KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ BİYOLOJİ BÖLÜMÜ 61080 TRABZON

19.
ULUSAL BİYOLOJİ KONGRESİ

23-27

HAZİRAN 2008 TRABZON

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

2

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

İÇİNDEKİLER
KURULLAR ........................................................... 005 PROGRAM ............................................................. 009
SÖZLÜ BİLDİRİLER.......................................................... 011 POSTER BİLDİRİLER ....................................................... 031 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 031 BOTANİK ..................................................................... 041 ZOOLOJİ ....................................................................... 061 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 079

BİLDİRİ ÖZETLERİ ............................................. 081
ÇAĞRILI BİLDİRİLER ..................................................... 083 SÖZLÜ BİLDİRİLER ......................................................... 095 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 095 BOTANİK ..................................................................... 131 ZOOLOJİ ....................................................................... 175 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 223 POSTER BİLDİRİLER ....................................................... 233 MİKROBİYOLOJİ ........................................................ 233 BOTANİK ..................................................................... 321 ZOOLOJİ ....................................................................... 479 EĞİTİM VE ÇEVRE ..................................................... 633

İNDEKS ................................................................... 645

3

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

4

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

KURULLAR

5

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

6

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Osman BELDÜZ Kongre Sekreteri Prof. Dr. Sema AYAZ Kongre Düzenleme Kurulu Prof. Dr. Osman BEYAZOĞLU Prof. Dr. Asım KADIOĞLU Prof. Dr. Zihni DEMİRBAĞ Prof. Dr Atalay SÖKMEN Prof. Dr. Faik Ahmet AYAZ Prof. Dr. Reşit ÖZKANCA Prof. Dr. Leyla AÇIK Doç. Dr. Mustafa YAMAN Doç. Dr. Bilal KUTRUP Doç. Dr. Kamil COŞKUNÇELEBİ Doç. Dr. Hüseyin İNCEER Yrd. Doç. Dr. Remziye NALÇACIOĞLU Yrd. Doç. Dr. Sabriye ÇANAKÇI Yrd. Doç. Dr. İsmail DEMİR Yrd. Doç. Dr. Ufuk BÜLBÜL Öğr. Gör. Dr. Rabiye TERZİ Arş. Gör. Dr. Kazım SEZEN Arş. Gör. Handan ONAY Arş. Gör. Kadriye İNAN Arş. Gör. Hacer MURATOĞLU Arş. Gör. Dilşat Nigar ÇOLAK Arş. Gör. Nihal KUTLU Arş. Gör. Hülya TORUN Arş. Gör. Emel ÇAKIR Arş. Gör. Mutlu GÜLTEPE

Bilimsel Kurul Prof. Dr. Ahmet ASAN Prof. Dr. Ahmet ŞAHİN Prof. Dr. Ali DEMİRSOY Prof. Dr. Arif BAYSAL Prof. Dr. Atila Yanıkoğlu Prof. Dr. Avni GÜVEN Prof. Dr. Ayşen (ÖZDEMİR) TÜRK Prof. Dr. Bayram YILDIZ Prof. Dr. Cumhur ÇÖKMÜŞ Prof. Dr. Fahrettin GÜCİN Prof. Dr. Fevzi BARDAKCI Prof. Dr. Fikrettin ŞAHİN Prof. Dr. Hacer ÜNLÜ Prof. Dr. Haluk KEFELİOĞLU Prof. Dr. Hasan ÖZÇELİK Prof. Dr. Hayri DUMAN Prof. Dr. Hüseyin Avni ÖKTEM Prof. Dr. Kuddisi ERTUĞRUL Prof. Dr. Kurtuluş OLGUN Prof. Dr. Leyla AÇIK Prof. Dr. M. Ali AKPINAR Prof. Dr. M.Yakup ARICA Prof. Dr. Mehmet TOPAKTAŞ Prof. Dr. Murat ÖZMEN Prof. Dr. Mustafa IŞILOĞLU Prof. Dr. Mustafa KURU Prof. Dr. Mustafa Sabri Özyurt Prof. Dr. Nazmi Polat Prof. Dr. Nermin GÖZÜKIRMIZI Prof. Dr. Nilüfer CİHANGİR Prof. Dr. Nusret AYYILDIZ Prof. Dr. Özcan SEÇMEN Prof. Dr. Reşit ÖZKANCA Prof. Dr. Salih Levent TURAN Prof. Dr. Serpil UNYAYAR Prof. Dr. Sezai TÜRKEL Prof. Dr. Ş. Fatih Topcuoğlu Prof. Dr. Şemsettin CİVELEK Prof. Dr. Yusuf AYVAZ Prof. Dr. Yılmaz ÇAMLITEPE Prof. Dr. Zeki AYTAÇ Prof. Dr. Zekiye SULUDERE

7

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

8

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

PROGRAM

9

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

10

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

23 HAZİRAN 2008 (PAZARTESİ)
08:30-00:00 KAYIT GİRİŞ 10:30-11:00 AÇILIŞ SALON HT 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 1 SALON HT OTURUM BAŞKANI: M. Sabri ÖZYURT
Ç001 11.00 Ç002 11.45 Kök Hücre ve Hücre Tedavilerinde Güncel Gelişmeler Gene Therapy for Neuroblastoma E. Ovalı ATİ Teknoloji, Trabzon, TR Bahri KARAÇAY University of Iowa, Iowa City, Iowa, U.S.A.

12:30-14:00

ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE)

14:00-15:30 1. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: TOKSİKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Dürdane KOLONKAYA ve Özgür FIRAT
SZ 001 14.00 SZ 002 14.18 SZ 003 14.36 SZ 004 14.54 SZ 005 15.12 Zn, Cd ve Zn+Cd Etkisinde Oreochromis niloticus’un Kan Dokusundaki Metal Düzeylerinin ve Bazı Biyokimyasal Parametrelerdeki Değişimlerin Belirlenmesi Karakaya Baraj Gölünde Olası PAH Kirliliğinin Sazan Balığı (Cyprinus carpio) Safra Örneklerinde Değerlendirilmesi Renal İskemi-Reperfüzyon Hasarına Karşı Askorbik Asitin Etkisi Kafkas Kurbağası (Pelodytes caucasicus) Üzerinde Amonyum Nitrat Gübresinin Akut Etkileri Sıçan Böbreğinde Bisfenol A, Nonilfenol ve Oktilfenolün Neden Olduğu Hasar Üzerine Askorbik Asitin Etkilerinin İncelenmesi Özgür FIRAT, Hikmet Yeter ÇOĞUN, Sabahattin ASLANYAVRUSU, Ferit KARGIN Abbas GÜNGÖRDÜ, Murat ÖZMEN Aslı KORKMAZ, Dürdane KOLANKAYA Handan KARAOĞLU, Bilal KUTRUP, Zeliha ÇOLAK YILMAZ, Emel ÇAKIR, Ufuk BÜLBÜL Aslı KORKMAZ, Müfide AYDOĞAN, Nurhayat BARLAS, Dürdane KOLANKAYA

SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ANTİMİKROBİYAL ve BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Nihat AKIN ve Hatice KATI
SM 001 Yüksek Teknolojiye Uygun Olarak Hazırlanan ZnO 14.00 - nanokristallerinin Karakterizasyonu ve Antimikrobiyal/ Antifungal Aktivitelerinin Tayini SM 002 Süt Fabrikası Atık Sularından İzole Edilen 14.18 - Biyosurfektanların Antimikrobiyal ve Antifungal Etkilerinin Araştırılması SM 003 Kanser Kemoterapisinde Kullanılan Bakteriyel 14.36 - Enzimler SM 004 Leuconostoc mesenteroides subsp. cremoris 14.54 - Tarafından Üretilen Bir Bakteriyosinin Büyük Ölçekte ve Hızlı Saflaştırılması SM 005 Antibiyotiklerin Anaerobik Ayrışabilirlikleri 15.12 Aysun ERGENE, Kezban ADA, Emine ÖZTÜRK, Fadime YILMAZ, Emine YALÇIN, Kültiğin ÇAVUŞOĞLU Fadime YILMAZ, E. ÖZTÜRK, F. KUTLUER, A. ERGENE, E. YALÇIN, K. ÇAVUŞOĞLU Hikmet GEÇKİL Halil DÜNDAR Hakan ÇELEBİ, Delya SPONZA

SALON NT 1: BOTANİK: ANATOMİ & MORFOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ergin HAMZAOĞLU ve Tuna UYSAL
SB 001 14.00 SB 002 14.18 SB 003 14.36 Bazı Scorzonera L. (Asteraceae) Taksonlarının Yaprak Anatomileri Serdar MAKBUL, Zafer TÜRKMEN, Osman BEYAZOĞLU, Kamil COŞKUNÇELEBİ Aliye ARAS, Mehmet SAKINÇ, Cenk YALTIRAK

Orta-Üst Miyosen Yaşlı Ergene Formasyonu’nda (Trakya-KB Türkiye) Fosil Ağaç Topluluğu: Junglandaceae ve Lauracea Odunları Kazdağı Pseudo-Alpinik Bölgesinde Yetişen Bazı Mine TUNALI, Ersin Soğanlı Bitkilerin Morfolojisi ve Anatomisi Üzerine KARABACAK, İsmet UYSAL İncelemeler

11

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

SB 004 14.54 SB 005 15.12 -

10 Yaşındaki Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link.) Fidanlarında Populasyonlara Bağlı Varyasyonların Bazı Morfolojik Özelliklere Göre Belirlenmesi Türkiye Doğal Florasında Yetişen Oxytona Seksiyonuna Ait Papaver Türlerinin Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi

Deniz GÜNEY, İbrahim TURNA, Şemsettin KULAÇ Seval ŞAHİN, İskender PARMAKSIZ

SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet AKSOY ve Zafer TÜRKMEN
SB 006 14.00 Türkiye’nin Silene L. (Caryophyllaceae) cinsi Siphonomorpha Othh., Lasiostemones Boiss., Sclerocalycinae Boiss., Chloranthae Roth., Tataricae Chowdh. ve Otites (Adams) Othh. Seksiyonları’nın Revizyonu Huzurlu Yaylası (Gaziantep) Florası Boynuzsu Ot (Anthocerotopsida) ve Ciğerotları (Marchantiopsida) Floralarının Türkiye'deki Son Durumları Cyclotrichium Manden. & Scheng. (Labiatae) Cinsinin Taksonomisi ve Filogenisi Kemal YILDIZ, Ali ÇIRPICI, Mehmet Y.DADANDI

SB 007 14.18 SB 008 14.36 SB 009 14.54 SB 010 15.12 -

Yusuf ZEYNALOV, Fatih YAYLA, Medine Münevver UMA Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Tuncay DİRMENCİ, Görkem DENİZ, Ekrem DÜNDAR, Turan ARABACI

15:30-16:00

ÇAY / KAHVE

16:00-17:30 2. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: HİSTOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Muhittin YÜREKLİ ve Nesrin ÖZSOY
SZ 006 16.00 SZ 007 16.18 SZ 008 16.36 SZ 009 16.54 SZ 010 17.12 Sphex flavipennis Fabricus, 1793 (Hymenoptera: Sphecidae)’in Sindirim Kanalının Morfolojisi ve İnce Yapısının Araştırılması İpekböceği Bombyx mori (Lepidoptera: Bombycıdae)’de Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Orta Barsak Üzerine Etkisinin Gösterilmesi Kronik Florozisin Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi İnci Kefali (Chalcalburnus tarichi, Pallas 1811)’nde Vitellogeninin İmmunohistokimyasal Lokalizasyonu ve Vitellogenin Seviyesinin Belirlenmesi Aktif ve Aktif Olmayan Helix aspersa Müller, 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’te Serebral Gangliyon Nörosekresyon Hücreleri Filiz DEMİR, Menderes SUİÇMEZ Gözde SELEK, Osman PARLAK

Evren KOÇ, Yusuf ERSAN, Başaran KARADEMİR Ahmet Regaib OĞUZ, Burak KAPTANER, Güler ÜNAL Nermin BİTER, Gürsel ERGEN

SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ANTİMİKROBİYAL OTURUM BAŞKANLARI: Sanver EKMEKÇİ ve Sevda KIRBAĞ
SM 006 16.00 SM 007 16.18 Türkiye’nin Karstik Mağaralarından Elde Edilen Streptomyces İzolatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Staphylococcus epidermidis Klinik İzolatlarının Biyofilmleri Üzerine Lizostafinin ve Değişik Antibiyotiklerin Etkisinin Araştırılması SM 008 Yeşil ve Siyah Çayın (Camellia sinensis) 16.36 - Antimikrobiyal ve Bazı Antibiyotiklerle Sinerjitik Etkisinin Araştırılması SM 009 Vitex agnus-castus L. (Hayıt) Bitkisinin Sitotoksik, 16.54 - Antiviral, Antibakteriyal ve Antifungal Aktivitelerinin İncelenmesi SM 010 Metschnikowia pulcherrima Türü Mayaların 17.12 - İzolasyonu ve Pulcherrimin’in Antimikrobiyal Aktivitelerinin Araştırılması Semra YÜCEL, Mustafa YAMAÇ, Anıl HAN Burcu ÇERÇİ, İsmail KARABOZ, Ali KOÇYİĞİT, Aslı ÖZKIZILCIK Metin DIĞRAK, Nurcan ERBİL, Zelal AKSOY İsa KARAMAN, Ahlem BEN SASSI, Aouni MAHJOUB Sezai TÜRKEL

12

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, TRABZON

SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ ve BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Güleray AĞAR ve Osman TUGAY
SB 011 16.00 SB 012 16.18 SB 013 16.36 SB 014 16.54 SB 015 17.12 Serbest Oksijen Radikalleri ve Antioksidanlar Hülya DEMİR, Leyla AÇIK Bitkisel Kaynaklı Gıdalara Uygulanan İşlemler Nihat AKIN, Mehtap AKIN Esnasında Antioksidanlarda Oluşan Değişmeler ve Bu İşlemlerin Antioksidanların Fonksiyonel Özelliklerine Etkileri Pamuk Kalluslarında Antioksidant Enzim Aktivitesi Sultan KÖŞKEROĞLU, Yonca Üzerine NaCl’ün Etkisi SURGUN, Atilla Levent TUNA, Betül BÜRÜN, İbrahim YOKAŞ Domates’te (Lycopersicon sp.) Tuz Stresinin Mahmut DOĞAN, Rukiye TIPIRDAMAZ Antioksidant Enzim Aktiviteleri Üzerindeki Etkilerinin in vitro Olarak İncelenmesi Bezelyede (Pisum sativum L.) Antioksidant Enzim Neval ERTÜRK, Barbaros Aktivitesi ve Yaprak Yaşı Arasındaki İlişkilerin ERTÜRK Araştırılması

SALON NT 2: BOTANİK: BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Şemsettin CİVELEK ve Serdar MAKBUL
SB 016 16.00 SB 017 16.18 SB 018 16.36 SB 019 16.54 SB 020 17.12 Sempervivum L. Cinsinde Polimorfizm ve Biyoçeşitlilik Ulubey Kanyonları'nın (Uşak) Florası Malatya İli’nin Likenleri Geçmişten Günümüze Türkiye Likenleri Türkiye’de Likenler Üzerinde Gelişen Polycoccum Sauter ex Körber 1865 Cinsi Üzerine Notlar Fergan KARAER, H Güray KUTBAY, Salih TERZİOĞLU, Ferhat CELEP Mehtap ŞAHİN, Memduh SERİN Mehmet CANDAN, Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Mehmet Gökhan HALICI, Ahmet AKSOY

19:00-23:00

KOKTEYL (SAHİL TESİSLERİ)

13

Ç. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: HİSTOLOJİ ve PATOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Güler ÜNAL ve Kültiğin ÇAVUŞOĞLU SZ 011 09. RAHEMO SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: EKOLOJİ ve SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Nevzat ŞAHİN ve İsa KARAMAN SM 011 Mağara Sistemlerinde Kalsit (CaCO3) Oluşumu ve 09.Kalitesi Özlem BARIŞ. O. GÜLLÜCE. ARSLAN.00 . Kuddisi ERTUĞRUL 14 .19. Galip AKAYDIN. Özlem MAVİ Tuna UYSAL. F. Hakan ŞENTÜRK. Nermin GÖZÜKIRMIZI SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Zeki AYTAÇ ve Olcay DÜŞEN SB 026 09.Bakterilerin Etkisi SM 012 Abant Gölünün Trofik Yapısı. ŞAHİN.18 SB 023 09. ÖZBEK Abuzer ÇELEKLİ.İzolasyonu.18 SZ 013 09.12 .Siklodekstrin Glikoziltransferaz Üretimi SM 015 Piyasada Satılan Lokumların Mikrobiyolojik 10. O. G. M. ARSLAN Emine AYDIN. İdentifikasyonu ve EPS Üretimi SM 014 Bazı Termofilik Anaerobik Bakteriler ile 09. Hilmi ÖZDEN. K. HADIMOĞULARI. Osman KARABACAK. SÜZERER Fatoş UZUNTAS. ÖZEL. Iraq Nesrin ÖZSOY. Murat ÜNAL. ORHAN. F. Şule COŞKUN. Biyovolüm Miktarının Değerlendirilmesi ve Limnoekolojik Özelliklerinin Çok Yönlü İstatistiksel Analizlerle İncelenmesi SM 013 Kös (Bingöl) Sıcak Su Kaplıcasından Bakteri 09. G. KHAWAR.36 .36 SB 024 09. DİLSİZ. TRABZON 24 HAZİRAN 2008 (SALI) 09:00-10:30 3. Ergin HAMZAOĞLU. Taipei 309) Farklı Explant Kaynaklarından Kallus ve Bitki Oluşum Potansiyelinin Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Antepfıstığının Mikroçoğaltılmasındaki Yeni Metotlar in vitro Koşullarda Maliyeti Düşürme Amaçlı Farklı Katılaştırıcı ve Karbon Kaynak Kullanarak Muz Çoğaltımı Arpa Kallus Kültürlerinde Genetik ve Epigenetik Varyasyonlar Khalid Mahmood KHAWAR.54 SB 025 10.18 SB 028 09. N. M. V. Sedat DÖNMEZ Nükhet Nilüfer ZORBA.54 . B.00 SB 022 09. ÖZEL Aslıhan TEMEL. Veysi OKUMUŞ. Annarita POLI. Kemal GÜVEN. Faris KARAHAN Ahmet AKSOY.36 SZ 014 09. ÖZLÜ.00 SB 027 09.12 Isatis cochlearis (Çivit Otu) Bitkisinin Doku Kültürü Yoluyla Adventif Sürgün Rejenerasyonu Çeltikte (Oryza sativa L. Nursel GÜL Bilge ÖZKAL. Barbara NICOLAUS Ayşe AVCI. Adnan AYHANCI.Fitoplankton Türleri.00 SZ 012 09. Ç. Orhan KURT. A. ÖZKAN. Engin TİLKAT.18 . A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hakkı DEMİRELMA Musa DOĞAN. Dilvin İPEK SALON NT 1: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mustafa IŞILOĞLU ve Ökkeş ATICI SB 021 09.36 SB 029 09. cv.54 Ekzojen Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) Uygulanmış Kesi Yaralı Tavşanlarda İyileşme Bölgesine Epitel Hücre Göçü Silymarin’in Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi Rhinolophus mehelyi’nin Yardımcı Uçma Kaslarında Morfolojik ve Histokimyasal Araştırmalar The Helminths of Freshwatere Fishes Caught From AL-Tamim Governorate. Fonksiyonel 09. F. Okan KÜLKÖYLÜOĞLU Reyhan Gül GÜVEN. Fatih SEYİS Ahmet ONAY.54 Gökyüzüne En Yakın Bitkiler: Palandöken. Biyoloji Bölümü. Derebucak-Konya) Türkiye’de Bulunan Acantholimon Boiss. H. T. Gökhan BAYRAMOĞLU Suna CEBESOY ZohairI. (Plumbaginaceae) Cinsi Üzerinde Taksonomik Çalışmalar Türkiye Centaurea (Asteraceae) Cinsi Fevzi ÖZGÖKÇE. Kargapazarı ve Dumlu Dağları (Erzurum) Alpin Çiçekleri Endemik Bitki Cenneti Kızıldağı (Çamlık Kasabası. KARTAL.

UK SALON FK OTURUM BAŞKANI: Prof. Newcastle upon Tyne. Gürkan ÖZTÜRK Dürdane KOLANKAYA. Fikrettin ŞAHİN Ç003 11. Biyoloji Bölümü. Ali DEMİRSOY Ç007 11. İsmail DEMİR.19.Steinernematidae.12 - Türkiye Centaurea L. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Transkriptomik Analizi ve Potansiyel Promotor Bölgesinin Belirlenmesi SM 020 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 15.18 SZ 018 14.12 Sinir Rejenerasyonunda Şartlandırma Hasarı Etkisi ve Mekanizmasının Araştırılmasında Kullanılan Metotlar Kök Hücre Nedir? Kaynakları ve Kullanım Alanları Balb/C Farede Görülen Yeni Bir Spontan Tümörün in vivo ve in vitro Karakterizasyonu Akut Myelositik Lösemi (HL-60) Hücrelerinde Metilprednizolonun İleri Saatlerde Terminal Farklılaşma Üzerindeki Etkisinin Araştırılması Elif KAVAL OĞUZ.) DC. Nurettin CENGİZ.12 . Dr. Dr. Şenay YILDIRIM.00 .00 Ç008 11. KÜLTÜRÜ ve İMMÜNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Handan UYSAL ve Sibel HAYRETDAĞ SZ 016 14.İzole Edilen Bir Nükleopolihedrovirüs (NPV)’ünun Türkiye İçin İlk Kaydı SM 017 Entomopatojenik Nematodların (Rhabditida: 14.36 . Handan KAYA. Zihni DEMİRBAĞ Gülsüm UÇAR. Seksiyonu Taksonları Üzerine Taksonomik Bir Araştırma Osman TUGAY. Mualla ÇETİN SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOLOJİK MÜCADELE OTURUM BAŞKANLARI: Reşit ÖZKANCA ve Ömer ERTÜRK SM 016 Leucoma salicis L.54 . Dr.54 SZ 020 15. Heterorhabditidae) Doğu Karadeniz Bölgesindeki Yayılışı SM 018 Potansiyel Biyolojik Kontrol Ajanı Steinernema 14. Özlem KIRAN 15 .Çiftliği’nden Alınan Toprak Örneklerinden İzole Edilen Bacillus İzolatlarında Keratinaz Enziminin Özelliklerinin Araştırılması Mustafa YAMAN Hüseyin YILMAZ.45 Arazi Botaniğinde.00 Ç006 11. İkbal Agah İNCE. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: H. Kuddisi ERTUĞRUL. Remziye NALÇACIOĞLU.45 Mechanism of Maturation-Dependent Alcohol Resistance Actinobacterial Diversity and Drug Discovery: Will A Renaissance Follow the Decline and Fall? Bahri KARAÇAY Michael GOODFELLOW University of Newcastle. Nermin GÖZÜKIRMIZI Ç005 11. (Lepidoptera. Cansın GÜNGÖRMÜŞ Seyhan ALTUN.00 SZ 017 14. Tuna UYSAL 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 2 SALON HT OTURUM BAŞKANI: Prof. Ülkemizdeki Son Gelişmeler Genom Sonrası Çağda Bitki Biyolojisinde Gelişmeler Tuna EKİM İsmail TÜRKAN SALON NT1 OTURUM BAŞKANI: Prof. Cinsi (Asteraceae) Acrolophus (CASS. Ayşe TOPUZ Ahmet Ata ÖZÇİMEN. Lymantriidae)’den 14. TRABZON SB 030 10.anatoliense'nin (Rhabditida:Steinernematidae) Biyo-Ekolojik Özellikleri SM 019 Chilo iridescent virus’e ait Ekzonükleaz Geninin 14.36 SZ 019 14. Zihni DEMİRBAĞ Didem ŞİMŞEK GÜNGÖR Yeşim AKTÜRK. Maurice MOENS.00 Ç004 11.45 Çevre Sorunları ve İnsan Hakları Biyoloji Bölümlerimizde SCI Kapsamlı Dergilerde Yapılan Yayınlara Genel Bir Bakış Leyla AÇIK Murat ÖZMEN 12:30-14:00 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 14:00-15:30 4.18 .

18 SB 033 14. Medine Münevver UMA.36 SB 034 14. Hasan YELKEN 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 5. Biyoloji Bölümü.36 . TRABZON SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Gülcan ŞENEL ve Nuran DURMUŞ SB 031 14. İsmail ÇELİK.00 SM 022 Metal Pollusyonlu Toprak Örneklerinden Elde 16. Nurhan CANSEVER Faruk SÜZERGÖZ.36 SZ 024 16. Peyami BATTAL. M. KOYUNCU Erol DÖNMEZ Yusuf ZEYNALOV. Mehmet Emre EREZ.) Çeşitlerinde Morfolojik ve Moleküler Düzeydeki Değişikliklerin Belirlenmesi Polifazik Klorofil a Fluoresansı ile Arpa Bitkisinde UV-B Işıma Etkisinin Değerlendirilmesi Mısır Çeşitlerinin Fotokimyasal Etkinliklerine Göre Kuraklığa Toleranslarının Belirlenmesinde Kautsky Etkisi Yaklaşımı Özlem TURAN. ÖZKAN Songül AYDEMİR.12 Acetamiprid ve Alpha-Cypermethrin Pestisidlerinin Karışım Halinde Kullanıldıkları Zaman İnsan Periferal Lenfositlerindeki in vitro Genotoksik Etkileri Bazı Drosophila melanogaster Doğal Populasyonlarında Malathion Direncinin Araştırılması İran Küçük Balarısı (Apis florea Fabricius) Populasyonlarında Geometrik Morfometrik Analiz Spinal Kord İskemi Oluşturulan Sıçanlarda Kaspaz3 Aktivitesi ve Melatoninin Koruyucu Etkisinin Araştırılması Ayşe YAVUZ KOCAMAN. MORADI. İsmet BERBER. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mustafa YAMAÇ. Mehmet TOPAKTAŞ Burcu KOÇAK MEMMİ İ.36 SB 039 14.12 . Fatih YAYLA. Halil DEMİR. Murat ERMAN. A.54 SZ 025 17. 16 .19. Ayşe ŞAHABOĞLU SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: ÇEVRE ve FERMENTASYON OTURUM BAŞKANLARI: Nilüfer CİHANGİR ve Mustafa YAMAÇ SM 021 Mikrobiyal Korozyon 16. M. G. Hüsnü ÇAKIRLAR Yasemin EKMEKÇİ. Mustafa ÖZDEMİR. Nuran ÇİÇEK. Ömer ŞAHİN Faruk SÜZERGÖZ. M. Taksonomik Problemleri ve Çözüm Önerileri Çengelli Dağı (Sivas) Florası Gaziantep İli Endemik ve Nadir Bitkileri Mehmet FIRAT Mehmet FIRAT İsmail EKER.54 SB 040 15. Sait İZGİ. Nihal DOĞRUÖZ. Halil DEMİR.00 SB 037 14.00 SB 032 14.18 SB 038 14. Sinasi ASLANLI.12 İki Nohut Hattının Fotosentetik Aktivitelerinin Uyum ve Üşüme Sıcaklıklarında Klorofil Fluoresansı İle Karşılaştırılması Emet Borik Asit Fabrikası Atıklarının Arpa ve Buğdayda Vejetatif Büyüme Üzerine Etkileri Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. Demet DOĞAN. Nagehan TEKNECİ Bihter MİNNOŞ. KANDEMİR.Sacın Mikrobiyal Korozyonu SM 024 Biyogaz Üretiminde Çeşitli Bor Bileşiklerinin 16.54 . B. Tekin BABAÇ. M. Yasemin EKMEKÇİ Ayten EROĞLU.12 Bahçesaray (Van) ve Çevresi Florası Hakkari Doğası ve Florasına Giriş Tulipa L. Banu EFEOĞLU SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Kuddisi EĞRTUĞRUL ve Mustfa KARGIOĞLU SB 036 14.00 SZ 022 16.Etkinliğinin Biyogaz Verimi Açısından Karşılaştırılması SM 025 Biyogaz Verimi Üzerine Etkili Bor Bileşikleri ile 17. ÖZDEN. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: GENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Ali ATEŞ ve Ekrem DÜNDAR SZ 021 16. Ayşın ÇOTUK.Bileşiklerdeki Bor Dışındaki Kimyasal Bileşenlerin Biyogaz Verimi Üzerindeki Etkinliğinin Karşılaştırılması Esra İLHAN SUNGUR Ayşe Betül KARADUMAN. Nihat DİLSİZ.18 . Süleyman TOPAL Musa TÜRKER. (Liliaceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı. Faruk OĞUZ Nuran ÇİÇEK.18 SZ 023 16.Edilen Aktinomiset İzolatlarının Ağır Metal Toleransı ve Biyosorpsiyon İlişkisi SM 023 Soğutma Kulesi Su Sisteminde Galvanizli Çelik 16.54 SB 035 15. Esra İLHAN SUNGUR.

Tuncay DİRMENCİ Yüksel KAN. Aykut SAĞLAM. M. Çağlar ÖZALKAN. KARTAL. Rabiye TERZİ.36 SB 049 16. Musa DOĞAN Bayram YILDIZ. Sıcaklık ve Işığın Etkileri Cicer arietinum L. Bant Desenlerindeki Değişimler Belgin GÖÇMEN SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Ayşen TÜRK ve Turan ÖZDEMİR SB 046 16.18 SB 048 16. Neslihan SARUHAN. Musa DOĞAN Evren CABİ. Hatice DEMİRAY. (Cynareae. Wasan S. S. BAĞCI. BATIRAY Zeki AYTAÇ.36 SB 044 16. Nihal KUTLU. Ersin DOĞAÇ. Y. Fatma Nil AZERİ . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. cinsine ait Dasyphyllium Bunge Seksiyonu Üyelerinin Elektron Mikroskobu ile Yaprak Tüylerinin İncelenmesi Ferhat CELEP. Vatan TAŞKIN. Zekiye SULUDERE 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 1 – MİKROBİYOLOJİ: AKÇAABAT 17 .54 SB 050 17.00 SB 047 16.54 SB 045 17. Hatice NAR Mustafa YILDIZ.12 Kuraklık Stresi Sırasındaki Yaprak Kıvrılması İle Stoma Davranışlarının Değerlendirilmesi Türkiye Endemiği İki Halofit Türün. (Poaceae) Taksonlarının Cins içi Sınıflandırılması Cirsium Mill. Mustafa KARGIOĞLU Meliha GEMİCİ. ORHAN A. Bekir ÇÖL. sunflower and its affects on germination and growth Hassan Bor ve Alüminyum Stresi Altındaki Buğdaylarda Eaylettin ÖZTÜRK.18 SB 043 16. T. Limonium iconicum ve L. Turan ARABACI. (Adaçayı) Türlerinin Korolojik Özellikleri Türkiye’de Bulunan Aegilops L. Süleyman CENKÇİ.Asteraceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı ve Türkiye’deki Durumu Türkiye’de Kültüre Alınan Bazı Salvia Türlerinin Önemi ve Özellikleri Türkiye’de Dağılış Gösteren Astragalus L. Yusuf ALTINOĞLU Contamination of wheat seeds with dry powder of Salah M.19. (vd2-13 ) Nohut Hatlarında Bor ve Kalsiyum Karbonatın Etkileri Üzerine bir Çalışma Asım KADIOĞLU. TRABZON SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Avni GÜVEN ve Peyami BATTAL SB 041 16. Köksal (Triticum aestivum L) Esteraz Enzim Aktivitesi ve KÜÇÜKAKYÜZ. ( vd1-8 ) ve Cicer arietinum L.12 Akdeniz ve Ege Bölgesinde Yetişen Endemik Salvia L.00 SB 042 16. Biyoloji Bölümü. Said Al-Tai. lilacinum (Plumbaginaceae). Tohum Çimlenmesi Üzerine Tuzluluk. İ. ATALAY.

Cumhur ÇÖKMÜŞ Şahlan ÖZTÜRK.Renk Kirliliğinin Giderilmesinde Kullanımı SM 026 09.'lerin Alkalen Proteaz Üretim Kapasiteleri ve Enzimlerin Kısmen Karakterizasyonu SM 028 Synechocystis sp.19. Ekzopolisakkarit Üretimine Etkisi SM 030 Tekstil Atıksularından İzole Edilen Bakterilerin 10.coli’de Ekspresyonu ve Phe91Asn Yönlendirilmiş Mutageneziyle Elde Edilen Mutant Enzimin İnhibitörlere Karşı İlgisinin Araştırılması İnsan X Kromozomundan (Xq21) Y’ye Transfer Edilebilen ve mRNA’sı Olmayan Bir Bölgenin Yaygın Kanser Tipleriyle Korelasyonunun Tespiti Bitkisel ve Hayvansal Kökenli Histamin Zehirlenmesi ve Histamin Analiz Metodlarının Karşılaştırılması Serpil UĞRAŞ. Ömer KARADAĞOĞLU. S.54 SB 055 09. Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Murat ERMAN.36 SB 054 09. İsmail ÇELİK. O. Mehmet Emre EREZ. BATTAL. O.00 SB 057 09.12 .18 SZ 028 09. Feray KÖÇKAR. TURAN Ekrem DÜNDAR. Hatice YILDIRIM Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU. A. Belma ASLIM. KÖÇKAR. Yasemin EKMEKÇİ Çeşitlerinin Fotokimyasal ve Antioksidan Aktiviteleri Üzerine Etkisi Farklı Tuz Konsantrasyonlarına Maruz Bırakılan Mehmet Emre EREZ. Gönül DÖNMEZ SALON NT 1: BOTANİK: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Rukiye TIPIRDAMAZ ve Yasemin EKMEKÇİ SB 051 09.36 . Sevilay AZPARLAK Sevim KÖSE SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Belma ASLIM ve Halil BIYIK Farklı Pichia Türlerinde Hücre Dışına Salgılanan αamilaz Enzim Aktivitesinin Belirlenmesi Türkiye Kaynaklı Bacillus spp.18 Türkiye’deki Limonium miller (Plumbaginaceae) Cinsi İle İlgili Revizyon Çalışmaları Bergama-Kozak (İzmir) Yaylasındaki Pinus pinea L. SİNAN. durum’un Termal Mustafa YILDIZ. E. Suşunun Cr(VI) ve Cd(II) 09. Y. ARSLAN. IŞIK.) Çeşitlerinde Prolin. KÖÇKAR. Gönül DÖNMEZ Sevgi ERTUĞRUL. Esen TAŞGIN.sp. C/EBPd Geninin Transkripsiyonel Regülasyonu Üzerine Etkilerinin Araştırılması HCAII Geninde Lösin204/Serin Yönlendirilmiş Mutagenezi ve E.ARSLAN Meltem AYDIN. Faruk OĞUZ Soğuğa Hassas Arpanın Soğuğa Tolerans Cevabında Ökkeş ATICI.54 SZ 029 10. Zafer TEL 18 . M AYDIN.12 TGF-β Sitokininin.) Meydana Gelen Fizyolojik Parametrelerin Araştırılması SB 052 09.Biyoakümülasyonu ve Biyoakümülasyonda Görev Alan Ekzopolisakkaritlerin İncelenmesi SM 029 Organik ve İnorganik Kirleticilerin Ochrobactrum 09. Osmotik Potansiyel ve Şeker Düzeylerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Peyami BATTAL. Nurten ÇANAKÇI. İclal DURDU Puccinellia distans ( Jacq. F. Biyoloji Bölümü. İsmet BERBER. Musa TÜRKER.00 SZ 027 09. OTURUM SALON HT: ZOOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Fevzi BARDAKÇI ve Reyhan ÇOLAK SZ 026 09..coli’de Eskpresyonu İnsan Karbonik Anhidraz I (HCA I) Geninin Klonlanması.) Parl.18 Tülay TURGUT GENÇ. Salih Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü MUTLU. Zekiye SULUDERE Nur KOÇBERBER KILIÇ.54 . Musa DOĞAN Ömer VAROL. TRABZON 25 HAZİRAN 2008 (ÇARŞAMBA) 09:00-10:30 6. Barbaros NALBANTOĞLU Triticum aestivum ve T. Peyami Bazı Halofit Bitkilerde (Salicornia europaea L. Hakan TERZİ Toleranslı ve Termal Duyarlı Çeşitlerinin Yapraklarında Sıcaklık Şoku Proteinleri Kuraklıkla İndüklenen Oksidatif Stresin Nohut Tuğçe KALEFETOĞLU.12 - SALON NT 2: BOTANİK: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Özcan SEÇMEN ve Yavuz BAĞCI SB 056 09.00 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. Arzu ÇÖLERİ.18 SB 053 09. Sezai TÜRKEL Nilgün TEKİN. Ormanlarının Floristik Özellikleri Galip AKAYDIN. ve Atriplex olivieri Moq. S.00 SM 027 09. F.36 SZ 029 09.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ÖZDEMİR. Dominique Van Der STRAETEN Tuğba AYDIN. Prof. N.00 Ç014 11. YORGANCILAR. ÇETİN. S. S. ALTINKUT UNCUOĞLU SB 064 14. E. A. BOLAT. ÇAKMAK.12 - Türkiye ve Güney Batı Asya Karayosunları Florası İçin Üç Yeni Karayosunu Kaydı Veronica beccabunga L. muscosa [( Korsh. Muhammet ÖREN Avni ÖZTÜRK Ersin MİNARECİ.54 SB 060 09. 1971)]‘ya Dahil Edilmiş Olan Bazı Populasyon Örneklerinin Ayrı ve Yeni Bir Takson Olarak Sınıflandırılması ve Nedenleri Türkiye’de Yayılış Gösteren Asperula L. K. Dr. L.)’da Sarı Pas Hastalığına Dayanıklılığın EST (“Expressed Sequence Tag”) Veritabanları Kullanılarak Araştırılması 19 .45 Glikobiyoloji Molecular Breeding in Tomatoes: Traditional vs Marker-assisted Breeding Sabire KARAÇALI H. Curt KOSSWIG (Rüyalarını Türkçe Gören Bir Alman Biyolog) Ahmet YILDIZ University of California. KAT. Seksiyonunun Revizyonu Güray UYAR. AYDIN.45 Biyologların Güncel Sorunları Biyoekonomi’de Biyorafinerilerin Yeri ve Önemi Alev HALİKİ-UZTAN Nazif KOLANKAYA SALON NT1 OTURUM BAŞKANI: Prof.’nin in vitro Rejenerasyonu Ahmet YILDIRIM. Z. A. YUMURTACI. Dr. Arif BAYSAL Ç011 11. Nejdet KANDEMİR. Dr. Atalay SÖKMEN. Zekiye SULUDERE Ç013 11. F. BELEN. S. F. Arzu UÇAR TÜRKER.. TRABZON SB 058 09.36 SB 059 09. 94158 USA Mustafa KURU SALON FK OTURUM BAŞKANI: Prof. M. Davis. Buhara YÜCESAN. Kemal YILDIZ 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 ÇAĞRILI KONUŞMALAR 3 SALON HT OTURUM BAŞKANI: Prof. Laury CHAERLE. İsmail EKER.19. AKAN. CA. ALBUSTAN. F. Özlem ATEŞ SÖNMEZOĞLU. Rahime GÜNDÜZ Aykut SAĞLAM. Bolkan Campbell’s Agriculture Research Center. USA 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 7.00 Ç010 11.36 Mikrosatelit DNA Belirleyicilerinin Tahıllarda Türler Arası Kullanım Olanakları Bitki Araştırmalarında Termal ve Klorofil Flüoresans Görüntüleme Tekniklerinin Kullanımı Türkiye’nin Endemik Tıbbi Bitkilerinden Digitalis davisiana L.45 Motor Proteinler ve Hücre İçi Taşımacılık Ord. CA.18 SB 063 14. ERTUĞRUL. Ö.54 SB 065 15. ŞENTÜRK AKFIRAT.Jelen. HASANÇEBİ. OTURUM POSTERLER MİKROBİYOLOJİ (3. MERT. POSTER SALONU) SALON HT: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet ONAY ve Ali ÇELİK SB 061 14.00 SB 062 14. Tuğba ESERKAYA. Ekrem GÜREL Erdoğan Eşref HAKKI Özge KARAKAŞ.) Ehrend.12 - Bitkilerde Bor Taşıyıcısı Genlerin Borun Noksanlık ve Toksite Koşullarında İşlevleri Buğday (Triticum aestivum L. subsp. DÜŞÜNCELİ. ) A. Münevver SÖKMEN.00 Ç012 11. Y. Biyoloji Bölümü. San Francisco. (Rubiaceae) Cinsi Thlipthisa (Griseb. Dr. Nazmi POLAT Ç009 11.

00 SZ 037 14. Yeşim YENER Hatice KARAER. C. (Fabaceae) Cinsi Taksonlarının Karyolojik Yönden İncelenmesi Selim İŞLEKDEMİR. Meral ÜNAL Işıl İSMAİLOĞLU.54 SZ 040 15. Nuray AKBULUT SALON NT 2: ZOOLOJİ: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Nusret AYYILDIZ ve Nurhayat YILMAZ SZ 036 14. Fergan KARAER.1758 (Crustacea.Turgutlu) Yöresi Örümcek (Arachnida:Araneae) Faunasının Çukur Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma Kızılırmak Nehri Delice Irmağı ve Bazı Kollarında Bulunan Zooplanktonik Organizmaların İncelenmesi Yaşar GÜLMEZ Ümit KEBAPÇI Yusuf DURMUŞ.18 SZ 033 14.18 SB 068 16. Erkan KALIPCI. DALYAN OTURUM BAŞKANLARI: Şükran DERE ve Kenan YAZICI Biyoloji Öğretmen Adaylarının Genel Biyoloji Laboratuvar Dersinde Kazandıkları Preparat Hazırlama ve Mikroskobu Kullanma Yeteneklerinin Araştırılması Amasya ve Kayseri İllerinde Biyoloji Öğretmenlerine Düzenlenen Çalıştayların Değerlendirilmesi İlköğretim Fen Bilgisi Derslerinde Biyoloji Konularının Öğretiminde Kullanılan Yöntemler ve Bu Yöntemlerin Uygulanabilirliği Biyoloji Öğretmen Adaylarının Biyolojik Okuryazarlığı İstanbul Toprağında 137Cs’nin Dikey Dağılımının Belirlenmesi SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Orhan ERMAN ve Yakup KASKA SZ 031 14. Baştürk KAYA. Gökhan YÜRÜMEZ Ali ALAŞ. Argulus foliaceus Lin. Meral ÜNAL Esra MARTİN 20 .18 SZ 038 14. Nil BAĞRIAÇIK Hakan KURT. EKOLOJİ & ÇEVRE Sema ÖZKADİF. 1898) (Rodentia: Spalacidae) Türünün Kromozomal Formları Balık Biti. İsmail VAROL. Nihat AKTAÇ. Ali ATEŞ. Celal KARAMAN Nurhayat ÖZDEMİR.12 Doğu Anadolu Van Gölü Havzasındaki Nannospalax nehringi (Satunin. Serkan GÜL. Nicolai POYARKOV. Evrim ARICI. Ahmet AKSOY Sultan ÇOLAK. BELİVERMİŞ. Ali DEMİRSOY Adile AKPINAR. Selma SEVEN ÇALIŞKAN 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 8. Biyoloji Bölümü.19.18 SÇ 003 14..54 SB 070 17. Sevil YALÇIN Ş.36 SÇ 004 14. Y.’de Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Stilus Kanal Hücrelerinin İnce Yapısı Türkiye Genista L. Alaettin KAYA. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İlhami BAYRAK. Ahmet ÖKTENER Kadri KIRAN.36 SZ 039 14. M.12 Manyetik Alanın Hypericum perforatum L. 1936 İçin Yeni Lokaliteler İle Bazı Morfolojik ve Ekolojik Notlar (Hymenoptera: Formicidae) Türkiye’deki Bufo bufo ve Kafkaslardaki Bufo verrucosissimus Türlerinin 12S rRNA Geni Bakımından İncelenmesi Irano-Anatolian Lycaenid’lerinin Faunistik ve Zoocoğrafik Analizi Yüksel COŞKUN.00 SZ 032 14. Branchiura)’un Türkiye’deki Konakları Türkiye Ordu Karıncası Aenictus rhodiensis Menozzi. Serdar TEZCAN Selgün GÜNSEL. Bitkisi Üzerine Etkisi Kiraz Anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un in vitro Koşullarında Tuza Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Scilla autumnalis L. Bilal KUTRUP. M.00 SB 067 16.54 SÇ 005 15. OTURUM SALON HT: BOTANİK: BİYOTEKNOLOJİ ve EMBRYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Hayri DUMAN ve Hüseyin DURAL SB 066 16.12 Ankara İli Crabronidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırmalar ve Ekolojik Gözlemler Kuzeybatı Anadolu'nun Malakolojik Çeşitliliği Kemaliye (Erzincan) ve Çevresi Odonata Faunasının Tespiti ve Bölgedeki Çevre Bozulmasının Odonata Türleri Üzerine Etkileri Dağmarmara (Manisa. ÇOTUK. Ali KIRPIK. Mahmut Osman USLU Zeynep Mine COŞKUN. Selda KILIÇ Önder KILIÇ.00 SÇ 002 14. Nagihan ŞAHİN.54 SZ 035 15. M.12 - EĞİTİM. Stefano DOGLIO Muhabbet KEMAL. Sinan ANLAŞ.36 SB 069 16.36 SZ 034 14. TRABZON SALON FK SÇ 001 14.

Biyoloji Bölümü. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU. Mahmut AYDOĞDU SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOCOĞRAFYA ve BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Levent TURAN ve Emel USLU SZ 041 16.00 SZ 042 16. Emre KALKAN. H. Rahmi Güneş OKSAY OTURUM BAŞKANLARI: Yavuz ÇOTUK ve Nurhayat DALKIRAN Dünya’da ve Türkiye’de ÇED Uygulamaları ve Biyoçeşitliliğin Korunması Ümraniye'de Çevre Eğitim Projesi Emet Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epipelik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Orhaneli Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epilitik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Okul Dışı Çevre Eğitiminde GAP Doğa Eğitimi Projesi Mustafa KATI Didem KARACAOĞLU.00 SÇ 007 16.54 SZ 045 17. TRABZON SALON FK SÇ 006 16. Didem KARACAOĞLU.18 SÇ 008 16. Şükran DERE. Engin ŞENTÜRK Nurhayat DALKIRAN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Engin ŞENTÜRK Hasan AKAN. Ömer Sait KILIÇ.BOTANİK: AKÇAABAT 21 . Ali DEMİRSOY Ahmet KILIÇ 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 2 . Şükran DERE. Ünal ZEYBEKOĞLU.12 - EĞİTİM.12 Kemaliye Orthoptera Faunasının Zoocoğrafik Olarak Değerlendirilmesi Karadeniz Bölgesi’nde Dağılım Gösteren Gomphocerinae (Orthoptera: Acrididae) Taksonlarına Ait Faunistik Bazı Değerlendirmeler Türkiye Malakocoğrafyası: Güncel Bulgulara Göre Türkiye'nin Malakocoğrafik Değerlendirmesi Kemaliye (Erzincan) Sucul Coleoptera Faunasının Zoocoğrafik Analizi Diyarbakır (Bismil) Leylek Populasyon Dinamiği (2005-2007 Yılları) Ali DEMİRSOY.54 SÇ 010 17.36 SZ 044 16. Yusuf DURMUŞ Abbas MOL. Battal ÇIPLAK. Hasan SEVGİLİ. EKOLOJİ & ÇEVRE Nüket SİVRİ. Güray KUTBAY Ümit KEBAPÇI Mustafa C.18 SZ 043 16. Nurhayat DALKIRAN. DARILMAZ.36 SÇ 009 16.

Biyoaktif Poli (N-Vinilimidazol09.) Alava & Hub. Orıbatıda. Oribatida.18 . Elif UZLUK. Muzaffer TALU Betül YÜKSEL.co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi SM 033 Suda Çözünebilen.Antimikrobiyal Aktiviteleri SM 035 Muhtemel Probiyotik Lactobacillus delbrueckii 10.00 SZ 052 09. Biyoloji Bölümü. Muzaffer TALU Betül YÜKSEL.54 .54 SB 075 10.36 .36 SB 074 09. TRABZON 26 HAZİRAN 2008 (PERŞEMBE) 09:00-10:30 9.12 - BOTANİK A (3.18 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ nın Eupelops ewıng. Eminur BARUTÇU. 1917 (Acarı.54 SZ 050 10. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19.-Mor (Umbelliferae) Kromozom Sayısı ve Karyotip Analizi Bilgisayar Destekli Görüntü Analiz Sisteminin Sitogenetik Çalışmalara Uygulanabilirliği ve Güvenilirliği SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Kıymet GÜVEN ve Cihan DARCAN SM 031 Suda Çözünen Poli (N-vinil-2-pirolidon-co-maleik 09. Kuddisi ERTUĞRUL. Kemal Melih TAŞKIN Eda ÖZEL. Elif UZLUK.12 Rüzgâr Türbinlerinin Kuşlar ve Yarasalar Üzerine Etkileri Yeni Nesil Yakıt : Biyodizel Electrophoretic comparison of blood. Babacan UĞUZ SALON HT: BOTANİK: GEN EKSPRESYONU ve SİTOGENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Fatma ÜNAL ve Cemal SANDALLI Apomiksi ve Genetik Etiketleme: Doğal Apomikt Boechera holboellii Türünde Genetik Etiketlemeye Maruz Kalan Gen İfadelerinin Belirlenmesi Centaurea L.Serum protenis of Spermophilus fulvus and Spermophilus xanthoprymnus (Mammalia: Rodentia) in Iran Atatürk Baraj Gölü’nde Bulunan Liza abu (Heckel. 1843)’nun Sperma Kalitesi Üzerine Yaşın Etkisi Atatürk Baraj Gölünde Bulunan Şabut Balığı (Barbus grypus H. Zafer DOĞU SALON NT 2: ZOOLOJİ: SİSTEMATİK OTURUM BAŞKANLARI: Yüksel COŞKUN ve Naime ARSLAN SZ 051 09.anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin İncelenmesi SM 032 Suda Çözünebilen. 1916 (Acari. Muzaffer TALU Elif UZLUK.00 SZ 047 09. Terpolimer Sentezi ve 09. Anne FRARY Ayşe Nihal GÖMÜRGEN. POSTER SALONU) Sibel YILMAZ.18 SB 073 09. Nusret AYYILDIZ Abdulkadir TAŞDEMİR.00 .00 SB 072 09.12 . Nusret AYYILDIZ 22 . Haşim ALTINÖZLÜ Esra MARTİN. Betül YÜKSEL. Muzaffer TALU Derya ÖNAL. Meryem BOZKURT Fevziye ÇELEBİ TOPRAK. Betül YÜKSEL. Yavuz BEYATLI SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet KILIÇ ve Bülent KAYA SZ 046 09. Hakan ÇAM. Faruk ARAL Erdinç ŞAHİNÖZ. Zekiye SULUDERE.subsp.İzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi SM 034 Suda Çözünen Kopolimer . Ahmet DURAN.1843)’nın Sperm Kalitesinin Belirlenmesi Levent TURAN Volkan Vural TAŞ. Cinsi Cheirolepis (Boiss. & Bal. Dilek TEKDAL. Biyoaktif Poli (N09.36 SZ 049 09. Sami DOĞANLAR. Belma ASLIM. Erdinç ŞAHİNÖZ.) Hoffm. Yasemin DEMİRGAN. bulgaricus Suşlarının Caco-2 Hücrelerine Tutunmalarına Eksopolisakkkarit Üretimi ve MideBağırsak Sistemi Koşullarının Etkisi Elif UZLUK. OTURUM POSTERLER SB 071 09. Tuna UYSAL.18 SZ 048 09. Oribatulidae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Elif KOÇOĞLU. KAT. Dicle DÖNMEZ Mohammad MORADİ Zafer DOĞU. Phenopelopıdae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Yozgat Çamlığı Milli Parkı’nın Zygorıbatula berlese. ve Pseudoseridia Wagenitz Seksiyonlarında Yer Alan Bazı Akraba Türlerin ISSR (Inter-Simple Sequence Repeats) Yöntemiyle Seçilmesi Domateste Patates Y Virüsü (PVY)’ne Karşı Dayanıklılık Türkiye İçin Endemik Olan Tordylium elegans’ın (Boiss. Faruk ARAL.

İnkübasyon süresi ve Fosfat Kayası Konsantrasyonu SM 037 Kanatlılarda Mycoplasma gallisepticum 11.12 - İzmir Yöresi Civarındaki Evcil Atların Equus caballus Linnaeus.36 . Parazitoidlerin Populasyon Gelişimleri ve Etki Seviyeleri Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Trichogramma Türleri Üzerine Ortam Sıcaklığının Etkileri Av-Avcı İlişkisinde Patojen Geçişi: Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae.18 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Isophya (Orthoptera: Phaneropterinae) Türlerinin Biyoakustik Özellikleri Gebelik Süresince Uygulanan Oktilfenolün Yavru Sıçanlar Üzerindeki Kanibalistik Etkileri Hasan SEVGİLİ. ŞİMŞEK. Nurettin DEMİREZEN. Nurhayat BARLAS 23 .54 SZ 055 10.Halofilik Mikroorganizmalarda PHB Varlığının Saptanması ve Verim Analizi SM 040 Termofilik Geobacillus toebii HBB-218 Suşu 12. (Lepidoptera. Battal ÇIPLAK Emre GÖKTEKİN.19. H. Annelida) türü.mesenteroides Soylarından Konstitütif Mutantların Elde Edilmesi ve Seçilmesi SM 039 İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan İzole Edilen Ekstrem 11. Onur TOSUN. Oktay GENÇ. Celal ÜLGER.12 Hidrolojik ve Morfolojik Açıdan Farklı Akarsu Sistemleri Üzerine Kurulu Olan 30 Farklı Baraj Gölünde Yapılan Balıklandırma Çalışmalarının Değerlendirilmesi Bombyx mori L.Halil BIYIK SALON NT 1: ZOOLOJİ: BESLENME ve BİYOLOJİK MÜCADELE OTURUM BAŞKANLARI: Yavuz KILIÇ ve Lütfiye GENÇER SZ 056 11.54 SZ 060 12.54 . n. Fatih Mehmet.MRSP7 İle Çalkalamalı Sıvı Kültür Ortamında Trikalsiyum Fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayasının Çözündürülmesi ve Çözünürlük Üzerine Çeşitli Azot ve Karbon Kaynakları. Bombycidae) Besin Miktarına Bağlı Gelişim Cakıt Vadisi (Adana. OTURUM SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Münevver ARISOY ve Kamil IŞIK SM 036 Bir Mikrofungus Türü Olan Rhizopus oryzae 11. Türkiye’de Anopheles maculipennis Grubunun (Diptera: Culicidae) Moleküler Sistematiği Gözde GÜRELLİ.18 . Nevzat YURDUSEV Çiğdem İLERİ Ebru TEKİN.00 . Mustafa ÖZDEMİR Özlem BÜYÜKTANIR. Coralliodrilus amissus sp. Ömer Faruk ALGUR. Mustafa ATEŞ. Çiçek AYDIN SALON NT 2: ZOOLOJİ: DAVRANIŞ OTURUM BAŞKANLARI: Nurhayat BARLAS ve Raşit URHAN SZ 061 11. Niğde) Elma Alanlarında Avrupa Yaprak Bükeni. Biyoloji Bölümü. Füsun ERKAKAN Meryem ERSEYİS Oğuzhan DOĞANLAR Derya SARIBEK.12 . 1758 Bağırsak Siliyatlarından Bir Tür Blepharocorys curvigula (Ciliophora: Blepharocorythidae) Hakkında İki yeni Phallodrilinae (Oligochaeta. n. Bayram GÖÇMEN Naime ARSLAN. Ali DEMİRSOY. ve Gianius anatolicus sp. TRABZON SZ 053 09.36 SZ 059 11. Scolytinae)Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizophagidae) Örneği Deniz İNNAL. Christer ERSÉUS Emel KABARTAN.Enfeksiyonları Taramalarında Kullanıma Yönelik Rekombinant PvpA Tanı Antijenleri Üretimi ve Enzimatik Hızlı Tarama Test Modeli (ERIFA) Geliştirilmesi SM 038 Dekstransukraz İçin Yerel Leuconostoc 11.00 SZ 057 11. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Tarafından Üretilen Bakteriyosinin Karakterizasyonu Mehmet Nuri AYDOĞAN. Tarmo TİMM.18 SZ 058 11. Archips rosanus’un Parazitoidleri. Abdurrahman AYVAZ Mustafa YAMAN.36 SZ 054 09. Tuba YILDIRIM.00 SZ 062 11. Özge KAHRAMAN Gamze BAŞBÜLBÜL. Cengiz YAKICIER. Ömer ERTÜRK. Fevzi BARDAKCI 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 10.

24 . N.54 .Virus 16 ve 18 (Hpv) Varlığının Belirlenmesi SM 041 14. Fazıl DÜŞÜNCELİ H.18 SB 078 14. Bilal KUTRUP.18 SZ 068 14.Hüseyin CEBECİ. Mehmet ÇAKACI.Halil KILIÇ. Acrocephalus cinsinin 2002 – 2007 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Fenolojisi Cataglyphis aenescens (Hymenoptera: Formicidae) İşçilerinde Gerçek Renkli Görmenin Davranışsal Analizi Formica cunicularia (Hymenoptera: Formicidae) İşçileri Renk Tonu Ayırımı Pınar ÖZÇAM. Ufuk BÜLBÜL.36 SB 079 14.36 SZ 069 14. GÜRSOY.12 Kaldırım karıncası Tetramorium caespitum’da Işık Şiddeti Eşik Değeri ve Işık Şiddeti Ayırımı Diabetli Tavşanlarda Artemesia herba alba Ekstresinin Böbrekte Hiperglisemi Hasarına Karşı Etkileri Hsp90b’nın Japon Semenderi (Cynops pyrrhogaste)`nin Spermatogenezinde Prolaktin Tarafından Uyarılmış Germ Hücre Apoptozundaki Rolü Giresun Adasındaki Bufo viridis Popülasyonunun Beslenme Biyolojisi Neslihan ÜREN.12 - BOTANİK B (3. 1857)] ile Biyoteknik Mücadele Atatürk Döneminde Türkiye’de Bitki Sağlığının Korunması SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: KLİNİK MİKROBİYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ayşin ÇOTUK ve Osman Birol ÖZGÜMÜŞ Dental Ünitelerde Legionella Bakterilerinin Araştırılması Isolation and Study of Some of the Virulence Factors of Nocardia asteroids from Clinical and Soil Samples SM 043 10 Yaş Altı Çocuklarda Cryptosporidium ve 14.00 SM 042 14. TRABZON SZ 063 11.54 SZ 065 12. Neslihan ÜREN Volkan AKSOY. M. BİTİREN Büget SARIBEK. Hasan ÜNAL. K.12 .00 SB 077 14.36 SZ 064 11. Biyoloji Bölümü. S. Seval ALBOSTAN. Sabiha ACER Deniz İNNAL. Emel ÇAKIR.54 SZ 070 15. BARIŞ Yılmaz ÇAMLITEPE. Yılmaz ÇAMLITEPE 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 11.54 SB 080 15.Sularında Mikrobiyal Kontaminasyonun Araştırılması SM 045 Odontojenik Keratokistlerde Human Papilloma 15. Shinichi ABE Zeliha ÇOLAK YILMAZ. Selim Sualp ÇAĞLAR Mehmet TEMEL. YAVUZ. Zafer MERT. Yuji JİN. Zuhal ZEYBEK. Volkan AKSOY. Füsün BABA. Zafer MERT. Kadir AKAN Kadir AKAN. POSTER SALONU) Fazıl DÜŞÜNCELİ. BİYOÇEŞİTLİLİK OTURUM BAŞKANLARI: Yılmaz ÇAMLITEPE ve Ayla TÜZÜN SZ 066 14.18 İrfan TÜRETGEN.12 - Kızılırmak Deltası’nda. Mikiko SAIGO. A.00 SZ 067 14.Giardia lamblia’nın ELİSA yöntemiyle araştırılması SM 044 Kontakt Lens Saklama Kaplarında ve Ev Musluk 14. Lütfi ÇETİN. Hayrünisa BAŞ SERMENLİ SALON HT: BOTANİK: DAYANIKLILIK ve PATOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Ahmet AFYON ve Kadir KINALIOĞLU Ug 99’a Karşı Küresel Yaklaşımlar ve Türkiye için Genetik Dayanıklılığın Kullanımı Üzerine Bazı Araştırmalar–I Genetik Dayanıklılığın Buğday. Mehmet İRİADAM. C. Lütfi ÇETİN.19. Duygu GÖKSAY.. Arpa ve Nohutun Bazı Fungal Hastalıklarına Karşı Orta Anadolu Şartlarında Kullanımı Üzerine Araştırmalar İstanbul Belgrad Ormanı Atkestanelerinde Yeni Bir Zararlı: Cameraria ohridella (Lepidoptera:Gracillariidae) Türkiye’nin Önemli Orman Zararlılarından Akdeniz Çam Kabuk Böceği [Orthotomicus erosus (Wollaston. Güzin İSKELELİ Sibel KÜÇÜKYILDIRIM. I. KAT. Yılmaz ÇAMLITEPE Davut MUSA. Mehmet ÖZASLAN İclal BALCI Miray ÜSTÜNTÜRK. Celal ÜLGER. Ayşın ÇOTUK Adeba SHAREEF İ. Didem KARAGÖZ. ÖZSEMİR.36 . A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ERCİYAS. Seval ALBOSTAN. BİYOTEK. Handan ONAY KARAOĞLU. Ko ETO. OTURUM POSTERLER SB 076 14. Yasemin ZER. Y. Nuray ER SALON NT 1: ZOOLOJİ: DAVRANIŞ.

Mustafa ÇELİK Songül BUDAK DİLER SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Faruk BAL ve Derya BOSTANCI SZ 081 16.12 Anıl SAZAK.Yerel İzolatlardan Elde Edilmesi SM 048 Fonksiyonel Süt Ürünlerinde Probiotiklerin ve 16.00 . Hüseyin AKSOY. OTURUM SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: SİSTEMATİK ve GIDA OTURUM BAŞKANLARI: Kemal GÜVEN ve Sumru ÇITAK SM 046 Biyoteknolojik Öneme Sahip Farklı Fizyolojik 16. TRABZON SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Sevim KÖSE ve Hüseyin GÜHER SZ 071 14.. Haluk KEFELİOĞLU Sebile AZIRAK. Muhsin KONUK. Mustafa CEMEK Ertunç GÜNDÜZ.İçme Sularının Mikrobiyolojik Açıdan Değerlendirilmesi SM 050 17. 1766) Türünün Üreme Biyolojisi ve Yıllık Değişimler Işıklı Gölü’ndeki (Çivril-Denizli) Turna (Esox lucius L. Yavuz SEZEN Mehtap AKIN. S.12 Ordu ve Çevresinde Yayılış Gösteren Muscardinus avellanarius trapezius (Mammalıa:Rodentıa) Alttürünün Karyolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Thymol ve Carvacrol’un in vivo Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Lipoik Asit ve Ferulik Asitin İnsan Lenfosit Kültüründe Mitomisin-C’ye Karşı Antigenotoksik Etkileri Metominostrobin ve Emamectin Benzoate Pestisitlerinin in vitro Genotoksik Etkileri Kalsit İşletmelerinde Çalışan İşçilerin Bukkal Hücrelerindeki Nüklear Anormallikler Vedat ŞEKEROĞLU. Ayşın ÇOTUK SALON NT 1: ZOOLOJİ: SİTOGENETİK OTURUM BAŞKANLARI: Şule COŞKUN ve Naciye Gülkız ŞENLER SZ 076 16. F.00 SZ 072 14. Deniz YÜZBAŞIOĞLU. Serkan YILMAZ Serkan YILMAZ. Nevzat ŞAHİN. Zeliha ÇOLAK YILMAZ Nahit PAMUKOĞLU Sevim Feyza ERDOĞMUŞ. Nihal DOĞRUÖZ. Yasemin SAYGI.Diğer Katkıların Taşınması İçin Mikroenkapsülasyon Uygulamaları SM 049 İstanbul’da Satışa Sunulan Farklı Markalara Ait 16.Özellikli Streptomyces İzolatlarının Moleküler Tiplendirilmesi SM 047 Endüstriyel Bir Enzim Olan Dekstransukraz’ ın 16. Deniz YÜZBAŞIOĞLU. Kıymet GÜVEN Çiğdem İLERİ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bilal KUTRUP.00 SZ 082 16.36 SZ 074 14.19. Zuhal ZEYBEK.36 SZ 079 16. Nurver ALTUN. Sait BULUT. Ayten KİMİRAN ERDEM. Aziz TANRISEVEN. Sabri KILINÇ.Yıldız DEMİRKALP. Fatma ÜNAL.18 .12 Bal arılarında (Apis mellifera) Hijyenik Davranış Varroa destructor Parazitine Karşı Direnç Mekanizması Olabilir mi? Bufo bufo’nun Tamdere-Dereli Yolu Üzerindeki Ölümleri Üzerine Bir Araştırma Porsuk (Meles meles)'un Yuva Yapısı Karamık Gölü Suyunda Organoklorlu Pestisit Kalıntılarının Belirlenmesi Liman Gölü (Kızılırmak Deltası.54 SZ 080 17.54 Egretta garzetta (Linnaeus.18 SZ 073 14. Nihat AKIN Sevan GÜRÜN.00 SZ 077 16. Ufuk BÜLBÜL. 1758) Populasyonunun Üreme Özellikleri Hyphantria cunea’nın Yapay Besinlerdeki Beslenme Stratejisi ve Besindeki Sekonder Maddelerin Gelişmeye Etkisi Şark Çıbanı Vektörü Phlebototmus papatasi’nin Hayat Döngüsü ve Fekonditesi Üzerine Bir Araştırma Ali UZUN Meral APAYDIN YAĞCI Oğuzhan YANAR.36 SZ 084 16. Kamil IŞIK. Mahmut BİLGENER Şahin TOPRAK 25 .Selim ÇAĞLAR 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 12.18 SZ 078 16.54 SZ 075 15. Handan KARAOĞLU. Eyyüp RENCÜZOĞULLARI Gökçe TANER. Fatma ÜNAL. Biyoloji Bölümü.36 .18 SZ 083 16.54 . Samsun) Planktonu ve Mevsimsel Değişimleri İbrahim ÇAKMAK Emel ÇAKIR.

Zamansal ve Mekansal Açıdan Farklılıklarının Araştırılması Yakup KASKA. Ilse BECK.Aziridin Öncüsü Compound-A (CpdA) Adlı Bileşiğin Anti-İnflamatuar Potansiyeli ve Mevcut Farmasotik Ürünler İle Karşılaştırılması SM 055 Anoxybacillus gonensis G2T Bakterisinin Ksiloz 10.12 . Acp’ın Rolü SM 053 Retrotranspozon Ty2’de Gen Anlatımının Kontrol 09. KAT. EVRİM.İzomeraz Geninin Klonlanması.18 SB 083 09.36 . Cengiz TÜRE. (Lytraceae) Türünün Kuru Ağırlık ve Çiçeklenme Fenolojilerinin Karşılaştırmalı Olarak Araştırılması Bitki Fonksiyonel Grupları ve Yangın Sonrası Rejenerasyon Çalışmalarındaki Önemi Etraf Mühitin Muhafazasında Bitkilerin Rolü Kütahya’da Kullanılan Bitkisel Çayların Bazı Kimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Dar Endemik Dianthus erinaceus boiss. Hakan KARAOĞLU. Pınar İLİ. erinaceus’un Populasyon Ekolojisi SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Hikmet GEÇGİL ve Önder İDİL SM 051 Neocallimastix sp. Reşit ÖZKANCA. Guy HAEGEMAN Derya YANMIŞ.19. Beth A.12 - Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Cinsiyet Oranlarının. Aliev Rauf HUSEYN. Seval ORUÇ Şerife Gülsün KIRANKAYA. M. F.54 SB 085 10. Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterizasyonu Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU.18 SZ 088 09. Önder İDİL Sezai TÜRKEL Ali Adem BAHAR. M.Escherichia coli’nin OmpC ve OmpF Sentezine Etkisi ve RpoS. Sait EKİNCİ Cihan DARCAN. TRABZON SZ 085 17. A.00 SB 082 09. Akın KIRAÇ. Sabri ÖZYURT. İsmail AKYOL.Mekanizmaları SM 054 Salsola tuberculatiformis’den İzole Edilen Fenil09. GMLF1’e Ait Ksilanaz Geninin 09. Seda AKIN. Demet BAHTİYAR Türkiye. A. Çiğdem FAK.Klonlaması. Güzin EMECEN ÖZSOY 26 . MİDDLETON Çağatay TAVŞANOĞLU Tofig Sadig MAMMADOV. Fikret SARI. OTURUM POSTERLER SB 081 09.GULİYEV Sema Demet BAHTİYAR.12 Peroksizom Oluşumunda PEX12 Gen Etkinliğinin Floresan Mikroskobik Olarak Araştırılması Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’daki Kromozomal Anomalilerin Türleşmeye Etkisi Yukarısazak (Kale-Denizli) Memeli Faunasına Ait Yeni Artiodactyla’ya Bulguları Balıklı Kaplıca ve Çermik Deresindeki (SivasKangal) Garra rufa’nın Büyüme Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Dilek KAYA. Elif MADAK 19:00 . Güler EKMEKÇİ. Şayeste DEMİREZEN Zülal ATLI ŞEKEROĞLU. H-NS. Ali Osman BELDÜZ SALON NT 1: ZOOLOJİ: SİTOLOJİ.00 . Biyoloji Bölümü. Ekspresyonu ve Karakterizasyonu SM 052 Deniz Suyunda Açlık Stresi ve Besin İlavesinin 09.54 SZ 090 10. BİNGÖL.36 SB 084 09. Karolien DE-BOSSCHER.00 SZ 087 09. Avrupa ve Kuzey Amerika’da Yayılış Gösteren İstilacı Lythrum salicaria L. Ayça KESİM. Sema LEBLEBİCİ Murat ERSÖZ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Emin ÖZKÖSE.54 . POSTER SALONU) Nüket A. Haluk KEFELİOĞLU Tanju KAYA. Özcan SEÇMEN SALON HT: BOTANİK: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Gürcan GÜLERYÜZ ve S. Zihni DEMİRBAĞ. Var. FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Abdurrahman AKTÜMSEK ve Didem AYDIN SZ 086 09.12 - ZOOLOJİ A (3. Özgün TEKSOY.36 SZ 089 09.23:00 GALA YEMEĞİ (SAHİL TESİSLERİ) 27 HAZİRAN 2008 (CUMA) 09:00-10:30 13.18 .

18 SB 088 11. Remziye Edilen Bakterilerde Kitinaz Aktivitesi Tayini NALÇACIOĞLU.Fidelity ve DIG-dUTP Kullanabilirliği SM 059 11.54 SM 060 12.00 SZ 092 14.00 SZ 097 11. Salih GÜCEL Gürcan GÜLERYÜZ. Selim Sualp ÇAĞLAR Çağaşan KARACAOĞLU. Serap KIRMIZI Kutsal KESİCİ. OTURUM SALON HT: BOTANİK: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Atakan SUKATAR ve Erol KESİCİ SB 086 11. Osman ERTAN Arda Cem KUYUCU.12 Sabriye ÇANAKÇI. Hüseyin ARIKAN M. İnan KAYA. Ali Osman BELDÜZ E. Zihni DEMİRBAĞ SALON NT 1: ZOOLOJİ: BİYOKİMYA OTURUM BAŞKANLARI: Gürsel ERGEN ve Deniz YÜZBAŞIOĞLU SZ 096 11. Recombineering Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Ali Adem BAHAR. Mustafa AKINER. H.12 Tehlikede Olan Linum aretioides Boiss. ERİŞMİŞ. İsmail DEMİR.18 SZ 098 11. Remziye NALÇACIOĞLU. Baraj Gölü (Burdur) Planktonik Turbellaria Yoğunluğunun Mevsimsel ve Derinliğe Bağlı Değişimi İnsektisit Direncinin Karasinek.’ın Tozlaşması Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yüksek Rakımlı Ekosistemde Azot Mineralleşmesi Karabük İl Merkezi Atmosferinin 2006 ve 2007 yılları Polen ve Spor Analizi Asphodelus aestivus Brot. Hülya ARSLAN.54 SB 090 12.18 SZ 093 14. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu SM 057 Amsacta moorei Entomopoksvirus Protein Kinaz 11. (Diptera: Muscidae)’nın Uyumsal Özellikleri Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması Kaçkar Dağları Milli Parkı’nda Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) Tabanlı Ekosistem Analizi Skeletokronoloji Yöntemi İle Bombina bombina (Amphibia: Anura) Türüne Ait Bireylerin Yaşların Belirlenmesi Trakya Sivrisinek Türleri ve Kullanılan İnsektisitlere Karşı Direnç Düzeyleri İskender GÜLLE. Murat KAÇAĞAN. Zihni DEMİRBAĞ Cemal SANDALLI. Erol KESİCİ. ÇAĞLAR. Sabriye ÇANAKÇI. Ahmet DEVECI. ŞİMŞEK. Gökhan NUR.Arabinofuranosidaz Geninin Klonlanması.36 Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan MDA ve GSH Düzeylerinin Araştırılması Alburnus filippi (Kessler.12 Karacaören I. T.00 SB 087 11.00 . Gürcan GÜLRYÜZ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Selim S.Geninin (AMV197) Transkriptomik Analizi SM 058 Gca TK4 DNA Polimeraz I: Kinetik Özellikleri. Fatih M.36 SZ 094 14. Sinan KAYNAŞ 10:30-11:00 ÇAY / KAHVE 11:00-12:30 14. Ayse KAPLAN F. TRABZON SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Yasemin SAYGI ve Turgay ÜSTÜNER SZ 091 14. Biyoloji Bölümü. 1863) Lipit Peroksidasyonu ve Antioksidan Enzimler: Karşılaştırmalı Bir Çalışma Benzo(a)piren Uygulamasına Bağlı Olarak Sıçan Kalp Doku Hasarında Adrenomedullin Etkisinin İncelenmesi Hacı Ahmet DEVECİ.36 . Ali Osman BELDÜZ Hacer MURATOĞLU. Münir ÖZTÜRK Yasin OZDOGAN. Kamalendra SİNG. Özgür KAYA Arzu DOĞRU. Cevdan KESİCİ SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: GEN EKSPRESYONU OTURUM BAŞKANLARI: Ekrem ATALAN ve Fatih Şaban BERİŞ SM 056 Anoxybacillus gonensis AC26 Suşundan Termofilik 11. Muhittin YÜREKLİ 27 . Süleyman KAYA. Aykut GÜVENSEN. (Liliaceae) Türünde Nitrat Redüktaz Aktivitesi Eğirdir Gölü’nde Mavi-Yeşil Alglerden Microcystis aeruginosa’nın Çoğalmasının Nedenleri Serdar Gökhan ŞENOL. Özcan SEÇMEN. Aysel GÜVEN Aysel GÜVEN. Esin HAMEŞ KOCABAŞ DNA Yapımında Yeni ve Güçlü Bir Metot.36 SB 089 11. Kazım Coleoptera Grubu Tarım Zararlısı Böceklerden Elde SEZEN. Musca domestica L. Mehmet İlker DOĞRU.54 SZ 095 15. MODAK.18 . 1877) ve Acanthalburnus microlepis’de (Filippii. 11.19. Mukund J. Ö. Selcen SAKAR. Kadriye İNAN. Selim Sualp ÇAĞLAR Uğur C.

54 SB 095 17. Yılmaz EMRE. Evren ERGİNAL.12 - Beymelek Lagünü’ne Giren Bazı Deniz Balıklarının Kazım UYSAL.54 . A.Sancar BARIŞ İbrahim ÖRÜN.li TOPAKTAŞ ve Güler EKMEKÇİ SZ 101 11. Mustafa IŞIK. Ayhan DURAN Erdoğan ÇİÇEK. Kenan ERDOĞAN. POSTER SALONU) Hüseyin ERDUĞAN. Yağ Asidi Oranlarının Karşılaştırılması Halil YILMAZ.19. Mustafa ASLAN. Rıza AKGÜL Orçun SEMİZLER Ceren TAŞLIK Sibel YAMAOĞLU Yusuf UZUN.12 - ZOOLOJİ B (3. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.36 SZ 104 11. Hasan ÖZCAN. Veysel YILMAZ ve Seyhan AHISKA A.54 SZ 100 12. Y. Mahmut YAVUZ Ersin KARABACAK. Esat ÇETİN.00 SB 092 16. Kiraz ERCİYAS.Hand & Mazz.36 SB 094 16.Üretilen Antimikrobiyal Aktivitenin Karakterizasyonu ve Trisin-SDS PAGE’de Tespiti Nurten GÜREL. A. Dursun AVŞAR İskender GÜLLE. 1810) Populasyonunun Beslenme Özellikleri Cansu FİLİK İSCEN. Fahrettin KÜÇÜK. TRABZON SZ 099 11. Remziye NALÇACIOĞLU. Metin BÜLBÜL Pimpla turionellae L. Abdullah KAYA. Bitki Kök Topraklarından İzole edilen Streptomyces Suşlarının Moleküler Karakterizasyonu SM 064 Toprak ve Süt Kökenli Gram Pozitif Bakterilerde 14. Cenap CEVHERİ.12 . Levent ALTAŞ. ve Cicer anatolicum Alef.Lipaz Üretimi SM 065 Pediococcus pentosaceus E++ Suşu Tarafından 15. Arzu GÜRSOY. Sabriye ÇANAKÇI.00 . Naime ARSLAN. 1758) (Aves: Passeriformes)'nın 2002 – 2005 Yıllarına Ait Sonbahar Göç Dinamiği.00 SZ 102 11. Zekiye GÜÇLÜ. Aysel UĞUR Fadime KIRAN. (Hymenoptera: Bridget Keenan.54 SZ 105 12. Kenan DEMİREL. OTURUM POSTERLER SB 091 16. Özlem OSMANAĞAOĞLU 28 . Lerzan ÇİÇEK 12:30-14:00 14:00-15:30 ÖĞLEN YEMEĞİ (YEMEKHANE) 15. Ali KELEŞ Vagif ATAMOV. KAT.36 . İsmet UYSAL Fazıl ÖZEN SALON HT: BOTANİK: SİSTEMATİK ve VEJETASYON OTURUM BAŞKANLARI: Ertuğrul SESLİ ve Yusuf UZUN Türkiye Denizlerinde Yayılış Gösteren İki Colpomenia Türünün Taksonomik Kriterlerinin Saptanması Yüksekova (Hakkari) Yöresinde Belirlenen Bazı Makrofunguslar Akçakale (Şanlıurfa /Türkiye) Suriye Sınırları Arasındaki Tuzlu Alanların Bitki Örtüsü Kavak Deltası’nda Uzaktan Algılama İle KumulTuzcul Ve Flora İlişkileri Yeniköy (Bursa)’ün Sahil Kumulu Ardı Vejetasyonu SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEKNOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Medine GÜLLÜCE ve Sibel KAHRAMAN SM 061 Malacosoma neustria Nükleopolihedrovirüs 14.00 SM 063 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss. İsmail DEMİR. Kemal SEÇKİN. RIVERS Morfolojik ve Biyokimyasal Etkileri SALON NT 2: ZOOLOJİ: EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mehmet A. Gürkan DİKEN. Fevzi UÇKAN. Zihni DEMİRBAĞ Kadriye İNAN. Gülten ÖKMEN. Pınar ÖZÇAM. Ekrem ATALAN Nurdan SARAÇ. Ichneumonidae) Zehirinin Konak Hücrelerine Ekrem ERGİN. Salim Serkan GÜÇLÜ. Özgür EMİROĞLU. Cemal ÖZSEMİR.18 SZ 103 11.) 14. Biyoloji Bölümü. Ali Osman BELDÜZ Kerem ÖZDEMİR.12 Uluabat Gölü Yüzey Suyu Kalitesinin Belirlenmesinde Çokdeğişkenli İstatistiksel Tekniklerin Uygulanması Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu'nda Sylvia atricapilla (Linnaeus.(ManeNPV)’ünün In Vitro Replikasyonu ve Konak Spektrumu SM 062 Geobacillus Sistematiğinde recN Geninin Kullanımı 14. Rukiye BORAN.18 SB 093 16. Muhammet DÖNMEZ. Zeliha TALAS. Ağırlığı ve Yağ Skoru Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölünde Yaşayan Bazı Ekonomik Balık Türleri Üzerinde Biyokimyasal ve Limnolojik İncelemeler Karataş Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Yürütülen Dip Trolü Avcılığı Sayısal Verileri Eğirdir Gölü Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso. Semra İLHAN. David B.

K. Mustafa ATLI Aylin ER.19. ERGENE. Olga SAK Fevzi UÇKAN. Limbik ve Orbital Bölgelerindeki Nötral Peptid Hidrolazların Aktifliği Üzerine Etkisi Pimpla turionellae L. Z. KINALIOĞLU. Kemal KOÇ.18 Reşit ÖZKANCA.Demir İlişkisi SM 066 16. Cihan DARCAN Canan CAN. coli ve S. E. OTURUM SALON NT 1: BOTANİK: TOKSİKOLOJİ.18 SZ 108 14.00 SZ 107 14.54 SZ 110 15. typhimurium’un Lipit Peroksidasyonuna Etkisi Doğu Akdeniz Bölgesi’nde Yetiştiriciliği Yapılan Bazı Sebze ve Meyvelerde Solgunluk ve Kök Çürüklüğüne Neden Olan Fusarium Türlerinin Karakterizasyonları SM 068 Alternaria alternata Fungusu Tarafından Koç 16. Nesibe Devrim ALMACA Emine YALÇIN. Biyoloji Bölümü. PATOJEN. Ali CIMBIZ. M. Seral YÜCEL. Olga SAK Yusuf ÖZAY. ÇAVUŞOĞLU. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Galleria mellonella L.00 SB 097 14.36 Norduz Yaylası (Van)’nda Yayılış Gösteren Kamefit Gevenlerin Erozyonun Engellenmesindeki Rolü ve Korunması Tarımsal Artık Kökenli Kompostun Topraktaki Kalıcı Etkisinin Belirlenmesi Doğal ve Modifiye Rocellea phycopsis Ach. coli Yabanıl ve bfr Mutantlarının Bakterioferritin 16.54 . TRABZON SALON NT 1: ZOOLOJİ: FİZYOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Kurtuluş OLGUN ve Atilla ARSLAN SZ 106 14. Fevzi ÖZGÖKÇE Halil POLAT. TOKSİKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Nihat DİLSİZ ve Servet ÖZCAN Deniz Suyunda.12 Açlığın Beyin Korteksinin Sensomotor. Aylin ER. K.18 SB 098 14.AKÇAABAT 29 . Sabri ÖZYURT.36 SZ 109 14. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Omurgalı Hormonları Zeytin Yaprağı (Olea europea) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin ( Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Ökse Otu (Viscum album) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin (Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Atilla TEMUR.36 . Başaran KURBANOĞLU Ebru ÇELEN. Farklı Dalga Boylu Işınların E. EKOLOJİ OTURUM BAŞKANLARI: Mustafa KÜÇÜKÖDÜK ve Öznur AKÇİN SB 096 14.Bayram TEMUR. Fevzi UÇKAN. Ekrem ERGİN. H. Ali CIMBIZ.00 SM 067 16. Mehmet Akif KILIÇ 19:00-22:00 GRUP YEMEĞİ 3: ZOOLOJİ . Vahdettin BAYAZIT. Fahrettin ASKEROV. A. VEJETASYON. Sevda GÜZEL Yusuf ÖZAY. Önder İDİL. ile Remazol Brillant Blue R’nin Sucul Ortamdan Uzaklaştırılması Murat ÜNAL.Boynuz Pepton Besiyeri Kullanılarak Asetofenon ve Analoklarının Asimetrik İndirgenmesi SM 069 E. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ÖZTÜRK SALON FK: MİKROBİYOLOJİ: BİYOTEK. Deniz MERAM. M. Sevda GÜZEL 15:30-16:00 ÇAY / KAHVE 16:00-17:30 16. (Lepidoptera: Pyralidae) Toplam ve Farklı Hemosit Sayılarına Etkileri Parazitoit Pimpla turionellae L. Talma KATAN E. TÜRKMEN. Vahdettin BAYAZIT. Sabri ÖZYURT.

Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. TRABZON 28 HAZİRAN 2008 (CUMARTESİ) TÜM GÜN KONGRE SONRASI GEZİ 29 HAZİRAN 2008 (PAZAR) TÜM GÜN KONGRE SONRASI GEZİ 30 .

Zeliha DEMİREL. Meltem CONK DALAY 31 .00 Thymbra spicata L. Başaran DÜLGER Metin DIĞRAK. Zuhal ZEYBEK. M.(Bryophyta) Türlerinin Antimikrobiyal Aktivite Açısından Taranması PM 012 İmidazol Grubu İçeren Bazı Fenilendiaminlerin 14. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Araştırılması Teucrium polium L. Mehtap AKIN Mehtap AKIN. Mustafa KUL.00 PM 004 14.00 PM 014 14.00 PM 017 14.00 . M. Ayşın ÇOTUK Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. Fatih MATYAR. Mehtap ESEN. Nesrin TURAÇLAR.00 - PM 006 Üriner Sistem Enfeksiyonlarından İzole Edilen 14. Uçucu Yağının Antibakteriyal Etkisinin Araştırılması Ticari Olarak Satılan Bazı Bitki Preparatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Kahramanmaraş Yöresindeki Bazı Orman Ağaçlarının Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri PM 018 Kahraman Maraş’taki Kliniklere Başvuran 14. Tamer AKKAN. Onur ALADAĞ. Ayşenur KAYA.Antimikrobiyal Aktivitesi Nurcihan HACIOĞLU.00 . Biyoloji Bölümü. Ahmet COŞKUN. Yusuf DURAK. hirtum Türünün Doğal ve Kültür Formlarının Uçucu Yağ Bileşimleri ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 010 Bazı Makrofungus Türlerinin Antimikrobiyal 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 .00 .00 . Metin DIĞRAK Güven ÖZDEMİR. Nesrin TURAÇLAR Ayten KİMİRAN ERDEM. Buse ERASLAN.19. Zelal AKSOY.Biyositlerin Aktivitesinin Belirlenmesi PM 002 14. Tamer AKKAN. Yüzey Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Dimetiltetradesil (3-(Trimetoksilil) Propil) Amonyum Klorid Emdirilmiş Kumaşların Antibakteriyel Aktivitesinin İncelenmesi PM 005 Legionella pneumophila Suşlarına Karşı Farklı 14. Osman GÜLNAZ. TRABZON POSTER SUNUMLARI MİKROBİYOLOJİ 25 HAZİRAN 2008 14:00-17:30 Birol ÖZKALP. Ahmet UYSAL Fatih MATYAR. Hatice TANER SARAÇOĞLU Hatice TANER SARAÇOĞLU.00 . Görkem DÜLGER Filiz SAVAROĞLU. Ayşe Dilek AZAZ PM 001 Alkol Bazlı El ve Cilt Dezenfektanın Bazı 14.00 . Başaran DÜLGER.Hastalardan İzole Edilen Escherichia coli’nin BetaLaktam Grubu Antibiyotiklere Karşı Direnç Gelişimi PM 019 Chlorella sp.00 . Rüstem DUMAN Birol ÖZKALP. Fethiye Ferda YILMAZ KÖZ.00 PM 003 14.Onur ALADAĞ.00 . N Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU. Semra İLHAN Ahmet UYSAL.Klebsiella pneumoniae’ların Sefalosporin Türü Antibiyotiklere Duyarlılıkları ve Plazmid Profillerinin Araştırılması PM 007 Deniz Suyu ve Sedimentinden İzole Edilen 14. Nuriye EKMEKÇİ Mehtap AKIN. Fatih SEVGİ Birol ÖZKALP.Mikroorganizmalara Karşı İn Vitro Etkinliği Asit ve Aldehit Bazlı Cerrahi Alet Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Asit ve Alkol Bazlı Yer.Onur ALADAĞ. Hatice TANER SARAÇOĞLU Nurcihan HACIOĞLU. Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. Mustafa Onur ALADAĞ. Sevan GÜRÜN.00 .İdentifikasyonu ve Çoklu Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması PM 009 Marmara Bölgesi’ nde Yetişen Origanum vulgare 14.subsp. Mustafa Onur ALADAĞ.00 PM 016 14.Enterobacteriaceae Üyelerinin İdentifikasyonu ve Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması PM 008 Karideslerden İzole Edilen Gr(-) Bakteri Suşlarının 14. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Belirlenmesi Abies cilicica Carr. Buse ERASLAN.00 .Antimikrobiyal Etkilerinin Araştırılması PM 013 14. Ziya Erdem KOÇ.00 PM 015 14. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU.Aktivitesinin Belirlenmesi PM 011 Eskişehir Yöresinde Yetişen Bazı Karayosunu 14. Ayten KİMİRAN ERDEM. Nurcan ERBİL Fadime TOPÇAL. Cansu FİLİK İŞÇEN.’ nin Uçucu Yağı ve Ekstrelerinin 14. M.

Biyoloji Bölümü. Güven ÖZDEMİR. Mehtap YAKUT. ABDULLAH Ayşe Aydan KARA PM 041 14.İzole Edilen Gr(-) Bakterilerin İdentifikasyonu ve Ağır Metal Dirençliliklerinin Araştırılması PM 022 Denizli Sarayköy’de Bulunan Termal Su 14. Zeliha DEMİREL. Salih DOĞAN. Medine Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu GÜLLÜCE. Fikrettin ŞAHİN. Görkem DÜLGER.00 PM 034 14. Morfolojik ve Moleküler Karakterizasyonu Üzerine Araştırmalar Erzurum’dan Yakalanan İki Akuatik Böcek Mehmet Nuri AYDOĞAN. Medine GÜLLÜCE.00 PM 035 14.00 .00 . Ferda Yılmaz KÖZ. Serkan ÖRTÜCÜ.00 - Buket KUNDUHOĞLU. Esin ÖZŞEN.Nisa Ünaldı CORAL Aromatik Hidrokarbon (PAH) Degradasyon Genlerinin Araştırılması 32 . Fahrettin GÜCİN Bazı Yalancıakreplerin (Pseudoscorpion) Vücut Fatih SEZEK. Osman GÜLNAZ.00 PM 032 14. Fahrettin GÜCİN Cernek ve Uzun Göl (Samsun) Tek Hücreli Kübra ÖZKUL. Ahmet Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler ADIGÜZEL. Gökçen YUVALI ÇELİK.00 .00 PM 031 14. İsmet Hydrochidae) Vücut Yüzeylerinden Elde Edilen HASENEKOĞLU. Ahmet KARAHAN. Mehmet YILMAZ.00 . Elif Antimikrobiyal Aktivite Çalışmaları LOĞOĞLU. Ali ASLAN Bazı Kitosan Polimerlerinin Biyoaktivite Elif LOĞOĞLU. Sercan MERCAN Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) Kaplıcasından İzole Sümeyra SAVAŞ. Başaran alboviolascens DÜLGER.Sercan MERCAN Bazı Yeni Sentezlenmiş Organik Bileşiklerin Hikmet KATIRCIOĞLU.00 PM 039 14. DOĞAN. Meysun İ. Hakan ÖZKAN Edremit Körfezi Tintinnid (Protozoa: Ciliophora) Neslihan BALKIS. Atila YANIKOĞLU. F.Ağır Metal ve Antibiyotik Dirençlerinin İncelenmesi PM 028 S. Sevan Gürün. Özlem BARIŞ. Ali KARAGÖZ. Sadık DİNÇER Emine İÇYÜZ. Fikrettin ŞAHİN.İçeriği ve in Vitro Antimikrobiyal Aktivitesi PM 024 Polimerik Hidrojellerinin Flukonazol Salım 14. M. Hakan ÖZKAN Pasinler (Erzurum) Kaplıcasından İzole Edilen Ahmet ADIGÜZEL.00 PM 036 14. Mehmet YILMAZ.00 .vitro Üremesi Üzerine Etkileri ve Antioksidant Özellikleri PM 027 Küçükçekmece Gölü’nden İzole Edilen Bakterilerin 14. Salih Türünün (Insecta: Coleoptera: Hydrophilidae. Serkan ÖRTÜCÜ Türkiye Mikobiotası İçin Yeni Bir Kayıt: Lachnella Nurcihan HACIOĞLU.’in Antimikrobiyal ve Antifungal Aktivitesinin Araştırılması PM 023 Origanum bilgeri Türüne ait Uçucu Yağın Kimyasal 14. aucheri var aucheri Metanol 14. Kamuran GÖRGÜN Fatih MATYAR.00 PM 040 14.19.00 . Güldem DÖNEL Ham Petrolle Kirlenmiş Topraklarda Polisiklik Gökhan CORAL. Mehmet Nuri AYDOĞAN. Ayşenur KAYA.Davranışları ve Mikrobiyal Etkileşimlerinin İncelenmesi PM 025 Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal 14.00 - Ayten KİMİRAN ERDEM. Esra SOLMAZ Nihal DOĞRUÖZ. TRABZON PM 020 Yeni Sentezlenmiş Benzothioazole Türevi Schiff 14. Ömer ALTUN Tülin AŞKUN. Zuhal ZEYBEK. Sevil PİLATİN.00 .00 PM 038 14. Engin Yüzeyi Fungus Florası Üzerine Bir Ön Çalışma KILIÇ. GülendamTÜMEN.00 PM 030 14. Güldem DÖNEL. Abdullah Bazı Mikrofunguslar MART. araminensis ve S. Meltem CONK DALAY Elif ODABAŞ KÖSE. Elif Aktivite Çalışmaları LOĞOĞLU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Kaynağından İzole Edilen Siyanobakteri Pseudanabaena sp.00 . Gözde ÖNGÜT Mehlika PULAT Ebru ÇELİK.00 PM 033 14. Benin TOKLU-ALÇILI Türleri Türkiye İçin Yeni Bir Koprofilöz Fungus Kaydı Nurcihan HACIOĞLU. Karakterizasyonu Tülin ÖZBEK.Ekstrelerinin HPLC Analizleri ve Antimikrobiyal Aktivitesinin Araştırılması PM 029 Bazı Liken Türlerinin Antimikrobiyal Aktiviteleri 14. Haydar KARAKAYA Siyanobakterilerinin İzolasyonu. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. Handan SAKARYA. Başaran DÜLGER.Aktivitesi ve Kompozisyonu PM 026 Bazı Şifalı Bitkilerin Helicobacter pylori’nin in14.00 PM 037 14. Hülya ARSLAN.00 . Mehtap YAKUT. Çalışmaları Sercan MERCAN Sentezlenen Bazı Organik Bileşiklerin Biyolojik Nurşen SARI.Bazlarının Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 021 İskenderun Körfezi M/V Ulla Batığı Çevresinden 14.

Aslıgül KÜÇÜKDUMLU.00 PM 052 14. Selma MUTLU Amanita vaginata ve Tricholoma terreum Ümmühan ÇAKMAK. Fehmi Metanol Ekstraktları (MEPR)’nın Wistar Ratlarda ODABAŞOĞLU. KONUK. Ahmet ÇOLAK.Sebep Olduğu Hastalıkları Önleyen Hücresel Faktörler PM 046 Claviceps purpurea’dan Ergot Alkaloid Üretim 14. Ali Osman sentetaz (pyrG) Geninin Klonlanması. Tri.00 PM 060 14. Karakterizasyonu PM 048 14. Sabriye ÇANAKÇI.00 - PM 057 14. A.00 PM 055 14.00 . Hakan KARAOĞLU Purifikasyonu ve Karakterizasyonu Bazı Bitki Atıklarından Katı Faz Fermantasyon Hakan KARATAŞ.00 PM 050 14. Barbara Antibiyotiklere Dirençlilikleri NICOLAUS. Ahmet Lipaz/Esteraz Enziminin Karakterizasyonu ÇOLAK. Erhan ÜNLÜ Fındık Zararlısı Xyleborus dispar’dan İzole Edilen Demet MERT. Ertuğrul Karakterizasyonu SESLİ Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Reyhan GÜL GÜVEN. BELDÜZ. Özlem FAİZ. Gülüzar ÖZBOLAT. Enflamasyon Üzerine Anti-Enflamatuvar Etkileri Ahmet ÇAKIR. Zihni Bacillus thuringiensis’e Ait cry3Aa (δ-endotoksin) DEMİRBAĞ. Alevcan KAPLAN Lütfi TUTAR.00 PM 059 14. Sadin ÖZDEMİR. Ekspresyonu ve KAÇAĞAN. Remziye Geninin Klonlanması. Nilay ONGANER İçeriklerinin Belirlenmesi Yabani ve Yenilebilir Bir Mantar Olan Russula Şaban KESKİN1. Tekniği ile (SSF) Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Veysel TOLAN. M. Annarita Edilen Anoxybacillus ve Bacillus Cinsi Bakterilerin POLI.Uygulanan Phanerochaete chrysosporium’da Antioksidant Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi PM 044 Diyadin Sıcak Su Kaynaklarından İzole Edilen 14.00 PM 056 14. Servet ÖZCAN Phanerochaete chrysosporıum‘da Antioksidan Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Ülkemizde Doğal Olarak Yetişen ve Kültürü Sevda KIRBAĞ.’dan Elde Edilen Sevil TANAS. Fatih SEZEK 33 .Bakterilerin α-Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Üzerine Karbon ve Azot Kaynaklarının Etkisi PM 045 Protein Agregasyonu Sonucu Oluşan Amiloidlerin 14. Pestisitlerin Kullanılma Olanakları Salih DOĞAN.Optimizasyonu PM 047 Anoxybacillus pushchinoensis A8 Suşundan 14. Kadriye İNAN. Di-. Fadime ATALAY.00 . Nagihan SAĞLAM ERTUNGA Güler TOPRAK. A. Melike YILDIRIM. Ömer Faruk Arthropodların Mücadelesinde Mikrobiyal ALGUR. M. Ertuğrul SESLİ Farklı Pleurotus Türleri Gelişimi Üzerine. Ahmet delica’dan Elde Edilen Ham Özütten Polifenol ÇOLAK.Homo ve 14. Yusuf TUTAR Özgür KEBABCI. TRABZON PM 042 Oksim Tipi Ligandların Mono-. DEMİR Bacillus licheniformis A1 Suşundan Termofilik Cemal SANDALLI. AYDIN. Kemal GÜVEN. Oksidaz Enziminin Difenolaz Aktivitesinin Yakup KOLCUOĞLU. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. H. Mehmet Nuri AYDOĞA.00 . Kazım SEZEN. Hatice KATI.E. S. Ali ASLAN. Sabriye ÇANAKCI.Heteronükleer Cu (II) ve Ni(II) Komplekslerinin Nükleolitik Aktivitesinin İncelenmesi PM 043 Cr (III). CİĞERCİ. Murat ChiB Geninin Klonlanması.00 . Cemal SANDALLI.00 . Kemal GÜVEN. A.00 PM 058 14. Ni (II) ve PZ (II) Ağır Metal Stresi 14. Servet ÖZCAN PM 049 14. Karakterizasyonu ve NALÇACIOĞLU Ekspresyonu Halk Sağlığı Açısından Önem Arzeden Zararlı Engin KILIÇ. Zekai HALICI.00 PM 054 14.00 - Fatma MATPAN. Kemal GÜVEN.00 PM 051 14.00 - Ender ÇEKİRGE. Nuri ERCAN. Barbara Edilen Anoxybacillus Cinsi Bakterinin Fosfolipit NICOLAUS Çeşitlerinin Analizi Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Reyhan GÜL GÜVEN. Annarita POLI. Dilşat Nigar ÇOLAK. Deneysel Olarak Oluşturulan Akut ve Kronik Hayati AYGUN. Ekspresyonu. SAĞLAM. Metallerin Etkisinin Belirlenmesi DEMİRCİ.00 PM 053 14. Fikret UYAR. Kübra AÇIKALIN. Ağır İ.19. Nilüfer CİHANGİR Murat KAÇAĞAN. Zübeyde BAYSAL Cd(II) ve Cu(II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Güler TOPRAK. Karekterizasyonu Ali Osman BELDÜZ Anoxbacillus gonensis G2 Bakterisinin CTP Cemal SANDALLI.Ksilanaz Enziminin İzolasyonu. Ali Osman BELDÜZ Peltigera rufescens (Weiss) Humb. Biyoloji Bölümü. Melek ÇOL. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA. Mehmet Yapılan Bazı Mantar Türlerinin Besinsel AKYÜZ.00 . Serdar KARABÖCEK. Yasiın BAYIR. N. Nagihan Mantarlarından Hazırlanan Özütlerdeki SAĞLAM ERTUNGA. KORCAN.

00 . İsmail DEMİR. Emin ÖZKÖSE.00 . N.Thaumetopoeidae)’dan İzole Edilen Yeni Bir Brevibacterium Türünün Tanımlanması PM 064 Topraktan İzole Edilen Bacillus thuringiensis 14.Türlerinin İzolasyon ve İdentifikasyonu PM 080 Bazı Laktik Asit Bakterilerinin Fizyolojik. Agah İkbal İNCE. Recep LİMAN. Plazmit DNA ve Protein Profil Özelliklerinin İncelenmesi PM 081 Streptococcus thermophilus Ba21s Suşu Tarafından 14. Ferit Can YAZDIÇ. M. Emel AYTAN. Fadime YILMAZ. A.00 .00 . Kalbiye SERDAROĞLU.00 .Parçalanmasında Rol Alan Mayaların İzolasyonu ve İdentifikasyonu PM 072 Termofilik Bacillus licheniformis ve B. Gülsüm KALEMTAŞ S.00 . Abdurrahman AYVAZ Sadin ÖZDEMİR Pınar AYTAR.00 . 14. ÖZŞAHİN.stearothermophilus’ da Krom (VI) Indirgemesi PM 073 Rumen Funguslarının İzolasyonu.00 .00 . İsmail AKYOL. P. Gülizar AKYURT. Serkan ŞEN.Şeker Kaynaklarının Yağ Asidi Biyosentezine Etkisi İsmail DEMİR. Işıl SEYİS Hatice Aysun MERCİMEK.Staphylococcus Aureus (MRSA) Suşlarının RAPDPCR Yöntemi İle Tanımlanması ve Karşılaştırılması PM 078 Trametes versicolor'ın Tekstil Boyalarının 14. Aydın BAYRAKTAR Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU. Zihni DEMİRBAĞ Fatma ÖZTÜRK. Zihni DEMİRBAĞ Hatice KATI.00 . Alaattin ŞEN Zehra Nur YÜKSEKDAĞ Zehra Nur YÜKSEKDAĞ Ufuk ÖZER. 14.Ağır Metal Toleransı PM 070 Atık Sularda Bulunan Tekstil Boyar Maddelerinin 14.Diasetil Redüktaz (dar) Geninin Fermente Gıdalara Uygun Mutasyonu PM 075 Laktik Asit Bakterilerinde Thioredoksin Geninin 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. M. Zihni DEMİRBAĞ Ali SEVİM. Seda AVAZ. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. D.00 PM 083 Saccharomyces cerevisiae Hücre Kültüründe Farklı 14. Tanımlanması ve 14.Geobacillus Türlerinin Üreme ve Metal Biyoakümülasyonu Üzerine Etkisi PM 066 Trametes versicolor ile Linyit Kömüründen Kükürt 14. TRABZON PM 061 Lymantria dispar (Lepidoptera: Lymantriidae)’dan 14.00 . Aysun ERGENE H. Emel KARADENİZ Aslı SEMİZ.00 . Agah İkbal İNCE. Tuğba ŞAHİN Emine ÖZTÜRK. A.00 .00 . Yekta GEZGİNÇ. Tansel YALÇIN. Elif KORCAN.00 .Giderimi PM 067 Tarımsal Atıklar İle Renk Giderimi Öncesi ve 14.00 . Ebru UYAR. TUZCU. Muhsin KONUK. Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU Yekta GEZGİNÇ. Füsun UÇAR Nazime MERCAN.00 .00 .Gideriminde Kullanım Olanakları PM 079 Pamukkale-Jeotermal Sulardan Termofilik Bacillus 14.P. cremoris (MG1363)’e Ait 14. Ö.00 . Pelin YALÇIN Buket KUNDUHOĞLU. Sait EKİNCİ Neslihan SÜRÜCÜ. M. Biyoloji Bölümü. YILMAZ.00 .00 . Hacer MURATOĞLU.19.Regülasyonu PM 076 Köy Yoğurtlarından İzole Edilen Laktik Asit 14.Farklı Besi Ortamlarında Poli-β-Hidroksibütirat (PHB) Üretimi PM 082 L-DOPA ve Dopamin’in Bakteriyel Sentezi 14. İsmail DEMİR. ÖNGANER.Noctuidae)’dan Bakteri İzolasyonu ve Karakterizasyonu PM 063 Thaumetopoea pityocampa Schiff. (Lepitoptera: 14. Leyla AÇIK. Hikmet GEÇKİL M. (Lepidoptera: 14. GÜVENÇ. Nazime Mercan.elde edilen bakterilerin identifikasyonu PM 062 Agrotis segetum Schiff.Biyokimyasal. Emine YALÇIN. Emin ÖZKÖSE. versicolor Biyokütlesi İle Giderimi PM 071 Ham Petrol ve Yapısındaki Hidrokarbonların 14.Ksilanaz Enzim Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 074 Lactococcus lactis subsp. ERECEVİT 34 . Ahmet ÇABUK Sibel KAHRAMAN.Bakterilerinin Plazmit İçerikleri ve Antibiyotik Dirençlik Özelliklerinin Belirlenmesi PM 077 Farklı Hastanelerden Toplanan Metisilin Dirençli 14.Dekolorizasyonu PM 069 Afyonkarahisar Toprak Actınomycet İzolatlarının 14. Bülent KAR. Emin ÖZKÖSE İsmail AKYOL..00 .İzolatlarının cry2 Genlerinin Belirlenmesi ve Lepidoptera Larvaları Üzerine Olan İnsektisidal Etkilerinin Belirlenmesi PM 065 Farklı Metal Konsantrasyonlarının Termofilik 14. İsmail AKYOL. Sait EKİNCİ Kalbiye SERDAROĞLU. Fatih KUTLUER.Sonrası Çeşitli Tekstil Boyalarının Antibakteriyel Etkisi PM 068 Tekstilde Kullanılan Bazı Reaktif Boyaların Fungal 14. Aslı Giray KURT. Kadriye ÖZCAN. İbrahim Hakkı CİĞERCİ.

00 . Murat KORKMAZ. Sabriye ÇANAKÇI. Hakan KARAOĞLU. Hakan KARAOĞLU.Olan Ksilanazın Üretimi ve Kısmı Karakterizasyonu PM 092 Mucor hiemalis f. Şengül ALPAY KARAOĞLU. İ.Alüminyuma Dirençlilik Genleri ile Anoxybacillus gonensis G2 Bakterisinin ALR Geninin Karşılaştırılması PM 096 Pseudomonas Türlerinde Lipaz Üretimi ve Bazı 14. Mukund J.Üretim Yeteneklerinin Zeytin Yağı Fabrikası Atık Suyu ve Vinas Ortamında Araştırılması PM 089 Tıbbi Öneme Sahip Ganaoderma lucidium 14. Filiz GÜREL.atroviridae TEM H3’ün Proteaz Üretiminin Optimizasyonu PM 088 Serbest ve Tutuklanmış Fungus Peletlerinin Lakkaz 14. Fatih KUTLUER Ayşegül ERSAYIN YAŞINOK. Gönül DÖNMEZ Murat K. Yavuz BEYATLI Nihal EDİZ. Kamalendra SİNG. Aysel UĞUR Pınar KARACAKAYA.00 . Amilaz Aktivitelerinin İncelenmesi PM 104 Pseudomonas spp.00 . Barış PAZARBAŞI. Güven ÖZDEMİR. İhsan YAŞA.İzolatın Ligninolitik Enzim Aktivitelerinin Araştırılması PM 102 Bacillus megaterium RSKK 5117 Suşunun Melas 14. Ali Osman BELDÜZ Fatih Şaban BERİŞ.Saflaştırılması ve Bazı Biyokimyasal Özelliklerinin Belirlenmesi PM 093 Anoxybacillus sp.BesiortamındaBiyopolimer Üretiminin Belirlenmesi PM 103 Bazı Bacillus Türlerinin Antibiyotik Dirençliliği.Glukoz İzomeraz Geninin Klonlanması. Ali Osman BELDÜZ. Yabani Baklagil 14.00 . Chrysomelidae) Ergin ve Larvalarına İnsektisidal Etkileri Fatma Esen SARIGÜLLÜ. İhsan YAŞA. Sabriye ÇANAKÇI. Tuğrul DORUK.00 . 14. Fatih AKYOL. Mehmet HABERAL Serdar ÜLKER.Mantarının Sporlarının Çimlendirilerek Bu Sporlardan Monokaryonların Eldesi.Kültürel Parametrelerin Optimizasyonu PM 097 Atıksulardan Reaktif Boyaların Gideriminde 14. Çiğdem İLERİ.00 .00 .00 . Aysun MERCİMEK Hatice ÖĞÜTCÜ.Üretimi Üzerine Kültür Koşullarının Etkisi PM 094 Anoxybacillus gonensis ÇT1 Sarı Suşunun D14.00 .Aktivitesi ve ddNTP’ye İlgisinin Mutasyonel Analizi PM 101 Hava Örneklemesi ile İzole Edilen Bir Fungal 14. HBB 134’den Termostabil Lipaz 14.Proteaz.Bitkilerinden İzole Edilen Rhizobium Suşlarının Nodulasyon ve Azot Bağlama Potansiyellerinin Araştırılması PM 086 Farklı Hastanelerden Toplanan Klebsiella Suşlarının 14. Fatma Esen SARIGÜLLÜ. Özcan BUDAK Ataç UZEL. Yavuz SEZEN.Yüksek Bakteri İzolasyonu ve Denitrifikasyonda Kullanılabilirliklerinin Araştırılması PM 085 Farklı Tuz Stresi Şartlarında. 1824) (Coleoptera.Synechocystis sp. Ali KOÇYİĞİT.00 PM 091 Endofit Bacillus Suşlarından Ksilanolitik Bir Enzim 14. Ali Osman BELDÜZ.00 . Emine YALÇIN. Hatice Aysun MERCİMEK Perihan GÜLER. Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterize Edilmesi PM 095 ATPaz Özelliğine Sahip Olduğu Varsayılan 14.00 . Özfer YEŞİLADA Emel KARADENİZ. AVCI . TRABZON PM 084 Doğal Ortamlardan Denitrifikasyon Yeteneği. Yavuz BEYATLI Dilşad ONBAŞLI. Aslı KAÇAR Cemal SANDALLI. Güven ÖZDEMİR.Üretimlerinin Belirlenmesi PM 105 Topraktan İzole Edilen Bazı Streptomycetes sp. Ahmet ASLAN Elif APOHAN. Burcu BAKIR ATEŞLİER Derya YANMIŞ.Türlerinin Patates Böceği (Leptinotarsa decemlineata (Say.00 . Belma ASLIM Ömer ERTÜRK.Marac 1–4 Suşundan Organik Çözgen Varlığında Kararlı Alkali Proteaz Üretimi PM 100 TK4 DNA Polimeraz I Enzimin Zincir Uzaklaştırma 14. Mine Gül ŞEKER.19.00 .00 .00 . Ahmet ÇOLAK2 Z. Suşlarının Bazı İkincil Metabolit 14. İsmail DEMİR. corticolus Lipazının 14. Işıl SEYİS Ali KOÇYİĞİT. MODAK. Biyoloji Bölümü.aureus’ a Ait Qurom Sensing Sinyal Moleküllerinin Lactobacillus lactis’in Nisin Üretimi Üzerine Etkisi (quorum sensing cross-talk analizi) PM 099 Deniz Sedimentinden İzole Edilen Streptomyces 14. İsmail KARABOZ Nihal EDİZ. Bu Monokaryonların Birbiri İle Uyumluluklarının Araştırılması ve Dikaryonların Elde Edilmesi PM 090 Kombucha’nın Fungus Misel Gelişimine Etkileri 14. 14.00 .00 .00 . Derya GÜREL 35 .00 .00 . Barış PAZARBAŞI. 14. Caner KASIMOĞLU Nermin Hande ÜRKMEZ. Fatma AYDOĞMUŞ ÖZTÜRK.00 .Antibiyotik Duyarlılıklarının Belirlenmesi ve Tiplendirilmesi PM 087 Katı Kültür Fermentasyon Yöntemi ile Trichoderma 14. Kullanımı PM 098 Staphylococcus epidermidis ve Staphylococcus 14. Elif Esin HAMES KOCABAŞ. Feride İffet SAHİN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

00 PM 116 14. Kubilay METİN. Tekin GEZER.00 PM 120 14.00 PM 125 14.00 PM 114 14.00 PM 124 14. Ashabil AYGAN. Fatih KALYONCU. HBK-51’den Elde Edilen Kitinolitik Hatice KORKMAZ. Amilazın Karakterizasyonu Burcu BAKIR ATEŞLİER. H. Tekstil Boyalarında Renk Giderimi Gamze BAŞBÜLBÜL. Lipazının Karakterizasyonu Ali BIYIK Radyasyona Dirençli Deinococcus radiodurans Elif ÖZBEY. H. Halil BIYIK Funalia trogii ile Katı Substrat Fermentasyonu Filiz KURU. H. Nermin Enziminin Üretim Koşullarının Araştırılması Hande ÜRKMEZ. F.00 PM 112 14. Kadir SORUCUOĞLU Chlorella sp. Emine ÖZTÜRK. İsmail KARABOZ Fadime YILMAZ.00 PM 121 14.00 - Pleurotus eryngii (DC. İhsan YAŞA.chrysosporium biyokütlesi ile sucul ortamdan uzaklaştırılması PM 107 14.00 PM 126 14. Nilüfer ITKI. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. A.00 PM 119 14. Hatice KORKMAZ. Halil BIYIK İlköğretim Okullarının Bina İçi ve Bina Dışı Havasının Fungus Yoğunluğunun Belirlenmesi Mikoriza Kullanımı Sercan POLAT. Halil Selüloz Üretimine Etkisi BIYIK Bacillus spp. Taner Potansiyellerinin Araştırılması YONAR. Mehmet AKYÜZ 36 . Özge Kullanılarak Belirlenmesi KAHRAMAN. Burhan ARIKAN.00 PM 115 14.00 PM 113 14. Aysun ERGENE Sevda KIRBAĞ.00 PM 117 14. Özlem ABACI. Enzimin Karakterizasyonu Ashabil AYGAN. G. Aslı ŞAHİNER.’in Kültürü İçin Lokal Tarımsal Atıkların Değerlendirilmesi Toprakdan İzole Edilen Bazı Fungal Organizmaların Halil BIYIK. Özfer Optimizasyonu YEŞİLADA RNA Ekstraksiyon Yöntemlerinden Fenol Sezer TOPRAK Kloroform Yöntemi İle Silika Membran Kolon Yönteminin Karşılaştırılması İnfluenza Alt Tiplerinde Multiplex PCR Yöntemi Sezer TOPRAK.00 PM 127 14. Ekstrelerinin Analjezik Aktivitesi ve N. CONK DALAY Aydın İl Merkezi Sınırları İçerisinde Bulunan Bazı Öznur KOÇ. Funda İLHAN İzmir İli ve Çevresinde Satışa Sunulan Kahvaltılık Ayşegül YOLTAŞ.00 . Alev HALİKİ UZTAN Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması İzmir İli Konak İlçesi İköğretim Okullarındaki Hava Özlem ÇİFTÇİ.00 PM 110 14. KARABAY YAVAŞOĞLU. TRABZON PM 106 Fe(III) ve Cu(II) metal iyonlarının Phanerochaete 14. Biyoloji Bölümü. Öznur KOÇ. Emre KOŞAR. Emir CANSUNAR Penicillium citrinum HBF62 Ekstrasellular αKubilay METİN. DEMİREL. Öznur KOÇ. Ü. Fatih KUTLUER. Burcu BAKIR ATEŞLİER.) Quel. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. M. Özfer YEŞİLADA Sürecinde Lakkaz Üretimi Aspergillus foetidus HBF 55 Ekstrasellular Z. Berna KUZU. Emine YALÇIN. Sanver Tahıl Gevreği ve Müsli Örneklerinin Mikrofungus EKMEKÇİ Florası İzmir İli Buca İlçesi İlköğretim Okullarındaki Hava Özlem ÇİFTÇİ. Seval OKUTAN.19. Z. Erman ORYAŞİN. Işıl SEYİS. Erbil KALMIŞ. Özlem ABACI Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması Botanik Bahçesi Toprağındaki Bakteriyel/Fungal Gülşah ÇAKMAK. Öznur KOÇ Çeşitli Aspergillus niger Suşlarından İnvertaz Tuğba SUBAŞIOĞLU.00 PM 108 14. ex Fr. Erman ORYAŞIN. İzolasyonu ve Karakterizasyonu Berna KUZU Bacillus spp. ÖZDEMİR. Dilek ASMA Bakterisi İle Escerichia coli’de Radyasyonun Antioksidan Sistem Üzerine Etkisinin Araştırılması Ağır Metallere Karşı Rhodopseudomonas palustris Leyla ÇELİK.00 PM 118 14.00 PM 109 14. YILMAZ KÖZ. S-41 Suşundan CMCase Enzim Burhan ARIKAN. B.Ceren SOMUNCUOĞLU. Z. Alev HALİKİ UZTAN. Ayten NU51 Suşunun Toleransı ÖZTÜRK Farklı Etanol Konsantrasyonunun Bakteriyal Esin POYRAZOĞLU. Sümeyye Solunum Oranlarının Selektif İnhibisyon ÇEVİK.00 PM 111 14. Akut Toksisitesi F. Gökhan KAVUNCUOĞLU. KAYA Funalia trogii İle Lakkaz Üretiminin Emre BİRHANLI.00 PM 123 14.00 PM 122 14.

Sabriye ÇANAKCİ. A. Cemal SANDALLI. Semra İLHAN. Erol AKSÖZ Kilobaz Uzunluğunda Özgül Genomik DNA Dizilerinin Çoğaltılması Akdeniz’den Yakalanan Karideslerin Bakteriyel Mehmet KENAR.A. ÖZKIZILCIK. Tim LARSON Şebnem ERENLER. saflaştırılması ve karakterizasyonu PM 142 Bakteriyel Hemoglobin Geni Klonlanmış 14. İlknur YILDIZ.00 . Tuğba ÜNSAL. İ. Bükay YENİCE GÜRSU. Zehra YARKIN Faruk SÜZERGÖZ. Erol KALA Coliform ve Fekal Enterococcus’ların İndikatör Mikroorganizma Açısından Değerlendirilmesi Farklı Sıcaklık Ortamında Bekletilen Kıyma Sumru ÇITAK. Osman BELDÜZ.00 .Bakterilerde L-Asparajinaz Üretimine PM 138 Farklı Pichia ve Candida Türlerinde Glikojen 14. Kadriye İNAN. Sabriye ÇANAKÇI Pınar YEŞİLGİL.00 .Tasarımı Kullanılarak Besinsel Gereksinimlerin Taranması PM 136 Escherichia coli’de Fruktoz Bisphosphataz II 14.00 . Arzu ALTIN. Zeliha CEVHER. mevsimsel dağılımı ve klimatolojik faktörlerle ilişkisi PM 132 Synechococcus spp.00 PM 149 14. ÇERÇİ.00 . Biyoloji Bölümü. Hikmet GEÇKİL Feyza ÇOLAKOĞLU. Ahmet ASAN.00 .00 PM 148 14. Murat KAÇAĞAN. Ali Osman BELDÜZ Hüseyin KAHRAMAN. Sezai TÜRKEL. Şengül ALPAY KARAOĞLU Tıbbi Atık Örneklerinin Ames Testi ve Rec Testi İle Fatma ZİLİFDAR. Murat KAÇAĞAN.00 - İhsan YAŞA. Nuran DİRİL Değerlendirilmesi Uzun PCR (Long PCR) Yöntemi Kullanılarak 5-15 Ayşegül GÜZEL. Aslı ÖZKIZILCIK.Hammaddelerin Trametes versicolor ile lakkaz Üretiminde Kullanılması PM 131 Kırklareli Hamitabad Termik Santral’ı civarı toprak 14. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu PM 141 Anoxybacillus kestanbolensis 13 K bakterisinden 14. TRABZON PM 128 Bahçe Toprağında Genel ve Spesifik Enzim 14.00 . Klorofil-a ve Fikoeritrin 14.Pseudomonas aeruginosa'nın Aromatik Maddeler Varlığında Üremesinin Araştırılması PM 143 Karadeniz’den İzole Edilen Antibiyotik Dirençli 14. Halil DEMİR.Enziminin FbpI Negatif Suş İçinde Overekspresyonu ve Fruktoz Bisfosfat-Fruktoz 6 Fosfat Flux’ının Semi in vivo Bir Yaklaşımla Hesaplanması PM 137 L-Asparaginaz Geni (Ans B) Klonlanmış Bazı 14.1 Bakterisinden Termofilik 14.00 . Neslihan Örneklerinde Gr(-) Psikrofil Mikroorganizmaların KAMANLI CAN Dağılımı ve Proteolitik Aktiviteleri 37 . Sait İZGİ.00 . Cansu FİLİK İŞÇEN Bekir ÇÖL. Fatih ÖZOĞUL Çiğ Süt ve Peynir Örneklerinden İzole Edilen Sumru ÇITAK. 7. İsmail KARABOZ Filiz KARAOĞLU.00 PM 146 14. Özfer YEŞİLADA Suzan ÖKTEN. Tekin BABAÇ. M.Ksilanaz Geninin Klonlanması.00 . Burhan ŞEN Ali Muzaffer FEYZİOĞLU. YAŞA. Aziz GÜNEROĞLU.Dağılımı Trabzon Sahillerinde Yüzey Sularındaki Dağılımı PM 133 Farklı Fermentasyon Teknikleri ile α-Amilaz 14. M.arabinofuronosidaz enziminin klonlanması. Ömer ŞAHİN. Özkan DURMUŞ.00 PM 147 14. B. İ. Esmeray Florasının İncelenmesi KÜLEY.00 .Koliform Bakterilerde İntegron Gen Kasetleri PM 144 14.00 .00 . KARABOZ. Ertuğrul AIRBAŞ Figen ERTAN.00 PM 145 14. KOÇYİĞİT Nesrin ÖZMEN. Sezai TÜRKEL Tülay TURGUT GENÇ.Miktarının Azot Açlığında Belirlenmesi PM 139 Saccharomyces cerevisiae’da Glikolitik 14. Hikmet GEÇKİL Tülay TURGUT GENÇ. Burcu ÇERÇİ.Aktivite Üzerine Etkileri PM 130 Boya Tutundurulmuş Lignoselulozik 14. A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bilal BALKAN. Fatmagül ALTIN. Tuğba Mutajenik ve Genotoksik Potansiyellerinin SOMAY. Satı ORHAN Enterococcus Türlerinde 70°C ve 25°C’deki Proteolitik Aktivitenin Varlığı Dondurulmuş Gıdalarda (Et ve Sebze) Fekal Sumru ÇITAK.00 .Aktivitelerinin Belirlenmesi ve Kültüre Edilebilir Mikroorganizma Sayısı ile Karşılaştırılması PM 129 Benzidin İlavesinin Topraktaki Mikrobiyal Sayı ve 14. Osman Birol ÖZGÜMÜŞ.Üretiminde Başlangıç Glikozunun Etkisi PM 134 Mikrobiyal Aktiviteler Üzerine Etkili Bor 14.ve havadaki fungal konsantrasyonun tesbiti. Esin KANIK Kadriye İNAN. Ali KOÇYİĞİT.19.Bileşiklerinden Boraksın Biyogaz Verimi Üzerine Doza Bağımlı Etkinliğinin Araştırılması PM 135 Antibiyotik Üretiminin Arttırılmasında Deney 14.Mutasyonların Üremeye ve İnvertaz Aktivitesine Etkileri PM 140 Geobacillus sp.00 .00 .

ERDOĞRUL.00 . Sanver EKMEKÇİ. İclal KOYUNCU Safiye DURANOĞLU. T. ve Cicer anatolicum Alef. E.Karidesinde (Penaeus kerathurus. İclal KOYUNCU Aslı ŞAHİNER.Edilen Staphylococcus aureus İzolatlarının Fenotipik Karakterizasyonu PM 151 Çanakkale’de Tüketilen Dondurmaların 14. Harun ALBAYRAK. B. Ekrem ATALAN 38 . ÇİFTÇİ. Haluk ÇELİK Sevda KIRBAĞ. BOZDOĞAN. UÇAR Gönenç AKYAR. Bülent GÜLEKLİ Göknur TERZİ.Değerlendirmesi PM 164 Orta Karadeniz Bölgesinden (Samsun Yöresinden) 14.00 .00 . Gözde TÜRKÖZ Sevil PİLATİN.00 . ferulae’nin Kültüre Alınması Üzerine 14. ÖZDEMİR. E.) 14. Ataç UZEL.Temin Edilen Midyelerde Hücre Kültürü ve RTPCR Yöntemi ile Enterovirus Tespiti PM 165 P. Esin ÖZDEMİR N. S. H.00 .00 .00 .Hand & Mazz. M. E. E. Serkan BULUT. Cemil KARA Sevil TOROĞLU. KÖSE.00 . Ö. Bitki Kök Topraklarından Streptomyces Suşlarının İzolasyonu ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Kıymet GÜVEN. Füsun B. Saptanması veDoğrulanması PM 157 Farklı Kaynaklardan Debaryomyces hansenii 14. L1758) Görülen Bir Parazit.00 . U. Neslihan TEMİZ DOĞAN Jale KORUN B. ÖZKÖSE. Tansel YALÇIN. İbrahim YILDIRIM. TRABZON PM 150 Kütahya Yöresinde Çeşitli Kaynaklardan İzole 14. DÜLGER Safiye DURANOĞLU. Şahnur IRMAK H. YÜKSEL. M. Güven ÖZDEMİR.00 . Enfestasyonu PM 170 Balık Sağlığında Probiyotiklerin Önemi 14. ERDOĞRUL. Faruk SÜZERGÖZ Semiha ÇETİNEL AKSOY. M.Edilen Vibrio Türlerinin Proteolitik ve Nükleaz Aktiviteleri Üzerine Bir Çalışma PM 175 Anaerobik Rumen Funguslarında 18S Ribozomal 14.00 PM 162 Mikro-array Teknolojisi ve Kullanım Alanları 14. Biyoloji Bölümü.DERELİOĞLU Aylin AKOĞLU.00 . ÇÖMLEKÇİOĞLU.coli O157 Aranması.Belirlenmesi ve Bentik Organizma Grupları PM 173 Hastane İzolatlarında Antibiyotik Dirençliliğinin ve 14. Füsun UÇAR.Mikrobiyolojik PM 152 Mikotoksinler ve Gıdalardaki Önemi 14. Emin TOROĞLU.00 . Mehmet AKYÜZ Suzan Adın ÇINAR. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. SOYUPEK.00 .İzolasyonu.00 PM 171 Cryptosporidium ve AIDS 14.Karakterizasyonu Üzerine Bir Araştırma PM 155 Farklı Sıcaklıklarda Saklanan Çiğ Köftede Listeria 14. Mustafa ERDEM Gülşen ULUKÖY. Dilşah ÇOĞULU Aygün YALÇINKAYA. Akın DENİZCİ E. AKKAYA.Antimikrobiyel Dirençliliği PM 161 Fakülte Kantinlerinin Genel Mikrobiyel Durumu 14. Seçil BAYAR Cengiz ÇORBACI. BOZDOĞAN Edip ÇİFTÇİ. H. Ebru UYAR. Aslı ÖZKIRIM Gülsen ULUKÖY. Ö. EYVAZ Sevil TOROĞLU.00 . İbrahim YILDIRIM. eryngii var. Doğan ÖZYURT. Ö.Yönelik Olarak Fermentasyonun Mükrobiyolojik Olarak İzlenmesi ve Starter Kültür Kullanımı PM 159 Peynirlerde Bozulmaya Neden Olan Mayaların 14.00 . N.00 .Dağılımı PM 169 Muğla-Gökova Körfezinde Avlanan Akdeniz 14.00 PM 163 Asthenozoospermia Olgularında Semende Lökosit 14. Nevin KESKİN.00 PM 153 DEFT (Direkt Epifloresan Filtre Tekniği) Yöntemi 14. EKİNCİ Kerem ÖZDEMİR.00 .Konvansiyonel Testler ve ITS-PCR İle Karakterizsyonu PM 160 Kıymadan İzole Edilen Aeromonas Türlerinin 14.00 . Aysel GÜLBANDILAR Nurcihan HACIOĞLU. A.00 . ÖZŞEN.Lütfü ÇAKMAKÇI Elvan OK.IL-1β. KAR. Zafer YAZICI. İdentifikasyonu ve Değişik Fiziksel Stres Koşulları Altında Büyüme Üzerine Sodyum Konsantrasyonunun Etkisi PM 158 Siyah Zeytin Fermentasyonunun Hızlandırılmasına 14.00 . B.RNA Polimorfizminin Belirlenmesi PM 176 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss.00 .00 .Bir Araştırma PM 166 Atopik Bireylerde İmmünoterapi Öncesi ve Sonrası 14.19.faecalis’in Kültürel Yöntemler ve PCR Kullanılarak Saptanması PM 168 Türkiye’deki Arı Hastalıklarının Kronolojisi ve 14. Orthione griffenis. IL-6 ve TNF-α Düzeyleri PM 167 Nekrotik Diş Kanallarından Enterococcus 14.monocytogenes Sayısının Değişimi PM 156 Satışa Sunulan Et ve Et Ürünlerinde Escherichia 14.00 PM 172 Azaplı Gölü’nün Mikrobiyolojik Kirlilik Düzeyinin 14.Beta-Laktamaz Aktivitelerinin Belirlenmesi PM 174 Juvenil İstiridyelerden (Crassostrea virginica) İzole 14. Buket KUNDUHOĞLU Mustafa ATEŞ.İle Mikroorganizmaların Belirlenmesi PM 154 Geleneksel Türk Peynirlerinin Mikrobiyolojik 14.

. B.Myxomycetes Kayıtları: Calomyxa metallica (Berk. PM 186 Sille Baraj Gölü (Konya) Epifitik Algleri 14. Catherine AIME. Burhanettin YALÇINKAYA Salih DOĞAN. Muhsin KONUK Melike Çebi KILIÇOĞLU. Ayten ÖZTÜRK. ÖRTÜCÜ 39 .00 .1874 PM 181 Rhizoctonia solani AG-4 Grubu Fungusların rDNA14.(Lamiaceae)’nın Antimikrobiyal Aktivitesi PM 197 14.00 PM 187 Çanıllı Baraj Gölü (Ankara) Algleri 14. Beyhan KORKMAZ. İ.Candida ve Bakteriyel Vajinoz Arasındaki İlişkinin Sitolojik Yaymalarla Değerlendirilmesi PM 192 Hypericum triquetrifolium Turra. Erzurum ve Trabzon’dan Yakalanan Bazı Cryptognathid ve Stigmaeid Akarların (Acari: Cryptognathidae.00 . S.00 .Hava Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması PM 180 Türkiye Myxomycetes Florası İçin Yeni Kayıt: 14.Üzerine Bir Çalışma PM 190 Hücre Çekirdeği ve Sitoplazmasında Görülen 14.) Nieuwl. Zuhal TOKER. Kadriye İNAN.00 .. Leyla ÇELİK. Nurcihan ÖZÇELİK. İbrahim ÖZKOÇ Didem OĞUZKURT.Değişikliklerin Çeşitli Enfeksiyon Etkenleri Açısından Değerlendirilmesi PM 191 Klinik Yakınmalar İle Trichomonas vaginalis. Selcen Süheyla ERGÜN Cemal SANDALLI Zehra SAFİ ÖZ. Neğmetullah ALAN. G.Adile SELÇUK.türlerinin Tanımlanması ile Proteolitik ve Lipolitik Enzim Aktivitelerinin Araştırılması PM 185 Thymelaea aucheri Meissner Üzerinde Yeni Bir 14. Veysel TOLAN. N.ve Su Kalitesinin Değerlendirilmesi PM 183 recN. TRABZON PM 177 Van İlindeki Bazı Hastanelerden İzole Edilen 14. PM 189 Anoxbacillus Türleri İçin SCAR Markır Geliştirmek 14. Sabriye ÇANAKÇI. Sadin ÖZDEMİR.00 . M. Ali Osman BELDÜZ Nihal YÜCEL. Sinan BEKSAÇ Özlem DEMİRCİ. AYYILDIZ. Mustafa ATEŞ Belma ACAR.00 Çorum İli Atmosferinde Hava İle Taşınan Allerjen Funguslar Erzincan. ve Physarum flavicomum Berk.00 PM 196 Salvia blepharoclaena Hedge&Hub.Potansiyelinin Salmonella Mikrozom ve SOS Kromotest Test Sistemleriyle Araştırılması Kurşun Nitrat Metal Tuzunun Daphnia magna Üzerindeki Akut Toksik Etkisinin Araştırılması Bazı Pestisitlerin Mutajenik Potansiyellerinin Salmonella Mikrozom ve SOS Kromotest Test Sistemleri İle Araştırılması PM 195 Bazı Azo İndol Bileşiklerin Rhodopseudomonas 14. DÖNEL.00 . İsmet HASENEKOĞLU.00 .’nın Genotoksik 14.00 .00 PM 194 14.Staphylococcus aureus İzolatlarının Protein Profillerinin Nümerik Analiziyle Karakterizasyonu PM 178 İzmir İli Bornova İlçesi İlköğretim Okullarındaki 14. Şayeste DEMİREZEN. M.00 . Hakan KARAOĞLU.Parazit FungusTürü: Puccinia saliha sp. Mustafa ATEŞ İjlal OCAK. Duygu ÖZHAN Dilşat Nigar ÇOLAK. Sıtkı ÇEVRİMLİ Adem İMALI. Cribraria vulgaris Schrad. Hasan Çetin ÖZEN Özge BAYKAN Veysel TOLAN. Hilal BAKIR İjlal OCAK.Cinsinin Moleküler Sistematiği PM 184 Çiğ Et Örneklerinden İzole Edilen Bacillus 14. N.00 . Şayeste DEMİREZEN.19.00 PM 188 Doğu Karadeniz ve Kuzeydoğu Anadolu İçin Yeni 14. Mustafa ÖZKAN.00 . Meysun İbrahim ABDULLAH Ergin KARİPTAŞ. Ebru UĞURLU.00 .Hava Kaynaklı Potansiyel Alerjen Mikrofungusların İzolasyonu ve Tanılanması PM 179 İzmir İli Karşıyaka İlçesi İlköğretim Okullarındaki 14. Mustafa KOÇAK. Birol OTLUDİL.Lamproderma arcyrionema Rost.00 .00 . Biyoloji Bölümü.palustris NU51 Suşuna Toksik Etkisi PM 193 14. Murat KÜRŞAT Cengiz AKKÖZ.00 .00 PM 198 14.ITS bölgesinin PCR-RFLP ile Moleküler Karakterizasyonu PM 182 Karakaya Baraj Gölü Fitoplankton Kompozisyonu 14. Hakan ÖZDOĞAN Sevda KIRBAĞ. n. Betül YILMAZ Tahir ATICI. HASENEKOĞLU. Hakan KARATAŞ Bedriye Ceren SOMUNCUOĞLU. Stigmaeidae) Vücut Yüzeyinden İzole Edilen Funguslar İsmet BERBER. M. Birol OTLUDİL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.-Mor 14. Tayfun KAYA.00 . Harun ÖNLÜ Belma ACAR. AYDOĞAN. M. Sinan BEKSAÇ Zehra SAFİ ÖZ. flaA ve ftsY Genlerine Göre Anoxybacillus 14. 14.

00 .Hastenesi’nin Kanalizasyon Suyundan Alınan Su Örneğinden Selektif Besiyerleri Kullanılarak Bakteri İzolasyonu.19. Biyoloji Bölümü.Adsorpsiyonu ve Kinetik Parametrelerin Emel KARADENİZ. Hatice Aysun MERCİMEK Tamer AKKAYA Belirlenmesi 40 .00 . Bu Bakterilerden Litik Bakteriyofaj’a Sahip olanların Araştırılması. Bakteri PM 200 Bisfenol A’nın Aktif Çamur Üzerine 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON PM 199 Çukurova Üniversitesi Balcalı Eğitim ve Araştırma 14. Fatma Esen SARIGÜLLÜ.

Caryophyllaceae ve Liliaceae Taksonları Üzerine Karyolojik Bir Çalışma Lathyrus hirsutus L.00 PB 003 09. Emel OYBAK DÖNMEZ Hatice ÇÖLGEÇEN.00 - A 09:00-12:30 Kamil COŞKUNÇELEBİ. Ali (Boraginaceae) Türünün Morfolojik ve Anatomik ENGİN. Brassicaceae. & Jim. Nurhan BÜYÜKKARTAL. Tuğba BAYRAK Özellikleri ÖZBUCAK Esra MARTİN. Özkan AKSAKAL. H. Selçuk ERTEKİN Papaveraceae. Meryem ÖZTÜRK.BÜYÜKKARTAL Yurdanur AKYOL.00 PB 014 09.00 PB 019 09. M.00 PB 002 09.00 PB 004 09. lazulina K. Sema LEBLEBİCİ Chromosome Numbers of Selected Hieracium and Pilosella (Asteraceae) Species From Turkey Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Bazı Cirsium Miller Taksonlarının Kromozom Sayıları Türkiye’de Yayılış Gösteren Endemik Muscari aucheri (Boiss. (Liliaceae) Taksonlarının Morfolojik.) Bitkisinin Yaprak. H. Ahmet Emre YAPRAK Lamiaceae Familyasına Ait Bazı Türlerin Petiyolleri Öznur ERGEN AKÇİN. M. Sabri ÖZYURT. Gülcan ŞENEL Endemik Onosma intertextum Hub.) Baker ve Muscarı discolor Boiss. M.) Chouard) Taksonlarının Morfolojik ve Anatomik Özellikleri Erzurum ve Çevresinde Yetişen Endemik Astragalus Globosus Vahl Türünün Anatomik ve Ekolojik Özellikleri Endemik Colchicum burttii Meikle (LILIACEAE) Üzerine Morfolojik VE Anatomik Bir Araştırma Türkiye’deki Cyclotrichium (Boiss. Biyoloji Bölümü. Ayşe PEKTAŞ Murad Aydın ŞANDA.00 PB 007 09. Feyza CANDAN Tülay AYTAŞ AKÇİN.&Zahn) Sell&West (Asteraceae) Üzerinde Morfolojik ve Anatomik Bir Araştırma Murat Dağı’nda Yayılış Gösteren Amarylidaceae ve Iridaceae Familyalarına Ait Bazı Geofitler Üzerine Morfolojik. (Amaryllidaceae) Taksonlarının Polen Morfolojisi Quercus cerris ve Quercus ilex Yapraklarında Kalsiyum Oksalat Kristalleri Endemik Fritillaria bithynica Baker (Liliaceae) Üzerine Morfolojik ve Anatomik Bir Araştırma Aktivatör Uygulamasının Domates (Lycopersicon esculentum Mill. Bilgehan BİLGİLİ H. & Hausskn Türlerinin Anatomik Özellikleri Tuz Gölü (Cihanbeyli-Konya) Allium L.00 PB 016 09. Cinsinin Orta Damar Anatomisi Özellikleri ve Sistematikte Kullanımı Türkiye’deki Sternbergia Waldst.00 PB 017 09. TRABZON POSTER SUNUMLARI BOTANİK 26 HAZİRAN 2008 PB 001 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mustafa KÜÇÜKÖDÜK.00 PB 008 09.-Mor. Özlem ÇETİN. Hatice ÇÖLGEÇEN. & Scheng.00 PB 010 09. Vladimir VLADİMİROV Melahat ÖZCAN. H. Ayla KAYA Serap IŞIK.00 PB 020 09. Tuncay DİLMENCİ Fatih SATIL. Sema HAYIRLIOĞLU-AYAZ. A. N. Hatice ÇÖLGEÇEN. Pers. Hüseyin İNCEER. Perss.00 PB 015 09. Öznur ERGEN AKÇİN. (Fabaceae)’de Tohum Kabuğu Yapısı 41 . Murat BAL Murad Aydın ŞANDA.) Manden. heldreichi (Boiss. campanulata K.00 PB 009 09.00 PB 018 09. Muhittin DİNÇ. Ebru ATAYETER Meryem ŞENGÜL. Canan ÖZDEMİR İlkay ÖZTÜRK ÇALI. Anatomik ve Ekolojik İncelemeler Endemik Petrosimonia nigdeensis Aellen türünün anatomik açıdan incelenmesi Gül Nilhan TUĞ. Sabri Üzerinde Anatomik Bir Araştırma ÖZYURT. Rabia AÇIKGÖZ Murad Aydın ŞANDA.00 PB 012 09. Bekir DOĞAN. A. Anatomik ve Ekolojik Özellikleri Bazı Endemik Hyacinthella Schur (H. Adnan AKÇİN Nergiz ZİLCİ.00 PB 011 09. Gövde ve Meyve Anatomik Yapısı Üzerine Etkisi Endemik Hieracium lasiochaetum (Bornm. Persson & Wendelbo.00 PB 006 09. Ahmet DURAN.KAPLAN.00 PB 013 09. Mustafa KÜÇÜKÖDÜK. & Kit.00 PB 005 09. Yusuf KAYA Yurdanur AKYOL Fatih SATIL. Cinsi Üzerinde Karşılaştırmalı Anatomik Çalışmalar ve Sistematiğe Katkıları Türkiye’ deki Satureja L.19.

Canan TORUN. chamomilla ve Hüseyin İNCEER. var. subsp.00 PB 022 09. ve Antimikrobiyal Aktivitesi N. (Boraginaceae) Türlerinin Kamil COŞKUNÇELEBİ.00 PB 038 09. N. Aktivitelerinin Araştırılması SUKATAR Euphorbia anacampseos’un Tohum Kabuğu Yapısı 42 .00 PB 031 09. H. İsmet ÖZTÜRK. HAYIRLIOĞLU-AYAZ. Sema HAYIRLIOĞLU-AYAZ.) Fadime ERYILMAZ Fidelerindeki Antioksidan Aktivitelerin Anatomik Yönden İncelenmesi Thymus argaeus Boiss. Muhittin DİNÇ. G. F. TRABZON PB 021 09. Münevver PINAR Bunge Seksiyonunun Polen Morfolojisi Teucrium L. Taksonların Aken Anatomileri Melahat ÖZCAN Matricaria chamomilla L. armenum (DC.00 PB 037 09. sect. Petrak’un Anatomik Yönden İncelenmesi İNCEER. ACAR. Biyoloji Bölümü.19. Y. Murat BAL. Karyotip Analizleri Meryem ÖZTÜRK. A.00 PB 041 09. Ahmet DURAN. M. S. Serdar MAKBUL. Sema Matricaria chamomilla L.00 PB 034 09. Antioksidan.ÇELİK. Osman BEYAZOĞLU Morfolojik. Meyer subsp.Jalas’ın Organik Ekstrakt ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Nar Çekirdek ve Kabuk Ekstraktlarının Osman SAĞDIÇ. F. Onur Ornıthogalum L. Serdal Anatomik Özellikleri MAKBUL. Osman BEYAZOĞLU Bakır (Cu) Uygulanmış Mısır (Zea mays L. var. İ. Ümit BUDAK. Melahat Grierson’ nın Karşılaştırmalı Anatomisi ÖZCAN. Ahmet AKSOY. ARIKAN. cerinthifolia (Sm. Süleyman DOĞU. Bilgehan orientale Taksonları Üzerine Karşılaştırmalı BİLGİLİ Anatomik ve Mikromorfolojik Çalışmalar Bazı Endemik Onosma L. R. Cirsium simplex C. Doronicum balansae Cavill. Ayşe ÖZDEMİR. Güler TOPRAK. Neslihan ERDOĞAN ARSLANTÜRK. ARSLAN. rosulans (Borbas) Cem VURAL. Osman SAĞDIÇ Aktivitesinin Belirlenmesi Tanacetum cadmeum Bitkisinin Uçucu Bileşikleri Fatma Nur ÜNLÜ. Ü.00 PB 024 09.00 PB 039 09. & Balansa’un Organik Canan TORUN Servet ÖZCAN. (Boraginaceae) Türlerinin Osman BEYAZOĞLU. KARABAY YAVAŞOĞLU. Bekir DOĞAN. BAL. MERCAN Taze Antep Fıstığı Dış Kabuğu Ekstraktlarının Osman SAĞDIÇ. Antiradikal ve Antimikrobiyal Lütfiye EKİCİ. YILMAZ Kahverengi Alglerin Antimikrobiyal ve Antioksidan KÖZ. Burçak GÖKMEN.A.) Boiss. Selvi ÇAKAR Türkiye’de Yetişen İki Senecio Türünün Sevil ALBAYRAK.00 - Hatice ÇÖLGEÇEN. H. Kamil COŞKUNÇELEBİ.) Melahat ÖZCAN. Süleyman DOĞU Bentham (Lamiaceae) Türü Üzerine Anatomik ve Mikromorfolojik Çalışmalar Serratula haussknechtii Boiss.00 PB 029 09.00 PB 032 09. İsmet ÖZTÜRK. (Asteraceae) Türlerinin Ahmet DURAN. ve Teucrium orientale L. Antiradikal ve Antimikrobiyal Lütfiye EKİCİ Aktiviteleri İzmir Körfezi’nde Yayılış Gösteren Bazı Zeliha DEMİREL. Hüseyin İNCEER. Ahmet piperita Uçucu Yağ ve Ekstraktının Antimikrobiyal AKSOY. (Asteraceae)’nın Ünsal TOPSAKAL. var.) HAYIRLIOĞLU-AYAZ. Antioksidan.00 PB 040 09.00 PB 033 09. recutita (L. Teucrium’a (Lamiaceae) Ait Muhittin DİNÇ. Gökçe KODAL Eskişehirde Doğal Yayılış Gösteren Bazı Derviş ÖZTÜRK.00 PB 030 09. Cenk SESAL.00 PB 027 09. Teucrium creticum L. Ekstrakt ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Güler TOPRAK. H. Cinsine Ait Hololeuce Murat EKİCİ. Osman Biyoaktivitesinin Belirlenmesi SAĞDIÇ Türkiye’de Doğal Yayılış Gösteren Mentha x Sevil ALBAYRAK. ÖZDEMİR.00 PB 035 09.00 PB 026 09. A.00 PB 036 09. Anatomik Yönden İncelenmesi Bazı Onosma L. GÜLER Anthemideae (Asteraceae) Tribusundaki Bazı Murat BAL. Türlerinin Yaprak ve Gövde KOYUNCU ve Süleyman TOKUR Anatomileri Türkiye’ nin Astragalus L.00 PB 028 09. Servet ÖZCAN. Cem VURAL Aktivitesi Thymus sipyleus Boiss. J. Zafer TÜRKMEN.00 PB 023 09.00 PB 042 09.00 PB 025 09. ve Serratula Esra MARTİN. Zafer Morfolojik ve Yaprak Anatomik Özellikleri TÜRKMEN. S. Nurhan BÜYÜKKARTAL Endemik Stachys Rupestris Montbret Et Aucher Ex Baştürk KAYA. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hasan YETİM Özellikleri Bazı Liken Türlerinin Antimikrobial Aktiviteleri Gülşah ÇOBANOĞLU.

TRABZON PB 043 09.00 PB 066 09. N. Kadriye SORKUN Filiz İÇİER. Sezgin AYAN.00 PB 045 09. Esra MARTİN.00 - Serdar ÜLKER. İ. Biyoloji Bölümü.00 PB 046 09. Ayşe ÖZDEMİR Durmuş Ali ÇELİK. Ömer ERDEM Özlem ÇETİN. Zafer TÜRKMEN Hasan YILDIZ. Zafer TÜRKMEN.00 PB 067 09.00 PB 044 09. Ekrem AKÇİÇEK.00 PB 054 09. Cengiz ACAR Kenan DEMİREL. Mesut KIRMACI Ömer Faruk KAYA. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 064 09. Trabzon Örneği Hatila Vadisi Milli Parkı'nın (Artvin) Yenen ve Zehirli Mantarları Türkiye İçin Endemik Olan Matthiola montana Boiss. Şengül ALPAY KARAOĞLU Hakan TÜRKER. Funda İLHAN Azerbaycan’ın Dağlık Bölgelerinin Faydalı Bitkileri Vagif ATAMOV.00 PB 059 09. S. (Brassicaceae) Türünün Kromozom Sayı ve Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma Taşköprü-Tekçam Pinus sylvestris L. pyramidata Bory ex J. Güven ÖZDEMİR.19. Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ Zeliha DEMİREL. Ahmet SIVACIOĞLU Ertuğrul YÜZBAŞIOĞLU.00 PB 051 09.00 PB 057 09. Emine YALÇIN. Atila OCAK. Süleyman TOKUR Derya SARI. Atakan SUKATAR Sibel SİLİCİ Sinem ÖZDOĞAN.00 - Sercan POLAT.00 PB 063 09. Süleyman TOKUR Emre AĞCAGİL. Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ Arzu UÇAR TÜRKER.00 PB 062 09.’nın Topladığı ve Ekonomik Önemi Olan Polenlerin Protein Analizi Maydanoz Kurutmada Sıcak Hava ve Elektriksel Yöntemlerin Karşılaştırılması Crocus Sativus (Safran) Bitkisin Üretimi ve Ülke Ekonomisine Katkısının İncelenmesi İklim Koşullarının Sera Tasarımına Etkisi PB 047 09.00 PB 052 09. Nilüfer ITKI. İsmühan POTOĞLU ERKARA. Ahmet DURAN. A. Filiz İÇİER Gökşen ÖZTÜRK. Yavuz BAĞCI Bazı Geofit Bitkiler Şanlıurfa Doğal Mer’alarının Biyoçeşitliliği Cenap CEVHERİ Osmaneli (Bilecik) Florasına Katkılar II Onur KOYUNCU. Kemal YILDIZ. ve Cladonia furcata (Huds.00 PB 048 09. Klonal Tohum Bahçesinde Çiçeklenme Senkronizasyonu Silene Türleri Arasındaki Genetik İlişkinin RAPD Yöntemiyle Belirlenmesi 43 . Mehmet Yaşar DADANDI. Zeynep ÖNER. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM.00 PB 061 09. Nilüfer ITKI Chayote (Sechium edule) Yetiştiriciliği Sercan POLAT. Mesude YETİŞ Aslı ÖZKÖK TÜYLÜ.Selçuk ERTEKİN.) Hoffm.00 - Bazı Scorzonera L. (Asteraceae) Taksonlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri Bazı Bitki Özütlerinin Balık Patojenleri Üzerine Antimikrobiyal Etkileri Dağ Çileği (Fragaria vesca L.Nur DİRİM PB 049 09. Lamouroux ve Laurencia obtusa var. Aysun ERGENE.) Schrad Türlerinin Antifungal ve Antibakteriyel Etkilerinin Araştırılması Tıbbi-Aromatik Bitkilerin Kurutulması: Alternatif Kurutma Yöntemleri GDO'ların İnsan Hayatındaki Olumsuz Etkileri Bursa Yöresinde Apis mellifera L. Derviş ÖZTÜRK. Özgür KIRIM Onur KOYUNCU. Funda İLHAN.00 PB 053 09.00 PB 055 09. Serdal MAKBUL. Musa CABBAROV Geyve (Sakarya) ve Çevresinin Orkideleri Onur KOYUNCU. Ferda Fethiye YILMAZ KÖZ. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. POTOĞLU ERKARA Başarakavak Kasabası ve Çevresindeki (Konya) Evren YILDIZTUGAY. Kadir KINALIOĞLU. Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU.00 PB 068 09.00 PB 058 09. Samet YILDIRIM.V.00 PB 065 09. Nilüfer ITKI.00 PB 050 09. Funda İLHAN Sercan POLAT. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. Agardh Çeşitli Ekstrelerinin ve Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal ve Antioksidant Aktivitelerinin Belirlenmesi Propolisin Elma Suyunda Patulin Seviyesi Üzerine Etkisi Cladonia squamosa (Scop. Filiz SAVAROĞLU.00 PB 056 09. D. Ali ÇIRPICI Aydın İli Karayosunları Florası Tektek Dağları (Şanlıurfa) Koruma Alanı Florası Geyve (Sakarya) ve Çevresinin Florası Floristik Çeşitliliğin Kentsel Yerleşim Alanlarında İncelenmesi.00 PB 060 09. ÖZTÜRK.) Yapraklarının Antimikrobiyal Aktivitesi Laurencia obtusa (Hudson) J.

