P. 1
İktisadi Düşünce Tarihi Ders notları

İktisadi Düşünce Tarihi Ders notları

|Views: 2,025|Likes:

More info:

Published by: İsmet Boydemir Temel on Oct 30, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

05/28/2013

pdf

text

original

İktisadi Düşünce Tarihi Ders notları Avrupa’ da merkantilizm ve Osmanlı’ daki durum

:

Batı avrupa’ nın değişimi: Yeni dünya’ nın keşfi, buradaki kaynakların Avrupa’ ya akması. 14.yy. sonlarından itibaren dünyaya açılınıyor. Bu arada orta çağa ait düşünceler değişmeye başlıyor. Tüccarlara karşı ılımlı yaklaşımlar başlıyor.(reform dönemi, kilisenin etkisi azalmaya başlıyor)

Kalvinizm- (john Calvin)

Ticarete, faize açık fikirli. Makul sınırlar içindeki faiz dinen kabul görüyor. 15-16.yy. dan itibaren başta İngiltere olmak üzere ulus devletleri ortaya çıkıyor bu yüzden devlet ekonomik olarak desteğe ihtiyaç duymaya başlıyor. Bunu sağlayacak olan da tüccarlar.(külçecilik). Zenginlik ticaretle ortaya çıkar. Zenginlikle güç bir araya gelmeye başlıyor. Merkantilizm adını koyan A.Smith olmuştur. “satmak” en temel şeydir. Büyük AŞ ler savaşların aleti haline gelmeye başlıyorlar. Merkantilizm 300 yıl kadar sürmüştür. Bunun sonucunda da liberal düşünce ortaya çıkmıştır çünkü devlet bazı grupları aşırı destekleme eğiliminde olmuştur. Bir iktisadi düşünce okulu kurmadılar.

Merkantilizmin ilkeleri:

1. Mal satmak, mal almaktan daha iyidir. Satan kar eder, alan zarar eder. 2. Bir grup tüccarın çıkarları ulusal çıkar olarak tanımlanmıştır. 3. Birey için doğru olan devlet için doğrudur.

Öte yanda; 1. Nüfus artışını teşvik ederler(daha güçlü orduya sahip olmak için) 2. Dış ticarete önem verirler. En çok para getiren alan devletin korumacı olması 3. Daha çok kamu harcaması daha çok gelir anlamına gelir. Çünkü kamu yatırımı özel sektörü geliştirecektir.

İktisat düşüncesine katkıları: 1. Dış ticaret bilançosu

Tıp doktoru gibi iktisatla uğraşmayan insanların kurmuş olması yüzünden çok kısa bir dönemdir. Gelir bölüşümü fizik problemi çözer gibi dağıtım yapılmalı diyorlar. Daha sonra Fransız İhtilali oluyor. sözleşme yapabilme hakkı. İnsanların mülkiyet hakkı. Maliyeci ilke(fiskalizm): Hazineye ait gelirleri mümkün olduğu kadar yüksek tutmak ve düşmesini engelleyecek tedbirleri almak Gelenekçilik: Sosyal-iktisadi ilişkilerdeki dengelerin geleneklere göre tutulması söz konusudur. Özellikleri: İlk defa makro bir model oluşturmaya çalıştılar. bırakınız geçsinler” düşüncesini ilk oluşturanlardır. Miseldan. Paranın miktar teorisi Thomas Mann. George King(16481712). W. Devlet sadece iktisadi politikalar uygulamamıştır. - İaşe ilkesi(provizyonizm): İktisadi faaliyete tüketici açısından bakan anlayış. iktisatın başlangıcını oluşturdular. John Locke’ dan. Graund.Mal arzının en yüksek düzeyde olmasına çalışılır. Değişme eğilimlerini engellemek ve ortadan kaldırmak ana amaçtır. . müteşebbis olabilme yani girişimcilik gibi haklar doğal haktır.2.ithalatı teşvik ederler.yy merkantilist). iktisadi sorunları çözmekte farklı yönetmler uyguladılar ama bu tam bir iktisat politikası değildir. David Hume Bu dönemde Osmanlı dünyası: Osmanlı’ nın klasik çağında. Descartes’ dan etkilenmişlerdir. İktisatın ilk okulunu oluşturdular.bir dergi çıkartmışlardır. Malines(17. (iktisatı insan bedeni ile bağdaştırmışlardır yani insan vücudu gibi herşeyin kendiliğinden hallolacağını düşünüyorlar) “Bırakınız yapsınlar.Petty. Fizyokratlar: Fransız devrimi öncesi ortaya çıktılar.

