KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ BİYOLOJİ BÖLÜMÜ 61080 TRABZON

19.
ULUSAL BİYOLOJİ KONGRESİ

23-27

HAZİRAN 2008 TRABZON

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

2

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

İÇİNDEKİLER
KURULLAR ........................................................... 005 PROGRAM ............................................................. 009
SÖZLÜ BİLDİRİLER.......................................................... 011 POSTER BİLDİRİLER ....................................................... 031 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 031 BOTANİK ..................................................................... 041 ZOOLOJİ ....................................................................... 061 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 079

BİLDİRİ ÖZETLERİ ............................................. 081
ÇAĞRILI BİLDİRİLER ..................................................... 083 SÖZLÜ BİLDİRİLER ......................................................... 095 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 095 BOTANİK ..................................................................... 131 ZOOLOJİ ....................................................................... 175 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 223 POSTER BİLDİRİLER ....................................................... 233 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 233 BOTANİK ..................................................................... 321 ZOOLOJİ ....................................................................... 479 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 633

İNDEKS ................................................................... 645

3

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

4

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

KURULLAR

5

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

6

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Osman BELDÜZ Kongre Sekreteri Prof. Dr. Sema AYAZ Kongre Düzenleme Kurulu Prof. Dr. Osman BEYAZOĞLU Prof. Dr. Asım KADIOĞLU Prof. Dr. Zihni DEMİRBAĞ Prof. Dr Atalay SÖKMEN Prof. Dr. Faik Ahmet AYAZ Prof. Dr. Reşit ÖZKANCA Prof. Dr. Leyla AÇIK Doç. Dr. Mustafa YAMAN Doç. Dr. Bilal KUTRUP Doç. Dr. Kamil COŞKUNÇELEBİ Doç. Dr. Hüseyin İNCEER Yrd. Doç. Dr. Remziye NALÇACIOĞLU Yrd. Doç. Dr. Sabriye ÇANAKÇI Yrd. Doç. Dr. İsmail DEMİR Yrd. Doç. Dr. Ufuk BÜLBÜL Öğr. Gör. Dr. Rabiye TERZİ Arş. Gör. Dr. Kazım SEZEN Arş. Gör. Handan ONAY Arş. Gör. Kadriye İNAN Arş. Gör. Hacer MURATOĞLU Arş. Gör. Dilşat Nigar ÇOLAK Arş. Gör. Nihal KUTLU Arş. Gör. Hülya TORUN Arş. Gör. Emel ÇAKIR Arş. Gör. Mutlu GÜLTEPE

Bilimsel Kurul Prof. Dr. Ahmet ASAN Prof. Dr. Ahmet ŞAHİN Prof. Dr. Ali DEMİRSOY Prof. Dr. Arif BAYSAL Prof. Dr. Atila Yanıkoğlu Prof. Dr. Avni GÜVEN Prof. Dr. Ayşen (ÖZDEMİR) TÜRK Prof. Dr. Bayram YILDIZ Prof. Dr. Cumhur ÇÖKMÜŞ Prof. Dr. Fahrettin GÜCİN Prof. Dr. Fevzi BARDAKCI Prof. Dr. Fikrettin ŞAHİN Prof. Dr. Hacer ÜNLÜ Prof. Dr. Haluk KEFELİOĞLU Prof. Dr. Hasan ÖZÇELİK Prof. Dr. Hayri DUMAN Prof. Dr. Hüseyin Avni ÖKTEM Prof. Dr. Kuddisi ERTUĞRUL Prof. Dr. Kurtuluş OLGUN Prof. Dr. Leyla AÇIK Prof. Dr. M. Ali AKPINAR Prof. Dr. M.Yakup ARICA Prof. Dr. Mehmet TOPAKTAŞ Prof. Dr. Murat ÖZMEN Prof. Dr. Mustafa IŞILOĞLU Prof. Dr. Mustafa KURU Prof. Dr. Mustafa Sabri Özyurt Prof. Dr. Nazmi Polat Prof. Dr. Nermin GÖZÜKIRMIZI Prof. Dr. Nilüfer CİHANGİR Prof. Dr. Nusret AYYILDIZ Prof. Dr. Özcan SEÇMEN Prof. Dr. Reşit ÖZKANCA Prof. Dr. Salih Levent TURAN Prof. Dr. Serpil UNYAYAR Prof. Dr. Sezai TÜRKEL Prof. Dr. Ş. Fatih Topcuoğlu Prof. Dr. Şemsettin CİVELEK Prof. Dr. Yusuf AYVAZ Prof. Dr. Yılmaz ÇAMLITEPE Prof. Dr. Zeki AYTAÇ Prof. Dr. Zekiye SULUDERE

7

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

8

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

PROGRAM

9

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

10

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

23 HAZİRAN 2008 (PAZARTESİ)
08:30-00:00 KAYIT GİRİŞ 10:30-11:00 AÇILIŞ SALON HT 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 1 SALON HT OTURUM BAŞKANI: M. Sabri ÖZYURT
Ç001 11.00 Ç002 11.45 Kök Hücre ve Hücre Tedavilerinde Güncel Gelişmeler Gene Therapy for Neuroblastoma E. Ovalı ATİ Teknoloji, Trabzon, TR Bahri KARAÇAY University of Iowa, Iowa City, Iowa, U.S.A.

12:30-14:00

ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE)

14:00-15:30 1. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: TOKSİKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Dürdane KOLONKAYA ve Özgür FIRAT
SZ 001 14.00 SZ 002 14.18 SZ 003 14.36 SZ 004 14.54 SZ 005 15.12 Zn, Cd ve Zn+Cd Etkisinde Oreochromis niloticus’un Kan Dokusundaki Metal Düzeylerinin ve Bazı Biyokimyasal Parametrelerdeki Değişimlerin Belirlenmesi Karakaya Baraj Gölünde Olası PAH Kirliliğinin Sazan Balığı (Cyprinus carpio) Safra Örneklerinde Değerlendirilmesi Renal İskemi-Reperfüzyon Hasarına Karşı Askorbik Asitin Etkisi Kafkas Kurbağası (Pelodytes caucasicus) Üzerinde Amonyum Nitrat Gübresinin Akut Etkileri Sıçan Böbreğinde Bisfenol A, Nonilfenol ve Oktilfenolün Neden Olduğu Hasar Üzerine Askorbik Asitin Etkilerinin İncelenmesi Özgür FIRAT, Hikmet Yeter ÇOĞUN, Sabahattin ASLANYAVRUSU, Ferit KARGIN Abbas GÜNGÖRDÜ, Murat ÖZMEN Aslı KORKMAZ, Dürdane KOLANKAYA Handan KARAOĞLU, Bilal KUTRUP, Zeliha ÇOLAK YILMAZ, Emel ÇAKIR, Ufuk BÜLBÜL Aslı KORKMAZ, Müfide AYDOĞAN, Nurhayat BARLAS, Dürdane KOLANKAYA

SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ANTİMİKROBİYAL ve BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Nihat AKIN ve Hatice KATI
SM 001 Yüksek Teknolojiye Uygun Olarak Hazırlanan ZnO 14.00 - nanokristallerinin Karakterizasyonu ve Antimikrobiyal/ Antifungal Aktivitelerinin Tayini SM 002 Süt Fabrikası Atık Sularından İzole Edilen 14.18 - Biyosurfektanların Antimikrobiyal ve Antifungal Etkilerinin Araştırılması SM 003 Kanser Kemoterapisinde Kullanılan Bakteriyel 14.36 - Enzimler SM 004 Leuconostoc mesenteroides subsp. cremoris 14.54 - Tarafından Üretilen Bir Bakteriyosinin Büyük Ölçekte ve Hızlı Saflaştırılması SM 005 Antibiyotiklerin Anaerobik Ayrışabilirlikleri 15.12 Aysun ERGENE, Kezban ADA, Emine ÖZTÜRK, Fadime YILMAZ, Emine YALÇIN, Kültiğin ÇAVUŞOĞLU Fadime YILMAZ, E. ÖZTÜRK, F. KUTLUER, A. ERGENE, E. YALÇIN, K. ÇAVUŞOĞLU Hikmet GEÇKİL Halil DÜNDAR Hakan ÇELEBİ, Delya SPONZA

SALON NT 1: BOTANİK: ANATOMİ & MORFOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ergin HAMZAOĞLU ve Tuna UYSAL
SB 001 14.00 SB 002 14.18 SB 003 14.36 Bazı Scorzonera L. (Asteraceae) Taksonlarının Yaprak Anatomileri Serdar MAKBUL, Zafer TÜRKMEN, Osman BEYAZOĞLU, Kamil COŞKUNÇELEBİ Aliye ARAS, Mehmet SAKINÇ, Cenk YALTIRAK

Orta-Üst Miyosen Yaşlı Ergene Formasyonu’nda (Trakya-KB Türkiye) Fosil Ağaç Topluluğu: Junglandaceae ve Lauracea Odunları Kazdağı Pseudo-Alpinik Bölgesinde Yetişen Bazı Mine TUNALI, Ersin Soğanlı Bitkilerin Morfolojisi ve Anatomisi Üzerine KARABACAK, İsmet UYSAL İncelemeler

11

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

SB 004 14.54 SB 005 15.12 -

10 Yaşındaki Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link.) Fidanlarında Populasyonlara Bağlı Varyasyonların Bazı Morfolojik Özelliklere Göre Belirlenmesi Türkiye Doğal Florasında Yetişen Oxytona Seksiyonuna Ait Papaver Türlerinin Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi

Deniz GÜNEY, İbrahim TURNA, Şemsettin KULAÇ Seval ŞAHİN, İskender PARMAKSIZ

SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet AKSOY ve Zafer TÜRKMEN
SB 006 14.00 Türkiye’nin Silene L. (Caryophyllaceae) cinsi Siphonomorpha Othh., Lasiostemones Boiss., Sclerocalycinae Boiss., Chloranthae Roth., Tataricae Chowdh. ve Otites (Adams) Othh. Seksiyonları’nın Revizyonu Huzurlu Yaylası (Gaziantep) Florası Boynuzsu Ot (Anthocerotopsida) ve Ciğerotları (Marchantiopsida) Floralarının Türkiye'deki Son Durumları Cyclotrichium Manden. & Scheng. (Labiatae) Cinsinin Taksonomisi ve Filogenisi Kemal YILDIZ, Ali ÇIRPICI, Mehmet Y.DADANDI

SB 007 14.18 SB 008 14.36 SB 009 14.54 SB 010 15.12 -

Yusuf ZEYNALOV, Fatih YAYLA, Medine Münevver UMA Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Tuncay DİRMENCİ, Görkem DENİZ, Ekrem DÜNDAR, Turan ARABACI

15:30-16:00

ÇAY / KAHVE

16:00-17:30 2. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: HİSTOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Muhittin YÜREKLİ ve Nesrin ÖZSOY
SZ 006 16.00 SZ 007 16.18 SZ 008 16.36 SZ 009 16.54 SZ 010 17.12 Sphex flavipennis Fabricus, 1793 (Hymenoptera: Sphecidae)’in Sindirim Kanalının Morfolojisi ve İnce Yapısının Araştırılması İpekböceği Bombyx mori (Lepidoptera: Bombycıdae)’de Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Orta Barsak Üzerine Etkisinin Gösterilmesi Kronik Florozisin Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi İnci Kefali (Chalcalburnus tarichi, Pallas 1811)’nde Vitellogeninin İmmunohistokimyasal Lokalizasyonu ve Vitellogenin Seviyesinin Belirlenmesi Aktif ve Aktif Olmayan Helix aspersa Müller, 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’te Serebral Gangliyon Nörosekresyon Hücreleri Filiz DEMİR, Menderes SUİÇMEZ Gözde SELEK, Osman PARLAK

Evren KOÇ, Yusuf ERSAN, Başaran KARADEMİR Ahmet Regaib OĞUZ, Burak KAPTANER, Güler ÜNAL Nermin BİTER, Gürsel ERGEN

SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ANTİMİKROBİYAL OTURUM BAŞKANLARI: Sanver EKMEKÇİ ve Sevda KIRBAĞ
SM 006 16.00 SM 007 16.18 Türkiye’nin Karstik Mağaralarından Elde Edilen Streptomyces İzolatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Staphylococcus epidermidis Klinik İzolatlarının Biyofilmleri Üzerine Lizostafinin ve Değişik Antibiyotiklerin Etkisinin Araştırılması SM 008 Yeşil ve Siyah Çayın (Camellia sinensis) 16.36 - Antimikrobiyal ve Bazı Antibiyotiklerle Sinerjitik Etkisinin Araştırılması SM 009 Vitex agnus-castus L. (Hayıt) Bitkisinin Sitotoksik, 16.54 - Antiviral, Antibakteriyal ve Antifungal Aktivitelerinin İncelenmesi SM 010 Metschnikowia pulcherrima Türü Mayaların 17.12 - İzolasyonu ve Pulcherrimin’in Antimikrobiyal Aktivitelerinin Araştırılması Semra YÜCEL, Mustafa YAMAÇ, Anıl HAN Burcu ÇERÇİ, İsmail KARABOZ, Ali KOÇYİĞİT, Aslı ÖZKIZILCIK Metin DIĞRAK, Nurcan ERBİL, Zelal AKSOY İsa KARAMAN, Ahlem BEN SASSI, Aouni MAHJOUB Sezai TÜRKEL

12

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ ve BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Güleray AĞAR ve Osman TUGAY
SB 011 16.00 SB 012 16.18 SB 013 16.36 SB 014 16.54 SB 015 17.12 Serbest Oksijen Radikalleri ve Antioksidanlar Hülya DEMİR, Leyla AÇIK Bitkisel Kaynaklı Gıdalara Uygulanan İşlemler Nihat AKIN, Mehtap AKIN Esnasında Antioksidanlarda Oluşan Değişmeler ve Bu İşlemlerin Antioksidanların Fonksiyonel Özelliklerine Etkileri Pamuk Kalluslarında Antioksidant Enzim Aktivitesi Sultan KÖŞKEROĞLU, Yonca Üzerine NaCl’ün Etkisi SURGUN, Atilla Levent TUNA, Betül BÜRÜN, İbrahim YOKAŞ Domates’te (Lycopersicon sp.) Tuz Stresinin Mahmut DOĞAN, Rukiye TIPIRDAMAZ Antioksidant Enzim Aktiviteleri Üzerindeki Etkilerinin in vitro Olarak İncelenmesi Bezelyede (Pisum sativum L.) Antioksidant Enzim Neval ERTÜRK, Barbaros Aktivitesi ve Yaprak Yaşı Arasındaki İlişkilerin ERTÜRK Araştırılması

SALON NT 2: BOTANİK: BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Şemsettin CİVELEK ve Serdar MAKBUL
SB 016 16.00 SB 017 16.18 SB 018 16.36 SB 019 16.54 SB 020 17.12 Sempervivum L. Cinsinde Polimorfizm ve Biyoçeşitlilik Ulubey Kanyonları'nın (Uşak) Florası Malatya İli’nin Likenleri Geçmişten Günümüze Türkiye Likenleri Türkiye’de Likenler Üzerinde Gelişen Polycoccum Sauter ex Körber 1865 Cinsi Üzerine Notlar Fergan KARAER, H Güray KUTBAY, Salih TERZİOĞLU, Ferhat CELEP Mehtap ŞAHİN, Memduh SERİN Mehmet CANDAN, Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Mehmet Gökhan HALICI, Ahmet AKSOY

19:00-23:00

KOKTEYL (SAHİL TESİSLERİ)

13

F. KARTAL. ORHAN. O. Adnan AYHANCI. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: HİSTOLOJİ ve PATOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Güler ÜNAL ve Kültiğin ÇAVUŞOĞLU SZ 011 09. M.12 Isatis cochlearis (Çivit Otu) Bitkisinin Doku Kültürü Yoluyla Adventif Sürgün Rejenerasyonu Çeltikte (Oryza sativa L. F.Fitoplankton Türleri. Ç. Orhan KURT.00 SB 022 09. KHAWAR. Hilmi ÖZDEN.18 SB 023 09. Biyovolüm Miktarının Değerlendirilmesi ve Limnoekolojik Özelliklerinin Çok Yönlü İstatistiksel Analizlerle İncelenmesi SM 013 Kös (Bingöl) Sıcak Su Kaplıcasından Bakteri 09. Derebucak-Konya) Türkiye’de Bulunan Acantholimon Boiss. ÖZBEK Abuzer ÇELEKLİ. ÖZLÜ.İzolasyonu.00 SZ 012 09.18 . A. Annarita POLI. ARSLAN. ÖZEL. Fatih SEYİS Ahmet ONAY. Engin TİLKAT.19. F. Veysi OKUMUŞ. Dilvin İPEK SALON NT 1: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mustafa IŞILOĞLU ve Ökkeş ATICI SB 021 09. Murat ÜNAL. B. Özlem MAVİ Tuna UYSAL. Hakkı DEMİRELMA Musa DOĞAN. H. İdentifikasyonu ve EPS Üretimi SM 014 Bazı Termofilik Anaerobik Bakteriler ile 09. Gökhan BAYRAMOĞLU Suna CEBESOY ZohairI. Okan KÜLKÖYLÜOĞLU Reyhan Gül GÜVEN. Galip AKAYDIN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Siklodekstrin Glikoziltransferaz Üretimi SM 015 Piyasada Satılan Lokumların Mikrobiyolojik 10. Osman KARABACAK.54 Ekzojen Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) Uygulanmış Kesi Yaralı Tavşanlarda İyileşme Bölgesine Epitel Hücre Göçü Silymarin’in Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi Rhinolophus mehelyi’nin Yardımcı Uçma Kaslarında Morfolojik ve Histokimyasal Araştırmalar The Helminths of Freshwatere Fishes Caught From AL-Tamim Governorate. cv. N. Nursel GÜL Bilge ÖZKAL. TRABZON 24 HAZİRAN 2008 (SALI) 09:00-10:30 3. Iraq Nesrin ÖZSOY. G. SÜZERER Fatoş UZUNTAS. Biyoloji Bölümü.36 SB 029 09. Taipei 309) Farklı Explant Kaynaklarından Kallus ve Bitki Oluşum Potansiyelinin Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Antepfıstığının Mikroçoğaltılmasındaki Yeni Metotlar in vitro Koşullarda Maliyeti Düşürme Amaçlı Farklı Katılaştırıcı ve Karbon Kaynak Kullanarak Muz Çoğaltımı Arpa Kallus Kültürlerinde Genetik ve Epigenetik Varyasyonlar Khalid Mahmood KHAWAR. Hakan ŞENTÜRK. Ç. Şule COŞKUN. GÜLLÜCE. Nermin GÖZÜKIRMIZI SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Zeki AYTAÇ ve Olcay DÜŞEN SB 026 09.54 Gökyüzüne En Yakın Bitkiler: Palandöken. Kuddisi ERTUĞRUL 14 . ÖZKAN. Faris KARAHAN Ahmet AKSOY. Kemal GÜVEN. A.36 . DİLSİZ. V. M. G. Kargapazarı ve Dumlu Dağları (Erzurum) Alpin Çiçekleri Endemik Bitki Cenneti Kızıldağı (Çamlık Kasabası.36 SB 024 09.12 . RAHEMO SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: EKOLOJİ ve SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Nevzat ŞAHİN ve İsa KARAMAN SM 011 Mağara Sistemlerinde Kalsit (CaCO3) Oluşumu ve 09. O. ARSLAN Emine AYDIN.54 . Ergin HAMZAOĞLU.18 SB 028 09.00 . K. Barbara NICOLAUS Ayşe AVCI. T.36 SZ 014 09. Fonksiyonel 09.54 SB 025 10. (Plumbaginaceae) Cinsi Üzerinde Taksonomik Çalışmalar Türkiye Centaurea (Asteraceae) Cinsi Fevzi ÖZGÖKÇE.Bakterilerin Etkisi SM 012 Abant Gölünün Trofik Yapısı. HADIMOĞULARI.18 SZ 013 09. Sedat DÖNMEZ Nükhet Nilüfer ZORBA.00 SB 027 09. ÖZEL Aslıhan TEMEL.Kalitesi Özlem BARIŞ. ŞAHİN.

Lymantriidae)’den 14. Dr. Newcastle upon Tyne.00 Ç006 11. Heterorhabditidae) Doğu Karadeniz Bölgesindeki Yayılışı SM 018 Potansiyel Biyolojik Kontrol Ajanı Steinernema 14. Cansın GÜNGÖRMÜŞ Seyhan ALTUN.54 .45 Arazi Botaniğinde. Nurettin CENGİZ. Tuna UYSAL 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 2 SALON HT OTURUM BAŞKANI: Prof. İsmail DEMİR. Cinsi (Asteraceae) Acrolophus (CASS.12 .İzole Edilen Bir Nükleopolihedrovirüs (NPV)’ünun Türkiye İçin İlk Kaydı SM 017 Entomopatojenik Nematodların (Rhabditida: 14. Handan KAYA.00 . Mualla ÇETİN SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOLOJİK MÜCADELE OTURUM BAŞKANLARI: Reşit ÖZKANCA ve Ömer ERTÜRK SM 016 Leucoma salicis L.54 SZ 020 15. Şenay YILDIRIM.Transkriptomik Analizi ve Potansiyel Promotor Bölgesinin Belirlenmesi SM 020 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 15. Ali DEMİRSOY Ç007 11.45 Mechanism of Maturation-Dependent Alcohol Resistance Actinobacterial Diversity and Drug Discovery: Will A Renaissance Follow the Decline and Fall? Bahri KARAÇAY Michael GOODFELLOW University of Newcastle.12 - Türkiye Centaurea L. Dr. Ayşe TOPUZ Ahmet Ata ÖZÇİMEN.) DC.Çiftliği’nden Alınan Toprak Örneklerinden İzole Edilen Bacillus İzolatlarında Keratinaz Enziminin Özelliklerinin Araştırılması Mustafa YAMAN Hüseyin YILMAZ.Steinernematidae.45 Çevre Sorunları ve İnsan Hakları Biyoloji Bölümlerimizde SCI Kapsamlı Dergilerde Yapılan Yayınlara Genel Bir Bakış Leyla AÇIK Murat ÖZMEN 12:30-14:00 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 14:00-15:30 4.anatoliense'nin (Rhabditida:Steinernematidae) Biyo-Ekolojik Özellikleri SM 019 Chilo iridescent virus’e ait Ekzonükleaz Geninin 14. Özlem KIRAN 15 . Remziye NALÇACIOĞLU. Dr.00 SZ 017 14. Seksiyonu Taksonları Üzerine Taksonomik Bir Araştırma Osman TUGAY. Zihni DEMİRBAĞ Didem ŞİMŞEK GÜNGÖR Yeşim AKTÜRK.00 Ç008 11. (Lepidoptera.12 Sinir Rejenerasyonunda Şartlandırma Hasarı Etkisi ve Mekanizmasının Araştırılmasında Kullanılan Metotlar Kök Hücre Nedir? Kaynakları ve Kullanım Alanları Balb/C Farede Görülen Yeni Bir Spontan Tümörün in vivo ve in vitro Karakterizasyonu Akut Myelositik Lösemi (HL-60) Hücrelerinde Metilprednizolonun İleri Saatlerde Terminal Farklılaşma Üzerindeki Etkisinin Araştırılması Elif KAVAL OĞUZ. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: H. Maurice MOENS.18 SZ 018 14. İkbal Agah İNCE. Nermin GÖZÜKIRMIZI Ç005 11. Biyoloji Bölümü. TRABZON SB 030 10. Zihni DEMİRBAĞ Gülsüm UÇAR.00 Ç004 11. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Gürkan ÖZTÜRK Dürdane KOLANKAYA.19.36 SZ 019 14.18 . Fikrettin ŞAHİN Ç003 11. UK SALON FK OTURUM BAŞKANI: Prof. Kuddisi ERTUĞRUL.36 . Ülkemizdeki Son Gelişmeler Genom Sonrası Çağda Bitki Biyolojisinde Gelişmeler Tuna EKİM İsmail TÜRKAN SALON NT1 OTURUM BAŞKANI: Prof. KÜLTÜRÜ ve İMMÜNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Handan UYSAL ve Sibel HAYRETDAĞ SZ 016 14.

Bileşiklerdeki Bor Dışındaki Kimyasal Bileşenlerin Biyogaz Verimi Üzerindeki Etkinliğinin Karşılaştırılması Esra İLHAN SUNGUR Ayşe Betül KARADUMAN. Ayşe ŞAHABOĞLU SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ÇEVRE ve FERMENTASYON OTURUM BAŞKANLARI: Nilüfer CİHANGİR ve Mustafa YAMAÇ SM 021 Mikrobiyal Korozyon 16. ÖZKAN Songül AYDEMİR. M. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: GENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Ali ATEŞ ve Ekrem DÜNDAR SZ 021 16. B.18 SB 038 14. Halil DEMİR. Nihat DİLSİZ. Fatih YAYLA. KANDEMİR. MORADI. Biyoloji Bölümü. Medine Münevver UMA. Tekin BABAÇ.00 SB 032 14.36 SZ 024 16.18 SZ 023 16.Edilen Aktinomiset İzolatlarının Ağır Metal Toleransı ve Biyosorpsiyon İlişkisi SM 023 Soğutma Kulesi Su Sisteminde Galvanizli Çelik 16. Ayşın ÇOTUK.54 SB 040 15. KOYUNCU Erol DÖNMEZ Yusuf ZEYNALOV. Halil DEMİR.18 . Hüsnü ÇAKIRLAR Yasemin EKMEKÇİ.19. Yasemin EKMEKÇİ Ayten EROĞLU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ömer ŞAHİN Faruk SÜZERGÖZ. Mustafa YAMAÇ.12 Bahçesaray (Van) ve Çevresi Florası Hakkari Doğası ve Florasına Giriş Tulipa L.Sacın Mikrobiyal Korozyonu SM 024 Biyogaz Üretiminde Çeşitli Bor Bileşiklerinin 16.12 Acetamiprid ve Alpha-Cypermethrin Pestisidlerinin Karışım Halinde Kullanıldıkları Zaman İnsan Periferal Lenfositlerindeki in vitro Genotoksik Etkileri Bazı Drosophila melanogaster Doğal Populasyonlarında Malathion Direncinin Araştırılması İran Küçük Balarısı (Apis florea Fabricius) Populasyonlarında Geometrik Morfometrik Analiz Spinal Kord İskemi Oluşturulan Sıçanlarda Kaspaz3 Aktivitesi ve Melatoninin Koruyucu Etkisinin Araştırılması Ayşe YAVUZ KOCAMAN.54 SB 035 15.12 .12 İki Nohut Hattının Fotosentetik Aktivitelerinin Uyum ve Üşüme Sıcaklıklarında Klorofil Fluoresansı İle Karşılaştırılması Emet Borik Asit Fabrikası Atıklarının Arpa ve Buğdayda Vejetatif Büyüme Üzerine Etkileri Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik.00 SM 022 Metal Pollusyonlu Toprak Örneklerinden Elde 16. Hasan YELKEN 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 5. Mehmet TOPAKTAŞ Burcu KOÇAK MEMMİ İ.36 . Sinasi ASLANLI. Mustafa ÖZDEMİR. İsmet BERBER. Sait İZGİ. 16 .00 SB 037 14. Süleyman TOPAL Musa TÜRKER. Nuran ÇİÇEK. M.36 SB 039 14. TRABZON SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Gülcan ŞENEL ve Nuran DURMUŞ SB 031 14. Murat ERMAN. (Liliaceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı. Mehmet Emre EREZ. Demet DOĞAN.18 SB 033 14. Nagehan TEKNECİ Bihter MİNNOŞ. İsmail ÇELİK.00 SZ 022 16.54 SZ 025 17.36 SB 034 14.54 .) Çeşitlerinde Morfolojik ve Moleküler Düzeydeki Değişikliklerin Belirlenmesi Polifazik Klorofil a Fluoresansı ile Arpa Bitkisinde UV-B Işıma Etkisinin Değerlendirilmesi Mısır Çeşitlerinin Fotokimyasal Etkinliklerine Göre Kuraklığa Toleranslarının Belirlenmesinde Kautsky Etkisi Yaklaşımı Özlem TURAN. ÖZDEN. Esra İLHAN SUNGUR. Faruk OĞUZ Nuran ÇİÇEK. Banu EFEOĞLU SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Kuddisi EĞRTUĞRUL ve Mustfa KARGIOĞLU SB 036 14. Nihal DOĞRUÖZ. M. A. G. M. Nurhan CANSEVER Faruk SÜZERGÖZ.Etkinliğinin Biyogaz Verimi Açısından Karşılaştırılması SM 025 Biyogaz Verimi Üzerine Etkili Bor Bileşikleri ile 17. Taksonomik Problemleri ve Çözüm Önerileri Çengelli Dağı (Sivas) Florası Gaziantep İli Endemik ve Nadir Bitkileri Mehmet FIRAT Mehmet FIRAT İsmail EKER. Peyami BATTAL.

Musa DOĞAN Bayram YILDIZ. TRABZON SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Avni GÜVEN ve Peyami BATTAL SB 041 16. ORHAN A. Çağlar ÖZALKAN.18 SB 048 16. T. (Cynareae.19. Mustafa KARGIOĞLU Meliha GEMİCİ. Bekir ÇÖL. ATALAY. (vd2-13 ) Nohut Hatlarında Bor ve Kalsiyum Karbonatın Etkileri Üzerine bir Çalışma Asım KADIOĞLU. cinsine ait Dasyphyllium Bunge Seksiyonu Üyelerinin Elektron Mikroskobu ile Yaprak Tüylerinin İncelenmesi Ferhat CELEP. Tuncay DİRMENCİ Yüksel KAN.54 SB 045 17.12 Kuraklık Stresi Sırasındaki Yaprak Kıvrılması İle Stoma Davranışlarının Değerlendirilmesi Türkiye Endemiği İki Halofit Türün. Hatice DEMİRAY. Aykut SAĞLAM. Limonium iconicum ve L. Turan ARABACI.36 SB 049 16. Ersin DOĞAÇ. (Adaçayı) Türlerinin Korolojik Özellikleri Türkiye’de Bulunan Aegilops L.00 SB 042 16. Yusuf ALTINOĞLU Contamination of wheat seeds with dry powder of Salah M. Süleyman CENKÇİ.54 SB 050 17. sunflower and its affects on germination and growth Hassan Bor ve Alüminyum Stresi Altındaki Buğdaylarda Eaylettin ÖZTÜRK. Sıcaklık ve Işığın Etkileri Cicer arietinum L. Fatma Nil AZERİ . (Poaceae) Taksonlarının Cins içi Sınıflandırılması Cirsium Mill. İ. Neslihan SARUHAN. Rabiye TERZİ. Vatan TAŞKIN. M. Biyoloji Bölümü. Wasan S. BATIRAY Zeki AYTAÇ.00 SB 047 16. KARTAL. Köksal (Triticum aestivum L) Esteraz Enzim Aktivitesi ve KÜÇÜKAKYÜZ. Y. Musa DOĞAN Evren CABİ. Nihal KUTLU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Asteraceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı ve Türkiye’deki Durumu Türkiye’de Kültüre Alınan Bazı Salvia Türlerinin Önemi ve Özellikleri Türkiye’de Dağılış Gösteren Astragalus L. BAĞCI. lilacinum (Plumbaginaceae).12 Akdeniz ve Ege Bölgesinde Yetişen Endemik Salvia L. Bant Desenlerindeki Değişimler Belgin GÖÇMEN SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Ayşen TÜRK ve Turan ÖZDEMİR SB 046 16. Zekiye SULUDERE 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 1 – MİKROBİYOLOJİ: AKÇAABAT 17 . S.18 SB 043 16. Hatice NAR Mustafa YILDIZ. ( vd1-8 ) ve Cicer arietinum L. Said Al-Tai.36 SB 044 16. Tohum Çimlenmesi Üzerine Tuzluluk.

İsmet BERBER. Zafer TEL 18 . SİNAN. ve Atriplex olivieri Moq.) Parl.54 . TRABZON 25 HAZİRAN 2008 (ÇARŞAMBA) 09:00-10:30 6. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. A.36 . Y.ARSLAN Meltem AYDIN.) Çeşitlerinde Prolin. Ömer KARADAĞOĞLU.00 SB 057 09. Arzu ÇÖLERİ.12 TGF-β Sitokininin. Cumhur ÇÖKMÜŞ Şahlan ÖZTÜRK. F.19. Salih Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü MUTLU. Musa DOĞAN Ömer VAROL. İclal DURDU Puccinellia distans ( Jacq.) Meydana Gelen Fizyolojik Parametrelerin Araştırılması SB 052 09.18 SZ 028 09.00 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik.00 SM 027 09. Hakan TERZİ Toleranslı ve Termal Duyarlı Çeşitlerinin Yapraklarında Sıcaklık Şoku Proteinleri Kuraklıkla İndüklenen Oksidatif Stresin Nohut Tuğçe KALEFETOĞLU. E. Feray KÖÇKAR. IŞIK.36 SZ 029 09.sp. S.00 SZ 027 09.'lerin Alkalen Proteaz Üretim Kapasiteleri ve Enzimlerin Kısmen Karakterizasyonu SM 028 Synechocystis sp. Barbaros NALBANTOĞLU Triticum aestivum ve T. Suşunun Cr(VI) ve Cd(II) 09. TURAN Ekrem DÜNDAR.18 SB 053 09. Osmotik Potansiyel ve Şeker Düzeylerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Peyami BATTAL. Ekzopolisakkarit Üretimine Etkisi SM 030 Tekstil Atıksularından İzole Edilen Bakterilerin 10. ARSLAN. Esen TAŞGIN. Sevilay AZPARLAK Sevim KÖSE SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Belma ASLIM ve Halil BIYIK Farklı Pichia Türlerinde Hücre Dışına Salgılanan αamilaz Enzim Aktivitesinin Belirlenmesi Türkiye Kaynaklı Bacillus spp.coli’de Eskpresyonu İnsan Karbonik Anhidraz I (HCA I) Geninin Klonlanması.. KÖÇKAR. Murat ERMAN. KÖÇKAR.36 SB 054 09. Mehmet Emre EREZ.54 SB 055 09. Belma ASLIM. Zekiye SULUDERE Nur KOÇBERBER KILIÇ. Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU. Ormanlarının Floristik Özellikleri Galip AKAYDIN. Faruk OĞUZ Soğuğa Hassas Arpanın Soğuğa Tolerans Cevabında Ökkeş ATICI. S. O. C/EBPd Geninin Transkripsiyonel Regülasyonu Üzerine Etkilerinin Araştırılması HCAII Geninde Lösin204/Serin Yönlendirilmiş Mutagenezi ve E.coli’de Ekspresyonu ve Phe91Asn Yönlendirilmiş Mutageneziyle Elde Edilen Mutant Enzimin İnhibitörlere Karşı İlgisinin Araştırılması İnsan X Kromozomundan (Xq21) Y’ye Transfer Edilebilen ve mRNA’sı Olmayan Bir Bölgenin Yaygın Kanser Tipleriyle Korelasyonunun Tespiti Bitkisel ve Hayvansal Kökenli Histamin Zehirlenmesi ve Histamin Analiz Metodlarının Karşılaştırılması Serpil UĞRAŞ. O.12 . Sezai TÜRKEL Nilgün TEKİN. Nurten ÇANAKÇI. Yasemin EKMEKÇİ Çeşitlerinin Fotokimyasal ve Antioksidan Aktiviteleri Üzerine Etkisi Farklı Tuz Konsantrasyonlarına Maruz Bırakılan Mehmet Emre EREZ. Peyami Bazı Halofit Bitkilerde (Salicornia europaea L. BATTAL. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Fevzi BARDAKÇI ve Reyhan ÇOLAK SZ 026 09. Musa TÜRKER. Hatice YILDIRIM Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU.18 Türkiye’deki Limonium miller (Plumbaginaceae) Cinsi İle İlgili Revizyon Çalışmaları Bergama-Kozak (İzmir) Yaylasındaki Pinus pinea L. Gönül DÖNMEZ SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Rukiye TIPIRDAMAZ ve Yasemin EKMEKÇİ SB 051 09. durum’un Termal Mustafa YILDIZ. M AYDIN.Biyoakümülasyonu ve Biyoakümülasyonda Görev Alan Ekzopolisakkaritlerin İncelenmesi SM 029 Organik ve İnorganik Kirleticilerin Ochrobactrum 09.12 - SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Özcan SEÇMEN ve Yavuz BAĞCI SB 056 09. F.18 Tülay TURGUT GENÇ. İsmail ÇELİK. Gönül DÖNMEZ Sevgi ERTUĞRUL.54 SZ 029 10.Renk Kirliliğinin Giderilmesinde Kullanımı SM 026 09. Biyoloji Bölümü.

USA 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 7.36 SB 059 09. YUMURTACI.18 SB 063 14. Atalay SÖKMEN. Rahime GÜNDÜZ Aykut SAĞLAM. ÇETİN. AKAN.)’da Sarı Pas Hastalığına Dayanıklılığın EST (“Expressed Sequence Tag”) Veritabanları Kullanılarak Araştırılması 19 . San Francisco. subsp. 94158 USA Mustafa KURU SALON FK OTURUM BAŞKANI: Prof.12 - Bitkilerde Bor Taşıyıcısı Genlerin Borun Noksanlık ve Toksite Koşullarında İşlevleri Buğday (Triticum aestivum L.00 Ç014 11. F. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Tuğba ESERKAYA. muscosa [( Korsh.45 Biyologların Güncel Sorunları Biyoekonomi’de Biyorafinerilerin Yeri ve Önemi Alev HALİKİ-UZTAN Nazif KOLANKAYA SALON NT1 OTURUM BAŞKANI: Prof. OTURUM POSTERLER MİKROBİYOLOJİ (3. İsmail EKER. A.36 Mikrosatelit DNA Belirleyicilerinin Tahıllarda Türler Arası Kullanım Olanakları Bitki Araştırmalarında Termal ve Klorofil Flüoresans Görüntüleme Tekniklerinin Kullanımı Türkiye’nin Endemik Tıbbi Bitkilerinden Digitalis davisiana L. Dr. Ö. Arif BAYSAL Ç011 11. AYDIN. Biyoloji Bölümü. S. ÖZDEMİR. Ekrem GÜREL Erdoğan Eşref HAKKI Özge KARAKAŞ. Prof.19. N. BELEN. Dominique Van Der STRAETEN Tuğba AYDIN. (Rubiaceae) Cinsi Thlipthisa (Griseb. 1971)]‘ya Dahil Edilmiş Olan Bazı Populasyon Örneklerinin Ayrı ve Yeni Bir Takson Olarak Sınıflandırılması ve Nedenleri Türkiye’de Yayılış Gösteren Asperula L.12 - Türkiye ve Güney Batı Asya Karayosunları Florası İçin Üç Yeni Karayosunu Kaydı Veronica beccabunga L.00 SB 062 14. Z. Dr. ÇAKMAK. TRABZON SB 058 09. Kemal YILDIZ 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 3 SALON HT OTURUM BAŞKANI: Prof. A. F. ERTUĞRUL. Münevver SÖKMEN. K. Buhara YÜCESAN. CA. Arzu UÇAR TÜRKER. MERT. HASANÇEBİ. Nejdet KANDEMİR. Bolkan Campbell’s Agriculture Research Center. Dr. ALTINKUT UNCUOĞLU SB 064 14. S. ALBUSTAN.00 Ç010 11.54 SB 065 15. DÜŞÜNCELİ. YORGANCILAR. ŞENTÜRK AKFIRAT. Dr. Curt KOSSWIG (Rüyalarını Türkçe Gören Bir Alman Biyolog) Ahmet YILDIZ University of California. S. L.Jelen.00 Ç012 11. Özlem ATEŞ SÖNMEZOĞLU.45 Motor Proteinler ve Hücre İçi Taşımacılık Ord. CA. E. F. M. Y.45 Glikobiyoloji Molecular Breeding in Tomatoes: Traditional vs Marker-assisted Breeding Sabire KARAÇALI H.) Ehrend. BOLAT. Davis. POSTER SALONU) SALON HT: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet ONAY ve Ali ÇELİK SB 061 14. Seksiyonunun Revizyonu Güray UYAR..54 SB 060 09. Nazmi POLAT Ç009 11. Muhammet ÖREN Avni ÖZTÜRK Ersin MİNARECİ.’nin in vitro Rejenerasyonu Ahmet YILDIRIM. Laury CHAERLE. Zekiye SULUDERE Ç013 11. KAT. ) A.

Turgutlu) Yöresi Örümcek (Arachnida:Araneae) Faunasının Çukur Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma Kızılırmak Nehri Delice Irmağı ve Bazı Kollarında Bulunan Zooplanktonik Organizmaların İncelenmesi Yaşar GÜLMEZ Ümit KEBAPÇI Yusuf DURMUŞ. Meral ÜNAL Işıl İSMAİLOĞLU.12 - EĞİTİM. C. Ali DEMİRSOY Adile AKPINAR. EKOLOJİ & ÇEVRE Sema ÖZKADİF. Ali KIRPIK. Bitkisi Üzerine Etkisi Kiraz Anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un in vitro Koşullarında Tuza Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Scilla autumnalis L. Selma SEVEN ÇALIŞKAN 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 8. M.18 SZ 033 14.36 SÇ 004 14.12 Doğu Anadolu Van Gölü Havzasındaki Nannospalax nehringi (Satunin.00 SB 067 16. 1936 İçin Yeni Lokaliteler İle Bazı Morfolojik ve Ekolojik Notlar (Hymenoptera: Formicidae) Türkiye’deki Bufo bufo ve Kafkaslardaki Bufo verrucosissimus Türlerinin 12S rRNA Geni Bakımından İncelenmesi Irano-Anatolian Lycaenid’lerinin Faunistik ve Zoocoğrafik Analizi Yüksel COŞKUN.36 SZ 039 14. Yeşim YENER Hatice KARAER. M. Gökhan YÜRÜMEZ Ali ALAŞ.18 SB 068 16.19. ÇOTUK. Nihat AKTAÇ. Mahmut Osman USLU Zeynep Mine COŞKUN.36 SZ 034 14. Ahmet AKSOY Sultan ÇOLAK. BELİVERMİŞ. Ali ATEŞ. (Fabaceae) Cinsi Taksonlarının Karyolojik Yönden İncelenmesi Selim İŞLEKDEMİR. Nicolai POYARKOV. Nuray AKBULUT SALON NT 2: ZOOLOJİ: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Nusret AYYILDIZ ve Nurhayat YILMAZ SZ 036 14. Bilal KUTRUP.12 Ankara İli Crabronidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırmalar ve Ekolojik Gözlemler Kuzeybatı Anadolu'nun Malakolojik Çeşitliliği Kemaliye (Erzincan) ve Çevresi Odonata Faunasının Tespiti ve Bölgedeki Çevre Bozulmasının Odonata Türleri Üzerine Etkileri Dağmarmara (Manisa.12 Manyetik Alanın Hypericum perforatum L. Fergan KARAER. Sevil YALÇIN Ş. OTURUM SALON HT: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ ve EMBRYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Hayri DUMAN ve Hüseyin DURAL SB 066 16. Meral ÜNAL Esra MARTİN 20 . Sinan ANLAŞ. Celal KARAMAN Nurhayat ÖZDEMİR. Branchiura)’un Türkiye’deki Konakları Türkiye Ordu Karıncası Aenictus rhodiensis Menozzi. Serdar TEZCAN Selgün GÜNSEL. Selda KILIÇ Önder KILIÇ. İlhami BAYRAK.18 SÇ 003 14.36 SB 069 16.54 SZ 040 15. Stefano DOGLIO Muhabbet KEMAL. Erkan KALIPCI. Y. Nil BAĞRIAÇIK Hakan KURT.54 SZ 035 15. M.18 SZ 038 14. Evrim ARICI.54 SÇ 005 15. DALYAN OTURUM BAŞKANLARI: Şükran DERE ve Kenan YAZICI Biyoloji Öğretmen Adaylarının Genel Biyoloji Laboratuvar Dersinde Kazandıkları Preparat Hazırlama ve Mikroskobu Kullanma Yeteneklerinin Araştırılması Amasya ve Kayseri İllerinde Biyoloji Öğretmenlerine Düzenlenen Çalıştayların Değerlendirilmesi İlköğretim Fen Bilgisi Derslerinde Biyoloji Konularının Öğretiminde Kullanılan Yöntemler ve Bu Yöntemlerin Uygulanabilirliği Biyoloji Öğretmen Adaylarının Biyolojik Okuryazarlığı İstanbul Toprağında 137Cs’nin Dikey Dağılımının Belirlenmesi SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Orhan ERMAN ve Yakup KASKA SZ 031 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.’de Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Stilus Kanal Hücrelerinin İnce Yapısı Türkiye Genista L. Serkan GÜL. Alaettin KAYA. TRABZON SALON FK SÇ 001 14. Baştürk KAYA. Argulus foliaceus Lin. 1898) (Rodentia: Spalacidae) Türünün Kromozomal Formları Balık Biti. Nagihan ŞAHİN.1758 (Crustacea.54 SB 070 17.00 SZ 032 14.00 SZ 037 14. İsmail VAROL.. Ahmet ÖKTENER Kadri KIRAN.00 SÇ 002 14. Biyoloji Bölümü.

Rahmi Güneş OKSAY OTURUM BAŞKANLARI: Yavuz ÇOTUK ve Nurhayat DALKIRAN Dünya’da ve Türkiye’de ÇED Uygulamaları ve Biyoçeşitliliğin Korunması Ümraniye'de Çevre Eğitim Projesi Emet Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epipelik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Orhaneli Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epilitik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Okul Dışı Çevre Eğitiminde GAP Doğa Eğitimi Projesi Mustafa KATI Didem KARACAOĞLU. TRABZON SALON FK SÇ 006 16.18 SZ 043 16. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ömer Sait KILIÇ. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU.36 SÇ 009 16. Güray KUTBAY Ümit KEBAPÇI Mustafa C.12 Kemaliye Orthoptera Faunasının Zoocoğrafik Olarak Değerlendirilmesi Karadeniz Bölgesi’nde Dağılım Gösteren Gomphocerinae (Orthoptera: Acrididae) Taksonlarına Ait Faunistik Bazı Değerlendirmeler Türkiye Malakocoğrafyası: Güncel Bulgulara Göre Türkiye'nin Malakocoğrafik Değerlendirmesi Kemaliye (Erzincan) Sucul Coleoptera Faunasının Zoocoğrafik Analizi Diyarbakır (Bismil) Leylek Populasyon Dinamiği (2005-2007 Yılları) Ali DEMİRSOY. Şükran DERE. Engin ŞENTÜRK Hasan AKAN. DARILMAZ. Battal ÇIPLAK. Ali DEMİRSOY Ahmet KILIÇ 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 2 .19. Ünal ZEYBEKOĞLU. Şükran DERE. Nurhayat DALKIRAN.54 SZ 045 17.BOTANİK: AKÇAABAT 21 . Biyoloji Bölümü.36 SZ 044 16. Emre KALKAN. EKOLOJİ & ÇEVRE Nüket SİVRİ.18 SÇ 008 16. Engin ŞENTÜRK Nurhayat DALKIRAN.54 SÇ 010 17.00 SÇ 007 16. Hasan SEVGİLİ. Yusuf DURMUŞ Abbas MOL. Didem KARACAOĞLU. Mahmut AYDOĞDU SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOCOĞRAFYA ve BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Levent TURAN ve Emel USLU SZ 041 16. H.12 - EĞİTİM.00 SZ 042 16.

18 .-Mor (Umbelliferae) Kromozom Sayısı ve Karyotip Analizi Bilgisayar Destekli Görüntü Analiz Sisteminin Sitogenetik Çalışmalara Uygulanabilirliği ve Güvenilirliği SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Kıymet GÜVEN ve Cihan DARCAN SM 031 Suda Çözünen Poli (N-vinil-2-pirolidon-co-maleik 09. TRABZON 26 HAZİRAN 2008 (PERŞEMBE) 09:00-10:30 9.12 Rüzgâr Türbinlerinin Kuşlar ve Yarasalar Üzerine Etkileri Yeni Nesil Yakıt : Biyodizel Electrophoretic comparison of blood. Zafer DOĞU SALON NT 2: ZOOLOJİ: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Yüksel COŞKUN ve Naime ARSLAN SZ 051 09. Dicle DÖNMEZ Mohammad MORADİ Zafer DOĞU. 1917 (Acarı. KAT. Elif UZLUK. Kuddisi ERTUĞRUL. Yavuz BEYATLI SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet KILIÇ ve Bülent KAYA SZ 046 09.1843)’nın Sperm Kalitesinin Belirlenmesi Levent TURAN Volkan Vural TAŞ. Nusret AYYILDIZ Abdulkadir TAŞDEMİR.36 SB 074 09. Orıbatıda. Terpolimer Sentezi ve 09. Babacan UĞUZ SALON HT: BOTANİK: GEN EKSPRESYONU ve SİTOGENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Fatma ÜNAL ve Cemal SANDALLI Apomiksi ve Genetik Etiketleme: Doğal Apomikt Boechera holboellii Türünde Genetik Etiketlemeye Maruz Kalan Gen İfadelerinin Belirlenmesi Centaurea L. Tuna UYSAL.Antimikrobiyal Aktiviteleri SM 035 Muhtemel Probiyotik Lactobacillus delbrueckii 10.Serum protenis of Spermophilus fulvus and Spermophilus xanthoprymnus (Mammalia: Rodentia) in Iran Atatürk Baraj Gölü’nde Bulunan Liza abu (Heckel.18 SZ 048 09.18 SB 073 09. Faruk ARAL Erdinç ŞAHİNÖZ. Muzaffer TALU Betül YÜKSEL. Biyoloji Bölümü.54 SB 075 10. Nusret AYYILDIZ 22 . ve Pseudoseridia Wagenitz Seksiyonlarında Yer Alan Bazı Akraba Türlerin ISSR (Inter-Simple Sequence Repeats) Yöntemiyle Seçilmesi Domateste Patates Y Virüsü (PVY)’ne Karşı Dayanıklılık Türkiye İçin Endemik Olan Tordylium elegans’ın (Boiss. Muzaffer TALU Elif UZLUK. Betül YÜKSEL. Erdinç ŞAHİNÖZ. POSTER SALONU) Sibel YILMAZ.18 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ nın Eupelops ewıng. Elif UZLUK. Meryem BOZKURT Fevziye ÇELEBİ TOPRAK.00 SZ 052 09.) Hoffm. Cinsi Cheirolepis (Boiss. Biyoaktif Poli (N09. Belma ASLIM.00 . Haşim ALTINÖZLÜ Esra MARTİN. Muzaffer TALU Betül YÜKSEL. & Bal. 1843)’nun Sperma Kalitesi Üzerine Yaşın Etkisi Atatürk Baraj Gölünde Bulunan Şabut Balığı (Barbus grypus H. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19.İzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi SM 034 Suda Çözünen Kopolimer . bulgaricus Suşlarının Caco-2 Hücrelerine Tutunmalarına Eksopolisakkkarit Üretimi ve MideBağırsak Sistemi Koşullarının Etkisi Elif UZLUK. Zekiye SULUDERE. Eminur BARUTÇU. Muzaffer TALU Derya ÖNAL.subsp.) Alava & Hub.54 . Ahmet DURAN. Sami DOĞANLAR. 1916 (Acari. Oribatida.12 - BOTANİK A (3. Hakan ÇAM.12 .54 SZ 050 10. Dilek TEKDAL. OTURUM POSTERLER SB 071 09. Kemal Melih TAŞKIN Eda ÖZEL. Betül YÜKSEL. Faruk ARAL.36 SZ 049 09. Oribatulidae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Elif KOÇOĞLU.anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin İncelenmesi SM 032 Suda Çözünebilen. Anne FRARY Ayşe Nihal GÖMÜRGEN.00 SB 072 09. Biyoaktif Poli (N-Vinilimidazol09.36 . Phenopelopıdae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Yozgat Çamlığı Milli Parkı’nın Zygorıbatula berlese.00 SZ 047 09.co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi SM 033 Suda Çözünebilen. Yasemin DEMİRGAN.

n. Bayram GÖÇMEN Naime ARSLAN. Nevzat YURDUSEV Çiğdem İLERİ Ebru TEKİN.00 SZ 057 11. Onur TOSUN. Tarmo TİMM.36 . Annelida) türü. H. Celal ÜLGER. Biyoloji Bölümü. TRABZON SZ 053 09.00 .36 SZ 059 11. Türkiye’de Anopheles maculipennis Grubunun (Diptera: Culicidae) Moleküler Sistematiği Gözde GÜRELLİ. n. Ömer Faruk ALGUR. Ömer ERTÜRK. Coralliodrilus amissus sp. Scolytinae)Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizophagidae) Örneği Deniz İNNAL.12 .12 Hidrolojik ve Morfolojik Açıdan Farklı Akarsu Sistemleri Üzerine Kurulu Olan 30 Farklı Baraj Gölünde Yapılan Balıklandırma Çalışmalarının Değerlendirilmesi Bombyx mori L.Halofilik Mikroorganizmalarda PHB Varlığının Saptanması ve Verim Analizi SM 040 Termofilik Geobacillus toebii HBB-218 Suşu 12. ve Gianius anatolicus sp. Archips rosanus’un Parazitoidleri. Özge KAHRAMAN Gamze BAŞBÜLBÜL. Christer ERSÉUS Emel KABARTAN. ŞİMŞEK.19. Oktay GENÇ. Füsun ERKAKAN Meryem ERSEYİS Oğuzhan DOĞANLAR Derya SARIBEK.MRSP7 İle Çalkalamalı Sıvı Kültür Ortamında Trikalsiyum Fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayasının Çözündürülmesi ve Çözünürlük Üzerine Çeşitli Azot ve Karbon Kaynakları.36 SZ 054 09.12 - İzmir Yöresi Civarındaki Evcil Atların Equus caballus Linnaeus.54 . İnkübasyon süresi ve Fosfat Kayası Konsantrasyonu SM 037 Kanatlılarda Mycoplasma gallisepticum 11. Abdurrahman AYVAZ Mustafa YAMAN. OTURUM SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Münevver ARISOY ve Kamil IŞIK SM 036 Bir Mikrofungus Türü Olan Rhizopus oryzae 11. Parazitoidlerin Populasyon Gelişimleri ve Etki Seviyeleri Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Trichogramma Türleri Üzerine Ortam Sıcaklığının Etkileri Av-Avcı İlişkisinde Patojen Geçişi: Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae.Tarafından Üretilen Bakteriyosinin Karakterizasyonu Mehmet Nuri AYDOĞAN. Mustafa ÖZDEMİR Özlem BÜYÜKTANIR.54 SZ 060 12.mesenteroides Soylarından Konstitütif Mutantların Elde Edilmesi ve Seçilmesi SM 039 İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan İzole Edilen Ekstrem 11.00 SZ 062 11.18 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Isophya (Orthoptera: Phaneropterinae) Türlerinin Biyoakustik Özellikleri Gebelik Süresince Uygulanan Oktilfenolün Yavru Sıçanlar Üzerindeki Kanibalistik Etkileri Hasan SEVGİLİ. Fatih Mehmet. (Lepidoptera. Nurettin DEMİREZEN. Mustafa ATEŞ. Nurhayat BARLAS 23 . Tuba YILDIRIM.Enfeksiyonları Taramalarında Kullanıma Yönelik Rekombinant PvpA Tanı Antijenleri Üretimi ve Enzimatik Hızlı Tarama Test Modeli (ERIFA) Geliştirilmesi SM 038 Dekstransukraz İçin Yerel Leuconostoc 11. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Halil BIYIK SALON NT 1: ZOOLOJİ: BESLENME ve BİYOLOJİK MÜCADELE OTURUM BAŞKANLARI: Yavuz KILIÇ ve Lütfiye GENÇER SZ 056 11. Fevzi BARDAKCI 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 10. Cengiz YAKICIER. Ali DEMİRSOY. Bombycidae) Besin Miktarına Bağlı Gelişim Cakıt Vadisi (Adana.54 SZ 055 10. Niğde) Elma Alanlarında Avrupa Yaprak Bükeni. Çiçek AYDIN SALON NT 2: ZOOLOJİ: DAVRANIŞ OTURUM BAŞKANLARI: Nurhayat BARLAS ve Raşit URHAN SZ 061 11. Battal ÇIPLAK Emre GÖKTEKİN.18 .18 SZ 058 11. 1758 Bağırsak Siliyatlarından Bir Tür Blepharocorys curvigula (Ciliophora: Blepharocorythidae) Hakkında İki yeni Phallodrilinae (Oligochaeta.

Mehmet ÖZASLAN İclal BALCI Miray ÜSTÜNTÜRK.12 Kaldırım karıncası Tetramorium caespitum’da Işık Şiddeti Eşik Değeri ve Işık Şiddeti Ayırımı Diabetli Tavşanlarda Artemesia herba alba Ekstresinin Böbrekte Hiperglisemi Hasarına Karşı Etkileri Hsp90b’nın Japon Semenderi (Cynops pyrrhogaste)`nin Spermatogenezinde Prolaktin Tarafından Uyarılmış Germ Hücre Apoptozundaki Rolü Giresun Adasındaki Bufo viridis Popülasyonunun Beslenme Biyolojisi Neslihan ÜREN. A. Mehmet İRİADAM. Nuray ER SALON NT 1: ZOOLOJİ: DAVRANIŞ. Fazıl DÜŞÜNCELİ H. Yuji JİN. Bilal KUTRUP. Biyoloji Bölümü. Füsün BABA. Yılmaz ÇAMLITEPE Davut MUSA. Seval ALBOSTAN.Sularında Mikrobiyal Kontaminasyonun Araştırılması SM 045 Odontojenik Keratokistlerde Human Papilloma 15.36 . YAVUZ. Kadir AKAN Kadir AKAN. C. Yılmaz ÇAMLITEPE 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 11.12 - BOTANİK B (3.54 SZ 070 15.Halil KILIÇ. Handan ONAY KARAOĞLU.19. BİYOTEK. POSTER SALONU) Fazıl DÜŞÜNCELİ.12 - Kızılırmak Deltası’nda. OTURUM POSTERLER SB 076 14.00 SB 077 14. BİTİREN Büget SARIBEK. Hasan ÜNAL. Shinichi ABE Zeliha ÇOLAK YILMAZ. Duygu GÖKSAY. 1857)] ile Biyoteknik Mücadele Atatürk Döneminde Türkiye’de Bitki Sağlığının Korunması SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: KLİNİK MİKROBİYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ayşin ÇOTUK ve Osman Birol ÖZGÜMÜŞ Dental Ünitelerde Legionella Bakterilerinin Araştırılması Isolation and Study of Some of the Virulence Factors of Nocardia asteroids from Clinical and Soil Samples SM 043 10 Yaş Altı Çocuklarda Cryptosporidium ve 14. Emel ÇAKIR. Celal ÜLGER. Y.Giardia lamblia’nın ELİSA yöntemiyle araştırılması SM 044 Kontakt Lens Saklama Kaplarında ve Ev Musluk 14.Hüseyin CEBECİ. Seval ALBOSTAN. Zafer MERT. Neslihan ÜREN Volkan AKSOY.36 SZ 069 14.18 SB 078 14. Mikiko SAIGO. Ufuk BÜLBÜL. Sabiha ACER Deniz İNNAL.54 . KAT. Yasemin ZER. Ko ETO.00 SZ 067 14. M. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ÖZSEMİR. N.Virus 16 ve 18 (Hpv) Varlığının Belirlenmesi SM 041 14. Selim Sualp ÇAĞLAR Mehmet TEMEL. Ayşın ÇOTUK Adeba SHAREEF İ. I. Zafer MERT. Zuhal ZEYBEK. K. Didem KARAGÖZ. A. Güzin İSKELELİ Sibel KÜÇÜKYILDIRIM.36 SZ 064 11.54 SZ 065 12.54 SB 080 15.00 SM 042 14. Mehmet ÇAKACI. BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Yılmaz ÇAMLITEPE ve Ayla TÜZÜN SZ 066 14. TRABZON SZ 063 11.36 SB 079 14.12 . Hayrünisa BAŞ SERMENLİ SALON HT: BOTANİK: DAYANIKLILIK ve PATOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet AFYON ve Kadir KINALIOĞLU Ug 99’a Karşı Küresel Yaklaşımlar ve Türkiye için Genetik Dayanıklılığın Kullanımı Üzerine Bazı Araştırmalar–I Genetik Dayanıklılığın Buğday. ERCİYAS. Arpa ve Nohutun Bazı Fungal Hastalıklarına Karşı Orta Anadolu Şartlarında Kullanımı Üzerine Araştırmalar İstanbul Belgrad Ormanı Atkestanelerinde Yeni Bir Zararlı: Cameraria ohridella (Lepidoptera:Gracillariidae) Türkiye’nin Önemli Orman Zararlılarından Akdeniz Çam Kabuk Böceği [Orthotomicus erosus (Wollaston. BARIŞ Yılmaz ÇAMLITEPE. Acrocephalus cinsinin 2002 – 2007 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Fenolojisi Cataglyphis aenescens (Hymenoptera: Formicidae) İşçilerinde Gerçek Renkli Görmenin Davranışsal Analizi Formica cunicularia (Hymenoptera: Formicidae) İşçileri Renk Tonu Ayırımı Pınar ÖZÇAM. Lütfi ÇETİN. S. 24 .18 İrfan TÜRETGEN. Volkan AKSOY..18 SZ 068 14. GÜRSOY. Lütfi ÇETİN.

Ayşın ÇOTUK SALON NT 1: ZOOLOJİ: SİTOGENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Şule COŞKUN ve Naciye Gülkız ŞENLER SZ 076 16. Ufuk BÜLBÜL. Zuhal ZEYBEK. Haluk KEFELİOĞLU Sebile AZIRAK.36 SZ 084 16.Diğer Katkıların Taşınması İçin Mikroenkapsülasyon Uygulamaları SM 049 İstanbul’da Satışa Sunulan Farklı Markalara Ait 16.18 SZ 083 16.Yerel İzolatlardan Elde Edilmesi SM 048 Fonksiyonel Süt Ürünlerinde Probiotiklerin ve 16.12 Bal arılarında (Apis mellifera) Hijyenik Davranış Varroa destructor Parazitine Karşı Direnç Mekanizması Olabilir mi? Bufo bufo’nun Tamdere-Dereli Yolu Üzerindeki Ölümleri Üzerine Bir Araştırma Porsuk (Meles meles)'un Yuva Yapısı Karamık Gölü Suyunda Organoklorlu Pestisit Kalıntılarının Belirlenmesi Liman Gölü (Kızılırmak Deltası. Nihal DOĞRUÖZ. Nihat AKIN Sevan GÜRÜN.Yıldız DEMİRKALP. TRABZON SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Sevim KÖSE ve Hüseyin GÜHER SZ 071 14. Handan KARAOĞLU. Mustafa ÇELİK Songül BUDAK DİLER SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Faruk BAL ve Derya BOSTANCI SZ 081 16.54 SZ 075 15. Zeliha ÇOLAK YILMAZ Nahit PAMUKOĞLU Sevim Feyza ERDOĞMUŞ. Yasemin SAYGI.19. Samsun) Planktonu ve Mevsimsel Değişimleri İbrahim ÇAKMAK Emel ÇAKIR. OTURUM SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: SİSTEMATİK ve GIDA OTURUM BAŞKANLARI: Kemal GÜVEN ve Sumru ÇITAK SM 046 Biyoteknolojik Öneme Sahip Farklı Fizyolojik 16. Nevzat ŞAHİN. F.00 SZ 082 16. Fatma ÜNAL. Bilal KUTRUP.18 SZ 078 16.İçme Sularının Mikrobiyolojik Açıdan Değerlendirilmesi SM 050 17. Nurver ALTUN.18 .54 Egretta garzetta (Linnaeus.36 .Selim ÇAĞLAR 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 12. Sait BULUT. Eyyüp RENCÜZOĞULLARI Gökçe TANER. Aziz TANRISEVEN.54 .18 SZ 073 14. Mahmut BİLGENER Şahin TOPRAK 25 . Deniz YÜZBAŞIOĞLU.00 SZ 072 14.00 . Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.36 SZ 079 16. S.12 Ordu ve Çevresinde Yayılış Gösteren Muscardinus avellanarius trapezius (Mammalıa:Rodentıa) Alttürünün Karyolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Thymol ve Carvacrol’un in vivo Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Lipoik Asit ve Ferulik Asitin İnsan Lenfosit Kültüründe Mitomisin-C’ye Karşı Antigenotoksik Etkileri Metominostrobin ve Emamectin Benzoate Pestisitlerinin in vitro Genotoksik Etkileri Kalsit İşletmelerinde Çalışan İşçilerin Bukkal Hücrelerindeki Nüklear Anormallikler Vedat ŞEKEROĞLU. Deniz YÜZBAŞIOĞLU. Muhsin KONUK.00 SZ 077 16. Mustafa CEMEK Ertunç GÜNDÜZ.12 Anıl SAZAK. Serkan YILMAZ Serkan YILMAZ.54 SZ 080 17.Özellikli Streptomyces İzolatlarının Moleküler Tiplendirilmesi SM 047 Endüstriyel Bir Enzim Olan Dekstransukraz’ ın 16. Fatma ÜNAL. 1758) Populasyonunun Üreme Özellikleri Hyphantria cunea’nın Yapay Besinlerdeki Beslenme Stratejisi ve Besindeki Sekonder Maddelerin Gelişmeye Etkisi Şark Çıbanı Vektörü Phlebototmus papatasi’nin Hayat Döngüsü ve Fekonditesi Üzerine Bir Araştırma Ali UZUN Meral APAYDIN YAĞCI Oğuzhan YANAR. 1766) Türünün Üreme Biyolojisi ve Yıllık Değişimler Işıklı Gölü’ndeki (Çivril-Denizli) Turna (Esox lucius L. Yavuz SEZEN Mehtap AKIN. Kıymet GÜVEN Çiğdem İLERİ.. Hüseyin AKSOY. Kamil IŞIK. Sabri KILINÇ. Ayten KİMİRAN ERDEM.36 SZ 074 14.

Özgün TEKSOY. Ilse BECK.Aziridin Öncüsü Compound-A (CpdA) Adlı Bileşiğin Anti-İnflamatuar Potansiyeli ve Mevcut Farmasotik Ürünler İle Karşılaştırılması SM 055 Anoxybacillus gonensis G2T Bakterisinin Ksiloz 10. Emin ÖZKÖSE. Ekspresyonu ve Karakterizasyonu SM 052 Deniz Suyunda Açlık Stresi ve Besin İlavesinin 09.12 - Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Cinsiyet Oranlarının. A. Acp’ın Rolü SM 053 Retrotranspozon Ty2’de Gen Anlatımının Kontrol 09. Sema LEBLEBİCİ Murat ERSÖZ.54 SZ 090 10. İsmail AKYOL. A. EVRİM. Zamansal ve Mekansal Açıdan Farklılıklarının Araştırılması Yakup KASKA. Guy HAEGEMAN Derya YANMIŞ. Şayeste DEMİREZEN Zülal ATLI ŞEKEROĞLU. Çiğdem FAK.12 Peroksizom Oluşumunda PEX12 Gen Etkinliğinin Floresan Mikroskobik Olarak Araştırılması Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’daki Kromozomal Anomalilerin Türleşmeye Etkisi Yukarısazak (Kale-Denizli) Memeli Faunasına Ait Yeni Artiodactyla’ya Bulguları Balıklı Kaplıca ve Çermik Deresindeki (SivasKangal) Garra rufa’nın Büyüme Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Dilek KAYA. Özcan SEÇMEN SALON HT: BOTANİK: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Gürcan GÜLERYÜZ ve S. FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Abdurrahman AKTÜMSEK ve Didem AYDIN SZ 086 09. Önder İDİL Sezai TÜRKEL Ali Adem BAHAR. Seda AKIN.18 .00 . Demet BAHTİYAR Türkiye.Klonlaması. Beth A. Fikret SARI. Akın KIRAÇ. Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterizasyonu Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU. Sabri ÖZYURT. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.12 .54 .İzomeraz Geninin Klonlanması.18 SZ 088 09. F. Hakan KARAOĞLU. (Lytraceae) Türünün Kuru Ağırlık ve Çiçeklenme Fenolojilerinin Karşılaştırmalı Olarak Araştırılması Bitki Fonksiyonel Grupları ve Yangın Sonrası Rejenerasyon Çalışmalarındaki Önemi Etraf Mühitin Muhafazasında Bitkilerin Rolü Kütahya’da Kullanılan Bitkisel Çayların Bazı Kimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Dar Endemik Dianthus erinaceus boiss.Escherichia coli’nin OmpC ve OmpF Sentezine Etkisi ve RpoS. Güler EKMEKÇİ.GULİYEV Sema Demet BAHTİYAR. Karolien DE-BOSSCHER. Elif MADAK 19:00 .36 SZ 089 09.00 SZ 087 09. Pınar İLİ.54 SB 085 10. Aliev Rauf HUSEYN.00 SB 082 09.19.Mekanizmaları SM 054 Salsola tuberculatiformis’den İzole Edilen Fenil09.12 - ZOOLOJİ A (3. H-NS. Güzin EMECEN ÖZSOY 26 . M.36 . Seval ORUÇ Şerife Gülsün KIRANKAYA. Sait EKİNCİ Cihan DARCAN.18 SB 083 09. Ayça KESİM. Zihni DEMİRBAĞ. Cengiz TÜRE. OTURUM POSTERLER SB 081 09. GMLF1’e Ait Ksilanaz Geninin 09. Ali Osman BELDÜZ SALON NT 1: ZOOLOJİ: SİTOLOJİ. POSTER SALONU) Nüket A. M. erinaceus’un Populasyon Ekolojisi SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Hikmet GEÇGİL ve Önder İDİL SM 051 Neocallimastix sp. MİDDLETON Çağatay TAVŞANOĞLU Tofig Sadig MAMMADOV. TRABZON SZ 085 17.36 SB 084 09. Avrupa ve Kuzey Amerika’da Yayılış Gösteren İstilacı Lythrum salicaria L. Reşit ÖZKANCA. KAT. Haluk KEFELİOĞLU Tanju KAYA.23:00 GALA YEMEĞİ (SAHİL TESİSLERİ) 27 HAZİRAN 2008 (CUMA) 09:00-10:30 13. BİNGÖL. Var. Biyoloji Bölümü.

ERİŞMİŞ.Fidelity ve DIG-dUTP Kullanabilirliği SM 059 11.Arabinofuranosidaz Geninin Klonlanması. Aysel GÜVEN Aysel GÜVEN. Mukund J.36 SZ 094 14.00 SZ 092 14. Münir ÖZTÜRK Yasin OZDOGAN.00 SZ 097 11. Cevdan KESİCİ SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Ekrem ATALAN ve Fatih Şaban BERİŞ SM 056 Anoxybacillus gonensis AC26 Suşundan Termofilik 11. Ali Osman BELDÜZ Hacer MURATOĞLU. Serap KIRMIZI Kutsal KESİCİ. Muhittin YÜREKLİ 27 . Fatih M. Özcan SEÇMEN. Selim Sualp ÇAĞLAR Uğur C. Selim Sualp ÇAĞLAR Çağaşan KARACAOĞLU. 1863) Lipit Peroksidasyonu ve Antioksidan Enzimler: Karşılaştırmalı Bir Çalışma Benzo(a)piren Uygulamasına Bağlı Olarak Sıçan Kalp Doku Hasarında Adrenomedullin Etkisinin İncelenmesi Hacı Ahmet DEVECİ. Süleyman KAYA.54 SZ 095 15. 1877) ve Acanthalburnus microlepis’de (Filippii. H.19.36 SB 089 11. ŞİMŞEK. Ayse KAPLAN F. Zihni DEMİRBAĞ SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Gürsel ERGEN ve Deniz YÜZBAŞIOĞLU SZ 096 11. Ö.18 SB 088 11.12 Sabriye ÇANAKÇI. (Diptera: Muscidae)’nın Uyumsal Özellikleri Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması Kaçkar Dağları Milli Parkı’nda Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) Tabanlı Ekosistem Analizi Skeletokronoloji Yöntemi İle Bombina bombina (Amphibia: Anura) Türüne Ait Bireylerin Yaşların Belirlenmesi Trakya Sivrisinek Türleri ve Kullanılan İnsektisitlere Karşı Direnç Düzeyleri İskender GÜLLE. Kamalendra SİNG.00 .36 Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan MDA ve GSH Düzeylerinin Araştırılması Alburnus filippi (Kessler.36 . Baraj Gölü (Burdur) Planktonik Turbellaria Yoğunluğunun Mevsimsel ve Derinliğe Bağlı Değişimi İnsektisit Direncinin Karasinek. Ahmet DEVECI. Osman ERTAN Arda Cem KUYUCU. Biyoloji Bölümü. Kadriye İNAN. Selcen SAKAR. Murat KAÇAĞAN. OTURUM SALON HT: BOTANİK: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Atakan SUKATAR ve Erol KESİCİ SB 086 11. MODAK. Kazım Coleoptera Grubu Tarım Zararlısı Böceklerden Elde SEZEN.’ın Tozlaşması Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yüksek Rakımlı Ekosistemde Azot Mineralleşmesi Karabük İl Merkezi Atmosferinin 2006 ve 2007 yılları Polen ve Spor Analizi Asphodelus aestivus Brot. Ali Osman BELDÜZ E.Geninin (AMV197) Transkriptomik Analizi SM 058 Gca TK4 DNA Polimeraz I: Kinetik Özellikleri. ÇAĞLAR. Aykut GÜVENSEN. Özgür KAYA Arzu DOĞRU. TRABZON SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Yasemin SAYGI ve Turgay ÜSTÜNER SZ 091 14.00 SB 087 11. Selim S. İnan KAYA. Remziye NALÇACIOĞLU. Hülya ARSLAN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Salih GÜCEL Gürcan GÜLERYÜZ. Recombineering Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Ali Adem BAHAR. Erol KESİCİ.12 Karacaören I. Gökhan NUR.18 . Musca domestica L. Remziye Edilen Bakterilerde Kitinaz Aktivitesi Tayini NALÇACIOĞLU.54 SB 090 12. Esin HAMEŞ KOCABAŞ DNA Yapımında Yeni ve Güçlü Bir Metot.18 SZ 098 11.18 SZ 093 14. T.12 Tehlikede Olan Linum aretioides Boiss. (Liliaceae) Türünde Nitrat Redüktaz Aktivitesi Eğirdir Gölü’nde Mavi-Yeşil Alglerden Microcystis aeruginosa’nın Çoğalmasının Nedenleri Serdar Gökhan ŞENOL.54 SM 060 12. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu SM 057 Amsacta moorei Entomopoksvirus Protein Kinaz 11. Hüseyin ARIKAN M. Zihni DEMİRBAĞ Cemal SANDALLI. Sabriye ÇANAKÇI. Mehmet İlker DOĞRU. Gürcan GÜLRYÜZ. 11. İsmail DEMİR. Sinan KAYNAŞ 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 14. Mustafa AKINER.

54 SZ 100 12. Ayhan DURAN Erdoğan ÇİÇEK. Mustafa IŞIK.) 14. Fahrettin KÜÇÜK.12 - ZOOLOJİ B (3. A. Rukiye BORAN. Fevzi UÇKAN. Bitki Kök Topraklarından İzole edilen Streptomyces Suşlarının Moleküler Karakterizasyonu SM 064 Toprak ve Süt Kökenli Gram Pozitif Bakterilerde 14. Dursun AVŞAR İskender GÜLLE. ve Cicer anatolicum Alef.12 Uluabat Gölü Yüzey Suyu Kalitesinin Belirlenmesinde Çokdeğişkenli İstatistiksel Tekniklerin Uygulanması Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu'nda Sylvia atricapilla (Linnaeus. İsmet UYSAL Fazıl ÖZEN SALON HT: BOTANİK: SİSTEMATİK ve VEJETASYON OTURUM BAŞKANLARI: Ertuğrul SESLİ ve Yusuf UZUN Türkiye Denizlerinde Yayılış Gösteren İki Colpomenia Türünün Taksonomik Kriterlerinin Saptanması Yüksekova (Hakkari) Yöresinde Belirlenen Bazı Makrofunguslar Akçakale (Şanlıurfa /Türkiye) Suriye Sınırları Arasındaki Tuzlu Alanların Bitki Örtüsü Kavak Deltası’nda Uzaktan Algılama İle KumulTuzcul Ve Flora İlişkileri Yeniköy (Bursa)’ün Sahil Kumulu Ardı Vejetasyonu SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Medine GÜLLÜCE ve Sibel KAHRAMAN SM 061 Malacosoma neustria Nükleopolihedrovirüs 14. A. Pınar ÖZÇAM. Kemal SEÇKİN. Zekiye GÜÇLÜ. Remziye NALÇACIOĞLU. Ağırlığı ve Yağ Skoru Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölünde Yaşayan Bazı Ekonomik Balık Türleri Üzerinde Biyokimyasal ve Limnolojik İncelemeler Karataş Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Yürütülen Dip Trolü Avcılığı Sayısal Verileri Eğirdir Gölü Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Salim Serkan GÜÇLÜ.36 SZ 104 11. Y.54 SB 095 17. TRABZON SZ 099 11. Metin BÜLBÜL Pimpla turionellae L. Gülten ÖKMEN.Hand & Mazz.18 SZ 103 11. RIVERS Morfolojik ve Biyokimyasal Etkileri SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mehmet A. Mustafa ASLAN. Lerzan ÇİÇEK 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 15. Özgür EMİROĞLU. POSTER SALONU) Hüseyin ERDUĞAN. Kiraz ERCİYAS. Abdullah KAYA.19. Mahmut YAVUZ Ersin KARABACAK. KAT. Kenan DEMİREL.12 . Zeliha TALAS.36 SB 094 16. (Hymenoptera: Bridget Keenan. Cemal ÖZSEMİR.00 SZ 102 11. Evren ERGİNAL. David B.00 SM 063 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss. Sabriye ÇANAKÇI. Cenap CEVHERİ. Ekrem ATALAN Nurdan SARAÇ. Ichneumonidae) Zehirinin Konak Hücrelerine Ekrem ERGİN.li TOPAKTAŞ ve Güler EKMEKÇİ SZ 101 11. OTURUM POSTERLER SB 091 16. Ali Osman BELDÜZ Kerem ÖZDEMİR.Lipaz Üretimi SM 065 Pediococcus pentosaceus E++ Suşu Tarafından 15. Muhammet DÖNMEZ.36 . Gürkan DİKEN. Kenan ERDOĞAN. Hasan ÖZCAN.00 SB 092 16. Naime ARSLAN.18 SB 093 16.54 .(ManeNPV)’ünün In Vitro Replikasyonu ve Konak Spektrumu SM 062 Geobacillus Sistematiğinde recN Geninin Kullanımı 14. Aysel UĞUR Fadime KIRAN.54 SZ 105 12.Üretilen Antimikrobiyal Aktivitenin Karakterizasyonu ve Trisin-SDS PAGE’de Tespiti Nurten GÜREL. Rıza AKGÜL Orçun SEMİZLER Ceren TAŞLIK Sibel YAMAOĞLU Yusuf UZUN. Ali KELEŞ Vagif ATAMOV. Semra İLHAN. Veysel YILMAZ ve Seyhan AHISKA A. Zihni DEMİRBAĞ Kadriye İNAN.Sancar BARIŞ İbrahim ÖRÜN. Arzu GÜRSOY.00 . Biyoloji Bölümü. Esat ÇETİN.12 - Beymelek Lagünü’ne Giren Bazı Deniz Balıklarının Kazım UYSAL. Yağ Asidi Oranlarının Karşılaştırılması Halil YILMAZ. İsmail DEMİR. 1758) (Aves: Passeriformes)'nın 2002 – 2005 Yıllarına Ait Sonbahar Göç Dinamiği. Özlem OSMANAĞAOĞLU 28 . Yılmaz EMRE. Levent ALTAŞ. 1810) Populasyonunun Beslenme Özellikleri Cansu FİLİK İSCEN.

Önder İDİL. Vahdettin BAYAZIT.12 Açlığın Beyin Korteksinin Sensomotor. Cihan DARCAN Canan CAN. A.Bayram TEMUR. Sabri ÖZYURT. coli ve S. EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mustafa KÜÇÜKÖDÜK ve Öznur AKÇİN SB 096 14.18 SB 098 14. PATOJEN.54 SZ 110 15. Sabri ÖZYURT. Ali CIMBIZ. M. ÇAVUŞOĞLU.Demir İlişkisi SM 066 16. TÜRKMEN. Aylin ER. TOKSİKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Nihat DİLSİZ ve Servet ÖZCAN Deniz Suyunda. Nesibe Devrim ALMACA Emine YALÇIN. (Lepidoptera: Pyralidae) Toplam ve Farklı Hemosit Sayılarına Etkileri Parazitoit Pimpla turionellae L.54 . coli Yabanıl ve bfr Mutantlarının Bakterioferritin 16.18 Reşit ÖZKANCA. K. ile Remazol Brillant Blue R’nin Sucul Ortamdan Uzaklaştırılması Murat ÜNAL. E. Biyoloji Bölümü. Başaran KURBANOĞLU Ebru ÇELEN. Limbik ve Orbital Bölgelerindeki Nötral Peptid Hidrolazların Aktifliği Üzerine Etkisi Pimpla turionellae L. Ekrem ERGİN. Seral YÜCEL. ERGENE.36 Norduz Yaylası (Van)’nda Yayılış Gösteren Kamefit Gevenlerin Erozyonun Engellenmesindeki Rolü ve Korunması Tarımsal Artık Kökenli Kompostun Topraktaki Kalıcı Etkisinin Belirlenmesi Doğal ve Modifiye Rocellea phycopsis Ach. M. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Galleria mellonella L. TRABZON SALON NT 1: ZOOLOJİ: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Kurtuluş OLGUN ve Atilla ARSLAN SZ 106 14. Mehmet Akif KILIÇ 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 3: ZOOLOJİ . (Hymenoptera: Ichneumonidae) Omurgalı Hormonları Zeytin Yaprağı (Olea europea) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin ( Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Ökse Otu (Viscum album) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin (Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Atilla TEMUR.Boynuz Pepton Besiyeri Kullanılarak Asetofenon ve Analoklarının Asimetrik İndirgenmesi SM 069 E. Sevda GÜZEL Yusuf ÖZAY. Z. KINALIOĞLU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Olga SAK Fevzi UÇKAN. typhimurium’un Lipit Peroksidasyonuna Etkisi Doğu Akdeniz Bölgesi’nde Yetiştiriciliği Yapılan Bazı Sebze ve Meyvelerde Solgunluk ve Kök Çürüklüğüne Neden Olan Fusarium Türlerinin Karakterizasyonları SM 068 Alternaria alternata Fungusu Tarafından Koç 16.18 SZ 108 14. H. Kemal KOÇ. Ali CIMBIZ.00 SB 097 14. ÖZTÜRK SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEK.19. Fahrettin ASKEROV.00 SZ 107 14.00 SM 067 16. K. Fevzi UÇKAN.AKÇAABAT 29 . Deniz MERAM. Fevzi ÖZGÖKÇE Halil POLAT.36 SZ 109 14. Olga SAK Yusuf ÖZAY. Vahdettin BAYAZIT. Talma KATAN E. OTURUM SALON NT 1: BOTANİK: TOKSİKOLOJİ. VEJETASYON. Farklı Dalga Boylu Işınların E. Sevda GÜZEL 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 16. Mustafa ATLI Aylin ER.36 .

Biyoloji Bölümü.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON 28 HAZİRAN 2008 (CUMARTESİ) TÜM GÜN KONGRE SONRASI GEZİ 29 HAZİRAN 2008 (PAZAR) TÜM GÜN KONGRE SONRASI GEZİ 30 .

00 .Onur ALADAĞ.subsp. Buse ERASLAN.00 . Mustafa Onur ALADAĞ.00 . Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Belirlenmesi Abies cilicica Carr.Hastalardan İzole Edilen Escherichia coli’nin BetaLaktam Grubu Antibiyotiklere Karşı Direnç Gelişimi PM 019 Chlorella sp. Zelal AKSOY.Mikroorganizmalara Karşı İn Vitro Etkinliği Asit ve Aldehit Bazlı Cerrahi Alet Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Asit ve Alkol Bazlı Yer. Ayşenur KAYA.(Bryophyta) Türlerinin Antimikrobiyal Aktivite Açısından Taranması PM 012 İmidazol Grubu İçeren Bazı Fenilendiaminlerin 14.00 PM 004 14.00 . Nurcan ERBİL Fadime TOPÇAL. Nesrin TURAÇLAR Ayten KİMİRAN ERDEM.Klebsiella pneumoniae’ların Sefalosporin Türü Antibiyotiklere Duyarlılıkları ve Plazmid Profillerinin Araştırılması PM 007 Deniz Suyu ve Sedimentinden İzole Edilen 14.00 . Tamer AKKAN.Biyositlerin Aktivitesinin Belirlenmesi PM 002 14. Hatice TANER SARAÇOĞLU Hatice TANER SARAÇOĞLU.İdentifikasyonu ve Çoklu Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması PM 009 Marmara Bölgesi’ nde Yetişen Origanum vulgare 14. Fatih SEVGİ Birol ÖZKALP. Hatice TANER SARAÇOĞLU Nurcihan HACIOĞLU. Onur ALADAĞ. Biyoloji Bölümü. Ahmet UYSAL Fatih MATYAR.Aktivitesinin Belirlenmesi PM 011 Eskişehir Yöresinde Yetişen Bazı Karayosunu 14. Mustafa KUL. Metin DIĞRAK Güven ÖZDEMİR. Ahmet COŞKUN. Uçucu Yağının Antibakteriyal Etkisinin Araştırılması Ticari Olarak Satılan Bazı Bitki Preparatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Kahramanmaraş Yöresindeki Bazı Orman Ağaçlarının Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri PM 018 Kahraman Maraş’taki Kliniklere Başvuran 14. TRABZON POSTER SUNUMLARI MİKROBİYOLOJİ 25 HAZİRAN 2008 14:00-17:30 Birol ÖZKALP. Ayten KİMİRAN ERDEM. Görkem DÜLGER Filiz SAVAROĞLU.00 .Onur ALADAĞ.00 PM 003 14. Fethiye Ferda YILMAZ KÖZ. Ziya Erdem KOÇ. Yusuf DURAK. Yüzey Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Dimetiltetradesil (3-(Trimetoksilil) Propil) Amonyum Klorid Emdirilmiş Kumaşların Antibakteriyel Aktivitesinin İncelenmesi PM 005 Legionella pneumophila Suşlarına Karşı Farklı 14. Zuhal ZEYBEK.00 PM 016 14. N Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU. Ayşe Dilek AZAZ PM 001 Alkol Bazlı El ve Cilt Dezenfektanın Bazı 14.00 . Ayşın ÇOTUK Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. Semra İLHAN Ahmet UYSAL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PM 017 14. Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. Başaran DÜLGER.00 . Tamer AKKAN.00 . Mehtap AKIN Mehtap AKIN.00 Thymbra spicata L.00 - PM 006 Üriner Sistem Enfeksiyonlarından İzole Edilen 14. Nesrin TURAÇLAR. M. Mustafa Onur ALADAĞ.00 PM 015 14.Enterobacteriaceae Üyelerinin İdentifikasyonu ve Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması PM 008 Karideslerden İzole Edilen Gr(-) Bakteri Suşlarının 14.00 . Nuriye EKMEKÇİ Mehtap AKIN. Fatih MATYAR. Başaran DÜLGER Metin DIĞRAK. Mehtap ESEN. Osman GÜLNAZ.Antimikrobiyal Etkilerinin Araştırılması PM 013 14. M. Buse ERASLAN. Sevan GÜRÜN. hirtum Türünün Doğal ve Kültür Formlarının Uçucu Yağ Bileşimleri ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 010 Bazı Makrofungus Türlerinin Antimikrobiyal 14. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Araştırılması Teucrium polium L.’ nin Uçucu Yağı ve Ekstrelerinin 14. Zeliha DEMİREL. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU.Antimikrobiyal Aktivitesi Nurcihan HACIOĞLU. Rüstem DUMAN Birol ÖZKALP.00 PM 014 14. M. Meltem CONK DALAY 31 . Cansu FİLİK İŞÇEN.00 .19.

Kamuran GÖRGÜN Fatih MATYAR. F. Osman GÜLNAZ.00 PM 037 14. DOĞAN. Medine Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu GÜLLÜCE. Ferda Yılmaz KÖZ. Esra SOLMAZ Nihal DOĞRUÖZ.00 . Ömer ALTUN Tülin AŞKUN. Fikrettin ŞAHİN.Aktivitesi ve Kompozisyonu PM 026 Bazı Şifalı Bitkilerin Helicobacter pylori’nin in14. Başaran DÜLGER. Güldem DÖNEL.’in Antimikrobiyal ve Antifungal Aktivitesinin Araştırılması PM 023 Origanum bilgeri Türüne ait Uçucu Yağın Kimyasal 14.Sercan MERCAN Bazı Yeni Sentezlenmiş Organik Bileşiklerin Hikmet KATIRCIOĞLU. Elif Aktivite Çalışmaları LOĞOĞLU. Çalışmaları Sercan MERCAN Sentezlenen Bazı Organik Bileşiklerin Biyolojik Nurşen SARI.00 .Kaynağından İzole Edilen Siyanobakteri Pseudanabaena sp. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PM 039 14. Atila YANIKOĞLU. Mehtap YAKUT. Güven ÖZDEMİR. Görkem DÜLGER. Salih Türünün (Insecta: Coleoptera: Hydrophilidae. ABDULLAH Ayşe Aydan KARA PM 041 14. Morfolojik ve Moleküler Karakterizasyonu Üzerine Araştırmalar Erzurum’dan Yakalanan İki Akuatik Böcek Mehmet Nuri AYDOĞAN. GülendamTÜMEN. Handan SAKARYA. Fahrettin GÜCİN Bazı Yalancıakreplerin (Pseudoscorpion) Vücut Fatih SEZEK.19.Ekstrelerinin HPLC Analizleri ve Antimikrobiyal Aktivitesinin Araştırılması PM 029 Bazı Liken Türlerinin Antimikrobiyal Aktiviteleri 14. Hakan ÖZKAN Pasinler (Erzurum) Kaplıcasından İzole Edilen Ahmet ADIGÜZEL. Esin ÖZŞEN.00 PM 030 14.00 PM 032 14. Haydar KARAKAYA Siyanobakterilerinin İzolasyonu.00 PM 034 14. Zeliha DEMİREL. M.00 . Sevan Gürün. Sadık DİNÇER Emine İÇYÜZ.00 PM 040 14. Fahrettin GÜCİN Cernek ve Uzun Göl (Samsun) Tek Hücreli Kübra ÖZKUL. Elif Antimikrobiyal Aktivite Çalışmaları LOĞOĞLU. Zuhal ZEYBEK. Meysun İ. Hakan ÖZKAN Edremit Körfezi Tintinnid (Protozoa: Ciliophora) Neslihan BALKIS. Salih DOĞAN. Abdullah Bazı Mikrofunguslar MART. aucheri var aucheri Metanol 14. Medine GÜLLÜCE.Davranışları ve Mikrobiyal Etkileşimlerinin İncelenmesi PM 025 Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal 14.00 . Ali ASLAN Bazı Kitosan Polimerlerinin Biyoaktivite Elif LOĞOĞLU.00 .00 . Benin TOKLU-ALÇILI Türleri Türkiye İçin Yeni Bir Koprofilöz Fungus Kaydı Nurcihan HACIOĞLU.00 .vitro Üremesi Üzerine Etkileri ve Antioksidant Özellikleri PM 027 Küçükçekmece Gölü’nden İzole Edilen Bakterilerin 14. Mehmet YILMAZ. Başaran alboviolascens DÜLGER. Gökçen YUVALI ÇELİK.00 PM 038 14. Mehtap YAKUT.İçeriği ve in Vitro Antimikrobiyal Aktivitesi PM 024 Polimerik Hidrojellerinin Flukonazol Salım 14. Ali KARAGÖZ. Özlem BARIŞ. Engin Yüzeyi Fungus Florası Üzerine Bir Ön Çalışma KILIÇ. Mehmet Nuri AYDOĞAN.00 .Ağır Metal ve Antibiyotik Dirençlerinin İncelenmesi PM 028 S. Sercan MERCAN Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) Kaplıcasından İzole Sümeyra SAVAŞ. Fikrettin ŞAHİN. Ayşenur KAYA. Güldem DÖNEL Ham Petrolle Kirlenmiş Topraklarda Polisiklik Gökhan CORAL. Mehmet YILMAZ. Serkan ÖRTÜCÜ Türkiye Mikobiotası İçin Yeni Bir Kayıt: Lachnella Nurcihan HACIOĞLU.00 PM 031 14.Nisa Ünaldı CORAL Aromatik Hidrokarbon (PAH) Degradasyon Genlerinin Araştırılması 32 . araminensis ve S.00 PM 035 14.00 - Ayten KİMİRAN ERDEM.00 PM 033 14. Karakterizasyonu Tülin ÖZBEK. Gözde ÖNGÜT Mehlika PULAT Ebru ÇELİK. Biyoloji Bölümü. Serkan ÖRTÜCÜ.00 . Sevil PİLATİN.00 PM 036 14. Ahmet KARAHAN. Meltem CONK DALAY Elif ODABAŞ KÖSE. TRABZON PM 020 Yeni Sentezlenmiş Benzothioazole Türevi Schiff 14.Bazlarının Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 021 İskenderun Körfezi M/V Ulla Batığı Çevresinden 14. İsmet Hydrochidae) Vücut Yüzeylerinden Elde Edilen HASENEKOĞLU. Ahmet Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler ADIGÜZEL.00 - Buket KUNDUHOĞLU.İzole Edilen Gr(-) Bakterilerin İdentifikasyonu ve Ağır Metal Dirençliliklerinin Araştırılması PM 022 Denizli Sarayköy’de Bulunan Termal Su 14. Hülya ARSLAN.

Melek ÇOL. N. Alevcan KAPLAN Lütfi TUTAR. Metallerin Etkisinin Belirlenmesi DEMİRCİ. Ekspresyonu. Fikret UYAR. Aslıgül KÜÇÜKDUMLU. Nilay ONGANER İçeriklerinin Belirlenmesi Yabani ve Yenilebilir Bir Mantar Olan Russula Şaban KESKİN1. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA. KORCAN. Gülüzar ÖZBOLAT. Karakterizasyonu ve NALÇACIOĞLU Ekspresyonu Halk Sağlığı Açısından Önem Arzeden Zararlı Engin KILIÇ.Bakterilerin α-Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Üzerine Karbon ve Azot Kaynaklarının Etkisi PM 045 Protein Agregasyonu Sonucu Oluşan Amiloidlerin 14.00 . Barbara Antibiyotiklere Dirençlilikleri NICOLAUS. Ertuğrul SESLİ Farklı Pleurotus Türleri Gelişimi Üzerine.19.00 PM 059 14. Fehmi Metanol Ekstraktları (MEPR)’nın Wistar Ratlarda ODABAŞOĞLU. Ali Osman sentetaz (pyrG) Geninin Klonlanması. Ni (II) ve PZ (II) Ağır Metal Stresi 14.Sebep Olduğu Hastalıkları Önleyen Hücresel Faktörler PM 046 Claviceps purpurea’dan Ergot Alkaloid Üretim 14.00 PM 060 14. Di-. Selma MUTLU Amanita vaginata ve Tricholoma terreum Ümmühan ÇAKMAK. BELDÜZ. Ahmet ÇOLAK. DEMİR Bacillus licheniformis A1 Suşundan Termofilik Cemal SANDALLI. Ahmet Lipaz/Esteraz Enziminin Karakterizasyonu ÇOLAK. Servet ÖZCAN PM 049 14. Yusuf TUTAR Özgür KEBABCI. Tekniği ile (SSF) Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Veysel TOLAN. Ertuğrul Karakterizasyonu SESLİ Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Reyhan GÜL GÜVEN. Mehmet Nuri AYDOĞA.Ksilanaz Enziminin İzolasyonu. Fatih SEZEK 33 . Zekai HALICI. CİĞERCİ.00 . Nuri ERCAN. H. Melike YILDIRIM. Karakterizasyonu PM 048 14. Murat ChiB Geninin Klonlanması. Erhan ÜNLÜ Fındık Zararlısı Xyleborus dispar’dan İzole Edilen Demet MERT.’dan Elde Edilen Sevil TANAS.Heteronükleer Cu (II) ve Ni(II) Komplekslerinin Nükleolitik Aktivitesinin İncelenmesi PM 043 Cr (III). Kadriye İNAN. Servet ÖZCAN Phanerochaete chrysosporıum‘da Antioksidan Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Ülkemizde Doğal Olarak Yetişen ve Kültürü Sevda KIRBAĞ.00 .00 PM 058 14. Remziye Geninin Klonlanması. Ahmet delica’dan Elde Edilen Ham Özütten Polifenol ÇOLAK. Barbara Edilen Anoxybacillus Cinsi Bakterinin Fosfolipit NICOLAUS Çeşitlerinin Analizi Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Reyhan GÜL GÜVEN. A. Ömer Faruk Arthropodların Mücadelesinde Mikrobiyal ALGUR. Nagihan Mantarlarından Hazırlanan Özütlerdeki SAĞLAM ERTUNGA.00 PM 055 14. Özlem FAİZ.Uygulanan Phanerochaete chrysosporium’da Antioksidant Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi PM 044 Diyadin Sıcak Su Kaynaklarından İzole Edilen 14.00 . Karekterizasyonu Ali Osman BELDÜZ Anoxbacillus gonensis G2 Bakterisinin CTP Cemal SANDALLI. Ağır İ.00 PM 051 14.Homo ve 14.00 - PM 057 14. Hakan KARAOĞLU Purifikasyonu ve Karakterizasyonu Bazı Bitki Atıklarından Katı Faz Fermantasyon Hakan KARATAŞ. Oksidaz Enziminin Difenolaz Aktivitesinin Yakup KOLCUOĞLU. Ekspresyonu ve KAÇAĞAN.00 PM 053 14. Zübeyde BAYSAL Cd(II) ve Cu(II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Güler TOPRAK. Sabriye ÇANAKCI. Nilüfer CİHANGİR Murat KAÇAĞAN. M. Kübra AÇIKALIN.00 - Ender ÇEKİRGE.00 . Hatice KATI. Sadin ÖZDEMİR. Pestisitlerin Kullanılma Olanakları Salih DOĞAN. Cemal SANDALLI. TRABZON PM 042 Oksim Tipi Ligandların Mono-. Yasiın BAYIR. Serdar KARABÖCEK. Sabriye ÇANAKÇI.00 PM 050 14.00 . A. Fadime ATALAY.00 PM 054 14.00 PM 056 14.00 PM 052 14. Kemal GÜVEN. S. Deneysel Olarak Oluşturulan Akut ve Kronik Hayati AYGUN. Kemal GÜVEN.00 - Fatma MATPAN. A. Ali Osman BELDÜZ Peltigera rufescens (Weiss) Humb. SAĞLAM. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Dilşat Nigar ÇOLAK. Ali ASLAN. M. Annarita POLI. Enflamasyon Üzerine Anti-Enflamatuvar Etkileri Ahmet ÇAKIR. Kazım SEZEN. AYDIN. Tri.E. Mehmet Yapılan Bazı Mantar Türlerinin Besinsel AKYÜZ. Annarita Edilen Anoxybacillus ve Bacillus Cinsi Bakterilerin POLI. KONUK.Optimizasyonu PM 047 Anoxybacillus pushchinoensis A8 Suşundan 14. Biyoloji Bölümü. Kemal GÜVEN. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA Güler TOPRAK. Zihni Bacillus thuringiensis’e Ait cry3Aa (δ-endotoksin) DEMİRBAĞ.

Emine YALÇIN.00 . Hikmet GEÇKİL M.Ağır Metal Toleransı PM 070 Atık Sularda Bulunan Tekstil Boyar Maddelerinin 14. versicolor Biyokütlesi İle Giderimi PM 071 Ham Petrol ve Yapısındaki Hidrokarbonların 14. Tanımlanması ve 14.Gideriminde Kullanım Olanakları PM 079 Pamukkale-Jeotermal Sulardan Termofilik Bacillus 14. Ö. D.00 . A. İsmail DEMİR.00 .Diasetil Redüktaz (dar) Geninin Fermente Gıdalara Uygun Mutasyonu PM 075 Laktik Asit Bakterilerinde Thioredoksin Geninin 14. Emin ÖZKÖSE İsmail AKYOL. İsmail AKYOL. GÜVENÇ.Geobacillus Türlerinin Üreme ve Metal Biyoakümülasyonu Üzerine Etkisi PM 066 Trametes versicolor ile Linyit Kömüründen Kükürt 14. Aslı Giray KURT. (Lepitoptera: 14..00 . Zihni DEMİRBAĞ Ali SEVİM.00 .Bakterilerinin Plazmit İçerikleri ve Antibiyotik Dirençlik Özelliklerinin Belirlenmesi PM 077 Farklı Hastanelerden Toplanan Metisilin Dirençli 14. Pelin YALÇIN Buket KUNDUHOĞLU. ÖNGANER.Giderimi PM 067 Tarımsal Atıklar İle Renk Giderimi Öncesi ve 14. Recep LİMAN. Yekta GEZGİNÇ. Tuğba ŞAHİN Emine ÖZTÜRK. Muhsin KONUK.Staphylococcus Aureus (MRSA) Suşlarının RAPDPCR Yöntemi İle Tanımlanması ve Karşılaştırılması PM 078 Trametes versicolor'ın Tekstil Boyalarının 14. Ahmet ÇABUK Sibel KAHRAMAN. M. TUZCU.elde edilen bakterilerin identifikasyonu PM 062 Agrotis segetum Schiff.00 . Aysun ERGENE H. Aydın BAYRAKTAR Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU. Plazmit DNA ve Protein Profil Özelliklerinin İncelenmesi PM 081 Streptococcus thermophilus Ba21s Suşu Tarafından 14. M. Kalbiye SERDAROĞLU. Abdurrahman AYVAZ Sadin ÖZDEMİR Pınar AYTAR. P.00 .Şeker Kaynaklarının Yağ Asidi Biyosentezine Etkisi İsmail DEMİR. Fadime YILMAZ. Seda AVAZ. Gülsüm KALEMTAŞ S. M.Biyokimyasal.Regülasyonu PM 076 Köy Yoğurtlarından İzole Edilen Laktik Asit 14. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Bülent KAR. Serkan ŞEN. Fatih KUTLUER. (Lepidoptera: 14. YILMAZ. Emel AYTAN. Alaattin ŞEN Zehra Nur YÜKSEKDAĞ Zehra Nur YÜKSEKDAĞ Ufuk ÖZER. Hacer MURATOĞLU. Emin ÖZKÖSE. Agah İkbal İNCE.Farklı Besi Ortamlarında Poli-β-Hidroksibütirat (PHB) Üretimi PM 082 L-DOPA ve Dopamin’in Bakteriyel Sentezi 14. 14. Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU Yekta GEZGİNÇ.00 .00 .00 . Zihni DEMİRBAĞ Hatice KATI.00 . TRABZON PM 061 Lymantria dispar (Lepidoptera: Lymantriidae)’dan 14.Thaumetopoeidae)’dan İzole Edilen Yeni Bir Brevibacterium Türünün Tanımlanması PM 064 Topraktan İzole Edilen Bacillus thuringiensis 14. İsmail AKYOL.P. İsmail DEMİR. Sait EKİNCİ Neslihan SÜRÜCÜ.00 . Zihni DEMİRBAĞ Fatma ÖZTÜRK. Gülizar AKYURT.Noctuidae)’dan Bakteri İzolasyonu ve Karakterizasyonu PM 063 Thaumetopoea pityocampa Schiff.00 . Elif KORCAN.00 PM 083 Saccharomyces cerevisiae Hücre Kültüründe Farklı 14. cremoris (MG1363)’e Ait 14. Agah İkbal İNCE. A. 14. Leyla AÇIK.Ksilanaz Enzim Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 074 Lactococcus lactis subsp. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İbrahim Hakkı CİĞERCİ.00 . Ebru UYAR.00 . Nazime Mercan.00 .Sonrası Çeşitli Tekstil Boyalarının Antibakteriyel Etkisi PM 068 Tekstilde Kullanılan Bazı Reaktif Boyaların Fungal 14.19.00 . ERECEVİT 34 .00 . Kadriye ÖZCAN.Parçalanmasında Rol Alan Mayaların İzolasyonu ve İdentifikasyonu PM 072 Termofilik Bacillus licheniformis ve B.İzolatlarının cry2 Genlerinin Belirlenmesi ve Lepidoptera Larvaları Üzerine Olan İnsektisidal Etkilerinin Belirlenmesi PM 065 Farklı Metal Konsantrasyonlarının Termofilik 14. Işıl SEYİS Hatice Aysun MERCİMEK. Ferit Can YAZDIÇ. Sait EKİNCİ Kalbiye SERDAROĞLU.stearothermophilus’ da Krom (VI) Indirgemesi PM 073 Rumen Funguslarının İzolasyonu.Türlerinin İzolasyon ve İdentifikasyonu PM 080 Bazı Laktik Asit Bakterilerinin Fizyolojik. Emel KARADENİZ Aslı SEMİZ.00 . Emin ÖZKÖSE.Dekolorizasyonu PM 069 Afyonkarahisar Toprak Actınomycet İzolatlarının 14. Biyoloji Bölümü. Füsun UÇAR Nazime MERCAN.00 . Tansel YALÇIN.00 . ÖZŞAHİN.00 . N.

00 . Sabriye ÇANAKÇI. Ali Osman BELDÜZ. Biyoloji Bölümü.00 . Aysun MERCİMEK Hatice ÖĞÜTCÜ. HBB 134’den Termostabil Lipaz 14. Barış PAZARBAŞI. İsmail KARABOZ Nihal EDİZ. 14.00 . Derya GÜREL 35 . Fatma Esen SARIGÜLLÜ.Marac 1–4 Suşundan Organik Çözgen Varlığında Kararlı Alkali Proteaz Üretimi PM 100 TK4 DNA Polimeraz I Enzimin Zincir Uzaklaştırma 14.00 .BesiortamındaBiyopolimer Üretiminin Belirlenmesi PM 103 Bazı Bacillus Türlerinin Antibiyotik Dirençliliği.Bitkilerinden İzole Edilen Rhizobium Suşlarının Nodulasyon ve Azot Bağlama Potansiyellerinin Araştırılması PM 086 Farklı Hastanelerden Toplanan Klebsiella Suşlarının 14. Filiz GÜREL.00 .00 . 1824) (Coleoptera. Bu Monokaryonların Birbiri İle Uyumluluklarının Araştırılması ve Dikaryonların Elde Edilmesi PM 090 Kombucha’nın Fungus Misel Gelişimine Etkileri 14. Emine YALÇIN. Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterize Edilmesi PM 095 ATPaz Özelliğine Sahip Olduğu Varsayılan 14. MODAK. corticolus Lipazının 14. Tuğrul DORUK.Üretimlerinin Belirlenmesi PM 105 Topraktan İzole Edilen Bazı Streptomycetes sp. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hakan KARAOĞLU.00 .Glukoz İzomeraz Geninin Klonlanması.00 . Kamalendra SİNG. Barış PAZARBAŞI. Mehmet HABERAL Serdar ÜLKER. Ahmet ÇOLAK2 Z. Suşlarının Bazı İkincil Metabolit 14. Ali KOÇYİĞİT.00 . Murat KORKMAZ.00 .Olan Ksilanazın Üretimi ve Kısmı Karakterizasyonu PM 092 Mucor hiemalis f.İzolatın Ligninolitik Enzim Aktivitelerinin Araştırılması PM 102 Bacillus megaterium RSKK 5117 Suşunun Melas 14. Özfer YEŞİLADA Emel KARADENİZ.00 . Mine Gül ŞEKER. Aslı KAÇAR Cemal SANDALLI. Güven ÖZDEMİR. Çiğdem İLERİ. Fatma AYDOĞMUŞ ÖZTÜRK. Hakan KARAOĞLU. Yavuz BEYATLI Nihal EDİZ. İhsan YAŞA. Elif Esin HAMES KOCABAŞ. 14. Ali Osman BELDÜZ.Yüksek Bakteri İzolasyonu ve Denitrifikasyonda Kullanılabilirliklerinin Araştırılması PM 085 Farklı Tuz Stresi Şartlarında. Ali Osman BELDÜZ Fatih Şaban BERİŞ. TRABZON PM 084 Doğal Ortamlardan Denitrifikasyon Yeteneği.Synechocystis sp. Aysel UĞUR Pınar KARACAKAYA.00 .Alüminyuma Dirençlilik Genleri ile Anoxybacillus gonensis G2 Bakterisinin ALR Geninin Karşılaştırılması PM 096 Pseudomonas Türlerinde Lipaz Üretimi ve Bazı 14.Üretim Yeteneklerinin Zeytin Yağı Fabrikası Atık Suyu ve Vinas Ortamında Araştırılması PM 089 Tıbbi Öneme Sahip Ganaoderma lucidium 14.00 . Mukund J. İhsan YAŞA. Işıl SEYİS Ali KOÇYİĞİT.19. Güven ÖZDEMİR. Şengül ALPAY KARAOĞLU.aureus’ a Ait Qurom Sensing Sinyal Moleküllerinin Lactobacillus lactis’in Nisin Üretimi Üzerine Etkisi (quorum sensing cross-talk analizi) PM 099 Deniz Sedimentinden İzole Edilen Streptomyces 14. Fatih KUTLUER Ayşegül ERSAYIN YAŞINOK. Yavuz SEZEN.00 . Özcan BUDAK Ataç UZEL. Gönül DÖNMEZ Murat K.Üretimi Üzerine Kültür Koşullarının Etkisi PM 094 Anoxybacillus gonensis ÇT1 Sarı Suşunun D14.00 . Chrysomelidae) Ergin ve Larvalarına İnsektisidal Etkileri Fatma Esen SARIGÜLLÜ.00 . Hatice Aysun MERCİMEK Perihan GÜLER. Ahmet ASLAN Elif APOHAN.Kültürel Parametrelerin Optimizasyonu PM 097 Atıksulardan Reaktif Boyaların Gideriminde 14. Yavuz BEYATLI Dilşad ONBAŞLI. Yabani Baklagil 14.00 PM 091 Endofit Bacillus Suşlarından Ksilanolitik Bir Enzim 14. Kullanımı PM 098 Staphylococcus epidermidis ve Staphylococcus 14. İsmail DEMİR.Antibiyotik Duyarlılıklarının Belirlenmesi ve Tiplendirilmesi PM 087 Katı Kültür Fermentasyon Yöntemi ile Trichoderma 14.00 .Saflaştırılması ve Bazı Biyokimyasal Özelliklerinin Belirlenmesi PM 093 Anoxybacillus sp. Burcu BAKIR ATEŞLİER Derya YANMIŞ. AVCI .Aktivitesi ve ddNTP’ye İlgisinin Mutasyonel Analizi PM 101 Hava Örneklemesi ile İzole Edilen Bir Fungal 14. Sabriye ÇANAKÇI.Mantarının Sporlarının Çimlendirilerek Bu Sporlardan Monokaryonların Eldesi.00 . 14.Türlerinin Patates Böceği (Leptinotarsa decemlineata (Say.Proteaz. İ.00 . Caner KASIMOĞLU Nermin Hande ÜRKMEZ.00 .atroviridae TEM H3’ün Proteaz Üretiminin Optimizasyonu PM 088 Serbest ve Tutuklanmış Fungus Peletlerinin Lakkaz 14. Amilaz Aktivitelerinin İncelenmesi PM 104 Pseudomonas spp. Belma ASLIM Ömer ERTÜRK.00 . Fatih AKYOL. Feride İffet SAHİN.

B. Tekstil Boyalarında Renk Giderimi Gamze BAŞBÜLBÜL. Emine ÖZTÜRK. Akut Toksisitesi F. Sanver Tahıl Gevreği ve Müsli Örneklerinin Mikrofungus EKMEKÇİ Florası İzmir İli Buca İlçesi İlköğretim Okullarındaki Hava Özlem ÇİFTÇİ. Erman ORYAŞIN.00 - Pleurotus eryngii (DC. Özge Kullanılarak Belirlenmesi KAHRAMAN. ex Fr. Sümeyye Solunum Oranlarının Selektif İnhibisyon ÇEVİK. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Z. ÖZDEMİR. S-41 Suşundan CMCase Enzim Burhan ARIKAN. Amilazın Karakterizasyonu Burcu BAKIR ATEŞLİER.00 PM 123 14.00 PM 110 14. Ayten NU51 Suşunun Toleransı ÖZTÜRK Farklı Etanol Konsantrasyonunun Bakteriyal Esin POYRAZOĞLU.00 PM 109 14. İzolasyonu ve Karakterizasyonu Berna KUZU Bacillus spp. Halil Selüloz Üretimine Etkisi BIYIK Bacillus spp.00 PM 112 14. Kadir SORUCUOĞLU Chlorella sp.00 PM 119 14. M. Tekin GEZER. Özlem ABACI Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması Botanik Bahçesi Toprağındaki Bakteriyel/Fungal Gülşah ÇAKMAK. H.00 PM 111 14.00 PM 116 14. Alev HALİKİ UZTAN. Gökhan KAVUNCUOĞLU.00 PM 114 14.00 PM 108 14. Emre KOŞAR. TRABZON PM 106 Fe(III) ve Cu(II) metal iyonlarının Phanerochaete 14. Erbil KALMIŞ. Işıl SEYİS. Enzimin Karakterizasyonu Ashabil AYGAN.19.00 PM 122 14. KAYA Funalia trogii İle Lakkaz Üretiminin Emre BİRHANLI. Ekstrelerinin Analjezik Aktivitesi ve N. Öznur KOÇ Çeşitli Aspergillus niger Suşlarından İnvertaz Tuğba SUBAŞIOĞLU.00 PM 117 14.’in Kültürü İçin Lokal Tarımsal Atıkların Değerlendirilmesi Toprakdan İzole Edilen Bazı Fungal Organizmaların Halil BIYIK. Funda İLHAN İzmir İli ve Çevresinde Satışa Sunulan Kahvaltılık Ayşegül YOLTAŞ.00 PM 124 14. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.chrysosporium biyokütlesi ile sucul ortamdan uzaklaştırılması PM 107 14. Berna KUZU. Fatih KUTLUER. Lipazının Karakterizasyonu Ali BIYIK Radyasyona Dirençli Deinococcus radiodurans Elif ÖZBEY.00 PM 115 14. A. İsmail KARABOZ Fadime YILMAZ. Z. Aysun ERGENE Sevda KIRBAĞ. Özfer Optimizasyonu YEŞİLADA RNA Ekstraksiyon Yöntemlerinden Fenol Sezer TOPRAK Kloroform Yöntemi İle Silika Membran Kolon Yönteminin Karşılaştırılması İnfluenza Alt Tiplerinde Multiplex PCR Yöntemi Sezer TOPRAK. Kubilay METİN. Dilek ASMA Bakterisi İle Escerichia coli’de Radyasyonun Antioksidan Sistem Üzerine Etkisinin Araştırılması Ağır Metallere Karşı Rhodopseudomonas palustris Leyla ÇELİK. Öznur KOÇ.00 PM 126 14. Taner Potansiyellerinin Araştırılması YONAR. H. Fatih KALYONCU. F. Emir CANSUNAR Penicillium citrinum HBF62 Ekstrasellular αKubilay METİN. Aslı ŞAHİNER. Burcu BAKIR ATEŞLİER. Halil BIYIK Funalia trogii ile Katı Substrat Fermentasyonu Filiz KURU.00 PM 121 14. Erman ORYAŞİN.00 . CONK DALAY Aydın İl Merkezi Sınırları İçerisinde Bulunan Bazı Öznur KOÇ. Emine YALÇIN.00 PM 120 14. HBK-51’den Elde Edilen Kitinolitik Hatice KORKMAZ. Alev HALİKİ UZTAN Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması İzmir İli Konak İlçesi İköğretim Okullarındaki Hava Özlem ÇİFTÇİ. Halil BIYIK İlköğretim Okullarının Bina İçi ve Bina Dışı Havasının Fungus Yoğunluğunun Belirlenmesi Mikoriza Kullanımı Sercan POLAT. YILMAZ KÖZ. G.00 PM 113 14.00 PM 118 14. Özlem ABACI. Burhan ARIKAN. Biyoloji Bölümü. Nilüfer ITKI. Özfer YEŞİLADA Sürecinde Lakkaz Üretimi Aspergillus foetidus HBF 55 Ekstrasellular Z. H.) Quel.Ceren SOMUNCUOĞLU.00 PM 125 14. KARABAY YAVAŞOĞLU. Ü. Seval OKUTAN. Nermin Enziminin Üretim Koşullarının Araştırılması Hande ÜRKMEZ. Ashabil AYGAN. Öznur KOÇ. DEMİREL. Hatice KORKMAZ.00 PM 127 14. İhsan YAŞA. Mehmet AKYÜZ 36 .

Cemal SANDALLI.00 PM 146 14. Tuğba ÜNSAL. Fatih ÖZOĞUL Çiğ Süt ve Peynir Örneklerinden İzole Edilen Sumru ÇITAK.Tasarımı Kullanılarak Besinsel Gereksinimlerin Taranması PM 136 Escherichia coli’de Fruktoz Bisphosphataz II 14.Koliform Bakterilerde İntegron Gen Kasetleri PM 144 14. Sabriye ÇANAKCİ.Üretiminde Başlangıç Glikozunun Etkisi PM 134 Mikrobiyal Aktiviteler Üzerine Etkili Bor 14. Esmeray Florasının İncelenmesi KÜLEY. Cansu FİLİK İŞÇEN Bekir ÇÖL. Aslı ÖZKIZILCIK.Pseudomonas aeruginosa'nın Aromatik Maddeler Varlığında Üremesinin Araştırılması PM 143 Karadeniz’den İzole Edilen Antibiyotik Dirençli 14.00 . Klorofil-a ve Fikoeritrin 14. Erol AKSÖZ Kilobaz Uzunluğunda Özgül Genomik DNA Dizilerinin Çoğaltılması Akdeniz’den Yakalanan Karideslerin Bakteriyel Mehmet KENAR. Esin KANIK Kadriye İNAN. Ahmet ASAN. Sait İZGİ.00 . A. Ertuğrul AIRBAŞ Figen ERTAN. Satı ORHAN Enterococcus Türlerinde 70°C ve 25°C’deki Proteolitik Aktivitenin Varlığı Dondurulmuş Gıdalarda (Et ve Sebze) Fekal Sumru ÇITAK. Tuğba Mutajenik ve Genotoksik Potansiyellerinin SOMAY. mevsimsel dağılımı ve klimatolojik faktörlerle ilişkisi PM 132 Synechococcus spp.Miktarının Azot Açlığında Belirlenmesi PM 139 Saccharomyces cerevisiae’da Glikolitik 14.Aktivitelerinin Belirlenmesi ve Kültüre Edilebilir Mikroorganizma Sayısı ile Karşılaştırılması PM 129 Benzidin İlavesinin Topraktaki Mikrobiyal Sayı ve 14. Tim LARSON Şebnem ERENLER. saflaştırılması ve karakterizasyonu PM 142 Bakteriyel Hemoglobin Geni Klonlanmış 14. KARABOZ. 7. İ. Sezai TÜRKEL. Erol KALA Coliform ve Fekal Enterococcus’ların İndikatör Mikroorganizma Açısından Değerlendirilmesi Farklı Sıcaklık Ortamında Bekletilen Kıyma Sumru ÇITAK. A. Osman BELDÜZ. Burhan ŞEN Ali Muzaffer FEYZİOĞLU. İsmail KARABOZ Filiz KARAOĞLU. Özfer YEŞİLADA Suzan ÖKTEN. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu PM 141 Anoxybacillus kestanbolensis 13 K bakterisinden 14. Nuran DİRİL Değerlendirilmesi Uzun PCR (Long PCR) Yöntemi Kullanılarak 5-15 Ayşegül GÜZEL. Neslihan Örneklerinde Gr(-) Psikrofil Mikroorganizmaların KAMANLI CAN Dağılımı ve Proteolitik Aktiviteleri 37 .00 . Murat KAÇAĞAN. Kadriye İNAN. Tekin BABAÇ.Dağılımı Trabzon Sahillerinde Yüzey Sularındaki Dağılımı PM 133 Farklı Fermentasyon Teknikleri ile α-Amilaz 14.00 - İhsan YAŞA. Sezai TÜRKEL Tülay TURGUT GENÇ. YAŞA.19. Zeliha CEVHER.00 PM 149 14. Zehra YARKIN Faruk SÜZERGÖZ. Ali KOÇYİĞİT.00 . İlknur YILDIZ. ÖZKIZILCIK.00 PM 148 14.1 Bakterisinden Termofilik 14. Hikmet GEÇKİL Tülay TURGUT GENÇ. İ.A. Bükay YENİCE GÜRSU.Enziminin FbpI Negatif Suş İçinde Overekspresyonu ve Fruktoz Bisfosfat-Fruktoz 6 Fosfat Flux’ının Semi in vivo Bir Yaklaşımla Hesaplanması PM 137 L-Asparaginaz Geni (Ans B) Klonlanmış Bazı 14.Mutasyonların Üremeye ve İnvertaz Aktivitesine Etkileri PM 140 Geobacillus sp.00 .00 .Bileşiklerinden Boraksın Biyogaz Verimi Üzerine Doza Bağımlı Etkinliğinin Araştırılması PM 135 Antibiyotik Üretiminin Arttırılmasında Deney 14.00 .00 .00 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Arzu ALTIN.00 PM 147 14.00 . Bilal BALKAN. TRABZON PM 128 Bahçe Toprağında Genel ve Spesifik Enzim 14.00 . Sabriye ÇANAKÇI Pınar YEŞİLGİL.Aktivite Üzerine Etkileri PM 130 Boya Tutundurulmuş Lignoselulozik 14. B. Semra İLHAN. Osman Birol ÖZGÜMÜŞ. Halil DEMİR. Özkan DURMUŞ. Murat KAÇAĞAN.00 PM 145 14. KOÇYİĞİT Nesrin ÖZMEN.00 .00 .arabinofuronosidaz enziminin klonlanması. Fatmagül ALTIN.00 . Ali Osman BELDÜZ Hüseyin KAHRAMAN. Hikmet GEÇKİL Feyza ÇOLAKOĞLU. M.Bakterilerde L-Asparajinaz Üretimine PM 138 Farklı Pichia ve Candida Türlerinde Glikojen 14. Ömer ŞAHİN. Biyoloji Bölümü.Ksilanaz Geninin Klonlanması.ve havadaki fungal konsantrasyonun tesbiti.Hammaddelerin Trametes versicolor ile lakkaz Üretiminde Kullanılması PM 131 Kırklareli Hamitabad Termik Santral’ı civarı toprak 14.00 . M.00 . Şengül ALPAY KARAOĞLU Tıbbi Atık Örneklerinin Ames Testi ve Rec Testi İle Fatma ZİLİFDAR. Burcu ÇERÇİ. ÇERÇİ. Aziz GÜNEROĞLU.

AKKAYA. Harun ALBAYRAK. Ataç UZEL. BOZDOĞAN Edip ÇİFTÇİ.00 PM 171 Cryptosporidium ve AIDS 14.coli O157 Aranması. ERDOĞRUL. Buket KUNDUHOĞLU Mustafa ATEŞ.Belirlenmesi ve Bentik Organizma Grupları PM 173 Hastane İzolatlarında Antibiyotik Dirençliliğinin ve 14. ÖZKÖSE.Lütfü ÇAKMAKÇI Elvan OK.IL-1β. EYVAZ Sevil TOROĞLU.00 . Mehmet AKYÜZ Suzan Adın ÇINAR. H.Edilen Vibrio Türlerinin Proteolitik ve Nükleaz Aktiviteleri Üzerine Bir Çalışma PM 175 Anaerobik Rumen Funguslarında 18S Ribozomal 14.00 .Beta-Laktamaz Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 174 Juvenil İstiridyelerden (Crassostrea virginica) İzole 14. B.00 PM 163 Asthenozoospermia Olgularında Semende Lökosit 14. Neslihan TEMİZ DOĞAN Jale KORUN B.) 14. H. Zafer YAZICI. Dilşah ÇOĞULU Aygün YALÇINKAYA. T.Karidesinde (Penaeus kerathurus.00 .00 . ve Cicer anatolicum Alef.Konvansiyonel Testler ve ITS-PCR İle Karakterizsyonu PM 160 Kıymadan İzole Edilen Aeromonas Türlerinin 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. E. L1758) Görülen Bir Parazit. Tansel YALÇIN. Seçil BAYAR Cengiz ÇORBACI. eryngii var. İclal KOYUNCU Aslı ŞAHİNER. Cemil KARA Sevil TOROĞLU. Aslı ÖZKIRIM Gülsen ULUKÖY. Güven ÖZDEMİR. Enfestasyonu PM 170 Balık Sağlığında Probiyotiklerin Önemi 14. Orthione griffenis. N. Sanver EKMEKÇİ.Karakterizasyonu Üzerine Bir Araştırma PM 155 Farklı Sıcaklıklarda Saklanan Çiğ Köftede Listeria 14.00 . Füsun B. ERDOĞRUL. U. M. İbrahim YILDIRIM. İbrahim YILDIRIM.Mikrobiyolojik PM 152 Mikotoksinler ve Gıdalardaki Önemi 14. Ö.RNA Polimorfizminin Belirlenmesi PM 176 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss. Serkan BULUT.Temin Edilen Midyelerde Hücre Kültürü ve RTPCR Yöntemi ile Enterovirus Tespiti PM 165 P. Akın DENİZCİ E. BOZDOĞAN.İzolasyonu.İle Mikroorganizmaların Belirlenmesi PM 154 Geleneksel Türk Peynirlerinin Mikrobiyolojik 14.00 .Bir Araştırma PM 166 Atopik Bireylerde İmmünoterapi Öncesi ve Sonrası 14. Biyoloji Bölümü. ÇÖMLEKÇİOĞLU.00 . M. Ebru UYAR. ÇİFTÇİ.00 . Saptanması veDoğrulanması PM 157 Farklı Kaynaklardan Debaryomyces hansenii 14. Esin ÖZDEMİR N.00 . ÖZDEMİR. Nevin KESKİN.19. Haluk ÇELİK Sevda KIRBAĞ. Ö.00 .00 PM 172 Azaplı Gölü’nün Mikrobiyolojik Kirlilik Düzeyinin 14. Bülent GÜLEKLİ Göknur TERZİ. DÜLGER Safiye DURANOĞLU.Değerlendirmesi PM 164 Orta Karadeniz Bölgesinden (Samsun Yöresinden) 14.Yönelik Olarak Fermentasyonun Mükrobiyolojik Olarak İzlenmesi ve Starter Kültür Kullanımı PM 159 Peynirlerde Bozulmaya Neden Olan Mayaların 14. ÖZŞEN. Faruk SÜZERGÖZ Semiha ÇETİNEL AKSOY. SOYUPEK. E. YÜKSEL.00 . Şahnur IRMAK H. Doğan ÖZYURT. B.00 PM 153 DEFT (Direkt Epifloresan Filtre Tekniği) Yöntemi 14.00 PM 162 Mikro-array Teknolojisi ve Kullanım Alanları 14. A.monocytogenes Sayısının Değişimi PM 156 Satışa Sunulan Et ve Et Ürünlerinde Escherichia 14.00 . Ekrem ATALAN 38 .Edilen Staphylococcus aureus İzolatlarının Fenotipik Karakterizasyonu PM 151 Çanakkale’de Tüketilen Dondurmaların 14.00 . IL-6 ve TNF-α Düzeyleri PM 167 Nekrotik Diş Kanallarından Enterococcus 14.DERELİOĞLU Aylin AKOĞLU.00 .00 .faecalis’in Kültürel Yöntemler ve PCR Kullanılarak Saptanması PM 168 Türkiye’deki Arı Hastalıklarının Kronolojisi ve 14. KAR. Ö.00 .00 . E. M. Emin TOROĞLU. Aysel GÜLBANDILAR Nurcihan HACIOĞLU.00 . S. E.00 . UÇAR Gönenç AKYAR. Füsun UÇAR.Hand & Mazz. KÖSE.00 .Antimikrobiyel Dirençliliği PM 161 Fakülte Kantinlerinin Genel Mikrobiyel Durumu 14. Bitki Kök Topraklarından Streptomyces Suşlarının İzolasyonu ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Kıymet GÜVEN.Dağılımı PM 169 Muğla-Gökova Körfezinde Avlanan Akdeniz 14. Mustafa ERDEM Gülşen ULUKÖY. İclal KOYUNCU Safiye DURANOĞLU. ferulae’nin Kültüre Alınması Üzerine 14.00 . İdentifikasyonu ve Değişik Fiziksel Stres Koşulları Altında Büyüme Üzerine Sodyum Konsantrasyonunun Etkisi PM 158 Siyah Zeytin Fermentasyonunun Hızlandırılmasına 14. Gözde TÜRKÖZ Sevil PİLATİN. TRABZON PM 150 Kütahya Yöresinde Çeşitli Kaynaklardan İzole 14.00 . EKİNCİ Kerem ÖZDEMİR.

) Nieuwl. Birol OTLUDİL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hasan Çetin ÖZEN Özge BAYKAN Veysel TOLAN..00 .ve Su Kalitesinin Değerlendirilmesi PM 183 recN. Sabriye ÇANAKÇI. Muhsin KONUK Melike Çebi KILIÇOĞLU. M.00 PM 198 14.Adile SELÇUK.Parazit FungusTürü: Puccinia saliha sp.00 . Mustafa ÖZKAN. Şayeste DEMİREZEN. Mustafa KOÇAK.00 PM 187 Çanıllı Baraj Gölü (Ankara) Algleri 14. Ebru UĞURLU.’nın Genotoksik 14. Stigmaeidae) Vücut Yüzeyinden İzole Edilen Funguslar İsmet BERBER.00 PM 196 Salvia blepharoclaena Hedge&Hub.19.00 . Hakan ÖZDOĞAN Sevda KIRBAĞ. PM 186 Sille Baraj Gölü (Konya) Epifitik Algleri 14. Burhanettin YALÇINKAYA Salih DOĞAN. S. ve Physarum flavicomum Berk.Üzerine Bir Çalışma PM 190 Hücre Çekirdeği ve Sitoplazmasında Görülen 14. M. PM 189 Anoxbacillus Türleri İçin SCAR Markır Geliştirmek 14. Ali Osman BELDÜZ Nihal YÜCEL. Mustafa ATEŞ İjlal OCAK.Cinsinin Moleküler Sistematiği PM 184 Çiğ Et Örneklerinden İzole Edilen Bacillus 14. Hilal BAKIR İjlal OCAK.00 .00 Çorum İli Atmosferinde Hava İle Taşınan Allerjen Funguslar Erzincan. B.Lamproderma arcyrionema Rost. N. Betül YILMAZ Tahir ATICI.00 .-Mor 14.00 .00 .Değişikliklerin Çeşitli Enfeksiyon Etkenleri Açısından Değerlendirilmesi PM 191 Klinik Yakınmalar İle Trichomonas vaginalis.00 PM 194 14. Hakan KARAOĞLU.00 .. İbrahim ÖZKOÇ Didem OĞUZKURT. Birol OTLUDİL. Mustafa ATEŞ Belma ACAR.(Lamiaceae)’nın Antimikrobiyal Aktivitesi PM 197 14. AYYILDIZ. AYDOĞAN. 14. Veysel TOLAN.00 . N. HASENEKOĞLU. TRABZON PM 177 Van İlindeki Bazı Hastanelerden İzole Edilen 14. Neğmetullah ALAN.00 .00 .Potansiyelinin Salmonella Mikrozom ve SOS Kromotest Test Sistemleriyle Araştırılması Kurşun Nitrat Metal Tuzunun Daphnia magna Üzerindeki Akut Toksik Etkisinin Araştırılması Bazı Pestisitlerin Mutajenik Potansiyellerinin Salmonella Mikrozom ve SOS Kromotest Test Sistemleri İle Araştırılması PM 195 Bazı Azo İndol Bileşiklerin Rhodopseudomonas 14.Staphylococcus aureus İzolatlarının Protein Profillerinin Nümerik Analiziyle Karakterizasyonu PM 178 İzmir İli Bornova İlçesi İlköğretim Okullarındaki 14.00 . n. Zuhal TOKER. İ. flaA ve ftsY Genlerine Göre Anoxybacillus 14.Candida ve Bakteriyel Vajinoz Arasındaki İlişkinin Sitolojik Yaymalarla Değerlendirilmesi PM 192 Hypericum triquetrifolium Turra. Sinan BEKSAÇ Zehra SAFİ ÖZ. Sadin ÖZDEMİR. Duygu ÖZHAN Dilşat Nigar ÇOLAK. Tayfun KAYA. Meysun İbrahim ABDULLAH Ergin KARİPTAŞ. Murat KÜRŞAT Cengiz AKKÖZ. Ayten ÖZTÜRK. Sıtkı ÇEVRİMLİ Adem İMALI. Nurcihan ÖZÇELİK.palustris NU51 Suşuna Toksik Etkisi PM 193 14. Cribraria vulgaris Schrad.ITS bölgesinin PCR-RFLP ile Moleküler Karakterizasyonu PM 182 Karakaya Baraj Gölü Fitoplankton Kompozisyonu 14. M. DÖNEL.00 . Sinan BEKSAÇ Özlem DEMİRCİ. Erzurum ve Trabzon’dan Yakalanan Bazı Cryptognathid ve Stigmaeid Akarların (Acari: Cryptognathidae. G.türlerinin Tanımlanması ile Proteolitik ve Lipolitik Enzim Aktivitelerinin Araştırılması PM 185 Thymelaea aucheri Meissner Üzerinde Yeni Bir 14. M.Myxomycetes Kayıtları: Calomyxa metallica (Berk.00 . Şayeste DEMİREZEN. Biyoloji Bölümü.Hava Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması PM 179 İzmir İli Karşıyaka İlçesi İlköğretim Okullarındaki 14.00 .00 PM 188 Doğu Karadeniz ve Kuzeydoğu Anadolu İçin Yeni 14. Leyla ÇELİK. ÖRTÜCÜ 39 . İsmet HASENEKOĞLU.00 . Catherine AIME. Hakan KARATAŞ Bedriye Ceren SOMUNCUOĞLU. Kadriye İNAN. Harun ÖNLÜ Belma ACAR.1874 PM 181 Rhizoctonia solani AG-4 Grubu Fungusların rDNA14. Beyhan KORKMAZ.Hava Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması PM 180 Türkiye Myxomycetes Florası İçin Yeni Kayıt: 14. Selcen Süheyla ERGÜN Cemal SANDALLI Zehra SAFİ ÖZ.

19. TRABZON PM 199 Çukurova Üniversitesi Balcalı Eğitim ve Araştırma 14. Biyoloji Bölümü.Adsorpsiyonu ve Kinetik Parametrelerin Emel KARADENİZ. Bakteri PM 200 Bisfenol A’nın Aktif Çamur Üzerine 14.00 .Hastenesi’nin Kanalizasyon Suyundan Alınan Su Örneğinden Selektif Besiyerleri Kullanılarak Bakteri İzolasyonu. Bu Bakterilerden Litik Bakteriyofaj’a Sahip olanların Araştırılması. Hatice Aysun MERCİMEK Tamer AKKAYA Belirlenmesi 40 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fatma Esen SARIGÜLLÜ.00 .

-Mor.00 PB 013 09. TRABZON POSTER SUNUMLARI BOTANİK 26 HAZİRAN 2008 PB 001 09. Tuğba BAYRAK Özellikleri ÖZBUCAK Esra MARTİN.) Baker ve Muscarı discolor Boiss. & Kit. (Amaryllidaceae) Taksonlarının Polen Morfolojisi Quercus cerris ve Quercus ilex Yapraklarında Kalsiyum Oksalat Kristalleri Endemik Fritillaria bithynica Baker (Liliaceae) Üzerine Morfolojik ve Anatomik Bir Araştırma Aktivatör Uygulamasının Domates (Lycopersicon esculentum Mill. Muhittin DİNÇ.00 PB 012 09. Ayla KAYA Serap IŞIK. Hatice ÇÖLGEÇEN. H.00 - A 09:00-12:30 Kamil COŞKUNÇELEBİ.00 PB 016 09.00 PB 010 09. (Fabaceae)’de Tohum Kabuğu Yapısı 41 . Tuncay DİLMENCİ Fatih SATIL. (Liliaceae) Taksonlarının Morfolojik. Adnan AKÇİN Nergiz ZİLCİ. Caryophyllaceae ve Liliaceae Taksonları Üzerine Karyolojik Bir Çalışma Lathyrus hirsutus L. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Meryem ÖZTÜRK. Bekir DOĞAN. Anatomik ve Ekolojik Özellikleri Bazı Endemik Hyacinthella Schur (H. A. Mustafa KÜÇÜKÖDÜK. Cinsi Üzerinde Karşılaştırmalı Anatomik Çalışmalar ve Sistematiğe Katkıları Türkiye’ deki Satureja L. Emel OYBAK DÖNMEZ Hatice ÇÖLGEÇEN. Persson & Wendelbo. Hatice ÇÖLGEÇEN. Bilgehan BİLGİLİ H. H. Cinsinin Orta Damar Anatomisi Özellikleri ve Sistematikte Kullanımı Türkiye’deki Sternbergia Waldst.00 PB 009 09. heldreichi (Boiss. Öznur ERGEN AKÇİN. Özkan AKSAKAL. lazulina K. campanulata K. Sema HAYIRLIOĞLU-AYAZ. A. Ebru ATAYETER Meryem ŞENGÜL. Biyoloji Bölümü.00 PB 007 09.&Zahn) Sell&West (Asteraceae) Üzerinde Morfolojik ve Anatomik Bir Araştırma Murat Dağı’nda Yayılış Gösteren Amarylidaceae ve Iridaceae Familyalarına Ait Bazı Geofitler Üzerine Morfolojik. Ali (Boraginaceae) Türünün Morfolojik ve Anatomik ENGİN.00 PB 020 09.00 PB 018 09.KAPLAN. Rabia AÇIKGÖZ Murad Aydın ŞANDA. Ayşe PEKTAŞ Murad Aydın ŞANDA. & Scheng. M. Anatomik ve Ekolojik İncelemeler Endemik Petrosimonia nigdeensis Aellen türünün anatomik açıdan incelenmesi Gül Nilhan TUĞ. & Hausskn Türlerinin Anatomik Özellikleri Tuz Gölü (Cihanbeyli-Konya) Allium L.00 PB 011 09. Yusuf KAYA Yurdanur AKYOL Fatih SATIL. Sabri ÖZYURT. & Jim. Selçuk ERTEKİN Papaveraceae.00 PB 002 09. Gövde ve Meyve Anatomik Yapısı Üzerine Etkisi Endemik Hieracium lasiochaetum (Bornm. H.00 PB 015 09. Sema LEBLEBİCİ Chromosome Numbers of Selected Hieracium and Pilosella (Asteraceae) Species From Turkey Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Bazı Cirsium Miller Taksonlarının Kromozom Sayıları Türkiye’de Yayılış Gösteren Endemik Muscari aucheri (Boiss. Vladimir VLADİMİROV Melahat ÖZCAN. N. Perss. M.00 PB 019 09.00 PB 005 09.00 PB 004 09. Nurhan BÜYÜKKARTAL. Özlem ÇETİN.) Chouard) Taksonlarının Morfolojik ve Anatomik Özellikleri Erzurum ve Çevresinde Yetişen Endemik Astragalus Globosus Vahl Türünün Anatomik ve Ekolojik Özellikleri Endemik Colchicum burttii Meikle (LILIACEAE) Üzerine Morfolojik VE Anatomik Bir Araştırma Türkiye’deki Cyclotrichium (Boiss.00 PB 017 09.19. Brassicaceae. Pers.) Bitkisinin Yaprak. Murat BAL Murad Aydın ŞANDA.00 PB 006 09. Gülcan ŞENEL Endemik Onosma intertextum Hub.00 PB 014 09. Feyza CANDAN Tülay AYTAŞ AKÇİN. Mustafa KÜÇÜKÖDÜK.00 PB 003 09. Sabri Üzerinde Anatomik Bir Araştırma ÖZYURT. Canan ÖZDEMİR İlkay ÖZTÜRK ÇALI.BÜYÜKKARTAL Yurdanur AKYOL. M. Hüseyin İNCEER.) Manden. Ahmet DURAN. Ahmet Emre YAPRAK Lamiaceae Familyasına Ait Bazı Türlerin Petiyolleri Öznur ERGEN AKÇİN.00 PB 008 09.

) Melahat ÖZCAN.ÇELİK. (Asteraceae)’nın Ünsal TOPSAKAL. cerinthifolia (Sm. Zafer Morfolojik ve Yaprak Anatomik Özellikleri TÜRKMEN. Muhittin DİNÇ. Servet ÖZCAN. Anatomik Yönden İncelenmesi Bazı Onosma L. Sema HAYIRLIOĞLU-AYAZ. Teucrium’a (Lamiaceae) Ait Muhittin DİNÇ. S. Ümit BUDAK.00 PB 033 09. Ahmet piperita Uçucu Yağ ve Ekstraktının Antimikrobiyal AKSOY. Osman BEYAZOĞLU Bakır (Cu) Uygulanmış Mısır (Zea mays L.00 PB 034 09. N.00 PB 024 09. Canan TORUN. Osman BEYAZOĞLU Morfolojik. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. J. S. İsmet ÖZTÜRK. Antioksidan. ve Teucrium orientale L. ACAR. ve Serratula Esra MARTİN. Taksonların Aken Anatomileri Melahat ÖZCAN Matricaria chamomilla L.00 PB 023 09. İsmet ÖZTÜRK.00 PB 029 09. ARSLAN. Münevver PINAR Bunge Seksiyonunun Polen Morfolojisi Teucrium L. BAL. Hüseyin İNCEER.00 PB 041 09. armenum (DC. var.00 PB 025 09. H. Petrak’un Anatomik Yönden İncelenmesi İNCEER. Süleyman DOĞU Bentham (Lamiaceae) Türü Üzerine Anatomik ve Mikromorfolojik Çalışmalar Serratula haussknechtii Boiss. Biyoloji Bölümü.A.) HAYIRLIOĞLU-AYAZ. M.00 - Hatice ÇÖLGEÇEN. Ü. chamomilla ve Hüseyin İNCEER. Cem VURAL Aktivitesi Thymus sipyleus Boiss. (Boraginaceae) Türlerinin Osman BEYAZOĞLU.00 PB 035 09. Cinsine Ait Hololeuce Murat EKİCİ. Neslihan ERDOĞAN ARSLANTÜRK. ARIKAN. Serdar MAKBUL. var. Ahmet AKSOY.00 PB 038 09. H. HAYIRLIOĞLU-AYAZ.00 PB 042 09.00 PB 032 09. H. Murat BAL. G. Aktivitelerinin Araştırılması SUKATAR Euphorbia anacampseos’un Tohum Kabuğu Yapısı 42 . Burçak GÖKMEN. F. A. Serdal Anatomik Özellikleri MAKBUL. Cirsium simplex C. MERCAN Taze Antep Fıstığı Dış Kabuğu Ekstraktlarının Osman SAĞDIÇ. ve Antimikrobiyal Aktivitesi N. var.00 PB 036 09. Doronicum balansae Cavill. Ayşe ÖZDEMİR. Bilgehan orientale Taksonları Üzerine Karşılaştırmalı BİLGİLİ Anatomik ve Mikromorfolojik Çalışmalar Bazı Endemik Onosma L. Teucrium creticum L. TRABZON PB 021 09.00 PB 028 09. Ekstrakt ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Güler TOPRAK. Gökçe KODAL Eskişehirde Doğal Yayılış Gösteren Bazı Derviş ÖZTÜRK. & Balansa’un Organik Canan TORUN Servet ÖZCAN.) Fadime ERYILMAZ Fidelerindeki Antioksidan Aktivitelerin Anatomik Yönden İncelenmesi Thymus argaeus Boiss. Sema Matricaria chamomilla L.Jalas’ın Organik Ekstrakt ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Nar Çekirdek ve Kabuk Ekstraktlarının Osman SAĞDIÇ. Cenk SESAL.00 PB 027 09.00 PB 031 09. Kamil COŞKUNÇELEBİ. Karyotip Analizleri Meryem ÖZTÜRK. Selvi ÇAKAR Türkiye’de Yetişen İki Senecio Türünün Sevil ALBAYRAK. Y. KARABAY YAVAŞOĞLU. GÜLER Anthemideae (Asteraceae) Tribusundaki Bazı Murat BAL. Nurhan BÜYÜKKARTAL Endemik Stachys Rupestris Montbret Et Aucher Ex Baştürk KAYA. Hasan YETİM Özellikleri Bazı Liken Türlerinin Antimikrobial Aktiviteleri Gülşah ÇOBANOĞLU. A.00 PB 022 09. Bekir DOĞAN. Türlerinin Yaprak ve Gövde KOYUNCU ve Süleyman TOKUR Anatomileri Türkiye’ nin Astragalus L. (Boraginaceae) Türlerinin Kamil COŞKUNÇELEBİ.00 PB 037 09. Antioksidan. Zafer TÜRKMEN. Ahmet DURAN. Onur Ornıthogalum L. R. recutita (L. İ. Antiradikal ve Antimikrobiyal Lütfiye EKİCİ Aktiviteleri İzmir Körfezi’nde Yayılış Gösteren Bazı Zeliha DEMİREL. Güler TOPRAK. rosulans (Borbas) Cem VURAL.00 PB 039 09. Antiradikal ve Antimikrobiyal Lütfiye EKİCİ.19. sect. Melahat Grierson’ nın Karşılaştırmalı Anatomisi ÖZCAN. YILMAZ Kahverengi Alglerin Antimikrobiyal ve Antioksidan KÖZ.) Boiss. (Asteraceae) Türlerinin Ahmet DURAN. Osman Biyoaktivitesinin Belirlenmesi SAĞDIÇ Türkiye’de Doğal Yayılış Gösteren Mentha x Sevil ALBAYRAK.00 PB 040 09.00 PB 030 09.00 PB 026 09. Meyer subsp. Süleyman DOĞU. ÖZDEMİR. F. Osman SAĞDIÇ Aktivitesinin Belirlenmesi Tanacetum cadmeum Bitkisinin Uçucu Bileşikleri Fatma Nur ÜNLÜ. subsp.

Funda İLHAN Sercan POLAT.00 - Sercan POLAT. Kadir KINALIOĞLU. Nilüfer ITKI Chayote (Sechium edule) Yetiştiriciliği Sercan POLAT.Nur DİRİM PB 049 09.00 PB 062 09. Kadriye SORKUN Filiz İÇİER. Sezgin AYAN.00 PB 051 09. Trabzon Örneği Hatila Vadisi Milli Parkı'nın (Artvin) Yenen ve Zehirli Mantarları Türkiye İçin Endemik Olan Matthiola montana Boiss.00 PB 057 09.00 PB 064 09. Zeynep ÖNER. Ahmet DURAN. Cengiz ACAR Kenan DEMİREL.00 PB 053 09. Derviş ÖZTÜRK. Filiz İÇİER Gökşen ÖZTÜRK. N. Ali ÇIRPICI Aydın İli Karayosunları Florası Tektek Dağları (Şanlıurfa) Koruma Alanı Florası Geyve (Sakarya) ve Çevresinin Florası Floristik Çeşitliliğin Kentsel Yerleşim Alanlarında İncelenmesi. İ. S. Süleyman TOKUR Derya SARI. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Zafer TÜRKMEN.’nın Topladığı ve Ekonomik Önemi Olan Polenlerin Protein Analizi Maydanoz Kurutmada Sıcak Hava ve Elektriksel Yöntemlerin Karşılaştırılması Crocus Sativus (Safran) Bitkisin Üretimi ve Ülke Ekonomisine Katkısının İncelenmesi İklim Koşullarının Sera Tasarımına Etkisi PB 047 09. Musa CABBAROV Geyve (Sakarya) ve Çevresinin Orkideleri Onur KOYUNCU. Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ Arzu UÇAR TÜRKER. Şengül ALPAY KARAOĞLU Hakan TÜRKER. Agardh Çeşitli Ekstrelerinin ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal ve Antioksidant Aktivitelerinin Belirlenmesi Propolisin Elma Suyunda Patulin Seviyesi Üzerine Etkisi Cladonia squamosa (Scop. Güven ÖZDEMİR. Filiz SAVAROĞLU.00 PB 065 09. Ferda Fethiye YILMAZ KÖZ. Ömer ERDEM Özlem ÇETİN. Mesut KIRMACI Ömer Faruk KAYA. Lamouroux ve Laurencia obtusa var.00 PB 063 09.00 PB 048 09. Nilüfer ITKI. Zafer TÜRKMEN Hasan YILDIZ. Esra MARTİN.00 PB 068 09. Ekrem AKÇİÇEK.V.00 PB 067 09. pyramidata Bory ex J. (Asteraceae) Taksonlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri Bazı Bitki Özütlerinin Balık Patojenleri Üzerine Antimikrobiyal Etkileri Dağ Çileği (Fragaria vesca L.00 PB 050 09.00 PB 059 09. Klonal Tohum Bahçesinde Çiçeklenme Senkronizasyonu Silene Türleri Arasındaki Genetik İlişkinin RAPD Yöntemiyle Belirlenmesi 43 .) Schrad Türlerinin Antifungal ve Antibakteriyel Etkilerinin Araştırılması Tıbbi-Aromatik Bitkilerin Kurutulması: Alternatif Kurutma Yöntemleri GDO'ların İnsan Hayatındaki Olumsuz Etkileri Bursa Yöresinde Apis mellifera L. Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU. Süleyman TOKUR Emre AĞCAGİL. İsmühan POTOĞLU ERKARA.00 PB 054 09. Funda İLHAN. A. Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ Zeliha DEMİREL. Kemal YILDIZ.) Yapraklarının Antimikrobiyal Aktivitesi Laurencia obtusa (Hudson) J. Mesude YETİŞ Aslı ÖZKÖK TÜYLÜ. Biyoloji Bölümü. ve Cladonia furcata (Huds.00 PB 060 09. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 056 09.00 - Serdar ÜLKER. POTOĞLU ERKARA Başarakavak Kasabası ve Çevresindeki (Konya) Evren YILDIZTUGAY. Ahmet SIVACIOĞLU Ertuğrul YÜZBAŞIOĞLU.00 PB 061 09.00 PB 045 09. Ayşe ÖZDEMİR Durmuş Ali ÇELİK.00 - Bazı Scorzonera L. Funda İLHAN Azerbaycan’ın Dağlık Bölgelerinin Faydalı Bitkileri Vagif ATAMOV.Selçuk ERTEKİN. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. Samet YILDIRIM. Atakan SUKATAR Sibel SİLİCİ Sinem ÖZDOĞAN. Atila OCAK. (Brassicaceae) Türünün Kromozom Sayı ve Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma Taşköprü-Tekçam Pinus sylvestris L. ÖZTÜRK.00 PB 058 09. Mehmet Yaşar DADANDI.00 PB 055 09. TRABZON PB 043 09. Yavuz BAĞCI Bazı Geofit Bitkiler Şanlıurfa Doğal Mer’alarının Biyoçeşitliliği Cenap CEVHERİ Osmaneli (Bilecik) Florasına Katkılar II Onur KOYUNCU.) Hoffm. Özgür KIRIM Onur KOYUNCU.19. D. Serdal MAKBUL. Aysun ERGENE.00 PB 052 09. Emine YALÇIN.00 PB 044 09.00 PB 046 09. Nilüfer ITKI.00 PB 066 09.

