You are on page 1of 20

ESK

OSMANL

CEZA HUKUKUNDA

KANUN

VE

ERAT'"

Pwf.

Uriel HEY D

Tercme: i

Dr.

Selahaddin

EROGLt:"

Bilindii gibi er'i Ceza Hukuku, slam lkelerinde tathiki ehemmiyeti pek haiz olmamtr. edatn maddi hukuku olduka yetersizdir: Tayin .edilmi cezalar sadece mahdut sular iin vaz'edilmi olup, hirou da hi bahis konusu edilmemitir. Bundan baka delil ve ispat kaideleri son derece mahdut olduundan birok sular yeterince cezalandmlamamaktadr!. Bylece ceza hukuku, i~lam'n ilk asrlanndan itibaren byk lde kadlarn kaza salahiyetinin dnda kalmtr. Byk, kk sularn ekseriyeti salibu'-urta, veliyy'l-cerii'im diye adlandmlan emniyet yetkililerince incelenmi ve cezalandrlmtr. te yandan mu1tesib, ya da ar ve pazar kontrol memurlar, ticar anlamazlklar ve ls!im ahlakna aykm sularla megulolmulardr. Kadlarn nleyemedii resmi grevlilerin zulmn kontrol etmek, adaletten imtina edenlerin fiillerini dzeltrnek ve hakszlk ileyen kimselere mani olmak iin Halifeler, ikayet Mahkemeleri tesis ettirmilerdir. Hezalim divan diye bilinen bu mahkeme, bn Haldn'un tarifinde grld zere "hkmdarn otorite gc ilc kadlarn kaza saliihiyetini hirletirmektedir."2 Mezalim mahkemeleri, hkmdar, vezir, vali veya sarayerkanndan bir kimsenin hakaninda ileyen laik nesseseler idi. ok kere kadlar da bulunmasna ramen bu mahkemeler kadlarn, adaleti dini hukuka gre iera ettikleri normal hukuk mahkcmelerinden farkl idi .
Bu makale
cc Proceedings

of The lsmel Acadeny of Sciences and Hunaniies"

Jerusalem

1969. c. lll. s. 1-18 'de yaymlanan ngilizce aslndan tercme edilmitir. i B makalede zikredilen y2 da bunun iin faydalanlan kaynaklann yknda ngilizce baslaeak olan "Studies 2 bn HIlld.un,lIfukaddine, (Ad geen eser, Oxford 1973'de yay,mianmtr. Beyrut 1900, . 222. eviren).

tamam, yazann

in Old Ollanan Criminal Lav" adl eserinuegriilebilir.

634

UREL HEYD-SELAHADDIN EROOLU .

Btn bu fevkaade kaza organlar, eriat'm kat ceza hukuku ve eezai dava usul kaidelerinden ari olup, genelde, rfi hukuk, kamu yaran (maslaha'l-amme) ve zellikle idari: ve siyasi masahatn gerei ne gre yrtlyordu. Gerei ortaya karma abasmdan olarak, bu mahkemelerde tehdit ve hatta cebir sk sk tatbik eailmi~,tir. Verilen ceza her ne kadar tesirini gsterebiImi olsa da, bunun indi ve haddinden fazla a' olarak takdir edildii ihtimali ortadadr. Osmanllar, bu adalet organlarn kadarn er'i mahkemeler yannda muhafaza etmilerdir. XVI. yzyltD. brinci yarsnda Osmaril Msrnda David Ben Zimra adl bir Yahudi haham verdii bir cevapta yle diyor: " ... Onlar (Osmanhlar) n biri er'i, dieri rfi olmak zere iki eit hukuk sistemi "adr. 'er'i hukuk, dini hukuka gre karar veren ba kad'ya tevdi edilmitir ve vali onun kararlarn infaz ile y. kmldr. te yandan, bir eit mu"akkat kanunnamelere dayanan rfi hukuk, o blge valisinin sorumlllu(;undadr."J Osmanl sultanlar, idari ve adli iki ayr kaza organlar ile rfi ve dini iki farkl hukuk sistemleri arasndaki ikilii ortadan kaldrmak iin, nceleri ksmen baarl saylan byk g;tyret gsterdiler. Bu abalar ayn anda eitli ynlerde sarfedilmitir. lk olarak, kadlarn dnda kalan hakimlerin ahsi arzularna binaen vm:dikleri cezalar tahdit etmek iin sultanlar, bu hakimlerin tatbik etmek zorunda olduklar kanunlar koymaya altlar. Bu niyetle sultanlar lHlam'da o zamana kadar grlmemi bir ey yapm oldular. Laik hukll.ku ve usul hakknda kanun ad verilen geni ve teferruatl kaideleri meriyet mevkiine koydular ve bunlarn kanunname ad altnda toplanmas iin ferman kardlar. XIX. yzylda balayan Batllama hareketinden nce Anadolu dnda hibir slam lkesinde benzeri teri faaliyeti bilinmemektedir. eriattan fark olan de dayal ceza hukuku, Kuzey Afrika, Gney Arabistan, Endonezya ve slam dnyasnn birok yerlerinde meveudi. yetini srdrmUtr. Ancak, hibir yerde hunlar Osmanl kanunlar gihi kanunnameler halinde resmen mer'jyyet mevkiine konmamtr. Mzakeresi yaplacak olan DutkadiJ' kmunnameleri'ne ilaveten, bu paralelde zikredehileceim yegane Kanunuiime, daha ~onraki bir devirde Hindistan'm Mslman hkmdan Aurangzeh4 tarafndan 1672 yln3 R. David h. Zimra, She'cUh ii- Tcshuv6lh. Venice 5509 (1748/9), I, v. 53 o, No. 296 (Bu posaja, i. Goldziher, Die Zahirilen, Leipzig 1884, p. 205, n. 4) de deinmitir. 4 Bak., Ali Muhammed Han; Mirat- Ahmedi, I, Baroda 1928, pp. 277-283 (Farsa metin); J. Sarkar; Mghal Administraion, Calcutto 1935, pp. 125-132 (ngilizce tercmesi).

