P. 1
Konya Yusuf Ağa Kütüp..Ebru Çeşitleri

Konya Yusuf Ağa Kütüp..Ebru Çeşitleri

|Views: 247|Likes:
Yayınlayan: siyahkalem

More info:

Categories:Topics, Art & Design
Published by: siyahkalem on Oct 31, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

07/03/2013

pdf

text

original

T.C.

SELÇUK ÜN VERS TES SOSYAL B L MLER ENST TÜSÜ SLÂM TAR H VE SAN’ATLARI ANAB L M DALI TÜRK SLÂM SAN’ATLARI B L M DALI

KONYA YUSUF AĞA KÜTÜPHANES ’NDE BULUNAN YAZMA ESERLERDEK EBRÛ ÇEŞ TLER

YÜKSEK L SANS TEZ

Danışman: Doç. Dr. Ahmet Saim ARITAN

Hazırlayan: Şerife YAZGAN (TANYEL) 044246021001

KONYA-2007

ÖZET

Eski Türk san’atlarımızdan olan ebrû san’atının ne zaman başladığı hakkındaki bilgilerimiz tam değildir. Ebr kelimesinden türetilen ebrî bulut ve bulutumsu manasına gelir. Bir ebrû türü olan battal ebrûda da bulut benzeyen şekiller mevcuttur. Türk Ebrû San’atı Buhara’da başlayıp pek Yolu ile ran’dan Anadolu’ya geçmiştir. Bilinen en eski ebrû 159 yılına aittir. Bu ebrûlar Mecmûatü’l-Acâib isimli ( stanbul ÜniversitesiF.Y:1423) yazma bir eserin zeminidedir. Ebrû hakkında bilgi veren ilk eser ise 1608 yılında yazılmış olan Tertib-i Risale-i Ebri’dir. Ayosofya Camii’nde Hatîb olan Hatîb Mehmet Efendi, XVIII. yüzyılda ebrûyu geliştirdi. XIX. yüzyılda Özbekler Tekkesi Şeyhi Sadık Efendi ve oğlu ebrûyu olgunlaştırdı. XX.yüzyılda bu alanda önemli şahsiyet Necmeddin Okyay’dır. Mustafa Düzgünman Necmeddin Okyay’ın öğrencisidir. Her ikisi de Çiçekli Ebrûyu geliştirdi ve XXI.yüzyıla birçok öğrenci yetiştirdiler. Ebrûnun günümüzde en çok kullanıldığı saha ciltçiliktir. Çarkûşe adı verilen eski tarz ciltlerde ebrû kullanılır. Ayrıca yine ciltçilikte yan kağıdı olarak da kullanılır. Biz bu çalışmamızda Konya Bölge Yazma Eserler Müzesi’nde bulunan ebrûlu cildleri inceledik. Bu ebrûları, Mevlana Müzesi Kütüphanesi ve Koyunoğlu Müzesi Kütüphanesinde bulunan ebrûlarla karşılaştırdık. Bu çalışma sonunda, buradaki eserlerin genellikle kadîm ebrûlar olduğunu gördük.

SUMMARY

Little is know about the origins of the the tradinational Turkish art of ebrû. The term of ‘ebrû’(marble) which is derived from ‘ebrî’and the meaning of this term is cloud or cloudish and type of ebrû reminiscent of cloud shapes. The Turkish Ebrû art, beginning at Buhara and transported throughthe silk route to Iran and the Anatolia. The oldest know marbles belong to 1519. The marbles are in the backround of the manuscript of Mecmûatü’l-Acâib(Unv.of stanbul, F.Y:1423). The first book about ebrû is the Tertî-i Risale-i Ebrî written in 1608. Turkish ebrû has been improved by Hatîb Mehmet Efendi who has been Hatîb in Ayasofya Mosque in the XVIII th. Century. In the XIX th Century the ebrû was matured by Sadık Efendi, Şeyh of Özbek’s Tekke and his sons. Today it is used mainly in bookbinding, often replacing leather in old style volumes. In this study we examined the marbled bindings in Konya District HandwritingWorks Museum. We compared these marbled papers with those in Mevlana Museum ( library) and Koyunoğlu Museum ( library). At the end of this study, we see that all these works are usually ancient marblings. t is necessary to bring these our first hand culture history sources to light as sooon as possible. know as Battal Ebrû consist of forms

Ç NDEK LER ÖNSÖZ……………………………………………………………......................... V KISALTMALAR………………………………………………………..……...….VII G R Ş……………...………………………………………………………...…..… 1-5 AMAÇ …………………………………………………………………….…….… 1 ARAŞTIRMADA ZLEN LEN METOD……………….....………………...….. 1 KONUYLA LG L KAYNALAR …….……..……………..…………...……… 3 I.BÖLÜM: TÜRK EBRÛSU LE LG L GENEL B LG LER …………..…. 6-46 I.1. EBRÛ………………………………..……………………...…....….. 6 I.1.1. EBRÛNUN TAR F ……………………………………..………… 6 I.1.2. EBRÛNUN ET MOLOJ S ……………………………..…………. 9 10 I.1.3. MENŞE ……………………………..……………………..………... 13 I.1.4. TAR HÇES VE KAYNAKLARI…….…………….……….……… I.1.5. EBRÛ MALZEMELER …………….……………….…….………..17 17 I.1.5.1. TEMEL MALZEMELER…………………………….………… 17 I.1.5.1.1. Tekne……………………………..……………….………. 17 I.1.5.1.2. Fırça……………………………….………….…..……….. 18 I.1.5.1.3. Deste-Seng……………………………..…….…………..... 18 I.1.5.1.4. Kürekler…………………………..…….……….……....… 19 I.1.5.1.5. Cam Kaplar………………….……..……….…….……….. 19 I.1.5.1.6. Tel Çubuklar ………………………..……..……………..... 19 I.1.5.1.7. Taraklar………………………………..………..….……… I.1.5.1.8. Masa………………………………….………….…...…....19 19 I.1.5.1.9. Kurutma Çıtası……………………………………..……... 20 I.1.5.2. TÜKET M MALZEMELER …………………………..………. 20 I.1.5.2.1. Kitre…………………………….….………..……....…….. 21 I.1.5.2.2. Su ……………………………………..……..……………. I.1.5.2.3. Boyalar……………………………………...….………….21 22 I.1.5.2.4. Öd ……………………..…………………...……............... 23 I.1.5.2.5. Neft………………………………………………….…….. 23 I.1.5.2.6. Kâğıt……………………………………..………..……...... 23 I.1.6. EBRÛNUN YAPILIŞI………………………….……..…………......

I

25 I.1.7. EBRÛ ÇEŞ TLER ………………………………..…......………….. 25 I.1.7.1. KLAS K EBRÛCULUKTAK UYGULAMALAR…….….. 25 I.1.7.1.1. Battal Ebrû………………….…………..….….......…..... 26 I.1.7.1.2. Gel-git Ebrûsu …………………………...…...………… I.1.7.1.3. Şal Ebrûsu……………………………....………..……...26 27 I.1.7.1.4. Bülbül Yuvası………………………………….......……. 27 I.1.7.1.5. Taraklı Ebrû…………………………………...……....… 27 I.1.7.1.6. Hafif Ebrû………………………………………....……... I.1.7.1.7. Nefti Ebrû……………………………………………… 27 27 I.1.7.1.8. Serpmeli Ebrû…………………………………………… 27 I.1.7.1.9. Neftli Serpmeli Ebrû……………………………………. 27 I.1.7.1.10. Hatîb Ebrû.…………………………………………….. I.1.7.1.11. Çiçekli Ebrû…….…………………………….………..27 I.1.7.1.12. Koltuk Ebrûsu…..……………………………………...28 29 I.1.7.1.13.Yazılı Ebrû………………………………..……….…… 29 I.1.7.1.14. Akkâse Ebrû……………………....………………........ 29 I.1.7.1.15. Kumlu ( Kılçıklı )Ebrû….………..………….….....…… 30 I.1.7.1.16. Zerefşanlı Ebrû…………………..…….…..…..……..... 30 I.1.7.1.17. Altınlı Ebrû………………....……..………….…....…... 30 I.1.7.2. MODERN ve BATI ETK S NDEK UYGULAMALAR….. 30 I.1.7.2.1. Kaplan Gözü Ebrûsu……….………………………........ 30 I.1.7.2.2. Figürlü Ebrû….………………………………..……....... 31 I.1.7.2.3. Çift Ebrû…..………………………………………..……. 31 I.1.7.2.4. Tavûsi Ebrû…..……………………….…………………. 31 I.1.7.2.5. Buket Ebrûsu………………………………..………...…. I.1.7.2.6. Dalgalı Ebrû…………..…………………………….… 31 I.1.7.2.7. Yahudi Ebrûsu…….………………………….……...… 31 I.1.8. DÜNDEN BUGÜNE EBRÛ SAN’ATÇILARI……..……………...31 32 I.1.8.1. Şebek Mehmet Efendi ……………………………..……….. 32 I.1.8.2. Hatîb Mehmet Efendi…………………………….……..…... 33 I.1.8.3. Şeyh Sâdık Efendi…………………………………………...

II

33 I.1.8.4. brahim Edhem Efendi…………………….………………... 33 I.1.8.5. Sâmi Efendi………………………………………………..... 34 I.1.8.6. Aziz Efendi…………………….……………………………. I.1.8.7. Necmeddin Okyay ……………………………………..…...34 35 I.1.8.8. Abdulkâdir Kadri Efendi…………….……………………..... 35 I.1.8.9. Bekir Efendi…………………………….………………….... 35 I.1.8.10. Mustafa Düzgünman ……………………..…………....….. 35 I.1.8.11. T. Alparslan Babaoğlu ……..….............................………... 36 I.1.8.12. Fuat Başar ……………………………..………..………..... 36 I.1.8.13. M. Sadreddin Özçimi………………………………..…....... 36 I.1.8.14. A. Sabri Mandıracı……………………………….……....... 36 I.1.9. GÜNÜMÜZDE EBRÛ VE KULLANIM ALANLARI....…..……... 39 I.2. C LTÇ L K…………………………………….…………….…….…… 39 I.2.1. Ciltçiliğin Tanımı ve Tarihi……………….…………….....…...…… 44 I.2.2. Cilt Üslûpları…………………………….……………….…………. 45 I.2.3. Cilt Çeşitleri……………………………….……………………...… I.2.3.1. Deri Cilt………………………………………………….……...45 45 I.2.3.1.1. Şemseli Cilt………………..…………………………….... 45 I.2.3.1.2. Zilbahar (Zerbahar ) Cilt……….…...…...……………....... 45 I.2.3.1.3. Yekşah Cilt………………………..………………….…… I.2.3.1.4. Zerdûzi Cilt…………………………..……………………45 I.2.3.2. Kumaş Cilt………………………….…………..……………….46 46 I.2.3.3. Ebrûlu Cilt…………….………….…..……………...…….……. 46 I.2.3.4. Murassa Cilt………………………..…………………...………. I.2.3.5. Lâke Cilt……………………………………..……….……..…..46 47 I.2.3.6. Çarkûşe Cilt ………………………………………...................... II. BÖLÜM: KONYA YUSUF AĞA KÜTÜPHANES ’NDE BULUNAN YAZMA ESERLERDEK EBRÛ ÇEŞ TLER …………………….….. 48-147 47 II.1. YUSUF AĞA VE YAZMA ESERLER KÜTÜPHANES …………….…… 50 II.2. KATALOGLAR..……………..………………………….…..……......…..... 50 II.2.1. I. Battal Ebrûları……………………………………....…………….

III

65 II.3.2. II. Gel-git Ebrûları..…………………………………...…………… 72 II.2.3. III. Şal Ebrûları…………….....…………………………………...... 87 II.2.4. IV. Taraklı Ebrûlar……….……....………………………………… 98 II.2.5. V. Bülbül Yuvası………….…………....……….…………………. 104 II.2.6. VI. Hatîb Ebrûları………….………………….…………....………. 128 II.2.7. VII. Kumlu-Kılçıklı Ebrûlar….…………………….……………….. 138 II.2.8. VIII. Toz Çiçekleri…………………………………....….…………. 144 II.2.9. IX. Dalgalı Ebrûlar…………………………………………….…… III. DEĞERLEND RME ve SONUÇ .……….………..……..…..…….……. 148 IV. B BL YOGRAFYA.......................................................................................155 V. 160 Ç Z MLER VE PLANLAR….…………………………………..…........... VI. RES M L STES …….………………………………………..…....…….. 163 VII. RES MLER….………………………………………………......…...........168 VIII. KATALOĞA ALINAMAYAN RES MLER….…………….........….… 228 IX. DEĞERLEND RME TABLOSU

IV

ÖNSÖZ

San’at, içinden çıktığı toplumun görüş, düşünüş ve duyuşunu yansıtan önemli bir araçtır. Türkler her alana olduğu gibi san’at alanına da kültür değerlerini yansıtmışlardır. lk Türk devletlerinden itibaren san’at toplumla iç içe olmuş, san’atta önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.

Türklerin göçebe olması nedeniyle el san’atlarına ayrı bir önem verilmiştir. Giyilecek eşyadan, kullanılacak kaba kadar her şey geleneksel el san’atları ile bezenmiştir.

slâm’a girişleriyle kitaba ayrı bir önem veren Türkler, onu, en güzel şekilde korumak ve süslemek için çeşitli san’atlar geliştirmişlerdir. Bunlar; hat, tezhip, minyatür, cild, ebrû, vb.’dir.

Konya’nın Geleneksel Türk San’atlarında ayrı bir yeri vardır. Konya’da çeşitli müze ve kütüphaneler bulunmaktadır. Bu müze ve kütüphanelerde Türk kitap san’atlarının gelişimini geçmişten günümüze kadar izlemek mümkündür. Bu kütüphanelerde, diğer san’atların yanında bol sayıda ebrûlu örnek de vardır. Bu ebrûlar cild kapakları, yan kâğıdı, mahfaza, çok nadir de levha kenarlarının süslemesinde kullanılmıştır.

Türk Ebrû san’atı hakkında yapılan bilimsel araştırmalar oldukça sınırlıdır. Bu konuda yapılan çalışmalar, tezimizin ‘konuyla ilgili yayınlar’ bölümünde açıklanmıştır. Ancak genel ebrû çalışmaları yanında kütüphanelerdeki kadîm ebrûların ortaya çıkarılması anlamında ayrıntılı bir çalışma bulunmamaktadır.

V

Bu sebeple 2006’da Konya Yusuf Ağa Yazma Eserler Kütüphanesi’nde yaptığımız seminer çalışmamız esnasında çok fazla sayıda ebrûlu örnek bulunduğunu tesbit ettik. Ancak seminer çalışmasının sınırları açacağı için bunlardan üç çeşidini (Battal Ebrû, Şal Ebrû, Hatîb Ebrû) inceledik. Tez çalışmamda ise buradaki bütün ebrûlu eserleri ilim ve san’at dünyasına tanıtmayı hedefledik.

Geçmişten günümüze Konya’da ebrû örnekleri hakkında bir fikir edinmek amacıyla yaptığımız bu çalışmada titizlikle çalışmalarımı inceleyen ve bana yol gösteren sayın hocam; Doç. Dr. Ahmet Saim ARITAN Bey’e, araştırma yaptığımız kütüphane çalışanlarına, çalışmalarımda destek ve yardımlarını hiç esirgemeyen sevgili eşim Hasan TANYEL ve aileme sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Şerife YAZGAN (TANYEL) Konya-2007

VI

KISALTMALAR a.g.e. a.g.m. a.g.md. a.g.t. Bknz. C. çev. Edb. gr. H. Hz. K. mm. M.Ö. Örn. Ö. s. S. S.Ü. T.D.V. vb. yk. yy. : Adı geçen eser : Adı geçen makale : Adı geçen madde : Adı geçen tez : Bakınız : Cilt : Çeviren : Edebiyat : Gram : Hicri : Hazreti : Katalog : Milimetre : Milattan önce : Örnek : Ölümü : Sayfa : Sayı : Selçuk Üniversitesi : Türkiye Diyanet Vakfı : ve benzeri : Yaprak : Yüzyıl

VII

GRŞ AMAÇ Bu çalışmayla Türk tarihinin önemli kültür ve san’at şehri olan Konya’nın önemli kütüphanelerinden biri olan Konya Yusuf Ağa Kütüphanesi’nde bulunan ebrûlu ciltlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Aynı zamanda Konya’da bulunan Mevlânâ Müzesi Kütüphanesi ve Koyunoğlu Şehir Müzesi Kütüphanesi eserleri de örneklerimizle mukayese etmek amacıyla inceleme altına alınmıştır.

ARAŞTIRMADA ZLEN LEN METOD

Ebrûnun geçmişine ışık tutmak için yaptığımız bu araştırmanın faydalı olabilmesi için iki yönlü bir çalışma yaptık: 1- Genel bilgi 2- Katalog 1- lk kısmında öncelikle, ebrû hakkında bilgi verdik. Bu bölümde; ebrûnun tarifi, tarihi, menşei, malzemeleri, yapılışı, çeşitleri hakkında bilgi verip geçmişten günümüze ebrûnun ulaşmasında önemi büyük olan ebrûculara yer verdik. Daha sonra günümüzde ebrû ve ebrûnun kullanım alanlarını anlattık.

Konumuzun ebrûlu ciltler olması sebebiyle cilt, ciltçilik tarihi ve cilt çeşitlerinden bahsetmekte fayda gördük. Çalışmamıza esas teşkil eden Yusuf Ağa Kütüphanesi’nin tarihi hakkında bilgi verdik. 2- Katalog çalışmamız için Konya Yusuf Ağa Kütüphanesi’nde yaptığımız çalışmada 680 örnekle karşılaştık. Bu örnekleri uygulama yerlerine göre ayırdığımızda eserlerin iç kapak, dış kapak, yan kâğıt, miklep ve mahfazalarında bulunan dokuz ebrû çeşidi tesbit ettik ve ebrû sayısı çok fazla olduğu için her bir örneği temsil edebilecek özellik ve sayıda 89 ebrûyu alarak dokuz katalog oluşturduk. Kalan diğer örnekleri de ilim ve san’at âlemine sunabilmek için sadece 1 Konya

resimlerini koyduk. Bu resimleri ebrû çeşitlerine göre kataloglardaki sıralamaya göre ayırdık. Resimlerin altlarına envanter numaralarını yazdık. Resimlere atıf yaparken bu envanter numaraları kullandık.Oluşturduğumuz kataloglar: Kataloglardaki Örnek Sayıları 1- Battal ebrûlar 2- Gel-Git ebrûlar 3- Şal ebrûlar 4- Taraklı ebrûlar 5- Hatip ebrûlar 6- Bülbül Yuvası 7- Toz çiçekli ebrûlar 8- Kumlu ebrûlar 9- Dalgalı ebrûlar 14 6 14 10 23 5 5 9 3 89 Katalog Dışında Kalan Ebrû Sayıları 57 26 47 41 99 5 3 296 17 591 = 680

Bu katalogları oluştururken aşağıdaki gözlem fişi kullanılmıştır. KATALOG NUMARASI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ENVANTER NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D DEĞERLEND RME : : : : : : : : : : : : : : :

2

Bu kataloglardaki örnekleri değerlendirirken Koyunoğlu Şehir Müzesi ve Mevlana Müzesi’nde bulunan ebrûlarla da mukayese ettik ve bu ebrûların resimlerine de yer verdik. ncelediğimiz eserlerin kaynak ve ketebelerine baktık ama ebrû hakkında bir fikir vermediği için tarihlendirmelerde mukayese yöntemini kullandık. KONUYLA LG L KAYNAKLAR

Türk Ebrû San’atı konusunda yazma ve basılı yayın sayısı çok azdır. Bu yayınların birçoğu da birbirinden alınmıştır. Bunlar içinden önemlileri: 1- Tertib-i Risâle-i Ebrî: H.1017/1608 tarihli risâlenin yazarı bilinmemektedir. Risâle ebrûyla ilgili ilk ve tek yazma eser olduğundan önemi büyüktür. Ayrıca eserde ebrû ile ilgili çokça bilginin toplanmış olması risâlenin değerini artırmaktadır. Risâlede boyalar, kitre, öd, ödün terbiyesi gibi konularla birlikte kâğıt boyama ve âhârlama usûllerinden de bahsedilmiştir. Eser iki varak olup, M.U.Derman’ın Koleksiyonu’ndadır.

M.U.Derman, Türk San’atında Ebrû isimli kitabında bu risâleyi yayınlanmış ve eserin Türkçe açıklamasını yapmıştır (M.U. Derman, Türk San’atında Ebrû, stanbul, 1977, s.27.). 2- M.U. Derman, Türk San’atında Ebrû, stanbul, 1977 : Uzun bir aradan sonra yazılan eserin değeri büyüktür. Eserde ebrû hakkında birçok bilgi yer almaktadır. Burada tarihçe, terminoloji, ebrû malzemeleri, ebrûnun yapılışı, tarihte ve zamanımızda ebrûcular ve ebrûnun kullanım alanlarından bahsedilmektedir. Bunun yanında resimlerle ebrû malzemeleri, ebrûnun yapılışı ve ebrûnun çeşitleri verilmiştir.

3

3- Ahmet Çoktan,Türk Ebrû San’atı, stanbul, 1992: Eserde ebrû ve ebrûcular hakkında genel bir bilgi verilmiş olup, ebrû malzemeleri, malzemelerin yapılışı, hazırlanışı belirtilmiş, resimlerle ebrû çeşitlerinin yapımı gösterilmiştir. Eserin özelliği teknik ayrıntılarıyla ebrû yapımının anlatılmış olması ve her bir aşama resimlerle gösterilmesidir. 4- Salih Elhan, Türk Ebrû San’atı, Ankara, 1998: Bu eserde ebrû çeşitleri, malzemeleri anlatılarak şekillerle gösterilmiş ve ebrû terimlerine yer verilmiştir. Kitabın sonunda geniş bir bibliyografya yer almaktadır. 5- Fuat Başar- Yavuz Tiryaki, Türk Ebrû San’atı, stanbul, 2000: Eserde boya, kitre ve fırçanın hazırlanması anlatıldıktan sonra terminolojiye yer verilmiştir. Dolayısıyla sözlük niteliği olan bir eserdir. Eserde birçok ebrû örneği görülmektedir. 6- Ahmet Saim Arıtan, “Türk Ebrû San’atı ve Bugünkü Durumu” S.Ü.Sosyal Bilimler Dergisi, S.8, Konya, 1999, s.441-469. Makalede özelikle ebrû çeşitleri, ebrûcular ve ebrû malzemeleri anlatılmıştır. 7- Ahmet Saim Arıtan, “Türk Ebrû San’atı” Türkler, CXII, Ankara, 2002, s.328-340.: Bu makale oldukça geniştir. Ebrûyu yeni öğrenecek bir kişiye ebrûnun atılışına, ebrû kağıdının yatırılışına ve kaldırılışına kadar her şeyi anlatmaktadır. 8- Ahmet Saim Arıtan, “Geçmişten Günümüze Türk Ebrû San’atı ve Yeni Uygulamalar” Uluslararası San’at Tarihi Sempozyumu Gönül Öney’e Armağan, zmir, 2002, s.19-34.: Bu makalede özellikle ebrûnun etimolojisi,

menşei ve teknikleri açıkça belirtilmiştir. 9- Ahmet Saim Arıtan, Türk Ebrû San’atı ve Günümüzdeki Uygulamaları, Konya, 2001.: Eser henüz basılmamış olup, kitapta ebrû tarihinden, günümüzde ebrû çalışmalarına kadar birçok konuya detaylı olarak yer verilmiştir. 4

10- Muhiddin Tuş, “Hanya’dan Konya’ya: Yusuf Ağa ve Kütüphanesi”, Uluslararası, Kuruluşunun 700. Yıl Dönümünde Bütün Yönleriyle Osmanlı Devleti Kongresi, Konya, 2000, s.347-352.: Makalede Konya Yusuf Ağa

kütüphanesinin tarihi hakkında detaylı bilgi verilmektedir. 11- Meltem Cansever, “Ebrû San’atı”, Art Decor, S.44, stanbul, 1996, s.150-156.: Bu makalede ebrû ile ilgili bilgiler verilmiş olup, erken tarihli ebrû örneklerinin bulunması bakımından önemlidir. 12- Christopher Weimann, “Erken Hint Tablolarında Ebrû Teknikleri”, Ingrid Weimann-Nedim Sönmez: Christopher Weimann(1946-1988) Anma Kitabı, Tübingen, 1991,s.35-42.: Bu makalede ebrû hakkında kısa bir bilgi verildikten sonra, Hindistan’ın Deccan bölgesinde kalıp tekniğiyle yapılan ebrû örneklerinden bahsedilmektedir.

5

I.BÖLÜM
I.1.EBRÛ

Türkler san’ata büyük önem vermişlerdir. Türklerin slâmiyeti kabulüyle de bir çok san’at gelişme imkânı bulmuştur. Türk slâm mîmari san’atının gelişmesinde nasıl ki ana unsur câmi mîmarisi olmuş ve bu san’at kendisiyle beraber çinicilik, mermercilik, camcılık, ahşap oymacılığı, sedefkârlık gibi diğer bir çok san’at

dallarına hayat vermiş ise; Kur’an’la önem kazanan Arap harflerini de Türkler, diğer bir san’at kolu olarak kabul etmiş ve altı ayrı stilde geliştirmişlerdir. Bu altı ayrı stildeki yazıyı bezemek için de çeşitli san’at dalları doğmuştur. Bunların başlıcaları tezhîb, nakış, ebrûculuk ve ciltçiliktir1. I.1.1. EBRÛNUN TAR F

Ebrû san’atı için çeşitli tanımlar yapılmıştır. Bunların bazıları şu şekildedir: “Kâğıt üzerine, özel yöntemlerle yapılan geleneksel bir süsleme san’atıdır” 2.

“Su üzerine boyalarla oluşturulan şekil ve desenleri sabit ve kalıcı hale getirme işlemine yönelik klâsik bir Türk san’atıdır” 3.

“Ebrû, geven otunun usaresinin suda eritilerek elde edilen sıvıya fırçalar yardımı ile serpilen boyaların üzerine örtülen kâğıdın, on saniye kadar bekledikten sonra, yavaşça kaldırılmasıyla meydana gelir” 4.

I. Yazan, “Ebrû San’atı”, Antika, S.14., stanbul, 1986, s.41. Temel Britannica, “Ebrû”, C.6, stanbul, 1993, s.37. 3 S. Mandıracı, “Ebrû San’atının Günümüzdeki Konumu Nedir, Geleceği Nasıl Daha yi Olabilir”, El San’atlarına Yaklaşım ve Sorunları Sempozyumu Bildirileri”, Ankara, 1984, s.295.
1

2

6

Bu tariflerin hepsi ebrûnun bir yönüne işaret etmekle birlikte bazı noksanlıkları vardır (Fırçadan hiç bahsedilmemesi, tanım okunduğu zaman ebrûnun direkt kâğıt üzerine yapılacağının anlaşılması gibi.). Bu açıklamalardan hareketle, A.S.Arıtan tarafından yapılan şu tanımı makbul bulmaktayız; “Ebrû, kitre veya benzeri maddelerle yoğunluğu artırılmış su üzerine özel fırçalar yardımıyla boyaların serpilip, orada meydana gelen desenlerin kâğıda alınmasıyla elde edilen bir san’at eseridir” 5.

Ebrû için başka tanımlar da yapılmıştır: “Ebrû, tekne içinde oluşturulan muhteşem görüntülerin kâğıda aktarılmasıyla sanki sihir gibi bir san’attır” 6.

“Ebrû, uyumlu renkler dünyasının göze hoş gelen harika eserlerini bizlere sunmasının yanında, fiziğin ve kimyanın kanunlarının da uygulandığı bir san’attır” 7.

“Yoğunlaştırılmış bir sıvının yüzeyine dikkatle, rengarenk bir kompozisyon yerleştirilir. Sonra kâğıt bu yüzeye bırakılır ve kâğıt kaldırıldığında ustalıkla tesadüfün el ele verdiği, yarı sürpriz parlak bir desen ortaya çıkar”8.

Bu tariflerin yanı sıra ebrûnun felsefî ve mistik yönünü daha çok vurgulayan çeşitli tanımlar da görülmektedir. “Bazı günler şafak veya grup vakti ufka bakarsınız; kırmızı, sarı, lacivert ve mavi renklerin en ilâhi tonları ile bulutlardan bir ebrûnun –daha doğrusu ebrîninşekillendiğini görürsünüz. Yine bazı gecelerde, bulut semalar kadar geniş bir ebrû teknesine, mehtabın usta fırçasıyla lacivert, mavi ve ışıklı beyazın bütün nüanslarını serpiştiriverdiğine elbet rastlamışınızdır.

T. M. Türkmenoğlu, Sudaki Nakış Ebrû, stanbul, 1999, s.5. A. S. Arıtan, “Türk Ebrû San’atı ve Bugünkü Durumu”, S.Ü.Sosyal Bilimler Dergisi, S.8, Konya, 1999, s.441. 6 L. Balibeyoğlu, “Türk Süsleme San’atları Açısından Bedri Noyan Dede Baba”, www.Geleneksel.html. 18.03.2005. s.1. 7 N. Sungur, “San’at ve Kimya Birarada”, Bilim ve Teknik, S.316, stanbul, 1994, s.54. 8 H. Glassıe, Günümüzde Geleneksel Türk San’atı, (çev. Y.A. Sûha Oğuzertem), stanbul, 1993, s.39-40.
4 5

7

şte san’atkâr dedelerimiz, bir anda değişip kaybolan bu semavî güzellikleri yeryüzüne aksettirerek, onların ağaç yeşiline ve toprak rengine olan hasretini giderdikten sonra, bu şahane tabloyu kâğıt üstünde de ebedîleştirmeyi bilmişlerdir. Bu anlayış içinde Tanrısına boyun kesen san’atkârın “benlik”ten uzaklaşan gönlü sanki ebrû teknesinde şekillenmiş gibidir. Artık o zaman büyümeye başlayan ebrû teknesi derya kadar genişler, genişler ve bir kâinata döner. Ebrûcunun gönlü gibi…”9

Bu tanım gibi felsefi ve mistik yönü ağır basan bir tanımda H.Akay tarafından yapılmıştır: “Ebrû, başlı başına bir âlemdir. Hüsn-i hatla bir arada, “nûrun alâ nûr” mîsali bambaşka bir lisandır. Tarihi ve derûnî anlam olarak, IX.(?) yüzyıldan bu yana, erbâbınca sürülen büyük bir keyiftir. Ama daha yakından baktığınızda, nakışlarında biçim biçim ilâhi bağış armonileri göreceksiniz. Fakat işin, hem san’atçı hem de eser açısından güzel yanı, bizzat oluşum hâlinde esrârını açması ve oluşum anında yüz göstermesidir. San’at eserini sadece bitmiş göründükleri zaman değil, fakat aynı zamanda Goethe’nin söyleyişiyle: “oluşum hallerinde de tanımak lâzımdır.” Ebrû, böyle tanınması gereken san’at eserlerinin en başında gelenlerden biri, belki de bizim san’atlarımız açısından birincisidir. Zamanı unutturan ve rûhu bir başka âlemin –diyelim ki bir deniz altı âleminin- yalnız derin bakışlara mahrem ücrâ bir yerinde buluşturan, kendi iç güzelliğine kavuşturan ve barıştıran bir tür kavuşma hâli…”10

Ebrû yaparken san’atçı, tekniğin kurallarıyla sınırlıdır. Su üzerinde gelişen hâreli damarların sonuçlarına hükmedemez. Bu yüzden bir ebrûnun oluşumunda rastlantıların payı çok büyüktür. Bir noktada ebrû san’atçısı tekniğin esiri de olmaktadır diyebiliriz. Boyalar ne kadar usûlünce atılırsa atılsın, ebrû san’atçısı tekniğin ve malzemenin yapısına sahip çıkamamaktadır. Tıpkı eskilerin ‘Küllî irâde,

9
10

M.U. Derman, Türk San’atında Ebrû, stanbul, 1977, s.54. H. Akay, “Ebrûnun Yüzü Suyu”, Dergâh, S.69, stanbul, 1995, s.18.

8

cüz’î irâde’ benzetmeleri gibidir ebrû. Boyaları atarsınız (Cüz’î irâde), gerisi O’nun (Küllî irâde) bileceği iştir.”11

şte ebrû böyle sihir gibi bir şeydir. Aynı şekilde, aynı tekneye, aynı boyayı atarsın ama bir önceki ebrûlu kâğıdın aynısını alamazsın. Çünkü ebrû yapıldığı ortamın ve fiziki kanunların etkisi altındadır. I.1.2. EBRÛNUN ET MOLOJ S

Ebrû kelimesi hangi kökten türetilmiş, nereden gelmiştir, Hintçe mi, Türkçe mi, Arapça mıdır? Bu konuda çeşitli görüşler mevcuttur. Bunlardan bilindiği kadarıyla bahsetmemizde fayda vardır. 1- Ebr : ‘Bulut’

anlamındaki Farsça

“ebr” sözcüğünden gelmektedir. “ebrî” sözcüğü, bu san’ata isim

‘bulutumsu’, ‘bulut gibi’ anlamlarını taşıyan ebrûculuk denilmeye başlanmıştır12.

olmuştur. San’atın ismi daha sonra ebrû olarak değişmiş ve ebrû kâğıdı veya ebrû 2- Ebrû : Farsça kökenli bir kelime olup ‘kaş’ manasına gelmektedir13. Ebrû, kaş gibi şekiller ihtiva ettiği için bu adı almıştır. 3- Ebre : Çağatayca bir kelime olup, hâre gibi dalgalı veya damarlı kumaş demektir14. 4- Âb-ru :Farsça isim tamlaması olup ‘yüz suyu’ demektir. Ancak sıfat tamlaması karşılığı ‘su yüzü’ demektir15. 5- Abar : Hintçe bir kelime olup, Hindistan’da kullanılır16.

S. Eti, “Soyut Resim ve Ebrû”, Türkiyemiz, S.23, stanbul, 1977, s.30. N. Sungur, a.g.m., s.54.; P. Gürel, “Ebrû”,Osmanlı, C.II.Ankara, 1999, s.199. 13 D. M., Doğan, Büyük Türkçe Sözlük, stanbul, 2001, s.363. 14 A. S. Arıtan, “Geçmişten Günümüze Türk Ebrû San’atı ve Yeni Uygulamalar”, Uluslararası San’at Tarihi Sempozyumu Gönül Öney’e Armağan , zmir, 2002, s.19. 15 M. B. Yazır, Medeniyet Aleminde Yazı ve slâm Medeniyetinde Kalem Güzeli (I-II. Kitap), Ankara, 1981, s.162. 16 C. Weimann, “Erken Hint Tablolarında Ebrû Teknikleri”, Ingrid Weimann-Nedim Sönmez: Christopher Weimann(1946-1988) Anma Kitabı, Tübingen,1991,s.35.
11 12

9

Bu adlandırmaların yanı sıra ‘Nakış ber âb’ olarak kullanılan ve “su üstü nakışları” demek olan bir tamlamayla da isimlendirilmektedir17.

Bu kelimeler içinde ebrû; görüntüsü ve tanımların uygunluğu itibariyle ‘ebrî’ ve ‘ebrî’ye yakın olarak anlamlandırılan ‘ebre’ kelimelerinden türetildiği akla yatkın gelmektedir18. Ebrû kâğıdının Batı’daki ismi “Türk kâğıdı” veya “Türk Mermer Kâğıdı”dır19. Buna istinâden ebrûyu Fransızlar, desenlerin mermere benzeyen damarlarından dolayı Papier Marbré Turc; ngilizler, Turkish Marbled Paper; Almanlar; Turkish Marmor Papier Araplar ise damarlı kâğıt anlamına gelen Varakü’l Mücezzâ olarak adlandırırlar 20. I.1.3. MENŞE

Ebrû, slâm tezyîni san’atlarının hazırlanış ve tekniği bakımından en câzip olanıdır. Kaliteli malzemeyle, çok tekrarla erken neticeye varılacağı umulan bir san’attır. Bu san’atın menşei hakkında kesin bir hükme varmak hemen hemen de imkânsız görünmektedir. Ebrû; - VII. yüzyıldan itibaren Çin’de Liu-sha-Shien - XII. yüzyıldan itibaren Japonya’da Suminagashi - XV. yüzyılda “Ebre” adıyla Türkistan’da - XV.-XVI. yüzyılda “Ebrî” adıyla ran’da -XVI. yüzyılda “Abar” adıyla Hindistan’da ilk defa uygulandığı iddia edilir .
21

17

. A. Birol, “Ebrû”, Yeşilay,S. 424. stanbul, 1969, s.3. A. S. Arıtan, “Türk Ebrû San’atı ve Bugünkü Durumu ”,s.44.; . A. Birol , “Ebrû”, s.3. 19 M. U. Derman, a.g.e., s.7. 20 Ana Britannica, “Ebrû”, C.VII, stanbul, 1987, s. 603. 21 A. S. Arıtan, “Geçmişten Günümüze Türk Ebrû San’atı ve Yeni Uygulamalar”, s.20.
18

10

Desenli malzemeler Antik Çağ’lardan beri beğeni görmüştür. Mısır’da bulunan M.Ö.1365 tarihli cam şişelerde Taraklı ve Gel-git Ebrûlarını andıran desenlere rastlanmıştır. Çin’de Sung Hanedanlığı22 zamanından kalma (960-1279) bazı çömleklerde Battal Ebrûların benzeri görüntülere rastlanmıştır. Şüphesiz cam ve çömleğin yapım yöntemleri ile su yüzeyinde yapılan ebrûların farkları çoktur. Suminagashi ise; sumi ressamlarının fırçalarını temizlemek için batırdıkları suyun yüzünde biriken boyaların başka bir kâğıda alınarak bulunduğu tahmin edilen bir tekniktir23 (Resim:1).