Servet ÖZCAN Alpaslan DAYANGAÇ. Gökhan HALICI.00 PB 081 09. Mustafa ÖZKAN. Zeliha BAHÇECİOĞLU. Atifet Üzerinde Bazı Antioksidan Çalışmalar KABASAKAL. Mustafa Ertuğrul DOĞAN.00 PB 075 09. Turan ARABACI. Yasin pseudoheterophylla Pojark. Muammer BAHŞİ. Murat ÜNAL. Esat ÇETİN. Şükrü KARAKUŞ Selcen BABAOĞLU.00 PB 086 09. Mehmet SEZGİN. Ahmet ÖZKAYA Bazı Centaurea Türlerinin Antioksidan Aktiviteleri Yener TEKELİ. Türünün Ekstraksiyonları Dilek AKDEMİR. Ökkeş YILMAZ. Ahmet ŞAHİN.00 PB 078 09.00 PB 074 09. Mehmet GÜVENÇ. Göksel KIZIL. Cennet ÖZAY Antimikrobiyal Araştırmalar Denizli Yöresinde Yayılış Gösteren Crataegus Gülten TAŞTELEN.00 PB 084 09. M. Aykut GÜVENSEN Lütfi BEHÇET. Fevzi ÖZGÖKÇE.00 PB 085 09.00 PB 089 09. Populasyonlarının Protein Elektroforez ve RAPD-PCR İle Analizleri Protoparmeliopsis muralis Türünde Genetik Varyasyonun Belirlenmesi İspiriz Dağı (Van)’nda Yayılış Gösteren Endemik ve Nadir Bitkilerin Alan Yönetim Planındaki Yeri ve Değerlendirilmesi Kuraklık ve Tuz Stresi Uygulanan Buğday (Triticum aestivum) Çeşitlerinde Antioksidant Enzim Aktivitesindeki Değişimlerin Belirlenmesi Salvia blepharoclaena Hedge & Hub-Mor Türünün Bazı Dokularında Bulunan Yağ Asidi Kompozisyonunun Tespiti Nezahat TURFAN. İrfan EMRE. Azerbaycan (Bakü-Abşeron) Ortamında Kültüre Ramazan MAMMADOV. Leyla AÇIK. ve C.00 PB 070 09. Zümrüt MAMMADOVA. Muammer BAHŞİ. Mehmet SEZGİN. M.00 PB 076 09.00 PB 072 09. Türlerinin Antioksidan Kapasitelerinin Belirlenmesi Hakkı DEMİRELMA Türkiye İçin Endemic Olan Ornithogalum Ramazan MAMMADOV. Mehmet Yaprak. Şanlı KABAKTEPE.00 - 44 . Vitaminlerin ve Fitosterol Değerlerinin Belirlenmesi Ökkeş YILMAZ. Mecit VURAL Ertuğrul YÜZBAŞIOĞLU. Çiçek ve Tohumlarında Yağda Eriyen GÜVENÇ.00 - Urfa İlinin Atmosferik Polen Takvimi Bahçe (Malazgirt-Muş) ve Kırmızı Tuzlalar (Karaçoban-Erzurum) ile Çevrelerinde Yayılış Gösteren Bitkilerin Tehlike Kategorileri Yönünden Değerlendirilmesi Beykoz Doğa Koleji Florasi Türkiye İçin Yeni Bir Herbaryum: İnönü Üniversitesi Herbaryumu (INU) Centaurea tchihatcheffii Fisch. Osman KARABACAK Rahim ANŞİN Birol MUTLU. Murat KÜRŞAT Hasan Hüseyin DOĞAN. Sevcan ALTAŞ Türlerinin Uçucu Yağlarının Antioksidant Etkilerinin Araştırılması Lilium candidum L. Halil İbrahim IŞIK alpigenum Stapf Türünün Antioksidan ve Antimikrobiyal Etki Açısından İncelenmesi Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Yetişen Bazı Salvi Zuhal TOKER. Osman KARABACAK Ahmet Gencer YEDİYILDIZ. Aydın ŞANDA Konya ve Civarında Yetişen Bazı Sideritis Yener TEKELİ. Ökkeş YILMAZ. Edilen Ekstraktların Karaciğerin Hepatosit Ramazan MAMMADOV Replikasyonu Üzerinde Etkilerinin Araştırılması Türkiye’de Yetişen Bazı Astragalus Türlerinin Yağ İsmail TÜRKOĞLU. Pınar İLİ. TRABZON PB 069 09. (Alıç) Türünden İzole ERTUNÇ.19.00 PB 080 09. Biyoloji Bölümü.00 PB 087 09.00 PB 077 09. Murat KÜRŞAT Astragalus Cinsine Ait Bazı Taksonların Vitamin İçeriklerinin HPLC İle Belirlenmesi Gazipaşa (Antalya) Yöresinde Yetişen Bazı Mantarların Antioksidan Aktivitelerinin Belirlenmesi İsmail TÜRKOĞLU. Ahmet Asidi Kompozisyonları ŞAHİN. Ahmet AKSOY Murat ÜNAL. İsmayıl FERHAT. Ramazan MAMMADOV. Depressa Bieb. Ergin KARİPTAŞ Salvia blepharoclaena Hedge & Hub-Mor Türünün Alpaslan DAYANGAÇ. Zemfira Edilmiş Lavendula officinalis Türünün Biyolojik ABASOVA Özelliklerinin ve Uçucu Yağlarının Araştırılması Strenbergia clusiana Ker-Gawl ex Sprengel (Vah Aslı ÖNGÖREN.00 PB 083 09.00 PB 071 09. Yener TEKELİ PB 088 09. Muammer BAHŞİ. Ramazan vah) Ekstraktları Üzerinde Antioksidan ve MAMMADOV. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 082 09.00 PB 079 09. Mustafa ÖZKAN. Muammer BAHŞİ.00 PB 073 09. Olcay DÜŞEN. Güler TOPRAK. İrfan EMRE. & Mey. Ökkeş YILMAZ.

Biyoloji Bölümü. Sevil TANAS Cüneyt Çirak. A. Mikail AKBULUT Çiğdem IŞIKALAN. Yavuz BAĞCI Yüksel BÖLEK.00 - PB 105 09. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. E.00 PB 095 09. ve Xhanthoria calcicola Oxner türleri ile Biyosorpsiyonu Depolamanın Sarı ve Kara Havuç Suyunun Stabilitesine Etkisi Bazı Salvia Türlerinin Antioksidan Aktivitelerinin Araştırılması Gentiana scabra Buergeri Bitkisinde TIS Yöntem Kullanarak Micro Çoğaltım ve Değişik Oranlarda Sukrozun Biyomas Üzerindeki Etkileri In vitro Ortamda Yetiştirilen Hypericum scabroides Türünün Çimlenmesi ve Proliferasyonu Üzerine Farklı BAP konsantrasyonlarının Etkisi Fasulye Bitkisinde (Phaseolus vulgarıs L. Reinhard LIEBEREI. Ahmet ÇOLAK. İskender TİRYAKİ. F. Esra ÖZEL CENGİZ. Fehmi ODABAŞOĞLU. Lokman ÖZTÜRK A. Yasin BAYIR.19. Ö. ÖZEN. Naci DEĞERLİ Hülya DEMİR. Esin DERELİOĞLU Bektaş TEPE. Yener TEKELİ Sevgi DURNA.Zekai HALICI.00 PB 093 09. KHAWAR. A.00 PB 107 09.00 PB 106 09.00 PB 102 09.00 PB 094 09. Leyla AÇIK. A. Sinem ÖZDOĞAN. Murat KOÇ. Ahmet AKSOY Kadir KINALIOĞLU. Kudret Kevseroglu Yakup ULUSU. Münevver SÖKMEN. Hatice ÇOKKIZGIN.00 PB 104 09. Atalay SÖKMEN İlknur SUR. B.00 - Morchella esculenta ve Morchella conica ’nın Antioksidan Aktiviteleri Fabaceae Familyasına Ait Bazı Türlerin Total Protein İçeriğinin Bradford Micro Assay Yöntemiyle Belirlenmesi Solidago virgaurea’nın Uçucu Yağ ve Metanol Ekstraktının Antioksidan Aktivitesinin Belirlenmesi Doğu Karadeniz Bölgesi’nden Toplanan Bazı Yabani Mantarların Biyokimyasal Analizi Polifenol Oksidaz Enziminin Boletus erythropus Pers.’den Saflaştırılması ve Karakterizasyonu Selenyum Toksisitesinin Arpa bitkisinde Antioksidan Enzim Aktivitesine Etkisi Bir Liken Türü Olan Ramalina capitata’dan Elde Edilen Etanol-Su Ekstraktlarının İndometazin İle Oluşturulan Gastrik Ülserler Üzerine Koruyucu Etkisi: Gastroprotektif Etkinin Gastrik Dokulardaki Myeloperoksidaz ve Bazı Antioksidant Enzim Aktiviteleri İle İlişkisinin Araştırıldığı Deneysel Bir Çalışma Kuzey Türkiye’de Bulunan Yabani Hypericum perforatum Popülasyonlarında Toplam fenolik Varyasyonu Farklı Dozlardaki Kadmiyumun Maydanoz (Petroselinum hortense) Bitkisinde Fotosentetik Pigmentler ve Total Fenolik Bileşikler Üzerine Etkisi Aromatik ve Tıbbi Bitkilerin Bahçe Peyzajında Kullanım Olanakları Üzerine Gözlemler Farklı Tuz Konsantrasyonlarının Spirodela polyrrhiza (Lemnaceae) Bitkisinde Büyüme Oranına ve Ni Alınım Kapasitesine Etkisi Cu(II) İyonlarının Xhanthoria parietina (L. Esra MARTİN. Selda KILIÇ. ÇOLAK Arzu ÖZEL.00 PB 099 09. Emine YALÇIN.Fr. Çiğdem ALEV ÖZEL. ULUĞ. Kadiriye URUÇ Mesut HALICI.) Th. K. Ahmet GÖNÜZ. Ali ASLAN. M. C. Hasan Ç.00 PB 110 09. Tevfik Ozen.00 PB 100 09. Didem Sevim MENGÜ. Fadime YILMAZ Hakan BOZDOĞAN. M. Ertuğrul SESLİ Selcen ÇAKIR. DURAN. İrfan KÜFREVİOĞLU. Mikail AKBULUT. ve Centaurea albonitens Turrill (Asteraceae) taksonları üzerine sitogenetik bir çalışma NaCl’ün Farklı Pamuk Tohumlarının Düşük Sıcaklıktaki Çimlenme Oranlarına Etkisi Centaurea depressa Bieb.00 PB 098 09. cv. AYAZ. KIZILATEŞ. ARSLAN PB 097 09. Bekir Erol AK Ahmet DURAN. ÇOL. Zafer TÜRKMEN. Muhittin DİNÇ. SESLİ.00 PB 096 09. ÖZEN Mustafa ÇEVRİM. Bekir DOĞAN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Oktay ARSLAN. Aşkın AKPULAT.) Partikül Bombardımanı (biyolistik) Yöntemiyle Gen Aktarımının Optimizasyonu Nonpareil Badem (Amygdalus communis L. M. TRABZON PB 090 09. Damla YAĞAN Zeliha LEBLEBİCİ.00 PB 091 09. A. H. O. Orhan ARSLAN.)’in in vitro Mikroaşılanması Centaurea tomentella Hand.00 PB 109 09. Gönül KAYNAK Hülya TORUN. Filiz AKBAŞ. Said FİDAN Çiğdem Alev ÖZEL. Özlem ERDOĞRUL. Süreyya NAMLI.‘nın Adventif Sürgün Rejenerasyonu Hasan Hüseyin DOĞAN.00 PB 108 09. Ahmet ÇAKIR.00 PB 101 09. E. Güler TOPRAK. Khalid Mahmood KHAWAR Hilal SURMUŞ. Edip ÇİFTÇİ.00 - 45 .00 PB 092 09. Ali Kemal Ayan.00 PB 103 09.-Mazz. Fadime ATALAY.

S. MERT.) Çeşitlerinde Sarı Pas Hastalığı ile Mücadelede ESTSSR ve ISSR Markörler ile Dayanıklı Genotiplerin Belirlenmesi Khalid Mahmood KHAWAR. Funda İLHAN İncelenmesi Türkiye’de Yayılım Gösteren Betula pendula Roth.) Bitkilerinin Anti-tümör ve Antibakteriyal Aktiviteleri Endosülfan İle Muamele Edilen Nohut (Cicer arietinum) Bitkisi Kök Uçlarında Gözlenen Sitotoksik ve Mutajenik Etkiler Manyetik Alandan Geçirilen Suyun Buğday (Triticum aestivum L. F. Tuncay TAN.ALBUSTAN. Selim İŞLEKDEMİR Zeynep KILIÇ.00 PB 121 09.) Baker (ada soğanı)’nın Bitki Doku Kültürü Yolu İle Çoğaltımı Indol Asetik Asit ve Kinetin’in Aeonium haworthii Webb&Berthel Bitkisinin in vitro Klonal Çoğaltımı Üzerinde Etkileri Çayır kraliçesi (Filipendula ulmaria L. Sercan POLAT.) ve Sarı Nilüfer (Nuphar lutea L.19.00 PB 113 09. ÇETİN. Baki Kasaplıgil Özel Koleksiyonu GÜLER Propolis’ten Bazı Etken Bileşenlerinin İzolasyonu Ömür GENÇAY.00 PB 116 09.) bitkisinin Antibakteriyal ve Anti-tümör Aktivitesi Beyaz Nilüfer (Nymphaea alba L. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 118 09.) PINAR Gaertner Türlerinin Polen Protein Profillerinin Karşılaştırılması Bitkisel Ürünlerin Antioksidan Kapasitenin Sevil ALBAYRAK. TRABZON PB 111 09. YUMURTACI.00 PB 114 09. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. N. Ö. Dilek CAM.00 PB 123 09. Y. Yusuf ZEYNALOV Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. AYDIN. Necmettin GÜLER PB 120 09. Necip NALÇACI. Ayten ÇELEBİ. (Boraginaceae) Türlerinin Palinolojik Özelliklerinin Nümerik Taksonomisi Tıbbi ve Aromatik Bitkilerde Verim ve Kalite Kadir AKAN. Akdeniz Bölgesinde Turunçgillerin Gelişiminin Nilüfer ITKI.00 PB 131 09. S. ALTINKUT UNCUOĞLU Çiler MERİÇ. Yusuf ZEYNALOV Kök Lezyon Nematodları (Pratylenchus spp.00 - Urginea maritima (L. Biyoloji Bölümü. Şenol ALAN. Arzu UÇAR TÜRKER Elif VATAN. Türleri Ufuk ÖZBEK. Z.00 PB 129 09. BELEN. Lütfiye Yasemin KOÇ. ÇAKMAK.00 PB 125 09. F. M.00 PB 130 09. L. Osman SAĞDIÇ Marmaris Milli Parkı'nda Orman Yangınları Sonrası Okan ÜRKER Farklı Rejenerasyon Uygulamalarının Bitki Komüniteleri Üzerine Etkisi (Çalışmanın İlkin Sonuçları) 46 .)’nın Mehmet Ali SÖĞÜT.00 PB 124 09. Ahmet Belirlenmesinde Kullanılan Yöntemler AKSOY.Sümer ARAS Didem AKSOY. Talip ÇETER. Arif ŞANLI Doğu Akdeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Rıza BİNZET. BOLAT. E. E. F.00 PB 127 09. Mecit VURAL Yöntemi İle Araştırılması Edirne Trakya Üniversitesi Herbaryumu (EDTU) Nesibe BAŞAK.00 PB 117 09. S.) Tohumları Üzerine Etkisi Domates (Lycopersicon Iyopersicum L. Reyhan Üzerine Mikoriza (Mycorrhiza)’ların Etkisi BAHTİYARCA BAĞDAT Türkiye’de Yetişen Bazı Anthemis L.00 PB 115 09. Zübeyir Buğday Çeşitlerinde Populasyon Gelişimi DEVRAN. Hilal KÖYLÜOĞLU. Çiğdem Alev ÖZEL.00 PB 128 09. Mevlüde Alev ATEŞ. Ozlem AKSOY Sevil YALÇIN. Osman ŞİMŞEK. YORGANCILAR. Leyla Arasındaki Taksonomik İlişkilerin RAPD-PCR AÇIK.00 - Dianthus ingoldbyi Turrill’de Çekirdek DNA Miktarının Flow Sitometri Yöntemiyle Belirlenmesi Albizzia julibrissin Durazz Bitkisinin Tohumlarının Berna BAŞ. ŞENTÜRK AKFIRAT. Özlem YILDIRIM.) Tohumlarına Uygulanan Kurşun (Pb) Ağır Metalinin Çimlenmeye Etkileri Patlıcan (Solanum melongena) Tohumlarında Ağır Metal Stresine Karşı Olası Değişiklerin Belirlenmesi Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum L. A.00 PB 122 09. ve Alnus glutinosa (L. E. HASANÇEBİ. Münevver Corylus avellana L.00 PB 126 09. Funda ÖZDEMİR. Arzu UCAR TURKER Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ. N. DÜŞÜNCELİ.00 PB 119 09. Orhan ARSLAN Berna BAŞ. Necmettin Prof. K. AKAN. A.Sümer ARAS Seval ERCAN. Dr. Kadriye SORKUN Yaprak ve Toprak Analizlerine Dayanılarak Kazım AYHAN.00 PB 112 09. Nermin ORCAN Onosma L.ERTUĞRUL. Tarık in vitro’da Çimlendirilmesi YONUCUOĞLU. ÖZDEMİR.

00 PB 150 09.00 PB 141 09. Muhittin DOĞAN. Sabri ÖZYURT. Hakan KURT. Zeliha LEBLEBİCİ Ali BİLGİN Sevda YALÇIN TÜRKİŞ. Öznur ERGEN AKÇİN Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK. Mustafa PEHLİVAN. Hatice AKBULUT PB 145 09. M. avellana (Fındık) Türünün N. Fatih DENİZ. Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK. Ordu)’ün Genel Özellikleri ve Su Kalitesi Düzce İl Merkezi Atmosferinin 2006 Yılı Polen ve Spor Analizi Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yayılış Gösteren Bazı Çalı Türlerinde Nitrat Redüktaz Aktivitesi Tuzluluk ve Kuraklık Stresinin Groenlandia densa’da Büyümeye Etkisi Farklı pH Değerlerinin Lemna gibba ve Lemna minor’de Ağır Metal Alınımına ve Klorofil Miktarına Etkisi Güray UYAR. Berrak Damla YAĞAN. Ahmet Yavuz CANDAN Ayşe Belgin SERBES.00 PB 137 09. Ahmet SERTESER. var.00 PB 140 09. TRABZON PB 132 09.Baytop (Amaryllidaceae) Türünün Tohum Çimlenmesi ve Ex-Situ Olarak Yetiştirilmesi Üzerine Araştırmalar Gaziantep İli ve Bazı İlçelerinden Mevsimsel Olarak Alınan Su.00 PB 134 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 133 09. EN. Ercan DÖVER. Tarımsal Kuraklığa Etkileri Ve Alınacak Önlemler Ateş Dikeni Bitkisindeki Kükürt Miktarının İncelenmesi: Eskişehir Örneği Kayseri Yöresinden Toplanan Bazı Üzüm ve Yaprak Örneklerinde Ağır Metal Birikiminin İncelenmesi Camellia sinensis (Theaceae)’in Antioksidan Madde İçeriği Orta Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Cistus creticus L. Demet UYGAN. F. M. Dilek DEMİREZEN YILMAZ. Mustafa Erdal KAPLAN. Serap KIRMIZI. İbrahim UZAN Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER.00 PB 154 09.00 PB 135 09.00 - 47 .00 PB 146 09. Seda ATAŞ. Muhammet ÖREN Ali ATEŞ.00 - Karabük Demir Çelik İşletmelerinin (Kardemir) Çevrede Oluşturduğu Atmosferik Ağır Metal Birikiminin Bir Biyomonitör Karayosunu (Hypnum Cupressiforme) Kullanılarak Belirlenmesi Konya’da Kültürü Yapılan Agaricus bisporus (Lange) Sing’daki Bazı Metal Birikimlerinin Araştırılması Akarçay Havzası (Afyonkarahisar)’Ndaki Tehlike Altındaki (CR.00 PB 139 09.00 PB 148 09. Sema LEBLEBİCİ Tülay AŞKIN ÇELİK. Feyza NUR KAFADAR. SELAHATTİN ÖZBUCAK Sevgi Sezen ALADAĞ.00 PB 142 09. Sediment. Biyoloji Bölümü. Arzu ÇİÇEK Ahmet AKSOY. P ve Protein İçerikleri Üzerine Etkileri Çatalan Baraj Gölü’nün (Adana) Fizikokimyasal Özellikleri ve Planktonik Chlorophyta Kompozisyonu Sternbergia candida Mathew et T. Selda KILIÇ.19. VU) Endemik Bitkilerin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ile Haritalanması Çanakkale Bozca Ada’daki Atmosferik Polenler Çevresel Sorun Küresel Isınmanın. Gürcan GÜLERYÜZ Dilek DEMİREZEN YILMAZ Kadriye URUÇ. Bitki ve Toprak Örneklerinde Kadmiyum ve Kurşun Düzeyleri Geleneksel ve Organik Tarım Koşullarında Yetiştirilen Bazı Sebze Bitkilerinin Mineral Madde İçeriklerinin Karşılaştırılması Ekolojik Tarımda Farklı Gübre Uygulamaları İle Yetiştirilen Bazı Sebze Bitkilerinin Mineral Madde İçeriklerinin Karşılaştırılması Inula viscosa (L. Kaan HÜRKAN Beyhan TAŞ.00 PB 152 09.00 PB 143 09. Önder YUMRUTAŞ Ayşe ÜYE. Yeşim ATALAY. Sema LEBLEBİCİ Yeşim ATALAY. Baştürk KAYA.00 PB 151 09.) Aiton Yaprak Ekstraktının Antioksidant Aktivitesinin ve Allium cepa Kök Ucu Hücreleri Üzerindeki Sitotoksik ve Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Endüstriyel Alanlardaki Bazı Bitki Türlerinin ve Toprakların Makro Element Özellikleri Hava Kirliliğinin Bazı Bitkilerde Klorofil İçeriği ve Stoma Sayıları Üzerine Etkileri Ulugöl (Gölköy. Ayşe ÜYE. Ayşe KAPLAN Hülya ARSLAN. Hanife AKYALÇIN Hasan BOYACI. ÇETİN ŞENKUL. Sabri ÖZYURT. Zehra ESENLİ Mustafa KARGIOĞLU.00 PB 138 09. Sevda YALÇIN TÜRKİŞ.00 PB 144 09.00 PB 136 09.00 PB 153 09. M. Özlem Sultan ASLANTÜRK Arzu ÇİÇEK Ahmet GÖNÜZ. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Hasan YILDIRIM. Gönen GÖNÜLTAŞ Semra MALKOÇ.00 PB 147 09.00 PB 149 09. Ali ÖZDEMİR Aydın BİLGİÇ. (Cistaceae) Yapraklarında Bir Yükseklik Gradiyenti Boyunca Klorofil Miktarı Değişimi Düşük Sıcaklıkların Corylus avellana L. Selcen SAKAR.

00 PB 179 09. cv.) Bitkisinde Bulunan Gossypol Maddesinin Özellikleri ve Kullanım Alanları Halka Yapraklı Adaçayı (Salvia verticillata) ile Büyük Çiçekli Adaçayı’nın (Salvia tomentosa) Anti-tümör Aktiviteleri Dokuz Köyü’nde (Selçuklu/Konya) Kullanılan Doğal Bitkiler ve Yerel Adları Erdihan TUNÇ. ABBASOVA Kenan YAZICI.00 PB 156 09.00 PB 176 09. Meral ÜNAL Işıl İSMAİLOĞLU. KOÇER. Volkan AYLIKÇI. T. Işık BİLDACI Orhan ÜNAL. A. MAMMADOV Tofig S. Z.A.00 PB 160 09. Nurhan BÜYÜKKARTAL M.00 PB 171 09. Compositae) Çeşitlerinin Tohum Çimlenmesi Üzerine Etkileri Bitkilerin Kuzeye Göçü Sihir Havasının Kirlemesinde Sürekli Ağaç ve Kollar Isqal Olunmuş Bölgelerde Genefond Tehlikededir Bəzi Növ Ekzotik Ağac və Kol Bitkilərinin Mərdəkandendrarisində İntroduksiyası EDXRF Spektroskopi Tekniği İle Coğrafik Olarak Farklı İki Bölgeden Toplanan Liken Türlerindeki Eser Element Konsantrasyonlarının Karşılaştırılması Giresun Şehir Merkezindeki Epifitik Likenlerin Dağılımı Üzerine Hava Kirliliğinin Etkisi Amasya İli Florasına Genel Bir Bakış Estimation of the Acidity.00 PB 175 09.00 PB 170 09. Feruze ESER. Necdet Çamaş.00 PB 168 09. Gökhan APAYDIN. Arzu ÇİÇEK Cengiz YILDIRIM. Orhan ÜNAL H. O. Burçak GÖKMEN Tofig S.00 PB 165 09. Tohit Güneş.&Heldr. Tofik MAMMADOV. Al-Taee Ali Kemal Ayan.00 PB 162 09. Engin TIRASOGLU Kenan YAZICI. Pınar İLİ Hüsniye AKA SAĞLIKER. TRABZON PB 155 09. Al-Taee. F. Ali ASLAN. MƏMMƏDOV.00 PB 169 09.Said FİDAN. subsp.00 PB 173 09. KARAKAŞ.00 PB 163 09. Belkıs YAPICI Belkıs YAPICI. Slah S. Cüneyt Çirak.AL-Hayalli Mazin N. Ramazan MAMMADOV. Necati KAYA. (Çayırüçgülü)’de Olgun Embriyo Kesesinde Polar Nukleusların Davranışı Pamuk (Gossypium spp. Cemal SAYDAM. alMashhadani Mohammad I. Cengiz DARICI Aydın BİLGİÇ.00 PB 180 09. Ali ASLAN. Saadet SAYGIDEĞER Gülçin YILMAZ.00 PB 166 09. GULİYEV Tofig S. A.00 PB 177 09.00 PB 157 09. and Nitrate Quantities in Falling Rain on Mosul City An Ecological Study For The Phytoplankton Species In Tigris River Within Mosul City Ecological Effect of Plants Residual Combustion after Harvest Kızılırmak Deltasında Doğal Kaynak Kullanımı Muğla İlinin Muscari Mill.00 PB 181 09.00 PB 164 09. TUGAY. Serpil TERZİOĞLU. Arzu U. Fadhel. TÜRKER Deniz SUCUOĞLU. Dr. Hanife AKYALÇIN Nihal YÜCEKUTLU.00 PB 172 09. Yahya D.00 PB 167 09.Davis (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Sideritis pisidica Boiss. Sultani Çekirdeksizde Olgun Polenin İnce Yapısı Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’un Stigmasında Sitokimyasal Yöntemlerle Enzim Aktivitesinin Tayini Trifolium pratense L.H. Yüksel BÖLEK Fatma P.19. Türleri Zeytin Topraklarının Karbon Mineralizasyonuna Glyphosate Isopropylamine Türkiye’de Yapılmış Atmosferik Polen Çalışmaları Sahra Çöl Toprağının Buğday Çeşitlerinin Gelişimi Üzerine Etkisi Sideritis libanotica Labill.00 PB 174 09. linearis (Bentham) Bornm.00 PB 159 09. Arzu CANSARAN Y. Nurhan BÜYÜKKARTAL Işıl İSMAİLOĞLU. GÜNEY 48 . Sulphate . Electrical Conductivity .00 PB 158 09. Sema LEBLEBİCİ Birkan AÇIKGÖZ. E. Biyoloji Bölümü.00 PB 178 09. Meral ÜNAL H. MAMMADOV. (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Sideritis argyrea P. Selim Aytaç.Al_ Mashhadani.00 - Toprak Erozyonunu Büyük Oranda Önleyen Korumalı Tarımın Türkiye’de Uygulanabilirliliği Farklı Konsantrasyonlardaki Borik Asidin Bazı Carthamus tinctorius L. (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Vitis vinifera L.H. Orhan ÜNAL Belkıs YAPICI. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 161 09.

Özgür VATAN. Ömer Faruk BAYRAK. Bayram Murat ASMA Özlem BARIŞ.00 PB 186 09. Gülser YALÇIN PB 201 09.00 PB 193 09. serpyllifolia (Bieb) PH Davis Bitkisinin Antimutajenite ve Antitümör Özelliklerinin Araştırılması Çinko (Zn) ve Kadmiyum (Cd) Metal İyonlarının Phaseolus vulgaris L. Feyza Tuba GÜNEY Işıl ŞİMŞEK. Gökhan BAYRAMOĞLU. Ali KUTLU. Rahmi BİLALOĞLU Ramazan YAVUZ. Galip AKAYDIN Burcu YÜKSEL. Agardh (Chlorophyceae) Ekstraktının Kromozom Hasarını Önleyici Etkisinin Araştırılması Biyokatının Tarımda Kullanılmasının Verim Üzerindeki Etkisi Feyza Tuba GÜNEY. Tolga ÇAVAŞ Zehra Tuğba ABACI. Biyoloji Bölümü. (Fabaceae) Kök Ucu Hücrelerindeki Sitotoksik Etkilerinin Karşılaştırılması Verbascum speciosum Schrader Tohumlarının Sulu Ekstraktının Drosophila melanogaster Üzerine Etkisinin Belirlenmesi Tuzla Gölü’ nde (Palas-Kayseri) Salicornia europaea L.00 PB 204 09. Tülin ÖZBEK. Aysun ERGENE.00 PB 198 09.Ceren ARITULUK. Bursa ve Edirne Çevrelerinde Etnobotanik Amaçla Kullanılan Bazı Bitkiler Türkiye' de Crocus sativus (safran) Türünün Ekolojik ve Ekonomik Değerinin Artırılması Çalışmaları Zeytin Karasuyunun Tilapia (Oreochromis niloticus)’da Oksidatif Stres Üzerine Etkisinin Araştırılması Cyprodinil Uygulamasının Hacıhaliloğlu Kayısı Genotipinde Polen Çimlenmesi ve Polen Tüpü Uzunluğu Üzerine Etkileri Erzurum ve Çevresinde Yetişen Micromeria fruticosa (L) Druce ssp.00 PB 190 09.00 PB 195 09.00 PB 191 09. Yusuf KAYA.00 PB 196 09. Sahire KARAYTUĞ.00 - 49 . Mehmet KARADAYI Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Erdem YEŞİLADA Murat KURŞAT.19. Songül ŞEN Sevda GÖĞTEPE. Deniz SUCUOĞLU Emine KOÇER. Z.Uğur ÇAKILCIOĞLU. Adnan GENÇAY Songül ŞEN. Fahri KARAYAKAR. Osman TUGAY. Dilek DEMİREZEN YILMAZ Gamze YILDIZ. Osman TUGAY.00 PB 199 09. Fatma GÜNEŞ Bedrettin SELVİ Tuğba PORTAKAL. Fadime YILMAZ Özkan AKSAKAL. Miray SOYUPEK Birgül MAZMANCI. Mehmet Maruf BALOS Fazlı ÖZTÜRK Fevzi ÖZGÖKÇE. Hakan ŞENTÜRK. Nagihan AKAYA. Galip AKAYDIN.00 PB 192 09. Işıl ŞİMŞEK. Asuman KARADENİZ Muhittin DİNÇ.00 PB 184 09. Murat ÜNAL. Ayvaz ÜNAL Asuman KARADENİZ. Handan UYSAL Ümmügülsüm EKİNCİOĞLU.00 PB 183 09. Murat ARDIÇ ve Derviş ÖZTÜRK Hasan AKAN.00 PB 200 09.00 PB 189 09.00 PB 187 09. Mevlüt YILMAZ. Nesimi YANAR. Deniz SUCUOĞLU. Baştürk KAYA. Medine GÜLLÜCE. Emine KOÇER.Özgür EMİROĞLU. Şemsettin CİVELEK Onur KOYUNCU.00 PB 202 09.00 - Bahçecik Köyü’nde (Selçuklu / Konya) Tıbbi Amaçlı Kullanılan Bitkiler Yazır Köyü’nde (Selçuklu/Konya) Gıda Olarak Kullanılan Doğal Bitkiler Akdeniz Bölgesi’nin Bazı Yerleşim Birimlerinde Etnobotanik Amaçla Kullanılan Bitkiler Baskil İlçesinin (Elazığ) Etnobotanik Değeri Olan Bazı Bitkileri Geyve (Sakarya) ve Çevresinde Yerel Kullanımı Tespit Edilen Bitkilerin Yöresel İsimleri Şanlıurfa Yöresindeki Bazı Baklagil Bitkilerin Etnobotanik Özellikleri Van Gölü Havzasında Çay Olarak Kullanılan Bazı Bitkiler Cizre (Şırnak) ve Çevresinde Halkın Gıda Olarak Kullandığı Bitkiler Türkiye Bitkilerinden Elde Edilen Etken Maddelerin İletken Polimerlerle Modifiye Edilmiş Enzim Elektrotlarla Tayini Ekecik (Aksaray) Dağı ve Çevresinin Etnobotanik Özellikleri Türkiye Bitkilerinin Etken Maddeleri ve in vitro Sitotoksisiteleri Kars ve Çevresinde Yetişen Bazı Bitkilerin Etnobotanik Özellikleri Tokat Yöresindeki Bazı Bitkilerin Yerel İsimleri ve Etnobotanik Özellikleri Bilecik.00 PB 185 09. Emine YALÇIN. Sema TAN. TRABZON PB 182 09.00 PB 194 09.00 PB 203 09.00 PB 188 09. İsmail TÜRKOĞLU. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU. Bitkisi Kullanılarak Ağır Metal Kirliliğinin Tespiti İnsan Lenfosit Kültürlerinde Ulva rigida C. Serap ÇELİKLER.00 PB 197 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Erdem YEŞİLADA. Hakan AŞKIN. Emine ÖZTÜRK.

(Iridaceae) Türleri Üzerinde Taksonomik Gözlemler Aksaray İli Nizip Bölgesinde Doğal Olarak Yetişen Bazı Bitkiler Üzerine Sitogenetik Bir Çalışma Hakan ŞEVİK Ayşe Dilek ÖZŞAHİN.00 - Makbule ERDOĞDU Osman EROL. Gül CEVAHİR ÖZ Fazilet Özlem ÇEKİÇ. Serap ÇAĞ. Cahit DOĞAN. Cemil İŞLEK. Nevzat BATAN. Klorofil ve Protein Miktarları Üzerine Salisilik Asit’in Etkileri UV-C Işın Stresinin Sera Şartlarında Yetiştirilen Fasulye (Phseolus vulgaris L. İlginç KIZILPINAR.1) ve Total Peroksidaz (POD. Turgay ÇAKMAK Songül ÇANAKÇI Yeşim OPAK KARA Yeşim OPAK KARA Nihal GÖREN SAĞLAM. Ayfer TUNCER Bahadır KOZ.00 PB 224 09. 1. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Ayşe ÖZDEMİR. Esra MARTİN.00 PB 222 09. (Fabaceae) Kök Ucu Hücrelerindeki Sitotoksik Etkilerinin Araştırılması Düşük yoğunlukta Manyetik Alan Uygulamasının Soğanda Apoplastik Antioksidan Enzim Aktivitesi Üzerine Etkileri Kesilmiş Turp (Raphanus sativus L. Orhan KÜÇÜKER Meryem ÖZTÜRK. Muhittin DİNÇ.00 PB 209 09.) Kotiledonlarında Taze Ağırlık Değişimleri.00 PB 217 09.00 PB 207 09.00 PB 212 09. Neşe AYDIN. Turan ÖZDEMİR Talip ÇETER. Serpil ÜNYAYAR Saadet SAYGIDEĞER.00 PB 214 09. Can Ali AĞCA.00 PB 210 09. Emine ÖZTÜRK Serkan ERDAL. Çeşitlerinin Tohum Çimlenmesi Üzerine Etkileri 50 .00 PB 219 09. Sultan) Bitkisi Kök Uçlarında Gözlenen Mitotik Değişimler Herbisit Olarak Kullanılan Tribenuron Metil Ersin YÜCEL ve Gülçin YILMAZ Maddesinin Türkiye’de Yetiştirilen Bazı Triticum aestivum L.00 PB 211 09. EC 1. 24-Epibrassinolid ve Bunların Kombinasyonlarının Spirulina platensis Üzerine Bazı Fizyolojik Etkileri Tuz Stresinin Triticale ve Bazı Secale Taksonlarında Total Süperoksit Dismütaz (SOD.1.00 PB 218 09.00 PB 208 09.00 PB 215 09. Aysun ERGENE.15. Cansın SAÇKESEN.00 PB 220 09. Nur Münevver PINAR Hayrünisa BAŞ SERMENLİ. TRABZON PB 205 09. Mehmet TUZCU. Ahmet DURAN.19. Özlem ÇETİN Özlem AKSOY. Atlanta) Üzerinde Bazı Morfolojik ve Fizyolojik Etkilerinin Araştırılması Pamukkale ve Karahayıt Sularının Tohum Çimlenmesine Etkisi Agapanthus africanus (Aliaceae)’da Çiçek Gelişimi ve Senesens ile İlgili Bazı Değişiklikler Arbusküler Mikorizanın Tuz Stresine Maruz Kalan Biber Bitkisinin (Capsicum annuum) Fotosentetik Pigment İçeriği ve Lipid Peroksidasyonu Üzerine Etkisi NaCl. cv. cv.00 PB 216 09.00 PB 225 09. E.00 PB 213 09. Mustafa IŞILOĞLU Emine YALÇIN.00 - Daday İşletme Müdürlüğü Seçme İşletme Sınıfı Ormanlarının Aktüel Yapılarının Belirlenmesi Adıyaman Yöresinden Toplanan Ficus carica Türüne Ait Meyvelerin Yağ Asidi ve Bazı Lipofilik Vitaminlerin Analizi Ankara İli Güncel Aeropalinoloji Verileri Hatila Vadisi Milli Parkı Karayosunu Florası (Artvin) Hayvanlarla Tozlaşma (Zoogami)'de Anter Adaptasyonları Türkiye Mikoflorasına Yeni Cins Kaydı Rafineri Atık Suyunun Vicia faba L. Fadime YILMAZ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Levent ŞIK.1. Fatih DENİZ Okan ACAR. Alparslan DAYANGAÇ Edibe ÖZMEN. Feruzan DANE Fusilade (fluazifop-p-butyl) ile Muamele Edilen Mercimek (Lens culinaris Medik. Filiz BAYKAL AKAY PB 221 09. Mehmet GÜVENÇ.00 PB 223 09.11.C. Ökkeş YILMAZ.7) Aktiviteleri Üzerine Etkilerinin Araştırılması Kemaliye (Erzincan) İlçesinde Tespit Edilen Bazı Pas Mantarları Batı ve Güney Anadolu’da Yayılış Gösteren Crocus L. Biyoloji Bölümü. Rahmi DUMLUPINAR.

00 PB 232 14. Fatih SEYİS.00 PB 241 14. Hüseyin UYSAL. OĞUZ Zuhal TOKER. Yusuf ALTIOĞLU Peyami BATTAL. Köklerinde Orobanche cumana Wallr. Bengi ERDAĞ Hüseyin UYSAL. Orhan KURT. Scilla bifolia L.00 PB 239 14. Stirling) Çimlenme ve Gelişme Safhalarında Eş Zamanlı Tuzluluk ve Düşük Oksijenli Şartların Etkileri Chionodoxa Boiss Cinsine Ait Türler İle Yakın Akrabaları. Bursa Siyahı) İncir Çeşidinin in vitro Koşullarda NaCl Stresine Tepkileri Ekim Zamanının Ketencik (Camelina sativa (L. Atakan SUKATAR Mustafa YILDIZ.00 - B 14:00-17:30 Sefer DEMİRBAŞ.00 PB 243 14. Br. UYGUN Süreyya NAMLI.19. M. TRABZON POSTER SUNUMLARI BOTANİK 26 HAZİRAN 2008 PB 226 14.00 PB 228 14.)’in Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Farklı Konsantrasyonlardaki Kobaltın Pseudevernia furfuracea (L.00 PB 235 14. Penetrasyonu Sırasında Meydana Gelen Kısa Süreli Antioksidatif Yanıtlar Asetoklor Herbisitinin Postemergens Olarak Zea mays (Mısır)cv.Martha F1 Bitkisinde Peroksidaz ve Lipid Peroksidasyonu Üzerine Etkileri Bursa Siyahı (Ficus carica L.4-D’nin Azot. Okan ACAR Gülçin BEKER AKBULUT.00 PB 237 14.00 PB 240 14.’de 2. EREZ. Orhan KURT. BERBER.) Zoph. Öznur ERGEN AKÇİN Özge ÖZDİŞ. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Helianthus annuus L. M. Hakan TERZİ Serap KURT. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Sezai SARPKAYA. A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 229 14. Richard BELL Hasan YILDIRIM. KARAGÖZLER. Hasan Çetin ÖZEN İsmühan POTOĞLU ERKARA.00 PB 233 14.’de Kadmiyum Klorür VE Sodyum Klorür Kombinasyonunun Fizyolojik ve Morfolojik Etkileri Nasturtium officinale R.00 PB 242 14.00 PB 238 14. Fotosentetik Pigment ve Protein Miktarına Etkisi Ceratophyllum demersum L. cv. A.) Çeşitlerinde Hormonların ve Yağ Asitlerinin Seviyelerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Yetişen Bazı Hypericum Türlerinin Uçucu Yağ İçeriklerinin Araştırılması Ekim Zamanının Keten (Linum usitstissimum L. F. cv.00 PB 230 14. TÜRKER. ve Puschkinia scilloides Adams Türlerinin Tohum Çimlenme Fizyolojileri Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. B.00 PB 227 14. Hasan Çetin ÖZEL Hüseyin UYSAL.00 PB 231 14.00 PB 234 14. ERDAĞ1.)’nın Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Bir Yol Yapım Şantiyesi Etrafından Toplanan Bazı Bitki Örneklerinde Bazı Ağır Metal Konsantrasyonlarının Mevsimsel DEĞİŞİMİ Krom (VI) Birikiminin Chlorella vulgaris’te Hücre Sayısı. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Muhittin DOĞAN. ÇELİK. Fatih SEYİS. ERMAN. Orhan KURT. Emel YİĞİT Yelda EMEK. Çiğdem IŞIKALAN. Emine AYDIN Fatih SEYİS. Biyoloji Bölümü. Emine AYDIN Dilek ÜNAL. E. Süleyman TOKUR Serap KIRMIZI.00 PB 236 14. Emine AYDIN Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK. Murat ARDIÇ.00 PB 244 14. İ. Zuhal TOKER. İ. M.) Crantz)’ın Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Ekim Zamanının Aspir (Carthamus tinctorius l. M. Klorofil ve Mineral Madde İçeriğine Etkileri 51 .’ nın Fotosentetik Verimi Üzerine Etkisi Bazı Ekmeklik ve Makarnalık Buğday Çeşitlerinde Termal Tolerans: Hücre Canlılığı ve Klorofil Birikimi Testleri Centaurea zeybekii Wagenitz (Asteraceae)’nin antioksidan aktivitesi üzerine bir araştırma in vitro Şartlar Altında Yetiştirilen Hypericum triquetrifolium Turra’ya Farklı UV–C Işınını Etkilerinin Araştırılması Eskişehir ve Çevresinde Yetişen Bazı Hypericum Türleri Üzerinde Tohum Çimlendirme Çalışmaları Arpa’da (Hordeum vulgare L.

00 PB 247 14. Aykut SAĞLAM.00 PB 251 14. Hayri DUMAN İdris ARSLAN. Füsun YÜREKLİ. TRABZON PB 245 14. Avni GÜVEN Hülya TORUN. nuda Bitkisinin Kimyasal Kompozisyonu Vicia faba Bitkisinde Kadmiyum Uygulamasına Bağlı Olarak H2O2. acephala (Kara lahana)'da Krom Toksisitesinin Biyokimyasal ve Fizyolojik Olarak Değerlendirilmesi Kadmiyum Sülfat (CdSO4) Uygulamasının İki Farklı Ayçiçeği (Heliantus annuus L. Ayşin GÜZEL DEĞER.Özlem ÇEKİÇ Şule BULAMA. Meryem ÖZTÜRK.00 PB 260 14.00 PB 246 14. subsp. Gülcan ŞENEL. Yeşim KARA. Peyami BATTAL. Abdullah KAYA. Tuğba KARTAL. Klorofil ve Karetenoid Konsantrasyonlarının Hipersensitif Yöntemiyle Mevsimsel Değişiminin Araştırılması Farklı Asma (Vitis vinifera L. Serap SUNAR Esra MARTİN. Kenan DEMİREL. Yasemin YAĞMUR. Bekir DOĞAN. Ayla ÇELİK. Turgay ÇAKMAK. ve Scorzonera tomentosa L.19. F. Asım KADIOĞLU Neslihan SARUHAN.00 PB 255 14.00 PB 253 14.00 - Carthamus tinctorius (ASPİR)'de Emrriyo Kültürü İle Makro Besin Elementleri Üzerinde Stres Fizyolojisi Çalışmaları Everzol Kırmızı. “Martha F1” Bitkisinde Pigment Sistemi Üzerine Etkileri Brassica oleracea var. Uygar SARKAYA. Rukiye TIPIRDAMAZ.00 PB 261 14. Aykut SAĞLAM. Ökkeş ATICI.00 PB 264 14.00 PB 257 14.00 PB 249 14. Biyoloji Bölümü.) Çeşidinde Fitokelatin Sentezi Üzerine Etkisi Bazı Makrofungus Ekstraktlarının Çimlenmekte Olan Mısır Bitkisi Tohumlarının Gelişimi ve Fizyolojisi Üzerine Etkileri Farklı Domates Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Tuz Stresi ve Sıcaklığın Etkisi Bazı Bitki Büyüme Düzenleyicilerinin in vitro Ortamda Biber (Capsicum annuum L.00 PB 256 14. Gülçin BEKER AKBULUT Yasemin ÖZDENER. Mineral Madde ve Fotosentetik Pigment Miktarları Zeytin (Olea europea L. Füsun YÜREKLİ Yusuf UZUN.) Yapraklarındaki Antosiyanin.00 PB 263 14. Ahmet DURAN. Aslıhan AVU. Asım KADIOĞLU Hatice NAR.00 PB 259 14. Emel YİĞİT. Güven GÖRK Güleray AĞAR.00 PB 258 14.3BS Tekstil Boyasının Zea mays cv.00 PB 248 14. Engin HASIRCI Nihal KUTLU.00 PB 262 14. Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi Tohumlarda Uzun Süreli Doğal Yaşlanmanın Antioksidatif Aktivitede Meydana Getirdiği Değişmeler Scorzonera kotschyi Boiss. Cemil İŞLEK.) Çeşitlerinde Su Stresine Karşı Oluşan Fotosentetik ve Diğer Fizyolojik Değişimlerin Belirlenmesi Tuz Stresinin Arpa Kültivarlarında Simplast ve Apoplastik Sıvıda ABA ve Prolin Miktarı Üzerine Etkisi Bitkilerde C4 Fotosentez Simdromunun Evrimi Su Kullanma Verimliliği İle Ksilem Yapı ve Fonksiyonunu Değiştirmiştir Nepeta nuda L. Emel DEMİR Zeynep Banu DOĞANLAR. ÇiğdemTEKELİ. Esin ÖZCAN Lale YILDIZ AKTAŞ.) Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Etkisi Tuz Gölü Çevresindeki Bazı Endemik Halofit Bitkilerin Prolin. Nida Esra CAN. Musa TÜRKER. Sülün ÜSTÜN Gökçen BAYSAL. Ali KELEŞ Mahmut DOĞAN. Müslüm UYSAL Esra KOÇ. Asım KADIOĞLU 52 . Sertan ÇEVİK.00 PB 252 14. (Asteraceae) Taksonları Üzerine Karyolojik Bir Çalışma Kuraklık Stresi Altındaki Ctenanthe setosa’da Yaprak Kıvrılması Esnasında Meydana Gelen Anatomik Değişikliklerin İncelenmesi Kuraklık Koşulları Altındaki Phaseolus vulgaris Kültüvarlarının Antioksidan Enzim Aktivitelerindeki Değişimlerin Araştırılması Ctenanthe setosa’da Klorofil Flüoresans Parametreleri ile Su Potansiyeli Arasındaki İlişkinin Araştırılması Ctenanthe setosa’da Kuraklık Stresi Esnasında Reaktif Oksijen Türlerinin Dokusal Yerleşimi ve Polifenol Oksidaz Aktivitesinde Meydana Gelen Değişimler Banu EKMEKÇİ Armağan KAYA1. Birsen AYDIN. Nihal KUTLU.00 PB 265 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 250 14. Asım KADIOĞLU Rabiye TERZİ. Mehmet E. A. Ahmet AYAZ Ferit KOCAÇİNAR İdris ARSLAN.00 PB 254 14. Hatice NAR. F. Lipid Peroksidasyonu ve Kardeş Kromatid Değişimi Arasındaki İlişki Farklı Tuz Konsantrasyonlarının Sesamum indicum L. Rabiye TERZİ. EREZ. Ali ÇELİK Serpil ÜNYAYAR. Rabiye TERZi.

’in Olgun Dokularının in vitro Rejenerasyon Potansiyelinin Araştırılması Dorystoechas hastata Boiss. Şayeste ÜNAL.) Fidelerindeki Antioksidan Aktivitelerin Fizyolojik Yönden İncelenmesi Fasulye (Phaseolus vulgaris L. Biyoloji Bölümü. Cüneyt AKI Arabidopsis thaliana (L.00 PB 277 14.00 PB 274 14.) Fidelerinin Klorofil. Mustafa PEKTAŞ. Funda İLHAN Meltem TEZCAN.00 PB 286 14. Bitkisi Üzerindeki Genetiksel Etkilerinin Stamen Tüyü Analizi ve Mikronukleus Testi ile Değerlendirilmesi Üniversite Öğrencilerinin Genetik Yapısı Salih DOĞAN. Ex Bentham’nın in vitro Elde Edilmiş Fide Eksplantlarının Kallus Oluşturma Potansiyellerinin Araştırılması Senecio hypochionaeus var. Sami DOĞANLAR Tuba KASIMOGLU.00 PB 269 14.00 PB 273 14. Ait Bazı Türlerin Kloroplast DNA Analizleri Tekin BABAÇ Farklı Hava Koşullarında DNA Analizi Mustafa KATI Bazı Ayva (Cydonia oblonga)Gen Kaynaklarının SSR’a Dayalı Moleküler Analizi Büyük Menderes Nehri İle Sulanan Aydın Bölgesi’ndeki Toprakların Genotoksisitesinin Allium Test Sistemi İle Belirlenmesi Kızılçam (Pinus brutia Ten.00 PB 282 14.)’ın Beş Doğal Populasyonunda Genetik Varyasyonun Belirlenmesi Patateste Patates X Virüsüne (PVX) Karşı Dayanıklılık Bitkilerde DNA İzolasyonu Lycopersicon esculentum Türlerinde Trimiltox Uygulamasının Mitoz Üzerine Etkileri Leucojum aestivum ’da (Amaryllidaceae) Polen Gelişimi Sırasında Anter Çeperinin Bazı Histokimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Cyclamen mirabile Hildebr.00 PB 279 14. Toplam Protein ve Prolin Miktarları Üzerine Manganın Etkileri Mısırın Soğuğa Tolerans Cevabında Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü Aykut SAĞLAM.00 PB 271 14. Nilüfer ITKI.00 PB 284 14.) Heynh.00 PB 275 14. Hamit AYANOĞLU. KARTAL Rağbet Ezgi DURAN. İsmail DEMİŞTAŞ. kultivar “Atlı” ) in vitro Köklendirilmesinin İyileştirilmesi Ali Emre AKPINAR. Ali ERGÜL Zahide ŞAHİN. Esen TAŞGIN.00 PB 287 14. Asım KADIOĞLU Fadime ERYILMAZ Fikriye KIRBAĞ ZENGİN Ökkeş ATICI.00 PB 280 14. Sercan POLAT. Serap MUTUN.00 PB 285 14. M. Salih MUTLU.00 PB 267 14.00 PB 270 14.00 PB 283 14. Nuray KAYA Fevziye ÇELEBİ TOPRAK. TRABZON PB 266 14. KOCA. Cahit YULADIR.00 PB 268 14. Yelda EMEK.& Heldr. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 288 14. Kemal Melih TAŞKIN Öznur SUAKAR. M.Cihat TOKER2 Hatice ÇÖLGEÇEN. Cüneyt AKI Nuran EKİCİ Ömer YAMANER. Barbaros NALBANTOĞLU Yasemin DEMİRGAN. Değiştirilmiş Besinlere Karşı Tutumları Fatih SEZEK.00 - Fasulye (Phaseolis vulgaris) Çeşitlerinde Kuralık Stresi Esnasında Stoma İletkenliği. Bengi ERDAĞ Bengi ERDAĞ. Veysel SÜZERER 53 . Kallaz Bileşeni β1. Zehra KORKMAZ Türkiye Quercus Seksiyonuna (Ak Meşe Grubuna) Emel USLU.3-Glukanaz Gen İfadesinin Belirlenmesi Zeytin Genomunun Gen Yoğunluğu Hakkında Yeni İpuçları Bazı Genotoksik Bileşiklerin Tradescantia pallida H. Zeynep YILMAZ.00 PB 281 14. Ercan KAYA . Serap KURT Hatice ÇÖLGEÇEN1. Ekrem DÜNDAR Doğan İLHAN. argaeus’da in vitro Organogenez Silybum marianum Tohumlarının in vitro Çimlendirilmesi Farklı Tuz Konsantrasyonlarında Makarnalık Buğday Genotiplerinde Haploid Bitki Üretimi Erkek Antep Fıstığının (Pistacia vera L. Nurhan BÜYÜKKARTAL2. Serdar KOCA Behiye Banu BİLGEN. M. Hatice NAR. Eminur BARUTÇU. Ahmet ONAY. H. Rabiye TERZİ.00 PB 272 14. Anne FRARY.00 PB 278 14. U.19. Ömer KARADAĞOĞLU. Veysi OKUMUŞ.00 PB 276 14. Su Potansiyeli ve Klorofil Flüoresansı Arasındaki İlişkinin Araştırılması Bakır (Cu) Uygulanmış Mısır (Zea mays L. Çiğdem SAVAŞKAN Engin TİLKAT.

A. İsmühan POTOĞLU Palinolojik Özellikleri ERKARA.00 PB 308 14.00 PB 306 14.19. B. Seksiyonuna Ait Türlerin DADANDI. Türlerinin Tohum Yüzey Ayla KAYA. (Lamiaceae)’in Anatomik ve Palinolojik Özellikleri Atila OCAK. & Mey. ÖZTÜRK Bazı Caryophyllaceae Taksonlarının Polen İsmühan POTOĞLU ERKARA. Derviş ÖZTÜRK Endemik Wiedemmania orientalis Fisch. Derviş ÖZTÜRK Türkiye’de Yayılış Gösteren Oxytropis DC. İsmühan POTOĞLU ERKARA. POTOĞLU ERKARA.00 PB 310 14.00 PB 304 14. İsmühan POTOĞLU Morfolojisi ERKARA. Hücre Süspansiyonu Kültürlerinde Üretilmesi Epilobium angustifolium L. (Yakı otu) bitkisinin in vitro kültür yöntemi ile çoğaltılması Hayati ARDA. Ali ÇIRPICI Polen Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma Eskişehir’de Doğal Olarak Yetişen Bazı Derviş ÖZTÜRK.00 PB 307 14.00 PB 305 14.00 PB 293 14. Seher KARAMAN. Onur KOYUNCU.) Ledeb. Esra CANSEVER MUTLU. Erkan UZUNHİSARCIKLI. Onur KOYUNCU Türkiye’deki Anthemis Cinsine (L. Taksonlarının Yayılış Gençay AKGÜL Durumu Türkiye'de Nadir Bilinen Endemik Bir Tür: Marrubium vulcanicum Hub. Ufuk ÖZBEK. Mehmet Y. İsmühan Anatomik ve Palinolojik Özellikleri POTOĞLU ERKARA. (Boraginacaeae)’nin Hülya ÖZLER. Atila OCAK Endemik Arnebia densifolia (Nordm.00 PB 296 14. Derviş ÖZTÜRK.00 PB 300 14.00 PB 294 14.00 PB 302 14. (Lamiaceae) Gençay AKGÜL. Sergun DAYAN. Seksiyonundaki Bazı Endemik Taksonların Polen Morfolojisi Türkiye’deki Endemik Marrubium L. Sülün ÜSTÜN 54 . Onur KOYUNCU. İsmühan POTOĞLU Özellikleri ERKARA. D. F.00 PB 299 14. Polen Morfolojisi SAVAROĞLU.00 PB 291 14. Zeki AYTAÇ (Fabaceae) Cinsine Ait Taksonların Polen Morfolojisi Bazı Centaurea L. Süleyman TOKUR Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Terzioğlu Ahmet GÖNÜZ. Birol BAŞER Endemik ve Dar Yayılışlı Taksonların Polen Morfolojisi İki Euphorbia L. TRABZON PB 289 14.00 PB 292 14. KOYUNCU. Arzu UCAR TURKER Cemil İŞLEK.00 PB 301 14.00 PB 298 14. (Malvaceae) Cinsine Ait Bazı M. Damla YAĞAN1 latifolia (Akçakesme)'nın Morfolojik Özellikleri ve Peyzaj Çalışmalarında Kullanım Olanakları lkanna haussknechtii Bornm. O. Bitkisinin Doku Kültürü Yöntemi İle Çoğaltılması Kapsaisinin İmmobilize Edilen Capsicum annuum L. Birol BAŞER Gay) Rupr. Çiler MERİÇ.Esra ÖZEL Yerleşkesi'nde Doğal Olarak Yetişen Phillyrea CENGİZ. Onur niveum Dudley. (Brassicaceae)’un Anatomik ve KOYUNCU. Onur KOYUNCU. Musa DOĞAN.00 PB 311 14.00 PB 297 14.) Haploid Embriyo ve Bitki Üretimine Etkisi Lysimachia vulgaris L.) ait Cota (J. İsmühan POTOĞLU Anatomik ve Palinolojik Özellikleri ERKARA. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Derviş (Boraginaceae)’nın Anatomik ve Palinolojik ÖZTÜRK.00 PB 309 14.00 PB 295 14. Morfolojisi Filiz SAVAROĞLU. Lasiostemones Boiss. (Caryophyllaceae) Cinsi Kemal YILDIZ.00 PB 303 14. Osman Türlerinin Tehlike Kategorileri ve Koruma Önerileri KETENOĞLU.-Mor. Atila OCAK. Onur KOYUNCU Endemik Linum cariense Boiss.00 - Arzu UÇAR TÜRKER. Bitkisi Üzerinde Morfolojik ve Anatomik İncelemeler Farklı Uygulamaların Tertaploid Buğdayda (Triticum durum Desf.00 PB 290 14. Onur Ornithogalum L. Çiğdem SAVAŞKAN Arzu BİRİNCİ YILDIRIM.. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM Türkiye’deki Alcea L. Gençay AKGÜL Doku Kültürü Yöntemiyle Çoğaltılan ve Soğukta Muhafaza Edilen Endemik Centaurea kilaea Boiss. Biyoloji Bölümü. Arzu CANSARAN Polen Morfolojisi Eskişehir’de Endemik Olarak Yetişen Alyssum Derviş ÖZTÜRK. A. Ferhat CELEP Türkiye’deki Marrubium L. Necmettin GÜLER Yasemin COŞKUN. (Liliaceae) Taksonlarının Polen KOYUNCU. (Euphorbiaceae) Taksonunun İ. Atila OCAK Endemik Astragalus hirsutus Wahl (Fabaceae)’un Atila OCAK. M. Zafer KAYA Mikromorfolojisi Türkiye’nin Silene L. (Linaceae)’nin Derviş ÖZTÜRK.

(Hıyar) Bitkisi Üzerine Morfolojik ve Fizyolojik Etkileri Sarıçam (Pinus sylvestris L.00 PB 314 14.)’da Yetişme Ortamının ve Kullanılan Kap Materyalinin Fidanların Morfolojik Özellikleri Üzerine Etkisi Gentiana L. & Bornm.00 PB 326 14. Latif KURT. Ahmet DURAN. (Senecioneae / Asteraceae ) Cinsinin Taksonomisi Türkiye'nin A2 Karesi İçin Hazırlanmış Karayosunu (Musci) Listesi Hacıkadın Vadisi (Ankara) Florası Üzerine Bir Araştırma Nurhak (Kahramanmaraş) Yöresi Makrofungusları Pirin Çayı (Adıyaman) Havzasında Belirlenen Makrofunguslar Madra Dağı (Balıkesir/İzmir) ve Çevresinde Etnobotanik Bir Çalışma Epiteti Elazığ ve Beldeleri Olan Bitkilerin Populasyon Gözlemleri ve Tehlike Kategorileri Baskil İlçesinin (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik Bitkileri Siirt İli İçin Yeni Kayıt Bitkiler Trakya’dan Yeni Bir Hibrid: Verbascum x edirnensis Dane & Yılmaz. TRABZON PB 312 14.00 PB 322 14. İsmail TÜRKOĞLU. Palinolojik ve Ekolojik Özellikleri Çankırı Karatekin Üniversitesi Orman Fakültesi Araştırma Ormanı Karayosunu (=Musci) Florası Bazı Scorzonera L.00 PB 321 14.00 - Cypermethrin Etken Maddeli Bir İnsektisitin Cucumis sativus L. Cahit DOĞAN. Taksonlarının Işık ve Elektron Mikroskop (Sem) Özellikleri Üzerine Bir Araştırma TİGEM Alparslan Çiftliği ve Çevresi (Muş) Florası Türkiye’nin Jurinea Cass. Selami SELVİ Uğur ÇAKILCIOĞLU. Ahmet GÖNÜZ. Cahit DOĞAN Gökhan ABAY. Onur KOYUNCU R. Kuddisi ERTUĞRUL Sinan AKTAŞ.00 PB 320 14. Osman BEYAZOĞU Filiz SAVAROĞLU.00 PB 330 14. Gamze ERTEN Hakkı DEMİRELMA. Edibe ÖZMEN. Cahit DOĞAN.00 PB 318 14. Hülya HOŞGÖREN Gülden YILMAZ. Deniz GÜNEY Canan YAĞCI. İsmühan POTOĞLU ERKARA. Serdar MAKBUL. İbrahim KARACAN Abdullah KAYA Fatih SATIL. (Scrophulariaceae) Lokal Endemik Campanula pulvınarıs Hausskn. Zekiye SULUDERE Feyza CANDAN. Sadık ERİK. Yusuf UZUN. Şemsettin CİVELEK İbrahim Ümit YAPICI.00 PB 333 14.00 PB 319 14. Cihat ÖLÇÜCÜ Bekir DOĞAN. Edibe ÖZMEN.Nord. Nedret TORT Şemsettin KULAÇ. Şenol ALAN Seher KARAMAN. (Asteraceae) Cinsine Ait Türlerde Polenlerinin Taramalı Elektron Mikroskobuyla İncelenmesi Türkiye Caucasalia B. Erdoğan E.00 PB 328 14.00 PB 329 14. (Asteraceae) Türlerinin Palinolojik Yönden İncelenmesi Osmaneli (Bilecik) Karayosunu Florasına Floristik Katkılar II Olimpos-Beydağları Sahil Milli Parkına Özgü Bazı Bitkiler ve Bunların Tehlike Kategorileri Derebucak (Konya) ve Çevresindeki Bazı Bitkilerin Yerel İsimleri ve Etnobotanik Özellikleri Akseki (Antalya) İlçesi Makrofungusları Aylin EŞİZ DEREBOYLU.00 PB 336 14. Barış ÖZÜDOĞRU. İbrahim TURNA. Edibe ÖZMEN. İlginç KIZILPINAR. Teoman KESERCİOĞLU Fazlı ÖZTÜRK. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Palinolojik ve Ekolojik Özellikleri Karababa Dağı (Sivas)’nda Yetişen Tanacetum L.00 PB 332 14.’in Morfolojik. Ahmet AKSOY Serhat URSAVAŞ. Sadık ERİK İlginç KIZILPINAR. Ergin HAMZAOĞLU.00 PB 325 14. Murat KURŞAT Murat KURŞAT.’nin Morfolojik. İsmail TÜRKOĞLU. Barış ÖZÜDOĞRU. Uğur ÇAKILCIOĞLU. Galip AKAYDIN Abdullah KAYA.00 PB 316 14.00 PB 317 14.00 PB 315 14.00 PB 313 14. İlginç KIZILPINAR. (Fabaceae) Türlerine Ait Yaprak Tüylerinin Elektron Mikroskobunda İncelenmesi Kazdağı’nda Doğal Yayılışlı Bazı Hypericum L. MUSTAFA CEVİZCİ 55 . Ekrem AKÇİÇEK. Serhat URSAVAŞ Zafer TÜRKMEN. & Bornm. Kamil COŞKUNÇELEBİ.00 PB 323 14.00 PB 331 14.00 PB 334 14. CELALEDDİN ÖZTÜRK. Feruzan DANE Barış ÖZÜDOĞRU. Taksonlarının Polen Morfolojisi Lokal Endemik Dianthus engleri Hausskn. Gökhan ABAY E. (Fam:Gentianaceae) Cinsinin Pneumonanthe ve Cruciata Seksiyonlarına Ait Bazı Türlerin Polen Morfolojileri Türkiye’deki Bazı Oxytropis DC. Süleyman GÖKTÜRK.00 PB 327 14. HAKKI Ümit BUDAK.19.00 PB 335 14. Sadık ERİK.00 PB 337 14. Burcu YEŞİLYURT. Ömer SAYA.00 PB 324 14. H.

00 PB 346 14.00 PB 339 14. Türkiye) Batığı Algleri Ticareti Yapılan ve Ticari Potansiyel Taşıyan Bazı Geofitlerin Kıyı Ege Bölgesinde (İzmir. Gamze KÖKDİL.Yaşar DADANDI Turan ARABACI.Atienza Nigella L. Tuncay DİRMENCİ.00 PB 361 14.00 PB 344 14. Sinan AKTAŞ Gıyasettin KAŞIK. Cinsine Ait Bazı Türlerde Genetik Çeşitliliğin Belirlenmesi Hanife AKYALÇIN. Başak ÖZBİLGİN Cem VURAL. Aydın ve Muğla) Doğadaki Durumları Türkiye’deki Chionodoxa Boiss. Gıyasettin KAŞIK. Dilek PAMUKÇU. Sadık ERİK.00 PB 351 14. Ahmet AKSOY2 Mehmet Yaşar DADANDI. Tahsin SAK. Edibe ÖZMEN. var.00 PB 350 14. Türlerinin Albumin Proteinlerinin SDS-PAGE Yöntemi İle Belirlenmesi Türkiye’de Yetişen Lathyrus L.00 PB 355 14.00 PB 341 14. Hasan GENÇ. Cinsine Ait Bazı Türlerin Globulin A Proteinlerinin Elektroforetik Analizi Globulin B Proteinlerine Göre Lathyrus L.Yaşar DADANDI Cem VURAL. Ceren TAŞLIK Hasan YILDIRIM. Üreme ve Habitat Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Gaga Gölü (Ordu)’nde Nuphar lutea L. Hoffm. (Apiaceae) Cinsi Mustafa KOCAKAYA1. Dilek TURGUT BALIK. (Liliaceae) Türleri Üzerine Tohum Morfolojileri ve Palinolojik Araştırmalar Kirmir Çayı Vadisinde “VU” Statüsündeki Buglossoides glandulosa ve Velezia pseudorigida’nın Morfolojik ve Palinolojik Özellikleri Antalya’dan Tespit Edilen Toninia A. Hasan GENÇ. Arif GÖNÜLOL Yavuz BAĞCI.00 PB 358 14. TRABZON PB 338 14.00 - Kızıldağı’ndan Dünya İçin İkinci Kayıt Bir Likenikol Fungus Türü Polycoccum aksoyi Halici & V.00 PB 349 14. M. Ahmet DURAN Siehe’den Beri Toplanamayan Bilmece Gibi Bir Tür Mehmet SAĞIROĞLU.00 PB 340 14. Alparslan KOÇAK. Türlerinin Morfolojik Olarak Karşılaştırılması Alman Torpido Gemisi (Çanakkale Boğazı.00 PB 343 14. Dilek TURGUT BALIK. Sibel YAMAOĞLU. Şemsettin CİVELEK İrfan EMRE.00 PB 363 14. İsmail TÜRKOĞLU.Massal. Anatomik. Dilek TURGUT BALIK. Hasan GENÇ. Murat KURŞAT. Hüseyin SÜMBÜL Sinan ALKAN. Cahit DOĞAN Özge TUFAN ÇETİN. Cinsine Ait Liken Türleri Derebucak (Konya) İlçesinden Türkiye Makrofungusları İçin Yeni Kayıtlar İskilip (Çorum ) İlçesi Makrofungusları Ciğerotlarından İki Riccia L.00 PB 359 14. Bayram YILDIZ Orçun SEMİZLER.00 PB 360 14. Yusuf GEMİCİ Hasan YILDIRIM Burcu TARIKAHYA ELÇİ. Hayri Ferula drudeana Korovin (Apiaceae) DUMAN Türkiye’de Yetişen Bazı Salvia L. Biyoloji Bölümü.00 PB 352 14. Taksonlarının Tohum Morfolojisi ve Mikromorfolojisinin Sistematik Önemi Echinops pungens Trautv.00 PB 362 14. Serdar UÇAR. İlginç KIZILPINAR. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Manisa. Üyesi Bazı Taksonların Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi Gözeli ve Kavak Ovalarının (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik Bitkileri Bazı Lathyrus L.00 PB 354 14. Muhittin DİNÇ. Ahmet ŞAHİN İrfan EMRE. Turan ARABACI Uğur ÇAKILCIOĞLU.00 PB 357 14. M.00 PB 353 14.) O.19.00 PB 345 14. Ahmet ŞAHİN İrfan EMRE. Ahmet ŞAHİN 56 . Babounya (DC. Türlerinde Kromozom Analizleri İskender PARMAKSIZ Muş İlinde Bulunan Bazı Endemik Bitkiler Fazlı ÖZTÜRK Türkiye’de Yetişen Achillea L.00 PB 348 14. Sinan AKTAŞ Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Beyhan TAŞ.00 PB 342 14. sect.00 PB 356 14. Ahmet İLÇİM. Sinan AKTAŞ Küçük ve Sığ Bir Göl Olan Dumanlı Göl’ün Beyhan TAŞ Planktonik Algleri Türkiye Doğal Florasında Bulunan Yabani Haşhaş Ahmet YILDIRIM. (Adaçayı) Tuğba İNANÇ GÖK. Ferhat Türlerinin Kromozom Sayıları CELEP Nallıhan (Ankara) İlçesi Makrofungusları Celaleddin ÖZTÜRK.00 PB 347 14. Erkan KESAT. Türünün Morfolojik. Epifitonundaki Diyatome Çeşitliliği Türkiye’de Johrenia dc. polyacanthus (Iljin) Hedge (Asteraceae) Echinops tournefortii Ledeb. (Asteraceae) Türkiye’de Yayılış Gösteren Bazı Micromeria Benth.

00 PB 367 14. Zeynep ZEREN Batı Karadeniz Bölgesinde Doğal Olarak Yetişen ve Dursun YAĞIZ.Davıs (Lamiaceae) Üzerinde Olcay DİNÇ DÜŞEN. Barış BANİ Ahmet KAHRAMAN. Varyasyonun RAPD İle Analizi Özlem BARIŞ Şanlıurfa’nın Endemik Bitkileri Hasan AKAN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kuddisi ERTUĞRUL Gözeli ve Kavak Ovası (Elazığ) Bitkilerinin Tehlike Uğur ÇAKILCIOĞLU. İ.00 PB 384 14. Medine RAPD Tekniği İle Analizi GÜLLÜCE Vicia canescens Populasyonları Arasındaki Güleray AĞAR. Tuna UYSAL. Şemsettin CİVELEK Karga Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU. Murat KURŞAT.00 - Lathyrus L. Dilek TURGUT BALIK. Murat KURŞAT.00 PB 366 14. DENİZ. Kategorileri Yönünden Değerlendirilmesi Şemsettin CİVELEK Elazığ İlindeki Şeker Pancarı Tarım Alanlarında Alpaslan KOÇAK. Güleray AĞAR.00 PB 374 14. Celaleddin ÖZTÜRK.00 PB 365 14. Hasan GENÇ. Jildisianus (Bornm.00 PB 377 14. Filiz AYGÜN.H.00 PB 383 14. Şemsettin CİVELEK Kamışlık Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU. Murat Bitkileri KURŞAT. Uğur ÇAKILCIOĞLU. Murat Bitkileri KURŞAT.00 PB 380 14. Uğur ÇAKILCIOĞLU.00 PB 381 14. (Labiatae) Türleri Üzerinde Taksonomik Bir Çalışma Metin ARMAĞAN.19.00 PB 379 14. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU Centaurea lycaonica Boiss. İsa BAŞKÖSE Çiçekli Bitkilerin Posteri Allium sandrasicum Kollmann.00 PB 371 14. Fatih Şaban BERİŞ Türkiye Makrofungusları İçin Yedi Yeni Kayıt Sinan AKTAŞ.00 PB 382 14. İ. Nalan YILDIRIM. TRABZON PB 364 14.00 PB 375 14. Eda DURGUN Anatomik Ve Palinolojik Bir Araştırma Sideritis argyrea P. Osman TUGAY. M. Ahmet AFYON Ekonomik Değeri Olan Bazı Makrofunguslar Trakya Florası İçin İki Yeni Kayıt Necmettin GÜLER "Van'ın Florası" Çalışmalarına Bakış Çatak Vadisi (Çatak / Van) Geofitleri ve Tehlike Kategorileri Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Salvia L.) Matthews’in Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Kemaliye (Erzincan) İlçesinin Geofitleri İrfan EMRE. Hüseyin DURAL. Hasan Hüseyin DOĞAN Kuşakçı Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU. Uğur ÇAKILCIOĞLU. Araştırma Uğur ÇAKILCIOĞLU Lathyrus Cinsine Ait Pratensis Seksiyonunda Fatma GÜNEŞ Bulunan Türlerin Polen Morfolojisi C5 Karesine (Adana-Niğde-Mersin) Özel Bazı Hüseyin DURAL. Centaurea Türleri Arasındaki Genetik Farklılığın Nalan YILDIRIM. Mehmet KOYUNCU S. Cinsine Ait Bazı Türlerin Glutelin Proteinlerinin SDS-PAGE Yöntemi İle Analizi Endemik Astragalus lineatus Lam.00 PB 372 14.00 - Sırrı YÜZBAŞIOĞLU.Gökhan Morfolojik.00 PB 378 14.Gökhan Bothmer (Lılıaceae) Üzerinde Morfolojik. İsmail TÜRKOĞLU. Musa DOĞAN 57 . Murat Bitkileri KURŞAT.00 PB 376 14. Ufuk ÖZBEK. Celâleddin ÖZTÜRK Gülek Boğazında (Adana) Bazı Lokal Endemik Ahmet SAVRAN. Ahmet DURAN. Uğur ITS nrDNA Dizileri Bakımından Karşılaştırılması UZUNER. Nezaket ADIGÜZEL.00 PB 369 14. Anatomik ve Palinolojik Bir Araştırma DENİZ.00 PB 370 14. Yavuz BAĞCI. Şemsettin CİVELEK Doğu Anadolu Bölgesinde Yayılış Gösteren Serap SUNAR.00 PB 386 14. Ahmet SAVRAN. Biyoloji Bölümü. Selin BAĞIRSAKCI.00 PB 387 14. Kamil COŞKUNÇELEBİ.00 PB 388 14. Sabriye ÇANAKÇI.& Heldr. Haşim ALTINÖZLÜ Bazı Endemik Hieracium L. Özkan AKSAKAL. İsa BAŞKÖSE Endemik Bitki Türleri Türkiye Miksomisetleri İçin 4 Yeni Kayıt Gönül DEMİREL. N. Yavuz BAĞCI. Ali Osman BELDÜZ. Mesut PINAR. var. İsmail Yayılış Gösteren Yabancı Ot Florası Üzerine Bir TÜRKOĞLU.00 PB 385 14.00 PB 373 14.Özhatay & Olcay DİNÇ DÜŞEN. (Asteraceae) Türlerinin Mutlu GÜLTEPE. Gıyasettin KAŞIK. Yusuf KAYA PB 368 14. Ahmet ŞAHİN Meryem ŞENGÜL. Serap SUNAR.

ex Kotschy. Sevil ALBAYRAK Halil Erhan EROĞLU.00 PB 407 14.00 PB 390 14. (Boraginaceae) Taksonlarının Polen Morfolojileri Köprülü Kanyon Milli Parkı Karayosunu Florasına Katkılar Çeltek Dağı (Sivas) Florası Gaziantep Üniversitesi Kampus Florası Bazı Primula L. Adil GÜNER Zafer KAYA.00 PB 401 14. Ascomycotina) Türünün Tayini ve Türkiye’deki Yayılışı Türkiye Ciğerotu Florasına B7(Eskişehir) Karesinden Yeni Kayıtlar Kemaliye (Erzincan) İlçesinden Türkiye İçin Yeni Mikrofungus Kayıtları Türkiye İçin Yeni Gloeosporium Kayıtları Türkiye İçin Yeni Phyllosticta Kayıtları Yıldız Dağları (Kırklareli)’ında Yayılış Gösteren Quercus petraea (Mattuschka) Liebl. Ümit BUDAK. TRABZON PB 389 14. Cinsinin (Parmeliaceae.00 PB 403 14. subsp. Yusuf ZEYNALOV Mutlu GÜLTEPE. BELDÜZ. Sabiha PARLAK Bedrettin SELVİ Mehmet FIRAT Nursel İKİNCİ. Ekrem AKÇİÇEK.00 PB 415 14. (Primulaceae) Türlerinin nrITS Bölgeleri Bakımından Karşılaştırılması Tokat (Almus ve Çamiçi Yaylası.00 PB 395 14. Filiz SAVAROĞLU Makbule ERDOĞDU Elşad HÜSEYİN.00 PB 392 14. Erol DÖNMEZ Medine Münevver UMA.00 PB 409 14. Biyoloji Bölümü. Ergin HAMZAOĞLU. Rıza BİNZET Tamer ÖZCAN Tamer ÖZCAN Hasan ÖZÇELİK.00 PB 408 14.00 PB 404 14. Ayşegül UĞUR. Di. Şule ÖZTÜRK Seyhan ORAN. cepa L. DOĞAN. Sevil ALBAYRAK Gönül KARTAL.ve Trisodyum Fosfatın A.00 PB 413 14. and Heldr.00 PB 400 14. Ahmet AKSOY.00 PB 402 14.00 PB 397 14. Ahmet AKSOY.19. Ergin HAMZAOĞLU. (Lamiaceae) Alt Türlerinin Filogenetik Analizi Marmara Bölgesinde Yetiştirilen Bazı Zeytin (Olea europea L.00 PB 410 14. Aslıhan TEMEL. plicatum Taksonunun Genotoksik Potansiyeli Brassinosteroidlerin Arpa Kök Büyümesi ve Hücre Bölünmesi Üzerine Etkileri Mono-. COŞKUNÇELEBİ. Nermin GÖZÜKIRMIZI Şifa TÜRKOĞLU 58 .00 PB 399 14.00 PB 394 14. Ascomycotina) Türkiye’deki Biyoçeşitliliği Rinodina poeltii (Physciaceae. U. Türünün Mitotik İndeks.) Kültivarlarının RAPD Markırlarıyla Moleküler Sistematik Analizi Tokat Şehir Florasına Ön Hazırlık Türkiye Florası İçin Yeni Bir Tür Kaydı. spp. Ekrem DÜNDAR. Cyanus (Napulifera ) (Asteraceae) Türkiye’nin Bazı Linum L. dasyphylla (Schur) Domin Meyvalarında Vitamin İçeriklerinin Araştırılması Türkiye Güllerinin (Rosa L. A. Niksar) Makromantar Florası Usnea Dill ex.00 PB 398 14. Adans.00 PB 393 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Tuncay DİRMENCİ Fatih COŞKUN. Makbule ERDOĞDU Makbule ERDOĞDU. O. Şule ÖZTÜRK Halil Erhan EROĞLU. Svetlana BANCHEVA.) Yerel Adları ve Kullanılışları Türkiye’deYayılış Gösteren Bazı Onosma L.00 PB 411 14. Scilla kurdistanica Speta. Topluluklarının Epifitik Likenleri Endemik Quercus vulcanica Boiss. subsp. türlerinin RAPD markerleri kullanılarak Sınıflandırılması Karabük-Eflani’den Yeni Bir Tür: Centaurea eflaniensis (Cyanus eflaniensis) Sect. Replikasyon İndeksi ve Mikronükleus Üzerine Etkisi Geleneksel Halk Tıbbında Yaygın Olarak Kullanılan Helichrysum plicatum DC. Şifa BİLGİÇ Rıza BİNZET. Fevzi ÖZGÖKÇE.00 PB 414 14. Kök Ucu Hücreleri Üzerine Sitogenetik Etkileri Evrim ÇELEBİ. Ümit BUDAK.00 - Türkiye’de Yetişen Stachys cretica L.00 PB 405 14. Elşad HÜSEYİN Seyhan ORAN. UZUNER. S.00 PB 391 14. (Kasnak Meşesi)’dan Epifitik Liken Kayıtları Periferal Kan Lenfositlerinde Senecio trapezuntinus Boiss.00 PB 396 14. Zafer KAYA Mesut KIRMACI U. Taksonlarında Tohum Yüzey Özellikleri Trakya’da Yayılış Gösteren Prunus spinosa L. Fatih YAYLA. Murat UNAL.00 PB 406 14. K. TERZİOĞLU İbrahim TÜRKEKUL Ayhan ŞENKARDEŞLER Ayhan ŞENKARDEŞLER Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT. Christoph OBERPRİELER.00 PB 412 14. Svetlana BANCHEVA. (Liliaceae ) Doğu Karadeniz Bölgesinde Yetişen Lilium L.

’nin Sitotaksonomik Özellikleri Bazı Baklagil Türlerinde Kromozom Sayısı Tespiti Astragalus stereocalyx Bornm.00 PB 418 14. Koray YAYLACI. Onur KOYUNCU.00 - Scilla autumnalis L.00 PB 421 14. Derviş ÖZTÜRK Ö.’un Sitotaksonomik Özellikleri Silene gallica L.'nın Morfolojik ve Anatomik Özellikler Ö. Biyoloji Bölümü.19. ÖZDEMIR. Derviş ÖZTÜRK Ö. AKTAŞ. Koray YAYLACI.00 PB 420 14.00 PB 419 14.) Miller.00 PB 417 14. Derviş ÖZTÜRK Hülya HOŞGÖREN. Esra MARTİN. Koray YAYLACI. Onur KOYUNCU.’nin Sitotaksonomik Özellikleri Bellevalia clusiana Griseb. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.& Mey. Ahmet DURAN. Koray YAYLACI. Ümit YAPICI Ayşe ÖZDEMİR. Derviş ÖZTÜRK Ö. Y. Onur KOYUNCU. Onur KOYUNCU. Özlem ÇETİN C. AKYOL 59 . ÖZKAN.’nin Sitotaksonomik Özellikleri Muscari comosum (L. ) Boiss. M. TRABZON PB 416 14. (Fabaceae) Türünün Karyolojik Yönden İncelenmesi Endemik Salvia tchihatcheffii (Fisch. K.00 PB422 14.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Biyoloji Bölümü. TRABZON 60 .

Ali SALUR Rhaphigaster nebulosa (Poda. Ali ERDOĞAN Mustafa İZCİ. ERİŞMİŞ Sevan SEÇKİN. 1758)'ın Otolit Boyutları-Balık Boyu İlişkileri ve Bazı Populasyon Parametrelerinin İncelenmesi Andricus caputmedusae (Hartig. Seda KIRALP. Merih HAZIROĞLU. Nazmi POLAT Çağdaş OTO. Nazmi POLAT Serap MUTUN.00 PZ 017 09.00 PZ 006 09. Mahmut YILMAZ.00 PZ 010 09. Kaprofaji ve Sindirim Sistemi Organları Porsuk (Meles meles)'un Anal ve Genital Bölgeleri Eğirdir Gölü'nden Sudak (Sander lucioperca L. Rızvan TUNÇ. 1978) Arcus Aortae’dan Köken Alan Damarların Subgross İncelenmesi Coypu’nun Diyeti. Fulgoromorpha) Akdeniz Bölgesi Teke Böcekleri Faunası İçin Yeni Kayıtlar (Coleoptera: Cerambycidae) M. Oppiidae) Türünde Coğrafi Çeşitliliğin Geometrik Morfometri Yöntemi İle İncelenmesi Gala Gölü’nün (Edirne) Cladocera ve Copepoda (Crustacea) Faunası İstanbul’un Karadeniz Kıyılarının Dekapod Krustase Faunası Erzurum Doyasan Yağ Fabrikasının Karasu Irmağındaki Sucul Koleopterlerin Sayı ve Çeşitliliği Üzerine Olumsuz Etkilerinin Fiziksel ve Kimyasal Parametrelerle Desteklenmesi Çorum İli Civarı Gerromorpha Faunası (Insecta: Heteroptera) Çorum İli Nepomorpha Faunasına Katkılar (Insecta: Heteroptera) Soyu Tükenmekte Olan Bir Tür.00 PZ 007 09.00 PZ 013 09.00 PZ 004 09. Timur KIRGIZ Hüsamettin BALKIS. Felis chaus Schreber.00 PZ 014 09. TRABZON POSTER SUNUMLARI ZOOLOJİ 27 HAZİRAN 2008 PZ 001 09. Oribatida.00 PZ 021 09. Mehmet ÖZ. Mustafa YAVUZ. 1843)’nin Populasyonlar Arası Mitokondriyal DNA Varyasyonu Medioppia subpectinata (Acari.00 PZ 008 09.19. M. Ayşegül KURUN Ümit İNCEKARA. 1851) (Heteroptera: Pentatomidae)’un Metatorasik Koku Bezinin Morfolojisi ve Kimyasal Yapısı Cyprinus carpio L. Cicadellidae) Kemaliye (Erzincan)’de Yayılış Gösteren Cixiidae Familyası Türleri (Hemiptera.00 PZ 019 09.00 PZ 011 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 1758 (Sazan)’nun Yaş Tayini İçin Farklı Kemiksi Yapıların Değerlendirilmesi Türkiye Dikenli Faresi’nde (Acomys cilicicus Spitzenberger. Yüksel COŞKUN. Savaş YILMAZ. Ahmet KAYRALDIZ Emine DEMİR Emine DEMİR.00 PZ 018 09.00 PZ 009 09. Yedi Noktalı Uğur Böceği’nin Biyolojisi Goniagnathus Fieber..TURGUT.00 PZ 002 09. M.00 PZ 012 09. 1761) (Heteroptera: Pentatomidae)’nın Metatorasik Koku Bezinin Morfolojisi ve Kimyasal Yapısı Carpocoris fuscispinus (Boheman. Erkut KIVANÇ Ayşegül İLİKER. Hasan GÖLLÜOĞLU. S. Uğur C. Biyoloji Bölümü. Alaettin KAYA Özlem KALKAR. ÖZDİKMEN. Ali DEMİRSOY H. Yusuf KALENDER Dilek DURAK Savaş YILMAZ.00 PZ 015 09. GÖREN 61 . Ali SALUR Seda MESCİ. Yalçın Şevki YILDIZ Seda MESCİ. Nusret AYYILDIZ. Nahit PAMUKOĞLU Nahit PAMUKOĞLU Derya BOSTANCI. Ayşe TOLUK Hüseyin GÜHER. Cicadomorpha. C.00 PZ 005 09.00 - A 09:00-12:30 Dilek DURAK. Tekin BABAÇ Şule BARAN. 1777 Deltamethrin ve Quizalofop-P-etil’ in Rana ridibunda (Ranidae : Anura) Larvaları Üzerine Etkileri Şanlıurfa – Bilecik’ten Çizgili İshak Kuşu (Otus brucei) Peletlerindeki Küçük Memeli Hayvan Kalıntıları Kahramanmaraş Uludaz Dağı (Ziyaret Tepesi)’nda Bulunan Coccinella septempunctata (Coleoptera: Coccinellidae).00 PZ 003 09. 1866 cinsinin Türkiye’deki yayılışı (Hemiptera. Emel USLU.00 PZ 020 09. GÜVEN.00 PZ 016 09. Hatice MUTLU. Aykut KENCE. Ayhan ALTUN.

00 PZ 042 09.00 PZ 033 09.00 - Türkiye Teke Böcekleri Faunası İçin Yeni Bir Tür.00 PZ 036 09. Hasan Sungur CİVELEK.19.00 PZ 044 09. Biyoloji Bölümü. Ercüment Genetik Farklılaşmalar ÇOLAK.00 PZ 024 09.00 PZ 023 09. Ali DEMİRSOY.00 - Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Serdar TEZCAN Bahçelerinde Çukur Tuzak ve Besin Tuzaklarla Yakalanan Böcek Faunasının Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Aphanius (Teleostei: Cyprinodontiformes) Cinsinin Salim Serkan GÜÇLÜ. M.00 PZ 034 09. Orius (Heteroptera Anthocoridae) Türleri Karacadağ Civarındaki Suların Zooplankton Faunası Kemaliye (Eğin)-Erzincan Malakofaunası İstanbul’un İki Yakasından ve Adalarından Salyangoz (Gastropoda) Hikayeleri Türkiye’nin Üç Yerli İpekböceği Irkının Bazı Morfolojik Özelliklerinin Karşılaştırılması Türkiye’deki Apodemus Kaup 1829 (Mammalia: Rodentia) Cinsinin RAPD-PCR İle Analizi Hüseyin ÖZDİKMEN. Ömer Özellikleri ERDOĞAN Akşehir ve Eber Göllerinin Ornitofaunası Fulya SAYGILI. Ertuğ DÜZGÜNEŞ Tuncay TÜRKEŞ. Palpimanidae. 1917)'nin Bazı Biyolojik Özelliklerinin İncelenmesi Kemaliye (Erzincan) Scytodidae. Alper TONGUÇ.00 PZ 040 09. Şafak BULUT Iğdır İli Biyoçeşitliliği Ayşegül İLİKER İklim Değişikliklerinin Tür Çeşitliliğine Etkisi Yarışlı Gölü (Burdur) Ornitofaunası Gökşen ÖZTÜRK. Rodentia) Cinsinde Allozim Varyasyonları ve Teoman KANKILIÇ.00 PZ 030 09. Humeyra NERGİZ 62 . Fahrettin Anadolu’daki Tür Çeşitliliği ve Zoocoğrafik KÜÇÜK. Bülent GÖKOT Burçin Aşkım GÜMÜŞ Burçin Aşkım GÜMÜŞ PZ 038 09. Teoman KANKILIÇ. Benin TOKLU ALIÇLI. Zekiye GÜÇLÜ. trifolii (Burgess) (Diptera: Agromyzidae) Türlerinin Okan ÖZGÜL. Titanoecidae. Philodromidae. İrfan Varyasyonları KANDEMİR. Figen KUNT Tuğrul ÖNTÜRK Hasan Oğuz İMAMOĞLU. Theridiidae. Özlem ÖZŞEN Tuncay TÜRKEŞ. Araneidae. Zodariidae. Zeynep ÖNER. Pholcidae. 1996 (Coleoptera: Cerambycidae: Lepturinae) Türkiye’de Biyospeleoloji ve Mağara Örümceklerine Yeni Bir Tür Kaydı Gümüş Çayı (Mardin-Kızıltepe) Ephemeroptera Faunasının Belirlenmesine Yönelik Ön Çalışmalar Aşıklar Deresinde (Rize) Yaşayan Barbus tauricus escherichi (Berg.00 PZ 027 09.00 PZ 043 09. Mehmet Ali TABUR. Linyphiidae. TRABZON PZ 022 09.Oktay DURSUN Muğla İlinde Biyoçeşitliliğinin RAPD (Rastgele Üretilen Polimorfik DNA) Belirteçleri Yardımıyla Saptanması Kemalpaşa (İzmir) Yöresi Organik Bağ ve Meyve Ahu ÜZÜM. Ercüment ÇOLAK Kuzey Anadolu Bölgesinde Yayılış Gösteren Reyhan ÇOLAK. Uloboridae.00 PZ 025 09.00 PZ 041 09.00 PZ 026 09. Şükran ÇAKIR ARICA Gül OLGUN. Miturgidae. Reyhan ÇOLAK.00 PZ 031 09. Semra TURGUT Kadir Boğaç KUNT. Eresidae.00 PZ 037 09. Özlem ÖZŞEN Tuba TERBIYIK. Oecibiidae. Nuri YİĞİT Türkiye’de Yayılış Gösteren Glis glis’te Allozim Reyhan ÇOLAK. İrfan Clethrionomys Tiselius. Cortodera steineri Sama. Şakir Önder ÖZKURT Chromatomyia horticola (Goureau) ve Liriomyza Bekir ÇÖL. Gül OLGUN. Thomisidae. 1850 (Mammalia: KANDEMİR. Gnaphosidae. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 - PZ 029 09. Mesude YETİŞ Erdem DUT. Oxyopidae. Gül OLGUN. Ali DEMİRSOY.00 PZ 032 09. İrfan KANDEMİR. Clubionidae.00 PZ 028 09. Dictynidae. Oktay GÜRKAN Aysel BEKLEYEN.00 - PZ 039 09. Demet EROĞLU. Tetragnathidae. Agelenidae. Ercüment ÇOLAK. Ercan SARIHAN Mehmet KEÇECİ. Salticidae (Araneae) Faunası Denizel Kladoserlerin Yumurtalık Koyu’ndaki (İskenderun Körfezi) Dağılımı Antalya İlinde ve Türkiye’de Yayılış Gösteren Polifag Avcı.00 PZ 035 09. Zoropsidae. 1917)'nin Üreme Biyolojisi’nin Belirlenmesi Aşıklar Deresinde (Rize) Yaşayan Barbus tauricus escherichi (Berg. (Araneae) Faunası Kemaliye (Erzincan) Lycosidae. Ertuğ DÜZGÜNEŞ Hasan Oğuz İMAMOĞLU. Nuri YİĞİT. Pisauridae. Nuri YİĞİT. Rukiye TANYERİ.

Muammer BAHŞİ Farklı besinlerin Plodia interpunctella L. Mehmet TUZCU.00 PZ 052 09. Nihat DİLSİZ.Ökkeş YILMAZ. Alparslan DAYANGAÇ Resveratrol. Ayşe Dilek Düzeyindeki Değişmeler ÖZŞAHİN.00 PZ 056 09.00 - PZ 053 09. Servet ÖZCAN. Ökkeş YILMAZ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mehmet TUZCU. Mehmet Asidi Bileşimine Etkisinin İncelenmesi GÜVENÇ. Mehmet Kontrolsüz Diabetik Ratların Karaciğer TUZCU. Ökkeş YILMAZ.00 PZ 047 09. Ökkeş Eritrositlerindeki Yağ Asidi. sıvılarında Lipid Peroksidasyonunun Etkilerinin Mehmet TUZCU.00 - PZ 055 09.00 PZ 062 09. Mehmet GÜVENÇ. Abdurrauf YÜCE. Fahriye SÜMER. Muammer Karaciğer ve Akciğerlerinde Bulunan Yağ Asit BAHŞİ.00 PZ 061 09. Alparslan DAYANGAÇ Resveratrol ve α-Lipoik Asidin DMBA Uygulanan Muammer BAHŞİ. TRABZON PZ 045 09.00 PZ 059 09. Kolesterol ve E YILMAZ. Vitamini Düzeylerinin Değişimi Semra TÜRKOĞLU.4 Dithiofenoxy 1 Şule COŞKUN. Alparslan Etkilerinin HPLC Cihazı ile Ölçülmesi DAYANGAÇ. Kolesterol ve Bazı Yağ Asitlerinin Dilek ÖZŞAHİN. Hasan Değişimi GENÇOĞLU. Larva ve Pelin ÜSTÜNER. Alparslan DAYANGAÇ Şaperon Proteinler Rukiye DEMİR. Dokusundaki Yağ Asitleri. Gülçeri GÜLEÇ. Ahmet ÖNER Sıçan Lenslerinde Araştırılması Streptozotocin İle Diyabet Oluşturulmuş Sıçan İrfan EMRE. Mehmet GÜVENÇ. Ökkeş Sıçanlarda Bazı Biyokimyasal Parametreler Üzerine YILMAZ. Nihat DİLSİZ. Ökkeş YILMAZ. Mehmet GÜVENÇ. Aydın Arasındaki Esteraz Varyasyonunun Elektroforez İle TUNÇBİLEK Belirlenmesi Thiohalobenzen Türevi Olan 2.00 PZ 048 09.00 - PZ 051 09. Leyla Pupunun Total Lipid ve Total Yağ Asidi Bileşimine KALYONCU Etkileri Yumurta Parazitoidi Trichogramma sp. Nihat DİLSİZ. Mehmet GÜVENÇ Diyabetik Kataraktlı İnsan Lens ve Ön Kamera İrfan EMRE.00 - Serbülent PAKSUZ.00 PZ 046 09. Serdal ÇELEBİ Araştırılması Lutein ve İsoflavonoid’ in MDA Hasarına Karşı İrfan EMRE. Yavuz KOÇAK. Kompozisyonunun Belirlenmesi Alpaslan DAYANGAÇ. Alparslan DAYANGAÇ Kontrolsüz Tip-1 Diabetik Ratların Kas ve Böbrek Mehmet TUZCU.00 PZ 054 09. Ökkeş YILMAZ. Dokularının Yağ Asidi Bileşimi Üzerinde Abdullah ASLAN. Ökkeş Diyabetik Ratların Pankreas Dokusunda αYILMAZ. Eşref Bazı Dokularda Yağda Eriyen Vitaminlerin ve Total YÜKSEL. Ahmet ÖNER Strese Karşı Koruyucu Etkileri Doğu Karadeniz Bölgesi Pimplinae Türleri Üzerine Bir Araştırma Istranca Ormanlarının Yarasa Faunası Murat YURTCAN 63 . Aysel GÜVEN E ve Beta-Karoten Düzeylerinin Belirlenmesi DMBA Uygulanan Yaşlı Ratların Serum ve Muammer BAHŞİ. Muammer Antioksidan Madde Desteğinin Etkisi BAHŞİ. Koruyucu Etkilerinin STZ İle Diyabet Oluşturulmuş Mehmet TUZCU. (Hymenoptera: Trichogrammatidae) Populasyonları Sevcan ÖZTEMİZ. Semra TÜRKOĞLU Bazı Antioksidanlarla Desteklenen Kontrolsüz Mehmet GÜVENÇ. Mehmet TUZCU. Biyoloji Bölümü. Muhammet GAFFAROĞLU Ellagik asit’in Beyinde Alüminyuma Karşı Etkisi Ahmet ÖZKAYA.00 PZ 060 09. Beytullah ÖZKAN Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan Vitamin A.00 PZ 058 09.00 - PZ 050 09. Lipoik Asit ve Vitamin C Verilen Mehmet GÜVENÇ. Mehmet GÜVENÇ. Ayşe Tokoferol. Lenslerinde Vitamin E ve Melatoninin Oksidatif Mehmet TUZCU. Kolesterol Değerlerinin Araştırılması Alpaslan DAYANGAÇ.19. Vitamin E ve Kolesterol Muammer BAHŞİ. Muammer Asidin Karaciğer ve Böbrek Dokularındaki Yağ BAHŞİ. Nordman)’nin Yavuz KOÇAK. İodo 4-Bromo Benzen Molekülünün Sıçan Böbrek Elif LOĞOĞLU Dokusu Oksidatif Olayları Üzerine Etkisi Spalax leucodon Nordman (Kör Fare) Türüne Ait Muammer BAHŞİ.00 PZ 063 09. Semra TÜRKOĞLU.00 PZ 057 09. İnan KAYA. Semra TÜRKOĞLU DMBA ile Birlikte Verilen Resveratrol ve α-Lipoik Mehmet TUZCU.00 - PZ 049 09. Sait ÇELİK. Emine DIRAMAN Kör Fare (Spalax luecodon.

Deneysel ve ARSLANYOLU Biyoinformatik Karakterizasyonu Streptozotocin ile Diyabet Oluşturulmuş Sıçan Lenslerinde Aspirin ve Aminoguanidinin Oksidatif Strese Karşı Antioksidan Etkileri Stresli ve Stressiz Öldürme Metoduyla Alabalık Dokularında Zamana Bağlı Biyokimyasal Değişimler İrfan EMRE.00 PZ 080 09. İbrahim ÖRÜN.00 PZ 069 09. Düzeyi. Seda Pınar DÜNDAR. Etkisi Hasan YILDIZ. Scolytinae)’un Parazit ve Patojenleri Sabri ÜNAL. Zekai Oluşturulan Akut Enflamasyon Üzerine Alfa-Lipoik HALICI . Onur TOSUN.00 PZ 083 09. Ahmet ÖNER 64 . Işığın Aynalı (Cyprinus carpio) Sazan Adem Yavuz SÖNMEZ Plazmasındaki İz Elementler ve T3 (Triiyodotironin) Seviyesi Üzerine Etkileri Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Lahana Afiti. Aydın TUNÇBİLEK Pyralidae)’nın Yumurta Açılmasına UV’nin Etkisi Antalya İli Nar Bahçelerinde Belirlenen Coleoptera. Biyoloji Bölümü. Neuroptera.00 - Zeliha SELAMOĞLU TALAS. Veli KASUMOV Araştırılması Bazı Orthoptera Türlerinin Tükürük Bezinden αSema AGÜLOĞLU FİNCAN Amilaz İzolasyonu ve Karakterizasyonu Tetrahymena thermophila Glutatyon S-transferaz Cem ÖZİÇ. Fatma GÖK. Glutatyon Peroksidaz ve Redüktaz Enzim Selma MUTLU Aktiviteleri İle İlişkisi Plazma ve Eritrositler Arasında Sistin–Sistein Yeliz ÇAKIR. Mustafa IŞIK. Nihat DİLSİZ. Seyla Böcek Türleri ve Bulunma Oranları TEPE.00 - PZ 067 09.00 - PZ 066 09. Haydar ÖZTAŞ.00 PZ 077 09. Ahmet ÇAKIR. Mehmet Fuat GÜLHAN Gebelikte Her Üç Trimesterde Kan Biyokimyasal ve Zeliha SELAMOĞLU TALAS.00 PZ 070 09. Hilal BAKİ. İlyas TEKŞAM Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Derya SARIBEK. Mehmet KEÇECİ.00 PZ 068 09. Fatih Koruyucu Etkisi FİDAN.00 PZ 065 09. Gazi GÖRÜR Brevicoryne brassicae. Abdurrahman AYVAZ Uçucu Yağların Akdeniz Un Güvesi Ephestia kuehniella Zeller ve Kuru Meyve Güvesi Plodia interpunctella (Hübner)’ nın Farklı Evreleri Üzerindeki Öldürücü Etkilerinin İncelenmesi Böceklerle Mücadelede Alternatif Biyolojik Kontrol Özlem KALKAR. Fadime ATALAY. Çiçek AYDIN. Atila Yağların Culex pipiens L. DNA Hasar Tespitinde Tek Hücre Jel Elektroforezi İbrahim Hakkı CİĞERCİ. Üzerine Etkisi Bacillus coagulans Bakterisinin Probiyotik Olarak Meltem AŞAN ÖZÜSAĞLAM Önemi Salisilaldiminin İskemi-Reperfüzyon Oluşturulmuş Nihat DİLSİZ. TRABZON PZ 064 09. İbrahim Hakkı CİĞERCİ. Deniz YILDIZ Döngüsü: Plazma Redoks Durumunun Düzenlenmesinde Eritrositlerin Rolü İki Origanum Türünden Elde Edilen Uçucu Hüseyin ÇETİN. Mehmet Fuat GÜLHAN. Curculionidae. A.00 PZ 072 09. Hematolojik Parametrelerin İncelenmesi Mehmet ÇAKIR. Engin KILIÇ Ajanı olarak Entomopatojenik Funguslar Un Güvesi. Ayhan DURAN. Fahriye SÜMER.00 - PZ 074 09.00 PZ 073 09. (Diptera: Culicidae)’e YANIKOĞLU Karşı Ergin Öldürücü Etkisinin Araştırılması Sivri Kekik ve Mersin Bitkilerinden Elde Edilen Salih KARABÖRKLÜ.00 PZ 076 09. Fatih FİDAN Nonilfenol’ün Rat Böbrek ve Testis Dokusunda Yasemin Sunucu İndüklediği Oksidatif Stres Üzerine Taurinin KARAFAKIOĞLU. Ali ÖZTOP. Ayşe GÖĞEBAKAN.00 PZ 079 09. Ephestia kuehniella (Lepidoptera: Ülkü CANPOLAT. Seda Pınar DÜNDAR Eritrositlerde Sistein Transportuna Azaserin'in Muharrem ATLI.19.00 PZ 075 09. Mesut Asidin Etkisi: Anti-Enflamatuvar Etkinin Glutatyon HALICI. Hayati AYGUN. Recep ASLAN Rat Pençelerinde Karragenin Enjeksiyonu İle Fehmi ODABAŞOĞLU. Ömer ERTÜRK. Ayşe Sıçan Retinası Üzerine Olan Antioksidan Etkisinin ŞAHABOĞLU. Deniz YILDIZ.00 - PZ 071 09. Ayşe GÖĞEBAKAN. Semih YILMAZ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 082 09.00 PZ 084 09. Abdurrahman Trichogramma Türlerinin Soğuğa Karşı AYVAZ Dirençlerinin Araştırılması Ips sexdentatus (Boerner) (Coleoptera: Mustafa YAMAN.00 PZ 081 09. Muhittin Zeta (GST-z) Geninin Klonlanması. Elif ÇADIRCI. Uğur AZİZOĞLU. Heteroptera. Takımlarına Ait Avcı Mehmet KIVRADIM. A. Mehmet TUZCU.00 PZ 078 09.

F. Akın KIRAÇ. M. Arif Cemal ÖZSEMİR. Seda AKIN. Arzu GÜRSOY. Önemi ve Helix apersa Müller.00 PZ 093 09.00 PZ 086 09.00 - Tetrahymena thermophila ATP Bağımlı DNA Ligazların Biyoinformatik Analizi Ve DNA Ligaz I Geninin Klonlaması Tetrahymena thermophila Katalaz Geninin Moleküler Klonlanması Karakterizasyonu ve Ekspresyonu Kızılırmak Deltası’nda Halkalanıp Tekrar Yakalanan Luscinia luscinia (Linnaeus. Zafer BAHÇECİ Lale GENÇOĞLU. Ali KIRPIK. M. Handan Açelya AKDAMAR.00 - PZ 088 09. ŞEKERCİOĞLU. Murat BİRİCİK.00 PZ 103 09. P.00 PZ 099 09.Baran YOĞURTÇUOĞLU Oğuzhan YANAR. Necmettin DOĞAN. Eşey Oranı ve Politen Kromozomları Üzerine Toksik Etkileri Hirfanlı Baraj Gölü’nde 2002 Yılından Sonraki Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso.00 - 65 . Özgün TEKSOY. Muhittin ARSLANYOLU Ozan KILIÇKAYA. Sancar BARIŞ Gürsel ERGEN. NOWAKOSKI. 1758) (Aves: Passeriformes)’un Cernek Halkalama İstasyonunda 2002 – 2005 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Dönemine Ait Biyometrik Ölçümlerin Değerlendirilmesi Çat Baraj Gölü'nde Yaşayan Leuciscus cephalus'un Büyüme Özellikleri Tartrazinin Cyprinus carpio L. Mehmet ÖZ.00 PZ 089 09. Murat OCAK Ayla KARATAŞ. Çiğdem FAK. Arif PARMAKSIZ Ümit YIRTICI. Ayça KESİM Mehmet ÖZ. 1758) ve Luscinia megarhynchos (Brehm. Rızvan TUNÇ Mustafa YAVUZ. J. Güler EKMEKÇİ.00 PZ 097 09. Mahmut Bilgener Engin KILIÇ Murat KÜTÜK.00 PZ 101 09. Y. Yakup Sancar BARIŞ S. Yakup ŞAŞMAZ.) Bitkisi Üzerine Arız olan Meyve Sineği (Carpomyia vesuviana. Muhittin ARSLANYOLU Nizamettin YAVUZ. Fikret SARI.. İrfan ALBAYRAK.00 PZ 090 09.00 PZ 104 09.Ahmet OYMAK. Costa) Türünün Biyolojisi Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Morfolojisine Etki Eden Ekolojik Faktörlerin Araştırılması Belek ve Denizyaka Kumsallarındaki Yapısal Değişimlerin Deniz Kaplumbağasının (Caretta caretta) Yuvalanma ve Üreme Başarısı Üzerine Etkisi Antalya İlinde Yayılış Gösteren Tarla Farelerinin (Rodentia: Microtus guentheri) Habitat Tercihi ve Yuva Anatomisi Pasbaş Patka’nın (Aythya nyroca) Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki Durumu GAP Bölgesinin Sucul Ortamlarında Bulunan Gambusia affinis (Sivrisinek Balığı)’deki Ağır Metal Birikiminin Araştırılması Karataş (Adana) Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Kullanılan Dip Trollerinin Bazı Türler İçin Seçicilik Parametreleri Nurçin KÜÇÜKOĞLU. Kiraz ERCİYAS. Mehmet BAŞ. Gürsel ÇETİN. Çağan H.00 PZ 102 09. Iğdır) 2006–2007 Yılı Kuş Halkalama Çalışmaları Farklı Dalga Boyundaki Işıkların Nil Tilapyası’nın Büyümesine Etkisi Diazinon’un Drosophila melanogaster’in Morfolojisi. 1774 ile Helix lucorum Linnaeus. Tuzluca.00 - PZ 091 09. Didem AYDIN Sedat İNAK. Pınar ÖZÇAM. 1831) Türlerinin Ağırlık ve Yağ Skoru Değişimi ile Konaklama Süreleri Kara Salyangozlarında Okun Yapısı.) Populasyonunun Besin Tercihi Üzerine Araştırmalar Phylloscopus trochilus (Linnaeus. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. M. Arzu GÜRSOY. Dursun AVŞAR PZ 094 09. Mehmet YARAN. Hülya KARADEDE AKIN Erdoğan ÇİÇEK.00 PZ 092 09.00 PZ 096 09.00 PZ 087 09. Ahmet KILIÇ Mehmet Nuri AKTÜRK. Ali ERDOĞAN.00 PZ 105 09. TRABZON PZ 085 09. Şerife Gülsün KIRANKAYA. BUSSE Hakan TÜRKER. Biyoloji Bölümü. Rızvan TUNÇ Recep KARAKAŞ. Kiraz ERCİYAS. 1810) Avcılığı ve Balık Faunasında Saptanan Değişimler Böcek Beslenmesine Genel Bir Bakış Erzurum Pasinler Ekolojik Şartlarında Kuru Fasulyede Tespit Edilen Entomolojik Problemler Ege Bölgesi’nde Hünnap (Zizyphus jujuba Mill.00 PZ 095 09. 1758 Üzerindeki Genotoksik Etkisinin Mikronükleus Yöntemi ile Araştırılması Aras Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi’ndeki (Yukarı Çıyrıklı. Mustafa YAVUZ.00 PZ 100 09. 1758 (Gastropoda: Pulmonata) Türlerinde Ok Morfolojisi Türkmenbaba Dağı (Eskişehir)’nda Yaşayan Kara Akbaba (Aegypius monachus L. Arif Cemal ÖZSEMİR.00 PZ 098 09. Nermin BİTER Elif YAMAÇ Kiraz ERCİYAS.19.

Füsun ERKAKAN. Hakan KARAARDIÇ Hakan KARAARDIÇ. A. Özge ÇAKI. Pelin KARASU. Omurgasızları Mehmet EKİM. Chrysomelidae)’nin Beslenme ve Gelişimine Etkisi Çayırlık Alanda Toprak Akarlarının Dikey Dağılımı Akdeniz Üniversitesi Kampusu Avifaunası Fatma KOÇBAŞ.00 PZ 107 09. (Coleoptera.00 PZ 116 09. Levent TUNA. A.00 PZ 109 09.00 PZ 112 09. Selim S. A. Biyoloji Bölümü. Nursel AŞAN (Nordmann.00 - Toprak ve Toprak Akarlarında (Acari: Cryptostıgmata) Ağır Metal Birikimlerinin Belirlenmesi Olympos-Çıralı Kumsalı’ndaki Carette caretta (Linneaus.00 PZ 121 09.00 PZ 117 09. Nazife YİĞİT Doğu Karadeniz Bölgesi Örümcek Faunasına Bir Zafer SANCAK. Ümmühan ASLAN.00 PZ 124 09. Derya AKTAŞ. Cengiz MUTLU Özlem ÖNEN.00 PZ 118 09. (Coleoptera. Zafer Bahçelerinin Araneo-Faunası SANCAK. Ramis KORKMAZ.00 PZ 120 09. Cengiz MUTLU Beran FİRİDİN.00 PZ 113 09.00 PZ 122 09. Mahmut EROĞLU. Tarık DANIŞMAN.00 PZ 115 09. Ahmet Murat AYTEKİN PZ 111 09. Sularında Ağır Metal Düzeyleri Nedim ÖZDEMİR. Mustafa Duran.00 PZ 108 09.00 PZ 114 09. Abdullah BAYRAM.1840)'un yuva yapısı (Mammalia: Rodentia) Direnç Fenomeni. Seval ÖZCAN Aras Nehri (Iğdır) Bentik Omurgasız Faunası Gürçay Kıvanç AKYILDIZ. Gürçay Kıvanç AKYILDIZ. Tarık DANIŞMAN Bakış (Araneae) Büyük Memeli Çalışmalarında Foto-Tuzak Yöntemi Yasin İLEMİN (Datça-Bozburun Yarımadasında Vejetasyon Tipine Bağlı Büyük Memeli Faunasındaki Değişimler) Kırıkkale ilindeki Spalax leucodon Tuba YAĞCI. Kamil KOÇ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Mehmet ÖZ. Ali ERDOĞAN.00 PZ 123 09. TRABZON PZ 106 09. Çevresel Çatışmalar ve Aysel KEKİLLİOĞLU Alternatif Bir Yaklaşım:Ekoempati Yatağan Termik Santrali Çevresindeki Kuyu Fevzi YILMAZ. Chrysomelidae)’nin Azot Kullanım Seviyesine Etkisi Bazı Bitki Sekonder Bileşiklerinin Agelastica alni L.00 PZ 110 09. Kamile KAZAKLI Leyla ÖZKAN KARAARDIÇ. ÇAĞLAR Olgusunun Buna Etkileri Hazar Gölü’ndeki Capoeta capoeta umbla (Heckel. Sığınma Davranışı ve Göç M. Hakan SİMSAR. Mahmut EROĞLU. Cem KUYUCU.00 PZ 119 09. Yavuz Türlerinin Yıllara Göre Populasyon Yoğunluğunun KILIÇ Karşılaştırılması Buldan Süleymanlı Yayla Gölü Bentik Mustafa DURAN. Hülya KARADEDE AKIN. 1758)’nın Populasyon Yapısı ve Büyüklüğü İle Büyüme Özelliklerinin İncelenmesi Çamkoru Göleti (Çamlıdere-Ankara)’nde Yaşayan Alburnus escherichii Steindachner. Kamil KOÇ Hakan KARAARDIÇ. Mustafa AKINER. Adnan ALDEMİR Türlerinin Saldırı Periyotları Çevresel Sorunlar.00 - Beran FİRİDİN. 1897 ve Leuciscus cephalus Linnaeus. Sibel HÜNDER. Erhan ÜNLÜ 1843)’nın Ağır Metal Birikiminin Mevsimsel İncelenmesi Aras Vadisi’ndeki Sivrisinek (Diptera: Culicidae) Hilal BEDİR. Serdar POLAT 66 . Ali ERDOĞAN Doğu Karadeniz Bölgesinin Çay ve Fındık Abdullah BAYRAM. Ahmet DEMİRAK Eskişehir Çevresi Tabanidae (Insecta: Diptera) Ferhat ALTUNSOY.00 PZ 126 09.1758) (Chelonia: Cheloniidae) Yuvalarında Sıcaklığa Bağlı Yavru Eşey Oranının Belirlenmesi Titreyengöl'de (Antalya/Manavgat) Sylvia cinsine ait kuş türlerinin halkalama sonuçları Çamkoru Göleti (Çamlıdere-Ankara)’ne Bırakılan Tinca tinca (Linnaeus.00 PZ 125 09. 1758’un Atasal ve Hibrit Bireylerinin Morfometrik Durumu ve Populasyon Yapısı Besin Kalitesi Değiştirilmiş Bazı Bitki Yapraklarının Agelastica alni L. Leyla ÖZKAN KARAARDIÇ Deniz İNNAL Deniz İNNAL.

Konak Ephestia kuehniella (Zeller) (Lepidoptera: Pyralidae) Larvalarının Hemolenfindeki Toplam Protein Lipit ve Karbohidrat Miktarı Üzerine Parazitlenme Sonrası Geçen Süre ve Sıcaklığın Etkileri Moğolistan Gerbillerinde Kindling ve Lokomotor Alper KARAKAŞ. Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ Gelişimin İncelenmesi Sosyal Evrimin İki Büyük Sıçraması Olan Tarım ve Esen Fatma KABADAYI Sanayi Devrimi’nin Çevre Üzerine Etkileri Parazitoit Venturia canescens (Gravenhorst) Ali BOZ.)’nin Büyüme Oranının Mustafa DURAN. Hasan KALYONCU. Tuğba TELATAR . Kurtuluş ve Larval Gelişim Üzerine OLGUN Selenyum’un Teratojenik Etkilerinin Sıçanlar Emre GÖKTEKİN. Fatih FİDAN. Bülent GÜNDÜZ Aktivite Suriye Hamsterlerinde (Mesocricetus auratus) Alper KARAKAŞ.00 PZ 137 09.00 PZ 144 09. Recep ASLAN.00 PZ 139 09. Aziz AVCI. Bülent Trichoptera. Fatmanur Laboratuarda Araştırılması KARAAĞAÇ. Recep BAKIR.00 PZ 135 09. Turan AKAY Danio rerio ’da (Teleostei: Cyprinidae) Embriyonik Özlem ÇAKICI. Dürdane KOLANKAYA.Konusunda DEMİRSOY İlk Gözlemler Eber Gölü’nden Yakalanan Carassius carassius’da A. Moleküllerine Deksametazonun Etkisi Mesut ŞAHİN. Ayça GÜMÜŞ. Murat BARLAS Dipsiz-Çine Çayı (Muğla-Aydın)’nın Bentik Necla BİROL.19.00 PZ 130 09.00 PZ 141 09. Sadettin ÜNSAL Kuluçka Sonu Erken Dönem Civcivleri Üzerindeki Bazı Etkileri Farklı Dönem Embriyonik Karaciğer Dokularında Erdal BALCAN.00 PZ 136 09.00 PZ 146 09. Statünün Belirlenmesi İsmail KÜÇÜKKURT. Cevher ÖZEREN 1758)’ın Büyüme ve Üreme Özellikleri Kuluçkanın Farklı Günlerinde Yumurtaya Verilen Haluk ÖZPARLAK. İbrahim Hakkı Bazı Ağır Metal Miktarlarının Tesbiti ve Oksidatif CİĞERCİ. Adem GÜLEL (Hymenoptera: Ichneumonidae) İle Parazitlenen.00 PZ 128 09. YORULMAZ. Necla BİROL Oranlarının Su Kalitesi ile İlişkisi Eşen Çayı ( Kocaçay) Bentik Makroomurgasız Bülent YORULMAZ. Atakan Faunası ve Su Kalitesi ile İlişkisi SUKATAR. Emrah SUR.00 - PZ 147 09. Aysun Katkı Maddesi E341 (Trikalsiyum Fosfat)’in Fetus KILIÇ. Nurhayat BARLAS Sıçanlarda Gebelik Süresince Uygulanan Besin Cansın GÜNGÖRMÜŞ. Yılmaz DÜNDAR Su Ekosistemlerinin Önemi (Geleceğimiz Su Gökşen ÖZTÜRK. Gurbet ÇELİK. 1847 (Chaetognatha)’ nın Ali Muzaffer FEYZİOĞLU.00 PZ 129 09.00 PZ 138 09. Atilla ARSLAN 67 . Gelişimi Üzerine Teratojenik Etkileri M. Özlem ARSLAN Triturus vulgaris (Küçük semender)’te Embiyolojik Nazan ÜZÜM. Biyoloji Bölümü. S. Hatice AVCI.00 PZ 143 09.00 PZ 133 09. TRABZON PZ 127 09. Muhsin KONUK. Onur Üzerinde Değerlendirilmesi CANDAN.00 PZ 140 09. İlhami Üzerine Enzim Histokimyasal Bir Çalışma ÇELİK. Bülent Melatonin Hormonunun Nöronal Ateşleme Hızı GÜNDÜZ Üzerine Etkileri İki Farklı Kirpi Türünün Periferal Kan Lenfositleri Haluk ÖZPARLAK. Mesude YETİŞ Ekosistemlerine mi Bağlı?) Elma Bahçelerinde Baklazınnı İle Alternatif Vildan BOZKURT.. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Murat BARLAS.00 PZ 142 09. Pervin Ekstrasellüler Matriks ve Hücre Yüzey TOPARLAK. Cafer EKSEN İki Farklı Akarsuda EPT (Ephemeroptera. Plecoptera)/ Chironomus sp.00 PZ 132 09.00 PZ 131 09.00 PZ 134 09. Murat BARLAS. Makroomurgasız Faunasının Belirlenmesi Bülent YORULMAZ Sagitta setosa Müller. Dürdane KOLANKAYA. Emine Pınar PAKSUZ.00 PZ 148 09. İlhami Organik İnsektisit Fipronilin Tavuk Embriyoları ve ÇELİK. Nüket SİVRİ Güney Doğu Karadeniz’deki Yaz Dağılımı İznik Gölü’nde Yaşayan Sazan (Cyprinus carpio L.00 PZ 145 09. Zeynep ÖNER. Didem Kompozisyonunun Su Kalitesi İle İlişkisi OĞUZKURT Korunmuş Bir Salamandra salamandra Seçil KARAHİSAR.00 - Bentik Omurgasızların Değişik Yaprak Paketlerinde Mustafa DURAN. Cevat ZEKİ Mücadele Olanakları Üzerinde Araştırmalar Gammarus roeseli (L. Ayşe ÖZDEM. Gürçay KIVANÇ AKYILDIZ.00 PZ 149 09. Hülya METİN Karakaya Baraj Gölü Zooplankton Duygu ÖZHAN. Ali populasyonu-Kemaliye Populasyonu. Gürçay Kıvanç Koloni Oluşturmalarının Karşılaştırılması AKYILDIZ.

Ülkü ÇÖMELEKOĞLU Nuran CIKCIKOĞLU YILDIRIM. Murat TOSUNOĞLU.00 PZ 154 09. Bracon hebertor Say’ın Ergin Yaşam Süresine Etkileri Salmo trutta macrostigma (Dumeril. 1826)’nın (Diptera: Calliphoridae) Larval Gelişimi ve Hemolenf Proteinleri Üzerine Etkileri İki Farklı Sıcaklığın Acanthoscelides obtectus Say (Coleoptera: Bruchidae)’un Toplam Karbohidrat. Ramazan URANLI.Pupal Metamorfoz Boyunca Anterior İpek Bezinde Meydana Gelen Morfolojik Değişimlerin ve Ekdizon Reseptör B1 Ekspresyonunun Gösterilmesi İpekböceği Bombyx mori’de Son Larval Evre Boyunca Orta Barsak Asit Fosfataz Aktivitesinde Meydana Gelen Değişimler ve Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Etkisinin Araştırılması Emys orbicularis ve Mauremys rivulata Türleri Arasında Karşılaştırmalı Hematolojik İncelemeler Obezite: Beslenmek Otonomik Olarak mı Kontrol Edilir? Glikoz Taşıyıcı Proteinler (Glut) ve Metabolik Önemi Gryllus campestris L. (Hymenoptera:Ichneumonidae)’ nın Erginleşmesine ve Ergin Ağırlığına Etkileri İpekböceği Bombyx mori’de Larval . Alpaslan DAYANGAÇ Nuran KAYA. Babek ABUŞOV. Ebru GÖNCÜ. İbrahim ÖRÜN.00 PZ 159 09. Necdet DOĞAN İhsan EKİN.19. Seval DUMAN Hülya ALTUNTAŞ.00 PZ 152 09.00 PZ 163 09. Ali AKPINAR. Mehmet Fuat GÜLHAN. Osman PARLAK.00 PZ 153 09. Adem GÜLEL Eylem AKMAN GÜNDÜZ.00 PZ 169 09. A. Mehmet BAŞHAN. Osman PARLAK Nilgün YILMAZ. Adem GÜLEL. Ali AKPINAR. Numan YILDIRIM Rahile ÖZTÜRK. Çiğdem GÜL Merve ALTUN. Eylem AKMAN GÜNDÜZ.00 PZ 165 09.00 - 68 . Ayşe GÖĞEBAKAN. Yavuz KILIÇ Evrim SÖNMEZ. Rıdvan ŞEŞEN.00 - Nikotinin Kurbağa (Rana ridibunda) Periferik Sinirleri Üzerine Elektrofizyolojik Etkilerinin Doza ve Zamana Bağlı Olarak Araştırılması Klinikte Kullanılan Bazı Anti-Anjiojenik Ajanlar ve Etki Mekanizmaları Larval Evrede Uygulanan Düşük Sıcaklığın Pimpla turionellae L. Özgür VARER. Protein ve Lipid Miktarına Etkileri Farklı Lokalitelerden Toplanan Theodoxus syriacus'un (Archaeogastropoda: Neritidae) Fosfolipit ve Nötral Fraksiyonlarındaki Yağ Asitlerinin Karşılaştırılması Hemodiyaliz Hastalarında Cinsiyete ve Yaşa Bağlı Olarak Kan Biyokimyasal ve Hematolojik Parametrelerinin Değişiminin Vitaminsiz Gıda ile Beslenen Sıçanların Sinir Hücrelerinde Meydana Gelen Değişiklikler Dilek KUMARGAL. M. Miraç YILDIRIM. Biyoloji Bölümü.00 PZ 157 09. Özgür VARER IŞITAN. A. Ülya NURULLAHOĞLU Ebru GÖNCÜ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 161 09. Atilla TEMUR PZ 170 09.00 PZ 167 09.00 PZ 164 09. Seda Pınar DÜNDAR.00 PZ 155 09. Adem GÜLEL İhsan EKİN. Ali AŞKIN. Kubilay METİN Zahide Ülya NURULLAHOĞLU. Nükhet AKPINAR. İsmet YILMAZ Fahrettin ASKEROV. (Orthoptera:Gryllidae)’nin Çeşitli Gelişim Evrelerinde Glikojen Seviyesindeki Değişimler İnsan Umbilikal Damarlarında 5-Hidroksitriptamin ve Asetilkolin ’e Bağlı Kasılma Cevaplarına Soğutmanın ve Isıtmanın Etkisi ve Nitrik Oksid ’in Rolü Güneydoğu Anadolu'da Yaygın Olarak Dağılış Gösteren Melanopsis praemorsa (Gastropoda:Prosobranchıa)' nın Yağ Asiti İçeriği Konak Yoğunluğunun Gregar Parazitoit Bracon hebetor (Hymenoptera: Braconidae)da gelişme Süresi. Ali BOZ. Parazitoid. 1858) Eşeylerinin Karaciğer ve Kas dokusu Yağ Asidi Bileşimi Karvakrol'un İzole Sıçan Mide Fundus Üzerindeki Etkisi Kadmiyum ve Demirin Phaenicia sericata (MEIGEN.00 PZ 162 09. Mehmet KILINÇ. Ramazan URANLI. Emre BATIR Emre BATIR. Ferhat ALTUNSOY. Özlem CESUR Adnan SARIKAYA. Mehmet DOĞRU Zeliha SELAMOĞLU TALAS. Kısmet Esra ATALIK. Z. Ayşenur YONTAN M. Mehmet BAŞHAN. Vefa YUNUSOVA.00 PZ 156 09.00 PZ 168 09. Evrim SÖNMEZ Salih GÖRGÜN. Rıdvan ŞEŞEN Özgür VARER IŞITAN. Lipit ve Karbohidrat Miktarına Etkisi Bazı Arı Ürünlerinin.00 PZ 160 09. TRABZON PZ 150 09. Emre AKPINAR Süleyman AYDIN.00 PZ 158 09. Verim ve Eşey Oranına Etkisi Besin Tipinin Parazitoit Bracon hebetor (Hymenoptera: Braconidae) Dişilerinde Glikojen.00 PZ 166 09.00 PZ 151 09.

Ekrem DÜNDAR Handan UYSAL. AÇIK. KILIÇ.) Hoffm. Erdal BALCAN.00 PZ 174 09. L. Likeninin Ömür Uzunluğu Üzerine Etkisinin Araştırılması S9 Aktivasyon Sistemi ile Muamele Edilmiş İnsan Lenfositlerinde Thimeraosal’in Genotoksisitesi 1. Melih PAKSOY.00 PZ 189 09. Canan HÜRDAĞ.00 PZ 178 09. M. Naci DEĞERLİ. M. Z. Hakan AŞKIN.00 PZ 177 09. Aylin ER Remziye DEVECİ. Büget SARIBEK.Bayram TEMUR.00 - Sigaranın İmmün Sistem Üzerine Etkisi Apanteles galleriae Wilkinson (Hymenoptera: Braconidae) ve Parazitlenmiş Konağı Galleria mellonella L. Mitotik İndeks Thimerosal’in Genotoksisitesinin Sitokinesis Blok Mikronukleus Test Sistemi Kullanılarak in vitro Değerlendirilmesi Yaş Nanenin Genotoksik ve Antigenotoksik Aktivitesinin Somatik Mutasyon ve Rekombinasyon Testi ile Araştırılması Anadolu’daki. Ekrem ERGİN. Ertuğrul TAŞAN.00 PZ 175 09. Nehir ÖZDEMİR.00 PZ 179 09. Ayla ÇELİK Dilek EKE. Eşref DEMİR. Mualla ÇETİN PZ 176 09. Cemal ÜN Muharrem KARAKAYA. Y. Cihan DEMİRCİ Rahmi DUMLUPINAR. Sabire KARAÇALI Huriye BALCI. Elif YEŞİLADA Sevgi DURNA.00 PZ 187 09. Proliferasyon indeks 3. KOÇ.00 - WDXRF Yöntemiyle Sirke Sineğinin Aestivasyonu Boyunca Element Değişimlerinin Belirlenmesi Drozofila Kanat Benek Testinde Alkilleyici Ajanlara Karşı Turunç Kabuğu Yağının Antigenotoksik Etkisi Tiroit Kanserli Olgularda RET Proto-Onkogeninin 10. (Lepidoptera: Pyralidae)’nın Toplam Lipit ve Yağ Asidi Pimpla turionellae L. Bülent ERGİN. Burcu IRMAK YAZICIOĞLU Sevilay AZPARLAK. Kemal Özdem ÖZTABAK.: HymenopteraDiprionidae) Biyolojik Mücadelede Turdus merula (Karatavuk)’nın Önemi Üzerine Bir Araştırma Salih GENCER. Garra rufa HECKEL. M.00 - PZ 181 09. MMP-26 ve β -Katenin Genlerinin Ekspresyon Analizi PZ 180 09. Gülen DOĞUSOY. Serap KOCAOĞLU Naciye Selcen BAYRAMCI. TRABZON PZ 171 09. İlhan UYANER.00 PZ 188 09.00 PZ 183 09. Kemal Özdem ÖZTABAK İlker GÖNÜLALP. ENGİN Ahmet Ata ÖZÇİMEN. Fatih AYDOĞAN. Biyoloji Bölümü. Nazan KESKİN. Ünal ÖZELMAS 69 .19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hüseyin KARADAĞ.00 PZ 184 09. Rahile ÖZTÜRK Olga SAK.00 PZ 182 09. Kardeş Kromatid Değişimi 2. Ali ASLAN Dilek EKE. Faruk DEMİR. Olga SAK. Zafer SOYGÜDER Fevzi UÇKAN. KOÇ.00 PZ 172 09. Ayla ÇELİK Eylem EROĞLU DOĞAN.00 - İnsan X Kromozomunun (Xq21) Akciğer Kanseriyle Korelasyonunun Tespiti Drosophila melanogaster’de Lobaria pulmonaria (L. 1843 (Teleostei: Cyprinidae) Türünün Mitokondriyal ND3/4 Gen Bölgesine Dayalı Filocoğrafyası Evcil Keçilerde (Capra hircus) Prion Geni Polimorfizmlerinin Analizi Türkiye’de Oluşturulan Melez Koyun ırklarında(Ovis Aries) Prion Geni Polimorfizmlerinin Analizi Karaçam Zararlısı Olan Çalı Antenli Çam Yaprakarısıyla (Diprion pini L. ve 11. Ahmet Korkut BELLİ. Aslı KANDİL. Turgay ÇAKMAK. Ebru GÜREL. D. Fevzi UÇKAN.00 PZ 185 09. Deniz ALTUN.00 PZ 173 09. Serkan ERDAL Bülent KAYA. Atilla TEMUR. Handan UYSAL. Ülya NURULLAHOĞLU.00 PZ 186 09. Ekzonlarındaki Mutasyonların Araştırılması Yüksek Doz Metil Prednizolon Uygulanan Miyelodisplastik Sendromlu Çocuk Hastaların Kemik İliği Aspirasyon Materyalinde DR-nm23 Gen Ekspresyonunun Konvansiyonel RT-PCR Tekniği İle Gösterilmesi Gastrik Kanserde MMP-7. Fevzi BARDAKÇI Cemal ÜN. Hakan AŞKIN. H. (hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Pup Hemolenfi Toplam Protein Miktarına Etkileri BALB/C FARE EMBRİYOLARINDA CİNSİYETİN BELİRLENDİĞİ SÜREÇTE MÜLLER KANALI-ANTİ MÜLLER HORMON ETKİLEŞİMİ VE SİALİK ASİDİN ÖNEMİ Hipertiroidili Sıçan Tiroidinde Α-Lipoik Asit-Nitrik Oksit İlişkisi Mustafa ATLI.

Cengizhan ERBAŞ Mephosfolan İnsektisitinin in vitro Genotoksik Deniz ÖZKAN.00 PZ 192 09.ATAŞOĞLU Aydın Yöre’sinde Yaşayan Laudakia stellio’nun Nazan YILMAZ (Linnaeus 1758) (Squamata: Agamıdae) İnce Barsak Dokusu Histolojik Yapısının ve Glikozaminoglikanlarının Işık Mikroskop Düzeyinde İncelenmesi Galba truncatula (Gastropoda.00 PZ 201 09.00 PZ 200 09.00 PZ 202 09. A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Unal Gomphocerinae Taksonları ve Bitki İlişkisi ZEYBEKOGLU Laboratuar Koşullarında Üretilen Dişli Sazancık Baran YOĞURTÇUOĞLU. m. Deniz YÜZBAŞIOĞLU. m. Ayça ÖZKAN.19. litorea Üzerinde Stefan FUCHS Kanat Şekli Varyasyonları Üzerine Bir Çalışma Karasu Irmağının (Dumlu-Aşkale) Dominant Balık Adem Yavuz SÖNMEZ Türlerinden (Leuciscus cephalus. (Aphanius mento) Yumurtalarının Embriyonik KIRANKAYA. Özden ÇOBANOĞLU. ARSLAN. Atilla Civciv Mikronukleus Test Sisteminde Belirlenmesi ARSLAN. Mesut YILMAZ. TRABZON PZ 190 09. Sibel HAYRETDAĞ. scutellata. SUR. Ayşegül KAPUCU.00 PZ 191 09. Pulmonata)’ da Birgül OTLUDİL.00 PZ 203 09. Özmen GÜLER Organik İnsektisit Fipronilin Genotoksik Etkilerinin Haluk ÖZPARLAK Tavuk Yumurtası Mikronukleus Testi İle Belirlenmesi Üç Farklı Yarasa Türünün Periferal Kan Lenfositleri T. Semih ÜSTEL. Abdurrahman AKTÜMSEK. Üzerine Etkileri HAYRETDAĞ. A.00 - Eser Kemal GÜRCAN.G. Fatma ÜNAL. Dokusunun Histolojik Yapısı ve Goblet Nazan YILMAZ Hücrelerinde Glikozaminoglikan Çeşitlerinin Belirlenmesi 70 . 1797) Kalın Barsak Emine Pınar PAKSUZ.00 PZ 208 09. Biyoloji Bölümü. Üzerine Enzim Histokimyasal Bir Çalışma ÖZNURLU Triturus karelini (Amphibia: Urodela)’nin Erkek Serap SANCAR BAŞ. Eser Kemal GÜRCAN PZ 198 09. Y. H. Kadriye AKGÜN DAR Organik İnsektisit Fipronilin Genotoksik Etkilerinin Haluk ÖZPARLAK. ÖZPARLAK. Memiş ÖZDEMİR. C. Histopatolojik ve Biyokimyasal Değişikliklere Birgül OTLUDİL Neden Olan Ağır Metal Toksisitesi (Pd) Üzerinde EDTA’nın Koruyucu ve İyileştirici Etkileri Karadeniz Bölgesideki Bazı Lokalitelerde Abbas MOL.00 PZ 206 09. Etkileri Serkan YILMAZ.00 PZ 209 09.00 PZ 196 09. Hüseyin AKSOY Afrika Balarısı Alttürlerinden Apis mellifera İrfan KANDEMİR. Ş.00 PZ 204 09.00 - Flavonoidlerin Antioksidan Enzimler ve Glutatyon Üzerine Etkisinin Araştırılması Su Ürünlerinde Kullanılan DNA Markör Teknolojileri Çiftlik Hayvanlarında Ekonomik Verim Özelliklerine Sahip Genlerin Belirlenmesinde Kullanılan Moleküler Yöntemler Koyunlarda Glutatyon Polimorfizmi ve Çeşitli Verim Özellikleri Arasındaki İlişkiler Eylem EROĞLU DOĞAN.00 PZ 194 09. Dilek ASMA Ercüment AKSAKAL. S. Elif YELİŞADA. Beslenme İle Hemosiderin Arasındaki İlişki Mehmet ÖZBAŞ. F. E. Orhan ERDOĞAN Özden ÇOBANOĞLU. Serpil BÜRÇÜN KARAKAŞ Histopatolojik ve Biyokimyasal Değişikliklere Neden Olan Ağır Metal Toksisitesi ( Cd) Üzerinde EDTA’nın Koruyucu ve İyileştirici Etkileri Galba truncatula (Gastropoda. Pulmonata)’ da Serpil BÜRÇÜN KARAKAŞ. G. 1758)’un Mikrobiyolojik Yönden Araştırılması Koi (Cyprinus carpio) Balıklarında Dalakta Jale KORUN.00 PZ 210 09. TELATAR.00 PZ 199 09. Ali AŞKIN Sistemindeki Lokalizasyonu Kefirin Oğlaklarda Duodenum'un Histolojik Yapısı Mert GÜRKAN.00 PZ 195 09.00 PZ 193 09. monticola ve A. Beytullah ÖZKAN. Aynur KONYALI Myotis myotis (Borkhausen. Serbülent PAKSUZ. Osman Bireylerinde Kloak Yapısı ve Kloak Bezleri MURATHANOĞLU Fonksiyonunun Hormonal Kontrolü Lösin Enkefalin’in Rana ridibunda Sinir Yusuf ÇAMLICA. Ebru GÜREL. Hüseyin Plasentomların Histolojik Yapısı TOPYILDIZ.Güler EKMEKÇİ Türk Saaneni ve Maltız Irkı Keçilerde Mert GÜRKAN. Abbas GÜNGÖRDÜ. Lale Gelişimi GENÇOĞLU.00 PZ 207 09.00 - PZ 205 09.00 PZ 197 09. Münevver YILMAZ.

T. 1811) Nörosekresyon Hücrelerinin Dağılımı VE GonadoReleasing Hormon (GnRH) Salgılayan Hücrelerin İmmunohistokimyasal Olarak İşaretlenmesi Farklı Hipofiz Tümörlerinde Leptinin İmmunohistokimyasal Olarak Gösterilmesi Yenilebilir Bazı Böcek Ekstrelerinin Periferik Kan Kültürlerinde Kardeş Kromatid Değişimi (KKD) Frekansı Üzerine Etkileri PZ 226 14. Teleostei) Karaciğeri Üzerinde Ham Petrolün Suda Çözünebilen Kısımlarının Etkileri Ham Petrolün Suda Çözünebilen Kısımlarının Xiphophorus helleri (Poeciliidae. Teleostei) Kalbin Histolojik Yapısı Melanogryllus desertus (Pallas. Ali KUTLU. Gökhan BAYRAMOĞLU. Hacali NECEFOĞLU. N. Öznur ARAT. İ. Ece ERDAĞ Özlem ÖNEN. Esra GÜRLEK OLGUN. Güler ÜNAL Myotis myotis (Borkhausen. S.00 PZ 220 14.00 PZ 212 14. Şahin KABAY.00 - B 14:00-17:30 Emine Pınar PAKSUZ.ÖZESEN ÇOLAK. Aslı ÖZKÖK TÜYLÜ Serap SANCAR BAŞ. Huriye BALCI.00 - Ayşegül KAPUCU. Çetin ILGAZ.00 PZ 218 14. Hilmi ÖZDEN. F. Kadriye AKGÜN DAR. M. Beytullah ÖZKAN Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ. Hasan TÜRKEZ.00 PZ 223 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 214 14. Burcu KOLBAŞI TEKKAN Özlem ÇAKICI. E. TRABZON POSTER SUNUMLARI ZOOLOJİ 27 HAZİRAN 2008 PZ 211 14. Emine Pınar PAKSUZ. Biyoloji Bölümü. Özlem ÖNEN. Elif ÖZTÜRKKAN Aziz AVCI.19. 1817)’ de Seminifer Epitel Siklusu Bazı Yarasa Türlerinde Beyaz Kan Hücresi Sayımı Xiphophorus helleri (Poeciliidae. EMECAN Gökhan BAYRAMOĞLU. Nazan KESKİN. Gökçe BİLGİ. Gürsel ERGEN Nazan DENİZ KOÇ.00 PZ 219 14. Engin KAPTAN. Yakup KASKA Mediha CANBEK.00 PZ 225 14.00 PZ 216 14. F.00 - Kurbağa (Rana ridibunda) Derisinde Androjen ve Östrojen Reseptörünün İmmunohistokimyasal Olarak Gösterilmesi İnci Kefalinde (Chalcalburnus tarichi Pallas. 1797) ve Miniopterus schreibersii (Kuhl.00 PZ 213 14. Teleostei) Solungaç Histolojisi Üzerindeki Etkileri Kobalt (II) P-Aminobenzoat’ın Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi Türkiye’de Yayılış Gösteren Eirenis ve Rhynchocalamus Cinslerine Ait Bazı Türlerin Kan Hücre Morfolojisi ve Eritrosit Büyüklükleri Beta-D-Glukan ve Taksol Etkisiyle Fare (Mus Musculus) Karaciğerinde Oluşan Histolojik Değişiklerin Işık Mikroskobu Düzeyinde Araştırılması Poecilia sphenops’da (Poeciliidae. Hakan ŞENTÜRK. Büge ÖZ Ümit İNCEKARA. Emine Pınar PAKSUZ. Bilge ÖZKAL Pınar İLİ.00 PZ 227 14. Hakan ŞENTÜRK. Nilgün ÖZTÜRK. Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ Yusuf ERSAN. Kurtuluş OLGUN Dilek KARADUMAN. Dürdane KOLANKAYA. Kadriye SORKUN. Nurperi GAZİOĞLU. Hilal SALGIN.00 - Caretta caretta (İribaş Kaplumbağa) ve Chelonia mydas (Yeşil Kaplumbağa) Türlerinin Gonad Histolojileri Besinlerle Birlikte Alınan Polenin Albino Sıçanlar Üzerine Olası Etkileri PZ 224 14. Banu EREN Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ. Serbülent PAKSUZ. 1771) (Orthoptera: Gryllidae)’ta Orta Bağırsağın Histolojisi İznik Gölü’nde (Bursa) Yaşayan Tatlısu Istakozu (Astacus leptodactylus Eschscholtz. Beytullah ÖZKAN Serbülent PAKSUZ. Fatime GEYİKOĞLU 71 . S. MUŞLU. 1823)’nun Ovaryumunun Morfolojik ve Histolojik Özellikleri Hypericum montbretii’nin Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi PZ 222 14.00 PZ 215 14. Meliha ŞENGEZER İNCELİ Ayşe AKÇOCUK. Evren KOÇ. KAYHAN.00 PZ 221 14. Nazan ÜZÜM.00 PZ 217 14.

Mehmet Ali ONUR Thalidomid'in 4T1 ve 4THMpc Fare Meme Kanser Ece ŞİMŞEK. Zafer Fonksiyonu (Araneae: Eresidae) SANCAK.00 PZ 246 14.T.00 PZ 237 14.00 PZ 231 14.00 PZ 230 14. Myrmeleontidae) CANBULAT.00 PZ 248 14.19. Menemşe GÜMÜŞDERELİOĞLU Porphyromonas gingivalis Lipopolisakkaritinin Şerife Buket BOZKURT. Duyusal Kılların Elektron Mikroskobik Yapısı ve İlkay ÇORAK ÖCAL. Özer Aylin İyileşme Süreçlerinin İncelenmesi GÜRPINAR. 1771) (Orthoptera: Gürsel ERGEN. Abdullah Dört Türün Proboskis Morfolojilerinin Taramalı HASBENLİ. Alpdoğan KANTARCI. Gürkan ÖZTÜRK Tursiops truncatus ve Delphinus delphis Türlerinin Nilgün YILMAZ. Nevin KESKİN.00 PZ 235 14. Mehmet Karşılaştırmalı Cranial Osteolojisi TÜRKAKIN. Bombylius L. ERONAT Çalışma İzmir Körfezi’nde 3 Hani Balığı Türünün (Serranus Semih LEBLEBİCİ. Kayahan FIŞKIN Yaşlı ve Genç Sıçanlarda Oluşturulan Kemik Esin AKBAY.00 - Ümit İNCEKARA. Esin AKBAY. Zekiye SULUDERE. Savaş Yapısı (Neuroptera. TRABZON PZ 228 14. Abdullah BAYRAM. Selami Yüzeyinin İnce Yapısı (Neuroptera: CANDAN.00 PZ 242 14. Nuray ERİN.00 - PZ 233 14. Rhizopagidae)’ten İlk Entomopatojenik Onur TOSUN. İnsan Gingival Fibroblastları Üzerine Etkisi Yusuf DURAK Üç Boyutlu Epidermis-Primer Duyu Nöronu KoElçin YENİDÜNYA. Esra AYDEMİR. Kültiğin Hymenoptera:Vespoidea:Vespidae) Türünün Zehir ÇAVUŞOĞLU. Özer Aylin GÜRPINAR. Kültürü Ve Karakterizasyonu ATASOY. Özlem ÇAKICI Gryllidae)’ta Yumurtanın Dış Morfolojisi Türkiye ve Dünyadaki Arı Ölümlerinin Nedeni ve Aslı ÖZKIRIM. HAKKI. Ekosistemdeki Önemi Aygün YALÇINKAYA Rhizophagus grandis (Coleoptera: Çiçek AYDIN. (Diptera. Elizabeth G. Ece ŞİMŞEK. Selami CANDAN Dolycoris baccarum (L. Hasarlarının Kemik İliği Kök Hücreleri Kullanılarak Mehmet Ali ONUR.) Morfometrik Özellikleri ÖZAYDIN.) (Heteroptera: Selami CANDAN. Hücre Hatlarındaki Sitotoksik Etkisi Nuray ERİNİ. Zafer SANCAK Eresus cinnaberinus’da (Uğurböceği Örümceği) Nazife YİĞİT. Tarık DANIŞMAN.00 PZ 241 14. Tarık DANIŞMAN. Emine YALÇIN Aygıtı ve Ağız Yapısı Üzerine Morfolojik Bir Çalışma Melanogryllus desertus (Pallas. Serdar GÜNAYDIN. Mustafa YAMAN. Sait KELEŞ İnsan Aorta Yayından Endotel Hücrelerinin Handan SEVİM. Sema S.00 PZ 234 14. Zeynep DARDERE.00 PZ 239 14.00 PZ 244 14.00 PZ 240 14.00 PZ 243 14. ERONAT Vespula Germanica (Insecta: Aysel KEKİLLİOGLU. Handan SEVİM.00 PZ 236 14. Kayahan FIŞKIN Hücre Hatları Üzerine Sitotoksik Etkisi Endostatin'in 4T1 ve 4THMpc Fare Meme Kanser Esra AYDEMİR. Pınar İzolasyonu. Abdullah Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma (Araneae: BAYRAM. Biyoloji Bölümü. M. Elektron Mikroskobu İle İncelenmesi Ersin DEMİREL. Muzaffer EROĞLU. Ömer ERTÜRK Microsporidian Kaydı in vitro Antioksidan Parametreler Üzerine Bazı Böcek Ekstrelerinin Etkileri 72 . Sercan YAPICI. Fatime GEYİKOĞLU. Murat TOSUNOĞLU.00 PZ 232 14. Okan spp. Eresidae) İlkay ÇORAK ÖCAL. Mahmut Pentatomıdae)’un Spermateka Morfolojisi ERBEY İzmir Körfezi’nde Yassı Balıkların (Osteichthyes: Semih LEBLEBİCİ. Yusuf ERSAN Morfolojik Parametreleri Üzerine Etkisi Salamandra salamandra Yavrularının Büyüme. Selami CANDAN Eresus cinnaberinus (Olivier. Semih ÜSTEL. Akın BULUT Kronik Florozisin Fare Yavrularının Bazı Evren KOÇ. Bombyliidae) Cinsine Ait Fatma BAYRAKDAR.T. Elizabeth G. 1789)’un Dış Nazife YİĞİT.00 PZ 247 14.00 PZ 245 14. Okan Heterosomata) Biyolojik Özellikleri Üzerine Bir Ön ÖZAYDIN. Hasan TÜRKEZ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 238 14. Murat GÜZEL.00 PZ 249 14.00 PZ 229 14. Seçil KARAHİSAR Gelişme ve Desenlenme Değişimlerinin İncelenmesi Macronemurus bilineatus Yumurtalarının Zekiye SULUDERE. Savaş CANBULAT Myrmeleontıdae) Megistopus flavicornis Yumurtalarının Koryon İnce Zekiye SULUDERE. Neşe Kültürü AYSIT.

Ümit İNCEKARA.00 PZ 259 14. Hanifi KARACA Raşit URHAN.00 PZ 255 14.00 PZ 258 14.00 PZ 253 14.00 PZ 261 14. Ordu ve Giresun İlleri Hydrophilidae (Insecta: Coleoptera) Familyası Üzerine Faunistik Bir Çalışma Türkiye Faunası İçin İki Yeni Evifidid (Acari. Metin AKTAŞ Üzeyir ÇAĞLAR. Orıbatıda) Zeytin Karasuyunun Oreochromis niloticus Üzerindeki Genotoksik Etkilerinin Eritrosit Mikronükleus Testi kullanılarak Araştırılması Amata phegea (Linnaeus. (Dictyoptera: Blattodea)’ in Ootheca Parazitoiti Prosevania fuscipes (Illeger) (Hymenoptera: Evaniidae) Sivas İli ve Bazı Çevre İllerinin Galeri Sineği (Diptera:Agromyzidae) Chalcidoid (Hymenoptera: Chalcidoidea) Parasitoidleri Büyük Çay (Pelte-Elazığ)'da Bulunan Chironomidaer Larvalarının Taksonomik Yönden İncelenmesi Karadeniz Bölgesi Bayburt. Trabzon. DEMİRSOY. Şule BARAN.00 PZ 266 14. Ahmet POLAT. Larentinae) Türlerinin Dağılımı ve Zoocoğrafyası Üzerine Notlar Kemaliye (Eğin) Herpetofaunası Trabzon Gündüz Kelebekleri ve Morfolojileri Hakkında Yurtluk Çayı İhtiyofaunası (Samsun) Kıbrıs Dikenli Faresi.00 PZ 271 14. 1834)'in Yayılışı. Ahmet POLAT. Abdullah HASBENLİ. Yasemin ÖZDEMİR Lütfiye GENÇER Ayda TELLİOĞLU Abdullah MART. Muhabbet KEMAL Selma UĞURLU.00 PZ 252 14.00 - Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizopagidae) Üretim Laboratuarlarında Helicosporidium sp. A.00 PZ 272 14. Erol AKKUZU Ayşe TOLUK. Muhlis ÖZKAN Zühal OKYAR C. Evre Larva ve Yumurta Yüzey Yapısı ve Morfolojisi Malatya İli Su Kenelerinin (Acari. Hamit AYBERK.00 PZ 254 14. Yunus ESEN.00 PZ 256 14. Kadir BAŞAR Abdullah HASBENLİ.00 PZ 270 14.00 PZ 262 14. 1758) (Lepidoptera: Amatidae)’nın 1.00 PZ 268 14. Ç.Varol TOK. Fatma BAYRAKDAR Yasemin GÜLER.00 PZ 257 14. Abdullah HASBENLİ. Derya CANPOLAT. Çiçek AYDIN. Gümüşhane.00 PZ 263 14. GÜL Selma SEVEN ÇALIŞKAN. Adli Açıdan Önemli Böcek Türleri Akşehir Gölü’ndeki Cyprinus carpio Linnaeus. Acomys nesiotes Bate 1903. Ersin DEMİREL. Gümüşhane. Biyoloji Bölümü. Serpil KÖNEN Ali SATAR. Ümit İNCEKARA. 1924’nin Ektoparazit Faunası Üzerine Bir Araştırma Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Cheylostigmaeus (Acari: Actinedida: Stigmaeidae) Türü Coleoptera Örneklerinin Yakalanmasında Kullanılan Bazı Tuzak Yöntemlerinin Değerlendirilmesi Buprestidae (Coleoptera) Familyasına Ait Cinslerin Su Tuzağı Tercihleri Silphidae ve Tenebrionidae (Coleoptera) Familyaları Örneklerinin Yakalanmasında Kullanılan Çukur. Taksonomisi ve Biyolojisi Eskişehir Çevresinde Leşler Üzerinden Tespit Edilen. Funda KÖSE. TOSUNOĞLU.00 PZ 267 14. Trabzon. Ersin DEMİREL. Pınar COŞKUNER.00 PZ 260 14. Bardak ve Et Tuzaklarının Değerlendirilmesi Blatta orientalis L. Selami CANDAN Orhan ERMAN. Şevket KANDEMİR Seda KIRALP Hatice MUTLU Mustafa Güçlü ÖZARDA. Birgül MAZMANCI. Ferhat ALTUNSOY Kürşat KARTAL Mustafa AKYOL. Üzeyir ÇAĞLAR. Ordu ve Giresun İlleri Helophorıdae (Insecta: Coleoptera) Familyası Üzerine Faunistik Bir Çalışma Karadeniz Bölgesi Bayburt. Geometridae. Varlığının Araştırılması Buxus sp.1758 ve Cobitis simplicispinna Hanko. Hanifi KARACA Abdullah MART. Sedat PER. Zekiye SULUDERE.'nin Taksonomisi ve Biyolojisi Giresun'daki Apodemus flavicollis (Melcihor. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 269 14.00 PZ 273 14.00 PZ 265 14. Mustafa YAMAN.00 PZ 251 14. Hydrachnidia) Sistematik Yönden İncelenmesi Erzurum İli Su Kenesi (Acari: Hydrachnellae) Faunası Türkiye Protorhoe (Lepidoptera. Zeki İPEK 73 . Muhlis ÖZKAN Orhan ERMAN. M. Hatice AYDIN. Bedriye AÇAR.19. Nazmi POLAT.00 PZ 264 14. Kamil KOÇ Üzeyir ÇAĞLAR. Nusret AYYILDIZ Tolga ÇAVAŞ. Eviphididae) Türü Onur TOSUN. Ömer ERTÜRK Hüseyin CEBECİ. (Şimşir)’lerde Zarar Yapan Etmenler Türkiye Faunası İçin Yeni Oribatid Akarlar (Acarı.00 PZ 274 14. TRABZON PZ 250 14.

