburt maydogan@atauni. Erzurum 3 Bayburt Eğitim Fakültesi. Böcekler tüketiciler grubunda. küçük moleküllerin DNA ile olan etkileşimleri üzerine yapılan çalışmalara duyulan ilgi aratarak devam etmektedir[3]. (2E. redoks aktif koordinasyon kompleks molekülleridir[1. ARP 29 suşu koloni hibridiazsyon çalışmalarında hedef olarak kullanılmıştır.Homo ve Heteronükleer Cu (II) ve Ni(II) Komplekslerinin Nükleolitik Aktivitesinin İncelenmesi Ender ÇEKİRGE. 1µM–1000µM konsantrasyon. kirlenmiş toprak örneklerinden DNA ekstraksiyonu.3E)-3-[(6-{[(1E. Paecilomyces lilacinus. Tri. Fen Edebiyat Fakültesi. Cercyon.0-10.com Biyokimyacıların moleküler neşterleri olan kimyasal nükleazlar. Aspergillus flavus. PCR amplifikasyonu ve koloni hibridizasyon Coleoptera. PCRamplifikasyon ürünleri agaroz jel elektroforezinde separe edilmiştir. Ham petrolle kontamine olmuş topraklarda PAH dioksigenaz genini taşıyan bakterilerin olup olmadığını belirlemek için. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. ARP 29 DNA’sı ile sekans homolojisinin bulunduğunu göstermiştir. K3. DNA’yı oksidatif bir yolla. Fenantren degradasyonu yapabilen Pseudomonas sp. hetero dinükleer bakır (II)-nikel (II) K2. homo trinükleer bakır(II) K6[5] komplekslerinin potansiyel nükleaz olabilecekleri tespit edilmiştir. İsmet HASENEKOĞLU2. Moleküler biyoloji ve kanser tedavisindeki önemi sebebiyle. homo dinükleer bakır(II) K5.tr Bu çalışmada. toprak mikroorganizmalarında aerobik PAH degradasyonunda anahtar rol oynayan PAH dioksigenaz enzimini kodlayan DNA sekanslarının. Biyoloji Bölümü. Erzurum’dan yakalanan Cercyon ustulatus (Preyssler) ve Hydrochus nodulifer Reitter böcek türlerinin yüzeyinden. Biyoloji Bölümü. Komplekslerin nükleaz aktiviteleri. Salih DOĞAN2. Di-. Biyoloji Bölümü. 33343. Mersin coral@mersin. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. Melek ÇOL. M. bunların böceklerle olan ilişkileri literatüre dayanarak tartışılmıştır. Hydrochidae) Vücut Yüzeylerinden Elde Edilen Bazı Mikrofunguslar Mehmet Nuri AYDOĞAN1. Trabzon endercekirge@hotmail. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Aslıgül KÜÇÜKDUMLU. mikrofungus türleri elde edilmiş olup. Esasen beslenme bakımından ekosistemdeki canlılar. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. Fen-Edebiyat Fakültesi.[4] ve 2-(hidroksiimino)-1metilpropilidenamino feniliminobütan-2-on oksim ligandının bakır ve/veya nikel içeren mononükleer bakır (II) K3. K4 ve K5) diğer ikisine göre (K2 ve K6) daha etkin bir nükleaz aktivitesi göstermiştir. pH=6.tr Ekosistemde yer alan bütün canlıların birbirleriyle doğrudan veya dolaylı bir ilişki içerisinde oldukları bilinmektedir. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA Karadeniz Teknik Üniversitesi.2E)-2-(hidroksiimino)-1metilpropiliden]amino}piridin-2-il)imino]bütan-2on oksim ligandının bakır ve / veya nikel içeren homo dinükleer bakır (II) K1. Parçalanma doğadaki besin zincirinin son aşaması olup organizmaların yaşamlarının devamı bakımından son derece önemlidir. Serdar KARABÖCEK. hetero dinükleer nikel(II)-bakır(II) K4. üreticiler.19.

saatte. α-amilaz. Ni (II) ve Pb (II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Phanerochaete chrysosporium’da Antioksidant Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Güler TOPRAK . Pb‘nin böyle baskılayıcı bir etkisine rastlanmamıştır. Endüstriyel alanda mikroorganizmalardan elde edilen enzimler. Kemal GÜVEN. Pb’nin bu enzimlere önemli etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. galaktoz) ve % 2’lik azot kaynakları (Bactoliver. Servet ÖZCAN 1 Erciyes Üniversitesi. laktoz. Sıcaklık. değişen konsantrasyonlarda (5.edu. 21280.tr Günümüzde azalan doğal kaynaklar nedeniyle mikroorganizmalar. Düşük konsantrasyonlarda Pb uygulamasının enzim aktivitesinde artışa. K3. 10.19. P. Spor seti yetiştirmek için ise fungus hücreleri 0. 15 ve 20 ppm) Cr. Fen-Edebiyat Fakültesi. Üre. Casaminoasit. daha düşük nükleolitik etkinlik gösteren K2 ve K6 komplekslerinin ise daha uzun bir süreden sonra süpersarmal DNA’yı kırık ve lineer forma dönüştürdüğü belirlendi. K4 ve K5 komplekslerinin yaklaşık 10. Glisin) içeren nutrient broth ortamında izolatların αAmilaz ve Proteaz enzimi üretme yetenekleri araştırıldı. diğer komplekslerin 10µM konsantrasyon değerinde etkin olarak nükleolitik aktivite gösterdikleri gözlendi. Alevcan KAPLAN Dicle Üniversitesi. pH vb. yüksek konsantrasyonlarda ise baskılamaya neden olduğu gözlenmiştir. SOD aktivitesinde önemli değişimlere neden olmadığı tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. dakikadan sonra. glukoz. Daha etkili bir nükleolitik etkinlik gösteren K1. azot kaynağı Phanerochaete chrysosporium potansiyel olarak ağır metal ve diğer kirleticilerin biyosorpsiyonu amacı için kullanılan biyolojik ajandır. Biyoloji Bölümü. chrysosporium hücrelerine zamana (1. Vejetatif hücre setlerinde Cr ve Ni ağır metal uygulamalarının CAT ve SOD aktivitelerinde artış eğilimi meydana getirdiği gözlenirken. Ni ve Pb ağır metalleri ile indüklenmiştir. Komplekslerden K3’nin 25µM konsantrasyon değerinde. Sadin ÖZDEMİR. nükleolitik aktivite. Elde edilen izolatların endüstriyel öneme sahip α-Amilaz ve Proteaz enzimlerini üretme yetenekleri araştırılarak. Anahtar Kelimeler: Sıcak su kaynakları. biyokimyasal testleri yapılarak izolatların optimum büyüme koşulları (zaman. ağır metal. Anahtar Kelimeler: Nükleaz. Elde edilen veriler değerlendirildiğinde fenantrolin grubuna ve Cu (II) merkez atomuna sahip olan komplekslerin diğer komplekslere göre daha etkin bir nükleaz aktivitesi gösterdiği ortaya çıkmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Phanerocahaete chrysosporium. Bu bakterilerin morfolojik. bu enzimlerin karakterizasyonu yapılmıştır. Kayseri gulertoprak38@gmail. 2. bitkisel ve hayvansal enzimlere göre daha çok tercih edilmekte ve önemli rol oynamaktadır. Artan konsantrasyona bağlı olarak Cr ve Ni uygulamalarının GR aktivitelerini baskıladığı gözlenirken. Diyadin (Ağrı) sıcak su kaynaklarından bakteri izole edilmiştir. Biyokütle eldesinde vejetatif hücre seti yetiştirmek için minimal besi yerinde hiçbir ağır metal uygulaması yapılmaksızın 40 saat süre ile büyütülen P.) belirlenmiştir. 15 ve 20 ppm) Cr. karbon kaynağı. Maksimum nükleolitik aktivitenin gözlendiği optimum kompleks konsantrasyonlarında her bir kompleks için yapılan nükleaz aktivitesinin pH’a bağımlılığı çalışmalarında hemen hemen her pH da komplekslerin etkili bir nükleolitik etkinlik gösterdiği tespit edildi. katalaz (CAT). Diyarbakır fmatpan@dicle. oksim. Tripton. sükroz. Bu çalışmada. Ni ve Pb stresleri uygulanmıştır. 10. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Artan zamana bağlı olarak Cr ve Ni uygulamalarının GR aktivitesini artırdığı 253 . ligand PM 043 Cr (III). Nuri ERCAN . 4 ve 8 saat) bağlı sabit dozda (5. fruktoz. fiziksel. Fen Bilimleri Enstitüsü. Bu çalışmada. Karbon ve azot kaynaklarının enzim üretimi üzerine etkisini belirlemek için % 2’lik karbon kaynakları (çözünebilir nişasta. TRABZON kullanılarak araştırıldı. Amonyum sülfat. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi.com 1 1 2 gözlenmiştir. proteaz. Spor setlerden elde edilen sonuçlarda tüm metal uygulamalarının artan konsantrasyona paralel olarak CAT aktivitesini düşürdüğü. biyoteknolojide ve endüstriyel uygulamalarda potansiyel olarak görülmektedir. süperoksit dismütaz (SOD) ve glutatyon redüktaz (GR) PM 044 Diyadin Sıcak Su Kaynaklarından İzole Edilen Bakterilerin α-Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Üzerine Karbon ve Azot Kaynaklarının Etkisi Fatma MATPAN. Biyoloji Bölümü. chyrsosporium hücrelerinin ağır metal stresine karşı vermiş olduğu yanıt antioksidan enzimler seviyesinde incelenmiştir.