A. S. Arıtan bu konuda şunu belirtmiştir: “Suminagashi adında, Japonya’da su üzerinde yapılan bir san’at vardır. Ancak yapılış gayesi ve şekli itibariyle bizim Türk Ebrûsu’ndan çok farklıdır”24. Ayrıca bu sanat, XII. yüzyıldan bugüne hâlâ aynı tekniklerle yapıla gelmektedir. Tarih içinde fazla bir gelişme göstermemiştir25.

Batılılarca da ebrûnun Türklere ait olduğu kabul edilmiştir. Ebrû bazı kaynaklarda belirtildiği gibi ran veya Hindistan menşe’li değildir. Şemseddin Sâmi, Kamus-î Türkî adlı eserinde ebrûnun menşeîni XV. yüzyıl Türkistan devri olarak belirtir. Ebrûnun Türkistan’ın Buhâra kentinde çıktığı kabul edilir ve ilk ebrûculardan Şeyh Sâdık Efendi’nin, bu san’atı Buhâra’da öğrendiği bilinir26.

Bunun yanında ran kaynakları, ebrûnun ilk kez Hindistan’daki ranlılar tarafından yapıldığını ileri sürerler ve XVI. yüzyılda Mir Muhammed Tâhir adlı bir ranlı san’atçının yaptığı ebrûlu kâğıtları Hindistan’dan ran’a göndermesiyle ülkede ebrû san’atının yaygınlaştığını belirtirler27. ran veya Hindistan’da bu san’atın doğduğu fikri ise, tarîhen pek mümkün görünmemektedir. Çünkü, kaynaklarda ebrûnun, ran’da mı, yoksa Hindistan’da mı önce yapıldığına dair bir kararlılık yok; Ayrıca Hindistan’da bir ranlının, ebrûyu icâd etmiş olduğunu bir an için doğru
22 23

Bazı kaynaklarda Ming Hanedanlığı olarak geçmektedir. H. Barutçugil, Suyun Rüyası Ebrû, stanbul, 2001, s.33. 24 A. S.Arıtan, “Türk Ebrû San’atı”, Türkler, C.XII, Ankara, 2002, s.329. 25 A.E.Müezzinoğlu, “Genç Bir Ebrû Ustası: Ahmet Çoktan”, Sanatsal Mozaik, S.26, stanbul, 1997, s.72. 26 M. U. Derman, a.g.e., s.7. 27 Ana Britannica,a.g.md, s.603.; U.Göktaş,“Ebrû San’atımız”, San’at Dünyamız, S.3, stanbul, 1984, s.5.

11

olarak kabul etsek bile şu bir gerçektir ki, “ ran’da ebrû pek yoktur, yapılanlar matbaa boyası vs. iledir”. ran ebrûculuğu, Türkiye’dekinden daha az bilinir ve Hint ebrûculuğu ise son zamana kadar yok sayılmıştır28.

H. Barutçugil Tertîb-i Risâle-i Ebrî’nin yazıldığı yıllarda Avrupalı seyyahların ebrûnun varlığını keşfedip kısa tariflerini verdiklerini söylemektedir (George Sands, Bir Avrupalı Seyyahın Getirdikleri, ngiltere, 1615.)29. G.Sands kitabın 72.

sayfasında Türkler hakkında: “ Kâğıtlarını garip şekilde süslüyorlar. Bu kâğıtlar renkli desen ve boyalarla boyanıyor. Bunu suyun içine batırma şeklinde bir hile ile yapıyorlar.” demektedir. Bu bilgiler ngiltere’de ebrû san’atı ile ilgili ilk bilgiler olarak kabul edilmektedir. A. Haemmerle, O. Hirsch Buntpapier’de “Türklerin güzel bir san’atı vardır. Biz batılılarca pek bilinmeyen bu san’ata, kâğıda mermer görünümü verdiği için “Türk Mermer Kâğıdı” deriz. Bu san’at, Türkistan’da doğmuş, burada fazla bir gelişme göstermeden ipek yolu ile Anadolu’ya ebrî ismini alarak geçmiş ve en güzel örneklerini Anadolu’da vermiştir.” diye ifade etmiştir30.

Araştırmacı V. Minorsky: “Türkler yazıya da önem vermişlerdir. Arap yazısının dekoratif değerini onlar ortaya koymuşlardır. Ebrûlu (hâreli) kâğıt, bir Türk icâdıdır.” demiştir (V. Minorsky, A. Catologue of the Turkish Manuscripts and Miniatures, with an ntroduction by the late J.V.V.Wilkinson, Dublin,1958) 31.

Yukarıdaki açıklamaları dikkate aldığımızda ebrû, Türkistan’da “ebre” olarak isimlendirilmiş ve XVI. yüzyıl başlarında pek Yolu’yla ran’a geçmiş, orada “ebrî” olarak adlandırılmıştır. Zaman içinde Osmanlılara geçen ebrî, söyleniş kolaylığı nedeniyle Anadolu’da “ebrû”ya dönüşmüştür32.

C. Weimann,a.g.m.,s.35. H. Barutçugil, a.g.e., s.46. 30 A. Haemmerle, O.Hirsch, Buntpapier, München, 1977, s.41. 31 H. G. Yurdaydın, “Bibliyoğrafya”, Belleten, C.24, S.26, Ankara,1960, s.666. 32 C. Taylaner, “500 Yıllık Geleneksel San’atımız Ebrû”, Skylife, S.Kasım 1995, stanbul,1995, s.16.
29

28

12

I.1.4. TAR HÇES VE KAYNAKLARI

Kâğıt bezeme san’atlarının en önemlilerinden biri olan ebrûnun, hangi tarihte yapılmaya başlandığı, daha önce de belirtildiği gibi, kesin olarak bilinmemektedir. Ebrûya çok eski tarihli el yazması kitapların yan kâğıtlarında ve dış kapaklarında rastlıyoruz. Fakat bu kitaplar yüzyıllardan beri yıpranmış olup cilt tamiri yapılmış olacağından, görülen bu ebrûlar kitabın yazıldığı döneme ait olmayabilir.

Yine eski murakka’larda yazı pervâzı olarak yapıştırılmış ebrû kâğıtlarına rastlanmıştır33. Fakat bu ebrûların da eserin yazılış tarihinden olduğu kesin değildir. Ama üzerinde tarih kayıtlı olmak şartıyla bir hat örneği ihtiva eden ebrû kâğıtları zamanı göstermek bakımından bir vesika sayılabilir34. Ebrû’nun geçmişi hakkında kesin bir bilgiye sahip olmayışımızın en önemli nedenlerinden biri de ebrû üzerine imza ve tarih atılmamasıdır. Bizdeki ve Batıdaki araştırmacıların ve ebrûcuların hemen hemen ittifak ettikleri konu; Türk Ebrûsu’nun başlangıcının en geç XV. yüzyıl olduğudur. Türk Ebrûsu’na ait ilk örneklerin; 1413, 1447, 1516, ve Fatih döneminde görüldüğü söylenirse de, şimdiye kadar örnekleri ortaya konulamamıştır35.

M. Ali Kâğıtçı ‘Palette’ mecmuasındaki yazısında, üzerinde 1447 tarihi taşıyan ebrûlu bir kâğıdın Topkapı Sarayı Müzesi’nde bulunduğu belirtilmiştir. Fakat numara verilmediği için bu ebrûlu kâğıt bulunamamıştır36. Elimizde bulunan ve en eski belge niteliği taşıyan eser. stanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nde bulunan 1519 tarihli Mecmûatü’l Acâib’tir (Resim: 2). Bu eserde, Ta’lîk yazılı Heratlı Mir Ali Kâtib’in imzasının zemininde Hafif Ebrû bulunmaktadır. mzalarda; “Fakir Ali el-Kâtib, Fakir Ali ve el- Fakir Mir Ali” yazıları okunmaktadır. Bu zat “Hattatların Kıblesi” diye anılan Heratlı Mir Ali Kâtib’dir ve Mâlik-i Deylemî’nin hocasıdır. Aynı eser için N. Sönmez “1539
S. Mandıracı, a.g.m., s.296. M. U. Derman, a.g.e., s.6-7. 35 A. S.Arıtan, “Türk Ebrû San’atı”, s.330. 36 M. U. Derman, a.g.e., s.7.
33 34

13

öncesi” tabirini kullanmışsa da, eserin üzerinde ve envanter kaydında tarihe rastlanmamaktadır. Ayrıca Mir Ali Kâtib H.935 /M.1519 yılında vefat ettiği için, bu ebrû da en geç 1519 ‘a tarihlenebilecektir37.

Günümüze ulaşmış ikinci bir eser de bugün Topkapı Sarayı Müzesi’nde (Hazine: 845’te kayıtlı38.) bulunan 1539-1540 tarihli Ârifî’nin Gûy-ı Çevgân isimli eseridir (Resim: 3). Bu eserin her sayfasının kenarı ebrûludur39.

Bir başka örnek; Mâlik-i Deylemî’nin (1518-1562) yazısıyla H.962/1554 tarihinin okunduğu ebrûlu bir belgedir. Eser M.Uğur Derman’ın Koleksiyonu’ndadır40 (Resim: 4). Kemâl Elker Koleksiyonu’nda bulunan Fuzûlî’ye ait Hâdikatü’s–Süedâ isimli eserde Şebek Mehmet Efendi’ye ait üç adet ebrû kullanılmıştır (Resim:5.). Eserin sonundaki tarihe bakılarak, ebrûların H.1004/1595 tarihinde kullanıldığı

anlaşılmaktadır. Bunlar; Somâki Ebrû, Çiçekli Ebrû ve Çark-ı Felek ile Gel-git arası bir ebrûdan oluşmaktadır. Ebrûların üçü de bize Mehmet Efendi’nin ileri derecede ehil bir ebrûcu olduğunu göstermektedir41. Çünkü üzerine yazı yazılmakta kullanılan Hafif Ebrû, ebrûculukta en çok ustalık gerektiren tekniklerden biridir. Kitap san’atları hakkında en eski kaynak eserlerimizden olan Menâkıb-ı Hünerverân, Gelibolulu Mustafa Ali Bey tarafından yazılmıştır42. Bu kitapta hat, tezhip, minyatür, cilt, oyma san’atlarından ve onlarla meşgul olan kimselerden Herat’ta yetişenlere kadar söz edildiği halde ebrûdan ve ebrûculuktan

bahsedilmemiştir.

Yine aynı şekilde kitap san’atkârları hakkında, Nefeszâde brahim Efendi’ye

37 38

A. S. Arıtan, Türk Ebrû San’atı ve Günümüzdeki Uygulamaları, Konya. 2001, s.34. N. Sungur, a.g.m., s.55. 39 L.Balibeyoğlu, a.g.m. , s.1. 40 A. S. Arıtan, “Türk Ebrû San’atı”, s.330. 41 I. Yazan, a.g.m., s.42. 42 Gelibolulu Mustafa Ali, Menâkıb-ı Hünerveran, stanbul, 1926.

14

ait Gülzâr-ı Savâb isimli eserde hattatlar, âhârcılık, kâğıt boyamacılığı, mürekkepçilik gibi san’atlardan bahsedilmiş ama ebrû ve ebrûcudan bahsedilmemiştir43. Eserde belirtilen kâğıt boyamacılığından kasıt belki de ebrûculuktur.

XVII. yüzyıl’a kadar ebrû hakkında elimizde yazılı bir eser yoktur. Fakat H.1017/1608 yılına ait Tertîb-î Risale-i Ebrî adlı bir risâlenin Kemâl Elker ve smail Özdoğan’ın yardımlarıyla ele geçirildiği belirtilir44. M.U.Derman’ın kendi Koleksiyonu’ndaki bu risâlede, ebrûnun etimolojisi, tarihi, yapılışı, malzemeleri, ebrû san’atkârları anlatılmış olup, ebrû san’atından başka kâğıt boyama ve âhârlama(cilalama) usûllerinden de bahsedilir. Müelifi belli olmayan bu risâle ile ilgili bilgiler M.U. Derman’ın, Türk San’atında Ebrû isimli kitabında yayınlanmıştır (sayfa, 27). Ebrû hakkında bilgi veren bir başka eser de Mecmûa-i Âhar dır. Ali Emîrî Kütüphanesi (Tarih: No: 809’da)’nde bulunan bu eserde ebrû tarifleri hakkında bilgiler verilmekte ve kâğıt koyarak fazlalıkların alınması tekniği bildirilmektedir45. Ülkemizde belge niteliği taşıyan ilk örnekler ve ilk kaynaklar bunlar olup, Batı’da da başta Almanya olmak üzere çeşitli şehirlerde ebrûlu eserlere rastlanmaktadır.

“Ebrû, Batı’da 1600’lü yıllarda tanınmaya başlandı. Bu zamanlarda ithal edilmiş “Türk Kâğıdı” Avrupa’da çok değerli idi. Almanya’da “Türk Kâğıdını” ilk kez 1575 civarlarında Doğu’ya seyahat edenlerin kitaplarında görmekteyiz. Ayrıca bu zamanlarda, tahminen Güney Almanya’da oluşturulmuş olan Temel Kitaplarda Alman yapımı mermer kâğıdına rastlıyoruz. Örnek olarak; 1609 tarihli Churtürsten Temel Kitabındaki mermer kâğıtları ve 1618 tarihli Pfinzingschen Temel Kitabını gösterebiliriz. kisi de Olga Hirsch, Cambridge’nin koleksiyonunda ve bunlar gibi olan bir Temel Kitabı da Stutgart Eyalet Kütüphanesi’nde saklanan 1608/1612 tarihli Nürttembergischen Herzogshauses’de bulmaktayız. Bu son eserin sahibi,

S. Elhan, Türk Ebrû San’atı, Ankara, 1998, s.2. M. U .Derman, a.g.e., s.26. 45 A. S. Arıtan, “Türk Ebrû San’atı ve Bugünkü Durumu ”, s.444.
43 44

15

muhtemelen yönetim tarihleri ile temel kitaplardaki kayıtların örtüştüğü Johann Friedrich Herzog Von Württemberg idi. Bu kitap 56 sayfa tek taraflı, açık mavikoyu mavi renklerde ve kısmen de açık kırmızı ve açık sarı tonlardaki phantasiemarmor’den oluşmaktadır46.”

Ebrû kâğıdının Avrupa’da Battal, bilhassa Taraklı cinsleri benimsenmiştir. Ebrûnun Avrupa’ya geçişinden hemen sonra, tekniği hususunda yapılan bir neşriyatı (Roma 1646) Sayın Mehmet Ali Kâğıtçı ‘Palette’ mecmuasındaki makalesinde zikretmektedir47. Fransa’da kitap ciltleyicisi Macé Ruette 1635-1640 yılları arasında çalışarak, ilk “Türk Kâğıdı”nı, çok ince(nârin) bir Taraklı Ebrû yapmıştır. Ruette, 1689’da La Caille tarafından Historie de l’lmprimerie et de Librairie adlı eserinde bu renkli kâğıt tekniğinin mûcidi olarak tanımlanmıştır48.

Ebrûnun, XVII. yüzyılda

stanbul’dan Londra’ya götürüldüğü ve orada

uygulandığı bilinmektedir. Bu san’at bugün Avrupa ve Amerikalılarca bir Türk san’atı olarak bilinmekte ve uygulanmaktadır49. Zaman içinde ngiltere ve

Amerika’ya yayılan ebrû kâğıdı, her ülkenin san’at anlayışına göre bir başkalık göstermiştir. Bu çeşitlilikte, uygulanan teknik farkı ve kullanılan değişik malzemenin rolü vardır50.

Ebrû, XVIII. yüzyılda Ayasofya Câmii hatîbi Mehmet Efendi elinde ilk önemli değişikliği geçirmiştir. Hatîb Mehmet Efendi ebrûya müdahalede bulunarak Hatîb Ebrûsunu yapmıştır. Bu müdahale çiçekli ebrûnun da temeli sayılmıştır51.

XIX. yüzyılda Özbek Şeyhi Sadık Efendi(Ö.1846) ve oğlu Edhem Efendi (Ö.1904) stanbul’un en yoğun ebrû faaliyetinin merkezi olmasını sağlamışlardır.

A. Haemmerle, O. Hirsch, a.g.e., s.48-49. M. U. Derman, a.g.e., s.26. 48 A. Haemmerle, O. Hirsch, a.g.e., s.52. 49 S. Mandıracı, a.g.m., s.295. 50 M. U. Derman, “Osmanlıların Renk Cünbüşü: Ebrûculuk”, Osmanlı, C.II. Ankara,1999, s.189. 51 H. Özönder, “Ebrû”, Ansiklopedik Hat ve Tezhîb San’atları Deyimleri Terimleri Sözlüğü, Konya, 2003, s.41.
46 47

16

I.1.5. EBRÛ MALZEMELER :

Her san’atın kendine mahsus malzemesi vardır ve bu malzemeler kaliteli olmalıdır. Bu nedenle iyi bir ebrû yapmak için gerekli malzemeleri sıralayacağız. Türk Ebrûsunda kullanılan malzemeleri iki bölüme ayırabiliriz: 1-Temel Malzemeler (araçlar): Tekne, fırça, deste-seng, deste-seng altlığı, kürekler, cam kaplar, tel çubuklar(biz), taraklar, masa, kurutma çıtası. 2- Tüketim Malzemeleri (gereçler): Suya yoğunluk veren maddeler (kitre vb.), su, boyalar, öd, neft ve kâğıttır52(Resim: 6). I.1.5.1. TEMEL MALZEMELER: I.1.5.1.1. Tekne: çinde ebrû yapılan kaba verilen addır. Tekne, önceleri yekpâre ağaçtan yapılarak ziftle sıvanırmış. Fakat günümüzde kullanım ve yapım kolaylığı, sağlamlığı nedeniyle galvanizli saç, paslanmaz çelik gibi madenlerden yapılmaktadır. Boyutları isteğe göre değişmektedir. En çok tercih edilen ebad 35x50 cm. yükseklik 6 cm. olanlarıdır. Ebrûda kullanılan kabın boyutu önemlidir. Çok küçük alanda boyanın yayılması zorlaşır ve dibe çökmeler meydana gelir53. Tekneden kâğıdı sıyırarak almak için uzun kenarlardan birine çubuk kaynatılır. Ebrûda tekne yerine bazı kaynaklarda54 “leğen” tabiri geçmektedir. Fakat bu tabirin nereden kaynaklandığını araştırmamıza rağmen bir bilgiye ulaşamadık. Ancak bu bilginin, bir kişi tarafından yanlış yazılmış ve diğer kişiler tarafından bu şekilde aktarılmış olma ihtimali yüksektir. I.1.5.1.2. Fırça: Fırça, boyaları tekneye serpmek için kullanılır. Yapımı için; gül dalı, at kuyruğu kılı ve ip kullanılır. Boyaları serpmek için ele vurulan darbelerde, esnediği ve parmağı acıtmadığı için gül dalı tercih edilir. Bunun yanında

A. S.Arıtan, “Türk Ebrû San’atı”, s.331. Ç. Oruç, Ebrû San’atının Fiziksel Olarak ncelenmesi (Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), stanbul, 2000, s.21. 54 “Ebrûlama”, Türk Ansiklopedisi, C.XIV, Ankara, 1966, s.264.,;C.E. Arseven, “Ebrû”, San’at Ansiklopedisi, C. I, stanbul,1975, s.502; “Ebrû”, Cumhuriyet Ansiklopedisi, C.IV,…,… ,s.1201.
53

52

17

gül dalının küflenmeye daha dayanıklı olması55 ve antiseptik özelliği56 gül dalını tercih sebepleridir. Bunların yanında san’ata mistik bir anlam vermek için kullanıldığı söylenebilir. Fırça yapmak için kullanılacak kıllar, yaşlı, erkek ve siyah renkli bir attan kesilmelidir. Bu özelliklere sahip atın kılı sert olur. Ebrûda sert kıl daha iyi sonuç vermektedir. Yumuşak kıl, boyayı bırakmaz ve istenilen kalitede ebrû yapılamaz. Fırçada kullanılan ip, suyu emmeyen cinsten olmalıdır.

Fırça çok basit bir âlet gibi görünmesine karşın ebrû için önemi büyüktür. Yağlı boya veya sulu boya fırçaları ebrû yapımına uygun değildir. Fakat bazı kaynaklarda piyasada satılan sert fırçaların ve yapımı için evlerde kullanılan sarı süpürge otunun ve bunun yanında tutkal ve kâğıt bantın kullanılabileceği belirtilmiştir57. Bu bilgiler Klâsik Türk Ebrûsu yapmak için doğru değildir.

Fırça yapımı; 20-25.cm. boylarında, düz temizlenmiş bir gül dalı alınır ve diğer ele alınmış düzenli bir tutam kılın içine düzgün şekilde yerleştirilir. Sonra ip ile sıkı sıkıya, üst üste ip gelmeyecek ve sonunda makrame düğümü oluşturacak şekilde sarılır. Fırça, ucundan kıl 2–3 cm. kalacak şekilde tıraş edildikten sonra kullanıma hazır hale gelir. I.1.5.1.3. Deste-seng: ‘El taşı’ demektir. Boya ezmekte kullanılan mermer, cam veya porselenden58 yapılan ağır bir âlettir. Üstüne boyaların konularak ezildiği deste-seng altlığı da, deste-seng ile aynı malzemeden yapılır59. I.1.5.1.4. Kürekler: Deste-seng ile ezilen boyaları, karıştırmaya ve ana kaplara koymaya yarar. Kitrenin karıştırılması için de kullanılan kürekler yerine bugün spatula kullanılmaktadır.

M. Ay, “Ebrû ve Kimya”, Bilim ve Teknik, S. 316, stanbul, 1994, s.57. H. Barutçugil, a.g.e., s.59. 57 H. Barutçugil, a.g.e., s.58-60. 58 T. M. Türkmenoğlu, a.g.e., s.18 59 A.S. Arıtan, “Türk Ebrû San’atı ve Bugünkü Durumu”, s.445.
55 56

18

I.1.5.1.5. Cam Kaplar: Boyaları ve ödü saklamak, boyaları kullanmak için kullanılan kaplardır. Birkaç boy cam kap kullanılabilir. Boyaları ezdikten sonra koyduğumuz büyük kavanozlara ana kap, ebrû atarken kullanılan daha küçük kaplara da boya kabı denir. Cam kapların dışında kullanılan plastik kaplar düzgün bir ebrû oluşumunu engellemektedir60. I.1.5.1.6. Tel Çubuklar: Tekneye boya damlatmak veya boyalara şekil vermek için çok inceden kalına doğru (0.5–5 mm. arası) olan ve sapı bulunan çelik çubuklardır. Ebrûdan daha iyi sonuç almak için tel çubuklar paslanmaz malzemeden yapılmalıdır61. I.1.5.1.7. Taraklar: Ebrûya şekil vermek için kullanılan tarak şeklindeki âletlerdir. Taraklar muhtelif boy ve şekillerde olup, ebrûcu tarafından da yapılabilir. nce uzun çıta üzerine eşit aralıklarla paslanmaz çelik tellerin veya boncuk iğnesinin tarak dişleri gibi dizilmesiyle elde edilir. Tellerin sıklığı veya genişliği isteğe bağlıdır62. Sümbül Ebrûsu yapmak için özel tarak yapılmalıdır. I.1.5.1.8. Masa: Ebrû malzemeleri içinde masa pek zikredilmez. Fakat A.S.Arıtan’ın makalesinde: “Ebrû için özel bir masadan pek bahsedilmez. Ama bu işi devamlı yapan insanların, elini attığında her zaman kullanacağı malzemeleri bulabileceği ve saatlerce rahatlıkla oturabileceği bir masa için 50–55 cm. yüksekliğinde ve 80X120 cm. ebatlarında bir masa tavsiye edilmektedir.”63 yazmaktadır. I.1.5.1.9. Kurutma Çıtası: Tekneden çıkarılan ebrûların kurutulması için yapılan raf ya da çıtalardır. Ebrûların asılarak da kurutulduğu bilinmektedir. Fakat ıslak ebrû kâğıdından boyaların akacağı ihtimalini düşünürsek bunun çok sağlıklı bir yöntem olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

60

A. Çoktan, Türk Ebrû San’atı, stanbul, 1992, s.21. A. S.Arıtan, www.türkislamsan’atları.com./ebrû/index.html.11.08.2005. 62 S. Elhan, a.g.e., s.5. 63 A. S. Arıtan, “Türk Ebrû San’atı ve Bugünkü Durumu ”, s.446.
61

19

I.1.5.2. TÜKET M MALZEMELER : I.1.5.2.1. Kitre (suya yoğunluk veren maddeler): Kitre, suya yoğunluk veren bir zamktır. Kitre, Anadolu’da yetişen geven (Astragalus) türü dikenli bir bitkiden elde edilen, eczacılıkta, kozmetik ve dokuma sanayiinde kullanılan64 organik bir maddedir. Bu maddenin elde edilmesi için geven bitkisinin kökü derince çizilerek, bitkinin salgı yapması sağlanır. Salgı havayla temas edince katılaşır. Bu bitki mevsimde iki defa salgı yapar. Salgının, ilk salgı olmasına dikkat edilmelidir. Zîra ikinci salgı daha küt, esmer ve mevsim dolayısıyla tozlu ve topraklı olmaktadır65. Bu bitkinin daha çok ç Anadolu’da yetişenleri makbûldür.

Kullanılan su ve kitre miktarına göre yoğunluk ayarlanabilmektedir. Kitre kuru havadan olumsuz etkilenir ve suyu buharlaşarak katılaşır. Bu da ebrûyu olumsuz etkiler. Bu nedenle hazırlanan kitrenin suyunu kaybetmemesi için ortama dikkat edilmelidir. Ebrû yapılacak mekân çok nemli veya çok sıcak olmamalıdır.

Katı(tabii) haldeyken ömrü uzundur; ancak sulandırıldıktan sonra ömrü kısalır; çünkü kimyasal reaksiyonlara açıktır. Belli bir süre sonra bozulacaktır. Bu bir kimyasal olgudur. Kitrenin bozulmaması için ne yapılması gerektiği de kimyanın işidir66. Kitrenin bozulmasını geciktirmek için F. Başar tuz atılması gerektiğini belirtmiştir. Bu bilgi bilimsel olarak doğrulanmıştır67.

Kitre dışında, sâlep, hilbe tohumu, keten tohumu, carregeen yosunu (deniz kadayıfı) kullanılmaktadır. Bunların dışında gaz yağı68 da kullanılabileceği

belirtilmiştir. En çok kullanılan ve kolay bulunanı kitredir. Son yıllarda daha az problemli olması sebebiyle deniz kadayıfı da kullanılmaktadır. Ancak deniz kadayıfı yurt dışından geldiği ve her zaman bulunamadığı için yaygın olarak

kullanılamamaktadır. Gerek kitre, gerekse deniz kadayıfı çok pahalı olduğu için,

M. U. Derman, a.g.e., s.11. T. M. Türkmenoğlu, a.g.e., s.20. 66 T. Tanarslan. “Bilimsel Açıdan Ebrû”, Bilim ve Teknik, S.316, stanbul, 1994, s.58. 67 Ç. Oruç, a.g.t., s.19. 68 Ana Britanica, a.g.m., s.604. Bu bilginin ciddi bir ansiklopedide yer alışı şaşırtıcıdır.
64 65

20

özellikle öğrenci çalışmalarında ithal sâlep kullanılmaktadır. Bazı ebrûcular metilselüloz (duvar kâğıdı yapıştırıcısı) kullanılmakta ise de, yapılamamaktadır69. I.1.5.2.2. Su: Ebrûnun suyu oldukça kireçsiz ve sertlik derecesi düşük olmalıdır. A. S. Arıtan’ın dediğine göre T. A. Babaoğlu suyun kireçsiz olmasının nedenini şöyle açıklamıştır: “Çok kireçli su, kitreyi çabuk bozduğu için, mümkün olduğu kadar az kireçli veya kireçsiz su tercih edilmelidir”70. Ebrû yapımında kullanılan suyun özel içme suyu olması, sertlik derecesi düşük ve bekletilip süzülmüş olması şarttır. Kaynatılarak, bekletilmiş su da ebrû yapımında kullanılabilir71. Eskiden yağmur suyu da kullanıldığı belirtilmiştir72. I.1.5.2.3. Boyalar: Güzel renk kompozisyonları elde etmek için çeşitli boyalara ihtiyacımız vardır. Her çeşit boya ebrû yapımında kullanılamamaktadır. Yağlı boyanın klâsik ebrûculukta yeri yoktur. Çünkü bu tür boyalarla gerçek ebrû elde edilemez. Bu san’atta suda eriyen anilin boyalar da kullanılamaz. Bu boyalar, üstüne serpileceği kitreli suyun içinde eriyerek kâğıdın yüzeyine tutunamaz, dökülürler. Kısacası, ebrûcûlukta kullanılan boyaların suda erimemeleri ve yağ içermemeleri gerekir73. Ebrûda kullanılacak boyaların iyice ezilmiş olması gerekir. Çünkü iyice ezilmemiş boyalar ağır olur ve dibe çöker. Ebrûda en çok kullanılan boyalar şunlardır; Sarı Mavi Siyah yağı isi, Lâcivert : Bedehşan’dan gelen ve lâcivert taşı (lapislazuli) adıyla bilinen : Zırnık (arsenik sülfür), : Çivit ağacından elde edilen ve makbulü Lâhur (Lahor) şehrinden : s mürekkebinin de ana maddesi olan balmumu isi veya bezir bununla güzel ebrûlar

gelen Lâhur çividi,

Bedahşî lâciverdi,

69 70

A. S. Arıtan, “Türk Ebrû San’atı”, s.331. A. S. Arıtan, “Türk Ebrû San’atı ve Bugünkü Durumu” ,s.444–445. 71 S. Elhan, a.g.e., s.3. 72 M. U.Derman, a.g.e., s.12. 73 N. Sungur, a.g.m., s.55-56.

21

Beyaz

: sfidaç ( üstûbeç, bazik kurşun karbonat),

Tuğla kırmızısı : Gülbahar ( demir oksit fazla olan bir toprak cinsi ) Morumsu, vişne çürüğü : Hindistan’da bazı yaprakların üstünde şebnem şeklinde oluşan lök(lek) maddesi, Tütün rengi : Çamlıca toprağıdır74. Çamlıca toprağı, kil miktarı az olan topraktan elde edilen boyalara tutma özelliği kazandırmak için de kullanılır75.

Ebrûda renkler sınırlı olmakla birlikte renklerin birbiriyle karıştırılmasıyla yeni renkler elde edilebilir. Fakat birbirleriyle karıştıkları halde aslî renklerini koruyan boyalar da vardır76. Renklerden de anlaşılacağı gibi ebrûda, toprak, bitki kökenli, pigment (organik ve inorganik) boyalar kullanılır. Bunların ortak özelliği suda çözünmemeleridir77. I.1.5.2.4. Öd: Öd, tekneye atılan boyaları iç içe karıştırmayan ve boyaların tekne üzerinde istenilen oranda yayılmalarını sağlayan maddedir78. Öd, safra asitleri içerir. Kullanılacak boyaya katıldığı zaman boyayı inceltmekte, eritmekte ve bir kıvamda olmasını, yapıştırıcı bir özellik kazanmasını sağlamaktadır79.

Öd, boyaların kitreli suyun üzerinde durmasını sağlar ve boyaların birbirine karışmasını önler. Sığır ödünün içindeki safra asitleri zaman içinde boyayı parçalamaya devam ederek kâğıt üzerinde tamamen pürüzsüz kadife yumuşaklığı görünümü sağlar80. çinde fazla öd bulunan boya daha çok yayılır. En önce atılacak boyanın ödü az, diğerlerinin sırayla fazla olması lazımdır.

M. U. Derman , “Osmanlıların Renk Cünbüşü: Ebrûculuk, s.190. N. Sungur, a.g.m., s.57. 76 M. U. Derman , “Osmanlıların Renk Cünbüşü: Ebrûculuk, s.190. 77 M. Ay, a.g.m., s.57. 78 U. Göktaş, a.g.e., s.27. 79 T. Tanarslan , a.g.m. s.58. 80 M. Ay, a.g.m, s.57.
75

74

22

Günümüzde ödün bozulmasını ve kokmasını geciktirmek için benmari81 usûlüyle kaynatılmaktadır. Tertîb-i Risale-i Ebrî’de belirtildiğine göre bunun için önceleri ise öd, bir şişeye konulup el tahammül edecek sıcaklıktaki ahır gübreliğine gömülüp, bir gece bekletildikten sonra kullanılacak hale getirilirdi82.

Sığır ödü yerine koyun ödü, kalkan balığı ödü, pikrik asit, tütün yaprağı suyu ve hazara suyu kullanılabileceği belirtilmektedir83. Bunun yanında öd yerine sentetik olarak hazırlanan karışımlar da vardır. Fakat bunlar, ödün verdiği güzelliği vermemektedir84. I.1.5.2.5. Neft: Terebentin yağı da denilen neft, ebrû üzerinde serpildiğinde boşluklar açmaya yarar. Boya ile karıştırarak da atılabilir85. I.1.5.2.6. Kâğıt: Genellikle beyaz renk kâğıt tercih edilir. Renkli kâğıtlar da kullanılabilir. Mümkün olduğu kadar asitsiz kâğıtlar kullanılır. Normal olarak 60–80 gr.lık kâğıtlar kullanılmaktadır. Ancak özel maksatla yapılacak ebrûlar için daha kalın olanlar tercih edilmektedir86. Kâğıt boyları tekneye göre hazırlanır. Kâğıt, çok parlak olmamalıdır. Çok emici kâğıtlar da kitrenin fazla harcanmasına sebep olur. I.1.6. EBRÛNUN YAPILIŞI Ebrûnun yapılışı en iyi şekilde Ahmet Saim Arıtan’ın makalesinde87 anlatılmaktadır. Bu nedenle bu bölümün yazılmasında bu makaleden ve 2004 yılı ebrû dersleri bilgilerinden faydalandım.

Ebrû yapmak için bir ebrûcudan yardım almak gerekmektedir. Bazı ebrûcuların belirttiği gibi kitaptan okuyarak ebrû öğrenmek, insanı zorlayabilir.
81

A. S. Arıtan, “Türk Ebrû San’atı ve Bugünkü Durumu”, s.445. Benmari:ödün cam bir kavanoza konularak suda kaynatılmasıdır. 82 M.U. Derman, a.g.e., s.27. 83 M. U. Derman, a.g.e., s.11. Hazara Suyu: Safra kesesinde bulunan malzemelerin suyu. 84 M. Ay, a.g.m., s.57. 85 U. Göktaş, a.g.e., s.2. 86 A. S. Arıtan, Türk Ebrû San’atı ve Bugünkü Durumu, s.445. 87 A. S. Arıtan, Türk Ebrû San’atı”, s.331-334.

23

Fakat bir hoca terbiyesi ile yetişmek en iyi öğrenme yoludur. Üstelik hocanın yaptığı ustaca çalışmaların teknede açılışını görmek, kişiyi daha hevesli hale getirmektedir.

Ebrû yapmak için öncelikle ortamı ayarlamamız gerekir. Çok soğuk ve çok sıcak bir yerde ebrû yapılamaz. Ebrû yapılacak yerin sıcaklığı 18-20 ˚C olması gerekir. Yine bu ortam toza ve rüzgâra kapalı olmalıdır.

Ortam ayarlandıktan sonra suya ıslatılarak iyice eritilmiş olan kitre, tekneye, birkaç kez ince bir bezden süzülerek, dökülmelidir. Tekneye boyayı atmadan önce biz yardımı ile kitrenin ayarı şu şekilde yapılmalıdır: kitre, bir biz ile çekilmelidir. Eğer ileri gidiyorsa kitre suludur, geri çekiliyorsa koyudur, olduğu yerde kalıyorsa kitrenin ayarı iyidir.

Daha sonra atılacak olan boyalar, ana kaptan küçük kaplara alınarak, yeteri kadar sulandırılmalı ve boyaların öd ayarı yapılmalıdır. En alta atılacak olan boyanın ödü az olmalı, daha sonraki boyaların her biri öncekinden fazla ödlü olmalıdır.

Kitre, boyalar, fırça hazır, tekneye atmaya başlayabiliriz. Her boyanın kendine ait fırçası olmalıdır. Atmak için kaptan alınacak olan boya, her seferinde karıştırılmalı ve fırça sıkılmalıdır.