1984 (Protista. Ahmet POLAT Ersen Aydın YAĞMUR. 1892 (Rodentia. TRABZON PZ 275 14. Ali GÖK. Kırıkkale ve Çankırı İlleri Pompilidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırma Samsun Çevresinde Mevcut Platycnemis pennipes ( Pallas. Foissner & Adam. Hasan KOÇ. Mehmet YARAN Murat KÜTÜK. Oecobidae) Meriones tristrami Thomas. Ciliophora. Mehmet YALÇIN Mitat AYDOĞDU Halil ÖZKOL.19. Haluk KEFELİOĞLU Özlem ÇETİN ERDOĞAN Ebru Gül ASLAN.00 PZ 299 14. Veysel KARTAL Zülal ATLI ŞEKEROĞLU. Osman SEYYAR. Metin AKTAŞ. Veysel KARTAL Ali MİROĞLU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Odonata. Nil BAĞRIAÇIK.00 - Türkiye Trypetinae (Diptera: Tephritidae) Faunası ve Sistematiği Üzerine Bir Araştırma Türkiye Faunasına İki Yeni Kayıt Meyve Sineği (Diptera: Tephritidae) Türü Çarşamba Ovası Gölleri (Samsun) Sucul Koleopter (Adephaga) Faunası Türkiye’den Az Bilinen Bazı Cynipidae (Hymenoptera) Galleri Dünyada İnsan Gıdası Olarak Kullanılan Böcek Grupları ve Kullanım Potansiyelleri Adıyaman İlinin Akrep (Scorpiones) Faunası ve Zoocoğrafik Dağılışları Türkiye’nin Chelonus (Hymenoptera: Braconidae: Cheloninae) Faunasına Katkılar Nemrut Volkanı (Bitlis) Lepidoptera Faunası Üzerine Araştırmalar Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Haplodrassus Türü (Araneae.00 PZ 286 14. 1771) (Insecta.00 PZ 293 14. Halil KOÇ. Murat BARLAS Neslihan KOCATEPE. Evarcha michailovi Logunov. Nusret AYYILDIZ Alaettin KAYA. Yaşar GÜLMEZ Ali MİROĞLU.00 PZ 287 14.00 PZ 289 14. Aydın TOPÇU Hakan DEMİR. Yusuf AYVAZ Ahmet BEYARSLAN Savaş CANBULAT. Nematocera) Faunası Triturus karelinii (Amphibia:Urodela)’de Yaş ve Büyüme Güneybatı Anadolu Bölgesi Limoniidae (Diptera.00 PZ 298 14.00 PZ 284 14.00 PZ 285 14.00 PZ 278 14. Abdullah MART. İsmail YILDIZ Ersen Aydın YAĞMUR. Yüksel COŞKUN.00 PZ 296 14. Mehmet YARAN Ümit İNCEKARA. Gnaphosidae) Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Oecobius türü (Araneae. M.00 PZ 288 14. 1992 [Salticidae:Araneae] Güneybatı Anadolu Bölgesi Tipulidae (Diptera. 1983 (Insecta.00 PZ 300 14.00 PZ 283 14.00 PZ 277 14. Seven SEÇKİN Naciye Gülkız ŞENLER.00 PZ 292 14. Yasemin ÖZDEMİR Ahmet Turan ALADAĞ Mehmet Ali KIRPIK.00 PZ 281 14. Dibek (Antalya) ve Kasnak Meşesi (Isparta) Tabiatı Koruma Alanlarının Alticinae (Coleoptera: Chrysomelidae) Çeşitliliği ve Benzerliğinin Karşılaştırmalı Analizi Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Saptanan Bazı Braconidae Türleri ve Bilinen Konakları (Hymenoptera) Tokat İli Neuroptera (İnsecta) Faunasına Katkılar Murat KÜTÜK. Hanifi KARACA Yusuf KATILMIŞ. Nusret AYYILDIZ. Murat BARLAS Nazan ÜZÜM. Baran ASLAN. Haptoria)’un Morfolojisi ve Ontogenezisi Türkiye Araneofaunası İçin Yeni Bir Tür Kaydı. Cemal OĞUZ 74 .00 PZ 297 14. Platycnemididae) Populasyonlarında Tespit Edilen Varyasyonlar Türkiye’den Az Bilinen Tür Sympetrum haritonovi Borisov.00 PZ 290 14.00 PZ 291 14.00 PZ 279 14.00 PZ 280 14. Kadir Boğaç KUNT Hasan KOÇ. Carabinae ve Harpalinae Çatalan Baraj Gölü (Adana) Kopepod ve Kladoser (Krustase) Türlerinin Mevsimsel Değişimleri Ankara. Gerbillinae) ‘nin Güneydoğu Anadolu’da Yeni Bir Karyolojik Formu Enchelyodon nodosus Berger. Nematocera) Faunası Nazife Tuatay Bitki Koruma Müzesi (Türkiye: Ankara)’nde bulunan Carabidae Koleksiyonu: Altfamilyalar Cicindellinae. Mustafa DARILMAZ. Ayla TÜZÜN. Odonata.00 PZ 282 14. Ahmet POLAT. Suat KIYAK Ümit İNCEKARA.00 PZ 294 14. Libellulidae)’nin Taksonomisi Üzerine Bir Araştırma Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’nin Morfolojik Özellikleri Doğu Karadeniz Bölgesi Agathidinae Türleri Üzerine Bir Araştırma Çığlıkara. Biyoloji Bölümü.00 PZ 295 14.00 PZ 276 14. Lokman KAYCİ Osman SEYYAR. Kurtuluş OLGUN Okan ÖZGÜL.

Nazife YİĞİT. Abdullah BAYRAM. 1758). L. Yeşim KAHRAMAN Gökhan ÖZCAN. KOÇ. Brachycera) Faunasına Katkılar Türkiye faunası için yeni bir kayıt: Anomaloppia iranica Bayartogtokh and Akrami. Ahmet Ümit ERDEMLİ Mustafa IŞIK. Pedicidae) Osmylidae Türlerinin (Insecta: Neuroptera) Taksonomik ve Faunistik Durumları Gülek Boğazı ve Çevresi Yengeç Ayaklı Örümcekleri (Fam: Thomisidae) Üzerine Morfometrik Araştırmalar Diyarbakır Yöresi Herpetofaunası Sinnep Çayı’nın (Kilis) Balık Faunası Kayseri’den Tespit Edilen Afit (Hemiptera: Aphidoidea) Türleri Güneybatı Anadolu Bölgesi Dolichopodidae (Diptera. Türkiye Faunası İçin Yeni bir Kayıt (Diptera.19. Lütfiye GENÇER Ebru DİKER. 2000 (Acari.00 PZ 316 14. Zoridae) Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Zehirli Örümcek Kaydı (Araneae: Segestriidae.00 PZ 304 14. Hasan KOÇ.00 PZ 314 14. Savaş CANBULAT Alper TONGUÇ. Hasan S. Thrombium Pedicia (Crunobia) littoralis (Meigen. Latrodectus geometricus C. Zafer SANCAK.00 PZ 309 14. Phalangiidae) Türkiye Örümcek Faunası için İki Yeni Familya Kaydı (Araneae: Anyphaenidae. TRABZON PZ 301 14. Nazife YİĞİT. Hemerobiidae) Cinsi türlerinde dış ve iç genital Yapılarının İncelenmesi Doğu Samanlı Dağları (Geyve Boğazı Doğusu) Neuroptera (Insecta) Faunasının Araştırılması Batı Samanlı Dağları (Geyve Boğazı Batısı) Neuroptera (Insecta) Faunası Scatopse notata (Linneaus. Theridiidae.00 PZ 302 14. Ali Osman BELDÜZ. Oktay DURSUN. Aydın TOPÇU Remzi AKELMA. Muhlis ÖZKAN İlkay ÇORAK ÖCAL. O.00 PZ 303 14. Muhlis ÖZKAN Hasan KOÇ Savaş CANBULAT. Phalangium opilio (Linnaeus 1758) (Opiliones.00 PZ 320 14. Kadir Boğaç KUNT Sevgi SEVSAY.00 PZ 322 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Abdullah BAYRAM. Savaş CANBULAT Ahmet Ali BERBER.Koch. Kadir Boğaç KUNT Tarık DANIŞMAN. 1835).00 PZ 312 14. Zafer SANCAK. H. Koch) Erzurum ve Erzincan İllerinden Türkiye Faunası İçin Yeni Kadife Akarı Türleri (Acari: Trombidiidae: Podothrombium.00 PZ 317 14.00 PZ 308 14. Abdullah BAYRAM. Yüksel COŞKUN Mahmut DAĞLI.00 PZ 311 14. Gazi GÖRÜR. Segestria senoculata (Linnaeus.00 PZ 313 14.00 PZ 323 14. 1758). Ali DEMİRSOY Selma SEVEN ÇALIŞKAN Selma SEVEN ÇALIŞKAN. 1804). Biyoloji Bölümü. H. S. 1846) (Araneae. DURSUN Şule BARAN. 1910 (Lepidoptera) Cinsinin Durumu Ağaçlandırılan Akyatan Kumul Sahasında Gelişen Memeli Faunası Türkiye’deki İki Yeni Capoeta (Teleostei: Cyprinidae) Türünün Sitokrom b Sekanslarına Dayalı Olarak Genetik Teşhisi Türkiye Sümüklü Böceklerinin (Gastropoda terrestria Nuda) Durumu Savaş CANBULAT.00 PZ 325 14. Salticidae). Oppiidae) Kemaliye (Erzincan) Carabidae (Coleoptera) Faunası Türkiye İçin Yeni ve İlginç Bir Kayıt.00 PZ 321 14.00 PZ 319 14. Muhlis ÖZKAN Kadir Boğaç KUNT Durmuş Ali BAL. Suat KIYAK. Aykut KENCE Neslihan KOCATEPE.L. CİVELEK Durmuş Ali BAL. Scatopsidae) Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Uropodid Akar Türü (Acari: Mesostigmata: Trematuridae) Cyrba algerina (Lucas. Ahmet Ali BERBER Aslı YENİGÜN. Davut TURAN Ümit KEBAPÇI 75 . 1997 (Lepidoptera) Biyolojisi ve Yayılış Notları İle Birlikte Türkiye’de Micrurapteryx Spuler. Tarık DANIŞMAN1.00 PZ 307 14. M. Chrysoclista splendida Karsholt. CİVELEK. İlkay ÇORAK ÖCAL.00 PZ 306 14. Halim DİKER Yusuf BEKTAŞ. Melek ŞAHİN Alper TONGUÇ.00 PZ 324 14. Türkiye Faunası İçin Yeni bir Kayıt (Diptera. Oribatida.00 PZ 315 14. Nazife YİĞİT. O. Türkiye Örümcek Faunası İçin Yeni Bir “Sıçrayan Örümcek” Kaydı Cilliba cassidea: Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Uropodid Akar Türü (Acari: Mesostigmata: Uropodidae) Türkiye Otbiçen Faunası İçin İki Yeni Tür Kaydı: Lacinius ephippiatus (C.00 - Bazı Hemerobius (Insecta: Neuroptera. Tarık DANIŞMAN. BARLAS. ÖZGÜL.00 PZ 305 14.00 PZ 318 14. İlkay ÇORAK ÖCAL.00 PZ 310 14.

Yavuz KILIÇ A. Ferhat ALTUNSOY Ünal ÖZELMAS.00 PZ 330 14.00 PZ 340 14. Şafak BULUT. Mohammad MORADİ. Bekilli ve Çal İlçeleri (Denizli)’nin Mesostigmatid Akarları (Acari. Sadreddin TUSUN. Ferhat ALTUNSOY. 1982) ve Genital Yapılarının Deskripsiyonu Eskişehir İlindeki Ophisops elegans’ın Taksonomik Durumu Çivril Işıklı Gölü (Denizli)’nden Toplanan Rana ridibunda Pallas. Betül GİRTİ Serdar DÜŞEN. Rana ridibunda PALLAS. 1898) (Mammalia: Rodentia)’nin Hibrit Bireylerindeki Kromozomal Düzenlenmeler Batman. Funda URHAL Serdar DÜŞEN. 1892 (Mammalia:Rodentia) Altrürlerinin Karyolojik. Cevher ÖZEREN 76 . Mustafa ÖZTOP.00 PZ 348 14. Oya ÖZULUĞ. Derya MENDEŞ.1836 (Mammalia:Rodentia) Cinsinin Karyoloji ve Biyolojisi Üzerinde Bir Çalışma Iran Meriones tristrami Thomas. Muhlis ÖZKAN.00 PZ 337 14. İxodidae) Faunasının Sistematik Yönden İncelenmesi Gökçeada ve Bozcaada Heteroptera Faunasına Katkılar Baklan. Ali EYNLOO Caner AYDINLI. Sakin Vural VARLI.00 - Kırıkkale İli ve Çevresi Apidae (Insecta: Hymenoptera: Apoidea) Türleri Üzerine Faunistik. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ali MELLATİ. Bufo viridis Laurenti. Gonostomum kuehnelti (Foissner. 1885) Üzerine Taksonomik ve Ekolojik Gözlemler Gonostomum affine (Stein 1859).00 PZ 338 14. Funda İLHAN. Diyarbakır. Ümit KEBAPÇI.00 PZ 347 14. Cengizhan ÖZBAY Sırma ÇAPAR Sırma ÇAPAR Nurcan ÖZKAN Derya AKDEMİR. Mehdi RAHNEMA Mehdi RAHNEMA. Mehmet Zeki YILDIRIM Tuba ABACIGİL. TRABZON PZ 326 14. Özge TUĞRAL Nilüfer ITKI. Ayla TÜZÜN Mohammad MORADİ.19. Serdar TEZCAN Ahmet BURSALI. Mesostigmata) Bakacak Deresi (Çanakkale) Balık Faunası Üzerine Bir Ön Çalışma Capoeta pestai (Pietschmann. Mutlu ŞAKIRAK. Yavuz KILIÇ.00 PZ 346 14. 1982) ve Urosoma Caudata (Stokes. 1771 (Ova kurbağası)‘nın (Anura: Ranidae)’nın Helmintleri Denizli Yöresinden Toplanan Gece Kurbağası.00 PZ 334 14. Sercan POLAT Pınar ÇAM.00 PZ 329 14. A. 1771 (Anura: Ranidae)’nın Helmintleri Üzerine Bir Ön Araştırma Panthera pardus tulliana Evrimsel Gelişimi ve de Türün Devamlılığının Sağlanması Mesocricetus brandti (Nehring. Şerife Gülsün KIRANKAYA.00 PZ 327 14. 1862) Üzerine Taksonomik ve Ekolojik Gözlemler Trakya Bölgesi Chironomidae ( Diptera ) Larval Türleri Çıralı Obruk Gölü’nün (Konya-Türkiye) Ostrakot (Crustacea) Faunası Türkiye’de Hydrobiidae (Gastropoda: Neotaenioglossa) Familyasının Sistematik Durumu Edremit (Balıkesir) Yöresi Zeytin Bahçelerindeki Lygaeidae (Heteroptera) Faunasının Kışlak Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Tokat ve Civarı Sert Kene (Acari. S. 1768 (Anura: Bufonidae)’in Helmintleri Üzerine Bir Ön Araştırma Mersin Yöresinde Yayılış Gösteren Ova Kurbağası. Nuri YİĞİT Ali SATAR. Morfolojik Özellikleri ve Allozim Varyasyonları Üzerinde Bir Çalışma Eskişehir İli ve Çevresi Bombyliidae (Insecta: Diptera) Familyası Üzerine Sistematik ve Faunistik Araştırmalar Türkiye Tabanidae (Insecta: Dıptera) Faunası İçin Yeni Bir Kayıt Tabanus terterjani (Dolin&Andreva. 1933) (Pisces: Cyprinidae)’nin Yayılış Alanı ile İlgili Türkiye’den Yeni Kayıtlar Aysel KEKİLLİOGLU. Davut Rıza BULUT F.00 PZ 343 14. Melek DİNÇER Serdar DÜŞEN.00 PZ 335 14. Şaban TEKİN Meral FENT Ayşe ÖZMEN. Merve TOPRAK.00 PZ 349 14. Güler EKMEKÇİ.00 PZ 336 14. Şükran ÖZSOY. Abdullah HASBENLİ.00 PZ 341 14. Biyoloji Bölümü.00 PZ 345 14. 1885) Urosoma Similis (Foissner. Seval Bahadır KOCA.00 PZ 333 14. Davut TURAN Füsun ERKAKAN.00 PZ 339 14. Raşit URHAN. 1987) ve Gonostomum strenuum (Engelmann. Özcan GAYGUSUZ Duygu Ceren ÇAĞLAN. Mardin ve Şanlıurfa İli Diplura (Insecta) Faunası Farklı Habitatlardan İzole Edilen Urosoma Emerginata (Stokes. Sistematik Araştırmalar ve Bazı Ekolojik Gözlemler Irandaki Allactaga Cuvier.00 PZ 331 14.00 PZ 344 14.00 PZ 342 14.00 PZ 328 14.

Kemal SOLAK Gaziantep Rüzgar Örümcekleri (Ordo: Solifugae) M. Muhammet GAFFAROĞLU İnci Balığı'nda (Acanthalburnus microlepis. Emel ÇAKIR Ebru Gül ASLAN. Özgür FIRAT. Süleyman GÜL. Jose Galian Karyotip Analizi ALBALADEJO. Tarkan Erinaceidae) YORULMAZ. T.00 PZ 360 14. 1773)'nun Sitogenetik Analizi in vitro İnsan Lenfosit Hücrelerinde Gama Radyasyonu tarafından Teşvik Edilen Morfolojik Hasarlar ve Mikronukleus Sıklığının Araştırılması Mast Hücresi ve Enfeksiyon Etkenleri Arasındaki İlişki: İnsan Serviko-Vajinal Yaymalarının İncelenmesi Aromataz İnhibitörü Letrozol’ün Potansiyel Toksisitesi Üzerine Bir Çalışma Endüstriyel Atık Toksisitesinin Belirlenmesinde Zebra Balığı (Danio rerio) Embriyolarının Kullanımı Zebra Balığında Üreme ve Endokrin Sistem Üzerine Fluoxetin’in Etkileri Oreochromis niloticus’un Farklı Dokularında Bakır ve Kurşun Birikimi Üzerine EDTA’nın Etkisi Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. TRABZON PZ 350 14. Oktay ÖZKAN. Biyoloji Bölümü. Süleyman GÜL. De Pınar AKSU. Atilla ARSLAN. İsmail VAROL.00 PZ 362 14.00 PZ 352 14. Handan ONAY KARAOĞLU Bilal KUTRUP. İrfan 1770)’un C-bantlı Karyotipi ve Nükleolar ALBAYRAK. Lenfositlerinde in vitro Genotoksik Etkileri Deniz YÜZBAŞIOĞLU Potasyum Sorbatın Kardeş Kromatit Değişimi Sevcan MAMUR. Metin ÜRE. M. Cymothoidae) İçin Yeni Konaklar Ufuk BÜLBÜL. Arif Filippi 1863) Sodyum Hipoklorit'in (NaOCl) LC50 BAYSAL. Hemidactylus frenatus (Reptilia: Squamata) ve Oryctolagus cuniculus (Mammalia: Rodentia) arasında SDSPAGE ve Western Blot Yardımıyla İskelet Kası Proteinlerinin Karşılaştırılması Köse (Gümüşhane)'den Toplanan Amphibia ve Reptilia Örnekleri Üzerine Notlar Alticinae (Coleoptera: Chrysomelidae) ve Konak Bitki Özelleşmesi: Güneybatı Türkiye’nin Bazı Alticinae Türleri ve Konak Bitki İlişkileri Türkiye’de Ceratothoa. YILMAZ (Heckel.00 PZ 370 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Tüzin A.19. YÜZEREROĞLU. Sinan BEKSAÇ. Handan KARAOĞLU.00 PZ 354 14.00 PZ 358 14. Eşref YÜKSEL. Filippi 1863) Sodyum Hipoklorit'in (NaOCl) Gökhan NUR.00 - Hyla japonica (Amphibia: Anura).00 PZ 367 14.00 - Bazı Zırai Mücadele İlaçlarının Balıkların Solungaç Karaciğer ve Kas Dokularındaki Antioksidan Enzim Aktiviteleri Glutatyon ve Lipit Peroksidasyon Seviyeleri Üzerine Etkileri 77 .00 PZ 363 14. Zeliha ÇOLAK YILMAZ. GÜL. T.00 PZ 365 14. Fatma ÜNAL. Nurhayat ÖZDEMİR. Ufuk BÜLBÜL. Nerocila. Şükran ÇAKIR ARICA Emine KORKMAZ. Emine Teşvik Edilen Kromozomal Anormallikler Üzerine YALÇIN Likopenin Koruyucu Etkisi İnci Balığı'nda (Acanthalburnus microlepis. Ahmet ÖKTENER.Özgür KAYA Mikronükleus Oranına Etkisi Kalsiyum Propiyonatın İnsan Periferal Serkan YILMAZ. Serap ERGENE (Guldenstadt. TANRIKULU. Ümit İNCEKARA Turgay ŞİŞMAN Gülbin GÖK.00 PZ 364 14. Nahit Organizatör Bölgeleri (NORs) (Insectivora: PAMUKOĞLU. Adile AKPINAR Rana ridibunda Üzerine Sitogenetik Bir Çalışma Atilla ARSLAN.00 PZ 357 14.00 PZ 353 14. ÇOĞUN. Yalçın Şevki YILDIZ.00 PZ 369 14. Sabahattin ASLANYAVRUSU. Emel ÇAKIR.00 PZ 366 14. 1843)’da Karyotip Analizi Lophyridia fischeri (Cicindelidae: Coleoptera)’nin Yavuz KOÇAK. De Pınar AKSU. M. Betül ÜNVER. G. Ali GÖK Ali ALAŞ. Şayeste DEMİREZEN Turgay ŞİŞMAN Turgay ŞİŞMAN. Emine ARSLAN.00 PZ 356 14. Jean Paul TRILLES. Livoneca (Isopoda.Özgür KAYA Göksu Nehrinde (Mersin) Yaşayan Barbus capito Filiz KAYA. Hikmet Y. Elif GÜLBAHÇE (Ranidae: Anura) Türkiye’deki Hemiechinus auritus (Gmelin. Deniz Kromozomal Anormallik ve Comet Testleri İle YÜZBAŞIOĞLU.00 PZ 359 14.00 - PZ 351 14. Bilal KUTRUP. Ferit KARGIN İsmail IŞIK PZ 371 14. Değeri Gökhan NUR.00 PZ 368 14. Fatma ÜNAL. S. Genotoksik Etkilerinin Belirlenmesi Serkan YILMAZ İnsan Lenfositlerinde Gama Radyasyonu Tarafından Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. Oktay ÖZKAN. Zeliha YILMAZ. Kubilay TOYRAN Kura-Aras Havzasında Bulunan Orthrias panthera D. Arif BAYSAL.00 PZ 361 14.00 PZ 355 14. NUR.

Mehmet Turan AKAY Aysun KILIÇ. Murat ÖZMEN Serpil KÖNEN.00 PZ 382 14. Hakan AŞKIN.00 PZ 388 14.00 PZ 378 14.00 PZ 392 14.00 PZ 374 14.19. Alaattin ŞEN Serdal ÖĞÜT. Adile ÖZDEMİR. Elif LOĞOĞLU Emre ÖZ.00 PZ 376 14.00 PZ 391 14. Muhammed ATAMANALP Utku GÜNER Belda ERKMEN.00 PZ 379 14. Alaattin ŞEN Hatice KÜBRA AYNACI.00 PZ 385 14.00 PZ 389 14.00 PZ 377 14. Güldeniz SELMANOĞLU. Yusuf KALENDER Hakan AŞKIN. Evrim Arzu KOÇKAYA.00 PZ 387 14. Mehmet ÖZKARSLI Zeynep TOPÇU. K-ATPaz ve Ca-ATPaz Enzimlerinin Tepkileri Lambda-cyhalothrin Piretroid İnsektisidinin Flov Sitometri Yöntemi İle İnsan Lenfosit Kültüründe Toksik Etkisinin Belirlenmesi Menderes Nehri Çürüksu Çayı’nda Metal Kirliliğinin Chironomus thummi Larvalarında Metallotiyonin Kullanılarak İzlenmesi Asetilkolinesteraz İnhibitörleri Olarak Kaliks[n]arenler Nilüfer AYDEMİR.00 PZ 384 14. Hacer ÜNLÜ Sakine UĞURLU Gülüzar ATLI. Hasalettin DELİGÖZ.00 PZ 380 14. Erdoğan KÜÇÜKÖNER Ercüment AKSAKAL. Dürdane KOLANKAYA. Burçin Aşkım GÜMÜŞ. L. Elif KUŞ.00 - Bursa Nilüfer Çayı Suyunun Genotoksik Etkilerinin Balık Mikronukleus Testi ile Değerlendirilmesi Erkek Sıçanların Üreme Sistemi Gelişimi Üzerine Benzil Benzoatın Etkileri Antifungal Aktiviteye Sahip Yeni Bir Tiohalobenzen Türevinin Erkek Sıçanların Üreme Sistemi Üzerine Etkileri Fibronil’in Laboratuvar Koşullarında. Handan UYSAL. Yüce BAŞIMOĞLU KOCA Yücel BAŞIMOĞLU KOCA. Abbas GÜNGÖRDÜ.00 PZ 390 14. Aslı SEMİZ. İki Farklı Sıcaklıkta Alman Hamamböceği (Blattella germanica)’ne Karşı Etkinliğinin Araştırılması Kurşun (PZ) ve Kadmiyum (Cd)’ un Xenopus laevis Üzerine Embriyo-Toksik Etkileri Malathion'un Ratlarda Nefrotoksik Etkisi ve Vitamin C ve E'nin Koruyucu Rolü Drosophila melanogaster’de Bir Çeşit Bitkisel Östrojen Olan Genistein Uygulamasına Bağlı Olarak Genotoksik Etkilerin Araştırılması Kronik Genistein Uygulamasının Drosophila melanogaster’de Fertilite Ve Ömür Uzunluğu Üzerine Etkileri Bisfenol A’nın Drosophila melanogaster’in Canlı Kalma Oranı Üzerine Olan Etkisi Böceklerde İnsektisitlere Karşı Dayanıklılık ve Dayanıklılık Mekanizmaları Metal (Ag+. Hüseyin ÇETİN. Özlem Özen KARAKUŞ. Cr+6. Beyhan GÜRCÜ 78 . TRABZON PZ 372 14.00 PZ 373 14. Mustafa DURAN. Tolga ÇAVAŞ PZ 386 14. Cu+2. Alaattin ŞEN. Murat ÖZMEN Fatma Gökçe UZUN. 1758) Çeşitli Enzimatik Biyobelirteçler Kullanılarak Değerlendirilmesi Herbisit Treflan ve Etken Maddesi Trifluralin’in Genotoksik Etkilerinin Oreochromis niloticus Eritrositlerinde Mikronükleus Testi Kullanılarak Araştırılması Lacerta danfordi (Gunther 1876) (Squamata: Lacertidae)Derisinin Histolojik Yapısı ve Glikozaminoglikanların Dağılımı PZ 393 Laudakia stellio (Agamıdae. 1853) Meriç Deltası’ndaki Çevresel Kirliliğin Sazan Balıklarında (Cyprinus carpio.Midesinin Histolojik Yapısı İle Fundus ve Pylor Bölgelerinde Mukoza İçeriğinin Histokimyasal Olarak Belirlenmesi Beyhan GÜRCÜ. Serap ÇELİKLER Evrim Arzu KOÇKAYA. Güldeniz SELMANOĞLU. Atila YANIKOĞLU Ayşe BİRHANLI. Abbas GÜNGÖRDÜ.00 PZ 375 14. Özgen BÜYÜKGÖZE.00 PZ 381 14. Cd+2. Linnaeus 1758) 14.00 PZ 383 14. Zn+2) Etkisinde Kalan Balıklarda (Oreochromis niloticus) Na.00 - Sitokrom P4502C9 Aktivitesinin 7-Metoksi-4Triflorokumarin ile Florometrik Ölçülmesi Pretrin ve Sentetik Pretroid Grubu İnsektisitler Polikloro Bifenil Kirliliğinin Balıklar Üzerine Etkileri Lamda Cyhalotrin (KARATE) Gambusia affinis (Baird & Girard.. Aysun KILIÇ. Biyoloji Bölümü. Mustafa CANLI Fulya Dilek GÖKALP MURANLI Adile ÖZDEMİR.00 . Şenay SUMMAK. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Handan UYSAL Deniz ALTUN Emel ATLI.

Sema TAN. Mehmet SOYSAL Esen Fatma KABADAYI Demet UYGAN Tutumlarının Belirlenmesi Avrupa Birliği Çevre Politikaları ve Türkiye Uyum Süreci Eskişehir-Karacahöyük.19. SAVSAR. TRABZON POSTER SUNUMLARI EĞİTİM & ÇEVRE 27 HAZİRAN 2008 PEÇ 001 14.00 PEÇ 015 14. Hüseyin DURAL Perihan YAVUZ Perihan YAVUZ A. Aysun ERGENE. Emine Yalçın Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonunun Moleküler Genetiği Işınlama Yöntemi İle Gıdaların Mikrobiyal Güvenliğinin Sağlanması Centaurea aladaghensis Wagenitz (Compositae/Asteraceae. Serdar MAYDA. S. Emine ÖZTÜRK. Sitogenetik ve Y Kromozom Mikrodelesyon Analiz Sonuçlarının Değerlendirilmesi PEÇ 019 Prenatal Tanıda.00 Dozunun Belirlenmesi PEÇ 008 14. Gökdere ve Osmaniye Köylerininde Sulama Suyu Amaçlı Kullanılan Drenaj Sularında Ec ve Total Tuz Değişiminin Belirlenmesi PEÇ 010 İstanbul’da Topraktan Gelen Gama Radyasyonu 14. Emine ÖZTÜRK.00 PEÇ 017 14. İ. Biyoloji Bölümü. Fadime YILMAZ. Meral ÖZTÜRK. Fadime YILMAZ. Ülke Genelinde Duyulmasında Her Üniversitenin İlgili Bölümlerinde Okuyan Öğrencilerin Desteği PEÇ 013 İleri Teknoloji Seramiği Olarak ZnO 14.00 Tarihi Müzesi PEÇ 006 Botanik Bahçesi Ekoturizmi 14.00 Nanokristallerinin Hazırlanması ve Cibacron Brilliant Yellow 3G-P ve Remazol Brilliant Blue R tekstil boyalarının Adsorpsiyonunda Kullanımı ve Adsorpsiyon İzotermlerinin Belirlenmesi PEÇ 014 Gediz Nehrinde Deterjan Kirliliğinin Araştırılması PEÇ 011 14.00 PEÇ 018 14. NUR Sema TAN.00 PEÇ 002 14.00 - Burdur -Göller Havzasının Acı/Tuzlu Sulu Göllerinin Dünü-Bugünü Sulak Alanların Önemi.00 PEÇ 007 Fen ve Teknoloji Öğretmenliği Öğrencilerinin 14.00 Yeni Gelişmeler PEÇ 005 Kuruluşunun 35.00 - 14:00-17:30 Aslı DOĞAN Aysel KEKİLLİOĞLU Levent TURAN İnsanlarda El Yapısının Cinsiyete Göre Değerlendirilmesi Biyoloji Eğitimi ve Bütünsellik Yaklaşımı Yerel Biyolojik Kaynak Değerlerinin İlköğretim ve Ortaöğretim Öğrencilerinin Biyolojik Çeşitlilik Kavramını Öğrenme ve Pekiştirme Süreçlerine Entegrasyonu PEÇ 004 Biyogüvenlik. Topluçiçekgiller) Erkek İnfertilitesi Ön Tanısı Olan Hastalarda. Aytekin TAN Mustafa KATI Buse ERASLAN. Ayşe ERCİYAS. Etik ve Mevzuattaki 14. AKSU. Nermin BİTER. Ersin MİNARECİ Didem YÜCEL İ. Burcu YÜKSEL. P. Ahmet SAVRAN. Karşılaştığı Sorunlar ve Çözüm Önerilerinin Halka Ulaşmasında. Cevdan KESİCİ Miray SOYUPEK. Mehmet SIKI.00 14. S. DURANOĞLU Yavuz BAĞCI.00 PEÇ 009 14. Nagihan AKAYA Aysun ERGENE. KOYUNCU. Arzu KAYA. Emine YALÇIN Orkide MİNARECİ. Kutsal KESİCİ. Yavuz ÇOTUK. D. Meriç BOZKURT.00 ile Adsorpsiyonu ve Adsorpsiyon İzotermlerinin Belirlenmesi 79 .00 Rh Faktörü Dağılımının İncelenmesi PEÇ 021 Tekstil Boyar Maddelerinin Aktifleştirilmiş Kömür 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PEÇ 003 14. Kezban ADA. TANRIKULU. Biyoçeşitlilik. Seval ORUÇ.00 PEÇ 016 14.00 Sonuçları ve USG Bulgularının Amniyosentez Sitogenetik Analiz Sonuçları İle Karşılaştırılması PEÇ 020 Kars İli Devlet Hastanesi’nde ABO Kan Grupları ve 14.00 Çevre Kirliliği Konularında Davranış ve Aysel KEKİLLİOĞLU Tanju KAYA.00 PEÇ 012 14. YILDIRIM. Yılında Ege Üniversitesi Tabiat 14. Önder KILIÇ. GÜL. Cem DALYAN Erol KESİCİ. Kezban ADA. Biyokimyasal Tarama Test 14.00 - Murat BELİVERMİŞ. G.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON 80 . Biyoloji Bölümü.19.

19. Ulusal Biyoloji Kongresi Bildiri Özetleri .

19. TRABZON 82 . Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Biyoloji Bölümü.19. TRABZON Çağrılı Bildiri Özetleri 83 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

19. Biyoloji Bölümü. TRABZON 84 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Sonuç olarak bakıldığında hücresel tedaviler artık tıbbi tedavinin bir parçası olduğu görülmektedir. The combination of blockade of NF-kB signaling and expression of TRAIL induced apoptotic death in a greater proportion of SKNSH cells than did either treatment alone. and a critical need exists for the development of new treatment regimens. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. but not in normal tissues. Iowa City . neuronal death is one of alcohol’s most prominent pathologic effects.S. immünoterapi işlemlerinde . Despite treatment advances. Therefore.Division of Child Neurology. We have demonstrated that neuronal nitric oxide synthase (nNOS) can protect developing cerebellar granule neurons (CGN) against alcohol-induced death both in vitro and in vivo. As the developing rodent nervous system matures. bugün 4 milyar dolar/yıllık bir iş hacmine sahiptir. the promoter of the nNOS gene contains two cAMP response elements (CRE). Likewise in humans. including CGN. Çiçek aşısını dünyaya tanıtan. U. Bu hücreler çoğu kez süspansiyon halinde veya matriks yapılarda organize olmuş üç boyutlu doku taslakları şeklinde tedavi uygulamalarında yerini almıştır. Moreover. This loss of neurons underlies many of the behavioral deficits associated with FAS. and hyperactivity. a kinase essential for NF-kB activation. hücresel tedavi alanında ilk gelişmelerin yaşandığı bir ülke olduğumuzu burada unutmamak gereklidir.tr Aslında eski bir yöntem olan ancak son 40 yılda önemi giderek anlaşılan hücresel tedavilerde. Alcohol damages the developing brain. Iowa 52242 . In the developing brain. which can exert an antiapoptotic effect. resulting in fetal alcohol syndrome (FAS). making it a strong antitumor therapeutic candidate. Bu gün için hücresel tedavilerde kullanılan hücreler farklılaşmamış-kök hücreler ve farklılaşmış hücreler olmak üzere iki temel gruptur. 85 .edu Alcohol abuse during pregnancy can profoundly affect the developing fetus. we hypothesized that inhibition of NF-kB signaling may augment TRAIL’s killing effects. 4000 civarında çalışanı ile yıllık %16 büyüme gösteren bu sektör. bahri-karacay@uiowa. identification of molecules and signaling pathways that ameliorate alcohol-induced neuronal death is important. vulnerability of the developing brain to alcohol toxicity changes over time.19. TRAILmediated cell death was enhanced when neuroblastoma cells were simultaneously infected with a dominant-negative mutant of IkB kinase. hem de genetik hastalıkların tedavisinde yaygın olarak kullanıldığını göreceğiz.Division of Child Neurology.University of Iowa . Ancak mevcut veriler gelecekte bu yeni metodun çok önemli olacağına işaret etmektedir. TRABZON Ç 001 Kök Hücre Ve Hücre Tedavilerinde Güncel Gelişmeler Ercüment OVALI KTÜ-ATİ Teknoloji eovali@meds. Activated cAMP response element binding protein (CREB) has been strongly linked to the survival of multiple cell types. bahri-karacay@uiowa.A.University of Iowa . vulnerability to alcoholinduced neuronal death diminishes. Bugün dünya çapında 80 den fazla kuruluş 2 milyar doların üzerinde bir yatırım yapmış durumdadır. We demonstrate that introduction of the TRAIL gene into neuroblastoma cell lines using an adenoviral vector leads to apoptotic cell death. concurrent inhibition of the NF-kB pathway and the induction of TRAILmediated apoptosis may become a useful approach for the treatment of neuroblastoma Ç 003 Mechanism of Maturation-Dependent Alcohol Resistance Bahri KARAÇAY Department of Pediatrics. Biyoloji Bölümü. Çok yakın dönemde genetik olarak manuple edilmiş hücrelerin organ yenilenmesinde.edu Neuroblastoma is the most common solid extracranial neoplasm in children and causes many deaths.edu. Ve önümüzdeki 10 yıl içerisinde de hücrelerden elde edilen organların tedavilerde yer alması beklenmektedir. Ç 002 Gene Therapy for Neuroblastoma Bahri KARAÇAY Department of Pediatrics. prognosis for neuroblastoma remains poor.S. As TRAIL can activate the nuclear factor-kB (NF-kB) signaling pathway. U. Iowa 52242 . Furthermore. RTPCR and flow-cytometric analyses demonstrated that TRAIL’s effect is mediated primarily via the TRAIL R2 receptor. son 10 yılda yaşanan gelişmeler bugünün yeni yaklaşımını temsil etmektedirler. Thus. TNF-related apoptosis-inducing-ligand (TRAIL) induces cell death in a variety of tumors. mental retardation. leading to microencephaly. TRAIL is nontoxic. Iowa City .ktu.A.

bitki sosyolojisi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ç 005 Amycolatopsis. Florasının zenginliği yanında özellikle tohumlu bitkiler açısından endemizm oranının yüksekliği çok çarpıcıdır. This taxonomic diversity is currently encompassed in 1 class. bitki sistematiği ve sosyolojisi alanında çok sayıda araştırıcı yetişmiş ve bunlar ülke çapında yaygın arazi çalışmaları ile ülkemizin floristik yapısının daha kesin bilinmesi için ciddi çalışmalar yaparken. Biyoloji Bölümü. Forskolin. 46 families. ülkemizdeki son gelişmeler vurgulanarak örnekleri ile açıklanmakta. Furthermore. daha sonraları üniversite araştırma fonlarının floristik çalışmalara destek vermesi. but the question remains whether they will continue to serve us well given the urgent need for a new generation of antimicrobial agents to combat the major microbial pathogens that have or are becoming resistant to all classes of antibiotic compounds. This question will be addressed within the context of a paradigm shift in our approaches to the selective isolation. forskolin's protective effect was substantially reduced in CGN cultures genetically deficient for nNOS (from nNOS-/mice). 1980 li yıllardan itibaren ülkemizde floristik çalışmaların çok ivme kazanmasının ana sebebleri olarak gösterilebilir. characterisation and screening of actinobacteria isolated from neglected habitats. the nNOS gene. These results indicate that the neuroprotective effect of the cAMP pathway is mediated. bitki sistematiği. botaniğin diğer yan dalları ile ilişkileri tartışılarak Türk botanikçilerinin ülkesel ve evrensel botanik bilimine katkıları vurgulanmaktadır. and this stimulation was substantially reduced when the two CREs were mutated.ekim@hotmail. we tested the hypothesis that cAMP mediates nNOS activation and the protective effect of nNOS against alcohol-induced cell death.com Türkiye floristik açıdan. by the pathway's downstream target. notably streptomycetes. Arazi Botaniğinde. ama daha çok ılıman iklim kuşağının dikkat çeken ülkelerinden birisidir. overexpression of nNOS in wild type CGN ameliorated alcohol-induced cell death. and abolished alcohol's toxic effect in wild type CGN. Sonuç olarak son 30 yıl içinde. In addition. Newcastle upon Tyne.uk An astonishing array of cultivable actinobacterial diversity has been found using improved selective isolation and characterisation procedures with much more to come. increased production of nitric oxide. Ç 004 Actinobacterial Diversity and Drug Discovery: Will A Renaissance Follow the Decline and Fall? Michael GOODFELLOW School of Biology. Forskolin increased nNOS mRNA levels several fold. dünyanın. Our approach to the search and discovery of novel antibiotics will be exemplified by the discovery of the abyssomicins and proximicins from marine isolates belonging to the genus Verrucosispora. 5 subclasses. son gelişmeler 86 . Anahtar Kelimeler : Türkiye. 5 orders. have a unique record as a source of novel bioactive compounds. 1970 li yıllardan sonra TÜBİTAK’ın.goodfellow@ncl. At the subgeneric level the genus Streptomyces still leads the way with 1899 species. 98 genera and 2700 species. United Kingdom m.ac. It is well known that actinobacteria. and by our view that taxonomic diversity can be used as a surrogate for chemical diversity as illustrated by recent studies on members of the genera Salinispora and Streptomyces. University of Newcastle. in part. buldukları yeni tür ve birliklerle dünya botanik bilimine de önemli katkılarda bulunmaya başlamışlardır. botaniğin daha çok arazi botaniği olarak özetlenebilecek tohumlu tohumsuz bitki sistematiği ve bitki sosyolojisinde. Delivery of nNOS cDNA using a replication-deficient adenoviral vector into nNOS-/CGN abolished alcohol-induced neuronal death. Ülkemizdeki Son Gelişmeler Tuna EKİM İstanbul tuna. Bu konuşmada. 17 suborders.19. TRABZON Using cultures of CGN. stimulated expression of a reporter gene under the control of the nNOS promoter. especially antibiotics. 1980 lerden sonra Türkiye Florasının yazımının tamamlanması sırasında çok sayıda botanikçinin Flora’nın yazıldığı Edinburgh Kraliyet Botanik Bahçesinde mesleki bilgi ve görgülerini artırmaları ve gene o yıllarda yaygınlaşan yeni üniversitelerimiz sayesinde botanik anabilim dallarının yurt çapında yaygınlaşması. an activator of the cAMP pathway.

simbiyotik ilişkiler moleküler düzeyde aydınlatılmıştır. ilaç hammaddesi ve lif üretebilecek bitkiler yetiştirilebilmesine olanak sağlayacaktır.19. erozyon ve alterasyonlara bağlı kirlenmeler) örnek verebiliriz. Çevresel değişimlerin kaynağı. 2000 yılından günümüze. Biyoloji Bölümü. 2000 yılından bu yana bilim tarihindeki en büyük bilgi birikimine tanıklık etmekteyiz. Bornova 35100. Yeni bir bitki hormon sınıfı olan brasinosteroidlerin büyüme ve gelişimdeki rolleri moleküler düzeyde aydınlatılmıştır. İzmir İsmail. çeşitli –omik’ (genomik. TRABZON Ç 006 Genom Sonrası Çağda Bitki Biyolojisinde Gelişmeler İsmail TÜRKAN Ege Üniversitesi.edu. Çeşitli bitkilerde vernalizasyon ve vernalizasyonu düzenleyen ağlar ortaya çıkarılmıştır. tohum çimlenmesi. Bu yeni bilim dallarından elde edilen bilgilerin bir araya getirilmesi. anahtar özellikteki BİYOTEKNOLOJİ sektörü için yeni fırsatlar yaratmaktadır. meyve olgunlaşması. stoma hareketleri. G7 ülkelerinin yaptığı gibi. doğal kirleticiler ve yapay kaynaklardan oluşan kirleticiler olmak üzere iki ana grupta toplanabilir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. gıda. Arabidopsis mutantlarının genetik ve moleküler analizleri sonucu bitki fizyolojisi ve biyokimyasında da uzun süredir yanıt bekleyen sorular tek tek yanıtlanmaktadır. Bu bulgular. Tüm bu gelişmeler. Lotus japonicus ve Medicago truncata genomundan sağlanan bilgilerle. A. işlevsel genomik. Dünya nüfusunun yaklaşık 10 milyara ulaşması beklenmektedir. Örneğin son 7 yılda. fototropizma ve sirkadiyan (günlük) ritimlerle ilişkili reseptörler ve sinyal ileten elemanlar aydınlatılmıştır. Kloroplast. 21 YY’ da geleneksel ve/veya biyoteknolojik yöntemlerle insanlığın gereksinimini sağlayabilecek nitelik ve nicelikte gıda. Dolayısıyla. Doğal kaynaklara deprem. Günümüzde bitkisel verimliliği önemli ölçüde sınırlandıran ve etkilerinin giderek artması beklenen biyotik ve abiyotik streslerin algılanması ve uygun tepkinin verilmesini sağlayan sinyal iletim ağları aydınlatılmıştır. thaliana. ATP iyon pompalarının moleküler analizleri. başta yaşlanma. Ç 007 Çevre Sorunları ve İnsan Hakları Leyla AÇIK Gazi Üniversitesi. Üstelik bunu. sel. son 10 bin yılda ürettiğimizin iki katı kadar besin üretmek zorundayız. yakıt. Jeolojik kaynaklar tarımsal ve özelikle yer altı ve yerüstü sularının kirlenmesine yol açmaktadır. Yapay kaynaklara ise gübreler ve genetiği değiştirilmiş tohumlar.turkan@ege. insan sağlığı bakımından önem taşıyan steroidlerin biyokimyasına ilişkin yeni bir anlayışa katkı yapmıştır. Bu yüzyılın ortalarına kadar. ANKARA Yapılan tüm anlaşmalara rağmen dünyada çevresel bozulma hızlı bir şekilde devam etmektedir. Bu nedenle. küresel iklimde ani değişimlerin yaşanabileceği koşullarda gerçekleştirmek zorundayız. Fen Edebiyat Fakültesi. Dolayısıyla.tr 2050 yılına kadar. hücre çeperi oluşumu. yapıları ve işlevlerine ilişkin çok önemli bilgiler sağlamıştır. Biyoloji Bölümü. Çiçeklenmeyi başlatan bazı genler tanımlanmış ve çiçek gelişimi sırasında şekil oluşumunun kalıtımla denetlenmesine ilişkin mükemmel modeller geliştirilmiştir. şu an. Bitkilerin ışığa verdikleri morfogenetik tepkilerde fitokromun rolünün yanı sıra. bu pompaların farklı bitki gruplarında (monokotil ve dikotiller) geçmişleri. evsel katı ve sıvı 87 . Fen Fakültesi. absisik asit ve oksin gibi bitkisel hormonların reseptörleri saptanmıştır. kasırgalar gibi afetleri ve çeşitli jeolojik kirlenmeleri (madencilik çalışmaları. Biyoloji Bölümü. ligninleşme ve iletim demeti kimliğinin belirlenmesinde rol alan genler saptanmıştır. ülkemizde de ‘uygulamaya yönelik temel bitki biyolojisi’ çalışmalarının ilgili kurumlarca daha fazla desteklenmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. kuraklık stresi ve herbisit araştırmalarında yeni fırsatlar sunmaktadır. Bu durum. İnsanoğlu. türünün devamını tehdit eden bu zoru başarabilecek midir? “Bitki bilimcileri olarak. Bu çalışmalar. yani ‘sistem biyolojisi’ yaklaşımı bitki biyolojisinin tüm dallarına büyük katkılar yapmaktadır. enerji ve çevre 21 YY’ da insanlığın üzerinde en fazla konuşacağı konular olacaktır. proteomik ve metabolomik)’leri ortaya çıkarmıştır. mitokondri gibi dinamik bitki organelleri ve bakterilerde bölünmenin mekanizması aydınlatılmıştır. 2000 yılında Arabidopsis thaliana genomunun aydınlatılması. Ağaçlarda odun oluşumunun mekanizması belirlenmiştir. Etilen. apikal dominansi.

İnsan haklarına dayanan yeni bir yaklaşım ile hem insanların yaşama alanı olan çevrenin korunması hem de çevreden zarar gören insanın koruması sağlanabilir. deniz. su vasıtasıyla kirliliğe maruz bırakılan ve bu kirlilikte çok az katkıları olan insanlara. kanalizasyon suları. 90 yılda yaklaşık yüzde 85 oranında küçüldüğü tespit edilmiştir. Toprak kirliliğine kömür ocakları. Yirmi birinci asırda insanlığın karşı karşıya kaldığı sorunların başında gıda ve enerji eksikliği gelmektedir. gemi/yat foseptikleri. Svalbard Küresel Tohum Bankası’nın misyonu geleneksel gen bankasında olan tohum çeşitliliğinin herhangi bir şekilde kaybolma ihtimaline karşılık tohumları korumaktır. rüzgâr. Özellikle Marmara Bölgesi (İzmit. petrol kirliliği. Türkiye’deki su kirliliği jeolojik (doğal) etkenlerin yanında. kâğıt fabrikaları ve çimento fabrikalarını sayabiliriz. Danimarka ve İzlanda başbakanlarının katılımıyla 19 Haziran 2006 tarihinde bu bankanın temeli atılmıştır. Tohumlar çok sıkı korunmuş muhafazalar içinde ve nem almayacak şekilde yerleştirilmiştir. radyasyon gibi daha birçok etmeni örnek gösterebiliriz. Finlandiya. Ülkemiz ve Türk Dünyası’nda çevre sorunları. sözleşmeler ve kanunlar bu zararlardan etkilenen bireylere veya sanayisi az gelişmiş küçük toplumlara bir fayda sağlamamaktadır. İstanbul) toprakları yoğun sanayi atıkları ve ağır metallerle kirletilmektedir Sulak alanlar ya kurutulmakta ya da kirletilmektedir. Çünkü çevreye zarar veren devletler çevrenin insana olumsuz etkisi nedeniyle insan haklarını da ihlal etmektedir. Bir zamanların “sarı altın” arayıcıların yerini şimdilerde “yeşil altın” arayıcıları almıştır. dünya ölçeğine göre çok daha farklı bir boyuttadır. Hava kirliliğine ise neden olan kuruluşlar arasında petrokimya tesisleri. Teknolojileri kurarken çevre ve insana verilecek zararları hesap etmeli ama bilimsel ve teknolojik gelişmelerden asla vazgeçmemeliyiz.19. gemi taşımacılığı. Norveç. Mesela Van gölünde sanayi kaynaklı kirliliğin büyük bir kısmı et entegre tesisleri ile un ve şeker fabrikaları kaynaklıdır. Bilim ve teknolojik atılımlar yapılmasının gerekliliği yanında öncelikli bir konu olarak. Farkında olamadığımız bu bilimsel kisveli kaçakçılık en önemli çevre ve insan hakları sorunlarımızdan biridir. Türkiye’nin muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkabilmesi için her türlü teknolojiye sahip olması ve kullanması gerekmektedir. orman arazisinin turizm ve yerleşim gibi faaliyetler nedeniyle yok edilmesi. gelecek nesillere daha az yeşil. daha fazla gri bir ortam bırakılması da insan haklarının açıkça ihlalidir. Hava. yeraltı suları azalmıştır. Türkiye’de sulak alanların bir kısmı kurutulmuş. sakat doğumlar ile toksik kimyasallara maruz kalan insanlarda görülen kanser gibi çeşitli hastalıklar insan hakları ihlalinin en bariz sonuçlarındandır. Radyasyona maruz kalma sonucu ölümler. sanayi atıkları. tarım ilaçları ve gübreleme sonucu ortaya çıkmaktadır. birçok çay ve dereler kurumuş. Deniz seviyesinin 130 metre üzerinde olan bu bölgede buzlar erise bile içerisi kuru kalacak şekildedir. çalışmak için uygun çevre şartlarının hazırlanmaması. Spitsbergen adasında Svalbard Dağı’nın 120 metre içinde inşasına başlanan bankaya robotik emniyet sistemleri kurulmuştur.biyolojik ve jeolojik değerlerini koruma bilincinin ortaya çıkmasını sağlamak ve var olanı geliştirmek için sürekliliği sağlanabilecek bir eylem planına ihtiyaç bulunmaktadır. İskandinav ülkeleri bir araya gelerek yerel tohumlarını muhafaza etmek için buzullarda büyük bir tohum bankası olan “Svalbard Global Seed Vault” kurmuşlardır. Uydu fotoğraflarıyla yapılan çalışmalar sonucunda Tuz Gölü'nün. Mesela Kazakistan halkı birçok nükleer denemeye maruz kalmış ve politik arenada sesini duyuramamıştır. bazı fabrikalar ve tarımsal ilaçlar sebep olmaktadır. ülkemizin tarımsal. TRABZON atıklar. gübre fabrikaları. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. çevre kanunlarının maddi ve manevi fayda sağlamadığı gibi etnik bir azınlık veya başka bir ülkenin işgalinde yaşayan halkları olumsuz yönde etkilemektedir. 88 . İsveç. Türkiye bitki çeşitliliği ve endemik bitki türleri açısından emsalsiz bir ülkedir. Biyoloji Bölümü. Küresel açlık ihtimaline karşı veya çok büyük felaketler olasılığı göz önünde tutularak ülkelerin tohum bankalarının olması o ülkeyi diğer ülkelere göre stratejik bir konuma getirecektir. Bu küçülmede göle ulaşan kaynaklar üzerinde baraj inşası. Evsel ve fabrika atıkları arıtılmadan ya da yeterli arıtılmadan sulara verilmektedir. İskandinav ülkelerinde hal böyle iken Türkiye de durum nasıldır? Çevre kirliliği konusunda diğer ülkelere göre gerilerde olmamasına rağmen biyolojik kaynaklarının talan edilmesi konusundaki duyarsızlık açısından ön sıralarda yer almaktadır. Çevre ile insan hakları birbiri ile sıkı bir şekilde ilişkilidir. hava ve su taşımacılığı. 1990'lı yıllardan itibaren kaçak kuyuların açılması ve son yıllardaki iklim değişikliği ilk sıralarda yer alan etmenlerdendir. Bazı sularımız ise sanayi atıkları ile kirlenmiştir. sulak alanların kurutulması. Bütün bu çevre sorunlarını ortadan kaldırmak veya azaltmak için hazırlanan uluslar arası zorunluluklar. Ayrıca suların kirlenmesi. havanın ve toprağın kirlenmesi. Ülkemizde yeşil altın arayıcıları (yabancı bilim adamları) bazen bağımsız bazen yerellerle birlikte birçok bitki türünü yasadışı yollarla yurtdışına götürmektedirler.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.edu. Curt KOSSWIG. kendi ifadesiyle. yeni kurulmuş olan üniversitelerimizdeki Biyoloji Bölümleri hariç tutularak. Sonuçlarımız. Curt KOSSWIG (Rüyalarını Türkçe Gören Bir Alman Biyolog) Mustafa KURU Başkent Üniversitesi Rektör Yardımcısı. Dr. Ankara mkuru@baskent. Bir sonraki soru ise onların bu koordinasyonu nasıl sağladıkları oldu. Malatya mozmen@inonu. ve iki ayağın bir biri ardına adım atmasının iki bacak arasındaki gerilim kuvvetine bağlı olduğunu gösterdi.000 kat ağırlığındaki dev kargoları hücrenin bir kösesinden diğerine taşımaktadırlar. İki bacak arasında oluşan mekanik gerilimi bacaklarını uzatarak azalttığımızda proteinlerin ATP tükettikleri fakat adım atamadıklarını gözlemledik. ön ayağın sabit olup arka ayağın öne gelecek şekilde “yürüdüklerini” bulduk.ucsf. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. ATP sentaz dönerli motoru mitokondri zarında saniyede ~1000 kez dönerek vücudumuzun ATP sini üretmekle görevlidir. 44280. bilimsel araştırma. Fakat. proteinlerin bacaklarının ATP hidrolizi ile kuvvet ürettiklerini ve hareketi sağladığını. Biyoloji Bölümü. optik cımbızlarla microtubul doğrultusunda proteinleri 6 pN kuvvetle çektiğimizde ise tekrar hareket etmeye başladılar. bölümlerin üretkenliklerinin ve diğer disiplinlerle ilişkilerinin ortaya konulması ve yayınların ÜAK Doçentlik Bilim Alanları ile uyuşurluğunun bir değerlendirmesini de yapmaktır. onların felsefesine katılmadığından dolayı Türkiye’ye göç etmiş bir bilim adamıdır. nasıl hareket ettiklerini gözlemledik. Fakat. Mesela. Bu araştırmalar için proteinlerin nanometre boyutundaki hareketlerini gözlemleyebilecek ve pikoNewton (10-12 Newton) seviyesinde ürettikleri kuvveti ölçebilecek hassas tekniklere ihtiyaç duyulmaktadır. Prof. 2005-2007 yılları arasında yayınlanmış olan eserlerin Üniversitelere göre genel bir değerlendirmesi yapılmıştır. Bu konuda ileri sürülen çeşitli modelleri test ettik. Biyoloji Bölümlerimizde yapılan araştırmalara bağlı olarak. bir biyolog olduğu için. Ben araştırmalarımı hücre içinde taşımacılık yapan proteinlerin mekanizmasını çözmek üzerine yoğunlaştırdım. Kinesin.tr Ord. Ç 010 Ord. University of California. yayın Ç 009 Motor Proteinler ve Hücre İçi Taşımacılık Ahmet YILDIZ Department of Cellular and Molecular Pharmacology. bu proteinlerin iki bacağına iki ayrı boya takıp. onların insanlar gibi. San Francisco.tr Bu çalışmada Web of Science (ISI) veri tabanı üzerinde bulunan Science Citation Index Expanded (SCI-EXPANDED) kapsamında taranan dergilerde yayınlanmış olan Biyoloji Bölümü adresli yayınların genel bir değerlendirmesinin yapılması amaçlanmıştır. 89 . Bu sonuçlar bize. CA. Anahtar Kelimeler: Biyoloji.edu Hücre içerisinde 15-20 nanometre (10-9 metre) boyutundaki çeşitli proteinler iş makineleri gibi çalışarak önemli görevler üstlenirler.edu. Prof. Buna göre. Bu tekniği kullanarak proteinlere yapıştırdığımız tek bir boya parçacığının pozisyonunu 1 nm çözünürlükle ışık mikroskobunda tayin edebiliyoruz. Ayrıca bu eserlerin içerdiği adreslere bağlı olarak. Biz. Çalışmanın amacı. FIONA. kinesin. kollarıyla kargoları tutuyorlar. Biz öncelikle proteinleri hareketlerini fluorasan parçacıklarla gözlemleyebilecek FIONA (Fluorasan Parçacıklarla Bir Nanometre Çözünürlük) adını verdiğimiz bir teknik geliştirdik. Yapıları insana benzeyen bu proteinlerin iki ayakları ile aktin ve mikrotubule bağlanıp. miyosin ve dynein proteinleri ise aktin ve mikrotubul iplikçikleri üzerinde yürüyerek kendilerinin 10. TRABZON Ç 008 Biyoloji Bölümlerimizde SCI Kapsamlı Dergilerde Yapılan Yayınlara Genel Bir Bakış Murat ÖZMEN İnönü Üniversitesi. 94158 USA yildiz@cmpmail. Bu proteinler ATP molekülünü parçalayarak açığa çıkan kimyasal enerjiyi mekanik enerjiye ve güce çevirmelerinden dolayı motor proteinler olarak adlandırılırlar. SCI. miyosin ve dynein proteinlerinin nasıl yürüdükleri sorusunu cevaplamak için kullanıldı. diğer disiplinler ile birlikte yapılmış olan ortak çalışmaların da genel bir değerlendirmesi ortaya konulmuştur. Almanya’daki yönetimin Hitler ve Naziler tarafından ele geçirilmesi nedeniyle. Dr. bu proteinlerin iki bacağının nasıl yürüdüğü bu zamana kadar anlaşılamamıştı.19. Bacakları ile de mikrotubulden düşmeden yüzlerce 8-36 nm boyutunda adımlar atarak ilerliyorlar. Yayınlanmış olan eserlerdeki yazar sayılarına göre de bir tasnifte bulunulmuştur. Proteinlerin kendi bacaklarını aynı boyutta herhangi bir amino asit serisi ile değiştirdiğimizde ise tamamen hareket edemez oldular.

Çağımızda en hızlı gelişmeler biyoloji alanında yaşanmaktadır. Bu bildiride Türk Biyoloji bilimine büyük hizmetler vermiş olan Ord. eğitimin ilk aşamalarından itibaren çocuklarımızın ve giderek gençlerimizin içinde yaşadıkları çevrede. morali yüksek. Türkiye’de Biyologlar Derneği gibi. Curt KOSSWIG’in ismi verilmiştir. Prof.edu. Örgütsel yapılanmadaki eksikliğimiz. Türk doğa bilimleri tarihindeki unutulmaz yerini alarak. Biyoloji Bölümü. makro ve mikro flora ve faunanın önemi. Türkiye ve Dünya faunasına yeni taksonların katılmasını sağlamıştır. Anadolu fauna’sının ortaya çıkarılması için bilimsel geziler düzenlemiş. susuzluk. Zoocoğrafya konusunda çok sayıda bilimsel makale yayınlamış. program ve uygulamalarda. Biyoloji biliminin ve biyologların yerinin ülkemizde de hak ettiği noktaya ivedilikle ulaşması umuduyla. Ayrıca Manyas Gölü Milli Parkı (Manyas Kuş Cenneti)’nı keşfetmiş ve kurmuştur. Bunun en büyük nedenlerinden biri de biyologluğun kamu kurum ve kuruluşlarında belli meslekler için destek hizmeti veren bir bilim dalı muamelesi görmesidir. 90 . çevre kirliliği ve küresel ısınmaya bağlı sorunların durdurulamaması. Bu bilinçle her kesimde geleceğe güvenle bakan. dinamiklerini mesleğine yansıtamayan bir umutsuzluk içinde oldukları görülmektedir. Oysa hiç şüphe yoktur ki ülkemizin konumu. İstikbal ve İstikrar arayışındadır”. çok sayıda Lisans ve Lisansüstü düzeyde ders vermiş. korumamız ve sahiplenmemiz gereken biyolojik zenginliklerimiz. günümüz çağdaş bilgi toplumları arasında alması gerektiği yer konusunda başta üniversitelerimiz olmak üzere hızlı bir gelişim ve sürdürülebilir bir ivme içinde olmak zorundadır. Bornova. Dr. üniversiter yapılanmadaki programların çağdaş ve güncel ihtiyaçlar doğrultusunda düzenlenmesi gerekliliği. meslektaşlarımızın teorik donanımları yanı sıra uygulama alanlarına yönelik eğitim süreçlerinden geçirilmesi ve benzeri yapılması gerekenler konusundaki duyarsızlık ile bu sorunlara yönelik çözüm giderek zorlaşmaktadır. Curt KOSSWIG. Dr. TRABZON Dünya çapında ünlü bir bilim adamı olan Ord. moleküler biyoloji ve genetiğin önemi anlaşılmış.19. çok sayıda bilim insanının yetiştirilmesinde doktora tez yöneticilikleri yapmıştır. Buna ek olarak akademik çevrelerdeki tüm eğitim ve öğretim gayretlerine rağmen. ilk bilimsel derneklerin kurulmasına öncülük etmiş. Çağdaş ve evrensel bilim dalları içinde BİYOLOJİ genel anlamda “Hayata dair her şeydir” diye tanımlayabileceğimiz en önemli temel bilim dallarındandır. özendirilmiş ve ödüllendirilmiştir. Yapılan plan. Bugün biyologlar hala “İstiklal. Biyologların istihdamında yaşanan sorunlar gelecek kaygıları ve kuşkular nedeniyle de genç biyologların mutsuz.haliki@ege. Biyoloji Bölümü. Bugün dünyada biyolojinin ve biyoteknolojinin her alanında yapılan çalışmalarla. biyologların istihdamı ve özlük haklarının kesin hatlarıyla belirlenmesi konusunda ivedilikle davranmamız gerekmektedir ve sorumluluğumuzu artmıştır. Dr. Bu nedenle 7 cins. modern biyoloji biliminin kurulmasına. Curt KOSSWIG. keza yakın ve uzak geleceğimizde ulusal çıkarlarımızın korunması açısından biyolojinin önemi her geçen gün inanılmaz bir hızla artmaktadır.tr Ülkemiz. Rumeli Hisarı-Aşiyan Mezarlığında ebedi uykusuna yatmıştır. Ancak ülkemizde. bilimsel dergilerin yayımını teşvik etmiştir. Bu düşünce tarzı giderek özel sektörde de yaygınlaşmaktadır. birlikte yaşadıkları tüm canlılarla sıcak bir ilişki kurmaları ve doğru öğrenme yöntemlerinin uygulanması noktasındaki eksiklikler yadsınamaz. Dünyadaki çağdaş ve modern yaklaşımlı gidişe katılmamız yaşam boyu biyoloji eğitimi. modern evrensel değerlere sahip. 7 Alttür ve 28 tür olmak üzere toplam 42 yeni taksona Ord. onun gelişmesine büyük hizmetler vermiş. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kendi ifadesiyle “Kendisini. belgelerle genç biyologlara tanıtılmaya çalışılacaktır. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Mecmuası gibi. ikinci vatanı olarak tanımladığı bu ülkeye karşı son derece sorumlu hissederek. Ç 011 Ülkemizde Biyoloji Bilimi ve Biyologların Konumu Alev HALİKİ UZTAN Ege Üniversitesi Fen Fakültesi. Prof. düzenlenen yönetmeliklerde de halen bu izler görülmekte hatta giderek artmaktadır. 35100 İzmir alev. Prof. Biyologların “Meslek Yetki ve Sorumluluk Yasası” nı çıkarmada hayli geç kalınmıştır ve her geçen gün biyoloji ve biyologluktan bir kısım daha çeşitli meslek grupları kapsamına alınmaktadır. Artan ekolojik sorunlar nedeniyle yaşanan olumsuzluklar dünyanın gelişmiş ülkelerinde toplumların biyoloji ve ilgili bilimsel gerçekler konusunda bilgilendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. yarınımızın güvencesi genç nesillerimizi yetiştirmek görevini üstlenen tüm kurumlarımızın önemi ve toplumsal sorumluluğu giderek artmaktadır. doğru bilgi ve bilime açık. Türkiye’de görev yaptığı 1937-1954 ve 1969-1971 yılları arasında.

Bu ürünler arasında değişik kimyasallar. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü.tr Karbohidratların enerji kaynakları. Hücreler proteinlerin glikozilasyon profillerini değiştirerek ilişkili genin ifadesini değiştirirler ve böylece glikoproteinlerin görevlerini kontrol ederler. uygulanan üretim süreçleri ve ürünlerin çevreyle-uyumlu olması bu modele yüksek sürdürülebilirlik potansiyeli kazandırmaktadır. Böylece diğer kimyasal etiketlerin aksine karbohidratlar. Biyoteknoloji ABD. Son yıllarda biyoyakıtlar grubuna giren biyoetanol ve biyodisel gibi enerji ürünleri üretiminin gerek ulusal gerekse uluslararası ölçekte önemli bir ivme kazandığı görülmektedir.D gibi ülkelerde.B(Avrupa Birliği) grubu ülkelerde ağırlık verilmektedir.B. bir farklılaştırma jeneratörü gibi çalışarak glikokonjugatlarda ince yapısal farklarla farklı biyolojik ligantları şekillendirir. Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi. akla durgunluk verecek ölçüde farklı hücre tipi seçiciliğini belirleyerek doğadaki biyolojik çeşitlilikten birinci derecede sorumlu olurlar.19.edu. Biyoetanol üretimine batıda Brezilya ve A. biyoetanöl üretiminin kırsal kalkınma politikaları doğrultusunda ayrı bir önemi bulunduğu da ilgili çevrelerce kabul edilmektedir. petrolü kulanan kimya endüstrisinin temel oluşturduğu konvansiyonel ekonomiye yeni bir seçenek oluşturmaktadır. Glikokonjugatların yapısındaki az sayıdaki monomerik birimlerinin sıralanma özellikleri. Biyoloji Bölümü. Günümüzde biyo-materyal olarak tarımsal-ürün ve biyokitleyi kullanarak bunlardan biyoteknolojik yöntemlerle ürün üretip pazarlayan biyoekonomik süreç. glikokonjugatları oluştururlar. Biyoekonomik süreçlerde kullanılan yenilenebilir hammaddelerin. Bu bakımdan biyoetanolün yanı sıra başka katma-değerler de üretebilecek entegre tipte bir rafinerini modelinin nasıl olması gerektiği ülkemiz ekonomisi açısından ele alınması gereken önemli bir sorudur. Ç 013 Glikobiyoloji Sabire KARAÇALI Ege Üniversitesi. Ülkemizde son günlerde biyodizel ağırlıklı üretim girişimleri yoğunluk kazanmış olmakla beraber. biyodisel üretimine ise başta Almanya olmak üzere A. lipitlerin eriyebilirliklerini değiştirerek onların görevlerini ve diğer moleküllerle ilişkilerini belirlerler. Teknolojik olarak biyolojik süreçlerle biyo-materyaller’den üretilen mal. hücresel tutunmada. Glikokonjugatlardaki oligosakkaritler hücre içi ve hücreler arası moleküler ve hücresel tanıma ile tanımanın engellenmesinde.tr Yeni yüzyıla girişle birlikte önem kazanmaya başlayan sürdürülebilir-kalkınma kavramı(konsepti) buna yönelik ekonomik model arayışlarını da beraberinde getirmiştir. Bu ekonomik süreç için umut vaat eder bir durum da biyoteknolojik yöntemlerle biyoteryallerden bugün kimya endüstrisinin petrolden ürettiği ürünlere kalite yönünden eşdeğer ürünlerin üretilebilir olmasıdır. İzmir sabire. Moleküler Biyoloji ABD. Bu soruya yanıt aramak üzere yapılacak sunumda biyorafinerilerin özellikleri ve işleyişleri tartışılmaya çalışılacaktır. modifikasyonları ve glikozilasyon hızları ile mikroçeşitlilik oluştururlar. TRABZON Ç 012 BiyoEkonomi’de Biyorafinerilerin Yeri ve Önemi Nazif KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi. Proteinlerin üç boyutlu katlanmalarını yönlendirerek. Aynı aminoasit dizisine sahip proteinlere farklı oligosakkarit yan zincirlerinin eklenmesi glikoformları oluşturur. 06532 Beytepe.. yapıdestek molekülleri olmalarına ek olarak çok daha fazla görevleri olduğu ve gerçekleştirdikleri moleküler olayları son yıllarda anlaşılmaya başlanmıştır.edu. polimerler ve enerji ürünleri bulunmaktadır. Golgi sahasında proteinleri etiketleyerek hücre içine veya hücre yüzeyine yönlendirirler. Mikroçeşitlilik. Ankara knazif@hacettepe. Farklı hücre tiplerinde farklı glikozilasyon enzimleri bulunur ve özel bir hücre tipindeki özel glikozilasyon durumuna Glikotip denir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hücre yüzeyine ulaşan karbohidratlar bilgi alış-verişi için diğer hücre reseptörleriyle ilişkiye girerler. Son yıllarda“BiyoEkonomi” diye adlandırılan modelin sürdürülebilirlik açısından umut vaat eder çizgi izlediği bilinmektedir. Glikozilasyonun değişebilirliği ile hem aynı protein ve lipidin birçok farklı özel biyolojik görevlerini gerçekleştirmesi ve hem de genomda neden beklenenden daha az gen bulunduğu açıklanır. karbohidratların karmaşık yapılarını. kansere değişimi de içine alan 91 . Glikobiyoloji. yaşlanması ve ölümü olaylarında. biyosentezlerini ve şeker taşıyan biyomoleküllerin biyolojik görevlerini araştıran bilim dalıdır.karacali@ege. enerji ve hizmet gibi ürünlerin ticari dağılım ve tüketimini ele alan bu modelin iticini gücünü günümüzde biyoteknoloji oluşturmaktadır. hücre farklılaşması. Biyoetanol üretimi için kurulacak biyorafinerilerde üretilecek ürünlerin pazarlanması ile sağlanacak ekonomik getirilere ek olarak rafinerilerin çalışmasıyla ortaya çıkacak yeni istihdam olanaklarının kırsal-kalkınma sürecine önemli katkısı olacaktır. Glikozilasyon mekanizmasıyla protein ve lipitlere bağlanan karbohidratlar hibrit molekülleri.

esculentum) and its wild species which carry a wealth of genetic variability. Markerassisted breeding is also being used to produce new virus resistant and high solids tomato varieties. immün reaksiyonlar ile metastazda. glikokonjugatlardaki şekerlerin moleküler yapılarının belirlenmesi. zararlıların enfeksiyonunda. Due to the fact that phenotypic selection has been the norm for quantitative traits. and because of the need of large number of test environments and replicates to evaluate traits. An example of nonmolecular marker-assisted breeding in tomato is the use of the insecticide Fenthion as an indicator to select for resistance to bacterial speck disease. The technology also offers considerable potential to transfer quantitative resistance because markers have high heritability and are not masked by environmental conditions.com The genus Lycopersicon includes the cultivated tomato (L. proteinlerin hücre içi-hücreler arası trafiğinde ve hücre göçünde görülür. Böylece Glikobiyoloji. Similarly. the markers are more easily scored than the genes of a given trait. Glikozilasyon metabolizmasında meydana gelen bozukluklar ile ilişkili enzimlerin kalıtsal mutasyonları. Glikoimmunoloji ve Glikoteknoloji alanlarıyla birlikte gittikçe gelişmektedir. However. Glikobilimler adı altında toplanan Glikopatoloji. one of the marker systems that is becoming popular in tomato breeding is the 92 . However. iltihaplanma bölgelerine özel lökositlerin toplanması. glikozilasyon mekanizmasının kontrolü. esculentum with more ease. esculentum. simbiyotik ilişkilerde. hücresel aktivite ve gen kontrolünde reaksiyonları açma-kapama gibi ince ayarlar yaparlar. karbohidratların yapı ve görevlerini daha iyi öğrenmeyle birlikte daha iyi glikoproteinleri oluşturmaya ve ilaç geliştirilmesine yoğunlaşmaktadır. Although the term “marker-assisted breeding” is associated with molecular markers. Included among the tools used are DNA marker technologies for genome analysis. The Marker-assisted breeding identifies genes linked to the markers. 28605 County Road 104. Like in any other crop. The Mi-gene now can be scored by a PCR-based marker that is more tightly linked to Mi-gene than the Aps-1 isozyme. glikokonjugatların şekillenme yetersizliği veya aşırı birikimine neden olarak önemli sağlık problemlerini işaret ederler. in the last 15-20 years important new tools have been developed in the area of molecular genetics that have revolutionized the moving of gene-associated traits from wild species to L. tomato. The development of molecular marker closely linked to the Pto gene now allows selections for resistance without the use of the toxic insecticide. hücre-matriks tanımasında. TRABZON patolojik değişmeler ile biyolojik olayların değiştirilmesini sağlayan hücre içi ve hücreler arası haberleşme ve bilgi naklinde. metabolizma ve sinir sistemi hastalıkları ile kansere değişim ve tümör oluşumunda glikozilasyon değişmeleri meydana gelir. Glikobiyoloji çalışmaları. But through traditional breeding the linkage between resistance and Fenthion susceptibility has been broken in many breeding populations. miktar ve fenotipik belirlenmeleri ile ilişkili enzimlerin genlerinin klonlanması alanlarında yapılmaktadır. breeding for disease resistance can be carried out were field inoculation of plants are not allowed. hematolojik. markerassisted breeding eliminates the need of inoculation with a live pathogen thus avoids the errors caused by field infection such as escapees. Marker–assisted breeding is a complimentary technology for use in conjunction with conventional breeding for genetic improvements. Yeni stratejiler ve teknikler. These tools are being used aggressively by most institutions involved in plant breeding. and variation in the aggressiveness of pathogen strains used for inoculation. Screening tests for resistance to multiple pathogens using live inoculum could be problematic because infection by one pathogen may interfere with the infection by the other pathogen. Marker–assisted techniques avoid infections and help to introduce multiple genes each with different resistance to different pathogens. Ç 014 Molecular Breeding in Tomatoes: Traditional Vs Marker-assisted Breeding Hasan BOLKAN Campbell’s Agriculture Research Center. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hücreler arası tanımanın örnekleri. using different DNA based marker technologies a large number of molecular markers have been discovered for both monogenic and polygenic disease resistances and other value added traits. Biyoloji Bölümü. only a small percentage of the total genetic diversity in the Lycopersicon gene pool has been transferred to L. important traits in tomato plant follow a continuous distribution caused by the action and interaction of many genes and various environmental factors. Susceptibility to Fenthion is observed on the detached leaves of tomato seedlings that carry the Pto gene conferring resistance to Pseudomonas syringae pv. the isozyme marker Aps-1 was used extensively as a substitute for screening with live nematodes to select for the Mi resistance gene. non-molecular markers are also used in transferring genes that confer resistance to diseases. in tomato.19. transcript profiling and genetic analysis. Today. Davis. CA 95616 USA hasan_bolkan@campbellsoup. Enfeksiyon hastalıkları. In addition to high throughput of genotyping which allows a fast turnaround and precise selection of the desired traits. Also.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. 93 . It is most prolific of all marker types. very effective and inexpensive with enormous potential for multiplexing. Biyoloji Bölümü. TRABZON single nucleotide polymorphism (SNP).

TRABZON 94 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.19.

19. TRABZON Mikrobiyoloji Sözlü Bildiri Özetleri 95 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.

19. Biyoloji Bölümü. TRABZON 96 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Düşük ZnO derişiminde S. Lysine oksidaz ve methionin liyaz) sadece birkaç gramnegatif bakteri tarafından sentezleni. Biyosürfektanlar. katı. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2 1 Kırıkkale Üniv. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2 1 Kırıkkale Üniv.3M) derişimde sentezlenen ZnO nan-mikro partiküllerinin antimikrobiyal ve antifungal özellikleri çift tabakalı olarak hazırlanan Muller Hılton Agar besiyerlerinde koloni sayımı ile incelenmiştir. Nano-mikro partiküler ince seramik tozları kozmetik sektöründe de kullanılmaya başlanmıştır ve bu nedenle antimikrobiyal ve antifungal özellikleri gündeme gelmiştir. Fen-Ed.. lizin oksidaz. Anahtar Kelimeler: L-asparaginaz. Kırıkkale 2 Giresun Üniv. Bu çalışmada iki farklı (0. Emine ÖZTÜRK1. %5’lik peyniraltı suyu ile zenginleştirilen besiortamında 0. Anahtar Kelimeler: antimikrobiyal.075 ve 0. Ayrıca S. Biy. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi... E.. Fen-Ed. ZnO. antineoplastik ajanlar.. Bu enzimlerin sitotoksik etki mekanizması genellikle onların doğal substratları olan amino asitler bakımından oksotrof kanser hücrelerinin bu amino asitlerden yoksun bırakılmasına dayanır.tr Kanser kemoterapisinde yaygın olarak kullanılan birkaç enzim (L-asparaginaz. antifungal SM 002 Pseudomonas aeruginosa kullanılarak ramnolipit biyosürfektanı elde edilmesi amaçlanmıştır. Biy. Biy. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Nio gibi nano-mikro partiküller geniş bir kullanım alanına sahiptiler. Aysun ERGENE1.coli’nin ise daha dirençli olduğu gözlenmiştir. methionin liyaz.com Çeşitli özel yöntemlerle kullanım alanlarına göre özellikleri istenilen yönde değiştirilerek hazırlanabilen ileri teknoloji seramiklerinin oksit olanları TiO2. Fak... coli bakterisinde büyümenin inhibe olduğu tespit edilmiştir. Giresun ayergene@yahoo. kanser kemoterapisi. ZnO. Birçok mikroorganizma farklı kültür ortamlarında farklı yapılarda biyosürfektanlar sentezlemektedir. Böl.. Kanser Kemoterapisinde Kullanılan Bakteriyel Enzimler Hikmet GEÇKİL İnönü Üniversitesi.fadime@gmail. antifungal SM 003 Biyosurfektan. Böl. kemoterapötik enzimler. vitreoscilla hemoglobini Süt Fabrikası Atık Sularından İzole Edilen Biyosurfektanların Antimikrobiyal ve Antifungal Etkilerinin Araştırılması Fadime YILMAZ1. Fen-Ed. Böl. Staphylococcus aureus (ATCC 25923). Besi ortamında ZnO ince seramik tozlarının derişiminin artması ile birlikte E. TRABZON SM 001 Yüksek Teknolojiye Uygun Olarak Hazırlanan ZnO nanokristallerinin Karakterizasyonu ve Antimikrobiyal/ Antifungal Aktivitelerinin Tayini Aysun ERGENE1. Nanokristallerin çapları 10-1000 nanometre arasında değişen katı parçacıklardır ve gün geçtikçe bu alandaki çalışmalar dinamik bir şekilde artmaktadır. Kırıkkale 2 Giresun Üniv. Emine YALÇIN1. Fen-Ed. 44280 Malatya hgeckil@inonu. Fak. Fak. Kezban ADA1. aureus bakterisinin nanopartiküller varlığında belirgin pigment oluşturduğu gözlenmiştir.98 gr/l biyosürfektan elde edilmiştir.19.. Giresun y. Elde edilen biyosurfektanların antibakteriyel ve antifungal aktiviteleri disk difüzyon metoduna göre Bacillus subtilis (ATCC 6633). Biy.. Anahtar Kelimeler: Partikül şekli. Fak. Escherichia coli (ATCC 25922) bakteri kültürlerine ve Candida albicans (ATTC 60192) kültürüne karşı test edilmiştir. Böl. Biyoloji Bölümü. sıvı ve gazlar arasındaki yüzey ve iç yüzey gerilimi azaltabilen amfilik bileşiklerdir.edu. Bu sözlü bildiride bakteriyel orijinli kanser kemoterapi ajanlarının etki mekanizmaları ve üretimini sınırlayan faktörler üzerinde durulacaktır. Biyosurfektanların gram olumsuz bakteriler karşı daha etkili olduğu belirlenmiştir. Emine ÖZTÜRK1. aureus bakterilerinin büyümesinin azaldığı. Fatih KUTLUER1.com Bu çalışmada süt fabrikası atık maddesi olarak bilinen peyniraltı sularından izole edilen 97 .. antimikrobiyal. Emine YALÇIN1.. partikül boyutu. Fadime YILMAZ1.

UV. cremoris Tarafından Üretilen Bir Bakteriyosinin Büyük Ölçekte ve Hızlı Saflaştırılması Halil DÜNDAR Orta Doğu Teknik Üniversitesi. ev gereçleri. Sülfa antibiyotikler ve Sasilik peptidler olmak üzere 9 ana başlık altında sınıflandırılmaktadır. Kaynaklar Kampusu. ters osmoz vb. Bu peptit antimikrobiyal maddeler duyarlı bakterileri hücre zarlarında gözenekler oluşturarak inhibe ederler. Bakteriyosinlerin karakterizasyonu ve biyokimyasal yapılarının ortaya çıkarılması. Bu tekniklerin çoğu az miktarlarda yeterince saf bakteriyosin saflaştırılmasını mümkün kılmaktadır. balık çiftlikleri gibi faaliyetler antibiyotiklerin temel kaynaklarını oluşturmaktadır. Anaerobik arıtma teknolojisi kağıt. deri. tıbbi atıklar. çiftlik hayvanlarının üretimi. pahalı ekipmanlar gerektirmekte ve bakteriyosin aktivitesinde kayıplara neden olmaktadırlar. Laktik asit bakterilerinin ürettiği bakteriyosinlerin saflaştırılmasında kültür süpernatantından amonyum sülfat ile çökeltme. kısa zincirli ve ribozomal olarak sentezlenen antimikrobiyal maddeler olup bunların çoğu gıdalarda bozulma nedeni olan bakterilerin ve patojenik bakterilerin büyük çoğunluğunu inhibe etmektedir. SDS-PAGE protein Antibiyotiklerin Anaerobik Ayrışabilirlikleri Hakan ÇELEBİ. biyodisk. Makrolidler. Tınaztepe. Mühendislik Fakültesi.com Laktik asit bakterileri tarafından üretilen bakteriyosinler protein yapısında. Enterococcus. Diğer etki mekanizmaları ise diğer bakterilerin otolizin enzimlerini aktive ederek hücre duvarını eritmesi ile olmaktadır. Antibiyotiklerin anaerobik koşullarda arıtılabilirliği ile yapılmış çok az sayıda çalışma bulunmaktadır. Aminoglikozidler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Carnobacterium. gıda üretimi. Biyoteknoloji Anabilim Dalı. Antibiyotiklerin BOI5 / KOI oranları düşük olduğundan bu oranın Anaerobik Çok Kademeli Yatak Reaktör (ÇKYR) / Aerobik Sürekli Karıştırmalı Tank Reaktör (SKTR) ardışık proseslerle arttırılması ve böylece biyolojik ayrışabilirliğinin arttırılması düşünülmektedir. Büyük ölçekte bakteriyosin saflaştırılması için bu teknikler uygun değildir. endüstrideki aktiviteler. Antibiyotik içeren atıksuların inert KOI oranları değiştirilemeyeceği için zor ayrışan organik maddenin anaerobik koşullarda aklimasyon ile atıksuyun bu zor ayrışan maddelerinin mikroorganizmalar tarafından alınmasını sağlamak önemlidir. ileri oksidasyon. Lactobacillus. Ayrıca bu teknikler zaman alıcı olup. Ankara halildundar1@gmail. lagünler vb. Oksazolidler. tekstil endüstrisinin yanında antibiyotik içeren ilaç endüstrisinin atıksularının da arıtılmasında kullanılmaktadır. Tetrasiklinler. Antibiyotikler konvansiyonel aerobik çamur sistemleri (aktif çamur prosesi. ilaç endüstrisi. 98 . saflaştırma. tedavi edici antibiyotiklerin kalıcı konsantrasyonları çevrede bulunur. Delya SPONZA Dokuz Eylül Üniversitesi. Kanalizasyon. Ayrıca ileri arıtımın yetersiz ve pahalı olması da antibiyotiklerin arıtımında bir diğer olumsuz faktördür. cremoris tarafından üretilen bir bakteriyosin kalsiyum silikat ve amberlit XAD16 kullanılarak ve kolon kromatografisine gerek duymadan daha süratli bir şekilde ve büyük ölçekte saflaştırılmıştır. Linkosamidler.tr Antibiyotikler mikroorganizmaların büyümesini durduran veya öldüren biyolojik kaynaklı ya da sentetik olarak elde edilen çok etkili biyoaktif maddelerdir. Etki mekanizmalarına ve kimyasal yapılarına göre β-Laktamlar. Pediococcus ve Leuconostoc gibi birçok laktik asit bakterisi bakteriyosin üretmektedir. İzmir hakan. Çevre Mühendisliği Bölümü. TRABZON SM 004 SM 005 Leuconostoc mesenteroides subsp. katyon değiştirici kromatografi. Bu nedenle. Lactococcus. Quinolonlar. özellikle de laktik asit bakterileri tarafından sentezlenenlerin saflaştırılmaları bu moleküllerin diğer moleküller ile agregatlar oluşturma eğilimi ve hidrofobisitelerinden dolayı zor olmaktadır. Bakteriyosinleri saflaştırılmaları. Buca.celebi@deu. ürünler üzerine spreyleme. Anahtar Kelimeler: Bakteriyosin.) ile ileri arıtım sistemlerinde (O3. katkı maddesi ve ilaç olarak kullanımı homojen olarak saflaştırılmalarını ve yeterli miktarda saflaştırılmış ürünü gerekli kılmaktadır. H2O2. Günümüzde geniş bir kullanım aralığına sahip olan antibiyotikler insan ve hayvansal tıpta tedavi edici amaçlar için sıklıkla kullanılır.edu. kromatografi. Bu çalışmada Leuconostoc mesenteroides subsp. jel-filtrasyon kromatografisi. Biyoloji Bölümü. Antibiyotikler biyolojik ayrışmaya dayanıklı olmaları nedeniyle değişik ortamlarda birikmektedirler.) arıtılamadığından arıtma tesisi çıkış sularında ve alıcı ortamlarda bulunmaktadır.19. ODTÜ. Genelde antibiyotik içeren ilaç endüstrisi atık sularının inert KOI oranları ve zor ayrışan madde düzeyleri yüksek olup kolay ayrışan KOI oranları düşüktür. hidrofobik etkileşim kromatografisi ve ters faz likit kromatografisi sıklıkla kullanılmaktadır.

TRABZON Bu çalışma kapsamında insan ve hayvan sağlığı için yaygın olarak kullanılan oksitetrasiklin. yüksek aktivite gösteren 7 izolatın 3 farklı klinik bakteriye karşı antimikrobiyal aktivitesi ayrıca araştırılmıştır. Kullanılan 8 izolatın tümü sadece vankomisine % 100 oranında ve 7 izolatın da imipeneme karşı % 87. Minimum İnhibitör Konsantrasyon ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyon verileri kullanılarak değerlendirilmiştir. 5 dk 100 ºC sıcaklığa karşı ise duyarlı olduğu belirlenmiştir SM 007 Staphylococcus epidermidis Klinik İzolatlarının Biyofilmleri Üzerine Lizostafinin ve Değişik Antibiyotiklerin Etkisinin Araştırılması Burcu ÇERÇİ. Fen Fakültesi. İzolatların genelde penisilinler ve makrolidler grubu antibiyotiklere dirençlilik gösterirken. Ayıca aerobik reaktör verim özellikleri ile KOI ve oksitetrasiklin. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı cerciburcu@hotmail. eritromisin ile amoksisilin antibiyotiklerinin giderim verimi izlenmiştir. Aktinomisetlerin mağara habitatlarındaki varlığı. Eritromisin. Anıl HAN Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. disk difüzyonu 99 . mağara oluşumları ile ilişkileri konusundaki bilgi birikimi oldukça sınırlı durumdadır. mağaralarda yer alan heterotrof bakteriler arasında aktinomisetlerin dominant olduğunu ifade etmektedir. S. toplam gaz üretimleri. Tilosin SM 006 Türkiye’nin Karstik Mağaralarından Elde Edilen Streptomyces İzolatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Semra YÜCEL. en uzunu 6052 metre ve en derini 368 metre olan toplam 19 mağaradan mikrobiyolojik örnekleme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Staphylococcus epidermidis.Eskişehir myamac@ogu. Sonuç olarak antimikrobiyal etkili metabolit üretiminin 3. Bu izolatlara pozitif kontrol olarak S. aktif-yarı aktifpasif özellikli. Biyoloji Bölümü. M1492 kodlu Streptomyces izolatı ile gerçekleştirilen fermentaasyon çalışmalarında.-6. İsmail KARABOZ. folat yol izi inhibitörleri gruplarına duyarlı oldukları saptanmıştır. lizostafin. Streptomyces M1492 tarafından üretilen metabolitler uygun çözücüler ile ekstrakte edilerek ince tabaka kromatografisi ile ayrılmış ve spotların biyoaktiviteleri biyootoğrafi yöntemiyle belirlenmiştir.6 µg/ml olduğu gözlenmiştir. tilosin. büyüme özellikleri. 26480. nispeten yüksek nem oranı. yatay ve dikey uzanımlı. Oksitetrasiklin. epidermidis ATCC 12228 tip türü eklenerek oluşturulan 8 izolatın 24 saatlik kültürleri 0. tilosin.19. kan kültürü ve apse) elde edilmiş olup. Anaerobik reaktör çıkış suyu aerobik reaktör beslemesi olarak kullanılacaktır. Bu çalışmada Türkiye’nin 10 farklı ilinde yer alan. eritromisin ve amoksisilin antibiyotiklerinin dozları belirli konsantrasyonlarda arttırılarak anaerobik reaktör verim özellikleri KOI giderimleri. Amoksisilin. pH değişimi. linkosamidler. Bu durum. Oksitetrasiklin. Bu izolatlar 4 farklı kaynaktan (idrar. glikopeptid. BOI5 / KOI Oranı. HCO3 alkalinitesi ile VFA konsanstrasyonlarının değişimleri ile incelenecektir. henüz mağara mikrobiyolojisi konusunda başlangıç aşamasında olan ülkemiz için daha da geçerlidir.5 oranında duyarlı oldukları belirlenmiştir.gün başladığı ve 5. stabil sıcaklık. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. populasyon dinamikleri. Kaynaklar. eritromisin ve amoksisilin antibiyotiklerinin ardışık anaerobik MBR reaktör / aerobik CSTR reaktörlerde arıtılabilirliği incelenecektir. Bu amaçla Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 7 adet klinik izolat incelenmiştir. glukoz miktarı. Aktif maddenin antimikrobiyal etkisi. kuru hücre ağırlığı.5 McFarland standardına göre ayarlanarak Disk Difüzyon yöntemiyle 10 farklı gruptan 15 farklı antibiyotiğe ve ayrıca antimikrobiyal ajan olarak da lizostafine olan duyarlılıkları incelenmiştir.tr Mağaralar. Elde edilen toplam 290 Aktinomiset izolatının çeşitli test mikroorganizmalarına karşı antimikrobiyal aktiviteye sahip metabolit üretim potansiyelleri “agar piece” metodu kullanılarak araştırılmıştır. aminoglikosit. karanlık ortam ve düşük organik madde miktarı ile karakterize olan özel biyotoplardır.edu. tilosin. Anahtar Kelimeler: Aerobik-Anaerobik-İleri Arıtım. Biyoloji Bölümü. yara. Aslı ÖZKIZILCIK Ege Üniversitesi. günlerde en yüksek seviyeye ulaştığı gözlenmiştir. Standart test mikroorganizması olarak 8 bakteri ve 4 fungus suşunun kullanıldığı çalışmada. yapılan Kongo Red boyaması sonucu biyofilm oluşturdukları görülmüştür. karbapenem. antimikrobiyal aktivite değerleri belirlenmiştir. Ali KOÇYİĞİT. biyofilm. Fen Edebiyat Fakültesi. Mustafa YAMAÇ.com Bu çalışmada Staphylococcus epidermidis’in oluşturduğu biyofilmler üzerine lizostafinin ve değişik antibiyotiklerin etkisi araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. antibiyotik. Aktif maddenin 30 dk 60 ºC sıcaklığa karşı dirençli. epidermidis izolatlarının oluşturdukları biyofilmlerin lizostafine olan duyarlılıklarının ise ≥3.

diğerlerinde ise belli oranlarda aktivite tespit edilmiştir.2 100 . Trichothecium roseum.84 mg/ml). Cladosporium sp. Enterococcus faecalis ATCC 29122. seksüel hormon salgılanmasını artırmada.84 mg/ml). P. Monastir.tr Bu çalışmada. E. Proteus vulgaris KUEN 1329. epidermidis’in gelişmesini 35 mm inhibisyon zonu ile engellerken. subtilis DSM4312. Biyoloji Bölümü. Streptomycine. Sitotoksik ve antiviral aktivite için ise Hücre kültürü ve mikroskobik metod kullanılmıştır. Antifungal denemeler sonucunda ise ekstraktımızın herhangi bir antifungal özellik göstermediği ortaya konulmuştur. siyah çay 0. Pseudomonas aeruginosa ATCC 9027.000 civarındadır. Tokat 2 Monastir University. xylosus bakterileri kullanılmıştır. yeşil çay ektraktı ile 20 mm. S.78 mg/ml. S. yeşil ve siyah çay 0.cyclopium) ve 2 virüs türü (Herpes Simplex Virus 1(HSV1) ve HSV2) kullanılmıştır. kan akışını durdurmada. aktivite. auricularis üzerinde antimikrobial etki göstermezken. S. siyah çay ekstraktı ile 18 mm inhibisyon zonu oluşturmuştur (MIC değeri. Aouni MAHJOUB2 1 Gaziosmanpaşa Üniversitesi. aureus. Aspergillus niger ATCC 16404.. Penicillium purpurogenum. özellikle su kenarlarında yaygın olarak bulunan Vitex agnus-castus L. Çalışmamızda. yeşil çay ile 51 mm. antimiktobiyal sinerjitik etki SM 009 sinensis. süt salgısını önlemede kullanıldı bilinmektedir. Aeruginosa ATCC 27859. Fen Edebiyat Fakültesi. Streptomycine S. Araştırma sonucunda. Türkiye. Penicillium verrucosum var. Ege Bölgesi ve Marmara Bölgesi’nde. tedavi amacıyla kullanılan tıbbi bitkilerin toplam miktarı 20. siyah çay ile de 50 mm inhibisyon zonu ile engellediği tespit edilmiştir (MIC değeri. Çalışmada.Fen Edebiyat Fakültesi. Cephalosporine >30 µg/ml. E. faecalis. Ulocladium atrum. Ancak her bitkinin düşünüldüğü kadar yararlı olmadığı yada yararlı etkilerinin yanında organizma için az yada çok zararlı olabilen başka etkilerinin de olduğu görülmüştür.19. 10 fungus izolatı (Alternaria alternata. Ayrıca. coli 1/1-1/256 consantrasyonlarında hiçbir biyolojik aktivite göstermediği belirlenmiş. çay (Camellia sinensis) yapraklarından elde edilen sulu ekstraktların bazı Staphylococcus türleri üzerine antimikrobiyal ve bazı antibiyotiklerle sinerjitik etkileri araştırılmıştır. bilim adamlarını doğal kaynaklı ilaçları araştırmaya itmiştir. TRABZON SM 008 Yeşil ve Siyah Çayın (Camellia sinensis) Antimikrobiyal ve Bazı Antibiyotiklerle Sinerjitik Etkisinin Araştırılması Metin DIĞRAK. Ampicilline ve Penicilline G antibiyotikleri ile. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Akhisar İlçesi yöresinden toplanan Hayıt bitkisinin yaprakları kurutularak Soxhelet yöntemi ile metanol ekstraktı hazırlanmıştır ve ekstraktın biyolojik aktivitesi test edilmiştir. Faculte de Fharmacie. Department of Virology. Son yıllarda antibiyotiklere dirençli suşların ortaya çıkması ve doğal kaynaklı ilaçlarda görülmeyen veya az görülen yan etkilerin sentetik ilaçlarda dikkati çekecek kadar çok olması. Ekstraktımızın bakterilere karşı yapılan deneme sonuçlarında S. (Hayıt) Bitkisinin Sitotoksik. Nurcan ERBİL. Candida albicans ATCC 1213. Antibakteriyal ve Antifungal Aktivitelerinin İncelenmesi İsa KARAMAN1.. (Hayıt) bitkisi seçilmiştir. Aspergillus terricola. Kahramanmaraş mdigrak@ksu. Buna ek olarak. Salmonella enteritidis ATCC 14076. Staphylococcus sciuri. Aspergillus flavus. Ahlem BEN SASSI2.edu. B. çalışmada kullanılan diğer antibiyotiklerin yeşil ve siyah çay ile değişen oranlarda sinerjitik etkilerinin olduğu gözlenmiştir. Ekstraktımızın RD (Rhabdomyosarcoma) hücreleri üzerinde yapılan sitotoksik çalışmada ise LD50(CC 50) dozu 0. auricularis. Hayıt bitkisinin uterus rahatsızlıklarında.com Tarihin ilk dönemlerinden günümüze kadar insanlar bitkilerden besin maddesi olarak faydalanmış ve şifa aramışlardır. Coli. S. Candida utilis KUEN 1031). Biyoloji Bölümü. Zelal AKSOY Kahramanmaraş Sütçü imam üniversitesi. Antiviral. Streptococcus pyogenes ATCC 13076). Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO)’nın 91 ülkenin farmokopilerine ve tıbbi bitkiler üzerine yapılmış olan bazı yayınlarına dayanarak hazırladığı bir araştırmaya göre. Tunısıa ihkaraman@yahoo. Streptomycine 5 µg/ml. mevcut bitkisel çeşitliliği yönünden oldukça dikkate değer ve zengin bir floraya sahiptir. Biyoloji Bölümü. Vitex agnus-castus L. Denemelerde 10 bakteri suşu (S. epidermidis. Anahtar Kelimeler: Camellia Staphylococcus sp. E. Cephalosporine. hominis. Cephalosporine antibiyotiği S. yeşil çay 0. Bu çalışmada Manisa İli. Candida utilis 1031. aureus ATCC 29213. haemolyticus ve S. Antibakteriyal ve antifungal aktiviteler için Disk difüzyon ve Mikrodilüsyon (MIC) yöntemleri kullanılmış ve pozitif ve negatif örneklerle karşılaştırılmıştır. 2 maya izolatı (Candida albicans ATCC 1213.

8S rDNA bölgeleri PCR ile çoğaltıldı.25µg/ml de 104 olarak belirlenmiştir. pulcherrima suşlarının patojenik mikroorganizmalara karşı kullanımını test etmek için antimikrobiyal aktiviteleri belirlendi. HSV1 için 156. SM 010 Proteus vulgaris türü bakterilere ve Aspergillus niger’e karşı da antimikrobiyal aktivitesi olduğu bulundu. Yerel kaynaklardan izole edilen M. Erzurum 4 Atatürk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü. pulcherrima türü mayalar salgıladıkları pulcherrimin nedeniyle kırmızı pigmentasyon zonu oluşturduklarından bu tür maya kolonileri üreme ortamından alınıp API ID32c kiti kullanılarak türleri belirlendi. bilim insanları tarafından keşfedilmekte çok gecikmemiştir. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Yerel kaynaklardan izole edilen M. Anahtar Kelimeler: kalsifikasyon Mağara. pulcherrima suşları tarafından salgılanan pulcherrimin pigmentinin en çok Candida parapsilosis ve Trichosporon mucoides türü patojenik mayalarda üremeyi inhibe ettiği bulundu. Medine GÜLLÜCE1. pulcherrima suşları olarak tanımlandı. Çoğaltılan rDNA örneklerinin nükleotid dizileri belirlendi ve bu rDNA dizilerine göre maya örneklerinin türleri NCBI gen bankası kayıtları ile karşılaştırıldı.edu. Antimikrobiyal aktivite. Hakan ÖZKAN3.4 1 Atatürk Üniversitesi. pulcherrima türlerinden alınan örnekler uygulandı. 101 . Fikrettin ŞAHİN2. Erzurum ili içerinde yer alan kireçtaşı mağaralarında ki damlataşlarından bakteri izolasyonu yapılarak laboratuar ortamında bakterilerin kalsit oluşumuna katılıp katılmadığı araştırılmıştır. bakterilere ve küflere karşı olan antimikrobiyal etkileri belirlenmiştir. Tülin ÖZBEK3. M. pulcherrima olduğu belirlenen maya örneklerinden genomik DNA saflaştırılıp 5. Anahtar Kelimeler: Pulcherrimin.19. Erzurum 2 Yeditepe Üniversitesi. Mağara sistemlerinde kalsit oluşumu kalsiyum iyonları. Metschnikowia pulcherrima türü mayalar olgun siyah üzüm meyvelerinden standart mikrobiyolojik yöntemler kullanılarak saflaştırıldı. TRABZON mg/ml olarak belirlenmiştir. İstanbul 3 Refik Saydam Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi. API kiti ile %98 olasılıkla M. Biyoloji Bölümü. Erzurum ozlembaris@gmail.tr Metschnikowia genusunda yer alan maya türleri antimikrobiyal aktiviteleri açısından çok zengin olup bu türler biyokontrol amaçlı olarak kullanılmaktadır. Biyokontrol. Furkan ORHAN4. Sonuç olarak damlataşlarından izole edilen bakteriler laboratuar ortamında kalsit oluşturdu tespit edilmiştir. Kireçtaşı mağaralarında yoğun olarak bulunan ve ana bileşenleri çoğunlukla kalsit olan damlataşları insanları güzellikleri ile sediment bilimcileri ise içerikleri ve oluşum şekilleri ile cezbetmektedir. Aspergilus SM 011 Metschnikowia pulcherrima Türü Mayaların İzolasyonu ve Pulcherrimin’in Antimikrobiyal Aktivitelerinin Araştırılması Sezai TÜRKEL Uludağ Üniversitesi. Candida. Fen-Edebiyat Fakültesi. HSV2 için 156. Mağaralar oluşum ve gelişim şekillerine göre farklılık göstermektedir. M. Bursa sturkel@uludag. Benzer şekilde Pulcherrimin’in E.4. Pulcherrimin’in beş farklı Candida albicans suşuna karşı önemli derecede inhibitor etkisi olduğu görüldü. Fakat mağara bilimcileri damla taşlarının oluşumuna mikroorganizmaların katıldığını iddia etmişler ve farklı mağaralarda yapılan çalışmalar ile bu iddialarını kanıtlamışlardır. pulcherrima türlerinin rDNA dizilerinin daha önce tanımlanan M. pulcherrima suşları ile %97 benzerlik gösterdiği belirlendi ve izole edilen suşlar farklı M. coli ve Mağara Sistemlerinde Kalsit (CaCO3) Oluşumu Ve Bakterilerin Etkisi Özlem BARIŞ1. 16059.com Farklı bir ekosistem olarak mağaralar. pulcherrima türlerinin antimikrobiyal aktiviteleri koloniler etrafındaki inhibisyon zonları ölçülerek belirlendi. Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. Araştırmamızda Metschnikowia pulcherrima türü mayalar izole edilerek bu mayaların patojenik mayalara. Fen Edebiyat Fakültesi. karbondioksit konsantrasyonu ve su buhar yoğunluğu ile ilişkilendirilmektedir.25µg/ml de 1. Bu çalışmada. M. Bu araştırma TÜBİTAK tarafından (Proje no: TOVAG 104 O 270) desteklenmektedir. kalsit. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Önce Pulcherrimine duyarlılıkları test edilecek mikrorganizmalar logaritmik faza kadar üretilip minimal petrilere ekildi ve üzerlerine logaritmik fazdaki farklı M. bakteri. Günümüzde özellikle içlerinde sarkıt-dikit gibi damlataşı adı verilen oluşumlar yönünden zengin olan kireçtaşı mağaraları daha çok dikkat çekmektedir.12x106. Antiviral sonuçlar.

Dinophyceae (4). via Campi Flegrei n. Abant Gölü’nün oligo-mesotrofi gösterdiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bakteri izolasyonu. Gölde. Dışkapı. CCA. bunu chrysophytler (% 29. Kemal GÜVEN3.co. ekoloji. Cyanoprokaryota (7). Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare.19. divergens çalışma yıllarının haziran aylarında biyovolüm pikleri göstermiştir. Fen Bilgisi Öğretmenliği ABD. Önemli kaplıcalarımızdan biri de Doğu Anadolu Bölgesinin Bingöl ili sınırları içerisinde yer alan Kös Kaplıcasıdır. Biyoloji Bölümü. Gıda Mühendisliği. Annarita POLI2. ekzopolisakkaritler SM 014 Bazı Termofilik Anaerobik Bakteriler ile Siklodekstrin Glikoziltransferaz Üretimi Ayşe AVCI. yaz ortası ve ortalama fitoplankton biyovolüm miktarlarına göre gölün oligo-mesotrofik/mesotrofik ve maksimum kaydedilen biyovolüm düzeyine göre ise ötrofik karakter göstermektedir. yağ asitleri. Biyoloji Bölümü 21280. Klorofil a. TRABZON SM 012 Abant Gölünün Trofik Yapısı. Cyclotella praetermisa ve Fragilaria crotonensis türleri gölün fitoplankton biyovolümüne büyük katkıları olan önemli fonksiyonel gruplardır. Fen Edebiyat Fakültesi. Italy 3 Dicle Üniversitesi. Barbara NICOLAUS4 1 Dicle Üniversitesi. Gaziantep celekli. Biyovolüm düzeylerine göre. Bölümü.1) ve dinoflagellatlar (% 25. Fonksiyonel Fitoplankton Türleri. Biyoloji Bölümü. Bir sucul sistemdeki değişimlerin anlaşılmasında yeni geliştirilen fonksiyonel grupların belirlenmesi önemli yer tutmaktadır. crotonensis ise göl sularının karışım gösterdiği sonbahar ve ilkbahar mevsimlerinde gelişme göstermiş ve P fonksiyonel grupta yer almaktadır.a@gmail. optimum ve tolerans.tr Ülkemiz sıcak su kaynakları bakımından oldukça zengindir. identifikasyon. Anahtar Kelimeler: Fitoplankton. F. fizyolojik. lipit ve yağ asidi içerikleri. Şehitkamil. Napoli 80078.6) takip ettiği belirlenmiştir. Bu çalışmada. Napoli 80078. Okan KÜLKÖYLÜOĞLU Gaziantep Üniversitesi. via Campi Flegrei n. Biyovolüm Miktarının Değerlendirilmesi ve Limnoekolojik Özelliklerinin Çok Yönlü İstatistiksel Analizlerle İncelenmesi Abuzer ÇELEKLİ. Ancak. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi. Italy rgguven@dicle. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 16S rRNA. aylık olarak Haziran 2003-Haziran 2005 arasında çok yönlü istatistiksel teknikler kullanılarak incelenmiştir. Abant gölü SM 013 Kös (Bingöl) Sıcak Su Kaplıcasından Bakteri İzolasyonu. Euglanophyceae (3). CNR. biyokimyasal özellikleri. 34. Geometrik olarak konik silindir biçiminde olan siklodekstrinlerin iç kısımları hidrofobik ve dış yüzeylerinin hidrofilik olması nedeni ile çok çeşitli 102 .002). kinon tipi ve 16S rDNA dizi analizi yapılarak bakterinin tanısı yapılmıştır. Kös Kaplıcasından izole edilen bakterinin morfolojik. Cryptophyceae (2) ve Prasinophyceae (1) ait toplam 64 fitoplankton türü saptanmıştır. Pozzuoli. kuantatif olarak Chlorophyceae (26). Bacillus cereus türünün bir üyesi olduğu belirlenen bu bakterinin gram (+).7) baskın grup olduğu. diyatomeler (% 31. Bacillariophyceae (21).com Abant Gölü fitoplankton türlerin biyovolüm düzeyleri ve çevresel değişkenler arasındaki ilişki. Gölde. Diyarbakır 4 Istituto di Chimica Biomolecolare. spor oluşturan. indirgen olmayan siklik yapıdaki siklodektrinleri oluşturan ekstraselüler enzimlerdir. Mühendislik Fakültesi. Ayrıca. 6. CNR. Ankara avciaysetr@yahoo. bu çalışmada tanımlanan bu bakterinin değişik karbon kaynaklarında üremeleri test edilmiş ve ürettikleri toplam ekzpolisakkaritleri (EPS) çalışılmıştır. hareketli. Sedat DÖNMEZ Ankara Üniversitesi.uk Siklodekstrin glikoziltransferaz (SGTaz) enzimi. Fonksiyonel E grubunda yer alan D. Ağırlıklı Ortalama Regresyonuna (Weighted Average Regression) göre ise fitoplankton türleri farklı çevresel koşullarda farklı ekolojik tercihler gösterdiği belirlenmiştir. Peridinium willei. Fen-Edebiyat Fakültesi.edu. trofik yapı. nişasta ve bazı türevlerinden glikozidik bağlı. Kanonik Korrespondins Analizine (Canonical Correspondence Analysis (CCA)) göre çevresel faktörlerdeki değişimin biyovolüm ve türlerin ekolojik tercihleri üzerinde önemli derecede etkili olduğu tespit edilmiş olup (p=0. Pozzuoli. İdentifikasyonu ve EPS Üretimi Reyhan Gül GÜVEN1. Göl suyunun ilkbahar ve sonbaharın son aylarında tamamen karıştığı ve termal tabakalaşmanın yaz aylarında oluştuğu belirlenmiştir.7 veya 8 glikoz ünitesinden oluşan. fakültatif anaerob olduğu ve biyoteknolojik açıdan önemli enzimlerin kaynağı olabileceği tespit edilmiştir. 34. Secchi derinliği ve toplam fosfat değişkenlerine dayanan Trofik Durum Indeksi ve OECD kriterleri. Dinobryon divergens.

Sade. mikrobiyolojik kalite SM 016 Leucoma salicis L. çeşnili. asit ve şekerin açık ve\veya basınçlı kazanlarda pişirilmesi. 36 adet ekstrem termofilik anaerobik bakterinin Siklodekstrin glikozil tranferaz aktivitesi araştırılmış ve 5K ve P4 olarak kodlanan 2 adet bakterinin yüksek SGTaz aktivitesine sahip olduğu belirlenmiştir. kazein.coli 0-1. Nişasta.0x101 kob\g değerleri arasında bulunmuştur.19. Arazi çalışmalarında tipik NPV enfeksiyonu septomu gösteren 1000’den fazla enfekte olmuş larva toplanmış ve laboratuara getirilerek -20’de depolanmıştır. kozmetik. Lymantriidae) Avrupa ve Asya’da geniş dağılım gösteren önemli bir zararlıdır. Dilvin İPEK Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi.0x101. Böceğin Avrupa’daki populasyonlarından izole edilen LesaNPV için Asya’dan henüz bir kayıt yoktur. hindistan cevizi v. kaymaklı. maltoz.com Beyaz kavak kelebeği Leucoma salicis L. (Lepidoptera. sıvı ve gazlarla konakçı-konuk tipinde kristal inklüzyon kompleksleri (inclusion complex) oluşturarak konuk molekülün çözünürlük. Staphylococus spp.00x101. Staphylococcus aureus. Virüse ait polihedral yapıların (PIB) çapı 2. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Lokum. Bu çalışmada önemli bir zararlı olan Leucoma salicis’in doğal populasyonları üzerinde etkili bir doğal baskılayıcı ve Türkiye için ilk kayıt olan bir bakulovirüs (LesaNPV) kaydı verilmektedir. en yüksek SGTaz aktivitesine patates nişastası ile ulaştıkları belirlenmiştir. SGTaz enziminin optimum koşulları da belirlenmiş. SM 015 Arnavutlarca da üretilmektedir.00x101. Gıda Mühendisliği Bölümü. lokum çeşitleri. (Lepidoptera. enzimin en yüksek aktivitesini 80 ˚C’ de gösterdiği ve pH’ nın ise 6-8 arasında olduğu bulunmuştur. Genetik tanımlaması da yapılan bu iki bakteri izolatının Thermoanaerobacter cinsine ait oldukları saptanmıştır.edu. patates nişastası. siklodekstrin glikoziltransferaz. Küf-Maya 0-11.00x101. Yapılan mikrobiyolojik analizlerde Salmonella ve Bacillus cereus negatif.51-2. dekstroz ve maltodekstrinli besiyerlerinde SGTaz oluşturdukları ancak.00x101-184. pepton. Thermoanaerobacter. ülkemiz piyasasında toplanan farklı tip lokum örneklerinin mikrobiyolojik kalitesinin tespiti amacıyla Aerobik mezofilik bakteri sayımı. Arazi gözlemlerinde virüsün zararlı böceğin doğal ortamdaki populasyonlarında oldukça yüksek mortaliteye sahip olduğu tespit edilmiştir. eczacılık.5-8.b. kökeni Selçuklulara dayanan dünyada “Turkish Delight” ve “Lokhum” adlarıyla ünlü bir Türk şekerlemesidir. Maya özütü. uçuculuğun azaltılması gibi çeşitli fiziksel ve kimyasal özelliklerini iyileştirebilmektedirler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Böceğin doğal bir patojeni olan LesaNPV virüsü doğal ortamda böcek populasyonu üzerinde etkili bir doğal baskılayıcı olarak işlev görür. E.31 (1. ayrıca Salmonella spp. Ermeniler ve .’de aranmıştır. Lymantriidae)’den İzole Edilen Bir Nükleopolihedrovirüs (NPV)’ünun Türkiye İçin İlk Kaydı Mustafa YAMAN Karadeniz Teknik Üniversitesi. SGTaz üretimi için besiyeri optimizasyonu yapılmıştır. Çanakkale dnukhet@comu. Polihedraların elektron mikroskobu altındaki enine kesitleri virüse ait her bir virionun 2 ila 15 nukleokapside sahip olduğunu göstermiştir. 02. Işık ve elektron mikroskobu çalışmaları tespit edilen böceğin tipik bir nükleopolihedrovirüs olduğunu göstermiştir. 61080-TRABZON muyaman@hotmail. Biyoloji Bölümü. Viral 103 Piyasada Satılan Lokumların Mikrobiyolojik Kalitesi Nükhet Nilüfer ZORBA. Anahtar Kelimeler: Siklodekstrin. sultan ve sucuk tipi gibi çeşitleri bulunan lokum halen ülkemiz dışında Yunanlılar. gıda. Ülkemizde özellikle kavak ağaçlarında büyük zararlara sebep olmaktadır. coli. aerobik mezofilik bakteri sayısı 1. kaplama materyalleriyle kaplanarak paketlenmesiyle lokum üretilmektedir. çeşni maddeleri. ısı ve ışığa karşı duyarlılık. Bu bakterilerin optimum gelişme sıcaklıklarının 65˚C. kimya tarım ve tekstil v. Çalışmada. Asya orjinli bakulovirüslerin diğer kıtalardaki izolatlardan daha yüksek patojeniteye sahip olabilecekleri kanıtlanmıştır. mısır nişastası. Boşnaklar.64) mm (n=50) olarak tespit edilmiştir. ve amonyum sülfat gibi azoylu bileşiklerin de SGTaz üretimine etkisi araştırılarak.0x101 . esans ve aroma maddelerinin katılmasından sonra kalıba dökülerek nişasta. pH’larının ise 7. Osmofilik maya 0-43. Koliform. E. Mühendislik Mimarlık Fakültesi. Bacillus cereus. küfmaya. su.0 olduğu belirlenmiştirHer iki bakteride de gelişmenin 30.08 ± 0.b endüstrilerinde geniş kulanım olanakları bulunmaktadır.tr Lokum. saatinde maksimum SGTaz aktivitesine ulaşılmış. Siklodekstrinlerin. tripton. Bu çalışmada. osmofilik maya sayımları yapılmış. TRABZON katı. Romenler. Koliform 0-2.

TRABZON partikülerin 250-290 x 32-40 nm olduğu belirlenmiştir. Ghent University. %15 ve %20 nem içerikli topraklarda infektiviteye rastlanmamıştır.anatoliense ‘ nin 25°C’ de en iyi sonuçları verdiği gözlenmiş olup bu entomopatojen nematodun 25°C’ ye adapte olduğu ifade edilebilir. Steinernema anatoliense ‘ye ait kısa boylu infektif juvenillerin (430µm) genelde erkek (%62. S. bu sayının en yüksek 25°C’de olduğu gözlenmiştir. S. Bu amaçla fındık bahçeleri. %3.com Bu çalışmada Steinernema anatoliense hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için biyoekolojik çalışmalar yapılmıştır. Spesifik bir zararlının kontrolü hedeflendiğinde.5). çayırlık ve ormanlık alanlar ve doğal plajlar gibi çeşitli lokalite ve yüksekliklerden alınan toplam 224 toprak örneği incelenmiş ve 9 entomopatojenik nematod izole edilmiştir (%4). Steinernema. affine. Bakterilerle mutualistik ilişkili olan bu nematodlar konaklarını 48-72 saat gibi kısa bir süre içinde öldürürler.15°C. 61080 Trabzon 3 Laboratory of Agrozoology. Bu çalışma sonucunda izole edilen H. Heterorhabditis. Heterorhabditidae) Doğu Karadeniz Bölgesindeki Yayılışı Hüseyin YILMAZ1. izolatların S. anatoliense ’nin Galleria mellonella larvalarını 20°C. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. megidis türlerine dahil oldukları tespit edilmiştir. tarım arazileri.%8. H. Işık ve elektron çalışmaları tespit edilen virüsün Leucoma salicis nükleopolihedrovirüsü’nün bir Türk izolatı (LesaNPV-TR) olduğunu göstermiştir. 9000 Ghent.10°C. Bu çalışmada sunulan nükleopolihedrovirüs önemli bir zararlı olan Leucoma salicis’ten Türkiye’de izole edilen ilk virüstür. o bölgenin ekolojik koşullarına adapte olmuş yerli suşların kullanılması biyolojik kontrol açısından çok önemlidir. S.anatoliense ‘ye ait toplam infektif juvenil sayısının en fazla 25°C’de olduğu en az ise 30°C’de olduğu tespit edilmiştir. Buna Potansiyel Biyolojik Kontrol Ajanı Steinernema anatoliense'nin (Rhabditida:Steinernematidae) Biyo-Ekolojik Özellikleri Didem ŞİMŞEK GÜNGÖR Oyak sit. %15. Coupure Links 653. Geniş konak dağılımları. Bu yüzden dünyanın hemen her bölgesinde daha etkin EPN türleri veya izolatları belirlemek amacıyla bir çok araştırma yapılmaktadır. % 58 104 . bioreaktörlerde kitle halinde üretilebilmeleri ve uygulamalarının kolaylığı nedeniyle ideal biyolojik kontrol ajanlarıdır.10°C’de sonuç alınamamıştır. en uzun 15°C’de (17 gün) olduğu tespit edilmiştir. Maurice MOENS3. ekolojik açıdan güvenilir oluşları. feltiae. Entomopatojenik Nematodların (Rhabditida: Steinernematidae. Denenen sıcaklık derecelerinde S.2 Kısım 36. Yine bu çalışma ile izole edilen S. Anahtar Kelimeler: Entomopatojenik Nematod. %20) denenerek nemin infektivitede etkisi ölçüldüğünde %10 nem içeren toprakta infektivitenin en yüksek olduğu tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Leucoma Baculoviridae. Türkiye entomopatojenik nematod faunası için yeni kayıttır. 25°C ve 30°C lerde konak olarak Galleria mellonella larvası kullanılarak araştırılmıştır. %5 . 28049. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Yapılan morfolojik ve morfometrik ölçümler. Bu çalışmada. Department of Crop Protection. NPV. uzun boylu olarak seçilen infektif juvenillerin (645µm) ise genelde dişi (%82. megidis türü. 25°C ve 30°C’lerde 2 günde öldürdüğü gözlenmiş olup 5°C’de herhangi bir sonuç alınamamıştır. İnfektif juvenıllerın konaktan çıkış zamanları incelendiğinde bu sürenin en kısa 25°C’ de (6 gün). Fen Edebiyat Fakültesi. biyolojik kontrol SM 018 salicis. rRNA geninin ITS bölgesi ve 28S rRNA geninin D2/D3 bölgelerinin sekans analizlerine göre izolatlar tür seviyesinde tanımlanmıştır.com Entomopatojenik nematodlar (genus Steinernema ve Heterorhabditis) toprakta yaşayan zorunlu böcek parazitleridir ve geniş konak dağılımları nedeniyle bir çok böceği enfekte edebilirler. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde entomopatojenik nematodların çeşitliliği ve yayılışları araştırılmıştır. %10. affine Asya kıtasından yapılan ikinci izolasyondur. Farklı toprak nemleri(%1. Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu nedenle dünyanın bir çok ülkesinde uygulamadan önce kullanım iznine gerek yoktur. Belgium hyilmaz79@gmail. Elde edilen sonuçlara göre S.Giriş Daire:4 Konutkent/Ankara disimsek@yahoo. Biyolojik mücadele SM 017 göre. Steinernema anatoliense ’nin gelişimi 5°C. 20°C. Denenen sıcaklık derecelerinde S.anatoliense ‘ nin konak içine giren infektif juvenillerinin sayısı araştırıldığında. carpocapsae (3 izolat).19. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu iki ekstrem arasında yer alan normal boylu (544µm) infektif juveniller ise % 42 oranında erkek. İsmail DEMİR2. Zihni DEMİRBAĞ2 1 Giresun Üniversitesi. bacteriophora (3 izolat) ve H.5) bireyleri meydana getirdikleri tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Entomopatojenik nematodlar. Kahramanmaraş agnata_gul@hotmail. izole edilen toplam RNA üzerinde ekzonükleaz için özel primerler kullanılarak yapılan RT-PCR ile takip sonucu. Bu kapsamda genin transkripsiyon sınıfının. Anahtar Kelimeler: Chilo promotor analizi. transkripsiyon saatinin. Bu suşun tüm biokimyasal özelliklerine bakılarak tanımlaması yapılmıştır. CIV replikasyonunun çalışıldığı Bombyx moori (SPC-BM–56) hücrelerinin Ara-C (DNA replikasyonu engelleyicisi) ve siklohekzimit (protein sentezi engelleyicisi) varlığında enfeksiyonu yapıldıktan sonra. 61080. 6. Fen-Edebiyat Fakültesi. saatlerde izole edilen RNA’lar ile gerçekleştirilen RT-PCR deneyi ile ekzonükleaz geninin transkripsiyon saatinin enfeksiyondan sonra 0. ekzonükleaz geninin en erken grubu gen olarak ifade edildiği tespit edildi. ve -10.. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tavuk Çiftliği çevresinden alınan toprak örneklerinden tavuk tüyünü parçalayan 54 Bacillus suşu izole edilmiştir. böcek patojeni nematodlar SM 019 10. Biyoloji Bölümü. İridoviridae familyası içerisindeki iridovirüs cinsinin örnek türü olup. Zihni DEMİRBAĞ1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Giresun yesimaktrk@yahoo.com Bu çalışmada farklı endüstri dallarında kullanılabilecek keratinaz üreticisi olan toprak mikroorganizmalarının izolasyonu ve bu enzimin özelliklerinin araştırılması amaçlanmıştır.80oC) ve pH değerlerinde (pH 5-10) gösterdikleri üreme davranışları ve enzim aktiviteleri ölçülmüştür. Remziye NALÇACIOĞLU1. Steinernematidlerin ayrı eşeyli oldukları bilinmektedir fakat hermafrodit bir izolat araştırmada bulunduğu için bu yeni türün eşey durumu incelenmiştir. biyolojik kontrol.. 4. 5’ RACE yöntemi ile genin transkripsiyon başlangıç noktasının ATG’den 31 baz yukarıda olduğu belirlendi. Chilo iridescent virus’e ait Ekzonükleaz Geninin Transkriptomik Analizi ve Potansiyel Promotor bölgesinin Belirlenmesi Yeşim AKTÜRK1.. transkripsiyon başlangıç noktasının ve potansiyel promotor bölgesinin belirlenmesi çalışmaları yapılmıştır. ekspresyonu ve fonksiyonu hakkında çok az şey bilinmektedir. Yapılan deneyler sonucunda Steinernema anatoliense ‘nin ayrı eşeyli olduğu tespit edilmiştir. 8. Bu suştan elde edilen keratinaz enziminin farklı sıcaklık (20. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Çiftliği’nden Alınan Toprak Örneklerinden İzole Edilen Bacillus İzolatlarında Keratinaz Enziminin Özelliklerinin Araştırılması Gülsüm UÇAR. Bu çalışmada CIV genomunda bulunan 012L kodlu ekzonükleaz geninin transkriptomik analizi ve potansiyel promotor bölgesinin belirlenmesi çalışmaları gerçekleştirilmiştir. yüksek patojenitesi nedeni ile etkili bir biyopestisit olarak kullanılabilme potansiyeline sahiptir. Biyoloji Bölümü. Moleküler yöntemler kullanılarak yapılan analizler sonucunda Steinernema anatoliense ile simbiyotik yaşayan bakterinin Xenorhabdus nematophilus olduğu tespit edilmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Keratinaz. Buna göre ekzonükleaz geninin promotor bölgesinin translasyon başlama kodonunun yukarı bölgesinde -20.19. 2. ve 12.. Biyoloji Bölümü. CIV ile enfekte hücrelerden enfeksiyon sonrası 0. izolasyon 105 .. Fen Edebiyat Fakültesi. Avşar kampusü. 1. Steinernematidae. Virüsün genomunun tamamen dizin analizi yapılmıştır. Bu veriler boy uzunluğunun eşey durumunu etkilediğini göstermektedir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. Fakat virüs genlerinin regulasyonu. İkbal Agah İNCE2. TRABZON oranında dişi bireyleri meydana getirmişlerdir. Bacillus. Biyoloji Bölümü.. ekzonükleaz SM 020 iridescent virus. saatler arasında başlamış olduğu ve enfeksiyonun ilerleyen saatlerinde de devam ettiği belirlendi. Gene ait çeşitli uzunluklardaki potansiyel promotor fragmanlarının promotor aktivitesi lusiferaz sisteminde test edildi. Steinernema anatoliense ‘nin hayat döngüsünü 7 günde tamamlandığı gözlenmiştir. pozisyonlar arasında kalan bölge olduğu tespit edildi. Bu suşlar doğal tavuk tüyü içeren [kesilerek ufaltılmış] besiyerinde üretilerek yüksek keratinaz aktivitesi gösteren suş seçilip KU69 olarak adlandırılmıştır.com Chilo iridescent virus (CIV). Özlem KIRAN Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. ve 1.

tr Metallerin sulu ortamlardaki korozyonu elektrokimyasal bir olaydır. Sülfat indirgeyen bakteriler (Sulphate Reducing Bacteria-SRB). Anahtar Kelimeler: Mikrobiyal korozyon. Hg. madde döngüsü karasal ekosistemde sadece tolerant canlılar tarafından sürdürülebilirken. Biyojenik sülfid üretimi sağlık. Metalik malzemelerde oluşan tüm korozyon zararının yaklaşık olarak % 20’sini MIC’in oluşturduğu ileri sürülmektedir. gaz ve gemicilik endüstrisini olumsuz yönde ciddi bir şekilde etkilemektedir. Fen Fakültesi. Bu nedenlerle. Fe. Nagehan TEKNECİ Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Bununla birlikte İngiltere’de borularda oluşan korozyonun % 50’sinin MIC’den kaynaklandığı ileri sürülmüş ve bu zararın yılda yaklaşık olarak 300-500 milyon sterlin olduğu hesap edilmiştir. Mustafa YAMAÇ. mikrobiyal korozyona yol açan faktörlere ve SRB’nin biyokorozyondaki etkilerine değinilecektir. Çalışma. Bu çalışma Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Araştırma Fonu tarafından 200419014 no’ lu proye kapsamında desteklenmiştir. mikrobiyal korozyon ile ilişkili olan ekonomik açıdan en önemli ve en yaygın mikroorganizma grubu olarak kabul edilmektedirler. Mikrobiyolojik olarak indüklenen korozyon (Microbiologically Influenced Corrosion-MIC). Cu. metal. Cd.com Ağır metal birikimli ortamlarda. Kampusu. TRABZON SM 021 Mikrobiyal Korozyon Esra İLHAN SUNGUR İstanbul Üniversitesi. Bu aşamada başarı gösteren 68 izolat ikinci tarama aşamasında yine aynı metallere karşı ve fakat yarı kantitatif sonuçlar veren disk difüzyon yöntemi kullanılarak denenmiştir. Elde edilen aktinomiset izolatlarının metal toleranslarının belirlenmesi amacı ile ilk olarak 135 izolat 8 farklı metalin (Ni. sucul ekosistemlerde belirli bir aşamadan sonra durur. Üçüncü tarama aşamasında ise. Bununla birlikte mikrobiyal aktivite. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. biyosorpsiyon 106 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Co.19. suyun sıvı formu ile çalışan tüm endüstri kollarını etkileyebilir. Eskişehir aysebetul6@gmail. tolerans. Türkiye’nin farklı illerinde bulunan metalik maden yatakları ya da metaller ile kirletilmiş olduğu belirlenen toplam 42 toprak örneğinden elde edilmiştir. Zn. mikroorganizmaların metabolik aktiviteleri sonucu hem doğrudan hem de dolaylı olarak meydana gelen korozyon işlemleri ile metalin bozulması olayıdır. Demirin korozyonu üzerine SRB’nin etkisinin incelenmeye başlandığı 1934 yılından beri. İstanbul esungur@istanbul. Bu çalışmada kullanılan 135 aktinomiset izolatı. Anahtar Kelimeler : Aktinomiset. 34118. Streptomyces. Biyoloji Bölümü. korozyon reaksiyonlarına yol açabilmekte veya arttırabilmektedir. galvanizli çelik vb) ve alaşımları üzerinde oyuklanma şeklinde korozyona neden oldukları çeşitli makalelerde rapor edilmiştir. Tolerans testleri sonucunda farklı derecelerde tolerant olduğu belirlenen toplam 20 izolat. Meşelik. ağır metallerle karşı tolerant mikroorganizmalar ve ağır metal giderimi karasal ve sucul ekosistemler için büyük önem taşır. su ve atık arıtım tesisi ile elektrik güç istasyonlarına kadar bütün endüstri kolları bu tip korozyondan zarar görebilir. Bu aktivitenin sonucunda da korozif bir ürün olan hidrojen sülfür oluşmaktadır. SRB’nin çeliğin korozyonunu nasıl etkilediğine dair çok sayıda korozyon mekanizması önerilmektedir ve bu mekanizmaların hepsi de bir şekilde sülfat indirgenme aktivitesini içermektedir. sülfat indirgeyen bakteriler. Elde edilen verilerin istatistiksel metodlarla değerlendirilmesi sonucunda. Vezneciler. Biyoloji ABD. Pb) ardışık 5 konsantrasyonuna karşı büyüme özellikleri açısından denenmiştir.edu. bu bakterilerin oksijenli ve oksijensiz koşullar altında çeşitli metal (çelik. Bu yüzden petrol ve gaz endüstrisinden. paslanmaz çelik. güvenlik problemleri ve çevresel tehlikeler ile birlikte petrolün degredasyonu ve korozyon hasarları ile çok fazla miktarda ekonomik kayıba neden olmaktadır. hidrojen sülfür SM 022 Metal Pollusyonlu Toprak Örneklerinden Elde Edilen Aktinomiset İzolatlarının Ağır Metal Toleransı ve Biyosorpsiyon İlişkisi Ayşe Betül KARADUMAN. Biyoloji Bölümü. 100 mg/l Pb varlığında biyosorpsiyon değerleri açısından karşılaştırılmıştır. Pb. Fen Bilimleri Enstitüsü. 3 kısımdan oluşan tolerans ve farklı derecelerde tolerant olduğu belirlenen izolatların biyosorpsiyon yeteneklerinin incelenmesi aşamalarından oluşmaktadır. MIC. kükürt bileşiklerini son elektron alıcısı olarak kullanarak bunları asidik bir ürün olan hidrojen sülfüre (H2S) indirgemektedirler. ikinci aşamada daha iyi sonuç veren 7 izolatın. Zn ve Ni’nin 3 farklı konsantrasyonlarını içeren ortamlarda gelişim yüzdelerine bakılmıştır. SRB’nin ürettiği H2S özellikle petrol. Bu çalışmada. SRB. çalışılan aktinomiset izolatları arasında metal toleransı ve biyosorpsiyon yeteneği açısından bir ilişkinin olmadığı belirlenmiştir.

Suyun alkalinite.-MIC) denir. borik asit (68 mg/L) eklenen negatif kontrol ve diğer bor bileşiklerinden potasyum tetraborat (73 mg/L).784 mL) biyogaz üretim biriminde bakteriyel aktivitelerin baskılanması sonucu biyogaz üretimi önemli ölçüde azalırken. galvanizli çeliğin mikrobiyolojik olarak korozyona uğradığı ve meydana gelen ağırlık kayıplarının zamana bağlı olarak arttığı saptanmıştır. Bor bileşikleri mikrobiyal aktiviteler üzerinde etkinliğe sahiptir. Kuleden 6 ay boyunca 30 gün arayla alınan su örneklerinden. Biyoloji Bölümü. çeşitli amaç ve büyüklükteki endüstriyel tesislere soğutma suyu sağlamak için tasarlanmış yapılardır. Biyogaz üretim birimleri bor bileşiklerinin eklenmediği kontrol. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü. ve çözünmüş oksijen konsantrasyonları çalışılmıştır. Mustafa ÖZDEMİR2. Galvaniz kuponlar ASTM G1-72 standartlarına göre hazırlanmıştır. bor bileşikleri.19. bakteriler sebep olmaktadır. Üretilen gaz hacmi kümülatif olarak değerlendirildi. sülfat.MPN) kullanılmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Esra İLHAN SUNGUR1. hayvansal atık 107 . mikrobiyolojik korozyon Biyogaz Üretiminde Çeşitli Bor Bileşiklerinin Etkinliğinin Biyogaz Verimi Açısından Karşılaştırılması Faruk SÜZERGÖZ1. Soğutma kulesi malzemesi olarak antikorozif ve antifauling özelliklerinden dolayı çoğunlukla galvanizli çelik kullanılmaktadır. İstanbul 2 Yıldız Teknik Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. SRB ve HB analizleri için sırasıyla Postgate B ve R2A besiyerlerine ekim yapılmıştır. Kimya Bölümü.096 mL) ve potasyum tetraborat (4. Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi. Esenler. HB’nin sayımı R2A besiyerinde gerçekleştirilmiştir. Vezneciler. Soğutma kuleleri. sodyum tetraborat (4. kule materyali ile aynı özelliğe sahip galvaniz çelik kuponlarda mikrobiyolojik korozyon oluşumu incelenmiştir.534 mL) göre borik asit eklenen (2.com Bor bileşiklerinin mikrobiyal aktiviteler üzerine etkinliği bilinmektedir. Kuleden 6 ay boyunca 30 gün arayla çıkartılan galvanizli kuponların yüzeyinde oluşan biyofilm tabakası steril eküvyon ile toplanarak steril çeşme suyu içinde süspanse edilmiştir. sodyum tetraborat (105 mg/L) eklenen test grupları oluşturuldu. soğutma kulesi.com Korozyon elektrokimyasal olarak metalin aşınması olayıdır. demir okside edenler vb. 21 gün boyunca 37oC’ de bekletilen üretim birimlerinde üretilen biyogaz silikon hortumla gaz ölçüm kabinine aktarılarak günlük ölçümler not edildi. Daha sonra kuponlar ağırlık ölçümü için temizlenmiştir. SRB sayımı için Postgate B besiyeri ve çoklu tüp yöntemi (Most Probable Number. Anahtar Kelimeler: Sülfat indirgeyen bakteriler. Mikroorganizmalar tarafından oluşturulan korozyona mikrobiyolojik olarak desteklenen korozyon (Microbiologically Influenced Corrosion. Biyoloji Bölümü. fosfat. Fen-Edebiyat Fakültesi. serbest klor. toplam çözünmüş madde (TDS) miktarı. Nihal DOĞRUÖZ1. 250 mL hacimde hava geçirmeyen cam kaplara alındı. iletkenlik. Çalışmamızda mikrobiyal aktiviteler üzerine olumlu etkileri bilinen bor bileşikleri ile antiseptik özelliği olan borik asitin hayvansal atıklardan biyogaz verimi üzerine etkinliği araştırıldı. Nurhan CANSEVER2 1 İstanbul Üniversitesi. Ömer ŞAHİN2 1 Harran Üniversitesi. Mikrobiyal korozyona başta sülfat indirgeyen bakteriler (SRB) olmak üzere. Deney sonuçlarına göre. Fen Edebiyat Fakültesi. Ayşın ÇOTUK1. pH. Bu proje kapsamında bir otele ait açık sistem soğutma kulesinde. Kontrole (3. Kuponların yerleştirilmeden önceki ağırlıkları ile son ağırlıkları karşılaştırılıp ağırlık kayıpları hesaplanmıştır. Anahtar Kelimeler: Biyogaz.640 mL) eklenen üretim birimlerinde biyogaz miktarı kontrolden yüksek bulundu. Bor bileşiklerinin bu özelliğinden yaralanarak biyogaz üretiminde verimin arttırılabilmesi için başta potasyum tetraborat olmak üzere bor bileşiklerinin değişik dozların denenerek optimizasyonun sağlanması gerektiğini düşünmekteyiz. İstanbul bihterminnos@gmail. Şanlıurfa suzergoz@yahoo. SRB ve hetetrofik bakteri (HB) izolasyonu ve sayımı gerçekleştirilmiştir. metanojenler. Laboratuar ölçeğinde tasarlanan çalışmada hayvansal atıklar %50 oranında su ile karıştırılarak. Halil DEMİR2. TRABZON SM 023 SM 024 Soğutma Kulesi Su Sisteminde Galvanizli Çelik Sacın Mikrobiyal Korozyonu Bihter MİNNOŞ1.

Hayvansal atıklar % 50 oranında su ile karıştırılarak 250 ml hacimlerde hava geçirmeyen cam şişelerde üretim birimleri oluşturuldu.4 glikosidik bağın parçalanmasından sorumludur. farinosa. Fen-Edebiyat Fakültesi. eklenerek 18 gün boyunca 37oC’ de bekletildi. Biyoloji Bölümü. potasyum klorür (16 mg/L). potasyum tetraborat (78 mg/L). Bilimsel Araştırma Projeler (BAP) (Proje No: 2001.635 ml) ve amonyum tetraborat (3. angusta ve P. TRABZON SM 025 SM 026 Biyogaz Verimi Üzerine Etkili Bor Bileşikleri ile Bileşiklerdeki Bor Dışındaki Kimyasal Bileşenlerin Biyogaz Verimi Üzerindeki Etkinliğinin Karşılaştırılması Faruk SÜZERGÖZ1. anomala’da kaydedildi.İ. potasyum klorür (2. 18 günlük ölçümler sonucunda üretilen biyogaz miktarı kontrole (2. Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi. β-amilaz ve glikoamilaz) biyoteknolojide ve endüstride yaygın olarak kullanılan enzim grubunu oluşturur. jadinii maya türlerinde nişasta tüketimi ile üremenin doğru orantılı olarak değişmediği gözlendi. alfa-amilaz 108 . translasyon sonrası bazı modifikasyonları kolaylıkla yapabilme yeteneği ve metanol gibi oldukça ucuz karbon kaynağında üreyebilme özelliğinden dolayı endüstride yoğun olarak kullanılmaktadır.19. Çalışmamızda biyogaz oluşumu esnasında meydana gelen anaerobik bakteriyel aktivite artışı üzerine asıl etkinliğin bileşiklerin ihtiva ettiği diğer bileşenlerden çok bor elementinden kaynaklandığını düşünmekteyiz.B.760 ml) eklenen üretim birimlerinde daha yüksek bulunurken. Doğada nişastayı hidroliz edebilen 150’den fazla maya türü bulunmaktadır. 17100. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. FenEdebiyat Fakültesi. Kimya Bölümü. Çalışmamız laboratuar ölçeğinde gerçekleştirildi.990 ml) ve amonyum klorür (2. Pichia angusta. Maya türlerinin nişasta kullanıp kullanmadıklarını belirlemek için Nişasta-Potasyum iodid-Agar boyama yöntemi kullanıldı. bor bileşikleri.2. Moleküler Biyoloji Ana Bilim Dalı. P.com Bor elementi doğada çeşitli bileşikler halinde bulunmakta ve organik atıklardan biyogaz üretimi esnasında mikrobiyal aktiviteyi olumlu etkilemektedir. P. Sait İZGİ2. Üretilen gaz hacmi kümülatif olarak değerlendirildi. Biyoloji Bölümü. Çanakkale tturgut@hotmail. Amilaz enzimleri (α-amilaz. Araştırmamızda kullandığımız maya türleri Pichia farinosa. P. ve amonyum klorür (18 mg/L). Üretim birimlerine. Fen-Edebiyat Fakültesi. Maya hücrelerinin nişasta tüketim hızları % 2 nişasta içeren minimal besi ortamında belirlendi. Sezai TÜRKEL Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi.785 mL) oranla potasyum tetraborat (3. maya türlerinin amilaz sentezini farklı zamanlarda ve değişen oranlarda yaptığını göstermektedir. EC.151) komisyonunca desteklenmiştir. Pichia jadinii ve Debaryomyces occidentalis’tir. P. Bu araştırma A. P. D.1) amilolitik bir enzim olup poliglikozitlerde (nişasta ve glikojen gibi) bulunan α-1.com Alfa-amilaz (1. 3. jadinii’de gözlenen sonuçlar oldukça önemli olup. Üretilen biyogaz gaz ölçüm kabinine aktarılarak günlük ölçümler yapıldı. hayvansal atık Farklı Pichia Türlerinde Hücre Dışına Salgılanan α-amilaz Enzim Aktivitesinin Belirlenmesi Tülay TURGUT GENÇ.01. Anahtar Kelimeler: Biyogaz. Biyoloji Bölümü. occidentalis maya türünden sonra P. Kullanılan maya türleri içinde en yüksek amilaz aktivitesi.1. M. kontrol (-). Pichia anomala. Halil DEMİR2 1 Harran Üniversitesi. Bu maya türleri en az bir veya daha fazla çeşitte amilaz enzimi salgılar.Ü. Bazı Pichia maya türleri hücre içine ve dışına protein üretimi yapabilmeleri. anomala’da üremeye paralel bir nişasta tüketimi belirlendi. Çalışmamızda bu etkinliğin bor bileşiklerin ihtiva ettiği bor elementinden mi yoksa bileşikteki diğer elementlerden kaynaklandığını araştırılmıştır. amonyum tetraborat (66 mg/L). Anahtar Kelimeler: Pichia. angusta ve P.4-α-D-Glukan Glukanhidrolaz. farinosa’da nişasta içeren ortamda üreme gözlenmesine rağmen nişasta kullanımı görülmedi. Bazı Pichia türlerinde amilaz enzim aktivitesi hücre dışındaki nişastanın parçalanması ve karbon kaynağı olarak kullanılması için gereklidir.03.935 ml) eklenen birimlerde kontrole değerlerde bulundu. Sinasi ASLANLI1. Şanlıurfa suzergoz@yahoo. Bu çalışmada değişik Pichia türlerinde hücre dışı α-amilaz aktiviteleri ve enzim sentezinin yapıldığı üreme aşamasının zamanları araştırıldı.

0’luk NB besiyerinde inkübe edilmiştir. enzim saflaştırması ve karakterizasyonu Synechocystis sp.6’lık kazein içeren glisin-NaOH tamponunda spektrofotometrik olarak 660 nm dalga boyunda ölçülmüştür. alkalen proteaz aktivitesi pH 9. suşunun 109 .'lerin Alkalen Proteaz Üretim Kapasiteleri ve Enzimlerin Kısmen Karakterizasyonu Nilgün TEKİN. izolatlarının izolasyonu amacıyla toprak numuneleri pH 10. Tandoğan. suşunun hücre yüzeyine tutunan max Cr(VI) miktarı % 7 iken hücre yüzeyine tutunan max Cd(II) miktarı % 88’ dir. Belma ASLIM.0 ve 10.0 ve pH 10. Zekiye SULUDERE Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 06500 Teknikokullar Ankara sahlan@gazi. Elde edilen sonuçlara göre Synechocystis sp. Enzim üretim miktarlarına göre yapılan sıralama sonucunda Bacillus cinsine dahil olduğu belirlenen Gram (+). 9. Cd(II) için EC50 değeri ise 12.0’a ayarlanmış skim milk besiyerinde oluşturdukları alkalen proteaz zonlarına göre belirlenmiştir. suşu canlı olarak Cd(II)’ yi Cr(VI)’ ya nazaran daha çok hücre yüzeyine ve içine almıştır.0’luk %0. İzolatların alkalen proteaz üretim yetenekleri sodyum karbonat ile pH’sı 7. suşu 7 gün boyunca 10 mg/L Cr(VI) ve Cd(II) içeren besiyerlerinde uygun şartlarda inkübasyona bırakılarak ortamdan belirli zamanlarda örnekler alınmıştır. casein içeren pH 7.6 olarak tespit edilmiştir. APT5 izolatı kullanılmıştır. Bu çalışmada biyoakümülasyon üç safhada incelenmiştir.7 mg/L. Synechocystis sp. suşunun Cr(VI) için EC50 değeri 10.19. spor oluşturan. Arzu ÇÖLERİ. Yine Synechocystis sp.tr Günümüzde toksik ağır metaller çevre kirliliği açısından büyük önem taşımaktadır. Biyoloji Bölümü. hareketli. Ankara 83nilgun@mynet. Anahtar Kelimeler: Bacillus sp.0’luk glisin tamponunda daha yüksek kapasitede alkalen proteaz ürettiği görülmüş ve bundan sonraki enzim saflaştırması çalışmalarında Bacillus sp..com Yüksek alkali pH’a sahip çeşitli toprak numunelerinden alkalen proteaz üreticisi Bacillus sp. Süre sonunda besiyeri üst sıvısı ekstraselüler enzim kaynağı olarak kullanılmış. 7. suşunun çeşitli konsantrasyonlarda (5–50 mg/L) Cr(VI) ve Cd(II) dozlarına olan toleransı EC50 değeri tespit edilerek hesaplanmıştır. katalaz (+). SDS ve Native PAGE ile enzimin elektroforetik davranışı ve molekül ağırlığı belirlenmiştir.edu. günün sonunda 10 ppm Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücreler toplanarak hem EPS monomer analizleri yapıldı hem de Scanning Electron Microscop (SEM) görüntüleri çekilmiştir. suşunun hücre içine alınan max Cr(VI) miktarı % 2 iken hücre içine alınan max Cd(II) miktarı % 4’ dür. 1 ünite alkalen proteaz aktivitesi. Çeşitli sanayilerce atılan krom(VI) ve kadmiyum(II) ülkemiz tatlı sularında kirliliğe neden olan metallerden en önemlisidir. Enzim karakterizasyonu amacıyla saflaştırılan alkalen proteazın optimum pH ve sıcaklık gereksinimi ve çeşitli inhibitörlerin alkalen proteaz aktivitesi üzerine etkisi incelenmiştir. Besiyeri üst sıvısından aseton presipitasyonu ve iyon değişim kromatografisi ile alkalen proteaz enzimi saflaştırılmıştır. Cr(VI)’ ya maruz kalan Synechocystis sp. %0.0. Biyoloji Bölümü. Alkalen proteaz üreticisi 15 adet izolat ve standart olarak alkalen proteaz ürettiği bilinen Bacillus licheniformis DSM 13 suşu. 37ºC’de dakikada 1µl tirozin açığa çıkması için gerekli enzim miktarı olarak tanımlanmıştır.0’luk sıvı besiyerlerinde 48 ve 72 saat süresince geliştirilmiştir.0 ve 9. EC50 değerleri göz önüne alınarak biyoakümülasyon denemelerinde kullanılan doz her iki metal için 10 mg/L olarak belirlenmiştir. ICP-MS’ de okunan değerler % olarak hesaplanmıştır. Bu çalışmada Mogan gölünden izole edilen Synechocystis sp. jelatinaz (+). Cumhur ÇÖKMÜŞ Ankara Üniversitesi.6’lık kazein içeren pH 9. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. hücre yüzeyine tutunan ve hücre içersine alınan Cr(VI) ve Cd(II) miktarları ICP-MS ile okunarak tespit edilmiştir. Enzim saflaştırması çalışmasında APT5 izolatı. 06100. amilaz (+) APT5 izolatının (104 U/ml/dak) standart olarak kullanılan B. licheniformis’den (80 U/ml/dak) 48 h sonunda pH 10. Synechocystis sp.0’luk 300 ml sıvı besiyerinde 37ºC’de 72 h 200 rpm’de çalkalamalı olarak geliştirilmiştir. Biyoakümülasyonda görev alan en önemli factor hücrenin dış kısmını kaplayan ve stress şartlarında koruyuculuk özelliği gösteren ekzopolisakkarit yapısıdır. Suşunun Cr(VI) ve Cd(II) Biyoakümülasyonu ve Biyoakümülasyonda Görev Alan Ekzopolisakkaritlerin İncelenmesi Şahlan ÖZTÜRK. alkalen proteaz. TRABZON SM 027 SM 028 Türkiye Kaynaklı Bacillus spp. Synechocystis sp. Besiyerinde kalan. Her iki metal açısından bakıldığında hücre içine alınım eser miktardadır. Fen Fakültesi. EPS monomer analizleri incelendiğinde metalle muamele edilmeyen hücrelerde (kontrol) %99 glikoz bulunurken %1 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir. 10 ppm Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücrelerde ise EPS monomer yapısı ve oranları değişmiştir.