Claviceps purpurea’dan ergot alkaloid üretiminde iki aşamalı besiyeri kullanılmaktadır. Üretim sonrasında miçelyumdan ergot alkaloidlerinin tayini spektrofotometrik olarak gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmada potent suş olan Claviceps purpurea’dan ergot alkaloidlerinin üretim optimizasyonu araştırılmıştır. Ergot alkaloidlerin hepsi “ergolin” halkası ihtiva eder ve hepsinin kökeni liserjik asittir. 18 kDa’luk substrat bağlanma domeyni ve 10 kDa’luk C-terminali. Hsp40 ve Hsp104 kullanılarak agregatların çözünme mekanizması araştırılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. ortamdaki Hsp70 derişimini ve sitozoldeki stres önleyici işlevini artırmak için üretilmiş olabilir. Ergot alkaloidler. Gerstmann-StrausslerSchienker. Tarla üretimi ve sentetik üretimin maliyetlerinin yüksek oluşu araştırmacıların fungal üretime yönelerek potent suş olan Claviceps purpurea’nın optimizasyonu ve diğer fungal türlerden üretim artımı üzerine yoğunlaşmalarına neden olmuştur. Hsp70 fonksiyonu üzerine yoğun çalışmalara rağmen konstitif ve indüklenen izoformların olması ve bunların farklı fonksiyona sahip olup olmadığı açıklanamamıştır. Sekizinci karbondaki yan grupların farklılığı farmakolojik etkilerini belirlemektedir. Hsp70 ayrıca Hsp40 ve Hsp100 ile etkileşir.2 aralığında. bir tetrasiklik ergolin halkası ihtiva eden indol türevleridir. Biyoloji Bölümü. 254 .2-8. Fen Fakültesi. Biyoteknoloji Anabilim Dalı. diğer adıyla ergolinler. indol grubu alkaloidlerdendir ve klavin tipi. Ankara ozgur_kebabci@yahoo.19. türler arasında evrensel olarak bulunan önemli bir proteindir. Biyoloji Bölümü. Ergot alkaloidlerinin tarla üretimi. Creutzfeldt-Jacob. Anahtar Kelimeler: Hsp70. bazıları sürekli/konstitif (Hsc70) bazıları hücre strese maruz kaldığında/indüktif (Hsp70) ifade edilirler. Beytepe.com Hsp70. Sivas lutfitutar@gmail. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hsp40. proteinlerin üç boyutlu yapıya erişmesini ve proteinlerin bu yapılarını korumasını sağlayan. Stresten koruma mekanizması deli dana. Gülüzar ÖZBOLAT1. Bunun için üç farklı yol önerilmiştir. 44 kDa’luk ATPaz domeyni. Substrat bağlanması ATP hidrolizi ve nükleotid değişimi ile düzenlenmiştir. Bu çalışmada Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz agrege edilip Hsp70. Hsp70’ler üç farklı domeynden oluşur. funguslardan üretimi ve sentetik üretimi yapılmaktadır.Biyoloji Bölümü. Konya 2 Cumhuriyet Üniversitesi. insomnia. Nilüfer CİHANGİR Hacettepe Üniversitesi. Kimya Bölümü.com Alkaloidler. membranlar arasında protein taşıma ve klatrin parçalanması gibi hücresel görevlerine ilaveten üçüncül yapılarına kısmi olarak erişmiş proteinlere bağlanıp agregasyonu önleyerek hücreleri stresten korur. suda çözünebilen liserjik asit tipi ve suda çözünemeyen liserjik asit tipi olmak üzere 3 alt grup altında incelenmektedir. üretim sıcaklık optimizasyonu 15-35ºC aralığında gerçekleştirilerek sonuçlar spektrofotometrik olarak ölçülerek grafiklendirilmiştir. Yusuf TUTAR2 1 Selçuk Üniversitesi. Tüm bu farklı işlevler substratın proteine bağlanma ve salınmasına bağlı olarak düzenlenmiştir. Alternatif olarak benzer koşullarda indüktif Hsp70’in özel bir görevi de olabilir. Ökaryotik hücrelerde çeşitli Hsp70 izoformları vardır. Hsp104. Öncelikle miçelyum üretimi ve daha sonra ergot alkaloidleri üretimi yapılmaktadır. Kübra AÇIKALIN2. Suda çözünemeyen ergot alkaloidleri peptid ergot alkaloidleridir ve bu gruptaki ergot alkaloidlerinin tıbbi kulanım alanı oldukça geniştir. TRABZON PM 045 PM 046 Protein Agregasyonu Sonucu Oluşan Amiloidlerin Sebep Olduğu Hastalıkları Önleyen Hücresel Faktörler Lütfi TUTAR1. kuru gibi çeşitli ölümcül nörodejeneretif hastalıkların engellenmesi için önemlidir. İndüktif Hsp70. protein agregasyonu Claviceps purpurea’dan Ergot Alkaloid Üretim Optimizasyonu Özgür KEBABCI. Besiyeri pH optimizasyonu 4. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu protein translasyon. çoğunlukla heterosiklik temel nitrojen bileşiklerine verilen addır. Prokaryotlarda yapılan çalışmalar ile homolog proteinlerin agregasyona uğramış proteinleri çözme mekanizması açıklanmaya çalışılmıştır. Kimyasal olarak ergot alkaloidler.