OSMANL CEZA HUKUKUNDA KANUN VE ERAT

635

da yaymlanan daha mahdut el'eveli bir eit ceza kanunudur. Muhakkak ki bu bir tesadf deildir. XVI. yzyldan XVIII. yzyla kadar ikinci yegane byk Snn Mslman g olan Mool mparatorluu, OsmanWar gibi geni bir gayr~i mslim tebeas olan ve Trk-Mo91 geleneklerine dayal messeseleriyle merkeziyeti tekilat dzenli asker hir devlettir. Ceza hukuku sahasnda kanunlarn karlmasna gsterilen resmi Osmanl gerekesi iki vechelidir ve bu, kanunlarn ifte karakterini yanstr. Bir taraftan; imdiye kadar yaymlanmam bulunan iS2SMsr Kanunnamesi'nin5 uzun mukaddimesi, zamanla ~hilarn kat kat arttn; artk anlamazlklarn vc kan davalarnn, er'i hukuk uygulayclar tarafndan (kadlar) verilecek kararlarla neticeye balanamyacan, bu nedenle, ar eezal_ar uygulamalar hakknda kendilerine yetki veri. lenlerin (kadlarn dnda kalan hakimler) kllarnn ucuna ihtiya duyulduunu belirtmektedir. Buna binaen, Osmanl sultalarnn eski devirlerdt'n beri eriata muvafk kanunlar koyduklar ve su ileyen bir 'kimsenin bunlara gre <-ezalandrlmas gerektii hususlar yine Mukaddimcde bahsedilmektedir. te yandan, ceza hukukunu' havi olan dier baz kanunnameler, bu kanunlarn mahalli memurlar ve Tmar - Zeamet sahiplerinin zulm hakkmda hakn ikayetlerine cevap oarak vaz'edidiini teyid etmektedir. Bir yazmann6 haiyesindeki bir not, kanunlarn hedefini, halk, idarecilerin zulmnden kurtarmak. ekinde. tavLf edtrek zetlemektedir. Bu ifade, medilim mahkemeleri fikrinin devamlln da gstermektedir. Bu hedeft varmak iin, kanunnamelerin muhteviyatnn halka bildirilmesi hakknda fermanlar ka:rld. Bazen bu i'lam, bunlarn meydanlarda yk~ek sesle okunmasyla olurdu. Sultann her. tebaas byle bir kanunnamenin resmi bir suretini bir hkmet dairesinden ya d:..bir mahkemeden takdir edilen resmi fiatn demek suretiyle temin etme hakkna sahipti. II imdiye kadar gn na km en eski Osmanl kanunnanesi, Viyana'da bulunan esiz bir yazmadan 1921 ylnda Fr. Kraelitz - Grtfenhorst'un Almanca tercmesiyle yaymlanan metindir7 (Bu nemli
5 Ayasofya Ktphanesi, stanbul, 4871, v. Il8a v.d .

. 6 niversite Ktphanesi, stanbul. T 1807. v. lb. . 7 Miteilungen zur osmanischen Gesehichte, i, Vienna 1921, pp. 13-48.

636

UREL HEYD-SELAHADDN EROGLU

belgenin hihir Trk arivinde yahut ktphanesinde muhafaza tdilmemi olmas hayret vericidir). Birok ceza kanunlarn ihtiva eden hu kanunnamenin ilk hlmlerinin Fatih Sultan Mehmed zanannda XV. yzyl~n ikinci yarsnda te'lif edildiinden phe etmek iin hir ~ehcp yoktur, hatta hunun baz hkmleri daha da eski olahilir. Ancak, Kraelitz ve dierlerinin, gayr-i m~lim teba ile ilgili son hlm de ayn devri n m hsul saymalarnn yanl ispat edilehilir. Bu, muhtemelen 1488 ylnda Fatih Sultan Mehned'in olu Sultan II. BayC'zid'in padiahl zam. nnda yaymlanan ayr hir kanunnamedir. Bunun cn ok dikkati eken ceza kanunu, hundan hyle esas kabul edilen ilk bakta artc olan; gayr-i mslimlerin henzeri sularda Mslmanlara yklenen para cezalarnn yarsn deyecekleri hakk~da olandr. Buna gre, 1479-1500 yllvr arasnda Osmanl igalinde olan Cephalonia adas gibi Hristiyan vilayetlerde ve bundan ksa hir mddet sonra da Montenegro'da zel ceza kanunnamelcri icra edilmitir. Aa yukar bu vakitte, gelimede bil' merhaleye daha ulalm gibidir. Asl ceza kanunnamesi, ilave bir blmle tevsi' edilmitir. Daha nceki kanunnamelerde tayin cdilen cczalar hemcn hemen para cezalar ve ta'zr, yani (Osmanl tatbikatnda) dayak ile ilgili iken; ilave kanunlar siyaset'i yani idam yahut iddetli dayak cezasn yklemekte ve bunla ., ceza usuln bil' dereceye kadar dzenlemektedir. Ebasnda bunlar, siyasetname ad verilen mstakil kanunnameler teekkl ettirmi g. rnm vermektedir. Bu 8fatla siyasetname, nian- sultan denilen bir ferman eklinde valilere ve dier geni tmar ve zeametlere gnderilirdi. Siyasename'nin ierasnda terik"i mesaiye arlmalanna ranen. kadlar':o bu nianlardan gnderilmezdi. F:::tih Sltan Mehmed'in kanunnamesinin ceza kanununa siyasetnamenin ilave ediliinin neticesi, mehur Kanunname-i Al.i Osman'n birinci blmn tekil eden Ceza Kanunnamesi ortaya kmtr. Bu, zina, adam ldrme, yaralarna, arap ime, hrszlk, kadn (yahut ocuk) karma, yangn karma ve dier hirok sularla ilgilidir, ve yukarda belirtildii gibi, ceza usul hakknda kaideleri de ihtiva eder. Bunun metni, 1913/4 yllarnda Tari/.i Os~ani Encmeni Mecmuas'nda Kanuni Sultan Sleyman 'n Kanunnamisi olarak yaymlanm ve o zamandan beri hunun, Kanuni devrinde te'lif edildii fikri yaygn olarak kabul edilmitir. ' Ne var ki bu isnat yanltr. Trkiye ve Avrupa ktphanelerinde hirok nshas hulunan bu kanunname'nin Kanuni Sultan Sleyman'n

OSMANLI

CEZA HUKUKUNDA

KANUN

VE ERAT

631

dedesi II. Bayezid'in pek phe edilemez.

padiahl

zamannda
i

ihdas edildii hususunda

Metnin, 1501 ylnda yani Bayezid'in padiahl devrinde yazlm bir yazmas Trkiye'de zel bir ktphanede mevcuttur ve 'esmi bir nsh~s, Yavuz Sultan Selim'in 1516 'da verilen bir emri ile tahrir dcfterlerind~ muhafaza edilmitir . .Ancak bu demek deildir ki, Ceza Hukuku alannda Sultan Sleyman, Kanuni lakabm hak etmi olmasn. Esasen, onun padiahI zamannda yeni bir ceza kanunnamesi ortaya kmtr. Bunun imdiye kadar bulunan en eski nshas Cambridge niversitesi Ktphanesis ndeki yazma olup 1545 tarihini tamaktadr. Bu Kanunname, muhtemelen, Asafname'nin yazar Ltfi Paa'nn vezir-i a'zam1 zamannda, 1539-1541, mehur Nianc CeazadeMustafa elebi tarafndan te'lif edilmi olabilir. Yaknda yaymlamay mid ettiim bu Kanunname, Fatih Sultan Mehmed ve II. Bayezid'inkile:den olduka genitir. Bil' hayli iaveler, eski kanunun sadece teferruatna inilmesinden ibaret deildir. Bilakis: Livata, yalan yere ehadet, kalpazanlk gibi daha nceki kanunnamelerin kapsamna girmeyen sahalarla; ar kar {yani; % o-15' den fazla), cuma namazn klmamak, Ramazan orucunu tutmamak ve ahlaka mugayiI' davranlar gibi multesib tarafndan cezalandrlan sularla ilgili hkmler getirmektedir. Bundan baka bu kanunname; farkl biimde tertip edilmitir. Sopa veya para cezas ile cezalanan sular ile. idam veya iddetli dayak arasndaki ayrlk kaldrlm ve kanunlar sulma gre daha sistematik olarak dzenlenmitir. Dier Lir farkllk kullanlan dil ile ilgilidir . Yeni kanunname,.eskilerin kulland Trke terimler yerine Arapa karlklarn kullanmaktadr. Mesela; bay yerine ganiy (zengin), and yerine yemin ve katava yerinc. cariye .. Tanzimat dcvrinden nce te'lif edilen en son Osmanl ceza kanunnamesi XVII. yzylda eriat mahkemesinde bir katibin hazrladdr9 Yze yakn kanun ile bu kanunname, mevcut kanunnameIerin en mulls olmasna ramen, yeknesaklk ve muhtasar olu ynnden eksik olup, daha danemlis; nceki devir kanunnamelerinin resmi kan kterinden de mahrumdur. imdiye kadar mzakeresi yaplan kanunnamel~rden baka; ar . ve pazar sular, kanun-i ihtisab, askeri tekilat ve madenle~ hakkndaki
8 Dd. 11. 20, v. 103 a - 109 R. 9 Belediye Ktiiphanesi, stanbul, M. Cevdet, K 223, y. 4 a - 12 a (ve dier yazmalar).