EPS üretimi. Birçok alanda kullanılan boyaların oluşturduğu atıksular alıcı ortamlara verildiklerinde çevreye büyük zarar vermektedir. remazol blue. 30 ºC de nutrient broth içeren besiyerinde farklı pH değerlerinde (6. 8. 150.com Tekstil endüstrisinde kullanılan boyalar karmaşık molekül yapılarına sahip ve yüksek molekül ağırlıklı bileşiklerdir. Ankara sevgi-ertugrul@hotmail. Gönül DÖNMEZ Ankara Üniversitesi. Beşevler.5 mg l-1 olarak bulunmuştur. Ekzopolisakkarit. 06100. azoredüktaz Organik ve İnorganik Kirleticilerin Ochrobactrum sp. birçok kirleticinin özellikle de ağır metallerin endüstriyel atıksulardan uzaklaştırılmasında sıklıkla kullanılmaktadır.20 glikoz. Ochrobactrum sp. Ochrobactrum sp. Anahtar Kelimeler: Reaktif boya. suşunun ekzopolisakkaritlerin. Gönül DÖNMEZ Ankara Üniversitesi. 100. 200 ve 300 mg l1) konsantrasyonlarında. %0.’nin EPS üretim kapasitesi. 400 mg/L) bu bakterilerin en yüksek verimle boya giderimi yaptığı şartlar belirlenmiştir. H4. Cr(VI). Fen Fakültesi. 100 mg l-1 Remazol Blue konsantrasyonunda ve 72 saat inkübasyon süresi sonunda gerçekleşmiştir. Estetik açıdan kötü görünen bu durumu doğa kendi kendine oldukça yavaş giderebilmektedir. Ochrobactrum sp. Chrocooccus sp. Elektron mikroskop görüntülerine baktığımızda Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücrelerde kontrole nazaran daha az bölünmeye ve daha yoğun miktarda ekzopolisakkarit yapıya rastlanmıştır. Suda görünen reaktif ve asidik boyalar en çok problem yaratan gruplardır. 110 .6 mg l-1). biyodegredasyon ve biyobirikim gibi direnç mekanizmaları esas alınarak biyolojik arıtım günümüzde önem kazanmıştır. atıksu. Bu renklenme fotosentez yapan sucul canlıların ışığı kullanmalarını önlemekte ve böylece bu canlılar besinlerini üretememekte ayrıca yapılarındaki metaller nedeni ile sucul yaşanlar için toksik etki göstermektedir. 100. 300 ve 400 mg l-1). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Krom içeren ortamlarda ise. Bu yüzden mikroorganizmaların bu kirleticilere karşı gösterdikleri biyosorbsiyon. Ankara nurki79@hotmail. 50. atıksu SM 030 Tekstil Atıksularından İzole Edilen Bakterilerin Renk Kirliliğinin Giderilmesinde Kullanımı Sevgi ERTUĞRUL. ısı. Ochrobactrum sp. 100. Günümüzde canlı hücrelerdeki metal alınım mekanizması hakkında çok net bilgiler bulunmamaktadır. %75 ksiloz ve %2 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir. Denemelerde 250 ml lik erlenlerde. Cd(II)’ ye maruz kalan Synechocystis sp. artan Cr(VI) (0.14 ksiloz ve %0. farklı sıcaklık derecelerinde (20. 9) ve artan boya konsantrasyonlarında (50. Siyanobakter SM 029 Anahtar Kelimeler: Ekzopolisakkarit. maya ve fungus gibi farklı mikroorganizmalarca üretilebilen biyopolimerlerdir. 200. su ve birçok kimyasal maddeye gösterdikleri dirençten dolayı dekolorizasyonları oldukça zordur. Yapılan çalışmada. Bakteri için maksimum EPS üretimi (404. Atıksuya bakıldığında saptanabilen ilk kontaminant renktir.100 rpm de. Biyoloji Bölümü. bakteri. Fen Fakültesi. Bu biyolojik moleküller. %99. Denemeler sonunda izole edilen bakterilerin azoredüktaz enzim aktiviteleri belirlenmiş ve bu bakterilerin boya içeren atıksuların arıtılmasında kullanım kapasitesine sahip olduğu görülmüştür. İzole edilen 7 adet bakteri Gram boyanma ve morfolojik özelliklerine göre tanımlanmıştır. TRABZON EPS monomer yapısında %9 glikoz. Artan boya konsantrasyonlarının bakterilerin boya giderim verimine etkisi saptanmıştır. 200.19. 8 ve 9). Biyoloji Bölümü. 7.36 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir. 30 ve 40 ºC) ve farklı inkübasyon sürelerinde (48-96 saat) belirlenmiştir. Kompleks kimyasal yapıları. Çalışmada tekstil endüstrisi atıksularından izole edilen bakterilerin reaktif boya giderimi araştırılmıştır.com Mikrobiyel ekzopolisakkaritler (EPS) bakteri. Beşevler.’nin ürettiği en yüksek EPS miktarı 150 mg l-1 Cr(VI) içeren besiyerinde 48 saat inkübasyon süresi sonunda 430. farklı pH derecelerinde (7.06100. Anahtar Kelimeler: Biyoakümülasyon. en yüksek EPS üretimini pH’ı 8 olan ortamlarda ve 30 ºC’de yapmıştır. artan Remazol Blue (0. metal stresinde alınım açısından nasıl bir yol izlediği belirlenerek bu alanda yapılacak diğer çalışmalara da ışık tutmaktadır.SEM. Ekzopolisakkarit Üretimine Etkisi Nur KOÇBERBER KILIÇ. fenol-sülfirik asit metodu ile tayin edilmiştir. Biyoloji Bölümü. suşunun EPS monomer yapısında ise %0. Çünkü klasik arıtım teknikleri bu boyaların giderimi üzerinde çok etkili değildir.30 ramnoz. alg. Bu çalışma ile Cr(VI) ve Cd(II) stresine maruz bırakılan Synechocystis sp.. %14 ramnoz.

hastane ve diş sağlığı malzemeleri.2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 24 saat süreyle tepkimeye girdi. suda Suda Çözünebilen. Şener A. Bu çalışmada. 2. lens gibi. 06500. Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. Rzaev ZMO. [2] Solovskij. Rzayev ZMO. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü.com Bu çalışmada. Teknikokullar. 1-8. Tabaka-döküm metodu ve inhibisyon alan tekniği kullanılarak polimerlerin Gram-pozitif bakteriler. Togay SO. Bunun sonucunda bu monomerlerden suda çözünen biyoaktif kopolimerler sentezlendi [1]. Biyoaktif Poli (NVinilimidazol-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi Betül YÜKSEL. Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. su saflaştırma. 2006. vücut içerisinde bozunan polimerlerin en önemlileridir [1. 2006. Sentezlediğimiz kopolimerin bakterilere ve mayalara karşı antimikrobiyal aktiviteleri olduğu belirlendi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. gıda paketleme ve saklama maddeleri gibi birçok alanda endişe oluşturdu. MV. Son aşamada. [2] Temiz A. Polimerlerin çeşitli derişimlerde sulu çözeltileri hazırlandı. Journal of Applied Polymer Science. sentezlediğimiz suda çözünen biyoaktif kopolimerler. Bozunma işlemi başlangıçta suda çözünme şeklinde olur. Suda çözünen polimerler. ilaç sistemleri. Mikroorganizmalar direkt ya da dolaylı yollarla insana geçebilmekte. SO. Kaynaklar [1] Temiz. Journal of Applied polymer Science. Ayrıca polimer zincirinin uzunluğu ve derişim miktarı arttıkça antimikrobiyal aktivitenin arttığı bulundu. bakteri hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur [2]. Betül YÜKSEL. Biyoloji Bölümü. 1. Örneğin. Epanchintseva. 06500. 2003. Teknikokullar. Ankara euzluk@yahoo.com Polimerik materyallerin mikrobiyal kontaminasyonu. 895-900. vücut içerisinde bozunmamalıdır. sağlık ürünleri. Hangi polimerlerin kullanılacağının tercihinde polimerin vücut içerisinde alacağı göreve dikkat edilmelidir. 89. ciddi bulaşıcı hastalıklara ve zehirlenmelere sebep olabilmektedir. 2]. Panarin EF. Patel SA. Bu kopolimer 40°C de vakum altında kurutuldu. Togay. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi. Journal of Controlled Release. Poli(N-vinil-2-pirolidon-comaleik anhidrit) kopolimeri sentezlendi. 5841-5847. 2. 58. A. G. 5841-5847. aşamada: Nvinil-2-pirolidon ve maleik anhidrit monomerleri dioksan ortamında. bakterinin hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur. Ray A. suda çözünen kopolimer. aşamada. Anahtar Kelimeler: Poli (N-Vinilimidazol-coMaleik Anhidrit). antimikrobiyal aktivite SM 032 sentezi. Polimerler. aşamada: Suda çözünen polimerlerin yapıları çeşitli spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi. Güven. Patel RM. 102. 1997. medikal bir uygulamada kullanılacak polimer. antimikrobiyal aktivite 111 . TRABZON SM 031 Suda Çözünen Poli (N-vinil-2-pirolidon-comaleik anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin İncelenmesi Elif UZLUK. A. Mikrobiyal kontaminasyonu önlemenin yolu antimikrobiyal özellikler gösteren polimerik materyaller geliştirmektir. Şener.2–azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65 °C de azot atmosferi altında 48 saat süreyle tepkimeye gerçekleştirildi. Ankara betulyuksel2000@yahoo. Journal of Applied Polymer Science. Kaynaklar [1] Patel MB. Elif UZLUK.19. Güven G. Antimikrobiyal aktivite şu şekilde olmaktadır. Sonuç olarak. Kimya Bölümü. elde edilen suda çözünen biyoaktif kopolimerin spektroskopik yöntemlerle karakterizasyonu yapıldı. Son aşamada ise disk difüzyon yöntemi ile bakteriler üzerindeki antimikrobiyal aktivitesine bakıldı. 2. Fen Edebiyat Fakültesi. sentezlenen kopolimerlerin belli konsantrasyonlarda sulu çözeltileri hazırlanarak Gram-negatif ve Gram-pozitif bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırıldı. Anahtar Kelimeler: Polimer çözünme. 1. 102.aşamada N-Vinilimidazol ve maleik anhidrit monomerleri 2. Gram-negatif bakteriler ve mayalar üzerindeki antimikrobiyal aktivitesi araştırıldı.

Ankara derya_onal@yahoo. Elif UZLUK. Disk difüzyon yöntemi kullanılarak polimerlerin Gram-pozitif ve Gramnegatif bakteriler ve mayalar üzerindeki antimikrobiyal aktivitesi araştırıldı.com Bu çalışmada geleneksel yöntemlerle mayalanmış yoğurtlardan izole edilen Eksopolisakkarit (EPS) üretimi yüksek Lactobacillus delbrueckii subsp. bakteri hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur [1]. aşamada. Son aşamada ise disk difüzyon yöntemi ile bakteriler üzerindeki antimikrobiyal aktivitesine bakıldı. Epanchintseva. aşamada: Elde edilen suda çözünen kopolimer ile N-izopropilakrilamit aynı şartlar altında terpolimerizasyon sentezi yapıldı. disk difüzyon yöntemi. Biyoaktif Poli (Nİzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi Betül YÜKSEL. 2. Journal of Controlled Release. Polimerlerin çeşitli derişimlerde sulu çözeltileri hazırlandı. Journal of Applied Polymer Science. Sentezlenen bu kopolimerlerin antibakteriyal aktivitelerinden dolayı ilaç sistemlerinde kullanılması hedeflenmiştir. TRABZON SM 033 Suda Çözünebilen. Sentezlediğimiz kopolimer ve terpolimerin bakterilere ve mayalara karşı antimikrobiyal aktiviteleri olduğu belirlendi. Güven G. Poli (N-vinil-2-pirolidonco-maleik anhidrit) kopolimeri ve Poli [(N-vinil-2pirolidon-co-maleik anhidrit)-co-Nizopropilakrilamit] terpolimeri sentezlendi. Panarin EF. Yavuz BEYATLI Gazi Üniversitesi. 102. Zekiye SULUDERE. Anahtar Kelimeler: Kopolimer. antimikrobiyal aktivite. MV. 2. 06500. Rzayev ZMO. terpolimer. 3. Teknikokullar. 2006. Ankara betulyuksel2000@yahoo. Şener A. sentezlenen kopolimer ve terpolimerlerin belli konsantrasyonlarda dimetilsülfoksitteki (DMSO) çözeltileri . Ankara euzluk@yahoo.aşamada N-izopropilakrilamit ve maleik anhidrit monomerleri 2. Togay SO. 06500. 1. Anahtar Kelimeler: Poli (N-İzopropilakrilamit-coMaleik Anhidrit). Betül YÜKSEL. Bu kopolimer 40°C de vakum altında kurutuldu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Son aşamada. sentezlediğimiz suda çözünen biyoaktif kopolimerler. bakterinin hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur.2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 24 saat süreyle tepkimeye girmesi sağlandı. bulgaricus B3 ve 112 Suda Çözünen Kopolimer . Kaynaklar [1] Solovskij. antimikrobiyal aktivite SM 035 Muhtemel Probiyotik Lactobacillus delbrueckii subsp. Fen Edebiyat Fakültesi. Polimerler. 5841-5847. 1. Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü. 1997. 06500. Kaynaklar [1] Temiz A. aşamada: Suda çözünen polimerlerin yapıları çeşitli spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi. Bunun sonucunda bu monomerlerden suda çözünen biyoaktif kopolimerler sentezlendi. disk difüzyon yöntemi SM 034 hazırlanarak Gram-negatif ve Gram-pozitif bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırıldı. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü. sentezlenen Poli (Nİzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) in belli konsantrasyonlarda dimetilsülfoksitteki (DMSO) çözeltileri hazırlanarak Gram-negatif ve Grampozitif bakterilere karşı antibakteriyal aktiviteleri araştırıldı. Antimikrobiyal aktivite şu şekilde olmaktadır. Terpolimer Sentezi ve Antimikrobiyal Aktiviteleri Elif UZLUK.2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 48 saat süreyle tepkimeye gerçekleştirildi [1].com Bu çalışmada.19. 58. Yaptığımız çalışma 4 aşamadan oluşmaktadır. Muzaffer TALU. Bu çalışmada.com Bu çalışmada. Ayrıca polimer zincirinin uzunluğu ve derişim miktarı arttıkça antimikrobiyal aktivitenin arttığı bulundu. Teknikokullar. bulgaricus Suşlarının Caco-2 Hücrelerine Tutunmalarına Eksopolisakkkarit Üretimi ve Mide-Bağırsak Sistemi Koşullarının Etkisi Derya ÖNAL. aşamada: N-vinil-2-pirolidon ve maleik anhidrit monomerleri dioksan ortamında. Belma ASLIM. 2. Biyoloji Ana Bilim Dalı. Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. elde edilen suda çözünen biyoaktif kopolimerin spektroskopik yöntemlerle karakterizasyonu yapıldı. Teknik Okullar. 1-8. Sonuç olarak. Biyoloji Bölümü.

Ayrıca en uygun MFK konsantrasyonunun 3g/l ve en uygun inkübasyon süresinin de 10 gün olduğu belirlenmiştir. Samsun 2 Amasya Üniversitesi. bulgaricus B3 suşunun yeni probiyotik ürün gelişiminde kullanılabileceğini desteklemektedir. Suşların mide-bağırsak sistemi koşullarında canlılığı ve Caco-2 epitel hücrelerine tutunmasında bu koşulların etkisi belirlenmiştir.75 gl-1 olarak gerçekleşmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sırayla yapay mide sıvısı ve bağırsak sıvısı ile muamele edilen B3 ve B2 suşlarının canlılığının yalnızca mide sıvısı uygulamasına göre daha fazla etkilendiği tespit edilmiştir. L. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. Mide ve mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarından sonra B3 ve B2 suşlarının Caco-2 hücrelerine tutunması Scaning Elektron Mikroskobu ile incelenmiştir. Mustafa ÖZDEMİR Atatürk Üniversitesi. 4. bulgaricus B3 ve B2 suşlarının E. (MFK) çözünmesinde besiyerine katılan çeşitli karbon kaynakları arasında en yüksek verim glikozlu ortamdan. pH 2 mide sıvısında EPS üretimi yüksek B3 suşunun canlılığı azalırken. karakterizasyonu ve optimizasyonu ile biyogübre olarak değerlendirilmesi hem çevreye saygılı. 3. Tuba YILDIRIM2. konak solunum yolu mukoz 113 Bir Mikrofungus Türü Olan Rhizopus oryzae MRSP7 İle Çalkalamalı Sıvı Kültür Ortamında Trikalsiyum Fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayasının Çözündürülmesi ve Çözünürlük Üzerine Çeşitli Azot ve Karbon Kaynakları. rekabet üzerinde EPS üretiminin etkisini belirlemek amacıyla L. büyük çoğunluğu uygulamadan kısa bir süre sonra çeşitli inorganik bileşiklere dönüşmek suretiyle çözünmez hale gelmekte ve toprağın da çoraklaşmasına neden olmaktadır. hem de etkili bir biyoteknolojik uygulama olarak yaygınlaşmaktadır. Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. delbrueckii subsp. coli ile rekabetinde EPS üretiminin etkili olduğu bulunmuştur. Erzurum mnaydogan@otmail. 7) mide sıvısı ve mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarının Caco-2 hücrelerine tutunmayı anlamlı derecede azalttığı belirlenmiştir (P< 0. Rhizopus oryzae SM 037 fosfat Kanatlılarda Mycoplasma gallisepticum Enfeksiyonları Taramalarında Kullanıma Yönelik Rekombinant PvpA Tanı Antijenleri Üretimi ve Enzimatik Hızlı Tarama Test Modeli (ERIFA) Geliştirilmesi Özlem BÜYÜKTANIR1. Farklı pH’lardaki (pH: 2. Ömer Faruk ALGUR. Cengiz YAKICIER3. Elde edilen sonuçlar ise L. Ancak EPS üretimi yüksek B3 suşunun Caco-2 hücrelerine iyi derecede tutunduğu ve bu tutunmada farklı pH’lardaki mide sıvıları ile mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarının etkisine tolerans gösterdiği in vitro koşullarda tespit edilmiştir. CaCo-2 hücresi. Fen Fakültesi. epitele tutunma.tr Mycoplasma gallisepticum (MG).05). Amasya 3 Bilkent Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. eksopolisakkarit SM 036 mineral. M. Diğer taraftan toprak verimliliğini artırmak için kullanılan fosfatlı gübrelerin de az bir kısmı bitkiler tarafından kullanılırken. Son yıllarda kimyasal gübrelere alternatif olarak fosfat çözücü çeşitli mikroorganizmaların izolasyonu. kanatlı hayvanlarda büyük ekonomik kayıplara neden olan solunum yolu patojenidir. Oktay GENÇ1. Esherichia coli ATCC 11230 suşu ise tüm canlılık ve tutunma çalışmalarında pozitif kontrol olarak kullanılmıştır. farklı azot kaynakları arasında ise amonyum sülfatlı ortamdan sağlanmıştır. bulgaricus B2 suşları kullanılmıştır. delbrueckii subsp. coli ATCC 11230 ile Caco-2 hücrelerine rekabetli tutunması araştırılmış ve elektron mikroskobu ile görüntülenmiştir. Ayrıca. Ankara ozlemb@omu. bulgaricus suşlarının canlılığı. epitele tutunması ve E. Nevzat YURDUSEV1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. İnkübasyon süresi ve Fosfat Kayası Konsantrasyonu Mehmet Nuri AYDOĞAN. gallisepticum enfeksiyonunun patogenezinde önemli role sahip olan adezin proteinler. EPS üretimi düşük B2 suşunun canlılığını kaybettiği belirlenmiştir.270 gl-1 ve 0.com Bitki büyüme ve gelişmesi için gerekli makro elementlerden birisi de fosfattır.19. Anahtar Kelimeler: İnorganik fosfat. bulgaricus. Anahtar Kelimeler: Lactobacillus delbrueckii subsp.edu. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada inorganik fosfat kaynağı olarak trikalsiyum fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayası (MFK) kullanılmış ve tarafımızdan izole edilen Rhizopus oryzae MRSP7 suşu ile laboratuar şartlarında NBRIP besiyeri ortamında 20 günlük inkübasyon süresi sonunda bu iki farklı inorganik fosfat kaynağından elde edilen toplam çözünmüş fosfat miktarı sırasıyla 0. delbrueckii subsp. Esasen bu . çözücü mikrofunguslar. çeşitli inorganik ve organik bileşikler halinde toprakta yeterli miktarda bulunmasına rağmen suda çözünmez olan bu bileşiklerin yapısındaki fosfat. Veteriner Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. bitkiler tarafından kullanılamamaktadır. TRABZON EPS üretimi düşük L. delbrueckii subsp.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. mutasyon. Dekstran ortam yoğunluğunu arttırdığı için endüstriyel açıdan büyük bir öneme sahip olan Leuconostoc dekstransukrazının saflaştırılması oldukça zorlaşmaktadır. yüksek basınç gibi ortamlarda bulunabileceğini ortaya koymuştur. Bu ekstrem canlıların yüksek tuzda yaşayan üyeleri olan halofiller. Leuconostoc’ların sentezlemiş olduğu polisakkaritin. İzmir ebrutek@mail. Bu tür ekstrem çevrelerde yaşayan mikroorganizmalara ekstremofil adı verilmektedir. Bornova. saha testi SM 038 sentezlemiş olduklarından farklı olarak endüstride ve tıp da pek çok kullanım alanı bulunmaktadır. pvpA336 ve pvpA134 genlerinin DNA dizileri belirlendi ve NCBIGenBank Veritabanında yer alan PvpA proteinleri amino asit dizilerinden farklı olduğu saptandı. PHB (Poli-3-hidroksibütirik asit) biyolojik olarak parçalanabilen plastik özelliğinde olup hücre içinde granüller halinde depolanmaktadır. Mutasyon sonrasında elde edilen 600 koloninin süpernatantı enzim aktivitesinin tayininde kullanıldı. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı. enfeksiyonu başlatırlar.19. N-metil-N-nitro-N-nitrosoguanidin) kullanarak mutasyona uğratıldı. yüksek tuz. Biyoloji Bölümü. TRABZON membranına tutunarak o bölgede bakteri kolonizasyonunu sağlayarak. NTG SM 039 İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan İzole Edilen Ekstrem Halofilik Mikroorganizmalarda PHB Varlığının Saptanması ve Verim Analizi Ebru TEKİN.edu. Anti-HisTag monoklonal antikor ile yaklaşık 42 ve 27 kDa moleküler ağırlıkta oldukları belirlenen rPvpA336 ve rPvpA134 proteinleri afinite kromatografi yöntemiyle saflaştırıldı. M. Mustafa ATEŞ. Biyoloji Bölümü. Rekombinant proteinlerin ekspresyonu SDS-PAGE ve immun-blot analizi ile belirlendi. Rekombinant pColdMGpvpA336 ve pCold-MGpvpA134 vektörleri ile transforme bakteriler IPTG ile indüklenerek rekombinant proteinler eksprese edildi. Bu amaçla.tr Son yıllarda yapılan çalışmalar mikrobiyal yaşamın spesifik çevrelerle sınırlı olmadığını. gallisepticum’a özgü PvpA adezin proteini ve bunun 134 aminoasitlik kısmının rekombinant protein olarak üretilmesi (rPvpA336 ve rPvpA134) ve tanı antijeni olarak kullanılması hedeflenmiştir. pCold-I bakteriyel ekspresyon vektörüne klonlandı. rekombinant antijen. pvpA336 ve pvpA134 gen fragmentleri PCR yöntemiyle çoğaltılarak. 2-5M arasında gelişen ancak optimum gelişimleri 3M’ın üzerinde olanlara ekstrem halofil denilmiştir. Streptococ ve Lactobacillus cinsi bakteriler tarafından sentezlenmektedir. Özge KAHRAMAN Ege Üniversitesi. Çalışmamız kapsamında yerel bitkilerden izole edilmiş ve tanılanmış Leuconostoc suşları UV radyasyonu ve iki farklı kimyasal mutajen (etil metan sülfonat. Konstitütif mutantlar seçilerek enzim saflaştırılması ve nitelendirilmesi çalışmalarında kullanılmak üzere stoklanmıştır. Enzim aktivitesi tayini için ince tabaka kromatoğrafisi (TLC) ve Dinitro salikasit metodu (DNS) kullanıldı. Streptococ’lar tarafından sürekli olarak sentezlenebilirken Leuconostoc’lar tarafından sentezlenebilmesi için ortamda sukrozun bulunması gereklidir. Ayrıca yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilebilmesi de onu 114 Dekstransukraz İçin Yerel Leuconostoc mesenteroides Soylarından Konstitütif Mutantların Elde Edilmesi ve Seçilmesi Çiğdem İLERİ Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ c.ileri@gyte. rPvpA336 proteini spesifik tanı antijeni olarak kullanılarak sahada tavuklarda anti-M. EMS. bununla birlikte rPvpA134 proteininin diagnostik amaçla kullanılamayacak düzeyde düşük reaktiviteye sahip olduğu belirlendi. gallisepticum PvpA antikorlarının tespitine yönelik enzimatik hızlı tarama testi (ERIFA) geliştirildi ve doğrulandı. tanı. Anahtar Kelimeler: Leuconostoc mesenteroides. sukrozdan Leuconostoc. Kushner’e (1978.ege.edu. Rekombinant proteinlerin immünolojik reaktiflikleri Western blot analizi ile pozitif ve negatif tavuk serumları kullanılarak belirlendi. 1993) göre sınıflandırılmış ve bu sınıflandırmaya göre. Kültür süpernatantında sukroz bulunmuş olması dekstran üretilmesine neden olmaktadır. PHB üretimi günümüzde plastik sektöründe petrol kullanımına alternatif bir teknoloji olup doğada kısa sürede parçalanabilir olması nedeniyle vazgeçilmez bir uygulama haline gelmiştir. rPvpA336 proteininin yüksek düzeyde immunoreaktif olduğu. mikrobiyal komünitenin yüksek sıcaklık.tr Bakteriyel bir polisakkarit olan dekstran. Anahtar Kelimeler: Mycoplasma gallisepticum. asidik ve alkali pH. diğer cinslerere ait bakterilerin . Bu çalışmada. PvpA. bu problemlerin aşılabilmesi ve bol miktarda saf enzim elde edilebilmesi için Leuconostoc’ ların konstitütif mutantlarına ihtiyaç duyulmaktadır.

Bu bakterilerin pek çoğu gıda endüstrisinde hali hazırda kullanılan ve ilerisi için gıdaların korunmasında uygulama alanı oluşturan bakterilerdir. 09010. Çalışmamızda İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan izole edilen 14 ekstrem halofilik mikroorganizmanın çeşitli fizyolojik ve biyokimyasal testleri yapılmış (tuz konsantrasyonu. optimum sıcaklık. H. Bununla birlikte. protein yapıda moleküller olup. Çalışmamızda. Suda çözünmeyen PHA’lar oldukça yüksek moleküler kütleye sahip. Bu organizma yüksek tuz konsantrasyonlarında yaşadığı için. Bakteriyosin 115 . TRABZON avantajlı kılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Ekstrem halofilik mikroorganizma. HBB-218 suşunun ürettiği bakteriyosinin proteinaz K ve lipaz enzimleri ile tamamen. Bu bakterilerin metabolitleri büyük bir potansiyele sahiptir. PHA’lar arkelerin Halobacteriaceae familyası üyeleri ve öbakterilerin çoğu cinsi tarafından üretilen oldukça kompleks poliokzoesterler sınıfını oluşturur. tıp. Bu çalışmada Yenice (Denizli) sıcaksu kaynağının çevresinden alınan topraktan izole edilen termofilik HBB-218 suşunun bakteriyosin üretimi araştırıldı. steril koşullara olan gereksinim büyük ölçüde azalmaktadır. genellikle yakın akraba türden bakterilerin gelişimlerini engelleme kapasiteleri açısından araştırıcıların ilgisini çekmektedirler. Yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak da çalışmanın yürütülmesi avantaj sağlamaktadır. tekstil ve kağıt sanayinde termofilik enzimler sıklıkla kullanılmaktadır. Tarama sonucunda 10 numaralı izolatın PHB ürettiği gözlenmiştir. paketleme endüstrisi. nitrattan nitrit ve gaz oluşumu. bakteriyosin araştırmalarındaki önemli ilerlemelerin çoğu kolisinlerin araştırılmasından köken almıştır. B-glukuronidaz enzimi ile kısmen aktivitesinin kaybolduğu belirlendi. Bu nedenle. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. gıda. oksidaz. Gram pozitif ve gram negatif bakterilere karşı kuyucuk yöntemiyle antimikrobiyal spektrum belirlendi ve HBB-218’in ürettiği antimikrobiyal maddenin karakterizasyonu yapıldı. Yakın bir geçmişe kadar. Verim analizi Chen et al.19. termoplastik ve/veya elastomerik özellik sergiler. Beta-hidroksibütirat ve beta-hidroksivalerat Biopol ticari adıyla A. HBB.(2006)’ya göre yapılmış ve kuru ağırlığın %13’ü düzeyinde polimer biriktirdiği tespit edilmiştir. eutropus kullanılarak ICI Ltd. eczacılık. Örneğin. termofilik bakteriler arasında bakteriyosin veya bakteriyosin benzeri diğer mikroorganizmaların gelişimini önleyici inhibitör maddeler üreten türler bulunmaktadır. Biyoloji Bölümü.com Günümüzde. katalaz. Ayrıca. ziraat ve gıda endüstrisinde veya enantiyomerik olarak saf kimyasalların ve boyaların üretiminde ham madde olarak kullanılmaktadır. Kültür süpernatantları. Ekstremofil mikroorganizmalar arasında yer alan termofilik bakteriler günümüzde pek çok biyoteknolojik ve endüstriyel uygulamada önemli rol oynamaktadırlar. pH ve Mg konsantrasyonu. organik çözücüler ve deterjanlarla muamele edilerek aktivite tayini yapıldı. İzmir Çamaltı Tuzlası 900 sözlü / Bitki / Patojenler/Patoloji SM 040 Termofilik Geobacillus toebii HBB-218 Suşu Tarafından Üretilen Bakteriyosinin Karakterizasyonu Gamze BAŞBÜLBÜL.Halil BIYIK Adnan Menderes Üniversitesi.218 suşunun 16S rRNA analizi ile moleküler tanısı yapıldı ve Geobacillus toebii olarak tanılandı. Ancak ülkemizde uygulaması yeterli düzeyde değildir. bakteriyosin olarak tanımlanan maddeler. Kültür ortamının bakteriyosin üretimi üzerine etkilerini belirlemek amacıyla farklı besiortamlarında. Dolayısıyla atık su arıtımında kullanılan açık havuzlar gibi bu organizmalar da açık havuzlarda üretilebilir. Ayrıca farklı sıcaklık ve pH’larda bakteriyosin aktivitesi denendi. Bu organizma kuru ağırlığının %80’ine kadar polimeri akümüle etmektedir. indol oluşumu. Aydın gbasbulbul08@gmail. çeşitli enzimler. çeşitli karbon ve azot kaynaklarında gelişmesi) ve PHB varlığının tespiti için Nile Blue A boyası kullanılarak fluoresan mikroskopta taramaları Haloferax mediterranei kontrol grubu kullanılarak yapılmıştır. PHB’nin genel sınıfı PHA’dır. mediterranei’nin kullanımının çok büyük avantajları olduğu düşünülmektedir. PHB üretiminde ekstrem halofilik olan H. bakteriyosin üretimi araştırıldı. PHB. Biyoloji Bölümü. Ancak son yıllarda ekstremofil olarak adlandırılan mikroorganizmaların bu tür antimikrobiyal peptidler üretip üretmedikleri ve bunların özellikleri ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır. son yıllarda gram pozitif bakterilerin özellikle laktobasillerin bakteriyosin benzeri aktivitelerini merkez alan çalışmalarda artış görülmektedir. tarafından üretilmektedir. antibiyotik testleri. İzolatın 16SrDNA analizine göre %99 uyumlulukla Haloferax alexandrinus olarak tespit edilmiştir.

hunelered bronchial washing samples from patients of lower repiratory tract infection of different age groups and of both sexes attending alsalam hospital in mosul city from march to December (2004) hunddered soil samples were also collected from different locations in mosul and and nearby areas. ünitelerin büyük çoğunluğunun şebeke suları ile doğrudan bağlantılı olması ya da üniteden bağımsız su tankları olsa bile sistemin düzenli temizlenmemesi sonucunda patojen olan ve olmayan çok sayıda mikroorganizma ile yüksek oranlarda kontamine oldukları bilinmektedir. dental ünitelerin kontrolü ve hijyeninin sağlanması ile ilgili pek fazla strateji geliştirilememiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Avrupa Birliği Ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri’nde dental ünitelerin kontrolü ve hijyenin sağlanması yasal olarak zorunlu kılınmaktadır. Microbiological and cultural characteristics for the growing colonies as Gram's and modified Ziehl Neelsen stained smears were 116 .5 ay ile 35 yıl arasında olduğu ve ünitelerde dezenfektan kullanılmadığı tespit edilmiştir.19. carbon free broth. Bu durum özellikle tedavi nedeni ile ağzında açık yara bulunan ya da bağışıklık sistemi baskılanmış olan hastalarda. Dental ünitelerin yapılarının biyofilm oluşumu için ideal olması.8°C olarak tespit edilmiştir. 45. Bu çalışma ADÜ/BAP-FEF-6009 ve TÜBİTAK-106T581 nolu projelerinden destek almaktadır Anahtar Kelimeler: Geobacillus toebii HBB-214. Kültür ortamının aktivite üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılan denemelerde en yüksek aktivite Brain Heart Infusion Broth ortamında saptanmıştır. Amerika Birleşik Devletleri’nde bir diş hekiminin Legionella bakterisinin neden olduğu Lejyoner Hastalığı tarafından hayatını kaybetmesiyle dental ünitelerinin su sistemlerinde Legionella cinsi bakteriler ile ilgili çalışmalar yoğunlaşmıştır. SM 042 Isolation and Study of Some of the Virulence Factors of Nocardia asteroids from Clinical and Soil Samples Adeba SHAREEF Department of Biology. Bu yüzden dental ünite su sistemlerinin düzenli kontrolü önemlidir. üretim koşulları ve besiyeri bileşenlerinin aktivite ve gelişim üzerine etkilerini belirlemek üzere devam etmektedir. Bu konu ülkemizde az çalışılmış olduğundan.com The study includes the isolation and identification of N. Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi. Dental ünitelerindeki bakterilerin büyük çoğunluğu zararsız. TRABZON pH 3-11 arasında ve 30. Bu borular içinde akan su. Su kaynağı olarak şebeke suyu. Çalışmamız. pH. Vezneciler/İstanbul duygugoksay@yahoo. U37. akuatik bakteriler olmakla birlikte Legionella gibi fırsatçı patojen mikroorganizmalar sistemdeki biyofilm tabakasında barınabildiğinden enfeksiyon kaynakları olabilmektedirler. Bu şartlar. 95 ºC’de 2 saat boyunca aktivitesini korumaktadır. tüp su ve distile suyu kullanıldığı belirlenmiştir.74 arasında olduğu gözlenmiştir. Duygu GÖKSAY.com Dental ünite su sistemleri dar çaplı. uzun. 60. Iraq zohair_rahemo@yahoo. naylon veya farklı malzemelerden yapılmış çok sayıda boru içermektedir. Bakteriosin SM 041 Dental Ünitelerde Legionella Bakterilerinin Araştırılması İrfan TÜRETGEN. asteroids from clinical and soil samples. ünite yaşı ve su kaynağı da araştırılmıştır. Organik çözücülerden TCA bakteriyosin aktivitesinin tamamen kaybolmasına neden olmaktadır. U35. University of Mosul. Çalışmamızda İstanbul’da bulunan 41 tane dental ünite su sistemlerinin taraması yapılmıştır. Biyoloji Bölümü. uzun süre durgun halde kaldığında sıcaklığı artabilmektedir. Su sıcaklık ortalaması ise 18. Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi. Bu nedenle çalışmamızda dental ünite su sistemlerinde Lejyoner Hastalığı’na yol açtığı bilinen Legionella bakterisinin taraması yapılmıştır. Bu konu ülkemizde ne yazık ki çok zayıf olarak çalışılmış olup. U23. College of Science. dezenfektan olup olmadığı.80 ile 7. Mosul. Ünite yaşlarının 2. Çalışmamızda Legionella pneumophila serogrup 2-14 bakterisinin tespit edilmesi dental ünite su sistemlerinin düzenli kontrolünün yapılmasını ve iyileştirilmesinin gerekliliğini vurgulamaktadır. Ayrıca su örneklerinin sıcaklık. 121 ºC’de 20 dakika otoklavlanan bakteriyosinin aktivitesinde hiç kayıp olmadığı gözlenmiştir. Ünitelerden alınan suyun pH değerleri 6. İncelenen beş ünitenin (U1. ayrıca aerotör ya da hava-su şırıngasından çevreye dağılan aerosollerle diş hekimlerinde ciddi sağlık problemleri oluşturabilmektedir. blood agar . Samples were cultured on selective media including Lowenstein Jensen. mikrobiyal biyofilmlerin oluşumu için uygun ortamı sağlamaktadır. U38) aerotorundan alınan örneklerden Legionella pneumophila serogrup 2-14 bakterisi izole edilmiştir.

Göz Hastalıkları Anabilim Dalı. 10 yaşından küçük çocuklarda %15 -30 prevalansla görülebilmektedir. Giardia lamblia . Sabouraud Dextrose Agar ve Non-nutrient Agar içeren 117 . Zuhal ZEYBEK1. Bu tip enfeksiyonların risk faktörleri arasında kontakt lensin kendisi. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. mantarlar ve protozoonlar gibi çeşitli mikroorganizmalar enfeksiyon meydana getirebilir. Biyoloji Bölümü. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi. Pseudomonas C-F-C Selective Supplement ilave edilmiş Pseudomonas Agar Base.tr Diğer az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de bağırsak parazitleri önemli halk sağlığı sorunlarından birini oluşturmaktadır. all isolates also showed the ability to produce B-lactamase enzymes.19. Ülkemizde bölgelerde yapılan araştırmalarda etkenin insidansı %1. musluk suları. Didem KARAGÖZ1. Sosyo-ekonomik düzey. Cryptosporidium paraziti. antimicrobial substance. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Bu yöntem maliyet açısından ekonomik olması ve dışkıda bulanabilecek diğer parazitlerinde tespit edilebilmesi yönünden avantajlı gibi görünmesine rağmen bu yöntemle saptanamayan bir çok etkenin tespitinde yetersiz kalmaktadır. The results indicated that Luria Bertani agar media and the carbon free broth used in the paraffin baiting techniques was the best medium for primary isolation of this organism. omurgalıların sindirim ve solunum yollarını kaplayan epitel hücrelerinin mikrovillus bölgelerine yerleşen intraselüler bir parazittir. Cryptosporidium. kontakt lens kullanan ve kontrol amacı ile İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Kontakt Lens Birimi’ne başvuran kişilerin kontakt lens saklama kapları ve ev musluk suları. Cryptosporidial enfeksiyon tüm dünyada görülür ancak gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere göre daha sıktır. kontakt lens kullanan kişilerin hem kontakt lens saklama kapları hem de ev musluk suları aynı anda incelenmiştir. Elde edilen bulgular istatistiki olarak analiz edilerek literatür verileriyle kıyaslanmıştır. some enzymes playing role in its pathogenicity. Fen Edebiyat Fakültesi. kirli eller ile kontamine olmuş kontakt lens saklama kapları ve solüsyonları önemli yer tutar. Bu amaçla tüm örneklerin sırasıyla petri kutusunda R2A Agar. TRABZON examined. Anahtar Kelimeler: Cryptosporidium . SM 043 tehdit edici ishale yol açan ve tüm dünyada yaygın olarak görülen bir protozoondur. Gelişmekte olan ülkelerde Giardia lamblia patojenlerin ilki olup.Bağırsak parazitlerinin yaygınlığı bu faktörlerin yanı sıra ülkemiz bölgelerinde de değişik dağılımlar göstermektedir.ELİSA SM 044 10 Yaş Altı Çocuklarda Cryptosporidium ve Giardia lamblia’nın ELİSA yöntemiyle araştırılması İ. büyüme çağındaki çocuklar başta olmak üzere tüm yaş gruplarını etkilemektedir. Fen Fakültesi. and amylase. The research also confirmed the ability of N. Persistan ishale ve malnütrisyona yol açabilmesi nedeni ile önemli bir sağlık problemidir. Bu çalışmada Gaziantep ve çeversinde yaşayan ve ishal şikayeti ile hastaneye başvuran 10 yaş altı 100 çocuk tan alınan gaita örnekleri ELISA yöntemiyle testlenerek Giardia lamblia ve Cryptosporidium’un taraması yapılmıştır. Vezneciler.7 arasında değişmektedir. beslenme ve temizlik gibi faktörlere bağlı olarak parazitlerin görülme sıklığı farklılık göstermektedir. fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi. Mac Conkey Agar.Diğer parazit hastalıklarında olduğu gibi direkt mikroskobik inceleme ilk başta yapılması gereken yöntemdir. asteroids isolated from both sources to produce pigments.com Kontakt lens kullanan kişilerin gözlerinde bakteriler.Halil KILIÇ1. immün sistemi baskılanmış hastalarda ise kronikleşen ve hayatı Kontakt Lens Saklama Kaplarında ve Ev Musluk Sularında Mikrobiyal Kontaminasyonun Araştırılması Miray ÜSTÜNTÜRK1. the results of the biochemical tests confirmed its isolation at a rate of 2 % from bronchial washing samples and 4 % from soil samples and all the isolates belongs to N. İstanbul 2 İstanbul Üniversitesi.edu. Bu çalışmada. I. Mikrobiyoloji ABD. Pseudomonas cinsi bakteriler. Biyoloji Bölümü. Cerrahpaşa. Yasemin ZER2.7-37. Tıp Fakültesi. like lecithinase. Paraziter hastalıklar. Gaziantep ozaslanmd@gantep. Paraziter etkenler arasında Giardia lamblia dünyanın her tarafında epidemik diyarelerin başta gelen nedenlerindendir. lipase. Mehmet ÖZASLAN1 İclal BALCI2 1 Gaziantep Üniversitesi. çevre koşulları. Bu bağlamda bu çalışmada. yaşam biçimi. immün sistemi sağlam kişilerde kendini sınırlayan ishale. total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler. Güzin İSKELELİ2 1 İstanbul Üniversitesi. İstanbul mirayustun@gmail. 34118. asteroides. iklim. Biyoloji Bölümü. mantarlar ve amipler açısından incelenmiştir.

Sıhhıye/Ankara 3 Adnan Menderes Üniversitesi. Beytepe. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON besiyerlerine ekimleri yapılmıştır. gerek kontakt lens saklama kaplarının gerekse ev musluk sularının denenen mikroorganizmalar açısından bir enfeksiyon riski taşımadığı da söylenebilir. histolojik ve klinik özellikleri ile diğer kistlerden farklılık göstermektedir. Ayrıca musluk sularının bu tip enfeksiyonlarda mantarlar ve amipler açısından bir tehdit oluşturabileceği halde. aranan mikroorganizmalar için uygun sıcaklık ve sürelerde bekletilmiştir. Biyoloji Bölümü. Bu veriler ışığında kontakt lens kullanan kişilerin gözlerinde fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler.tr Odontojenik keratokist (OKK). 11’i fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler. Dişhekimliği Fakültesi. Moleküler Biyoloji ABD. Celal ÜLGER3. Hasan ÜNAL1. mantarlar. Bu çalışmanın amacı odontojenik keratokistlerde HPV 16-18 varlığının belirlenmesidir. 6’sı mantarlar ve 8’i amipler olarak tanımlandığı halde. Bu kapların hiçbirinde amipler ürememiştir. 1’i Pseudomonas ve 8’i mantarlar olarak tanımlanmıştır. Moleküler Biyoloji ABD. Aydın sibelky@hacettepe.19. Öte yandan olası amip enfeksiyonlarında ise bu kapların çok da etkili olmadığı söylenebilir. Bu çalışmada incelenen örneklerin sağlıklı bireylere ait olduğu düşünüldüğünde. amipler. Ağız Diş Çene Hastalıkları ve Cerrahisi ABD. İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenmiştir. Proje No: T-930/06102006 Anahtar Kelimeler: Kontakt lens saklama kapları. ev musluk suları. Giderek artan oranda oral tümörlerde human papilloma virus (HPV)’ün rolü olduğu çalışmalarla ortaya konulmaktadır. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi.9) HPV DNA’sı tespit edilmiştir. gelişimsel bir kist olmasıyla beraber. Biyoloji Bölümü. fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler ve Pseudomonas cinsi bakteriler açısından bir tehdit oluşturmadığı düşünülebilir. 23 hastadan alınan parafine gömülü odontojenik keratokist biyopsi örneklerinden DNA izole edildi ve human papilloma virus (HPV) varlığının saptanması HPV L1 konsensus primerleri. hiçbir musluk suyunda fakültatif anaerob gram negatif çomak bakterilere ve Pseudomonas cinsi bakterilere rastlanmamıştır. Nuray ER2 1 Hacettepe Üniversitesi. Konunun tam olarak aydınlığa çıkartılması örnek sayısının arttırılması ve izole edilen mikroorganizmaların patojenite faktörlerinin araştırılması ile yapılacak yeni çalışmalar ile mümkün olacaktır. Tip spesifik primerler kullanılarak yapılan amplifikasyon ile HPV pozitif örneklerin 8’nde (%47) yüksek risk grubu içerisinde yer alan HPV 16 ve HPV 18 DNA’sı belirlenmiştir. Ayrıca daha sonraki çalışmalarda kontakt lens kullanan ve herhangi bir göz enfeksiyonuna sahip kişilerin de kontakt lens saklama kaplarının ve musluk sularının incelenmesi ile elde edilecek sonuçların da bu konunun aydınlığa çıkartılması açısından faydalı olabileceği düşüncesindeyiz. Pseudomonas cinsi bakteriler ve mantarlar ile meydana gelebilecek enfeksiyonlarda kontamine kontakt lens saklama kaplarının etkili olabileceği düşünülebilir. Fen Edebiyat Fakültesi. Aynı zamanda nüks ve neoplastik potansiyele sahiptirler. Anahtar Kelimeler: HPV16-18 Odontojenik keratokist. Mehmet ÇAKACI2. Çalışmamızda incelenen 20 kontakt lens saklama kabında üreyen mikroorganizmalardan 18’i total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler. Tüm ekimler. Bu çalışma.edu. Biyoloji Bölümü. bakteriler SM 045 Odontojenik Keratokistlerde Human Papilloma Virus 16 ve 18 (Hpv) Varlığının Belirlenmesi Sibel KÜÇÜKYILDIRIM1. Fen Fakültesi. 118 . Öte yandan incelenen 20 musluk suyunda üreyen mikroorganizmalardan 16’sı total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler. Viral genomun L1 bölgesine bağlanan konsensus primerleri kullanılarak yapılan amplifikasyon sonucunda 23 örneğin 17 ‘nde (%73. tiplendirmesi ise viral genomun E6/E7 bölgelerini hedefleyen spesifik HPV-16 ve HPV-18 primer setleriyle polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) yöntemi kullanılarak yapıldı.

55139 Kurupelit. besinsel.tr Uluslar arası “Ad Hoc Committee”ye göre yeni bir bakteri türü tanımında 16S rDNA baz dizisi ile DNA-DNA hibridizasyon testi olmazsa olmaz kriterler olarak tanımlanmaktadır.tr Önemli bir endüstriyel enzim olan dekstransukraz. Mespilus germanica. Yaygın olarak kullanılan enzim ise Leuconostoc mesenteroides B-512F dektransukrazdır. Enzim üreten izolatlar ın tanılanmasında biyokimyasal testler. Kamil IŞIK1. orientali. Aziz TANRISEVEN2. Yaptığımız çalışmada. Kıymet GÜVEN2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Farklı restriksiyon endonükleaz enzimleri ile PCR-RFLP parmak izleri belirlenmiş ve suşların genomik DNA’ları M13f evrensel primeri kullanılarak oluşturulan RAPD-PCR fragmanların baz çifti büyüklükleri hesaplanarak izolat suşlar ile tanımlanmış tip suşları arasındaki benzerlik ve farklılıklar belirlenmeye çalışılmıştır. 16S rDNA gen bölgesi baz dizileri belirlenmiş ve GenBank’a depozit edilmişlerdir. Weissella confusa (32). azarolus L. Prunus cocomilia Ten. Leuconostoc. C. 16S rDNA gen bölgesi baz dizileri ile yeni türler olmaya aday farklı fizyolojik gruplardan Streptomyces cinsi izolatlar ile ilgili tip türleri oluşturmaktadır. Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ 2 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü. azarolus. Nevzat ŞAHİN1. violaceusniger 16S rDNA gen clade üyesi izolat ve tip suşların tamamında benzer sonuç vermiştir. Türkiye’nin farklı coğrafik bölgelerine ait bahçe. sukrozdan dekstran üretiminde kullanılmaktadır. API 50 CH test kiti ve 16S rDNA analizleri kullanıldı.edu. Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü. TRABZON SM 046 Biyoteknolojik Öneme Sahip Farklı Fizyolojik Özellikli Streptomyces İzolatlarının Moleküler Tiplendirilmesi Anıl SAZAK1. Diospyros L. Sorbus domestica L. Puberula (Schneider) Browicz . Enzimle ayrıca oligosakkaritlerin üretimleride gerçekleştirilmektedir. tarla ve orman toprağı ile farklı legümen türlerinin rizosferinden dilüsyon plak tekniğiyle izole edilen. Crataegus orientalis var. Yavuz SEZEN1 1 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü. Dekstran ise sefadeks ve kan plazması üretiminde kullanılır. Dekstransukraz.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. azarolus L.. sistematik. Şeker hastalığı ve aşırı kiloya sahip insanların tedavinde kullanılabilir. Streptococcus ) tarafından ekstrasellüler olarak sentezlenmektedir. Samsun 2 Anadolu Üniversitesi. Lactobacillus plantarum (25) olduğu tespit 119 . 15 farklı tür meyve (Prunus cocomilia Ten. aronia L. Streptomyces violaceusniger clade üyesi izolat ve tip suşları arasında ayırtedici sonuçlar vermiştir. Sistematikte bu moleküler testlerden bazıları bir grup organizma için ayırdedici sonuçlar verirken başka bir organizma grubunda farklı türler de bile benzer sonuçlar verebilmektedir. Eskişehir asazak@omu. 110 izolatın çeşitli derecelerde dekstransukraz ürettiği TLC metodu ile tespit edildi. Biyokimyasal testler sonucunda elde edilen izolatların Leuconostoc mesenteroides (51). Crataegus tanacetifolia.ileri@gyte. cocomilia. Bunlardan termofilik izolatlar 55ºC de mezofilik izolatlar ise 28ºC de inkübasyon sonucunda elde edilmişlerdir. Myrtus communis L. Lycopersicon esculentum. Bu oligosakkaritlerin önemli biyofonksiyonları vardır. Fen-Edebiyat Fakültesi. 16S rDNA gen clade SM 047 moleküler Endüstriyel Bir Enzim Olan Dekstransukraz’ ın Yerel İzolatlardan Elde Edilmesi Çiğdem İLERİ1. Streptomyces violaceusniger clade spesifik primerleri (S-S-Svio-66A-S-8 ve S-S-Svio-1274– A-A-20) ile PCR amplifikasyonları test edilerek clade üyesi organizmalar oldukları doğrulanmıştır. var. C. var. Subsp. Arbutus unedo. İlgili tip türlerle birlikte morfolojik. Fen Fakültesi Kimya Bölümü. var. Bu karbohidratlar prebiyotik olarak da kullanılmakta ve değişik ülkelerde binlerce ton üretimleri yapılmaktadır. Fen Fakültesi. biyokimyasal. Bu çalışmanın materyalini. sukrozla birlikte alındıklarında diş çürümesini önler. Prunus armeniaca. Buna rağmen RAPD-PCR testi. Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ c. Lactobacillus fermentum (2). Biyoloji Bölümü. var. üç farklı bakteri genusu (Lactobacillus. Anahtar Kelimeler: Streptomyces. Rizosfer izolatları. Biyoloji Bölümü.. degredasyon ve fizyolojik testlerden oluşan çok sayıda nümerik testler uygulanıp X-Taxon programında SSM-UPGMA analizleri ile değerlendirilen ve NTSys-pc programıyla oluşturulan kümelerden seçilen temsilci izolatların. Crataegus heterophylla. Restriksiyon endonükleaz enzimlerinden bazıları mezofilik ve termofilik izolatlarda ayırdedici parmak izleri oluştururken S. communis. Ancak bu iki temel kriterle birlikte PCR bazlı farklı moleküler markör testler de literatürlerde yaygın olarak kullanılmaktadır.19. Ziziphus zizyphus) ve lahana turşusundan toplam 531 izolat elde edildi..

polifenoller. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. içme suyu olarak tüketilen ambalajlı suların mikrobiyolojik kontrolünün düzenli olarak yapılmasının gerekliliğini çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır. TRABZON edildi. Dekstran. su örnekleri. vitaminler mineraller antioksidanlar peptidler. toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısı ve amip varlığı açısından incelenmiştir. Nihal DOĞRUÖZ. fekal koliform. Günümüzde gelişmiş ülkelerde bu enfeksiyonların kontrolü genelde filtrasyon ya da klorlama teknikleri ile sağlanmaktadır. vitaminler mineraller antioksidanlar peptidler.19. Bu nedenle çalışmamızda İstanbul’da ticari olarak satışa sunulan 22 farklı markaya ait 88 damacana su örneğinin mikrobiyal su kalitesi izlenmiştir. renk. Kampus. Ayten KİMİRAN ERDEM. biyoflavonoidler 120 . total koliform. Konya makin@selcuk. toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısı ise yayma yöntemi ile saptanmıştır. Biyoloji Bölümü.edu. probiotik mikroorganizmalar.tr Gıdaların endüstriyel olarak üretilmesi sıklıkla lezzet. bitkisel steroller. Fen Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. ABD Çevre Koruma Ajansı(EPA) ve World Health Organization (WHO) tarafından belirtilen standartlara uygun olmadığı saptanmıştır. Pseudomonas spp. tekstür kontrolü ve koruma için kullanılan katkı maddelerinin ilave edilmesini gerektirmektedir. Süt endüstrisinde enkapsüle edilmiş katkı maddelerinin kullanılması geçmişte sınırlı düzeyde gerçekleşmiştir. Ancak. API sonuçları ve 16S rDNA analizleri de bu bulguları desteklemektedir. Bu yöntemlerin yanı sıra suyun mikrobiyolojik kalitesi de düzenli olarak incelenmelidir. Her markadan dört farklı örnek ile yaptığımız çalışmanın sonucunda kaynakları aynı bile olsa markaya bağlı ciddi farklılıklar olduğu görülmüştür. Ayrıca 22 °C ve 37 °C ‘de gelişebilen toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısının tespiti de bakteriyolojik kirlilik ölçümlerinde kullanılan yöntemlerden biridir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji ABD. Aeromonas spp. Zuhal ZEYBEK. Anahtar Kelimeler: Leuconostoc mesenteroides. İleri çalışmalarda kimyasal mutajenler kullanılarak izolatların enzim üretimleri arttırılmaya çalışılacaktır. total koliform. Günümüzde bakteriyolojik izleme çalışmalarında indikatör olarak fekal ve total koliform bakterileri kullanılmaktadır. bitkisel steroller. Dekstransukraz. Gıda Mühendisliği Bölümü. Muhtemelen en yaygın olarak kullanılan kapsüllenmiş katkıların kullanıldığı alan hazır gıdalar endüstrisidir (ekmek sanayii. mikrobiyoloji ve katkı maddeleri üreticileri bu yöntemi daha çok kullanmaktadır). 19 litrelik plastik şişelerden mikrobiyolojik incelemeye uygun olarak alınan. Ziraat Fakültesi. Bu çalışma sonucunda incelenen örneklerin büyük bir kısmının Türk Standartları Enstitüsü (TSE). Vezneciler-Eminönü/ İstanbul sevangurun@hotmail. Nihat AKIN2 1 Selçuk Üniversitesi. 16S rDNA SM 048 SM 049 İstanbul’da Satışa Sunulan Farklı Markalara Ait İçme Sularının Mikrobiyolojik Açıdan Değerlendirilmesi Sevan GÜRÜN. Sonuçlarımız. Son zamanlarda en azında iki adet enkapsüle edilmiş biyoaktiv ürünler (probiotik organizmalar ve Omega-3 yağlar) içeren ticari süt ürünleri bulunmaktadır. Lezzet bileşiklerinin kontrollü şartlarda serbest kalması enkapsülasyonun önemli avantajı olarak bilinmektedir. Anahtar Kelimeler: Enkapsülasyon. Kampus. Bunların dışında son zamanlarda çeşitli probiotik mikroorganizmzlar. Temizliği doğru bir şekilde yapılmamış şişelerin tekrar içme suyu satışında kullanılması sağlık açısından risk oluşturmaktadır. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmanın amacı enkapsülasyon teknolojisinin süt ürünlerine ilave edilen biyoaktiv maddelere uygulamasının incelenmesi ve neden bu konunun önemli olduğunun açıklanmasıdır. Bu durum yukarıda bahsettiğimiz temizlik hatalarına veya dolum tesisinin sağlığa uygun koşullarda çalışmamasından kaynaklanabilir. Aeromonas spp. Fekal koliform. Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi. polifenoller. Pseudomonas spp.. Biyoloji Bölümü. ve amip varlığı membran filtrasyon yöntemi. Yapılan çalışmalarda kirlilik indikatörü mikroorganizmaların plastik kaplarda biyofilm oluşturdukları görülmüştür. biyoflavonoidler ve lifler gibi katkı maddelerinin ilave edilerek üretildiği fonksiyonel süt ürünleri üretilmektedir.. Özellikle bu kontrolün ana dolum merkezi ve ambalajlı sularda yetkili bir Fonksiyonel Süt Ürünlerinde Probiotiklerin ve Diğer Katkıların Taşınması İçin Mikroenkapsülasyon Uygulamaları Mehtap AKIN1..com İçme suyunda bulunan çeşitli patojenik bakteriler suyla bulaşarak enfeksiyonlara neden olmaktadır. günümüzde fonksiyonel gıdaların önemi enkapsüle edilmiş katkıların kullanımıyla artış göstermiştir. Dolayısı ile uygulamada üzerinde en çok çalışılan alan peynir olgunlaştırmada enzim kullanımı ile ilgili olmuştur.

Ortama glukoz ilave edildiği zaman ise bütün yabani tip ve mutantlarda hem OmpF hemde OmpC sentezinin azaldığı belirlenmiştir. HNS mutasyonunun ise OmpC sentezini tam olarak etkilemediği. coli’nin OmpF porin sentezinde baskılayıcı rolü olduğu belirlenmiştir. Acp’ın Rolü Cihan DARCAN. pIL253 vektörü yardımı ile endüstriyel bakımdan önemli bazı laktik asit bakterilerine aktarılmıştır. coli ve ompR. azot kaynağı olarak ise amonyum sülfat ilave edilmiştir. GMLF1’in ve klonlanan geni taşıyan rekombinant bakterilerin hücre içi ve hücre dışı ksilanaz aktiviteleri ölçülerek. Emin ÖZKÖSE. coli’ye göre oldukça yüksek OmpF sentezi görülmüş. açlık stresinde rpoS mutant E. GMLF1’den PZR ile ksilanaz enzimini kodlayan gen çoğaltılıp. rpoS mutasyonunda OmpF sentezinin arttığı görülmüştür. OmpF sentezinde ise rpoS mutantında olduğu belirlenmiştir.tr Açlık stresi deniz suyu gibi sucul çevrelerde bakterilerin yaşamını etkileyen önemli faktörlerden birisidir. bu sonuçtan açlık stresinde AcP eksikliğinin OmpC sentezini oldukça arttırdığı ve AcP’ın varlığının OmpC sentezini baskıladığı belirlenmiştir.edu. OmpC sentezinde ise yine yabani tip E. TRABZON kuruluş tarafından düzenli olarak yapılması halk sağlığı için önem taşımaktadır. OmpC sentezinin ise pta mutasyonunda yabani tip E. pCT vektöre klonlanarak Escherichia coli’ye aktarılmıştır. Bu analize göre pta ve hns mutasyonunun OmpF sentezinde rolü olmadığı tespit edilmiştir. Bu ekosistem içerisinde yer alan anaerobik funguslar en dirençli bitki hücre duvar polimerlerini bile parçalayabilecek enzimlere sahiptir. OmpF. Gen. envZ. coli’de yabani tip E. Ancak OmpC sentezinde en fazla azalmanın pta mutantında. Çalışmada filtre-otoklav edilerek steril edilmiş deniz suyunda bakteri örnekleri 15 gün 37°C de inkübasyona tabii tutulmuştur.tr Bitki hücre duvarından en iyi şekilde faydalanabilen herbivor olan ruminant hayvanlar doğadaki en karmaşık mikrobiyal ekosistemlerden birisini içermektedir. rpoS ve hns de değişim görülmemişken pta mutantında artış tespit edilmiştir. H-NS. hafifçe artışa neden olduğu ancak önemli görülemeyeceği tespit edilmiştir. bu mutasyonların açlık stresinde OmpC ve OmpF porin sentezi üzerine rolleri araştırılmıştır. hns ve pta mutantları kullanılarak. ve hns mutantlarında OmpF sentezinde herhangi bir değişim görülmezken. Bu enzimler içerisinde ksilanaz enzimi önemli bir yere sahiptir. açlık 121 . 15. envZ. ksilanaz SM 052 Deniz Suyunda Açlık Stresi ve Besin İlavesinin Escherichia coli’nin OmpC ve OmpF Sentezine Etkisi ve RpoS. İsmail AKYOL. gün sonunda ortama karbon kaynağı olarak glukoz. Anahtar Kelimeler: OmpC. coli’ye göre OmpC sentezinin oldukça azaldığı görülmüştür. Deniz suyuna Amonyum kaynağı ilave edildiği zaman yabani tip. Biyoloji Bölümü.edu. deniz suyu. dolayısı ile deniz suyunda yaşayan E. Yabani tip E. Ziraat Fakültesi. Bakteriler bu strese karşı koyabilmek için bir çok global düzenlemeye sahiptirler ve porin proteinleri bu düzenlemelerden birisidir..19. coli ve envZ. Bu amaçla çalışmada izole edilen Neocallimastix sp. Bu nedenle RpoS ve EnvZ’nin deniz suyunda açlık stresinde yaşayan E. rpoS ve envZ mutantlarında ise yabani tip E. Mehmet Sait EKİNCİ Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. Kütahya cihand@dumlupinar. Önder İDİL Dumlupınar Üniversitesi. Reşit ÖZKANCA. Biyoloji Bölümü.Aeromonas. pta. Biyoteknoloji ve Gen Mühendisliği Laboratuarı. Ekspresyonu ve Karakterizasyonu Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU. Zootekni Bölümü. pIL253. laktik asit bakterisi. Fen Edebiyat Fakültesi. Amip SM 051 Koliform. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kahramanmaraş cugur@ksu. Anahtar Kelimeler: Pseudomonas. coli’nin OmpC sentezi için gerekli olduğu tespit edilmiştir. Neocallimastix sp. Bu genin kodladığı enzimin optimum sıcaklığı ve optimum pH’sı tespit edilmiştir. GMLF1’e Ait Ksilanaz Geninin Klonlaması. rpoS. Klonlanan genin sekans analizi sonucunda “Glikozil Hidrolaz 11” ailesine ait bir katalitik bölge içerdiği bulunmuştur. coli’ye göre oldukça yüksek oranda sentezlendiği görülmüş. ß-Galaktosidaz ölçümleri sonunda elde edilen veriler tekrarlanmış ölçümlü ko-varyans analizi yapıldığı zaman. envZ mutantında ise yabani tipe göre OmpF sentezinde azalma olmuş dolayısı ile deniz suyunda OmpF sentezi için EnvZ’nin pozitif rolü ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Neocallimastix sp. bu genin farklı laktik asit bakterilerinde ekspresyon düzeyleri tespit edilmiştir.

Bu iki yönlü etki hücrenin bir denge içerisinde canlı kalmasını sağlar. Biyoloji Bölümü 2 Gent University. Karbon ve azot kaynaklarının kullanımı da genetik kontrol altındadır. Ty elementleri env proteini içermez. Guy HAEGEMAN2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. strese karşı hücre ve doku seviyesinde oluşan bir bağışıklık cevabıdır. Araştırmalarımızda Ty2 retrotranspozonunda gen anlatımının S. Ty2’de transkripsiyon 5’LTR bölgesinde yer alan çok kompleks bir promotor bölgesi tarafından kontrol edilmektedir. İnflamasyon cevabı olarak plazma ve lökositler kan dolaşımından hasarlı dokuya geçerek kızarıklığa neden olurlar. Bir hücrenin canlılığını sürdürebilmesi için o hücrede pro-inflamatuar ve anti-inflamatuar mekanizmaların bulunması ve fonksiyonel olması şarttır. Ty2 genomundan tek mRNA transkribe edilir. Bu mRNA’dan gag ve pol polipeptidleri kodlanmaktadır. Ortamdaki karbon kaynağına göre Ty2’de transkripsiyonun kontrolunun transkripsiyon faktörü olan ve glikolitik genlerin transkripsiyonunu da aktive eden Gcr1p ile sikline bağlı protein kinaz olan Pho85 tarafından sağlandığı gösterildi. Pol polipeptidleri ise Ty2 mRNA’sının revers transkripsiyonu ve Ty2 DNA’sı olarak genoma integrasyonu ile ilgili enzimlerdir. Gliserol laktat gibi fermente edilmeyen karbon kaynakları kullanıldığında ise Ty2’de hem transkripsiyonun hem de frameshift hızının azaldığı bulundu. Gag ve pol polipeptidleri proteolitik olarak daha kısa ve işlevsel polipeptidlere ayrışır. Karolien DEBOSSCHER2. cerevisiae’da üreme hızını belirleyen en önemli metabolik faktörlerdir. Zihni DEMİRBAĞ1. Pol polipeptidi gag polipeptidine göre +1 çerçevede olup translasyon sırasında ribozomal frameshift sonucu gag-pol füzyonu olarak sentez edilirler. Üreme ortamında zayıf azot kaynağı olan prolin bulunduğunda Ty2 transkripsiyonunun çok azaldığı. Science Faculty. LEGEST (Laboratory of Eucaryotic Gene Expression and Signal Transduction Laboratory). Üreme ortamındaki karbon ve azot kaynaklarının niteliği S.tr Retrotranspozon Ty2 S. İmmunoregülator genlerin çoğu kontrol veya promotor bölgelerinde NF-κB sitokinine ait (tüm hücrelerde bulunan heterodimerik bir transkripsiyon faktörü) bağlanma bölgeleri içermektedirler. Biyoloji Bölümü. glikolizis SM 054 Salsola tuberculatiformis’den İzole Edilen FenilAziridin Öncüsü Compound-A (CpdA) Adlı Bileşiğin Anti-İnflamatuar Potansiyeli ve Mevcut Farmasotik Ürünler İle Karşılaştırılması Ali Adem BAHAR1.edu. Gent-Belgium aliadembahar@yahoo. İnflamasyonda rol oynayan bir sitokin olan TNF (tümör nekrozis faktör) ile yapay strese 122 . TRABZON SM 053 Retrotranspozon Ty2’de Gen Anlatımının Kontrol Mekanizmaları Sezai TÜRKEL Uludağ Üniversitesi.com İnflamasyon canlı organizmaların fizyolojileri için oldukça önemli çok karmaşık hücresel mekanizmaları içeren. Bursa sturkel@uludag. Sitokinler hücrelerin birbirleri arasında haberleşmek için kullandıkları protein veya glikoprotein yapısındaki sinyal molekülleridir. Bu araştırma TÜBİTAK tarafından (Proje no: TBAG 104T307) desteklenmiştir. Gag polipeptidleri hücre sitoplazmasında yer alan Ty2 virüs benzeri yapıların kapsit kısmını oluşturur. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Azot kaynağına göre Ty2 transkripsiyonu kontrolunun ise GATA gurubu transkripsiyon faktörleri olan Gln/Gat faktörlerine bağlı olduğu gösterildi. Glukokortikoidler (GC) metabolizma ile ilgili birçok işlemin yanı sıra stres cevabında da rol alan steroid yapıda hormonlardır. Fen Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Retrotranspozon. frameshift. Benzer şekilde üreme ortamındaki azot kaynağına göre de Ty2 transkripsiyonun düzenlendiği bulundu.19. Biyoloji Bölümü. Hücre içerisinde glukokortikoid reseptörlerine bağlanarak bu reseptörleri aktifleştirirler. transkripsiyon. Üreme ortamında karbon kaynağı olarak kolay fermente edilebilen glukoz bulunduğunda Ty2 transkripsiyonunun çok fazla olduğu bulundu. 16059. Ty elementleri. Fen-Edebiyat Fakültesi. İnflamasyon söz konusu olduğunda bu aktif bileşik proinflamatuar ve anti-inflamatuar sitokinlerin genleri üzerinde etkili olmaktadır. cerevisiae genomunda bulunan hareketli bir genetik element olup genetik yapı ve gen anlatımı açısından retrovirüslere benzer özellikler gösterir. Elde ettiğimiz sonuçlar retrotranspozon Ty2’de gen ifadesinin üreme ortamı koşullarına göre ilgili transkripsiyon faktörlerine ve siklinlere bağlı olarak kontrol edildiğini göstermektedir. Bu aktif yapılar ise çekirdek zarından içeri girerek DNA üzerindeki belirli bölgelere bağlanıp gen ekspresyonunu arttırıcı yada azaltıcı yönde etkilerler. cerevisiae’daki metabolik olaylara göre kontrol edilip edilmediği incelendi. kolay metabolize edilen amonyum bulunduğunda ise transkripsiyonda önemli artış olduğu tespit edildi. Ilse BECK2.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Trabzon sabriye@ktu. Ayrıca optimum pH 6. hidrofobik etkileşim işlemleri ile saflaştırılmış ve biyokimyasal özellikleri ve kinetik parametreleri belirlenmiştir. bu enzime spesifik iki adet dejenerat primer kullanılarak genomik DNA’dan coğaltılıp pGEM-T Easy vektorüne klonlanarak sekans ettirilmiştir. HgCl2. Enzimin aktivitesi 50 mM fosfat tamponu içinde hem spektrofotometrik olarak hem de native jelde florojenik olarak gösterildi. Fen Edebiyat Fakültesi. EDTA) enzim aktivitesi üzerine etkisi değişik konsantrasyonlarda araştırılmıştır. toplam 502 aminoasitlik bir proteini kodladığı belirlendi.19. Anahtar Kelimeler: CpdA. Bu çalışmada Anoxybacillus gonensis Ac26 suşunun arabinofuranosidaz geninin bir kısmı. Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterize Edilmesi Derya YANMIŞ.3. Ayrıca bazı kimyasalların (CoCl2. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.com D-glukoz izomeraz olarakta yaygın olarak adlandırılan D-ksiloz izomeraz (D-ksiloz ketoizomeraz. Biyoloji Bölümü. MgCl2.5) hem D-ksilozun D-ksiluloza izomerizasyonunu hem de D-glukozun D-fruktoza reaksiyonunu katalizler. DTT. Ayrıca yapılan in-vivo lusiferaz deneylerinde ticari bir farmasotik ürün olan immün-baskılayıcı dexamethasone ile karşılaştırıldığında bu bileşiğin akut inflamasyonda en az dexamethasone kadar etkili olduğu bulunmuştur. CaCl2. Gen. TNF.coli BL21 (DE3) hücrelerine transforme edildi. Rekombinant protein SDS-PAGE’de yürütülerek yaklaşık 55 kDa’luk bir enzim olduğu gözlendi. çalışma mekanizması.0 ve optimum sıcaklığının 65ºC olduğu belirlendi. Hakan KARAOĞLU. Trabzon deryayanmis@yahoo. özelliklerinin iyileştirilmesi gibi birçok özelliği araştırmacıların ilgi kaynağı olmuştur. inflamasyon. Bunun haricinde doz-cevabı testleri yapılarak CpdA’nın in-vivo olarak kullanılan hücrelerde etkili olduğu ispatlanmıştır. CuSO4. Enzim ayrıca Rye arabinan.edu.C. glukokortikoidler. Anahtar izomeraz Kelimeler: Anoxybacillus. pET-28a vektörünün NdeI ve HindIII bölgesine His-Taq kuyruk içerecek şekilde klonlanarak E.139 mM ve 1019 U/mg olarak tespit edilmiştir. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi. Elde edilen bu bölgeden yola çıkılarak genin tüm sırasının elde edilmesi amacıyla invers PCR primerleri dizayn edilerek genin tüm sırası elde edildi. Çalışma sonucunda CpdA’nın TNF ile uyarılmış hücrelerde oluşturulan yapay stres şartları altında gerçekleşen gen ekspresyonunda etkili olduğu western-blot ve Q-PCR sonuçları ile desteklenmiştir. Kadriye İNAN.0 da 24 saat %99 ve optimum sıcaklık 65ºC de 30 saat %98 stabil kalabilmektedir. dexamethasone SM 055 Anoxybacillus gonensis ÇT1 Sarı Suşunun DGlukoz İzomeraz Geninin Klonlanması. sugar beet arabinan. Enzimin Km ve Vmax’ı sırasıyla 0. Rekombinant enzimin karakterizasyonunda. TRABZON sokulmuş hücrelerde (L929. Enzimin ısıl kararlılığı ve pH kararlılığı da belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. β-merkapto etanol. oat spelt xylan’ı parçaladığı ince tabaka kromotografi (Thin Layer Cromotographi (TLC)) ile gösterilmiştir. 61080. pnitrofenil α-L-arabinofuranoside substrat olarak kullanıldı. Aktivite deneyleri sonucu Anoxybacillus gonensis Ac-26 Abf enziminin optimum pH’sın 6. Km’si 75 mM olan enzimin optimum pH’sı 6. optimum sıcaklığı 85°C’dir. Murat KAÇAĞAN. klonlanan enzim hücre ekstratından sırasıyla ısı şoku. biyokimyasal özellikleri. glukoz SM 056 Anoxybacillus gonensis A-26 Suşundan Termofilik Arabinofuranosidaz Geninin Klonlanması. Sahip olduğu yüksek ticari önemi nedeniyle enzimin mikroorganizma kaynakları.tr Aydın çamur kaplıcasından Anoxybacillus gonensis Ac-26 adlı termofilik bir bakteri suşu elde edilmiştir. 61080. 5.5. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu Sabriye ÇANAKÇI. A549 insan hücre kültürleri) CpdA’nın anti-inflamatuar potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Anoxybacillus gonensis Ac-26 arabinofuranosidaz geninin toplam uzunluğunun stop kodonu ile birlikte 1509 baz çifti olduğu. Bu çalışmada Anoxybacillus gonensis ÇT1Sarı suşundan izole edilmiş olan D-glukoz izomeraz geni ekspresyon vektörüne klonlanmış. Fen–Edebiyat Fakültesi.1. E. iyon değişimi kromatografisi.Protein T7 promotoru altında IPTG ile indüklenerek üretildi ve Promega His Taq protein saflaştırma kiti kullanılarak saflaştırıldı. Yürütülen çalışmalarla bu yeni izolatın arabinofuranosidaz enzimine sahip olduğu belirlendi. 123 .

Remziye NALÇACIOĞLU. TRABZON Anahtar Kelimeler: Anoxybacillus gonensis Ac26. Rize 2 Department of Biochemistry and Molecular Biology. entomopoksvirüslerde bu proteinleri kodlayan genlerin veya bunlara ait ürünlerin karekterizasyonu ve fonksiyonel analizleri hakkında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Amsacta moorei entomopoksvirus (AmEPV) hücre kültürüne uyarlanabilmiş. NJ-USA 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. L. transkripsiyon başlangıç ve bitiş noktalarının belirlenmesi çalışmaları bulunmaktadır. Ali Osman BELDÜZ3.. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoinformatik analizler bu virus genomu üzerinde bulunan AMV197 kodlu açık okuma zincirinin (ORF) Ser/Thr protein kinaz fonksiyonuna sahip protein kodlayan bir gen olabileceğini göstermektedir. ve 4. Bu kapsamda genin transkripsiyon sınıfının. p-nitrofenil α-Larabinofuranosid SM 057 Amsacta moorei Entomopoksvirus Protein Kinaz Geninin (AMV197) Transkriptomik Analizi Hacer MURATOĞLU.19. Zihni DEMİRBAĞ Karadeniz Teknik Üniversitesi.com Entomopoksvirusler böcekleri enfekte eden önemli bir virus grubudur. Enzime ait KDdNTP ve kpol değerleri presteady kinetik yöntemi ile belirlendi ve kpol değeri 24. Fidelity ve DIG-dUTP Kullanabilirliği Cemal SANDALLI1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Reaksiyonlar farklı sıcaklıklarda yapıldığında enzimin hata yapma oranının sıcaklığa bağlı olarak arttığı belirlendi. protein transkriptom SM 058 moorei kinaz. Biyoloji Bölümü. UMD-New Jersey Medical School.coli BL21 hücrelerinden saflaştırılan rekombinant DNA polimeraz enziminin KDDNA değeri jel-shift deneyi ile araştırıldı ve enzimin bu değerinin 0. Sonuç olarak enzimin her 40.. genom sekansı tamamlanmış ve bazı genlerinin fonksiyonel analizleri yapılmış örnek bir entomopoksvirüstür. Newark. Sıraya uygun dNTP ve sıraya uygun olmaya dNTP’lerin varlığında aynı deneyler tekrar edildi ve enzimin sıraya uygun olmayan dNTP’ler ile sentez yapıp yapmama özelliği incelendi. termofilik Abf. Biyoloji Bölümü. Enzimin normal dNTP’ler ile birlikte DIG-dUTP kullanabilirliği dana timus DNA’sı kullanılarak araştırıldı ve Dot-Blot hibridizayon sonucu enzimin DIG-dUTP ile sentez yapabildiği belirlendi. 2. Trabzon muratoglu@yahoo. Ancak. 7. Biyoloji Bölümü. konak hücre döngüsünün düzenlenmesinde ve apoptosis olayında rol oynadıkları bilinmektedir. Sabriye ÇANAKÇI3. Trabzon csandalli@yahoo.. dispar hücrelerinin Ara-C (DNA replikasyonu engelleyicisi) varlığında AmEPV ile enfeksiyonu ve izole edilen mRNA üzerinde protein kinaz primerleri kullanılarak yapılan RT-PCR ile takibi sonucunda protein kinaz’ın erken grubu gen olarak ifade edildiği belirlendi. Primer uzatma deneyi kullanılarak enzime ait hata yapma oranı araştırıldı. Bazı omurgalı poksviruslerine ait Ser/Thr protein kinazların virus replikasyonunda. Fen-Edebiyat Fakültesi.99 s–1 olarak bulunurken KDdNTP değeri 21. ve 24. MODAK2. 4. 15/14 ve 16/14 mer uzunluğunda (15-mer ve 16-mer kalıp iplik. AmEPV ile enfekte edilen hücrelerden 0. E. 1 Rize Üniversitesi. 14 mer primer iplik) sentetik DNA’lar kullanılarak DIGdUTP ile primer 3’ ucunun işaretlenmesi çalışmaları neticesinde enzimin kalıp zincir üzerindeki son nükleotitin sentezini 124 .. 53100. morfogenezisinde. 1. Gca TK4 DNA Polimeraz I: Kinetik Özellikleri. 61080. AMV197’nin transkriptomik analizi gerçekleştirilmiştir. Buna ilaveten DIG-dUTP’yi kullanabilirliği sentetik saatler arasında başladığı ve enfeksiyonun ilerleyen saatlerine kadar devam ettiği görüldü. 12. saatlerde izole edilen mRNA’lar ile gerçekleştirilen RT-PCR analizleri. Mukund J. Fen Edebiyat Fakültesi. 5’ ve 3’ RACE yöntemi ile yapılan çalışmalarda genin transkripsiyon başlangıç kodonunun translasyon başlangıç kodonundan (ATG) 54 baz yukarıda. Anahtar Kelimeler: Amsacta Entomopoksvirus (AmEPV). Kamalendra SİNG2. hata yaptığı belirlendi. transkripsiyonunun enfeksiyon sonrası hangi zaman diliminde gerçekleştiğinin. dolayısıyla iki farklı transkripsiyon bitiş noktasının olduğu tespit edilmiştir.com Daha önce yürütülen çalışmalar neticesinde Geobacillus caldoxylosilyticus TK4 DNA polimeraz I geni pET-15b vektörüne klonlanıp ekspres edilmişti. protein kinaz geni transkripsiyonunun enfeksiyon sonrası 2..192 nM olduğu belirlendi. 61080.64 µM olarak hesaplandı (maksimum KDdNTP değ erinin yarısı). bitiş kodonunun ise translasyon stop kodonundan (TAA) 22 baz ve 32 baz aşağılardan bittiği. Bu çalışmada. İsmail DEMİR3.000 nüklotitte bir nüklotid DNA ile de araştırıldı ve enzimin DIG-dUTP’yi sentezlenen yeni DNA iplikciğinin iç kısılarına ekleyebildiği gözlendi. Biyoloji Bölümü.

rekombinant DNA oluşturmak için yeni geliştirilmiş in vivo bir tekniği ifade etmektedir. Microplate Reader). Fen Edebiyat Fakültesi. Bilim-Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi. Yapılan istatistik çalışmaları sonucunda: Coleoptera grubuna ait böceklerden izole edilen 108 adet bakterinin % 21. Yöntemin S. Kullanılan bakterilerin (108 izolat) şu ana kadar büyük çoğunluğunun identifikasyonları ve patojenite çalışmaları tamamlanmıştır. Anahtar Kelimeler: λ Red rekombinasyon sistemi. TRABZON gerçekleştirebildiği ve DIG-dUTP ile doldurabildiği gözlendi. Recombineering E.19. İzmir esin. kitin polimerlerinden ayrılan glukoz miktarları spektrofotometrik olarak tayin edildi (Spectra Max M2. Kazım SEZEN.coli nükleazını inhibe eden Red proteinleri varlığında homolog rekombinasyonu sonrası replikasyon fonksiyonu inhibe edilmiş ama Red fonksiyonları bulunan defektli λ profaj inşa edilmiştir. Bu yıkım büyük miktarlarda olduğu zaman zararlı böceklerin direkt olarak ölümüne sebep olabilir. GA1R) yöntemlerle tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: DNA polimeraz I. Böceklerin büyük çoğunun peritrofik membran yapısında protein-karbonhidrat matriksine gömülü olarak. Ancak ssDNA’nın. E. Bornova. 39 nt’lik homolog uzantılar içeren PCR ile çoğaltılmış seçici markır ile yer değiştirmesine dayanır. Bu yöntem kullanılarak S. Kitinaz. DNA modifikasyonunun özel restriksiyon bölgelerinin elde edilebilirliğine bağlı olarak gerçekleştirilebildiği klasik genetik mühendisliği metotları ile karşılaştırıldığında.kocabas@ege. Zihni DEMİRBAĞ Karadeniz Teknik Üniversitesi. bitki paraziti mantarların hücre duvarlarında ve zararlı nematodların yapısında bulunan önemli bir yapısal bileşendir. coelicolor mutajenezi. coelicolor mutajenezinde kullanımı temel olarak. Ancak 125 DNA Yapımında Yeni ve Güçlü Bir Metot.com Kitin selülozdan sonra en fazla bulunan ikinci polisakkarit olmasının yanı sıra doğada bulunan en dayanıklı polisakkarittir. Bugün farklı çalışmalarda yaygın olarak kullanılmaya başlanan λ Red rekombinasyon sistemi Streptomyces coelicolor mutajenezi için de kullanılmaktadır. Biyoloji Bölümü aliadembahar@yahoo. .edu. KDDNA ve DIG-dUTP SM 059 SM 060 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Coleoptera Grubu Tarım Zararlısı Böceklerden Elde Edilen Bakterilerde Kitinaz Aktivitesi Tayini Ali Adem BAHAR. Bu açıdan entomopatojenik bakterilerin salgıladıkları kitinazlar. Genetik mühendisliği sistemleri nükleazların parçalaması nedeniyle lineer DNA’yı Escherichia coli içine başarılı şekilde yerleştirememektedir. S. Sonuçta bu profajı içeren hücrelerde homolog rekombinasyon temelli yeni genetik dizilerin oluşturulması gerçekleştirilebilmiştir. bu metodun en büyük avantajı uygun pozisyonda restriksiyon bölgelerine olan ihtiyacı ortadan kaldırmasıdır. böceklerin bakterilere ve onların toksinlerine karşı mekanik bir bariyer olan peritrofik membran yapısındaki kitin polimerlerini parçalayarak. coli kromozomunda 40 farklı değişiklik yapmıştır. KDdNTP. Bu çalışmada Karadeniz Bölgesinde yaygın olarak bulunan Coleoptera gurubu zararlı böceklerin mikrobiyal floralarında bulunan entomopatojenik ve normal flora bakterilerinin kitinaz üretim profili ve kısmen de aktiviteleri tespit edilmiştir. 35100. Biyoloji Bölümü. Remziye NALÇACIOĞLU. sahip oldukları patojenite nedeni ile biyolojik mücadelede kullanılan enzimlerin başında gelmektedirler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bakterilerin sahip oldukları kitinazların aktivitelerini belirlemede ise iki değişik yöntem kullanılmıştır. kpol. Bundan yararlanan Datsenko ve Wanner (2000) E. Bu bakterilerin kitinaz profilleri konvansiyonel (KTA: Kitinaz Tespit Agar) ve moleküler (Dejenerat primerler: GA1F. Esin HAMEŞ KOCABAŞ Ege Üniversitesi. EBİLTEM. kozmid (supercos I) üzerinde yer alan kromozomal dizinin.3’ünde (23 izolat) kitinaz aktivitesi tespit edilmiş. homolog rekombinasyon.tr İlk defa 2001 yılında Ellis ve ark. coelicolor M145 üzerinde istenen genlerin mutasyonu gerçekleştirilmiştir. Diğerinde ise kitinaz aktivitesi DNS (dinitrosalisilik asit) yöntemiyle. bakteriler tarafından salgılanan diğer toksinlerin ve bağırsakta o anda bulunan zararlı maddelerin endotelyal hücrelere ulaşmasını kolaylaştırıp patojenik etki göstermektedir. M9-kitin agar difüzyon yönteminde koloni etrafındaki zonların boyutları değerlendirildi. tarafından kullanılan Recombineering (recombinant mediated genetic engineering) (rekombinant aracılı genetik mühendisliği) terimi.96) tespit edilmiş. M9-kitin agar difüzyon metodu ile elde edilen kitinaz aktivitesi sonuçları ile bakterilerin insektisidal aktiviteleri arasında çok güçlü bir ilişki (R2: 0.

SM 062 Geobacillus Sistematiğinde recN Geninin Kullanımı Kadriye İNAN. Enfeksiyondan 96 saat sonra ekstrasellüler virüs üretimi yaklaşık 103 kat artarak yaklaşık 1. Bunun için ilk olarak ManeNPV ile enfekte edilmiş M. izole edilen 16 izolatın Geobacillus cinsine ait olduğu belirlendi.2 x 107 pfu/ml konsantrasyona ulaştı. 16S rRNA gen analizi sonuçlarına göre. Malacosoma neustria L. 16S rRNA gen analizinin sonuçlarına göre Geobacillus pallidus’a %99 benzerlik gösteren 11 izolatın recN dizinleri açısından analizi sonucunda. inklüzyon yapı (PIB) oluşumu. bakülovirüsler için belirleyici özellikler olan enfekte hücrelerin streslenmesi. fizyolojik. neustria larvalarından ekstrasellüler virüsleri ihtiva eden hemolenfler toplandı. Biyoloji Bölümü. virüs replikasyonu. Sabriye ÇANAKÇI. TRABZON DNS yöntemiyle diğer iki parametre arasında önemli bir ilişki tespit edilememiştir. 16S rRNA gen analizinin sonuçlarına göre. 16 izolatın recN dizin analizi yapılmıştır. 16S rRNA. 61080 TRABZON inank@ktu. Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ayrıca elde edilen en aktif izolatların ise biyoteknolojik amaçla kullanılabilecek yüksek kitinaz aktivitesi gösteren S. biyokimyasal ve bazı genetiksel özellikleri açısından incelendiler. Malacosoma neustria. Zihni DEMİRBAĞ. genom benzerlik seviyelerini ortaya koymak amacıyla DNA:DNA hibridizasyonu yerine. Remziye NALÇACIOĞLU. diğer 5 izolatın da %97 ve üzerinde Geobacillus’un diğer türlerine benzediği belirlendi.edu. Geobacillus cinsinde recN dizin benzerliklerinin DNA:DNA hibridizasyonu sonuçlarıyla tutarlılık gösterdiği önerildiğinden. morfolojik. 2’sinin de Group 3’e ait suşlar olduğu olduğu belirlendi. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: entomopatojen bakteriler SM 061 saat sonra görüldü. granülleşmesi. bu 11 izolattan 6’sının Geobacillus stearothermophilus türüne ait suşlar.19. ekstrasellüler virüs üretimi. (Yüzük kelebeği. Fenotipik karakterlerine ve 16S rRNA gen sekans analizi sonuçlarına göre. kitinaz. Anahtar Kelimeler: Bakülovirüs. Trabzon nurtengurel@ktu. Bu sonuçlar ışığında Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yayılış gösteren Coleoptera grubu zararlı böceklere karşı kullanılabilecek kitinaz pozitif bakterilerin seçilmesi için M9-kitin agar difüzyon yönteminin kullanılması en hızlı ve ucuz yöntem olacaktır. Md203 hücre şusunun. plak saflaştırılmış ManeNPV’ye karşı duyarlı olduğu virüsün sitopatolojisi (CPE). İsmail DEMİR. Fen Edebiyat Fakültesi.tr Bakülovirüsler biyolojik mücadele. konak spektrumu. 3’ünün Geobacillus staerothermophilus türüne.tr Türkiye’nin batısındaki bazı kaplıcalardan alınan su ve çamurlu su örneklerinden. 11 izolatın Geobacillus pallidus’a %99 benzerlik gösterdiği. recN Coleoptera. Lepidoptera: Lasiocampidae)’dan elde edilmiş bir bakülovirüs olan Malacosoma neustria nükleopolihedrovirüs (ManeNPV)’ünün. irileşmesi. Enfeksiyonda. viral DNA replikasyonu ve viral proteinlerin sentezi gibi replikasyonal özelliklerinin belirlenmesiyle ortaya konuldu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu virüsler böcek konaklarında ve bu konaklardan geliştirilmiş hücre kültürlerinde in vitro olarak üretilebilmektedirler. 61080. gen ekspresyonu ve gen terapisi alanlarındaki yoğun kullanımları bakımından çok ilgi çekici araştırma materyalleri haline gelmişlerdir. in vitro konak spektrumu belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. birbirleriyle yakından ilişkili termofilik basil formundaki bakteriler izole edildi. 5’inin ise Group 3’e ait suşlar olduğu belirlenmiştir. Geobacillus’un diğer türlerine %97 ve üzerinde benzerlik gösteren 5 izolatın recN analizi sonucuna göre ise. Biyoloji Bölümü. Malacosoma neustria Nükleopolihedrovirüs (ManeNPV)’ünün In Vitro Replikasyonu ve Konak Spektrumu Nurten GÜREL. İlk enfeksiyon çalışmasından sağlanan ekstrasellüler virüslerden plak saflaştırması yapıldı ve elde edilen saf virüs daha sonraki replikasyon çalışmalarında kullanıldı. In vitro replikasyon denemeleri. kararması gibi sitopatik etkiler tespit edildi. İzole edilen izolatlar. Anahtar Kelimeler: Geobacillus. steril hemolenf ile enfekte edilen Md203 hücrelerinde gerçekleştirildi. hücre kültürü. ilk PIB oluşumu enfeksiyondan 36 126 . marcescens izolatları olduğu dikkat çekicidir. Bu çalışmada. Viral DNA replikasyonu enfeksiyondan 24 saat sonra gerçekleşirken.edu. Bu sonuçlara göre recN geninin Geobacillus pallidus türü hariç Geobacillus’un diğer türleri için kullanılabilineceği belirlenmiştir.

Bu suşların içinde en yüksek lipaz aktivitesinin Staphylococcus sp.edu.) Hand & Mazz.tr Laktik asit bakteri grubunda yer alan Pediococcus’lar. Lens orientalis. Sonuçta test suşlarının farklı Streptomyces türleri olabileceği gibi yeni tür olmaları da muhtemeldir. Biyoloji Bölümü. Tıbbi Laboratuar Programı. Kötekli. Topraktan izole edilen 9 suş lipaz aktivitesi göstermezken. hareketsiz Gram (+) basil. ve Cicer anatolicum Alef. Özlem OSMANAĞAOĞLU Ankara Üniversitesi. Gülten ÖKMEN2. 11 suşun lipaz aktivitesinin 0. 2’sinin Bacillus. hareketsiz Gram (+) basil. süt örneklerinden elde edilen 16 izolatın 7’sinin düzensiz. Trisin SDS-PAGE (Sodyum Dodesil Sülfat Poliakrilamid Jel 127 Toprak ve Süt Kökenli Gram Pozitif Bakterilerde Lipaz Üretimi Nurdan SARAÇ1. Ardından p-nitrophenyl-palmitat’ın substrat olarak kullanıldığı spektrofotometrik yöntemle suşların tamamının lipaz aktiviteleri kantitatif olarak belirlenmiştir. 11 suşun lipaz aktivitesinin 0. Dö Gol Caddesi. toprak SM 065 Pediococcus pentosaceus E++ Suşu Tarafından Üretilen Antimikrobiyal Aktivitenin Karakterizasyonu ve Trisin-SDS PAGE’de Tespiti Fadime KIRAN. bakteri. Van keremozdemir@hotmail.com Bu çalışmada Van Yöresinde doğal olarak yayılış gösteren Lens orientalis (Boiss. NS 02-1’e ait olduğu görülmüştür. Toplam 17 türün PCR ile çoğaltılmış 16S rDNA fragmentinin dizi analizi yapılarak. Tributyrin agar besiyerinde zon oluşturmalarının yanı sıra Rhodamine B Agar besiyeri kullanılarak hem görünür hem de UV ışık altında kalitatif olarak doğrulanmıştır. Biyoloji Bölümü. Cicer anatolicum SM 064 edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Streptomyces.19. süt. 1’inin Listeria ve 1’inin Streptococcus cinsine ait olduğu belirlenmiştir. Pediococcus pentosaceus E++ suşu tarafından üretilen ve diyaliz membran kullanımı ile kısmi olarak saflaştırılan antimikrobiyal maddenin. Bitki Kök Topraklarından İzole edilen Streptomyces Suşlarının Moleküler Karakterizasyonu Kerem ÖZDEMİR. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.646 U/ml arasında olduğu saptanmıştır. lipolitik aktiviteye sahip izolatlar elde . 06100. RB 072’ye ait olduğu görülmüştür. Bu suşlar içerisinde en yüksek aktivitenin Staphylococcus sp. gerek fermente ürünlerde starter kültür olarak kullanımları. 7’sinin Staphylococcus. Literatürlerde kısmi 16S rDNA segmentinin 560 bp uzunluktaki bölgesi için tavsiye edilen SM5R ve SM6F primerleri kullanılarak PCR ile çoğaltıldı. Rukiye BORAN2. Fen Edebiyat Fakültesi. Muğla 2 Muğla Üniversitesi. sporsuz. Mevcut dizi analizlerine göre K0073 suşu teşhis edilirken diğerlerinin tüm 16S rDNA dizi analizlerinin yapılması gerekmektedir. 3’ünün Bacillus. Fen Edebiyat Fakültesi.ankara. Ekrem ATALAN Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Lipaz. Fen Fakültesi. sporsuz. 2’sinin Staphylococcus ve 1’inin Micrococcus cinsine ait türler olduğu.815 U/ml arasında olduğu tespit edilmiştir. Bu izolatların Gram reaksiyonları belirlenerek Gram (+) özellik gösterenler lipaz aktiviteleri belirlenmek üzere seçilmiş ve standart biyokimyasal testler yapılarak tanımlanmaya çalışılmıştır. Diğerleri ise en az %76 ve en fazla %86 oranında veri tabanındaki Streptomyces türleri ile farklı benzerlik oranları gösterdiler. Ankara fkiran@science. Marmaris. zeytin bahçeleri ve zeytinyağı fabrikası civarındaki topraklardan. Bu çalışmada. Muğla sarac_63@hotmail. Suşların lipolitik aktiviteleri. TRABZON SM 063 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss. 48700. bitkilerinin kök topraklarından izole edilen Streptomyces suşlarının moleküler karakterizasyonu yapılmıştır. Biyoloji Bölümü.016 U/ml ile 5. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu. 65080. çiğ ve pastörize süt örneklerinden Tributyrin Agar besiyeri kullanılarak. Sütten izole edilen suşların ise 7’si lipaz aktivitesi göstermezken.02 U/ml ile 5. 16S rDNA Dizi analizi. Aysel UĞUR2 1 Muğla Üniversitesi. Toprak örneklerinden elde edilen 20 izolatın 14’ünün düzensiz. NCBI veri tabanında neigbor joining metoduyla filogenetik pozisyonları belirlendi ve sonuçlar hem dendogram hemde benzerlik matriksi şeklinde sunuldu. K0073 suşu %98 oranında Streptomyces albidoflavus. 48170. Numerik analiz sonucu elde edilen dendogramın gruplarını temsilen seçilen 15 Streptomyces suşu ve 2 referans Streptomyces türünün genomik DNA izole edildi.com Bu çalışmada. Türü ile benzerlik gösterdi. ve Cicer anatolicum Alef.) Hand & Mazz. gerekse ‘’bakteriyosin‘’ gibi gıdalarda bozulmaya neden olan bakterilerin gelişimini engelleyen antimikrobiyal madde üretim yetenekleri ile gıda endüstrisi için büyük önem taşımaktadırlar. Tandoğan.

Talma KATAN4 1 Gaziantep Üniversitesi. kök ve kök boğazı 128 .typhimurium örneklerinde de E. coli’ye benzer sonuçlar tespit edilmiştir.tr Bu çalışmada.edu. coli’de beyaz. Köprüköyü. E.) grupları bulunmaktadır. Sadece ışık kaynaklarının etkisi altında her iki bakteri türünde de beyaz. Lipit peroksidasyonu bir ürün olan malondialdehitin oluşumuna bağlı olarak spektrofotometrik olarak belirlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.sp. Sadece görünür ışık kaynakları göz önüne alındığında ise kırımızı ışığın etkisi altında 16 saatte.19. typhimurium’da lipit peroksidasyonunda beyaz. Bet Dagan.sp. pH. oxysporum f. F. 27310. coli. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında %25-35. Adana 3 Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü. Adana 4 The Volcani Center. domates ve biberde solgunluk. Kemal KOÇ2. Farklı Dalga Boylu Işınların E. typhimurium bakterilerinin lipit peroksidasyonunda meydana gelen değişim araştırılmıştır. beyaz.tr Fusarium oxysporum. moniliforme ve F. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında metilen mavisi ilave edilen deniz suyunda 24 saatte yaklaşık %30-40 arasında. beyaz. kırmızı ışığın etkisi altında 16 saat ve UV-A’nın etkisi altında ise 15 saat sonunda lipit peroksidasyonunda gözle görülür artışlar olduğu belirlenmiştir. coli ve S. ve konukçuya spesifik formae speciales (f. İsrail can@gantep. S. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında 48 saat. Fen Edebiyat Fakültesi. beyaz. Balcalı. F. kırmızı ışık kaynağının etkisi altında %30 ve UV-A’nın etkisi altında ise %25 oranında artışlar olduğu görülmüştür. capsici biberde ve F. Biyoloji Bölümü. Peroksidasyonun en hızlı UV-A’nın etkisi altında daha sonra kırmızı. F. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu çalışmada Doğu Akdeniz Bölgesi sera ve açık alanda yetiştiriciliği yapılan kavun. Bu nedenle lipit peroksidasyon hızının daha yavaş olduğu görülmektedir. Cihan DARCAN2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Kütahya resitozk@omu. coli’de. karakterizasyon. radicis lycopersici (FORL) domateste.sp. Trisin SDS-PAGE SM 066 %40-50. coli ve S. Bitki Koruma Bölümü. S. bakteriyosin. lipit peroksidasyonu SM 067 Deniz Suyunda. Tarla ve serada yetiştiriciliği yapılan. biber ve patlıcanda Fusarium solgunluğu ve kök çürüklüklerine neden olmaktadırlar. ısı. Ziraat Fakültesi. Gaziantep 2 Çukurova Üniversitesi. Seral YÜCEL3. gıdalarda bozulmalara sebep olan mikroorganizmaları ve sağlığı tehdit eden patojenleri kontrol altında tutabilmek amacıyla etkili bir gıda katkı maddesi olarak düşünülebilir. Sadece ışık kaynağının etkisi altında ise radikallerin meydana gelme hızı daha yavaştır. F. oxysporum f. Anahtar Kelimeler: Deniz Suyu. mavi ve yeşil ışığın etkisi altında 48 saatte Doğu Akdeniz Bölgesi’nde Yetiştiriciliği Yapılan Bazı Sebze ve Meyvelerde Solgunluk ve Kök Çürüklüğüne Neden Olan Fusarium Türlerinin Karakterizasyonları Canan CAN1. Kısmi olarak saflaştırılan bakteriyosinin aktivite ünitesi belirlenmiş. Anahtar Kelimeler: Pediococcus pentosaceus. S. niveum (FON) karpuzda önemli ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Samsun 2 Kütahya Üniversitesi. Önder İDİL1. Metilen mavisinin etkisi altında radikallerin daha kısa sürede oluşması sebebiyle lipit peroksidasyonu daha kısa sürede meydana gelmektedir. E.edu. oxysporum f. Plant Pathology Department. typhimurium’un Lipit Peroksidasyonuna Etkisi Reşit ÖZKANCA1. kırmızı ışığın etkisi altında 12 saatte %33 ve UV-A’nın etkisi altında ise 6 saatte %30 oranında artış olduğu belirlenmiştir. E. çeşitli enzimler ve organik çözücüler ile muamele sonucunda elde edilen verilerle biyokimyasal olarak karakterize edilmiştir. oxysporum f. Biyoloji Bölümü. F. kırımızı ışığın etkisi altında 16 saatte %35 ve UV-A’nın etkisi altında ise yaklaşık %40 oranında lipit peroksidasyonunda artışlar olduğu tespit edilmiştir. mavi ve yeşil ışık kaynaklarında ise 32 saatte lipit peroksidasyonu yaklaşık aynı oranda artış meydana gelmiştir. F. karpuz.sp. karpuz. TRABZON Elektroforez) tekniği ile protein yapısına sahip olduğu gösterilmiş ve diğer proteolitik enzimlerle ve ısı ile yapılan çalışmalar neticesinde bu antimikrobiyal madde ‘’Bakteriyosin‘’ olarak tanımlanmıştır. domates.sp. melongenea patlıcanda. farklı dalga boyunda ışık kaynaklarının etkisi altında metilen mavisinin bulunduğu veya bulunmadığı deniz suyunda E. oxysporum f. oxysporum f.sp. melonis (FOM) kavunda.sp. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında olduğu görülmüştür. typhimurium.solani toprak kökenli bitki patojenlerini içeren önemli türlerdir. oxyprorum oldukça geniş bir konukçu aralığına sahiptir. lycopersici (FOL) ve F. kavun. Fen Edebiyat Fakültesi. İyi üretim işlemleri ve sıkı bir sanitasyon ile birlikte Pediococcus pentosaceous E++ suşu tarafından üretilen bakteriyosinin kullanımı. Biyoloji Bölümü.

Bakterioferritin (bfr) çok önce tanımlanmış bir protein olmasına karşın fizyolojik fonksiyonu belirsizdir. Farklı bitkisel numunelerden izole edilen 10 Alternaria alternata strainleri asetofenonun fenil alkole indirgenmesi için çalışıldı. solunum. hücre dışı demir desteği azaldığında hücre büyümesinin devamı için hücreye demir sağlar. FOL ve FORL izolatları Vejetatif Uyumluluk Grupları (VCG) analizi ile sınıflandırılmıştır. moniliforme izolatı. yabanıl E. FON. karpuzda 11 adet F. coli straini ve bfr mutantları yüksek demir konsantrasyonuna ve H2O2 toksitesine karşı benzer sonuçlar vermiştir. azot bağlanması. H2O2 toksik aktivitesi disk duyarlılık yöntemi ile test edilmiştir. hücre içi demir girişinden sorumlu fur geni. solani izolatı belirlenmiştir. H2 üretimi ve tüketimi.edu. Tüm organizmalarda 3 tip demir depo proteini bulunur. 25240. Asetofenon ve türevlerinin asimetrik indirgenmesinde kullanılan metot basit reaksiyon şartlarını içermektedir. oxysporum izolatları herhangi bir VCG ile karakterize edilememiştir. Bakterilerin büyüme özellikleri zamana bağlı olarak spektrofotometrik ölçümlerle belirlenmiştir. karpuz ve domatesten izole edilen FOM. Hem ferritin hem de bakterioferritin 24 aynı alt üniteden meydana gelmiştir ve ünite başına her alt birim 2000-5000 demir atomu biriktirebilir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu çalışmalarda kavunda 22 adet F. FOL ve FORL izolatları mikrosatellit DNA primerleri kullanılarak karşılaştırılmış. gibi çok önemli biyolojik proseslere katılır. polimorfik bantlar gözlenmesine rağmen. Sonuç olarak bakteroferritin. Kavun. Antalya ecelen@akdeniz.tr Demir tüm organizmaların yaşamı için gerekli elementtir. Biyoloji Bölümü. yalnızca bakterilerde bulunan bakterioferritin ve yalnızca prokaryotlarda bulunan dps proteini. H2O2’e karşı tepkileri test edilmiştir. DNA biyosentezi. Anahtar Kelimeler: Bakterioferritin. FORL VCG 0090 II ve VCG 0091 I olarak belirlenmiştir. domateste ize 34 adet F. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Fusarium. FON izolatları VCG 0138 I ve VCG 0135. coli Yabanıl ve bfr Mutantlarının Bakterioferritin Demir İlişkisi Ebru ÇELEN. Erzurum ekurbanoglu@yahoo. Dps ise yalnızca 250 demir atomu bağlayabilir. demir 129 Alternaria alternata Fungusu Tarafından Koç Boynuz Pepton Besiyeri Kullanılarak Asetofenon ve Analoklarının Asimetrik İndirgenmesi E. Başaran KURBANOĞLU Atatürk Üniversitesi. Ökaryotlarda da bulunan ferritin. VCG. maya ekstraktı ve koç bonuzlarından hazırlanan pepton kullanıldı. Depo proteinler. patlıcanda 3 adet F. coli strainlerinde yüksek demir ve H2O2 toksitesine karşı etkin bir role sahip olmadığı ve depo edilen demirin hücrenin açlık durumunda bfrstrainlerinden farklı olarak hücre büyümesini desteklemediği görülmüştür. oxypsorum ve 12 adet F. Hücre içi bfr protein varlığı SDSPAGE protein jellerinde görüntülenmiştir. satellit bölgelerin bu izolatların ayrımında kullanılabilirliğinin zayıf olduğu belirlenmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. oxysporum ve F. oxysporum. Bu araştırmayla ortaya konulan yöntemin. demir açlığında ki büyüme özellikleri de incelenmiştir. coli yabanıl strain ile bfr mutantlarının büyüme özellikleri karşılaştırılarak bfr’ın fizyolojik rolü araştırılmıştır. oksijen taşınması. Bakterilerin büyük çoğunluğu demiri hücre depo proteinleri içinde depo eder. solani izolatları. mikrasatellit SM 068 SM 069 E. Karpuzdan elde edilen F. yüksek demir konsantrasyonlarında demir alımını engelliyor olabilir. Ancak. FOL VCG 0030. solani ve 9 adet F. Demir gibi fosfatla yapılan çalışmalardan benzer sonuçlar elde edilmiştir. diğer önemli şiral alkollerin sentezinde de kullanılabilirliği araştırılmalıdır. alternata EBK-4 straini ile yapılan çalışmalarda %100 oranlarında dönüşümler ve > %99’ a varan selektivite elde edildi. Bu çalışmada farklı demir konsantrasyonlarında E. 4 adet F. alternata strainlerinin üretiminde ve indirgenme reaksiyonlarında glukoz. 12 adet F. çalışmadaki strainlerin demirce doyurulmasından sonra. Bfr’ın demir gibi fosfat bağlama özelliğinden dolayı benzer testler fosfatla da yapılmıştır.com Fenil alkol ilaç yapımında kullanılan bir şiral alkoldür. Bu nedenle hem fur hem de bfr çift mutanlı strainlerle çalışmak bulguları güçlendirebilir. alternata EBK-4 izolatı asetofenonun asimetrik indirgenmesi için en etkili biyokatalist olduğu bulundu. E. A. A. A. Demir fotosentez. solani. TRABZON çürüklüğü simptomlarını gösteren bitkilerden izolasyonlar yapılmıştır. 12 adet F.19. Çalışmada. oxysporum. Yabanıl E. Biyoloji Bölümü. coli ve bfr mutanlarının yüksek demir konsantrasyonuna. . moniliforme izolatı. Fen-Edebiyat Fakültesi. Mehmet Akif KILIÇ Akdeniz Üniversitesi. Ek olarak. sebzeler.

TRABZON 130 .19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON Botanik Sözlü Bildiri Özetleri 131 .19. Biyoloji Bölümü.

19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON 132 .

Morfolojik gözlemler için öncelikle herbaryum örnekleri kullanılarak. Çökeller içindeki omurgalı hayvan fosillerinin varlığı fosil ağaçların yaşlandırılmasında önemli rol oynamıştır. Yapılan incelemelerde taksonlar arasında önemli benzerlik ve farklılıklar tespit edilmiştir. Mehmet SAKINÇ2. Bu çökeller içinde iki familya dikkati çeker. basit perforasyon tablası ya da bazen basit perforasyon tablasıyla birlikte skaliriform tipte perforasyon tablasının varlığı. İncelenen taksonlar orta damar ve mezofil doku özellikleri bakımından da değişkenlik göstermektedir. Amerika ve Avrupa ile Asya’nın kuzeyinde bulunmuştur. dalgalı. Osman BEYAZOĞLU3. Scilla bifolia. Ayazağa. Rize 2 Giresun Üniversitesi. Jeoloji Mühendisliği Bölümü. 17020 Çanakkale minedinct@hotmail. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Ersin KARABACAK. traheler tekli ya da radyaldiyagonal tarzda 2-4 (6) sayıda trahe dizilişi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. özışınlarının kümelenmemiş olması. Ayrıca anatomik veriler istatistiksel metotlar kullanılarak analiz edilmiştir. yan yüzeylerinde bulunan geçitlerin alternat tipte ve 6-10 µm çapta olması. 34460. Genelde tropikal yağmur ormanı özelliğini gösteren bu taksonlar bölgenin iklim koşullarına uygun olarak taşındıkları akarsu içlerinde silisleşmişlerdir. diğerleri kozmopolittir. zaman Tersiyer de. yaprak anatomisi. Her iki familya ya ait Fosil formlar genelde 3. Orta-geç Miyosen dönemi akarsu ortamları temsil eden Kazdağı Pseudo-Alpinik Bölgesinde Yetişen Bazı Soğanlı Bitkilerin Morfolojisi ve Anatomisi Üzerine İncelemeler Mine TUNALI. Giresun 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ornithagalum nutans. trahe dizilişi yarı-halkalı. (Asteraceae) taksonunun yaprak anatomileri incelenmiştir. Bunlardan Juglandaceae kesitlerde şu özellikleri sunar. Muscari bourgaei. Suleymaniye. Botanik Anabilim Dalı. Ancak çalışılan taksonlar arasında stoma indeksleri bakımından önemli farlar mevcuttur. Crocus gargaricus. SB 003 Orta-Üst Miyosen Yaşlı Ergene Formasyonu’nda (Trakya-KB Türkiye) Fosil Ağaç Topluluğu: Junglandaceae ve Lauracea Odunları Aliye ARAS1. Tulipa sylvestris. 61080. Kamil COŞKUNÇELEBİ3 1 Rize Üniversitesi. Ornithagalum sigmoideum. paratraheal paranşimin ve özellikle yağ/musilaj hücrelerin varlığı Lauracea familyası için karakteristiktir. Fen-Edebiyat Fakültesi.19. Allium guttatum. Gagea taurica. Biyoloji Bölümü. Trahelerin tekli ve 2-5 sayıda radyal yönde diziliş göstermesi. Allium kurtzianum türlerinin morfolojik ve anatomik özellikleri incelenmiştir.tr Bu çalışmada. yüzyılın başından beri bilinmektedir. ilgili organların 133 . (Asteraceae) Taksonlarının Yaprak Anatomileri Serdar MAKBUL1. Muscari bourgaei ve Crocus gargaricus türleri endemik olup. Diğer bir familya Lauracea dir. 1-6 (genellikle 1-3) hücre genişliğinde özışınlarının mevcudiyeti. ince duvarlı tilosislerin varlığı. bu özelliklerin kombinasyonu günümüzde Junglandaceae familyasında bulunmaktadır. Biyoloji Bölümü. 1-3 hücre genişliğinde tanjansiyal bantlar oluşturan aksiyal paranşim varlığı. Bu türlerden Allium kurtzianum. Gagea bohemica. 28000. Bu ağaç fosillerinin hangi taksonlara ait olduğu ve bunların jeolojik yaşları son yıllarda yapılan kapsamlı çalışmalar sonucunda ortaya çıkartılmıştır.edu. Trahelerin ortalama 100-200 µm tanjansiyal çapa sahip olması. Zafer TÜRKMEN2. apotraheal. Fen Fakültesi. İstanbul aaras@istanbul.com Bu çalışmada Kaz Dağı pseudo-alpinik bölgesinde doğal yayılış gösteren. nümerik taksonomi SB 002 Ergene Formasyunun kumlu düzeyleri çeşitli taksonlara sahip ağaç fosilleri içerir. Biyoloji Bölümü. aksiyal paranşim içinde kristallerin varlığı.edu. Maden Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. İstanbul 2 İstanbul Teknik Üniversitesi. trahelerin yan yüzeylerinde alternat diziliş gösteren geçitlerin varlığı. Biyoloji Bölümü. Trabzon makbul@ktu. Biyoloji Bölümü.tr Trakya ve İstanbul civarındaki silisleşmiş ağaç fosillerinin varlığı 20. TRABZON SB 001 Bazı Scorzonera L. Bütün yapraklar amfistomatik özellikte olup anomositik tipte stoma ihtiva etmektedir. Cenk YALTIRAK 1 İstanbul Üniversitesi. İsmet UYSAL Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Doğu Karadeniz Bölgesi’nden toplanan 18 Scorzonera L. 53100. FenEdebiyat Fakültesi. İncelenen taksonların yaprak anatomileri ilk kez çalışılmıştır. Yıllık halka sınırı ± belirgin. Anahtar Kelimeler: Scorzonera.

Papaver bracteatum. Orman Fakültesi. Palinoloji 10 Yaşındaki Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link. tohumun koyu kahverengi. lekesiz ya da taban yukarısında olduğu. tohum şeklinin oblong. yetişme muhitine uygun ve verim gücü yüksek ormanların yetiştirilmesi yönünden çok önemli bir olgudur. Bu çalışmada üç türe ait morfolojik olarak 46 karakter ve palinolojik olarak 9 karakter incelenmiştir. bourgaei’nin soğan kesitinde parenkimatik dokuda bol miktarda kum kristaline rastlanmıştır. Biyoloji Bölümü. kalite ve kantite açısından rasyonel faydalanma imkânlarının artırılması gerekir. TRABZON çizimleri yapılmış ve soğan. 134 . çiçeklerin koyu kırmızı ve kiremit kırmızısı. kök. brakte. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Kazdağı. sitilus. yükseklik ve ağaçlardan sağlanacağıdır. tohum ve meyvelerinden biometrik ölçümler yapılarak. Trabzon d_guney@ktu. anter. boyanmış ve sabit preparat haline getirilerek anatomik yapıları incelenmiş ve mikrofotografi cihazı ile kesitlerin fotoğrafları çekilerek sonuçları yorumlanmıştır. soğanlı bitki. Bu aşamada. filamentlerin linear. pedicel. yaprak şeklinin pinnatisekt. orman ağaçlarının ıslahı alanındaki çalışmaları hızlandırmıştır. polen tipinin triporat nadiren trikolpat. tomurcukların oval ve oblong. P. bifolia ve A. kapsül tepe şeklinin düz ve orta hafif sivri kenarları düz. koralla. tepe tomurcuğu uzunluğu) yapılmış ve elde edilen verilere bağlı olarak orijinler arası varyasyon ortaya konulmaya çalışılmıştır. anterlerin linear ya da dikdörtgen. Papaver cinsi Oxytona seksiyonu içerisinde yer alan 3 tür (Papaver bracteatum. Bu nedenle üstün ağaçların bulundukları populasyonların saptanması ve bu populasyonların ıslah edilmesi ile giderek artan üstün değerlere ulaştırılması sağlanabilecektir.com Türkiye Papaver türleri bakımından oldukça zengin sayılmaktadır. Ayrıca fidanlıklarda yetiştirilecek kaliteli fidan yüzdesi. Morfoloji. O. alttaki epidermada daha yoğun olduğu. Tokat iparmaksiz@gmail. dışbükey. Fak. Davis’ten (1966–1984) sapmalar belirlenmiş ve sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. S.) orijininden elde edilen tohumlardan yetiştirilen fidanlar değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Oxytona. dizilişinin alternat nadiren oppozit. dik. İskender PARMAKSIZ Gaziosmanpaşa Ünv. Mevcut orman alanlarından. koyu mor. morfoloji.orientale. gövde. kaliteli tohumların hangi yöre. Çalışmada 10 yaşındaki fidanlarda bazı morfolojik ölçümler (fidan boyu.P. kök.edu. M. tohum yüzeyinin retikulat. yaprak tabanının dekurrent. ovaryumdan kesitleler alınarak. Bu çalışma kapsamında 10 farklı Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link. orientale) ülkemiz doğal florasında bulunmaktadır. yaprak kenarının serrat. Bitkinin odunsu. Bununla birlikte 10 yaşına gelmiş olan Doğu Ladini fidanlarının nasıl bir gelişim-büyüme seyri gösterdiği tespit edilmiştir. pseudo-orientale ve P.pseudo-orientale. yaprak. flament. öncelikle kullanılan tohumun kalitesine bağlıdır. anatomi SB 004 kök boğazı çapı. yaprak. Biyoloji Bölümü. sigmoideum’un soğan kesitinde parenkimatik dokuda bol miktarda rafid ve kum kristallerinin bulunuşu tipiktir. nutans’ın skapoz kesitinde korteks parenkima hücrelerinde yoğun rafid kristalleri görülmüştür.19. Bu konuda en önemli sorunlar. O. İbrahim TURNA. Fen-Edb. SB 005 Türkiye Doğal Florasında Yetişen Oxytona Seksiyonuna Ait Papaver Türlerinin Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi Seval ŞAHİN. stomaların amfistomatik. P. gövde. polen şeklinin genellikle spheroid (küremsi) olduğu tespit edilmiştir.tr Yapay olarak orman yetiştirmedeki gelişmeler. ovaryum. polenlerin koyu eflatun.) Fidanlarında Populasyonlara Bağlı Varyasyonların Bazı Morfolojik Özelliklere Göre Belirlenmesi Deniz GÜNEY. Şemsettin KULAÇ Karadeniz Teknik Üniversitesi. yaprağın bileşik yaprak. yaprak tüylülüğünün alt yüzeyde daha yoğun olduğu. tohum ağacı seçimi için populasyonların ıslah değerlerinin belirlenmesi. guttatum’un enine soğan kesitinde parenkimatik dokuda mekik şeklindeki boşlukların bulunuşu tipiktir. Yaprak damar düzeninin pinnat. yaprak ucunun akuminat. Anatomik gözlemler için Rotary Mikrotomda soğan. Elde edilen verilere varyans analizi uygulanarak populasyonlar arasında genetik varyasyonların olduğu belirlenmiştir.

37 tür yer almaktadır.) Wibel S. ve Otites (Adams.. Ali ÇIRPICI2. (Caryophyllaceae) cinsinin Siphonomorpha Otth. Yapılan ayrıntılı incelemeler sonunda. Turizm Bakanlığı tarafından Yayla Turizm merkezi olarak ilan edilen Huzurlu Yaylasının florasının incelenmesi ve ortaya konulması alanın değerini ortaya koymak açısından önemli bir adım olarak düşünülmüş ve bu çalışma planlanmıştır. Bölümü.64) ve Bölgesi Bilinmeyen Elementler (350.. caesarea ve S. seksiyonları’nın revizyonu yapılmıştır. %10. (Caryophyllaceae) cinsi Siphonomorpha Othh.& Bal. S. Belli mikroklimatik alanların varlığı Huzurlu yaylası bitki örtüsündeki çeşitliliği artırmış ve bunun sonucu olarak. önemli taksonomik sorunları olan. exeltata Friv. taksonomik literatürler dikkate alınmış. laxa. Türkiye’nin belli başlı herbaryumlarındaki Silene örnekleri incelenerek. S. S. olympica Boiss. lasiantha Koch. Medine Münevver UMA2 1 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi. koruma durumları.com Türkiye Florası’nda 32 seksiyonda yaklaşık 160 takson ile temsil edilen Silene L. Ayrıca tespiti yapılan endemik taksonlardan 66 adedi (%73) Gaziantep ili..& Quezel. gigantea L. Araştırma konusunu oluşturan Silene türlerine ait örnekler 2005-2007 yıllarında Türkiye’nin tamamını kapsayan arazi gezileri ile yetişme ortamından toplanmıştır. Biyoloji Bölümü. S. türlerin taksonomik durumları yeniden belirlenmiş ve bunlara ait yeni öneriler getirilmiştir. sipylea O. %49..) Otth. Toplanan örneklerin yanında.A. ve S.. S.. Sclerocalycinae Boiss. Biyoloji Bölümü. S. S. en güzel yerlerinden biriside Gaziantep ili sınırları içerisinde yer alan ve ilin HatayOsmaniye İlleri ile sınırlarının kesiştiği bölgede bulunan Huzurlu Yaylasıdır. S . Lasiostemones Boiss. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 27310 Şehitkamil Gaziantep zeynalovyusuf@hotmail. Lasiostemones Boiss. Fen Edebiyat Fakültesi... tespiti yapılan 714 taksonun 126 tanesi C6 karesi için. %15. Tespiti yapılan taksonların fitocoğrafik bölge dağılımları. CR (Çok Tehlikede) (2) ve EN (Tehlikede) (10) kategorisine dahil toplam 12 takson bulunmaktadır. Akdeniz fitocoğrafik bölgesi (176. Çalışma kapsamında 85 familya ve 331 cinse ait toplam 714 bitki taksonun tespiti yapılmıştır. S. Her türün genel ve ayrıntılı morfolojik çizimleri. saxatilis Sims. Göztepe. phrygia Boiss... Biyoloji Eğt... Anahtar Kelimeler: Silene.19. Sclerocalycinae Boiss.Meyer. Seksiyonları’nın Revizyonu Kemal YILDIZ1. Tataricae Chowdh.. ispartensis Ghazanfar.DADANDI3 1 Celal Bayar Üniversitesi. AvrupaSibirya fitocoğrafik bölgesi (76. S.41). isaurica Condandr. Biyoloji Bölümü.. fitocoğrafik bölgeleri ve Türkiye’deki yayılışları belirlenmiştir. S. Bu bitkiler içerisinde IUCN tehlike kategorilerinden. tohum (SEM). ve Otites (Adams) Othh. Boynuzsu Ot (Anthocerotopsida) ve Ciğerotları (Marchantiopsida) Floralarının Türkiye'deki Son Durumları Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Adnan Menderes Üniversitesi.. caramanica Boiss.02) şeklindedir. marschallii C. Eğitim Fakültesi.. S. Aydın hozenoglu@adu. Mehmet Y. 09010. İranTuran fitocoğrafik bölgesi (110. capitellata Boiss. S. revizyon Huzurlu Yaylası (Gaziantep) Florası Yusuf ZEYNALOV1. longipetala Vent. Biyoloji Bölümü. Türkiye.Schwarz. S.& Heldr.armena Boiss. %24.com Zengin bir bitki örtüsüne sahip olan ülkemizin. Bu altı seksiyonda yaklaşık % 50’si Türkiye için endemik. Tataricae Chowdh. Fen Edebiyat Fakültesi. bupleuroides L. S. Manisa 2 Marmara Üniversitesi. S. üzerinde çalışılan türlerin deskripsiyonları yeniden yapılmış. Fen Edebiyat Fakültesi. Caryophyllaceae. TRABZON SB 006 SB 007 Türkiye’nin Silene L. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. manissadjiani Freyn. caesarea Boiss. otites (L. polen (SEM). Tespiti yapılan taksonlardan 90’ı endemik ve 29’u nadir bitki statüsünde 119 önemli bitki yer almaktadır. İstanbul 3 Erciyes Üniversitesi. sclerophylla’nın İran florasında yer aldığı ve Türkiye için endemik olmadığı tespit edilmiştir...65). 28 adedi (%31) ise C6 karesi için yenidir. Kayseri kemalyil@gmail. flora. Chloranthae Rohrb.tr Ülkemiz bulunduğu coğrafi konum gereği çok zengin bir bitki çeşitliliğine sahiptir ve bu özelliği açısından tüm Avrupa ile 135 .edu. Anahtar Kelimeler: Gaziantep SB 008 Huzurlu Yaylası. 560 tanesi ise Gaziantep ili florası için yeni kayıt olduğu belirlenmiştir. Fatih YAYLA2. kromozom ve moleküler incelemeleri yapılmıştır. S.. S. Chloranthae Roth. Taksonların tip örneklerinin büyük bir kısmının fotoğraflarına ulaşılmıştır.

Biyoloji Bölümü. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. Bu çalışmada. habitatlarında fotoğrafları çekilmiştir. bu karelerdeki Boynuzsu Ot ve Ciğerotu tür sayısı bakımından. E. Ekrem DÜNDAR2. Balıkesir 3 İnönü Üniversitesi. boynuzsu ot. cinsi. Elde edilen dizilerden. Türkiye. ciğerotu.tr Cyclotrcihum Manden. Turan ARABACI3 1 Balıkesir Üniversitesi. Calamintha Mill. Türkiye herbaryumlarındaki örneklere ek olarak. Bu makaleler özetlenerek çalışmada sunulmuştur. Sciencedirect. Anahtar Kelimeler: Flora. Serbest radikaller.. Türkiye SB 011 SB 009 Serbest Oksijen Radikalleri ve Antioksidanlar Hülya DEMİR1.demir@gazi. Briguet (1897) tarafından Satureia Sect. Henderson Kareleme Sistemine göre 15 kareye ayrılan ülkemiz. Paup ve Phylip programları kullanılarak taksonlar arası filogenetik ilişkiyi gösteren ağaç elde edilmiştir. Beşevler. Ankara h. Diğer moleküller ile çok kolayca elektron alışverişine girebilen bu moleküllere "oksidan moleküller" veya "reaktif oksijen partikülleri denir. Filogeni. Türkiye genelinde yapılan çalışmalar sırasında sıkça yeni kare kayıtlarına rastlanması ve bu bitkiler yönünden henüz hiç araştırılmamış karelerin bulunması nedeniyle. Ankara 2 Gazi Üniversitesi.edu. Fen-Edebiyat Fakültesi. Filogenetik çalışmalar için Cyclotrichium cinsinin Türkiye’de yetişen 6 türüne ait 15 örnek kullanılmıştır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Leyla AÇIK2 1 Gazi Üniversitesi. Serbest radikaller normal hücresel metabolizma sırasında oluşabildiği 136 Cyclotrichium Manden. Bu çalışma TUBİTAK-TBAG (Proje No:104T293) ve SYNTHESYS Project tarafından desteklenmiştir. Bu örneklerin ITS bölgesi. TRABZON karşılaştırılabilecek bir değer taşımaktadır. & Scheng. Thymus L. Cyclotrichium.. Dış grup olarak Micromeria Benth. Biyoloji Bölümü. Atatürk Meslek Yüksekokulu. Beşevler.. BioEdit. Labiatae. ITS. Anahtar Kelimeler: Cyclotrichium. K ve NHM’da yer alan Türkiye’den toplanan örneklerin yanı sıra İran ve Irak’tan toplanmış örnekler de incelenerek türlerin deskripsiyonları genişletilmiş ve yeni tür ayırım anahtarı hazırlanmıştır. Ayrıca çalışmada az bilinen biyolojik zenginliklerimizden olan bu bitki grupları hakkında genel bilgi de verilmiştir. Pudmed. Anthocerotopsida Revizyon çalışması esnasında ülkemizde yayılış gösteren 6 türün örnekleri toplanmış.edu. Malatya dirmenci@balikesir. ciğerotları floramız açısından gerçek potansiyelin bugünkü takson sayıları kadar olmadığı görüşü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ziziphora L. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu bitki zenginliği içinde araştırmaların çoğu çiçekli bitkiler üzerinde yoğunlaşmış. Boissier (1879) tarafından Calamintha Sect. Biyoloji Bölümü. & Scheng. Oysa çiçeksiz bitkiler de ülkemiz florasında oldukça zengindir ve bu alandaki araştırmalar yeni yeni hız kazanmaya başlamıştır.. polimeraz zincir reaksiyonuyla çoğaltılarak DNA dizin tespiti yapılmıştır. Biyoloji Eğitimi Bölümü. Mandenova ve Schengalia (1953) tarafından ise yeni bir cins olarak tanımlanmıştır. Bu radikaller hücredeki diğer moleküllerle kolayca etkileşime girerek oksidatif stres meydana getirirler. çiçeksiz bitkiler geri planda kalmıştır. Yapılan bu çalışmayla bu bitki grupları hem genel hatlarıyla tanıtılmaya. Biyoloji Bölümü. 9 türün yer aldığı bir anahtar da hazırlanmıştır. (Labiatae) Cinsinin Taksonomisi ve Filogenisi Tuncay DİRMENCİ1. Marchantiopsida. bu alandaki tüm çalışanların ortak kanısı olarak kabul görmektedir. hem de ülkemizde bu konudaki floristik çalışmaların önemi ve eksikliği belirtilmeye çalışılmıştır. Görkem DENİZ2. karelerimize ve floramıza yeni taksonlar kazandıracağı görüşündeyiz. Yeni araştırıcıların devreye girmesinin ve günümüze kadar çalışılmayan bölgelerde yoğunlaştırılacak ciğerotu taramalarının.tr Bu çalışmada serbest radikaller ve antioksidan ile ilgili son bilgilerin bir özetinin sunulması amaçlanmıştır.. Irak. İran ve Lübnan’da yayılış gösteren 9 türü bulunmaktadır. Revizyon çalışması esnasında Cyclotrichium cinsinin tüm türleri incelenerek. cinslerine ait türler kullanılmıştır. Endemik ve endemik olmayan türlerin populasyon durumları gözlenmiş ve bazı türler için yeni tehlike kategorileri önerilmiştir. Necatibey Eğitim Fakültesi. nedenleri de ele alınarak incelenmiştir. Acinos Mill. Cyclotrichium olarak sınıflandırılmış.19. Clinopodium L. Medline gibi veritabanlarını kullanılarak bir literatür taraması yapılmıştır. Günümüzde yerli araştırmacıların çalışmaları da büyük önem taşımaktadır. . Taksonomik öneme sahip olan morfolojik yapıların şekilleri çizilmiştir. Ülkemiz Boynuzsu Ot ve Ciğerotu Florası tespiti çalışmalarının temeli yabancı araştırmacılarca atılmıştır. Türkiye Florası’nda 2’si endemik olmak üzere 6 türü kayıtlıdır. bir atom ya da molekül yörüngesinde eşleşmemiş bir elektron içeren yüksek oranda reaktif kimyasal ürünlerdir.

Tuzlu ortamda kallusların büyümesi gözlenmiş ve kalluslarda prolin. E. Fenolik antioksidanların en önemli reaksiyonları farklı şekillerde okside olma reaksiyonudur. çeşitli dış etkenler aracılığı ile de meydana gelebilir. Ortaca Meslek Yüksekokulu skoskeroglu@mu.tr Pamukta tuza toleranslı (Nazilli 84S) ve tuza duyarlı (Şahin 2000) olarak belirlenen iki çeşidin hipokotil eksplantlarından MurashigeSkoog (MS) (1962) ortamında kallus elde edilmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. melatonin. Anahtar Kelimeler: Bitkisel gıdalar. Vitamin C. metal şellat oluşumuna bağlı inhibisyon reaksiyonları. hem doğrudan. Antioksidanlar.edu. Bitkisel kaynaklı gıdalarda antioksidanların içeriği olgunlaşma. antioksidan etmektedir. adenozin. flavonoidler. peroksidaz (POX). Anahtar Kelimeler: Pamuk. Uygulamada bir gıdanın antioksidan içeriği düşük olduğunda antioksidanca zengin doğal bitkiler kullanılarak zenginleştirilebilir. süperoksit dismutaz (SOD).edu. Yonca SURGUN1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. NaCl.tr Özellikle bitkisel kaynaklı çoğu gıda maddesi antioksidanlar içerirle. Radikaller. 60. GSH. katalaz. fitoöstrojenler. pamukta kallus kültürü ile tuza toleransın belirlenebileceği değerlendirilerek. hem de dolaylı olarak ksenobiyotiklerin. Bu antioksidanlardan bir kaçı hariç tutulursa geri kalanların tamamı fenolik bileşiklerdir. lipidler. antioksidant enzim aktivitesi 137 . glutatiyon redüktaz (GR) ve askorbat peroksidaz (APX) enzimlerinin aktiviteleri araştırılmıştır.19. Sonuç olarak. 120 ve 180 mM NaCl içeren MS besin ortamına aktarılmıştır. poliaminler. Biyoloji Bölümü 2 Muğla Üniversitesi. betakaroten. Çünkü. Biyoloji Bölümü. A. proteinler ve nükleik asitler gibi temel hücresel bileşenlerde hasara yol açabilme özelligine sahiptir. TRABZON gibi. homosistein. Kampus. Ziraat Fakültesi. kallus kültürü. duyarlı ve tolerant çeşitler. Mehtap AKIN2 1 Selçuk Üniversitesi. sistein. Bu çalışmada gıdalardaki su fazının antioksidanların fonksiyonel özellikleri üzerine etkisi. İbrahim YOKAŞ2 1 Muğla Üniversitesi. NADPH. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. koenzim Q-10. Betül BÜRÜN1.Bunlardan en çok bilinen antioksidanlar tokoferoller. glikozidler ve esterler serbest fenolik türevlerine dönüştürülür. metallotionin. Gıda Mühendisliği Bölümü. askorbik asit ve β–karoten dir. katalaz (CAT). süperoksid dismutaz bu gruba girerler Anahtar Kelimeler: Serbest radikaller. Fen Edebiyat Fakültesi. Bunlar önemli ölçüde antioksidanların fonksiyonel özelliklerini etkiler. Atilla Levent TUNA1. antioksidan. Üretilen kalluslar 0. glutasyon peroksidaz. Antioksidan içeren bitkisel kaynaklı gıdalar işlenirken antioksidanlar proteinler ve diğer gıda bileşenleriyle etkileşirler ve bazı antioksidanların aktivitesi hidrolitik işlemin bir sonucu olarak değişebilir. Konya nakin@selcuk. Fenolik maddelerin metallerle reaksiyonu sonucunda kompleksler oluşturması önemlidir. polifenoller. Günümüzde antioksidanlar sadece yaygın olarak gıda lipidlerini stabilize etmek için değil aynı zamanda sindirim sisteminde absorbe ederek kan serumundaki lipidleride oksidasyonuna karşı korumak için talep edilmektedir. belirlenen stres parametreleri bakımından karşılaştırılmıştır. ısıl işlem ve soğuk depolama gibi işlemlerin antioksidanlar üzerine etkileri incelenecektir. Antioksidanların değişim mekanizması ve uygulanan teknolojik işlem aşamaları esnasında reaksiyon ürünlerinin bileşimi serbest radikallerin konsantrasyonu ve oksijen basıncı uygulanan işlem ısısına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Kampus. çözünebilir protein miktarı. karsinojenlerin ve toksik radikal reaksiyonların istenmeyen etkilerine karşı hücreleri koruyan maddelerdir. iklim ve bitki türlerine göre değişiklikler gösterirler. Biyoloji Bölümü. işlemler SB 013 SB 012 Bitkisel Kaynaklı Gıdalara Uygulanan İşlemler Esnasında Antioksidanlarda Oluşan Değişmeler ve Bu İşlemlerin Antioksidanların Fonksiyonel Özelliklerine Etkileri Nihat AKIN1. ilaçların. Son zamanlarda tüketiciler antioksidanları gıda maddelerde bulunmalarını talep Pamuk Kalluslarında Antioksidant Enzim Aktivitesi Üzerine NaCl’ün Etkisi Sultan KÖŞKEROĞLU1.

2 ve 3 arasındaki fotosentetik aktivite farklılıklarının araştırılması ve oksidatif metabolizmadaki farklılıklara bağlı olan reaktif oksijen ara ürünleri arasındaki ilişkisinin araştırılması izleyecektir. Işığın geliş açısına bağlı olarak oluşacak hasarın minimuma indirilmesi için ışık yandan yansıtılmıştır. 1 Oksidatif stres bitkilerin günlük olarak karşılaştıkları fizyolojik durumlardan birisidir.6.) bitkilerinde antioxidant enzim aktivitesi ile yaprak yaşı arasındaki ilişki araştırılmıştır. Oksijen radikellerini süpüren antioksidant enzimler oksidatif strese karşı canlıların gösterdiği en etkili savaş tipidir. bezelye (Pisum sativum L.2) ve askorbat peroksidaz (APX.tr Bu çalışmada. Antioksidatif enzimlerin strese karşı koruyucu rol oynadıkları ve bu özelliğin kallus doku kültüründe tuz stresine toleranslılık düzeyini belirlemede etkili bir kriter olduğu sonucuna varılmıştır. domateste tuz stresine toleranslı genotiplerin seçiminde kullanılabilecek etkin parametrelerin belirlenmesi in vitro testlerin kullanılabilirliğinin ortaya konması amaçlanmıştır.edu Bu çalışmada. Spartanburg. 10 gün süreyle 150 mM NaCl uygulanarak kallus doku kültüründe yürütülmüştür.) Antioksidant Enzim Aktivitesi ve Yaprak Yaşı Arasındaki İlişkilerin Araştırılması Neval ERTÜRK1. Barbaros ERTÜRK2 Converse College. Biyoloji Bölümü. katalaz (CAT. 8. stres tipi. Yaprak 3’de her üç enzimin de aktivitesinin yaşlı yapraklara oranla daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p < .) Tuz Stresinin Antioksidant Enzim Aktiviteleri Üzerindeki Etkilerinin in vitro Olarak İncelenmesi Mahmut DOĞAN1. Anahtar Kelimeler: Domates. Bu yapraklardaki süperoksit dismutaz. Fen-Edebiyat Fakültesi. uygulamanın 4. glutatyon redüktaz ve askorbat peroksidaz enzim aktiviteleri ölçülmüştür. Uygulama sonrası Yaprak 1 ve Yaprak 2’de gözlenen yüksek ışık hasarının Yaprak 3’e kıyasla daha fazla olduğu gözlemlenmiştir.05).1. Biyoloji Bölümü.11. SC 29302. Yaprak 3’ün yüksek ışık uygulamasından daha az hasar gördüğünün belirlenmesi ise yüksek antioksidant enzim aktivitesine bağlı olduğunu düşündürmektedir. Sanat ve Fen Fakültesi.4. in vitro SB 015 tuz stresi. Bu çalışmayı Yaprak 1. antioksidant enzim. 24 ve 36ncı saatlerinde alınan yaprak örneklerinde incelenmiştir. ikinci açılan yaprak seti Yaprak 2 ve son açılan yaprak seti Yaprak 3 olarak adlandırılmıştır. Deneyler süresince toplam protein miktarında önemli bir değişiklik gözlenmemesi enzim aktivitesindeki artışın protein miktarındaki artıştan kaynaklanmadığını düşündürmektedir.1.1. Şehitler Sok. EC 1.15. Çimlenmeden sonra ilk açılan yaprak seti Yaprak 1.11.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Beytepe. Oksijen radikalleri adı verilen bu ara moleküllerin neden olduğu zararların toplamı oksidatif stres olarak tanımlanır. Tuza toleranslı ve duyarlı genotipler arasında Süperoksit dismutaz (SOD. Materyal olarak toplam 5 farklı genotipte. Askorbat peroksidaz ve glutatyon redüktaz enzim aktivitesinde görülen artış süperoksid dismutaz enzim aktivitesinde görülen artıştan daha yüksek oranda olduğu gözlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Rukiye TIPIRDAMAZ2 1 Harran Üniversitesi. 138 . EC 1. 9/6 55060 neval. Bezelyede (Pisum sativum L. Fen Fakültesi.11) enzim aktiviteleri bakımından belirgin ve istatistiksel olarak önemli farklılık bulunmuştur. Aerobik canlılarda oksijen metabolizması toksik etki gösteren bazı ara moleküllerin oluşumuna sebep olur. EC 1. TRABZON SB 014 Domates’te (Lycopersicon sp. Yüksek ışığa maruz bırakılmış 14 günlük bezelye fidelerinde oluşan hasar.19.1). Osmanbey Kampusu. gulutatyon redüktaz (GR. organizmanın yaşı gibi faktörlere bağlı olarak değiştiği bilinmektedir. Kontrol ve uygulama gruplarında Yaprak 3’ün toplam protein miktarı diğer iki gruba göre daha yüksek bulunmuştur.6). EC 1. Amerika Birleşik Devletleri 2 Kılıçdede Mah. Antioksidant enzim aktivitesinin çevre faktörleri. Şanlıurfa 2 Hacettepe Üniversitesi. Ankara dogan@harran.erturk@converse. Sonuçlar bezelye bitkilerinde oksidatif hasarla yaprak yaşı arasında ve oksidatif hasara dayanıklılıkla enzim aktivitesi arasında pozitif bir korelasyon olduğunu göstermektedir.

Ferhat CELEP4 1 Amasya Üniversitesi.Toplam endemik tür oranı ise %13. Memduh SERİN Uşak Üniversitesi. 196 liken ve 4 likenikol mantar taksonu tanımlanmıştır. Fen Bilgisi Öğretimi Bölümü Marmara Üniversitesi. Uşak İli’nin güney ve güneybatı kesiminde. yüzyıldan bu yana çeşitli evreler halinde sürmektedir. karşılaşılan sorunlar ve bundan sonra yapılabilecekler tartışılmaktadır.edu.2 dir. Anahtar Kelimeler: Malatya.19. Likenler çalışılırken likenikol mantarları da listeye katma geleneği ülkemizde de sürdürülmüş.com Araştırma alanımız. Akdeniz kökenli %20. günümüze kadar yapılan çalışmalar değerlendirilmekte. Anahtar Kelimele: Sempervivum. Bu bitkilerin floristik bölgelere göre dağılımı. toprak. Türkiye için endemik olan türler %5 oranındadır. Geçmişten Günümüze Türkiye Likenleri Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Anadolu Üniversitesi. Samsun 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu bildiride.tr Malatya İli’nin likenlerini belirlemeyi amaçlayan bu çalışmada 2003-2005 yılları arasında 78 lokalitedeki kaya. Ankara fergankaraer@hotmail. toprak tipi alüvyal topraktır. flora SB 018 Malatya İli’nin Likenleri Mehmet CANDAN. oluşumunun 4. Biyoloji Bölümü. ağaç kabuğu.sahin. Türkiye’de ise sadece sarı çiçeklere sahip Sempervivum cinsinin Türkiye florasına göre endemizm oranı % 71dir. likenikol mantarlar SB 019 Ulubey Kanyonları'nın (Uşak) Florası Mehtap ŞAHİN. Fen-Edebiyat Fakültesi.Kanyon sisteminin şekli kireç taşlarının önce kimyasal sonra mekanik aşınmasının bir sonucu olup.com Sempervivum L. yayılışı belli olmayan türler %42. Biyoloji Bölümü mehtap.tr Türkiye Likenleri üzerindeki çalışmalar 17. Salih TERZİOĞLU3. Biyoçeşitlilik. çalışma alanındaki liken ve likenikol mantarların ildeki yayılışları alanları haritalanarak verilmiş ve substrat. Iran-Turan kökenli %8. jeolojik yapının özelliğinden dolayı oluşmuş kanyonlardır. Uşak-Karahallı karayolu’nun doğusunda bulunan. özellikle son üç yıldır bu konuda da birçok araştırma yapılmıştır. Trabzon 4 Orta Doğu Teknik Üniversitesi. Eğitim Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Avrupa ve Kafkasya ‘da pembe-kırmızı ve sarı çiçeklere. Anahtar Kelimeler: Likenler. polimorfizm SB 017 geniş yayılışlı %20. polimorfik bir cins olup alpin ve subalpin bölgelerin kayaları ve çayırlık gibi ekstrem alanlarında yayılış göstermektedir. substratlardan toplanan liken ve likenikol mantar örnekleri değerlendirilmiştir.Bu özellikte dünyanın ikinci büyük kanyonudur. denizden yüksekliği 800-900 metredir. Anahtar Kelimeler: Ulubey Kanyonları. Biyoloji Bölümü. Çalışma kapsamında. Fen–Edebiyat Fakültesi.Uşak. Son yirmi beş yılda bu çalışmalar gerçekten Türkiye Liken çeşitliliğinin ortaya koyulması amaçlı olarak yapılmaya başlanmış olup oldukça kapsamlı sonuçlar elde edilmiştir. H Güray KUTBAY2. Orman Fakültesi. liken vb. Araştırma bölgesinden 70 familyaya ait. Eskişehir mecandan@anadolu. Türkiye 139 . Bu çalışmada çeşitli çevre ve genetik özelliklere göre Sempervivum cinsinde görülen çeşitlilik ve polimorfizm açıklanmaktadır. Biyoloji Bölümü. 135-170 metre derinliğinde ve 75 km uzunluğundadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.5 milyon yılda meydana geldiği bilimsel olarak tesbit edilmiştir. Cinsinde Polimorfizm ve Biyoçeşitlilik Fergan KARAER1. ışık tercihleri gibi çeşitli özellikleri değerlendirilmiştir. 100-500 metre genişliğinde. Fen Fakültesi. Eskişehir aturk@anadolu. TRABZON SB 016 Sempervivum L. Fen Fakültesi. Likenler.Kanyon tabanındaki. 823 bitki taksonu toplanmıştır.64@gmail. Bu bildiride. 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. likenikol mantarlar. Biyoloji Bölümü. Eğitim Fakültesi.edu. Kazancı Deresi’nin ve Banaz Çayı’nın oluşturduğu Kanyonlar. Avrupa-Sibirya %10. yükseklik. Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Anadolu Üniversitesi.Kanyonlar.

2007. Birçok dikotiledon bitkide. Nitekim Biyoteknolojik yöntemlerin geleneksel yöntemlerle kombine edilmesi sayesinde mısır. geçmişten beri yaygın olarak halıcılıkta kullanılmaktadır. Çiğdem Alev ÖZEL2.tr Türkiye’de likenikol mantar türleri üzerine çalışmalar özellikle son 3 yıl içerisinde artış göstermiştir. mantarlar. 1980. Bu türlerin konakçı ilişkileri ve taksonomik farklılıkları karşılaştırılmalı olarak verilmiş aynı zamanda bu türlerin teşhisi için bir anahtar hazırlanmıştır. microstictum (Leight. Burcu HADIMOĞULARI. P. Çivitotu (Isatis) yapraklarından elde edilen çivit boyası. Anahtar Kelimeler: Biyoçeşitlilik.). Ankara 2 Gazi Üniversitesi. Gamze ÖZLÜ. Orhan KURT. dzieduszyckii (Boberski) D. Anahtar Kelimeler: in vitro. Tarla Bitkileri Bölümü.Araştırmada Isatis . IAA. soya fasulyesi ve kolza gibi bazı bitkilerde mevcut çeşitlere göre daha yüksek verimli. farklı eksplant kaynaklarından bitkilerin elde edilmesi rutin hale gelmiştir. farklı kombinasyonlardaki BAP-IAA.tr Çeltik (Oryza sativa L. Gelişen sürgünler MS’te köklendirilip saksılara adapte edilmiştir. Ankara kmkhawar@gmail. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. P.) Arnold 1891 ve P. Gazi Eğitim Fakültesi. TRABZON SB 020 Türkiye’de Likenler Üzerinde Gelişen Polycoccum Sauter ex Körber 1865 Cinsi Üzerine Notlar Mehmet Gökhan HALICI1. Orhan ARSLAN 1 Ankara Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Hawksw. P. adventif sürgün rejenerasyon için BAP ve NAA içeren ortamların BAP-IAA içeren MS ortamlara göre daha iyi olduğu tespit edilmiştir. sporastatiae (Anzi) Arnold 1874. Sürdürülebilir bir tarım ile kaliteli yaşamın sağlanabilmesi açısından gerekli olan kaliteli ürünleri elde edebilmek için geleneksel tarım sistemlerini destekleyici alternatif veya destekleyici tekniklere ihtiyaç vardır. P. 55139. Tarla Bitkileri Bölümü.Hawksw. çevreye zarar vermeden tehlikesizce kullanılabilmesi ve doğada parçalanma özelliğine sahip olması nedeniyle Almanya’ da ahşapların bozulmasının önlenmesinde. marmoratum (Kremp. P. Samsun orhank@omu. Biyoloji Bölümü. dünya nüfusunun yarısından fazlasının da temel besin kaynağıdır.) D.Atienza 2007. sağlıklı ve kaliteli çeşitler geliştirilmiştir. Taipei 309) Farklı Explant Kaynaklarından Kallus ve Bitki Oluşum Potansiyelinin Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Emine AYDIN. Genel olarak. cv. 1980. Dacampiaceae SB 021 cochlearis (çivit otu)’in doku kültürü yoluyla yüksek oranda adventif sürgün rejenerasyonu elde edilmiştir. ekim alanı ve bitkisel üretim bakımından dünyada ikinci sırada yer alan bir monokotiledon bitki olup. aksoyi Halici & V. Kuzey Irak’ta ve Güney Doğu Anadolu’nun Adıyaman. Günümüzde ise. Ahmet AKSOY2 1 Erciyes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Kayseri. kotiledon yaprak ve kotiledon yaprak sapı eksplantları. BAP-NAA içeren MS veya MSO besin ortamında kültüre alınmıştır. Kurupelit Kampusü. Dışkapı. Çeltik bitkisinin de yer aldığı monokotiledon bitkilerde ise explantlardan bitki 140 likenikol Isatis cochlearis (Çivit Otu) Bitkisinin Doku Kültürü Yoluyla Adventif Sürgün Rejenerasyonu Khalid Mahmood KHAWAR1.Hawksw. I. Ziraat Fakültesi. çivit otu (Isatis cochlearis). NAA SB 022 Çeltikte (Oryza sativa L.edu.19. Fakültesi Biyoloji Bölümü Kayseri mghalici@erciyes. 2 Erciyes Üniversitesi Fen Edb. Likenikol mantar cinslerinden Polycoccum Sauter ex Körber 1865 cinsi Türkiye’de 7 tür ile temsil edilmektedir: Polycoccum acarosporicola Halici & D. Ziraat Fakültesi. cochlearis bitkisinin tohumlarının in vitro koşullarda geliştirilen 10 günlük fidelerinden alınan.edu. crassum Vězda 1970. Deneme sonuçları 6 hafta sonra incelendiğinde BAP-IAA içeren MS besin ortamlarında yaprak eksplantından ve BAP-NAA içeren MS besin ortamlarında ise yaprak sapı eksplantından daha uzun ve çok sayıda sürgün elde edilmiştir. İngiltere’ de yazıcı mürekkeplerinin imalatında kullanılmaktadır. Mardin ve Antep illerinde yayılım gösteren 2 yıllık otsu bir bitkidir. üretimin artırılması yönündeki bütün çabalara rağmen arzu edilen üretim artışı maalesef sağlanamamıştır. Geleneksel tarım sistemlerinde çeltikte. Fatih SEYİS Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Teknikokullar.com Türkiye’de Isatis’in 41 taksonu bulunmaktadır. Bu çalışmada kullanılan Isatis cochlearis ise. BAP. Biyoteknolojik yöntemler kullanılarak bitki doku ve organlarından (explantlardan) besi ortamında bitkilerin elde edilmesi başta gen transferi olmak üzere birçok alanda önem taşımaktadır.