Araştırma sonuçları indometazin (IND) ve diklofenak (DIC) ticari ilaçları ile karşılaştırılmıştır. Ca2+. 25240.5 ve optimum sıcaklığının 55 ºC olduğu belirlendi. Ali Osman BELDÜZ 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. 25240. İzole edilen A8 izolatının ksilanaz enziminin varlığı yönünden incelenmesi amacı ile %1 ksilan içeren agar petrilerinde yapılan test sonucu koloni etrafında çok geniş açık bir zon oluşturduğu gözlenmiştir.’dan elde edilen metanol ekstraktı (MEPR)’nın Wistar ratlarda deneysel olarak oluşturulan akut ve kronik enflamasyon üzerine etkileri araştırılmıştır. termofilik ksilanaz. Bazı kimyasalların (Mg2+. Biyokimya Anabilim Dalı. sonra amonyum sulfat çöktürmesi yapılmış. IND ve DIC ile muamele sonrasında kontrol grubuna göre önemli derecede azaltılırken. Aktivite çalışmalarında %1 lik ksilan substrat olarak kullanıldı ve reaksiyonlar 50 mM fosfat tamponunda yapıldı.19. 61080. Tıp Fakültesi. IND ve DIC gruplarında iNOS aktivitesinin azaltıldığı ve MEPR’nin 200 ve 400 mg/kg dozlarının IND ve DIC’den daha fazla iNOS aktivitesini azalttığı tespit edilmiştir. 255 . Zekai HALICI2. Yasiın BAYIR1. Fehmi ODABAŞOĞLU1. Enzimin molekül ağırlığı yaklaşık 83 kDa .7 oranında benzediği görülmüştür. daha sonra dializ ile amonyum sülfat uzaklaştırılarak ksilanaz enzimi yoğunlaştırılmıştır. Karakterizasyonu Murat KAÇAĞAN1.Km ve Vmax değerlerinin ise sırasıyle 0. Cemal SANDALLI2. IND ve DIC’nin oral uygulamalarının ardından rat pençelerinde nitrik oksit (NOS) sentaz enzim aktiviteleri araştırılmıştır. Bu sonuçlar dikkate alındığında A8 suşunun Anoxybacillus pushchinoensis’e ait yeni bir suş olduğuna karar verilmiştir. Ayrıca enzimin ksilan substratını parçalaması sonucu açığa çıkan ksiloz şekeri ince tabaka kromotografi (Thin Layer Choromotographi) yapılarak gösterildi. Co2+ β-mercaptoethanol) değişik konsantrasyonlarda enzim aktivitesi üzerine etkisi araştırıldı. Ca2+. Anahtar Kelimeler: Anoxybacillus pushchinoensis A8. Erzurum fodabasoglu@yahoo. Biyoloji ve Kimya bölümleri. Farmakoloji Anabilim Dalı. 25240. IND’nin %83.1 antiantiproliferatif etkiye sahip olduğu. DTT. Selma MUTLU1 1 Atatürk Üniversitesi. 25240. Rize Fen Edebiyat Fakültesi. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. Kadriye İNAN.5. Rize muratkacagan@mynet.com Bu çalışmada bir liken türü olan Peltigera rufescens (Weiss) Humb.909 mg/ml ve 59. Bu benzerliğin genetiksel açıdan var olup olmadığının araştırılması için yapılan 16S rRNA gen analizi sonucunda izole edilen A8 suşunun Anoxybacillus pushchinoensis’e >%97. Enzimin aktivitesi hem spektrofotometrik olarak hem de zimogram olarak native jelde gösterildi. MEPR’nin %63. Erzurum 4. 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu sonuçlar karrageninle uyarılmış akut ve cottonpelletler ile uyarılmış kronik enflamasyon modelleri kullanılarak MEPR’nin anti-enflamatuvar etkiye sahip olduğu ve bu etkinin iNOS aktivitesindeki azalmayla ilişkili olabileceği kanaatine varılmıştır. Enzimin optimum pH’sın 6. Sabriye ÇANAKÇI1. Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. EDTA.’dan Elde Edilen Metanol Ekstraktları (MEPR)’nın Wistar Ratlarda Deneysel Olarak Oluşturulan Akut ve Kronik Enflamasyon Üzerine AntiEnflamatuvar Etkileri Sevil TANAS1. Daha sonraki karakterizasyon çalışmalarında kullanmak için Qsepharose ve CM-sepharose kromotografileriyle enzim %90’ın üzerinde saflaştırılmıştır.88 U/mg olduğu tespit edildi. Dilşat Nigar ÇOLAK. Hg2+. Trabzon. Zn2+.com Yapılan morfolojik. Ayrıca karrageninle uyarılmış akut enflamasyon modelinde MEPR. ayrıca yapılan DNA-DNA hibridizasyonu ile de %76. Fen Edebiyat Fakültesi. fizyolojik ve biyokimyasal testler sonucunda. Tıp Fakültesi. Ağrı Diyadin kaplıcasından izole edilen birkaç termofilik bakteri izolatından bir tanesinin Anoxybacillus pushchinoensis bakterisine benzer olduğu gözlenmiş ve A8 izolatı olarak adlandırılmıştır. 53100. Mn2+. Mn2+. Hayati AYGUN3. Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi. Ahmet ÇAKIR5.8 ve DIC’nin %76. Fadime ATALAY1.Ali ASLAN4. Cu2+. Co2+. Bakteri %1 ksilan içeren sıvı besiyerine inoküle edilerek ksilanaz enzimi üretilmiştir. Biyoloji Bölümü. TRABZON PM 047 Anoxybacillus pushchinoensis A8 Suşundan Ksilanaz Enziminin İzolasyonu. ince tabaka kromotografisi PM 048 Peltigera rufescens (Weiss) Humb. Eczacılık Fakültesi. 2) MEPR’nin karrageninle uyarılmış pençe ödeminin gelişmesini IND ve DIC’den daha düşük oranda azalttığı 3) Kontrol grubu ile kıyaslandığında karrageninle uyarılmış modelde indüklenebilen nitric oksit sentaz (iNOS) aktivitesinin 2. Biz bu çalışma ile 1) Kronik enflamasyon modelinde cotton-pellet’lerin ağırlığının MEPR’nin 200 mg/kg dozu.5 Atatürk Üniversitesi. Gece kültürlerinden alınan süpernatant öncelikle liyofilizatorde 5 kat konsantre edilmiş.57 kat artmış olduğu bununla birlikte MEPR.

vaginata için sırasıyla 14. Bu çalışmada. Her iki mantar özütü için optimum pH değerinin 8. Aktivite genel anlamda 10–40°C aralığında oldukça yüksek olup zaman ilerledikçe fazla bir azalma göstermemiştir. S. Ağır metallerin endüstri atıklarından uzaklaştırılması için mevcut konvansiyonel fiziksel ve kimyasal süreçlerin yerine biyolojik moleküllerin kullanımı etkili bir alternatif metottur.Edebiyat Fakültesi. terreum için aktivite 10–40°C aralığında kontrol deneyine nazaran önemli bir azalış olmamıştır.Mn2+ . A. Her iki mantarın lipaz/esteraz aktivitesi içinde pH kararlılıklarının 3– 10 arasında sabit olduğu gözlenmiştir. maya. T.1 mM’lık konsantrasyonlar istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır. P. EDTA.Ni2+ . Hg ve Cd’un 0. Aspergillus.005mM’dan yüksek konsantrasyonları P. Rhizopus ve Pleurotus türleri metal kontaminasyonunda kullanılan organizmalardandır. NaN3.edu. ANS kampusu cigerci@aku. Ayrıca. vaginata için Rf değeri 0.19. Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü. Co. 61080. 61335. lipaz.Al3+ iyonlarının klorür tuzları kullanılmıştır. Cd’un 0.Ca2+. 0. Bütün bu veriler her iki mantar için de esteraz/lipaz varlığını göstermektedir.005 ve 0. sajor-caju.Na+ . Fen. vaginata için yapılan ısıl kararlılığı denemesinde en yüksek aktivite değerlerine 30°C’de ulaşılmıştır. Ayrıca iki mantar için kısa karbon zincirli bir substrat olan pNPB mevcudiyetinde aktivitenin maksimum olması ve uzun karbonlu substratlar varlığında aktivitenin oldukça azalması veya tamamen kaybolması karakterize edilen enzimlerin esteraz olabileceği sonucunu ortaya koymaktadır. Armağan DEMİRCİ.1 mM konsantrasyonlarının. 256 .47 ve 0. Pb). terreum içinse 34. farklı Pleurotus türlerinin (P. Kimya Bölümü. Muhsin KONUK.60 U/L ve 9.0. Özütlerdeki esterolitik aktiviteden sorumlu enzimin varlığını ortaya koymak için doğal protein elektroforezi yapılmış ve her bir mantar için Rf değerleri tespit edilmiştir. Özellikle bu amaç için kullanılan mikroorganizma grubu içerisinde alglerde dahil olmak üzere çeşitli bakteri.Cr3+.47 ve 0.001-0. ostreatus’un 0. terreum) mantar türlerinden hazırlanan özütlerde lipaz/esteraz enziminin karakterizasyonu incelenmiştir.Cd2+ . Biyoloji Bölümü.001mM’lık konsantrasyonunda istatistiksel olarak anlamlı bir inhibisyon meydana gelmemiş. Trabzon 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ali DEMİR Afyon Kocatepe Üniversitesi.20 U/L ve 0. Penicillium.tr Endüstriyel atık sularda bulunun ağır metallerin toksik derişimleri önemli çevre problemlerini beraberinde getirmektedir. TRABZON PM 049 Amanita vaginata ve Tricholoma terreum Mantarlarından Hazırlanan Özütlerdeki Lipaz/Esteraz Enziminin Karakterizasyonu Ümmühan ÇAKMAK1.Co2+. Trabzon ummuhancakmak_ch@hotmail. Özellikle Pleurotus türleri biyodegradasyon çalışmalarında sıkça kullanılmaktadır. Özütlerin p-nitrofenil bütirat (pNPB) substratı varlığında en yüksek aktivite gösterdiği tespit edilmiştir. A. Esterolitik aktivite üzerinde metal iyonların etkisini açıklamak için NH4+ . mantar türlerini saymak mümkündür. vaginata) ve Tricholoma terreum (T. Bu nedenle çalışmamızda bazı metallerin (Ni. ostreatus. T.01 ve 0.K+ . Özlem FAİZ1. daha yüksek konsantrasyonlarda inhibisyon anlamlı bulunmuştur. Cd hariç denenen tüm metallerin uygulanan konsantrasyonları istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.071 mM.61. Fatih Eğitim Fakültesi. Mantarlardan Neurospora.Li+ . Mine AYDIN. Anahtar Kelimeler : Amanita vaginata. florida ve P. Trabzon’un Maçka ilçesinin Lişer yaylasından toplanan Amanita vaginata (A. Hg. P. P. Nejdet SAĞLAM. PMSF. terreum için ise Rf değeri 0.42 olarak hesaplanmıştır. Zn.Cu2+. DTT gibi kimyasallarının enzim aktivitesi üzerine etkileri incelenmiş ve bu inhibitörlerin I50 değerleri hesaplanmıştır.6 µM olarak hesaplanmıştır.001mM Pb konsantrasyonları hariç uygulanan tüm metal konsantrasyonlarındaki inhibisyonu anlamlıdır. sajorcaju’ nun gelişimini inhibe ettiği saptanmıştır. Lineweaver –Burk eğrisinden elde edilen Vmaks ve Km değerleri A. Tricholoma terreum. Cd. optimum sıcaklığın ise 30–40 ˚C’ de olduğu belirlenmiştir. Ertuğrul SESLİ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hakkı CİĞERCİ. Ağır Metallerin Etkisinin Belirlenmesi İ. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA1. florida’daki inhibisyon. Zn.05). esteraz PM050 Farklı Pleurotus Türleri Gelişimi Üzerine.Hg2+ . P. biyoteknolojik öneme sahip hidrolaz sınıfı enzimlerdir.01 mM’dan düşük konsantrasyonları anlamlı değil iken. T.com Lipazlar ve esterazlar ester bağlarını parçalayabilen. 0. Fen Edebiyat Fakültesi. sajor-caju) gelişimi üzerime etkileri belirlenmiştir. Ahmet ÇOLAK1. Ni ve Pb’un uygulanan tüm konsantrasyonlarının. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Elif KORCAN. Co’ın ise 0.