638

URtEL HEYD-SELAHADDN EROGLU

kanunlarla bir takm eyalet kanunnameleri gibi dier baz- Osmanl kanunlarnda ceza nizamnameleri grlmektedir. XVI. yzyln balarnda fethedilen birok Mslman vilayetlerde Osmanllar, nceleri genellikle m ali konular (vergiler, gei resmi, gmrk resmi v..) la' ilgilendii gibi, ceza kanunlarn da ihtiva eden maha laik hukuku te'yid etmilerdir. Bununla, mahill tatbikat kknden skp atmamak ve daha mhim olarak da yeni vilayederin iktisad hayat nizamn) bozmama gayeB' gdlmtr. Ancak, ksa bir gei devresinden sonra Osmanl sultanlar, nceki idarecilerin koyduklar mali kanunlarn bazlarn muhafaza ederken, eeza konularda Osmanl Kanunu'nun tatbik edilmesi hkmn koymulardr. Bu deiiklie sebep olarak, daha nceki idareeiler (rulers) tarafndan iead edilen birok gayr.i kanun ve ezici bid'atlarn ortadan kaldrlmas gereini ve ar para cezalar ile dier cina sulara verilen cezalar dahilolmak zere, haklar te'yid ediei mkellefiyetleri azaltarak o yerdeki ahalinin kt durumunu tahamml edilebilir seviyeye getirilmesini gstermilerdir. Osmanl igalinin ilk devresinde muhafaza edilen gze arpan nemli maha hukuklar, o zamana kadar Memluk vilayetlerindeki Sultan Kaytbay'n, eski Akkoyunlu topraklarndaki Uzun Hasan'n kanunlar ile bilhassa Dulkadir hanedanun Ceza Kanunnamesi ve para cezas .listeleridir. Bu Trkmen kabilesi, son kuvvetli lhan hkndan Ebu Sa'id'in 1335 ylnda lmnden sonra Gneydou Anadolu'nun byk br blm zerinde tedricen hakimiyet tesis etti. Msr Mernl1k Sultanl ve Osmanl, Akkoyunlu ve nihayet Safav devletleri arasnda bir tampon tekil eden bu beyliin topraklar, Yavuz Sultan Selim tarafndan 1516 ylnda fethedildi ve hirka sene sonra resmen Osmanl mparatorluuna ilhak edildi. ki tercmesi Osmanl Tahrir defterlerine konulan Dulkadir Ceza Kanunnarnesi, . L. Barkanlo tarafndan y~ymlanmtr. Bu, Anadolu'da Osmanl Trklerinden olmayan ve imdiye kadar kalan yegane Trk Ceza Hukuku kaynadr. Birokynlerden bu ilk (devirlerdeki) Osmanl Kanunnamelerine beO:zemektedir, fakat genel olarak daha ar cezalar yklemekte ve baz hususlarda alacak de yksek seviyede hukuk dncesini aksettirrnektedir. Ne yazk ki tarih konmam ve ne zaman te'lif edildiini gsterir dahili ak bir delil de yoktur. phesiz bir terc: mesinin 1479-1515 yllarnda hkmeden Dulkadir Beyi Alau'd.Devle Kanunnamesi olarak adlandrlmas, Kanunnamenin yahut baz blm10 mer Ltfi Barkan, XV ve XVI. asrlarda Osmanl lmpara!orl""nda nin H"kuki ve Mali Esaslar, i: Kanmlar, stanbul 1945, SB. 119-129. Zirai Ekonomi-

OSMANL

CEZA HUKUKUNDA

KANUN

VE ERAT

639

lerinin daha cski dcvre ait olabilec,ei ihtimalini darda buakmamaktadr. Binaenaleyh, bunun Osmanl Ceza Kanununa tesir edip etmedii veya Osmanl kanunlarnn tesirinde kalp kalmad yahut da ikisinin de ayn kaynaktan kp kmad hakknda kesin bir neticeye varmak gtr. Osmanl Ceza Hukuku'nun kayna mesclesi henz btnyle halledilememitir. Bizans hukuku ile XLV. yzylortalarndaki Srp Kral Stephan Dusan'n Kanunnamcsi baz Osmanl mali vc feodal kanunlarnda aksettirilmi olabilir. Ancak, eitli sebeplerle para cezalar sahas (Serbo-Croat udava) dnda bunlarn Osmanl ceza hukukuna "hatr saylr lde te~ir cttii muhtemel grnmemektedir. Ceza kanunu kaynaklarnn daha nceki Trk geleneklerine' uzanmas, yazl laik hukukun genel mefhumlarnn ise, Mool mparatorluu hukuku ile onu takip eden Gney ran, Irak ve Dou Anadolu'daki lkelerin hukukuna uzanmaS daha muhtemel grnmektedir. Osmanllarn, daha nee Uzun Hasan tarafndan hkmedilmi vilayetler iin kard kanunnamelerin bazlarna "Yasa" denmesi mhim bir ipueu olabilir, zira bu tabir, Cengiz Han'n mehur kllDunnamelerinin ad olup; Meml1k.tarihilerine gre, Mool mparatorluu snrlar tesinde Mslman iiIkeler de dahi byk itibar gl'mtn. Farsa yazl~ ve XIV. yzyl ina'syla istinsah edilmi'I bir lhan fermanna gre, sulularn ber veeh.i eriat ve yasa (eriat ve yasalar uyarnca) eezalandmlaeaklar ifade edilmektedir. Bu kaide, Osmanl hkmlerinde er' ve kanuna -gre eklinde hayatiyetini srdrmtr. Badat Mercaniye Medresesi'ndeki 758/1357 tarihli bir kitabede "divan li. fasli'l-kadaya e-er'iyye ve'l.yergueiyye" (Dini ve laik hukuka gre hkm icra eden divan) [Yeruei, eriat MaMemeleri dndaki bir Mool hakimine delalet etmektedir] eklinde gsterildii gibi, dini ve laik olmak zere iki ayr mahkemeyi divanlarda te'lif eden Osmanl sistemi, Mool modeerini de ihtiva etmektedir. Temel mefhumu ilc Osmanl Ceza Kanunu, Dou modellerine de dayanr grnmektedir. Yunanca kavwv'dan mtak olan kanun tabiri, Abbasiler devrinden beri hem Arapa, hem Farsada vergi takdir etme, vergi kayd veya vergi kanunu manalarnda kullanlmtu. Birok lhani belgelerinde sarih olarak belirtildii zere bu kanunlarn gayesi, kyller' ve ehir halknn, kanunlarda vaz'edilen mkellefiyetler (mal-i
II Muhammed b. Hinduah; Daslur al.Kaib ii Ta'yin al-Maraib, Sleymaniye Ktphanesi, stanbul, Fatih 3763, v. 376 a.

'-

640

UREL HEYD-SELAHADDN EROGLU

mukannan) in zerinde vergi dememelerini temin etmekti. Grdmz gibi, ayn gaye, Osmanl sultanlarn kendi kanunnamelerini karmaIar iin harekete geirmitir.