Toplumu toprak sahipleri. İktisat bir toplum bilimidir düşüncesine sahipler. Bizim için asıl önemli eseri 1776 da yayınladığı Ulusların Zenginliği(Wealth of Nations) dir. Dolaşım şeması kurdular. tarımsal üretimdir diye cevap verdiler. İlk kitacı Ahlaki Duygular Teorisi’ dir.Smith. Servet. geçimlik olmayan bir şeydir. devlet mümkün olduğunca müdahale etmemelidir. . insanlar. Klasik İktisatçılar: Adam Smith(1723-1790) ekonominin nasıl büyüyüp gelişeceğini anlatmıştır. Yani vergileri toprak mülkü sahipleri ödemelidir. Diğerleri kazandıklarını üretime katmaya çalışırlar.halk içindir. Smith2 den sonra yazıldı. doğal bir ekonomideki servetin yaratılması gibi konularla ilgilendi ve bu konularda çok iyimserdi. Serveti üreten topraksa vergi sadece bunlardan alınmalıdır. Servet artıksız olmaz. zanaatkar ve sermaye grubu-değer yaratmayanlar) olarak üç sınıfa ayırdılar. zaten kendisi de aslında bir ahlak felsefecisidir. A. Sanayi devriminin iktisatı A. Üretken sektör tarımdır. toprağı kiralayanlar ve kısır sınıflar(tüccar. Kitap aslında iktisadi büyüme kitabıdır. David Hume ile yakın dostlukları vardır ve yazışırlar.- Servetin kaynağı nedir? Sorusuna mübadele değil. Daha önce bir bütünsellik yoktur. artık değerleri yoktur.

rahiptir. Bu bakımdan iktisat. Yoksulluk kaderdir. Cambridge Jesus College mezunu. Bunu değiştirmeye çalışmak herşeyi daha kötü hale getirir. Malın değerini kişiye verdiği fayda belirler. Yani mal üretimi. halktan ve çevreden kopuk değil.( kısaca her arz kendi talebini yaratır) Tasarruflar yatırıma dönüşür. Bu dönemde de halkın iktisata ilgisi artıyor. . Kişi değeri kendisi belirler diyor. Malın değerinin belirlenmesinde subjektif değerler geçerlidir.Say(1767-1832) Aslında sigortacıdır. “Nüfus ancak gıda maddeleri arzıyla denetlenir” Eserin içndeki iki konu şu şekilde özetlenebilir: Sınıf yapısını değiştirmek mümkün değildir. toplam mal arzını satın almaya yetecek toplam efektif talebi yaratır. Say yasası / Piyasalar yasası’ nı oluşturdu. sade bir dille kitap yazmıştır. Emek-Değer kuramı’ na itirazları oldu. İktisatta müteşebbis kavramının kuramsal olarak yer almasını sağlamıştır. müfus geometrik ortalamayla artıyor. Politik İktisatın Prensipleri(2. David Ricardo’ nun yakın arkadaşıdır. A.kitap): Bolluk kuramı ile ilgilidir.J. 1929 Büyük Bunalım’ a kadar Say yasası kabul edildi. Tedbirler alınması gerekir. İktisatın sağlam olabilmesi için varsayımlar ampirik olarak desteklenmelidir diyor. Daha sonra Keynes tarafından çürütülmüştür. Teknik teminolojiyi şekileendirme konusunda çabaları olmuştur. Robert Malthus(1764-*) - Nüfus Yasası: Gıda maddeleri aritmetik.B. 1789’ da nüfus ilkeleri ile ilgili ilk denemesini yayınlamıştır. Smith takipçilerindendir. Bu dönemde İngiltere’ de tarımsal ürünler ithal edilmeye başlanmıştır(Napoleon savaşları nedeniyle -1801-1815) Savaş sonrasında deflasyon dönemi başlamıştır.