Sağ ele alınan fırçayı, sol elin işaret parmağına vuracak şekilde ve tekneye paralel olacak şekilde tutup, boyayı serpmeye başlamalıyız. Boya atma işlemi bitince yukarıda saydığımız özelliklere sahip bir kâğıdın iki ucundan tutarak hava kabarcığı kalmayacak şekilde ebrû üzerine kapatmalıyız. Tekneye atılan boyaları sadece bir kâğıda geçirebiliriz. Bu bakımdan her ebrû, ünik bir san’at eseri durumundadır. Aynısı bir daha yapılamaz. Usta bir ebrûcu yapıp beğendiği bir ebrûyu bir daha yapmak için, hemen, aynı teknede, aynı boyalarla yaparsa ancak bir

24

benzerini yapabilir88. Bazı kaynaklarda89, birinci ebrû alındıktan sonra, boyalar bozulmamışsa, bir ikinci kâğıdı ebrûlayabileceğimiz belirtmiştir. Fakat bu Klasik Türk Ebrûsu için imkânsızdır.

Kağıdın kıvrılan kenarını düzeltme ve hava kabarcığı kontrolünden sonra, biz yardımıyla kâğıdın ucundan tutarak, tekne kenarındaki mile sürterek ebrûyu almalıyız. Alınan ebrûyu kurutmak için kurutma raflarına sermeliyiz. Ebrûyu kurutmak için farklı uygulamalar vardır(ipe asma, ağ üzerine serme gibi). Tekne ile çalışmamız bitince tekneyi kapatmalıyız. Kitrenin kaymaklanmasını önlemek ve kitreyi toz parçalarından korumak için bu işlemi yapmak şarttır. I.1.7. EBRÛ ÇEŞ TLER

Bir çok ebrû çeşidi vardır. Bu ebrûlar kimi zaman görüntüsüne (Çiçekli Ebrû), kimi zaman yapılış tekniğinin uyandırdığı çağrışıma (Bülbül Yuvası), kimi zaman da o tekniği uygulayan kişinin adına (Hatip Ebrûsu) göre isimlendirilmiştir.

Günümüzde ebrûcular tarafından uygulanan çeşitli ebrûlarla karşılaşmaktayız. Bazı ebrûcular, klâsik uygulamalar yaparak ebrûyu geliştirmek ve tanıtmak için çalışmaktadırlar. Fakat bazı ebrûcular malzeme ve tekniklerde değişimden yana olup, klâsik uygulamaların dışına çıkmaktadırlar. Bu nedenle ebrû çeşitlerini iki gruba ayırabiliriz: 1- Klâsik ebrûculuktaki uygulamalar, 2- Modern ve Batı etkisindeki uygulamalar90. I.1.7.1. KLÂS K EBRÛCULUKTAK UYGULAMALAR 1.7.1.1. Battal Ebrûsu: Tekne üzerine atılan boyalara hiçbir müdâhalede bulunulmadan yapılan ebrû çeşididir (Resim:7). Bu, ebrûnun en eski (tarz-ı kadîm) çeşididir. M. Düzgünman, Battal Ebrû için “Ebrûnun ilk mektebidir” demiştir91.
88 89

A. S. Arıtan, “Türk Ebrû San’atı”, s 333. “Ebrû”, Cumhuriyet Ansiklopedisi, C.IV, …,…., s.1201.; “Ebrû”, Hayat Ansiklopedisi, C.II, …,…,s.1107. 90 A. S. Arıtan, “Türk Ebrû San’atı”, s 336.

25

Battalın: Zemin, somaki, serpmeli, neftli, neftli serpmeli, çok ince battal gibi çeşitleri vardır92. Bundan sonra açıklanacak olan ebrûlar Battal Ebrû üzerine inşâ edilir. I.1.7.1.2. Gel-git (Tarama) Ebrûsu: Bu çeşit ebrû, tekne üzerine atılan boyalar biz veya tek at kuyruğu kılı yardımıyla yatay, dikey veya her iki şekilde uygulanarak meydana getirilir. Gel-git’lerin sık veya seyrek olması isteğe bağlıdır(Resim:8). I.1.7.1.3. Şal Ebrûsu: Boyalar atıldıktan sonra yine biz yardımıyla ebrû üzerinde dairemsi ve zikzak şekiller oluşturulur. Buna Şal Ebrûsu denir(Bknz. Resim:5). Şal Ebrûsu, Battalın üzerine yapıldığı gibi Gel-git Ebrûsu ve Taraklı Ebrû üzerine de uygulanabilir. I.1.7.1.4. Bülbül Yuvası Ebrûsu: Boyalar atıldıktan sonra biz yardımıyla tekne üzerine çok sayıda muhit’ten merkez (dışarıdan içeri)’e doğru helezonik şekiller meydana getirilerek yapılır93(Resim:9). I.1.7.1.5. Taraklı Ebrû: Boyalar atıldıktan sonra ebrû tarağı ile yapılır. Bu ebrû çeşidi Gel-git Ebrûsu gibi yatay ve dikey yönlerde yapılabilir(Resim:10). Tarak dişlerinin sıklığına göre ince taraklı, geniş taraklı ebrû oluşturulabilir. Birinci tarama işlemi yapıldıktan sonra, tarak hafif (0.1mm) kaydırılarak ikinci bir kez ters yönde çekilir. Böylece ‘Çift Taraklı Ebrû’ elde edilir94. Tarak boyu, tekneden küçükse tarak zig-zag yaparak çekilir. Bu, ebrûda ayrı bir ritm oluşturur. I.1.7.1.6. Hafif Ebrû (Fon Ebrûsu): Açık renklerle yapılır. Boyanın suyu ve ödü fazla olur. Genellikle şal ve taraklı desenleri kullanılarak elde edilir. Açık renk

M. U. Derman, a.g.e., s.13. A. S. Arıtan, a.g.e., s.69-70. 93 A.S. Arıtan, “Türk Ebrû San’atı ve Bugünkü Durumu “, s.447. 94 S.Elhan, a.g.e., s.9.
91 92

26

ihtiva etmesi dolayısı ile aynı zamanda hattatın yazacağı yazıya bir fon teşkil eder95. Hafif ebrûlar teknenin temiz olduğu zamanda yapılır96 (Bknz.Resim:4). I.1.7.1.7. Neftli Ebrû: Battal Ebrû yapılırken kullanılan boyaların içerisine neft konularak elde edilir. Neft, istenilen renkte kullanılabilir. I.1.7.1.8. Serpmeli Ebrû: Battal, Şal veya Gel-git Ebrûları üzerine bir kere daha küçük tanecikler halinde boya atılan ebrû çeşididir. Taneciklerin küçük olması için atılan bu boyanın ödü az olmalıdır (Bknz.Resim:8). I.1.7.1.9. Neftli Serpmeli Ebrû: Serpmeli Ebrûda yapılan son işlem bu ebrû çeşidinde neft ile yapılır. Neftin düştüğü kısımlarda
97

küçük

boşluklar

açılır(Resim:11). Neft yerine limon kabuğu sıkılabilir . I.1.7.1.10. Hatîb Ebrûsu: XVIII. yüzyılda Ayasofya Câmii hatîbi Mehmed Efendi tarafından ilk kez yapıldığı için bu adı almıştır. Hafif renkli zemin üstüne tel çubuk yardımıyla koyu renklerden birer damla bırakılır, istenirse iç içe birkaç renk daha konulabilir. nce bir iğne bu kat kat renkli dairelerin içinde sağdan sola, yukarıdan aşağıya birkaç defa hareket ettirilerek Hatîb Ebrûsu oluşturulur (Bknz.Resim:19). Bu ebrû çeşidinde çark-ı felek, yürek, yıldız, taraklı yürek, menekşe gibi şekiller yapılabilir98. Bu şekillerin hepsinin bir arada yapıldığı ebrûya ise Hatîb-i Mütenevvia99 adı verilir. I.1.7.1.11. Çiçekli Ebrû (Necmeddin Ebrûsu): Bugünkü

şekilde çiçek

yapımı Necmeddin Okyay tarafından uygulanmıştır. Bu nedenle Çiçekli ebrûlar Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver’in isteği üzerine ‘Necmeddin Ebrûsu’ olarak anılmaktadır100. Çiçekli ebrû yapmak için: açık renk bir zemin atıldıktan sonra, önce sap kısmı için gerekli yeşil boya teknenin uygun yerine damlatılır, aşağıdan yukarı
F. Başar-Y. Tiryaki, Türk Ebrû San’atı, stanbul, 2000, s.22. U. Göktaş, a.g.e., s.21. 97 M.U. Derman, a.g.e., s.25. 98 M.U. Derman, “Ebrû”, TDV. slam Ansiklopedisi, C.X, stanbul, 1994, s.82. 99 F. Başar-Y. Tiryaki, a.g.e., s.26. 100 M.Cansever,”Ebrû San’atı”, Art Decor, S.44, stanbul Kasım, 1996, s.152.
95 96

27

doğru çekilerek sap şekli verilir. Ondan sonra, yapılacak olan çiçeğin rengine göre îcap eden renkler sapların uç kısmına damlatılır. Damlatılan renklere istenilen çiçek şekli verilir (Resim:12). Yalnız sümbül yapmak için özel hazırlanmış sümbül tarağı kullanılır101. Bu tarak istenen renge batırılarak tekneye damlatılır. Damlayan taneler at kılı veya biz yardımıyla sümbüle benzetilir.

Çiçekli ebrû örnekleri çok daha öncelere atfedilir. Ebrûcu Fuat Başar çiçekli ebrûnun başlangıcının Lale devrinde olabileceğini ifade eder102. Bazı kaynaklar da çiçekli ebrûnun ilk ustası olarak Necmeddin Okyay’ı göstermiştir103. Fakat bu bilgi yanlıştır. Çünkü Hatîb Ebrûsu yapıldıktan sonra ebrûda çiçek yapımına çalışılmış; fakat fazla başarı sağlanamamıştır. Tahminen 1918 yılından itibaren çiçeği bugünkü haliyle ıslah eden N. Okyay olmuştur. O, gelincik, gonca gül, kasımpatı, hercaî, karanfil, lâle, sümbülü yapmış, yeğeni M. Düzgünman da bu çiçeklere papatyayı eklemiştir104. I.1.7.1.12. Koltuk Ebrûsu: Yazı kenarlarını süslemek ve ciltlerde kullanmak için küçük çiçekli (genellikle lâle) ebrûlara da Koltuk Ebrûsu denir105(Resim:13). I.1.7.1.13. Yazılı Ebrû: Yapılacak ebrûnun içine bazı tekniklerle yazının da yerleştirilmesiyle yapılan ebrûlardır. ki teknikle yapılır: 1-Arap zamkı ile yazarak. 2-Kalıp kullanarak. Yazı yazılacak bölgeye Arap zamkı ile yazı yazılır. Atılan ebrûyu almak için su ile temas eden kâğıdın, zamklı kısımları boyayı almaz, yazıların kâğıt renginde kaldığı görülür. Böylelikle Yazılı Ebrû oluşturulmuş olur(Bknz.Resim:22). Her ne

S. Elhan, a.g.e., s.10. A. Üstün, “Ebrûnun Günümüz Ebrû Ustalarından Fuat Başar’e Göre Yorumlanması Ebrû San’atının Bugünkü Durumu”, Türkiye’de El San’atları Geleneği ve Çağdaş San’atlar çindeki Yeri Sempozyumu Bildirileri, Ankara, 1997, s.365. 103 Ana Britanica ,“Ebrû”, C.VII. stanbul, 1987, s.604.; F. Pekşen, “Renklerin Raksı:Ebrû”, Kadın ve Aile, S.136, stanbul, 1996, s.42. 104 M. U. Derman, “Ebrûnun Yapılışı ve Çeşitleri”, Bilim ve Teknik, S.316, stanbul, 1994, s.56. 105 U. Göktaş, “Ebrû San’atımız”, San’at Dünyamız, S.3, stanbul, 1984, s.28.
101 102

28

kadar XVII. yüzyılda Hindistan’da yapılmış olan yazılı ebrûya rastlanılmış ise de106, Necmeddin Hoca Efendi’nin açmış olduğu "Yazılı Ebrû" tarzını da bu tarz için izlenen orijinal usûl ve Türk Ebrûsu’nda bir yenilik olarak kabûl etmek gerekir107.

Kalıp tekniği ile ebrû yapımında ise yazı, ayrı bir kâğıda yazılır ve bıçak ile oyularak çıkartılır. Sonra bu yazı ebrû yapılacak kâğıda özel zamk ile yapıştırılır. Bu zamk suyu görünce yerinden çıkar ve kâğıt yapıştırılan kısımlar ebrûyu almaz. Geçmişte Necmeddin Okyay ile en güzel örnekleri yapılan Yazılı Ebrû, bugün kalıp tekniği ile T. Alparslan Babaoğlu, M. Sadreddin Özçimi, Feridun Özgören ve öğrencileri tarafından uygulanmaktadır108(Resim:14). I.1.7.1.14. Akkâse Ebrû: Önceden hafif ebrû yapılmış kâğıdın ortada yazı yazılacak kısmına Arap zamkı mahlulü sürülerek, kuvvetli (koyu) renklerle hazırlanan bir ebrû teknesine tekrar yatırılmasıyla, zamklı kısımlar bu ikinci ebrûyu almaz. Böylece iki ayrı ebrûlu, yani Ebrûlu Akkâse yapılmış olur109 (Resim:15). I.1.7.1.15. Kumlu (Kılçıklı) Ebrû: Bu ebrû çeşidi diğer ebrûlar gibi istenildiği zaman yapılamaz. Teknedeki kitreli su kirlendiği zaman atılan boyalar artık kumlu bir şekilde gelişmeye başlar. Bu anda tek bir renk boya, aynı noktadan tekneye damlatılmaya başlanır. Bu damlatılan boya, ya düz, ya da oval şekil alır. Kumlu ebrû yapımı esnasında meydana gelen noktaların irileşerek ‘V’ harfini andırır şekiller almasıyla ‘Kılçıklı Ebrû’ oluşur.

Kumlu Ebrûda kâğıdın tamamı dolmaz, köşelerde boşluk kalır (Resim:16). Yapımı da diğer ebrûlara göre daha uzun sürer. Bu ebrûnun yapımında sığır ödü

106

Hindistan’da kağıt yapımı” ile ilgili olarak Alexandria Soteriou’nun “Gift of Qonquerors-Hand Paper making in ndia” başlıklı kitapta (Grantha Corporation U.S.A. ve Mapin Publising Pvt. Ltd. of Ahmadabad, India; 1999) 1650 yıllarında yapıldığı tahmin edilen ve Yeni Delhi Müzesi’nde 56:87b numara ile kayıtlı olan, kalıplar ile yapıldığı anlaşılan bir ebrûda “Amal Safi” diye, gene kalıpla yazılmış ebrûlu bir imzâ bulunmaktadır. A.Y.Özemre,“Üsküdar'da Ebrû San'atı”, http://www.ozemre.com/index.php, 23.01.2005, s.3. 107 A.Y.Özemre, a.g.m., s.3. 108 A. S. Arıtan, “Türk Ebrû San’atı”, s.336. 109 M. U. Derman,a.g.e.,s.25.

29

yerine, kalkan balığı ödü daha iyi sonuç verir. Kumlu ve Kılçıklı Ebrûlar, yazı levhalarının süslenmesinde pervâz kısmında kullanılır 110. I.1.7.1.16. Zerefşanlı Ebrû: Bu doğrudan bir ebrû çeşidi değildir. Bir ebrû üzerine varak altın serpilerek elde edilir. I.1.7.1.17. Altınlı ebrû: Altının boya gibi ezilerek diğer boyalarla atılmasıyla Altınlı Ebrû meydana getirilir111. I.1.7.2. MODERN VE BATI ETK S NDEK UYGULAMALAR

Buraya

kadar

tanıtılan

ebrû

çeşitleri

bütün

ebrûcular

tarafından

uygulanmaktadır. Buradan sonraki ebrû çeşitleri ise; son zamanlarda ebrûnun popüler olmasından dolayı Batı etkisinde kalmış ebrûcular tarafından yapılmaktadır. I.1.7.2.1. Kaplan Gözü Ebrû (Güneş Ebrû): Tekne zeminini boya ile doldurduktan sonra içine özel bir kimyevî terkîp konulan boyalar fırça ile atılarak oluşturulur. Yanlışlıkla “ Kedi Gözü” tabiri kullanılır (Resim:17). I.1.7.2.2. Figürlü Ebrû: nsan ve hayvan figürleri taşıyan ebrûlardır. I.1.7.2.3. Çift Ebrû: Önceden herhangi bir tarzda ebrûlanmış bir kâğıt üzerine ikinci bir defa ebrû yapılmasıyla elde edilir112 Bu ebrûyu uygulamak için birinci ebrû üzerine şap yapılır. Niyâzi Sayın, bu şaplama tekniğini kullanarak başarılı ebrûlar üretmiştir113. Feridun Özgören de bu uygulamayı yapmaktadır.

U. Göktaş, a.g.e., s. 23-24. A. S. Arıtan, “Türk Ebrû San’atı”, s.336. 112 A. S. Arıtan, “Türk Ebrû San’atı”, s.336–337. 113 A.Y. Özemre, a.g.m, s.11.
110 111

30

I.1.7.2.4.Tavûsi Ebrû (Fantazi Taraklı Ebrû): nce ya da kalın taraklı ebrûların ikinci bir tarak yardımıyla taranmasıyla ortaya tavus kuşu kanadı görünümü çıkar114. I.1.7.2.5. Buket Ebrû: Tavûsi Ebrû üzerine, özel tarağı ve tarağın bir kenarında boşluk bırakarak yapılır115. I.1.7.2.6. Dalgalı Ebrû (Akordeon ve spanyol Ebrû): Kâğıt teknenin uç kısmına bırakılır, kâğıt bir ileri çekilir, bir geri dönülür. Bu kâğıt tekneden dışarı çıkarılır116. Ondüle görünümünde olan bu ebrû çeşidi ülkemizde yaygın değildir (Resim:18). I.1.7.2.7. Yahûdî Ebrûsu: 1. Baskı olarak hazırlanan matbû ebrûlara verilen addır. 2. Makine yardımıyla tekneye boyaların atılması neticesinde serî üretim hâlinde ortaya çıkan ebrû çeşididir117.

I.1.8. DÜNDEN BUGÜNE EBRÛ SAN’ATÇILARI

Geçmişte ebrû ile uğraşan kişilere “ebrûcu”, “ebrû ustası” denilmekte olup, son on yılda “ebrûcu” kelimesi yerine “ebrûzen” kelimesi kullanılır olmuştur. Ancak Farsça sıfat olan “ –zen”: vurucu, vuran, atan, çalan manalarına gelir. Dest-zen: el vurucu, el atıcı, Hande-zen: kahkaha atan gibi manalara gelir. Oysa “ebrûzen” kelimesi buradaki manalara uymamaktadır.

14 Mayıs 2001 tarihinde stanbul Üniversitesi Kültür Merkezi “Ebrû Kulübü” öğrencilerinin düzenlediği “Ebrû Toplantısı”nda ebrûnun diğer problemleri yanında “ebrûzen” terimi de görüşülmüş, edebiyatçı- yazar B. Ayvazoğlu, ebrûcu T.A.

F. Başar-Y. Tiryaki, a.g.e, s.36. A.S.Arıtan, “Türk Ebrû San’atı ve Günümüzdeki Ebrû Uygulamaları”,s.81. 116 S. Elhan , a.g.e., s.10. 117 F. Başar-Y. Tiryaki, a.g.e, s.87.
114 115

31

Babaoğlu ve F. Başar bu kelimenin etimolojik olarak yanlış olduğunu vurgulamışlar ve kullanılmaması gerektiğini belirtmişlerdir118. Bazı kaynaklarda ebrû tarihinde rastlanılan ilk ebrûcu olarak Ayasofya Hatîbi (XVIII.yy.) gösterilirse de119 bilinen ilk ebrûcu Şebek Mehmet Efendi yy.)’dir. I.1.8.1. Şebek Mehmet Efendi: Tertib-i Risâle-i Ebrî’de “Şebek” lâkabı ile anılan bu ebrûcudan (XVI.

“rahimehu’llah” duâsı ile bahsedilmiştir. Buna göre ebrûcunun vefatı 1608 yılından önce olması gerekiyor. Fakat 1608’den kaç yıl önce ölmüştü? Bu sorunun cevabını Işık Yazan, Kemal Elker’den aldığı bir belge ile açıklığa kavuşturmaya çalışmıştır. Fuzûlî’nin Hadîkatü’s- Süedâ isimli eserinin yazma kopyasının baş sayfasındaki “Mea Şebek Mehmet Ebrîsi” ibâresi okunmaktadır. Buradan “Şebek” diye anılan zâtın adının “Mehmet” olduğunu öğreniyoruz. Kitabın son sayfasında da ketebe kaydı olarak H.1004/1595 tarihi okunmaktadır. Burada Tertib-i Risâle-i Ebrî’de olduğu gibi “Allah rahmet eylesin” yazmadığına göre, o tarihte “Şebek” hayatta olmalıdır ki bu da bize Şebek Mehmet Efendi’nin 1595 -1608 tarihleri arasında ölmüş olduğunu gösterir. Tertib-i Risâle-i Ebrî’de, ayrıca “ Nüsha-i Şebek” ifadesi geçmektedir. Bu ifade bize bir başka nüshanın olduğunu gösterir. Fakat böyle bir nüsha hakkında bir bilgimiz yoktur120. I.1.8.2. Hatîb Mehmet Efendi (?-1773): Ayasofya Câmii hatîbi olması nedeniyle “Hatîb” diye anılır. Doğum tarihi bilinmeyen Mehmet Efendi, Hocapaşa’daki evinde çıkan yangından eserlerini kurtarmak isterken eserleriyle birlikte yanmıştır (Ö.1773)121.

Ebrûda büyük bir çığır açan Mehmet Efendi, Battal ebrûya ilk defa müdahalede bulunmuştur. Böylece “Hatîb Ebrûsu” ortaya çıkmıştır. Onun

A.S. Arıtan, http://www.turkislamsan’atlari.com/ebrû/index.html. 11.08.2005. s.1/1. .A. Birol, “Ebrû San’atkârları”, Yeşilay, S.425, stanbul, 1969, s.4. 120 A.S. Arıtan. “Türk Ebrû San’atı ve Bugünkü Durumu” , s.449. 121 M. U.Derman, a.g.e., s.32.
118 119

32

hatîblerinin diğerleri ile karışmaması için “Hatîb’in Ebrûsu” (Resim:19). I.1.8.3. Şeyh Sâdık Efendi (?-1846):

122

tâbiri kullanılmıştır

Buharâ’nın Vabakne şehrinde yapılan ebrûyu, Buharâ’da iken öğrenmiştir123. Şeyh Sâdık Efendi ebrûyu, oğulları Hezârfen brahim Edhem Efendi ile Nâfiz Efendi’ye ve kardeşi Sâlih Efendiye öğretmiştir124 (Resim:20). Nâfiz Efendi’den günümüze hiç ebrû kalmamıştır. I.1.8.4. brahim Edhem Efendi (1829–1904): Edhem Efendi, eserlerinde ‘Kâmi’ mahlasını kullanır ve “çok yönlü” anlamında ‘Hezârfen’ lâkabıyla tanınır125. Türkçe, Arapça, Farsça ve Çağatayca'ya bu dillerde şiirler yazacak kadar vâkıf olan Edhem Efendi, ayrıca Ta'lîk yazıda da icâzetli bir hattattır126.

Edhem Efendi de babası gibi Özbekler Tekkesi’nde şeyhlik yapmıştır. badet haricindeki vakitlerini ilim ve san’ata hasrederek doğramacılık, marangozluk, oymacılık, hakkâklık, hattatlık, mühürcülük, dökmecilik, tornacılık, demircilik, tesviyecilik, matbaacılık, dokumacılık, mimarlık, makine aksâmı gibi konularda kabiliyet ve husûsi çalışmalarıyla ihtisas sahibi olan Edhem Efendi’nin meziyetlerinden biri de ebrûculuğudur (Resim:21). Bu sahada yetiştirdikleri arasında Sâmi Efendi(1838-1976), Aziz Efendi (1871-1934), Abdûlkâdir Efendi (1875-1942), Necmeddin Okyay vardır127. I.1.8.5. Sâmi Efendi (1838–1912): Hezârfen brahim Edhem Efendi’nin arkadaşı olup, ebrûyu Edhem Efendi’den öğrenmiştir. Aynı zamanda iyi bir hattat olup, ebrûculuğu meslek edinmemiştir128.

122

A.S. Arıtan. “Türk Ebrû San’atı ve Bugünkü Durumu” , s. 449. S. Elhan, a.g.e., s.16. 124 M.U. Derman, “Ebrû”, s.82. 125 A. R. Özcan, a.g.md., s.310. 126 A.Y.Özemre, a.g.m. , s.2 127 M.U. Derman, “Osmanlıların Renk Cünbüşü:Ebrûculuk”,s.192. 128 H. Barutçugil, “Ebrû San’atımız”, Osmanlı, C.II. Ankara, 1999, s.195.
123

33

I.1.8.6.Aziz Efendi (1871–1934): Şeyh Aziz Efendi, zamanın meşhur hattatı Bakkal Arif Efendi’den Hat dersi almış, Özbek Dergâhı’na öğrenmiştir
129

devamı sırasında da Edhem Efendi’den ebrû

.

I.1.8.7. Necmeddin Okyay (1883–1976): Ebrûculuğu Edhem Efendi’den öğrenen N.Okyay, ebrûculuk yanında mürekkepçilik, âhârcılık, okçuluk, mücellitlik, hattatlık alanında ustadır. Bu nedenle ‘Hezârfen’ lâkabıyla anılır. Medresetü’l-Hattâtîn’de ve Güzel San’atlar

Akademisi’nde öğretmenlik yapmıştır. Çiçekli ebrû türünü geliştirmiştir (Resim:22).

Necmeddin Efendi’nin ebrûlarının boyası çıkmaz. Bunun sebebi; ebrûda “Ali Kurna” denilen iyi cins kâğıt kullanması ve ebrû kuruduktan sonra üzerini iyice mührelemesidir. yi bir hattat olan N. Okyay, Çiçekli Ebrûyu ıslah etmesi yanında, Akkâse Ebrûyu da yapmıştır130.

Necmeddin Efendi'ye kadar ebrûculukta ustanın talebesine, hattatlıkta olduğu gibi yazılı bir icâzet vermesi geleneği yoktur. Nitekim kendisi oğullarına da, hayrülhalefi olan Mustafa Düzgünman'a da yazılı bir "Ebrû câzeti" vermemiştir. Fakat Süheyl Ünver Bey’e verdiği bir icâzetnâme vardır. Bu icazetnâme Süheyl Bey’in kızı Gülbin Mesara'nın koleksiyonundadır131.

Oğulları Sâmi(1910–1933) ve Sâcid(1915–1999) Efendiler de ebrûyu bilmektedir. Fakat Sâmi Bey’in genç yaşta vefat etmesi san’atında ilerleme kaydetmesini engellemiştir. Sâcid Bey stanbul Güzel San’atlar Akademisi’nde ebrû ve cilt hocalığı yapmıştır132.

S.Elhan, a.g.e.,s.16. . A. Birol, “Ebrû San’atkârları”, s.4. 131 A.Y.Özemre, a.g.m., s.4. 132 M.U.Derman, a.g.e., s.48.
129 130

34

I.1.8.8.Abdulkâdir Kadri Efendi (1875-1942): Kadıköy Osmanağa Camii imam ve hatibi olan Abdulkâdir Kadri Efendi de ebrûyu Edhem Efendi’den öğrenmiştir. Necmeddin Okyay’ın arkadaşı olup, Ebrûyu meslek edinmemiştir133. I.1.8.9.Bekir Efendi (?): Hayatı hakkında pek bilgimiz olmayan Bekir Efendi, yirminci asrın başlarında Bayezid’deki Kağıtçılar Çarşısı’nda Battal Ebrû yapıp satmaktadır. Bekir Efendi aynı zamanda eski tarz is mürekkebi îmalcilerindendir134. I.1.8.10. Mustafa Düzgünman (1920–1990): Ebrûnun klâsik tarzda zamanımıza kadar gelmesinde Düzgünman’ın payı büyüktür. 1920’de Üsküdar’da doğmuş, 12 Eylül 1990’da vefat etmiştir135. Ebrû ve klâsik tarzda cilt san’atını dayısı N.Okyay’dan öğrenmiştir. 1940’tan itibaren ebrû san’atı ile uğraşmıştır(Bknz.Resim:9). Güzel San’atlar Akademisi’nde Dîni musîkiye meyletmiş, Üsküdar‘da aktarlık yapmıştır. Çiçekli ebrûlar arasına papatyayı dahil etmiş,136 destan niteliğindeki “Ebrûname”137yi yazmıştır.

Ebrûcuların eserlerine imzâ koyma geleneği Mustafa Düzgünman ile başlamıştır. O da, ancak birisine bir ebrû hediye edeceği zaman ithâf mâhiyetinde bir imzâ attığı bilinmektedir. Bunun dışında yılda 7000–8000 ebrû üreten birinin bütün ebrûlarını imzâlaması kolay değildir ki zâten o, buna da karşıydı138. I.1.8.11.T. Alparslan Babaoğlu: 1957’de Ankara’da doğmuştur. câzetini M.Düzgünman’dan almıştır. Türk ebrûsunda, özellikle Çiçekli Ebrû’da ün yapmıştır. Hocası M.Düzgünman,
M.U.Derman, a.g.e.,s.47. M.U.Derman, a.g.e.,s.48. 135 O. Turan, “Mustafa Düzgünman Bibliyografyası: Bir Deneme”, San’at Tarihi Araştırmaları Dergisi, S.X, stanbul, 1991, s.47. 136 M. Düzgünman, “Ebrû Nasıl Yapılır”,San’at Çevresi, S.84, stanbul, 1985, s.23. 137 M. Düzgünman, “Ebrûnâme”, Yeşilay, S.432, stanbul, 1969, s.2. 138 A.Y.Özemre, a.g.e., s.15.
134

133

35

vefatından önce “Alparslan benden daha iyi çiçek yapıyor.”demiştir139. Klâsik tarzda ebrû çalışmalarında önde gelen san’atkârlardandır (Bknz.Resim:7,8,12,13, ). I.1.8.12. Fuat Başar: 1953 Erzurum doğumlu olan F.Başar, M.Düzgünman’ın, T.A.Babaoğlu ile, icâzetli iki öğrencisinden biridir. Hamit Aytaç’tan da hat dersleri almıştır. Klâsik tarzda ebrû ustasıdır. I.1.8.13. M. Sadreddin Özçimi: Dünya çapında bir neyzen olan Özçimi, 1993 yılında T.A.Babaoğlu’dan ebrû derslerine başlamış ve 1997 yılında son yüzyılın 5. nesil ebrûcusu olarak icâzet almıştır. Ebrûda klâsik olan bütün teknikleri ve çeşitleri uygulamakta olan san’atçı klâsik yoldan ayrılmadan değişik tarzda ebrûlar da yapmaktadır140

(Bknz.Resim:14,1617). I.1.8.14. A. Sabri Mandıracı: Ebrûyu M.Düzgünman’dan öğrenmiştir. Hocası tarafından “hafidim” diye şereflendirilmiştir141.

Bu klâsik san’atçılardan başka modern tarzda ebrû yapan ebrûcular vardır. Niyazi Sayın, Feridun Özgören, Taşkın Savaş, Nedim Sönmez, Nusret Hepgül, Timuçin Tanarslan, Ahmet Çoktan, Hikmet Barutçugil, Peyami Gürel de çeşitli ebrû tekniklerini deneyerek san’atlarını devam ettirmektedirler.

I.1.9. GÜNÜMÜZDE EBRÛ VE KULLANIM ALANLARI

Günümüzde ebrû rağbet görür hale gelmiştir. Türkiye'de ebrûya ilginin artması ve Mustafa Düzgünman'ın san'atkâr olarak tanınması, Yapı ve Kredi Bankası'nın san'at müşâviri Vedat Nedim Tör'ün (1897–1985), 1968 yılında, bankanın

139

Y. Uyar, “Günümüzde Ebrû ve Ustaları”, Türkiyemiz, S.68, stanbul,1992, s.32. A. S. Arıtan, “Türk Ebrû San’atı”, s.337. 141 S. Elhan, a.g.e., s.23.
140

36

Galatasaray'daki genel müdürlük binâsının giriş katında Mustafa Düzgünman’ın ebrûlarının sergilendiği büyük bir sergi açması sonucu vuku' bulmuştur142. Bu kapsamda bugün geleneksel ebrû yanında yeni uygulamalar da vardır. Bu uygulamalar: 1-Klâsik uygulamalar: T.A. Babaoğlu, M.F. Başar, A.S.Mandıracı, M.S. Özçimi bu ekolden gelen ebrûculardır. Bu ebrûcular malzeme ve teknik olarak

klâsik yoldan ayrılmadan ebrûyu geliştirmeye gayret etmektedir. 2-Neoklâsik uygulamalar: Bu ekolün uygulayıcıları; N. Sayın, T.Tanarslan, F.Özgören, S.Elhan’dır. Bu san’atçılar, teknik olarak klâsik ebruya bağlı olup, gerek malzeme gerek form itibariyle yeniliğe açıktırlar. 3-Modern ve Batı etkisindeki uygulamalar:1980’lerden bu yana gelişen bir ekol olarak,tekniğiyle formuyla malzemesiyle geleneğe hiçbir şekilde bağlı olmayan, Batı etkisindeki uygulamalardır. N.Sönmez, H.Barutçugil, A,Çoktan,P. Gürel, A.Saral bu yolda ilerleyenlerdir143.

Artık ülkemizde ebrû san’atını öğreten kurslar açılmakta bu uygulama ve eğitim çalışmaları çeşitli kurumlarca desteklenmekte, ebrû san’atçıları sergiler açmaktadır. Yine yayın hayatında az da olsa bu sa’nat tanıtılmakta ve beğeni kazanmaktadır144. Bu çalışmalar ebrûnun gerektiği konuma gelmesi için faydalı olmaktadır.

Bilgi ve uzun yılları gerektiren tecrübeli kullanımıyla çok güzel sonuçlar veren ebrû san’atı, bu san’atın felsefesini, tekniğini, tecrübesini kazanmış san’atçılar tarafından çok başarılı bir şekilde kullanılabilir. Ancak yeni yeni görülmeye başlanan çeşitli ebrû tekniklerinde dikkat edilmesi gereken husus, ebrûnun geleneksel gelişim çizgisini göz ardı etmemek ve onun özelliklerinden ve kendine ait güzelliklerinden ödün vermemektir.

A.Y.Özemre, a.g.m.,s.6. A.S.Arıtan, “Geçmişten Günümüze Türk Ebrû San’atı ve Yeni Uygulamalar”, s.27-28. 144 O. Turan, a.g.m., s.47.
142 143

37

Kullanım alanları olarak ebrû, geçmişte en çok ciltçiliğin malzemesi olmuştur. Cildin kenarları deri ile kaplanır ve ortası kâğıt, kadife veya desenli, işlemeli kumaşla örtülür. Bu şekilde Çârkûşe Cilt oluşturulur145. Ebrûlu ciltler dayanıklı olabilmeleri için genellikle çârkûşe tekniğinde yapılmışlardır. Ebrû, cildin dış ve iç kapaklarında, yan kâğıtlarda, miklepte kullanıldığı gibi kitap mahfazası yapımında da tercih edilmiştir146. Yine Ebrû, murakka'larda yazı pervâzı olarak, dosya, yazı altına fon ve ferman mahfazasına (kubur) süsleme147 olarak kullanılmıştır.

Ebrû, gerek Anadolu’da, gerek Avrupa’da geçirdiği yüzyıllarca yıllık süreç içinde, yapımında kullanılan malzemede olduğu kadar elde edilen desenlerde ve ebrû kâğıdının kullanım alanlarında devamlı olarak yeniliklerle karşılaşmıştır. Günümüzde ebrû seramiğe, perdeye, ahşaba uygulanır olmuştur. Bu şekilde kullanım alanlarının genişletilmesi ebrûnun popüler olmasını sağlamıştır. Ayrıca ebrû ile ilgili bir piyasanın da oluşmasına katkıda bulunmuştur.

Bugün, ebrûlar çiçeklerle en güzel şekilde bezenerek tablo olarak kullanılır olmuştur. Ayrıca insanda üç boyutlu intibaını uyandıran soyut resim denemelerine rastlanmaktadır148.

Günümüzde ebrûyu; Kütahyalı çini san’atkârı Sıtkı Olçar ve ebrûcu Timuçin Tanarslan çiniye, Taşkın Savaş kumaş ve keçeye, Fuat Başar çeşitli materyallere, Hikmet Barutçugil perdeye, elbiselik kumaşa, kravata uygulamaktadır149. Bu tür çalışmaların ne kadar Türk Ebrûsu’na uyduğu şüphelidir. Çünkü bu çalışmalar sentetik malzemelerle yapılmaktadır. Ancak gelenekten ayrılmadan yeni teknik ve uygulamaları denemek kültürümüzü tanıtmak ve yaymak açısından faydalıdır.

Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, “Cilt, Ciltçilik”, C.II, stanbul, 1977,s.67.; A. Ödekan, “Mimarlık ve San’at Tarihi”, Doğuştan Yükselişe Osmanlı Tarihi, C.I, stanbul, …, s.389. 146 A. S. Arıtan, “Ciltçilik”, TDV. slâm Ansiklopedisi, C.VII, stanbul, 1993, s.551. 147 S. Mandıracı, a.g.m., s.296. 148 A. Üstün, a.g.m., s.363. 149 Y. Uyar, a.g.m., s.32-34.
145

38

I.2. C LTÇ L K I.2.1. C LD N TANIMI VE TAR H

Cilt san’atı, kitaba verilen değerin bir göstergesidir. Kitabı koruma görevi olan cilt, zaman içinde estetik açıdan da bir özellik kazanmıştır. Kitaplar en güzel şekilde bezenmiş, yapıldığı zamanın özelliklerine göre süslemeleri yapılmıştır.