IV
Zalim idarecileri kontrol altnda tutmak olan kanun'un ana gayesi, onlara sadece muayycn baz kanunnameleri tatbik etmelerini emretmekle gereklemi olamazd. Osmanl Hkumeti, ehl-i r! ad verilen icra organlarnn tabii hukuk ve hakkaniyetine hibir zaman fazla g. venmi grnmemektedir .. Binaenaleyh, onlar zapt u rapt altnda tutarak murakabe etmeyi zaruri telakki etti; ve bu sadece mahalli kadlar tarafndan yaplabilirdi. Bunun neticesi olarak, valiler ve emri altndakilerle (Subalar, voyvodalar, asasbalar ve dierleri) tmar - zeamet Eahiplerinin, hibir vatanda kad tarafndan usulnce yarglanp mahkum edilmeden nce eezalandramyacaklar esas konmutur. Kad, askeri veya polis yetkililerinin iledii ciddi ad~letsizlii, kendisi vaktinde man i olamad takdirde, merkezi hkumete bildirmeye yetkili olmakla kalmayp bu hususta kesin emre muhataptr. Osmanl messeselerinin bozulmasna kadar bu sistem, nceki baz idarecilerin zulmne baarl bir ekilde mani olmutur. Kadlar bu vazifeyi, san mahkemelerinde yarglayarak icra etmitir; san sulu bulduklarnda, onu cezalandrmalan iin hkumet idarecilerine yetki veren bir belge (hccet-i er'iyye) karmlardr. Ancak, ceza davalarnn birounun kad nne getirilmesi kaidesi er'i ceza hukuku'nun mnhasran tatbik edildii manasna gelmemektedir. Osmanl sultanlar, sadece dini hukuk tatbik edildiinde kazanlmas imkansz grlen messir ceza adaletini tcmin etmek iin, daha nceki Mslman halife ve hkmdarlardan daha az arzulu deillerdi. Binaenaleyh onlar, ikinci balca' Osmanl Trkleri yenilii olarak, laik hukuk kaidelerinin de kad'larn mahkemell'rinde tatbik edilmesine karar vermilerdir. Bu sebeple, Kanuni Sultan Sieyman, Kanunname-i Al.i Osman'n stinsal edilerek ciltli birer nshasnn her vilayetteki erat mahkemelerine konmas iin talimat vermitir. Bilahare, Kanuni'nin padiahl zamannda yeni ceza kanunnamesi te'lif edildii zaman, kadlarn ondan bir nsha istedikleri bilinmektedir. Bundan baka, XVI. yzylda karlan pek ok sayda ferman, kadlarn adaleti, eriat ve kanun uyarnca iera etmelerini talep etmitir. Bu yolla, Osmanl hkmeti, iinde

OSMANl

CEZA HUKUKUNDA

KANUN

VE ERIAT

6H

eitli mah~emelerin ayn hukuku tatbik ettii daha birliki ceza hukuku idaresini temin etmitir. Ayn gayeden hareketle Osmanl sultanlar, ok kere zellikle hakknda gemi devir fukahasnn ihtilaf ettii hususlarda, kadlarn hangi dini hukuku tathik etmeleri gerektiine karar vereeek kadar ileri gitmilerdir. Bu, sk sk bylesi mnakaa mevzuu olan hukuk meselelerini Sultana takdim edip muayyen grler beyan ettikten sonra, sultann kararn soran kazaskerler ve eyh'l-islcimlarn teriki mesaisiyle yaplrd. Bu tr meseleIerin bir kolIeksiyonu XVI. yzyldaki byk eyh'lislam Ebu's-Su'ud Efendi'nin mehur 111a'ruzat'dr. Mesela; Onun isteiyle, Kanuni Sultan Sleyman, mn1ru zaman kanunu hkm altnda miri arazi ilc ilgili olarak aradan on yl getikten sonra davalara baklmayacana ve onbe yl sonra dier hibir dava yahut muhakeme olmayacana karar vermitir. Maddi hukukun meseleleri de bu yolla ele alnmtr. Buna yle bir misal verilebilir: Eer bir misafir bir kimsenin evinde ldrlr ve katil de Lilinmezse, diyet; Ebu Hanife'ye gre ev sahibi tarafndan m denmeli, yoksu Ebu Yusuf'un itihadna gre evde fiilen ikamet eden tarafndan m denmelidir? O evde fiilen oturan kimsenin dikkat ve teyakkuz halini artraca grnden hareketle, Ebu's-Su'ud, ikinci gr benimsemitir. Onun bu teklifi Sultan tarafndan kabul edilmi ve kadlara, buna gre hareket etmelerini emreden fermanlar gndermitir. Burada hatrda tutulmas gereken nokta; eyh'l.islcim'n en yksek dini otorite ve Osmanl Imparatorluundki btn ulemann ba. olmasna ramen, adaleti nasl icra edeceklerine dair kadlara balayc direktifler verememi olmasdr. Ebu's-Su'ud Efendi gibi (~nkudretli eyhu'l-islam bile kendi hukuki grlerinin mahkemelerde tatbik edilmesini istediinde, bunlar 8ultana takdim ederek, ondan kadlarna ve ilgili devlet erkanna uygun emirler karmasn talep etmek zorunda idi. Baka bir eihetle, eyh'l-isliin'n den daha da snrl idi. otoritesi, bazen zannedildigin-

Genel bir kanaatin aksine, kanunlarngeerlilii iin eyh'l-islam'n tasvibine ihtiya duyulmamtr. Esasen, kanunlarn tek hukuki dayan.a, saray fermanla'nda ifade edilen sultann iradesidir. Kanunlar veya lcaununelerin nceden tasvibi alnmak zere eyh'l-isUim'a takdim edildii hakknda hi bir delil yoktur. Yalnz baz kanunlarn karln mteakip, ve birok durumlarda uzun bir mddet sonra,

642

UREL HEYD-SELA-HADDlN E~OGLU meruiyetini hir fetva ile

eyh'l-isltim veya dier bir mji hunlarn te'yid ederdi.

Osmanl eyh'l.is1amlar ve mftikrinin fetvalarnn hirounda dini hukukun deil de kanunun tanzim ettii meselelerle ilgilendikleri .her z8:man laykyle anlalmamtr. Pek az olmayan hylesi durumlarda onlar, nce mfti-i kanun diye anlan Divan- Hmayun'un kanundan sorumlu yesi nianc'ya mracaat ederek ondan arzedilen mesele hakknda kanunun ne gibi hkmler getirdiini sorarlard. Verdikleri fetvalarda kanunu veya dier devlet hukukunu, bir ferman, defter-i MMni, yahane hir lke ilc yaplan ahdname veya henzerlerinde vaz'olunduu ekilde zikrederlerdi. Bu ak. o gstermektedir ki; XVI. yzyla kadar kanun, eriatn itihar olunur a fukahas tarafndan hile, hukukun kahul edilmi hir kayna olarak telakki edilmiti. Binaenaleyh, Tanzimat'n hukuk sahasndaki reformlarndan ok nce meru( [eriata uygun) tahirinin resmi Osmap.l isti'malinde kelimenin daha geni mefhumu ile; kanuni (legal) manasna kullanld temayl helirmitir. Yani; "(kanuni) eriat ve Sultan'm kaonunlarna gre".