sermayenin fiyatın belirlenmesinde rolü yoktur. Vergi toprak sahiplerinden alınmalıdır çünkü rantı üreticiler değil. üretim maliyeti ile üretim faktörleri arasındaki bağı kurmaya çalışmaktır. sistemi basitleştirmeye çalışmıştır. Ricardo’ ya göre. Ücret fonu. Ricardo. Rant teorisi varsayımları: Toprak kıt bir üretim faktörüdür. . Emek girdisi=harcanan emek tir. fakirler değeri bilmezler. Emek homojendir. üretim sabittir. Ücret haddi. Fiyat. Emek-sermaye artmaya devam ettikçe üretim daha az verimli topraklara gider. Çoğaltılamayan mallarda malın değerini belirleyen şey kıtlıktır. sisteminde parasal bir şey yoktur. geçimlik seviyede kalmalıdır. Çünkü zenginliğin değerini onlar bilirler. Serbest piyasa koşullarında emeğin ücreti dengede birbirine eşittir. sanayide artan getiridir. diğerleri her iki yöntemi de kullanırlar. Çoğaltılanlarda mübadele değerini emek belirler. Tarımda azalan getiri.Yönetici grubu toprak asilleri olmalıdır. Tarım ve sanayi için farklı üretim fonksiyonları vardır.Emek için değişmez bir değer ölçüsü aradılar. Para. Üretim maliyeti yükselir. Toprak. Emek arzı(Tunç kanunu): Klasikler emek arzını nüfusa bağlar. Dış ticaret serbest olmalıdır. toprak sahipleri elde eder. Ekonomi uzun dönemde azalan getiri ile çalışacaktır çünkü tarım uzun dönemde ekonomiye sahip olacaktır. Emek-değer teorisi: Smith’ e göre. çoğaltılan ve çoğaltılamayan mallar söz konusudur. mübadele değerinin dışındadır. Klasikler: Makro analiz yaptılar. Sebest piyasa varsayımını kabul ederler. düşük verimli topraklardaki maliyet üzerinde oluşur. Nüfus da ücret haddine bağlıdır. Para mübadele vasıtasıdır. Ricardo tümdengelimcidir. sadece üremeye yönelirler. sermaye stokuna bağlı olarak ödenr.