Gökhan HALICI. Zeliha BAHÇECİOĞLU. Türünün Ekstraksiyonları Dilek AKDEMİR. & Mey. Servet ÖZCAN Alpaslan DAYANGAÇ. Esat ÇETİN. Cennet ÖZAY Antimikrobiyal Araştırmalar Denizli Yöresinde Yayılış Gösteren Crataegus Gülten TAŞTELEN. Azerbaycan (Bakü-Abşeron) Ortamında Kültüre Ramazan MAMMADOV.00 PB 075 09. Ahmet Asidi Kompozisyonları ŞAHİN.00 PB 089 09. Halil İbrahim IŞIK alpigenum Stapf Türünün Antioksidan ve Antimikrobiyal Etki Açısından İncelenmesi Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Yetişen Bazı Salvi Zuhal TOKER.00 PB 077 09. Murat ÜNAL. Yasin pseudoheterophylla Pojark. Atifet Üzerinde Bazı Antioksidan Çalışmalar KABASAKAL. M.00 PB 078 09. Türlerinin Antioksidan Kapasitelerinin Belirlenmesi Hakkı DEMİRELMA Türkiye İçin Endemic Olan Ornithogalum Ramazan MAMMADOV. (Alıç) Türünden İzole ERTUNÇ. Mehmet GÜVENÇ. Göksel KIZIL. Mustafa ÖZKAN. Ahmet AKSOY Murat ÜNAL. Depressa Bieb. İrfan EMRE. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 081 09. Sevcan ALTAŞ Türlerinin Uçucu Yağlarının Antioksidant Etkilerinin Araştırılması Lilium candidum L. Vitaminlerin ve Fitosterol Değerlerinin Belirlenmesi Ökkeş YILMAZ. Şanlı KABAKTEPE. Leyla AÇIK. Muammer BAHŞİ. Murat KÜRŞAT Hasan Hüseyin DOĞAN.00 PB 079 09.00 PB 070 09. Çiçek ve Tohumlarında Yağda Eriyen GÜVENÇ. Turan ARABACI.00 PB 086 09.00 PB 076 09. Zemfira Edilmiş Lavendula officinalis Türünün Biyolojik ABASOVA Özelliklerinin ve Uçucu Yağlarının Araştırılması Strenbergia clusiana Ker-Gawl ex Sprengel (Vah Aslı ÖNGÖREN. Mustafa Ertuğrul DOĞAN. Aydın ŞANDA Konya ve Civarında Yetişen Bazı Sideritis Yener TEKELİ. Ahmet ÖZKAYA Bazı Centaurea Türlerinin Antioksidan Aktiviteleri Yener TEKELİ.00 PB 082 09. Muammer BAHŞİ. Güler TOPRAK. Pınar İLİ. Zümrüt MAMMADOVA.00 PB 083 09. Ergin KARİPTAŞ Salvia blepharoclaena Hedge & Hub-Mor Türünün Alpaslan DAYANGAÇ. Mehmet Yaprak.00 PB 084 09. Şükrü KARAKUŞ Selcen BABAOĞLU.00 PB 087 09. Ökkeş YILMAZ. Biyoloji Bölümü.00 - Urfa İlinin Atmosferik Polen Takvimi Bahçe (Malazgirt-Muş) ve Kırmızı Tuzlalar (Karaçoban-Erzurum) ile Çevrelerinde Yayılış Gösteren Bitkilerin Tehlike Kategorileri Yönünden Değerlendirilmesi Beykoz Doğa Koleji Florasi Türkiye İçin Yeni Bir Herbaryum: İnönü Üniversitesi Herbaryumu (INU) Centaurea tchihatcheffii Fisch. Muammer BAHŞİ. Mehmet SEZGİN.00 PB 080 09. Fevzi ÖZGÖKÇE. İrfan EMRE. İsmayıl FERHAT.00 PB 085 09. Mustafa ÖZKAN. M. ve C. TRABZON PB 069 09. Ramazan MAMMADOV. Aykut GÜVENSEN Lütfi BEHÇET.00 PB 072 09. Murat KÜRŞAT Astragalus Cinsine Ait Bazı Taksonların Vitamin İçeriklerinin HPLC İle Belirlenmesi Gazipaşa (Antalya) Yöresinde Yetişen Bazı Mantarların Antioksidan Aktivitelerinin Belirlenmesi İsmail TÜRKOĞLU. Mehmet SEZGİN.00 PB 071 09. Ökkeş YILMAZ. Ahmet ŞAHİN.00 - 44 . Osman KARABACAK Ahmet Gencer YEDİYILDIZ.00 PB 074 09. Olcay DÜŞEN. Edilen Ekstraktların Karaciğerin Hepatosit Ramazan MAMMADOV Replikasyonu Üzerinde Etkilerinin Araştırılması Türkiye’de Yetişen Bazı Astragalus Türlerinin Yağ İsmail TÜRKOĞLU. Populasyonlarının Protein Elektroforez ve RAPD-PCR İle Analizleri Protoparmeliopsis muralis Türünde Genetik Varyasyonun Belirlenmesi İspiriz Dağı (Van)’nda Yayılış Gösteren Endemik ve Nadir Bitkilerin Alan Yönetim Planındaki Yeri ve Değerlendirilmesi Kuraklık ve Tuz Stresi Uygulanan Buğday (Triticum aestivum) Çeşitlerinde Antioksidant Enzim Aktivitesindeki Değişimlerin Belirlenmesi Salvia blepharoclaena Hedge & Hub-Mor Türünün Bazı Dokularında Bulunan Yağ Asidi Kompozisyonunun Tespiti Nezahat TURFAN. Yener TEKELİ PB 088 09. Ramazan vah) Ekstraktları Üzerinde Antioksidan ve MAMMADOV. Muammer BAHŞİ. Mecit VURAL Ertuğrul YÜZBAŞIOĞLU. Osman KARABACAK Rahim ANŞİN Birol MUTLU.00 PB 073 09.19. Ökkeş YILMAZ.

ARSLAN PB 097 09. ULUĞ. Sevil TANAS Cüneyt Çirak. Ali ASLAN. Hatice ÇOKKIZGIN. A. B. Yener TEKELİ Sevgi DURNA.00 PB 104 09. Reinhard LIEBEREI. Kadiriye URUÇ Mesut HALICI. SESLİ. K. Khalid Mahmood KHAWAR Hilal SURMUŞ. Atalay SÖKMEN İlknur SUR. Esra MARTİN.00 PB 110 09. Ahmet AKSOY Kadir KINALIOĞLU. A. ÖZEN. Murat KOÇ.Fr.00 PB 093 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Güler TOPRAK.00 PB 092 09. E. Emine YALÇIN. Filiz AKBAŞ. ÖZEN Mustafa ÇEVRİM. TRABZON PB 090 09.00 PB 107 09.-Mazz. İskender TİRYAKİ. KHAWAR. C. cv. Said FİDAN Çiğdem Alev ÖZEL. Yasin BAYIR.00 PB 109 09. ve Xhanthoria calcicola Oxner türleri ile Biyosorpsiyonu Depolamanın Sarı ve Kara Havuç Suyunun Stabilitesine Etkisi Bazı Salvia Türlerinin Antioksidan Aktivitelerinin Araştırılması Gentiana scabra Buergeri Bitkisinde TIS Yöntem Kullanarak Micro Çoğaltım ve Değişik Oranlarda Sukrozun Biyomas Üzerindeki Etkileri In vitro Ortamda Yetiştirilen Hypericum scabroides Türünün Çimlenmesi ve Proliferasyonu Üzerine Farklı BAP konsantrasyonlarının Etkisi Fasulye Bitkisinde (Phaseolus vulgarıs L. Bekir Erol AK Ahmet DURAN.’den Saflaştırılması ve Karakterizasyonu Selenyum Toksisitesinin Arpa bitkisinde Antioksidan Enzim Aktivitesine Etkisi Bir Liken Türü Olan Ramalina capitata’dan Elde Edilen Etanol-Su Ekstraktlarının İndometazin İle Oluşturulan Gastrik Ülserler Üzerine Koruyucu Etkisi: Gastroprotektif Etkinin Gastrik Dokulardaki Myeloperoksidaz ve Bazı Antioksidant Enzim Aktiviteleri İle İlişkisinin Araştırıldığı Deneysel Bir Çalışma Kuzey Türkiye’de Bulunan Yabani Hypericum perforatum Popülasyonlarında Toplam fenolik Varyasyonu Farklı Dozlardaki Kadmiyumun Maydanoz (Petroselinum hortense) Bitkisinde Fotosentetik Pigmentler ve Total Fenolik Bileşikler Üzerine Etkisi Aromatik ve Tıbbi Bitkilerin Bahçe Peyzajında Kullanım Olanakları Üzerine Gözlemler Farklı Tuz Konsantrasyonlarının Spirodela polyrrhiza (Lemnaceae) Bitkisinde Büyüme Oranına ve Ni Alınım Kapasitesine Etkisi Cu(II) İyonlarının Xhanthoria parietina (L.00 PB 102 09. Gönül KAYNAK Hülya TORUN. Aşkın AKPULAT. Sinem ÖZDOĞAN. Özlem ERDOĞRUL. E.00 - PB 105 09. Oktay ARSLAN. Leyla AÇIK. M.19.00 PB 106 09. Münevver SÖKMEN. Ahmet ÇOLAK. Bekir DOĞAN.00 - Morchella esculenta ve Morchella conica ’nın Antioksidan Aktiviteleri Fabaceae Familyasına Ait Bazı Türlerin Total Protein İçeriğinin Bradford Micro Assay Yöntemiyle Belirlenmesi Solidago virgaurea’nın Uçucu Yağ ve Metanol Ekstraktının Antioksidan Aktivitesinin Belirlenmesi Doğu Karadeniz Bölgesi’nden Toplanan Bazı Yabani Mantarların Biyokimyasal Analizi Polifenol Oksidaz Enziminin Boletus erythropus Pers. Ertuğrul SESLİ Selcen ÇAKIR. ÇOLAK Arzu ÖZEL. F. Mikail AKBULUT. Ahmet ÇAKIR. Yavuz BAĞCI Yüksel BÖLEK.) Partikül Bombardımanı (biyolistik) Yöntemiyle Gen Aktarımının Optimizasyonu Nonpareil Badem (Amygdalus communis L. Selda KILIÇ. Ali Kemal Ayan. Fadime ATALAY. Mikail AKBULUT Çiğdem IŞIKALAN. Hasan Ç. Lokman ÖZTÜRK A.00 PB 101 09. Orhan ARSLAN. Zafer TÜRKMEN. Ö. Ahmet GÖNÜZ. Edip ÇİFTÇİ.00 PB 099 09. M. ve Centaurea albonitens Turrill (Asteraceae) taksonları üzerine sitogenetik bir çalışma NaCl’ün Farklı Pamuk Tohumlarının Düşük Sıcaklıktaki Çimlenme Oranlarına Etkisi Centaurea depressa Bieb. A. Kudret Kevseroglu Yakup ULUSU.) Th. Esin DERELİOĞLU Bektaş TEPE.00 PB 095 09. AYAZ. O. Fadime YILMAZ Hakan BOZDOĞAN. Damla YAĞAN Zeliha LEBLEBİCİ.Zekai HALICI. H. Süreyya NAMLI. ÇOL. M.00 PB 091 09.00 - 45 . Tevfik Ozen. İrfan KÜFREVİOĞLU.00 PB 096 09.00 PB 100 09. A. DURAN. Didem Sevim MENGÜ. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU. KIZILATEŞ. Çiğdem ALEV ÖZEL.00 PB 103 09. Naci DEĞERLİ Hülya DEMİR.00 PB 108 09. Muhittin DİNÇ.00 PB 098 09.‘nın Adventif Sürgün Rejenerasyonu Hasan Hüseyin DOĞAN.)’in in vitro Mikroaşılanması Centaurea tomentella Hand.00 PB 094 09. Esra ÖZEL CENGİZ. Fehmi ODABAŞOĞLU. Biyoloji Bölümü.

BOLAT. ŞENTÜRK AKFIRAT. Dilek CAM. Türleri Ufuk ÖZBEK. Orhan ARSLAN Berna BAŞ. Hilal KÖYLÜOĞLU.00 PB 123 09. BELEN. ÇETİN. E. Şenol ALAN.00 PB 129 09.)’nın Mehmet Ali SÖĞÜT. DÜŞÜNCELİ. HASANÇEBİ. Özlem YILDIRIM. K. M. Mecit VURAL Yöntemi İle Araştırılması Edirne Trakya Üniversitesi Herbaryumu (EDTU) Nesibe BAŞAK.) bitkisinin Antibakteriyal ve Anti-tümör Aktivitesi Beyaz Nilüfer (Nymphaea alba L. Akdeniz Bölgesinde Turunçgillerin Gelişiminin Nilüfer ITKI. Ahmet Belirlenmesinde Kullanılan Yöntemler AKSOY.19. Necip NALÇACI. L. Yusuf ZEYNALOV Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. Yusuf ZEYNALOV Kök Lezyon Nematodları (Pratylenchus spp.00 PB 118 09. S. S. Leyla Arasındaki Taksonomik İlişkilerin RAPD-PCR AÇIK.00 PB 127 09. N. Osman ŞİMŞEK.ERTUĞRUL. Arif ŞANLI Doğu Akdeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Rıza BİNZET.00 PB 114 09.00 PB 122 09. Ö.00 - Urginea maritima (L.Sümer ARAS Didem AKSOY. Çiğdem Alev ÖZEL. Baki Kasaplıgil Özel Koleksiyonu GÜLER Propolis’ten Bazı Etken Bileşenlerinin İzolasyonu Ömür GENÇAY. Y. Arzu UÇAR TÜRKER Elif VATAN.00 PB 130 09.) Çeşitlerinde Sarı Pas Hastalığı ile Mücadelede ESTSSR ve ISSR Markörler ile Dayanıklı Genotiplerin Belirlenmesi Khalid Mahmood KHAWAR. Tuncay TAN.) Tohumlarına Uygulanan Kurşun (Pb) Ağır Metalinin Çimlenmeye Etkileri Patlıcan (Solanum melongena) Tohumlarında Ağır Metal Stresine Karşı Olası Değişiklerin Belirlenmesi Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum L.) PINAR Gaertner Türlerinin Polen Protein Profillerinin Karşılaştırılması Bitkisel Ürünlerin Antioksidan Kapasitenin Sevil ALBAYRAK. A. ÖZDEMİR. Arzu UCAR TURKER Fatma PEHLİVAN KARAKAŞ. Ayten ÇELEBİ. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM. Funda ÖZDEMİR.00 PB 112 09.00 PB 125 09. TRABZON PB 111 09.00 PB 121 09. Nermin ORCAN Onosma L. Necmettin Prof. E. Lütfiye Yasemin KOÇ. Tarık in vitro’da Çimlendirilmesi YONUCUOĞLU. F. Mevlüde Alev ATEŞ.00 PB 116 09. Osman SAĞDIÇ Marmaris Milli Parkı'nda Orman Yangınları Sonrası Okan ÜRKER Farklı Rejenerasyon Uygulamalarının Bitki Komüniteleri Üzerine Etkisi (Çalışmanın İlkin Sonuçları) 46 . Z. YORGANCILAR.00 PB 117 09.00 PB 124 09.00 - Dianthus ingoldbyi Turrill’de Çekirdek DNA Miktarının Flow Sitometri Yöntemiyle Belirlenmesi Albizzia julibrissin Durazz Bitkisinin Tohumlarının Berna BAŞ. F. S. ALTINKUT UNCUOĞLU Çiler MERİÇ. Selim İŞLEKDEMİR Zeynep KILIÇ. Ozlem AKSOY Sevil YALÇIN. YUMURTACI. Kadriye SORKUN Yaprak ve Toprak Analizlerine Dayanılarak Kazım AYHAN. Talip ÇETER. E. Zübeyir Buğday Çeşitlerinde Populasyon Gelişimi DEVRAN. F.00 PB 113 09.ALBUSTAN.00 PB 126 09.00 PB 119 09. A. (Boraginaceae) Türlerinin Palinolojik Özelliklerinin Nümerik Taksonomisi Tıbbi ve Aromatik Bitkilerde Verim ve Kalite Kadir AKAN.00 PB 115 09.) ve Sarı Nilüfer (Nuphar lutea L. Sercan POLAT. Reyhan Üzerine Mikoriza (Mycorrhiza)’ların Etkisi BAHTİYARCA BAĞDAT Türkiye’de Yetişen Bazı Anthemis L.) Baker (ada soğanı)’nın Bitki Doku Kültürü Yolu İle Çoğaltımı Indol Asetik Asit ve Kinetin’in Aeonium haworthii Webb&Berthel Bitkisinin in vitro Klonal Çoğaltımı Üzerinde Etkileri Çayır kraliçesi (Filipendula ulmaria L. Funda İLHAN İncelenmesi Türkiye’de Yayılım Gösteren Betula pendula Roth. ve Alnus glutinosa (L. AKAN. Necmettin GÜLER PB 120 09. ÇAKMAK. Dr.00 PB 128 09. Münevver Corylus avellana L. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. AYDIN.Sümer ARAS Seval ERCAN.) Bitkilerinin Anti-tümör ve Antibakteriyal Aktiviteleri Endosülfan İle Muamele Edilen Nohut (Cicer arietinum) Bitkisi Kök Uçlarında Gözlenen Sitotoksik ve Mutajenik Etkiler Manyetik Alandan Geçirilen Suyun Buğday (Triticum aestivum L. N. MERT. Biyoloji Bölümü.00 PB 131 09.) Tohumları Üzerine Etkisi Domates (Lycopersicon Iyopersicum L.

Muhittin DOĞAN. Zehra ESENLİ Mustafa KARGIOĞLU. ÇETİN ŞENKUL. TRABZON PB 132 09. Feyza NUR KAFADAR.00 PB 134 09. Muhammet ÖREN Ali ATEŞ.Baytop (Amaryllidaceae) Türünün Tohum Çimlenmesi ve Ex-Situ Olarak Yetiştirilmesi Üzerine Araştırmalar Gaziantep İli ve Bazı İlçelerinden Mevsimsel Olarak Alınan Su. P ve Protein İçerikleri Üzerine Etkileri Çatalan Baraj Gölü’nün (Adana) Fizikokimyasal Özellikleri ve Planktonik Chlorophyta Kompozisyonu Sternbergia candida Mathew et T. avellana (Fındık) Türünün N.00 PB 136 09.00 - 47 . M. Özlem Sultan ASLANTÜRK Arzu ÇİÇEK Ahmet GÖNÜZ. Ahmet Yavuz CANDAN Ayşe Belgin SERBES. Ordu)’ün Genel Özellikleri ve Su Kalitesi Düzce İl Merkezi Atmosferinin 2006 Yılı Polen ve Spor Analizi Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yayılış Gösteren Bazı Çalı Türlerinde Nitrat Redüktaz Aktivitesi Tuzluluk ve Kuraklık Stresinin Groenlandia densa’da Büyümeye Etkisi Farklı pH Değerlerinin Lemna gibba ve Lemna minor’de Ağır Metal Alınımına ve Klorofil Miktarına Etkisi Güray UYAR. Mustafa Erdal KAPLAN.00 PB 152 09.00 PB 135 09. Sediment. Tarımsal Kuraklığa Etkileri Ve Alınacak Önlemler Ateş Dikeni Bitkisindeki Kükürt Miktarının İncelenmesi: Eskişehir Örneği Kayseri Yöresinden Toplanan Bazı Üzüm ve Yaprak Örneklerinde Ağır Metal Birikiminin İncelenmesi Camellia sinensis (Theaceae)’in Antioksidan Madde İçeriği Orta Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Cistus creticus L. Selcen SAKAR. Sevda YALÇIN TÜRKİŞ. Sema LEBLEBİCİ Yeşim ATALAY. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Hasan YILDIRIM. Hakan KURT. Arzu ÇİÇEK Ahmet AKSOY.00 PB 144 09.00 - Karabük Demir Çelik İşletmelerinin (Kardemir) Çevrede Oluşturduğu Atmosferik Ağır Metal Birikiminin Bir Biyomonitör Karayosunu (Hypnum Cupressiforme) Kullanılarak Belirlenmesi Konya’da Kültürü Yapılan Agaricus bisporus (Lange) Sing’daki Bazı Metal Birikimlerinin Araştırılması Akarçay Havzası (Afyonkarahisar)’Ndaki Tehlike Altındaki (CR.00 PB 150 09. Bitki ve Toprak Örneklerinde Kadmiyum ve Kurşun Düzeyleri Geleneksel ve Organik Tarım Koşullarında Yetiştirilen Bazı Sebze Bitkilerinin Mineral Madde İçeriklerinin Karşılaştırılması Ekolojik Tarımda Farklı Gübre Uygulamaları İle Yetiştirilen Bazı Sebze Bitkilerinin Mineral Madde İçeriklerinin Karşılaştırılması Inula viscosa (L.00 PB 153 09. Berrak Damla YAĞAN. M. (Cistaceae) Yapraklarında Bir Yükseklik Gradiyenti Boyunca Klorofil Miktarı Değişimi Düşük Sıcaklıkların Corylus avellana L. Demet UYGAN.00 PB 137 09.00 PB 133 09.00 PB 149 09.00 PB 148 09. Serap KIRMIZI.00 PB 147 09. Ahmet SERTESER. F. Gönen GÖNÜLTAŞ Semra MALKOÇ. Ercan DÖVER. Ayşe ÜYE. EN. İbrahim UZAN Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER.00 PB 154 09. Fatih DENİZ. Sema LEBLEBİCİ Tülay AŞKIN ÇELİK.00 PB 143 09. Ayşe KAPLAN Hülya ARSLAN.19. M.00 PB 141 09. Ali ÖZDEMİR Aydın BİLGİÇ. Dilek DEMİREZEN YILMAZ. Gürcan GÜLERYÜZ Dilek DEMİREZEN YILMAZ Kadriye URUÇ. Seda ATAŞ. Önder YUMRUTAŞ Ayşe ÜYE. VU) Endemik Bitkilerin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ile Haritalanması Çanakkale Bozca Ada’daki Atmosferik Polenler Çevresel Sorun Küresel Isınmanın.00 PB 140 09. Sabri ÖZYURT. var.00 PB 139 09. Hanife AKYALÇIN Hasan BOYACI. Baştürk KAYA. Sabri ÖZYURT. Öznur ERGEN AKÇİN Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK. Biyoloji Bölümü.) Aiton Yaprak Ekstraktının Antioksidant Aktivitesinin ve Allium cepa Kök Ucu Hücreleri Üzerindeki Sitotoksik ve Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Endüstriyel Alanlardaki Bazı Bitki Türlerinin ve Toprakların Makro Element Özellikleri Hava Kirliliğinin Bazı Bitkilerde Klorofil İçeriği ve Stoma Sayıları Üzerine Etkileri Ulugöl (Gölköy.00 PB 151 09.00 PB 138 09.00 PB 142 09. SELAHATTİN ÖZBUCAK Sevgi Sezen ALADAĞ. Mustafa PEHLİVAN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kaan HÜRKAN Beyhan TAŞ. Zeliha LEBLEBİCİ Ali BİLGİN Sevda YALÇIN TÜRKİŞ.00 PB 146 09. Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK. Yeşim ATALAY. Hatice AKBULUT PB 145 09. Selda KILIÇ.

Feruze ESER. TUGAY.00 PB 159 09. Selim Aytaç.00 PB 165 09. Serpil TERZİOĞLU. MƏMMƏDOV. and Nitrate Quantities in Falling Rain on Mosul City An Ecological Study For The Phytoplankton Species In Tigris River Within Mosul City Ecological Effect of Plants Residual Combustion after Harvest Kızılırmak Deltasında Doğal Kaynak Kullanımı Muğla İlinin Muscari Mill. Cengiz DARICI Aydın BİLGİÇ.00 PB 176 09.00 PB 178 09.00 PB 170 09. Arzu U. Yüksel BÖLEK Fatma P. Orhan ÜNAL H. Gökhan APAYDIN. Yahya D.00 PB 164 09.AL-Hayalli Mazin N. A.19. MAMMADOV.00 PB 171 09. A.00 PB 173 09. alMashhadani Mohammad I. Tofik MAMMADOV. Engin TIRASOGLU Kenan YAZICI. linearis (Bentham) Bornm.00 PB 174 09. Z. Arzu ÇİÇEK Cengiz YILDIRIM.00 PB 167 09.00 PB 181 09. Nurhan BÜYÜKKARTAL M. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Al-Taee Ali Kemal Ayan.00 PB 177 09. KOÇER. Arzu CANSARAN Y.&Heldr. T. Necdet Çamaş.Davis (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Sideritis pisidica Boiss. Fadhel. (Çayırüçgülü)’de Olgun Embriyo Kesesinde Polar Nukleusların Davranışı Pamuk (Gossypium spp.00 PB 175 09. Cüneyt Çirak.00 PB 168 09. Tohit Güneş. Compositae) Çeşitlerinin Tohum Çimlenmesi Üzerine Etkileri Bitkilerin Kuzeye Göçü Sihir Havasının Kirlemesinde Sürekli Ağaç ve Kollar Isqal Olunmuş Bölgelerde Genefond Tehlikededir Bəzi Növ Ekzotik Ağac və Kol Bitkilərinin Mərdəkandendrarisində İntroduksiyası EDXRF Spektroskopi Tekniği İle Coğrafik Olarak Farklı İki Bölgeden Toplanan Liken Türlerindeki Eser Element Konsantrasyonlarının Karşılaştırılması Giresun Şehir Merkezindeki Epifitik Likenlerin Dağılımı Üzerine Hava Kirliliğinin Etkisi Amasya İli Florasına Genel Bir Bakış Estimation of the Acidity. Belkıs YAPICI Belkıs YAPICI.) Bitkisinde Bulunan Gossypol Maddesinin Özellikleri ve Kullanım Alanları Halka Yapraklı Adaçayı (Salvia verticillata) ile Büyük Çiçekli Adaçayı’nın (Salvia tomentosa) Anti-tümör Aktiviteleri Dokuz Köyü’nde (Selçuklu/Konya) Kullanılan Doğal Bitkiler ve Yerel Adları Erdihan TUNÇ. GULİYEV Tofig S. Ali ASLAN. subsp. Sema LEBLEBİCİ Birkan AÇIKGÖZ. E. Nurhan BÜYÜKKARTAL Işıl İSMAİLOĞLU. Electrical Conductivity . Saadet SAYGIDEĞER Gülçin YILMAZ. (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Sideritis argyrea P. Sultani Çekirdeksizde Olgun Polenin İnce Yapısı Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’un Stigmasında Sitokimyasal Yöntemlerle Enzim Aktivitesinin Tayini Trifolium pratense L.H. KARAKAŞ. (Lamiaceae)’nın Doğal ve Kültür Formlarının Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Vitis vinifera L. Sulphate . Necati KAYA. Burçak GÖKMEN Tofig S. Dr.Said FİDAN.00 PB 162 09.00 PB 157 09.00 PB 163 09.00 PB 161 09. Meral ÜNAL H. cv. Volkan AYLIKÇI. Pınar İLİ Hüsniye AKA SAĞLIKER. Meral ÜNAL Işıl İSMAİLOĞLU.00 - Toprak Erozyonunu Büyük Oranda Önleyen Korumalı Tarımın Türkiye’de Uygulanabilirliliği Farklı Konsantrasyonlardaki Borik Asidin Bazı Carthamus tinctorius L. Ali ASLAN. F. Işık BİLDACI Orhan ÜNAL.00 PB 156 09. Orhan ÜNAL Belkıs YAPICI.Al_ Mashhadani. Cemal SAYDAM. MAMMADOV Tofig S. TRABZON PB 155 09. Biyoloji Bölümü. O. Slah S. TÜRKER Deniz SUCUOĞLU. Ramazan MAMMADOV.00 PB 180 09. ABBASOVA Kenan YAZICI.00 PB 160 09.A. Hanife AKYALÇIN Nihal YÜCEKUTLU. GÜNEY 48 .00 PB 172 09.00 PB 166 09.H. Türleri Zeytin Topraklarının Karbon Mineralizasyonuna Glyphosate Isopropylamine Türkiye’de Yapılmış Atmosferik Polen Çalışmaları Sahra Çöl Toprağının Buğday Çeşitlerinin Gelişimi Üzerine Etkisi Sideritis libanotica Labill.00 PB 179 09.00 PB 158 09. Al-Taee.00 PB 169 09.

00 PB 199 09. Nesimi YANAR. Aysun ERGENE.19. Tülin ÖZBEK. serpyllifolia (Bieb) PH Davis Bitkisinin Antimutajenite ve Antitümör Özelliklerinin Araştırılması Çinko (Zn) ve Kadmiyum (Cd) Metal İyonlarının Phaseolus vulgaris L. Özgür VATAN.00 PB 197 09. Fatma GÜNEŞ Bedrettin SELVİ Tuğba PORTAKAL.00 PB 200 09.00 PB 183 09. Tolga ÇAVAŞ Zehra Tuğba ABACI. Osman TUGAY. Sahire KARAYTUĞ. Bursa ve Edirne Çevrelerinde Etnobotanik Amaçla Kullanılan Bazı Bitkiler Türkiye' de Crocus sativus (safran) Türünün Ekolojik ve Ekonomik Değerinin Artırılması Çalışmaları Zeytin Karasuyunun Tilapia (Oreochromis niloticus)’da Oksidatif Stres Üzerine Etkisinin Araştırılması Cyprodinil Uygulamasının Hacıhaliloğlu Kayısı Genotipinde Polen Çimlenmesi ve Polen Tüpü Uzunluğu Üzerine Etkileri Erzurum ve Çevresinde Yetişen Micromeria fruticosa (L) Druce ssp. Deniz SUCUOĞLU Emine KOÇER. Feyza Tuba GÜNEY Işıl ŞİMŞEK. Asuman KARADENİZ Muhittin DİNÇ.00 PB 202 09. Ayvaz ÜNAL Asuman KARADENİZ. Osman TUGAY. Dilek DEMİREZEN YILMAZ Gamze YILDIZ. Gülser YALÇIN PB 201 09. Z. Murat ÜNAL. Fahri KARAYAKAR. TRABZON PB 182 09. Galip AKAYDIN. Mevlüt YILMAZ. Emine YALÇIN.00 PB 186 09.00 PB 187 09. Fadime YILMAZ Özkan AKSAKAL. Hakan AŞKIN.00 - 49 .00 PB 189 09. Agardh (Chlorophyceae) Ekstraktının Kromozom Hasarını Önleyici Etkisinin Araştırılması Biyokatının Tarımda Kullanılmasının Verim Üzerindeki Etkisi Feyza Tuba GÜNEY.00 PB 188 09.00 PB 204 09. Mehmet KARADAYI Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.00 PB 194 09.Uğur ÇAKILCIOĞLU. Erdem YEŞİLADA Murat KURŞAT. Medine GÜLLÜCE.00 PB 190 09.00 PB 184 09. Gökhan BAYRAMOĞLU. Emine KOÇER. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ali KUTLU. Biyoloji Bölümü. Murat ARDIÇ ve Derviş ÖZTÜRK Hasan AKAN. Miray SOYUPEK Birgül MAZMANCI. Adnan GENÇAY Songül ŞEN.00 PB 203 09. Rahmi BİLALOĞLU Ramazan YAVUZ. Bayram Murat ASMA Özlem BARIŞ.00 PB 185 09. Sema TAN. Şemsettin CİVELEK Onur KOYUNCU.Özgür EMİROĞLU.00 PB 192 09. Serap ÇELİKLER.00 PB 195 09. Erdem YEŞİLADA.00 PB 196 09. Emine ÖZTÜRK. Galip AKAYDIN Burcu YÜKSEL. Handan UYSAL Ümmügülsüm EKİNCİOĞLU.00 PB 198 09. Işıl ŞİMŞEK.00 PB 191 09. Deniz SUCUOĞLU.00 - Bahçecik Köyü’nde (Selçuklu / Konya) Tıbbi Amaçlı Kullanılan Bitkiler Yazır Köyü’nde (Selçuklu/Konya) Gıda Olarak Kullanılan Doğal Bitkiler Akdeniz Bölgesi’nin Bazı Yerleşim Birimlerinde Etnobotanik Amaçla Kullanılan Bitkiler Baskil İlçesinin (Elazığ) Etnobotanik Değeri Olan Bazı Bitkileri Geyve (Sakarya) ve Çevresinde Yerel Kullanımı Tespit Edilen Bitkilerin Yöresel İsimleri Şanlıurfa Yöresindeki Bazı Baklagil Bitkilerin Etnobotanik Özellikleri Van Gölü Havzasında Çay Olarak Kullanılan Bazı Bitkiler Cizre (Şırnak) ve Çevresinde Halkın Gıda Olarak Kullandığı Bitkiler Türkiye Bitkilerinden Elde Edilen Etken Maddelerin İletken Polimerlerle Modifiye Edilmiş Enzim Elektrotlarla Tayini Ekecik (Aksaray) Dağı ve Çevresinin Etnobotanik Özellikleri Türkiye Bitkilerinin Etken Maddeleri ve in vitro Sitotoksisiteleri Kars ve Çevresinde Yetişen Bazı Bitkilerin Etnobotanik Özellikleri Tokat Yöresindeki Bazı Bitkilerin Yerel İsimleri ve Etnobotanik Özellikleri Bilecik. Baştürk KAYA. Ömer Faruk BAYRAK. Yusuf KAYA. Mehmet Maruf BALOS Fazlı ÖZTÜRK Fevzi ÖZGÖKÇE.Ceren ARITULUK. Songül ŞEN Sevda GÖĞTEPE. Nagihan AKAYA. İsmail TÜRKOĞLU.00 PB 193 09. Bitkisi Kullanılarak Ağır Metal Kirliliğinin Tespiti İnsan Lenfosit Kültürlerinde Ulva rigida C. (Fabaceae) Kök Ucu Hücrelerindeki Sitotoksik Etkilerinin Karşılaştırılması Verbascum speciosum Schrader Tohumlarının Sulu Ekstraktının Drosophila melanogaster Üzerine Etkisinin Belirlenmesi Tuzla Gölü’ nde (Palas-Kayseri) Salicornia europaea L. Hakan ŞENTÜRK. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU.

Özlem ÇETİN Özlem AKSOY.00 PB 214 09. Mehmet TUZCU. Klorofil ve Protein Miktarları Üzerine Salisilik Asit’in Etkileri UV-C Işın Stresinin Sera Şartlarında Yetiştirilen Fasulye (Phseolus vulgaris L.00 PB 218 09. Cemil İŞLEK. Serpil ÜNYAYAR Saadet SAYGIDEĞER.00 PB 224 09.00 PB 213 09.00 PB 216 09. Muhittin DİNÇ. (Fabaceae) Kök Ucu Hücrelerindeki Sitotoksik Etkilerinin Araştırılması Düşük yoğunlukta Manyetik Alan Uygulamasının Soğanda Apoplastik Antioksidan Enzim Aktivitesi Üzerine Etkileri Kesilmiş Turp (Raphanus sativus L. Sultan) Bitkisi Kök Uçlarında Gözlenen Mitotik Değişimler Herbisit Olarak Kullanılan Tribenuron Metil Ersin YÜCEL ve Gülçin YILMAZ Maddesinin Türkiye’de Yetiştirilen Bazı Triticum aestivum L. EC 1.00 PB 222 09. Nur Münevver PINAR Hayrünisa BAŞ SERMENLİ. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.7) Aktiviteleri Üzerine Etkilerinin Araştırılması Kemaliye (Erzincan) İlçesinde Tespit Edilen Bazı Pas Mantarları Batı ve Güney Anadolu’da Yayılış Gösteren Crocus L.19. (Iridaceae) Türleri Üzerinde Taksonomik Gözlemler Aksaray İli Nizip Bölgesinde Doğal Olarak Yetişen Bazı Bitkiler Üzerine Sitogenetik Bir Çalışma Hakan ŞEVİK Ayşe Dilek ÖZŞAHİN. 24-Epibrassinolid ve Bunların Kombinasyonlarının Spirulina platensis Üzerine Bazı Fizyolojik Etkileri Tuz Stresinin Triticale ve Bazı Secale Taksonlarında Total Süperoksit Dismütaz (SOD.00 - Makbule ERDOĞDU Osman EROL.11.1. Feruzan DANE Fusilade (fluazifop-p-butyl) ile Muamele Edilen Mercimek (Lens culinaris Medik. Mehmet GÜVENÇ. E. Gül CEVAHİR ÖZ Fazilet Özlem ÇEKİÇ. Ayşe ÖZDEMİR. Atlanta) Üzerinde Bazı Morfolojik ve Fizyolojik Etkilerinin Araştırılması Pamukkale ve Karahayıt Sularının Tohum Çimlenmesine Etkisi Agapanthus africanus (Aliaceae)’da Çiçek Gelişimi ve Senesens ile İlgili Bazı Değişiklikler Arbusküler Mikorizanın Tuz Stresine Maruz Kalan Biber Bitkisinin (Capsicum annuum) Fotosentetik Pigment İçeriği ve Lipid Peroksidasyonu Üzerine Etkisi NaCl. Serap ÇAĞ. Levent ŞIK. Cansın SAÇKESEN. Rahmi DUMLUPINAR. Cahit DOĞAN. Esra MARTİN. Can Ali AĞCA.00 PB 223 09. 1.00 PB 217 09. Fadime YILMAZ. Ahmet DURAN. cv. Turgay ÇAKMAK Songül ÇANAKÇI Yeşim OPAK KARA Yeşim OPAK KARA Nihal GÖREN SAĞLAM. Alparslan DAYANGAÇ Edibe ÖZMEN.00 PB 208 09.15. Neşe AYDIN.00 PB 209 09. Ayfer TUNCER Bahadır KOZ.1.1) ve Total Peroksidaz (POD. İlginç KIZILPINAR.00 PB 219 09. Filiz BAYKAL AKAY PB 221 09. Emine ÖZTÜRK Serkan ERDAL.00 PB 210 09. Nevzat BATAN.00 PB 207 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 211 09.00 - Daday İşletme Müdürlüğü Seçme İşletme Sınıfı Ormanlarının Aktüel Yapılarının Belirlenmesi Adıyaman Yöresinden Toplanan Ficus carica Türüne Ait Meyvelerin Yağ Asidi ve Bazı Lipofilik Vitaminlerin Analizi Ankara İli Güncel Aeropalinoloji Verileri Hatila Vadisi Milli Parkı Karayosunu Florası (Artvin) Hayvanlarla Tozlaşma (Zoogami)'de Anter Adaptasyonları Türkiye Mikoflorasına Yeni Cins Kaydı Rafineri Atık Suyunun Vicia faba L. Biyoloji Bölümü.00 PB 212 09.00 PB 220 09. Aysun ERGENE. TRABZON PB 205 09. Orhan KÜÇÜKER Meryem ÖZTÜRK.00 PB 225 09.) Kotiledonlarında Taze Ağırlık Değişimleri. Turan ÖZDEMİR Talip ÇETER.C. cv. Ökkeş YILMAZ. Çeşitlerinin Tohum Çimlenmesi Üzerine Etkileri 50 .00 PB 215 09. Mustafa IŞILOĞLU Emine YALÇIN. Fatih DENİZ Okan ACAR.

00 PB 231 14. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Sezai SARPKAYA. ERMAN.’ nın Fotosentetik Verimi Üzerine Etkisi Bazı Ekmeklik ve Makarnalık Buğday Çeşitlerinde Termal Tolerans: Hücre Canlılığı ve Klorofil Birikimi Testleri Centaurea zeybekii Wagenitz (Asteraceae)’nin antioksidan aktivitesi üzerine bir araştırma in vitro Şartlar Altında Yetiştirilen Hypericum triquetrifolium Turra’ya Farklı UV–C Işınını Etkilerinin Araştırılması Eskişehir ve Çevresinde Yetişen Bazı Hypericum Türleri Üzerinde Tohum Çimlendirme Çalışmaları Arpa’da (Hordeum vulgare L.4-D’nin Azot. Bengi ERDAĞ Hüseyin UYSAL. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Muhittin DOĞAN. Öznur ERGEN AKÇİN Özge ÖZDİŞ. Emel YİĞİT Yelda EMEK.00 PB 228 14. Atakan SUKATAR Mustafa YILDIZ. M.00 PB 232 14. ERDAĞ1.00 PB 235 14. Scilla bifolia L. BERBER.) Crantz)’ın Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Ekim Zamanının Aspir (Carthamus tinctorius l. M. Stirling) Çimlenme ve Gelişme Safhalarında Eş Zamanlı Tuzluluk ve Düşük Oksijenli Şartların Etkileri Chionodoxa Boiss Cinsine Ait Türler İle Yakın Akrabaları. Okan ACAR Gülçin BEKER AKBULUT. Emine AYDIN Tuğba BAYRAK ÖZBUCAK. cv.00 PB 240 14. Penetrasyonu Sırasında Meydana Gelen Kısa Süreli Antioksidatif Yanıtlar Asetoklor Herbisitinin Postemergens Olarak Zea mays (Mısır)cv.00 PB 233 14.00 PB 242 14. Süleyman TOKUR Serap KIRMIZI. Murat ARDIÇ.00 PB 229 14.’de 2.00 PB 244 14. ÇELİK. M.00 PB 239 14. İ.’de Kadmiyum Klorür VE Sodyum Klorür Kombinasyonunun Fizyolojik ve Morfolojik Etkileri Nasturtium officinale R.00 PB 227 14. Richard BELL Hasan YILDIRIM.00 PB 236 14. Emine AYDIN Dilek ÜNAL. Köklerinde Orobanche cumana Wallr. Emine AYDIN Fatih SEYİS. Orhan KURT.Martha F1 Bitkisinde Peroksidaz ve Lipid Peroksidasyonu Üzerine Etkileri Bursa Siyahı (Ficus carica L. Hakan TERZİ Serap KURT.)’in Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Farklı Konsantrasyonlardaki Kobaltın Pseudevernia furfuracea (L.00 PB 243 14. ve Puschkinia scilloides Adams Türlerinin Tohum Çimlenme Fizyolojileri Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. B. OĞUZ Zuhal TOKER.00 PB 241 14.00 PB 237 14. Orhan KURT. Klorofil ve Mineral Madde İçeriğine Etkileri 51 . Br. Bursa Siyahı) İncir Çeşidinin in vitro Koşullarda NaCl Stresine Tepkileri Ekim Zamanının Ketencik (Camelina sativa (L. Saadet DEMİRÖRS SAYGIDEĞER Helianthus annuus L. Zuhal TOKER. Hasan Çetin ÖZEN İsmühan POTOĞLU ERKARA.)’nın Biyolojik ve Tarımsal Karakterlerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Bir Yol Yapım Şantiyesi Etrafından Toplanan Bazı Bitki Örneklerinde Bazı Ağır Metal Konsantrasyonlarının Mevsimsel DEĞİŞİMİ Krom (VI) Birikiminin Chlorella vulgaris’te Hücre Sayısı.) Zoph. UYGUN Süreyya NAMLI. EREZ. Fotosentetik Pigment ve Protein Miktarına Etkisi Ceratophyllum demersum L. Fatih SEYİS. A. İ. Çiğdem IŞIKALAN.00 PB 234 14. F.00 PB 238 14. cv. TRABZON POSTER SUNUMLARI BOTANİK 26 HAZİRAN 2008 PB 226 14.) Çeşitlerinde Hormonların ve Yağ Asitlerinin Seviyelerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Yetişen Bazı Hypericum Türlerinin Uçucu Yağ İçeriklerinin Araştırılması Ekim Zamanının Keten (Linum usitstissimum L. KARAGÖZLER. E. Fatih SEYİS. TÜRKER.00 - B 14:00-17:30 Sefer DEMİRBAŞ. Hasan Çetin ÖZEL Hüseyin UYSAL. Biyoloji Bölümü. Yusuf ALTIOĞLU Peyami BATTAL.19. Hüseyin UYSAL. Orhan KURT. A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 230 14. M.

Aykut SAĞLAM. Asım KADIOĞLU 52 . Turgay ÇAKMAK.00 PB 255 14.00 PB 256 14. Meryem ÖZTÜRK.00 PB 257 14. Kenan DEMİREL. Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi Tohumlarda Uzun Süreli Doğal Yaşlanmanın Antioksidatif Aktivitede Meydana Getirdiği Değişmeler Scorzonera kotschyi Boiss. Aykut SAĞLAM. Aslıhan AVU.19.Özlem ÇEKİÇ Şule BULAMA.00 PB 247 14.00 PB 250 14. Serap SUNAR Esra MARTİN. Peyami BATTAL. ve Scorzonera tomentosa L. Asım KADIOĞLU Hatice NAR. subsp.00 PB 260 14. Ayşin GÜZEL DEĞER. F.) Çeşidinde Fitokelatin Sentezi Üzerine Etkisi Bazı Makrofungus Ekstraktlarının Çimlenmekte Olan Mısır Bitkisi Tohumlarının Gelişimi ve Fizyolojisi Üzerine Etkileri Farklı Domates Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Tuz Stresi ve Sıcaklığın Etkisi Bazı Bitki Büyüme Düzenleyicilerinin in vitro Ortamda Biber (Capsicum annuum L. Güven GÖRK Güleray AĞAR.00 PB 265 14.) Çeşitlerinde Su Stresine Karşı Oluşan Fotosentetik ve Diğer Fizyolojik Değişimlerin Belirlenmesi Tuz Stresinin Arpa Kültivarlarında Simplast ve Apoplastik Sıvıda ABA ve Prolin Miktarı Üzerine Etkisi Bitkilerde C4 Fotosentez Simdromunun Evrimi Su Kullanma Verimliliği İle Ksilem Yapı ve Fonksiyonunu Değiştirmiştir Nepeta nuda L. TRABZON PB 245 14. Musa TÜRKER. Emel DEMİR Zeynep Banu DOĞANLAR. Ali KELEŞ Mahmut DOĞAN. Rabiye TERZi. Müslüm UYSAL Esra KOÇ.00 PB 253 14. Füsun YÜREKLİ Yusuf UZUN.00 PB 249 14. Lipid Peroksidasyonu ve Kardeş Kromatid Değişimi Arasındaki İlişki Farklı Tuz Konsantrasyonlarının Sesamum indicum L. Rabiye TERZİ. Tuğba KARTAL. Nida Esra CAN. Ayla ÇELİK. Ali ÇELİK Serpil ÜNYAYAR. Abdullah KAYA. Esin ÖZCAN Lale YILDIZ AKTAŞ. nuda Bitkisinin Kimyasal Kompozisyonu Vicia faba Bitkisinde Kadmiyum Uygulamasına Bağlı Olarak H2O2. Birsen AYDIN.00 PB 261 14.) Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Etkisi Tuz Gölü Çevresindeki Bazı Endemik Halofit Bitkilerin Prolin.) Yapraklarındaki Antosiyanin. Cemil İŞLEK. Sülün ÜSTÜN Gökçen BAYSAL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bekir DOĞAN. Mehmet E. Hatice NAR.00 PB 251 14. ÇiğdemTEKELİ.00 PB 259 14. Ahmet DURAN. Nihal KUTLU.00 PB 252 14. Asım KADIOĞLU Neslihan SARUHAN.00 PB 248 14. Avni GÜVEN Hülya TORUN.00 PB 246 14. Gülcan ŞENEL.00 PB 264 14. Emel YİĞİT.00 PB 258 14.00 PB 262 14. Klorofil ve Karetenoid Konsantrasyonlarının Hipersensitif Yöntemiyle Mevsimsel Değişiminin Araştırılması Farklı Asma (Vitis vinifera L. Yasemin YAĞMUR. Gülçin BEKER AKBULUT Yasemin ÖZDENER. “Martha F1” Bitkisinde Pigment Sistemi Üzerine Etkileri Brassica oleracea var. Rukiye TIPIRDAMAZ. Ökkeş ATICI. (Asteraceae) Taksonları Üzerine Karyolojik Bir Çalışma Kuraklık Stresi Altındaki Ctenanthe setosa’da Yaprak Kıvrılması Esnasında Meydana Gelen Anatomik Değişikliklerin İncelenmesi Kuraklık Koşulları Altındaki Phaseolus vulgaris Kültüvarlarının Antioksidan Enzim Aktivitelerindeki Değişimlerin Araştırılması Ctenanthe setosa’da Klorofil Flüoresans Parametreleri ile Su Potansiyeli Arasındaki İlişkinin Araştırılması Ctenanthe setosa’da Kuraklık Stresi Esnasında Reaktif Oksijen Türlerinin Dokusal Yerleşimi ve Polifenol Oksidaz Aktivitesinde Meydana Gelen Değişimler Banu EKMEKÇİ Armağan KAYA1.3BS Tekstil Boyasının Zea mays cv. F. Uygar SARKAYA. Sertan ÇEVİK. A. Biyoloji Bölümü. Ahmet AYAZ Ferit KOCAÇİNAR İdris ARSLAN.00 PB 263 14. Füsun YÜREKLİ. acephala (Kara lahana)'da Krom Toksisitesinin Biyokimyasal ve Fizyolojik Olarak Değerlendirilmesi Kadmiyum Sülfat (CdSO4) Uygulamasının İki Farklı Ayçiçeği (Heliantus annuus L. Engin HASIRCI Nihal KUTLU. Asım KADIOĞLU Rabiye TERZİ. EREZ. Yeşim KARA.00 PB 254 14. Hayri DUMAN İdris ARSLAN. Mineral Madde ve Fotosentetik Pigment Miktarları Zeytin (Olea europea L.00 - Carthamus tinctorius (ASPİR)'de Emrriyo Kültürü İle Makro Besin Elementleri Üzerinde Stres Fizyolojisi Çalışmaları Everzol Kırmızı.

Ömer KARADAĞOĞLU. Esen TAŞGIN.Cihat TOKER2 Hatice ÇÖLGEÇEN. Su Potansiyeli ve Klorofil Flüoresansı Arasındaki İlişkinin Araştırılması Bakır (Cu) Uygulanmış Mısır (Zea mays L.00 PB 278 14.)’ın Beş Doğal Populasyonunda Genetik Varyasyonun Belirlenmesi Patateste Patates X Virüsüne (PVX) Karşı Dayanıklılık Bitkilerde DNA İzolasyonu Lycopersicon esculentum Türlerinde Trimiltox Uygulamasının Mitoz Üzerine Etkileri Leucojum aestivum ’da (Amaryllidaceae) Polen Gelişimi Sırasında Anter Çeperinin Bazı Histokimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Cyclamen mirabile Hildebr.00 PB 277 14. Hatice NAR.00 PB 279 14.’in Olgun Dokularının in vitro Rejenerasyon Potansiyelinin Araştırılması Dorystoechas hastata Boiss.00 PB 275 14. Rabiye TERZİ. M.00 PB 287 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 285 14. Serap MUTUN.00 PB 267 14.00 PB 276 14. Zehra KORKMAZ Türkiye Quercus Seksiyonuna (Ak Meşe Grubuna) Emel USLU.00 PB 282 14. Nuray KAYA Fevziye ÇELEBİ TOPRAK.00 PB 280 14.) Heynh. Çiğdem SAVAŞKAN Engin TİLKAT. Yelda EMEK. argaeus’da in vitro Organogenez Silybum marianum Tohumlarının in vitro Çimlendirilmesi Farklı Tuz Konsantrasyonlarında Makarnalık Buğday Genotiplerinde Haploid Bitki Üretimi Erkek Antep Fıstığının (Pistacia vera L. Eminur BARUTÇU.00 PB 271 14.00 PB 272 14.00 PB 270 14. Asım KADIOĞLU Fadime ERYILMAZ Fikriye KIRBAĞ ZENGİN Ökkeş ATICI. Cahit YULADIR.& Heldr.) Fidelerinin Klorofil. H. Ex Bentham’nın in vitro Elde Edilmiş Fide Eksplantlarının Kallus Oluşturma Potansiyellerinin Araştırılması Senecio hypochionaeus var. Kallaz Bileşeni β1. TRABZON PB 266 14. U. Zeynep YILMAZ.00 PB 268 14. Veysi OKUMUŞ. Serap KURT Hatice ÇÖLGEÇEN1.19. Ait Bazı Türlerin Kloroplast DNA Analizleri Tekin BABAÇ Farklı Hava Koşullarında DNA Analizi Mustafa KATI Bazı Ayva (Cydonia oblonga)Gen Kaynaklarının SSR’a Dayalı Moleküler Analizi Büyük Menderes Nehri İle Sulanan Aydın Bölgesi’ndeki Toprakların Genotoksisitesinin Allium Test Sistemi İle Belirlenmesi Kızılçam (Pinus brutia Ten. Değiştirilmiş Besinlere Karşı Tutumları Fatih SEZEK.00 - Fasulye (Phaseolis vulgaris) Çeşitlerinde Kuralık Stresi Esnasında Stoma İletkenliği. M. İsmail DEMİŞTAŞ. Toplam Protein ve Prolin Miktarları Üzerine Manganın Etkileri Mısırın Soğuğa Tolerans Cevabında Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü Aykut SAĞLAM. Sercan POLAT. Nurhan BÜYÜKKARTAL2. Cüneyt AKI Arabidopsis thaliana (L. Mustafa PEKTAŞ. Bengi ERDAĞ Bengi ERDAĞ.00 PB 273 14. Ahmet ONAY. Cüneyt AKI Nuran EKİCİ Ömer YAMANER.00 PB 284 14. Veysel SÜZERER 53 . Şayeste ÜNAL. Ali ERGÜL Zahide ŞAHİN.00 PB 274 14. Salih MUTLU. Bitkisi Üzerindeki Genetiksel Etkilerinin Stamen Tüyü Analizi ve Mikronukleus Testi ile Değerlendirilmesi Üniversite Öğrencilerinin Genetik Yapısı Salih DOĞAN. Serdar KOCA Behiye Banu BİLGEN.00 PB 288 14.) Fidelerindeki Antioksidan Aktivitelerin Fizyolojik Yönden İncelenmesi Fasulye (Phaseolus vulgaris L. Kemal Melih TAŞKIN Öznur SUAKAR.00 PB 281 14. KOCA. Nilüfer ITKI.00 PB 269 14. M. kultivar “Atlı” ) in vitro Köklendirilmesinin İyileştirilmesi Ali Emre AKPINAR.00 PB 286 14. Biyoloji Bölümü. Funda İLHAN Meltem TEZCAN. Sami DOĞANLAR Tuba KASIMOGLU. Hamit AYANOĞLU.3-Glukanaz Gen İfadesinin Belirlenmesi Zeytin Genomunun Gen Yoğunluğu Hakkında Yeni İpuçları Bazı Genotoksik Bileşiklerin Tradescantia pallida H. Barbaros NALBANTOĞLU Yasemin DEMİRGAN.00 PB 283 14. KARTAL Rağbet Ezgi DURAN. Ercan KAYA . Anne FRARY. Ekrem DÜNDAR Doğan İLHAN.

Sergun DAYAN.Esra ÖZEL Yerleşkesi'nde Doğal Olarak Yetişen Phillyrea CENGİZ. Bitkisi Üzerinde Morfolojik ve Anatomik İncelemeler Farklı Uygulamaların Tertaploid Buğdayda (Triticum durum Desf. Sülün ÜSTÜN 54 . Esra CANSEVER MUTLU. Derviş ÖZTÜRK Türkiye’de Yayılış Gösteren Oxytropis DC.) Haploid Embriyo ve Bitki Üretimine Etkisi Lysimachia vulgaris L. (Lamiaceae)’in Anatomik ve Palinolojik Özellikleri Atila OCAK. Onur KOYUNCU.00 PB 293 14. Birol BAŞER Gay) Rupr. Onur KOYUNCU Endemik Linum cariense Boiss. Onur KOYUNCU.19. Morfolojisi Filiz SAVAROĞLU. Hücre Süspansiyonu Kültürlerinde Üretilmesi Epilobium angustifolium L. Süleyman TOKUR Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Terzioğlu Ahmet GÖNÜZ. Ferhat CELEP Türkiye’deki Marrubium L.00 PB 303 14. Gençay AKGÜL Doku Kültürü Yöntemiyle Çoğaltılan ve Soğukta Muhafaza Edilen Endemik Centaurea kilaea Boiss.) Ledeb. Taksonlarının Yayılış Gençay AKGÜL Durumu Türkiye'de Nadir Bilinen Endemik Bir Tür: Marrubium vulcanicum Hub.00 PB 290 14. D.00 PB 300 14. Seher KARAMAN. & Mey. F. Atila OCAK.00 PB 311 14.00 PB 295 14. (Brassicaceae)’un Anatomik ve KOYUNCU.-Mor. Arzu CANSARAN Polen Morfolojisi Eskişehir’de Endemik Olarak Yetişen Alyssum Derviş ÖZTÜRK. İsmühan POTOĞLU Palinolojik Özellikleri ERKARA.00 PB 305 14. Arzu BİRİNCİ YILDIRIM Türkiye’deki Alcea L. Polen Morfolojisi SAVAROĞLU. O.00 PB 297 14. İsmühan Anatomik ve Palinolojik Özellikleri POTOĞLU ERKARA. (Liliaceae) Taksonlarının Polen KOYUNCU. Onur Ornithogalum L. Zafer KAYA Mikromorfolojisi Türkiye’nin Silene L. Mehmet Y. Türlerinin Tohum Yüzey Ayla KAYA.00 PB 310 14.00 PB 291 14.00 PB 294 14. (Caryophyllaceae) Cinsi Kemal YILDIZ. Seksiyonundaki Bazı Endemik Taksonların Polen Morfolojisi Türkiye’deki Endemik Marrubium L.00 - Arzu UÇAR TÜRKER. Necmettin GÜLER Yasemin COŞKUN. B.00 PB 298 14. Çiler MERİÇ.00 PB 309 14. Ali ÇIRPICI Polen Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma Eskişehir’de Doğal Olarak Yetişen Bazı Derviş ÖZTÜRK.00 PB 299 14. Derviş ÖZTÜRK.00 PB 304 14. Derviş (Boraginaceae)’nın Anatomik ve Palinolojik ÖZTÜRK. Lasiostemones Boiss. (Linaceae)’nin Derviş ÖZTÜRK. M..00 PB 302 14. KOYUNCU.00 PB 307 14.00 PB 308 14. Onur niveum Dudley.00 PB 296 14. (Malvaceae) Cinsine Ait Bazı M. A. A. Ufuk ÖZBEK. Arzu UCAR TURKER Cemil İŞLEK. Zeki AYTAÇ (Fabaceae) Cinsine Ait Taksonların Polen Morfolojisi Bazı Centaurea L. Osman Türlerinin Tehlike Kategorileri ve Koruma Önerileri KETENOĞLU. ÖZTÜRK Bazı Caryophyllaceae Taksonlarının Polen İsmühan POTOĞLU ERKARA. Musa DOĞAN.00 PB 306 14. Derviş ÖZTÜRK Endemik Wiedemmania orientalis Fisch. Onur KOYUNCU.00 PB 301 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İsmühan POTOĞLU Anatomik ve Palinolojik Özellikleri ERKARA. (Yakı otu) bitkisinin in vitro kültür yöntemi ile çoğaltılması Hayati ARDA. POTOĞLU ERKARA. Atila OCAK Endemik Astragalus hirsutus Wahl (Fabaceae)’un Atila OCAK.00 PB 292 14. Biyoloji Bölümü. İsmühan POTOĞLU Özellikleri ERKARA. (Euphorbiaceae) Taksonunun İ. İsmühan POTOĞLU ERKARA. (Lamiaceae) Gençay AKGÜL. Bitkisinin Doku Kültürü Yöntemi İle Çoğaltılması Kapsaisinin İmmobilize Edilen Capsicum annuum L. Onur KOYUNCU Türkiye’deki Anthemis Cinsine (L. (Boraginacaeae)’nin Hülya ÖZLER. Çiğdem SAVAŞKAN Arzu BİRİNCİ YILDIRIM.) ait Cota (J. Erkan UZUNHİSARCIKLI. Seksiyonuna Ait Türlerin DADANDI. Atila OCAK Endemik Arnebia densifolia (Nordm. İsmühan POTOĞLU Morfolojisi ERKARA. Birol BAŞER Endemik ve Dar Yayılışlı Taksonların Polen Morfolojisi İki Euphorbia L. Damla YAĞAN1 latifolia (Akçakesme)'nın Morfolojik Özellikleri ve Peyzaj Çalışmalarında Kullanım Olanakları lkanna haussknechtii Bornm. TRABZON PB 289 14.

00 PB 336 14.00 PB 317 14.00 PB 320 14.00 PB 328 14. Taksonlarının Polen Morfolojisi Lokal Endemik Dianthus engleri Hausskn. Murat KURŞAT Murat KURŞAT.00 PB 332 14. HAKKI Ümit BUDAK. Edibe ÖZMEN. Kuddisi ERTUĞRUL Sinan AKTAŞ.Nord. Sadık ERİK İlginç KIZILPINAR.’in Morfolojik. Burcu YEŞİLYURT.00 PB 333 14. & Bornm. (Fam:Gentianaceae) Cinsinin Pneumonanthe ve Cruciata Seksiyonlarına Ait Bazı Türlerin Polen Morfolojileri Türkiye’deki Bazı Oxytropis DC.00 PB 330 14. Şemsettin CİVELEK İbrahim Ümit YAPICI. Zekiye SULUDERE Feyza CANDAN. Sadık ERİK.00 PB 329 14. Edibe ÖZMEN. Sadık ERİK. İsmail TÜRKOĞLU. İbrahim KARACAN Abdullah KAYA Fatih SATIL. İsmühan POTOĞLU ERKARA.00 PB 316 14.00 PB 325 14. Cihat ÖLÇÜCÜ Bekir DOĞAN. Barış ÖZÜDOĞRU.00 PB 337 14. Ahmet DURAN. Latif KURT. Süleyman GÖKTÜRK. Deniz GÜNEY Canan YAĞCI. Barış ÖZÜDOĞRU. Ekrem AKÇİÇEK. Taksonlarının Işık ve Elektron Mikroskop (Sem) Özellikleri Üzerine Bir Araştırma TİGEM Alparslan Çiftliği ve Çevresi (Muş) Florası Türkiye’nin Jurinea Cass. Hülya HOŞGÖREN Gülden YILMAZ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ahmet GÖNÜZ. Uğur ÇAKILCIOĞLU.00 PB 318 14.00 PB 313 14.00 PB 314 14. (Scrophulariaceae) Lokal Endemik Campanula pulvınarıs Hausskn. Cahit DOĞAN. Palinolojik ve Ekolojik Özellikleri Karababa Dağı (Sivas)’nda Yetişen Tanacetum L. (Asteraceae) Cinsine Ait Türlerde Polenlerinin Taramalı Elektron Mikroskobuyla İncelenmesi Türkiye Caucasalia B. Cahit DOĞAN Gökhan ABAY. Nedret TORT Şemsettin KULAÇ. Edibe ÖZMEN. Serhat URSAVAŞ Zafer TÜRKMEN. Gamze ERTEN Hakkı DEMİRELMA. (Senecioneae / Asteraceae ) Cinsinin Taksonomisi Türkiye'nin A2 Karesi İçin Hazırlanmış Karayosunu (Musci) Listesi Hacıkadın Vadisi (Ankara) Florası Üzerine Bir Araştırma Nurhak (Kahramanmaraş) Yöresi Makrofungusları Pirin Çayı (Adıyaman) Havzasında Belirlenen Makrofunguslar Madra Dağı (Balıkesir/İzmir) ve Çevresinde Etnobotanik Bir Çalışma Epiteti Elazığ ve Beldeleri Olan Bitkilerin Populasyon Gözlemleri ve Tehlike Kategorileri Baskil İlçesinin (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik Bitkileri Siirt İli İçin Yeni Kayıt Bitkiler Trakya’dan Yeni Bir Hibrid: Verbascum x edirnensis Dane & Yılmaz. Biyoloji Bölümü. İlginç KIZILPINAR. Erdoğan E. Palinolojik ve Ekolojik Özellikleri Çankırı Karatekin Üniversitesi Orman Fakültesi Araştırma Ormanı Karayosunu (=Musci) Florası Bazı Scorzonera L.’nin Morfolojik. Cahit DOĞAN.00 PB 335 14.)’da Yetişme Ortamının ve Kullanılan Kap Materyalinin Fidanların Morfolojik Özellikleri Üzerine Etkisi Gentiana L. Teoman KESERCİOĞLU Fazlı ÖZTÜRK. Serdar MAKBUL.19.00 PB 334 14.00 PB 322 14. Kamil COŞKUNÇELEBİ.00 - Cypermethrin Etken Maddeli Bir İnsektisitin Cucumis sativus L. Osman BEYAZOĞU Filiz SAVAROĞLU.00 PB 327 14.00 PB 324 14. Feruzan DANE Barış ÖZÜDOĞRU.00 PB 319 14.00 PB 315 14. İsmail TÜRKOĞLU.00 PB 326 14. MUSTAFA CEVİZCİ 55 . TRABZON PB 312 14. Ömer SAYA.00 PB 323 14.00 PB 321 14. Galip AKAYDIN Abdullah KAYA. & Bornm. Selami SELVİ Uğur ÇAKILCIOĞLU. (Asteraceae) Türlerinin Palinolojik Yönden İncelenmesi Osmaneli (Bilecik) Karayosunu Florasına Floristik Katkılar II Olimpos-Beydağları Sahil Milli Parkına Özgü Bazı Bitkiler ve Bunların Tehlike Kategorileri Derebucak (Konya) ve Çevresindeki Bazı Bitkilerin Yerel İsimleri ve Etnobotanik Özellikleri Akseki (Antalya) İlçesi Makrofungusları Aylin EŞİZ DEREBOYLU. Ahmet AKSOY Serhat URSAVAŞ. Şenol ALAN Seher KARAMAN. Yusuf UZUN. (Hıyar) Bitkisi Üzerine Morfolojik ve Fizyolojik Etkileri Sarıçam (Pinus sylvestris L. İbrahim TURNA. (Fabaceae) Türlerine Ait Yaprak Tüylerinin Elektron Mikroskobunda İncelenmesi Kazdağı’nda Doğal Yayılışlı Bazı Hypericum L. Ergin HAMZAOĞLU. H. CELALEDDİN ÖZTÜRK. İlginç KIZILPINAR. Gökhan ABAY E.00 PB 331 14. Onur KOYUNCU R.

Üreme ve Habitat Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Gaga Gölü (Ordu)’nde Nuphar lutea L.Massal.00 PB 354 14.00 PB 347 14. Cinsine Ait Liken Türleri Derebucak (Konya) İlçesinden Türkiye Makrofungusları İçin Yeni Kayıtlar İskilip (Çorum ) İlçesi Makrofungusları Ciğerotlarından İki Riccia L. Dilek PAMUKÇU. M. (Adaçayı) Tuğba İNANÇ GÖK. Ahmet ŞAHİN İrfan EMRE.00 PB 356 14.00 PB 352 14. Hoffm. Cahit DOĞAN Özge TUFAN ÇETİN. M. Aydın ve Muğla) Doğadaki Durumları Türkiye’deki Chionodoxa Boiss. Anatomik.00 PB 363 14.00 PB 341 14. Tuncay DİRMENCİ.00 PB 348 14. Cinsine Ait Bazı Türlerde Genetik Çeşitliliğin Belirlenmesi Hanife AKYALÇIN. Başak ÖZBİLGİN Cem VURAL. Şemsettin CİVELEK İrfan EMRE. TRABZON PB 338 14.00 PB 355 14. Gıyasettin KAŞIK. Muhittin DİNÇ. Ceren TAŞLIK Hasan YILDIRIM. Edibe ÖZMEN. Ahmet DURAN Siehe’den Beri Toplanamayan Bilmece Gibi Bir Tür Mehmet SAĞIROĞLU. Hayri Ferula drudeana Korovin (Apiaceae) DUMAN Türkiye’de Yetişen Bazı Salvia L. Türlerinin Albumin Proteinlerinin SDS-PAGE Yöntemi İle Belirlenmesi Türkiye’de Yetişen Lathyrus L.00 PB 343 14.00 PB 351 14. Ahmet ŞAHİN 56 . Tahsin SAK.00 PB 358 14.19. Hüseyin SÜMBÜL Sinan ALKAN.00 - Kızıldağı’ndan Dünya İçin İkinci Kayıt Bir Likenikol Fungus Türü Polycoccum aksoyi Halici & V. Cinsine Ait Bazı Türlerin Globulin A Proteinlerinin Elektroforetik Analizi Globulin B Proteinlerine Göre Lathyrus L. Bayram YILDIZ Orçun SEMİZLER.00 PB 362 14.00 PB 345 14.00 PB 353 14.00 PB 360 14. Turan ARABACI Uğur ÇAKILCIOĞLU. Epifitonundaki Diyatome Çeşitliliği Türkiye’de Johrenia dc.00 PB 361 14.00 PB 349 14. Dilek TURGUT BALIK. Türlerinde Kromozom Analizleri İskender PARMAKSIZ Muş İlinde Bulunan Bazı Endemik Bitkiler Fazlı ÖZTÜRK Türkiye’de Yetişen Achillea L.Atienza Nigella L. Gamze KÖKDİL. Dilek TURGUT BALIK. (Asteraceae) Türkiye’de Yayılış Gösteren Bazı Micromeria Benth. Hasan GENÇ. (Apiaceae) Cinsi Mustafa KOCAKAYA1. Taksonlarının Tohum Morfolojisi ve Mikromorfolojisinin Sistematik Önemi Echinops pungens Trautv. Ahmet AKSOY2 Mehmet Yaşar DADANDI. Manisa. Biyoloji Bölümü. Türkiye) Batığı Algleri Ticareti Yapılan ve Ticari Potansiyel Taşıyan Bazı Geofitlerin Kıyı Ege Bölgesinde (İzmir. Sibel YAMAOĞLU. Sinan AKTAŞ Gıyasettin KAŞIK. Sinan AKTAŞ Küçük ve Sığ Bir Göl Olan Dumanlı Göl’ün Beyhan TAŞ Planktonik Algleri Türkiye Doğal Florasında Bulunan Yabani Haşhaş Ahmet YILDIRIM. sect. Yusuf GEMİCİ Hasan YILDIRIM Burcu TARIKAHYA ELÇİ. Üyesi Bazı Taksonların Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi Gözeli ve Kavak Ovalarının (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik Bitkileri Bazı Lathyrus L.00 PB 339 14. Babounya (DC.00 PB 340 14. (Liliaceae) Türleri Üzerine Tohum Morfolojileri ve Palinolojik Araştırmalar Kirmir Çayı Vadisinde “VU” Statüsündeki Buglossoides glandulosa ve Velezia pseudorigida’nın Morfolojik ve Palinolojik Özellikleri Antalya’dan Tespit Edilen Toninia A. Ahmet İLÇİM. İsmail TÜRKOĞLU. polyacanthus (Iljin) Hedge (Asteraceae) Echinops tournefortii Ledeb.Yaşar DADANDI Turan ARABACI.00 PB 342 14. Türlerinin Morfolojik Olarak Karşılaştırılması Alman Torpido Gemisi (Çanakkale Boğazı. Erkan KESAT. Alparslan KOÇAK. Murat KURŞAT.Yaşar DADANDI Cem VURAL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sadık ERİK. Ferhat Türlerinin Kromozom Sayıları CELEP Nallıhan (Ankara) İlçesi Makrofungusları Celaleddin ÖZTÜRK. Ahmet ŞAHİN İrfan EMRE. Türünün Morfolojik. Hasan GENÇ. Arif GÖNÜLOL Yavuz BAĞCI. Sinan AKTAŞ Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Beyhan TAŞ.00 PB 350 14. Serdar UÇAR.00 PB 346 14.) O.00 PB 359 14. Dilek TURGUT BALIK.00 PB 357 14.00 PB 344 14. İlginç KIZILPINAR. var. Hasan GENÇ.

İsa BAŞKÖSE Endemik Bitki Türleri Türkiye Miksomisetleri İçin 4 Yeni Kayıt Gönül DEMİREL. Barış BANİ Ahmet KAHRAMAN. Murat KURŞAT. Murat KURŞAT.Özhatay & Olcay DİNÇ DÜŞEN. Gıyasettin KAŞIK. Uğur ITS nrDNA Dizileri Bakımından Karşılaştırılması UZUNER. Selin BAĞIRSAKCI. Ahmet SAVRAN. TRABZON PB 364 14. Dilek TURGUT BALIK. Hüseyin DURAL.00 PB 378 14. Cinsine Ait Bazı Türlerin Glutelin Proteinlerinin SDS-PAGE Yöntemi İle Analizi Endemik Astragalus lineatus Lam. Murat Bitkileri KURŞAT. Celâleddin ÖZTÜRK Gülek Boğazında (Adana) Bazı Lokal Endemik Ahmet SAVRAN. Ahmet AFYON Ekonomik Değeri Olan Bazı Makrofunguslar Trakya Florası İçin İki Yeni Kayıt Necmettin GÜLER "Van'ın Florası" Çalışmalarına Bakış Çatak Vadisi (Çatak / Van) Geofitleri ve Tehlike Kategorileri Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Salvia L. Hasan Hüseyin DOĞAN Kuşakçı Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU.00 - Sırrı YÜZBAŞIOĞLU. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU Centaurea lycaonica Boiss. Fatih Şaban BERİŞ Türkiye Makrofungusları İçin Yedi Yeni Kayıt Sinan AKTAŞ.00 - Lathyrus L. Mehmet KOYUNCU S. Ufuk ÖZBEK. İsmail Yayılış Gösteren Yabancı Ot Florası Üzerine Bir TÜRKOĞLU. Ali Osman BELDÜZ. Uğur ÇAKILCIOĞLU.00 PB 374 14. Osman TUGAY. Jildisianus (Bornm.H. Yusuf KAYA PB 368 14.00 PB 385 14. M. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PB 365 14. Centaurea Türleri Arasındaki Genetik Farklılığın Nalan YILDIRIM. DENİZ. var. İ. Varyasyonun RAPD İle Analizi Özlem BARIŞ Şanlıurfa’nın Endemik Bitkileri Hasan AKAN. Şemsettin CİVELEK Doğu Anadolu Bölgesinde Yayılış Gösteren Serap SUNAR.00 PB 386 14. Kategorileri Yönünden Değerlendirilmesi Şemsettin CİVELEK Elazığ İlindeki Şeker Pancarı Tarım Alanlarında Alpaslan KOÇAK. İ.Gökhan Bothmer (Lılıaceae) Üzerinde Morfolojik. Serap SUNAR.00 PB 387 14. Yavuz BAĞCI. Nezaket ADIGÜZEL.& Heldr. Ahmet DURAN.19. Sabriye ÇANAKÇI. Tuna UYSAL. Güleray AĞAR. Haşim ALTINÖZLÜ Bazı Endemik Hieracium L.00 PB 375 14. Kamil COŞKUNÇELEBİ. Yavuz BAĞCI. Eda DURGUN Anatomik Ve Palinolojik Bir Araştırma Sideritis argyrea P. (Asteraceae) Türlerinin Mutlu GÜLTEPE.00 PB 383 14. İsmail TÜRKOĞLU.00 PB 381 14.00 PB 380 14. Uğur ÇAKILCIOĞLU. Zeynep ZEREN Batı Karadeniz Bölgesinde Doğal Olarak Yetişen ve Dursun YAĞIZ. Kuddisi ERTUĞRUL Gözeli ve Kavak Ovası (Elazığ) Bitkilerinin Tehlike Uğur ÇAKILCIOĞLU. Şemsettin CİVELEK Karga Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU.00 PB 377 14.00 PB 369 14. Filiz AYGÜN. Murat Bitkileri KURŞAT.00 PB 372 14.00 PB 373 14. (Labiatae) Türleri Üzerinde Taksonomik Bir Çalışma Metin ARMAĞAN. Biyoloji Bölümü.00 PB 371 14. Musa DOĞAN 57 . Murat Bitkileri KURŞAT.00 PB 376 14. Celaleddin ÖZTÜRK.00 PB 379 14.) Matthews’in Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri Kemaliye (Erzincan) İlçesinin Geofitleri İrfan EMRE. Anatomik ve Palinolojik Bir Araştırma DENİZ.00 PB 382 14.00 PB 384 14. Özkan AKSAKAL. Hasan GENÇ.00 PB 366 14.00 PB 370 14.Gökhan Morfolojik.00 PB 388 14. Mesut PINAR.Davıs (Lamiaceae) Üzerinde Olcay DİNÇ DÜŞEN. Uğur ÇAKILCIOĞLU.00 PB 367 14. Şemsettin CİVELEK Kamışlık Dağı’nın (Elazığ) Bazı Nadir ve Endemik İsmail TÜRKOĞLU. İsa BAŞKÖSE Çiçekli Bitkilerin Posteri Allium sandrasicum Kollmann. Nalan YILDIRIM. Medine RAPD Tekniği İle Analizi GÜLLÜCE Vicia canescens Populasyonları Arasındaki Güleray AĞAR. N. Ahmet ŞAHİN Meryem ŞENGÜL. Araştırma Uğur ÇAKILCIOĞLU Lathyrus Cinsine Ait Pratensis Seksiyonunda Fatma GÜNEŞ Bulunan Türlerin Polen Morfolojisi C5 Karesine (Adana-Niğde-Mersin) Özel Bazı Hüseyin DURAL.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Adans. Kök Ucu Hücreleri Üzerine Sitogenetik Etkileri Evrim ÇELEBİ. dasyphylla (Schur) Domin Meyvalarında Vitamin İçeriklerinin Araştırılması Türkiye Güllerinin (Rosa L. (Boraginaceae) Taksonlarının Polen Morfolojileri Köprülü Kanyon Milli Parkı Karayosunu Florasına Katkılar Çeltek Dağı (Sivas) Florası Gaziantep Üniversitesi Kampus Florası Bazı Primula L.00 PB 391 14. Ekrem DÜNDAR.00 PB 394 14. Di. COŞKUNÇELEBİ.00 PB 413 14. Ümit BUDAK.00 PB 401 14.00 PB 415 14. ex Kotschy. Ascomycotina) Türünün Tayini ve Türkiye’deki Yayılışı Türkiye Ciğerotu Florasına B7(Eskişehir) Karesinden Yeni Kayıtlar Kemaliye (Erzincan) İlçesinden Türkiye İçin Yeni Mikrofungus Kayıtları Türkiye İçin Yeni Gloeosporium Kayıtları Türkiye İçin Yeni Phyllosticta Kayıtları Yıldız Dağları (Kırklareli)’ında Yayılış Gösteren Quercus petraea (Mattuschka) Liebl.00 PB 404 14. Ahmet AKSOY. O. Sevil ALBAYRAK Gönül KARTAL.00 PB 412 14.00 PB 392 14.) Yerel Adları ve Kullanılışları Türkiye’deYayılış Gösteren Bazı Onosma L. (Kasnak Meşesi)’dan Epifitik Liken Kayıtları Periferal Kan Lenfositlerinde Senecio trapezuntinus Boiss. türlerinin RAPD markerleri kullanılarak Sınıflandırılması Karabük-Eflani’den Yeni Bir Tür: Centaurea eflaniensis (Cyanus eflaniensis) Sect. Ergin HAMZAOĞLU. (Primulaceae) Türlerinin nrITS Bölgeleri Bakımından Karşılaştırılması Tokat (Almus ve Çamiçi Yaylası. Topluluklarının Epifitik Likenleri Endemik Quercus vulcanica Boiss.00 PB 396 14.00 PB 410 14.00 PB 397 14. A.00 PB 390 14. Yusuf ZEYNALOV Mutlu GÜLTEPE. Makbule ERDOĞDU Makbule ERDOĞDU. and Heldr. Sabiha PARLAK Bedrettin SELVİ Mehmet FIRAT Nursel İKİNCİ. Replikasyon İndeksi ve Mikronükleus Üzerine Etkisi Geleneksel Halk Tıbbında Yaygın Olarak Kullanılan Helichrysum plicatum DC. Fevzi ÖZGÖKÇE. Svetlana BANCHEVA. Şule ÖZTÜRK Halil Erhan EROĞLU. Şule ÖZTÜRK Seyhan ORAN. Ergin HAMZAOĞLU.ve Trisodyum Fosfatın A. Zafer KAYA Mesut KIRMACI U. Ayşegül UĞUR.00 PB 409 14. Ekrem AKÇİÇEK. Fatih YAYLA. Biyoloji Bölümü. Niksar) Makromantar Florası Usnea Dill ex.19.00 PB 406 14. Ümit BUDAK.00 PB 408 14. Tuncay DİRMENCİ Fatih COŞKUN.) Kültivarlarının RAPD Markırlarıyla Moleküler Sistematik Analizi Tokat Şehir Florasına Ön Hazırlık Türkiye Florası İçin Yeni Bir Tür Kaydı. plicatum Taksonunun Genotoksik Potansiyeli Brassinosteroidlerin Arpa Kök Büyümesi ve Hücre Bölünmesi Üzerine Etkileri Mono-. subsp. S. (Lamiaceae) Alt Türlerinin Filogenetik Analizi Marmara Bölgesinde Yetiştirilen Bazı Zeytin (Olea europea L. U. subsp. Svetlana BANCHEVA. Şifa BİLGİÇ Rıza BİNZET.00 - Türkiye’de Yetişen Stachys cretica L.00 PB 405 14. Erol DÖNMEZ Medine Münevver UMA. Scilla kurdistanica Speta. Elşad HÜSEYİN Seyhan ORAN. Cinsinin (Parmeliaceae.00 PB 411 14. TRABZON PB 389 14. Türünün Mitotik İndeks.00 PB 414 14. (Liliaceae ) Doğu Karadeniz Bölgesinde Yetişen Lilium L. Filiz SAVAROĞLU Makbule ERDOĞDU Elşad HÜSEYİN. Taksonlarında Tohum Yüzey Özellikleri Trakya’da Yayılış Gösteren Prunus spinosa L. Rıza BİNZET Tamer ÖZCAN Tamer ÖZCAN Hasan ÖZÇELİK. Adil GÜNER Zafer KAYA. UZUNER. Ascomycotina) Türkiye’deki Biyoçeşitliliği Rinodina poeltii (Physciaceae. Cyanus (Napulifera ) (Asteraceae) Türkiye’nin Bazı Linum L. spp.00 PB 393 14.00 PB 399 14. Aslıhan TEMEL.00 PB 403 14. Murat UNAL. BELDÜZ. TERZİOĞLU İbrahim TÜRKEKUL Ayhan ŞENKARDEŞLER Ayhan ŞENKARDEŞLER Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT.00 PB 395 14. cepa L. Sevil ALBAYRAK Halil Erhan EROĞLU. K.00 PB 402 14. Ahmet AKSOY.00 PB 407 14. Christoph OBERPRİELER. DOĞAN. Nermin GÖZÜKIRMIZI Şifa TÜRKOĞLU 58 .00 PB 398 14.00 PB 400 14.

00 PB 418 14.’nin Sitotaksonomik Özellikleri Bellevalia clusiana Griseb. Y. (Fabaceae) Türünün Karyolojik Yönden İncelenmesi Endemik Salvia tchihatcheffii (Fisch. Derviş ÖZTÜRK Ö. ÖZDEMIR. Onur KOYUNCU.00 - Scilla autumnalis L. Koray YAYLACI. Esra MARTİN.00 PB422 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Koray YAYLACI. Koray YAYLACI. Koray YAYLACI.’un Sitotaksonomik Özellikleri Silene gallica L.& Mey. ) Boiss. ÖZKAN. Biyoloji Bölümü. Özlem ÇETİN C.00 PB 419 14. TRABZON PB 416 14.00 PB 417 14. Derviş ÖZTÜRK Hülya HOŞGÖREN. AKTAŞ. AKYOL 59 . Onur KOYUNCU.’nin Sitotaksonomik Özellikleri Bazı Baklagil Türlerinde Kromozom Sayısı Tespiti Astragalus stereocalyx Bornm. K.00 PB 421 14.) Miller. M. Derviş ÖZTÜRK Ö. Derviş ÖZTÜRK Ö.19.00 PB 420 14.’nin Sitotaksonomik Özellikleri Muscari comosum (L. Ümit YAPICI Ayşe ÖZDEMİR. Onur KOYUNCU. Ahmet DURAN. Onur KOYUNCU.'nın Morfolojik ve Anatomik Özellikler Ö.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.19. TRABZON 60 .

Tekin BABAÇ Şule BARAN.00 PZ 002 09. Nusret AYYILDIZ. Alaettin KAYA Özlem KALKAR.00 PZ 020 09.00 PZ 013 09.00 PZ 018 09. Uğur C. ERİŞMİŞ Sevan SEÇKİN. Oppiidae) Türünde Coğrafi Çeşitliliğin Geometrik Morfometri Yöntemi İle İncelenmesi Gala Gölü’nün (Edirne) Cladocera ve Copepoda (Crustacea) Faunası İstanbul’un Karadeniz Kıyılarının Dekapod Krustase Faunası Erzurum Doyasan Yağ Fabrikasının Karasu Irmağındaki Sucul Koleopterlerin Sayı ve Çeşitliliği Üzerine Olumsuz Etkilerinin Fiziksel ve Kimyasal Parametrelerle Desteklenmesi Çorum İli Civarı Gerromorpha Faunası (Insecta: Heteroptera) Çorum İli Nepomorpha Faunasına Katkılar (Insecta: Heteroptera) Soyu Tükenmekte Olan Bir Tür. Ayhan ALTUN.00 PZ 005 09. Cicadomorpha. Aykut KENCE.00 PZ 016 09. Fulgoromorpha) Akdeniz Bölgesi Teke Böcekleri Faunası İçin Yeni Kayıtlar (Coleoptera: Cerambycidae) M. M. 1777 Deltamethrin ve Quizalofop-P-etil’ in Rana ridibunda (Ranidae : Anura) Larvaları Üzerine Etkileri Şanlıurfa – Bilecik’ten Çizgili İshak Kuşu (Otus brucei) Peletlerindeki Küçük Memeli Hayvan Kalıntıları Kahramanmaraş Uludaz Dağı (Ziyaret Tepesi)’nda Bulunan Coccinella septempunctata (Coleoptera: Coccinellidae). Ali DEMİRSOY H. Oribatida. Nazmi POLAT Çağdaş OTO. Kaprofaji ve Sindirim Sistemi Organları Porsuk (Meles meles)'un Anal ve Genital Bölgeleri Eğirdir Gölü'nden Sudak (Sander lucioperca L. Ayşegül KURUN Ümit İNCEKARA. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Savaş YILMAZ. GÜVEN.00 PZ 006 09. Merih HAZIROĞLU. 1978) Arcus Aortae’dan Köken Alan Damarların Subgross İncelenmesi Coypu’nun Diyeti. Felis chaus Schreber. Nahit PAMUKOĞLU Nahit PAMUKOĞLU Derya BOSTANCI. 1851) (Heteroptera: Pentatomidae)’un Metatorasik Koku Bezinin Morfolojisi ve Kimyasal Yapısı Cyprinus carpio L.00 PZ 021 09.00 PZ 010 09. Timur KIRGIZ Hüsamettin BALKIS.00 PZ 011 09.TURGUT. Emel USLU. Rızvan TUNÇ. Mehmet ÖZ. Yüksel COŞKUN. Ali ERDOĞAN Mustafa İZCİ.00 PZ 007 09..19. Hasan GÖLLÜOĞLU.00 PZ 009 09. Hatice MUTLU. Yalçın Şevki YILDIZ Seda MESCİ. Biyoloji Bölümü. M. Ali SALUR Seda MESCİ.00 - A 09:00-12:30 Dilek DURAK. Ali SALUR Rhaphigaster nebulosa (Poda. 1761) (Heteroptera: Pentatomidae)’nın Metatorasik Koku Bezinin Morfolojisi ve Kimyasal Yapısı Carpocoris fuscispinus (Boheman.00 PZ 015 09.00 PZ 014 09. Seda KIRALP.00 PZ 012 09. Nazmi POLAT Serap MUTUN. 1866 cinsinin Türkiye’deki yayılışı (Hemiptera. Cicadellidae) Kemaliye (Erzincan)’de Yayılış Gösteren Cixiidae Familyası Türleri (Hemiptera. Ayşe TOLUK Hüseyin GÜHER. Mahmut YILMAZ. Yusuf KALENDER Dilek DURAK Savaş YILMAZ.00 PZ 004 09. S. Ahmet KAYRALDIZ Emine DEMİR Emine DEMİR. TRABZON POSTER SUNUMLARI ZOOLOJİ 27 HAZİRAN 2008 PZ 001 09. 1843)’nin Populasyonlar Arası Mitokondriyal DNA Varyasyonu Medioppia subpectinata (Acari. Mustafa YAVUZ. Erkut KIVANÇ Ayşegül İLİKER. C. Yedi Noktalı Uğur Böceği’nin Biyolojisi Goniagnathus Fieber.00 PZ 019 09.00 PZ 017 09. 1758 (Sazan)’nun Yaş Tayini İçin Farklı Kemiksi Yapıların Değerlendirilmesi Türkiye Dikenli Faresi’nde (Acomys cilicicus Spitzenberger. GÖREN 61 . ÖZDİKMEN.00 PZ 008 09. 1758)'ın Otolit Boyutları-Balık Boyu İlişkileri ve Bazı Populasyon Parametrelerinin İncelenmesi Andricus caputmedusae (Hartig.00 PZ 003 09.

Nuri YİĞİT. Ali DEMİRSOY.00 PZ 037 09.00 PZ 034 09. Pholcidae. Humeyra NERGİZ 62 . 1850 (Mammalia: KANDEMİR.00 PZ 023 09. Mehmet Ali TABUR. Figen KUNT Tuğrul ÖNTÜRK Hasan Oğuz İMAMOĞLU. Oktay GÜRKAN Aysel BEKLEYEN.00 PZ 033 09.19.00 PZ 040 09.00 PZ 031 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 - Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.00 PZ 027 09.00 PZ 043 09. Uloboridae. TRABZON PZ 022 09. Ercüment ÇOLAK. trifolii (Burgess) (Diptera: Agromyzidae) Türlerinin Okan ÖZGÜL. 1917)'nin Üreme Biyolojisi’nin Belirlenmesi Aşıklar Deresinde (Rize) Yaşayan Barbus tauricus escherichi (Berg. İrfan Clethrionomys Tiselius. (Araneae) Faunası Kemaliye (Erzincan) Lycosidae.00 - PZ 039 09. İrfan KANDEMİR. Clubionidae.00 PZ 030 09. Zeynep ÖNER. Rukiye TANYERİ. Şakir Önder ÖZKURT Chromatomyia horticola (Goureau) ve Liriomyza Bekir ÇÖL. Dictynidae. Araneidae.00 PZ 042 09. Biyoloji Bölümü. M. Orius (Heteroptera Anthocoridae) Türleri Karacadağ Civarındaki Suların Zooplankton Faunası Kemaliye (Eğin)-Erzincan Malakofaunası İstanbul’un İki Yakasından ve Adalarından Salyangoz (Gastropoda) Hikayeleri Türkiye’nin Üç Yerli İpekböceği Irkının Bazı Morfolojik Özelliklerinin Karşılaştırılması Türkiye’deki Apodemus Kaup 1829 (Mammalia: Rodentia) Cinsinin RAPD-PCR İle Analizi Hüseyin ÖZDİKMEN. Zekiye GÜÇLÜ. Mesude YETİŞ Erdem DUT.00 PZ 028 09. Özlem ÖZŞEN Tuncay TÜRKEŞ.00 - PZ 029 09.00 PZ 032 09.00 PZ 044 09. Ali DEMİRSOY. Philodromidae.00 PZ 026 09. 1917)'nin Bazı Biyolojik Özelliklerinin İncelenmesi Kemaliye (Erzincan) Scytodidae.00 PZ 025 09. Zodariidae. Ercan SARIHAN Mehmet KEÇECİ.00 PZ 036 09. Tetragnathidae. Theridiidae. Fahrettin Anadolu’daki Tür Çeşitliliği ve Zoocoğrafik KÜÇÜK. Salticidae (Araneae) Faunası Denizel Kladoserlerin Yumurtalık Koyu’ndaki (İskenderun Körfezi) Dağılımı Antalya İlinde ve Türkiye’de Yayılış Gösteren Polifag Avcı. Ömer Özellikleri ERDOĞAN Akşehir ve Eber Göllerinin Ornitofaunası Fulya SAYGILI. Semra TURGUT Kadir Boğaç KUNT. Ertuğ DÜZGÜNEŞ Hasan Oğuz İMAMOĞLU. Titanoecidae.00 PZ 024 09. Cortodera steineri Sama. Demet EROĞLU.Oktay DURSUN Muğla İlinde Biyoçeşitliliğinin RAPD (Rastgele Üretilen Polimorfik DNA) Belirteçleri Yardımıyla Saptanması Kemalpaşa (İzmir) Yöresi Organik Bağ ve Meyve Ahu ÜZÜM. Palpimanidae. Pisauridae. Ercüment ÇOLAK Kuzey Anadolu Bölgesinde Yayılış Gösteren Reyhan ÇOLAK. Rodentia) Cinsinde Allozim Varyasyonları ve Teoman KANKILIÇ. Gül OLGUN. Nuri YİĞİT Türkiye’de Yayılış Gösteren Glis glis’te Allozim Reyhan ÇOLAK. Oxyopidae. Miturgidae. Thomisidae.00 PZ 035 09. 1996 (Coleoptera: Cerambycidae: Lepturinae) Türkiye’de Biyospeleoloji ve Mağara Örümceklerine Yeni Bir Tür Kaydı Gümüş Çayı (Mardin-Kızıltepe) Ephemeroptera Faunasının Belirlenmesine Yönelik Ön Çalışmalar Aşıklar Deresinde (Rize) Yaşayan Barbus tauricus escherichi (Berg. Linyphiidae. Nuri YİĞİT. Hasan Sungur CİVELEK. Gül OLGUN. Eresidae. Oecibiidae. Şafak BULUT Iğdır İli Biyoçeşitliliği Ayşegül İLİKER İklim Değişikliklerinin Tür Çeşitliliğine Etkisi Yarışlı Gölü (Burdur) Ornitofaunası Gökşen ÖZTÜRK. Zoropsidae. Özlem ÖZŞEN Tuba TERBIYIK. Şükran ÇAKIR ARICA Gül OLGUN. Alper TONGUÇ. Agelenidae. Ertuğ DÜZGÜNEŞ Tuncay TÜRKEŞ. Gnaphosidae. Teoman KANKILIÇ. İrfan Varyasyonları KANDEMİR. Bülent GÖKOT Burçin Aşkım GÜMÜŞ Burçin Aşkım GÜMÜŞ PZ 038 09. Serdar TEZCAN Bahçelerinde Çukur Tuzak ve Besin Tuzaklarla Yakalanan Böcek Faunasının Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Aphanius (Teleostei: Cyprinodontiformes) Cinsinin Salim Serkan GÜÇLÜ. Ercüment Genetik Farklılaşmalar ÇOLAK. Reyhan ÇOLAK.00 - Türkiye Teke Böcekleri Faunası İçin Yeni Bir Tür. Benin TOKLU ALIÇLI.00 PZ 041 09.

00 - PZ 049 09. Ökkeş YILMAZ.00 PZ 052 09. Serdal ÇELEBİ Araştırılması Lutein ve İsoflavonoid’ in MDA Hasarına Karşı İrfan EMRE.00 - Serbülent PAKSUZ. Alparslan Etkilerinin HPLC Cihazı ile Ölçülmesi DAYANGAÇ.00 PZ 047 09.00 PZ 062 09. Ahmet ÖNER Strese Karşı Koruyucu Etkileri Doğu Karadeniz Bölgesi Pimplinae Türleri Üzerine Bir Araştırma Istranca Ormanlarının Yarasa Faunası Murat YURTCAN 63 .00 PZ 060 09. Semra TÜRKOĞLU DMBA ile Birlikte Verilen Resveratrol ve α-Lipoik Mehmet TUZCU. Mehmet GÜVENÇ Diyabetik Kataraktlı İnsan Lens ve Ön Kamera İrfan EMRE.00 PZ 058 09.00 - PZ 050 09. Gülçeri GÜLEÇ. Vitamini Düzeylerinin Değişimi Semra TÜRKOĞLU. Mehmet Asidi Bileşimine Etkisinin İncelenmesi GÜVENÇ. Ökkeş YILMAZ. Ökkeş YILMAZ. Emine DIRAMAN Kör Fare (Spalax luecodon. Leyla Pupunun Total Lipid ve Total Yağ Asidi Bileşimine KALYONCU Etkileri Yumurta Parazitoidi Trichogramma sp.00 PZ 059 09. Beytullah ÖZKAN Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan Vitamin A. Muammer Asidin Karaciğer ve Böbrek Dokularındaki Yağ BAHŞİ.00 - PZ 053 09.00 PZ 061 09. Ökkeş Sıçanlarda Bazı Biyokimyasal Parametreler Üzerine YILMAZ. Sait ÇELİK. Dokusundaki Yağ Asitleri. Mehmet GÜVENÇ. sıvılarında Lipid Peroksidasyonunun Etkilerinin Mehmet TUZCU. Alparslan DAYANGAÇ Şaperon Proteinler Rukiye DEMİR. Nordman)’nin Yavuz KOÇAK. Mehmet TUZCU. Kolesterol Değerlerinin Araştırılması Alpaslan DAYANGAÇ. Ayşe Dilek Düzeyindeki Değişmeler ÖZŞAHİN. Alparslan DAYANGAÇ Resveratrol ve α-Lipoik Asidin DMBA Uygulanan Muammer BAHŞİ. Lipoik Asit ve Vitamin C Verilen Mehmet GÜVENÇ. Larva ve Pelin ÜSTÜNER. TRABZON PZ 045 09. Mehmet GÜVENÇ. Mehmet TUZCU.00 PZ 057 09. (Hymenoptera: Trichogrammatidae) Populasyonları Sevcan ÖZTEMİZ. Lenslerinde Vitamin E ve Melatoninin Oksidatif Mehmet TUZCU. İodo 4-Bromo Benzen Molekülünün Sıçan Böbrek Elif LOĞOĞLU Dokusu Oksidatif Olayları Üzerine Etkisi Spalax leucodon Nordman (Kör Fare) Türüne Ait Muammer BAHŞİ. Aysel GÜVEN E ve Beta-Karoten Düzeylerinin Belirlenmesi DMBA Uygulanan Yaşlı Ratların Serum ve Muammer BAHŞİ. Ökkeş Eritrositlerindeki Yağ Asidi. Ahmet ÖNER Sıçan Lenslerinde Araştırılması Streptozotocin İle Diyabet Oluşturulmuş Sıçan İrfan EMRE. Eşref Bazı Dokularda Yağda Eriyen Vitaminlerin ve Total YÜKSEL. Alparslan DAYANGAÇ Resveratrol. Mehmet TUZCU.00 PZ 056 09. Kolesterol ve Bazı Yağ Asitlerinin Dilek ÖZŞAHİN. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 063 09.00 - PZ 055 09. Koruyucu Etkilerinin STZ İle Diyabet Oluşturulmuş Mehmet TUZCU. Nihat DİLSİZ. Muammer Antioksidan Madde Desteğinin Etkisi BAHŞİ. Ökkeş Diyabetik Ratların Pankreas Dokusunda αYILMAZ.00 PZ 048 09. Kolesterol ve E YILMAZ.00 - PZ 051 09. Servet ÖZCAN. Kompozisyonunun Belirlenmesi Alpaslan DAYANGAÇ. Mehmet GÜVENÇ. Nihat DİLSİZ.Ökkeş YILMAZ. Vitamin E ve Kolesterol Muammer BAHŞİ. Muhammet GAFFAROĞLU Ellagik asit’in Beyinde Alüminyuma Karşı Etkisi Ahmet ÖZKAYA. Fahriye SÜMER. Ökkeş YILMAZ. Muammer Karaciğer ve Akciğerlerinde Bulunan Yağ Asit BAHŞİ. Semra TÜRKOĞLU. Nihat DİLSİZ. Yavuz KOÇAK. Dokularının Yağ Asidi Bileşimi Üzerinde Abdullah ASLAN. Mehmet Kontrolsüz Diabetik Ratların Karaciğer TUZCU.19. İnan KAYA.00 PZ 054 09. Semra TÜRKOĞLU Bazı Antioksidanlarla Desteklenen Kontrolsüz Mehmet GÜVENÇ. Biyoloji Bölümü. Aydın Arasındaki Esteraz Varyasyonunun Elektroforez İle TUNÇBİLEK Belirlenmesi Thiohalobenzen Türevi Olan 2. Mehmet GÜVENÇ.4 Dithiofenoxy 1 Şule COŞKUN. Ayşe Tokoferol. Alparslan DAYANGAÇ Kontrolsüz Tip-1 Diabetik Ratların Kas ve Böbrek Mehmet TUZCU.00 PZ 046 09. Muammer BAHŞİ Farklı besinlerin Plodia interpunctella L. Abdurrauf YÜCE. Hasan Değişimi GENÇOĞLU.

00 PZ 082 09. Heteroptera.00 - PZ 067 09. Ahmet ÖNER 64 . Seda Pınar DÜNDAR. Ali ÖZTOP.00 PZ 065 09. Atila Yağların Culex pipiens L. Ahmet ÇAKIR. A. A. Fahriye SÜMER.00 - Zeliha SELAMOĞLU TALAS.19. Ömer ERTÜRK.00 PZ 083 09. Deneysel ve ARSLANYOLU Biyoinformatik Karakterizasyonu Streptozotocin ile Diyabet Oluşturulmuş Sıçan Lenslerinde Aspirin ve Aminoguanidinin Oksidatif Strese Karşı Antioksidan Etkileri Stresli ve Stressiz Öldürme Metoduyla Alabalık Dokularında Zamana Bağlı Biyokimyasal Değişimler İrfan EMRE. Düzeyi. Abdurrahman Trichogramma Türlerinin Soğuğa Karşı AYVAZ Dirençlerinin Araştırılması Ips sexdentatus (Boerner) (Coleoptera: Mustafa YAMAN. Takımlarına Ait Avcı Mehmet KIVRADIM.00 PZ 072 09.00 PZ 070 09. Curculionidae. İbrahim Hakkı CİĞERCİ. Fatih FİDAN Nonilfenol’ün Rat Böbrek ve Testis Dokusunda Yasemin Sunucu İndüklediği Oksidatif Stres Üzerine Taurinin KARAFAKIOĞLU. İlyas TEKŞAM Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Derya SARIBEK. Çiçek AYDIN. Zekai Oluşturulan Akut Enflamasyon Üzerine Alfa-Lipoik HALICI .00 PZ 068 09.00 PZ 077 09. Mesut Asidin Etkisi: Anti-Enflamatuvar Etkinin Glutatyon HALICI. Fatih Koruyucu Etkisi FİDAN. Mehmet TUZCU. Nihat DİLSİZ. Semih YILMAZ. Üzerine Etkisi Bacillus coagulans Bakterisinin Probiyotik Olarak Meltem AŞAN ÖZÜSAĞLAM Önemi Salisilaldiminin İskemi-Reperfüzyon Oluşturulmuş Nihat DİLSİZ.00 PZ 069 09. Glutatyon Peroksidaz ve Redüktaz Enzim Selma MUTLU Aktiviteleri İle İlişkisi Plazma ve Eritrositler Arasında Sistin–Sistein Yeliz ÇAKIR. (Diptera: Culicidae)’e YANIKOĞLU Karşı Ergin Öldürücü Etkisinin Araştırılması Sivri Kekik ve Mersin Bitkilerinden Elde Edilen Salih KARABÖRKLÜ. Etkisi Hasan YILDIZ. TRABZON PZ 064 09. Işığın Aynalı (Cyprinus carpio) Sazan Adem Yavuz SÖNMEZ Plazmasındaki İz Elementler ve T3 (Triiyodotironin) Seviyesi Üzerine Etkileri Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Lahana Afiti. Seda Pınar DÜNDAR Eritrositlerde Sistein Transportuna Azaserin'in Muharrem ATLI. Scolytinae)’un Parazit ve Patojenleri Sabri ÜNAL. Ayşe GÖĞEBAKAN. Recep ASLAN Rat Pençelerinde Karragenin Enjeksiyonu İle Fehmi ODABAŞOĞLU.00 - PZ 066 09. Ayşe Sıçan Retinası Üzerine Olan Antioksidan Etkisinin ŞAHABOĞLU. Haydar ÖZTAŞ. Ayşe GÖĞEBAKAN. Mehmet Fuat GÜLHAN. Ayhan DURAN.00 PZ 081 09. DNA Hasar Tespitinde Tek Hücre Jel Elektroforezi İbrahim Hakkı CİĞERCİ. Fatma GÖK. Engin KILIÇ Ajanı olarak Entomopatojenik Funguslar Un Güvesi. Ephestia kuehniella (Lepidoptera: Ülkü CANPOLAT. Deniz YILDIZ Döngüsü: Plazma Redoks Durumunun Düzenlenmesinde Eritrositlerin Rolü İki Origanum Türünden Elde Edilen Uçucu Hüseyin ÇETİN.00 PZ 075 09. Uğur AZİZOĞLU. Biyoloji Bölümü. Mehmet Fuat GÜLHAN Gebelikte Her Üç Trimesterde Kan Biyokimyasal ve Zeliha SELAMOĞLU TALAS. Fadime ATALAY. Elif ÇADIRCI. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 080 09. Aydın TUNÇBİLEK Pyralidae)’nın Yumurta Açılmasına UV’nin Etkisi Antalya İli Nar Bahçelerinde Belirlenen Coleoptera.00 PZ 084 09. Hematolojik Parametrelerin İncelenmesi Mehmet ÇAKIR. Hilal BAKİ. Onur TOSUN. Mustafa IŞIK. Muhittin Zeta (GST-z) Geninin Klonlanması. Abdurrahman AYVAZ Uçucu Yağların Akdeniz Un Güvesi Ephestia kuehniella Zeller ve Kuru Meyve Güvesi Plodia interpunctella (Hübner)’ nın Farklı Evreleri Üzerindeki Öldürücü Etkilerinin İncelenmesi Böceklerle Mücadelede Alternatif Biyolojik Kontrol Özlem KALKAR.00 PZ 073 09. Veli KASUMOV Araştırılması Bazı Orthoptera Türlerinin Tükürük Bezinden αSema AGÜLOĞLU FİNCAN Amilaz İzolasyonu ve Karakterizasyonu Tetrahymena thermophila Glutatyon S-transferaz Cem ÖZİÇ. İbrahim ÖRÜN.00 PZ 076 09.00 - PZ 074 09. Mehmet KEÇECİ. Gazi GÖRÜR Brevicoryne brassicae.00 PZ 079 09.00 PZ 078 09.00 - PZ 071 09. Deniz YILDIZ. Neuroptera. Seyla Böcek Türleri ve Bulunma Oranları TEPE. Hayati AYGUN.

1758) ve Luscinia megarhynchos (Brehm. Muhittin ARSLANYOLU Nizamettin YAVUZ.00 PZ 103 09. Kiraz ERCİYAS. Iğdır) 2006–2007 Yılı Kuş Halkalama Çalışmaları Farklı Dalga Boyundaki Işıkların Nil Tilapyası’nın Büyümesine Etkisi Diazinon’un Drosophila melanogaster’in Morfolojisi. 1758) (Aves: Passeriformes)’un Cernek Halkalama İstasyonunda 2002 – 2005 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Dönemine Ait Biyometrik Ölçümlerin Değerlendirilmesi Çat Baraj Gölü'nde Yaşayan Leuciscus cephalus'un Büyüme Özellikleri Tartrazinin Cyprinus carpio L. Mehmet ÖZ.Baran YOĞURTÇUOĞLU Oğuzhan YANAR. Kiraz ERCİYAS. 1758 Üzerindeki Genotoksik Etkisinin Mikronükleus Yöntemi ile Araştırılması Aras Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi’ndeki (Yukarı Çıyrıklı. Mehmet YARAN. Zafer BAHÇECİ Lale GENÇOĞLU. Arif Cemal ÖZSEMİR. Yakup Sancar BARIŞ S. Şerife Gülsün KIRANKAYA. Güler EKMEKÇİ. Fikret SARI. Gürsel ÇETİN. Akın KIRAÇ. P. İrfan ALBAYRAK. Rızvan TUNÇ Mustafa YAVUZ. M. Sancar BARIŞ Gürsel ERGEN.00 PZ 087 09. 1831) Türlerinin Ağırlık ve Yağ Skoru Değişimi ile Konaklama Süreleri Kara Salyangozlarında Okun Yapısı. F.00 PZ 093 09.00 - Tetrahymena thermophila ATP Bağımlı DNA Ligazların Biyoinformatik Analizi Ve DNA Ligaz I Geninin Klonlaması Tetrahymena thermophila Katalaz Geninin Moleküler Klonlanması Karakterizasyonu ve Ekspresyonu Kızılırmak Deltası’nda Halkalanıp Tekrar Yakalanan Luscinia luscinia (Linnaeus. Mustafa YAVUZ. Handan Açelya AKDAMAR.00 PZ 098 09. Ayça KESİM Mehmet ÖZ.00 - PZ 088 09. Çiğdem FAK. Ali ERDOĞAN.00 - 65 .00 PZ 100 09. Yakup ŞAŞMAZ. Ahmet KILIÇ Mehmet Nuri AKTÜRK. Costa) Türünün Biyolojisi Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Morfolojisine Etki Eden Ekolojik Faktörlerin Araştırılması Belek ve Denizyaka Kumsallarındaki Yapısal Değişimlerin Deniz Kaplumbağasının (Caretta caretta) Yuvalanma ve Üreme Başarısı Üzerine Etkisi Antalya İlinde Yayılış Gösteren Tarla Farelerinin (Rodentia: Microtus guentheri) Habitat Tercihi ve Yuva Anatomisi Pasbaş Patka’nın (Aythya nyroca) Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki Durumu GAP Bölgesinin Sucul Ortamlarında Bulunan Gambusia affinis (Sivrisinek Balığı)’deki Ağır Metal Birikiminin Araştırılması Karataş (Adana) Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Kullanılan Dip Trollerinin Bazı Türler İçin Seçicilik Parametreleri Nurçin KÜÇÜKOĞLU. Mahmut Bilgener Engin KILIÇ Murat KÜTÜK.00 PZ 097 09. Necmettin DOĞAN. Tuzluca. Hülya KARADEDE AKIN Erdoğan ÇİÇEK. BUSSE Hakan TÜRKER. Muhittin ARSLANYOLU Ozan KILIÇKAYA.) Bitkisi Üzerine Arız olan Meyve Sineği (Carpomyia vesuviana.00 PZ 095 09. 1758 (Gastropoda: Pulmonata) Türlerinde Ok Morfolojisi Türkmenbaba Dağı (Eskişehir)’nda Yaşayan Kara Akbaba (Aegypius monachus L. Seda AKIN. 1774 ile Helix lucorum Linnaeus. Rızvan TUNÇ Recep KARAKAŞ. Mehmet BAŞ.19. Önemi ve Helix apersa Müller. Murat OCAK Ayla KARATAŞ. M.00 PZ 092 09. TRABZON PZ 085 09. Pınar ÖZÇAM. NOWAKOSKI. 1810) Avcılığı ve Balık Faunasında Saptanan Değişimler Böcek Beslenmesine Genel Bir Bakış Erzurum Pasinler Ekolojik Şartlarında Kuru Fasulyede Tespit Edilen Entomolojik Problemler Ege Bölgesi’nde Hünnap (Zizyphus jujuba Mill. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Nermin BİTER Elif YAMAÇ Kiraz ERCİYAS. ŞEKERCİOĞLU. Murat BİRİCİK. Arzu GÜRSOY.00 PZ 089 09. Çağan H. Arif Cemal ÖZSEMİR. Arif PARMAKSIZ Ümit YIRTICI. Arzu GÜRSOY. Y. M. Biyoloji Bölümü.00 - PZ 091 09.00 PZ 102 09. J..00 PZ 099 09.00 PZ 101 09. Didem AYDIN Sedat İNAK. Eşey Oranı ve Politen Kromozomları Üzerine Toksik Etkileri Hirfanlı Baraj Gölü’nde 2002 Yılından Sonraki Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso. Özgün TEKSOY.00 PZ 086 09.00 PZ 105 09.00 PZ 104 09.00 PZ 096 09. Dursun AVŞAR PZ 094 09. Ali KIRPIK.00 PZ 090 09.) Populasyonunun Besin Tercihi Üzerine Araştırmalar Phylloscopus trochilus (Linnaeus.Ahmet OYMAK.

Yavuz Türlerinin Yıllara Göre Populasyon Yoğunluğunun KILIÇ Karşılaştırılması Buldan Süleymanlı Yayla Gölü Bentik Mustafa DURAN.00 PZ 107 09.00 PZ 115 09.00 - Beran FİRİDİN. TRABZON PZ 106 09. A. Levent TUNA. Mahmut EROĞLU.00 PZ 108 09. Mustafa Duran.00 PZ 110 09.00 PZ 126 09. Özge ÇAKI. Adnan ALDEMİR Türlerinin Saldırı Periyotları Çevresel Sorunlar.00 PZ 109 09. Sığınma Davranışı ve Göç M. A.00 PZ 122 09. Biyoloji Bölümü. Hakan KARAARDIÇ Hakan KARAARDIÇ. Ahmet Murat AYTEKİN PZ 111 09. Derya AKTAŞ. Ahmet DEMİRAK Eskişehir Çevresi Tabanidae (Insecta: Diptera) Ferhat ALTUNSOY.00 PZ 114 09. Hakan SİMSAR. Cengiz MUTLU Özlem ÖNEN.00 PZ 125 09.00 PZ 118 09. Chrysomelidae)’nin Azot Kullanım Seviyesine Etkisi Bazı Bitki Sekonder Bileşiklerinin Agelastica alni L. Seval ÖZCAN Aras Nehri (Iğdır) Bentik Omurgasız Faunası Gürçay Kıvanç AKYILDIZ. Hülya KARADEDE AKIN. Tarık DANIŞMAN Bakış (Araneae) Büyük Memeli Çalışmalarında Foto-Tuzak Yöntemi Yasin İLEMİN (Datça-Bozburun Yarımadasında Vejetasyon Tipine Bağlı Büyük Memeli Faunasındaki Değişimler) Kırıkkale ilindeki Spalax leucodon Tuba YAĞCI. Füsun ERKAKAN.00 PZ 112 09.00 PZ 120 09. Abdullah BAYRAM. Ramis KORKMAZ.19. Cengiz MUTLU Beran FİRİDİN. Ali ERDOĞAN Doğu Karadeniz Bölgesinin Çay ve Fındık Abdullah BAYRAM.1840)'un yuva yapısı (Mammalia: Rodentia) Direnç Fenomeni. ÇAĞLAR Olgusunun Buna Etkileri Hazar Gölü’ndeki Capoeta capoeta umbla (Heckel. Gürçay Kıvanç AKYILDIZ. 1758)’nın Populasyon Yapısı ve Büyüklüğü İle Büyüme Özelliklerinin İncelenmesi Çamkoru Göleti (Çamlıdere-Ankara)’nde Yaşayan Alburnus escherichii Steindachner. (Coleoptera. A. Mustafa AKINER. Cem KUYUCU. Sularında Ağır Metal Düzeyleri Nedim ÖZDEMİR. Nursel AŞAN (Nordmann. Selim S.00 PZ 121 09. Mehmet ÖZ. Erhan ÜNLÜ 1843)’nın Ağır Metal Birikiminin Mevsimsel İncelenmesi Aras Vadisi’ndeki Sivrisinek (Diptera: Culicidae) Hilal BEDİR. Mahmut EROĞLU.1758) (Chelonia: Cheloniidae) Yuvalarında Sıcaklığa Bağlı Yavru Eşey Oranının Belirlenmesi Titreyengöl'de (Antalya/Manavgat) Sylvia cinsine ait kuş türlerinin halkalama sonuçları Çamkoru Göleti (Çamlıdere-Ankara)’ne Bırakılan Tinca tinca (Linnaeus. Kamile KAZAKLI Leyla ÖZKAN KARAARDIÇ. Ümmühan ASLAN. Zafer Bahçelerinin Araneo-Faunası SANCAK. Sibel HÜNDER.00 PZ 123 09.00 PZ 116 09.00 PZ 117 09. Chrysomelidae)’nin Beslenme ve Gelişimine Etkisi Çayırlık Alanda Toprak Akarlarının Dikey Dağılımı Akdeniz Üniversitesi Kampusu Avifaunası Fatma KOÇBAŞ. Omurgasızları Mehmet EKİM. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 - Toprak ve Toprak Akarlarında (Acari: Cryptostıgmata) Ağır Metal Birikimlerinin Belirlenmesi Olympos-Çıralı Kumsalı’ndaki Carette caretta (Linneaus.00 PZ 119 09. Serdar POLAT 66 . 1897 ve Leuciscus cephalus Linnaeus. Çevresel Çatışmalar ve Aysel KEKİLLİOĞLU Alternatif Bir Yaklaşım:Ekoempati Yatağan Termik Santrali Çevresindeki Kuyu Fevzi YILMAZ. Kamil KOÇ Hakan KARAARDIÇ. Kamil KOÇ. Ali ERDOĞAN.00 PZ 113 09. Nazife YİĞİT Doğu Karadeniz Bölgesi Örümcek Faunasına Bir Zafer SANCAK. 1758’un Atasal ve Hibrit Bireylerinin Morfometrik Durumu ve Populasyon Yapısı Besin Kalitesi Değiştirilmiş Bazı Bitki Yapraklarının Agelastica alni L. Tarık DANIŞMAN. (Coleoptera. Pelin KARASU. Leyla ÖZKAN KARAARDIÇ Deniz İNNAL Deniz İNNAL.00 PZ 124 09.

Didem Kompozisyonunun Su Kalitesi İle İlişkisi OĞUZKURT Korunmuş Bir Salamandra salamandra Seçil KARAHİSAR. Cafer EKSEN İki Farklı Akarsuda EPT (Ephemeroptera. Adem GÜLEL (Hymenoptera: Ichneumonidae) İle Parazitlenen.00 PZ 148 09. Atakan Faunası ve Su Kalitesi ile İlişkisi SUKATAR. Fatih FİDAN. Kurtuluş ve Larval Gelişim Üzerine OLGUN Selenyum’un Teratojenik Etkilerinin Sıçanlar Emre GÖKTEKİN.00 PZ 135 09. Dürdane KOLANKAYA. Murat BARLAS.Konusunda DEMİRSOY İlk Gözlemler Eber Gölü’nden Yakalanan Carassius carassius’da A.00 PZ 142 09. İlhami Organik İnsektisit Fipronilin Tavuk Embriyoları ve ÇELİK. Bülent Trichoptera. Turan AKAY Danio rerio ’da (Teleostei: Cyprinidae) Embriyonik Özlem ÇAKICI. Statünün Belirlenmesi İsmail KÜÇÜKKURT. Ayça GÜMÜŞ. Aziz AVCI. Mesude YETİŞ Ekosistemlerine mi Bağlı?) Elma Bahçelerinde Baklazınnı İle Alternatif Vildan BOZKURT.00 PZ 128 09. Moleküllerine Deksametazonun Etkisi Mesut ŞAHİN. Zeynep ÖNER. Emrah SUR.)’nin Büyüme Oranının Mustafa DURAN. Gürçay KIVANÇ AKYILDIZ. Sadettin ÜNSAL Kuluçka Sonu Erken Dönem Civcivleri Üzerindeki Bazı Etkileri Farklı Dönem Embriyonik Karaciğer Dokularında Erdal BALCAN.00 PZ 129 09.00 PZ 132 09.00 PZ 143 09. Necla BİROL Oranlarının Su Kalitesi ile İlişkisi Eşen Çayı ( Kocaçay) Bentik Makroomurgasız Bülent YORULMAZ.00 PZ 137 09. Gelişimi Üzerine Teratojenik Etkileri M. Bülent GÜNDÜZ Aktivite Suriye Hamsterlerinde (Mesocricetus auratus) Alper KARAKAŞ. Hasan KALYONCU. Plecoptera)/ Chironomus sp. Recep ASLAN. Gürçay Kıvanç Koloni Oluşturmalarının Karşılaştırılması AKYILDIZ.00 PZ 131 09. Yılmaz DÜNDAR Su Ekosistemlerinin Önemi (Geleceğimiz Su Gökşen ÖZTÜRK.00 PZ 133 09.00 PZ 146 09. Recep BAKIR. Makroomurgasız Faunasının Belirlenmesi Bülent YORULMAZ Sagitta setosa Müller.19. Cevat ZEKİ Mücadele Olanakları Üzerinde Araştırmalar Gammarus roeseli (L.. Cevher ÖZEREN 1758)’ın Büyüme ve Üreme Özellikleri Kuluçkanın Farklı Günlerinde Yumurtaya Verilen Haluk ÖZPARLAK. Nüket SİVRİ Güney Doğu Karadeniz’deki Yaz Dağılımı İznik Gölü’nde Yaşayan Sazan (Cyprinus carpio L. Biyoloji Bölümü.00 - Bentik Omurgasızların Değişik Yaprak Paketlerinde Mustafa DURAN. Atilla ARSLAN 67 . S.00 PZ 144 09. Aysun Katkı Maddesi E341 (Trikalsiyum Fosfat)’in Fetus KILIÇ. Hatice AVCI. Murat BARLAS Dipsiz-Çine Çayı (Muğla-Aydın)’nın Bentik Necla BİROL. İlhami Üzerine Enzim Histokimyasal Bir Çalışma ÇELİK. TRABZON PZ 127 09.00 PZ 139 09. Tuğba TELATAR . Hülya METİN Karakaya Baraj Gölü Zooplankton Duygu ÖZHAN.00 - PZ 147 09. Nurhayat BARLAS Sıçanlarda Gebelik Süresince Uygulanan Besin Cansın GÜNGÖRMÜŞ. Muhsin KONUK. Ayşe ÖZDEM.00 PZ 140 09. Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ Gelişimin İncelenmesi Sosyal Evrimin İki Büyük Sıçraması Olan Tarım ve Esen Fatma KABADAYI Sanayi Devrimi’nin Çevre Üzerine Etkileri Parazitoit Venturia canescens (Gravenhorst) Ali BOZ. Fatmanur Laboratuarda Araştırılması KARAAĞAÇ.00 PZ 138 09. İbrahim Hakkı Bazı Ağır Metal Miktarlarının Tesbiti ve Oksidatif CİĞERCİ. Pervin Ekstrasellüler Matriks ve Hücre Yüzey TOPARLAK. Emine Pınar PAKSUZ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.00 PZ 134 09. Ali populasyonu-Kemaliye Populasyonu. YORULMAZ. Murat BARLAS. Özlem ARSLAN Triturus vulgaris (Küçük semender)’te Embiyolojik Nazan ÜZÜM.00 PZ 130 09. 1847 (Chaetognatha)’ nın Ali Muzaffer FEYZİOĞLU. Bülent Melatonin Hormonunun Nöronal Ateşleme Hızı GÜNDÜZ Üzerine Etkileri İki Farklı Kirpi Türünün Periferal Kan Lenfositleri Haluk ÖZPARLAK. Gurbet ÇELİK. Konak Ephestia kuehniella (Zeller) (Lepidoptera: Pyralidae) Larvalarının Hemolenfindeki Toplam Protein Lipit ve Karbohidrat Miktarı Üzerine Parazitlenme Sonrası Geçen Süre ve Sıcaklığın Etkileri Moğolistan Gerbillerinde Kindling ve Lokomotor Alper KARAKAŞ.00 PZ 141 09. Onur Üzerinde Değerlendirilmesi CANDAN. Dürdane KOLANKAYA.00 PZ 145 09.00 PZ 136 09.00 PZ 149 09.

Mehmet BAŞHAN.00 PZ 164 09.00 PZ 156 09.00 PZ 159 09. Ramazan URANLI. Çiğdem GÜL Merve ALTUN.00 PZ 165 09.00 PZ 155 09. Eylem AKMAN GÜNDÜZ. İbrahim ÖRÜN.00 PZ 166 09. Seda Pınar DÜNDAR. Osman PARLAK Nilgün YILMAZ. Emre BATIR Emre BATIR. Ali BOZ.00 PZ 154 09. Seval DUMAN Hülya ALTUNTAŞ. Necdet DOĞAN İhsan EKİN. Özlem CESUR Adnan SARIKAYA. Mehmet DOĞRU Zeliha SELAMOĞLU TALAS. Evrim SÖNMEZ Salih GÖRGÜN. Babek ABUŞOV. TRABZON PZ 150 09.00 - 68 .00 PZ 161 09. Ayşenur YONTAN M.00 PZ 169 09.00 - Nikotinin Kurbağa (Rana ridibunda) Periferik Sinirleri Üzerine Elektrofizyolojik Etkilerinin Doza ve Zamana Bağlı Olarak Araştırılması Klinikte Kullanılan Bazı Anti-Anjiojenik Ajanlar ve Etki Mekanizmaları Larval Evrede Uygulanan Düşük Sıcaklığın Pimpla turionellae L. Ali AKPINAR. Parazitoid. Kısmet Esra ATALIK. Atilla TEMUR PZ 170 09. Miraç YILDIRIM. Özgür VARER. Ülkü ÇÖMELEKOĞLU Nuran CIKCIKOĞLU YILDIRIM. Rıdvan ŞEŞEN Özgür VARER IŞITAN. Emre AKPINAR Süleyman AYDIN.Pupal Metamorfoz Boyunca Anterior İpek Bezinde Meydana Gelen Morfolojik Değişimlerin ve Ekdizon Reseptör B1 Ekspresyonunun Gösterilmesi İpekböceği Bombyx mori’de Son Larval Evre Boyunca Orta Barsak Asit Fosfataz Aktivitesinde Meydana Gelen Değişimler ve Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Etkisinin Araştırılması Emys orbicularis ve Mauremys rivulata Türleri Arasında Karşılaştırmalı Hematolojik İncelemeler Obezite: Beslenmek Otonomik Olarak mı Kontrol Edilir? Glikoz Taşıyıcı Proteinler (Glut) ve Metabolik Önemi Gryllus campestris L. Murat TOSUNOĞLU. A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19.00 PZ 162 09.00 PZ 158 09. Adem GÜLEL Eylem AKMAN GÜNDÜZ.00 PZ 153 09. Adem GÜLEL İhsan EKİN. Osman PARLAK. 1858) Eşeylerinin Karaciğer ve Kas dokusu Yağ Asidi Bileşimi Karvakrol'un İzole Sıçan Mide Fundus Üzerindeki Etkisi Kadmiyum ve Demirin Phaenicia sericata (MEIGEN. A. Numan YILDIRIM Rahile ÖZTÜRK.00 PZ 152 09.00 PZ 151 09. Rıdvan ŞEŞEN. Ramazan URANLI. Özgür VARER IŞITAN. Yavuz KILIÇ Evrim SÖNMEZ. Mehmet KILINÇ. Biyoloji Bölümü.00 PZ 168 09. Ali AŞKIN.00 PZ 157 09.00 PZ 160 09. İsmet YILMAZ Fahrettin ASKEROV. Kubilay METİN Zahide Ülya NURULLAHOĞLU. Mehmet BAŞHAN. (Hymenoptera:Ichneumonidae)’ nın Erginleşmesine ve Ergin Ağırlığına Etkileri İpekböceği Bombyx mori’de Larval . Ülya NURULLAHOĞLU Ebru GÖNCÜ. Bracon hebertor Say’ın Ergin Yaşam Süresine Etkileri Salmo trutta macrostigma (Dumeril. Nükhet AKPINAR. Ferhat ALTUNSOY. Adem GÜLEL. Protein ve Lipid Miktarına Etkileri Farklı Lokalitelerden Toplanan Theodoxus syriacus'un (Archaeogastropoda: Neritidae) Fosfolipit ve Nötral Fraksiyonlarındaki Yağ Asitlerinin Karşılaştırılması Hemodiyaliz Hastalarında Cinsiyete ve Yaşa Bağlı Olarak Kan Biyokimyasal ve Hematolojik Parametrelerinin Değişiminin Vitaminsiz Gıda ile Beslenen Sıçanların Sinir Hücrelerinde Meydana Gelen Değişiklikler Dilek KUMARGAL.00 PZ 167 09. Vefa YUNUSOVA. Mehmet Fuat GÜLHAN. Alpaslan DAYANGAÇ Nuran KAYA. Z. Ebru GÖNCÜ.00 PZ 163 09. M. Verim ve Eşey Oranına Etkisi Besin Tipinin Parazitoit Bracon hebetor (Hymenoptera: Braconidae) Dişilerinde Glikojen. Lipit ve Karbohidrat Miktarına Etkisi Bazı Arı Ürünlerinin. Ayşe GÖĞEBAKAN. 1826)’nın (Diptera: Calliphoridae) Larval Gelişimi ve Hemolenf Proteinleri Üzerine Etkileri İki Farklı Sıcaklığın Acanthoscelides obtectus Say (Coleoptera: Bruchidae)’un Toplam Karbohidrat. Ali AKPINAR. (Orthoptera:Gryllidae)’nin Çeşitli Gelişim Evrelerinde Glikojen Seviyesindeki Değişimler İnsan Umbilikal Damarlarında 5-Hidroksitriptamin ve Asetilkolin ’e Bağlı Kasılma Cevaplarına Soğutmanın ve Isıtmanın Etkisi ve Nitrik Oksid ’in Rolü Güneydoğu Anadolu'da Yaygın Olarak Dağılış Gösteren Melanopsis praemorsa (Gastropoda:Prosobranchıa)' nın Yağ Asiti İçeriği Konak Yoğunluğunun Gregar Parazitoit Bracon hebetor (Hymenoptera: Braconidae)da gelişme Süresi.

Ebru GÜREL. 1843 (Teleostei: Cyprinidae) Türünün Mitokondriyal ND3/4 Gen Bölgesine Dayalı Filocoğrafyası Evcil Keçilerde (Capra hircus) Prion Geni Polimorfizmlerinin Analizi Türkiye’de Oluşturulan Melez Koyun ırklarında(Ovis Aries) Prion Geni Polimorfizmlerinin Analizi Karaçam Zararlısı Olan Çalı Antenli Çam Yaprakarısıyla (Diprion pini L. Hüseyin KARADAĞ.00 PZ 178 09.Bayram TEMUR. Y. H. KOÇ.00 PZ 187 09.00 PZ 189 09. Ertuğrul TAŞAN. Kemal Özdem ÖZTABAK. Mitotik İndeks Thimerosal’in Genotoksisitesinin Sitokinesis Blok Mikronukleus Test Sistemi Kullanılarak in vitro Değerlendirilmesi Yaş Nanenin Genotoksik ve Antigenotoksik Aktivitesinin Somatik Mutasyon ve Rekombinasyon Testi ile Araştırılması Anadolu’daki. Ali ASLAN Dilek EKE. M. Fevzi BARDAKÇI Cemal ÜN. Olga SAK.00 PZ 174 09. Melih PAKSOY.00 PZ 185 09. Cihan DEMİRCİ Rahmi DUMLUPINAR.00 - PZ 181 09. Faruk DEMİR. D. Ekzonlarındaki Mutasyonların Araştırılması Yüksek Doz Metil Prednizolon Uygulanan Miyelodisplastik Sendromlu Çocuk Hastaların Kemik İliği Aspirasyon Materyalinde DR-nm23 Gen Ekspresyonunun Konvansiyonel RT-PCR Tekniği İle Gösterilmesi Gastrik Kanserde MMP-7.19. Canan HÜRDAĞ. Hakan AŞKIN.00 PZ 175 09. Nazan KESKİN. Zafer SOYGÜDER Fevzi UÇKAN.00 PZ 184 09.00 - WDXRF Yöntemiyle Sirke Sineğinin Aestivasyonu Boyunca Element Değişimlerinin Belirlenmesi Drozofila Kanat Benek Testinde Alkilleyici Ajanlara Karşı Turunç Kabuğu Yağının Antigenotoksik Etkisi Tiroit Kanserli Olgularda RET Proto-Onkogeninin 10. Elif YEŞİLADA Sevgi DURNA. Deniz ALTUN. Serap KOCAOĞLU Naciye Selcen BAYRAMCI. KILIÇ.00 PZ 179 09. Proliferasyon indeks 3. Aylin ER Remziye DEVECİ. Büget SARIBEK. Bülent ERGİN. Mualla ÇETİN PZ 176 09. M. ve 11. Hakan AŞKIN.00 - İnsan X Kromozomunun (Xq21) Akciğer Kanseriyle Korelasyonunun Tespiti Drosophila melanogaster’de Lobaria pulmonaria (L.00 PZ 183 09. ENGİN Ahmet Ata ÖZÇİMEN.00 PZ 172 09. Ekrem DÜNDAR Handan UYSAL. KOÇ. Gülen DOĞUSOY. İlhan UYANER. Biyoloji Bölümü. Handan UYSAL. Fatih AYDOĞAN.: HymenopteraDiprionidae) Biyolojik Mücadelede Turdus merula (Karatavuk)’nın Önemi Üzerine Bir Araştırma Salih GENCER. TRABZON PZ 171 09.00 PZ 173 09. Ayla ÇELİK Dilek EKE. Ayla ÇELİK Eylem EROĞLU DOĞAN.00 PZ 177 09.00 PZ 182 09. Turgay ÇAKMAK.00 PZ 186 09. M. Z. AÇIK. Erdal BALCAN. Rahile ÖZTÜRK Olga SAK. Ülya NURULLAHOĞLU. Serkan ERDAL Bülent KAYA. MMP-26 ve β -Katenin Genlerinin Ekspresyon Analizi PZ 180 09. Eşref DEMİR. Kemal Özdem ÖZTABAK İlker GÖNÜLALP.) Hoffm. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. L. Ekrem ERGİN. Cemal ÜN Muharrem KARAKAYA.00 PZ 188 09. Ünal ÖZELMAS 69 . Ahmet Korkut BELLİ. (Lepidoptera: Pyralidae)’nın Toplam Lipit ve Yağ Asidi Pimpla turionellae L. Likeninin Ömür Uzunluğu Üzerine Etkisinin Araştırılması S9 Aktivasyon Sistemi ile Muamele Edilmiş İnsan Lenfositlerinde Thimeraosal’in Genotoksisitesi 1. (hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Pup Hemolenfi Toplam Protein Miktarına Etkileri BALB/C FARE EMBRİYOLARINDA CİNSİYETİN BELİRLENDİĞİ SÜREÇTE MÜLLER KANALI-ANTİ MÜLLER HORMON ETKİLEŞİMİ VE SİALİK ASİDİN ÖNEMİ Hipertiroidili Sıçan Tiroidinde Α-Lipoik Asit-Nitrik Oksit İlişkisi Mustafa ATLI. Sabire KARAÇALI Huriye BALCI.00 - Sigaranın İmmün Sistem Üzerine Etkisi Apanteles galleriae Wilkinson (Hymenoptera: Braconidae) ve Parazitlenmiş Konağı Galleria mellonella L. Nehir ÖZDEMİR. Naci DEĞERLİ. Garra rufa HECKEL. Burcu IRMAK YAZICIOĞLU Sevilay AZPARLAK. Aslı KANDİL. Kardeş Kromatid Değişimi 2. Fevzi UÇKAN. Atilla TEMUR.

Sibel HAYRETDAĞ.00 PZ 194 09.ATAŞOĞLU Aydın Yöre’sinde Yaşayan Laudakia stellio’nun Nazan YILMAZ (Linnaeus 1758) (Squamata: Agamıdae) İnce Barsak Dokusu Histolojik Yapısının ve Glikozaminoglikanlarının Işık Mikroskop Düzeyinde İncelenmesi Galba truncatula (Gastropoda.00 PZ 201 09. TELATAR. Hüseyin Plasentomların Histolojik Yapısı TOPYILDIZ. Abdurrahman AKTÜMSEK.00 PZ 202 09. Serpil BÜRÇÜN KARAKAŞ Histopatolojik ve Biyokimyasal Değişikliklere Neden Olan Ağır Metal Toksisitesi ( Cd) Üzerinde EDTA’nın Koruyucu ve İyileştirici Etkileri Galba truncatula (Gastropoda. A. Unal Gomphocerinae Taksonları ve Bitki İlişkisi ZEYBEKOGLU Laboratuar Koşullarında Üretilen Dişli Sazancık Baran YOĞURTÇUOĞLU.G.00 PZ 209 09.00 PZ 208 09. S. E. scutellata.00 PZ 191 09.00 PZ 210 09.00 PZ 197 09. ARSLAN. Eser Kemal GÜRCAN PZ 198 09. Münevver YILMAZ. 1797) Kalın Barsak Emine Pınar PAKSUZ. SUR.00 PZ 196 09. Atilla Civciv Mikronukleus Test Sisteminde Belirlenmesi ARSLAN. Fatma ÜNAL. Memiş ÖZDEMİR. Osman Bireylerinde Kloak Yapısı ve Kloak Bezleri MURATHANOĞLU Fonksiyonunun Hormonal Kontrolü Lösin Enkefalin’in Rana ridibunda Sinir Yusuf ÇAMLICA. Beytullah ÖZKAN.00 PZ 195 09.00 PZ 200 09.00 PZ 192 09. Ebru GÜREL. Üzerine Enzim Histokimyasal Bir Çalışma ÖZNURLU Triturus karelini (Amphibia: Urodela)’nin Erkek Serap SANCAR BAŞ. Biyoloji Bölümü. F.00 - PZ 205 09. (Aphanius mento) Yumurtalarının Embriyonik KIRANKAYA. Mesut YILMAZ.00 - Flavonoidlerin Antioksidan Enzimler ve Glutatyon Üzerine Etkisinin Araştırılması Su Ürünlerinde Kullanılan DNA Markör Teknolojileri Çiftlik Hayvanlarında Ekonomik Verim Özelliklerine Sahip Genlerin Belirlenmesinde Kullanılan Moleküler Yöntemler Koyunlarda Glutatyon Polimorfizmi ve Çeşitli Verim Özellikleri Arasındaki İlişkiler Eylem EROĞLU DOĞAN. Ayça ÖZKAN. Semih ÜSTEL. Beslenme İle Hemosiderin Arasındaki İlişki Mehmet ÖZBAŞ. Etkileri Serkan YILMAZ. G. Ali AŞKIN Sistemindeki Lokalizasyonu Kefirin Oğlaklarda Duodenum'un Histolojik Yapısı Mert GÜRKAN. Kadriye AKGÜN DAR Organik İnsektisit Fipronilin Genotoksik Etkilerinin Haluk ÖZPARLAK. 1758)’un Mikrobiyolojik Yönden Araştırılması Koi (Cyprinus carpio) Balıklarında Dalakta Jale KORUN. Histopatolojik ve Biyokimyasal Değişikliklere Birgül OTLUDİL Neden Olan Ağır Metal Toksisitesi (Pd) Üzerinde EDTA’nın Koruyucu ve İyileştirici Etkileri Karadeniz Bölgesideki Bazı Lokalitelerde Abbas MOL.00 PZ 193 09. m.00 PZ 206 09. H. Elif YELİŞADA. Pulmonata)’ da Serpil BÜRÇÜN KARAKAŞ.00 PZ 203 09. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Güler EKMEKÇİ Türk Saaneni ve Maltız Irkı Keçilerde Mert GÜRKAN. C.00 - Eser Kemal GÜRCAN. Abbas GÜNGÖRDÜ. Dokusunun Histolojik Yapısı ve Goblet Nazan YILMAZ Hücrelerinde Glikozaminoglikan Çeşitlerinin Belirlenmesi 70 . Deniz YÜZBAŞIOĞLU. m.00 PZ 204 09. ÖZPARLAK. Cengizhan ERBAŞ Mephosfolan İnsektisitinin in vitro Genotoksik Deniz ÖZKAN.00 PZ 199 09. Ayşegül KAPUCU. Özmen GÜLER Organik İnsektisit Fipronilin Genotoksik Etkilerinin Haluk ÖZPARLAK Tavuk Yumurtası Mikronukleus Testi İle Belirlenmesi Üç Farklı Yarasa Türünün Periferal Kan Lenfositleri T. TRABZON PZ 190 09.00 PZ 207 09. Özden ÇOBANOĞLU. Ş. Dilek ASMA Ercüment AKSAKAL. Orhan ERDOĞAN Özden ÇOBANOĞLU. Hüseyin AKSOY Afrika Balarısı Alttürlerinden Apis mellifera İrfan KANDEMİR.19. Üzerine Etkileri HAYRETDAĞ. A. Serbülent PAKSUZ. monticola ve A. litorea Üzerinde Stefan FUCHS Kanat Şekli Varyasyonları Üzerine Bir Çalışma Karasu Irmağının (Dumlu-Aşkale) Dominant Balık Adem Yavuz SÖNMEZ Türlerinden (Leuciscus cephalus. Aynur KONYALI Myotis myotis (Borkhausen. Pulmonata)’ da Birgül OTLUDİL. Y. Lale Gelişimi GENÇOĞLU.

00 - B 14:00-17:30 Emine Pınar PAKSUZ.00 PZ 223 14. Beytullah ÖZKAN Serbülent PAKSUZ.00 PZ 225 14. Hilmi ÖZDEN.00 - Ayşegül KAPUCU. M. Hacali NECEFOĞLU. Ali KUTLU.00 PZ 214 14.19.00 - Kurbağa (Rana ridibunda) Derisinde Androjen ve Östrojen Reseptörünün İmmunohistokimyasal Olarak Gösterilmesi İnci Kefalinde (Chalcalburnus tarichi Pallas. Nazan ÜZÜM. 1797) ve Miniopterus schreibersii (Kuhl. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hilal SALGIN. Elif ÖZTÜRKKAN Aziz AVCI. Emine Pınar PAKSUZ.00 PZ 213 14. Engin KAPTAN. Kurtuluş OLGUN Dilek KARADUMAN. KAYHAN.00 PZ 216 14. Burcu KOLBAŞI TEKKAN Özlem ÇAKICI. S. T. Huriye BALCI. F. Ece ERDAĞ Özlem ÖNEN.00 - Caretta caretta (İribaş Kaplumbağa) ve Chelonia mydas (Yeşil Kaplumbağa) Türlerinin Gonad Histolojileri Besinlerle Birlikte Alınan Polenin Albino Sıçanlar Üzerine Olası Etkileri PZ 224 14. Kadriye AKGÜN DAR. 1811) Nörosekresyon Hücrelerinin Dağılımı VE GonadoReleasing Hormon (GnRH) Salgılayan Hücrelerin İmmunohistokimyasal Olarak İşaretlenmesi Farklı Hipofiz Tümörlerinde Leptinin İmmunohistokimyasal Olarak Gösterilmesi Yenilebilir Bazı Böcek Ekstrelerinin Periferik Kan Kültürlerinde Kardeş Kromatid Değişimi (KKD) Frekansı Üzerine Etkileri PZ 226 14. Fatime GEYİKOĞLU 71 . Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ Yusuf ERSAN. TRABZON POSTER SUNUMLARI ZOOLOJİ 27 HAZİRAN 2008 PZ 211 14. Nilgün ÖZTÜRK. Beytullah ÖZKAN Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ.00 PZ 212 14. Meliha ŞENGEZER İNCELİ Ayşe AKÇOCUK. Biyoloji Bölümü. İ.ÖZESEN ÇOLAK. Aslı ÖZKÖK TÜYLÜ Serap SANCAR BAŞ. Yakup KASKA Mediha CANBEK. 1771) (Orthoptera: Gryllidae)’ta Orta Bağırsağın Histolojisi İznik Gölü’nde (Bursa) Yaşayan Tatlısu Istakozu (Astacus leptodactylus Eschscholtz. Teleostei) Solungaç Histolojisi Üzerindeki Etkileri Kobalt (II) P-Aminobenzoat’ın Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi Türkiye’de Yayılış Gösteren Eirenis ve Rhynchocalamus Cinslerine Ait Bazı Türlerin Kan Hücre Morfolojisi ve Eritrosit Büyüklükleri Beta-D-Glukan ve Taksol Etkisiyle Fare (Mus Musculus) Karaciğerinde Oluşan Histolojik Değişiklerin Işık Mikroskobu Düzeyinde Araştırılması Poecilia sphenops’da (Poeciliidae. Özlem ÖNEN. EMECAN Gökhan BAYRAMOĞLU. Büge ÖZ Ümit İNCEKARA. Dürdane KOLANKAYA. Teleostei) Kalbin Histolojik Yapısı Melanogryllus desertus (Pallas.00 PZ 218 14. Çetin ILGAZ. Nurperi GAZİOĞLU. Hakan ŞENTÜRK. Güler ÜNAL Myotis myotis (Borkhausen.00 PZ 217 14. MUŞLU. Nazan KESKİN. Kadriye SORKUN. Gökçe BİLGİ. Serbülent PAKSUZ. Gürsel ERGEN Nazan DENİZ KOÇ. Evren KOÇ.00 PZ 219 14. 1817)’ de Seminifer Epitel Siklusu Bazı Yarasa Türlerinde Beyaz Kan Hücresi Sayımı Xiphophorus helleri (Poeciliidae. Hasan TÜRKEZ. Teleostei) Karaciğeri Üzerinde Ham Petrolün Suda Çözünebilen Kısımlarının Etkileri Ham Petrolün Suda Çözünebilen Kısımlarının Xiphophorus helleri (Poeciliidae.00 PZ 221 14. E. Gökhan BAYRAMOĞLU. Bilge ÖZKAL Pınar İLİ. S.00 PZ 227 14. Şahin KABAY. Öznur ARAT.00 PZ 215 14. 1823)’nun Ovaryumunun Morfolojik ve Histolojik Özellikleri Hypericum montbretii’nin Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi PZ 222 14. Emine Pınar PAKSUZ.00 PZ 220 14. F. N. Banu EREN Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ. Hakan ŞENTÜRK. Esra GÜRLEK OLGUN.

Akın BULUT Kronik Florozisin Fare Yavrularının Bazı Evren KOÇ. Ömer ERTÜRK Microsporidian Kaydı in vitro Antioksidan Parametreler Üzerine Bazı Böcek Ekstrelerinin Etkileri 72 . Hasan TÜRKEZ.00 PZ 248 14.00 - PZ 233 14. Serdar GÜNAYDIN.00 PZ 242 14. Alpdoğan KANTARCI. Elektron Mikroskobu İle İncelenmesi Ersin DEMİREL.T. Abdullah BAYRAM. ERONAT Vespula Germanica (Insecta: Aysel KEKİLLİOGLU. (Diptera.00 PZ 237 14.00 PZ 246 14. TRABZON PZ 228 14.00 PZ 247 14. Duyusal Kılların Elektron Mikroskobik Yapısı ve İlkay ÇORAK ÖCAL.00 PZ 232 14. Kültürü Ve Karakterizasyonu ATASOY. İnsan Gingival Fibroblastları Üzerine Etkisi Yusuf DURAK Üç Boyutlu Epidermis-Primer Duyu Nöronu KoElçin YENİDÜNYA. Savaş Yapısı (Neuroptera.T.00 PZ 239 14.00 PZ 231 14. Okan Heterosomata) Biyolojik Özellikleri Üzerine Bir Ön ÖZAYDIN. Sait KELEŞ İnsan Aorta Yayından Endotel Hücrelerinin Handan SEVİM. 1789)’un Dış Nazife YİĞİT.00 PZ 236 14. Eresidae) İlkay ÇORAK ÖCAL.00 PZ 235 14. Selami CANDAN Dolycoris baccarum (L. Mehmet Ali ONUR Thalidomid'in 4T1 ve 4THMpc Fare Meme Kanser Ece ŞİMŞEK.00 PZ 229 14.00 PZ 241 14. Tarık DANIŞMAN. Neşe Kültürü AYSIT. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 1771) (Orthoptera: Gürsel ERGEN. Zafer SANCAK Eresus cinnaberinus’da (Uğurböceği Örümceği) Nazife YİĞİT.) (Heteroptera: Selami CANDAN. Hücre Hatlarındaki Sitotoksik Etkisi Nuray ERİNİ. Esra AYDEMİR. Kayahan FIŞKIN Hücre Hatları Üzerine Sitotoksik Etkisi Endostatin'in 4T1 ve 4THMpc Fare Meme Kanser Esra AYDEMİR. Selami Yüzeyinin İnce Yapısı (Neuroptera: CANDAN. Mehmet Karşılaştırmalı Cranial Osteolojisi TÜRKAKIN. Murat GÜZEL. Sercan YAPICI. Zafer Fonksiyonu (Araneae: Eresidae) SANCAK. Mahmut Pentatomıdae)’un Spermateka Morfolojisi ERBEY İzmir Körfezi’nde Yassı Balıkların (Osteichthyes: Semih LEBLEBİCİ.00 PZ 243 14. M.00 PZ 245 14. Özer Aylin GÜRPINAR. Myrmeleontidae) CANBULAT. Esin AKBAY. Handan SEVİM. ERONAT Çalışma İzmir Körfezi’nde 3 Hani Balığı Türünün (Serranus Semih LEBLEBİCİ. Özer Aylin İyileşme Süreçlerinin İncelenmesi GÜRPINAR. Murat TOSUNOĞLU. Selami CANDAN Eresus cinnaberinus (Olivier.00 - Ümit İNCEKARA. Kültiğin Hymenoptera:Vespoidea:Vespidae) Türünün Zehir ÇAVUŞOĞLU. Elizabeth G. Abdullah Morfolojisi Üzerine Bir Çalışma (Araneae: BAYRAM. Rhizopagidae)’ten İlk Entomopatojenik Onur TOSUN.00 PZ 238 14. Semih ÜSTEL. Bombyliidae) Cinsine Ait Fatma BAYRAKDAR.00 PZ 249 14.00 PZ 240 14. Gürkan ÖZTÜRK Tursiops truncatus ve Delphinus delphis Türlerinin Nilgün YILMAZ. Okan spp. Biyoloji Bölümü. Yusuf ERSAN Morfolojik Parametreleri Üzerine Etkisi Salamandra salamandra Yavrularının Büyüme. Zekiye SULUDERE. Fatime GEYİKOĞLU. Ekosistemdeki Önemi Aygün YALÇINKAYA Rhizophagus grandis (Coleoptera: Çiçek AYDIN.00 PZ 230 14.00 PZ 234 14. Nevin KESKİN. Muzaffer EROĞLU. Hasarlarının Kemik İliği Kök Hücreleri Kullanılarak Mehmet Ali ONUR. Elizabeth G.) Morfometrik Özellikleri ÖZAYDIN. Sema S. Nuray ERİN. Menemşe GÜMÜŞDERELİOĞLU Porphyromonas gingivalis Lipopolisakkaritinin Şerife Buket BOZKURT. Ece ŞİMŞEK. Emine YALÇIN Aygıtı ve Ağız Yapısı Üzerine Morfolojik Bir Çalışma Melanogryllus desertus (Pallas. Savaş CANBULAT Myrmeleontıdae) Megistopus flavicornis Yumurtalarının Koryon İnce Zekiye SULUDERE. Zeynep DARDERE. Tarık DANIŞMAN. Kayahan FIŞKIN Yaşlı ve Genç Sıçanlarda Oluşturulan Kemik Esin AKBAY. Abdullah Dört Türün Proboskis Morfolojilerinin Taramalı HASBENLİ. Pınar İzolasyonu. HAKKI. Özlem ÇAKICI Gryllidae)’ta Yumurtanın Dış Morfolojisi Türkiye ve Dünyadaki Arı Ölümlerinin Nedeni ve Aslı ÖZKIRIM. Mustafa YAMAN.00 PZ 244 14.19. Seçil KARAHİSAR Gelişme ve Desenlenme Değişimlerinin İncelenmesi Macronemurus bilineatus Yumurtalarının Zekiye SULUDERE. Bombylius L.

00 PZ 257 14.Varol TOK.00 PZ 253 14. Abdullah HASBENLİ. M. Yunus ESEN. Taksonomisi ve Biyolojisi Eskişehir Çevresinde Leşler Üzerinden Tespit Edilen. Ahmet POLAT. Şule BARAN. Larentinae) Türlerinin Dağılımı ve Zoocoğrafyası Üzerine Notlar Kemaliye (Eğin) Herpetofaunası Trabzon Gündüz Kelebekleri ve Morfolojileri Hakkında Yurtluk Çayı İhtiyofaunası (Samsun) Kıbrıs Dikenli Faresi.00 PZ 265 14. Şevket KANDEMİR Seda KIRALP Hatice MUTLU Mustafa Güçlü ÖZARDA.00 PZ 270 14. Ömer ERTÜRK Hüseyin CEBECİ. Derya CANPOLAT. 1924’nin Ektoparazit Faunası Üzerine Bir Araştırma Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Cheylostigmaeus (Acari: Actinedida: Stigmaeidae) Türü Coleoptera Örneklerinin Yakalanmasında Kullanılan Bazı Tuzak Yöntemlerinin Değerlendirilmesi Buprestidae (Coleoptera) Familyasına Ait Cinslerin Su Tuzağı Tercihleri Silphidae ve Tenebrionidae (Coleoptera) Familyaları Örneklerinin Yakalanmasında Kullanılan Çukur. Kamil KOÇ Üzeyir ÇAĞLAR.00 - Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizopagidae) Üretim Laboratuarlarında Helicosporidium sp.19.00 PZ 251 14. Zekiye SULUDERE. Hamit AYBERK.00 PZ 260 14. Ordu ve Giresun İlleri Hydrophilidae (Insecta: Coleoptera) Familyası Üzerine Faunistik Bir Çalışma Türkiye Faunası İçin İki Yeni Evifidid (Acari. Acomys nesiotes Bate 1903. Muhlis ÖZKAN Zühal OKYAR C. Bardak ve Et Tuzaklarının Değerlendirilmesi Blatta orientalis L. Yasemin ÖZDEMİR Lütfiye GENÇER Ayda TELLİOĞLU Abdullah MART. DEMİRSOY. Muhlis ÖZKAN Orhan ERMAN. Zeki İPEK 73 . Mustafa YAMAN. Ferhat ALTUNSOY Kürşat KARTAL Mustafa AKYOL. 1758) (Lepidoptera: Amatidae)’nın 1.00 PZ 266 14.1758 ve Cobitis simplicispinna Hanko. Serpil KÖNEN Ali SATAR. Sedat PER.00 PZ 261 14. Orıbatıda) Zeytin Karasuyunun Oreochromis niloticus Üzerindeki Genotoksik Etkilerinin Eritrosit Mikronükleus Testi kullanılarak Araştırılması Amata phegea (Linnaeus.00 PZ 254 14. (Dictyoptera: Blattodea)’ in Ootheca Parazitoiti Prosevania fuscipes (Illeger) (Hymenoptera: Evaniidae) Sivas İli ve Bazı Çevre İllerinin Galeri Sineği (Diptera:Agromyzidae) Chalcidoid (Hymenoptera: Chalcidoidea) Parasitoidleri Büyük Çay (Pelte-Elazığ)'da Bulunan Chironomidaer Larvalarının Taksonomik Yönden İncelenmesi Karadeniz Bölgesi Bayburt. Funda KÖSE.'nin Taksonomisi ve Biyolojisi Giresun'daki Apodemus flavicollis (Melcihor. Bedriye AÇAR.00 PZ 268 14. Trabzon. Eviphididae) Türü Onur TOSUN.00 PZ 256 14. Metin AKTAŞ Üzeyir ÇAĞLAR.00 PZ 272 14. GÜL Selma SEVEN ÇALIŞKAN. Fatma BAYRAKDAR Yasemin GÜLER.00 PZ 274 14. Pınar COŞKUNER. Nusret AYYILDIZ Tolga ÇAVAŞ. Hydrachnidia) Sistematik Yönden İncelenmesi Erzurum İli Su Kenesi (Acari: Hydrachnellae) Faunası Türkiye Protorhoe (Lepidoptera.00 PZ 264 14. (Şimşir)’lerde Zarar Yapan Etmenler Türkiye Faunası İçin Yeni Oribatid Akarlar (Acarı. Kadir BAŞAR Abdullah HASBENLİ. Çiçek AYDIN.00 PZ 263 14. Hanifi KARACA Abdullah MART. Ümit İNCEKARA. Hanifi KARACA Raşit URHAN. Ahmet POLAT. Varlığının Araştırılması Buxus sp.00 PZ 269 14.00 PZ 262 14.00 PZ 255 14. Trabzon. TRABZON PZ 250 14. 1834)'in Yayılışı. Birgül MAZMANCI. Geometridae.00 PZ 258 14. Abdullah HASBENLİ. Adli Açıdan Önemli Böcek Türleri Akşehir Gölü’ndeki Cyprinus carpio Linnaeus. Selami CANDAN Orhan ERMAN.00 PZ 273 14. Gümüşhane. Üzeyir ÇAĞLAR.00 PZ 271 14.00 PZ 259 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Nazmi POLAT.00 PZ 252 14. Ordu ve Giresun İlleri Helophorıdae (Insecta: Coleoptera) Familyası Üzerine Faunistik Bir Çalışma Karadeniz Bölgesi Bayburt. Ersin DEMİREL. A. Ç. Ümit İNCEKARA. Hatice AYDIN. Gümüşhane. Erol AKKUZU Ayşe TOLUK. Ersin DEMİREL.00 PZ 267 14. TOSUNOĞLU. Biyoloji Bölümü. Evre Larva ve Yumurta Yüzey Yapısı ve Morfolojisi Malatya İli Su Kenelerinin (Acari. Muhabbet KEMAL Selma UĞURLU.