TritonX-100. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu Cemal SANDALLI1. Tween20. IPTG ile indüklenerek protein T7 promotoru altında üretildi ve saflaştırıldı. Bacillus türlerine ise %84 oranında benzer olduğu belirlendi. DMSO. Gene ait nükleotid sırası GenBankta yer alan AY205293 numaralı Bacillus licheniformis ChiB geni ile karşılaştırıldığında bu gene nükleotid ve aminosit düzeyde %99 (toplam 7 baz ve 4 amino asit farklılık) benzer olduğu belirlendi. UTP’den CTP oluşumunu ATP bağımlı olarak sentezler. EDTA) enzim aktivitesi üzerine etkisi 1 mM substrat konsantrasyonunda araştırıldı. Gen restriksiyon endonukleazlar yönünden incelendiğinde BamHI ve XhoI için kesim bölgesi içermediğinden pGEX-4T-3 vektörünün bu bölgesine GST proteinine bitişik olarak klonlandı. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. bu amonyumu kullanarak UTP’nin aminasyonunu sağlayarak CTP oluşumunu sağlar. p-nitrophenyl-N-acetyl-β-D-N-N'- diacetylchitobiose. Hakan KARAOĞLU2 1 Rize Üniversitesi. toplam 592 aminoasitlik bir proteini kodladığı ve N-terminal kısmında 35 aminoasitlik bir signal peptid bulunduğu belirlendi. Sentez esnasında gerekli azot kaynağını amonyum veya Lglutaminden sağlayabilir.5 ve optimum sıcaklığının 65ºC olduğu belirlendi. Fen Edebiyat Fakültesi. Rekombinant enzimin karakterizasyonunda. Ekspresyonu. Biyoloji Bölümü.4. N-terminal domein ise. Aktivite deneyleri sonucu Bacillus licheniformis A1 kitinaz enziminin optimum pH’sın 6. Ali Osman BELDÜZ2 1 Rize Üniversitesi. Enzime ait bazı özellikler ekstraselüler sıvıda tanımlamıştı. Genin stop kodonu ile birlikte toplam 1593 nükleotid uzunluğunda olduğu ve 530 amino asitlik bir polipeptidi (~58 kDa) kodladığı belirlendi. Bacillus licheniformis A1 ChiB geninin toplam uzunluğunun stop kodonu ile birlikte 1799 baz çifti olduğu. Şu ana kadar tanımlanan prokaryotik CTP sentetazların iki domeinli tek bir polipeptid olduğu gözlenmiştir.com Cytidine 5’-triphosphate synthase (ctp sentetaz: EC 6. Fen Edebiyat Fakültesi. Yapılan bu çalışma neticesinde Bacillus licheniformis A1 suşunun kitinaz B genine (ChiB) spesifik iki adet primer kullanılarak genomik DNA’dan coğaltıldı ve pGEM-T Easy vektorüne klonlanarak gene ait tüm nükleotid sırası belirlendi. TRABZON PM 051 Bacillus licheniformis A1 Suşundan Termofilik ChiB Geninin Klonlanması. 61080.6-bifosfat aldolaz geni diziliminde yer aldığı belirlendi. Yürütülen çalışmalar bu yeni izolatın kalloidal kitinli minimal agar petrilerinde büyüyebildiği ve çok açık bir zon oluşturduğu gözlenmişti. EcoRI ile kesilen bakteri genomu aynı enzim ile kesilmiş pUC18’e klonlandı ve yaklaşık 4 kb’lık bir EcoRI fragmentinin ctp sentetaz genini taşıdığı plazmit üzerindeki tüm fragmentin sekans analizi ile belirlendi. Ali Osman BELDÜZ2. ChiB. Ctp sentetaz geninin Anoxybacillus gonensis G2 genomunda PyrARecA-Fruktoz-1. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi.coli BL21 (DE3) hücrelerine transforme edildi. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Trabzon csandalli@yahoo. Gen. amino asit düzeyinde ise Geobacillus türlerine %88-89 oranında. Rekombinant enzim E.3. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bazı kimyasalların (üre. Anahtar Kelimeler: Bacillus licheniformis A1.2). glutamine amid transfer (GAT) domeini olarak adlandırılır ve glutaminin hidrolizini gerçekleştirerek açığa NH3 çıkarır. pET-28a vektörünün NdeI ve HindIII bölgesine His-Taq kuyruk içerecek şekilde signal peptid sırası hariç klonlanarak E.19. Rekombinant protein SDSPAGE’de yürütülerek yaklaşık 63 kDa’luk bir enzim olduğu gözlendi. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Anoxybacillus gonensis G2 bakterisine ait ctp sentetaz geni (PyrG) shotgun metodu ile klonlandı. Bilinen ctp sentetaz genleri ile karşılaştırıldığında diğer ctp sentetaz genlerine nükleotit düzeyinde Bacillus amyloliquefaciens’e %74 oranında.com Ağrı Diyadin kaplıcasından yürütülen çalışalar neticesinde termofilik bir Bacillus licheniformis bakterisi daha önceki çalışmalar kapsamında tanımlanmıştı. Murat KAÇAĞAN2. 53100. p-nitrophenyl-N-acetyl-β-DN-N'-diacetylchitobiose [pNP-(GlcNAc)2]. Trabzon csandalli@yahoo. Biyoloji Bölümü. Cterminal domeini. Purifikasyonu ve Karakterizasyonu Cemal SANDALLI1.coli BL21 (DE3) 257 . PEG. Enzimin aktivitesi 50 mM fosfat tamponu içinde hem spektrofotometrik hem de SDS-PAGE’de gösterildi. Glutamine substrat olduğunda sentez reaksiyonunun başlayabilmesi için GTP allosterik faktör olarak gereklidir. Amino asit sırası korunmuş motifler yönünden incelendiğinde C-terminal domeinde yer alan GXXXRLG motifine sahip olduğu gözlendi. 4methylumbelliferyl β-D-N-N'-diacetylchitobioside [4-MeU-(GlcNAc)2] substrat olarak kullanıldı. 4-methylumbelliferyl β-D-N-N'diacetylchitobioside PM052 Anoxbacillus gonensis G2 Bakterisinin CTP sentetaz (pyrG) Geninin Klonlanması. 61080. 53100. Sabriye ÇANAKCI2.