Bu arada iktisadi düşünceyi etkileyen bir iktisatçı olmamıştır çünkü bu dönemde iktisatçılar daha ziyade klasik iktisatın parçalarını birleştirmeye çalışıyorlardı ama yine de tepkiler söz konusudur. işsizlik yoktur. Servetin kaynağı emektir. gelişmiş ülkelerde görülür. Paranın servetin yaratılmasında rolü yoktur. Ancak bundan sonra yapılan eleştiriler alternatif paradigmalar haline gelmiştir. Keynesyenler.para miktarı arasında ilişki yoktur. Sermaye birikimi: Tasarrufla olur. Faiz haddi. Para miktarı piyasa ihtiyaçlarına göre kendiliğinden belirlenir. Kar haddi düşünce ekonomi durgunluğa girer. . Birikimi belirleyen kar haddindeki inişçıkışlardır. Klasik İktisata Tepkiler 1823-Ricardo ölür. Büyümeyi bölüşüm esasları çerçevesinde açıklamaya çalıştılar. Paranın kıymeti üretim maliyetine bağlıdır.S.- Maldır. Para sadece mübadele aracıdır. Klasik miktar teorisini benimsediler: Fiyatlar esnek. Devletin paraya müdahalesi gereksizdir. J. malların tabi olduğu kanunlara bağlıdır.fiyatlar genel seviyesi aynı yöndedir. Bu tepkiler 3 grupta incelenir: 1.(Klasikler.(ulaşılan sonuçlar mantık dışıdır diyorlar) J.vs büyüme ile ilgilenir) Post Keynesyen ve Marxist iktisatta problem kalkınmadır. Klasik düşüncenin düşünce yöntemine(metoduna) karşı olanlar 3.Mill’ den sonra klaik düşünce. ortadoks bir teori haline gelmiştir yani tamamlanmış hale gelmiştir. Ortadoks iktisatta problem büyümedir. Bundan sonra bile eleştiriler almıştır. Klasik teoriye egemen olan felsefeye karşı olanlar 2.Mill Politik İktisat’ ın İlkeleri’ ni 1848’ de yayınlar. Durgunluk döneminde ücretler geçimlik seviyededir. Mantıksal yapısına karşı olanlar. Kar-faiz aynı şeydir. ekonomideki kaynaklar tam kullanılıyor ise para miktarı. mevcut kar haddiyle sistem devam eder.S. Tasarruflar yatırıma dönüşür.

devletin ekonomideki rolüdür. Kültürel yönden etkin olmalıdır. Kişisel çıkarlar ön plandadır. felsefe. Devlet müdahalesine karşıdır Her birey.Mill. Materyalist. Zevk ve acı ölçülebilir şeylerdir. ihtiyaçlar ve tatmin sonsuz şekilde artacaktır. bireyci ve faydacıdır. Ona göre devletin sivilleştirme rolü vardır. istikrarsızlık da yavaşlatılmış olur. Bu şekilde istikrara kavuşturma işlevi de görebilirler. bu yüzden insanlar bunu değiştirebilirler.) 13 yaşında Smith ve Ricardo okuyordu. Ahlaki unsurları tümüyle dışarıda tutar. Klasik Düşüncenin Revizyonu: 1806-1873 J. Klasik analizi sağlam bir temele oturtmaya çalışmıştır fakat yeni şeyler üretmeye çalışmamıştır.Klasik düşünce. Genel olarak klasistlere yakındır. Bu şekilde gelir bölüşümü yapılabilir. İnsanlar doğuştan eşittir. Ona göre iki tip yasa vardır A) üretimi yöneten yasalar: doğa ve teknoloji tarafından belirlenmiştir ve bunlarda değişiklik yapılamaz B) bölüşüm yasaları: toplumsal olarak kabul edilmiştir ve insanlar tarafından yapılır. Ortadoksiden en çok ayrıldığı konu. Değer konusunda görüşü: Emek-değer arasındaki eski bağları koparmıştır. Hem liberal kalmaya. aslında sosyal adalet kavramına yakındır. Fonları vergilendirip elde edilen hasılatı toplum yararına harcaması dengeyi sağlar.Mill iktisat.S. insan hakları gibi konularla ilgilenmiştir.S. Üretken emek ve üretken olmayan emek kavramlarını ortaya atmıştır. hem de ezilen çoğunluklara çözümler üretmeye çalışmıştır. maksimum faydayı sağlayacak şekilde çalışan ekonomik bireylerdir.(sosyal devlet) özel sermayenin getiri haddindeki düşüşü yavaşlatılırsa. Emek-değer teorisinin saçma olduğunu söyler.(Bentham’ dan etkilenmiştir. insanlar ihtiyaçlarını buna göre belirleyebilirler.Kadın hakları ve işçi sınıfının hakları ile ilgilendi. Bölüşüm konusunda: İşçi üzerindeki baskıyı hafifletecek eğilimde olmuştur. . Yani kısaca J. Durgunluk dönemlerinden çıkma yollarının ilk adımları bu şekilde atılmıştır.