Mehmet YARAN Murat KÜTÜK.00 PZ 278 14. Odonata.00 PZ 277 14. Ciliophora. Nil BAĞRIAÇIK. 1992 [Salticidae:Araneae] Güneybatı Anadolu Bölgesi Tipulidae (Diptera. Yusuf AYVAZ Ahmet BEYARSLAN Savaş CANBULAT. 1984 (Protista.00 PZ 276 14. Hasan KOÇ. Yasemin ÖZDEMİR Ahmet Turan ALADAĞ Mehmet Ali KIRPIK. Suat KIYAK Ümit İNCEKARA.00 PZ 287 14. Mehmet YALÇIN Mitat AYDOĞDU Halil ÖZKOL. Platycnemididae) Populasyonlarında Tespit Edilen Varyasyonlar Türkiye’den Az Bilinen Tür Sympetrum haritonovi Borisov. Kurtuluş OLGUN Okan ÖZGÜL. Gerbillinae) ‘nin Güneydoğu Anadolu’da Yeni Bir Karyolojik Formu Enchelyodon nodosus Berger.00 PZ 285 14.00 PZ 297 14. Kırıkkale ve Çankırı İlleri Pompilidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırma Samsun Çevresinde Mevcut Platycnemis pennipes ( Pallas.00 PZ 298 14.00 PZ 292 14.00 PZ 294 14.00 PZ 291 14. Abdullah MART.00 PZ 293 14. Biyoloji Bölümü. Lokman KAYCİ Osman SEYYAR. 1983 (Insecta. İsmail YILDIZ Ersen Aydın YAĞMUR.00 PZ 284 14.00 PZ 289 14. Carabinae ve Harpalinae Çatalan Baraj Gölü (Adana) Kopepod ve Kladoser (Krustase) Türlerinin Mevsimsel Değişimleri Ankara. TRABZON PZ 275 14.19. Haptoria)’un Morfolojisi ve Ontogenezisi Türkiye Araneofaunası İçin Yeni Bir Tür Kaydı. Metin AKTAŞ.00 PZ 283 14. Nematocera) Faunası Nazife Tuatay Bitki Koruma Müzesi (Türkiye: Ankara)’nde bulunan Carabidae Koleksiyonu: Altfamilyalar Cicindellinae. Mehmet YARAN Ümit İNCEKARA. Kadir Boğaç KUNT Hasan KOÇ. M. Yaşar GÜLMEZ Ali MİROĞLU. Gnaphosidae) Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Oecobius türü (Araneae.00 PZ 300 14. Nematocera) Faunası Triturus karelinii (Amphibia:Urodela)’de Yaş ve Büyüme Güneybatı Anadolu Bölgesi Limoniidae (Diptera. Aydın TOPÇU Hakan DEMİR. Dibek (Antalya) ve Kasnak Meşesi (Isparta) Tabiatı Koruma Alanlarının Alticinae (Coleoptera: Chrysomelidae) Çeşitliliği ve Benzerliğinin Karşılaştırmalı Analizi Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Saptanan Bazı Braconidae Türleri ve Bilinen Konakları (Hymenoptera) Tokat İli Neuroptera (İnsecta) Faunasına Katkılar Murat KÜTÜK.00 PZ 279 14. Osman SEYYAR.00 PZ 290 14. Hanifi KARACA Yusuf KATILMIŞ.00 PZ 281 14.00 PZ 288 14. Ali GÖK. Yüksel COŞKUN. 1892 (Rodentia. Libellulidae)’nin Taksonomisi Üzerine Bir Araştırma Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’nin Morfolojik Özellikleri Doğu Karadeniz Bölgesi Agathidinae Türleri Üzerine Bir Araştırma Çığlıkara. Baran ASLAN. Cemal OĞUZ 74 . Halil KOÇ. Haluk KEFELİOĞLU Özlem ÇETİN ERDOĞAN Ebru Gül ASLAN. Ahmet POLAT Ersen Aydın YAĞMUR.00 PZ 286 14. Nusret AYYILDIZ Alaettin KAYA. Murat BARLAS Neslihan KOCATEPE. Odonata. Veysel KARTAL Ali MİROĞLU.00 PZ 296 14. Nusret AYYILDIZ. Seven SEÇKİN Naciye Gülkız ŞENLER. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Veysel KARTAL Zülal ATLI ŞEKEROĞLU.00 PZ 295 14. Foissner & Adam. Mustafa DARILMAZ. 1771) (Insecta.00 - Türkiye Trypetinae (Diptera: Tephritidae) Faunası ve Sistematiği Üzerine Bir Araştırma Türkiye Faunasına İki Yeni Kayıt Meyve Sineği (Diptera: Tephritidae) Türü Çarşamba Ovası Gölleri (Samsun) Sucul Koleopter (Adephaga) Faunası Türkiye’den Az Bilinen Bazı Cynipidae (Hymenoptera) Galleri Dünyada İnsan Gıdası Olarak Kullanılan Böcek Grupları ve Kullanım Potansiyelleri Adıyaman İlinin Akrep (Scorpiones) Faunası ve Zoocoğrafik Dağılışları Türkiye’nin Chelonus (Hymenoptera: Braconidae: Cheloninae) Faunasına Katkılar Nemrut Volkanı (Bitlis) Lepidoptera Faunası Üzerine Araştırmalar Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Haplodrassus Türü (Araneae.00 PZ 282 14. Evarcha michailovi Logunov. Oecobidae) Meriones tristrami Thomas.00 PZ 280 14. Ayla TÜZÜN. Murat BARLAS Nazan ÜZÜM.00 PZ 299 14. Ahmet POLAT.

00 PZ 307 14. O. Biyoloji Bölümü. BARLAS. Tarık DANIŞMAN1. Phalangium opilio (Linnaeus 1758) (Opiliones.00 PZ 322 14. 1997 (Lepidoptera) Biyolojisi ve Yayılış Notları İle Birlikte Türkiye’de Micrurapteryx Spuler. 1910 (Lepidoptera) Cinsinin Durumu Ağaçlandırılan Akyatan Kumul Sahasında Gelişen Memeli Faunası Türkiye’deki İki Yeni Capoeta (Teleostei: Cyprinidae) Türünün Sitokrom b Sekanslarına Dayalı Olarak Genetik Teşhisi Türkiye Sümüklü Böceklerinin (Gastropoda terrestria Nuda) Durumu Savaş CANBULAT. 2000 (Acari. Scatopsidae) Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Uropodid Akar Türü (Acari: Mesostigmata: Trematuridae) Cyrba algerina (Lucas.00 PZ 321 14.00 PZ 319 14. Savaş CANBULAT Alper TONGUÇ. M. Ahmet Ümit ERDEMLİ Mustafa IŞIK.00 PZ 304 14.00 PZ 313 14. 1758). Gazi GÖRÜR. CİVELEK Durmuş Ali BAL. Tarık DANIŞMAN. Aykut KENCE Neslihan KOCATEPE. Muhlis ÖZKAN Kadir Boğaç KUNT Durmuş Ali BAL. H.00 PZ 323 14.00 - Bazı Hemerobius (Insecta: Neuroptera.00 PZ 305 14.L. Zafer SANCAK. 1846) (Araneae. Türkiye Örümcek Faunası İçin Yeni Bir “Sıçrayan Örümcek” Kaydı Cilliba cassidea: Türkiye Faunası İçin Yeni Bir Uropodid Akar Türü (Acari: Mesostigmata: Uropodidae) Türkiye Otbiçen Faunası İçin İki Yeni Tür Kaydı: Lacinius ephippiatus (C. Muhlis ÖZKAN İlkay ÇORAK ÖCAL. Melek ŞAHİN Alper TONGUÇ. Lütfiye GENÇER Ebru DİKER. Segestria senoculata (Linnaeus. Hasan S.00 PZ 318 14.00 PZ 302 14. KOÇ. Savaş CANBULAT Ahmet Ali BERBER. İlkay ÇORAK ÖCAL. Ali Osman BELDÜZ. Oktay DURSUN. 1804). Theridiidae. Yeşim KAHRAMAN Gökhan ÖZCAN. DURSUN Şule BARAN. İlkay ÇORAK ÖCAL.00 PZ 312 14.00 PZ 317 14. L.00 PZ 325 14. Oppiidae) Kemaliye (Erzincan) Carabidae (Coleoptera) Faunası Türkiye İçin Yeni ve İlginç Bir Kayıt. Türkiye Faunası İçin Yeni bir Kayıt (Diptera. Davut TURAN Ümit KEBAPÇI 75 . Ahmet Ali BERBER Aslı YENİGÜN. Chrysoclista splendida Karsholt. S.00 PZ 303 14. Pedicidae) Osmylidae Türlerinin (Insecta: Neuroptera) Taksonomik ve Faunistik Durumları Gülek Boğazı ve Çevresi Yengeç Ayaklı Örümcekleri (Fam: Thomisidae) Üzerine Morfometrik Araştırmalar Diyarbakır Yöresi Herpetofaunası Sinnep Çayı’nın (Kilis) Balık Faunası Kayseri’den Tespit Edilen Afit (Hemiptera: Aphidoidea) Türleri Güneybatı Anadolu Bölgesi Dolichopodidae (Diptera. Phalangiidae) Türkiye Örümcek Faunası için İki Yeni Familya Kaydı (Araneae: Anyphaenidae. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Aydın TOPÇU Remzi AKELMA.00 PZ 316 14.00 PZ 309 14. Hasan KOÇ. Brachycera) Faunasına Katkılar Türkiye faunası için yeni bir kayıt: Anomaloppia iranica Bayartogtokh and Akrami. Abdullah BAYRAM.00 PZ 324 14. Muhlis ÖZKAN Hasan KOÇ Savaş CANBULAT. Zoridae) Türkiye Örümcek Faunası İçin İki Yeni Zehirli Örümcek Kaydı (Araneae: Segestriidae. Thrombium Pedicia (Crunobia) littoralis (Meigen. Salticidae). Türkiye Faunası İçin Yeni bir Kayıt (Diptera. ÖZGÜL.Koch. TRABZON PZ 301 14. Kadir Boğaç KUNT Tarık DANIŞMAN. Oribatida. Halim DİKER Yusuf BEKTAŞ. CİVELEK. Zafer SANCAK. H. Hemerobiidae) Cinsi türlerinde dış ve iç genital Yapılarının İncelenmesi Doğu Samanlı Dağları (Geyve Boğazı Doğusu) Neuroptera (Insecta) Faunasının Araştırılması Batı Samanlı Dağları (Geyve Boğazı Batısı) Neuroptera (Insecta) Faunası Scatopse notata (Linneaus.00 PZ 320 14. 1758). Yüksel COŞKUN Mahmut DAĞLI. Abdullah BAYRAM. Kadir Boğaç KUNT Sevgi SEVSAY. Suat KIYAK. Nazife YİĞİT.00 PZ 311 14.00 PZ 314 14. O.00 PZ 315 14. Abdullah BAYRAM. 1835). Ali DEMİRSOY Selma SEVEN ÇALIŞKAN Selma SEVEN ÇALIŞKAN. Nazife YİĞİT.00 PZ 308 14. Koch) Erzurum ve Erzincan İllerinden Türkiye Faunası İçin Yeni Kadife Akarı Türleri (Acari: Trombidiidae: Podothrombium. Latrodectus geometricus C.00 PZ 306 14.00 PZ 310 14.19. Nazife YİĞİT.

Sadreddin TUSUN. Şerife Gülsün KIRANKAYA.00 PZ 331 14. Davut TURAN Füsun ERKAKAN.00 PZ 346 14. Ümit KEBAPÇI. İxodidae) Faunasının Sistematik Yönden İncelenmesi Gökçeada ve Bozcaada Heteroptera Faunasına Katkılar Baklan. Davut Rıza BULUT F. Güler EKMEKÇİ. Bufo viridis Laurenti. Merve TOPRAK.00 PZ 343 14. Mustafa ÖZTOP.00 PZ 339 14. Biyoloji Bölümü. Yavuz KILIÇ A. Ali MELLATİ. 1862) Üzerine Taksonomik ve Ekolojik Gözlemler Trakya Bölgesi Chironomidae ( Diptera ) Larval Türleri Çıralı Obruk Gölü’nün (Konya-Türkiye) Ostrakot (Crustacea) Faunası Türkiye’de Hydrobiidae (Gastropoda: Neotaenioglossa) Familyasının Sistematik Durumu Edremit (Balıkesir) Yöresi Zeytin Bahçelerindeki Lygaeidae (Heteroptera) Faunasının Kışlak Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Tokat ve Civarı Sert Kene (Acari. Nuri YİĞİT Ali SATAR. Ferhat ALTUNSOY Ünal ÖZELMAS.00 PZ 344 14. Şafak BULUT. 1885) Urosoma Similis (Foissner. Raşit URHAN.00 PZ 335 14. Seval Bahadır KOCA. Özcan GAYGUSUZ Duygu Ceren ÇAĞLAN. Ferhat ALTUNSOY.00 PZ 347 14. Funda URHAL Serdar DÜŞEN. 1987) ve Gonostomum strenuum (Engelmann.00 PZ 349 14.00 PZ 340 14. Özge TUĞRAL Nilüfer ITKI.00 PZ 338 14. Oya ÖZULUĞ.00 PZ 329 14. A. 1898) (Mammalia: Rodentia)’nin Hibrit Bireylerindeki Kromozomal Düzenlenmeler Batman.00 PZ 333 14. 1885) Üzerine Taksonomik ve Ekolojik Gözlemler Gonostomum affine (Stein 1859). Serdar TEZCAN Ahmet BURSALI. Sercan POLAT Pınar ÇAM.00 - Kırıkkale İli ve Çevresi Apidae (Insecta: Hymenoptera: Apoidea) Türleri Üzerine Faunistik.00 PZ 345 14. Sakin Vural VARLI.00 PZ 327 14. Mesostigmata) Bakacak Deresi (Çanakkale) Balık Faunası Üzerine Bir Ön Çalışma Capoeta pestai (Pietschmann. Diyarbakır. Yavuz KILIÇ. Şaban TEKİN Meral FENT Ayşe ÖZMEN. Gonostomum kuehnelti (Foissner. Ayla TÜZÜN Mohammad MORADİ. 1771 (Anura: Ranidae)’nın Helmintleri Üzerine Bir Ön Araştırma Panthera pardus tulliana Evrimsel Gelişimi ve de Türün Devamlılığının Sağlanması Mesocricetus brandti (Nehring. Mohammad MORADİ.00 PZ 330 14.00 PZ 336 14. Sistematik Araştırmalar ve Bazı Ekolojik Gözlemler Irandaki Allactaga Cuvier. TRABZON PZ 326 14. 1933) (Pisces: Cyprinidae)’nin Yayılış Alanı ile İlgili Türkiye’den Yeni Kayıtlar Aysel KEKİLLİOGLU. 1892 (Mammalia:Rodentia) Altrürlerinin Karyolojik. Şükran ÖZSOY.00 PZ 348 14.00 PZ 342 14. Mehdi RAHNEMA Mehdi RAHNEMA. Ali EYNLOO Caner AYDINLI.00 PZ 337 14. Derya MENDEŞ. Cevher ÖZEREN 76 . Melek DİNÇER Serdar DÜŞEN. Mutlu ŞAKIRAK. Cengizhan ÖZBAY Sırma ÇAPAR Sırma ÇAPAR Nurcan ÖZKAN Derya AKDEMİR. Abdullah HASBENLİ.00 PZ 328 14.19. Betül GİRTİ Serdar DÜŞEN. Mehmet Zeki YILDIRIM Tuba ABACIGİL. Mardin ve Şanlıurfa İli Diplura (Insecta) Faunası Farklı Habitatlardan İzole Edilen Urosoma Emerginata (Stokes.00 PZ 341 14. Muhlis ÖZKAN. Morfolojik Özellikleri ve Allozim Varyasyonları Üzerinde Bir Çalışma Eskişehir İli ve Çevresi Bombyliidae (Insecta: Diptera) Familyası Üzerine Sistematik ve Faunistik Araştırmalar Türkiye Tabanidae (Insecta: Dıptera) Faunası İçin Yeni Bir Kayıt Tabanus terterjani (Dolin&Andreva.00 PZ 334 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Funda İLHAN. Bekilli ve Çal İlçeleri (Denizli)’nin Mesostigmatid Akarları (Acari. 1982) ve Genital Yapılarının Deskripsiyonu Eskişehir İlindeki Ophisops elegans’ın Taksonomik Durumu Çivril Işıklı Gölü (Denizli)’nden Toplanan Rana ridibunda Pallas.1836 (Mammalia:Rodentia) Cinsinin Karyoloji ve Biyolojisi Üzerinde Bir Çalışma Iran Meriones tristrami Thomas. Rana ridibunda PALLAS. 1768 (Anura: Bufonidae)’in Helmintleri Üzerine Bir Ön Araştırma Mersin Yöresinde Yayılış Gösteren Ova Kurbağası. 1771 (Ova kurbağası)‘nın (Anura: Ranidae)’nın Helmintleri Denizli Yöresinden Toplanan Gece Kurbağası. 1982) ve Urosoma Caudata (Stokes. S.

Kemal SOLAK Gaziantep Rüzgar Örümcekleri (Ordo: Solifugae) M. Elif GÜLBAHÇE (Ranidae: Anura) Türkiye’deki Hemiechinus auritus (Gmelin. Ümit İNCEKARA Turgay ŞİŞMAN Gülbin GÖK. Filippi 1863) Sodyum Hipoklorit'in (NaOCl) Gökhan NUR. TRABZON PZ 350 14. TANRIKULU. M.Özgür KAYA Göksu Nehrinde (Mersin) Yaşayan Barbus capito Filiz KAYA. Genotoksik Etkilerinin Belirlenmesi Serkan YILMAZ İnsan Lenfositlerinde Gama Radyasyonu Tarafından Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.00 PZ 353 14. Oktay ÖZKAN. Zeliha YILMAZ. Tüzin A. Nerocila. Nurhayat ÖZDEMİR. Fatma ÜNAL. Jean Paul TRILLES. Deniz Kromozomal Anormallik ve Comet Testleri İle YÜZBAŞIOĞLU. Süleyman GÜL.00 PZ 365 14. İsmail VAROL. Sinan BEKSAÇ. M. Şayeste DEMİREZEN Turgay ŞİŞMAN Turgay ŞİŞMAN.00 PZ 364 14.00 PZ 352 14. De Pınar AKSU.19. Kubilay TOYRAN Kura-Aras Havzasında Bulunan Orthrias panthera D. Nahit Organizatör Bölgeleri (NORs) (Insectivora: PAMUKOĞLU. Ufuk BÜLBÜL. Hemidactylus frenatus (Reptilia: Squamata) ve Oryctolagus cuniculus (Mammalia: Rodentia) arasında SDSPAGE ve Western Blot Yardımıyla İskelet Kası Proteinlerinin Karşılaştırılması Köse (Gümüşhane)'den Toplanan Amphibia ve Reptilia Örnekleri Üzerine Notlar Alticinae (Coleoptera: Chrysomelidae) ve Konak Bitki Özelleşmesi: Güneybatı Türkiye’nin Bazı Alticinae Türleri ve Konak Bitki İlişkileri Türkiye’de Ceratothoa.00 PZ 363 14. Betül ÜNVER. Zeliha ÇOLAK YILMAZ. Handan ONAY KARAOĞLU Bilal KUTRUP. Emel ÇAKIR. Metin ÜRE.00 PZ 361 14.00 PZ 357 14. Fatma ÜNAL.00 PZ 367 14. Değeri Gökhan NUR. GÜL.00 PZ 362 14.00 PZ 360 14. YÜZEREROĞLU. Şükran ÇAKIR ARICA Emine KORKMAZ.00 - Bazı Zırai Mücadele İlaçlarının Balıkların Solungaç Karaciğer ve Kas Dokularındaki Antioksidan Enzim Aktiviteleri Glutatyon ve Lipit Peroksidasyon Seviyeleri Üzerine Etkileri 77 . G.00 - Hyla japonica (Amphibia: Anura). Lenfositlerinde in vitro Genotoksik Etkileri Deniz YÜZBAŞIOĞLU Potasyum Sorbatın Kardeş Kromatit Değişimi Sevcan MAMUR. Tarkan Erinaceidae) YORULMAZ. Biyoloji Bölümü. Ali GÖK Ali ALAŞ.00 PZ 354 14. De Pınar AKSU. NUR. Sabahattin ASLANYAVRUSU. Hikmet Y. ÇOĞUN.00 PZ 369 14. 1773)'nun Sitogenetik Analizi in vitro İnsan Lenfosit Hücrelerinde Gama Radyasyonu tarafından Teşvik Edilen Morfolojik Hasarlar ve Mikronukleus Sıklığının Araştırılması Mast Hücresi ve Enfeksiyon Etkenleri Arasındaki İlişki: İnsan Serviko-Vajinal Yaymalarının İncelenmesi Aromataz İnhibitörü Letrozol’ün Potansiyel Toksisitesi Üzerine Bir Çalışma Endüstriyel Atık Toksisitesinin Belirlenmesinde Zebra Balığı (Danio rerio) Embriyolarının Kullanımı Zebra Balığında Üreme ve Endokrin Sistem Üzerine Fluoxetin’in Etkileri Oreochromis niloticus’un Farklı Dokularında Bakır ve Kurşun Birikimi Üzerine EDTA’nın Etkisi Kültiğin ÇAVUŞOĞLU.00 - PZ 351 14.00 PZ 368 14. Atilla ARSLAN. Emine ARSLAN. Eşref YÜKSEL. Muhammet GAFFAROĞLU İnci Balığı'nda (Acanthalburnus microlepis. Arif BAYSAL. Bilal KUTRUP. Süleyman GÜL.00 PZ 358 14. Emine Teşvik Edilen Kromozomal Anormallikler Üzerine YALÇIN Likopenin Koruyucu Etkisi İnci Balığı'nda (Acanthalburnus microlepis.Özgür KAYA Mikronükleus Oranına Etkisi Kalsiyum Propiyonatın İnsan Periferal Serkan YILMAZ. Yalçın Şevki YILDIZ. Adile AKPINAR Rana ridibunda Üzerine Sitogenetik Bir Çalışma Atilla ARSLAN. YILMAZ (Heckel. Serap ERGENE (Guldenstadt. Ferit KARGIN İsmail IŞIK PZ 371 14. T. Oktay ÖZKAN. Arif Filippi 1863) Sodyum Hipoklorit'in (NaOCl) LC50 BAYSAL. Emel ÇAKIR Ebru Gül ASLAN.00 PZ 359 14. İrfan 1770)’un C-bantlı Karyotipi ve Nükleolar ALBAYRAK. Jose Galian Karyotip Analizi ALBALADEJO.00 PZ 356 14. T. Ahmet ÖKTENER. Özgür FIRAT. 1843)’da Karyotip Analizi Lophyridia fischeri (Cicindelidae: Coleoptera)’nin Yavuz KOÇAK.00 PZ 366 14.00 PZ 355 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. S. Handan KARAOĞLU. Cymothoidae) İçin Yeni Konaklar Ufuk BÜLBÜL.00 PZ 370 14. Livoneca (Isopoda.

Elif KUŞ. Hüseyin ÇETİN.00 PZ 377 14.00 PZ 385 14. İki Farklı Sıcaklıkta Alman Hamamböceği (Blattella germanica)’ne Karşı Etkinliğinin Araştırılması Kurşun (PZ) ve Kadmiyum (Cd)’ un Xenopus laevis Üzerine Embriyo-Toksik Etkileri Malathion'un Ratlarda Nefrotoksik Etkisi ve Vitamin C ve E'nin Koruyucu Rolü Drosophila melanogaster’de Bir Çeşit Bitkisel Östrojen Olan Genistein Uygulamasına Bağlı Olarak Genotoksik Etkilerin Araştırılması Kronik Genistein Uygulamasının Drosophila melanogaster’de Fertilite Ve Ömür Uzunluğu Üzerine Etkileri Bisfenol A’nın Drosophila melanogaster’in Canlı Kalma Oranı Üzerine Olan Etkisi Böceklerde İnsektisitlere Karşı Dayanıklılık ve Dayanıklılık Mekanizmaları Metal (Ag+. Burçin Aşkım GÜMÜŞ. Güldeniz SELMANOĞLU. Alaattin ŞEN. Adile ÖZDEMİR. Biyoloji Bölümü. Yüce BAŞIMOĞLU KOCA Yücel BAŞIMOĞLU KOCA. Beyhan GÜRCÜ 78 . Aysun KILIÇ. Erdoğan KÜÇÜKÖNER Ercüment AKSAKAL.Midesinin Histolojik Yapısı İle Fundus ve Pylor Bölgelerinde Mukoza İçeriğinin Histokimyasal Olarak Belirlenmesi Beyhan GÜRCÜ.00 PZ 375 14. Alaattin ŞEN Hatice KÜBRA AYNACI.00 PZ 374 14.00 PZ 388 14. Alaattin ŞEN Serdal ÖĞÜT.00 PZ 378 14. Mustafa DURAN. Cu+2. Hakan AŞKIN. Yusuf KALENDER Hakan AŞKIN.00 PZ 391 14. Özlem Özen KARAKUŞ. Elif LOĞOĞLU Emre ÖZ. 1853) Meriç Deltası’ndaki Çevresel Kirliliğin Sazan Balıklarında (Cyprinus carpio. Mehmet Turan AKAY Aysun KILIÇ. Abbas GÜNGÖRDÜ. Hacer ÜNLÜ Sakine UĞURLU Gülüzar ATLI.00 PZ 392 14.00 PZ 381 14. Hasalettin DELİGÖZ. Evrim Arzu KOÇKAYA.00 PZ 387 14.00 PZ 382 14. Atila YANIKOĞLU Ayşe BİRHANLI. Abbas GÜNGÖRDÜ. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON PZ 372 14. Cr+6.00 PZ 383 14.. Murat ÖZMEN Serpil KÖNEN. L.00 PZ 376 14. Mehmet ÖZKARSLI Zeynep TOPÇU. Serap ÇELİKLER Evrim Arzu KOÇKAYA. Tolga ÇAVAŞ PZ 386 14. Muhammed ATAMANALP Utku GÜNER Belda ERKMEN. Mustafa CANLI Fulya Dilek GÖKALP MURANLI Adile ÖZDEMİR. Murat ÖZMEN Fatma Gökçe UZUN. Özgen BÜYÜKGÖZE.00 PZ 379 14.00 PZ 380 14. Güldeniz SELMANOĞLU. Linnaeus 1758) 14.00 - Bursa Nilüfer Çayı Suyunun Genotoksik Etkilerinin Balık Mikronukleus Testi ile Değerlendirilmesi Erkek Sıçanların Üreme Sistemi Gelişimi Üzerine Benzil Benzoatın Etkileri Antifungal Aktiviteye Sahip Yeni Bir Tiohalobenzen Türevinin Erkek Sıçanların Üreme Sistemi Üzerine Etkileri Fibronil’in Laboratuvar Koşullarında.00 PZ 390 14.00 PZ 384 14.00 PZ 373 14. Handan UYSAL Deniz ALTUN Emel ATLI. Zn+2) Etkisinde Kalan Balıklarda (Oreochromis niloticus) Na. Cd+2.00 - Sitokrom P4502C9 Aktivitesinin 7-Metoksi-4Triflorokumarin ile Florometrik Ölçülmesi Pretrin ve Sentetik Pretroid Grubu İnsektisitler Polikloro Bifenil Kirliliğinin Balıklar Üzerine Etkileri Lamda Cyhalotrin (KARATE) Gambusia affinis (Baird & Girard. 1758) Çeşitli Enzimatik Biyobelirteçler Kullanılarak Değerlendirilmesi Herbisit Treflan ve Etken Maddesi Trifluralin’in Genotoksik Etkilerinin Oreochromis niloticus Eritrositlerinde Mikronükleus Testi Kullanılarak Araştırılması Lacerta danfordi (Gunther 1876) (Squamata: Lacertidae)Derisinin Histolojik Yapısı ve Glikozaminoglikanların Dağılımı PZ 393 Laudakia stellio (Agamıdae. Şenay SUMMAK. Dürdane KOLANKAYA.19. Aslı SEMİZ.00 . Handan UYSAL.00 PZ 389 14. K-ATPaz ve Ca-ATPaz Enzimlerinin Tepkileri Lambda-cyhalothrin Piretroid İnsektisidinin Flov Sitometri Yöntemi İle İnsan Lenfosit Kültüründe Toksik Etkisinin Belirlenmesi Menderes Nehri Çürüksu Çayı’nda Metal Kirliliğinin Chironomus thummi Larvalarında Metallotiyonin Kullanılarak İzlenmesi Asetilkolinesteraz İnhibitörleri Olarak Kaliks[n]arenler Nilüfer AYDEMİR.

Mehmet SIKI.00 PEÇ 017 14. Ahmet SAVRAN.00 Tarihi Müzesi PEÇ 006 Botanik Bahçesi Ekoturizmi 14. Sema TAN.00 Çevre Kirliliği Konularında Davranış ve Aysel KEKİLLİOĞLU Tanju KAYA. Aytekin TAN Mustafa KATI Buse ERASLAN. Ayşe ERCİYAS. Kezban ADA.00 PEÇ 018 14. Önder KILIÇ. Sitogenetik ve Y Kromozom Mikrodelesyon Analiz Sonuçlarının Değerlendirilmesi PEÇ 019 Prenatal Tanıda. Cem DALYAN Erol KESİCİ.00 PEÇ 002 14. Mehmet SOYSAL Esen Fatma KABADAYI Demet UYGAN Tutumlarının Belirlenmesi Avrupa Birliği Çevre Politikaları ve Türkiye Uyum Süreci Eskişehir-Karacahöyük. Biyokimyasal Tarama Test 14. Hüseyin DURAL Perihan YAVUZ Perihan YAVUZ A. D. Gökdere ve Osmaniye Köylerininde Sulama Suyu Amaçlı Kullanılan Drenaj Sularında Ec ve Total Tuz Değişiminin Belirlenmesi PEÇ 010 İstanbul’da Topraktan Gelen Gama Radyasyonu 14. Kezban ADA. Burcu YÜKSEL. Meriç BOZKURT. DURANOĞLU Yavuz BAĞCI. Emine YALÇIN Orkide MİNARECİ. Ersin MİNARECİ Didem YÜCEL İ.00 ile Adsorpsiyonu ve Adsorpsiyon İzotermlerinin Belirlenmesi 79 .00 - Burdur -Göller Havzasının Acı/Tuzlu Sulu Göllerinin Dünü-Bugünü Sulak Alanların Önemi. S. Biyoloji Bölümü. YILDIRIM. Nagihan AKAYA Aysun ERGENE. NUR Sema TAN. Nermin BİTER. Yavuz ÇOTUK. Karşılaştığı Sorunlar ve Çözüm Önerilerinin Halka Ulaşmasında. KOYUNCU. SAVSAR. Fadime YILMAZ.00 Nanokristallerinin Hazırlanması ve Cibacron Brilliant Yellow 3G-P ve Remazol Brilliant Blue R tekstil boyalarının Adsorpsiyonunda Kullanımı ve Adsorpsiyon İzotermlerinin Belirlenmesi PEÇ 014 Gediz Nehrinde Deterjan Kirliliğinin Araştırılması PEÇ 011 14. Cevdan KESİCİ Miray SOYUPEK. TANRIKULU. Kutsal KESİCİ.00 PEÇ 015 14.00 PEÇ 009 14.00 Dozunun Belirlenmesi PEÇ 008 14. P. Serdar MAYDA. G.00 Yeni Gelişmeler PEÇ 005 Kuruluşunun 35. Biyoçeşitlilik. Seval ORUÇ. Emine Yalçın Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonunun Moleküler Genetiği Işınlama Yöntemi İle Gıdaların Mikrobiyal Güvenliğinin Sağlanması Centaurea aladaghensis Wagenitz (Compositae/Asteraceae.00 Sonuçları ve USG Bulgularının Amniyosentez Sitogenetik Analiz Sonuçları İle Karşılaştırılması PEÇ 020 Kars İli Devlet Hastanesi’nde ABO Kan Grupları ve 14. Yılında Ege Üniversitesi Tabiat 14. Meral ÖZTÜRK.00 Rh Faktörü Dağılımının İncelenmesi PEÇ 021 Tekstil Boyar Maddelerinin Aktifleştirilmiş Kömür 14. Topluçiçekgiller) Erkek İnfertilitesi Ön Tanısı Olan Hastalarda.00 - Murat BELİVERMİŞ.00 PEÇ 003 14. AKSU. Ülke Genelinde Duyulmasında Her Üniversitenin İlgili Bölümlerinde Okuyan Öğrencilerin Desteği PEÇ 013 İleri Teknoloji Seramiği Olarak ZnO 14. Fadime YILMAZ. Aysun ERGENE. TRABZON POSTER SUNUMLARI EĞİTİM & ÇEVRE 27 HAZİRAN 2008 PEÇ 001 14.00 14.00 PEÇ 007 Fen ve Teknoloji Öğretmenliği Öğrencilerinin 14. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Emine ÖZTÜRK. GÜL. İ.00 - 14:00-17:30 Aslı DOĞAN Aysel KEKİLLİOĞLU Levent TURAN İnsanlarda El Yapısının Cinsiyete Göre Değerlendirilmesi Biyoloji Eğitimi ve Bütünsellik Yaklaşımı Yerel Biyolojik Kaynak Değerlerinin İlköğretim ve Ortaöğretim Öğrencilerinin Biyolojik Çeşitlilik Kavramını Öğrenme ve Pekiştirme Süreçlerine Entegrasyonu PEÇ 004 Biyogüvenlik. Arzu KAYA.00 PEÇ 016 14.00 PEÇ 012 14.19. Emine ÖZTÜRK. Etik ve Mevzuattaki 14. S.

19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON 80 .

Ulusal Biyoloji Kongresi Bildiri Özetleri .19.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON 82 . Biyoloji Bölümü.19.

Biyoloji Bölümü. TRABZON Çağrılı Bildiri Özetleri 83 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19.

19. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON 84 .

leading to microencephaly. Despite treatment advances. The combination of blockade of NF-kB signaling and expression of TRAIL induced apoptotic death in a greater proportion of SKNSH cells than did either treatment alone. neuronal death is one of alcohol’s most prominent pathologic effects. Iowa 52242 .A.ktu. including CGN.Division of Child Neurology. Therefore.S. bugün 4 milyar dolar/yıllık bir iş hacmine sahiptir.tr Aslında eski bir yöntem olan ancak son 40 yılda önemi giderek anlaşılan hücresel tedavilerde. Moreover. This loss of neurons underlies many of the behavioral deficits associated with FAS. immünoterapi işlemlerinde . and hyperactivity.19. and a critical need exists for the development of new treatment regimens. Ancak mevcut veriler gelecekte bu yeni metodun çok önemli olacağına işaret etmektedir. vulnerability of the developing brain to alcohol toxicity changes over time. which can exert an antiapoptotic effect. In the developing brain. Iowa City . but not in normal tissues. TRAILmediated cell death was enhanced when neuroblastoma cells were simultaneously infected with a dominant-negative mutant of IkB kinase. Biyoloji Bölümü. Sonuç olarak bakıldığında hücresel tedaviler artık tıbbi tedavinin bir parçası olduğu görülmektedir. Iowa City . bahri-karacay@uiowa. As the developing rodent nervous system matures. TRABZON Ç 001 Kök Hücre Ve Hücre Tedavilerinde Güncel Gelişmeler Ercüment OVALI KTÜ-ATİ Teknoloji eovali@meds. U. Bu hücreler çoğu kez süspansiyon halinde veya matriks yapılarda organize olmuş üç boyutlu doku taslakları şeklinde tedavi uygulamalarında yerini almıştır.S. making it a strong antitumor therapeutic candidate. hem de genetik hastalıkların tedavisinde yaygın olarak kullanıldığını göreceğiz. Çiçek aşısını dünyaya tanıtan. Activated cAMP response element binding protein (CREB) has been strongly linked to the survival of multiple cell types. RTPCR and flow-cytometric analyses demonstrated that TRAIL’s effect is mediated primarily via the TRAIL R2 receptor. We demonstrate that introduction of the TRAIL gene into neuroblastoma cell lines using an adenoviral vector leads to apoptotic cell death. vulnerability to alcoholinduced neuronal death diminishes. concurrent inhibition of the NF-kB pathway and the induction of TRAILmediated apoptosis may become a useful approach for the treatment of neuroblastoma Ç 003 Mechanism of Maturation-Dependent Alcohol Resistance Bahri KARAÇAY Department of Pediatrics.edu. Çok yakın dönemde genetik olarak manuple edilmiş hücrelerin organ yenilenmesinde.edu Neuroblastoma is the most common solid extracranial neoplasm in children and causes many deaths. Bu gün için hücresel tedavilerde kullanılan hücreler farklılaşmamış-kök hücreler ve farklılaşmış hücreler olmak üzere iki temel gruptur.edu Alcohol abuse during pregnancy can profoundly affect the developing fetus. Ve önümüzdeki 10 yıl içerisinde de hücrelerden elde edilen organların tedavilerde yer alması beklenmektedir. the promoter of the nNOS gene contains two cAMP response elements (CRE). identification of molecules and signaling pathways that ameliorate alcohol-induced neuronal death is important. resulting in fetal alcohol syndrome (FAS). bahri-karacay@uiowa. As TRAIL can activate the nuclear factor-kB (NF-kB) signaling pathway. TRAIL is nontoxic.University of Iowa . prognosis for neuroblastoma remains poor. Furthermore. 4000 civarında çalışanı ile yıllık %16 büyüme gösteren bu sektör. We have demonstrated that neuronal nitric oxide synthase (nNOS) can protect developing cerebellar granule neurons (CGN) against alcohol-induced death both in vitro and in vivo. 85 . Likewise in humans. U.University of Iowa .A. Alcohol damages the developing brain. hücresel tedavi alanında ilk gelişmelerin yaşandığı bir ülke olduğumuzu burada unutmamak gereklidir. Thus. we hypothesized that inhibition of NF-kB signaling may augment TRAIL’s killing effects.Division of Child Neurology. a kinase essential for NF-kB activation. son 10 yılda yaşanan gelişmeler bugünün yeni yaklaşımını temsil etmektedirler. Ç 002 Gene Therapy for Neuroblastoma Bahri KARAÇAY Department of Pediatrics. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bugün dünya çapında 80 den fazla kuruluş 2 milyar doların üzerinde bir yatırım yapmış durumdadır. mental retardation. Iowa 52242 . TNF-related apoptosis-inducing-ligand (TRAIL) induces cell death in a variety of tumors.

Arazi Botaniğinde. the nNOS gene. Newcastle upon Tyne. botaniğin diğer yan dalları ile ilişkileri tartışılarak Türk botanikçilerinin ülkesel ve evrensel botanik bilimine katkıları vurgulanmaktadır. This question will be addressed within the context of a paradigm shift in our approaches to the selective isolation. notably streptomycetes. bitki sistematiği. Forskolin increased nNOS mRNA levels several fold. In addition. Ç 005 Amycolatopsis. Our approach to the search and discovery of novel antibiotics will be exemplified by the discovery of the abyssomicins and proximicins from marine isolates belonging to the genus Verrucosispora. in part. have a unique record as a source of novel bioactive compounds. University of Newcastle. bitki sosyolojisi. but the question remains whether they will continue to serve us well given the urgent need for a new generation of antimicrobial agents to combat the major microbial pathogens that have or are becoming resistant to all classes of antibiotic compounds. At the subgeneric level the genus Streptomyces still leads the way with 1899 species.19. increased production of nitric oxide. This taxonomic diversity is currently encompassed in 1 class. Ç 004 Actinobacterial Diversity and Drug Discovery: Will A Renaissance Follow the Decline and Fall? Michael GOODFELLOW School of Biology. Furthermore. 46 families. 1980 li yıllardan itibaren ülkemizde floristik çalışmaların çok ivme kazanmasının ana sebebleri olarak gösterilebilir. 17 suborders. dünyanın. forskolin's protective effect was substantially reduced in CGN cultures genetically deficient for nNOS (from nNOS-/mice).com Türkiye floristik açıdan. 98 genera and 2700 species. United Kingdom m. especially antibiotics. daha sonraları üniversite araştırma fonlarının floristik çalışmalara destek vermesi. 1980 lerden sonra Türkiye Florasının yazımının tamamlanması sırasında çok sayıda botanikçinin Flora’nın yazıldığı Edinburgh Kraliyet Botanik Bahçesinde mesleki bilgi ve görgülerini artırmaları ve gene o yıllarda yaygınlaşan yeni üniversitelerimiz sayesinde botanik anabilim dallarının yurt çapında yaygınlaşması. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON Using cultures of CGN. and abolished alcohol's toxic effect in wild type CGN. It is well known that actinobacteria. botaniğin daha çok arazi botaniği olarak özetlenebilecek tohumlu tohumsuz bitki sistematiği ve bitki sosyolojisinde. ülkemizdeki son gelişmeler vurgulanarak örnekleri ile açıklanmakta.ac. and by our view that taxonomic diversity can be used as a surrogate for chemical diversity as illustrated by recent studies on members of the genera Salinispora and Streptomyces. characterisation and screening of actinobacteria isolated from neglected habitats. bitki sistematiği ve sosyolojisi alanında çok sayıda araştırıcı yetişmiş ve bunlar ülke çapında yaygın arazi çalışmaları ile ülkemizin floristik yapısının daha kesin bilinmesi için ciddi çalışmalar yaparken. stimulated expression of a reporter gene under the control of the nNOS promoter. son gelişmeler 86 . and this stimulation was substantially reduced when the two CREs were mutated. Forskolin. overexpression of nNOS in wild type CGN ameliorated alcohol-induced cell death. buldukları yeni tür ve birliklerle dünya botanik bilimine de önemli katkılarda bulunmaya başlamışlardır. 5 orders.goodfellow@ncl. Delivery of nNOS cDNA using a replication-deficient adenoviral vector into nNOS-/CGN abolished alcohol-induced neuronal death. an activator of the cAMP pathway. Bu konuşmada. Florasının zenginliği yanında özellikle tohumlu bitkiler açısından endemizm oranının yüksekliği çok çarpıcıdır. Sonuç olarak son 30 yıl içinde. 1970 li yıllardan sonra TÜBİTAK’ın. ama daha çok ılıman iklim kuşağının dikkat çeken ülkelerinden birisidir. by the pathway's downstream target.uk An astonishing array of cultivable actinobacterial diversity has been found using improved selective isolation and characterisation procedures with much more to come. Anahtar Kelimeler : Türkiye.ekim@hotmail. we tested the hypothesis that cAMP mediates nNOS activation and the protective effect of nNOS against alcohol-induced cell death. 5 subclasses. Ülkemizdeki Son Gelişmeler Tuna EKİM İstanbul tuna. Biyoloji Bölümü. These results indicate that the neuroprotective effect of the cAMP pathway is mediated.

Yapay kaynaklara ise gübreler ve genetiği değiştirilmiş tohumlar.19. thaliana. Çiçeklenmeyi başlatan bazı genler tanımlanmış ve çiçek gelişimi sırasında şekil oluşumunun kalıtımla denetlenmesine ilişkin mükemmel modeller geliştirilmiştir. mitokondri gibi dinamik bitki organelleri ve bakterilerde bölünmenin mekanizması aydınlatılmıştır. doğal kirleticiler ve yapay kaynaklardan oluşan kirleticiler olmak üzere iki ana grupta toplanabilir. Kloroplast. hücre çeperi oluşumu. Etilen. şu an. ülkemizde de ‘uygulamaya yönelik temel bitki biyolojisi’ çalışmalarının ilgili kurumlarca daha fazla desteklenmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Çevresel değişimlerin kaynağı. erozyon ve alterasyonlara bağlı kirlenmeler) örnek verebiliriz. 2000 yılından bu yana bilim tarihindeki en büyük bilgi birikimine tanıklık etmekteyiz. Bu nedenle. Dolayısıyla. simbiyotik ilişkiler moleküler düzeyde aydınlatılmıştır. Doğal kaynaklara deprem. Jeolojik kaynaklar tarımsal ve özelikle yer altı ve yerüstü sularının kirlenmesine yol açmaktadır. ilaç hammaddesi ve lif üretebilecek bitkiler yetiştirilebilmesine olanak sağlayacaktır. türünün devamını tehdit eden bu zoru başarabilecek midir? “Bitki bilimcileri olarak. apikal dominansi. bu pompaların farklı bitki gruplarında (monokotil ve dikotiller) geçmişleri. kuraklık stresi ve herbisit araştırmalarında yeni fırsatlar sunmaktadır. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu durum. TRABZON Ç 006 Genom Sonrası Çağda Bitki Biyolojisinde Gelişmeler İsmail TÜRKAN Ege Üniversitesi. Bu bulgular. ligninleşme ve iletim demeti kimliğinin belirlenmesinde rol alan genler saptanmıştır. Bu çalışmalar. Yeni bir bitki hormon sınıfı olan brasinosteroidlerin büyüme ve gelişimdeki rolleri moleküler düzeyde aydınlatılmıştır. başta yaşlanma. gıda. Bu yüzyılın ortalarına kadar. absisik asit ve oksin gibi bitkisel hormonların reseptörleri saptanmıştır. 2000 yılından günümüze. stoma hareketleri. proteomik ve metabolomik)’leri ortaya çıkarmıştır. ATP iyon pompalarının moleküler analizleri. Günümüzde bitkisel verimliliği önemli ölçüde sınırlandıran ve etkilerinin giderek artması beklenen biyotik ve abiyotik streslerin algılanması ve uygun tepkinin verilmesini sağlayan sinyal iletim ağları aydınlatılmıştır. Biyoloji Bölümü. Çeşitli bitkilerde vernalizasyon ve vernalizasyonu düzenleyen ağlar ortaya çıkarılmıştır. Bornova 35100. fototropizma ve sirkadiyan (günlük) ritimlerle ilişkili reseptörler ve sinyal ileten elemanlar aydınlatılmıştır. Örneğin son 7 yılda. Arabidopsis mutantlarının genetik ve moleküler analizleri sonucu bitki fizyolojisi ve biyokimyasında da uzun süredir yanıt bekleyen sorular tek tek yanıtlanmaktadır. insan sağlığı bakımından önem taşıyan steroidlerin biyokimyasına ilişkin yeni bir anlayışa katkı yapmıştır.tr 2050 yılına kadar. Dünya nüfusunun yaklaşık 10 milyara ulaşması beklenmektedir. Biyoloji Bölümü. işlevsel genomik. ANKARA Yapılan tüm anlaşmalara rağmen dünyada çevresel bozulma hızlı bir şekilde devam etmektedir. Bu yeni bilim dallarından elde edilen bilgilerin bir araya getirilmesi. Tüm bu gelişmeler. 21 YY’ da geleneksel ve/veya biyoteknolojik yöntemlerle insanlığın gereksinimini sağlayabilecek nitelik ve nicelikte gıda. Lotus japonicus ve Medicago truncata genomundan sağlanan bilgilerle. küresel iklimde ani değişimlerin yaşanabileceği koşullarda gerçekleştirmek zorundayız. Ç 007 Çevre Sorunları ve İnsan Hakları Leyla AÇIK Gazi Üniversitesi. Bitkilerin ışığa verdikleri morfogenetik tepkilerde fitokromun rolünün yanı sıra. meyve olgunlaşması. tohum çimlenmesi. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. enerji ve çevre 21 YY’ da insanlığın üzerinde en fazla konuşacağı konular olacaktır. yakıt. Fen Fakültesi. yani ‘sistem biyolojisi’ yaklaşımı bitki biyolojisinin tüm dallarına büyük katkılar yapmaktadır. Dolayısıyla. Ağaçlarda odun oluşumunun mekanizması belirlenmiştir. yapıları ve işlevlerine ilişkin çok önemli bilgiler sağlamıştır. Üstelik bunu.edu.turkan@ege. son 10 bin yılda ürettiğimizin iki katı kadar besin üretmek zorundayız. sel. anahtar özellikteki BİYOTEKNOLOJİ sektörü için yeni fırsatlar yaratmaktadır. 2000 yılında Arabidopsis thaliana genomunun aydınlatılması. evsel katı ve sıvı 87 . kasırgalar gibi afetleri ve çeşitli jeolojik kirlenmeleri (madencilik çalışmaları. İzmir İsmail. G7 ülkelerinin yaptığı gibi. A. İnsanoğlu. çeşitli –omik’ (genomik.

kâğıt fabrikaları ve çimento fabrikalarını sayabiliriz. ülkemizin tarımsal. Bazı sularımız ise sanayi atıkları ile kirlenmiştir. Bu küçülmede göle ulaşan kaynaklar üzerinde baraj inşası. dünya ölçeğine göre çok daha farklı bir boyuttadır. 90 yılda yaklaşık yüzde 85 oranında küçüldüğü tespit edilmiştir. Spitsbergen adasında Svalbard Dağı’nın 120 metre içinde inşasına başlanan bankaya robotik emniyet sistemleri kurulmuştur. Türkiye’deki su kirliliği jeolojik (doğal) etkenlerin yanında. sözleşmeler ve kanunlar bu zararlardan etkilenen bireylere veya sanayisi az gelişmiş küçük toplumlara bir fayda sağlamamaktadır. Norveç. daha fazla gri bir ortam bırakılması da insan haklarının açıkça ihlalidir. çevre kanunlarının maddi ve manevi fayda sağlamadığı gibi etnik bir azınlık veya başka bir ülkenin işgalinde yaşayan halkları olumsuz yönde etkilemektedir. gelecek nesillere daha az yeşil. Türkiye’de sulak alanların bir kısmı kurutulmuş. kanalizasyon suları. 88 . deniz. Özellikle Marmara Bölgesi (İzmit. Küresel açlık ihtimaline karşı veya çok büyük felaketler olasılığı göz önünde tutularak ülkelerin tohum bankalarının olması o ülkeyi diğer ülkelere göre stratejik bir konuma getirecektir. Tohumlar çok sıkı korunmuş muhafazalar içinde ve nem almayacak şekilde yerleştirilmiştir. Hava. Toprak kirliliğine kömür ocakları. İskandinav ülkelerinde hal böyle iken Türkiye de durum nasıldır? Çevre kirliliği konusunda diğer ülkelere göre gerilerde olmamasına rağmen biyolojik kaynaklarının talan edilmesi konusundaki duyarsızlık açısından ön sıralarda yer almaktadır. petrol kirliliği. İnsan haklarına dayanan yeni bir yaklaşım ile hem insanların yaşama alanı olan çevrenin korunması hem de çevreden zarar gören insanın koruması sağlanabilir. yeraltı suları azalmıştır. İstanbul) toprakları yoğun sanayi atıkları ve ağır metallerle kirletilmektedir Sulak alanlar ya kurutulmakta ya da kirletilmektedir. Hava kirliliğine ise neden olan kuruluşlar arasında petrokimya tesisleri. Radyasyona maruz kalma sonucu ölümler. gemi taşımacılığı. gübre fabrikaları. Bilim ve teknolojik atılımlar yapılmasının gerekliliği yanında öncelikli bir konu olarak. rüzgâr. çalışmak için uygun çevre şartlarının hazırlanmaması. Bir zamanların “sarı altın” arayıcıların yerini şimdilerde “yeşil altın” arayıcıları almıştır. İsveç. gemi/yat foseptikleri.biyolojik ve jeolojik değerlerini koruma bilincinin ortaya çıkmasını sağlamak ve var olanı geliştirmek için sürekliliği sağlanabilecek bir eylem planına ihtiyaç bulunmaktadır. sanayi atıkları. Bütün bu çevre sorunlarını ortadan kaldırmak veya azaltmak için hazırlanan uluslar arası zorunluluklar. Evsel ve fabrika atıkları arıtılmadan ya da yeterli arıtılmadan sulara verilmektedir. sulak alanların kurutulması. TRABZON atıklar. Svalbard Küresel Tohum Bankası’nın misyonu geleneksel gen bankasında olan tohum çeşitliliğinin herhangi bir şekilde kaybolma ihtimaline karşılık tohumları korumaktır. Türkiye’nin muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkabilmesi için her türlü teknolojiye sahip olması ve kullanması gerekmektedir. Ülkemizde yeşil altın arayıcıları (yabancı bilim adamları) bazen bağımsız bazen yerellerle birlikte birçok bitki türünü yasadışı yollarla yurtdışına götürmektedirler. su vasıtasıyla kirliliğe maruz bırakılan ve bu kirlilikte çok az katkıları olan insanlara. Farkında olamadığımız bu bilimsel kisveli kaçakçılık en önemli çevre ve insan hakları sorunlarımızdan biridir. 1990'lı yıllardan itibaren kaçak kuyuların açılması ve son yıllardaki iklim değişikliği ilk sıralarda yer alan etmenlerdendir. radyasyon gibi daha birçok etmeni örnek gösterebiliriz. Mesela Van gölünde sanayi kaynaklı kirliliğin büyük bir kısmı et entegre tesisleri ile un ve şeker fabrikaları kaynaklıdır. hava ve su taşımacılığı. İskandinav ülkeleri bir araya gelerek yerel tohumlarını muhafaza etmek için buzullarda büyük bir tohum bankası olan “Svalbard Global Seed Vault” kurmuşlardır. sakat doğumlar ile toksik kimyasallara maruz kalan insanlarda görülen kanser gibi çeşitli hastalıklar insan hakları ihlalinin en bariz sonuçlarındandır. bazı fabrikalar ve tarımsal ilaçlar sebep olmaktadır. Finlandiya. Ülkemiz ve Türk Dünyası’nda çevre sorunları. Danimarka ve İzlanda başbakanlarının katılımıyla 19 Haziran 2006 tarihinde bu bankanın temeli atılmıştır. Çevre ile insan hakları birbiri ile sıkı bir şekilde ilişkilidir. Teknolojileri kurarken çevre ve insana verilecek zararları hesap etmeli ama bilimsel ve teknolojik gelişmelerden asla vazgeçmemeliyiz. Biyoloji Bölümü. tarım ilaçları ve gübreleme sonucu ortaya çıkmaktadır. birçok çay ve dereler kurumuş.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. havanın ve toprağın kirlenmesi. Türkiye bitki çeşitliliği ve endemik bitki türleri açısından emsalsiz bir ülkedir. Deniz seviyesinin 130 metre üzerinde olan bu bölgede buzlar erise bile içerisi kuru kalacak şekildedir. Ayrıca suların kirlenmesi. Uydu fotoğraflarıyla yapılan çalışmalar sonucunda Tuz Gölü'nün. Yirmi birinci asırda insanlığın karşı karşıya kaldığı sorunların başında gıda ve enerji eksikliği gelmektedir. orman arazisinin turizm ve yerleşim gibi faaliyetler nedeniyle yok edilmesi. Çünkü çevreye zarar veren devletler çevrenin insana olumsuz etkisi nedeniyle insan haklarını da ihlal etmektedir. Mesela Kazakistan halkı birçok nükleer denemeye maruz kalmış ve politik arenada sesini duyuramamıştır.

yeni kurulmuş olan üniversitelerimizdeki Biyoloji Bölümleri hariç tutularak. Bu proteinler ATP molekülünü parçalayarak açığa çıkan kimyasal enerjiyi mekanik enerjiye ve güce çevirmelerinden dolayı motor proteinler olarak adlandırılırlar.edu. Bu sonuçlar bize. Biyoloji Bölümlerimizde yapılan araştırmalara bağlı olarak.edu Hücre içerisinde 15-20 nanometre (10-9 metre) boyutundaki çeşitli proteinler iş makineleri gibi çalışarak önemli görevler üstlenirler. bilimsel araştırma. Buna göre. Dr. kollarıyla kargoları tutuyorlar. Malatya mozmen@inonu. Ben araştırmalarımı hücre içinde taşımacılık yapan proteinlerin mekanizmasını çözmek üzerine yoğunlaştırdım. Bu araştırmalar için proteinlerin nanometre boyutundaki hareketlerini gözlemleyebilecek ve pikoNewton (10-12 Newton) seviyesinde ürettikleri kuvveti ölçebilecek hassas tekniklere ihtiyaç duyulmaktadır. Yapıları insana benzeyen bu proteinlerin iki ayakları ile aktin ve mikrotubule bağlanıp. TRABZON Ç 008 Biyoloji Bölümlerimizde SCI Kapsamlı Dergilerde Yapılan Yayınlara Genel Bir Bakış Murat ÖZMEN İnönü Üniversitesi. optik cımbızlarla microtubul doğrultusunda proteinleri 6 pN kuvvetle çektiğimizde ise tekrar hareket etmeye başladılar. kinesin. Çalışmanın amacı. 94158 USA yildiz@cmpmail.tr Ord. Almanya’daki yönetimin Hitler ve Naziler tarafından ele geçirilmesi nedeniyle. Biz. ve iki ayağın bir biri ardına adım atmasının iki bacak arasındaki gerilim kuvvetine bağlı olduğunu gösterdi. kendi ifadesiyle. bu proteinlerin iki bacağına iki ayrı boya takıp.tr Bu çalışmada Web of Science (ISI) veri tabanı üzerinde bulunan Science Citation Index Expanded (SCI-EXPANDED) kapsamında taranan dergilerde yayınlanmış olan Biyoloji Bölümü adresli yayınların genel bir değerlendirmesinin yapılması amaçlanmıştır. Ayrıca bu eserlerin içerdiği adreslere bağlı olarak. ATP sentaz dönerli motoru mitokondri zarında saniyede ~1000 kez dönerek vücudumuzun ATP sini üretmekle görevlidir. ön ayağın sabit olup arka ayağın öne gelecek şekilde “yürüdüklerini” bulduk. Yayınlanmış olan eserlerdeki yazar sayılarına göre de bir tasnifte bulunulmuştur. Prof. İki bacak arasında oluşan mekanik gerilimi bacaklarını uzatarak azalttığımızda proteinlerin ATP tükettikleri fakat adım atamadıklarını gözlemledik. miyosin ve dynein proteinleri ise aktin ve mikrotubul iplikçikleri üzerinde yürüyerek kendilerinin 10.edu. Bir sonraki soru ise onların bu koordinasyonu nasıl sağladıkları oldu. yayın Ç 009 Motor Proteinler ve Hücre İçi Taşımacılık Ahmet YILDIZ Department of Cellular and Molecular Pharmacology. Ankara mkuru@baskent. SCI.000 kat ağırlığındaki dev kargoları hücrenin bir kösesinden diğerine taşımaktadırlar. 2005-2007 yılları arasında yayınlanmış olan eserlerin Üniversitelere göre genel bir değerlendirmesi yapılmıştır. Mesela. Fakat. FIONA. Sonuçlarımız. miyosin ve dynein proteinlerinin nasıl yürüdükleri sorusunu cevaplamak için kullanıldı.ucsf. Ç 010 Ord. Bu konuda ileri sürülen çeşitli modelleri test ettik.19. Prof. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Proteinlerin kendi bacaklarını aynı boyutta herhangi bir amino asit serisi ile değiştirdiğimizde ise tamamen hareket edemez oldular. Bu tekniği kullanarak proteinlere yapıştırdığımız tek bir boya parçacığının pozisyonunu 1 nm çözünürlükle ışık mikroskobunda tayin edebiliyoruz. University of California. San Francisco. 89 . bölümlerin üretkenliklerinin ve diğer disiplinlerle ilişkilerinin ortaya konulması ve yayınların ÜAK Doçentlik Bilim Alanları ile uyuşurluğunun bir değerlendirmesini de yapmaktır. Dr. Fen Edebiyat Fakültesi. Fakat. Bacakları ile de mikrotubulden düşmeden yüzlerce 8-36 nm boyutunda adımlar atarak ilerliyorlar. CA. Biz öncelikle proteinleri hareketlerini fluorasan parçacıklarla gözlemleyebilecek FIONA (Fluorasan Parçacıklarla Bir Nanometre Çözünürlük) adını verdiğimiz bir teknik geliştirdik. bu proteinlerin iki bacağının nasıl yürüdüğü bu zamana kadar anlaşılamamıştı. Curt KOSSWIG. Biyoloji Bölümü. onların insanlar gibi. 44280. Curt KOSSWIG (Rüyalarını Türkçe Gören Bir Alman Biyolog) Mustafa KURU Başkent Üniversitesi Rektör Yardımcısı. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Biyoloji. Kinesin. bir biyolog olduğu için. onların felsefesine katılmadığından dolayı Türkiye’ye göç etmiş bir bilim adamıdır. proteinlerin bacaklarının ATP hidrolizi ile kuvvet ürettiklerini ve hareketi sağladığını. nasıl hareket ettiklerini gözlemledik. diğer disiplinler ile birlikte yapılmış olan ortak çalışmaların da genel bir değerlendirmesi ortaya konulmuştur.

Dünyadaki çağdaş ve modern yaklaşımlı gidişe katılmamız yaşam boyu biyoloji eğitimi. keza yakın ve uzak geleceğimizde ulusal çıkarlarımızın korunması açısından biyolojinin önemi her geçen gün inanılmaz bir hızla artmaktadır. Dr. Ancak ülkemizde. korumamız ve sahiplenmemiz gereken biyolojik zenginliklerimiz. yarınımızın güvencesi genç nesillerimizi yetiştirmek görevini üstlenen tüm kurumlarımızın önemi ve toplumsal sorumluluğu giderek artmaktadır. morali yüksek. Rumeli Hisarı-Aşiyan Mezarlığında ebedi uykusuna yatmıştır. Ayrıca Manyas Gölü Milli Parkı (Manyas Kuş Cenneti)’nı keşfetmiş ve kurmuştur.tr Ülkemiz. Ç 011 Ülkemizde Biyoloji Bilimi ve Biyologların Konumu Alev HALİKİ UZTAN Ege Üniversitesi Fen Fakültesi. modern evrensel değerlere sahip. Yapılan plan. Bu bilinçle her kesimde geleceğe güvenle bakan. çok sayıda Lisans ve Lisansüstü düzeyde ders vermiş. Prof. ikinci vatanı olarak tanımladığı bu ülkeye karşı son derece sorumlu hissederek. düzenlenen yönetmeliklerde de halen bu izler görülmekte hatta giderek artmaktadır. Dr. Biyologların istihdamında yaşanan sorunlar gelecek kaygıları ve kuşkular nedeniyle de genç biyologların mutsuz. üniversiter yapılanmadaki programların çağdaş ve güncel ihtiyaçlar doğrultusunda düzenlenmesi gerekliliği. günümüz çağdaş bilgi toplumları arasında alması gerektiği yer konusunda başta üniversitelerimiz olmak üzere hızlı bir gelişim ve sürdürülebilir bir ivme içinde olmak zorundadır. Çağımızda en hızlı gelişmeler biyoloji alanında yaşanmaktadır. Curt KOSSWIG’in ismi verilmiştir. Türkiye ve Dünya faunasına yeni taksonların katılmasını sağlamıştır. Türkiye’de Biyologlar Derneği gibi. Curt KOSSWIG. biyologların istihdamı ve özlük haklarının kesin hatlarıyla belirlenmesi konusunda ivedilikle davranmamız gerekmektedir ve sorumluluğumuzu artmıştır. özendirilmiş ve ödüllendirilmiştir. dinamiklerini mesleğine yansıtamayan bir umutsuzluk içinde oldukları görülmektedir. Kendi ifadesiyle “Kendisini. Biyoloji Bölümü. eğitimin ilk aşamalarından itibaren çocuklarımızın ve giderek gençlerimizin içinde yaşadıkları çevrede. Türkiye’de görev yaptığı 1937-1954 ve 1969-1971 yılları arasında. Biyologların “Meslek Yetki ve Sorumluluk Yasası” nı çıkarmada hayli geç kalınmıştır ve her geçen gün biyoloji ve biyologluktan bir kısım daha çeşitli meslek grupları kapsamına alınmaktadır. Biyoloji biliminin ve biyologların yerinin ülkemizde de hak ettiği noktaya ivedilikle ulaşması umuduyla. Buna ek olarak akademik çevrelerdeki tüm eğitim ve öğretim gayretlerine rağmen.19. belgelerle genç biyologlara tanıtılmaya çalışılacaktır. 90 . Bornova. ilk bilimsel derneklerin kurulmasına öncülük etmiş. Biyoloji Bölümü. Dr. çevre kirliliği ve küresel ısınmaya bağlı sorunların durdurulamaması. modern biyoloji biliminin kurulmasına. birlikte yaşadıkları tüm canlılarla sıcak bir ilişki kurmaları ve doğru öğrenme yöntemlerinin uygulanması noktasındaki eksiklikler yadsınamaz. Türk doğa bilimleri tarihindeki unutulmaz yerini alarak. susuzluk. Bu düşünce tarzı giderek özel sektörde de yaygınlaşmaktadır.edu. Artan ekolojik sorunlar nedeniyle yaşanan olumsuzluklar dünyanın gelişmiş ülkelerinde toplumların biyoloji ve ilgili bilimsel gerçekler konusunda bilgilendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. bilimsel dergilerin yayımını teşvik etmiştir. Çağdaş ve evrensel bilim dalları içinde BİYOLOJİ genel anlamda “Hayata dair her şeydir” diye tanımlayabileceğimiz en önemli temel bilim dallarındandır. Oysa hiç şüphe yoktur ki ülkemizin konumu. Prof. Örgütsel yapılanmadaki eksikliğimiz. 35100 İzmir alev. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.haliki@ege. Zoocoğrafya konusunda çok sayıda bilimsel makale yayınlamış. İstikbal ve İstikrar arayışındadır”. Prof. moleküler biyoloji ve genetiğin önemi anlaşılmış. Bunun en büyük nedenlerinden biri de biyologluğun kamu kurum ve kuruluşlarında belli meslekler için destek hizmeti veren bir bilim dalı muamelesi görmesidir. makro ve mikro flora ve faunanın önemi. Bugün dünyada biyolojinin ve biyoteknolojinin her alanında yapılan çalışmalarla. Bu bildiride Türk Biyoloji bilimine büyük hizmetler vermiş olan Ord. çok sayıda bilim insanının yetiştirilmesinde doktora tez yöneticilikleri yapmıştır. program ve uygulamalarda. Anadolu fauna’sının ortaya çıkarılması için bilimsel geziler düzenlemiş. Bugün biyologlar hala “İstiklal. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Mecmuası gibi. 7 Alttür ve 28 tür olmak üzere toplam 42 yeni taksona Ord. meslektaşlarımızın teorik donanımları yanı sıra uygulama alanlarına yönelik eğitim süreçlerinden geçirilmesi ve benzeri yapılması gerekenler konusundaki duyarsızlık ile bu sorunlara yönelik çözüm giderek zorlaşmaktadır. doğru bilgi ve bilime açık. Bu nedenle 7 cins. TRABZON Dünya çapında ünlü bir bilim adamı olan Ord. onun gelişmesine büyük hizmetler vermiş. Curt KOSSWIG.

kansere değişimi de içine alan 91 . Bu soruya yanıt aramak üzere yapılacak sunumda biyorafinerilerin özellikleri ve işleyişleri tartışılmaya çalışılacaktır. Ankara knazif@hacettepe. modifikasyonları ve glikozilasyon hızları ile mikroçeşitlilik oluştururlar. Ç 013 Glikobiyoloji Sabire KARAÇALI Ege Üniversitesi. Son yıllarda biyoyakıtlar grubuna giren biyoetanol ve biyodisel gibi enerji ürünleri üretiminin gerek ulusal gerekse uluslararası ölçekte önemli bir ivme kazandığı görülmektedir.edu. uygulanan üretim süreçleri ve ürünlerin çevreyle-uyumlu olması bu modele yüksek sürdürülebilirlik potansiyeli kazandırmaktadır.edu. Böylece diğer kimyasal etiketlerin aksine karbohidratlar. hücre farklılaşması. akla durgunluk verecek ölçüde farklı hücre tipi seçiciliğini belirleyerek doğadaki biyolojik çeşitlilikten birinci derecede sorumlu olurlar. Bu bakımdan biyoetanolün yanı sıra başka katma-değerler de üretebilecek entegre tipte bir rafinerini modelinin nasıl olması gerektiği ülkemiz ekonomisi açısından ele alınması gereken önemli bir sorudur. biyosentezlerini ve şeker taşıyan biyomoleküllerin biyolojik görevlerini araştıran bilim dalıdır. hücresel tutunmada. İzmir sabire. yapıdestek molekülleri olmalarına ek olarak çok daha fazla görevleri olduğu ve gerçekleştirdikleri moleküler olayları son yıllarda anlaşılmaya başlanmıştır. Hücre yüzeyine ulaşan karbohidratlar bilgi alış-verişi için diğer hücre reseptörleriyle ilişkiye girerler.19.tr Yeni yüzyıla girişle birlikte önem kazanmaya başlayan sürdürülebilir-kalkınma kavramı(konsepti) buna yönelik ekonomik model arayışlarını da beraberinde getirmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoetanol üretimi için kurulacak biyorafinerilerde üretilecek ürünlerin pazarlanması ile sağlanacak ekonomik getirilere ek olarak rafinerilerin çalışmasıyla ortaya çıkacak yeni istihdam olanaklarının kırsal-kalkınma sürecine önemli katkısı olacaktır. Aynı aminoasit dizisine sahip proteinlere farklı oligosakkarit yan zincirlerinin eklenmesi glikoformları oluşturur.B(Avrupa Birliği) grubu ülkelerde ağırlık verilmektedir. Bu ürünler arasında değişik kimyasallar.D gibi ülkelerde. Biyoekonomik süreçlerde kullanılan yenilenebilir hammaddelerin. Son yıllarda“BiyoEkonomi” diye adlandırılan modelin sürdürülebilirlik açısından umut vaat eder çizgi izlediği bilinmektedir. Glikozilasyonun değişebilirliği ile hem aynı protein ve lipidin birçok farklı özel biyolojik görevlerini gerçekleştirmesi ve hem de genomda neden beklenenden daha az gen bulunduğu açıklanır. Glikozilasyon mekanizmasıyla protein ve lipitlere bağlanan karbohidratlar hibrit molekülleri. 06532 Beytepe. karbohidratların karmaşık yapılarını. Fen Fakültesi. Glikokonjugatların yapısındaki az sayıdaki monomerik birimlerinin sıralanma özellikleri. Teknolojik olarak biyolojik süreçlerle biyo-materyaller’den üretilen mal. Hücreler proteinlerin glikozilasyon profillerini değiştirerek ilişkili genin ifadesini değiştirirler ve böylece glikoproteinlerin görevlerini kontrol ederler. enerji ve hizmet gibi ürünlerin ticari dağılım ve tüketimini ele alan bu modelin iticini gücünü günümüzde biyoteknoloji oluşturmaktadır. yaşlanması ve ölümü olaylarında. lipitlerin eriyebilirliklerini değiştirerek onların görevlerini ve diğer moleküllerle ilişkilerini belirlerler. Biyoloji Bölümü. petrolü kulanan kimya endüstrisinin temel oluşturduğu konvansiyonel ekonomiye yeni bir seçenek oluşturmaktadır.. TRABZON Ç 012 BiyoEkonomi’de Biyorafinerilerin Yeri ve Önemi Nazif KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi. Biyoetanol üretimine batıda Brezilya ve A. Golgi sahasında proteinleri etiketleyerek hücre içine veya hücre yüzeyine yönlendirirler. Proteinlerin üç boyutlu katlanmalarını yönlendirerek. Mikroçeşitlilik. biyodisel üretimine ise başta Almanya olmak üzere A. Biyoteknoloji ABD. Biyoloji Bölümü. Farklı hücre tiplerinde farklı glikozilasyon enzimleri bulunur ve özel bir hücre tipindeki özel glikozilasyon durumuna Glikotip denir. Ülkemizde son günlerde biyodizel ağırlıklı üretim girişimleri yoğunluk kazanmış olmakla beraber. biyoetanöl üretiminin kırsal kalkınma politikaları doğrultusunda ayrı bir önemi bulunduğu da ilgili çevrelerce kabul edilmektedir.tr Karbohidratların enerji kaynakları. Günümüzde biyo-materyal olarak tarımsal-ürün ve biyokitleyi kullanarak bunlardan biyoteknolojik yöntemlerle ürün üretip pazarlayan biyoekonomik süreç.karacali@ege. glikokonjugatları oluştururlar. Biyoloji Bölümü. bir farklılaştırma jeneratörü gibi çalışarak glikokonjugatlarda ince yapısal farklarla farklı biyolojik ligantları şekillendirir. polimerler ve enerji ürünleri bulunmaktadır. Glikokonjugatlardaki oligosakkaritler hücre içi ve hücreler arası moleküler ve hücresel tanıma ile tanımanın engellenmesinde.B. Moleküler Biyoloji ABD. Bu ekonomik süreç için umut vaat eder bir durum da biyoteknolojik yöntemlerle biyoteryallerden bugün kimya endüstrisinin petrolden ürettiği ürünlere kalite yönünden eşdeğer ürünlerin üretilebilir olmasıdır. Fen Fakültesi. Glikobiyoloji.

An example of nonmolecular marker-assisted breeding in tomato is the use of the insecticide Fenthion as an indicator to select for resistance to bacterial speck disease. using different DNA based marker technologies a large number of molecular markers have been discovered for both monogenic and polygenic disease resistances and other value added traits. transcript profiling and genetic analysis. Marker–assisted breeding is a complimentary technology for use in conjunction with conventional breeding for genetic improvements. However. the markers are more easily scored than the genes of a given trait. Markerassisted breeding is also being used to produce new virus resistant and high solids tomato varieties. Marker–assisted techniques avoid infections and help to introduce multiple genes each with different resistance to different pathogens. glikokonjugatlardaki şekerlerin moleküler yapılarının belirlenmesi. the isozyme marker Aps-1 was used extensively as a substitute for screening with live nematodes to select for the Mi resistance gene. The technology also offers considerable potential to transfer quantitative resistance because markers have high heritability and are not masked by environmental conditions. In addition to high throughput of genotyping which allows a fast turnaround and precise selection of the desired traits. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Susceptibility to Fenthion is observed on the detached leaves of tomato seedlings that carry the Pto gene conferring resistance to Pseudomonas syringae pv. The development of molecular marker closely linked to the Pto gene now allows selections for resistance without the use of the toxic insecticide. Glikobilimler adı altında toplanan Glikopatoloji. Included among the tools used are DNA marker technologies for genome analysis. Due to the fact that phenotypic selection has been the norm for quantitative traits. hücresel aktivite ve gen kontrolünde reaksiyonları açma-kapama gibi ince ayarlar yaparlar. Davis. metabolizma ve sinir sistemi hastalıkları ile kansere değişim ve tümör oluşumunda glikozilasyon değişmeleri meydana gelir. tomato. markerassisted breeding eliminates the need of inoculation with a live pathogen thus avoids the errors caused by field infection such as escapees. These tools are being used aggressively by most institutions involved in plant breeding. zararlıların enfeksiyonunda. Yeni stratejiler ve teknikler. simbiyotik ilişkilerde. esculentum with more ease. glikokonjugatların şekillenme yetersizliği veya aşırı birikimine neden olarak önemli sağlık problemlerini işaret ederler. Like in any other crop. glikozilasyon mekanizmasının kontrolü. karbohidratların yapı ve görevlerini daha iyi öğrenmeyle birlikte daha iyi glikoproteinleri oluşturmaya ve ilaç geliştirilmesine yoğunlaşmaktadır. Similarly. Biyoloji Bölümü.com The genus Lycopersicon includes the cultivated tomato (L. Böylece Glikobiyoloji. immün reaksiyonlar ile metastazda. and because of the need of large number of test environments and replicates to evaluate traits. Hücreler arası tanımanın örnekleri. TRABZON patolojik değişmeler ile biyolojik olayların değiştirilmesini sağlayan hücre içi ve hücreler arası haberleşme ve bilgi naklinde. non-molecular markers are also used in transferring genes that confer resistance to diseases. Glikoimmunoloji ve Glikoteknoloji alanlarıyla birlikte gittikçe gelişmektedir. Although the term “marker-assisted breeding” is associated with molecular markers. miktar ve fenotipik belirlenmeleri ile ilişkili enzimlerin genlerinin klonlanması alanlarında yapılmaktadır. hematolojik. Also. Screening tests for resistance to multiple pathogens using live inoculum could be problematic because infection by one pathogen may interfere with the infection by the other pathogen. The Marker-assisted breeding identifies genes linked to the markers. Ç 014 Molecular Breeding in Tomatoes: Traditional Vs Marker-assisted Breeding Hasan BOLKAN Campbell’s Agriculture Research Center. important traits in tomato plant follow a continuous distribution caused by the action and interaction of many genes and various environmental factors. esculentum) and its wild species which carry a wealth of genetic variability. However. The Mi-gene now can be scored by a PCR-based marker that is more tightly linked to Mi-gene than the Aps-1 isozyme. in the last 15-20 years important new tools have been developed in the area of molecular genetics that have revolutionized the moving of gene-associated traits from wild species to L. Today. in tomato. Glikobiyoloji çalışmaları. Enfeksiyon hastalıkları. CA 95616 USA hasan_bolkan@campbellsoup. Glikozilasyon metabolizmasında meydana gelen bozukluklar ile ilişkili enzimlerin kalıtsal mutasyonları. esculentum. But through traditional breeding the linkage between resistance and Fenthion susceptibility has been broken in many breeding populations. only a small percentage of the total genetic diversity in the Lycopersicon gene pool has been transferred to L. and variation in the aggressiveness of pathogen strains used for inoculation. breeding for disease resistance can be carried out were field inoculation of plants are not allowed. iltihaplanma bölgelerine özel lökositlerin toplanması.19. hücre-matriks tanımasında. one of the marker systems that is becoming popular in tomato breeding is the 92 . proteinlerin hücre içi-hücreler arası trafiğinde ve hücre göçünde görülür. 28605 County Road 104.

93 . TRABZON single nucleotide polymorphism (SNP). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.19. very effective and inexpensive with enormous potential for multiplexing. It is most prolific of all marker types.

Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. TRABZON 94 .

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON Mikrobiyoloji Sözlü Bildiri Özetleri 95 .19. Biyoloji Bölümü.

TRABZON 96 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Biyoloji Bölümü.

methionin liyaz. Nanokristallerin çapları 10-1000 nanometre arasında değişen katı parçacıklardır ve gün geçtikçe bu alandaki çalışmalar dinamik bir şekilde artmaktadır...075 ve 0. Besi ortamında ZnO ince seramik tozlarının derişiminin artması ile birlikte E. Biy. E.. Anahtar Kelimeler: Partikül şekli. %5’lik peyniraltı suyu ile zenginleştirilen besiortamında 0. Nano-mikro partiküler ince seramik tozları kozmetik sektöründe de kullanılmaya başlanmıştır ve bu nedenle antimikrobiyal ve antifungal özellikleri gündeme gelmiştir. kemoterapötik enzimler. katı. Emine ÖZTÜRK1. Bu çalışmada iki farklı (0. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2 1 Kırıkkale Üniv. Giresun ayergene@yahoo. antifungal SM 002 Pseudomonas aeruginosa kullanılarak ramnolipit biyosürfektanı elde edilmesi amaçlanmıştır. Escherichia coli (ATCC 25922) bakteri kültürlerine ve Candida albicans (ATTC 60192) kültürüne karşı test edilmiştir. coli bakterisinde büyümenin inhibe olduğu tespit edilmiştir. Fen-Ed. Emine YALÇIN1. Böl. Fen Edebiyat Fakültesi.com Bu çalışmada süt fabrikası atık maddesi olarak bilinen peyniraltı sularından izole edilen 97 .. Kezban ADA1. aureus bakterisinin nanopartiküller varlığında belirgin pigment oluşturduğu gözlenmiştir.. Aysun ERGENE1.. Kanser Kemoterapisinde Kullanılan Bakteriyel Enzimler Hikmet GEÇKİL İnönü Üniversitesi. Biy. Elde edilen biyosurfektanların antibakteriyel ve antifungal aktiviteleri disk difüzyon metoduna göre Bacillus subtilis (ATCC 6633).19. Fak.tr Kanser kemoterapisinde yaygın olarak kullanılan birkaç enzim (L-asparaginaz. TRABZON SM 001 Yüksek Teknolojiye Uygun Olarak Hazırlanan ZnO nanokristallerinin Karakterizasyonu ve Antimikrobiyal/ Antifungal Aktivitelerinin Tayini Aysun ERGENE1. Fatih KUTLUER1.. Fen-Ed. Giresun y. Böl. vitreoscilla hemoglobini Süt Fabrikası Atık Sularından İzole Edilen Biyosurfektanların Antimikrobiyal ve Antifungal Etkilerinin Araştırılması Fadime YILMAZ1. Bu sözlü bildiride bakteriyel orijinli kanser kemoterapi ajanlarının etki mekanizmaları ve üretimini sınırlayan faktörler üzerinde durulacaktır. Kırıkkale 2 Giresun Üniv. 44280 Malatya hgeckil@inonu. Düşük ZnO derişiminde S. ZnO. Emine ÖZTÜRK1. Biy. Biyosurfektanların gram olumsuz bakteriler karşı daha etkili olduğu belirlenmiştir. Birçok mikroorganizma farklı kültür ortamlarında farklı yapılarda biyosürfektanlar sentezlemektedir. Fadime YILMAZ1. Biyoloji Bölümü.. Ayrıca S. Anahtar Kelimeler: antimikrobiyal.fadime@gmail. Biyoloji Bölümü. Böl.. Biy. Biyosürfektanlar. Nio gibi nano-mikro partiküller geniş bir kullanım alanına sahiptiler. Kırıkkale 2 Giresun Üniv. Anahtar Kelimeler: L-asparaginaz.98 gr/l biyosürfektan elde edilmiştir.edu.. Lysine oksidaz ve methionin liyaz) sadece birkaç gramnegatif bakteri tarafından sentezleni. sıvı ve gazlar arasındaki yüzey ve iç yüzey gerilimi azaltabilen amfilik bileşiklerdir. Fen-Ed. Fen-Ed...com Çeşitli özel yöntemlerle kullanım alanlarına göre özellikleri istenilen yönde değiştirilerek hazırlanabilen ileri teknoloji seramiklerinin oksit olanları TiO2. ZnO. Fak.3M) derişimde sentezlenen ZnO nan-mikro partiküllerinin antimikrobiyal ve antifungal özellikleri çift tabakalı olarak hazırlanan Muller Hılton Agar besiyerlerinde koloni sayımı ile incelenmiştir. Böl. Fak. antifungal SM 003 Biyosurfektan. Fak. kanser kemoterapisi. lizin oksidaz. Emine YALÇIN1. partikül boyutu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.coli’nin ise daha dirençli olduğu gözlenmiştir. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2 1 Kırıkkale Üniv. Staphylococcus aureus (ATCC 25923). aureus bakterilerinin büyümesinin azaldığı. antineoplastik ajanlar. Bu enzimlerin sitotoksik etki mekanizması genellikle onların doğal substratları olan amino asitler bakımından oksotrof kanser hücrelerinin bu amino asitlerden yoksun bırakılmasına dayanır. antimikrobiyal.

UV. özellikle de laktik asit bakterileri tarafından sentezlenenlerin saflaştırılmaları bu moleküllerin diğer moleküller ile agregatlar oluşturma eğilimi ve hidrofobisitelerinden dolayı zor olmaktadır. Bu tekniklerin çoğu az miktarlarda yeterince saf bakteriyosin saflaştırılmasını mümkün kılmaktadır. Laktik asit bakterilerinin ürettiği bakteriyosinlerin saflaştırılmasında kültür süpernatantından amonyum sülfat ile çökeltme. endüstrideki aktiviteler. Mühendislik Fakültesi. SDS-PAGE protein Antibiyotiklerin Anaerobik Ayrışabilirlikleri Hakan ÇELEBİ.com Laktik asit bakterileri tarafından üretilen bakteriyosinler protein yapısında. Ankara halildundar1@gmail. İzmir hakan. Bakteriyosinleri saflaştırılmaları. Etki mekanizmalarına ve kimyasal yapılarına göre β-Laktamlar. pahalı ekipmanlar gerektirmekte ve bakteriyosin aktivitesinde kayıplara neden olmaktadırlar. hidrofobik etkileşim kromatografisi ve ters faz likit kromatografisi sıklıkla kullanılmaktadır. Tınaztepe. Quinolonlar. Sülfa antibiyotikler ve Sasilik peptidler olmak üzere 9 ana başlık altında sınıflandırılmaktadır. cremoris tarafından üretilen bir bakteriyosin kalsiyum silikat ve amberlit XAD16 kullanılarak ve kolon kromatografisine gerek duymadan daha süratli bir şekilde ve büyük ölçekte saflaştırılmıştır. saflaştırma. katkı maddesi ve ilaç olarak kullanımı homojen olarak saflaştırılmalarını ve yeterli miktarda saflaştırılmış ürünü gerekli kılmaktadır. Antibiyotiklerin anaerobik koşullarda arıtılabilirliği ile yapılmış çok az sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu nedenle. Lactobacillus. balık çiftlikleri gibi faaliyetler antibiyotiklerin temel kaynaklarını oluşturmaktadır. kromatografi. 98 . lagünler vb.19. Bu çalışmada Leuconostoc mesenteroides subsp. Anaerobik arıtma teknolojisi kağıt. Bu peptit antimikrobiyal maddeler duyarlı bakterileri hücre zarlarında gözenekler oluşturarak inhibe ederler. cremoris Tarafından Üretilen Bir Bakteriyosinin Büyük Ölçekte ve Hızlı Saflaştırılması Halil DÜNDAR Orta Doğu Teknik Üniversitesi.edu. ürünler üzerine spreyleme. tıbbi atıklar. Kanalizasyon. TRABZON SM 004 SM 005 Leuconostoc mesenteroides subsp. H2O2. Anahtar Kelimeler: Bakteriyosin. deri. Carnobacterium. ilaç endüstrisi. kısa zincirli ve ribozomal olarak sentezlenen antimikrobiyal maddeler olup bunların çoğu gıdalarda bozulma nedeni olan bakterilerin ve patojenik bakterilerin büyük çoğunluğunu inhibe etmektedir. Linkosamidler. Delya SPONZA Dokuz Eylül Üniversitesi. Büyük ölçekte bakteriyosin saflaştırılması için bu teknikler uygun değildir. ileri oksidasyon. katyon değiştirici kromatografi. Bakteriyosinlerin karakterizasyonu ve biyokimyasal yapılarının ortaya çıkarılması. ters osmoz vb. Antibiyotik içeren atıksuların inert KOI oranları değiştirilemeyeceği için zor ayrışan organik maddenin anaerobik koşullarda aklimasyon ile atıksuyun bu zor ayrışan maddelerinin mikroorganizmalar tarafından alınmasını sağlamak önemlidir.celebi@deu. biyodisk. Pediococcus ve Leuconostoc gibi birçok laktik asit bakterisi bakteriyosin üretmektedir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. gıda üretimi. tekstil endüstrisinin yanında antibiyotik içeren ilaç endüstrisinin atıksularının da arıtılmasında kullanılmaktadır. Tetrasiklinler. Biyoteknoloji Anabilim Dalı. Aminoglikozidler. Oksazolidler. jel-filtrasyon kromatografisi. Kaynaklar Kampusu. Antibiyotiklerin BOI5 / KOI oranları düşük olduğundan bu oranın Anaerobik Çok Kademeli Yatak Reaktör (ÇKYR) / Aerobik Sürekli Karıştırmalı Tank Reaktör (SKTR) ardışık proseslerle arttırılması ve böylece biyolojik ayrışabilirliğinin arttırılması düşünülmektedir. Lactococcus. ev gereçleri. Makrolidler. Enterococcus. tedavi edici antibiyotiklerin kalıcı konsantrasyonları çevrede bulunur.) ile ileri arıtım sistemlerinde (O3. Diğer etki mekanizmaları ise diğer bakterilerin otolizin enzimlerini aktive ederek hücre duvarını eritmesi ile olmaktadır. Çevre Mühendisliği Bölümü.tr Antibiyotikler mikroorganizmaların büyümesini durduran veya öldüren biyolojik kaynaklı ya da sentetik olarak elde edilen çok etkili biyoaktif maddelerdir. ODTÜ. Antibiyotikler konvansiyonel aerobik çamur sistemleri (aktif çamur prosesi. Biyoloji Bölümü.) arıtılamadığından arıtma tesisi çıkış sularında ve alıcı ortamlarda bulunmaktadır. Buca. çiftlik hayvanlarının üretimi. Genelde antibiyotik içeren ilaç endüstrisi atık sularının inert KOI oranları ve zor ayrışan madde düzeyleri yüksek olup kolay ayrışan KOI oranları düşüktür. Ayrıca ileri arıtımın yetersiz ve pahalı olması da antibiyotiklerin arıtımında bir diğer olumsuz faktördür. Antibiyotikler biyolojik ayrışmaya dayanıklı olmaları nedeniyle değişik ortamlarda birikmektedirler. Ayrıca bu teknikler zaman alıcı olup. Günümüzde geniş bir kullanım aralığına sahip olan antibiyotikler insan ve hayvansal tıpta tedavi edici amaçlar için sıklıkla kullanılır.

Aktif maddenin 30 dk 60 ºC sıcaklığa karşı dirençli. Mustafa YAMAÇ. eritromisin ile amoksisilin antibiyotiklerinin giderim verimi izlenmiştir. Tilosin SM 006 Türkiye’nin Karstik Mağaralarından Elde Edilen Streptomyces İzolatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Semra YÜCEL. İzolatların genelde penisilinler ve makrolidler grubu antibiyotiklere dirençlilik gösterirken. Biyoloji Bölümü. Ayıca aerobik reaktör verim özellikleri ile KOI ve oksitetrasiklin. TRABZON Bu çalışma kapsamında insan ve hayvan sağlığı için yaygın olarak kullanılan oksitetrasiklin.19. günlerde en yüksek seviyeye ulaştığı gözlenmiştir. Streptomyces M1492 tarafından üretilen metabolitler uygun çözücüler ile ekstrakte edilerek ince tabaka kromatografisi ile ayrılmış ve spotların biyoaktiviteleri biyootoğrafi yöntemiyle belirlenmiştir. büyüme özellikleri. 5 dk 100 ºC sıcaklığa karşı ise duyarlı olduğu belirlenmiştir SM 007 Staphylococcus epidermidis Klinik İzolatlarının Biyofilmleri Üzerine Lizostafinin ve Değişik Antibiyotiklerin Etkisinin Araştırılması Burcu ÇERÇİ. Bu izolatlara pozitif kontrol olarak S. tilosin. yapılan Kongo Red boyaması sonucu biyofilm oluşturdukları görülmüştür. Standart test mikroorganizması olarak 8 bakteri ve 4 fungus suşunun kullanıldığı çalışmada. eritromisin ve amoksisilin antibiyotiklerinin ardışık anaerobik MBR reaktör / aerobik CSTR reaktörlerde arıtılabilirliği incelenecektir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. mağara oluşumları ile ilişkileri konusundaki bilgi birikimi oldukça sınırlı durumdadır. Bu amaçla Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 7 adet klinik izolat incelenmiştir. Ali KOÇYİĞİT.6 µg/ml olduğu gözlenmiştir. glikopeptid. stabil sıcaklık. Fen Fakültesi. epidermidis ATCC 12228 tip türü eklenerek oluşturulan 8 izolatın 24 saatlik kültürleri 0. Elde edilen toplam 290 Aktinomiset izolatının çeşitli test mikroorganizmalarına karşı antimikrobiyal aktiviteye sahip metabolit üretim potansiyelleri “agar piece” metodu kullanılarak araştırılmıştır. antibiyotik.-6. Eritromisin. Anahtar Kelimeler: Aerobik-Anaerobik-İleri Arıtım. kuru hücre ağırlığı. Anahtar Kelimeler: Staphylococcus epidermidis. yara.com Bu çalışmada Staphylococcus epidermidis’in oluşturduğu biyofilmler üzerine lizostafinin ve değişik antibiyotiklerin etkisi araştırılmıştır. kan kültürü ve apse) elde edilmiş olup. yüksek aktivite gösteren 7 izolatın 3 farklı klinik bakteriye karşı antimikrobiyal aktivitesi ayrıca araştırılmıştır.tr Mağaralar. HCO3 alkalinitesi ile VFA konsanstrasyonlarının değişimleri ile incelenecektir. eritromisin ve amoksisilin antibiyotiklerinin dozları belirli konsantrasyonlarda arttırılarak anaerobik reaktör verim özellikleri KOI giderimleri. Oksitetrasiklin. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı cerciburcu@hotmail. yatay ve dikey uzanımlı. tilosin. Anıl HAN Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi.edu. toplam gaz üretimleri. antimikrobiyal aktivite değerleri belirlenmiştir. Kaynaklar. Aktif maddenin antimikrobiyal etkisi. glukoz miktarı. Biyoloji Bölümü. mağaralarda yer alan heterotrof bakteriler arasında aktinomisetlerin dominant olduğunu ifade etmektedir. Aktinomisetlerin mağara habitatlarındaki varlığı. folat yol izi inhibitörleri gruplarına duyarlı oldukları saptanmıştır. disk difüzyonu 99 . aminoglikosit. Bu çalışmada Türkiye’nin 10 farklı ilinde yer alan. epidermidis izolatlarının oluşturdukları biyofilmlerin lizostafine olan duyarlılıklarının ise ≥3. BOI5 / KOI Oranı. İsmail KARABOZ. biyofilm. Minimum İnhibitör Konsantrasyon ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyon verileri kullanılarak değerlendirilmiştir. karbapenem. Aslı ÖZKIZILCIK Ege Üniversitesi. pH değişimi. henüz mağara mikrobiyolojisi konusunda başlangıç aşamasında olan ülkemiz için daha da geçerlidir. Biyoloji Bölümü. nispeten yüksek nem oranı. lizostafin. en uzunu 6052 metre ve en derini 368 metre olan toplam 19 mağaradan mikrobiyolojik örnekleme yapılmıştır. populasyon dinamikleri. aktif-yarı aktifpasif özellikli. Anaerobik reaktör çıkış suyu aerobik reaktör beslemesi olarak kullanılacaktır. Oksitetrasiklin. Kullanılan 8 izolatın tümü sadece vankomisine % 100 oranında ve 7 izolatın da imipeneme karşı % 87. M1492 kodlu Streptomyces izolatı ile gerçekleştirilen fermentaasyon çalışmalarında.Eskişehir myamac@ogu. tilosin.5 McFarland standardına göre ayarlanarak Disk Difüzyon yöntemiyle 10 farklı gruptan 15 farklı antibiyotiğe ve ayrıca antimikrobiyal ajan olarak da lizostafine olan duyarlılıkları incelenmiştir. Bu durum.gün başladığı ve 5. Sonuç olarak antimikrobiyal etkili metabolit üretiminin 3. linkosamidler. S. karanlık ortam ve düşük organik madde miktarı ile karakterize olan özel biyotoplardır. Amoksisilin. Bu izolatlar 4 farklı kaynaktan (idrar.5 oranında duyarlı oldukları belirlenmiştir. 26480.

aureus. diğerlerinde ise belli oranlarda aktivite tespit edilmiştir. yeşil çay 0. Bu çalışmada Manisa İli. Akhisar İlçesi yöresinden toplanan Hayıt bitkisinin yaprakları kurutularak Soxhelet yöntemi ile metanol ekstraktı hazırlanmıştır ve ekstraktın biyolojik aktivitesi test edilmiştir. Proteus vulgaris KUEN 1329. Araştırma sonucunda. (Hayıt) Bitkisinin Sitotoksik.19. Coli. Antifungal denemeler sonucunda ise ekstraktımızın herhangi bir antifungal özellik göstermediği ortaya konulmuştur. epidermidis. Çalışmada. Ancak her bitkinin düşünüldüğü kadar yararlı olmadığı yada yararlı etkilerinin yanında organizma için az yada çok zararlı olabilen başka etkilerinin de olduğu görülmüştür. Biyoloji Bölümü. Çalışmamızda. aureus ATCC 29213. Ulocladium atrum. auricularis.84 mg/ml).cyclopium) ve 2 virüs türü (Herpes Simplex Virus 1(HSV1) ve HSV2) kullanılmıştır. bilim adamlarını doğal kaynaklı ilaçları araştırmaya itmiştir. Antibakteriyal ve antifungal aktiviteler için Disk difüzyon ve Mikrodilüsyon (MIC) yöntemleri kullanılmış ve pozitif ve negatif örneklerle karşılaştırılmıştır.. Cladosporium sp. subtilis DSM4312. Ahlem BEN SASSI2. 2 maya izolatı (Candida albicans ATCC 1213. özellikle su kenarlarında yaygın olarak bulunan Vitex agnus-castus L. Faculte de Fharmacie. Department of Virology.84 mg/ml). Ekstraktımızın RD (Rhabdomyosarcoma) hücreleri üzerinde yapılan sitotoksik çalışmada ise LD50(CC 50) dozu 0. (Hayıt) bitkisi seçilmiştir. Streptomycine 5 µg/ml. Staphylococcus sciuri. Candida utilis KUEN 1031). Pseudomonas aeruginosa ATCC 9027. siyah çay ile de 50 mm inhibisyon zonu ile engellediği tespit edilmiştir (MIC değeri. Anahtar Kelimeler: Camellia Staphylococcus sp. Penicillium verrucosum var. S.Fen Edebiyat Fakültesi. xylosus bakterileri kullanılmıştır. Penicillium purpurogenum. antimiktobiyal sinerjitik etki SM 009 sinensis. Sitotoksik ve antiviral aktivite için ise Hücre kültürü ve mikroskobik metod kullanılmıştır. aktivite. Aspergillus flavus. B. Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO)’nın 91 ülkenin farmokopilerine ve tıbbi bitkiler üzerine yapılmış olan bazı yayınlarına dayanarak hazırladığı bir araştırmaya göre. kan akışını durdurmada.edu. çalışmada kullanılan diğer antibiyotiklerin yeşil ve siyah çay ile değişen oranlarda sinerjitik etkilerinin olduğu gözlenmiştir. Aouni MAHJOUB2 1 Gaziosmanpaşa Üniversitesi. Monastir. Antibakteriyal ve Antifungal Aktivitelerinin İncelenmesi İsa KARAMAN1. Salmonella enteritidis ATCC 14076. tedavi amacıyla kullanılan tıbbi bitkilerin toplam miktarı 20. Streptococcus pyogenes ATCC 13076). Zelal AKSOY Kahramanmaraş Sütçü imam üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Tokat 2 Monastir University. seksüel hormon salgılanmasını artırmada. E. yeşil ve siyah çay 0. TRABZON SM 008 Yeşil ve Siyah Çayın (Camellia sinensis) Antimikrobiyal ve Bazı Antibiyotiklerle Sinerjitik Etkisinin Araştırılması Metin DIĞRAK. Ampicilline ve Penicilline G antibiyotikleri ile. Aeruginosa ATCC 27859. Cephalosporine. Streptomycine. Antiviral. siyah çay 0. Son yıllarda antibiyotiklere dirençli suşların ortaya çıkması ve doğal kaynaklı ilaçlarda görülmeyen veya az görülen yan etkilerin sentetik ilaçlarda dikkati çekecek kadar çok olması. Ekstraktımızın bakterilere karşı yapılan deneme sonuçlarında S. haemolyticus ve S. Biyoloji Bölümü.tr Bu çalışmada. 10 fungus izolatı (Alternaria alternata. Aspergillus terricola.2 100 . mevcut bitkisel çeşitliliği yönünden oldukça dikkate değer ve zengin bir floraya sahiptir. Vitex agnus-castus L. Streptomycine S. Trichothecium roseum. Tunısıa ihkaraman@yahoo. Fen Edebiyat Fakültesi. auricularis üzerinde antimikrobial etki göstermezken. faecalis. Ege Bölgesi ve Marmara Bölgesi’nde. S. S. Nurcan ERBİL. coli 1/1-1/256 consantrasyonlarında hiçbir biyolojik aktivite göstermediği belirlenmiş. Denemelerde 10 bakteri suşu (S. Enterococcus faecalis ATCC 29122. epidermidis’in gelişmesini 35 mm inhibisyon zonu ile engellerken. Hayıt bitkisinin uterus rahatsızlıklarında. Cephalosporine >30 µg/ml. S. yeşil çay ektraktı ile 20 mm. Türkiye. çay (Camellia sinensis) yapraklarından elde edilen sulu ekstraktların bazı Staphylococcus türleri üzerine antimikrobiyal ve bazı antibiyotiklerle sinerjitik etkileri araştırılmıştır. Candida utilis 1031.com Tarihin ilk dönemlerinden günümüze kadar insanlar bitkilerden besin maddesi olarak faydalanmış ve şifa aramışlardır. Cephalosporine antibiyotiği S. yeşil çay ile 51 mm. P. Aspergillus niger ATCC 16404. E. E. süt salgısını önlemede kullanıldı bilinmektedir.. Buna ek olarak. siyah çay ekstraktı ile 18 mm inhibisyon zonu oluşturmuştur (MIC değeri.000 civarındadır. Kahramanmaraş mdigrak@ksu. hominis. Candida albicans ATCC 1213.78 mg/ml. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ayrıca.

pulcherrima suşları tarafından salgılanan pulcherrimin pigmentinin en çok Candida parapsilosis ve Trichosporon mucoides türü patojenik mayalarda üremeyi inhibe ettiği bulundu. Günümüzde özellikle içlerinde sarkıt-dikit gibi damlataşı adı verilen oluşumlar yönünden zengin olan kireçtaşı mağaraları daha çok dikkat çekmektedir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Mağaralar oluşum ve gelişim şekillerine göre farklılık göstermektedir. Mağara sistemlerinde kalsit oluşumu kalsiyum iyonları. İstanbul 3 Refik Saydam Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü. Yerel kaynaklardan izole edilen M. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi. Tülin ÖZBEK3. TRABZON mg/ml olarak belirlenmiştir. pulcherrima türlerinden alınan örnekler uygulandı. Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. M. Candida. Aspergilus SM 011 Metschnikowia pulcherrima Türü Mayaların İzolasyonu ve Pulcherrimin’in Antimikrobiyal Aktivitelerinin Araştırılması Sezai TÜRKEL Uludağ Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Önce Pulcherrimine duyarlılıkları test edilecek mikrorganizmalar logaritmik faza kadar üretilip minimal petrilere ekildi ve üzerlerine logaritmik fazdaki farklı M.12x106. Pulcherrimin’in beş farklı Candida albicans suşuna karşı önemli derecede inhibitor etkisi olduğu görüldü. Yerel kaynaklardan izole edilen M.25µg/ml de 104 olarak belirlenmiştir. 16059. Furkan ORHAN4. bakterilere ve küflere karşı olan antimikrobiyal etkileri belirlenmiştir. Sonuç olarak damlataşlarından izole edilen bakteriler laboratuar ortamında kalsit oluşturdu tespit edilmiştir. Bu araştırma TÜBİTAK tarafından (Proje no: TOVAG 104 O 270) desteklenmektedir. Erzurum ili içerinde yer alan kireçtaşı mağaralarında ki damlataşlarından bakteri izolasyonu yapılarak laboratuar ortamında bakterilerin kalsit oluşumuna katılıp katılmadığı araştırılmıştır. SM 010 Proteus vulgaris türü bakterilere ve Aspergillus niger’e karşı da antimikrobiyal aktivitesi olduğu bulundu. kalsit. M.com Farklı bir ekosistem olarak mağaralar. Çoğaltılan rDNA örneklerinin nükleotid dizileri belirlendi ve bu rDNA dizilerine göre maya örneklerinin türleri NCBI gen bankası kayıtları ile karşılaştırıldı. Bursa sturkel@uludag. M. Anahtar Kelimeler: Pulcherrimin. pulcherrima türlerinin rDNA dizilerinin daha önce tanımlanan M.25µg/ml de 1. API kiti ile %98 olasılıkla M.edu.4 1 Atatürk Üniversitesi.4. Hakan ÖZKAN3.8S rDNA bölgeleri PCR ile çoğaltıldı. Erzurum 4 Atatürk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü. Metschnikowia pulcherrima türü mayalar olgun siyah üzüm meyvelerinden standart mikrobiyolojik yöntemler kullanılarak saflaştırıldı. pulcherrima olduğu belirlenen maya örneklerinden genomik DNA saflaştırılıp 5. pulcherrima suşlarının patojenik mikroorganizmalara karşı kullanımını test etmek için antimikrobiyal aktiviteleri belirlendi. Bu çalışmada.tr Metschnikowia genusunda yer alan maya türleri antimikrobiyal aktiviteleri açısından çok zengin olup bu türler biyokontrol amaçlı olarak kullanılmaktadır. Medine GÜLLÜCE1. Erzurum ozlembaris@gmail. pulcherrima suşları olarak tanımlandı. Antimikrobiyal aktivite. bilim insanları tarafından keşfedilmekte çok gecikmemiştir. Biyoloji Bölümü. Fakat mağara bilimcileri damla taşlarının oluşumuna mikroorganizmaların katıldığını iddia etmişler ve farklı mağaralarda yapılan çalışmalar ile bu iddialarını kanıtlamışlardır. Araştırmamızda Metschnikowia pulcherrima türü mayalar izole edilerek bu mayaların patojenik mayalara. karbondioksit konsantrasyonu ve su buhar yoğunluğu ile ilişkilendirilmektedir. Fikrettin ŞAHİN2. pulcherrima suşları ile %97 benzerlik gösterdiği belirlendi ve izole edilen suşlar farklı M. HSV1 için 156.19. Biyokontrol. Antiviral sonuçlar. Biyoloji Bölümü. pulcherrima türlerinin antimikrobiyal aktiviteleri koloniler etrafındaki inhibisyon zonları ölçülerek belirlendi. Erzurum 2 Yeditepe Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: kalsifikasyon Mağara. bakteri. 101 . Benzer şekilde Pulcherrimin’in E. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. pulcherrima türü mayalar salgıladıkları pulcherrimin nedeniyle kırmızı pigmentasyon zonu oluşturduklarından bu tür maya kolonileri üreme ortamından alınıp API ID32c kiti kullanılarak türleri belirlendi. HSV2 için 156. Kireçtaşı mağaralarında yoğun olarak bulunan ve ana bileşenleri çoğunlukla kalsit olan damlataşları insanları güzellikleri ile sediment bilimcileri ise içerikleri ve oluşum şekilleri ile cezbetmektedir. coli ve Mağara Sistemlerinde Kalsit (CaCO3) Oluşumu Ve Bakterilerin Etkisi Özlem BARIŞ1.

Abant gölü SM 013 Kös (Bingöl) Sıcak Su Kaplıcasından Bakteri İzolasyonu. Ancak. 34. Şehitkamil. Kös Kaplıcasından izole edilen bakterinin morfolojik. CNR. Cyclotella praetermisa ve Fragilaria crotonensis türleri gölün fitoplankton biyovolümüne büyük katkıları olan önemli fonksiyonel gruplardır. Dinobryon divergens. Biyovolüm Miktarının Değerlendirilmesi ve Limnoekolojik Özelliklerinin Çok Yönlü İstatistiksel Analizlerle İncelenmesi Abuzer ÇELEKLİ. Gölde. Anahtar Kelimeler: Bakteri izolasyonu. Okan KÜLKÖYLÜOĞLU Gaziantep Üniversitesi. Bacillariophyceae (21). Cyanoprokaryota (7). Anahtar Kelimeler: Fitoplankton. Fen Bilgisi Öğretmenliği ABD. Italy 3 Dicle Üniversitesi. Euglanophyceae (3). Bu çalışmada. identifikasyon. hareketli. 16S rRNA.edu. Fonksiyonel E grubunda yer alan D. CNR. divergens çalışma yıllarının haziran aylarında biyovolüm pikleri göstermiştir. Napoli 80078. CCA. biyokimyasal özellikleri. Napoli 80078. Annarita POLI2. Ayrıca. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare. Dışkapı. TRABZON SM 012 Abant Gölünün Trofik Yapısı.7 veya 8 glikoz ünitesinden oluşan. Kanonik Korrespondins Analizine (Canonical Correspondence Analysis (CCA)) göre çevresel faktörlerdeki değişimin biyovolüm ve türlerin ekolojik tercihleri üzerinde önemli derecede etkili olduğu tespit edilmiş olup (p=0. Secchi derinliği ve toplam fosfat değişkenlerine dayanan Trofik Durum Indeksi ve OECD kriterleri. İdentifikasyonu ve EPS Üretimi Reyhan Gül GÜVEN1. yağ asitleri. Sedat DÖNMEZ Ankara Üniversitesi. Peridinium willei. Dinophyceae (4). via Campi Flegrei n. Pozzuoli. crotonensis ise göl sularının karışım gösterdiği sonbahar ve ilkbahar mevsimlerinde gelişme göstermiş ve P fonksiyonel grupta yer almaktadır. Önemli kaplıcalarımızdan biri de Doğu Anadolu Bölgesinin Bingöl ili sınırları içerisinde yer alan Kös Kaplıcasıdır. aylık olarak Haziran 2003-Haziran 2005 arasında çok yönlü istatistiksel teknikler kullanılarak incelenmiştir. yaz ortası ve ortalama fitoplankton biyovolüm miktarlarına göre gölün oligo-mesotrofik/mesotrofik ve maksimum kaydedilen biyovolüm düzeyine göre ise ötrofik karakter göstermektedir. ekzopolisakkaritler SM 014 Bazı Termofilik Anaerobik Bakteriler ile Siklodekstrin Glikoziltransferaz Üretimi Ayşe AVCI. Fen-Edebiyat Fakültesi. Fen Edebiyat Fakültesi. kinon tipi ve 16S rDNA dizi analizi yapılarak bakterinin tanısı yapılmıştır. bu çalışmada tanımlanan bu bakterinin değişik karbon kaynaklarında üremeleri test edilmiş ve ürettikleri toplam ekzpolisakkaritleri (EPS) çalışılmıştır.1) ve dinoflagellatlar (% 25. F. ekoloji. Mühendislik Fakültesi. Gıda Mühendisliği. 6. Biyoloji Bölümü. spor oluşturan. Diyarbakır 4 Istituto di Chimica Biomolecolare. Biyoloji Bölümü 21280. Barbara NICOLAUS4 1 Dicle Üniversitesi. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi.6) takip ettiği belirlenmiştir.uk Siklodekstrin glikoziltransferaz (SGTaz) enzimi.a@gmail. Fonksiyonel Fitoplankton Türleri. bunu chrysophytler (% 29. diyatomeler (% 31. Bölümü.19.tr Ülkemiz sıcak su kaynakları bakımından oldukça zengindir. 34. optimum ve tolerans. Klorofil a. Bir sucul sistemdeki değişimlerin anlaşılmasında yeni geliştirilen fonksiyonel grupların belirlenmesi önemli yer tutmaktadır. Kemal GÜVEN3. trofik yapı.002). indirgen olmayan siklik yapıdaki siklodektrinleri oluşturan ekstraselüler enzimlerdir. Bacillus cereus türünün bir üyesi olduğu belirlenen bu bakterinin gram (+). Ağırlıklı Ortalama Regresyonuna (Weighted Average Regression) göre ise fitoplankton türleri farklı çevresel koşullarda farklı ekolojik tercihler gösterdiği belirlenmiştir. Gölde.com Abant Gölü fitoplankton türlerin biyovolüm düzeyleri ve çevresel değişkenler arasındaki ilişki.7) baskın grup olduğu. Italy rgguven@dicle. Ankara avciaysetr@yahoo. Geometrik olarak konik silindir biçiminde olan siklodekstrinlerin iç kısımları hidrofobik ve dış yüzeylerinin hidrofilik olması nedeni ile çok çeşitli 102 . Abant Gölü’nün oligo-mesotrofi gösterdiği sonucuna varılmıştır.co. lipit ve yağ asidi içerikleri. Göl suyunun ilkbahar ve sonbaharın son aylarında tamamen karıştığı ve termal tabakalaşmanın yaz aylarında oluştuğu belirlenmiştir. fakültatif anaerob olduğu ve biyoteknolojik açıdan önemli enzimlerin kaynağı olabileceği tespit edilmiştir. fizyolojik. Pozzuoli. Biyoloji Bölümü. Cryptophyceae (2) ve Prasinophyceae (1) ait toplam 64 fitoplankton türü saptanmıştır. Gaziantep celekli. via Campi Flegrei n. kuantatif olarak Chlorophyceae (26). Biyovolüm düzeylerine göre. nişasta ve bazı türevlerinden glikozidik bağlı.

Romenler. saatinde maksimum SGTaz aktivitesine ulaşılmış. en yüksek SGTaz aktivitesine patates nişastası ile ulaştıkları belirlenmiştir.51-2. sıvı ve gazlarla konakçı-konuk tipinde kristal inklüzyon kompleksleri (inclusion complex) oluşturarak konuk molekülün çözünürlük. Arazi çalışmalarında tipik NPV enfeksiyonu septomu gösteren 1000’den fazla enfekte olmuş larva toplanmış ve laboratuara getirilerek -20’de depolanmıştır. Staphylococus spp. Böceğin doğal bir patojeni olan LesaNPV virüsü doğal ortamda böcek populasyonu üzerinde etkili bir doğal baskılayıcı olarak işlev görür.0x101. ülkemiz piyasasında toplanan farklı tip lokum örneklerinin mikrobiyolojik kalitesinin tespiti amacıyla Aerobik mezofilik bakteri sayımı. Bu çalışmada. SM 015 Arnavutlarca da üretilmektedir. Lymantriidae)’den İzole Edilen Bir Nükleopolihedrovirüs (NPV)’ünun Türkiye İçin İlk Kaydı Mustafa YAMAN Karadeniz Teknik Üniversitesi. SGTaz üretimi için besiyeri optimizasyonu yapılmıştır. çeşnili. Siklodekstrinlerin.com Beyaz kavak kelebeği Leucoma salicis L. Virüse ait polihedral yapıların (PIB) çapı 2. Staphylococcus aureus. lokum çeşitleri. Polihedraların elektron mikroskobu altındaki enine kesitleri virüse ait her bir virionun 2 ila 15 nukleokapside sahip olduğunu göstermiştir. pH’larının ise 7. Sade. ayrıca Salmonella spp. osmofilik maya sayımları yapılmış. (Lepidoptera. dekstroz ve maltodekstrinli besiyerlerinde SGTaz oluşturdukları ancak. Bacillus cereus. Nişasta. kökeni Selçuklulara dayanan dünyada “Turkish Delight” ve “Lokhum” adlarıyla ünlü bir Türk şekerlemesidir. Böceğin Avrupa’daki populasyonlarından izole edilen LesaNPV için Asya’dan henüz bir kayıt yoktur. mısır nişastası. Genetik tanımlaması da yapılan bu iki bakteri izolatının Thermoanaerobacter cinsine ait oldukları saptanmıştır. eczacılık. patates nişastası. 61080-TRABZON muyaman@hotmail. Koliform. 36 adet ekstrem termofilik anaerobik bakterinin Siklodekstrin glikozil tranferaz aktivitesi araştırılmış ve 5K ve P4 olarak kodlanan 2 adet bakterinin yüksek SGTaz aktivitesine sahip olduğu belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Arazi gözlemlerinde virüsün zararlı böceğin doğal ortamdaki populasyonlarında oldukça yüksek mortaliteye sahip olduğu tespit edilmiştir. kazein.00x101. Işık ve elektron mikroskobu çalışmaları tespit edilen böceğin tipik bir nükleopolihedrovirüs olduğunu göstermiştir. Küf-Maya 0-11. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.’de aranmıştır.5-8. E. 02. E. Ermeniler ve . Çalışmada. Dilvin İPEK Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi.0x101 kob\g değerleri arasında bulunmuştur. enzimin en yüksek aktivitesini 80 ˚C’ de gösterdiği ve pH’ nın ise 6-8 arasında olduğu bulunmuştur. maltoz. Viral 103 Piyasada Satılan Lokumların Mikrobiyolojik Kalitesi Nükhet Nilüfer ZORBA. kimya tarım ve tekstil v.b.0 olduğu belirlenmiştirHer iki bakteride de gelişmenin 30. Çanakkale dnukhet@comu. Anahtar Kelimeler: Siklodekstrin. Thermoanaerobacter. Bu bakterilerin optimum gelişme sıcaklıklarının 65˚C. sultan ve sucuk tipi gibi çeşitleri bulunan lokum halen ülkemiz dışında Yunanlılar. mikrobiyolojik kalite SM 016 Leucoma salicis L. kozmetik.b endüstrilerinde geniş kulanım olanakları bulunmaktadır.coli 0-1.00x101.08 ± 0. SGTaz enziminin optimum koşulları da belirlenmiş.64) mm (n=50) olarak tespit edilmiştir. TRABZON katı.edu. ve amonyum sülfat gibi azoylu bileşiklerin de SGTaz üretimine etkisi araştırılarak. esans ve aroma maddelerinin katılmasından sonra kalıba dökülerek nişasta.0x101 . çeşni maddeleri. Gıda Mühendisliği Bölümü. Ülkemizde özellikle kavak ağaçlarında büyük zararlara sebep olmaktadır. Asya orjinli bakulovirüslerin diğer kıtalardaki izolatlardan daha yüksek patojeniteye sahip olabilecekleri kanıtlanmıştır. pepton. küfmaya.tr Lokum. (Lepidoptera. kaplama materyalleriyle kaplanarak paketlenmesiyle lokum üretilmektedir. Lymantriidae) Avrupa ve Asya’da geniş dağılım gösteren önemli bir zararlıdır. Bu çalışmada önemli bir zararlı olan Leucoma salicis’in doğal populasyonları üzerinde etkili bir doğal baskılayıcı ve Türkiye için ilk kayıt olan bir bakulovirüs (LesaNPV) kaydı verilmektedir.31 (1. asit ve şekerin açık ve\veya basınçlı kazanlarda pişirilmesi.00x101. Koliform 0-2. uçuculuğun azaltılması gibi çeşitli fiziksel ve kimyasal özelliklerini iyileştirebilmektedirler. kaymaklı. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Yapılan mikrobiyolojik analizlerde Salmonella ve Bacillus cereus negatif. aerobik mezofilik bakteri sayısı 1. ısı ve ışığa karşı duyarlılık. Boşnaklar. Mühendislik Mimarlık Fakültesi. coli. hindistan cevizi v.19. tripton. su.00x101-184. gıda. Maya özütü. siklodekstrin glikoziltransferaz. Osmofilik maya 0-43. Anahtar Kelimeler: Lokum.

çayırlık ve ormanlık alanlar ve doğal plajlar gibi çeşitli lokalite ve yüksekliklerden alınan toplam 224 toprak örneği incelenmiş ve 9 entomopatojenik nematod izole edilmiştir (%4). Heterorhabditis. Biyolojik mücadele SM 017 göre. ekolojik açıdan güvenilir oluşları. affine Asya kıtasından yapılan ikinci izolasyondur.2 Kısım 36. Bu yüzden dünyanın hemen her bölgesinde daha etkin EPN türleri veya izolatları belirlemek amacıyla bir çok araştırma yapılmaktadır.%8.com Bu çalışmada Steinernema anatoliense hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için biyoekolojik çalışmalar yapılmıştır. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. bu sayının en yüksek 25°C’de olduğu gözlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre S. tarım arazileri. bacteriophora (3 izolat) ve H.com Entomopatojenik nematodlar (genus Steinernema ve Heterorhabditis) toprakta yaşayan zorunlu böcek parazitleridir ve geniş konak dağılımları nedeniyle bir çok böceği enfekte edebilirler. Bu çalışmada sunulan nükleopolihedrovirüs önemli bir zararlı olan Leucoma salicis’ten Türkiye’de izole edilen ilk virüstür. Coupure Links 653.5) bireyleri meydana getirdikleri tespit edilmiştir. Heterorhabditidae) Doğu Karadeniz Bölgesindeki Yayılışı Hüseyin YILMAZ1. Bu çalışma sonucunda izole edilen H. Yine bu çalışma ile izole edilen S. Anahtar Kelimeler: Entomopatojenik Nematod. %15 ve %20 nem içerikli topraklarda infektiviteye rastlanmamıştır. H. S.anatoliense ‘ nin konak içine giren infektif juvenillerinin sayısı araştırıldığında. megidis türü. S. izolatların S.10°C’de sonuç alınamamıştır. 9000 Ghent. o bölgenin ekolojik koşullarına adapte olmuş yerli suşların kullanılması biyolojik kontrol açısından çok önemlidir. feltiae. 25°C ve 30°C’lerde 2 günde öldürdüğü gözlenmiş olup 5°C’de herhangi bir sonuç alınamamıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ghent University. Bu nedenle dünyanın bir çok ülkesinde uygulamadan önce kullanım iznine gerek yoktur. 28049. Geniş konak dağılımları. Belgium hyilmaz79@gmail.anatoliense ‘ nin 25°C’ de en iyi sonuçları verdiği gözlenmiş olup bu entomopatojen nematodun 25°C’ ye adapte olduğu ifade edilebilir. rRNA geninin ITS bölgesi ve 28S rRNA geninin D2/D3 bölgelerinin sekans analizlerine göre izolatlar tür seviyesinde tanımlanmıştır. biyolojik kontrol SM 018 salicis. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu çalışmada.10°C.15°C. Buna Potansiyel Biyolojik Kontrol Ajanı Steinernema anatoliense'nin (Rhabditida:Steinernematidae) Biyo-Ekolojik Özellikleri Didem ŞİMŞEK GÜNGÖR Oyak sit. anatoliense ’nin Galleria mellonella larvalarını 20°C.Giriş Daire:4 Konutkent/Ankara disimsek@yahoo. carpocapsae (3 izolat). Türkiye entomopatojenik nematod faunası için yeni kayıttır. Zihni DEMİRBAĞ2 1 Giresun Üniversitesi. Denenen sıcaklık derecelerinde S. en uzun 15°C’de (17 gün) olduğu tespit edilmiştir. NPV. Biyoloji Bölümü. Department of Crop Protection. Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. %5 . Bu amaçla fındık bahçeleri. %3. Entomopatojenik Nematodların (Rhabditida: Steinernematidae. Steinernema. megidis türlerine dahil oldukları tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. %15.5). Denenen sıcaklık derecelerinde S. 61080 Trabzon 3 Laboratory of Agrozoology. 20°C. Anahtar Kelimeler: Leucoma Baculoviridae. Işık ve elektron çalışmaları tespit edilen virüsün Leucoma salicis nükleopolihedrovirüsü’nün bir Türk izolatı (LesaNPV-TR) olduğunu göstermiştir. S. Bakterilerle mutualistik ilişkili olan bu nematodlar konaklarını 48-72 saat gibi kısa bir süre içinde öldürürler. Steinernema anatoliense ’nin gelişimi 5°C. uzun boylu olarak seçilen infektif juvenillerin (645µm) ise genelde dişi (%82.19. %10. Yapılan morfolojik ve morfometrik ölçümler. % 58 104 . Doğu Karadeniz Bölgesi’nde entomopatojenik nematodların çeşitliliği ve yayılışları araştırılmıştır. Spesifik bir zararlının kontrolü hedeflendiğinde. TRABZON partikülerin 250-290 x 32-40 nm olduğu belirlenmiştir. affine.anatoliense ‘ye ait toplam infektif juvenil sayısının en fazla 25°C’de olduğu en az ise 30°C’de olduğu tespit edilmiştir. 25°C ve 30°C lerde konak olarak Galleria mellonella larvası kullanılarak araştırılmıştır. İnfektif juvenıllerın konaktan çıkış zamanları incelendiğinde bu sürenin en kısa 25°C’ de (6 gün). %20) denenerek nemin infektivitede etkisi ölçüldüğünde %10 nem içeren toprakta infektivitenin en yüksek olduğu tespit edilmiştir. bioreaktörlerde kitle halinde üretilebilmeleri ve uygulamalarının kolaylığı nedeniyle ideal biyolojik kontrol ajanlarıdır. İsmail DEMİR2. Farklı toprak nemleri(%1. Maurice MOENS3. Steinernema anatoliense ‘ye ait kısa boylu infektif juvenillerin (430µm) genelde erkek (%62. Bu iki ekstrem arasında yer alan normal boylu (544µm) infektif juveniller ise % 42 oranında erkek.

Fen Edebiyat Fakültesi. saatler arasında başlamış olduğu ve enfeksiyonun ilerleyen saatlerinde de devam ettiği belirlendi. Anahtar Kelimeler: Entomopatojenik nematodlar.19. 2.. Fen-Edebiyat Fakültesi. böcek patojeni nematodlar SM 019 10. saatlerde izole edilen RNA’lar ile gerçekleştirilen RT-PCR deneyi ile ekzonükleaz geninin transkripsiyon saatinin enfeksiyondan sonra 0. 5’ RACE yöntemi ile genin transkripsiyon başlangıç noktasının ATG’den 31 baz yukarıda olduğu belirlendi. biyolojik kontrol.. 61080. 6. Virüsün genomunun tamamen dizin analizi yapılmıştır.80oC) ve pH değerlerinde (pH 5-10) gösterdikleri üreme davranışları ve enzim aktiviteleri ölçülmüştür. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Çiftliği’nden Alınan Toprak Örneklerinden İzole Edilen Bacillus İzolatlarında Keratinaz Enziminin Özelliklerinin Araştırılması Gülsüm UÇAR. pozisyonlar arasında kalan bölge olduğu tespit edildi. Biyoloji Bölümü. Bu veriler boy uzunluğunun eşey durumunu etkilediğini göstermektedir. transkripsiyon saatinin. Bu suştan elde edilen keratinaz enziminin farklı sıcaklık (20. Steinernematidlerin ayrı eşeyli oldukları bilinmektedir fakat hermafrodit bir izolat araştırmada bulunduğu için bu yeni türün eşey durumu incelenmiştir. 1. ekspresyonu ve fonksiyonu hakkında çok az şey bilinmektedir. yüksek patojenitesi nedeni ile etkili bir biyopestisit olarak kullanılabilme potansiyeline sahiptir. Biyoloji Bölümü.com Chilo iridescent virus (CIV). 8. ekzonükleaz SM 020 iridescent virus. CIV ile enfekte hücrelerden enfeksiyon sonrası 0.. İkbal Agah İNCE2. Avşar kampusü. Yapılan deneyler sonucunda Steinernema anatoliense ‘nin ayrı eşeyli olduğu tespit edilmiştir. İridoviridae familyası içerisindeki iridovirüs cinsinin örnek türü olup. Anahtar Kelimeler: Chilo promotor analizi.. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tavuk Çiftliği çevresinden alınan toprak örneklerinden tavuk tüyünü parçalayan 54 Bacillus suşu izole edilmiştir. Özlem KIRAN Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. Bu kapsamda genin transkripsiyon sınıfının. Chilo iridescent virus’e ait Ekzonükleaz Geninin Transkriptomik Analizi ve Potansiyel Promotor bölgesinin Belirlenmesi Yeşim AKTÜRK1. Biyoloji Bölümü. ve 12. Gene ait çeşitli uzunluklardaki potansiyel promotor fragmanlarının promotor aktivitesi lusiferaz sisteminde test edildi. Zihni DEMİRBAĞ1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. ve 1. Buna göre ekzonükleaz geninin promotor bölgesinin translasyon başlama kodonunun yukarı bölgesinde -20. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ve -10. ekzonükleaz geninin en erken grubu gen olarak ifade edildiği tespit edildi. Kahramanmaraş agnata_gul@hotmail. Bu suşun tüm biokimyasal özelliklerine bakılarak tanımlaması yapılmıştır.com Bu çalışmada farklı endüstri dallarında kullanılabilecek keratinaz üreticisi olan toprak mikroorganizmalarının izolasyonu ve bu enzimin özelliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Giresun yesimaktrk@yahoo. transkripsiyon başlangıç noktasının ve potansiyel promotor bölgesinin belirlenmesi çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmada CIV genomunda bulunan 012L kodlu ekzonükleaz geninin transkriptomik analizi ve potansiyel promotor bölgesinin belirlenmesi çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Moleküler yöntemler kullanılarak yapılan analizler sonucunda Steinernema anatoliense ile simbiyotik yaşayan bakterinin Xenorhabdus nematophilus olduğu tespit edilmiştir. Steinernema anatoliense ‘nin hayat döngüsünü 7 günde tamamlandığı gözlenmiştir. TRABZON oranında dişi bireyleri meydana getirmişlerdir. Fen Edebiyat Fakültesi. Remziye NALÇACIOĞLU1. izole edilen toplam RNA üzerinde ekzonükleaz için özel primerler kullanılarak yapılan RT-PCR ile takip sonucu. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. Bu suşlar doğal tavuk tüyü içeren [kesilerek ufaltılmış] besiyerinde üretilerek yüksek keratinaz aktivitesi gösteren suş seçilip KU69 olarak adlandırılmıştır.. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Keratinaz. CIV replikasyonunun çalışıldığı Bombyx moori (SPC-BM–56) hücrelerinin Ara-C (DNA replikasyonu engelleyicisi) ve siklohekzimit (protein sentezi engelleyicisi) varlığında enfeksiyonu yapıldıktan sonra. izolasyon 105 . Bacillus. Fakat virüs genlerinin regulasyonu. Steinernematidae.. 4.

galvanizli çelik vb) ve alaşımları üzerinde oyuklanma şeklinde korozyona neden oldukları çeşitli makalelerde rapor edilmiştir. sucul ekosistemlerde belirli bir aşamadan sonra durur. Üçüncü tarama aşamasında ise. Anahtar Kelimeler: Mikrobiyal korozyon. madde döngüsü karasal ekosistemde sadece tolerant canlılar tarafından sürdürülebilirken. kükürt bileşiklerini son elektron alıcısı olarak kullanarak bunları asidik bir ürün olan hidrojen sülfüre (H2S) indirgemektedirler. Bu yüzden petrol ve gaz endüstrisinden. Biyoloji ABD. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. Zn ve Ni’nin 3 farklı konsantrasyonlarını içeren ortamlarda gelişim yüzdelerine bakılmıştır. Anahtar Kelimeler : Aktinomiset. Elde edilen aktinomiset izolatlarının metal toleranslarının belirlenmesi amacı ile ilk olarak 135 izolat 8 farklı metalin (Ni. Türkiye’nin farklı illerinde bulunan metalik maden yatakları ya da metaller ile kirletilmiş olduğu belirlenen toplam 42 toprak örneğinden elde edilmiştir. hidrojen sülfür SM 022 Metal Pollusyonlu Toprak Örneklerinden Elde Edilen Aktinomiset İzolatlarının Ağır Metal Toleransı ve Biyosorpsiyon İlişkisi Ayşe Betül KARADUMAN. Pb) ardışık 5 konsantrasyonuna karşı büyüme özellikleri açısından denenmiştir. Bu aşamada başarı gösteren 68 izolat ikinci tarama aşamasında yine aynı metallere karşı ve fakat yarı kantitatif sonuçlar veren disk difüzyon yöntemi kullanılarak denenmiştir.tr Metallerin sulu ortamlardaki korozyonu elektrokimyasal bir olaydır. TRABZON SM 021 Mikrobiyal Korozyon Esra İLHAN SUNGUR İstanbul Üniversitesi.edu. İstanbul esungur@istanbul. Biyoloji Bölümü. Cd. SRB. Bununla birlikte İngiltere’de borularda oluşan korozyonun % 50’sinin MIC’den kaynaklandığı ileri sürülmüş ve bu zararın yılda yaklaşık olarak 300-500 milyon sterlin olduğu hesap edilmiştir. güvenlik problemleri ve çevresel tehlikeler ile birlikte petrolün degredasyonu ve korozyon hasarları ile çok fazla miktarda ekonomik kayıba neden olmaktadır. Streptomyces. Kampusu. 34118. Metalik malzemelerde oluşan tüm korozyon zararının yaklaşık olarak % 20’sini MIC’in oluşturduğu ileri sürülmektedir. metal. MIC. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Pb. gaz ve gemicilik endüstrisini olumsuz yönde ciddi bir şekilde etkilemektedir. Fe. Eskişehir aysebetul6@gmail. Tolerans testleri sonucunda farklı derecelerde tolerant olduğu belirlenen toplam 20 izolat.19. su ve atık arıtım tesisi ile elektrik güç istasyonlarına kadar bütün endüstri kolları bu tip korozyondan zarar görebilir. Sülfat indirgeyen bakteriler (Sulphate Reducing Bacteria-SRB). Biyojenik sülfid üretimi sağlık. paslanmaz çelik. biyosorpsiyon 106 . Biyoloji Bölümü. ağır metallerle karşı tolerant mikroorganizmalar ve ağır metal giderimi karasal ve sucul ekosistemler için büyük önem taşır. Fen Fakültesi. Fen Bilimleri Enstitüsü. Zn.com Ağır metal birikimli ortamlarda. Bu aktivitenin sonucunda da korozif bir ürün olan hidrojen sülfür oluşmaktadır. Demirin korozyonu üzerine SRB’nin etkisinin incelenmeye başlandığı 1934 yılından beri. Mikrobiyolojik olarak indüklenen korozyon (Microbiologically Influenced Corrosion-MIC). Cu. Bu nedenlerle. Hg. SRB’nin çeliğin korozyonunu nasıl etkilediğine dair çok sayıda korozyon mekanizması önerilmektedir ve bu mekanizmaların hepsi de bir şekilde sülfat indirgenme aktivitesini içermektedir. tolerans. Vezneciler. Meşelik. sülfat indirgeyen bakteriler. korozyon reaksiyonlarına yol açabilmekte veya arttırabilmektedir. 100 mg/l Pb varlığında biyosorpsiyon değerleri açısından karşılaştırılmıştır. Bununla birlikte mikrobiyal aktivite. Bu çalışmada kullanılan 135 aktinomiset izolatı. mikrobiyal korozyona yol açan faktörlere ve SRB’nin biyokorozyondaki etkilerine değinilecektir. Co. 3 kısımdan oluşan tolerans ve farklı derecelerde tolerant olduğu belirlenen izolatların biyosorpsiyon yeteneklerinin incelenmesi aşamalarından oluşmaktadır. mikrobiyal korozyon ile ilişkili olan ekonomik açıdan en önemli ve en yaygın mikroorganizma grubu olarak kabul edilmektedirler. Nagehan TEKNECİ Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. suyun sıvı formu ile çalışan tüm endüstri kollarını etkileyebilir. SRB’nin ürettiği H2S özellikle petrol. çalışılan aktinomiset izolatları arasında metal toleransı ve biyosorpsiyon yeteneği açısından bir ilişkinin olmadığı belirlenmiştir. mikroorganizmaların metabolik aktiviteleri sonucu hem doğrudan hem de dolaylı olarak meydana gelen korozyon işlemleri ile metalin bozulması olayıdır. Çalışma. Bu çalışmada. Elde edilen verilerin istatistiksel metodlarla değerlendirilmesi sonucunda. ikinci aşamada daha iyi sonuç veren 7 izolatın. Bu çalışma Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Araştırma Fonu tarafından 200419014 no’ lu proye kapsamında desteklenmiştir. bu bakterilerin oksijenli ve oksijensiz koşullar altında çeşitli metal (çelik. Mustafa YAMAÇ.

SRB ve HB analizleri için sırasıyla Postgate B ve R2A besiyerlerine ekim yapılmıştır. TRABZON SM 023 SM 024 Soğutma Kulesi Su Sisteminde Galvanizli Çelik Sacın Mikrobiyal Korozyonu Bihter MİNNOŞ1.com Korozyon elektrokimyasal olarak metalin aşınması olayıdır. metanojenler. mikrobiyolojik korozyon Biyogaz Üretiminde Çeşitli Bor Bileşiklerinin Etkinliğinin Biyogaz Verimi Açısından Karşılaştırılması Faruk SÜZERGÖZ1. 250 mL hacimde hava geçirmeyen cam kaplara alındı. Nurhan CANSEVER2 1 İstanbul Üniversitesi. soğutma kulesi. Kimya Bölümü. Vezneciler. sodyum tetraborat (4. Deney sonuçlarına göre. Bu proje kapsamında bir otele ait açık sistem soğutma kulesinde. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü. Soğutma kuleleri.com Bor bileşiklerinin mikrobiyal aktiviteler üzerine etkinliği bilinmektedir. ve çözünmüş oksijen konsantrasyonları çalışılmıştır. Biyoloji Bölümü.19. Fen-Edebiyat Fakültesi. serbest klor. Anahtar Kelimeler: Sülfat indirgeyen bakteriler. Kontrole (3. Daha sonra kuponlar ağırlık ölçümü için temizlenmiştir. Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi. HB’nin sayımı R2A besiyerinde gerçekleştirilmiştir. Suyun alkalinite. Mikroorganizmalar tarafından oluşturulan korozyona mikrobiyolojik olarak desteklenen korozyon (Microbiologically Influenced Corrosion. pH. Şanlıurfa suzergoz@yahoo. Mustafa ÖZDEMİR2. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bor bileşikleri. SRB ve hetetrofik bakteri (HB) izolasyonu ve sayımı gerçekleştirilmiştir. Galvaniz kuponlar ASTM G1-72 standartlarına göre hazırlanmıştır.784 mL) biyogaz üretim biriminde bakteriyel aktivitelerin baskılanması sonucu biyogaz üretimi önemli ölçüde azalırken.640 mL) eklenen üretim birimlerinde biyogaz miktarı kontrolden yüksek bulundu. Kuleden 6 ay boyunca 30 gün arayla çıkartılan galvanizli kuponların yüzeyinde oluşan biyofilm tabakası steril eküvyon ile toplanarak steril çeşme suyu içinde süspanse edilmiştir. Bor bileşikleri mikrobiyal aktiviteler üzerinde etkinliğe sahiptir. Fen Edebiyat Fakültesi. Halil DEMİR2. Nihal DOĞRUÖZ1. bakteriler sebep olmaktadır. Kuleden 6 ay boyunca 30 gün arayla alınan su örneklerinden. Anahtar Kelimeler: Biyogaz. Esenler. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Ayşın ÇOTUK1. SRB sayımı için Postgate B besiyeri ve çoklu tüp yöntemi (Most Probable Number. Mikrobiyal korozyona başta sülfat indirgeyen bakteriler (SRB) olmak üzere. iletkenlik. fosfat. sülfat.MPN) kullanılmıştır. demir okside edenler vb. Soğutma kulesi malzemesi olarak antikorozif ve antifauling özelliklerinden dolayı çoğunlukla galvanizli çelik kullanılmaktadır. 21 gün boyunca 37oC’ de bekletilen üretim birimlerinde üretilen biyogaz silikon hortumla gaz ölçüm kabinine aktarılarak günlük ölçümler not edildi. toplam çözünmüş madde (TDS) miktarı. sodyum tetraborat (105 mg/L) eklenen test grupları oluşturuldu. Kuponların yerleştirilmeden önceki ağırlıkları ile son ağırlıkları karşılaştırılıp ağırlık kayıpları hesaplanmıştır. çeşitli amaç ve büyüklükteki endüstriyel tesislere soğutma suyu sağlamak için tasarlanmış yapılardır. İstanbul 2 Yıldız Teknik Üniversitesi. Çalışmamızda mikrobiyal aktiviteler üzerine olumlu etkileri bilinen bor bileşikleri ile antiseptik özelliği olan borik asitin hayvansal atıklardan biyogaz verimi üzerine etkinliği araştırıldı. borik asit (68 mg/L) eklenen negatif kontrol ve diğer bor bileşiklerinden potasyum tetraborat (73 mg/L). Esra İLHAN SUNGUR1.-MIC) denir. galvanizli çeliğin mikrobiyolojik olarak korozyona uğradığı ve meydana gelen ağırlık kayıplarının zamana bağlı olarak arttığı saptanmıştır.096 mL) ve potasyum tetraborat (4. İstanbul bihterminnos@gmail.534 mL) göre borik asit eklenen (2. hayvansal atık 107 . Bor bileşiklerinin bu özelliğinden yaralanarak biyogaz üretiminde verimin arttırılabilmesi için başta potasyum tetraborat olmak üzere bor bileşiklerinin değişik dozların denenerek optimizasyonun sağlanması gerektiğini düşünmekteyiz. kule materyali ile aynı özelliğe sahip galvaniz çelik kuponlarda mikrobiyolojik korozyon oluşumu incelenmiştir. Biyogaz üretim birimleri bor bileşiklerinin eklenmediği kontrol. Ömer ŞAHİN2 1 Harran Üniversitesi. Üretilen gaz hacmi kümülatif olarak değerlendirildi. Biyoloji Bölümü. Laboratuar ölçeğinde tasarlanan çalışmada hayvansal atıklar %50 oranında su ile karıştırılarak.

B. Kullanılan maya türleri içinde en yüksek amilaz aktivitesi. potasyum klorür (2. M. Şanlıurfa suzergoz@yahoo. Bilimsel Araştırma Projeler (BAP) (Proje No: 2001. 18 günlük ölçümler sonucunda üretilen biyogaz miktarı kontrole (2.151) komisyonunca desteklenmiştir. P.03. Üretilen gaz hacmi kümülatif olarak değerlendirildi. angusta ve P. jadinii’de gözlenen sonuçlar oldukça önemli olup. occidentalis maya türünden sonra P. amonyum tetraborat (66 mg/L). farinosa’da nişasta içeren ortamda üreme gözlenmesine rağmen nişasta kullanımı görülmedi. 3. farinosa. β-amilaz ve glikoamilaz) biyoteknolojide ve endüstride yaygın olarak kullanılan enzim grubunu oluşturur. Pichia angusta. anomala’da üremeye paralel bir nişasta tüketimi belirlendi. Maya hücrelerinin nişasta tüketim hızları % 2 nişasta içeren minimal besi ortamında belirlendi. ve amonyum klorür (18 mg/L). Fen-Edebiyat Fakültesi. Çalışmamızda bu etkinliğin bor bileşiklerin ihtiva ettiği bor elementinden mi yoksa bileşikteki diğer elementlerden kaynaklandığını araştırılmıştır. Maya türlerinin nişasta kullanıp kullanmadıklarını belirlemek için Nişasta-Potasyum iodid-Agar boyama yöntemi kullanıldı. translasyon sonrası bazı modifikasyonları kolaylıkla yapabilme yeteneği ve metanol gibi oldukça ucuz karbon kaynağında üreyebilme özelliğinden dolayı endüstride yoğun olarak kullanılmaktadır. Bazı Pichia maya türleri hücre içine ve dışına protein üretimi yapabilmeleri. Pichia anomala. Sinasi ASLANLI1. Fen-Edebiyat Fakültesi.2. Pichia jadinii ve Debaryomyces occidentalis’tir.Ü. potasyum klorür (16 mg/L). Biyoloji Bölümü. D. FenEdebiyat Fakültesi. Araştırmamızda kullandığımız maya türleri Pichia farinosa. kontrol (-).19. Biyoloji Bölümü. Çalışmamız laboratuar ölçeğinde gerçekleştirildi. alfa-amilaz 108 . Bazı Pichia türlerinde amilaz enzim aktivitesi hücre dışındaki nişastanın parçalanması ve karbon kaynağı olarak kullanılması için gereklidir. potasyum tetraborat (78 mg/L).com Alfa-amilaz (1. Bu araştırma A. Çanakkale tturgut@hotmail. Bu çalışmada değişik Pichia türlerinde hücre dışı α-amilaz aktiviteleri ve enzim sentezinin yapıldığı üreme aşamasının zamanları araştırıldı.com Bor elementi doğada çeşitli bileşikler halinde bulunmakta ve organik atıklardan biyogaz üretimi esnasında mikrobiyal aktiviteyi olumlu etkilemektedir. Sezai TÜRKEL Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi. 17100. P.4-α-D-Glukan Glukanhidrolaz. Bu maya türleri en az bir veya daha fazla çeşitte amilaz enzimi salgılar.4 glikosidik bağın parçalanmasından sorumludur.01.1) amilolitik bir enzim olup poliglikozitlerde (nişasta ve glikojen gibi) bulunan α-1. Doğada nişastayı hidroliz edebilen 150’den fazla maya türü bulunmaktadır. Hayvansal atıklar % 50 oranında su ile karıştırılarak 250 ml hacimlerde hava geçirmeyen cam şişelerde üretim birimleri oluşturuldu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. jadinii maya türlerinde nişasta tüketimi ile üremenin doğru orantılı olarak değişmediği gözlendi. maya türlerinin amilaz sentezini farklı zamanlarda ve değişen oranlarda yaptığını göstermektedir.635 ml) ve amonyum tetraborat (3. hayvansal atık Farklı Pichia Türlerinde Hücre Dışına Salgılanan α-amilaz Enzim Aktivitesinin Belirlenmesi Tülay TURGUT GENÇ. bor bileşikleri.785 mL) oranla potasyum tetraborat (3. Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi. P. Biyoloji Bölümü.1. P.İ.990 ml) ve amonyum klorür (2. anomala’da kaydedildi. Halil DEMİR2 1 Harran Üniversitesi. Amilaz enzimleri (α-amilaz.935 ml) eklenen birimlerde kontrole değerlerde bulundu. TRABZON SM 025 SM 026 Biyogaz Verimi Üzerine Etkili Bor Bileşikleri ile Bileşiklerdeki Bor Dışındaki Kimyasal Bileşenlerin Biyogaz Verimi Üzerindeki Etkinliğinin Karşılaştırılması Faruk SÜZERGÖZ1. angusta ve P. Üretilen biyogaz gaz ölçüm kabinine aktarılarak günlük ölçümler yapıldı. EC. Anahtar Kelimeler: Pichia. Moleküler Biyoloji Ana Bilim Dalı. Çalışmamızda biyogaz oluşumu esnasında meydana gelen anaerobik bakteriyel aktivite artışı üzerine asıl etkinliğin bileşiklerin ihtiva ettiği diğer bileşenlerden çok bor elementinden kaynaklandığını düşünmekteyiz. eklenerek 18 gün boyunca 37oC’ de bekletildi. Anahtar Kelimeler: Biyogaz. P.760 ml) eklenen üretim birimlerinde daha yüksek bulunurken. Kimya Bölümü. Üretim birimlerine. Sait İZGİ2.

Synechocystis sp.0’luk glisin tamponunda daha yüksek kapasitede alkalen proteaz ürettiği görülmüş ve bundan sonraki enzim saflaştırması çalışmalarında Bacillus sp. 06100.. Synechocystis sp. jelatinaz (+). TRABZON SM 027 SM 028 Türkiye Kaynaklı Bacillus spp. suşunun hücre içine alınan max Cr(VI) miktarı % 2 iken hücre içine alınan max Cd(II) miktarı % 4’ dür. Bu çalışmada biyoakümülasyon üç safhada incelenmiştir. Süre sonunda besiyeri üst sıvısı ekstraselüler enzim kaynağı olarak kullanılmış. suşunun hücre yüzeyine tutunan max Cr(VI) miktarı % 7 iken hücre yüzeyine tutunan max Cd(II) miktarı % 88’ dir.0’luk NB besiyerinde inkübe edilmiştir. Ankara 83nilgun@mynet.0’luk %0. alkalen proteaz. suşunun 109 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. %0. Cd(II) için EC50 değeri ise 12. ICP-MS’ de okunan değerler % olarak hesaplanmıştır. İzolatların alkalen proteaz üretim yetenekleri sodyum karbonat ile pH’sı 7. Enzim karakterizasyonu amacıyla saflaştırılan alkalen proteazın optimum pH ve sıcaklık gereksinimi ve çeşitli inhibitörlerin alkalen proteaz aktivitesi üzerine etkisi incelenmiştir.0. hareketli. izolatlarının izolasyonu amacıyla toprak numuneleri pH 10. casein içeren pH 7. 7.0 ve pH 10. SDS ve Native PAGE ile enzimin elektroforetik davranışı ve molekül ağırlığı belirlenmiştir. APT5 izolatı kullanılmıştır. spor oluşturan. Suşunun Cr(VI) ve Cd(II) Biyoakümülasyonu ve Biyoakümülasyonda Görev Alan Ekzopolisakkaritlerin İncelenmesi Şahlan ÖZTÜRK.6’lık kazein içeren glisin-NaOH tamponunda spektrofotometrik olarak 660 nm dalga boyunda ölçülmüştür.edu. Cumhur ÇÖKMÜŞ Ankara Üniversitesi. Yine Synechocystis sp. Biyoloji Bölümü.7 mg/L. Elde edilen sonuçlara göre Synechocystis sp.6’lık kazein içeren pH 9. Anahtar Kelimeler: Bacillus sp. suşu canlı olarak Cd(II)’ yi Cr(VI)’ ya nazaran daha çok hücre yüzeyine ve içine almıştır. Cr(VI)’ ya maruz kalan Synechocystis sp. Biyoloji Bölümü. enzim saflaştırması ve karakterizasyonu Synechocystis sp.0 ve 10. Belma ASLIM. Arzu ÇÖLERİ. 10 ppm Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücrelerde ise EPS monomer yapısı ve oranları değişmiştir. licheniformis’den (80 U/ml/dak) 48 h sonunda pH 10. Zekiye SULUDERE Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 06500 Teknikokullar Ankara sahlan@gazi. Besiyeri üst sıvısından aseton presipitasyonu ve iyon değişim kromatografisi ile alkalen proteaz enzimi saflaştırılmıştır. Tandoğan. EC50 değerleri göz önüne alınarak biyoakümülasyon denemelerinde kullanılan doz her iki metal için 10 mg/L olarak belirlenmiştir. suşunun Cr(VI) için EC50 değeri 10. alkalen proteaz aktivitesi pH 9. amilaz (+) APT5 izolatının (104 U/ml/dak) standart olarak kullanılan B. 1 ünite alkalen proteaz aktivitesi. Çeşitli sanayilerce atılan krom(VI) ve kadmiyum(II) ülkemiz tatlı sularında kirliliğe neden olan metallerden en önemlisidir. Enzim üretim miktarlarına göre yapılan sıralama sonucunda Bacillus cinsine dahil olduğu belirlenen Gram (+). Biyoakümülasyonda görev alan en önemli factor hücrenin dış kısmını kaplayan ve stress şartlarında koruyuculuk özelliği gösteren ekzopolisakkarit yapısıdır. hücre yüzeyine tutunan ve hücre içersine alınan Cr(VI) ve Cd(II) miktarları ICP-MS ile okunarak tespit edilmiştir. 9.'lerin Alkalen Proteaz Üretim Kapasiteleri ve Enzimlerin Kısmen Karakterizasyonu Nilgün TEKİN. Her iki metal açısından bakıldığında hücre içine alınım eser miktardadır. suşunun çeşitli konsantrasyonlarda (5–50 mg/L) Cr(VI) ve Cd(II) dozlarına olan toleransı EC50 değeri tespit edilerek hesaplanmıştır. Alkalen proteaz üreticisi 15 adet izolat ve standart olarak alkalen proteaz ürettiği bilinen Bacillus licheniformis DSM 13 suşu. Besiyerinde kalan. katalaz (+). Synechocystis sp.19.tr Günümüzde toksik ağır metaller çevre kirliliği açısından büyük önem taşımaktadır.com Yüksek alkali pH’a sahip çeşitli toprak numunelerinden alkalen proteaz üreticisi Bacillus sp.0’a ayarlanmış skim milk besiyerinde oluşturdukları alkalen proteaz zonlarına göre belirlenmiştir. 37ºC’de dakikada 1µl tirozin açığa çıkması için gerekli enzim miktarı olarak tanımlanmıştır. Bu çalışmada Mogan gölünden izole edilen Synechocystis sp.0’luk sıvı besiyerlerinde 48 ve 72 saat süresince geliştirilmiştir. günün sonunda 10 ppm Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücreler toplanarak hem EPS monomer analizleri yapıldı hem de Scanning Electron Microscop (SEM) görüntüleri çekilmiştir. Fen Fakültesi.0’luk 300 ml sıvı besiyerinde 37ºC’de 72 h 200 rpm’de çalkalamalı olarak geliştirilmiştir. Enzim saflaştırması çalışmasında APT5 izolatı.6 olarak tespit edilmiştir.0 ve 9. suşu 7 gün boyunca 10 mg/L Cr(VI) ve Cd(II) içeren besiyerlerinde uygun şartlarda inkübasyona bırakılarak ortamdan belirli zamanlarda örnekler alınmıştır. EPS monomer analizleri incelendiğinde metalle muamele edilmeyen hücrelerde (kontrol) %99 glikoz bulunurken %1 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir.