Bir mecmua veya kitabın yapraklarını dağılmadan ve sırası bozulmadan bir arada tutabilmek için yapılan koruyucu kapağa cilt denilmekte ve Arapça ‘deri’ anlamına gelen bu ismin; genellikle ciltlerin bu işe en uygun malzeme olan deriden yapılmaları sebebiyle verildiği bilinmektedir150. Ciltçilere mücellit denilmektedir.

lk cilt kapakları ahşaptandır. Daha sonra parşömenin kullanılması ve kâğıdın icâdıyla daha muntazam kaplar vücûda getirilmiştir151. Ciltçilik, tomar (rulo) şeklinde olan kitapların yerini Romalılar devrinde yaprakları dikdörtgen biçiminde kesilmiş kodeksin (Mushaf) almasıyla ortaya çıkmıştır. Ele geçirilmiş en eski cilt kapakları IV. Yüzyıla ait olup papirüs üzerine sade ve gösterişsiz bir şekilde meşin kaplanarak yapılmıştır152. Zaman içinde ciltler tahta üzerine deri kaplanarak oluşturulmaya başlamıştır. Tahta, ağır olduğundan ve kolay kırıldığından, yerine mukavva kullanılmaya başlanmıştır153.

Çinlilerin icâdettiği kâğıdın sırrını, 600 yıl sonra onlardan Türkler öğrenmişler, bu sırrı 400 sene kadar saklamışlar, onun ticaretini yapmışlardır. Bu dönemde ciltçilik bir san’at halini almıştır154. Türkler, cilt yapmayı Çinlilerden önce başarmışlardır. Çin’de ciltçiliğin gelişmesi, Uygurlu san’atkârların Çin illerine göçüp yerleşmesiyle başlamıştır155.
A. S. Arıtan, “Ciltçilik”, s.551. A.S. Arıtan, “Anadolu Selçuklu Cilt San’atının Özellikleri ”, I-II. Millî Selçuklu Kültür ve Medeniyeti Semineri Bildirileri, Konya, 1993, s.181. 152 A. S. Arıtan, “Ciltçilik”, s.551. 153 B. Mutlu, “Türk Cilt San’atına Toplu Bir Bakış”, Akademi, S.5. stanbul, 1966, s.53. 154 W. Eberhard, Çin Tarihi, Ankara, 1947,s.221.; A. S. Arıtan, “Selçuklu Cildi’nin Osmanlı Cildi’ne Etkileri”, V. Ortaçağ ve Türk Dönemi Kazı ve Araştırmaları Sempozyumu Bildirileri, Ankara, 2001, s.29. 155 A.S. Arıtan, “Anadolu Selçuklu Cilt San’atının Özellikleri ”, s.181.
151 150

39

Bugünkü mânâda deriyle kaplı bir kitap cildini ilk defa Uygurlular yapmıştır. Her ne kadar, yerli ve yabancı kaynakların hemen hepsi, deriden yapılmış ilk ciltlerin, Mısır’daki Kıptîler’e ve VIII.-IX. yüzyıllara ait olduğunu söylerse de, bir Uygur şehri olan Karahoço’da bulunan iki yazma bu görüşün sanki aksinin ispatıdır. A. Von Le Coq tarafından ortaya çıkarılan bu ciltler minyatür ve tezhîblerle bezenmiş yazma eserleri örtmekte olup, üzerlerindeki tezyînat geometriktir. Ciltler, deriden kalıp usûlüne göre hazırlanıp, yer yer bıçakla oyulmuş, altına yaldızlı deri yapıştırılmıştır. Daha sonraki bir örnek de gene Karahoço’da P.K.Koslov tarafından bulunmuştur. S.F. Oldenburg, bu araştırmanın tahlilini yaparak, bu kitap kapağının XIII. yüzyıla ait olduğunu belirtmiştir156.

Kur’an’ın çoğaltılması ve korunması zorunluluğu ciltçiliği, bütün dünyasında bir san’at dalı haline getirmiştir
157

slâm

. slâm cilt san’atına ait bilinen en eski

örnekler Mısır ve Tunus’ta bulunmuş olup muhtemelen Tolunoğulları dönemine (868–905) aittir. X-XIII. yüzyıllarda yapılan bütün slâm ciltleri arasında büyük benzerlikler görülür; bu durum XIV. yüzyılda da kısmen devam etmiştir. XI. yüzyılın sonlarından itibaren Anadolu’ya hâkim olan Selçuklular burada XII. ve XIII. yüzyıllarda çok güzel ciltler meydana getirmişlerdir158.

Selçuklu cildi, Türk- slâm cilt san’atı içerisinde önemli bir yere sahiptir. Çünkü Selçuklu Cildi, Orta Asya Türk cilt san’atı birikimini Anadolu’ya taşımış, onu burada güzelleştirmiş, kendinden sonra da Anadolu Beylikleri’ne örnek olmuş ve Osmanlı cildine köprü vazifesi görmüştür.

Selçuklu Cildi bir üslûp oluşturmuş ve bu üslûp XIII. yüzyılın üçüncü çeyreğinde Memlûk Cildi’ne tesir etmiştir. Bu tesir XIV. yüzyılda Anadolu Beylikleri (özellikle Karamanoğulları Beyliği döneminde) zamanında ve hattâ Fatih döneminde, XV. yüzyıl sonlarına kadar Osmanlılar’da devam etmiştir159.
A. S. Arıtan. “Anadolu Selçuklu Cilt San’atı”, Türkler, C.VII. Ankara ,2002, s.933. A. R. Özcan, “Ciltçilik” Théma Larousse, C.VI. stanbul. 1993 -1994,s.316. 158 A. S. Arıtan, “Ciltçilik”, s.552. 159 A. S. Arıtan, “Selçuklu Cildi’nin Osmanlı Cildi’ne Etkileri”, s.29-30.
156 157

40

XV. yüzyılda Memlûklü ciltçiliğiyle Osmanlı ciltçiliği arasında büyük bir paralellik görülmektedir. Bu asırda Timurlular, Karakoyunlular ve Akkoyunlular tarafından da güzel cilt kapakları yapılmıştır160.

XV. yüzyıl, Türk Ciltçiliğinin yükselme çağıdır. Osmanlılar XV. yüzyılda cilt san’atını, diğer san’at kollarına paralel olarak geliştirdiler. Fatih zamanında cilt san’atı, Orta Asya ve Selçuk Cilt San’atı özelliklerini taşımakla beraber, bu yüzyıl klâsik cilt san’atına geçiş dönemidir161. El yazması eserlerin san’at değerinin de olması için yoğun bir çabanın ve özenin gösterilmesi Fatih Sultan Mehmet ve Veziri Mahmud Paşa’nın koruyuculuğunda olmuştur. Bu dönemde Fatih Saray Nakışhanesi’nde yapılmış olan ciltlerde çoğunlukla siyah deri kullanılmıştır162. Ciltler çoğunlukla üçlü yaprak (serberg), gonca, ıtır yaprağı, bulut, tepelik, penç, hatâyî, ortabağ (agraf), tığ, nilüfer, gül ve rûmî geçmeler ile süslenir. Manzara, canlı motifleri ve girift tezyînat pek bulunmaz. Ayrıca bu dönemde deriden başka lâke ve kumaş ciltler de görülür163.

Türkiye’deki ilk ciltçilik teşkilatı II. Beyazıt zamanında (1481–1512) kuruldu. Ciltçiler diğer san’atçılar gibi, Osmanlı sarayı içinde bir lonca kurdular ve kendi aralarında kâbiliyet ve kıdemlerine göre: ‘ser mücellit, ser bölük, ser oda, ser kethüda veya kethüda’ gibi rütbeler aldılar. Bu bilgiler Topkapı Sarayı Müzesindeki, ‘Ehl-i Hıref’164 defterlerinden alınmıştır165.

Osmanlı ciltçiliğinin klâsik sayılan evresi XVI. Yüzyılda, I. Süleyman (Kanûni) dönemiyle (1520–1566) başladı. Artık şemseler XV. yüzyılda olduğu gibi yuvarlak değil, oval ve salbekli yapılıyordu. Kabartma örgelerde ve bu örgelerin yer aldığı zeminde oldukça ölçülü biçimde iki değişik ton altın kullanılarak sade bir

A. S. Arıtan, “Ciltçilik”, s.552. B. Mutlu, a.g.m., s.53. 162 Z. Balkanal, “Bilgi ve San’atı Kaplayan San’at: Ciltçilik”, Türkler, C.XII. Ankara, 2002, s.342. 163 A. S. Arıtan, “Ciltçilik”, s.556. 164 Ç. Derman, “Osmanlı Asırlarında Üslûp ve San’atkârlarıyla Tezhîb San’atı”, Osmanlı, C.XI, Ankara 1999, s.111. 165 B. Mutlu, a.g.m., s.53.
161

160

41

zenginlik elde ediliyordu. Nar çiçeği, altılı çiçek, gül, tığ, tepelik oldukça sık kullanılan örgelerdi. Kalıpla bezenmiş şemse ve köşebentlerden oluşan bu türün en seçkin örnekleri Osmanlı kitap san’atının başyapıtlarında görülür166.

XVI. yüzyılda kullanılan malzeme sahtiyan (keçi derisi) ve meşindir (koyun derisi). Ceylan derisi (rak) ile deve derisi de kullanılmıştır; fakat en çok sahtiyan tercih edilmiştir. Renk olarak siyah ve kahverenginin çeşitli tonları yanında kırmızı, vişne, yeşil, mavi ve mor kullanılmıştır167.

XVII. yüzyılda bütün diğer alanlarda olduğu gibi, Türk ciltçiliğinde de bir duraklama sezilir. Teknikte henüz bir duraklama olmamakla beraber,

kompozisyonun ahengi ve motiflerin işlenmesi bozulmuştur. Köşebent ve bordür, bir çok kapaktan kalkmış, bunların yerine yanları ve tepeleri çıkıntılı, büyük dikdörtgen şemseler konmuştur. Bazılarına ´beyzî şemseler yapılmış ve bordüre yalnız bir zencirek çekilmiştir. Klâsik kompozisyonu muhafaza edenlerde ise salbekler çok büyümüş ve şemseden ayrılarak dengesizlik yaratmışlardır. Fakat Türk mücellitleri, nispetsiz motiflere rağmen, renk saflığını kaybetmeyerek, altın, yaldız ve çiğ renkleri gelişi güzel kullanmamışlardır168.

XVIII. yüzyılda aradaki duraklama devrinden sonra yine klâsik devrin güzel örneklerine dönülmüş ve III. Ahmed zamanında, özellikle Sadrazam Nevşehirli Damat brahim Paşa’nın teşviki ve desteğiyle çok güzel eserler meydana

getirilmiştir.

Bu dönemde klâsik üslûbun yanı sıra başka teknik ve üslûplarda da ciltler yapılmıştır:

Lâke Ciltler: Türk Cilt San’atında ilk lâke örnekler XV. yüzyılda Osmanlılar’da ve Timurlular’da görülür; bu asırdan itibaren Safevîler’de ve

Ana Britannica, “Ciltçilik”, C.VI. stanbul, 1987, s.4. Z. Balkanal, a.g.m., s.342. 168 B. Mutlu, a.g.m., s.54.
166 167

42

Babürlüler’de de bu cilt çeşidi uygulanmıştır169. XVI. yüzyılda bazı güzel örnekleri görülen ve XVII. yüzyılda diğer cilt türleri gibi duraklama dönemi geçiren lâke ciltler, XVIII. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren bol ve çeşitli örnekleriyle tekrar ortaya çıkmıştır. Bu cildin en büyük ustasının Ali Üsküdârî olduğu kabul edilir.

Realist Motifli Ciltler: Bunlar biri zerdûz, diğeri klâsik teknikli-realist motifli olmak üzere iki şekilde yapılmıştır. kincisinde tarz klâsik, motifler realisttir.

Yekşah Ciltler: Bu ciltlerde ise üslûp klâsik olmakla birlikte teknik yenidir. XVIII. yüzyılın sonlarında ve XIX. yüzyılda zilbahar süslemeli ciltler de bu teknikle yapılmıştır.

Barok-Rokoko Ciltler: XVIII. yüzyılın ortalarında, ortası şişkin, dar uzun şemse biçimleri yaygınlaşır. Barok-Rokoko adını alan bu cildtarzında şemse içine âletle sarmal rûmiler ve noktalar, fırçayla içi çiçeklerle dolup taşan vazo motifleri yapılır. Bu dönemin sonlarında kimi ciltlerin dış ve iç kapakları âlet ve fırçayla yapılmış ve altınla sıvama baklava biçimleriyle bezenirken kimi ciltlerde dış kapağa kumaş iç kapaklarına buketler yapılmıştır170.

XIX. ve XX. yüzyıllarda az sayıda klâsik cilt yapılmaya devam edilmiştir. XIX. yüzyılda şemseli cilt sayısı iyice azalmış, zilbahar(kafes) ciltler

yaygınlaşmıştır. Ayrıca basılı eserlerin çoğalmasıyla, Batı tarzı deri ciltler yanında, ‘Yıldız Cildi’ denilen, altın yaldızla bir yüzüne Osmanlı arması, diğer yüzüne ay yıldız basılı, deri ciltlerin yanında atlas ve kadife ciltler de yapılmıştır. Fakat bunların kalitesi çok düşüktür. Bu yüzyıllarda daha çok demir kakma tekniği ve rokoko tarzında süslenmiş ciltler yaygınlaşmış ve bu suretle de klâsik ciltlerle bağlar kopmuştur171.

169 170

A. S. Arıtan, “Ciltçilik”, s.553. Z. Tanındı, “Osmanlı San’atında Cilt”, Osmanlı, C.XI, Ankara, 1999, s. 107. 171 Z. Balkanal, a.g.m., s.343.

43

I.2.2. C LT ÜSLÛPLARI

Türk cilt san’atının, kitapçılık tarihimizde en üstün seviyesine XV. ve XVI. yüzyıllarda ulaştığını bilmekteyiz. Bu devreye gelinceye kadar gerek bütün slâm dünyasında, gerekse Türklere ait cilt san’atının tarihî gelişiminde görülen süsleme üslûpları, bu ciltlerin yapıldıkları kültür alanlarına göre değişik şekiller gösterirlerse de, bu değişiklikler onların yapılış özelliklerinden değil, süslemelerinin ve malzemelerin başkalığından doğmuştur.

Türk slâm cilt san’atında tarih içinde görülen üslûplar: Hatayî (Kâşî, Horasan, Buhâra ve Dihlevî), Herat (Herat, Şiraz, sfahan), Arap (El-Cezire, Halep, Fas), Rûmi (Selçuk), Memlûk (Mısır), Türk ( Diyarbakır, Bursa, Edirne, stanbul,

Şükûfe, Rugan, Lâke, Barok), Mağribî ( spanya, Sicilya, Fas), Lâke ( ran, Hint), Buhâra-yı Cedîd’dir172.

Türk ciltleri ve diğer slâm ciltleri arasında bölümleri itibariyle bir farklılık görülmez. Fark cildin iskeletinde değil, bunların uygulanması ve tezyînâtındaki anlayıştan doğmaktadır. Cildin bölümleri: Ön ve arka kapaklar, sırt, miklep, Sertâp, şiraze ve iç kapaklar. Kapağın bölümleri: Zencirek, bordür, cetvel, köşebend, şemse, salbek, dudak (Çizim:1) Cildin bölümleri: -Ön ve arka kapaklar: Kitabın esas görülen kısımlarıdır. Selçuklu ve Beylikler dönemimde genellikle ön ve arka kapak ayrı motiflerle bezenmiştir. -Sırt: Sırt genellikle düz ve bezemesiz olur. -Sertap: Sırtı tam karşısında, mikleb ile arka kapak arasında bulunur. Kitabın önünü muhafaza eder. -Miklep: Sertâba bağlı olan mikleb okunan sayfayı işaret eder. -Şiraze: Kitabın yapraklarını muntazam bir şekilde tutan bağ ve örgüdür.

172

A. R. Özcan, “Ciltçilik”, s.316.

44

- ç kapaklar: Ön ve arka kapağın iç kısımlarıdır173. Kapağın bölümleri: -Zencirek Bordür, Cetvel: Kapağı en dışta ve dört taraftan çevirir. -Köşebend: Köşelerde ve zencireklere bitişik olarak yer alır. Kenar şemsesi de denilmektedir. -Şemse: Kapakların genellikle ortasında bulunan ve tezyinata hakim olan unsurdur. Şemseler miklebde de kullanılabilir. -Salbek: Şemsenin üst ve altlarında bulunan tezyîni bir unsurdur. -Dudak: Kapak ile Sertâb, Sertâb ile miklebi birbirine bağlayan, mukavvâsızderidir174. I.2.3. C LT ÇEŞ TLER Çoğu Türk üslûbunun klâsik döneminde gelişmiş olan cilt çeşitlerini malzemelerine ve süsleme tekniklerine göre iki ana grup altında incelemek mümkündür: —Malzemelerine göre; deri, kumaş, kâğıt(ebrû), murassa´(mücevherli), lâke, —Süsleme tekniklerine göre; şemseli, zilbahar, yekşah, zerdûzî, çârkûşe. I.2.3.1. Deri cilt: Deri, ciltçilikte en çok kullanılmış olan ana malzemedir. Deri ciltler muhtelif şekiller gösterir. Bu şekillere göre de isim alır . Bunlar: I.2.3.1.1. Şemseli cilt: Adını deri üzerine yapılan şemse motifinden alır. Bu ciltler de şemsenin bezeme tarzına göre isimler alır. a- Alttan ayırma şemseli b- Üstten ayırma şemseli c- Mülemmâ şemseli d- Soğuk şemseli e- Mülevven şemseli f- Müşebbek şemseli (katı´ )175.
173 174

A. S. Arıtan. “Anadolu Selçuklu Cilt San’atının Özellikleri”, s.183-184. . S. Arıtan. “Anadolu Selçuklu Cilt San’atı”, s.935-936.

45

I.2.3.1.2. Zilbahar (Zerbahar) cilt: Kapağın üzerine ezilmiş varak altını ile dört dilimli yaprak motifinde parmaklık tarzında geometrik çizgiler çekilen ciltlere zilbahar ya da kafes adı verilir. I.2.3.1.3. Yekşah cilt: Motifler deri üzerine işlendikten sonra yekşah denilen bir âletle bu motifler çukurlaştırılır. Bu şekilde meydana getirilen ciltlere Yekşah cilt denilir176. I.2.3.1.4. Zerdûzî cilt: Deri üzerine altın işlemeli cilt çeşididir177. Altın yerine gümüş kullanılarak yapılan cilt çeşidine ise Simdûzî cilt‚ denir178. I.2.3.2. Kumaş cilt: Kenarları deriyle çevrili, ortası kumaş kaplı, çârkûşe kumaş ciltler , ipek, kadife, atlas veya işlemeli kumaş kullanılarak yapılabilir179. I.2.3.3. Ebrûlu cilt: Bu ciltler de kumaş cilt gibi çârkûşe tekniğinde yapılabilmektedir. Kitap koleksiyonlarındaki kitap mahfazalarının büyük bölümü de ebrûdan yapılmıştır180. Kapak dışında, iç kapaklarda, yan kâğıtlarda miklepte ve mahfazada ebrû kullanılmaktadır. I.2.3.4. Murassa' (mücevherli) cilt: Bu cildin iskeleti altındandır. Üzerine mücevherlerle (sedef, yakut, zümrüt, vb) bezeme yapılır. Bu cildler genellikle süs eşyası olup, maddi değerleri san’at değerlerinden yüksektir181. I.2.3.5. Lâke cilt: Adını “lak”(vernik) kelimesinden alan ve ‘Rugânî‚ veya ‘Edirnekâri’ de denilen lâke ciltlerde kapağın yapıldığı mukavva veya deri perdahlanıp tamamen pürüzsüz hale getirilerek verniklenir. Bu cilâlı satıh üzerine

175 176

A. S. Arıtan, “Ciltçilik”, s. 552. A. R. Özcan, “Ciltçilik”, 317. 177 Büyük Larousse, “Zerdûzî”, C.XX. stanbul, 1985, s.12735. 178 D. Kaya-N.Ünver, “T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Milli Kütüphane Başkanlığı Türkiye Yazmalar Toplu Katoloğu” Yazmalar@mkutup.gov.tr. s.48. 179 Z. Balkanal, a.g.m., s.344. 180 Z. Balkanal, a.g.m., s.346. 181 B. Mutlu, a.g.m., s.53.

46

altın ve boya ile nakışlar yapıldıktan sonra cam gibi parlak bir yüzey elde edilinceye kadar birkaç kat daha vernik çekilir182. I.2.3.6. Çarkûşe cilt: Kumaş, ebrû vb. malzemelerle kaplanmış cildin köşelerini deri ile çevreleyerek oluşturulan cilt çeşididir.

182

A. S. Arıtan, “Ciltçilik”, s.553.

47

II. BÖLÜM
KONYA YUSUF AĞA KÜTÜPHANES ’NDE BULUNAN YAZMA ESERLERDEK EBRÛ ÇEŞ TLER II.1. YUSUF AĞA VE YAZMA ESERLER KÜTÜPHANES Girit'in Hanya Sancağı'nın Selina nahiyesinin spanikov köyünde doğan Yusuf Ağa hakkında çok fazla bilgi bulunmamaktadır. Yusuf Ağa, Girit'in serhat ağalarından Süleyman Ağa'nın maiyetine girmiş, onun hazînedarı ve kethüdâsı olmuştur. Bir süre de Gelibolu Baruthane Nazırlığı, Ruznamçe-i evvel ve Sadrâzam Kethüdâlığı yapmıştır. 1786 senesinde I. Abdülhamid'in kızı Esma Sultan'ın, üç sene sonra 1203/ 1789'da Mihrişah Valide Sultan'ın kethüdâlığına atanmıştır. Bu görevini Valide Sultan'ın 1806'da vefatına kadar sürdürmüştür. Darphane Eminliği ve Kapıcılar Başılık görevlerinde de bulunmuştur.

stanbul'da Kabakçı Mustafa

syanı sırasında Yusuf Ağa Hac yolunda

bulunuyordu. 1221/1806 Vahhabilerin Mekke'yı istilası sebebiyle Hac yapamadan geri dönen Yusuf Ağa, Konya'da iken III.Selim'in tahttan indirildiğini, IV.Mustafa'nın hükümdar olduğunu ve idamı isteneceklerin arasında kendisinin de bulunduğunu öğrendi. Yakınlarının ricâları üzerine IV.Mustafa, Yusuf Ağa'yı affederek Bursa'da ikamete memur etti ise de, Köse Mustafa Paşa gibi düşmanları padişaha tesir ederek idam fermanını çıkarttılar. Bursa'da namaz kılarken başı vuruldu ve stanbul’a getirildi. Malları da yağma edildi.

Yusuf Ağa bu kütüphaneden başka spaniko'da cami, mektep ve Hanya'da ve Beykoz'da çeşme yaptırmıştır. Anlaşılacağı üzere Yusuf Ağa'nın biyografisi içinde Konya'nın payı bulunmamaktadır. Bu sebeple Yusuf Ağa'nın mevlevî tarikatıyla olan bağlantısının Konya'ya bir kütüphane ve medrese inşa etmesine neden olduğu düşünülebilir. Ayrıca, kütüphanenin Mevlana Dergahı'nın yanında olması da bu bağlantıyı tesis etmeye yardım edecektir. Aksi halde Konya ile hiçbir bağlantısı

48

olmayan birisinin Hanya'dan Konya'ya gelişinin izahını yapmak güç olacaktır183. Yusuf Ağa tarafından, 1795 yılında yaptırılan ve halen mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan, Yusuf Ağa Kütüphanesi, iki kademeli bir kâide üzerine yapılmış, köşeleri yuvarlatılmış, kübik tek katlı kubbeli bir binadır(Plan:1). Üstü sağır kasnaklı bir kubbe ile örtülmüş, köşelere de silindirik birer ağırlık kulesi yerleştirilmiştir. Kubbe kasnağı da dahil, bütün dış cepheleri ve ağırlık kuleleri kesme Gödene taşı ile kaplanmış, pencere kemerleri ve alınlıklarında kırmızı renkli Sille taşı kullanılmıştır. Kasnak etekleri kubbenin ve ağırlık kulelerinin üzerleri kurşun kaplanmıştır. Yapı, kuzey doğu ve güney batı köşelerde ikişer, kuzey, batı ve güney cephelerde ise üçer adet iki sıra halinde dizilmiş pencerelerle aydınlatılmıştır. Yaklaşık 10.00 m. çapındaki kubbeye geçiş, kademeli tromplarla sağlanmıştır. Kuzey ve güney doğu köşelerindeki trompların içlerinde profillerden ibaret köşe püskülleri mevcuttur. Tromp kemerleri de profilli üzengilere oturtulmuş ve birer gergi demiri ile takviye edilmiştir. Kubbe eteğinde sade bir profil kuşağı dolaştırılmıştır. Eser XVIII. yüzyıl dönemine ait olmasına rağmen mübalağalı detaylardan ve tezyînattan kaçınılarak yapılmıştır. Yuvarlatılmış köşeler, dilimli veya yarım daire kemerler ile bazı silme profillerin dışında Barok tesiri görülmez184. Toplam kullanım alanı 110m²'dir. Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürlüğü’ne bağlı olarak hizmet vermektedir. Araştırmacılar, Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürlüğü'nde uygulanan prosedür doğrultusunda

kütüphaneden faydalanabilirler. Ayrıca, araştırmacılar Yusuf Ağa Kütüphanesi'nin CD çekimleri yapılmış olan kitaplarından, oluşturulan koleksiyondan özel bir program vasıtasıyla Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi'nde bilgisayar ortamında faydalanabilirler. Halen Konya Yusuf Ağa Kütüphanesi'nde 3.185'i yazma 8.631 'i de matbu olmak üzere toplam 11.815 adet kitap mevcuttur.
183

M. Tuş, “Hanya’dan Konya’ya: Yusuf Ağa ve Kütüphanesi”, Uluslararası, Kuruluşunun 700. Yıl Dönümünde Bütün Yönleriyle Osmanlı Devleti Kongresi Bildirileri,Konya, 2000, s.348351. 184 Y. Önge, “ Konya Yusuf Ağa Kütüphanesi”, Yusuf Ağa Kütüphanesi Tarihçe Teşkilat ve Kataloğu, Konya,…, s.9.11.

49

KATALOG I
BATTAL EBRÛLAR

50

KATALOG NUMARASI : I ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :1 : 23 : Bâisu’l-Mağfira fî Beyani Akvâli’l-Vahde : Arapça, slâm Tarihi : Efendi Zade Muhammed b. Muhammed Kudûri elBekr :… :… : 205x150 mm. : 33 yk. : Eserde genel olarak yıpranma vardır. Fakat ebrûsu sağlamdır. : Dış kapaklar : Serpmeli Battal Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 9893

Ebrûda renk olarak lahor ve siyah kullanılmıştır. Siyah zemin üzerine lahor serpilmiştir. Üzerine de lahor serpme olarak kullanılmıştır. Serpmelerin etrafında oluşan hâreler ebrûya farklı bir görünüm vermiştir. Örneklerimiz içinde hâreler ilk defa bu kadar derindir. DEĞERLEND RME gösteriyor. : Ebrû genel görünümü itibariyle XIX. yüzyıl özelliği

51

KATALOG NUMARASI : I ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU :2 : 24 : Rûhü’l- Beyân : Arapça, Kur’an ve Kur’an ilimleri : smail Hakkı Bursavî : Ömer Dede : 1204/1789 : 330x200 mm. : 759 yk. : Çarkûşe tekniğinde yapılmış olan ebrûda silinmeler olmuştur. Mahfaza da tamirat görülmektedir. Ebrûnun kenarı, Dalgalı ebrûyla çevrilmiştir. UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : Mahfaza : Battal Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 5195

Ebrûda renk olarak portakal rengi, kahverengi ve çivit mavi kullanılmıştır. Portakal rengi zemin üzerine sırayla kahverengi ve küçük küçük çivit mavi atılmıştır. Çivit mavinin etrafındaki hâreler ödün, işlevini yerine getirdiğini gösterir. Ebrû görüntüsüyle Somaki Ebrûsu’na güzel bir örnektir. DEĞERLEND RME : Ebrû XIX. ve XX. yüzyıl ebrûlarını andırmaktadır.

Yusuf Ağa Kütüphanesi No:7837’deki eserin ebrûsu karakter olarak örneğimize benzemektedir. Bu ebrû, yapılış özellikleri itibariyle Koyunoğlu Şehir Müzesi No:13233’teki ebrûya benzerdir. Sadece örneğimizdeki renk damlalarının boyutları eşit ve boyalar homojen olarak serpilmiştir. Koyunoğlu’ndaki örnekte ise kütleler halinde boyalar görülmektedir. (Resim:25). 13233 numaralı örneğin benzeri Yusuf Ağa Yazma Eserler Kütüphanesi No:536’da vardır.

52

KATALOG NUMARASI : I ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :3 : 26 : lmi Kelâm : Arapça, Temel Akîdeler : bn Rüşt Ebu’l-Veli Muhammed b.Ahmed : Meseizade Abdullah b.Osman : 1135/1722 : 205x120 mm. : 81 yk. : Mahfazanın miklebi yapıştırılmıştır. Ebrûsu sağlamdır. : Mahfaza : Battal Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 446

Ebrûda sap yeşili, kahverengi, çamlıca toprağı kullanılmıştır. Boyalar normal kurallar dışında, aynı renk birkaç defa kullanıldığı için, boyaların atılış sırasını tesbit mümkün değildir. Seyrekçe atılmış sap yeşili zemin üzerine sırayla pembe, kahverengi, pembe ve çamlıca toprağı rengi atılmıştır. Ebrûda dikkati çeken bir renk de kahverengi üzerine veya kahverengi renkle birlikte toprak grimsi bir rengin orta ve üst kenarlarda görülmesidir. Çamlıca toprağı rengi ise, düzensiz atılmış olmasının yanında iyice açılamadığından boyalar pürüzlü kalıp, dökülmüştür. Bunun yanında ebrûda renk uyumunun sağlanamaması, boyaların dengesiz atılması gibi nedenlerle ebrûnun başarılı olduğunu söyleyemeyiz. DEĞERLEND RME : Ebrû renk ve boyaların atılışının düzensizliği

itibariyle son dönem özensiz ebrûlarından olduğunu söyleyebiliriz.

53

KATALOG NUMARASI : I ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :4 : 27 : Tâ’likat-ı Hâşiye-i Tefsir-i Keşşâf : Arapça, Tefsir : Taşköprüzâde Ahmed b.Mustafa b.Halil : Ahmed b.Edirnî : 1007/1598 : 205x150 mm. : 73 yk. : Eser tamirat görmüştür, ebrûda silinmeler vardır. : Dış kapak, miklep : Battal Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 553

Ebrûda, renk olarak lahor, oksit sarı, açık lahor ve oksit kırmızı kullanılmıştır. lahor zemin üzerine sırayla oksit sarı, açık lahor ve oksit kırmızı atılarak Battal Ebrû oluşturulmuştur. Oksit sarı düzenli bir şekilde her tarafa dağıtılmamış, renklerin ödü iyi ayarlanamamıştır. Ayrıca ebrûda teknik hatalar mevcuttur. Bu nedenlerle ebrûnun, acemi bir ebrûcu tarafından yapıldığını söyleyebiliriz. DEĞERLEND RME : Örnek 1’de olduğu gibi bu ebrûda da renkler

homojen değildir. Kırmızı rengin tonu ve ebrûnun karakteri itibariyle ebrûyu XX. yüzyıla atfedebiliriz.

54

KATALOG NUMARASI : I ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :5 : 28 : Muhtâr : Arapça, slâm Dîni : Necmeddin Abdullah b.Mahmud b.Mevdüd el-Mûsili :… :… : 225x150 mm. : 104 yk. : Eser ve ebrûsu sağlamdır. : ç kapak. : Serpmeli Battal Ebrû.

ENVANTER NUMARASI : 642

Ebrûda mavi rengin tonları kullanılmıştır. Zemine seyrek olarak atılan açık mavi üzerine sırayla çivit mavi ve lahor atılmıştır. Bunların üzerine yine çivit mavi ile serpme yapılmıştır. Acemice yapılmış olan ebrûda bir yanda zeminde boşluklar görülüyor, bir yandan da boyalar yığılmıştır. DEĞERLEND RME : Ebrû, renk ve karakter îtibariyle XX. yüzyıla aittir.

Bu ebrûda olduğu gibi No:7592’de bulunan eserin dış kapak ebrûsu da mavi rengin tonlarıyla oluşturulmuştur.

55

KATALOG NUMARASI : I ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :6 : 29 : Mirkât, : Arapça, Arapça :… :… :… : 215x160 mm. : 217 yk. : Eser ve ebrûsu sağlamdır. : ç kapaklar, yan kâğıtlar. : Battal Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 7592

Ebrûda renk olarak oksit sarı, çivit mavi ve açık mavi renkler kullanılmıştır. Zemine seyrekçe oksit sarı atılmış, üzerine de sırayla çivit mavi ve açık mavi serpilmiştir. Ebrûda renk dağılımı çok homojen değildir. Açık mavi büyüklü küçüklü düşmüştür. Ebrû oldukça başarılıdır. DEĞERLEND RME : Bu ebrû, 1988 yılında bu kütüphanede açılan kursta yetişen öğrencilerin yaptığı bir çalışmadır1. Bu ebrûnun uygulanışıyla benzer özellikte bir ebrû Yusuf Ağa Kütüphanesi No:8158’deki eserde bulunmaktadır.

1

Bu bilgi Doç.Dr. Ahmet Saim Arıtan’dan alınmıştır.

56

KATALOG NUMARASI : I ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :7 : 30 : Dîvan-ı Bâki : Arapça, Edebiyat : Bâki Mahmud :… :… : 180x115 mm. : 140 yk. : Ebrûnun kenarlarında hafif silinmeler varsa da, eser ve ebrûsu iyi durumdadır. : Dış kapaklar : Neftli Battal Ebrû.

ENVANTER NUMARASI : 117

Ebrûda renk olarak neftî yeşil, oksit sarı, kırmızı ve neftî yeşil kullanılmıştır. Bu ebrû, neftî yeşil zemin üzerine sırayla oksit sarı, kırmızı ve neftî yeşil atılarak oluşturulmuştur. Zeminde hiç boşluk kalmayacak şekilde atılan ebrûda boyalar akmadan, neftî lahor iç içe açılmıştır. Bunun yanında ebrûda renk uyumu sağlanmıştır. Ebrûnun bu özelliklerinden dolayı, ebrûcunun titiz bir çalışmacı olduğunu söyleyebiliriz.. DEĞERLEND RME : Ebrûnun tarihi hakkında bir bilgiye sahip olmamakla

birlikte, ebrû XVIII. yüzyıl özellikleri taşımaktadır. Bu örnek, 43 Envanter numaralı ebrûyla renk ve kompozisyon olarak benzerdir. Bu ebrûyla benzer özellikleri taşıyan bir ebrû da Mevlana Müzesi No: 177’de bulunmaktadır (Resim:31). Yan kâğıda uygulanan bu ebrûnun sadece renkleri farklıdır. Burada da neftin açılışı ve renklerin homojen dağılışı ebrûcunun başarısını gösterir.

57

KATALOG NUMARASI : I ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :8 : 32 : Envar-ı Kevkeb Enhei’l-Meşâyık : Arapça, Hadis : Zürkâni Muhammed b.Abdulbâki b.Yusufe’ l-Mısırî :… : 1117/1705 : 210x160 mm. : 477 yk. : Eser onarım görmüştür; ama ebrûsu sağlamdır. : ç kapak : Neftli Battal Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 335

Ebrû yapımında bordo, kanarya sarısı, gri ve lahor renkleri kullanılmıştır. Bordo zemin üzerine kanarya sarısı, gri ve neftli lahor sırayla atılmıştır. Lahor rengi, yer yer yoğun olarak atılmıştır, bu yoğunluktan dolayı da bordo rengi sıkışmıştır. Bu birikme ile boyalar dökülmüştür. DEĞERLEND RME : Bordo rengin tonu ve ebrûnun karakteri XIX. yüzyıl

başı ebrûlarını andırmaktadır. Ebrûnun atılışı ve özellikleri dolayısıyla 43 ve 117 envanter numaralı örneği andırır.