Ziraat Fakültesi. Çiğdem Alev ÖZEL2 1 Harran Üniversitesi. Şanlıurfa 2 Gazi Üniversitesi. Gazi Eğitim Fakültesi. Bu sebeplerden dolayı muz çoğaltımında doku kültürü ile çoğaltılmış fideler yavaş yavaş çiftçiler tarafından büyük ilgi görmektedir. elde edilen verilere dayanarak ortaya konan sistemin çalışma prensipleri ve bu sistemin kullanım alanları bakımından sağlayacağı yararlar tartışılacaktır. Teknikokullar. Ligninleşmiş gövde bölümlerinden alınan sert odunsu ve otsu yapıdaki ilkbahar sürgünleri ve in vitro rejenere olmuş yaprakçıklardan kültür başlatılması. Fen Edebiyat Fakültesi. yeni metotlar SB 024 Antepfıstığının Mikroçoğaltılmasındaki Yeni Metotlar Ahmet ONAY. Bu sorunun muz doku kültürü teknolojisindeki ucuz katılaştırıcı maddeler ve karbon kaynakları 141 . Dışkapı. Bu araştırma. Bu sorunu aşmak amacıyla birçok monokotiledon bitkide. antepfıstığının mikro çoğaltılmasının bazı basamakları için yeni geliştirilen metotlarla ilgilidir. Araştırma sonucu. farklı eksplant kaynaklarından kallus oluşum potansiyelini ve bu kalluslardan bitki oluşum potansiyelini belirlemek amacıyla. Bazı olumlu sonuçlar alınmıştır ancak elde edilen başarıların frekansları oldukça düşüktür. Sonrasında büyüme odasında adaptasyonları sağlanan rejenere bitkiler büyük saksılara transfer edilerek. Sentetik tohum üretimi için kalsiyum alginat jeli kullanılmıştır. Tarla Bitkileri Bölümü. Ankara 3 Ankara Üniversitesi. Ziraat Fakültesi. %3 sukroz ve 1. Veysel SÜZERER Dicle Üniversitesi.tr Bu çalışma. 2 veya 3 hafta sonra in vivo gelişen ya da ürün veren ağaçlardan ilkbaharda yeni gelişen en az 2 cm uzunluğundaki sürgün uçları basal kısımlarından kesilerek yüzey sterilizasyonuna tabi tutulmuştur.19. kallus oluşumu. çok sayıda araştırma yapılmıştır. dış ortama adapte edilmiştir. Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Bu nedenle bu alanda araştırmaların yapılması oldukça önemlidir. 100 mgl-11-askorbik asit. Anahtar Kelimeler: Antepfıstığı. Ankara fatosuzuntas@hotmail. Bu araştırma makalesinde.com Bu çalışma Harran Üniversitesi Biyoloji Bölümü ve Gazi Üniversitesinin Biyoloji Eğitim Anabilim Dalı’nın Biyoteknoloji Laboratuarında ortak olarak yürütülmüştür. Nihat DİLSİZ1. Diyarbakır ahmeto@dicle. Türkiye de ekonomik önemi yüksek olan bitki türlerine yönelik doku kültürü çalışmaları son yıllarda hız kazanmıştır. birçok alanda. 21280. Ancak. Antepfıstığının ticari olarak in vitro mikroçoğaltılması henüz kullanılmamaktadır. Ancak maliyeti yüksek olan bu fideler tüm çiftçiler tarafından kullanılamamaktadır. mikroçoğaltma.0 mgl-1 6-BA içeren sıvı MS besi ortamında geliştirilmiştir. antepfıstığının olgunlaşmamış meyvelerinden 100 mgl-1 casein hidrolizat. Biyoloji Eğitim ABD. Kültür başlatılmasında yukarıdaki iki metoda ek olarak in vitro ortamda rejenere olan aksenik yapraklar farklı 6-BA ve indole-3-asetik asit (IAA) İn vitro Koşullarda Maliyeti Düşürme Amaçlı Farklı Katılaştırıcı ve Karbon Kaynak Kullanarak Muz Çoğaltımı Fatoş UZUNTAS1. Elde edilen bu sonuç. TRABZON elde etmek henüz başarılamamıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoteknoloji laboratuarında yürütülmüştür. 1 mgl-1 6-BA içeren MS besi ortamında çoğaltılan 4 cm’den büyük mikroçelikler 2 mgl-1 IBA içeren MS besi ortamında köklendirilmiştir. kum ve torf (1:1:1) karışımı ile doldurulmuş saksılara ekilmiştir. Kültür başlatılması için 15-20 cm uzunluğundaki terminal sürgünler 3-4 cm boyunda kesilerek 2 mgl-1 6benzil amino pürin (6-BA) içeren çözeltide 24 saat bekletildikten sonra toprak. Khalid Mahmood KHAWAR3. Tarla Bitkileri bölümü. bu çalışma sonucunda açıklanan iyileştirilmiş safhaların kullanıldığı bir in vitro mikroçoğaltım metodu. fenolik bileşiklerin kültür ortamına salınmasının engellenmesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. bitki oluşumu SB 023 içeren Murashige ve Skoog (MS) besi ortamında kültüre alındılar. özellikle de gen transferi çalışmaları açısından son derece önem taşımaktadır. olgunlaşmamış tohumlardan embriyojenik kültür başlatılması ve sentetik tohum üretimi ile ilgili yeni metotlar açıklanmıştır. Veysi OKUMUŞ. yeni kurulacak ticari Antepfıstığı bahçeleri için fidan üretiminde yakın bir gelecekte geleneksel fidan üretim metotlarına alternatif olabilecektir. Engin TİLKAT. Kısa dönem muhafaza için sentetik tohumlar buzdolabında +4ºC’de muhafaza edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çeltik. Biyoloji Bölümü. explant kültürü.edu. Embriyojenik doku. Orhan ARSLAN2. köklenme ve adaptasyonun iyileştirilmesi. kök explantlarından verimli kalluslar ve bu kalluslardan da sağlıklı bitkiler elde edilmiştir. Klasik muz çoğaltımda kullanılan üretim materyalleri homojen olmamakta ve bunların hastalık ve zararlılarla bulaşık olma riski de oldukça yüksek olmaktadır.

Denemelerde kullanılan Dwarf Cavendish muz çeşidi Alanya’dan temin edilmiştir. Kargapazarı ve Dumlu Dağlarında (Erzurum) flora turizmi kapsamında değerlendirilebilecek potansiyele sahip ve ulaşılabilir rotalarda yayılış gösteren alpin bitkiler araştırılmıştır. kuzey kutbunda 0500 m ve nemli tropik bölgede 3500-5000 m iken araştırma alanımızın bulunduğu Akdeniz ile subtropikal çöller ve steplerde 2000-4500 m’ler arasında değişmektedir. Kültür koşullarına bağlı 142 . 65080. hesaplandı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. G. KARTAL.13 Akdeniz fitocoğrafik bölge elementidir. agar.2 mg/L IBA bulunduran MS ortamında kültüre alınmıştır. % 4. pamuk ticari. % 8.7% agaroz jelde yürütüldü ve UV altında incelendi. Kargapazarı ve Dumlu Dağları (Erzurum) Alpin Çiçekleri Fevzi ÖZGÖKÇE1. Arpa olgun embriyoları MS+2 mg/l 2.06 İran-Turan. maliyet. Tehlike kategorisinde değerlendirilen endemik ve nadir bitkilerden 2 takson CR. Biyoloji Bölümü. DNA metillenmeleri SB 026 Gökyüzüne En Yakın Bitkiler: Palandöken. 25240. mikroçoğaltım. Ziraat Fakültesi.5 Fanerofittir.04’ü endemiktir.) bitkisinde doku kültürü sonucu oluşan genetik ve epigenetik varyasyonlar RAPD “Random Amplified Polymorphic DNA” ve CRED-RA “Coupled Restriction Enzyme Digestion-Random Amplification” yöntemleri ile araştırıldı. Peyzaj Mimarlığı Bölümü. in vitro. Murat ÜNAL1. Van 2 Atatürk Üniversitesi. RAPD yöntemi için 20. karbon kaynaklar SB 025 olarak DNA düzeyinde genetik ve epigenetik varyasyonlar izlendi. “LC”. Arpa Kallus Kültürlerinde Genetik ve Epigenetik Varyasyonlar Aslıhan TEMEL. % 4.3 hemikriptofit.2 mg/l IBA içeren MS ortamlarında köklendirilip adaptasyon sağlanmıştır. pamuk lifleri ve Sukroz’a (Sigma) göre beyaz şeker oldukça ucuzdur.. Tüm katlaştırıcı madde.19. “LC”.4-D içeren besiyerinde kültüre alındılar. Palandöken. 6 takson NT. Biyoloji Bölümü. Agar’a göre isubgol. % 5.68 Öksin ve % 1. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. Anahtar Kelimeler: Hordeum vulgare L.2 mg/L IBA içeren MS ortamları arasında istatistiksel olarak farklılık bulunmamıştır. Çalışmada muz rizom eksplantları. Tüm katılaştırıcı maddeler üzerinde gelişen sürgünler. Taksonların. 24 haftalık kalluslardan ve kontrol olarak olgun arpa embriyolarından DNA izolasyonu yapıldı.5 mg/l BAP ve 0.5 Kamefit ve % 4. isubgol ve pamuk lifleri kullanılarak muz doku kültürü maliyeti düşürülmeye çalışılmıştır. steril edilip 50 mg/l askorbik asit içeren sıvıda yarım saat bekletildikten sonra.92 Avrupa Sibirya. % 7. TRABZON kullanarak çözülebileceği düşünülmüştür. Kültürler kontrollu büyütme kabininde 250C’de karanlıkta 24 hafta tutuldular. Bu taksonların % 17. Anahtar Kelimeler: Muz.sukroz içeren ortamda en pahalı.com Arpa (Hordeum vulgare L. Çoğaltım ürünleri 1. 34118. “LC”.3 terofit. 45 endemik olmak üzerek toplam 264 takson tespit edilmiştir. sukroz . 3 takson EN. Potentilla polyschista Boiss.5 mg/l BAP ve 0. Nermin GÖZÜKIRMIZI İstanbul Üniversitesi. Astragalus pseudotriger Grossh. Osman KARABACAK1. 31 takson LC ve 4 takson DD kategorisinde bitki bulunmaktadır. Elde edilen bulgular teknolojinin gelişmesine yardımcı olacak ve aynı zamanda yurt dışına giden döviz miktarını da azaltacaktır. Vezneciler-İstanbul asl_temel@yahoo. Veri yetersiz (DD) kategorisinde olan taksonların araştırma alanımızdaki populasyon ve yayılış durumları göz önünde tutularak yeni tehlike kategorileri teklif edilmiştir: Stachys huetii Boiss. 2 takson VU. Eksplant olarak muz meristemi kullanılmıştır. Her bir primerle elde edilen sonuç için embriyo ve kallus dokularının genetik benzerliği. Galium czerepanovii Pobed. değişik katılaştırıcı madde ve sukroz ile ticari beyaz şeker içeren 4. “EN (B2a)”. CRED-RA yöntemi için CG dinukleotidi içeren 6 primer kullanıldı.beyaz şeker içeren ortamda ise en ucuz bitki elde edilmiştir. Çalışmalarımız genetik ve epigenetik varyasyonların arpa kallus kültürlerinde regenerasyon üzerine etkilerinin araştırılması yönünde sürdürülmektedir. Fen Edebiyat Fakültesi. Erzurum fevzi65@hotmail. Çalışma sonucunda sabit masraflar hariç. Çalışmada karbon kaynağı olarak sukroz ve ticari beyaz şeker ve katılaştırıcı madde olarak ta agar.1 kriptofit. Doğu Anadolu Bölgesinde Palandöken. Faris KARAHAN2 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Araştırma alanımızda tespit edilen taksonların biyolojik spektrumu şu şekildedir: Bu taksonlardan % 75.com Dünyanın çeşitli bölgelerinde Coğrafi konum ve iklim faktörlerinin etkisinde alpin bitkilerin doğal yayılış alanları. Kargapazarı ve Dumlu Dağlarının 2000 m ve üzerinde toplanan 600 bitki örneğinin değerlendirilmesi sonucu. ticari beyaz şeker 4. doku kültürü. % 31. 0.

tr Araştırma materyalini 2002–2005 yılları arasında ülkemizin farklı bölgelerinden toplanan örnekler ve çalışılan taksonlara ait tip örnekleri oluşturmuştur. Kuddisi ERTUĞRUL Selçuk Üniversitesi. Yozgat 3 Selçuk Üniversitesi.edu. Dumlu Dağları. Serpantine özgü dar yayılışlı yeni taksonların burada bulunması nedeniyle alan mutlaka koruma altına alınmalıdır. Centaurea kizildagensis E. Kayseri 2 Bozok Üniversitesi. Kampus. Biyoloji Bölümü. erken ve aşırı otlatma.Arazi çalışmaları sonucunda 485 bitki örneği toplanmıştır.edu. Ergin HAMZAOĞLU2. E. Noccaea camlikensis Aytac. yeni türler. Eğitim Fakültesi. & Parolly.tr Türkiye’de Acantholimon cinsine ilişkin ilk revizyon çalışması Türkiye Florasının 7. Rindera Dumanii. flora.02/LD/024 nolu AB ve DPT tarafından finanse edilmiştir. Türkiye SB 029 Endemik Bitki Cenneti Kızıldağı (Çamlık Kasabası. Palandöken. Ankara doganm@metu. Bu cinsin içerdiği taksonların Türkiye’de bulunan çeşitli karasal ekosistemlerde sürdürülebilirliğinin sağlanması ve koruma biyolojisine katkıda bulunmak amacıyla mevcut taksonların IUCN tarafından belirlenen tehdit kategorileri verilerek bunların korunması için bazı önerilerde bulunulmuştur. Konya aksoy@erciyes. (Plumbaginaceae) Cinsi Üzerinde Taksonomik Çalışmalar Musa DOĞAN1. Silene ozyurtii Aksoy & Hamzaoglu. flora turizmi SB 027 SB 028 Türkiye’de Bulunan Acantholimon Boiss. Fen Edebiyat Fakültesi. bitki sökümü. Bornmuellera kıyakii Aytac & Aksoy. Dogan & H.ciltinde ilk kez hazırlanmış ve bu cinsin 25 tür. Özlem MAVİ1 1 Orta Doğu Teknik Üniversitesi.3). Sideritis ozturkii Aytac & Aksoy. 15 takson ise çok bölgeli (8. 143 .edu.Scholz & Parolly ve Onosma sp. erozyon ve göçerlerin mikro çevre istismarları olarak tespit edilmiştir.19. Uzunsisarcıklı. Derebucak-Konya) Ahmet AKSOY1.3) ve 66 taksonun bölgesi bilinmemektedir (% 35). Bu alandan son zamanlarda bilim dünyası için 9 yeni takson tanımlanmıştır. seksiyonunda yer alan taksonların örnekleri üzerinde morfolojik. Önemli bir bitki alanı olan Kızıldağı yoğun olarak antropojenik etkiler altında bulunmaktadır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu bulgular ışığında bu cinsin evrimi üzerine bazı değerlendirmeler yapılmış ve cinsiçi sınıflandırmasının doğal bir yapıya dönüştümü sağlanmıştır. ayrıca 5 şüpheli kayıt ve 2 adet eksik bilinen tür olmak üzere toplam 32 tür içerdiği belirlenmiştir. Konya tuysal@selcuk. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Acantholimon. endemik ve koruma statüleri Türkiye Centaurea (Asteraceae) Cinsi Tuna UYSAL. karyolojik (kromozom sayımları) ve moleküler (DNA dizi analizleri) çalışmalar yapılmıştır. Bu cinse ilişkin olarak 2000. 10 takson Avrupa-Sibirya (% 5. TR0305.Wörz & H. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. 37’si İran-Turan (% 17). 38039. Derebucak-Konya) serpantin florasını kapsamaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Erygium trisectum A. Kargapazarı. Bu tebliğde Acantholimon cinsinin sistematiğinin anlaşılmasında kullanılan bazı morfolojik. Erzurum. Bu taksonlardan 66 tanesi endemiktir (% 35). Biyoloji Bölümü. Cheirolepis L. anatomik.tr Bu çalışma 1975m yüksekliği olan Kızıldağı (Çamlık Kasabası. Revizyon. Nordt. OFMA Bölümü. Stipa cacuminis H. Fen Edebiyat Fakültesi. ekolojik ve fitocoğrafik verilerin kritik bir analizi yapılmış ve bu verilerin taksonomik önemi açıklanmıştır. Bu örneklerin değerlendirilmesi sonucu serpantine özgü 188 takson tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. TRABZON Alanda tehlikede olan taksonları tehdit eden öncelikli faktörler olarak. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Kızıldağı. Hakkı DEMİRELMA3 1 Erciyes Üniversitesi. Florayı oluşturan taksonların 60’ı Akdeniz (% 32). Galip AKAYDIN2. Duman. Plumbaginaceae. Fen Edebiyat Fakültesi.2003 yılları arasında TÜBİTAK tarafından üç yıl süre ile desteklenen araştırmada bu cinsin Türkiye’de 52 tür olmak üzere toplam 67 takson içerdiği ve bunların 43 tanesinin endemik olduğu belirlenmiştir.Duman. Anahtar Kelimeler: Alpin Bitkiler. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi.

. C. yozgatensis Wagenitz ve C. Kampus. C.. subsp. Türkiye SB 030 Türkiye Centaurea L. C. Endemik taksonların 10’u tip lokalitesinden bilinmektedir. & Mey. Anahtar Türkiye SB 031 Kelimeler: Centaurea.) DC. Plumosipappus (Czerep. wiedemanniana Fisch. Bu taksonların habitat özellikleri. C. ilk yayınlandığı literatür. nivea Wagenitz. Gerçekleştirilen bu araştırmalar sonucunda yakın seksiyonlardan Pteracantha Wagenitz ve Plumosipappus (Czerep. deflexa Wagenitz türünün kromozom sayısı 2n=54 olarak tespit edilmiştir. C. derderiifolia Wagenitz. kotschyi. sipylea Wagenitz.) Wagenitz. nohut (Cicer arietinum L. Araştırma sonucunda büyük çoğunluğu endemik olan bu seksiyon hakkında elde edilen veriler doğrultusunda bazı taksonların sistematik durumları yeniden belirlenmiş. glabrousa Uysal & Ertuğrul sp. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü. Kuddisi ERTUĞRUL. C. nova sunulmuştur. yetişme ortamı ve yüksekliği. 7 gün) ya da uyumlandırılmamış olarak 12 gün süreyle farklı üşüme sıcaklıklarına (4°C ve 2°C) maruz bırakılarak uyum yeteneklerine göre 144 . Duman.) DC. drabifolia Sm. Sadece C. 06800.edu. Bunlardan 24’ü endemik olup endemizm oranı yaklaşık % 77’dir. nydeggeri Hub. C.) Wagenitz seksiyonları sinonim yapılmıştır ve Cheirolepis seksiyonunun sınırları genişletilmiştir. Her taksonun geçerli adı. Bunlar. Seksiyonu Taksonları Üzerine Taksonomik Bir Araştırma Osman TUGAY. nova. Pteracantha.. Centaurea cinsi Acrolophus seksiyonu Türkiye’de 31 taksonla temsil edilir. & Heldr. odyssei Wagenitz türlerinin kromozom sayıları 2n=18 olarak tespit edilmiştir. Türkiye ve varsa komşu ülkelerdeki yayılışı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. C. detonsa Wagenitz. Kromozomal sonuçlarımız Cheirolepis seksiyonunda poliploidi olduğunu göstermektedir.-Mor. C. ve tehlike kategorileri verilmiştir. Bu amaçla. glabrousa Uysal & Ertuğrul. Plumosipappus. C. paphlagonica (Bornm.) bitkisinin iki hattına (AkN 87 ve AkN 290) uygulanan uyum ve farklı üşüme sıcaklıklarının fotosentetik pigment. Centaurea anthemifolia Hub. Seksiyonlarının (Asteraceae) Revizyonu” adlı proje kapsamında yapılmıştır. isaurica Hub. revizyon.Mor. drabifolia subsp. Cinsi Acrolophus (Cass.-Mor. bilim dünyasına C. C. decumbens (Wagenitz) Uysal & Ertuğrul.Duman. zar bütünlüğü ve PSII’nin fotosentetik aktivitesi üzerine etkisi incelenmiştir. Cinsi (Asteraceae) Acrolophus (CASS. geniş betimleri. drabifolia subsp..) Hayek var. tip örnekleri. İki Nohut Hattının Fotosentetik Aktivitelerinin Uyum ve Üşüme Sıcaklıklarında Klorofil Fluoresansı İle Karşılaştırılması Özlem TURAN.19.tr Bu araştırma 2005-2007 yılları arasında Selçuk Üniversitesi Bilimsel Araştırma Koordinatörlüğü tarafından desteklenen (BAP06401023) “Türkiye’deki Centaurea L. Konya otugay@selcuk.Koch. C. persica (Boiss. kotschyi var. Dizi analizleri sonucunda Cheirolepis ve yakın ilişkili seksiyonların birlikte (Pteracantha Wagenitz. Bu çalışmada Centaurea L. dağılım haritaları ve tehlike durumları belirlendi. turkeliensis Uysal & Ertuğrul sp. C. cappadocica (DC. Tuna UYSAL Selçuk Üniversitesi. paphlagonica (Bornm. Fen Edebiyat Fakültesi. Yapılan morfolojik ayrımlar aynı zamanda kromozom sayı ve DNA sekans çalışmalarıyla desteklenmiştir. drabifolia. önceki revizyonları. Biyoloji Bölümü. nova. Beytepe. C. Ankara turanzlm@gmail. C. C. C. decumbens (Wagenitz) Uysal & Ertuğrul stat. Yasemin EKMEKÇİ Hacettepe Üniversitesi.com Araştırmada. C. C. C. ve Ammocyanus Boiss. Acrolophus. C.) Wagenitz subsp.-Mor. cankiriense A.Duran & H. C. TRABZON Morfolojik çalışmalar sonucunda taksonların benzerlik ve farklılıkları ortaya çıkarılmıştır.) Wagenitz) monofiletik bir grup olduğu tespit edilmiştir ve bu monofiletik gruba ait genetik kod ortaya çıkarılmıştır..) Wagenitz. Cinsi Acrolophus seksiyonu taksonları toplanarak yaygın herbaryum tekniklerine göre kurutuldu. drabifolia subsp. Cheirolepis. C. C. kotschyi (Boiss. austrooccidentalis Wagenitz. Anahtar Kelimeler: Centaurea. drabifolia subsp. Biyoloji Bölümü. sericea Wagenitz türlerinin kromozom sayısı 2n=36 olarak tespit edilmiştir. toprak kültüründe büyütülen 12 günlük nohut fideleri ya soğuk uyumlandırılmış (10°C. olympica C. tuzgoluensis Aytaç & H. werneri Wagenitz. cariensiformis Hub. zeybekii Wagenitz’ dir. subsp.) Wagenitz. Çalışılan taksonlardan Centaurea drabifolia Sm. Kromozom sayımları sonucunda seksiyonun temel kromozom sayısı x=9 olarak belirlenmiştir.

Bu amaçla. GR dört hafta ara ile su verilen (0. Biyoloji Bölümü.66. 100. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu azalışlar özellikle 101 konsantratör atığının kullanıldığı uygulamalarda daha belirgindir.08 µg/g-TA). Sultan I ve Malatya çeşitlerinde iki ve dört hafta ara ile su verilen (208.66 ve 52. toplam klorofil (a+b) içeriğini sadece AkN 290’da önemli derecede azaltmıştır. 60. vejetatif büyüme. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 µg/g-TA).) hatları. uyum. Kışlık özelliğe sahip iri taneli Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde 4 hafta ara ile sulama uygulaması. Anahtar Kelimeler: Bor fabrika atıkları. 600. ışık enerjisinin fotokimyasal kullanımı (qP) sadece AkN 290’da azalırken. VAN musaturker@yahoo. Süleyman TOPAL2 1 Orta Doğu Teknik Üniversitesi. Ancak stoma açıklıkları su seviyesinde düşüşe başlı olarak azalmıştır.30 ve 166. 250.66 µg/gTA) bitkilerde belirlenmiştir. 800 ve 1000 ppm’lik çözeltilerinde 7 gün süreyle kontrollü olarak yetiştirilmiştir. Eskişehir yolu.01 mg/g TA). 125. 65080. Yazlık çeşitlerden Sultan I. kuraklığa maruz bırakılan yazlık ve kışlık mercimek çeşitlerinde morfolojik ve moleküler düzeydeki değişiklikler araştırıldı.69 U/g TA ve 2. Soğuk derecesinin artması yapraklardaki elektron taşıma hızı (ETH)’nın giderek azalmasına neden olmuştur. TRABZON karşılaştırılmıştır. Stoma sayıları ve büyüklükleri hem yazlık hem de kışlık çeşitlerde benzerlik göstererek. Peyami BATTAL. Malazgirt 89 çeşidi 3 hafta ara ile sulama uygulamasında en yüksek değerleri vermiştir. 06531. 101 konsantratör atığının 400 ppm ve üzeri ile 102 konsantratör atığının 600 ppm ve üzeri uygulamalarında bitkilerin uzunluk. nohut (Cicer arietinum L. Mehmet Emre EREZ. Sazak 91 çeşidinde en yüksek düzeyde GST ve GSH iki ay ara ile su verilen (sırasıyla 1. 2 hafta ara ile yapılan sulama uygulamasında en yüksek tane ve biyolojik verim değerlerini verirken. fotokimyasal olmayan kullanımı (NPQ) yönünden her iki hatta da önemli bir değişiklik belirlenmemiştir. verim ve verim ile ilişkili karakterlerde en yüksek değerleri vermiştir. cv. Arpa ve buğday bitkileri fabrika atıkların 0. toplam klorofil (a+b). Murat ERMAN. Kütahya ayteneroglu@gmail.com Emet Borik Asit Fabrikası atıklarının arpa (Hordeum vulgare L. ışıkla adapte edilmiş yapraklardaki PSII’nin gerçek fotokimyasal (ФPSII) ve enerji yakalama etkinliği (FV'/FM') özellikle şiddetli soğuk derecesinde ve en çok da AkN 290’da azalmıştır. Tüm klorofil a fluoresansı. sulama durumlarına bağlı olarak önemli bir değişiklik gözlenmemiştir. Çiçeklenme döneminde en yüksek DNA seviyeleri kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla dört ve üç hafta ara ile su verilen (291. Ankara 2 Dumlupınar Üniversitesi. 40.) Çeşitlerinde Morfolojik ve Moleküler Düzeydeki Değişikliklerin Belirlenmesi Musa TÜRKER. kök ve gövde yaş ağırlıkları ve kök ve gövde kuru . 20. Anahtar Kelimeler: Klorofil a fluoresansı. SB 033 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. İsmail ÇELİK. Faruk OĞUZ Yüzüncüyıl Üniversitesi.83. İnce04) ve buğday (Triticum sativum L.91 mg/g TA) bitkilerde. Arpa ve buğday tohumlarında 101 konsantratör atığının 20-200 ppm. 80. buğday. Kampüs. 400. Yerli Kırmızı 145 Emet Borik Asit Fabrikası Atıklarının Arpa ve Buğdayda Vejetatif Büyüme Üzerine Etkileri Ayten EROĞLU1. hatlardan AkN 87’nin AkN 290’a göre üşüme sıcaklıklarından daha az etkilendiği ve uyumlandırmanın bu hattın soğuğa karşı dayanma yeteneğini diğer hatta göre daha fazla arttırdığı belirlenmiştir.19. yazlık Sultan I ve Malatya çeşitlerinde sırayla üç ve iki hafta ara ile su verilen (41.cv. Üşüme sıcaklıkları hatların hiçbirinde PSII aktivitesini durduracak düzeyde bir fotoinhibisyona neden olmamıştır. arpa. 2 kışlık (Sazak 91 ve Yerli Kırmızı) ve 2 yazlık (Malazgirt 89 ve Sultan I) olmak üzere tescil edilmiş 4 mercimek çeşidi kullanıldı. bakla bağlama döneminde Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla iki hafta ara ile su verilen (145. Altay 2000) bitkilerinde vejetatif büyüme üzerine olan etkileri araştırılmıştır.com Bu çalışmada. karanlıkla adapte edilmiş yapraklardaki minimum (Fo) ve maksimum (FM) fluoresans değerlerindeki değişiklikler PSII’nin potansiyel fotokimyasal etkinliği (FV/FM)’ni AkN 290’da AkN 87’ye göre daha fazla azaltmıştır. Biyoteknoloji Anabilim dalı. üşüme SB 032 ağırlıkları artmıştır. Üşüme sıcaklık derecelerinde. Benzer şekilde. Nohut hatlarında uyum periyodu klorofil a fluoresans ve MDA parametrelerini etkilemezken. MDA. 102 konsantratör atığının 20-400 ppm arasındaki konsantrasyonlarında kök ve gövde uzunlukları. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. toplam klorofil (a+b) ve MDA parametreleri dikkate alındığında. Üşüme sıcaklıklarında.00 µg/g-TA). İsmet BERBER. yaş ve kuru ağırlıklarında önemli azalmalar gözlenmiştir. 200.

Nuran ÇİÇEK1. Bunun yanı sıra.16 mg/g TA) su verilen bitkilerde. Anahtar kelimeler: Fotokimyasal etkinlik. ϕEo’dır. yakalanan (TR) ve transfer edilen (ET) enerji akışlarıdır.22 mg/g TA) bitkilerde. hiç su verilmeyen (2. Hüsnü ÇAKIRLAR Hacettepe Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Kuraklık stresi. ozon tabakasının incelmesi ile oluşan olumsuz çevresel etkilerden biridir. UV-B.24 U/g TA ve 2. fotosistem II’nin maksimum quantum etkinliği ile reaksiyon merkezi başına (DIo/RC) ve yaprak bazında enerji kayıpları (DIo/CSo). primer fotokimyanın maksimum quantum verimi. Biyoloji Bölümü. stoma. Vero çeşidinin diğer çeşitlere göre fotokimyasal performansının daha yüksek olduğunu ve kuraklık stresinden diğer iki çeşide göre daha az etkilendiğini göstermiştir. JIP-Testi ile hesaplanan fonksiyonel parametreler. Araştırmada.19. JIPtest. 3. tüm çeşitlerde fotokimyasal etkinliği kontrol seviyesine kadar iyileştirdiği belirlenmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular. GR iki ay ara ile su verilen (0. Ψo ve absorblanan bir fotonun bir elektronu elektron transport zincirine hareket ettirme olasılığı. Malazgirt 89 çeşidinde GST ve GSH dört hafta ara ile su verilen (sırasıyla 0.tr Yeryüzüne ulaşan UV-B ışımasındaki artış.edu.22 U/g TA). Fen Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Klorofil a fluoresansı. buna karşın minimum fluoresans (Fo) intensitesini sadece Doge çeşidinde arttığını göstermiştir. GSH ve GR sırasıyla iki ay ara ile (0. kuraklığın tüm çeşitlerde maksimum fluoresans (Fm) intensitesini azalttığını. JIP-Testi ile elde edilen bu parametrelerdeki değişim. kuraklık stresi altındaki bazı mısır (Zea mays L. 06800. 4 ve 5 saat) uygulanan UV-B ışımasının arpa (Hordeum vulgare L. 2. TRABZON çeşidinde en yüksek seviyede GST. elektron transportu (Eo). ANKARA ncicek@hacettepe. Biyoloji Bölümü. klorofil a fluoresans. farklı sürelerde (0. Toprak kültüründe kontrollü koşullarda yetiştirilen 12 günlük mısır çeşitleri sulama yapılmaksızın 12 gün süre ile kuraklık periyoduna bırakılmış ve ardından 6 gün boyunca yeniden sulama yapılmıştır. Klorofil a fluoresans sonuçları. antioksidant enzimler SB 034 SB 035 Mısır Çeşitlerinin Fotokimyasal Etkinliklerine Göre Kuraklığa Toleranslarının Belirlenmesinde Kautsky Etkisi Yaklaşımı Yasemin EKMEKÇİ1. kuraklık. 1. Beytepe 06800 Ankara 2 Abant İzzet Baysal Üniversitesi.tr Bu araştırmada. elektron transportu (Eo/RC ve Eo/CSo) ve ışık enerjisi absorbsiyonu (ABS/RC ve ABS/CSo) gibi fluoresans parametreleri ölçülen teknik fluoresans verilerinden JIP-Testi kullanılarak hesaplanmıştır.) Polifazik Klorofil a Fluoresansı ile Arpa Bitkisinde UV-B Işıma Etkisinin Değerlendirilmesi Nuran ÇİÇEK. bitki materyalinin çevresel değişimlere karşı davranışının ölçülmesini sağlayan yapısal ve fonksiyonel parametrelerin saptanmasını mümkün kılmaktadır. mısır (Zea mays L. JIP-Testine göre polifazik fluoresans artışının analizi.54 mg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen (1. Bülbül 89) yapraklarının fotosistem II (PS II) davranışı üzerine etkisini incelemek için klorofil a fluoresansındaki polifazik artış (OJIP) kullanılmıştır. kuraklığın Vero çeşidinin fotokimyasal etkinliğini diğer çeşitlere göre daha az etkilediğini göstermiştir. Fotokimyasal olmayan enerji kaybı (DIo). Luce ve Vero) fotokimyasal etkinliklerindeki değişimler Kautsky Etkisi yaklaşımı ile belirlenip.) çeşitlerinin (Doge. Fen Fakültesi. Beytepe. var. GSH ve GR sırasıyla iki ay ara ile su verilen (1.40 U/g TA). UV-B ışımasının arpa yapraklarının primer fotokimyası üzerine etkisi bu parametrelerle ilişkilendirilerek değerlendirilmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. üç hafta ara ile (2. ϕPo (Fv/Fm). yakalanan bir eksitonun bir elektronu elektron transport zincirine hareket ettirme etkinliği.12 mg/g TA) bitkilerde. çeşitlerin kuraklığa tolerans kapasiteleri yorumlanmıştır.13 mg/g TA) ve bir hafta ara ile (0. Gölköy 14280 Bolu yase@hacettepe. Biyoloji Bölümü. DNA. kuraklığı izleyen yeniden sulama uygulamasının. her bir reaksiyon merkezi ve yaprak kesiti tarafından absorblanan (ABS). Biyoloji Bölümü. Banu EFEOĞLU2 1 Hacettepe Üniversitesi. Sultan I çeşidinde en yüksek düzeyde GST.22 mg/g TA) bitkilerde belirlenmiştir. Yapısal parametreler ise akış oranları yada verimlerdir ki bunlar. arpa 146 . Fen-Edebiyat Fakültesi.edu. elektron yakalama etkinliği (TRo/RC ve TRo/CSo).

Alanda toplam 131 (%14. Scrophulariaceae 31 (%3. Eğitim Fakültesi. Geraşin. Ankara tuliphunter@hotmail. 119 takson B9 karesi için yeni kayıttır. Centaurea 16 (% 1.40)’dir.31). İspanya. Boraginaceae 49 (%5.47). 06100 Tandoğan. Bezemre. Biyoloji Bölümü. Orta Doğu ve İran dahil Orta Asya.78). Biyoloji Bölümü. İtalya’da 3 takson. Salvia 14 (% 1.86). Fabaceae 80 (%8. Meydane melhem.İki yaka. Kafkaslar ve Anadolu lalelerin doğal yayılış alanlarıdır. Anahtar Kelimeler: Hakkari. Mergezer. Silene 28 (%3. Ziri. Allium 17 (%1. Anahtar Kelimeler: Flora. Pıştkesir. 147 . Şine dağları. Kriptofitler 132 (% 14. Çukurça ilçeleri. AvrupaSibirya elementi 69 (%8).36) endemik takson belirlenmiştir. Bolu 2 Ankara Üniversitesi. İran’da 36 takson. Şapatan geçitleri ve Buzullarıyla Muhteşem bir floraya sahip Hakkari doğası ve Bitki türleri hakkında fotoğraflarla bilgi verilecektir. İtalya ve Yunanistan‘da da doğal olarak yayılış gösterirmekle birlikte. Lamiaceae 75 (%8. CiloSat Gölleri. Veronica 12 (%1. Helane. Eğitim Fakültesi. Terofitler 144 (% 15. Diz dereleri. Eczacılık Fak. Tiyar vadileri. Serpıl. Orta Asya ve Kafkaslar’da 65 takson. Nehil sazlığı.31). Bilmizit.com Bahçesaray (Van) ve çevresinde 1999 ve 2001 yılları arasında gerçekleştirilen bu araştırmanın arazi çalışmaları ile 3000 bitki örneği toplandı. Spihane . Ranunculus 12 (% 1. Bala. Potentilla 12 (%1. Fen-Edebiyat Fakültesi.53). Brassicaceae 76 (%8. Suriye-Filistin-Sina’da 13 takson. Bu arazi gezileri sırasında. M. Portekiz.19.2007 yılları arası yapılan floristik arazi gezileri sonucu gerçekleştirilmiştir. Çelesor (Kızıldağ). Dolakavrane. Sümbül. 14280 Gölköy. Rosaceae 37 (%4. Cilo. Flora SB 038 Tulipa L. Kırıkdağ. Reşko. Raunkiaer’in sistemine göre analiz yapıldığında Hemikriptofitler 512 (% 56. Poaceae 44 (%4. Türkiye Hakkari Doğası ve Florasına Giriş Mehmet FIRAT Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Haruna. Caryophyllaceae 59 (%6.07). Güneybatı Avrupa’nın İberya Yarımadası’ndan. Çok bölgeli veya fitocoğrafik bölgesi bilinmeyenler 429 (%46) dur. Oramar. Geverok. Spermatophyta üyelerinden 1’i Gymnospermae ve 906’sı Angiospermae üyesidir. KOYUNCU2 1 Abant İzzet Baysal Üniversitesi.31). Balkanlar’da 12 takson.06). Seyithan . Doğa. Şemdinli. Biyoloji bölümü. Semedar. İçerdikleri takson sayısına göre alandaki en büyük 10 familya sırasıyla Asteraceae 131 (%14. Sat. Lis. Terazin . Taksonların fitocoğrafik bölgelere göre dağılımı şöyledir. TRABZON SB 036 SB 037 Bahçesaray (Van) ve Çevresi Florası Mehmet FIRAT Yüzüncü Yıl Üniversitesi. 43 alttür ve 25 varyete olmak üzere toplam 912 takson tespit edildi.83). Zap . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bahçesaray (VAN). M.83) dir. Angiosperm’lerin 788’i Dicotyledoneae ve 118’i Monocotyledoneae sınıfına aittir. Bilmizit. 907’si Spermatophyta üyesidir. Golan.47). Avaherk. Onosma 12 (% 1. Çalışmamızda Türkiye Florasından farklılık gösteren 41 taksona ait özellikler verilecektir. Buzul. Beresor. Iran-Turan elementi 398 (% 44).86). Koçanis mevkileri. Sekucu memhesen.37).com Bu çalışma 2000 . Irak’ta 3 takson. Certe. Türkiye’de 18 takson. (Liliaceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı. Bu örneklerin taksonomik incelenmesi sonucunda 66 familya ve 302 cins’e ait 844 tür. Çin’de 14 takson.com Tulipa L.75).12). Verkevane.. Van kuyucak65@yahoo. Kaniyapirmus yaylaları.77). Tekin BABAÇ1.15). Akdeniz elementi 16 (%2). Kaval. Van kuyucak65@yahoo. Liliaceae 47 (%5. Karadağ. bu türler tüccar ve gezginler tarafından Orta Asya ve Anadolu’dan getirilmiş ve daha sonra türler doğaya kaçarak doğallaşmıştır. Bezome. Yüksekova. Batı Çin. Fanerofitler 35 (% 3. Meydan belek. Avrupa Florası’nda 12 takson.22). Batı Himalayalar. 912 taksonun 5’i Pteridophyta. Bunlardan 8 tanesi tip örneğinden sonra ilk defa ve 15 tanesi ikinci defa ve Türkiye Florası için bir yeni kayıt (Scilla kurdistanica ) toplandı.31)’dır. Farmasötik Botanik ABD. En çok takson içeren ilk 10 cins sırasıyla Astragalus 35 (% 3.83). Avaşin.75).33). cinsinin (Lalelerin) anavatanı Orta Asya’daki “Tiyan-Şan” ve “Pamir-Altay” dağlarıdır. Campanula 17 (%1. Kamefitler 89 (%9. Taksonomik Problemleri ve Çözüm Önerileri İsmail EKER1. Biyoloji bölümü. Akdeniz’in Kuzey ve Güney sahilleri boyunca Balkanlar. Mor.37).

Çalışma alanı.5). Taksonlar iki alt cins altında yer alırlar: Tulipa alt cinsi Tulipa. Lamiaceae 92 (% 9. İberya Yarımadası’nda 6 takson. Poaceae 51 (% 5. Liliaceae 37 (% 3. Şehitkamil.2).1). Gaziantep zeynalovyusuf@hotmail.2). takson betimlemelerinde yeterli karakter korelasyonunun olmaması.com Bu çalışma. 27310. Biyoloji Bölümü.3). Gaziantep lale. Bu bitkilerin 62’ si C6 karesine 134 tanesi de Gaziantep iline yenidir. Biflores sensu Hall ve Lophophyllon Vvedensky seksiyonlarını içerir.8). tür içi ve populasyonlar arasındaki varyasyonların fazlalığı ve yeni karakterlerin tespit edilme gerekliliği gibi problemler tartışılmıştır. Takson sayısı bakımından en büyük on bir cinsin sıralaması şu şekildedir: Astragalus 32. Liliaceae (11) ve Brassicaceae (9) dir.9). Biyoloji Bölümü. Taksonların fitocoğrafik spektrumu aşağıdaki gibidir: İran-Turan elementleri 379 (% 38. CR (4). bazı taksonların yalnızca habitat farklılığına dayanarak tür anahtarlarında ayrılması. İmranlı SB 040 Gaziantep İli Endemik ve Nadir Bitkileri Yusuf ZEYNALOV1. Girit Adası’nda 4 takson yayılış göstermektedir.0). Anahtar Kelimeler: Tohumlu bitkiler.3). Divriği. TRABZON Fransada 7 takson. Brassicaceae 78 (% 7. laleler farklı araştırıcılara göre dünyada 45-120 civarında türle temsil edilmektedir. Tanacetum 10. flora. Silene 17.) van Raamstonk alt cinsi Australes sensu Hall. İran-Turan Bitki Coğrafyası Bölgesi’nde ve B7 karesindedir. Scrophulariaceae (12). Fabaceae 89 (% 9.19. 716’sı çok yıllıktır (% 72. Türkiye’nin Tulipa L. Akdeniz elementleri 41 (% 4. taksonomi. Kolpakowskianae (Hall) van Raamsdonk. Çengelli Dağı (Sivas) Florası Erol DÖNMEZ Cumhuriyet Üniversitesi. Lamiaceae (24). Scrophularia 10. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi. Campanula 11. Sivas ilinin Divriği ve İmranlı ilçeleri arasında yer alan Çengelli Dağı’nın florasını kapsamaktadır. cinsinin revizyonunun ilk basamağı olup öncelikle literatür. endemik.4).2). Fabaceae (23). Türkiye SB 039 kayıttır.5). Çalışma sonucunda. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bitkilerin fitocoğrafik bölgelere dağılımları İran-Turan 53 (31%). 204 takson Türkiye için endemiktir (% 21.9). Saxatiles Baker. doğadan kaybolmuş ya da ikinci defa toplanamamış türler ile şüpheli kayıtlar üzerinde durulmuştur. Avrupa-Sibirya 7 (4%) ve bilinmeyen 38 (23%) olarak belirlenmiştir. Allium 13. Avrupa-Sibirya elementleri 94 (% 9. IUCN kategorilerine göre VU (53). Anahtar Kelimeler: Tulipa. Fatih YAYLA2. bitki coğrafyası bölgesi bilinmeyenler 465 (% 47. herbaryum ve arazi çalışmaları yapılmış ve cinsin taksonomik problemleri ortaya konulmuştur. sistematik. Centaurea 21. 73’ü iki yıllık (% 7. Ayrıca 9 taksonun tip örnekleri Türkiye’den toplanmıştır.2).7).5).0). Eichleres (Hall) van Raamsdonk. Boraginaceae 34 (% 3.com Ülkemiz florasının zenginliklerinin ortaya konulabilmesi için çalışmalar aralıksız devam etmektedir. Achillea 10. Eriostemones (Boiss. IUCN. Liliaceae. 389 cinse ait 928 vasküler bitki türü (985 takson) tanımlanmıştır. Kesin sayısı belli olmamakla birlikte. Caryophyllaceae 49 (% 5. Bu çalışmanın sonunda. Fen-Edebiyat Fakültesi. Takson sayısı bakımından en zengin familyaların sıralaması şu şekildedir: Asteraceae 150 (% 15. Sivas eroldonmez@yahoo. LR ve alt grupları (89) olarak değerlendirilmiştir. Doğu Anadolu Bölgesi ile sınır teşkil edecek şekilde yer almakta olup. Rosaceae 39 (% 4. Bitkilerin 196’sı tek yıllık (% 19. EN (11). Scrophulariaceae 32 (% 3. Ülkemizde iki altcinse ve yedi seksiyona ait 17 tür (18 takson) doğal yayılış göstermekte olup 6 takson Türkiye için endemiktir. Akdeniz 70 (42%). DD (11). Kıbrıs Adası’nda 3 takson. Salvia 21. Euphorbia 10. En fazla takson içeren familyalar. Ayrıca ülkemizde mevcut olan tipifikasyon problemleri. Tulipanum De Reboul. Kozmopolit 9 (% 0. Alyssum 15. Fen Edebiyat Fakültesi. Apiaceae 42 (% 4.9). gerek Dünya Floraları’nda gerekse Türkiye Florası’nda tür teşhis anahtarlarında birbirine yakın ve birbiriyle örtüşen taksonomik karakterlerin kullanılmış olması. Asteraceae (20). Bu çalışmalarla paralel olarak Gaziantep ili florasının tespitine yönelik 2000-2007 yılları arasında çalışmalar yapılmıştır. Orithyia (D. meyve ve tohum karakterlerinin yeterince kullanılmaması. Don) Vvedensky ve Clusianae Baker seksiyonlarını. nadir. Sivas. 149 takson B7 karesi için yeni 148 . 2761 bitki örneği toplanmış ve çalışma alanından 84 familya. Anahtar Kelimeler: Endemik. Medine Münevver UMA2. İç Anadolu Bölgesi’nin en doğu kısmında.2). Biyoloji Bölümü.0). Hasan YELKEN 1 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi. Bu çalışmalar kapsamında tespit edilen bitkilerin 120 si endemik ve 48 i nadir bitkidir. Bu çalışma.

Topraktaki boru absorbe eden yüzeyler alüminyum ve demir oksitleri. magnezyum hidroksit. ( vd2-13 ) Nohut Hatlarında Bor ve Kalsiyum Karbonatın Etkileri Üzerine bir Çalışma Meliha GEMİCİ. Cicer arietinum L.tr Literatürde kuraklık stresi sırasında bitkilerin yapraklarını kıvırarak stomalarını kapatmadıkları şeklinde fikirler ileri sürülmüştür. Biyoloji Bölümü. vd1-8 ‘in.com Bor bitkiler için önemli besin elementlerinden biridir. Bor toprak tarafından dolaylı yoldan emilir. hassas olan bu hattın gövde yaş ağırlık değerini kontrole yaklaştırdığını gördük. lilacinum. 400 ve 500 mM NaCl]. Afyonkarahisar mustafa_yildizus@yahoo.) O.edu. kil mineralleri. Çimlenme. L. Sıcaklık ve Işığın Etkileri Mustafa YILDIZ. nemi ve sıcaklığı arasında pozitif ve negatif korelasyonlar tespit edilmiştir. fotosentetik pigment miktarları. 149 Türkiye Endemiği İki Halofit Türün. Anahtar Kelimeler: Limonium iconicum. Kıvrılma sırasında stoma hareketleri ile fotosentetik parametreler. tuzluluktaki artış ile kademeli olarak azalmıştır. Zira kireçli topraklar bor absorbsiyonu için kalsiyum karbonat’ın önemli bir tespit edici rolü olduğu bilinmektedir (Goldberg ve Forster 1991). Bornova. TRABZON SB 041 Kuraklık Stresi Sırasındaki Yaprak Kıvrılması İle Stoma Davranışlarının Değerlendirilmesi Asım KADIOĞLU1. Sonuç olarak yaprak kıvrılmasının bitkilerin stomalarını kapatmamak için görev yapan bir mekanizma olmadığı. 300. Neslihan SARUHAN2. bitki yaş ağırlığındaki olumsuz etkilerin kalsiyum karbonat fazlalığı ile azaltılarak. İzmir nilazeri@hotmail. Yapılan analizler sonucunda. Biyoloji Bölümü.) Wagenitz çok yıllık halofitik otlardır. Rize kadioglu@ktu. fotosentez SB 042 20/30°C) ve 12 saat fotoperiyot ve sürekli karanlıkta araştırılmıştır. iconicum tohumlarının çimlenmesi L. Tohum çimlenme cevapları.com Türkiye endemikleri olan Limonium iconicum (Boiss. ışık. Çağlar ÖZALKAN. Fen-Edebiyat Fakültesi. Kuntze (Plumbaginaceae) ve Limonium lilacinum (Boiss. Biz de yaptığımız bu çalışmada. stomaların yaprakların kıvrılma periyodu boyunca belirli ölçülerde kapanmalar gösterdiği saptanmıştır. yaprağın ve toprağın su durumu.19. altı tuz konsantrasyonu [distile su kontrol (0). lilacinum’a göre kontrol ve 100 mM NaCl uygulamalarında daha yüksek bulunmuştur. lilacinum (Plumbaginaceae). kontrolde elde edilmiştir. Limonium iconicum ve L. antioksidant enzim ve bileşikler. Bu araştırmada yaprak kıvrılması denemeleri için bir model bitki olarak öngörülen Ctenanthe setosa bitkisi kullanılarak. Aykut SAĞLAM1. Nihal KUTLU1. Çimlenme. 100. Fakat diğer besin elementlerinden farkı. Çimlenme hızı. Hatice DEMİRAY. her iki türün ışıktaki tohum çimlenme yüzdesi karanlığa göre önemli düzeyde daha yüksek bulunmuştur (P < 0. halofitlerin çimlenmesi. yaprak kıvrılması. Fen Edebiyat Fakültesi. bor yokluğunda türlere ve bitki yaşına bağlı olarak çok çeşitli belirtilerin ortaya çıktığı özellikle apikal dominansinin kaybolarak bitkinin fazla dallanmasına neden olduğu savını desteklemektedir (Taiz&Zeiger 2002). Hatice NAR1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. 100 mM NaCl ve yukarısında genellikle %50’nin altında belirlenmiştir. Yusuf ALTINOĞLU Ege Üniversitesi. ( vd1-8 ) ve Cicer arietinum L. Anahtar Kelimeler: Kuraklık. Bor absorbsiyonunda kalsit arttıkça pH da buna bağlı olarak artmakta ve artışa paralel bir absobsiyon da görülmektedir. L. 200. kalsiyum karbonat ve organik maddelerdir(Goldbre. Fatma Nil AZERİ . ortamın ışık yoğunluğu. sıcaklık. 03200. Biyoloji Bölümü. endemik. Biyoloji Bölümü. bor’a hassas nohut hattı olduğunu. Her iki türde en yüksek çimlenme yüzdesi (%91-99). & Heldr. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. bu fikrin doğruluk derecesi incelenmiştir. Rabiye TERZİ1. Tohum Çimlenmesi Üzerine Tuzluluk. stoma hareketleri. Dalgalı yüksek sıcaklık rejimlerinde (15/25 ve 20/30°C). & Bal. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 15/25 ve . Test edilen tüm sıcaklıklarda.1997). Bulgularımızda gövde boyunun artısı. Türkiye SB 043 Cicer arietinum L. yokluk ve toksik konsantrasyonları arasındaki farkın çok küçük olmasıdır. Mustafa KARGIOĞLU Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi. Trabzon 2 Rize Üniversitesi. Süleyman CENKÇİ. fakat toprak solüsyonundaki bor aktivitesine bitkiler doğrudan cevap verir. üç dalgalı sıcaklık rejimi (10/20. stoma hareketlerinin yapraktaki birçok fizyolojik ve biyokimyasal olayla bağlantılı olduğu sonucuna varılmıştır. tuzluluk. sıcaklıktaki bir artış ile artmış ve tuzluluktaki bir artma ile azalmıştır.05).

Çankaya. Biyoloji Bölümü. elongation.edu. Bekir ÇÖL. Belgin GÖÇMEN Muğla Üniversitesi. Vatan TAŞKIN. Hassan Department of Biology. bor (B) toksisitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. yaş. The results also showed a difference between varieties of wheat in its sensitivity to the effect of the sunflower powder residues where the highest reduction percent of the variety (Um Rabee) compared to the variety (Abu-Ghareeb). Alüminyum (Al) ise dünyanın yaklaşık % 40’ını kapsayan asidik topraklarda bitki büyüme ve gelişmesini engelleyen diğer önemli bir abiyotik stres faktörüdür. Kalsiyum karbonat. Kötekli. perlit ortamında. Anahtar Kelimeler: Abiyotik stres. kuru ağırlıkları belirlenip. Cicer arietinum L SB 044 SB 045 Bor ve Alüminyum Stresi Altındaki Buğdaylarda (Triticum aestivum L) Esteraz Enzim Aktivitesi ve Bant Desenlerindeki Değişimler Eaylettin ÖZTÜRK. where reduction has happened in most of the studied characters. (Adaçayı) cinsi Labiatae familyasının en büyük cinsi olup Dünya’da yaklaşık olarak 1000 türle temsil edilmektedir. Canlılarda önemli bir stres enzimi olan esterazlar. Mosul. Wasan S. Ankara fcelep@metu. PAGE SB 046 Contamination Of Wheat Seeds With Dry Powder Of Sunflower and İts Affects On Germination and Growth Salah M. Bu stres koşulları altındaki bitkilerin esteraz enzim aktivitelerindeki değişimler spektrofotometrik olarak saptanmış ve esteraz enzim profilleri de doğal poliakrilamid jel elektroferezi (Native-PAGE) yöntemiyle çıkarılmıştır. B ve Al 3B grubu elementleri arasında yer almakta olup. Triticum aestivum. üretimi sınırlayan önemli bir abiyotik stres faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. 3 ve 6 kat bor. esteraz. kalsiyum karbonat (CaCO3)’sız.) çeşitlerimize toksik dozlarda B ve Al ayrı ayrı uygulanmıştır.19.tr Salvia L. Muğla akyuzk@mu. fotosentetik aktivitesini saptamak amacı ile de klorofil analizleri yapılmıştır. Biyoloji Bölümü. bitkilerimizde kök. 06531. vd1-8 ve Cicer arietinum L vd2-13 ). College of Science . her ikisinin de toksik dozları karakteristik olarak bitki kök büyümesinin engellenmesi ile sonuçlanır. gövde boyları. 48170. Fen-Edebiyat Fakültesi. Dünya’da 7 farklı bölgede yoğun dağılım gösteren cinsin gen 150 . Said Al-Tai. Dünya B rezervlerinin % 63’üne sahip olan ülkemizde de B toksisitesi ciddi bir sorundur. Köksal KÜÇÜKAKYÜZ. (Adaçayı) Türlerinin Korolojik Özellikleri Ferhat CELEP. Borun hormonlar üzerindeki bilinen etkilerini saptamak amacıyla da hormon analizleri yapılmıştır. Bu çalışmada Trakya. bitkilerin gelişim süreci boyunca her basamakta yer alırlar. results of statistical analysis has shown a difference in effects . flowering. Musa DOĞAN Orta Doğu Teknik Üniversitesi. Orta Anadolu ve Güney Anadolu Bölgelerimizde yaygın olarak kullanılmakta olan ekmeklik buğday (Triticum aestivum L. Biyolojik Bilimler Bölümü.tr Bor (B) bakımından fakir alanlar kadar yaygın olmamakla birlikte. Hoagland besin solüsyonları ile fidelerimiz sulanarak yetiştirilmiş ve fideler belli süre sonunda hasat edilerek. borsuz. In germination and growth. TRABZON Yaptığımız çalışmamızda bor ve kalsiyumun yukarıda anlatılan yokluğu ve toksisitesini gözlemlemek üzere. so the sunflower powder variety (Syrian ) was the less effective to the studied characters compared to the local variety Akdeniz ve Ege Bölgesinde Yetişen Endemik Salvia L. 3 ve 6 kat CaCO3 ve bunları birlikte içeren. and maturity).edu. Iraq zohzohair_rahemo@yahoo. farklı iki nohut hattı seçilerek (Cicer arietinum L.com The study included Green house experiments to show the allelopathic effects which can be produced by the contamination of varieties of wheat seeds by sunflower powder (local and Syrian) in four growth stages (seedling. dünyanın pek çok kurak ve yarı kurak bölgesinde toksik dozda B içeren topraklar.Mosul University. Anahtar Kelimeler: Bor. Ersin DOĞAÇ. alüminyum (Al) toksisitesi).

Fen Edebiyat Fakültesi.tr Cirsium Mill. Filistin ve Sina Florası’nda 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu amaçla bu cinse ait türlerin 30 kadar morfolojik özellikleri dikkate alınıp gerekli ölçümler yapılarak oluşturulan veri tabanı MVSP 3. Elde edilen fenetik ağaca göre Aegilops L. Kuzey Amerika’da ise 80 kadar türü bilinmektedir.19. Musa DOĞAN Orta Doğu Teknik Üniversitsi. cinsi 15 tür ile temsil edilmektedir ve bu türler buğdayla olan yakın ilişkisi nedeniyle. Çin Florası’nda 50. Yapılan bilimsel çalışma sonucu. Cirsium cinsi ile ilgili çok yönlü araştırmalar devam etmektedir. Anahtar Kelimeler: Asteraceae. Flora USSR’da 111. speltoides Tausch. Anahtar Kelimeler: Aegilops L. coğrafik dağılım Salvia. Triticeae oymağı. Hindistan’da 7. Fen-Edebiyat Fakültesi. cinsine ait türlerin 5 farklı seksiyon içinde sınıflandırılabileceği gözlenmiştir.’den sonra Asteraceae familyasının üçüncü büyük cinsini oluşturmaktadır.) cinsinin en yakın akrabası olup gen aktarım çalışmalarında. (Poaceae) Taksonlarının Cins içi Sınıflandırılması Evren CABİ. Tayvan’da 10 türü kayıtlıdır. Turan ARABACI2. Necatibey Eğitim Fakültesi. Ae speltoides Tausch türünün ise Sitopsis Jaub & Spach seksiyonun üyesi olduğu belirlenmiştir. cinsinin. Türkiye florasında bu cins kapsamında Ae. Türkiye ecabi@metu. Tuncay DİRMENCİ3 1 Balıkesir Üniversitesi. cinsi. Bu çalışma TUBİTAK-TBAG (106T167) tarafından desteklenmektedir. Cirsium. Kuzey ve Doğu Afrika ile Kuzey Amerika’da olmak üzere günümüzde yaklaşık 250 türü bulunmaktadır.. Bu rakamlarla ülkemiz Florası’nda Centaurea L. Avrupa Florası’nda 60. dışındaki bütün diğer türlerin Aegilops seksiyonuna ait olduğu. Biyoloji Bölümü.. Bu çalışmada Akdeniz ve Ege bölgesinde yetişen endemik Salvia türlerinin dağılım alanları ve özellikleri açıklanmıştır. Bu bağlamda gerçekleştirilen arazi çalışmalarında Türkiye türlerinin büyük çoğunluğuna ait örnekler toplanmıştır. Anahtar Kelimeler: koroloji SB 047 SB 048 Cirsium Mill. Suriye. Biyoloji Eğitimi Bölümü. anakaya. Prodromus adlı eserinde cinsin 137 türü ilk kez 6 seksiyona ayırmıştır. en geniş gen havuzlarından birini oluşturmaktadır. oymağı içinde bulunan Aegilops L. Flora Iranica’da 37.edu. Ankara. çoğunluğu Avrasya. Türkiye’de Aegilops L. bu cins içerisindeki türlerde yeni bir seksiyonal sınıflandırılma hedeflenmiştir. Ayrıca türlerin populasyonları gözlemlenmiştir. Balıkesir 2 İnönü Üniversitesi. farklı bilimsel alanlardaki uzmanlar için çok büyük önem taşımaktadır. Bu endemik türler geniş yayılış gösterebildiği gibi habitat. Bu türler 3 seksiyon altında toplanmıştır. De Candolle. TRABZON merkezinin Akdeniz havzası olduğu ileri sürülmektedir.Asteraceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı ve Türkiye’deki Durumu Bayram YILDIZ1. Malatya 3 Balıkesir Üniversitesi. Ege. buğday (Triticum L. Türkiye’de Bulunan Aegilops L. Konu ile ilgili kaynaklar da incelenerek türlerin coğrafik yayılışları belirlenmiş ve yayılışları harita üzerinde gösterilmiştir. Akdeniz. Biyoloji Bölümü. yapılan detaylı istatistiksel analizlerin sonucunda bir fenetik ağaç çizilmiştir. iklim ve yüksekliğe bağlı olarak lokal dağılımda gösterebilmektedir. Sonuç olarak bu cinse ait türlerin cins içi dağılımları tekrar değerlendirilmiş olup. Biyoloji Bölümü.0 adlı istatistik programı yardımıyla nümerik taksonomik açıdan değerlendirilmiştir. Poaceae familyası 151 . ve Hieracium L. Biyolojik Bilimler Bölümü.tr Triticeae Dumort. Balıkesir byildiz@balikesir. (Cynareae. Ülkemizde Akdeniz ve Ege Bölgesinde yaklaşık 55 türü bulunan Salvia cinsinin 30 kadar türü endemik’tir. cins içi sınıflandırma. Ülkemizde Cirsium cinsi 23’ü endemik olan 72 takson (58 tür) ve 3 hibrit ile temsil edilmektedir.edu. Ayrıca 6 şüpheli kayıt bulunmaktadır. toprak.

Ancak. Salvia türleri ve bu türlerden elde edilen uçucu yağlar baharatçılıkta.tr Türkiye’de Salvia türlerinin 89 türü doğal olarak yetişmektedir. Osmotik Potansiyel ve Şeker Düzeylerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Peyami BATTAL. S. officinalis L. A. Tuba ATALAY1. İlkay ORHAN4 A. Kampus. Murat KARTAL3. Fen Edebiyat Fakültesi. İsmail ÇELİK.com Bu çalışmada. Biyoloji Bölümü. Ayrıca bazı Salvia türleri tohumları sabit yağları antioxidant özelliklere sahiptir. Mehmet Emre EREZ. Biyoloji Bölümü. uçucu yağ. Tarla Bitkileri Bölümü. Van pbattal@yahoo. 42070. Prolin seviyeleri spektrofotometrik. Yaprak ve gövdelerinde bir hücreli basit tüy yapısına sahip seksiyon üyelerinin tüy ana eksenlerinde farklı sayılarda tüberküller bulunmaktadır. Uçucu yağların antiseptik. SEM SB 051 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. antioxidant. Biyoloji Bölümü. Eczacılık Fakültesi. Bu amaçla. Salvia türlerinin Türkiye’de kültürü yapılmamaktadır. Kampus. İncelenen örneklerin tamamı GAZI’da bulunmaktadır Anahtar Kelimeler: Astragalus. Biyoloji Bölümü. fruticosa Miller) Türkiye’de kültüre alınarak tarımsal. 06100. Bitkilerin özelliklede endemik bitkilerin doğal alanlardan toplanması hem bitki neslinin devamlılığı hem de biyolojik zenginliğin bozulması bakımından büyük tehlike oluşturmaktadır. Türkiye. iç ve dış ticarette önemi giderek artmaktadır. densifolius alttür ayashensis Aytaç & Ekim’in hücrelerinde tuberküler yapı gözlenmektedir. Ankara Astragalus L. anticholinesterase. Eczacılık Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Songül BATIRAY1 1 Selçuk Üniversitesi.19. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. S. S. ve farmakognozik özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır Anahtar Kelimeler: Salvia. cinsine ait Dasyphyllium seksiyon üyeleri Türkiye’de 11. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ankara ykan@selcuk. Lamiaceae. Seksiyona ait Türkiye’deki endemik takson sayısı ise beştir. Musa TÜRKER. S. Farmakognozi Anabilim Dalı. Ayrıca ekonomik de olmamaktadır. cinsine ait Dasyphyllium Bunge Seksiyonu Üyelerinin Elektron Mikroskobu ile Yaprak Tüylerinin İncelenmesi Zeki AYTAÇ. dünyada 17 taksonla temsil edilir. sclarea L.. tıbbi bitki Türkiye’de Dağılış Gösteren Astragalus L. TRABZON SB 049 SB 050 Türkiye’de Kültüre Alınan Bazı Salvia Türlerinin Önemi ve Özellikleri Yüksel KAN1. artan talebi karşılayabilmek için adaçayı türleri doğal floradan bilinçsiz şekilde toplanmaktadır. osmotik potansiyel seviyeleri osmometrik yöntemle ve şeker seviyeleri yüksek performanslı sıvı kromatografisi yöntemiyle belirlendi. 2 kışlık (Sazak 91 ve Yerli Kırmızı) ve 2 yazlık (Malazgirt 89 ve Sultan I) olmak üzere tescil edilmiş 4 mercimek çeşidi kullanıldı.Mor. Bununla birlikte bugün bazı Salvia türlerinin America ve Kanada olmak üzere Avrupa ve pek çok ülkede kültürü yapılmaktadır. anticholinesteras ve antispazmadik özellikleri bitkinin tibbi değerini artırmaktadır. 42070 Kampüs. osmotik potansiyel ve şeker düzeylerindeki değişiklikler araştırıldı. Faruk OĞUZ Yüzüncüyıl Üniversitesi. Ülkemizde “Adaçayı” olarak bilinen Salvia türlerinin % 51’i endemiktir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Murat ERMAN.) Çeşitlerinde Prolin. kuraklığa maruz bırakılan yazlık ve kışlık mercimek çeşitlerindeki prolin. 152 . Bunun sonucu olarak ta salvia türlerinin kullanımı. biyolojik. Yaprak yüzeyindeki epidermis hücreleri yıldızsı tüy görünümünde kütikular kıvrımlara sahiptir. 65080. Dasyphyllium. Zekiye SULUDERE Gazi Üniversitesi. Ziraat Fakültesi. albimaculata Hedge & Hub. Konya 3 Ankara Üniversitesi. İncelenen türlerin stoma hücrelerinin yüzeyinde kütikular kıvrımlar bulunurken.edu. Farmakognozi Anabilim Dalı.morfolojik. Teknikokullar. Bu çalışmada endemik ve ekonomik öneme sahip bazı Salvia türlerinin(S. Yavuz BAĞCI2. ekolojik. ilaç sanayinde ve kozmetik ürünlerinde kullanılmaktadır. Tüylenme. Ankara 4 Gazi Üniversitesi. Ülkemizdeki taksonların tamamının yaprak tüylenmeleri SEM ile incelenmiştir. İsmet BERBER. halophilaHedge. 06330. Tüy hücrelerinin taban kısımları düz olup yukarıya doğru kütikular kıvrımlar bulunmaktadır. Son yıllarda yeşil dalga akımı olarak adlandırılan bitkisel ürünlere dönüş Salvia gibi tıbbi bitkilere olan ilgiyi artırmıştır.

170.08 mg/g TA). üç hafta (3.44.06 mg/g TA). glukoz.5 ve 1 mM) SA uygulanmıştır.86 MPa ve -1. glukoz. soğuğa toleransın belirlenmesinde önemli kriterlerden olan donma hasarı ve buz nükleasyon aktivite deneyleri yapılmıştır. Normal şartlarda (22/18°C) ekilen ve büyütülen arpanın yapraklarına 7. Fen-Edebiyat Fakültesi.80 mg/g TA). Kimya Bölümü. Malazgirt 89 sırasıyla hiç su verilmeyen (4.96 mg/g TA) bitkilerde belirlenmiştir. soğuğa hassas arpanın (Hordeum vulgare cv. sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (4.96 mg/g TA) bitkilerinde.94 mg/g TA) bitkilerinde tespit edilmiştir. bir hafta ara ile su verilen (4. 2. Sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay (4.tr Bu çalışmada. 2. Anahtar Kelimeler: Arpa..84 mg/g TA) ve hiç su verilmeyen (0. dört hafta (3. glukoz. 24.86 mg/g TA). Akhisar) soğuğa tolerans kazanmasında salisilik asidin (SA) etkisi ve bu etkinin süresi incelenmiştir. dört hafta ara ile su verilen (3. 198. Fen Bilgisi Bölümü. iki ay ara ile su verilen (3. Kışlık çeşitlerden Sazak I de en yüksek fruktoz. Erzurum Atatürk Üniversitesi. 2. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. şekerler. 0. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.90 mg/g TA).85 MPa olarak tespit edilmiştir. Eğitim Fakültesi. Sazak 91 çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz. düşük sıcaklık stresi 153 .1.01 ve 0. En yüksek Prolin seviyeleri Kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinin çiçeklenme döneminde hiç su verilmeyen bitkilerde (sırasıyla 280. Bayburt oatici@atauni.96 mg/g TA) ve iki hafta ara ile su verilen (0. -1.52 mg/g TA) bitkilerinde belirlenmiştir. Glukoz.81 ve 283. 0.96 mg/g TA) bitkilerde.56 mg/g TA).15 mg/g TA).50 mg/g TA).07 µg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen Yerli Kırmızı (220. bir hafta (8.80 mg/g TA) ve bir hafta ara ile su verilen (0. günlerde kesilmişlerdir. Soğuğa Hassas Arpanın Soğuğa Tolerans Cevabında Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü Ökkeş ATICI1. % donma hasarları -1 ile -16°C arasında elektrik kondüktivite ölçülerek belirlenmiştir. Yerli Kırmızı çeşidinde en yüksek fruktoz.50 mg/g TA) bitkilerinde en yüksek düzeye çıkmıştır. Yazlık Sultan I ve Malazgirt 89 çeşitlerinde çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde en yüksek prolin seviyeleri sırasıyla iki ay ara ile su verilen bitkilerde (260. Anahtar Kelimeler: osmotik potansiyel SB 052 Kuraklık. 0. üç haftada ara ile su verilen (3.50 mg/g TA) ve iki hafta ara ile su verilen (0.92 MPa. hiç su verilmeyen (2. Ömer KARADAĞOĞLU2.1 mM SA’nın % donma hasarını düşürerek ve buz nükleasyon aktivitesini yükselterek arpanın soğuğa toleransını artırmada etkili olduğu ve bu etkinin uzun süreli de olduğu gözlenmiştir. Yaprak kesiminden 3 gün önce soğuk şartlara (5/3°C) transfer edilen SA’lı ve SA’sız bitki yaprakları 10.19 mg/g TA). bakla bağlama döneminde dört hafta ara ile su verilen Sazak 91 (310. glukoz..95 ve -2. glukoz. iki ay ara ile (sırasıyla 2. sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay ara ile su verilen (7. sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay ara ile (5.69 mg/g TA). iki hafta (5.19.00 µg/g TA) gözlenmiştir Çiçeklenme döneminde yazlık Sultan I çeşidinde fruktoz. sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (6.54 mg/g TA). Kesilen bu yaprakların bir kısmında. Bunun için.83 MPa) belirlenmiştir.92 mg/g TA) ve hiç su verilmeyen (0.80 mg/g TA).01. Biyoloji Bölümü.15 µg/g TA) çeşitlerinde belirlenmiştir. 0. üç hafta ara ile su verilen (3. Sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (5. Yerli Kırmızı çeşidinde sırasıyla hiç su verilmeyen (5.01 µg/g TA). salisilik asit.41. günde 4 farklı konsantrasyonda (0.22 mg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen (0.36. Esen TAŞGIN3. TRABZON En düşük osmotik potansiyel değerleri çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde hiç su verilmeyen kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla -1.50 mg/g TA).076 mg/g TA). hiç su verilmeyen (4. 17.09 mg/g TA) ve üç hafta ara ile su verilen (0. buz nükleasyon aktivitesi. donma hasarı. Malazgirt 89 çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz.26.76.68 mg/g TA) bitkilerinde. üç hafta (4.22 mg/g TA). ve 31. Barbaros NALBANTOĞLU2 1 Atatürk Üniversitesi.edu. Bakla bağlama döneminde Sultan I çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz. prolin.85 mg/g TA). Fen-Edebiyat Fakültesi. En düşük osmotik potansiyel çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde Yazlık Sultan I ve Malazgirt 89 çeşitlerin hiç su verilmeyen bitkilerinde (sırasıyla -1.91 ve -2. iki ay (5. Yaprakların diğer kısmından elde edilen apoplastik (ekstraselular) proteinlerin suyun donma noktasını geciktirme derecesi olan buz nükleasyon aktiviteleri belirlenmiştir. iki ay ara ile su verilen (10.36 ve 219.89. Salih MUTLU1.

genom ABD) ve makarnalık (Triticum durum cv. Cumhuriyet-75. Fen Fakültesi. nohut çeşitlerinde. Gönen-98. Anahtar Kelimeler: Triticum aestivum. Dört çeşidin sıcaklık stresi cevapları mukayese edilmiştir: 31 proteinin 22’si yeni sentez edilmiş DMA’lı sıcaklık şoku proteinleri (DMA SŞP’ler = küçük SŞP’ler) olarak belirlenmiştir.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. jellerin değerlendirilmesi ile termal toleranslı ve termal duyarlı buğday çeşitlerinin yaprak dokularında yüksek sıcaklık stresinin bir sonucu olarak farklı ifade edilen 31 protein belirlenmiştir. toleranslı. cv. kuraklık stresinin iki nohut (Cicer arietinum L. ancak çeşitler arasında enzim davranışları bakımından belirgin farklılıklar ortaya çıkmıştır. termal toleranslı çeşitlerdeki kSŞP’lerin sayısının termal duyarlı olanlardan daha yüksek olduğu saptanmıştır. Kuraklık uygulamaları sonunda. 5 ve 7 günlük kuraklık periyoduna maruz bırakılmıştır. iki-yönlü jel elektroforez yöntemi kullanılarak incelenmiştir. 3. termal-duyarlı çeşitler. şiddetli kuraklığı izleyen yeniden sulama uygulamasının. küçük sıcaklık şoku proteinleri Kuraklıkla İndüklenen Oksidatif Stresin Nohut Çeşitlerinin Fotokimyasal ve Antioksidan Aktiviteleri Üzerine Etkisi Tuğçe KALEFETOĞLU. Buğday çeşitlerinin yaprak dokularında bolluk ve çeşitlilik gösteren ve termal toleransın kazanılmasında önemli rol oynayan kSŞP’ler tek bir protein grubu olarak belirlenmiştir. POD. duyarlı.com Yüksek sıcaklığa farklı duyarlılık gösteren ekmeklik (Triticum aestivum cv. çeşitlerin karanlıkla adapte edilmiş yapraklarındaki potansiyel fotokimyasal etkinliğini (FV/FM). Yasemin EKMEKÇİ Hacettepe Üniversitesi. toleranslı. kuraklık stresi. Yeni sentezlenen ve/veya kaybolan. Beytepe/ANKARA tugcek@hacettepe. Kontrole (25°C) göre uyum (37°C) ve uyum + yüksek sıcaklık şoku (37°C+50°C) uygulamalarında.9) karakterde belirlenmiştir.) çeşidinin fotokimyasal aktiviteleri üzerindeki fizyolojik etkilerini ortaya koymak ve kuraklık stresinden kaynaklanan oksidatif hasarın giderilmesinde antioksidan enzim aktivitelerinin rolünü belirlemektir. toprak kültüründe yetiştirilen 20 günlük iki nohut çeşidi (Gökçe ve Canıtez) sulama yapılmaksızın 0 (kontrol). Artan kuraklık stresine bağlı olarak her iki çeşidin membranlarında da oluşan MDA içeriğindeki artış oksidatif hasarın bir göstergesidir. Bu kSŞP’lerin sayısı aynı genoma sahip olan çeşitlerde farklı bulunmuştur. Bitkilerde oksidatif hasara karşı oluşturulan savunma sistemlerinden biri olan antioksidan enzim (SOD. Ege-88.tr Kuraklık. TRABZON SB 053 SB 054 Triticum aestivum ve T. APX ve GR) aktiviteleri nohut çeşitlerinde kuraklık uygulamaları ile genel olarak artış göstermiş. miktarında azalma veya artma meydana gelen proteinlerin tümü. 06800. Araştırmada. kuraklığın membranlar üzerindeki etkileri ise lipid peroksidasyonunun son ürünü olan malondialdehit (MDA) analizi ile araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. kuraklıkla indüklenen fotoinhibisyon klorofil a fluoresansı ölçümü. Bu araştırmanın amacı. MDA. maksimum fluoresans (FM) ve minimum fluoresansta (FO) meydana gelen değişikliklere bağlı olarak azaltmıştır. Klorofil a fluoresansı sonuçları. nohut (Cicer arietinum L. gelişme ve verimi kısıtlayan en önemli abiyotik stres faktörlerinden biridir. artan kuraklık stresinin PSII’nin fotooksidasyonuna neden olduğunu göstermiştir. FV/FM oranlarındaki azalma.) çeşitleri 154 . Anahtar Kelimeler: Antioksidan enzimler. her iki çeşitte de fotokimyasal etkinliği kontrol seviyesine kadar iyileştirdiği belirlenmiştir. Ayrıca. Biyoloji Bölümü. şiddetli kuraklıkta Gökçe çeşidinin Canıtez’e göre daha az etkilendiğini göstermiştir. klorofil a fluoresansı.86. cv. bitkilerde büyüme.0 kDa) ve genellikle asidik (pI 4.edu. Hakan TERZİ Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 03200 Afyonkarahisar mustafa_yildizus@yahoo. Bazı kSŞP’lerin çeşide özgü olduğu saptanmıştır. Ancak. 16. Ancak bu etki çeşitlerde PSII aktivitesini durduracak düzeyde olmamıştır.1-24. Ankara-98. Kuraklık stresi. genom AB) buğday çeşitlerinin ilk yaprak dokularından ekstrakte edilen çözünebilir proteinler üzerine yüksek sıcaklık stresinin etkisi. Uyum (37°C) sıcaklık uygulamasında sentez edilen kSŞP’lerin çoğu 37°C+50°C uygulamasında da belirlenmiştir. durum’un Termal Toleranslı ve Termal Duyarlı Çeşitlerinin Yapraklarında Sıcaklık Şoku Proteinleri Mustafa YILDIZ. termal-toleranslı çeşitler. Triticum durum. duyarlı. düşük moleküler ağırlıkta (DMA.

Türkiye’deki Limonium miller (Plumbaginaceae) Cinsi İle İlgili Revizyon Çalışmaları Galip AKAYDIN1. cildinde ise bu cinse ilişkin olarak 2 türün daha ülkemizde yetiştiği saptanmış ve buna göre Limonium cinsinin ülkemizde toplam 19 tür ve 20 takson içerdiği belirlenmiştir. Ormanlarının Floristik Özellikleri Ömer VAROL. Her üç bitkide de Stoma sayıları ve büyüklükleri üzerine tuzun önemli bir etkisi görülmezken. Van 65080 emreerez@hotmail. Tuz stresinde ABA seviyesi azalmıştır. Ancak obligat halofit olan S. Puccinellia distans (Jacq. yaprak uzunlukları ve yaş-kuru ağırlık üzerinde tuzun değişik etkilere sahip olduğu belirlendi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ayrıca bitkilerin morfolojik gelişimleri takip edilerek kök. prolin. Bu çalışmada Türkiye’nin Ege bölgesinde bulunan Kozak yaylasında doğal yayılış gösteren fıstık çamı ormanlarının floristik 155 . Ankara 2 ODTÜ. Limonium. 2002-2005 yılları arasında gerçekleştirilen ve TÜBİTAK tarafından üç yıl süre ile desteklenen bu araştırma projesi sonunda.com Pinus pinea L. Muğla ofvarol61@hotmail. Kötekli.. Anahtar Kelimeler: Plumbaginaceae. klorofil a ve b. ABA(Absisik asit). (Çorak çim) ve Salicornia europaea L.Zafer TEL Muğla Üniversitesi. Ayrıca cinse ait taksonların yetiştiği çeşitli ekosistemlerde sürdürülebilirliğinin sağlanması ve koruma biyolojisine katkıda bulunmak amacıyla.com Bu çalışmada Atriplex olivieri Moq. Ankara agalip@hacettepe. Şeker ve yağ asidi seviyelerinin ise tuz seviyelerine göre değiştiği saptandı. Bitkilerde şeker. karotenoid ve prolin seviyeleri spektrofotometre ile belirlendi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu tebliğde ülkemizde yayılış gösteren Limonium cinsine ait taksonların ekolojik ve fitocoğrafik özelliklerine değinilmiştir. 800 mM) yetiştirildi. Diğer hormonların ise düşük değerler gösterdiği gözlendi. Yapraklardan alınan kesitlerde stoma sayıları ve stoma büyüklükleri tespit edildi. TRABZON SB 055 SB 056 Farklı Tuz Konsantrasyonlarına Maruz Bırakılan Bazı Halofit Bitkilerde (Salicornia europaea L. distans’ta gündüz saatlerinde stomaların kapalı. IUCN tarafından belirlenen tehdit kategorilerine göre taksonlardan bazılarının tehlike sınıfları yeniden belirlenmiş ve bunların korunması için bazı önerilerde bulunulmuştur. Çalışma sonucunda morfolojik gelişmenin tuz konsantrasyonundan olumsuz olarak etkilendiği görüldü. Peyami BATTAL. Fıstık çamının dünyadaki yayılış alanları onun Akdeniz havzasına lokalize olmuş bir tür olduğuna işaret etmektedir. gövde ve yaprak uzunlukları ile yüzde yaş-kuru ağırlık oranları belirlendi. bu cinsin Türkiye’de 24 tür olmak üzere toplam 27 takson içerdiği ve bunlardan 14 tanesinin ( %52) endemik olduğu belirlenmiştir. Beytepe. 600 mM.(fıstık çamı) ormanları dünyada geniş bir yayılışa sahip değildir.) Meydana Gelen Fizyolojik Parametrelerin Araştırılması Mehmet Emre EREZ. 400 mM.tr 1 Türkiye’de yetişen Limonium cinsine ait taksonlarla ilgili ilk revizyon çalışması Türkiye Florasının 7. Biyoloji Bölümü . Analizler sonucunda tuz stresinden her bir bitkinin değişik oranlarda etkilendikleri ve tuz stresine karşı değişik tepkiler verdikleri belirlendi. Biyoloji Bölümü. yağ asidi ve hormon miktarları yüksek performanslı sıvı kromotografisi ile. revizyon. Puccinellia distans ( Jacq. A. olivieri ve P. 06531. cildinde ilk kez hazırlanmış ve bu cinsin 17 tür olmak üzere toplam 18 takson içerdiği belirlenmiştir. 06800. Tuz uygulamasına bağlı olarak bitkilerin su seviyelerini belirli düzeyde tutmak için osmotik potansiyellerini düşürdükleri görüldü. Fen Edebiyat Fakültesi. ve Atriplex olivieri Moq. Prolin. klorofil ve karotenoid değerlerinin ise tuz seviyesine göre değiştiği fark edildi. (Deniz börülcesi) bitkileri farklı tuz konsantrasyonlarında (Kontrol. A.edu. Kök.) Parl. S. Türkiye SB 057 Bergama-Kozak (İzmir) Yaylasındaki Pinus pinea L. (Kaz ayağı). Musa DOĞAN2 Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Biyoloji Bölümü. gövde. Anahtar Kelimeler: Tuz stresi. Kampus.19.) Parl. yağ asidi HPLC. 200 mM. Biyoloji Bölümü. europaea’da ise açık olduğu tespit edildi. Daha sonraki yıllarda yapılan çalışmaların derlendiği Türkiye Florasının 10. europaea’nın 200 ve 400 mM tuz uygulamasının diğer gruplara göre daha toleranslı olduğu gözlendi. İclal DURDU Yüzüncü Yıl Üniversitesi. OFMA Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi.

21). – Subsp. Güney-batı Asya. floristik kompozisyon.4 mm.guray@gmail. abscondita ile farkı ise 0. beccabunga subsp.19. Nitekim söz konusu populasyon örnekleri. P. abscondita’da eliptik oval.edu. Biyoloji Bölümü. abscondita’da 0. Örneğin -subsp. stilus uzunluğu.tr Bu bildiride Veronica beccabunga’nın alt türlerinden biri olan V. cuspidatum (Hedw. orta hücrelerin geçiş bölgesindeki. thianschanica yaprak enine kesitleri yönünden kendisine çok benzer olan Syntrichia papillosissima (Copp.36).555 mikron. Türkiye ve Güney-Batı Asya Karayosunları Florası için yeni olan Tortula thianschanica Broth. -abscondita.. muscosa’ya daha önce 2000 yılında dahil edilmiş olan ve Van ili çevresinden toplanmış bulunan bazı populasyon örneklerinin (özellikle “F 1001” nolu örnek) esasen adı geçen alt türe dahil edilmeyip ayrı ve yeni bir alt tür veya tür olarak sınıflandırılması gerektiği daha ayrıntılı incelemelerden anlaşılmıştır. Zonguldak uyar. Bu çalışmada bu üç önemli yeni kaydın makroskobik ve mikroskobik fotoğraflarıyla birlikte türlerin ayrıntılı özellikleri ve Dünya dağılımları verilmiştir. salebrosum’u andırır şekilde sarımsı yeşil renkli oluşu ile ayrılmaktadır.) T. . bu kararı gerektiren önemli morfolojik ve karyolojik farkların bulunduğu araştırmalarımızda ortaya çıkmaktadır. kenar hücrelerin ince uzun ve çıkıntılı oluşu ile ayrılmaktadır. sayı ve oranları aşağıdaki gibidir: Akdeniz elementleri 91 (%33. ikinci alt türün ise 3 katı olan bir uzunluğa sahip bulunmaktadır.711 mikrondur. T.10’dür. drummondii ise kendisine en yakın tür olan P. Türlerin fitocoğrafik bölgelere göre dağılışları. Pinus pinea.J.8 mm olup. Türkiye.’dan yapraklarının daha geniş ve yaprak kenar dişlerinin daha belirgin oluşu ile. coruscum’da kendisine en çok benzeyen B. Oysa ( F 1001) populasyonunda ise ortalama kromozom uzunluğu 1.649 mikrondur. Şöyle ki: -Subsp. 67100 İncivez. muscosa sanılmış olan ( F 1001 ) populasyonunda ise uçta 156 Türkiye ve Güney Batı Asya Karayosunları Florası İçin Üç Yeni Karayosunu Kaydı Güray UYAR. TRABZON özellikleri incelenmiştir. Muhammet ÖREN Zonguldak Karaelmas Üniversitesi. Terzioğlu Yerleşkesi. -subsp. beccabunga’nın ortalama kromozom uzunluğu 2. Ayrıca bu çalışmada 20 takson B1 karesi için yeni kayıt olarak tespit edilmiştir. 17020.) Loeske’dan bitkinin oldukça küçük (2-3 mm) ve yaprak tabanıyla. Ayrıca Avrupa’da bulunmayan Tortula thianschanica’nın ilk kayıtları Orta Asya’dan verilmiş olup bu çalışmayla türün GüneyBatı Asya yönelik ilk dağılımı da belirlenmiş olmaktadır. büyüklüğü. Fen Edebiyat Fakültesi. İran-Turan elementleri 1 (%0.. Biyoloji Bölümü. 1971)]‘ya Dahil Edilmiş Olan Bazı Populasyon Örneklerinin Ayrı ve Yeni Bir Takson Olarak Sınıflandırılması ve Nedenleri Avni ÖZTÜRK Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Örneğin Tohum uzunluğu –subsp. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Plagiomnium drummondii (Bruch & Schimp. -subsp. ) A. ve Brachythecium coruscum I.) T. flora. beccabunga’da kapsül yuvarlak hafif emarginat. B. -subsp. olgun pedisellerin çiçek durumu ana ekseni ile arasındaki açılarda da farklar mevcuttur.6 mm olduğu halde ayrı ve yeni bir takson olması gerektiğini öngördüğümüz populasyon örneklerinde tohum uzunluğu 1.230 mikron fark) . muscosa [( Korsh. çok daha ayrıntılı ve dikkatli şekilde incelenerek diğer alt türlerin özellikleri ile karşılaştırıldığında. Anahtar Kelimeler: karayosunu. Burada ilk iki alt türe ait ortalama kromozom uzunluklarının birbirine yakın olmasına rağmen ( 0. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. yaprak sapı.500 bryofit örneğinden oluşan Türkiye karayosunları koleksiyonu (S) üzerinde şimdiye kadar yaptığımız çalışmalar sonucunda. albicans türünden yapraklarının daha fazla katlanmalı oluşu ve bitkinin genel görünümünün ilk bakışta B. Ayrıca (F1001) örnekleri ile diğer 2 alt tür örnekleri arasında kapsül şekli ve boyutları.kenarı. birinci alt türün 4.5 katı. beccabunga ile farkı 0. Endemik bitki sayısı 14 ve endemizm oranı da %5. Hagen’un kayıtları bu çalışmayla verilmektedir.com Elsa Nyholm tarafından 1968-1982 yılları arasında Türkiye’den toplanmış yaklaşık 5. Çanakkale avniozturk@comu. İzmir.Yine karyolojik özelliklerden ortalama ve toplam kromozom uzunlukları konusunda da sözü edilen populasyon örneklerinin (F1001) . Avrupa–Sibirya elementleri 14 (%5. SB 058 SB 059 Veronica beccabunga L. muscosa’ya dahil edilmiş olan ve ayrı alt tür olması gerektiğini ileri sürdüğümüz populasyon örneklerinin – subsp. Anahtar Kelimeler: Fıstık çamı.666 mikrondur. subsp. abscondita’nın otalama kromozom uzunluğu 2.Jelen. Benzer farklar toplam kromozom uzunlukları olarak da vardır ve korelasyon göstermektedir.Kop. Çalışma alanında 44 familyaya ait 166 cins ve 274 tür tespit edilmiştir.J. yeni kare. beccabunga’da 0.10). subsp. -subsp.036 mikrondur. -beccabunga ve –muscosa alt türlerinden önemli ölçüde daha kısa olduğu görülmektedir. yeni kayıt.Kop.

Rahime GÜNDÜZ Gaziosmanpaşa Üniversitesi. Xgwm765) mikrosatellit primerlerinin iki buğday (Selçuklu-97. Çalışma ile türlerin. bitki genom haritalanması. Çalışmamızda yer alan türlere ait bazı fitokimyasal içeriklerin analizleri yapılarak elde edilen veriler taksonomik değerlendirmelere yardımcı olarak kullanılmıştır.) morfolojik. Manisa ersin. Oysa ki her üç alt türün de saçak kök sistemi vardır. -subsp. tür örneklerine ait detaylı çizim ve fotoğraflar eklenmiş. Yukarıda büyük çoğunluğu açıklanan nedenlerle ve en tipik örnekleri Van’ın Edremit ilçesinden toplanmış olduğu için adı geçen populasyon örneklerinin “ V. antalyensis ve A. edremitense” veya “Veronica edremitense” adı ile yeni bir alt tür veya tür olarak adlandırılmasının uygun olacağı kanısındayız. Seksiyonda yer alan türlerin yetiştiği toprak özellikleri araştırılarak. beccabunga subsp. genetik teşhis. brevifolia Vent. SSR markörlerinin geliştirilmesi oldukça zaman alıcı ve pahalı bir işlemdir. pseudochlorantha’nın varyetesi olarak oluşturulması ile tür sayısı beşten dörde indirgenmiş. polen ve tohumlar taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile incelenerek fotoğraflanmıştır. SCSSR7759. purpurea subsp. Muradiye. Sitolojik incelemeler ile 5 taksondan 4’ünün kromozom sayıları belirlenmiş olup A. Moleküler Biyoteknoloji Laboratuvarı. 45140. Pakistan ve kısmen de Türkmenistan ve İran’ da bulunmaktadır. 4/5 oranında endemik olan Thlipthisa seksiyonunda yer alan taksonların IUCN kriterlerine göre tehlike kriterleri yeniden belirlenmiştir. Morex) çeşidinde kullanım olanakları araştırılmıştır. Bu çalışmada polimorfik oldukları bilinen beşer arpa (Bmag110.) Ehrend. Özlem ATEŞ SÖNMEZOĞLU. Mikrosatelitler bitkilerde genetik materyalin karakterizasyonu. purpurea subsp. muscosa’dan ayrılmaktadır. Hvole. muscosa’nın asıl yayılış alanı Afganistan.. antalyensis Ehrend. Bezostaja-1) ve iki arpa (Steptoe. Bu nedenle bir tahıl türü için geliştirilen markörlerin bir diğer türde de kullanılabilmesi oldukça önemli ve değerlidir. Nejdet KANDEMİR. Hatta (F1001) örneğinde zayıf kazık kök sistemi de vardır. yüksek bilgi içeriğine sahip olmaları ve PZR ile kolayca saptanabilmeleri gibi özellikleri nedeniyle son yıllarda en çok tercih edilen DNA belirleyicilerinin başında mikrosatelit (SSR) markörleri gelmektedir. Türlerin “dar yayılışa sahip endemik” oluşlarına ilişkin. -Subsp. cinsinin Thlipthisa seksiyonunun Türkiye’de yayılışı bulunan taksonların (A. palinolojik. Xgwm374.&Heldr. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Tarla Bitkileri Bölümü. Bu markörlerin gelecekte genetik ve bitki ıslahı çalışmalarında her iki türde de başarıyla kullanılabileceği saptanmıştır. açıklama ve yorumlar getirilmiş.) Ehrend. filogenetik analizler. A.com Moleküler DNA belirleyicileri son yıllarda kuramsal ve uygulamalı genetik çalışmalarda. pseudochlorantha Ehrend.edu. SB 060 olmadığı görülerek sıraları yeniden belirlenmiş. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre mikrosatelit markörlerinin arpa ve buğday türleri arasında transfer edilebilir olduğu belirlenmiştir. bitki ve hayvan türlerinde çok çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. Stm578. Fen Edebiyat Fakültesi. Tokat ahmety55@gmail.. Ziraat Fakültesi. antalyensis’in A. Lokusa özgü olmaları. 157 Türkiye’de Yayılış Gösteren Asperula L. TRABZON daralan yuvarlakça (damla şeklinde)’dır. tür teşhis anahtarı yeni bilgilere göre güncellenmiş ve değiştirilmiştir. A. Tuğba ESERKAYA. pseudochlorantha. türlerin sistematik sırasının uygun . Seksiyonunun Revizyonu Ersin MİNARECİ. türlere özgü olan genel toprak özellikleri ortaya konmuştur. Yaptığımız çalışma sonucunda.) Ehrend. fitokimyasal çalışmalar ile toprak analizlerinin desteğinde revizyonu yapılmıştır. kodominant kalıtım özelliği göstermeleri. Çalışma sonunda. Xgwm513. Asperula L.tr Bu çalışmada.19. Hvm40. (Rubiaceae) Cinsi Thlipthisa (Griseb. Yine coğrafik yayılış alanı olarak Van (Türkiye) da yetişen F 1001 populasyonu. Türlerin Türkiye’deki yayılışları belirlenerek GPS verileri ile bu noktalar kayıt altına alınmıştır. Kemal YILDIZ Celal Bayar Üniversitesi. SB 061 Mikrosatelit DNA Belirleyicilerinin Tahıllarda Türler Arası Kullanım Olanakları Ahmet YILDIRIM. Biyoloji Bölümü.minareci@bayar. A. Arpa ve buğdaydan elde edilen Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PZR) ürünlerinin allel büyüklükleri karşılaştırılmıştır. Her iki türe ait primerlerin transfer edilebilme oranları % 80 olarak hesaplanmıştır. belirleyici yardımıyla ıslah ve gen klonlama araştırmalarında yaygın bir biçimde kullanılmaktadırlar. sadece Türkiye Florası’nda yer alan deskripsiyonları genişletilmiş. brevifolia. Gbms50) ve buğday (Stm560. ve A. Biyoloji Bölümü. A. sitolojik. serotina (Boiss. apiculata türlerinde kromozom sayısı 2n = 22 olarak tespit edilmiştir. ayrıca türlerin yayılışına ve yaşayışına etki eden bir böcek cinsi tespit edilmiş ve teşhisi yapılmıştır. A. apiculata (Sm. A..

ayni zamanda önemli bir tıbbi bitki konumundadır. Fen Fakültesi. 6. gelişmekte olan 6-8 haftalık yaprak. canlı dokularında hasara yol açmayan. Bu çalışmada. arpa. 9000 Gent. çeşitli oksin (IAA. Biyoloji Bölümü. SH veya CP ortamlarına göre daya başarılı rejenerasyon verdiği gözlenmiştir. İsmail EKER1. halen devam etmektedir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Dominique Van Der STRAETEN 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. klorofil flüoresans 158 . Anahtar Kelimeler: Stres. In vitro koşullarda çimlendirilen tohumlardan elde edilen steril fidelerin en fazla 10 günlük kotiledon. buğday SB 062 SB 063 Türkiye’nin Endemik Tıbbi Bitkilerinden Digitalis davisiana L. görüntüleme tekniklerinin geliştirilmesine yol açmıştır. TDZ ve IAA içeren farklı hazır besi ortamlarının rejenerasyona etkisi incelendiğinde. bitkilerde herhangi bir zarara yol açmadan bilgi sağlamayı amaçlayan yöntemler olarak karşımıza çıkmaktadır. adventif sürgün oluşumu yoluyla in vitro rejenerasyonu ilk defa tanımlanmıştır. 14280 Bolu 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Zeatin+IAA. Kimya Bölümü. rejenerantlar saksılara aktarılarak.com Bu çalısmada. BA+IBA) büyüme düzenleyicilerine nazaran çok daha etkili olduğu gözlenmiştir. 61080 Trabzon 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. kolaylıkla tekrar edilebilecek.com Bitkilerde meydana gelen dinamik metabolik olayları anlamak için sağlam ve fonksiyon gören sistemler içerisindeki parametreleri analiz edecek yöntemlere ihtiyaç vardır. kök veya gövde eksplantları ile karşılaştırıldığında. Görüntüleme teknikleri. doku kültürü. görüntüleme tekniklerinden ikisi olan klorofil flüoresans ve termal görüntüleme sistemlerinin. Belçika aykut_saglam@yahoo.. Anahtar Kelimeler: Digitalis sp. Moleküler Genetik Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Rejenerasyona etki eden faktörler arasında TDZ ve IAA’ın kullanılan diğer (TDZ+IBA. Ayrıca. mikroçoğaltım Bitki Araştırmalarında Termal ve Klorofil Flüoresans Görüntüleme Tekniklerinin Kullanımı Aykut SAĞLAM1. KIN+IAA. SSR. bitkilerin biyotik ve abiyotik streslere verdikleri cevabın değerlendirilmesi ve yakın gelecekte bitkilerin korunması konularında üstlenecekleri roller ele alınmıştır. Laury CHAERLE2. Biyoloji Bölümü. Bu doğrultuda. Arzu UÇAR TÜRKER1. Fen Edebiyat Fakültesi. Hormon Sinyali ve BiyoGörüntüleme Birimi. doğal koşullara alıştırılma işlemine tabi tutulacaklardır. 61080 Trabzon ibuhara@yahoo. Bu bitki.’nin (Scrophloriacea). IBA veya NAA) içeren veya hormonsuz ortamlarda kültüre alınmış olup. kısa zamanda yüksek doğrulukta bilgi sağlayabilecek ve çok sayıda örnekle aynı anda çalışmaya imkan tanıyacak yöntemlere gereksinim duyulmuştur.0 sürgün/eksplant) sürgün oluşturduğu gözlenmiştir. gitoksigenin gibi etkin kalp glikozitleri içerdiğinden. kalp aritmilerini düzenleyici işlevi olan digoksin. Münevver SÖKMEN2. Fen Edebiyat Fakültesi. Köklendirme işlemini takiben. Fen-Edebiyat Fakültesi. Atalay SÖKMEN3.’nin in vitro Rejenerasyonu Tuğba AYDIN1. görüntüleme. termal görüntü. 61080 Trabzon 2 Gent Üniversitesi. Elde edilen adventif sürgünlerin köklendirme çalışmaları. Biyoloji Bölümü. B5 veya LS ortamının MS. Buhara YÜCESAN1. hipokotil veya filamingo gagası tipi explantının daha fazla (ort. MSSM.19. Ekrem GÜREL1 1 Abant İzzet Baysal Üniversitesi. büyüme ucu ve hipokotilin büyüme ucuyla birlesim yerinden ayırarak hazırlanan filamingo gagası tipi eksplatı ve son olarak kök explantları. digitoksin. Bu ihtiyaç. yurdumuzda doğal olarak yetişen ve endemik bir yüksükotu türü olan Digitalis davisiana L. hipokotil. TRABZON Anahtar Kelimeler: Mikrosatelit. PZR.

10. Marmara Araştırma Merkezi. Kocaeli 4 İstanbul Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ankara 6 Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü. Savaş BELEN6. B-noksan topraklarda yetişen bitkilerde sterilite artmakta. Eskişehir yolu. Kadir AKAN5. Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen dayanıklı (PI178383. B noksanlığında ise kökte ekspresyonu yapılan taşıyıcı bir proteinin ksilem parankimasından ksileme B yüklemesi yaparak bitki gövdesine sağlanan bor’un artırıldığı model bitki Arabidopsis’te gösterilmiştir. Muallimköy Kampusu. bitkilerde B toksitesi SB 065 Buğday (Triticum aestivum L.edu. Eskişehir ozge79@gmail. Yıldız AYDIN2. PK: 226. Km. B taşıyıcı protein. bitkilerde B noksanlığı. Bu çeşitler PI178383 x Harmankaya99. Kadıköy. Bu yüzden gelişmiş ıslah programlarında. Mustafa ÇAKMAK6. Türkiye ve dünyada buğday tarımını olumsuz yönde etkileyen sarı pas etmeni ile mücadelede kullanılan klasik ıslah yöntemleri uzun zaman alması ve değişken çevre koşullarına bağlı olması nedeniyle yetersiz kalmaktadır. Aytın98) 6 adet kışlık ekmeklik buğday (Triticum aestivum ssp. Necmettin BOLAT6. Seval ALBUSTAN5. Fahriye ERTUĞRUL1. Konya eehakki@selcuk. moleküler yöntemler de kullanılarak materyal daha kesin olarak ve erken generasyonlarda test edilebilmektedir. B transporter. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. tritici’in neden olduğu sarı pas hastalığı nedeniyle yıllara bağlı olarak ciddi ürün kayıpları ortaya çıkmaktadır. Fen Fakültesi. İzgi01 x ES14. Anahtar Kelimeler: Bitkilerde Bor. Zafer MERT5. ES14. Fazıl DÜŞÜNCELİ5. Bitkilerin bora tepkilerinin tür içi varyasyonunun çok geniş olduğu ve B toksitesine tolerans ile hassasiyetin B taşıyıcı proteinlerin varlığı ve ekspresyon düzeyleri ile yakın ilişkisi olduğu görülmektedir. Özcan YORGANCILAR6. aestivum) çeşidi bitki materyali olarak kullanılmıştır. 34134. Bu çalışma kapsamında Graingenes 159 . sp. PK: 21. Biyoloji Bölümü. İstanbul 5 Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü.19. PK: 17. Vezneciler. bitki dokularında düşük oranda B birikimi ile paralellik göstermekte. Gebze. Bununla birlikte. Gebze. son zamanlarda yapılan çalışmalar B-transporter proteinlerinin B-toksitesi koşullarında da önemli olduğunu göstermiştir. Bu çalışmada. EST veri tabanı çalışmaları yapılarak (i) hastalığa dayanıklı genotiplerin kısa sürede seçimine olanak tanıyan DNA markörlerinin belirlenmesi (ii) dayanıklılıkla ilişkili yeni gen kaynaklarının elde edilmesi amaçlanmıştır. 42075. Semra HASANÇEBİ1. Ancak. Ziraat Fakültesi. bunun da B-taşıyıcı genlerin bitki kök hücrelerindeki ekspresyonları ile uyumlu olduğu görülmektedir.tr Bor (B). Fizyolojik pH koşullarında. İzgi01. 34722. bitkiler için mutlak gerekli olan önemli bir mikrobesin elementidir. Sunulan bu çalışmada. bu elemente karşı tepkilerinde de bitkiler türlerarası ve tür içi geniş bir genetik varyasyon göstermektedir. B-toksitesine tolerans.com Dünyadaki önemli buğday üreticilerinden biri olan ülkemizde Puccinia striiformis f. Lütfü ÇETİN5. TRABZON SB 064 Bitkilerde Bor Taşıyıcısı Genlerin Borun Noksanlık ve Toksite Koşullarında İşlevleri Erdoğan Eşref HAKKI Selçuk Üniversitesi. 41470. Kampus. Fen Fakültesi. 26001. kültür bitkilerinden alınan üründe ise önemli ölçüde düşüş görülmektedir. Tarla Bitkileri Bölümü. Ayşen YUMURTACI 1. Biyoloji Bölümü. Bu proteinlerin genellikle B noksan ya da yeterli koşullardaki rolleri üzerinde durulmuştur. Funda ŞENTÜRK AKFIRAT3. Bitkilerde B noksanlığı ile toksitesi arasında çok dar bir aralık olmakla birlikte. yüksek B içeren topraklarda da bitkisel üretimde ciddi düşüşler yaşanmaktadır. B yüksüz borik asit formunda bulunup biyolojik membranlardan rahatlıkla penetre olmakta ve B yeterli beslenme koşullarında aktif B taşınması gerekmemektedir. Bu taşıyıcı proteinlerin varlığı B hassasiyeti yüksek olan tahıllarda da gösterilmiştir. Ahu ALTINKUT UNCUOĞLU1 1 TÜBİTAK. Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Sönmez2001 x Aytın98 kombinasyonlarında çaprazlanarak elde edilen F2 bitkilerinden pas okuma sonuçlarına göre hassas ve dayanıklı genotipler belirlenmiştir. Ergun ÖZDEMİR6. Kocaeli 2 Marmara Üniversitesi. Lodumlu.)’da Sarı Pas Hastalığına Dayanıklılığın EST (“Expressed Sequence Tag”) Veritabanları Kullanılarak Araştırılması Özge KARAKAŞ4. Sönmez2001) ve duyarlı (Harmankaya99. İstanbul 3 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü.

(Binbirdelik Otu) cinsinin Türkiye’de 84 türü bulunmaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. yapay olarak oluşturulan manyetik alan (MA) uygulamaları kullanılmıştır. Isparta evrima@ziraat. soğuk algınlıkları. moleküler markör. 989 adet singletone dizileri ‘BLASTX’ programı kullanılarak protein profilleri çıkarılarak fonksiyonlarına göre sınıflandırılmıştır. manyetik alan SB 067 perforatum. Anahtar Kelimeler: Kiraz. mide. diyabetik rahatsızlıklar. Çanakkale selimislekdemir@gmail. Tohumlar saniyede 1 metre yol alan hareketli bir zeminde 50-60 örsted’lik bir MA şiddetine maruz bırakılmıştır. in vitro Manyetik Alanın Hypericum perforatum L. Laboratuarda hazırlanan MA düzeneğine bağlı olarak MA şiddeti ve süresi değiştirilmiştir. Ziraat Fakültesi. katalaz. Bu amaçla sürgün uçları 4 değişik konsantrasyonda (30. Ülkemiz Hypericum türleri bakımından önemli bir gen merkezidir. optimum koşullarda Hypericum perforatum L. TRABZON (http://wheat. Kiraz Anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un in vitro Koşullarında Tuza Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Ş. Uygulamaya tabi tutulan bitkiler ile kontrol olarak alınan bitkiler arasında peroksidaz ve katalaz enzimleri bakımından farklılıkların olduğu saptanmıştır. klorofil miktarı ve salgı cebi sayısı belirlenmiştir.sdu. fide yüksekliği. Eğitim Fakültesi. iklim odasında. çimlenme 160 .fideleri yetiştirilmiş. 50-100 mM NaCl içeren ortam üzerinde kültüre alınan sürgün uçlarından oluşan sürgünlerde sararmalar.150 mM NaCl içeren ortam üzerinde gelişen sürgünlerde ise gelişimin tamamen durduğu ve şiddetli nekrozların oluştuğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Hypericum binbirdelik Otu. EST. 50.usda. Sevil YALÇIN Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi.150 mM) NaCl içeren katı MS ortamı üzerinde kültüre alınmıştır. 30 mM NaCl içeren ortam üzerinde kültüre alınan sürgün uçlarında sürgün sayısı ve sürgün uzunluğu açısından gelişmenin diğer uygulamalara göre daha yüksek olduğu gözlenirken. Anahtar Kelimeler: Buğday. Ortama ilave edilen tuz miktarı arttıkça bitkilerde sürgün sayısı. Mahmut Osman USLU Süleyman Demirel Üniversitesi. Bu çalışmada manyetik alanın Hypericum perforatum L. yanık yaraların tedavisinde kullanılan Clusiaceae familyasına bağlı Hypericum perforatum L. sürgün uzunluğu ve klorofil miktarının azaldığı belirlenmiştir. Kontrol ve farklı MA şiddetine maruz bırakılan tohumlardan. Dünyada 400 kadar türle temsil edilen ve ülser. Yapılan bir çok çalışmalarda yüksek ekonomik ve tıbbi değere sahip bitkilerin hızlı bir şekilde geliştirilmesinde ve daha çok ürün elde edilmesinde. dayanıklı ve hassas anaçlarda ve bu anaçlara ait 3 farklı konbinasyonun F2 generasyonuna ait dayanıklı ve hassas karışımlarda (“bulk”) Bulk Segregasyon analizi ile DNA markör çalışmalarında kullanılmaktadır.com Son yıllarda doğal tedavi yollarına. Bitki Koruma Bölümü. Bu sınıflardan 17 kontig ve 11 singletone primer çifti dizayn edilerek. Kültüre alma işleminden 4 hafta sonra yapılan değerlendirmeler sonucunda.100. sarı pas. Çalışma kontig ve singletone’ların gen anlatım profillerinin belirlenmesi amacıyla RNA düzeyinde de devam etmektedir. tohumları üzerine MA etkilerini saptamak amaçlanmıştır.tr Yapılan bu çalışmada sürgünucu kültürü ile in vitro klonal çoğaltımı yapılan yarı bodur kiraz anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un tuza (NaCl) karşı reaksiyonları araştırılmıştır. özellikle bitkisel tedaviye ilgi tüm dünyada artmıştır. İlköğretim Bölümü.gov) veritabanından buğdayda sarı pas hastalığına özgün EST kütüphanesi taranarak 1549 EST belirlenmiştir. Evrim ARICI.pw.19. Vektör dizilerinden arındırılmış EST’lerden 136 kontig. karaciğer ve safra rahatsızlıkları. Biyoloji Bölümü.edu. peroksidaz. Bulk segregasyon analizi. RNA SB 066 yüzdesi. Manyetik alanın bitkiler üzerinde yaptığı olumlu etkiyi gösteren bir çok çalışma mevcuttur. Bitkisi Üzerine Etkisi Selim İŞLEKDEMİR. Deneme. her macenta kutusu bir tekerrür olacak şekilde dört tekerrürlü olarak gerçekleştirilmiştir. Fen Bilgisi Ana Bilim Dalı. NaCl.

19. Anahtar Kelimeler: Ornithogalum sigmoideum. Embriyo kesesi gelişimi Polygonum tiptedir. Yumurta hücresinden daha küçük olan sinergitler benzer kutuplaşma gösterirler ve hücre çeperleri hücrenin kaidesinde çizgili cihazı (FA) oluşturur. Kanal hücreleri düzgün şekilli nukleusların yanında. TRABZON SB 068 SB 069 Scilla autumnalis L. Alcian blue boyaları uygulayıp ışık mikroskobunda incelendi. ribozom. Funikulusun kaidesinde küçük bir çıkıntı halinde obturator farklılaşır. Embriyo gelişimi Onagrat tiptedir. Antipotlara yakın yer alan primer endosperma nukleusu bölünerek küçük alan kalazal ve büyük alan mikropilar odacığı oluşturur. embriyo. erimeyen ve asidik polisakkkaritler içerir. Hücre çeperi üzerinde kesintisiz ve düzgün kütikula tabakası bulunur. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. FA sitoplazma içine doğru uzanan parmak şeklinde çıkıntılar şeklindedir ve PAS ile kuvvetli reaksiyon verir. sınırları düzgün olmayan. Meral ÜNAL2 İstanbul Bilim üniversitesi. zarı genellikle bir yerden merkeze doğru girinti yapan nukleuslar da içerirler. nusellus epidermisi ve hipostas bol miktarda nişasta. Kanal hücrelerinin nukleuslarının hacmi küçülür ve şekillerinde bozukluklar ortaya çıkar. Organeller genellikle hücrenin kanala bakan tarafında yoğunlaşmışlardır. Endosperma helobial tiptedir. ABD 2 Marmara Üniversitesi. embriyo kesesi. Biyoloji Bölümü zmcoskun@yahoo. Oburator hücreleri bol nişasta içerirler. Tıbbi Biyoloji ve Genetik. daha sonra hücreli hale geçti. O. Bu amaçla farklı gelişim evrelerindeki çiçek tomurcukları asetik-alkolde (1:3) fikse edilip hazırlanan parafin bloklardan el mikrotomunda kesitler alınarak Regaud hematoksilin. Coommassie brilliant blue. İstanbulMaltepe-Başıbüyük’ten toplanan çiçek tomurcukları %3 glutaralaldehit ve %1 OsO4 ile fikse edildikten sonra eponda bloklandı ve kesitler uranil asetatkurşun sitrat ile kontrastlama yapılarak elektron mikroskobunda incelendi. Antipotlar daimi yapılardır ve ritmik büyüme gösterirler. görünüş ve yoğunluktaki granülleri içerir. Kanal hücrelerinin çeperleri tozlaşma öncesine göre daha kalınlaşır. sigmoideum’un stilusunda kanalın her iki yüzeyinde bir sıra kanal hücresi bulunmaktadır. Çeper üzerinde bulunan kütikula yer yer parçalanır ve kütikula parçaları kolaylıkla çeperin üzerinde ve kanalın içinde gözlenir. İntegümentler. diktiyozom ve diktiyozoma ait vesiküller ve çeşitli büyüklük. Hücrenin apikalinde nişasta birikimi vardır. kanal hücreleri kanalın genişlemesiyle birbirinden iyice uzaklaşırlar. Antipot nukleuslarının hacimleri ploidi seviyesinin n ve 128n arasında değiştiğini gösterdi. Meral ÜNAL Marmara Üniversitesi. PAS.com Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Stilus Kanal Hücrelerinin İnce Yapısı Işıl İSMAİLOĞLU.’de Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Zeynep Mine COŞKUN1. Nukleusun çevresindeki sitoplazma bölgesi yoğun ve organel açısından çok zengindir. İstanbul-Başıbüyük’ten 2006-2007 yıllarında toplanan Scilla autumnalis’in üreme biyolojisi incelendi. Tozlaşma öncesi evrede. Fen-Edebiyat Fakültesi. Tozlaşma sonrası evrede. kanal hücreleri. Başlangıçta her iki odacıkta bölünmeler serbest nukleusluyken. sitokimya. Biyoloji Bölümü isilismailoglu@gmail. elektron mikroskobu 1 Bu araştırmada. poliploidi 161 . Kanal hücrelerinin sitoplazmaları körelmeye başlar ve sitoplazma miktarı azalır. Olgun embriyo kesesinde yumurta hücresi kuvvetli PAS pozitif reaksiyonu veren tam çeperle çevrilidir. kalazada nukleus ve besin maddelerince zengin sitoplazma bulunur. Fen-Edebiyat Fakültesi. endosperma. Anahtar Kelimeler: Scilla autumnalis. protein. Biyoloji Bölümü. krassinusellat ve bitegmiktir. S. autumnalis’in tohum taslakları anatrop. bazı bölgelerde sadece ER görülür. Sinergitler geçici yapılardır ve döllenmeden önce körelirler. endoplazmik retikulum keseleri (ER).com Bu çalışmada Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da tozlaşma öncesi (antesis öncesi) ve tozlaşma sonrası (antesis sonrası) evrelerinde stilus kanal hücrelerinin ince yapıları incelendi. Sitoplazmada organellerin sayısı çok azalır. Sitokimyasal testler antipotların depo maddelerince zengin olduğunu açığa çıkardı. kanal hücrelerinin çeperleri hem kanala bakan hem de yan yüzlerinde çok sayıda girinti ve çıkıntılar oluşturur. Zigot karakteristik polarize görünümdedir: Mikropilde vakuol. Tıp Fakültesi. Sitoplazma plastit.

Hakan ÇAM. Bu orandan her iki yöne doğru sapmalar tohum gelişimi üzerinde olumsuz yönde etkili olarak kayıplara yol açar. Bu süreçte dişi ve erkek gametler haploid gametofit içerisinde gelişirler. spermlerden biri yumurtayı dölleyerek embriyo. Türkiye SB 071 genlerin ana ya da babadan gelmesine bağlı olarak ifade olmasına yol açar. 46. Boechera.. G. burdurensis P. Angiospermlerde tohum çifte döllenme diye bilinen bir mekanizma ile gerçekleşir. Leguminosae.. Genista cinsine ait 12 takson karyolojik yönden çalışılmıştır. thaliana türünde genetik etiketlenmeye uğrayan FIS (FERTILIZATION INDEPENDENT SEED) sınıfı genlerin triploid apomikt B.. Sonuç olarak. bazı 162 . Bir model organizma olan Arabidopsis thaliana bitkisinde ise genetik etiketlemeye maruz kalan genlerin endosperm gelişimi sırasında ifade olduğu gösterilmiştir.Gibbs. 52 ve 72 şeklinde tespit edilmiştir. G. diğeri ise merkezi hücreleri dölleyerek endospermi oluşturur. FIS Apomiksi ve Genetik Etiketleme: Doğal Apomikt Boechera holboellii Türünde Genetik Etiketlemeye Maruz Kalan Gen İfadelerinin Belirlenmesi Sibel YILMAZ.com Genista L. Genista cinsindeki taksonların somatik metafaz kromozomları 2n = 18. Genetik etiketleme veya damgalama (imprinting) olarak bilinen bu mekanizma. burdurensis. Kemal Melih TAŞKIN Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi.19. sandrasica türlerinde ise poliploid hücreler gözlenmiştir.) Kit Tan & Zieliński. Anahtar Kelimeler: Apomixis. sandrasica ve G. burdurensis. Konya esramartin@gmail. İlave olarak çalışılan tüm taksonların doğal habitatlarında fotoğrafları da çekilmiştir. diğerlerinin kromozom sayıları bilim dünyası için ilk kez belirlenmiştir. cinsin endemizm oranı %33’tür. subsp. sessilifolia ve G. Bugüne kadar genetik etiketlemeye maruz kalan genlerin çoğu memeli ve Drosophila’da bulunmuştur. Büyüme kabinlerinde yetiştirilen bitkilerden elde edilen dokular RNA degredasyonunu önlemek için RNA later solusyonu içerisinde sterio mikroskop altında diseksiyon iğnesi ile ayrılmıştır.. karyotip. carinalis Gris. lydia (Boiss. Erkek gametofit ise vejetatif bir hücre ve iki sperm taşıyan polen tanesidir. Kuzey Afrika ve Batı Asya’da yayılış göstermekte ve yaklaşık dünyada 90 tür ile temsil edilmektedir. Anahtar Kelimeler: Genista. Çalışılan taksonlardan G. genetik etiketleme. involucrata Spach. G. albida. Çalışmada farklı dokularda (stamen. subsp.tr Memeliler ve çiçekli bitkilerde bazı genler köken aldığı ebeveyn cinsiyetine bağlı olarak işaretlenir. 42090 Meram. vuralii endemik olup. Bu çalışmada. 36. tinctoria türü hariç.. libanotica Boiss.. Buna karşın. karpel. acanthoclada DC. Bu araştırmada. thaliana FIS genleri dizilerine göre dizayn edilen primerler ile PCR yapılmıştır ve ürünler agaroz jel elektroforezinde analiz edilmiştir. G. sessilifolia DC. Bu dokulardan total RNA izolasyonu yapılmış izole edilen RNA’ların kalitesi FA jel elektroforezinde belirlenmiştir. G. apomiktik üremede embriyo döllenme olmaksızın meydana gelir. G. G. Biyoloji Bölümü. Genista tinctoria. (Fabaceae) Cinsi Taksonlarının Karyolojik Yönden İncelenmesi Esra MARTİN Selçuk Üniversitesi. januensis subsp. kromozom sayısı. (Fabaceae) cinsi Avrupa. G. Bu türlerden G. 44. albida ve G. A. anatolica Boiss. Ayrıca G. Çünkü embriyoda ebeveynlere ait genomik oran 1maternal: 1 paternal iken endospermde bu oran 2m: 1 p’dir. Ardından A. TRABZON SB 070 Türkiye Genista L. Biyoloji Eğitimi. Eğitim Fakültesi. Yasemin DEMİRGAN. Çoğu angiosperm türde tohumdaki genetik çeşitlilik seksüel üreme ile ortaya çıkar. G. sandrasica Hartwig & Strid’dır. albida Willd. G. G. 48. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Apomiktik bitkilerde genetik etiketlemenin rolü henüz açıklanamamıştır. lydia. involucrata türlerinin ise karyotip analizleri de Görüntü Analiz Sistemi (IAS) kullanılarak yapılmıştır. involucrata.. G. aucheri Boiss.. sepal/petal. gövde ve kök) FIS gen ifadeleri RT-PCR yöntemi ile ortaya çıkarılmıştır. G. Bu taksonlar. Çanakkale sibelyilmaz@comu. januensis Viv. Endosperm. bir tohumda kromozom sayısı embriyoda 2n iken endospermde 3n’dir. G. Bir dişi gametofit yumurta ve merkezi hücrelerin bulunduğu embriyo kesesinden oluşur. acanthoclada. Biyoloji Bölümü.edu. G. yaprak. G. Daha sonra bu RNA’lar cDNA sentezi için kullanılmıştır. Genista tinctoria L. holboellii dokularında ifadeleri araştırılmıştır. G. aucheri. Bu cinsin Türkiye’de 13 türü doğal olarak yetişmektedir. G.

Sami DOĞANLAR2. Yabani ve kültür türleri ve bu hatların çaprazlarından elde edilen F1 ve F2 hatları PVY ile mekanik olarak inokule edilmiştir. Bu çalışmada. FAO 2006 (Food and Agriculture Organization) verilerine göre. Beslenme ihtiyacı için kullanılan sebzelerin başında domates yer almaktadır.Türkiye. ISSR. Sonuçlar Ki-kare analizinde belirlendiği gibi 1:3 açılım oranına uymaktadır.edu. pennellii ve L. tüm ürünün kullanılamayacak duruma gelmesine neden olabilmektedir. Domatesin üretim ve kalitesi çok çeşitli hastalıklar nedeniyle düşmektedir. Türkiye. Biyoloji Bölümü. temiz alet ve donanım kullanılarak. Kampus. iki haftalık (inokule edilen yapraklar) ve dört haftalık (Sistemik yapraklar) dönemlerde virüs varlığının saptanması için DASELISA (Double Antibody Sandwich Enzymelinked immunosorbent assay) ile test edilmiştir.000 ha alanda domates üretilmektedir. Konya dnapolimeraz@gmail. Yabani domates türlerinde değişik şekillerde dayanıklılık tespit edilmiştir. L.tr Gittikçe artan insan nüfusunda tarım hayatı son derece önemli bir yer kaplamaktadır. Biyoloji Bölümü. vitamin ve mineral maddeler açısından oldukça zengin bir sebzedir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. L. Lycopersicon chilense ve L. Kuddisi ERTUĞRUL. L. Dünyada tüm etmenlere dayalı verim kayıpları 500 milyar dolar (USD) olarak tahmin edilmektedir. domates üretimi açısından Türkiye.) Hoffm. Meryem BOZKURT. hirsutum ve L. Bakteriyel. PVY virüsü bitkilere mekanik olarak taşındığı gibi afidler aracılığı ile de taşınır. Bu hastalıklar. Patates Y virüsü (PVY) domates bitkisini infekte eden virüsler arasında en çok yaygın ve zararlı olanlardan biridir. Urla. Fen Edebiyat Fakültesi. İzmir fctoprak@pau. Bu yüzden. ve Pseudoseridia Wagenitz Seksiyonlarında Yer Alan Bazı Akraba Türlerin ISSR (Inter-Simple Sequence Repeats) Yöntemiyle Seçilmesi Eda ÖZEL.com Bu çalışmada Cheirolepis ve Pseudoseridia seksiyonunda yer alan ve birbirleriyle yakın akraba olduğu düşünülen Centaurea türlerinin moleküler bir seçici olan ISSR (Basit diziler arası tekrarlar) yöntemi ile seçimi yapılmıştır. chmielewskii F2 populasyonlarının fenotipik analizlerine göre dayanıklılığın resesif tek genle kontrol edildiği varsayılmaktadır. 20017. Biyoloji Bölümü. Bir dendrogram yapılarak türlerin filogenetik akrabalıkları ortaya çıkarılmıştır. domates. chmielewskii bitkilerinde PVY’ye karşı dayanıklılık olduğu tespit edilmiştir. en iyi mücadele yöntemi genetik dayanıklılığın kültür domateslerine aktarılmasıdır. endemik SB 073 Domateste Patates Y Virüsü (PVY)’ne Karşı Dayanıklılık Fevziye ÇELEBİ TOPRAK1. Kınıklı Merkez Kampüs. Elde edilen parmak izlerine göre bir veri matriksi oluşturulmuştur. Kınıklı. Patates Y virüsü (PVY). hirsutum PI247087 bitkisinde PVY’ye karşı immünite olduğu gözlenmiştir. dünya çapında üçüncü sırada yer almaktadır ve Türkiye’de 260. dayanıklılık 163 . Domates üretimini bütün dünya’ da olduğu gibi kısıtlayan en önemli faktörlerden biri değişik virüslerin sebep olduğu viral hastalıklardır. glandulosu ve L. TRABZON SB 072 Centaurea L. Tuna UYSAL. L. 2 İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü.19. Cinsi Cheirolepis (Boiss. taşıyıcı vektörlerle savaşılarak. bitki kalite ve verimini önemli ölçülerde azaltan viral bir bitki hastalığıdır. peruvianum. Fen Edebiyat Fakültesi. Bitki hastalıklarıyla mücadelede çeşitli yöntemler kullanılmaktadır: dayanıklı ve toleranslı kültür çeşitleri kullanılarak. Domates. Anahtar Kelimeler: PVY. Denizli. Selçuk Üniversitesi. hastalıklı tohumların kullanılmamasına dikkat edilerek viral hastalıklarla mücadele edilmektedir. Anahtar Kelimeler: Centaurea. 50 farklı yabani tür ve kültür domates türlerinde PVY’ye karşı dayanıklılık kaynakları araştırılmıştır. Eminur BARUTÇU1. Özellikle virüs vektörleri olan böceklerle mücadelede kullanılan insektisitler hem insan sağlığı açısından hem de maddi açıdan zararlı olabilmektedirler. ürün rotasyonu yapılarak. İnokule edilen bitkiler. Anne FRARY2 1 Pamukkale Üniversitesi. pimpinellifolium. fungal ve viral hastalıklar önemli ölçüde ürün kalite ve veriminde etkili olmaktadırlar. domates üretim ve tüketimi açısından önemli bir ülkedir. Biyoloji Bölümü.

Fen Fakültesi. elegans’ ın kök uçlarından elde edilen mitotik kromozomlarının analizi yapılarak.-Mor kromozom sayısı ve karyotip analizi ilk kez bu çalışmada verilmiştir.tr Türkiye için endemik bir tür olan Tordylium elegans ‘ın (Boiss. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemlerini kullanarak çok daha hızlı ve güvenilir veriler elde etmek mümkündür. karyotip analizi. Ankara gomurgen@hacettepe. & Bal.-Mor (Umbelliferae) Kromozom Sayısı ve Karyotip Analizi Ayşe Nihal GÖMÜRGEN. Günümüz sitogenetik çalışmalarında kromozom kol indeksleri. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. Ankara kadir_akan@hotmail. Ancak sağlıklı sonuca ulaşabilmek için çok sayıda hücreyi incelemek gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Kromozom sayısı. Şti. endemik. Eğitim Fakültesi.. Zafer MERT. kromozom preparatlarından elde edilen mitotik metefaz görüntüleri üzerinde örnek karyotip uygulamaları da konunun uzmanı tarafından sunulacaktır.26 µ ile 3. Sonuçlar kullanıcıların belirleyeceği parametreler doğrultusunda elde edilir. verilerin dizayn edilmesi ve bilgilerin depolanması gibi yönleriyle çok daha avantajlıdır. Sitogenetik çalışmalar yapan akademisyenlerin ve araştırmacıların daha kolay. Lütfi ÇETİN. kromozom morfolojilerinin belirlenmesi ve kromozom aberasyonlarının ortaya konulması mümkündür. 1 Selçuk Üniversitesi. Bu programın kullanımı ile ilgili teknik bilgiler yazılımcı tarafından. Kromozom sayıları.com Yaşayan her canlının sahip olduğu belirli bir kromozom sayısı vardır. insanların performansları ile karşılaştırıldığında hızlılık. ölçüm güvenilirliği. taksonlara ait karyogram ve idiyogramlarının çizimi gibi uygulamalar bilgisayar programları ile yapılmaktadır. Otomatik ölçümlerde. Babacan UĞUZ2. Biyoloji Bölümü.15 µ arasındadır. kullanım kolaylığı. Ortalama kromozom boyunu 2. T.19. Ankara esramartin@gmail. incelemek ve değerlendirmek kolay olabilmektedir. SB 075 Bilgisayar Destekli Görüntü Analiz Sisteminin Sitogenetik Çalışmalara Uygulanabilirliği ve Güvenilirliği Esra MARTİN1. Fungal biyotik stres faktörlerinden biriside Kara Pas (Puccinia graminis 164 . Canlılardaki kromozom sayı ve morfolojilerinin sitogenetik açıdan incelenmesi. her ne kadar bazı taksonlarda aynı olsa da. Şehit Cem Ersever Caddesi. Karyotip formülü 1 terminal. Botanik ABD. Yenimahalle. Kadir AKAN Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü. mm.21µ dur ve kromozom boyları 1. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemlerinde görüntü oluşumu renklerin ayrışım karakterlerinin sayısallaştırılması ile gerçekleşir. kromozom boy uzunlukları. Bilgisayar destekli Görüntü İşleme ve Analiz Sistemi ülkemizin bazı Üniversitelerinin laboratuvarlarında ve araştırma hastanelerinde etkin olarak kullanılmaktadır. cm) sonuçları alabilir.) Alava & Hub.com Buğday (Triticum aestivum). Bir hücreyi mikroskop altında gözlemek. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. daha hızlı ve daha güvenilir sonuçlar almasını. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemi. Bilgisayar yazılımları. Haşim ALTINÖZLÜ Hacettepe Üniversitesi. karyotip SB 076 Ug 99’a Karşı Küresel Yaklaşımlar ve Türkiye için Genetik Dayanıklılığın Kullanımı Üzerine Bazı Araştırmalar–I Fazıl DÜŞÜNCELİ. Ahmet DURAN1. sentromer konumlarının belirlenmesi. idiyogram. Umbelliferae. & Bal. Konya 2 Bab Yazılım Donanım Mühendislik ve Medikal Cihazlar Ltd. kromozom. Bu yazılım kullanılarak bütün canlıların somatik kromozom sayılarının tespit edilmesi. Bilgisayarların ölçü birimi pixeldir. nitelikli bilimsel yayınlar üretmesini sağlamada vazgeçilmez bir yazılım olduğu anlaşılmaktadır. TRABZON SB 074 Türkiye İçin Endemik Olan Tordylium elegans’ın (Boiss. toplam haploid kromozom uzunluğunun ölçülmesi.) Alava & Hub. Üretimin her aşamasında biyotik ve abiyotik stres faktörleriyle karşılaşılabilmekte olup bu stres/stresler nedenleriyle ciddi verim ve kalite kayıpları oluşabilmektedir. Anahtar Kelimeler : Görüntü işleme ve analiz sistemi. kromozom morfolojileri farklıdır. 3 medyan ve 4 submedyan (2n= 1t + 3m + 4sm) kromozom olarak belirlenmiştir. Beytepoe. Seval ALBOSTAN. tüm dünya ve ülkemiz için stratejik ürünler arasındadır. No:11. Biyoloji Bölümü.edu. canlılardaki sistematik problemlerin çözümünde ve filogenetik ilişkilerinin belirlenmesinde kullanılmaktadır. Kullanıcı kalibrasyon yaparak istediği birimde (µm. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemleri otomatik ve yarı otomatik olarak ölçümler yapar. 8 çift kromozom azalan boylarına göre 1 den 8’e kadar sıralanmıştır. Bu taksonun somatik kromozom sayısı 2n = 16 olarak tespit edilmiştir. Tordylium elegans.

Nohutta. arpa (Hordeum vulgare) ve nohut (Cicer arietinum L. tritici ). Anahtar Kelimeler: Buğday (Triticum aestivum). KARI (Kenya). Günümüzde benzer bir durum söz konusudur. Irk ülkemize gelip belli bir tehdit oluşturmadan yapılan çalışmalar şu şekilde özetlenebilir.000. Bu hastalıkların kontrolünde genellikle. dünya üretiminin yaklaşık % 19’a denk gelen 117 milyon ton ürün kaybına. Lütfi ÇETİN. Antraknoz (Ascochyta rabiei) hastalıkları biyotik stres faktörleri olarak Orta Anadolu şartlarından öne çıkanlardır.com Buğday (Triticum aestivum). Arpa ve Nohutun Bazı Fungal Hastalıklarına Karşı Orta Anadolu Şartlarında Kullanımı Üzerine Araştırmalar Kadir AKAN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. genetik dayanıklılık SB 077 Genetik Dayanıklılığın Buğday.19. Arpa Yaprak Lekesi (Rhynchosporium secalis). Sarı Pas (Puccinia striiformis f. Yazlık Dilim için 140 hat/çeşitten oluşan setler Etiyopya’da test edilmiş olup. üreticiler tarafından kullanılabilecek uygun. insana ve çevre sağlığı için oluşabilecek olumsuzlukların giderilmesi için belirli bir maliyetin oluşması da önemli bir dezavantajdır. Küresel bir risk olarak kabul edilen ırka karşı uluslar arası araştırma kuruşları ve tehdit altındaki ülkelerin katılımlarıyla Küresel Pas Girişimi (GRI) oluşturulmuştur. hastalığın eşeyli dönemi sürecinde ya da farklı mutagen kaynaklar nedeniyle mutasyonlar oluşabilmekte ve bu şekilde hastalığın yeni ırkları meydana gelebilmekte. EARO (Etiyopya) ve PBI (Sydney Üniversitesi)’ca desteklenmektedir. 1)Uluslararası kuruluşlarla diyalog çerçevesinde ırkın hareketi izlenmesi 2) Ülkemiz için. Yenimahalle. tritici ) olup epidemi durumunda kayıplar %90’a ulaşabilmektedir. Buğdayda.sp. ciddi yatırımların yapıldığı ve önemli bir pazar haline gelen organik üretimde kullanım kısıtlamalarının olması belki daha da önemlisi çevreye/bitkiye olan olumsuz etkileridir.) dünya ve ülkemiz için stratejik ürünler arasındadır. Biyoloji Bölümü. Ug99. No:11. sırasıyla 135 (%77) ve 23 (%16) genotip dayanıklı olarak belirlenmiştir. kara pas (Puccinia graminis f.sp. Arpa Çizgili Yaprak Lekesi (Pyrenophora gramineum). tritici). Üretimleri sırasında karşılaşılan biyotik ve abiyotik stres faktörleri nedeniyle ekonomik anlamda önemli verim ve kalite kayıpları oluşabilmektedir. Irkın etkisi ülkemizde 1995 yılında hissedilmiş olup Çukurova’da 500 bin ton ürün ve bunun parasal karşılığı olarak da 5. Aktif üye konumundaki ülkemizde de ortak girişimce geliştirilmiş olan ortak stratejiler çerçevesinde çalışmalar yürütülmektedir. Şehit Cem Ersever Caddesi. 4) Test materyali içerisinde dayanıklılık özelliği taşıyan genotiplerde dayanıklılığı sağlayan genlerinin belirlenmesi 5) Dayanıklı çeşit geliştirmek ve hastalığın ülkemize gelmesi durumunda genetik dayanıklılık kullanılarak hastalıkla mücadele edilebilmesi noktasında ıslah çalışmalarına başlanması amaçlanmaktadır. hedefe hızlı ulaşılması ve diğer birçok mücadele şekline göre ucuz olması nedeniyle kimyasal uygulamalar üreticiler tarafından öncelikle tercih edilmektedir. Seval ALBOSTAN. Zafer MERT. Uzun yıllar süren çalışmalar sonucu oluşturulan hastalıklara dayanıklılık kaynakları. Örneğin Kenya’da 1986 yılında tespit edilen Yr9 dayanıklılık geni üzerine etkili sarı pas ırkı. Macrocycle’nin fungal etmenlerde. su. Doğu Afrika’da ortaya çıkıp kuzeye doğru yayılarak geniş bir alanda buğday üretimini etkilemiştir. kara pasın mevcut durumunun ve patotiplerinin belirlenmesi 3) Çeşit ve hatlardan oluşan ülkesel buğday materyalinin hastalığın görüldüğü ülkelerden birisi olan Etiyopya’da bu ırka karşı reaksiyonlarının belirlenmesi amacıyla gönderilmiştir. bir ton buğday 140 USD olarak hesaplanırsa 16. İlk defa 1999 yılında Uganda da tespit edilmesine atfen Ug 99 adı verilen yeni bir kara pas ırkının da küresel bir epidemiye yol açmasından ciddi endişe duyulmaktadır. tüm alıcı ortamlarda kalıntı oluşturarak biyolojik dengeleri bozabilmekte hatta besin zincirine girerek insanda bile toksik etki oluşturabilmektedir. Ankara kadir_akan@hotmail. ucuz ve pratik kontrol metodu olarak alternatif bir yaklaşımdır. Arpada.000 USD kayba neden olduğu bildirilmektedir. Bu dezavantajları önemli fırsata dönüştürebilecek olan genetik dayanıklılık. 2006–2007 yılı yetiştirme sezonunda tarla ve sera şartlarında test edilmiştir. IWWIP. Çalışma TÜBİTAK 1001 programınca (106O331) finanse edilmekte olup. TAGEM. Test materyali üzerine Sarı pas için uredosporlar ilkbaharda talk pudrası. oluşan bu yeni ırklar her anlamda büyük küresel sonuçlar doğurabilmektedir. Ug 99 dünya buğday koleksiyonunun önemli bir kısmını etkilenmekte olup öngörüler ırkın. Bu amaçla 2007 yılında TAGEM’e bağlı 11 araştırma enstitüsünden Kışlık Dilim için 175 hat/çeşit.sp. GRI. Kimyasallar önerilen şekilde kullanılsa bile.4 milyar dolar zarar meydana getirebileceği ve bu durumdan 1 milyara yakın insanın etkilenebileceği yönündedir. Kimyasal uygulamalardan dolayı oluşan kalıntılar ya da yeni oluşan bileşikler biyolojik ortamı etkilemekte. uygulamanın kolay olması. Fazıl DÜŞÜNCELİ Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü. TRABZON f. üretim maliyetlerini bir miktar artması. Sürme (Tilletia foetida ve Tilletia caries) ve Rastık (Ustilago tritici). Kamu kaynaklarının kullanımı noktasında. ve uçucu madeni yağla inokule edilmiş ve değerlendirme 165 .

Farklı amaçlar için yürütülen veya yürütülecek olan ıslah programlarında genitör bitki olarak kullanılabileceği gibi amaca uygun olanlarında çeşit olarak da tescil ettirilebilmesi mümkündür.). fıstık çamı. veriler bu çalışma içerisinde Anahtar Kelimeler: Aesculus.1997)’ne karşı feromon tuzakları kullanılarak biyoteknik mücadele yapılmıştır. Antraknoz (Ascochyta rabiei). Çalışmalar sonucunda buğdayda Sarı pasa 252 (48 adeti makarnalık buğday).33)’i 2004 yılına 66. Sürme ve rastıkta hastalık tohuma tekniğine uygun. Arpa Yaprak Lekesi’ne 107.4 m yüksekliklere. Bu genotipler kullanarak kimyasal savaşım sonucu oluşabilecek olumsuzların önlenmesi. bahçe ve orman alanlarımızda kültür bitkisi olarak kullanılmaktadır. Biyoloji Bölümü. Rastık (Ustilago tritici).Kasım (236 gün) dönemlerinde toplam 424 gün sürdürülmüştür.000 spor/ml yoğunluğunda inokule edilmiş ve değerlendirme 0-4 skalası göre Antraknozda hastalıklı bitki artıklarından ve kültüre alınan antraknoz etmeni. Sonuç olarak feromon tuzakları kullanılarak yapılan biyoteknik mücadele. birey sayısı. Antraknoz’a karşı 125 farklı genotip dayanıklı olarak belirlenmiştir. Sürme’ye 60. Arpa Yaprak Lekesinde 500. 06800. Orta Avrupa ve Balkan ülkelerinde yoğun zararı görülen bu türün ülkemizde yeni olması nedeniyle herhangi bir epidemi olabilecek populasyon artışına şu anda şahit olunmamıştır. ağaçların yaşlarına paralel olarak 1 . Larvalar Aesculus hippocastanum yapraklarının alt ve üst epidermisi arasında beslenerek kahverengi lekelenmeler meydana getirmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Hüseyin CEBECİ. İstanbul. Fen Fakültesi. EBAL. Türkiye SB 079 Türkiye’nin Önemli Orman Zararlılarından Akdeniz Çam Kabuk Böceği [Orthotomicus erosus (Wollaston. eşey oranı ve tuzak yüksekliği-örneklenen birey sayısı arasındaki ilişki şeklinde değerlendirilmiştir.801 (%55. Fıstık Çamı ormanında. Arpa Çizgili Yaprak Lekesinde hastalık tohuma sandviç yöntemi ile inokule edilmiş olup bu hastalıklar sağlam/hasta bitki oranı göre. İSTANBUL hcebeci@istanbul.) ormanında. Araştırmalarımızdan elde 166 . gözlem. Sarı pas (Puccinia striiformis f. genetik dayanıklılık SB 078 ettiğimiz ilk verilecektir.840 (%47. Akdeniz Çam Kabuk Böceği (Orthotomicus erosus Bright & Skidmore. bu şekilde çevre ve insan sağlığının korunması mümkün olabilir. Anahtar Kelimeler: Buğday (Triticum aestivum). Arpa Çizgili Yaprak Lekesi (Pyrenophora gramineum).sp. bunların 82. yoğunluk ve ağırlık değişimi. Çalışma süresince toplam 149. Rastık’a 80. Selim Sualp ÇAĞLAR2 1 Kundu Turizm Yatırımcıları Birliği. Bu yüzden zararlı üzerindeki araştırmalara 2004 yılından itibaren önem verilmeye başlanmıştır. Ayrıca. Orthotomicus erosus. Arpa Çizgili Yaprak Lekesi’ne 146. Kullanılan feromonun içeriği.8. TRABZON Modifiye Cobb skalasına göre. Sürme (Tilletia foetida ve Tilletia caries).67)’ı da 2005 yılına aittir. 1857)] ile Biyoteknik Mücadele Deniz İNNAL KUYAB1.000 spor/ml yoğunluğunda inokule edilmiş ve gözlemler 1-9 skalasına göre yapılmıştır. 34473 Sarıyer. arazinin tamamını örnekleyecek şekilde yerleştirilen 200 feromon tuzağında. atkestanesi park. Biyoloji Bölümü.Kasım (188 gün) ve 2005 yılının Mart . Sabiha ACER İstanbul Üniversitesi. “metil-butenol.edu. Elde edilen sonuçlar hem yıllar arası hem de aynı yılın farklı dönemlerinde örneklenen. cisverbenol.641 birey örneklenmiş olup. Çalışmalar 2004 yılının Nisan . tritici). Beytepe-Ankara innald@yahoo. Arpa Yaprak Lekesi (Rhynchosporium secalis). feromon. Anahtar Kelimeler: Akdeniz çam kabuk böceği. ipsdienol” şeklindedir. Pinus pinea. Akdeniz Çam Kabuk Böceği Orthotomicus erosus’a karşı etkili olmuştur.com Kundu Turizm Merkezi ve çevresinde yer alan yaklaşık 1000 dönüm büyüklüğündeki Fıstık Çamı (Pinus pinea L. bulaşma. Antalya 2 Hacettepe Üniversitesi. Lepidoptera. 500.19.tr İstanbul Belgrad Ormanı alanlarında 2004 ile 2005 yılları arasında Cameraria ohridella tahribatı görülmüştür. Kundu Köyü. Antalya İstanbul Belgrad Ormanı Atkestanelerinde Yeni Bir Zararlı: Cameraria ohridella (Lepidoptera:Gracillariidae) H. Arpa (Hordeum vulgare) ve Nohut (Cicer arietinum L. Orman Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı. Orman Fakültesi. çalışma boyunca toplam 9 seri feromon kullanılmıştır.

1. Çiçeklenme fenolojileri karşılaştırıldığında en erken İspanya populasyonları çiçeklenirken en geç Kanada populasyonları çiçeklenmiştir. Marmaris civarında Haziran-Eylül 2005 tarihleri arasında yürütülen bu çalışmada. Her bir alan 167 .G. belli bir işleve yönelik bazı uyumsal özellikleri paylaşan tür grupları olarak tanımlanmıştır. sulak alanların çevresinde tarımsal faliyetlerin artması ve ağaç türlerinin kesilerek tepe tacı kapalılığının azaltılması nedeniyle istilacı özellik kazanarak biyoçeşitliliği tehdit etmeye başlamıştır. 06800. Akdeniz ekosistemlerindeki en önemli ekolojik etmenlerden birisi olan yangına bağlı fonksiyonel grup oluşturulması vejetasyon dinamiklerinin incelenmesinde ön plana çıkmaktadır. Avrupa ve Kuzey Amerika’da Yayılış Gösteren İstilacı Lythrum salicaria L.tr Ülkemizde nehir.3 ± 61. BİNGÖL1. Beytepe. Lafayette.S National Wetlands Research Center. ekonomik başarılarla taçlandırılmamış askeri ve siyasi zaferlerin kalıcı olamayacağını ve kısa sürede etkisini kaybedeceğini düşünen M.7. ekolojik çalışmalarda umut verici araçlar olarak görünmektedir. MİDDLETON3 1 Dumlupınar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Dolayısıyla.S. Süksesyonal bir seri oluşturmak amacıyla. bu grupların yangın sonrası vejetasyon dinamiklerini açıklamadaki rolü incelenmiştir. bölgede bulunan farklı tarihlerde yangına maruz kalmış yedi alan ve uzun süredir yangına maruz kalmamış iki alan seçilmiştir. Akdeniz ekosistemleri gibi çok sık yangına maruz kalan alanlarda bulunan bitki türlerinin çoğu.3. K. Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi.8 ± 26. yangına karşı geliştirmiş oldukları uyumsal özellikler sayesinde populasyonlarını devam ettirebilmişlerdir. L. gövde ve yaprak kuru ağırlıkları ile çiçeklenme fenolojileri karşılaştırılmıştır.19. Kütahya 2 Anadolu Üniversitesi.Edebiyat Fakültesi. Eskişehir 3 U.tr Bu çalışmada. Atatürk’ün ülkenin doğal zenginlik kaynağını oluşturan bitkilerin sağlığını korumaya yönelik izlediği politikalar kronolojik şekilde belgeleriyle sunulmaktadır. Çek Cumhuriyeti. Biyoloji Bölümü. Fen. Anahtar Kelimeler: Bitki sağlığı. İspanya ve Türkiye populasyonları ile Kanada ve Amerikadaki populasyonlarından alınan tohumlar bir yıl boyunca sera koşullarında aynı şartlar altında yetiştirilerek bitkilerin kök. Muğla mtemel@mu. yangına bağlı ve yangına bağlı olmayan bitki fonksiyonel gruplarının oluşturulmasıyla.edu. Beth A. kuru kök ağırlığı (gr) = 93.. Cengiz TÜRE2. Ankara ctavsan@hacettepe. TRABZON SB 080 Atatürk Döneminde Türkiye’de Bitki Sağlığının Korunması Mehmet TEMEL. Özellikle. (Lytraceae) Türünün Kuru Ağırlık ve Çiçeklenme Fenolojilerinin Karşılaştırmalı Olarak Araştırılması Nüket A.9. Fonksiyonel gruplar. göl ve sulama kanallarının kenarında küçük ve sınırlı populasyonlar halinde doğal yayılış gösteren Lythrum salicaria L. son beş yıl içinde.003).8 ± 87. USA akanil@dumlupinar.06 ± 0. Bu çalışmada. Atatürk dönemi populasyonları temsil eden bitkilerin boy uzunlukları. Biyoloji Bölümü. Populasyonlararası üreme gücü karşılaştırıldığında ise Türkiye populasyonlarının Kanada populasyonlarından sonra en düşük üreme gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir (0. kommünite ve ekosistem düzeyindeki çalışmalarda.5 ± 12.5 ± 16. kuru yaprak ağırlığı (gr) = 122.9). kök ve gövde ağırlıkları hesaplanmıştır. toplam kuru ağırlık (gr) = 463. kuru gövde ağırlığı (gr) = 222. Hayrünisa BAŞ SERMENLİ Muğla Üniversitesi. Elde edilen verilerin JMP SAS istatistik programında değerlendirilmesi sonucunda bitkinin Türkiye populasyonlarının toprak üstü ve toprak altı organlarının en iyi gelişim gösterdiği belirlenmiştir (Ort ± SE: boy (cm) = 244. SB 082 SB 081 Türkiye. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. üreme gücü ve yaprak.edu. Kuzey Amerika ve Kanada’ya antropojenik vektörlerle taşınmış olarak giren bu tür. ekolojik bilgiyi daha etkin ve kullanışlı bir şekilde elde edebilmemizi sağlayan fonksiyonel gruplara dayalı yaklaşımlar son yıllarda giderek ağırlık kazanmaya başlamıştır. Altı farklı ülkeye ait Bitki Fonksiyonel Grupları ve Yangın Sonrası Rejenerasyon Çalışmalarındaki Önemi Çağatay TAVŞANOĞLU Hacettepe Üniversitesi. sulak arazilerin baskın türü haline gelerek bölgede yayılış gösteren diğer bitki türlerinin yayılışlarını sınırlandırarak doğal habitatı tahrip etmektedir. Ekoloji Anabilim Dalı. Biyoloji Bölümü.tr Türlerin yaşam öyküsü özelliklerine dayanan ekolojik modeller ve bitkileri müdahaleye cevaplarına göre sınıflandırma konusundaki yeni yaklaşımlar. salicaria nın doğal yayılış gösterdiği Finlandiya.edu.