Atıksuya bakıldığında saptanabilen ilk kontaminant renktir. Ankara nurki79@hotmail. Ekzopolisakkarit. 06100. Biyoloji Bölümü. 200.6 mg l-1). Denemeler sonunda izole edilen bakterilerin azoredüktaz enzim aktiviteleri belirlenmiş ve bu bakterilerin boya içeren atıksuların arıtılmasında kullanım kapasitesine sahip olduğu görülmüştür. Ochrobactrum sp.. bakteri. TRABZON EPS monomer yapısında %9 glikoz. Kompleks kimyasal yapıları. farklı sıcaklık derecelerinde (20. 8 ve 9). 7. Suda görünen reaktif ve asidik boyalar en çok problem yaratan gruplardır. Ankara sevgi-ertugrul@hotmail. Bakteri için maksimum EPS üretimi (404. Artan boya konsantrasyonlarının bakterilerin boya giderim verimine etkisi saptanmıştır. Günümüzde canlı hücrelerdeki metal alınım mekanizması hakkında çok net bilgiler bulunmamaktadır.’nin ürettiği en yüksek EPS miktarı 150 mg l-1 Cr(VI) içeren besiyerinde 48 saat inkübasyon süresi sonunda 430. Krom içeren ortamlarda ise. 150. Bu renklenme fotosentez yapan sucul canlıların ışığı kullanmalarını önlemekte ve böylece bu canlılar besinlerini üretememekte ayrıca yapılarındaki metaller nedeni ile sucul yaşanlar için toksik etki göstermektedir. Gönül DÖNMEZ Ankara Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. %14 ramnoz. Cr(VI). EPS üretimi. %0. atıksu SM 030 Tekstil Atıksularından İzole Edilen Bakterilerin Renk Kirliliğinin Giderilmesinde Kullanımı Sevgi ERTUĞRUL. Gönül DÖNMEZ Ankara Üniversitesi. 110 .20 glikoz. İzole edilen 7 adet bakteri Gram boyanma ve morfolojik özelliklerine göre tanımlanmıştır. 400 mg/L) bu bakterilerin en yüksek verimle boya giderimi yaptığı şartlar belirlenmiştir. Ochrobactrum sp. birçok kirleticinin özellikle de ağır metallerin endüstriyel atıksulardan uzaklaştırılmasında sıklıkla kullanılmaktadır. Denemelerde 250 ml lik erlenlerde. 50.com Tekstil endüstrisinde kullanılan boyalar karmaşık molekül yapılarına sahip ve yüksek molekül ağırlıklı bileşiklerdir.30 ramnoz. 100. Fen Fakültesi. Çünkü klasik arıtım teknikleri bu boyaların giderimi üzerinde çok etkili değildir. Estetik açıdan kötü görünen bu durumu doğa kendi kendine oldukça yavaş giderebilmektedir. maya ve fungus gibi farklı mikroorganizmalarca üretilebilen biyopolimerlerdir. remazol blue.36 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir. 30 ºC de nutrient broth içeren besiyerinde farklı pH değerlerinde (6. ısı. atıksu. Ekzopolisakkarit Üretimine Etkisi Nur KOÇBERBER KILIÇ. suşunun EPS monomer yapısında ise %0. Birçok alanda kullanılan boyaların oluşturduğu atıksular alıcı ortamlara verildiklerinde çevreye büyük zarar vermektedir. alg. en yüksek EPS üretimini pH’ı 8 olan ortamlarda ve 30 ºC’de yapmıştır. H4. farklı pH derecelerinde (7. Yapılan çalışmada. 200. Bu yüzden mikroorganizmaların bu kirleticilere karşı gösterdikleri biyosorbsiyon. Elektron mikroskop görüntülerine baktığımızda Cr(VI) ve Cd(II)’ ye maruz kalan hücrelerde kontrole nazaran daha az bölünmeye ve daha yoğun miktarda ekzopolisakkarit yapıya rastlanmıştır. 9) ve artan boya konsantrasyonlarında (50. 100. 8. %75 ksiloz ve %2 oranında galaktronik asit tespit edilmiştir.5 mg l-1 olarak bulunmuştur. Chrocooccus sp. 30 ve 40 ºC) ve farklı inkübasyon sürelerinde (48-96 saat) belirlenmiştir. %99. Çalışmada tekstil endüstrisi atıksularından izole edilen bakterilerin reaktif boya giderimi araştırılmıştır.com Mikrobiyel ekzopolisakkaritler (EPS) bakteri. 100 mg l-1 Remazol Blue konsantrasyonunda ve 72 saat inkübasyon süresi sonunda gerçekleşmiştir. Beşevler. Biyoloji Bölümü. Bu çalışma ile Cr(VI) ve Cd(II) stresine maruz bırakılan Synechocystis sp. Anahtar Kelimeler: Reaktif boya. su ve birçok kimyasal maddeye gösterdikleri dirençten dolayı dekolorizasyonları oldukça zordur.14 ksiloz ve %0. suşunun ekzopolisakkaritlerin. 200 ve 300 mg l1) konsantrasyonlarında. Bu biyolojik moleküller. 100. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. artan Cr(VI) (0.06100. Beşevler. Siyanobakter SM 029 Anahtar Kelimeler: Ekzopolisakkarit. metal stresinde alınım açısından nasıl bir yol izlediği belirlenerek bu alanda yapılacak diğer çalışmalara da ışık tutmaktadır.19. 300 ve 400 mg l-1). fenol-sülfirik asit metodu ile tayin edilmiştir.’nin EPS üretim kapasitesi.100 rpm de.SEM. Anahtar Kelimeler: Biyoakümülasyon. biyodegredasyon ve biyobirikim gibi direnç mekanizmaları esas alınarak biyolojik arıtım günümüzde önem kazanmıştır. Fen Fakültesi. artan Remazol Blue (0. Ochrobactrum sp. azoredüktaz Organik ve İnorganik Kirleticilerin Ochrobactrum sp. Cd(II)’ ye maruz kalan Synechocystis sp. Ochrobactrum sp.

Ankara betulyuksel2000@yahoo. Ray A.2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 24 saat süreyle tepkimeye girdi. Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. Togay. 89. Journal of Applied polymer Science.com Polimerik materyallerin mikrobiyal kontaminasyonu. Sonuç olarak. 895-900. sentezlenen kopolimerlerin belli konsantrasyonlarda sulu çözeltileri hazırlanarak Gram-negatif ve Gram-pozitif bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırıldı.aşamada N-Vinilimidazol ve maleik anhidrit monomerleri 2. G. ciddi bulaşıcı hastalıklara ve zehirlenmelere sebep olabilmektedir. Güven G.com Bu çalışmada. 1. Teknikokullar. [2] Solovskij. hastane ve diş sağlığı malzemeleri. Betül YÜKSEL. 2. Teknikokullar. bakteri hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur [2]. Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Poli (N-Vinilimidazol-coMaleik Anhidrit). 5841-5847. Togay SO. Tabaka-döküm metodu ve inhibisyon alan tekniği kullanılarak polimerlerin Gram-pozitif bakteriler. 1-8. Suda çözünen polimerler. Journal of Applied Polymer Science. gıda paketleme ve saklama maddeleri gibi birçok alanda endişe oluşturdu. Kaynaklar [1] Patel MB. Polimerlerin çeşitli derişimlerde sulu çözeltileri hazırlandı. Biyoloji Bölümü. elde edilen suda çözünen biyoaktif kopolimerin spektroskopik yöntemlerle karakterizasyonu yapıldı. Kaynaklar [1] Temiz. 58. Son aşamada ise disk difüzyon yöntemi ile bakteriler üzerindeki antimikrobiyal aktivitesine bakıldı. 2. Ayrıca polimer zincirinin uzunluğu ve derişim miktarı arttıkça antimikrobiyal aktivitenin arttığı bulundu. Bozunma işlemi başlangıçta suda çözünme şeklinde olur. 1. TRABZON SM 031 Suda Çözünen Poli (N-vinil-2-pirolidon-comaleik anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin İncelenmesi Elif UZLUK. 102.2–azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65 °C de azot atmosferi altında 48 saat süreyle tepkimeye gerçekleştirildi. vücut içerisinde bozunmamalıdır. Şener. Mikrobiyal kontaminasyonu önlemenin yolu antimikrobiyal özellikler gösteren polimerik materyaller geliştirmektir. Antimikrobiyal aktivite şu şekilde olmaktadır. Journal of Applied Polymer Science. Poli(N-vinil-2-pirolidon-comaleik anhidrit) kopolimeri sentezlendi. su saflaştırma. Mikroorganizmalar direkt ya da dolaylı yollarla insana geçebilmekte. 06500. aşamada: Suda çözünen polimerlerin yapıları çeşitli spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi. Rzaev ZMO. Elif UZLUK. Hangi polimerlerin kullanılacağının tercihinde polimerin vücut içerisinde alacağı göreve dikkat edilmelidir.19. Epanchintseva. suda çözünen kopolimer. suda Suda Çözünebilen. Bu çalışmada. aşamada: Nvinil-2-pirolidon ve maleik anhidrit monomerleri dioksan ortamında. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü. Polimerler. Fen Edebiyat Fakültesi. Sentezlediğimiz kopolimerin bakterilere ve mayalara karşı antimikrobiyal aktiviteleri olduğu belirlendi. 1997. 5841-5847. 06500. medikal bir uygulamada kullanılacak polimer. Son aşamada. A. Patel RM. SO. Şener A. MV. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi. antimikrobiyal aktivite SM 032 sentezi. vücut içerisinde bozunan polimerlerin en önemlileridir [1. Ankara euzluk@yahoo. bakterinin hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur. sağlık ürünleri. Journal of Controlled Release. antimikrobiyal aktivite 111 . 2006. A. aşamada. [2] Temiz A. 2. Gram-negatif bakteriler ve mayalar üzerindeki antimikrobiyal aktivitesi araştırıldı. 2006. 2]. Güven. ilaç sistemleri. Bu kopolimer 40°C de vakum altında kurutuldu. sentezlediğimiz suda çözünen biyoaktif kopolimerler. Bunun sonucunda bu monomerlerden suda çözünen biyoaktif kopolimerler sentezlendi [1]. 2003. Rzayev ZMO. Patel SA. Kimya Bölümü. Örneğin. 102. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoaktif Poli (NVinilimidazol-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi Betül YÜKSEL. Panarin EF. Anahtar Kelimeler: Polimer çözünme. lens gibi.

2. 2. 1-8. Muzaffer TALU. Son aşamada. Sentezlediğimiz kopolimer ve terpolimerin bakterilere ve mayalara karşı antimikrobiyal aktiviteleri olduğu belirlendi. Panarin EF. Bu kopolimer 40°C de vakum altında kurutuldu. bakteri hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur [1]. Yaptığımız çalışma 3 aşamadan oluşmaktadır. Rzayev ZMO. 58. Anahtar Kelimeler: Kopolimer. Kaynaklar [1] Temiz A. bulgaricus Suşlarının Caco-2 Hücrelerine Tutunmalarına Eksopolisakkkarit Üretimi ve Mide-Bağırsak Sistemi Koşullarının Etkisi Derya ÖNAL. Teknikokullar. Yavuz BEYATLI Gazi Üniversitesi. terpolimer. aşamada: Elde edilen suda çözünen kopolimer ile N-izopropilakrilamit aynı şartlar altında terpolimerizasyon sentezi yapıldı. Ayrıca polimer zincirinin uzunluğu ve derişim miktarı arttıkça antimikrobiyal aktivitenin arttığı bulundu. 06500.com Bu çalışmada geleneksel yöntemlerle mayalanmış yoğurtlardan izole edilen Eksopolisakkarit (EPS) üretimi yüksek Lactobacillus delbrueckii subsp. 1. Ankara betulyuksel2000@yahoo. sentezlenen Poli (Nİzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) in belli konsantrasyonlarda dimetilsülfoksitteki (DMSO) çözeltileri hazırlanarak Gram-negatif ve Grampozitif bakterilere karşı antibakteriyal aktiviteleri araştırıldı. Polimerlerin çeşitli derişimlerde sulu çözeltileri hazırlandı. Disk difüzyon yöntemi kullanılarak polimerlerin Gram-pozitif ve Gramnegatif bakteriler ve mayalar üzerindeki antimikrobiyal aktivitesi araştırıldı. aşamada: Suda çözünen polimerlerin yapıları çeşitli spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi. Polimerler. 3. antimikrobiyal aktivite. TRABZON SM 033 Suda Çözünebilen. Teknik Okullar. Teknikokullar. Zekiye SULUDERE. Anahtar Kelimeler: Poli (N-İzopropilakrilamit-coMaleik Anhidrit). 06500. aşamada: N-vinil-2-pirolidon ve maleik anhidrit monomerleri dioksan ortamında.2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 48 saat süreyle tepkimeye gerçekleştirildi [1]. Poli (N-vinil-2-pirolidonco-maleik anhidrit) kopolimeri ve Poli [(N-vinil-2pirolidon-co-maleik anhidrit)-co-Nizopropilakrilamit] terpolimeri sentezlendi. Bu çalışmada. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 102. disk difüzyon yöntemi SM 034 hazırlanarak Gram-negatif ve Gram-pozitif bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırıldı. Sentezlenen bu kopolimerlerin antibakteriyal aktivitelerinden dolayı ilaç sistemlerinde kullanılması hedeflenmiştir. 06500. bulgaricus B3 ve 112 Suda Çözünen Kopolimer . Journal of Controlled Release. bakterinin hücre duvarından difüze olarak hücre zarında bozulmaya bu da hücre içeriğinin çökmesine ve hücre ölümüne sebep olmuştur. Ankara derya_onal@yahoo. Güven G. Muzaffer TALU Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü.com Bu çalışmada. Antimikrobiyal aktivite şu şekilde olmaktadır. 2.2– azobisizobütironitril [AIBN] başlatıcısı ile 65°C de azot atmosferi altında 24 saat süreyle tepkimeye girmesi sağlandı. Betül YÜKSEL. Biyoloji Bölümü. elde edilen suda çözünen biyoaktif kopolimerin spektroskopik yöntemlerle karakterizasyonu yapıldı. sentezlediğimiz suda çözünen biyoaktif kopolimerler. Togay SO. disk difüzyon yöntemi. Epanchintseva. Şener A. 1997. sentezlenen kopolimer ve terpolimerlerin belli konsantrasyonlarda dimetilsülfoksitteki (DMSO) çözeltileri . Journal of Applied Polymer Science. Yaptığımız çalışma 4 aşamadan oluşmaktadır. Bunun sonucunda bu monomerlerden suda çözünen biyoaktif kopolimerler sentezlendi.aşamada N-izopropilakrilamit ve maleik anhidrit monomerleri 2.com Bu çalışmada. 2006. MV. Biyoaktif Poli (Nİzopropilakrilamit-co-Maleik Anhidrit) Sentezi ve Antimikrobiyal Aktivitesi Betül YÜKSEL. aşamada. Sonuç olarak. Elif UZLUK. 5841-5847. Ankara euzluk@yahoo. Belma ASLIM. Kaynaklar [1] Solovskij. antimikrobiyal aktivite SM 035 Muhtemel Probiyotik Lactobacillus delbrueckii subsp. Fen Edebiyat Fakültesi.19. Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü. Terpolimer Sentezi ve Antimikrobiyal Aktiviteleri Elif UZLUK. 1. Biyoloji Ana Bilim Dalı. Son aşamada ise disk difüzyon yöntemi ile bakteriler üzerindeki antimikrobiyal aktivitesine bakıldı.

Fen Fakültesi.com Bitki büyüme ve gelişmesi için gerekli makro elementlerden birisi de fosfattır. karakterizasyonu ve optimizasyonu ile biyogübre olarak değerlendirilmesi hem çevreye saygılı. Anahtar Kelimeler: Lactobacillus delbrueckii subsp. 4. delbrueckii subsp. M.edu. Tuba YILDIRIM2. konak solunum yolu mukoz 113 Bir Mikrofungus Türü Olan Rhizopus oryzae MRSP7 İle Çalkalamalı Sıvı Kültür Ortamında Trikalsiyum Fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayasının Çözündürülmesi ve Çözünürlük Üzerine Çeşitli Azot ve Karbon Kaynakları. Bu çalışmada inorganik fosfat kaynağı olarak trikalsiyum fosfat ve Mazıdağı Fosfat Kayası (MFK) kullanılmış ve tarafımızdan izole edilen Rhizopus oryzae MRSP7 suşu ile laboratuar şartlarında NBRIP besiyeri ortamında 20 günlük inkübasyon süresi sonunda bu iki farklı inorganik fosfat kaynağından elde edilen toplam çözünmüş fosfat miktarı sırasıyla 0. Suşların mide-bağırsak sistemi koşullarında canlılığı ve Caco-2 epitel hücrelerine tutunmasında bu koşulların etkisi belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar ise L. Ömer Faruk ALGUR. Rhizopus oryzae SM 037 fosfat Kanatlılarda Mycoplasma gallisepticum Enfeksiyonları Taramalarında Kullanıma Yönelik Rekombinant PvpA Tanı Antijenleri Üretimi ve Enzimatik Hızlı Tarama Test Modeli (ERIFA) Geliştirilmesi Özlem BÜYÜKTANIR1. bulgaricus B3 suşunun yeni probiyotik ürün gelişiminde kullanılabileceğini desteklemektedir. bulgaricus. epitele tutunması ve E. Ayrıca en uygun MFK konsantrasyonunun 3g/l ve en uygun inkübasyon süresinin de 10 gün olduğu belirlenmiştir. bulgaricus B3 ve B2 suşlarının E. Ancak EPS üretimi yüksek B3 suşunun Caco-2 hücrelerine iyi derecede tutunduğu ve bu tutunmada farklı pH’lardaki mide sıvıları ile mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarının etkisine tolerans gösterdiği in vitro koşullarda tespit edilmiştir. hem de etkili bir biyoteknolojik uygulama olarak yaygınlaşmaktadır. büyük çoğunluğu uygulamadan kısa bir süre sonra çeşitli inorganik bileşiklere dönüşmek suretiyle çözünmez hale gelmekte ve toprağın da çoraklaşmasına neden olmaktadır. Diğer taraftan toprak verimliliğini artırmak için kullanılan fosfatlı gübrelerin de az bir kısmı bitkiler tarafından kullanılırken. delbrueckii subsp. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.75 gl-1 olarak gerçekleşmiştir. çeşitli inorganik ve organik bileşikler halinde toprakta yeterli miktarda bulunmasına rağmen suda çözünmez olan bu bileşiklerin yapısındaki fosfat. Fen-Edebiyat Fakültesi. epitele tutunma. Ayrıca. Biyoloji Bölümü.19. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Mide ve mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarından sonra B3 ve B2 suşlarının Caco-2 hücrelerine tutunması Scaning Elektron Mikroskobu ile incelenmiştir. delbrueckii subsp. çözücü mikrofunguslar. pH 2 mide sıvısında EPS üretimi yüksek B3 suşunun canlılığı azalırken. Nevzat YURDUSEV1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Esherichia coli ATCC 11230 suşu ise tüm canlılık ve tutunma çalışmalarında pozitif kontrol olarak kullanılmıştır. İnkübasyon süresi ve Fosfat Kayası Konsantrasyonu Mehmet Nuri AYDOĞAN. Erzurum mnaydogan@otmail. Oktay GENÇ1. Son yıllarda kimyasal gübrelere alternatif olarak fosfat çözücü çeşitli mikroorganizmaların izolasyonu. Ankara ozlemb@omu. farklı azot kaynakları arasında ise amonyum sülfatlı ortamdan sağlanmıştır. bulgaricus B2 suşları kullanılmıştır. rekabet üzerinde EPS üretiminin etkisini belirlemek amacıyla L. delbrueckii subsp. Amasya 3 Bilkent Üniversitesi.tr Mycoplasma gallisepticum (MG). Veteriner Fakültesi. coli ATCC 11230 ile Caco-2 hücrelerine rekabetli tutunması araştırılmış ve elektron mikroskobu ile görüntülenmiştir. bitkiler tarafından kullanılamamaktadır.05). Mustafa ÖZDEMİR Atatürk Üniversitesi. EPS üretimi düşük B2 suşunun canlılığını kaybettiği belirlenmiştir. bulgaricus suşlarının canlılığı. TRABZON EPS üretimi düşük L. L. Esasen bu . Samsun 2 Amasya Üniversitesi. Farklı pH’lardaki (pH: 2. kanatlı hayvanlarda büyük ekonomik kayıplara neden olan solunum yolu patojenidir. 7) mide sıvısı ve mide artı bağırsak sıvısı uygulamalarının Caco-2 hücrelerine tutunmayı anlamlı derecede azalttığı belirlenmiştir (P< 0.270 gl-1 ve 0. Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. (MFK) çözünmesinde besiyerine katılan çeşitli karbon kaynakları arasında en yüksek verim glikozlu ortamdan. CaCo-2 hücresi. gallisepticum enfeksiyonunun patogenezinde önemli role sahip olan adezin proteinler. Anahtar Kelimeler: İnorganik fosfat. 3. eksopolisakkarit SM 036 mineral. Sırayla yapay mide sıvısı ve bağırsak sıvısı ile muamele edilen B3 ve B2 suşlarının canlılığının yalnızca mide sıvısı uygulamasına göre daha fazla etkilendiği tespit edilmiştir. coli ile rekabetinde EPS üretiminin etkili olduğu bulunmuştur. Cengiz YAKICIER3.

bununla birlikte rPvpA134 proteininin diagnostik amaçla kullanılamayacak düzeyde düşük reaktiviteye sahip olduğu belirlendi. bu problemlerin aşılabilmesi ve bol miktarda saf enzim elde edilebilmesi için Leuconostoc’ ların konstitütif mutantlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tür ekstrem çevrelerde yaşayan mikroorganizmalara ekstremofil adı verilmektedir. gallisepticum’a özgü PvpA adezin proteini ve bunun 134 aminoasitlik kısmının rekombinant protein olarak üretilmesi (rPvpA336 ve rPvpA134) ve tanı antijeni olarak kullanılması hedeflenmiştir. Bornova. rekombinant antijen. Çalışmamız kapsamında yerel bitkilerden izole edilmiş ve tanılanmış Leuconostoc suşları UV radyasyonu ve iki farklı kimyasal mutajen (etil metan sülfonat. yüksek tuz. PHB (Poli-3-hidroksibütirik asit) biyolojik olarak parçalanabilen plastik özelliğinde olup hücre içinde granüller halinde depolanmaktadır. mikrobiyal komünitenin yüksek sıcaklık. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu amaçla. PvpA. NTG SM 039 İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan İzole Edilen Ekstrem Halofilik Mikroorganizmalarda PHB Varlığının Saptanması ve Verim Analizi Ebru TEKİN. Mutasyon sonrasında elde edilen 600 koloninin süpernatantı enzim aktivitesinin tayininde kullanıldı. Rekombinant pColdMGpvpA336 ve pCold-MGpvpA134 vektörleri ile transforme bakteriler IPTG ile indüklenerek rekombinant proteinler eksprese edildi. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı.19. pvpA336 ve pvpA134 gen fragmentleri PCR yöntemiyle çoğaltılarak. Biyoloji Bölümü. Leuconostoc’ların sentezlemiş olduğu polisakkaritin. pCold-I bakteriyel ekspresyon vektörüne klonlandı. M. 2-5M arasında gelişen ancak optimum gelişimleri 3M’ın üzerinde olanlara ekstrem halofil denilmiştir. gallisepticum PvpA antikorlarının tespitine yönelik enzimatik hızlı tarama testi (ERIFA) geliştirildi ve doğrulandı. Konstitütif mutantlar seçilerek enzim saflaştırılması ve nitelendirilmesi çalışmalarında kullanılmak üzere stoklanmıştır. enfeksiyonu başlatırlar. rPvpA336 proteini spesifik tanı antijeni olarak kullanılarak sahada tavuklarda anti-M. İzmir ebrutek@mail.ege. Anti-HisTag monoklonal antikor ile yaklaşık 42 ve 27 kDa moleküler ağırlıkta oldukları belirlenen rPvpA336 ve rPvpA134 proteinleri afinite kromatografi yöntemiyle saflaştırıldı.tr Son yıllarda yapılan çalışmalar mikrobiyal yaşamın spesifik çevrelerle sınırlı olmadığını.tr Bakteriyel bir polisakkarit olan dekstran. Bu çalışmada. mutasyon. EMS. Biyoloji Bölümü. Streptococ’lar tarafından sürekli olarak sentezlenebilirken Leuconostoc’lar tarafından sentezlenebilmesi için ortamda sukrozun bulunması gereklidir. TRABZON membranına tutunarak o bölgede bakteri kolonizasyonunu sağlayarak. Anahtar Kelimeler: Mycoplasma gallisepticum. saha testi SM 038 sentezlemiş olduklarından farklı olarak endüstride ve tıp da pek çok kullanım alanı bulunmaktadır. Enzim aktivitesi tayini için ince tabaka kromatoğrafisi (TLC) ve Dinitro salikasit metodu (DNS) kullanıldı.ileri@gyte. Bu ekstrem canlıların yüksek tuzda yaşayan üyeleri olan halofiller. rPvpA336 proteininin yüksek düzeyde immunoreaktif olduğu. Mustafa ATEŞ.edu. yüksek basınç gibi ortamlarda bulunabileceğini ortaya koymuştur. diğer cinslerere ait bakterilerin . sukrozdan Leuconostoc. 1993) göre sınıflandırılmış ve bu sınıflandırmaya göre. Streptococ ve Lactobacillus cinsi bakteriler tarafından sentezlenmektedir. Anahtar Kelimeler: Leuconostoc mesenteroides. asidik ve alkali pH. Kushner’e (1978. Kültür süpernatantında sukroz bulunmuş olması dekstran üretilmesine neden olmaktadır. Özge KAHRAMAN Ege Üniversitesi.edu. Dekstran ortam yoğunluğunu arttırdığı için endüstriyel açıdan büyük bir öneme sahip olan Leuconostoc dekstransukrazının saflaştırılması oldukça zorlaşmaktadır. Rekombinant proteinlerin ekspresyonu SDS-PAGE ve immun-blot analizi ile belirlendi. Rekombinant proteinlerin immünolojik reaktiflikleri Western blot analizi ile pozitif ve negatif tavuk serumları kullanılarak belirlendi. Ayrıca yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilebilmesi de onu 114 Dekstransukraz İçin Yerel Leuconostoc mesenteroides Soylarından Konstitütif Mutantların Elde Edilmesi ve Seçilmesi Çiğdem İLERİ Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ c. pvpA336 ve pvpA134 genlerinin DNA dizileri belirlendi ve NCBIGenBank Veritabanında yer alan PvpA proteinleri amino asit dizilerinden farklı olduğu saptandı. tanı. PHB üretimi günümüzde plastik sektöründe petrol kullanımına alternatif bir teknoloji olup doğada kısa sürede parçalanabilir olması nedeniyle vazgeçilmez bir uygulama haline gelmiştir. N-metil-N-nitro-N-nitrosoguanidin) kullanarak mutasyona uğratıldı.

Yakın bir geçmişe kadar. Ancak ülkemizde uygulaması yeterli düzeyde değildir. Biyoloji Bölümü. Örneğin. nitrattan nitrit ve gaz oluşumu. Yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak da çalışmanın yürütülmesi avantaj sağlamaktadır. Tarama sonucunda 10 numaralı izolatın PHB ürettiği gözlenmiştir. pH ve Mg konsantrasyonu. ziraat ve gıda endüstrisinde veya enantiyomerik olarak saf kimyasalların ve boyaların üretiminde ham madde olarak kullanılmaktadır. tıp. indol oluşumu. bakteriyosin üretimi araştırıldı. çeşitli karbon ve azot kaynaklarında gelişmesi) ve PHB varlığının tespiti için Nile Blue A boyası kullanılarak fluoresan mikroskopta taramaları Haloferax mediterranei kontrol grubu kullanılarak yapılmıştır. Bu çalışmada Yenice (Denizli) sıcaksu kaynağının çevresinden alınan topraktan izole edilen termofilik HBB-218 suşunun bakteriyosin üretimi araştırıldı. bakteriyosin olarak tanımlanan maddeler. oksidaz. tekstil ve kağıt sanayinde termofilik enzimler sıklıkla kullanılmaktadır. Kültür süpernatantları. paketleme endüstrisi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. PHA’lar arkelerin Halobacteriaceae familyası üyeleri ve öbakterilerin çoğu cinsi tarafından üretilen oldukça kompleks poliokzoesterler sınıfını oluşturur. B-glukuronidaz enzimi ile kısmen aktivitesinin kaybolduğu belirlendi. Çalışmamızda. Verim analizi Chen et al. Gram pozitif ve gram negatif bakterilere karşı kuyucuk yöntemiyle antimikrobiyal spektrum belirlendi ve HBB-218’in ürettiği antimikrobiyal maddenin karakterizasyonu yapıldı. Ayrıca farklı sıcaklık ve pH’larda bakteriyosin aktivitesi denendi. PHB üretiminde ekstrem halofilik olan H. HBB-218 suşunun ürettiği bakteriyosinin proteinaz K ve lipaz enzimleri ile tamamen. PHB’nin genel sınıfı PHA’dır. İzmir Çamaltı Tuzlası 900 sözlü / Bitki / Patojenler/Patoloji SM 040 Termofilik Geobacillus toebii HBB-218 Suşu Tarafından Üretilen Bakteriyosinin Karakterizasyonu Gamze BAŞBÜLBÜL.19. katalaz. genellikle yakın akraba türden bakterilerin gelişimlerini engelleme kapasiteleri açısından araştırıcıların ilgisini çekmektedirler. Bununla birlikte. PHB. Bu bakterilerin metabolitleri büyük bir potansiyele sahiptir. TRABZON avantajlı kılmaktadır. Bu organizma kuru ağırlığının %80’ine kadar polimeri akümüle etmektedir. protein yapıda moleküller olup. bakteriyosin araştırmalarındaki önemli ilerlemelerin çoğu kolisinlerin araştırılmasından köken almıştır. Suda çözünmeyen PHA’lar oldukça yüksek moleküler kütleye sahip. Kültür ortamının bakteriyosin üretimi üzerine etkilerini belirlemek amacıyla farklı besiortamlarında. mediterranei’nin kullanımının çok büyük avantajları olduğu düşünülmektedir. H. çeşitli enzimler. Bu nedenle. antibiyotik testleri. Ancak son yıllarda ekstremofil olarak adlandırılan mikroorganizmaların bu tür antimikrobiyal peptidler üretip üretmedikleri ve bunların özellikleri ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır. eczacılık. son yıllarda gram pozitif bakterilerin özellikle laktobasillerin bakteriyosin benzeri aktivitelerini merkez alan çalışmalarda artış görülmektedir. Bu bakterilerin pek çoğu gıda endüstrisinde hali hazırda kullanılan ve ilerisi için gıdaların korunmasında uygulama alanı oluşturan bakterilerdir. Beta-hidroksibütirat ve beta-hidroksivalerat Biopol ticari adıyla A.com Günümüzde. termofilik bakteriler arasında bakteriyosin veya bakteriyosin benzeri diğer mikroorganizmaların gelişimini önleyici inhibitör maddeler üreten türler bulunmaktadır. İzolatın 16SrDNA analizine göre %99 uyumlulukla Haloferax alexandrinus olarak tespit edilmiştir.Halil BIYIK Adnan Menderes Üniversitesi. Dolayısıyla atık su arıtımında kullanılan açık havuzlar gibi bu organizmalar da açık havuzlarda üretilebilir. steril koşullara olan gereksinim büyük ölçüde azalmaktadır. Biyoloji Bölümü. 09010. Bakteriyosin 115 . eutropus kullanılarak ICI Ltd. HBB. Ekstremofil mikroorganizmalar arasında yer alan termofilik bakteriler günümüzde pek çok biyoteknolojik ve endüstriyel uygulamada önemli rol oynamaktadırlar. gıda. optimum sıcaklık. organik çözücüler ve deterjanlarla muamele edilerek aktivite tayini yapıldı. termoplastik ve/veya elastomerik özellik sergiler. Aydın gbasbulbul08@gmail. tarafından üretilmektedir. Anahtar Kelimeler: Ekstrem halofilik mikroorganizma.218 suşunun 16S rRNA analizi ile moleküler tanısı yapıldı ve Geobacillus toebii olarak tanılandı. Çalışmamızda İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan izole edilen 14 ekstrem halofilik mikroorganizmanın çeşitli fizyolojik ve biyokimyasal testleri yapılmış (tuz konsantrasyonu. Bu organizma yüksek tuz konsantrasyonlarında yaşadığı için. Ayrıca.(2006)’ya göre yapılmış ve kuru ağırlığın %13’ü düzeyinde polimer biriktirdiği tespit edilmiştir.

hunelered bronchial washing samples from patients of lower repiratory tract infection of different age groups and of both sexes attending alsalam hospital in mosul city from march to December (2004) hunddered soil samples were also collected from different locations in mosul and and nearby areas. Dental ünitelerin yapılarının biyofilm oluşumu için ideal olması. SM 042 Isolation and Study of Some of the Virulence Factors of Nocardia asteroids from Clinical and Soil Samples Adeba SHAREEF Department of Biology. Bu konu ülkemizde az çalışılmış olduğundan. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. naylon veya farklı malzemelerden yapılmış çok sayıda boru içermektedir. U35. Iraq zohair_rahemo@yahoo. Samples were cultured on selective media including Lowenstein Jensen. Su kaynağı olarak şebeke suyu. Vezneciler/İstanbul duygugoksay@yahoo. Bu konu ülkemizde ne yazık ki çok zayıf olarak çalışılmış olup. Bu yüzden dental ünite su sistemlerinin düzenli kontrolü önemlidir. Bu borular içinde akan su. mikrobiyal biyofilmlerin oluşumu için uygun ortamı sağlamaktadır. Bu durum özellikle tedavi nedeni ile ağzında açık yara bulunan ya da bağışıklık sistemi baskılanmış olan hastalarda. pH. Çalışmamız. ayrıca aerotör ya da hava-su şırıngasından çevreye dağılan aerosollerle diş hekimlerinde ciddi sağlık problemleri oluşturabilmektedir. Çalışmamızda İstanbul’da bulunan 41 tane dental ünite su sistemlerinin taraması yapılmıştır.com The study includes the isolation and identification of N.74 arasında olduğu gözlenmiştir. ünitelerin büyük çoğunluğunun şebeke suları ile doğrudan bağlantılı olması ya da üniteden bağımsız su tankları olsa bile sistemin düzenli temizlenmemesi sonucunda patojen olan ve olmayan çok sayıda mikroorganizma ile yüksek oranlarda kontamine oldukları bilinmektedir. asteroids from clinical and soil samples.5 ay ile 35 yıl arasında olduğu ve ünitelerde dezenfektan kullanılmadığı tespit edilmiştir. Bakteriosin SM 041 Dental Ünitelerde Legionella Bakterilerinin Araştırılması İrfan TÜRETGEN. U38) aerotorundan alınan örneklerden Legionella pneumophila serogrup 2-14 bakterisi izole edilmiştir.19. Ünite yaşlarının 2. 95 ºC’de 2 saat boyunca aktivitesini korumaktadır. dental ünitelerin kontrolü ve hijyeninin sağlanması ile ilgili pek fazla strateji geliştirilememiştir. dezenfektan olup olmadığı. Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi. Duygu GÖKSAY. üretim koşulları ve besiyeri bileşenlerinin aktivite ve gelişim üzerine etkilerini belirlemek üzere devam etmektedir. TRABZON pH 3-11 arasında ve 30.com Dental ünite su sistemleri dar çaplı. Avrupa Birliği Ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri’nde dental ünitelerin kontrolü ve hijyenin sağlanması yasal olarak zorunlu kılınmaktadır. carbon free broth. Amerika Birleşik Devletleri’nde bir diş hekiminin Legionella bakterisinin neden olduğu Lejyoner Hastalığı tarafından hayatını kaybetmesiyle dental ünitelerinin su sistemlerinde Legionella cinsi bakteriler ile ilgili çalışmalar yoğunlaşmıştır. College of Science. Çalışmamızda Legionella pneumophila serogrup 2-14 bakterisinin tespit edilmesi dental ünite su sistemlerinin düzenli kontrolünün yapılmasını ve iyileştirilmesinin gerekliliğini vurgulamaktadır. tüp su ve distile suyu kullanıldığı belirlenmiştir. Su sıcaklık ortalaması ise 18. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu nedenle çalışmamızda dental ünite su sistemlerinde Lejyoner Hastalığı’na yol açtığı bilinen Legionella bakterisinin taraması yapılmıştır. 121 ºC’de 20 dakika otoklavlanan bakteriyosinin aktivitesinde hiç kayıp olmadığı gözlenmiştir. Bu şartlar. Dental ünitelerindeki bakterilerin büyük çoğunluğu zararsız. Bu çalışma ADÜ/BAP-FEF-6009 ve TÜBİTAK-106T581 nolu projelerinden destek almaktadır Anahtar Kelimeler: Geobacillus toebii HBB-214. Organik çözücülerden TCA bakteriyosin aktivitesinin tamamen kaybolmasına neden olmaktadır. 45. Kültür ortamının aktivite üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılan denemelerde en yüksek aktivite Brain Heart Infusion Broth ortamında saptanmıştır. blood agar . Ünitelerden alınan suyun pH değerleri 6. İncelenen beş ünitenin (U1. akuatik bakteriler olmakla birlikte Legionella gibi fırsatçı patojen mikroorganizmalar sistemdeki biyofilm tabakasında barınabildiğinden enfeksiyon kaynakları olabilmektedirler. Biyoloji Bölümü.8°C olarak tespit edilmiştir. Microbiological and cultural characteristics for the growing colonies as Gram's and modified Ziehl Neelsen stained smears were 116 . uzun. uzun süre durgun halde kaldığında sıcaklığı artabilmektedir.80 ile 7. U37. University of Mosul. 60. ünite yaşı ve su kaynağı da araştırılmıştır. Mosul. U23. Ayrıca su örneklerinin sıcaklık.

Pseudomonas C-F-C Selective Supplement ilave edilmiş Pseudomonas Agar Base. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi. Sosyo-ekonomik düzey. antimicrobial substance.tr Diğer az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de bağırsak parazitleri önemli halk sağlığı sorunlarından birini oluşturmaktadır. Pseudomonas cinsi bakteriler.7 arasında değişmektedir. total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler. the results of the biochemical tests confirmed its isolation at a rate of 2 % from bronchial washing samples and 4 % from soil samples and all the isolates belongs to N.Bağırsak parazitlerinin yaygınlığı bu faktörlerin yanı sıra ülkemiz bölgelerinde de değişik dağılımlar göstermektedir. The research also confirmed the ability of N. Paraziter hastalıklar.edu. lipase. Persistan ishale ve malnütrisyona yol açabilmesi nedeni ile önemli bir sağlık problemidir. Fen Edebiyat Fakültesi.Diğer parazit hastalıklarında olduğu gibi direkt mikroskobik inceleme ilk başta yapılması gereken yöntemdir. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. beslenme ve temizlik gibi faktörlere bağlı olarak parazitlerin görülme sıklığı farklılık göstermektedir. Cryptosporidium paraziti. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada. iklim. Gaziantep ozaslanmd@gantep. yaşam biçimi.Halil KILIÇ1. Mikrobiyoloji ABD. büyüme çağındaki çocuklar başta olmak üzere tüm yaş gruplarını etkilemektedir. The results indicated that Luria Bertani agar media and the carbon free broth used in the paraffin baiting techniques was the best medium for primary isolation of this organism. fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler. Mac Conkey Agar. Gelişmekte olan ülkelerde Giardia lamblia patojenlerin ilki olup. Vezneciler. Giardia lamblia . Yasemin ZER2. SM 043 tehdit edici ishale yol açan ve tüm dünyada yaygın olarak görülen bir protozoondur. kirli eller ile kontamine olmuş kontakt lens saklama kapları ve solüsyonları önemli yer tutar. Zuhal ZEYBEK1. immün sistemi sağlam kişilerde kendini sınırlayan ishale. Cerrahpaşa. Elde edilen bulgular istatistiki olarak analiz edilerek literatür verileriyle kıyaslanmıştır. and amylase. Güzin İSKELELİ2 1 İstanbul Üniversitesi. çevre koşulları. 34118.7-37. Bu tip enfeksiyonların risk faktörleri arasında kontakt lensin kendisi. mantarlar ve protozoonlar gibi çeşitli mikroorganizmalar enfeksiyon meydana getirebilir. asteroides. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı.com Kontakt lens kullanan kişilerin gözlerinde bakteriler. kontakt lens kullanan ve kontrol amacı ile İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Kontakt Lens Birimi’ne başvuran kişilerin kontakt lens saklama kapları ve ev musluk suları. Cryptosporidial enfeksiyon tüm dünyada görülür ancak gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere göre daha sıktır. musluk suları. Bu bağlamda bu çalışmada. Anahtar Kelimeler: Cryptosporidium . Ülkemizde bölgelerde yapılan araştırmalarda etkenin insidansı %1. kontakt lens kullanan kişilerin hem kontakt lens saklama kapları hem de ev musluk suları aynı anda incelenmiştir.Bu yöntem maliyet açısından ekonomik olması ve dışkıda bulanabilecek diğer parazitlerinde tespit edilebilmesi yönünden avantajlı gibi görünmesine rağmen bu yöntemle saptanamayan bir çok etkenin tespitinde yetersiz kalmaktadır. 10 yaşından küçük çocuklarda %15 -30 prevalansla görülebilmektedir. mantarlar ve amipler açısından incelenmiştir. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi. Didem KARAGÖZ1. Tıp Fakültesi. İstanbul mirayustun@gmail. Sabouraud Dextrose Agar ve Non-nutrient Agar içeren 117 . I. Cryptosporidium. some enzymes playing role in its pathogenicity. Bu çalışmada Gaziantep ve çeversinde yaşayan ve ishal şikayeti ile hastaneye başvuran 10 yaş altı 100 çocuk tan alınan gaita örnekleri ELISA yöntemiyle testlenerek Giardia lamblia ve Cryptosporidium’un taraması yapılmıştır. immün sistemi baskılanmış hastalarda ise kronikleşen ve hayatı Kontakt Lens Saklama Kaplarında ve Ev Musluk Sularında Mikrobiyal Kontaminasyonun Araştırılması Miray ÜSTÜNTÜRK1. Göz Hastalıkları Anabilim Dalı. İstanbul 2 İstanbul Üniversitesi.19. omurgalıların sindirim ve solunum yollarını kaplayan epitel hücrelerinin mikrovillus bölgelerine yerleşen intraselüler bir parazittir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen Fakültesi. Paraziter etkenler arasında Giardia lamblia dünyanın her tarafında epidemik diyarelerin başta gelen nedenlerindendir. all isolates also showed the ability to produce B-lactamase enzymes. like lecithinase.ELİSA SM 044 10 Yaş Altı Çocuklarda Cryptosporidium ve Giardia lamblia’nın ELİSA yöntemiyle araştırılması İ. TRABZON examined. Bu amaçla tüm örneklerin sırasıyla petri kutusunda R2A Agar. Mehmet ÖZASLAN1 İclal BALCI2 1 Gaziantep Üniversitesi. asteroids isolated from both sources to produce pigments.

6’sı mantarlar ve 8’i amipler olarak tanımlandığı halde. Nuray ER2 1 Hacettepe Üniversitesi. Bu çalışmanın amacı odontojenik keratokistlerde HPV 16-18 varlığının belirlenmesidir. Celal ÜLGER3. Bu çalışmada incelenen örneklerin sağlıklı bireylere ait olduğu düşünüldüğünde.19.tr Odontojenik keratokist (OKK). Öte yandan olası amip enfeksiyonlarında ise bu kapların çok da etkili olmadığı söylenebilir. mantarlar. Öte yandan incelenen 20 musluk suyunda üreyen mikroorganizmalardan 16’sı total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler. 118 . 11’i fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler. Ayrıca musluk sularının bu tip enfeksiyonlarda mantarlar ve amipler açısından bir tehdit oluşturabileceği halde. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Giderek artan oranda oral tümörlerde human papilloma virus (HPV)’ün rolü olduğu çalışmalarla ortaya konulmaktadır. TRABZON besiyerlerine ekimleri yapılmıştır.edu. Fen Edebiyat Fakültesi. Tüm ekimler. Aynı zamanda nüks ve neoplastik potansiyele sahiptirler. Konunun tam olarak aydınlığa çıkartılması örnek sayısının arttırılması ve izole edilen mikroorganizmaların patojenite faktörlerinin araştırılması ile yapılacak yeni çalışmalar ile mümkün olacaktır. Viral genomun L1 bölgesine bağlanan konsensus primerleri kullanılarak yapılan amplifikasyon sonucunda 23 örneğin 17 ‘nde (%73. 23 hastadan alınan parafine gömülü odontojenik keratokist biyopsi örneklerinden DNA izole edildi ve human papilloma virus (HPV) varlığının saptanması HPV L1 konsensus primerleri. Dişhekimliği Fakültesi. Bu kapların hiçbirinde amipler ürememiştir. amipler. bakteriler SM 045 Odontojenik Keratokistlerde Human Papilloma Virus 16 ve 18 (Hpv) Varlığının Belirlenmesi Sibel KÜÇÜKYILDIRIM1. gelişimsel bir kist olmasıyla beraber. hiçbir musluk suyunda fakültatif anaerob gram negatif çomak bakterilere ve Pseudomonas cinsi bakterilere rastlanmamıştır. Bu çalışma. Ayrıca daha sonraki çalışmalarda kontakt lens kullanan ve herhangi bir göz enfeksiyonuna sahip kişilerin de kontakt lens saklama kaplarının ve musluk sularının incelenmesi ile elde edilecek sonuçların da bu konunun aydınlığa çıkartılması açısından faydalı olabileceği düşüncesindeyiz. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi. ev musluk suları. Biyoloji Bölümü. Hasan ÜNAL1. Tip spesifik primerler kullanılarak yapılan amplifikasyon ile HPV pozitif örneklerin 8’nde (%47) yüksek risk grubu içerisinde yer alan HPV 16 ve HPV 18 DNA’sı belirlenmiştir. fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler ve Pseudomonas cinsi bakteriler açısından bir tehdit oluşturmadığı düşünülebilir. aranan mikroorganizmalar için uygun sıcaklık ve sürelerde bekletilmiştir. Moleküler Biyoloji ABD. Biyoloji Bölümü. Bu veriler ışığında kontakt lens kullanan kişilerin gözlerinde fakültatif anaerob gram negatif çomak bakteriler. Proje No: T-930/06102006 Anahtar Kelimeler: Kontakt lens saklama kapları. Biyoloji Bölümü. Sıhhıye/Ankara 3 Adnan Menderes Üniversitesi. Aydın sibelky@hacettepe. Fen Fakültesi. Ağız Diş Çene Hastalıkları ve Cerrahisi ABD. Beytepe. Mehmet ÇAKACI2. Çalışmamızda incelenen 20 kontakt lens saklama kabında üreyen mikroorganizmalardan 18’i total aerobik mezofilik heterotrofik bakteriler. Moleküler Biyoloji ABD.9) HPV DNA’sı tespit edilmiştir. Pseudomonas cinsi bakteriler ve mantarlar ile meydana gelebilecek enfeksiyonlarda kontamine kontakt lens saklama kaplarının etkili olabileceği düşünülebilir. Anahtar Kelimeler: HPV16-18 Odontojenik keratokist. İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenmiştir. histolojik ve klinik özellikleri ile diğer kistlerden farklılık göstermektedir. gerek kontakt lens saklama kaplarının gerekse ev musluk sularının denenen mikroorganizmalar açısından bir enfeksiyon riski taşımadığı da söylenebilir. 1’i Pseudomonas ve 8’i mantarlar olarak tanımlanmıştır. tiplendirmesi ise viral genomun E6/E7 bölgelerini hedefleyen spesifik HPV-16 ve HPV-18 primer setleriyle polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) yöntemi kullanılarak yapıldı.

Anahtar Kelimeler: Streptomyces. Diospyros L. Buna rağmen RAPD-PCR testi. Crataegus heterophylla.. Nevzat ŞAHİN1. İlgili tip türlerle birlikte morfolojik. Streptococcus ) tarafından ekstrasellüler olarak sentezlenmektedir.tr Uluslar arası “Ad Hoc Committee”ye göre yeni bir bakteri türü tanımında 16S rDNA baz dizisi ile DNA-DNA hibridizasyon testi olmazsa olmaz kriterler olarak tanımlanmaktadır.tr Önemli bir endüstriyel enzim olan dekstransukraz. Yaygın olarak kullanılan enzim ise Leuconostoc mesenteroides B-512F dektransukrazdır. Mespilus germanica. Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ 2 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü. Subsp. var. violaceusniger 16S rDNA gen clade üyesi izolat ve tip suşların tamamında benzer sonuç vermiştir. cocomilia. Lactobacillus fermentum (2). Muallimköy Kampüsü Gebze/KOCAELİ c. Prunus cocomilia Ten. Crataegus tanacetifolia. Eskişehir asazak@omu. var. Arbutus unedo. Biyoloji Bölümü. Yavuz SEZEN1 1 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü. 16S rDNA gen clade SM 047 moleküler Endüstriyel Bir Enzim Olan Dekstransukraz’ ın Yerel İzolatlardan Elde Edilmesi Çiğdem İLERİ1. Prunus armeniaca. üç farklı bakteri genusu (Lactobacillus. Biyoloji Bölümü. Crataegus orientalis var.. Sorbus domestica L. degredasyon ve fizyolojik testlerden oluşan çok sayıda nümerik testler uygulanıp X-Taxon programında SSM-UPGMA analizleri ile değerlendirilen ve NTSys-pc programıyla oluşturulan kümelerden seçilen temsilci izolatların. sukrozla birlikte alındıklarında diş çürümesini önler. Sistematikte bu moleküler testlerden bazıları bir grup organizma için ayırdedici sonuçlar verirken başka bir organizma grubunda farklı türler de bile benzer sonuçlar verebilmektedir. Enzimle ayrıca oligosakkaritlerin üretimleride gerçekleştirilmektedir.. sukrozdan dekstran üretiminde kullanılmaktadır. Streptomyces violaceusniger clade spesifik primerleri (S-S-Svio-66A-S-8 ve S-S-Svio-1274– A-A-20) ile PCR amplifikasyonları test edilerek clade üyesi organizmalar oldukları doğrulanmıştır. Aziz TANRISEVEN2. Rizosfer izolatları. var. Kıymet GÜVEN2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Kamil IŞIK1. azarolus L. besinsel.19. 16S rDNA gen bölgesi baz dizileri belirlenmiş ve GenBank’a depozit edilmişlerdir. azarolus L. Fen Fakültesi. Leuconostoc. 110 izolatın çeşitli derecelerde dekstransukraz ürettiği TLC metodu ile tespit edildi. Fen Fakültesi Kimya Bölümü. Enzim üreten izolatlar ın tanılanmasında biyokimyasal testler. C. orientali. 16S rDNA gen bölgesi baz dizileri ile yeni türler olmaya aday farklı fizyolojik gruplardan Streptomyces cinsi izolatlar ile ilgili tip türleri oluşturmaktadır. Türkiye’nin farklı coğrafik bölgelerine ait bahçe. Bu çalışmanın materyalini. Lactobacillus plantarum (25) olduğu tespit 119 . communis. TRABZON SM 046 Biyoteknolojik Öneme Sahip Farklı Fizyolojik Özellikli Streptomyces İzolatlarının Moleküler Tiplendirilmesi Anıl SAZAK1. C. Samsun 2 Anadolu Üniversitesi. sistematik. Ziziphus zizyphus) ve lahana turşusundan toplam 531 izolat elde edildi. Streptomyces violaceusniger clade üyesi izolat ve tip suşları arasında ayırtedici sonuçlar vermiştir. Yaptığımız çalışmada. biyokimyasal.ileri@gyte.edu. Dekstran ise sefadeks ve kan plazması üretiminde kullanılır. Myrtus communis L. Puberula (Schneider) Browicz . Fen-Edebiyat Fakültesi.edu. Dekstransukraz. Biyokimyasal testler sonucunda elde edilen izolatların Leuconostoc mesenteroides (51). Bu oligosakkaritlerin önemli biyofonksiyonları vardır. Weissella confusa (32). azarolus. Restriksiyon endonükleaz enzimlerinden bazıları mezofilik ve termofilik izolatlarda ayırdedici parmak izleri oluştururken S. 15 farklı tür meyve (Prunus cocomilia Ten. Bu karbohidratlar prebiyotik olarak da kullanılmakta ve değişik ülkelerde binlerce ton üretimleri yapılmaktadır. 55139 Kurupelit. Şeker hastalığı ve aşırı kiloya sahip insanların tedavinde kullanılabilir. Farklı restriksiyon endonükleaz enzimleri ile PCR-RFLP parmak izleri belirlenmiş ve suşların genomik DNA’ları M13f evrensel primeri kullanılarak oluşturulan RAPD-PCR fragmanların baz çifti büyüklükleri hesaplanarak izolat suşlar ile tanımlanmış tip suşları arasındaki benzerlik ve farklılıklar belirlenmeye çalışılmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ancak bu iki temel kriterle birlikte PCR bazlı farklı moleküler markör testler de literatürlerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bunlardan termofilik izolatlar 55ºC de mezofilik izolatlar ise 28ºC de inkübasyon sonucunda elde edilmişlerdir. tarla ve orman toprağı ile farklı legümen türlerinin rizosferinden dilüsyon plak tekniğiyle izole edilen. var. Lycopersicon esculentum. aronia L. Biyoloji Bölümü. API 50 CH test kiti ve 16S rDNA analizleri kullanıldı.

Muhtemelen en yaygın olarak kullanılan kapsüllenmiş katkıların kullanıldığı alan hazır gıdalar endüstrisidir (ekmek sanayii. Zuhal ZEYBEK.. Pseudomonas spp. Fen-Edebiyat Fakültesi. İleri çalışmalarda kimyasal mutajenler kullanılarak izolatların enzim üretimleri arttırılmaya çalışılacaktır. biyoflavonoidler 120 . Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji ABD. Nihat AKIN2 1 Selçuk Üniversitesi. Aeromonas spp. 16S rDNA SM 048 SM 049 İstanbul’da Satışa Sunulan Farklı Markalara Ait İçme Sularının Mikrobiyolojik Açıdan Değerlendirilmesi Sevan GÜRÜN. Anahtar Kelimeler: Enkapsülasyon. Konya makin@selcuk. Bu durum yukarıda bahsettiğimiz temizlik hatalarına veya dolum tesisinin sağlığa uygun koşullarda çalışmamasından kaynaklanabilir. Temizliği doğru bir şekilde yapılmamış şişelerin tekrar içme suyu satışında kullanılması sağlık açısından risk oluşturmaktadır. Pseudomonas spp. renk. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Leuconostoc mesenteroides. Günümüzde gelişmiş ülkelerde bu enfeksiyonların kontrolü genelde filtrasyon ya da klorlama teknikleri ile sağlanmaktadır. Her markadan dört farklı örnek ile yaptığımız çalışmanın sonucunda kaynakları aynı bile olsa markaya bağlı ciddi farklılıklar olduğu görülmüştür. Yapılan çalışmalarda kirlilik indikatörü mikroorganizmaların plastik kaplarda biyofilm oluşturdukları görülmüştür. Özellikle bu kontrolün ana dolum merkezi ve ambalajlı sularda yetkili bir Fonksiyonel Süt Ürünlerinde Probiotiklerin ve Diğer Katkıların Taşınması İçin Mikroenkapsülasyon Uygulamaları Mehtap AKIN1. Biyoloji Bölümü. toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısı ve amip varlığı açısından incelenmiştir. tekstür kontrolü ve koruma için kullanılan katkı maddelerinin ilave edilmesini gerektirmektedir. Biyoloji Bölümü.com İçme suyunda bulunan çeşitli patojenik bakteriler suyla bulaşarak enfeksiyonlara neden olmaktadır. vitaminler mineraller antioksidanlar peptidler. biyoflavonoidler ve lifler gibi katkı maddelerinin ilave edilerek üretildiği fonksiyonel süt ürünleri üretilmektedir. ve amip varlığı membran filtrasyon yöntemi. Nihal DOĞRUÖZ. fekal koliform. Bu çalışmanın amacı enkapsülasyon teknolojisinin süt ürünlerine ilave edilen biyoaktiv maddelere uygulamasının incelenmesi ve neden bu konunun önemli olduğunun açıklanmasıdır. Kampus. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. Bu yöntemlerin yanı sıra suyun mikrobiyolojik kalitesi de düzenli olarak incelenmelidir. Fen Fakültesi. Bunların dışında son zamanlarda çeşitli probiotik mikroorganizmzlar. TRABZON edildi. polifenoller. günümüzde fonksiyonel gıdaların önemi enkapsüle edilmiş katkıların kullanımıyla artış göstermiştir. total koliform.. Dolayısı ile uygulamada üzerinde en çok çalışılan alan peynir olgunlaştırmada enzim kullanımı ile ilgili olmuştur. Vezneciler-Eminönü/ İstanbul sevangurun@hotmail. Ayten KİMİRAN ERDEM. Fekal koliform. içme suyu olarak tüketilen ambalajlı suların mikrobiyolojik kontrolünün düzenli olarak yapılmasının gerekliliğini çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır. Gıda Mühendisliği Bölümü.19. total koliform. toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısı ise yayma yöntemi ile saptanmıştır. bitkisel steroller. Ayrıca 22 °C ve 37 °C ‘de gelişebilen toplam mezofilik aerobik canlı bakteri sayısının tespiti de bakteriyolojik kirlilik ölçümlerinde kullanılan yöntemlerden biridir. su örnekleri. Dekstran.. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi. Bu çalışma sonucunda incelenen örneklerin büyük bir kısmının Türk Standartları Enstitüsü (TSE). ABD Çevre Koruma Ajansı(EPA) ve World Health Organization (WHO) tarafından belirtilen standartlara uygun olmadığı saptanmıştır. vitaminler mineraller antioksidanlar peptidler. Ancak.tr Gıdaların endüstriyel olarak üretilmesi sıklıkla lezzet. Kampus.. 19 litrelik plastik şişelerden mikrobiyolojik incelemeye uygun olarak alınan. Ziraat Fakültesi. mikrobiyoloji ve katkı maddeleri üreticileri bu yöntemi daha çok kullanmaktadır). Lezzet bileşiklerinin kontrollü şartlarda serbest kalması enkapsülasyonun önemli avantajı olarak bilinmektedir. Bu nedenle çalışmamızda İstanbul’da ticari olarak satışa sunulan 22 farklı markaya ait 88 damacana su örneğinin mikrobiyal su kalitesi izlenmiştir. API sonuçları ve 16S rDNA analizleri de bu bulguları desteklemektedir. Son zamanlarda en azında iki adet enkapsüle edilmiş biyoaktiv ürünler (probiotik organizmalar ve Omega-3 yağlar) içeren ticari süt ürünleri bulunmaktadır. Sonuçlarımız. Günümüzde bakteriyolojik izleme çalışmalarında indikatör olarak fekal ve total koliform bakterileri kullanılmaktadır. bitkisel steroller. Süt endüstrisinde enkapsüle edilmiş katkı maddelerinin kullanılması geçmişte sınırlı düzeyde gerçekleşmiştir. probiotik mikroorganizmalar. Dekstransukraz.edu. Aeromonas spp. polifenoller.

. OmpC sentezinde ise yine yabani tip E. GMLF1’in ve klonlanan geni taşıyan rekombinant bakterilerin hücre içi ve hücre dışı ksilanaz aktiviteleri ölçülerek. GMLF1’den PZR ile ksilanaz enzimini kodlayan gen çoğaltılıp. Amip SM 051 Koliform. coli ve ompR. coli’ye göre oldukça yüksek OmpF sentezi görülmüş. coli ve envZ. Emin ÖZKÖSE. Gen. bu mutasyonların açlık stresinde OmpC ve OmpF porin sentezi üzerine rolleri araştırılmıştır. Bu ekosistem içerisinde yer alan anaerobik funguslar en dirençli bitki hücre duvar polimerlerini bile parçalayabilecek enzimlere sahiptir. Kahramanmaraş cugur@ksu. envZ mutantında ise yabani tipe göre OmpF sentezinde azalma olmuş dolayısı ile deniz suyunda OmpF sentezi için EnvZ’nin pozitif rolü ortaya konmuştur. coli’ye göre oldukça yüksek oranda sentezlendiği görülmüş.edu. OmpF sentezinde ise rpoS mutantında olduğu belirlenmiştir. Önder İDİL Dumlupınar Üniversitesi. Reşit ÖZKANCA. Bu nedenle RpoS ve EnvZ’nin deniz suyunda açlık stresinde yaşayan E. İsmail AKYOL. Ekspresyonu ve Karakterizasyonu Uğur ÇÖMLEKÇİOĞLU. ß-Galaktosidaz ölçümleri sonunda elde edilen veriler tekrarlanmış ölçümlü ko-varyans analizi yapıldığı zaman. Anahtar Kelimeler: Neocallimastix sp. rpoS. laktik asit bakterisi. Ancak OmpC sentezinde en fazla azalmanın pta mutantında. gün sonunda ortama karbon kaynağı olarak glukoz. Bu enzimler içerisinde ksilanaz enzimi önemli bir yere sahiptir. rpoS mutasyonunda OmpF sentezinin arttığı görülmüştür.19. Fen Edebiyat Fakültesi. coli’ye göre OmpC sentezinin oldukça azaldığı görülmüştür. Bakteriler bu strese karşı koyabilmek için bir çok global düzenlemeye sahiptirler ve porin proteinleri bu düzenlemelerden birisidir. dolayısı ile deniz suyunda yaşayan E. rpoS ve envZ mutantlarında ise yabani tip E. TRABZON kuruluş tarafından düzenli olarak yapılması halk sağlığı için önem taşımaktadır. OmpF. Ziraat Fakültesi. coli’nin OmpF porin sentezinde baskılayıcı rolü olduğu belirlenmiştir. HNS mutasyonunun ise OmpC sentezini tam olarak etkilemediği. coli’de yabani tip E. coli’nin OmpC sentezi için gerekli olduğu tespit edilmiştir. Biyoteknoloji ve Gen Mühendisliği Laboratuarı. deniz suyu. 15. pta. pCT vektöre klonlanarak Escherichia coli’ye aktarılmıştır. azot kaynağı olarak ise amonyum sülfat ilave edilmiştir. pIL253 vektörü yardımı ile endüstriyel bakımdan önemli bazı laktik asit bakterilerine aktarılmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.Aeromonas. Biyoloji Bölümü. Bu amaçla çalışmada izole edilen Neocallimastix sp. rpoS ve hns de değişim görülmemişken pta mutantında artış tespit edilmiştir. ksilanaz SM 052 Deniz Suyunda Açlık Stresi ve Besin İlavesinin Escherichia coli’nin OmpC ve OmpF Sentezine Etkisi ve RpoS.tr Açlık stresi deniz suyu gibi sucul çevrelerde bakterilerin yaşamını etkileyen önemli faktörlerden birisidir. envZ.tr Bitki hücre duvarından en iyi şekilde faydalanabilen herbivor olan ruminant hayvanlar doğadaki en karmaşık mikrobiyal ekosistemlerden birisini içermektedir. Kütahya cihand@dumlupinar. OmpC sentezinin ise pta mutasyonunda yabani tip E. Zootekni Bölümü. GMLF1’e Ait Ksilanaz Geninin Klonlaması. hafifçe artışa neden olduğu ancak önemli görülemeyeceği tespit edilmiştir. açlık 121 . Deniz suyuna Amonyum kaynağı ilave edildiği zaman yabani tip. Mehmet Sait EKİNCİ Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. Neocallimastix sp. ve hns mutantlarında OmpF sentezinde herhangi bir değişim görülmezken. H-NS. Acp’ın Rolü Cihan DARCAN. Ortama glukoz ilave edildiği zaman ise bütün yabani tip ve mutantlarda hem OmpF hemde OmpC sentezinin azaldığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Pseudomonas. Anahtar Kelimeler: OmpC. bu genin farklı laktik asit bakterilerinde ekspresyon düzeyleri tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. envZ. hns ve pta mutantları kullanılarak. Klonlanan genin sekans analizi sonucunda “Glikozil Hidrolaz 11” ailesine ait bir katalitik bölge içerdiği bulunmuştur. Çalışmada filtre-otoklav edilerek steril edilmiş deniz suyunda bakteri örnekleri 15 gün 37°C de inkübasyona tabii tutulmuştur.edu. açlık stresinde rpoS mutant E. Bu analize göre pta ve hns mutasyonunun OmpF sentezinde rolü olmadığı tespit edilmiştir. bu sonuçtan açlık stresinde AcP eksikliğinin OmpC sentezini oldukça arttırdığı ve AcP’ın varlığının OmpC sentezini baskıladığı belirlenmiştir. pIL253. Bu genin kodladığı enzimin optimum sıcaklığı ve optimum pH’sı tespit edilmiştir. Yabani tip E.

Üreme ortamındaki karbon ve azot kaynaklarının niteliği S. TRABZON SM 053 Retrotranspozon Ty2’de Gen Anlatımının Kontrol Mekanizmaları Sezai TÜRKEL Uludağ Üniversitesi. frameshift. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Zihni DEMİRBAĞ1.tr Retrotranspozon Ty2 S. cerevisiae genomunda bulunan hareketli bir genetik element olup genetik yapı ve gen anlatımı açısından retrovirüslere benzer özellikler gösterir. Azot kaynağına göre Ty2 transkripsiyonu kontrolunun ise GATA gurubu transkripsiyon faktörleri olan Gln/Gat faktörlerine bağlı olduğu gösterildi. Üreme ortamında zayıf azot kaynağı olan prolin bulunduğunda Ty2 transkripsiyonunun çok azaldığı. Bu mRNA’dan gag ve pol polipeptidleri kodlanmaktadır. Araştırmalarımızda Ty2 retrotranspozonunda gen anlatımının S. Hücre içerisinde glukokortikoid reseptörlerine bağlanarak bu reseptörleri aktifleştirirler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sitokinler hücrelerin birbirleri arasında haberleşmek için kullandıkları protein veya glikoprotein yapısındaki sinyal molekülleridir. strese karşı hücre ve doku seviyesinde oluşan bir bağışıklık cevabıdır. Ty2’de transkripsiyon 5’LTR bölgesinde yer alan çok kompleks bir promotor bölgesi tarafından kontrol edilmektedir.edu. Science Faculty. Karolien DEBOSSCHER2. Fen Edebiyat Fakültesi.19. Ty2 genomundan tek mRNA transkribe edilir. Gag ve pol polipeptidleri proteolitik olarak daha kısa ve işlevsel polipeptidlere ayrışır. İnflamasyonda rol oynayan bir sitokin olan TNF (tümör nekrozis faktör) ile yapay strese 122 . Ilse BECK2. Üreme ortamında karbon kaynağı olarak kolay fermente edilebilen glukoz bulunduğunda Ty2 transkripsiyonunun çok fazla olduğu bulundu. transkripsiyon. Bu iki yönlü etki hücrenin bir denge içerisinde canlı kalmasını sağlar. Karbon ve azot kaynaklarının kullanımı da genetik kontrol altındadır. 16059. Fen-Edebiyat Fakültesi. Elde ettiğimiz sonuçlar retrotranspozon Ty2’de gen ifadesinin üreme ortamı koşullarına göre ilgili transkripsiyon faktörlerine ve siklinlere bağlı olarak kontrol edildiğini göstermektedir. cerevisiae’da üreme hızını belirleyen en önemli metabolik faktörlerdir. glikolizis SM 054 Salsola tuberculatiformis’den İzole Edilen FenilAziridin Öncüsü Compound-A (CpdA) Adlı Bileşiğin Anti-İnflamatuar Potansiyeli ve Mevcut Farmasotik Ürünler İle Karşılaştırılması Ali Adem BAHAR1. Gent-Belgium aliadembahar@yahoo. Bu araştırma TÜBİTAK tarafından (Proje no: TBAG 104T307) desteklenmiştir. İmmunoregülator genlerin çoğu kontrol veya promotor bölgelerinde NF-κB sitokinine ait (tüm hücrelerde bulunan heterodimerik bir transkripsiyon faktörü) bağlanma bölgeleri içermektedirler. Benzer şekilde üreme ortamındaki azot kaynağına göre de Ty2 transkripsiyonun düzenlendiği bulundu. Ty elementleri. Bir hücrenin canlılığını sürdürebilmesi için o hücrede pro-inflamatuar ve anti-inflamatuar mekanizmaların bulunması ve fonksiyonel olması şarttır. LEGEST (Laboratory of Eucaryotic Gene Expression and Signal Transduction Laboratory). Biyoloji Bölümü 2 Gent University. Bursa sturkel@uludag. İnflamasyon söz konusu olduğunda bu aktif bileşik proinflamatuar ve anti-inflamatuar sitokinlerin genleri üzerinde etkili olmaktadır. cerevisiae’daki metabolik olaylara göre kontrol edilip edilmediği incelendi. Glukokortikoidler (GC) metabolizma ile ilgili birçok işlemin yanı sıra stres cevabında da rol alan steroid yapıda hormonlardır.com İnflamasyon canlı organizmaların fizyolojileri için oldukça önemli çok karmaşık hücresel mekanizmaları içeren. Anahtar Kelimeler: Retrotranspozon. Gag polipeptidleri hücre sitoplazmasında yer alan Ty2 virüs benzeri yapıların kapsit kısmını oluşturur. Gliserol laktat gibi fermente edilmeyen karbon kaynakları kullanıldığında ise Ty2’de hem transkripsiyonun hem de frameshift hızının azaldığı bulundu. Pol polipeptidi gag polipeptidine göre +1 çerçevede olup translasyon sırasında ribozomal frameshift sonucu gag-pol füzyonu olarak sentez edilirler. Guy HAEGEMAN2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ortamdaki karbon kaynağına göre Ty2’de transkripsiyonun kontrolunun transkripsiyon faktörü olan ve glikolitik genlerin transkripsiyonunu da aktive eden Gcr1p ile sikline bağlı protein kinaz olan Pho85 tarafından sağlandığı gösterildi. Pol polipeptidleri ise Ty2 mRNA’sının revers transkripsiyonu ve Ty2 DNA’sı olarak genoma integrasyonu ile ilgili enzimlerdir. Bu aktif yapılar ise çekirdek zarından içeri girerek DNA üzerindeki belirli bölgelere bağlanıp gen ekspresyonunu arttırıcı yada azaltıcı yönde etkilerler. Ty elementleri env proteini içermez. İnflamasyon cevabı olarak plazma ve lökositler kan dolaşımından hasarlı dokuya geçerek kızarıklığa neden olurlar. kolay metabolize edilen amonyum bulunduğunda ise transkripsiyonda önemli artış olduğu tespit edildi.

edu.0 ve optimum sıcaklığının 65ºC olduğu belirlendi. Hakan KARAOĞLU. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada Anoxybacillus gonensis ÇT1Sarı suşundan izole edilmiş olan D-glukoz izomeraz geni ekspresyon vektörüne klonlanmış. Yürütülen çalışmalarla bu yeni izolatın arabinofuranosidaz enzimine sahip olduğu belirlendi.0 da 24 saat %99 ve optimum sıcaklık 65ºC de 30 saat %98 stabil kalabilmektedir.5. Enzimin aktivitesi 50 mM fosfat tamponu içinde hem spektrofotometrik olarak hem de native jelde florojenik olarak gösterildi. Gen. 61080. glukokortikoidler.5) hem D-ksilozun D-ksiluloza izomerizasyonunu hem de D-glukozun D-fruktoza reaksiyonunu katalizler.Protein T7 promotoru altında IPTG ile indüklenerek üretildi ve Promega His Taq protein saflaştırma kiti kullanılarak saflaştırıldı. Trabzon sabriye@ktu. iyon değişimi kromatografisi. Fen Edebiyat Fakültesi. 123 . Gen Ürününün Saflaştırılması ve Karakterize Edilmesi Derya YANMIŞ. Çalışma sonucunda CpdA’nın TNF ile uyarılmış hücrelerde oluşturulan yapay stres şartları altında gerçekleşen gen ekspresyonunda etkili olduğu western-blot ve Q-PCR sonuçları ile desteklenmiştir. sugar beet arabinan. Ayrıca yapılan in-vivo lusiferaz deneylerinde ticari bir farmasotik ürün olan immün-baskılayıcı dexamethasone ile karşılaştırıldığında bu bileşiğin akut inflamasyonda en az dexamethasone kadar etkili olduğu bulunmuştur. Rekombinant protein SDS-PAGE’de yürütülerek yaklaşık 55 kDa’luk bir enzim olduğu gözlendi. Enzimin ısıl kararlılığı ve pH kararlılığı da belirlenmiştir. hidrofobik etkileşim işlemleri ile saflaştırılmış ve biyokimyasal özellikleri ve kinetik parametreleri belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü.coli BL21 (DE3) hücrelerine transforme edildi. oat spelt xylan’ı parçaladığı ince tabaka kromotografi (Thin Layer Cromotographi (TLC)) ile gösterilmiştir. çalışma mekanizması. biyokimyasal özellikleri.C. Anoxybacillus gonensis Ac-26 arabinofuranosidaz geninin toplam uzunluğunun stop kodonu ile birlikte 1509 baz çifti olduğu. 5. TNF. Biyoloji Bölümü. TRABZON sokulmuş hücrelerde (L929.3. inflamasyon. MgCl2. pnitrofenil α-L-arabinofuranoside substrat olarak kullanıldı.com D-glukoz izomeraz olarakta yaygın olarak adlandırılan D-ksiloz izomeraz (D-ksiloz ketoizomeraz. β-merkapto etanol. E. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bunun haricinde doz-cevabı testleri yapılarak CpdA’nın in-vivo olarak kullanılan hücrelerde etkili olduğu ispatlanmıştır. özelliklerinin iyileştirilmesi gibi birçok özelliği araştırmacıların ilgi kaynağı olmuştur. Bu çalışmada Anoxybacillus gonensis Ac26 suşunun arabinofuranosidaz geninin bir kısmı. Km’si 75 mM olan enzimin optimum pH’sı 6. Ayrıca optimum pH 6. dexamethasone SM 055 Anoxybacillus gonensis ÇT1 Sarı Suşunun DGlukoz İzomeraz Geninin Klonlanması. Sahip olduğu yüksek ticari önemi nedeniyle enzimin mikroorganizma kaynakları. pET-28a vektörünün NdeI ve HindIII bölgesine His-Taq kuyruk içerecek şekilde klonlanarak E. CaCl2. EDTA) enzim aktivitesi üzerine etkisi değişik konsantrasyonlarda araştırılmıştır. A549 insan hücre kültürleri) CpdA’nın anti-inflamatuar potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır.19. Enzim ayrıca Rye arabinan. glukoz SM 056 Anoxybacillus gonensis A-26 Suşundan Termofilik Arabinofuranosidaz Geninin Klonlanması. klonlanan enzim hücre ekstratından sırasıyla ısı şoku. 61080. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. optimum sıcaklığı 85°C’dir.1. Enzimin Km ve Vmax’ı sırasıyla 0. Anahtar izomeraz Kelimeler: Anoxybacillus. Aktivite deneyleri sonucu Anoxybacillus gonensis Ac-26 Abf enziminin optimum pH’sın 6.tr Aydın çamur kaplıcasından Anoxybacillus gonensis Ac-26 adlı termofilik bir bakteri suşu elde edilmiştir. bu enzime spesifik iki adet dejenerat primer kullanılarak genomik DNA’dan coğaltılıp pGEM-T Easy vektorüne klonlanarak sekans ettirilmiştir. CuSO4. Ayrıca bazı kimyasalların (CoCl2. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu Sabriye ÇANAKÇI. Anahtar Kelimeler: CpdA. DTT. Rekombinant enzimin karakterizasyonunda. HgCl2. toplam 502 aminoasitlik bir proteini kodladığı belirlendi.139 mM ve 1019 U/mg olarak tespit edilmiştir. Murat KAÇAĞAN. Trabzon deryayanmis@yahoo. Fen–Edebiyat Fakültesi. Elde edilen bu bölgeden yola çıkılarak genin tüm sırasının elde edilmesi amacıyla invers PCR primerleri dizayn edilerek genin tüm sırası elde edildi. Kadriye İNAN.

Sonuç olarak enzimin her 40.19. transkripsiyon başlangıç ve bitiş noktalarının belirlenmesi çalışmaları bulunmaktadır.. Sıraya uygun dNTP ve sıraya uygun olmaya dNTP’lerin varlığında aynı deneyler tekrar edildi ve enzimin sıraya uygun olmayan dNTP’ler ile sentez yapıp yapmama özelliği incelendi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. dolayısıyla iki farklı transkripsiyon bitiş noktasının olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda genin transkripsiyon sınıfının.com Entomopoksvirusler böcekleri enfekte eden önemli bir virus grubudur. Enzime ait KDdNTP ve kpol değerleri presteady kinetik yöntemi ile belirlendi ve kpol değeri 24. E. Sabriye ÇANAKÇI3. Amsacta moorei entomopoksvirus (AmEPV) hücre kültürüne uyarlanabilmiş. Biyoinformatik analizler bu virus genomu üzerinde bulunan AMV197 kodlu açık okuma zincirinin (ORF) Ser/Thr protein kinaz fonksiyonuna sahip protein kodlayan bir gen olabileceğini göstermektedir. morfogenezisinde. Gca TK4 DNA Polimeraz I: Kinetik Özellikleri. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. 15/14 ve 16/14 mer uzunluğunda (15-mer ve 16-mer kalıp iplik. 1. termofilik Abf. 53100. entomopoksvirüslerde bu proteinleri kodlayan genlerin veya bunlara ait ürünlerin karekterizasyonu ve fonksiyonel analizleri hakkında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. UMD-New Jersey Medical School. bitiş kodonunun ise translasyon stop kodonundan (TAA) 22 baz ve 32 baz aşağılardan bittiği. Kamalendra SİNG2. AMV197’nin transkriptomik analizi gerçekleştirilmiştir. TRABZON Anahtar Kelimeler: Anoxybacillus gonensis Ac26. Biyoloji Bölümü. Reaksiyonlar farklı sıcaklıklarda yapıldığında enzimin hata yapma oranının sıcaklığa bağlı olarak arttığı belirlendi. dispar hücrelerinin Ara-C (DNA replikasyonu engelleyicisi) varlığında AmEPV ile enfeksiyonu ve izole edilen mRNA üzerinde protein kinaz primerleri kullanılarak yapılan RT-PCR ile takibi sonucunda protein kinaz’ın erken grubu gen olarak ifade edildiği belirlendi.. Remziye NALÇACIOĞLU. 2. saatlerde izole edilen mRNA’lar ile gerçekleştirilen RT-PCR analizleri. 7. MODAK2. Rize 2 Department of Biochemistry and Molecular Biology. 61080. Zihni DEMİRBAĞ Karadeniz Teknik Üniversitesi. protein kinaz geni transkripsiyonunun enfeksiyon sonrası 2. ve 24. İsmail DEMİR3.. protein transkriptom SM 058 moorei kinaz. Fen Edebiyat Fakültesi. Mukund J. Buna ilaveten DIG-dUTP’yi kullanabilirliği sentetik saatler arasında başladığı ve enfeksiyonun ilerleyen saatlerine kadar devam ettiği görüldü. 12. Bazı omurgalı poksviruslerine ait Ser/Thr protein kinazların virus replikasyonunda.. Biyoloji Bölümü. ve 4. p-nitrofenil α-Larabinofuranosid SM 057 Amsacta moorei Entomopoksvirus Protein Kinaz Geninin (AMV197) Transkriptomik Analizi Hacer MURATOĞLU. 5’ ve 3’ RACE yöntemi ile yapılan çalışmalarda genin transkripsiyon başlangıç kodonunun translasyon başlangıç kodonundan (ATG) 54 baz yukarıda. genom sekansı tamamlanmış ve bazı genlerinin fonksiyonel analizleri yapılmış örnek bir entomopoksvirüstür.192 nM olduğu belirlendi. 1 Rize Üniversitesi. 61080. Primer uzatma deneyi kullanılarak enzime ait hata yapma oranı araştırıldı. L. Anahtar Kelimeler: Amsacta Entomopoksvirus (AmEPV). Bu çalışmada. Ali Osman BELDÜZ3.000 nüklotitte bir nüklotid DNA ile de araştırıldı ve enzimin DIG-dUTP’yi sentezlenen yeni DNA iplikciğinin iç kısılarına ekleyebildiği gözlendi. konak hücre döngüsünün düzenlenmesinde ve apoptosis olayında rol oynadıkları bilinmektedir. NJ-USA 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Enzimin normal dNTP’ler ile birlikte DIG-dUTP kullanabilirliği dana timus DNA’sı kullanılarak araştırıldı ve Dot-Blot hibridizayon sonucu enzimin DIG-dUTP ile sentez yapabildiği belirlendi.com Daha önce yürütülen çalışmalar neticesinde Geobacillus caldoxylosilyticus TK4 DNA polimeraz I geni pET-15b vektörüne klonlanıp ekspres edilmişti. Fidelity ve DIG-dUTP Kullanabilirliği Cemal SANDALLI1. Newark. Fen-Edebiyat Fakültesi. 14 mer primer iplik) sentetik DNA’lar kullanılarak DIGdUTP ile primer 3’ ucunun işaretlenmesi çalışmaları neticesinde enzimin kalıp zincir üzerindeki son nükleotitin sentezini 124 .64 µM olarak hesaplandı (maksimum KDdNTP değ erinin yarısı). 4. Ancak. transkripsiyonunun enfeksiyon sonrası hangi zaman diliminde gerçekleştiğinin. Fen Edebiyat Fakültesi.99 s–1 olarak bulunurken KDdNTP değeri 21. Trabzon csandalli@yahoo..coli BL21 hücrelerinden saflaştırılan rekombinant DNA polimeraz enziminin KDDNA değeri jel-shift deneyi ile araştırıldı ve enzimin bu değerinin 0. hata yaptığı belirlendi. AmEPV ile enfekte edilen hücrelerden 0. Trabzon muratoglu@yahoo.

Bugün farklı çalışmalarda yaygın olarak kullanılmaya başlanan λ Red rekombinasyon sistemi Streptomyces coelicolor mutajenezi için de kullanılmaktadır. DNA modifikasyonunun özel restriksiyon bölgelerinin elde edilebilirliğine bağlı olarak gerçekleştirilebildiği klasik genetik mühendisliği metotları ile karşılaştırıldığında.kocabas@ege. coli kromozomunda 40 farklı değişiklik yapmıştır.3’ünde (23 izolat) kitinaz aktivitesi tespit edilmiş. TRABZON gerçekleştirebildiği ve DIG-dUTP ile doldurabildiği gözlendi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kitinaz. coelicolor mutajenezinde kullanımı temel olarak. Microplate Reader). Fen Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: DNA polimeraz I.tr İlk defa 2001 yılında Ellis ve ark. Genetik mühendisliği sistemleri nükleazların parçalaması nedeniyle lineer DNA’yı Escherichia coli içine başarılı şekilde yerleştirememektedir. rekombinant DNA oluşturmak için yeni geliştirilmiş in vivo bir tekniği ifade etmektedir.19. İzmir esin.com Kitin selülozdan sonra en fazla bulunan ikinci polisakkarit olmasının yanı sıra doğada bulunan en dayanıklı polisakkarittir. bitki paraziti mantarların hücre duvarlarında ve zararlı nematodların yapısında bulunan önemli bir yapısal bileşendir. Ancak 125 DNA Yapımında Yeni ve Güçlü Bir Metot. Böceklerin büyük çoğunun peritrofik membran yapısında protein-karbonhidrat matriksine gömülü olarak. KDdNTP. böceklerin bakterilere ve onların toksinlerine karşı mekanik bir bariyer olan peritrofik membran yapısındaki kitin polimerlerini parçalayarak. tarafından kullanılan Recombineering (recombinant mediated genetic engineering) (rekombinant aracılı genetik mühendisliği) terimi. M9-kitin agar difüzyon metodu ile elde edilen kitinaz aktivitesi sonuçları ile bakterilerin insektisidal aktiviteleri arasında çok güçlü bir ilişki (R2: 0. KDDNA ve DIG-dUTP SM 059 SM 060 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Coleoptera Grubu Tarım Zararlısı Böceklerden Elde Edilen Bakterilerde Kitinaz Aktivitesi Tayini Ali Adem BAHAR. coelicolor M145 üzerinde istenen genlerin mutasyonu gerçekleştirilmiştir. Biyoloji Bölümü aliadembahar@yahoo. E. kozmid (supercos I) üzerinde yer alan kromozomal dizinin. 39 nt’lik homolog uzantılar içeren PCR ile çoğaltılmış seçici markır ile yer değiştirmesine dayanır. GA1R) yöntemlerle tespit edilmiştir. Bundan yararlanan Datsenko ve Wanner (2000) E. Bu açıdan entomopatojenik bakterilerin salgıladıkları kitinazlar. bakteriler tarafından salgılanan diğer toksinlerin ve bağırsakta o anda bulunan zararlı maddelerin endotelyal hücrelere ulaşmasını kolaylaştırıp patojenik etki göstermektedir. Ancak ssDNA’nın. EBİLTEM.coli nükleazını inhibe eden Red proteinleri varlığında homolog rekombinasyonu sonrası replikasyon fonksiyonu inhibe edilmiş ama Red fonksiyonları bulunan defektli λ profaj inşa edilmiştir. kpol. Sonuçta bu profajı içeren hücrelerde homolog rekombinasyon temelli yeni genetik dizilerin oluşturulması gerçekleştirilebilmiştir. homolog rekombinasyon. Bu çalışmada Karadeniz Bölgesinde yaygın olarak bulunan Coleoptera gurubu zararlı böceklerin mikrobiyal floralarında bulunan entomopatojenik ve normal flora bakterilerinin kitinaz üretim profili ve kısmen de aktiviteleri tespit edilmiştir. Zihni DEMİRBAĞ Karadeniz Teknik Üniversitesi. S. 35100. Biyoloji Bölümü.96) tespit edilmiş. Bornova. Anahtar Kelimeler: λ Red rekombinasyon sistemi. Kullanılan bakterilerin (108 izolat) şu ana kadar büyük çoğunluğunun identifikasyonları ve patojenite çalışmaları tamamlanmıştır.edu. kitin polimerlerinden ayrılan glukoz miktarları spektrofotometrik olarak tayin edildi (Spectra Max M2. Bu yöntem kullanılarak S. Yöntemin S. sahip oldukları patojenite nedeni ile biyolojik mücadelede kullanılan enzimlerin başında gelmektedirler. Kazım SEZEN. Bakterilerin sahip oldukları kitinazların aktivitelerini belirlemede ise iki değişik yöntem kullanılmıştır. Bu yıkım büyük miktarlarda olduğu zaman zararlı böceklerin direkt olarak ölümüne sebep olabilir. Bilim-Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi. Diğerinde ise kitinaz aktivitesi DNS (dinitrosalisilik asit) yöntemiyle. Recombineering E. Bu bakterilerin kitinaz profilleri konvansiyonel (KTA: Kitinaz Tespit Agar) ve moleküler (Dejenerat primerler: GA1F. M9-kitin agar difüzyon yönteminde koloni etrafındaki zonların boyutları değerlendirildi. coelicolor mutajenezi. bu metodun en büyük avantajı uygun pozisyonda restriksiyon bölgelerine olan ihtiyacı ortadan kaldırmasıdır. Remziye NALÇACIOĞLU. . Esin HAMEŞ KOCABAŞ Ege Üniversitesi. Yapılan istatistik çalışmaları sonucunda: Coleoptera grubuna ait böceklerden izole edilen 108 adet bakterinin % 21.

Enfeksiyondan 96 saat sonra ekstrasellüler virüs üretimi yaklaşık 103 kat artarak yaklaşık 1. 11 izolatın Geobacillus pallidus’a %99 benzerlik gösterdiği. birbirleriyle yakından ilişkili termofilik basil formundaki bakteriler izole edildi. Malacosoma neustria L. İzole edilen izolatlar. Sabriye ÇANAKÇI. 2’sinin de Group 3’e ait suşlar olduğu olduğu belirlendi. ekstrasellüler virüs üretimi. Ayrıca elde edilen en aktif izolatların ise biyoteknolojik amaçla kullanılabilecek yüksek kitinaz aktivitesi gösteren S. neustria larvalarından ekstrasellüler virüsleri ihtiva eden hemolenfler toplandı. 16 izolatın recN dizin analizi yapılmıştır. plak saflaştırılmış ManeNPV’ye karşı duyarlı olduğu virüsün sitopatolojisi (CPE).19. Lepidoptera: Lasiocampidae)’dan elde edilmiş bir bakülovirüs olan Malacosoma neustria nükleopolihedrovirüs (ManeNPV)’ünün. Biyoloji Bölümü. Bu virüsler böcek konaklarında ve bu konaklardan geliştirilmiş hücre kültürlerinde in vitro olarak üretilebilmektedirler. TRABZON DNS yöntemiyle diğer iki parametre arasında önemli bir ilişki tespit edilememiştir. Karadeniz Teknik Üniversitesi. In vitro replikasyon denemeleri.tr Bakülovirüsler biyolojik mücadele. Bu çalışmada. bakülovirüsler için belirleyici özellikler olan enfekte hücrelerin streslenmesi. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. fizyolojik. Bu sonuçlara göre recN geninin Geobacillus pallidus türü hariç Geobacillus’un diğer türleri için kullanılabilineceği belirlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. (Yüzük kelebeği.tr Türkiye’nin batısındaki bazı kaplıcalardan alınan su ve çamurlu su örneklerinden. konak spektrumu. SM 062 Geobacillus Sistematiğinde recN Geninin Kullanımı Kadriye İNAN. inklüzyon yapı (PIB) oluşumu. 16S rRNA gen analizinin sonuçlarına göre. gen ekspresyonu ve gen terapisi alanlarındaki yoğun kullanımları bakımından çok ilgi çekici araştırma materyalleri haline gelmişlerdir. izole edilen 16 izolatın Geobacillus cinsine ait olduğu belirlendi. Malacosoma neustria. virüs replikasyonu. 61080 TRABZON inank@ktu. Md203 hücre şusunun. granülleşmesi. Anahtar Kelimeler: Geobacillus. İlk enfeksiyon çalışmasından sağlanan ekstrasellüler virüslerden plak saflaştırması yapıldı ve elde edilen saf virüs daha sonraki replikasyon çalışmalarında kullanıldı. kararması gibi sitopatik etkiler tespit edildi. Trabzon nurtengurel@ktu. ilk PIB oluşumu enfeksiyondan 36 126 . 5’inin ise Group 3’e ait suşlar olduğu belirlenmiştir. diğer 5 izolatın da %97 ve üzerinde Geobacillus’un diğer türlerine benzediği belirlendi. bu 11 izolattan 6’sının Geobacillus stearothermophilus türüne ait suşlar. irileşmesi. 61080. Geobacillus’un diğer türlerine %97 ve üzerinde benzerlik gösteren 5 izolatın recN analizi sonucuna göre ise. Enfeksiyonda. kitinaz. Viral DNA replikasyonu enfeksiyondan 24 saat sonra gerçekleşirken. 16S rRNA. İsmail DEMİR. Anahtar Kelimeler: Bakülovirüs.edu. Bu sonuçlar ışığında Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yayılış gösteren Coleoptera grubu zararlı böceklere karşı kullanılabilecek kitinaz pozitif bakterilerin seçilmesi için M9-kitin agar difüzyon yönteminin kullanılması en hızlı ve ucuz yöntem olacaktır. viral DNA replikasyonu ve viral proteinlerin sentezi gibi replikasyonal özelliklerinin belirlenmesiyle ortaya konuldu. Malacosoma neustria Nükleopolihedrovirüs (ManeNPV)’ünün In Vitro Replikasyonu ve Konak Spektrumu Nurten GÜREL. genom benzerlik seviyelerini ortaya koymak amacıyla DNA:DNA hibridizasyonu yerine. recN Coleoptera. in vitro konak spektrumu belirlenmiştir. hücre kültürü. Ali Osman BELDÜZ Karadeniz Teknik Üniversitesi. steril hemolenf ile enfekte edilen Md203 hücrelerinde gerçekleştirildi. Zihni DEMİRBAĞ.2 x 107 pfu/ml konsantrasyona ulaştı. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: entomopatojen bakteriler SM 061 saat sonra görüldü. morfolojik. Bunun için ilk olarak ManeNPV ile enfekte edilmiş M. 3’ünün Geobacillus staerothermophilus türüne. Geobacillus cinsinde recN dizin benzerliklerinin DNA:DNA hibridizasyonu sonuçlarıyla tutarlılık gösterdiği önerildiğinden. Fenotipik karakterlerine ve 16S rRNA gen sekans analizi sonuçlarına göre. marcescens izolatları olduğu dikkat çekicidir. biyokimyasal ve bazı genetiksel özellikleri açısından incelendiler. Remziye NALÇACIOĞLU. 16S rRNA gen analizinin sonuçlarına göre Geobacillus pallidus’a %99 benzerlik gösteren 11 izolatın recN dizinleri açısından analizi sonucunda. 16S rRNA gen analizi sonuçlarına göre.edu.

Toprak örneklerinden elde edilen 20 izolatın 14’ünün düzensiz.edu. Anahtar Kelimeler: Lipaz. Türü ile benzerlik gösterdi. Muğla 2 Muğla Üniversitesi. ve Cicer anatolicum Alef. ve Cicer anatolicum Alef. Sonuçta test suşlarının farklı Streptomyces türleri olabileceği gibi yeni tür olmaları da muhtemeldir. Marmaris.815 U/ml arasında olduğu tespit edilmiştir.19. gerek fermente ürünlerde starter kültür olarak kullanımları. Pediococcus pentosaceus E++ suşu tarafından üretilen ve diyaliz membran kullanımı ile kısmi olarak saflaştırılan antimikrobiyal maddenin.ankara. 2’sinin Staphylococcus ve 1’inin Micrococcus cinsine ait türler olduğu. 2’sinin Bacillus.) Hand & Mazz. Mevcut dizi analizlerine göre K0073 suşu teşhis edilirken diğerlerinin tüm 16S rDNA dizi analizlerinin yapılması gerekmektedir. Fen Edebiyat Fakültesi.02 U/ml ile 5. Anahtar Kelimeler: Streptomyces. NS 02-1’e ait olduğu görülmüştür. Cicer anatolicum SM 064 edilmiştir. Ardından p-nitrophenyl-palmitat’ın substrat olarak kullanıldığı spektrofotometrik yöntemle suşların tamamının lipaz aktiviteleri kantitatif olarak belirlenmiştir.com Bu çalışmada Van Yöresinde doğal olarak yayılış gösteren Lens orientalis (Boiss. Tıbbi Laboratuar Programı. Kötekli. 06100. Dö Gol Caddesi. TRABZON SM 063 Van Yöresinde Yetişen Lens orientalis (Boiss. gerekse ‘’bakteriyosin‘’ gibi gıdalarda bozulmaya neden olan bakterilerin gelişimini engelleyen antimikrobiyal madde üretim yetenekleri ile gıda endüstrisi için büyük önem taşımaktadırlar. 48170. 1’inin Listeria ve 1’inin Streptococcus cinsine ait olduğu belirlenmiştir. Literatürlerde kısmi 16S rDNA segmentinin 560 bp uzunluktaki bölgesi için tavsiye edilen SM5R ve SM6F primerleri kullanılarak PCR ile çoğaltıldı. K0073 suşu %98 oranında Streptomyces albidoflavus. Sütten izole edilen suşların ise 7’si lipaz aktivitesi göstermezken. süt örneklerinden elde edilen 16 izolatın 7’sinin düzensiz. Ekrem ATALAN Yüzüncü Yıl Üniversitesi.tr Laktik asit bakteri grubunda yer alan Pediococcus’lar. Lens orientalis. Bu izolatların Gram reaksiyonları belirlenerek Gram (+) özellik gösterenler lipaz aktiviteleri belirlenmek üzere seçilmiş ve standart biyokimyasal testler yapılarak tanımlanmaya çalışılmıştır. hareketsiz Gram (+) basil. Topraktan izole edilen 9 suş lipaz aktivitesi göstermezken. Bu suşlar içerisinde en yüksek aktivitenin Staphylococcus sp. Ankara fkiran@science.016 U/ml ile 5. toprak SM 065 Pediococcus pentosaceus E++ Suşu Tarafından Üretilen Antimikrobiyal Aktivitenin Karakterizasyonu ve Trisin-SDS PAGE’de Tespiti Fadime KIRAN. Diğerleri ise en az %76 ve en fazla %86 oranında veri tabanındaki Streptomyces türleri ile farklı benzerlik oranları gösterdiler.) Hand & Mazz.com Bu çalışmada. Numerik analiz sonucu elde edilen dendogramın gruplarını temsilen seçilen 15 Streptomyces suşu ve 2 referans Streptomyces türünün genomik DNA izole edildi. zeytin bahçeleri ve zeytinyağı fabrikası civarındaki topraklardan. Rukiye BORAN2. 3’ünün Bacillus. Fen Edebiyat Fakültesi. hareketsiz Gram (+) basil. Fen Fakültesi. Trisin SDS-PAGE (Sodyum Dodesil Sülfat Poliakrilamid Jel 127 Toprak ve Süt Kökenli Gram Pozitif Bakterilerde Lipaz Üretimi Nurdan SARAÇ1. bitkilerinin kök topraklarından izole edilen Streptomyces suşlarının moleküler karakterizasyonu yapılmıştır. Tributyrin agar besiyerinde zon oluşturmalarının yanı sıra Rhodamine B Agar besiyeri kullanılarak hem görünür hem de UV ışık altında kalitatif olarak doğrulanmıştır. RB 072’ye ait olduğu görülmüştür. Aysel UĞUR2 1 Muğla Üniversitesi. Tandoğan. 65080. Bitki Kök Topraklarından İzole edilen Streptomyces Suşlarının Moleküler Karakterizasyonu Kerem ÖZDEMİR. sporsuz. Biyoloji Bölümü. 7’sinin Staphylococcus. Gülten ÖKMEN2. lipolitik aktiviteye sahip izolatlar elde . çiğ ve pastörize süt örneklerinden Tributyrin Agar besiyeri kullanılarak. Biyoloji Bölümü. süt. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu. Özlem OSMANAĞAOĞLU Ankara Üniversitesi. Bu çalışmada. bakteri. Bu suşların içinde en yüksek lipaz aktivitesinin Staphylococcus sp. 11 suşun lipaz aktivitesinin 0. Muğla sarac_63@hotmail. NCBI veri tabanında neigbor joining metoduyla filogenetik pozisyonları belirlendi ve sonuçlar hem dendogram hemde benzerlik matriksi şeklinde sunuldu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Toplam 17 türün PCR ile çoğaltılmış 16S rDNA fragmentinin dizi analizi yapılarak.646 U/ml arasında olduğu saptanmıştır. Van keremozdemir@hotmail. Suşların lipolitik aktiviteleri. 16S rDNA Dizi analizi. sporsuz. 48700. 11 suşun lipaz aktivitesinin 0.

TRABZON Elektroforez) tekniği ile protein yapısına sahip olduğu gösterilmiş ve diğer proteolitik enzimlerle ve ısı ile yapılan çalışmalar neticesinde bu antimikrobiyal madde ‘’Bakteriyosin‘’ olarak tanımlanmıştır. Plant Pathology Department. coli. Sadece görünür ışık kaynakları göz önüne alındığında ise kırımızı ışığın etkisi altında 16 saatte. Kemal KOÇ2. Fen Edebiyat Fakültesi.sp. coli’ye benzer sonuçlar tespit edilmiştir. oxysporum f. Sadece ışık kaynağının etkisi altında ise radikallerin meydana gelme hızı daha yavaştır. typhimurium’da lipit peroksidasyonunda beyaz. kırımızı ışığın etkisi altında 16 saatte %35 ve UV-A’nın etkisi altında ise yaklaşık %40 oranında lipit peroksidasyonunda artışlar olduğu tespit edilmiştir. F. ve konukçuya spesifik formae speciales (f. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında %25-35. beyaz. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında olduğu görülmüştür. moniliforme ve F. Samsun 2 Kütahya Üniversitesi. pH.sp. Farklı Dalga Boylu Işınların E.solani toprak kökenli bitki patojenlerini içeren önemli türlerdir. Sadece ışık kaynaklarının etkisi altında her iki bakteri türünde de beyaz. kırmızı ışık kaynağının etkisi altında %30 ve UV-A’nın etkisi altında ise %25 oranında artışlar olduğu görülmüştür. Adana 3 Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü. kavun.edu. E. Seral YÜCEL3.sp. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında metilen mavisi ilave edilen deniz suyunda 24 saatte yaklaşık %30-40 arasında. Kütahya resitozk@omu. niveum (FON) karpuzda önemli ekonomik kayıplara neden olmaktadır. oxysporum f.19. Trisin SDS-PAGE SM 066 %40-50.edu. oxysporum f. Tarla ve serada yetiştiriciliği yapılan. melonis (FOM) kavunda. F.tr Fusarium oxysporum. E. Talma KATAN4 1 Gaziantep Üniversitesi. F. capsici biberde ve F. domates. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. F. Bu çalışmada Doğu Akdeniz Bölgesi sera ve açık alanda yetiştiriciliği yapılan kavun. gıdalarda bozulmalara sebep olan mikroorganizmaları ve sağlığı tehdit eden patojenleri kontrol altında tutabilmek amacıyla etkili bir gıda katkı maddesi olarak düşünülebilir. S. Köprüköyü. S. Anahtar Kelimeler: Pediococcus pentosaceus. Biyoloji Bölümü. Cihan DARCAN2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. melongenea patlıcanda. Adana 4 The Volcani Center. beyaz. Bu nedenle lipit peroksidasyon hızının daha yavaş olduğu görülmektedir. kırmızı ışığın etkisi altında 12 saatte %33 ve UV-A’nın etkisi altında ise 6 saatte %30 oranında artış olduğu belirlenmiştir. typhimurium’un Lipit Peroksidasyonuna Etkisi Reşit ÖZKANCA1.sp. oxysporum f. S.) grupları bulunmaktadır. Kısmi olarak saflaştırılan bakteriyosinin aktivite ünitesi belirlenmiş. Lipit peroksidasyonu bir ürün olan malondialdehitin oluşumuna bağlı olarak spektrofotometrik olarak belirlenmiştir. coli ve S. Anahtar Kelimeler: Deniz Suyu. karpuz. oxyprorum oldukça geniş bir konukçu aralığına sahiptir. Gaziantep 2 Çukurova Üniversitesi. typhimurium bakterilerinin lipit peroksidasyonunda meydana gelen değişim araştırılmıştır. beyaz.sp. 27310. mavi ve yeşil ışığın etkisi altında 48 saatte Doğu Akdeniz Bölgesi’nde Yetiştiriciliği Yapılan Bazı Sebze ve Meyvelerde Solgunluk ve Kök Çürüklüğüne Neden Olan Fusarium Türlerinin Karakterizasyonları Canan CAN1. farklı dalga boyunda ışık kaynaklarının etkisi altında metilen mavisinin bulunduğu veya bulunmadığı deniz suyunda E.sp. karpuz. Ziraat Fakültesi. biber ve patlıcanda Fusarium solgunluğu ve kök çürüklüklerine neden olmaktadırlar. İyi üretim işlemleri ve sıkı bir sanitasyon ile birlikte Pediococcus pentosaceous E++ suşu tarafından üretilen bakteriyosinin kullanımı. lipit peroksidasyonu SM 067 Deniz Suyunda. Bitki Koruma Bölümü. E. İsrail can@gantep. typhimurium. bakteriyosin.sp. Fen Edebiyat Fakültesi. karakterizasyon.tr Bu çalışmada. coli’de. F. Bet Dagan. mavi ve yeşil ışık kaynaklarının etkisi altında 48 saat. ısı. Metilen mavisinin etkisi altında radikallerin daha kısa sürede oluşması sebebiyle lipit peroksidasyonu daha kısa sürede meydana gelmektedir. Balcalı. coli’de beyaz.typhimurium örneklerinde de E. kök ve kök boğazı 128 . domates ve biberde solgunluk. kırmızı ışığın etkisi altında 16 saat ve UV-A’nın etkisi altında ise 15 saat sonunda lipit peroksidasyonunda gözle görülür artışlar olduğu belirlenmiştir. Peroksidasyonun en hızlı UV-A’nın etkisi altında daha sonra kırmızı. radicis lycopersici (FORL) domateste. oxysporum f. Önder İDİL1. lycopersici (FOL) ve F. oxysporum f. F. Fen Edebiyat Fakültesi. çeşitli enzimler ve organik çözücüler ile muamele sonucunda elde edilen verilerle biyokimyasal olarak karakterize edilmiştir. coli ve S. mavi ve yeşil ışık kaynaklarında ise 32 saatte lipit peroksidasyonu yaklaşık aynı oranda artış meydana gelmiştir.

Bu nedenle hem fur hem de bfr çift mutanlı strainlerle çalışmak bulguları güçlendirebilir. satellit bölgelerin bu izolatların ayrımında kullanılabilirliğinin zayıf olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Fusarium. patlıcanda 3 adet F. çalışmadaki strainlerin demirce doyurulmasından sonra. Bakterioferritin (bfr) çok önce tanımlanmış bir protein olmasına karşın fizyolojik fonksiyonu belirsizdir. alternata strainlerinin üretiminde ve indirgenme reaksiyonlarında glukoz. 12 adet F. Biyoloji Bölümü. Asetofenon ve türevlerinin asimetrik indirgenmesinde kullanılan metot basit reaksiyon şartlarını içermektedir. Ancak. FON izolatları VCG 0138 I ve VCG 0135. oksijen taşınması. Bfr’ın demir gibi fosfat bağlama özelliğinden dolayı benzer testler fosfatla da yapılmıştır. moniliforme izolatı. solani izolatları. Mehmet Akif KILIÇ Akdeniz Üniversitesi.edu. coli ve bfr mutanlarının yüksek demir konsantrasyonuna. Kavun. TRABZON çürüklüğü simptomlarını gösteren bitkilerden izolasyonlar yapılmıştır. yabanıl E. oxysporum. alternata EBK-4 straini ile yapılan çalışmalarda %100 oranlarında dönüşümler ve > %99’ a varan selektivite elde edildi. alternata EBK-4 izolatı asetofenonun asimetrik indirgenmesi için en etkili biyokatalist olduğu bulundu. Antalya ecelen@akdeniz. FON. Fen-Edebiyat Fakültesi. solunum. Bu çalışmalarda kavunda 22 adet F. Anahtar Kelimeler: Bakterioferritin. Farklı bitkisel numunelerden izole edilen 10 Alternaria alternata strainleri asetofenonun fenil alkole indirgenmesi için çalışıldı. VCG. H2 üretimi ve tüketimi. hücre dışı demir desteği azaldığında hücre büyümesinin devamı için hücreye demir sağlar. hücre içi demir girişinden sorumlu fur geni. solani ve 9 adet F. Demir fotosentez. oxysporum. Yabanıl E. FOL ve FORL izolatları Vejetatif Uyumluluk Grupları (VCG) analizi ile sınıflandırılmıştır. Ek olarak.com Fenil alkol ilaç yapımında kullanılan bir şiral alkoldür. solani izolatı belirlenmiştir. sebzeler. oxypsorum ve 12 adet F. Fen-Edebiyat Fakültesi. FOL ve FORL izolatları mikrosatellit DNA primerleri kullanılarak karşılaştırılmış. Ökaryotlarda da bulunan ferritin. coli straini ve bfr mutantları yüksek demir konsantrasyonuna ve H2O2 toksitesine karşı benzer sonuçlar vermiştir. DNA biyosentezi. 12 adet F. coli Yabanıl ve bfr Mutantlarının Bakterioferritin Demir İlişkisi Ebru ÇELEN. mikrasatellit SM 068 SM 069 E. Bu çalışmada farklı demir konsantrasyonlarında E. polimorfik bantlar gözlenmesine rağmen. demir 129 Alternaria alternata Fungusu Tarafından Koç Boynuz Pepton Besiyeri Kullanılarak Asetofenon ve Analoklarının Asimetrik İndirgenmesi E. Depo proteinler.19. coli yabanıl strain ile bfr mutantlarının büyüme özellikleri karşılaştırılarak bfr’ın fizyolojik rolü araştırılmıştır. Hücre içi bfr protein varlığı SDSPAGE protein jellerinde görüntülenmiştir. Tüm organizmalarda 3 tip demir depo proteini bulunur.tr Demir tüm organizmaların yaşamı için gerekli elementtir. oxysporum ve F. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sonuç olarak bakteroferritin. karpuzda 11 adet F. karpuz ve domatesten izole edilen FOM. 4 adet F. Başaran KURBANOĞLU Atatürk Üniversitesi. H2O2’e karşı tepkileri test edilmiştir. FORL VCG 0090 II ve VCG 0091 I olarak belirlenmiştir. solani. Bakterilerin büyük çoğunluğu demiri hücre depo proteinleri içinde depo eder. yüksek demir konsantrasyonlarında demir alımını engelliyor olabilir. FOL VCG 0030. maya ekstraktı ve koç bonuzlarından hazırlanan pepton kullanıldı. Erzurum ekurbanoglu@yahoo. A. yalnızca bakterilerde bulunan bakterioferritin ve yalnızca prokaryotlarda bulunan dps proteini. Bu araştırmayla ortaya konulan yöntemin. A. Demir gibi fosfatla yapılan çalışmalardan benzer sonuçlar elde edilmiştir. Dps ise yalnızca 250 demir atomu bağlayabilir. Karpuzdan elde edilen F. . E. Biyoloji Bölümü. domateste ize 34 adet F. Biyoloji Bölümü. A. Çalışmada. gibi çok önemli biyolojik proseslere katılır. Bakterilerin büyüme özellikleri zamana bağlı olarak spektrofotometrik ölçümlerle belirlenmiştir. oxysporum izolatları herhangi bir VCG ile karakterize edilememiştir. coli strainlerinde yüksek demir ve H2O2 toksitesine karşı etkin bir role sahip olmadığı ve depo edilen demirin hücrenin açlık durumunda bfrstrainlerinden farklı olarak hücre büyümesini desteklemediği görülmüştür. Hem ferritin hem de bakterioferritin 24 aynı alt üniteden meydana gelmiştir ve ünite başına her alt birim 2000-5000 demir atomu biriktirebilir. 25240. demir açlığında ki büyüme özellikleri de incelenmiştir. diğer önemli şiral alkollerin sentezinde de kullanılabilirliği araştırılmalıdır. moniliforme izolatı. H2O2 toksik aktivitesi disk duyarlılık yöntemi ile test edilmiştir. azot bağlanması.

Biyoloji Bölümü. TRABZON 130 .19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON Botanik Sözlü Bildiri Özetleri 131 . Biyoloji Bölümü.19.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON 132 .19. Biyoloji Bölümü.

traheler tekli ya da radyaldiyagonal tarzda 2-4 (6) sayıda trahe dizilişi. Diğer bir familya Lauracea dir. 34460. basit perforasyon tablası ya da bazen basit perforasyon tablasıyla birlikte skaliriform tipte perforasyon tablasının varlığı. Crocus gargaricus. TRABZON SB 001 Bazı Scorzonera L. özışınlarının kümelenmemiş olması. Bu ağaç fosillerinin hangi taksonlara ait olduğu ve bunların jeolojik yaşları son yıllarda yapılan kapsamlı çalışmalar sonucunda ortaya çıkartılmıştır. nümerik taksonomi SB 002 Ergene Formasyunun kumlu düzeyleri çeşitli taksonlara sahip ağaç fosilleri içerir. Fen Fakültesi. İstanbul aaras@istanbul. Biyoloji Bölümü. Muscari bourgaei ve Crocus gargaricus türleri endemik olup. Osman BEYAZOĞLU3. apotraheal. trahelerin yan yüzeylerinde alternat diziliş gösteren geçitlerin varlığı. Tulipa sylvestris. Botanik Anabilim Dalı. Giresun 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. (Asteraceae) Taksonlarının Yaprak Anatomileri Serdar MAKBUL1. Allium kurtzianum türlerinin morfolojik ve anatomik özellikleri incelenmiştir. Biyoloji Bölümü. İncelenen taksonlar orta damar ve mezofil doku özellikleri bakımından da değişkenlik göstermektedir. yaprak anatomisi. 61080. dalgalı. İstanbul 2 İstanbul Teknik Üniversitesi.tr Bu çalışmada. Suleymaniye. SB 003 Orta-Üst Miyosen Yaşlı Ergene Formasyonu’nda (Trakya-KB Türkiye) Fosil Ağaç Topluluğu: Junglandaceae ve Lauracea Odunları Aliye ARAS1. Biyoloji Bölümü. 53100. Ancak çalışılan taksonlar arasında stoma indeksleri bakımından önemli farlar mevcuttur. ilgili organların 133 . Fen-Edebiyat Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Gagea taurica. Morfolojik gözlemler için öncelikle herbaryum örnekleri kullanılarak. Biyoloji Bölümü. Her iki familya ya ait Fosil formlar genelde 3. zaman Tersiyer de. Trahelerin tekli ve 2-5 sayıda radyal yönde diziliş göstermesi. Orta-geç Miyosen dönemi akarsu ortamları temsil eden Kazdağı Pseudo-Alpinik Bölgesinde Yetişen Bazı Soğanlı Bitkilerin Morfolojisi ve Anatomisi Üzerine İncelemeler Mine TUNALI.com Bu çalışmada Kaz Dağı pseudo-alpinik bölgesinde doğal yayılış gösteren. Ayazağa. Fen-Edebiyat Fakültesi. 17020 Çanakkale minedinct@hotmail. (Asteraceae) taksonunun yaprak anatomileri incelenmiştir. Genelde tropikal yağmur ormanı özelliğini gösteren bu taksonlar bölgenin iklim koşullarına uygun olarak taşındıkları akarsu içlerinde silisleşmişlerdir. yüzyılın başından beri bilinmektedir. Bu türlerden Allium kurtzianum. Kamil COŞKUNÇELEBİ3 1 Rize Üniversitesi. Muscari bourgaei. Fen-Edebiyat Fakültesi. aksiyal paranşim içinde kristallerin varlığı. bu özelliklerin kombinasyonu günümüzde Junglandaceae familyasında bulunmaktadır. Amerika ve Avrupa ile Asya’nın kuzeyinde bulunmuştur. Ersin KARABACAK. Cenk YALTIRAK 1 İstanbul Üniversitesi. Çökeller içindeki omurgalı hayvan fosillerinin varlığı fosil ağaçların yaşlandırılmasında önemli rol oynamıştır. paratraheal paranşimin ve özellikle yağ/musilaj hücrelerin varlığı Lauracea familyası için karakteristiktir. Ornithagalum nutans. Bütün yapraklar amfistomatik özellikte olup anomositik tipte stoma ihtiva etmektedir. Yıllık halka sınırı ± belirgin. trahe dizilişi yarı-halkalı. Mehmet SAKINÇ2. FenEdebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Scorzonera. İsmet UYSAL Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi.tr Trakya ve İstanbul civarındaki silisleşmiş ağaç fosillerinin varlığı 20. Yapılan incelemelerde taksonlar arasında önemli benzerlik ve farklılıklar tespit edilmiştir. Trahelerin ortalama 100-200 µm tanjansiyal çapa sahip olması. 28000. Maden Fakültesi. ince duvarlı tilosislerin varlığı. İncelenen taksonların yaprak anatomileri ilk kez çalışılmıştır. Scilla bifolia. Gagea bohemica. Trabzon makbul@ktu. Bunlardan Juglandaceae kesitlerde şu özellikleri sunar. Zafer TÜRKMEN2. 1-3 hücre genişliğinde tanjansiyal bantlar oluşturan aksiyal paranşim varlığı. 1-6 (genellikle 1-3) hücre genişliğinde özışınlarının mevcudiyeti. Rize 2 Giresun Üniversitesi. Ayrıca anatomik veriler istatistiksel metotlar kullanılarak analiz edilmiştir. Bu çökeller içinde iki familya dikkati çeker. yan yüzeylerinde bulunan geçitlerin alternat tipte ve 6-10 µm çapta olması.edu. Doğu Karadeniz Bölgesi’nden toplanan 18 Scorzonera L. Ornithagalum sigmoideum.edu.19. diğerleri kozmopolittir. Jeoloji Mühendisliği Bölümü. Biyoloji Bölümü. Allium guttatum.

Davis’ten (1966–1984) sapmalar belirlenmiş ve sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Oxytona. Papaver bracteatum. O. anterlerin linear ya da dikdörtgen.tr Yapay olarak orman yetiştirmedeki gelişmeler. Yaprak damar düzeninin pinnat. Bu çalışmada üç türe ait morfolojik olarak 46 karakter ve palinolojik olarak 9 karakter incelenmiştir. Anatomik gözlemler için Rotary Mikrotomda soğan. pseudo-orientale ve P. tohum ağacı seçimi için populasyonların ıslah değerlerinin belirlenmesi. S. O. İskender PARMAKSIZ Gaziosmanpaşa Ünv.P. Biyoloji Bölümü. orientale) ülkemiz doğal florasında bulunmaktadır. Fen-Edb. yükseklik ve ağaçlardan sağlanacağıdır. ovaryum. çiçeklerin koyu kırmızı ve kiremit kırmızısı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. anter. bifolia ve A. kalite ve kantite açısından rasyonel faydalanma imkânlarının artırılması gerekir. polen şeklinin genellikle spheroid (küremsi) olduğu tespit edilmiştir. Morfoloji. kapsül tepe şeklinin düz ve orta hafif sivri kenarları düz. alttaki epidermada daha yoğun olduğu. tepe tomurcuğu uzunluğu) yapılmış ve elde edilen verilere bağlı olarak orijinler arası varyasyon ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kazdağı. bourgaei’nin soğan kesitinde parenkimatik dokuda bol miktarda kum kristaline rastlanmıştır. tomurcukların oval ve oblong. soğanlı bitki.pseudo-orientale. yaprak. Fak. guttatum’un enine soğan kesitinde parenkimatik dokuda mekik şeklindeki boşlukların bulunuşu tipiktir. filamentlerin linear. Bitkinin odunsu.) orijininden elde edilen tohumlardan yetiştirilen fidanlar değerlendirilmiştir. Ayrıca fidanlıklarda yetiştirilecek kaliteli fidan yüzdesi. P. yetişme muhitine uygun ve verim gücü yüksek ormanların yetiştirilmesi yönünden çok önemli bir olgudur. stomaların amfistomatik.) Fidanlarında Populasyonlara Bağlı Varyasyonların Bazı Morfolojik Özelliklere Göre Belirlenmesi Deniz GÜNEY. tohumun koyu kahverengi. gövde. 134 . öncelikle kullanılan tohumun kalitesine bağlıdır. dışbükey. koyu mor. yaprak ucunun akuminat. Elde edilen verilere varyans analizi uygulanarak populasyonlar arasında genetik varyasyonların olduğu belirlenmiştir. İbrahim TURNA. sigmoideum’un soğan kesitinde parenkimatik dokuda bol miktarda rafid ve kum kristallerinin bulunuşu tipiktir. SB 005 Türkiye Doğal Florasında Yetişen Oxytona Seksiyonuna Ait Papaver Türlerinin Morfolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi Seval ŞAHİN. yaprak kenarının serrat. morfoloji. Çalışmada 10 yaşındaki fidanlarda bazı morfolojik ölçümler (fidan boyu. orman ağaçlarının ıslahı alanındaki çalışmaları hızlandırmıştır. tohum yüzeyinin retikulat. polen tipinin triporat nadiren trikolpat. polenlerin koyu eflatun. kaliteli tohumların hangi yöre. gövde. kök.com Türkiye Papaver türleri bakımından oldukça zengin sayılmaktadır. yaprak tüylülüğünün alt yüzeyde daha yoğun olduğu. Şemsettin KULAÇ Karadeniz Teknik Üniversitesi. sitilus. dik. kök.edu. M. yaprak tabanının dekurrent. Bu nedenle üstün ağaçların bulundukları populasyonların saptanması ve bu populasyonların ıslah edilmesi ile giderek artan üstün değerlere ulaştırılması sağlanabilecektir. Palinoloji 10 Yaşındaki Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link. tohum ve meyvelerinden biometrik ölçümler yapılarak.orientale. flament. lekesiz ya da taban yukarısında olduğu. ovaryumdan kesitleler alınarak. yaprak. Trabzon d_guney@ktu. koralla. pedicel. P. Bu konuda en önemli sorunlar. Bununla birlikte 10 yaşına gelmiş olan Doğu Ladini fidanlarının nasıl bir gelişim-büyüme seyri gösterdiği tespit edilmiştir. brakte. anatomi SB 004 kök boğazı çapı. yaprak şeklinin pinnatisekt. nutans’ın skapoz kesitinde korteks parenkima hücrelerinde yoğun rafid kristalleri görülmüştür. boyanmış ve sabit preparat haline getirilerek anatomik yapıları incelenmiş ve mikrofotografi cihazı ile kesitlerin fotoğrafları çekilerek sonuçları yorumlanmıştır. Mevcut orman alanlarından.19. Tokat iparmaksiz@gmail. Orman Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Papaver cinsi Oxytona seksiyonu içerisinde yer alan 3 tür (Papaver bracteatum. Bu çalışma kapsamında 10 farklı Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link. yaprağın bileşik yaprak. tohum şeklinin oblong. dizilişinin alternat nadiren oppozit. TRABZON çizimleri yapılmış ve soğan. Bu aşamada.

caesarea Boiss. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. caramanica Boiss. Tespiti yapılan taksonlardan 90’ı endemik ve 29’u nadir bitki statüsünde 119 önemli bitki yer almaktadır. 28 adedi (%31) ise C6 karesi için yenidir. kromozom ve moleküler incelemeleri yapılmıştır. (Caryophyllaceae) cinsinin Siphonomorpha Otth. isaurica Condandr. manissadjiani Freyn. türlerin taksonomik durumları yeniden belirlenmiş ve bunlara ait yeni öneriler getirilmiştir. Manisa 2 Marmara Üniversitesi.65). marschallii C. Aydın hozenoglu@adu. Fatih YAYLA2.armena Boiss. fitocoğrafik bölgeleri ve Türkiye’deki yayılışları belirlenmiştir. Bu bitkiler içerisinde IUCN tehlike kategorilerinden. Fen Edebiyat Fakültesi. S.. %10. Taksonların tip örneklerinin büyük bir kısmının fotoğraflarına ulaşılmıştır. Bölümü. Lasiostemones Boiss. Araştırma konusunu oluşturan Silene türlerine ait örnekler 2005-2007 yıllarında Türkiye’nin tamamını kapsayan arazi gezileri ile yetişme ortamından toplanmıştır. İranTuran fitocoğrafik bölgesi (110. Akdeniz fitocoğrafik bölgesi (176. Ayrıca tespiti yapılan endemik taksonlardan 66 adedi (%73) Gaziantep ili. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Her türün genel ve ayrıntılı morfolojik çizimleri. sipylea O. İstanbul 3 Erciyes Üniversitesi. S. Boynuzsu Ot (Anthocerotopsida) ve Ciğerotları (Marchantiopsida) Floralarının Türkiye'deki Son Durumları Hatice ÖZENOĞLU KİREMİT Adnan Menderes Üniversitesi. laxa. capitellata Boiss.edu... gigantea L.A. S.. longipetala Vent. Biyoloji Eğt. olympica Boiss.64) ve Bölgesi Bilinmeyen Elementler (350. tohum (SEM). ve Otites (Adams) Othh. bupleuroides L.& Heldr. TRABZON SB 006 SB 007 Türkiye’nin Silene L. S. S.. 37 tür yer almaktadır.. ve Otites (Adams. Medine Münevver UMA2 1 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 27310 Şehitkamil Gaziantep zeynalovyusuf@hotmail. (Caryophyllaceae) cinsi Siphonomorpha Othh. S. Fen Edebiyat Fakültesi. caesarea ve S. %24. S.. Göztepe. Yapılan ayrıntılı incelemeler sonunda. Biyoloji Bölümü. Çalışma kapsamında 85 familya ve 331 cinse ait toplam 714 bitki taksonun tespiti yapılmıştır..02) şeklindedir. Seksiyonları’nın Revizyonu Kemal YILDIZ1. S. Tataricae Chowdh. Lasiostemones Boiss. S. S. Türkiye’nin belli başlı herbaryumlarındaki Silene örnekleri incelenerek.com Türkiye Florası’nda 32 seksiyonda yaklaşık 160 takson ile temsil edilen Silene L. önemli taksonomik sorunları olan. Mehmet Y. koruma durumları.. S. en güzel yerlerinden biriside Gaziantep ili sınırları içerisinde yer alan ve ilin HatayOsmaniye İlleri ile sınırlarının kesiştiği bölgede bulunan Huzurlu Yaylasıdır.& Bal. Belli mikroklimatik alanların varlığı Huzurlu yaylası bitki örtüsündeki çeşitliliği artırmış ve bunun sonucu olarak.41). revizyon Huzurlu Yaylası (Gaziantep) Florası Yusuf ZEYNALOV1. Ali ÇIRPICI2. S. Sclerocalycinae Boiss.. Sclerocalycinae Boiss. %15. Tataricae Chowdh. AvrupaSibirya fitocoğrafik bölgesi (76. Chloranthae Roth. phrygia Boiss. üzerinde çalışılan türlerin deskripsiyonları yeniden yapılmış.) Wibel S. Eğitim Fakültesi.. saxatilis Sims. 09010.. Toplanan örneklerin yanında.. Caryophyllaceae. ve S. sclerophylla’nın İran florasında yer aldığı ve Türkiye için endemik olmadığı tespit edilmiştir.Schwarz. 560 tanesi ise Gaziantep ili florası için yeni kayıt olduğu belirlenmiştir... tespiti yapılan 714 taksonun 126 tanesi C6 karesi için. otites (L.) Otth. CR (Çok Tehlikede) (2) ve EN (Tehlikede) (10) kategorisine dahil toplam 12 takson bulunmaktadır...com Zengin bir bitki örtüsüne sahip olan ülkemizin. S. seksiyonları’nın revizyonu yapılmıştır. S . Kayseri kemalyil@gmail.19. exeltata Friv. S. Turizm Bakanlığı tarafından Yayla Turizm merkezi olarak ilan edilen Huzurlu Yaylasının florasının incelenmesi ve ortaya konulması alanın değerini ortaya koymak açısından önemli bir adım olarak düşünülmüş ve bu çalışma planlanmıştır. %49. polen (SEM). lasiantha Koch. ispartensis Ghazanfar. Biyoloji Bölümü. Chloranthae Rohrb. Türkiye. taksonomik literatürler dikkate alınmış. Bu altı seksiyonda yaklaşık % 50’si Türkiye için endemik..Meyer. S.tr Ülkemiz bulunduğu coğrafi konum gereği çok zengin bir bitki çeşitliliğine sahiptir ve bu özelliği açısından tüm Avrupa ile 135 . Fen Edebiyat Fakültesi. S. S.DADANDI3 1 Celal Bayar Üniversitesi.. Tespiti yapılan taksonların fitocoğrafik bölge dağılımları. flora.& Quezel. Anahtar Kelimeler: Silene. Anahtar Kelimeler: Gaziantep SB 008 Huzurlu Yaylası.

Paup ve Phylip programları kullanılarak taksonlar arası filogenetik ilişkiyi gösteren ağaç elde edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Türkiye SB 011 SB 009 Serbest Oksijen Radikalleri ve Antioksidanlar Hülya DEMİR1. 9 türün yer aldığı bir anahtar da hazırlanmıştır. Leyla AÇIK2 1 Gazi Üniversitesi. bu karelerdeki Boynuzsu Ot ve Ciğerotu tür sayısı bakımından.edu. ciğerotları floramız açısından gerçek potansiyelin bugünkü takson sayıları kadar olmadığı görüşü. bu alandaki tüm çalışanların ortak kanısı olarak kabul görmektedir. E.. Boissier (1879) tarafından Calamintha Sect. Ekrem DÜNDAR2. Oysa çiçeksiz bitkiler de ülkemiz florasında oldukça zengindir ve bu alandaki araştırmalar yeni yeni hız kazanmaya başlamıştır. Türkiye genelinde yapılan çalışmalar sırasında sıkça yeni kare kayıtlarına rastlanması ve bu bitkiler yönünden henüz hiç araştırılmamış karelerin bulunması nedeniyle. Yeni araştırıcıların devreye girmesinin ve günümüze kadar çalışılmayan bölgelerde yoğunlaştırılacak ciğerotu taramalarının. Anahtar Kelimeler: Cyclotrichium. . Filogenetik çalışmalar için Cyclotrichium cinsinin Türkiye’de yetişen 6 türüne ait 15 örnek kullanılmıştır. Bu radikaller hücredeki diğer moleküllerle kolayca etkileşime girerek oksidatif stres meydana getirirler. Bu bitki zenginliği içinde araştırmaların çoğu çiçekli bitkiler üzerinde yoğunlaşmış. İran ve Lübnan’da yayılış gösteren 9 türü bulunmaktadır. Beşevler. boynuzsu ot. Ankara h. Ülkemiz Boynuzsu Ot ve Ciğerotu Florası tespiti çalışmalarının temeli yabancı araştırmacılarca atılmıştır. Bu çalışma TUBİTAK-TBAG (Proje No:104T293) ve SYNTHESYS Project tarafından desteklenmiştir.. Taksonomik öneme sahip olan morfolojik yapıların şekilleri çizilmiştir. Serbest radikaller normal hücresel metabolizma sırasında oluşabildiği 136 Cyclotrichium Manden. ciğerotu.tr Bu çalışmada serbest radikaller ve antioksidan ile ilgili son bilgilerin bir özetinin sunulması amaçlanmıştır. Ayrıca çalışmada az bilinen biyolojik zenginliklerimizden olan bu bitki grupları hakkında genel bilgi de verilmiştir. Endemik ve endemik olmayan türlerin populasyon durumları gözlenmiş ve bazı türler için yeni tehlike kategorileri önerilmiştir. Diğer moleküller ile çok kolayca elektron alışverişine girebilen bu moleküllere "oksidan moleküller" veya "reaktif oksijen partikülleri denir. (Labiatae) Cinsinin Taksonomisi ve Filogenisi Tuncay DİRMENCİ1. Anahtar Kelimeler: Flora. Necatibey Eğitim Fakültesi. Balıkesir 3 İnönü Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. & Scheng.. Cyclotrichium. Serbest radikaller. Fen-Edebiyat Fakültesi. BioEdit. K ve NHM’da yer alan Türkiye’den toplanan örneklerin yanı sıra İran ve Irak’tan toplanmış örnekler de incelenerek türlerin deskripsiyonları genişletilmiş ve yeni tür ayırım anahtarı hazırlanmıştır. Türkiye herbaryumlarındaki örneklere ek olarak. ITS. Cyclotrichium olarak sınıflandırılmış. bir atom ya da molekül yörüngesinde eşleşmemiş bir elektron içeren yüksek oranda reaktif kimyasal ürünlerdir. cinsi. Fen-Edebiyat Fakültesi. nedenleri de ele alınarak incelenmiştir. Bu çalışmada.. Türkiye. Biyoloji Eğitimi Bölümü. Labiatae. Filogeni. Medline gibi veritabanlarını kullanılarak bir literatür taraması yapılmıştır. Atatürk Meslek Yüksekokulu. Biyoloji Bölümü. Anthocerotopsida Revizyon çalışması esnasında ülkemizde yayılış gösteren 6 türün örnekleri toplanmış. cinslerine ait türler kullanılmıştır. Günümüzde yerli araştırmacıların çalışmaları da büyük önem taşımaktadır. Acinos Mill. karelerimize ve floramıza yeni taksonlar kazandıracağı görüşündeyiz. habitatlarında fotoğrafları çekilmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Mandenova ve Schengalia (1953) tarafından ise yeni bir cins olarak tanımlanmıştır. TRABZON karşılaştırılabilecek bir değer taşımaktadır. Bu makaleler özetlenerek çalışmada sunulmuştur. Malatya dirmenci@balikesir. Türkiye Florası’nda 2’si endemik olmak üzere 6 türü kayıtlıdır. Henderson Kareleme Sistemine göre 15 kareye ayrılan ülkemiz. polimeraz zincir reaksiyonuyla çoğaltılarak DNA dizin tespiti yapılmıştır.tr Cyclotrcihum Manden. Thymus L. Sciencedirect. Biyoloji Bölümü. Briguet (1897) tarafından Satureia Sect. Revizyon çalışması esnasında Cyclotrichium cinsinin tüm türleri incelenerek. Yapılan bu çalışmayla bu bitki grupları hem genel hatlarıyla tanıtılmaya. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. çiçeksiz bitkiler geri planda kalmıştır. Pudmed. Bu örneklerin ITS bölgesi. Marchantiopsida.demir@gazi. Ziziphora L. Calamintha Mill. Ankara 2 Gazi Üniversitesi. hem de ülkemizde bu konudaki floristik çalışmaların önemi ve eksikliği belirtilmeye çalışılmıştır. Turan ARABACI3 1 Balıkesir Üniversitesi. & Scheng.edu.. Elde edilen dizilerden.19. Dış grup olarak Micromeria Benth. Clinopodium L. Görkem DENİZ2. Beşevler. Irak.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. betakaroten. Biyoloji Bölümü. duyarlı ve tolerant çeşitler. proteinler ve nükleik asitler gibi temel hücresel bileşenlerde hasara yol açabilme özelligine sahiptir. Mehtap AKIN2 1 Selçuk Üniversitesi. hem de dolaylı olarak ksenobiyotiklerin. TRABZON gibi. Yonca SURGUN1. homosistein. Antioksidan içeren bitkisel kaynaklı gıdalar işlenirken antioksidanlar proteinler ve diğer gıda bileşenleriyle etkileşirler ve bazı antioksidanların aktivitesi hidrolitik işlemin bir sonucu olarak değişebilir. Ortaca Meslek Yüksekokulu skoskeroglu@mu. Bu antioksidanlardan bir kaçı hariç tutulursa geri kalanların tamamı fenolik bileşiklerdir. Antioksidanların değişim mekanizması ve uygulanan teknolojik işlem aşamaları esnasında reaksiyon ürünlerinin bileşimi serbest radikallerin konsantrasyonu ve oksijen basıncı uygulanan işlem ısısına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Vitamin C. polifenoller. kallus kültürü. Fenolik maddelerin metallerle reaksiyonu sonucunda kompleksler oluşturması önemlidir. Fen Edebiyat Fakültesi. NaCl. katalaz. Konya nakin@selcuk.tr Özellikle bitkisel kaynaklı çoğu gıda maddesi antioksidanlar içerirle. Uygulamada bir gıdanın antioksidan içeriği düşük olduğunda antioksidanca zengin doğal bitkiler kullanılarak zenginleştirilebilir. Kampus. Anahtar Kelimeler: Bitkisel gıdalar. Anahtar Kelimeler: Pamuk. antioksidant enzim aktivitesi 137 . poliaminler. flavonoidler. ilaçların. İbrahim YOKAŞ2 1 Muğla Üniversitesi. A. Fenolik antioksidanların en önemli reaksiyonları farklı şekillerde okside olma reaksiyonudur. Bu çalışmada gıdalardaki su fazının antioksidanların fonksiyonel özellikleri üzerine etkisi. askorbik asit ve β–karoten dir. melatonin. antioksidan. pamukta kallus kültürü ile tuza toleransın belirlenebileceği değerlendirilerek. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. peroksidaz (POX). GSH. koenzim Q-10. iklim ve bitki türlerine göre değişiklikler gösterirler. Bitkisel kaynaklı gıdalarda antioksidanların içeriği olgunlaşma. sistein. süperoksit dismutaz (SOD). Üretilen kalluslar 0.edu. Ziraat Fakültesi. lipidler. glikozidler ve esterler serbest fenolik türevlerine dönüştürülür. metal şellat oluşumuna bağlı inhibisyon reaksiyonları.edu. fitoöstrojenler. Atilla Levent TUNA1. metallotionin. ısıl işlem ve soğuk depolama gibi işlemlerin antioksidanlar üzerine etkileri incelenecektir. Tuzlu ortamda kallusların büyümesi gözlenmiş ve kalluslarda prolin. Betül BÜRÜN1. hem doğrudan. glutatiyon redüktaz (GR) ve askorbat peroksidaz (APX) enzimlerinin aktiviteleri araştırılmıştır. Bunlar önemli ölçüde antioksidanların fonksiyonel özelliklerini etkiler. Radikaller. E. Çünkü. Son zamanlarda tüketiciler antioksidanları gıda maddelerde bulunmalarını talep Pamuk Kalluslarında Antioksidant Enzim Aktivitesi Üzerine NaCl’ün Etkisi Sultan KÖŞKEROĞLU1.19. çözünebilir protein miktarı. glutasyon peroksidaz. Gıda Mühendisliği Bölümü. işlemler SB 013 SB 012 Bitkisel Kaynaklı Gıdalara Uygulanan İşlemler Esnasında Antioksidanlarda Oluşan Değişmeler ve Bu İşlemlerin Antioksidanların Fonksiyonel Özelliklerine Etkileri Nihat AKIN1. Sonuç olarak. Fen-Edebiyat Fakültesi. çeşitli dış etkenler aracılığı ile de meydana gelebilir. antioksidan etmektedir. 120 ve 180 mM NaCl içeren MS besin ortamına aktarılmıştır. Günümüzde antioksidanlar sadece yaygın olarak gıda lipidlerini stabilize etmek için değil aynı zamanda sindirim sisteminde absorbe ederek kan serumundaki lipidleride oksidasyonuna karşı korumak için talep edilmektedir. süperoksid dismutaz bu gruba girerler Anahtar Kelimeler: Serbest radikaller.tr Pamukta tuza toleranslı (Nazilli 84S) ve tuza duyarlı (Şahin 2000) olarak belirlenen iki çeşidin hipokotil eksplantlarından MurashigeSkoog (MS) (1962) ortamında kallus elde edilmiştir. adenozin. NADPH. Kampus. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü 2 Muğla Üniversitesi. katalaz (CAT). Antioksidanlar. 60.Bunlardan en çok bilinen antioksidanlar tokoferoller. belirlenen stres parametreleri bakımından karşılaştırılmıştır. karsinojenlerin ve toksik radikal reaksiyonların istenmeyen etkilerine karşı hücreleri koruyan maddelerdir.

gulutatyon redüktaz (GR. TRABZON SB 014 Domates’te (Lycopersicon sp.1.) bitkilerinde antioxidant enzim aktivitesi ile yaprak yaşı arasındaki ilişki araştırılmıştır. 10 gün süreyle 150 mM NaCl uygulanarak kallus doku kültüründe yürütülmüştür. Işığın geliş açısına bağlı olarak oluşacak hasarın minimuma indirilmesi için ışık yandan yansıtılmıştır. 1 Oksidatif stres bitkilerin günlük olarak karşılaştıkları fizyolojik durumlardan birisidir.6).2) ve askorbat peroksidaz (APX. Fen Fakültesi. EC 1. antioksidant enzim. Fen-Edebiyat Fakültesi. Oksijen radikalleri adı verilen bu ara moleküllerin neden olduğu zararların toplamı oksidatif stres olarak tanımlanır. organizmanın yaşı gibi faktörlere bağlı olarak değiştiği bilinmektedir.11.19. ikinci açılan yaprak seti Yaprak 2 ve son açılan yaprak seti Yaprak 3 olarak adlandırılmıştır. Oksijen radikellerini süpüren antioksidant enzimler oksidatif strese karşı canlıların gösterdiği en etkili savaş tipidir.1. Barbaros ERTÜRK2 Converse College.tr Bu çalışmada. Spartanburg. EC 1.) Tuz Stresinin Antioksidant Enzim Aktiviteleri Üzerindeki Etkilerinin in vitro Olarak İncelenmesi Mahmut DOĞAN1. bezelye (Pisum sativum L.05). 9/6 55060 neval. Deneyler süresince toplam protein miktarında önemli bir değişiklik gözlenmemesi enzim aktivitesindeki artışın protein miktarındaki artıştan kaynaklanmadığını düşündürmektedir. Materyal olarak toplam 5 farklı genotipte.15.edu Bu çalışmada. Uygulama sonrası Yaprak 1 ve Yaprak 2’de gözlenen yüksek ışık hasarının Yaprak 3’e kıyasla daha fazla olduğu gözlemlenmiştir. Osmanbey Kampusu. Çimlenmeden sonra ilk açılan yaprak seti Yaprak 1. Sanat ve Fen Fakültesi. Yaprak 3’ün yüksek ışık uygulamasından daha az hasar gördüğünün belirlenmesi ise yüksek antioksidant enzim aktivitesine bağlı olduğunu düşündürmektedir. Amerika Birleşik Devletleri 2 Kılıçdede Mah.11) enzim aktiviteleri bakımından belirgin ve istatistiksel olarak önemli farklılık bulunmuştur. in vitro SB 015 tuz stresi. EC 1. domateste tuz stresine toleranslı genotiplerin seçiminde kullanılabilecek etkin parametrelerin belirlenmesi in vitro testlerin kullanılabilirliğinin ortaya konması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Domates. Kontrol ve uygulama gruplarında Yaprak 3’ün toplam protein miktarı diğer iki gruba göre daha yüksek bulunmuştur. Tuza toleranslı ve duyarlı genotipler arasında Süperoksit dismutaz (SOD. EC 1. Biyoloji Bölümü. stres tipi. Şehitler Sok. SC 29302. Yüksek ışığa maruz bırakılmış 14 günlük bezelye fidelerinde oluşan hasar. Rukiye TIPIRDAMAZ2 1 Harran Üniversitesi.edu. Sonuçlar bezelye bitkilerinde oksidatif hasarla yaprak yaşı arasında ve oksidatif hasara dayanıklılıkla enzim aktivitesi arasında pozitif bir korelasyon olduğunu göstermektedir. Beytepe. Antioksidant enzim aktivitesinin çevre faktörleri.) Antioksidant Enzim Aktivitesi ve Yaprak Yaşı Arasındaki İlişkilerin Araştırılması Neval ERTÜRK1. Biyoloji Bölümü. Bu yapraklardaki süperoksit dismutaz. uygulamanın 4. Şanlıurfa 2 Hacettepe Üniversitesi. 2 ve 3 arasındaki fotosentetik aktivite farklılıklarının araştırılması ve oksidatif metabolizmadaki farklılıklara bağlı olan reaktif oksijen ara ürünleri arasındaki ilişkisinin araştırılması izleyecektir. Askorbat peroksidaz ve glutatyon redüktaz enzim aktivitesinde görülen artış süperoksid dismutaz enzim aktivitesinde görülen artıştan daha yüksek oranda olduğu gözlenmiştir. Bezelyede (Pisum sativum L. 24 ve 36ncı saatlerinde alınan yaprak örneklerinde incelenmiştir.11.4. Biyoloji Bölümü. 8.6. katalaz (CAT. Yaprak 3’de her üç enzimin de aktivitesinin yaşlı yapraklara oranla daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p < . Ankara dogan@harran.1). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Aerobik canlılarda oksijen metabolizması toksik etki gösteren bazı ara moleküllerin oluşumuna sebep olur. glutatyon redüktaz ve askorbat peroksidaz enzim aktiviteleri ölçülmüştür. Biyoloji Bölümü. 138 .1. Antioksidatif enzimlerin strese karşı koruyucu rol oynadıkları ve bu özelliğin kallus doku kültüründe tuz stresine toleranslılık düzeyini belirlemede etkili bir kriter olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışmayı Yaprak 1.erturk@converse.

Türkiye için endemik olan türler %5 oranındadır.Uşak.19. 823 bitki taksonu toplanmıştır. Türkiye 139 . Eğitim Fakültesi. yüzyıldan bu yana çeşitli evreler halinde sürmektedir. ağaç kabuğu. flora SB 018 Malatya İli’nin Likenleri Mehmet CANDAN. Cinsinde Polimorfizm ve Biyoçeşitlilik Fergan KARAER1. Akdeniz kökenli %20. Çalışma kapsamında. liken vb. karşılaşılan sorunlar ve bundan sonra yapılabilecekler tartışılmaktadır. Biyoçeşitlilik.Kanyon sisteminin şekli kireç taşlarının önce kimyasal sonra mekanik aşınmasının bir sonucu olup. Eskişehir aturk@anadolu. Memduh SERİN Uşak Üniversitesi. TRABZON SB 016 Sempervivum L. 100-500 metre genişliğinde. Kazancı Deresi’nin ve Banaz Çayı’nın oluşturduğu Kanyonlar.edu. Ankara fergankaraer@hotmail. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Ferhat CELEP4 1 Amasya Üniversitesi. Biyoloji Bölümü mehtap. Biyoloji Bölümü. Trabzon 4 Orta Doğu Teknik Üniversitesi. jeolojik yapının özelliğinden dolayı oluşmuş kanyonlardır. Fen Fakültesi.2 dir. toprak tipi alüvyal topraktır. Türkiye’de ise sadece sarı çiçeklere sahip Sempervivum cinsinin Türkiye florasına göre endemizm oranı % 71dir. yayılışı belli olmayan türler %42. Avrupa-Sibirya %10. Biyoloji Bölümü.com Araştırma alanımız. Salih TERZİOĞLU3. polimorfizm SB 017 geniş yayılışlı %20. Bu bildiride. Anahtar Kelimele: Sempervivum. H Güray KUTBAY2.Kanyonlar. Eğitim Fakültesi. 135-170 metre derinliğinde ve 75 km uzunluğundadır. toprak.Kanyon tabanındaki.tr Malatya İli’nin likenlerini belirlemeyi amaçlayan bu çalışmada 2003-2005 yılları arasında 78 lokalitedeki kaya. Fen Bilgisi Öğretimi Bölümü Marmara Üniversitesi. 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Samsun 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. oluşumunun 4. Anahtar Kelimeler: Likenler. Araştırma bölgesinden 70 familyaya ait.sahin. 196 liken ve 4 likenikol mantar taksonu tanımlanmıştır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Iran-Turan kökenli %8. Uşak-Karahallı karayolu’nun doğusunda bulunan. denizden yüksekliği 800-900 metredir. Eskişehir mecandan@anadolu. likenikol mantarlar SB 019 Ulubey Kanyonları'nın (Uşak) Florası Mehtap ŞAHİN. Anahtar Kelimeler: Ulubey Kanyonları.Bu özellikte dünyanın ikinci büyük kanyonudur. çalışma alanındaki liken ve likenikol mantarların ildeki yayılışları alanları haritalanarak verilmiş ve substrat. Son yirmi beş yılda bu çalışmalar gerçekten Türkiye Liken çeşitliliğinin ortaya koyulması amaçlı olarak yapılmaya başlanmış olup oldukça kapsamlı sonuçlar elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Malatya. Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Anadolu Üniversitesi. Orman Fakültesi. Geçmişten Günümüze Türkiye Likenleri Ayşen ÖZDEMİR TÜRK Anadolu Üniversitesi. Bu çalışmada çeşitli çevre ve genetik özelliklere göre Sempervivum cinsinde görülen çeşitlilik ve polimorfizm açıklanmaktadır. Bu bildiride. likenikol mantarlar. substratlardan toplanan liken ve likenikol mantar örnekleri değerlendirilmiştir. Uşak İli’nin güney ve güneybatı kesiminde.5 milyon yılda meydana geldiği bilimsel olarak tesbit edilmiştir. yükseklik.com Sempervivum L. Likenler.64@gmail. özellikle son üç yıldır bu konuda da birçok araştırma yapılmıştır.Toplam endemik tür oranı ise %13. polimorfik bir cins olup alpin ve subalpin bölgelerin kayaları ve çayırlık gibi ekstrem alanlarında yayılış göstermektedir. Likenler çalışılırken likenikol mantarları da listeye katma geleneği ülkemizde de sürdürülmüş. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen Fakültesi.edu. Fen–Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. günümüze kadar yapılan çalışmalar değerlendirilmekte.tr Türkiye Likenleri üzerindeki çalışmalar 17. Bu bitkilerin floristik bölgelere göre dağılımı. ışık tercihleri gibi çeşitli özellikleri değerlendirilmiştir. Avrupa ve Kafkasya ‘da pembe-kırmızı ve sarı çiçeklere.

microstictum (Leight. kotiledon yaprak ve kotiledon yaprak sapı eksplantları. IAA.) Arnold 1891 ve P. çivit otu (Isatis cochlearis). Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Gazi Eğitim Fakültesi. BAP.edu. Nitekim Biyoteknolojik yöntemlerin geleneksel yöntemlerle kombine edilmesi sayesinde mısır. çevreye zarar vermeden tehlikesizce kullanılabilmesi ve doğada parçalanma özelliğine sahip olması nedeniyle Almanya’ da ahşapların bozulmasının önlenmesinde. 2007. Çivitotu (Isatis) yapraklarından elde edilen çivit boyası. sağlıklı ve kaliteli çeşitler geliştirilmiştir. Bu çalışmada kullanılan Isatis cochlearis ise. Gelişen sürgünler MS’te köklendirilip saksılara adapte edilmiştir. Taipei 309) Farklı Explant Kaynaklarından Kallus ve Bitki Oluşum Potansiyelinin Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma Emine AYDIN. Biyoloji Bölümü.edu. farklı eksplant kaynaklarından bitkilerin elde edilmesi rutin hale gelmiştir. Ankara 2 Gazi Üniversitesi. Geleneksel tarım sistemlerinde çeltikte. cv. Tarla Bitkileri Bölümü. Çeltik bitkisinin de yer aldığı monokotiledon bitkilerde ise explantlardan bitki 140 likenikol Isatis cochlearis (Çivit Otu) Bitkisinin Doku Kültürü Yoluyla Adventif Sürgün Rejenerasyonu Khalid Mahmood KHAWAR1. Birçok dikotiledon bitkide. Ziraat Fakültesi. Dışkapı. NAA SB 022 Çeltikte (Oryza sativa L. Sürdürülebilir bir tarım ile kaliteli yaşamın sağlanabilmesi açısından gerekli olan kaliteli ürünleri elde edebilmek için geleneksel tarım sistemlerini destekleyici alternatif veya destekleyici tekniklere ihtiyaç vardır. dzieduszyckii (Boberski) D. I. Ahmet AKSOY2 1 Erciyes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Kayseri. üretimin artırılması yönündeki bütün çabalara rağmen arzu edilen üretim artışı maalesef sağlanamamıştır. Anahtar Kelimeler: in vitro. P. Fatih SEYİS Ondokuz Mayıs Üniversitesi. marmoratum (Kremp. Biyoteknolojik yöntemler kullanılarak bitki doku ve organlarından (explantlardan) besi ortamında bitkilerin elde edilmesi başta gen transferi olmak üzere birçok alanda önem taşımaktadır. Ankara kmkhawar@gmail. soya fasulyesi ve kolza gibi bazı bitkilerde mevcut çeşitlere göre daha yüksek verimli. Bu türlerin konakçı ilişkileri ve taksonomik farklılıkları karşılaştırılmalı olarak verilmiş aynı zamanda bu türlerin teşhisi için bir anahtar hazırlanmıştır. P. aksoyi Halici & V. Ziraat Fakültesi.Hawksw.com Türkiye’de Isatis’in 41 taksonu bulunmaktadır.tr Çeltik (Oryza sativa L.19. Likenikol mantar cinslerinden Polycoccum Sauter ex Körber 1865 cinsi Türkiye’de 7 tür ile temsil edilmektedir: Polycoccum acarosporicola Halici & D. P. 1980.tr Türkiye’de likenikol mantar türleri üzerine çalışmalar özellikle son 3 yıl içerisinde artış göstermiştir. Kuzey Irak’ta ve Güney Doğu Anadolu’nun Adıyaman. 1980. Tarla Bitkileri Bölümü. sporastatiae (Anzi) Arnold 1874. TRABZON SB 020 Türkiye’de Likenler Üzerinde Gelişen Polycoccum Sauter ex Körber 1865 Cinsi Üzerine Notlar Mehmet Gökhan HALICI1. P. Orhan ARSLAN 1 Ankara Üniversitesi. geçmişten beri yaygın olarak halıcılıkta kullanılmaktadır. Samsun orhank@omu.) D. Burcu HADIMOĞULARI. Günümüzde ise.Hawksw. Teknikokullar.Atienza 2007. adventif sürgün rejenerasyon için BAP ve NAA içeren ortamların BAP-IAA içeren MS ortamlara göre daha iyi olduğu tespit edilmiştir. ekim alanı ve bitkisel üretim bakımından dünyada ikinci sırada yer alan bir monokotiledon bitki olup.Hawksw. cochlearis bitkisinin tohumlarının in vitro koşullarda geliştirilen 10 günlük fidelerinden alınan. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. Mardin ve Antep illerinde yayılım gösteren 2 yıllık otsu bir bitkidir. 2 Erciyes Üniversitesi Fen Edb. Anahtar Kelimeler: Biyoçeşitlilik.). Dacampiaceae SB 021 cochlearis (çivit otu)’in doku kültürü yoluyla yüksek oranda adventif sürgün rejenerasyonu elde edilmiştir. crassum Vězda 1970. Deneme sonuçları 6 hafta sonra incelendiğinde BAP-IAA içeren MS besin ortamlarında yaprak eksplantından ve BAP-NAA içeren MS besin ortamlarında ise yaprak sapı eksplantından daha uzun ve çok sayıda sürgün elde edilmiştir. Çiğdem Alev ÖZEL2. farklı kombinasyonlardaki BAP-IAA. Genel olarak. dünya nüfusunun yarısından fazlasının da temel besin kaynağıdır. Orhan KURT. 55139. Gamze ÖZLÜ. P. mantarlar.Araştırmada Isatis . Kurupelit Kampusü. Fakültesi Biyoloji Bölümü Kayseri mghalici@erciyes. BAP-NAA içeren MS veya MSO besin ortamında kültüre alınmıştır. İngiltere’ de yazıcı mürekkeplerinin imalatında kullanılmaktadır.