58

KATALOG NUMARASI : I ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :9 : 33 : Minhâcü’l-Âbidîn : Arapça, Hadis : Gazzâli Ebu Hamîd Muhammed b.Muhammed :… : 849/1445 : 200x140 mm. : 117 yk. : Eser ve ebrûsu günümüze sağlam kalabilmiştir. : ç kapaklar, yan kâğıtlar. : Neftli Battal Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 439

Ebrû, kahverengi ve neftli lahorun atılmasıyla oluşturulmuştur. Fırçası iyice sıkılıp küçük küçük damlalar halinde kahverengi ile doldurulmuş zemin üzerine, yine aynı şekilde neftli lahor atılmıştır. ç içe düşerek beyin beyin açılarak insana derinlik hissi uyandıran ebrû, Somaki Ebrûsu’na güzel bir örnektir. Renk uyumu ve ebrûnun güzelliği ebrûcunun başarısını gösterir. Ebrû yüzeyindeki birtakım gölge ve çizgilerin burada Dalgalı( spanyol) Ebrû denemesi yapıldığını göstermektedir. DEĞERLEND RME taşımaktadır. Bu ebrû ile aynı özelliklere sahip ebrû örnekleri diğer kütüphanelerde de bulunmaktadır. Yusuf Ağa Kütüphanesi No: 4767’deki ebrûyla renk ve atılış özellikleri aynıdır. Ayrıca No:4691, 480, 5536, 7609, 7837,9923’deki örneklerle de atılış özellikleri olarak benzerdir. Bunun yanında ebrû yapılış özellikleri itibariyle Koyunoğlu Şehir Müzesi No: 12786 ‘da bulunan eserin ebrûsuyla benzerdir (Resim:34). Her iki eserdeki ebrûda da zemin üzerine tek renk boya, küçük damlalar oluşturacak şekilde serpilmiştir. 12786 numaralı eserdeki örnek, bu örnek kadar itinalı yapılmamıştır. Yine Mevlana Müzesi No:2438, 3157, 7025’te bulunan eserlerin ebrûları, bu ebrûyla karakter olarak benzerdir (Resim:35,36,37). : Ebrû özellikleri îtibariyle XIX. yüzyıl karakteri

59

KATALOG NUMARASI : I ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 10 : 38 : Divanı Hafız Şerhi : Türkçe, Edebiyat :… : Alâeddîn b. Mustafa : 1062/1651 : 210x150 mm. : 128 yk. : Çârkûşe tekniğinde uygulanan ebrû sağlamdır. : Dış kapaklar : Neftli Battal ebrû

ENVANTER NUMARASI : 528

Ebrû yapımında kanarya sarı, lahor ve neftli gri kullanılmıştır. Kanarya sarısı zemin üzerine büyük damlalar halinde lahor atılmış, üzerlerine de neftli gri serpilmiştir. Ebrûcu Edhem Efendi’nin ebrûsuna benzetmek istemiş olabilir2. Fakat o kadar başarılı bir ebrû değildir. Ebrûda aranan her renkteki homojenlik bu ebrûda görülmemektedir. Sarı az lahor yoğun, neftli gri ise bir büyük bir küçük damlalar halinde düşmüştür. DEĞERLEND RME özellikleri taşımaktadır. : Ebrû renk ve karakter îtibariyle XIX. yüzyıl

Battal Ebrû (Edhem Efendi), A.S.Arıtan, Türk Ebrû San’atı ve Günümüzdeki Uygulamaları (Basılmamış Eser), Konya, 2001.
2

60

KATALOG NUMARASI : I ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 11 : 39 : Müntehabât : Türkçe, Evrad ve zikir kitabları :… :… :… : 230x155 mm. : 25 yk. : Eser ve ebrûsu sağlamdır. : Dış kapaklar : Neftli Battal Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 694

Ebrûda renk olarak kırmızı, oksit sarı, gri ve lahor kullanılmıştır. Kırmızı zemin üzerine sırayla, oksit sarı, gri ve neftli lahor atılmıştır. Renk dağılımı düzgün değildir. Oksit sarı üzerine oksit kırmızı birbirini boğmuştur. Gri ve lahor renkler yer yer yoğunlaşmıştır. DEĞERLEND RME : Ebrû renkleri Edhem efendi’nin ebrû tonlarını

hatırlatmaktadır. Kırmızının farklılığına bakarak, ebrûnun karakteri itibariyle XIX. yüzyıl ebrû örneklerini hatırlatır. Bu ebrûnun uygulanış özellikleri Koyunoğlu Şehir Müzesi No:12898’de bulunan eserin ebrûsuyla benzerdir(Resim:40). Fakat Koyunoğlu’ndaki ebrûda kullanılan renkler daha uyumludur.

61

KATALOG NUMARASI : I ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 12 : 41 : Tefsîru Aliyyi’l- Kâri : Arapça, Kur’an ve Kur’an ilimleri : Aliyyü’l- Kâri b. Muhammed : Hasan b. Hüseyin : 1155/1742 : 315x215 mm. : 580 yk. : ç kapak ve yan kâğıttaki ebrûlarda miklebin nem izi görülmektedir. Fakat bu nem ebrûyu bozmamıştır. : ç kapaklar ve yan kâğıtlar : Neftli Battal Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 5192

Ebrû oluşturulurken gri, kırmızı ve lahor renkleri kullanılmıştır. Gri zemin üzerine sırayla, neftli kırmızı ve neftli lahor atılmıştır. Kırmızıdaki neftler büyük büyük açıklıklar oluşturmuştur. Açıklıkların büyüklüğüne bakarak neftin yalnız atılmış olduğunu düşünebiliriz; fakat gri üzerinde bu açıklıkları görmemekteyiz. Kırmızı renkteki neftlerin çok fazla beyazlık oluşturması renklerin karışık görünmesine sebep olmuştur. Mavinin neft uygulaması daha başarılıdır. ç kapaktaki gri renk her yerde görünmemektedir. DEĞERLEND RME özellikleri taşımaktadır. : Ebrû renk ve karakter itibariyle XIX. yüzyıl

62

KATALOG NUMARASI : I ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 13 : 42 : Mirkâtu’l- Mefâtîh li Mişkatu’l-Meşâbih : Arapça, Tefsir : Aliy el- Kâri, b. Muhammad :… :… : 330 x 210 mm. : 573 yk. : Eser ve ebrûsu sağlam olarak günümüze gelmiştir. : ç kapak : Neftli Battal Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 5240

Ebrûda, oksit sarı, bordo, lahor ve kahverengi kullanılmıştır. Seyrek atılmış oksit sarı ve bordo zemin üzerine lahor kullanılmış, en üste neftli kahverengi serpilmiştir. Somaki Ebrûsu olarak adlandırabileceğimiz ebrû, başarılı bir ebrûcu tarafından yapılmıştır. DEĞERLEND RME : XIX. yüzyıl özellikleri taşıyan ebrû atılışı ve

karakteri îtibariyle yan kâğıtlardaki (örnek ) ebrûyla benzerdir. Neftli boyanın açılışı îtibariyle No:5347, 342’deki eserlerin ebrûlarıyla benzerdir.

63

KATALOG NUMARASI : I ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 14 : 43 : Mirkâtu’l- Mefâtih li Mişkatu’l- Meşâbih : Arapça, Tefsir : Ali el- Kâri b. Muhammed :… :… : 330x210 mm. : 573 yk. : Eser ve ebrûsu sağlam olarak günümüze gelmiştir. : Yan Kâğıtlar : Neftli Battal Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 5240

Ebrûda renk olarak oksit sarı, bordo ve lahor kullanılmıştır. Oksit sarı zemin üzerine sırayla bordo ve neftli lahor atılmıştır. Renklerin atılışı dengeli ve homojendir. Oksit sarının alttan damar damar incecik görünmesi ve lahorun buğulu olarak açılışı ebrûcunun başarısıdır. DEĞERLEND RME : Ebrû renk ve karakter îtibariyle XIX. yüzyıl

özellikleri taşımaktadır. Bu dönemde yapılan neftli ebrûnun güzel bir örneğidir.

64

KATALOG II
GEL-G T EBRÛ

65

KATALOG NUMARASI : II ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :1 : 44 : Hâşiye Ala Hâşiyetu’l-Husrî Ala Şerhi’l-Cedîd li’tTecrîd : Arapça, Hadis : Şems el-Hibrâni Muhammed (1098/1686) :… : 1117/1705 : 190x115 mm. : 154 yk.. : Ebrû sağlamdır. : Mahfaza : Gel-git Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 163

Ebrûda sarı, portakal rengi, kahverengi ve lahor renkleri kullanılmıştır. Sarı zemin üzerine sırayla portakal rengi ve lahor atılmıştır. Ama bu renkler homojen olarak dağılmamıştır. Fakat burada dikkati çeken portakal rengiyle yer yer iç içe olan kahverengi renktir. Bu kahverengilik, ya fırçanın yanlışlıkla kahverengi rengin içine konulduğunu, ya da Alparslan Babaoğlu ve Mustafa Düzgünman gibi ustaların son dönemde ebrûli renk elde etmek için kullandıkları yöntemle oluşturulmuştur. Burada akla yatkın gelen ikinci görüştür. DEĞERLEND RME özellikleri taşımaktadır. Bu ebrû renklerin atılışı ve şalların uygulanışı îtibariyle No: 107’deki eseri anımsatmaktadır. Bu nedenle bu üç ebrû örneğininde aynı ebrûcunun elinden çıkmış olabileceğini söyleyebiliriz. Bu ebrûda kullanılan renkleri, Koyunoğlu Şehir Müzesi No:12032’de bulunan örnekte görmekteyiz. Renklerin atılış sırası her iki ebrûda da aynı olmasına rağmen, 12032 numaralı ebrûda boyalar daha homojen dağılmış ve şallar düzgün uygulanmıştır (Resim:45). : Ebrû renk ve genel karakter itibariyle XIX. yüzyıl

66

KATALOG NUMARASI : II ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :2 : 46 : Risâle-i Durru’l-Yetîm : Arapça, Kur’an ilîmleri : Birgivi Muhammed b.Pir Ali :Hüseyin Ârifi b.Halil b.Muhammed b.Hızır al-Çorumi : 1123/1711 : 180x115 mm. : 40 yk. : Eser ve ebrû sağlam olarak günümüze kalabilmiştir. : Dış kapaklar : Neftli Gel-git Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 139

Ebrûda renk olarak sap yeşili, sarı ve gri kullanılmıştır. Sap yeşili zemin üzerine kanarya sarısı ve gri atılmış, daha sonra Gel-git yapılmıştır. Üzerine de neftli gri serpme olarak uygulanmıştır. Ebrûnun atılışı düzensizdir. Yer yer sarı yer yer gri yoğundur. DEĞERLEND RME : Ebrû renk ve karakteri îtibariyle XIX. yüzyıl

özellikleri taşımaktadır. Bu ebrû diğer Gel-git ebrûlarından, serpmesiyle ayrılmaktadır. Yusuf Ağa Kütüphanesinde No: 7150, 7152, 9935 bulunan örnekler karakter özellikleri itibariyle örneğimize benzemektedir.

67

KATALOG NUMARASI : II ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :3 : 47 : Temyîz Ale’l-Keşşaf (Haşiye-i Reddi Keşşaf) : Arapça, Kur’an limleri : Ebu Ali Ömer b.Muhammed b.Halil :Hüseyin Ârifi b.Halil b.Muhammed b.Hızır al-Çorumi : 1123/1711 : 180x115 mm. : 40 yk. : Ebrûda biraz silinmeler varsa da, mahfaza sağlamdır. : Mahfaza : Gel-git ebrû

ENVANTER NUMARASI : 416

Ebruda renk olarak oksit kırmızı, oksit sarı ve lahor kullanılmıştır. Oksit kırmızı zemin üzerine sırayla oksit sarı ve lahor atılmıştır. Gel-git uygulanırken biz aralıklı ve düzenli olarak çekilmiştir. Kullanılan boyalarda öd ayarı iyi yapılmadığı için ebrûda homojenlik yoktur. DEĞERLEND RME : Ebrûnun renklerinden dolayı XIX. ve XX. yüzyıla ait

bir ebrû diyebiliriz. 96 ve 174 envanter numaralı ebrûnun (siyah rengi hariç) renkleri aynıdır. Bu ebrûnun uygulanışı itibariyle benzeri Mevlana Müzesi Abdûl Baki Gölpınarlı Kütüphanesi No: 24’teki eserde vardır. Her iki ebrûda da Gel-git’ler dikey yöndedir. Zemindeki renkler ebrûya hâkimdir. Fakat No:24’teki ebrû silinmiştir.

68

KATALOG NUMARASI : II ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :4 : 48 : Hâşiye Alâ Şerh-i sâgocî li-Hüsam el-Kâti : Arapça, Konulara Ait Bibliyografya : Surûrî Mustafa b.Şa’ban :… : 963/1555 : 175x130 mm. : 46 yk. : Sağlam eserin ebrûsunda silinmeler görülmektedir. : Dış kapak : Gel-git ebrû

ENVANTER NUMARASI : 113

Ebrûda renk olarak portakal rengi, kahverengi ve yaprak yeşili kullanılmıştır. Seyrek portakal rengi ve kahverengi zemin üzerine yaprak yeşili atılarak Gel-git yapılmıştır. Zeminin açık kalması, renklerin homojen dağılmaması nedeniyle ebrûnun başarılı olduğunu söyleyemeyiz. DEĞERLEND RME yüzyıla atfedebiliriz. Bu örneğimizin uygulama olarak benzeri Yusuf Ağa Kütüphanesi No:5261’de vardır. : Ebrûyu, renk ve karakter özellikleri îtibariyle XX.

69

KATALOG NUMARASI : II ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :5 : 49 : Hâşiye Alâ Evâ’il Tefsir Beydâvi : Arapça, Kur’an ve Kur’an ilimleri : Muhammad Amin Sadreddîn Mollâ Zâde :… :… : 275x150 mm. : 165 yk. :Eser ve ebrûsu sağlamdır. : ç kapak : Gel-git Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 5172

Ebrûda renk olarak lahor, bordo ve koyu gri kullanılmıştır. Lahor zemin üzerine sırayla neftli açık bordo ve koyu neftli gri atılmıştır. Şal oluşturulurken belirli bir düzen takip edilmemiştir. Başarısız renkler ve Gel-git’lerin uygulanışı ebrûyu karanlık ve karışık göstermiştir. Alt kısımlarda görünen sarı renk bir önceki ebrûdan akmış boyalar olabilir. Bu da ebrûcunun titiz olmadığını gösterir. DEĞERLEND RME : Burada kullanılan renklerin karakteri îtibariyle ebrû,

XX. yüzyıl özellikleri taşımaktadır.

70

KATALOG NUMARASI : II ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :6 : 50 : Hâşiyetü’l- slâm 'Alâ Seyyidi’l-Mutavvel : Arapça, Arap Edebiyatı. : Abdullah b.Emir Padişah el-Hüseyin el-Buhâri : Gulam Ali el-Hisâri : 997/ 1588 : 212x120 mm. : 88 yk. : Ebrû günümüze sağlam olarak kalmıştır. : Mahfaza. : Hafif Şal Ebrûsu.

ENVANTER NUMARASI : 637

Ebrûda renk olarak sarı, kırmızı, yağ yeşili ve lahor kullanılmıştır. Zemine üzerine, suyu ve ödü bol sarı boşluk bırakmayacak şekilde serpilmiştir. Üzerlerine sırayla kırmızı, yeşil ve lahor atılmıştır. Boyaları düzensizce atılan ebrûya çoğunlukla dikey hatlarda Gel-git uygulanmıştır. Ebrûcunun başarılı olduğu söylenemez. DEĞERLEND RME atfedebiliriz. Şalların : Ebrûyu renk ve karakteri îtibariyle son döneme uygulanışı 74 envanter numaralı eserin ebrûlarını

anımsatmaktadır.

71

KATALOG III
ŞAL EBRÛLARI

72

KATALOG NUMARASI : III ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :1 : 51 : Haşiyet Ale’l-Kâdi : Arapça, Kur’an ve Kur’an limleri :… :… :… : 195x145 mm. : 70 yk. : Eser tamirat görmüş, ebrûda silinmeler olmuştur. : Dış kapaklar : Şal Ebrûsu

ENVANTER NUMARASI : 7001

Ebrûda renk olarak kanarya sarısı, açık lahor, çamlıca toprağı rengi ve lahor kullanılmıştır. Kanarya sarısı zemin üzerine sırayla açık lahor, çamlıca toprağı rengi ve koyu lahor atılmıştır. Daha sonra Gel-git uygulanmış ve seyrekçe Şal uygulanmıştır. Ebrûnun üzerine Hat uygulanmıştır. DEĞERLEND RME özellikleri taşımaktadır. : Ebrû genel karakteri itibariyle XVIII. yüzyıl

73

KATALOG NUMARASI : III ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :2 : 52 : Hâşiye-i Ale’l-Mutavvel : Arapça, Edebîyat : Seyyîd Şerif Ali b.Muhammed al-Cürcâni : Mustafa shak el-Hamîdi : 890/1485 : 175x130 mm. : 132 yk. : Eser ve ebrûsu sağlamdır. : Mahfaza : Şal Ebrûsu

ENVANTER NUMARASI : 107

Ebrûnun yapımında yeşil, oksit kırmızı, oksit sarı ve lahor renkleri kullanılmıştır. Yeşil zemin üzerine sırayla düzensizce oksit kırmızı, oksit sarı ve lahor atılmıştır. Şal uygulanırken herhangi bir düzen dikkate alınmamış, biz rasgele çekilmiştir. Oksit sarı ve lahor rengin öd ayarı iyi olmadığından, boyaların tam açılamadığını görmekteyiz. Ayrıca lahor renk diğerlerine göre daha azdır. Bu nedenle renkler homojen değildir. DEĞERLEND RME : Ebrû, XVIII. ve XIX. yüzyıl özellikleri taşımaktadır.

Ebrû, karakteri itibariyle Yusuf Ağa Yazma Eserler Kütüphanesi No:71, 148’de bulunan eserlerin ebrûlarıyla benzemektedir.

74

KATALOG NUMARASI : III ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :3 : 53 : Necahu’l-Kâri li-Sahîhi’l-Buhâri (Buhari Şerh-i) : Arapça, Hadis. : Yusuf Efendi Zade Ebû Muhammed Abdullah b.Muhammed :… :… : 205x160 mm. : 508 yk. : Ebrû temiz ve sağlamdır. : Mahfaza. : Şal Ebrûsu

ENVANTER NUMARASI : 317

Ebrûda, renk olarak gri, portakal rengi ve lahor kullanılmıştır. Seyrekçe atılan gri zemin üzerine, sırayla portakal rengi ve lahor atılmıştır. Fakat portakal rengini yer yer kahverengi renkle iç içe görüyoruz. Bu oluşumda iki ihtimal söz konusudur. htimalen portakal rengi, kahverengiyle aynı anda tekneye bırakılmış ve iç içe ebrûli renk oluşmuştur. kinci ihtimal ise portakal rengi boyanın fırçası yanlışlıkla kahverengi boyanın içine konulmuş olmasıdır. kinci ihtimal daha kuvvetli görülmektedir. Çünkü kahverengi çok azdır. Zeminin doldurulmamış olması ve şalların düzensizliği ebrûnun güzelliğine gölge düşürmüştür. DEĞERLEND RME : Ebrû renk ve karakter özellikleri itibariyle XIX.

yüzyıl özellikleri taşımaktadır. No: 323 ve 324’te bulunan örneklerde de aynı teknik ve renkler kullanılmıştır. Bu örneklerde de kahverengi için aynı durum söz konusudur. Bu ebrûda olduğu gibi şalların düzensizliği yer yer iyice kıvrılmaları Koyunoğlu Şehir Müzesi No:13237’de yer alan örnekte görüyoruz( Resim:54) Ama bu ebrûlar renk olarak birbirinden farklıdır.

75

KATALOG NUMARASI : III ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :4 : 55 : Şerh-i sâgocî : Arapça, : Hüsameddin Hasan al-Kâtî : brahim b.Mahmud b.Muhammed b.Kâdi Hacı :… : 170x120 mm. : 21 yk. : Eser ve ebrûsunda yıpranma söz konusudur. : Dış kapaklar : Şal Ebrûsu

ENVANTER NUMARASI : 48

Ebrûda renk olarak yeşil, koyu çamlıca, kahverengi ve oksit kırmızı kullanılmıştır. Yeşil zemin üzerine seyrekçe koyu çamlıca atıldıktan sonra kahverengi renk yer yer yoğun olarak serpilmiştir. Üzerlerine oksit kırmızı atılmış ve düzensiz olarak S’lerden şal yapılmıştır. S’ler siyahların yoğunlaştığı bölümlerde, iyice kıvrılmış Bülbül Yuvasını andırmıştır; ancak tam bir Bülbül Yuvası oluşturulmamıştır. DEĞERLEND RME : Bu tip ebrûlar XIX. ve XX yüzyılda kullanılmaktadır.

Bu ebrûda şallarının uygulanışı diğer ebrûlardan farklıdır.

76

KATALOG NUMARASI : III ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :5 : 56 : Haşiye Alâ Haşiye es-Seyyidü’s-Şerîf Alâ Şerhi’l-Metâli : Arapça, Konulara Ait Bibliyografya : Mirzacan Habîb’ Allah el-Şirâzi : brahim b.Ali :… : 215x150 mm. : 194 yk. : Eser tamirat geçirmiş, ebrûda renk değişimi olmuştur. : ç kapaklar : Şal Ebrûsu.

ENVANTER NUMARASI : 493

Ebrûda sap yeşili, lahor, oksit kırmızı, çamlıca toprağı rengi kullanılmıştır. Yeşil zemin üzerlerine sırayla lahor, çamlıca toprağı rengi ve oksit kırmızı atılmıştır. Şal oluşturulurken düzenli bir ‘S’ ve ‘C’ hareketi görülmemektedir. Düzensiz şekilde bizin hareket ettirilmesiyle şal yapılmaya çalışılmıştır. DEĞERLEND RME : Ebrû dönem karakteri vermemektedir. Bu tip ebrûlar

XIX. ve XX. yüzyılda kullanılmıştır. Diğer şal ebrûlarına göre farklı bir yapısı vardır. Bu uygulamanın aynısını Yusuf Ağa Kütüphanesi No:5229, 6716’daki eserlerde görüyoruz.

77

KATALOG NUMARASI : III ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :6 : 57 : Durs al-min fi Şerh-i Salavât-ı Muhiddîn : Arapça, Hadis : Bağdad-î Muhammed b.Ömer b.Abdü’l-Celîl : Muhammed Es’ad Nubûrî : 1198/1783 : 170x120 mm. : 56 yk. : Eser ve ebrûsu sağlamdır. : Dış kapaklar : Şal Ebrûsu

ENVANTER NUMARASI : 35

Ebrû yapımında oksit sarı, kiremit rengi, koyu çamlıca ve çok açık yeşil(su yeşili) renkler kullanılmıştır. Zemine oksit sarı ve su yeşili düzensiz olarak atılmış üzerine koyu çamlıca ve pembe serpilmiş, Şal uygulanmıştır. Şal oluşturulurken herhangi bir düzene bağlı kalınmamış, biz rasgele hareket ettirilmiştir. DEĞERLEND RME : Ebrûnun renk ve karakter özelliklerine göre XX.

yüzyıla ait olduğunu söyleyebiliriz. Buradaki düzensizliği, Yusuf Ağa Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi No:71, 148 ve 177’de bulunan eserlerde de görüyoruz.

78

KATALOG NUMARASI : III ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :7 : 58 : Hâşiye Ale’l-Hidâye : Arapça, Fıkıh : Sad b. sa b.Amir Han :… :… : 205x140 mm. : 383 yk. :Eser ve ebrûsu sağlamdır. : ç kapaklar : Şal Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 623

Ebrûda oksit kırmızı, lahor, kanarya sarısı, oksit sarı ve bordo renkler kullanılmıştır. Çok seyrek oksit kırmızı zemin üzerine sırayla lahor, kanarya sarısı, oksit sarı ve bordo atılmıştır. Daha sonra geniş olarak gel-git yapılmış ve üzerine verev ve dikey hatlarda Şal uygulanmıştır. Şalın uygulanışı düzgün ve başarılıdır, ama ebrûda teknik hatalar görülmektedir. DEĞERLEND RME : Ebrûda kullanılan boyaların canlılığı son dönem

ebrûlarını hatırlatmaktadır. Bu nedenle ebrûyu XX. yüzyıla atfedebiliriz.

79

KATALOG NUMARASI : III ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :8 : 59 : Tefsir-i Bahru’l-Muhît : Arapça, slâm Dîni. : Asîreddîn Ebû Hayyâm el-Gırnatî Ahmed b. Muhammed Mûsa :… :… : 340 x 250 mm. : 535 yk. : Eser ve ebrûsu sağlamdır. : ç kapaklar : Şal Ebrûsu

ENVANTER NUMARASI : 5211

Ebrûda renk olarak sarı(zırnık), gri, yaprak yeşili ve kırmızı kullanılmıştır. Sarı zemin üzerine gri, yaprak yeşili ve pembemsi bir kırmızı sırayla atılmıştır. Şallar, yuvarlak zikzak çizilerek yatay yönde oluşturulmuştur. Şallarda belirli bir sıra izlenmiştir. Ebrû oluşturulurken bütün renkler hem seyrek hem de dengesiz atılmıştır. Renklerin seyrek atılmış olması kâğıt zemininin çokça görülmesine neden olmuştur. DEĞERLEND RME : Ebrûnun renkleri ve karakteri XX. yüzyıl özelliği

göstermektedir. Çünkü bu ton bir kırmızıyı önceki dönemlerde görmemekteyiz.

80

KATALOG NUMARASI : III ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :9 : 60 : Nûru Hadîkatu’l-Bedîi ve Nûru Hadıkati’r-Rebî' : Arapça, Edebiyat : Kerami brahim b.Ali b.Hasan : brahim b.Ali b.Hasan b.Sâdık : 876/1471 : 175X135 mm. : 367 yk. : Eser ve ebrûsu sağlamdır. : Yan Kâğıt : Şal ebrûsu

ENVANTER NUMARASI : 125

Ebrûda hafif kanarya sarısı, oksit kırmızı ve yeşil renkler kullanılmıştır. Seyrekçe atılmış kanarya sarısı zemin üzerine, sırayla suyu bol oksit kırmızı ve yeşil seyrek olarak serpilmiştir. Oksit kırmızı çok açık olduğu için kâğıt rengi zannedilebilir. Şal uygulanırken biz çok sık hareket ettirilmiştir. Diğer Şal Ebrûlarına göre biraz farklı görünmektedir. Bunun nedeni şalların çok sık olması ve aynı zamanda zeminin çokça görülmesidir. DEĞERLEND RME : Ebrû bir dönem karakteri vermemektedir.

81

KATALOG NUMARASI : III ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 10 : 61 : el- sâbe fi Temyiz es- Sahâbe : Arapça, Tefsir. : Ahmed b. Ali b. El- Hacer Aşkalâni :… : 1118/1706 : 310x205 mm. : 467 yk. : Eserin tamiratı yapılırken Hatîb ebrûlu bir kâğıt kullanılmıştır. Eserin ebrûsu sağlamdır. : ç kapaklar : Serpmeli Şal Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 5249

Ebrûda renk olarak kırmızı, sarı ve siyah renkler kullanılmıştır. Zemine pembemsi bir kırmızı atılmış, üzerine sarı ve siyah renkler serpilmiştir. Zemine göre siyah ve yeşil renkler azar atılmıştır. Şallar uygulanırken yuvarlak ve dik zikzaklar, dikey yönde zorlaştırmıştır. DEĞERLEND RME : Kırmızı rengin tonu ve ebrûnun genel karakteri çizilmiştir. Renklerin yoğun olması zikzakların seçilmesini

îtibariyle XIX. ve XX. yüzyıl ebrûlarını andırmaktadır

82

KATALOG NUMARASI : III ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 11 : 62 : Vasiyetnâme : Türkçe, Hadis : Birgivi Muhammed b.Pir Ali :… :… : 120x107 mm. : 40 yk. : Eser ve ebrûda yıpranmalar görülmektedir. : Dış kapaklar : Neftli Şal Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 33

Ebrû yapımında siyah, pembe, yağ yeşili ve neftli gri kullanılmıştır. Siyah zemin üzerine sırasıyla pembe ve yağ yeşili atılmıştır. Sonra düzensiz olarak şal oluşturulmuştur. Son olarak neftli griden serpme yapılmıştır. Renkler homojen olarak dağılmamıştır. Pembenin bazı kısımlarda koyu olması rengin silinme ihtimalini akla getirmektedir. Ya da pembe renk önce koyu bir ton az bir kısma atılmış, sonra üzerine suyu çok bir pembe atılarak böyle bir kompozisyon oluşturulmuştur. Ama burada birinci ihtimal daha kuvvetlidir. DEĞERLEND RME : Ebrû görüntüsü ve renk özellikleri îtibariyle XVIII.

yüzyıl özellikleri taşımaktadır.

83

KATALOG NUMARASI : III ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 12 : 63 : Haşiye Alâ Şerhi’l-Akâid : Arapça, Hadis : Hayâli Şemseddîn Ahmed b.Kadı Mûsa : Ali b.al-Muğlavî : 929/1522 : 175x110 mm. : 50 yk. : Eserde yıpranma varsa da, ebrû sağlamdır. : ç kapaklar : Neftli Serpmeli Şal Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 60

Ebrûda renk olarak kahverengi, bordo, yeşil, portakal rengi, sarı, kırmızı ve lahor kullanılmıştır. Kahverengi zemin üzerine sırayla bordo, yeşil, portakal rengi, sarı, kırmızı ve neftli lahor atılmış ve belirli bir düzen takip etmeden şal uygulanmıştır. Şalın üzerine de sırayla neftli kırmızı ve neftli lahordan serpme yapılmıştır. Renk skalasının geniş olması ebrûnun tam olarak seçilememesine neden olmuştur. Renkler dengeli olarak dağılmamıştır. DEĞERLEND RME : Bir belgeye dayanmamakla birlikte ebrû renk ve

karakteri îtibariyle XIX. yüzyıl özellikleri taşımaktadır.

84

KATALOG NUMARASI : III ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 13 : 64 : Şerh-i Sahîhi Müslim : Arapça, Hadis : Nevevi Ebu Zekeriya :… :… : 200x140 mm. : 265 yk. : Eser onarım geçirmiş, fakat ebrûsu sağlamdır. : ç kapak, miklep : Neftli serpmeli Şal Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 292

Ebrû yapımında lahor, siyah, yeşil ve oksit kırmızı kullanılmıştır. Lahor zemin üzerine sırayla neftli siyah ve yeşil atılmıştır. Sonra rasgele şal uygulanmıştır. Şalın üzerine neftli oksit kırmızı serpme olarak atılmıştır. Renkleri uyumlu olmayan ebrûnun, boyaları çok fazla atıldığından, boyalar hemen akacakmış gibi görünmektedir. DEĞERLEND RME özellikleri taşımaktadır. : Ebrû renk ve karakteri îtibariyle XX. yüzyıl

85

KATALOG NUMARASI : III ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 14 : 65 : Lübâbu’t-Te’vil fi Me’âni’t-Tenzîl : Arapça, Kur’an ve Kur’an limleri : Alâeddin Ali b. Muhammed b. brahim el-Bağdâdi Hâzin, Ali b. Abdullah el-Benufâri :… :… : 305x205 mm. : 275 yk. : Eser tamirat görse de, ebrû sağlamdır. : ç kapak : Neftli Serpmeli Şal Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 5208

Ebrûda renk olarak lahor, yeşil, bordo ve sarı kullanılmıştır. Lahor zemin üzerine sırayla bordo, yeşil, sarı atılmış ve serpme olarak sadece neft kullanılmıştır. Sonra yatay ve derin ‘S’lerin iç içe geçmesiyle şal oluşturulmuştur. Ebrûda bordo renk hakimdir. Sarı ve yeşil renkler atılırken fırçalar çok sıkılarak damlaların minik minik düşmesi sağlanmıştır. uygulandığı tek örnektir. DEĞERLEND RME : Ebrûnun XX. yüzyıla ait olduğunu söyleyebiliriz. ncelediğimiz örnekler içerisinde Şal’dan önce neftin

Çünkü erken dönem örneklerinde bordo renk bu kadar hakim değildir. Bu ebrûdaki zikzakların dikey olarak yapılmışını Örnek No:10’da görmüştük. O örnekteki uygulama daha itinalıydı (Bknz.Resim:61).

86

KATALOG IV
TARAKLI EBRÛLAR

87

KATALOG NUMARASI : IV ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :1 : 66 : Şafiye fi Tasrîf : Arapça, Arapça : bn Hacib Ebu Ömer, Osman b.Ömer el-Nehavi elMâliki : Hattat Mustafa :… : 180x125 mm. : 34 yk. : Eser ve ebrûsu sağlam olarak günümüze kalmıştır. : Dış kapaklar : Taraklı ebrû

ENVANTER NUMARASI : 164

Ebrûda oksit kırmızı, sarı, lahor ve portakal rengi kullanılmıştır. Oksit kırmızı zemin üzerine sırayla sarı, lahor ve portakal rengi atılmıştır. Daha sonra dişleri düzenli olmayan (0.4-0.10 mm) bir tarakla ebrû taranmıştır. Renkler

homojen serpilmemiştir. Portakal rengi sadece iki kısımda görülmektedir. Buralarda lahor yoğunlaşmıştır. DEĞERLEND RME : Ebrû, renk ve karakteri itibariyle XVIII. yüzyıl

özellikleri taşımaktadır. Yusuf Ağa Kütüphanesi No:541’deki eserin ebrûsu karakter olarak bu ebrûya benzerdir. Bu ebrûnun uygulanışı itibariyle benzeri Mevlana Müzesi No:2039’daki eserde vardır (Resim:67). Renk tonları benzeyen bu ebrûda örneğimizdeki oksit kırmızı yerine siyah kullanılmıştır. Ayrıca her iki ebrûda kullanılan taraklar aynı aralıktadır. Yine bu ebrûyla yapılış özellikleri itibariyle benzer bir ebrû Koyunoğlu Şehir Müzesi No: 13189’da bulunan eserde vardır (Resim:68). Buradaki renk sayısı daha fazla ve tarama yatay yöndedir.

88

KATALOG NUMARASI : IV ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :2 : 69 : Haşiye Ale’l-Menâr : Arapça, Fıkıh : Azmi zâde Mustafa b.Pir Muhammed :… :… : 195x120 mm. : 316 yk. : Eser bakım görmüş, ebrûsu sağlamdır. : ç kapaklar : nce Taraklı Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 481

Ebrûda renk olarak lahor, oksit kırmızı, siyah, sarı ve bordo kullanılmıştır. Atılış sırası tam olarak seçilemeyen ebrûda tahminen lahor zemin üzerine sırayla siyah, sarı, bordo ve oksit kırmızı atılmıştır. Daha sonra yaklaşık 0.2-0.3 mm. inceliğinde bir tarak yardımıyla tarama yapılmıştır. Sarı, bordo, siyah grup olarak üç yatay sıra halinde görülüyor. Bu görüntü bize boyaların belirli bir sıra ile atıldığını gösterir. Bazı kısımlarda tarağın oynadığı görülse de genel olarak başarılı bir ebrûdur. DEĞERLEND RME taşımaktadır. Bu örnekteki boyaların atılışına benzer bir örnek Yusuf Ağa Kütüphanesi No:552’de vardır. 552 numaralı örnekte tarama işlemi daha başarılıdır. : Ebrû renk ve karakter olarak XVIII. yüzyıl özellikleri

89

KATALOG NUMARASI : IV ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :3 : 70 : Haşiye-i Şerh-i Mevâkıf : Arapça, Hadis : Hasan Çelebi b.Muhammed Şah al-Fenâri : Hasan Çelebi b.Muhammed :… : 180x125 mm. : 228 yk. :Eserde tamirat izleri görülmektedir. Ebrû genel olarak sağlamdır. : ç kapaklar, miklep : nce Taraklı Ebrû.

ENVANTER NUMARASI : 101

Ebrûda renk olarak oksit sarı, yağ yeşili, lahor ve bordo kullanılmıştır. Oksit sarı zemin üzerine yağ yeşili, lahor ve bordo renklerle Battal zemin oluşturulmuştur. Daha sonra tahminen 0,1-0,3 mm. incelikte dişleri olan bir tarakla ebrû taranmıştır. Ancak lahor rengin bazı yerlerde yoğunlaştığı ve buralarda oksit sarının yerini bordonun aldığı görülmektedir. Yani ebrûda yeşil her yere, lahor ve bordo ikilisi ile kırmızı ve oksit sarı bazı kısımlarda yoğunlaşmıştır. Bu durum bize renklerin belirli bir düzen ile atıldığını gösterir. Bu ebrûda tarama işleminden sonra bazı biz darbeleri yapılmıştır. Buralarda bir defoyu kaybetme amacı olabilir. Bu incelikte bir tarak kullanmak ebrûcunun başarısını gösterir. DEĞERLEND RME özellikleri taşımaktadır. Bu örnekte kullanılan tarakla benzer özellikte bir tarak yardımıyla yapılmış bir ebrû Yusuf Ağa Kütüphanesi No:7651’de vardır. No:7651’deki ebrûda tarama daha başarılıdır; fakat ebrû yırtılmış ve kirlenmiştir : Ebrûnun renk ve karakteri itibariyle XVIII. yüzyıl

90

KATALOG NUMARASI : IV ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :4 : 71 : Kitâbu’l- fsâh'an-Şerh-i Meâni el-Sahah : Arapça, Tefsir. : bni Hübeyre A’vnad Ali Ebu’l-Muzaffer Yahya b.Muhammed : Abdullah b.Abdülkerîm el-Rûmî : 778/1376 : 175x130 mm. : 153 yk. : Eser tamirat geçirmiş olup, ebrûsu sağlamdır. : ç kapaklar ve miklep. : nce Taraklı Ebrû.