bakteri üreme sıcaklığı 37°C. saatte amilaz aktivitesi en yüksek pirinç ve buğday kepeği karışımında bulunmuştur. bakterisi kullanılmıştır. 40 saatin sonunda biyokütle besi yerinden uzaklaştırılmıştır (Spor set). nem oranı %30 ve en uygun kepek karışımları %15 buğday ve %15 pirinç karışımı belirlenerek amilaz enzim aktivite değerlerine bakılmıştır. Kullanılan substratlarda Bacillus sp. ve 8. Zübeyde BAYSAL2 1 Dicle Üniversitesi. glutatyon s-transferaz ve glutatyon redüktaz enzimlerinde meydana getirdiği değişimler incelenmiştir. Anoxbacillus. Uygulamaların katalaz. Anahtar Kelimeler: Ctp sentetaz. uygulama süresine ve uygulanan doza bağlı olarak hücrelerde strese neden olduğu belirlenmiştir. saatte. TRABZON hücrelerinde ekspres edildi ve glutatyon sefaroz 4B matriks kullanılarak saflaştırılıp enzim aktivite deneyleri için hazırlandı. süperoksit dismütaz (SOD). İlk uygulamada 40 saat boyunca minimal besi yerinde büyütülen hücreler sabit konsantrasyonda (10 ppm) ağır metal ile indüklenmiş ve 1. chrysosporium model sisteminin Cd2+ ve Cu2+ ağır metallerine karşı geliştirdiği yanıt antioksidan enzimler düzeyinde incelenmiştir.tr Son yıllarda diğer tekniklere oranla daha fazla ürün elde edilmesinden ötürü Katı Faz Fermantasyon Tekniği (SSF) Biyoteknolojik ve endüstriyel alanlarda gittikçe artan bir önem kazanmaktadır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ön inkübasyondan sonra SSF ortamına alınarak elma. 15. saat sonunda filtre edilmek sureti ile besi yerinden toplanmıştır (vejetatif set).edu. süperoksit dismütaz (SOD). Bu çalışmada P. Fikret UYAR1. Uygulanan metale bağlı olarak farklı enzimatik tepkilerin ortaya çıktığı tespit edilmiştir. 21280. Biyokütle eldesinde iki farklı yol takip edilmiştir.19. Biyoloji Bölümü.com 1 Beyaz çürükçül bir fungus olan Phanerocahaete chrysosporium (ATCC 24725).. Biyoloji Bölümü. Kayseri gulertoprak38@gmail. Bacillus. nem oranı %20 ve en uygun kepek karışımları %5 buğday ve %15 pirinç karışımı belirlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. mercimek. pirinç kepeklerinin. Kimya Bölümü. saatte proteaz aktivitesi en yüksek pirinç ve buğday kepeği karışımında bulunmuştur. Glutatyon sefaroz PM053 Bazı Bitki Atıklarından Katı Faz Fermantasyon Tekniği ile (SSF) Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Hakan KARATAŞ1. 4. Fen Edebiyat Fakültesi. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. SSF tekniği kullanılarak ekonomik değeri olmayan bitkisel atıklar ile yapılan çalışmalardan elde edilecek enzimlerin yüksek seviyede üretilebilmesi için SSF tekniğinin bir takım özellikleri incelendi. askorbat peroksidaz. amilaz.. Diyarbakır karatash@dicle. pH’sı 8. askorbat peroksidaz (APx). Fen Edebiyat Fakültesi. İkinci uygulamada ise hücreler 0. proteaz. ağır metal ve diğer kirleticilerin biyorpsiyonu amacı ile yaygın olarak kullanılmaktadır. bakterisinin 24. muz kabuğu. Proteaz aktivitesi için aynı kepeklerin bulunduğu ortamda substrat parça büyüklüğü 1000 µm. ve 20 ppm) ağır metal ile indüklenmiş. katalaz (CAT). Veysel TOLAN1. ekstrasellülar enzim PM054 Cd(II) ve Cu(II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Phanerochaete chrysosporıum‘da Antioksidan Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Güler TOPRAK1. ağır metal. Cu2+’nın antioksidan enzim sisteminin tetiklenmesinde Cd2+’a nazaran daha etkili olduğu belirlenmiştir. bakterisinin 48. değişen konsantrasyonlarda (5. bakteri üreme sıcaklığı 37° C. pH’sı 6. Fen Bilimleri Enstitüsü. Ağır metallerin hücre içine alındığı. pGEX-4T-3. Kullanılan substratlarda Bacillus sp. mısır ve pamuk bitki atıklarının bulunduğu ortamda substrat parça büyüklüğü 1000 µm. 21280. Anahtar Kelimeler: SSF. Bu teknikte substrat olarak ticari önemi olmayan veya az olan ve çevre kirliliğine yol açan bazı bitki atıklarının kullanılmasıyla ekonomik ve ekolojik açıdan yarar sağlanması amaçlanmaktadır. 2. Diyarbakır 2 Dicle Üniversitesi. buğday. Servet ÖZCAN2 Erciyes Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Phanerocahaete chrysosporium. Çalışmalarımızda Van Gölü kıyısından izole edilen Bacillus sp. glutatyon s-transferaz (GST) ve glutatyon redüktaz (GR) 258 . 10.

TRABZON PM 055 Ülkemizde Doğal Olarak Yetişen ve Kültürü Yapılan Bazı Mantar Türlerinin Besinsel İçeriklerinin Belirlenmesi Sevda KIRBAĞ. A.21 ve % 2. A. P. 4 ˚C’de ve 24 saat sonunda enzimin aktivitesini % 90 oranında koruduğu gözlenmiştir. % 5. Fatih Eğitim Fakültesi.9. % 91.97 ve % 3. lezzetli spesifik yabani ve kültür mantarların (P. Anahtar Kelimeler: Russula delica. P.18. Mehmet AKYÜZ. Difenolaz aktivitesi için optimum sıcaklığın 30 ˚C olduğu ve bu sıcaklıkta 1 saat sonunda enzimin aktivitesini % 88 oranında koruduğu belirlenmiştir. Cu2+ iyonlarının ise sırası ile % 3. polifenol oksidaz.64 olan iki bant gözlenmiştir. eryngii var. Al3+.33. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA1. sajor-caju’da. K+. nem. Ahmet ÇOLAK1.5. difenolaz 259 . T. eryngii var. % 94. Mono fenollerin odihidroksi fenollere hidroksilasyonu (monofenolaz aktivitesi) ve o-dihidroksi fenollerin o-kinonlara oksidasyonu (difenolaz aktivitesi). % 10. % 90. Zn2+. sajor-caju ve A. ekonomik değeri yüksek.5. P.0.2. % 7. Pleurotus spp. % 92. % 9. Bu veriler ışığında Russula delica’dan hazırlanan ham özütteki PFO enziminin genel PFO inhibitörleri ve bazı metal iyonlarına karşı hassas özellikler sergilediği ve hafif asidik pH’larda kararlı olduğu söylenebilir.14. ostreatus.8. kül. eryngii’de. 61080. % 5. % 93. 61335. Bu çalışmada.4dihidroksi fenilalanin (L-DOPA) ile boyanan doğal elektroforezinde Rf değerleri 0. % 94. Mn2+. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. eryngii.5. % 23.33 mM olarak belirlenmiştir.2. bisporus’da. bitki ve hayvanlara kadar geniş canlı gruplarında bulunan.43. boudieri.7 .00 ve % 2.tr Bu çalışmada Ülkemizde. Melike YILDIRIM1. Ham özütün 3.5 mM nihai konsantrasyonda % 100 inhibisyon sağladığı. Ertuğrul SESLİ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi.1) mikroorganizmalardan.19. bisporus) besin değerleri araştırılmıştır.8.34 ve 0. 4-metil katekol (4-MK).2. % 94. Fen-Edebiyat Fakültesi.90. sodyum metabisülfit.4. % 8. P. 8mM . Askorbik asit.5. % 92. sistein ve benzoik asit kullanılarak yapılan inhibisyon çalışmasında askorbik asidin 0.. 23119. % 6.5. 32 mM nihai konsantrasyonlarda yaklaşık % 90 inhibisyona neden oldukları tespit edilmiştir. % 7. ham protein ve ham yağ içerikleri sırasıyla. P. bisporus PM 056 Yabani ve Yenilebilir Bir Mantar Olan Russula delica’dan Elde Edilen Ham Özütten Polifenol Oksidaz Enziminin Difenolaz Aktivitesinin Karakterizasyonu Şaban KESKİN1.6. yabani ve yenilebilir bir mantar olan Russula delica’dan elde edilen ham özütteki PFO enzimi spektrofotometrik bir yöntem kullanılarak karakterize edilmiştir. % 89. Enzimin aktivitesi için oksijen gereklidir ve oksijen varlığında enzim iki farklı reaksiyonu katalizler. % 3 oranlarında aktivasyona neden oldukları tespit edilmiştir. monofenolaz.0. T. % 7.edu. 1mM nihai konsantrasyonda bazı metal iyonlarının enzim aktivitesi üzerine etkisi incelendiğinde. Difenolaz aktivitesi için 4-MK varlığında Vmaks = 384. Bu aşamadan sonraki çalışmalarda 4-metil katekol substrat olarak kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Besinsel içerik. P. ferulae.0. % 15. % 25.com Polifenol oksidaz (PFO) ya da tirosinaz (E. % 92. Co2+.33 olarak saptanmıştır. Hg2+ ve Cd2+ iyonları farklı oranlarda inhibisyona neden oldukları.13 ve % 3. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ni2+. Substrat özgünlüğü için katekol. % 20. % 8.48 ve % 0. Kimya Bölümü.55 ve % 2.C.0 olarak bulunmuş ve bu pH’da. % 14. % 8. Nilay ONGANER Fırat Üniversitesi.87. boudieri. % 20. Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü. ostreatus’da. Trabzon 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. % 92. oksidoredüktazlar sınıfına ait bir metaloenzimdir.3. A. PFO sebze ve meyvelerin esmerleşme proseslerinden sorumludur. diğer inhibitörlerin ise sıra ile 1 mM .5. organik madde. % 91. P. prostetik grup olarak bakır(II) iyonu ihtiva eden. boudieri’de. T. Kuru madde. ferulae’de.8. Trabzon sabankeskin61@hotmail.5. Yakup KOLCUOĞLU1.1. Fen Edebiyat Fakültesi.6 µM dak-1 mg protein-1 ve Km = 3.1.0. Elazığ skirbag@firat. % 5. Ca2+.13. Russula delica’dan elde edilen ham özütün difenolaz aktivitesi için optimum pH 5. L-DOPA ve dihidroksifenil propiyonik asit substratları kullanılmıştır ve en yüksek aktivitenin 4-metil katekol varlığında olduğu gözlenmiştir.5. % 8.