V Ancak hu, kanun'un eiatla ayn itihara sahip olduu manasma gelmez. Mslmanlarn grne gre eriat, kendine tahi olanlar hem bu dnyada, hem d.e hr dnyada kemale ve saadete eritirmektedir. Kanun ise daha mahdut bir gayeye sahiptir ve bunun neticesi olarak aa hir mevki igal etmektedir. O, insandan kaynaklanan bir hukuktur ve hyle hukuklar Maimonides'12in dedii gihi sadece "devletin dzenini ve onun masahatn teminat altma almak, zulm ve ekimeyi ondan uzaklatrmak gayesine matuftur." Nazari olarak kanun, dini hukuku feshetmek v~ya onun yerine kaim olmak iin deil, yalnz onu tevsi etmek ve onun hir mtemmimi olarak farzedilmit.ir. Ehu's-Su'ud Efendi'nin hir fetvasna gre:13 "na-meru' olan nesneye emr-i sultani olmaz." Ne var ki, hakikatte Ceza Hukukunun daha messir hir ekilde icras gayesiyle hyle ok sayda hkmler karlmtr.
12 Legu..ide des egares, ed. S. Munk, ll, Paris 1861, v. 86a (Tercme: p. 311). 13 Pan! Horster, Zur Anwendung 1935, p. 53. des tslamischen Rechts in~ 16. Jahrhundert, Stuttgart

OSMANL

CEZA HUKUKUNDA

KANUN

VE ERiAT

6i3

Kanun, ekil ve karakter bakmndan dini hukuktan esas oarak fakldr. era, Arapa eserlerde ifade edilmi olup, herhangi bir mescc hakknda, hukukun nc emrettiini kolayca anlamasna imkan vermemektedir. te yandan kanun, Trke yazlm ve basit, ak ve pheye mahal brakmayaeak ekilde ifade edilmitir. eratta grenin aksine kanun, hibir tdsire ihtiya gstermedi ve retim messeselerinde zerinde aratrmalar yaplmad. Fkh eserleri, hukuku ilk planda Kur'iln ve ilk slam cemiyetinin snnetlerinden karan ve kendi devirleindeki hkmetle ok az yahut hi irtibat Olmayan byk fakihlerin grlerini ihtiva 'etmektedir. Kanunun hkmleri ise, tam aksine, Osmanl mparatorluu dahilindekignlk hayatn meseleieriyle ilgilenen saray fermanlarndan kaynaklanmaktadr. Onlar, Sultan'n veya ekscriyetle askeri eitim grm ve byk lde idari ve siyasi tecrheye sahip hkmet reisIerinin kararlar zerine bina edilmitir. Binaenaleyh, era'n yaklam tarznn ekli ve nazari olduu hallerde; kanun, pratik ve ameli temayl gstermektedir. eriatn, dini ve ahlaki idealleri vurgulad ve ferdin naslahatn dnd b~llerde; kanun, tesiri tercih, etmekte ve devletin menfaati ile alilkal olmaktadr. Nihayet, erat, ilahi vahy.e dayandndan deimez kabul edilmekte; kanun ise, lzum grldnde 'deiebilen, deimesi gereken muvakkat kanunlardan ibarettir. kisinde de mterek olan husus; maddi hukuk ile dava usul ve medeni hukuk ile ce~a hukuku arasndaki tefrik noksanldr. Bunun neticesi olarak, Osmaw mparatorluunda ayr ceza mahkemeleri olmamtr. Kanun ve erat arasndaki ceza hukuku sahasndaki ihtilaf; hemen hemen dier btn hukuk alanlarndakine nisbetle ok olmutur. Bu. nun bir takm sebepleri olabiir. Genel olarak kanun, eriatta ya ok sathi ya da hi ele alnmanu hkmet, mahkeme, ordu ve feodal messeseler gibi sadece amme hukuku'na ait hususlarla aHikadardr. eriatta ceza hukuku nispeten daha nemli yer igal etmektedir. Bundan baka, islami kanun geleneine gre, Osmanl ceza kanunu, ceza hukukunu sadece modern manasiyle ele almakla kalmaz, ayn zamanda dini hukuka has olai medeni hukuk'un birok meselelerini ve mala zarar vermekle ilgili konular ihtiva eder. CezaUsul bakkndaki ihtilaf arzetmektedir. kanun hkmleri, era.tta daha da ak

Osmanl kanununun birok hallerde ya iddetli erat cezalarn hafiflettiine, yahut zina cezas olarak recm veya baz hallerde hrszlk eezas olarak el kesme yerine para cezalar gihi daha hafif olanlara tehdil

641

UREL HEYD-SEL.A.HADDN

EROGLU

ettiine sk sk iaret edilmitir. Bylece leanun, ilk bakta nispeten daha nfik ve eriata nazaran daha yumuak grnebilir. Hibir eyin Lundan daha hatal olamyaean belirtmek isterim. Osmanl ceza kanunnamele inin, emrcditen ludfd cezalarmn bazlarnn tatbikini tahdit etme temayl gsteren slami kanun tatbikatnm gelimesini yamtt dorudur. Ancak kanmlar, cezalara arptrmaya daha meyyilI olup, dier birok sular iin ve mteaddid durumlarda, bunlar eriattan dala iddetli olarak infaz etmektedir. Kanunun su; ve cezaya kar taknd asli tavr, dini hu~ukun kinden ok farkldr. Ortak kanaat odur ki; eriat, sularn dar hir erevede tarif edilmesi, ksa sreli zaman alUlar, kesin ishat halleri, suu ileyenin ikrah ".ltnda hareket etmi olabilecei ve aktif pimanlnn nazar- dikkate alnmas, ehadetten sonra rcf' hakknn kabul ve hirok durumlarda, bir mahkumiyete mani olan ahitIerin drst davrandklarna itimat edilmesi sebepleriye zor karar verme temayiilu gstermektedir. Kanun, bunun aksi tutumu gsterir. Genel olarak, maznun hakknda hkme varp, onu cezalandrmak iin hcr eyi yapar. nceki devirlerdeki mezalim ve urta mahkemelerinde olduu gfbi kanun, eriatn kabul etmedii veya yetersiz grd delilleri kabul etmektedir. zeikle, kaide olarak eriatn msaade etmedii, sankla a ikence metodu, sk sk sarih olarak emredi Imi ve sululuk alametleri ('aa. J'"im) - olduka mphem hir tcrim - olmak kaydyla, ikence altnda suun ikrar yeterli delil ~aylmtr. Fer'i delilil kahul edilir, ve zellikle eer sank, sahkal bir gemie sahip olup komular da onun hu kt hreti hakknda ~ehadette Lulunursa" bu, karar iin kilfi olabilir. Baz durumlarda bir kimse bir eve su ileme niyetiyle girmek gibi sadece Lir teebbste bulunsa, suu gerekten ilemi gihi cezalandrlacak ve buna yardm eden ya da tevik eden kimse de asl sulu gihi telakki ( dilccektir. Cezalarn iddetine gelince; Lir mahpusu karan, hir kleyi efendi. sinden kamaya tevik eden veya hir dkkana zorla giren kimse idam edilecektir. Ayn ce~a, nceden tasarlanm, kundaklk iin de verilecektir. Sultan fermanlarnn veya kadlarn belgelerinin sahtesini yapmay ildet edinmi kimseletin bir eli kesilecektir. Hrszlk gibi baz sularn tekrar, idam ce~r.asn mucip olacaktr. Bundan baka, kanun, din hukukta hilinmeyen cezalar yklemektedir. Bir kz yahut olan ocuunu karma suu in hadm etme, haz

OSMANL

CEZA HUKUKUNDA

KANUN

VE ERIAT

645

sahtekarlk

eitleri ve pezevenklik

iin alnn ,dalamuas

ve zellikle

pa.ra cezaiar misalolarak

gsterilebilir.