Şanlıurfa 2 Gazi Üniversitesi. bu çalışma sonucunda açıklanan iyileştirilmiş safhaların kullanıldığı bir in vitro mikroçoğaltım metodu. Ziraat Fakültesi. Khalid Mahmood KHAWAR3. Teknikokullar. Araştırma sonucu. 21280. 100 mgl-11-askorbik asit. Bu araştırma. bitki oluşumu SB 023 içeren Murashige ve Skoog (MS) besi ortamında kültüre alındılar. Biyoloji Bölümü. farklı eksplant kaynaklarından kallus oluşum potansiyelini ve bu kalluslardan bitki oluşum potansiyelini belirlemek amacıyla. Ziraat Fakültesi. çok sayıda araştırma yapılmıştır.edu. mikroçoğaltma. Embriyojenik doku. Biyoteknoloji laboratuarında yürütülmüştür. Kültür başlatılmasında yukarıdaki iki metoda ek olarak in vitro ortamda rejenere olan aksenik yapraklar farklı 6-BA ve indole-3-asetik asit (IAA) İn vitro Koşullarda Maliyeti Düşürme Amaçlı Farklı Katılaştırıcı ve Karbon Kaynak Kullanarak Muz Çoğaltımı Fatoş UZUNTAS1. Bu araştırma makalesinde. Tarla Bitkileri Bölümü. Ondokuz Mayıs Üniversitesi. köklenme ve adaptasyonun iyileştirilmesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Dışkapı. TRABZON elde etmek henüz başarılamamıştır. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Çeltik. 2 veya 3 hafta sonra in vivo gelişen ya da ürün veren ağaçlardan ilkbaharda yeni gelişen en az 2 cm uzunluğundaki sürgün uçları basal kısımlarından kesilerek yüzey sterilizasyonuna tabi tutulmuştur. %3 sukroz ve 1. özellikle de gen transferi çalışmaları açısından son derece önem taşımaktadır. Ligninleşmiş gövde bölümlerinden alınan sert odunsu ve otsu yapıdaki ilkbahar sürgünleri ve in vitro rejenere olmuş yaprakçıklardan kültür başlatılması. kum ve torf (1:1:1) karışımı ile doldurulmuş saksılara ekilmiştir. explant kültürü. Kısa dönem muhafaza için sentetik tohumlar buzdolabında +4ºC’de muhafaza edilmiştir. Ancak maliyeti yüksek olan bu fideler tüm çiftçiler tarafından kullanılamamaktadır. yeni kurulacak ticari Antepfıstığı bahçeleri için fidan üretiminde yakın bir gelecekte geleneksel fidan üretim metotlarına alternatif olabilecektir. Elde edilen bu sonuç. Orhan ARSLAN2. Antepfıstığının ticari olarak in vitro mikroçoğaltılması henüz kullanılmamaktadır. Bu sebeplerden dolayı muz çoğaltımında doku kültürü ile çoğaltılmış fideler yavaş yavaş çiftçiler tarafından büyük ilgi görmektedir. 1 mgl-1 6-BA içeren MS besi ortamında çoğaltılan 4 cm’den büyük mikroçelikler 2 mgl-1 IBA içeren MS besi ortamında köklendirilmiştir. Çiğdem Alev ÖZEL2 1 Harran Üniversitesi. Klasik muz çoğaltımda kullanılan üretim materyalleri homojen olmamakta ve bunların hastalık ve zararlılarla bulaşık olma riski de oldukça yüksek olmaktadır. Türkiye de ekonomik önemi yüksek olan bitki türlerine yönelik doku kültürü çalışmaları son yıllarda hız kazanmıştır. antepfıstığının mikro çoğaltılmasının bazı basamakları için yeni geliştirilen metotlarla ilgilidir. Fen Edebiyat Fakültesi. Engin TİLKAT. Biyoloji Eğitim ABD. Gazi Eğitim Fakültesi. olgunlaşmamış tohumlardan embriyojenik kültür başlatılması ve sentetik tohum üretimi ile ilgili yeni metotlar açıklanmıştır. kök explantlarından verimli kalluslar ve bu kalluslardan da sağlıklı bitkiler elde edilmiştir. yeni metotlar SB 024 Antepfıstığının Mikroçoğaltılmasındaki Yeni Metotlar Ahmet ONAY. antepfıstığının olgunlaşmamış meyvelerinden 100 mgl-1 casein hidrolizat.19. Diyarbakır ahmeto@dicle. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Veysi OKUMUŞ. Sonrasında büyüme odasında adaptasyonları sağlanan rejenere bitkiler büyük saksılara transfer edilerek. Bu sorunu aşmak amacıyla birçok monokotiledon bitkide. Anahtar Kelimeler: Antepfıstığı. kallus oluşumu. Sentetik tohum üretimi için kalsiyum alginat jeli kullanılmıştır. elde edilen verilere dayanarak ortaya konan sistemin çalışma prensipleri ve bu sistemin kullanım alanları bakımından sağlayacağı yararlar tartışılacaktır. Kültür başlatılması için 15-20 cm uzunluğundaki terminal sürgünler 3-4 cm boyunda kesilerek 2 mgl-1 6benzil amino pürin (6-BA) içeren çözeltide 24 saat bekletildikten sonra toprak. Bazı olumlu sonuçlar alınmıştır ancak elde edilen başarıların frekansları oldukça düşüktür.tr Bu çalışma. fenolik bileşiklerin kültür ortamına salınmasının engellenmesi. Ankara fatosuzuntas@hotmail. Biyoloji Bölümü. Nihat DİLSİZ1. Bu nedenle bu alanda araştırmaların yapılması oldukça önemlidir.com Bu çalışma Harran Üniversitesi Biyoloji Bölümü ve Gazi Üniversitesinin Biyoloji Eğitim Anabilim Dalı’nın Biyoteknoloji Laboratuarında ortak olarak yürütülmüştür. Ankara 3 Ankara Üniversitesi. Tarla Bitkileri bölümü. Veysel SÜZERER Dicle Üniversitesi.0 mgl-1 6-BA içeren sıvı MS besi ortamında geliştirilmiştir. Ancak. birçok alanda. Bu sorunun muz doku kültürü teknolojisindeki ucuz katılaştırıcı maddeler ve karbon kaynakları 141 . dış ortama adapte edilmiştir.

“LC”. Galium czerepanovii Pobed.06 İran-Turan. 24 haftalık kalluslardan ve kontrol olarak olgun arpa embriyolarından DNA izolasyonu yapıldı. Murat ÜNAL1.com Arpa (Hordeum vulgare L. % 4. agar. 2 takson VU. Biyoloji Bölümü.5 Kamefit ve % 4. Astragalus pseudotriger Grossh. Ziraat Fakültesi. Tehlike kategorisinde değerlendirilen endemik ve nadir bitkilerden 2 takson CR. % 5. Doğu Anadolu Bölgesinde Palandöken. Anahtar Kelimeler: Hordeum vulgare L. Faris KARAHAN2 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Çoğaltım ürünleri 1. Nermin GÖZÜKIRMIZI İstanbul Üniversitesi. Çalışmada muz rizom eksplantları.5 Fanerofittir. Arpa Kallus Kültürlerinde Genetik ve Epigenetik Varyasyonlar Aslıhan TEMEL. doku kültürü.sukroz içeren ortamda en pahalı.5 mg/l BAP ve 0. Erzurum fevzi65@hotmail. % 8. TRABZON kullanarak çözülebileceği düşünülmüştür. Fen Edebiyat Fakültesi.92 Avrupa Sibirya. RAPD yöntemi için 20. mikroçoğaltım. Çalışma sonucunda sabit masraflar hariç. steril edilip 50 mg/l askorbik asit içeren sıvıda yarım saat bekletildikten sonra.19. Kargapazarı ve Dumlu Dağları (Erzurum) Alpin Çiçekleri Fevzi ÖZGÖKÇE1. Palandöken. Taksonların. in vitro. “LC”.2 mg/L IBA içeren MS ortamları arasında istatistiksel olarak farklılık bulunmamıştır. Agar’a göre isubgol. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. Biyoloji Bölümü. maliyet. Bu taksonların % 17.com Dünyanın çeşitli bölgelerinde Coğrafi konum ve iklim faktörlerinin etkisinde alpin bitkilerin doğal yayılış alanları. “EN (B2a)”. pamuk lifleri ve Sukroz’a (Sigma) göre beyaz şeker oldukça ucuzdur. Kültür koşullarına bağlı 142 . CRED-RA yöntemi için CG dinukleotidi içeren 6 primer kullanıldı. 34118. Vezneciler-İstanbul asl_temel@yahoo. % 7. “LC”. 45 endemik olmak üzerek toplam 264 takson tespit edilmiştir.beyaz şeker içeren ortamda ise en ucuz bitki elde edilmiştir.7% agaroz jelde yürütüldü ve UV altında incelendi.2 mg/l IBA içeren MS ortamlarında köklendirilip adaptasyon sağlanmıştır. Kültürler kontrollu büyütme kabininde 250C’de karanlıkta 24 hafta tutuldular. Anahtar Kelimeler: Muz.13 Akdeniz fitocoğrafik bölge elementidir. Araştırma alanımızda tespit edilen taksonların biyolojik spektrumu şu şekildedir: Bu taksonlardan % 75. Her bir primerle elde edilen sonuç için embriyo ve kallus dokularının genetik benzerliği.3 hemikriptofit. Eksplant olarak muz meristemi kullanılmıştır.3 terofit. Van 2 Atatürk Üniversitesi. Potentilla polyschista Boiss. G. Tüm katlaştırıcı madde. Kargapazarı ve Dumlu Dağlarında (Erzurum) flora turizmi kapsamında değerlendirilebilecek potansiyele sahip ve ulaşılabilir rotalarda yayılış gösteren alpin bitkiler araştırılmıştır. 3 takson EN. KARTAL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. değişik katılaştırıcı madde ve sukroz ile ticari beyaz şeker içeren 4. Çalışmada karbon kaynağı olarak sukroz ve ticari beyaz şeker ve katılaştırıcı madde olarak ta agar.04’ü endemiktir. Kargapazarı ve Dumlu Dağlarının 2000 m ve üzerinde toplanan 600 bitki örneğinin değerlendirilmesi sonucu. Arpa olgun embriyoları MS+2 mg/l 2. pamuk ticari.68 Öksin ve % 1. 31 takson LC ve 4 takson DD kategorisinde bitki bulunmaktadır. Osman KARABACAK1. Elde edilen bulgular teknolojinin gelişmesine yardımcı olacak ve aynı zamanda yurt dışına giden döviz miktarını da azaltacaktır. Peyzaj Mimarlığı Bölümü. Veri yetersiz (DD) kategorisinde olan taksonların araştırma alanımızdaki populasyon ve yayılış durumları göz önünde tutularak yeni tehlike kategorileri teklif edilmiştir: Stachys huetii Boiss.2 mg/L IBA bulunduran MS ortamında kültüre alınmıştır. kuzey kutbunda 0500 m ve nemli tropik bölgede 3500-5000 m iken araştırma alanımızın bulunduğu Akdeniz ile subtropikal çöller ve steplerde 2000-4500 m’ler arasında değişmektedir.5 mg/l BAP ve 0. karbon kaynaklar SB 025 olarak DNA düzeyinde genetik ve epigenetik varyasyonlar izlendi. Denemelerde kullanılan Dwarf Cavendish muz çeşidi Alanya’dan temin edilmiştir. 0.) bitkisinde doku kültürü sonucu oluşan genetik ve epigenetik varyasyonlar RAPD “Random Amplified Polymorphic DNA” ve CRED-RA “Coupled Restriction Enzyme Digestion-Random Amplification” yöntemleri ile araştırıldı. ticari beyaz şeker 4.. % 31. Tüm katılaştırıcı maddeler üzerinde gelişen sürgünler.1 kriptofit. DNA metillenmeleri SB 026 Gökyüzüne En Yakın Bitkiler: Palandöken. % 4. Çalışmalarımız genetik ve epigenetik varyasyonların arpa kallus kültürlerinde regenerasyon üzerine etkilerinin araştırılması yönünde sürdürülmektedir. hesaplandı. 6 takson NT. isubgol ve pamuk lifleri kullanılarak muz doku kültürü maliyeti düşürülmeye çalışılmıştır.4-D içeren besiyerinde kültüre alındılar. 65080. 25240. sukroz .

karyolojik (kromozom sayımları) ve moleküler (DNA dizi analizleri) çalışmalar yapılmıştır.edu. Biyoloji Bölümü. Stipa cacuminis H. (Plumbaginaceae) Cinsi Üzerinde Taksonomik Çalışmalar Musa DOĞAN1. Özlem MAVİ1 1 Orta Doğu Teknik Üniversitesi.edu. Galip AKAYDIN2. Biyoloji Bölümü. OFMA Bölümü. Anahtar Kelimeler: Alpin Bitkiler. Erzurum.02/LD/024 nolu AB ve DPT tarafından finanse edilmiştir. Hakkı DEMİRELMA3 1 Erciyes Üniversitesi.3). bitki sökümü. Dumlu Dağları. Ergin HAMZAOĞLU2. TR0305. seksiyonunda yer alan taksonların örnekleri üzerinde morfolojik. Palandöken. 143 . Fen Edebiyat Fakültesi. erken ve aşırı otlatma. Kayseri 2 Bozok Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. E. Rindera Dumanii. Derebucak-Konya) serpantin florasını kapsamaktadır. Kampus. Florayı oluşturan taksonların 60’ı Akdeniz (% 32). 37’si İran-Turan (% 17). ekolojik ve fitocoğrafik verilerin kritik bir analizi yapılmış ve bu verilerin taksonomik önemi açıklanmıştır. anatomik. erozyon ve göçerlerin mikro çevre istismarları olarak tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Acantholimon. yeni türler. Yozgat 3 Selçuk Üniversitesi. 15 takson ise çok bölgeli (8. Derebucak-Konya) Ahmet AKSOY1. Bu alandan son zamanlarda bilim dünyası için 9 yeni takson tanımlanmıştır. Önemli bir bitki alanı olan Kızıldağı yoğun olarak antropojenik etkiler altında bulunmaktadır. Erygium trisectum A.tr Bu çalışma 1975m yüksekliği olan Kızıldağı (Çamlık Kasabası. endemik ve koruma statüleri Türkiye Centaurea (Asteraceae) Cinsi Tuna UYSAL. Bu örneklerin değerlendirilmesi sonucu serpantine özgü 188 takson tespit edilmiştir. Revizyon. Bu taksonlardan 66 tanesi endemiktir (% 35).Arazi çalışmaları sonucunda 485 bitki örneği toplanmıştır. Noccaea camlikensis Aytac. Biyoloji Bölümü. 10 takson Avrupa-Sibirya (% 5. Bu tebliğde Acantholimon cinsinin sistematiğinin anlaşılmasında kullanılan bazı morfolojik. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Dogan & H.tr Türkiye’de Acantholimon cinsine ilişkin ilk revizyon çalışması Türkiye Florasının 7.Duman. Kuddisi ERTUĞRUL Selçuk Üniversitesi. Serpantine özgü dar yayılışlı yeni taksonların burada bulunması nedeniyle alan mutlaka koruma altına alınmalıdır.edu. Fen Edebiyat Fakültesi. Centaurea kizildagensis E. Bu cinsin içerdiği taksonların Türkiye’de bulunan çeşitli karasal ekosistemlerde sürdürülebilirliğinin sağlanması ve koruma biyolojisine katkıda bulunmak amacıyla mevcut taksonların IUCN tarafından belirlenen tehdit kategorileri verilerek bunların korunması için bazı önerilerde bulunulmuştur. Bu bulgular ışığında bu cinsin evrimi üzerine bazı değerlendirmeler yapılmış ve cinsiçi sınıflandırmasının doğal bir yapıya dönüştümü sağlanmıştır. ayrıca 5 şüpheli kayıt ve 2 adet eksik bilinen tür olmak üzere toplam 32 tür içerdiği belirlenmiştir.Scholz & Parolly ve Onosma sp. 38039.Wörz & H. Türkiye SB 029 Endemik Bitki Cenneti Kızıldağı (Çamlık Kasabası. Plumbaginaceae. Ankara doganm@metu. Bornmuellera kıyakii Aytac & Aksoy.3) ve 66 taksonun bölgesi bilinmemektedir (% 35). Duman. Fen-Edebiyat Fakültesi. Konya aksoy@erciyes. Uzunsisarcıklı. & Parolly. Biyoloji Bölümü. Kargapazarı. flora.tr Araştırma materyalini 2002–2005 yılları arasında ülkemizin farklı bölgelerinden toplanan örnekler ve çalışılan taksonlara ait tip örnekleri oluşturmuştur.ciltinde ilk kez hazırlanmış ve bu cinsin 25 tür. TRABZON Alanda tehlikede olan taksonları tehdit eden öncelikli faktörler olarak. Anahtar Kelimeler: Kızıldağı. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi. flora turizmi SB 027 SB 028 Türkiye’de Bulunan Acantholimon Boiss.2003 yılları arasında TÜBİTAK tarafından üç yıl süre ile desteklenen araştırmada bu cinsin Türkiye’de 52 tür olmak üzere toplam 67 takson içerdiği ve bunların 43 tanesinin endemik olduğu belirlenmiştir. Eğitim Fakültesi. Konya tuysal@selcuk. Sideritis ozturkii Aytac & Aksoy. Silene ozyurtii Aksoy & Hamzaoglu. Nordt.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu cinse ilişkin olarak 2000. Cheirolepis L. Biyoloji Bölümü.

Çalışılan taksonlardan Centaurea drabifolia Sm. Konya otugay@selcuk.. cariensiformis Hub. drabifolia Sm. turkeliensis Uysal & Ertuğrul sp. Tuna UYSAL Selçuk Üniversitesi. decumbens (Wagenitz) Uysal & Ertuğrul stat. cappadocica (DC.) bitkisinin iki hattına (AkN 87 ve AkN 290) uygulanan uyum ve farklı üşüme sıcaklıklarının fotosentetik pigment. wiedemanniana Fisch.Duran & H. C. kotschyi (Boiss. Beytepe. C. isaurica Hub.) Wagenitz seksiyonları sinonim yapılmıştır ve Cheirolepis seksiyonunun sınırları genişletilmiştir. nova. dağılım haritaları ve tehlike durumları belirlendi. C. & Mey. drabifolia subsp. C. Cinsi Acrolophus seksiyonu taksonları toplanarak yaygın herbaryum tekniklerine göre kurutuldu. Ankara turanzlm@gmail.) DC. tuzgoluensis Aytaç & H. Seksiyonu Taksonları Üzerine Taksonomik Bir Araştırma Osman TUGAY. Bu amaçla. sipylea Wagenitz.-Mor. Cinsi (Asteraceae) Acrolophus (CASS. derderiifolia Wagenitz. C. Türkiye SB 030 Türkiye Centaurea L. C. 06800.Duman. Cinsi Acrolophus (Cass. nova sunulmuştur.-Mor. glabrousa Uysal & Ertuğrul.-Mor. tip örnekleri. C. C. geniş betimleri. ve Ammocyanus Boiss. Kuddisi ERTUĞRUL. C. kotschyi. Plumosipappus (Czerep. Kromozomal sonuçlarımız Cheirolepis seksiyonunda poliploidi olduğunu göstermektedir. 7 gün) ya da uyumlandırılmamış olarak 12 gün süreyle farklı üşüme sıcaklıklarına (4°C ve 2°C) maruz bırakılarak uyum yeteneklerine göre 144 . C. austrooccidentalis Wagenitz. C. önceki revizyonları. Yasemin EKMEKÇİ Hacettepe Üniversitesi.tr Bu araştırma 2005-2007 yılları arasında Selçuk Üniversitesi Bilimsel Araştırma Koordinatörlüğü tarafından desteklenen (BAP06401023) “Türkiye’deki Centaurea L. glabrousa Uysal & Ertuğrul sp.) Hayek var. Endemik taksonların 10’u tip lokalitesinden bilinmektedir. paphlagonica (Bornm. drabifolia subsp. Kampus.Koch. İki Nohut Hattının Fotosentetik Aktivitelerinin Uyum ve Üşüme Sıcaklıklarında Klorofil Fluoresansı İle Karşılaştırılması Özlem TURAN. nohut (Cicer arietinum L. Cheirolepis.) DC. Seksiyonlarının (Asteraceae) Revizyonu” adlı proje kapsamında yapılmıştır. ilk yayınlandığı literatür. decumbens (Wagenitz) Uysal & Ertuğrul. Türkiye ve varsa komşu ülkelerdeki yayılışı. Biyoloji Bölümü. olympica C. C. Bu çalışmada Centaurea L. sericea Wagenitz türlerinin kromozom sayısı 2n=36 olarak tespit edilmiştir. C.. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. paphlagonica (Bornm. Kromozom sayımları sonucunda seksiyonun temel kromozom sayısı x=9 olarak belirlenmiştir. C.) Wagenitz subsp. odyssei Wagenitz türlerinin kromozom sayıları 2n=18 olarak tespit edilmiştir. persica (Boiss. kotschyi var. TRABZON Morfolojik çalışmalar sonucunda taksonların benzerlik ve farklılıkları ortaya çıkarılmıştır. bilim dünyasına C.edu.) Wagenitz. C. subsp. Centaurea anthemifolia Hub. C. C. C. werneri Wagenitz. yetişme ortamı ve yüksekliği. revizyon.Mor. Araştırma sonucunda büyük çoğunluğu endemik olan bu seksiyon hakkında elde edilen veriler doğrultusunda bazı taksonların sistematik durumları yeniden belirlenmiş. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü. Pteracantha. yozgatensis Wagenitz ve C. drabifolia subsp.. Bunlardan 24’ü endemik olup endemizm oranı yaklaşık % 77’dir. drabifolia. Plumosipappus. Acrolophus.. nivea Wagenitz. deflexa Wagenitz türünün kromozom sayısı 2n=54 olarak tespit edilmiştir. Sadece C. C. Bunlar. cankiriense A. zeybekii Wagenitz’ dir. subsp. ve tehlike kategorileri verilmiştir.) Wagenitz) monofiletik bir grup olduğu tespit edilmiştir ve bu monofiletik gruba ait genetik kod ortaya çıkarılmıştır. Anahtar Türkiye SB 031 Kelimeler: Centaurea. nydeggeri Hub. Her taksonun geçerli adı. C. Fen Edebiyat Fakültesi. C. Gerçekleştirilen bu araştırmalar sonucunda yakın seksiyonlardan Pteracantha Wagenitz ve Plumosipappus (Czerep. C. drabifolia subsp. Biyoloji Bölümü. Duman..) Wagenitz. zar bütünlüğü ve PSII’nin fotosentetik aktivitesi üzerine etkisi incelenmiştir. Dizi analizleri sonucunda Cheirolepis ve yakın ilişkili seksiyonların birlikte (Pteracantha Wagenitz. Yapılan morfolojik ayrımlar aynı zamanda kromozom sayı ve DNA sekans çalışmalarıyla desteklenmiştir. C. toprak kültüründe büyütülen 12 günlük nohut fideleri ya soğuk uyumlandırılmış (10°C.19. Bu taksonların habitat özellikleri. C. & Heldr.) Wagenitz. nova.com Araştırmada. Centaurea cinsi Acrolophus seksiyonu Türkiye’de 31 taksonla temsil edilir. Anahtar Kelimeler: Centaurea. detonsa Wagenitz.

Arpa ve buğday tohumlarında 101 konsantratör atığının 20-200 ppm. TRABZON karşılaştırılmıştır. Murat ERMAN. Arpa ve buğday bitkileri fabrika atıkların 0. 101 konsantratör atığının 400 ppm ve üzeri ile 102 konsantratör atığının 600 ppm ve üzeri uygulamalarında bitkilerin uzunluk.91 mg/g TA) bitkilerde. 600. Üşüme sıcaklık derecelerinde. Tüm klorofil a fluoresansı. Bu azalışlar özellikle 101 konsantratör atığının kullanıldığı uygulamalarda daha belirgindir.19.) Çeşitlerinde Morfolojik ve Moleküler Düzeydeki Değişikliklerin Belirlenmesi Musa TÜRKER. yazlık Sultan I ve Malatya çeşitlerinde sırayla üç ve iki hafta ara ile su verilen (41. 400. Fen Edebiyat Fakültesi. 80.) hatları. ışık enerjisinin fotokimyasal kullanımı (qP) sadece AkN 290’da azalırken. cv.00 µg/g-TA). Fen-Edebiyat Fakültesi. Nohut hatlarında uyum periyodu klorofil a fluoresans ve MDA parametrelerini etkilemezken. 100. Biyoloji Bölümü. Sazak 91 çeşidinde en yüksek düzeyde GST ve GSH iki ay ara ile su verilen (sırasıyla 1. MDA. Kışlık özelliğe sahip iri taneli Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde 4 hafta ara ile sulama uygulaması. kuraklığa maruz bırakılan yazlık ve kışlık mercimek çeşitlerinde morfolojik ve moleküler düzeydeki değişiklikler araştırıldı. Ancak stoma açıklıkları su seviyesinde düşüşe başlı olarak azalmıştır. 2 kışlık (Sazak 91 ve Yerli Kırmızı) ve 2 yazlık (Malazgirt 89 ve Sultan I) olmak üzere tescil edilmiş 4 mercimek çeşidi kullanıldı. buğday. nohut (Cicer arietinum L.30 ve 166. toplam klorofil (a+b) ve MDA parametreleri dikkate alındığında. 800 ve 1000 ppm’lik çözeltilerinde 7 gün süreyle kontrollü olarak yetiştirilmiştir. Üşüme sıcaklıklarında. toplam klorofil (a+b) içeriğini sadece AkN 290’da önemli derecede azaltmıştır. Kampüs. kök ve gövde yaş ağırlıkları ve kök ve gövde kuru . 40.com Bu çalışmada. VAN musaturker@yahoo. 250.66. GR dört hafta ara ile su verilen (0. sulama durumlarına bağlı olarak önemli bir değişiklik gözlenmemiştir. fotokimyasal olmayan kullanımı (NPQ) yönünden her iki hatta da önemli bir değişiklik belirlenmemiştir. 2 hafta ara ile yapılan sulama uygulamasında en yüksek tane ve biyolojik verim değerlerini verirken. Kütahya ayteneroglu@gmail. Üşüme sıcaklıkları hatların hiçbirinde PSII aktivitesini durduracak düzeyde bir fotoinhibisyona neden olmamıştır. Anahtar Kelimeler: Bor fabrika atıkları. verim ve verim ile ilişkili karakterlerde en yüksek değerleri vermiştir.69 U/g TA ve 2. toplam klorofil (a+b). 20.08 µg/g-TA). SB 033 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. ışıkla adapte edilmiş yapraklardaki PSII’nin gerçek fotokimyasal (ФPSII) ve enerji yakalama etkinliği (FV'/FM') özellikle şiddetli soğuk derecesinde ve en çok da AkN 290’da azalmıştır. İsmet BERBER. Süleyman TOPAL2 1 Orta Doğu Teknik Üniversitesi.00 µg/g-TA). karanlıkla adapte edilmiş yapraklardaki minimum (Fo) ve maksimum (FM) fluoresans değerlerindeki değişiklikler PSII’nin potansiyel fotokimyasal etkinliği (FV/FM)’ni AkN 290’da AkN 87’ye göre daha fazla azaltmıştır. Çiçeklenme döneminde en yüksek DNA seviyeleri kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla dört ve üç hafta ara ile su verilen (291.01 mg/g TA).66 ve 52. Sultan I ve Malatya çeşitlerinde iki ve dört hafta ara ile su verilen (208.66 µg/gTA) bitkilerde belirlenmiştir. 06531. Yerli Kırmızı 145 Emet Borik Asit Fabrikası Atıklarının Arpa ve Buğdayda Vejetatif Büyüme Üzerine Etkileri Ayten EROĞLU1. Mehmet Emre EREZ. 102 konsantratör atığının 20-400 ppm arasındaki konsantrasyonlarında kök ve gövde uzunlukları. yaş ve kuru ağırlıklarında önemli azalmalar gözlenmiştir. Benzer şekilde. Anahtar Kelimeler: Klorofil a fluoresansı. 60. Faruk OĞUZ Yüzüncüyıl Üniversitesi. Yazlık çeşitlerden Sultan I. Stoma sayıları ve büyüklükleri hem yazlık hem de kışlık çeşitlerde benzerlik göstererek. arpa. Bu amaçla.cv. Eskişehir yolu. Biyoteknoloji Anabilim dalı. Ankara 2 Dumlupınar Üniversitesi.83. Peyami BATTAL. Soğuk derecesinin artması yapraklardaki elektron taşıma hızı (ETH)’nın giderek azalmasına neden olmuştur. bakla bağlama döneminde Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla iki hafta ara ile su verilen (145. Malazgirt 89 çeşidi 3 hafta ara ile sulama uygulamasında en yüksek değerleri vermiştir. Altay 2000) bitkilerinde vejetatif büyüme üzerine olan etkileri araştırılmıştır. İnce04) ve buğday (Triticum sativum L. Biyoloji Bölümü. İsmail ÇELİK.com Emet Borik Asit Fabrikası atıklarının arpa (Hordeum vulgare L. üşüme SB 032 ağırlıkları artmıştır. vejetatif büyüme. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 65080. 200. hatlardan AkN 87’nin AkN 290’a göre üşüme sıcaklıklarından daha az etkilendiği ve uyumlandırmanın bu hattın soğuğa karşı dayanma yeteneğini diğer hatta göre daha fazla arttırdığı belirlenmiştir. 125. uyum.

) Polifazik Klorofil a Fluoresansı ile Arpa Bitkisinde UV-B Işıma Etkisinin Değerlendirilmesi Nuran ÇİÇEK. yakalanan bir eksitonun bir elektronu elektron transport zincirine hareket ettirme etkinliği.edu. Biyoloji Bölümü. Malazgirt 89 çeşidinde GST ve GSH dört hafta ara ile su verilen (sırasıyla 0. Vero çeşidinin diğer çeşitlere göre fotokimyasal performansının daha yüksek olduğunu ve kuraklık stresinden diğer iki çeşide göre daha az etkilendiğini göstermiştir. 2.40 U/g TA). GSH ve GR sırasıyla iki ay ara ile (0. Nuran ÇİÇEK1. Araştırmada. Luce ve Vero) fotokimyasal etkinliklerindeki değişimler Kautsky Etkisi yaklaşımı ile belirlenip. Beytepe 06800 Ankara 2 Abant İzzet Baysal Üniversitesi. buna karşın minimum fluoresans (Fo) intensitesini sadece Doge çeşidinde arttığını göstermiştir. mısır (Zea mays L. Yapısal parametreler ise akış oranları yada verimlerdir ki bunlar. kuraklık.19.13 mg/g TA) ve bir hafta ara ile (0. Bunun yanı sıra. arpa 146 . ϕPo (Fv/Fm). TRABZON çeşidinde en yüksek seviyede GST. elektron transportu (Eo). kuraklığın tüm çeşitlerde maksimum fluoresans (Fm) intensitesini azalttığını. farklı sürelerde (0. elektron yakalama etkinliği (TRo/RC ve TRo/CSo). JIPtest. Ψo ve absorblanan bir fotonun bir elektronu elektron transport zincirine hareket ettirme olasılığı. Fen Fakültesi. klorofil a fluoresans. Klorofil a fluoresans sonuçları. çeşitlerin kuraklığa tolerans kapasiteleri yorumlanmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular. Toprak kültüründe kontrollü koşullarda yetiştirilen 12 günlük mısır çeşitleri sulama yapılmaksızın 12 gün süre ile kuraklık periyoduna bırakılmış ve ardından 6 gün boyunca yeniden sulama yapılmıştır.) çeşitlerinin (Doge. bitki materyalinin çevresel değişimlere karşı davranışının ölçülmesini sağlayan yapısal ve fonksiyonel parametrelerin saptanmasını mümkün kılmaktadır.24 U/g TA ve 2. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. stoma. GR iki ay ara ile su verilen (0. Anahtar kelimeler: Fotokimyasal etkinlik. elektron transportu (Eo/RC ve Eo/CSo) ve ışık enerjisi absorbsiyonu (ABS/RC ve ABS/CSo) gibi fluoresans parametreleri ölçülen teknik fluoresans verilerinden JIP-Testi kullanılarak hesaplanmıştır.12 mg/g TA) bitkilerde. tüm çeşitlerde fotokimyasal etkinliği kontrol seviyesine kadar iyileştirdiği belirlenmiştir. kuraklığın Vero çeşidinin fotokimyasal etkinliğini diğer çeşitlere göre daha az etkilediğini göstermiştir. Hüsnü ÇAKIRLAR Hacettepe Üniversitesi. ϕEo’dır. Banu EFEOĞLU2 1 Hacettepe Üniversitesi.tr Bu araştırmada. kuraklığı izleyen yeniden sulama uygulamasının. var. Anahtar Kelimeler: Klorofil a fluoresansı. JIP-Testi ile elde edilen bu parametrelerdeki değişim. GSH ve GR sırasıyla iki ay ara ile su verilen (1. üç hafta ara ile (2.22 U/g TA). Anahtar Kelimeler: Kuraklık stresi. UV-B. UV-B ışımasının arpa yapraklarının primer fotokimyası üzerine etkisi bu parametrelerle ilişkilendirilerek değerlendirilmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. 4 ve 5 saat) uygulanan UV-B ışımasının arpa (Hordeum vulgare L. Gölköy 14280 Bolu yase@hacettepe. 1. Bülbül 89) yapraklarının fotosistem II (PS II) davranışı üzerine etkisini incelemek için klorofil a fluoresansındaki polifazik artış (OJIP) kullanılmıştır. ozon tabakasının incelmesi ile oluşan olumsuz çevresel etkilerden biridir.22 mg/g TA) bitkilerde belirlenmiştir. JIP-Testine göre polifazik fluoresans artışının analizi. kuraklık stresi altındaki bazı mısır (Zea mays L. antioksidant enzimler SB 034 SB 035 Mısır Çeşitlerinin Fotokimyasal Etkinliklerine Göre Kuraklığa Toleranslarının Belirlenmesinde Kautsky Etkisi Yaklaşımı Yasemin EKMEKÇİ1.54 mg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen (1. Biyoloji Bölümü. fotosistem II’nin maksimum quantum etkinliği ile reaksiyon merkezi başına (DIo/RC) ve yaprak bazında enerji kayıpları (DIo/CSo). 06800. primer fotokimyanın maksimum quantum verimi. Fen Fakültesi.22 mg/g TA) bitkilerde. Biyoloji Bölümü. JIP-Testi ile hesaplanan fonksiyonel parametreler. Sultan I çeşidinde en yüksek düzeyde GST. Beytepe. 3. yakalanan (TR) ve transfer edilen (ET) enerji akışlarıdır. hiç su verilmeyen (2.edu.16 mg/g TA) su verilen bitkilerde.tr Yeryüzüne ulaşan UV-B ışımasındaki artış. ANKARA ncicek@hacettepe. Fotokimyasal olmayan enerji kaybı (DIo). Biyoloji Bölümü. DNA. her bir reaksiyon merkezi ve yaprak kesiti tarafından absorblanan (ABS).

Ranunculus 12 (% 1. Avrupa Florası’nda 12 takson.37). Eğitim Fakültesi.31)’dır.06).12). Haruna. Anahtar Kelimeler: Hakkari. Kaval. Onosma 12 (% 1. M. Certe. Bolu 2 Ankara Üniversitesi. Ankara tuliphunter@hotmail. Verkevane. Golan. Nehil sazlığı. Türkiye’de 18 takson. Pıştkesir. Akdeniz’in Kuzey ve Güney sahilleri boyunca Balkanlar. Şapatan geçitleri ve Buzullarıyla Muhteşem bir floraya sahip Hakkari doğası ve Bitki türleri hakkında fotoğraflarla bilgi verilecektir. Lamiaceae 75 (%8. Salvia 14 (% 1. Alanda toplam 131 (%14. Fabaceae 80 (%8. Liliaceae 47 (%5.75). Orta Asya ve Kafkaslar’da 65 takson. Yüksekova. Bu örneklerin taksonomik incelenmesi sonucunda 66 familya ve 302 cins’e ait 844 tür. Sat. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. cinsinin (Lalelerin) anavatanı Orta Asya’daki “Tiyan-Şan” ve “Pamir-Altay” dağlarıdır. Kaniyapirmus yaylaları. Van kuyucak65@yahoo. Çelesor (Kızıldağ). Batı Çin.37). Potentilla 12 (%1. Centaurea 16 (% 1. Biyoloji Bölümü. Oramar. Seyithan ..2007 yılları arası yapılan floristik arazi gezileri sonucu gerçekleştirilmiştir. Kriptofitler 132 (% 14.31). KOYUNCU2 1 Abant İzzet Baysal Üniversitesi. Akdeniz elementi 16 (%2). (Liliaceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı. CiloSat Gölleri. Bilmizit. Tekin BABAÇ1. Dolakavrane. Bilmizit. Iran-Turan elementi 398 (% 44). Koçanis mevkileri. Çin’de 14 takson. Kafkaslar ve Anadolu lalelerin doğal yayılış alanlarıdır. Avaşin.com Bahçesaray (Van) ve çevresinde 1999 ve 2001 yılları arasında gerçekleştirilen bu araştırmanın arazi çalışmaları ile 3000 bitki örneği toplandı. Suriye-Filistin-Sina’da 13 takson. Geverok. Bezemre. Biyoloji Bölümü. Terofitler 144 (% 15.19.33). Fen-Edebiyat Fakültesi. Balkanlar’da 12 takson. Biyoloji bölümü.40)’dir. Tiyar vadileri. Diz dereleri. Raunkiaer’in sistemine göre analiz yapıldığında Hemikriptofitler 512 (% 56. 119 takson B9 karesi için yeni kayıttır. Semedar. Buzul. Rosaceae 37 (%4. Taksonların fitocoğrafik bölgelere göre dağılımı şöyledir. Şemdinli.com Tulipa L. 912 taksonun 5’i Pteridophyta.36) endemik takson belirlenmiştir. Batı Himalayalar. Anahtar Kelimeler: Flora. Kamefitler 89 (%9.77). Veronica 12 (%1. Zap . Cilo. Spihane . Farmasötik Botanik ABD. Sümbül. Meydan belek.İki yaka. Beresor. Çukurça ilçeleri.31). İspanya. 06100 Tandoğan. Van kuyucak65@yahoo. Sekucu memhesen. Türkiye Hakkari Doğası ve Florasına Giriş Mehmet FIRAT Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Serpıl.31).07). Doğa. Eczacılık Fak. Boraginaceae 49 (%5. İtalya’da 3 takson. Meydane melhem.75). Campanula 17 (%1. Allium 17 (%1. Spermatophyta üyelerinden 1’i Gymnospermae ve 906’sı Angiospermae üyesidir. Avaherk. M. Bu arazi gezileri sırasında. Taksonomik Problemleri ve Çözüm Önerileri İsmail EKER1. İran’da 36 takson.22). Helane. Flora SB 038 Tulipa L. Bunlardan 8 tanesi tip örneğinden sonra ilk defa ve 15 tanesi ikinci defa ve Türkiye Florası için bir yeni kayıt (Scilla kurdistanica ) toplandı. Poaceae 44 (%4. bu türler tüccar ve gezginler tarafından Orta Asya ve Anadolu’dan getirilmiş ve daha sonra türler doğaya kaçarak doğallaşmıştır. 14280 Gölköy. Scrophulariaceae 31 (%3. Portekiz. Şine dağları. Geraşin.com Bu çalışma 2000 . Silene 28 (%3. Güneybatı Avrupa’nın İberya Yarımadası’ndan. Kırıkdağ.47).86).53). Çok bölgeli veya fitocoğrafik bölgesi bilinmeyenler 429 (%46) dur. Orta Doğu ve İran dahil Orta Asya.78).83).15). 907’si Spermatophyta üyesidir. Angiosperm’lerin 788’i Dicotyledoneae ve 118’i Monocotyledoneae sınıfına aittir. İçerdikleri takson sayısına göre alandaki en büyük 10 familya sırasıyla Asteraceae 131 (%14. Bala. İtalya ve Yunanistan‘da da doğal olarak yayılış gösterirmekle birlikte. AvrupaSibirya elementi 69 (%8). 147 . Lis.83) dir. TRABZON SB 036 SB 037 Bahçesaray (Van) ve Çevresi Florası Mehmet FIRAT Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Eğitim Fakültesi. 43 alttür ve 25 varyete olmak üzere toplam 912 takson tespit edildi.83).86). Çalışmamızda Türkiye Florasından farklılık gösteren 41 taksona ait özellikler verilecektir. Biyoloji bölümü. Mergezer. Irak’ta 3 takson. En çok takson içeren ilk 10 cins sırasıyla Astragalus 35 (% 3. Bezome. Caryophyllaceae 59 (%6. Fanerofitler 35 (% 3. Ziri. Bahçesaray (VAN). Brassicaceae 76 (%8. Karadağ. Mor. Reşko.47). Terazin .

Liliaceae (11) ve Brassicaceae (9) dir. Gaziantep zeynalovyusuf@hotmail.2). Takson sayısı bakımından en büyük on bir cinsin sıralaması şu şekildedir: Astragalus 32.5). Anahtar Kelimeler: Tulipa. Alyssum 15. Ayrıca 9 taksonun tip örnekleri Türkiye’den toplanmıştır. 716’sı çok yıllıktır (% 72. Türkiye SB 039 kayıttır.3). Tulipanum De Reboul. doğadan kaybolmuş ya da ikinci defa toplanamamış türler ile şüpheli kayıtlar üzerinde durulmuştur. Kesin sayısı belli olmamakla birlikte.2). tür içi ve populasyonlar arasındaki varyasyonların fazlalığı ve yeni karakterlerin tespit edilme gerekliliği gibi problemler tartışılmıştır. LR ve alt grupları (89) olarak değerlendirilmiştir. Akdeniz 70 (42%). Fatih YAYLA2. Doğu Anadolu Bölgesi ile sınır teşkil edecek şekilde yer almakta olup.com Bu çalışma.2).7). Fen-Edebiyat Fakültesi. Medine Münevver UMA2. Allium 13. Boraginaceae 34 (% 3. Hasan YELKEN 1 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi. Çalışma sonucunda. Centaurea 21. Rosaceae 39 (% 4. taksonomi. Scrophulariaceae (12). DD (11). Kozmopolit 9 (% 0. nadir. Fen Edebiyat Fakültesi. Taksonların fitocoğrafik spektrumu aşağıdaki gibidir: İran-Turan elementleri 379 (% 38. Biyoloji Bölümü. İran-Turan Bitki Coğrafyası Bölgesi’nde ve B7 karesindedir. 27310. Campanula 11. Şehitkamil. cinsinin revizyonunun ilk basamağı olup öncelikle literatür. 149 takson B7 karesi için yeni 148 . En fazla takson içeren familyalar. Biyoloji Bölümü. meyve ve tohum karakterlerinin yeterince kullanılmaması. 204 takson Türkiye için endemiktir (% 21. Kolpakowskianae (Hall) van Raamsdonk. Takson sayısı bakımından en zengin familyaların sıralaması şu şekildedir: Asteraceae 150 (% 15. laleler farklı araştırıcılara göre dünyada 45-120 civarında türle temsil edilmektedir. Euphorbia 10.5). Scrophulariaceae 32 (% 3. Bu çalışmanın sonunda. Caryophyllaceae 49 (% 5. Çalışma alanı. Salvia 21. Avrupa-Sibirya 7 (4%) ve bilinmeyen 38 (23%) olarak belirlenmiştir. 2761 bitki örneği toplanmış ve çalışma alanından 84 familya. Anahtar Kelimeler: Tohumlu bitkiler. Akdeniz elementleri 41 (% 4. Fabaceae (23). Don) Vvedensky ve Clusianae Baker seksiyonlarını. Tanacetum 10. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.8). Bu çalışmalarla paralel olarak Gaziantep ili florasının tespitine yönelik 2000-2007 yılları arasında çalışmalar yapılmıştır.3). Liliaceae 37 (% 3. Ayrıca ülkemizde mevcut olan tipifikasyon problemleri. Ülkemizde iki altcinse ve yedi seksiyona ait 17 tür (18 takson) doğal yayılış göstermekte olup 6 takson Türkiye için endemiktir.2). flora. Sivas eroldonmez@yahoo. endemik. Scrophularia 10. TRABZON Fransada 7 takson. IUCN. Apiaceae 42 (% 4. Avrupa-Sibirya elementleri 94 (% 9.9). bitki coğrafyası bölgesi bilinmeyenler 465 (% 47. Bu çalışmalar kapsamında tespit edilen bitkilerin 120 si endemik ve 48 i nadir bitkidir. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Endemik. Saxatiles Baker. CR (4). Fabaceae 89 (% 9. Silene 17. gerek Dünya Floraları’nda gerekse Türkiye Florası’nda tür teşhis anahtarlarında birbirine yakın ve birbiriyle örtüşen taksonomik karakterlerin kullanılmış olması. Çengelli Dağı (Sivas) Florası Erol DÖNMEZ Cumhuriyet Üniversitesi. Sivas ilinin Divriği ve İmranlı ilçeleri arasında yer alan Çengelli Dağı’nın florasını kapsamaktadır. Brassicaceae 78 (% 7.com Ülkemiz florasının zenginliklerinin ortaya konulabilmesi için çalışmalar aralıksız devam etmektedir.0). Taksonlar iki alt cins altında yer alırlar: Tulipa alt cinsi Tulipa.1). Divriği. Gaziantep lale.9).) van Raamstonk alt cinsi Australes sensu Hall.9). İmranlı SB 040 Gaziantep İli Endemik ve Nadir Bitkileri Yusuf ZEYNALOV1. Eriostemones (Boiss. sistematik. Bitkilerin fitocoğrafik bölgelere dağılımları İran-Turan 53 (31%).19. İç Anadolu Bölgesi’nin en doğu kısmında. Biflores sensu Hall ve Lophophyllon Vvedensky seksiyonlarını içerir. İberya Yarımadası’nda 6 takson.5). Türkiye’nin Tulipa L. Bu çalışma. Liliaceae. Bu bitkilerin 62’ si C6 karesine 134 tanesi de Gaziantep iline yenidir.0). Sivas.4). EN (11). takson betimlemelerinde yeterli karakter korelasyonunun olmaması. Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi. Girit Adası’nda 4 takson yayılış göstermektedir. Eichleres (Hall) van Raamsdonk. Orithyia (D. Asteraceae (20). 389 cinse ait 928 vasküler bitki türü (985 takson) tanımlanmıştır. Achillea 10. herbaryum ve arazi çalışmaları yapılmış ve cinsin taksonomik problemleri ortaya konulmuştur. Lamiaceae (24). Lamiaceae 92 (% 9. 73’ü iki yıllık (% 7. Kıbrıs Adası’nda 3 takson. bazı taksonların yalnızca habitat farklılığına dayanarak tür anahtarlarında ayrılması.0). IUCN kategorilerine göre VU (53).2). Poaceae 51 (% 5. Bitkilerin 196’sı tek yıllık (% 19.

( vd2-13 ) Nohut Hatlarında Bor ve Kalsiyum Karbonatın Etkileri Üzerine bir Çalışma Meliha GEMİCİ. Yusuf ALTINOĞLU Ege Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. lilacinum’a göre kontrol ve 100 mM NaCl uygulamalarında daha yüksek bulunmuştur. bor yokluğunda türlere ve bitki yaşına bağlı olarak çok çeşitli belirtilerin ortaya çıktığı özellikle apikal dominansinin kaybolarak bitkinin fazla dallanmasına neden olduğu savını desteklemektedir (Taiz&Zeiger 2002). Bu araştırmada yaprak kıvrılması denemeleri için bir model bitki olarak öngörülen Ctenanthe setosa bitkisi kullanılarak. L. Çimlenme hızı. Test edilen tüm sıcaklıklarda.com Bor bitkiler için önemli besin elementlerinden biridir. stoma hareketlerinin yapraktaki birçok fizyolojik ve biyokimyasal olayla bağlantılı olduğu sonucuna varılmıştır.com Türkiye endemikleri olan Limonium iconicum (Boiss. 100 mM NaCl ve yukarısında genellikle %50’nin altında belirlenmiştir. magnezyum hidroksit. yaprak kıvrılması. halofitlerin çimlenmesi. stomaların yaprakların kıvrılma periyodu boyunca belirli ölçülerde kapanmalar gösterdiği saptanmıştır. Tohum çimlenme cevapları. ortamın ışık yoğunluğu. bor’a hassas nohut hattı olduğunu. nemi ve sıcaklığı arasında pozitif ve negatif korelasyonlar tespit edilmiştir. her iki türün ışıktaki tohum çimlenme yüzdesi karanlığa göre önemli düzeyde daha yüksek bulunmuştur (P < 0. 300. Biyoloji Bölümü. fotosentetik pigment miktarları. 100. Topraktaki boru absorbe eden yüzeyler alüminyum ve demir oksitleri. 03200.edu.) O. 15/25 ve .05). Sıcaklık ve Işığın Etkileri Mustafa YILDIZ. Çimlenme. Tohum Çimlenmesi Üzerine Tuzluluk. ışık. Fen Fakültesi. Çağlar ÖZALKAN. stoma hareketleri. lilacinum (Plumbaginaceae). Rabiye TERZİ1. Kuntze (Plumbaginaceae) ve Limonium lilacinum (Boiss. Neslihan SARUHAN2. yokluk ve toksik konsantrasyonları arasındaki farkın çok küçük olmasıdır. Yapılan analizler sonucunda. üç dalgalı sıcaklık rejimi (10/20. Mustafa KARGIOĞLU Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi. bu fikrin doğruluk derecesi incelenmiştir. Her iki türde en yüksek çimlenme yüzdesi (%91-99). kil mineralleri. Dalgalı yüksek sıcaklık rejimlerinde (15/25 ve 20/30°C). yaprağın ve toprağın su durumu. L. Hatice NAR1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. tuzluluk. Zira kireçli topraklar bor absorbsiyonu için kalsiyum karbonat’ın önemli bir tespit edici rolü olduğu bilinmektedir (Goldberg ve Forster 1991). Kıvrılma sırasında stoma hareketleri ile fotosentetik parametreler. bitki yaş ağırlığındaki olumsuz etkilerin kalsiyum karbonat fazlalığı ile azaltılarak. Biyoloji Bölümü. 200. Fakat diğer besin elementlerinden farkı. Çimlenme. TRABZON SB 041 Kuraklık Stresi Sırasındaki Yaprak Kıvrılması İle Stoma Davranışlarının Değerlendirilmesi Asım KADIOĞLU1. fotosentez SB 042 20/30°C) ve 12 saat fotoperiyot ve sürekli karanlıkta araştırılmıştır. İzmir nilazeri@hotmail. Bor absorbsiyonunda kalsit arttıkça pH da buna bağlı olarak artmakta ve artışa paralel bir absobsiyon da görülmektedir. altı tuz konsantrasyonu [distile su kontrol (0). Fatma Nil AZERİ . Biyoloji Bölümü. tuzluluktaki artış ile kademeli olarak azalmıştır. & Heldr. Biz de yaptığımız bu çalışmada. Süleyman CENKÇİ. sıcaklıktaki bir artış ile artmış ve tuzluluktaki bir artma ile azalmıştır.19. 400 ve 500 mM NaCl]. Anahtar Kelimeler: Kuraklık. Aykut SAĞLAM1. sıcaklık. fakat toprak solüsyonundaki bor aktivitesine bitkiler doğrudan cevap verir. vd1-8 ‘in.) Wagenitz çok yıllık halofitik otlardır. Nihal KUTLU1. iconicum tohumlarının çimlenmesi L. Anahtar Kelimeler: Limonium iconicum. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bornova. Sonuç olarak yaprak kıvrılmasının bitkilerin stomalarını kapatmamak için görev yapan bir mekanizma olmadığı. endemik. Trabzon 2 Rize Üniversitesi. lilacinum.1997). Limonium iconicum ve L. Cicer arietinum L. & Bal. Hatice DEMİRAY. ( vd1-8 ) ve Cicer arietinum L. kalsiyum karbonat ve organik maddelerdir(Goldbre. Bulgularımızda gövde boyunun artısı. Bor toprak tarafından dolaylı yoldan emilir. Türkiye SB 043 Cicer arietinum L. Afyonkarahisar mustafa_yildizus@yahoo. kontrolde elde edilmiştir. 149 Türkiye Endemiği İki Halofit Türün. Rize kadioglu@ktu. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. antioksidant enzim ve bileşikler.tr Literatürde kuraklık stresi sırasında bitkilerin yapraklarını kıvırarak stomalarını kapatmadıkları şeklinde fikirler ileri sürülmüştür. hassas olan bu hattın gövde yaş ağırlık değerini kontrole yaklaştırdığını gördük.

results of statistical analysis has shown a difference in effects . Orta Anadolu ve Güney Anadolu Bölgelerimizde yaygın olarak kullanılmakta olan ekmeklik buğday (Triticum aestivum L. TRABZON Yaptığımız çalışmamızda bor ve kalsiyumun yukarıda anlatılan yokluğu ve toksisitesini gözlemlemek üzere. elongation. Canlılarda önemli bir stres enzimi olan esterazlar.tr Bor (B) bakımından fakir alanlar kadar yaygın olmamakla birlikte. bor (B) toksisitesi. borsuz. farklı iki nohut hattı seçilerek (Cicer arietinum L.19. fotosentetik aktivitesini saptamak amacı ile de klorofil analizleri yapılmıştır. Dünya B rezervlerinin % 63’üne sahip olan ülkemizde de B toksisitesi ciddi bir sorundur. B ve Al 3B grubu elementleri arasında yer almakta olup. Muğla akyuzk@mu. Biyoloji Bölümü. bitkilerin gelişim süreci boyunca her basamakta yer alırlar. perlit ortamında. Musa DOĞAN Orta Doğu Teknik Üniversitesi. vd1-8 ve Cicer arietinum L vd2-13 ).) çeşitlerimize toksik dozlarda B ve Al ayrı ayrı uygulanmıştır. 06531. and maturity). Bekir ÇÖL. Cicer arietinum L SB 044 SB 045 Bor ve Alüminyum Stresi Altındaki Buğdaylarda (Triticum aestivum L) Esteraz Enzim Aktivitesi ve Bant Desenlerindeki Değişimler Eaylettin ÖZTÜRK. Anahtar Kelimeler: Bor. alüminyum (Al) toksisitesi). Ersin DOĞAÇ. yaş. Hassan Department of Biology. Said Al-Tai. Fen-Edebiyat Fakültesi.edu. where reduction has happened in most of the studied characters. Kötekli. so the sunflower powder variety (Syrian ) was the less effective to the studied characters compared to the local variety Akdeniz ve Ege Bölgesinde Yetişen Endemik Salvia L. College of Science . Borun hormonlar üzerindeki bilinen etkilerini saptamak amacıyla da hormon analizleri yapılmıştır. Iraq zohzohair_rahemo@yahoo. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. dünyanın pek çok kurak ve yarı kurak bölgesinde toksik dozda B içeren topraklar.Mosul University. In germination and growth. 3 ve 6 kat bor. Anahtar Kelimeler: Abiyotik stres. (Adaçayı) cinsi Labiatae familyasının en büyük cinsi olup Dünya’da yaklaşık olarak 1000 türle temsil edilmektedir. Çankaya. Mosul. Triticum aestivum. Hoagland besin solüsyonları ile fidelerimiz sulanarak yetiştirilmiş ve fideler belli süre sonunda hasat edilerek. Biyolojik Bilimler Bölümü. Belgin GÖÇMEN Muğla Üniversitesi. Köksal KÜÇÜKAKYÜZ. (Adaçayı) Türlerinin Korolojik Özellikleri Ferhat CELEP.com The study included Green house experiments to show the allelopathic effects which can be produced by the contamination of varieties of wheat seeds by sunflower powder (local and Syrian) in four growth stages (seedling. Alüminyum (Al) ise dünyanın yaklaşık % 40’ını kapsayan asidik topraklarda bitki büyüme ve gelişmesini engelleyen diğer önemli bir abiyotik stres faktörüdür. üretimi sınırlayan önemli bir abiyotik stres faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Kalsiyum karbonat.edu. 48170. Ankara fcelep@metu. her ikisinin de toksik dozları karakteristik olarak bitki kök büyümesinin engellenmesi ile sonuçlanır. Bu çalışmada Trakya. Bu stres koşulları altındaki bitkilerin esteraz enzim aktivitelerindeki değişimler spektrofotometrik olarak saptanmış ve esteraz enzim profilleri de doğal poliakrilamid jel elektroferezi (Native-PAGE) yöntemiyle çıkarılmıştır. Dünya’da 7 farklı bölgede yoğun dağılım gösteren cinsin gen 150 . flowering. Vatan TAŞKIN. kalsiyum karbonat (CaCO3)’sız. 3 ve 6 kat CaCO3 ve bunları birlikte içeren. Wasan S. PAGE SB 046 Contamination Of Wheat Seeds With Dry Powder Of Sunflower and İts Affects On Germination and Growth Salah M. The results also showed a difference between varieties of wheat in its sensitivity to the effect of the sunflower powder residues where the highest reduction percent of the variety (Um Rabee) compared to the variety (Abu-Ghareeb). esteraz. bitkilerimizde kök. Biyoloji Bölümü.tr Salvia L. kuru ağırlıkları belirlenip. gövde boyları.

(Cynareae. Türkiye’de Bulunan Aegilops L. Çin Florası’nda 50. Flora USSR’da 111. Bu amaçla bu cinse ait türlerin 30 kadar morfolojik özellikleri dikkate alınıp gerekli ölçümler yapılarak oluşturulan veri tabanı MVSP 3. Ülkemizde Cirsium cinsi 23’ü endemik olan 72 takson (58 tür) ve 3 hibrit ile temsil edilmektedir. Anahtar Kelimeler: Aegilops L. Biyoloji Eğitimi Bölümü. Anahtar Kelimeler: koroloji SB 047 SB 048 Cirsium Mill. oymağı içinde bulunan Aegilops L. cinsi 15 tür ile temsil edilmektedir ve bu türler buğdayla olan yakın ilişkisi nedeniyle. De Candolle. Kuzey ve Doğu Afrika ile Kuzey Amerika’da olmak üzere günümüzde yaklaşık 250 türü bulunmaktadır. Fen Edebiyat Fakültesi. coğrafik dağılım Salvia. TRABZON merkezinin Akdeniz havzası olduğu ileri sürülmektedir.tr Cirsium Mill. yapılan detaylı istatistiksel analizlerin sonucunda bir fenetik ağaç çizilmiştir. Anahtar Kelimeler: Asteraceae. Ayrıca türlerin populasyonları gözlemlenmiştir. Tayvan’da 10 türü kayıtlıdır. Malatya 3 Balıkesir Üniversitesi. Avrupa Florası’nda 60.19. buğday (Triticum L. Necatibey Eğitim Fakültesi. speltoides Tausch. çoğunluğu Avrasya. cinsi. Türkiye ecabi@metu. bu cins içerisindeki türlerde yeni bir seksiyonal sınıflandırılma hedeflenmiştir. Flora Iranica’da 37. Fen-Edebiyat Fakültesi. Balıkesir 2 İnönü Üniversitesi. ve Hieracium L. cins içi sınıflandırma.. Türkiye’de Aegilops L. Elde edilen fenetik ağaca göre Aegilops L. Filistin ve Sina Florası’nda 14.’den sonra Asteraceae familyasının üçüncü büyük cinsini oluşturmaktadır. Ülkemizde Akdeniz ve Ege Bölgesinde yaklaşık 55 türü bulunan Salvia cinsinin 30 kadar türü endemik’tir. Poaceae familyası 151 . Tuncay DİRMENCİ3 1 Balıkesir Üniversitesi. toprak. Türkiye florasında bu cins kapsamında Ae. Ayrıca 6 şüpheli kayıt bulunmaktadır. Bu türler 3 seksiyon altında toplanmıştır. Biyoloji Bölümü. Biyolojik Bilimler Bölümü. anakaya. Triticeae oymağı. Hindistan’da 7. Musa DOĞAN Orta Doğu Teknik Üniversitsi. Cirsium cinsi ile ilgili çok yönlü araştırmalar devam etmektedir. Biyoloji Bölümü. en geniş gen havuzlarından birini oluşturmaktadır. Suriye. Ae speltoides Tausch türünün ise Sitopsis Jaub & Spach seksiyonun üyesi olduğu belirlenmiştir. Bu çalışma TUBİTAK-TBAG (106T167) tarafından desteklenmektedir.0 adlı istatistik programı yardımıyla nümerik taksonomik açıdan değerlendirilmiştir.tr Triticeae Dumort. Bu endemik türler geniş yayılış gösterebildiği gibi habitat. Ege. cinsine ait türlerin 5 farklı seksiyon içinde sınıflandırılabileceği gözlenmiştir.. cinsinin. Balıkesir byildiz@balikesir. Akdeniz. Biyoloji Bölümü.) cinsinin en yakın akrabası olup gen aktarım çalışmalarında. Ankara. Yapılan bilimsel çalışma sonucu. Bu rakamlarla ülkemiz Florası’nda Centaurea L. Bu çalışmada Akdeniz ve Ege bölgesinde yetişen endemik Salvia türlerinin dağılım alanları ve özellikleri açıklanmıştır. dışındaki bütün diğer türlerin Aegilops seksiyonuna ait olduğu. Kuzey Amerika’da ise 80 kadar türü bilinmektedir.edu.edu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Cirsium. Prodromus adlı eserinde cinsin 137 türü ilk kez 6 seksiyona ayırmıştır. (Poaceae) Taksonlarının Cins içi Sınıflandırılması Evren CABİ. iklim ve yüksekliğe bağlı olarak lokal dağılımda gösterebilmektedir. Bu bağlamda gerçekleştirilen arazi çalışmalarında Türkiye türlerinin büyük çoğunluğuna ait örnekler toplanmıştır. Turan ARABACI2. Konu ile ilgili kaynaklar da incelenerek türlerin coğrafik yayılışları belirlenmiş ve yayılışları harita üzerinde gösterilmiştir.Asteraceae) Cinsinin Coğrafik Dağılımı ve Türkiye’deki Durumu Bayram YILDIZ1. Sonuç olarak bu cinse ait türlerin cins içi dağılımları tekrar değerlendirilmiş olup. farklı bilimsel alanlardaki uzmanlar için çok büyük önem taşımaktadır.

Biyoloji Bölümü. Ülkemizde “Adaçayı” olarak bilinen Salvia türlerinin % 51’i endemiktir. Prolin seviyeleri spektrofotometrik. Farmakognozi Anabilim Dalı. Eczacılık Fakültesi. Mehmet Emre EREZ. S. Salvia türleri ve bu türlerden elde edilen uçucu yağlar baharatçılıkta. Tuba ATALAY1. uçucu yağ.Mor. 2 kışlık (Sazak 91 ve Yerli Kırmızı) ve 2 yazlık (Malazgirt 89 ve Sultan I) olmak üzere tescil edilmiş 4 mercimek çeşidi kullanıldı. anticholinesterase. Faruk OĞUZ Yüzüncüyıl Üniversitesi. Musa TÜRKER. cinsine ait Dasyphyllium Bunge Seksiyonu Üyelerinin Elektron Mikroskobu ile Yaprak Tüylerinin İncelenmesi Zeki AYTAÇ. Ankara ykan@selcuk. densifolius alttür ayashensis Aytaç & Ekim’in hücrelerinde tuberküler yapı gözlenmektedir. ekolojik. Osmotik Potansiyel ve Şeker Düzeylerindeki Değişikliklerin Belirlenmesi Peyami BATTAL. Van pbattal@yahoo. TRABZON SB 049 SB 050 Türkiye’de Kültüre Alınan Bazı Salvia Türlerinin Önemi ve Özellikleri Yüksel KAN1. Ülkemizdeki taksonların tamamının yaprak tüylenmeleri SEM ile incelenmiştir. Ankara Astragalus L. Kampus. Songül BATIRAY1 1 Selçuk Üniversitesi. Bu amaçla. İsmet BERBER. S. Fen-Edebiyat Fakültesi. officinalis L. Ancak. Yaprak ve gövdelerinde bir hücreli basit tüy yapısına sahip seksiyon üyelerinin tüy ana eksenlerinde farklı sayılarda tüberküller bulunmaktadır. Lamiaceae. Yavuz BAĞCI2. 42070 Kampüs. anticholinesteras ve antispazmadik özellikleri bitkinin tibbi değerini artırmaktadır. Biyoloji Bölümü. artan talebi karşılayabilmek için adaçayı türleri doğal floradan bilinçsiz şekilde toplanmaktadır. Salvia türlerinin Türkiye’de kültürü yapılmamaktadır. Farmakognozi Anabilim Dalı. Bu çalışmada endemik ve ekonomik öneme sahip bazı Salvia türlerinin(S. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ziraat Fakültesi. S. Bununla birlikte bugün bazı Salvia türlerinin America ve Kanada olmak üzere Avrupa ve pek çok ülkede kültürü yapılmaktadır.edu. Bitkilerin özelliklede endemik bitkilerin doğal alanlardan toplanması hem bitki neslinin devamlılığı hem de biyolojik zenginliğin bozulması bakımından büyük tehlike oluşturmaktadır. sclarea L. Yaprak yüzeyindeki epidermis hücreleri yıldızsı tüy görünümünde kütikular kıvrımlara sahiptir. Bunun sonucu olarak ta salvia türlerinin kullanımı. Biyoloji Bölümü.tr Türkiye’de Salvia türlerinin 89 türü doğal olarak yetişmektedir. tıbbi bitki Türkiye’de Dağılış Gösteren Astragalus L. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. Eczacılık Fakültesi. Son yıllarda yeşil dalga akımı olarak adlandırılan bitkisel ürünlere dönüş Salvia gibi tıbbi bitkilere olan ilgiyi artırmıştır. Zekiye SULUDERE Gazi Üniversitesi. kuraklığa maruz bırakılan yazlık ve kışlık mercimek çeşitlerindeki prolin. dünyada 17 taksonla temsil edilir. antioxidant. halophilaHedge. Dasyphyllium. Uçucu yağların antiseptik. Türkiye. 06100. Murat ERMAN. A. ve farmakognozik özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır Anahtar Kelimeler: Salvia. Ayrıca bazı Salvia türleri tohumları sabit yağları antioxidant özelliklere sahiptir. İsmail ÇELİK. albimaculata Hedge & Hub. fruticosa Miller) Türkiye’de kültüre alınarak tarımsal. Seksiyona ait Türkiye’deki endemik takson sayısı ise beştir. İlkay ORHAN4 A. Ayrıca ekonomik de olmamaktadır. osmotik potansiyel ve şeker düzeylerindeki değişiklikler araştırıldı. İncelenen türlerin stoma hücrelerinin yüzeyinde kütikular kıvrımlar bulunurken.) Çeşitlerinde Prolin. Konya 3 Ankara Üniversitesi. İncelenen örneklerin tamamı GAZI’da bulunmaktadır Anahtar Kelimeler: Astragalus.com Bu çalışmada.. biyolojik. Teknikokullar. 42070. iç ve dış ticarette önemi giderek artmaktadır. 06330. S. Tüy hücrelerinin taban kısımları düz olup yukarıya doğru kütikular kıvrımlar bulunmaktadır. SEM SB 051 Kuraklık Stresi Altında Yetiştirilen Bazı Mercimek (Lens culinaris Medik. Tüylenme. Ankara 4 Gazi Üniversitesi. ilaç sanayinde ve kozmetik ürünlerinde kullanılmaktadır. 152 . osmotik potansiyel seviyeleri osmometrik yöntemle ve şeker seviyeleri yüksek performanslı sıvı kromatografisi yöntemiyle belirlendi.morfolojik. Murat KARTAL3. Fen Edebiyat Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Kampus.19. 65080. Tarla Bitkileri Bölümü. cinsine ait Dasyphyllium seksiyon üyeleri Türkiye’de 11.

Soğuğa Hassas Arpanın Soğuğa Tolerans Cevabında Salisilik Asit Uygulamalarının Rolü Ökkeş ATICI1.56 mg/g TA).96 mg/g TA) bitkilerde.edu. hiç su verilmeyen (2. Biyoloji Bölümü. glukoz. bakla bağlama döneminde dört hafta ara ile su verilen Sazak 91 (310. Fen-Edebiyat Fakültesi. glukoz.95 ve -2. 198. bir hafta (8. Yaprak kesiminden 3 gün önce soğuk şartlara (5/3°C) transfer edilen SA’lı ve SA’sız bitki yaprakları 10. Normal şartlarda (22/18°C) ekilen ve büyütülen arpanın yapraklarına 7.96 mg/g TA) bitkilerinde.81 ve 283.92 MPa. sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (4. Malazgirt 89 sırasıyla hiç su verilmeyen (4.15 µg/g TA) çeşitlerinde belirlenmiştir.01.96 mg/g TA) bitkilerde belirlenmiştir.09 mg/g TA) ve üç hafta ara ile su verilen (0. Kışlık çeşitlerden Sazak I de en yüksek fruktoz. Ömer KARADAĞOĞLU2. buz nükleasyon aktivitesi.50 mg/g TA) ve iki hafta ara ile su verilen (0. 0. Sazak 91 çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz.69 mg/g TA). Eğitim Fakültesi. 17.1 mM SA’nın % donma hasarını düşürerek ve buz nükleasyon aktivitesini yükselterek arpanın soğuğa toleransını artırmada etkili olduğu ve bu etkinin uzun süreli de olduğu gözlenmiştir. Glukoz. Bakla bağlama döneminde Sultan I çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz.50 mg/g TA) bitkilerinde en yüksek düzeye çıkmıştır.68 mg/g TA) bitkilerinde. 0.94 mg/g TA) bitkilerinde tespit edilmiştir.86 MPa ve -1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. salisilik asit. Fen-Edebiyat Fakültesi. üç hafta (4.36 ve 219.076 mg/g TA).91 ve -2. sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay ara ile su verilen (7. 2. Kimya Bölümü.41. donma hasarı. sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay ara ile (5.50 mg/g TA). prolin. 170. üç haftada ara ile su verilen (3.90 mg/g TA).84 mg/g TA) ve hiç su verilmeyen (0.5 ve 1 mM) SA uygulanmıştır. günde 4 farklı konsantrasyonda (0. Anahtar Kelimeler: Arpa. bir hafta ara ile su verilen (4. 2.54 mg/g TA). dört hafta (3.26. Sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (5.50 mg/g TA).96 mg/g TA) ve iki hafta ara ile su verilen (0.83 MPa) belirlenmiştir..80 mg/g TA). Malazgirt 89 çeşidinde en yüksek seviyede fruktoz. Erzurum Atatürk Üniversitesi. 24.80 mg/g TA) ve bir hafta ara ile su verilen (0.. glukoz. Barbaros NALBANTOĞLU2 1 Atatürk Üniversitesi. Fen Bilgisi Bölümü.80 mg/g TA). iki ay ara ile (sırasıyla 2.89.01 ve 0. iki ay ara ile su verilen (10. iki ay (5. Yerli Kırmızı çeşidinde en yüksek fruktoz.08 mg/g TA).15 mg/g TA).19.01 µg/g TA). iki ay ara ile su verilen (3. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. TRABZON En düşük osmotik potansiyel değerleri çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde hiç su verilmeyen kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinde sırasıyla -1.tr Bu çalışmada.85 mg/g TA).52 mg/g TA) bitkilerinde belirlenmiştir.86 mg/g TA). Yerli Kırmızı çeşidinde sırasıyla hiç su verilmeyen (5. hiç su verilmeyen (4. Bayburt oatici@atauni. Akhisar) soğuğa tolerans kazanmasında salisilik asidin (SA) etkisi ve bu etkinin süresi incelenmiştir.07 µg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen Yerli Kırmızı (220. Bunun için. Yazlık Sultan I ve Malazgirt 89 çeşitlerinde çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde en yüksek prolin seviyeleri sırasıyla iki ay ara ile su verilen bitkilerde (260. Biyoloji Bölümü.06 mg/g TA). En düşük osmotik potansiyel çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde Yazlık Sultan I ve Malazgirt 89 çeşitlerin hiç su verilmeyen bitkilerinde (sırasıyla -1. glukoz.22 mg/g TA) ve iki ay ara ile su verilen (0. dört hafta ara ile su verilen (3. 2. Salih MUTLU1.22 mg/g TA). glukoz.92 mg/g TA) ve hiç su verilmeyen (0. % donma hasarları -1 ile -16°C arasında elektrik kondüktivite ölçülerek belirlenmiştir.85 MPa olarak tespit edilmiştir. 0. üç hafta ara ile su verilen (3.19 mg/g TA). soğuğa hassas arpanın (Hordeum vulgare cv. Anahtar Kelimeler: osmotik potansiyel SB 052 Kuraklık.44.00 µg/g TA) gözlenmiştir Çiçeklenme döneminde yazlık Sultan I çeşidinde fruktoz. Yaprakların diğer kısmından elde edilen apoplastik (ekstraselular) proteinlerin suyun donma noktasını geciktirme derecesi olan buz nükleasyon aktiviteleri belirlenmiştir.36. -1. sakkaroz ve maltoz sırasıyla hiç su verilmeyen (6. iki hafta (5. Sakkaroz ve maltoz sırasıyla iki ay (4. Kesilen bu yaprakların bir kısmında. üç hafta (3. soğuğa toleransın belirlenmesinde önemli kriterlerden olan donma hasarı ve buz nükleasyon aktivite deneyleri yapılmıştır. Esen TAŞGIN3. 0. En yüksek Prolin seviyeleri Kışlık Sazak 91 ve Yerli Kırmızı çeşitlerinin çiçeklenme döneminde hiç su verilmeyen bitkilerde (sırasıyla 280. günlerde kesilmişlerdir. şekerler. düşük sıcaklık stresi 153 .76.1. ve 31.

Kontrole (25°C) göre uyum (37°C) ve uyum + yüksek sıcaklık şoku (37°C+50°C) uygulamalarında. Biyoloji Bölümü. duyarlı. Yeni sentezlenen ve/veya kaybolan. 5 ve 7 günlük kuraklık periyoduna maruz bırakılmıştır. nohut (Cicer arietinum L. cv.) çeşitleri 154 . Dört çeşidin sıcaklık stresi cevapları mukayese edilmiştir: 31 proteinin 22’si yeni sentez edilmiş DMA’lı sıcaklık şoku proteinleri (DMA SŞP’ler = küçük SŞP’ler) olarak belirlenmiştir. 06800. Triticum durum. 3. genom ABD) ve makarnalık (Triticum durum cv. genom AB) buğday çeşitlerinin ilk yaprak dokularından ekstrakte edilen çözünebilir proteinler üzerine yüksek sıcaklık stresinin etkisi. toleranslı. TRABZON SB 053 SB 054 Triticum aestivum ve T. küçük sıcaklık şoku proteinleri Kuraklıkla İndüklenen Oksidatif Stresin Nohut Çeşitlerinin Fotokimyasal ve Antioksidan Aktiviteleri Üzerine Etkisi Tuğçe KALEFETOĞLU.86. her iki çeşitte de fotokimyasal etkinliği kontrol seviyesine kadar iyileştirdiği belirlenmiştir. Bazı kSŞP’lerin çeşide özgü olduğu saptanmıştır. kuraklık stresinin iki nohut (Cicer arietinum L. klorofil a fluoresansı. Ankara-98. Araştırmada. jellerin değerlendirilmesi ile termal toleranslı ve termal duyarlı buğday çeşitlerinin yaprak dokularında yüksek sıcaklık stresinin bir sonucu olarak farklı ifade edilen 31 protein belirlenmiştir. cv. iki-yönlü jel elektroforez yöntemi kullanılarak incelenmiştir. toleranslı. Ayrıca. Buğday çeşitlerinin yaprak dokularında bolluk ve çeşitlilik gösteren ve termal toleransın kazanılmasında önemli rol oynayan kSŞP’ler tek bir protein grubu olarak belirlenmiştir.) çeşidinin fotokimyasal aktiviteleri üzerindeki fizyolojik etkilerini ortaya koymak ve kuraklık stresinden kaynaklanan oksidatif hasarın giderilmesinde antioksidan enzim aktivitelerinin rolünü belirlemektir.1-24. kuraklık stresi. ancak çeşitler arasında enzim davranışları bakımından belirgin farklılıklar ortaya çıkmıştır. kuraklığın membranlar üzerindeki etkileri ise lipid peroksidasyonunun son ürünü olan malondialdehit (MDA) analizi ile araştırılmıştır. Fen Fakültesi. Artan kuraklık stresine bağlı olarak her iki çeşidin membranlarında da oluşan MDA içeriğindeki artış oksidatif hasarın bir göstergesidir. MDA. 16.com Yüksek sıcaklığa farklı duyarlılık gösteren ekmeklik (Triticum aestivum cv. miktarında azalma veya artma meydana gelen proteinlerin tümü. maksimum fluoresans (FM) ve minimum fluoresansta (FO) meydana gelen değişikliklere bağlı olarak azaltmıştır. termal-duyarlı çeşitler. toprak kültüründe yetiştirilen 20 günlük iki nohut çeşidi (Gökçe ve Canıtez) sulama yapılmaksızın 0 (kontrol).0 kDa) ve genellikle asidik (pI 4. Klorofil a fluoresansı sonuçları. Bu araştırmanın amacı. termal toleranslı çeşitlerdeki kSŞP’lerin sayısının termal duyarlı olanlardan daha yüksek olduğu saptanmıştır. Uyum (37°C) sıcaklık uygulamasında sentez edilen kSŞP’lerin çoğu 37°C+50°C uygulamasında da belirlenmiştir. Ancak. kuraklıkla indüklenen fotoinhibisyon klorofil a fluoresansı ölçümü. Kuraklık uygulamaları sonunda.edu. APX ve GR) aktiviteleri nohut çeşitlerinde kuraklık uygulamaları ile genel olarak artış göstermiş. duyarlı. çeşitlerin karanlıkla adapte edilmiş yapraklarındaki potansiyel fotokimyasal etkinliğini (FV/FM). POD. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. termal-toleranslı çeşitler. düşük moleküler ağırlıkta (DMA. durum’un Termal Toleranslı ve Termal Duyarlı Çeşitlerinin Yapraklarında Sıcaklık Şoku Proteinleri Mustafa YILDIZ. Beytepe/ANKARA tugcek@hacettepe. Anahtar Kelimeler: Triticum aestivum. Bu kSŞP’lerin sayısı aynı genoma sahip olan çeşitlerde farklı bulunmuştur. Gönen-98. Biyoloji Bölümü. Bitkilerde oksidatif hasara karşı oluşturulan savunma sistemlerinden biri olan antioksidan enzim (SOD.tr Kuraklık. Hakan TERZİ Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 03200 Afyonkarahisar mustafa_yildizus@yahoo. gelişme ve verimi kısıtlayan en önemli abiyotik stres faktörlerinden biridir. Ancak bu etki çeşitlerde PSII aktivitesini durduracak düzeyde olmamıştır. şiddetli kuraklığı izleyen yeniden sulama uygulamasının.9) karakterde belirlenmiştir. Kuraklık stresi. FV/FM oranlarındaki azalma. nohut çeşitlerinde. Yasemin EKMEKÇİ Hacettepe Üniversitesi. şiddetli kuraklıkta Gökçe çeşidinin Canıtez’e göre daha az etkilendiğini göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Antioksidan enzimler. artan kuraklık stresinin PSII’nin fotooksidasyonuna neden olduğunu göstermiştir. Ege-88. bitkilerde büyüme. Cumhuriyet-75.

Puccinellia distans (Jacq. Diğer hormonların ise düşük değerler gösterdiği gözlendi. Daha sonraki yıllarda yapılan çalışmaların derlendiği Türkiye Florasının 10. Biyoloji Bölümü. Türkiye SB 057 Bergama-Kozak (İzmir) Yaylasındaki Pinus pinea L. Beytepe. OFMA Bölümü. (Çorak çim) ve Salicornia europaea L. Ayrıca cinse ait taksonların yetiştiği çeşitli ekosistemlerde sürdürülebilirliğinin sağlanması ve koruma biyolojisine katkıda bulunmak amacıyla.) Parl. Fen-Edebiyat Fakültesi. S. A. Şeker ve yağ asidi seviyelerinin ise tuz seviyelerine göre değiştiği saptandı. cildinde ilk kez hazırlanmış ve bu cinsin 17 tür olmak üzere toplam 18 takson içerdiği belirlenmiştir. 800 mM) yetiştirildi. distans’ta gündüz saatlerinde stomaların kapalı. 200 mM. bu cinsin Türkiye’de 24 tür olmak üzere toplam 27 takson içerdiği ve bunlardan 14 tanesinin ( %52) endemik olduğu belirlenmiştir. europaea’da ise açık olduğu tespit edildi. Musa DOĞAN2 Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Çalışma sonucunda morfolojik gelişmenin tuz konsantrasyonundan olumsuz olarak etkilendiği görüldü. 06800.com Bu çalışmada Atriplex olivieri Moq. Kampus. Ayrıca bitkilerin morfolojik gelişimleri takip edilerek kök. İclal DURDU Yüzüncü Yıl Üniversitesi..edu. klorofil ve karotenoid değerlerinin ise tuz seviyesine göre değiştiği fark edildi. gövde. Ormanlarının Floristik Özellikleri Ömer VAROL. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. Fıstık çamının dünyadaki yayılış alanları onun Akdeniz havzasına lokalize olmuş bir tür olduğuna işaret etmektedir. Analizler sonucunda tuz stresinden her bir bitkinin değişik oranlarda etkilendikleri ve tuz stresine karşı değişik tepkiler verdikleri belirlendi. Ancak obligat halofit olan S.(fıstık çamı) ormanları dünyada geniş bir yayılışa sahip değildir. cildinde ise bu cinse ilişkin olarak 2 türün daha ülkemizde yetiştiği saptanmış ve buna göre Limonium cinsinin ülkemizde toplam 19 tür ve 20 takson içerdiği belirlenmiştir.Zafer TEL Muğla Üniversitesi. europaea’nın 200 ve 400 mM tuz uygulamasının diğer gruplara göre daha toleranslı olduğu gözlendi.com Pinus pinea L. Tuz uygulamasına bağlı olarak bitkilerin su seviyelerini belirli düzeyde tutmak için osmotik potansiyellerini düşürdükleri görüldü. Her üç bitkide de Stoma sayıları ve büyüklükleri üzerine tuzun önemli bir etkisi görülmezken. Biyoloji Bölümü . revizyon.19. Biyoloji Bölümü. Tuz stresinde ABA seviyesi azalmıştır. Anahtar Kelimeler: Tuz stresi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. (Deniz börülcesi) bitkileri farklı tuz konsantrasyonlarında (Kontrol. Peyami BATTAL.tr 1 Türkiye’de yetişen Limonium cinsine ait taksonlarla ilgili ilk revizyon çalışması Türkiye Florasının 7. 06531. yağ asidi HPLC. Prolin. gövde ve yaprak uzunlukları ile yüzde yaş-kuru ağırlık oranları belirlendi. ve Atriplex olivieri Moq. karotenoid ve prolin seviyeleri spektrofotometre ile belirlendi. Ankara 2 ODTÜ. 400 mM. Türkiye’deki Limonium miller (Plumbaginaceae) Cinsi İle İlgili Revizyon Çalışmaları Galip AKAYDIN1. 2002-2005 yılları arasında gerçekleştirilen ve TÜBİTAK tarafından üç yıl süre ile desteklenen bu araştırma projesi sonunda.) Meydana Gelen Fizyolojik Parametrelerin Araştırılması Mehmet Emre EREZ. Muğla ofvarol61@hotmail. Puccinellia distans ( Jacq. ABA(Absisik asit). Bu tebliğde ülkemizde yayılış gösteren Limonium cinsine ait taksonların ekolojik ve fitocoğrafik özelliklerine değinilmiştir. Ankara agalip@hacettepe. Kök. TRABZON SB 055 SB 056 Farklı Tuz Konsantrasyonlarına Maruz Bırakılan Bazı Halofit Bitkilerde (Salicornia europaea L. Limonium. yağ asidi ve hormon miktarları yüksek performanslı sıvı kromotografisi ile. Fen Edebiyat Fakültesi. Yapraklardan alınan kesitlerde stoma sayıları ve stoma büyüklükleri tespit edildi. A. yaprak uzunlukları ve yaş-kuru ağırlık üzerinde tuzun değişik etkilere sahip olduğu belirlendi. prolin. olivieri ve P. IUCN tarafından belirlenen tehdit kategorilerine göre taksonlardan bazılarının tehlike sınıfları yeniden belirlenmiş ve bunların korunması için bazı önerilerde bulunulmuştur. Van 65080 emreerez@hotmail. 600 mM. Bitkilerde şeker. Kötekli. klorofil a ve b. Bu çalışmada Türkiye’nin Ege bölgesinde bulunan Kozak yaylasında doğal yayılış gösteren fıstık çamı ormanlarının floristik 155 .) Parl. Anahtar Kelimeler: Plumbaginaceae. (Kaz ayağı).

muscosa [( Korsh. beccabunga’nın ortalama kromozom uzunluğu 2. beccabunga subsp. -abscondita. SB 058 SB 059 Veronica beccabunga L. -subsp. Türlerin fitocoğrafik bölgelere göre dağılışları. İran-Turan elementleri 1 (%0. Ayrıca bu çalışmada 20 takson B1 karesi için yeni kayıt olarak tespit edilmiştir. Türkiye. Pinus pinea. sayı ve oranları aşağıdaki gibidir: Akdeniz elementleri 91 (%33. Biyoloji Bölümü. Örneğin -subsp. B. abscondita’da eliptik oval.666 mikrondur.tr Bu bildiride Veronica beccabunga’nın alt türlerinden biri olan V. çok daha ayrıntılı ve dikkatli şekilde incelenerek diğer alt türlerin özellikleri ile karşılaştırıldığında. muscosa’ya daha önce 2000 yılında dahil edilmiş olan ve Van ili çevresinden toplanmış bulunan bazı populasyon örneklerinin (özellikle “F 1001” nolu örnek) esasen adı geçen alt türe dahil edilmeyip ayrı ve yeni bir alt tür veya tür olarak sınıflandırılması gerektiği daha ayrıntılı incelemelerden anlaşılmıştır.649 mikrondur.Jelen.kenarı.. subsp. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.6 mm olduğu halde ayrı ve yeni bir takson olması gerektiğini öngördüğümüz populasyon örneklerinde tohum uzunluğu 1. yeni kayıt. drummondii ise kendisine en yakın tür olan P.036 mikrondur. yeni kare. yaprak sapı. Burada ilk iki alt türe ait ortalama kromozom uzunluklarının birbirine yakın olmasına rağmen ( 0.J. Hagen’un kayıtları bu çalışmayla verilmektedir.500 bryofit örneğinden oluşan Türkiye karayosunları koleksiyonu (S) üzerinde şimdiye kadar yaptığımız çalışmalar sonucunda.8 mm olup.. Bu çalışmada bu üç önemli yeni kaydın makroskobik ve mikroskobik fotoğraflarıyla birlikte türlerin ayrıntılı özellikleri ve Dünya dağılımları verilmiştir. stilus uzunluğu.’dan yapraklarının daha geniş ve yaprak kenar dişlerinin daha belirgin oluşu ile. Türkiye ve Güney-Batı Asya Karayosunları Florası için yeni olan Tortula thianschanica Broth. Biyoloji Bölümü. birinci alt türün 4. albicans türünden yapraklarının daha fazla katlanmalı oluşu ve bitkinin genel görünümünün ilk bakışta B.555 mikron. abscondita ile farkı ise 0. floristik kompozisyon. -subsp. Çalışma alanında 44 familyaya ait 166 cins ve 274 tür tespit edilmiştir. muscosa sanılmış olan ( F 1001 ) populasyonunda ise uçta 156 Türkiye ve Güney Batı Asya Karayosunları Florası İçin Üç Yeni Karayosunu Kaydı Güray UYAR.10). beccabunga’da kapsül yuvarlak hafif emarginat.21). 67100 İncivez. bu kararı gerektiren önemli morfolojik ve karyolojik farkların bulunduğu araştırmalarımızda ortaya çıkmaktadır. beccabunga ile farkı 0. coruscum’da kendisine en çok benzeyen B. 17020. .) Loeske’dan bitkinin oldukça küçük (2-3 mm) ve yaprak tabanıyla.) T. Terzioğlu Yerleşkesi. abscondita’nın otalama kromozom uzunluğu 2. Biyoloji Bölümü. Nitekim söz konusu populasyon örnekleri. Fen Edebiyat Fakültesi. subsp.4 mm. ) A. thianschanica yaprak enine kesitleri yönünden kendisine çok benzer olan Syntrichia papillosissima (Copp. TRABZON özellikleri incelenmiştir.J. -subsp.guray@gmail.230 mikron fark) . ikinci alt türün ise 3 katı olan bir uzunluğa sahip bulunmaktadır. flora. kenar hücrelerin ince uzun ve çıkıntılı oluşu ile ayrılmaktadır. Şöyle ki: -Subsp. Muhammet ÖREN Zonguldak Karaelmas Üniversitesi. cuspidatum (Hedw. P. Ayrıca Avrupa’da bulunmayan Tortula thianschanica’nın ilk kayıtları Orta Asya’dan verilmiş olup bu çalışmayla türün GüneyBatı Asya yönelik ilk dağılımı da belirlenmiş olmaktadır. olgun pedisellerin çiçek durumu ana ekseni ile arasındaki açılarda da farklar mevcuttur. Avrupa–Sibirya elementleri 14 (%5. beccabunga’da 0.10’dür. Güney-batı Asya.) T.5 katı.711 mikrondur. T. Anahtar Kelimeler: Fıstık çamı.36). Örneğin Tohum uzunluğu –subsp. Endemik bitki sayısı 14 ve endemizm oranı da %5. Ayrıca (F1001) örnekleri ile diğer 2 alt tür örnekleri arasında kapsül şekli ve boyutları.Kop.com Elsa Nyholm tarafından 1968-1982 yılları arasında Türkiye’den toplanmış yaklaşık 5.Yine karyolojik özelliklerden ortalama ve toplam kromozom uzunlukları konusunda da sözü edilen populasyon örneklerinin (F1001) . -beccabunga ve –muscosa alt türlerinden önemli ölçüde daha kısa olduğu görülmektedir. İzmir. orta hücrelerin geçiş bölgesindeki.Kop. -subsp. abscondita’da 0. 1971)]‘ya Dahil Edilmiş Olan Bazı Populasyon Örneklerinin Ayrı ve Yeni Bir Takson Olarak Sınıflandırılması ve Nedenleri Avni ÖZTÜRK Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Çanakkale avniozturk@comu. – Subsp. muscosa’ya dahil edilmiş olan ve ayrı alt tür olması gerektiğini ileri sürdüğümüz populasyon örneklerinin – subsp. salebrosum’u andırır şekilde sarımsı yeşil renkli oluşu ile ayrılmaktadır. Plagiomnium drummondii (Bruch & Schimp. ve Brachythecium coruscum I. Benzer farklar toplam kromozom uzunlukları olarak da vardır ve korelasyon göstermektedir.19.edu. büyüklüğü. Zonguldak uyar. Anahtar Kelimeler: karayosunu. Oysa ( F 1001) populasyonunda ise ortalama kromozom uzunluğu 1.

yüksek bilgi içeriğine sahip olmaları ve PZR ile kolayca saptanabilmeleri gibi özellikleri nedeniyle son yıllarda en çok tercih edilen DNA belirleyicilerinin başında mikrosatelit (SSR) markörleri gelmektedir. Bu çalışmada polimorfik oldukları bilinen beşer arpa (Bmag110. Xgwm513. 4/5 oranında endemik olan Thlipthisa seksiyonunda yer alan taksonların IUCN kriterlerine göre tehlike kriterleri yeniden belirlenmiştir. A. SSR markörlerinin geliştirilmesi oldukça zaman alıcı ve pahalı bir işlemdir. Xgwm765) mikrosatellit primerlerinin iki buğday (Selçuklu-97. -Subsp. Tokat ahmety55@gmail. Oysa ki her üç alt türün de saçak kök sistemi vardır. palinolojik. Rahime GÜNDÜZ Gaziosmanpaşa Üniversitesi. SB 061 Mikrosatelit DNA Belirleyicilerinin Tahıllarda Türler Arası Kullanım Olanakları Ahmet YILDIRIM. ve A. Biyoloji Bölümü. -subsp. Kemal YILDIZ Celal Bayar Üniversitesi.) Ehrend. Moleküler Biyoteknoloji Laboratuvarı.) Ehrend. Her iki türe ait primerlerin transfer edilebilme oranları % 80 olarak hesaplanmıştır. belirleyici yardımıyla ıslah ve gen klonlama araştırmalarında yaygın bir biçimde kullanılmaktadırlar. Ziraat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. purpurea subsp. polen ve tohumlar taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile incelenerek fotoğraflanmıştır. Stm578. Tuğba ESERKAYA. açıklama ve yorumlar getirilmiş. muscosa’dan ayrılmaktadır. bitki genom haritalanması. Yaptığımız çalışma sonucunda. Bu markörlerin gelecekte genetik ve bitki ıslahı çalışmalarında her iki türde de başarıyla kullanılabileceği saptanmıştır. Çalışmamızda yer alan türlere ait bazı fitokimyasal içeriklerin analizleri yapılarak elde edilen veriler taksonomik değerlendirmelere yardımcı olarak kullanılmıştır. Muradiye. Bu nedenle bir tahıl türü için geliştirilen markörlerin bir diğer türde de kullanılabilmesi oldukça önemli ve değerlidir. Nejdet KANDEMİR. Türlerin “dar yayılışa sahip endemik” oluşlarına ilişkin.&Heldr. antalyensis ve A.com Moleküler DNA belirleyicileri son yıllarda kuramsal ve uygulamalı genetik çalışmalarda. 157 Türkiye’de Yayılış Gösteren Asperula L.) Ehrend. A. Çalışma sonunda.) morfolojik. Xgwm374. Manisa ersin. pseudochlorantha Ehrend. muscosa’nın asıl yayılış alanı Afganistan. sitolojik. pseudochlorantha. Morex) çeşidinde kullanım olanakları araştırılmıştır. genetik teşhis. cinsinin Thlipthisa seksiyonunun Türkiye’de yayılışı bulunan taksonların (A. bitki ve hayvan türlerinde çok çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. sadece Türkiye Florası’nda yer alan deskripsiyonları genişletilmiş. Türlerin Türkiye’deki yayılışları belirlenerek GPS verileri ile bu noktalar kayıt altına alınmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre mikrosatelit markörlerinin arpa ve buğday türleri arasında transfer edilebilir olduğu belirlenmiştir. SB 060 olmadığı görülerek sıraları yeniden belirlenmiş. Arpa ve buğdaydan elde edilen Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PZR) ürünlerinin allel büyüklükleri karşılaştırılmıştır. Bezostaja-1) ve iki arpa (Steptoe. (Rubiaceae) Cinsi Thlipthisa (Griseb.edu. SCSSR7759. Hatta (F1001) örneğinde zayıf kazık kök sistemi de vardır. türlere özgü olan genel toprak özellikleri ortaya konmuştur.minareci@bayar. antalyensis’in A. türlerin sistematik sırasının uygun . A. Yukarıda büyük çoğunluğu açıklanan nedenlerle ve en tipik örnekleri Van’ın Edremit ilçesinden toplanmış olduğu için adı geçen populasyon örneklerinin “ V. apiculata (Sm. Gbms50) ve buğday (Stm560. Özlem ATEŞ SÖNMEZOĞLU. Çalışma ile türlerin. purpurea subsp. filogenetik analizler. tür teşhis anahtarı yeni bilgilere göre güncellenmiş ve değiştirilmiştir. Hvm40. antalyensis Ehrend.. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. tür örneklerine ait detaylı çizim ve fotoğraflar eklenmiş. TRABZON daralan yuvarlakça (damla şeklinde)’dır. beccabunga subsp. apiculata türlerinde kromozom sayısı 2n = 22 olarak tespit edilmiştir. Seksiyonda yer alan türlerin yetiştiği toprak özellikleri araştırılarak... Sitolojik incelemeler ile 5 taksondan 4’ünün kromozom sayıları belirlenmiş olup A. Seksiyonunun Revizyonu Ersin MİNARECİ. brevifolia.19. serotina (Boiss. kodominant kalıtım özelliği göstermeleri. Mikrosatelitler bitkilerde genetik materyalin karakterizasyonu. Yine coğrafik yayılış alanı olarak Van (Türkiye) da yetişen F 1001 populasyonu. Pakistan ve kısmen de Türkmenistan ve İran’ da bulunmaktadır. A. edremitense” veya “Veronica edremitense” adı ile yeni bir alt tür veya tür olarak adlandırılmasının uygun olacağı kanısındayız.tr Bu çalışmada. pseudochlorantha’nın varyetesi olarak oluşturulması ile tür sayısı beşten dörde indirgenmiş. fitokimyasal çalışmalar ile toprak analizlerinin desteğinde revizyonu yapılmıştır. Asperula L. Lokusa özgü olmaları. 45140. Tarla Bitkileri Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. A. A. brevifolia Vent. ayrıca türlerin yayılışına ve yaşayışına etki eden bir böcek cinsi tespit edilmiş ve teşhisi yapılmıştır. Hvole.

Biyoloji Bölümü. Atalay SÖKMEN3. Laury CHAERLE2. kalp aritmilerini düzenleyici işlevi olan digoksin. kolaylıkla tekrar edilebilecek. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu bitki. Belçika aykut_saglam@yahoo. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü.’nin (Scrophloriacea). canlı dokularında hasara yol açmayan. SH veya CP ortamlarına göre daya başarılı rejenerasyon verdiği gözlenmiştir. buğday SB 062 SB 063 Türkiye’nin Endemik Tıbbi Bitkilerinden Digitalis davisiana L. doku kültürü.0 sürgün/eksplant) sürgün oluşturduğu gözlenmiştir. Köklendirme işlemini takiben. kök veya gövde eksplantları ile karşılaştırıldığında. Biyoloji Bölümü. 14280 Bolu 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. gelişmekte olan 6-8 haftalık yaprak. Moleküler Genetik Bölümü. Hormon Sinyali ve BiyoGörüntüleme Birimi. 9000 Gent.com Bitkilerde meydana gelen dinamik metabolik olayları anlamak için sağlam ve fonksiyon gören sistemler içerisindeki parametreleri analiz edecek yöntemlere ihtiyaç vardır. hipokotil veya filamingo gagası tipi explantının daha fazla (ort. In vitro koşullarda çimlendirilen tohumlardan elde edilen steril fidelerin en fazla 10 günlük kotiledon. Bu ihtiyaç. 61080 Trabzon 3 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kimya Bölümü. gitoksigenin gibi etkin kalp glikozitleri içerdiğinden. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Stres. Arzu UÇAR TÜRKER1. çeşitli oksin (IAA. rejenerantlar saksılara aktarılarak. B5 veya LS ortamının MS. SSR. KIN+IAA. TDZ ve IAA içeren farklı hazır besi ortamlarının rejenerasyona etkisi incelendiğinde. Dominique Van Der STRAETEN 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. İsmail EKER1. adventif sürgün oluşumu yoluyla in vitro rejenerasyonu ilk defa tanımlanmıştır.com Bu çalısmada. TRABZON Anahtar Kelimeler: Mikrosatelit. ayni zamanda önemli bir tıbbi bitki konumundadır. arpa.’nin in vitro Rejenerasyonu Tuğba AYDIN1. IBA veya NAA) içeren veya hormonsuz ortamlarda kültüre alınmış olup. 6. mikroçoğaltım Bitki Araştırmalarında Termal ve Klorofil Flüoresans Görüntüleme Tekniklerinin Kullanımı Aykut SAĞLAM1. hipokotil. Görüntüleme teknikleri. kısa zamanda yüksek doğrulukta bilgi sağlayabilecek ve çok sayıda örnekle aynı anda çalışmaya imkan tanıyacak yöntemlere gereksinim duyulmuştur. doğal koşullara alıştırılma işlemine tabi tutulacaklardır. termal görüntü. Fen Fakültesi. görüntüleme tekniklerinin geliştirilmesine yol açmıştır. halen devam etmektedir. Münevver SÖKMEN2.. Buhara YÜCESAN1. klorofil flüoresans 158 . Ayrıca. Anahtar Kelimeler: Digitalis sp. Bu doğrultuda. 61080 Trabzon ibuhara@yahoo. Elde edilen adventif sürgünlerin köklendirme çalışmaları. Zeatin+IAA. Bu çalışmada. 61080 Trabzon 2 Gent Üniversitesi. büyüme ucu ve hipokotilin büyüme ucuyla birlesim yerinden ayırarak hazırlanan filamingo gagası tipi eksplatı ve son olarak kök explantları. Rejenerasyona etki eden faktörler arasında TDZ ve IAA’ın kullanılan diğer (TDZ+IBA. bitkilerde herhangi bir zarara yol açmadan bilgi sağlamayı amaçlayan yöntemler olarak karşımıza çıkmaktadır. görüntüleme tekniklerinden ikisi olan klorofil flüoresans ve termal görüntüleme sistemlerinin. digitoksin. görüntüleme. yurdumuzda doğal olarak yetişen ve endemik bir yüksükotu türü olan Digitalis davisiana L. Fen Edebiyat Fakültesi. PZR. BA+IBA) büyüme düzenleyicilerine nazaran çok daha etkili olduğu gözlenmiştir. Ekrem GÜREL1 1 Abant İzzet Baysal Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. bitkilerin biyotik ve abiyotik streslere verdikleri cevabın değerlendirilmesi ve yakın gelecekte bitkilerin korunması konularında üstlenecekleri roller ele alınmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. MSSM.

Muallimköy Kampusu. Bununla birlikte. kültür bitkilerinden alınan üründe ise önemli ölçüde düşüş görülmektedir. Yıldız AYDIN2. Kocaeli 4 İstanbul Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Savaş BELEN6. Bitkilerin bora tepkilerinin tür içi varyasyonunun çok geniş olduğu ve B toksitesine tolerans ile hassasiyetin B taşıyıcı proteinlerin varlığı ve ekspresyon düzeyleri ile yakın ilişkisi olduğu görülmektedir.tr Bor (B). Ziraat Fakültesi. aestivum) çeşidi bitki materyali olarak kullanılmıştır. ES14. Ahu ALTINKUT UNCUOĞLU1 1 TÜBİTAK. Mustafa ÇAKMAK6. Kadir AKAN5. Marmara Araştırma Merkezi. Bu çalışma kapsamında Graingenes 159 . PK: 17. Ancak. bitkilerde B noksanlığı. Bu çeşitler PI178383 x Harmankaya99. EST veri tabanı çalışmaları yapılarak (i) hastalığa dayanıklı genotiplerin kısa sürede seçimine olanak tanıyan DNA markörlerinin belirlenmesi (ii) dayanıklılıkla ilişkili yeni gen kaynaklarının elde edilmesi amaçlanmıştır. Gebze. Lütfü ÇETİN5. Km. Fahriye ERTUĞRUL1.10. Kampus.edu. TRABZON SB 064 Bitkilerde Bor Taşıyıcısı Genlerin Borun Noksanlık ve Toksite Koşullarında İşlevleri Erdoğan Eşref HAKKI Selçuk Üniversitesi. Seval ALBUSTAN5. Kadıköy. 42075. Fizyolojik pH koşullarında. Ayşen YUMURTACI 1. Gebze. Eskişehir yolu. B-noksan topraklarda yetişen bitkilerde sterilite artmakta. PK: 21. Ergun ÖZDEMİR6. Bu çalışmada. Anahtar Kelimeler: Bitkilerde Bor. yüksek B içeren topraklarda da bitkisel üretimde ciddi düşüşler yaşanmaktadır. bu elemente karşı tepkilerinde de bitkiler türlerarası ve tür içi geniş bir genetik varyasyon göstermektedir. Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen dayanıklı (PI178383. Fen-Edebiyat Fakültesi. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. İstanbul 5 Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü. Semra HASANÇEBİ1. B-toksitesine tolerans. Fen Fakültesi. 26001. Konya eehakki@selcuk. Lodumlu. B noksanlığında ise kökte ekspresyonu yapılan taşıyıcı bir proteinin ksilem parankimasından ksileme B yüklemesi yaparak bitki gövdesine sağlanan bor’un artırıldığı model bitki Arabidopsis’te gösterilmiştir. Tarla Bitkileri Bölümü. B taşıyıcı protein. Necmettin BOLAT6. Türkiye ve dünyada buğday tarımını olumsuz yönde etkileyen sarı pas etmeni ile mücadelede kullanılan klasik ıslah yöntemleri uzun zaman alması ve değişken çevre koşullarına bağlı olması nedeniyle yetersiz kalmaktadır. Bu proteinlerin genellikle B noksan ya da yeterli koşullardaki rolleri üzerinde durulmuştur. Sunulan bu çalışmada. 34722. Vezneciler. bitkiler için mutlak gerekli olan önemli bir mikrobesin elementidir. Fazıl DÜŞÜNCELİ5. Biyoloji Bölümü. Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü.com Dünyadaki önemli buğday üreticilerinden biri olan ülkemizde Puccinia striiformis f. 41470. moleküler yöntemler de kullanılarak materyal daha kesin olarak ve erken generasyonlarda test edilebilmektedir. B transporter. Zafer MERT5. Bitkilerde B noksanlığı ile toksitesi arasında çok dar bir aralık olmakla birlikte. Sönmez2001) ve duyarlı (Harmankaya99. Eskişehir ozge79@gmail. 34134. Funda ŞENTÜRK AKFIRAT3. Sönmez2001 x Aytın98 kombinasyonlarında çaprazlanarak elde edilen F2 bitkilerinden pas okuma sonuçlarına göre hassas ve dayanıklı genotipler belirlenmiştir. İstanbul 3 Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü. Biyoloji Bölümü. B yüksüz borik asit formunda bulunup biyolojik membranlardan rahatlıkla penetre olmakta ve B yeterli beslenme koşullarında aktif B taşınması gerekmemektedir. Bu taşıyıcı proteinlerin varlığı B hassasiyeti yüksek olan tahıllarda da gösterilmiştir. Kocaeli 2 Marmara Üniversitesi. PK: 226. bitki dokularında düşük oranda B birikimi ile paralellik göstermekte. Özcan YORGANCILAR6. sp. bitkilerde B toksitesi SB 065 Buğday (Triticum aestivum L. bunun da B-taşıyıcı genlerin bitki kök hücrelerindeki ekspresyonları ile uyumlu olduğu görülmektedir. Bu yüzden gelişmiş ıslah programlarında. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. İzgi01 x ES14. Ankara 6 Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü.)’da Sarı Pas Hastalığına Dayanıklılığın EST (“Expressed Sequence Tag”) Veritabanları Kullanılarak Araştırılması Özge KARAKAŞ4. İzgi01. tritici’in neden olduğu sarı pas hastalığı nedeniyle yıllara bağlı olarak ciddi ürün kayıpları ortaya çıkmaktadır. son zamanlarda yapılan çalışmalar B-transporter proteinlerinin B-toksitesi koşullarında da önemli olduğunu göstermiştir. Aytın98) 6 adet kışlık ekmeklik buğday (Triticum aestivum ssp.

Uygulamaya tabi tutulan bitkiler ile kontrol olarak alınan bitkiler arasında peroksidaz ve katalaz enzimleri bakımından farklılıkların olduğu saptanmıştır. 989 adet singletone dizileri ‘BLASTX’ programı kullanılarak protein profilleri çıkarılarak fonksiyonlarına göre sınıflandırılmıştır. Bitkisi Üzerine Etkisi Selim İŞLEKDEMİR. Kiraz Anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un in vitro Koşullarında Tuza Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Ş. NaCl.150 mM) NaCl içeren katı MS ortamı üzerinde kültüre alınmıştır. Bu amaçla sürgün uçları 4 değişik konsantrasyonda (30. Biyoloji Bölümü. Dünyada 400 kadar türle temsil edilen ve ülser. Bu çalışmada manyetik alanın Hypericum perforatum L. Bu sınıflardan 17 kontig ve 11 singletone primer çifti dizayn edilerek. Anahtar Kelimeler: Hypericum binbirdelik Otu. özellikle bitkisel tedaviye ilgi tüm dünyada artmıştır.usda. Kültüre alma işleminden 4 hafta sonra yapılan değerlendirmeler sonucunda. fide yüksekliği.19. Deneme. Anahtar Kelimeler: Buğday. Eğitim Fakültesi. (Binbirdelik Otu) cinsinin Türkiye’de 84 türü bulunmaktadır. katalaz. Fen Bilgisi Ana Bilim Dalı. Yapılan bir çok çalışmalarda yüksek ekonomik ve tıbbi değere sahip bitkilerin hızlı bir şekilde geliştirilmesinde ve daha çok ürün elde edilmesinde. iklim odasında. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ülkemiz Hypericum türleri bakımından önemli bir gen merkezidir. Tohumlar saniyede 1 metre yol alan hareketli bir zeminde 50-60 örsted’lik bir MA şiddetine maruz bırakılmıştır.150 mM NaCl içeren ortam üzerinde gelişen sürgünlerde ise gelişimin tamamen durduğu ve şiddetli nekrozların oluştuğu gözlenmiştir. manyetik alan SB 067 perforatum. Çalışma kontig ve singletone’ların gen anlatım profillerinin belirlenmesi amacıyla RNA düzeyinde de devam etmektedir. Laboratuarda hazırlanan MA düzeneğine bağlı olarak MA şiddeti ve süresi değiştirilmiştir. tohumları üzerine MA etkilerini saptamak amaçlanmıştır. sarı pas. Mahmut Osman USLU Süleyman Demirel Üniversitesi. sürgün uzunluğu ve klorofil miktarının azaldığı belirlenmiştir.tr Yapılan bu çalışmada sürgünucu kültürü ile in vitro klonal çoğaltımı yapılan yarı bodur kiraz anacı Cold (Prunus avium X Prunus psudocerasus)’un tuza (NaCl) karşı reaksiyonları araştırılmıştır.gov) veritabanından buğdayda sarı pas hastalığına özgün EST kütüphanesi taranarak 1549 EST belirlenmiştir. Manyetik alanın bitkiler üzerinde yaptığı olumlu etkiyi gösteren bir çok çalışma mevcuttur.100. mide.fideleri yetiştirilmiş. 50.sdu. Anahtar Kelimeler: Kiraz. diyabetik rahatsızlıklar. RNA SB 066 yüzdesi. Vektör dizilerinden arındırılmış EST’lerden 136 kontig. optimum koşullarda Hypericum perforatum L. dayanıklı ve hassas anaçlarda ve bu anaçlara ait 3 farklı konbinasyonun F2 generasyonuna ait dayanıklı ve hassas karışımlarda (“bulk”) Bulk Segregasyon analizi ile DNA markör çalışmalarında kullanılmaktadır. Ziraat Fakültesi.pw. klorofil miktarı ve salgı cebi sayısı belirlenmiştir. peroksidaz. 30 mM NaCl içeren ortam üzerinde kültüre alınan sürgün uçlarında sürgün sayısı ve sürgün uzunluğu açısından gelişmenin diğer uygulamalara göre daha yüksek olduğu gözlenirken. in vitro Manyetik Alanın Hypericum perforatum L. Çanakkale selimislekdemir@gmail. EST. Isparta evrima@ziraat. Sevil YALÇIN Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Kontrol ve farklı MA şiddetine maruz bırakılan tohumlardan. çimlenme 160 . İlköğretim Bölümü. moleküler markör. 50-100 mM NaCl içeren ortam üzerinde kültüre alınan sürgün uçlarından oluşan sürgünlerde sararmalar.com Son yıllarda doğal tedavi yollarına. Ortama ilave edilen tuz miktarı arttıkça bitkilerde sürgün sayısı. yanık yaraların tedavisinde kullanılan Clusiaceae familyasına bağlı Hypericum perforatum L. soğuk algınlıkları. Bulk segregasyon analizi. Bitki Koruma Bölümü.edu. Evrim ARICI. TRABZON (http://wheat. yapay olarak oluşturulan manyetik alan (MA) uygulamaları kullanılmıştır. karaciğer ve safra rahatsızlıkları. her macenta kutusu bir tekerrür olacak şekilde dört tekerrürlü olarak gerçekleştirilmiştir.

kanal hücreleri. sigmoideum’un stilusunda kanalın her iki yüzeyinde bir sıra kanal hücresi bulunmaktadır. Tıp Fakültesi. ribozom. Hücre çeperi üzerinde kesintisiz ve düzgün kütikula tabakası bulunur. zarı genellikle bir yerden merkeze doğru girinti yapan nukleuslar da içerirler. daha sonra hücreli hale geçti. Coommassie brilliant blue. İstanbul-Başıbüyük’ten 2006-2007 yıllarında toplanan Scilla autumnalis’in üreme biyolojisi incelendi. endoplazmik retikulum keseleri (ER). sınırları düzgün olmayan. Kanal hücreleri düzgün şekilli nukleusların yanında. Sitoplazmada organellerin sayısı çok azalır. Kanal hücrelerinin çeperleri tozlaşma öncesine göre daha kalınlaşır. elektron mikroskobu 1 Bu araştırmada. Meral ÜNAL2 İstanbul Bilim üniversitesi. diktiyozom ve diktiyozoma ait vesiküller ve çeşitli büyüklük. sitokimya. Çeper üzerinde bulunan kütikula yer yer parçalanır ve kütikula parçaları kolaylıkla çeperin üzerinde ve kanalın içinde gözlenir. Tozlaşma öncesi evrede. Antipot nukleuslarının hacimleri ploidi seviyesinin n ve 128n arasında değiştiğini gösterdi. kanal hücrelerinin çeperleri hem kanala bakan hem de yan yüzlerinde çok sayıda girinti ve çıkıntılar oluşturur.’de Embriyolojik ve Sitokimyasal Çalışmalar Zeynep Mine COŞKUN1.com Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da Stilus Kanal Hücrelerinin İnce Yapısı Işıl İSMAİLOĞLU. Funikulusun kaidesinde küçük bir çıkıntı halinde obturator farklılaşır. Biyoloji Bölümü zmcoskun@yahoo. Kanal hücrelerinin sitoplazmaları körelmeye başlar ve sitoplazma miktarı azalır. embriyo kesesi. Endosperma helobial tiptedir. Embriyo gelişimi Onagrat tiptedir. İstanbulMaltepe-Başıbüyük’ten toplanan çiçek tomurcukları %3 glutaralaldehit ve %1 OsO4 ile fikse edildikten sonra eponda bloklandı ve kesitler uranil asetatkurşun sitrat ile kontrastlama yapılarak elektron mikroskobunda incelendi. autumnalis’in tohum taslakları anatrop. Anahtar Kelimeler: Scilla autumnalis. Nukleusun çevresindeki sitoplazma bölgesi yoğun ve organel açısından çok zengindir. Sinergitler geçici yapılardır ve döllenmeden önce körelirler. Başlangıçta her iki odacıkta bölünmeler serbest nukleusluyken. nusellus epidermisi ve hipostas bol miktarda nişasta. krassinusellat ve bitegmiktir. O. erimeyen ve asidik polisakkkaritler içerir. Sitoplazma plastit. Hücrenin apikalinde nişasta birikimi vardır. kanal hücreleri kanalın genişlemesiyle birbirinden iyice uzaklaşırlar. Antipotlara yakın yer alan primer endosperma nukleusu bölünerek küçük alan kalazal ve büyük alan mikropilar odacığı oluşturur. embriyo. Zigot karakteristik polarize görünümdedir: Mikropilde vakuol. TRABZON SB 068 SB 069 Scilla autumnalis L. bazı bölgelerde sadece ER görülür. S. Tozlaşma sonrası evrede. kalazada nukleus ve besin maddelerince zengin sitoplazma bulunur. Bu amaçla farklı gelişim evrelerindeki çiçek tomurcukları asetik-alkolde (1:3) fikse edilip hazırlanan parafin bloklardan el mikrotomunda kesitler alınarak Regaud hematoksilin.com Bu çalışmada Ornithogalum sigmoideum Freyn&Sınt’da tozlaşma öncesi (antesis öncesi) ve tozlaşma sonrası (antesis sonrası) evrelerinde stilus kanal hücrelerinin ince yapıları incelendi. Yumurta hücresinden daha küçük olan sinergitler benzer kutuplaşma gösterirler ve hücre çeperleri hücrenin kaidesinde çizgili cihazı (FA) oluşturur. Alcian blue boyaları uygulayıp ışık mikroskobunda incelendi. Kanal hücrelerinin nukleuslarının hacmi küçülür ve şekillerinde bozukluklar ortaya çıkar. Biyoloji Bölümü. Organeller genellikle hücrenin kanala bakan tarafında yoğunlaşmışlardır. ABD 2 Marmara Üniversitesi. protein.19. Meral ÜNAL Marmara Üniversitesi. Sitokimyasal testler antipotların depo maddelerince zengin olduğunu açığa çıkardı. PAS. İntegümentler. Embriyo kesesi gelişimi Polygonum tiptedir. FA sitoplazma içine doğru uzanan parmak şeklinde çıkıntılar şeklindedir ve PAS ile kuvvetli reaksiyon verir. Anahtar Kelimeler: Ornithogalum sigmoideum. poliploidi 161 . Tıbbi Biyoloji ve Genetik. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. görünüş ve yoğunluktaki granülleri içerir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü isilismailoglu@gmail. endosperma. Antipotlar daimi yapılardır ve ritmik büyüme gösterirler. Olgun embriyo kesesinde yumurta hücresi kuvvetli PAS pozitif reaksiyonu veren tam çeperle çevrilidir. Oburator hücreleri bol nişasta içerirler.

edu. 36. cinsin endemizm oranı %33’tür. albida ve G. G. holboellii dokularında ifadeleri araştırılmıştır. gövde ve kök) FIS gen ifadeleri RT-PCR yöntemi ile ortaya çıkarılmıştır. lydia (Boiss. Kuzey Afrika ve Batı Asya’da yayılış göstermekte ve yaklaşık dünyada 90 tür ile temsil edilmektedir. G. burdurensis. G. tinctoria türü hariç. Endosperm. Yasemin DEMİRGAN. Genista cinsine ait 12 takson karyolojik yönden çalışılmıştır. Erkek gametofit ise vejetatif bir hücre ve iki sperm taşıyan polen tanesidir. G. involucrata. Biyoloji Eğitimi. albida.tr Memeliler ve çiçekli bitkilerde bazı genler köken aldığı ebeveyn cinsiyetine bağlı olarak işaretlenir. januensis subsp. Biyoloji Bölümü. Apomiktik bitkilerde genetik etiketlemenin rolü henüz açıklanamamıştır. Çoğu angiosperm türde tohumdaki genetik çeşitlilik seksüel üreme ile ortaya çıkar. anatolica Boiss. 52 ve 72 şeklinde tespit edilmiştir.. Bu araştırmada.Gibbs.com Genista L. genetik etiketleme. Bu orandan her iki yöne doğru sapmalar tohum gelişimi üzerinde olumsuz yönde etkili olarak kayıplara yol açar. Bu çalışmada. bir tohumda kromozom sayısı embriyoda 2n iken endospermde 3n’dir. Ayrıca G. G. G.) Kit Tan & Zieliński. Boechera. kromozom sayısı. Buna karşın. diğerlerinin kromozom sayıları bilim dünyası için ilk kez belirlenmiştir. FIS Apomiksi ve Genetik Etiketleme: Doğal Apomikt Boechera holboellii Türünde Genetik Etiketlemeye Maruz Kalan Gen İfadelerinin Belirlenmesi Sibel YILMAZ. acanthoclada. G. Eğitim Fakültesi. Türkiye SB 071 genlerin ana ya da babadan gelmesine bağlı olarak ifade olmasına yol açar. albida Willd. acanthoclada DC. G. G. thaliana FIS genleri dizilerine göre dizayn edilen primerler ile PCR yapılmıştır ve ürünler agaroz jel elektroforezinde analiz edilmiştir. G. TRABZON SB 070 Türkiye Genista L. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. G. (Fabaceae) cinsi Avrupa. spermlerden biri yumurtayı dölleyerek embriyo.. Bu dokulardan total RNA izolasyonu yapılmış izole edilen RNA’ların kalitesi FA jel elektroforezinde belirlenmiştir. Ardından A. carinalis Gris. Çalışılan taksonlardan G. (Fabaceae) Cinsi Taksonlarının Karyolojik Yönden İncelenmesi Esra MARTİN Selçuk Üniversitesi. yaprak. Çanakkale sibelyilmaz@comu. Genetik etiketleme veya damgalama (imprinting) olarak bilinen bu mekanizma. Daha sonra bu RNA’lar cDNA sentezi için kullanılmıştır. januensis Viv. G. G. G. vuralii endemik olup. karpel. sepal/petal. Angiospermlerde tohum çifte döllenme diye bilinen bir mekanizma ile gerçekleşir. Bu türlerden G. Kemal Melih TAŞKIN Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi.. Büyüme kabinlerinde yetiştirilen bitkilerden elde edilen dokular RNA degredasyonunu önlemek için RNA later solusyonu içerisinde sterio mikroskop altında diseksiyon iğnesi ile ayrılmıştır. subsp. Anahtar Kelimeler: Genista. Bu süreçte dişi ve erkek gametler haploid gametofit içerisinde gelişirler. Leguminosae. Bu cinsin Türkiye’de 13 türü doğal olarak yetişmektedir.. sessilifolia DC. libanotica Boiss. Genista tinctoria L. diğeri ise merkezi hücreleri dölleyerek endospermi oluşturur. İlave olarak çalışılan tüm taksonların doğal habitatlarında fotoğrafları da çekilmiştir. 44.. karyotip.19. aucheri. bazı 162 . involucrata türlerinin ise karyotip analizleri de Görüntü Analiz Sistemi (IAS) kullanılarak yapılmıştır. Konya esramartin@gmail. Bir model organizma olan Arabidopsis thaliana bitkisinde ise genetik etiketlemeye maruz kalan genlerin endosperm gelişimi sırasında ifade olduğu gösterilmiştir. sandrasica Hartwig & Strid’dır. Anahtar Kelimeler: Apomixis. sandrasica ve G. G. lydia. burdurensis P. G. G. Hakan ÇAM. Genista tinctoria. subsp. Bugüne kadar genetik etiketlemeye maruz kalan genlerin çoğu memeli ve Drosophila’da bulunmuştur. 48. 46. 42090 Meram. sandrasica türlerinde ise poliploid hücreler gözlenmiştir. Bu taksonlar. Çalışmada farklı dokularda (stamen. burdurensis.. sessilifolia ve G. G. Çünkü embriyoda ebeveynlere ait genomik oran 1maternal: 1 paternal iken endospermde bu oran 2m: 1 p’dir.. Bir dişi gametofit yumurta ve merkezi hücrelerin bulunduğu embriyo kesesinden oluşur.. Sonuç olarak. apomiktik üremede embriyo döllenme olmaksızın meydana gelir. thaliana türünde genetik etiketlenmeye uğrayan FIS (FERTILIZATION INDEPENDENT SEED) sınıfı genlerin triploid apomikt B. involucrata Spach. Genista cinsindeki taksonların somatik metafaz kromozomları 2n = 18. A. Biyoloji Bölümü. aucheri Boiss.

Yabani domates türlerinde değişik şekillerde dayanıklılık tespit edilmiştir. Tuna UYSAL. 20017. Bakteriyel. İnokule edilen bitkiler. Bu yüzden. L. İzmir fctoprak@pau. Dünyada tüm etmenlere dayalı verim kayıpları 500 milyar dolar (USD) olarak tahmin edilmektedir.19. bitki kalite ve verimini önemli ölçülerde azaltan viral bir bitki hastalığıdır. peruvianum.Türkiye. 50 farklı yabani tür ve kültür domates türlerinde PVY’ye karşı dayanıklılık kaynakları araştırılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. Patates Y virüsü (PVY) domates bitkisini infekte eden virüsler arasında en çok yaygın ve zararlı olanlardan biridir. Denizli. Sonuçlar Ki-kare analizinde belirlendiği gibi 1:3 açılım oranına uymaktadır. Kuddisi ERTUĞRUL. temiz alet ve donanım kullanılarak. Bu hastalıklar. PVY virüsü bitkilere mekanik olarak taşındığı gibi afidler aracılığı ile de taşınır.000 ha alanda domates üretilmektedir.edu. Anne FRARY2 1 Pamukkale Üniversitesi. Yabani ve kültür türleri ve bu hatların çaprazlarından elde edilen F1 ve F2 hatları PVY ile mekanik olarak inokule edilmiştir. Domatesin üretim ve kalitesi çok çeşitli hastalıklar nedeniyle düşmektedir. glandulosu ve L. Beslenme ihtiyacı için kullanılan sebzelerin başında domates yer almaktadır. Fen Edebiyat Fakültesi. domates üretim ve tüketimi açısından önemli bir ülkedir. en iyi mücadele yöntemi genetik dayanıklılığın kültür domateslerine aktarılmasıdır. Biyoloji Bölümü. Bir dendrogram yapılarak türlerin filogenetik akrabalıkları ortaya çıkarılmıştır. Biyoloji Bölümü. L. Cinsi Cheirolepis (Boiss. vitamin ve mineral maddeler açısından oldukça zengin bir sebzedir. fungal ve viral hastalıklar önemli ölçüde ürün kalite ve veriminde etkili olmaktadırlar. taşıyıcı vektörlerle savaşılarak. Türkiye. tüm ürünün kullanılamayacak duruma gelmesine neden olabilmektedir. chmielewskii F2 populasyonlarının fenotipik analizlerine göre dayanıklılığın resesif tek genle kontrol edildiği varsayılmaktadır. Patates Y virüsü (PVY). Anahtar Kelimeler: PVY. L. hirsutum PI247087 bitkisinde PVY’ye karşı immünite olduğu gözlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Kampus. Özellikle virüs vektörleri olan böceklerle mücadelede kullanılan insektisitler hem insan sağlığı açısından hem de maddi açıdan zararlı olabilmektedirler. Lycopersicon chilense ve L. domates. Domates. ISSR. Urla. L.tr Gittikçe artan insan nüfusunda tarım hayatı son derece önemli bir yer kaplamaktadır. chmielewskii bitkilerinde PVY’ye karşı dayanıklılık olduğu tespit edilmiştir. ürün rotasyonu yapılarak. hirsutum ve L. FAO 2006 (Food and Agriculture Organization) verilerine göre. Kınıklı. TRABZON SB 072 Centaurea L. Anahtar Kelimeler: Centaurea. dünya çapında üçüncü sırada yer almaktadır ve Türkiye’de 260. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. dayanıklılık 163 . endemik SB 073 Domateste Patates Y Virüsü (PVY)’ne Karşı Dayanıklılık Fevziye ÇELEBİ TOPRAK1. domates üretimi açısından Türkiye. iki haftalık (inokule edilen yapraklar) ve dört haftalık (Sistemik yapraklar) dönemlerde virüs varlığının saptanması için DASELISA (Double Antibody Sandwich Enzymelinked immunosorbent assay) ile test edilmiştir. pimpinellifolium. Konya dnapolimeraz@gmail. 2 İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü. Bu çalışmada. ve Pseudoseridia Wagenitz Seksiyonlarında Yer Alan Bazı Akraba Türlerin ISSR (Inter-Simple Sequence Repeats) Yöntemiyle Seçilmesi Eda ÖZEL. Elde edilen parmak izlerine göre bir veri matriksi oluşturulmuştur. hastalıklı tohumların kullanılmamasına dikkat edilerek viral hastalıklarla mücadele edilmektedir. Domates üretimini bütün dünya’ da olduğu gibi kısıtlayan en önemli faktörlerden biri değişik virüslerin sebep olduğu viral hastalıklardır. pennellii ve L. Biyoloji Bölümü.) Hoffm.com Bu çalışmada Cheirolepis ve Pseudoseridia seksiyonunda yer alan ve birbirleriyle yakın akraba olduğu düşünülen Centaurea türlerinin moleküler bir seçici olan ISSR (Basit diziler arası tekrarlar) yöntemi ile seçimi yapılmıştır. Sami DOĞANLAR2. Selçuk Üniversitesi. Kınıklı Merkez Kampüs. Eminur BARUTÇU1. Bitki hastalıklarıyla mücadelede çeşitli yöntemler kullanılmaktadır: dayanıklı ve toleranslı kültür çeşitleri kullanılarak. Meryem BOZKURT.

com Buğday (Triticum aestivum).-Mor kromozom sayısı ve karyotip analizi ilk kez bu çalışmada verilmiştir.15 µ arasındadır.) Alava & Hub. Sonuçlar kullanıcıların belirleyeceği parametreler doğrultusunda elde edilir. Ankara kadir_akan@hotmail. & Bal. kromozom boy uzunlukları. her ne kadar bazı taksonlarda aynı olsa da. kullanım kolaylığı. toplam haploid kromozom uzunluğunun ölçülmesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ankara gomurgen@hacettepe. Tordylium elegans. TRABZON SB 074 Türkiye İçin Endemik Olan Tordylium elegans’ın (Boiss. endemik. Sitogenetik çalışmalar yapan akademisyenlerin ve araştırmacıların daha kolay. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemleri otomatik ve yarı otomatik olarak ölçümler yapar. canlılardaki sistematik problemlerin çözümünde ve filogenetik ilişkilerinin belirlenmesinde kullanılmaktadır. Canlılardaki kromozom sayı ve morfolojilerinin sitogenetik açıdan incelenmesi. tüm dünya ve ülkemiz için stratejik ürünler arasındadır. Kromozom sayıları. Şti. Lütfi ÇETİN. Bu programın kullanımı ile ilgili teknik bilgiler yazılımcı tarafından. Şehit Cem Ersever Caddesi. Fen Fakültesi.tr Türkiye için endemik bir tür olan Tordylium elegans ‘ın (Boiss.-Mor (Umbelliferae) Kromozom Sayısı ve Karyotip Analizi Ayşe Nihal GÖMÜRGEN.. No:11. Anahtar Kelimeler: Kromozom sayısı. Umbelliferae. kromozom preparatlarından elde edilen mitotik metefaz görüntüleri üzerinde örnek karyotip uygulamaları da konunun uzmanı tarafından sunulacaktır. 1 Selçuk Üniversitesi. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemlerini kullanarak çok daha hızlı ve güvenilir veriler elde etmek mümkündür. Botanik ABD. Zafer MERT. Babacan UĞUZ2. kromozom morfolojileri farklıdır. Ahmet DURAN1. Günümüz sitogenetik çalışmalarında kromozom kol indeksleri. Karyotip formülü 1 terminal. daha hızlı ve daha güvenilir sonuçlar almasını. Bu yazılım kullanılarak bütün canlıların somatik kromozom sayılarının tespit edilmesi. kromozom. Bilgisayar destekli Görüntü İşleme ve Analiz Sistemi ülkemizin bazı Üniversitelerinin laboratuvarlarında ve araştırma hastanelerinde etkin olarak kullanılmaktadır. ölçüm güvenilirliği. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. Bu taksonun somatik kromozom sayısı 2n = 16 olarak tespit edilmiştir. kromozom morfolojilerinin belirlenmesi ve kromozom aberasyonlarının ortaya konulması mümkündür. cm) sonuçları alabilir.com Yaşayan her canlının sahip olduğu belirli bir kromozom sayısı vardır. Beytepoe. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemi. Ancak sağlıklı sonuca ulaşabilmek için çok sayıda hücreyi incelemek gerekmektedir. insanların performansları ile karşılaştırıldığında hızlılık. Fungal biyotik stres faktörlerinden biriside Kara Pas (Puccinia graminis 164 . karyotip SB 076 Ug 99’a Karşı Küresel Yaklaşımlar ve Türkiye için Genetik Dayanıklılığın Kullanımı Üzerine Bazı Araştırmalar–I Fazıl DÜŞÜNCELİ. Ankara esramartin@gmail.edu. Yenimahalle. T. Kullanıcı kalibrasyon yaparak istediği birimde (µm. Kadir AKAN Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü. Biyoloji Bölümü. Haşim ALTINÖZLÜ Hacettepe Üniversitesi. nitelikli bilimsel yayınlar üretmesini sağlamada vazgeçilmez bir yazılım olduğu anlaşılmaktadır. Bir hücreyi mikroskop altında gözlemek. Üretimin her aşamasında biyotik ve abiyotik stres faktörleriyle karşılaşılabilmekte olup bu stres/stresler nedenleriyle ciddi verim ve kalite kayıpları oluşabilmektedir. sentromer konumlarının belirlenmesi. Anahtar Kelimeler : Görüntü işleme ve analiz sistemi. & Bal.21µ dur ve kromozom boyları 1. SB 075 Bilgisayar Destekli Görüntü Analiz Sisteminin Sitogenetik Çalışmalara Uygulanabilirliği ve Güvenilirliği Esra MARTİN1. Konya 2 Bab Yazılım Donanım Mühendislik ve Medikal Cihazlar Ltd. Bilgisayar yazılımları. Eğitim Fakültesi.) Alava & Hub. taksonlara ait karyogram ve idiyogramlarının çizimi gibi uygulamalar bilgisayar programları ile yapılmaktadır. verilerin dizayn edilmesi ve bilgilerin depolanması gibi yönleriyle çok daha avantajlıdır. 3 medyan ve 4 submedyan (2n= 1t + 3m + 4sm) kromozom olarak belirlenmiştir. Görüntü İşleme ve Analiz Sistemlerinde görüntü oluşumu renklerin ayrışım karakterlerinin sayısallaştırılması ile gerçekleşir. Otomatik ölçümlerde. idiyogram. 8 çift kromozom azalan boylarına göre 1 den 8’e kadar sıralanmıştır. Seval ALBOSTAN.26 µ ile 3. elegans’ ın kök uçlarından elde edilen mitotik kromozomlarının analizi yapılarak.19. mm. incelemek ve değerlendirmek kolay olabilmektedir. karyotip analizi. Ortalama kromozom boyunu 2. Bilgisayarların ölçü birimi pixeldir. Biyoloji Bölümü.

000 USD kayba neden olduğu bildirilmektedir. hedefe hızlı ulaşılması ve diğer birçok mücadele şekline göre ucuz olması nedeniyle kimyasal uygulamalar üreticiler tarafından öncelikle tercih edilmektedir. İlk defa 1999 yılında Uganda da tespit edilmesine atfen Ug 99 adı verilen yeni bir kara pas ırkının da küresel bir epidemiye yol açmasından ciddi endişe duyulmaktadır. Irk ülkemize gelip belli bir tehdit oluşturmadan yapılan çalışmalar şu şekilde özetlenebilir. Seval ALBOSTAN. Irkın etkisi ülkemizde 1995 yılında hissedilmiş olup Çukurova’da 500 bin ton ürün ve bunun parasal karşılığı olarak da 5. No:11. GRI. tritici ) olup epidemi durumunda kayıplar %90’a ulaşabilmektedir. üretim maliyetlerini bir miktar artması. arpa (Hordeum vulgare) ve nohut (Cicer arietinum L. Kamu kaynaklarının kullanımı noktasında. Biyoloji Bölümü. Lütfi ÇETİN. Yazlık Dilim için 140 hat/çeşitten oluşan setler Etiyopya’da test edilmiş olup. sırasıyla 135 (%77) ve 23 (%16) genotip dayanıklı olarak belirlenmiştir. Çalışma TÜBİTAK 1001 programınca (106O331) finanse edilmekte olup. Arpa Çizgili Yaprak Lekesi (Pyrenophora gramineum). uygulamanın kolay olması. Uzun yıllar süren çalışmalar sonucu oluşturulan hastalıklara dayanıklılık kaynakları. Antraknoz (Ascochyta rabiei) hastalıkları biyotik stres faktörleri olarak Orta Anadolu şartlarından öne çıkanlardır. IWWIP. bir ton buğday 140 USD olarak hesaplanırsa 16. Şehit Cem Ersever Caddesi. 2006–2007 yılı yetiştirme sezonunda tarla ve sera şartlarında test edilmiştir. TAGEM. Anahtar Kelimeler: Buğday (Triticum aestivum).) dünya ve ülkemiz için stratejik ürünler arasındadır. Bu hastalıkların kontrolünde genellikle. Günümüzde benzer bir durum söz konusudur. Macrocycle’nin fungal etmenlerde. ciddi yatırımların yapıldığı ve önemli bir pazar haline gelen organik üretimde kullanım kısıtlamalarının olması belki daha da önemlisi çevreye/bitkiye olan olumsuz etkileridir. Kimyasallar önerilen şekilde kullanılsa bile. tritici ). Doğu Afrika’da ortaya çıkıp kuzeye doğru yayılarak geniş bir alanda buğday üretimini etkilemiştir. Arpa ve Nohutun Bazı Fungal Hastalıklarına Karşı Orta Anadolu Şartlarında Kullanımı Üzerine Araştırmalar Kadir AKAN. Yenimahalle.000. Sarı Pas (Puccinia striiformis f. ve uçucu madeni yağla inokule edilmiş ve değerlendirme 165 . Aktif üye konumundaki ülkemizde de ortak girişimce geliştirilmiş olan ortak stratejiler çerçevesinde çalışmalar yürütülmektedir. Buğdayda. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. EARO (Etiyopya) ve PBI (Sydney Üniversitesi)’ca desteklenmektedir. Küresel bir risk olarak kabul edilen ırka karşı uluslar arası araştırma kuruşları ve tehdit altındaki ülkelerin katılımlarıyla Küresel Pas Girişimi (GRI) oluşturulmuştur. ucuz ve pratik kontrol metodu olarak alternatif bir yaklaşımdır.19. Kimyasal uygulamalardan dolayı oluşan kalıntılar ya da yeni oluşan bileşikler biyolojik ortamı etkilemekte. hastalığın eşeyli dönemi sürecinde ya da farklı mutagen kaynaklar nedeniyle mutasyonlar oluşabilmekte ve bu şekilde hastalığın yeni ırkları meydana gelebilmekte. 4) Test materyali içerisinde dayanıklılık özelliği taşıyan genotiplerde dayanıklılığı sağlayan genlerinin belirlenmesi 5) Dayanıklı çeşit geliştirmek ve hastalığın ülkemize gelmesi durumunda genetik dayanıklılık kullanılarak hastalıkla mücadele edilebilmesi noktasında ıslah çalışmalarına başlanması amaçlanmaktadır.sp. tritici).com Buğday (Triticum aestivum). Ankara kadir_akan@hotmail. kara pas (Puccinia graminis f. Zafer MERT. Sürme (Tilletia foetida ve Tilletia caries) ve Rastık (Ustilago tritici). üreticiler tarafından kullanılabilecek uygun. KARI (Kenya). Fazıl DÜŞÜNCELİ Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü. TRABZON f. Test materyali üzerine Sarı pas için uredosporlar ilkbaharda talk pudrası. su. Arpa Yaprak Lekesi (Rhynchosporium secalis). tüm alıcı ortamlarda kalıntı oluşturarak biyolojik dengeleri bozabilmekte hatta besin zincirine girerek insanda bile toksik etki oluşturabilmektedir. Arpada. kara pasın mevcut durumunun ve patotiplerinin belirlenmesi 3) Çeşit ve hatlardan oluşan ülkesel buğday materyalinin hastalığın görüldüğü ülkelerden birisi olan Etiyopya’da bu ırka karşı reaksiyonlarının belirlenmesi amacıyla gönderilmiştir. 1)Uluslararası kuruluşlarla diyalog çerçevesinde ırkın hareketi izlenmesi 2) Ülkemiz için. Ug99.sp. Nohutta. Örneğin Kenya’da 1986 yılında tespit edilen Yr9 dayanıklılık geni üzerine etkili sarı pas ırkı.4 milyar dolar zarar meydana getirebileceği ve bu durumdan 1 milyara yakın insanın etkilenebileceği yönündedir. Ug 99 dünya buğday koleksiyonunun önemli bir kısmını etkilenmekte olup öngörüler ırkın. insana ve çevre sağlığı için oluşabilecek olumsuzlukların giderilmesi için belirli bir maliyetin oluşması da önemli bir dezavantajdır. dünya üretiminin yaklaşık % 19’a denk gelen 117 milyon ton ürün kaybına. Bu amaçla 2007 yılında TAGEM’e bağlı 11 araştırma enstitüsünden Kışlık Dilim için 175 hat/çeşit. oluşan bu yeni ırklar her anlamda büyük küresel sonuçlar doğurabilmektedir. Bu dezavantajları önemli fırsata dönüştürebilecek olan genetik dayanıklılık. Üretimleri sırasında karşılaşılan biyotik ve abiyotik stres faktörleri nedeniyle ekonomik anlamda önemli verim ve kalite kayıpları oluşabilmektedir.sp. genetik dayanıklılık SB 077 Genetik Dayanıklılığın Buğday.

641 birey örneklenmiş olup. Biyoloji Bölümü. atkestanesi park. 500. Akdeniz Çam Kabuk Böceği Orthotomicus erosus’a karşı etkili olmuştur. Antraknoz (Ascochyta rabiei). genetik dayanıklılık SB 078 ettiğimiz ilk verilecektir. Lepidoptera. Orthotomicus erosus. 1857)] ile Biyoteknik Mücadele Deniz İNNAL KUYAB1. Arpa Yaprak Lekesi’ne 107. Orman Fakültesi.tr İstanbul Belgrad Ormanı alanlarında 2004 ile 2005 yılları arasında Cameraria ohridella tahribatı görülmüştür. çalışma boyunca toplam 9 seri feromon kullanılmıştır. 06800. Türkiye SB 079 Türkiye’nin Önemli Orman Zararlılarından Akdeniz Çam Kabuk Böceği [Orthotomicus erosus (Wollaston. Çalışmalar sonucunda buğdayda Sarı pasa 252 (48 adeti makarnalık buğday). Çalışma süresince toplam 149. eşey oranı ve tuzak yüksekliği-örneklenen birey sayısı arasındaki ilişki şeklinde değerlendirilmiştir. cisverbenol. tritici). Elde edilen sonuçlar hem yıllar arası hem de aynı yılın farklı dönemlerinde örneklenen. 34473 Sarıyer. EBAL. feromon. Rastık’a 80. Sarı pas (Puccinia striiformis f. ipsdienol” şeklindedir. Bu genotipler kullanarak kimyasal savaşım sonucu oluşabilecek olumsuzların önlenmesi.33)’i 2004 yılına 66.Kasım (236 gün) dönemlerinde toplam 424 gün sürdürülmüştür. Larvalar Aesculus hippocastanum yapraklarının alt ve üst epidermisi arasında beslenerek kahverengi lekelenmeler meydana getirmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.840 (%47. Rastık (Ustilago tritici). veriler bu çalışma içerisinde Anahtar Kelimeler: Aesculus. Farklı amaçlar için yürütülen veya yürütülecek olan ıslah programlarında genitör bitki olarak kullanılabileceği gibi amaca uygun olanlarında çeşit olarak da tescil ettirilebilmesi mümkündür. Orman Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı. Biyoloji Bölümü. Ayrıca. Pinus pinea. İSTANBUL hcebeci@istanbul. birey sayısı.edu. İstanbul. Fıstık Çamı ormanında. bulaşma.8. arazinin tamamını örnekleyecek şekilde yerleştirilen 200 feromon tuzağında.1997)’ne karşı feromon tuzakları kullanılarak biyoteknik mücadele yapılmıştır. Arpa (Hordeum vulgare) ve Nohut (Cicer arietinum L.). TRABZON Modifiye Cobb skalasına göre. Kundu Köyü. “metil-butenol.000 spor/ml yoğunluğunda inokule edilmiş ve gözlemler 1-9 skalasına göre yapılmıştır. Orta Avrupa ve Balkan ülkelerinde yoğun zararı görülen bu türün ülkemizde yeni olması nedeniyle herhangi bir epidemi olabilecek populasyon artışına şu anda şahit olunmamıştır. Beytepe-Ankara innald@yahoo.) ormanında. Araştırmalarımızdan elde 166 . gözlem. Arpa Yaprak Lekesi (Rhynchosporium secalis).801 (%55. Sabiha ACER İstanbul Üniversitesi. Arpa Yaprak Lekesinde 500.000 spor/ml yoğunluğunda inokule edilmiş ve değerlendirme 0-4 skalası göre Antraknozda hastalıklı bitki artıklarından ve kültüre alınan antraknoz etmeni. bu şekilde çevre ve insan sağlığının korunması mümkün olabilir.Kasım (188 gün) ve 2005 yılının Mart . Arpa Çizgili Yaprak Lekesi’ne 146.sp. Antalya İstanbul Belgrad Ormanı Atkestanelerinde Yeni Bir Zararlı: Cameraria ohridella (Lepidoptera:Gracillariidae) H. Çalışmalar 2004 yılının Nisan .com Kundu Turizm Merkezi ve çevresinde yer alan yaklaşık 1000 dönüm büyüklüğündeki Fıstık Çamı (Pinus pinea L. ağaçların yaşlarına paralel olarak 1 .67)’ı da 2005 yılına aittir.19. Fen Fakültesi.Hüseyin CEBECİ. Sürme (Tilletia foetida ve Tilletia caries). Anahtar Kelimeler: Buğday (Triticum aestivum). Kullanılan feromonun içeriği. yoğunluk ve ağırlık değişimi. Selim Sualp ÇAĞLAR2 1 Kundu Turizm Yatırımcıları Birliği.4 m yüksekliklere. bahçe ve orman alanlarımızda kültür bitkisi olarak kullanılmaktadır. Antalya 2 Hacettepe Üniversitesi. bunların 82. Sonuç olarak feromon tuzakları kullanılarak yapılan biyoteknik mücadele. Bu yüzden zararlı üzerindeki araştırmalara 2004 yılından itibaren önem verilmeye başlanmıştır. Sürme ve rastıkta hastalık tohuma tekniğine uygun. Antraknoz’a karşı 125 farklı genotip dayanıklı olarak belirlenmiştir. fıstık çamı. Sürme’ye 60. Anahtar Kelimeler: Akdeniz çam kabuk böceği. Arpa Çizgili Yaprak Lekesi (Pyrenophora gramineum). Arpa Çizgili Yaprak Lekesinde hastalık tohuma sandviç yöntemi ile inokule edilmiş olup bu hastalıklar sağlam/hasta bitki oranı göre. Akdeniz Çam Kabuk Böceği (Orthotomicus erosus Bright & Skidmore.

Atatürk dönemi populasyonları temsil eden bitkilerin boy uzunlukları. kommünite ve ekosistem düzeyindeki çalışmalarda. kök ve gövde ağırlıkları hesaplanmıştır.edu. Ankara ctavsan@hacettepe. Fen Fakültesi.7. İspanya ve Türkiye populasyonları ile Kanada ve Amerikadaki populasyonlarından alınan tohumlar bir yıl boyunca sera koşullarında aynı şartlar altında yetiştirilerek bitkilerin kök. Her bir alan 167 . Avrupa ve Kuzey Amerika’da Yayılış Gösteren İstilacı Lythrum salicaria L. salicaria nın doğal yayılış gösterdiği Finlandiya. Anahtar Kelimeler: Bitki sağlığı.tr Ülkemizde nehir.tr Bu çalışmada.5 ± 16.G. bölgede bulunan farklı tarihlerde yangına maruz kalmış yedi alan ve uzun süredir yangına maruz kalmamış iki alan seçilmiştir. Beytepe. kuru gövde ağırlığı (gr) = 222. kuru yaprak ağırlığı (gr) = 122. belli bir işleve yönelik bazı uyumsal özellikleri paylaşan tür grupları olarak tanımlanmıştır.Edebiyat Fakültesi. gövde ve yaprak kuru ağırlıkları ile çiçeklenme fenolojileri karşılaştırılmıştır.S National Wetlands Research Center.003). bu grupların yangın sonrası vejetasyon dinamiklerini açıklamadaki rolü incelenmiştir. yangına bağlı ve yangına bağlı olmayan bitki fonksiyonel gruplarının oluşturulmasıyla. Bu çalışmada. Biyoloji Bölümü.19. sulak arazilerin baskın türü haline gelerek bölgede yayılış gösteren diğer bitki türlerinin yayılışlarını sınırlandırarak doğal habitatı tahrip etmektedir. K. ekolojik çalışmalarda umut verici araçlar olarak görünmektedir.3 ± 61. Muğla mtemel@mu.tr Türlerin yaşam öyküsü özelliklerine dayanan ekolojik modeller ve bitkileri müdahaleye cevaplarına göre sınıflandırma konusundaki yeni yaklaşımlar. Hayrünisa BAŞ SERMENLİ Muğla Üniversitesi. TRABZON SB 080 Atatürk Döneminde Türkiye’de Bitki Sağlığının Korunması Mehmet TEMEL. Fonksiyonel gruplar. yangına karşı geliştirmiş oldukları uyumsal özellikler sayesinde populasyonlarını devam ettirebilmişlerdir.. Ekoloji Anabilim Dalı. Kuzey Amerika ve Kanada’ya antropojenik vektörlerle taşınmış olarak giren bu tür. Çek Cumhuriyeti.S. Biyoloji Bölümü. Marmaris civarında Haziran-Eylül 2005 tarihleri arasında yürütülen bu çalışmada.1.5 ± 12. Çiçeklenme fenolojileri karşılaştırıldığında en erken İspanya populasyonları çiçeklenirken en geç Kanada populasyonları çiçeklenmiştir. Lafayette.3. sulak alanların çevresinde tarımsal faliyetlerin artması ve ağaç türlerinin kesilerek tepe tacı kapalılığının azaltılması nedeniyle istilacı özellik kazanarak biyoçeşitliliği tehdit etmeye başlamıştır. üreme gücü ve yaprak. Cengiz TÜRE2. 06800.8 ± 87. BİNGÖL1. SB 082 SB 081 Türkiye.06 ± 0. Populasyonlararası üreme gücü karşılaştırıldığında ise Türkiye populasyonlarının Kanada populasyonlarından sonra en düşük üreme gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir (0. Biyoloji Bölümü. Atatürk’ün ülkenin doğal zenginlik kaynağını oluşturan bitkilerin sağlığını korumaya yönelik izlediği politikalar kronolojik şekilde belgeleriyle sunulmaktadır. Biyoloji Bölümü. son beş yıl içinde. Dolayısıyla. MİDDLETON3 1 Dumlupınar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü.9. Elde edilen verilerin JMP SAS istatistik programında değerlendirilmesi sonucunda bitkinin Türkiye populasyonlarının toprak üstü ve toprak altı organlarının en iyi gelişim gösterdiği belirlenmiştir (Ort ± SE: boy (cm) = 244. ekolojik bilgiyi daha etkin ve kullanışlı bir şekilde elde edebilmemizi sağlayan fonksiyonel gruplara dayalı yaklaşımlar son yıllarda giderek ağırlık kazanmaya başlamıştır. kuru kök ağırlığı (gr) = 93. Akdeniz ekosistemlerindeki en önemli ekolojik etmenlerden birisi olan yangına bağlı fonksiyonel grup oluşturulması vejetasyon dinamiklerinin incelenmesinde ön plana çıkmaktadır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Süksesyonal bir seri oluşturmak amacıyla.edu. ekonomik başarılarla taçlandırılmamış askeri ve siyasi zaferlerin kalıcı olamayacağını ve kısa sürede etkisini kaybedeceğini düşünen M. Beth A. Eskişehir 3 U. (Lytraceae) Türünün Kuru Ağırlık ve Çiçeklenme Fenolojilerinin Karşılaştırmalı Olarak Araştırılması Nüket A. Kütahya 2 Anadolu Üniversitesi. L. göl ve sulama kanallarının kenarında küçük ve sınırlı populasyonlar halinde doğal yayılış gösteren Lythrum salicaria L.9). Altı farklı ülkeye ait Bitki Fonksiyonel Grupları ve Yangın Sonrası Rejenerasyon Çalışmalarındaki Önemi Çağatay TAVŞANOĞLU Hacettepe Üniversitesi. USA akanil@dumlupinar. Fen. Akdeniz ekosistemleri gibi çok sık yangına maruz kalan alanlarda bulunan bitki türlerinin çoğu. Özellikle.edu. toplam kuru ağırlık (gr) = 463.8 ± 26.

ishal. bağışıklık .az Bir çok növlerden istifade etmekle republikamızda etraf mühitin mühafazasınde onlarin genetik değişkenliğe göre havanın kirlendirme derecesi tayin edilmiştir. Birey sayısı Spil 168 Kütahya’da Kullanılan Bitkisel Çayların Bazı Kimyasal Özelliklerinin İncelenmesi Sema Demet BAHTİYAR.edu. yorgunluk ve uykusuzluk gibi şikayetleri gidermeye yönelik. yangına cevap biçimleri.Bitkilerin köklerinin. İZMİR ozcan. yapraklarının. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bazı növler atmosferden zehirli maddeleri menimsemekle yani havanın kimyevi kirlenmelerden temizlenmesinde fabrik rolünü da oynuyorlar. Biyoloji Bölümü. Ülkemizde de 50–60 çeşit bitki. Bornova. Fen Fakülyesi. ormanlar ve dağlardan toplanmaktadır. Matricaria chamomilla. Hypericum perforatum türlerine ait örneklerde rutubet asitte çözünmeyen kül ve ağır metal miktarları tespit edilmiş ve sonuçların Türk Gıda Kodeksi’ne uygunluğu araştırılmıştır. dal sürgünlerinin. Manisa-Spil dağı. Kırkağaç-Bakırkaya tepesi. tarihte olduğu gibi. Sabri ÖZYURT. Bu fonksiyonel grupların yangın sonrası geçen zamanla olan değişimlerinin incelenmesi. Bu çalışmanın amacı. Anahtar Kelimeler: Yangın. TRABZON içerisinde tesadüfi olarak seçilen kuadratlarda bitki türlerinin yüzde örtüşleri nokta örneklem tekniği uygulanarak belirlenmiştir. gövdelerinin. Fen Edebiyat Fakültesi. Lavandula stoechas. Rutubet ve asitte çözünmeyen kül miktarlarının TGK’nin belirlediği sınır değerlerine uygun olduğu fakat tüm örneklerde değişik oranlarda ağır metallerin varlığı tespit edilmiştir. Azerbaycan dendrary@mail. Bakü. Sema LEBLEBİCİ Dumlupınar Üniversitesi. yaşam öyküsü özellikleri ve yaşam biçimleri dikkate alınarak sınıflandırılmıştır. bitki fonksiyonel grupları. M. birçok hastalığın tedavisinde modern tıp tedavilerini destekleyici olarak hastanın rahatlaması. Birbirinden en uzak iki populasyon Mahmut dağı ve Kırkağaç’tır. meyvelerinin veya tohumlarının aromatik madde içeren kısımlarının kurutularak. Türk gıda kodeksi SB 085 Dar Endemik Dianthus erinaceus boiss. Akdeniz ekosistemleri. çiçeklerinin. Var.edu.Bitki çayları. Tedgig olunmuş bu növlerden respublikamızda sanayi müesseslerinin. Kemalpaşa-Nif dağı ve Mahmut dağında 1078 – 1500 m’lerde yaşayan dar yaylışlı endemik bir bitkidir. soğuk algınlığı.tr Günümüzde. erinaceus. Kütahya msozyurt@dumlupinar. süksesyon. Tedgigat esasında malum olmuştur ki. 35100. neftayirma zavodlarinin. psikolojisinin düzelmesi amacıyla bitkiler kullanılmaktadır. Thymus vulgaris. xestexanalarin o cümleden daş karxanalarinin. Bu çalışmada.19. Günümüzde tüm dünyada yaygın olarak tüketilen bitki çaylarının bazıları özel tarlalarda yetiştirilmekteyken büyük bir bölümü çayırlar. yayılış alanlarını. Kütahya. A. Marmaris civarındaki Kızılçam (Pinus brutia Ten. üreme yollarını ve populasyon dinamiğini araştırmaktır. SB 084 sisteminin güçlenmesi. esrin kantrakti olan BakiCeyhan boru kemerini İpek yolu etrafının elece de seher yasillasdirmasinda park. sement zavodlarinin. Bunların başında bitki çayları gelmektedir. Türkiye. bitkilerin belirli kısımlarının belli kurallarla hazırlanmasına dayanan karışımlar olarak bilinmektedir. kaynar suda içime uygun hale getirilmesi ile bitkisel çaylar hazırlanmaktadır. A.secmen@ege. erinaceus’un Populasyon Ekolojisi Murat ERSÖZ. eskiden yalnızca köylerde. bitki örtüsü SB 083 Etraf Mühitin Muhafazasında Bitkilerin Rolü Tofig Sadig MAMMADOV. Batı Anadolu’da. kabuklarının. Valeriana officinalis. Özcan SEÇMEN Ege Üniversitesi. Bu sayede değişik bitki fonksiyonel grupları oluşturulmuştur. Kütahya aktarlarından temin edilen ve bitkisel çay olarak kullanılan Tilia platyphyllos. var. Aliev Rauf HUSEYN. kabızlık. populasyonlardaki bitkilerin morfolojik özelliklerinin farklılıklarını. kasabalarda siyah çayın yerine içilmekteyken son 10–15 yıldır büyük şehirlerde de kullanılmaya başlanmıştır. hazımsızlık. hem de etraf muhitin zararlı gazlardan temizlenmesini temin etmek olar. bagsalmada istifade etmekle hem dekoratif yasillasdirmani. Farklı çalışma alanlarında bulundukları saptanan ve örtüşleri belirlenen türler. çayı yapılarak tüketilmekte olup bitki çayları.) ormanlarındaki yangın sonrası vejetasyon dinamiklerini birçok farklı boyutta ortaya konulmasını sağlamıştır. Anahtar Kelimeler: Bitkisel çaylar.GULİYEV Merdekan Dendrarisi. kimya müessiselerinin.tr Dianthus erinaceus Boiss. Biyoloji Bölümü. Botanik Anabilim Dalı.