Su sıcaklığı 78°C ve Ph’sı 6. ıhlamur gibi orman ağaçları bulunmaktadır. Nystatin 100 iu. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi. 34. Annarita POLI2.7 civarındadır. Napoli 80078 Italy rgguven@dicle. Fen Bilgisi Ögretmenliği ABD. Lincomiysin 15 mcg. DL-a-fosfoasidik asit dipalmitol) bir tanesi de standartlara karşılık gelmediği tespit edilmiştir. Giresun demetmert@ktu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Karakterizasyonu ve Ekspresyonu Demet MERT1.Bu çalışmada. Bu çalışmada.edu.19. Barbara NICOLAUS2 1 Dicle Üniversitesi.edu. Çalışmada 18 tane farklı antibiyotik kullanılmıştır.7 civarındadır. Fen Edebiyat Fakültesi. Yapılan biyoassay çalışmaları sonucunda bakterinin Coleoptera ordosuna ait olan Agelastica alni larvaları üzerinde %100 öldürücü etkiye sahip olduğu belirlendi. badem. karaağaç. Kazım SEZEN1. kayısı. Anahtar Kelimeler : Antibiyotik. erik. bakterinin toplamda 6 tane fosfolipit içerdiği ve TLC üzerinde görünen 3 bantın minör (1. TRABZON PM 057 Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Edilen Anoxybacillus Cinsi Bakterinin Fosfolipit Çeşitlerinin Analizi Reyhan GÜL GÜVEN1. Fusidik asit 10 mcg.tr Taşlıdere sıcak su kaynağı Batman ilinin Kozluk ilçesine bağlı Şelmo nahiyesinin 7 km kuzeybatısındadır. Konukçuları arasında fındıktan başka meyve ağaçlarından elma. Remziye NALÇACIOĞLU1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. armut. Biyoloji Bölümü.Bu çalışmada Anoxybacillus cinsi bakterinin Penisilin 2iu. dipalmitol-gliserol-3fosfoetanolamine. edilmiştir. Biyoloji Bölümü. biyokimyasal ve genetik analizler sonucunda Anoxybacillus cinsi olduğu saptanan bakterinin lipit analizi (fosfolipit çeşitleri ) ince tabaka tomografisi (TLC) ve sekiz tane fosfolipit standardı kullanılarak tespit edilmiştir.Araştırmada. Pozzuoli. Zihni DEMİRBAĞ1. Annarita POLI2. meşe. Biyoloji Bölümü. kavak. bu bakterinin cry3 genini içerdiği tespit edildi. Daha önce yürütülen çalışmalarımızda Karadeniz bölgesinde fındık ağaçlarından toplanan Xyleborus dispar zararlısından bakteri izolasyonu yapılmış ve izole edilen bu bakteriler arasında bir tanesinin Bacillus thuringiensis olduğu belirlenmiştir. Ampicilin 25 mcg.tr Son yıllarda yapılan çalışmalar ve gözlemler ürün veren kaynağı kurutarak verimi azaltan ve fındık bahçelerinde yoğun olarak bulunan Xyleborus dispar (Fabricius)’ın önemli bir zararlı olduğunu göstermiştir. Pozzuoli. ve Bacitrin 10 iu’a dirençli olduğu aynı kaplıcadan izole edilen Bacillus cinsi bakterinin ise yalnız Nystatin 100 iu ‘a dirençli olduğu tespit edilmiştir. bu kaynaktan izole edilen ve morfolojik.2. bu kaynaktan izole edilen ve morfolojik. 61080. CNR. çınar. via Campi Flegrei n. thuringiensis’in.TLC. fizyolojik.tr Taşlıdere sıcak su kaynağı Batman ilinin Kozluk ilçesine bağlı Şelmo nahiyesinin 7 km kuzeybatısındadır. kızılağaç. Çoğaltılan gen PGEMT vektörüne klonlandı ve dizin analizi yapıldı. Genin ait olduğu cry3 alt grubunu belirlemek için cry3 sınıfına ait daha özel primerler kullanıldı ve genin kodlayan bölgesi bütünü ile bakteri genomundan PCR ile çoğaltıldı.sıcak su kaynağı PM 058 Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Edilen Anoxybacillus ve Bacillus Cinsi Bakterilerin Antibiyotiklere Dirençlilikleri Reyhan GÜL GÜVEN1.) (Coleoptera: Scolytidae) polifag bir zararlıdır. Fen Edebiyat Fakültesi. 3-sn-fosfatidil L-serin (bovine brain). 3 bantın ise majör olduğu (-rac-1. üniversal primerler kullanılarak yapılan PCR analizi sonucunda. Hatice KATI2. Su sıcaklığı 78°C ve pH’sı 6. 28100. Elde edilen sıranın 260 . kayın. kestane. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare. Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare. Bacillus cinsi bakterinin bu durumu dikkat çekicidir. Kemal GÜVEN1. CNR. bir tanesi de standartlara karşılık gelmediği. vb. 34. Napoli 80078 Italy rgguven@dicle. fizyolojik. Kemal GÜVEN1. via Campi Flegrei n. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi. Anahtar Kelimeler: fosfolipit.3-sn-fosfatidil-rac-gliserol sodyum klorür. Barbara NICOLAUS2. Bacillus PM 059 Fındık Zararlısı Xyleborus dispar’dan İzole Edilen Bacillus thuringiensis’e Ait cry3Aa (δendotoksin) Geninin Klonlanması. Chloromfenicol 10 mcg. Fen Bilgisi Ögretmenligi ABD. Dalkıran olarak bilinen Xyleborus dispar (F. Anoxybacillus. Erhan ÜNLÜ1 1 Dicle Üniversitesi. ile gürgen. şeftali. biyokimyasal ve genetik analizler sonucunda Anoxybacillus ve Bacillus cinsi olduğu saptanan bakterilerin antibiyotiklere dirençlilikleri 2 farklı yöntemle test Anoxybacillus.edu. Bu çalışmada Xyleborus dispar’dan izole edilen B. söğüt.

