You are on page 1of 7

AGDA BR BN RDLK: ALMAN DEALzM

Prof Dr. Mehmet BAYRAKDAR


bn Rdlk, Bau felsefe tarihinde gl bir felsefi akmn addr; temelde Aristo felsefesinin otantik bir yorumu olma iddiasnda olan bu akm, 1200 tarihinden 1600 tarahine kadar ilk drt yzyllk tarihinde -ki bu, bn Rdln adeta altn adr ve Latin bn Rdlk olarak anhr- zaman zaman Aristoculuu glgelemitir; bn Rd ismi Aristo isminin nne gemitir. lki 1277 ylnda ve ikincisi 1513 ylnda olmak zere iki kere resmen mahkum edilmesine, baz temsilcilerinin afaroz edilerek hapsedilmelerine ve hatta yaklmalanna ramen, bu son tarihten itibaren de Bat dnce tarihinde isimselolarak daha az zikredilmesine karn en temel dnceleriyle ierik olarak bn Rd1k, aslnda hayaiytti ve canllndan ok fazla ey kaybetmeksizin 19. yzyla kadar srdrmtr. Bu yzyldaki bir bn Rdlk rnei ve ekli, Fichte, Scheing ve Hegel'in temsil ettikleri Alman idealizmidir; zellikle Hegel felsefesi bunu yanstan en iyi bir rnei tekil etmektedir. Felsefe tarihinde fikirlerin yolculuunu bilmeyenler iin, bn Rd ile Alman idealistleri arasnda bir iliki kurmak, biraz garip gelebilir. Fakat hakikat odur ki, aralannda yaklak alu buuk asrlk bir zaman uzakl olmasna ramen, temel felsefi grlerinde o nispette yaknlk vardr. te bu.:uniin bizden nce baz aratrmaclar bu hususa parmak basmlardr. Ornein Regis Jolivet, szkonusu Alman dnrlerinin felsefelerini, "yeni bn Rdlk" (Le nouvel averroisme) veya "modem bn Rdlk" (l'averroisme moderne) olarak nitelemektediri. Dier yandan Stephen C. Tomay, bn Rd'n zihin doktrinini ele ald makalesinde, bu doktrinin, Spinoza'dan sonra Malebranche'n "evrensel akl" (raison universee) grnden CarI G. Jung'un ortak gayriuur (coective unconscious) grne kadar tesirine iaret ettikten sonra yle demektedir:

. Jolivet (R.): Metaphysique, 1941), s. 54, 163.

Lyon, Emmanuel

Vitte, 8, bask 1966, (I. bask

22

MEHMET HAYRAKDAR

"zel bir inceleme, bn Rd ile Alman idealizmi arasndaki ciddi benzerlikleri gn na kabilir. Byle bir inceleme (bn Rd'n) fiil halindeki akl ile Kant empirik self ve bn Rd'n mufark akJl Kant'n mteal self'inin benzerliklerini kef etmelidir. Hatta daha yakn iliki, mufark akl ile Kant sonras mutlak idealizmin evrensel ve mutlak ruhu (self) arasnda kumlabilmelidir". Tornay'n bu temenni ve arzularna katlmakla birlikte, bunlarn hepsn burada yerine getirmemize imkan yoktur. Bu, bir yandan bn Rd'n dier yandan Alman idealistlerinin eserlerini birlikte incelemekle yaplabilecek, karlatrmal uzun zaman ve zahmet isteyen bir almann konusudur. Bu nedenle biz burada bn Rd ile sadece Hegel'i ele alarak konuyu genel hatlaryla aydnlatmaya alacaz. Konuyu, cevaplar birbirini tamamlayan bir iki soruyla ilerneyi uygun buluyoruz. Birinci soru: Hegel'i bn Rd'e balayan, hasseten Alman corafyasnda olumu bir dnce tarihi var mdr? Bilindii gibi, bn Rd'n eserlerinin Latince ve branice eviri leriyle, Latin bn Rdlk denen akm 13. yzylda ilk nce Paris ve evresinde olumutur. Bu yzyln en nemli simalarndan birisi, Alman St. Albertus Magnus'tur. Talebesi St. Thomas kadar ateli bir bn Rdlk kart olmasa da. genellikle bn Rd ve bn Rdleri tenkid etmitir; fakat buna ramen hem St. Thomas ve hem de ondan daha ok olarak AIbertus Magnus bn Rd'n tesirinde kalmtr3. Almanya'ya bn Rd'n fikirleri, gerek tenkid edilerek ve gerekse kabul edilerek ilk nce Albertus ile girmitir. Dier yandan, bn Rdlk 1277 mahkumiyetinden sonra arl!kl olarak talya'ya kaymtr; zellikle Padoue, Venise ve Bologne bn Rdln en nemli merkezleri haline gelmilerdir ve canllklarm