kurucusu Schmuller’ dir. Ortadoks görüşe tepki göstermiştir. Ekonomi sosyolojisine olan katkıları daha fazladır. Bu dönemdeki tepkiler daha milliyetçidir. Farklı bir yöntem izlemiştir.Tarihçi Okul Hegel felsefesi asıldır. Amerika’ da yaygın bir düşüncedir. Schmuller’ in okulu. Kapitalist sistemin tümüyle yıkılmasındansa reformlarla devleti yola sokmayı hedeflemişlerdir. Sonut gerçeklerden hareketle teori/çözüm üretebiliriz diyorlar. Yeni tarihçi okul. Engel(engel yasaları. sonra teoriyi kurarız diyorlar. yüksek gelirli ailelerin daha az yiyecek tükettiklerini söylemiştir. Protestanlık ve kapitalizm arasında bir ilişki olduğunu söyler. Max Weber. Ürettiği model halen test edilmektedir. Modelleme arayışı bundan sonra artış göstermiştir. bunlar toplumsal koşulların bir sonucudur. karizma ve ideal tip gibi kavramları ortaya atmıştır. tutucular ve sosyalistler tarafından da eleştirilmiştir. Kurumcu Okul Kurucusu Weblen’ dir. İktisat tarihi’ nin kurulmasına öncülük ettiler. Önce tarihi bilelim. Egemen iktisat teorisinden sapılmıştır(sanayileşmenin sorunlarına çözüm bulunamamaya başlanmıştır. yüksek gelirli aileler ve düşük gelirli aileler ve tükettikleri yiyecek miktarı arasında bir bağ kurmuş. Özellikle Almanya’ da çok hareketlidir. Kurumcu okul sosyal adaletsizliğe karşıdır ama Marxist değildir. Onlara göre yasalar ve kurumlar görelidir.) Tümdengelimcidirler. 1833’ te Alman gümrük birliği kuruluyor. Hukukta ve dilbilimde farklılıklar oluşmaya başlamıştır. .

Evrenselci anlayış terkedilmelidir. İstatistikler/veriler toplanmalı ve teoriler ona göre belirlenmelidir. Yaşadıkları toplumu çok eleştirmişlerdir. işçi-işveren ilişkileri üzerine yönlenmişlerdir çünkü bunlar da birer kurumdur. monopol. Tümevarımcıdırlar.( makro&mikro beraber çalışılmalıdır. İktisatta Darwin’ ci gelişim yaklaşımı kullanılmalıdır. Ekonomik yaşamda denge değil. Ekonomik yaşam kurumlar tarafından yönlendiriliyor.Temel özellikleri. . “buraya nasıl geldik” ve “buradan nereye gideceğiz” soruları sorulmalıdır. Kredi. Ekonomi bir bütün olarak ele alınıp incelenmelidir. Ekonomik yaşamda uyum yoktur aslolan çıkarlar arası çatışmadır. tarihi. Küçük parçalar ayrı ayrı çalışılarak problemler çözülemez. belli bir kültürün kabul ettiği bir düşünce alışkanlığı ve grupsal davranış biçimidir. Leisure class-aylak sınıfı dedikleri zengin sınıfı çok eleştirirler. Durgunluk bu şekilde aşılabilir. kültürel ve dini özellikleri vardır. Kurumcular. absencies. Hepsiyle ilgilenmek gerekir.) Ekonomik faaliyet kavramı çok dardır. hareket önemlidir. Onlara göre kölelik de bir kurumdur. Devresel nedensellik/kümülatif değişim ilkesinin kabul edilmesini önermişlerdir. oysa ekonomik olayın siyasi. ekonomik yaşamda kurumların önemini ön plana çıkarmıştır. Kurum. Siyasi bir iktidarın düzenleyici rolüne ihtiyaç vardır.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->