Ekspresyon vektörü tarafından ekspreslenen cry3Aa proteini izole edildi ve SDS-PAGE analizi yapıldı. Salih DOĞAN3. 61080. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. öldürülmüş formları veya üretmiş oldukları metabolitlerden yararlanılmaktadır. TRABZON literatürdeki cry3 genleri ile karşılaştırılması sonucu bu bakteriye ait cry3 geninin Bacillus thuringiensis subsp tenebrionis’in sahip olduğu cry3Aa ile %100 benzer olduğu belirlendi. rüzgar ve yağmurun etkisiyle yayılma alanı geniş alanları kapsar. Agah İkbal İNCE2. parazitoyitleri. Fen Edebiyat Fakültesi. Günümüzde kullanılan mikrobyial pestisitlerden. bakteri. 261 . Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. bu canlılar. kestane ve fındık gibi birçok meyve ağacında zararlar meydana getirerek önemli ürün ve ekonomik kayıplara neden olurlar. Ölen konukçu binlerce mikroorganizmayı etrafa dağıtır. Zihni DEMİRBAĞ1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. zararlıların predatörleri. Mikrobiyal pestisitler entomopatojenlerden elde edilir. Zararlı türler ile beslenen birçok canlı türü vardır. patojenleri kullanılarak yapılan mücadele çalışmalarına “Biyolojik Mücadele” adı verilir.edu. Anahtar kelimeler: Bacillus thuringiensis. Zararlıların popülasyonlarını ekonomik zarar eşiğinin altında tutmak amacıyla. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. Patojenlerin. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. 12 fungus. Doğadaki canlıların popülasyonları beslenme ilişkisinin gereği olarak belirli bir dengede devam etmektedir. 44 nematod. thuringiensis’in. özellikle II. cry3Aa δ-endotoksin. bu kimyasal maddelerin birçok olumsuz etkileri ortaya çıkmıştır. Dadaşkent. dünya savaşından sonra sentetik organik maddelerin sentezi ve zararlılara karşı aşırı kullanımı sonucu.19. bakterideki insektisidal toksininin veya toksin geninin zirai mücadele amacıyla kullanılabileceği bu çalışma ile belirlenmiş oldu. Keza insan sağlığı açısından önem arz eden böcek ve akarların mücadelesinde entomopatojen bakterilerden Bacillus thringiensis. Bu çalışmada insan sağlığını tehdit eden böcek ve akarlar belirtilmiş ve bu zararlılarla mücadelede entomopatojenlerin kullanılma imkanları literatür ışığında tartışılmıştır. Xyleborus dispar’dan izole edilen ve detaylı identifikasyonu yapılan B. Neticede 73 kDa’luk bir protein bandı belirlendi. Fatih SEZEK3 1 Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü. sentetik pestisitlerin insan ve çevre sağlığına olumsuz etkileri. Dünyada giderek artan çevre bilinci. kayısı. Ayrıca. Hacer MURATOĞLU1. Bu canlılara doğal düşman adı verilir. zararlı böcek ve akarlar. Ömer Faruk ALGUR2. Anahtar Kelimeler: İnsan sağlığı. Xyleborus dispar. doğal dengenin bozulması gibi sebepler sonucu son yıllarda mikrobiyal pestisitler üzerinde daha yoğun çalışmalar yapılarak birçok biyopreparatın piyasaya verilmesine sebep olmuştur. Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi. konukçu içerisinde çok hızlı çoğalmaları ve küçük cesametli olmaları sebebiyle kitle halinde üretimleri kolay olmaktadır. Biyoloji Bölümü.tr Bir orman zararlısı olan Lymantria dispar. fungus. Giresun idemir@ktu. Kadriye ÖZCAN1. 104 bakteri. biyolojik mücadele. Biyoloji Bölümü.com Günümüze kadar halk sağlığı açısından önem arz eden zararlıların mücadelesi kimyasal ilaçlarla yapılmış. Halk sağlığı açısından önem arz eden zararlı arthropodlara karşı insan ve çevreye dost mikrobiyal pestisitlerin kullanımı günümüzde ön plana çıkmıştır. mikrobiyal pestisitler PM 061 Lymantria dispar (Lepidoptera: Lymantriidae)’dan elde edilen bakterilerin identifikasyonu İsmail DEMİR1. Mehmet Nuri AYDOĞAN2. Bu gen tarafından üretilen proteini belirlemek için genin kodlayan bölgesi ekspresyon vektörü pET28a’e klonlandı ve cry 3Aa proteininin ekspresyonu gerçekleştirildi. zararlıları baskı altında tutarak popülasyon artışını sınırlamaktadırlar. İşte. Böylece daha önce tanımlanan bu bakterinin içermiş olduğu toksin geninin detaylı identifikasyonu yapıldı. armut. fındık zararlısı PM 060 Halk Sağlığı Açısından Önem Arzeden Zararlı Arthropodların Mücadelesinde Mikrobiyal Pestisitlerin Kullanılma Olanakları Engin KILIÇ1. 8 virüs ve 6 protozoon preparatının bulunduğu belirtilmektedir. Erzurum erzurumlue@hotmail. başta meşe olmak üzere birçok geniş yapraklı orman ağacında zarar oluşturmaktadır. Sonuç olarak. Biyoloji Bölümü. Özellikle. Entomopatojenler parazit mikroorganizmalar olup konukçularının ölümüne sebep olurlar. Zararlılarla mücadelede. funguslardan Beauveria bassiana ve virüslerden ise baculovirüsler kullanılmaktadır. erik. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi. elma. virüs ve protozoonların bizzat kendileri. Biyoloji Bölümü. Bunun sonucu olarak zararlılarla mücadelede kimyasal mücadele dışındaki mücadele yöntemlerine önem verilmeye başlanmış ve biyolojik mücadele önem kazanarak zararlıların doğal düşmanlarının tespiti ve biyolojik mücadelede kullanılma olanaklarının araştırılmasına ağırlık verilmiştir.

API test sonuçları ve 16s rRNA gen sekans analizlerine göre yapıldı. Acinetobacter calcoaceticus (Lydi3). TRABZON Bu ve benzeri zararlılara karşı bir yerel mikrobiyal mücadele etmeni geliştirmeye yönelik olarak. Serratia marcescens (Lydi4). Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. ülkemizde önemli bir tarım ve endüstriyel ürün zararlısı olan Agrotis segetum Schiff. Tp12 olarak numaralandırılan izolatın Brevibacterium cinsine ait olduğunu gösterdi. 61080. biyokimyasal. 16S rRNA analizi ve Vitek testi sonuçlarına göre tanımlamaları yapıldı. 3 ve 4. moleküler özellikleri. fizyolojik. Lydi7’de cry3. 16S rRNA gen sekans analizleri ve Vitek bakteriyal identifikasyon sistemi kullanılarak izolatların karakterizasyonları yapıldı. Analiz sonuçları. Enterococcus gallinarum (As8) ve Stenotrophomonas maltophila (As9) olarak tanımlandı. İzolat sarı renkli ve yuvarlak koloni morfolojisine sahip. (Lepitoptera: Noctuidae)’dan Bakteri İzolasyonu ve Karakterizasyonu Ali SEVİM1. başta kızılçam olmak üzere çeşitli çam türlerinde tahribatlara sebep olmaktadır. Klepsiella spp. aurantiacum DSM 20426T suşuna benzediği ve DNA G+C içeriğinin de %69. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Agah İkbal İNCE1. (Lydi5). Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ayrıca. Anahtar Kelimeler: Agrotis segetum. API ve Vitek sonuçları ve 16S rRNA sekans analizlerine göre yapıldı. Biyoloji Bölümü. Zihni DEMİRBAĞ2 1 Giresun Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Bu zararlıya karşı bir mikrobiyal mücadele etmeni geliştirmeye yönelik yapılan çalışmalarda Thaumetopoea pityocampa larvalarından bakteriyal izolatlar elde edildi. Trabzon alisevim@ktu. Karadeniz Bölgesi’ndeki farklı fındık bahçelerinden Lymantria dispar larvaları toplandı. fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri belirlendi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Brevibacterium. Gram pozitif. Bacillus thuringiensis (Lydi9) şeklinde tanımlandı. (Lydi2). 