0 kg ha y-1) topluluklarında daha yüksek bulunmuştur. Lefkoşa K. Botanik Anabilim Dalı 2 Ege Üniversitesi. ancak çok az polen ve nektar sağladıkları belirtilmiştir.6 kg ha y-1). Üreme biyolojisi çalışması. stigmaların çiçek açım günü ile bir gün öncesinde en aktif olduklarını ortaya koymuştur. Spil dağı populasyonu bitkileri. Çevre Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü.C sgsenol@yahoo. Çünkü polenler bacak ve hortumlarına düzgünce yapışmazlar ve stigma ile gereken şekilde temas etmezler. braktelere ve çiçeksiz sürgünlere sahiptir. bal Akdeniz bitki coğrafyasında yer alan Spil dağının yüksek rakımındaki farklı bitki topluluklarının (orman. Tozlaşmasının bu olayda rolü olup olmadığı araştırılmıştır. tozlaşma için sorun oluşturmadığı görülmüştür. nektar ile polen alan ve tozlaşmayı etkin şekilde gerçekleştiren böceklerdir. Bornova. demir ve manganı çok olan topraklarda yaşarlar.com Linum aretioides Boiss. erinaceus. organik maddesi az. Bal arılarının Linum’ların önemli bir tozlayıcısı oldukları. bodur çalı ve otlakalan) toprağında (0-5 cm ve 5-15 cm’lik iki katmanda) yıllık net azot mineralleşmesi alan inkübasyon yöntemiyle bir yıl boyunca araştırılmıştır. populasyon ekolojisi SB 087 Akdeniz Bitki Coğrafyası Bölgesinde Yüksek Rakımlı Ekosistemde Azot Mineralleşmesi Gürcan GÜLERYÜZ1. Anahtar Kelimeler: Linum aretioides Boiss. diğer populasyonlarından daha büyüktür. Bu sonuç. Toprağın 0-15 cm’lik toplam katmanında yıllık net NH4+-N verimi tüm topluluklarının toprağında negatif olarak hesaplanmışken. Anahtar Kelimeler: Azot mineralleşmesi. diğer populasyonların bireylerinden daha büyük kalikslere. populasyon ekolojisi. Biyoloji Bölümü. Kahverenkli kelebekler(Vanessa cardui. orman toplulukları. Nif dağı populasyonunda bitki ve yaprak büyüklükleri. Sonuçlarımız. çok kireçli. Tohum çimlenmesi % 90 dır. böceklerle olur. orman topluluğunda negatif olarak hesaplanmıştır (-3. dar yayılış ve tehlikede olmasının nedenleri ortaya konmaya çalışılmıştır. yıllık net mineral azot veriminin topluluklara bağlı olarak değiştiğini göstermiştir. Hafif alkali.19. populasyonların daralması için ana sebep olarak kabul edilmiştir. Bitkinin populasyon ekolojisi araştırılarak. Diğer böceklerin çoğu dolaylı yollardan çok az katkı sağlarlar. Nif dağı populasyonu çiçekleri daha çok sayıda olgun tohum içerirler. Salih GÜCEL2 1 Ege Üniversitesi. tuzsuz. Kırmızı Kitaba göre Zarar Görebilir (VU).’ ın Tozlaşması Serdar Gökhan ŞENOL1. Bornova. otlakalan..var. Teorik ideal koşullar altında beklenen/hesaplanan olgun tohum sayısı ile gözlenen/ gerçek oluşan olgun tohum oranı %35’dir. yüksek rakım.edu. Kırkağaç’ ta en azdır. Akdeniz 169 . dimorf heterostil yani distildirler. Çiçek sayısı Kırkağaç populasyonunda en yüksektir. 35100. Linum aretioides’ in verimli sürgünlerin ucunda tek olarak çıkan sapsız çiçekleri. koruma biyolojisi SB 086 arısı (Apis mellifera). İZMİR 2 Yakın Doğu Üniv. Bulgularımızda arıların. İzmir. Fen Fakültesi. Bunların 4 ü. Ödemiş. Biyoloji Bölümü. Polen canlılığı %86’dır. Bitkiler böcekle tozlaşırlar. Biyoloji Bölümü. Polen canlılığı ile stigma olgunluğunun. bulgularımıza göre Kritik Tehlikede (CR) olan bir bitkidir.1 kg ha y-1) topluluklarında birbirine yakın iken.. Azot mineralleşmesi yaz mevsimine göre sonbahar ve ilkbaharda belirgin olarak yüksek bulunmuştur.4 kg ha y-1) nazaran otlak alan (27. Özcan SEÇMEN1. büyük ve sarı renkli. Botanik Anabilim Dalı. En büyük yayılış alanı Nif dağındadır. Nadiren otogami görülür. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON dağında en çok. Argynnis sp. Ancak birçok kelebek de iyi tozlayıcı değildir. kelebeklere göre bitkiler üzerinde daha az uçtukları ve bitkileri daha az ziyaret ettikleri görülmüştür.8 kg ha y-1) ve bodur çalılık alan (25. İzmir gurcan@uludag. Tozlaşma. Bitkiler üzerinde 15 böcek saptanmıştır. Babadağ’da ağaçsız kuşağın üstündeki bölgede yaşayan dar yayılışlı. yıllık net NO3--N verimi orman topluluğuna (12. Münir ÖZTÜRK2 Uludağ Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Aykut GÜVENSEN1. bodur çalı.5 kg ha y-1) ve çalılık alan (14.T. Saçak ve iğne çiçekli bitkiler.K. nitrifikasyon. 35100. Anahtar sözcükler: Dianthus erinaceus Boiss. Bu olayın tohum oluşumunu etkilediği görülmüştür. Yıllık net toplam mineral azot verim (NH4++ NO3--N) değerleri ise otlakalan (14. Bozdağ ile Denizli. Bu oran çok düşüktür.tr 1 Tehlikede Olan Linum aretioides Boiss. Bireyler ya saçak yada iğne çiçekler taşırlar. tozlaşma.) ve Lahana kelebeği (Pieris brassicae). Biyoloji Bölümü. eşey organ özelliklerinin farkı dışında morfolojik olarak birbirlerine benzerler. korollalara.

Cladosporium. 2006 yılında 1078/cm2 adet spora. Polen ve spor miktarlarına ait veriler mevsimsel ve meteorolojik faktörlerle bağlantısı Spearman Korelasyon analizi uygulanılarak ortaya koyulmuştur. Daha sonra Fagus. 2007 yılında ise toplam polen miktarı 3948/cm2 olup. Ostrya. Akdeniz bölgesinde. Quercus. Ayse KAPLAN Zonguldak Karaelmas Universitesi. Chenopodiaceae.19. Salix ve Abies cinsleri il atmosferinde en fazla polen yayan ağaçlar olarak belirlenmiştir. Selcen SAKAR1. türün yayılış gösterdiği habitatlardaki aktüel nitrat içeriğine göre NRA aktivitesindeki değişim belirlendi. topraktaki bitkilerce alınabilir net mineral azot verimi. Bu yapılırken. spor Karabük. Anahtar Kelimeler: polen. yıl içindeki organlarda ve farklı alanlardan toplanan bireylerdeki değişimi araştırıldı. İnorganik azot toprakta nitrat (NO3-) ve amonyum (NH4+) halinde bulunur. bunun 3468/cm2 si ağaç polenlerine. 2006 yılında toplam polen miktarı 3776/cm2 olup bunun 3586/cm2 si ağaç polenlerine. A. geofit.com Karabük il merkezi havasındaki alerjen polenlerin ve sporların belirlenmesi amacıyla 1 OCAK 2006 ile 1 OCAK 2008 tarihleri arası Karabük ilinin 2006 ve 2007 yıllarının alerjen polen ve sporlarını belirlemek amacıyla Karabük Üniversitesi Karabük Teknik Eğitim Fakültesi binası çatısına ve bahçesine birer adet durham aleti yerleştirilmiştir. Toprakta azotun mineralleşmesi ve bitkilerce alınımı çeşitli ekosistemlerin verimliliğini belirlemede indikatör olarak kullanılmaktadır. Asphodelus aestivus Brot. Yabani otsu bitkilerde ise en çok düzeye Brassicaceae. Gürcan GÜLERYÜZ1.tr Asphodelus aestivus Brot. Yıl boyunca mantar sporları gözlemlenmiştir. TRABZON SB 088 SB 089 Karabük İl Merkezi Atmosferinin 2006 ve 2007 yılları Polen ve Spor Analizi Yasin OZDOGAN. Zonguldak yasinozdogan@hotmail. Bu çalışmada. Juniperus. Myxomycetes taksonları ile teşhis edilemeyen Ascomycetes sporları fazla miktarlarda gözlemlenmiştir. 2007 yılında ise 1739/cm2 adet spora rastlanmıştır. Biyoloji Bölümü. aeropalinoloji. Mantar sporları en çok yazın tespit edilmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. nitrat. aestivus türüyle belirgin şekilde temsil edilen geofitler. çiçek taşıyan gövde. aşırı otlatılma ve yangın ile bozulmuş bölgelerin egemen yaşam formları olmaktadır. 308/cm2 si otsu bitki polenlerine aittir. 67100. Tür özellikle yol kenarları boyunca çayır ve otlak alanların kalkerli topraklarında geniş olarak yayılmakta ve bu alanları işgal etmektedir. Anahtar Kelimeler: Asphodelus aestivus. Compositae familyaları ulaşmıştır. yaprak ve çiçek-meyve) dağılımı. (Liliaceae) Türünde Nitrat Redüktaz Aktivitesi F. Gemlik Bursa gurcan@uludag.edu. diğeri ise yaprakların çıkışına kadar süren inaktif (yaz) fazdır (dormansi). Yüksek bitkiler azotu topraktan inorganik formda alabilirler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Alternaria. Pistacia. Bitkisel Üretim Programı. Fen Edebiyat Fakültesi. A. aestivus türünde NRA’nın organlardaki (yumru kök. Gemlik Asım Kocabıyık Meslek Yüksek Okulu. Araştırmada. Gramineae. Bu aşamalardan birisi aktif olup (sonbahar-geç ilkbahar) toprak üstü kısımlarından yaprak çıkışından senesense kadar olan fazdır. Ustilago. Serap KIRMIZI2 1 Uludağ Üniversitesi. Nitrat Redüktaz Aktivitesi 170 . Biyoloji Bölümü. Gravimetrik yöntemle 2006 ve 2007 yıllarına ait polen ve spor takvimi oluşturulmuştur. Botanik Anabilim Dalı 2 Uludağ Üniversitesi. Bu nedenle. aestivus bir yıl içinde iki büyük fenolojik aşamaya sahiptir. 308/cm2 si ise otsu bitki polenlerine aittir. Biyoloji Bölümü. A. yüksek bitkilerin azot metabolizması her şeyden önce bu azot formlarının topraktaki miktarı ve dolayısıyla organik azotun mineralleşmesi ile ilişkilidir. bitkideki organik N ve nitrat içeriği ile Nitrat Redüktaz Aktivitesi (NRA) kullanılmaktadır. Akdeniz. (Liliaceae) çok yıllık yumrulu geofit olup Akdeniz havzasında geniş olarak yayılış göstermektedir. Hülya ARSLAN1. 2 yıl süresince Pinus’a ait polenler mayıs sonu ve haziran başında yüksek düzeylerde sayılmıştır.

su kalitesini. Cevdan KESİCİ3 1 Ege Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Gölden. eksilten geri beslenme mekanizmasıyla giderebilir. Eğirdir Gölü’ne insanların son elli yıldır çeşitli nedenlerle yaptıkları bilinçsiz müdahalelerin sonucu. Microcystis aeruginosa. sinuosa (Mertens ex Roth) Derbès & Solier taksonları ele alınmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. Kampus. Bunların 24’ü yenir. taksonomi SB 092 Colpomenia. gölün ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunun göstergesi olan Microcystis aeruginosa’nın artışının nedenleri ve çözüm önerileri amaçlanmıştır. alg. Kenan DEMİREL1. 17/7. (Ağaç mantarı) adı ile 171 .19. Makroskobik ve mikroskobik verilerin sonucunda Ascomycetes ve Basidiomycetes sınıfları içinde dağılım gösteren toplam 47 makrofungus taksonu tespit edilmiştir. Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Türkiye denizlerinde nadir olarak bulunan ve Çanakkale Boğazı’nda yayılış gösteren Colpomenia (Scytosiphonaceae) cinsine ait C. Bu oluşum doğal göllerin verimliliğini. 20’si yenmez ve 3 tanesi ise zehirlidir. Sulak alanların politik ve ekonomik nedenlerle sürekli artan tarımsal ve endüstriyel üretim için kullanılmasıyla. gölde sediment miktarı artmıştır . kısacası gölün evrimsel gelişiminin en önemli göstergesidir. Eğirdir. 02030. Doğal sistemler kendi kendilerini denetleyebilme özelliğindedirler. Rıza AKGÜL. Arazi çalışmaları esnasında toplanan örneklerin doğal habitatlarında renkli fotoğrafları çekilerek. mavi-yeşil alg. Çanakkale Yüksekova (Hakkari) Yöresinde Belirlenen Bazı Makrofunguslar Yusuf UZUN1. Fen-Edebiyat Fakültesi. Hidrobiyoloji ABD. göl taban çamurunda yüksek oranda fosfor birikimi belirlenmiştir. Mavi-yeşil alglerden Microcystis aeruginosa türünün oluşturduğu alg patlamasının meydana gelmesine neden olmuştur (Eylül 2006/ Ağustos 2007). Eğitim Fakültesi. Orçun SEMİZLER. Isparta ekesici@sdu. Araziden laboratuara taşınan mantar örneklerine gerekli mikolojik teknikler uygulanarak mikroskobik veriler elde edilmiş ve kurutularak herbaryum örneği haline getirilmiştir. Erol KESİCİ2. Adıyaman yusufuzun2004@yahoo. 65080. Isparta ili ve ilçelerindeki çok sayıdaki yerleşim alanları içme suyu temin etmektedir. belirli bir süre sonra göl yüzeyinde.tr Eğirdir Gölü. Yosun Apartmanı. 2006-2007 yıllarında Yüksekova ilçe sınırları içerisinde toplanan makrofunguslar üzerinde yapılmıştır. Biyoloji Bölümü. Çanakkale herdugan@gmail. Yörede betimlenen taksonlardan. göller bölgesinde konumlanan. Eğirdir Gölü’nün doğal yapısına yapılan müdahalelerle. fosfor Türkiye Denizlerinde Yayılış Gösteren İki Colpomenia Türünün Taksonomik Kriterlerinin Saptanması Hüseyin ERDUĞAN. Yeter ki sistemdeki değişimler sistemin onarım gücünü dışına taşmasın. ekolojik ve ekonomik kayıplara neden olunmaktadır. Pleurotus fuscus var. Anahtar Kelimeler: Boğazı. TRABZON SB 090 SB 091 Eğirdir Gölü’nde Mavi-Yeşil Alglerden Microcystis aeruginosa’nın Çoğalmasının Nedenleri Kutsal KESİCİ1. campestris (Kifar mantarı). Isparta 3 Altın Kum Mahallesi. Abdullah KAYA2.edu.com Bu çalışma. ülkemizde kısa vadeli kazançlar elde edilirken. Göl suyundaki azot ve fosfat miktarının artışı sonucu. Van 2 Adıyaman Üniversitesi. İzmir 2 Süleyman Demirel Üniversitesi. Kumm. Bu iki türün morfolojik ve anatomik özellikleri araştırılarak. Ali KELEŞ1 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Terzioğlu Kampusu. A. Doğal dengede. 35200. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ilgili morfolojik ve ekolojik özellikleri ile yöre halkının tür hakkındaki bilgileri kaydedilmiştir. campestris L var. Ceren TAŞLIK. Sibel YAMAOĞLU Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. ostreatus (Jacq) P. ülkemizin tektonik kökenli en büyük doğal tatlı su gölüdür. Bu çalışmada. taksonomilerindeki karışıklık giderilmeye çalışılmıştır.com Bu çalışmada birbirine çok benzeyen. Göl taban çamurundaki fosfor miktarının artışı. Fen Fakültesi. Biyoloji Bölümü. peregrina Sauvageau ve C. geri dönüşümü uzun vadede bile çok zor olan. ferulae Lanzi (Süt mantarı) ve P. Anahtar Kelimeler: Eğirdir Gölü. Eğirdir. sistemin onarım gücü içinde kalan değişimleri ekolojik yapı ve biyolojik zenginlikler.

yetişme yeri özellikleri. FenEdebiyat Fakültesi. Poaceae (21 takson). Kumullarda 512515 m2’lik yani %33. 17020. Evren ERGİNAL2. Mahmut YAVUZ2 1 Rize Üniversitesi. ferulae Lanzi mantar mevsiminde toplanarak satılır. A. Alanda takson sayısı en fazla olan familyalar. uzaktan algılama. Hasan ÖZCAN3. 1962 yılı hava fotoğraflarının Map Info 1715567 m2 tespit edilen kumul alanı 2006 yılı Nisan ayı GPS ölçümlerine göre 1203052 m2’ye düşmüştür. 62’i ise tuz oranı düşük olan ortamları seven bitkilerdir. EC’lerinin 12.5-8. Osmanbey Kampusu. Teşhis edilen tüm makrofungus taksonları liste halinde sunulurken. Çanakkale. vulvaria senopopulasyonda birey sayılarını gittikçe artıran taksonlardır.5-20 dS/m. Şanlıurfa vhatemov@yahoo. Fabaceae (16) ve Chenopodiaceae(11). 9’u kozmopolit. vejetasyon ve tuzcul alanlara olan etkileri ortaya çıkartılmış. Aeluropus lagopoides subsp. Kıyı kumulu değişiminin. Biyoloji Bölümü. lagopoides. alanda sınıflandırma yapılmış ve bunlar haritalar üzerinde gösterilmiştir. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü.edu. ve Aeluropus (2)’dur. FenEdebiyat Fakültesi. Belirlenen taksonların tümü araştırma yöresi için yeni kayıttır. Chenopodium vulvaria subsp. 2007 mayıs ayında yöre pazarlarında kg fiyatı 8-10 YTL’ den satıldığı tespit edilmiştir. Türkiye SB 093 SB 094 Kavak Deltası’nda Uzaktan Algılama İle Kumul-Tuzcul Ve Flora İlişkileri Ersin KARABACAK1. Anahtar Kelimeler: Makrofunguslar. bu toprakların şiddetli tuzlu topraklar olduğunu göstermiştir. Ziraat Fakültesi. Alanda toplam 113 taksona rastlanılmıştır. Biyoloji Bölümü. İsmet UYSAL1 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Salsola (4). Yüksekova (Hakkari). Rize 2 Harran Üniversitesi. yayılışları ve yenilebilirlik durumları verilmiştir. Esat ÇETİN2.19.801. Sekonder tuzlulaşma ile. 1962 yılındaki arazi örtüsü sayısallaştırılmış siyah-beyaz monoskopik hava fotoğrafları ve güncel arazi örtüsü 2006 yılı Nisan ayı GPS ölçümleri ile son olarak 2007 Ağustos ayında çekilen Landstat ETM+ uydu görüntüsünün sınıflanmasıyla oluşturulmuştur.15 olması. Polygonum (3). 17020. 17020.45 ve toplam tuz miktarlarının ise % 0. Plaj gerisinde yüksekliği 1–3 m arasında değişen yeni (hareketli) kumullar ile kıyı gerisinde bataklık ve tuzlu arazilerle sınırlanan sahada yapılan çalışmalarda kumulların zengin bir vejetasyon kapasitesine sahip oldukları görülmüştür. TRABZON tanınır ve yenir. Çanakkale 3 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Çanakkale 2 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. 53100. cinsler ise.Fen-Edebiyat Fakültesi. Chenopodium (5 takson). taksonomi. vejetasyon Akçakale (Şanlıurfa /Türkiye) Suriye Sınırları Arasındaki Tuzlu Alanların Bitki Örtüsü Vagif ATAMOV1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Toprak Bölümü. Milli Piyango Eğitim Kampusu. Coğrafya Bölümü. flora. Cressa creticae-Aeluropusetum lagopoidesae gibi halofitik karakterli bitki birlikleri gelişmiştir. bunlardan 42’si tuz oranı yüksek olan topraklarda. Özellikle Pleurotus fuscus var. Cenap CEVHERİ2. Aeluropuseto lagopoidesae-Chenopodiumetum vulvariae.tr Saroz Körfezinin doğusundaki Kavak Deltası’nın kuzey kesiminde. flora. Asteraceae (16). Çanakkale krbersin@comu. Cressa cretica. 172 . Mustafa ASLAN2. Bu birliklerin gelişme gösterdiği topraklarda. Salsola soda. kuzey-güney uzanımlı kıyı boyunca yaklaşık 4 km uzunluk ve maksimum 500 m genişliğe erişen bir kumul sahası ve tuz bataklığı yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Kavak Deltası. pH’larının 7. alana bir çok halofitik karakterli taksonların göç etmesi sonucu bu tip bitkiler arazide yaygınlaşmış ve Frankenieto pulverilentae-Salsoletum sodae.com 2005-2006 yılları arasında yapılmış olan bu çalışmada Akçakale ilçesi ile Suriye sınırları arasında kalan sekonder tuzlu alanların bitki örtüsünde gerçekleşmekte olan suksesyon araştırılmıştır.4’lük alansal daralmaya karşılık gelen bu fark kıyı morfodinamiğindeki değişimleri göstermektedir.

orman ve maki vejetasyonları olmak üzere üç vejetasyon tipi hakimdir. Davis’in kareleme sistemine göre A2 karesine dahildir. gevenlerin yoğun olarak sökülmekte ve alan topraklarının büyük bir kısmının bu sökümlerden dolayı doğal bitki örtüsünü kaybederek taşındığı tespit edilmiştir. Umuttepe Yerleşkesi.. kara geven ve tavşan geveni) ortaya konmuştur. doğaya ve bitki örtüsüne zarar vermeyen alternatif yollar konusunda bilinçlenmesi gerekmektedir. Gevenler geniş ve derin kök yapısı. cinslerinin erozyonun önlenmesindeki yeri ve tehlike altındaki türlerin in situ korumalarının yapılabilmesi için koruma önlemleri araştırılmıştır. Araştırma alanında higrofil.19. ağaçsızlaştırılmış alanlarda toprağı önemli derecede tutan gevenler. bitki birliği. 65080 Van muratunal_yyu@yahoo. gerekse kışın hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Marmara Bölgesinin Güney Marmara Bölümü’nde yer almaktadır. TÜBİTAK’ın desteği ile Norduz Yaylası Florasını belirleme çalışmalarımız esnasında. Biyoloji Bölümü. Çalışmamız sonucunda erozyonda etkili olan 2 familyanın 3 cinsine ait 25 kamefit bitki türü teşhis edilmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. çok yıllık olarak toprağın bekçiliğini yapması. Harran Ovası’nda bulunan Şanlıurfa Toprak ve Su Kaynakları 173 . 41380.). Fen-Edebiyat Fakültesi. çıra geven. Eskişehir 2 Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü. geven. Fevzi ÖZGÖKÇE Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü.com Toprağın potansiyel verim kapasitesini geliştirmek. Bu bitkilerden 5’i tehlike altındadır. TRABZON SB 095 Yeniköy (Bursa)’ün Sahil Kumulu Ardı Vejetasyonu Fazıl ÖZEN Kocaeli Üniversitesi. yöre halkının tutuşturucu ve yakacak olarak kullanılabileceği. uzun vadede toprağın korunması ve sürdürülebilirliliği çerçevesinde tarımsal artıkların verim üzerindeki etkisini belirlemek amacı ile 2004-2006 yılları arasında. Anahtar Kelimeler: Astragalus. İzmit. Onobrychis. Yeniköy. vejetasyon. Toprağın ana kaya üzerinde tutulmasında. Türkiye SB 096 Norduz Yaylası (Van)’nda Yayılış Gösteren Kamefit Gevenlerin Erozyonun Engellenmesindeki Rolü ve Korunması Murat ÜNAL. tehlike altında birçok türünde yer aldığı (Astragalus L. özellikle tahribe uğramış. Acantholimon..com Bu çalışmada. yöresel halk tarafından gerek yakacak amaçlı.ozen@kou. Acantholimon Boiss. Norduz Yaylası SB 097 Tarımsal Artık Kökenli Kompostun Topraktaki Kalıcı Etkisinin Belirlenmesi Halil POLAT1. koruma. Arbuto unedinis-Quercetum cerridis ve Phillyreo latifoliaeQuercetum cocciferae bitki birlikleri bilim dünyası için yenidir. Norduz Yaylasının biyolojik çeşitliliğinin yerinde korunmasında anahtar bitki grubu olan gevenlerin üzerindeki baskıların kaldırılabilmesi için. Ayrıca gevenlerin sökülmeden bulunduğu alanda yakılarak tarla açma faaliyetlerinden bir an önce vazgeçilmesi gerekmektedir. Bu vejetasyon tipleri aşağıdaki bitki birlikleri ile temsil edilmektedir: -Higrofil Vejetasyon Alno glutinosae-Fraxinetum angustifoliae -Orman Vejetasyonu Tilio argenteae-Castanetum sativae Rubo hirti-Fagetum orientalis Arbuto unedinis-Quercetum cerridis -Maki Vejetasyonu Phillyreo latifoliae-Quercetum cocciferae Bunlardan Tilio argenteae-Castanetum sativae. Biyoloji Bölümü. Norduz Yaylasında yayılış gösteren ve genel olarak yöre halkı tarafından geven olarak adlandırılan.tr Bu araştırma Yeniköy kıyı kumulunun gerisinde yayılış gösteren vejetasyonu tespit etmek amacıyla gerçekleştirildi. erozyon. Yapılan çalışma sonucunda gevenlerin yöresel olarak 4 farklı isimle isimlendirildiği (sarı geven. Bu bölge bitki coğrafyası bakımından Avrupa-Sibirya floristik bölgesine. Rubo hirti-Fagetum orientalis. araştırma sahasının ortalama yüzey eğiminin % 15’in üzerinde olduğu düşünülürse büyük önem arz etmektedir. Bursa. Nesibe Devrim ALMACA2 1 Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. odunsu özelliği.edu. Anahtar Kelimeler: Yeniköy. Kocaeli fazil. Şanlıurfa polhalil@gmail. Onobrychis Adans.

yıllar itibarı ile alınan verimler incelendiğinde kompostun verim üzerinde birinci ve ikinci yılda etkili olduğu. Dolayısıyla işletme imkanları. Emine ÖZTÜRK1 1 Kırıkkale Üniversitesi. Atık suya bakıldığında saptanabilen ilk kontaminant renktir ve su yataklarına verilmeden önce uzaklaştırılması gerekmektedir. önerilen suni gübreye eşdeğerde verim elde edildiği saptanmıştır. Remazol Brillant Blue R biyosorbsiyonu için optimum pH 3. Kesikli olarak yürütülen çalışmalarda. Yahşihan. Bu nedenle bir defada uygulanan 3-4.19.0-8. Kültiğin ÇAVUŞOĞLU2. Kompost uygulanan konulara kimyasal gübre verilmemiştir. Debboy Mevkii. Çakılı olarak ve tesadüf blokları deneme deseninde 7 konulu. farklı boyar madde derişimi (40-100 mg/L) ve pH aralığında (2. asidik reaktif. Adsorpsiyonun matematiksel tanımlanmasında Freundlich ve Langmuir adsorpsiyon izotermleri kullanılmış ve izoterm sabitleri belirlenmiştir. toprağın sürdürülebilirliliği ve çevre kirliliği de dikkate alınarak üç üretim dönemi için 5 ton. Kontrol konusuna kompost uygulanmamış olup. mısır. Test bitkilerinin mısır (ikinci ürün ) ve buğdayın (ana ürün) kullanıldığı bu araştırmada kontrol konusu ve 0-1-2-3-4-5 ton-kompost/da. Giresun eyalcin@kku. 28049.0) biyosorpsiyon karakteristiği araştırılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu çalışmada Remazol Brillant Blue R boyar maddesinin sucul ortamdan uzaklaştırılması için Rocellea phycopsis biyokütlesi kullanılmıştır.edu. Anahtar Kelimeler: Biyosorpsiyon. Yüzey modifikasyonunun adsorpsiyon performansı üzerine etkisinin belirlenmesi amacı ile liken örnekleri ısı ile muamele edilmiş ve adsorpsiyon çalışmaları tekrar edilmiştir. Yüzey modifikasyonu sonrasında adsorpsiyon kapasitesinde %23 oranında bir artış olduğu belirlenmiştir. Aysun ERGENE1. Biyosorpsiyon.5 ton/da kompostun üç (ikinci ürün mısır+buğday+ ikinci ürün mısır rotasyonu) üretim periyodu boyunca etkili olduğu. azodiazo. pamuk artıkları ve at gübresi karışımından oluşan kompost kullanılmıştır. phycopsis.tr Tekstil endüstrisinde alıcı ortama deşarj edilen boyalar. TRABZON Araştırma Enstitüsü Koruklu-Talat Demirören Araştırma İstasyonu’nda yürütülen bu araştırmada buğday. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.0 olarak saptandı. Remazol Brillant Blue R Rocellea 174 . antrokinon bazlı ve metal kompleks boyalar olmak üzere çeşitli yapılar içerir. Zafer TÜRKMEN2. bazik. Biyoloji Bölümü. sadece önerilen kimyasal gübre dozları uygulanmıştır. SB 098 Doğal ve Modifiye Rocellea phycopsis Ach. 71450. İkinci ürün mısır-buğday rotasyonunun uygulandığı ve deneme süresince (üç yılda) toplam üç defa ikinci ürün mısır ve üç defa da buğday veriminin alındığı araştırmada . konuları uygulanmıştır. Kadir KINALIOĞLU2. Fen Edebiyat Fakültesi. üçüncü yılda ise etkisini kaybettiği görülmüştür.kompost /da uygulaması önerilir. dispers. boyar maddelerin gideriminde uygun bir alternatif yöntemdir. 3 tekerrürlü olarak yürütülen bu denemede kompost uygulaması bir defada ve denemenin başlangıcında (2004 yılında) yapılmıştır. ile Remazol Brillant Blue R’nin Sucul Ortamdan Uzaklaştırılması Emine YALÇIN1. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Kırıkkale 2 Giresun Üniversitesi.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON Zooloji Sözlü Bildiri Özetleri 175 .19.

TRABZON 176 .19. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Ayrıca safra yoğunluğunu belirlemek için bütün örneklerde.0 mg/L ve Zn+Cd karışımının 0. Cd ve Zn+Cd Etkisinde Oreochromis niloticus’un Kan Dokusundaki Metal Düzeylerinin ve Bazı Biyokimyasal Parametrelerdeki Değişimlerin Belirlenmesi Özgür FIRAT1. Metallerin etkisinde. Cyprinus carpio. kadmiyum. Cd ve Zn+Cd karışımından etkilenmiştir. ortamda metal derişiminin artışı ve etkide kalınan sürenin uzamasıyla artmıştır.0 mg/L. Oreochromis niloticus’un kan dokusundaki metal (Zn. metallerin tek tek etkisiyle karşılaştırıldığında metal karışımında daha düşük olduğu saptanmıştır. Yoğun sanayi faaliyetleri sonucu ortaya çıkan tamamlanmamış yanma süreçlerinin ve petrokimyasal işlemlerin sucul ekosistemlerde PAH kirliliğine neden olduğu bilinmektedir.19. AST. Ex/Em: 260/380). Eğribük ve Hasırcılar istasyonlarından yakalanan toplam 286 adet sazan (Cyprinus carpio) balığında safra örnekleri çalışıldı. Bu çalışmada Kasım 2004-Nisan2006 tarihleri arasında 9 farklı dönemde Karakaya Baraj Gölünün Adagören. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.0 mg/L etkisine 7 ve 28 günlük sürelerde bırakılan O. kortizol. Cd) düzeyleri Atomik Absorbsiyon Spektrofotometrik. kadmiyumun 0.5 ve 5. glukoz Karakaya Baraj Gölünde Olası PAH Kirliliğinin Sazan Balığı (Cyprinus carpio) Safra Örneklerinde Değerlendirilmesi Abbas GÜNGÖRDÜ. niloticus’un kan dokusundaki metal düzeyi. TRABZON SZ 001 SZ 002 Zn. Rutin kimyasal izleme çalışmalarında PAH düzeyi. sediment ve/veya su örneklerinde belirlenmektedir. PAH. Biyoloji Bölümü. biyokimyasal parametrelerdeki (ALT.1 ve 5. AST.tr Bu araştırmada. Araştırmada. Fen-Edebiyat Fakültesi.edu. Safra metabolit düzeyleri. Murat ÖZMEN İnönü Üniversitesi. poliaromatik hidrokarbonların (PAH) neden olduğu çevresel kirliliğin önemi daha da artmıştır. Sabahattin ASLANYAVRUSU2. ALT. Türkiye 2 Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Ex/Em: 290/335) piren (4 halkalı. Çalışmamızda fluoresans aromatik bileşikler veya PAH metabolitlerinin düzeyi. Bunun için yaygın PAH metabolitleri olan fenatren (3 halkalı. PAH birikiminin engellenmesi karaciğer ve kas dokusunda atasal PAH bileşiklerin belirlenmesini güçleştirir.0+1. Yine safra protein düzeyi belirlenerek. görece daha ucuz olan sabit dalga-boylu fluoresans (SDF) yöntemi ile semi-kantitatif olarak belirlenebilmektedir.1 ve 1. Biyoloji Bölümü.tr Günümüzde petrol türevi ürünlerin kullanımının artarak devam etmesi nedeniyle. Bu nedenle PAH bileşiklerine maruz kalmanın izlenmesinde safra metabolit düzeyinin belirlenmesi kimyasal izleme çalışmalarına alternatif. fluoresans spektrofotometre kullanılarak SDF yöntemine göre belirlendi. Karakaya Baraj Gölü. Malatya agungordu@inonu. Hikmet Yeter ÇOĞUN2. Anahtar Kelimeler: Biyolojik izleme. Metallerin kan dokusundaki düzeyinin. naftalen (2 halkalı. çinkonun 0. 01330 Adana. su kirliliği 177 . Kampus. Anahtar Kelimeler: Oreochromis niloticus. 02040 Adıyaman. bileşiklere ait fluoresans yoğunluk bu değerler ile oranlandı. Türkiye ofirat@adiyaman. önemli bir biyobelirteç sağlamaktadır.5+0. Ferit KARGIN2 1 Adıyaman Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Denenen koşullarda balıkların serumlarındaki biyokimyasal parametreler Zn.edu. Yapılan çalışmada O. safra fluoresans düzeyi. Serumdaki bu parametreler üzerine metallerin etkisinin düşük ortam derişimlerine oranla yüksek derişimlerinde daha fazla ve bu etkilerinin Zn+Cd>Cd>Zn şeklinde olduğu belirlenmiştir. serumdaki ALT ve AST aktivitesi ile kortizol ve glukoz düzeyi artış göstermiştir. belirtilen sabit eksitasyon (Ex) ve emisyon (Em) dalga boylarında flouresans yoğunlukları belirlendi. çinko. kortizol ve glukoz) değişimler ise otoanalizatör yöntemlerle belirlenmiştir. Ancak balıklarda PAH biyotrasformasyonunun yüksek düzeyde gerçekleşmesi nedeniyle bu bileşiklerin canlıda birikimi daha az olmaktadır. Boran. niloticus’un kan dokusundaki metal düzeyleri ve bazı biyokimyasal parametrelerdeki değişimler incelenmiştir. Ex/Em: 341/383) ve benz(a)piren-tip (5 halkalı Ex/Em: 380/430 nm) metabolitlerin. safra pigmenti olan biliverdin düzeyi saptandı.

Yapılan çalışmalarda bu amaçla. 500mg/l) ait ortalama ağırlık (g) ve boy (mm) değerleri sırasıyla şöyledir: 0.19.Histopatolojik inceleme sonuçları da biyokimyasal sonuçları desteklemektedir. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi. iskemiden önce AA uygulanan üçüncü grupta üre ve kreatinin için normale yakın değerler ölçülmüştür. IR grubuna ait sıçanların serum kreatinin ve üre miktarlarında artış saptanırken. Ancak üçüncü gruptaki sıçanlara iskemi yapılmadan 1 saat önce 250 mg/kg (i.0521-16. Çalışmamızda her biri 8'er adet Wistar albino sıçandan oluşan 3 grup kullanılmıştır. sıçan böbreğindeki deneysel IR hasarına karşı askorbik asitin etkisi araştırılmıştır. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. 100. Deneyin başlangıcında gruplar karşılaştırıldığında larvaların ağırlık ve boylarında herhangi bir farklılık belirlenmezken (Kruskall Wallis Testi.8. Bunun yanı sıra. 0. Anomali sayısı konsantrasyon artışıyla az da olsa artarken anomalilerin ortaya çıkış zamanının bundan etkilenmediği belirlendi. Türkiye’de sadece Doğu Karadeniz bölgesinde yaşayan Pelodytes caucasicus larvaları için. Fen-Edebiyat Fakültesi.Biyoloji Bölümü. felç gibi çeşitli anormallikler gözlendi. df=8) deney sonunda bu parametreler açısından kontrol ve uygulama gruplarının önemli ölçüde farklı olduğu belirlendi (Kruskall Wallis Test. TRABZON SZ 003 Renal İskemi-Reperfüzyon Hasarına Karşı Askorbik Asitin Etkisi Aslı KORKMAZ. LDH miktarları ölçülmüş. Üçüncü grutaki sıçanlara da nefrektomiden 15 gün sonra 45 dakika iskemi ardından 3 saat reperfüzyon uygulanmıştır. Kontrol ve bazı uygulama gruplarına (50. kalp. IR grubuna ait böbrek kesitlerinde yoğun konjesyon alanları ve mononüklear hücre infiltrasyonları görülürken. GSH miktarlarında ise anlamlı bir düşüş saptanmıştır. 0. Deney sonunda tüm gruplardaki sıçanlar öldürülerek serum kreatinin. Serum kreatinin. dünya üzerinde en yaygın kullanıma sahip gübre olan amonyum nitratın akut dozlarda gösterdiği etkiler araştırıldı.05. ödemler.1. böbrek dokularında GSH ve MDA analizleri ile histopatolojik incelemeler yapılmıştır. Giresun handankaraoglu@gmail. 200.com Çalışmamızda. Elde edilen sonuçlar. Kontrol ve bazı uygulama gruplarına (0.üre ve LDH. Buna karşın iskemi yapılmadan 1 saat önce uygulanan askorbik asitin. Aynı şekilde IR grubunda serum LDH miktalarıkontol ve AA+ IR grubuna oranla yüksek bulunmuştur.5. Ancak antioksidan özellik gösteren bir vitamin olan askorbik asitin (AA) renal IR hasarı üzerindeki etkisi henüz belirlenmemiştir. 0. Biyoloji Bölümü. df=8). Zeliha ÇOLAK YILMAZ2. Ufuk BÜLBÜL1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. sıçan böbreğinde deneysel olarak yaratılan IR hasarına karşı önleyici etkisi olduğu ortaya konmuştur. SZ 004 Kafkas Kurbağası (Pelodytes caucasicus) Üzerinde Amonyum Nitrat Gübresinin Akut Etkileri Handan KARAOĞLU1.tr Özellikle vasküler cerrahi işlemler ve organ nakilleri esnasında karşılaşılan en önemli sorunlardan birisi iskemi reoperfüzyon (IR) hasarının oluşmasıdır. Diğer yandan AA+IR grubunda MDA ve GSH miktarları kontrol grubundan istatistiksel olarak farksız ancak IR grubundan anlamlı ölçüde farklı bulunmuştur. 178 . Bu nedenle yapmış olduğumuz çalışmada.500mg/l) maruz bırakıldı. 0.000. böbrek doku MDA miktarları incelendiğinde IR grubunda kontrole oranla istatistiksel olarak anlamlı bir artış.0816-17. kamburluk. Ayrıca konsantrasyon artışının ölüm oranlarında bir artışa.06800. İlk grup sadece nefrektomi yapılan kontrol grubudur. Dokudaki IR hasarının önlenmesinde antioksidan özellikli maddelerden yararlanmak tercih edilen bir yöntemdir.6.p. bu gübrenin Kafkas kurbağası larvaları üzerinde önemli olumsuz etkilere sahip olduğunu gösterdi. tiyol grubu içeren bileşikler (glutatyon gibi) ve bazı flavonoidlerin kullanıldığı görülmektedir.041215. Son zamanlarda yapılan çalışmalar arttıkça.edu. p=0. deride şeffaflaşma. Bilal KUTRUP1. yumurta halinde toplanan örneklerden laboratuar ortamında larvalar elde edilip 14 gün boyunca bu kirleticinin akut dozlarına (0. AA+ IR grubuna ait preparatlarda normale yakın böbrek histolojisi gözlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Konsantrasyon artışının larvaların ağırlık ve boylarında önemli ölçüde azalmalara yol açtığı görüldü. Dürdane KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi. ölüm olayının ortaya çıkış süresindeyse bir azalışa sebep olduğu görüldü. dengesizlik. Bunlara ek olarak. Ankara aslid@hacettepe. İkinci gruptaki sıçanlara ise nefrektomi yapıldıktan 15 gün sonra 45 dakika iskemi ardından 3 saat reperfüzyon uygulanmıştır. dokunmaya karşı tepkilerde gecikme. Beytepe.7. Emel ÇAKIR1. karaciğer. Deney esnasında.0676-17. kas ve beyin gibi dokularda I-R hasarının ortaya çıkmasında reaktif oksijen ve nitrojen türlerinin rol oynadığı ortaya konmuştur. Biyoloji Bölümü. p>0. uygulama gruplarına ait larvalarda hareketlerde yavaşlama. üre.0955-20.) AA uygulaması yapılmıştır. doku GSH ve MDA ölçüm sonuçları ile histolojik incelemeler değerlendirildiğinde IR grubunda böbrek fonksiyonlarında önemli oranda bozulmalar saptanmıştır.

Konrtol ve uygulama gruplarına ait örneklerde serum kreatinin. NP ve OP nin belirtilen dozlarda sıçan böbreği üzerinde minimal düzeyde oksidatif strese bağlı hasara neden olduğu görülmüştür. boyalar kozmetik ürünler ve çeşitli plastik ürünlerin yapımında kullanılan alkilfenol polietoksilatların son yıkım ürünleri olup endokrin-bozucu aktivite gösteren çevresel kimyasallardan birkaçıdır. mononükleer hücre infiltrasyonları ve nekrotik alanlar tesbit edilmiştir. 200. oktilfenol. Buna karşın bu maddelerle birlikte uygulanan AA’ nın oluşan böbrek hasarını daha da arttırması ise beklenmeyen bir bulgu olmuştur. Başlangıç aşamasındaki bu çalışma sonucunda bu kimyasalın kafkas kurbağası üzerindeki zararı ortaya konmuş olacaktır. AA +NP ve AA +BPA gruplarında ise hem kontrol hem de NP. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. AA +OP grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p. Zooloji Anabilimdalı.o). 06800. OP ve BPA nın genel olarak her iki değerde de kontrol grubuna göre azalmaya sebep olduğunu ancak bu maddelerle birlikte AA uygulaması. Böbrek doku GSH değerlerinde BPA. Müfide AYDOĞAN. akut etkiler SZ 005 Sıçan Böbreğinde Bisfenol A. 100.o). AA+OP. AA +OP. deterjanlar. kreatinin değerlerini daha da düşürürken üre değerlerinde artışa neden olmuştur. Pelodytes caucasicus larvaları. OP. 85. Biyoloji Bölümü.o). askorbik asit. TRABZON 50. AA +NP ve AA +BPA gruplarına ait böbrek preparatlarında yaygın konjesyon alanları. NP grubu (20 mg/kg p. ve Oktilfenol(OP). OP ve BPA gruplarına oranla istatistiksel olarak anlamlı bir azalma tesbit edilmiştir. OP ve BPA gruplarından oldukça yüksek bulunmuştur. OP grubu (20 mg/kg p.edu. Ancak NP ve OP’ nin etki mekanizmasını aydınlatacak yeterli çalışma bulunmamaktadır. histopatolojik ve biyokimyasal incelemelerde kullanılmak üzere böbrek dokuları alınmıştır.o). 150. böbrek MDA ve GSH analizleri ile histopatolojik incelemeler yapılmıştır. 500mg/l) ait larvalarda görülen ölüm yüzdeleri sırasıyla şöyledir: 0. Bu çalışmanın amacı BPA.tr Bisfenol A (BPA). böbrek A. OP ve NP zeytinyağında çözülmüş. askorbik asit ise distile suda çözülerek tüm uygulamalar pre-oral yoldan haftanın üç günü yapılmıştır. NP uygulamasının sıçan böbreği üzerinde yarattığı etkileri incelemek ve antioksidan olan askorbik asitin (AA). Biyoloji Bölümü. Ankara aslid@hacettepe. NP ve OP gruplarına oranla istatistiksel olarak anlamlı bir artış göstermiştir. Yapılan çalışmalarda kesin olmamakla birlikte düşük dozlarda uygulanan BPA’nın üreme sistemi ve karaciğer dokularında oksidatif stresi arttırdığı ve antioksidan koruma sistemini zayıflattığı için doku hasarına neden olduğu ifade edilmiştir. “Serum üre ve kreatinin değerleri incelendiğinde NP. Histopatolojik yönden yapılan incelemeler de BPA.73mg/l idi. uygulanan dozda antioksidan aktivite göstermek yerine prooksidan davranış sergilemesi ile açıklanabilir. 45. Nonilfenol(NP). Nonilfenol ve Oktilfenolün Neden Olduğu Hasar Üzerine Askorbik Asitin Etkilerinin İncelenmesi Aslı KORKMAZ. AA +NP grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p. Nurhayat BARLAS.19. AA +BPA grubu (60mg/kg+ 20 mg/kg p. 60. Böbrek doku MDA değerleri BPA. NP ve OP gruplarında kontrole oranla. Bu çalışmada 6 haftalık Wistar albino erkek sıçanlardan 7 farklı deney grubu oluşturulmuştur. NP ve OP gruplarına ait böbreklerde seyrek olarak konjesyon ve mononüklear hücre alanları bulunurken. üre. Beytepe.o). Tüm bulgular değerlendirildiğinde BPA. LDH değerleri ise AA’ nın BPA. NP ve OP gruplarında kontrol grubuna oranla. 179 . Bu nedenle günlük hayatta kullanılan birçok malzeme ile BPA. LDH ölçümleri. AA +NP ve AA +BPA gruplarında ise hem kontrole hem de BPA. Probit analiziyle belirlenen yarı ölümcül konsantrasyon (LC50) değeriyse 141. BPA. Dürdane KOLANKAYA Hacettepe Üniversitesi. NP ve OP ye maruziyet söz konusudur. Anahtar Kelimeler: Bisfenol nonilfenol. hemen ardından diğer maddenin uygulanmasına geçilmiştir BPA. Ancak antioksidan maddelerin bir çoğunun koruyucu aktivitelerinin yanı sıra prooksidan etki gösterdiği düşünülürse AA’ nın oluşan hasarı daha da şiddetlendirmesi. BPA grubu (20 mg/kg p. AA alan gruplarda önce AA uygulaması yapılmış. 0. Anahtar Kelimeler: Amonyum nitrat gübresi.o) olarak özetlenebilir. Uygulama sonucunda tüm gruplara ait sıçanlardan serum analizlerinde kullanılmak üzere kan. AA+OP. Diğer gruplar sırası ile. 75. NP ve OP ile birlikte uygulandığı gruplarda hem kontrolden hem de NP. Her birinde 6 adet sıçan bulunan gruplardan birincisi yağ kontrol grubudur. OP ve NP’ nin yarattığı böbrek hasarı üzerindeki etkisini incelemektir.

İpekböceği Bombyx mori (Lepidoptera:Bombycıdae)’De Juvenil Hormon Analoğu Fenoxycarb’ın Orta Barsak Üzerine Etkisinin Gösterilmesi Gözde SELEK. Son bağırsak ise ileum. Orta bağırsak anterior ve posterior kısımlardan meydana gelmiştir. ince yapı SZ 007 Anahtar Kelimeler: Bombyx mori. 180 . gruptaki farelere 10 ppm. mitokondriler ile bitişik olan iyi gelişmiş bazal zar katlanmalarına sahiptirler. Biyoloji Bölümü.edu. sitoplazmik yerleşimli vakuol oluşumu ve dissosiasyon görüldü. Gruptaki farelere içeriğinde 0. centralislerde hafif hiperemi. Orta barsak hücreleri histolojik olarak incelenmiştir. lokal nekroz alanları ve vakuol oluşumu. Fizyoloji ABD. Osman PARLAK Ege Üniversitesi. orta ve son bağırsak olmak üzere üç kısımdan meydana gelmiştir. centralisin çevresindeki bazı hepatositlerde hidropik ve vakuolar dejenerasyon ile bazı hepatositlerde nekroz ve V. Fen-Edebiyat Fakültesi. Rejeneratif hücreler epitelyumun bazalında bulunan. Biyoloji Bölümü. IV.tr Bu çalışmada. Kars 3 Kafkas Üniversitesi. II.com Bu çalışmada juvenil hormon analoğu fenoxycarb’ın ipekböceği (Bombyx mori)’nin ortabarsağı üzerine etkileri araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. endokrin ve enterosit olmak üzere üç çeşit hücreden meydana gelmiştir. 35100 Bornova. İç Hastalıkları ABD. İzmir gozdesel81@yahoo. Kronik florozis. küçük.tr Kronik florozisin farelerin karaciğer dokusu üzerindeki histopatolojik etkilerini incelemek amacıyla yaptığımız bu araştırmada ortalama 55-60 günlük erkek Swiss albino fareler kullanıldı. gruptakilere 20 ppm ve IV. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sphecidae) sindirim kanalının histolojisi ve ince yapısı ışık ve elektron mikroskobunda araştırılmıştır. Tokat fdemir@gop. Anahtar Kelimeler: fare. Endokrin hücrelerin apikalleri lümene uzanır. karaciğer. özefagus ve proventikulustan oluşmuştur. Kars evrenkoc@hotmail. Epitelyumu dıştan boyuna ve dairesel kas tabakaları kuşatmıştır.3 ppm F. ortabarsak. Fen Fakültesi. hepatik kordonlarda bozulma (dissosiasyon). farklılaşmamış hücrelerdir. II. Kars 2 Kafkas Üniversitesi. Ön bağırsak. Epitelin lümen tarafında değişen kalınlıklarda intima tabakası bulunur. Her biri 8’er fareden oluşan toplam 4 grup oluşturuldu. Fenoxycarb uygulanan hayvanların orta barsaklarında meydana gelen dejenerasyon kontrol hayvanlarıyla karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sphex flavipennis. yaygın nekroz alanları. Epitelyum rejeneretif. histoloji. preparatlar hazırlandı ve ışık mikroskobu (Olympus BX51) ile incelendi. Menderes SUİÇMEZ Gaziosmanpaşa Üniversitesi.bulunan normal çeşme suyu. gruptakilere de 40 ppm flor (sodyum flor olarak) içme suyuna katılarak 90 gün süre ile verildi. sitoplazmaları salgı granülleri ile doludur ve bazal zar katlanmalarından yoksundurlar. gruptaki farelerde V. sindirim kanalı. I. barsak dejenerasyonu SZ 008 Kronik Florozisin Erişkin Fare Karaciğeri Üzerine Histopatolojik Etkisi Evren KOÇ1. TRABZON SZ 006 Sphex flavipennis Fabricus.19. gruptaki farelerde hepatositlerde hafif derecede büyüme. Denemelerin sonucunda fenoxycarb’ın barsak dejenerasyonu üzerine doğrudan etkisi olduğu gözlenmiştir. Bu böceğin sindirim kanalı. III. Enterosit hücreler. fenoxycarb. Fen-Edebiyat Fakültesi. Zooloji Anabilim Dalı. 1793 (Hymenoptera: Sphecidae)’in Sindirim Kanalının Morfolojisi ve İnce Yapısının Araştırılması Filiz DEMİR. Başaran KARADEMİR3 1 Kafkas Üniversitesi. Veteriner Fakültesi.com. histopatoloji. Biyoloji Bölümü. ön. Sphex flavipennis’in (Hymenoptera. III. Çalışmanın sununda histopatolojik değişikliklerin tespiti için standart histolojik metotlarla karaciğer doku örnekleri alınarak. Yusuf ERSAN2. Veteriner Fakültesi. kolon ve rektum olarak adlandırılan kısımlardan meydana gelmiştir. gruptaki farelerde ise hepatositlerde orta derecede büyüme.

inci kefali. İmmunopozitif hücrelerin dağınık veya gruplar halinde lokalize olduğu gözlendi. bunu Çarpanak adası (1. nörosekresyon hücresi 181 . Chalcalburnus tarichi. vitellogenin. Plazma total protein. Bornova. E2 ve Vtg’in en yüksek seviyeleri sırasıyla Mayıs (833.71 ve 8. Fen Fakültesi.354 µg/ml arasındaydı.60±23.093±0.19. Bu bulgular serebral gangliyonları saran konnektifin bir nörohemal alan olarak işlev görebileceğine işaret etmektedir. karaciğer portal ven dalları ve merkezi ven etrafındaki hücrelerde güçlü Vtg reaksiyon gözlendi. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Zeve Kampusu Van ahmetoguz@yyu.24 ng/ml).tr Bu çalışmanın amacı. 1. Aynı zamanda örnekleme alanlarında suyun sıcaklık (ºC).biter@ege. Biyoloji Bölümü. 17β-östrodiol (E2) ve vitellogeninin plazma seviyeleri belirlendi.40-9. floresan metod ile bir balığın karaciğerinde birkaç hücrede zayıf immun reaksiyon görüldü Erkeklerde Vtg varlığı doğal ve sentetik östrojenler veya östrojen gibi davranan kimyasallar için duyarlı bir biyomarkır olarak kullanılır. Gomori’nin paraldehit fuksin boya metodu ile göstermektir. Genellikle.255 mg/ml). KAPTANER.edu. Van Gölü havzası için endemik bir sazan türü olan inci kefali (Chalcalburnus tarichi)’nde vitellogenezis sırasında hepatosomatik indeks (HSI). Aktif Helix aspersa’nın serebral gangliyonlarının mezoserebrum ve postserebrum bölgelerinde yoğun nörosekresyon maddesi içeren irili ufaklı hücreler ile çok sayıda küçük hücrelere sahip olan proserebrum bölgesinde ise homojen dağılımlı nörosekresyon granüllerinin varlığı gösterilmiştir. Vtg’in en yüksek seviyesi Bardakçı köyü açıklarında yakalanan balıklarda ölçüldü (12.656 µg/ml). dışta gevşek yapılı olan serebral konnektifte oldukça yoğun nörosekresyon içeren lakünlerin yer aldığı saptanmıştır. serebral gangliyon. Vitellojenik balıkların karaciğerinde vitellogenin (Vtg)’in dağılımı streptavidin-biyotin peroksidaz immunohistokimyasal metod ile gösterildi. Anahtar Kelimeler : Van Gölü.5. vitellogeninin immunohistokimyasal lokalizasyonu. 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’ün serebral gangliyonlarındaki nörosekresyon hücrelerinin histolojik yapısını ve nörosekresyon maddesinin dağılımını. Biyoloji Bölümü. total protein. Güçlü immunoreaksiyon görülen hücreler negatif hücrelerin arasına da dağılmıştı. 1774 (Gastropoda: Pulmonata)’te Serebral Gangliyon Nörosekresyon Hücreleri Nermin BİTER. Sonuç olarak. Pallas 1811)’nde Vitellogeninin İmmunohistokimyasal Lokalizasyonu ve Vitellogenin Seviyesinin Belirlenmesi Ahmet Regaib OĞUZ. SZ 010 Aktif ve Aktif Olmayan Helix aspersa Müller. E2. Zooloji Anabilim Dalı. 17-β östradiol. VEK ve Üniversite açıklığı izledi. gonadosomatik indeks (GSI). aktif. Aktif olmayan Helix aspersa’nın serebral gangliyonlarında ise hücrelerin nörosekresyon içeriklerinin oldukça azaldığı.1 mg/L olarak belirlendi. pH ve ÇO seviyeleri sırasıyla 9. SAB metod ile tüm erkek balıkların karaciğerinde hiç Vtg immunreaksiyon gözlenmezken. 120. Van-Edremit Körfezi (VEK)’den yakalanan 37 erkek balığın 6’sında Vtg’in belirlenemezken (<0. 19 balıkta 1.ÜNAL Yüzüncü Yıl Üniversitesi.40±211. ve vitellogenin seviyelerinin vitellojenik safha sırasında arttığı saptandı.557-26. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.296-26. pH ve çözünmüş oksijen (ÇO) (mg/L) seviyeleri ve erkek balıklarda plazma vitellogenin seviyesi saptandı. Pulmonata.497-24. İzmir nermin. G.913 mg/ml) aylarında ölçüldü. Tüm vitellojenik dişilerde pozitif immun boyama görüldü fakat pozitif hücrelerin dağılımı ve boyamanın yoğunluğu homojen değildi.308±4. Anahtar Kelimeler: Helix aspersa. aktif ve aktif olmayan Helix aspersa Müller.edu.38 pg/ml ve Vtg. Suyun sıcaklığı mevsime bağlı olarak +1+16 ºC arasında ölçüldü. Gürsel ERGEN Ege Üniversitesi.12. B. 35100. Plazma E2 ve vitellogeninin en düşük seviyeleri Aralık ayında ölçülürken (E2.tr Bu çalışmada.575 µg/ml). bununla birlikte serebral gangliyonları saran içte daha sıkı. erkek balıkların plazmasında Vtg varlığı ve bir balığın karaciğerinde zayıf bir Vtg immun reaksiyonun gözlenmesi bu balıkların östrojen benzeri kirleticilere maruz kalma riski taşıdığını göstermektedir.807±1. TRABZON SZ 009 İnci Kefali (Chalcalburnus tarichi.58 pg/ml) ve Nisan (31.139 µg/ml) ve Akdamar adası (3. İnci kefali erkeklerinde plazma Vtg’ni bireyler arasında farklı konsatrasyonlarda bulundu.

üçüncü ve beşinci günleri takiben anestezi ile feda edilip yara dokusu çıkarılmış ve derhal transmisyon elektron mikroskop (TEM) preparasyonu için takibe alınarak blokları yapılmıştır.05). 06100. Bu bulgular ROM’nin İ/R ile indüklenen renal hasarda rol oynadığı. 182 . epitel hücre. Operasyon sonrası yem ve su ile beslenen denekler birinci. Biyoloji Bölümü. yeni töropatik müdahelelerin oluşturulmasına önemli ölçüde katkı sağlayabileceğini düşündürmüştür. Epidermal Büyüme Faktörü oral submukozal implanta uygulanmıştır. elektron mikroskop Silymarin’in Sıçanlarda Deneysel Renal İskemi/Reperfüzyon Hasarı Modelinde Koruyucu Etkisi Bilge ÖZKAL1. Hilmi ÖZDEN2.tr Yara iyileşmesinin pek çok hastalıkta gecikmiş olması araştırmaların iyileşme sürecini hızlandıran bir takım ekzojen faktörlerin kullanılması yönünde yapılması gerekliliğini ortaya koymuştur. Ankara 2 Gazi Üniversitesi. 15. kontrol grubu (Grup 1) ile karşılaştırldığında serum BUN. Bu bloklardan yarı ince ve ince kesitler alınarak ağız mukoza epitelinin iyileşme sürecinde zamana bağlı olarak değerlendirmesi yapılmıştır. Nursel GÜL1 1 Ankara Üniversitesi.. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.ankara. Renal İ/R hasarındaki koruyucu etkilerini araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. Sonuç olarak. alanin aminotransferaz (ALT) ve aspartat aminotransferaz (AST) değişiklikleri değerlendirmek için gruplar. Şule COŞKUN2. kesi (insizyon) yarası. günün sonunda Grup 2’ye serum fizyolojik. Fen Fakültesi. Grup 1 hariç diğer gruplara iskemiden 15 gün önce sağ böbrek nefrektomisi yapıldı ve deney hayvanlarının bu süre içerisinde iyileşmesi sağlandı. ve insizyon + PEG + Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) (n=10) grubu olmak üzere üç aşamalı olarak düzenlenmiştir. CRE. Meşelik. Grup 3’e 100 mg/kg SL ve Grup 4’ e 200 mg/kg SL iskemiden 15 dakika önce tek doz intraperitonal olarak uygulandı. Grup 1 (Kontrol). Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) iyileşme sürecini hızlandıran önemli mitojenik faktörler arasındadır. Biyoloji Bölümü. 26480 Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. ALT ve AST seviyelerinde istatistiksel olarak anlamlı artış gözlendi (p<0. 06500. Fen-Edebiyat Fakültesi. kreatinin (CRE). Serum ALT ve AST düzeylerinde İ/R gruplarında istatistiksel olarak önemli fark gözlenmedi (Tablo 1). Grup 3 (renal İ/R hasarı+SL 100 mg/kg) ve Grup 4 (renal İ/R hasarı+SL 200 mg/kg) olarak planlandı. insizyon + polietilen glikol ( PEG ) ( n=10 ). 100 mg/kg SL verilen Grup3.05) (Tablo 1). Kesi yarasına EGF uygulanmasını takiben epitel hücrelerinin mitotik aktiviteleri. Renal İ/R hasarı sol renal pedikülün 45 dakika oklüzyonu ve daha sonra 24 saat reperfüzyonu ile oluşturuldu. Reaktif oksijen metabolitlerinin (ROM) böbrek iskemi/reperfüzyon (İ/R) hasarı patogenezinde rol oynadığını gösteren bulgular mevcuttur. Silybum marianum L. tohumlarından elde edilen antioksidan özelliği bilinen bir bitki flavanoidir. Anatomi ABD. epitelizasyon. serum fizyolojik verilen Grup 2 ve 200 mg/kg SL verilen Grup 4 ile istatistiksel olarak karşılaştırıldığında serum BUN ve CRE düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı düşüş gözlendi (p<0. TRABZON SZ 011 SZ 012 Ekzojen Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) Uygulanmış Kesi Yaralı Tavşanlarda İyileşme Bölgesine Epitel Hücre Göçü Nesrin ÖZSOY1. Hakan ŞENTÜRK1.edu. Bu çalışmada SL’nin. 28 yetişkin albino erkek sıçan 4 grupta değerlendirilmiştir. Adnan AYHANCI1. 26480 Eskişehir gokhanb@ogu. Bu amaçla. EGF'nin epitelizasyonu hızlandırmış olması yara iyileşmesinin geciktiği pek çok hastalıklarda. Araştırmada deney grupları sadece insizyon yapılan grup (n=10). Tandoğan. Tıp Fakültesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Anahtar Kelimeler: Epidermal Büyüme Faktörü (EGF). İ/R grupları (Grup 2. 3 ve 4). SL’nin renal İ/R hasarı üzerindeki serum üre (BUN).19. 100 mg/kg silymarin ile tedavisiyle böbrek koruyucu etkisinin olduğu bu korumanında silymarinin antioksidan aktivitesinden kaynaklandığı düşünülmektedir.edu. Ankara ozsoy@science.tr Silymarin (SL). Gökhan BAYRAMOĞLU1 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Grup 2 (renal İ/R hasarı+Serum fizyolojik). İ/R’dan sonra biyokimyasal incelemeler için deney hayvanlarından alınan kanlardan serumlar elde edildi . hücre göçü ve proliferasyonu incelenmiştir. Beşevler.

Eğitim Fakültesi. Anahtar Kelimeler: İskelet kası. tipIIb fibrillerde ise %11 dır. antioksidan aktivite SZ 013 Rhinolophus mehelyi’nin Yardımcı Uçma Kaslarında Morfolojik ve Histokimyasal Araştırmalar Suna CEBESOY Ankara Üniversitesi. Biceps brachii kasında ise bu oran tip I fibriller de % 16. Hücrelerin zaman aralıklı (time lapse) mikroskop kullanılarak 48 saat boyunca rejenerasyon davranışları gözlendi. Gürkan ÖZTÜRK3 1 Yüzüncü yıl Üniversitesi. histokimyasal test. Bu artışa sebep olan öncül hasara “Şartlandırma Hasarı” adı verilmektedir. Tıp Fakültesi. Histoloji&Embriyoloji Bölümü. SDH. University of Mosul. ATPaz.com Bir kez hasarlanmış periferal bir sinirin ikinci kez hasarlanmasıyla birlikte sinir rejenerasyonunda önemli bir artış gözlenir. Rhinolophus mehelyi’nin triceps brachii ve biceps brachii kasında histokimyasal olarak üç tip fibril tanımlanmıştır. Iraq Zohair I. şartlandırma hasarı sonrasında hücrede meydana gelen değişikliklerin in vitro olarak gözlenerek hasar sonrasında hücrede meydana gelebilecek değişikliklerin hücresel mekanizmasının araştırılması amaçlanmıştır. tip IIa ve tip IIb olarak sınıflandırılmıştır.9% in females) and in V. Fen Fakültesi.3 % in females). Bu yarasa türünde her iki kasında da.5%). Bu çalışmada. tip II a fibrillerde % 70. Ankara suna. tip I fibriller NADH-TR ile koyu boyandıklarından dolayı yüksek oksidatiftirler. Biyoloji Bölümü. tipIIa fibrillerde % 72. Iraq zohair_rahemo@yahoo. carpio (4. SZ 014 gowokensis) collected from Cyprinus carpio and Aspiux vorax(incidence 2. The incidence of infection in C. in B. Tıp Fakültesi. Tip IIa fibrilleri NADH-TR ve SDH ile nispeten daha zayıf boyanmışlardır.7% in males and 35% in females).RAHEMO Department of Biology.2 in males and 8. fibril tipi.tip I fibrillerde %17. SZ 016 Sinir Rejenerasyonunda Şartlandırma Hasarı Etkisi ve Mekanizmasının Araştırılmasında Kullanılan Metotlar Elif KAVAL OĞUZ1. Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Glisin-kalsiyum-formaldehit preinkübasyonundan sonra miyozin-ATPaz ile boyanarak bunlar tip I. sıçan. two species of acanthocephalans namely Neoechinorhynchus rutili collected from Cyprinus carpio. Biyoloji Bölümü. TRABZON Anahtar kelimeler: Silymarin.com Six freshwater species of fishes have been subjected to parasitological investigation which were collected from different regions of Al-tamim governorate and its suburbs. Rhinolophus mehelyi’nin yardımcı uçma kaslarındaki tip IIb fibrilleri. tip II b fibrillerde % 14 olarak tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. buda orta derecede oksidasyon kapasitesini göstermektedir. İkinci bölümde canlı hayvanda sinir kesisi ile şartlandırılan nöronların rejenerasyon davranışlarını belirlemek amacıyla canlı farelerin sağ siyatik sinirleri kesilerek (1. VAN 3 Yüzüncü yıl Üniversitesi. It is concluded from the present results that all the four helminth parasites are recorded for the first time in Karkok governorate. Şartlandırma hasarının bu etkisi bugüne kadar yapılan çeşitli çalışmalarla ortaya konmuş olmasına rağmen bu etkinin mekanizması ile ilgili bilinenler sınırlı ve tartışmalıdır.19. Fizyoloji Anabilim dalı.F. VAN elifkaval@hotmail. Rhinolophus mehelyi’nin triceps brachii kasında fibril dağılımı . VAN 2 Yüzüncü yıl Üniversitesi. College of Science. Chondrostoma regius and Varicorhinus trutta. böbrek iskemisi.cebesoy@gmail. NADH. The results revealed the presence of four species of helminths. one species of nematode (Cucullanus cyprini) collected from the carp. The other species of acanthocephala is Neoechinorhynchus iraqinensis which has been revealed from Liza abu ( 15. NADH-TR ye zayıf reaksiyon verdiklerinden dolayı düşük oksidatif olarak kabul edilmişlerdir. luteus (2. Birinci bölümde kontrol şartlarında ayrıştırma sırasında doğal olarak aksotomize olan nöronların rejenerasyon davranışlarını belirlemek amacıyla arka kök ganglionlarının (L4-L5) saf kültürleri yapıldı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. trutta (50%). kesim) üç gün boyunca şartlanmaları 183 The Helminths of Freshwatere Fishes Caught From AL-Tamim Governorate.regius (8% in males and 9. Barbus luteus. in C. these are one species of cestode (Bothriocephalus .com Türkiye yarasalarından Rhinolophus mehelyi’ye ait iki yardımcı uçma kası Morfolojik ve histokimyasal olarak çalışılmıştır.9 %and 25% respectively). Nurettin CENGİZ2.

karaciğer hücreleri gibi farklılaşmış hücreler in vitro koşullarda üretilip. 33-39. Handan KAYA2.tr Kanser gelişimi ve tedavisi ile ilgili yapılan araştırmalar. Petri 1 gün boyunca etüvde bekletildi. Çalışmamızda. arka kök ganglionu. Parkinson. saatler arasında rejenerasyonda bir düşüş gözlenirken 36. Fen Fakültesi.edu. saatten sonra rejenerasyonun azaldığı belirlendi. bir farede oluşan spontan tümörün in vivo ve in vitro özelliklerinin saptanması amaçlanmıştır. Patoloji Anabilim Dalı. Balb/C ırkı. gelecekte ise kalp kası ve tendon hasarlarının onarımı. Çok uzun olan bu süreçte tümörün morfolojik özellikleri ile biyolojik davranışlarının saptanması gerekmektedir. Fen Fakültesi. 45. Bu deneyin ikinci kısmında şu işlemler yapıldı: Yine 3 gün boyunca saat camında şartlandırılan hücreler cam tabanlı petriye ekildi. saatte akson rejenerasyonunda bir artış gözlendi. Biyoloji Bölümü. günün sonunda sağ taraftaki L4-L5 arka kök ganglionları ayrıştırılarak kültürleri (2. uzun süre yaşayan. kas. saatten sonra rejenerasyon miktarının düştüğü belirlendi. günümüzde pek çok araştırmada kullanılmaktadır. Beytepe. Çalışmanın sonucunda şartlanmayan hücrelerde 33. Bu yeteneklerini kullanılarak kalp kası hücreleri. lösemi de kullanılması. saatte akson rejenerasyonunda kademeli bir artış gözlendi. Tüm bu metodlardan elde edilen veriler değerlendirilerek sinir rejenerasyon miktarları karşılaştırıldı. fare veya sıçanda ortaya çıkan spontan bir tümörün hayvandan hayvana seri transplantasyonları sonucunda standart deneysel tümör haline dönüşebilmektedir. 3. Şenay YILDIRIM1. 2 Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi. Ekimden 24 saat sonra lazer mikro diseksiyon mikroskobu kullanılarak aksotomi yapıldı ve 48 saat boyunca hücreler gözlendi. nöronlar. ya in vitro olarak yetiştirilen tümöral karakterli hücre kültürleri ya da deney hayvanlarında oluşturulan deneysel tümör modelleri üzerinde yürütülmektedir. Deneysel tümörler kimyasal maddelerle oluşturulabildiği gibi. Birinci günün sonunda L4-L5 arka kök ganglionlarının kültürü yapılarak siyatik parçacıkları içeren petriye ekildi ve hücreler 48 saat boyunca gözlendi. İstanbul. 15-24. tendon hasarı SZ 018 Balb/C Farede Görülen Yeni Bir Spontan Tümörün in vivo ve in vitro Karakterizasyonu Seyhan ALTUN1. erkek bir farenin (Mus musculus) vücudunun sağ yan tarafında ön ve arka ekstremitelerin arasında kalan bölgede deri altında gözlemlenen spontan tümör çıkarılarak dengeli tuz 184 Kök Hücre Nedir? Kaynakları ve Kullanım Alanları Dürdane KOLANKAYA. saatte rejenerasyon miktarının tekrar arttığı gözlendi. Kök hücreler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bağımsız olarak bölünerek yeni kök hücre kuşakları meydana getirerek kendilerini yenileyen ve özelleşmiş hücrelere farklılaşabilme yetenekleri olan hücrelerdir. erişkin canlıya ait dokularda farklılaşmış hücrelerin yerini alma özellikleri ile bu gün lenfoma. 3. saatler arasında rejenerasyon miktarının azaldığı ve 45. nörodejeneratif hastalıklar. çeşitli amaçlar için kullanılabilir. ilk defa 1905 yılında spontan olarak tespit edilen katı Ehrlich meme karsinomu 1945 yılından itibaren sıvı hale dönüştürülmüş ve Ehrlich Ascites Tümör (EAT) adı ile standart deneysel bir tümör olarak. Embriyonal .edu. yaşlı. küçük parçalara ayrılarak agaroz içine gömüldü ve petrinin bir köşesine tutturuldu. deri. kesim) yapıldı ve hücreler 48 saat boyunca gözlemlendi. Anahtar Kelimeler: Şartlandırma hasarı. Biyoloji Bölümü. fötal (pluripotent) ve erişkin (multipotent) olmak üzere üç önemli kök hücre kaynağı vardır. günün sonunda kültür petriye aktarılarak 48 saat boyunca gözlendi. İstanbul altuns@istanbul. Üçüncü bölümde şartlanmış periferik sinirin şartlanmamış DRG nöronlarının rejenerasyonuna etkisini belirlemek amacıyla canlı farelerin sağ siyatik sinirleri kesilerek bu sinirlerin 3 gün boyunca şartlanmaları sağlandı.tr Kültür ortamında sınırsız bölünebilme yeteneği olan ve özelleşmiş hücreleri meydana getiren hücrelere kök hücre denir. Kök hücrelerin. Anahtar Kelimeler: Kök hücre. Şartlanan hücrelerde ise 15. TRABZON sağlandı.19. 36. günün sonunda bu şartlanan sinirler çıkarıldı. Biyoloji Bölümü 34134. Örneğin. Cansın GÜNGÖRMÜŞ Hacettepe Üniversitesi. Ankara durdane@hacettepe. Hücre süspansiyonu 3 gün boyunca etüv içinde bekletilerek hücrelerin şartlanmaları ve bu sırada bir yüzeye yapışarak akson uzatmaları engellendi. Dördüncü bölümde in vitro ortamda şartlanmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini belirlemek amacıyla L4-L5 arka kök ganglionlarının kültürleri yapılarak silikon kaplı saat camı içine aktarıldı. saatte tekrar bir artış saptandı. Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklar ve diabetin tedavisinde kullanılabileceği hayvan deneylerinden elde edilen umut verici bulgulardır. Ayşe TOPUZ1 1 İstanbul Üniversitesi. rejenerasyon SZ 017 (totipotent). 3.

tarımda artan bir hızla insektisid olarak kullanılan acetamiprid (Acm) ve alpha-cypermethrin (A-cyp)’in karışım halinde kullanıldıklarında insanlar için genotoksik risk oluşturup oluşturmadıkları. kromozom anormalliği (KA) ve mikronükleus (MN) testleri kullanılarak araştırılmıştır. 06100. 33100. HL-60.5+7.edu. Mehmet TOPAKTAŞ2 1 Mustafa Kemal Üniversitesi. 20+10 µg/ml Acm+A-cyp karışımı ile 24 ve 48 saat muamele edilmiştir. epitelyal membran antijenle (EMA) ekspresyon saptanmamıştır. acetamiprid ve alpha-cypermethrin karışımının insan periferal lenfositlerinde KKD ve KA’ni 24 ve 48 saatlik muamelelerde bütün konsantrasyonlarda (Acm+Acyp.5+2. terminal farklılaşma. Adana ayavuz@mku. CD14 ve CD15 hücre yüzey belirleyicileri ile analiz edilmeleri amaçlanmıştır. in vivo. Hücreler. uzun ve çok yüzlü bir morfoloji göstermektedir. Fen-Edebiyat Fakültesi.5+7. in vitro ortamda düzenli pasajları yapılan A1 tümör hücrelerinin histogenezi ve büyüme kinetiği araştırılmaktadır. dişi ile erkek farelerdeki oluşma yüzdeleri. MN 185 Akut Myelositik Lösemi (HL-60) Hücrelerinde Metilprednizolonun İleri Saatlerde Terminal Farklılaşma Üzerindeki Etkisinin Araştırılması Ahmet Ata ÖZÇİMEN1.20). yedinci generasyona kadar erkek ve dişi farelere seri olarak transplante edilmiştir. Mersin 2 Hacettepe Üniversitesi. HL-60 hücrelerinde MP’nin terminal farklılaşma üzerindeki etkisi akım sitometrik analiz yöntemiyle değerlendirildi. HL-60 hücrelerine 10-6 M. spontan tümör. CD15. 10-5 M ve 10-4 M derişimlerde MP uygulandı. çıkması. CD14. Anahtar Kelimeler: Fare. mikroskopik olarak ise. Anahtar Kelimeler: Metilprednizolon. vimentin. CD11-b. Hücreler 12. 17. Birinci generasyonda yapısal farklılık gösteren A1 ve A2 tümörleri elde edilmiştir. CD14 ve CD15 hücre yüzey belirleyicilerinin düşük.com Bu çalışmada. metilprednizolon daha önceki erken saat denemelerinde zaman ve doza bağımlı artan bir etki gösterirken. İmmunohistokimyasal analizde tümör hücrelerinde pan-sitokeratin (CK). CD11-b. Mualla ÇETİN2 1 Mersin Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Tümör makroskopik olarak etsi kıvamda. CK 18. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu azalan etkiler istatistiksel olarak CD11b ve CD14 için anlamsız ancak CD15 için anlamlı bulunmuştur (p<0. fibriler görünümde. in vitro SZ 019 Bu çalışmada. Sonuç olarak. 15+5. terminal farklılaşmayı azalttığını düşündürmektedir.5.5. tümör ağırlıkları ve metastaz oluşturup oluşturmadıkları saptanmıştır. Yapılan seri transplantasyonlarda tümörlerin ortaya çıkış süreleri. düz kas aktin (SMA). Fen Edebiyat Fakültesi.5.19.05) (K-S değeri>0. genellikle solid. Ayrıca A1 tümör hücreleri. Hatay 2 Çukurova Üniversitesi. HL-60 hücrelerinde. in vitro ortamda düzenli pasajları yapılan tümör hücreleri.5. insan periferal lenfositlerinde in vitro kardeş kromatid değişimi (KKD). 15+5. 17. MP’nin HL-60 hücrelerini ileri saatlerde. CK ve vimentinin koekspresyonu bu tümörlerin karakteristik özelliği olup tümöre “epiteloid sarkom” tanısı konulmuştur. Ankara aozcimen34@mynet. Pediatri Anabilim Dalı. . Yapılan çalışma kapsamında. apoptozunda etkisi göz önüne alındığında. kısmen kordonlar içeren ve arada fibrovasküler çatı oluşturan neoplazm yapısındadır. A1 tümörü makroskopik ve mikroskopik olarak incelenmiş ve immünohistokimyasal analizleri yapılmıştır. Elde edilen A1 tümörü. CD14 ve CD15 hücre yüzey monoclonal antikorları ile boyandılar ve akım sitometre cihazında analiz edildiler. Tıp Fakültesi. 37 ºC’de ve % 5 CO2’li etüvde hücre kültürüne alınmışlardır. geç saat ve yüksek doz uygulamalarında azalan bir etki göstermiştir. akım sitometre SZ 021 Acetamiprid ve Alpha-Cypermethrin Pestisidlerinin Karışım Halinde Kullanıldıkları Zaman İnsan Periferal Lenfositlerindeki in vitro Genotoksik Etkileri Ayşe YAVUZ KOCAMAN1. in vitro ortamda Foetal Bovine Serum içeren Roswell Park Memorial Instute 1640 (RPMI1640) kültür medyumunda. Günümüzde bu tümörlerin histogenezi tam olarak bilinmemekte olup. CD11-b. dezmin ve CD 34 ile diffüz ekspresyon izlenirken. MP uygulamadan önce ve sonra CD11-b.5+2. 20+10 µg/ml). Bütün deneyler 2 kez tekrarlandı ve sonuçlar +/standart deviasyon olarak değerlendirildi. ince. kirli beyaz renkte. TRABZON çözeltisi (HBSS) içerisinde küçük parçalara ayrılmış ve yine Balb/C ırkı erkek ve dişi farelerin deri altına transplante edilmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü.tr Bu çalışmada. insan akut myelositik lösemi (HL-60) hücrelerinde metilprednizolonun ileri saatlerdeki terminal farklılaşmasını değerlendirmek için. 12. Biyoloji Bölümü.

Ser//Sb ve resesif bw//bw. geometrik Bazı Drosophila melanogaster Doğal Populasyonlarında Malathion Direncinin Araştırılması Burcu KOÇAK MEMMİ Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Genel Biyoloji ABD Genetik Birimi Beytepe Ankara 06800 kburcu@hacettepe. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: morfometrik. dirençli Hatay populasyonu dominant Cy//Pm. NBI’deki azalma ise sadece 48 saatlik muamele süresinde doza bağlı olarak bulunmuştur. Sonuç olarak. Anahtar Kelimeler: Acetamiprid.st//st mutant stokları ile çaprazlandı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Hatay ve Serik populasyonları ve bu çaprazın resiprokalleri çaprazlandı. Veriler daha sonra Morpheus. Şu ana kadar 4 eyalete bağlı 13 lokasyondan toplam olarak 115 koloniden 1500’e yakın örnek toplanmıştır. direnç oluşumuna katkıda bulunan kromozomların belirlenmesi amacıyla Drosophila melanogaster’in malathiona dirençli olduğu belirlenen Hatay-Merkez ve duyarlı bulunan Antalya-Serik doğal populasyonları kullanılmıştır.5. malathion SZ 023 İran Küçük Balarısı (Apis florea Fabricius) Populasyonlarında Geometrik Morfometrik Analiz İrfan KANDEMİR1. Bu çalışmada 2003-2006 yılları arasında İran’in en kuzey eyaletinden (İlam) en güney (Bander Abbas) eyaletine kadar olan coğrafyadan toplanan küçük balarısı populasyonları üzerindeki geometrik morfometrik araştırmalar gerçekleştirilmiştir. PI ve MI’deki azalma her iki muamele süresinde. 17. mikronükleus SZ 022 kromozomlarının söylenebilir. alphacypermethrin. Zonguldak Zanjan Üniversitesi. Eşey kromozomlarının etkisini belirlemek amacıyla. Geometrik morfometrinin ilk defa bu çalışma ile Apis florea türünde kullanılması gösterilmiştir. Mohammad G. TRABZON oluşumunu ise Acm+A-cyp.5 µg/ml konsantrasyonlarında istatistiksel olarak önemli derecede arttırdığı saptanmıştır. Ayça ÖZKAN1 1 Zonguldak Karaelmas Üniversitesi. İran ikandemir@gmail. kromozom anormalliği. Bu örnekler üzerinde arka ve ön kanattan toplam 26 koordinat noktası belirlenmiş ve TpsDig2 programı ile koordinat verileri elde edilmiştir. Biyoloji Bölümü. katkısının anlamlı olmadığı Anahtar Kelimeler: Drosophila. İran Apis florea. mitotik indeks (MI) ve nükleus bölünme indeksi (NBI) istatistiksel olarak önemli derecede azalmıştır. 15+5. Elde edilen F1 bireylerine direnç testleri uygulandı. NTSYS ve SPSS programları kullanılarak tek ve çok yönlü istatistiksel analizlerle test edilmiştir. Direnç oluşumunda otozomal kromozomların etkisini belirlemek amacıyla. KKD ve KA’deki artışın her iki muamele süresinde. Ayrışım fonksiyon analizi sonucunda oluşan serpilme grafiğinde bazı populasyonlarda örtüşmeler tespit edilmiştir. Bu çaprazlardan elde edilen F2 bireylerine direnç testi uygulandı. uzak doğudan Irak sınırına kadar yayılış gösterdiği bilinmektedir.edu. Buna göre acetamiprid ve alphacypermethrin pestisidlerinin karışım halinde kullanıldığında özellikle tarım işçileri için genotoksik etkiye sahip olabileceği sonucuna varılmıştır. direnci sağlayan genlerin dominant olmadığı. Elde edilen ilk bulgular bu dört eyalete ait populasyonun kullanılan geometrik morphometrik karakterler açısından birbirinden istatistiksel anlamda farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (P<0. insektisit direnci. Berna ÖZDEN1. tozlaşmada son derece önemli görevler almasına rağmen üzerinde yeterince bilimsel çalışmalar yapılmamıştır. MORADI2. Fen Edebiyat Fakültesi. Ayrıca. MN oluşumunun ise sadece 48 saatlik muamele süresinde doza bağlı olduğu belirlenmiştir. Çok geniş alana yayılan Apis florea.5+7.com Apis florea.5+2. Biyoloji Bölümü. acetamiprid ve alpha-cypermethrin karışımı ile 24 ve 48 saat muamele edilen insan periferal lenfositlerinde bütün konsantrasyonlarda proliferasyon indeksi (PI). ikinci kromozomun etkisinin üçüncü kromozomdan daha fazla olduğu ve eşey 186 . İran’da 7 eyalette bu arı türünün dağılımına dair gözlemler yapılmıştır. Bu çalışmada.19. 12.001). kardeş kromatid değişimi.tr Hedef canlılar üzerinde yaklaşık 20 yıl süresince kullanılmış insektisitlerden biri olan malathionun bu canlılarda direnç geliştirdiği bilinmektedir. küçük balarısı.

Biyoloji Bölümü.edu. Bu dokularda kaspaz-3 aktivitesinin gözlenmesi için Western-Blot tekniği uygulandı. C/EBP aile üyelerinden biri olan C/EBPδ. ŞANLIURFA dcagiran@inonu. Fen -Edebiyat Fakültesi. Böylece bir kaskad şeklinde işlerler. Balıkesir serpilkus@gmail. Fakat çok sayıda dokulara spesifik genlerin ekspresyonlarını kontrol eden insan C/EBPδ’nın regülasyonu konusundaki bilgi oldukça sınırlıdır. C/EBPδ geninin transkripsiyonel regülasyonuna olan etkileri. doku hasarları. Biyoloji Bölümü. C/EBPδ doku veya hücre tipine spesifik tarzda regüle edilmektedir. Kaspazlar hücrede inaktif olarak bulunurlar ve proteolitik olarak birbirlerini aktifleştirirler. Fen Edebiyat Fakültesi. Çalışmamızda 30 adet yetişkin erkek Wistar tipi albino sıçanlardan 4 grup oluşturuldu. Nihat DİLSİZ2. DNA bağlanma ve dimerizasyon motifi oluşturan. Hayvanlara anestezi yapıldıktan sonra Zivin ve DeGirolami`nin tarif ettiği spinal kord iskemi modeli uygulandı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bütün denekler 48 saat yaşatıldıktan sonra spinal kord örnekleri alındı. İnsan kanserlerinin çoğu kromozom 8p’de var olan mutasyonlar sebebiyle olmaktadır. insan C/EBPδ geninin transkripsiyonel regülasyonunu aydınlatmak amacıyla. bazik lösin fermuar domainine sahip transkripsiyon faktör ailesidir. enfeksiyon.2) kromozomda lokalize olan C/EBPδ son çalışmalarda. TGF. Biyoloji Bölümü. hücre proliferasyonunda. C/EBPδ geninin transkripsiyonel aktivitesi ve mRNA düzeyinde.19. 28049. Fen-Edebiyat Fakültesi.com C/EBP’ler (CCAAT/enhancer binding proteins) C-terminus’da tüm üyelerinde korunmuş. MALATYA 2 Harran Üniversitesi. Geçici transfeksiyon uygulaması sonrasında. Anahtar Kelimeler: Spinal kord iskemi. Feray KÖÇKAR2. Bu çalışmada. Sonuç olarak. geçici transfeksiyon ve RTPCR çalışmalarından TGF-β sitokinin. C/EBPδ hemen hemen her dokuda ekspres edilmesine rağmen seviyeleri farklılık göstermektedir. kaspaz-3.tr Deneysel iskemi ve travmatik beyin yaralanması sonucunda oluşan nöronal hücre ölümü kaspaz-3` ün aktive olmasıyla gerçekleşmektedir. TRABZON SZ 024 Spinal Kord İskemi Oluşturulan Sıçanlarda Kaspaz-3 Aktivitesi ve Melatoninin Koruyucu Etkisinin Araştırılması Songül AYDEMİR1. Ayşe ŞAHABOĞLU2 1 İnönü Üniversitesi. Bu teknikte dokular çeşitli aşamalardan geçirildikten sonra kaspaz-3` ün varlığı . 1. Sinir sisteminde iskemi. Bu çalışmada spinal kord iskemisi yapılarak. Hatice YILDIRIM2 1 Giresun üniversitesi.grup (Deneysel spinal kord iskemi oluşturulan grup). farklı konsantrasyon ve zaman aralıklarında saptandı. Debboy Mevkii. C/EBPd Geninin Transkripsiyonel Regülasyonu Üzerine Etkilerinin Araştırılması Serpil UĞRAŞ1. Bu proteazın bozulması nörolojik defektlere yol açar. insan hepatoma (Hep3B cell line) hücrelerine kalsiyum fosfat transfeksiyon yöntemi ile aktarıldı. Demet DOĞAN1. Biyoloji Bölümü. TGF-β gibi inflamasyonel uyarıcılar tarafından regüle edilmektedir. 2. nörodejenerasyon. Kaspazlar apoptozun ortaya çıkışında önemli intraselüler proteazlardır.grup (Kontrol).β’nın mRNA düzeyine etkisi RT-PCR çalışmalarıyla belirlendi. 3.grup (Melatonin+İskemi oluşturulan grup). melatonin SZ 026 TGF-β Sitokininin. çıkan bantların kalınlığının kontrol bantlarıyla karşılaştırılması sonucu gözlenmiştir. Belirlenen en uygun konsantrasyon uygulanarak. 4.grup(Melatonin uygulanan grup). Giresun 2 Balıkesir Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Moleküler Biyoloji ABD. C/EBPδ promotörünün bazal aktivitesi lusiferaz aktivite tayini ile belirlendi. lüsiferaz vektörüne klonlanmış olan C/EBPδ promotörü. Kaspaz-3` ün nöronal gelişim ve yaralanmada oldukça önemli olduğu gösterilmiştir. arttırıcı anlamda regüle ettiği saptanmıştır. bir tümör baskılayıcı gen olarak tanımlanmıştır. inflamatuar hastalıklar ve travmatik yaralanmalarda nöronal hücre ölümünün bir şekli olan apoptoz gözlenir.1-p11. Daha sonra TGF-β sitokininin. 187 . Bu çalışma TBAG 104T036 nolu proje ile desteklenmiştir. Bu sebepledir ki 8. melatoninin uygulanması ile doku hasarının azaldığı ve nörolojik iyileşmeyi hızlandırdığı sonucuna varıldı. iskemide kaspaz-3 aktivitesi ve güçlü bir antioksidan hormon olarak bilinen melatoninin antiapoptotik özelliğinin araştırılması amaçlanmıştır. C/EBPδ. (8p11. inflamasyon ve akut faza cevapta. hücrelerde enerji metabolizmasının düzenlenmesinde ve meme epitel hücrelerinin apoptosisinde önemli rol oynamaktadır. Uygulanan deneysel iskemi modeli ile spinal kordda belirgin olarak apoptotik ölümün tetiklendiği.

Phe91Asn mutantı. Lösin204 aminoasiti hidrofil Serin aminoasiti ile değiştirilmesinde kullanılmıştır. Y. Bu amaçla insan hCA I geni. pET31b vektörü içerisindeki mutant ve yabani tip HCAII proteinlerinin ekspresyonu E. kolon epitelinde. hidrataz aktiviteleri belirlendi. Hücre içinde çözülebilir formda sitozolde yer alan HCA I eritrositlerde hemoglobinden sonra en bol bulunan proteindir. Anahtar Kelimeler: HCAII.19.1. 4. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. sulfonamid. 0. Biyoloji Bölümü. RT-PCR stratejisi ile HL60 hücre hattından pGEM-T vektörüne ve daha sonra pET21a (+) ekspresyon vektörüne klonlandı. Balıkesir saydogan@balikesir. Leu204Ser mutant enzimin asetazolamid ve sülfonamid inhibitörlerine karşı inhibisyonu 2. Phe91 hidrofobik rezidüsü PCR’a dayalı yönlendirilmiş mutagenez stratejisi ile daha hidrofilik olan Asn rezidüsüne dönüştürüldü.C. CA. SİNAN1. α. transkripsiyon faktörleri. Eritrositlerde. E. O.edu.52 x10-5 M ve 0. S. Fen-Edebiyat Fakültesi. E.tr İnsan Karbonik Anhidraz (HCAI) (Karbonat hidroliyaz E. Asetozolamide karşı yabani (IC50 = 1. Mutant ve yabani tip enzimlerin CO2 hidratasyon aktivitesi ölçüldü. F. Buna göre.tr Karbonik anhidraz enzimleri (Karbonat hidroliyaz.iyonlarının geri dönüşümlü reaksiyonunu katalizleyen bir enzim ailesidir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi.257x10-4M). HCAII geninin katalitik merkeze yakın bazı amino asitleri değiştirerek. İnsanları da kapsayan yüksek omurgalılarda.1. Bu nedenle araştırmamızda sülfonamidlere karşı daha az ilgili mutant HCA I enzimleri elde edilmesi planlanmıştır. Yüksek göz içi basıncını düşürmek amacıyla glokom hastalığının tedavisinde kullanılan sülfonamidlerin HCA II izoenziminin yanında HCA I izoenzimini de önemli ölçüde inhibe ettiği saptanmıştır. M AYDIN1. Çağış Kampusu. β. Ekspres edilen proteinlerin miktarları Bradford yöntemi ile hesaplandı. glaucoma hastalığı tedavisinde yaygın olarak kullanılan inhibitörlere (sülfonamid ve asetazolamid) karşı inhibisyonları ve IC50 değerleri belirlendi. IŞIK2. Bu yüzden enzimin inhibisyon mekanizmasının daha spesifik inhibitörlerin geliştirlmesi için aydınlatılması önemlidir.ARSLAN2 1 Balıkesir Üniversitesi. yönlendirilmiş mutagenez. sitokinler. saflaştırma.coli’de Eskpresyonu Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU1. Glokom tedavisinde sıklıkla kullanılan sülfonamid ve asetozolamide karşı inhibisyonu araştırıldı. Çağış Kampusu. Sümeyye AYDOĞAN TÜRKOĞLU1. Mutant ve yabani tip enzimlerin.C. TURAN1 1 Balıkesir Üniversitesi. inhibisyon SZ 028 HCAII Geninde Lösin204/Serin Yönlendirilmiş Mutagenezi ve E.1). Fen-Edebiyat Fakültesi. Yabani ve mutant HCA I enzimlerinin ekspresyonu E. Fen-Edebiyat Fakültesi.283x106 M) HCA I enzimleri arasında önemli bir inhibisyon farkı tespit edilmemiştir 188 .1) 8. Kimya Bölümü. metazolamid ve diklorfenamid gibi glaucoma tedavisinde kullanılan ilaçların hedefidir. CO2 ve H2O’den HCO3. aktivitesinde ve inhibitörlere ilgisini ortaya çıkarmaktır. HCAII enzimi asetazolamid.468x10-4M IC50 değeri ile sülfonamide karşı daha yüksek afinite göstermiştir.2. Spesifik Sefaroz-4B-L-Tirozin afinite jeli kullanılarak saflaştırıldı. İnflamasyon. KÖÇKAR1. gen regülasyonu SZ 027 enzimine göre inhibisyonu daha düşük olarak tespit edildi. PCR’a dayalı olarak kullanılan yönlendirilmiş mutagenez.coli BL21 hücrelerinde.422 x10-3 mM IC50 değerleriyle orijinal HCAII İnsan Karbonik Anhidraz I (HCA I) Geninin Klonlanması.376x 10-6M) ve mutant (IC50 =1.4. Hayvanlar alemindeki bütün CA’lar α tipindedir. Bu çalışmanın amacı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.2. S. göz lensi ve korneal epitelyumda bulunur. O.coli’de gerçekleştirildi. çok farklı hücresel yerleşimler ve doku dağılımları ile 14 farklı α-CA izoenzimi saptanmıştır. δ ve ε-CA olarak bilinen evrimsel olarak ilgisiz beş CA gen ailesi vardır. Çağış Kampusu. Kimya Bölümü.edu. optimize edilen koşullarda IPTG kullanılarak yapıldı. Çağış Kampusu. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. Fakat sulfonamidlerin 14 izoformu içeren CA izoenzimlerine karşı spesifikliği düşüktür ve ilgili hastalıkların tedavi sürecinde yan etkilerle karşılaşılabilir. Mutant ve yabani tip enzimlerin saflıkları SDS-PAGE elektroforezi ile kontrol edildi. TRABZON Anahtar Kelimeler: C/EBPδ. Ekspre edilen proteinlerin saflaştırılması CA spesifik afinite kromatografisi ile yapıldı. ekspresyon. kromozomun uzun kolunda lokalize olan 30kDa büyüklüğünde bir proteindir. Balıkesir saydogan@balikesir. ARSLAN2.coli’de Ekspresyonu ve Phe91Asn Yönlendirilmiş Mutageneziyle Elde Edilen Mutant Enzimin İnhibitörlere Karşı İlgisinin Araştırılması Meltem AYDIN1. F. KÖÇKAR1. γ. Yabani tip HCA I enziminin aksine (IC50 = 1.

Sonuçlar bu haliyle Y kromozomundaki bu bölgenin X kromozomuyla bastırılmadığı takdirde (eğer X kromozomuna krossingover’la transfer olmuşsa ve dolayısıyla Y ile aynı diziyi taşıyorsa) kansere yatkınlığı artırdığını vurgulamaktadır. 1998-2001 yılları arasında.tr Bu çalışmada Ankara ili Crabronidae (Insecta: Hymenoptera: Apoidea) familyası türleri araştırılmış ve örneklerin toplandıkları doğal habitatlarıyla ilgili bazı ekolojik gözlemler kaydedilmiştir. Ankara. örneklerin bulundukları habitatların özellikleri ve ergin böceklerin üzerine kondukları bitkiler tespit edilmiştir. Arazi çalışmaları sırasında. üzerinde örnek toplanan bitkiler. Ordu yasargulmez@gop. Crabronidae. zehirlenme. ekoloji. Pemphredoninae ve Philanthinae alt familyaları içinde 126 taksona ait olduğu anlaşılmıştır. ekspresyon. Ek olarak histamin analizinde gündeme gelen hızlı ve basit yöntemlere yer verilecektir. Anahtar Kelimeler: Hymenoptera. Türkiye 189 . Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi.edu.com Bu sunumda biyojenik aminlerin kısaca gıdalardaki oluşumu. Perşembe. Ancak bu sonucun desteklenmesi için söz konusu kanser çeşitlerinden elde edilen dizilerin sayısını artırmak için yapılan çalışmalar devam etmektedir. 61530. incelenen materyal. analiz yöntemleri SZ 031 İnsan X Kromozomundan (Xq21) Y’ye Transfer Edilebilen ve mRNA’sı Olmayan Bir Bölgenin Yaygın Kanser Tipleriyle Korelasyonunun Tespiti Ekrem DÜNDAR.19. Toplanan örnekler laboratuar müze materyali şekline getirilmiş ve tür teşhisleri yapılmıştır. Trabzon kosesevim@gmail. Bunların literatür verileri ile karşılaştırılması sonucu 61 taksonun Ankara faunası. Çağış . habitat. zehirlenme vakaları ve kontrolü için gereken koşullar özetlenecektir. Fen-Edebiyat Fakültesi. bu 1000 nükleotitlik bölgeye. Ayrıca bu aminlerin analizinde karşılaşılan sorunlar ve günümüzde yaygın olarak kullanılan analiz metodları birbirlerine olan avantajları ve dezavantajları ve güvenilirlikleri bakımından karşılaşılacaktır. Anahtar Kelimeler: Histamin. kansere yatkınlık Ankara İli Crabronidae (Insecta:Hymenoptera) Familyası Üzerine Faunistik Araştırmalar ve Ekolojik Gözlemler Yaşar GÜLMEZ Ordu Üniversitesi. klonlama. Y kromozomunun PAR bölgesinde %95 aynılık gösteren bir bölgenin olduğu ve bu bölgedeki (PAR’da bulunan) SNP’lerin kanserli hastalarınkine tamamen uyduğu tespit edilmiştir. TRABZON Anahtar Kelimeler: Karbonik anhidraz. 11 taksonun ise Türkiye faunası için yeni kayıt olduğu görülmektedir.tr İnsanlarda yaygın olan kanser tipleriyle yapmakta olduğumuz bir araştırma sonucu X kromozomuna ait bir alanda (Xq21) mRNA’sı olmayan 1000 nükleotitlik bir bölgenin başta akciğer kanseri olmak üzere incelenen yedi kanser tipiyle anlamlı korelasyon gösterdiği tespit edilmiştir. Dünyadaki ve Türkiye’deki yayılışları verilmiştir. Biyoloji Bölümü. Ancak daha da ilginç olarak. Çamburnu. Sevilay AZPARLAK Balıkesir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. örneklerin bulundukları habitat çeşitleri. yönlendirilmiş mutagenez. gıda. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.BALIKESİR dundar@balikesir. il sınırları içindeki farklı habitatlardan familyaya ait toplam 849 örnek toplanmıştır. Söz konusu bölge sağlıklı insanlar (Toplam 50) ve kanser hastalarından (Toplam 50) alınan kanlardan PCR ile çoğaltılarak DNA dizileri elde edilmiş ve bu dizilerin biyoinformatik analizi yapılmıştır. Teşhisi yapılan örneklerin Bembicinae. inhibisyon SZ 029 SZ 030 Bitkisel ve Hayvansal Kökenli Histamin Zehirlenmesi ve Histamin Analiz Metodlarının Karşılaştırılması Sevim KÖSE Karadeniz Teknik Üniversitesi. HCAI. yaygın kanser tipleri. Sonuçlar incelenen bölgede en az 7 SNP’lik (Tek nükleotit polimorfizmi) bir haplotipin olduğunu ve bu SNP’lerin incelenen kanser tipleriyle çeşitli oranlarda anlamlı korelasyon gösterdiğini ortaya çıkarmıştır. fauna. Her takson için.edu. Anahtar Kelimeler: Xq21. Nurten ÇANAKÇI. Crabroninae.

tr Kemaliye (Erzincan) çevresinde 2005 yılından beri yaptığımız periyodik çalışmalarda 34 Odonata türü tespit edilmiştir. Isparta kebapci@gmail.Turgutlu) Yöresi Örümcek (Arachnida:Araneae) Faunasının Çukur Tuzaklarla Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma Adile AKPINAR. Salticidae (% 11). endemizm SZ 033 Anahtar Kelimeler : ekoloji. Ankara akbulut@hacettepe. çam (950 m). Dysderidae (% 10). Turgutlu İlçesinin Dağmarmara Yöresinde Mayıs-Ekim 2003 döneminde gerçekleştirilmiştir. Toplam 111 türe ait 120 tür ve alttür bölgeden çalışma ile tespit edilmiş olup bunlardan 42 tür endemik vaziyettedir. Özellikle Divriği de bulunan bakır işletmeleri yıllardan beri belli periyotlarla karasuya atık madde bırakmaktadır. TRABZON SZ 032 Kuzeybatı Anadolu'nun Malakolojik Çeşitliliği Ümit KEBAPÇI Süleyman Demirel Üniversitesi. ekosistem. Bilindiği gibi Odonatlar yumurtalarını sucul yada suyu kısmen kurumuş alanlara bırakmakta olup. Fen Edebiyat Fakültesi. Manisa Anadolu.51 olduğu ortaya konmuştur.69. biyoçeşitlilik. Fen Fakültesi. yanmış orman (960 m). Dağmarmara (Manisa. tür çeşitliliği. örümcek. Anahtar Kelimeler: Araneae. Kemaliye ilçesinin içinden Fırat nehrinin bir kolu olan karasu geçmektendir. Bununla birlikte karasuyu besleyen çok sayıda akarsu kolu bulunmaktadır. ayrıca azalan taksonlara yönelik tehditler tartışılmıştır. gelişim evreleri suya bağlı türleri barındırmaktadır.19. Sahanın Türkiye'nin en büyük nüfus yoğunlupğuna sahip oluşu ayrıca global ısınma gibi tehditler sonucu bazı taksonların habitat bozunmasına bağlı olarak yokolmakta olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Kuzeybatı gastropodlar. Çalışma boyunca yakalanan örneklerin eşeysel oranının 1: 0. Kemaliye (Erzincan) ve Çevresi Odonata Faunasının Tespiti ve Bölgedeki Çevre Bozulmasının Odonata Türleri Üzerine Etkileri Yusuf DURMUŞ. Serdar TEZCAN aozdemir@gantep. Çalışma sonunda 22 familyaya ait toplam 489 örnek toplanmıştır. çevre SZ 034 Fauna .tr Bu çalışma Manisa İli. Biyoloji Bölümü.edu. İsmail VAROL. Çalışmada. Ali DEMİRSOY Hacettepe Üniversitesi. Agelenidae (% 5) ve Zodaridae (% 5) familyaları izlemiştir. Bu familyayı Lycosidae (% 20). Sinan ANLAŞ. Bu örnekler bağlı oldukları familyalara göre değerlendirildiğinde en çok örneğin Gnaphosidae (% 34) familyasında yer aldığı görülmüştür.com Anadolu'nun coğrafik açıdan Avrupa'yla bağlantısını teşkil eden kuzeybatı kesimi kara salyangozlarının biyoçeşitliliği açısından bakıldığında bu özelliği yanında yüksek endemizm ile de öne çıkmaktadır. Bunun yanı sıra Kemaliye ve çevresinde faaliyette bulunan maden işletmelerin çevreye ve dolayısıyla sucul sisteme zararları ve olası Odanata türleri üzerine etkileri de bu çalışma kapsamına girmektedir. Biyoloji Bölümü. örneklerin ilkbahar ve yaz dönemlerinde toplamış olmasından kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Ayrıca 1976 yılından beri toplanan örneklerde incelenmiştir. Beytepe. M. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 190 . Biyoloji Bölümü. Ayrıca Erzurum'dan itibaren birçok evsel ve endüstriyel kirlilik kaynağı da bu sistemdeki Odonata türleri üzerinde olumsuz etki yapmaktadır. Diğer familyalara bağlı örneklerin oranı % 5’in altında bulunmuştur. fauna. Örnekler meşe (980 m). mera (880 m) ve kestane (620 m) biyotoplarına yerleştirilen çukur tuzaklarla toplanmış ve tuzaklar iki haftalık aralıklarla değiştirilmiştir.edu. Çalışmadaki ergin oranının daha önce gerçekleştirilen çalışmalara göre yüksek oluşunun. biyoçeşitlilik ve tür zenginliği haritalanmış. ergin:yavru oranının ise 1: 0.

YSI marka (Model 33) SCT ölçer ve Thermo Orion marka (Model 230A) pH ölçer kullanılarak. Anahtar Kelimeler: Rodentia. 1898) (Rodentia: Spalacidae) Türünün Kromozomal Formları Yüksel COŞKUN. İlk önce batı ve güney batıya 38. Diyarbakır yukselc@dicle. NF = 72 ve otozomal kol sayısının NFa = 68 olduğu. Delice Irmağı Çankırı. Kızılırmak. Yağış alanı 16762. Biyoloji Bölümü. Brachionus calyciflorus.1758 (Crustacea.edu.com Bu çalışmada Türkiye’de 1974 ve 2007 yılları arasında yapılmış parazitolojik çalışmalarda bulunmuş Argulus foliaceus Lin. 34130. Aksaray 2 İstanbul Tarım İl Müdürlüğü.19. Argulus foliaceus’un konak listesi konak türünün adı. Nuray AKBULUT Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı 06800 Beytepe/Ankara sgunsel@hacettepe. Copepoda grubuna ait türlere daha seyrek olarak rastlanmıştır. 191 .tr Doğu Anadolu Van Gölü havzasında yedi farklı lokalitenden toplanan 21 (12 erkek ve 9 dişi) Nannospalax nehringi örneğinin karyolojik özellikleri üzerinde çalışılmıştır. Çandarözü. Ayrıca örnekleme sırasında YSI marka (Model 55D) oksijen ölçer. Brachionus quadridentatus. Rotifera. Cladocera. Budaközü. Malaközü ve Kılıçözü derelerini alarak Acı Çay ile birlikte Çankırı ili yakınlarında Kızılırmak Nehri ile birleşmektedir.edu. Delice Doğu Anadolu Van Gölü Havzasındaki Nannospalax nehringi (Satunin. karyotiplerinin 9 çift meta/submetasentrik ve 17 çift akrosentrik otozomdan oluştuğu. Argulus foliaceus Lin. Bölgede. İç Anadolu'nun en doğusundaki Sivas ilinde Kızıldağ'ın güney yamaçlarından yaklaşık 39.1758 (Crustacea. Türkiye’de Argulus foliaceus 21 konak balık türünden rapor edilmiştir. Bahçecik. Ahmet ÖKTENER2 1 Aksaray Üniversitesi. karyotiplerinin 11 çift meta/submetasentrik ve 12 çift akrosentrik otozomdan oluştuğu. Irmak.. Delice Irmağı ise. Branchiura)’un Türkiye’deki Konakları Ali ALAŞ1. Eğitim Fakültesi. Colurella ve Synchaeta cinslerine ait olduğu görülmüştür. Kale. Chydorus sphaericus iken. ortalama akım ise 30352 m3/sn'dir. Kumkapı Su Ürünleri İrtibat Bürosu. kromozomal kol sayısı NF = 74 ve otozomal kol sayısı NFa = 70 olduğu. Nannospalax nehringi. TRABZON SZ 035 SZ 036 Kızılırmak Nehri Delice Irmağı ve Bazı Kollarında Bulunan Zooplanktonik Organizmaların İncelenmesi Selgün GÜNSEL. 68100.8 km2. Kırşehir ve Kırıkkale illerinin arasında kalmaktadır. Gökhan YÜRÜMEZ Dicle Üniversitesi. konağın yakalandığı mevki. İstanbul alasali@hotmail. Van popülasyonunun ise diploid kromozom sayısı. Bitlis ve Van popülasyonları olarak tanımlanan ve diploid kromozom sayısı sırasıyla 2n = 54 ve 2n = 48 olan farklı iki kromozomal form tespit edilmiştir. suyun fiziksel ve kimyasal özelliklerinin ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Rotifera’dan en çok rastlanan türler Brachionus angularis. Yozgat. daha sonra yay şeklinde biçimlenir. Kızılırmak Nehri'ni besleyen önemli kollardan biridir. Bitlis popülasyonunun diploid kromozom sayısı 2n = 54.8° Doğu’ya kadar akar. Biyoloji Bölümü. balık bitinin konaklarının bir çeklisti düzenlenmiştir. Yapılan incelemelerde zooplanktonik organizmalardan Rotifera grubuna yoğun olarak rastlanmıştır ve en fazla türün Brachionus. Branchiura). Alaettin KAYA. Kumkapı. Synchaeta pectinata olmuştur. Spalacidae. Delice Irmağı ve kollarından seçilen 10 farklı istasyondan toplanmıştır. Copepoda. kromozomal kol sayısının. Örneklerin toplanmasında por çapı 44µm olan plankton kepçesi ve kıyı plankton kepçesi kullanılmış ve alınan örnekler % 4 formaldehit eklenerek tespit edilmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Cladocera’dan en sık rastlanan türler Bosmina longirostris. Yozgat. her iki populasyonda da X kromozomunun büyük ve submetasentrik.7° Kuzey 34.8° Kuzey 38. 21280. Fen Edebiyat Fakültesi.tr Türkiye sınırları içerisinde doğarak yine Türkiye sınırlarında denize dökülen en uzun akarsu olan Kızılırmak.8° Doğu noktasından doğar. Anahtar Kelimeler: Zooplankton.. Synchaeta oblonga. Nannospalax. Ceriodaphnia quadrangula. Y kromozomunun ise küçük akrosentrik olduğu tespit edilmiştir. Zooplankton örnekleri Kızılırmak Nehri. örneklemeyi yapan araştırmacının adı ve kayıt tarihine göre düzenlenmiştir. 2n = 48. karyotip SZ 037 Balık Biti. Kontrol Şube Müdürlüğü.

Russia 4 Zirichiltaggi. Trabzon 3 Lomonosov Moscow State University.com Bufo bufo ve Bufo verrucosissimus türlerini karşılaştırmak ve özellikle Gürcistan’da varlığından söz edilen B. v. Association for Wildlife Conservation. turowi) türüne ait örneklerdir. Biological Faculty. Biyoloji Bölümü. Nihat AKTAÇ. Edirne kadrikiran@trakya. Anahtar Kelimeler: Ordu karıncaları. Bufo verrucosissimus alttürleri arasında ise hiçbir farklılık tespit edilmemiştir. Stefano DOGLIO4 1 Rize Üniversitesi. Yeni Dünya tropiklerinde bir altfamilya (Ecitoninae) ve pan-tropikal bölgede bir altfamilya (Cerapachyinae) olmak üzere toplam 4 altfamilya ile temsil edilirler. Aenictinae. Celal KARAMAN Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Güllapoğlu Yerleşkesi 22030.19. Bufo verrucosissimus. verrucosissimus (B. B.edu. Italy nurhayat61@yahoo. bufo türünün dağıldığı tespit edilmiştir. Türkiye’de ordu karıncalarının 2 altfamilyası (Dorylinae ve Aenictinae)’na ait toplam 4 takson bilinmektedir. Sassari. incelenen 12S rRNA geni bakımından Bufo verrucosissimus türünün Gürcistan’da değil Kuzey Kafkasya’da bulunduğu ve Büyük Kafkas dağlarının güneyinden (Gürcistan) başlayarak Karadeniz sahili boyunca B. verrucosissimus) ve Gürcistan’daki bireylerin ise bilinenin aksine Türkiye grubu içerisinde yer aldığı gözlenmiştir. 2004 tarafından Bolkar Dağları’ndan sadece bir lokaliteden kayıt edilmiştir. Kafkasya. verrucosissimus türünün dağılımının Türkiye’ye kadar uzanıp uzanmadığını araştıran bu çalışmada toplam 39 birey kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bufo bufo. İtalya (n=3). Sonuç olarak. 12S rRNA Türkiye Ordu Karıncası Aenictus rhodiensis Menozzi. Türkiye. Fen-Edebiyat Fakültesi. v. v. Fen-Edebiyat Fakültesi. çeklist. Serkan GÜL1. verrucosissimus. Department of Vertebrate Zoology. Bu çalışmada Aenictus rhodiensis Batı Toros Dağları’nda 3 yeni lokaliteden (Burdur-GölhisarElmalıyurt Köyü. Türkiye. 25 tanesi ise Türkiye (n=20). Türkiye SZ 038 SZ 039 Türkiye’deki Bufo bufo ve Kafkaslardaki Bufo verrucosissimus Türlerinin 12S rRNA Geni Bakımından İncelenmesi Nurhayat ÖZDEMİR1. TRABZON bu konak türleri arasında 15 türle sazangiller baskındır. predatör tropikal karıncalardır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Argulus foliaceus. 1936 İçin Yeni Lokaliteler İle Bazı Morfolojik ve Ekolojik Notlar (Hymenoptera: Formicidae) Kadri KIRAN. Antalya-Merkez-Hisarçandır Köyü) tespit edilerek mevcut kayıtla birlikte morfolojik. kraliçeleri aşırı büyük gasterli ve işçilerin yardımı olmaksızın hareket edemeyen. Biyoloji Bölümü. DNA izolasyonu yapılan 39 bireyin 12S rRNA geninin 420 bazlık kısmı çoğaltılarak baz sıraları elde edildi ve sonuçta 10 haplotip olduğu görüldü. Biyoloji Bölümü. Aenictinae). Aenictinae altfamiyasının tek temsilcisi Aenictus rhodiensis Aktaç ve ark.tr Ordu karıncaları göçebe yaşam gösteren (nomadik). ekolojik ve coğrafi olarak değerlendirilmiştir. Bu farklılaşmanın sebebi Büyük Kafkas Dağları’nın bir bariyer oluşturması veya kuzey Kafkasya’nın Miosen’de (5-7 myö) yıllarca bir ada olarak kalmasının olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca güney İtalya’dan 4 Bufo bufo spinosus alttürü de çalışmaya dahil edilmiştir. 192 . Nicolai POYARKOV3. Burdur-Yeşilova-Akçaköy. B. Aenictus rhodiensis. Eski Dünya tropiklerinde iki altfamilya (Dorylinae. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. circassicus. Bilal KUTRUP2. Rusya (n=1) ve Ukrayna (n=1)’dan elde edilen Bufo bufo örnekleridir. Bunlardan 10 tanesi Rusya ve Gürcistan’dan elde edilen B. Yapılan filogenetik analizler sonucunda Kuzey Kafkasya’daki (Krasnodar bölgesi) bireylerin diğerlerinden farklı bir grup oluşturduğu (B.

19. Buna karşılık Iran’da var olan.tr Anadolu ve diğer bölgelerin biyolojik çeşitliliğinin ve Paleocoğrafyasının araştırılmasında kullanılan hayvan gruplarının başında Gomphocerinae taksonları gelir. Van 2 Gazi Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Antalya abbasmol@omu. batı yönü. Lycaenidae. bir kanyonun içersinde yer almakta. Türkiye’de 168. fauna SZ 041 biyolojik olarak önemli bir yere sahip görünmektedir. Fen Edebiyat Fakültesi. Tebliğde faunistik özelliklerin sergilediği sayısal sonuçların yorumlanmasının yanı sıra Palaearktik. Lepidoptera. kelebekler içerisinde tür ve alttürleri itibariyle en zengin familyalardan birisidir. Akif hareketleri sınırlı olan Orthoptera türlerinin bu bölgedeki bileşiminin incelenmesi. Afrotropical ve Oriental bölgeler başta olmak. eremial. birkaç kilometre uzaklıkta dağlar 3000 metreye kadar ulaşmaktadır. kanyonun tabanının denizden yüksekliği 800 m civarlarında iken. kuzey yönü ise Karadeniz faunasına birer kapı gibi konumlanmıştır.38.40 olduğu görülmüştür. Bu çalışmada. Hasan SEVGİLİ2. Güney Afrika ile % 0. Mukayese açısından komşu ülkelerin Lycaenidae faunası Türkiye ile karşılaştırıldığında ortaya çıkan benzerlik oranlarının Yunanistan’la %46. Fen Edebiyat Fakültesi. İran’da ise 161 türle temsil edilmektedir. İlçe. Fen Edebiyat Fakültesi. Trabzon’la Van arasında ise %23 olduğu tespit edilmiştir. İki ülkede ortak Lycaenid türleri sayısı 92 olarak tespit edilmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.tr 1 Bu çalışma. Fen Edebiyat Fakültesi.edu. doğu yönü Kafkas faunasına. Biyoloji Bölümü. bölgenin geçmişteki özelliği ve Anadolu faunası için en azından bu canlı grubu açısından bir değerlendirme ve modelleme yapılabileceği düşüncesine varılmıştır. TRABZON SZ 040 Irano-Anatolian Lycaenid’lerinin Faunistik ve Zoocoğrafik Analizi Muhabbet KEMAL1. Beytepe. Orthoptera.92 olduğu tespit edilmiştir. Yusuf DURMUŞ1 1 Hacettepe Üniversitesi.22 Güney Doğu Asya’da Tayland’la %0. Fen Fakültesi. Orta Asya’da Doğu Türkistan’la %21. Teknikokullar. Türkiye’de ise bulunmayan 69 tür bilinmektedir.tr ilçesi. Biyoloji Bölümü. Lycaenidae.edu. Anahtar Kelimeler: zoocoğrafya SZ 042 Kemaliye. bölgenin fauna tarihi konusunda ip uçları verebileceği gibi. Anahtar Kelimeler: İran. ilçenin bulunduğu alan Anadolu Diyagonali üzerinde yer alırken. Dünya Lepidoptera Çeşitliliği üzerine 10 yıldır sürdürülmekte olan veri tabanı araştırmalarımız çerçevesinde ele alınmıştır. Karadeniz Bölgesi’nde Dağılım Gösteren Gomphocerinae (Orthoptera: Acrididae) Taksonlarına Ait Faunistik Bazı Değerlendirmeler Abbas MOL1. Selma SEVEN ÇALIŞKAN2 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Osmanbey. Biyoloji Bölümü. Kanyonun açılması yaklaşık 5 milyon yıl öncesine dayanmakta. H. Samsun 2 Akdeniz Üniversitesi. Türkiye. Fen-Edebiyat Fakültesi. Gürcistan’la %49. Şanlıurfa demirsoy@hacettepe. Tebliğ’de Lycaenidae faunasının Türkiye ve Iran arasındaki benzerlik oranının %55. Ankara 2 Harran Üniversitesi. Kampus. Battal ÇIPLAK2. Bunun yanı sıra. türlerin ekolojik özelliklerine dayanılarak. zoocoğrafya. üzere fauna elementlerinin temsil oranları değerlendirilmiştir. tam bir tür listesinin ötesinde. mediterranien. Anadolu içinde yapılan bir mukayesede Ankara ile Van arasındaki fauna benzerliği %60. Ünal ZEYBEKOĞLU1. Bir bölgedeki biyolojik çeşitliliğin zenginlik nedenlerini ve o 193 Kemaliye Orthoptera Faunasının Zoocoğrafik Olarak Değerlendirilmesi Ali DEMİRSOY1. Bu nedenle angora. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Türkiye’de bulunan ancak İran’da bugüne kadar tespit edilmemiş 76 Lycaenidae türü vardır. daha güneye yayılışı güzergahı konusunda da önemli bilgiler verebilecek nitelikler göstermektedir. Güray KUTBAY1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. birçok soğuk sever türün. Ankara muhabbet_kemal@yahoo. dikey yayılımın etkinliği ve çok yakın mesafelerde bile farklı kökenden gelen fauna elemanlarının nasıl korunduğu konusunda yorumlar yapılabilirliğini göstermiştir.com. sibirya ve turano-eremial faunanın uzantılarını kısa mesafelerde görebilmekteyiz. Erzincan ili içerisinde yer alan Kemaliye konumu ve topografyası bakımından . Biyoloji Bölümü.12. Türlerin değerlendirilmesi bu bölgenin Türkiye’de temsil edilen farklı fauna elamanlarının bazı türlerini bir arada barındırdığı. ancak buzul dönemlerinde birer sığınak görevi de yapmış bulunmaktadır. Orta Anadolu’ya.41.24. Güney yönü Güneyden gelen faunaya.

Bu çalışmada. faunistik. Eldeki veriler bazı genellemeler için yeterli durumdadır. literatür ve çalışmalara göre halen 42 familya ve 593 tür kara salyangozu ile türleşme ve açısından özel bir ayrıcalığa sahiptir. iv) En fazla takson sayısına sahip lokalite. Isparta kebapci@gmail. % 5 Anatolian Endemik. Helophoridae. Haliplidae. son yıllarda kışın da yurdumuzda bulunan türlerden biri olarak görülmektedir. % 3. Çalışmada.8 Güneybatı Asiatik. Fen-Edebiyat Fakültesi. Zoocoğrafik analiz sonucunda türlerin elementleri belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Ankara 2 Hacettepe Üniversitesi. Hydraenidae ve Dryopidae familyalarına ait toplam 61 tür tespit edilmiştir. Dytiscidae. Hydrophilidae. % 1. DARILMAZ1. % 9. Diyarbakır ahmetk@dicle.6 Balkano-Anatolian. 194 . detaylı bir şekilde çalışılmış bulunmaktadır. % 16 Batı Palearktik. Fen Fakültesi. Ali DEMİRSOY2 Gazi Üniversitesi.5 Turana-Mediterran. zoocoğrafya. % 6.com 1 Türkiye Malakocoğrafyası: Güncel Bulgulara Göre Türkiye'nin Malakocoğrafik Değerlendirmesi Ümit KEBAPÇI Süleyman Demirel Üniversitesi. Gyrinidae. hangi bölgelerden nasıl etkilendiğinin ortaya çıkarılmasında fitocoğrafik ve zoocografik çalışmaların birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanır. Karadeniz Bölgesi’ndeki Gomphocerinae (Orthoptera-Acrididae) taksonlarının vejetaston kuşaklarına-yükseltilere göre dağılımı araştırılmıştır. vejetasyon. Acrididae. % 5 Turana-EuropeanMediterran. Temmuz. iii) Taksonların dağılım gösterdiği yükseltiler-vejetasyon kuşakları. % 1. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Sucul Coleoptera. dağılımlar ve türlerin korotipleri göz önüne alınarak söz konusu taksonların biyocoğrafik olarak değerlendirilmesi ve Anadolu'nun dağılımlar ışında malakocoğrafik olarak bölgelendirilmesi yapılmıştır. Karadeniz Bölgesi’nin topoğrofyası. % 1. % 5 İrano-Anatolian olarak belirlenmiştir. Gomphocerinae. Yuvalarını insan yerleşim bölgelerine de kurarlar. Toplanan Gomphocerinae takson örneklerinin: i) Tarımsal zarar oluşturma durumları. Fen-Edebiyat Fakültesi. Türkiye. Bunun için. Kemaliye SZ 045 Diyarbakır (Bismil) Leylek Populasyon Dinamiği (2005-2007 Yılları) Ahmet KILIÇ Dicle Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Karadeniz Bölgesi. % 5 Turana-Balkan. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. % 18 Sibero-European.6 Asiatik-European. Toplam 707 (%52 endemijk) olan tür ve türaltı takson miktarı neoendemiklerin yüksekliğine işaret etmekte ise de. Bunun. Tespit edilen türlerin tamamı araştırma alanından ilk defa kaydedilmiştir.edu.6 Turana-European.tr Türkiye’de üremelerini gerçekleştiren türlerden biri de leylektir (Ciconia ciconia). % 16 European. filocoğrafya dikkate alındığında paleoendemik kalıntı taksonların öznemli oranda olduğu gözlenmektedir. v) Taksonların hangi bölge fauna elemanı oldukları tespit edilmeye çalışılmıştır. Leylek eşlerinin birbirlerini yuvaları dolayısıyla tanıdıkları kabul edilmektedir. Hydrochidae. 21280. ii) Bölgede yoğun olarak bulunan taksonlar. Element oranları: %5 Palearktik.com Tam olarak tanımlanmadığı kabul edilse de Türkiye gastropodları hakkındaki çalışmalar 1700'lü yıllardan beri tespit edilmekte olup. Noteridae. 2006 ve Haziran-Eylül.3 Anatolo-Caucasian. Dicle Nehri kıyısında 53 yuva yaklaşık 200m aralıklarla sıralanmaktadır. bölgedeki 18 il ve bölgeye komşu 7 il sınırları içerisinde belirlenen 70 ana lokalite olmak üzere toplam 172 farklı lokaliteden 2003-2006 yılları arasında her yıl haziran-ekim ayların arasında Araştırma bölgesinden Gomphoceriane’ya ait 6170 adet ergin örnek toplanmıştır. Ayrıca Laccobius persicus ve Laccobius alternus (Hydrophilidae) türleri Türkiye faunası için yeni kayıttır. yeni kayıt. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Ankara mdarilmaz@yahoo. TRABZON bölgedeki hayvan fauna elemanlarının oluşumunda. yüksekliği gibi faktörler dikkate alınarak. biyocoğrafya SZ 043 SZ 044 Kemaliye (Erzincan) Sucul Coleoptera Faunasının Zoocoğrafik Analizi Mustafa C. vejetasyonu. fauna. uzun yıllar aynı yuvayı kullanmaları dolayısıyla olduğu söylenir. Leylekler yalnızca üreme döneminde değil. Biyoloji Bölümü.19. Genel olarak yerleşim yerlerinde bir veya birkaç yuva kurarlar. 2007 tarihleri arasında Kemaliye ilçesi sulak alanlarında sucul Coleoptera faunası araştırılmıştır.

Biyodizel’in birçok avantajının yanında en önemlisi sera gazları içinde büyük bir pay sahibi olan CO2. 2007 yılında yuva başına ortalama 2. Kuruluş maliyetleri dışında hiçbir dezavantajı bulunmadığı öne sürülen rüzgâr türbinlerinin Türkiye’deki sayısı gün geçtikçe artmaktadır. evsel atık yağlar. Bu alternatif enerji kaynaklarının bir tanesi de “biyodizel”dir. 2005-2007 yılları arasında leylek populasyon dinamiği belirlenmiştir. Adana vuraltas@gmail. Balcalı. etanol vb. Almanya. Eğitim Fakültesi. Polonya. Yani halen yapılmakta olanların yanında birçok santral da yapılacaktır. Transesterifikasyon. İtalya. Anahtar Kelimeler: Rüzgar türbinleri. bazı alg türlerinden. iklimsel ve çevresel koşulların leylek populasyona olan etkilerini ortaya çıkaracaktır. Çevre dostu olarak nitelenmesinde sakınca görülmeyen enerji üretim biçimlerinden birisi de rüzgâr türbinleri aracılığıyla rüzgâr enerjisi üretilmesidir. Dilek TEKDAL. 01150. yağ asitlerinin (bitkisel yağlar. Biyoloji Bölümü. tarımsal bitkilerden elde edilmesi nedeniyle. Rüzgâr Türbinlerinin Kuşlar ve Yarasalar Üzerine Etkileri Levent TURAN Hacettepe Üniversitesi. Dicle DÖNMEZ Çukurova Üniversitesi. Bu olumlu özelliklerinden dolayı biyodizel ekonomik ve çevre dostu bir yakıt olarak Avusturya.) ile esterleşme reaksiyonudur. Yine yanma sonucu açığa çıkan ve sera gazları arasında yer alan CO. Başarılı kuluçka sayısında artış belirlenmiştir.tr Günümüzde giderek artan enerji gereksinimini karşılayabilmek amacıyla tüm kaynaklar gittikçe artan ölçülerde kullanılmaya başlanmıştır. İsveç. Beytepe. TRABZON Diyarbakır (Bismil) en büyük leylek üreme populasyonuna sahiptir. Zootekni bölümü.19. üreme öncesi ve üreme sonrası dönemde ise iki haftada bir izlenmiştir. Ankara letur@hacettepe. yavru. Son üç yıl içinde toplam yavru yetiştirme sayısında bir artış görülmektedir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. İrlanda. veya izin alınanlarla birlikte planlanan değer ise bunun çok üzerindedir. biyolojik karbon döngüsü içinde. yarasalar SZ 047 Yeni Nesil Yakıt : Biyodizel Volkan Vural TAŞ. dünyanın en önemli çevre sorunu olan küresel ısınmaya neden olmaktadır. Ziraat Fakültesi. fotosentez ile CO2'i dönüştürüp karbon döngüsünü hızlandırdığı için sera etkisini artırıcı yönde etki göstermemektedir.34 yavru düşmektedir. değişik türlerin populasyon dinamiğinin anlaşılmasına katkıda bulunabilecektir. beyaz leylek.com Fosil yakıtlarından elde edilen petrolün kaynaklarının yetersiz olması ve buna bağlı olarak petrol ürünlerinin fiyatlarının pahalı olması insanları alternatif enerji kaynaklarına yöneltmiştir. Slovakya ve Çek Cumhuriyeti’nin de içinde bulunduğu birçok Avrupa ülkeleri tarafından tercih edilmektedir. Bismil. Biyodizel üretiminin çeşitli metodları olmakla birlikte günümüzde en yaygın olarak kullanılan yöntem “transesterifikasyon yöntemi”dir. hayvansal yağlar) bazik bir katalizör eşliğinde alkol (metanol. hayvansal yağlardan ve hayvansal atıklardan bir katalizatör eşliğinde kısa zincirli bir alkol ile (metanol veya etanol) reaksiyonu sonucunda açığa çıkan ve yakıt olarak kullanılan bir üründür. Leylek yuvaları düzenli olarak üreme döneminde her hafta. Güneydoğu Anadolu Bölgesi SZ 046 Buna karşılık palearktiğin en önemli kuş göç yollarının üzerinde bulunması ve barındırdığı nadir yarasa türleri bu yapılardan olumsuz etkilenebilmektedirler. Kullanılan yuva sayısında artış tespit edilmemiştir. yuva. Elde edilecek sonuçlar. yanma sonucu ortaya çıkan bir emisyon olup. kuşlar. üreme populasyonu. Beş yavrulu yuva sayılarında bariz artış dikkat çekicidir. SOx. 2007 üreme döneminde populasyondaki yavruların yarısına yakını beş yavrulu yuvalarda yetiştirilmiştir. 06800. Diyarbakır. soya. Türkiye bu açıdan birçok ülkeden avantajlı bir konumdadır. aspir gibi yağlı tohum bitkilerinden elde edilen yağların. Oldukça kısa bir mesafede (20 km) leylekler birbirlerinden eşit uzaklıktaki yüksek gerilim hatları üzerine kurdukları yuvalarda yavrularını yetiştirdiler. Dolayısıyla biyodizel. Ciconia ciconia. kolza (kanola). 2003-2004 yılları arası gözlem ve değerlendirmeler bu çalışma ile kıyaslanmıştır. Ağustos 2007 itibariyle işletmedeki kurulu güç 131 MW olup yapılmakta olan. Norveç. Fransa. Dünyadaki pek çok ülke özellikle gelişmiş ülkeler enerji politikaları gereği yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanım paylarını artırma çabasındadırlar.edu. Bunlar arasında son ürünleri itibariyle çevreye zarar veren veya çevre dostu enerji türleri söz konusudur. Bu çalışma beş yıldan beri sürdürülmektedir. Anahtar Sözcükler: Populasyon Dinamiği. NOx emisyonları da insan sağlığına zararlıdır. 195 . Bu çalışmaların sürdürülmesi. Dicle Nehri. ayçiçek. Biyodizel.

32 ve 7. Ghazvin and Zanjan) and North-West Iran (Siyah cheshmeh and kelisacandi) were examined using the SDS-PAGE technique.02 olarak bulundu. erkek Şabut balıklarında (Barbus grypus H. Bozova Meslek Yüksekokulu. 19374. abdominal masaj yöntemi ile alındı. 1843) sperma kalitesini belirlemek amacıyla yapıldı. Anahtar Kelimeler: Spermophilus fulvus . 1550. Faruk ARAL2.Serum protenis of Spermophilus fulvus and Spermophilus xanthoprymnus (Mammalia: Rodentia) in Iran Mohammad MORADİ Department of Biology. canlılık süresi.22 229. Spermophilus xanthoprymnus. Veteriner Fakültesi. Şanlıurfa. Iran SZ 049 (%). Bozova 2 Harran Üniversitesi.6±0. spermatozoa yoğunluğu ve pH belirlendi. Iran moradi_g@yahoo. yoğunluk ve pH değerleri 3 yaşındakilerde daha yüksek bulundu. Zafer DOĞU1 1 Harran Üniversitesi.8±0. Alınan spermalarda. TRABZON Anahtar Kelimeler: Biyodizel. this difference with morphological. abu balıklarının spermatolojik özellikleri üzerine yaşın etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Erdinç ŞAHİNÖZ1.50±413. 61.32. küresel ısınma SZ 048 Electrophoretic comparison of blood. abu türünde sperma kalitesi yaşlara göre değişmektedir. Alınan spermalarda. sperma miktarı (µl). Su Ürünleri Bölümü. Sonuç olarak.com Bu çalışma.09. sperma Atatürk Baraj Gölü’nde Bulunan Liza abu (Heckel. Balıklardan sperma Haziran ayı içinde iki haftalık periyotta alındı. Veteriner Fakültesi. 50. Zanjan University.19.06 bulundu. Faruk ARAL2 1 Harran Üniversitesi. L.com Bu çalışma. Dölerme ve Suni tohumlama ABD. yaş ve spermatolojik özellikler arasında pozitif bir ilişki olduğu tespit edildi. 54. Faculty of Science. motilite 196 . Biyoloji Bölümü. motilite süresi (s). Şanlıurfa zafer_dogu@yahoo. motilite. and kargological characteristics in specimens can help identify distribution of Spermophilus fulvus species in North-east and west. 63300 Yenişehir. Sperma kalitesi 3 yaşında 1 ve 2 yaşına göre daha iyi oldu.59±0. globulin. 1843)’nun Sperma Kalitesi Üzerine Yaşın Etkisi Zafer DOĞU1.10. Bütün yaş grupları arasında yapılan korelasyon hesaplamasında. e_sahinoz@yahoo. Anahtar kelimeler: Şabut balığı. West (kurdestan. sperma miktarı. Bozova. abu balığı yakalandı. 63850. Üreme sezonunda.34 ve 7. The globulin region of Specimens from North. 63300. Su Ürünleri Bölümü. motilite süresi. canlılık süresi (sn). 14 adet şabut balığından sperma. motilite.71±2894.1843)’nın Sperm Kalitesinin Belirlenmesi Erdinç ŞAHİNÖZ1. spermatozoa yoğunluğu (x 106 /ml) ve pH değerleri sırasıyla. Yaşın sperma kalitesi üzerine önemli etkisinin olduğu belirlendi. yoğunluk (x 109 /ml) ve pH değerleri sırasıyla. Atatürk Baraj Gölü’nde Mart sonundan Nisan sonuna kadar toplam 45 adet erkek L.27. transesterifikasyon. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bozova Meslek Yüksekokulu. albumin.east and West consisted of 8 electrophoretic bands. but of 10 bands in Speciemens from North-west. 63850.04±28.com Globulin and albumin blood-Serum protein 48 Specimens of Spermophilus collected from Northeast (Mashhad and Bejnord). 3. Şanlıurfa 2 Harran Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Liza abu. Spermalar abdominal masaj yöntemi ile alındı. Motilite (%).. sperma. Yenişehir.46±2. Hamadan. Genel olarak. Atatürk Baraj Gölü’nde bulunan üreme dönemindeki erkek L. Although this slight difference does not allow these two groups to be Separated at the species level. Barbus grypus. and Spermophilus xanthoprymnus spocies in North-west.71±2. Dölerme ve Suni tohumlama ABD.40±2. yaş SZ 050 Atatürk Baraj Gölünde Bulunan Şabut Balığı (Barbus grypus H.

. Nusret AYYILDIZ 1 Erciyes Üniversitesi. sistematik. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. 1902)’dir. türler arası ilişki ve mevsimsel dağılım özellikleri dikkate alınarak ekolojik bakımdan da değerlendirilmiştir. cognata (Oudemans. fotoğrafları çekilmiş. 1917’ye ait iki tür tespit edilmiştir. 2005 – 2007 yıllarının mayıs ayları arasında toplanan toprak. Blepharocorys curvigula. daha önce Türkiye’den kaydedilmiş olan E. Biyoloji Bölümü. Ayrıca. Yozgat Çamlığı Milli Parkı. Fen Bilimleri Enstitüsü. ağaç kabuğu. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 35100 Bornova. Biyoloji Anabilim Dalı. sistematik. Anahtar Kelimeler: Acari. 1916 (Acari. ve Gianius anatolicus sp. Fen-Edebiyat Fakültesi. Coralliodrilus amissus sp. Oribatulidae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Abdulkadir TAŞDEMİR . Oribatida. 1919)’nın taksonomik ve morfolojik durumu araştırılmıştır. çeşitli organlarına ait ölçümleri yapılmış. 2Kayseri Erciyes Üniversitesi. n. Tarmo TİMM. SZ 052 ölçümleri yapılmış. Fen-Edebiyat Fakültesi. 1855) ve Z. bu türler rastlanma sıklığı. Biyoloji Bölümü. yaşama alanları ile Türkiye ve dünyadaki yayılışları verilmiş ve çeşitli sistematik sorunları tartışılmıştır.tr Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ndan.com İzmir yöresi civarında bulunan evcil atların Equus caballus Linnaeus. Eskisehir narslan@ogu. Oribatida. n. Blepharocorys curvigula. ışık ve tarama elektron mikroskobunda incelenerek özgün şekilleri çizilmiş. Naime ARSLAN1. Christer ERSÉUS 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. 1916’ya ait iki tür tespit edilmiştir. ışık ve tarama elektron mikroskobunda incelenerek özgün şekilleri çizilmiş. ağaç kabuğu. Coralliodrilus amissus sp. Ayrıca. incelenmiş olan toplam 13 attan dokuzunda görülmüştür (%69. nepotulus (Berlese. türün ülkemiz atgillerinin bağırsağında bulunduğuna ilişkin ilk kayıt olması yanı sıra. Biyoloji Anabilim Dalı. 1916) ve E.edu.B. Zooloji A. Biyoloji Bölümü. evcil at. ve Gianius anatolicus sp.tr 2001-2003 tarihleri arasında.19. Bayram GÖÇMEN Ege Üniversitesi. TRABZON SZ 051 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ nın Eupelops ewıng. Phenopelopıdae) Türleri Üzerine Sistematik ve Ekolojik Araştırmalar Elif KOÇOĞLU1.edu. Tespit edilen türler. Fen Bilimleri Enstitüsü. Anahtar Kelimeler: Acari. Zygoribatula. 1917 (Acarı. Biyoloji Bölümü. ekoloji. exilis (Nicolet. bağırsak siliyatı SZ 054 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’nın Zygorıbatula berlese.com 1 2 İki yeni Phallodrilinae (Oligochaeta.D. acromios (Hermann. türler arası ilişki ve mevsimsel dağılım özellikleri dikkate alınarak ekolojik bakımdan da değerlendirilmiştir. yosun ve liken örneklerinden ayıklanan oribatid akarlardan Eupelops ewing. Eupelops. Kayseri abdulkadirtasdemir@gmail. İzmir ggurelli@yahoo. Sakarya Nehrinin taşkın yaparak oluşturduğu Balıkdamı sulak alanından toplanan 1471 örneğin incelenmesi sonucunda. bu türler rastlanma sıklığı. Nusret AYYILDIZ2 1 Erciyes Üniversitesi. n. Bu türler. Çalışmamız. Biyoloji Bölümü. döküntü. Anahtar Kelimeler: Equus caballus. Oribatida. Fen Fakültesi. Literatür bilgilere göre bir phallodrilin Tubificid cinsi olan 197 Yozgat Çamlığı Milli Parkı’ndan. çeşitli organlarına ait . fotoğrafları çekilmiş. n. yaşama alanları ile Türkiye ve dünyadaki yayılışları verilmiş ve çeşitli sistematik sorunları tartışılmıştır.00). Tespit edilen türler. 1758 arka (büyük) bağırsağında yaşayan Blepharocorys curvigula (Gassovsky. Bu türler. Orıbatıda. Phallodriline familyasına ait iki yeni Oligocheata türü tespit edilmiştir. yosun ve liken örneklerinden ayıklanan oribatid akarlardan Zygoribatula Berlese. ekoloji. 1804)’tur. 1758 Bağırsak Siliyatlarından Bir Tür Blepharocorys curvigula (Ciliophora: Blepharocorythidae) Hakkında Gözde GÜRELLİ. Fen-Edebiyat Fakültesi. 2005– 2007 yıllarının mayıs ayları arasında toplanan toprak. Yozgat Çamlığı Milli Parkı SZ 053 İzmir Yöresi Civarındaki Evcil Atların Equus caballus Linnaeus. Annelida) türü. çalışmamızda atlarımızdan ölçülen örnekler morfolojik karakterler ve biyometrik veriler bakımından orijinal tanımlamalarda verilenlere benzer bulunmuştur. döküntü. Kayseri ekocoglu@erciyes. daha önce Türkiye’den kaydedilmiş olan Z.

An. Füsun ERKAKAN2 Kundu Turizm Yatırımcıları Birliği. İç Anadolu. Elde edilen sonuçlarla.s. Fen Fakültesi. 1992 cinsi de tuzlu sularda yayılış göstermektedir. ülkemizde An. yakın çevrede ve havzada bulunan doğal veya diğer yapay sucul sistemlere de taşınmaktadır. Rezervuar yapımları sonucunda farklılaşan morfolojik. TRABZON Coralliodrilus Erséus. Karadeniz. subalpinus. moleküler sistematik. Trakya. 1979. doğal ve yabancı balık türleri gölü. Biyoloji Bölümü. sacharovi türlerinin varlığı saptanmış ve türlerin coğrafik dağılımları belirlenmiştir. hidrolojik ve biyolojik yapı kısa ve uzun dönemde gözlenebilecek bazı ekolojik sorunlara neden olmaktadır. ekonomik ve medikal açıdan çok önemlidir. Türkiye’de bulunan 30 farklı Baraj Gölünde yapılan balıklandırma çalışmaları incelenmiştir. maculipennis s. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde ağız aspiratörleri ve CCD ışık tuzaklarıyla ergin dişi ve erkek örnekler toplanmıştır. baraj balıklandırma. taksonomi. Biyoloji Bölümü. Fatih Mehmet. sucul sistemde istenilmeyen bir sorunu çözümlemek amacıyla veya çevresel müdahaleler ve hidrojeolojik değişimler sonucunda oluşabilecek ürün azalmalarını engellemek ve türün devamlılığını sağlamak amacıyla çok sayıda sucul sisteme bırakılmıştır. Araştırmamızda.s. bu taksonun tatlı sulardan kaydedilen ilk üyesidir. İzole edilen DNA’dan 28SR ve 5. Aydın emelkabartan@hotmail. Phallodrilinae. Biyoloji Bölümü. daha önce Fransa ve İngiltere’de yer altı sularından kaydedilen Gianius riparus ile çok benzerlik göstermektedir.8 SF primerleriyle rDNA ITS2 bölgesi çoğaltılıp DNA dizi analizi Automatic suquencer kullanılarak yaptırılmıştır. SZ 055 elde edilen yumurtalar incelenişmiş ve özellikle yumurta morfolojileri farklı olan örneklerin moleküler çalışması yapılmıştır. melanoon ve An. Anahtar Kelimeler: Anopheles maculipennis grubu. Celal ÜLGER. yumurta morfolojilerindeki mevsimsel farklılıklar. Anopheles maculipennis grubunda nükleer rDNA ITS2 (second internal transcribed spacer) ve Mitokondriyal sitokrom-c oksidaz geni (COI) dizileri kullanılarak yapılan moleküler çalışmalar ile grubunun türleri arasındaki farklılıkların saptanabilmesi mümkün olmuştur ve bu çalışmalarla gruptaki sistematik sorunların çözümünde önemli başarılar elde edilmiştir. An.. Gianius anatolicus sp. n. Oluşan riskler sadece o sucul sistemde kalmayıp. Beytepe-Ankara innald@yahoo. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. An. An. Anahtar Kelimeler: Annelida. PCR. sacharovi. Anahtar Kelimeler: Türkiye. Bu çalışmada. Toplanan örneklerin bir kısmından Hidrolojik ve Morfolojik Açıdan Farklı Akarsu Sistemleri Üzerine Kurulu Olan 30 Farklı Baraj Gölünde Yapılan Balıklandırma Çalışmalarının Değerlendirilmesi Deniz İNNAL KUYAB1. Oligochaeta. bugüne kadar sadece denizlerin nispeten ılık olan sığ bölgelerinden kaydedilmiştir. 198 . Analizler sonucunda elde edilen dizilerin eşleştirilmesi ve kıyaslanması için Chromas Lite programı kullanılmış ve diziler arasındaki benzerliklermevcut dizilerle de karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. ŞİMŞEK. Son yıllarda ise. ITS2 SZ 056 Türkiye’de Anopheles maculipennis Grubunun (Diptera: Culicidae) Moleküler Sistematiği Emel KABARTAN. Bu yüzden Coralliodrilus amissus sp. Palearktik’te simpatrik ya da allopatrik olabilen 11 sibling türü içermektedir ve bu türlerin birçoğunun sıtmaya vektörlük yapması nedeniyle. messeae türlerinin varlığı bildirilmiş olmakla birlikte. Fen-Edebiyat Fakültesi. grubun sistematik sorunları çözülememiştir. tür içi varyasyonlar ve simpatrik türlerdeki desen benzerlikleri gibi nedenlerle hatalı teşhislerin yapılmış olduğu pek çok araştırma ile gösterilmiştir.com 1 Türkiye iç sularına sonradan giren veya yerel faunamıza ait bazı balık türleri ile bunların kültür formları ekonomik balıkçılığı ya da sportif olta balıkçılığını geliştirmek. Benzer şekilde Gianius Erséus.. Fevzi BARDAKCI Adnan Menderes Üniversitesi.19.com Anopheles maculipennis Grubu. Bugün yalnızca yumurta morfolojisinin grup üyelerinin ayrılmasında yeterli bir karakter olmadığı. sivrisinekler (Diptera: Culicidae). n. Kundu KöyüAntalya 2 Hacettepe Üniversitesi. Akdeniz. Ülkemizde şimdiye kadar sınırlı arazi çalışmalarıyla toplanan dişi örneklerden elde edilen yumurtaların morfolojisine göre gruba ait Anopheles maculipennis s. ülkemizde Anopheles maculipennis grubuna ait hangi türlerin bulunduğunun ve bu türlerin nasıl bir coğrafik dağılıma sahip olduğunun belirlenmesi amacıyla. melanoon ve An.

Her iki yılda en yaygın parazitoid türler. Hockeria sp. rosanus’un yumurta.: Tachinidae) ve Pteromalus sp. Phytodietus polyzanias Forster.: Braconidae) ve Lissonata rubricosa Brischke. özellikle mücadele yapılamayan bahçelerde birincil önemli bir zararlıdır. 31034. rosanus üzerindeki parazitoid türler.: Torymidae). Dolichogenidea laevigatus (Ratzeburg). Antakya. 2002 yılı için sırasıyla %3. Archips rosanus’un Parazitoidleri. zincirin larval evresinde meydana gelecek beslenmeye bağlı gelişim bozukluklarının son halkaya kadar uzandığı ve ipekböceği gelişiminde anomaliler meydana geldiği belirlenmiştir. Larvaların gelişimi esnasında. Scambus elagans Woldstet. Bombyx mori larvalarının da büyüklükleriyle doğru orantılı olarak koza ördükleri. Ziraat Fakültesi. Fen Fakültesi. alınan besin miktarına bağlı olarak I. Campopleginae sp 1.4. 2002 yılında % 16. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Stictopistus sp. Nemorilla floralis (Fallen) (Dip.12.: Eulophidae) and Dibrachys cavus Walker. gelişim Cakıt Vadisi (Adana. Gruplar arasındaki farklılıklar besin-hormon ilişkisine bağlanabilmektedir. rubricosa (%50. maculator (%6.%3. boarmiae Walker..5.67.) (Lepidoptera:Tortricidae) elma bahçelerinde genellikle ikincil.82) olarak belirlenmiştir.30.5 olarak bulunmuştur.: Perilamphidae) olarak belirlenmiştir. Tüm türler için toplam parazitleme oranı 2001 yılında % 28. diğer dönemler üzerinde haftalık yapılan örneklemelerle toplanan 420 yumurta paketi. ancak kritik ağırlık denilen ağırlığı geçen larvaların başkalaşım geçirmeleri önemli bir noktadır. TRABZON SZ 057 SZ 058 Bombyx mori L. Anahtar Kelimeler: Bombyx mori. (Hym. Bitki Koruma Bölümü. S. Archips rosanus (L. 5 adet hiperparazitoid Barycapus talitzkii (Kostjukov) (Hym. bu türlerin etkinliği ve zararlı ile birlikte populasyon gelişiminin belirlenmesi amaçlanmıştır. besin. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.08) ve I.4. Denemeler Çakıt Vadisi’nde( Adana-Niğde) 10-20 yaşlı elma ağaçlarında (Stark Crimson. Çalışmada Cakıt vadisinde A. (Atelophadnus) rufator Aubert. İzmir meryemerseyis@hotmail.23.67.19.com.com Gelişim biyolojisinde açıklanması zor olan problemlerden biri vücut büyüklüğü ile canlıyı oluşturan yapıların büyüklüğünü düzenleyen faktörlerin neler olduğudur. (Hym. (Lepidoptera. Niğde) Elma Alanlarında Avrupa Yaprak Bükeni.3 olarak saptanmıştır. Apanteles sp. D. Yumurta üzerinde ayda bir.%2. pupa ve kelebek oldukları görülmüştür. Yapılan çalışmada ipekböceklerinde de gelişim.grupta belirgin farklılıklar izlenmiştir. Parazitoidlerin Populasyon Gelişimleri ve Etki Seviyeleri Oğuzhan DOĞANLAR Mustafa Kemal Üniversitesi.%5. Canlının gelişimi ve organların büyümesinin genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak. grupta çok belirgin bir farklılık göstermemesine karşın II.67. Itoplectis maculator F (Hym. Golden. moleküler ve fizyolojik mekanizmalar tarafından düzenlendiği bilinmektedir Böceklerde büyümenin moleküler mekanizması çerçevesinde. Starking ve Misket) yürütülmüştür. Dolichogenidea immissus (Papp).:Icneumonidae). (Hym.: Ichneumonidae). besin miktarına bağlı olarak izlenmiştir. Bu türlere ait parazitleme oranları 2001 yılı için sırasıyla % 8.tr Avrupa yaprak bükeni. larva ve pupa dönemlerinde beslenen toplam 14 parazitoid tür ve 5 hiperparazitoid tür tespit edilmiştir. 2085 larva ve 520 pupa denemelerde kullanılmıştır. Her bir biyolojik dönem kendi özelliklerine göre laboratuvarda kültüre alınmış ve yapılan günlük kontrollerle çıkan parazitoidler alınarak uzmanları tarafından teşhis edilmiştir. Bunlar: Trichogramma dendrolimi Mats. (Hym. Perilamphus tristis Mayr.4. Hatay doganlaro@yahoo. Microgastrinae sp 1. Larval sürecin uzamasında ve koza örme davranışında ortaya çıkan gecikme. Bombycidae) Besin Miktarına Bağlı Gelişim Meryem ERSEYİS Ege Üniversitesi. Besin miktarının azlığında salınan hormon miktarının da azaldığı bilinmektedir. Normal besin miktarı (30gr) ile beslenen kontrol grubunun gelişimi göz önünde bulundurularak 20gr (grup I) ve 10gr (grup II) besin verilen gruplardaki gelişim farklılıkları belirlenmeye çalışılmıştır.5. rosanus üzerinde zengin bir parazitoid 199 .37).(Hym. L.: Chalcididae). D. laevigatus (%18. Koza boyutundaki farklılıkların ise ipek miktarını etkileyeceği açıktır Holometabol gelişim gösteren Bombyx mori’de yumurtadan çıkıştan itibaren kelebek oluncaya kadar geçirilen tüm evreler bir zincirin halkaları olarak kabul edilirse.%3.:Pteromalidae). hücre büyümesi ile alınan besin arasında bir ilişki olduğu ve bu ilişkide insulin sinyalinin normal büyümenin gerçekleşmesi için şart olduğu belirtilmektedir. A. (Hymenoptera: Trichogrammatidae).. Bornova. Çalışmada Çakıt Vadisi’nde A. Monodontomerus aereus Walker (Hym.