ENVANTER NUMARASI : 96

Kanarya sarısı, oksit sarı, kırmızı, siyah ve mavi renkler kullanılarak ebrû yapılmıştır. Kanarya sarısı zemin üzerine sırayla oksit sarı, kırmızı, siyah ve mavi atılan ebrû, çok ince bir tarak yardımıyla taranmıştır. Bu kadar ince bir tarağı kullanarak ebrû yapmak, ebrûcunun başarısını gösterir. Ancak arada bazı genişlikler ya tarağın dişlerinin düştüğünden ya da düzensizliğinden kaynaklanmıştır. Taramadan sonra biz yardımıyla bazı hareketler görülmüştür. Bu hareketler ebrûdaki bazı hataları kapatmak için yapılmış olmalıdır. DEĞERLEND RME : Ebrû genel karakteri ve renkleri îtibariyle XIX.

yüzyıl özellikleri taşımaktadır. Tarağın inceliği ve ebrûnun uygulanışı Yusuf Ağa Kütüphanesi No:70, 262’deki eserlerin ebrularıyla benzemektedir.

91

KATALOG NUMARASI : IV ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :5 : 72 : Haşiye-i Molla Câmi : Arapça, Arapça : Muhammed b.Musa Bosnavî :… :… : 200x150 mm. : 271 yk. : Eser tamirat görmüş ama ebrû sağlamdır. : ç kapaklar : nce Taraklı Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 306

Ebrû yapımında oksit sarı, oksit kırmızı ve lahor renkleri kullanılmıştır. Renklerin atılış sırasını tam olarak anlayamamakla birlikte, tahminen sarı zemin üzerine oksit kırmızı ve lahor atılmıştır. Battalın taranmasında ince dişli bir tarak tercih edilmiştir. Fakat helezon gibi görünen iki geniş diş arası göze çarpmaktadır. Bunlardan biri daha geniştir. Buralarda ya tarağın dişi düşmüş, ya da bilerek dişler çıkarılmıştır. Ebrû almak için kâğıt yatırılırken ebrûnun ortalarında Kâğıt yatırma hatasından kaynaklanan izler görülmektedir. DEĞERLEND RME : Ebrû renkleri ve genel karakteri îtibariyle XX. yüzyıl

özellikleri taşımaktadır. Bu ebrû özellikleri yönünden No:70 ‘teki ebrûyla benzerdir. Bu ebrûda görülen helezonların daha düzenli şekilde yapılmışı No:9855’te vardır. Bu da bize bu örnekte dişlerin kasıtlı olarak çıkarılmış olabileceği ihtimalini vermektedir.

92

KATALOG NUMARASI : IV ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :6 : 73 : Haşiye 'Alâ Şerh-i Merahi’l-Ervâh : Arapça, Arapça : Keçi Muhammed :… :… : 200x130 mm. : 75 yk. : Eser tamirat görmüş; fakat ebrûsu sağlamdır. : ç kapaklar : Taraklı Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 398

Ebrûda oksit sarı, bordo ve lahor renkler kullanılmıştır. Bu renklerin belli bir düzene göre atılmıştır. Gel-git ve tarak yönü belli olmayan ebrû özellikle Batı Ebrûsunda çok kullanılan Buket Ebrûsuna benzetilmeye çalışılmıştır. DEĞERLEND RME : Ebrû özellikleri itibariyle XX. yüzyıl özellikleri taşır.

Bu ebrûnun aynısı Yusuf Ağa Kütüphanesi No:5285’deki eserde vardır.

93

KATALOG NUMARASI : IV ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :7 : 74 : Kevkebu’l-Münîr fil-Şerhi’l-Camii’s-Sağir : Arapça, Tefsir. : Şemseddîn Muhammed el-Arkâmi :… : ... : 200x140 mm. : 529 yk. : Eserde bazı yıpranmalar söz konusudur; ama ebrû sağlamdır. : ç kapaklar : Taraklı Şal Ebrû Lahor zemin

ENVANTER NUMARASI : 208

Ebrû yapımında lahor, sarı, kırmızı renkler kullanılmıştır.

üzerine sırayla sarı ve kırmızı renkler atılmıştır. Büyük damlalar halinde serpilen boyalar bir tarak yardımıyla taranmıştır. Daha sonra biz yardımıyla şal yapılmıştır. Şal uygulamasında orta kısımlara ağırlık verilmiştir. DEĞERLEND RME : Ebrû renk ve karakter özellikleri îtibariyle XIX.

yüzyıl özellikleri taşımaktadır. Bu benzeri Yusuf Ağa Kütüphanesi No:416’daki eserde görülmektedir.

94

KATALOG NUMARASI : IV ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :8 : 75 : Divân : Türkçe, : Azîz Mahmud Hüdâyi :… :… : 185x115 mm. : 68 yk. : Eser ve ebrûsu günümüze kadar sağlam gelebilmiştir. : ç kapaklar, miklep : Taraklı Şal Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 519

Ebrûda renk olarak bordo, çamlıca toprağı rengi, siyah ve yeşil kullanılmıştır. Atılış sırası tam belli olmayan ebrûda tahminen yeşil zemin üzerine siyah, çamlıca toprağı rengi ve bordo atılmıştır. Diş aralıkları düzenli olmayan tarakla taranmasına rağmen görsel etki çok kuvvetlidir. Ebrûnun dip tarafları renk değişikliği göstermiştir. DEĞERLEND RME özellikleri taşımaktadır. : Ebrû renk ve karakteri îtibariyle XIX. yüzyıl

95

KATALOG NUMARASI : IV ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :9 : 76 : Keşf ‘Ale’l-Keşşâf : Arapça, Kur’an limleri : Ömer b. Abdurrahmân el- Fârisi :… : 1034/1624 : 288x200 mm. : 1+505 yk. : Eser ve ebrûsu sağlamdır. : ç Kapaklar : Taraklı Şal Ebrûsu

ENVANTER NUMARASI : 5228

Ebrûda renk olarak lahor, kanarya sarısı, siyah, oksit sarı ve oksit kırmızı kullanılmıştır. Lahor zemin üzerine yer yer oksit sarı içine oksit kırmızı, yer yer kanarya sarısı içine siyah gelecek şekilde boyalar serpilmiştir. Daha sonra düzgünce taranmış ve şal oluşturulmuştur. Oksit kırmızının öd ayarı iyi olmaması nedeniyle boya akmıştır. Ebrûda bazı teknik hatalar mevcuttur. Ebr3unun alt tarafına doğru kâğıt tekneye yatırılırken, kabarcık kaldığı için iz kalmıştır. Fakat renk uyumu ve taraklı şalın uygulanışı başarılıdır. Bu ebrûcunun başarısını gösterir. DEĞERLEND RME : Ebrû karakteri itibariyle Mustafa Düzgünman’ın ebrûlarını andırmaktadır3. Bu nedenle ebrûyu XX. yüzyıla atfedebiliriz. Bu boyutlarda tarama işlemi erken dönemde görmemekteyiz.

3

S.Eti, a.g.m., s.29.

96

KATALOG NUMARASI : IV ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 10 : 77 : Cevheratü’n- Nayyîra (Şerh-i Kudûri) : Arapça, Akâid ve Kelâm : Ebû Bekr b. Ali : Abdü’l-Mün’im b.Şabân : 1082/1671 : 300x205 mm. : 389 yk. : Eserde tamirat izleri varsa da ebrûsu sağlamdır. : ç kapaklar : Taraklı Şal Ebrûsu

ENVANTER NUMARASI : 5309

Ebrû yapımında gri, lahor, oksit sarı ve kırmızı kullanılmıştır. Gri zemin üzerine lahor oksit sarı içine kırmızı sırayla atılmıştır. Ebrû, düzenli bir tarak yardımıyla tarandıktan sonra şal yapılmıştır. Ebrûdaki renk uyumu ve şalların düzeni, ebrûnun usta ebrûcu tarafından yapıldığını gösterir. DEĞERLEND RME Düzgünman’da yapmıştır4. Bu ebr3uyla aynı karakterde bir ebrû Yusuf Ağa Kütüphanesi No:5286’da vardır. Bu ebrûya göre örneğimizdeki renk seçimi daha başarılıdır. : Ebrû yapılış karakteri ve şalların uygulanışı itibariyle

XX. yüzyıl özellikleri taşımaktadır. Çünkü bu ebrûnun benzerini Mustafa

4

Bknz. A.S. Arıtan, “Geçmişten Günümüze Türk Ebrû San’atı ve Yeni Uygulamalar”,a.g.m., s.32, Resim:10.

97

KATALOG V
BÜLBÜL YUVASI

98

KATALOG NUMARASI : V ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :1 : 78 : Tefsîr-i Haddâdi : Arapça, Kur’an ilimleri : Razıyeddin Ebû Bekr es-Sıddîk b. Nûreddin Ali elHaddâde’l-Yemâni :… : 944/1537 : 295x200 mm. : 698 yk. : Eser onarım görmüştür, fakat ebrûsu sağlamdır. : Yan kâğıtlar : Bülbül Yuvası

ENVANTER NUMARASI : 5216

Ebrûda sadece lahor renk kullanılmıştır. Minik minik atılan neftli lahor üzerine merkezden muhite beş dikey, dokuz yatay yönde küçük küçük birçok bülbül yuvaları yapılmıştır. Göze hoş gelen ebrûnun yapılışı ustacadır. Örneklerimiz içinde tek renk üzerine Bülbül Yuvası yapılan tek örnektir. DEĞERLEND RME : Ebrûnun, uygulanış ve karakter özellikleri îtibariyle

XVIII.- XIX. yüzyıllara ait olduğunu söyleyebiliriz.

99

KATALOG NUMARASI : V ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :2 : 79 : şaret el-Mânum min baret el- mam (Fıkh-ı Ekber) : Arapça, Akâid : Ahmed b.Hüsameddin Hasan b.Şeyh Sinâneddin elBayazi :… :… : 215x160 mm. : 184 yk. : Eser kenarlardan nem almıştır. : ç kapaklar : Bülbül Yuvası

ENVANTER NUMARASI : 631

Ebrûda renk olarak lahor, bordo, yeşil, oksit sarı kullanılmıştır. Lahor zemin üzerine sırayla bordo ve yeşil atılmıştır. Üzerlerine oksit sarı ve neft sırayla serpme olarak atılmıştır. Daha sonra sıra ile muhitten merkeze küçük küçük Bülbül Yuvaları yapılmıştır. Bülbül Yuvalarından sonra neftli lahor çok seyrek olarak serpilmiştir. Ebrûda renklerin dağılımı homojen değildir. Fakat Bülbül Yuvalarının uygulanışı başarılıdır. Ebrû yetmediği için kalan kısmı eklemeyle kapatılmıştır. DEĞERLEND RME özellikleri taşımaktadır. Buradaki örnekte olduğu gibi dört renk atılarak üzerine Bülbül Yuvası uygulanan bir örnek de Koyunoğlu Şehir Müzesi’nde bulunmaktadır. No:13303’te bulunan bu örneğe 4 sırada, 8 satır Bülbül Yuvası uygulanmıştır. Ama eserin dış kapağında olan bu ebrû silinmiştir(Resim:80) . : Ebrû renk ve karakter itibariyle XIX. yüzyıl

100

KATALOG NUMARASI : V ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :3 : 81 : Haşiyetu’n Ala' Tefsîri Sûreti’l-Kehf : Arapça, Tefsir : Allâmek Muhammed b.Musa el-Bosnâvi :… : 1037/1627 : 200x120 mm. : 106 yk. : Eser bazı tamiratlar geçirmiştir. Fakat ebrûsu sağlamdır. : ç kapaklar : Taraklı Bülbül Yuvası

ENVANTER NUMARASI : 251

Ebrûda renk olarak oksit sarı, kırmızı ve lahor renkler kullanılmıştır. Renklerin atılış sırası tahminen oksit sarı zemin üzerine sırayla kırmızı ve lahor serpilmiştir. Lahor bazı kısımlarda yoğun olarak görülmektedir. nce bir tarakla taranan ebrûya ikişer Bülbül Yuvası uygulanmıştır. Ön iç kapaktaki ebrûda bülbül yuvaları düzenli değildir. DEĞERLEND RME : Ebrû renk ve karakter olarak XIX. yüzyıl özellikleri

taşımaktadır. Bu ebrûnun renk ve karakter benzeri Yusuf Ağa Kütüphanesi No:230’da bulunmaktadır.

101

KATALOG NUMARASI : V ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :4 : 82 : Kevkebu’l-Münîr fi’l-Camii’s-Sağîr : Arapça, Tefsir : Şemseddîn Muhammed el-Arkâmi :… :… : 200x195 mm. : 477 yk. : Eser yıpranmış; fakat ebrûsu sağlamdır. : ç kapaklarda. : Taraklı Bülbül Yuvası.

ENVANTER NUMARASI : 207

Ebrû yapımında oksit kırmızı, sarı ve siyah kullanılmıştır. Kırmızı, zemin üzerine sarı, daha sonra belirli kısımlara siyah atılmış ve taranmıştır. Siyahların bulunduğu yerlerde ikişer Bülbül Yuvası oluşturulmuştur. Bülbül Yuvaları itinalı şekilde oluşturulmamıştır. Ebrûda bazı teknik hatalar mevcuttur. DEĞERLEND RME : Renkleri îtibariyle XX. yüzyıl ebrûsu olduğunu

söyleyebileceğimiz ebrû, renk ve karakter itibariyle 209 envanter numaralı ebrûyla benzerdir. Örnek 3, 4 ve No:209’daki ebrûlar tam bir Bülbül Yuvası olmayıp, Bülbül Yuvası’na yakın olduğu için bu isimle adlandırılmıştır.

102

KATALOG NUMARASI : V ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :5 : 83 : Delâilu’l-Hayrât Tercümesi : Arapça, Hadis : Kara Davud :… :… : 230x170 mm. : 134 yk. : Çarkûşe tekniğinde uygulanan ebrûda sağlamdır. : Dış kapaklar : Bülbül Yuvası

ENVANTER NUMARASI : 7508

Lahor, yeşil ve kırmızı kullanılarak ebrû yapılmıştır. Lahor zemin üzerine seyrekçe yeşil ve kırmızı atılmıştır. Daha sonra biz yardımıyla Bülbül Yuvaları yapılmıştır. Renkler karakter olarak sentetik boyaları andırmaktadır. DEĞERLEND RME : Ebrûda kullanılan boyalar, ebrûnun XX. yüzyıl

özellikleri taşıdığını göstermektedir. Bu ebrû uygulama olarak Yusuf Ağa Kütüphanesi No:618, 7370, 8203’de bulunan örneklere benzemektedir.

103

KATALOG VI HATÎB EBRÛLARI

104

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :1 : 84 : Fetü’l-Bârî fî Şerh-i Sahihi’l- Buhâri : Arapça, Tefsir : Ebû Yahyâ Zekeriyyâ el-Ensâri :… :… : 290x195 mm. : 265 yk. : Eser ve ebrû günümüze sağlam kalabilmiştir. : Mahfaza : Gelişmemiş Hatîb

ENVANTER NUMARASI : 5276

Ebrûda renk olarak lahor, sarı ve oksit kırmızı kullanılmıştır. Lahor zemin üzerine sarı atılmış ve rasgele şal yapılmıştır. Şalın üzerine kaydırmalı olarak kırmızı damlalar serpilmiştir. Bu damlalar karşılıklı olarak dışa doğru çekilerek şekillendirilmiştir. Bu uygulama tam bir hatîb değildir; ama hatîbin proto-tipidir. Ebrûda teknik hatalar mevcuttur. DEĞERLEND RME : Bu örneğin hatîb uygulamalarında ilk dönem

örneklerinden olduğunu tahmin etmekteyiz. Bu nedenle XVIII. yüzyıla ait bir örnek olduğunu söyleyebiliriz.

105

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :2 : 85 : Ahlâk-i A’li : Türkçe, slâm Dîni : bn el-Hannane Ali b.Emrullah :… : 1030/1620 : 200x110 mm. : 252 yk. : Mahfaza onarım görmüştür. Ebrûda bazı silinmeler meydana gelmiştir. : Mahfaza : Kumlu Hatîb

ENVANTER NUMARASI : 405

Ebrûda renk olarak siyah, sarı, kırmızı ve lahor kullanılmıştır. Siyah zemin üzerine bir sıra lahor içine kırmızı; kaydırmalı olarak damlatılan ikinci sıraya da kırmızı içine lahor ve aralarına da sarı damlatılmıştır. Damlaların bazılarına müdahalede bulunulmuştur. Lahor ve kırmızılar kumlanmıştır. DEĞERLEND RME : Ebrûyu genel karakteri itibariyle XVIII. yüzyılla

tarihlendirebiliriz. Bu ebrû Yusuf Ağa Kütüphanesi No:7178’deki eserin ebrûsuyla benzemektedir.

106

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :3 : 86 : Şerh-i Şifa-i Şerîf : Arapça, Hadis : Ali el-Kâri Nûreddin b.Sultan Muhammed el-Harâvi :… :… : 240x150 mm. : 553 yk. : Eser ve ebrûsu sağlamdır. : ç kapak : Kumlu Hatîb

ENVANTER NUMARASI : 691

Ebrûda renk olarak lahor, portakal rengi ve kahverengi kullanılmıştır. Zeminsiz yapılan ebrûda sırayla kaydırmalı olarak lahor damlatılmıştır. Bu damlaların içine portakal rengi ve kahverengi birlikte bırakılmıştır. Bu şekilde iç içe ebrûli bir görüntü oluşmuştur. Bu teknik 317 ve 113 envanter numaralı örneklerde de uygulanmıştır. Kahverengi her hatîbde aynı oranda yoktur. Bütün renklerin kumlandığı damlalara belli belirsiz müdahalede bulunulmuştur. Kumlanma güzel olmuş, yer yer kılçıklaşmıştır. DEĞERLEND RME : Bu ebrûnun benzer bir örneğini M. Cansever’in yazısında görmekteyiz5. Bu eserdeki ebrûnun XVIII. yüzyılla tarihlendirilmiş olması nedeniyle, örneğimizi de aynı yüzyıla atfedebiliriz.

5

M.Cansever, a.g.m., s.154, Resim:2.

107

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :4 : 87 : Hâşiye Alâ Şerh-i Akaidi Adûdiyyat : Arapça, Hadis : Kafavi Muhammad b. Hamid :… :… : 215 x 140 mm. : 126 yk. : Eser ve ebrûsu günümüze sağlam olarak kalabilmiştir. : ç kapaklar, yan kâğıtlar : Kumlu Hatîb

ENVANTER NUMARASI : 4726

Ebrûda renk olarak kahverengi, lahor, kırmızı, su yeşili renkleri kullanılmıştır. Seyrekçe atılmış kahverengi zemin üzerine iki çeşit hatîb uygulanmıştır. Birincisinde iri damlalar halinde bazıları kahverengi, lahor ve su yeşili; bazıları sadece lahor ve su yeşili uygulanmıştır. kinci uygulamada daha küçük olarak kırmızı üzerine lahor damlatılarak hatîb oluşturulmuştur. Hatîblerin hepsi kumludur. DEĞERLEND RME : Ebrûnun bir benzerini M.Cansever’in yazısında görüyoruz6. Bu ebrûnun XVIII. yüzyıla atfedilmesinden, bu ebrûyu da aynı yüzyılla tarihlendiriyoruz. Bu ebrûyla benzer özellikte bir ebrû Yusuf Ağa Kütüphanesi No:414’teki eserde vardır.

6

Bknz. M.Cansever, a.g.m., s.151., Resim:2.

108

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :5 : 88 : Şerhu Menzumâti’n-Nesefi fi’l-Hılafiye : Arapça, Fıkıh : Rızayeddin brahim b.Süleyman el-Hamami el-Mantıki : Yahya b.Süleyman b.Ahmed el-Konevî el-Hanefi : 730/1329 : 245x180 mm. : 225 yk. : Tamirat görmüş eserin ebrûsu sağlamdır. : ç kapaklar : Kumlu Hatîb

ENVANTER NUMARASI : 718

Ebrûda renk olarak yeşil, bordo, siyah kullanılmıştır. Yeşil zemin üzerine bir sıra kırmızı içine yeşil ve bordo damlatılmıştır. Kaydırmalı olarak ikinci sırada ise siyah içine kırmızı damlatılmıştır. Hatîb oluşturmak için damlalara müdahalede bulunulmuştur. Fakat hareketler düzenli değildir. Bütün renkleri kumlanan ebrûnun Hatîbleri yer yer kılçıklaşmıştır. DEĞERLEND RME : Tüm renkleri kumlanan ebrûnun renk ve karakter

özelliklerinden dolayı XIX. yüzyıl ebrûsu olduğunu düşünüyoruz.

109

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :6 : 89 : Şerhu Menzumâti’n-Nesefi fi’l-Hılafiye : Arapça, Fıkıh : Rızayeddin brahim b.Süleyman el-Hamami el-Mantıki : Yahya b.Süleyman b.Ahmed el-Konevî el-Hanefi : 730/1329 : 245x180 mm. : 225 yk. : Tamirat görmüş eserin ebrûsu sağlamdır. : Yan kâğıtlar : Kumlu Hatîb

ENVANTER NUMARASI : 718

Bordo. Yeşil, siyah ve lahor renkler kullanılarak ebrû oluşturulmuştur. Seyrek bordo zemin üzerine sırayla kaydırmalı olarak lahor ve siyah damlatılmıştır. Bu Lahorların içine yeşil, siyahların içine bordo renk damlatılmıştır. Bordo rengin ödü daha az olduğu için veya küçük atıldığı için küçük ebattadır. Buradaki Hatîbler kapak içlerindekilere oranla daha düzenlidir. DEĞERLEND RME : Bu örnekte de iç kapaklarda olduğu gibi tüm renkler

kumlanmıştır. Ebrû renk ve karakter özellikleri itibariyle XIX. yüzyıl ebrûsudur.

110

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :7 : 90 : Şerh-i Sırâte’l- slâm : Arapça, Hadis : Yahya b.Yahşi b. brahim : Mustafa b.Yusuf : 917/1511 : 170x125 mm. : 329 yk. : Tamirat görmüş eserin ebrûsu sağlamdır. : Yan kâğıtlar : Çark-ı Felek

ENVANTER NUMARASI : 89

Ebrû yapımında lahor, yaprak yeşili, kırmızı, kahverengi, lahor ve oksit sarı kullanılmıştır. Zemine sadece lahor atılmıştır. Ancak bu boyanın özelliği itibariyle yer yer mavi, siyaha dönüşmüştür. Zemin üzerine yatay yönde sırayla kırmızı içine kahverengi, kaydırmalı olarak yapılan diğer sırada ise daha küçük ebatta lahor içine oksit sarı damlatılmıştır. Çark-ı felek uygulanan damlalarda biz hareketleri birbirinden farklıdır. Ebrû yapımında kullanılan renkler uyumludur. DEĞERLEND RME yüzyıla atfedebiliriz. : Ebrûyu, renk ve karakter özellikleri itibariyle XVIII.

111

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :8 : 91 : Şerhe’l-Isâm Ale’l-Kâfiye : Arapça, Arapça : sâmeddîn brahim b.Muhammed el- sferani :… :… : 210x135 mm. : 354 yk. : Eser sağlam olup, ebrûsunda yıpranmalar meydana gelmiştir. : Dış kapaklar : Çark-ı felek

ENVANTER NUMARASI : 608

Ebrû yapılırken çamlıca toprağı rengi, kahverengi, siyah, yeşil ve mor renkleri kullanılmıştır. Zemine çamlıca toprağı rengi ve hafif olarak kahverengi atılmıştır. Daha sonra siyah içine sırayla yeşil ve mor damlatılmış, aralarında kalan boşluklara da mora yakın bir renk damlatılmıştır. Sonra bu damlalarla yatay yönde tek taraflı çark-ı felek yapılmıştır. Üç renkli çark-ı felekler çok düzenlidir ve ebrûya hâkim olan hatîblerdir. Bu uygulamalar göz boncuğu gibi görünmektedir. Tek renkli hatîbler çok silinmiştir. DEĞERLEND RME : XVIII. yüzyıl özellikleri taşıyan bir ebrûdur.

Yusuf Ağa Kütüphanesi No:7392, 7526’daki ebrûlar tek yönlü Hatîb uygulamasıyla bu ebrûyla benzerdir. Bu ebrûdaki büyük hatîblerin uygulanışı ile, Mevlâna Müzesi No:1379’da bulunan eserin hatîblerinin uygulanışı birbirine benzemektedir. Her iki ebrûnun Çark-ı feleklerinde de tek taraftan müdahalede bulunulmuştur. Mevlâna Müzesi’nde bulunan ebrûda hatîbler iki renklidir. ki çeşit (siyah içine yeşil, siyah içine sarı) hatîb vardır. Bu ebrûda da silinmeler söz konusudur (Resim:92).

112

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :9 : 93 : Hâşiyetu’n Alâ Kırâeti’l-Beydâvi : Arapça, Tefsir : Ali el-Kari Nur ed-din b.Sultan Muhammed el-Haravi : Muhammed saffet b.Yusuf b.Amr Hasan : 1196/1781 : 215x145 mm. : 181 yk. : Mahfaza ve ebrûsu sağlamdır. : Mahfaza : Çark-ı felek

ENVANTER NUMARASI : 708

Ebrûda renk olarak gri, lahor, kırmızı, siyah, çamlıca toprağı rengi kullanılmıştır. Gri zemin üzerine lahor atılmış ve düzensizce şal yapılmıştır. Üzerine de kaydırmalı olacak şekilde kırmızı içine siyah ve çamlıca toprağı rengi sırayla damlatılmıştır. Bu damlalar önce yürek gibi ortadan bizle çekilmiş, sonra dilimli yürek gibi ikinci bir taraftan müdahalede bulunularak Çark-ı felek oluşturulmuştur. DEĞERLEND RME özellikleri taşımaktadır. Ebrû karakter olarak Yusuf Ağa Kütüphanesi No:4658, 5230’daki eserlerin ebrûlarına benzerdir. Bu ebrû ile aynı karakterde yapılmış bir ebrû da Koyunoğlu Şehir Müzesi No:12391’deki esere kaplanarak uygulanmıştır (Resim:94). : Ebrû renk ve karakteri itibariyle XVIII. yüzyıl

113

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 10 : 95 : Tevşih li’l-Câmii’s-Sahîh : Arapça, Tefsir : Celâlleddîn Abdurrahman Suyûti :… : 890/1485 : 237x160 mm. : 270 yk. : Eser ve ebrûsu sağlamdır. : Dış kapaklar : Çark-ı felek

ENVANTER NUMARASI : 4675

Ebrûda oksit kırmızı, siyah, sarı, kırmızı ve yeşil renkler kullanılmıştır. Oksit kırmızı zemin üzerine karışık olarak alttan üste doğru siyah, sarı, yeşil; siyah, sarı, kırmızı damlatılarak iki çeşit Çark-ı felek oluşturulmuştur. Sonra damlalar düzenli şekilde çark-ı felek yapılmıştır. Ebr3uda renk uyumu çok güzeldir. DEĞERLEND RME özellikleri taşımaktadır. Yusuf Ağa Kütüphanesi No: 246, 258, 438, 4676, 4709, 4737, 5241, 6628’de bulunan eserlerde örneğimizle benzer özellikte ebrûlar vardır. Bu ebrûnun bir benzerini Koyunoğlu Şehir Müzesi No:13267’deki eserde görmekteyiz. Ebrûda kullanılan teknikler aynıdır. Fakat bu ebrûda tek tip Hatîb vardır (Resim:96). : Ebrû yapımı ve özellikleri itibariyle XVIII. yüzyıl

114

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 11 : 97 : Tefsîr fi lmi’t-Tefsîr : Arapça, Felsefe : Necmeddin Abi Hafs Ömer b. Muhammed en- Nesefi ; Azizi. : ... : 1134/1721 : 315x205 mm. : 101 yk. : Eser ve ebrûsu sağlam olarak günümüze gelmiştir. : ç kapaklar : Çark-ı Felek

ENVANTER NUMARASI : 5200

Ebrûda renk olarak lahor, kahverengi, kırmızı ve sarı kullanılmıştır. Lahor zemin üzerine ince neftli kahverengi serpme olarak atılmıştır. Bordo ve oksit sarı damlatılarak, aşağı yukarı yönlü Çark-ı felek yapılmıştır. Bu örnek kendinden önceki örneklere göre daha özensizdir. DEĞERLEND RME taşımaktadır. : Ebrû karakter olarak XVIII. yüzyıl özellikleri

115

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 12 : 98 : Câmiu’l-Hisab : Farsça, : mad es-Saravâ :… : 737/1336 : 180x150 mm. : 46 yk. : Eser ve ebrûsu sağlamdır. : Dış kapaklar : Çark-ı Felek

ENVANTER NUMARASI : 7853

Ebrûda renk olarak lahor ve çamlıca toprağı rengi kullanılmıştır. Lahor zemin üzerine sırayla çamlıca toprağı rengi damlatılmıştır. çlerine sırayla lahor ve çamlıca toprağı rengi damlatılmış ve Çark-ı felek yapılmıştır. Üste atılan çamlıca toprağı rengi kumlanmıştır. Ebrûda sadece iki renk kullanılmasına rağmen boyalar birbirini boğmamış, aksine göze hoş gelen bir görüntü oluşmuştur. DEĞERLEND RME özellikleri taşımaktadır. : Ebrû genel karakteri itibariyle XVIII. yüzyıl

116

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 13 : 99 : Behcetü’n- Nüfûs : Arapça, Kur’an ve Kur’an limleri : Abdullah Sa’id b. Ebî Camrate’l-Azdi el-Endülisi :… : 1066/1655 : 285x162 mm. : 395 yk. : Eser ve ebrûsu sağlamdır. : ç kapaklar : Çark-ı felek

ENVANTER NUMARASI : 5232

Ebrûda renk olarak yeşil, siyah, oksit sarı ve oksit kırmızı kullanılmıştır. Zemine serpmeli olarak yeşil atılmıştır. Sonra sıra sıra bir tane yeşil içine kırmızı, bir tane oksit sarı içine siyah damlatılmıştır. Sarı içine siyah damlatılan boyalar düzgün çark-ı felek yapılmış, yeşil içine kırmızılardan tam olarak çark-ı felek oluşturulmamıştır. Zeminden sonra hatîbde de yeşil kullanılmış; fakat zeminin seyrekliği nedeniyle renkler birbirine karışmamıştır. DEĞERLEND RME tarihlendirebiliriz. : Ebrûyu renk özellikleri itibariyle XIX. yüzyılla

117

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 14 : 100 : Mizânu’l-Âmal : Arapça, Akâid : Mustafâ b. Kâli b. Süleymân ; Mustafâ el- Ayyübi :… : 1066/1655 : 295x185 mm. : 767 yk. : Eser ve ebrûsu sağlam olarak günümüze gelmiştir. : Yan kâğıtlar : Çark-ı felek

ENVANTER NUMARASI : 5369

Ebrû yapımında portakal rengi, gri, kırmızı ve yeşil renkler kullanılmıştır. Portakal rengi zemin üzerine irice neftli gri atılmıştır. Dikey yönde bir sıra kırmızı bir sıra yeşil minik minik damlatılmıştır. Bu damlalar iki yönden içe doğru çekilmiştir. Bu uygulama hatîbin primitifidir. DEĞERLEND RME
7

: Hatîblerin uygulanışı Hatîb Mehmet Efendi’nin

ebrûsuna benzemektedir. Ama renk ve uygulama olarak XIX. yüzyıl özelliği taşımaktadır. Bu örnekteki Hatîb uygulamalarının aynısı Yusuf Ağa Kütüphanesi No:6639, 8114, 8230’daki eserlerde vardır. Buradaki Hatîbin uygulanışı ile aynı özellikte bir ebrû Koyunoğlu Şehir Müzesi No:12755’deki eserde mevcuttur. Bu ebrûda bordo renk silinmiştir ve renk skalası, örneğimizdeki kadar geniş değildir(Resim:101).

7

M.Cansever, a.g.m., s.154, Rsm:1.

118

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 15 : 102 : 'Umdat el-Mürid li Cevherati’t-Tevhîd : Arapça, Hadis : brâhim el- Likâni :… :… : 290x200 mm. : 265 yk. : Eser ve ebrûsu sağlamdır. : Yan kâğıtlar : Çark-ı felek

ENVANTER NUMARASI : 5299

Ebrûda renk olarak kahverengi, yeşil, yağ yeşili ve lahor kullanılmıştır. Kahverengi zemin üzerine sıra ile kaydırmalı olarak yeşil içine yağ yeşili ve lahor iç içe damlatılmış Çark-ı felek yapılmıştır. Bu çark-ı feleklerin arasına da küçük lahorlar damlatılarak Çark-ı felek oluşturulmuştur. Çark-ı feleklerin uygulanışı başarılıdır. DEĞERLEND RME
8

:

Hatîblerin

uygulanışı

N.Okyay’ın

ebrûsuna

benzemektedir . Bu nedenle ebrûyu, XIX. yüzyıl sonu XX. yüzyıl başına tarihlendirebiliriz. Bu ebrûdaki büyük Çark-ı feleklerin uygulanışı Yusuf Ağa Kütüphanesi No:8647’deki eserin ebrûsuyla benzerdir.

8

Bknz. M.Cansever, a.g.m., s.150, Resim:1.

119

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 16 : 103 : Kâfiye : Arapça, Arapça : Hacib Cemaleddin Ebû Osman ve Osman el-Maruf b. bn :… :… : 190x115 mm. : 43 yk. : Çarkûşe tekniğinde yapılan ebrûda bazı silinmeler vardır. : Mahfaza : Kumlu Hatîb

ENVANTER NUMARASI : 161

Ebrû lahorun tonlarıyla oluşturulmuştur. Seyrek atılan koyu lahor zemin üzerine sırayla lahor, çok açık lahor ve tekrar lahor atılarak Çark-ı felek oluşturulmuştur. Lahorlar kumlanmıştır. DEĞERLEND RME : Ebrûnun, renk ve karakter olarak XVIII. yüzyıl

özelliği taşıdığını tahmin etmekteyiz. Bu ebrûnun uygulama olarak aynısını Yusuf Ağa Kütüphanesi

No:5263’deki eserde görmekteyiz.

120

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 17 : 104 : Hâşiye Şerh-i Akâid-i Adûdiye : Arapça, Hadis : Ali b. Muhammad Seyyid Şerif el-Cürcâni :… :… : 245x145 mm. : 565 yk. : Mahfaza deforme olmuştur; fakat Çarkûşe tekniğinde kullanılan ebrû sağlamdır. : Mahfaza : Kumlu Çark-ı felek

ENVANTER NUMARASI : 4717

Lahor, kırmızı ve siyah renkler kullanılarak ebrû yapılmıştır. Lahor zemin atı üzerine kırmızı içine siyah damlatılmıştır. Damlatılan bu hatîbler diyagonal olarak iki taraftan bizle şekillendirilmiştir. Siyah renk kumlanmıştır. DEĞERLEND RME yüzyıl özelliği taşımaktadır. Yusuf Ağa Kütüphanesi No:111, 166, 285, 4675’teki eserlerde bulunan ebrûlar uygulama olarak örneğimize benzerdir.
9

: Çok başarılı olan bu ebrû, uygulama olarak XVIII.

9

M.Cansever, a.g.m., s.151, Resim:3.

121

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 18 : 105 : Mühim Limâ Eşkele Min Telhis el- Müslim : Arapça, Kur’ân ve Kur’ân ilimleri : Ebu’l-Abbâs Ahmed b. Umar b. brâhim el-Ensâri el- Kurtûbi : Süleymân el-Nâkki er- Rüfâ’i : 1126/1714 : 310x205 mm. : 619 yk. : Eser ve çarkûşe tekniğinde kullanılan ebrûsu sağlamdır. : Dış kapaklar : Kumlu Çark-ı felek

ENVANTER NUMARASI : 5233

Ebrûda yağ yeşili ve lahor rengi kullanılmıştır. Zemine serpilen yağ yeşili üzerine sırayla lahorlar damlatılmıştır. Kaydırmalı olarak damlatılan lahorlar iki yönden diyagonal olarak bizle şekillendirilmiştir. Lahorların kumlanması ebrûya güzellik katmıştır. DEĞERLEND RME : Ebrû renk ve karakter özellikleri itibariyle XIX.

yüzyıl özellikleri taşımaktadır. Bu ebrûnun benzerini Yusuf Ağa Kütüphanesi No:487’deki eserde görmekteyiz.

122

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 19 : 106 : Haşiye Ala’l-Mutavvel : Arapça, Arap Edebiyatı : Ali b.Sadreddin b. slâmeddin :… :… : 250x145 mm. : 80 yk. : Çarkûşe tekniğinde kullanılan ebrû sağlamdır. : Mahfaza : Çark-ı felek

ENVANTER NUMARASI : 511

Ebrûda yeşil, lahor ve kırmızı renkler kullanılmıştır. Zeminde lahorun iki tonu ile oluşturulan Şal Ebrûsu vardır. Bunun üzerine yeşil oksit kırmızı ve lahor damlatılıp Çark-ı felek yapılmıştır. DEĞERLEND RME yüzyıl özelliği taşımaktadır. : Ebrû renk ve karakter özellikleri itibariyle XIX.