2. (Lepidoptera: Thaumetopoeidae)’dan İzole Edilen Yeni Bir Brevibacterium Türünün Tanımlanması Hatice KATI1. yeni tür. aurantiacum DSM 20426T’ye benzemektedir. Bacillus sp. Lydi8’de cry1 ve 2 ve Lydi9’da cry1 ve 4 olduğu tespit edildi. Acinetobacter calcoaceticus (As5). Elde edilen izolatların morfolojik. Yağ asidi metil ester analizi sonuçlarına göre yeni izolatın temel yağ asitlerinin yaklaşık %64 oranında C15:0 anteiso içerdiği belirlendi. İsmail DEMİR2. DNA-DNA homoloji testine göre %10. İzolatların morfolojik. Pseudomonas putida (As7). Moleküler karakterizasyon için 16S rRNA sekans analizi yapıldı ve sekans sonuçları gen bankasındaki referans sıralarla karşılaştırıldı. B. PM 063 Thaumetopoea pityocampa Schiff. Bacillus megaterium (As3). izolatın bilinen Brevibacterium türlerinden farklı olduğunu ortaya koymakta ve bunun Thaumetopoea pityocampa’dan elde edilmiş yeni bir Brevibacterium türü olduğunu göstermektedir.3) oranında B. API ve Vitek identifikasyon sistemleri kullanılarak özellikleri belirlendi.19. Elde edilen toplu sonuçların karşılaştırılması. (As2).tr Bu çalışmada. Enterobacter aerogenes (As4). 262 . Bunun için Doğu Karadeniz Bölgesi’nin farklı yerlerindeki tarım alanlarından Agrotis segetum larvaları toplandı. segetum’dan elde edilen 9 bakteriyal izolat Bacillus cereus (As1). Fen Edebiyat Fakültesi. Bu izolatların karakterizasyonları morfolojik. Anahtar Kelimeler: Lymantria dispar. İsmail DEMİR2. Buna göre izolatlar Pantotea agglomerans (Lydi1). aerobik bir bakteridir. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu benzerliğine rağmen izolat. 16S rRNA sekans sonuçlarına göre yeni izolatın %94 oranında en yakın olarak B.8 (13. fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri.edu. Bu larvaların toplam bakteriyal florasını belirlemek için larvalardan bakteri izolasyonları yapıldı.. fizyolojik ve biyokimyasal özellikler.edu. Bacillus thuringiensis (Lydi6). (As6). Erwinia spp. fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri tespit edildi.tr Ağaçların tüm iğne yapraklarını yemek suretiyle zararlara neden olan Thaumetopoea pityocampa. Anahtar Kelimeler: Thaumetopoea pityocampa. Fen Edebiyat Fakültesi. Bacillus thuringiensis (Lydi7). (Bozkurt)’un bakteriyal florası belirlenmiştir. İzolatların tanımlanması morfolojik. 53100. Enterobacter sp. Bu larvalardan toplam bakteri izolasyonları yapıldı. Trabzon hkati@ktu. bakteriyal karakterizasyon PM 62 Agrotis segetum Schiff. thuringiensis izolatlarında yapılan cry gen analizlerinde Lydi6’da cry1. hareketsiz. Zihni DEMİRBAĞ2 1 Rize Üniversitesi. Buna göre A. bakteriyal flora. Bacillus thuringiensis (Lydi8).8 mol olduğu belirlendi. Biyoloji Bölümü. Elde edilen 9 bakteriyal izolatın morfolojik.

mantarlar. Biyolojik mücadelede kullanılan mikroorganizmaların %90’nını Bacillus thuringiensis oluşturmaktadır. toprak grubu bakteriler en çok gelecek vaat eden biyolojik kontrol ajanlarıdır. Bu çalışmada topraktan izole edilen üç Bacillus thuringiensis izolatının ve kontrol suşlarının cry2 gen içerikleri. TRABZON PM 064 Topraktan İzole Edilen Bacillus thuringiensis İzolatlarının cry2 Genlerinin Belirlenmesi ve Lepidoptera Larvaları Üzerine Olan İnsektisidal Etkilerinin Belirlenmesi Fatma ÖZTÜRK1. Abdurrahman AYVAZ1 1 Erciyes Üniversitesi. cry2 geni. nematodlar ve protozoa grubuna ait organizmalar kullanılmaktadır. fungusların ve alglerin kullanıldığı bilinmektedir. Anahtar Kelimeler: Biyolojik mücadele. Ağır metallerin gerek endüstriyel atık sulardan ve gerekse ağır metal ile kirlenmiş/kirletilmiş çevresel su kaynaklarından uzaklaştırılmasında çeşitli kimyasal ve fiziksel süreçler kullanılmaktadır.edu.19. Bu sonuçlar. sp. Ankara fozturk@erciyes. decanicus ve Geobacillus thermoleovorans subsp. ağır metal. Bu amaçla. MIC. stromboliensis’in farklı metal konsantrasyonlarının üreme ve biyoakümülasyonu üzerine etkileri test edildi. termofilik karakterdeki Geobacillus toebii sub. parasporal kristal yapıları ve bu izolatların depo zararlısı Ephestia kuehniella Zeller üzerine olan toksik etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü.Kayseri 2 Gazi Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Geobacillus.tr Günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde kimyasal tarım ilaçlarının yerini biyoinsektisitler almıştır. Bunun için önce her iki bakteri için bu metaller için MIC (minimum inhibisyon konsantrasyonu) değerleri tespit edildi. Diyarbakır ozdemirs@dicle. Daha sonra farklı metal konsantrasyonlarının değişik zaman periyotlarında bu bakteri türlerinin üreme ve biyoakümülasyonu üzerine etkisi incelendi. 450. Diptera (sinekler. sivisinekler) ve Coleptera (kın kanatlılar) takımına ait böcekleri hedef alan ve biyolojik olarak parçalanabilen insektisidal toksinler üretir. stromboliensis’nin MIC değerleri sırasıyla Cd için 0. Fen-Edebiyat Fakültesi. decanicus ve Geobacillus thermoleovorans subsp. Geobacillus toebii subsp. Fen Edebiyat Fakültesi. Lepidoptera (kelebekler). Bacillus thuringiensis delta endotoksin olarak isimlendirilen protein yapısında. çevre kirliliği ile ilgili problemler yaratmamaları ve endosporlarının doğada uzun süre kalmaları nedeniyle tercih edilmektedir. 972. Biyolojik denemeler sonucunda izolatların Ephestia kuehniella larvaları üzerine %83. Bu amaçla çeşitli bakterilerin. 21280. Kristal proteinlerin SDS-PAGE ile analizi sonucunda izolatların 130 kDa ve 65 kDa ağırlığında iki protein taşıdıkları belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Ni için 3. biyoakümülasyon 263 . Ancak bu yöntemlerin ekonomik olmayışları ve elde edilen arıtım düzeyinin yeterli olmaması nedeniyle bu alanda önemli bir potansiyele sahip mikroorganizmaların etkin bir şekilde kullanıldığı ve tercih edildiği görülmektedir.37. sadece hedef canlıya etki etmeleri. Çoğu ağır metaller belirli konsantrasyonlarda organizmalara zarar verici bir etki göstermekte ve ekolojik tahribe neden olmaktadırlar. 06500. Biyoinsektisitler üretim teknolojilerinin kolay ve sürekli olması.21 mM olduğu tespit edildi. zararlının kontrolünde güvenilir olmaları.%57 oranında etkili olduğu belirlenmiştir.0492. Biyoloji Bölümü.918 ve 0.287 ve 0.918 ve 1. Geobacillus toebii sub.035 ve Zn için 1. Biyoinsektisit olarak bakteriler. decanicus’un bu metallere karşı daha dirençli olduğunu göstermektedir. Ephestia kuehniella PM 065 Farklı Metal Konsantrasyonlarının Termofilik Geobacillus Türlerinin Üreme ve Metal Biyoakümülasyonu Üzerine Etkisi Sadin ÖZDEMİR Dicle Üniversitesi. Leyla AÇIK2. Yapılan çalışma sonucunda topraktan izole edilen üç Bacillus thuringiensis izolatının ve kontrol suşlarının cry2 genel primeri ile PCR işlemi sonucunda yaklaşık 1556 bp büyüklüğünde pozitif bir ürün verdiği belirlenmiştir. cry2 geninin DdeI enzimi ile kesimi sonucunda üç izolatın yaklaşık olarak 1386.edu. sp. 134 bp büyüklüğünde dört DNA fragmenti elde edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Bunlar arasında.tr Son yıllarda ağır metaller ile olan kirlenmeye ilgi oldukça artmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Cu için 1. virüsler. 38039.663 ve 2.

% 50. Gülsüm KALEMTAŞ2 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi.492. Sterilizasyon açısından kıyaslamaya gidildiğinde iki durum arasında önemli bir fark olmadığı gözlenmiştir. Dekolorizasyon çalışmaları statik ve çalkalamalı olarak (pH 5. carneus. % 54. kalorifik değerinin değişmediği ve kül miktarının da azaldığı bulunmuştur. atık sularda bulunan boyar maddelerin giderilmesi ve kirletici etkilerinin azaltılması çevrede yaşa