24. doğal düşman. Anahtar Kelimeler: Archips rosanus. Biyoloji Bölümü. Monodontomerus aereus. Fen Bilimleri Enstitüsü. ömür uzunluğu. Biyoloji Bölümü. zararlının ilk çıkışından itibaren yumurta. S. Microgastrinae sp. diğer ikisi. Parazitlenmiş yumurtalardan ergin çıkışı bakımından da benzer durum görülmüştür. farklı türlerin zararlının farklı dönemlerine özelleşerek rekabetten kaçması ve ilaç uygulamalarının sınırlayıcı etkilerinden kurtulduktan sonra bazı türlerin hızlı bir artış göstermesi gibi özellikleri göz önüne alındığında gerekli önlemler alındığı takdirde A. Her 3 parazitoid için en yüksek parazitleme 24.19. micans’ta hastalık oluşturan doğal organizmalar tespit edilmiş ve tespit edilen bu organizmaların R. N. 30ºC’de ise gelişme süresi bakımından türler arasında farklılık görülmemiştir. rosanus üzerinde var olan parazitoid kompleksinin zararlıyı baskı altına almakta yeterli olmadığı belirlenmiştir. grandis’e geçişi araştırılmıştır. Ordu muyaman@hotmail. Biyoloji Bölümü. Aynı sıcaklıkta T. Trichogramma evanescens Westwood Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsünden Trichogramma brassicae Bezdenko. tüm larva dönemlerinde prepupa ve pupa dönemlerinde etkinlik göstermesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mattesia ve 200 . evanescens’in diğer iki türe göre daha başarılı olduğu gözlenmiştir. Trabzon 2 Ordu Üniversitesi. 13ºC’de T. Bütün uygulamalarda çıkan erginlerin büyük bir kısmını dişi bireyler oluşturmuş ve dişi birey çıkışı bakımından sıcaklık dereceleri arasında önemli bir fark gözlenmemiştir.tr Bu çalışmada ülkemizin farklı bölgelerinden toplanan Trichogramma türleri üzerine ortam sıcaklığının etkileri araştırılmıştır. ömür uzunluğu ve yürüme hızları araştırılmıştır. floralis sadece 1 lokalitede saptanmış ve parazitleme oranları çok düşük kalmıştır. parazitleme SZ 060 Ülkemizin Farklı Bölgelerinden Toplanan Trichogramma Türleri Üzerine Ortam Sıcaklığının Etkileri Derya SARIBEK1. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Scolytinae) Avrupa ve Asya’daki ladin ormanlarında büyük zararlara neden olan önemli bir zararlıdır. Çiçek AYDIN1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Rhizophagus grandis (Gyll. TRABZON kompleksinin oluştuğu belirlenmiştir. Düşük sıcaklıklarda parazitoidlerin yürüme hızlarında azalma gözlenmiştir.) ile yapılmaktadır. 30 ve 35ºC. rosanus üzerindeki parazitoid etkisinin kuvvetli bir şekilde artabileceği düşünülmektedir. Stok kültürden alınan parazitoidler 13. 27 ve 30ºC sıcaklıklarda Av-Avcı İlişkisinde Patojen Geçişi: Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae. Bütün sıcaklık derecelerinde parazitleme bakımından T. evanescens ve T. 70 ±5 bağıl nem ve 14:10 saat (Aydınlık : karanlık) ışıklanma periyoduna ayarlanmış iklimlendirme odalarında gelişmeye bırakılmıştır. yaprak büken. 18. 27. parazitoid. Bu parazitoidlerden A. 38039. brassica diğer iki türe nazaran daha geç erginleşmiştir. evanescens’in farklı sıcaklıklardaki parazitoid kalitesinin diğer 2 türden daha iyi olduğu gözlenmiştir. Leavigatus. Bu çalışmada öncelikle biyolojik mücadele amacıyla önemli bir zararlı olan D. Onur TOSUN1. Sonuç olarak T. brassicae pupa evresine ulaşamamıştır. D. I. rubricosa zararlı larvaları üzerinde. biyolojik mücadele SZ 059 elde edilmiştir. Bu patojenlerin biri Metschnikowia typographi. cinsiyet oranı. 61080. Yürüme hızı. Ülkemizde mevcut yayılışını sürekli genişletmekte olan bu böcek ile mücadele tüm dünyada büyük umutlar vaat etmesi nedeniyle bu zararlının doğal düşmanı. Fen-Edebiyat Fakültesi. micans’ta bilinen patojeni Helicosporidium’a ilave olarak ilk kez 3 yeni patojen daha bulunmuştur.com Dev kabuk böceği Dendroctonus micans (Coleoptera: Curculionidae. cinsiyet oranı. Biyoloji Bölümü. Bütün parazitoidler için artan sıcaklığa bağlı olarak gelişme süresi azalmıştır.Rhizophagus grandis (Coleoptera: Rhizophagidae) Örneği Mustafa YAMAN1. elegans. ater. Nurettin DEMİREZEN1 Abdurrahman AYVAZ2 1 Erciyes Üniversitesi.1. Sonuç olarak Çakıt Vadisi’nde elmada zararlı A. Biyoloji Anabilim Dalı. maculator ise zararlı pupaları üzerinde en yaygın parazitoid olarak belirlenmiştir. cacoeciae türleri pupa evresine kadar ulaşmış fakat ergin çıkışı görülmemiştir. immissus. Fen-Edebiyat Fakültesi. ergin çıkışı. Parazitoidin farklı sıcaklık derecelerindeki parazitleme oranı. Kayseri ayvaza@erciyes. L. Ömer ERTÜRK2. İzmir (Bornova) Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsünden ve Trichogramma cacoeciae ise Trakya bölgesinden elde edilerek laboratuar ortamında kültüre alınmıştır. gelişme süresi. etkin ve özgün yırtıcısı olan predatör böcek. Ancak.edu. D. Çalışma süresince D. Anahtar Kelimeler: Parazitoid. Scolytinae). 35ºC’de T. parazitoidlerin. Her üç parazitoid türüne ait erginler 13ºC’de diğer sıcaklık derecelerine göre daha uzun süre yaşamışlardır.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. onun etkili predatörü R. Kanibalizmin meydana gelmesi için birçok neden bulunmaktadır. I. Özellikle dışarıdan kimyasal madde uygulanmasının veya hormonal değişimlere yol açmanın kanibalizmi ortaya çıkaracağı düşünülmektedir (Lonstein and Gammie. Fen-Edebiyat Fakültesi. Aynı zamanda sesle iletişim prezigotik izolasyon mekanizması olarak iş görür. Isophya. reticulata birbirlerine benzerken. Anahtar Kelimeler: Av-avcı ilişkisi. Özel çağrı seslerindeki varyasyon tür içi ve türler arası seçilimde iş görür. I. Bunlardan birisi de mekanik bir yol olan sesle iletişimdir. Safe. micans’tan onun doğal düşmanı olan predatör R. 2002. TRABZON Meinzberia cinslerine ait neogregarin olarak tanımlanmıştır. I.b. Uygulama gruplarında gebe sıçanlara gebelik süresince her gün. Antalya hsevgili@harran. rizeensis. I.tr Böceklerin bir çok grubunda çeşitli yollar ve mekanizmalar kullanılarak iletişim sağlanır (ses sinyalleri. autumnalis ve I. 1993. karşı eşeyde olumlu bir tepkiye yol açacak türe özgü özel sinyaller üretirler.edu. D.edu. I. kuş v. Bu cinse ait türlerin birçoğunun teşhisleri morfolojik olarak oldukça güçtür. I. Şanlıurfa 2 Hacettepe Üniversitesi. Bu nedenle erkek çağrı seslerinin Gebelik Süresince Uygulanan Oktilfenolün Yavru Sıçanlar Üzerindeki Kanibalistik Etkileri Emre GÖKTEKİN. Normal-kontrol grubuna hiçbir uygulama yapılmazken yağ-kontrol grubuna aynı miktarda mısır yağı enjekte edilmiştir. micans’ın bu dört önemli patojenin. Bu çalışma önemli bir zararlı olan D.tr Oktilfenol alkilfenollerin parçalanmasıyla ortaya çıkan bir kimyasaldır. patojen geçişi. Çeşitli şekillerde doğal östrojenleri taklit etmektedir ve yaygın kullanımı sonucu maruziyete bağlı olarak başta insan olmak üzere balık. ses organı. Özellikle Orthoptera takımının Tettigoniidae ve Acrididae familyasının bir çok üyesi türe özgü özel çağrı sesleri oluştururlar. Fen Fakültesi. Ankara goktekin@hacettepe. Anahtar Kelimeler: Biyoakustik. micans’ ta tespit edilen dört patojenden üçünün doğal ortamda D. belirlenen miktarlarda oktilfenol mısır yağında çözülerek uygulanmıştır. grandis’e patojen geçişinin ilk kanıtlarını sunmaktadır. Elde edilen veriler D. Biyoloji Bölümü. 1995). schneideri türlerinin erkek çağrı sesleri incelenmiştir. Orthoptera. karadenizensis. 201 . Beytepe. görsel vb. Erkek çağrı seslerinin spektral analizine göre. I. toplam dört deney grubu oluşturulmuştur. Böceklerde sesle iletişimin evrimleşmesindeki en önemli etken. Nurhayat BARLAS Hacettepe Üniversitesi. Ebensperger 1998). Biyoloji Bölümü. kimyasal sinyaller. Bu türlerden I. Biyoloji Bölümü. biyolojik mücadele SZ 061 incelenmesi bize türlerin ayırt edilmesinde önemli bir katkı sağlar. I. I. Osmanbey Kampüsü. uygulama sırt bölgesinden derialtı yoluyla gerçekleştirilmiştir. Bu anlamda biyoakustik çalışmalar geçen yüzyılın ikinci yarısından başlayarak hızlı bir şekilde artmıştır. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada. Fen-Edebiyat Fakültesi. eşleşme davranışıyla ilgili olmasıdır. 100 mg/kg/gün ve 250 mg/kg/gün olmak üzere iki uygulama grubu.. Battal ÇIPLAK3 1 Harran Üniversitesi. I. Ayrıca belirtilen türlerin erkek ses organlarının yapısı da ayrıntılı olarak incelenmiştir. Ali DEMİRSOY2. sureyai ve I. zernovi. Yavruların yenmesi ve öldürülmesi sıçanların da dahil olduğu birçok hayvan türünde rapor edilmiştir. micans larvalarıyla beslenen predatör böcek R. yağkontrol olmak üzere iki kontrol grubu. rizeensis. Bu doğrultuda normal-kontrol. Ankara 3 Akdeniz Üniversitesi. grandis’e geçtiğini göstermektedir. fötal dönemde östrojenik bir bileşik olan oktilfenole maruziyetin gebe sıçanlar üzerindeki kanibalist etkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. karadenizensis türleri de kendi içerisinde benzer sesler oluştururlar. Beytepe. I. Çekirgeler sesle iletişimde kullanılan akustik yapıların evrimleştiği ilk hayvan gruplarından biridir. Bugüne kadar Türkiye’den 39 Isophya türü saptanmış ve yaklaşık %75 i Anadolu’ya endemiktir. ışık. Doğu Karadeniz Bölgesi SZ 062 Doğu Karadeniz Bölgesinde Yayılış Gösteren Isophya (Orthoptera: Phaneropterinae) Türlerinin Biyoakustik Özellikleri Hasan SEVGİLİ1. Rhizophagus grandis.19. reticulata. redtenbacheri. hayvanlarda toksik ve östrojenik etkiler göstermektedir (Colborn et al. Dendroctonus micans. autumnalis. grandis’e geçişi araştırılmıştır. sureyai. Çalışmamıza konu olan Isophya cinsi Tettigoniidae familyası içerisinde alır. Bu sinyaller özelleşmiş organlar kullanılarak oluşturulur. Bu çalışmada Doğu Karadeniz bölgesinde yayılış gösteren Isophya zernovi. diğerlerinin erkek çağrı sesleri ilk kez çalışılmıştır. I. Ses sinyali oluşturan türlerin hemen hepsi. Biyoloji Bölümü. redtenbacheri her iki gruptan daha farklı bir ses oluşturmaktadır.). rizeensis hariç.

scirpaceus. İşçiler ışık uyaranları dışında kullanabilecekleri tüm olası ipuçlarının baskılandığı koşullarda 2 hafta süre ile eğitilip test edilmişlerdir.7 olarak tespit edilmiştir.2004 tarihinde. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası. arundinaceus için %12.2004 tarihinde halkalanan bir birey 08. arundinaceus türlerine ait yakalanma dinamikleri analiz edilmiştir. Neslihan ÜREN Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 22030 Edirne yilmazc@trakya. Dar bant aralıklı renkli filtreler besin kaplarının arkasına yerleştirilen ışık kutularının önlerine takılmış ve besin ile ilişkilendirilecek olan uyaranın önündeki kaba besin olarak sulandırılmış bal konulmuştur. schoenobaenus (Kındıra kamışçını) ve A. Acrocephalus SZ 064 Cataglyphis aenescens (Hymenoptera: Formicidae) İşçilerinde Gerçek Renkli Görmenin Davranışsal Analizi Yılmaz ÇAMLITEPE. Kiraz ERCİYAS1. A. Y. 100 mg/kg/gün oktilfenol uygulama grubunda %47 ve 250 mg/kg/gün oktilfenol uygulama grubunda %51 oranında görülen kanibalist davranışın kontrol (%31) ve yağ-kontrol (%24) gruplarına göre önemli derecede artmış olduğu tespit edilmiştir. scirpaceus en erken göçe başladığı ve son olarak göçünü tamamladığı. 2004 tarihinde tarafımızdan halkalanan bir birey Ukrayna’dan 17. Yborunun yan kollarına ve oriyentasyon platformunun bir kenarına açılan delikle bağlantılı küçük bir boruya plastik besin kapları bağlanmıştır. A. A. göç. oktilfenol.7 ve %3. Renkli görme ve L reseptör foton yakalama deneyleri cam bir Y borudan oluşan ikili seçim düzeneğinde. kırmızı bölge duyarlılık deneyleri de dairesel bir oriyentasyon platformunda gerçekleştirilmiştir. palustris ve A. TRABZON Doğumdan sonra gebe sıçanların davranışları incelenmiş ve yavrularına karşı geliştirdiği kanibalist davranışlar gözlemlenmiştir. scirpaceus ve A. Sonbaharda ise tekrar yakalanma oranları A. sıçan. SZ 063 Kızılırmak Deltası’nda. bu kayıt türün Türkiye’deki 5. scirpaceus için % 7. scirpaceus türüne ait ilkbahar döneminde 08. dumetorum (Kuzey kamışçın) türleri yakalanarak halkalanmıştır. dumetorum 2005 sonbaharında halkalanmış olup. kanibalizm.04. A. Arzu GÜRSOY2. palustris’ten tekrar yakalanmamıştır. kaydı olma özelliği göstermektedir. Nizamettin YAVUZ1. alkilfenol. arundinaceus’un ise en geç göçe başladığı ve ilk olarak göçünü tamamladığı belirlenmiştir. A. palustris için %11. Y-borudaki eğitimde eş ışık şiddetine (1.edu.2. En çok halkalanan türler sırasıyla ilkbaharda A. palustris (237) olarak belirlenmiştir. A.2004 tarihinde Cernek halkalama istasyonunda geri bildirilmiştir. arundinaceus (Büyük kamışçın).04. Acrocephalus cinsinin 2002 – 2007 Yıllarına Ait İlkbahar ve Sonbahar Göç Fenolojisi Pınar ÖZÇAM1. scirpaceus (118).04. Volkan AKSOY.1x 1011 202 .2 iken A. Bu çalışmada Kızılırmak Deltası. tüy değiştirme basamakları gibi pek çok bilgiyi sağlar. sonbaharda ise A. göç paternleri ve göç boyunca habitat tercihlerini belirlemede kullanılır. palustris’in ilkbahar ve sonbaharda farklı göç stratejisine sahip olduğunun göstergesi olabilir. Cernek Halkalama İstasyonunda 2002–2007 ilkbahar ve sonbahar göç döneminde yürütülen halkalama çalışmaları sırasında yakalanıp halkalanan Acrocephalus cinsine ait 5 tür değerlendirilmiştir. göç zamanı. A. Bu türlerin ilkbaharda mayıs ayında. Çalışma alanında üreyen A. scirpaceus (Saz kamışçını). arundinaceus (123) ve A. Anahtar Kelimeler: Çevresel östrojenler. Antalya Manavgat’ta 23. Sancar BARIŞ1 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitoloji Araştırma Merkezi 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü pozcam@omu. A. yağ depolama oranlarını.8 ve A. sonbaharda ise çalışmanın başladığı ağustos ayından eylül ayının başına kadara yoğun olarak göç ettikleri gözlenmiştir. En çok yakalanan A.edu.19. vücut ağırlıklarındaki değişimleri. İlkbahar ve sonbaharda farklı tekrar yakalanma oranına sahip olan A. A. arundinaceus türlerine ait ilkbahardaki tekrar yakalanma oranı sırasıyla %8.05.tr Cataglyphis aenescens işçileri gerçek renkli görmeye sahip olup olmadıklarının ve kırmızı bölge duyarlılıklarının belirlenmesi için monokromatik ışık uyaranlarına karşı besin ödüllü olarak eğitilip test edilmişlerdir. scirpaceus (527) ve A. Bu türlere ait halkalama verilerinden A. Çalılara paralel olarak kurulu sis ağları ile yakalanıp halkalanan kuşlar Busse (2000) standartlarına uygun olarak değerlendirilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda. Cemal ÖZSEMİR2.tr Göç eden bireylerden elde edilen veriler. palustris (Çalı kamışçını). Biyoloji Bölümü. Buna ek olarak geri bildirim verileri göç basamaklarını. Bu cinse ait A.

Arılar ve kelebeklerin de sahip oldukları bilinen böylesi renk tonu ayırımı yeteneği karıncalar dünyası için ilk bulgudur. foton yakalama. Fen-Edebiyat Fakültesi. karıncalar. davranış SZ 066 Formica cunicularia (Hymenoptera: Formicidae) İşçileri Renk Tonu Ayırımı Volkan AKSOY. Yılmaz ÇAMLITEPE Trakya Üniversitesi. Sonuçlar C. cunicularia işçilerinin hem UV hem de yeşil bölgeden seçilen ve aralarında 40 nm’lik renk uzaklığı bulunan uyaranlar arasında ince ayar renk ayırımı (renk tonu ayırımı) yapabildiklerini göstermektedir. Y borudaki eğitim sonrasında 2 tip test gerçekleştirilmiştir. Biyoloji Bölümü. İlk testte her iki şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler eğitim ile aynı koşullarda test edilmişlerdir (Kontrol testi). 610. Üçüncü tip testte ise işçiler her iki eğitimde de “+” olarak kullanılan dalga boyunu alternatif başka bir dalga boyundan ayırt etme konusunda test edilmişlerdir (340 vs 550. Her bir test için toplam 30 işçinin tercihi kaydedilmiş ve değerlendirilmiştir. karıncalar. Anahtar Kelimeler: Renkli görme. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ayırımsal şartlandırma prosedüründe ise hem ödüllü hem de ödülsüz uyaranın aynı anda bulunduğu koşullarda eğitilmişlerdir. Sonuçlar C. davranış SZ 065 plastik besin kapları bağlanmış ve kaplardan birisine besin olarak sulandırılmış bal konulmuştur. İkinci tip testte tekli şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler ayırımsal prosedürdeki eğitim koşullarıyla. formica. Eğitim sonrasında üç farklı test gerçekleştirilmiştir. renk tonu ayırımı. İlk test olan kontrol testinde işçiler eğitim ile aynı uyaran koşullarında test edilmiş ve uyaranlar arasındaki seçim frekansları belirlenmiştir. 1 log ünite düşürülmüş) birbirlerinden ayırt edebildikleri tespit edilmiştir. Işık uyaranı olarak 40 nm dalga boyu aralıklarında 340–380 ve 510-550 nm’lik monokromatik ışık uyaranları kullanılmıştır Her iki eğitim prosedüründe de işçiler daima kısa olan dalga boyuna besin ödüllü olarak eğitilmişlerdir. oriyentasyon platformundaki eğitimde ise 590. 440. TRABZON foton) sahip monokromatik uyaranlar (370. Dairesel oriyentasyon platformunda ise işçiler 590 ve 610 nm’lik uyaranlara karşı anlamlı bir yönelim gerçekleştirmişken 630 ve 650 nm’lik uyaranlar ile test edildiklerinde dağılım rasgele olmuştur.tekli şartlandırma. Elde edilen sonuçlara göre işçiler besin ödüllü olarak eğitildikleri 370 ve 540 nm’lik ışık uyaranlarını hem kontrol hem de kritik testlerde alternatif ödülsüz uyaranlardan ayırt edebilmişlerdir. 630 v3 650 nm’lik monokromatik uyaranlar kullanılmıştır.19. L-reseptör. 340 nm’ye eğitilen işçiler ise bu uyaranı 380 nm’lik uyarandan sadece ayırımsal şartlandırma prosedürü ile eğitildiklerinde ayırt edebilmişlerdir. Eş şiddete sahip 590 (+) ve 620 (-) nm’lere karşı Y boruda eğitilip bu uyaranlar arasındaki seçim başarıları değerlendirildiğinde ise işçilerin bu iki uyaranı ışık şiddetindeki farklılıklara göre (foton yakalama. 540.edu. aenescens işçilerinin UVyeşil dikromatik renkli görmeye sahip olduklarını göstermektedir.com Tetramorium caespitum işçileri uyaranları algılayabilecekleri en düşük ışık şiddetinin (eşik 203 . aenescens işçilerinin kırmızı bölgedeki duyarlılıklarının ve ayırım yeteneklerinin rengin akromatik bileşeniyle bağlantılı olduğunu göstermektedir. 510 vs 370).tr Formica cunicularia işçileri spektrumun aynı renk bölgesine karşılık gelen birbirlerine yakın iki dalga boyu arasındaki ayırım (renk tonu ayırımı) yeteneklerinin belirlenmesi için yuvalarına bağlı cam bir Y borudan oluşan düzenekte tekli ve ayırımsal şartlandırma prosedürleri kullanılarak monokromatik ışık uyaranlarına besin ödüllü olarak eğitilip test edilmişlerdir. 510 nm’ye besin ödüllü olarak eğitilen işçiler her iki eğitim tipinde de bu uyaranı hem 550 nm’den hem de diğer alternatif uyaranlardan anlamlı bir şekilde ayırt edebilmişlerdir. Yılmaz ÇAMLITEPE Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 22030 Edirne neslihan_uren@hotmail. Her iki kabın arkasına konulan özdeş ışık kutularının önüne ışık uyaranlarını elde etmek için kullanılan dar bant aralığına sahip renk filtreleri yerleştirilmiştir. Biyoloji Bölümü.640 nm ve 590-620nm). 440 ve 640 nm’lik uyaranları alternatif uyaranlardan ayırt etmede ise başarısız olmuşlardır. Edirne volkanaksoy@trakya. Sonuçlar F. Tekli şartlandırma prosedüründe işçiler sadece ödüllü uyaranın (+) olduğu koşullarda. Gerçek renkli görmenin belirleneceği ikinci tip test olan kritik testlerde ise besin ile ilişkilendirilen uyaranların şiddetleri nötral yoğunluk filtreleri ile 1 log birim (10 kat) düşürülmüş ve karıncaların seçim frekansları belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Renkli görme. kırmızı duyarlılık. Y borunun iki yan koluna Kaldırım karıncası Tetramorium caespitum’da Işık Şiddeti Eşik Değeri ve Işık Şiddeti Ayırımı Neslihan ÜREN. 22030. ayırımsal şartlandırma. ayırımsal şartlandırma prosedürü ile eğitilen işçiler de tekli prosedürdeki eğitim koşullarıyla test edilmişlerdir.

Tıp Fakültesi. şiddet eşik değeri. 540nm (yeşil) ve 640nm (kırmızı) lik dalga boylarında her bir dalga boyunda birisi (I) diğerinin 10 (I/10) ya da 100 katı (I/100) daha az ışık şiddetine sahip iki uyarana. Şanlıurfa miriadam@harran. İşçiler 370 nm(UV). diyabetten oluşan karaciğer hücre rejenerasyonu görülmüştür böbrekte ise diyabetli hayvanlarda glomerulosada zar kalınlaşması görülmemiş tübüllerde onarım ve mitoz görülmüştür hücre yada dokularında. yüksek şiddete sahip olan uyaran besinle ilişkilendirilecek şekilde (+) eğitilip test edilmişlerdir. deneydeki tavşanların kan şekerini haftalık olarak ölçülmüştür 250 mg ve üzerinde olan tavşanlar hiperglisemik olarak deneye alınmıştır.19. Eğitimdeki ışık uyaranlarının şiddet değerlerinin nötral yoğunluk filtreleriyle düşürüldüğü kritik testlerde şiddetin UV ve kırmızı bölgede 10 kat (1.875 x 109 foton) düşürüldüğü durumlarda işçiler rasgele bir dağılım sergilemişlerdir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ND= 0. Kidney. Fizyoloji Anabilim Dalı. Deney süresince tavşanların haftalık ağırlığı. Diyabetli tavşanlara 70 gün boyunca Artemesia herba alba su eksersini. ancak bu ayırımın yapılabilmesi için ışık uyaranları arasında belirli şiddet farklılıkları olması gerektiğini göstermektedir. 440nm (mavi). Füsün BABA3. AST kontrole nazaran artığını Creatinin ile Üre ise düştüğünü görülmüştür.1 g/kg ağız yolu ile uygulanmıştır.Deneysel diyabet oluşturmak için tavşanlara 65mg/kg Streptozotocin sitrat tamponlu suda çözüldü ph 4.1 x 1010 foton) mavi ve yeşil bölgede ise 16 kat (6. Anahtar Kelimeler: Artemesia herba alba. Histopatolojik çalışmalarda karaciğerden ve böbrekten alınan ince kesitler ışık mikroskobunda incelendi histopatolojik değişikler tedavi edilen diyabetli kontrol tavşanlarda. Patoloji Anabilim Dalı.edu. Bunu takip eden testlerde ise + uyaranın ışık şiddeti nötral yoğunluk filtreleri ile (ND= 1. kırmızı bölgede ise 66 kat ışık farklılığının olduğu durumlarda ayırım yapamamışlar ve rastgele dağılım sergilemişlerdir. rabbit. 540nm (yeşil) ve 640nm (kırmızı) lik dalga boylarına sahip ışık uyaranlarına eğitilip test edilmiştir. davranış SZ 067 Diabetli Tavşanlarda Artemesia herba alba Ekstresinin Böbrekte Hiperglisemi Hasarına Karşı Etkileri Davut MUSA1. injeksyonu ile diyabet oluşturuldu. idrar sıklığı ve kan şekerini ölçülmüştür.edu. ALT. Biyoloji Bölümü. Tetramorium. karıncalar.tr 1 Harran Üniversitesi.5 kat. diabetes mellitus. TRABZON değeri) tesbiti için dairesel oriyentasyon platformunda belli bir ışık şiddetine (1. Ancak UV bölgede 10 kat.4. Şanlıurfa 2Harran Üniversitesi. Streptozotocin 204 . 440nm (mavi). 63200. 63300.6. Artemesia herba alba’nın bu dokularda tedavi yada koruyucu etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır. günlük dozunu yaklaşık 0. Yenişehir Yerleşkesi. M.1x1011 foton) sahip 370 nm(UV). Araştırma sonunda alınan biyokimyasal değerler karaciğer ve böbrek dokularındaki GSH artmasıyla MDA nın değerlerini düştüğünü izlenmiştir. 63200. Mehmet İRİADAM2. Bu durum Tetramorium caespitum türünün aynı dalga boyuna sahip iki ışık uyaranını sadece akromatik ipuçlarına dayanarak ayırt edebildiğini. BİTİREN3 miriadam@harran. MDA. Her bir dalga boyu için yapılan kontrol (eğitimdeki şiddet değeri) testlerinde işçiler eğitildikleri uyaran yönünde anlamlı bir tercihte bulunmuşlardır. Anahtar Kelimeler: Işık şiddeti. Veteriner Fakültesi. ND= 0. GSH. Creatinine ve Üre miktarını ölçülmüştür. ND= 0.0. Yenişehir Yerleşkesi. Biyoloji Bölümü. Şanlıurfa 3 Harran Üniversitesi.1) kademeli olarak düşürülüp işçilerin bu uyaranlar arasındaki tercihleri belirlenmiştir (kritik testler).5 olmak üzere i.2. ayrıca kandaki ALT. yeşil bölgede 2. Deney sonunda. ND= 0. İşçilerinin aynı dalga boyuna sahip fakat ışık şiddeti yönünden farklılık gösteren uyaranlar arasında ayırım yapıp yapamadıklarının tespitine yönelik deneyler Y borudan oluşan ikili seçim düzeneğinde yapılmıştır. mavi bölgede 4 kat. Osmanbey Yerleşkesi.p. AST. Gerçekleştirilen deneyler sonucunda elde edilen verilere göre Tetramorium caespitum işçileri eğitildikleri 4 ana dalga boyunun hepsinde 100 katlık şiddet farklılığının olduğu durumda aynı dalga boyuna sahip ışık uyaranları arasında ayırım yapabilmişlerdir. İlk testte işçiler eğitim ile aynı koşullarda test edilmişlerdir (kontrol testi).tr Bu çalışmada kronik diyabetten oluşan böbrek komplikasyonları üzerinde Artemesia herba alba ekstresinin etkisini araştırılmıştır.

35100. PRL ve PRL reseptörü ile bağlantılı olarak germ hücre apoptozunda iş gören hücre içi sinyal iletim mekanizmasını ve bununla ilgili molekülleri bulmaktı.tr Bu çalışma hijyenik davranışın Anadolu bal arısında (Apis mellifera anatoliaca) bir dış parazit olan Varroa destructor’a karşı bir direnç mekanizması olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Shin-ichi ABE3 1 Kumamoto Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. apoptoz. Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Handan ONAY KARAOĞLU2. bu proteinin testisteki lokalizasyonu immünohistokimyasal olarak belirlendi. av sayısının ise daha az olduğu tespit edilmiştir. Fakat. Şaperon olarak işlev gören Hsp90b’nın klonlanmasını takiben yapılan coimmünopresipitasyon çalışması Hsp90b’nın plazma membranındaki PRL reseptorü ile bağlandığını gösterdi.19. Besin çeşitliliğinin oldukça az olması.com Ekolojik niş teriminin içerisinde zaman. Yuji JİN1. 1 Giresun Üniversitesi. 205 . Emel ÇAKIR2. Giresun Adası. Bu kurbağanın en çok yediği avların başında toprak solucanları. Bilim ve Teknoloji Enstitüsü. Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı. Anahtar Kelimeler: Bufo viridis. Mikiko SAIGO1. Yüksek PRL/FSH seviyesi apoptozu tetiklerken. M. PRL ile uyarılmış germ hücre apoptozunun moleküler mekanizması bilinmemektedir. Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi. Bornova. V. Biyoloji Bölümü sbuget@yahoo.Kemalpaşa. Japon semenderi Cynops pyrrhogaster’de. TRABZON SZ 068 SZ 069 Hsp90b’nın Japon Semenderi (Cynops pyrrhogaste)`nin Spermatogenezinde Prolaktin Tarafından Uyarılmış Germ Hücre Apoptozundaki Rolü Büget SARIBEK1. Bu çalışmanın amacı. Bu amaçla homojenize edilen semender testislerinden PRL etkisiyle tirozin amino asit kalıntıları üzerinde fosforilasyon gösteren ve yaklaşık 90 kDa büyüklüğünde olan Hsp90b izole edildi. Amfibiler hayatlarının çoğunu besin aramakla geçirirler. Trabzon zelyilmaz@gmail. Aynı zamanda. Bu bilgiler. Bilal KUTRUP2. Giresun Adasında yasayan 3 amfibi türünden biridir. destructor orijinal konukçusu Apis cerena’dan (Doğu bal arısı) Apis mellifera’ya (Batı bal arısı) bulaşmış ve çok ciddi koloni kayıplarına yol açmaktadır. Fen Edebiyat Fakültesi. Ufuk BÜLBÜL2. mitotik bölünmeden sonra mayozun başlangıcından hemen önce koşullara bağlı olarak apoptoz geçirir. Biyoloji Bölümü. sinyal iletimi Giresun Adasındaki Bufo viridis Popülasyonunun Beslenme Biyolojisi Zeliha ÇOLAK YILMAZ1. Diğer iki tur olan Hyla arborea ve Rana ridibunda popülasyonlarının dikkate değer derecede az olması bu kurbağanın adada besin için rekabet edeceği bir turun bulunmadığını göstermektedir. rekabet SZ 071 Bal arılarında (Apis mellifera) Hijyenik Davranış Varroa destructor Parazitine Karşı Direnç Mekanizması Olabilir mi? İbrahim ÇAKMAK Uludağ Üniversitesi. yer ve besin temel kavramlardan bazılarıdır. B. Fen Fakültesi.2. İzmir 3 Kumamoto Üniversitesi. Bu bulgulardan yola çıkılarak. Anahtar Kelimeler: Hsp90b. spermatogonia 6. Biyoloji Bölümü. tespih böcekleri ve karıncalar gelmektedir. viridis. Ko ETO3. Ayrıca tüm kurbağaların midesinde tohum ve yaprak gibi bitki parçaları bulunmuştur. Otuz iki kurbağanın katıldığı bu çalışmada. Hsp90b’nın PRL tarafından uyarılmış germ hücre apoptozunda PRL reseptörü ile ilişkili olarak sinyal iletiminde rol oynadığı ileri sürülmüştür. Hsp90b fonksiyonu geldanamisin ile spesifik olarak inhibe edildi ve testis üzerindeki etkisi incelendi.com Normal gelişim ve homeostazi sırasında önemli roller oynayan apoptozis spermatogenez sırasında da normal bir proses olarak meydana gelir. Gece Kurbağası’nın az ama büyük besinlerle beslendiğini ortaya koymuştur. Daha önceki çalışmalarımızda. Bursa icakmak@uludag.Kemalpaşa MYO. bu oranın düşük olduğu durumlarda apoptoz baskılanır. M. prolaktin. Beslenme. germ hücre apoptozunun endojen prolaktin (PRL) ve folikül-stimüle edici hormon (FSH) ile düzenlendiği gösterilmisti. Fen Edebiyat Fakültesi. Üstelik. Malzeme ve Yaşam Bilimleri Bölümü 2 Ege Üniversitesi.edu. spermatogenez. diğer birçok kurbağaya göre Bufo viridis’in midesindeki toplam av hacminin daha fazla. Bu nedenle besinleri onların ekosistemdeki yerlerini yani nişlerini belli eder. bazı avları özellikle tercih ettiğini gösterebilir.

Özellikle ılıman bölgelerdeki amfibilerin üreme alanlarına mevsimsel göçleri yolda görülmelerinin .7 arasında değiştiği belirlendi. Bu iki test yaklaşık bir aylık süre içinde uygulanmış ve 2. İlk uygulamaya nektar akımı öncesinde 2’si dağlık bölgede olmak üzere toplam 11 farklı arılıkta 563 koloni ile başlanmış ve 48 saat içinde bu alanı tamamen temizleyen hijyenik (%100) koloniler %30 (172) olarak belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. parazit. Çok sayıda V. ormanların bittiği açıklıklarda ağaçsız alanlara. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi.30 .Bazı bölgelerde porsuk yuvalarına kayalık alanlar ile meyve ağaçları ve çalılık alanlarda.19. yaş. Kara kurbağaları gececi canlılardır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar kelimeler: Bal arısı. arı populasyonları ve V. Biyoloji Bölümü. tarla kenarlarına yakın çalılık alanlara yaz aylarında ise bazı tarlaların iç ve kenar kısımlarına ve civarına yaptıkları tespit edilmiştir. yol ölümleri SZ 073 Porsuk (Meles meles)'un Yuva Yapısı Nahit PAMUKOĞLU Kırıkkale Üniversitesi.2006 tarihlerinde gece 10.çıplak step alanlara ve bitkinin az olduğu steplerin yamaçlarına dağlık bölgelerde ise kayalık alanlara ayrıca su menfezlerinin kenarlarına ve içerisine. test sonucunda hijyenik olarak belirlenen grup ve kontrol grubu ile birlikte toplam 25 koloni çok sayıda V. duvar oyukları ve toprak içindeki delikler gibi yerlerde gizlenirler. testi geçen kolonilerden ancak %24’ü (45) hijyenik (%95+) olarak belirlenmiştir. uygulamada aynı test 24 saat beklenerek uygulanmış ve 1. Yapılan yaş analizi sonucu canlı olan örneklerden dişilerde yaş 2-13 arasında değişirken. 16 tanesi yol üzerinde canlı olarak bulunan ve 9 tanesi ise henüz yeni ölmüş olan toplam 25 adet kurbağanın vücut boyları ölçülüp cinsiyetleri belirlendikten sonra sağ arka dördüncü parmakları skeletokronoloji yöntemi ile yaş analizinde kullanılmak üzere alındı.Özellikle Akdeniz bölgesinde 2000 metre yüksekliğe yakın kesimlerde porsuk yuvasına 206 SZ 072 Bufo bufo’nun Tamdere-Dereli Yolu Üzerindeki Ölümleri Üzerine Bir Araştırma Emel ÇAKIR1. Handan KARAOĞLU1. kayalık. Kırıkkale pamukoglu2003@yahoo.Yuvalarını çoğunlukla ormanların oldukça tenha kısımlarına. 10. Varroa destructor. kayın. Yahşihan. destructor parazitine sahip koloniler ile seçilen bu hijyenik koloniler arasında kapalı gözlü petekler tüm kolonilerde tesadüfi olarak yer değiştirilip.2000 metre yüksekliğe kadar yayılış göstermektedir. destructor ile aynı yerde kışlamaya bırakılmış ve kıştan sonra sadece 2 koloni hayatta kalmıştır. Ufuk BÜLBÜL1. Bu arılıkta aynı çevre koşullarında ve benzer sayıda arı populasyonuna sahip kolonilere ve daha önce test uygulanmamış olan kontrol kolonilerine hijyenik yüzdelerin belirlenmesi amacı ile 3.06. hava karardıktan sonra hareket eden çeşitli küçük böcekleri avlayarak beslenirler. Fen Edebiyat Fakültesi. Bilal KUTRUP1.2006 ve 17.tarlaların ormana yakın kısımlarına. 61080. Giresun cakir_emel@mynet. destructor sayıları eşitlenmeye çalışılmıştır.tarlaların kenarlarına.com Porsuk (Meles meles) karışık orman. Sonuç olarak hijyenik davranışın çevre faktörlerine bağlı olarak değişkenlik gösterdiği ve V. Fen-Edebiyat Fakültesi.06. 2.step ve dağlık arazide yaşar. Biyoloji Bölümü.Araştırma alanında porsukların yuva yapmak amacıyla step ve ağaçsız kesimler ile açık kesimleri mecbur kalmadıkça çok fazla tercih etmedikleri ancak 1000-2000 metre arasında kalan yaylaların hafif engebeli kesimlerine yuva yaptıkları da saptanmıştır. Apis mellifera anatoliaca.001) bağlı olarak değiştiği belirlenmiştir. kızılçam ve karaçam gibi ağaçlarla kaplı ormanların iç kesimlerine. testi geçen tüm kolonilerin ana arıları alınarak kendi arılığımızdaki kolonilere verilmiş ve 2 ay sonra tümü yeni anaya ait koloniler elde edilmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi.01.kumul ve tepeciklere. test uygulanmıştır.0005). Biyoloji Bölümü. meşe. Bulgulara göre hijyenik davranışın zamana (P< 0. Zeliha ÇOLAK YILMAZ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. destructor parazitine karşı direnç mekanizması olarak yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. gündüzleri taş altları. Hijyenik davranış. TRABZON Hijyenik davranış testi 300 mlt sıvı azotun pupa dönemindeki kapalı hücreler üzerinde 5cm çapında 100 petek hücresini kapsayan bir dairesel alana dökülerek 3 kez uygulanmıştır.00 saatleri arasında Giresun iline bağlı Tamdere ile Dereli ilçeleri arasında bulunan 47 km’lik bir yol boyunca araştırma yapıldı ve 74’ü ölü 47’si ise canlı olmak üzere yol üzerinde toplam 121 kurbağa tespit edildi. bazı bölgelerde ise hem kayalık hem de çalılık alanlarda rastlanılmıştır. Sıvı azot testi asıl sebebidir. ağaçların altına.0005) ve yüksekliğe (P=0.com Amfibiler yolların ve araç trafiğinin varlığından en fazla zarar gören canlılardır. Yoldan alınan ölü örneklerde ise yaşın dişilerde 5-10. Bu çalışmada. erkeklerde bu oran 4-6 olarak tespit edildi. arılığa (P< 0. Anahtar Kelimeler: Bufo bufo. Bu durumda 2. erkeklerde ise 5 . 71450.

. pusillum dominant türler olarak bulunmuştur. M. Anahtar Kelimeler: Porsuk.96 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. fitoplanktonda ise 73 (Cyanophyta (25). en yüksek pestisit konsantrasyonunu 0. Meles meles. Liman Gölü (Kızılırmak Deltası.Araştırma sırasında üç adet yuva kazılmış ve bu yuvalara ait toprak yapısı. Hexathra oxyuris. Biyoloji Bölümü. Afyonkarahisar feyzakus@gmail. Ancak gölün güney ve güney. Bölge nüfusunun çoğunluğu geçimlerini tarım ve balıkçılıkla sağlamaktadır.06 arasında değişim göstermekte ve Venüs sistemine göre mixo-oligohalin acısu olarak sınıflandırılmaktadır.yuva materyali ve yuvanın morfolojik yapısı incelenmiştir. F. Merismopedia tenuissima. Pyrrophyta (5). M. sadece denizle ve gölün güneyinde yer alan.edu.0001 ppm ile methoxychlor. Muhsin KONUK. Yasemin SAYGI1. Fen Fakültesi. S. birden fazla giriş ve çıkış deliği bulunan ve içi otlarla döşeli. Phormidium sp. Liman Gölü’nde Ekim 2002 ve Mart 2004 tarihleri arasında yapılan 13 arazi çalışmasında fitoplankton ve zooplankton örnekleri 20 ve 55 µm por çaplı plankton kepçeleri ile toplanmış. Fen Edebiyat Fakültesi.birey sayısına göre değişen üç veya beş odacıklı yuvalar yaptıkları araştırma sırasında tespit edilmiştir. Afyonkarahisar İli sınırları içersinde. Keratella quadrata. Karamık Gölü Uluslararası kriterlere göre A sınıfına giren bir sulak alandır. fitoplankton da ise Chroococcus minutus. Fen Fakültesi. 4. sıvı-sıvı ekstraksiyon ve florisil kolon işlemlerini takiben GC-ECD standart kullanılarak tayin edilmiştir. Cryptophyta (3) ve Euglenophyta (3) tür teşhis edilmiştir. Chlorophyta (23).19. Anahtar Kelimeler: Karamık Gölü SZ 075 Organoklorlu Pestisit. tür teşhisleri ve sayımları yapılarak planktonun mevsimsel değişimi incelenmiştir. kuzeyinde yer alan dar bir kumsal bariyeri üzerinden denizle bağlantı kurmaktadır. Monoraphidium contortum. Liman Gölü’nde zooplanktonda 35 (Rotifera 28.4'DDE göstermiştir. yuva yapısı SZ 074 göre izin verilen maksimum kalıntı seviyelerinin altında belirlenmiştir.Yıldız DEMİRKALP1. Liman Gölü’nde tuzluluk %o 1. Sivas ertuncg@hacettepe. Karamık Gölü’nde pestisitler ile aylar arasındaki α-HCH konsantrasyonu Haziran ve Ekim aylarında istatistiksel açıdan farklı bulunurken. Numunelerde en düşük pestisit konsantrasyonu 0.Selim ÇAĞLAR1 1 Hacettepe Üniversitesi.tr Liman Gölü 41º 44’ Kuzey enlemleri ve 35º 40’ Doğu boylamları arasında Kızılırmak ağzının 4 km doğusunda bulunan. TRABZON ve izlerine rastlanmıştır.com Bu araştırmada. Filinia longiseta. Sait BULUT. Cladocera 5 ve Copepoda 2).4’ DDE ve Endrin keton Ağustos ayında istatistiksel değerlendirmede diğer aylardan farklı bulunmuştur. DSI tarafından inşa edilen ve Kızılırmak Delta’sında tarımsal alanlardan dönen suyun fazlasını göle boşaltan drenaj kanalı ile bağlantısı bulunmaktadır. Bacillariophyta (14). Tüm su örnekleri iyi temizlenmiş cam şişelere alınarak analiz edilinceye kadar +4°C’de saklanmıştır.Bunun sonucunda porsukların yuvalarını genellikle eğimli alanlardaki yumuşak topraklara yaptıkları. Ankara 2 Cumhuriyet Üniversitesi. heptachlor konsantrasyonu Nisan ayında diğer aylardan.4. F. Samsun) Planktonu ve Mevsimsel Değişimleri Ertunç GÜNDÜZ1. Liman Gölü Kızılırmak Deltası’nda denize en yakın göl olup. terminalis. tektonik kökenli bir çöküntü olan Akarçay havzasında yer alan Karamık Gölü’nden alınan su numunelerinde 18 organoklorlu pestisitin (OCPs) kalıntı seviyeleri belirlenmiştir. ANS kampusü. minutum. Avrupa Birliği standartlarına .6437 ise ppm değeri ile 4. Pestisitler ile bölgeler arasında ise istatistiksel açıdan farklılık bulunmamıştır. Liman Gölü’nde zooplankton ve fitoplankton ile fiziko-kimyasal parametreler ararsındaki ilişki CCA (Canonical Corresponce Analizi) ile değerlendirilmiş. Liman Gölü’nün deltada bulunan diğer göllerle herhangi bir bağlantısı olmayıp. Zooplanktonda Hexathra oxyuris. Phormidium tenue. Biyoloji Bölümü. Calonipeda 207 Karamık Gölü Suyunda Organoklorlu Pestisit Kalıntılarının Belirlenmesi Sevim Feyza ERDOĞMUŞ. Biyoloji Bölümü. 200 hektar yüzey alanına sahip deniz seviyesinde yer alan bir acısu lagün gölüdür. Keratella cohlearis. Sabri KILINÇ2. Çalışma için Haziran 2006 ve Nisan 2007 tarihleri arasında toplam 60 su numunesi 10 örneklem bölgesinden iki ayda bir düzenli olarak alınmıştır. Mustafa CEMEK Afyon Kocatepe Üniversitesi. Su numunelerindeki organoklorlu pestisit kalıntıları.doğu kesimleri sular yükseldiği zaman bataklık haline gelmektedir. Sonuç olarak Karamık Gölü’nden alınan su numunelerindeki pestisit konsantrasyonları. Toplanan su numunelerinde seçilen 18 organoklorlu pestisitin hepsi belirlenmiştir.

Thymol ise 6 saatlik muamele süresinde en yüksek iki dozda. 24 saatlik muamele süresinde de tüm dozlarda MI’i EC kadar düşürmüştür. a. 80 ve 100 mg/kg’lık vücut ağırlığı). Haluk KEFELİOĞLU Ordu Üniversitesi. Snowella sp. Fen Bilimleri Enstitüsü. genotoksisite 208 . fitoplankton. Fen Edebiyat Fakültesi. Adana 2 Çukurova Üniversitesi. Özellikle yüksek dozlarda hem carvacrol (70 mg/kg) hem de thymol (100 mg/kg) KA sayısını pozitif kontrol olan ethyl carbamate (EC) kadar artırmışlardır. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası. NF=89. Ordu sekerogluv@hotmail. 12. Karyolojik incelemeler. Aphanezomenon flos-aquae. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Türkiye’ de yayılış gösteren bu alttür üzerinde ilk kez bu çalışma ile G ve C bantlama teknikleri uygulanarak. C-bant ve NOR boyama teknikleri kullanılarak yapılmıştır. Carvacrol 6 ve 12 saatlik muamele sürelerinde sadece 70 mg/kg’lık dozda. Myoxidae familyası üyeleri için karakteristik olan. thymol. sıçan kemik iliği. Elde edilen morfolojik ve karyolojik veriler. NFa=86 olarak tespit edilmiştir. intraperitonal uygulamada yapısal kromozom anormalliği (KA) ve total KA sayısını genel olarak tüm muamele sürelerinde (6. zooplankton.’nin Na ve Cl ile. Biyoloji Bölümü. TRABZON aquaedulis ve Mesochra aestuari türlerinin tuzluluk ve elektriksel iletkenlikle. Merismopedia tenuissima. antiseptik. karyotiplerindeki çift kollu otozom kromozomlarından en az birinde görülen ikinci boğum (satellit). Eyyüp RENCÜZOĞULLARI2 1 Çukurova Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Snowella lacustris. Anahtar Kelimeler: Muscardinus avellanarius trapezius. Karyoloji. Bu çalışmada carvacrol (10. 60. Biyoloji Bölümü. Bu uygulamalar sonucunda diploid kromozom sayısı 2n=46. 24 saatlik muamele sürelerinde ise tüm dozlarda MI’i EC kadar düşürmüştür. 24 saat) ve konsantrasyonlarda kontrole göre önemli ölçüde artırmışlardır. ve Gymnodinium hippocastanum’un sıcaklık artışı ile pozitif korelasyon gösterdiği bulunmuştur. antiparazitik ve antiviral olarak kullanılan carvacrol ve thymol’ün sıçan kemik iliği hücrelerinde in vivo genotoksik etkilerini araştırmaktır. incelediğimiz tüm M. Phormidium tenue. Liman Gölü. Fen Edebiyat Fakültesi. KA sayısındaki artışın doza bağlı olduğu saptanmıştır. antibakteriyel. Uygulanan bantlama tekniklerinden C-bant ile sentromerlerin pozisyonu. mevsimsel değişimler SZ 076 SZ 077 Thymol ve Carvacrol’un in vivo Genotoksik Etkilerinin Araştırılması Sebile AZIRAK1. Ordu’nun Ulubey ilçesinin Yukarıkızılen Köyünden toplanan on Muscardinus avellanarius trapezius örneği üzerinde detaylı karyolojik analizler yapılmıştır. Carvacrol sayısal KA yüzdesini en yüksek iki dozda (50 ve 70 mg/kg) kontrole göre önemli derecede artırırken. 30.com Ordu ve Çevresinde Yayılış Gösteren Muscardinus avellanarius trapezius (Mammalıa:Rodentıa) Alttürünün Karyolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Vedat ŞEKEROĞLU. bu alttürün taksonomisine katkıda bulunulmaya çalışılmıştır. Adana sebileazirak@gmail. aynı şekilde thymol de yine en yüksek iki dozda (80 ve 100 mg/kg) sayısal KA yüzdesini artırmıştır. direkt boyama. Anahtar Kelimeler: Carvacrol. bu taksonun tip örneğinin özellikleri ve bu alttür üzerinde çalışan araştırıcıların verdikleri morfolojik ve karyolojik özellikler ile tek tek karşılaştırılmıştır.19. Chroococcus minutus. G-bant ile türe özgü olan heterokromatin bölgelerin konumları belirlenmiştir. MI’teki düşüşün de doza bağlı olduğu görülmüştür. Peridinium spp. 50 ve 70 mg/kg’lık vücut ağırlığı) ve thymol (40. trapezius örneklerinde de gözlenmiştir. G-bant. Carvacrol ve thymol tüm dozlarda ve muamele sürelerinde MI’i kontrole göre önemli derecede düşürmüşlerdir. Ordu Bu çalışmanın amacı antihelmintik. antifungal.com Bu çalışmada.

metominostrobin uygulamasında önemli bir farklılık oluşmazken.tr Metominostrobin ve Emamectin benzoate pestisitlerinin in vitro genotoksik etkileri kromozom anormalliği (KA). izole edilmiş lenfositler. emamectin benzoate uygulamasında.97). en yüksek 3 dozda. Bu sonuçlar lipoik asit ve ferulik asitin. eş zamanlı ve 1 saat sonra olmak üzere üç farklı şekilde. Elde edilen sonuçlar. mikronükleus (MN) Metominostrobin ve Emamectin Benzoate Pestisitlerinin in vitro Genotoksik Etkileri Serkan YILMAZ1.00 µg/ml). mikronükleus frekansını da doza bağlı olarak artırmıştır (metominostrobin için r=0. pozitif kontrol ve çözücü kontrol bulundurulmuştur. her bir kültüre 48 saat süre ile 0. KA ve MN testleri için. Lipoik asit uygulaması. 0. MMC tarafından oluşturulan genetik hasar üzerine antiklastojenik ve antimutajenik etkisinin olduğunu göstermektedir.2 µg/ml MMC uygulanmıştır. mikronükleus (MN) ve Komet testleri kullanılarak belirlenmiştir. 1. 48 saatlik uygulamada en düşük doz hariç tüm dozlarda anormallik frekansını önemli düzeyde artırmıştır. doza bağlı önemli bir azalma meydana gelmiştir (r=0. Bu azalma LA uygulamasında istatistiksel olarak anlamlıdır.25. komet testi 2 209 .25. Fatma ÜNAL1. 24 saatlik uygulamada. Diğer yandan. 2. Mitotik indekste. Metominostrobin. Anahtar kelimeler: Metominostrobin. TRABZON SZ 079 SZ 078 Lipoik Asit ve Ferulik Asitin İnsan Lenfosit Kültüründe Mitomisin-C’ye Karşı Antigenotoksik Etkileri Gökçe TANER.88).88). 0. kontrole göre 24 ve 48 saatlik uygulamalarda tüm dozlarda kromozomal anormallik frekansını doza bağlı olarak artırmıştır (24 saatlik uygulamada r=0. Anahtar Kelimeler: Lipoik asit. 24 ve 48 saat süre ile kültüre alınmış lenfositlere uygulanmıştır.005. Hüseyin AKSOY2. emamectin benzoate bu hasarı tüm dozlarda önemli düzeyde artırmıştır. FA uygulaması ise 24 saat süreyle MMC ile eş zamanlı olarak beş farklı doz (0. 2. pestisit. Komet çalışması için. Ankara Sakarya Üniversitesi. çalışmada kullanılan her iki pestisitin de potansiyel genotoksik etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Teknikokullar. Her iki pestisit. kardeş kromatid değişimleri (KKD) ve mikronükleus (MN) testi ile incelenmiştir. Teknikokullar. Fatma ÜNAL. kardeş kromatid değişimi (KKD). Fen Edebiyat Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. hem KA/hücre hem de anormal hücre frekanslarında.92. 0. MMC’den 1 saat önce. Biyoloji Bölümü. Tüm uygulamalarda negatif kontrol.86). LA ve FA uygulanan tüm kültürlerde.01. Deniz YÜZBAŞIOĞLU. Ankara gtaner@gazi. 2 µg/ml) yapılmıştır. Kahramanmaraş syilmaz@gazi. kromozomal anormallik frekansını önemli düzeyde artırırken. antigenotoksik etki. pozitif kontrole göre bir azalma gözlenmiştir.edu. Bu da bu iki antioksidanın antimitotik etkili olduğunu göstermektedir. metominostrobin.19. 48 saatlik uygulamada r=0. insan lenfositlerinde kromozomal anormallikler (KA). MMC. MMC + lipoik asit ve MMC + ferulik asit uygulanan kültürlerin hepsinde. 1. Emamectin Benzoate. mitotik indeks (MI). üç farklı doz kullanılarak (0. Emamectin benzoate.50.5. Her iki uygulama süresinde de anormallik frekansındaki artış doza bağlıdır (24 saatlik uygulamada r=0.1 µg/ml) ve emamectin benzoate’ın 5 farklı dozu (0. LA ve FA tüm dozlarda mitotik indekste istatistiksel olarak önemli bir azalmaya yol açmıştır.625. Biyoloji Bölümü. primer DNA hasarını 0. LA çalışmasında. yukarıda belirtilen dozlarla 1 saat muamele edilmiştir. emamectin benzoate için r=0. metominostrobin’in 5 farklı dozu (0. kromozomal anormallik (KA). Serkan YILMAZ Gazi Üniversitesi. 0.001 ve 0. Biyoloji Bölümü.50. kromozom anormalliği.tr Lipoik asit (LA) ve ferulik asitin (FA) MMC’ye karşı antigenotoksik etkileri. 4 µg/ml) kullanılarak yapılmıştır.05 ve 0. Mustafa ÇELİK3 1 Gazi Üniversitesi.00 ve 10.edu.001. 5. MMC tarafından oluşturulan KKD/hücre ve MN/hücre frekanslarında da istatistiksel olarak önemli bir azalma gözlenmiştir. Komet testinde. Fen Edebiyat Fakültesi. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Sakarya 3 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. 1. mikronükleus. ferulik asit. Deniz YÜZBAŞIOĞLU1.69. Fen Edebiyat Fakültesi. Biyoloji Bölümü.05 µg/ml’lik dozlar haricinde tüm dozlarda önemli düzeyde artırırken.94 ve 48 saatlik uygulamada r=0.

Kalitesi ve rezervleri yönünden oldukça zengindir. 1758) Populasyonunun Üreme Özellikleri Meral APAYDIN YAĞCI.5844*L2.com Bu çalışmada Işıklı Gölü turna (Esox lucius L. istatistikî olarak değerlendirilir. ucuzluk gibi özelliklerinden dolayı önemli miktarlarda kullanılan bir dolgu maddesidir.3’dür. Sonuçlar 25 yuva takip edilerek elde edilmiştir. yem.tr Poyrazlar Gölü (Türkiye)’nde üreyen Egretta garzetta kolonisi 2002-2005 arasında takip edilmiştir. Dişi turnalar ilk şeysel olgunluk boyuna 24.72±0. MgO. FeO3. CaO.19.com Kalsit. Anahtar Kelimeler: Turna.743 ve n=84) eşitlikleri ile ifade edilmiştir. Yumurta çapları 0. Türün demografik ve üreme özellikleri incelenmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi.3 cm (2363 g) arasında bulunmuştur. Biyoloji Bölümü. GSI’nin aylık değişimine göre üreme faaliyeti Şubat ve Nisan ayları arasında olmaktadır. Sezona erken başlamak üreme başarısını artırmaz. eşeysel olgunluk boyu.9 cm de erişirken erkekler 22. Sonuç olarak Işıklı Gölü turna popülasyonunda avcılığın Şubat-Nisan arasında yasaklanmasının ve 25. hazır sıva v. SZ 081 3. plastik.1758) popülasyonunun üreme biyolojisi incelenmiştir. Adapazarı aliuzun@sakarya. Yuva başına düşen ortalama yumurta sayısı 210 . Yaşlara göre ortalama kondisyon faktörleri 0. Işıklı Gölü Egretta garzetta (Linnaeus.05). cam. kozmetik.07*W0. Little Egret en erken 2002’de sahaya gelmiştir. Kampüsü Serdivan. yaş grubunda bulunmuştur. Rahmi UYSAL Eğirdir Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü 32500 Eğirdir/Isparta m. Fen Edebiyat Fakültesi.691-2. Biyoloji Bölümü.089 mm) arasında değişmiş olup yaş ilerledikçe yumurta büyüklüğünün de arttığı tespit edilmiştir. Ancak fertlerin tekrar çiftleşmesi için önemlidir.05). SZ 082 Işıklı Gölü’ndeki (Çivril-Denizli) Turna (Esox lucius L. 54140. En yüksek nisbi fekondite ise 64291 yumurta/kg balık olarak 2.798±0.05) ağırlık farkının önemsiz olduğu tespit edilmiştir (p>0. Yaş gruplarının karşılığı ortalama total fekonditeler 2517 yumurta/balık (1 yaş) ile 91944 yumurta/balık (7 yaş) arasında değişmiştir. kasımda yavruları büyütmüş olarak gölden ayrılır. Dişi bireyler 21. Na2O. Dişilerle erkekler arasındaki boy farkı önemli iken (p<0.413 mm (ortalama 2. üreme periyodu. Türkiye’de de bulunmaktadır.26 (Temmuz) ile 20. Niğde ilindeki maden ocaklarında kalsit minerali çıkartan işçilerden bukkal epitel hücreleri alınarak. K2O. kimyasal yapısı CaCO3 olan ve mikronize boyutlarda öğütüldükten sonra kağıt.88 (Şubat) arasında değişmiştir. Çalışmada kalsit işletmesinde çalışan 50 işçi ve 50 sağlıklı kişi olmak üzere toplam 100 kişiden bukkal epitel hücresi alınarak. seramik. TRABZON SZ 080 Kalsit İşletmelerinde Çalışan İşçilerin Bukkal Hücrelerindeki Nüklear Anormallikler Songül BUDAK DİLER Niğde Üniversitesi.0 cm den küçük bireylerin avlanmamasının gerektiği belirlenmiştir. 1766) Türünün Üreme Biyolojisi ve Yıllık Değişimler Ali UZUN Sakarya Üniversitesi. boya. Doğada genellikle saf halde bulunmaz.0 cm (73. Al2O3. diğer minerallerle (SiO2.5 cm (68 g) ile 66. Mart 2003 ve Şubat 2005 tarihleri arasında ayılık olarak yapılan çalışmada toplam 313 adet turna örneği yakalanmış ve bunların 196 adedi dişi (1-7 yaşları arasında) 117’i ise erkek (1-6 yaşları arasında) bireylerden oluşmuştur. Üreme başarısı ise %82. Kalsitin insan nükleusundaki genotoksik etkileri mikronukleus testi ile belirlenerek. Fekondite-boy ilişkisi. Esentepe. Bu çalışmada.17’dir. yumurta verimi..8661 (r=0.yagci@hotmail. CO2.0 cm (3342 g) arasında iken erkek bireyler 21. peperat yapılmış ve kalsitin insan nükleusları üzerindeki genotoksik etkilerini araştırılmıştır.a. bir çok sektörde beyazlık. Bahar başı sahaya gelen Little Egret.023 (1 yaş erkeklerde) ile 1.367±0.0 g) ile 52.edu. SO3. En fazla (9 fert) yeniden eşleşme de bu dönemdedir. ilaç. Temel bir çok sanayinin ana girdisi olan kalsit. Biyoloji Bölümü budakdiler@gmail.284 (6 yaş dişilerde) arasında hesaplanmış olup dişi ve erkekler arasındaki fark önemsiz bulunmuştur (p>0. insan sağlığı üzerindeki zararları tespit edilemiştir.03±3.b. Fe+2) birlikte bulunur. PVC..9 cm’de erişmektedirler. Aylık ortalama Gonadosomatik Indeks (GSI) değerleri 0. preparat hazırlandı. kimya.700 ve n=84) ve fekonditeağırlık ilişkisi ise F=124. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.6669 (r=0. gıda. Hazırlanan bu preparatlar ışık mikroskobunda incelenerek. F=1.

05). Fen Edebiyat Fakültesi. pup protein ve lipit miktarı ile toplam dışkı miktarı arasındaki ilişkilerin farklı olduğu görülmüştür (P>0.5 ve 5 oranında tanik asit hesaplanarak katılmış ve sırasıyla T1. Osman Bey Kampusü. Tercihli beslenme deneylerinde H. Eşeyler arasında ve iki grup arasında hayatta kalma (ömür uzunluğu) açısından da önemli farklar bulunmuştur. K3 şeklinde sembolize edilmiştir. cunea türü için optimal besin tercihi % 53 protein ve % 47 karbohidrat olarak bulunmuştur. laboratuar koşulunda bazı biyolojik özellikleri araştırılmıştır. C-E. SZ 084 Şark Çıbanı Vektörü Phlebototmus papatasi’nin Hayat Döngüsü ve Fekonditesi Üzerine Bir Araştırma Şahin TOPRAK Harran Üniversitesi. Tatarcıklar. Şanlıurfa yöresinde toplanan ve laboratuar koşulunda üretilen Phlebototmus papatasi’lerin. A-E. yumurta ovipozisyon süresi ve fekondite parametreleri araştırılmıştır. D-F. A-N3 ve A-K3 kombinasyonları oluşturularak tercihli beslenme deney grupları oluşturulmuştur. Biyoloji Bölümü. ergin ömür uzunluğu. CD. toplamda dokuz farklı besin elde edilmiştir. özellikle proteince zengin besinlerin olduğu tercih gruplarında pup ağırlığının düşük olduğu tespit edilmiştir (P>0.25 ve % 0.edu. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. cunea larvalarının protein ve karbohidrat alımı arasında lineer bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Kurupelit. Böceklerin sıcaklık istemleri belli bir iklimsel ya da coğrafi koşulda bir yıldaki kuşak sayısını belirler. papatasi’ye ait. Ergin ömür uzunluğu da daha kısa çıkmıştır. Pup protein miktarını sekonder maddelerin özellikle de tanik asitin istatistiksel olarak olumsuz etkilemediği tespit edilmiştir. Ayrıca H. bıraktıkları yumurta sayısı oransal olarak daha azdır. H. A-C. Pup lipit miktarlarının ise protein/karbohidrat oranının düşük oluşuyla ilişkili olduğu görülmüştür. B (P32:K32).19. T2.5 yüzdelik oranları hesaplanarak eklenmiş. Nurver ALTUN2 1 Giresun Üniversitesi. K2. Sonuç olarak araziden toplanan P. Bu besinlerden A-B. cunea türünün besin tercihi C (P10:K32) ve D (P36:K10) tercihli besin deneyinde elde edilen sonuçlara göre yenen protein ve karbohidrat miktarlarının ortalaması ile H. 28+1 oC ve %80 nem koşulu sağlanan insektaryumda P. N2. Arazi koşulunda toplanıp ve kültür ortamında yetiştirilip deneye alınan P. papatasi üzerine laboratuar koşuluna bağlı olarak. toplam tüketim miktarları dikkate alındığında C ve E besinlerinin toplam tüketim miktarlarının kontrol grubu olan A besinine göre farklı olduğu görülmüştür. Biyoloji Bölümü. Benzer şekilde tercih gruplarında karbohidratça zengin besinlerin olduğu tercih grubundaki larvaların lipit miktarının yüksek olduğu görülmüştür (P>0.tr Bu çalışmada Hyphantria cunea türüne ait larvaların son larva evresinde yapay besinler kullanarak besin tercihinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. B-C. Bunun sonucunda üç farklı sekonder maddenin her biri için üç farklı yoğunlukta üç besin. A-T3.05). K:Karbohidrat) gram olarak kullanılarak yedirilmiştir. D (P36:K10). Bu da araziden toplanıp laboratuar koşulunda üretilmesi sağlanan P. A-F. A-D. Gelişme sürelerinin besindeki protein miktarının artışına paralel olarak azaldığı ve sekonder madde miktarlarıyla arttığı tespit edilmiştir. E (P72:K32) ve F (P36:K64) besin menüleri (P:Protein. Ayrıca sekonder maddelerin toplam tüketim miktarları için etkili olduğu gösterilmiştir. B-F. cunea larvalarının tercihsiz beslenme deneylerinde kullanılan 15 besin çeşidi.tr Birçok vektör organizmada olduğu gibi. B-E. N3 şeklinde ve kinin sırasıyla K1. Yenen protein ve karbohidratın pup ağırlığı. Fen Edebiyat Fakültesi. E-F. Bu 3 grup larvadan elde edilen sonuçların ortalamaları karşılaştırıldığında. Sekonder maddeler kullanılarak hazırlanan besinler A besin içeriğine % 1. Giresun 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Bunun için A(P36:K32). 28000. larvaların bir eğim üzerinde hareket eden beslenme davranışı ortaya koydukları görülmüştür.05). % 0. Şanlıurfa stoprak@harran. Samsun oyanar@omu. papatasi’lerin yumurta üretimi kültür ortamında yetiştirilenlere göre daha fazla iken. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. tatarcıkların dağılımında da çevresel koşullar oldukça önemlidir.125. Mahmut BİLGENER2. Tercihli beslenme deneylerinde. papatasi’lerin ortalama dişi başına yumurtlama oranı istatistiksel açıdan anlamlı olacak şekilde farklı bulunmuştur.25. D-E. rüzgar. C (P10:K32). çevresel koşulların (ışık. 2. TRABZON SZ 083 Hyphantria cunea’nın Yapay Besinlerdeki Beslenme Stratejisi ve Besindeki Sekonder Maddelerin Gelişmeye Etkisi Oğuzhan YANAR1. yağış) uygunluğuna bağlı olarak bir yıl içinde 2 veya 3 döl vermektedir. C-F. stres oluştuğu ve 211 .edu. nikotin sırasıyla N1. ve T3 ile sembolize edilmiştir. sıcaklık. Nikotin ve kinin için A besinine % 0. H. Biyoloji Bölümü. B-D. nem. cunea türünde özellikle karbohidratı fazla besinlerle (CF) tercihte tat almayla ilgili kararsızlıkla alım hedefinin tutturulamadığı görülmüştür.

yavruların cinsiyetlerinin kuluçkanın ortadaki 1/3’lük süresindeki sıcaklığa göre değişmesi nedeniyle. bütün ökaryotik hücrelerde bulunan.edu. yuva sıcaklığı. Pınar İLİ. Bu genlerde meydana gelecek olan mutasyonlar peroksizom oluşumunu olumsuz yönde etkilemektedir. Caretta caretta. biyo-ekoloji. bütün peroksizomal matriks proteinleri çekirdekteki genler tarafından kodlanır. Bu nedenle araştırma alanından toplanan örnekler karyolojik bakımdan Tip-1 ve Tip-2 olarak iki gruba 212 . Karyolojik analizler direkt boyama. Elif MADAK Pamukkale Üniversitesi. yuvarlak organellerdir. Peroksizom Oluşumunda PEX12 Gen Etkinliğinin Floresan Mikroskobik Olarak Araştırılması Dilek KAYA. Çiğdem FAK. Fen Fakültesi. Gerek kaydedilen sıcaklık analizleri sonucunda ve gerekse yavru gonad histolojileri sonucunda dişi ağırlıklı bir yavru populasyonunun üretildiği ortaya çıkarılmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. etrafı tek katlı bir zarla çevrili olan küçük. şark çıbanı SZ 085 SZ 086 papatasi. Akın KIRAÇ. Ayça KESİM. Gbant. Bu çalışmada da bu genlerden biri olan PEX12 geninin peroksizom oluşumundaki rolü araştırılmıştır. Az üretildiği bulunan erkek yavru bireylerin daha çok sezon başında ve sonunda bırakılan yuvalar ile yuvaların alt kısmındaki yumurtalardan ve denize yakın yuvalardan çıkarken. fakat otozomların morfolojileri farklı olan iki karyotip çeşidi belirlenmiştir. Bu nedenle. Seda AKIN. Fen-Edebiyat Fakültesi. PEX12 geninde delesyon oluşturulan Saccharomyces cerevisiae hücreleri floresan mikroskobik olarak incelenmiş ve bu mutant hücrelerde peroksizomal matriks proteinlerinin peroksizom içine giremeyip sitozolde kaldığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Deniz kaplumbağası. Bu süreçte görev alan proteinler peroksizom oluşumunda oldukça önemlidir ve bunları kodlayan genlerin tümüne birden PEX genleri adı verilir. Beytepe. TRABZON hem fekondite hem de ömür uzunluğu üzerine olumsuz etki yarattığı sonucuna bağlanılmıştır. Biyoloji Bölümü. kromozom sayısı aynı (2n=48). Uygulanan bu tekniklerin incelenmesi sonucunda. Biyoloji Bölümü. Ankara dylek@hacettepe. Fikret SARI.tr Peroksizomlar. yavru cinsiyet oranları. 06800. SZ 087 Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Deniz Kaplumbağa Yavru Cinsiyet Oranlarının. Amasya’nın Boyalı köyünden toplanan 74 Microtus dogramacii örneği üzerinde ayrıntılı bir şekilde karyolojik incelemeler yapılmıştır. ölü yavruların da gonadlarının histolojisik olarak incelenmesi ile yuvaların cinsiyet oranları hakkında tahminler yapılabilmektedir. yuvaların üst kısmındaki yumurtalardan ve denizden uzak bölgedeki yuvalardan daha çok dişi yavruların çıktıkları tespit edilmiştir.19. Dalaman-Sarıgerme Kumsallarında Caretta caretta (İribaş Kaplumbağa) yuvaların bilgisayarla çalışan elektronik sıcaklık ölçerlerle sıcaklıklarının kaydedilmesi ve ölü yavruların gonadlarının histolojik incelenmesi sonucunda yavru cinsiyet oranları incelenmiştir. Zamansal ve Mekansal Açıdan Farklılıklarının Araştırılması Yakup KASKA.com Bu çalışmada. Biyoloji Bölümü. PEX12 geninde mutasyon olan bu hücreler mitokondri ve vakuol morfolojisi açısından da incelenmiştir. C bant ve NOR boyama teknikleri kullanılarak yapılmıştır. küresel ısınmanın da etkisi altında nesli tükenmekte olan bu türlerin korunması açılarından tartışılmıştır. Bu çalışma Pex12 proteinin perosizomal protein girişinde bir rolü olduğunu bildiren diğer çalışmaları desteklemektedir. Haluk KEFELİOĞLU Ordu Üniversitesi. Denizli caretta@pau. sitozoldeki serbest ribozomlar tarafından sentezlenir ve peroksizomlara taşınır. nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bu türlerin korunması bakımından bu konunun araştırılması büyük önem arz etmektedir. Ordu zulalatli@hotmail. Çıkan bu sonuçlar. Yuva sıcaklıklarının kaydedilerek. Amasya ve Çevresinde Yayılış Gösteren Microtus dogramacii (Mammalia:Rodentia)’daki Kromozomal Anomalilerin Türleşmeye Etkisi Zülal ATLI ŞEKEROĞLU. Fen Edebiyat Fakültesi.tr Deniz kaplumbağalarının cinsiyet kromozomu olmaması. Özgün TEKSOY. Biyoloji Bölümü.edu. Kendilerine ait DNA’ları ve ribozomları yoktur. Anahtar Kelimeler: Phlebototmus fecondite. Şayeste DEMİREZEN Hacettepe Üniversitesi. küresel ısınma. Bu amaçla.

’ye ait olduğu tanımlanmıştır. Çermik Deresinde ise 1: 0. F. türlerin Türkiye’deki paleocoğrafik dağılım haritaları yapılmıştır Bu çalışma sonucunda Artiodactyla memeli fosilleri üzerinde yürütülen Cenogram tekniği ile bölgenin paleobiyocoğrafik ve paleoklimatolojik yorumlamaları yapılacaktır. Ö. mevsimsel olarak da 213 . Seval ORUÇ Ege Üniversitesi. Fen Fakültesi. Not: Sunulan çalışma yapılmış bir araştırmadır. Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Tabiat Tarihi Müzesi. 1 astragalus ve 2 adet patella’dan oluşmaktadır.56 g arasındadır. Anahtar Kelimeler: Garra rufa. Ekstrem sıcaklık koşulunda yaşamaya uyum sağlamış olan bu türün Kangal Kaplıca’da ve Çermik Deresi’ndeki populasyonlarının yaş. 32500. Tragoportax amalthea (Roth & Wagner) ve Gazella deperdita (Gervais) fosillerini içerir ve Geç Miyosen yaşını yansıtır (Kaya. İzmir tanju. Balıklı Kaplıca’daki bireylerin çatal boyları 18. 5 adet phalanx-1. boy ve ağırlık kompozisyonları ortaya konmuş. Elde edilen bu karyotipik formlar. Baraj Gölü (Burdur) Planktonik Turbellaria Yoğunluğunun Mevsimsel ve Derinliğe Bağlı Değişimi İskender GÜLLE1. Amasya SZ 088 SZ 089 Balıklı Kaplıca ve Çermik Deresindeki (SivasKangal) Garra rufa’nın Büyüme Özelliklerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Şerife Gülsün KIRANKAYA. Osman ERTAN2 1 Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bu karyotipik formlardan Tip-1 karyotipine ait 8 numaralı otozom kromozomların perisentrik inversiyona uğrayarak Tip-2 karyotipindeki metasentrik olan 1 numaralı otozom kromozomları oluşturduğu tespit edilmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ağırlıkları 0. hidrobiyoloji alanında Yukarısazak (Kale-Denizli) Memeli Faunasına Ait Yeni Artiodactyla’ya Bulguları Tanju KAYA. perisentrik inversiyon. Eşey dağılımı: Balıklı Kaplıca’da E:D için 1: 1. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Artiodactyla. Baraj Gölü’nde dağılım gösteren planktonik Turbellaria türünün aylık yoğunlukları.175. Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi. İzleyen çalışma Tuna’ya (1999) aittir.com Deri hastalıklarının tedavisinde etkili olduğu iddia edilen Garra rufa obtusa. Güzin EMECEN ÖZSOY Hacettepe Üniversitesi. Isparta igulle@mehmetakif. eşey. 5 adet phalanx-2 ve 4 adet phalanx3. ayrıca büyüme özellikleri belirlenmiştir. bu değerler Çermik deresinde 21. Protoryx carolinae Major. balıklı kaplıca. karyoloji.tr Yukarısazak (Kale-Denizli) memeli faunası Yukarısazak Köyü’nün 1 km güneybatısında Kurttepe ve Yaylatepe arasındaki Kapışcabaşı Mevkiinde yer alır ve ilk kez Kaya (1993) tarafından tanımlanmıştır. Tuna 1999). 1 calcaneum.Anahtar Kelimeler: Microtus dogramacii.6mm. Miotragocerus valenciennesi ve Gazella sp. TRABZON ayrılmıştır.rufa’nın yaş dağılımı Balıklı Kaplıca’da 0-III Çermik Deresinde ise 0-IV yaşlar arasındadır.3112. bu konuda çalışan diğer araştırıcıların tespit ettikleri veriler ile karşılaştırılmış ve türleşme problemine çözüm getirilmeye çalışılmıştır.892. 6 adet p2-m3 in situ alt çene parçası. Materyallerin uzunluk/genişlik diyagramlarına göre bölgesel ve türiçi değişimleri saptanmıştır. Dere örneklerinin kaplıca örneklerinden daha iri ve ağır olduğu ve iki populasyon arasındaki ağırlık farklarının istatistiksel açıdan önemli olduğu saptanmıştır.kaya@ege.19. Beytepe. G.90 olarak bulunmuştur. Artiodactyla takımına ait Helladotherium duvernoyi Gaudry. pek çok cyprinid (sazangil) için letal kabul edilen ya da birçok balığın çok kısa süreler dayanabildiği yüksek sıcaklıkta yaşaması nedeniyle biyolojik açıdan ilginç bir balık türüdür. Ayrıca. Biyoloji Bölümü. Ankara gkirankaya@gmail.60g arasında değişirken.06-14.tr Ocak–Aralık 2002 tarihleri arasında yürütülen bu araştırmada Karacaören I.8 mm ve 0. 15100. Güler EKMEKÇİ. büyüme SZ 091 Karacaören I. Eğirdir. Bulguların odontolojik ve osteolojik incelemeler sonucu Protoryx carolinae. Bu çalışma Batı Anadolu memeli fosil yataklarında ilk defa gerçekleştirilecektir. 1993.edu. Memeli faunası Perissodactyla takımına ait Hipparion matthewi (Abel) ve Ceratotherium neumayri (Osborn). Bulgular 5 adet P2-M3 in situ üst çene parçası. türleşme. Fosil lokalitesinde 2007 yılında yapılan kazı çalışmalarında Artiodactyla’ya ait yeni fosille bulunmuştur.edu. Burdur 2 Süleyman Demirel Üniversitesi.1-26. geç miyosen Denizli-Yukarısazak.

Flora ve fauna elemanlarının dağılımları ile çevresel koşullar (toprak özellikleri. sonbahar mevsiminde 5. uyum.19. aynı zamanda duyarlı birey göçünün.760 birey/m3). ekosistem analizi İnsektisit Direncinin Karasinek. Kaçkar Dağları. Ankara ckuyucu@hacettepe.775 ± 479 birey/m3) olarak bulunmuştur. Beytepe kampusü. zooplankton. GFR ve GDR populasyonlarının uyumsal özelliklerinin GS populasyonuna göre düşük olduğu belirlenmiştir. PK: 06800. düzenlenen ve yönetilen alanlar” biçiminde tanımlamaktadır. CBS ile alana özgü yükseklik. Sonuçta insektisit direncinin incelenen 214 . Musca domestica L. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.kuşak göç). TRABZON dikey yöndeki kümelenmeleri araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. GFR ve GDR populasyonlarına göre düşüş göstermiş ancak GFG2 ve GDG2 populasyonlarında tekrar artmıştır. Anahtar Kelimeler: Turbellaria. bu dirençli populasyonlara GS populasyonundan iki kuşak boyunca %50 oranında duyarlı birey göçü sağlanarak GFR populasyonundan GFG1(1. Bu tanım uyarınca. Baraj gölü genelinde. Planktonik Turbellaria’nın diğer zooplankton grupları içerisindeki ortalama temsil oranı % 1.7 (2.tr Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi. hidrolojik yapı ve iklimsel yapı vb) arasındaki ilişki irdelenmeye çalışılarak Milli Park ekosisteminin yapısı analiz edilmiştir. Turbellaria yoğunluğu en yüksek Temmuz (10. Baraj Gölü SZ 092 populasyonlarda uyum üzerinde etkili olduğu belirlenmiş.587 ± 2.550 ha alana sahip Kaçkar Dağları Milli Parkı’nın biyolojik (flora. Ankara cagasan@hacettepe. koruma alanı. alana-özgü ekosistem analizlerinin yapılması ve yönetim hedeflerinin saptanması gerekmektedir. insektisit direncini düşürmenin yanısıra uyumsal özellikler üzerinde de etkili olduğu tespit edilmiştir. 10-30 m arasında.kuşak göç) ve GFG2(2. Anahtar Kelimeler: CBS. uyumsal özelliklerdeki değişimleri gözlemlemek amacıyla tüm populasyonlar için hayat tablosu düzenlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Karasinek. Direnç gelişimini belirlemek için tüm dirençli ve göç populasyonlarına direnç testleri yapılmış. Karacaören I. Selim Sualp ÇAĞLAR Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Ekoloji Anabilimdalı Beytepe. bakı modelleri hazırlanmıştır. Biyoloji Bölümü. m’de yoğunlaşmıştır. “coğrafi olarak belirlenen ve belli koruma hedeflerine ulaşılacak biçimde ilan edilen. jeolojik. milli park. jeomorfolojik özellikleri ele alınarak ekosistem analizi hedeflenmiş ve bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için CBS kullanılmıştır. SZ 093 Kaçkar Dağları Milli Parkı’nda Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) Tabanlı Ekosistem Analizi Çağaşan KARACAOĞLU. fauna. GDR populasyonundan ise GDG1 ve GDG2 populasyonları oluşturulmuştur.edu. GFG1 ve GDG1 populasyonlarında uyum parametreleri. Gölde Turbellaria yoğunluğunun artış yaptığı dönemlerde Cladocera yoğunluğunda belirgin bir azalış görülmüştür. Dirençli populasyonlara duyarlı birey göçünün hem Fenitrothion hem de Deltamethrin direncini düşürmede etkili olduğu tespit edilmiş. Gaziantep’den GS populasyonu. 51. (Diptera: Muscidae)’nın Uyumsal Özellikleri Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması Arda Cem KUYUCU. dirençli ve duyarlı karasinek soylarının uyumsal özelliklerinde meydana gelen değişimler ile direnç gelişimini etkileyen duyarlı birey göçünün direnç frekansını düşürmedeki ve uyumsal özellikler üzerindeki etkileri araştırılmıştır. insektisit direnci. ekolojik yapı). Bunun için. en düşük Ocak (65 ± 36 birey/m3) aylarında belirlenmiştir. laboratuvar koşullarında beş kuşak boyunca Fenitrothion ve Deltamethrin’e karşı dirençlendirilerek Fenitrothiona dirençli (GFR) ve Deltamethrine dirençli (GDR) populasyonlar elde edilmiş. eğim. yaz mevsiminde 10. Musca domestica. Selim Sualp ÇAĞLAR Hacettepe Üniversitesi.tr Bu çalışmada. koruma altındaki alanlar bir veya birden fazla farklı hedefe ulaşmak amacıyla kurulup yönetilebilir. korunan alanları. Korunan alanların yönetiminde en uygun kullanım biçiminin belirlenebilmesi için. m’de.edu. Aynı zamanda uydu görüntüleri kullanılarak Nesne Tabanlı vejetasyon sınıflandırması yapılmış ve bu sınıflandırma Orman Amenajman Planları ile karşılaştırılmıştır. Bu çalışmada. Dikey yöndeki kümelenmeleri ilkbahar mevsiminde orta su derinliklerinde. dikey dağılım.

52 mm boy değerleri arasında ve ortalaması 37. Biyoloji Bölümü.44–42. ŞİMŞEK.34± 2.6 ♀♀) bireyin total boy dağılımı incelendiğinde. Fen Edebiyat Fak. Biyoloji Bölümü.com Bu çalışmada.001) ve plazma MDA (p<0. 31. Trakya Bu çalışma TUBITAK TBAG-U/161 (105T531) no’lu proje ile desteklenmektedir SZ 096 Mastitisli (Meme İltihabı) İneklerde Kan MDA ve GSH Düzeylerinin Araştırılması Hacı Ahmet DEVECİ. Anahtar Kelimeler: Anopheles maculipennis complex. Zooloji Anabilim Dalı.68–15. Kars ve Ardahan yöresinde değişik köylerde halk elinde yetiştirilen yaşları 3 ile 7 arasında değişen 20 sağlıklı ve 20 mastitisli inek seçildi. Örneklemeler neticesinde Culex cinsine ait 6.ahmet_deveci@hotmail. Sinan KAYNAŞ Hacettepe Üniversitesi.50 mm parametreleri arasında değiştiği ve ortalaması ise 12.edu. alanda kullanılan insektisitlere karşı Anopheles maculipennis complex türlerinde direncin durumu araştırılmıştır.tr Sülüklü Göl (Adapazarı)’ünden yakalanan 17 Bombina bombina (11♂♂. Aysel GÜVEN Kafkas Üniversitesi. Biyoloji Bölümü ANS Kampusu. Çalışmada. Hüseyin ARIKAN2 1 Afyon Kocatepe Üniversitesi. Trakya Sivrisinek Türleri ve Kullanılan İnsektisitlere Karşı Direnç Düzeyleri M. Fen Fakültesi. Merkez/Kars h. Ekoloji Ana Bilim Dalı. ülkemizin batısında yer alan ve önemli bir tarım alanı olan Trakya bölgesinin Tunca ve Meriç havzalarında dağılım gösteren sivrisinek türleri ve yoğunlukları tespit edilmiştir.48 mm parametreleri arasında ortalaması ise 35.6 mm olarak saptanmıştır. Sonuç olarak. sınıra yakın alanlarda 215 . Bombina bombina SZ 095 Anopheles maculipennis complex’e ait türlerin yoğun olduğu belirlenmiştir. İzmir uerismis@aku. yine aynı şekilde endojen bir antioksidan olan GSH düzeylerinin mastitisli hayvanlarda önemli bir azalmaya uğradığı görüldü. Sağlıklı ve mastitisli gruplarda eritrosit GSH (p<0.6.22±2. Söz konusu populasyonun dişi bireylerinin ise total boy dağılımı 31. Hayvanlardan kan örnekleri alınmadan önce mastitisli olup olmadıkları Kaliforniya Mastitis Testi (CMT) ile belirlendi. Sınırda yer alması nedeniyle yoğun geçiş olan bölgede.19. insektisit direnci. 44–37. Ankara musca@hacettepe.1 yıl olduğu tespit edilmiştir. Bu amaçla Tunca ve Meriç havzalarından birer lokalite örnekleri kullanılarak insektisit direncinin temelini oluşturan enzimlerin aktiviteleri çalışılmıştır. 06800. Ochleratatus. mastitisli ve sağlıklı ineklerde kan lipit peroksidasyonu (MDA) ve GSH düzeylerinin araştırılması amaçlanmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. hibernation öncesi toplam 12 bireyin toplam 9.52 mm parametreleri arasında değiştiği ortalamasının ise 38. herhangi bir vektörel kökenli hastalık etkeninin taşınarak bölgedeki potansiyel vektör türler tarafından yayılması olasılığı üzerinde durulması gereken önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. mastitisin lipit peroksidasyonuna neden olduğu ve bunun sonucunda MDA düzeylerinde bir artışın meydana geldiği. Biyoloji Bölümü.tr Bu çalışmada. skeletokronoloji yöntemi ile populasyondaki erkek bireylerin yaş ortalaması 4. Mustafa AKINER. Fatih M. Uronetania ve Culiceta cinslerine ait 1’er olmak üzere toplam 17 sivrisinek türü saptanmıştır.4-42. ERİŞMİŞ1.00±2. Biyoloji Bölümü. Sivrisinek örneklemeleri Mayıs . Ochleratatus cinsine ait 6. Alan genelinde Culex cinsine ait türler yoğun olarak görülürken. dişi bireylerin ise 3. Anopheles cinsine ait 3. Culex. Fen Edebiyat Fakültesi.86 mm olduğu saptanmıştır.15 mm olarak saptanmıştır. Fen Fakültesi.001) düzeyleri arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulundu.edu. Populasyondaki erkek bireylerin boy dağılımı 34. Özellikle sınıra yakın bu alanların sulak tarım alanı özelliğinde olması nedeniyle yoğun insektisit kullanıldığı göz önüne alınarak. TRABZON SZ 094 Skeletokronoloji Yöntemi İle Bombina bombina (Amphibia: Anura) Türüne Ait Bireylerin Yaşların Belirlenmesi Uğur C. Bornova. Selim S. Daha sonra eritrosit GSH ve plazma MDA düzeylerine bakıldı. yaş tayini.Eylül 2007 tarihleri arasında 47 farklı lokalitede gerçekleştirilmiştir. Yapılan biyokimyasal denemeler sonucunda organofosfat gurubuna karşı direnç varlığı yanında düşük oranda da olsa pyrethroid grubuna karşı da direnç geliştiği tespit edilmiştir.39 ± 2. Afyonkarahisar 2 Ege Üniversitesi. ÇAĞLAR. 1. Beytepe.04 mm olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Skeletokronoloji.

filippii’den önemli oranda (p<0.com Bu çalışmada. Süleyman KAYA. SOD. Bu bulgularla balıkların iskelet kasında antioksidan aktivite yönünden özellikle CAT enzimi bakımından A. kokusuz.19. lipit peroksidasyonundaki. peptid bir hormon olan AdM uygulamasına bağlı olarak. Kalp dokusundaki MDA seviyeleri incelendiğinde B(a)P+AdM uygulamasının lipid peroksidasyonunu telafi edici etkisinin olduğu görülmüştür. diğer oksidatif stress göstergelerinin ise A filippii’de daha fazla olduğu sonucuna varıldı. filippii’de antioksidan aktivite daha yüksek görüldü. yeraltı sularında. Gökhan NUR. PAH’ların metabolizmaları boyunca reaktif oksijen türleri (ROT) oluşabilir. Biyoloji Bölümü. TRABZON Anahtar Kelimeler: İnek. Benzo(a)piren uygulamasından sonra AdM’nin biyokimyasal ve histolojik yönden telafi edici ve/veya koruyucu etkisinin değerlendirilmesi çalışmanın amacını oluşturmaktadır. karsinojenik etkileri olduğu bilinen benzo(a)piren uygulamasından sonra adrenomedullin verilen sıçanların kalp dokularında biyokimyasal ve histolojik değişimler araştırılmıştır. . lipit peroksidasyonu SZ 097 SZ 098 Benzo(a)piren Uygulamasına Bağlı Olarak Sıçan Kalp Doku Hasarında Adrenomedullin Etkisinin İncelenmesi Arzu DOĞRU. erime noktası 179 °C. GSH216 Alburnus filippi (Kessler. redükte glutatyon (GSH). Yaptığımız histolojik incelemelerde kalp dokusunda AdM ve B(a)P uygulamalarının kalp dokusunda hasara neden olduğu. katalaz (CAT). Çalışmamızda kontrol grupları ile karşılaştırıldığında B(a)P ve AdM’nin ayrı ayrı uygulamalarının oksidatif strese neden olarak kalp dokusunda oksidatif hasarı indükleyici etki göstermişken B(a)P ve AdM’nin birlikte uygulanması kalp dokusunda lipid peroksidasyonunun azalmasına. lipit peroksidasyonu stres. Mehmet İlker DOĞRU. Anahtar Kelimeler: Balık. microlepis’in iskelet kası CAT aktivitesi A. Iskelet kasında antioksidan aktivite yönünden SOD ve GST enzimleri her iki türde de benzer sonuçlar verirken genel olarak A. glutatyon peroksidaz (GSHPx) ve glutatyon S-transferaz (GST) enzimlerini içeren oksidatif stress göstergelerinin seviyeleri analiz edildi. Türkiye’nin Kuzey Doğu Anadolu Bölgesi. microlepis iskelet kasının çok daha etkili olduğu. B(a)P fosil yakıtların tam olarak yanmaması sonucu meydana gelir ve havada. Türkiye tatlı su balığı Alburnus filippi ve Acanthalburnus microlepis’in iskelet kaslarındaki çeşitli oksidatif stres göstergeleri araştırıldı. ancak B(a)P+AdM’nin birlikte uygulama grubunda kalp dokusunun genel olarak normal yapıda görüldüğü tespit edilmiştir. atık sularda ve ızgarada pişen yiyeceklerde bulunur.24 g/cm3 olan. mastitis. 1863) Lipit Peroksidasyonu ve Antioksidan Enzimler: Karşılaştırmalı Bir Çalışma Aysel GÜVEN. içme sularında. H. total glutatyon seviyesindeki. CAT. S. mutajenik ve yüksek karsinojenik özellik gösteren bir polisiklik aromatik hidrokarbondur (PAH’dır). filippii ve ortalama 5-8 g ağırlığında 40 adet A. Bu çalışmada karsinojenik bir kimyasal madde olduğu bilinen B(a)P ve birçok patolojik durumda farklı etkiler gösteren. oksidatif antioksidan enzimler. Redükte glutatyon (GSH) ve tiyobarbitürik asit reaktif maddelerinin (TBARS) seviyeleri de değerlendirildi. Aktive edilmiş PAH’ların DNA’ya bağlanmasının karsinojenik etki için gerekli olduğu düşünülmektedir. A. yoğunluğu 1. Özgür KAYA Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi. T. NO ve AdM seviyelerindeki değişiklilerin ve B(a)P’ın olası histopatolojik etkileriyle AdM arasındaki etkileşimler araştırılmıştır. kimyasal formülü C20H12.001) daha yüksek tespit edildi. Eğitim Fakültesi. Kura-Aras nehri havzasında ortalama 5-10 g ağırlığında 40 adet A. Dawley sıçanlarda antioksidan enzim seviyelerindeki. 1877) ve Acanthalburnus microlepis’de (Filippii.31 g/mol. Fen Bilgisi Eğitimi Bölümü. microlepis yakalandı. İnan KAYA. kaynama noktası 495 °C. Muhittin YÜREKLİ Aksaray Üniversitesi. Ahmet DEVECI. Uygun koşullarda labotatuara getirilen bu balıkların iskelet kaslarında süperoksit dismutaz (SOD). sarı renkli. Kars bylginan@gmail.com Benzo(a)piren (B(a)P). malondialdehit (MDA). Biyoloji Bölümü. PAH’ların metabolik aktivasyonu sonucu ortaya çıkan diol epoksitler DNA’ya kovalent olarak bağlanırlar. moleküler ağırlığı 252. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Çalışmamızda. akocagun@hotmail.

Fevzi UÇKAN2. 21. Fen Edebiyat Fakültesi.45. çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA) içinde de ökosapentaenoik (C20:5ω3) ve dokosaheksaenoik (C22:6ω3) asitler en yüksek oranda bulunan yağ asitleridir. Manisa 5 Dumlupınar Üniversitesi. Çiran (Liza ramada). ancak ölüm görülmedi. Bu durum.94 bulunmuştur. Liza aurata’da ω3 yağ asidi. A. Altınbaş kefal (Liza aurata). Halil YILMAZ1. 18.03. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Plazmatositlerde de vakuol oluşumu vardı. ve PUFA oranları (sırası ile): Lithognathus mormyrus’da % 32. Kütahya kuysal@dumlupinar. kalp dokusu SZ 099 % 33. Altıntaş.20. en düşük türün ise Chelon labrasus olduğu tespit edilmiştir. doymuş yağ asitleri (SFA) içinde palmitik (C16:0). adrenomedullin. MUFA. Üretim ve Eğitim Enstitüsü. Diğer uygulamalar ile kontrol grubu arasında fark yoktu. Antalya 3 Altıntaş Meslek Yüksek Okulu. Chelon labrasus’da % 36. deniz balıkları SZ 100 Beymelek Lagünü’ne Giren Bazı Deniz Balıklarının Yağ Asidi Oranlarının Karşılaştırılması Kazım UYSAL1. Bu etkilerin mekanizması ve zamana bağlı değişimleri ile zehir içeriğinde fenoloksidaz ve kalretikulin varlığı araştırıldı.97. ω3 yağ asidi oranı en yüksek türün Liza aurata. RIVERS1 1 Maryland Loyola Üniversitesi. İncelenen türlerin kas dokularında yaklaşık 20 kadar yağ asiti tanımlanmıştır. Biyoloji Bölümü. Bu sonuçlar bize kalp dokusunda B(a)P+AdM uygulamasının reaktif oksijen türlerinin neden olduğu hasarı telafi edebileceğini göstermektedir. Dumlupınar Üniversitesi Biyoloji ve Kimya Bölümleri Laboratuarları’nda kloroform ve metanol karışımı (2:1 v/v) kullanarak. 19.11.49. Liza ramada’da % 33. Biyoloji Bölümü. nitrik oksit. Muhammet DÖNMEZ3.19. 43800. Kepez. İzmit-Kocaeli ekrem_ergin@hotmail. Fen Edebiyat Fakültesi. yağ asit analizleri ise Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği Laboratuarı’nda bulunan gaz kromatoğrafisi cihazı ile yapılmıştır. Araştırmada. Mugil cephalus’da % 38.tr Bu çalışmada. Dumlupınar Üniversitesi. Mavri (Chelon labrasus) türlerinin kas dokusu yağ asidi bileşimi araştırılmıştır. Lipid peroksidasyonu. 24.66. 16. (Lepidoptera: Pyralidae) hemositleri ve Trichoplusia ni Hubner (Lepidoptera: Noctuidae) embriyo hücreleri kullanılarak belirlendi. Üretim ve Eğitim Enstitüsü tarafından temin edilmiştir. Kemal SEÇKİN4. Metin BÜLBÜL5 1 Dumlupınar Üniversitesi. antioksidan enzimler.edu. 32.20. Baltimore.82. incelenen türlerin kas dokusu ω3 (veya n3) yağ asidi oranlarının karşılaştırılması ve insan gıdası açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. tek çift bağlı doymamış yağ asitleri (MUFA) içinde oleik (C18:1). fenoloksidaz inhibitörü fenilketonuri ile antikalretikulin tatbik edilen zehir ve kontrol amacı ile sadece fizyolojik su eklenerek 3 saat boyunca gözlendi. Beymelek Pimpla turionellae L. Has kefal (Mugil cephalus). Tüm gruplarda. Kimya Bölümü. Total lipit ekstraksiyonu.78. Kütahya 4 Celal Bayar Üniversitesi.14. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehirinin Konak Hücrelerine Morfolojik ve Biyokimyasal Etkileri Bridget Keenan1. Granüllü hücrelerin yaklaşık % 40’ının öldüğü belirlendi. Yılmaz EMRE2. TRABZON Px enzim aktivitelerinde ve toplam GSH seviyesinde artmasına neden olmuştur. Hemositler. Fen-Edebiyat Fakültesi. 25. 3 saat sonunda sözü edilen değişiklerin korunması parazitoit zehirinin litik 217 . Anahtar Kelimeler : Lagünü. David B.92. İncelenen bütün türlerde ω3 PUFA oranı ω6 PUFA oranından önemli derecede yüksek bulunmuştur. Sadece zehir tatbikinde. acısu olmasına rağmen Beymelek Lagünü’ne giren balıkların ω3 PUFA oranlarının denizde yaşayan balıklar kadar yüksek olduğunu ve insan beslenmesinde mükemmel bir ω3 yağ asidi kaynağı olabileceğini göstermektedir. Bütün türlerde. sıçan. Biyoloji Bölümü. Ekrem ERGİN2. Gıda Mühendisliği Bölümü. 20. granüler hücrelerde 45’inci dakikada diğer deney gruplarına göre daha fazla vakuol gözlendi. (Hymenoptera: Ichneumonidae) zehirinin konak türler üzerindeki morfolojik ve biyokimyasal etkileri Galleria mellonella L. Fenilketonuri ve anti-kalretikulin tatbik edilen zehir kullanıldığında her iki hemosit tipinde de çok az vakuol oluşumu görülmesi zehir içeriğinde fenoloksidaz ve kalretikulinin varlığını gösterdi. 43100. SFA.com Endoparazitoit Pimpla turionellae L. Balıklar Akdeniz Su Ürünleri Araştırma.22. On beşinci dakikada sadece zehir tatbik edilen hemositlerden hem granüler hücrelerde hem de plazmatositlerde vakuol oluştuğu görüldü. 22. USA 2 Kocaeli Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Benzo(a)piren. 32. hücre ortamına sadece zehir. Beymelek Lagünü (Antalya)’nden yakalanan Mırmır (Lithognathus mormyrus).33. Biyoloji Bölümü. Kütahya 2 Akdeniz Su Ürünleri Araştırma. 43100.

19. göç stratejileri ve göç taktiklerinin araştırılması amacıyla fenolojilerinin karşılaştırılması suretiyle yapılmıştır. Veri kümesinde toplam değişimin %77. Cernek Halkama İstasyonu’nda sonbahar göç döneminde Sylvia atricapilla türünün göç dinamikleri belirlenmiş ve göçle ilgili bazı morfolojik ölçümleri kıyaslanmıştır. Özgür EMİROĞLU2. Kümeleme analizi. 26480 Eskişehir 4 Ankara Üniversitesi. Fen-Edebiyat Fakültesi. İkinci faktör organicnutrient faktördür. BOİ. fenilketonuri veya anti-kalretikulin tatbik edilen embriyo hücrelerinde uygulamadan 1 saat sonra başlatılıp 3 saat boyunca devam ettirilen gözlemlerde aşırı oranda vakuol oluşumu gözlendi. NO2N.26’i genç. Kiraz ERCİYAS2. Ocak ve Şubat 2005 tarihlerinde kötü hava şartlarından . TK. Y. pH. Arzu GÜRSOY1.co Bu çalışma. Embriyo hücrelerinde fenoloksidaz aktivitesini veya kalretikulin bağlanmasını engelleyerek zehir etkisinden korunma sağlanamaması parazitoit zehirinin hedef hücrelerde spesifik etki gösterdiğini ortaya çıkardı. hemosit. Biyoloji Bölümü. % 47’si dişi ve % 2’sinin ise cinsiyeti 218 Uluabat Gölü Yüzey Suyu Kalitesinin Belirlenmesinde Çokdeğişkenli İstatistiksel Tekniklerin Uygulanması Cansu FİLİK İSCEN1. KOİ. Fen-Edebiyat Fakültesi . Türkiye m 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitolojik Araştırmalar Merkezi.tr Bu çalışmada 2004-2005 yılları arasında Uluabat Gölü’nden sağlanan verilerin yorumlanması için. SZ 101 dolayı örnek alınamamıştır) su örneklerinin alınması ve her su örneğinde 12 farklı parametrenin (°C. SO43-. parazitoit zehiri. FK) incelenmesiyle sağlanmıştır. kalretikulin. İlköğretim Bölümü. İstatistik Bölümü Meşelik.46 oranında açıklamıştır. Samsun. Ağırlığı ve Yağ Skoru A. NH4-N.34’ünü açıklamış ve mikrobiyolojik faktör olarak isimlendirilmiştir. Halkalanan bireylerin % 96. Ancak. Üçüncü faktör değişimin %19.35’ni açıklayan üç potansiyel faktör belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. %25. Eğitim Fakültesi. Sis ağları ile yakalanan kuşlar.edu. PO-34-P. Türkiye balabancemal@yahoo. Semra İLHAN2. TRABZON etkiden ziyade felç edici özelliği olduğunu ortaya çıkardı. Fen Fakültesi. ancak hücre içi Ca+2 seviyesindeki bu artış Ca+2 kanalı engelleyicileri ve hücre dışı Ca+2’dan yoksun ortam kullanılarak engellenemedi. çok değişkenli istatistiksel yaklaşımların uygulabilirliği denenmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. % 3. Meşelik. Hücre morfolojisinde görülen değişimlerden önce hücre içi Ca+2 seviyesi arttı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. alüminyum halkalar takılıp gerekli ölçümler alındıktan sonra serbest bırakılmıştır. % 51’i erkek. her bireyin kanat ve kuyruk uzunlukları ölçülmüş. İlk faktör toplam değişimi %32. Fen-Edebiyat Fakültesi. küçülme ve vakuol oluşması şeklinde morfolojik değişikler meydana geldi. Uluabat gölünde farklı fizikokimyasal özellikleri ve kirlilik düzeylerini yansıtan örnekleme noktaları arasındaki benzerlikleri iki farklı grup şeklinde ortaya çıkarmıştır. Elde edilen veriler.12’si erişkin. Biyoloji Bölümü. 1758) (Aves: Passeriformes)'nın 2002 – 2005 Yıllarına Ait Sonbahar Göç Dinamiği. kümeleme. Anahtar Kelimeler: Uluabat Gölü. Zehir tatbik edilen embriyo hücrelerinde 6 saat içinde sitoplazmik büzülmeyi takiben yuvarlaklaşma. Biyoloji Bölümü Meşelik. temel bileşen ve faktör analizleri uygulanarak değerlendirilmiştir. % 0. Veysel YILMAZ3 ve Seyhan AHISKA4 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. NO3-N. çözünmüş oksijen. yağ skoru ve ağırlıkları tespit edilmiştir. takip eden 6 ile 10 saatlik zaman diliminde hücre ölümü gerçekleşmedi. Samsun. Pınar ÖZÇAM2. Doğu Akdeniz Göç yolunu kullanan Sylvia atricapilla’nın (karabaşlı ötleğen). su kalitesi SZ 102 Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu'nda Sylvia atricapilla (Linnaeus. gölde belirlenen 12 farklı istasyondan aylık olarak (Aralık 2004. fenoloksidaz. fakat ölümü engellemedi. Yapılan dört yıllık çalışmada Sylvia atricapilla türünden toplam 3393 birey halkalanmış. 26480 Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Hücre kültürüne ozmotik koruyucular. faktör ve temel bileşen analizleri. Cemal ÖZSEMİR1. 06100 Ankara emiroglu@ogu. Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae. sadece zehir.62’sinin yaşı belirlenememiş. Hemositlerin aksine. 26480 Eskişehir 3 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi.Sancar BARIŞ2 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Naime ARSLAN2. Tandoğan. kümeleme. rafinoz ve sükroz ilavesi hücre parçalanmasında zaman ve doza bağlı olarak gecikmeler oluşturdu. Bu çalışmada 2002 – 2005 yılları arasında Samsun Kızılırmak Deltası.54’ünü açıklamış ve fizikokimyasal faktör olarak isimlendirilmiştir. Veriler.

Çalışmanın yürütüldüğü Kızılırmak Deltası Cernek Halkalama İstasyonu’nun sonbahar göç döneminde Karadeniz’i aşan S. Lessepsiyen Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölünde Yaşayan Bazı Ekonomik Balık Türleri Üzerinde Biyokimyasal ve Limnolojik İncelemeler İbrahim ÖRÜN1.67 13699.25 27073.com Bu çalışmada. biyokimya.19. Mustafa IŞIK2. diğer Sylvia türlerinden farklı olarak anlamlı genç birey oranına sahip olduğu belirlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.42) 0-20m derinlik katmanından elde edilmişken.2g saat-1 olarak hesaplanmıştır. Capoeta trutta ve Capoeta capoeta umbla balık türlerinde hematolojik ve biyokimyasal inceleme yapılmıştır. 22215. Zeliha TALAS4. kaynağının yörede yapılan kayısıcılıktan kaynaklandığı düşünülmüştür. TRABZON belirlenememiştir. farklı türlerin farklı göç stratejilerine sahip olmasından kaynaklandığını düşündürmektedir.05. Bu durum. su analizi SZ 104 Karataş Açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) Yürütülen Dip Trolü Avcılığı Sayısal Verileri Erdoğan ÇİÇEK. 82 kemikli) balık olmak üzere toplam 110 tür elde edilmiştir.90’lık kısmını oluşturan Lessepsiyen balıkların.73 5985. Mikrobiyal analizde Enterococcus varlığı evsel atıkların drenaj edildiği göstermektedir. Gaziantep erdogancicek@yahoo. Anahtar Kelimeler: Kızılırmak Deltası. Biyoloji Bölümü. bölgenin tür ve familya çeşitliliği bakımından oldukça zengin olduğu tespit edilmiştir. Ayhan DURAN3 Aksaray Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 68100Aksaray 2Aksaray Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Bölümü 68100 Aksaray 3Aksaray Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu 68100 Aksaray 4 Niğde Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 51100 Niğde iorun68@hotmail.10’luk. biyokütle. Kenan ERDOĞAN1. En yüksek biyokütle değerine sahip olan balıkların yarıya yakın kısmı (%47. Sylvia atricapilla. takip eden aylarda bu değer devamlı olarak düşüş göstererek. Ağır metal yönünden önemli bir kirliliğe rastlanılmamıştır.05 olduğu saptanmıştır.3g saat-1) balıkçılık sezonunun açıldığı eylül ayında rastlanmış. En yüksek birim zamanda yakalanan av (CPUE) değerine (66756. yağış ve basınç gibi göç zamanlamasını etkileyen meteorolojik verilerle de kıyaslanmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir. 10611.66’sını oluşturduğu tespit edilmiş ve sonuç olarak tüm bu verilerin ışığı altında bölgedeki balık stoklarının av değerleri itibariyle zamanla çok değişken bir yapı sergiledikleri anlaşılmıştır. Hematolojik incelemede total lökosit sayılarında istatistiksel olarak bir artma p<0. mikrobiyolojik ve ağır metal analizleri belirlenmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi.97g saat-1 olduğu hesaplanmıştır.58’i 20-50m ve %17. dip trolü avcılığı. Anahtar Kelimeler: Kuzeydoğu Akdeniz. Sözü edilen veriler değerlendirildiğinde. Ortalama CPUE değerinin derinlik katmanları itibariyle sırasıyla 29600. 5 kafadan bacaklı ve 90 (8 kıkırdaklı. Tüm avcılık sezonu için ortalama CPUE değeri 26308. Tür sayısı olarak balıkların %18. 219 . Bu kapsamda 15 kabuklu.70g saat-1. Çalışma sırasında halkalanan diğer Sylvia cinsi türlerine kıyasla bu türün göç zamanlamasının daha uzun seyrettiği tespit edilmiştir. Ayrıca gölün fiziksel. geriye kalan %35. halkalama SZ 103 Anahtar Kelimeler: Sultansuyu. Toplam olarak elde edilen 631403. Yakalanma dinamiği rüzgâr. atricapilla’nın. mart ayında 12478. atricapilla için önemli bir konaklama ve barınma alanı olduğu tespit edilmiştir. Karataş açıklarında (Kuzeydoğu Akdeniz) yürütülen dip trolü avcılığına ilişkin sayısal veriler ortaya konmaya çalışılmıştır. 2002-2003 avcılık sezonunda. toplam balık biyokütlesinin %26.62g saat-1. Leuciscus cephalus. kimyasal. S.89g’lık biyokütle içerisinde balıkların %79.73’lük ve kafadan bacaklıların ise %7.com 1 Bu çalışmada Sultansuyu (Malatya) Baraj Gölü’nde yaşayan Cyprinus carpio.00’lık kısmının ise 50-100m derinlik katmanından elde edildiği belirlenmiştir. göç dinamiği. eritrosit sayılarında bir azalma p<0.5g saat-1’lik bir değer ile en düşük seviyeye inmiştir.5 18954. Dursun AVŞAR Gaziantep Üniversitesi. kabukluların %13. Su analizlerinden suyun ikince kalite su olduğu ve suyun kükürt miktarının standartların üstünde bulunduğu belirlenmiş olup.17’lik kısmı oluşturduğu belirlenmiştir. balık. Biyoloji Bölümü. Levent ALTAŞ2.

Isopoda (Asellus aquaticus). Amphipoda (Gammarus spp. Morfolojik değişikliklerin sensomotor bölgenin 3. 32500.I. Diptera (larva ve pupa).Kocaeli asahin@balikesir.Bayram TEMUR1. Anahtar Kelimeler: Açlık. nötral peptid hidrolaz SZ 107 Pimpla turionellae L. zoobentos SZ 106 aktifliğinin belirlenmesi amaçlandı. Ratlar 1. Copepoda. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ekrem ERGİN2.. Bu balığın diyetleri arasında Cladocera. Atherina boyeri. Salim Serkan GÜÇLÜ2. Isparta igulle@mehmetakif. biyokimyasal ve hormonal etkileşimler ve konak bağışıklık sisteminin baskılanması gibi çeşitli faktörlere bağlıdır.tr Parazitoitlerin konak böcek içinde gelişimi. Çok sayıda zararlı lepidopter türün prepup ve pupunda soliter. Cladocera. Fen-Edebiyat Fakültesi. TRABZON SZ 105 Eğirdir Gölü Gümüş Balığı (Atherina boyeri Risso. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Zehiri ve Parazitlemesinin Konak Galleria mellonella L. Eğitim Fakültesi. H. limbik ve orbital bölgelerindeki nötral peptid hidrolaz aktivitesi biyokimyasal olarak belirlendi.edu. % 60±5 bağıl nem ve 12:12 saat (Aydınlık: Karanlık) Açlığın Beyin Korteksinin Sensomotor. Biyoloji Bölümü. Ephemeroptera. Karayev. Gürkan DİKEN2. Bu amaçla. A. Ostracoda. Gastropoda. Açlığın ilk günlerinde beyin korteksinin nöronları organizmayla ilgili olan gıda motivasyonu uyartılarına cevap verirken.tr Bu çalışmada. Beyin korteksinin sensomotor. Hemiptera. Eğirdir Gölünün yabancı (ekzotik) türlerinden olan gümüş balığı (Atherina boyeri Risso. Araştırmada 100 adet Wistar Albino rat kullanıldı. Fen-Edebiyat Fakültesi. zooplankton. Trichoptera. Fen-Edebiyat Fakültesi.19. 1810) Populasyonunun Beslenme Özellikleri İskender GÜLLE1. Nematoda ve Syanobakteri gruplarına rastlanılmıştır. açlığın farklı dönemlerinde beyin korteksinin sensomotor. katlarında diğer korteks bölgelerinden daha çabuk ve daha derin olduğu gözlendi. Baku.1810)’nın beslenme özellikleri araştırılmış ve göl ekosistemindeki muhtemel etkileri tartışılmıştır. (Lepidoptera: Pyralidae) Toplam ve Farklı Hemosit Sayılarına Etkileri Aylin ER1. limbik ve orbital bölgelerindeki nötral peptid hidrolaz (NPH)’ların 220 . Limbik ve Orbital Bölgelerindeki Nötral Peptid Hidrolazların Aktifliği Üzerine Etkisi Atilla TEMUR1. korteks. 3 ve 5 gün sürelerle aç bırakıldı. Konak ve parazitoitler 25±2 0C sıcaklık. A. Balıkesir 2 Kocaeli Üniversitesi. Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi. Gammarus spp. Ovipozisyon esnasında ergin dişi parazitoit tarafından konak içine bırakılan zehir ve yumurtalık proteinleri gibi salgılar başarılı bir parazitleme ve konak hemositleri ile sağlanan hücresel bağışıklık tepkilerini baskılamakta önemli olmaktadırlar. yabancı tür. Galleria mellonella L. Anahtar Kelimeler: Eğirdir Gölü. Fahrettin KÜÇÜK2. İzmit . ve 5. (Hymenoptera: Ichneumonidae) dişilerinden elde edilen zehir salgısının ve parazitlemesinin konak tür. balık yumurtası ya da larvasına rastlanılmamıştır. Biyoloji Bölümü. açlığın daha ileri dönemlerinde nöronlar protein sentezleyebilmek için kendi varlıklarını korumaya çalışmaktadırlar.com Bu çalışmada. Özellikle genç evrelerinde zooplankton üzerinde baskı kuran gümüş balığının. Mustafa ATLI1 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi.edu. (Lepidoptera: Pyralidae)’nin larval ve pupal dönemlerinde toplam ve farklı hemosit sayılarına etkileri belirlendi.a. Mart 2006 Ağustos 2007 tarihleri arasındaki 18 aylık süreçte aylık olarak toplanan örneklerin sindirim sistemleri incelenmiştir. Fevzi UÇKAN2. Azerbaıjan temurat@yahoo. Olga SAK1 1 Balıkesir Üniversitesi. Açlığın süresi uzadıkça sensomotor bölgeden sonra ilk olarak limbik bölgede ve daha sonraki açlık günlerinde de orbital bölgede histolojik değişiklikler meydana gelmektedir. Eğirdir. Fahrettin ASKEROV2. Azerbaijan Academy of Sciences. idiobiont ve endoparazitoit olarak gelişen Pimpla turionellae L. 15100. Lerzan ÇİÇEK2 1 Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. beslenme. aquaticus ve Diptera (larva ve pupa) en yaygın tüketilen besin grupları olup. Burdur 2 Süleyman Demirel Üniversitesi. Polyphorma larvası. Balığının sindirim sisteminde Rotifera. besin tercihi ergin dönemlerinde bentik organizmalara değişim göstermiştir. Bivalvia (Dreissena polymorha) larvası. bu bölgeler histokimyasal olarak da incelendi. Ayrıca. 65080 Van 2 Institute of Physiology n. D.). Zekiye GÜÇLÜ2.

5 KEZ. diyabet oluşturmak için serum fizyolojik çözeltisi içerisinde150 mg/kg alloxan birer hafta arayla 4 kez intraperitonal olarak 221 . 8 ve 24 saat). alloxan ile diyabet yapılmış farelerin (Mus musculus) kan glikoz seviyeleri üzerine etkileri değerlendirildi. grup 2: sağlıklı DHG (kontrol 1) + OE. Farklı hemosit sayıları ise parazitleme. Her hücre tipinin 1000 hücre içindeki oranları belirlenerek farklı hemosit tiplerindeki değişim ifade edildi.05 KEZ ve 0. testosteron. folikül uyarıcı hormon ve progesteron varlığı belirlendi. Galleria mellonella. pupal endoparazitoit Pimpla turionellae L. % 60±5 bağıl nem ve 12:12 saat (Aydınlık: Karanlık) fotoperiyot uygulanan laboratuar şartlarında yetiştirildi. Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae. toplam hemosit sayısı. Sonuç olarak farklı KEZ dozları ve parazitleme konak larva ve pupunda toplam hemosit sayısında kontrol grubuna göre değişime neden oldu. P. tiroksin SZ 109 Parazitoit Pimpla turionellae L. G. (Lepidoptera: Pyralidae) üzerinde.05 KEZ.01 KEZ ve 0. 3 Mersin Üniversitesi. progesteron. Erken evre larvada belirlenen testosteron düzeyinde diğer evrelere göre anlamlı farklılık varken progesteron düzeyinde önemli bir fark görülmedi. Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Ali CIMBIZ2. Ergin P. Olga SAK2 1 Kocaeli Üniversitesi. parazitoit zehiri.1 KEZ. Kütahya 2Dumlupınar Üniversitesi. mellonella pupunda progesteron bulunamadı. TRABZON fotoperiyot uygulanan laboratuar şartlarında yetiştirildi. Enjeksiyon ve parazitlemeyi takiben üç farklı zamanda (4. son evre larvalarında ve pupunda. 6 ve 24 saatlik periyotlarda folikül uyarıcı hormon ve testosteron seviyelerinde kontrol grubuna göre anlamlı bir değişim gözlenmedi. Vahdettin BAYAZIT1. folikül uyarıcı hormon. Sağlık Yüksek Okulu. (Hymenoptera: Ichneumonidae) konak tür Büyük Balmumu Güvesi. Galleria mellonella L.com İdiobiont. Aylin ER2. (Hymenoptera: Ichneumonidae) Omurgalı Hormonları Fevzi UÇKAN1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 0. Zehir düşük dozlarda pup evresinde larval evreye göre daha etkiliydi. Sabri ÖZYURT1. son evre larva ve pupta testosteron. parazitlemeyi takiben G. Sevda GÜZEL3 1 Dumlupınar Üniversitesi. Farelerde. 0.02 KEZ. 10145 Balıkesir dnzmrm@hotmail. farklı hemosit sayısı SZ 108 folikül uyarıcı hormon düzeyinde ortaya çıkan farklılık larval döneme göre istatistiksel olarak önemliydi. Kontrol grubu olarak boş enjeksiyon. M. mellonella’nın erken evre. folikül uyarıcı hormon ve progesteron varlığı belirlendi. her doz ve saat için 15’er bireyden hemolenf alınarak toplam hemosit sayıları belirlendi.19. Pup evresinde Zeytin Yaprağı (Olea europea) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin ( Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Yusuf ÖZAY1.02 KEZ dozları. turionellae’nın ise eşeye bağlı olarak ergin evrenin erken ve geç dönemlerinde alınan örneklerde immünoanaliz yöntemiyle omurgalı hormonları araştırıldı. Famokognozi Anabilim Dalı. mellonella’da erken evre larva. ancak östrojen ve tiroksin hormonları tespit edilemedi. Çalışmada grup 1:diyabetik-deney hayvan grubu (DHG) + OE. Mersin yusufozay33@hotmail. Galleria mellonella. 0. Fen-Edebiyat Fakültesi. P. konak pupunda ise 0. Omurgalı ve omurgasızlar için ortak olan hormonların tanımlanması. Biyoloji Bölümü. fosfat tamponlu fizyolojik su (PBS) enjeksiyonu ve herhangi bir işleme tabi tutulmamış konak larva ve pupları kullanıldı. 25±2 °C sıcaklık. G. mellonella pupu omurgalı hormonları üzerine etkilerinin araştırıldığı çalışmalarda ise. 0. Anahtar Kelimeler: Pimpla turionellae. parazitlemeyi takiben 2. Farelerin açlık kan şekerleri glikometre ile kuyruk veninden alınan kanla değerlendirildi. turionellae farklı kese eşdeğeri zehir dozlarının (KEZ) konak larvasına enjeksiyonunda daha önce belirlenen LD99 değeri altındaki 0. ancak östrojen ve tiroksin varlığı gösterilemedi. Biyoloji Bölümü.71 ng/ml olarak tespit edilirken. KEZ dozları ve saat için üçer puptan hemolenf örnekleri alınıp Giemsa boyama tekniği ile belirlendi. bu maddelerin böceklerdeki fizyolojik rolü ve metabolizmasının aydınlatılmasında ve karşılaştırmalı endokrinolojide yarar sağlayacaktır. omurgalı hormonları. zeytin yaprağı (Olea europea) (OE) bitki özütünün . grup 4:diyabetik DHG (kontrol 3) ve grup 5:diyabetik DHG + ilaç (Glutril) olmak üzere 5 gurupta toplam 50 erkek fare kullanıldı. Parazitlemenin G. Kütahya.005 KEZ dozları kullanıldı. soliter. östrojen. 41300 İzmit-Kocaeli 2 Balıkesir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. Eczacılık Fakültesi . grup 3:sağlıklı DHG (kontrol 2). turionellae genç ve yaşlı bireylerinde her iki eşeyde de testosteron.com Bu çalışmada . Deniz MERAM2. Kontrol grubunda progesteron seviyesi 0.

Sevda GÜZEL3 1 Dumlupınar Üniversitesi. Denemeler sonucunda.1 mg glutril ilacı oral olarak verildi.3 ± 12. Çalışmada grup 1:diyabetik-deney hayvan grubu (DHG) + ÖO. Vahdettin BAYAZIT1. OE guruplarına günde bir defa olmak üzere 16 gün bitki özütü tedavisi.3) gurupları arasında kan glikoz değerleri açısında anlamlı fark belirlenmedi( P>0.001). aynı dönem içinde 5. diyabet oluşturmak için serum fizyolojik çözeltisi içerisinde 150 mg/kg alloxan birer hafta arayla 4 kez intraperitonal olarak enjekte edildi (Total 600 mg/kg). Deney sonrasında grup 1 (93. fare Olea europea. diyabet.05). Kütahya 2 Dumlupınar Üniversitesi. alloxan ile diyabet yapılmış farelerin (Mus musculus) kan glikoz seviyeleri üzerine etkileri değerlendirildi.5 ± 13. Sabri ÖZYURT1. Denemeler sonucunda.8 ± 21.(P<0. Açlık kan şekeri 200 mg/dl üzeri olan değerler diyabetik olarak kabul edildi.4 ± 12.05). Eczacılık Fakültesi Mersin Türkiye yusufozay33@hotmail. OE bitki özütü.com Bu çalışmada. Kütahya Türkiye . alloxanla diyabet yapılan farelerde standart olarak diyabet tedavisinde kullanılan glutril ilacı gibi kan glikoz seviyesinin fizyolojik sınırlarda tuttuğu görüldü. 1 ve 2.5) ise en yüksek kan glikoz seviyesi gözlendi. M. fare SZ 110 grup 3 (90. aynı dönem içinde diyabetik ilaç gurubuna 0. grup 4’te(222.4) ve grup 5 (96.4) ve grup 5 (96. Anahtar Kelimeler: Viscum album. guruplara günde bir defa olmak üzere 16 gün bitki özütü tedavisi. Deney sonrasında grup 1 (95. guruba 0. Anahtar kelimeler: alloxan. Ökse Otu yaprağı (Viscum album) (ÖO) bitki özütünün. Farelerin açlık kan şekerleri glikometre ile kuyruk veninden alınan kanla değerlendirildi. grup 4’te (222.7). Ökse Otu (Viscum album) Özütünün Alloxan ile Diyabet Yapılmış Farelerin (Mus musculus) Kan Glikoz Seviyeleri Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Yusuf ÖZAY1.4).5) ise en yüksek kan glikoz seviyesi gözlendi (P<0. Biyoloji Bölümü. Farelerde.001).2). alloxan. Biyoloji Bölümü.8 ± 21.0 ± 10. 222 .2 ± 17. alloxanla diyabet yapılan farelerde standart olarak diyabet tedavisinde kullanılan glutril ilacı gibi kan glikoz seviyesinin fizyolojik sınırlarda tuttuğu görüldü.3) gurupları arasında kan glikoz değerleri açısında anlamlı fark belirlenmedi( P>0.3 ± 12. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. ÖO bitki özütü.2 ± 13. Glikoz ölçümleri 2 günde bir 8 periyotta tekrarlandı. Sağlık Yüksek Okulu. Grup 2 de en düşük (74.1 mg glutril ilacı oral olarak verilerek glikoz ölçümleri 2 günde bir 8 periyotta tekrarlandı. TRABZON enjekte edildi (Total 600 mg/kg). Fen-Edebiyat Fakültesi. grup 4:diyabetik DHG (kontrol 3) ve grup 5:diyabetik DHG + ilaç (Glutril) olmak üzere 5 gurupta toplam 50 erkek fare kullanıldı.19. 3 Mersin Üniversitesi. Grup 2 de en düşük (82. grup 2 (90.2 ± 13. Açlık kan şekeri 200 mg/dl üzeri olan değerler diyabetik olarak kabul edildi. grup 3:sağlıklı DHG (kontrol 2). grup 2:sağlıklı DHG (kontrol 1) + ÖO. diyabet. Ali CIMBIZ2 .5).

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. TRABZON Eğitim ve Çevre Sözlü Bildiri Özetleri 223 .19.

Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Biyoloji Bölümü. TRABZON 224 .

öğrencilerin kesit alma tekniklerini. Fen Bilgisi Öğretimi Bölümü.com Bu çalışma. mikroskop kullanma sırasında ilk kazanılan doğru yada yanlış bilgilerin alışkanlığa dönüşüp. biyoloji çalıştayı. İlhami BAYRAK1.2. 40’lık ve 100’lük objektifle inceleme yaparken makro vida ayarı yapmaya çalışarak mikroskoba zarar verdikleri tespit edilmiştir.3. Ahmet AKSOY Amasya Üniversitesi. Yapılan uygulama neticesinde. Biyoloji Bölümü. uygulama sırasındaki karşılaştıkları zorlukların belirlenmesi amaçlanmıştır. sınıf öğretmen adaylarının Genel Biyoloji Laboratuar dersinde preparat hazırlama ve mikroskobu kullanma aşamasında kazanmış oldukları bilgi seviyelerinin araştırılması.4.com Bu çalışma ilköğretim Fen Bilgisi derslerinde Biyoloji konularının öğretimi ve uygulanabilirliğini belirlemek amacı ile yapılmıştır.19. Verilerin toplanması ve değerlendirilmesinde etkinlik öncesi ve sonrasında yapılan anket çalışmaları ile etkinlikler sırasındaki nitel gözlemler ve yarı yapılandırılmış mülakat görüşlerinden çalıştayların amacına ulaştığı belirlenmiştir..Ali KIRPIK2. preparatta en uygun görüntüyü bulmak için şaryo vidalarını kullanmadıkları. Eğitim Fakültesi. eğitimlerinin temelini oluşturacak bilgi ve becerilerini lisans düzeyinde Genel Biyoloji Laboratuvar uygulamaları sırasında kazanmaktadırlar. Etkinliklere Amasya’dan 21 Kayseri’den 30 biyoloji öğretmeni katılmıştır.Yapılan çalışma Kars merkez ilköğretim okullarında Biyoloji konularının öğretimi hangi yöntemlerin kullanıldığını ve kullanılan yöntemlerin etkinliğinin ve öğrenci başarısını belirlemek amacı ile yapılmıştır. Ayrıca. Kars merkez ilköğretim okullarında Biyoloji konularının 225 . Anahtar Kelimeler: Biyoloji eğitimi. M. Mikroskop kullanımında ise mikroskop kısımlarının yeterince bilinmemesinden kaynaklanan kullanım eksikliklerinin olduğu. boyama yöntemlerini. edindiği yanlış uygulama ve yanlış bilgilerin tespit edilmesi. kullanım öncesinde ve sonrasında mikroskop temizliğine dikkat edilmediği. Ayrıca. öğrencilik hayatları boyunca değiştirmeden kaldığı gözlenmiştir. Amasya ve Kayseri illerinde TÜBİTAK-BİDEB (Bilim İnsanı Destekleme Dairesi Başkanlığı) tarafından desteklenen 22 Haziran – 1 Temmuz 2007’de Amasya’da. tekniğine uygun biçimde yapamadıkları gözlenmiştir. Hizmet içi kurslarının yapılan çalıştaylara benzer şekilde yapıldığında öğretmenlerin mesleki gelişimlerine daha faydalı ve üretken olacaklarını düşündürmektedir. Yeşim YENER Selçuk Üniversitesi. SÇ 003 İlköğretim Fen Bilgisi Derslerinde Biyoloji Konularının Öğretiminde Kullanılan Yöntemler ve Bu Yöntemlerin Uygulanabilirliği Sultan ÇOLAK1.40’lık objektif sırasını takip etmedikleri. mikroskoba zarar veririm düşüncesi ile kullanımdaki çekingenliklerin oluştuğu tespit edilmiştir.3. Fergan KARAER. Amasya fergankaraer@hotmail. Erkan KALIPCI. preparat hazırlama aşamasında. Anahtar preparat Kelimeler: Biyoloji.4. Bu çalışma ile. TRABZON SÇ 001 Biyoloji Öğretmen Adaylarının Genel Biyoloji Laboratuvar Dersinde Kazandıkları Preparat Hazırlama ve Mikroskobu Kullanma Yeteneklerinin Araştırılması Sema ÖZKADİF. Kars 2 Kafkas Üniversitesi. Eğitim Fakültesi. Nagihan ŞAHİN.. Biyoloji Bölümü. Konya kalipci028@mynet.com Biyoloji laboratuarını kullanacak olan öğretmen adayları. 4’lük 10’luk. lameli kapatma şeklini. ve 5. Kars sultancolak@yahoo.2. 25 Ağustos – 1 Eylül 2007 tarihleri arasında Kayseri’de düzenlenen biyoloji öğretmenlerini bilim danışmanlığı ve eğitimi yönünden destekleme çalıştaylarının öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkısının olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Nil BAĞRIAÇIK2 1 Kafkas Üniversitesi. görüntü bulurken ışık ayarlarını yapmayı unuttukları. Öğrencilerin preparat hazırlamalarındaki yetenekleri giderek gelişirken. öğretmen adaylarının büyük çoğunluğunda. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi ABD’da öğrenim gören 1. Meram. ve 5. anket ve mülakat yapılmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. hava kabarcığı yada kirleri inceledikleri numune zannettikleri. Biyoloji 1. mikroskop.. Eğitim Fakültesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bilim danışmalığı. Biyoloji Eğitimi ABD.sınıf olmak üzere toplamda 150 biyoloji öğretmen adaylarına. Laboratuarda uygulama yaptırılarak.. SÇ 002 Amasya ve Kayseri İllerinde Biyoloji Öğretmenlerine Düzenlenen Çalıştayların Değerlendirilmesi Hatice KARAER..

Avcılar.B. TRABZON öğretiminde hangi strateji. Konya seldakilic@selcuk. toprağın yapısına bağlı olarak yüzeyden derine doğru göçünü ve toprağın fizikokimyasal özelliklerini belirlemek gerekmektedir. Bu çalışmada İstanbul’da 15 örnekleme istasyonunda (Bahçeköy. Toprağın fizikokimyasal parametrelerinden olan organik madde ve kil miktarı özellikle yüzey toprağında fazla bulunmaktadır. Yavuz ÇOTUK. Kars SÇ 004 Anahtar Kelimeler: Biyoloji Öğretmen Adayları. potasyuma benzer fiziko-kimyasal özellikleri ve canlıların yumuşak dokularında birikebilmesi nedeniyle en önemli yapay radyonüklidlerden biridir. kil.14 yıl) ve yüksek çözünürlüğü. anket. Biyolojik okuryazarlık. Baştürk KAYA. Bu çalışmada. model. Biyoloji 5. Pirinççi. 226 . Kilyos. Poyrazköy. silt ve kum oranları) belirlenmiş. Aydos. Alibeyköy.BD. Derinlerde birikmesi ise yeraltı sularına karışmasına yol açmaktadır. Toprak örneklerinde fizikokimyasal parametreler (organik madde miktarı. biyoloji eğitimi. Başıbüyük.tr Eğitimin işlevlerinden biride toplumun gereksinim duyduğu nitelikli insan gücünü yetiştirmektir. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi O. Biyolojik okuryazar olan birey. bu parametrelerin 137Cs’nin dikey dağılımındaki etkileri incelenmiştir. her öğrencinin eğitim sürecinin bir parçası olması zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Türkiye kilic_onder@yahoo.com 137Cs 1945 yılında başlayan nükleer silah denemeleri ve 1986 yılında meydana gelen Çernobil nükleer santral kazası sonucu çevreye yayılan fisyon ürünü bir radyonükliddir. Biyoloji öğretmen adaylarına genel ve özel biyoloji konularına ilişkin sorular sorulmuş. Anahtar Kelimeler: 137Cs. Biyoloji Bölümü. İstanbul. Toprak örneklerinde 137Cs aktivite konsantrasyonları yüksek saflıktaki germanyum dedektöre bağlı gama spektrometresinde ölçülmüş ve konsantrasyon değerleri Bq/kg olarak hesaplanmıştır. Anahtar Kelimeler: Biyoloji. bilgilenmenin sürekliliğini sağlayabilme.A. bilimsel araştırma yöntemlerini uygulayan bireylerdir. farklı sorularla sorgulayabilmeli. kullanılan öğretim stratejileri. Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanlar Eğitimi Bölümü. sınıf öğrencileri ve Tezsiz Yüksek lisans öğrencilerinin biyolojik okuryazarlıkları araştırılmıştır. değişik kaynaklardan bilgiye erişebilme. Polonezköy. pH değeri. Toprağın yüzey tabakalarında biriken 137Cs. Biyolojik okuryazar olan bir birey. Ümraniye. yöntem ve teknikleri kullanıldığını ve kullanılan yöntemlerin etkinliğinin belirlenmesine çalışılmıştır. bilgiyi zihninde yapılandırıp organize eden ve bilgilerini başka alanlara aktarabilen. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kurtköy) 0 ila 30 cm arasındaki yüzey toprağı 2007 Eylül ve Ekim aylarında toplanmıştır.19. ilköğretimde biyoloji eğitimi. biyolojideki kavramları ve kavramlar arası ilişkileri oluşturan. Çamlıca. eleştirel düşünebilmeli. 34134 Vezneciler. canlılarda dış ışınlama kaynağı olarak ve organizmaya besinle girerek iç ışınlama kaynağı olarak etkili olmaktadır. Toprağın bu parametreleri 137Cs’yi tutmada oldukça etkili olduğundan 137Cs’nin derine inmesini engellemektedir. radyoaktivite. Nispeten uzun fiziksel yarı-ömrü (30. biyolojik bilginin önemine yönelik öznel yorumlar geliştirebilmeli. Ali ATEŞ.M. farklı toprak tiplerinde 137Cs’nin davranışını test etmek. yöntem ve tekniklerin etkinliği üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır. Eğitim Fakültesi. Biyolojik Okuryazarlık SÇ005 İstanbul Toprağında 137Cs’nin Dikey Dağılımının Belirlenmesi Önder KILIÇ. Fen Fakültesi. bu sorulara verdikleri cevaplarla ilgili biyolojik okuryazarlıkları irdelenmiş ve geliştirdikleri günlük olaylarla ilgili düşünceleri incelenerek müfredatın içeriğine yönelik öneriler getirilmiştir. Uygulanan anketlerin sonuçlarında öğretmen tutumları. Murat BELİVERMİŞ. Riva. Selda KILIÇ Selçuk Üniversitesi. toprak.E Bölümü Biyoloji A. Cem DALYAN İstanbul Üniversitesi. Ömerli. Bu amaçla Kars merkez ilköğretim okulları öğretmenleri ve öğrencileri üzerinde anket çalışması yapılmıştır. modelleri. Yaşanan değişimlerin bir gereği olarak bilgi okuryazarlığı eğitimin. Florya. bilginin ne zaman ve nasıl elde edileceğine ilişkin yöntem ve stratejileri bilmektir. bilgiyi değerlendirip zihninde yapılandırabilmelidir. problemleri çözebilmek için bilgiye ulaşma.Dalında öğretimine devam eden.edu. Biyoloji Bölümü. Toprakta 137Cs’nin birikiminin uzun süreli sonuçlarını yorumlayabilmek için. İstanbul Biyoloji Öğretmen Adaylarının Biyolojik Okuryazarlığı Hakan KURT. Biyoloji A.F.

TRABZON SÇ 006 Dünya’da ve Türkiye’de ÇED Uygulamaları ve Biyoçeşitliliğin Korunması Nüket SİVRİ. Hem STK’ları. Dünyanın birçok yerinde plan ve program için SÇD uygulanmaya başlanmıştır. Türkiye ve diğer ülkeler karşılaştırılmıştır. biyoçeşitliliği ve doğal kaynakları koruma adına umut vericidir. İstanbul sivrin@gmail. ayrıcada ilgili akademisyenlerin görüşleri de alınarak önümüzdeki yıllarda yapacağımız çevre eğitim projesi çalışmalarından somut sonuçlar alabilmek için daha etkin duruma getirebilmek için ve daha geniş kitlelere hitap edebilmek (yayabilmek) için ilgili akademisyenlerle karşılıklı müzakere şeklinde sözlü sunum yapılmaya çalışılacaktır. ancak ciddi denetimler ve caydırıcı cezalarla. Artık ekolojik yaptırımlar.com Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) planlanan bir faaliyetin. İstanbul biyogenez@hotmail. Ümraniye. incelenen rapor ve projelerle. Dahil olduğu CITES. özelliklede ilköğretim ve orta öğretim okullarına yönelik bu çevre eğitim projesi kapsamında katı atıkların ayrışımından okullara geri dönüşüm olarak ne tür katkılarda bulunabilmişiz. çevre örgütlerinin baskısı ile projede değişikliğe gidilmiş ancak değişiklik tehlikedeki türlerin korunması açısından yeterli olamamıştır. RAMSAR. Türkiye SÇ 007 Ümraniye'de Çevre Eğitim Projesi Mustafa KATI Mustafa Kemal Anadolu Lisesi. Emre KALKAN. Türkiye’de yapılan ve yapılacak olan ÇED projeleri ile devamı sağlanacak biyolojik zenginliğin. BERN gibi biyoçeşitliliği. ayrıca da sorumlu olduğumuz ilçe kapsamında ilçe belediyesinin de sponsorluğunda ilçe halkına çevreyi temiz tutabilmek ve gelecek nesillere daha sağlıklı bir çevre bırakabilmek amacıyla yaptığımız çalışmalar ve etkinlikleri tanıtmak bu konuyu ilgili akademisyenlerin görüşlerine sunmak. Türkiye biyoçeşitlilik açısından sahip olduğu yaklaşık 3000 tanesi endemik olan 9000’den fazla bitki türü ile Dünya’da önde gelen ülkeler arasındadır. Western Gray Whale türü projelendirilirken göz ardı edilmiş. Kıta ülkeleri arasında Türkiye biyoçeşitlilik zenginliği açısından dokuzuncu sıradadır ve florasının % 33'ten fazlasını endemik türler oluşturmaktadır. sadece Türkiye’de değil Dünya’da da önem kazanmaktadır. doğa unsurunu dikkate alan ve bu sürekliliğe yardımcı olmaya çalışan ÇED raporları. bu zenginliğini devam ettirme çabasındadır. ÇEDbiyoçeşitlilik-ekonomiklik açısından. mümkün olabileceği öngörülmektedir.com İstanbul Ümraniye'de Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından oluşturulan çevre eğitim projesi kapsamında yapılan çalışmalarımızı tanıtmak ve bu çalışmaların daha verimli bir şekilde üst düzeyde daha geniş bir alana hizmet sunabilmek. Türkiye’de de ÇED raporları açısından olumlu ve olumsuz örneklere rastlamak mümkündür. Son yıllarda ekonomik önceliğin. doğal dengenin korunması ve sürdürülebilir bir dünya anlayışıdır. En belirgin örneklerden biri. ekonomik yaptırımların önüne geçmelidir.19. Çevre Mühendisliği Bölümü. biyoçeşitlilik. doğal hayat ve biyoçeşitlilikten ne yazık ki daha önemli olması araştırmanın çıkış noktasıdır. çevre yönetimi için kullanılan araçlardan biri olan faaliyetler düzeyde uygulanan ÇED’in bir ileri aşamasıdır ve makro düzeyde uygulanır. SÇD. Avrupa’da nesli tehlikeye girmiş 36 memeli hayvan türünün 15’i (% 42. Biyoçeşitlilikde ise asıl önemli olan ekosistemlerin ve insanoğlunun sağlıklı var oluşu.8’i). 13 kurbağa türünün 5’i (% 38’i) ülkemizde yaşamaktadır. Anahtar Kelimeler: ÇED. Başarılı örneklere rastlanması ve çevre bilincinin giderek artması. Mühendislik Fakültesi. Böylece karar aşamasında herhangi bir seçeneğin ileride doğuracağı olumsuz çevresel etkilerin gözden kaçması önlenmiş olur. Rusya’da Sakhalin bölgesindeki petrol/doğal gaz boru hattı ÇED ve biyoçeşitlilik yaklaşımıdır. Biyoloji Bölümü. özellikle nesli tehlikede olan hayvan ve bitki türlerini koruyan sözleşmelerle. bu okullarımıza yönelik neler yapabiliriz hususunda ileriki hedeflerimizi açıklamak ve bu hedeflerimize yönelik ilgili akademisyenlerin de görüş ve önerilerini de önemle dikkate almak.8’i). Anahtar Kelimeler: Çep 227 . haklı başarısını ortaya koymaktadır. 72 kuş türünün 46’sı (% 63. 47 sürüngen türünün 18’i (% 38’i). Avcılar. Bu çalışmada. hem yöre halkı ve hem de basının takibinde olan Kaz Dağları (ÖKA)’ nda altın madeni arama faaliyetleri güncel bir örnektir. İğne Ada’da uygulanan Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Kaynak Yönetim Projesi ise. 34320. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Çünkü incelenen çoğu ÇED rapor ve projesinde. çevre üzerindeki etkilerinin incelenmesi için yani planlanan proje ve faaliyetlerin irdelenmesinde ekonomik-çevresel olguların ortak bir çerçeve içinde değerlendirilmesini sağlamak için uygulanan yöntemler topluluğudur. SÇD (Stratejik Çevresel Değerlendirme) ise. Romanya’daki Tisza nehrinde meydana gelen siyanür faciası ve 3 yıl sonrasında hazırlanan ÇED raporudur. Benzer bir örnek de. Rahmi Güneş OKSAY İstanbul Üniversitesi. Yapılacak yatırımlarda ve faaliyetlerde. biyoçeşitlilikten ziyade getireceği ekonomik olanaklar öncelikli olmuştur. endemik.

bu organizma grubunun Emet Çayının kirlilik seviyesini tespit etmede iyi indikatör olduklarını göstermektedir. Bikarbonat ve Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı ise akarsuyu karakterize eden diğer değişkenler olmuştur. bununla birlikte diyatom takson zenginliği ve Shannon-Wiener çeşitlilik indeksinin de komunite yapısını iyi temsil ettiği belirlenmiştir. epilitik diyatomeler. klor ve çözünmüş oksijen diğer önemli bulunan çevresel değişkenler olmuştur. çok değişkenli analizler SÇ 009 Orhaneli Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epilitik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Nurhayat DALKIRAN1. uygulanan metriklerden epipelik diyatomelerin komunite yapısını en iyi temsil eden metriklerin kompozisyon ölçümlerine ait metrikler olduğu tespit edilmiş. Bölge Müdürlüğü. ancak akarsuyun kirliliğini iyi yansıtmadığı tespit edilmiştir. Bursa 2 Devlet Su İşleri I. çevresel değişkenler ile anlamlı ilişki göstermiştir. kirlilik. Klor. Sıcaklık. arazi kullanımı (madencilik aktiviteleri). Epilitik diyatomelere dayanan birçok kompozisyon metriği. Silis ve Sülfat’ın akarsuyun karakteristik özelliklerini etkileyen en önemli kimyasal değişkenler olduğunu göstermiştir. metrik. pH. kirlilik. Nisan 2001–Mayıs 2002 tarihleri arasında altı çalışma bölgesinden aylık olarak toplanmış epilitik diyatome örneklerinin komunite yapıları araştırılmıştır.tr Bu çalışmada Emet Çayı’nın kirlilik düzeyi epipelik diyatomeler kullanılarak belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Bölge Müdürlüğü. Çayda kirlilik durumunu belirlemek için epilitik diyatomelere dayanan 20 metrik uygulanmıştır. Akarsuyun jeolojik yapısının. bor. Toplam Çözünmüş Madde. I. İstatistiksel sonuçlar Çay’da organik kirlenmenin önemli olmadığını göstermektedir. İstatistiksel analiz sonuçları Orhaneli Çayı’nda inorganik kirliliğin ve madencilik faaliyetlerinin belirlenmesinde epilitik diyatomelerin iyi indikatör olduğunu göstermiştir. Bursa didemk@uludag. Didem Karacaoğlu1. Engin ŞENTÜRK2 1 Uludağ Üniversitesi. bikarbonat ve akarsu debisinin en önemli değişkenler olduğunu göstermektedir. DCA sonuçlarına göre. Görükle. Epipelik diyatomelerin kullanıldığı metriklerden çoğu. Nisan 2001 ile Mayıs 2002 tarihleri arasında Emet Çayı’nda belirlenen beş çalışma bölgesinden aylık olarak su ve epipelik diyatome örnekleri toplanmıştır. kalsiyum. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. madencilik faaliyetlerinin ve arazi kullanımının suyun kimyasal özelliklerini etkileyen en önemli faktör olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte kimyasal PCA eksenlerinde anlamlılık gösteren kimyasalların tümü Emet Çayı’nda inorganik kirlenmenin daha önemli olduğunu işaret etmektedir. toplam çözünmüş madde. pH. Nurhayat DALKIRAN1. Çalışmada epipelik diyatomelere ait 180 takson tespit edilmiştir. metrik. organik kirlilik ve fiziksel karakteristiklerden etkilendiğini göstermektedir. sülfat. Ayrıca 28 fiziksel ve kimyasal değişken de akarsuyun özelliklerini belirlemek için ölçülmüştür. Trofik Diyatom İndeksi’nin Emet Çayı epipelik diyatome florasını iyi temsil ettiği. Çalışmada uygulanan istatistiksel analiz sonuçları Emet Çayı’nın jeolojik yapısının suyun kimyasal kompozisyonunu ve dolayısıyla epipelik diyatomelerin komunite yapısını etkileyen birincil faktör olduğunu göstermiştir. Epipelik diyatomelerin kullanıldığı 18 metrik uygulanmış ve bu metriklerin akarsuyun kirlilik durumu ile ilişkileri belirlenmiştir. toplam sertlik. Bununla birlikte karbonat. TRABZON SÇ 008 Emet Çayı’nın Kirlilik Düzeyinin Epipelik Diyatomelere Dayandırılarak Saptanması Didem KARACAOĞLU1. Karbonat.edu. Trofik Diyatome İndeksi ve Toplam Organizma Sayısı havzanın inorganik kirliliği ve jeolojisi ile yüksek korelasyon göstermiştir. Şükran DERE1. İstatistiksel analiz sonuçları akarsu havzasının sırasıyla jeoloji. Trofik Diyatome İndeksi. epipelik diyatomeler. PCA Analizi sonuçları Elektriksel İletkenlik. Epipelik diyatomelerin özellikle ortamın jeolojik özelliklerinden ve madencilik etkisinden kaynaklanan inorganik su kalite parametreleri ile anlamlı ilişkiler göstermesi. magnezyum. DCA Analizi sonuçları iki çeşitlilik metriğinin ve Trofik Diyatome İndeksinin komunite yapılarını karakterize eden en kuvvetli metrikler olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Emet Çayı. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Orhaneli Çayı.19. Şükran DERE1. Bursa 2 Devlet Su İşleri. Engin ŞENTÜRK2 1 Uludağ Üniversitesi. Orhaneli Çayı’nda epilitik diyatomeler 199 takson ile temsil edilmişlerdir. Toplam Sertlik.tr Bu çalışmada Orhaneli Çayı’nın kirlilik seviyesi epilitik diyatomeler kullanılarak belirlenmiştir. Bursa dalkiran@uludag. Fen Edebiyat Fakültesi. Trofik Diyatome İndeksi. Su kalitesinin tespiti için otuz fiziksel ve kimyasal değişkenin ölçümü yapılmıştır. çok değişkenli analizler 228 . PCA analizi sonuçları elektriksel iletkenlik. Magnezyum.edu. Biyoloji Bölümü. Test edilen birçok metrik fiziksel ve kimyasal değişkenlerle anlamlı ilişki göstermiştir. Görükle.

229 .19. geniş bir ekoloji vizyonu kazandırmak. veteriner. Şanlıurfa 2 Şanlıurfa H. tarihi ve kültürel değerlerini bir eğitim ortamı olarak değerlendirip. doğanın dilinin öğretilmesi yoluyla bilimin popülerleşmesinin sağlanmasına katkıda bulunmaktır. bilimin geniş kitlelerce sevilmesini ve sevdirilmesini. doğada gözlem yapma fırsatı verilerek. turist rehberleri ve araştırma görevlilerine doğayla ilgili konular çerçevesinde. Mehmet Nezif MIRDESLİOĞLU1. sağlık personeli. gözleme dayalı. sorgulayıcı ve ekip çalışması metotlarıyla kalıcı ve disiplinlerarası bir yaklaşımla sergilenmektedir. Şanlıurfa botany1972@yahoo. mevcut bilimsel birikimin farklı branşlardaki bireyler tarafından uygulanabilir hale gelmesini sağlamasına katkıda bulunmaktır. TRABZON SÇ 010 Okul Dışı Çevre Eğitiminde GAP Doğa Eğitimi Projesi Hasan AKAN1.Biyoloji Bölümü. lisansüstü öğrencileri. Anahtar Kelimeler: Doğa Eğitimi. Mahmut AYDOĞDU2 1 Harran Üniversitesi. GAP Bölgesinin doğal. Ömer Sait KILIÇ1. Okul dışı çevre eğitimi. bilimsel araştırmaları sevdirmeye. Projenin amacı. katılımcıların doğa kavramını. Biyoloji Bölümü. GAP. Beklentimiz ise. çevreyi algılama ve davranış biçimlerini değiştirmelerine katkıda bulunmaktır. bilimsel düşünmeye özendirmeye ve çok yönlü düşünmeye olanak sağlanmaktadır. Böylece.com Konusunda uzman olan eğitmenlerin hedef kitlemize aktardıkları konular. doğa-insan-toplum ilişkilerini yeniden sorgulamalarına ve yeni sentezlere erişmelerine. izci liderleri. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. GAP Yöresinin Bilimsel Eğitim Amaçlı Kullanımı Projesi ilk kez 2006 yılının bahar mevsiminde TÜBİTAK tarafından sağlanan destekle tek dönem halinde gerçekleştirilmiştir. katılımcı. Hedef kitlemiz olan öğretmenler. uygulamalı. Sebiha ÖZLEK Lisesi. Fen Edebiyat Fakültesi.