Para eezalar, fukaha taraf;ndan zalimane bid'atler olarak grlmesine ramen, kanunda en yaygn ceza ekillerinden biri haline gelmitir. Bu cezalara crm, cc,imc veya eski Osmanlcada knlk denmektedir. Knlk tabiri, kanlk eklinde yanl okunuuyla yaygn hale gelmi ve kan bedeli olarak anlalmtr. Para cezalar Osmanllarn buluu deildi. Maddi cezalar, u veya bu ekilde, Osmanllar daha devlet kurmadan nce slam dnyasnda kadlarn dnda kalan haki~ler tarafndan uygulamyordu. Dulkadir kanunnamelerinde de p.ara cezalar byk rol oynamaktadr. Osmanl Kanunnamelerinde Memliik para cezalarnn baz kalntlarna rastlanabilmesi, Memliik vilayetlerinin bir zamanlar naslolduunu gsterir. Aneak, Osmanl kanunlarnn ykledii para cezalarnn iki zelliine daha nceleri rastlanmamtr. Birincisi, cezalar, suu ileyenin mali durumuna gre (zengin, orta halli, fakir) sk sk snflandrlyordu. Bazan kullanlan a' Ui,evsat, cdna, v .s. tabirIeri, eriata gre gayr-i mslimlere konulan cizye (nfus vergiEi)'nin tasnifini hatrlatmaktadr. kincisi, Osmanl eeza kanunlarnn birok hkm lerinde para cezalar, her durum iin, adedi kad tarafndan tayin edilen sopa gibi ta'zir cezasna balanmtr. Kanun, sulunun genellikle ayak topuuna vurulacak her dabe iin sadece ka ake demesi ge ektiini vaz'etmektcdir. Falaka cezasn tasvir "den baz XVII. yzyl minyatrleri, bir resmi grevliyi darbeleri bu gaye ilc sayyor gibi gstermektedir. Para cezalarnn tasnifi ve miktarlarnn kad'nn ta' zir cezasma . uygun olarak tayin edilii, kanun'un, eriatn hkmlerinin bir' eit mtemmimi olma temaylne ilave misaer tekil etmektetlir. Ar sular dndakilerin hemen hepsi iin para cezalarnn standart ceza haline getiriliinin ana sebeplerinden birisi mali idi. Osmanl hkmeti, valiler, suhalar, tmar-zeamet sahipleri ve dierlerine kendi uhdelerine verilen para cezalar ile, bulunduklar blge sakinlerinin dedikleri vergilerden elde edilen gelirden kiyetli miktarda maa verme arzusunda idi. Birok bakmdan para cezalar, vergilerI' ok henzemckte ve onlar gibi, muayyen yk deme suretiyle iltizam sistemi altnda kiraya verilmekteydi. Kanun cezalar arasnda ilk sray para cezalarnn almas, ilk bakta, Fatih Sultan Mehmed devrinden beri kanunnamelern cezalara mteallik ksmnn genellikle feodal hukuk \"(~vergi tahsili ile ilgili olmas artc gereini byk bir ihtimalle aklamaktadr.

MG

UREL H YD-SELAHADDiN EROGLU

VI
Para cezas gibi. biro kanun hkmlerinin dini hukuktan aka sapmasna ramcn, Osma l ulemas bunlar genelolarak kabul etmi veya ikrar mahiyetinde si'lkutla karlamtr. Bu tutum, mhim ldc, imann mdafileri ve afirlcre kar savaan .muzaffer muharipler olan Sultanlarn g ve r estiji ile aklanabilir. Buna ilave edilecek nemli bir sebeb de, Osmau l padiahlarnn, ulemann prestijini ykseltme ve onlar (zellikle en yksek snf yani, kadlar), devletin idari mekanizmasna dahil etm abalarmda grlmektedir. Vlemann ileri gelenleri, nceki devirlerd~ ki mezalim mahkemelerinin roln devralan yksek mahkcmelerde m~im mevkilere getirilmitir. Bunlardan biri, Sadr~'r&anve hepsi Hanefi mezhebinden olan bakcntin drt ba kad's ta afndan adaletin icra edildii aramba Diva'dr. Bunun gibi, en yi ksek dzeyde siyaset tesbit ve yapma organ olan divan- hmayun'da, mparatorluun ba kadlar olan iki kazasker, karara tesir edici yet iye sahiptiler ve bylece bunlar, ceza hukuku'nu ilgilendirenler de d hil olma~ zere, hkmetin siyasi ve idari teliikkilerine aina olmu e ok kere bunlarla uyum salayacak tavr taknmlardr .Daha alt seviyede, v layet kadlar, adli grevlerine mlki idarede geni yetk ere hai", klnmtr. ilave olarak

Fukahu ve neru ar sndaki an'anev uuruma birok ynlerden kprler kurulmu ve ka lar, hkumet .emirleriyle onun laik kanunlarn sadakatle cra etmi lerdir. ' Mftiler ve onlarn r isi eyh'-Jslam dahi yukarda zikredildii gibi, kanun'un tatbik edi rnesinde, hkumetle terikoi mesai yapmay genellikle istiyorlard. Bir ok durumlarda, eriat d cezalara hukuki stat kazandrlmas hakl nda kendilerine sorulduunda, laik yetkililerin arzularna muvafaka1 ctmilerdir. Mesela: stanbul Topkap Saray arivlerinde ba;', eyh'l-i lamlar tarafndan Sultan veya Sadrazam'n mracaatma cevaben ver" dii intiban vercn oijinal fetvalar kolleksiyonu saklanmaktadr'4. Bu fetvalarda Sultan veliyy'l-emr ve sebeb.i nizam- alem olarak, eriata gre daha hafif e~zalara maruz kalacak sulular gerektiinde idam cezasna arptrma etkisini vermektedir. Mesela, Sultan, devlet hazinesine girmek isterke yakalanan, fakat, aslnda birey almam olan kimseyi idam selahi. etine sahiptir. -_0.__
14 Topkap Saray .'~rivi, stanbul, E 12079,