Azerbaycan dendrary@mail. Matricaria chamomilla. TRABZON içerisinde tesadüfi olarak seçilen kuadratlarda bitki türlerinin yüzde örtüşleri nokta örneklem tekniği uygulanarak belirlenmiştir. hazımsızlık.) ormanlarındaki yangın sonrası vejetasyon dinamiklerini birçok farklı boyutta ortaya konulmasını sağlamıştır. Botanik Anabilim Dalı. İZMİR ozcan.Bitkilerin köklerinin. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu fonksiyonel grupların yangın sonrası geçen zamanla olan değişimlerinin incelenmesi. yorgunluk ve uykusuzluk gibi şikayetleri gidermeye yönelik. kimya müessiselerinin. Farklı çalışma alanlarında bulundukları saptanan ve örtüşleri belirlenen türler. 35100. yaşam öyküsü özellikleri ve yaşam biçimleri dikkate alınarak sınıflandırılmıştır. ormanlar ve dağlardan toplanmaktadır. eskiden yalnızca köylerde. Kütahya aktarlarından temin edilen ve bitkisel çay olarak kullanılan Tilia platyphyllos. bağışıklık . kabuklarının. Biyoloji Bölümü. Bornova. yapraklarının. birçok hastalığın tedavisinde modern tıp tedavilerini destekleyici olarak hastanın rahatlaması. Lavandula stoechas. ishal. A. çiçeklerinin. SB 084 sisteminin güçlenmesi. Günümüzde tüm dünyada yaygın olarak tüketilen bitki çaylarının bazıları özel tarlalarda yetiştirilmekteyken büyük bir bölümü çayırlar. A. esrin kantrakti olan BakiCeyhan boru kemerini İpek yolu etrafının elece de seher yasillasdirmasinda park. Kütahya. Biyoloji Bölümü. Tedgigat esasında malum olmuştur ki. Var. M. Birbirinden en uzak iki populasyon Mahmut dağı ve Kırkağaç’tır. Marmaris civarındaki Kızılçam (Pinus brutia Ten. neftayirma zavodlarinin.19. Bakü. Valeriana officinalis. erinaceus.tr Günümüzde. Bu çalışmada. bagsalmada istifade etmekle hem dekoratif yasillasdirmani. meyvelerinin veya tohumlarının aromatik madde içeren kısımlarının kurutularak.Bitki çayları. Özcan SEÇMEN Ege Üniversitesi. yayılış alanlarını. Anahtar Kelimeler: Yangın. yangına cevap biçimleri. kaynar suda içime uygun hale getirilmesi ile bitkisel çaylar hazırlanmaktadır. tarihte olduğu gibi. Türk gıda kodeksi SB 085 Dar Endemik Dianthus erinaceus boiss. kasabalarda siyah çayın yerine içilmekteyken son 10–15 yıldır büyük şehirlerde de kullanılmaya başlanmıştır. Batı Anadolu’da. xestexanalarin o cümleden daş karxanalarinin. bazı növler atmosferden zehirli maddeleri menimsemekle yani havanın kimyevi kirlenmelerden temizlenmesinde fabrik rolünü da oynuyorlar. populasyonlardaki bitkilerin morfolojik özelliklerinin farklılıklarını. Biyoloji Bölümü. Ülkemizde de 50–60 çeşit bitki. Hypericum perforatum türlerine ait örneklerde rutubet asitte çözünmeyen kül ve ağır metal miktarları tespit edilmiş ve sonuçların Türk Gıda Kodeksi’ne uygunluğu araştırılmıştır. dal sürgünlerinin.edu. Bu çalışmanın amacı. Rutubet ve asitte çözünmeyen kül miktarlarının TGK’nin belirlediği sınır değerlerine uygun olduğu fakat tüm örneklerde değişik oranlarda ağır metallerin varlığı tespit edilmiştir. sement zavodlarinin. Fen Fakülyesi.az Bir çok növlerden istifade etmekle republikamızda etraf mühitin mühafazasınde onlarin genetik değişkenliğe göre havanın kirlendirme derecesi tayin edilmiştir. Birey sayısı Spil 168 Kütahya’da Kullanılan Bitkisel Çayların Bazı Kimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Sema Demet BAHTİYAR. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. kabızlık.edu.secmen@ege. Manisa-Spil dağı. Bu sayede değişik bitki fonksiyonel grupları oluşturulmuştur. Türkiye. psikolojisinin düzelmesi amacıyla bitkiler kullanılmaktadır. hem de etraf muhitin zararlı gazlardan temizlenmesini temin etmek olar. Akdeniz ekosistemleri. Sema LEBLEBİCİ Dumlupınar Üniversitesi. Kemalpaşa-Nif dağı ve Mahmut dağında 1078 – 1500 m’lerde yaşayan dar yaylışlı endemik bir bitkidir. süksesyon. soğuk algınlığı. Sabri ÖZYURT. Bunların başında bitki çayları gelmektedir. bitki fonksiyonel grupları. Aliev Rauf HUSEYN. üreme yollarını ve populasyon dinamiğini araştırmaktır. bitki örtüsü SB 083 Etraf Mühitin Muhafazasında Bitkilerin Rolü Tofig Sadig MAMMADOV. erinaceus’un Populasyon Ekolojisi Murat ERSÖZ.GULİYEV Merdekan Dendrarisi. çayı yapılarak tüketilmekte olup bitki çayları. Thymus vulgaris. bitkilerin belirli kısımlarının belli kurallarla hazırlanmasına dayanan karışımlar olarak bilinmektedir. gövdelerinin. Kütahya msozyurt@dumlupinar. var. Tedgig olunmuş bu növlerden respublikamızda sanayi müesseslerinin.tr Dianthus erinaceus Boiss. Anahtar Kelimeler: Bitkisel çaylar. Kırkağaç-Bakırkaya tepesi.

Tozlaşma. 35100. Argynnis sp. Bitkiler üzerinde 15 böcek saptanmıştır.19.tr 1 Tehlikede Olan Linum aretioides Boiss. Çünkü polenler bacak ve hortumlarına düzgünce yapışmazlar ve stigma ile gereken şekilde temas etmezler. Diğer böceklerin çoğu dolaylı yollardan çok az katkı sağlarlar. Botanik Anabilim Dalı. stigmaların çiçek açım günü ile bir gün öncesinde en aktif olduklarını ortaya koymuştur. orman topluluğunda negatif olarak hesaplanmıştır (-3. kelebeklere göre bitkiler üzerinde daha az uçtukları ve bitkileri daha az ziyaret ettikleri görülmüştür.) ve Lahana kelebeği (Pieris brassicae).edu. dar yayılış ve tehlikede olmasının nedenleri ortaya konmaya çalışılmıştır. 35100. İzmir. Anahtar Kelimeler: Azot mineralleşmesi. Nif dağı populasyonunda bitki ve yaprak büyüklükleri. Saçak ve iğne çiçekli bitkiler.’ ın Tozlaşması Serdar Gökhan ŞENOL1.. Botanik Anabilim Dalı 2 Ege Üniversitesi. tozlaşma için sorun oluşturmadığı görülmüştür. Üreme biyolojisi çalışması. çok kireçli. nitrifikasyon.8 kg ha y-1) ve bodur çalılık alan (25.5 kg ha y-1) ve çalılık alan (14. Bireyler ya saçak yada iğne çiçekler taşırlar.com Linum aretioides Boiss. bodur çalı ve otlakalan) toprağında (0-5 cm ve 5-15 cm’lik iki katmanda) yıllık net azot mineralleşmesi alan inkübasyon yöntemiyle bir yıl boyunca araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. büyük ve sarı renkli. korollalara. Bu olayın tohum oluşumunu etkilediği görülmüştür. Babadağ’da ağaçsız kuşağın üstündeki bölgede yaşayan dar yayılışlı.4 kg ha y-1) nazaran otlak alan (27. Salih GÜCEL2 1 Ege Üniversitesi. yüksek rakım. Bu oran çok düşüktür. Nif dağı populasyonu çiçekleri daha çok sayıda olgun tohum içerirler.T. ancak çok az polen ve nektar sağladıkları belirtilmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. eşey organ özelliklerinin farkı dışında morfolojik olarak birbirlerine benzerler. Kırmızı Kitaba göre Zarar Görebilir (VU). koruma biyolojisi SB 086 arısı (Apis mellifera). Bornova. bulgularımıza göre Kritik Tehlikede (CR) olan bir bitkidir. Anahtar Kelimeler: Linum aretioides Boiss. Biyoloji Bölümü. Münir ÖZTÜRK2 Uludağ Üniversitesi. Tohum çimlenmesi % 90 dır. populasyonların daralması için ana sebep olarak kabul edilmiştir. Sonuçlarımız. Aykut GÜVENSEN1. diğer populasyonlarından daha büyüktür. yıllık net mineral azot veriminin topluluklara bağlı olarak değiştiğini göstermiştir. Bozdağ ile Denizli. Yıllık net toplam mineral azot verim (NH4++ NO3--N) değerleri ise otlakalan (14. demir ve manganı çok olan topraklarda yaşarlar. dimorf heterostil yani distildirler.K. Ancak birçok kelebek de iyi tozlayıcı değildir. otlakalan. böceklerle olur. Lefkoşa K. Biyoloji Bölümü. Bu sonuç. organik maddesi az. Bitkiler böcekle tozlaşırlar. Toprağın 0-15 cm’lik toplam katmanında yıllık net NH4+-N verimi tüm topluluklarının toprağında negatif olarak hesaplanmışken. Ödemiş. Teorik ideal koşullar altında beklenen/hesaplanan olgun tohum sayısı ile gözlenen/ gerçek oluşan olgun tohum oranı %35’dir. Azot mineralleşmesi yaz mevsimine göre sonbahar ve ilkbaharda belirgin olarak yüksek bulunmuştur. bal Akdeniz bitki coğrafyasında yer alan Spil dağının yüksek rakımındaki farklı bitki topluluklarının (orman. Bitkinin populasyon ekolojisi araştırılarak. Tozlaşmasının bu olayda rolü olup olmadığı araştırılmıştır. braktelere ve çiçeksiz sürgünlere sahiptir.0 kg ha y-1) topluluklarında daha yüksek bulunmuştur. tuzsuz. Polen canlılığı %86’dır. Fen Fakültesi. İZMİR 2 Yakın Doğu Üniv. Biyoloji Bölümü.var. tozlaşma. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Çiçek sayısı Kırkağaç populasyonunda en yüksektir.. Bunların 4 ü. diğer populasyonların bireylerinden daha büyük kalikslere. Hafif alkali. TRABZON dağında en çok. Anahtar sözcükler: Dianthus erinaceus Boiss. populasyon ekolojisi SB 087 Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yüksek Rakımlı Ekosistemde Azot Mineralleşmesi Gürcan GÜLERYÜZ1. erinaceus. Spil dağı populasyonu bitkileri. populasyon ekolojisi. Nadiren otogami görülür. Kahverenkli kelebekler(Vanessa cardui. yıllık net NO3--N verimi orman topluluğuna (12.1 kg ha y-1) topluluklarında birbirine yakın iken. Bornova. Özcan SEÇMEN1.C sgsenol@yahoo. En büyük yayılış alanı Nif dağındadır. Kırkağaç’ ta en azdır. Linum aretioides’ in verimli sürgünlerin ucunda tek olarak çıkan sapsız çiçekleri. Polen canlılığı ile stigma olgunluğunun. Çevre Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü. Bulgularımızda arıların. orman toplulukları. Akdeniz 169 .6 kg ha y-1). Bal arılarının Linum’ların önemli bir tozlayıcısı oldukları. nektar ile polen alan ve tozlaşmayı etkin şekilde gerçekleştiren böceklerdir. İzmir gurcan@uludag. bodur çalı.

Bu aşamalardan birisi aktif olup (sonbahar-geç ilkbahar) toprak üstü kısımlarından yaprak çıkışından senesense kadar olan fazdır. yüksek bitkilerin azot metabolizması her şeyden önce bu azot formlarının topraktaki miktarı ve dolayısıyla organik azotun mineralleşmesi ile ilişkilidir. yaprak ve çiçek-meyve) dağılımı. Nitrat Redüktaz Aktivitesi 170 . 67100. Asphodelus aestivus Brot. 308/cm2 si ise otsu bitki polenlerine aittir. Ostrya. Mantar sporları en çok yazın tespit edilmiştir. geofit. Bu çalışmada. bitkideki organik N ve nitrat içeriği ile Nitrat Redüktaz Aktivitesi (NRA) kullanılmaktadır. yıl içindeki organlarda ve farklı alanlardan toplanan bireylerdeki değişimi araştırıldı. Tür özellikle yol kenarları boyunca çayır ve otlak alanların kalkerli topraklarında geniş olarak yayılmakta ve bu alanları işgal etmektedir. Gürcan GÜLERYÜZ1. TRABZON SB 088 SB 089 Karabük İl Merkezi Atmosferinin 2006 ve 2007 yılları Polen ve Spor Analizi Yasin OZDOGAN. Yüksek bitkiler azotu topraktan inorganik formda alabilirler. aestivus türüyle belirgin şekilde temsil edilen geofitler. A. Yıl boyunca mantar sporları gözlemlenmiştir. Chenopodiaceae. Toprakta azotun mineralleşmesi ve bitkilerce alınımı çeşitli ekosistemlerin verimliliğini belirlemede indikatör olarak kullanılmaktadır. spor Karabük. Juniperus. Bu yapılırken. Compositae familyaları ulaşmıştır. 2 yıl süresince Pinus’a ait polenler mayıs sonu ve haziran başında yüksek düzeylerde sayılmıştır. Ustilago. Pistacia. Hülya ARSLAN1. Polen ve spor miktarlarına ait veriler mevsimsel ve meteorolojik faktörlerle bağlantısı Spearman Korelasyon analizi uygulanılarak ortaya koyulmuştur. Salix ve Abies cinsleri il atmosferinde en fazla polen yayan ağaçlar olarak belirlenmiştir. 308/cm2 si otsu bitki polenlerine aittir. çiçek taşıyan gövde. türün yayılış gösterdiği habitatlardaki aktüel nitrat içeriğine göre NRA aktivitesindeki değişim belirlendi.edu. 2007 yılında ise 1739/cm2 adet spora rastlanmıştır. 2006 yılında 1078/cm2 adet spora. Cladosporium. Quercus. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İnorganik azot toprakta nitrat (NO3-) ve amonyum (NH4+) halinde bulunur. Fen-Edebiyat Fakültesi. aestivus türünde NRA’nın organlardaki (yumru kök. Myxomycetes taksonları ile teşhis edilemeyen Ascomycetes sporları fazla miktarlarda gözlemlenmiştir. Bu nedenle. A. Araştırmada. Gemlik Asım Kocabıyık Meslek Yüksek Okulu. Botanik Anabilim Dalı 2 Uludağ Üniversitesi. Akdeniz. Bitkisel Üretim Programı. 2006 yılında toplam polen miktarı 3776/cm2 olup bunun 3586/cm2 si ağaç polenlerine. Fen Edebiyat Fakültesi. (Liliaceae) çok yıllık yumrulu geofit olup Akdeniz havzasında geniş olarak yayılış göstermektedir. (Liliaceae) Türünde Nitrat Redüktaz Aktivitesi F. Biyoloji Bölümü. 2007 yılında ise toplam polen miktarı 3948/cm2 olup. A.tr Asphodelus aestivus Brot. topraktaki bitkilerce alınabilir net mineral azot verimi. aeropalinoloji. aşırı otlatılma ve yangın ile bozulmuş bölgelerin egemen yaşam formları olmaktadır. Biyoloji Bölümü. Zonguldak yasinozdogan@hotmail. Gravimetrik yöntemle 2006 ve 2007 yıllarına ait polen ve spor takvimi oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Asphodelus aestivus. diğeri ise yaprakların çıkışına kadar süren inaktif (yaz) fazdır (dormansi).19. Akdeniz bölgesinde. Daha sonra Fagus. nitrat. Serap KIRMIZI2 1 Uludağ Üniversitesi. bunun 3468/cm2 si ağaç polenlerine.com Karabük il merkezi havasındaki alerjen polenlerin ve sporların belirlenmesi amacıyla 1 OCAK 2006 ile 1 OCAK 2008 tarihleri arası Karabük ilinin 2006 ve 2007 yıllarının alerjen polen ve sporlarını belirlemek amacıyla Karabük Üniversitesi Karabük Teknik Eğitim Fakültesi binası çatısına ve bahçesine birer adet durham aleti yerleştirilmiştir. aestivus bir yıl içinde iki büyük fenolojik aşamaya sahiptir. Alternaria. Yabani otsu bitkilerde ise en çok düzeye Brassicaceae. Ayse KAPLAN Zonguldak Karaelmas Universitesi. Gemlik Bursa gurcan@uludag. Selcen SAKAR1. Gramineae. Anahtar Kelimeler: polen. Biyoloji Bölümü.

Araziden laboratuara taşınan mantar örneklerine gerekli mikolojik teknikler uygulanarak mikroskobik veriler elde edilmiş ve kurutularak herbaryum örneği haline getirilmiştir. gölün ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunun göstergesi olan Microcystis aeruginosa’nın artışının nedenleri ve çözüm önerileri amaçlanmıştır. Arazi çalışmaları esnasında toplanan örneklerin doğal habitatlarında renkli fotoğrafları çekilerek. gölde sediment miktarı artmıştır . Doğal sistemler kendi kendilerini denetleyebilme özelliğindedirler. 2006-2007 yıllarında Yüksekova ilçe sınırları içerisinde toplanan makrofunguslar üzerinde yapılmıştır. belirli bir süre sonra göl yüzeyinde. Fen-Edebiyat Fakültesi. Makroskobik ve mikroskobik verilerin sonucunda Ascomycetes ve Basidiomycetes sınıfları içinde dağılım gösteren toplam 47 makrofungus taksonu tespit edilmiştir.tr Eğirdir Gölü. Yörede betimlenen taksonlardan. geri dönüşümü uzun vadede bile çok zor olan. Eğirdir Gölü’nün doğal yapısına yapılan müdahalelerle. 02030. Ceren TAŞLIK. sinuosa (Mertens ex Roth) Derbès & Solier taksonları ele alınmıştır. Eğirdir. Çanakkale Yüksekova (Hakkari) Yöresinde Belirlenen Bazı Makrofunguslar Yusuf UZUN1. campestris L var. Çanakkale herdugan@gmail. Mavi-yeşil alglerden Microcystis aeruginosa türünün oluşturduğu alg patlamasının meydana gelmesine neden olmuştur (Eylül 2006/ Ağustos 2007). Sibel YAMAOĞLU Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Boğazı. Rıza AKGÜL. peregrina Sauvageau ve C. göl taban çamurunda yüksek oranda fosfor birikimi belirlenmiştir. Gölden. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. ilgili morfolojik ve ekolojik özellikleri ile yöre halkının tür hakkındaki bilgileri kaydedilmiştir. ülkemizde kısa vadeli kazançlar elde edilirken. Ali KELEŞ1 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Doğal dengede. Isparta 3 Altın Kum Mahallesi. Bu çalışmada. Isparta ekesici@sdu. Anahtar Kelimeler: Eğirdir Gölü. Fen Fakültesi. Bunların 24’ü yenir. ferulae Lanzi (Süt mantarı) ve P. Microcystis aeruginosa. alg. İzmir 2 Süleyman Demirel Üniversitesi. ülkemizin tektonik kökenli en büyük doğal tatlı su gölüdür. 20’si yenmez ve 3 tanesi ise zehirlidir. Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi.19. taksonomilerindeki karışıklık giderilmeye çalışılmıştır. Kumm. göller bölgesinde konumlanan. Isparta ili ve ilçelerindeki çok sayıdaki yerleşim alanları içme suyu temin etmektedir. fosfor Türkiye Denizlerinde Yayılış Gösteren İki Colpomenia Türünün Taksonomik Kriterlerinin Saptanması Hüseyin ERDUĞAN. Adıyaman yusufuzun2004@yahoo. 35200. ekolojik ve ekonomik kayıplara neden olunmaktadır. A. Abdullah KAYA2. kısacası gölün evrimsel gelişiminin en önemli göstergesidir. Biyoloji Bölümü.edu. Biyoloji Bölümü.com Bu çalışmada birbirine çok benzeyen. 65080. Cevdan KESİCİ3 1 Ege Üniversitesi. Yosun Apartmanı. taksonomi SB 092 Colpomenia. Bu iki türün morfolojik ve anatomik özellikleri araştırılarak. Erol KESİCİ2. campestris (Kifar mantarı). Bu oluşum doğal göllerin verimliliğini. ostreatus (Jacq) P. Hidrobiyoloji ABD. Türkiye denizlerinde nadir olarak bulunan ve Çanakkale Boğazı’nda yayılış gösteren Colpomenia (Scytosiphonaceae) cinsine ait C. sistemin onarım gücü içinde kalan değişimleri ekolojik yapı ve biyolojik zenginlikler. 17/7. Kenan DEMİREL1. Kampus. Eğirdir Gölü’ne insanların son elli yıldır çeşitli nedenlerle yaptıkları bilinçsiz müdahalelerin sonucu. eksilten geri beslenme mekanizmasıyla giderebilir. Göl taban çamurundaki fosfor miktarının artışı. Eğirdir. su kalitesini. Yeter ki sistemdeki değişimler sistemin onarım gücünü dışına taşmasın. TRABZON SB 090 SB 091 Eğirdir Gölü’nde Mavi-Yeşil Alglerden Microcystis aeruginosa’nın Çoğalmasının Nedenleri Kutsal KESİCİ1.com Bu çalışma. Biyoloji Bölümü. Göl suyundaki azot ve fosfat miktarının artışı sonucu. Orçun SEMİZLER. Van 2 Adıyaman Üniversitesi. (Ağaç mantarı) adı ile 171 . mavi-yeşil alg. Sulak alanların politik ve ekonomik nedenlerle sürekli artan tarımsal ve endüstriyel üretim için kullanılmasıyla. Pleurotus fuscus var. Eğitim Fakültesi. Terzioğlu Kampusu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

vejetasyon Akçakale (Şanlıurfa /Türkiye) Suriye Sınırları Arasındaki Tuzlu Alanların Bitki Örtüsü Vagif ATAMOV1. Sekonder tuzlulaşma ile. Özellikle Pleurotus fuscus var.com 2005-2006 yılları arasında yapılmış olan bu çalışmada Akçakale ilçesi ile Suriye sınırları arasında kalan sekonder tuzlu alanların bitki örtüsünde gerçekleşmekte olan suksesyon araştırılmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mustafa ASLAN2. Mahmut YAVUZ2 1 Rize Üniversitesi.45 ve toplam tuz miktarlarının ise % 0.5-8. Biyoloji Bölümü. İsmet UYSAL1 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Chenopodium vulvaria subsp. Yüksekova (Hakkari). 172 . Biyoloji Bölümü. Coğrafya Bölümü. vulvaria senopopulasyonda birey sayılarını gittikçe artıran taksonlardır. Osmanbey Kampusu. 1962 yılı hava fotoğraflarının Map Info 1715567 m2 tespit edilen kumul alanı 2006 yılı Nisan ayı GPS ölçümlerine göre 1203052 m2’ye düşmüştür. Salsola soda. Aeluropuseto lagopoidesae-Chenopodiumetum vulvariae.edu. alana bir çok halofitik karakterli taksonların göç etmesi sonucu bu tip bitkiler arazide yaygınlaşmış ve Frankenieto pulverilentae-Salsoletum sodae. 17020. EC’lerinin 12. Cressa creticae-Aeluropusetum lagopoidesae gibi halofitik karakterli bitki birlikleri gelişmiştir. Cressa cretica. 2007 mayıs ayında yöre pazarlarında kg fiyatı 8-10 YTL’ den satıldığı tespit edilmiştir. TRABZON tanınır ve yenir. kuzey-güney uzanımlı kıyı boyunca yaklaşık 4 km uzunluk ve maksimum 500 m genişliğe erişen bir kumul sahası ve tuz bataklığı yer almaktadır. Plaj gerisinde yüksekliği 1–3 m arasında değişen yeni (hareketli) kumullar ile kıyı gerisinde bataklık ve tuzlu arazilerle sınırlanan sahada yapılan çalışmalarda kumulların zengin bir vejetasyon kapasitesine sahip oldukları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kavak Deltası.5-20 dS/m. pH’larının 7. Çanakkale 2 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Çanakkale 3 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. taksonomi. Alanda toplam 113 taksona rastlanılmıştır. Aeluropus lagopoides subsp. Türkiye SB 093 SB 094 Kavak Deltası’nda Uzaktan Algılama İle Kumul-Tuzcul Ve Flora İlişkileri Ersin KARABACAK1. Kıyı kumulu değişiminin. bu toprakların şiddetli tuzlu topraklar olduğunu göstermiştir. ferulae Lanzi mantar mevsiminde toplanarak satılır. Salsola (4). FenEdebiyat Fakültesi. bunlardan 42’si tuz oranı yüksek olan topraklarda. Şanlıurfa vhatemov@yahoo. 17020. 62’i ise tuz oranı düşük olan ortamları seven bitkilerdir. A. alanda sınıflandırma yapılmış ve bunlar haritalar üzerinde gösterilmiştir. lagopoides. Çanakkale krbersin@comu. Anahtar Kelimeler: Makrofunguslar. 1962 yılındaki arazi örtüsü sayısallaştırılmış siyah-beyaz monoskopik hava fotoğrafları ve güncel arazi örtüsü 2006 yılı Nisan ayı GPS ölçümleri ile son olarak 2007 Ağustos ayında çekilen Landstat ETM+ uydu görüntüsünün sınıflanmasıyla oluşturulmuştur.4’lük alansal daralmaya karşılık gelen bu fark kıyı morfodinamiğindeki değişimleri göstermektedir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Belirlenen taksonların tümü araştırma yöresi için yeni kayıttır.19. 17020. cinsler ise. Polygonum (3). yayılışları ve yenilebilirlik durumları verilmiştir. Kumullarda 512515 m2’lik yani %33. Esat ÇETİN2. Cenap CEVHERİ2. Rize 2 Harran Üniversitesi. Chenopodium (5 takson). Toprak Bölümü.801. flora. Biyoloji Bölümü. Bu birliklerin gelişme gösterdiği topraklarda. Poaceae (21 takson). vejetasyon ve tuzcul alanlara olan etkileri ortaya çıkartılmış. Asteraceae (16). Çanakkale. Teşhis edilen tüm makrofungus taksonları liste halinde sunulurken. Milli Piyango Eğitim Kampusu. Fabaceae (16) ve Chenopodiaceae(11). yetişme yeri özellikleri. 53100. Evren ERGİNAL2.Fen-Edebiyat Fakültesi. flora. 9’u kozmopolit. uzaktan algılama.tr Saroz Körfezinin doğusundaki Kavak Deltası’nın kuzey kesiminde. ve Aeluropus (2)’dur. FenEdebiyat Fakültesi. Hasan ÖZCAN3. Alanda takson sayısı en fazla olan familyalar. Biyoloji Bölümü. Ziraat Fakültesi.15 olması.

Rubo hirti-Fagetum orientalis. Toprağın ana kaya üzerinde tutulmasında. Nesibe Devrim ALMACA2 1 Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. odunsu özelliği. erozyon. Şanlıurfa polhalil@gmail. Araştırma alanında higrofil. 41380. Yapılan çalışma sonucunda gevenlerin yöresel olarak 4 farklı isimle isimlendirildiği (sarı geven. koruma. TÜBİTAK’ın desteği ile Norduz Yaylası Florasını belirleme çalışmalarımız esnasında. gevenlerin yoğun olarak sökülmekte ve alan topraklarının büyük bir kısmının bu sökümlerden dolayı doğal bitki örtüsünü kaybederek taşındığı tespit edilmiştir. Onobrychis Adans. TRABZON SB 095 Yeniköy (Bursa)’ün Sahil Kumulu Ardı Vejetasyonu Fazıl ÖZEN Kocaeli Üniversitesi.ozen@kou.. Norduz Yaylasında yayılış gösteren ve genel olarak yöre halkı tarafından geven olarak adlandırılan. 65080 Van muratunal_yyu@yahoo. Norduz Yaylası SB 097 Tarımsal Artık Kökenli Kompostun Topraktaki Kalıcı Etkisinin Belirlenmesi Halil POLAT1. Anahtar Kelimeler: Yeniköy. araştırma sahasının ortalama yüzey eğiminin % 15’in üzerinde olduğu düşünülürse büyük önem arz etmektedir. Acantholimon Boiss. Biyoloji Bölümü. yöre halkının tutuşturucu ve yakacak olarak kullanılabileceği.edu. uzun vadede toprağın korunması ve sürdürülebilirliliği çerçevesinde tarımsal artıkların verim üzerindeki etkisini belirlemek amacı ile 2004-2006 yılları arasında. Harran Ovası’nda bulunan Şanlıurfa Toprak ve Su Kaynakları 173 .com Bu çalışmada. cinslerinin erozyonun önlenmesindeki yeri ve tehlike altındaki türlerin in situ korumalarının yapılabilmesi için koruma önlemleri araştırılmıştır. Bursa. Marmara Bölgesinin Güney Marmara Bölümü’nde yer almaktadır. Bu bitkilerden 5’i tehlike altındadır. ağaçsızlaştırılmış alanlarda toprağı önemli derecede tutan gevenler. yöresel halk tarafından gerek yakacak amaçlı. Umuttepe Yerleşkesi. çıra geven. Onobrychis. bitki birliği. çok yıllık olarak toprağın bekçiliğini yapması. orman ve maki vejetasyonları olmak üzere üç vejetasyon tipi hakimdir. Çalışmamız sonucunda erozyonda etkili olan 2 familyanın 3 cinsine ait 25 kamefit bitki türü teşhis edilmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ayrıca gevenlerin sökülmeden bulunduğu alanda yakılarak tarla açma faaliyetlerinden bir an önce vazgeçilmesi gerekmektedir. Eskişehir 2 Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü. Bu bölge bitki coğrafyası bakımından Avrupa-Sibirya floristik bölgesine. vejetasyon. gerekse kışın hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. kara geven ve tavşan geveni) ortaya konmuştur. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Arbuto unedinis-Quercetum cerridis ve Phillyreo latifoliaeQuercetum cocciferae bitki birlikleri bilim dünyası için yenidir. Yeniköy. özellikle tahribe uğramış. İzmit. Bu vejetasyon tipleri aşağıdaki bitki birlikleri ile temsil edilmektedir: -Higrofil Vejetasyon Alno glutinosae-Fraxinetum angustifoliae -Orman Vejetasyonu Tilio argenteae-Castanetum sativae Rubo hirti-Fagetum orientalis Arbuto unedinis-Quercetum cerridis -Maki Vejetasyonu Phillyreo latifoliae-Quercetum cocciferae Bunlardan Tilio argenteae-Castanetum sativae.tr Bu araştırma Yeniköy kıyı kumulunun gerisinde yayılış gösteren vejetasyonu tespit etmek amacıyla gerçekleştirildi. Türkiye SB 096 Norduz Yaylası (Van)’nda Yayılış Gösteren Kamefit Gevenlerin Erozyonun Engellenmesindeki Rolü ve Korunması Murat ÜNAL.19.com Toprağın potansiyel verim kapasitesini geliştirmek. Davis’in kareleme sistemine göre A2 karesine dahildir. Fevzi ÖZGÖKÇE Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Norduz Yaylasının biyolojik çeşitliliğinin yerinde korunmasında anahtar bitki grubu olan gevenlerin üzerindeki baskıların kaldırılabilmesi için. tehlike altında birçok türünde yer aldığı (Astragalus L. Anahtar Kelimeler: Astragalus. doğaya ve bitki örtüsüne zarar vermeyen alternatif yollar konusunda bilinçlenmesi gerekmektedir.. geven. Acantholimon. Gevenler geniş ve derin kök yapısı. Kocaeli fazil.).

0 olarak saptandı. önerilen suni gübreye eşdeğerde verim elde edildiği saptanmıştır. Remazol Brillant Blue R biyosorbsiyonu için optimum pH 3. Kesikli olarak yürütülen çalışmalarda.kompost /da uygulaması önerilir. Emine ÖZTÜRK1 1 Kırıkkale Üniversitesi. Debboy Mevkii.0) biyosorpsiyon karakteristiği araştırılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. Dolayısıyla işletme imkanları. Çakılı olarak ve tesadüf blokları deneme deseninde 7 konulu. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2. Test bitkilerinin mısır (ikinci ürün ) ve buğdayın (ana ürün) kullanıldığı bu araştırmada kontrol konusu ve 0-1-2-3-4-5 ton-kompost/da. Yahşihan. üçüncü yılda ise etkisini kaybettiği görülmüştür. 3 tekerrürlü olarak yürütülen bu denemede kompost uygulaması bir defada ve denemenin başlangıcında (2004 yılında) yapılmıştır. Bu nedenle bir defada uygulanan 3-4. Anahtar Kelimeler: Biyosorpsiyon. SB 098 Doğal ve Modifiye Rocellea phycopsis Ach. Atık suya bakıldığında saptanabilen ilk kontaminant renktir ve su yataklarına verilmeden önce uzaklaştırılması gerekmektedir. konuları uygulanmıştır. İkinci ürün mısır-buğday rotasyonunun uygulandığı ve deneme süresince (üç yılda) toplam üç defa ikinci ürün mısır ve üç defa da buğday veriminin alındığı araştırmada . Zafer TÜRKMEN2. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Yüzey modifikasyonunun adsorpsiyon performansı üzerine etkisinin belirlenmesi amacı ile liken örnekleri ısı ile muamele edilmiş ve adsorpsiyon çalışmaları tekrar edilmiştir. Adsorpsiyonun matematiksel tanımlanmasında Freundlich ve Langmuir adsorpsiyon izotermleri kullanılmış ve izoterm sabitleri belirlenmiştir. Aysun ERGENE1. Kompost uygulanan konulara kimyasal gübre verilmemiştir. Bu çalışmada Remazol Brillant Blue R boyar maddesinin sucul ortamdan uzaklaştırılması için Rocellea phycopsis biyokütlesi kullanılmıştır. Biyoloji Bölümü. bazik.yıllar itibarı ile alınan verimler incelendiğinde kompostun verim üzerinde birinci ve ikinci yılda etkili olduğu. Yüzey modifikasyonu sonrasında adsorpsiyon kapasitesinde %23 oranında bir artış olduğu belirlenmiştir.19. antrokinon bazlı ve metal kompleks boyalar olmak üzere çeşitli yapılar içerir.5 ton/da kompostun üç (ikinci ürün mısır+buğday+ ikinci ürün mısır rotasyonu) üretim periyodu boyunca etkili olduğu. toprağın sürdürülebilirliliği ve çevre kirliliği de dikkate alınarak üç üretim dönemi için 5 ton. asidik reaktif. 71450. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. pamuk artıkları ve at gübresi karışımından oluşan kompost kullanılmıştır. farklı boyar madde derişimi (40-100 mg/L) ve pH aralığında (2. Remazol Brillant Blue R Rocellea 174 . mısır. dispers. ile Remazol Brillant Blue R’nin Sucul Ortamdan Uzaklaştırılması Emine YALÇIN1. azodiazo. phycopsis. boyar maddelerin gideriminde uygun bir alternatif yöntemdir. Giresun eyalcin@kku. Kadir KINALIOĞLU2. sadece önerilen kimyasal gübre dozları uygulanmıştır. Biyoloji Bölümü. Biyosorpsiyon. TRABZON Araştırma Enstitüsü Koruklu-Talat Demirören Araştırma İstasyonu’nda yürütülen bu araştırmada buğday.0-8.tr Tekstil endüstrisinde alıcı ortama deşarj edilen boyalar. Kırıkkale 2 Giresun Üniversitesi.edu. 28049. Kontrol konusuna kompost uygulanmamış olup.

Biyoloji Bölümü.19. TRABZON Zooloji Sözlü Bildiri Özetleri 175 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

TRABZON 176 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Biyoloji Bölümü.

0 mg/L etkisine 7 ve 28 günlük sürelerde bırakılan O. AST. Bunun için yaygın PAH metabolitleri olan fenatren (3 halkalı. kortizol ve glukoz) değişimler ise otoanalizatör yöntemlerle belirlenmiştir. Yoğun sanayi faaliyetleri sonucu ortaya çıkan tamamlanmamış yanma süreçlerinin ve petrokimyasal işlemlerin sucul ekosistemlerde PAH kirliliğine neden olduğu bilinmektedir. Çalışmamızda fluoresans aromatik bileşikler veya PAH metabolitlerinin düzeyi. Malatya agungordu@inonu. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Oreochromis niloticus. niloticus’un kan dokusundaki metal düzeyleri ve bazı biyokimyasal parametrelerdeki değişimler incelenmiştir. Ex/Em: 290/335) piren (4 halkalı. 01330 Adana.0+1. çinko. Cd ve Zn+Cd Etkisinde Oreochromis niloticus’un Kan Dokusundaki Metal Düzeylerinin ve Bazı Biyokimyasal Parametrelerdeki Değişimlerin Belirlenmesi Özgür FIRAT1. safra pigmenti olan biliverdin düzeyi saptandı. Ayrıca safra yoğunluğunu belirlemek için bütün örneklerde. Metallerin kan dokusundaki düzeyinin. belirtilen sabit eksitasyon (Ex) ve emisyon (Em) dalga boylarında flouresans yoğunlukları belirlendi. Oreochromis niloticus’un kan dokusundaki metal (Zn. sediment ve/veya su örneklerinde belirlenmektedir. Denenen koşullarda balıkların serumlarındaki biyokimyasal parametreler Zn. biyokimyasal parametrelerdeki (ALT. Ex/Em: 341/383) ve benz(a)piren-tip (5 halkalı Ex/Em: 380/430 nm) metabolitlerin. niloticus’un kan dokusundaki metal düzeyi. Yine safra protein düzeyi belirlenerek. Sabahattin ASLANYAVRUSU2. görece daha ucuz olan sabit dalga-boylu fluoresans (SDF) yöntemi ile semi-kantitatif olarak belirlenebilmektedir. Karakaya Baraj Gölü. ortamda metal derişiminin artışı ve etkide kalınan sürenin uzamasıyla artmıştır. bileşiklere ait fluoresans yoğunluk bu değerler ile oranlandı.19. Ferit KARGIN2 1 Adıyaman Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü.edu. safra fluoresans düzeyi. Biyoloji Bölümü. Araştırmada. 02040 Adıyaman. serumdaki ALT ve AST aktivitesi ile kortizol ve glukoz düzeyi artış göstermiştir. Metallerin etkisinde. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu nedenle PAH bileşiklerine maruz kalmanın izlenmesinde safra metabolit düzeyinin belirlenmesi kimyasal izleme çalışmalarına alternatif. Anahtar Kelimeler: Biyolojik izleme.5+0.5 ve 5. Cd) düzeyleri Atomik Absorbsiyon Spektrofotometrik.tr Günümüzde petrol türevi ürünlerin kullanımının artarak devam etmesi nedeniyle. naftalen (2 halkalı.tr Bu araştırmada. kadmiyum. Türkiye 2 Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Serumdaki bu parametreler üzerine metallerin etkisinin düşük ortam derişimlerine oranla yüksek derişimlerinde daha fazla ve bu etkilerinin Zn+Cd>Cd>Zn şeklinde olduğu belirlenmiştir. Cd ve Zn+Cd karışımından etkilenmiştir. Boran. Eğribük ve Hasırcılar istasyonlarından yakalanan toplam 286 adet sazan (Cyprinus carpio) balığında safra örnekleri çalışıldı. Murat ÖZMEN İnönü Üniversitesi. metallerin tek tek etkisiyle karşılaştırıldığında metal karışımında daha düşük olduğu saptanmıştır.0 mg/L ve Zn+Cd karışımının 0. Ancak balıklarda PAH biyotrasformasyonunun yüksek düzeyde gerçekleşmesi nedeniyle bu bileşiklerin canlıda birikimi daha az olmaktadır. ALT. Hikmet Yeter ÇOĞUN2. fluoresans spektrofotometre kullanılarak SDF yöntemine göre belirlendi. Cyprinus carpio. PAH birikiminin engellenmesi karaciğer ve kas dokusunda atasal PAH bileşiklerin belirlenmesini güçleştirir. glukoz Karakaya Baraj Gölünde Olası PAH Kirliliğinin Sazan Balığı (Cyprinus carpio) Safra Örneklerinde Değerlendirilmesi Abbas GÜNGÖRDÜ. su kirliliği 177 . önemli bir biyobelirteç sağlamaktadır. AST. Bu çalışmada Kasım 2004-Nisan2006 tarihleri arasında 9 farklı dönemde Karakaya Baraj Gölünün Adagören. Türkiye ofirat@adiyaman. PAH. kadmiyumun 0.0 mg/L. çinkonun 0. TRABZON SZ 001 SZ 002 Zn. kortizol. poliaromatik hidrokarbonların (PAH) neden olduğu çevresel kirliliğin önemi daha da artmıştır.edu. Kampus. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Yapılan çalışmada O. Ex/Em: 260/380).1 ve 5. Safra metabolit düzeyleri. Rutin kimyasal izleme çalışmalarında PAH düzeyi.1 ve 1.

0. böbrek dokularında GSH ve MDA analizleri ile histopatolojik incelemeler yapılmıştır.edu. iskemiden önce AA uygulanan üçüncü grupta üre ve kreatinin için normale yakın değerler ölçülmüştür. p=0. 178 . Ayrıca konsantrasyon artışının ölüm oranlarında bir artışa. 100. bu gübrenin Kafkas kurbağası larvaları üzerinde önemli olumsuz etkilere sahip olduğunu gösterdi.tr Özellikle vasküler cerrahi işlemler ve organ nakilleri esnasında karşılaşılan en önemli sorunlardan birisi iskemi reoperfüzyon (IR) hasarının oluşmasıdır. Emel ÇAKIR1. böbrek doku MDA miktarları incelendiğinde IR grubunda kontrole oranla istatistiksel olarak anlamlı bir artış.000. Fen-Edebiyat Fakültesi. dokunmaya karşı tepkilerde gecikme. 200. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. deride şeffaflaşma. İlk grup sadece nefrektomi yapılan kontrol grubudur. Deney sonunda tüm gruplardaki sıçanlar öldürülerek serum kreatinin. sıçan böbreğindeki deneysel IR hasarına karşı askorbik asitin etkisi araştırılmıştır. Kontrol ve bazı uygulama gruplarına (50.0816-17. GSH miktarlarında ise anlamlı bir düşüş saptanmıştır.üre ve LDH. Zeliha ÇOLAK YILMAZ2. Konsantrasyon artışının larvaların ağırlık ve boylarında önemli ölçüde azalmalara yol açtığı görüldü. Diğer yandan AA+IR grubunda MDA ve GSH miktarları kontrol grubundan istatistiksel olarak farksız ancak IR grubundan anlamlı ölçüde farklı bulunmuştur. ödemler. sıçan böbreğinde deneysel olarak yaratılan IR hasarına karşı önleyici etkisi olduğu ortaya konmuştur.8. Serum kreatinin. LDH miktarları ölçülmüş. Deneyin başlangıcında gruplar karşılaştırıldığında larvaların ağırlık ve boylarında herhangi bir farklılık belirlenmezken (Kruskall Wallis Testi. uygulama gruplarına ait larvalarda hareketlerde yavaşlama. Beytepe.19. doku GSH ve MDA ölçüm sonuçları ile histolojik incelemeler değerlendirildiğinde IR grubunda böbrek fonksiyonlarında önemli oranda bozulmalar saptanmıştır. Türkiye’de sadece Doğu Karadeniz bölgesinde yaşayan Pelodytes caucasicus larvaları için. Ancak antioksidan özellik gösteren bir vitamin olan askorbik asitin (AA) renal IR hasarı üzerindeki etkisi henüz belirlenmemiştir. Ankara aslid@hacettepe. Dürdane KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. 0.com Çalışmamızda. 500mg/l) ait ortalama ağırlık (g) ve boy (mm) değerleri sırasıyla şöyledir: 0.p. Ancak üçüncü gruptaki sıçanlara iskemi yapılmadan 1 saat önce 250 mg/kg (i. Üçüncü grutaki sıçanlara da nefrektomiden 15 gün sonra 45 dakika iskemi ardından 3 saat reperfüzyon uygulanmıştır. Son zamanlarda yapılan çalışmalar arttıkça. Çalışmamızda her biri 8'er adet Wistar albino sıçandan oluşan 3 grup kullanılmıştır. kamburluk. Fen-Edebiyat Fakültesi. Kontrol ve bazı uygulama gruplarına (0. df=8) deney sonunda bu parametreler açısından kontrol ve uygulama gruplarının önemli ölçüde farklı olduğu belirlendi (Kruskall Wallis Test.6. Yapılan çalışmalarda bu amaçla. Ufuk BÜLBÜL1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi.05. Anomali sayısı konsantrasyon artışıyla az da olsa artarken anomalilerin ortaya çıkış zamanının bundan etkilenmediği belirlendi. Deney esnasında. Bu nedenle yapmış olduğumuz çalışmada. tiyol grubu içeren bileşikler (glutatyon gibi) ve bazı flavonoidlerin kullanıldığı görülmektedir. Bilal KUTRUP1.1. dünya üzerinde en yaygın kullanıma sahip gübre olan amonyum nitratın akut dozlarda gösterdiği etkiler araştırıldı.0955-20. p>0. AA+ IR grubuna ait preparatlarda normale yakın böbrek histolojisi gözlenmiştir. kas ve beyin gibi dokularda I-R hasarının ortaya çıkmasında reaktif oksijen ve nitrojen türlerinin rol oynadığı ortaya konmuştur. 0.0521-16. ölüm olayının ortaya çıkış süresindeyse bir azalışa sebep olduğu görüldü. Bunun yanı sıra. üre. dengesizlik.500mg/l) maruz bırakıldı. Biyoloji Bölümü. Buna karşın iskemi yapılmadan 1 saat önce uygulanan askorbik asitin. felç gibi çeşitli anormallikler gözlendi. SZ 004 Kafkas Kurbağası (Pelodytes caucasicus) Üzerinde Amonyum Nitrat Gübresinin Akut Etkileri Handan KARAOĞLU1.06800. df=8). IR grubuna ait sıçanların serum kreatinin ve üre miktarlarında artış saptanırken.0676-17. Aynı şekilde IR grubunda serum LDH miktalarıkontol ve AA+ IR grubuna oranla yüksek bulunmuştur. TRABZON SZ 003 Renal İskemi-Reperfüzyon Hasarına Karşı Askorbik Asitin Etkisi Aslı KORKMAZ. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. karaciğer.Biyoloji Bölümü. yumurta halinde toplanan örneklerden laboratuar ortamında larvalar elde edilip 14 gün boyunca bu kirleticinin akut dozlarına (0.5. kalp. Biyoloji Bölümü. Dokudaki IR hasarının önlenmesinde antioksidan özellikli maddelerden yararlanmak tercih edilen bir yöntemdir. 0. İkinci gruptaki sıçanlara ise nefrektomi yapıldıktan 15 gün sonra 45 dakika iskemi ardından 3 saat reperfüzyon uygulanmıştır.041215. Elde edilen sonuçlar.7. Bunlara ek olarak. IR grubuna ait böbrek kesitlerinde yoğun konjesyon alanları ve mononüklear hücre infiltrasyonları görülürken.Histopatolojik inceleme sonuçları da biyokimyasal sonuçları desteklemektedir. Giresun handankaraoglu@gmail.) AA uygulaması yapılmıştır.

böbrek A. 75. LDH değerleri ise AA’ nın BPA. askorbik asit. OP ve BPA gruplarına oranla istatistiksel olarak anlamlı bir azalma tesbit edilmiştir. askorbik asit ise distile suda çözülerek tüm uygulamalar pre-oral yoldan haftanın üç günü yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Amonyum nitrat gübresi. Ancak antioksidan maddelerin bir çoğunun koruyucu aktivitelerinin yanı sıra prooksidan etki gösterdiği düşünülürse AA’ nın oluşan hasarı daha da şiddetlendirmesi. oktilfenol. Buna karşın bu maddelerle birlikte uygulanan AA’ nın oluşan böbrek hasarını daha da arttırması ise beklenmeyen bir bulgu olmuştur. uygulanan dozda antioksidan aktivite göstermek yerine prooksidan davranış sergilemesi ile açıklanabilir. Anahtar Kelimeler: Bisfenol nonilfenol. 06800. “Serum üre ve kreatinin değerleri incelendiğinde NP. NP ve OP nin belirtilen dozlarda sıçan böbreği üzerinde minimal düzeyde oksidatif strese bağlı hasara neden olduğu görülmüştür. Her birinde 6 adet sıçan bulunan gruplardan birincisi yağ kontrol grubudur.o).o). Tüm bulgular değerlendirildiğinde BPA. OP. 179 . Biyoloji Bölümü. AA +BPA grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p. Bu çalışmada 6 haftalık Wistar albino erkek sıçanlardan 7 farklı deney grubu oluşturulmuştur. deterjanlar. NP ve OP ye maruziyet söz konusudur. Uygulama sonucunda tüm gruplara ait sıçanlardan serum analizlerinde kullanılmak üzere kan.o).o). Bu çalışmanın amacı BPA. AA +NP grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p. ve Oktilfenol(OP). Böbrek doku MDA değerleri BPA. 150. Müfide AYDOĞAN. NP grubu (20 mg/kg p. Dürdane KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi. Ankara aslid@hacettepe. AA alan gruplarda önce AA uygulaması yapılmış. AA +OP. Nonilfenol ve Oktilfenolün Neden Olduğu Hasar Üzerine Askorbik Asitin Etkilerinin İncelenmesi Aslı KORKMAZ. Nurhayat BARLAS. Ancak NP ve OP’ nin etki mekanizmasını aydınlatacak yeterli çalışma bulunmamaktadır. akut etkiler SZ 005 Sıçan Böbreğinde Bisfenol A. 0. 500mg/l) ait larvalarda görülen ölüm yüzdeleri sırasıyla şöyledir: 0. NP ve OP ile birlikte uygulandığı gruplarda hem kontrolden hem de NP. Böbrek doku GSH değerlerinde BPA. 200. Probit analiziyle belirlenen yarı ölümcül konsantrasyon (LC50) değeriyse 141. mononükleer hücre infiltrasyonları ve nekrotik alanlar tesbit edilmiştir. AA +NP ve AA +BPA gruplarında ise hem kontrol hem de NP. AA+OP. Başlangıç aşamasındaki bu çalışma sonucunda bu kimyasalın kafkas kurbağası üzerindeki zararı ortaya konmuş olacaktır. Pelodytes caucasicus larvaları. hemen ardından diğer maddenin uygulanmasına geçilmiştir BPA.edu. NP uygulamasının sıçan böbreği üzerinde yarattığı etkileri incelemek ve antioksidan olan askorbik asitin (AA). OP ve NP’ nin yarattığı böbrek hasarı üzerindeki etkisini incelemektir. AA +NP ve AA +BPA gruplarına ait böbrek preparatlarında yaygın konjesyon alanları. histopatolojik ve biyokimyasal incelemelerde kullanılmak üzere böbrek dokuları alınmıştır. NP ve OP gruplarında kontrol grubuna oranla. Diğer gruplar sırası ile. Bu nedenle günlük hayatta kullanılan birçok malzeme ile BPA. kreatinin değerlerini daha da düşürürken üre değerlerinde artışa neden olmuştur. Nonilfenol(NP). Zooloji Anabilimdalı. Biyoloji Bölümü. 60. OP ve NP zeytinyağında çözülmüş. 45. OP ve BPA gruplarından oldukça yüksek bulunmuştur. 85.19. boyalar kozmetik ürünler ve çeşitli plastik ürünlerin yapımında kullanılan alkilfenol polietoksilatların son yıkım ürünleri olup endokrin-bozucu aktivite gösteren çevresel kimyasallardan birkaçıdır.tr Bisfenol A (BPA). TRABZON 50. Yapılan çalışmalarda kesin olmamakla birlikte düşük dozlarda uygulanan BPA’nın üreme sistemi ve karaciğer dokularında oksidatif stresi arttırdığı ve antioksidan koruma sistemini zayıflattığı için doku hasarına neden olduğu ifade edilmiştir. BPA grubu (20 mg/kg p. Histopatolojik yönden yapılan incelemeler de BPA. böbrek MDA ve GSH analizleri ile histopatolojik incelemeler yapılmıştır. Beytepe. Konrtol ve uygulama gruplarına ait örneklerde serum kreatinin. AA+OP. AA +OP grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p. BPA.o). NP ve OP gruplarına ait böbreklerde seyrek olarak konjesyon ve mononüklear hücre alanları bulunurken. OP ve BPA nın genel olarak her iki değerde de kontrol grubuna göre azalmaya sebep olduğunu ancak bu maddelerle birlikte AA uygulaması. LDH ölçümleri. 100. OP grubu (20 mg/kg p.73mg/l idi. NP ve OP gruplarına oranla istatistiksel olarak anlamlı bir artış göstermiştir.o) olarak özetlenebilir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. AA +NP ve AA +BPA gruplarında ise hem kontrole hem de BPA. üre. NP ve OP gruplarında kontrole oranla.

com Bu çalışmada juvenil hormon analoğu fenoxycarb’ın ipekböceği (Bombyx mori)’nin ortabarsağı üzerine etkileri araştırılmıştır. Denemelerin sonucunda fenoxycarb’ın barsak dejenerasyonu üzerine doğrudan etkisi olduğu gözlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Veteriner Fakültesi. barsak dejenerasyonu SZ 008 Kronik Florozisin Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi Evren KOÇ1. Fen-Edebiyat Fakültesi. I. Epitelin lümen tarafında değişen kalınlıklarda intima tabakası bulunur. Tokat fdemir@gop. Ön bağırsak. Epitelyum rejeneretif. Sphex flavipennis’in (Hymenoptera. Kars evrenkoc@hotmail.tr Bu çalışmada. II. Biyoloji Bölümü. Orta bağırsak anterior ve posterior kısımlardan meydana gelmiştir. hepatik kordonlarda bozulma (dissosiasyon). Kars 2 Kafkas Üniversitesi. Epitelyumu dıştan boyuna ve dairesel kas tabakaları kuşatmıştır. Kronik florozis. Anahtar Kelimeler: fare. Fenoxycarb uygulanan hayvanların orta barsaklarında meydana gelen dejenerasyon kontrol hayvanlarıyla karşılaştırılmıştır. Veteriner Fakültesi. ortabarsak. Endokrin hücrelerin apikalleri lümene uzanır.bulunan normal çeşme suyu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu böceğin sindirim kanalı.19. lokal nekroz alanları ve vakuol oluşumu. Biyoloji Bölümü. gruptaki farelerde hepatositlerde hafif derecede büyüme. fenoxycarb. II.3 ppm F. TRABZON SZ 006 Sphex flavipennis Fabricus. 1793 (Hymenoptera: Sphecidae)’in Sindirim Kanalının Morfolojisi ve İnce Yapısının Araştırılması Filiz DEMİR. Gruptaki farelere içeriğinde 0. Yusuf ERSAN2. İç Hastalıkları ABD. III. Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi. Enterosit hücreler. Sphecidae) sindirim kanalının histolojisi ve ince yapısı ışık ve elektron mikroskobunda araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sphex flavipennis. centralisin çevresindeki bazı hepatositlerde hidropik ve vakuolar dejenerasyon ile bazı hepatositlerde nekroz ve V. İzmir gozdesel81@yahoo. Her biri 8’er fareden oluşan toplam 4 grup oluşturuldu. 180 .edu. orta ve son bağırsak olmak üzere üç kısımdan meydana gelmiştir. IV. endokrin ve enterosit olmak üzere üç çeşit hücreden meydana gelmiştir. sitoplazmaları salgı granülleri ile doludur ve bazal zar katlanmalarından yoksundurlar. kolon ve rektum olarak adlandırılan kısımlardan meydana gelmiştir. Osman PARLAK Ege Üniversitesi. Menderes SUİÇMEZ Gaziosmanpaşa Üniversitesi. gruptakilere de 40 ppm flor (sodyum flor olarak) içme suyuna katılarak 90 gün süre ile verildi. yaygın nekroz alanları. Orta barsak hücreleri histolojik olarak incelenmiştir. histoloji. Fen-Edebiyat Fakültesi. 35100 Bornova. centralislerde hafif hiperemi. gruptaki farelerde V. Fizyoloji ABD.com. küçük. gruptaki farelerde ise hepatositlerde orta derecede büyüme. İpekböceği Bombyx mori (Lepidoptera:Bombycıdae)’De Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Orta Barsak Üzerine Etkisinin Gösterilmesi Gözde SELEK. özefagus ve proventikulustan oluşmuştur. farklılaşmamış hücrelerdir. sindirim kanalı.tr Kronik florozisin farelerin karaciğer dokusu üzerindeki histopatolojik etkilerini incelemek amacıyla yaptığımız bu araştırmada ortalama 55-60 günlük erkek Swiss albino fareler kullanıldı. Zooloji Anabilim Dalı. histopatoloji. preparatlar hazırlandı ve ışık mikroskobu (Olympus BX51) ile incelendi. mitokondriler ile bitişik olan iyi gelişmiş bazal zar katlanmalarına sahiptirler. gruptakilere 20 ppm ve IV. karaciğer. Çalışmanın sununda histopatolojik değişikliklerin tespiti için standart histolojik metotlarla karaciğer doku örnekleri alınarak. Son bağırsak ise ileum. Kars 3 Kafkas Üniversitesi. Rejeneratif hücreler epitelyumun bazalında bulunan. gruptaki farelere 10 ppm. Başaran KARADEMİR3 1 Kafkas Üniversitesi. sitoplazmik yerleşimli vakuol oluşumu ve dissosiasyon görüldü. ince yapı SZ 007 Anahtar Kelimeler: Bombyx mori. III. ön.

B. KAPTANER. pH ve çözünmüş oksijen (ÇO) (mg/L) seviyeleri ve erkek balıklarda plazma vitellogenin seviyesi saptandı. Bu bulgular serebral gangliyonları saran konnektifin bir nörohemal alan olarak işlev görebileceğine işaret etmektedir. Gürsel ERGEN Ege Üniversitesi. Plazma total protein. 19 balıkta 1. Tüm vitellojenik dişilerde pozitif immun boyama görüldü fakat pozitif hücrelerin dağılımı ve boyamanın yoğunluğu homojen değildi. bununla birlikte serebral gangliyonları saran içte daha sıkı.38 pg/ml ve Vtg.308±4. Aynı zamanda örnekleme alanlarında suyun sıcaklık (ºC).biter@ege. Van Gölü havzası için endemik bir sazan türü olan inci kefali (Chalcalburnus tarichi)’nde vitellogenezis sırasında hepatosomatik indeks (HSI). vitellogeninin immunohistokimyasal lokalizasyonu. 17β-östrodiol (E2) ve vitellogeninin plazma seviyeleri belirlendi. 1. G. Bornova. aktif.575 µg/ml). Sonuç olarak. VEK ve Üniversite açıklığı izledi. Aktif olmayan Helix aspersa’nın serebral gangliyonlarında ise hücrelerin nörosekresyon içeriklerinin oldukça azaldığı. Fen Fakültesi.edu.497-24. 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’te Serebral Gangliyon Nörosekresyon Hücreleri Nermin BİTER. inci kefali.40-9. bunu Çarpanak adası (1.5. Suyun sıcaklığı mevsime bağlı olarak +1+16 ºC arasında ölçüldü. E2 ve Vtg’in en yüksek seviyeleri sırasıyla Mayıs (833. E2. erkek balıkların plazmasında Vtg varlığı ve bir balığın karaciğerinde zayıf bir Vtg immun reaksiyonun gözlenmesi bu balıkların östrojen benzeri kirleticilere maruz kalma riski taşıdığını göstermektedir.58 pg/ml) ve Nisan (31. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Zeve Kampusu Van ahmetoguz@yyu. 120. Vitellojenik balıkların karaciğerinde vitellogenin (Vtg)’in dağılımı streptavidin-biyotin peroksidaz immunohistokimyasal metod ile gösterildi. 35100. floresan metod ile bir balığın karaciğerinde birkaç hücrede zayıf immun reaksiyon görüldü Erkeklerde Vtg varlığı doğal ve sentetik östrojenler veya östrojen gibi davranan kimyasallar için duyarlı bir biyomarkır olarak kullanılır. Pallas 1811)’nde Vitellogeninin İmmunohistokimyasal Lokalizasyonu ve Vitellogenin Seviyesinin Belirlenmesi Ahmet Regaib OĞUZ.807±1.19.tr Bu çalışmanın amacı. Genellikle. Zooloji Anabilim Dalı. Van-Edremit Körfezi (VEK)’den yakalanan 37 erkek balığın 6’sında Vtg’in belirlenemezken (<0.354 µg/ml arasındaydı. dışta gevşek yapılı olan serebral konnektifte oldukça yoğun nörosekresyon içeren lakünlerin yer aldığı saptanmıştır. nörosekresyon hücresi 181 . aktif ve aktif olmayan Helix aspersa Müller. İnci kefali erkeklerinde plazma Vtg’ni bireyler arasında farklı konsatrasyonlarda bulundu. Anahtar Kelimeler: Helix aspersa.139 µg/ml) ve Akdamar adası (3. SAB metod ile tüm erkek balıkların karaciğerinde hiç Vtg immunreaksiyon gözlenmezken. Biyoloji Bölümü. serebral gangliyon.71 ve 8. gonadosomatik indeks (GSI). Gomori’nin paraldehit fuksin boya metodu ile göstermektir. vitellogenin.tr Bu çalışmada. total protein. Anahtar Kelimeler : Van Gölü. 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’ün serebral gangliyonlarındaki nörosekresyon hücrelerinin histolojik yapısını ve nörosekresyon maddesinin dağılımını. SZ 010 Aktif ve Aktif Olmayan Helix aspersa Müller. Aktif Helix aspersa’nın serebral gangliyonlarının mezoserebrum ve postserebrum bölgelerinde yoğun nörosekresyon maddesi içeren irili ufaklı hücreler ile çok sayıda küçük hücrelere sahip olan proserebrum bölgesinde ise homojen dağılımlı nörosekresyon granüllerinin varlığı gösterilmiştir.093±0.12.1 mg/L olarak belirlendi. Güçlü immunoreaksiyon görülen hücreler negatif hücrelerin arasına da dağılmıştı. pH ve ÇO seviyeleri sırasıyla 9. İzmir nermin. 17-β östradiol.24 ng/ml).255 mg/ml). Plazma E2 ve vitellogeninin en düşük seviyeleri Aralık ayında ölçülürken (E2.656 µg/ml). karaciğer portal ven dalları ve merkezi ven etrafındaki hücrelerde güçlü Vtg reaksiyon gözlendi.ÜNAL Yüzüncü Yıl Üniversitesi.557-26.296-26.60±23. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.40±211. Chalcalburnus tarichi. Pulmonata.913 mg/ml) aylarında ölçüldü. ve vitellogenin seviyelerinin vitellojenik safha sırasında arttığı saptandı. Biyoloji Bölümü. İmmunopozitif hücrelerin dağınık veya gruplar halinde lokalize olduğu gözlendi. TRABZON SZ 009 İnci Kefali (Chalcalburnus tarichi. Vtg’in en yüksek seviyesi Bardakçı köyü açıklarında yakalanan balıklarda ölçüldü (12.edu.

26480 Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Anatomi ABD. Renal İ/R hasarı sol renal pedikülün 45 dakika oklüzyonu ve daha sonra 24 saat reperfüzyonu ile oluşturuldu. Grup 2 (renal İ/R hasarı+Serum fizyolojik). Grup 3 (renal İ/R hasarı+SL 100 mg/kg) ve Grup 4 (renal İ/R hasarı+SL 200 mg/kg) olarak planlandı. Biyoloji Bölümü. Ankara 2 Gazi Üniversitesi. ve insizyon + PEG + Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) (n=10) grubu olmak üzere üç aşamalı olarak düzenlenmiştir.. 28 yetişkin albino erkek sıçan 4 grupta değerlendirilmiştir. 06500. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. epitelizasyon. Fen-Edebiyat Fakültesi. Hilmi ÖZDEN2. TRABZON SZ 011 SZ 012 Ekzojen Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) Uygulanmış Kesi Yaralı Tavşanlarda İyileşme Bölgesine Epitel Hücre Göçü Nesrin ÖZSOY1. Operasyon sonrası yem ve su ile beslenen denekler birinci.ankara. Ankara ozsoy@science. Grup 3’e 100 mg/kg SL ve Grup 4’ e 200 mg/kg SL iskemiden 15 dakika önce tek doz intraperitonal olarak uygulandı. kesi (insizyon) yarası. Epidermal Büyüme Faktörü oral submukozal implanta uygulanmıştır. Araştırmada deney grupları sadece insizyon yapılan grup (n=10). Biyoloji Bölümü.19. SL’nin renal İ/R hasarı üzerindeki serum üre (BUN). Bu bulgular ROM’nin İ/R ile indüklenen renal hasarda rol oynadığı. Anahtar Kelimeler: Epidermal Büyüme Faktörü (EGF). üçüncü ve beşinci günleri takiben anestezi ile feda edilip yara dokusu çıkarılmış ve derhal transmisyon elektron mikroskop (TEM) preparasyonu için takibe alınarak blokları yapılmıştır. CRE. Bu bloklardan yarı ince ve ince kesitler alınarak ağız mukoza epitelinin iyileşme sürecinde zamana bağlı olarak değerlendirmesi yapılmıştır. 3 ve 4). 06100. Grup 1 hariç diğer gruplara iskemiden 15 gün önce sağ böbrek nefrektomisi yapıldı ve deney hayvanlarının bu süre içerisinde iyileşmesi sağlandı. Renal İ/R hasarındaki koruyucu etkilerini araştırılmıştır. insizyon + polietilen glikol ( PEG ) ( n=10 ). 100 mg/kg SL verilen Grup3. Kesi yarasına EGF uygulanmasını takiben epitel hücrelerinin mitotik aktiviteleri. elektron mikroskop Silymarin’in Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi Bilge ÖZKAL1. 182 . İ/R grupları (Grup 2. Şule COŞKUN2. Tandoğan. tohumlarından elde edilen antioksidan özelliği bilinen bir bitki flavanoidir. Grup 1 (Kontrol). İ/R’dan sonra biyokimyasal incelemeler için deney hayvanlarından alınan kanlardan serumlar elde edildi . EGF'nin epitelizasyonu hızlandırmış olması yara iyileşmesinin geciktiği pek çok hastalıklarda. Fen-Edebiyat Fakültesi. Beşevler. Biyoloji Bölümü. epitel hücre. Meşelik. hücre göçü ve proliferasyonu incelenmiştir. Tıp Fakültesi. Nursel GÜL1 1 Ankara Üniversitesi. Sonuç olarak. 26480 Eskişehir gokhanb@ogu.edu. Gökhan BAYRAMOĞLU1 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Bu amaçla.edu.05) (Tablo 1). serum fizyolojik verilen Grup 2 ve 200 mg/kg SL verilen Grup 4 ile istatistiksel olarak karşılaştırıldığında serum BUN ve CRE düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı düşüş gözlendi (p<0. Serum ALT ve AST düzeylerinde İ/R gruplarında istatistiksel olarak önemli fark gözlenmedi (Tablo 1).tr Silymarin (SL). Fen Fakültesi. günün sonunda Grup 2’ye serum fizyolojik. kreatinin (CRE). Silybum marianum L. Hakan ŞENTÜRK1. 15. yeni töropatik müdahelelerin oluşturulmasına önemli ölçüde katkı sağlayabileceğini düşündürmüştür. Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) iyileşme sürecini hızlandıran önemli mitojenik faktörler arasındadır. Reaktif oksijen metabolitlerinin (ROM) böbrek iskemi/reperfüzyon (İ/R) hasarı patogenezinde rol oynadığını gösteren bulgular mevcuttur.tr Yara iyileşmesinin pek çok hastalıkta gecikmiş olması araştırmaların iyileşme sürecini hızlandıran bir takım ekzojen faktörlerin kullanılması yönünde yapılması gerekliliğini ortaya koymuştur. alanin aminotransferaz (ALT) ve aspartat aminotransferaz (AST) değişiklikleri değerlendirmek için gruplar. 100 mg/kg silymarin ile tedavisiyle böbrek koruyucu etkisinin olduğu bu korumanında silymarinin antioksidan aktivitesinden kaynaklandığı düşünülmektedir. kontrol grubu (Grup 1) ile karşılaştırldığında serum BUN.05). ALT ve AST seviyelerinde istatistiksel olarak anlamlı artış gözlendi (p<0. Bu çalışmada SL’nin. Adnan AYHANCI1.

NADH. Tıp Fakültesi. Anahtar Kelimeler: İskelet kası. carpio (4. Gürkan ÖZTÜRK3 1 Yüzüncü yıl Üniversitesi.tip I fibrillerde %17. Barbus luteus. College of Science. Tıp Fakültesi. Biyoloji Bölümü. trutta (50%). Tip IIa fibrilleri NADH-TR ve SDH ile nispeten daha zayıf boyanmışlardır. şartlandırma hasarı sonrasında hücrede meydana gelen değişikliklerin in vitro olarak gözlenerek hasar sonrasında hücrede meydana gelebilecek değişikliklerin hücresel mekanizmasının araştırılması amaçlanmıştır. It is concluded from the present results that all the four helminth parasites are recorded for the first time in Karkok governorate. in C. kesim) üç gün boyunca şartlanmaları 183 The Helminths of Freshwatere Fishes Caught From AL-Tamim Governorate. buda orta derecede oksidasyon kapasitesini göstermektedir. tip II b fibrillerde % 14 olarak tespit edilmiştir. Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır.19. Glisin-kalsiyum-formaldehit preinkübasyonundan sonra miyozin-ATPaz ile boyanarak bunlar tip I.9% in females) and in V.RAHEMO Department of Biology. Bu çalışmada. tip IIa ve tip IIb olarak sınıflandırılmıştır. Fen Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. VAN 3 Yüzüncü yıl Üniversitesi. Birinci bölümde kontrol şartlarında ayrıştırma sırasında doğal olarak aksotomize olan nöronların rejenerasyon davranışlarını belirlemek amacıyla arka kök ganglionlarının (L4-L5) saf kültürleri yapıldı. luteus (2. Rhinolophus mehelyi’nin yardımcı uçma kaslarındaki tip IIb fibrilleri. Fizyoloji Anabilim dalı. tip II a fibrillerde % 70. Biyoloji Bölümü. Ankara suna. tip I fibriller NADH-TR ile koyu boyandıklarından dolayı yüksek oksidatiftirler. in B. one species of nematode (Cucullanus cyprini) collected from the carp. SDH.7% in males and 35% in females). Iraq zohair_rahemo@yahoo. Şartlandırma hasarının bu etkisi bugüne kadar yapılan çeşitli çalışmalarla ortaya konmuş olmasına rağmen bu etkinin mekanizması ile ilgili bilinenler sınırlı ve tartışmalıdır. these are one species of cestode (Bothriocephalus . Biyoloji Bölümü. Rhinolophus mehelyi’nin triceps brachii ve biceps brachii kasında histokimyasal olarak üç tip fibril tanımlanmıştır.com Türkiye yarasalarından Rhinolophus mehelyi’ye ait iki yardımcı uçma kası Morfolojik ve histokimyasal olarak çalışılmıştır. tipIIb fibrillerde ise %11 dır. TRABZON Anahtar kelimeler: Silymarin. SZ 014 gowokensis) collected from Cyprinus carpio and Aspiux vorax(incidence 2. histokimyasal test. VAN 2 Yüzüncü yıl Üniversitesi.com Six freshwater species of fishes have been subjected to parasitological investigation which were collected from different regions of Al-tamim governorate and its suburbs.F.cebesoy@gmail. The incidence of infection in C. fibril tipi. Rhinolophus mehelyi’nin triceps brachii kasında fibril dağılımı .com Bir kez hasarlanmış periferal bir sinirin ikinci kez hasarlanmasıyla birlikte sinir rejenerasyonunda önemli bir artış gözlenir.3 % in females). antioksidan aktivite SZ 013 Rhinolophus mehelyi’nin Yardımcı Uçma Kaslarında Morfolojik ve Histokimyasal Araştırmalar Suna CEBESOY Ankara Üniversitesi. The results revealed the presence of four species of helminths. NADH-TR ye zayıf reaksiyon verdiklerinden dolayı düşük oksidatif olarak kabul edilmişlerdir. böbrek iskemisi. Biceps brachii kasında ise bu oran tip I fibriller de % 16. Chondrostoma regius and Varicorhinus trutta. University of Mosul. tipIIa fibrillerde % 72.5%).2 in males and 8. İkinci bölümde canlı hayvanda sinir kesisi ile şartlandırılan nöronların rejenerasyon davranışlarını belirlemek amacıyla canlı farelerin sağ siyatik sinirleri kesilerek (1. Eğitim Fakültesi. VAN elifkaval@hotmail. sıçan. Iraq Zohair I. Nurettin CENGİZ2.regius (8% in males and 9.9 %and 25% respectively). SZ 016 Sinir Rejenerasyonunda Şartlandırma Hasarı Etkisi ve Mekanizmasının Araştırılmasında Kullanılan Metotlar Elif KAVAL OĞUZ1. Bu yarasa türünde her iki kasında da. two species of acanthocephalans namely Neoechinorhynchus rutili collected from Cyprinus carpio. Hücrelerin zaman aralıklı (time lapse) mikroskop kullanılarak 48 saat boyunca rejenerasyon davranışları gözlendi. ATPaz. Histoloji&Embriyoloji Bölümü. The other species of acanthocephala is Neoechinorhynchus iraqinensis which has been revealed from Liza abu ( 15. Bu artışa sebep olan öncül hasara “Şartlandırma Hasarı” adı verilmektedir.

rejenerasyon SZ 017 (totipotent). Kök hücrelerin. 33-39. Beytepe. saatte tekrar bir artış saptandı. 36. Anahtar Kelimeler: Şartlandırma hasarı. Patoloji Anabilim Dalı. bağımsız olarak bölünerek yeni kök hücre kuşakları meydana getirerek kendilerini yenileyen ve özelleşmiş hücrelere farklılaşabilme yetenekleri olan hücrelerdir. saatte akson rejenerasyonunda bir artış gözlendi. uzun süre yaşayan. fötal (pluripotent) ve erişkin (multipotent) olmak üzere üç önemli kök hücre kaynağı vardır. Deneysel tümörler kimyasal maddelerle oluşturulabildiği gibi. tendon hasarı SZ 018 Balb/C Farede Görülen Yeni Bir Spontan Tümörün in vivo ve in vitro Karakterizasyonu Seyhan ALTUN1. günün sonunda kültür petriye aktarılarak 48 saat boyunca gözlendi. Parkinson. nörodejeneratif hastalıklar.edu. günün sonunda sağ taraftaki L4-L5 arka kök ganglionları ayrıştırılarak kültürleri (2. Kök hücreler. Çalışmanın sonucunda şartlanmayan hücrelerde 33. deri. Ankara durdane@hacettepe. Anahtar Kelimeler: Kök hücre. yaşlı. fare veya sıçanda ortaya çıkan spontan bir tümörün hayvandan hayvana seri transplantasyonları sonucunda standart deneysel tümör haline dönüşebilmektedir. Örneğin. günün sonunda bu şartlanan sinirler çıkarıldı. saatten sonra rejenerasyonun azaldığı belirlendi. küçük parçalara ayrılarak agaroz içine gömüldü ve petrinin bir köşesine tutturuldu. kesim) yapıldı ve hücreler 48 saat boyunca gözlemlendi.edu. Fen Fakültesi. Çok uzun olan bu süreçte tümörün morfolojik özellikleri ile biyolojik davranışlarının saptanması gerekmektedir. Birinci günün sonunda L4-L5 arka kök ganglionlarının kültürü yapılarak siyatik parçacıkları içeren petriye ekildi ve hücreler 48 saat boyunca gözlendi. Embriyonal . saatten sonra rejenerasyon miktarının düştüğü belirlendi. Biyoloji Bölümü 34134. Biyoloji Bölümü. saatte rejenerasyon miktarının tekrar arttığı gözlendi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Şenay YILDIRIM1. Tüm bu metodlardan elde edilen veriler değerlendirilerek sinir rejenerasyon miktarları karşılaştırıldı. günümüzde pek çok araştırmada kullanılmaktadır. Balb/C ırkı. Handan KAYA2. saatler arasında rejenerasyon miktarının azaldığı ve 45. erkek bir farenin (Mus musculus) vücudunun sağ yan tarafında ön ve arka ekstremitelerin arasında kalan bölgede deri altında gözlemlenen spontan tümör çıkarılarak dengeli tuz 184 Kök Hücre Nedir? Kaynakları ve Kullanım Alanları Dürdane KOLANKAYA. ya in vitro olarak yetiştirilen tümöral karakterli hücre kültürleri ya da deney hayvanlarında oluşturulan deneysel tümör modelleri üzerinde yürütülmektedir. 3. 3. Bu deneyin ikinci kısmında şu işlemler yapıldı: Yine 3 gün boyunca saat camında şartlandırılan hücreler cam tabanlı petriye ekildi. saatte akson rejenerasyonunda kademeli bir artış gözlendi. bir farede oluşan spontan tümörün in vivo ve in vitro özelliklerinin saptanması amaçlanmıştır. İstanbul altuns@istanbul. İstanbul. karaciğer hücreleri gibi farklılaşmış hücreler in vitro koşullarda üretilip.tr Kanser gelişimi ve tedavisi ile ilgili yapılan araştırmalar. Hücre süspansiyonu 3 gün boyunca etüv içinde bekletilerek hücrelerin şartlanmaları ve bu sırada bir yüzeye yapışarak akson uzatmaları engellendi. Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklar ve diabetin tedavisinde kullanılabileceği hayvan deneylerinden elde edilen umut verici bulgulardır. Petri 1 gün boyunca etüvde bekletildi. ilk defa 1905 yılında spontan olarak tespit edilen katı Ehrlich meme karsinomu 1945 yılından itibaren sıvı hale dönüştürülmüş ve Ehrlich Ascites Tümör (EAT) adı ile standart deneysel bir tümör olarak.19. TRABZON sağlandı. 15-24. saatler arasında rejenerasyonda bir düşüş gözlenirken 36. 2 Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi. Çalışmamızda. Bu yeteneklerini kullanılarak kalp kası hücreleri. Fen Fakültesi. arka kök ganglionu. Şartlanan hücrelerde ise 15. 3. kas. Biyoloji Bölümü. Dördüncü bölümde in vitro ortamda şartlanmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini belirlemek amacıyla L4-L5 arka kök ganglionlarının kültürleri yapılarak silikon kaplı saat camı içine aktarıldı. Cansın GÜNGÖRMÜŞ Hacettepe Üniversitesi. nöronlar. gelecekte ise kalp kası ve tendon hasarlarının onarımı. erişkin canlıya ait dokularda farklılaşmış hücrelerin yerini alma özellikleri ile bu gün lenfoma. Ekimden 24 saat sonra lazer mikro diseksiyon mikroskobu kullanılarak aksotomi yapıldı ve 48 saat boyunca hücreler gözlendi. Üçüncü bölümde şartlanmış periferik sinirin şartlanmamış DRG nöronlarının rejenerasyonuna etkisini belirlemek amacıyla canlı farelerin sağ siyatik sinirleri kesilerek bu sinirlerin 3 gün boyunca şartlanmaları sağlandı. lösemi de kullanılması. Ayşe TOPUZ1 1 İstanbul Üniversitesi. çeşitli amaçlar için kullanılabilir.tr Kültür ortamında sınırsız bölünebilme yeteneği olan ve özelleşmiş hücreleri meydana getiren hücrelere kök hücre denir. 45.

20). HL-60 hücrelerinde. uzun ve çok yüzlü bir morfoloji göstermektedir. Elde edilen A1 tümörü. ince. HL-60 hücrelerine 10-6 M. CD11-b.5+7. düz kas aktin (SMA). metilprednizolon daha önceki erken saat denemelerinde zaman ve doza bağımlı artan bir etki gösterirken. MP’nin HL-60 hücrelerini ileri saatlerde. MP uygulamadan önce ve sonra CD11-b. Biyoloji Bölümü.5. İmmunohistokimyasal analizde tümör hücrelerinde pan-sitokeratin (CK). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. dişi ile erkek farelerdeki oluşma yüzdeleri. kısmen kordonlar içeren ve arada fibrovasküler çatı oluşturan neoplazm yapısındadır. 20+10 µg/ml). Hatay 2 Çukurova Üniversitesi. HL-60 hücrelerinde MP’nin terminal farklılaşma üzerindeki etkisi akım sitometrik analiz yöntemiyle değerlendirildi. fibriler görünümde. CD14 ve CD15 hücre yüzey belirleyicilerinin düşük. Biyoloji Bölümü. tarımda artan bir hızla insektisid olarak kullanılan acetamiprid (Acm) ve alpha-cypermethrin (A-cyp)’in karışım halinde kullanıldıklarında insanlar için genotoksik risk oluşturup oluşturmadıkları. Tıp Fakültesi. Ankara aozcimen34@mynet. Bütün deneyler 2 kez tekrarlandı ve sonuçlar +/standart deviasyon olarak değerlendirildi. Ayrıca A1 tümör hücreleri.5. terminal farklılaşma. Hücreler. 12. geç saat ve yüksek doz uygulamalarında azalan bir etki göstermiştir. insan akut myelositik lösemi (HL-60) hücrelerinde metilprednizolonun ileri saatlerdeki terminal farklılaşmasını değerlendirmek için. in vitro ortamda düzenli pasajları yapılan A1 tümör hücrelerinin histogenezi ve büyüme kinetiği araştırılmaktadır. Fen-Edebiyat Fakültesi. MN 185 Akut Myelositik Lösemi (HL-60) Hücrelerinde Metilprednizolonun İleri Saatlerde Terminal Farklılaşma Üzerindeki Etkisinin Araştırılması Ahmet Ata ÖZÇİMEN1. Adana ayavuz@mku. in vitro ortamda Foetal Bovine Serum içeren Roswell Park Memorial Instute 1640 (RPMI1640) kültür medyumunda. Fen Edebiyat Fakültesi. tümör ağırlıkları ve metastaz oluşturup oluşturmadıkları saptanmıştır. 06100.05) (K-S değeri>0. spontan tümör.19. 15+5.5+7.tr Bu çalışmada. Mersin 2 Hacettepe Üniversitesi.5+2. çıkması. CD14 ve CD15 hücre yüzey belirleyicileri ile analiz edilmeleri amaçlanmıştır.com Bu çalışmada. CK ve vimentinin koekspresyonu bu tümörlerin karakteristik özelliği olup tümöre “epiteloid sarkom” tanısı konulmuştur.5. A1 tümörü makroskopik ve mikroskopik olarak incelenmiş ve immünohistokimyasal analizleri yapılmıştır. apoptozunda etkisi göz önüne alındığında. akım sitometre SZ 021 Acetamiprid ve Alpha-Cypermethrin Pestisidlerinin Karışım Halinde Kullanıldıkları Zaman İnsan Periferal Lenfositlerindeki in vitro Genotoksik Etkileri Ayşe YAVUZ KOCAMAN1. Bu azalan etkiler istatistiksel olarak CD11b ve CD14 için anlamsız ancak CD15 için anlamlı bulunmuştur (p<0. kirli beyaz renkte. 17. TRABZON çözeltisi (HBSS) içerisinde küçük parçalara ayrılmış ve yine Balb/C ırkı erkek ve dişi farelerin deri altına transplante edilmiştir. acetamiprid ve alpha-cypermethrin karışımının insan periferal lenfositlerinde KKD ve KA’ni 24 ve 48 saatlik muamelelerde bütün konsantrasyonlarda (Acm+Acyp. mikroskopik olarak ise. HL-60. CD11-b. 15+5. CK 18. insan periferal lenfositlerinde in vitro kardeş kromatid değişimi (KKD). CD14 ve CD15 hücre yüzey monoclonal antikorları ile boyandılar ve akım sitometre cihazında analiz edildiler. 17. in vitro SZ 019 Bu çalışmada. 33100. in vitro ortamda düzenli pasajları yapılan tümör hücreleri.5+2. Anahtar Kelimeler: Metilprednizolon. epitelyal membran antijenle (EMA) ekspresyon saptanmamıştır. Anahtar Kelimeler: Fare. CD11-b. genellikle solid. Yapılan seri transplantasyonlarda tümörlerin ortaya çıkış süreleri. kromozom anormalliği (KA) ve mikronükleus (MN) testleri kullanılarak araştırılmıştır. dezmin ve CD 34 ile diffüz ekspresyon izlenirken.edu. 37 ºC’de ve % 5 CO2’li etüvde hücre kültürüne alınmışlardır. CD14. . vimentin. yedinci generasyona kadar erkek ve dişi farelere seri olarak transplante edilmiştir. Mehmet TOPAKTAŞ2 1 Mustafa Kemal Üniversitesi. Mualla ÇETİN2 1 Mersin Üniversitesi. CD15. Hücreler 12. Sonuç olarak. 20+10 µg/ml Acm+A-cyp karışımı ile 24 ve 48 saat muamele edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Tümör makroskopik olarak etsi kıvamda. Günümüzde bu tümörlerin histogenezi tam olarak bilinmemekte olup. terminal farklılaşmayı azalttığını düşündürmektedir. 10-5 M ve 10-4 M derişimlerde MP uygulandı. in vivo.5. Pediatri Anabilim Dalı. Birinci generasyonda yapısal farklılık gösteren A1 ve A2 tümörleri elde edilmiştir. Yapılan çalışma kapsamında.

insektisit direnci. tozlaşmada son derece önemli görevler almasına rağmen üzerinde yeterince bilimsel çalışmalar yapılmamıştır.5+7. geometrik Bazı Drosophila melanogaster Doğal Populasyonlarında Malathion Direncinin Araştırılması Burcu KOÇAK MEMMİ Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Genel Biyoloji ABD Genetik Birimi Beytepe Ankara 06800 kburcu@hacettepe. 17. Biyoloji Bölümü.edu. PI ve MI’deki azalma her iki muamele süresinde. direnç oluşumuna katkıda bulunan kromozomların belirlenmesi amacıyla Drosophila melanogaster’in malathiona dirençli olduğu belirlenen Hatay-Merkez ve duyarlı bulunan Antalya-Serik doğal populasyonları kullanılmıştır. Geometrik morfometrinin ilk defa bu çalışma ile Apis florea türünde kullanılması gösterilmiştir. Zonguldak Zanjan Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü.5. İran ikandemir@gmail. İran’da 7 eyalette bu arı türünün dağılımına dair gözlemler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Acetamiprid.Ser//Sb ve resesif bw//bw. Hatay ve Serik populasyonları ve bu çaprazın resiprokalleri çaprazlandı.5 µg/ml konsantrasyonlarında istatistiksel olarak önemli derecede arttırdığı saptanmıştır. Mohammad G. Biyoloji Bölümü. Ayrıca. Elde edilen F1 bireylerine direnç testleri uygulandı. KKD ve KA’deki artışın her iki muamele süresinde. acetamiprid ve alpha-cypermethrin karışımı ile 24 ve 48 saat muamele edilen insan periferal lenfositlerinde bütün konsantrasyonlarda proliferasyon indeksi (PI). Şu ana kadar 4 eyalete bağlı 13 lokasyondan toplam olarak 115 koloniden 1500’e yakın örnek toplanmıştır. MN oluşumunun ise sadece 48 saatlik muamele süresinde doza bağlı olduğu belirlenmiştir. Buna göre acetamiprid ve alphacypermethrin pestisidlerinin karışım halinde kullanıldığında özellikle tarım işçileri için genotoksik etkiye sahip olabileceği sonucuna varılmıştır. NBI’deki azalma ise sadece 48 saatlik muamele süresinde doza bağlı olarak bulunmuştur. katkısının anlamlı olmadığı Anahtar Kelimeler: Drosophila. Bu çaprazlardan elde edilen F2 bireylerine direnç testi uygulandı.5+2. MORADI2. 15+5.tr Hedef canlılar üzerinde yaklaşık 20 yıl süresince kullanılmış insektisitlerden biri olan malathionun bu canlılarda direnç geliştirdiği bilinmektedir. Bu örnekler üzerinde arka ve ön kanattan toplam 26 koordinat noktası belirlenmiş ve TpsDig2 programı ile koordinat verileri elde edilmiştir. Berna ÖZDEN1. mitotik indeks (MI) ve nükleus bölünme indeksi (NBI) istatistiksel olarak önemli derecede azalmıştır. malathion SZ 023 İran Küçük Balarısı (Apis florea Fabricius) Populasyonlarında Geometrik Morfometrik Analiz İrfan KANDEMİR1. Anahtar Kelimeler: morfometrik. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. mikronükleus SZ 022 kromozomlarının söylenebilir. Direnç oluşumunda otozomal kromozomların etkisini belirlemek amacıyla. Eşey kromozomlarının etkisini belirlemek amacıyla.st//st mutant stokları ile çaprazlandı. Sonuç olarak. kromozom anormalliği. İran Apis florea. ikinci kromozomun etkisinin üçüncü kromozomdan daha fazla olduğu ve eşey 186 . NTSYS ve SPSS programları kullanılarak tek ve çok yönlü istatistiksel analizlerle test edilmiştir. TRABZON oluşumunu ise Acm+A-cyp. Elde edilen ilk bulgular bu dört eyalete ait populasyonun kullanılan geometrik morphometrik karakterler açısından birbirinden istatistiksel anlamda farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (P<0. Ayrışım fonksiyon analizi sonucunda oluşan serpilme grafiğinde bazı populasyonlarda örtüşmeler tespit edilmiştir. Bu çalışmada. 12. direnci sağlayan genlerin dominant olmadığı. Ayça ÖZKAN1 1 Zonguldak Karaelmas Üniversitesi. Çok geniş alana yayılan Apis florea. alphacypermethrin. küçük balarısı.com Apis florea. Bu çalışmada 2003-2006 yılları arasında İran’in en kuzey eyaletinden (İlam) en güney (Bander Abbas) eyaletine kadar olan coğrafyadan toplanan küçük balarısı populasyonları üzerindeki geometrik morfometrik araştırmalar gerçekleştirilmiştir. kardeş kromatid değişimi. Veriler daha sonra Morpheus. uzak doğudan Irak sınırına kadar yayılış gösterdiği bilinmektedir. dirençli Hatay populasyonu dominant Cy//Pm.19.001).

Fen Edebiyat Fakültesi. Ayşe ŞAHABOĞLU2 1 İnönü Üniversitesi. Bu teknikte dokular çeşitli aşamalardan geçirildikten sonra kaspaz-3` ün varlığı . 2. C/EBPδ promotörünün bazal aktivitesi lusiferaz aktivite tayini ile belirlendi. Biyoloji Bölümü. Bu proteazın bozulması nörolojik defektlere yol açar. Fakat çok sayıda dokulara spesifik genlerin ekspresyonlarını kontrol eden insan C/EBPδ’nın regülasyonu konusundaki bilgi oldukça sınırlıdır. Sinir sisteminde iskemi. hücre proliferasyonunda. (8p11. hücrelerde enerji metabolizmasının düzenlenmesinde ve meme epitel hücrelerinin apoptosisinde önemli rol oynamaktadır. Demet DOĞAN1. TGF-β gibi inflamasyonel uyarıcılar tarafından regüle edilmektedir. Bu çalışmada spinal kord iskemisi yapılarak. nörodejenerasyon. enfeksiyon.β’nın mRNA düzeyine etkisi RT-PCR çalışmalarıyla belirlendi. farklı konsantrasyon ve zaman aralıklarında saptandı.com C/EBP’ler (CCAAT/enhancer binding proteins) C-terminus’da tüm üyelerinde korunmuş. Hatice YILDIRIM2 1 Giresun üniversitesi. arttırıcı anlamda regüle ettiği saptanmıştır. kaspaz-3. Bu çalışma TBAG 104T036 nolu proje ile desteklenmiştir. Biyoloji Bölümü. Moleküler Biyoloji ABD. Sonuç olarak. 28049. Geçici transfeksiyon uygulaması sonrasında. MALATYA 2 Harran Üniversitesi.2) kromozomda lokalize olan C/EBPδ son çalışmalarda. C/EBPδ doku veya hücre tipine spesifik tarzda regüle edilmektedir. C/EBPd Geninin Transkripsiyonel Regülasyonu Üzerine Etkilerinin Araştırılması Serpil UĞRAŞ1. Bütün denekler 48 saat yaşatıldıktan sonra spinal kord örnekleri alındı. 187 . Uygulanan deneysel iskemi modeli ile spinal kordda belirgin olarak apoptotik ölümün tetiklendiği. Anahtar Kelimeler: Spinal kord iskemi. Belirlenen en uygun konsantrasyon uygulanarak. Bu dokularda kaspaz-3 aktivitesinin gözlenmesi için Western-Blot tekniği uygulandı. Biyoloji Bölümü. C/EBPδ geninin transkripsiyonel regülasyonuna olan etkileri. Daha sonra TGF-β sitokininin. Çalışmamızda 30 adet yetişkin erkek Wistar tipi albino sıçanlardan 4 grup oluşturuldu.grup(Melatonin uygulanan grup). 3.tr Deneysel iskemi ve travmatik beyin yaralanması sonucunda oluşan nöronal hücre ölümü kaspaz-3` ün aktive olmasıyla gerçekleşmektedir. bazik lösin fermuar domainine sahip transkripsiyon faktör ailesidir. Debboy Mevkii. melatoninin uygulanması ile doku hasarının azaldığı ve nörolojik iyileşmeyi hızlandırdığı sonucuna varıldı. bir tümör baskılayıcı gen olarak tanımlanmıştır. lüsiferaz vektörüne klonlanmış olan C/EBPδ promotörü. Biyoloji Bölümü. DNA bağlanma ve dimerizasyon motifi oluşturan. Fen -Edebiyat Fakültesi. melatonin SZ 026 TGF-β Sitokininin. Kaspazlar hücrede inaktif olarak bulunurlar ve proteolitik olarak birbirlerini aktifleştirirler. 4.grup (Kontrol). C/EBPδ geninin transkripsiyonel aktivitesi ve mRNA düzeyinde. Balıkesir serpilkus@gmail. inflamatuar hastalıklar ve travmatik yaralanmalarda nöronal hücre ölümünün bir şekli olan apoptoz gözlenir. Feray KÖÇKAR2. İnsan kanserlerinin çoğu kromozom 8p’de var olan mutasyonlar sebebiyle olmaktadır. doku hasarları. Böylece bir kaskad şeklinde işlerler. C/EBPδ. çıkan bantların kalınlığının kontrol bantlarıyla karşılaştırılması sonucu gözlenmiştir. C/EBP aile üyelerinden biri olan C/EBPδ. iskemide kaspaz-3 aktivitesi ve güçlü bir antioksidan hormon olarak bilinen melatoninin antiapoptotik özelliğinin araştırılması amaçlanmıştır.1-p11. 1. inflamasyon ve akut faza cevapta.grup (Melatonin+İskemi oluşturulan grup). Biyoloji Bölümü. ŞANLIURFA dcagiran@inonu.grup (Deneysel spinal kord iskemi oluşturulan grup). Nihat DİLSİZ2. Kaspaz-3` ün nöronal gelişim ve yaralanmada oldukça önemli olduğu gösterilmiştir. Hayvanlara anestezi yapıldıktan sonra Zivin ve DeGirolami`nin tarif ettiği spinal kord iskemi modeli uygulandı. Fen-Edebiyat Fakültesi. TGF. Giresun 2 Balıkesir Üniversitesi. Kaspazlar apoptozun ortaya çıkışında önemli intraselüler proteazlardır.19. Bu sebepledir ki 8. insan C/EBPδ geninin transkripsiyonel regülasyonunu aydınlatmak amacıyla.edu. TRABZON SZ 024 Spinal Kord İskemi Oluşturulan Sıçanlarda Kaspaz-3 Aktivitesi ve Melatoninin Koruyucu Etkisinin Araştırılması Songül AYDEMİR1. geçici transfeksiyon ve RTPCR çalışmalarından TGF-β sitokinin. insan hepatoma (Hep3B cell line) hücrelerine kalsiyum fosfat transfeksiyon yöntemi ile aktarıldı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu çalışmada. Fen Edebiyat Fakültesi. C/EBPδ hemen hemen her dokuda ekspres edilmesine rağmen seviyeleri farklılık göstermektedir.

Ekspres edilen proteinlerin miktarları Bradford yöntemi ile hesaplandı. RT-PCR stratejisi ile HL60 hücre hattından pGEM-T vektörüne ve daha sonra pET21a (+) ekspresyon vektörüne klonlandı.283x106 M) HCA I enzimleri arasında önemli bir inhibisyon farkı tespit edilmemiştir 188 . HCAII geninin katalitik merkeze yakın bazı amino asitleri değiştirerek.376x 10-6M) ve mutant (IC50 =1. sitokinler. γ. CO2 ve H2O’den HCO3. Ekspre edilen proteinlerin saflaştırılması CA spesifik afinite kromatografisi ile yapıldı.ARSLAN2 1 Balıkesir Üniversitesi. TRABZON Anahtar Kelimeler: C/EBPδ.19. glaucoma hastalığı tedavisinde yaygın olarak kullanılan inhibitörlere (sülfonamid ve asetazolamid) karşı inhibisyonları ve IC50 değerleri belirlendi. pET31b vektörü içerisindeki mutant ve yabani tip HCAII proteinlerinin ekspresyonu E. İnsanları da kapsayan yüksek omurgalılarda.C. Hücre içinde çözülebilir formda sitozolde yer alan HCA I eritrositlerde hemoglobinden sonra en bol bulunan proteindir. S. Çağış Kampusu. CA. Phe91 hidrofobik rezidüsü PCR’a dayalı yönlendirilmiş mutagenez stratejisi ile daha hidrofilik olan Asn rezidüsüne dönüştürüldü. Biyoloji Bölümü.1) 8. kolon epitelinde. hidrataz aktiviteleri belirlendi.coli’de Ekspresyonu ve Phe91Asn Yönlendirilmiş Mutageneziyle Elde Edilen Mutant Enzimin İnhibitörlere Karşı İlgisinin Araştırılması Meltem AYDIN1. aktivitesinde ve inhibitörlere ilgisini ortaya çıkarmaktır.1.1). Lösin204 aminoasiti hidrofil Serin aminoasiti ile değiştirilmesinde kullanılmıştır. KÖÇKAR1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Glokom tedavisinde sıklıkla kullanılan sülfonamid ve asetozolamide karşı inhibisyonu araştırıldı. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi.iyonlarının geri dönüşümlü reaksiyonunu katalizleyen bir enzim ailesidir.2. Yüksek göz içi basıncını düşürmek amacıyla glokom hastalığının tedavisinde kullanılan sülfonamidlerin HCA II izoenziminin yanında HCA I izoenzimini de önemli ölçüde inhibe ettiği saptanmıştır.468x10-4M IC50 değeri ile sülfonamide karşı daha yüksek afinite göstermiştir. E. Balıkesir saydogan@balikesir. Biyoloji Bölümü. O. Bu çalışmanın amacı. metazolamid ve diklorfenamid gibi glaucoma tedavisinde kullanılan ilaçların hedefidir. Yabani ve mutant HCA I enzimlerinin ekspresyonu E. SİNAN1. Asetozolamide karşı yabani (IC50 = 1. sulfonamid. ARSLAN2. çok farklı hücresel yerleşimler ve doku dağılımları ile 14 farklı α-CA izoenzimi saptanmıştır. Eritrositlerde. Mutant ve yabani tip enzimlerin. Kimya Bölümü. Çağış Kampusu. göz lensi ve korneal epitelyumda bulunur. PCR’a dayalı olarak kullanılan yönlendirilmiş mutagenez.C. İnflamasyon. Mutant ve yabani tip enzimlerin saflıkları SDS-PAGE elektroforezi ile kontrol edildi. transkripsiyon faktörleri. β. Çağış Kampusu. F. Fen-Edebiyat Fakültesi.coli’de gerçekleştirildi. S. Spesifik Sefaroz-4B-L-Tirozin afinite jeli kullanılarak saflaştırıldı.422 x10-3 mM IC50 değerleriyle orijinal HCAII İnsan Karbonik Anhidraz I (HCA I) Geninin Klonlanması. Anahtar Kelimeler: HCAII. 0.edu.4. Phe91Asn mutantı. saflaştırma.257x10-4M). Leu204Ser mutant enzimin asetazolamid ve sülfonamid inhibitörlerine karşı inhibisyonu 2. E. ekspresyon. TURAN1 1 Balıkesir Üniversitesi. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. Buna göre. Kimya Bölümü. Bu nedenle araştırmamızda sülfonamidlere karşı daha az ilgili mutant HCA I enzimleri elde edilmesi planlanmıştır. Çağış Kampusu. δ ve ε-CA olarak bilinen evrimsel olarak ilgisiz beş CA gen ailesi vardır. inhibisyon SZ 028 HCAII Geninde Lösin204/Serin Yönlendirilmiş Mutagenezi ve E.tr İnsan Karbonik Anhidraz (HCAI) (Karbonat hidroliyaz E. Mutant ve yabani tip enzimlerin CO2 hidratasyon aktivitesi ölçüldü. Hayvanlar alemindeki bütün CA’lar α tipindedir.coli’de Eskpresyonu Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU1. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. Bu amaçla insan hCA I geni. Bu yüzden enzimin inhibisyon mekanizmasının daha spesifik inhibitörlerin geliştirlmesi için aydınlatılması önemlidir. IŞIK2.tr Karbonik anhidraz enzimleri (Karbonat hidroliyaz. optimize edilen koşullarda IPTG kullanılarak yapıldı. Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU1.coli BL21 hücrelerinde. O. Y. α.1. F.edu. Yabani tip HCA I enziminin aksine (IC50 = 1. Fen-Edebiyat Fakültesi. kromozomun uzun kolunda lokalize olan 30kDa büyüklüğünde bir proteindir. Fen-Edebiyat Fakültesi.2. 4. HCAII enzimi asetazolamid.52 x10-5 M ve 0. gen regülasyonu SZ 027 enzimine göre inhibisyonu daha düşük olarak tespit edildi. Fakat sulfonamidlerin 14 izoformu içeren CA izoenzimlerine karşı spesifikliği düşüktür ve ilgili hastalıkların tedavi sürecinde yan etkilerle karşılaşılabilir. KÖÇKAR1. Balıkesir saydogan@balikesir. M AYDIN1. yönlendirilmiş mutagenez.

tr İnsanlarda yaygın olan kanser tipleriyle yapmakta olduğumuz bir araştırma sonucu X kromozomuna ait bir alanda (Xq21) mRNA’sı olmayan 1000 nükleotitlik bir bölgenin başta akciğer kanseri olmak üzere incelenen yedi kanser tipiyle anlamlı korelasyon gösterdiği tespit edilmiştir. üzerinde örnek toplanan bitkiler. Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi. yönlendirilmiş mutagenez. Y kromozomunun PAR bölgesinde %95 aynılık gösteren bir bölgenin olduğu ve bu bölgedeki (PAR’da bulunan) SNP’lerin kanserli hastalarınkine tamamen uyduğu tespit edilmiştir. Söz konusu bölge sağlıklı insanlar (Toplam 50) ve kanser hastalarından (Toplam 50) alınan kanlardan PCR ile çoğaltılarak DNA dizileri elde edilmiş ve bu dizilerin biyoinformatik analizi yapılmıştır. TRABZON Anahtar Kelimeler: Karbonik anhidraz. örneklerin bulundukları habitat çeşitleri. yaygın kanser tipleri. Türkiye 189 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ayrıca bu aminlerin analizinde karşılaşılan sorunlar ve günümüzde yaygın olarak kullanılan analiz metodları birbirlerine olan avantajları ve dezavantajları ve güvenilirlikleri bakımından karşılaşılacaktır. kansere yatkınlık Ankara İli Crabronidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırmalar ve Ekolojik Gözlemler Yaşar GÜLMEZ Ordu Üniversitesi.19. Anahtar Kelimeler: Xq21. Ordu yasargulmez@gop. Çamburnu. Anahtar Kelimeler: Hymenoptera. 61530. ekspresyon. Trabzon kosesevim@gmail. Ankara. zehirlenme vakaları ve kontrolü için gereken koşullar özetlenecektir. incelenen materyal. Teşhisi yapılan örneklerin Bembicinae. Pemphredoninae ve Philanthinae alt familyaları içinde 126 taksona ait olduğu anlaşılmıştır. 11 taksonun ise Türkiye faunası için yeni kayıt olduğu görülmektedir. Bunların literatür verileri ile karşılaştırılması sonucu 61 taksonun Ankara faunası. Crabroninae. il sınırları içindeki farklı habitatlardan familyaya ait toplam 849 örnek toplanmıştır. Arazi çalışmaları sırasında. habitat.BALIKESİR dundar@balikesir. Sonuçlar incelenen bölgede en az 7 SNP’lik (Tek nükleotit polimorfizmi) bir haplotipin olduğunu ve bu SNP’lerin incelenen kanser tipleriyle çeşitli oranlarda anlamlı korelasyon gösterdiğini ortaya çıkarmıştır. klonlama. Crabronidae.tr Bu çalışmada Ankara ili Crabronidae (Insecta: Hymenoptera: Apoidea) familyası türleri araştırılmış ve örneklerin toplandıkları doğal habitatlarıyla ilgili bazı ekolojik gözlemler kaydedilmiştir. Her takson için. Toplanan örnekler laboratuar müze materyali şekline getirilmiş ve tür teşhisleri yapılmıştır. Ancak bu sonucun desteklenmesi için söz konusu kanser çeşitlerinden elde edilen dizilerin sayısını artırmak için yapılan çalışmalar devam etmektedir. gıda. 1998-2001 yılları arasında.edu. analiz yöntemleri SZ 031 İnsan X Kromozomundan (Xq21) Y’ye Transfer Edilebilen ve mRNA’sı Olmayan Bir Bölgenin Yaygın Kanser Tipleriyle Korelasyonunun Tespiti Ekrem DÜNDAR. HCAI. Perşembe. fauna. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Histamin. Ancak daha da ilginç olarak. Sevilay AZPARLAK Balıkesir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. örneklerin bulundukları habitatların özellikleri ve ergin böceklerin üzerine kondukları bitkiler tespit edilmiştir.com Bu sunumda biyojenik aminlerin kısaca gıdalardaki oluşumu. Çağış . Sonuçlar bu haliyle Y kromozomundaki bu bölgenin X kromozomuyla bastırılmadığı takdirde (eğer X kromozomuna krossingover’la transfer olmuşsa ve dolayısıyla Y ile aynı diziyi taşıyorsa) kansere yatkınlığı artırdığını vurgulamaktadır. Ek olarak histamin analizinde gündeme gelen hızlı ve basit yöntemlere yer verilecektir.edu. inhibisyon SZ 029 SZ 030 Bitkisel ve Hayvansal Kökenli Histamin Zehirlenmesi ve Histamin Analiz Metodlarının Karşılaştırılması Sevim KÖSE Karadeniz Teknik Üniversitesi. zehirlenme. Dünyadaki ve Türkiye’deki yayılışları verilmiştir. Nurten ÇANAKÇI. bu 1000 nükleotitlik bölgeye. ekoloji.

biyoçeşitlilik ve tür zenginliği haritalanmış. Özellikle Divriği de bulunan bakır işletmeleri yıllardan beri belli periyotlarla karasuya atık madde bırakmaktadır. örneklerin ilkbahar ve yaz dönemlerinde toplamış olmasından kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Turgutlu İlçesinin Dağmarmara Yöresinde Mayıs-Ekim 2003 döneminde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada. Beytepe. Dysderidae (% 10). Bunun yanı sıra Kemaliye ve çevresinde faaliyette bulunan maden işletmelerin çevreye ve dolayısıyla sucul sisteme zararları ve olası Odanata türleri üzerine etkileri de bu çalışma kapsamına girmektedir. Bu örnekler bağlı oldukları familyalara göre değerlendirildiğinde en çok örneğin Gnaphosidae (% 34) familyasında yer aldığı görülmüştür. fauna. İsmail VAROL. Ayrıca 1976 yılından beri toplanan örneklerde incelenmiştir. Biyoloji Bölümü. M. Biyoloji Bölümü. çevre SZ 034 Fauna . Diğer familyalara bağlı örneklerin oranı % 5’in altında bulunmuştur. tür çeşitliliği. Dağmarmara (Manisa. Salticidae (% 11). çam (950 m). Serdar TEZCAN aozdemir@gantep.Turgutlu) Yöresi Örümcek (Arachnida:Araneae) Faunasının Çukur Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma Adile AKPINAR. Anahtar Kelimeler: Araneae.edu. Bilindiği gibi Odonatlar yumurtalarını sucul yada suyu kısmen kurumuş alanlara bırakmakta olup. Çalışma sonunda 22 familyaya ait toplam 489 örnek toplanmıştır. Manisa Anadolu. ekosistem.51 olduğu ortaya konmuştur. Ankara akbulut@hacettepe.19. biyoçeşitlilik. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sahanın Türkiye'nin en büyük nüfus yoğunlupğuna sahip oluşu ayrıca global ısınma gibi tehditler sonucu bazı taksonların habitat bozunmasına bağlı olarak yokolmakta olduğu tespit edilmiştir. Sinan ANLAŞ. ergin:yavru oranının ise 1: 0. Ayrıca Erzurum'dan itibaren birçok evsel ve endüstriyel kirlilik kaynağı da bu sistemdeki Odonata türleri üzerinde olumsuz etki yapmaktadır. TRABZON SZ 032 Kuzeybatı Anadolu'nun Malakolojik Çeşitliliği Ümit KEBAPÇI Süleyman Demirel Üniversitesi. Çalışma boyunca yakalanan örneklerin eşeysel oranının 1: 0. Çalışmadaki ergin oranının daha önce gerçekleştirilen çalışmalara göre yüksek oluşunun. mera (880 m) ve kestane (620 m) biyotoplarına yerleştirilen çukur tuzaklarla toplanmış ve tuzaklar iki haftalık aralıklarla değiştirilmiştir.tr Kemaliye (Erzincan) çevresinde 2005 yılından beri yaptığımız periyodik çalışmalarda 34 Odonata türü tespit edilmiştir.69.edu. örümcek. Biyoloji Bölümü. Kemaliye ilçesinin içinden Fırat nehrinin bir kolu olan karasu geçmektendir. 190 .com Anadolu'nun coğrafik açıdan Avrupa'yla bağlantısını teşkil eden kuzeybatı kesimi kara salyangozlarının biyoçeşitliliği açısından bakıldığında bu özelliği yanında yüksek endemizm ile de öne çıkmaktadır. Örnekler meşe (980 m). Anahtar kelimeler: Kuzeybatı gastropodlar. ayrıca azalan taksonlara yönelik tehditler tartışılmıştır. Toplam 111 türe ait 120 tür ve alttür bölgeden çalışma ile tespit edilmiş olup bunlardan 42 tür endemik vaziyettedir. Fen Edebiyat Fakültesi. endemizm SZ 033 Anahtar Kelimeler : ekoloji. Bu familyayı Lycosidae (% 20). gelişim evreleri suya bağlı türleri barındırmaktadır. yanmış orman (960 m). Agelenidae (% 5) ve Zodaridae (% 5) familyaları izlemiştir. Kemaliye (Erzincan) ve Çevresi Odonata Faunasının Tespiti ve Bölgedeki Çevre Bozulmasının Odonata Türleri Üzerine Etkileri Yusuf DURMUŞ. Fen Fakültesi. Isparta kebapci@gmail. Ali DEMİRSOY Hacettepe Üniversitesi. Bununla birlikte karasuyu besleyen çok sayıda akarsu kolu bulunmaktadır.tr Bu çalışma Manisa İli.

Cladocera’dan en sık rastlanan türler Bosmina longirostris. 68100. Kontrol Şube Müdürlüğü.8° Kuzey 38. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. konağın yakalandığı mevki. Cladocera. Ceriodaphnia quadrangula.. karyotiplerinin 11 çift meta/submetasentrik ve 12 çift akrosentrik otozomdan oluştuğu. Yozgat. Yozgat. balık bitinin konaklarının bir çeklisti düzenlenmiştir. İstanbul alasali@hotmail.tr Türkiye sınırları içerisinde doğarak yine Türkiye sınırlarında denize dökülen en uzun akarsu olan Kızılırmak. Branchiura). Synchaeta pectinata olmuştur. Çandarözü. ortalama akım ise 30352 m3/sn'dir. Nannospalax. 2n = 48. Brachionus calyciflorus. Biyoloji Bölümü. Kumkapı Su Ürünleri İrtibat Bürosu. karyotip SZ 037 Balık Biti. 191 . 1898) (Rodentia: Spalacidae) Türünün Kromozomal Formları Yüksel COŞKUN. Yapılan incelemelerde zooplanktonik organizmalardan Rotifera grubuna yoğun olarak rastlanmıştır ve en fazla türün Brachionus. NF = 72 ve otozomal kol sayısının NFa = 68 olduğu. her iki populasyonda da X kromozomunun büyük ve submetasentrik. Branchiura)’un Türkiye’deki Konakları Ali ALAŞ1. YSI marka (Model 33) SCT ölçer ve Thermo Orion marka (Model 230A) pH ölçer kullanılarak. Biyoloji Bölümü. Bitlis ve Van popülasyonları olarak tanımlanan ve diploid kromozom sayısı sırasıyla 2n = 54 ve 2n = 48 olan farklı iki kromozomal form tespit edilmiştir. kromozomal kol sayısının. Chydorus sphaericus iken. TRABZON SZ 035 SZ 036 Kızılırmak Nehri Delice Irmağı ve Bazı Kollarında Bulunan Zooplanktonik Organizmaların İncelenmesi Selgün GÜNSEL.tr Doğu Anadolu Van Gölü havzasında yedi farklı lokalitenden toplanan 21 (12 erkek ve 9 dişi) Nannospalax nehringi örneğinin karyolojik özellikleri üzerinde çalışılmıştır. Türkiye’de Argulus foliaceus 21 konak balık türünden rapor edilmiştir. Aksaray 2 İstanbul Tarım İl Müdürlüğü. Delice Irmağı ve kollarından seçilen 10 farklı istasyondan toplanmıştır. Y kromozomunun ise küçük akrosentrik olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca örnekleme sırasında YSI marka (Model 55D) oksijen ölçer.8 km2. Zooplankton örnekleri Kızılırmak Nehri. Bahçecik. Malaközü ve Kılıçözü derelerini alarak Acı Çay ile birlikte Çankırı ili yakınlarında Kızılırmak Nehri ile birleşmektedir. Ahmet ÖKTENER2 1 Aksaray Üniversitesi. Kızılırmak Nehri'ni besleyen önemli kollardan biridir.1758 (Crustacea. Copepoda. Colurella ve Synchaeta cinslerine ait olduğu görülmüştür. Argulus foliaceus’un konak listesi konak türünün adı. Delice Irmağı ise.edu.8° Doğu’ya kadar akar. Budaközü. Anahtar Kelimeler: Zooplankton. Örneklerin toplanmasında por çapı 44µm olan plankton kepçesi ve kıyı plankton kepçesi kullanılmış ve alınan örnekler % 4 formaldehit eklenerek tespit edilmiştir.com Bu çalışmada Türkiye’de 1974 ve 2007 yılları arasında yapılmış parazitolojik çalışmalarda bulunmuş Argulus foliaceus Lin.19.1758 (Crustacea. Argulus foliaceus Lin. Bitlis popülasyonunun diploid kromozom sayısı 2n = 54. İç Anadolu'nun en doğusundaki Sivas ilinde Kızıldağ'ın güney yamaçlarından yaklaşık 39. 34130. İlk önce batı ve güney batıya 38.. Eğitim Fakültesi. Synchaeta oblonga. Van popülasyonunun ise diploid kromozom sayısı. Gökhan YÜRÜMEZ Dicle Üniversitesi.7° Kuzey 34. Nuray AKBULUT Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı 06800 Beytepe/Ankara sgunsel@hacettepe.8° Doğu noktasından doğar. Bölgede. Rotifera. Brachionus quadridentatus. Spalacidae. Irmak. Alaettin KAYA. Yağış alanı 16762. Nannospalax nehringi. Kırşehir ve Kırıkkale illerinin arasında kalmaktadır. örneklemeyi yapan araştırmacının adı ve kayıt tarihine göre düzenlenmiştir. Kumkapı. Rotifera’dan en çok rastlanan türler Brachionus angularis.edu. Kızılırmak. Fen Edebiyat Fakültesi. daha sonra yay şeklinde biçimlenir. suyun fiziksel ve kimyasal özelliklerinin ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Delice Irmağı Çankırı. Delice Doğu Anadolu Van Gölü Havzasındaki Nannospalax nehringi (Satunin. Copepoda grubuna ait türlere daha seyrek olarak rastlanmıştır. karyotiplerinin 9 çift meta/submetasentrik ve 17 çift akrosentrik otozomdan oluştuğu. Kale. kromozomal kol sayısı NF = 74 ve otozomal kol sayısı NFa = 70 olduğu. Anahtar Kelimeler: Rodentia. 21280. Diyarbakır yukselc@dicle.

verrucosissimus. Association for Wildlife Conservation. v. Yapılan filogenetik analizler sonucunda Kuzey Kafkasya’daki (Krasnodar bölgesi) bireylerin diğerlerinden farklı bir grup oluşturduğu (B. İtalya (n=3). Stefano DOGLIO4 1 Rize Üniversitesi. verrucosissimus türünün dağılımının Türkiye’ye kadar uzanıp uzanmadığını araştıran bu çalışmada toplam 39 birey kullanılmıştır. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Celal KARAMAN Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Güllapoğlu Yerleşkesi 22030. Russia 4 Zirichiltaggi. ekolojik ve coğrafi olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak. 1936 İçin Yeni Lokaliteler İle Bazı Morfolojik ve Ekolojik Notlar (Hymenoptera: Formicidae) Kadri KIRAN. B. Aenictinae. Bunlardan 10 tanesi Rusya ve Gürcistan’dan elde edilen B. circassicus.edu. Bu farklılaşmanın sebebi Büyük Kafkas Dağları’nın bir bariyer oluşturması veya kuzey Kafkasya’nın Miosen’de (5-7 myö) yıllarca bir ada olarak kalmasının olabileceği düşünülmektedir. DNA izolasyonu yapılan 39 bireyin 12S rRNA geninin 420 bazlık kısmı çoğaltılarak baz sıraları elde edildi ve sonuçta 10 haplotip olduğu görüldü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. v. Türkiye. Trabzon 3 Lomonosov Moscow State University. Türkiye’de ordu karıncalarının 2 altfamilyası (Dorylinae ve Aenictinae)’na ait toplam 4 takson bilinmektedir. incelenen 12S rRNA geni bakımından Bufo verrucosissimus türünün Gürcistan’da değil Kuzey Kafkasya’da bulunduğu ve Büyük Kafkas dağlarının güneyinden (Gürcistan) başlayarak Karadeniz sahili boyunca B. Bilal KUTRUP2. Aenictus rhodiensis. turowi) türüne ait örneklerdir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Sassari. Türkiye. Kafkasya. Yeni Dünya tropiklerinde bir altfamilya (Ecitoninae) ve pan-tropikal bölgede bir altfamilya (Cerapachyinae) olmak üzere toplam 4 altfamilya ile temsil edilirler. TRABZON bu konak türleri arasında 15 türle sazangiller baskındır. Burdur-Yeşilova-Akçaköy.tr Ordu karıncaları göçebe yaşam gösteren (nomadik). v. Bufo verrucosissimus alttürleri arasında ise hiçbir farklılık tespit edilmemiştir.19. 192 . Anahtar Kelimeler: Bufo bufo. Biyoloji Bölümü. Rusya (n=1) ve Ukrayna (n=1)’dan elde edilen Bufo bufo örnekleridir. Nihat AKTAÇ. 12S rRNA Türkiye Ordu Karıncası Aenictus rhodiensis Menozzi. verrucosissimus) ve Gürcistan’daki bireylerin ise bilinenin aksine Türkiye grubu içerisinde yer aldığı gözlenmiştir. Aenictinae altfamiyasının tek temsilcisi Aenictus rhodiensis Aktaç ve ark. Department of Vertebrate Zoology. Italy nurhayat61@yahoo. çeklist. Biyoloji Bölümü. bufo türünün dağıldığı tespit edilmiştir. Serkan GÜL1. B. Fen-Edebiyat Fakültesi. Antalya-Merkez-Hisarçandır Köyü) tespit edilerek mevcut kayıtla birlikte morfolojik. verrucosissimus (B. kraliçeleri aşırı büyük gasterli ve işçilerin yardımı olmaksızın hareket edemeyen. Bufo verrucosissimus. Aenictinae). Türkiye SZ 038 SZ 039 Türkiye’deki Bufo bufo ve Kafkaslardaki Bufo verrucosissimus Türlerinin 12S rRNA Geni Bakımından İncelenmesi Nurhayat ÖZDEMİR1. 2004 tarafından Bolkar Dağları’ndan sadece bir lokaliteden kayıt edilmiştir. Nicolai POYARKOV3. Biyoloji Bölümü. 25 tanesi ise Türkiye (n=20). Eski Dünya tropiklerinde iki altfamilya (Dorylinae.com Bufo bufo ve Bufo verrucosissimus türlerini karşılaştırmak ve özellikle Gürcistan’da varlığından söz edilen B. predatör tropikal karıncalardır. Bu çalışmada Aenictus rhodiensis Batı Toros Dağları’nda 3 yeni lokaliteden (Burdur-GölhisarElmalıyurt Köyü. Ayrıca güney İtalya’dan 4 Bufo bufo spinosus alttürü de çalışmaya dahil edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Argulus foliaceus. Biological Faculty. Edirne kadrikiran@trakya. Anahtar Kelimeler: Ordu karıncaları.

38.edu. Ankara 2 Harran Üniversitesi.41. İran’da ise 161 türle temsil edilmektedir. Fen Edebiyat Fakültesi. kanyonun tabanının denizden yüksekliği 800 m civarlarında iken. Mukayese açısından komşu ülkelerin Lycaenidae faunası Türkiye ile karşılaştırıldığında ortaya çıkan benzerlik oranlarının Yunanistan’la %46. Türlerin değerlendirilmesi bu bölgenin Türkiye’de temsil edilen farklı fauna elamanlarının bazı türlerini bir arada barındırdığı. Biyoloji Bölümü.24. Lepidoptera. Kampus. tam bir tür listesinin ötesinde. Samsun 2 Akdeniz Üniversitesi. Fen Fakültesi. Anadolu içinde yapılan bir mukayesede Ankara ile Van arasındaki fauna benzerliği %60. İki ülkede ortak Lycaenid türleri sayısı 92 olarak tespit edilmiştir. fauna SZ 041 biyolojik olarak önemli bir yere sahip görünmektedir. Biyoloji Bölümü. Ünal ZEYBEKOĞLU1. Trabzon’la Van arasında ise %23 olduğu tespit edilmiştir. Güney yönü Güneyden gelen faunaya. Ankara muhabbet_kemal@yahoo. kelebekler içerisinde tür ve alttürleri itibariyle en zengin familyalardan birisidir.tr Anadolu ve diğer bölgelerin biyolojik çeşitliliğinin ve Paleocoğrafyasının araştırılmasında kullanılan hayvan gruplarının başında Gomphocerinae taksonları gelir.com. TRABZON SZ 040 Irano-Anatolian Lycaenid’lerinin Faunistik ve Zoocoğrafik Analizi Muhabbet KEMAL1. Şanlıurfa demirsoy@hacettepe.92 olduğu tespit edilmiştir. ancak buzul dönemlerinde birer sığınak görevi de yapmış bulunmaktadır. bölgenin geçmişteki özelliği ve Anadolu faunası için en azından bu canlı grubu açısından bir değerlendirme ve modelleme yapılabileceği düşüncesine varılmıştır. Bu nedenle angora. daha güneye yayılışı güzergahı konusunda da önemli bilgiler verebilecek nitelikler göstermektedir. birçok soğuk sever türün. batı yönü. Karadeniz Bölgesi’nde Dağılım Gösteren Gomphocerinae (Orthoptera: Acrididae) Taksonlarına Ait Faunistik Bazı Değerlendirmeler Abbas MOL1. Tebliğde faunistik özelliklerin sergilediği sayısal sonuçların yorumlanmasının yanı sıra Palaearktik. bir kanyonun içersinde yer almakta.edu. türlerin ekolojik özelliklerine dayanılarak. İlçe. ilçenin bulunduğu alan Anadolu Diyagonali üzerinde yer alırken. Lycaenidae. Fen Edebiyat Fakültesi. Osmanbey. üzere fauna elementlerinin temsil oranları değerlendirilmiştir. Türkiye. Anahtar Kelimeler: İran. Biyoloji Bölümü.22 Güney Doğu Asya’da Tayland’la %0. Fen-Edebiyat Fakültesi. eremial. Afrotropical ve Oriental bölgeler başta olmak. Bu çalışmada. Orthoptera. Yusuf DURMUŞ1 1 Hacettepe Üniversitesi. Orta Anadolu’ya. birkaç kilometre uzaklıkta dağlar 3000 metreye kadar ulaşmaktadır. dikey yayılımın etkinliği ve çok yakın mesafelerde bile farklı kökenden gelen fauna elemanlarının nasıl korunduğu konusunda yorumlar yapılabilirliğini göstermiştir. Türkiye’de ise bulunmayan 69 tür bilinmektedir. Türkiye’de bulunan ancak İran’da bugüne kadar tespit edilmemiş 76 Lycaenidae türü vardır. Türkiye’de 168. Anahtar Kelimeler: zoocoğrafya SZ 042 Kemaliye. Güney Afrika ile % 0. Biyoloji Bölümü. Kanyonun açılması yaklaşık 5 milyon yıl öncesine dayanmakta. bölgenin fauna tarihi konusunda ip uçları verebileceği gibi. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Lycaenidae. Antalya abbasmol@omu. zoocoğrafya. kuzey yönü ise Karadeniz faunasına birer kapı gibi konumlanmıştır. Erzincan ili içerisinde yer alan Kemaliye konumu ve topografyası bakımından . Dünya Lepidoptera Çeşitliliği üzerine 10 yıldır sürdürülmekte olan veri tabanı araştırmalarımız çerçevesinde ele alınmıştır. Tebliğ’de Lycaenidae faunasının Türkiye ve Iran arasındaki benzerlik oranının %55. H. Akif hareketleri sınırlı olan Orthoptera türlerinin bu bölgedeki bileşiminin incelenmesi. Fen Edebiyat Fakültesi. mediterranien. Orta Asya’da Doğu Türkistan’la %21.40 olduğu görülmüştür. Selma SEVEN ÇALIŞKAN2 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. doğu yönü Kafkas faunasına.tr ilçesi. Teknikokullar. Güray KUTBAY1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi.12.19. Hasan SEVGİLİ2. Bunun yanı sıra. Beytepe. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Buna karşılık Iran’da var olan. Battal ÇIPLAK2. sibirya ve turano-eremial faunanın uzantılarını kısa mesafelerde görebilmekteyiz. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Bir bölgedeki biyolojik çeşitliliğin zenginlik nedenlerini ve o 193 Kemaliye Orthoptera Faunasının Zoocoğrafik Olarak Değerlendirilmesi Ali DEMİRSOY1. Gürcistan’la %49. Van 2 Gazi Üniversitesi.tr 1 Bu çalışma.

vejetasyon. % 18 Sibero-European. Hydrophilidae. % 3. Türkiye. Biyoloji Bölümü. zoocoğrafya. v) Taksonların hangi bölge fauna elemanı oldukları tespit edilmeye çalışılmıştır.6 Turana-European. % 5 Anatolian Endemik. Gyrinidae. Bunun için. 2007 tarihleri arasında Kemaliye ilçesi sulak alanlarında sucul Coleoptera faunası araştırılmıştır. Tespit edilen türlerin tamamı araştırma alanından ilk defa kaydedilmiştir.5 Turana-Mediterran. Temmuz. % 9. Ali DEMİRSOY2 Gazi Üniversitesi. Fen Fakültesi. faunistik. Acrididae. TRABZON bölgedeki hayvan fauna elemanlarının oluşumunda. Diyarbakır ahmetk@dicle. Çalışmada. Bu çalışmada.com Tam olarak tanımlanmadığı kabul edilse de Türkiye gastropodları hakkındaki çalışmalar 1700'lü yıllardan beri tespit edilmekte olup. iii) Taksonların dağılım gösterdiği yükseltiler-vejetasyon kuşakları. uzun yıllar aynı yuvayı kullanmaları dolayısıyla olduğu söylenir. Biyoloji Bölümü. Dytiscidae. Toplam 707 (%52 endemijk) olan tür ve türaltı takson miktarı neoendemiklerin yüksekliğine işaret etmekte ise de. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. dağılımlar ve türlerin korotipleri göz önüne alınarak söz konusu taksonların biyocoğrafik olarak değerlendirilmesi ve Anadolu'nun dağılımlar ışında malakocoğrafik olarak bölgelendirilmesi yapılmıştır. 21280.tr Türkiye’de üremelerini gerçekleştiren türlerden biri de leylektir (Ciconia ciconia). Fen-Edebiyat Fakültesi. biyocoğrafya SZ 043 SZ 044 Kemaliye (Erzincan) Sucul Coleoptera Faunasının Zoocoğrafik Analizi Mustafa C. literatür ve çalışmalara göre halen 42 familya ve 593 tür kara salyangozu ile türleşme ve açısından özel bir ayrıcalığa sahiptir. % 1.com 1 Türkiye Malakocoğrafyası: Güncel Bulgulara Göre Türkiye'nin Malakocoğrafik Değerlendirmesi Ümit KEBAPÇI Süleyman Demirel Üniversitesi. Karadeniz Bölgesi’nin topoğrofyası. % 16 European. % 1. Eldeki veriler bazı genellemeler için yeterli durumdadır. Fen-Edebiyat Fakültesi. filocoğrafya dikkate alındığında paleoendemik kalıntı taksonların öznemli oranda olduğu gözlenmektedir. Ayrıca Laccobius persicus ve Laccobius alternus (Hydrophilidae) türleri Türkiye faunası için yeni kayıttır. Ankara mdarilmaz@yahoo. Zoocoğrafik analiz sonucunda türlerin elementleri belirlenmiştir. Haliplidae.3 Anatolo-Caucasian. Toplanan Gomphocerinae takson örneklerinin: i) Tarımsal zarar oluşturma durumları. fauna. Fen Edebiyat Fakültesi. % 16 Batı Palearktik. Dicle Nehri kıyısında 53 yuva yaklaşık 200m aralıklarla sıralanmaktadır. iv) En fazla takson sayısına sahip lokalite. 194 . Leylek eşlerinin birbirlerini yuvaları dolayısıyla tanıdıkları kabul edilmektedir. Leylekler yalnızca üreme döneminde değil. Biyoloji Bölümü. Gomphocerinae.6 Asiatik-European. son yıllarda kışın da yurdumuzda bulunan türlerden biri olarak görülmektedir. % 5 Turana-EuropeanMediterran. % 5 İrano-Anatolian olarak belirlenmiştir. Yuvalarını insan yerleşim bölgelerine de kurarlar. hangi bölgelerden nasıl etkilendiğinin ortaya çıkarılmasında fitocoğrafik ve zoocografik çalışmaların birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanır. Bunun. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi.edu. % 6. Anahtar Kelimeler: Karadeniz Bölgesi. Biyoloji Bölümü. bölgedeki 18 il ve bölgeye komşu 7 il sınırları içerisinde belirlenen 70 ana lokalite olmak üzere toplam 172 farklı lokaliteden 2003-2006 yılları arasında her yıl haziran-ekim ayların arasında Araştırma bölgesinden Gomphoceriane’ya ait 6170 adet ergin örnek toplanmıştır. detaylı bir şekilde çalışılmış bulunmaktadır. % 1.8 Güneybatı Asiatik. Hydrochidae. Element oranları: %5 Palearktik. Helophoridae. Anahtar Kelimeler: Sucul Coleoptera. Hydraenidae ve Dryopidae familyalarına ait toplam 61 tür tespit edilmiştir. Genel olarak yerleşim yerlerinde bir veya birkaç yuva kurarlar. 2006 ve Haziran-Eylül. Karadeniz Bölgesi’ndeki Gomphocerinae (Orthoptera-Acrididae) taksonlarının vejetaston kuşaklarına-yükseltilere göre dağılımı araştırılmıştır. yeni kayıt. DARILMAZ1. Kemaliye SZ 045 Diyarbakır (Bismil) Leylek Populasyon Dinamiği (2005-2007 Yılları) Ahmet KILIÇ Dicle Üniversitesi.6 Balkano-Anatolian. Noteridae. vejetasyonu. yüksekliği gibi faktörler dikkate alınarak.19. % 5 Turana-Balkan. Isparta kebapci@gmail. ii) Bölgede yoğun olarak bulunan taksonlar.

yuva. hayvansal yağlar) bazik bir katalizör eşliğinde alkol (metanol. Polonya. yanma sonucu ortaya çıkan bir emisyon olup. 195 . 2003-2004 yılları arası gözlem ve değerlendirmeler bu çalışma ile kıyaslanmıştır.34 yavru düşmektedir. biyolojik karbon döngüsü içinde. Biyoloji Bölümü. Dünyadaki pek çok ülke özellikle gelişmiş ülkeler enerji politikaları gereği yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanım paylarını artırma çabasındadırlar. Ciconia ciconia. yağ asitlerinin (bitkisel yağlar. Yine yanma sonucu açığa çıkan ve sera gazları arasında yer alan CO. Eğitim Fakültesi. İrlanda. Dicle DÖNMEZ Çukurova Üniversitesi. Slovakya ve Çek Cumhuriyeti’nin de içinde bulunduğu birçok Avrupa ülkeleri tarafından tercih edilmektedir. Transesterifikasyon. Ağustos 2007 itibariyle işletmedeki kurulu güç 131 MW olup yapılmakta olan. Adana vuraltas@gmail. Rüzgâr Türbinlerinin Kuşlar ve Yarasalar Üzerine Etkileri Levent TURAN Hacettepe Üniversitesi. ayçiçek. aspir gibi yağlı tohum bitkilerinden elde edilen yağların. fotosentez ile CO2'i dönüştürüp karbon döngüsünü hızlandırdığı için sera etkisini artırıcı yönde etki göstermemektedir. Ziraat Fakültesi. dünyanın en önemli çevre sorunu olan küresel ısınmaya neden olmaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 2007 üreme döneminde populasyondaki yavruların yarısına yakını beş yavrulu yuvalarda yetiştirilmiştir. NOx emisyonları da insan sağlığına zararlıdır. Diyarbakır. Kullanılan yuva sayısında artış tespit edilmemiştir. kolza (kanola). Güneydoğu Anadolu Bölgesi SZ 046 Buna karşılık palearktiğin en önemli kuş göç yollarının üzerinde bulunması ve barındırdığı nadir yarasa türleri bu yapılardan olumsuz etkilenebilmektedirler.edu. Bu çalışmaların sürdürülmesi. Biyodizel üretiminin çeşitli metodları olmakla birlikte günümüzde en yaygın olarak kullanılan yöntem “transesterifikasyon yöntemi”dir. Balcalı. 01150. İtalya. Bismil. üreme populasyonu. Dolayısıyla biyodizel. Dilek TEKDAL. etanol vb. hayvansal yağlardan ve hayvansal atıklardan bir katalizatör eşliğinde kısa zincirli bir alkol ile (metanol veya etanol) reaksiyonu sonucunda açığa çıkan ve yakıt olarak kullanılan bir üründür. Bu olumlu özelliklerinden dolayı biyodizel ekonomik ve çevre dostu bir yakıt olarak Avusturya. Bu alternatif enerji kaynaklarının bir tanesi de “biyodizel”dir. Oldukça kısa bir mesafede (20 km) leylekler birbirlerinden eşit uzaklıktaki yüksek gerilim hatları üzerine kurdukları yuvalarda yavrularını yetiştirdiler. iklimsel ve çevresel koşulların leylek populasyona olan etkilerini ortaya çıkaracaktır. Bu çalışma beş yıldan beri sürdürülmektedir. Zootekni bölümü. kuşlar. 06800. Biyodizel. SOx. Beş yavrulu yuva sayılarında bariz artış dikkat çekicidir. 2007 yılında yuva başına ortalama 2. Biyodizel’in birçok avantajının yanında en önemlisi sera gazları içinde büyük bir pay sahibi olan CO2. yarasalar SZ 047 Yeni Nesil Yakıt : Biyodizel Volkan Vural TAŞ. soya. Son üç yıl içinde toplam yavru yetiştirme sayısında bir artış görülmektedir. değişik türlerin populasyon dinamiğinin anlaşılmasına katkıda bulunabilecektir. Kuruluş maliyetleri dışında hiçbir dezavantajı bulunmadığı öne sürülen rüzgâr türbinlerinin Türkiye’deki sayısı gün geçtikçe artmaktadır. TRABZON Diyarbakır (Bismil) en büyük leylek üreme populasyonuna sahiptir.com Fosil yakıtlarından elde edilen petrolün kaynaklarının yetersiz olması ve buna bağlı olarak petrol ürünlerinin fiyatlarının pahalı olması insanları alternatif enerji kaynaklarına yöneltmiştir.) ile esterleşme reaksiyonudur. beyaz leylek. Anahtar Kelimeler: Rüzgar türbinleri. evsel atık yağlar.19. bazı alg türlerinden. Yani halen yapılmakta olanların yanında birçok santral da yapılacaktır. Almanya. 2005-2007 yılları arasında leylek populasyon dinamiği belirlenmiştir. veya izin alınanlarla birlikte planlanan değer ise bunun çok üzerindedir. yavru. Fransa. tarımsal bitkilerden elde edilmesi nedeniyle. Leylek yuvaları düzenli olarak üreme döneminde her hafta. Çevre dostu olarak nitelenmesinde sakınca görülmeyen enerji üretim biçimlerinden birisi de rüzgâr türbinleri aracılığıyla rüzgâr enerjisi üretilmesidir. Elde edilecek sonuçlar. Dicle Nehri. İsveç. Norveç. üreme öncesi ve üreme sonrası dönemde ise iki haftada bir izlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Populasyon Dinamiği. Türkiye bu açıdan birçok ülkeden avantajlı bir konumdadır.tr Günümüzde giderek artan enerji gereksinimini karşılayabilmek amacıyla tüm kaynaklar gittikçe artan ölçülerde kullanılmaya başlanmıştır. Başarılı kuluçka sayısında artış belirlenmiştir. Bunlar arasında son ürünleri itibariyle çevreye zarar veren veya çevre dostu enerji türleri söz konusudur. Ankara letur@hacettepe. Beytepe.

Erdinç ŞAHİNÖZ1. Faruk ARAL2. sperma miktarı. L. motilite süresi (s). motilite süresi. 63300 Yenişehir. spermatozoa yoğunluğu ve pH belirlendi. Spermalar abdominal masaj yöntemi ile alındı. 61. and Spermophilus xanthoprymnus spocies in North-west. Motilite (%). Atatürk Baraj Gölü’nde Mart sonundan Nisan sonuna kadar toplam 45 adet erkek L. Biyoloji Bölümü. Zanjan University. e_sahinoz@yahoo. Atatürk Baraj Gölü’nde bulunan üreme dönemindeki erkek L.com Bu çalışma. Anahtar Kelimeler: Spermophilus fulvus .27.22 229. Bozova 2 Harran Üniversitesi. yoğunluk (x 109 /ml) ve pH değerleri sırasıyla. Barbus grypus.. abu balıklarının spermatolojik özellikleri üzerine yaşın etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Although this slight difference does not allow these two groups to be Separated at the species level.10. albumin. Dölerme ve Suni tohumlama ABD. 19374. Su Ürünleri Bölümü. abu türünde sperma kalitesi yaşlara göre değişmektedir. TRABZON Anahtar Kelimeler: Biyodizel.46±2. yaş ve spermatolojik özellikler arasında pozitif bir ilişki olduğu tespit edildi. erkek Şabut balıklarında (Barbus grypus H. motilite. canlılık süresi (sn). 63850. Bütün yaş grupları arasında yapılan korelasyon hesaplamasında. West (kurdestan. Şanlıurfa. Genel olarak. Üreme sezonunda. Zafer DOĞU1 1 Harran Üniversitesi. and kargological characteristics in specimens can help identify distribution of Spermophilus fulvus species in North-east and west.71±2. motilite.32 ve 7.com Globulin and albumin blood-Serum protein 48 Specimens of Spermophilus collected from Northeast (Mashhad and Bejnord).06 bulundu.com Bu çalışma. Anahtar kelimeler: Şabut balığı. Yaşın sperma kalitesi üzerine önemli etkisinin olduğu belirlendi. Faruk ARAL2 1 Harran Üniversitesi. 1550. transesterifikasyon.40±2.8±0.east and West consisted of 8 electrophoretic bands. küresel ısınma SZ 048 Electrophoretic comparison of blood. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 54. Bozova Meslek Yüksekokulu. Faculty of Science. globulin. this difference with morphological.32. Iran moradi_g@yahoo. Hamadan. The globulin region of Specimens from North. Spermophilus xanthoprymnus. Veteriner Fakültesi.1843)’nın Sperm Kalitesinin Belirlenmesi Erdinç ŞAHİNÖZ1. Veteriner Fakültesi. 14 adet şabut balığından sperma.34 ve 7.6±0. 3. 63850. Bozova Meslek Yüksekokulu. sperma. yaş SZ 050 Atatürk Baraj Gölünde Bulunan Şabut Balığı (Barbus grypus H. yoğunluk ve pH değerleri 3 yaşındakilerde daha yüksek bulundu.59±0. motilite 196 . but of 10 bands in Speciemens from North-west. 50.71±2894. 1843) sperma kalitesini belirlemek amacıyla yapıldı. 1843)’nun Sperma Kalitesi Üzerine Yaşın Etkisi Zafer DOĞU1.50±413. sperma Atatürk Baraj Gölü’nde Bulunan Liza abu (Heckel. Ghazvin and Zanjan) and North-West Iran (Siyah cheshmeh and kelisacandi) were examined using the SDS-PAGE technique. Şanlıurfa zafer_dogu@yahoo. Iran SZ 049 (%).04±28. Anahtar Kelimeler: Liza abu. Sperma kalitesi 3 yaşında 1 ve 2 yaşına göre daha iyi oldu. Alınan spermalarda. Su Ürünleri Bölümü. Yenişehir.02 olarak bulundu.19.09. spermatozoa yoğunluğu (x 106 /ml) ve pH değerleri sırasıyla. Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi. Sonuç olarak. sperma miktarı (µl). canlılık süresi. Dölerme ve Suni tohumlama ABD. 63300. Alınan spermalarda. abdominal masaj yöntemi ile alındı. Balıklardan sperma Haziran ayı içinde iki haftalık periyotta alındı. Bozova.Serum protenis of Spermophilus fulvus and Spermophilus xanthoprymnus (Mammalia: Rodentia) in Iran Mohammad MORADİ Department of Biology. abu balığı yakalandı.

Oribatida. Coralliodrilus amissus sp. Fen Fakültesi. bu türler rastlanma sıklığı. Eskisehir narslan@ogu. daha önce Türkiye’den kaydedilmiş olan E. Ayrıca. sistematik. Nusret AYYILDIZ2 1 Erciyes Üniversitesi. n. 1916’ya ait iki tür tespit edilmiştir. 1916 (Acari. fotoğrafları çekilmiş. Coralliodrilus amissus sp. Kayseri ekocoglu@erciyes. n. Fen-Edebiyat Fakültesi. yosun ve liken örneklerinden ayıklanan oribatid akarlardan Eupelops ewing. döküntü.00). çeşitli organlarına ait . 1917’ye ait iki tür tespit edilmiştir. 1804)’tur. Tespit edilen türler. Yozgat Çamlığı Milli Parkı SZ 053 İzmir Yöresi Civarındaki Evcil Atların Equus caballus Linnaeus. Oribatida. ve Gianius anatolicus sp. TRABZON SZ 051 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ nın Eupelops ewıng. yosun ve liken örneklerinden ayıklanan oribatid akarlardan Zygoribatula Berlese. ekoloji. döküntü. Ayrıca. 2005– 2007 yıllarının mayıs ayları arasında toplanan toprak. türler arası ilişki ve mevsimsel dağılım özellikleri dikkate alınarak ekolojik bakımdan da değerlendirilmiştir. exilis (Nicolet. 1917 (Acarı. 1916) ve E. Bu türler. Literatür bilgilere göre bir phallodrilin Tubificid cinsi olan 197 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ndan.tr Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ndan. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. n. türler arası ilişki ve mevsimsel dağılım özellikleri dikkate alınarak ekolojik bakımdan da değerlendirilmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Eupelops. 1919)’nın taksonomik ve morfolojik durumu araştırılmıştır.com 1 2 İki yeni Phallodrilinae (Oligochaeta. Blepharocorys curvigula. İzmir ggurelli@yahoo. Biyoloji Bölümü. yaşama alanları ile Türkiye ve dünyadaki yayılışları verilmiş ve çeşitli sistematik sorunları tartışılmıştır. Fen-Edebiyat Fakültesi. 2Kayseri Erciyes Üniversitesi. Tespit edilen türler. evcil at. Orıbatıda. Nusret AYYILDIZ 1 Erciyes Üniversitesi. SZ 052 ölçümleri yapılmış. Oribatida. çalışmamızda atlarımızdan ölçülen örnekler morfolojik karakterler ve biyometrik veriler bakımından orijinal tanımlamalarda verilenlere benzer bulunmuştur.. cognata (Oudemans. bu türler rastlanma sıklığı.B. Fen Bilimleri Enstitüsü. fotoğrafları çekilmiş. Zygoribatula. 35100 Bornova. Zooloji A. ve Gianius anatolicus sp. Anahtar Kelimeler: Acari. Biyoloji Anabilim Dalı. Phallodriline familyasına ait iki yeni Oligocheata türü tespit edilmiştir. ekoloji. türün ülkemiz atgillerinin bağırsağında bulunduğuna ilişkin ilk kayıt olması yanı sıra. Kayseri abdulkadirtasdemir@gmail. Christer ERSÉUS 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Blepharocorys curvigula. 1758 Bağırsak Siliyatlarından Bir Tür Blepharocorys curvigula (Ciliophora: Blepharocorythidae) Hakkında Gözde GÜRELLİ. ağaç kabuğu. incelenmiş olan toplam 13 attan dokuzunda görülmüştür (%69. Biyoloji Bölümü. ışık ve tarama elektron mikroskobunda incelenerek özgün şekilleri çizilmiş. ışık ve tarama elektron mikroskobunda incelenerek özgün şekilleri çizilmiş. Yozgat Çamlığı Milli Parkı.edu.edu. Anahtar Kelimeler: Acari.tr 2001-2003 tarihleri arasında. Annelida) türü. Bayram GÖÇMEN Ege Üniversitesi. n. 1855) ve Z. ağaç kabuğu. Bu türler. 1902)’dir.D. Biyoloji Bölümü. Oribatulidae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Abdulkadir TAŞDEMİR . Phenopelopıdae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Elif KOÇOĞLU1. Anahtar Kelimeler: Equus caballus. Fen-Edebiyat Fakültesi. acromios (Hermann. sistematik. Naime ARSLAN1. nepotulus (Berlese. Sakarya Nehrinin taşkın yaparak oluşturduğu Balıkdamı sulak alanından toplanan 1471 örneğin incelenmesi sonucunda. çeşitli organlarına ait ölçümleri yapılmış. yaşama alanları ile Türkiye ve dünyadaki yayılışları verilmiş ve çeşitli sistematik sorunları tartışılmıştır. bağırsak siliyatı SZ 054 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’nın Zygorıbatula berlese. 1758 arka (büyük) bağırsağında yaşayan Blepharocorys curvigula (Gassovsky. Biyoloji Anabilim Dalı. 2005 – 2007 yıllarının mayıs ayları arasında toplanan toprak. Biyoloji Bölümü.19. Fen Bilimleri Enstitüsü. daha önce Türkiye’den kaydedilmiş olan Z. Biyoloji Bölümü. Tarmo TİMM.com İzmir yöresi civarında bulunan evcil atların Equus caballus Linnaeus. Çalışmamız.

daha önce Fransa ve İngiltere’de yer altı sularından kaydedilen Gianius riparus ile çok benzerlik göstermektedir. An. ekonomik ve medikal açıdan çok önemlidir. melanoon ve An. yumurta morfolojilerindeki mevsimsel farklılıklar. Trakya. Anopheles maculipennis grubunda nükleer rDNA ITS2 (second internal transcribed spacer) ve Mitokondriyal sitokrom-c oksidaz geni (COI) dizileri kullanılarak yapılan moleküler çalışmalar ile grubunun türleri arasındaki farklılıkların saptanabilmesi mümkün olmuştur ve bu çalışmalarla gruptaki sistematik sorunların çözümünde önemli başarılar elde edilmiştir. sacharovi. Kundu KöyüAntalya 2 Hacettepe Üniversitesi. Son yıllarda ise. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde ağız aspiratörleri ve CCD ışık tuzaklarıyla ergin dişi ve erkek örnekler toplanmıştır. tür içi varyasyonlar ve simpatrik türlerdeki desen benzerlikleri gibi nedenlerle hatalı teşhislerin yapılmış olduğu pek çok araştırma ile gösterilmiştir. An. n. Türkiye’de bulunan 30 farklı Baraj Gölünde yapılan balıklandırma çalışmaları incelenmiştir. Oluşan riskler sadece o sucul sistemde kalmayıp. Bugün yalnızca yumurta morfolojisinin grup üyelerinin ayrılmasında yeterli bir karakter olmadığı. baraj balıklandırma. Beytepe-Ankara innald@yahoo. ülkemizde Anopheles maculipennis grubuna ait hangi türlerin bulunduğunun ve bu türlerin nasıl bir coğrafik dağılıma sahip olduğunun belirlenmesi amacıyla. Benzer şekilde Gianius Erséus. Fatih Mehmet. Anahtar Kelimeler: Anopheles maculipennis grubu. Oligochaeta.. Analizler sonucunda elde edilen dizilerin eşleştirilmesi ve kıyaslanması için Chromas Lite programı kullanılmış ve diziler arasındaki benzerliklermevcut dizilerle de karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. grubun sistematik sorunları çözülememiştir. An.s. 1992 cinsi de tuzlu sularda yayılış göstermektedir. Biyoloji Bölümü.. Ülkemizde şimdiye kadar sınırlı arazi çalışmalarıyla toplanan dişi örneklerden elde edilen yumurtaların morfolojisine göre gruba ait Anopheles maculipennis s.com 1 Türkiye iç sularına sonradan giren veya yerel faunamıza ait bazı balık türleri ile bunların kültür formları ekonomik balıkçılığı ya da sportif olta balıkçılığını geliştirmek. Fen-Edebiyat Fakültesi. melanoon ve An. Biyoloji Bölümü. 198 . Füsun ERKAKAN2 Kundu Turizm Yatırımcıları Birliği. An. sucul sistemde istenilmeyen bir sorunu çözümlemek amacıyla veya çevresel müdahaleler ve hidrojeolojik değişimler sonucunda oluşabilecek ürün azalmalarını engellemek ve türün devamlılığını sağlamak amacıyla çok sayıda sucul sisteme bırakılmıştır. Rezervuar yapımları sonucunda farklılaşan morfolojik. Araştırmamızda. maculipennis s. ülkemizde An. PCR.8 SF primerleriyle rDNA ITS2 bölgesi çoğaltılıp DNA dizi analizi Automatic suquencer kullanılarak yaptırılmıştır.19. Karadeniz. 1979. subalpinus. Anahtar Kelimeler: Annelida. Phallodrilinae. İç Anadolu. Biyoloji Bölümü. İzole edilen DNA’dan 28SR ve 5. sacharovi türlerinin varlığı saptanmış ve türlerin coğrafik dağılımları belirlenmiştir. Palearktik’te simpatrik ya da allopatrik olabilen 11 sibling türü içermektedir ve bu türlerin birçoğunun sıtmaya vektörlük yapması nedeniyle. hidrolojik ve biyolojik yapı kısa ve uzun dönemde gözlenebilecek bazı ekolojik sorunlara neden olmaktadır. ŞİMŞEK. ITS2 SZ 056 Türkiye’de Anopheles maculipennis Grubunun (Diptera: Culicidae) Moleküler Sistematiği Emel KABARTAN. bugüne kadar sadece denizlerin nispeten ılık olan sığ bölgelerinden kaydedilmiştir. n. Bu çalışmada. Bu yüzden Coralliodrilus amissus sp. Toplanan örneklerin bir kısmından Hidrolojik ve Morfolojik Açıdan Farklı Akarsu Sistemleri Üzerine Kurulu Olan 30 Farklı Baraj Gölünde Yapılan Balıklandırma Çalışmalarının Değerlendirilmesi Deniz İNNAL KUYAB1.com Anopheles maculipennis Grubu. bu taksonun tatlı sulardan kaydedilen ilk üyesidir. TRABZON Coralliodrilus Erséus. Aydın emelkabartan@hotmail. Akdeniz. moleküler sistematik. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.s. doğal ve yabancı balık türleri gölü. Fevzi BARDAKCI Adnan Menderes Üniversitesi. Elde edilen sonuçlarla. Celal ÜLGER. sivrisinekler (Diptera: Culicidae). Gianius anatolicus sp. messeae türlerinin varlığı bildirilmiş olmakla birlikte. taksonomi. SZ 055 elde edilen yumurtalar incelenişmiş ve özellikle yumurta morfolojileri farklı olan örneklerin moleküler çalışması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkiye. yakın çevrede ve havzada bulunan doğal veya diğer yapay sucul sistemlere de taşınmaktadır. Fen Fakültesi.