123

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 20 : 107 : Süleymannâme fi’t-Tarih : Türkçe, Balkan Devletleri : Şâhi et-Tebrîzi b.Kasım Çelebi :… :… : 210x140 mm. : 156 yk. : Eser ve ebrûsu sağlam olarak günümüze kalmıştır. : Yan kâğıtlar : Yürek

ENVANTER NUMARASI : 536

Ebrûda siyah, kahverengi, lahor, oksit sarı, siyah, gri ve kırmızı kullanılmıştır. Seyrek olarak kahverengi üzerine lahor, oksit sarı, siyah atılmış ve üzerlerine neftli gri serpme olarak kullanılmıştır. Daha sonra sıra ile küçük damlalar halinde kırmızı sıra ile damlatılarak Yürekli Hatîb oluşturulmuştur. Ebrûnun atılışı, renk uyumu ustacadır. DEĞERLEND RME : Renk ve karakter özelliklerinden dolayı XIX.

yüzyılla tarihlendirebileceğimiz bir ebrûdur. Bu ebrûda Yüreklerin sıra ile kıvrımlı bir ip üzerinde dizilişi gibi uygulama Yusuf Ağa Kütüphanesi No:7197, 7444, 7466, 7467, 7476, 7478, 7533, 7536, 7597, 8224’teki örneklerde vardır. Bu örneklerdeki Yürekler genellikle çift renklidir ve zeminleri tek renktir. Bu ebrûların 1980’lerde kütüphanede açılmış kursta yapılmış olduğunu düşünmekteyiz.

124

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 21 : 108 : ed-Durru’l-Mensûr fi Tefsîri’l-Kur’ân : Arapça, Kur’an ve Kur’an limleri : Abdurrahmân Celâleddin Suyûti :… :… : 335x210 mm. : 395 yk. : Eser ve ebrûsu sağlamdır. : ç kapaklar : Taraklı Yürek

ENVANTER NUMARASI : 5197

Ebrûda bordo, yeşil, sarı ve siyah renkler kullanılmıştır. Seyrek atılan bordo zemin üzerine az miktarda sarı atılmıştır. Sonra rasgele yeşiller damlatılmıştır. Bu yeşillerin içine sırayla sarı ve siyah damlatılmıştır. Damlalar yürek haline getirildikten sonra tarakla dilimlenmiştir. Renkler homojen olarak dağıtılmamıştır. Hatîbler oluşturulurken düzenli bir sıra takip edilmemiştir. Buna rağmen farklı ve güzel bir örnektir. DEĞERLEND RME tarafından yapılmıştır10. Bu ebrûnun benzeri No:5198’deki eserde vardır. Bu örnekte de düzensiz bir uygulama görülmektedir. : Ebrû renk ve karakter olarak XIX. yüzyıl özelliği

taşımaktadır. Bu ebrûnun düzenli şekilde uygulanmışı Mustafa Düzgünman

10

F.Başar-Y.Tiryaki, a.g.e., s.30

125

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 22 : 109 : Muhîti’l-Burhâni fi Fıkhı’n-Nu’mâni : Arapça, Akâid ve Kelâm : Burhâneddin Mahmud b. Şadr el-Kabir Tâceddin Ahmed b. Sadreddin Abdülaziz b. Ömer el-Buhâri :… :… : 275x170 mm. : 729 yk. : Çarkûşe tekniğinde kullanılan ebrû sağlamdır. : Mahfaza : Yürek

ENVANTER NUMARASI : 5360

Ebrû yapılırken yeşil, çamlıca toprağı rengi, lahor ve sarı kullanılmıştır. Yeşil zemin üzerine çamlıca toprağı rengi atılmış ve şal yapılmıştır. Şal üzerine sırayla lahor ve sarı damlatılarak oluşan konsantrik daireler soldan sağa bizle çekilerek Yürekli Hatîb meydana getirilmiştir. DEĞERLEND RME yüzyıla atfedilebilir. No:482,4700, 4780’deki eserlerde örneğimize benzer ebrûlar bulunmaktadır. : Renk ve karakter özellikleri itibariyle ebrû XX.

126

KATALOG NUMARASI : VI ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D : 23 : 109 : Mantık : Arapça, Felsefe :… :… :… : 205x150 mm. : 13 yk. : Eser ve ebrûsu sağlamdır. : Dış Kapaklar : Yıldız

ENVANTER NUMARASI : 7179

Ebrûda renk olarak oksit sarı, kırmızı, çivit mavi ve su yeşili kullanılmıştır. Seyrek oksit sarı zemin üzerine iki yere kırmızı içine çivit mavi damlatılmış ve bunlar bizle çekilerek altı kollu yıldız yapılmıştır. Yıldızların ortasına su yeşili bir renk damlatılmıştır. DEĞERLEND RME yüzyıla atfedilebilir. : Ebrû renk ve karakter özellikleri itibariyle XX.

127

KATALOG VII
KUMLU KILÇIKLI EBRÛLAR

128

KATALOG NUMARASI : VII ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :1 : 111 : Haşiye-i Ale’l Metâli' : Arapça, Konulara ait bibliyografya : Metâli Seyyid Şerif Ali b.Muhammed al-Cürcâni : Ahmed b.Şeyh Halil b.Ebû Yezid :… : 170x130 mm. : 176 yk. : Çarkûşe tekniğinde yapılan ebrû sağlamdır. : Mahfaza : Kumlu Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 66

Ebrûda mor ve lahor renkler kullanılmıştır. Mor zemin üzerine damla damla lahor sıralanmıştır. Lahorlar çok iri olarak damlatılmıştır. Bu lahorların kenarları kumlu ortalar kılçıklı olarak çok güzel bir görüntü elde edilmiştir. DEĞERLEND RME özellikleri taşımaktadır. Bu ebrûnun benzerleri çok fazladır. 126,136, 138, 148, 179,181,201, 202, 203, 204, 206, 228, 231, 2060, 272, 281, 302 envanter numaralı ebrûlar bu ebrûla aynı özelliklere sahiptir. : Ebrû genel karakteri itibariyle XVIII.-XIX. yüzyıl

129

KATALOG NUMARASI : VII ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :2 : 112 : Usûl-u Fıkıh : Arapça, Fıkıh : Ali Muhammedi’l-Pezdevi : Mahmud b.Mahmud b.Haccac el-Semerkândi :… : 215x150 mm. : 240 yk. : Çarkûşe tekniğinde kullanılan ebrû sağlamdır. : Dış kapaklar : Kumlu-Kılçıklı Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 365

Ebrûda oksit kırmızı ve lahor renkleri kullanılmıştır. Kırmızı zemin üzerine lahordan büyük damlalar bırakılmıştır. Damlalardaki kumlanma ve kılçıklaşma birinci örneğimizdeki kadar belirgin değildir. DEĞERLEND RME : Renk ve karakter özellikleri itibariyle XVIII.-XIX.

yüzyıl özellikleri taşımaktadır. Yusuf Ağa Kütüphanesi No:85, 109, 137, 199, 5335’daki ebrûlar bu örneğe benzeyenlerden bazılarıdır.

130

KATALOG NUMARASI : VII ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :3 : 113 : Şerhu Muallâkat es-Sebe : Arapça, Arap Edebiyatı : Ebu Cafer Ahmed b.Muhammed b. smail : brahim b.Muhammed el-Sâdi : 1011/1602 : 205x135 mm. : 148 yk. : Çarkûşe tekniğinde yapılan ebrû sağlamdır. : Dış kapaklar : Kumlu Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 390

Ebrû yapımında açık yeşil ve koyu yeşil kullanılmıştır. Açık yeşil zemin üzerine, sıra sıra lahorlar damlatılmıştır. Bu lahorlar iri iri açılmış ve kumlanmıştır. Lahorların kenarlarında hafif biz izleri vardır. DEĞERLEND RME : Diğer iki örneğimizde olduğu gibi bu örnekte de

zemine tek boya atılmıştır. Bu ebrûmuzu da genel karakteri itibariyle XVIII.-XIX. yüzyıla atfedebiliriz.

131

KATALOG NUMARASI : VII ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :4 : 114 : Tacridi’l-Usûl fi Ehâdisi’r-Rasûl : Arapça, Tefsir : Şerafeddin ebi’l Kâsım Hibat- Allah Abdurrahim b. el- Bârizi el- Cühani. :… : 1169/1755 : 275x170 mm. : 247 yk. : Mahfaza ve ebrûsu sağlamdır. : Mahfaza : Kumlu-Kılçıklı Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 5250

Ebrû lahor ve gri renkle oluşturulmuştur. Seyrekçe atılan lahor zemin üzerine yine seyrekçe gri renk atılmıştır. Bunların üzerine sırayla lahorlar damlatılmıştır. Lahor damlaların kenarları kumlu, ortaları ise kılçıklaşmıştır. DEĞERLEND RME : Ebrû renk ve karakter özellikleri itibariyle XIX.

yüzyıl özellikleri taşımaktadır. 4714,498, 5176, 5180, 5215, 5221 envanter numaralı ebrûlar aynı renk ve karakterde atılmıştır.

132

KATALOG NUMARASI : VII ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :5 : 115 : Maksûd : Arapça, Akâid ve Kelâm : Serahsi Şems el-Eyimme Muhammed b.Ahmed b.Ebi Seyil (H.483) :… :… : 190x150 mm. : 352 yk. : Çarkûşe tekniğinde kullanılmış olan ebrû sağlamdır. : Dış kapaklar : Kumlu-Kılçıklı Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 192

Ebrû yapımında yeşil, kırmızı ve lahor kullanılmıştır. Yeşil üzerine kırmızı atılmış ve Battal zemin oluşturulmuştur. Üzerlerine sırayla kaydırmalı olarak lahorlar damlatılmıştır. Büyük büyük açılan lahorlar kumlanmıştır. Lahorlar iyice parçalanarak kılçıklaşmıştır. Battal zeminin çok başarılı olmaması nedeniyle, zeminde kâğıt rengi çok görülmektedir. DEĞERLEND RME andırmaktadır. 61, 86, 251, 453, 718, 5149 envanter numaralı ebrûlar bu ebrûya benzeyenlerden bazılarıdır. : Ebrû renk ve karakteri itibariyle XX. yüzyılı

133

KATALOG NUMARASI : VII ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :6 : 116 : ’râbu’l-Kur’ân : Arapça, Kur’an ve Kur’an ilimleri : Şahâbeddin Ahmed b. Yusuf :… :… : 265x180 mm. : 372 yk. : Ebrû sağlamdır. : Mahfaza : Kumlu Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 5224

Ebrûda renk olarak lahor, oksit kırmızı ve koyu lahor kullanılmıştır. Lahor zemin üzerine bir sıra oksit kırmızı; bir sıra koyu lahor kaydırmalı olarak damlatılmıştır. Bu damlalar kumlanmıştır. Lahorlardaki kumlanma daha başarılıdır. DEĞERLEND RME : Ebrû renk ve karakter özellikleri itibariyle XVIII.

yüzyıl özellikleri taşımaktadır. 270, 5287 envanter numaralı örnekler karakter olarak örneğimize benzerdir.

134

KATALOG NUMARASI : VII ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D Lahor, açık :7 : 117 : Camii’l-Sağir min Hadis el-Başiri’n-Nâzir b.Ebi Bekr : Arapça, Tefsir : Suyûti Celâleddin el Fazl-ı Abdurrahman : Muhammed b.Muhammed el-Buhari el-Ezkeri elMâliki : 1094/1682 : 200x145 mm. : 467 yk. : Mahfaza ve ebrûsu günümüze sağlam olarak kalabilmiştir. : Mahfaza : ç içe Kumlu Ebrû kahverengi, oksit kırmızı renkleri kullanılarak ebrû

ENVANTER NUMARASI : 210

oluşturulmuştur. Lahor üzerine açık kahverengi atılmış, zemin oluşturulmuştur. Bunun üzerine bir sıra kırmızı içine lahor; bir sıra lahor içine kırmızı kaydırmalı olarak damlatılmıştır. Bu damlalar kumlanmış kılçıklaşmıştır. Lahorlarda

kılçıklaşmalar daha çoktur. DEĞERLEND RME taşımaktadır. Yusuf Ağa Kütüphanesi No:499, 5199’daki eserlerin ebrûları renk ve karakter olarak örneğimize bezemektedir. : Ebrû karakteri itibariyle XIX. yüzyıl özellikleri

135

KATALOG NUMARASI : VII ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :8 : 118 : Behcetü’n-Nazar Alâ Şerh-i Nuhbetü’l-Fiker : Arapça, Hadis : Ebu’l-Hasan b.Muhammed Sadık el-Samedi elMedeni : Aliyyü’ l-Kürdi el-Sahrani :… : 200x135 mm. : 152 yk. : Mahfazanın miklebi kopmuştur. : Mahfaza : ç içe Kumlu Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 286

Ebrûda renk olarak lahor ve oksit kırmızı kullanılmıştır. Lahor zemin üzerine oksit kırmızı tek tek damlatılmış içlerine de lahor damlatılmıştır. Kırmızı rengin her tarafı lahor yer yer kılçıklaşmıştır. DEĞERLEND RME özellikleri taşımaktadır. Yusuf Ağa Kütüphanesi No:490, 654, 5336’daki eserlerin ebrûları karakter olarak örneğimize benzerdir. : Ebrû renk ve karakter itibariyle XIX. yüzyıl

136

KATALOG NUMARASI : VII ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :9 : 119 : Divân-ı Hamse-i Atâiye : Türkçe, Edebiyat : Nevizade Ataullah b.Yahya : Cezmi b.Ataullah :… : 195x105 mm. : 275 yk. : Eser ve ebrûsu sağlamdır. : ç kapak : ç içe Kumlu Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 455

Ebrûda renk olarak lahor, yeşil, çamlıca toprağı rengi ve kahverengi kullanılmıştır. Lahor zemin üzerine, bir sıra kahverengi içine yeşil; bir sıra yeşil içine çamlıca toprağı rengi kaydırmalı olarak damlatılmıştır. Zemin dahil bütün renklerde kumlanma vardır. DEĞERLEND RME :Ebrû renk ve karakter özellikleri itibariyle XIX.

yüzyıl özellikleri taşımaktadır. Yusuf Ağa Kütüphanesi No:6631, 7178’deki ebrûlar karakter olarak bu ebrûya benzerdir.

137

KATALOG VIII
TOZ Ç ÇEKLER

138

KATALOG NUMARASI : VIII ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :1 : 120 : Havadi’s-Şerh el-Mesâlik : Arapça, Edebiyat : bn Turgut Nureddin Hamza el-Aydıni : sa Mahir b.Muhammed : 1128/1715 : 195x115 mm. : 189 yk. : Eser ve ebrûsu sağlamdır. : ç kapaklar : Toz çiçekleri

ENVANTER NUMARASI : 183

Ebrûda renk olarak çamlıca toprağı rengi, lahor ve kanarya sarısı kullanılmıştır. Çamlıca toprağı rengi zemin üzerine, sert darbelerle öbek öbek neftli lahor atılmıştır. Bu öbeklerin içine sap yeşili renkler damlatılarak biz yardımıyla yapraklar oluşturulmuştur. Bu yaprakların üzerine, sarılar damlatılarak dört yapraklı, üçer çiçek yapılmıştır. DEĞERLEND RME : Günümüz çiçek ebrûsunun gelişmemiş halidir. Bu

nedenle ebrûyu XVIII. yüzyıla atfedebiliriz. Kitap ketebesinin zikredilmesinden dolayı, bu ebrûnun orijinal olduğunu söyleyebiliriz. Bu ebrûda olduğu gibi neftli zemin üzerine Toz Çiçeği uygulaması Yusuf Ağa Kütüphanesi No:7452’de bulunan eserde görülmektedir.

139

KATALOG NUMARASI : VIII ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :2 : 121 : Şerh-i Muaddele’s-Salât : Arapça, Akâid : Musa b.Ahmed el-Berakâti :… :… : 215x130 mm. : 69 yk. : Miklebi kopuk olan eserin, ebrûsu silinmiş ve kirlenmiştir. : Dış kapaklar : Toz çiçekleri

ENVANTER NUMARASI : 442

Ebrûda renk olarak yeşil, sarı, lahor, oksit kırmızı kullanılmıştır. Oksit kırmızı zemin üzerine lahor, sarı ve suyu ödü fazla lahor atılmıştır. Bu yaprakların uçlarına lahor ve kırmızı boyalar küçücük damlatılarak çiçekler gibi görünmeleri sağlanmıştır. DEĞERLEND RME : Ebrûdaki çiçekler çok ilkel uygulamalardır. Bu

nedenle XVIII. yüzyıl Çiçekli ebrûların ilk örneklerinden biri olduğunu söyleyebiliriz.

140

KATALOG NUMARASI : VIII ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :3 : 122 : Delâilu’l- ’câz : Arapça, Arap Edebiyatı : Abdü’l-Kahir b.Abdurrahman el-Cürcâni :… :… : 135x215 mm. : 115 yk. : Ebrûda silinmeler meydana gelmiştir. : Dış kapaklar : Toz çiçekleri

ENVANTER NUMARASI : 531

Ebrû yapımında lahor, siyah, sarı ve kırmızı kullanılmıştır. Suyu bol ve lahor zemin yapılmış, siyah renkler damlatılmıştır. Bu damlalar bizle çekilerek, sap ve yaprak şekli verilmiştir. Yaprakların üzerine bir sarı ve bir kırmızı renkler damlatılarak, dört yapraklı çiçek buketleri oluşturulmuştur. DEĞERLEND RME atfedebiliriz. Örneğimizde görülen çiçek uygulamalarının aynısını Yusuf Ağa : Ebrûyu karakteri itibariyle XVIII. yüzyıla

Kütüphanesi No:7191, 7438’de bulunan eserlerde görmekteyiz.

141

KATALOG NUMARASI : VIII ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :4 : 123 : Masâbih-i Şerîf : Arapça, Tefsir : Hüseyin b. Mes’ûd el- Farrâ el- Bağavi : Ali b. Muhammad Ahi b. Yusuf : 1147/1734 : 325x215 mm. : 257 yk. : Eser ve ebrûsu yıpranmıştır. : ç kapaklar : Toz çiçekleri

ENVANTER NUMARASI : 5282

Ebrû yapımında sarı, lahor, yeşil ve kırmızı renkler kullanılmıştır. Sarı zemin üzerine neftli lahor atılmıştır. Bu boyalar sıralı bir şekilde atılmıştır. Boyalar üzerine yeşiller damlatılmış ve yaprak şekli verilmiştir. Yaprak oluşturulurken bir ters bir düz sap yapılmıştır. Bu yaprakların üzerine ortaya bir tane kenarlara yedişer tane kırmızı damlalar bırakılarak çiçek görüntüsü oluşturulmuştur. Zeminde neftli lahor makimdir. DEĞERLEND RME : Çiçekli ebrûların erken örneklerinden olan bu ebrû

XVIII. yüzyıl özelliği taşımaktadır.

142

KATALOG NUMARASI : VIII ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :5 : 124 : Fetâvât’ı-Tâtâr Hâniye : Arapça, Akâid ve Kelâm : mam el- Fakih Alim b. Alâ el- Hanefi :… :… : 250x170 mm. : 496 yk. : Eser ve ebrûsu sağlamdır. : Yan kâğıtlar : Toz çiçekleri

ENVANTER NUMARASI : 4795

Ebrû yapımında koyu çamlıca, siyah, yeşil, kırmızı ve sarı renkler kullanılmıştır. Koyu çamlıca zemin atılmış, kaydırmalı olarak siyah içine beyaz damlatılmıştır. Bunların üzerine öd damlatılarak zeminde pencereler meydana getirilmiştir. çlerine yeşille sap yapılmış daha sonra bir kırmızı bir sarı ile toz çiçekleri yapılmıştır. Ebrû güzel görülmektedir. DEĞERLEND RME : Çiçekli ebrûların primite bir çalışmadır. Önceki iki

örneğe bakarak çok gelişmiş özel bir tasarın özelliği gösteren bu ebrûyu Necmeddin Okyay’ın yaptığını zannediyoruz11. Bu nedenle XIX. yüzyıla ait bir ebrû olduğunu söyleyebiliriz. Bu ebrûda çiçek ve yaprak yapımında uygulanan biz hareketlerini Mevlana Müzesi No: 1726’daki eserde görmekteyiz (Resim:125).

11

M.U.Derman. a.g.e.,s.17.

143

KATALOG IX
DALGALI EBRÛ

144

KATALOG NUMARASI : IX ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :1 : 126 : Envâru’t-Tenzîl ve Esrâru’t-Te’vîl : Arapça, Tefsir : Kadı Beydâvi Nasîreddîn Ebî Saîd Abdullah b.Ömer (692/1292) :… :… : 250x145 mm. : 485 yk. : Ebrûnu kenarlarında bazı yıpranmalar görülmektedir. : Mahfaza : Dalgalı Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 688

Ebrûda renk olarak kahverengi, bordo ve neftli lahor kullanılmıştır. Kahverengi zemin üzerine sırayla bordo ve neftli lahor atılmıştır. Neftli lahor serpme olarak düzensiz şekilde uygulanmıştır. Ebrû tekneden alınırken sık sık geri dönüş yapılmış ve dalgalar oluşturulmuştur. DEĞERLEND RME : Ebrû renk ve karakter özellikleri itibariyle XX. yüzyıl

özellikleri taşımaktadır. Yusuf Ağa Kütüphanesi No:193’teki eserde örneğimizin aynısı vardır.

145

KATALOG NUMARASI : IX ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :2 : 127 : Fıkıh : Arapça, Akâid ve Kelâm :… :… :… : 265 x 180 mm. : 116 yk. : Eser ve ebrûsu sağlamdır. : ç kapaklar, yan kâğıtlar : Dalgalı Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 5155

Ebrûda renk olarak lahor, kahverengi ve bordo kullanılmıştır. Zemine lahor serpilmiş üzerine kahverengi ve bordo atılmıştır. Lahor ve kahverengi küçük damlalar halinde atılmış, zeminde boşluklar kalmıştır. Bu boşluklar bordo rengin etrafında damar damar görünerek ebrûya güzellik katmıştır. Ebrû alınırken dalga oluşturacak şekilde tekneden çıkarılmıştır. DEĞERLEND RME taşımaktadır. Bu ebrûdaki dalgaların uygulanışına benzer bir uygulama Mevlâna Müzesi No:1165’teki eserde bulunmaktadır(Resim:128). Bu ebrû ile örneğimizdeki ebrûnun dalgaları çok sıktır. Örneğimizde zemindeki Battalın atılışı çok başarılıdır. Mevlâna Müzesi’nde bulunan ebrûda ise dalgaların uygulanışı çok düzenlidir. Renk olarak örneğimize benzemeyen bu ebrû, incelemeye alamadığımız 558, 588, 673, 4661 envanter numaralı eserlerin renklerini anımsatmaktadır. : Ebrû genel karakteri itibariyle XX.yüzyıl özellikleri

146

KATALOG NUMARASI : IX ÖRNEK NUMARASI RES M NUMARASI ESER N ADI D L VE KONUSU MÜELL F HATTAT TAR H ÖLÇÜSÜ YAPRAK SAYISI BUGÜNKÜ DURUMU UYGULANDIĞI YER EBRÛNUN ÇEŞ D :3 : 129 : râbu’l- Kur’ân : Arapça, Kur’an limleri : Şahâbeddin Ahmed b. Yusuf :… :… : 265x180 : 372 yk. : Eser ve ebrûsu sağlamdır. : ç Kapaklar : Dalgalı Ebrû

ENVANTER NUMARASI : 5224

Ebrûda renk olarak oksit sarı, kırmızı ve lahor renkler kullanılmıştır. Oksit sarı zemin üzerine sırayla kırmızı ve lahor atılmıştır. Üzerlerine açık renk lahor atılmıştır. Ebrû alınırken dalga oluşturacak şekilde tekneden çıkarılmıştır. Ebrû başarılıdır. DEĞERLEND RME : Ebrû genel karakteri ve özellikleri itibariyle XX.

yüzyıl özellikleri taşımaktadır. Bu ebrûnun dalgaları, diğer örneklerimizdeki dalgalara göre daha geniştir.

147

DEĞERLEND RME ve SONUÇ

San’at ve ilme çok fazla önem veren Türkler, her alanda her şeyin en güzelini vermek için uğraş vermişlerdir. slâmiyet’in kabulüyle birlikte kitaba verilen önem artmış, kitabı korumak ve bezemek için çeşitli san’at alanları gelişmiştir. Ebrû bunlardan biridir. Ebrû, estetik değeri yüksek, göze ve gönüle hitâb eden en güzel san’atlarımızdan biridir. Geçmişte yaşamış usta ebrucuların terbiyesiyle yetişmiş ve o yolda ilerleyen hocalar yardımıyla güzel sonuçlar alınabilmektedir. Ebrû ciltçilikte kitabın dış kapağına, iç kapağına, yan kâğıtlarına, miklebine ve mahfazasına uygulanmıştır. bu uygulamalara rastlamaktadız Tarihlendirme: Ebrûlarımızı renk ve karakter özelliklerine göre tarihlendirdiğimizde; XVIII., XIX. ve XX.yy. özellikleri taşıyan örneklerimiz vardır. Katalogları sıralarken kronolojiyi dikkate aldı Bu ebrûlardan: 22 tanesi XVIII.yy. (III/11), (IV/1,2,3), (V/1), (VI/1,2,3,4,7,8,9,10, 11,12, 16,17) (VII/6), (VIII/1,2,3,4 ). 3 tanesi XVIII-XIX.yy. (VII/1,2,3) 35 tanesi XIX.yy. (I/3,8,9,10,11,12,13,14, II/1,2), (III/2,3,5,12, 13,14), (IV/4,7,8), (V/2,3), VI.5,6,13,14,18,19,20,21), (VII/4,7,8,9), (VIII/5) 5 tanesi XIX.-XX.yy. (I/2), II/3), (III/4.10 ), (VI/15) 21 tanesi XX.yy. (I/4,5,6), (II/4,5,6), (III/6,7,8), (IV/5,6,9,10), (V/4,5), (VI/22,23), (VII/5), (IX/1,2,3) özellikleri taşımaktadır. Ebrû Çeşitleri: 89 adet Örneğimiz içinde 9 çeşit ebrû vardır. Bunlar kendi içlerinde uygulama olarak farklı özellikler taşımaktadır. Katalog örneklerini sıralarken bu özellikleri öncelikle göz önüne aldık, sonra bunları kendi içinde tarihlerine göre numaralandırdı Bu kataloglarda: Konya Yusuf Ağa kütüphanesi’nde de

148

1- Battal Ebrû: 14 Battal ebrû örneğimiz bulunmaktadır. Bunlar Battal Ebrûlar ve Neftli Battal Ebrûlar olmak üzere iki çeşittir. Battal ebrûların sayısı 6’dır. Bunlardan: 2 tanesi (I/1,2,3) XIX. yy., 3 tanesi ( I/ 4,5,6) XX. yy özelliklerin taşımaktadır. Neftli Battallardan 7 numaralı örnek XVIII.yy., 8 tanesi (I.7-14)

XIX. yy. özellikleri taşımaktadır. Bu katalogdaki 2,3,4,7,10 numaralı örnekler çarkûşe tekniğinde eserlere uygulanmıştır. Diğerleri kaplanarak kullanılmıştır. Battal ebrûlardan 3 tanesi (I/1,2,6) diğerlerine göre başarılı ebrûlardır. En başarılıları 1 numaralı örnektir. Bu ebrûda oluşan hâreler ebrûya farklı bir görüntü katmaktadır. Diğer üç ebrûda (I/3,4,5) öd ayarları ve renk dağılımı tam olarak sağlanamamıştır. Neftli Battal ebrûlarda ise genel olarak ebrûlar başarılıdır. Bunlardan 7,9,12,13,14 numaralı örnekler en güzelleridir. 10 numaralı örnek ise içlerinde en başarısız olanıdır. 2-Gel-git Ebrû: Gel-git ebrûlarının sayısı 6’dır. Bunlardan 2 tanesi (II/1,2) XIX.yy., 1 tanesi (II/3)XIX,-XX.yy., 3 tanesi (II/4,5,6) XX.yy. özellikleri taşımaktadır. Bunlardan 1,3 ve 6 numaralı örneklerde ebrû çarkûşe tekniğinde uygulanmıştır. Gel-git Ebrûlarının üçü (II/2,3,4) en başarılılarıdır. Bunlardan 2 numaralı örneğe diğerlerinden farklı olarak Gel-git’lerden sonra neftli boya atılarak serpme yapılmıştır. Diğer 3 ebrûda (II/1,5,6) Gel-git’ler yapılırken biz düz olarak çekilmemiş, oynatılmış ve bazı yerlerde büklümler oluşturulmuştur. Bu ebrûlardan 5 numaralı örnekte neftli boya kullanılmıştır. 3-Şal Ebrû: Şal ebrûlarında 14 örneğimiz vardır. Bu ebrûlardan 7 tanesi (III/2,3,5,11,12,13,14) XIX.yy., 2 tanesi (III/4,10) XIX.-XX.yy., 3 tanesi (III/4,5,6) XX.yy. özellikleri taşımaktadır. Şal ebrûlarından 2 ve 3 numaralı örnekler çarkûşe tekniğinde kullanılmıştır. Bu ebrûlarda şal uygulanırken belli bir düzene bağlı kalınmamıştır. 1 numaralı örnek hafif şal ebrûsuna örnektir. Başarılı olan bu ebrûnun üzerinde hat görülmektedir. Bu uygulama sadece bu örnekte vardır.

149

Bu ebrûlardan 5 tanesinde (III/10-14) neft serpme olarak kullanılmıştır. Genel olarak Neftli Serpmeli Şallarda, şal uygulamaları daha başarılıdır. Şal ebrûlarından 1,7,10 numaralı örnekler en başarılılarıdır. Uygulama olarak örnek 7 ve 14 birbirlerine benzemektedir. 4-Taraklı Ebrû: 10 tane Taraklı ebrû örneğimiz vardır. Taraklı ebrûların 3 tanesi (IV/1,2,3) XVIII.yy., 3 tanesi (IV/4,7,8) XIX.yy., 4 tanesi (IV/5,6,9,10) XX.yy. olarak tarihlendirilmiştir. Bunlardan 6 tanesi ( IV/1-6) düz taraklı, diğer 4 tanesi ( IV/7-10) Taraklı Şal ebrûlarına örnektir. Bu ebrûlardan sadece üç tanesi (IV/ 1,2,3) XVII. yy., 3 tanesi (IV / 4,7,8) XIX yy., 4 tanesi ( IV/5,6,9,10) XX. yy. özellikleri taşımaktadır. örneklerden 3 tanesi (IV/2,3,4) ince bir tarakla taranmışlardır. 3 numaralı örneğin tarağı en ince olanıdır(0.1-0.2mm). 6 numaralı örnek diğer örneklerimizden ayrı bir özellik taşımaktadır. Bu ebrû buket ebrûsunu andırmaktadır. Taraklı şal ebrûlarından 2 tanesinin (IV./7,8) şalları çok düzenli değillerdir. Ama 7 numaralı örnek 8 numaralı örnekten daha başarılıdır. (IV/ 9, 10 ) örnek ise birbirlerine benzemektedir Ayrıca bu örnekler çok başarılıdır. 5-Bülbül Yuvası Ebrûsu: Bülbül Yuvasından 5 örneğimiz vardır. Bunlardan 1 numaralı örnek XVIII. yy, 2 tanesi ( V./2,3) XIX yy., 2 tanesi ( V./4,5) XX. yy. özellikleri taşımaktadır. 5 numaralı örnek çarkûşe tekniğinde uygulanmıştır. Aynı katalogdaki 1 ve 2 numaralı örnekler neftlidir ve Bülbül Yuvaları küçük olarak uygulanmıştır. 3 ve 4 numaralı örnekler Taraklı Bülbül Yuvasına örnektir. Bu iki ebrûda tam anlamıyla Bülbül Yuvası olmamıştır. Ama görüntü olarak benzemektedir. Uygulama olarak klâsik manada Bülbül Yuvası yapılmış olan 5 numaralı örnekte, sentetik boya kullanılmıştır. 6-Hatîb Ebrû: Hatîb ebrûlarından 23 tane örneğimiz vardır. Bu örneklerden 11 tanesi (VI/1-4,7-11, 16,17) XVIII. yy., 7 tanesi (VI/ 5, 13,14,18-21) XIX yy., 1 tanesi ( VI/15) XIX-XX yy., 2 tanesi (VI/22,23) XX. yy. örnekleridir. Ebrûlardan 7 tanesi (VI/1,2,9,12,16,17,19,22) çarkûşe tekniğinde kullanılmıştır.

150

Hatîbleri: Gelişmemiş, Gelişmemiş Kumlu, Çark-ı felek, Yürek ve Yıldız olarak 5’e ayırdı Bu örneklerden 6 tanesi (VI/1-6) gelişmemiş Hatîbtir. Gelişmemiş Hatîblerden örnek 1 dışındakilerin sadece Hatîbleri, 4 ve 5 numaralı örneklerin bütün renkleri kumlanmıştır. 3 numaralı örnek zeminsizdir. Hatîblerden 12 tanesi Çark-ı felektir (VI/7-19). Bunlardan 6 tanesi (7,8,10, 15,11,12) çok başarılıdır. 11 ve 14 numaralı örnekler neftlidir. 16,17,18 numaralı örnekler Kumlu Çark-ı felek’tir Hatîblerin 3’ü ( VI/20,21,22) Yürekli Hatîbdir. 21 numaralı örnek dilimli Hatîbtir. 23 numaralı son Hatîbimiz Yıldızdır. Bu örnekten sadece bir tane vardır. 7-Kumlu-Kılçıklı Ebrû: Kütüphanede en fazla bulunan (300) ebrû çeşidi Kumlu-Kılçıklı Ebrûlarıdır. Bu ebrûlar genellikle mahfazalara uygulanmıştır. ebrûlar aynı anda bir ebrûcu tarafından yapılmış gibidir. Birbirlerine çok benzemelerinden ve sayılarının çok fazla olmasından, katalogumuz dışında kalan Kumlu–Kılçıklı ebrûlarımızın hepsinin fotoğrafını veremedi Kumlu ebrûlarımızdan 9 örneği katalogumuza aldı Bunlardan: 6 numaralı örnek XVIII.yy’a, 3 tanesi (VII/1,2,3) XVIII.-XX yy., 4 tanesi ( VII/4,7,8,9) XIX yy., biri ( VII/X-5) XX,yy., özellikleri taşımaktadır. Ebrûlardan 7 tanesi (VII/1,3-8) çarkûşe tekniğinde kullanılmıştır. Kumlanan boyalar genel olarak damlatılan boyalardır Bazı ebrûlarda kılçıklaşmalar çoktur. Bu örneklerden 3 tanesinin (VII/1-3) zemini tek renklidir. 1 numaralı örnek en başarılılarıdır. 2 tanesinin (VII/4,5) zemini çift renklidir. 5 numaralı örnekte kılçıklaşmalar daha başarılıdır. Bazı örneklerde iki renk damlatılmıştır. 6 numaralı örnek buna örnektir. Bir başka uygulamada iç içe damlatılmış boyalarda oluşan kumlamakılçıklaşmadır. Bu uygulamalardan farklı olarak 9 numaralı örnekte zemine atılan tek renk boyada kumlanmıştır. Ayrıca bu örnekte kullanılan renkler diğer kumlu ebrûlarda kullanılan renklerden fazla ve farklıdır. Bu ebrû iç kapağa uygulanan tek örnektir.

151

8-Çiçekli Ebrû: Çiçekli ebrûların proto-tipi olan toz çiçeklerinden çok fazla örneğimiz yoktur. 5 tane olan bu ebrûlarımızın 4 tanesi (VIII/1-4 ) XVIII. yy., 5 numaralı örneğimiz XIX. yy. özellikleri taşımaktadır. Bu katalogdaki 1 ve 4 örneklerde neft kullanılmıştır. 1 ve 3 numaralı örnekler birbirine benzemektedir. 5 numaralı örnek özellikleri itibariyle tektir. özel bir uygulama olduğunu düşündüğümüz bu ebrû çok başarılıdır. 9-Dalgalı Ebrû: Dalgalı ebrû örneğimiz 3 tanedir. Üçü de XX.yy. özellikleri taşımaktadır. Sadece 1 numaralı örnek çarkûşe tekniğinde uygulanmıştır. Ebrûlar dalgaların sıklığına göre farklı görünümler kazanmaktadır. 1 numaralı örneğimize serpme uygulanmıştır. 2 ve 3 numaralı ebrûların uygulaması daha başarılıdır. Renkler: -Battal ebrûlarda çoğunlukla: lahor, kanarya sarısı, kahverengi, gri ve kırmızı kullanılmamıştır -Gel- git ebrûlarda genellikle: sarı, sarı tonları, lahor ve yeşil kullanılmıştır. Sarı renk bütün ebrûlarda vardır. -Şal ebrûlarında genel olarak: lahor, oksit sarı ve siyah renkler

kullanılmıştır. Sarı veya tonunun olmadığı örnek yoktur. -Bülbül yuvası yapılan ebrûlarda çoğunlukla kullanılan boyalar kırmızı lahor ve sarıdır. Kırmızı sadece 1 numaralı örnekte kullanılmamıştır. -Hatîb ebrûlarda sarı ve tonları, kırmızı ve tonları lahor, yeşil, kahverengi çokça kullanılan renklerdir. örnek 21’deki bordo ton diğer ebrûlarda kullanılan bordolardan farklıdır. Ayrıca 23 numaralı örnekte çivit mavisi kullanılmıştır. -Kumlu ebrûların çoğunda lahor renk vardır. Bunun yanında oksit kırmızı, gri, mor, yeşil renkler sıklıkla kullanılmıştır. -Toz çiçeklerinde genel olarak sarı, lahor, kırmızı ve yeşil kullanılmıştır. Yeşil ve sarının uygulanmadığı tek örnek yoktur. -Dalgalı ebrûlarda genellikle lahor ve bordo kullanılmıştır.