OSMANL

CEZA HUKUKUNDA

KANUN

VE ERAT

647

Dier bir fetva, sarayda ilenen bir adam ldrme fiilinde Sultan'n; eriat'n emrettii ekilde maktuln varisinin meydana karak dava amas ve diledii takdirde diyet karlnda katili idam ettirme hakkndan vazgemesini beklemeksizin, katilin idamna emir vermesine msaade etmektedir. Dier birok fetvalar, dini hukuka gre cezas idam olmayan sulul~rn, bu gibi fiilleri ilemeyi adet haline getirdikleri (iidet-i mstemirre) ispat edildiinde, bunlarn s,'i bi'l-fesad (yeryznde fesad karan) veya Kur'an'da tarif edilen (Maide, 33) bozgunculk yapan kimseler, kategorisi altnda tel ak ki edilecei iin idam edilebileceklerini belirtmektedir. Bu durumdaki cezalarn siyaseten, nizam- memleket ,in, siyaneten li'l-ibad (halk korumak iin) veya ibreten li's-sa'irin (bakalarna ibret olucu bir misalolarak) verildii telakki edilmektedir. Kanun' ve Sultan'm ira-desine teslimiyette Osmanl ulemas, amme hukuku zerinde sz sahibi bn Teymiyye ve dier byk Ortaa ulemasnn ele ald siyiiset'-er'iyye adl eski slam nazariyesinde baz mazur sebebler bulmu ~labilirler. XVI. yzylda yaam bir alim olan Bursal Dede Efendi'nin bu konuda Arapa olarak yazd ve Trkiye ktphanelerinde ok sayda yazma nshas bulunan ve siyasetname ad altnda birka defa Trkeye tercme edilen eserde. bu gerekeye iaret edilmitir. Bu nazariyeye gre, mslman hkmdar, teorik olarak eriat yegane muteber hukuk olarak tanr ve onun fiilleri, dini hukuk umdelerine ar derecede aykr olmazsa, amme nizamn ve emniyeti idame ettirmek iin cezai meseleIerde kendisine geni yetkiler verilir. Sultan'n kanunlar ve dier emirleri, mslmanlar kendilerinden olan ulu'l-emr'c ita'at etmelidirler eklindeki Kur;iln hkmnn tatbiki ile usulen merf klnabilir. z olarak, Sultan'n kanunlarnn birou, kadlara. ta'zr cezas verme yetkisini nasl tatbik edecekleri hakkmda verilen talimat olarak yorumlanabilir. Ceza usul ile ilgili olarak, kanun'da bahsedilen birok durumlarda davann devlet grevlilerince yrtimesi, sulularn Allah adna davf edildikleri hisba mahkemesinin hir tekaml olarak tclakki edilehilir. Ne var ki, uleman ou, eriat d meseleiere ok az itibar etmiler ve Hkmetin memurlar da kanun'un temel mefhumlarn aratran ve onun eriat'la mnasebetini ortaya koyucu bir hukuk teorisi ile hemen hi ilgilenmemi~lerdir. Bu, teessf edilecek hir husustur, zira bu mefhumlarn bir ksm, hukuk fikrinin gelimesine tesir edebilirdi. Buna bir misal verilebilir: i

UREL

HEYD-SELAHADDN

EROLU

Hrszlk, eriat nazarnda hem hakko ademi, kul hakk (binaenaleyh alnan mal iad~ edilmelidir), hem de hakkullah (bunun iin de hrszn eli kesilebilir)'t)'. Adam ldrme ve yaralama ise, genelolarak sadece kul hakknn ihali eklinde kabul edilmekte olup, eriat, ldrlen kimsenin varisine veya yaralanan kiinin kendisine ksas veya diyet isteme hakkn vermektedir. Mamafih kanun bu hususda daha da ileri giderek, diyet zerine anla7ma salansa bile yetkili makamlara demesi iin suluyu, para cezasna arptrmaktadr. Bylece, kanun'un, netice itibariyle adam ldrme ve yaralama fiilinde, hrszlk fiilinde olduu gibi, amme hukuku cihetini, dier bir ifadeyle, bu sularn Allah'a kar ilenmi olmasa bile, o halde - modern deyile - cemiyete veya Devlet'e kar ilenmi sular olduunu tesis etmi olduu sylenebilir. Kul hakk ve Allah hakk gibi geleneksel hukuk mefhumlarna bir ncs olarak 'MaHrdi'de grlm hakko saltanat tabiri kullanlabilir.

VII
Osmanllarn ykselme devrinde ceza kanunu bir kenara itilmemitir. En eskisi Fatih Sultan Mehmed'in saltanat yllarna ait olan (Bursa'da) er' hukuk mahkemelerinin resmi sicilleri, XV ve XVI. yzyllarda kadarn kanun hkmlerini fiilen tatbik ettiklerini ispat etmektedir. Hatta onlar, verdikleri cezalara mesnet olarak Kanunnumelel'den pasajlar zikretmilerdir. cra kuvvetini haiz memurlar, mahpuslar kad huzuruna karyor ve ancak onun tarafndan mahkum edildikten sonra ve verilcn karara gre onlar eezalandryorlard. Ancak XVI. yzyln ikinci yarsndan itibaren kanun, zellikle onun cezai hkmleri, hem ehl-i rfhem de kadlar tarafndan nazar- i'tibare alnmamaya baland. Birok ceza kanunnamelerinde (zellikle Leningrad'da muhafaza edilen ikisi)IS XVI. yzyln sonu ,;e XVII. yzylda yazlan haiyeler, baz kanun hkmlerinin yanl olduuna vc eriata aykr olmas hasebiyle yrrlkten kaldrldna iaret etmektedir. Taslihlerin hirou nianc tarafndan yaplmtr.

Birok Osmanl vilayetinde, kanun'un ccza sisteminin bel kemii olan para cezalar, XVII. yzyln ikinci yarsnda kaldrlmtr. Mcsela: Yeni fethedilen Girit vc Midilli adalarna yklenen rsum-i divaniyye veya rfiyye gibi para cezalarn da muhtevi olan eriat d vergiler artk toplanmayacaktr.
15 Institut Narodo\' Azii, Leningrid, MSS A and B 1882.

OSMANL

CEZA HUKUKUNDA

KANUN

VE ERtAT

649

Btn mparatorluk d?eyinde henzeri bir siyaset, meseleleIlle bir nizam- cedid (yeni dzen) getiren eneri etik Sadrazam Kprl Fa?11 Mustafa Paa tarafndan tatbik mevkiine kondu. Onun 1691 ylnda vefatndan birka sene sonra Sultan II. Mustafa, Sadrazamna verdii emirde bundan byle sadece Allah ve Resul tarafndan emredilen cezalarn verileeeini ,btn emirlerin sadece dini hukuka dayal olacan ve kanun tabirinin artk eriat'la yanyana zikredilmeyeceini bildirmitirl6 Bu yasak, tatbik edilmemelde heraber, XVII. yzyldan itibaren fermanlarn ve dier kararlarn, o zamana kadar eriat'la birlikte birok Sultan emirlerinin hukuki dayana olarak zikredilen kanun'a, giderek daha az atfta bulunmas ayan- dikkatti!'. XVIII. yzyla kadar kanun'un ceza hkmleri tamamen unutulmu gibi grnmektedir. Kanun'un bu dnn sebepleri pek oktur. Osmanl duraklama ve gerileme devirlerinde siyasi g ve nf1zn .artan kad ve mftiler, artk slam hukukuna aykr den laik kanunlara kar gizli muhalefeti, aka ifade etme cesaretini gsterdilc~r. Askeri yetkililer de, zellikle haddinden fazla para cezalaryla ilgili hareket serbestliini kstlayan kanun maddelerini bertara etmek istiyorlard. Para cezalarndan merkez hazine hibir gelir salamazken, hunlar, grevlilerin ve tmar-zeamet sahiplerinin yllk gelirlerinin nemli bir kaynan tekil ediyordu. Bu sebeple Osmanl Hkmeti, kanunlar vastasyla para cezalarnn toplanmasn mutedi. L.lerdahilinde tutup, halkn fakir dmesine ve dalmasna mani olmaya alt. zellikle, her tahta otuntan sonra Sultanlar tarafndan karlan hirok adaletname, zalim memurlarn sk kontrol altnda tutulacan vadetmitir. Ancak, bu tr va'dlerin sk sk tekrar edilii, adaletnamelerin ne kadar az tesir gsterdiini ortaya koymaktadr. Eyalet mlki amirIeri ve tnar-zeanet sahiplerinin, kanun'un tahdiderinden kaamak yoluyla kurtulma temaylii, baz mazur sebeplere dayanmtr. Osmanl messeselerinin kat muhafazakarl sebebiyle, ake olarak tesbit edilen cezalarm miktar, bu para bir.iminin devaml devale edilmesine ramen birka yzyl deimemitir. nanlmas g bir gerek, 1716/7 kanunnamesi, XV. yzyldaki Fatih Sultan Mehmed kanunnamesi'nin koyduu para cezalarnn ayisn emr etmek tedir. Halbuki ake, bu arada asli deerinin % 15 'i altna dmt.
16 08man Nuri, Jlfece/!e-i Um"r-i Re/ediye, I, stanbul 1922, p. 568, n. 37.