Golden.30.: Torymidae). Apanteles sp. moleküler ve fizyolojik mekanizmalar tarafından düzenlendiği bilinmektedir Böceklerde büyümenin moleküler mekanizması çerçevesinde. Her bir biyolojik dönem kendi özelliklerine göre laboratuvarda kültüre alınmış ve yapılan günlük kontrollerle çıkan parazitoidler alınarak uzmanları tarafından teşhis edilmiştir. ancak kritik ağırlık denilen ağırlığı geçen larvaların başkalaşım geçirmeleri önemli bir noktadır. Dolichogenidea immissus (Papp). (Hym. Bornova. (Hymenoptera: Trichogrammatidae).tr Avrupa yaprak bükeni.: Ichneumonidae). Monodontomerus aereus Walker (Hym.com Gelişim biyolojisinde açıklanması zor olan problemlerden biri vücut büyüklüğü ile canlıyı oluşturan yapıların büyüklüğünü düzenleyen faktörlerin neler olduğudur.08) ve I. boarmiae Walker. Itoplectis maculator F (Hym. Bunlar: Trichogramma dendrolimi Mats. özellikle mücadele yapılamayan bahçelerde birincil önemli bir zararlıdır. grupta çok belirgin bir farklılık göstermemesine karşın II.com. Perilamphus tristis Mayr. gelişim Cakıt Vadisi (Adana.:Icneumonidae). Canlının gelişimi ve organların büyümesinin genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak. 2002 yılında % 16. 2002 yılı için sırasıyla %3. pupa ve kelebek oldukları görülmüştür. İzmir meryemerseyis@hotmail. (Hym.5.4. Scambus elagans Woldstet.12. Hatay doganlaro@yahoo. (Hym.3 olarak saptanmıştır. Ziraat Fakültesi. laevigatus (%18. TRABZON SZ 057 SZ 058 Bombyx mori L. Yapılan çalışmada ipekböceklerinde de gelişim.) (Lepidoptera:Tortricidae) elma bahçelerinde genellikle ikincil.grupta belirgin farklılıklar izlenmiştir.%3. Yumurta üzerinde ayda bir. Anahtar Kelimeler: Bombyx mori.: Perilamphidae) olarak belirlenmiştir. D. besin.67. Denemeler Çakıt Vadisi’nde( Adana-Niğde) 10-20 yaşlı elma ağaçlarında (Stark Crimson. Antakya. rosanus’un yumurta. Parazitoidlerin Populasyon Gelişimleri ve Etki Seviyeleri Oğuzhan DOĞANLAR Mustafa Kemal Üniversitesi. zincirin larval evresinde meydana gelecek beslenmeye bağlı gelişim bozukluklarının son halkaya kadar uzandığı ve ipekböceği gelişiminde anomaliler meydana geldiği belirlenmiştir.:Pteromalidae).: Chalcididae).5. (Lepidoptera.19. 5 adet hiperparazitoid Barycapus talitzkii (Kostjukov) (Hym. L.67.82) olarak belirlenmiştir. Her iki yılda en yaygın parazitoid türler.4. hücre büyümesi ile alınan besin arasında bir ilişki olduğu ve bu ilişkide insulin sinyalinin normal büyümenin gerçekleşmesi için şart olduğu belirtilmektedir. Larval sürecin uzamasında ve koza örme davranışında ortaya çıkan gecikme. Bitki Koruma Bölümü. Çalışmada Çakıt Vadisi’nde A.. 31034.67. Bombyx mori larvalarının da büyüklükleriyle doğru orantılı olarak koza ördükleri. Phytodietus polyzanias Forster. maculator (%6. Bombycidae) Besin Miktarına Bağlı Gelişim Meryem ERSEYİS Ege Üniversitesi. A.(Hym. Archips rosanus’un Parazitoidleri. Biyoloji Bölümü.37). Gruplar arasındaki farklılıklar besin-hormon ilişkisine bağlanabilmektedir.%5.4. Dolichogenidea laevigatus (Ratzeburg). Microgastrinae sp 1.%2. larva ve pupa dönemlerinde beslenen toplam 14 parazitoid tür ve 5 hiperparazitoid tür tespit edilmiştir.: Tachinidae) ve Pteromalus sp. Campopleginae sp 1. D. Hockeria sp. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu türlere ait parazitleme oranları 2001 yılı için sırasıyla % 8. Niğde) Elma Alanlarında Avrupa Yaprak Bükeni. Normal besin miktarı (30gr) ile beslenen kontrol grubunun gelişimi göz önünde bulundurularak 20gr (grup I) ve 10gr (grup II) besin verilen gruplardaki gelişim farklılıkları belirlenmeye çalışılmıştır. rosanus üzerinde zengin bir parazitoid 199 . S.%3. Tüm türler için toplam parazitleme oranı 2001 yılında % 28. Biyoloji Bölümü. alınan besin miktarına bağlı olarak I. bu türlerin etkinliği ve zararlı ile birlikte populasyon gelişiminin belirlenmesi amaçlanmıştır. Fen Fakültesi. rosanus üzerindeki parazitoid türler. diğer dönemler üzerinde haftalık yapılan örneklemelerle toplanan 420 yumurta paketi. Stictopistus sp. Koza boyutundaki farklılıkların ise ipek miktarını etkileyeceği açıktır Holometabol gelişim gösteren Bombyx mori’de yumurtadan çıkıştan itibaren kelebek oluncaya kadar geçirilen tüm evreler bir zincirin halkaları olarak kabul edilirse. Larvaların gelişimi esnasında. 2085 larva ve 520 pupa denemelerde kullanılmıştır.: Braconidae) ve Lissonata rubricosa Brischke.. Nemorilla floralis (Fallen) (Dip. Çalışmada Cakıt vadisinde A.: Eulophidae) and Dibrachys cavus Walker. Besin miktarının azlığında salınan hormon miktarının da azaldığı bilinmektedir. besin miktarına bağlı olarak izlenmiştir. (Hym. Archips rosanus (L.23. Starking ve Misket) yürütülmüştür.5 olarak bulunmuştur. (Atelophadnus) rufator Aubert. rubricosa (%50.

Biyoloji Bölümü. Stok kültürden alınan parazitoidler 13. Sonuç olarak T. Her üç parazitoid türüne ait erginler 13ºC’de diğer sıcaklık derecelerine göre daha uzun süre yaşamışlardır. micans’ta bilinen patojeni Helicosporidium’a ilave olarak ilk kez 3 yeni patojen daha bulunmuştur. floralis sadece 1 lokalitede saptanmış ve parazitleme oranları çok düşük kalmıştır. Mattesia ve 200 . I. D. Onur TOSUN1. Bütün sıcaklık derecelerinde parazitleme bakımından T.tr Bu çalışmada ülkemizin farklı bölgelerinden toplanan Trichogramma türleri üzerine ortam sıcaklığının etkileri araştırılmıştır. elegans. Ancak. etkin ve özgün yırtıcısı olan predatör böcek. 13ºC’de T.1.19.Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizophagidae) Örneği Mustafa YAMAN1. Sonuç olarak Çakıt Vadisi’nde elmada zararlı A. Aynı sıcaklıkta T. yaprak büken. Fen-Edebiyat Fakültesi. parazitleme SZ 060 Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Trichogramma Türleri Üzerine Ortam Sıcaklığının Etkileri Derya SARIBEK1. İzmir (Bornova) Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsünden ve Trichogramma cacoeciae ise Trakya bölgesinden elde edilerek laboratuar ortamında kültüre alınmıştır. Trichogramma evanescens Westwood Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsünden Trichogramma brassicae Bezdenko. 27. Fen Bilimleri Enstitüsü.com Dev kabuk böceği Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. TRABZON kompleksinin oluştuğu belirlenmiştir. Leavigatus. Biyoloji Bölümü. micans’ta hastalık oluşturan doğal organizmalar tespit edilmiş ve tespit edilen bu organizmaların R. grandis’e geçişi araştırılmıştır. brassicae pupa evresine ulaşamamıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. S.edu. Monodontomerus aereus. Ordu muyaman@hotmail. zararlının ilk çıkışından itibaren yumurta. rosanus üzerinde var olan parazitoid kompleksinin zararlıyı baskı altına almakta yeterli olmadığı belirlenmiştir. Scolytinae) Avrupa ve Asya’daki ladin ormanlarında büyük zararlara neden olan önemli bir zararlıdır. tüm larva dönemlerinde prepupa ve pupa dönemlerinde etkinlik göstermesi. Trabzon 2 Ordu Üniversitesi. Bu çalışmada öncelikle biyolojik mücadele amacıyla önemli bir zararlı olan D. cinsiyet oranı. maculator ise zararlı pupaları üzerinde en yaygın parazitoid olarak belirlenmiştir. Ülkemizde mevcut yayılışını sürekli genişletmekte olan bu böcek ile mücadele tüm dünyada büyük umutlar vaat etmesi nedeniyle bu zararlının doğal düşmanı. cinsiyet oranı. Ömer ERTÜRK2. Parazitoidin farklı sıcaklık derecelerindeki parazitleme oranı. 35ºC’de T. Rhizophagus grandis (Gyll. Biyoloji Anabilim Dalı. 27 ve 30ºC sıcaklıklarda Av-Avcı İlişkisinde Patojen Geçişi: Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae. Bu patojenlerin biri Metschnikowia typographi.) ile yapılmaktadır. 38039. Bütün uygulamalarda çıkan erginlerin büyük bir kısmını dişi bireyler oluşturmuş ve dişi birey çıkışı bakımından sıcaklık dereceleri arasında önemli bir fark gözlenmemiştir. Yürüme hızı. 70 ±5 bağıl nem ve 14:10 saat (Aydınlık : karanlık) ışıklanma periyoduna ayarlanmış iklimlendirme odalarında gelişmeye bırakılmıştır. Nurettin DEMİREZEN1 Abdurrahman AYVAZ2 1 Erciyes Üniversitesi. Her 3 parazitoid için en yüksek parazitleme 24. Kayseri ayvaza@erciyes. evanescens’in diğer iki türe göre daha başarılı olduğu gözlenmiştir. D. ater. evanescens ve T. parazitoid. Biyoloji Bölümü. Düşük sıcaklıklarda parazitoidlerin yürüme hızlarında azalma gözlenmiştir. 18. ergin çıkışı. Scolytinae). 30 ve 35ºC. doğal düşman. 30ºC’de ise gelişme süresi bakımından türler arasında farklılık görülmemiştir. Biyoloji Bölümü. cacoeciae türleri pupa evresine kadar ulaşmış fakat ergin çıkışı görülmemiştir. Anahtar Kelimeler: Parazitoid. brassica diğer iki türe nazaran daha geç erginleşmiştir. Çalışma süresince D. diğer ikisi. N. Çiçek AYDIN1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. 61080. Bu parazitoidlerden A. Anahtar Kelimeler: Archips rosanus. Fen Edebiyat Fakültesi. parazitoidlerin. ömür uzunluğu ve yürüme hızları araştırılmıştır. Parazitlenmiş yumurtalardan ergin çıkışı bakımından da benzer durum görülmüştür. rubricosa zararlı larvaları üzerinde. ömür uzunluğu. Bütün parazitoidler için artan sıcaklığa bağlı olarak gelişme süresi azalmıştır. gelişme süresi. rosanus üzerindeki parazitoid etkisinin kuvvetli bir şekilde artabileceği düşünülmektedir. biyolojik mücadele SZ 059 elde edilmiştir. immissus. L. Microgastrinae sp. evanescens’in farklı sıcaklıklardaki parazitoid kalitesinin diğer 2 türden daha iyi olduğu gözlenmiştir. 24. Fen-Edebiyat Fakültesi. farklı türlerin zararlının farklı dönemlerine özelleşerek rekabetten kaçması ve ilaç uygulamalarının sınırlayıcı etkilerinden kurtulduktan sonra bazı türlerin hızlı bir artış göstermesi gibi özellikleri göz önüne alındığında gerekli önlemler alındığı takdirde A.

Biyoloji Bölümü. ışık. patojen geçişi. micans’ ta tespit edilen dört patojenden üçünün doğal ortamda D. Biyoloji Bölümü. Ali DEMİRSOY2.19. yağkontrol olmak üzere iki kontrol grubu. Ankara 3 Akdeniz Üniversitesi. Safe. D. zernovi. Isophya. Bu çalışmada Doğu Karadeniz bölgesinde yayılış gösteren Isophya zernovi. kimyasal sinyaller. Aynı zamanda sesle iletişim prezigotik izolasyon mekanizması olarak iş görür. micans’ın bu dört önemli patojenin. Çalışmamıza konu olan Isophya cinsi Tettigoniidae familyası içerisinde alır. Kanibalizmin meydana gelmesi için birçok neden bulunmaktadır. Bu nedenle erkek çağrı seslerinin Gebelik Süresince Uygulanan Oktilfenolün Yavru Sıçanlar Üzerindeki Kanibalistik Etkileri Emre GÖKTEKİN. autumnalis. fötal dönemde östrojenik bir bileşik olan oktilfenole maruziyetin gebe sıçanlar üzerindeki kanibalist etkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. eşleşme davranışıyla ilgili olmasıdır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. redtenbacheri. Biyoloji Bölümü. sureyai ve I. reticulata birbirlerine benzerken. ses organı. karadenizensis türleri de kendi içerisinde benzer sesler oluştururlar. Yavruların yenmesi ve öldürülmesi sıçanların da dahil olduğu birçok hayvan türünde rapor edilmiştir. Erkek çağrı seslerinin spektral analizine göre. Bu çalışma önemli bir zararlı olan D. redtenbacheri her iki gruptan daha farklı bir ses oluşturmaktadır. Bunlardan birisi de mekanik bir yol olan sesle iletişimdir. Ayrıca belirtilen türlerin erkek ses organlarının yapısı da ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu anlamda biyoakustik çalışmalar geçen yüzyılın ikinci yarısından başlayarak hızlı bir şekilde artmıştır. Doğu Karadeniz Bölgesi SZ 062 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Isophya (Orthoptera: Phaneropterinae) Türlerinin Biyoakustik Özellikleri Hasan SEVGİLİ1. Bugüne kadar Türkiye’den 39 Isophya türü saptanmış ve yaklaşık %75 i Anadolu’ya endemiktir. grandis’e geçişi araştırılmıştır. I. Bu cinse ait türlerin birçoğunun teşhisleri morfolojik olarak oldukça güçtür. Bu sinyaller özelleşmiş organlar kullanılarak oluşturulur. I. Çekirgeler sesle iletişimde kullanılan akustik yapıların evrimleştiği ilk hayvan gruplarından biridir. Uygulama gruplarında gebe sıçanlara gebelik süresince her gün. micans’tan onun doğal düşmanı olan predatör R. Ses sinyali oluşturan türlerin hemen hepsi. toplam dört deney grubu oluşturulmuştur. rizeensis. belirlenen miktarlarda oktilfenol mısır yağında çözülerek uygulanmıştır. I. I. Bu doğrultuda normal-kontrol. I. Battal ÇIPLAK3 1 Harran Üniversitesi. Beytepe. Dendroctonus micans. Osmanbey Kampüsü. Şanlıurfa 2 Hacettepe Üniversitesi. karadenizensis. kuş v. I. 1993. I. autumnalis ve I.). schneideri türlerinin erkek çağrı sesleri incelenmiştir. görsel vb. Orthoptera. uygulama sırt bölgesinden derialtı yoluyla gerçekleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Av-avcı ilişkisi. rizeensis. I. I. Biyoloji Bölümü. grandis’e geçtiğini göstermektedir. Elde edilen veriler D. 201 . Ebensperger 1998). Özellikle Orthoptera takımının Tettigoniidae ve Acrididae familyasının bir çok üyesi türe özgü özel çağrı sesleri oluştururlar. Fen Fakültesi. grandis’e patojen geçişinin ilk kanıtlarını sunmaktadır.tr Böceklerin bir çok grubunda çeşitli yollar ve mekanizmalar kullanılarak iletişim sağlanır (ses sinyalleri. I. 1995).tr Oktilfenol alkilfenollerin parçalanmasıyla ortaya çıkan bir kimyasaldır. reticulata. karşı eşeyde olumlu bir tepkiye yol açacak türe özgü özel sinyaller üretirler. I. Fen-Edebiyat Fakültesi.b. Ankara goktekin@hacettepe. Biyoloji Bölümü. Böceklerde sesle iletişimin evrimleşmesindeki en önemli etken. Beytepe. Çeşitli şekillerde doğal östrojenleri taklit etmektedir ve yaygın kullanımı sonucu maruziyete bağlı olarak başta insan olmak üzere balık. 2002. onun etkili predatörü R.edu. Normal-kontrol grubuna hiçbir uygulama yapılmazken yağ-kontrol grubuna aynı miktarda mısır yağı enjekte edilmiştir. hayvanlarda toksik ve östrojenik etkiler göstermektedir (Colborn et al. biyolojik mücadele SZ 061 incelenmesi bize türlerin ayırt edilmesinde önemli bir katkı sağlar. Fen-Edebiyat Fakültesi. TRABZON Meinzberia cinslerine ait neogregarin olarak tanımlanmıştır. Nurhayat BARLAS Hacettepe Üniversitesi. Antalya hsevgili@harran. sureyai. rizeensis hariç. 100 mg/kg/gün ve 250 mg/kg/gün olmak üzere iki uygulama grubu. micans larvalarıyla beslenen predatör böcek R. Özel çağrı seslerindeki varyasyon tür içi ve türler arası seçilimde iş görür. I. diğerlerinin erkek çağrı sesleri ilk kez çalışılmıştır.edu. Rhizophagus grandis.. Bu türlerden I. Bu çalışmada. Özellikle dışarıdan kimyasal madde uygulanmasının veya hormonal değişimlere yol açmanın kanibalizmi ortaya çıkaracağı düşünülmektedir (Lonstein and Gammie. Anahtar Kelimeler: Biyoakustik.

vücut ağırlıklarındaki değişimleri. palustris ve A. Cemal ÖZSEMİR2. Biyoloji Bölümü. Nizamettin YAVUZ1. Dar bant aralıklı renkli filtreler besin kaplarının arkasına yerleştirilen ışık kutularının önlerine takılmış ve besin ile ilişkilendirilecek olan uyaranın önündeki kaba besin olarak sulandırılmış bal konulmuştur. sıçan.2 iken A.04. Neslihan ÜREN Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 22030 Edirne yilmazc@trakya. göç. arundinaceus türlerine ait yakalanma dinamikleri analiz edilmiştir. Renkli görme ve L reseptör foton yakalama deneyleri cam bir Y borudan oluşan ikili seçim düzeneğinde. Çalılara paralel olarak kurulu sis ağları ile yakalanıp halkalanan kuşlar Busse (2000) standartlarına uygun olarak değerlendirilmiştir. kaydı olma özelliği göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası. Çalışma alanında üreyen A. A. scirpaceus (118). En çok yakalanan A.1x 1011 202 . kırmızı bölge duyarlılık deneyleri de dairesel bir oriyentasyon platformunda gerçekleştirilmiştir. dumetorum (Kuzey kamışçın) türleri yakalanarak halkalanmıştır. SZ 063 Kızılırmak Deltası’nda. Yborunun yan kollarına ve oriyentasyon platformunun bir kenarına açılan delikle bağlantılı küçük bir boruya plastik besin kapları bağlanmıştır.04. Bu cinse ait A. 100 mg/kg/gün oktilfenol uygulama grubunda %47 ve 250 mg/kg/gün oktilfenol uygulama grubunda %51 oranında görülen kanibalist davranışın kontrol (%31) ve yağ-kontrol (%24) gruplarına göre önemli derecede artmış olduğu tespit edilmiştir. İlkbahar ve sonbaharda farklı tekrar yakalanma oranına sahip olan A. palustris’ten tekrar yakalanmamıştır. Bu çalışmada Kızılırmak Deltası. İşçiler ışık uyaranları dışında kullanabilecekleri tüm olası ipuçlarının baskılandığı koşullarda 2 hafta süre ile eğitilip test edilmişlerdir. Buna ek olarak geri bildirim verileri göç basamaklarını. TRABZON Doğumdan sonra gebe sıçanların davranışları incelenmiş ve yavrularına karşı geliştirdiği kanibalist davranışlar gözlemlenmiştir. alkilfenol. A. Y-borudaki eğitimde eş ışık şiddetine (1. Acrocephalus cinsinin 2002 – 2007 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Fenolojisi Pınar ÖZÇAM1. Antalya Manavgat’ta 23. scirpaceus için % 7. arundinaceus türlerine ait ilkbahardaki tekrar yakalanma oranı sırasıyla %8.tr Göç eden bireylerden elde edilen veriler. A. oktilfenol.2004 tarihinde halkalanan bir birey 08.2004 tarihinde Cernek halkalama istasyonunda geri bildirilmiştir. tüy değiştirme basamakları gibi pek çok bilgiyi sağlar. scirpaceus.2.19. palustris’in ilkbahar ve sonbaharda farklı göç stratejisine sahip olduğunun göstergesi olabilir. scirpaceus türüne ait ilkbahar döneminde 08. A. scirpaceus (527) ve A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sonbaharda ise tekrar yakalanma oranları A. dumetorum 2005 sonbaharında halkalanmış olup. Sancar BARIŞ1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitoloji Araştırma Merkezi 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü pozcam@omu. A. Volkan AKSOY.05. palustris (237) olarak belirlenmiştir. Acrocephalus SZ 064 Cataglyphis aenescens (Hymenoptera: Formicidae) İşçilerinde Gerçek Renkli Görmenin Davranışsal Analizi Yılmaz ÇAMLITEPE. göç paternleri ve göç boyunca habitat tercihlerini belirlemede kullanılır. kanibalizm. 2004 tarihinde tarafımızdan halkalanan bir birey Ukrayna’dan 17. scirpaceus (Saz kamışçını). Cernek Halkalama İstasyonunda 2002–2007 ilkbahar ve sonbahar göç döneminde yürütülen halkalama çalışmaları sırasında yakalanıp halkalanan Acrocephalus cinsine ait 5 tür değerlendirilmiştir. palustris (Çalı kamışçını). A. arundinaceus (Büyük kamışçın). schoenobaenus (Kındıra kamışçını) ve A.8 ve A. A. palustris için %11. scirpaceus ve A. En çok halkalanan türler sırasıyla ilkbaharda A. sonbaharda ise çalışmanın başladığı ağustos ayından eylül ayının başına kadara yoğun olarak göç ettikleri gözlenmiştir. yağ depolama oranlarını.7 olarak tespit edilmiştir.tr Cataglyphis aenescens işçileri gerçek renkli görmeye sahip olup olmadıklarının ve kırmızı bölge duyarlılıklarının belirlenmesi için monokromatik ışık uyaranlarına karşı besin ödüllü olarak eğitilip test edilmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Çevresel östrojenler. A. Y. arundinaceus (123) ve A. arundinaceus’un ise en geç göçe başladığı ve ilk olarak göçünü tamamladığı belirlenmiştir. Bu türlerin ilkbaharda mayıs ayında. Kiraz ERCİYAS1. Yapılan çalışmalar sonucunda. Arzu GÜRSOY2. arundinaceus için %12. sonbaharda ise A. A. Bu türlere ait halkalama verilerinden A. scirpaceus en erken göçe başladığı ve son olarak göçünü tamamladığı.04.edu.edu. bu kayıt türün Türkiye’deki 5. göç zamanı.7 ve %3.2004 tarihinde.

Edirne volkanaksoy@trakya. davranış SZ 065 plastik besin kapları bağlanmış ve kaplardan birisine besin olarak sulandırılmış bal konulmuştur. Gerçek renkli görmenin belirleneceği ikinci tip test olan kritik testlerde ise besin ile ilişkilendirilen uyaranların şiddetleri nötral yoğunluk filtreleri ile 1 log birim (10 kat) düşürülmüş ve karıncaların seçim frekansları belirlenmiştir. foton yakalama. Sonuçlar C. 1 log ünite düşürülmüş) birbirlerinden ayırt edebildikleri tespit edilmiştir. 440. ayırımsal şartlandırma prosedüründe ise hem ödüllü hem de ödülsüz uyaranın aynı anda bulunduğu koşullarda eğitilmişlerdir. oriyentasyon platformundaki eğitimde ise 590. İlk testte her iki şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler eğitim ile aynı koşullarda test edilmişlerdir (Kontrol testi). 22030. cunicularia işçilerinin hem UV hem de yeşil bölgeden seçilen ve aralarında 40 nm’lik renk uzaklığı bulunan uyaranlar arasında ince ayar renk ayırımı (renk tonu ayırımı) yapabildiklerini göstermektedir.edu. Biyoloji Bölümü. Y borunun iki yan koluna Kaldırım karıncası Tetramorium caespitum’da Işık Şiddeti Eşik Değeri ve Işık Şiddeti Ayırımı Neslihan ÜREN. Elde edilen sonuçlara göre işçiler besin ödüllü olarak eğitildikleri 370 ve 540 nm’lik ışık uyaranlarını hem kontrol hem de kritik testlerde alternatif ödülsüz uyaranlardan ayırt edebilmişlerdir. aenescens işçilerinin kırmızı bölgedeki duyarlılıklarının ve ayırım yeteneklerinin rengin akromatik bileşeniyle bağlantılı olduğunu göstermektedir. L-reseptör. Sonuçlar C. Arılar ve kelebeklerin de sahip oldukları bilinen böylesi renk tonu ayırımı yeteneği karıncalar dünyası için ilk bulgudur. Anahtar Kelimeler: Renkli görme.19. ayırımsal şartlandırma. 510 nm’ye besin ödüllü olarak eğitilen işçiler her iki eğitim tipinde de bu uyaranı hem 550 nm’den hem de diğer alternatif uyaranlardan anlamlı bir şekilde ayırt edebilmişlerdir. TRABZON foton) sahip monokromatik uyaranlar (370. İlk test olan kontrol testinde işçiler eğitim ile aynı uyaran koşullarında test edilmiş ve uyaranlar arasındaki seçim frekansları belirlenmiştir. Dairesel oriyentasyon platformunda ise işçiler 590 ve 610 nm’lik uyaranlara karşı anlamlı bir yönelim gerçekleştirmişken 630 ve 650 nm’lik uyaranlar ile test edildiklerinde dağılım rasgele olmuştur. Her bir test için toplam 30 işçinin tercihi kaydedilmiş ve değerlendirilmiştir.tekli şartlandırma. aenescens işçilerinin UVyeşil dikromatik renkli görmeye sahip olduklarını göstermektedir. 630 v3 650 nm’lik monokromatik uyaranlar kullanılmıştır. Y borudaki eğitim sonrasında 2 tip test gerçekleştirilmiştir. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Renkli görme. formica. Üçüncü tip testte ise işçiler her iki eğitimde de “+” olarak kullanılan dalga boyunu alternatif başka bir dalga boyundan ayırt etme konusunda test edilmişlerdir (340 vs 550. Her iki kabın arkasına konulan özdeş ışık kutularının önüne ışık uyaranlarını elde etmek için kullanılan dar bant aralığına sahip renk filtreleri yerleştirilmiştir. kırmızı duyarlılık. İkinci tip testte tekli şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler ayırımsal prosedürdeki eğitim koşullarıyla. 510 vs 370). 610. Tekli şartlandırma prosedüründe işçiler sadece ödüllü uyaranın (+) olduğu koşullarda. Sonuçlar F. Işık uyaranı olarak 40 nm dalga boyu aralıklarında 340–380 ve 510-550 nm’lik monokromatik ışık uyaranları kullanılmıştır Her iki eğitim prosedüründe de işçiler daima kısa olan dalga boyuna besin ödüllü olarak eğitilmişlerdir.tr Formica cunicularia işçileri spektrumun aynı renk bölgesine karşılık gelen birbirlerine yakın iki dalga boyu arasındaki ayırım (renk tonu ayırımı) yeteneklerinin belirlenmesi için yuvalarına bağlı cam bir Y borudan oluşan düzenekte tekli ve ayırımsal şartlandırma prosedürleri kullanılarak monokromatik ışık uyaranlarına besin ödüllü olarak eğitilip test edilmişlerdir. davranış SZ 066 Formica cunicularia (Hymenoptera: Formicidae) İşçileri Renk Tonu Ayırımı Volkan AKSOY. ayırımsal şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler de tekli prosedürdeki eğitim koşullarıyla test edilmişlerdir. Eş şiddete sahip 590 (+) ve 620 (-) nm’lere karşı Y boruda eğitilip bu uyaranlar arasındaki seçim başarıları değerlendirildiğinde ise işçilerin bu iki uyaranı ışık şiddetindeki farklılıklara göre (foton yakalama. karıncalar. renk tonu ayırımı.com Tetramorium caespitum işçileri uyaranları algılayabilecekleri en düşük ışık şiddetinin (eşik 203 . Yılmaz ÇAMLITEPE Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 22030 Edirne neslihan_uren@hotmail. Eğitim sonrasında üç farklı test gerçekleştirilmiştir. 540.640 nm ve 590-620nm). Fen-Edebiyat Fakültesi. Yılmaz ÇAMLITEPE Trakya Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 340 nm’ye eğitilen işçiler ise bu uyaranı 380 nm’lik uyarandan sadece ayırımsal şartlandırma prosedürü ile eğitildiklerinde ayırt edebilmişlerdir. 440 ve 640 nm’lik uyaranları alternatif uyaranlardan ayırt etmede ise başarısız olmuşlardır. karıncalar.

günlük dozunu yaklaşık 0. İşçiler 370 nm(UV).1x1011 foton) sahip 370 nm(UV). 63300. mavi bölgede 4 kat. ND= 0. ayrıca kandaki ALT. şiddet eşik değeri. kırmızı bölgede ise 66 kat ışık farklılığının olduğu durumlarda ayırım yapamamışlar ve rastgele dağılım sergilemişlerdir. karıncalar. Streptozotocin 204 .1) kademeli olarak düşürülüp işçilerin bu uyaranlar arasındaki tercihleri belirlenmiştir (kritik testler). Veteriner Fakültesi. Histopatolojik çalışmalarda karaciğerden ve böbrekten alınan ince kesitler ışık mikroskobunda incelendi histopatolojik değişikler tedavi edilen diyabetli kontrol tavşanlarda. Artemesia herba alba’nın bu dokularda tedavi yada koruyucu etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır. Şanlıurfa miriadam@harran. TRABZON değeri) tesbiti için dairesel oriyentasyon platformunda belli bir ışık şiddetine (1. Yenişehir Yerleşkesi. Kidney. Osmanbey Yerleşkesi.6. yeşil bölgede 2. Eğitimdeki ışık uyaranlarının şiddet değerlerinin nötral yoğunluk filtreleriyle düşürüldüğü kritik testlerde şiddetin UV ve kırmızı bölgede 10 kat (1.19. MDA. Creatinine ve Üre miktarını ölçülmüştür.tr 1 Harran Üniversitesi. Diyabetli tavşanlara 70 gün boyunca Artemesia herba alba su eksersini.4. Deney süresince tavşanların haftalık ağırlığı. 540nm (yeşil) ve 640nm (kırmızı) lik dalga boylarına sahip ışık uyaranlarına eğitilip test edilmiştir.edu. AST. GSH. Gerçekleştirilen deneyler sonucunda elde edilen verilere göre Tetramorium caespitum işçileri eğitildikleri 4 ana dalga boyunun hepsinde 100 katlık şiddet farklılığının olduğu durumda aynı dalga boyuna sahip ışık uyaranları arasında ayırım yapabilmişlerdir.5 olmak üzere i. Mehmet İRİADAM2. Bu durum Tetramorium caespitum türünün aynı dalga boyuna sahip iki ışık uyaranını sadece akromatik ipuçlarına dayanarak ayırt edebildiğini.edu. diabetes mellitus.tr Bu çalışmada kronik diyabetten oluşan böbrek komplikasyonları üzerinde Artemesia herba alba ekstresinin etkisini araştırılmıştır. Her bir dalga boyu için yapılan kontrol (eğitimdeki şiddet değeri) testlerinde işçiler eğitildikleri uyaran yönünde anlamlı bir tercihte bulunmuşlardır. Ancak UV bölgede 10 kat. Araştırma sonunda alınan biyokimyasal değerler karaciğer ve böbrek dokularındaki GSH artmasıyla MDA nın değerlerini düştüğünü izlenmiştir. ND= 0. Deney sonunda. rabbit. Patoloji Anabilim Dalı. diyabetten oluşan karaciğer hücre rejenerasyonu görülmüştür böbrekte ise diyabetli hayvanlarda glomerulosada zar kalınlaşması görülmemiş tübüllerde onarım ve mitoz görülmüştür hücre yada dokularında. ancak bu ayırımın yapılabilmesi için ışık uyaranları arasında belirli şiddet farklılıkları olması gerektiğini göstermektedir.2.Deneysel diyabet oluşturmak için tavşanlara 65mg/kg Streptozotocin sitrat tamponlu suda çözüldü ph 4.875 x 109 foton) düşürüldüğü durumlarda işçiler rasgele bir dağılım sergilemişlerdir. Şanlıurfa 3 Harran Üniversitesi. Tetramorium. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.5 kat. Füsün BABA3.0. ND= 0. 63200. ALT. Fizyoloji Anabilim Dalı. Tıp Fakültesi. idrar sıklığı ve kan şekerini ölçülmüştür.1 g/kg ağız yolu ile uygulanmıştır. davranış SZ 067 Diabetli Tavşanlarda Artemesia herba alba Ekstresinin Böbrekte Hiperglisemi Hasarına Karşı Etkileri Davut MUSA1. AST kontrole nazaran artığını Creatinin ile Üre ise düştüğünü görülmüştür. 440nm (mavi). BİTİREN3 miriadam@harran. yüksek şiddete sahip olan uyaran besinle ilişkilendirilecek şekilde (+) eğitilip test edilmişlerdir. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Artemesia herba alba. İşçilerinin aynı dalga boyuna sahip fakat ışık şiddeti yönünden farklılık gösteren uyaranlar arasında ayırım yapıp yapamadıklarının tespitine yönelik deneyler Y borudan oluşan ikili seçim düzeneğinde yapılmıştır. injeksyonu ile diyabet oluşturuldu. 440nm (mavi).1 x 1010 foton) mavi ve yeşil bölgede ise 16 kat (6. M. 540nm (yeşil) ve 640nm (kırmızı) lik dalga boylarında her bir dalga boyunda birisi (I) diğerinin 10 (I/10) ya da 100 katı (I/100) daha az ışık şiddetine sahip iki uyarana. İlk testte işçiler eğitim ile aynı koşullarda test edilmişlerdir (kontrol testi). Fen-Edebiyat Fakültesi. Bunu takip eden testlerde ise + uyaranın ışık şiddeti nötral yoğunluk filtreleri ile (ND= 1. ND= 0. deneydeki tavşanların kan şekerini haftalık olarak ölçülmüştür 250 mg ve üzerinde olan tavşanlar hiperglisemik olarak deneye alınmıştır. Biyoloji Bölümü. 63200. Şanlıurfa 2Harran Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Işık şiddeti. Yenişehir Yerleşkesi.p.

Gece Kurbağası’nın az ama büyük besinlerle beslendiğini ortaya koymuştur. Bu amaçla homojenize edilen semender testislerinden PRL etkisiyle tirozin amino asit kalıntıları üzerinde fosforilasyon gösteren ve yaklaşık 90 kDa büyüklüğünde olan Hsp90b izole edildi. Giresun Adasında yasayan 3 amfibi türünden biridir. viridis. Beslenme. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Bufo viridis. Emel ÇAKIR2.edu. Otuz iki kurbağanın katıldığı bu çalışmada. apoptoz. İzmir 3 Kumamoto Üniversitesi. Fen Fakültesi. spermatogenez. yer ve besin temel kavramlardan bazılarıdır. Fen Fakültesi.com Normal gelişim ve homeostazi sırasında önemli roller oynayan apoptozis spermatogenez sırasında da normal bir proses olarak meydana gelir. diğer birçok kurbağaya göre Bufo viridis’in midesindeki toplam av hacminin daha fazla. V. Trabzon zelyilmaz@gmail. Hsp90b’nın PRL tarafından uyarılmış germ hücre apoptozunda PRL reseptörü ile ilişkili olarak sinyal iletiminde rol oynadığı ileri sürülmüştür. Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Ufuk BÜLBÜL2. Besin çeşitliliğinin oldukça az olması. Bu bilgiler. av sayısının ise daha az olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmanın amacı. Biyoloji Bölümü sbuget@yahoo. Bilim ve Teknoloji Enstitüsü. Biyoloji Bölümü. M. Fen Edebiyat Fakültesi. Üstelik. PRL ve PRL reseptörü ile bağlantılı olarak germ hücre apoptozunda iş gören hücre içi sinyal iletim mekanizmasını ve bununla ilgili molekülleri bulmaktı. 205 . Ayrıca tüm kurbağaların midesinde tohum ve yaprak gibi bitki parçaları bulunmuştur. bu proteinin testisteki lokalizasyonu immünohistokimyasal olarak belirlendi. sinyal iletimi Giresun Adasındaki Bufo viridis Popülasyonunun Beslenme Biyolojisi Zeliha ÇOLAK YILMAZ1. Japon semenderi Cynops pyrrhogaster’de. bazı avları özellikle tercih ettiğini gösterebilir. spermatogonia 6. Biyoloji Bölümü. Amfibiler hayatlarının çoğunu besin aramakla geçirirler. rekabet SZ 071 Bal arılarında (Apis mellifera) Hijyenik Davranış Varroa destructor Parazitine Karşı Direnç Mekanizması Olabilir mi? İbrahim ÇAKMAK Uludağ Üniversitesi. Yüksek PRL/FSH seviyesi apoptozu tetiklerken. Fen Edebiyat Fakültesi.19. Hsp90b fonksiyonu geldanamisin ile spesifik olarak inhibe edildi ve testis üzerindeki etkisi incelendi. Bu bulgulardan yola çıkılarak. Daha önceki çalışmalarımızda. 1 Giresun Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Hsp90b. destructor orijinal konukçusu Apis cerena’dan (Doğu bal arısı) Apis mellifera’ya (Batı bal arısı) bulaşmış ve çok ciddi koloni kayıplarına yol açmaktadır.Kemalpaşa MYO. tespih böcekleri ve karıncalar gelmektedir. Bu kurbağanın en çok yediği avların başında toprak solucanları. Ko ETO3.com Ekolojik niş teriminin içerisinde zaman. M. Shin-ichi ABE3 1 Kumamoto Üniversitesi. Mikiko SAIGO1. Bilal KUTRUP2. bu oranın düşük olduğu durumlarda apoptoz baskılanır. Şaperon olarak işlev gören Hsp90b’nın klonlanmasını takiben yapılan coimmünopresipitasyon çalışması Hsp90b’nın plazma membranındaki PRL reseptorü ile bağlandığını gösterdi. Malzeme ve Yaşam Bilimleri Bölümü 2 Ege Üniversitesi.Kemalpaşa. PRL ile uyarılmış germ hücre apoptozunun moleküler mekanizması bilinmemektedir. Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı. Aynı zamanda. mitotik bölünmeden sonra mayozun başlangıcından hemen önce koşullara bağlı olarak apoptoz geçirir. Giresun Adası. B.tr Bu çalışma hijyenik davranışın Anadolu bal arısında (Apis mellifera anatoliaca) bir dış parazit olan Varroa destructor’a karşı bir direnç mekanizması olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Biyoloji Bölümü. Fakat. germ hücre apoptozunun endojen prolaktin (PRL) ve folikül-stimüle edici hormon (FSH) ile düzenlendiği gösterilmisti. prolaktin. Handan ONAY KARAOĞLU2. Bornova. Diğer iki tur olan Hyla arborea ve Rana ridibunda popülasyonlarının dikkate değer derecede az olması bu kurbağanın adada besin için rekabet edeceği bir turun bulunmadığını göstermektedir. Yuji JİN1.2. TRABZON SZ 068 SZ 069 Hsp90b’nın Japon Semenderi (Cynops pyrrhogaste)`nin Spermatogenezinde Prolaktin Tarafından Uyarılmış Germ Hücre Apoptozundaki Rolü Büget SARIBEK1. Bu nedenle besinleri onların ekosistemdeki yerlerini yani nişlerini belli eder. Bursa icakmak@uludag. 35100.

Yapılan yaş analizi sonucu canlı olan örneklerden dişilerde yaş 2-13 arasında değişirken.Yuvalarını çoğunlukla ormanların oldukça tenha kısımlarına. Biyoloji Bölümü. 71450. hava karardıktan sonra hareket eden çeşitli küçük böcekleri avlayarak beslenirler. ağaçların altına. kızılçam ve karaçam gibi ağaçlarla kaplı ormanların iç kesimlerine.19.step ve dağlık arazide yaşar. testi geçen kolonilerden ancak %24’ü (45) hijyenik (%95+) olarak belirlenmiştir. 2. uygulamada aynı test 24 saat beklenerek uygulanmış ve 1. Biyoloji Bölümü. Zeliha ÇOLAK YILMAZ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Bufo bufo. 10.tarlaların ormana yakın kısımlarına. yaş. Ufuk BÜLBÜL1. bazı bölgelerde ise hem kayalık hem de çalılık alanlarda rastlanılmıştır.01.06. Anahtar kelimeler: Bal arısı.çıplak step alanlara ve bitkinin az olduğu steplerin yamaçlarına dağlık bölgelerde ise kayalık alanlara ayrıca su menfezlerinin kenarlarına ve içerisine.kumul ve tepeciklere. Varroa destructor. Çok sayıda V. Fen-Edebiyat Fakültesi.com Amfibiler yolların ve araç trafiğinin varlığından en fazla zarar gören canlılardır.Bazı bölgelerde porsuk yuvalarına kayalık alanlar ile meyve ağaçları ve çalılık alanlarda. Fen Edebiyat Fakültesi. yol ölümleri SZ 073 Porsuk (Meles meles)'un Yuva Yapısı Nahit PAMUKOĞLU Kırıkkale Üniversitesi. kayın. Bilal KUTRUP1. erkeklerde bu oran 4-6 olarak tespit edildi.com Porsuk (Meles meles) karışık orman. erkeklerde ise 5 . arı populasyonları ve V. Bu arılıkta aynı çevre koşullarında ve benzer sayıda arı populasyonuna sahip kolonilere ve daha önce test uygulanmamış olan kontrol kolonilerine hijyenik yüzdelerin belirlenmesi amacı ile 3.tarlaların kenarlarına. Yoldan alınan ölü örneklerde ise yaşın dişilerde 5-10. İlk uygulamaya nektar akımı öncesinde 2’si dağlık bölgede olmak üzere toplam 11 farklı arılıkta 563 koloni ile başlanmış ve 48 saat içinde bu alanı tamamen temizleyen hijyenik (%100) koloniler %30 (172) olarak belirlenmiştir.Özellikle Akdeniz bölgesinde 2000 metre yüksekliğe yakın kesimlerde porsuk yuvasına 206 SZ 072 Bufo bufo’nun Tamdere-Dereli Yolu Üzerindeki Ölümleri Üzerine Bir Araştırma Emel ÇAKIR1. 16 tanesi yol üzerinde canlı olarak bulunan ve 9 tanesi ise henüz yeni ölmüş olan toplam 25 adet kurbağanın vücut boyları ölçülüp cinsiyetleri belirlendikten sonra sağ arka dördüncü parmakları skeletokronoloji yöntemi ile yaş analizinde kullanılmak üzere alındı. TRABZON Hijyenik davranış testi 300 mlt sıvı azotun pupa dönemindeki kapalı hücreler üzerinde 5cm çapında 100 petek hücresini kapsayan bir dairesel alana dökülerek 3 kez uygulanmıştır.2006 ve 17. Bu çalışmada.001) bağlı olarak değiştiği belirlenmiştir. gündüzleri taş altları. testi geçen tüm kolonilerin ana arıları alınarak kendi arılığımızdaki kolonilere verilmiş ve 2 ay sonra tümü yeni anaya ait koloniler elde edilmiştir. test uygulanmıştır. destructor parazitine sahip koloniler ile seçilen bu hijyenik koloniler arasında kapalı gözlü petekler tüm kolonilerde tesadüfi olarak yer değiştirilip.06.0005) ve yüksekliğe (P=0. Hijyenik davranış. meşe. Biyoloji Bölümü.Araştırma alanında porsukların yuva yapmak amacıyla step ve ağaçsız kesimler ile açık kesimleri mecbur kalmadıkça çok fazla tercih etmedikleri ancak 1000-2000 metre arasında kalan yaylaların hafif engebeli kesimlerine yuva yaptıkları da saptanmıştır. Özellikle ılıman bölgelerdeki amfibilerin üreme alanlarına mevsimsel göçleri yolda görülmelerinin . duvar oyukları ve toprak içindeki delikler gibi yerlerde gizlenirler. Handan KARAOĞLU1. destructor sayıları eşitlenmeye çalışılmıştır. Bu durumda 2. Biyoloji Bölümü. Bulgulara göre hijyenik davranışın zamana (P< 0. tarla kenarlarına yakın çalılık alanlara yaz aylarında ise bazı tarlaların iç ve kenar kısımlarına ve civarına yaptıkları tespit edilmiştir. Yahşihan. arılığa (P< 0. Sonuç olarak hijyenik davranışın çevre faktörlerine bağlı olarak değişkenlik gösterdiği ve V. Giresun cakir_emel@mynet. Bu iki test yaklaşık bir aylık süre içinde uygulanmış ve 2. destructor parazitine karşı direnç mekanizması olarak yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. ormanların bittiği açıklıklarda ağaçsız alanlara. Fen Edebiyat Fakültesi.0005).00 saatleri arasında Giresun iline bağlı Tamdere ile Dereli ilçeleri arasında bulunan 47 km’lik bir yol boyunca araştırma yapıldı ve 74’ü ölü 47’si ise canlı olmak üzere yol üzerinde toplam 121 kurbağa tespit edildi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.2006 tarihlerinde gece 10. test sonucunda hijyenik olarak belirlenen grup ve kontrol grubu ile birlikte toplam 25 koloni çok sayıda V. Kırıkkale pamukoglu2003@yahoo.30 . Sıvı azot testi asıl sebebidir. Kara kurbağaları gececi canlılardır. 61080. Apis mellifera anatoliaca. parazit. destructor ile aynı yerde kışlamaya bırakılmış ve kıştan sonra sadece 2 koloni hayatta kalmıştır. kayalık. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi.7 arasında değiştiği belirlendi.2000 metre yüksekliğe kadar yayılış göstermektedir.

Sabri KILINÇ2.0001 ppm ile methoxychlor. S. DSI tarafından inşa edilen ve Kızılırmak Delta’sında tarımsal alanlardan dönen suyun fazlasını göle boşaltan drenaj kanalı ile bağlantısı bulunmaktadır. Karamık Gölü Uluslararası kriterlere göre A sınıfına giren bir sulak alandır.com Bu araştırmada.96 . Yasemin SAYGI1. Meles meles.4’ DDE ve Endrin keton Ağustos ayında istatistiksel değerlendirmede diğer aylardan farklı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Porsuk.. Samsun) Planktonu ve Mevsimsel Değişimleri Ertunç GÜNDÜZ1. Mustafa CEMEK Afyon Kocatepe Üniversitesi. Liman Gölü Kızılırmak Deltası’nda denize en yakın göl olup. pusillum dominant türler olarak bulunmuştur. M. heptachlor konsantrasyonu Nisan ayında diğer aylardan. Çalışma için Haziran 2006 ve Nisan 2007 tarihleri arasında toplam 60 su numunesi 10 örneklem bölgesinden iki ayda bir düzenli olarak alınmıştır. Muhsin KONUK.doğu kesimleri sular yükseldiği zaman bataklık haline gelmektedir. Toplanan su numunelerinde seçilen 18 organoklorlu pestisitin hepsi belirlenmiştir. Liman Gölü (Kızılırmak Deltası.Selim ÇAĞLAR1 1 Hacettepe Üniversitesi.4'DDE göstermiştir. Liman Gölü’nde Ekim 2002 ve Mart 2004 tarihleri arasında yapılan 13 arazi çalışmasında fitoplankton ve zooplankton örnekleri 20 ve 55 µm por çaplı plankton kepçeleri ile toplanmış. en yüksek pestisit konsantrasyonunu 0. terminalis. sıvı-sıvı ekstraksiyon ve florisil kolon işlemlerini takiben GC-ECD standart kullanılarak tayin edilmiştir. Bölge nüfusunun çoğunluğu geçimlerini tarım ve balıkçılıkla sağlamaktadır. Monoraphidium contortum. Cladocera 5 ve Copepoda 2). kuzeyinde yer alan dar bir kumsal bariyeri üzerinden denizle bağlantı kurmaktadır.6437 ise ppm değeri ile 4. Zooplanktonda Hexathra oxyuris. Chlorophyta (23). Phormidium tenue. Fen Fakültesi. F. sadece denizle ve gölün güneyinde yer alan. tektonik kökenli bir çöküntü olan Akarçay havzasında yer alan Karamık Gölü’nden alınan su numunelerinde 18 organoklorlu pestisitin (OCPs) kalıntı seviyeleri belirlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Liman Gölü’nün deltada bulunan diğer göllerle herhangi bir bağlantısı olmayıp. Ankara 2 Cumhuriyet Üniversitesi. Fen Fakültesi. Tüm su örnekleri iyi temizlenmiş cam şişelere alınarak analiz edilinceye kadar +4°C’de saklanmıştır.yuva materyali ve yuvanın morfolojik yapısı incelenmiştir. Bacillariophyta (14).Araştırma sırasında üç adet yuva kazılmış ve bu yuvalara ait toprak yapısı. Sait BULUT.19. Karamık Gölü’nde pestisitler ile aylar arasındaki α-HCH konsantrasyonu Haziran ve Ekim aylarında istatistiksel açıdan farklı bulunurken. Avrupa Birliği standartlarına . TRABZON ve izlerine rastlanmıştır. Liman Gölü’nde tuzluluk %o 1. Liman Gölü’nde zooplanktonda 35 (Rotifera 28. Biyoloji Bölümü. Filinia longiseta. birden fazla giriş ve çıkış deliği bulunan ve içi otlarla döşeli. Fen Edebiyat Fakültesi. Liman Gölü’nde zooplankton ve fitoplankton ile fiziko-kimyasal parametreler ararsındaki ilişki CCA (Canonical Corresponce Analizi) ile değerlendirilmiş. Keratella cohlearis. minutum. Pyrrophyta (5). Afyonkarahisar İli sınırları içersinde. Calonipeda 207 Karamık Gölü Suyunda Organoklorlu Pestisit Kalıntılarının Belirlenmesi Sevim Feyza ERDOĞMUŞ. ANS kampusü. fitoplanktonda ise 73 (Cyanophyta (25). Sivas ertuncg@hacettepe. Biyoloji Bölümü. Pestisitler ile bölgeler arasında ise istatistiksel açıdan farklılık bulunmamıştır. Ancak gölün güney ve güney. Anahtar Kelimeler: Karamık Gölü SZ 075 Organoklorlu Pestisit. Biyoloji Bölümü. Su numunelerindeki organoklorlu pestisit kalıntıları. Keratella quadrata. Sonuç olarak Karamık Gölü’nden alınan su numunelerindeki pestisit konsantrasyonları.Bunun sonucunda porsukların yuvalarını genellikle eğimli alanlardaki yumuşak topraklara yaptıkları.06 arasında değişim göstermekte ve Venüs sistemine göre mixo-oligohalin acısu olarak sınıflandırılmaktadır. 200 hektar yüzey alanına sahip deniz seviyesinde yer alan bir acısu lagün gölüdür. F.Yıldız DEMİRKALP1.edu. Merismopedia tenuissima. Biyoloji Bölümü. Numunelerde en düşük pestisit konsantrasyonu 0. fitoplankton da ise Chroococcus minutus. M. 4. Phormidium sp. Cryptophyta (3) ve Euglenophyta (3) tür teşhis edilmiştir. Afyonkarahisar feyzakus@gmail. yuva yapısı SZ 074 göre izin verilen maksimum kalıntı seviyelerinin altında belirlenmiştir.4. tür teşhisleri ve sayımları yapılarak planktonun mevsimsel değişimi incelenmiştir.birey sayısına göre değişen üç veya beş odacıklı yuvalar yaptıkları araştırma sırasında tespit edilmiştir.tr Liman Gölü 41º 44’ Kuzey enlemleri ve 35º 40’ Doğu boylamları arasında Kızılırmak ağzının 4 km doğusunda bulunan. Hexathra oxyuris.

Elde edilen morfolojik ve karyolojik veriler. aynı şekilde thymol de yine en yüksek iki dozda (80 ve 100 mg/kg) sayısal KA yüzdesini artırmıştır. 60. 24 saatlik muamele sürelerinde ise tüm dozlarda MI’i EC kadar düşürmüştür. Karyoloji. zooplankton. fitoplankton. antibakteriyel. Adana sebileazirak@gmail. Ordu sekerogluv@hotmail. Aphanezomenon flos-aquae. Carvacrol ve thymol tüm dozlarda ve muamele sürelerinde MI’i kontrole göre önemli derecede düşürmüşlerdir. Biyoloji Bölümü.19. karyotiplerindeki çift kollu otozom kromozomlarından en az birinde görülen ikinci boğum (satellit). Anahtar Kelimeler: Muscardinus avellanarius trapezius. G-bant. trapezius örneklerinde de gözlenmiştir. MI’teki düşüşün de doza bağlı olduğu görülmüştür. bu taksonun tip örneğinin özellikleri ve bu alttür üzerinde çalışan araştırıcıların verdikleri morfolojik ve karyolojik özellikler ile tek tek karşılaştırılmıştır. antifungal. a. bu alttürün taksonomisine katkıda bulunulmaya çalışılmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Karyolojik incelemeler. KA sayısındaki artışın doza bağlı olduğu saptanmıştır. antiparazitik ve antiviral olarak kullanılan carvacrol ve thymol’ün sıçan kemik iliği hücrelerinde in vivo genotoksik etkilerini araştırmaktır. Adana 2 Çukurova Üniversitesi. Carvacrol sayısal KA yüzdesini en yüksek iki dozda (50 ve 70 mg/kg) kontrole göre önemli derecede artırırken. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Carvacrol. NFa=86 olarak tespit edilmiştir. Snowella sp. Eyyüp RENCÜZOĞULLARI2 1 Çukurova Üniversitesi. sıçan kemik iliği. antiseptik. 80 ve 100 mg/kg’lık vücut ağırlığı). 12. C-bant ve NOR boyama teknikleri kullanılarak yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası. Haluk KEFELİOĞLU Ordu Üniversitesi. Türkiye’ de yayılış gösteren bu alttür üzerinde ilk kez bu çalışma ile G ve C bantlama teknikleri uygulanarak. 24 saatlik muamele süresinde de tüm dozlarda MI’i EC kadar düşürmüştür. Özellikle yüksek dozlarda hem carvacrol (70 mg/kg) hem de thymol (100 mg/kg) KA sayısını pozitif kontrol olan ethyl carbamate (EC) kadar artırmışlardır. 30. 50 ve 70 mg/kg’lık vücut ağırlığı) ve thymol (40. Liman Gölü. Merismopedia tenuissima. mevsimsel değişimler SZ 076 SZ 077 Thymol ve Carvacrol’un in vivo Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Sebile AZIRAK1. 24 saat) ve konsantrasyonlarda kontrole göre önemli ölçüde artırmışlardır. ve Gymnodinium hippocastanum’un sıcaklık artışı ile pozitif korelasyon gösterdiği bulunmuştur.com Bu çalışmada. Bu çalışmada carvacrol (10. Fen Edebiyat Fakültesi. Uygulanan bantlama tekniklerinden C-bant ile sentromerlerin pozisyonu. Myoxidae familyası üyeleri için karakteristik olan. Fen Edebiyat Fakültesi. Phormidium tenue. incelediğimiz tüm M. Ordu Bu çalışmanın amacı antihelmintik.’nin Na ve Cl ile. Biyoloji Bölümü. G-bant ile türe özgü olan heterokromatin bölgelerin konumları belirlenmiştir. Thymol ise 6 saatlik muamele süresinde en yüksek iki dozda. Ordu’nun Ulubey ilçesinin Yukarıkızılen Köyünden toplanan on Muscardinus avellanarius trapezius örneği üzerinde detaylı karyolojik analizler yapılmıştır. Peridinium spp. Bu uygulamalar sonucunda diploid kromozom sayısı 2n=46. Fen Bilimleri Enstitüsü. direkt boyama. Carvacrol 6 ve 12 saatlik muamele sürelerinde sadece 70 mg/kg’lık dozda.com Ordu ve Çevresinde Yayılış Gösteren Muscardinus avellanarius trapezius (Mammalıa:Rodentıa) Alttürünün Karyolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Vedat ŞEKEROĞLU. Chroococcus minutus. genotoksisite 208 . TRABZON aquaedulis ve Mesochra aestuari türlerinin tuzluluk ve elektriksel iletkenlikle. intraperitonal uygulamada yapısal kromozom anormalliği (KA) ve total KA sayısını genel olarak tüm muamele sürelerinde (6. Snowella lacustris. NF=89. thymol.

19. Hüseyin AKSOY2. Her iki uygulama süresinde de anormallik frekansındaki artış doza bağlıdır (24 saatlik uygulamada r=0. MMC tarafından oluşturulan KKD/hücre ve MN/hücre frekanslarında da istatistiksel olarak önemli bir azalma gözlenmiştir. LA ve FA uygulanan tüm kültürlerde. kromozom anormalliği. kromozomal anormallik frekansını önemli düzeyde artırırken.25. üç farklı doz kullanılarak (0. Bu da bu iki antioksidanın antimitotik etkili olduğunu göstermektedir. Teknikokullar.86).05 µg/ml’lik dozlar haricinde tüm dozlarda önemli düzeyde artırırken. Her iki pestisit. Lipoik asit uygulaması. 0. 48 saatlik uygulamada en düşük doz hariç tüm dozlarda anormallik frekansını önemli düzeyde artırmıştır. eş zamanlı ve 1 saat sonra olmak üzere üç farklı şekilde. LA ve FA tüm dozlarda mitotik indekste istatistiksel olarak önemli bir azalmaya yol açmıştır. 48 saatlik uygulamada r=0. mikronükleus. Anahtar Kelimeler: Lipoik asit.2 µg/ml MMC uygulanmıştır. her bir kültüre 48 saat süre ile 0. 2. Kahramanmaraş syilmaz@gazi.25. Tüm uygulamalarda negatif kontrol. MMC’den 1 saat önce. 4 µg/ml) kullanılarak yapılmıştır.05 ve 0. Metominostrobin.005. Fen Edebiyat Fakültesi. Komet çalışması için.tr Metominostrobin ve Emamectin benzoate pestisitlerinin in vitro genotoksik etkileri kromozom anormalliği (KA). 24 saatlik uygulamada. insan lenfositlerinde kromozomal anormallikler (KA). metominostrobin’in 5 farklı dozu (0.88). TRABZON SZ 079 SZ 078 Lipoik Asit ve Ferulik Asitin İnsan Lenfosit Kültüründe Mitomisin-C’ye Karşı Antigenotoksik Etkileri Gökçe TANER. hem KA/hücre hem de anormal hücre frekanslarında. MMC. 2 µg/ml) yapılmıştır. mikronükleus frekansını da doza bağlı olarak artırmıştır (metominostrobin için r=0. pozitif kontrol ve çözücü kontrol bulundurulmuştur. Fatma ÜNAL1. Biyoloji Bölümü. ferulik asit.69. Fen Edebiyat Fakültesi. Teknikokullar. Ankara Sakarya Üniversitesi. Emamectin benzoate. emamectin benzoate bu hasarı tüm dozlarda önemli düzeyde artırmıştır.97).94 ve 48 saatlik uygulamada r=0. 0.625. FA uygulaması ise 24 saat süreyle MMC ile eş zamanlı olarak beş farklı doz (0. kardeş kromatid değişimi (KKD).001 ve 0. Fen Edebiyat Fakültesi. izole edilmiş lenfositler.01. Deniz YÜZBAŞIOĞLU1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. yukarıda belirtilen dozlarla 1 saat muamele edilmiştir.92.edu. 0. kromozomal anormallik (KA).88).50.5. 2. emamectin benzoate için r=0.50. LA çalışmasında. mikronükleus (MN) ve Komet testleri kullanılarak belirlenmiştir. Mustafa ÇELİK3 1 Gazi Üniversitesi. doza bağlı önemli bir azalma meydana gelmiştir (r=0. primer DNA hasarını 0. mitotik indeks (MI). Emamectin Benzoate. 0. 1. MMC tarafından oluşturulan genetik hasar üzerine antiklastojenik ve antimutajenik etkisinin olduğunu göstermektedir. çalışmada kullanılan her iki pestisitin de potansiyel genotoksik etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Bu azalma LA uygulamasında istatistiksel olarak anlamlıdır. Deniz YÜZBAŞIOĞLU. Elde edilen sonuçlar. Diğer yandan. pestisit. Serkan YILMAZ Gazi Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Sakarya 3 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi.00 ve 10. Mitotik indekste. Anahtar kelimeler: Metominostrobin.edu. pozitif kontrole göre bir azalma gözlenmiştir. metominostrobin uygulamasında önemli bir farklılık oluşmazken. Bu sonuçlar lipoik asit ve ferulik asitin. 1. Biyoloji Bölümü. 24 ve 48 saat süre ile kültüre alınmış lenfositlere uygulanmıştır.001. KA ve MN testleri için. kontrole göre 24 ve 48 saatlik uygulamalarda tüm dozlarda kromozomal anormallik frekansını doza bağlı olarak artırmıştır (24 saatlik uygulamada r=0. antigenotoksik etki.1 µg/ml) ve emamectin benzoate’ın 5 farklı dozu (0. MMC + lipoik asit ve MMC + ferulik asit uygulanan kültürlerin hepsinde. kardeş kromatid değişimleri (KKD) ve mikronükleus (MN) testi ile incelenmiştir. mikronükleus (MN) Metominostrobin ve Emamectin Benzoate Pestisitlerinin in vitro Genotoksik Etkileri Serkan YILMAZ1. komet testi 2 209 . 1. en yüksek 3 dozda. Komet testinde. Ankara gtaner@gazi. metominostrobin.00 µg/ml). Fatma ÜNAL. emamectin benzoate uygulamasında. Biyoloji Bölümü. 5.tr Lipoik asit (LA) ve ferulik asitin (FA) MMC’ye karşı antigenotoksik etkileri.

Dişi bireyler 21. yaş grubunda bulunmuştur.edu.26 (Temmuz) ile 20. yem.0 cm den küçük bireylerin avlanmamasının gerektiği belirlenmiştir. TRABZON SZ 080 Kalsit İşletmelerinde Çalışan İşçilerin Bukkal Hücrelerindeki Nüklear Anormallikler Songül BUDAK DİLER Niğde Üniversitesi.com Kalsit. Biyoloji Bölümü.367±0. 1758) Populasyonunun Üreme Özellikleri Meral APAYDIN YAĞCI. En fazla (9 fert) yeniden eşleşme de bu dönemdedir.tr Poyrazlar Gölü (Türkiye)’nde üreyen Egretta garzetta kolonisi 2002-2005 arasında takip edilmiştir. PVC. SZ 081 3. peperat yapılmış ve kalsitin insan nükleusları üzerindeki genotoksik etkilerini araştırılmıştır.1758) popülasyonunun üreme biyolojisi incelenmiştir. Sonuçlar 25 yuva takip edilerek elde edilmiştir. Bahar başı sahaya gelen Little Egret. ilaç. Doğada genellikle saf halde bulunmaz. Yuva başına düşen ortalama yumurta sayısı 210 . 1766) Türünün Üreme Biyolojisi ve Yıllık Değişimler Ali UZUN Sakarya Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. diğer minerallerle (SiO2. Al2O3. Little Egret en erken 2002’de sahaya gelmiştir.743 ve n=84) eşitlikleri ile ifade edilmiştir. Fe+2) birlikte bulunur. Niğde ilindeki maden ocaklarında kalsit minerali çıkartan işçilerden bukkal epitel hücreleri alınarak.6669 (r=0.089 mm) arasında değişmiş olup yaş ilerledikçe yumurta büyüklüğünün de arttığı tespit edilmiştir. Ancak fertlerin tekrar çiftleşmesi için önemlidir.3’dür. Türün demografik ve üreme özellikleri incelenmiştir.07*W0. SO3. Üreme başarısı ise %82. seramik.700 ve n=84) ve fekonditeağırlık ilişkisi ise F=124. Türkiye’de de bulunmaktadır.5844*L2. yumurta verimi. FeO3. Dişilerle erkekler arasındaki boy farkı önemli iken (p<0.413 mm (ortalama 2. kimyasal yapısı CaCO3 olan ve mikronize boyutlarda öğütüldükten sonra kağıt. Biyoloji Bölümü budakdiler@gmail. Hazırlanan bu preparatlar ışık mikroskobunda incelenerek. 54140. Dişi turnalar ilk şeysel olgunluk boyuna 24.17’dir. En yüksek nisbi fekondite ise 64291 yumurta/kg balık olarak 2. F=1.05). kasımda yavruları büyütmüş olarak gölden ayrılır. Rahmi UYSAL Eğirdir Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü 32500 Eğirdir/Isparta m.0 g) ile 52.3 cm (2363 g) arasında bulunmuştur. insan sağlığı üzerindeki zararları tespit edilemiştir.05) ağırlık farkının önemsiz olduğu tespit edilmiştir (p>0. K2O. gıda.03±3. Sezona erken başlamak üreme başarısını artırmaz. Kampüsü Serdivan. Yumurta çapları 0. preparat hazırlandı. kozmetik. boya. Sonuç olarak Işıklı Gölü turna popülasyonunda avcılığın Şubat-Nisan arasında yasaklanmasının ve 25.9 cm’de erişmektedirler. SZ 082 Işıklı Gölü’ndeki (Çivril-Denizli) Turna (Esox lucius L. Çalışmada kalsit işletmesinde çalışan 50 işçi ve 50 sağlıklı kişi olmak üzere toplam 100 kişiden bukkal epitel hücresi alınarak.9 cm de erişirken erkekler 22.. Na2O.798±0. Işıklı Gölü Egretta garzetta (Linnaeus.0 cm (73. Temel bir çok sanayinin ana girdisi olan kalsit. CO2. Yaşlara göre ortalama kondisyon faktörleri 0.5 cm (68 g) ile 66.88 (Şubat) arasında değişmiştir. Aylık ortalama Gonadosomatik Indeks (GSI) değerleri 0. hazır sıva v. kimya. MgO.b. Mart 2003 ve Şubat 2005 tarihleri arasında ayılık olarak yapılan çalışmada toplam 313 adet turna örneği yakalanmış ve bunların 196 adedi dişi (1-7 yaşları arasında) 117’i ise erkek (1-6 yaşları arasında) bireylerden oluşmuştur.023 (1 yaş erkeklerde) ile 1. Yaş gruplarının karşılığı ortalama total fekonditeler 2517 yumurta/balık (1 yaş) ile 91944 yumurta/balık (7 yaş) arasında değişmiştir.yagci@hotmail.a.8661 (r=0. Anahtar Kelimeler: Turna.72±0.05). Fekondite-boy ilişkisi. cam. Bu çalışmada. bir çok sektörde beyazlık. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Kalitesi ve rezervleri yönünden oldukça zengindir. Kalsitin insan nükleusundaki genotoksik etkileri mikronukleus testi ile belirlenerek. CaO. eşeysel olgunluk boyu.284 (6 yaş dişilerde) arasında hesaplanmış olup dişi ve erkekler arasındaki fark önemsiz bulunmuştur (p>0.. Esentepe. istatistikî olarak değerlendirilir. GSI’nin aylık değişimine göre üreme faaliyeti Şubat ve Nisan ayları arasında olmaktadır. Adapazarı aliuzun@sakarya.0 cm (3342 g) arasında iken erkek bireyler 21. plastik. üreme periyodu.com Bu çalışmada Işıklı Gölü turna (Esox lucius L. ucuzluk gibi özelliklerinden dolayı önemli miktarlarda kullanılan bir dolgu maddesidir. Fen Edebiyat Fakültesi.19.691-2.

K:Karbohidrat) gram olarak kullanılarak yedirilmiştir. tatarcıkların dağılımında da çevresel koşullar oldukça önemlidir. Samsun oyanar@omu. larvaların bir eğim üzerinde hareket eden beslenme davranışı ortaya koydukları görülmüştür. çevresel koşulların (ışık. C-F. 28000. A-T3. H. Osman Bey Kampusü. Gelişme sürelerinin besindeki protein miktarının artışına paralel olarak azaldığı ve sekonder madde miktarlarıyla arttığı tespit edilmiştir. 28+1 oC ve %80 nem koşulu sağlanan insektaryumda P. papatasi’lerin ortalama dişi başına yumurtlama oranı istatistiksel açıdan anlamlı olacak şekilde farklı bulunmuştur. A-N3 ve A-K3 kombinasyonları oluşturularak tercihli beslenme deney grupları oluşturulmuştur. B-C. papatasi’ye ait. Pup protein miktarını sekonder maddelerin özellikle de tanik asitin istatistiksel olarak olumsuz etkilemediği tespit edilmiştir. Nikotin ve kinin için A besinine % 0. C (P10:K32).tr Birçok vektör organizmada olduğu gibi.05). ergin ömür uzunluğu. Yenen protein ve karbohidratın pup ağırlığı. cunea larvalarının protein ve karbohidrat alımı arasında lineer bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Kurupelit. H. Bunun sonucunda üç farklı sekonder maddenin her biri için üç farklı yoğunlukta üç besin. B-E. Tercihli beslenme deneylerinde H. Sonuç olarak araziden toplanan P.25.25 ve % 0. nikotin sırasıyla N1. N3 şeklinde ve kinin sırasıyla K1. Biyoloji Bölümü.19. cunea larvalarının tercihsiz beslenme deneylerinde kullanılan 15 besin çeşidi. Biyoloji Bölümü. yumurta ovipozisyon süresi ve fekondite parametreleri araştırılmıştır. N2. TRABZON SZ 083 Hyphantria cunea’nın Yapay Besinlerdeki Beslenme Stratejisi ve Besindeki Sekonder Maddelerin Gelişmeye Etkisi Oğuzhan YANAR1.5 ve 5 oranında tanik asit hesaplanarak katılmış ve sırasıyla T1. özellikle proteince zengin besinlerin olduğu tercih gruplarında pup ağırlığının düşük olduğu tespit edilmiştir (P>0. Bu besinlerden A-B. Fen Edebiyat Fakültesi. B-D. E-F. cunea türünde özellikle karbohidratı fazla besinlerle (CF) tercihte tat almayla ilgili kararsızlıkla alım hedefinin tutturulamadığı görülmüştür. K3 şeklinde sembolize edilmiştir. toplam tüketim miktarları dikkate alındığında C ve E besinlerinin toplam tüketim miktarlarının kontrol grubu olan A besinine göre farklı olduğu görülmüştür. cunea türünün besin tercihi C (P10:K32) ve D (P36:K10) tercihli besin deneyinde elde edilen sonuçlara göre yenen protein ve karbohidrat miktarlarının ortalaması ile H. laboratuar koşulunda bazı biyolojik özellikleri araştırılmıştır. D-E. CD. Şanlıurfa yöresinde toplanan ve laboratuar koşulunda üretilen Phlebototmus papatasi’lerin. E (P72:K32) ve F (P36:K64) besin menüleri (P:Protein. ve T3 ile sembolize edilmiştir. yağış) uygunluğuna bağlı olarak bir yıl içinde 2 veya 3 döl vermektedir. B (P32:K32). Pup lipit miktarlarının ise protein/karbohidrat oranının düşük oluşuyla ilişkili olduğu görülmüştür. Benzer şekilde tercih gruplarında karbohidratça zengin besinlerin olduğu tercih grubundaki larvaların lipit miktarının yüksek olduğu görülmüştür (P>0. toplamda dokuz farklı besin elde edilmiştir. T2. stres oluştuğu ve 211 . D-F. A-C. bıraktıkları yumurta sayısı oransal olarak daha azdır. Ayrıca sekonder maddelerin toplam tüketim miktarları için etkili olduğu gösterilmiştir. Nurver ALTUN2 1 Giresun Üniversitesi. Ergin ömür uzunluğu da daha kısa çıkmıştır. A-D.edu. SZ 084 Şark Çıbanı Vektörü Phlebototmus papatasi’nin Hayat Döngüsü ve Fekonditesi Üzerine Bir Araştırma Şahin TOPRAK Harran Üniversitesi. 2. Bu 3 grup larvadan elde edilen sonuçların ortalamaları karşılaştırıldığında. Sekonder maddeler kullanılarak hazırlanan besinler A besin içeriğine % 1. Bunun için A(P36:K32). Giresun 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Şanlıurfa stoprak@harran. % 0.05). B-F. sıcaklık.edu. D (P36:K10).tr Bu çalışmada Hyphantria cunea türüne ait larvaların son larva evresinde yapay besinler kullanarak besin tercihinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. pup protein ve lipit miktarı ile toplam dışkı miktarı arasındaki ilişkilerin farklı olduğu görülmüştür (P>0. K2. Bu da araziden toplanıp laboratuar koşulunda üretilmesi sağlanan P. papatasi üzerine laboratuar koşuluna bağlı olarak. nem. A-F. A-E. Böceklerin sıcaklık istemleri belli bir iklimsel ya da coğrafi koşulda bir yıldaki kuşak sayısını belirler.05). Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. C-E. Eşeyler arasında ve iki grup arasında hayatta kalma (ömür uzunluğu) açısından da önemli farklar bulunmuştur. Tercihli beslenme deneylerinde. Ayrıca H. rüzgar. Biyoloji Bölümü.5 yüzdelik oranları hesaplanarak eklenmiş. cunea türü için optimal besin tercihi % 53 protein ve % 47 karbohidrat olarak bulunmuştur.125. Mahmut BİLGENER2. Tatarcıklar. papatasi’lerin yumurta üretimi kültür ortamında yetiştirilenlere göre daha fazla iken. Fen Edebiyat Fakültesi. Arazi koşulunda toplanıp ve kültür ortamında yetiştirilip deneye alınan P.

tr Peroksizomlar. 06800. Çiğdem FAK. Şayeste DEMİREZEN Hacettepe Üniversitesi. Ayça KESİM. C bant ve NOR boyama teknikleri kullanılarak yapılmıştır. yuva sıcaklığı. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. bütün ökaryotik hücrelerde bulunan. Bu genlerde meydana gelecek olan mutasyonlar peroksizom oluşumunu olumsuz yönde etkilemektedir. Ordu zulalatli@hotmail.19. Zamansal ve Mekansal Açıdan Farklılıklarının Araştırılması Yakup KASKA. bütün peroksizomal matriks proteinleri çekirdekteki genler tarafından kodlanır. Bu çalışma Pex12 proteinin perosizomal protein girişinde bir rolü olduğunu bildiren diğer çalışmaları desteklemektedir. Elif MADAK Pamukkale Üniversitesi. Bu süreçte görev alan proteinler peroksizom oluşumunda oldukça önemlidir ve bunları kodlayan genlerin tümüne birden PEX genleri adı verilir. Uygulanan bu tekniklerin incelenmesi sonucunda.edu.tr Deniz kaplumbağalarının cinsiyet kromozomu olmaması. Bu amaçla. etrafı tek katlı bir zarla çevrili olan küçük. Pınar İLİ. PEX12 geninde mutasyon olan bu hücreler mitokondri ve vakuol morfolojisi açısından da incelenmiştir. Seda AKIN. Gbant. Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Caretta caretta (İribaş Kaplumbağa) yuvaların bilgisayarla çalışan elektronik sıcaklık ölçerlerle sıcaklıklarının kaydedilmesi ve ölü yavruların gonadlarının histolojik incelenmesi sonucunda yavru cinsiyet oranları incelenmiştir. TRABZON hem fekondite hem de ömür uzunluğu üzerine olumsuz etki yarattığı sonucuna bağlanılmıştır. Biyoloji Bölümü. Çıkan bu sonuçlar. şark çıbanı SZ 085 SZ 086 papatasi. Denizli caretta@pau. Ankara dylek@hacettepe. kromozom sayısı aynı (2n=48). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. fakat otozomların morfolojileri farklı olan iki karyotip çeşidi belirlenmiştir. Kendilerine ait DNA’ları ve ribozomları yoktur. Beytepe. Peroksizom Oluşumunda PEX12 Gen Etkinliğinin Floresan Mikroskobik Olarak Araştırılması Dilek KAYA. Caretta caretta. PEX12 geninde delesyon oluşturulan Saccharomyces cerevisiae hücreleri floresan mikroskobik olarak incelenmiş ve bu mutant hücrelerde peroksizomal matriks proteinlerinin peroksizom içine giremeyip sitozolde kaldığı görülmüştür. yavru cinsiyet oranları. Bu nedenle. Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’daki Kromozomal Anomalilerin Türleşmeye Etkisi Zülal ATLI ŞEKEROĞLU. Anahtar Kelimeler: Deniz kaplumbağası. Anahtar Kelimeler: Phlebototmus fecondite. Fikret SARI. Haluk KEFELİOĞLU Ordu Üniversitesi. sitozoldeki serbest ribozomlar tarafından sentezlenir ve peroksizomlara taşınır. Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. yuvaların üst kısmındaki yumurtalardan ve denizden uzak bölgedeki yuvalardan daha çok dişi yavruların çıktıkları tespit edilmiştir. küresel ısınmanın da etkisi altında nesli tükenmekte olan bu türlerin korunması açılarından tartışılmıştır.edu. yuvarlak organellerdir.com Bu çalışmada. Fen Edebiyat Fakültesi. Özgün TEKSOY. Karyolojik analizler direkt boyama. Amasya’nın Boyalı köyünden toplanan 74 Microtus dogramacii örneği üzerinde ayrıntılı bir şekilde karyolojik incelemeler yapılmıştır. nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bu türlerin korunması bakımından bu konunun araştırılması büyük önem arz etmektedir. Akın KIRAÇ. Az üretildiği bulunan erkek yavru bireylerin daha çok sezon başında ve sonunda bırakılan yuvalar ile yuvaların alt kısmındaki yumurtalardan ve denize yakın yuvalardan çıkarken. küresel ısınma. yavruların cinsiyetlerinin kuluçkanın ortadaki 1/3’lük süresindeki sıcaklığa göre değişmesi nedeniyle. Bu nedenle araştırma alanından toplanan örnekler karyolojik bakımdan Tip-1 ve Tip-2 olarak iki gruba 212 . Yuva sıcaklıklarının kaydedilerek. biyo-ekoloji. ölü yavruların da gonadlarının histolojisik olarak incelenmesi ile yuvaların cinsiyet oranları hakkında tahminler yapılabilmektedir. Bu çalışmada da bu genlerden biri olan PEX12 geninin peroksizom oluşumundaki rolü araştırılmıştır. SZ 087 Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Cinsiyet Oranlarının. Gerek kaydedilen sıcaklık analizleri sonucunda ve gerekse yavru gonad histolojileri sonucunda dişi ağırlıklı bir yavru populasyonunun üretildiği ortaya çıkarılmıştır.

Isparta igulle@mehmetakif.kaya@ege. Amasya SZ 088 SZ 089 Balıklı Kaplıca ve Çermik Deresindeki (SivasKangal) Garra rufa’nın Büyüme Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Şerife Gülsün KIRANKAYA. türlerin Türkiye’deki paleocoğrafik dağılım haritaları yapılmıştır Bu çalışma sonucunda Artiodactyla memeli fosilleri üzerinde yürütülen Cenogram tekniği ile bölgenin paleobiyocoğrafik ve paleoklimatolojik yorumlamaları yapılacaktır. boy ve ağırlık kompozisyonları ortaya konmuş. Baraj Gölü (Burdur) Planktonik Turbellaria Yoğunluğunun Mevsimsel ve Derinliğe Bağlı Değişimi İskender GÜLLE1. perisentrik inversiyon. Bu karyotipik formlardan Tip-1 karyotipine ait 8 numaralı otozom kromozomların perisentrik inversiyona uğrayarak Tip-2 karyotipindeki metasentrik olan 1 numaralı otozom kromozomları oluşturduğu tespit edilmiştir.6mm. Anahtar Kelimeler: Garra rufa.60g arasında değişirken. eşey.06-14. Elde edilen bu karyotipik formlar. Materyallerin uzunluk/genişlik diyagramlarına göre bölgesel ve türiçi değişimleri saptanmıştır.’ye ait olduğu tanımlanmıştır. hidrobiyoloji alanında Yukarısazak (Kale-Denizli) Memeli Faunasına Ait Yeni Artiodactyla’ya Bulguları Tanju KAYA. Miotragocerus valenciennesi ve Gazella sp. Beytepe.19. Ekstrem sıcaklık koşulunda yaşamaya uyum sağlamış olan bu türün Kangal Kaplıca’da ve Çermik Deresi’ndeki populasyonlarının yaş.tr Ocak–Aralık 2002 tarihleri arasında yürütülen bu araştırmada Karacaören I. Ankara gkirankaya@gmail. türleşme. pek çok cyprinid (sazangil) için letal kabul edilen ya da birçok balığın çok kısa süreler dayanabildiği yüksek sıcaklıkta yaşaması nedeniyle biyolojik açıdan ilginç bir balık türüdür. 5 adet phalanx-2 ve 4 adet phalanx3. Tragoportax amalthea (Roth & Wagner) ve Gazella deperdita (Gervais) fosillerini içerir ve Geç Miyosen yaşını yansıtır (Kaya. 15100. Not: Sunulan çalışma yapılmış bir araştırmadır. Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Tabiat Tarihi Müzesi. 1 astragalus ve 2 adet patella’dan oluşmaktadır. Protoryx carolinae Major. Güzin EMECEN ÖZSOY Hacettepe Üniversitesi. 1 calcaneum. İzleyen çalışma Tuna’ya (1999) aittir. Tuna 1999). ağırlıkları 0.Anahtar Kelimeler: Microtus dogramacii. 1993. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. karyoloji.90 olarak bulunmuştur. Eşey dağılımı: Balıklı Kaplıca’da E:D için 1: 1. Ö. Fen Fakültesi. mevsimsel olarak da 213 .tr Yukarısazak (Kale-Denizli) memeli faunası Yukarısazak Köyü’nün 1 km güneybatısında Kurttepe ve Yaylatepe arasındaki Kapışcabaşı Mevkiinde yer alır ve ilk kez Kaya (1993) tarafından tanımlanmıştır. Çermik Deresinde ise 1: 0. F.8 mm ve 0. büyüme SZ 091 Karacaören I. Güler EKMEKÇİ. 32500. Anahtar Kelimeler: Artiodactyla. Fen-Edebiyat Fakültesi. ayrıca büyüme özellikleri belirlenmiştir. 5 adet phalanx-1. Bulgular 5 adet P2-M3 in situ üst çene parçası. TRABZON ayrılmıştır.com Deri hastalıklarının tedavisinde etkili olduğu iddia edilen Garra rufa obtusa. Ayrıca. G. bu konuda çalışan diğer araştırıcıların tespit ettikleri veriler ile karşılaştırılmış ve türleşme problemine çözüm getirilmeye çalışılmıştır. Balıklı Kaplıca’daki bireylerin çatal boyları 18.175. 6 adet p2-m3 in situ alt çene parçası.3112. Baraj Gölü’nde dağılım gösteren planktonik Turbellaria türünün aylık yoğunlukları.edu. Biyoloji Bölümü.rufa’nın yaş dağılımı Balıklı Kaplıca’da 0-III Çermik Deresinde ise 0-IV yaşlar arasındadır. Eğirdir. Dere örneklerinin kaplıca örneklerinden daha iri ve ağır olduğu ve iki populasyon arasındaki ağırlık farklarının istatistiksel açıdan önemli olduğu saptanmıştır.56 g arasındadır. geç miyosen Denizli-Yukarısazak. bu değerler Çermik deresinde 21. balıklı kaplıca. Bu çalışma Batı Anadolu memeli fosil yataklarında ilk defa gerçekleştirilecektir. Biyoloji Bölümü. Osman ERTAN2 1 Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi.edu. Artiodactyla takımına ait Helladotherium duvernoyi Gaudry. Burdur 2 Süleyman Demirel Üniversitesi. İzmir tanju. Bulguların odontolojik ve osteolojik incelemeler sonucu Protoryx carolinae. Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi. Fosil lokalitesinde 2007 yılında yapılan kazı çalışmalarında Artiodactyla’ya ait yeni fosille bulunmuştur. Seval ORUÇ Ege Üniversitesi. Memeli faunası Perissodactyla takımına ait Hipparion matthewi (Abel) ve Ceratotherium neumayri (Osborn).1-26.892.

Dikey yöndeki kümelenmeleri ilkbahar mevsiminde orta su derinliklerinde. hidrolojik yapı ve iklimsel yapı vb) arasındaki ilişki irdelenmeye çalışılarak Milli Park ekosisteminin yapısı analiz edilmiştir. eğim. Anahtar Kelimeler: Karasinek. PK: 06800. Turbellaria yoğunluğu en yüksek Temmuz (10. jeolojik. Selim Sualp ÇAĞLAR Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Ekoloji Anabilimdalı Beytepe. bakı modelleri hazırlanmıştır. insektisit direncini düşürmenin yanısıra uyumsal özellikler üzerinde de etkili olduğu tespit edilmiştir. (Diptera: Muscidae)’nın Uyumsal Özellikleri Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması Arda Cem KUYUCU. korunan alanları. insektisit direnci. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 51. Direnç gelişimini belirlemek için tüm dirençli ve göç populasyonlarına direnç testleri yapılmış. Biyoloji Bölümü. GDR populasyonundan ise GDG1 ve GDG2 populasyonları oluşturulmuştur. Beytepe kampusü. Ankara ckuyucu@hacettepe. Gölde Turbellaria yoğunluğunun artış yaptığı dönemlerde Cladocera yoğunluğunda belirgin bir azalış görülmüştür. GFG1 ve GDG1 populasyonlarında uyum parametreleri. Bu çalışmada. GFR ve GDR populasyonlarının uyumsal özelliklerinin GS populasyonuna göre düşük olduğu belirlenmiştir.19. CBS ile alana özgü yükseklik. Ankara cagasan@hacettepe. Anahtar Kelimeler: Turbellaria. Musca domestica L. zooplankton. Selim Sualp ÇAĞLAR Hacettepe Üniversitesi. Kaçkar Dağları. Karacaören I. uyum. alana-özgü ekosistem analizlerinin yapılması ve yönetim hedeflerinin saptanması gerekmektedir. uyumsal özelliklerdeki değişimleri gözlemlemek amacıyla tüm populasyonlar için hayat tablosu düzenlenmiştir. GFR ve GDR populasyonlarına göre düşüş göstermiş ancak GFG2 ve GDG2 populasyonlarında tekrar artmıştır. Sonuçta insektisit direncinin incelenen 214 .kuşak göç). laboratuvar koşullarında beş kuşak boyunca Fenitrothion ve Deltamethrin’e karşı dirençlendirilerek Fenitrothiona dirençli (GFR) ve Deltamethrine dirençli (GDR) populasyonlar elde edilmiş. Korunan alanların yönetiminde en uygun kullanım biçiminin belirlenebilmesi için. TRABZON dikey yöndeki kümelenmeleri araştırılmıştır. 10-30 m arasında. Planktonik Turbellaria’nın diğer zooplankton grupları içerisindeki ortalama temsil oranı % 1. ekosistem analizi İnsektisit Direncinin Karasinek. jeomorfolojik özellikleri ele alınarak ekosistem analizi hedeflenmiş ve bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için CBS kullanılmıştır.edu. SZ 093 Kaçkar Dağları Milli Parkı’nda Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) Tabanlı Ekosistem Analizi Çağaşan KARACAOĞLU. fauna. sonbahar mevsiminde 5. Bu tanım uyarınca. Aynı zamanda uydu görüntüleri kullanılarak Nesne Tabanlı vejetasyon sınıflandırması yapılmış ve bu sınıflandırma Orman Amenajman Planları ile karşılaştırılmıştır.tr Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi. dikey dağılım. Musca domestica.7 (2. Bunun için. aynı zamanda duyarlı birey göçünün. koruma alanı. ekolojik yapı).775 ± 479 birey/m3) olarak bulunmuştur. düzenlenen ve yönetilen alanlar” biçiminde tanımlamaktadır. m’de yoğunlaşmıştır. en düşük Ocak (65 ± 36 birey/m3) aylarında belirlenmiştir. “coğrafi olarak belirlenen ve belli koruma hedeflerine ulaşılacak biçimde ilan edilen. bu dirençli populasyonlara GS populasyonundan iki kuşak boyunca %50 oranında duyarlı birey göçü sağlanarak GFR populasyonundan GFG1(1. dirençli ve duyarlı karasinek soylarının uyumsal özelliklerinde meydana gelen değişimler ile direnç gelişimini etkileyen duyarlı birey göçünün direnç frekansını düşürmedeki ve uyumsal özellikler üzerindeki etkileri araştırılmıştır.tr Bu çalışmada. koruma altındaki alanlar bir veya birden fazla farklı hedefe ulaşmak amacıyla kurulup yönetilebilir. yaz mevsiminde 10. Baraj Gölü SZ 092 populasyonlarda uyum üzerinde etkili olduğu belirlenmiş. milli park.760 birey/m3).587 ± 2.550 ha alana sahip Kaçkar Dağları Milli Parkı’nın biyolojik (flora.edu. Flora ve fauna elemanlarının dağılımları ile çevresel koşullar (toprak özellikleri.kuşak göç) ve GFG2(2. Dirençli populasyonlara duyarlı birey göçünün hem Fenitrothion hem de Deltamethrin direncini düşürmede etkili olduğu tespit edilmiş. Baraj gölü genelinde. Biyoloji Bölümü. Gaziantep’den GS populasyonu. m’de. Anahtar Kelimeler: CBS.

6.4-42.22±2. Trakya Bu çalışma TUBITAK TBAG-U/161 (105T531) no’lu proje ile desteklenmektedir SZ 096 Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan MDA ve GSH Düzeylerinin Araştırılması Hacı Ahmet DEVECİ.34± 2. Çalışmada.52 mm boy değerleri arasında ve ortalaması 37.6 ♀♀) bireyin total boy dağılımı incelendiğinde. Bornova. Fen Edebiyat Fak. Aysel GÜVEN Kafkas Üniversitesi.com Bu çalışmada.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Afyonkarahisar 2 Ege Üniversitesi. insektisit direnci.68–15.50 mm parametreleri arasında değiştiği ve ortalaması ise 12. Populasyondaki erkek bireylerin boy dağılımı 34.edu. sınıra yakın alanlarda 215 .tr Sülüklü Göl (Adapazarı)’ünden yakalanan 17 Bombina bombina (11♂♂. Culex. Biyoloji Bölümü. ŞİMŞEK.6 mm olarak saptanmıştır. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Ochleratatus cinsine ait 6. Ankara musca@hacettepe. Örneklemeler neticesinde Culex cinsine ait 6. Bombina bombina SZ 095 Anopheles maculipennis complex’e ait türlerin yoğun olduğu belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü ANS Kampusu. mastitisli ve sağlıklı ineklerde kan lipit peroksidasyonu (MDA) ve GSH düzeylerinin araştırılması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Skeletokronoloji. Söz konusu populasyonun dişi bireylerinin ise total boy dağılımı 31.04 mm olduğu saptanmıştır. ERİŞMİŞ1.001) düzeyleri arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulundu. mastitisin lipit peroksidasyonuna neden olduğu ve bunun sonucunda MDA düzeylerinde bir artışın meydana geldiği. 06800. Sivrisinek örneklemeleri Mayıs . Trakya Sivrisinek Türleri ve Kullanılan İnsektisitlere Karşı Direnç Düzeyleri M.86 mm olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak. Yapılan biyokimyasal denemeler sonucunda organofosfat gurubuna karşı direnç varlığı yanında düşük oranda da olsa pyrethroid grubuna karşı da direnç geliştiği tespit edilmiştir. İzmir uerismis@aku. Kars ve Ardahan yöresinde değişik köylerde halk elinde yetiştirilen yaşları 3 ile 7 arasında değişen 20 sağlıklı ve 20 mastitisli inek seçildi. 44–37. Hüseyin ARIKAN2 1 Afyon Kocatepe Üniversitesi. ÇAĞLAR. skeletokronoloji yöntemi ile populasyondaki erkek bireylerin yaş ortalaması 4. Sınırda yer alması nedeniyle yoğun geçiş olan bölgede. Uronetania ve Culiceta cinslerine ait 1’er olmak üzere toplam 17 sivrisinek türü saptanmıştır.44–42. Biyoloji Bölümü. Hayvanlardan kan örnekleri alınmadan önce mastitisli olup olmadıkları Kaliforniya Mastitis Testi (CMT) ile belirlendi. Mustafa AKINER. Fen Fakültesi. alanda kullanılan insektisitlere karşı Anopheles maculipennis complex türlerinde direncin durumu araştırılmıştır. Zooloji Anabilim Dalı.ahmet_deveci@hotmail.tr Bu çalışmada. Merkez/Kars h.1 yıl olduğu tespit edilmiştir. Selim S. yine aynı şekilde endojen bir antioksidan olan GSH düzeylerinin mastitisli hayvanlarda önemli bir azalmaya uğradığı görüldü. dişi bireylerin ise 3. Anopheles cinsine ait 3. Ekoloji Ana Bilim Dalı. Bu amaçla Tunca ve Meriç havzalarından birer lokalite örnekleri kullanılarak insektisit direncinin temelini oluşturan enzimlerin aktiviteleri çalışılmıştır.52 mm parametreleri arasında değiştiği ortalamasının ise 38. Alan genelinde Culex cinsine ait türler yoğun olarak görülürken. 31. Fen Edebiyat Fakültesi. 1. Fatih M. hibernation öncesi toplam 12 bireyin toplam 9. Beytepe.001) ve plazma MDA (p<0.00±2. yaş tayini. TRABZON SZ 094 Skeletokronoloji Yöntemi İle Bombina bombina (Amphibia: Anura) Türüne Ait Bireylerin Yaşların Belirlenmesi Uğur C.15 mm olarak saptanmıştır. Özellikle sınıra yakın bu alanların sulak tarım alanı özelliğinde olması nedeniyle yoğun insektisit kullanıldığı göz önüne alınarak.48 mm parametreleri arasında ortalaması ise 35. Daha sonra eritrosit GSH ve plazma MDA düzeylerine bakıldı. Ochleratatus.39 ± 2. ülkemizin batısında yer alan ve önemli bir tarım alanı olan Trakya bölgesinin Tunca ve Meriç havzalarında dağılım gösteren sivrisinek türleri ve yoğunlukları tespit edilmiştir. herhangi bir vektörel kökenli hastalık etkeninin taşınarak bölgedeki potansiyel vektör türler tarafından yayılması olasılığı üzerinde durulması gereken önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Sağlıklı ve mastitisli gruplarda eritrosit GSH (p<0. Anahtar Kelimeler: Anopheles maculipennis complex. Fen Fakültesi.Eylül 2007 tarihleri arasında 47 farklı lokalitede gerçekleştirilmiştir. Sinan KAYNAŞ Hacettepe Üniversitesi.

Bu bulgularla balıkların iskelet kasında antioksidan aktivite yönünden özellikle CAT enzimi bakımından A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. yoğunluğu 1. Biyoloji Bölümü. Eğitim Fakültesi. moleküler ağırlığı 252. diğer oksidatif stress göstergelerinin ise A filippii’de daha fazla olduğu sonucuna varıldı. Kalp dokusundaki MDA seviyeleri incelendiğinde B(a)P+AdM uygulamasının lipid peroksidasyonunu telafi edici etkisinin olduğu görülmüştür. redükte glutatyon (GSH). lipit peroksidasyonundaki. CAT. Fen Bilgisi Eğitimi Bölümü. PAH’ların metabolizmaları boyunca reaktif oksijen türleri (ROT) oluşabilir. İnan KAYA. Dawley sıçanlarda antioksidan enzim seviyelerindeki. Bu çalışmada karsinojenik bir kimyasal madde olduğu bilinen B(a)P ve birçok patolojik durumda farklı etkiler gösteren.24 g/cm3 olan. mastitis. PAH’ların metabolik aktivasyonu sonucu ortaya çıkan diol epoksitler DNA’ya kovalent olarak bağlanırlar. total glutatyon seviyesindeki. katalaz (CAT). Ahmet DEVECI. Iskelet kasında antioksidan aktivite yönünden SOD ve GST enzimleri her iki türde de benzer sonuçlar verirken genel olarak A. kimyasal formülü C20H12. Uygun koşullarda labotatuara getirilen bu balıkların iskelet kaslarında süperoksit dismutaz (SOD). Kars bylginan@gmail. TRABZON Anahtar Kelimeler: İnek. erime noktası 179 °C.com Bu çalışmada. SOD. microlepis yakalandı.19. microlepis’in iskelet kası CAT aktivitesi A. Biyoloji Bölümü. Benzo(a)piren uygulamasından sonra AdM’nin biyokimyasal ve histolojik yönden telafi edici ve/veya koruyucu etkisinin değerlendirilmesi çalışmanın amacını oluşturmaktadır. peptid bir hormon olan AdM uygulamasına bağlı olarak. Çalışmamızda kontrol grupları ile karşılaştırıldığında B(a)P ve AdM’nin ayrı ayrı uygulamalarının oksidatif strese neden olarak kalp dokusunda oksidatif hasarı indükleyici etki göstermişken B(a)P ve AdM’nin birlikte uygulanması kalp dokusunda lipid peroksidasyonunun azalmasına. 1877) ve Acanthalburnus microlepis’de (Filippii. karsinojenik etkileri olduğu bilinen benzo(a)piren uygulamasından sonra adrenomedullin verilen sıçanların kalp dokularında biyokimyasal ve histolojik değişimler araştırılmıştır. içme sularında. S. yeraltı sularında. sarı renkli. . NO ve AdM seviyelerindeki değişiklilerin ve B(a)P’ın olası histopatolojik etkileriyle AdM arasındaki etkileşimler araştırılmıştır. Süleyman KAYA. Redükte glutatyon (GSH) ve tiyobarbitürik asit reaktif maddelerinin (TBARS) seviyeleri de değerlendirildi. ancak B(a)P+AdM’nin birlikte uygulama grubunda kalp dokusunun genel olarak normal yapıda görüldüğü tespit edilmiştir. filippii ve ortalama 5-8 g ağırlığında 40 adet A. H. Gökhan NUR. Anahtar Kelimeler: Balık. GSH216 Alburnus filippi (Kessler. akocagun@hotmail. kokusuz. lipit peroksidasyonu stres. Özgür KAYA Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi. mutajenik ve yüksek karsinojenik özellik gösteren bir polisiklik aromatik hidrokarbondur (PAH’dır). filippii’de antioksidan aktivite daha yüksek görüldü. B(a)P fosil yakıtların tam olarak yanmaması sonucu meydana gelir ve havada.31 g/mol. Aktive edilmiş PAH’ların DNA’ya bağlanmasının karsinojenik etki için gerekli olduğu düşünülmektedir. T. Türkiye tatlı su balığı Alburnus filippi ve Acanthalburnus microlepis’in iskelet kaslarındaki çeşitli oksidatif stres göstergeleri araştırıldı. filippii’den önemli oranda (p<0. atık sularda ve ızgarada pişen yiyeceklerde bulunur. lipit peroksidasyonu SZ 097 SZ 098 Benzo(a)piren Uygulamasına Bağlı Olarak Sıçan Kalp Doku Hasarında Adrenomedullin Etkisinin İncelenmesi Arzu DOĞRU. 1863) Lipit Peroksidasyonu ve Antioksidan Enzimler: Karşılaştırmalı Bir Çalışma Aysel GÜVEN. Mehmet İlker DOĞRU. microlepis iskelet kasının çok daha etkili olduğu. Muhittin YÜREKLİ Aksaray Üniversitesi. A. oksidatif antioksidan enzimler. glutatyon peroksidaz (GSHPx) ve glutatyon S-transferaz (GST) enzimlerini içeren oksidatif stress göstergelerinin seviyeleri analiz edildi.001) daha yüksek tespit edildi. Türkiye’nin Kuzey Doğu Anadolu Bölgesi. Yaptığımız histolojik incelemelerde kalp dokusunda AdM ve B(a)P uygulamalarının kalp dokusunda hasara neden olduğu. malondialdehit (MDA).com Benzo(a)piren (B(a)P). Kura-Aras nehri havzasında ortalama 5-10 g ağırlığında 40 adet A. Çalışmamızda. kaynama noktası 495 °C.

Mugil cephalus’da % 38. tek çift bağlı doymamış yağ asitleri (MUFA) içinde oleik (C18:1). adrenomedullin.78. A. Kütahya kuysal@dumlupinar. Antalya 3 Altıntaş Meslek Yüksek Okulu. İncelenen türlerin kas dokularında yaklaşık 20 kadar yağ asiti tanımlanmıştır. Hemositler. Balıklar Akdeniz Su Ürünleri Araştırma. Fevzi UÇKAN2. 19. Fenilketonuri ve anti-kalretikulin tatbik edilen zehir kullanıldığında her iki hemosit tipinde de çok az vakuol oluşumu görülmesi zehir içeriğinde fenoloksidaz ve kalretikulinin varlığını gösterdi. Halil YILMAZ1. sıçan.33. yağ asit analizleri ise Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği Laboratuarı’nda bulunan gaz kromatoğrafisi cihazı ile yapılmıştır. çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA) içinde de ökosapentaenoik (C20:5ω3) ve dokosaheksaenoik (C22:6ω3) asitler en yüksek oranda bulunan yağ asitleridir. hücre ortamına sadece zehir.14. Biyoloji Bölümü. İzmit-Kocaeli ekrem_ergin@hotmail. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.com Endoparazitoit Pimpla turionellae L.49. 32.19.20. Dumlupınar Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. doymuş yağ asitleri (SFA) içinde palmitik (C16:0). Anahtar Kelimeler : Lagünü. 43100. Baltimore. Ekrem ERGİN2. Kütahya 2 Akdeniz Su Ürünleri Araştırma. Altıntaş. Kimya Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Muhammet DÖNMEZ3. Bu durum.03. antioksidan enzimler. Bu etkilerin mekanizması ve zamana bağlı değişimleri ile zehir içeriğinde fenoloksidaz ve kalretikulin varlığı araştırıldı. ve PUFA oranları (sırası ile): Lithognathus mormyrus’da % 32. Mavri (Chelon labrasus) türlerinin kas dokusu yağ asidi bileşimi araştırılmıştır. Dumlupınar Üniversitesi Biyoloji ve Kimya Bölümleri Laboratuarları’nda kloroform ve metanol karışımı (2:1 v/v) kullanarak. Kütahya 4 Celal Bayar Üniversitesi. Araştırmada. 22. RIVERS1 1 Maryland Loyola Üniversitesi. 24. nitrik oksit. USA 2 Kocaeli Üniversitesi. deniz balıkları SZ 100 Beymelek Lagünü’ne Giren Bazı Deniz Balıklarının Yağ Asidi Oranlarının Karşılaştırılması Kazım UYSAL1. Total lipit ekstraksiyonu. Üretim ve Eğitim Enstitüsü tarafından temin edilmiştir. MUFA.22.edu. acısu olmasına rağmen Beymelek Lagünü’ne giren balıkların ω3 PUFA oranlarının denizde yaşayan balıklar kadar yüksek olduğunu ve insan beslenmesinde mükemmel bir ω3 yağ asidi kaynağı olabileceğini göstermektedir. Liza ramada’da % 33. David B. 32. 43100. Kepez. Plazmatositlerde de vakuol oluşumu vardı. (Lepidoptera: Pyralidae) hemositleri ve Trichoplusia ni Hubner (Lepidoptera: Noctuidae) embriyo hücreleri kullanılarak belirlendi. kalp dokusu SZ 099 % 33. Çiran (Liza ramada). 18. fenoloksidaz inhibitörü fenilketonuri ile antikalretikulin tatbik edilen zehir ve kontrol amacı ile sadece fizyolojik su eklenerek 3 saat boyunca gözlendi. 43800.97. 25. granüler hücrelerde 45’inci dakikada diğer deney gruplarına göre daha fazla vakuol gözlendi.11.94 bulunmuştur. Biyoloji Bölümü. ω3 yağ asidi oranı en yüksek türün Liza aurata. Sadece zehir tatbikinde. İncelenen bütün türlerde ω3 PUFA oranı ω6 PUFA oranından önemli derecede yüksek bulunmuştur.20. en düşük türün ise Chelon labrasus olduğu tespit edilmiştir.92. Anahtar Kelimeler: Benzo(a)piren. Beymelek Lagünü (Antalya)’nden yakalanan Mırmır (Lithognathus mormyrus). Beymelek Pimpla turionellae L. Diğer uygulamalar ile kontrol grubu arasında fark yoktu. Bütün türlerde. Yılmaz EMRE2. SFA. Chelon labrasus’da % 36. Has kefal (Mugil cephalus). Altınbaş kefal (Liza aurata).66. Lipid peroksidasyonu. 21. Granüllü hücrelerin yaklaşık % 40’ının öldüğü belirlendi. Gıda Mühendisliği Bölümü. Üretim ve Eğitim Enstitüsü. 16. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehirinin Konak Hücrelerine Morfolojik ve Biyokimyasal Etkileri Bridget Keenan1. Metin BÜLBÜL5 1 Dumlupınar Üniversitesi. On beşinci dakikada sadece zehir tatbik edilen hemositlerden hem granüler hücrelerde hem de plazmatositlerde vakuol oluştuğu görüldü. TRABZON Px enzim aktivitelerinde ve toplam GSH seviyesinde artmasına neden olmuştur. Tüm gruplarda. 20. incelenen türlerin kas dokusu ω3 (veya n3) yağ asidi oranlarının karşılaştırılması ve insan gıdası açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. ancak ölüm görülmedi.82.tr Bu çalışmada. Fen-Edebiyat Fakültesi. (Hymenoptera: Ichneumonidae) zehirinin konak türler üzerindeki morfolojik ve biyokimyasal etkileri Galleria mellonella L. Fen Edebiyat Fakültesi. Liza aurata’da ω3 yağ asidi. 3 saat sonunda sözü edilen değişiklerin korunması parazitoit zehirinin litik 217 . Bu sonuçlar bize kalp dokusunda B(a)P+AdM uygulamasının reaktif oksijen türlerinin neden olduğu hasarı telafi edebileceğini göstermektedir. Kemal SEÇKİN4. Manisa 5 Dumlupınar Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.45.

06100 Ankara emiroglu@ogu. % 3. kümeleme. göç stratejileri ve göç taktiklerinin araştırılması amacıyla fenolojilerinin karşılaştırılması suretiyle yapılmıştır. Veysel YILMAZ3 ve Seyhan AHISKA4 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Veri kümesinde toplam değişimin %77. Anahtar Kelimeler: Uluabat Gölü.12’si erişkin.54’ünü açıklamış ve fizikokimyasal faktör olarak isimlendirilmiştir.19. Doğu Akdeniz Göç yolunu kullanan Sylvia atricapilla’nın (karabaşlı ötleğen). sadece zehir.tr Bu çalışmada 2004-2005 yılları arasında Uluabat Gölü’nden sağlanan verilerin yorumlanması için. Naime ARSLAN2. çözünmüş oksijen. Bu çalışmada 2002 – 2005 yılları arasında Samsun Kızılırmak Deltası. Hemositlerin aksine. kümeleme. Embriyo hücrelerinde fenoloksidaz aktivitesini veya kalretikulin bağlanmasını engelleyerek zehir etkisinden korunma sağlanamaması parazitoit zehirinin hedef hücrelerde spesifik etki gösterdiğini ortaya çıkardı. Arzu GÜRSOY1. %25. fenoloksidaz. SO43-.co Bu çalışma. Semra İLHAN2. küçülme ve vakuol oluşması şeklinde morfolojik değişikler meydana geldi. Ocak ve Şubat 2005 tarihlerinde kötü hava şartlarından . 26480 Eskişehir 3 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Uluabat gölünde farklı fizikokimyasal özellikleri ve kirlilik düzeylerini yansıtan örnekleme noktaları arasındaki benzerlikleri iki farklı grup şeklinde ortaya çıkarmıştır. çok değişkenli istatistiksel yaklaşımların uygulabilirliği denenmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Kiraz ERCİYAS2.35’ni açıklayan üç potansiyel faktör belirlenmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Hücre kültürüne ozmotik koruyucular. Meşelik. pH. Samsun. Fen Fakültesi. 1758) (Aves: Passeriformes)'nın 2002 – 2005 Yıllarına Ait Sonbahar Göç Dinamiği. 26480 Eskişehir 4 Ankara Üniversitesi. TRABZON etkiden ziyade felç edici özelliği olduğunu ortaya çıkardı. 26480 Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Yapılan dört yıllık çalışmada Sylvia atricapilla türünden toplam 3393 birey halkalanmış. Pınar ÖZÇAM2. alüminyum halkalar takılıp gerekli ölçümler alındıktan sonra serbest bırakılmıştır. NH4-N. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. NO3-N.26’i genç. gölde belirlenen 12 farklı istasyondan aylık olarak (Aralık 2004. SZ 101 dolayı örnek alınamamıştır) su örneklerinin alınması ve her su örneğinde 12 farklı parametrenin (°C. İkinci faktör organicnutrient faktördür. Türkiye balabancemal@yahoo. Türkiye m 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitolojik Araştırmalar Merkezi. Kümeleme analizi. Halkalanan bireylerin % 96. FK) incelenmesiyle sağlanmıştır.edu. takip eden 6 ile 10 saatlik zaman diliminde hücre ölümü gerçekleşmedi. % 47’si dişi ve % 2’sinin ise cinsiyeti 218 Uluabat Gölü Yüzey Suyu Kalitesinin Belirlenmesinde Çokdeğişkenli İstatistiksel Tekniklerin Uygulanması Cansu FİLİK İSCEN1. hemosit. Fen-Edebiyat Fakültesi . temel bileşen ve faktör analizleri uygulanarak değerlendirilmiştir. PO-34-P.Sancar BARIŞ2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. BOİ. Özgür EMİROĞLU2. % 51’i erkek. Eğitim Fakültesi. KOİ. Samsun. Biyoloji Bölümü Meşelik. Ağırlığı ve Yağ Skoru A. yağ skoru ve ağırlıkları tespit edilmiştir. kalretikulin. Cernek Halkama İstasyonu’nda sonbahar göç döneminde Sylvia atricapilla türünün göç dinamikleri belirlenmiş ve göçle ilgili bazı morfolojik ölçümleri kıyaslanmıştır. Veriler. İlköğretim Bölümü. rafinoz ve sükroz ilavesi hücre parçalanmasında zaman ve doza bağlı olarak gecikmeler oluşturdu. Zehir tatbik edilen embriyo hücrelerinde 6 saat içinde sitoplazmik büzülmeyi takiben yuvarlaklaşma. Sis ağları ile yakalanan kuşlar. fakat ölümü engellemedi. Biyoloji Bölümü.34’ünü açıklamış ve mikrobiyolojik faktör olarak isimlendirilmiştir. Y. Üçüncü faktör değişimin %19. her bireyin kanat ve kuyruk uzunlukları ölçülmüş. İlk faktör toplam değişimi %32. TK.46 oranında açıklamıştır. fenilketonuri veya anti-kalretikulin tatbik edilen embriyo hücrelerinde uygulamadan 1 saat sonra başlatılıp 3 saat boyunca devam ettirilen gözlemlerde aşırı oranda vakuol oluşumu gözlendi. su kalitesi SZ 102 Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu'nda Sylvia atricapilla (Linnaeus. faktör ve temel bileşen analizleri. İstatistik Bölümü Meşelik. NO2N. Hücre morfolojisinde görülen değişimlerden önce hücre içi Ca+2 seviyesi arttı. ancak hücre içi Ca+2 seviyesindeki bu artış Ca+2 kanalı engelleyicileri ve hücre dışı Ca+2’dan yoksun ortam kullanılarak engellenemedi. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae. parazitoit zehiri. Cemal ÖZSEMİR1. % 0. Biyoloji Bölümü.62’sinin yaşı belirlenememiş. Fen-Edebiyat Fakültesi. Elde edilen veriler. Ancak. Tandoğan.

balık. biyokimya. biyokütle. Leuciscus cephalus. Çalışmanın yürütüldüğü Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu’nun sonbahar göç döneminde Karadeniz’i aşan S.66’sını oluşturduğu tespit edilmiş ve sonuç olarak tüm bu verilerin ışığı altında bölgedeki balık stoklarının av değerleri itibariyle zamanla çok değişken bir yapı sergiledikleri anlaşılmıştır. 22215. Ayhan DURAN3 Aksaray Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 68100Aksaray 2Aksaray Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Bölümü 68100 Aksaray 3Aksaray Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu 68100 Aksaray 4 Niğde Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 51100 Niğde iorun68@hotmail. Kenan ERDOĞAN1. Mikrobiyal analizde Enterococcus varlığı evsel atıkların drenaj edildiği göstermektedir. halkalama SZ 103 Anahtar Kelimeler: Sultansuyu.00’lık kısmının ise 50-100m derinlik katmanından elde edildiği belirlenmiştir. göç dinamiği. dip trolü avcılığı. mart ayında 12478. Dursun AVŞAR Gaziantep Üniversitesi. Sözü edilen veriler değerlendirildiğinde. Biyoloji Bölümü. 2002-2003 avcılık sezonunda.05 olduğu saptanmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi.10’luk. geriye kalan %35. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası. Su analizlerinden suyun ikince kalite su olduğu ve suyun kükürt miktarının standartların üstünde bulunduğu belirlenmiş olup. Toplam olarak elde edilen 631403.73 5985. atricapilla için önemli bir konaklama ve barınma alanı olduğu tespit edilmiştir. kimyasal. Tüm avcılık sezonu için ortalama CPUE değeri 26308.97g saat-1 olduğu hesaplanmıştır. yağış ve basınç gibi göç zamanlamasını etkileyen meteorolojik verilerle de kıyaslanmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Bu durum. Anahtar Kelimeler: Kuzeydoğu Akdeniz.58’i 20-50m ve %17. Biyoloji Bölümü. diğer Sylvia türlerinden farklı olarak anlamlı genç birey oranına sahip olduğu belirlenmiştir. toplam balık biyokütlesinin %26.3g saat-1) balıkçılık sezonunun açıldığı eylül ayında rastlanmış.com 1 Bu çalışmada Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölü’nde yaşayan Cyprinus carpio.25 27073.70g saat-1.62g saat-1. farklı türlerin farklı göç stratejilerine sahip olmasından kaynaklandığını düşündürmektedir.89g’lık biyokütle içerisinde balıkların %79. Çalışma sırasında halkalanan diğer Sylvia cinsi türlerine kıyasla bu türün göç zamanlamasının daha uzun seyrettiği tespit edilmiştir.05. Zeliha TALAS4. takip eden aylarda bu değer devamlı olarak düşüş göstererek. Lessepsiyen Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölünde Yaşayan Bazı Ekonomik Balık Türleri Üzerinde Biyokimyasal ve Limnolojik İncelemeler İbrahim ÖRÜN1.73’lük ve kafadan bacaklıların ise %7. bölgenin tür ve familya çeşitliliği bakımından oldukça zengin olduğu tespit edilmiştir.67 13699. kaynağının yörede yapılan kayısıcılıktan kaynaklandığı düşünülmüştür.2g saat-1 olarak hesaplanmıştır. eritrosit sayılarında bir azalma p<0.17’lik kısmı oluşturduğu belirlenmiştir. Tür sayısı olarak balıkların %18. En yüksek birim zamanda yakalanan av (CPUE) değerine (66756.5 18954. Ağır metal yönünden önemli bir kirliliğe rastlanılmamıştır. En yüksek biyokütle değerine sahip olan balıkların yarıya yakın kısmı (%47. mikrobiyolojik ve ağır metal analizleri belirlenmiştir. Levent ALTAŞ2. su analizi SZ 104 Karataş Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Yürütülen Dip Trolü Avcılığı Sayısal Verileri Erdoğan ÇİÇEK. Hematolojik incelemede total lökosit sayılarında istatistiksel olarak bir artma p<0. Ortalama CPUE değerinin derinlik katmanları itibariyle sırasıyla 29600. atricapilla’nın. Sylvia atricapilla. Yakalanma dinamiği rüzgâr.19. Bu kapsamda 15 kabuklu. Karataş açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) yürütülen dip trolü avcılığına ilişkin sayısal veriler ortaya konmaya çalışılmıştır. S. Mustafa IŞIK2. 10611.5g saat-1’lik bir değer ile en düşük seviyeye inmiştir.90’lık kısmını oluşturan Lessepsiyen balıkların. kabukluların %13. TRABZON belirlenememiştir. Gaziantep erdogancicek@yahoo. Ayrıca gölün fiziksel. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.com Bu çalışmada. 219 . 5 kafadan bacaklı ve 90 (8 kıkırdaklı. 82 kemikli) balık olmak üzere toplam 110 tür elde edilmiştir.42) 0-20m derinlik katmanından elde edilmişken. Capoeta trutta ve Capoeta capoeta umbla balık türlerinde hematolojik ve biyokimyasal inceleme yapılmıştır.

19. (Lepidoptera: Pyralidae) Toplam ve Farklı Hemosit Sayılarına Etkileri Aylin ER1. Ephemeroptera. 15100. Biyoloji Bölümü. Isopoda (Asellus aquaticus). Ayrıca. Eğirdir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Karayev. Açlığın ilk günlerinde beyin korteksinin nöronları organizmayla ilgili olan gıda motivasyonu uyartılarına cevap verirken. biyokimyasal ve hormonal etkileşimler ve konak bağışıklık sisteminin baskılanması gibi çeşitli faktörlere bağlıdır.. A. Diptera (larva ve pupa). Ekrem ERGİN2. Morfolojik değişikliklerin sensomotor bölgenin 3. Baku. Biyoloji Bölümü. limbik ve orbital bölgelerindeki nötral peptid hidrolaz (NPH)’ların 220 .I.tr Bu çalışmada. Galleria mellonella L. Balıkesir 2 Kocaeli Üniversitesi. idiobiont ve endoparazitoit olarak gelişen Pimpla turionellae L. balık yumurtası ya da larvasına rastlanılmamıştır. açlığın farklı dönemlerinde beyin korteksinin sensomotor. (Hymenoptera: Ichneumonidae) dişilerinden elde edilen zehir salgısının ve parazitlemesinin konak tür. Bu amaçla. Mart 2006 Ağustos 2007 tarihleri arasındaki 18 aylık süreçte aylık olarak toplanan örneklerin sindirim sistemleri incelenmiştir. Fahrettin KÜÇÜK2. D. aquaticus ve Diptera (larva ve pupa) en yaygın tüketilen besin grupları olup. Limbik ve Orbital Bölgelerindeki Nötral Peptid Hidrolazların Aktifliği Üzerine Etkisi Atilla TEMUR1.). Hemiptera. Konak ve parazitoitler 25±2 0C sıcaklık. 32500. açlığın daha ileri dönemlerinde nöronlar protein sentezleyebilmek için kendi varlıklarını korumaya çalışmaktadırlar. Mustafa ATLI1 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. 1810) Populasyonunun Beslenme Özellikleri İskender GÜLLE1.a.Kocaeli asahin@balikesir. Olga SAK1 1 Balıkesir Üniversitesi. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Galleria mellonella L. 65080 Van 2 Institute of Physiology n. zooplankton. Burdur 2 Süleyman Demirel Üniversitesi. Azerbaıjan temurat@yahoo.tr Parazitoitlerin konak böcek içinde gelişimi. 3 ve 5 gün sürelerle aç bırakıldı. Salim Serkan GÜÇLÜ2. Bu balığın diyetleri arasında Cladocera. katlarında diğer korteks bölgelerinden daha çabuk ve daha derin olduğu gözlendi. Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi. Cladocera.edu. Özellikle genç evrelerinde zooplankton üzerinde baskı kuran gümüş balığının. Trichoptera. Açlığın süresi uzadıkça sensomotor bölgeden sonra ilk olarak limbik bölgede ve daha sonraki açlık günlerinde de orbital bölgede histolojik değişiklikler meydana gelmektedir. Isparta igulle@mehmetakif. Ratlar 1. Copepoda. Çok sayıda zararlı lepidopter türün prepup ve pupunda soliter. Lerzan ÇİÇEK2 1 Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi. Ostracoda. Gammarus spp. Bivalvia (Dreissena polymorha) larvası. Biyoloji Bölümü. Gürkan DİKEN2. A. Balığının sindirim sisteminde Rotifera. İzmit . beslenme. Fen-Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Açlık. Anahtar Kelimeler: Eğirdir Gölü. zoobentos SZ 106 aktifliğinin belirlenmesi amaçlandı. TRABZON SZ 105 Eğirdir Gölü Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso. Gastropoda. Araştırmada 100 adet Wistar Albino rat kullanıldı. (Lepidoptera: Pyralidae)’nin larval ve pupal dönemlerinde toplam ve farklı hemosit sayılarına etkileri belirlendi. H. Fen-Edebiyat Fakültesi. Fahrettin ASKEROV2. nötral peptid hidrolaz SZ 107 Pimpla turionellae L. Atherina boyeri. Fen-Edebiyat Fakültesi. % 60±5 bağıl nem ve 12:12 saat (Aydınlık: Karanlık) Açlığın Beyin Korteksinin Sensomotor. yabancı tür. bu bölgeler histokimyasal olarak da incelendi.1810)’nın beslenme özellikleri araştırılmış ve göl ekosistemindeki muhtemel etkileri tartışılmıştır. limbik ve orbital bölgelerindeki nötral peptid hidrolaz aktivitesi biyokimyasal olarak belirlendi. Eğirdir Gölünün yabancı (ekzotik) türlerinden olan gümüş balığı (Atherina boyeri Risso. ve 5. Eğitim Fakültesi. Amphipoda (Gammarus spp. Nematoda ve Syanobakteri gruplarına rastlanılmıştır. Ovipozisyon esnasında ergin dişi parazitoit tarafından konak içine bırakılan zehir ve yumurtalık proteinleri gibi salgılar başarılı bir parazitleme ve konak hemositleri ile sağlanan hücresel bağışıklık tepkilerini baskılamakta önemli olmaktadırlar. Azerbaijan Academy of Sciences.edu. korteks. Zekiye GÜÇLÜ2.Bayram TEMUR1. Polyphorma larvası. Beyin korteksinin sensomotor.com Bu çalışmada. besin tercihi ergin dönemlerinde bentik organizmalara değişim göstermiştir. Fevzi UÇKAN2.

son evre larva ve pupta testosteron. Vahdettin BAYAZIT1. grup 2: sağlıklı DHG (kontrol 1) + OE. 0.005 KEZ dozları kullanıldı. grup 4:diyabetik DHG (kontrol 3) ve grup 5:diyabetik DHG + ilaç (Glutril) olmak üzere 5 gurupta toplam 50 erkek fare kullanıldı. alloxan ile diyabet yapılmış farelerin (Mus musculus) kan glikoz seviyeleri üzerine etkileri değerlendirildi. (Hymenoptera: Ichneumonidae) konak tür Büyük Balmumu Güvesi. Sabri ÖZYURT1. Galleria mellonella. Kütahya 2Dumlupınar Üniversitesi. Sevda GÜZEL3 1 Dumlupınar Üniversitesi. Mersin yusufozay33@hotmail. ancak östrojen ve tiroksin hormonları tespit edilemedi. fosfat tamponlu fizyolojik su (PBS) enjeksiyonu ve herhangi bir işleme tabi tutulmamış konak larva ve pupları kullanıldı. Sonuç olarak farklı KEZ dozları ve parazitleme konak larva ve pupunda toplam hemosit sayısında kontrol grubuna göre değişime neden oldu.02 KEZ dozları.19. Famokognozi Anabilim Dalı. testosteron. 25±2 °C sıcaklık. % 60±5 bağıl nem ve 12:12 saat (Aydınlık: Karanlık) fotoperiyot uygulanan laboratuar şartlarında yetiştirildi. Farelerde. G. M. P. Aylin ER2. (Lepidoptera: Pyralidae) üzerinde. P. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Eczacılık Fakültesi . her doz ve saat için 15’er bireyden hemolenf alınarak toplam hemosit sayıları belirlendi. ancak östrojen ve tiroksin varlığı gösterilemedi. Omurgalı ve omurgasızlar için ortak olan hormonların tanımlanması. 8 ve 24 saat).05 KEZ. östrojen. Kontrol grubunda progesteron seviyesi 0. Galleria mellonella L. Biyoloji Bölümü. Olga SAK2 1 Kocaeli Üniversitesi. son evre larvalarında ve pupunda. parazitlemeyi takiben G. toplam hemosit sayısı. pupal endoparazitoit Pimpla turionellae L. Enjeksiyon ve parazitlemeyi takiben üç farklı zamanda (4. parazitoit zehiri. turionellae genç ve yaşlı bireylerinde her iki eşeyde de testosteron. Deniz MERAM2. folikül uyarıcı hormon. folikül uyarıcı hormon ve progesteron varlığı belirlendi. 3 Mersin Üniversitesi. Parazitlemenin G. farklı hemosit sayısı SZ 108 folikül uyarıcı hormon düzeyinde ortaya çıkan farklılık larval döneme göre istatistiksel olarak önemliydi. turionellae’nın ise eşeye bağlı olarak ergin evrenin erken ve geç dönemlerinde alınan örneklerde immünoanaliz yöntemiyle omurgalı hormonları araştırıldı.71 ng/ml olarak tespit edilirken. 10145 Balıkesir dnzmrm@hotmail. Biyoloji Bölümü. 6 ve 24 saatlik periyotlarda folikül uyarıcı hormon ve testosteron seviyelerinde kontrol grubuna göre anlamlı bir değişim gözlenmedi. Galleria mellonella. Farklı hemosit sayıları ise parazitleme. Sağlık Yüksek Okulu. tiroksin SZ 109 Parazitoit Pimpla turionellae L. bu maddelerin böceklerdeki fizyolojik rolü ve metabolizmasının aydınlatılmasında ve karşılaştırmalı endokrinolojide yarar sağlayacaktır. G. grup 3:sağlıklı DHG (kontrol 2). Ergin P.01 KEZ ve 0. omurgalı hormonları. 0.com İdiobiont. Farelerin açlık kan şekerleri glikometre ile kuyruk veninden alınan kanla değerlendirildi. progesteron. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.02 KEZ. 41300 İzmit-Kocaeli 2 Balıkesir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. 0. Her hücre tipinin 1000 hücre içindeki oranları belirlenerek farklı hemosit tiplerindeki değişim ifade edildi. mellonella pupunda progesteron bulunamadı. zeytin yaprağı (Olea europea) (OE) bitki özütünün . (Hymenoptera: Ichneumonidae) Omurgalı Hormonları Fevzi UÇKAN1. mellonella’nın erken evre. KEZ dozları ve saat için üçer puptan hemolenf örnekleri alınıp Giemsa boyama tekniği ile belirlendi.com Bu çalışmada . Çalışmada grup 1:diyabetik-deney hayvan grubu (DHG) + OE. konak pupunda ise 0. diyabet oluşturmak için serum fizyolojik çözeltisi içerisinde150 mg/kg alloxan birer hafta arayla 4 kez intraperitonal olarak 221 .05 KEZ ve 0. mellonella’da erken evre larva. Kontrol grubu olarak boş enjeksiyon. Erken evre larvada belirlenen testosteron düzeyinde diğer evrelere göre anlamlı farklılık varken progesteron düzeyinde önemli bir fark görülmedi. Pup evresinde Zeytin Yaprağı (Olea europea) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin ( Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Yusuf ÖZAY1. soliter.1 KEZ. Ali CIMBIZ2. folikül uyarıcı hormon ve progesteron varlığı belirlendi. mellonella pupu omurgalı hormonları üzerine etkilerinin araştırıldığı çalışmalarda ise. Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae. TRABZON fotoperiyot uygulanan laboratuar şartlarında yetiştirildi. Kütahya. 0.5 KEZ. turionellae farklı kese eşdeğeri zehir dozlarının (KEZ) konak larvasına enjeksiyonunda daha önce belirlenen LD99 değeri altındaki 0. parazitlemeyi takiben 2. Zehir düşük dozlarda pup evresinde larval evreye göre daha etkiliydi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae.

5) ise en yüksek kan glikoz seviyesi gözlendi. Biyoloji Bölümü.4 ± 12. 3 Mersin Üniversitesi. ÖO bitki özütü.001). Denemeler sonucunda. Fen-Edebiyat Fakültesi. grup 4:diyabetik DHG (kontrol 3) ve grup 5:diyabetik DHG + ilaç (Glutril) olmak üzere 5 gurupta toplam 50 erkek fare kullanıldı. TRABZON enjekte edildi (Total 600 mg/kg). grup 2 (90.05). Ökse Otu yaprağı (Viscum album) (ÖO) bitki özütünün. Farelerde.3) gurupları arasında kan glikoz değerleri açısında anlamlı fark belirlenmedi( P>0. M. Ökse Otu (Viscum album) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin (Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Yusuf ÖZAY1. alloxan ile diyabet yapılmış farelerin (Mus musculus) kan glikoz seviyeleri üzerine etkileri değerlendirildi. diyabet oluşturmak için serum fizyolojik çözeltisi içerisinde 150 mg/kg alloxan birer hafta arayla 4 kez intraperitonal olarak enjekte edildi (Total 600 mg/kg). Kütahya Türkiye .8 ± 21. Kütahya 2 Dumlupınar Üniversitesi. guruplara günde bir defa olmak üzere 16 gün bitki özütü tedavisi. Ali CIMBIZ2 . Sevda GÜZEL3 1 Dumlupınar Üniversitesi.4).4) ve grup 5 (96. OE guruplarına günde bir defa olmak üzere 16 gün bitki özütü tedavisi. Eczacılık Fakültesi Mersin Türkiye yusufozay33@hotmail.2 ± 17. fare Olea europea.1 mg glutril ilacı oral olarak verilerek glikoz ölçümleri 2 günde bir 8 periyotta tekrarlandı. OE bitki özütü. Grup 2 de en düşük (74.2).4) ve grup 5 (96. Grup 2 de en düşük (82. alloxanla diyabet yapılan farelerde standart olarak diyabet tedavisinde kullanılan glutril ilacı gibi kan glikoz seviyesinin fizyolojik sınırlarda tuttuğu görüldü.3 ± 12. fare SZ 110 grup 3 (90. Vahdettin BAYAZIT1. grup 4’te (222.5). diyabet. Çalışmada grup 1:diyabetik-deney hayvan grubu (DHG) + ÖO. Farelerin açlık kan şekerleri glikometre ile kuyruk veninden alınan kanla değerlendirildi. Denemeler sonucunda.19. Anahtar Kelimeler: Viscum album.3) gurupları arasında kan glikoz değerleri açısında anlamlı fark belirlenmedi( P>0.5 ± 13. Glikoz ölçümleri 2 günde bir 8 periyotta tekrarlandı.(P<0.2 ± 13.0 ± 10. Biyoloji Bölümü.7). grup 2:sağlıklı DHG (kontrol 1) + ÖO.8 ± 21. Anahtar kelimeler: alloxan. Sağlık Yüksek Okulu. diyabet. aynı dönem içinde 5. guruba 0. Deney sonrasında grup 1 (95.5) ise en yüksek kan glikoz seviyesi gözlendi (P<0. Açlık kan şekeri 200 mg/dl üzeri olan değerler diyabetik olarak kabul edildi.3 ± 12. alloxanla diyabet yapılan farelerde standart olarak diyabet tedavisinde kullanılan glutril ilacı gibi kan glikoz seviyesinin fizyolojik sınırlarda tuttuğu görüldü. 222 .2 ± 13. aynı dönem içinde diyabetik ilaç gurubuna 0. 1 ve 2.com Bu çalışmada. alloxan. grup 3:sağlıklı DHG (kontrol 2).001). Açlık kan şekeri 200 mg/dl üzeri olan değerler diyabetik olarak kabul edildi. Sabri ÖZYURT1. grup 4’te(222. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.1 mg glutril ilacı oral olarak verildi. Deney sonrasında grup 1 (93.05).

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.19. TRABZON Eğitim ve Çevre Sözlü Bildiri Özetleri 223 .

TRABZON 224 .19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.

Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi ABD’da öğrenim gören 1. Laboratuarda uygulama yaptırılarak. edindiği yanlış uygulama ve yanlış bilgilerin tespit edilmesi.. Yapılan uygulama neticesinde. M.. mikroskop kullanma sırasında ilk kazanılan doğru yada yanlış bilgilerin alışkanlığa dönüşüp. SÇ 003 İlköğretim Fen Bilgisi Derslerinde Biyoloji Konularının Öğretiminde Kullanılan Yöntemler ve Bu Yöntemlerin Uygulanabilirliği Sultan ÇOLAK1. anket ve mülakat yapılmıştır. Nagihan ŞAHİN. Erkan KALIPCI. İlhami BAYRAK1. Konya kalipci028@mynet. Öğrencilerin preparat hazırlamalarındaki yetenekleri giderek gelişirken. Mikroskop kullanımında ise mikroskop kısımlarının yeterince bilinmemesinden kaynaklanan kullanım eksikliklerinin olduğu. TRABZON SÇ 001 Biyoloji Öğretmen Adaylarının Genel Biyoloji Laboratuvar Dersinde Kazandıkları Preparat Hazırlama ve Mikroskobu Kullanma Yeteneklerinin Araştırılması Sema ÖZKADİF. bilim danışmalığı. boyama yöntemlerini. Kars 2 Kafkas Üniversitesi. mikroskoba zarar veririm düşüncesi ile kullanımdaki çekingenliklerin oluştuğu tespit edilmiştir. Ayrıca.40’lık objektif sırasını takip etmedikleri. preparatta en uygun görüntüyü bulmak için şaryo vidalarını kullanmadıkları.19. Ahmet AKSOY Amasya Üniversitesi..Ali KIRPIK2. Kars merkez ilköğretim okullarında Biyoloji konularının 225 . Eğitim Fakültesi.4. Eğitim Fakültesi. Anahtar preparat Kelimeler: Biyoloji. Etkinliklere Amasya’dan 21 Kayseri’den 30 biyoloji öğretmeni katılmıştır.2.com Bu çalışma. biyoloji çalıştayı. Fen Bilgisi Öğretimi Bölümü. Amasya fergankaraer@hotmail. SÇ 002 Amasya ve Kayseri İllerinde Biyoloji Öğretmenlerine Düzenlenen Çalıştayların Değerlendirilmesi Hatice KARAER. hava kabarcığı yada kirleri inceledikleri numune zannettikleri. lameli kapatma şeklini. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji 1.2.Yapılan çalışma Kars merkez ilköğretim okullarında Biyoloji konularının öğretimi hangi yöntemlerin kullanıldığını ve kullanılan yöntemlerin etkinliğinin ve öğrenci başarısını belirlemek amacı ile yapılmıştır.com Biyoloji laboratuarını kullanacak olan öğretmen adayları. Amasya ve Kayseri illerinde TÜBİTAK-BİDEB (Bilim İnsanı Destekleme Dairesi Başkanlığı) tarafından desteklenen 22 Haziran – 1 Temmuz 2007’de Amasya’da. Eğitim Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. mikroskop. Biyoloji Bölümü. tekniğine uygun biçimde yapamadıkları gözlenmiştir.3. kullanım öncesinde ve sonrasında mikroskop temizliğine dikkat edilmediği. görüntü bulurken ışık ayarlarını yapmayı unuttukları. uygulama sırasındaki karşılaştıkları zorlukların belirlenmesi amaçlanmıştır. Biyoloji Eğitimi ABD. Hizmet içi kurslarının yapılan çalıştaylara benzer şekilde yapıldığında öğretmenlerin mesleki gelişimlerine daha faydalı ve üretken olacaklarını düşündürmektedir. Yeşim YENER Selçuk Üniversitesi.3.4. Anahtar Kelimeler: Biyoloji eğitimi. preparat hazırlama aşamasında. Kars sultancolak@yahoo. ve 5. Bu çalışma ile. eğitimlerinin temelini oluşturacak bilgi ve becerilerini lisans düzeyinde Genel Biyoloji Laboratuvar uygulamaları sırasında kazanmaktadırlar. öğretmen adaylarının büyük çoğunluğunda. 4’lük 10’luk. ve 5. Verilerin toplanması ve değerlendirilmesinde etkinlik öncesi ve sonrasında yapılan anket çalışmaları ile etkinlikler sırasındaki nitel gözlemler ve yarı yapılandırılmış mülakat görüşlerinden çalıştayların amacına ulaştığı belirlenmiştir. 40’lık ve 100’lük objektifle inceleme yaparken makro vida ayarı yapmaya çalışarak mikroskoba zarar verdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca. 25 Ağustos – 1 Eylül 2007 tarihleri arasında Kayseri’de düzenlenen biyoloji öğretmenlerini bilim danışmanlığı ve eğitimi yönünden destekleme çalıştaylarının öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkısının olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Meram.com Bu çalışma ilköğretim Fen Bilgisi derslerinde Biyoloji konularının öğretimi ve uygulanabilirliğini belirlemek amacı ile yapılmıştır.. Fergan KARAER.. Nil BAĞRIAÇIK2 1 Kafkas Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.sınıf olmak üzere toplamda 150 biyoloji öğretmen adaylarına. öğrencilik hayatları boyunca değiştirmeden kaldığı gözlenmiştir. öğrencilerin kesit alma tekniklerini. sınıf öğretmen adaylarının Genel Biyoloji Laboratuar dersinde preparat hazırlama ve mikroskobu kullanma aşamasında kazanmış oldukları bilgi seviyelerinin araştırılması.

Kurtköy) 0 ila 30 cm arasındaki yüzey toprağı 2007 Eylül ve Ekim aylarında toplanmıştır. radyoaktivite. bilgilenmenin sürekliliğini sağlayabilme. model. Biyolojik Okuryazarlık SÇ005 İstanbul Toprağında 137Cs’nin Dikey Dağılımının Belirlenmesi Önder KILIÇ. modelleri. Yaşanan değişimlerin bir gereği olarak bilgi okuryazarlığı eğitimin. Türkiye kilic_onder@yahoo. TRABZON öğretiminde hangi strateji. potasyuma benzer fiziko-kimyasal özellikleri ve canlıların yumuşak dokularında birikebilmesi nedeniyle en önemli yapay radyonüklidlerden biridir. Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanlar Eğitimi Bölümü. problemleri çözebilmek için bilgiye ulaşma. Biyoloji Bölümü. yöntem ve tekniklerin etkinliği üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır. anket. bilimsel araştırma yöntemlerini uygulayan bireylerdir. Polonezköy. Biyoloji A. Başıbüyük. Anahtar Kelimeler: Biyoloji. biyoloji eğitimi. pH değeri. farklı toprak tiplerinde 137Cs’nin davranışını test etmek. her öğrencinin eğitim sürecinin bir parçası olması zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Selda KILIÇ Selçuk Üniversitesi.tr Eğitimin işlevlerinden biride toplumun gereksinim duyduğu nitelikli insan gücünü yetiştirmektir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. değişik kaynaklardan bilgiye erişebilme. Biyolojik okuryazar olan bir birey. biyolojik bilginin önemine yönelik öznel yorumlar geliştirebilmeli. 34134 Vezneciler. Yavuz ÇOTUK.F. 226 . Cem DALYAN İstanbul Üniversitesi.B. Bu amaçla Kars merkez ilköğretim okulları öğretmenleri ve öğrencileri üzerinde anket çalışması yapılmıştır. Ali ATEŞ. Biyolojik okuryazarlık. farklı sorularla sorgulayabilmeli. canlılarda dış ışınlama kaynağı olarak ve organizmaya besinle girerek iç ışınlama kaynağı olarak etkili olmaktadır. Bu çalışmada İstanbul’da 15 örnekleme istasyonunda (Bahçeköy. toprak.19. Kars SÇ 004 Anahtar Kelimeler: Biyoloji Öğretmen Adayları. Toprağın fizikokimyasal parametrelerinden olan organik madde ve kil miktarı özellikle yüzey toprağında fazla bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: 137Cs. Florya. kullanılan öğretim stratejileri.M. silt ve kum oranları) belirlenmiş. bu parametrelerin 137Cs’nin dikey dağılımındaki etkileri incelenmiştir.A. Aydos. Toprak örneklerinde 137Cs aktivite konsantrasyonları yüksek saflıktaki germanyum dedektöre bağlı gama spektrometresinde ölçülmüş ve konsantrasyon değerleri Bq/kg olarak hesaplanmıştır. sınıf öğrencileri ve Tezsiz Yüksek lisans öğrencilerinin biyolojik okuryazarlıkları araştırılmıştır. İstanbul. İstanbul Biyoloji Öğretmen Adaylarının Biyolojik Okuryazarlığı Hakan KURT. Biyoloji Bölümü. biyolojideki kavramları ve kavramlar arası ilişkileri oluşturan. Toprak örneklerinde fizikokimyasal parametreler (organik madde miktarı. Alibeyköy. Avcılar. Ömerli. Fen Fakültesi. Biyoloji 5. bu sorulara verdikleri cevaplarla ilgili biyolojik okuryazarlıkları irdelenmiş ve geliştirdikleri günlük olaylarla ilgili düşünceleri incelenerek müfredatın içeriğine yönelik öneriler getirilmiştir. Baştürk KAYA. Uygulanan anketlerin sonuçlarında öğretmen tutumları.14 yıl) ve yüksek çözünürlüğü. yöntem ve teknikleri kullanıldığını ve kullanılan yöntemlerin etkinliğinin belirlenmesine çalışılmıştır. ilköğretimde biyoloji eğitimi.Dalında öğretimine devam eden. Konya seldakilic@selcuk. Poyrazköy. bilgiyi değerlendirip zihninde yapılandırabilmelidir. toprağın yapısına bağlı olarak yüzeyden derine doğru göçünü ve toprağın fizikokimyasal özelliklerini belirlemek gerekmektedir.E Bölümü Biyoloji A.com 137Cs 1945 yılında başlayan nükleer silah denemeleri ve 1986 yılında meydana gelen Çernobil nükleer santral kazası sonucu çevreye yayılan fisyon ürünü bir radyonükliddir. Ümraniye. Çamlıca. Kilyos. Pirinççi. Toprağın bu parametreleri 137Cs’yi tutmada oldukça etkili olduğundan 137Cs’nin derine inmesini engellemektedir. Biyolojik okuryazar olan birey. Derinlerde birikmesi ise yeraltı sularına karışmasına yol açmaktadır. Nispeten uzun fiziksel yarı-ömrü (30. bilgiyi zihninde yapılandırıp organize eden ve bilgilerini başka alanlara aktarabilen. Toprakta 137Cs’nin birikiminin uzun süreli sonuçlarını yorumlayabilmek için. Riva. Biyoloji öğretmen adaylarına genel ve özel biyoloji konularına ilişkin sorular sorulmuş. Toprağın yüzey tabakalarında biriken 137Cs. kil.edu. Murat BELİVERMİŞ. Bu çalışmada. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi O.BD. eleştirel düşünebilmeli. bilginin ne zaman ve nasıl elde edileceğine ilişkin yöntem ve stratejileri bilmektir. Eğitim Fakültesi.

Bu çalışmada. Başarılı örneklere rastlanması ve çevre bilincinin giderek artması. Çünkü incelenen çoğu ÇED rapor ve projesinde. SÇD. mümkün olabileceği öngörülmektedir. 47 sürüngen türünün 18’i (% 38’i). RAMSAR. Avrupa’da nesli tehlikeye girmiş 36 memeli hayvan türünün 15’i (% 42. Rahmi Güneş OKSAY İstanbul Üniversitesi. Mühendislik Fakültesi. özelliklede ilköğretim ve orta öğretim okullarına yönelik bu çevre eğitim projesi kapsamında katı atıkların ayrışımından okullara geri dönüşüm olarak ne tür katkılarda bulunabilmişiz. Türkiye’de de ÇED raporları açısından olumlu ve olumsuz örneklere rastlamak mümkündür. endemik. Türkiye ve diğer ülkeler karşılaştırılmıştır. Rusya’da Sakhalin bölgesindeki petrol/doğal gaz boru hattı ÇED ve biyoçeşitlilik yaklaşımıdır. biyoçeşitlilikten ziyade getireceği ekonomik olanaklar öncelikli olmuştur. BERN gibi biyoçeşitliliği. Türkiye’de yapılan ve yapılacak olan ÇED projeleri ile devamı sağlanacak biyolojik zenginliğin. Romanya’daki Tisza nehrinde meydana gelen siyanür faciası ve 3 yıl sonrasında hazırlanan ÇED raporudur.com İstanbul Ümraniye'de Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından oluşturulan çevre eğitim projesi kapsamında yapılan çalışmalarımızı tanıtmak ve bu çalışmaların daha verimli bir şekilde üst düzeyde daha geniş bir alana hizmet sunabilmek. Son yıllarda ekonomik önceliğin. Avcılar. Anahtar Kelimeler: ÇED. bu zenginliğini devam ettirme çabasındadır. biyoçeşitlilik. Anahtar Kelimeler: Çep 227 . 72 kuş türünün 46’sı (% 63. ayrıcada ilgili akademisyenlerin görüşleri de alınarak önümüzdeki yıllarda yapacağımız çevre eğitim projesi çalışmalarından somut sonuçlar alabilmek için daha etkin duruma getirebilmek için ve daha geniş kitlelere hitap edebilmek (yayabilmek) için ilgili akademisyenlerle karşılıklı müzakere şeklinde sözlü sunum yapılmaya çalışılacaktır. Türkiye SÇ 007 Ümraniye'de Çevre Eğitim Projesi Mustafa KATI Mustafa Kemal Anadolu Lisesi. doğal dengenin korunması ve sürdürülebilir bir dünya anlayışıdır. Yapılacak yatırımlarda ve faaliyetlerde. Kıta ülkeleri arasında Türkiye biyoçeşitlilik zenginliği açısından dokuzuncu sıradadır ve florasının % 33'ten fazlasını endemik türler oluşturmaktadır. Ümraniye. Dünyanın birçok yerinde plan ve program için SÇD uygulanmaya başlanmıştır.8’i). ancak ciddi denetimler ve caydırıcı cezalarla. 13 kurbağa türünün 5’i (% 38’i) ülkemizde yaşamaktadır. İstanbul biyogenez@hotmail. hem yöre halkı ve hem de basının takibinde olan Kaz Dağları (ÖKA)’ nda altın madeni arama faaliyetleri güncel bir örnektir. Türkiye biyoçeşitlilik açısından sahip olduğu yaklaşık 3000 tanesi endemik olan 9000’den fazla bitki türü ile Dünya’da önde gelen ülkeler arasındadır. Böylece karar aşamasında herhangi bir seçeneğin ileride doğuracağı olumsuz çevresel etkilerin gözden kaçması önlenmiş olur. Benzer bir örnek de. İstanbul sivrin@gmail. Western Gray Whale türü projelendirilirken göz ardı edilmiş. En belirgin örneklerden biri. çevre üzerindeki etkilerinin incelenmesi için yani planlanan proje ve faaliyetlerin irdelenmesinde ekonomik-çevresel olguların ortak bir çerçeve içinde değerlendirilmesini sağlamak için uygulanan yöntemler topluluğudur.19. incelenen rapor ve projelerle. ayrıca da sorumlu olduğumuz ilçe kapsamında ilçe belediyesinin de sponsorluğunda ilçe halkına çevreyi temiz tutabilmek ve gelecek nesillere daha sağlıklı bir çevre bırakabilmek amacıyla yaptığımız çalışmalar ve etkinlikleri tanıtmak bu konuyu ilgili akademisyenlerin görüşlerine sunmak. bu okullarımıza yönelik neler yapabiliriz hususunda ileriki hedeflerimizi açıklamak ve bu hedeflerimize yönelik ilgili akademisyenlerin de görüş ve önerilerini de önemle dikkate almak. özellikle nesli tehlikede olan hayvan ve bitki türlerini koruyan sözleşmelerle. sadece Türkiye’de değil Dünya’da da önem kazanmaktadır. doğal hayat ve biyoçeşitlilikten ne yazık ki daha önemli olması araştırmanın çıkış noktasıdır. Çevre Mühendisliği Bölümü. İğne Ada’da uygulanan Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Kaynak Yönetim Projesi ise. haklı başarısını ortaya koymaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Dahil olduğu CITES. Emre KALKAN.com Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) planlanan bir faaliyetin. ekonomik yaptırımların önüne geçmelidir. ÇEDbiyoçeşitlilik-ekonomiklik açısından. Biyoloji Bölümü. çevre yönetimi için kullanılan araçlardan biri olan faaliyetler düzeyde uygulanan ÇED’in bir ileri aşamasıdır ve makro düzeyde uygulanır. SÇD (Stratejik Çevresel Değerlendirme) ise. Artık ekolojik yaptırımlar. Biyoçeşitlilikde ise asıl önemli olan ekosistemlerin ve insanoğlunun sağlıklı var oluşu. biyoçeşitliliği ve doğal kaynakları koruma adına umut vericidir. çevre örgütlerinin baskısı ile projede değişikliğe gidilmiş ancak değişiklik tehlikedeki türlerin korunması açısından yeterli olamamıştır. Hem STK’ları. doğa unsurunu dikkate alan ve bu sürekliliğe yardımcı olmaya çalışan ÇED raporları.8’i). 34320. TRABZON SÇ 006 Dünya’da ve Türkiye’de ÇED Uygulamaları ve Biyoçeşitliliğin Korunması Nüket SİVRİ.

İstatistiksel analiz sonuçları akarsu havzasının sırasıyla jeoloji. kirlilik. Epipelik diyatomelerin özellikle ortamın jeolojik özelliklerinden ve madencilik etkisinden kaynaklanan inorganik su kalite parametreleri ile anlamlı ilişkiler göstermesi. DCA Analizi sonuçları iki çeşitlilik metriğinin ve Trofik Diyatome İndeksinin komunite yapılarını karakterize eden en kuvvetli metrikler olduğunu göstermiştir. arazi kullanımı (madencilik aktiviteleri). Trofik Diyatome İndeksi. Bununla birlikte kimyasal PCA eksenlerinde anlamlılık gösteren kimyasalların tümü Emet Çayı’nda inorganik kirlenmenin daha önemli olduğunu işaret etmektedir.tr Bu çalışmada Orhaneli Çayı’nın kirlilik seviyesi epilitik diyatomeler kullanılarak belirlenmiştir. Epilitik diyatomelere dayanan birçok kompozisyon metriği.edu. Trofik Diyatome İndeksi ve Toplam Organizma Sayısı havzanın inorganik kirliliği ve jeolojisi ile yüksek korelasyon göstermiştir. Biyoloji Bölümü. Epipelik diyatomelerin kullanıldığı metriklerden çoğu. TRABZON SÇ 008 Emet Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epipelik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Didem KARACAOĞLU1. Görükle. Fen Edebiyat Fakültesi. Bursa didemk@uludag. Ayrıca 28 fiziksel ve kimyasal değişken de akarsuyun özelliklerini belirlemek için ölçülmüştür. Çalışmada epipelik diyatomelere ait 180 takson tespit edilmiştir. toplam çözünmüş madde. pH. epipelik diyatomeler. sülfat. Su kalitesinin tespiti için otuz fiziksel ve kimyasal değişkenin ölçümü yapılmıştır. İstatistiksel analiz sonuçları Orhaneli Çayı’nda inorganik kirliliğin ve madencilik faaliyetlerinin belirlenmesinde epilitik diyatomelerin iyi indikatör olduğunu göstermiştir. bikarbonat ve akarsu debisinin en önemli değişkenler olduğunu göstermektedir. Şükran DERE1. Fen Edebiyat Fakültesi. Engin ŞENTÜRK2 1 Uludağ Üniversitesi.edu. Bursa 2 Devlet Su İşleri. klor ve çözünmüş oksijen diğer önemli bulunan çevresel değişkenler olmuştur. Şükran DERE1. Bölge Müdürlüğü. Bursa dalkiran@uludag. metrik. Engin ŞENTÜRK2 1 Uludağ Üniversitesi. Magnezyum. Bununla birlikte karbonat. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Nisan 2001 ile Mayıs 2002 tarihleri arasında Emet Çayı’nda belirlenen beş çalışma bölgesinden aylık olarak su ve epipelik diyatome örnekleri toplanmıştır. organik kirlilik ve fiziksel karakteristiklerden etkilendiğini göstermektedir. Bölge Müdürlüğü. kalsiyum. Epipelik diyatomelerin kullanıldığı 18 metrik uygulanmış ve bu metriklerin akarsuyun kirlilik durumu ile ilişkileri belirlenmiştir. madencilik faaliyetlerinin ve arazi kullanımının suyun kimyasal özelliklerini etkileyen en önemli faktör olduğu tespit edilmiştir. Sıcaklık. Çalışmada uygulanan istatistiksel analiz sonuçları Emet Çayı’nın jeolojik yapısının suyun kimyasal kompozisyonunu ve dolayısıyla epipelik diyatomelerin komunite yapısını etkileyen birincil faktör olduğunu göstermiştir. Toplam Sertlik. Anahtar Kelimeler: Emet Çayı. Trofik Diyatom İndeksi’nin Emet Çayı epipelik diyatome florasını iyi temsil ettiği. Didem Karacaoğlu1. Nurhayat DALKIRAN1.19. bor. Çayda kirlilik durumunu belirlemek için epilitik diyatomelere dayanan 20 metrik uygulanmıştır. DCA sonuçlarına göre.tr Bu çalışmada Emet Çayı’nın kirlilik düzeyi epipelik diyatomeler kullanılarak belirlenmiştir. Toplam Çözünmüş Madde. Nisan 2001–Mayıs 2002 tarihleri arasında altı çalışma bölgesinden aylık olarak toplanmış epilitik diyatome örneklerinin komunite yapıları araştırılmıştır. İstatistiksel sonuçlar Çay’da organik kirlenmenin önemli olmadığını göstermektedir. Biyoloji Bölümü. kirlilik. Anahtar Kelimeler: Orhaneli Çayı. bu organizma grubunun Emet Çayının kirlilik seviyesini tespit etmede iyi indikatör olduklarını göstermektedir. toplam sertlik. Bikarbonat ve Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı ise akarsuyu karakterize eden diğer değişkenler olmuştur. Klor. PCA Analizi sonuçları Elektriksel İletkenlik. Trofik Diyatome İndeksi. Karbonat. Orhaneli Çayı’nda epilitik diyatomeler 199 takson ile temsil edilmişlerdir. Test edilen birçok metrik fiziksel ve kimyasal değişkenlerle anlamlı ilişki göstermiştir. çok değişkenli analizler SÇ 009 Orhaneli Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epilitik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Nurhayat DALKIRAN1. Biyoloji Bölümü. PCA analizi sonuçları elektriksel iletkenlik. bununla birlikte diyatom takson zenginliği ve Shannon-Wiener çeşitlilik indeksinin de komunite yapısını iyi temsil ettiği belirlenmiştir. Akarsuyun jeolojik yapısının. Görükle. Silis ve Sülfat’ın akarsuyun karakteristik özelliklerini etkileyen en önemli kimyasal değişkenler olduğunu göstermiştir. epilitik diyatomeler. magnezyum. Bursa 2 Devlet Su İşleri I. metrik. I. pH. uygulanan metriklerden epipelik diyatomelerin komunite yapısını en iyi temsil eden metriklerin kompozisyon ölçümlerine ait metrikler olduğu tespit edilmiş. ancak akarsuyun kirliliğini iyi yansıtmadığı tespit edilmiştir. çevresel değişkenler ile anlamlı ilişki göstermiştir. çok değişkenli analizler 228 .