152

Ebrûların Durumları: - Battal ebrûlardan 11 tanesi ( I/1,3,5-13,14) iyi haldedir. 2 numaralı örnekte dış kapakta sürtünme ile silinmeler meydana gelmiştir. 4 numaralı örneğin kenarlarında hafif renklenmeler vardır. 12 numaralı örnekte nemden dolayı ebrûda iz kalmıştır. Ayrıca tamirat görmüştür. 4 numaralı örneğin eseri tamirat geçirmiş, ama ebrû sağlamdır. - Gel- git ebrûlardan 4 numaralı örnekte hafif silinmeler vardır. Diğerleri (II/1,2, 3, 5, 6) iyi durumdadır. - Şal ebrûlardan ikisi (III/1,4) kirlenmiş renk kaybına uğramıştır. 10 numaralı örnekte hafif silinmeler vardır. Geri kalan ebrûlar sağlamdır. - Taraklı ebrûlarda XVIII.yy. (IV/1,2,3) örnekleri dışında (eserleri tamirat geçirmiş olsa da ) ebrûlar sağlamdır. Bu üç örneğin ebrûlarında hafif yıpranma vardır. - Bülbül Yuvası kullanılan eserler genel olarak yıpranmıştır. Sadece 5 numaralı /rneğin eseri sağlamdır. Ama ebrûlar genel olarak iyi durumdadır. 2 numaralı örnek kenarlardan renk değiştirmiştir. 4 numaralı örnekte hafif silinmeler olmuştur. - Hatîb ebrûlarından 6 tanesi ( VI/1,2,8,9,16,22) silinmiş Diğer 17 tanesi iyi durumdadır. - Kumlu-kılçıklı ebrûların çoğu mahfazada ve dış kapaklardadır. Bu nedenle ebrûlarda yıpranma daha fazladır. - Toz çiçeklerinden 3 tanesi (VIII/2,3,4) yıpranmıştır. En sağlam ve temiz ebrû 5 numaralı örnektir. - Dalgalı ebrûlardan 1 numaralı örnek çok yıpranmıştır. Diğer 2 örnek düzgün ve temizdir. Uygulandığı yer: Ebrûlar uygulandıkları yer olarak 5 gruba ayrılmaktadır. Bu ebrûların: —23 tanesi Dış Kapakta’dır. (I/1,4,7,9,11; II/2,4; III/1,4,6,11; IV/1.;V./5.; VI/8,10,12,18,23; VII/2,3,5; VIII/2,3). —37 tanesi ç Kapakta’dır. (KI/5,6,8,9,14; KII/5.; III/5,7,8,10,12,13,14.; IV/2-10.; V/2,3,4.; VI/3,4,5,11,13,21.; VII/9.; VIII/1,4; IX1,4)

153

—14 tanesi Yan Kâğıt’tadır.(I.6,9,12,14; III/9.; V./1.; VI/4,6,7,14,15,20.; VIII/5.; IX/2) —3 tanesi Miklep’tedir. (VI/3,4,8) —20 tanesi Mahfaza’dadır. (I/2,3.; II/1,3,6.; III/2,3.; VI/ 1,2,

9,16,17,19,22.; VII/1,4,6,7,8.; IX/1) Sonuç olarak: ncelediğimiz ebrûlar değerlendirmelerimize göre genellikle kadîm

ebrûlardır. Mevlânâ Müzesi (ebrûlu eser sayısı:126) ve Koyunoğlu Şehir Müzesi (ebrûlu eser sayısı:49) eserleriyle karşılaştırdığımızda, Yusuf Ağa Kütüphanesi’nde ebrû sayısı(680) daha fazladır. Her iki kütüphanede bulunan ebrûlar karakter olarak Yusuf Ağa Kütüphanesi ebrûlarına benzemektedir.

Eser olarak bu günkü durumlarını ele aldığımızda genel olarak Mevlânâ Müzesi eserleri daha temiz ve sağlamdır. Koyunoğlu Şehir Müzesi eserleri çok yıpranmış, bazılarının kapaklarını kurt yemiştir.

Milli mirasımız olan bu eserlerin böyle bakımsız olması bizim sorumluluğumuzu artırmaktadır. Bu nedenle eserlerimize ve kültür değerlerimize gereken değeri vermemiz gerekmektedir. Kütüphanelerde gördüğümüz bazı eserlerin durumları bize eserlerde korumanın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Diğer san’atlarımız ve kültür değerlerimiz gibi 500 yıllık bir geçmişe sahip ebrû ve onları taşıyan cild san’atını da korumak ve geliştirmek hepimizin görevidir.

154

B BL YOGRAFYA ANA BR TANN CA, ----------------------------, BÜYÜK LAROUSSE,

“Ciltçilik”, C.VI., stanbul, 1987, s.1-4. “Ebrû”, C.VII, stanbul, 1987, s.603-604. “Zerdûzî”, C.XX. stanbul, 1985, s.12735.

CUMHUR YET ANS KLOPED S , “Ebrû”, C.IV, ...,… s.1201. HAYAT ANS KLOPED S , “Ebrû”, C.II, …,...s.1107. TEMEL BR TANN CA, “Ebrû”, C.6, stanbul, 1993, s.37-38. TÜRK D L VE EDEB YATI ANS KLOPED S , “Cilt, Ciltçilik”, C.II, stanbul, 1977,s.67-72. AKAY, Hasan, “Ebrûnun Yüzü Suyu”, Dergâh, S.69, stanbul, 1995, s.18-22. ARITAN, Ahmet Saim, “Anadolu Selçuklu Cilt San’atının Özellikleri ”, I-II. Millî Selçuklu Kültür ve Medeniyeti Semineri Bildirileri, Konya, 1993, s.181-197. ----------------------------, ----------------------------, “Ciltçilik”, TDV. slâm Ansiklopedisi, C.VII. stanbul, 1993, s.551-557. “Türk Ebrû San’atı ve Bugünkü Durumu”, S.Ü.Sosyal Bilimler Dergisi, S.8, Konya, 1999, s.441-469. ----------------------------, ----------------------------, Türk Ebrû San’atı ve Günümüzdeki Uygulamaları (Basılmamış eser), Konya, 2001. “Selçuklu Cildinin Osmanlı Cildine Etkileri”, Hacettepe Üniversitesi,V. Ortaçağ ve Türk Dönemi Kazı ve Araştırmaları Sempozyumu, Ankara, 2001, s.29-40. ----------------------------, ---------------------------- , “Anadolu Selçuklu Cilt San’atı”, Türkler, C.VII. Ankara ,2002, s.933-942. “Geçmişten Günümüze Türk Ebrû San’atı ve Yeni Uygulamalar”, Uluslararası San’at Tarihi Sempozyumu Gönül Öney’e Armağan , zmir, 2002, s.19-34.

155

----------------------------, ----------------------------,

“Türk Ebrû San’atı”, Türkler, C.XII, Ankara, 2002, s.328-340. http://www.turkislamsanatlari.com/ebrû/index.html. 11.08.2005. s.1/1. “Ebrû ve Kimya”, Bilim ve Teknik, S. 316, stanbul, 1994, s.57.

AY, Mehmet,

BAL BEYOĞLU, Lâlifer,

“Türk Süsleme San’atları Açısından Bedri Noyan Dede Baba”, www.Geleneksel.htm. 18.03.2005.s.1-6 “Bilgi ve San’atı Kaplayan San’at:Ciltçilik”, Türkler, C.XII. Ankara, 2002, s.342-349.

BALKANAL, Zeynep ,

BAŞAR Fuat -T RYAK Y., Türk Ebrû San’atı, stanbul, 2000. BARUTÇUG L, Hikmet, -----------------------------, Suyun Rüyası Ebrû, stanbul, 2001. “Ebrû San’atımız ”, Osmanlı, C.II. Ankara, 1999, s.193-198. B ROL, nci Ayan, -----------------------------, BOYDAŞ, Nihat, “Ebrû San’atkârları”, Yeşilay, S.425, stanbul, 1969,s.4. “Ebrû”, Yeşilay, S 424, stanbul, 1969, s.3. “San’at Olarak Ebrû” , Bilim ve Teknik, S.316, stanbul, 1994.s.59. CANSEVER, Meltem, “Ebrû San’atı”, Art Decor, S.44, stanbul,Kasım1996, s.150-156. ÇOKTAN, Ahmet, DERMAN, M.Uğur, -----------------------------, -----------------------------, -----------------------------, Türk Ebrû San’atı, stanbul,1992. Türk San’atında Ebrû, stanbul, 1977. “Ebrû”, TDV. slam Ansiklopedisi, C.X, stanbul, 1994, s.80-82. “Ebrûnun Yapılışı ve Çeşitleri”, Bilim ve Teknik, S.316, stanbul, 1994, s.56. “Osmanlıların Renk Cünbüşü Ebrûculuk”, Osmanlı, C.II. Ankara 1999, s.189-192. DERMAN, Çiçek, “Osmanlı Asırlarında Üslûp ve San’atkârlarıyla Tezhîb San’atı”, Osmanlı, C.XI, Ankara 1999, s.108-112.

156

DOĞAN, D. Mehmet,

“Ebrû”, Büyük Türkçe Sözlük, stanbul, 2001, s.363. “Ebrû Nasıl Yapılır”,San’at Çevresi, S.84, stanbul, 1985, s.23. “Ebrûnâme”, Yeşilay , S.432, stanbul, 1969, s.2. Çin Tarihi, Ankara, 1947. Türk Ebrû San’atı, Ankara, 1998. “Soyut Resim ve Ebrû”, Türkiyemiz, S.23, stanbul, 1977, s.28-32. Günümüzde Geleneksel Türk San’atı, (çev. Y.A. Sûha Oğuzertem), stanbul, 1993. “Ebrû San’atımız”, San’at Dünyamız, S.3, stanbul, 1984, s.22-31. “Ebrû”, Osmanlı, C.II. Ankara,1999 s.199-202. “Ebrû”, Osmanlı Süsleme San’atı, Ankara, …, s.118- 120.

DÜZGÜNMAN, Mustafa, ----------------------------, EBERHARD, Wolfram, ELHAN. Salih, ET , Sevim,

GLASSIE, Henry,

GÖKTAŞ, Uğur,

GÜREL, PEYAM ., GÜNEY, K.Z.-A.Nihan,

HAEMMERLE,A-O.H RSCH, Buntpapier, München, 1977. KAYA Dursun.-N.Ünver, “T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Milli Kütüphane Başkanlığı Türkiye Yazmalar Toplu Kataloğu”,Yazmalar@mkutup.gov.tr , s.1-53. MANDIRACI, Sabri, “Ebrû San’atının Günümüzdeki Konumu Nedir, Geleceği Nasıl Daha yi Olabilir”, El San’atlarına Yaklaşım ve Sorunları Sempozyumu Bildirileri”, Ankara, 1984, s.295-301. MUTLU,Belkıs, “Türk Cilt San’atına Toplu Bir Bakış”, Akademi, S.V., stanbul, 1966, s.53-58 MÜEZZ NOĞLU A.Eşref, “Genç Bir Ebrû Ustası: Ahmet Çoktan”, Sanatsal Mozaik, S.26, stanbul, 1997,s.70-76.. ORUÇ, Çiğdem, Ebrû San’atının Fiziksel Olarak ncelenmesi (Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), stanbul, 2000.

157

ÖNGE, Yılmaz,

“Konya Yusuf Ağa Kütüphanesi”, Yusuf Ağa Kütüphanesi Tarihçe Teşkilat ve Kataloğu, Konya, …, s.9-12. “Ebrû San’atı”, Théma Larousse, C.VI, stanbul, 1993-1994, s.310-311. “Ciltçilik” Théma Larousse, C.VI. stanbul. 1993 1994, s.316-317. http://www.ozemre.com.index.php. “Ebrû”, Ansiklopedik Hat ve Tezhîb San’atları Deyimleri Terimleri Sözlüğü, Konya, 2003, s.40-43. “Mimarlık ve San’at Tarihi:El San’atları”, Doğuştan Yükselişe Osmanlı Tarihi,C.I., stanbul,.., s.378-400. “Renklerin Raksı:Ebrû”, Kadın ve Aile, S.136, stanbul,1996,s.42-43. “San’at ve Kimya Birarada”, Bilim ve Teknik, S.316, stanbul,1994, s.54-59. “Bilimsel Açıdan Ebrû”, Bilim ve Teknik, S.316, stanbul, 1994,s.58. “Osmanlı San’atında Cilt”, Osmanlı, C.XI, Ankara, 1999, s.103-107. “500 Yıllık Geleneksel San’atımız Ebrû”, Skylife, S.Kasım 1995, stanbul, 1995, s.16-24.

ÖZCAN, A.Rıza., ----------------------------,

ÖZEMRE, A.Yüksel, ÖZÖNDER, Hasan,

ÖDEKAN Ayla,

PEKŞEN, Fatma,

SUNGUR, Necati,

TANARSLAN, Timuçin,

TANINDI, Zeren,

TAYLANER, Cüneyt,

TURAN, Osman,

“Mustafa Düzgünman Bibliyografyası:Bir Deneme”, San’at Tarihi Araştırmaları Dergisi, S.10, stanbul 1991, s.47-50.

TUŞ, Muhiddin,

“Hanya’dan Konya’ya: Yusuf Ağa ve Kütüphanesi”, Uluslararası, Kuruluşunun 700. Yıl Dönümünde Bütün Yönleriyle Osmanlı Devleti Kongresi, Konya, 2000, s.347-352.

TÜRKMENOĞLU, Turan , UYAR, Yılmaz,

Sudaki Nakış Ebrû, stanbul, 1999. “Türk Mermer Kâğıdı Ebrû”, Kiplas şveren, S.XIX, stanbul,1989, s.30-31.

158

----------------------------,

“Günümüzde Ebrû ve Ustaları”, Türkiyemiz, S.68, stanbul,1992, s.26-37.

ÜSTÜN, Ayşe,

“Ebrûnun Günümüz Ebrû Ustalarından Fuat Başar’e Göre Yorumlanması Ebrû San’atının Bugünkü Durumu”, Türkiye’de El San’atları Geleneği ve Çağdaş San’atlar çindeki Yeri Sempozyumu Bildirileri, Ankara, 1997, s.362-368. “Ebrû San’atı”, Antika, S.14, stanbul, 1986, s.40-46. Medeniyet Aleminde Yazı ve slâm Medeniyetinde Kalem Güzeli (I-II. Kitap), Ankara, 1981.

YAZAN, Işık, YAZIR, M. Bedreddin,

YURDAYDIN, Hüseyin G., “Bibliyografya”, Belleten, C.24, S.26, Ankara,1960, s.665-668. WE MANN, Christopher “Erken Hint Tablolarında Ebrû Teknikleri”, Ingrid Weimann-Nedim Sönmez: Christopher Weimann(1946-1988) Anma Kitabı, Tübingen, 1991,s.35-42.

159

Ç Z MLER
VE

PLANLAR

160

Ç Z MLER

Çizim:1 Cildin Bölümleri ve Kapağın Bölümleri ( AnaBritannica, “Ciltçilik”, s.2 .) Cildin Bölümleri: Ön Kapak, Arka Kapak, Miklep, ç Kapak, Sırt, Sertap Kapağın Bölümleri: Zencirek, Bordür, Cetvel, Köşebend, Şemse, Salbek,Dudak.

161

PLAN

Plan: 1. Konya Yusuf Ağa Kütüphanesi Planı ( Y., Önge, a.g.m. s. 12)

162

RES M L STES Resim:1. Suminagashi, H. Barutçugil, Suyun Rüyası Ebrû, stanbul, 2001. Resim:2. Mecmuatü’l-Acâib, A. S. Arıtan, Türk Ebrû San’atı ve Günümüzdeki Uygulamaları (Basılmamış eser), Konya, 2001, Resim:3. Gûy-i Çevgan, A. S. Arıtan, Türk Ebrû San’atı ve Günümüzdeki Uygulamaları (Basılmamış eser), Konya, 2001. Resim:4. Mâliki Deylemî’nin (1518-1562) Hattı H..962/1554 tarihli, A. S. Arıtan, Türk Ebrû San’atı ve Günümüzdeki Uygulamaları (Basılmamış eser), Konya, 2001, Resim:5. Şal Ebrûsu (Şebek Mehmet Efendi, Hadîkatü’s-Süedâ’dan), A. S. Arıtan, Türk Ebrû San’atı ve Günümüzdeki Uygulamaları (Basılmamış eser), Konya, 2001. Resim:6. Ebrû Malzemeleri, A. S. Arıtan, Türk Ebrû San’atı ve Günümüzdeki Uygulamaları (Basılmamış eser), Konya, 2001, Resim:7. Neftli Battal Ebrû (T. Alparslan Babaoğlu), A. S. Arıtan, http://www.turkislamsanatlari.com/ebrû/index.html. 11.08.2005. Resim:8. Gel-git (Tarama) Ebrûsu (T. Alparslan Babaoğlu), A. S. Arıtan, http://www.turkislamsanatlari.com/ebrû/index.html. 11.08.2005. Resim:9. Bülbül Yuvası Ebrûsu (Mustafa Düzgünman) Fuat Başar Koleksiyonu, Fuat Başar, Yavuz Tiryaki, Türk Ebrû San’atı, stanbul, 2000. Resim:10. Taraklı Ebrû. Yusuf Ağa Yazma Eserler Kütüphanesi 70 Envanter Numaralı Eserin Ebrûsundan Detay Resim:11. Neftli Ebrû (Ahmet Saim Arıtan), A. S. Arıtan, Türk Ebrû San’atı ve Günümüzdeki Uygulamaları (Basılmamış eser), Konya, 2001. Resim:12. Çiçek Ebrûsu (Mustafa Düzgünman), A. S. Arıtan, http://www.turkislamsanatlari.com/ebrû/index.html. 11.08.2005. Resim:13. Koltuk Ebrûsu (T. Alparslan Babaoğlu), A. S. Arıtan, http://www.turkislamsanatlari.com/ebrû/index.html. 11.08.2005. Resim:14. Kalıp Tekniği ile Yazılı Ebrû. (Sadreddin Özçimi), A. S. Arıtan, http://www.turkislamsanatlari.com/ebrû/index.html. 11.08.2005.

163

Resim:15. Akkâse Ebrû, (Hamit Aytaç’ın Hattı), Mehmet Ali Kâğıtçı Koleksiyonu, M.U.Derman, a.g.e.,s.23. Resim:16. Kumlu (Kılçıklı) Ebrû (Sadreddin Özçimi), A. S. Arıtan, http://www.turkislamsanatlari.com/ebrû/index.html. 11.08.2005. Resim:17. Kaplan Gözü Ebrû (Sadreddin Özçimi), A. S. Arıtan, http://www.turkislamsanatlari.com/ebrû/index.html. 11.08.2005. Resim:18. spanyol Ebrûsu (Akordeon ve Dalgalı Ebrû) Harun Eğilmez, http://www.ebrusu.com/tr/ Resim:19. Hatîb Ebrûsu” (Hatîb Mehmet Efendi), A. S. Arıtan, Türk Ebrû San’atı ve Günümüzdeki Uygulamaları (Basılmamış eser), Konya, 2001. Resim:20.Şal Ebrûsu (Şeyh Sadık Efendi), A. S. Arıtan, Türk Ebrû San’atı ve Günümüzdeki Uygulamaları (Basılmamış eser), Konya, 2001. Resim:21. Battal Ebrû (Edhem Efendi), A. S. Arıtan, Türk Ebrû San’atı ve Günümüzdeki Uygulamaları (Basılmamış eser), Konya, 2001. Resim:22. Yazılı Ebrû “Allah” (Necmeddin Okyay), A. S. Arıtan, Türk Ebrû San’atı ve Günümüzdeki Uygulamaları (Basılmamış eser), Konya, 2001. Resim:23. 9893, Bâisu’l-Mağfira fî Beyani Akvâli’l-Vahde, XIX.yy., Kapak. Resim:24. 5195, Rûhü'l- Beyân, XIX.yy., Mahfaza Resim:25. 3233, Koyunoğlu Şehir Kütüphanesi, Dış Kapak Resim:26. 446 lmi Kelâm, XX.yy. Mahfaza Resim:27. 553, Tâ’likat-ı Haşiye-i Tefsir-i Keşşaf, XX.yy. Kapak, Miklep. Resim:28. 642, Muhtâr, XX.yy. ç Kapak. Resim:29. 7592, Mirkât, XX.yy. ç Kapak, Yan Kâğıt. Resim:30. 117, Divân-ı Bâki, XVIII.yy. Kapak. Resim:31. Mevlânâ Müzesi No:177 Resim:32. 335, Envar-ı Kevkeb Enhei’l-Meşâyık, XIX.yy. ç Kapak. Resim:33. 439, Minhâcü’ l-Âbidin, XIX.yy. ç Kapak, Yan Kâğıt. Resim:34. Koyunoğlu Şehir Müzesi No:12786, Ön Kapak Resim:35. Mevlânâ Müzesi No:2438, Arka Kapak. Resim:36. Mevlânâ Müzesi No: 3157, Ön Kapak. Resim:37. Mevlânâ Müzesi No: 7025 Ön Kapak

164

Resim: 38. 528, Hafız Divan-ı Şerhi,XIX.yy., Arka Kapak. Resim:39. 694, Müntehabât, XIX.yy., Ön Kapak. Resim:40. Koyunoğlu Şehir Müzesi No:12898, Arka Kapak. Resim: 41. 5192,Tefsîru Aliyyi’l- Kâri, XIX.yy. ç Kapak, Yan Kâğıt Resim:42. 5240,Mirkâtu’l-Mefâtîh, XIX.yy. ç Kapak. Resim:43. 5240, Mirkâtu’l-Mefâtîh, XIX.yy., Yan Kâğıt Resim:44. 163, Haşiye Alâ Haşiyetü’l-Husrî, XIX.yy. Mahfaza. Resim: 45. Koyunoğlu Şehir Müzesi No:12032, Arka Kapak. Resim: 46. 139, Neftli Gel-git Risâle-i Durru’l-Yetîm, XIX.yy., Ön Kapak. Resim: 47. 416, Temyîz Ale’ l-Keşşaf, XIX.-XX.yy., Mahfaza. Resim: 48. 113, Haşiye Ala Şerh-i sâgocî li-Hüsame’l-Kâti, XX.yy., Ön Kapak. Resim:49. 5172, Hâşiye Alâ Evâ’il Tefsir Beydâvi, XX.yy., ç Kapak. Resim:50. 637, Hâşiyetü’l- slâm ´Alâ Seyyidi’l-Mutavvel, XX.yy., Mahfaza. Resim: 51. 7001, Haşiyet Ale’l-Kâdi, XVIII.yy., Ön Kapak Resim:52. 107, Hâşiye-i Ale’l-Mutavvel, XVIII.-XIX.yy. Mahfaza. Resim:53. 317, Necahu’l-Kâri li-Sahîhi’l-Buhâri, XIX.yy. Mahfaza. Resim:54. Koyunoğlu Şehir Müzesi, No:13237, Arka Kapak. Resim:55. 48, Şerh-i sâgocî, XIX.yy. Ön Kapak. Resim:56. 493, Haşiye Alâ Haşiye es-Seyyidü’s-Şerîf Alâ, XIX.-XX.yy. ç Kapak. Resim:57. 35, Durs al-min fi Şerh-i Salavât-ı Muhiddîn, XX.yy. Dış Ön Kapak. Resim:58. 623, Hâşiye Ale’l-Hidâye, XX.yy. ç Kapak. Resim:59. 5211, Tefsir-i Bahru’l-Muhît, XX.yy. ç Kapak. Resim:60. 125, Nûru Hadîkatu’l-Bedii ve Nûru Hadıkati’r-Rabîe, Yan (Tarihsiz) Resim:61. 5249. el- sâbe fi Temyiz es- Sahâbe, XX.yy. ç Kapak. Resim:62. 33, Vasiyetnâme, XVIII.yy. Ön Kapak. Resim:63. 60, Haşiye-i Ala Şerhi’l-Akâid, XIX.yy. ç Kapak. Resim:64. 292 ,Şerh-i Sahîhi Müslim, XX.yy. ç Kapak, Miklep. Resim:65. 5208, Lübâbu’t-Te’vil fî Me’âni’t-Tenzîl, XX.yy, ç Kapak. Resim:66. 164, Şafiye fi Tasrîf, XVIII.yy, Ön KapAk. Resim:67. Mevlânâ Müzesi No:2039, Arka Kapak. Resim:68. Koyunoğlu Şehir Müzesi No:13189, Arka Kapak. Resim:69. 481, Haşiye Ale’l-Menâr, XVIII.yy. ç Kapak. 165 Kâğıt.

Resim:70. 101, Haşiye-i Şerh-i Mevâkıf, XVIII.yy., ç Kapak. Resim:71. 96 Kitabu’l- fsâh´an-Şerh-i Meâni al-Sıhâh,XIX.yy., ç Kapak, Miklep. Resim:72. 306, Haşiye-i Molla Câmi, XX.yy., ç Kapak. Resim:73. 398, Haşiye ´Alâ Şerh-i Merahi’l-Ervâh,XX.yy. ç Kapak. Resim:74. 208, Kevkebu’l-Münîr fi’l-Camii’s-Sağir, XIX.yy., ç Kapak. Resim:75. 519, Divân,XIX.yy., ç Kapak. Resim:76. 5228 Keşf ‘Ale’l- Keşşâf, XX.yy., ç Kapak. Resim:77. 5309, Cevheratü’n-Nayyîra, XX.yy. ç Kapak. Resim:78. 5216, Tefsir-i Haddâdi, XVIII.-XIX.yy., Yan Kâğıt. Resim:79. 631, şaret el-Mânum, XIX.yy., ç Kapak. Resim:80. Koyunoğlu Müzesi No:13303,Arka Kapak. Resim:81. 251 Haşiyetu’n Ala´ Tefsîri Sûreti’l-Kehf, XIX.yy., ç Kapaklar Resim:82. 207, Kevkebu’l-Münîr fi’l-Camii’s-Sağir, XX.yy., ç Kapaklar. Resim:83. 7508, Delâilu’l-Hayrat Tercümesi, XX.yy., Ön Kapak Resim:84. 5276 Fethü’l- Bârî fî Şerh-i Sahihi’l- Buhâri, XVIII.yy., Mahfaza. Resim:85. 405 Ahlak-i Ala, XVIII.yy., Mahfaza. Resim:86. 691, Şerh-i Şifai Şerîf, XVIII.yy., Yan Kâğıt. Resim:87. 4726, Hâşiye Alâ Şerh-i Akaidi Adûdiyyat, XVIII.yy, ç Kapak, Yan Kâğıt. Resim:88. 718,Şerhu Manzumati’n- Nesefi fi’l-Hılâfiye, XIX.yy., ç Kapak. Resim:89. 718, Şerhu Manzumati’n- Nesefi fi’l-Hılâfiye XIX.yy.,Yan Kâğıt Resim:90. 89, Şerh-i Siratel’- slâm, XVIII.yy., Yan Kâğıt. Resim:91. 608,Şerh’el-Isâm Ale’l-Kâfiye, XVIII.yy., Ön Kapak Resim:92. Mevlânâ Müzesi No:1379. Arka Kapak Resim:93. 708, Haşiyetu’n Alâ Kırâeti’l-Beydâvi, XVIII.yy., Mahfaza. Resim:94. Koyunoğlu Şehir Müzesi No:12391,Arka Kapak. Resim:95. 4675, Tevşih li’l- Câmii’s- Sahih, XVVIII.yy., Dış Kapaklar. Resim:96. Koyunoğlu Şehir Müzesi No: 13267, Ön Kapak. Resim:97. 5200, Tefsîr fi lme’t-Tefsîr, XVIII.yy, ç Kapak. Resim:98. 7853, Câmiu’l-Hisab, XVIII.yy., Dış Kapak. Resim:99. 5232, Behcetü’n-Nüfûs, XIX.yy., ç Kapak. Resim:100.5369, Mîzânu’l-Âmal, XIX.yy., Yan Kâğıt. Resim:101.Koyunoğlu Şehir Müzesi No:12755,Arka Kapak. 166

Resim:102. 5299,´Umdatu’l-Mürîd li Cevherati’t-Tevhîd, XIX.-XX.yy.Yan Kâğıt. Resim:103. 161, Kâfiye, XVIII.yy., Mahfaza. Resim:104. 4717,Hâşiye Şerh-i Akâid-i Adûdiye, XVIII.yy., Mahfaza. Resim:105. 5233, Mühim Limâ Eşkele Min Telhis el-Müslim,XIX.yy, Ön Kapak Resim:106. 511, Hâşiye Ala’l-Mutavvel, XIX.yy.,Mahfaza. Resim:107. 536, Süleymannâme fi’t Tarih,XIX.yy., Yan Kâğıt. Resim:108. 5197, ed-Durru’l-Mensûr fi Tefsîri’l-Kur’ân,.XIX.yy., ç Kapak. Resim:109. 5360 Muhîtu’l-Burhâni fi Fııhı’n-Nu’mâni,XX.yy., Mahfaza Resim:110. 7179, Mantık, XX.yy.,Ön Kapak. Resim:111. 66 Haşiye-i Ale’l-Metâli', XVIII.-XIX.yy.,Mahfaza. Resim:112. 365, Usûl-ü Fıkıh, XVIII.-XIX.yy., Ön Kapak. Resim:113. 390, Şerhu Muallâkate’s-Sebe, XVIII.-XIX.yy., Dış Kapaklar. Resim:114. 5250, Tecrîdi’l- Usûl fi Ehâdisi’r-Rasûl, XIX.yy., Mahfaza. Resim:115. 192, Maksûd, XX.yy., Ön Kapak Resim:116. 5224, ’râbu’l- Kur’ân, XVIII.yy., Mahfaza. Resim:117. 210, el-Camii’l-Sağir min Hadis, XIX.yy.,Mahfaza. Resim:118. 286, Behcetü’n-Nazar, XIX.yy., Mahfaza. Resim:119. 455, Divân-ı Hamse-i Atâiye,XIX.yy.,Yan Kâğıt. Resim:120. 183 Havadi’ s-Şerh el-Mesalik, XVIII.yy., ç Kapak. Resim:121. 442, Şerh-i Muaddele’s-Salât, XVIII.yy., Dış Kapak. Resim:122. 531 Delâilu’l- ’caz, XVIII.yy., Dış Kapak. Resim:123. 5282 Mesâbih-i Şafir, XVIII.yy., ç Kapak. Resim:124. 4795, Fetâvâı’t-Tâtâr Hâniye, XIX.yy., Yan Kâğıt. Resim:125. Mevlânâ Müzesi No:1726, Arka Kapak. Resim:126. 688 Envâru’t-Tenzîl ve Esrâru’t-Te’vîl Resim:127. 5155, Fıkıh, XX.yy., ç Kapak, Yan Kâğıt. Resim:128. Mevlânâ Müzesi No:1165, Arka Kapak, Miklep. Resim:129. 5224, râbu’l- Kur’ân, XX.yy., ç Kapak.

167

RES MLER

168

Resim: 1. Suminagashi.

Resim: 2. Mecmûatü’l-Acâib, 1519, Hafif Ebrû.

169

Resim: 3. Gûy-i Çevgan,1539-1540, Gel-git Ebrûsu.

Resim: 4. Mâlik-i Deylemî’nin (1518-1562) H..962/1554 Tarihli Hattı, Hafif Ebrû.

170

Resim: 5. Hadîkatü’s-Süedâ, H.1004/1595, (Şebek Mehmet Efendi), Şal Ebrûsu.

Resim: 6. Ebrû Malzemeleri.

171

Resim: 7. Neftli Battal Ebrû (T. Alparslan Babaoğlu).

Resim: 8. Gel-git (Tarama) Ebrûsu (Alparslan Babaoğlu).

172

Resim: 9. Bülbül Yuvası Ebrûsu (Mutafa Düzgünman)

Resim: 10. Taraklı Ebrû. Yusuf Ağa Yazma Eserler Kütüphanesi 70 Envanter Numaralı Eserin Ebrûsundan Detay.

173

Resim: 11. Neftli Ebrû (Ahmet Saim Arıtan).

Resim: 12. Papatya Ebrûsu (T. Alparslan Babaoğlu).

174

Resim: 13. Koltuk Ebrûsu (T. Alparslan Babaoğlu).

Resim: 14. Kalıp Tekniği ile Yazılı Ebrû, (Sadreddin Özçimi).

175

Resim: 15. Akkâse Ebrû (Hamit Aytaç’ın Hattı), Mehmet Ali Kâğıtçı Koleksiyonu.

Resim: 16. Kumlu Ebrû (Sadreddin Özçimi).

176

Resim: 17. Kaplan Gözü Ebrû (Sadreddin Özçimi).

Resim: 18. spanyol Ebrûsu (Akordeon ve Dalgalı Ebrû), Harun Eğilmez, http://www.ebrusu.com/tr/

177

Resim: 19. Hatîb Ebrûsu (Hatîb Mehmet Efendi).

Resim: 20. Şal Ebrûsu (Şeyh Sadık Efendi).

178

Resim: 21. Battal Ebrû (Edhem Efendi).

Resim: 22. Yazılı Ebrû “Allah” (Necmeddin Okyay).

179

1 KATALOG

2 ÖRNEK NO

3

4

5 YÜZYIL

6

7

8 HATTAT

9

10 DL

XVIII

XVIII-XIX

XIX

XIX-XX

XX

Türkçe

Arapça

I

II

III

IV

V

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 1 2 3 4 5 6 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 1 2 3 4 5 1 2

X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X ? X X X X X X X

X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X

X X

X X X

X

?

?

? X X X

? X

X

X X

X X X X X X X X X X X X X X X X X

X X X

X

VI

VII

VIII IX

3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 1 2 3 4 5 6 7 8 9 1 2 3 4 5 1 2 3

X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X

X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X

X

11

12 ÖLÇÜ

13

14 BATTAL

15

16 GEL-G T

17

18

19 ŞAL

Farsça

Battal

Serpmeli

Neftli Battal

Gel-git

Neftli G.

Şal

Nefli

205X150 330X200 205X120 205X150 225X150 215x160 180X115 210X160 200X140 210X150 230X155 315X215 330X210 330X210 190X115 180X115 180X115 175X130 275X150 212X120 195X145 175X130 205X160 170X120 215X150 170X120 205X140 340X250 175X135 310X205 120X107 175X110 200x140 305X205 180X125 195X120 180X125 175X130 200X150 200X130 200X140 185X115 288X200 300X205 295X200 215X160 200X120 200X195 230X170 290X195 200X110

X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X

X

240X150 215X140 245X180 245X180 170X125 210X135 215X145 237X160 315X205 180x150 285X162 295X185 290X200 190X115 245X145 310X205 250X145 210X140 335X210 275X170 200X150 170X130 215X150 205X135 275X170 190X150 265X180 200X145 200X135 195X105 195X115 215X130 215X135 325X215 250X170 250X145 265X180 265x180

20

21 TARAKLI

22

23

24

25

26

27 HATÎB

BÜLÜBÜL YUVASI Taraklı B.Y. Gelişmemiş H. Kumlu H.

Serpmeli

Taraklı

Taraklı Şal Bülbül Yuvası

Çark-ı felek

X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X

X

X X X X X X X X X X X X X X X X X X X

28

29

30 KUMLU

31 TOZ Ç ÇEĞ Toz Çiçeği

32

33 DALGALI Dalgalı

34

35

36 UYGULANMA YERLER ç Kapak

Yürek

Yıldız

Neftli T.Ç.

Serpmeli D. Dış Kapak

X

X X X X X X X X X X

X X X

X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X

X X X

X X X X X

X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X

X

X X

37

38

39

40

41

42

43

44

45

UYGULANMA YERLER Yan Kâğıt Miklep Mahfaza Oksit Sarı Mor Lahor Kanarya S.ı Kahverengi Mavi

X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X

X X X X X X X X X

X X

X

X

X X

X X

X X X X X X X

X

X X X

X X X X X X X X X X X X X X

X X

X X X X

X X X X X X X X X

X X

X

X X

X

X X X X X X X X X X

X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X

X

X

X X X

X X

X X X X X X

46

47

48

49

50

51

52

53

RENKLER
Çivit Yeşil Oksit Kırmızı Sarı Bordo Kırmızı Gri Çamlıca Top.

X X X X X X X X X X X X X X X

X X X X X X X X X X X X X X

X

X X X

X X X X X X X X X

X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X

X X X

X

X

X

X

X X

X X X X X X X X

X X X X X X X X X X

X X X X X X X X

X X X X X X X X X X X X X X

X

X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X

54

55

56

Siyah

Portakal R.

Pembe

X X

X

X

X X

X X X X X X X X

X

X X

X

X

X X X X X X

X

X

X X

X X

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->