19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON 230 . Biyoloji Bölümü.

TRABZON POSTER BİLDİRİLER 231 . Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.19. Biyoloji Bölümü.

Biyoloji Bölümü. TRABZON 232 .19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

19. Biyoloji Bölümü. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON Mikrobiyoloji Poster Bildiri Özetleri 233 .

TRABZON 234 .19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.

Test Mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır. PM002 Asit ve Aldehit Bazlı Cerrahi Alet Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Birol ÖZKALP. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. %0.tr Yapılan çalışmada asit bazlı ve aldehit bazlı cerrahi alet dezenfektanının hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %1. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfektan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfaktan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi. %10’luk konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır. Sağlık Hizmetleri MYO. %50. 5. 5. Fen Edebiyat Fakültesi. Konya moaladag@selcuk.edu. 1. %0. Biyoloji Bölümü. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. Sonuçta alkol bazlı cilt ve el dezenfektanın %100’lük konsantrasyonunun Staphylococcus aureus’na 1 dk’da diğer test mikroorganizmalarına ise 10 saniyede etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Asit.edu.05 %0. mikroorganizma 235 . %0. %25.tr Yapılan çalışmada alkol bazlı (%70 v/v) el ve cilt dezenfektanın hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %100.1 Sistein kullanılmıştır. Fatih SEVGİ Selçuk Üniversitesi. M. Onur ALADAĞ. Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı. Rüstem DUMAN2 1 Selçuk Üniversitesi. 15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi.01’lik konsantrasyonunun test mikroorganizmalarına karşı 30sn’de perasetik asit içeren dezenfektanın %1 konsantrasyonu Staphylococcus aureus 30 saniyede etkili olduğu %0. TRABZON PM001 Alkol Bazlı El ve Cilt Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn Vitro Etkinliği Birol ÖZKALP1.1 Histidin + %0.1. 15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi.19. Konya moaladag@selcuk. Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı. 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı. Sitrik asit içeren dezenfektanın %0. Anahtar Kelimeler: mikroorganizma Alkol. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektan maddenin etkisini in aktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0. Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı. aldehit.01’lik konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır.5. Sonuçta aldehit bazlı cerrahi alet dezenfektanının %0. 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı.1 Sistein kullanılmıştır. 1..1 Histidin + %0. Test mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır.Onur ALADAĞ1. Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 30 saniye. Mustafa KUL.5’lik konsantrasyonlarının diğer test mikroorganizmalarına karşı 30 saniyede etkili olduğu gözlenmiştir. Biyoloji Bölümü. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektanın maddenin etkisini inaktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0. M. Nesrin TURAÇLAR1. dezenfektan. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 30 sn.1’lik konsantrasyonu tüm test mikroorganizmalarına karşı 30 saniyede etkili olduğu gözlenmiştir. dezenfektan. Sağlık Hizmetleri MYO.

10 ve 20 yıkama sonrası Staphylococcus aureus ATCC 6538. Sulfamik asit içerikli dezenfektanın %0.001’lik konsantrasyonlarına Test mikroorganizmalarının McFarland 5 bulanıklığına göre final konsantrasyonu 2-5X109 CFU/ml olacak şekilde hazırlanarak aşılanmıştır. Escherichia coli ATCC 10229 ve Klebsiella pneumoniae ATTC 4352 bakterilerine karşı antibakteriyel aktivitesinin araştırılması amaçlanmıştır. K. alkol. dimetiltetradesil (3-(trimetoksilil) propil) amonyum klorid bileşiği uygulanmış tekstil ürünlerinin direkt olarak ve 5. coli bakterilerinin duyarlılığının benzer olduğu saptanmıştır. M. 15 ve 30 dakikalık süreler halinde oda ısısında bekletildi.com Antimikrobiyal aktiviteye sahip kumaşlar sadece medikal alanda değil. Test mikroorganizmalarının dezenfektanla etkileştirilen sürelerden sonra dezenfektanın maddenin etkisini inaktive etmek için çalışmada nötralleştirici olarak %3 Tween80 + %3 Saponin + %0. Sonuç olarak. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.5±0. Değerlendirmeler agar ve kumaş örneği arasındaki bakteriyel üremenin varlığı veya yokluğu ve örnek çevresindeki üreme inhibisyon zonunun varlığına göre yapılmıştır. dezenfektan. TRABZON PM003 Asit ve Alkol Bazlı Yer. Anahtar Kelimeler: Asit.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0.2 mm inhibisyon zonu).5. alkol bazlı yer ve yüzey dezenfektanının % 1’lik konsantrasyonu Staphylococcus aureus suşuna 1 dakikada %0.19. %0. hidrojen peroksit ve asetik asit içerikli dezenfektanın %0. %0. Kumaş örneklerinin antibakteriyel aktivitesi ISO Standartları 20645:2004 (agar difüzyon plak testi) ve AATTC 147–2004 Test Metodu (paralel çizgi metodu) ile belirlenmiştir. Bu sürelerin sonunda her bir test tüpünden 1 ml örnek alınarak içerisinde 9’ar ml nötralleştirici madde bulunan farklı test tüplerine aktarıldı. Kumaşlara uygulanan antibakteriyel maddeler genellikle in vitro olarak etkili bulunsa da. Bu nedenle çeşitli enfeksiyonların etkisinin azaltılması ve/veya önlenmesi için tekstil ürünlerine farklı antibakteriyel bileşikler uygulanmaktadır. Konya moaladag@selcuk. Test mikroorganizmaları dezenfektan madde içeren test tüplerinde daha önceden tespit edilmiş olan 1.5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir. Ayşın ÇOTUK İstanbul Üniversitesi. S. 5. İSTANBUL aytenkimiran@yahoo.edu. Burada çok fazla bekletilmeden her bir tüpten 1 ml örnek alınarak uygun besiyerlerine ekimleri yapıldı. Fen Fakültesi. aureus bakterisinin antibakteriyel özellik kazandırılmış kumaşlara karşı en duyarlı bakteri olduğu ( 3. Çalışmada. Nesrin TURAÇLAR Selçuk Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0. Vezneciler.1 Histidin + %0. Lüleburgaz'daki bir kumaş fabrikasından elde edilmiştir.1 ve üzeri konsantrasyonları Staphylococcus aureus karşı 1 dakikada diğer test mikroorganizmalrı ise %0. Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. Perasetik asit. pneumoniae ve E. günlük yaşamda aktif kullanım açısından da önemlidir. Test Mikroorganizması olarak Staphylococcus aureus (ATCC 29213) Escherichia coli (ATCC 25922) Pseudomonas aeruginosa (ATCC 23853) Candida albicans ATCC (10231) suşları kullanılmıştır. Birinci dakikanın sonunda dezenfektan madde ile muamele edilen mikroorganizma sayısındaki azalmaya göre 5 log ve üzerinde azalmaya yol açan dezenfaktan konsantrasyonu etkili konsantrasyon olarak kabul edildi.5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir.1 Sistein kullanılmıştır.Onur ALADAĞ. Perasetik asit içerikli dezenfektanın %0. Tekstil örnekleri (%62 pamuk-%38 polyester) Kırklareli. mikroorganizma PM004 Dimetiltetradesil (3-(Trimetoksilil) Propil) Amonyum Klorid Emdirilmiş Kumaşların Antibakteriyel Aktivitesinin İncelenmesi Ayten KİMİRAN ERDEM. Yüzey Dezenfektanın Bazı Mikroorganizmalara Karşı İn vitro Etkinliği Birol ÖZKALP. 370C’de 48 saatlik inkübasyondan sonra uygun besiyerinde üreyen petrilerde koloni sayımı yapılarak 1 ml’deki bakteri sayısı hesaplandı. %0.5 ve üzeri konsantrasyonlarda 1 dakika etkili olduğu tespit edilmiştir.tr Yapılan çalışmada üç asit karaterli ve bir alkol bazlı yer ve yüzey Dezenfektanın hangi konsantrasyona kadar etkili olduğunu belirlemek için test edilecek dezenfektanın ön denemelerle belirlenen %1. Yıkama işlemlerinden sonra kumaşların bakteri üremesini engelleyici 236 .05. bu ürünlerin kullanım koşullarında da etkinliğini sürdürebilmesi önemlidir. Biyoloji Bölümü. Sağlık Hizmetleri MYO. %0.5’lik ve yukarı konsantrasyonları diğer test mikroorganizmalarına 1 dakikada etkili olduğu tespit edilmiştir.1.

Gazi Hastanesi. Anahtar Kelimeler: Tekstil ürünleri. antibakteriyel giysi ve malzemelerin aktif kullanım durumunda da etkinliğini sürdürebilmesini gerektirmektedir. Çalışma sonunda Gemacide TC’nin % 0. biyosit. TRABZON etkisinin tüm bakteriler için giderek azaldığı belirlenmiştir. 237 . Kampus. Ahmet UYSAL2 1 Selçuk Üniversitesi. Bu sistemler legionella bakterilerini çoğaltma ve hastalık yayma potansiyeline sahip olduklarından. Yusuf DURAK2. Ayten KİMİRAN ERDEM. Çalışmada standart suş (ATCC 33152) ve soğutma kulesi sisteminden izole edilen SG 1 ve SG 2–14 suşları kullanılmıştır. dezenfeksiyon PM006 Üriner Sistem Enfeksiyonlarından İzole Edilen Klebsiella pneumoniae’ların Sefalosporin Türü Antibiyotiklere Duyarlılıkları ve Plazmid Profillerinin Araştırılması Mustafa Onur ALADAĞ1. pneumoniae suşlarının plazmid büyüklükleri ile antibiyotik dirençlilikleri arasında bir ilişki saptanamamıştır. soğutma sistemlerinde kullanılan mikrobisitlerin aktivitesinin belirlenmesi için kullanılan ASTM (American Society for Testing Materials) E 645–91 standart test metodu modifiye edilerek. klor. Sonuç olarak. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı.6–30. çalışmamızda non-iyonik thiazolinler karışımı olan Gemacide TC (benzisothiazol ve isothiazolin-ones) ve non-iyonik klor bazlı K4 Kloran’ın üç farklı Legionella pneumophila suşuna karşı antimikrobiyal aktivitesi belirlenmiştir. Vezneciler. Legionellalara karşı bir su arıtım biyositinin etkin kabul edilebilmesi için en az bir saatlik temas süresi sonunda. Ceftriaxona % 19.001’lik konsantrasyonunun SG 2–14 suşu için 3 saatlik temas süresi sonunda > 4 log. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. pneumoniae suşu izole edilmiş ve bazı sefalosporin türü antibiyotiklere karşı direnç durumları belirlenmiştir. nemlendiriciler. bu bakteriler bakımından kontrol altına alınabilmeleri için etkili biyositin belirlenmesi gerekmektedir. bakteri sayısında 4-log düşüş sağlaması gerektiği bilinmektedir. Bu bağlamda. Bu nedenle. Biyositlerin suşlara karşı aktivitesi in vitro olarak test edilmeden önce. K. Ocak 2004–Şubat 2005 tarihleri arasında. MİK (minimum inhibe edici konsantrasyon) düzeyleri dilüsyon tekniği ile belirlenmiştir. kumaşların antimikrobiyal aktivitesinin incelenmesi bu tip tekstil materyallerinin üretimi ve gelişimine katkı sağlayacaktır. pneumoniae suşlarının sefalosporin grubu antibiyotiklerden Cefotaxime ve Ceftazidime % 22.1 kb arasında değiştiği ve plazmidlerin sekiz farklı plazmid profili oluşturdukları belirlenmiştir. tüketicinin sağlık ve hijyen konusundaki artan gereksinimleri. K4 Kloran’ ın % 1’lik konsantasyonunun ise 3 saatlik temas süresi sonunda SG 2–14 ve standart suş için > 5 log. antibakteriyel aktivite. Fen Fakültesi.4. aynı konsantrasyonun SG 1 suşu için 3 saatlik. Bakteri suşların plazmid profilleri araştırılmıştır. Ankara Hastanesi. farklı temas sürelerinde (0–3–6–24–168 saat) bakteri sayısındaki düşüş belirlenmiştir. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. İstanbul ozlem_sanli@yahoo. Klebsiella pneumoniae PM005 Legionella pneumophila Suşlarına Karşı Farklı Biyositlerin Aktivitesinin Belirlenmesi Nazmiye Özlem ŞANLI YÜRÜDÜ. Zuhal ZEYBEK. kuaternar organosilan. Ankara Üniversitesi İbni Sina Tıp Fakültesi Hastanesi ve Konya Numune Hastanesine başvuran üriner sistem enfeksiyon şüpheli hastalardan alınan idrar örneklerinden toplam 125 adet K. İstanbul Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Legionella pneumophila. her iki biyositin de soğutma kuleleri için önerilen dozlarında Legionella pneumophila bakterilerine karşı etkili olduğu belirlenmiştir. Staphylococcus aureus. Gelişen yeni teknolojilerle.2 oranında dirençli oldukları görülmüştür. Sevan GÜRÜN. sıcak su sistemleri ve soğutma kuleleri gibi insan yapımı su sistemlerinden sıklıkla izole edilirler. Ankara Numune Hastanesi. dimetiltetradesil (3-(trimetoksilil) propil) amonyum klorid. Çalışmamızda. Konya 2 Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü moaladag72@hotmail. K. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Escherichia coli.19. isothiazolin.com Lejyoner hastalığı ve Pontiyak ateşi etkeni olan Legionella pneumophila bakterileri buharlaştırıcı kondansatörler. standart suş için 6 saatlik temas süresinde > 6 log düşüş sağladığı belirlenmiştir. plazmid büyüklüklerinin 1. Biyoloji Bölümü. SG 1 suşu için > 6 log düşüş sağladığı belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü.com Çalışmamızda.

Bu amaçla Akdeniz’den toplanan karideslerden 97 adet Gr(-) bakteri izole edilmiş ve 10 farklı antibiyotiğe karşı dirençlilikleri araştırılmıştır.9’u ampisiline. Çoklu antibiyotik dirençliliği karşılaştırıldığında.4’ünün çoklu dirençlilik taşıdığı anlaşılmıştır. TRABZON PM007 Deniz Suyu ve Sedimentinden İzole Edilen Enterobacteriaceae Üyelerinin İdentifikasyonu ve Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1. 238 . Biyoloji Böl. Buse ERASLAN1. Fen Bilgisi Öğretmenliği. MAR (Multiple Antibiotic Resistance) indeksi 0.2-1 arasında değişmektedir. ADANA 2 Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. %73. Ayrıca bakterilerin tür bazında identifikasyonu yapılmıştır.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. sediment PM008 Karideslerden İzole Edilen Gr(-) Bakteri Suşlarının İdentifikasyonu ve Çoklu Antibiyotik Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1. sedimentten izole edilen suşların %96. Buse ERASLAN1. Çoklu antibiyotik dirençliliği göz önünde tutulursa durumun ciddiyeti daha iyi anlaşılmaktadır. Çoklu antibiyotik dirençliliği araştırıldığında bu oranın %98. karides. sediment izolatlarının %96. Bu faktörler bakterilerin dirençliliğini arttırıcı rol oynamaktadır. Her ne kadar pişirilip yenen karidesler. İzole edilen suşların tamamı (%100) Sefazoline dirençlilik gösterirken. Su izolatlarının tamamının (%100) streptomisine.3’ü streptomisine dirençlilik göstermiştir. ADANA fmatyar@cu. Bu çalışmada amaç Akdeniz’den toplanan karideslerden izole edilen Gr(-) bakterilerde çoklu antibiyotik dirençliliğinin araştırılması ve bu bakterilerin tür bazında identifikasyonunun yapılmasıdır. Hastane atıkları ve evsel atıklarla suya karışan antibiyotiklerin suda ve sedimentlerde uzun süre kaldığı bilinmektedir. % 94’ü ampisiline. Anahtar Kelimeler: antibiyotik.823. Fen ve Teknoloji Eğitimi 01330 Balcalı/Adana 2 Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. Çok sayıda türü olan karidesler ekvatordan kutuplara kadar olan geniş bir aralıkta yaşayabilmektedir. Sedimentten izole edilen suşların sadece 1 tanesi (%1. toplum sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Enterobacteriaceae. %97.tr Sucul ortamlarda antibiyotik dirençli patojen Enterobacteriaceae üyelerinin hızla artması susuz yaşamın olmayacağı düşünülürse. Osman GÜLNAZ1. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Böl. Bu amaçla İskenderun körfezi deniz suyundan 37 sedimentten 56 olmak üzere toplam 93 Enterobacteriaceae üyesi izole edilmiş ve çoklu antibiyotik dirençliliği araştırılmıştır. 01330 Balcalı.edu. Eğitim Fak. Ayşenur KAYA2. dirençlilik Gr(-) bakteri.072 tona ulaşmıştır. 01330 Balcalı. Bu çalışmada deniz suyu ve sedimentten izole edilen Enterobacteriaceae üyelerinin 10 farklı antibiyotiğe karşı çoklu antibiyotik dirençliliğinin araştırılarak.1’inin sefazoline. antibiyotik.edu. Tamer AKKAN2. %79.8’inin ampisiline dirençli olduğu bulunurken.5’inin. 1 Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi.9’u nitrofurantoine. 1 Çukurova Üniversitesi.7) imipeneme dirençli bulunmuştur. son zamanlarda artan trendler dolayısıyla çiğ olarak da tüketilmektedir. Adana fmatyar@cu. Ülkemiz karides ihracatı 2003 yılında 1.tr Ülkemizde ve dünyada lüks tüketim ürünleri arasında yer alan karidesin tüketimi her geçen gün artmaktadır. %96. Yaşadığı ortam itibariyle bu canlılar çoklu antibiyotik dirençliliği taşıyan patojen bakterilere maruz kalabilmektedir.4’ streptomisine. 01330 Balcalı. Bu da istenmeyen sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. dirençlilik.9 olduğu bulunmuştur. Fen ve Teknoloji Eğ. Tamer AKKAN2. %89. %81.2’si amikasine dirençli bulunmuştur. su izolatlarının % 94. bu suşların tür bazında identifikasyonunun yapılması amaçlanmıştır.

Semra İLHAN1 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. bu familya içinde yer alan Origanum cinsi ise 24 tür ile temsil edilmekte olup bu cinsin endemizm oranı %63’tür. GC/MS. Biyoloji Bölümü.19. karayosunu türlerinin petrol eteri.9 ve % 5.com Bu araştırmada. maya ve küf streynlerine olan etkisi incelenmiştir. Lamiaceae. 546 tür (730 takson). timol PM010 Bazı Makrofungus Türlerinin Antimikrobiyal Aktivitesinin Belirlenmesi Nurcihan HACIOĞLU. Başaran DÜLGER. Cansu FİLİK İŞÇEN2. FenEdebiyat Fakültesi.tr Lamiaceae familyası Türkiye’de 45 cins. bazı mikrofunguslar üzerindeki etkinin oldukça düşük olduğu gözlenmiştir. Bacillus cereus ATCC 7064. Biyoloji Bölümü.. Anahtar Kelimeler: Agrocybe dura.: Fr.n@gmail. makrofunguslarından hazırlanan etanol ekstrelerinin disk difüzyon yöntemiyle Bacillus subtilis ATCC 6633. Balıkesir azaz@balikesir. Scleroderma bovista Fr. Genel olarak çalışılan tüm karayosunlarının petrol eteri. hirtum Türünün Doğal ve Kültür Formlarının Uçucu Yağ Bileşimleri ve Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Ayşe Dilek AZAZ Balıkesir Üniversitesi.3 -68. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Origanum vulgare subsp. 239 .1 ve % 0. 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Candida albicans ve mikrofunguslar üzerinde antimikrobiyal aktivite gösterdiği. Agrocybe dura (Bolt. Örneklerin uçucu yağları hidrodistilasyonla elde edilerek GC ve GC/MS ile kimyasal bileşimleri belirlenmiştir.tr Eskişehir Sündiken Dağlarından toplanan Dicranum scoparium. Staphylococcus aureus ATCC 6538 P. İlköğretim Bölümü. Escherichia coli ATCC 11230. Anahtar Kelimeler: karayosunu antimikrobiyal aktivite. Uçucu yağların test bakterileri. uçucu yağ. Biyoloji Bölümü. Staphylococcus epidermidis NRRL B-4877.) Schimp.edu.4) ve timol (% 0. Lycoperdon perlatum antimikrobiyal aktivite PM011 Eskişehir Yöresinde Yetişen Bazı Karayosunu (Bryophyta) Türlerinin Antimikrobiyal Aktivite Açısından Taranması Filiz SAVAROĞLU1.. Homolothecium sericeum (Hedw. Fen Edebiyat Fakültesi. Brachythecium populeum (Hedw. ancak test edilen ipliksi funguslardan bazıları üzerinde antifungal etki hiç görülmezken. Proteus vulgaris ATCC 6899. Ekstraktların antimikrobiyal aktivitesi agar difüzyon yöntemi ile 4 farklı referans antibiyotik ile kıyaslanmıştır.) Singer. per Pers. Aulacomnium androgynum (Hedw. Biyoloji Bölümü. kloroform ve aseton ekstraktlarının Gram pozitif ve Gram negatif bakteri. Microccoccus luteus ATCC 9341. GC/MS analiz sonuçlarına göre doğal ve kültür örneklerinin uçucu yağlarının ana bileşenleri karvakrol (% 7. antifungal aktivite.) Limpr. Enterobacter aerogenes ATCC 13048. Hedw.3 . karvakrol. Elde edilen sonuçlara göre araştırmada kullanılan makrofunguslardan elde edilen ekstrelerin test mikroorganizmalarına özellikle de bakterilerden Bacillus cereus ATCC 7064’a. etil asetat ve aseton ekstraktlarının bazı Gram pozitif ve negatif bakteriler üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir.. etil asetat..) Schwagr. metanol. Görkem DÜLGER Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Eğitim Fakültesi. antibakteriyal aktivite. TRABZON PM009 Marmara Bölgesi’ nde Yetişen Origanum vulgare subsp.5 .3 – 85.% 82. 26480 Eskişehir fbirgi@ogu.) Schimp. Lycoperdon perlatum Pers. Salmonella typhimurim CCM 5445 bakterilerine ve maya kültürleri olarak Debaryomyces hansenii DSM 70238.edu. Kluyveromyces fragilis ATCC 8608.% 60. Origanum vulgare subsp..0) olarak belirlenmiştir. ve Tortella tortuosa (Hedw. hirtum Link alttürüne ait örnekler Marmara bölgesinin farklı lokalitelerinden toplanarak Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü ’nde kültüre alınmıştır. Candida lypolitica test mikroorganizmalarına karşı antimikrobiyal aktiviteleri araştırılmıştır. Çanakkale nurcihan. Fen-Edebiyat Fakültesi. maya kültürlerinden Debaryomyces hansenii DSM 70238 ve Candida lypolitica karşı güçlü antimikrobiyal aktivite oluşturdukları saptanmıştır. Scleroderma bovista. hirtum.

edu. adenin ve guanin gibi pürin bazlarında. Kampüs. ampicillin+sulbactam. 3-imidazol 4-methyl 1-2 fenilendiamin. Klebsiella pneumoniae NCTC 5049.edu. fenilendiamin PM013 Thymbra spicata L. uçucu yağ. Kimya Bölümü laboratuarlarında sentezlenen 4-imidazol 1. Konya htaner@selcuk. yarı-eksojen bir amino asit olan histidinde. typhimurium’ dur. ciprofloxacin. Konya 2 Selçuk Üniversitesi. Histidin kalıntısı içeren birçok enzim vardır. Biyoloji Bölümü. Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853. Thymbra spicata bitkisine ait uçucu yağın mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579. antimikrobiyal aktivite. Kimya Öğretmenliği Bölümü. chloramphenicol.2-fenilendiamin. Konya ahuysal@selcuk. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Belirlenmesi Hatice TANER SARAÇOĞLU. TRABZON PM012 İmidazol Grubu İçeren Bazı Fenilendiaminlerin Antimikrobiyal Etkilerinin Araştırılması Ahmet UYSAL1. Biyoloji Bölümü. Salmonella typhimurium ATCC 14028. Kampüs. Fen Edebiyat Fakültesi. Uçucu yağa karşı en hassas bakteriler B. 42075. 30 µg. İmidazol doğal halkadır. Salmonella enteritidis ATCC 13076. İmidazol. Streptococcus mutans RSHE 676. Fen Bilimleri Enstitüsü. Maddelerin minimum inhibisyon konsantrasyonları (MIC) belirlendikten sonra. diğer antibiyotiklerin büyük çoğunluğuna duyarlı olduğu gözlenmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Staphylococcus aureus ATCC 25923. Listeria monocytogenesis NCTC 5348.3. en dayanıklı bakteri ise E. 50 µg. 300 µg madde olacak şekilde hazırlanan çözelti. en dayanıklı bakteriler ise S. Ziya Erdem KOÇ1. aztreonam ve imipenem antibiyotiklerine karşı duyarlılıkları araştırılmıştır. Selçuk Üniversitesi. steril boş kağıt disklere (oxoid) emdirilmiştir. Streptococcus pneumoniae ATCC 10015. gentamisin. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. simetrik yapıda oldukları için diğer bir adıyla kısaca s-triazinler denilmektedir. cefotaxime dirençli. Biyoloji Bölümü. İmidazol halkası bulunan bu üç adet maddenin standart suşlara çok az etkili olduğu ve suşların genellikle dirençli olduğu tespit edilmiştir. cereus ve E. coli’ dir. bunların çoğu hidrolitik enzimlerdir ve imidazol kısmı enzimin aktif merkezini oluşturur. Mehtap AKIN Selçuk Üniversitesi. Eğitim Fakültesi. penicillin. Konya 3 Selçuk Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Teucrium polium. Ahmet COŞKUN2.com Bu araştırmada. hidantoin gibi ilaçlarda. . mikrodilüsyon PM014 Teucrium polium L.5-Triazinler. Biyoloji Bölümü. coli. mikrodilüsyon 240 Antimikrobiyal aktivite. Ayrıca kontrol amacıyla bu 11 adet standart suşun cefotaxim. Konya mehtapakin10@yahoo.tr Beşli halkada hetero-atom olarak iki azot içeren azollerden imidazol (1. İmidazol halkası içeren birçok sentetik ilaç da yapılmıştır. Hatice TANER SARAÇOĞLU Selçuk Üniversitesi. Bacillus cereus ATCC 11778. Escherichia coli ATCC 25922. Teucrium polium bitkisine ait uçucu yağın mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579. Staphylococcus aureus ATCC 6538. Kontrol amacıyla yapılan antibiyogram testinde kullanılan standart suşların. 100 µg.tr Bu araştırmada. Mustafa Onur ALADAĞ3. 4-imidazol NO2-1. aureus ve S. 1. 42075. Uçucu yağa karşı en hassas bakteri B. Nuriye EKMEKÇİ4 1 Selçuk Üniversitesi. ürik asitte. Anahtar Kelimeler: imidazol. Doğada bulunan birçok bileşikte imidazol halkası bulunur. s-Triazin türevleri günümüzde ilaç sanayinden plastik sanayisine kadar bir çok alanda kullanılmaktadır. Salmonella typhimurium ATCC 14028.2 fenilendiamin DMSO’de (dimetyl sulfoxide) çözülmüş sonra her bir diskte 10 µg. uçucu yağ. Son yıllarda s-triazin türevlerinin anti-tümör.19. disk diffüzyon yöntemi ile 11 adet standart suş (Streptococcus salivarius RSHE 605. Bacillus anthracis) üzerindeki duyarlılık testleri yapılmıştır. Konya 4 Selçuk Üniversitesi. vancomysin. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Kampüs. 42075. Staphylococcus aureus ATCC 25923. Meram. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerine antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır. anti-viral etkilerinin ortaya çıkması ile farmokolojik alanda önemli bir yere sahip oldukları belirlenmiştir Bu çalışmada. cereus. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerine antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır.3 diazol) önemlidir. Fen Edebiyat Fakültesi. B grubu vitaminler arasında yer alan biotinin yapısında bulunur. Anahtar Kelimeler: Thymbra spicata. antimikrobiyal aktivite. Bitkisine Ait Uçucu Yağın Antibakteriyal Aktivitesinin Araştırılması Mehtap AKIN.

(civanperçemi). mikroorganizma PM017 Kahramanmaraş Yöresindeki Bazı Orman Ağaçlarının Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktiviteleri Metin DIĞRAK. Abies cilicica bitkisine ait uçucu yağ mikrodilüsyon yöntemi ile Bacillus cereus ATCC 14579. (hatmi çiçeği). mikrodilüsyon PM 016 Ticari Olarak Satılan Bazı Bitki Preparatlarının Antimikrobiyal Aktivitesi Nurcihan HACIOĞLU. Kahramanmaraş mdigrak@ksu. Thuja orientalis. Bu çalışma ileri seviyede yapılacak olan çalışmalara öncülük edecektir. Cupressus sempervirens. Quercus coccifera (Meşe). Bununla beraber Cassia senna. Thuja orientalis. Thuja orientalis. Belirtilen bitkilerin antimikrobiyal etkisi disk difüzyon metoduna göre. Başaran DÜLGER Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Pinus brutia. bitki.19. Pinus nigra. antimikrobiyal aktivite. Momordica charantia L. TRABZON PM015 Abies cilicica Carr. Çalışmada kullanılan tüm bitki ekstraktları test mikroorganizmalarının gelişimlerini farklı oranlarda etkilemiştir. Aksu Çayı’nda. (alman papatyası). Rhodotorula rubra. Rhodotorula rubra DSM 70403 mayaları üzerinde antimikrobiyal etkileri araştırılmıştır. uçucu yağ. Achillea millefolium bitki ekstraktlarının antimikrobiyal etkilerinin mukayese antibiyotiklerine kıyasla daha düşük olduğu saptanmıştır. Bu bitkilerden hazırlanan etanol ekstreleri hazırlanarak disk difüzyon yöntemiyle Bacillus cereus ATCC 7064. Candida albicans. Elde edilen veriler. Pınarbaşı’nda. Cedrus libani (Lübnan sediri). Sahharomyces cerevisiae.tr Bu çalışmada. Bacillus cereus. Cupressus arizonoica “Yatık servi” (Cupressecae) Karacasu bölgesinde. Biyoloji Bölümü. Pinus pinea. coli’ dir. Solanum nigrum L. Uçucu Yağının Antibakteriyal Etkisinin Araştırılması Mehtap AKIN. Thymus vulgaris L. Klebsiella pneumoniae. Anthemis nobilis L. Centaurium erythraea bitki ekstraktı ise tüm mikroorganizma kültürlerin karşı en yüksek antagonisik etkiye sahiptir. Fen Edebiyat Fakültesi. (adaçayı). 241 . Staphylococcus aureus ATCC 6538P bakterileri ve Kluyveromyces fragilis ATCC 8608. (kekik). Melisa officinalis ekstresi ise Corynebacterium xerosis CCM 2824 bakterisine karşı gösterdiği 17 mm’lik inhibisyon zonu ile çalışılan materyaller arasında en yüksek inhibisyon zonu oluşturan bitki olmuştur. Uçucu yağa karşı en hassas bakteri B. Thuja orientalis. Biyoloji Bölümü. Salmonella typhimurium ATCC 14028.n@gmail. Pseudomonas aeruginosa. Konya mehtapakin10@yahoo.com Bu araştırmada. (köpek üzümü). Angelica silvestris L. Achillea millefolium L. (aynisafa). Thuja orientalis “Doğu mazısı” (Cupressecae). Calendula officinalis L. Escherichia coli ATCC 25922 bakterileri üzerinde denenmiştir. Rhus coriaria L. Escherichia coli mikroorganizmaları üzerinde test edilmiştir. Proteus vulgaris ATCC 8427. Pinus pinea. Hatice TANER SARAÇOĞLU Selçuk Üniversitesi. Melisa officinalis L.com Bu çalışmada aktarlarda satılan ticari bitkilerden Salvia officinalis L. Cassia senna L. Humulus lupulus L. Escherichia coli ATCC 11230. (kırmızı kantaron). Nerium oleander (Zakkum). Biyoloji Bölümü. Nurcan ERBİL Kahramanmaraş Sütçü imam Üniversitesi. en dayanıklı bakteri ise E. (melekotu). Fen Edebiyat Fakültesi. Enterobacter amnigenus. Thuja orientalis. Althaca officinalis L. etnobotanik özellikleri bakımından yüzyıllardır kullanılmalarının yanında yüksek antimikrobiyal etkilerinin gözlenmesi nedeniyle bitki preparatlarının daha detaylı çalışılarak farmakolojik ve biyokimyasal analizlerle etken maddelerinin tanımlanması ve etki mekanizmasının araştırılmasının önemli olacağını ortaya koymaktadır. cereus. Centaurium erythraea L. Bacillus megaterium. Mehtap ESEN. Anahtar Kelimeler: Antimikrobiyal aktivite. Çanakkale Nurcihan. Staphylococcus aureus ATCC 25923. Juniperus oxicedrus (Ardıç). Cupressus sempervirens “Servi”. (kara pelin). (oğulotu). Staphlococcus aureus. Fen Edebiyat Fakültesi. Quercus coccifera. Türkoğlu’nda. Yersinia lipolytica. Pinus pinea.edu. Pinus pinea. Anahtar Kelimeler: ağabeyes cilicica. (sumak). Humulus lupulus. (kudret narı). Hacı Mustafa Köy’ünde (Sır barajı). Kapıçam bölgesinde. Biyoloji Bölümü. Corynebacterium xerosis CCM 2824. Pseudomonas putida. (sinameki). Artemisia abrotanum L. Pinus pinea türlerinin antimikrobiyal etkileri araştırılmıştır. Pinus pinea “Fıstık çamı” (Pinecae). (şerbetçi otu) bitkilerinin antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Kahramanmaraş Atatürk Parkı’nda.

Zeliha DEMİREL1. diklorometan ve hekzan ekstreleri hazırlanmıştır. 2-metilpropil ester (% 51. iki spesifik patojen (methicillin . Quercus coccifera. Juniperus oxicedrus.19. Ceftizoxime (%70. 35100. Pinus nigra. Zelal AKSOY. Piperacilin (%88. kloroform. Türkiye) uçucu yağındaki bileşenlerin belirlenmesi ve çeşitli çözücüler kullanılarak elde edilen ekstrelerinin antimikrobiyal aktivitelerini araştırmak amacıyla yapılmıştır. antimikrobiyal aktivite PM 018 Kahraman Maraş’taki Kliniklere Başvuran Hastalardan İzole Edilen Escherichia coli’nin Beta-Laktam Grubu Antibiyotiklere Karşı Direnç Gelişimi Fadime TOPÇAL. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Chlorella daha ileri çalışmalarla bir farmasötik olarak dikkate alınabileceği belirlenen bir mikro algdir. Nitrik asit. Cupressus arizonoica. aseton. Biyoloji Bölümü. Juniperus oxicedrus (yaprak). Farmasötik Mikrobiyoloji Bölümü. Antimikrobiyal testler disk difüzyon yöntemi ile Ege Üniversitesi. uçucu yağ. Bununla birlikte uçucu yağı test edilen konsantrasyonlarda antimikrobiyal etkiye sahip değildir.’ nin Uçucu Yağı ve Ekstrelerinin Antimikrobiyal Aktivitesi Güven ÖZDEMİR1. Pinus brutia (gövde). Klinik örneklerden izole edilen ve teşhisi yapılan E.17) olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada kullanılan diğer antibiyotiklere karşı E. coli suşlarına karşı en duyarlı beta-laktam antibiyotiklerinin Sulbactam+Ampicilin ve İmipenem (% 55. Salda Gölü. uçucu bileşenler. Ege Üniversitesi. uçucu yağ bileşenleri GC ve GC/MS kullanılarak incelenmiş ve 7 bileşik (toplam bileşenlerin % 92.edu. 35100. Bununla birlikte. Pinus pinea. etanol. Meltem CONK DALAY3 1 Ege Üniversitesi. Nerium oleander. Eczacılık Fakültesi. Fen Fakültesi. Fethiye Ferda YILMAZ KÖZ2. Cefoperozone+Sulbactam (% 57. Anahtar Kelimeler: Chlorella . meyve). beta laktam antibiyotikleri. Ceftriaxone (%79. ekstre. Fen Fakültesi.17). Biyoloji Bölümü. Cefuroxime ve Ampicilin (98. infeksiyon hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı antibiyotiklere karşı Escherichia coli’nin göstermiş olduğu duyarlılık ve direnç durumları incelenmiştir. Kahramanmaraş asteroidea_ela@mynet. meyve). Mikroalg Kültür Koleksiyonu’ ndan elde edilen ve yeşil bir mikroalg olan Chlorella sp. coli (O157:H7) RSSK 232) ve bir maya türüne (Candida albicans ATCC 10239) karşı yapılmıştır. hemorrhagic E. coli bakterisinin en dirençli olduğu beta-laktam grubu antibiyotiklerin Cefotaxime.coli’nin direnç kazanımının Ceftazidime (% 91. Thuja orientalis.88). 3 ve 6 mg/disk konsantrasyonlarında dikkate değer bir antimikrobiyal etki göstermişlerdir.84) major bileşenler olarak saptanmıştır. 35100.tr Chlorella sp.5. Anahtar Kelimeler: Pinus brutia. Mühendislik Fakültesi. İzmir guven.com Bu çalışmada.’ nin (Ege-MACC-1. Metin DIĞRAK Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi. Bu amaçla Kahraman Maraş’taki kliniklere çeşitli rahatsızlıklar nedeniyle başvuran hastalara ait 68 klinik örneği alınmıştır. E. Bu çalışma.11) ve fitol (% 29.’ nin aseton. Fen Edebiyat Fakültesi.35) ve Cefoperazone (% 66.52) olduğu tespit edilmiştir. yüksek protein içeriği ve diğer temel besin öğelerinden ötürü uzun zamandır bilinen iyi bir besin ve enerji kaynağıdır. Cupressus sempervirens (yaprak. Chlorella sp. Anahtar Kelimeler: Escherichia coli.ozdemir@ege. Biyoloji Bölümü. N Ülkü KARABAY YAVAŞOĞLU1. antimikrobiyal aktivite 242 . İzmir 2 Ege Üniversitesi.58) olarak sıralandığı belirlenmiştir. Biyomühendislik Bölümü. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’ ndan temin edilen on bakteri. optimum laboratuar koşulları altında kültüre edilmiş ve hücreler kültürden toplandıktan sonra saklanmak üzere liyofilize edilerek kurutulmuştur.21’ i) tanımlanmıştır. direnç PM 019 Chlorella sp. TRABZON Araştırma sonucunda. Kuru materyalden Clevenger aparatı ile su buharı distilasyonu yapılarak uçucu yağ ve soxhlet aparatı kullanılarak da metanol. Biyoloji Bölümü. Chlorella sp. Bu çalışma sonuçlarına göre. Pinus pinea (gövde. İzmir 3 Ege Üniversitesi. hekzan ve diklorometan ekstreleri 1. Thuja orientalis (yaprak) uçucu yağlarının daha güçlü antimikrobiyal özellik gösterdiği tespit edilmiştir.oxacillin resistant S. aureus ATCC 43300. Cedrus libani.23). Chlorella sp.41). Juniperus oxicedrus.

Denenen 7 yeni sentezlenmiş schiff bazın mikroorganizmalar üzerindeki inhibe edici (MİK.7 si bakıra.5 olmuştur. Test edilen yeni sentezlenmiş maddelerin. L. Standart test antibiyotiği olarak bakteriler için gentamycine.tr 2004 Eylül ayında İskenderun Körfezi sularına gömülen M/V Ulla kuru yük gemisinin çevreye verdiği zarar ve doğuracağı sonuçlar hala tartışılmaktadır. Adana 2 Çukurova Üniversitesi. S. krom ve kurşun ).81.2 si kurşuna dirençlilik gösterirken. %36. Bilindiği gibi mikroorganizmalar hayatta kalmak için farklı şartlara uyum sağlama ve dirençlilik geliştirme yeteneğindedirler. Eskişehir bkunduh@gmail. glabrata. % 4. Bu çalışmada İskenderun Körfezi M/V Ulla batığı çevresinden alınan su ve sediment örneklerinden izole edilen Gr(-) bakterilerin ağır metal dirençlilikleri araştırılarak bu bakterilerin tür bazında identifikasyonunun yapılması amaçlanmıştır. MIC Antimikrobiyal aktivite. albicans. TRABZON PM 020 Yeni Sentezlenmiş Benzothioazole Türevi Schiff Bazlarının Antimikrobiyal Aktivitelerinin Belirlenmesi Buket KUNDUHOĞLU1.250 µg/ml olmuş ve denenen 7 maddenin özellikle mayalar üzerinde düşük konsantrasyonlarda statik ve sidal etkili olduğu tesbit edilmiştir. Kimya Bölümü. Test mayaları için MİK ve MSK değerleri sırasıyla 7.3. epidermidis bakterileri ve C. Osman GÜLNAZ1. Eskişehir 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. typhimurium. mayalar için amphotericine kullanılmıştır. coli K-12 suşu ile karşılaştırıldığında su izolatlarının % 69.com Yeni sentezlenmiş Benzothioazole türevi schiff bazlarının antimikrobiyal aktivitelerini belirlemek üzere E.125 µg/ml ve 7. campestris. monocytogenes. Sadık DİNÇER2 1 Çukurova Üniversitesi. C. bakır.5 . E. % 15. Biyoloji Bölümü. Maddelerin kullanılan test bakterileri üzerindeki statik ve sidal konsantrasyonları sırasıyla 7.9. Adana fmatyar@cu. Handan SAKARYA2.19. Fen ve Teknoloji Eğitimi Bölümü. Eğitim Fakültesi. Biyoloji Bölümü. Kamuran GÖRGÜN2 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. C. %83. PM 021 İskenderun Körfezi M/V Ulla Batığı Çevresinden İzole Edilen Gr(-) Bakterilerin İdentifikasyonu ve Ağır Metal Dirençliliklerinin Araştırılması Fatih MATYAR1. Minimum inhibe edici konsantrasyon) ve sidal konsantrasyonları (MSK.81 . Balcalı.81-1000 µg/ml ve 62.1’i kroma ve %8. aerogenes. S. sediment izolatlarında bu oran sırasıyla %88. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu amaçla izole edilip ağır metal dirençliliği araştırılan bakterilerin adı geçen ağır metallere karşı farklı oranda tolerans gösterdikleri saptanmıştır. utilis mayaları kullanılmıştır. 01330. X. Sevil PİLATİN1. yapılacak toksisite mutajenite ve diğer tamamlayıcı testler sonrasında. Fen Edebiyat Fakültesi. faecium. 01330. B.edu. aureus. P. Anahtar Kelimeler: dirençlilik Bakteri. Bu bakterilerin 4 farklı ağır metale dirençlilikleri araştırılmıştır (kadmiyum. Bu amaçla gemi batığı çevresinden alınan su ve sediment örneklerinden toplam 139 adet Gr()bakteri izole edilmiş (sırasıyla 49 ve 90 adet). aeruginosa. S. Ayşenur KAYA2. vulgaris. Balcalı. coli. E.1000 µg/ml arasında değişmiştir. antifungal ajan olarak kullanım potansiyelleri bulunmaktadır. Bu da insan patojeni bakterilerle mücadeleyi zorlaştırmaktadır. ağır metal. Fen Edebiyat Fakültesi. 243 . Anahtar Kelimeler : benzothioazole. P.4’ü kadmiyuma. minimum sidal konsantrasyon) mikrodilüsyon broth yöntemiyle belirlenmiştir. Biyoloji Bölümü.8. %17. subtilis. Standart E. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Eczacılık Fakültesi.com Bu çalışmada Denizli. Streptococcus faecalis ATCC 8043. Farmasötik Mikrobiyoloji AD. antimikrobiyal aktivite. Güven ÖZDEMİR1. Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. antifungal. Atila YANIKOĞLU1. B. Ferda Yılmaz KÖZ2. Ayrıca Klevenger cihazında hidrodistilasyon ile uçucu bileşikleri ekstrakte edilmiş ve GC. İzmir emineicyuz@yahoo. TRABZON PM022 Denizli Sarayköy’de Bulunan Termal Su Kaynağından İzole Edilen Siyanobakteri Pseudanabaena sp. Bu özelliklerinden dolayı bir geçiş formu olarak son yıllarda bu canlılar üzerindeki çalışmalar artmıştır. terpinene (%4.38). Origanum. Staphylococcus aureus ATCC 6538-p.19. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Antalya 2 Akdeniz Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Gözde ÖNGÜT2 1 Akdeniz Üniversitesi. Escherichia coli ATCC 29908) üzerinde test edilmiştir. GS-MS 244 . Ekstrelerin antimikrobiyal aktiviteleri disk diffüzyon yöntemi ile iki spesifik patojen (metisilin-oksasilin dirençli S. Proteus vulgaris ATCC 6897.tr Bu çalışma endemik Origanum bilgeri türünün antimikrobiyal aktivitesini test etmek amacıyla yapılmıştır. Çalıştığımız türde de görüldüğü gibi siyanobakteriler çok çeşitli ortam ve koşullarda üreyebilen canlılardır. İzmir 2 Ege Üniversitesi. antimikrobiyal. Origanum bilgeri uçucu yağı Gram(+) ve Gram(-) bakteriler dahil birçok bakteriye karşı güçlü bir antimikrobiyal aktivite göstermiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi.35) ve borneol (%2.edu. Kampus. Major bileşeni carvacrol (%83) olmakla birlikte. Zeliha DEMİREL1. aureus ATCC 43300. türleri Oscillatoria gibi ipliksi Anabaena gibi gaz vezikülü içeren bir Siyanobakteri`dir. Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853. BG 11 (Blue-Green Medium) ortamında optimum koşullarda üretildikten sonra liyofilize edilerek saklanmış ve Sokslet ekstraktöründe çözgen ekstreleri hazırlanmıştır. Origanum bilgeri türünün uçucu yağı su distilasyon metodu ile elde edilmiştir ve uçucu yağın kimyasal içeriğini tespit etmek amacıyla GS-MS analizi uygulanmıştır. Meltem CONK DALAY3 1 Ege Üniversitesi. Mühendislik Fakültesi. Yapılan çalışmalarda siyanobakterilerin antibakteriyel. Anahtar Kelimeler: Pseudanabaena sp. İzmir 3 Ege Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.. Sarayköy de bulunan termal su kaynağından izole edilen bir siyanobakteri olan Pseudanabaena sp.20) diğer bileşenler olarak bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Uçucu yağ. Tıp Fakültesi. Biyomühendislik Fakültesi. Minimum Inhibitör Konsantrasyon Testi (MIC) ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyon Testi (MBC) uygulanmıştır. Biyoloji Bölümü. Fen Fakültesi.`nin çeşitli çözgen ekstreleri ve uçucu bileşenlerinde antimikrobiyal ve antifungal aktivitesi araştırılmıştır. Pseudanabaena sp. F. antifungal ve antioksidan etkilerinin yanında toksik etkili olanlarıda bulunmaktadır. GC/MS analizleri gerçekleştirilmiştir. uçucu bileşik PM 023 Origanum bilgeri Türüne ait Uçucu Yağın Kimyasal İçeriği ve in Vitro Antimikrobiyal Aktivitesi Elif ODABAŞ KÖSE1. aerogenes ATCC 13048. coli (O157:H7) RSSK 232) ve bir maya türünün (Candida albicans ATCC 10239) de yeraldığı çeşitli organizmalar (Bacillus subtilis ATCC 6633. cereus ATCC 7064.’in Antimikrobiyal ve Antifungal Aktivitesinin Araştırılması Emine İÇYÜZ1. Pseudanabaena sp. cymene (%5. Hücrelerindeki ince murein yapısı ile gram negatif bakterilere benzerler. Uçucu yağın antimikrobiyal aktivitesini test etmek amacıyla Disk Difüzyon Metodu. S. Bu çalışma endemik bir tür olan Origanum bilgeri türüne ait antimikrobiyal aktivitenin tespit edildiği ilk rapordur. epidermidis ATCC 12228. fotosentez yapabildiği için alglere ve yüksek bitkilere çok benzemekle beraber hücre bölünme mekanizması nedeniyle günümüzde Bacteria domaininde değerlendirilmektedir. ekstre. Ayrıca kontrol olarak denenen antibiyotik grubuna göre daha yüksek antimikrobiyal aktivite sergilemiştir. E. hemorajik E. Lamiaceae. Siyanobakteriler klorofil a ve diğer pigmentleri içerdiği. Salmonella typhimurium CCM 5445. Antalya ekose@akdeniz. Kampus.

B. J..0 koşullarında PAAmIA hidrojelinin PAAIA hidrojelinden daha çok şiştiği belirlendi [1]. albicans.tr Serbest radikal kopolimerleşmesi yöntemi ile hazırlanan poli(akrilamid-ko-itakonik asit). Pulat M. Amiji. Hidrojellerin morfolojik yapısı SEM incelemeleri ile karşılaştırmalı olarak değerlendirildi ve PAAmIA hidrojeline göre daha az şişme değerine sahip olan PAAIA hidrojelinin daha az gözenekli bir yapıda olduğu saptandı.8) olduğu tespit edilmiştir. standart antibiyotiklerin test bakterileri üzerindeki inhibisyon etkisi ile karşılaştırılmıştır. albicans üremesini hemen hemen sıfıra indirdiği belirlendi. sıcaklık ve pH değişkenlerine göre incelendi. Thymus sp. ve Veronica sp. Kimya Bölüm. Katime. subtilis RSKK 244. Thymus sp uçucu yağının çalışılan test bakterileri için MİK değerinin % 0. K. Bu araştırmada disk diffüzyon yöntemi uygulanarak bu uçucu yağlardan Agrimonia sp. Candida albicans (C.. Ankara mpulat@gazi. Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853.B. bitkilerine ait uçucu yağların Staphylococcus aureus ATCC 25923. Biyoloji Bölümü. Ayrıca uçucu yağların kompozisyonları GC-MS analizi yapılarak belirlenmiştir. Robinson. Gökçen YUVALI ÇELİK1. Pseudomonas aeruginosa ATCC 29212.8’e eşit ve/veya düşük (MİK≤% 0. uçucu yağının test bakterileri üzerindeki inhibisyon etkisi. 102:5994 (2006) 2.5 mm ve üzeri inhibisyon zonu gösterdiği 4 test bakterisi (B. Salmonella 21. Niğde gycelik@nigde. uçucu yağının disk diffüzyon yönteminde 25. uçucu yağının yüksek düzeyde antimikrobiyal etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Bacillus megatrium RSKK 5117. Kaynaklar: 1. ABDULLAH2 1 Niğde Üniversitesi.3 test bakterileri üzerinde antimikrobiyal aktiviteleri araştırılmıştır. Escherichia coli ATCC 35218. Rodriguez. 37ºC ve pH=4. Fen-Edebiyat Fakültesi. Flukonazolü daha hızlı saldığı belirlenen PAAmIA hidrojelinin Fickian tipi difüzyon gösterdiği saptandı. TRABZON PM 024 Polimerik Hidrojellerinin Flukonazol Salım Davranışları ve Mikrobiyal Etkileşimlerinin İncelenmesi Mehlika PULAT Gazi Üniversitesi. Flukonazol tutuklu PAAmIA ve PAAIA hidrojellerin ise C.. Veronica sp.. Kampus. Fen-Edebiyat Fakültesi. C. aureus ATCC 25923.edu. Niğde 2 Niğde Üniversitesi. B. Teknikokullar. itakonik asit. uçucu yağlarının test bakterileri üzerinde inhibisyon etkisine rastlanmamıştır.19. Fen-Edebiyat Fakültesi. Kinetik salım parametreleri olan n ve k hesaplanarak. L. (PAAmIA) ve poli (akrilik asit-ko-itakonik asit). megatrium RSKK 5117.edu. akrilamid PM 025 Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Antimikrobiyal Aktivitesi ve Kompozisyonu Ebru ÇELİK1. Flukonazol tutuklu hidrojellerin C. uçucu yağının test bakterileri üzerinde farklı zon çapları ile inhibisyon etkisi tespit edilmiştir. Kampus. 11:169-177 (1993).Journal of Applied Polymer Science. E. (PAAIA) hidrojellerinin şişme davranışları zaman. PAAmIA ve PAAIA hidrojellerine üretim sırasında tutuklandı ve pH = 4.tr Bu çalışmada Konya yöresinden toplanan Agrimonia sp. Advanced Drug Delivery Review. Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Uçucu yağ. Bacillus subtilis RSKK 244.. I. Thymus sp. Her iki hidrojelde de ilk saatlerde terapötik değere ulaşıldı [2-4]. 37ºC koşullarındaki serbestleşmesi UV spektrofotometresi ile takip edildi. 51200. Yersinia enterocolitica ATCC 1501. Knuth. Çalışmada. albicans ile etkileşimleri in-vitro süspansiyon ortamında incelendi. M. Thymus sp. albicans) tedavisinde etkili bir şekilde kullanılmakta olan Flukonazole. Shigella sonnei RSKK 877. Streptococcus mutans CNCT 8177. 51200. GC-MS 245 .. Thymus sp. Ekşi H. mutans CNCT 8177 ) seçilmiş ve Thymus sp uçucu yağının seçilen test bakterileri üzerinde agar dilüsyon metodu ile Minimum İnhibitör Konsantrasyonu (MİK) belirlenmiştir. S. Journal of Applied Polymer Science. Advanced Drug Delivery Review. antimikrobiyal aktivite. Anahtar Kelimeler: Flukonazol. Bacillus cereus RSKK 863.. ve Thymus sp. S. 4. Peppas. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Meysun İ. akrilik asit. 11:137 (1993).. 90:530 (2003). albicans üremesini bir miktar engellediği ancak bu düşüşün etkili bir düzeye inemediği.0. 3. Flukonazol içermeyen PAAmIA ve PAAIA hidrojel diskleri C..

Zn.004-0. 5. Cd.AP. Özellikle çoklu antibiyotik direnci (ÇAD) gösteren bakterilerin belirgin ölçüde artması.com Küçükçekmece Gölü ve çevresi rekreasyon amacı ile kullanılan bir bölgedir. Penisilin G 10 Ünite (PG). etanol. bazı şifalı bitkilerin Helicobacter pylori’nin in vitro üremesine etkileri ile onların antimikrobiyal ve antioksidant potansiyellerinin belirlenmesi oluşturmaktadır. 2’si Providencia stuarti. Yersinia enterocolitica. bitki ekstraktı. Bu çalışma sonucunda Enterobacteriaceae ailesinde yer alan 90 Gram negatif bakteri izole edilmiştir. 2’si Enterobacter agglomerans. Antibiyotik direncinin ağır metal direncine göre daha düşük olması göldeki endüstriyel kirliliğin fekal kaynaklı kirlenmeye oranla daha yüksek olduğunu göstermektedir.5 g/100 ml. su. Providencia rettgeri.008-0. 0. Bu bakterilerin ağır metallere [Bakır (Cu). K. GM. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. 8. ve antibiyotiklerine sırası ile % 38. Elif Özlem ARSLAN AYDOĞDU. doğadaki çeşitli toksik kirleticilerin izlenmesinde yarar sağlayacaktır.016 g/100 ml. Bu bakterilere karşı Cu. Antimikrobiyal aktivite bakımından etkili bulunan ekstraktların. Bu bakterilerden 24’ü Escherichia coli. sırasıyla Capsellbursa pastoris. 13.com Bu çalışmanın temelini. Streptomisin 10 µg (S). Ömer ALTUN İstanbul Üniversitesi. 2. antioksidant PM 027 Küçükçekmece Gölü’nden İzole Edilen Bakterilerin Ağır Metal ve Antibiyotik Dirençlerinin İncelenmesi Ayten KİMİRAN ERDEM. 0. 6’sı Proteus vulgaris. Cr ve Ni için Minimum inhibitör konsantrasyonu (MİK) değerleri sırasıyla 0. Sonuç olarak aseton ekstraktlarının. kloroform ve aseton ekstraktları kullanılmış ve bu ekstraktların hem H. Diğer taraftan bitkilerin aseton ekstraktlarının Carum carvi türü hariç antioksidat özellikte oldukları. bir yıl boyunca mevsimsel olarak su örnekleri alınmış ve izole edilen Gram negatif bakteriler rutin bakteriyolojik yöntemler ile tanımlanmıştır.Kanamisin 30 µg (K).0160. 1. Enterobacter sakazakii. Gentamisin 10 µg (GM).25 g/100 ml. Achillea millefolium oldukları bulunmuştur. Eritromisin 15 µg (E). Edwardsiella hoshinae.14’ü Citrobacter diversus. Fen Fakültesi. Nalidiksik asit 30 µg (NA) ve Vankomisin 30 µg (VA)] karşı dirençleri incelenmiştir. H. Acorus calamus. 19. E. pylori hemde diğer test mikroorganizmaları üzerindeki etkileri. Su. 13. Carum carvi türünün ise prooksidant aktiviteye sahip olduğu bulunmuştur. S. Acorus calamus.0032 g/100 ml. Biyoloji Bölümü. VA. 0. çözücüler kullanılarak ekstrakte edilmiştir. bu organizmalardan kaynaklanan hastalıkların ilaçla tedavisini güçleştirmektedir. 7. Kadmiyum (Cd). 6’sı Serratia odorifera. Kloramfenikol 10 µg (C). 3. tiyosiyanat yöntemi ile antioksidant özellikleri belirlenmiştir. etanol ve kloroform ekstraktlarına göre daha yüksek antimikrobiyal aktivite gösterdiği belirlenmiştir. 2’si Kluyvera cryocrescens. Sevan Gürün. 5’i Enterobacter cloacea.125-0. Çinko (Zn). Antibiyotik duyarlılık testinde ise incelenen tüm bakterilerin AK .008-0. Bu amaçla çalışmamızda Küçükçekmece Gölü’nden izole edilen Gram negatif bakterilerin ağır metal ve antibiyotik duyarlılıkları incelenmiştir.25 g/100 ml. Bakterilerin farklı toksik metallere karşı dirençlerinin tespiti. Biyoloji Bölümü. Vezneciler. Demir (Fe). Anahtar Kelimeler: Helicobacter pylori.063 g/100 ml olarak saptanmıştır. Acorus calamus.002-0.19. Pimpinella anisum ve Acorus calamus. in-vitro. Amikasin 30 µg (AK). Kluyvera ascorbata. NA. Çalışmada Küçükçekmece Gölü’nde dokuz farklı istasyondan. Doğal su sistemlerinde mikrobiyolojik kirlilik etkeni mikroorganizmaların yanı sıra bunların antibiyotik ve ağır metal dirençleri de belirlenmelidir. Erzurum ayseaydan@yahoo.5 g/100 ml ve 0. ve oranında dirençli oldukları belirlenmiştir. sağlık açısından önemli bir tehlike oluşturmaktadır. antimikrobiyal. 7’si Citrobacter amalonaticus. Bitkilerin su. Kobalt (Co). 246 . Fe. bunun yanı sıra sanayi atıklarının da göle deşarjı. 6’sı Citrobacter freundii. Biyoloji Bölümü. 25240. Krom (Cr) ve Nikel (Ni)] ve antibiyotiklere [Ampisilin 10 µg (AP). Göl çevresinde yerleşimin yaygınlaşması ile göle boşaltılan evsel atıkların artması. agardiffüzyon yöntemi kullanılarak incelenmiştir. C. TRABZON PM 026 Bazı Şifalı Bitkilerin Helicobacter pylori’nin invitro Üremesi Üzerine Etkileri ve Antioksidant Özellikleri Ayşe Aydan KARA Atatürk Üniversitesi. 0. Pylori’ye karşı en etkili iki türün. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. 3’ü Klebsiella oxytoca. Küçükçekmece Gölü taşıdığı kirlilik yükleri açısından önemli bir doğal lagün sistemidir. Achillea millefolium. Co. etanol. Bu amaçla 20 bitki türüne ait farklı kısımlar.008-0. 2’si Rahnella aquaticus ve geri kalanlar ise. Comamonas testosteroni olarak adlandırılmıştır. Antibiyotik duyarlılık deneyleri Kirby-Bauer disk difüzyon metodu ile ağır metal tuzlarına karşı duyarlılık deneyleri ise mikrodilüsyon tekniği ile yapılmıştır. kloroform ve aseton ekstraktları bakımından. 0. PG. 5’i Providencia alcalifaciens. İstanbul aytenkimiran@yahoo. Fen Edebiyat Fakültesi.

Aspergillus niger. Bunlardan 49 tanesi endemiktir. HPLC PM 029 Bazı Liken Türlerinin Antimikrobiyal Aktiviteleri Nihal DOĞRUÖZ1. yapılarındaki çeşitli asitlerden kaynaklandığı bildirilmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi. Pseudomonas aeruginosa. Araştırmacılar bitki kaynaklarından elde edilen yeni antimikrobiyal maddelerin bulunması için araştırmalarını sürdürmektedir. ve S. fisodik asit. GülendamTÜMEN1. Aspergillus flavus. Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. Diğer bakteriler için Nutrient Agar. antitüberküloz aktiviteleri incelendi. Esra SOLMAZ1 1 Balıkesir Üniversitesi. S. Balıkesir 2 Balıkesir Üniversitesi. Bu maddelerin büyük bir kısmı. Umbilicaria vellea. ortamın bu ağır metallerce kirlendiği sonucunu ortaya koymaktadır. Biyoloji Bölümü. bitkilerdeki biyoaktif moleküllerden elde edilmektedir. Kimya Bölümü. Erzurum nihaldogruoz@gmail. dünyada ve ülkemizde çok eski zamanlardan beri hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Staphylococcus aureus. Çalışmamızda Salvia aramiensis Rech. pulvinik asit lobarik asit usnik asit antimikrobiyal aktiviteleri belirlenen asitlerden bazılarıdır. Fen-Edebiyat Fakültesi. Aspergillus Enterobacter. Proteus vulgaris. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü. Bu çalışmada Artvin.tr Son zamanlarda bitki ekstrelerinin biyolojik aktiviteleri yoğun bilimsel araştırmaların konusu olmaktadır. TRABZON Özellikle Fe ve Cr gibi ağır metallere karşı gözlenen direnç. Bitki ekstraktlarının. Ahmet KARAHAN2. Staphylococcus aureus ve Candida albicans’ a karşı iyi derecede (MIC 12. filamentli funguslar için Saboroud Dekstroz Agar. Bacillus cereus. Mycobacterium tuberculosis. Mikro dilusyon broth tekniği kullanılarak yapılan deneme sonuçları spektrometrede okundu. Salvia Lamiaceae familyasının en büyük genuslarından biridir. Biyoloji Bölümü. Günümüzde hava kirliliğinde biyolojik indikatörler olarak kullanıldığı gibi. Peltigara praetextata.5 mg/ml) ve Klebsiella pneumonia’ ye karşı orta derecede (MIC 25 mg/ml) aktivite gösterdi. İstanbul 2 İstanbul Üniversitesi. Lecanora muralis ) su ve etanol ekstraktlarının antibakteriyal 247 . Likenlerin antimikrobiyal aktivite özelliğinin. 10145. Fen-Edebiyat Fakültesi. Rhizoplaca melanopthalma. Vezneciler. antifungal. araminensis ve S. Anahtar Kelimeler : antibiyotik PM 028 S. Mycobacterium tuberculosis için BBL MGIT Mycobacteria Growth Indicator Tube kullanıldı. Nutrient Broth. ağır metal. hastalıkların tedavisinde de kullanılır.aramiensis ise Proteus vulgaris. Zuhal ZEYBEK1. bakteriler üzerine etkilerine ait dünyanın çeşitli yerlerinde çok sayıda çalışma mevcuttur. Salvia aucheri subsp aucheri. Peltigara polydactyla.3 mg/ml). Metanol ekstrelerinin HPLC analizi sonuçları ile antimikrobial aktivite arasındaki ilişki tartışıldı. Salvia genusu dünyada yaklaşık 900 tür içerir ve bu türler kozmopolit dağılım gösterirler. Xanthoria elegans. aucheri metanol ekstrelerinin antibakteriyal. Salvia için endemizm oranı %55’tir. f. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. bakteri.com Tıbbi açıdan önemi olan bitkiler. Candida albicans. ochraceus ve Fusarium proliferatum’a karşı iyi derecede (MIC 12. Giresun ve Trabzon çevresinden toplanan 11 farklı liken örneğinin (Anaptychia ciliaris. Daha önceki çalışmamızda likenlerin Lejyoner hastalık etkeni bakterilerin üremesini engellediği saptanmıştır. Cetrelia olivetorum. aucheri Bentham subsp.edu. Ali ASLAN3 1 İstanbul Üniversitesi. Xanthoparmelia tinctina. Bakteriler üzerinde etkileri olan antimikrobiyal maddelere karşı direncin giderek arttığı bilinmektedir.5 mg/ml) antimikrobial aktivite gösterdi. Ali KARAGÖZ2. aucheri var aucheri Metanol Ekstrelerinin HPLC Analizleri ve Antimikrobiyal Aktivitesinin Araştırılması Tülin AŞKUN1. Xanthoria elegans. çevresel bakteri suşlarının antibiyotik ve ağır metallere karşı olan duyarlılıklarının test edilmesi. Sabourod Dekstroz Broth kullanıldı. fungi. epidemiyolojik çalışmalara ve toksik kirleticilerin etkilerinin belirlenmesine yardımı olacaktır. Sonuçlar 365 nm dalga boyunda UV okuyucu ile belirlendi. Ramalina farinacea.10145. Likenler. Escherichia coli. Protolikesterik asit. Sonuç olarak. Anahtar Kelimeler : Salvia. İstanbul 3 Atatürk Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. mantar ve alglerin simbiyotik yaşamları sonucu oluşan bitkilerdir. Bu genusun 89 türü ve 94 taksonu Türkiye’de bulunmaktadır. Biyoloji Bölümü. Vezneciler. Bacillus cereus’ a karşı en iyi derecede (MIC 6.19. Balıkesir taskun@balikesir. Pek çok bitkisel ekstrenin prokaryot ve ökaryotlar üzerinde biyolojik aktivitesinin olduğu bilinmektedir.

biyolojik aktivite PM 031 Sentezlenen Bazı Organik Bileşiklerin Biyolojik Aktivite Çalışmaları Nurşen SARI. Sercan MERCAN1 1 Gazi Üniversitesi.) üzerinde test edilmiştir. Klebsiella pneumoniae ATCC4352 standart suşları ile 2 çevresel izolat (Aeromonas spp. Chloramphenicol ve Gentamisin gibi antibiyotiklere karşı da aktiviteleri ölçülüp çalışmada kullanılan organik bileşiklerin zon çapları ile karşılaştırılmıştır. sentezleyip yapılarını spektroskopik yöntemlerle aydınlattığımız organik bileşiklerimize karşı biyolojik aktivitelerinin olup olmadığına bakıldı.Bu sentezlenen organik bileşiklerin oluşturduğu zonlar disk difüzyon yöntemi ile belirlenmiştir.6 cm) oranında etkili olduğu gösterilmiştir. coli üzerinde antibakteriyal etkisinin (en yüksek zon çapı 1.tr Bu çalışmada bazı kitosan polimerlerinin [Kitosan (PHO-I).1 cm ve 1. PHBV-g-chit-XIV. Ampicillin. su ekstraktlarının % 63’ünün E. Mehmet YILMAZ. Likenlerin su ekstraktlarının %81’i Gram pozitif Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538 ve Bacillus subtilis ATCC 6633 üzerinde inhibe edici etki ( sırasıyla en yüksek zon çapı 1. Buradan yeni ilaç etken maddesi olabilecek kimyasalların geliştirilmesi hedeflenmiştir. Hülya ARSLAN. Fen-Edebiyat Fakültesi. denenen bakterilerin tedavisinde kullanılamayacağı. Mehtap YAKUT. Tobramycin ve cephalothin’in oluşturduğu inhibisyon zon çapları sırasıyla 2cm ve 3. TRABZON aktiviteleri agar difüzyon yöntemi kullanılarak Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ketoconazole. denenen Gram negatif bakterilerin hiçbirinin üremesini engellemediği. 06500. Oluşan zon çapları mm olarak ölçülüp sonuçlar literatürde bulunan benzer bileşiklerin sonuçları ile karşılaştırıldı. zayıf etkili olması nedeniyle. Polimerlerin belirli konsantrasyonlarda çözeltileri hazırlanıp. Zonguldak logoglu@gazi. Kontrol olarak tobramycin ve cephalothin kullanılmıştır. Staphylococcus epidermidis ATCC12228. Escherichia coli ATCC 25922.edu. Bu ekstraktların Staphylococcus epidermidis ATCC12228 üzerine etkisiz olduğu saptanmıştır. Ankara 2 Zonguldak KaraElmas Üniversitesi Kimya Bölümü. Elif LOĞOĞLU. Kitosan (düşük molekül ağırlıklı).5 cm ) olduğu saptanmıştır. Kimya Bölümü. Bu çalışmada kullanılan likenlerin antibakteriyal etkisi kontrol olarak denenen antibiyotiklerin etkisiyle karşılaştırıldığında. Etanol ekstraklarının Staphylococcus aureus ssp aureus ATCC6538 (en yüksek zon çapı 1. bu çözeltilerden 50 µL´lik kısmı steril 6 mm çapındaki disklere uygulandı. Kit-PHO-III.6 cm ) ve Bacillus subtilis ATCC 6633 (en yüksek zon çapı 1. ancak likenlerde farklı bakterilere etkili maddelerin bulunabileceği düşünülerek geniş spektrumda bakteriler üzerine etkisi araştırılmaya devam edilmektedir. Literatürde bulunan bu tür çalışmalarda kitosan polimerlerinin antimikrobiyal aktivitelerinin olduğu gözlenmiştir. Likenlerin etanol ekstraktlarının. Aynı zamanda bu iki bakterinin Penicilin. Bacillus subtilis ATCC 6633. Staphylococcus epidermidis ATCC12228 üzerine %36 (en yüksek zon çapı 1. Anahtar Kelimeler: Organik antimikrobiyal aktivite.4 cm ) göstermiştir.edu. PHOhid-2-gchitosan ] Staphyllococcus aureus ATCC25923 ve Eschericha coli ATCC27853 gibi bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri disk difüsyon yöntemine göre tayin edildi.5 cm olarak ölçülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kitosan. 248 .tr Bu çalışmada gram pozitif bakteri olan Staphylococcus aureus ATCC25923 ve gram negatif olan Escherichia coli ATCC 27853 bakterilerine karşı.19. Anahtar Kelimeler: Liken. Teknikokullar. Pseudomonas aureginosa ATCC 9027. Biyoloji Bölümü. Tetracycline. Sercan MERCAN nursens@gazi. 67100. Nutrient Agar besi ortamında bakteriler ile diskler 24 saat inkübe edildi.2 cm ) üzerine %27. antibiyotikler bileşikler. antibakteriyal etki PM 030 Bazı Kitosan Polimerlerinin Biyoaktivite Çalışmaları Elif LOĞOĞLU1.

Bu sentezlenen organik bileşiklerin oluşturduğu zonlar disk difüzyon yöntemi ile tayin edilmiştir. Aynı zamanda bu iki bakterinin Penicilin. DNA Dizileme) karakterize edildi. Tandoğan/Ankara. Department of Chemistry 41380 Umuttepe-Kocaeli-Türkiye 3 Ankara Üniversity Fen-Edebiyat fakültesi. klasik (morfolojik. İstanbul sumeyrasavas@hotmail. Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. Termofilik bakterilerden elde edilen enzimlerin. Erzurum 4 Refik Saydam Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü. Biyoloji Öğretmenliği Bölümü Teknikokullar ANKARA 2Kocaeli University. Chloramphenicol ve Gentamisin gibi antibiyotiklere karşı da aktiviteleri ölçülüp çalışmada kullanılan organik bileşiklerin zon çapları ile karşılaştırılmıştır. Kimya bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Sınıf Öğretmenliği Bölümü. Elde edilen 10 izolat. fizyolojik. Biyoloji Bölümü. daha önce bakteri florası ile ilgili hiçbir çalışma yapılmamış. Tetracycline.com Biyoteknolojik öneme sahip olan TaqDNA polimeraz enziminin bir termofilik mikroorganizma olan Thermus aquaticus’tan izolasyonu. Anahtar Kelimeler: Termofilik bakteri. Bu mikroorganizmalar lipid kompozisyonlarıyla. enerji transdüksiyonlarını ve sitoplazmik membranlarının iyon geçirgenliğini değiştirerek kendilerini ekstrem sıcaklık değerlerine uyumlu hale getirirler. mezofil canlılardan elde edilen enzimlere göre daha yüksek sıcaklıklara dayanıklı olması. Ampicillin. bilim insanları jeotermal alanlardaki termofilik bakterilerin izolasyonu ve tanılanması için sayısız araştırmalar yapmaktadırlar.tr Planlanan çalışmada sentezleyip yapılarını spektroskopik yöntemlerle aydınlattığımız organik bileşiklerimizi gram pozitif bakteri olan Staphylococcus aureus ATCC25923 ve gram negatif olan Escherichia coli ATCC 27853 bakterilerine karşı biyolojik aktiviteleri incelendi. termofilik mikroorganizmaların yaşayabildiği çevreler ile bu çevrelerin mikrobial içeriğinin tespitine yönelik araştırmalara büyük bir ivme kazandırmıştır. TRABZON PM 032 Bazı Yeni Sentezlenmiş Organik Bileşiklerin Antimikrobiyal Aktivite Çalışmaları Hikmet KATIRCIOĞLU1. Eğitim Fakültesi. PM 033 Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) Kaplıcasından İzole Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu Sümeyra SAVAŞ1. Hakan ÖZKAN4 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi. Turkiye 4Gazi Üniversitesi. MIS. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada. Eğitim Fakültesi. REP PCR. Fen-Edebiyat Fakültesi. bu enzimlerin endüstride çok farklı alanlarda kullanılmasına olanak sağlamıştır. Erzurum 5 Yeditepe Üniversitesi. 16S23S rDNA. Mehtap YAKUT3. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Araştırma sonunda 10 izolattan 6 tanesinin Geobacillus. 06500 Teknikokullar /ANKARA hturk@gazi. Ketoconazole. Fikrettin ŞAHİN5. Van 2 Atatürk Üniversitesi. 4 tanesinin ise Bacillus cinsine ait türler olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle. Kimya Bölümü. Tülin ÖZBEK4. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Medine GÜLLÜCE3. DNA dizileme. 16S-23S PCR. yerden çıkış sıcaklığı 70°C olan Hasanabdal Köyü (Van-Erciş) kaplıca suyundan termofilik bakterilerin izolasyonu ile bu izolatların fenotipik ve genotipik yöntemlerle karakterizasyonu amaçlanmıştır. Ahmet ADIGÜZEL2. Mehmet YILMAZ2. biyokimyasal) ve moleküler yöntemlerle (MIS.19. Sercan MERCAN4 1Gazi Üniversitesi.edu. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi. Elif LOĞOĞLU4. 249 . Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi. koloni morfolojilerine göre ayrılarak. Faculty of Arts and Sciences. REP-PCR.

klasik (morfolojik. Pasinler (Erzurum) kaplıca suyundan termofilik bakterilerin izolasyonu ve moleküler karakterizasyonu amaçlanmıştır. Başaran DÜLGER1. PM 036 Türkiye İçin Yeni Bir Koprofilöz Fungus Kaydı Nurcihan HACIOĞLU1.edu. biyokimyasal) ve moleküler testlerle (MIS. Bu çalışmada. PM 035 Edremit Körfezi Tintinnid (Protozoa: Ciliophora) Türleri Neslihan BALKIS. Fikrettin ŞAHİN3. Erzurum 3 Yeditepe Üniversitesi. Sesli & Denchev. 16S-23S rDNA-PCR. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi.tr Bu çalışma Ege Denizi’nin Edremit Körfezi kıyısal sularında yaşayan tintinnid türlerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Biyoloji Bölümü. BOX PCR. tuzluluk ve oksijen gibi temel ekolojik özelliklerine de yer verilmiştir.. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. MIS.com Coprinus poliomallus Romagn. Anahtar Kelimeler: Koprofilöz fungus. Vezneciler. İstanbul neslbalk@istanbul. DNA Dizileme) karakterize edildi. Dülger ve Hacıoğlu. 2003 ve 2004 yılları arasında 55 µm göz açıklığında bir plankton kepçesi ile yüzeyden ve 3 istasyondan mevsimsel olarak toplanmıştır. İstanbul nurcihan. 4 tanesinin de Bacillus licheniformis türleri olduğu belirlenmiştir. TRABZON PM 034 Pasinler (Erzurum) Kaplıcasından İzole Edilen Termofilik Bakterilerin Moleküler Karakterizasyonu Ahmet ADIGÜZEL1. Türkiye 2 Fatih Üniversitesi. BOX-PCR. Fen. FenEdebiyat Fakültesi.Edebiyat Fakültesi. içerdikleri yüksek sıcaklıklara dayanıklı enzimleri ile son zamanlarda biyoteknolojik ve endüstriyel alanlarda büyük bir ilgi odağı haline gelmişlerdir. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. 16S23S rDNA. Biyoloji Bölümü. Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. Lorika şekline göre yapılan tür teşhisinde 6 familya ve 10 cinse ait toplam 16 tintinnid türü belirlenmiştir. Araştırma sonucunda. 34134.com Yüksek sıcaklıklarda yaşamın keşfi ve Yellowstone Ulusal Parkı termal alanından Thermus aquaticus bakterisinin izolasyonu biyoteknoloji alanında büyük bir adım olmuştur. elde edilen 9 izolattan 5 tanesinin Geobacillus pallidius. fizyolojik. Bu amaca yönelik olarak örnekler. Bu ve benzeri koprofilöz funguslar hakkında yapılacak yeni çalışmalar Türk mikobiotasının gelişimi için önemli kazançlar sağlayacaktır. Erzurum adiguzel25@gmail. Medine GÜLLÜCE2. Ekstrem sıcaklık koşullarında yaşamaya uyum sağlamış olan termofilik bakteriler. İstanbul 4 Refik SAYDAM Hıfsızsıhha Bölge Enstitüsü.19. Çanakkale. Türkiye 250 . 2007). DNA dizileme. Özlem BARIŞ2. Hakan ÖZKAN4 1 Atatürk Üniversitesi. Fahrettin GÜCİN2 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Fen Fakültesi. Ayrıca Edremit Körfezi’nde konu ile ilgili olarak yapılan bu ilk çalışmada ortamın sıcaklık. Coprinus poliomallus. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. 1983. Özellikle Thermus aquaticus’un ticari alanda sağlamış olduğu başarı bilim insanlarını. taksonu Türkiye’de nem odası tekniği kullanılarak ilk kez kaydedildiYapılan literatür taramaları koprofilöz funguslar üzerine Türkiye’de yapılan çalışmaların yetersizliğini işaret etmektedir (Bell. Anahtar Kelimeler: Termofilik bakteri. Beylik Düzü. mikrobiyal içeriği henüz tespit edilememiş jeotermal kaynaklardan mikroorganizmaların izolasyonu ve tanılanması çalışmalarına yönlendirmiştir.n@gmail. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Benin TOKLU-ALÇILI İstanbul Üniversitesi. Bu doğrultuda elde edilen 9 izolat koloni morfolojilerine göre ayrılarak. Bunu müteakiben özellikle DNA’nın in vitro koşullar altında çoğaltılmasını amaçlayan PCR teknolojisi ortaya çıkmıştır.

55139 Samsun kozkul@omu. Görkem DÜLGER1. (Lachnellaceae) taksonunun Türkiye mikobiotası için yeni kayıt olduğu belirlenmiştir. Bu izolatların taksonomik pozisyonlarının belirlenmesine yardımcı olmak üzere daha fazla kromozomal lokus ile çalışmak ve elde edilecek DNA moleküllerinin baz dizilerinin belirlenerek birbirleriyle ve diğer siyanobakteriyel suşlarla karşılaştırılmasına ihtiyaç vardır. Ekosistemlerde birincil üreticiler olarak önemli bir rol oynarlar. PM 038 Türkiye Mikobiotası İçin Yeni Bir Kayıt: Lachnella alboviolascens Nurcihan HACIOĞLU1. Aspergillus flavus. Bu çalışmada. Lachnella alboviolascens (Alb. Mucor hiemalis. Gerekli incelemelerden sonra Yalancıakrepler. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı. Morfolojik ve Moleküler Karakterizasyonu Üzerine Araştırmalar Kübra ÖZKUL. Salih DOĞAN1. Fen Edebiyat Fakültesi. Fahrettin GÜCİN2 1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. 251 . Haydar KARAKAYA Ondokuz Mayıs Üniversitesi. Mehmet Nuri AYDOĞAN2.edu. Biyoloji Bölümü.edu. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. Erzurum 3 Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü. Çok geniş bir grup olan funguslar hemen hemen her ekolojik çevrede bulunurlar. hayvanlar gibi önceden hazırlanmış organik maddelerle beslenmek zorunda olan heterotrof organizmalardır. Fungusların pek çoğunun çeşitli akarlar ve diğer eklembacaklılarla değişik şekillerde ilişkiye sahip olduğu bilinmekle birlikte yalancı akreplerle ne tür bir ilişkiye sahip oldukları konusunda herhangi bir bilgi mevcut değildir. Synechocystis. İzolatlar ayrıca 16S rDNA bölgesi RFLP özellikleri bakımından da incelenmiştir. Çalışmalar izolatların Synechococcus. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı. Bu izolatların morfolojik ve bölünme özelliklerine göre teşhisleri yapılmıştır. Synechocystis ve Microcystis cinslerine dahil edilebileceğini göstermektedir.19. Ulocladium atrum’dur. Biyoloji Bölümü. Fen Edebiyat Fakültesi. Neobisium sp. Fen-Edebiyat Fakültesi. Bayburt Eğitim Fakültesi. İstanbul nurcihan. yalancıakrep türlerinin yüzeyinden 8 fungus türü izole edilmiş ve aralarındaki ilişki tartışılmıştır. parazit olanları da vardır. FenEdebiyat Fakültesi. Penicillum simplicissimum. Alternaria alternata. Güldem DÖNEL4. Pselaphochernes scorpioides. 16S rDNA Siyanobakteri. Beylikdüzü. Anahtar Kelimeler: yüzey florası. Samsun)’den tek hücreli siyanobakteriler izole edilerek karakterizasyonları yapılmaya çalışılmıştır. fungus. Erzurum 4 Atatürk Üniversitesi. Engin KILIÇ3. ve Dactylochelifer sp. Bu çalışmada Cernek ve Uzun Göl (Bafra. TRABZON PM 037 Bazı Yalancıakreplerin (Pseudoscorpion) Vücut Yüzeyi Fungus Florası Üzerine Bir Ön Çalışma Fatih SEZEK1. Biyoloji Bölümü 2 Fatih Üniversitesi. Biyoloji Bölümü.n@gmail. Anahtar Kelimeler: mikobiota PM 039 Cernek ve Uzun Göl (Samsun) Tek Hücreli Siyanobakterilerinin İzolasyonu. Trichoderma harzianum. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Esin ÖZŞEN1. & Schwein) Fr. Gliocladium roseum. 20 izolat klonal (axenic) kültürler şeklinde izole edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Synechococcus. Serkan ÖRTÜCÜ1 1 Atatürk Üniversitesi. Microcystis. Biyoloji Bölümü. Chthonius romanicus.com 2005-2007 tarihleri arasinda yapilan arazi çalışmaları esnasında çeşitli fungal materyaller toplanmıştır.tr Funguslar. Özellikle tek hücreli siyanobakterilerin sınıflandırması son derece problematiktir ve çoğu durumda geleneksel kriterlerle yapılan sınıflandırma ile moleküler sınıflandırma ile yapılanlar uyuşmamaktadır. Lachnella alboviolascens.. Bayburt fsezek@atauni. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. Sonuçlar morfolojik özelliklere göre yapılan sınıflandırma ile RFLP özelliklerinin genellikle uyumlu olmadığını göstermektedir. İzole edilen funguslar Acromonium sp.tr Siyanobakteriler özellikle sucul ortamlarda yaygın oksijenik fotosentetik organizmalardır. Su rezervuarlarının kimyasal özelliklerindeki değişmelerden doğrudan etkilenmektedirler. Başaran DÜLGER1. sınıflandırma. Saprofit olarak yaşayanlarının yanında.

DNA’yı oksidatif bir yolla. Cercyon. PCRamplifikasyon ürünleri agaroz jel elektroforezinde separe edilmiştir. Trabzon endercekirge@hotmail. tüketiciler ve ayrıştırıcılar olarak gruplandırılırlar. Anahtar Kelimeler: Hydrochus. Nisa ÜNALDI CORAL Mersin Üniversitesi. Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı. Biyoloji Bölümü. Hibridizasyon çalışmaları. teknikleri kullanılarak saptanması amaçlanmıştır. PM 042 Oksim Tipi Ligandların Mono-. hetero dinükleer nikel(II)-bakır(II) K4. ya zincir boyunca spesifik bir bölgeden ya da spesifik olmayan şekilde gelişigüzel kesen. Komplekslerin nükleaz aktiviteleri. Bu komplekslerden dördü (K1. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA Karadeniz Teknik Üniversitesi.2E)-2-(hidroksiimino)-1metilpropiliden]amino}piridin-2-il)imino]bütan-2on oksim ligandının bakır ve / veya nikel içeren homo dinükleer bakır (II) K1. Toprak mikrofungusları genellikle bitkisel artıkların parçalanmasını sağlarlar. mikrofunguslar ise ayrıştırıcılar grubunda yer alırlar. hetero dinükleer bakır (II)-nikel (II) K2. üreticiler. ARP 29 DNA’sı ile sekans homolojisinin bulunduğunu göstermiştir. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. PCR amplifikasyonu ve koloni hibridizasyon Coleoptera. Böcekler tüketiciler grubunda. Fen-Edebiyat Fakültesi. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi. M. Ham petrolle kontamine olmuş topraklarda PAH dioksigenaz genini taşıyan bakterilerin olup olmadığını belirlemek için. Biyoloji Bölümü. homo trinükleer bakır(II) K6[5] komplekslerinin potansiyel nükleaz olabilecekleri tespit edilmiştir. Serdar KARABÖCEK. Melek ÇOL. Fen Edebiyat Fakültesi. Aspergillus flavus. toprak kökenli işaretli DNA problarının Pseudomonas sp. Erzurum’dan yakalanan Cercyon ustulatus (Preyssler) ve Hydrochus nodulifer Reitter böcek türlerinin yüzeyinden.19.edu. Aslıgül KÜÇÜKDUMLU. mikrofungus PM 041 Ham Petrolle Kirlenmiş Topraklarda Polisiklik Aromatik Hidrokarbon (PAH) Degradasyon Genlerinin Araştırılması Gökhan CORAL.0 ve 0-60 dakika zaman aralıklarında agaroz jel elektroforez yöntemi 252 . 1µM–1000µM konsantrasyon. Di-. toprak kökenli bakteriyel biyokütleden genomik DNA izolasyonu yapılmıştır. homo dinükleer bakır(II) K5.0-10. bunların böceklerle olan ilişkileri literatüre dayanarak tartışılmıştır.3E)-3-[(6-{[(1E. Aspergillus versicolor.[4] ve 2-(hidroksiimino)-1metilpropilidenamino feniliminobütan-2-on oksim ligandının bakır ve/veya nikel içeren mononükleer bakır (II) K3. İsmet HASENEKOĞLU2. Fen Edebiyat Fakültesi.edu. ARP 29 suşu koloni hibridiazsyon çalışmalarında hedef olarak kullanılmıştır.2]. bazı oksim tipi ligand komplekslerinin nükleolitik etkinlikleri incelenmiş ve bunların içerisinde. Serkan ÖRTÜCÜ2. K4 ve K5) diğer ikisine göre (K2 ve K6) daha etkin bir nükleaz aktivitesi göstermiştir. Tri. Güldem DÖNEL3 1 Atatürk Üniversitesi. pH=6. Esasen beslenme bakımından ekosistemdeki canlılar. mikrofungus türleri elde edilmiş olup. Paecilomyces lilacinus.Homo ve Heteronükleer Cu (II) ve Ni(II) Komplekslerinin Nükleolitik Aktivitesinin İncelenmesi Ender ÇEKİRGE. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu çalışmada. Moleküler biyoloji ve kanser tedavisindeki önemi sebebiyle. 61080. Trichoderma harzianum ve Spheropsidales sp. Parçalanma doğadaki besin zincirinin son aşaması olup organizmaların yaşamlarının devamı bakımından son derece önemlidir.tr Ekosistemde yer alan bütün canlıların birbirleriyle doğrudan veya dolaylı bir ilişki içerisinde oldukları bilinmektedir. Çalışmamızda. Penicillium jensenii. küçük moleküllerin DNA ile olan etkileşimleri üzerine yapılan çalışmalara duyulan ilgi aratarak devam etmektedir[3]. 33343. toprak mikroorganizmalarında aerobik PAH degradasyonunda anahtar rol oynayan PAH dioksigenaz enzimini kodlayan DNA sekanslarının. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. Mersin coral@mersin. Ahmet ÇOLAK. Abdullah MART1. Kimya Bölümü. K3. Saflaştırılan genomik DNA’ların kalıp olarak kullanıldığı PCR deneylerinde. DIG-işaretli PAH dioksigenaz primerleri kullanılmış.tr Bu çalışmada. Biyoloji Bölümü. Hydrochidae) Vücut Yüzeylerinden Elde Edilen Bazı Mikrofunguslar Mehmet Nuri AYDOĞAN1. Bayburt maydogan@atauni. TRABZON PM 040 Erzurum’dan Yakalanan İki Akuatik Böcek Türünün (Insecta: Coleoptera: Hydrophilidae. Salih DOĞAN2. (2E. Erzurum 3 Bayburt Eğitim Fakültesi. Fenantren degradasyonu yapabilen Pseudomonas sp. redoks aktif koordinasyon kompleks molekülleridir[1.com Biyokimyacıların moleküler neşterleri olan kimyasal nükleazlar. kirlenmiş toprak örneklerinden DNA ekstraksiyonu.

proteaz. Spor seti yetiştirmek için ise fungus hücreleri 0. Alevcan KAPLAN Dicle Üniversitesi. Casaminoasit. Komplekslerden K3’nin 25µM konsantrasyon değerinde. saatte. Kayseri gulertoprak38@gmail. katalaz (CAT). 4 ve 8 saat) bağlı sabit dozda (5. Fen-Edebiyat Fakültesi. Karbon ve azot kaynaklarının enzim üretimi üzerine etkisini belirlemek için % 2’lik karbon kaynakları (çözünebilir nişasta. biyokimyasal testleri yapılarak izolatların optimum büyüme koşulları (zaman. Ni ve Pb ağır metalleri ile indüklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sıcak su kaynakları. Biyoloji Bölümü. Vejetatif hücre setlerinde Cr ve Ni ağır metal uygulamalarının CAT ve SOD aktivitelerinde artış eğilimi meydana getirdiği gözlenirken. Kemal GÜVEN. K4 ve K5 komplekslerinin yaklaşık 10. Bu çalışmada. Maksimum nükleolitik aktivitenin gözlendiği optimum kompleks konsantrasyonlarında her bir kompleks için yapılan nükleaz aktivitesinin pH’a bağımlılığı çalışmalarında hemen hemen her pH da komplekslerin etkili bir nükleolitik etkinlik gösterdiği tespit edildi. 15 ve 20 ppm) Cr. SOD aktivitesinde önemli değişimlere neden olmadığı tespit edilmiştir. süperoksit dismütaz (SOD) ve glutatyon redüktaz (GR) PM 044 Diyadin Sıcak Su Kaynaklarından İzole Edilen Bakterilerin α-Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Üzerine Karbon ve Azot Kaynaklarının Etkisi Fatma MATPAN. 21280.) belirlenmiştir. fiziksel. Pb‘nin böyle baskılayıcı bir etkisine rastlanmamıştır. Elde edilen izolatların endüstriyel öneme sahip α-Amilaz ve Proteaz enzimlerini üretme yetenekleri araştırılarak. laktoz. bitkisel ve hayvansal enzimlere göre daha çok tercih edilmekte ve önemli rol oynamaktadır. Pb’nin bu enzimlere önemli etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Glisin) içeren nutrient broth ortamında izolatların αAmilaz ve Proteaz enzimi üretme yetenekleri araştırıldı. diğer komplekslerin 10µM konsantrasyon değerinde etkin olarak nükleolitik aktivite gösterdikleri gözlendi. Fen Edebiyat Fakültesi. Fen Bilimleri Enstitüsü. Diyadin (Ağrı) sıcak su kaynaklarından bakteri izole edilmiştir. Üre. değişen konsantrasyonlarda (5. Sadin ÖZDEMİR. Daha etkili bir nükleolitik etkinlik gösteren K1. 10. Bu bakterilerin morfolojik. sükroz. Diyarbakır fmatpan@dicle. 10. Artan konsantrasyona bağlı olarak Cr ve Ni uygulamalarının GR aktivitelerini baskıladığı gözlenirken. P. K3. Servet ÖZCAN 1 Erciyes Üniversitesi. glukoz.tr Günümüzde azalan doğal kaynaklar nedeniyle mikroorganizmalar. Bu çalışmada. Anahtar Kelimeler: Phanerocahaete chrysosporium. chrysosporium hücrelerine zamana (1. TRABZON kullanılarak araştırıldı. yüksek konsantrasyonlarda ise baskılamaya neden olduğu gözlenmiştir. Biyoloji Bölümü. daha düşük nükleolitik etkinlik gösteren K2 ve K6 komplekslerinin ise daha uzun bir süreden sonra süpersarmal DNA’yı kırık ve lineer forma dönüştürdüğü belirlendi. Tripton.com 1 1 2 gözlenmiştir. 2. ligand PM 043 Cr (III). bu enzimlerin karakterizasyonu yapılmıştır.edu. Artan zamana bağlı olarak Cr ve Ni uygulamalarının GR aktivitesini artırdığı 253 . Endüstriyel alanda mikroorganizmalardan elde edilen enzimler. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. azot kaynağı Phanerochaete chrysosporium potansiyel olarak ağır metal ve diğer kirleticilerin biyosorpsiyonu amacı için kullanılan biyolojik ajandır. 15 ve 20 ppm) Cr. ağır metal. Anahtar Kelimeler: Nükleaz. Biyokütle eldesinde vejetatif hücre seti yetiştirmek için minimal besi yerinde hiçbir ağır metal uygulaması yapılmaksızın 40 saat süre ile büyütülen P. nükleolitik aktivite. chyrsosporium hücrelerinin ağır metal stresine karşı vermiş olduğu yanıt antioksidan enzimler seviyesinde incelenmiştir. Biyoloji Bölümü. biyoteknolojide ve endüstriyel uygulamalarda potansiyel olarak görülmektedir. Spor setlerden elde edilen sonuçlarda tüm metal uygulamalarının artan konsantrasyona paralel olarak CAT aktivitesini düşürdüğü.19. Ni ve Pb stresleri uygulanmıştır. fruktoz. pH vb. α-amilaz. oksim. Nuri ERCAN . Sıcaklık. dakikadan sonra. karbon kaynağı. Ni (II) ve Pb (II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Phanerochaete chrysosporium’da Antioksidant Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Güler TOPRAK . galaktoz) ve % 2’lik azot kaynakları (Bactoliver. Amonyum sülfat. Elde edilen veriler değerlendirildiğinde fenantrolin grubuna ve Cu (II) merkez atomuna sahip olan komplekslerin diğer komplekslere göre daha etkin bir nükleaz aktivitesi gösterdiği ortaya çıkmıştır. Düşük konsantrasyonlarda Pb uygulamasının enzim aktivitesinde artışa. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Besiyeri pH optimizasyonu 4. Üretim sonrasında miçelyumdan ergot alkaloidlerinin tayini spektrofotometrik olarak gerçekleştirilmektedir. İndüktif Hsp70. suda çözünebilen liserjik asit tipi ve suda çözünemeyen liserjik asit tipi olmak üzere 3 alt grup altında incelenmektedir. Anahtar Kelimeler: Hsp70. Fen Edebiyat Fakültesi. Bu çalışmada Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz agrege edilip Hsp70. Ökaryotik hücrelerde çeşitli Hsp70 izoformları vardır. Sivas lutfitutar@gmail. Hsp70 fonksiyonu üzerine yoğun çalışmalara rağmen konstitif ve indüklenen izoformların olması ve bunların farklı fonksiyona sahip olup olmadığı açıklanamamıştır. Prokaryotlarda yapılan çalışmalar ile homolog proteinlerin agregasyona uğramış proteinleri çözme mekanizması açıklanmaya çalışılmıştır. Substrat bağlanması ATP hidrolizi ve nükleotid değişimi ile düzenlenmiştir. Ergot alkaloidlerin hepsi “ergolin” halkası ihtiva eder ve hepsinin kökeni liserjik asittir. Creutzfeldt-Jacob. 44 kDa’luk ATPaz domeyni. Gülüzar ÖZBOLAT1. 254 . Yusuf TUTAR2 1 Selçuk Üniversitesi. Bu protein translasyon. Fen Edebiyat Fakültesi. Fen Fakültesi. Kübra AÇIKALIN2. Konya 2 Cumhuriyet Üniversitesi. Alternatif olarak benzer koşullarda indüktif Hsp70’in özel bir görevi de olabilir. Öncelikle miçelyum üretimi ve daha sonra ergot alkaloidleri üretimi yapılmaktadır. Bunun için üç farklı yol önerilmiştir.Biyoloji Bölümü. ortamdaki Hsp70 derişimini ve sitozoldeki stres önleyici işlevini artırmak için üretilmiş olabilir. diğer adıyla ergolinler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. TRABZON PM 045 PM 046 Protein Agregasyonu Sonucu Oluşan Amiloidlerin Sebep Olduğu Hastalıkları Önleyen Hücresel Faktörler Lütfi TUTAR1. kuru gibi çeşitli ölümcül nörodejeneretif hastalıkların engellenmesi için önemlidir. membranlar arasında protein taşıma ve klatrin parçalanması gibi hücresel görevlerine ilaveten üçüncül yapılarına kısmi olarak erişmiş proteinlere bağlanıp agregasyonu önleyerek hücreleri stresten korur. Hsp40. Claviceps purpurea’dan ergot alkaloid üretiminde iki aşamalı besiyeri kullanılmaktadır.2 aralığında. Hsp70 ayrıca Hsp40 ve Hsp100 ile etkileşir. 18 kDa’luk substrat bağlanma domeyni ve 10 kDa’luk C-terminali.com Alkaloidler. çoğunlukla heterosiklik temel nitrojen bileşiklerine verilen addır. indol grubu alkaloidlerdendir ve klavin tipi. Ergot alkaloidler. bazıları sürekli/konstitif (Hsc70) bazıları hücre strese maruz kaldığında/indüktif (Hsp70) ifade edilirler. funguslardan üretimi ve sentetik üretimi yapılmaktadır. Bu çalışmada potent suş olan Claviceps purpurea’dan ergot alkaloidlerinin üretim optimizasyonu araştırılmıştır. Biyoloji Bölümü. Gerstmann-StrausslerSchienker. Biyoloji Bölümü. insomnia. proteinlerin üç boyutlu yapıya erişmesini ve proteinlerin bu yapılarını korumasını sağlayan. Hsp104. Biyoteknoloji Anabilim Dalı. Sekizinci karbondaki yan grupların farklılığı farmakolojik etkilerini belirlemektedir. Suda çözünemeyen ergot alkaloidleri peptid ergot alkaloidleridir ve bu gruptaki ergot alkaloidlerinin tıbbi kulanım alanı oldukça geniştir. Tarla üretimi ve sentetik üretimin maliyetlerinin yüksek oluşu araştırmacıların fungal üretime yönelerek potent suş olan Claviceps purpurea’nın optimizasyonu ve diğer fungal türlerden üretim artımı üzerine yoğunlaşmalarına neden olmuştur. Kimyasal olarak ergot alkaloidler.2-8. Kimya Bölümü. Tüm bu farklı işlevler substratın proteine bağlanma ve salınmasına bağlı olarak düzenlenmiştir. Hsp70’ler üç farklı domeynden oluşur. Hsp40 ve Hsp104 kullanılarak agregatların çözünme mekanizması araştırılmıştır. türler arasında evrensel olarak bulunan önemli bir proteindir. Stresten koruma mekanizması deli dana. Nilüfer CİHANGİR Hacettepe Üniversitesi. Ergot alkaloidlerinin tarla üretimi. Ankara ozgur_kebabci@yahoo.19. üretim sıcaklık optimizasyonu 15-35ºC aralığında gerçekleştirilerek sonuçlar spektrofotometrik olarak ölçülerek grafiklendirilmiştir. Beytepe. bir tetrasiklik ergolin halkası ihtiva eden indol türevleridir.com Hsp70. protein agregasyonu Claviceps purpurea’dan Ergot Alkaloid Üretim Optimizasyonu Özgür KEBABCI.

Tıp Fakültesi. fizyolojik ve biyokimyasal testler sonucunda.57 kat artmış olduğu bununla birlikte MEPR. 2) MEPR’nin karrageninle uyarılmış pençe ödeminin gelişmesini IND ve DIC’den daha düşük oranda azalttığı 3) Kontrol grubu ile kıyaslandığında karrageninle uyarılmış modelde indüklenebilen nitric oksit sentaz (iNOS) aktivitesinin 2. ayrıca yapılan DNA-DNA hibridizasyonu ile de %76. IND ve DIC ile muamele sonrasında kontrol grubuna göre önemli derecede azaltılırken. Bu sonuçlar karrageninle uyarılmış akut ve cottonpelletler ile uyarılmış kronik enflamasyon modelleri kullanılarak MEPR’nin anti-enflamatuvar etkiye sahip olduğu ve bu etkinin iNOS aktivitesindeki azalmayla ilişkili olabileceği kanaatine varılmıştır. Biyoloji Bölümü. Karakterizasyonu Murat KAÇAĞAN1. Cu2+.’dan elde edilen metanol ekstraktı (MEPR)’nın Wistar ratlarda deneysel olarak oluşturulan akut ve kronik enflamasyon üzerine etkileri araştırılmıştır. Zn2+. Mn2+. EDTA. Mn2+. 53100. Biz bu çalışma ile 1) Kronik enflamasyon modelinde cotton-pellet’lerin ağırlığının MEPR’nin 200 mg/kg dozu. Ali Osman BELDÜZ 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fadime ATALAY1. Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi. Rize muratkacagan@mynet. Hg2+. sonra amonyum sulfat çöktürmesi yapılmış. Daha sonraki karakterizasyon çalışmalarında kullanmak için Qsepharose ve CM-sepharose kromotografileriyle enzim %90’ın üzerinde saflaştırılmıştır.1 antiantiproliferatif etkiye sahip olduğu.7 oranında benzediği görülmüştür. termofilik ksilanaz. 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bu sonuçlar dikkate alındığında A8 suşunun Anoxybacillus pushchinoensis’e ait yeni bir suş olduğuna karar verilmiştir. 25240. Erzurum 4. IND ve DIC gruplarında iNOS aktivitesinin azaltıldığı ve MEPR’nin 200 ve 400 mg/kg dozlarının IND ve DIC’den daha fazla iNOS aktivitesini azalttığı tespit edilmiştir. Ayrıca enzimin ksilan substratını parçalaması sonucu açığa çıkan ksiloz şekeri ince tabaka kromotografi (Thin Layer Choromotographi) yapılarak gösterildi. Biyoloji ve Kimya bölümleri. MEPR’nin %63. Tıp Fakültesi. Aktivite çalışmalarında %1 lik ksilan substrat olarak kullanıldı ve reaksiyonlar 50 mM fosfat tamponunda yapıldı. Bazı kimyasalların (Mg2+. Cemal SANDALLI2. IND’nin %83. Dilşat Nigar ÇOLAK. Erzurum fodabasoglu@yahoo.19.Ali ASLAN4.88 U/mg olduğu tespit edildi. Gece kültürlerinden alınan süpernatant öncelikle liyofilizatorde 5 kat konsantre edilmiş. DTT. Rize Fen Edebiyat Fakültesi. Zekai HALICI2. Fehmi ODABAŞOĞLU1. Selma MUTLU1 1 Atatürk Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. 255 . Ayrıca karrageninle uyarılmış akut enflamasyon modelinde MEPR. Sabriye ÇANAKÇI1. Eczacılık Fakültesi. Enzimin aktivitesi hem spektrofotometrik olarak hem de zimogram olarak native jelde gösterildi.8 ve DIC’nin %76. Co2+. Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı. Trabzon. Farmakoloji Anabilim Dalı. Biyoloji Bölümü.5 Atatürk Üniversitesi. Anahtar Kelimeler: Anoxybacillus pushchinoensis A8. Hayati AYGUN3. Ağrı Diyadin kaplıcasından izole edilen birkaç termofilik bakteri izolatından bir tanesinin Anoxybacillus pushchinoensis bakterisine benzer olduğu gözlenmiş ve A8 izolatı olarak adlandırılmıştır. Enzimin optimum pH’sın 6. Co2+ β-mercaptoethanol) değişik konsantrasyonlarda enzim aktivitesi üzerine etkisi araştırıldı.com Bu çalışmada bir liken türü olan Peltigera rufescens (Weiss) Humb. Araştırma sonuçları indometazin (IND) ve diklofenak (DIC) ticari ilaçları ile karşılaştırılmıştır. 61080. 25240. Fen Edebiyat Fakültesi. IND ve DIC’nin oral uygulamalarının ardından rat pençelerinde nitrik oksit (NOS) sentaz enzim aktiviteleri araştırılmıştır. Bu benzerliğin genetiksel açıdan var olup olmadığının araştırılması için yapılan 16S rRNA gen analizi sonucunda izole edilen A8 suşunun Anoxybacillus pushchinoensis’e >%97. daha sonra dializ ile amonyum sülfat uzaklaştırılarak ksilanaz enzimi yoğunlaştırılmıştır. Ahmet ÇAKIR5. Biyokimya Anabilim Dalı. TRABZON PM 047 Anoxybacillus pushchinoensis A8 Suşundan Ksilanaz Enziminin İzolasyonu. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. Ca2+. Kadriye İNAN.5.Km ve Vmax değerlerinin ise sırasıyle 0.5 ve optimum sıcaklığının 55 ºC olduğu belirlendi. 25240. Enzimin molekül ağırlığı yaklaşık 83 kDa . ince tabaka kromotografisi PM 048 Peltigera rufescens (Weiss) Humb. Yasiın BAYIR1.’dan Elde Edilen Metanol Ekstraktları (MEPR)’nın Wistar Ratlarda Deneysel Olarak Oluşturulan Akut ve Kronik Enflamasyon Üzerine AntiEnflamatuvar Etkileri Sevil TANAS1. İzole edilen A8 izolatının ksilanaz enziminin varlığı yönünden incelenmesi amacı ile %1 ksilan içeren agar petrilerinde yapılan test sonucu koloni etrafında çok geniş açık bir zon oluşturduğu gözlenmiştir. 25240.com Yapılan morfolojik. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi.909 mg/ml ve 59. Ca2+. Bakteri %1 ksilan içeren sıvı besiyerine inoküle edilerek ksilanaz enzimi üretilmiştir.

Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü. sajorcaju’ nun gelişimini inhibe ettiği saptanmıştır. Co. Hg. Lineweaver –Burk eğrisinden elde edilen Vmaks ve Km değerleri A. DTT gibi kimyasallarının enzim aktivitesi üzerine etkileri incelenmiş ve bu inhibitörlerin I50 değerleri hesaplanmıştır.Edebiyat Fakültesi. 256 . vaginata için yapılan ısıl kararlılığı denemesinde en yüksek aktivite değerlerine 30°C’de ulaşılmıştır. daha yüksek konsantrasyonlarda inhibisyon anlamlı bulunmuştur. 61335. 61080. Zn. Anahtar Kelimeler : Amanita vaginata. Her iki mantar özütü için optimum pH değerinin 8. Özütlerdeki esterolitik aktiviteden sorumlu enzimin varlığını ortaya koymak için doğal protein elektroforezi yapılmış ve her bir mantar için Rf değerleri tespit edilmiştir. Trabzon 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. P. Trabzon ummuhancakmak_ch@hotmail. Mantarlardan Neurospora.Li+ . Nagihan SAĞLAM ERTUNGA1.01 ve 0. 0.Ca2+.Mn2+ . S. Ağır Metallerin Etkisinin Belirlenmesi İ.Ni2+ .Cr3+. sajor-caju.42 olarak hesaplanmıştır.071 mM. terreum için aktivite 10–40°C aralığında kontrol deneyine nazaran önemli bir azalış olmamıştır. optimum sıcaklığın ise 30–40 ˚C’ de olduğu belirlenmiştir.Na+ . Aktivite genel anlamda 10–40°C aralığında oldukça yüksek olup zaman ilerledikçe fazla bir azalma göstermemiştir.edu. Cd. Fen.6 µM olarak hesaplanmıştır. ostreatus’un 0. Özütlerin p-nitrofenil bütirat (pNPB) substratı varlığında en yüksek aktivite gösterdiği tespit edilmiştir.K+ . Penicillium.0. Rhizopus ve Pleurotus türleri metal kontaminasyonunda kullanılan organizmalardandır. 0. biyoteknolojik öneme sahip hidrolaz sınıfı enzimlerdir. Pb).Elif KORCAN. Ayrıca. P. mantar türlerini saymak mümkündür. T. Trabzon’un Maçka ilçesinin Lişer yaylasından toplanan Amanita vaginata (A. TRABZON PM 049 Amanita vaginata ve Tricholoma terreum Mantarlarından Hazırlanan Özütlerdeki Lipaz/Esteraz Enziminin Karakterizasyonu Ümmühan ÇAKMAK1. Ağır metallerin endüstri atıklarından uzaklaştırılması için mevcut konvansiyonel fiziksel ve kimyasal süreçlerin yerine biyolojik moleküllerin kullanımı etkili bir alternatif metottur. Bütün bu veriler her iki mantar için de esteraz/lipaz varlığını göstermektedir. P. A.47 ve 0.1 mM konsantrasyonlarının. Cd hariç denenen tüm metallerin uygulanan konsantrasyonları istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0. Hakkı CİĞERCİ. esteraz PM050 Farklı Pleurotus Türleri Gelişimi Üzerine. sajor-caju) gelişimi üzerime etkileri belirlenmiştir. Esterolitik aktivite üzerinde metal iyonların etkisini açıklamak için NH4+ . Ahmet ÇOLAK1. Bu nedenle çalışmamızda bazı metallerin (Ni. Fen Edebiyat Fakültesi. Kimya Bölümü. ANS kampusu cigerci@aku. Ertuğrul SESLİ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi.001mM Pb konsantrasyonları hariç uygulanan tüm metal konsantrasyonlarındaki inhibisyonu anlamlıdır. P.005 ve 0. lipaz. ostreatus. Özellikle bu amaç için kullanılan mikroorganizma grubu içerisinde alglerde dahil olmak üzere çeşitli bakteri. EDTA. Özlem FAİZ1.61. Hg ve Cd’un 0.com Lipazlar ve esterazlar ester bağlarını parçalayabilen. farklı Pleurotus türlerinin (P.tr Endüstriyel atık sularda bulunun ağır metallerin toksik derişimleri önemli çevre problemlerini beraberinde getirmektedir. Fatih Eğitim Fakültesi.05). Ali DEMİR Afyon Kocatepe Üniversitesi. terreum) mantar türlerinden hazırlanan özütlerde lipaz/esteraz enziminin karakterizasyonu incelenmiştir.Al3+ iyonlarının klorür tuzları kullanılmıştır.01 mM’dan düşük konsantrasyonları anlamlı değil iken. Özellikle Pleurotus türleri biyodegradasyon çalışmalarında sıkça kullanılmaktadır. T.Co2+. Her iki mantarın lipaz/esteraz aktivitesi içinde pH kararlılıklarının 3– 10 arasında sabit olduğu gözlenmiştir.1 mM’lık konsantrasyonlar istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır.47 ve 0. vaginata) ve Tricholoma terreum (T. terreum içinse 34. Cd’un 0. A. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Zn.19.60 U/L ve 9.20 U/L ve 0. PMSF.001-0. NaN3.001mM’lık konsantrasyonunda istatistiksel olarak anlamlı bir inhibisyon meydana gelmemiş. florida ve P. terreum için ise Rf değeri 0. vaginata için Rf değeri 0. Muhsin KONUK.005mM’dan yüksek konsantrasyonları P. florida’daki inhibisyon. Mine AYDIN. T. Bu çalışmada. Aspergillus. Ni ve Pb’un uygulanan tüm konsantrasyonlarının. Ayrıca iki mantar için kısa karbon zincirli bir substrat olan pNPB mevcudiyetinde aktivitenin maksimum olması ve uzun karbonlu substratlar varlığında aktivitenin oldukça azalması veya tamamen kaybolması karakterize edilen enzimlerin esteraz olabileceği sonucunu ortaya koymaktadır. Biyoloji Bölümü.Cd2+ . maya. Co’ın ise 0.Cu2+. Tricholoma terreum.Hg2+ . vaginata için sırasıyla 14. Nejdet SAĞLAM. Armağan DEMİRCİ.

3. Gen restriksiyon endonukleazlar yönünden incelendiğinde BamHI ve XhoI için kesim bölgesi içermediğinden pGEX-4T-3 vektörünün bu bölgesine GST proteinine bitişik olarak klonlandı. Ali Osman BELDÜZ2 1 Rize Üniversitesi. Sentez esnasında gerekli azot kaynağını amonyum veya Lglutaminden sağlayabilir.6-bifosfat aldolaz geni diziliminde yer aldığı belirlendi. Gene ait nükleotid sırası GenBankta yer alan AY205293 numaralı Bacillus licheniformis ChiB geni ile karşılaştırıldığında bu gene nükleotid ve aminosit düzeyde %99 (toplam 7 baz ve 4 amino asit farklılık) benzer olduğu belirlendi. Fen Edebiyat Fakültesi.2). Enzime ait bazı özellikler ekstraselüler sıvıda tanımlamıştı. 4methylumbelliferyl β-D-N-N'-diacetylchitobioside [4-MeU-(GlcNAc)2] substrat olarak kullanıldı. 53100. 4-methylumbelliferyl β-D-N-N'diacetylchitobioside PM052 Anoxbacillus gonensis G2 Bakterisinin CTP sentetaz (pyrG) Geninin Klonlanması. 61080. TritonX-100. Şu ana kadar tanımlanan prokaryotik CTP sentetazların iki domeinli tek bir polipeptid olduğu gözlenmiştir. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Trabzon csandalli@yahoo. Fen Edebiyat Fakültesi. Genin stop kodonu ile birlikte toplam 1593 nükleotid uzunluğunda olduğu ve 530 amino asitlik bir polipeptidi (~58 kDa) kodladığı belirlendi. Fen Edebiyat Fakültesi. Trabzon csandalli@yahoo.coli BL21 (DE3) 257 . glutamine amid transfer (GAT) domeini olarak adlandırılır ve glutaminin hidrolizini gerçekleştirerek açığa NH3 çıkarır. Enzimin aktivitesi 50 mM fosfat tamponu içinde hem spektrofotometrik hem de SDS-PAGE’de gösterildi.com Cytidine 5’-triphosphate synthase (ctp sentetaz: EC 6. Tween20. Yapılan bu çalışma neticesinde Bacillus licheniformis A1 suşunun kitinaz B genine (ChiB) spesifik iki adet primer kullanılarak genomik DNA’dan coğaltıldı ve pGEM-T Easy vektorüne klonlanarak gene ait tüm nükleotid sırası belirlendi. Rekombinant enzim E. IPTG ile indüklenerek protein T7 promotoru altında üretildi ve saflaştırıldı. Cterminal domeini. Purifikasyonu ve Karakterizasyonu Cemal SANDALLI1. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. EDTA) enzim aktivitesi üzerine etkisi 1 mM substrat konsantrasyonunda araştırıldı. Rekombinant protein SDSPAGE’de yürütülerek yaklaşık 63 kDa’luk bir enzim olduğu gözlendi.5 ve optimum sıcaklığının 65ºC olduğu belirlendi. Biyoloji Bölümü. amino asit düzeyinde ise Geobacillus türlerine %88-89 oranında.19. 61080. bu amonyumu kullanarak UTP’nin aminasyonunu sağlayarak CTP oluşumunu sağlar. Bilinen ctp sentetaz genleri ile karşılaştırıldığında diğer ctp sentetaz genlerine nükleotit düzeyinde Bacillus amyloliquefaciens’e %74 oranında.coli BL21 (DE3) hücrelerine transforme edildi. Gen. EcoRI ile kesilen bakteri genomu aynı enzim ile kesilmiş pUC18’e klonlandı ve yaklaşık 4 kb’lık bir EcoRI fragmentinin ctp sentetaz genini taşıdığı plazmit üzerindeki tüm fragmentin sekans analizi ile belirlendi. Amino asit sırası korunmuş motifler yönünden incelendiğinde C-terminal domeinde yer alan GXXXRLG motifine sahip olduğu gözlendi. Ali Osman BELDÜZ2. toplam 592 aminoasitlik bir proteini kodladığı ve N-terminal kısmında 35 aminoasitlik bir signal peptid bulunduğu belirlendi. Glutamine substrat olduğunda sentez reaksiyonunun başlayabilmesi için GTP allosterik faktör olarak gereklidir. Bacillus licheniformis A1 ChiB geninin toplam uzunluğunun stop kodonu ile birlikte 1799 baz çifti olduğu. pET-28a vektörünün NdeI ve HindIII bölgesine His-Taq kuyruk içerecek şekilde signal peptid sırası hariç klonlanarak E. p-nitrophenyl-N-acetyl-β-D-N-N'- diacetylchitobiose. Bacillus türlerine ise %84 oranında benzer olduğu belirlendi.4. Ekspresyonu ve Karekterizasyonu Cemal SANDALLI1. DMSO. Biyoloji Bölümü. ChiB. Fen Edebiyat Fakültesi. p-nitrophenyl-N-acetyl-β-DN-N'-diacetylchitobiose [pNP-(GlcNAc)2]. Biyoloji Bölümü. PEG. Rekombinant enzimin karakterizasyonunda. Hakan KARAOĞLU2 1 Rize Üniversitesi. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. 53100. Ekspresyonu. Bazı kimyasalların (üre. Anoxybacillus gonensis G2 bakterisine ait ctp sentetaz geni (PyrG) shotgun metodu ile klonlandı. Aktivite deneyleri sonucu Bacillus licheniformis A1 kitinaz enziminin optimum pH’sın 6. Sabriye ÇANAKCI2. TRABZON PM 051 Bacillus licheniformis A1 Suşundan Termofilik ChiB Geninin Klonlanması. Murat KAÇAĞAN2. Ctp sentetaz geninin Anoxybacillus gonensis G2 genomunda PyrARecA-Fruktoz-1. UTP’den CTP oluşumunu ATP bağımlı olarak sentezler. Yürütülen çalışmalar bu yeni izolatın kalloidal kitinli minimal agar petrilerinde büyüyebildiği ve çok açık bir zon oluşturduğu gözlenmişti.com Ağrı Diyadin kaplıcasından yürütülen çalışalar neticesinde termofilik bir Bacillus licheniformis bakterisi daha önceki çalışmalar kapsamında tanımlanmıştı. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. N-terminal domein ise. Anahtar Kelimeler: Bacillus licheniformis A1.

edu. pH’sı 6. glutatyon s-transferaz (GST) ve glutatyon redüktaz (GR) 258 . saatte amilaz aktivitesi en yüksek pirinç ve buğday kepeği karışımında bulunmuştur. Uygulanan metale bağlı olarak farklı enzimatik tepkilerin ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Kayseri gulertoprak38@gmail. saatte. 10. mısır ve pamuk bitki atıklarının bulunduğu ortamda substrat parça büyüklüğü 1000 µm. Bu teknikte substrat olarak ticari önemi olmayan veya az olan ve çevre kirliliğine yol açan bazı bitki atıklarının kullanılmasıyla ekonomik ve ekolojik açıdan yarar sağlanması amaçlanmaktadır. 21280. Zübeyde BAYSAL2 1 Dicle Üniversitesi. Kullanılan substratlarda Bacillus sp. amilaz. chrysosporium model sisteminin Cd2+ ve Cu2+ ağır metallerine karşı geliştirdiği yanıt antioksidan enzimler düzeyinde incelenmiştir. Fikret UYAR1. ve 8. saatte proteaz aktivitesi en yüksek pirinç ve buğday kepeği karışımında bulunmuştur. Cu2+’nın antioksidan enzim sisteminin tetiklenmesinde Cd2+’a nazaran daha etkili olduğu belirlenmiştir. Diyarbakır 2 Dicle Üniversitesi. uygulama süresine ve uygulanan doza bağlı olarak hücrelerde strese neden olduğu belirlenmiştir.com 1 Beyaz çürükçül bir fungus olan Phanerocahaete chrysosporium (ATCC 24725). Biyoloji Bölümü. Anahtar Kelimeler: Phanerocahaete chrysosporium. Servet ÖZCAN2 Erciyes Üniversitesi. ağır metal ve diğer kirleticilerin biyorpsiyonu amacı ile yaygın olarak kullanılmaktadır. Proteaz aktivitesi için aynı kepeklerin bulunduğu ortamda substrat parça büyüklüğü 1000 µm. ağır metal. askorbat peroksidaz (APx). pirinç kepeklerinin. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Diyarbakır karatash@dicle. İkinci uygulamada ise hücreler 0. pH’sı 8. Çalışmalarımızda Van Gölü kıyısından izole edilen Bacillus sp. mercimek. Glutatyon sefaroz PM053 Bazı Bitki Atıklarından Katı Faz Fermantasyon Tekniği ile (SSF) Amilaz ve Proteaz Enzim Üretimi Hakan KARATAŞ1. bakterisinin 24. ekstrasellülar enzim PM054 Cd(II) ve Cu(II) Ağır Metal Stresi Uygulanan Phanerochaete chrysosporıum‘da Antioksidan Enzimlerde Değişen Miktarların Belirlenmesi Güler TOPRAK1. Fen Bilimleri Enstitüsü. Ağır metallerin hücre içine alındığı. 2. bakteri üreme sıcaklığı 37° C. Fen-Edebiyat Fakültesi. süperoksit dismütaz (SOD). 4.tr Son yıllarda diğer tekniklere oranla daha fazla ürün elde edilmesinden ötürü Katı Faz Fermantasyon Tekniği (SSF) Biyoteknolojik ve endüstriyel alanlarda gittikçe artan bir önem kazanmaktadır. Veysel TOLAN1. Kullanılan substratlarda Bacillus sp. Biyoloji Bölümü. İlk uygulamada 40 saat boyunca minimal besi yerinde büyütülen hücreler sabit konsantrasyonda (10 ppm) ağır metal ile indüklenmiş ve 1. SSF tekniği kullanılarak ekonomik değeri olmayan bitkisel atıklar ile yapılan çalışmalardan elde edilecek enzimlerin yüksek seviyede üretilebilmesi için SSF tekniğinin bir takım özellikleri incelendi. buğday. değişen konsantrasyonlarda (5. Kimya Bölümü. askorbat peroksidaz. Anoxbacillus. Kayseri 2 Erciyes Üniversitesi. Biyoloji Bölümü. Biyokütle eldesinde iki farklı yol takip edilmiştir. saat sonunda filtre edilmek sureti ile besi yerinden toplanmıştır (vejetatif set). Bacillus. Bu çalışmada P. 40 saatin sonunda biyokütle besi yerinden uzaklaştırılmıştır (Spor set). bakterisinin 48. bakterisi kullanılmıştır. 15. süperoksit dismütaz (SOD). TRABZON hücrelerinde ekspres edildi ve glutatyon sefaroz 4B matriks kullanılarak saflaştırılıp enzim aktivite deneyleri için hazırlandı. katalaz (CAT). Anahtar Kelimeler: Ctp sentetaz.. Fen Edebiyat Fakültesi. Ön inkübasyondan sonra SSF ortamına alınarak elma. Uygulamaların katalaz. nem oranı %30 ve en uygun kepek karışımları %15 buğday ve %15 pirinç karışımı belirlenerek amilaz enzim aktivite değerlerine bakılmıştır. bakteri üreme sıcaklığı 37°C.. Anahtar Kelimeler: SSF. 21280.19. Fen Edebiyat Fakültesi. muz kabuğu. ve 20 ppm) ağır metal ile indüklenmiş. glutatyon s-transferaz ve glutatyon redüktaz enzimlerinde meydana getirdiği değişimler incelenmiştir. proteaz. nem oranı %20 ve en uygun kepek karışımları %5 buğday ve %15 pirinç karışımı belirlenmiştir. pGEX-4T-3.

. % 10.edu. Enzimin aktivitesi için oksijen gereklidir ve oksijen varlığında enzim iki farklı reaksiyonu katalizler. bitki ve hayvanlara kadar geniş canlı gruplarında bulunan.2. % 23. Fen Edebiyat Fakültesi. P. sistein ve benzoik asit kullanılarak yapılan inhibisyon çalışmasında askorbik asidin 0. monofenolaz. TRABZON PM 055 Ülkemizde Doğal Olarak Yetişen ve Kültürü Yapılan Bazı Mantar Türlerinin Besinsel İçeriklerinin Belirlenmesi Sevda KIRBAĞ. Zn2+. % 93. % 7.6. P.0. lezzetli spesifik yabani ve kültür mantarların (P.0 olarak bulunmuş ve bu pH’da.2. T. T.6 µM dak-1 mg protein-1 ve Km = 3. % 90. Nagihan SAĞLAM ERTUNGA1. % 92.8. % 14.33 olarak saptanmıştır. sodyum metabisülfit. % 94. P. 32 mM nihai konsantrasyonlarda yaklaşık % 90 inhibisyona neden oldukları tespit edilmiştir. Biyoloji Bölümü. Bu aşamadan sonraki çalışmalarda 4-metil katekol substrat olarak kullanılmıştır. ferulae. ostreatus’da. Kuru madde. Ni2+. Pleurotus spp.5. Trabzon 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi.1. % 7. bisporus) besin değerleri araştırılmıştır. Difenolaz aktivitesi için optimum sıcaklığın 30 ˚C olduğu ve bu sıcaklıkta 1 saat sonunda enzimin aktivitesini % 88 oranında koruduğu belirlenmiştir.5. Al3+.3.34 ve 0. kül. P. eryngii. Trabzon sabankeskin61@hotmail.0.33.5.19. Ertuğrul SESLİ2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. % 94. ferulae’de.5.tr Bu çalışmada Ülkemizde. Cu2+ iyonlarının ise sırası ile % 3. organik madde. P. % 3 oranlarında aktivasyona neden oldukları tespit edilmiştir.5. % 6. % 15. Ca2+. P.21 ve % 2. T. yabani ve yenilebilir bir mantar olan Russula delica’dan elde edilen ham özütteki PFO enzimi spektrofotometrik bir yöntem kullanılarak karakterize edilmiştir. Mn2+. % 25. % 92.2.0. boudieri. sajor-caju’da. P. % 5.8. 4 ˚C’de ve 24 saat sonunda enzimin aktivitesini % 90 oranında koruduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Russula delica. boudieri’de.5. difenolaz 259 . nem. Elazığ skirbag@firat. Kimya Bölümü.00 ve % 2.4. oksidoredüktazlar sınıfına ait bir metaloenzimdir. % 8.55 ve % 2. 23119.43. % 89.5 mM nihai konsantrasyonda % 100 inhibisyon sağladığı.7 . 61335.13 ve % 3. Ham özütün 3. sajor-caju ve A.5. % 20. boudieri. Fen-Edebiyat Fakültesi. % 8. PFO sebze ve meyvelerin esmerleşme proseslerinden sorumludur. eryngii var. Yakup KOLCUOĞLU1. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Mehmet AKYÜZ. Hg2+ ve Cd2+ iyonları farklı oranlarda inhibisyona neden oldukları. A. Substrat özgünlüğü için katekol.com Polifenol oksidaz (PFO) ya da tirosinaz (E.9. Melike YILDIRIM1. eryngii’de.33 mM olarak belirlenmiştir.5. % 91.18. Bu veriler ışığında Russula delica’dan hazırlanan ham özütteki PFO enziminin genel PFO inhibitörleri ve bazı metal iyonlarına karşı hassas özellikler sergilediği ve hafif asidik pH’larda kararlı olduğu söylenebilir. % 92. Bu çalışmada. diğer inhibitörlerin ise sıra ile 1 mM . 61080. K+. % 5. 4-metil katekol (4-MK).97 ve % 3. % 7. 8mM . Anahtar Kelimeler: Besinsel içerik. A.C. % 20. % 8.1) mikroorganizmalardan. ekonomik değeri yüksek. Mono fenollerin odihidroksi fenollere hidroksilasyonu (monofenolaz aktivitesi) ve o-dihidroksi fenollerin o-kinonlara oksidasyonu (difenolaz aktivitesi). ostreatus. % 5. Biyoloji Bölümü. % 91.14. prostetik grup olarak bakır(II) iyonu ihtiva eden.0.87. bisporus’da.8. bisporus PM 056 Yabani ve Yenilebilir Bir Mantar Olan Russula delica’dan Elde Edilen Ham Özütten Polifenol Oksidaz Enziminin Difenolaz Aktivitesinin Karakterizasyonu Şaban KESKİN1. Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü. A. % 9. Askorbik asit. eryngii var. % 8. Nilay ONGANER Fırat Üniversitesi.64 olan iki bant gözlenmiştir. Fatih Eğitim Fakültesi. % 92.1. polifenol oksidaz.4dihidroksi fenilalanin (L-DOPA) ile boyanan doğal elektroforezinde Rf değerleri 0.13. Co2+. ham protein ve ham yağ içerikleri sırasıyla. % 94.90. 1mM nihai konsantrasyonda bazı metal iyonlarının enzim aktivitesi üzerine etkisi incelendiğinde.48 ve % 0. Russula delica’dan elde edilen ham özütün difenolaz aktivitesi için optimum pH 5. Ahmet ÇOLAK1. Difenolaz aktivitesi için 4-MK varlığında Vmaks = 384. L-DOPA ve dihidroksifenil propiyonik asit substratları kullanılmıştır ve en yüksek aktivitenin 4-metil katekol varlığında olduğu gözlenmiştir.

28100. bu kaynaktan izole edilen ve morfolojik. Bu çalışmada. bir tanesi de standartlara karşılık gelmediği. Yapılan biyoassay çalışmaları sonucunda bakterinin Coleoptera ordosuna ait olan Agelastica alni larvaları üzerinde %100 öldürücü etkiye sahip olduğu belirlendi. badem. Nystatin 100 iu. Daha önce yürütülen çalışmalarımızda Karadeniz bölgesinde fındık ağaçlarından toplanan Xyleborus dispar zararlısından bakteri izolasyonu yapılmış ve izole edilen bu bakteriler arasında bir tanesinin Bacillus thuringiensis olduğu belirlenmiştir. Napoli 80078 Italy rgguven@dicle. çınar. Giresun demetmert@ktu. kestane. Çoğaltılan gen PGEMT vektörüne klonlandı ve dizin analizi yapıldı.Araştırmada. CNR.tr Taşlıdere sıcak su kaynağı Batman ilinin Kozluk ilçesine bağlı Şelmo nahiyesinin 7 km kuzeybatısındadır. CNR. 34. Bu çalışmada Xyleborus dispar’dan izole edilen B. fizyolojik. üniversal primerler kullanılarak yapılan PCR analizi sonucunda. via Campi Flegrei n. TRABZON PM 057 Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Edilen Anoxybacillus Cinsi Bakterinin Fosfolipit Çeşitlerinin Analizi Reyhan GÜL GÜVEN1. Zihni DEMİRBAĞ1. Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare. Bacillus cinsi bakterinin bu durumu dikkat çekicidir. bakterinin toplamda 6 tane fosfolipit içerdiği ve TLC üzerinde görünen 3 bantın minör (1. Fen Bilgisi Ögretmenligi ABD. karaağaç. Dalkıran olarak bilinen Xyleborus dispar (F. Napoli 80078 Italy rgguven@dicle. Bacillus PM 059 Fındık Zararlısı Xyleborus dispar’dan İzole Edilen Bacillus thuringiensis’e Ait cry3Aa (δendotoksin) Geninin Klonlanması. edilmiştir. Diyarbakır 2 Istituto di Chimica Biomolecolare. Anoxybacillus. kavak. kızılağaç. armut. şeftali. Barbara NICOLAUS2. 3-sn-fosfatidil L-serin (bovine brain). ve Bacitrin 10 iu’a dirençli olduğu aynı kaplıcadan izole edilen Bacillus cinsi bakterinin ise yalnız Nystatin 100 iu ‘a dirençli olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen sıranın 260 . Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. Ampicilin 25 mcg. Biyoloji Bölümü.) (Coleoptera: Scolytidae) polifag bir zararlıdır. biyokimyasal ve genetik analizler sonucunda Anoxybacillus ve Bacillus cinsi olduğu saptanan bakterilerin antibiyotiklere dirençlilikleri 2 farklı yöntemle test Anoxybacillus. Fen Edebiyat Fakültesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Annarita POLI2. Chloromfenicol 10 mcg. Hatice KATI2. Karakterizasyonu ve Ekspresyonu Demet MERT1. Anahtar Kelimeler : Antibiyotik. 3 bantın ise majör olduğu (-rac-1. bu kaynaktan izole edilen ve morfolojik. erik.TLC. Çalışmada 18 tane farklı antibiyotik kullanılmıştır. Annarita POLI2. vb. 61080. Pozzuoli. fizyolojik. meşe.edu.7 civarındadır.edu. Kemal GÜVEN1. Barbara NICOLAUS2 1 Dicle Üniversitesi.sıcak su kaynağı PM 058 Taşlıdere (Batman) Sıcak Su Kaynağından İzole Edilen Anoxybacillus ve Bacillus Cinsi Bakterilerin Antibiyotiklere Dirençlilikleri Reyhan GÜL GÜVEN1.3-sn-fosfatidil-rac-gliserol sodyum klorür.tr Taşlıdere sıcak su kaynağı Batman ilinin Kozluk ilçesine bağlı Şelmo nahiyesinin 7 km kuzeybatısındadır. dipalmitol-gliserol-3fosfoetanolamine. via Campi Flegrei n. söğüt.Bu çalışmada. Anahtar Kelimeler: fosfolipit. kayın. Biyoloji Bölümü.7 civarındadır. 34. Konukçuları arasında fındıktan başka meyve ağaçlarından elma. ıhlamur gibi orman ağaçları bulunmaktadır.19. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi. Pozzuoli.2. Kemal GÜVEN1. DL-a-fosfoasidik asit dipalmitol) bir tanesi de standartlara karşılık gelmediği tespit edilmiştir. bu bakterinin cry3 genini içerdiği tespit edildi. biyokimyasal ve genetik analizler sonucunda Anoxybacillus cinsi olduğu saptanan bakterinin lipit analizi (fosfolipit çeşitleri ) ince tabaka tomografisi (TLC) ve sekiz tane fosfolipit standardı kullanılarak tespit edilmiştir. kayısı. Su sıcaklığı 78°C ve Ph’sı 6. Genin ait olduğu cry3 alt grubunu belirlemek için cry3 sınıfına ait daha özel primerler kullanıldı ve genin kodlayan bölgesi bütünü ile bakteri genomundan PCR ile çoğaltıldı. Fen Bilgisi Ögretmenliği ABD. thuringiensis’in.Bu çalışmada Anoxybacillus cinsi bakterinin Penisilin 2iu. Lincomiysin 15 mcg. Erhan ÜNLÜ1 1 Dicle Üniversitesi. Su sıcaklığı 78°C ve pH’sı 6. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.tr Son yıllarda yapılan çalışmalar ve gözlemler ürün veren kaynağı kurutarak verimi azaltan ve fındık bahçelerinde yoğun olarak bulunan Xyleborus dispar (Fabricius)’ın önemli bir zararlı olduğunu göstermiştir. Remziye NALÇACIOĞLU1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi. Fusidik asit 10 mcg. ile gürgen.edu. Kazım SEZEN1. Biyoloji Bölümü.

Ölen konukçu binlerce mikroorganizmayı etrafa dağıtır. Zararlıların popülasyonlarını ekonomik zarar eşiğinin altında tutmak amacıyla. Dünyada giderek artan çevre bilinci. öldürülmüş formları veya üretmiş oldukları metabolitlerden yararlanılmaktadır. Bu canlılara doğal düşman adı verilir. 12 fungus. Erzurum erzurumlue@hotmail. Anahtar kelimeler: Bacillus thuringiensis. biyolojik mücadele. bakteri. Agah İkbal İNCE2. Hacer MURATOĞLU1. Zararlılarla mücadelede. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi. sentetik pestisitlerin insan ve çevre sağlığına olumsuz etkileri. Trabzon 2 Giresun Üniversitesi. Bunun sonucu olarak zararlılarla mücadelede kimyasal mücadele dışındaki mücadele yöntemlerine önem verilmeye başlanmış ve biyolojik mücadele önem kazanarak zararlıların doğal düşmanlarının tespiti ve biyolojik mücadelede kullanılma olanaklarının araştırılmasına ağırlık verilmiştir. dünya savaşından sonra sentetik organik maddelerin sentezi ve zararlılara karşı aşırı kullanımı sonucu. Özellikle. Patojenlerin. Keza insan sağlığı açısından önem arz eden böcek ve akarların mücadelesinde entomopatojen bakterilerden Bacillus thringiensis.edu. Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi. Entomopatojenler parazit mikroorganizmalar olup konukçularının ölümüne sebep olurlar. 104 bakteri. rüzgar ve yağmurun etkisiyle yayılma alanı geniş alanları kapsar. armut. virüs ve protozoonların bizzat kendileri. Zararlı türler ile beslenen birçok canlı türü vardır. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Halk sağlığı açısından önem arz eden zararlı arthropodlara karşı insan ve çevreye dost mikrobiyal pestisitlerin kullanımı günümüzde ön plana çıkmıştır. Fen Edebiyat Fakültesi. Zihni DEMİRBAĞ1 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sonuç olarak. fungus. bu canlılar. Böylece daha önce tanımlanan bu bakterinin içermiş olduğu toksin geninin detaylı identifikasyonu yapıldı. 44 nematod. özellikle II. zararlıların predatörleri. Fen Edebiyat Fakültesi.com Günümüze kadar halk sağlığı açısından önem arz eden zararlıların mücadelesi kimyasal ilaçlarla yapılmış. kayısı. parazitoyitleri. bu kimyasal maddelerin birçok olumsuz etkileri ortaya çıkmıştır. funguslardan Beauveria bassiana ve virüslerden ise baculovirüsler kullanılmaktadır. Doğadaki canlıların popülasyonları beslenme ilişkisinin gereği olarak belirli bir dengede devam etmektedir. başta meşe olmak üzere birçok geniş yapraklı orman ağacında zarar oluşturmaktadır. mikrobiyal pestisitler PM 061 Lymantria dispar (Lepidoptera: Lymantriidae)’dan elde edilen bakterilerin identifikasyonu İsmail DEMİR1. thuringiensis’in. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada insan sağlığını tehdit eden böcek ve akarlar belirtilmiş ve bu zararlılarla mücadelede entomopatojenlerin kullanılma imkanları literatür ışığında tartışılmıştır. Günümüzde kullanılan mikrobyial pestisitlerden. erik.tr Bir orman zararlısı olan Lymantria dispar. Fatih SEZEK3 1 Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü. Giresun idemir@ktu. Xyleborus dispar’dan izole edilen ve detaylı identifikasyonu yapılan B. cry3Aa δ-endotoksin. Biyoloji Bölümü. zararlı böcek ve akarlar. doğal dengenin bozulması gibi sebepler sonucu son yıllarda mikrobiyal pestisitler üzerinde daha yoğun çalışmalar yapılarak birçok biyopreparatın piyasaya verilmesine sebep olmuştur. İşte. 61080. bakterideki insektisidal toksininin veya toksin geninin zirai mücadele amacıyla kullanılabileceği bu çalışma ile belirlenmiş oldu. Mikrobiyal pestisitler entomopatojenlerden elde edilir. Anahtar Kelimeler: İnsan sağlığı. Mehmet Nuri AYDOĞAN2. Salih DOĞAN3. zararlıları baskı altında tutarak popülasyon artışını sınırlamaktadırlar. Biyoloji Bölümü. Bu gen tarafından üretilen proteini belirlemek için genin kodlayan bölgesi ekspresyon vektörü pET28a’e klonlandı ve cry 3Aa proteininin ekspresyonu gerçekleştirildi. Ekspresyon vektörü tarafından ekspreslenen cry3Aa proteini izole edildi ve SDS-PAGE analizi yapıldı. fındık zararlısı PM 060 Halk Sağlığı Açısından Önem Arzeden Zararlı Arthropodların Mücadelesinde Mikrobiyal Pestisitlerin Kullanılma Olanakları Engin KILIÇ1. TRABZON literatürdeki cry3 genleri ile karşılaştırılması sonucu bu bakteriye ait cry3 geninin Bacillus thuringiensis subsp tenebrionis’in sahip olduğu cry3Aa ile %100 benzer olduğu belirlendi. Xyleborus dispar. Neticede 73 kDa’luk bir protein bandı belirlendi. Biyoloji Bölümü.19. Ayrıca. Ömer Faruk ALGUR2. 261 . Kadriye ÖZCAN1. Dadaşkent. Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı. patojenleri kullanılarak yapılan mücadele çalışmalarına “Biyolojik Mücadele” adı verilir. konukçu içerisinde çok hızlı çoğalmaları ve küçük cesametli olmaları sebebiyle kitle halinde üretimleri kolay olmaktadır. elma. Erzurum 3 Atatürk Üniversitesi. 8 virüs ve 6 protozoon preparatının bulunduğu belirtilmektedir. kestane ve fındık gibi birçok meyve ağacında zararlar meydana getirerek önemli ürün ve ekonomik kayıplara neden olurlar.

(Lydi2). Fen Edebiyat Fakültesi. (Bozkurt)’un bakteriyal florası belirlenmiştir. Karadeniz Bölgesi’ndeki farklı fındık bahçelerinden Lymantria dispar larvaları toplandı. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Bacillus thuringiensis (Lydi9) şeklinde tanımlandı. Anahtar Kelimeler: Lymantria dispar.tr Bu çalışmada. Buna göre izolatlar Pantotea agglomerans (Lydi1). Bu benzerliğine rağmen izolat. Tp12 olarak numaralandırılan izolatın Brevibacterium cinsine ait olduğunu gösterdi. Bunun için Doğu Karadeniz Bölgesi’nin farklı yerlerindeki tarım alanlarından Agrotis segetum larvaları toplandı. Agah İkbal İNCE1. bakteriyal flora. Lydi8’de cry1 ve 2 ve Lydi9’da cry1 ve 4 olduğu tespit edildi. 2. API ve Vitek sonuçları ve 16S rRNA sekans analizlerine göre yapıldı. Anahtar Kelimeler: Thaumetopoea pityocampa. Biyoloji Bölümü. Yağ asidi metil ester analizi sonuçlarına göre yeni izolatın temel yağ asitlerinin yaklaşık %64 oranında C15:0 anteiso içerdiği belirlendi. segetum’dan elde edilen 9 bakteriyal izolat Bacillus cereus (As1). Acinetobacter calcoaceticus (Lydi3). fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri belirlendi. 16S rRNA analizi ve Vitek testi sonuçlarına göre tanımlamaları yapıldı.edu. Biyoloji Bölümü. aurantiacum DSM 20426T’ye benzemektedir. Klepsiella spp. Bacillus sp. 61080. Fen Edebiyat Fakültesi. İsmail DEMİR2. ülkemizde önemli bir tarım ve endüstriyel ürün zararlısı olan Agrotis segetum Schiff. (As6). İsmail DEMİR2. (Lepitoptera: Noctuidae)’dan Bakteri İzolasyonu ve Karakterizasyonu Ali SEVİM1. Enterococcus gallinarum (As8) ve Stenotrophomonas maltophila (As9) olarak tanımlandı. Trabzon hkati@ktu. yeni tür. 16S rRNA gen sekans analizleri ve Vitek bakteriyal identifikasyon sistemi kullanılarak izolatların karakterizasyonları yapıldı. Lydi7’de cry3. Enterobacter sp. Analiz sonuçları. hareketsiz. İzolatların morfolojik. Brevibacterium. Bu larvalardan toplam bakteri izolasyonları yapıldı. Biyoloji Bölümü. moleküler özellikleri. fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri tespit edildi. (As2). Buna göre A. (Lepidoptera: Thaumetopoeidae)’dan İzole Edilen Yeni Bir Brevibacterium Türünün Tanımlanması Hatice KATI1. 16S rRNA sekans sonuçlarına göre yeni izolatın %94 oranında en yakın olarak B. başta kızılçam olmak üzere çeşitli çam türlerinde tahribatlara sebep olmaktadır. Rize 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi. İzolat sarı renkli ve yuvarlak koloni morfolojisine sahip. Enterobacter aerogenes (As4). fizyolojik. fizyolojik ve biyokimyasal özellikleri. İzolatların tanımlanması morfolojik. izolatın bilinen Brevibacterium türlerinden farklı olduğunu ortaya koymakta ve bunun Thaumetopoea pityocampa’dan elde edilmiş yeni bir Brevibacterium türü olduğunu göstermektedir. Biyoloji Bölümü. Elde edilen toplu sonuçların karşılaştırılması. PM 063 Thaumetopoea pityocampa Schiff. Zihni DEMİRBAĞ2 1 Giresun Üniversitesi. Bacillus thuringiensis (Lydi7). Ayrıca. API ve Vitek identifikasyon sistemleri kullanılarak özellikleri belirlendi. aerobik bir bakteridir. Fen Edebiyat Fakültesi. bakteriyal karakterizasyon PM 62 Agrotis segetum Schiff. Elde edilen izolatların morfolojik. 53100. Giresun 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi.. 3 ve 4. 262 . Bacillus thuringiensis (Lydi8).tr Ağaçların tüm iğne yapraklarını yemek suretiyle zararlara neden olan Thaumetopoea pityocampa. Erwinia spp. Serratia marcescens (Lydi4).19. Bacillus megaterium (As3). Bu izolatların karakterizasyonları morfolojik. Pseudomonas putida (As7).8 mol olduğu belirlendi. Elde edilen 9 bakteriyal izolatın morfolojik. biyokimyasal. Biyoloji Bölümü. thuringiensis izolatlarında yapılan cry gen analizlerinde Lydi6’da cry1.8 (13. Zihni DEMİRBAĞ2 1 Rize Üniversitesi.3) oranında B. Bu larvaların toplam bakteriyal florasını belirlemek için larvalardan bakteri izolasyonları yapıldı. B. DNA-DNA homoloji testine göre %10. Acinetobacter calcoaceticus (As5). Anahtar Kelimeler: Agrotis segetum.edu. (Lydi5). Moleküler karakterizasyon için 16S rRNA sekans analizi yapıldı ve sekans sonuçları gen bankasındaki referans sıralarla karşılaştırıldı. Trabzon alisevim@ktu. Gram pozitif. Fen Edebiyat Fakültesi. TRABZON Bu ve benzeri zararlılara karşı bir yerel mikrobiyal mücadele etmeni geliştirmeye yönelik olarak. Bu zararlıya karşı bir mikrobiyal mücadele etmeni geliştirmeye yönelik yapılan çalışmalarda Thaumetopoea pityocampa larvalarından bakteriyal izolatlar elde edildi. fizyolojik ve biyokimyasal özellikler. API test sonuçları ve 16s rRNA gen sekans analizlerine göre yapıldı. Bacillus thuringiensis (Lydi6). aurantiacum DSM 20426T suşuna benzediği ve DNA G+C içeriğinin de %69.

Kayseri 2 Gazi Üniversitesi. virüsler. Daha sonra farklı metal konsantrasyonlarının değişik zaman periyotlarında bu bakteri türlerinin üreme ve biyoakümülasyonu üzerine etkisi incelendi. Geobacillus toebii subsp. Geobacillus toebii sub. Bu amaçla çeşitli bakterilerin. biyoakümülasyon 263 . decanicus’un bu metallere karşı daha dirençli olduğunu göstermektedir. Biyoloji Bölümü. Biyoloji Bölümü. Fen-Edebiyat Fakültesi.edu.tr Son yıllarda ağır metaller ile olan kirlenmeye ilgi oldukça artmıştır. Ankara fozturk@erciyes. Ancak bu yöntemlerin ekonomik olmayışları ve elde edilen arıtım düzeyinin yeterli olmaması nedeniyle bu alanda önemli bir potansiyele sahip mikroorganizmaların etkin bir şekilde kullanıldığı ve tercih edildiği görülmektedir. çevre kirliliği ile ilgili problemler yaratmamaları ve endosporlarının doğada uzun süre kalmaları nedeniyle tercih edilmektedir.37. Abdurrahman AYVAZ1 1 Erciyes Üniversitesi. Ağır metallerin gerek endüstriyel atık sulardan ve gerekse ağır metal ile kirlenmiş/kirletilmiş çevresel su kaynaklarından uzaklaştırılmasında çeşitli kimyasal ve fiziksel süreçler kullanılmaktadır. termofilik karakterdeki Geobacillus toebii sub.tr Günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde kimyasal tarım ilaçlarının yerini biyoinsektisitler almıştır. sp. 06500.%57 oranında etkili olduğu belirlenmiştir. Lepidoptera (kelebekler). Bunun için önce her iki bakteri için bu metaller için MIC (minimum inhibisyon konsantrasyonu) değerleri tespit edildi. Çoğu ağır metaller belirli konsantrasyonlarda organizmalara zarar verici bir etki göstermekte ve ekolojik tahribe neden olmaktadırlar. 21280. Leyla AÇIK2. Bu sonuçlar. Biyoinsektisitler üretim teknolojilerinin kolay ve sürekli olması. fungusların ve alglerin kullanıldığı bilinmektedir. Biyolojik denemeler sonucunda izolatların Ephestia kuehniella larvaları üzerine %83. decanicus ve Geobacillus thermoleovorans subsp. Bacillus thuringiensis delta endotoksin olarak isimlendirilen protein yapısında. Ni için 3. sadece hedef canlıya etki etmeleri. mantarlar. Diyarbakır ozdemirs@dicle.0492. 972. 38039.19. stromboliensis’in farklı metal konsantrasyonlarının üreme ve biyoakümülasyonu üzerine etkileri test edildi. ağır metal.663 ve 2. cry2 geninin DdeI enzimi ile kesimi sonucunda üç izolatın yaklaşık olarak 1386. Bu çalışmada topraktan izole edilen üç Bacillus thuringiensis izolatının ve kontrol suşlarının cry2 gen içerikleri. stromboliensis’nin MIC değerleri sırasıyla Cd için 0. cry2 geni. Biyolojik mücadelede kullanılan mikroorganizmaların %90’nını Bacillus thuringiensis oluşturmaktadır. Yapılan çalışma sonucunda topraktan izole edilen üç Bacillus thuringiensis izolatının ve kontrol suşlarının cry2 genel primeri ile PCR işlemi sonucunda yaklaşık 1556 bp büyüklüğünde pozitif bir ürün verdiği belirlenmiştir. Cu için 1. TRABZON PM 064 Topraktan İzole Edilen Bacillus thuringiensis İzolatlarının cry2 Genlerinin Belirlenmesi ve Lepidoptera Larvaları Üzerine Olan İnsektisidal Etkilerinin Belirlenmesi Fatma ÖZTÜRK1. 134 bp büyüklüğünde dört DNA fragmenti elde edilmiştir.918 ve 0. Anahtar Kelimeler: Geobacillus. Ephestia kuehniella PM 065 Farklı Metal Konsantrasyonlarının Termofilik Geobacillus Türlerinin Üreme ve Metal Biyoakümülasyonu Üzerine Etkisi Sadin ÖZDEMİR Dicle Üniversitesi. toprak grubu bakteriler en çok gelecek vaat eden biyolojik kontrol ajanlarıdır. Anahtar Kelimeler: Biyolojik mücadele.21 mM olduğu tespit edildi.035 ve Zn için 1. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü. 450. parasporal kristal yapıları ve bu izolatların depo zararlısı Ephestia kuehniella Zeller üzerine olan toksik etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla. Bunlar arasında. Kristal proteinlerin SDS-PAGE ile analizi sonucunda izolatların 130 kDa ve 65 kDa ağırlığında iki protein taşıdıkları belirlenmiştir.edu. sivisinekler) ve Coleptera (kın kanatlılar) takımına ait böcekleri hedef alan ve biyolojik olarak parçalanabilen insektisidal toksinler üretir. Biyoinsektisit olarak bakteriler. Fen Edebiyat Fakültesi. sp. zararlının kontrolünde güvenilir olmaları. MIC. nematodlar ve protozoa grubuna ait organizmalar kullanılmaktadır. Diptera (sinekler. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi.918 ve 1.287 ve 0. decanicus ve Geobacillus thermoleovorans subsp. Biyoloji Bölümü.

6 oranında üç boyayı da dekolorize etmiştir.4-94. carneus ve Penicillium jensenii olarak tanımlanmıştır. % 59 . diğer dört izolat tanımlanamamıştır. Bu nedenle. Ulusal Biyoloji Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi. Fen Bilimleri Ensititüsü. Bunun için ortam pH'ı. Kampüs. Malatya 2 İnönü Üniversitesi. Pelin YALÇIN2 1 İnönü Üniversitesi. Reaktif Red H8B. Biyoloji Bölümü. Bu çalışmada da endüstriyel atıksulardaki boyar madde kirliliğinin düşük maliyetli adsorban maddelere tu