Okul dışı çevre eğitimi. veteriner. turist rehberleri ve araştırma görevlilerine doğayla ilgili konular çerçevesinde. Fen Edebiyat Fakültesi. doğa-insan-toplum ilişkilerini yeniden sorgulamalarına ve yeni sentezlere erişmelerine. bilimin geniş kitlelerce sevilmesini ve sevdirilmesini. gözleme dayalı. doğada gözlem yapma fırsatı verilerek. sağlık personeli. geniş bir ekoloji vizyonu kazandırmak. Şanlıurfa botany1972@yahoo. doğanın dilinin öğretilmesi yoluyla bilimin popülerleşmesinin sağlanmasına katkıda bulunmaktır. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU1. Ömer Sait KILIÇ1. uygulamalı. Hedef kitlemiz olan öğretmenler. çevreyi algılama ve davranış biçimlerini değiştirmelerine katkıda bulunmaktır. Biyoloji Bölümü. katılımcı. sorgulayıcı ve ekip çalışması metotlarıyla kalıcı ve disiplinlerarası bir yaklaşımla sergilenmektedir. Mahmut AYDOĞDU2 1 Harran Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Doğa Eğitimi. Böylece. tarihi ve kültürel değerlerini bir eğitim ortamı olarak değerlendirip. GAP Yöresinin Bilimsel Eğitim Amaçlı Kullanımı Projesi ilk kez 2006 yılının bahar mevsiminde TÜBİTAK tarafından sağlanan destekle tek dönem halinde gerçekleştirilmiştir. GAP.19. 229 . lisansüstü öğrencileri.Biyoloji Bölümü. bilimsel düşünmeye özendirmeye ve çok yönlü düşünmeye olanak sağlanmaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. izci liderleri. GAP Bölgesinin doğal. Projenin amacı.com Konusunda uzman olan eğitmenlerin hedef kitlemize aktardıkları konular. mevcut bilimsel birikimin farklı branşlardaki bireyler tarafından uygulanabilir hale gelmesini sağlamasına katkıda bulunmaktır. Beklentimiz ise. bilimsel araştırmaları sevdirmeye. Şanlıurfa 2 Şanlıurfa H. katılımcıların doğa kavramını. Sebiha ÖZLEK Lisesi. TRABZON SÇ 010 Okul Dışı Çevre Eğitiminde GAP Doğa Eğitimi Projesi Hasan AKAN1.

Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON 230 .19.

Biyoloji Bölümü.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON POSTER BİLDİRİLER 231 .

TRABZON 232 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Biyoloji Bölümü.

19. TRABZON Mikrobiyoloji Poster Bildiri Özetleri 233 . Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON 234 .19.

1.5. Biyoloji Bölümü. M.5’lik konsantrasyonlarının diğer test mikroorganizmalarına karşı 30 saniyede etkili olduğu gözlenmiştir.01’lik konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır. %0. Sonuçta aldehit bazlı cerrahi alet dezenfektanının %0. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 30 sn. 1. 15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfektan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi.19. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektanın maddenin etkisini inaktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0. 15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi. 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı. Biyoloji Bölümü. TRABZON PM001 Alkol Bazlı El ve Cilt Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn Vitro Etkinliği Birol ÖZKALP1. Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı. 5. Sağlık Hizmetleri MYO. Konya moaladag@selcuk. %0. dezenfektan. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektan maddenin etkisini in aktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0. Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı. Mustafa KUL. %0.Onur ALADAĞ1. %50. 5. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfaktan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi.tr Yapılan çalışmada asit bazlı ve aldehit bazlı cerrahi alet dezenfektanının hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %1. 1.edu. Anahtar Kelimeler: Asit.1 Histidin + %0.1 Sistein kullanılmıştır. 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı. Test Mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır. Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı. Rüstem DUMAN2 1 Selçuk Üniversitesi.01’lik konsantrasyonunun test mikroorganizmalarına karşı 30sn’de perasetik asit içeren dezenfektanın %1 konsantrasyonu Staphylococcus aureus 30 saniyede etkili olduğu %0.1 Sistein kullanılmıştır. %10’luk konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır. Sitrik asit içeren dezenfektanın %0.1’lik konsantrasyonu tüm test mikroorganizmalarına karşı 30 saniyede etkili olduğu gözlenmiştir. aldehit.05 %0.tr Yapılan çalışmada alkol bazlı (%70 v/v) el ve cilt dezenfektanın hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %100. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. PM002 Asit ve Aldehit Bazlı Cerrahi Alet Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Birol ÖZKALP. Sonuçta alkol bazlı cilt ve el dezenfektanın %100’lük konsantrasyonunun Staphylococcus aureus’na 1 dk’da diğer test mikroorganizmalarına ise 10 saniyede etkili olduğu tespit edilmiştir. Onur ALADAĞ. dezenfektan. Fatih SEVGİ Selçuk Üniversitesi. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 30 saniye. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. Nesrin TURAÇLAR1.edu. Anahtar Kelimeler: mikroorganizma Alkol. Sağlık Hizmetleri MYO. Konya moaladag@selcuk. Test mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. mikroorganizma 235 . M. %25..1 Histidin + %0. Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı.

Sulfamik asit içerikli dezenfektanın %0. Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı. TRABZON PM003 Asit ve Alkol Bazlı Yer. Lüleburgaz'daki bir kumaş fabrikasından elde edilmiştir.tr Yapılan çalışmada üç asit karaterli ve bir alkol bazlı yer ve yüzey Dezenfektanın hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %1. Fen Fakültesi. coli bakterilerinin duyarlılığının benzer olduğu saptanmıştır. Perasetik asit içerikli dezenfektanın %0. Değerlendirmeler agar ve kumaş örneği arasındaki bakteriyel üremenin varlığı veya yokluğu ve örnek çevresindeki üreme inhibisyon zonunun varlığına göre yapılmıştır.1. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektanın maddenin etkisini inaktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0. Biyoloji Bölümü.Onur ALADAĞ.1 Sistein kullanılmıştır. K. alkol bazlı yer ve yüzey dezenfektanının % 1’lik konsantrasyonu Staphylococcus aureus suşuna 1 dakikada %0. Escherichia coli ATCC 10229 ve Klebsiella pneumoniae ATTC 4352 bakterilerine karşı antibakteriyel aktivitesinin araştırılması amaçlanmıştır. bu ürünlerin kullanım koşullarında da etkinliğini sürdürebilmesi önemlidir. Konya moaladag@selcuk.001’lik konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır. 5. Perasetik asit.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0. %0. Yüzey Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Birol ÖZKALP. Sonuç olarak. Biyoloji Bölümü. Yıkama işlemlerinden sonra kumaşların bakteri üremesini engelleyici 236 .5. Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı. 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı. alkol. %0. M. Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi. Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. Kumaşlara uygulanan antibakteriyel maddeler genellikle in vitro olarak etkili bulunsa da.1 Histidin + %0.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0. Vezneciler. Anahtar Kelimeler: Asit. Test Mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. mikroorganizma PM004 Dimetiltetradesil (3-(Trimetoksilil) Propil) Amonyum Klorid Emdirilmiş Kumaşların Antibakteriyel Aktivitesinin İncelenmesi Ayten KİMİRAN ERDEM. hidrojen peroksit ve asetik asit içerikli dezenfektanın %0. günlük yaşamda aktif kullanım açısından da önemlidir. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfaktan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi. Kumaş örneklerinin antibakteriyel aktivitesi ISO Standartları 20645:2004 (agar difüzyon plak testi) ve AATTC 147–2004 Test Metodu (paralel çizgi metodu) ile belirlenmiştir. 15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi. dimetiltetradesil (3-(trimetoksilil) propil) amonyum klorid bileşiği uygulanmış tekstil ürünlerinin direkt olarak ve 5.05. %0. Çalışmada. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı.5±0.2 mm inhibisyon zonu).5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir.5’lik ve yukarı konsantrasyonları diğer test mikroorganizmalarına 1 dakikada etkili olduğu tespit edilmiştir. S.5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir. pneumoniae ve E. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 1. İSTANBUL aytenkimiran@yahoo.edu. dezenfektan.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0. aureus bakterisinin antibakteriyel özellik kazandırılmış kumaşlara karşı en duyarlı bakteri olduğu ( 3. Tekstil örnekleri (%62 pamuk-%38 polyester) Kırklareli.10 ve 20 yıkama sonrası Staphylococcus aureus ATCC 6538. %0. Nesrin TURAÇLAR Selçuk Üniversitesi. Sağlık Hizmetleri MYO. Bu nedenle çeşitli enfeksiyonların etkisinin azaltılması ve/veya önlenmesi için tekstil ürünlerine farklı antibakteriyel bileşikler uygulanmaktadır.com Antimikrobiyal aktiviteye sahip kumaşlar sadece medikal alanda değil.5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir.

Zuhal ZEYBEK. Gelişen yeni teknolojilerle. Kampus. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. bu bakteriler bakımından kontrol altına alınabilmeleri için etkili biyositin belirlenmesi gerekmektedir. aynı konsantrasyonun SG 1 suşu için 3 saatlik.4. isothiazolin. her iki biyositin de soğutma kuleleri için önerilen dozlarında Legionella pneumophila bakterilerine karşı etkili olduğu belirlenmiştir. Ocak 2004–Şubat 2005 tarihleri arasında. Çalışmamızda. SG 1 suşu için > 6 log düşüş sağladığı belirlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. K. Ankara Hastanesi. Bu nedenle. Legionellalara karşı bir su arıtım biyositinin etkin kabul edilebilmesi için en az bir saatlik temas süresi sonunda. Yusuf DURAK2. çalışmamızda non-iyonik thiazolinler karışımı olan Gemacide TC (benzisothiazol ve isothiazolin-ones) ve non-iyonik klor bazlı K4 Kloran’ın üç farklı Legionella pneumophila suşuna karşı antimikrobiyal aktivitesi belirlenmiştir.com Lejyoner hastalığı ve Pontiyak ateşi etkeni olan Legionella pneumophila bakterileri buharlaştırıcı kondansatörler. Anahtar Kelimeler: Legionella pneumophila. bakteri sayısında 4-log düşüş sağlaması gerektiği bilinmektedir. dezenfeksiyon PM006 Üriner Sistem Enfeksiyonlarından İzole Edilen Klebsiella pneumoniae’ların Sefalosporin Türü Antibiyotiklere Duyarlılıkları ve Plazmid Profillerinin Araştırılması Mustafa Onur ALADAĞ1. Biyoloji Bölümü. Bakteri suşların plazmid profilleri araştırılmıştır. K4 Kloran’ ın % 1’lik konsantasyonunun ise 3 saatlik temas süresi sonunda SG 2–14 ve standart suş için > 5 log. tüketicinin sağlık ve hijyen konusundaki artan gereksinimleri. İstanbul Üniversitesi. Sevan GÜRÜN. Bu bağlamda. Ankara Üniversitesi İbni Sina Tıp Fakültesi Hastanesi ve Konya Numune Hastanesine başvuran üriner sistem enfeksiyon şüpheli hastalardan alınan idrar örneklerinden toplam 125 adet K.com Çalışmamızda.6–30. Gazi Hastanesi. Biyoloji Bölümü. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. antibakteriyel aktivite. kumaşların antimikrobiyal aktivitesinin incelenmesi bu tip tekstil materyallerinin üretimi ve gelişimine katkı sağlayacaktır. TRABZON etkisinin tüm bakteriler için giderek azaldığı belirlenmiştir. dimetiltetradesil (3-(trimetoksilil) propil) amonyum klorid. Konya 2 Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü moaladag72@hotmail. sıcak su sistemleri ve soğutma kuleleri gibi insan yapımı su sistemlerinden sıklıkla izole edilirler.001’lik konsantrasyonunun SG 2–14 suşu için 3 saatlik temas süresi sonunda > 4 log. Sonuç olarak. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. soğutma sistemlerinde kullanılan mikrobisitlerin aktivitesinin belirlenmesi için kullanılan ASTM (American Society for Testing Materials) E 645–91 standart test metodu modifiye edilerek.2 oranında dirençli oldukları görülmüştür. plazmid büyüklüklerinin 1. pneumoniae suşlarının plazmid büyüklükleri ile antibiyotik dirençlilikleri arasında bir ilişki saptanamamıştır. Biyositlerin suşlara karşı aktivitesi in vitro olarak test edilmeden önce.1 kb arasında değiştiği ve plazmidlerin sekiz farklı plazmid profili oluşturdukları belirlenmiştir. K. antibakteriyel giysi ve malzemelerin aktif kullanım durumunda da etkinliğini sürdürebilmesini gerektirmektedir. pneumoniae suşlarının sefalosporin grubu antibiyotiklerden Cefotaxime ve Ceftazidime % 22. Anahtar Kelimeler: Tekstil ürünleri. Fen Fakültesi. biyosit. Çalışmada standart suş (ATCC 33152) ve soğutma kulesi sisteminden izole edilen SG 1 ve SG 2–14 suşları kullanılmıştır. Ankara Numune Hastanesi. Ayten KİMİRAN ERDEM. Klebsiella pneumoniae PM005 Legionella pneumophila Suşlarına Karşı Farklı Biyositlerin Aktivitesinin Belirlenmesi Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. pneumoniae suşu izole edilmiş ve bazı sefalosporin türü antibiyotiklere karşı direnç durumları belirlenmiştir. Staphylococcus aureus. farklı temas sürelerinde (0–3–6–24–168 saat) bakteri sayısındaki düşüş belirlenmiştir. Escherichia coli. nemlendiriciler. kuaternar organosilan. Ceftriaxona % 19. İstanbul ozlem_sanli@yahoo. klor.19. Ahmet UYSAL2 1 Selçuk Üniversitesi. standart suş için 6 saatlik temas süresinde > 6 log düşüş sağladığı belirlenmiştir. Bu sistemler legionella bakterilerini çoğaltma ve hastalık yayma potansiyeline sahip olduklarından. 237 . MİK (minimum inhibe edici konsantrasyon) düzeyleri dilüsyon tekniği ile belirlenmiştir. Çalışma sonunda Gemacide TC’nin % 0. Vezneciler.

Biyoloji Böl. Buse ERASLAN1.072 tona ulaşmıştır. Bu amaçla Akdeniz’den toplanan karideslerden 97 adet Gr(-) bakteri izole edilmiş ve 10 farklı antibiyotiğe karşı dirençlilikleri araştırılmıştır. %81. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. dirençlilik. Eğitim Fak. Tamer AKKAN2.9’u nitrofurantoine. Ülkemiz karides ihracatı 2003 yılında 1. Ayşenur KAYA2. sedimentten izole edilen suşların %96. antibiyotik.9’u ampisiline. %79. Buse ERASLAN1.edu. Osman GÜLNAZ1. Biyoloji Böl.2-1 arasında değişmektedir. 1 Çukurova Üniversitesi. bu suşların tür bazında identifikasyonunun yapılması amaçlanmıştır. MAR (Multiple Antibiotic Resistance) indeksi 0. karides.9 olduğu bulunmuştur. Fen Bilgisi Öğretmenliği.edu. ADANA fmatyar@cu. ADANA 2 Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fak.823. Bu da istenmeyen sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. son zamanlarda artan trendler dolayısıyla çiğ olarak da tüketilmektedir. Fen ve Teknoloji Eğ.tr Ülkemizde ve dünyada lüks tüketim ürünleri arasında yer alan karidesin tüketimi her geçen gün artmaktadır. TRABZON PM007 Deniz Suyu ve Sedimentinden İzole Edilen Enterobacteriaceae Üyelerinin İdentifikasyonu ve Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1. %89. 1 Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi.3’ü streptomisine dirençlilik göstermiştir. 01330 Balcalı. 01330 Balcalı.4’ünün çoklu dirençlilik taşıdığı anlaşılmıştır.tr Sucul ortamlarda antibiyotik dirençli patojen Enterobacteriaceae üyelerinin hızla artması susuz yaşamın olmayacağı düşünülürse. Su izolatlarının tamamının (%100) streptomisine. Adana fmatyar@cu. Fen ve Teknoloji Eğitimi 01330 Balcalı/Adana 2 Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. Biyoloji Bölümü. % 94’ü ampisiline. %96.19. Hastane atıkları ve evsel atıklarla suya karışan antibiyotiklerin suda ve sedimentlerde uzun süre kaldığı bilinmektedir. Tamer AKKAN2. Bu çalışmada deniz suyu ve sedimentten izole edilen Enterobacteriaceae üyelerinin 10 farklı antibiyotiğe karşı çoklu antibiyotik dirençliliğinin araştırılarak. Yaşadığı ortam itibariyle bu canlılar çoklu antibiyotik dirençliliği taşıyan patojen bakterilere maruz kalabilmektedir. Çok sayıda türü olan karidesler ekvatordan kutuplara kadar olan geniş bir aralıkta yaşayabilmektedir. %73. Anahtar Kelimeler: Enterobacteriaceae. toplum sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. sediment izolatlarının %96. 01330 Balcalı. Bu faktörler bakterilerin dirençliliğini arttırıcı rol oynamaktadır.1’inin sefazoline. Anahtar Kelimeler: antibiyotik.5’inin. su izolatlarının % 94. Bu çalışmada amaç Akdeniz’den toplanan karideslerden izole edilen Gr(-) bakterilerde çoklu antibiyotik dirençliliğinin araştırılması ve bu bakterilerin tür bazında identifikasyonunun yapılmasıdır.7) imipeneme dirençli bulunmuştur. 238 .4’ streptomisine. Sedimentten izole edilen suşların sadece 1 tanesi (%1. sediment PM008 Karideslerden İzole Edilen Gr(-) Bakteri Suşlarının İdentifikasyonu ve Çoklu Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1. İzole edilen suşların tamamı (%100) Sefazoline dirençlilik gösterirken.8’inin ampisiline dirençli olduğu bulunurken. dirençlilik Gr(-) bakteri. Çoklu antibiyotik dirençliliği göz önünde tutulursa durumun ciddiyeti daha iyi anlaşılmaktadır. Bu amaçla İskenderun körfezi deniz suyundan 37 sedimentten 56 olmak üzere toplam 93 Enterobacteriaceae üyesi izole edilmiş ve çoklu antibiyotik dirençliliği araştırılmıştır. Her ne kadar pişirilip yenen karidesler. Çoklu antibiyotik dirençliliği araştırıldığında bu oranın %98. Ayrıca bakterilerin tür bazında identifikasyonu yapılmıştır. Çoklu antibiyotik dirençliliği karşılaştırıldığında.2’si amikasine dirençli bulunmuştur. %97.

. per Pers. bu familya içinde yer alan Origanum cinsi ise 24 tür ile temsil edilmekte olup bu cinsin endemizm oranı %63’tür.19.n@gmail. Origanum vulgare subsp.tr Lamiaceae familyası Türkiye’de 45 cins.edu.% 82.. Genel olarak çalışılan tüm karayosunlarının petrol eteri. TRABZON PM009 Marmara Bölgesi’ nde Yetişen Origanum vulgare subsp. Semra İLHAN1 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. GC/MS analiz sonuçlarına göre doğal ve kültür örneklerinin uçucu yağlarının ana bileşenleri karvakrol (% 7. etil asetat ve aseton ekstraktlarının bazı Gram pozitif ve negatif bakteriler üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir.) Schwagr. Proteus vulgaris ATCC 6899. Lycoperdon perlatum Pers.) Schimp. Anahtar Kelimeler: Agrocybe dura. Ekstraktların antimikrobiyal aktivitesi agar difüzyon yöntemi ile 4 farklı referans antibiyotik ile kıyaslanmıştır. karvakrol. Biyoloji Bölümü. Escherichia coli ATCC 11230.9 ve % 5.3 -68. hirtum Link alttürüne ait örnekler Marmara bölgesinin farklı lokalitelerinden toplanarak Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü ’nde kültüre alınmıştır.) Singer. Homolothecium sericeum (Hedw. 26480 Eskişehir fbirgi@ogu.1 ve % 0.) Limpr. maya ve küf streynlerine olan etkisi incelenmiştir. Staphylococcus aureus ATCC 6538 P. Fen-Edebiyat Fakültesi.. Scleroderma bovista.3 . Staphylococcus epidermidis NRRL B-4877. etil asetat.4) ve timol (% 0. Eğitim Fakültesi. Görkem DÜLGER Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Balıkesir azaz@balikesir. 239 . Candida lypolitica test mikroorganizmalarına karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırılmıştır.) Schimp. Biyoloji Bölümü.. FenEdebiyat Fakültesi. hirtum Türünün Doğal ve Kültür Formlarının Uçucu Yağ Bileşimleri ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Ayşe Dilek AZAZ Balıkesir Üniversitesi. uçucu yağ. Kluyveromyces fragilis ATCC 8608.3 – 85. timol PM010 Bazı Makrofungus Türlerinin Antimikrobiyal Aktivitesinin Belirlenmesi Nurcihan HACIOĞLU. Enterobacter aerogenes ATCC 13048.edu. Candida albicans ve mikrofunguslar üzerinde antimikrobiyal aktivite gösterdiği. Anahtar Kelimeler: karayosunu antimikrobiyal aktivite. bazı mikrofunguslar üzerindeki etkinin oldukça düşük olduğu gözlenmiştir. Hedw. 546 tür (730 takson). maya kültürlerinden Debaryomyces hansenii DSM 70238 ve Candida lypolitica karşı güçlü antimikrobiyal aktivite oluşturdukları saptanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre araştırmada kullanılan makrofunguslardan elde edilen ekstrelerin test mikroorganizmalarına özellikle de bakterilerden Bacillus cereus ATCC 7064’a. antibakteriyal aktivite. karayosunu türlerinin petrol eteri. Bacillus cereus ATCC 7064. Çanakkale nurcihan. Scleroderma bovista Fr.: Fr. Anahtar Kelimeler: Origanum vulgare subsp. GC/MS.0) olarak belirlenmiştir. ve Tortella tortuosa (Hedw. antifungal aktivite. Cansu FİLİK İŞÇEN2.com Bu araştırmada. Uçucu yağların test bakterileri. Örneklerin uçucu yağları hidrodistilasyonla elde edilerek GC ve GC/MS ile kimyasal bileşimleri belirlenmiştir. İlköğretim Bölümü. metanol. Brachythecium populeum (Hedw. kloroform ve aseton ekstraktlarının Gram pozitif ve Gram negatif bakteri. Biyoloji Bölümü. hirtum.. Başaran DÜLGER. ancak test edilen ipliksi funguslardan bazıları üzerinde antifungal etki hiç görülmezken. Salmonella typhimurim CCM 5445 bakterilerine ve maya kültürleri olarak Debaryomyces hansenii DSM 70238. Agrocybe dura (Bolt.% 60.tr Eskişehir Sündiken Dağlarından toplanan Dicranum scoparium. Lycoperdon perlatum antimikrobiyal aktivite PM011 Eskişehir Yöresinde Yetişen Bazı Karayosunu (Bryophyta) Türlerinin Antimikrobiyal Aktivite Açısından Taranması Filiz SAVAROĞLU1.5 . makrofunguslarından hazırlanan etanol ekstrelerinin disk difüzyon yöntemiyle Bacillus subtilis ATCC 6633. Microccoccus luteus ATCC 9341. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Lamiaceae. Aulacomnium androgynum (Hedw.

İmidazol halkası içeren birçok sentetik ilaç da yapılmıştır. Staphylococcus aureus ATCC 6538. aureus ve S. İmidazol. 42075. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Belirlenmesi Hatice TANER SARAÇOĞLU.tr Bu araştırmada. gentamisin. Biyoloji Bölümü.tr Beşli halkada hetero-atom olarak iki azot içeren azollerden imidazol (1. Klebsiella pneumoniae NCTC 5049. Ahmet COŞKUN2. coli. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Salmonella typhimurium ATCC 14028. diğer antibiyotiklerin büyük çoğunluğuna duyarlı olduğu gözlenmiştir. hidantoin gibi ilaçlarda. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerine antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır.3.5-Triazinler. Fen-Edebiyat Fakültesi.19. ciprofloxacin. Anahtar Kelimeler: imidazol. Ziya Erdem KOÇ1. Ayrıca kontrol amacıyla bu 11 adet standart suşun cefotaxim. adenin ve guanin gibi pürin bazlarında. Histidin kalıntısı içeren birçok enzim vardır. 50 µg. en dayanıklı bakteri ise E. Anahtar Kelimeler: Teucrium polium. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Salmonella typhimurium ATCC 14028. Kampüs. uçucu yağ. Teucrium polium bitkisine ait uçucu yağın mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579. Kampüs.edu. Biyoloji Bölümü. B grubu vitaminler arasında yer alan biotinin yapısında bulunur. Streptococcus pneumoniae ATCC 10015. Kimya Bölümü laboratuarlarında sentezlenen 4-imidazol 1. Kimya Öğretmenliği Bölümü. Fen Bilimleri Enstitüsü. Fen Edebiyat Fakültesi. 4-imidazol NO2-1. Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853. Uçucu yağa karşı en hassas bakteri B. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. steril boş kağıt disklere (oxoid) emdirilmiştir. Biyoloji Bölümü. Eğitim Fakültesi. cereus. mikrodilüsyon 240 Antimikrobiyal aktivite. chloramphenicol. Konya 4 Selçuk Üniversitesi.2-fenilendiamin. Bacillus anthracis) üzerindeki duyarlılık testleri yapılmıştır. Salmonella enteritidis ATCC 13076. Meram. yarı-eksojen bir amino asit olan histidinde. fenilendiamin PM013 Thymbra spicata L. 3-imidazol 4-methyl 1-2 fenilendiamin. Konya ahuysal@selcuk. Mustafa Onur ALADAĞ3. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerine antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır. bunların çoğu hidrolitik enzimlerdir ve imidazol kısmı enzimin aktif merkezini oluşturur. Staphylococcus aureus ATCC 25923. cereus ve E.edu. antimikrobiyal aktivite. Kampüs. 30 µg. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Araştırılması Mehtap AKIN. Mehtap AKIN Selçuk Üniversitesi. Hatice TANER SARAÇOĞLU Selçuk Üniversitesi. Staphylococcus aureus ATCC 25923. 42075. cefotaxime dirençli. 300 µg madde olacak şekilde hazırlanan çözelti. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. simetrik yapıda oldukları için diğer bir adıyla kısaca s-triazinler denilmektedir. Selçuk Üniversitesi. aztreonam ve imipenem antibiyotiklerine karşı duyarlılıkları araştırılmıştır. Doğada bulunan birçok bileşikte imidazol halkası bulunur. Konya 3 Selçuk Üniversitesi. 1. İmidazol halkası bulunan bu üç adet maddenin standart suşlara çok az etkili olduğu ve suşların genellikle dirençli olduğu tespit edilmiştir. ürik asitte. ampicillin+sulbactam. Kontrol amacıyla yapılan antibiyogram testinde kullanılan standart suşların. Nuriye EKMEKÇİ4 1 Selçuk Üniversitesi. Konya htaner@selcuk. anti-viral etkilerinin ortaya çıkması ile farmokolojik alanda önemli bir yere sahip oldukları belirlenmiştir Bu çalışmada.com Bu araştırmada. Anahtar Kelimeler: Thymbra spicata.2 fenilendiamin DMSO’de (dimetyl sulfoxide) çözülmüş sonra her bir diskte 10 µg. typhimurium’ dur. TRABZON PM012 İmidazol Grubu İçeren Bazı Fenilendiaminlerin Antimikrobiyal Etkilerinin Araştırılması Ahmet UYSAL1. vancomysin. coli’ dir. . antimikrobiyal aktivite. penicillin. Uçucu yağa karşı en hassas bakteriler B. Streptococcus mutans RSHE 676. disk diffüzyon yöntemi ile 11 adet standart suş (Streptococcus salivarius RSHE 605. İmidazol doğal halkadır. Konya mehtapakin10@yahoo. Son yıllarda s-triazin türevlerinin anti-tümör. 100 µg. s-Triazin türevleri günümüzde ilaç sanayinden plastik sanayisine kadar bir çok alanda kullanılmaktadır. Listeria monocytogenesis NCTC 5348. 42075. mikrodilüsyon PM014 Teucrium polium L. uçucu yağ.3 diazol) önemlidir. Escherichia coli ATCC 25922. Maddelerin minimum inhibisyon konsantrasyonları (MIC) belirlendikten sonra. en dayanıklı bakteriler ise S. Thymbra spicata bitkisine ait uçucu yağın mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579. Bacillus cereus ATCC 11778.

Quercus coccifera (Meşe). Staphlococcus aureus. Fen Edebiyat Fakültesi. Thymus vulgaris L. (köpek üzümü). Biyoloji Bölümü. (kara pelin). (şerbetçi otu) bitkilerinin antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır. Thuja orientalis. Abies cilicica bitkisine ait uçucu yağ mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579. Kapıçam bölgesinde. Fen Edebiyat Fakültesi. etnobotanik özellikleri bakımından yüzyıllardır kullanılmalarının yanında yüksek antimikrobiyal etkilerinin gözlenmesi nedeniyle bitki preparatlarının daha detaylı çalışılarak farmakolojik ve biyokimyasal analizlerle etken maddelerinin tanımlanması ve etki mekanizmasının araştırılmasının önemli olacağını ortaya koymaktadır. Hacı Mustafa Köy’ünde (Sır barajı). Proteus vulgaris ATCC 8427. Yersinia lipolytica. (kekik). Cupressus sempervirens “Servi”. Staphylococcus aureus ATCC 25923. Türkoğlu’nda. Cupressus sempervirens. (hatmi çiçeği). Thuja orientalis “Doğu mazısı” (Cupressecae).com Bu çalışmada aktarlarda satılan ticari bitkilerden Salvia officinalis L. Pinus pinea türlerinin antimikrobiyal etkileri araştırılmıştır. cereus. Biyoloji Bölümü. mikroorganizma PM017 Kahramanmaraş Yöresindeki Bazı Orman Ağaçlarının Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri Metin DIĞRAK. Rhodotorula rubra DSM 70403 mayaları üzerinde antimikrobiyal etkileri araştırılmıştır. Melisa officinalis L. Uçucu Yağının Antibakteriyal Etkisinin Araştırılması Mehtap AKIN. Bacillus cereus. 241 . Candida albicans. Belirtilen bitkilerin antimikrobiyal etkisi disk difüzyon metoduna göre. Juniperus oxicedrus (Ardıç). Pınarbaşı’nda. Biyoloji Bölümü. Pinus brutia. Althaca officinalis L. Biyoloji Bölümü. TRABZON PM015 Abies cilicica Carr. Cassia senna L. (kudret narı).edu. Angelica silvestris L. Pinus nigra. Anthemis nobilis L. Pinus pinea. Humulus lupulus L. (melekotu). Pinus pinea. (kırmızı kantaron). bitki. (civanperçemi). Cedrus libani (Lübnan sediri). Salmonella typhimurium ATCC 14028. Mehtap ESEN.tr Bu çalışmada. Anahtar Kelimeler: ağabeyes cilicica. Melisa officinalis ekstresi ise Corynebacterium xerosis CCM 2824 bakterisine karşı gösterdiği 17 mm’lik inhibisyon zonu ile çalışılan materyaller arasında en yüksek inhibisyon zonu oluşturan bitki olmuştur. Anahtar Kelimeler: Antimikrobiyal aktivite. Momordica charantia L. Artemisia abrotanum L. Enterobacter amnigenus. Fen Edebiyat Fakültesi. Hatice TANER SARAÇOĞLU Selçuk Üniversitesi. Pinus pinea. Humulus lupulus. Elde edilen veriler. (alman papatyası). Achillea millefolium bitki ekstraktlarının antimikrobiyal etkilerinin mukayese antibiyotiklerine kıyasla daha düşük olduğu saptanmıştır. Pseudomonas aeruginosa. Nurcan ERBİL Kahramanmaraş Sütçü imam Üniversitesi. Escherichia coli mikroorganizmaları üzerinde test edilmiştir. Staphylococcus aureus ATCC 6538P bakterileri ve Kluyveromyces fragilis ATCC 8608. en dayanıklı bakteri ise E. Sahharomyces cerevisiae. Klebsiella pneumoniae.19. Uçucu yağa karşı en hassas bakteri B. Rhus coriaria L. Konya mehtapakin10@yahoo. Bu çalışma ileri seviyede yapılacak olan çalışmalara öncülük edecektir. Cupressus arizonoica “Yatık servi” (Cupressecae) Karacasu bölgesinde. Calendula officinalis L. Bacillus megaterium. Rhodotorula rubra. (sinameki). Quercus coccifera. Thuja orientalis. mikrodilüsyon PM 016 Ticari Olarak Satılan Bazı Bitki Preparatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Nurcihan HACIOĞLU. coli’ dir. Centaurium erythraea L. Aksu Çayı’nda. Solanum nigrum L. (adaçayı). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.com Bu araştırmada. Kahramanmaraş Atatürk Parkı’nda. uçucu yağ.n@gmail. Thuja orientalis. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerinde denenmiştir. Kahramanmaraş mdigrak@ksu. Thuja orientalis. Nerium oleander (Zakkum). antimikrobiyal aktivite. Çalışmada kullanılan tüm bitki ekstraktları test mikroorganizmalarının gelişimlerini farklı oranlarda etkilemiştir. Bu bitkilerden hazırlanan etanol ekstreleri hazırlanarak disk difüzyon yöntemiyle Bacillus cereus ATCC 7064. Pinus pinea. (sumak). Bununla beraber Cassia senna. Çanakkale Nurcihan. (aynisafa). Achillea millefolium L. Pseudomonas putida. Thuja orientalis. Corynebacterium xerosis CCM 2824. Centaurium erythraea bitki ekstraktı ise tüm mikroorganizma kültürlerin karşı en yüksek antagonisik etkiye sahiptir. Escherichia coli ATCC 11230. Başaran DÜLGER Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. (oğulotu). Pinus pinea “Fıstık çamı” (Pinecae).

52) olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışma sonuçlarına göre. Çalışmada kullanılan diğer antibiyotiklere karşı E. Quercus coccifera. Cefoperozone+Sulbactam (% 57. Ceftriaxone (%79. 35100.’ nin Uçucu Yağı ve Ekstrelerinin Antimikrobiyal Aktivitesi Güven ÖZDEMİR1. Thuja orientalis. Thuja orientalis (yaprak) uçucu yağlarının daha güçlü antimikrobiyal özellik gösterdiği tespit edilmiştir. aseton. 3 ve 6 mg/disk konsantrasyonlarında dikkate değer bir antimikrobiyal etki göstermişlerdir. etanol. Chlorella daha ileri çalışmalarla bir farmasötik olarak dikkate alınabileceği belirlenen bir mikro algdir. meyve).ozdemir@ege. hemorrhagic E. Chlorella sp. coli (O157:H7) RSSK 232) ve bir maya türüne (Candida albicans ATCC 10239) karşı yapılmıştır.11) ve fitol (% 29. diklorometan ve hekzan ekstreleri hazırlanmıştır. Biyomühendislik Bölümü.21’ i) tanımlanmıştır. direnç PM 019 Chlorella sp. Fen Fakültesi. Juniperus oxicedrus. Meltem CONK DALAY3 1 Ege Üniversitesi. coli suşlarına karşı en duyarlı beta-laktam antibiyotiklerinin Sulbactam+Ampicilin ve İmipenem (% 55.tr Chlorella sp. N Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU1. Bu çalışma. Juniperus oxicedrus (yaprak). Türkiye) uçucu yağındaki bileşenlerin belirlenmesi ve çeşitli çözücüler kullanılarak elde edilen ekstrelerinin antimikrobiyal aktivitelerini araştırmak amacıyla yapılmıştır. 35100. beta laktam antibiyotikleri. Ceftizoxime (%70.’ nin (Ege-MACC-1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ekstre. Farmasötik Mikrobiyoloji Bölümü. Klinik örneklerden izole edilen ve teşhisi yapılan E. Metin DIĞRAK Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. Nerium oleander.35) ve Cefoperazone (% 66. Bu amaçla Kahraman Maraş’taki kliniklere çeşitli rahatsızlıklar nedeniyle başvuran hastalara ait 68 klinik örneği alınmıştır. aureus ATCC 43300. Fethiye Ferda YILMAZ KÖZ2. infeksiyon hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı antibiyotiklere karşı Escherichia coli’nin göstermiş olduğu duyarlılık ve direnç durumları incelenmiştir. Chlorella sp.edu.17) olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Escherichia coli. Anahtar Kelimeler: Pinus brutia. Ege Üniversitesi. Kuru materyalden Clevenger aparatı ile su buharı distilasyonu yapılarak uçucu yağ ve soxhlet aparatı kullanılarak da metanol. Biyoloji Bölümü. Kahramanmaraş asteroidea_ela@mynet. Eczacılık Fakültesi.41). uçucu bileşenler. Fen Edebiyat Fakültesi.17). Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’ ndan temin edilen on bakteri. İzmir 2 Ege Üniversitesi. Antimikrobiyal testler disk difüzyon yöntemi ile Ege Üniversitesi.com Bu çalışmada. Cupressus sempervirens (yaprak. iki spesifik patojen (methicillin . İzmir guven. hekzan ve diklorometan ekstreleri 1.coli’nin direnç kazanımının Ceftazidime (% 91.58) olarak sıralandığı belirlenmiştir. Nitrik asit. Pinus pinea. antimikrobiyal aktivite 242 . Salda Gölü. Bununla birlikte.oxacillin resistant S. uçucu yağ. Biyoloji Bölümü. 2-metilpropil ester (% 51. Bununla birlikte uçucu yağı test edilen konsantrasyonlarda antimikrobiyal etkiye sahip değildir. antimikrobiyal aktivite PM 018 Kahraman Maraş’taki Kliniklere Başvuran Hastalardan İzole Edilen Escherichia coli’nin Beta-Laktam Grubu Antibiyotiklere Karşı Direnç Gelişimi Fadime TOPÇAL.5. Mikroalg Kültür Koleksiyonu’ ndan elde edilen ve yeşil bir mikroalg olan Chlorella sp. İzmir 3 Ege Üniversitesi. Cedrus libani. Zeliha DEMİREL1. E. yüksek protein içeriği ve diğer temel besin öğelerinden ötürü uzun zamandır bilinen iyi bir besin ve enerji kaynağıdır. Cupressus arizonoica. optimum laboratuar koşulları altında kültüre edilmiş ve hücreler kültürden toplandıktan sonra saklanmak üzere liyofilize edilerek kurutulmuştur. coli bakterisinin en dirençli olduğu beta-laktam grubu antibiyotiklerin Cefotaxime. Juniperus oxicedrus.19. Piperacilin (%88.23). Pinus pinea (gövde. Fen Fakültesi. 35100. Pinus nigra. Biyoloji Bölümü. uçucu yağ bileşenleri GC ve GC/MS kullanılarak incelenmiş ve 7 bileşik (toplam bileşenlerin % 92.88).84) major bileşenler olarak saptanmıştır. Mühendislik Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Chlorella . Chlorella sp. Cefuroxime ve Ampicilin (98. TRABZON Araştırma sonucunda.’ nin aseton. Biyoloji Bölümü. Zelal AKSOY. Pinus brutia (gövde). kloroform. meyve).

P. Eğitim Fakültesi. Adana 2 Çukurova Üniversitesi. Standart test antibiyotiği olarak bakteriler için gentamycine.tr 2004 Eylül ayında İskenderun Körfezi sularına gömülen M/V Ulla kuru yük gemisinin çevreye verdiği zarar ve doğuracağı sonuçlar hala tartışılmaktadır. aureus. S. X. coli. Standart E. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. % 4.com Yeni sentezlenmiş Benzothioazole türevi schiff bazlarının antimikrobiyal aktivitelerini belirlemek üzere E. typhimurium. vulgaris. %36.2 si kurşuna dirençlilik gösterirken. PM 021 İskenderun Körfezi M/V Ulla Batığı Çevresinden İzole Edilen Gr(-) Bakterilerin İdentifikasyonu ve Ağır Metal Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1. E. Biyoloji Bölümü.9. Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Sevil PİLATİN1. antifungal ajan olarak kullanım potansiyelleri bulunmaktadır.1’i kroma ve %8. L. Test mayaları için MİK ve MSK değerleri sırasıyla 7. Denenen 7 yeni sentezlenmiş schiff bazın mikroorganizmalar üzerindeki inhibe edici (MİK.edu. Kamuran GÖRGÜN2 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. % 15. utilis mayaları kullanılmıştır. Minimum inhibe edici konsantrasyon) ve sidal konsantrasyonları (MSK. coli K-12 suşu ile karşılaştırıldığında su izolatlarının % 69. minimum sidal konsantrasyon) mikrodilüsyon broth yöntemiyle belirlenmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. Fen ve Teknoloji Eğitimi Bölümü. 01330. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. glabrata. Eskişehir bkunduh@gmail. aeruginosa. 243 .5 . C.4’ü kadmiyuma. Bu bakterilerin 4 farklı ağır metale dirençlilikleri araştırılmıştır (kadmiyum. Handan SAKARYA2. albicans. Test edilen yeni sentezlenmiş maddelerin.8. %83. Osman GÜLNAZ1. faecium. ağır metal. S. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada İskenderun Körfezi M/V Ulla batığı çevresinden alınan su ve sediment örneklerinden izole edilen Gr(-) bakterilerin ağır metal dirençlilikleri araştırılarak bu bakterilerin tür bazında identifikasyonunun yapılması amaçlanmıştır.125 µg/ml ve 7. yapılacak toksisite mutajenite ve diğer tamamlayıcı testler sonrasında. Bu amaçla izole edilip ağır metal dirençliliği araştırılan bakterilerin adı geçen ağır metallere karşı farklı oranda tolerans gösterdikleri saptanmıştır. campestris.5 olmuştur.250 µg/ml olmuş ve denenen 7 maddenin özellikle mayalar üzerinde düşük konsantrasyonlarda statik ve sidal etkili olduğu tesbit edilmiştir. bakır. sediment izolatlarında bu oran sırasıyla %88. MIC Antimikrobiyal aktivite. S. Ayşenur KAYA2. Fen Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: dirençlilik Bakteri. Anahtar Kelimeler : benzothioazole. Sadık DİNÇER2 1 Çukurova Üniversitesi. 01330.3.81-1000 µg/ml ve 62.19. Kimya Bölümü.7 si bakıra. Balcalı. B. Adana fmatyar@cu.1000 µg/ml arasında değişmiştir. Balcalı. %17.81 . subtilis. krom ve kurşun ). P. Maddelerin kullanılan test bakterileri üzerindeki statik ve sidal konsantrasyonları sırasıyla 7. aerogenes. Bu amaçla gemi batığı çevresinden alınan su ve sediment örneklerinden toplam 139 adet Gr()bakteri izole edilmiş (sırasıyla 49 ve 90 adet). monocytogenes. mayalar için amphotericine kullanılmıştır. E. epidermidis bakterileri ve C.81. Bu da insan patojeni bakterilerle mücadeleyi zorlaştırmaktadır. TRABZON PM 020 Yeni Sentezlenmiş Benzothioazole Türevi Schiff Bazlarının Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Buket KUNDUHOĞLU1. Bilindiği gibi mikroorganizmalar hayatta kalmak için farklı şartlara uyum sağlama ve dirençlilik geliştirme yeteneğindedirler. C.

com Bu çalışmada Denizli. Major bileşeni carvacrol (%83) olmakla birlikte. Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. Farmasötik Mikrobiyoloji AD. Biyomühendislik Fakültesi. Ekstrelerin antimikrobiyal aktiviteleri disk diffüzyon yöntemi ile iki spesifik patojen (metisilin-oksasilin dirençli S. Sarayköy de bulunan termal su kaynağından izole edilen bir siyanobakteri olan Pseudanabaena sp. Ayrıca kontrol olarak denenen antibiyotik grubuna göre daha yüksek antimikrobiyal aktivite sergilemiştir. Streptococcus faecalis ATCC 8043. Proteus vulgaris ATCC 6897. Minimum Inhibitör Konsantrasyon Testi (MIC) ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyon Testi (MBC) uygulanmıştır. Origanum bilgeri türünün uçucu yağı su distilasyon metodu ile elde edilmiştir ve uçucu yağın kimyasal içeriğini tespit etmek amacıyla GS-MS analizi uygulanmıştır. Antalya ekose@akdeniz. GC/MS analizleri gerçekleştirilmiştir. ekstre. Bu özelliklerinden dolayı bir geçiş formu olarak son yıllarda bu canlılar üzerindeki çalışmalar artmıştır. Ferda Yılmaz KÖZ2. Antalya 2 Akdeniz Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Pseudanabaena sp. İzmir 3 Ege Üniversitesi. S. Lamiaceae. Eczacılık Fakültesi. BG 11 (Blue-Green Medium) ortamında optimum koşullarda üretildikten sonra liyofilize edilerek saklanmış ve Sokslet ekstraktöründe çözgen ekstreleri hazırlanmıştır. Ayrıca Klevenger cihazında hidrodistilasyon ile uçucu bileşikleri ekstrakte edilmiş ve GC. Fen Fakültesi. antimikrobiyal. Anahtar Kelimeler: Uçucu yağ. Pseudanabaena sp. cereus ATCC 7064. Yapılan çalışmalarda siyanobakterilerin antibakteriyel. B. Salmonella typhimurium CCM 5445. epidermidis ATCC 12228. terpinene (%4. E. Biyoloji Bölümü. Kampus. aerogenes ATCC 13048. Tıp Fakültesi. Origanum. F. türleri Oscillatoria gibi ipliksi Anabaena gibi gaz vezikülü içeren bir Siyanobakteri`dir.edu. Hücrelerindeki ince murein yapısı ile gram negatif bakterilere benzerler. Gözde ÖNGÜT2 1 Akdeniz Üniversitesi. cymene (%5. hemorajik E. TRABZON PM022 Denizli Sarayköy’de Bulunan Termal Su Kaynağından İzole Edilen Siyanobakteri Pseudanabaena sp..38). Zeliha DEMİREL1.tr Bu çalışma endemik Origanum bilgeri türünün antimikrobiyal aktivitesini test etmek amacıyla yapılmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İzmir emineicyuz@yahoo. uçucu bileşik PM 023 Origanum bilgeri Türüne ait Uçucu Yağın Kimyasal İçeriği ve in Vitro Antimikrobiyal Aktivitesi Elif ODABAŞ KÖSE1.19. aureus ATCC 43300. Escherichia coli ATCC 29908) üzerinde test edilmiştir.35) ve borneol (%2. GS-MS 244 . Siyanobakteriler klorofil a ve diğer pigmentleri içerdiği. Bu çalışma endemik bir tür olan Origanum bilgeri türüne ait antimikrobiyal aktivitenin tespit edildiği ilk rapordur. Staphylococcus aureus ATCC 6538-p. Çalıştığımız türde de görüldüğü gibi siyanobakteriler çok çeşitli ortam ve koşullarda üreyebilen canlılardır. Atila YANIKOĞLU1. antifungal ve antioksidan etkilerinin yanında toksik etkili olanlarıda bulunmaktadır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Meltem CONK DALAY3 1 Ege Üniversitesi.`nin çeşitli çözgen ekstreleri ve uçucu bileşenlerinde antimikrobiyal ve antifungal aktivitesi araştırılmıştır. antifungal. Origanum bilgeri uçucu yağı Gram(+) ve Gram(-) bakteriler dahil birçok bakteriye karşı güçlü bir antimikrobiyal aktivite göstermiştir. Uçucu yağın antimikrobiyal aktivitesini test etmek amacıyla Disk Difüzyon Metodu. Biyoloji Bölümü. Güven ÖZDEMİR1. antimikrobiyal aktivite.20) diğer bileşenler olarak bulunmuştur. İzmir 2 Ege Üniversitesi. Pseudanabaena sp. Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853. Biyoloji Bölümü.’in Antimikrobiyal ve Antifungal Aktivitesinin Araştırılması Emine İÇYÜZ1. fotosentez yapabildiği için alglere ve yüksek bitkilere çok benzemekle beraber hücre bölünme mekanizması nedeniyle günümüzde Bacteria domaininde değerlendirilmektedir. Kampus. coli (O157:H7) RSSK 232) ve bir maya türünün (Candida albicans ATCC 10239) de yeraldığı çeşitli organizmalar (Bacillus subtilis ATCC 6633. Mühendislik Fakültesi.

Journal of Applied Polymer Science. Thymus sp. L.tr Serbest radikal kopolimerleşmesi yöntemi ile hazırlanan poli(akrilamid-ko-itakonik asit). Bacillus cereus RSKK 863. Escherichia coli ATCC 35218. Meysun İ. Advanced Drug Delivery Review. 11:137 (1993).B. Knuth. antimikrobiyal aktivite. 51200. Robinson. B. Biyoloji Bölümü. ABDULLAH2 1 Niğde Üniversitesi. (PAAIA) hidrojellerinin şişme davranışları zaman.. Advanced Drug Delivery Review. Niğde 2 Niğde Üniversitesi. Rodriguez. (PAAmIA) ve poli (akrilik asit-ko-itakonik asit). megatrium RSKK 5117. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ankara mpulat@gazi. J. Flukonazol tutuklu hidrojellerin C. uçucu yağlarının test bakterileri üzerinde inhibisyon etkisine rastlanmamıştır. Peppas. Kaynaklar: 1. 37ºC koşullarındaki serbestleşmesi UV spektrofotometresi ile takip edildi. Kinetik salım parametreleri olan n ve k hesaplanarak. TRABZON PM 024 Polimerik Hidrojellerinin Flukonazol Salım Davranışları ve Mikrobiyal Etkileşimlerinin İncelenmesi Mehlika PULAT Gazi Üniversitesi. Niğde gycelik@nigde. albicans ile etkileşimleri in-vitro süspansiyon ortamında incelendi. Thymus sp. Pseudomonas aeruginosa ATCC 29212... 37ºC ve pH=4. Anahtar Kelimeler: Uçucu yağ. Teknikokullar. Kimya Bölüm. 90:530 (2003). subtilis RSKK 244. itakonik asit. Yersinia enterocolitica ATCC 1501. albicans. Thymus sp uçucu yağının çalışılan test bakterileri için MİK değerinin % 0.5 mm ve üzeri inhibisyon zonu gösterdiği 4 test bakterisi (B. C. Çalışmada. S. Veronica sp. 11:169-177 (1993). Bacillus subtilis RSKK 244.B. 3.8) olduğu tespit edilmiştir. Kampus. Amiji. mutans CNCT 8177 ) seçilmiş ve Thymus sp uçucu yağının seçilen test bakterileri üzerinde agar dilüsyon metodu ile Minimum İnhibitör Konsantrasyonu (MİK) belirlenmiştir. standart antibiyotiklerin test bakterileri üzerindeki inhibisyon etkisi ile karşılaştırılmıştır. Pulat M.8’e eşit ve/veya düşük (MİK≤% 0. akrilik asit. Streptococcus mutans CNCT 8177.. Ekşi H. GC-MS 245 . Journal of Applied Polymer Science.3 test bakterileri üzerinde antimikrobiyal aktiviteleri araştırılmıştır. 51200.0 koşullarında PAAmIA hidrojelinin PAAIA hidrojelinden daha çok şiştiği belirlendi [1]. Shigella sonnei RSKK 877.19. S. akrilamid PM 025 Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktivitesi ve Kompozisyonu Ebru ÇELİK1. PAAmIA ve PAAIA hidrojellerine üretim sırasında tutuklandı ve pH = 4. Anahtar Kelimeler: Flukonazol. ve Veronica sp. Flukonazol tutuklu PAAmIA ve PAAIA hidrojellerin ise C. sıcaklık ve pH değişkenlerine göre incelendi. uçucu yağının disk diffüzyon yönteminde 25. ve Thymus sp. albicans üremesini hemen hemen sıfıra indirdiği belirlendi. Bacillus megatrium RSKK 5117.. Flukonazolü daha hızlı saldığı belirlenen PAAmIA hidrojelinin Fickian tipi difüzyon gösterdiği saptandı. Bu araştırmada disk diffüzyon yöntemi uygulanarak bu uçucu yağlardan Agrimonia sp. Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853.edu. Candida albicans (C. Gökçen YUVALI ÇELİK1. I. 4.. Salmonella 21. albicans) tedavisinde etkili bir şekilde kullanılmakta olan Flukonazole. Fen-Edebiyat Fakültesi. 102:5994 (2006) 2. E. uçucu yağının test bakterileri üzerinde farklı zon çapları ile inhibisyon etkisi tespit edilmiştir. Ayrıca uçucu yağların kompozisyonları GC-MS analizi yapılarak belirlenmiştir. K. Kampus.0. bitkilerine ait uçucu yağların Staphylococcus aureus ATCC 25923. Fen-Edebiyat Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. M. albicans üremesini bir miktar engellediği ancak bu düşüşün etkili bir düzeye inemediği. Her iki hidrojelde de ilk saatlerde terapötik değere ulaşıldı [2-4].edu. Thymus sp. Hidrojellerin morfolojik yapısı SEM incelemeleri ile karşılaştırmalı olarak değerlendirildi ve PAAmIA hidrojeline göre daha az şişme değerine sahip olan PAAIA hidrojelinin daha az gözenekli bir yapıda olduğu saptandı. Flukonazol içermeyen PAAmIA ve PAAIA hidrojel diskleri C. uçucu yağının yüksek düzeyde antimikrobiyal etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. uçucu yağının test bakterileri üzerindeki inhibisyon etkisi... Biyoloji Bölümü. aureus ATCC 25923.. Thymus sp. Katime.tr Bu çalışmada Konya yöresinden toplanan Agrimonia sp.

Edwardsiella hoshinae. 0. Biyoloji Bölümü.004-0.14’ü Citrobacter diversus.Kanamisin 30 µg (K). Antibiyotik duyarlılık testinde ise incelenen tüm bakterilerin AK . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Antibiyotik duyarlılık deneyleri Kirby-Bauer disk difüzyon metodu ile ağır metal tuzlarına karşı duyarlılık deneyleri ise mikrodilüsyon tekniği ile yapılmıştır. Yersinia enterocolitica. çözücüler kullanılarak ekstrakte edilmiştir. İstanbul aytenkimiran@yahoo. 5. Erzurum ayseaydan@yahoo. Achillea millefolium. 13.063 g/100 ml olarak saptanmıştır. kloroform ve aseton ekstraktları kullanılmış ve bu ekstraktların hem H. 6’sı Proteus vulgaris. Biyoloji Bölümü. sağlık açısından önemli bir tehlike oluşturmaktadır. Pylori’ye karşı en etkili iki türün. 0. ve oranında dirençli oldukları belirlenmiştir. Providencia rettgeri.5 g/100 ml ve 0. etanol. Demir (Fe). Diğer taraftan bitkilerin aseton ekstraktlarının Carum carvi türü hariç antioksidat özellikte oldukları. Comamonas testosteroni olarak adlandırılmıştır. Bu çalışma sonucunda Enterobacteriaceae ailesinde yer alan 90 Gram negatif bakteri izole edilmiştir. Sevan Gürün. 2’si Providencia stuarti. S.016 g/100 ml. Kloramfenikol 10 µg (C). Fe.25 g/100 ml. Bu bakterilerin ağır metallere [Bakır (Cu). Antibiyotik direncinin ağır metal direncine göre daha düşük olması göldeki endüstriyel kirliliğin fekal kaynaklı kirlenmeye oranla daha yüksek olduğunu göstermektedir. 2. 7. Çinko (Zn). 2’si Enterobacter agglomerans. Cr ve Ni için Minimum inhibitör konsantrasyonu (MİK) değerleri sırasıyla 0. Cd. antioksidant PM 027 Küçükçekmece Gölü’nden İzole Edilen Bakterilerin Ağır Metal ve Antibiyotik Dirençlerinin İncelenmesi Ayten KİMİRAN ERDEM. Biyoloji Bölümü. agardiffüzyon yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Çalışmada Küçükçekmece Gölü’nde dokuz farklı istasyondan. Bu amaçla çalışmamızda Küçükçekmece Gölü’nden izole edilen Gram negatif bakterilerin ağır metal ve antibiyotik duyarlılıkları incelenmiştir. 246 .25 g/100 ml. 1.5 g/100 ml. VA. doğadaki çeşitli toksik kirleticilerin izlenmesinde yarar sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Helicobacter pylori.com Bu çalışmanın temelini. Bu bakterilerden 24’ü Escherichia coli.008-0. Bitkilerin su. Acorus calamus. K. Bu bakterilere karşı Cu.0032 g/100 ml. Streptomisin 10 µg (S). Krom (Cr) ve Nikel (Ni)] ve antibiyotiklere [Ampisilin 10 µg (AP). H. tiyosiyanat yöntemi ile antioksidant özellikleri belirlenmiştir. bunun yanı sıra sanayi atıklarının da göle deşarjı.002-0. 5’i Providencia alcalifaciens. Sonuç olarak aseton ekstraktlarının.008-0. Doğal su sistemlerinde mikrobiyolojik kirlilik etkeni mikroorganizmaların yanı sıra bunların antibiyotik ve ağır metal dirençleri de belirlenmelidir. 0. Bu amaçla 20 bitki türüne ait farklı kısımlar. Eritromisin 15 µg (E). Gentamisin 10 µg (GM). antimikrobiyal. 2’si Rahnella aquaticus ve geri kalanlar ise. 7’si Citrobacter amalonaticus. E. 6’sı Citrobacter freundii. etanol. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. bitki ekstraktı. Vezneciler. GM. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU.125-0. 19. PG. Bakterilerin farklı toksik metallere karşı dirençlerinin tespiti. Göl çevresinde yerleşimin yaygınlaşması ile göle boşaltılan evsel atıkların artması. Enterobacter sakazakii. 5’i Enterobacter cloacea. pylori hemde diğer test mikroorganizmaları üzerindeki etkileri. Acorus calamus. bir yıl boyunca mevsimsel olarak su örnekleri alınmış ve izole edilen Gram negatif bakteriler rutin bakteriyolojik yöntemler ile tanımlanmıştır. C. Küçükçekmece Gölü taşıdığı kirlilik yükleri açısından önemli bir doğal lagün sistemidir.0160. Zn.19. Acorus calamus. Fen Edebiyat Fakültesi. 2’si Kluyvera cryocrescens. Özellikle çoklu antibiyotik direnci (ÇAD) gösteren bakterilerin belirgin ölçüde artması. in-vitro. Antimikrobiyal aktivite bakımından etkili bulunan ekstraktların. Penisilin G 10 Ünite (PG). Kadmiyum (Cd). Nalidiksik asit 30 µg (NA) ve Vankomisin 30 µg (VA)] karşı dirençleri incelenmiştir. Ömer ALTUN İstanbul Üniversitesi. Achillea millefolium oldukları bulunmuştur. 25240. 3’ü Klebsiella oxytoca. 3. 0. Kluyvera ascorbata. etanol ve kloroform ekstraktlarına göre daha yüksek antimikrobiyal aktivite gösterdiği belirlenmiştir. Amikasin 30 µg (AK).AP. su. ve antibiyotiklerine sırası ile % 38.com Küçükçekmece Gölü ve çevresi rekreasyon amacı ile kullanılan bir bölgedir. 6’sı Serratia odorifera. 0. Su. kloroform ve aseton ekstraktları bakımından. Carum carvi türünün ise prooksidant aktiviteye sahip olduğu bulunmuştur. Kobalt (Co). NA. 8. 13. sırasıyla Capsellbursa pastoris. Fen Fakültesi. bazı şifalı bitkilerin Helicobacter pylori’nin in vitro üremesine etkileri ile onların antimikrobiyal ve antioksidant potansiyellerinin belirlenmesi oluşturmaktadır. Pimpinella anisum ve Acorus calamus. bu organizmalardan kaynaklanan hastalıkların ilaçla tedavisini güçleştirmektedir. TRABZON PM 026 Bazı Şifalı Bitkilerin Helicobacter pylori’nin invitro Üremesi Üzerine Etkileri ve Antioksidant Özellikleri Ayşe Aydan KARA Atatürk Üniversitesi. Co.008-0.

Ahmet KARAHAN2. Aspergillus Enterobacter. ochraceus ve Fusarium proliferatum’a karşı iyi derecede (MIC 12. GülendamTÜMEN1. Staphylococcus aureus ve Candida albicans’ a karşı iyi derecede (MIC 12. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. Ali ASLAN3 1 İstanbul Üniversitesi. Bitki ekstraktlarının. Zuhal ZEYBEK1.19. Bacillus cereus’ a karşı en iyi derecede (MIC 6. Salvia genusu dünyada yaklaşık 900 tür içerir ve bu türler kozmopolit dağılım gösterirler.10145. Biyoloji Bölümü. Günümüzde hava kirliliğinde biyolojik indikatörler olarak kullanıldığı gibi. Çalışmamızda Salvia aramiensis Rech. Pek çok bitkisel ekstrenin prokaryot ve ökaryotlar üzerinde biyolojik aktivitesinin olduğu bilinmektedir. Umbilicaria vellea.com Tıbbi açıdan önemi olan bitkiler. bitkilerdeki biyoaktif moleküllerden elde edilmektedir. Bunlardan 49 tanesi endemiktir. ve S.5 mg/ml) antimikrobial aktivite gösterdi. aucheri var aucheri Metanol Ekstrelerinin HPLC Analizleri ve Antimikrobiyal Aktivitesinin Araştırılması Tülin AŞKUN1. Proteus vulgaris. Peltigara polydactyla. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. filamentli funguslar için Saboroud Dekstroz Agar. Vezneciler. Sonuçlar 365 nm dalga boyunda UV okuyucu ile belirlendi. mantar ve alglerin simbiyotik yaşamları sonucu oluşan bitkilerdir. Anahtar Kelimeler : Salvia. Nutrient Broth. bakteriler üzerine etkilerine ait dünyanın çeşitli yerlerinde çok sayıda çalışma mevcuttur. TRABZON Özellikle Fe ve Cr gibi ağır metallere karşı gözlenen direnç.edu. antifungal. epidemiyolojik çalışmalara ve toksik kirleticilerin etkilerinin belirlenmesine yardımı olacaktır. f. antitüberküloz aktiviteleri incelendi. Escherichia coli. çevresel bakteri suşlarının antibiyotik ve ağır metallere karşı olan duyarlılıklarının test edilmesi. Mycobacterium tuberculosis için BBL MGIT Mycobacteria Growth Indicator Tube kullanıldı. Esra SOLMAZ1 1 Balıkesir Üniversitesi. Metanol ekstrelerinin HPLC analizi sonuçları ile antimikrobial aktivite arasındaki ilişki tartışıldı. pulvinik asit lobarik asit usnik asit antimikrobiyal aktiviteleri belirlenen asitlerden bazılarıdır. Sabourod Dekstroz Broth kullanıldı. ağır metal. Aspergillus flavus. Likenlerin antimikrobiyal aktivite özelliğinin. Vezneciler. Sonuç olarak. Ramalina farinacea. Anahtar Kelimeler : antibiyotik PM 028 S. Mikro dilusyon broth tekniği kullanılarak yapılan deneme sonuçları spektrometrede okundu. Xanthoria elegans. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. Likenler. Salvia Lamiaceae familyasının en büyük genuslarından biridir. Salvia aucheri subsp aucheri. Bakteriler üzerinde etkileri olan antimikrobiyal maddelere karşı direncin giderek arttığı bilinmektedir. Pseudomonas aeruginosa. aucheri Bentham subsp. Biyoloji Bölümü. Diğer bakteriler için Nutrient Agar.tr Son zamanlarda bitki ekstrelerinin biyolojik aktiviteleri yoğun bilimsel araştırmaların konusu olmaktadır. Erzurum nihaldogruoz@gmail. hastalıkların tedavisinde de kullanılır. Bu maddelerin büyük bir kısmı.3 mg/ml). Cetrelia olivetorum. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. Bacillus cereus. fisodik asit. yapılarındaki çeşitli asitlerden kaynaklandığı bildirilmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. Aspergillus niger. dünyada ve ülkemizde çok eski zamanlardan beri hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. araminensis ve S.aramiensis ise Proteus vulgaris. Biyoloji Bölümü. Rhizoplaca melanopthalma. Ali KARAGÖZ2. Kimya Bölümü. aucheri metanol ekstrelerinin antibakteriyal. Bu çalışmada Artvin. 10145. Biyoloji Bölümü. Bu genusun 89 türü ve 94 taksonu Türkiye’de bulunmaktadır. Giresun ve Trabzon çevresinden toplanan 11 farklı liken örneğinin (Anaptychia ciliaris.5 mg/ml) ve Klebsiella pneumonia’ ye karşı orta derecede (MIC 25 mg/ml) aktivite gösterdi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. İstanbul 2 İstanbul Üniversitesi. Araştırmacılar bitki kaynaklarından elde edilen yeni antimikrobiyal maddelerin bulunması için araştırmalarını sürdürmektedir. Lecanora muralis ) su ve etanol ekstraktlarının antibakteriyal 247 . Salvia için endemizm oranı %55’tir. Xanthoria elegans. Staphylococcus aureus. Protolikesterik asit. Daha önceki çalışmamızda likenlerin Lejyoner hastalık etkeni bakterilerin üremesini engellediği saptanmıştır. S. Xanthoparmelia tinctina. Mycobacterium tuberculosis. Balıkesir taskun@balikesir. Candida albicans. HPLC PM 029 Bazı Liken Türlerinin Antimikrobiyal Aktiviteleri Nihal DOĞRUÖZ1. bakteri. ortamın bu ağır metallerce kirlendiği sonucunu ortaya koymaktadır. fungi. İstanbul 3 Atatürk Üniversitesi. Peltigara praetextata.

ancak likenlerde farklı bakterilere etkili maddelerin bulunabileceği düşünülerek geniş spektrumda bakteriler üzerine etkisi araştırılmaya devam edilmektedir. denenen bakterilerin tedavisinde kullanılamayacağı. Klebsiella pneumoniae ATCC4352 standart suşları ile 2 çevresel izolat (Aeromonas spp. Ankara 2 Zonguldak KaraElmas Üniversitesi Kimya Bölümü. Etanol ekstraklarının Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538 (en yüksek zon çapı 1. Anahtar Kelimeler: Organik antimikrobiyal aktivite. Polimerlerin belirli konsantrasyonlarda çözeltileri hazırlanıp. Literatürde bulunan bu tür çalışmalarda kitosan polimerlerinin antimikrobiyal aktivitelerinin olduğu gözlenmiştir. Tobramycin ve cephalothin’in oluşturduğu inhibisyon zon çapları sırasıyla 2cm ve 3. Nutrient Agar besi ortamında bakteriler ile diskler 24 saat inkübe edildi. Pseudomonas aureginosa ATCC 9027. su ekstraktlarının % 63’ünün E. Staphylococcus epidermidis ATCC12228. PHBV-g-chit-XIV. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ketoconazole. Likenlerin etanol ekstraktlarının.1 cm ve 1. Anahtar Kelimeler: Kitosan. Zonguldak logoglu@gazi. Hülya ARSLAN. Chloramphenicol ve Gentamisin gibi antibiyotiklere karşı da aktiviteleri ölçülüp çalışmada kullanılan organik bileşiklerin zon çapları ile karşılaştırılmıştır.4 cm ) göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Liken. Aynı zamanda bu iki bakterinin Penicilin. Sercan MERCAN nursens@gazi. Elif LOĞOĞLU.2 cm ) üzerine %27. Escherichia coli ATCC 25922. 248 . Biyoloji Bölümü. Bu ekstraktların Staphylococcus epidermidis ATCC12228 üzerine etkisiz olduğu saptanmıştır. TRABZON aktiviteleri agar difüzyon yöntemi kullanılarak Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538.tr Bu çalışmada gram pozitif bakteri olan Staphylococcus aureus ATCC25923 ve gram negatif olan Escherichia coli ATCC 27853 bakterilerine karşı. 67100.5 cm ) olduğu saptanmıştır. Mehtap YAKUT. Bacillus subtilis ATCC 6633. coli üzerinde antibakteriyal etkisinin (en yüksek zon çapı 1.19.) üzerinde test edilmiştir. Teknikokullar.tr Bu çalışmada bazı kitosan polimerlerinin [Kitosan (PHO-I). sentezleyip yapılarını spektroskopik yöntemlerle aydınlattığımız organik bileşiklerimize karşı biyolojik aktivitelerinin olup olmadığına bakıldı. denenen Gram negatif bakterilerin hiçbirinin üremesini engellemediği.6 cm ) ve Bacillus subtilis ATCC 6633 (en yüksek zon çapı 1. bu çözeltilerden 50 µL´lik kısmı steril 6 mm çapındaki disklere uygulandı. zayıf etkili olması nedeniyle. antibiyotikler bileşikler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Bu sentezlenen organik bileşiklerin oluşturduğu zonlar disk difüzyon yöntemi ile belirlenmiştir. Tetracycline. Staphylococcus epidermidis ATCC12228 üzerine %36 (en yüksek zon çapı 1. Mehmet YILMAZ. biyolojik aktivite PM 031 Sentezlenen Bazı Organik Bileşiklerin Biyolojik Aktivite Çalışmaları Nurşen SARI. Kontrol olarak tobramycin ve cephalothin kullanılmıştır.edu.5 cm olarak ölçülmüştür. Kitosan (düşük molekül ağırlıklı).6 cm) oranında etkili olduğu gösterilmiştir.edu. Sercan MERCAN1 1 Gazi Üniversitesi. Kimya Bölümü. PHOhid-2-gchitosan ] Staphyllococcus aureus ATCC25923 ve Eschericha coli ATCC27853 gibi bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri disk difüsyon yöntemine göre tayin edildi. Oluşan zon çapları mm olarak ölçülüp sonuçlar literatürde bulunan benzer bileşiklerin sonuçları ile karşılaştırıldı. antibakteriyal etki PM 030 Bazı Kitosan Polimerlerinin Biyoaktivite Çalışmaları Elif LOĞOĞLU1. Buradan yeni ilaç etken maddesi olabilecek kimyasalların geliştirilmesi hedeflenmiştir. Kit-PHO-III. Bu çalışmada kullanılan likenlerin antibakteriyal etkisi kontrol olarak denenen antibiyotiklerin etkisiyle karşılaştırıldığında. Likenlerin su ekstraktlarının %81’i Gram pozitif Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538 ve Bacillus subtilis ATCC 6633 üzerinde inhibe edici etki ( sırasıyla en yüksek zon çapı 1. Ampicillin. 06500.

Turkiye 4Gazi Üniversitesi. Erzurum 5 Yeditepe Üniversitesi.19. Ahmet ADIGÜZEL2. Aynı zamanda bu iki bakterinin Penicilin. Bu çalışmada. Department of Chemistry 41380 Umuttepe-Kocaeli-Türkiye 3 Ankara Üniversity Fen-Edebiyat fakültesi. Hakan ÖZKAN4 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Eğitim Fakültesi. Medine GÜLLÜCE3. Bu nedenle. Biyoloji Bölümü.com Biyoteknolojik öneme sahip olan TaqDNA polimeraz enziminin bir termofilik mikroorganizma olan Thermus aquaticus’tan izolasyonu. 06500 Teknikokullar /ANKARA hturk@gazi. Tülin ÖZBEK4. Biyoloji Bölümü. Faculty of Arts and Sciences. koloni morfolojilerine göre ayrılarak. Erzurum 4 Refik Saydam Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü. İstanbul sumeyrasavas@hotmail. Fen-Edebiyat Fakültesi. Mehmet YILMAZ2. enerji transdüksiyonlarını ve sitoplazmik membranlarının iyon geçirgenliğini değiştirerek kendilerini ekstrem sıcaklık değerlerine uyumlu hale getirirler. REP-PCR. PM 033 Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) Kaplıcasından İzole Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu Sümeyra SAVAŞ1. Eğitim Fakültesi. 16S-23S PCR. MIS. Ketoconazole. Elif LOĞOĞLU4. Fikrettin ŞAHİN5. Anahtar Kelimeler: Termofilik bakteri. klasik (morfolojik.edu. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi. 249 . Fen Edebiyat Fakültesi. yerden çıkış sıcaklığı 70°C olan Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) kaplıca suyundan termofilik bakterilerin izolasyonu ile bu izolatların fenotipik ve genotipik yöntemlerle karakterizasyonu amaçlanmıştır. Araştırma sonunda 10 izolattan 6 tanesinin Geobacillus. termofilik mikroorganizmaların yaşayabildiği çevreler ile bu çevrelerin mikrobial içeriğinin tespitine yönelik araştırmalara büyük bir ivme kazandırmıştır. Chloramphenicol ve Gentamisin gibi antibiyotiklere karşı da aktiviteleri ölçülüp çalışmada kullanılan organik bileşiklerin zon çapları ile karşılaştırılmıştır. Mehtap YAKUT3. fizyolojik. TRABZON PM 032 Bazı Yeni Sentezlenmiş Organik Bileşiklerin Antimikrobiyal Aktivite Çalışmaları Hikmet KATIRCIOĞLU1. Bu sentezlenen organik bileşiklerin oluşturduğu zonlar disk difüzyon yöntemi ile tayin edilmiştir. mezofil canlılardan elde edilen enzimlere göre daha yüksek sıcaklıklara dayanıklı olması. daha önce bakteri florası ile ilgili hiçbir çalışma yapılmamış. Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Bu mikroorganizmalar lipid kompozisyonlarıyla. Tetracycline. Kimya bölümü. DNA dizileme. bu enzimlerin endüstride çok farklı alanlarda kullanılmasına olanak sağlamıştır. Biyoloji Öğretmenliği Bölümü Teknikokullar ANKARA 2Kocaeli University. Kimya Bölümü. Elde edilen 10 izolat. 16S23S rDNA. 4 tanesinin ise Bacillus cinsine ait türler olduğu belirlenmiştir. DNA Dizileme) karakterize edildi. Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. Ampicillin. Sınıf Öğretmenliği Bölümü. bilim insanları jeotermal alanlardaki termofilik bakterilerin izolasyonu ve tanılanması için sayısız araştırmalar yapmaktadırlar.tr Planlanan çalışmada sentezleyip yapılarını spektroskopik yöntemlerle aydınlattığımız organik bileşiklerimizi gram pozitif bakteri olan Staphylococcus aureus ATCC25923 ve gram negatif olan Escherichia coli ATCC 27853 bakterilerine karşı biyolojik aktiviteleri incelendi. Van 2 Atatürk Üniversitesi. Sercan MERCAN4 1Gazi Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. REP PCR. Termofilik bakterilerden elde edilen enzimlerin. biyokimyasal) ve moleküler yöntemlerle (MIS. Tandoğan/Ankara.

Fahrettin GÜCİN2 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. 2007). Pasinler (Erzurum) kaplıca suyundan termofilik bakterilerin izolasyonu ve moleküler karakterizasyonu amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Termofilik bakteri. FenEdebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Fen. Biyoloji Bölümü.com Coprinus poliomallus Romagn. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu çalışmada. Özellikle Thermus aquaticus’un ticari alanda sağlamış olduğu başarı bilim insanlarını. 16S23S rDNA. Anahtar Kelimeler: Koprofilöz fungus. elde edilen 9 izolattan 5 tanesinin Geobacillus pallidius. Türkiye 2 Fatih Üniversitesi. Lorika şekline göre yapılan tür teşhisinde 6 familya ve 10 cinse ait toplam 16 tintinnid türü belirlenmiştir. Çanakkale.. Bu amaca yönelik olarak örnekler. 4 tanesinin de Bacillus licheniformis türleri olduğu belirlenmiştir. Vezneciler.n@gmail. Başaran DÜLGER1. Bu ve benzeri koprofilöz funguslar hakkında yapılacak yeni çalışmalar Türk mikobiotasının gelişimi için önemli kazançlar sağlayacaktır. klasik (morfolojik. biyokimyasal) ve moleküler testlerle (MIS. tuzluluk ve oksijen gibi temel ekolojik özelliklerine de yer verilmiştir. PM 036 Türkiye İçin Yeni Bir Koprofilöz Fungus Kaydı Nurcihan HACIOĞLU1. 1983. Özlem BARIŞ2. taksonu Türkiye’de nem odası tekniği kullanılarak ilk kez kaydedildiYapılan literatür taramaları koprofilöz funguslar üzerine Türkiye’de yapılan çalışmaların yetersizliğini işaret etmektedir (Bell. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. BOX-PCR. TRABZON PM 034 Pasinler (Erzurum) Kaplıcasından İzole Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu Ahmet ADIGÜZEL1. İstanbul 4 Refik SAYDAM Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü. Sesli & Denchev. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi. 16S-23S rDNA-PCR. Ekstrem sıcaklık koşullarında yaşamaya uyum sağlamış olan termofilik bakteriler. Araştırma sonucunda. İstanbul neslbalk@istanbul. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. fizyolojik. DNA dizileme. Biyoloji Bölümü. Benin TOKLU-ALÇILI İstanbul Üniversitesi. Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. Beylik Düzü. Bunu müteakiben özellikle DNA’nın in vitro koşullar altında çoğaltılmasını amaçlayan PCR teknolojisi ortaya çıkmıştır. 34134. Ayrıca Edremit Körfezi’nde konu ile ilgili olarak yapılan bu ilk çalışmada ortamın sıcaklık. İstanbul nurcihan. Türkiye 250 .com Yüksek sıcaklıklarda yaşamın keşfi ve Yellowstone Ulusal Parkı termal alanından Thermus aquaticus bakterisinin izolasyonu biyoteknoloji alanında büyük bir adım olmuştur. Fikrettin ŞAHİN3. Dülger ve Hacıoğlu. Medine GÜLLÜCE2. 2003 ve 2004 yılları arasında 55 µm göz açıklığında bir plankton kepçesi ile yüzeyden ve 3 istasyondan mevsimsel olarak toplanmıştır. mikrobiyal içeriği henüz tespit edilememiş jeotermal kaynaklardan mikroorganizmaların izolasyonu ve tanılanması çalışmalarına yönlendirmiştir.tr Bu çalışma Ege Denizi’nin Edremit Körfezi kıyısal sularında yaşayan tintinnid türlerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Hakan ÖZKAN4 1 Atatürk Üniversitesi. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. PM 035 Edremit Körfezi Tintinnid (Protozoa: Ciliophora) Türleri Neslihan BALKIS. MIS. Erzurum 3 Yeditepe Üniversitesi. Erzurum adiguzel25@gmail.19.edu.Edebiyat Fakültesi. BOX PCR. içerdikleri yüksek sıcaklıklara dayanıklı enzimleri ile son zamanlarda biyoteknolojik ve endüstriyel alanlarda büyük bir ilgi odağı haline gelmişlerdir. DNA Dizileme) karakterize edildi. Bu doğrultuda elde edilen 9 izolat koloni morfolojilerine göre ayrılarak. Coprinus poliomallus.

fungus. Esin ÖZŞEN1. Mehmet Nuri AYDOĞAN2. Fungusların pek çoğunun çeşitli akarlar ve diğer eklembacaklılarla değişik şekillerde ilişkiye sahip olduğu bilinmekle birlikte yalancı akreplerle ne tür bir ilişkiye sahip oldukları konusunda herhangi bir bilgi mevcut değildir. 251 . 55139 Samsun kozkul@omu. Saprofit olarak yaşayanlarının yanında. FenEdebiyat Fakültesi. Gliocladium roseum. Bu izolatların taksonomik pozisyonlarının belirlenmesine yardımcı olmak üzere daha fazla kromozomal lokus ile çalışmak ve elde edilecek DNA moleküllerinin baz dizilerinin belirlenerek birbirleriyle ve diğer siyanobakteriyel suşlarla karşılaştırılmasına ihtiyaç vardır. İzolatlar ayrıca 16S rDNA bölgesi RFLP özellikleri bakımından da incelenmiştir. Chthonius romanicus. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.n@gmail. parazit olanları da vardır.com 2005-2007 tarihleri arasinda yapilan arazi çalışmaları esnasında çeşitli fungal materyaller toplanmıştır. Fen-Edebiyat Fakültesi. ve Dactylochelifer sp. Biyoloji Bölümü. 16S rDNA Siyanobakteri. Lachnella alboviolascens. Engin KILIÇ3. Beylikdüzü. Haydar KARAKAYA Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Sonuçlar morfolojik özelliklere göre yapılan sınıflandırma ile RFLP özelliklerinin genellikle uyumlu olmadığını göstermektedir. Bu çalışmada Cernek ve Uzun Göl (Bafra. TRABZON PM 037 Bazı Yalancıakreplerin (Pseudoscorpion) Vücut Yüzeyi Fungus Florası Üzerine Bir Ön Çalışma Fatih SEZEK1. Neobisium sp. Serkan ÖRTÜCÜ1 1 Atatürk Üniversitesi. Bu çalışmada. Morfolojik ve Moleküler Karakterizasyonu Üzerine Araştırmalar Kübra ÖZKUL. Anahtar Kelimeler: Synechococcus. Synechocystis. Biyoloji Bölümü. Lachnella alboviolascens (Alb. Salih DOĞAN1. PM 038 Türkiye Mikobiotası İçin Yeni Bir Kayıt: Lachnella alboviolascens Nurcihan HACIOĞLU1. Bu izolatların morfolojik ve bölünme özelliklerine göre teşhisleri yapılmıştır. Synechocystis ve Microcystis cinslerine dahil edilebileceğini göstermektedir. sınıflandırma. Özellikle tek hücreli siyanobakterilerin sınıflandırması son derece problematiktir ve çoğu durumda geleneksel kriterlerle yapılan sınıflandırma ile moleküler sınıflandırma ile yapılanlar uyuşmamaktadır. Erzurum 4 Atatürk Üniversitesi. Penicillum simplicissimum.edu. hayvanlar gibi önceden hazırlanmış organik maddelerle beslenmek zorunda olan heterotrof organizmalardır. Gerekli incelemelerden sonra Yalancıakrepler. Güldem DÖNEL4. Biyoloji Bölümü. Bayburt Eğitim Fakültesi. Su rezervuarlarının kimyasal özelliklerindeki değişmelerden doğrudan etkilenmektedirler. Ulocladium atrum’dur. Çok geniş bir grup olan funguslar hemen hemen her ekolojik çevrede bulunurlar. Samsun)’den tek hücreli siyanobakteriler izole edilerek karakterizasyonları yapılmaya çalışılmıştır. Başaran DÜLGER1. İzole edilen funguslar Acromonium sp. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı. Bayburt fsezek@atauni. & Schwein) Fr. Aspergillus flavus. Çalışmalar izolatların Synechococcus. Trichoderma harzianum. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. yalancıakrep türlerinin yüzeyinden 8 fungus türü izole edilmiş ve aralarındaki ilişki tartışılmıştır. Biyoloji Bölümü. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. Mucor hiemalis. 20 izolat klonal (axenic) kültürler şeklinde izole edilmiştir. Ekosistemlerde birincil üreticiler olarak önemli bir rol oynarlar. (Lachnellaceae) taksonunun Türkiye mikobiotası için yeni kayıt olduğu belirlenmiştir. Microcystis. Biyoloji Bölümü 2 Fatih Üniversitesi.19. Anahtar Kelimeler: yüzey florası. Alternaria alternata. Fen Edebiyat Fakültesi.edu.tr Funguslar. İstanbul nurcihan. Erzurum 3 Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü. Fahrettin GÜCİN2 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi.. Pselaphochernes scorpioides. Görkem DÜLGER1.tr Siyanobakteriler özellikle sucul ortamlarda yaygın oksijenik fotosentetik organizmalardır. Anahtar Kelimeler: mikobiota PM 039 Cernek ve Uzun Göl (Samsun) Tek Hücreli Siyanobakterilerinin İzolasyonu.

Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. Trabzon endercekirge@hotmail. Hydrochidae) Vücut Yüzeylerinden Elde Edilen Bazı Mikrofunguslar Mehmet Nuri AYDOĞAN1. Güldem DÖNEL3 1 Atatürk Üniversitesi. Serdar KARABÖCEK. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mersin coral@mersin. Paecilomyces lilacinus. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. Hibridizasyon çalışmaları. hetero dinükleer bakır (II)-nikel (II) K2. Biyoloji Bölümü. teknikleri kullanılarak saptanması amaçlanmıştır.edu. homo trinükleer bakır(II) K6[5] komplekslerinin potansiyel nükleaz olabilecekleri tespit edilmiştir. Çalışmamızda. İsmet HASENEKOĞLU2. mikrofungus PM 041 Ham Petrolle Kirlenmiş Topraklarda Polisiklik Aromatik Hidrokarbon (PAH) Degradasyon Genlerinin Araştırılması Gökhan CORAL.edu. üreticiler. PCRamplifikasyon ürünleri agaroz jel elektroforezinde separe edilmiştir. Saflaştırılan genomik DNA’ların kalıp olarak kullanıldığı PCR deneylerinde. Bu çalışmada. 61080. Moleküler biyoloji ve kanser tedavisindeki önemi sebebiyle.0-10. hetero dinükleer nikel(II)-bakır(II) K4. pH=6. toprak kökenli bakteriyel biyokütleden genomik DNA izolasyonu yapılmıştır. Cercyon. PCR amplifikasyonu ve koloni hibridizasyon Coleoptera. Melek ÇOL. Trichoderma harzianum ve Spheropsidales sp.[4] ve 2-(hidroksiimino)-1metilpropilidenamino feniliminobütan-2-on oksim ligandının bakır ve/veya nikel içeren mononükleer bakır (II) K3. Fen-Edebiyat Fakültesi. toprak kökenli işaretli DNA problarının Pseudomonas sp. bazı oksim tipi ligand komplekslerinin nükleolitik etkinlikleri incelenmiş ve bunların içerisinde. 33343. toprak mikroorganizmalarında aerobik PAH degradasyonunda anahtar rol oynayan PAH dioksigenaz enzimini kodlayan DNA sekanslarının. DNA’yı oksidatif bir yolla. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı. Böcekler tüketiciler grubunda. Kimya Bölümü. Aspergillus flavus. tüketiciler ve ayrıştırıcılar olarak gruplandırılırlar. K3. Ham petrolle kontamine olmuş topraklarda PAH dioksigenaz genini taşıyan bakterilerin olup olmadığını belirlemek için. M. Abdullah MART1. ARP 29 DNA’sı ile sekans homolojisinin bulunduğunu göstermiştir. mikrofungus türleri elde edilmiş olup. K4 ve K5) diğer ikisine göre (K2 ve K6) daha etkin bir nükleaz aktivitesi göstermiştir. Biyoloji Bölümü. küçük moleküllerin DNA ile olan etkileşimleri üzerine yapılan çalışmalara duyulan ilgi aratarak devam etmektedir[3]. (2E.com Biyokimyacıların moleküler neşterleri olan kimyasal nükleazlar. homo dinükleer bakır(II) K5. Penicillium jensenii. Salih DOĞAN2.Homo ve Heteronükleer Cu (II) ve Ni(II) Komplekslerinin Nükleolitik Aktivitesinin İncelenmesi Ender ÇEKİRGE.0 ve 0-60 dakika zaman aralıklarında agaroz jel elektroforez yöntemi 252 . TRABZON PM 040 Erzurum’dan Yakalanan İki Akuatik Böcek Türünün (Insecta: Coleoptera: Hydrophilidae. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. 1µM–1000µM konsantrasyon. redoks aktif koordinasyon kompleks molekülleridir[1. kirlenmiş toprak örneklerinden DNA ekstraksiyonu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ARP 29 suşu koloni hibridiazsyon çalışmalarında hedef olarak kullanılmıştır.3E)-3-[(6-{[(1E. DIG-işaretli PAH dioksigenaz primerleri kullanılmış. Parçalanma doğadaki besin zincirinin son aşaması olup organizmaların yaşamlarının devamı bakımından son derece önemlidir. Bayburt maydogan@atauni. mikrofunguslar ise ayrıştırıcılar grubunda yer alırlar. Esasen beslenme bakımından ekosistemdeki canlılar. bunların böceklerle olan ilişkileri literatüre dayanarak tartışılmıştır. Biyoloji Bölümü. ya zincir boyunca spesifik bir bölgeden ya da spesifik olmayan şekilde gelişigüzel kesen. Fen Edebiyat Fakültesi. Erzurum 3 Bayburt Eğitim Fakültesi. Komplekslerin nükleaz aktiviteleri. Tri. Di-.tr Bu çalışmada.2]. Fenantren degradasyonu yapabilen Pseudomonas sp. Bu komplekslerden dördü (K1. Anahtar Kelimeler: Hydrochus.19. Serkan ÖRTÜCÜ2. Erzurum’dan yakalanan Cercyon ustulatus (Preyssler) ve Hydrochus nodulifer Reitter böcek türlerinin yüzeyinden. PM 042 Oksim Tipi Ligandların Mono-. Aslıgül KÜÇÜKDUMLU. Toprak mikrofungusları genellikle bitkisel artıkların parçalanmasını sağlarlar.tr Ekosistemde yer alan bütün canlıların birbirleriyle doğrudan veya dolaylı bir ilişki içerisinde oldukları bilinmektedir. Nisa ÜNALDI CORAL Mersin Üniversitesi. Aspergillus versicolor. Fen Edebiyat Fakültesi. Ahmet ÇOLAK.2E)-2-(hidroksiimino)-1metilpropiliden]amino}piridin-2-il)imino]bütan-2on oksim ligandının bakır ve / veya nikel içeren homo dinükleer bakır (II) K1.

Diyarbakır fmatpan@dicle. chyrsosporium hücrelerinin ağır metal stresine karşı vermiş olduğu yanıt antioksidan enzimler seviyesinde incelenmiştir. α-amilaz. proteaz. Biyoloji Bölümü. Biyokütle eldesinde vejetatif hücre seti yetiştirmek için minimal besi yerinde hiçbir ağır metal uygulaması yapılmaksızın 40 saat süre ile büyütülen P. Üre. 15 ve 20 ppm) Cr. chrysosporium hücrelerine zamana (1. pH vb. bu enzimlerin karakterizasyonu yapılmıştır. galaktoz) ve % 2’lik azot kaynakları (Bactoliver. Kayseri gulertoprak38@gmail. laktoz. biyoteknolojide ve endüstriyel uygulamalarda potansiyel olarak görülmektedir. 2. dakikadan sonra. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. Endüstriyel alanda mikroorganizmalardan elde edilen enzimler. Maksimum nükleolitik aktivitenin gözlendiği optimum kompleks konsantrasyonlarında her bir kompleks için yapılan nükleaz aktivitesinin pH’a bağımlılığı çalışmalarında hemen hemen her pH da komplekslerin etkili bir nükleolitik etkinlik gösterdiği tespit edildi. Servet ÖZCAN 1 Erciyes Üniversitesi. nükleolitik aktivite. Elde edilen veriler değerlendirildiğinde fenantrolin grubuna ve Cu (II) merkez atomuna sahip olan komplekslerin diğer komplekslere göre daha etkin bir nükleaz aktivitesi gösterdiği ortaya çıkmıştır. değişen konsantrasyonlarda (5. Pb‘nin böyle baskılayıcı bir etkisine rastlanmamıştır. Artan konsantrasyona bağlı olarak Cr ve Ni uygulamalarının GR aktivitelerini baskıladığı gözlenirken. Tripton. Spor setlerden elde edilen sonuçlarda tüm metal uygulamalarının artan konsantrasyona paralel olarak CAT aktivitesini düşürdüğü. ağır metal. Karbon ve azot kaynaklarının enzim üretimi üzerine etkisini belirlemek için % 2’lik karbon kaynakları (çözünebilir nişasta. Nuri ERCAN . 21280. azot kaynağı Phanerochaete chrysosporium potansiyel olarak ağır metal ve diğer kirleticilerin biyosorpsiyonu amacı için kullanılan biyolojik ajandır. Amonyum sülfat. Kemal GÜVEN. Fen Bilimleri Enstitüsü. Glisin) içeren nutrient broth ortamında izolatların αAmilaz ve Proteaz enzimi üretme yetenekleri araştırıldı. süperoksit dismütaz (SOD) ve glutatyon redüktaz (GR) PM 044 Diyadin Sıcak Su Kaynaklarından İzole Edilen Bakterilerin α-Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Üzerine Karbon ve Azot Kaynaklarının Etkisi Fatma MATPAN. Fen Edebiyat Fakültesi. P.edu. Alevcan KAPLAN Dicle Üniversitesi. yüksek konsantrasyonlarda ise baskılamaya neden olduğu gözlenmiştir. 15 ve 20 ppm) Cr. Casaminoasit. Sadin ÖZDEMİR. Anahtar Kelimeler: Phanerocahaete chrysosporium. Düşük konsantrasyonlarda Pb uygulamasının enzim aktivitesinde artışa. K3. katalaz (CAT). Diyadin (Ağrı) sıcak su kaynaklarından bakteri izole edilmiştir. Elde edilen izolatların endüstriyel öneme sahip α-Amilaz ve Proteaz enzimlerini üretme yetenekleri araştırılarak. diğer komplekslerin 10µM konsantrasyon değerinde etkin olarak nükleolitik aktivite gösterdikleri gözlendi. 10. Daha etkili bir nükleolitik etkinlik gösteren K1. SOD aktivitesinde önemli değişimlere neden olmadığı tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. oksim. Biyoloji Bölümü. Bu bakterilerin morfolojik. fiziksel. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ni (II) ve Pb (II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Phanerochaete chrysosporium’da Antioksidant Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Güler TOPRAK . Ni ve Pb ağır metalleri ile indüklenmiştir. daha düşük nükleolitik etkinlik gösteren K2 ve K6 komplekslerinin ise daha uzun bir süreden sonra süpersarmal DNA’yı kırık ve lineer forma dönüştürdüğü belirlendi. biyokimyasal testleri yapılarak izolatların optimum büyüme koşulları (zaman. Bu çalışmada. Anahtar Kelimeler: Sıcak su kaynakları. bitkisel ve hayvansal enzimlere göre daha çok tercih edilmekte ve önemli rol oynamaktadır. Spor seti yetiştirmek için ise fungus hücreleri 0. glukoz. Vejetatif hücre setlerinde Cr ve Ni ağır metal uygulamalarının CAT ve SOD aktivitelerinde artış eğilimi meydana getirdiği gözlenirken. ligand PM 043 Cr (III). TRABZON kullanılarak araştırıldı. saatte. Sıcaklık. Komplekslerden K3’nin 25µM konsantrasyon değerinde. 4 ve 8 saat) bağlı sabit dozda (5. Artan zamana bağlı olarak Cr ve Ni uygulamalarının GR aktivitesini artırdığı 253 .) belirlenmiştir. fruktoz.19. Pb’nin bu enzimlere önemli etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Nükleaz. Ni ve Pb stresleri uygulanmıştır. 10. karbon kaynağı.tr Günümüzde azalan doğal kaynaklar nedeniyle mikroorganizmalar. Bu çalışmada. Fen-Edebiyat Fakültesi.com 1 1 2 gözlenmiştir. K4 ve K5 komplekslerinin yaklaşık 10. sükroz.

protein agregasyonu Claviceps purpurea’dan Ergot Alkaloid Üretim Optimizasyonu Özgür KEBABCI. Konya 2 Cumhuriyet Üniversitesi. Biyoteknoloji Anabilim Dalı. TRABZON PM 045 PM 046 Protein Agregasyonu Sonucu Oluşan Amiloidlerin Sebep Olduğu Hastalıkları Önleyen Hücresel Faktörler Lütfi TUTAR1. proteinlerin üç boyutlu yapıya erişmesini ve proteinlerin bu yapılarını korumasını sağlayan. çoğunlukla heterosiklik temel nitrojen bileşiklerine verilen addır. Kübra AÇIKALIN2. indol grubu alkaloidlerdendir ve klavin tipi. Tarla üretimi ve sentetik üretimin maliyetlerinin yüksek oluşu araştırmacıların fungal üretime yönelerek potent suş olan Claviceps purpurea’nın optimizasyonu ve diğer fungal türlerden üretim artımı üzerine yoğunlaşmalarına neden olmuştur. Ergot alkaloidler. Bu çalışmada Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz agrege edilip Hsp70. türler arasında evrensel olarak bulunan önemli bir proteindir. Hsp70 ayrıca Hsp40 ve Hsp100 ile etkileşir. Öncelikle miçelyum üretimi ve daha sonra ergot alkaloidleri üretimi yapılmaktadır.2-8. 18 kDa’luk substrat bağlanma domeyni ve 10 kDa’luk C-terminali.com Hsp70. Ergot alkaloidlerin hepsi “ergolin” halkası ihtiva eder ve hepsinin kökeni liserjik asittir. Ergot alkaloidlerinin tarla üretimi.19. Beytepe. Anahtar Kelimeler: Hsp70. Yusuf TUTAR2 1 Selçuk Üniversitesi. Ökaryotik hücrelerde çeşitli Hsp70 izoformları vardır. Suda çözünemeyen ergot alkaloidleri peptid ergot alkaloidleridir ve bu gruptaki ergot alkaloidlerinin tıbbi kulanım alanı oldukça geniştir. suda çözünebilen liserjik asit tipi ve suda çözünemeyen liserjik asit tipi olmak üzere 3 alt grup altında incelenmektedir. bir tetrasiklik ergolin halkası ihtiva eden indol türevleridir. Nilüfer CİHANGİR Hacettepe Üniversitesi. Ankara ozgur_kebabci@yahoo. Sivas lutfitutar@gmail. Biyoloji Bölümü. Stresten koruma mekanizması deli dana. Substrat bağlanması ATP hidrolizi ve nükleotid değişimi ile düzenlenmiştir. Hsp40 ve Hsp104 kullanılarak agregatların çözünme mekanizması araştırılmıştır. Tüm bu farklı işlevler substratın proteine bağlanma ve salınmasına bağlı olarak düzenlenmiştir. Bu protein translasyon. İndüktif Hsp70. Biyoloji Bölümü. funguslardan üretimi ve sentetik üretimi yapılmaktadır. Hsp40. Prokaryotlarda yapılan çalışmalar ile homolog proteinlerin agregasyona uğramış proteinleri çözme mekanizması açıklanmaya çalışılmıştır. bazıları sürekli/konstitif (Hsc70) bazıları hücre strese maruz kaldığında/indüktif (Hsp70) ifade edilirler. Alternatif olarak benzer koşullarda indüktif Hsp70’in özel bir görevi de olabilir. 44 kDa’luk ATPaz domeyni. Sekizinci karbondaki yan grupların farklılığı farmakolojik etkilerini belirlemektedir. Bunun için üç farklı yol önerilmiştir. Gerstmann-StrausslerSchienker. insomnia. diğer adıyla ergolinler. kuru gibi çeşitli ölümcül nörodejeneretif hastalıkların engellenmesi için önemlidir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 254 .Biyoloji Bölümü. Creutzfeldt-Jacob. Hsp70’ler üç farklı domeynden oluşur. membranlar arasında protein taşıma ve klatrin parçalanması gibi hücresel görevlerine ilaveten üçüncül yapılarına kısmi olarak erişmiş proteinlere bağlanıp agregasyonu önleyerek hücreleri stresten korur. Hsp104. Hsp70 fonksiyonu üzerine yoğun çalışmalara rağmen konstitif ve indüklenen izoformların olması ve bunların farklı fonksiyona sahip olup olmadığı açıklanamamıştır. Kimyasal olarak ergot alkaloidler. Fen Fakültesi. Bu çalışmada potent suş olan Claviceps purpurea’dan ergot alkaloidlerinin üretim optimizasyonu araştırılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. Besiyeri pH optimizasyonu 4.2 aralığında. Gülüzar ÖZBOLAT1. Claviceps purpurea’dan ergot alkaloid üretiminde iki aşamalı besiyeri kullanılmaktadır. Üretim sonrasında miçelyumdan ergot alkaloidlerinin tayini spektrofotometrik olarak gerçekleştirilmektedir. Kimya Bölümü.com Alkaloidler. üretim sıcaklık optimizasyonu 15-35ºC aralığında gerçekleştirilerek sonuçlar spektrofotometrik olarak ölçülerek grafiklendirilmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. ortamdaki Hsp70 derişimini ve sitozoldeki stres önleyici işlevini artırmak için üretilmiş olabilir.

Biz bu çalışma ile 1) Kronik enflamasyon modelinde cotton-pellet’lerin ağırlığının MEPR’nin 200 mg/kg dozu. Rize Fen Edebiyat Fakültesi. Cemal SANDALLI2. Mn2+. Biyoloji Bölümü. İzole edilen A8 izolatının ksilanaz enziminin varlığı yönünden incelenmesi amacı ile %1 ksilan içeren agar petrilerinde yapılan test sonucu koloni etrafında çok geniş açık bir zon oluşturduğu gözlenmiştir. Ağrı Diyadin kaplıcasından izole edilen birkaç termofilik bakteri izolatından bir tanesinin Anoxybacillus pushchinoensis bakterisine benzer olduğu gözlenmiş ve A8 izolatı olarak adlandırılmıştır. termofilik ksilanaz. Biyoloji Bölümü. Cu2+. ince tabaka kromotografisi PM 048 Peltigera rufescens (Weiss) Humb. Trabzon. Ayrıca karrageninle uyarılmış akut enflamasyon modelinde MEPR. Ayrıca enzimin ksilan substratını parçalaması sonucu açığa çıkan ksiloz şekeri ince tabaka kromotografi (Thin Layer Choromotographi) yapılarak gösterildi. Ca2+.88 U/mg olduğu tespit edildi. MEPR’nin %63. Fadime ATALAY1. Biyokimya Anabilim Dalı. Co2+ β-mercaptoethanol) değişik konsantrasyonlarda enzim aktivitesi üzerine etkisi araştırıldı. Farmakoloji Anabilim Dalı. Anahtar Kelimeler: Anoxybacillus pushchinoensis A8. daha sonra dializ ile amonyum sülfat uzaklaştırılarak ksilanaz enzimi yoğunlaştırılmıştır. TRABZON PM 047 Anoxybacillus pushchinoensis A8 Suşundan Ksilanaz Enziminin İzolasyonu. IND ve DIC gruplarında iNOS aktivitesinin azaltıldığı ve MEPR’nin 200 ve 400 mg/kg dozlarının IND ve DIC’den daha fazla iNOS aktivitesini azalttığı tespit edilmiştir. Dilşat Nigar ÇOLAK. Enzimin aktivitesi hem spektrofotometrik olarak hem de zimogram olarak native jelde gösterildi.5 ve optimum sıcaklığının 55 ºC olduğu belirlendi. Co2+. Fehmi ODABAŞOĞLU1. Zekai HALICI2. 53100.5 Atatürk Üniversitesi. Mn2+. Eczacılık Fakültesi. ayrıca yapılan DNA-DNA hibridizasyonu ile de %76.1 antiantiproliferatif etkiye sahip olduğu. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu sonuçlar karrageninle uyarılmış akut ve cottonpelletler ile uyarılmış kronik enflamasyon modelleri kullanılarak MEPR’nin anti-enflamatuvar etkiye sahip olduğu ve bu etkinin iNOS aktivitesindeki azalmayla ilişkili olabileceği kanaatine varılmıştır. Biyoloji ve Kimya bölümleri. Aktivite çalışmalarında %1 lik ksilan substrat olarak kullanıldı ve reaksiyonlar 50 mM fosfat tamponunda yapıldı. EDTA.com Bu çalışmada bir liken türü olan Peltigera rufescens (Weiss) Humb. Erzurum fodabasoglu@yahoo. Ali Osman BELDÜZ 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. 25240. Ca2+.5. Tıp Fakültesi. Hayati AYGUN3. Sabriye ÇANAKÇI1. Enzimin optimum pH’sın 6.com Yapılan morfolojik. Erzurum 4. Bakteri %1 ksilan içeren sıvı besiyerine inoküle edilerek ksilanaz enzimi üretilmiştir. IND ve DIC ile muamele sonrasında kontrol grubuna göre önemli derecede azaltılırken. Kadriye İNAN. Bu benzerliğin genetiksel açıdan var olup olmadığının araştırılması için yapılan 16S rRNA gen analizi sonucunda izole edilen A8 suşunun Anoxybacillus pushchinoensis’e >%97. sonra amonyum sulfat çöktürmesi yapılmış. Zn2+. 25240. fizyolojik ve biyokimyasal testler sonucunda.8 ve DIC’nin %76. Biyoloji Bölümü. Araştırma sonuçları indometazin (IND) ve diklofenak (DIC) ticari ilaçları ile karşılaştırılmıştır.57 kat artmış olduğu bununla birlikte MEPR.7 oranında benzediği görülmüştür. IND’nin %83.19. Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı. 25240. 255 . Hg2+. IND ve DIC’nin oral uygulamalarının ardından rat pençelerinde nitrik oksit (NOS) sentaz enzim aktiviteleri araştırılmıştır.’dan Elde Edilen Metanol Ekstraktları (MEPR)’nın Wistar Ratlarda Deneysel Olarak Oluşturulan Akut ve Kronik Enflamasyon Üzerine AntiEnflamatuvar Etkileri Sevil TANAS1. Tıp Fakültesi. Daha sonraki karakterizasyon çalışmalarında kullanmak için Qsepharose ve CM-sepharose kromotografileriyle enzim %90’ın üzerinde saflaştırılmıştır. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi. Selma MUTLU1 1 Atatürk Üniversitesi.Ali ASLAN4. Bazı kimyasalların (Mg2+. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 25240. Enzimin molekül ağırlığı yaklaşık 83 kDa . 2) MEPR’nin karrageninle uyarılmış pençe ödeminin gelişmesini IND ve DIC’den daha düşük oranda azalttığı 3) Kontrol grubu ile kıyaslandığında karrageninle uyarılmış modelde indüklenebilen nitric oksit sentaz (iNOS) aktivitesinin 2. Karakterizasyonu Murat KAÇAĞAN1. 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi.909 mg/ml ve 59. DTT.’dan elde edilen metanol ekstraktı (MEPR)’nın Wistar ratlarda deneysel olarak oluşturulan akut ve kronik enflamasyon üzerine etkileri araştırılmıştır. 61080. Bu sonuçlar dikkate alındığında A8 suşunun Anoxybacillus pushchinoensis’e ait yeni bir suş olduğuna karar verilmiştir. Gece kültürlerinden alınan süpernatant öncelikle liyofilizatorde 5 kat konsantre edilmiş. Ahmet ÇAKIR5. Yasiın BAYIR1.Km ve Vmax değerlerinin ise sırasıyle 0. Rize muratkacagan@mynet.

Ağır metallerin endüstri atıklarından uzaklaştırılması için mevcut konvansiyonel fiziksel ve kimyasal süreçlerin yerine biyolojik moleküllerin kullanımı etkili bir alternatif metottur.05). Hg ve Cd’un 0.Ca2+. Ali DEMİR Afyon Kocatepe Üniversitesi.Cu2+.0. Pb). T. vaginata için Rf değeri 0.Al3+ iyonlarının klorür tuzları kullanılmıştır.01 mM’dan düşük konsantrasyonları anlamlı değil iken. T. terreum içinse 34. Co. Tricholoma terreum. maya. P. Zn. ostreatus’un 0. Armağan DEMİRCİ. 61080. P. mantar türlerini saymak mümkündür.Hg2+ .19. Her iki mantar özütü için optimum pH değerinin 8. Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü. 61335. Ağır Metallerin Etkisinin Belirlenmesi İ. P.Elif KORCAN. Cd.47 ve 0. Özütlerdeki esterolitik aktiviteden sorumlu enzimin varlığını ortaya koymak için doğal protein elektroforezi yapılmış ve her bir mantar için Rf değerleri tespit edilmiştir. EDTA.Cr3+.com Lipazlar ve esterazlar ester bağlarını parçalayabilen.K+ .1 mM konsantrasyonlarının.20 U/L ve 0.tr Endüstriyel atık sularda bulunun ağır metallerin toksik derişimleri önemli çevre problemlerini beraberinde getirmektedir. farklı Pleurotus türlerinin (P. Özütlerin p-nitrofenil bütirat (pNPB) substratı varlığında en yüksek aktivite gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler : Amanita vaginata. Özellikle bu amaç için kullanılan mikroorganizma grubu içerisinde alglerde dahil olmak üzere çeşitli bakteri. Esterolitik aktivite üzerinde metal iyonların etkisini açıklamak için NH4+ . Trabzon’un Maçka ilçesinin Lişer yaylasından toplanan Amanita vaginata (A. Co’ın ise 0. Bütün bu veriler her iki mantar için de esteraz/lipaz varlığını göstermektedir.Li+ . 256 . Mine AYDIN. DTT gibi kimyasallarının enzim aktivitesi üzerine etkileri incelenmiş ve bu inhibitörlerin I50 değerleri hesaplanmıştır. terreum için ise Rf değeri 0. Trabzon 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. sajorcaju’ nun gelişimini inhibe ettiği saptanmıştır. Cd’un 0. 0. daha yüksek konsantrasyonlarda inhibisyon anlamlı bulunmuştur. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. vaginata için yapılan ısıl kararlılığı denemesinde en yüksek aktivite değerlerine 30°C’de ulaşılmıştır. lipaz. Özellikle Pleurotus türleri biyodegradasyon çalışmalarında sıkça kullanılmaktadır.005 ve 0.Cd2+ . Ahmet ÇOLAK1.Edebiyat Fakültesi. Hakkı CİĞERCİ. Ayrıca iki mantar için kısa karbon zincirli bir substrat olan pNPB mevcudiyetinde aktivitenin maksimum olması ve uzun karbonlu substratlar varlığında aktivitenin oldukça azalması veya tamamen kaybolması karakterize edilen enzimlerin esteraz olabileceği sonucunu ortaya koymaktadır. optimum sıcaklığın ise 30–40 ˚C’ de olduğu belirlenmiştir.01 ve 0. S.47 ve 0.071 mM. esteraz PM050 Farklı Pleurotus Türleri Gelişimi Üzerine. Hg. Bu çalışmada. Ertuğrul SESLİ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi.61.001mM’lık konsantrasyonunda istatistiksel olarak anlamlı bir inhibisyon meydana gelmemiş.005mM’dan yüksek konsantrasyonları P. T.1 mM’lık konsantrasyonlar istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır. terreum) mantar türlerinden hazırlanan özütlerde lipaz/esteraz enziminin karakterizasyonu incelenmiştir.Na+ .Co2+. Muhsin KONUK. Ayrıca. PMSF. Bu nedenle çalışmamızda bazı metallerin (Ni. TRABZON PM 049 Amanita vaginata ve Tricholoma terreum Mantarlarından Hazırlanan Özütlerdeki Lipaz/Esteraz Enziminin Karakterizasyonu Ümmühan ÇAKMAK1.60 U/L ve 9. Fen. Penicillium. NaN3. biyoteknolojik öneme sahip hidrolaz sınıfı enzimlerdir. Ni ve Pb’un uygulanan tüm konsantrasyonlarının.edu. Cd hariç denenen tüm metallerin uygulanan konsantrasyonları istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0. Fatih Eğitim Fakültesi.42 olarak hesaplanmıştır.Ni2+ . Zn. vaginata için sırasıyla 14. Trabzon ummuhancakmak_ch@hotmail. Özlem FAİZ1. terreum için aktivite 10–40°C aralığında kontrol deneyine nazaran önemli bir azalış olmamıştır. 0. A. Kimya Bölümü. Aspergillus.001-0. Nejdet SAĞLAM. Her iki mantarın lipaz/esteraz aktivitesi içinde pH kararlılıklarının 3– 10 arasında sabit olduğu gözlenmiştir. sajor-caju.001mM Pb konsantrasyonları hariç uygulanan tüm metal konsantrasyonlarındaki inhibisyonu anlamlıdır. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA1. ANS kampusu cigerci@aku. P. sajor-caju) gelişimi üzerime etkileri belirlenmiştir. A. ostreatus. Fen Edebiyat Fakültesi. Lineweaver –Burk eğrisinden elde edilen Vmaks ve Km değerleri A. Biyoloji Bölümü.Mn2+ . Aktivite genel anlamda 10–40°C aralığında oldukça yüksek olup zaman ilerledikçe fazla bir azalma göstermemiştir. Rhizopus ve Pleurotus türleri metal kontaminasyonunda kullanılan organizmalardandır.6 µM olarak hesaplanmıştır. florida’daki inhibisyon. florida ve P. vaginata) ve Tricholoma terreum (T. Mantarlardan Neurospora.

Yürütülen çalışmalar bu yeni izolatın kalloidal kitinli minimal agar petrilerinde büyüyebildiği ve çok açık bir zon oluşturduğu gözlenmişti. Fen Edebiyat Fakültesi. 61080. Yapılan bu çalışma neticesinde Bacillus licheniformis A1 suşunun kitinaz B genine (ChiB) spesifik iki adet primer kullanılarak genomik DNA’dan coğaltıldı ve pGEM-T Easy vektorüne klonlanarak gene ait tüm nükleotid sırası belirlendi.coli BL21 (DE3) 257 . Genin stop kodonu ile birlikte toplam 1593 nükleotid uzunluğunda olduğu ve 530 amino asitlik bir polipeptidi (~58 kDa) kodladığı belirlendi. Bazı kimyasalların (üre. Enzimin aktivitesi 50 mM fosfat tamponu içinde hem spektrofotometrik hem de SDS-PAGE’de gösterildi. 61080. glutamine amid transfer (GAT) domeini olarak adlandırılır ve glutaminin hidrolizini gerçekleştirerek açığa NH3 çıkarır. Biyoloji Bölümü.coli BL21 (DE3) hücrelerine transforme edildi. Trabzon csandalli@yahoo. p-nitrophenyl-N-acetyl-β-D-N-N'- diacetylchitobiose. Biyoloji Bölümü. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ekspresyonu. Biyoloji Bölümü. Glutamine substrat olduğunda sentez reaksiyonunun başlayabilmesi için GTP allosterik faktör olarak gereklidir. Murat KAÇAĞAN2.4. Rekombinant protein SDSPAGE’de yürütülerek yaklaşık 63 kDa’luk bir enzim olduğu gözlendi. UTP’den CTP oluşumunu ATP bağımlı olarak sentezler. Bilinen ctp sentetaz genleri ile karşılaştırıldığında diğer ctp sentetaz genlerine nükleotit düzeyinde Bacillus amyloliquefaciens’e %74 oranında. Cterminal domeini. Anahtar Kelimeler: Bacillus licheniformis A1. TRABZON PM 051 Bacillus licheniformis A1 Suşundan Termofilik ChiB Geninin Klonlanması.5 ve optimum sıcaklığının 65ºC olduğu belirlendi. Sentez esnasında gerekli azot kaynağını amonyum veya Lglutaminden sağlayabilir.3. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. 4-methylumbelliferyl β-D-N-N'diacetylchitobioside PM052 Anoxbacillus gonensis G2 Bakterisinin CTP sentetaz (pyrG) Geninin Klonlanması. Trabzon csandalli@yahoo. Anoxybacillus gonensis G2 bakterisine ait ctp sentetaz geni (PyrG) shotgun metodu ile klonlandı. 4methylumbelliferyl β-D-N-N'-diacetylchitobioside [4-MeU-(GlcNAc)2] substrat olarak kullanıldı. Tween20. Gen restriksiyon endonukleazlar yönünden incelendiğinde BamHI ve XhoI için kesim bölgesi içermediğinden pGEX-4T-3 vektörünün bu bölgesine GST proteinine bitişik olarak klonlandı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. pET-28a vektörünün NdeI ve HindIII bölgesine His-Taq kuyruk içerecek şekilde signal peptid sırası hariç klonlanarak E. amino asit düzeyinde ise Geobacillus türlerine %88-89 oranında. 53100.com Cytidine 5’-triphosphate synthase (ctp sentetaz: EC 6. Rekombinant enzim E. Amino asit sırası korunmuş motifler yönünden incelendiğinde C-terminal domeinde yer alan GXXXRLG motifine sahip olduğu gözlendi. p-nitrophenyl-N-acetyl-β-DN-N'-diacetylchitobiose [pNP-(GlcNAc)2]. Rekombinant enzimin karakterizasyonunda. IPTG ile indüklenerek protein T7 promotoru altında üretildi ve saflaştırıldı. Gen. TritonX-100. Bacillus türlerine ise %84 oranında benzer olduğu belirlendi. Ali Osman BELDÜZ2 1 Rize Üniversitesi. Ctp sentetaz geninin Anoxybacillus gonensis G2 genomunda PyrARecA-Fruktoz-1. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu Cemal SANDALLI1. N-terminal domein ise. Aktivite deneyleri sonucu Bacillus licheniformis A1 kitinaz enziminin optimum pH’sın 6. Purifikasyonu ve Karakterizasyonu Cemal SANDALLI1. Hakan KARAOĞLU2 1 Rize Üniversitesi. EcoRI ile kesilen bakteri genomu aynı enzim ile kesilmiş pUC18’e klonlandı ve yaklaşık 4 kb’lık bir EcoRI fragmentinin ctp sentetaz genini taşıdığı plazmit üzerindeki tüm fragmentin sekans analizi ile belirlendi. bu amonyumu kullanarak UTP’nin aminasyonunu sağlayarak CTP oluşumunu sağlar. DMSO.6-bifosfat aldolaz geni diziliminde yer aldığı belirlendi. Fen Edebiyat Fakültesi. Sabriye ÇANAKCI2. Fen Edebiyat Fakültesi. 53100. EDTA) enzim aktivitesi üzerine etkisi 1 mM substrat konsantrasyonunda araştırıldı. Ali Osman BELDÜZ2. Gene ait nükleotid sırası GenBankta yer alan AY205293 numaralı Bacillus licheniformis ChiB geni ile karşılaştırıldığında bu gene nükleotid ve aminosit düzeyde %99 (toplam 7 baz ve 4 amino asit farklılık) benzer olduğu belirlendi. Biyoloji Bölümü.com Ağrı Diyadin kaplıcasından yürütülen çalışalar neticesinde termofilik bir Bacillus licheniformis bakterisi daha önceki çalışmalar kapsamında tanımlanmıştı. Bacillus licheniformis A1 ChiB geninin toplam uzunluğunun stop kodonu ile birlikte 1799 baz çifti olduğu. Şu ana kadar tanımlanan prokaryotik CTP sentetazların iki domeinli tek bir polipeptid olduğu gözlenmiştir. Enzime ait bazı özellikler ekstraselüler sıvıda tanımlamıştı.19. Fen Edebiyat Fakültesi. ChiB. PEG.2). Biyoloji Bölümü. toplam 592 aminoasitlik bir proteini kodladığı ve N-terminal kısmında 35 aminoasitlik bir signal peptid bulunduğu belirlendi.

SSF tekniği kullanılarak ekonomik değeri olmayan bitkisel atıklar ile yapılan çalışmalardan elde edilecek enzimlerin yüksek seviyede üretilebilmesi için SSF tekniğinin bir takım özellikleri incelendi. Bacillus.tr Son yıllarda diğer tekniklere oranla daha fazla ürün elde edilmesinden ötürü Katı Faz Fermantasyon Tekniği (SSF) Biyoteknolojik ve endüstriyel alanlarda gittikçe artan bir önem kazanmaktadır. Bu teknikte substrat olarak ticari önemi olmayan veya az olan ve çevre kirliliğine yol açan bazı bitki atıklarının kullanılmasıyla ekonomik ve ekolojik açıdan yarar sağlanması amaçlanmaktadır. Veysel TOLAN1. bakteri üreme sıcaklığı 37°C. askorbat peroksidaz (APx). chrysosporium model sisteminin Cd2+ ve Cu2+ ağır metallerine karşı geliştirdiği yanıt antioksidan enzimler düzeyinde incelenmiştir. Fen Bilimleri Enstitüsü. mısır ve pamuk bitki atıklarının bulunduğu ortamda substrat parça büyüklüğü 1000 µm. nem oranı %30 ve en uygun kepek karışımları %15 buğday ve %15 pirinç karışımı belirlenerek amilaz enzim aktivite değerlerine bakılmıştır. saatte amilaz aktivitesi en yüksek pirinç ve buğday kepeği karışımında bulunmuştur. Çalışmalarımızda Van Gölü kıyısından izole edilen Bacillus sp. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: SSF. amilaz. buğday. saatte proteaz aktivitesi en yüksek pirinç ve buğday kepeği karışımında bulunmuştur. İlk uygulamada 40 saat boyunca minimal besi yerinde büyütülen hücreler sabit konsantrasyonda (10 ppm) ağır metal ile indüklenmiş ve 1. TRABZON hücrelerinde ekspres edildi ve glutatyon sefaroz 4B matriks kullanılarak saflaştırılıp enzim aktivite deneyleri için hazırlandı. Anahtar Kelimeler: Ctp sentetaz. bakterisi kullanılmıştır. Kimya Bölümü. bakterisinin 24. Fikret UYAR1. ve 20 ppm) ağır metal ile indüklenmiş.com 1 Beyaz çürükçül bir fungus olan Phanerocahaete chrysosporium (ATCC 24725). saatte. Ağır metallerin hücre içine alındığı. ekstrasellülar enzim PM054 Cd(II) ve Cu(II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Phanerochaete chrysosporıum‘da Antioksidan Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Güler TOPRAK1. Anoxbacillus. Biyoloji Bölümü. Zübeyde BAYSAL2 1 Dicle Üniversitesi. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. Servet ÖZCAN2 Erciyes Üniversitesi. Uygulanan metale bağlı olarak farklı enzimatik tepkilerin ortaya çıktığı tespit edilmiştir. pirinç kepeklerinin. 4. 21280. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. pGEX-4T-3. askorbat peroksidaz. Kayseri gulertoprak38@gmail.. mercimek.. Fen-Edebiyat Fakültesi. ve 8. Biyokütle eldesinde iki farklı yol takip edilmiştir. pH’sı 6. Biyoloji Bölümü. glutatyon s-transferaz ve glutatyon redüktaz enzimlerinde meydana getirdiği değişimler incelenmiştir. saat sonunda filtre edilmek sureti ile besi yerinden toplanmıştır (vejetatif set). Uygulamaların katalaz. Kullanılan substratlarda Bacillus sp. 40 saatin sonunda biyokütle besi yerinden uzaklaştırılmıştır (Spor set). değişen konsantrasyonlarda (5. Diyarbakır karatash@dicle. uygulama süresine ve uygulanan doza bağlı olarak hücrelerde strese neden olduğu belirlenmiştir. bakterisinin 48. ağır metal ve diğer kirleticilerin biyorpsiyonu amacı ile yaygın olarak kullanılmaktadır. ağır metal. İkinci uygulamada ise hücreler 0. Anahtar Kelimeler: Phanerocahaete chrysosporium. bakteri üreme sıcaklığı 37° C. proteaz. Fen Edebiyat Fakültesi. Ön inkübasyondan sonra SSF ortamına alınarak elma. 2. Cu2+’nın antioksidan enzim sisteminin tetiklenmesinde Cd2+’a nazaran daha etkili olduğu belirlenmiştir. katalaz (CAT). süperoksit dismütaz (SOD). 10.edu. nem oranı %20 ve en uygun kepek karışımları %5 buğday ve %15 pirinç karışımı belirlenmiştir. Glutatyon sefaroz PM053 Bazı Bitki Atıklarından Katı Faz Fermantasyon Tekniği ile (SSF) Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Hakan KARATAŞ1. Bu çalışmada P. Kullanılan substratlarda Bacillus sp. Fen Edebiyat Fakültesi. 21280. muz kabuğu. Proteaz aktivitesi için aynı kepeklerin bulunduğu ortamda substrat parça büyüklüğü 1000 µm.19. 15. glutatyon s-transferaz (GST) ve glutatyon redüktaz (GR) 258 . süperoksit dismütaz (SOD). Diyarbakır 2 Dicle Üniversitesi. pH’sı 8.

5. % 92. % 5. Trabzon 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi.43.C. Biyoloji Bölümü. % 91. L-DOPA ve dihidroksifenil propiyonik asit substratları kullanılmıştır ve en yüksek aktivitenin 4-metil katekol varlığında olduğu gözlenmiştir. diğer inhibitörlerin ise sıra ile 1 mM . % 7. 4 ˚C’de ve 24 saat sonunda enzimin aktivitesini % 90 oranında koruduğu gözlenmiştir. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA1.21 ve % 2. % 5. sodyum metabisülfit. Russula delica’dan elde edilen ham özütün difenolaz aktivitesi için optimum pH 5. Bu aşamadan sonraki çalışmalarda 4-metil katekol substrat olarak kullanılmıştır.33. boudieri’de.0.5 mM nihai konsantrasyonda % 100 inhibisyon sağladığı. % 8. eryngii.com Polifenol oksidaz (PFO) ya da tirosinaz (E. monofenolaz. Mn2+. ekonomik değeri yüksek.6.5. % 5.14. % 8. Difenolaz aktivitesi için 4-MK varlığında Vmaks = 384. % 8. T. Hg2+ ve Cd2+ iyonları farklı oranlarda inhibisyona neden oldukları. ostreatus’da. yabani ve yenilebilir bir mantar olan Russula delica’dan elde edilen ham özütteki PFO enzimi spektrofotometrik bir yöntem kullanılarak karakterize edilmiştir. Zn2+. polifenol oksidaz. boudieri. bisporus’da. kül. P. TRABZON PM 055 Ülkemizde Doğal Olarak Yetişen ve Kültürü Yapılan Bazı Mantar Türlerinin Besinsel İçeriklerinin Belirlenmesi Sevda KIRBAĞ. 1mM nihai konsantrasyonda bazı metal iyonlarının enzim aktivitesi üzerine etkisi incelendiğinde. eryngii var. Mono fenollerin odihidroksi fenollere hidroksilasyonu (monofenolaz aktivitesi) ve o-dihidroksi fenollerin o-kinonlara oksidasyonu (difenolaz aktivitesi). Bu veriler ışığında Russula delica’dan hazırlanan ham özütteki PFO enziminin genel PFO inhibitörleri ve bazı metal iyonlarına karşı hassas özellikler sergilediği ve hafif asidik pH’larda kararlı olduğu söylenebilir.8.5.edu. Substrat özgünlüğü için katekol.6 µM dak-1 mg protein-1 ve Km = 3. P. bisporus) besin değerleri araştırılmıştır.2.13.tr Bu çalışmada Ülkemizde. bitki ve hayvanlara kadar geniş canlı gruplarında bulunan. P. % 14.0 olarak bulunmuş ve bu pH’da. P.33 olarak saptanmıştır. Co2+. sajor-caju’da. % 92. 4-metil katekol (4-MK). PFO sebze ve meyvelerin esmerleşme proseslerinden sorumludur. % 92. Ham özütün 3. % 20. eryngii’de. Trabzon sabankeskin61@hotmail. lezzetli spesifik yabani ve kültür mantarların (P. Mehmet AKYÜZ. % 6. Askorbik asit. A. % 25. prostetik grup olarak bakır(II) iyonu ihtiva eden.55 ve % 2.5. Ni2+. ostreatus. K+. P. bisporus PM 056 Yabani ve Yenilebilir Bir Mantar Olan Russula delica’dan Elde Edilen Ham Özütten Polifenol Oksidaz Enziminin Difenolaz Aktivitesinin Karakterizasyonu Şaban KESKİN1. % 3 oranlarında aktivasyona neden oldukları tespit edilmiştir.2. % 7. 61080. Anahtar Kelimeler: Besinsel içerik. sajor-caju ve A.48 ve % 0. P. Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü. T.3. 8mM . % 93. Ahmet ÇOLAK1.19. Ca2+.8.18.7 . Al3+.13 ve % 3. % 94.97 ve % 3. Kimya Bölümü. Melike YILDIRIM1. Fen-Edebiyat Fakültesi. Fatih Eğitim Fakültesi. % 90. % 9. % 15. Ertuğrul SESLİ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi.0.1. % 91. ham protein ve ham yağ içerikleri sırasıyla.5. Bu çalışmada. Kuru madde. Nilay ONGANER Fırat Üniversitesi. T.1) mikroorganizmalardan. 61335. % 8. % 7. 23119. organik madde. nem. Cu2+ iyonlarının ise sırası ile % 3.1. Pleurotus spp. oksidoredüktazlar sınıfına ait bir metaloenzimdir.8.64 olan iki bant gözlenmiştir.0.0. ferulae. Elazığ skirbag@firat.5. Yakup KOLCUOĞLU1. A. boudieri.4dihidroksi fenilalanin (L-DOPA) ile boyanan doğal elektroforezinde Rf değerleri 0. % 10. % 23. % 94.4. Fen Edebiyat Fakültesi. ferulae’de. A. difenolaz 259 .5. sistein ve benzoik asit kullanılarak yapılan inhibisyon çalışmasında askorbik asidin 0. eryngii var.9.87.2.. % 89. Anahtar Kelimeler: Russula delica. % 92. Difenolaz aktivitesi için optimum sıcaklığın 30 ˚C olduğu ve bu sıcaklıkta 1 saat sonunda enzimin aktivitesini % 88 oranında koruduğu belirlenmiştir. Enzimin aktivitesi için oksijen gereklidir ve oksijen varlığında enzim iki farklı reaksiyonu katalizler.5. % 94.33 mM olarak belirlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. P. % 20.34 ve 0. Biyoloji Bölümü. 32 mM nihai konsantrasyonlarda yaklaşık % 90 inhibisyona neden oldukları tespit edilmiştir.00 ve % 2.90.

Su sıcaklığı 78°C ve Ph’sı 6. Anahtar Kelimeler : Antibiyotik.Araştırmada. şeftali. Genin ait olduğu cry3 alt grubunu belirlemek için cry3 sınıfına ait daha özel primerler kullanıldı ve genin kodlayan bölgesi bütünü ile bakteri genomundan PCR ile çoğaltıldı. Su sıcaklığı 78°C ve pH’sı 6. kayısı.TLC. Elde edilen sıranın 260 .edu. bu bakterinin cry3 genini içerdiği tespit edildi. Bacillus PM 059 Fındık Zararlısı Xyleborus dispar’dan İzole Edilen Bacillus thuringiensis’e Ait cry3Aa (δendotoksin) Geninin Klonlanması. kavak. Biyoloji Bölümü. bu kaynaktan izole edilen ve morfolojik. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. erik. Zihni DEMİRBAĞ1. Barbara NICOLAUS2. via Campi Flegrei n.edu. badem. Hatice KATI2. kestane.edu. üniversal primerler kullanılarak yapılan PCR analizi sonucunda.tr Taşlıdere sıcak su kaynağı Batman ilinin Kozluk ilçesine bağlı Şelmo nahiyesinin 7 km kuzeybatısındadır. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi. ile gürgen. Remziye NALÇACIOĞLU1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Daha önce yürütülen çalışmalarımızda Karadeniz bölgesinde fındık ağaçlarından toplanan Xyleborus dispar zararlısından bakteri izolasyonu yapılmış ve izole edilen bu bakteriler arasında bir tanesinin Bacillus thuringiensis olduğu belirlenmiştir. Annarita POLI2. Giresun demetmert@ktu. Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare. Kazım SEZEN1. ıhlamur gibi orman ağaçları bulunmaktadır. Barbara NICOLAUS2 1 Dicle Üniversitesi. meşe. Kemal GÜVEN1. Bu çalışmada. edilmiştir. Pozzuoli. dipalmitol-gliserol-3fosfoetanolamine. kayın. Ampicilin 25 mcg.3-sn-fosfatidil-rac-gliserol sodyum klorür. Napoli 80078 Italy rgguven@dicle. Erhan ÜNLÜ1 1 Dicle Üniversitesi. Pozzuoli. söğüt. 3-sn-fosfatidil L-serin (bovine brain).7 civarındadır. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi. Dalkıran olarak bilinen Xyleborus dispar (F. Çalışmada 18 tane farklı antibiyotik kullanılmıştır.tr Son yıllarda yapılan çalışmalar ve gözlemler ürün veren kaynağı kurutarak verimi azaltan ve fındık bahçelerinde yoğun olarak bulunan Xyleborus dispar (Fabricius)’ın önemli bir zararlı olduğunu göstermiştir. biyokimyasal ve genetik analizler sonucunda Anoxybacillus cinsi olduğu saptanan bakterinin lipit analizi (fosfolipit çeşitleri ) ince tabaka tomografisi (TLC) ve sekiz tane fosfolipit standardı kullanılarak tespit edilmiştir. CNR.Bu çalışmada. Chloromfenicol 10 mcg. Fen Edebiyat Fakültesi.2. Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare. vb. 34. Konukçuları arasında fındıktan başka meyve ağaçlarından elma. biyokimyasal ve genetik analizler sonucunda Anoxybacillus ve Bacillus cinsi olduğu saptanan bakterilerin antibiyotiklere dirençlilikleri 2 farklı yöntemle test Anoxybacillus.19. ve Bacitrin 10 iu’a dirençli olduğu aynı kaplıcadan izole edilen Bacillus cinsi bakterinin ise yalnız Nystatin 100 iu ‘a dirençli olduğu tespit edilmiştir. bu kaynaktan izole edilen ve morfolojik. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. armut. Fen Bilgisi Ögretmenliği ABD. via Campi Flegrei n.tr Taşlıdere sıcak su kaynağı Batman ilinin Kozluk ilçesine bağlı Şelmo nahiyesinin 7 km kuzeybatısındadır. Napoli 80078 Italy rgguven@dicle. CNR. Lincomiysin 15 mcg. 3 bantın ise majör olduğu (-rac-1. Biyoloji Bölümü. 34. Anahtar Kelimeler: fosfolipit. TRABZON PM 057 Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Edilen Anoxybacillus Cinsi Bakterinin Fosfolipit Çeşitlerinin Analizi Reyhan GÜL GÜVEN1. Çoğaltılan gen PGEMT vektörüne klonlandı ve dizin analizi yapıldı. Anoxybacillus. Karakterizasyonu ve Ekspresyonu Demet MERT1. Biyoloji Bölümü. fizyolojik.7 civarındadır. Bu çalışmada Xyleborus dispar’dan izole edilen B. karaağaç.sıcak su kaynağı PM 058 Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Edilen Anoxybacillus ve Bacillus Cinsi Bakterilerin Antibiyotiklere Dirençlilikleri Reyhan GÜL GÜVEN1. Fen Bilgisi Ögretmenligi ABD. bir tanesi de standartlara karşılık gelmediği.Bu çalışmada Anoxybacillus cinsi bakterinin Penisilin 2iu. Fen Edebiyat Fakültesi.) (Coleoptera: Scolytidae) polifag bir zararlıdır. Fusidik asit 10 mcg. Kemal GÜVEN1. çınar. kızılağaç. DL-a-fosfoasidik asit dipalmitol) bir tanesi de standartlara karşılık gelmediği tespit edilmiştir. 28100. bakterinin toplamda 6 tane fosfolipit içerdiği ve TLC üzerinde görünen 3 bantın minör (1. Nystatin 100 iu. Bacillus cinsi bakterinin bu durumu dikkat çekicidir. thuringiensis’in. Yapılan biyoassay çalışmaları sonucunda bakterinin Coleoptera ordosuna ait olan Agelastica alni larvaları üzerinde %100 öldürücü etkiye sahip olduğu belirlendi. 61080. fizyolojik. Annarita POLI2.

kestane ve fındık gibi birçok meyve ağacında zararlar meydana getirerek önemli ürün ve ekonomik kayıplara neden olurlar. Bu gen tarafından üretilen proteini belirlemek için genin kodlayan bölgesi ekspresyon vektörü pET28a’e klonlandı ve cry 3Aa proteininin ekspresyonu gerçekleştirildi. funguslardan Beauveria bassiana ve virüslerden ise baculovirüsler kullanılmaktadır. Biyoloji Bölümü. Zararlılarla mücadelede. Neticede 73 kDa’luk bir protein bandı belirlendi. 61080. Ölen konukçu binlerce mikroorganizmayı etrafa dağıtır. Anahtar Kelimeler: İnsan sağlığı. parazitoyitleri. 12 fungus. Biyoloji Bölümü. öldürülmüş formları veya üretmiş oldukları metabolitlerden yararlanılmaktadır. fındık zararlısı PM 060 Halk Sağlığı Açısından Önem Arzeden Zararlı Arthropodların Mücadelesinde Mikrobiyal Pestisitlerin Kullanılma Olanakları Engin KILIÇ1. zararlıları baskı altında tutarak popülasyon artışını sınırlamaktadırlar. Ayrıca. cry3Aa δ-endotoksin. Mehmet Nuri AYDOĞAN2. biyolojik mücadele. bu kimyasal maddelerin birçok olumsuz etkileri ortaya çıkmıştır. Xyleborus dispar’dan izole edilen ve detaylı identifikasyonu yapılan B. Xyleborus dispar. özellikle II.19. virüs ve protozoonların bizzat kendileri. Keza insan sağlığı açısından önem arz eden böcek ve akarların mücadelesinde entomopatojen bakterilerden Bacillus thringiensis. 8 virüs ve 6 protozoon preparatının bulunduğu belirtilmektedir. Dadaşkent. Doğadaki canlıların popülasyonları beslenme ilişkisinin gereği olarak belirli bir dengede devam etmektedir. doğal dengenin bozulması gibi sebepler sonucu son yıllarda mikrobiyal pestisitler üzerinde daha yoğun çalışmalar yapılarak birçok biyopreparatın piyasaya verilmesine sebep olmuştur. fungus. thuringiensis’in. Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi. Sonuç olarak. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. başta meşe olmak üzere birçok geniş yapraklı orman ağacında zarar oluşturmaktadır. Fen Edebiyat Fakültesi. Mikrobiyal pestisitler entomopatojenlerden elde edilir. bu canlılar. Giresun idemir@ktu. Bu canlılara doğal düşman adı verilir. Bu çalışmada insan sağlığını tehdit eden böcek ve akarlar belirtilmiş ve bu zararlılarla mücadelede entomopatojenlerin kullanılma imkanları literatür ışığında tartışılmıştır. 104 bakteri. erik. Ömer Faruk ALGUR2. Patojenlerin. bakterideki insektisidal toksininin veya toksin geninin zirai mücadele amacıyla kullanılabileceği bu çalışma ile belirlenmiş oldu. Ekspresyon vektörü tarafından ekspreslenen cry3Aa proteini izole edildi ve SDS-PAGE analizi yapıldı. Fen Edebiyat Fakültesi. patojenleri kullanılarak yapılan mücadele çalışmalarına “Biyolojik Mücadele” adı verilir. Zararlıların popülasyonlarını ekonomik zarar eşiğinin altında tutmak amacıyla. Salih DOĞAN3. mikrobiyal pestisitler PM 061 Lymantria dispar (Lepidoptera: Lymantriidae)’dan elde edilen bakterilerin identifikasyonu İsmail DEMİR1. zararlı böcek ve akarlar. Hacer MURATOĞLU1. Halk sağlığı açısından önem arz eden zararlı arthropodlara karşı insan ve çevreye dost mikrobiyal pestisitlerin kullanımı günümüzde ön plana çıkmıştır. sentetik pestisitlerin insan ve çevre sağlığına olumsuz etkileri. Böylece daha önce tanımlanan bu bakterinin içermiş olduğu toksin geninin detaylı identifikasyonu yapıldı. 44 nematod. Biyoloji Bölümü. elma. TRABZON literatürdeki cry3 genleri ile karşılaştırılması sonucu bu bakteriye ait cry3 geninin Bacillus thuringiensis subsp tenebrionis’in sahip olduğu cry3Aa ile %100 benzer olduğu belirlendi. Agah İkbal İNCE2. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. dünya savaşından sonra sentetik organik maddelerin sentezi ve zararlılara karşı aşırı kullanımı sonucu. rüzgar ve yağmurun etkisiyle yayılma alanı geniş alanları kapsar. Erzurum erzurumlue@hotmail. Günümüzde kullanılan mikrobyial pestisitlerden. Özellikle. Entomopatojenler parazit mikroorganizmalar olup konukçularının ölümüne sebep olurlar. Dünyada giderek artan çevre bilinci. konukçu içerisinde çok hızlı çoğalmaları ve küçük cesametli olmaları sebebiyle kitle halinde üretimleri kolay olmaktadır. Biyoloji Bölümü. Anahtar kelimeler: Bacillus thuringiensis. zararlıların predatörleri. İşte.com Günümüze kadar halk sağlığı açısından önem arz eden zararlıların mücadelesi kimyasal ilaçlarla yapılmış. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. Fatih SEZEK3 1 Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü. 261 . Kadriye ÖZCAN1.tr Bir orman zararlısı olan Lymantria dispar. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. kayısı. armut. Zararlı türler ile beslenen birçok canlı türü vardır. bakteri. Zihni DEMİRBAĞ1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bunun sonucu olarak zararlılarla mücadelede kimyasal mücadele dışındaki mücadele yöntemlerine önem verilmeye başlanmış ve biyolojik mücadele önem kazanarak zararlıların doğal düşmanlarının tespiti ve biyolojik mücadelede kullanılma olanaklarının araştırılmasına ağırlık verilmiştir.edu.

8 mol olduğu belirlendi. 262 . API test sonuçları ve 16s rRNA gen sekans analizlerine göre yapıldı. Enterobacter sp. TRABZON Bu ve benzeri zararlılara karşı bir yerel mikrobiyal mücadele etmeni geliştirmeye yönelik olarak. 2.. Bu izolatların karakterizasyonları morfolojik. 61080. Bu benzerliğine rağmen izolat. Buna göre izolatlar Pantotea agglomerans (Lydi1). 16S rRNA sekans sonuçlarına göre yeni izolatın %94 oranında en yakın olarak B. Serratia marcescens (Lydi4). Enterococcus gallinarum (As8) ve Stenotrophomonas maltophila (As9) olarak tanımlandı. API ve Vitek sonuçları ve 16S rRNA sekans analizlerine göre yapıldı. hareketsiz. bakteriyal karakterizasyon PM 62 Agrotis segetum Schiff. fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri belirlendi. Moleküler karakterizasyon için 16S rRNA sekans analizi yapıldı ve sekans sonuçları gen bankasındaki referans sıralarla karşılaştırıldı. 53100. Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. aurantiacum DSM 20426T’ye benzemektedir. Erwinia spp. Bacillus megaterium (As3). Fen Edebiyat Fakültesi. Brevibacterium. İzolatların tanımlanması morfolojik. Acinetobacter calcoaceticus (Lydi3). DNA-DNA homoloji testine göre %10. İzolat sarı renkli ve yuvarlak koloni morfolojisine sahip. Biyoloji Bölümü. izolatın bilinen Brevibacterium türlerinden farklı olduğunu ortaya koymakta ve bunun Thaumetopoea pityocampa’dan elde edilmiş yeni bir Brevibacterium türü olduğunu göstermektedir. Elde edilen toplu sonuçların karşılaştırılması. Trabzon hkati@ktu.3) oranında B.19. Bu larvalardan toplam bakteri izolasyonları yapıldı. 16S rRNA analizi ve Vitek testi sonuçlarına göre tanımlamaları yapıldı. Biyoloji Bölümü. B.edu. 3 ve 4. Anahtar Kelimeler: Thaumetopoea pityocampa. Bacillus sp. PM 063 Thaumetopoea pityocampa Schiff. Elde edilen 9 bakteriyal izolatın morfolojik. Anahtar Kelimeler: Agrotis segetum. Enterobacter aerogenes (As4). segetum’dan elde edilen 9 bakteriyal izolat Bacillus cereus (As1). Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. İzolatların morfolojik. Pseudomonas putida (As7). 16S rRNA gen sekans analizleri ve Vitek bakteriyal identifikasyon sistemi kullanılarak izolatların karakterizasyonları yapıldı. Bacillus thuringiensis (Lydi7). aerobik bir bakteridir. Biyoloji Bölümü. Bu zararlıya karşı bir mikrobiyal mücadele etmeni geliştirmeye yönelik yapılan çalışmalarda Thaumetopoea pityocampa larvalarından bakteriyal izolatlar elde edildi. API ve Vitek identifikasyon sistemleri kullanılarak özellikleri belirlendi. Elde edilen izolatların morfolojik. fizyolojik ve biyokimyasal özellikler. Bu larvaların toplam bakteriyal florasını belirlemek için larvalardan bakteri izolasyonları yapıldı. yeni tür. aurantiacum DSM 20426T suşuna benzediği ve DNA G+C içeriğinin de %69. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Zihni DEMİRBAĞ2 1 Rize Üniversitesi. Acinetobacter calcoaceticus (As5).tr Ağaçların tüm iğne yapraklarını yemek suretiyle zararlara neden olan Thaumetopoea pityocampa. İsmail DEMİR2. Bacillus thuringiensis (Lydi8). moleküler özellikleri. başta kızılçam olmak üzere çeşitli çam türlerinde tahribatlara sebep olmaktadır. ülkemizde önemli bir tarım ve endüstriyel ürün zararlısı olan Agrotis segetum Schiff. Karadeniz Bölgesi’ndeki farklı fındık bahçelerinden Lymantria dispar larvaları toplandı. (Lepitoptera: Noctuidae)’dan Bakteri İzolasyonu ve Karakterizasyonu Ali SEVİM1. Anahtar Kelimeler: Lymantria dispar. (Lepidoptera: Thaumetopoeidae)’dan İzole Edilen Yeni Bir Brevibacterium Türünün Tanımlanması Hatice KATI1. Bacillus thuringiensis (Lydi9) şeklinde tanımlandı. Yağ asidi metil ester analizi sonuçlarına göre yeni izolatın temel yağ asitlerinin yaklaşık %64 oranında C15:0 anteiso içerdiği belirlendi. fizyolojik. Lydi7’de cry3. Biyoloji Bölümü.8 (13. (As2). (As6). Analiz sonuçları.tr Bu çalışmada. bakteriyal flora. Ayrıca. Fen Edebiyat Fakültesi. Zihni DEMİRBAĞ2 1 Giresun Üniversitesi. Bunun için Doğu Karadeniz Bölgesi’nin farklı yerlerindeki tarım alanlarından Agrotis segetum larvaları toplandı. fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri tespit edildi. (Lydi2). Fen Edebiyat Fakültesi. Agah İkbal İNCE1. Bacillus thuringiensis (Lydi6). thuringiensis izolatlarında yapılan cry gen analizlerinde Lydi6’da cry1. (Lydi5). Trabzon alisevim@ktu. Lydi8’de cry1 ve 2 ve Lydi9’da cry1 ve 4 olduğu tespit edildi. Gram pozitif. Fen Edebiyat Fakültesi. (Bozkurt)’un bakteriyal florası belirlenmiştir. biyokimyasal. Buna göre A. Klepsiella spp. İsmail DEMİR2. fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri. Tp12 olarak numaralandırılan izolatın Brevibacterium cinsine ait olduğunu gösterdi.edu.

çevre kirliliği ile ilgili problemler yaratmamaları ve endosporlarının doğada uzun süre kalmaları nedeniyle tercih edilmektedir. decanicus ve Geobacillus thermoleovorans subsp. Biyolojik mücadelede kullanılan mikroorganizmaların %90’nını Bacillus thuringiensis oluşturmaktadır. toprak grubu bakteriler en çok gelecek vaat eden biyolojik kontrol ajanlarıdır.21 mM olduğu tespit edildi. Biyolojik denemeler sonucunda izolatların Ephestia kuehniella larvaları üzerine %83. Bu çalışmada topraktan izole edilen üç Bacillus thuringiensis izolatının ve kontrol suşlarının cry2 gen içerikleri. cry2 geninin DdeI enzimi ile kesimi sonucunda üç izolatın yaklaşık olarak 1386.tr Son yıllarda ağır metaller ile olan kirlenmeye ilgi oldukça artmıştır. Anahtar Kelimeler: Biyolojik mücadele. 134 bp büyüklüğünde dört DNA fragmenti elde edilmiştir. sp. Fen Edebiyat Fakültesi. Leyla AÇIK2.918 ve 0.19. MIC.035 ve Zn için 1. Kristal proteinlerin SDS-PAGE ile analizi sonucunda izolatların 130 kDa ve 65 kDa ağırlığında iki protein taşıdıkları belirlenmiştir. Bunlar arasında. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. decanicus’un bu metallere karşı daha dirençli olduğunu göstermektedir. decanicus ve Geobacillus thermoleovorans subsp. Biyoinsektisit olarak bakteriler.663 ve 2. Ağır metallerin gerek endüstriyel atık sulardan ve gerekse ağır metal ile kirlenmiş/kirletilmiş çevresel su kaynaklarından uzaklaştırılmasında çeşitli kimyasal ve fiziksel süreçler kullanılmaktadır. biyoakümülasyon 263 . Diyarbakır ozdemirs@dicle. virüsler. parasporal kristal yapıları ve bu izolatların depo zararlısı Ephestia kuehniella Zeller üzerine olan toksik etkisi belirlenmeye çalışılmıştır.287 ve 0. ağır metal. 21280. Biyoloji Bölümü.918 ve 1.37. Ancak bu yöntemlerin ekonomik olmayışları ve elde edilen arıtım düzeyinin yeterli olmaması nedeniyle bu alanda önemli bir potansiyele sahip mikroorganizmaların etkin bir şekilde kullanıldığı ve tercih edildiği görülmektedir. 450. 38039. Ni için 3. Yapılan çalışma sonucunda topraktan izole edilen üç Bacillus thuringiensis izolatının ve kontrol suşlarının cry2 genel primeri ile PCR işlemi sonucunda yaklaşık 1556 bp büyüklüğünde pozitif bir ürün verdiği belirlenmiştir. Ankara fozturk@erciyes. sivisinekler) ve Coleptera (kın kanatlılar) takımına ait böcekleri hedef alan ve biyolojik olarak parçalanabilen insektisidal toksinler üretir.0492. Anahtar Kelimeler: Geobacillus. Biyoloji Bölümü. sp. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. fungusların ve alglerin kullanıldığı bilinmektedir. 972. Bunun için önce her iki bakteri için bu metaller için MIC (minimum inhibisyon konsantrasyonu) değerleri tespit edildi. Cu için 1. Bacillus thuringiensis delta endotoksin olarak isimlendirilen protein yapısında. zararlının kontrolünde güvenilir olmaları.%57 oranında etkili olduğu belirlenmiştir. TRABZON PM 064 Topraktan İzole Edilen Bacillus thuringiensis İzolatlarının cry2 Genlerinin Belirlenmesi ve Lepidoptera Larvaları Üzerine Olan İnsektisidal Etkilerinin Belirlenmesi Fatma ÖZTÜRK1. nematodlar ve protozoa grubuna ait organizmalar kullanılmaktadır. Bu sonuçlar. stromboliensis’in farklı metal konsantrasyonlarının üreme ve biyoakümülasyonu üzerine etkileri test edildi. mantarlar. Biyoinsektisitler üretim teknolojilerinin kolay ve sürekli olması.edu. Ephestia kuehniella PM 065 Farklı Metal Konsantrasyonlarının Termofilik Geobacillus Türlerinin Üreme ve Metal Biyoakümülasyonu Üzerine Etkisi Sadin ÖZDEMİR Dicle Üniversitesi.Kayseri 2 Gazi Üniversitesi. sadece hedef canlıya etki etmeleri. Daha sonra farklı metal konsantrasyonlarının değişik zaman periyotlarında bu bakteri türlerinin üreme ve biyoakümülasyonu üzerine etkisi incelendi. Abdurrahman AYVAZ1 1 Erciyes Üniversitesi. Çoğu ağır metaller belirli konsantrasyonlarda organizmalara zarar verici bir etki göstermekte ve ekolojik tahribe neden olmaktadırlar. 06500. Lepidoptera (kelebekler). termofilik karakterdeki Geobacillus toebii sub.edu. Bu amaçla çeşitli bakterilerin. Biyoloji Bölümü. Bu amaçla. Geobacillus toebii sub.tr Günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde kimyasal tarım ilaçlarının yerini biyoinsektisitler almıştır. Geobacillus toebii subsp. cry2 geni. Diptera (sinekler. stromboliensis’nin MIC değerleri sırasıyla Cd için 0. Fen-Edebiyat Fakültesi.

Gülsüm KALEMTAŞ2 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. inkübasyon süresi gibi değişkenler kullanılarak desülfürizasyon üzerine etkisi araştırılmış ve sterilizasyonun prosesi ne şekilde etkilediği çalışılmıştır. atık sularda bulunan boyar maddelerin giderilmesi ve kirletici etkilerini