650

URtEL HEYO-SEL'AHAOOtN EROGLU

VIII
Ancak, kanun'un inhiraf, eriatn ceza hukuku sahasndaki iddiasndan netice1enmemitir. Ayn zamanda, merkez Hkmet'in kontrolnn zayflay ve kadlarn da gittike bozuluunun balca neticesi, iera organlarnn yenilenen zulm olmutur. Halkn tehdit edilii ceza hukukunun tekrar ana gayesi olmu ve hibir eeza,hu gayeye ulamada yardmc oluyorsa, ar keyfi veya insafsz deildi. O devrin batl seyahat kitaplarnda bu hususta yeterli delil bulunmaktadr. Osmanllarn ilk zamanlarnda birok batl gzlemciler, Avrupa'daki uzun ve masrafl dava ve mahkemelerine nispele Osmanl hukuk ierasnn ehliyeti ve hatta hakkaniyeti hususunda iyi intibalara sahiptiler. Onlara gre, sr'ale ve ok zaman iddetli bir ekilde verilen eezalahn yannda, kifayedi polis tedbirleri ve herhangi bir suun ilendii ky veya mahalle sakinlerii:.in gsterdii ortak mes'uliyet hissi, sularn, zellikle ehirlerde alacak lde az olmasnn balca sebepleridir. Dier ta:aftan onlar, zellikle, ok zaman acele, mes'uliyetsiz ve etin bir ekilde verilen cezalar ve pheyi, mahkumiyet iin yeterli Hebep olarak kabul etme temayl gibi Osmanl ceza hukukunun menfi ynlerini de grmezlikten gelmemilerdir. Keskin zekil bir XVII. yzyl . seyyih'17nn mihedesine gre Osmanl adaleti, bir suluyu karmaktansa, iki masumu kesmeyi yelemektedir; nk, susuzun, idam edil. mesi, gerekten sulu olan iin de bir rnek tekil eder. Bakentteki yce mahkemelerde ve Hkmetin ceza neselelerindeki mdahalelerinde bile hukuk, dier dini, hukuki veya ahliki mtalaalar zerindeki hikmeti viieud prensibinin topyekun stnl eklindeki Osmanl amme hukukunun kk salm bir temayl ile gittike tehlikeye atlmtr. Bu tuttunun en gze arpan misili, belki de krek mahkumu ola:ak gnderilen kimselerle ilgili saysz v~kalardr. Osmanl donanmasnn bymesi ve .sk sk harp zamanlarnda yeni gemi yapma ve . bunlarn mrettebatn karlama ihtiyac, ok geni bir kreki mrct. tebatnn bulundurulmasn gerektirmitir. Gnll olarak kafi sayda insan seferber edilemedii ve harp esirleriyle dier klelerin teda:ik kayna tkendii vakit, sulular ve sulu olduu iddia edilenler, bu gerekli insan gcnn nemli bir kayna haline geldi. K.ek yzyldan mahkuJ!liyeti, itibaren eriat ve kanun'da olmad halde, XVI.

ok yaygn bir ceza t~r oldu.


London, 1669, p. 17.

17 Henry Blount; A Vayage ino IheLevanl,

OSMANL

CEZA HUKUKUNDA

KANUN

VE ERIAT

651

Mhimme Defteri'ne nshalar karla~ ok sayda fermanlardan ve zellikle, yine stanbul Devlet Arivi;nde muhafaza edilen baz resmi kaytlardan bunu renmek mmkndr. Kanuni Sultan ~leyman'n son birka yl iinde te'lifedilen bu kaytlarn en eskisP8, ok eitli sular !in kree mahkum edilenlerin listesini vermektedir.
Bu liste, katil gibi, eriatn lm cezas verdii veya hrszlk gibi el kesmeyi takdir ettii sulan ihtiva etmektedir. ubat /Mart 1572'de, yani Osmanl ilosunun Lcpanto deniz sayanda imha edilmesinden takribn drt ay sonra karlan gerekten enteresau bir fermant9, yeni muhadpler sevketmek iin klelere duyulan aeil ihtiya dorultusunda, sulularn idam veya iddetli dayak cezas ekme yerine ,krek mahkumu olarak gnderilnele;i gerektiini aka emretmektedir. Dier taraftan, dini hukukun hibir cezaya arptrmaya gerek grmedii kimseleri, krek mahkumu olarak cezalandrmak, gelenek olmaya balad. Herhangi bir eyiHette kanunsuzluk yaygm hale geldii zaman (ve bu Osmanllarn gerileme devrinde .gittike artt), Hkumet o~aya bir kad'y mfetti olarak ve 1)ir sancak beyi veya mahkeme azasn mbair olarak gnderir ve bunlar, fizik olarak uygun olmak artyla sabka kayd bulunan btn muhtemel sulular inceleyip tevkif ederek, gemite iledikleri kt hareketleri ihtiva eden resmi bir dosya ile, stanbul'daki deniz tophanesine veya krek mahkumu olarak a!trlmalar iin dier limanlara gnderirlerdi. Bu tr seri cezalandrma, sadece eriat hkmlerini deil ,kanun prensiplerini de ihlal etmitir. Osmanl Hkmeti, eeza hukukunu, Devletin ihtiyalarna hizmet edici olarak telakki etmiti. Aneak,1839 Glhane Hatt- erifi'nin karlmasyla Sultanlar, her vatandan hayatn, mikiyetini ve erefini 'resmen tanm oldular. Dikkat eken husus, bu hat- erif'in ruhu dorultusunda ilk yrrle konulan kanunun 1840 ceza kanunu oluudur. Bu kanunun en gzc arpc noktas. cemiyetin sadece suluIara kar daha messir bir ekilde korunmas olmayp. halkn zalim'idarecilere kar daha sk koruma altma alnma~n hedef almasdr. Bylece bu kanun, Osmanl Sultan'nn 'her zulme urayanu kendisine snd, Tann'nn yeryzndeki glgesi' (ya'v ileyhi kll mazlum) eklindeki geleneksel imajn devam ettirmek iin mcadele etmitir. Sadece bunu takibeden 1851 ve bilhassa 1858 ceza
18 Ba~bakanlk Arivi, stanbul, bntemin Katalou, Adliye, No: 3 ve 4; Kamil Kepeci Katalou, No: 677. 19 B~lakanlk Arivi, stanbul, Mhimme Defteri, C. X, No:' 203.

__ "'1

A"

652

UREL

HEYD-SELAHADDN

EROGLU

kanunnameleri, byk lde batl eeza hukuku mefhumlar yanstmtr. Ancak, bu kanunnameler, hatta Tanzimat devrinin btn modern kanun terii dahi, esas olarak, uzun zamandr sregelen laik Devlet Kanunu karma geleneinin birdevamdr. Kanun ad verilen bu lmkuk sistemi, Osmanl Sultanlarnn byk baarlarndan birisini tekil etmektedir.