2. Tornay (S.C): "Averroes' Doctrine of the Mind", The Philosophical Review, c. 52, no. 3, 1943, s. 286. Ingilizce metin: A special study may bring to light momentous similarities between Averroes and Germari Idealism. Such a study might discoverresemblances of the intellect in actinnn with the Kantian "empirical self' and of Averroes' separate intellect with Kant's "transcendental self'. Even closer relationship may be established between the separate inntelleet and the universal and absolute self of postKantian absolute idealism. 3. bn Rd'n Albertus Magnus'a olan tesiri konusunda bkz. Miller (R.): "An Aspect of Averroes' Inlluence on S. Albert" Mediacval Studies. e. XVI. 1954, s. 57-71; Masnovo (A.): "Alberto Magno E la Polemica Avarroistica" R. di Filosolia NeoScolastiea, c. 24, 1932. s. 317-326; Salman (D.): "Albert le Grand et I-Averroisme LAtin", Rev. Sc. Phil. Theol" e. 24, 1935. s. 38-64; Ruggiero (F.): "Intorno AII'lnt1usso di Averroe Su s. Alberto Mognn". s. 27-SS. bn Rd'n St. Thom;L,'a etkisi iin bkz. Palacios (M.A.): "EI Averroismo teologico de San-Tomas de Aquino"; 1I0menaje a D.F. Codera. Zaragoza. 1904; Vannsteenkiste (C); "San Tommaso d' Aquino ed Averroe", R. degli S. Orientali, e. 32. 1957, s. 585-623.

AGDA BIR BN RDLK:

ALMAN IDEALZM

23

1640 ylna kadar srdrmlerdir. Genelolarak talya zellikle de Bolog ne yoluyla 14. ve LS. yzyllarda Hollanda, Almanya, Polonya ve Orta Avrupa'ya ikinci bir bn Rdlk dalgasnn yayld bilinmektedir; zellikle Erfurt 14. yzyln sonlannda bir grup bn Rdlerin merkezi haline gelmiti. i 9 i i ve 1968 yllannda Goettingen ve Erfurt'ta kefedilen bn Rd eserler bunu gstermektedir'. Buradan ortaya kan netice udur ki, Avrupa'nn dier lkelerinde olduu gibi, Almanya'da da bn Rd ve bn Rdlk 13. yzyldan itibaren biliniyordu. kinci soru: Hegel bn Rd' biliyor muydu? Tespitlerime gre, Hegel bn Rd' ismen sadece "Vorlesungen ber die Geschecte der Philosophie" adl eserinde Aristo'nun en gzel arihi olarak bir kere zikretmektedir. Fakat bu bize, Hegel'in hibir zaman bn Rd' ve zellikle onun metafizik fikirlerinden haberdar olmad anlamna gelmez. Hegel'in dorudan ne bn Rd'n Latince'ye evrilmi eserlerini, ne de hibir Latin bn Rdnn eserleriyle en az onlar kadar bn Rd'n fikirlerinin Avrupa'da tannmasna hizmet etmi St. Thomas ve Albertus Magnus gibi bn Rdl tenkid edenlerin eserlerini okumadn kabul etsek bile, Hegel'in bn Rd'ten etkilenmesinin baka yollar vard. Bu yollardan en nemlisi, Hegel ncesi Leibniz, Kant ve Spinoza gibi filozoflann eitli konularda ismini zikretm~seler de bn Rd felsefesinden etkiler tamalandr. Hegel' de grlen bn Rd tesirler, eer dorudan deilse, byk lde bu filozoflar, zellikle de Hegel'in genelde fikirlerini benimsedii Spinoza yoluyla olduu aktr. Spinoza'nn Fichte, Schelling ve Hegel zerine byk bir etkisi olduu gibiS, bn Rd'n de. Spinoza zerine gerek dorudan ve gerekse hristiyan ve yahudi Latin bn Rdler vastasyla dolayl byk bir etkisi vardf6. bn Rd'n ve dier baz slam filozoflannn grleri yaygn bir e.~lde bilindii iin, ou zaman zikredilmeye bile gerek grlmyordu. Ozellikle Descartes ve sonras batl filozoflar, genelde slam filozoflannn isimle-

4. Kuk.sewicz (Z.): "L.'lnf1uence d' Averroes sur des Universites en Europe Centrale. I'Expansion de i'Averroisme Latin", Multiple Averroes, Paris, Les Belles Lettres, 1978, s. 275-281. 5. Spinoza'nn Hegel zerine etkisi konusunda bkz.: Delbos (V.): Le Probleme Morale dans la Philosophie de Spinoza et dans I'Histoire du Spinozisme, Paris, F. Akan, 1893. s. 436-483. (Aynca Schelling iin, s. 357-435). 6. bn Rd'n Spinoza'ya etkisi konusu iin bkz.: Gauthier (L.): bn Rochd (Averroes), Paris, PUF . 1948, s. 268-277; Tomay (S.c.): A.g.m., s. 283-288.

24

MEHMET BAYRAKDAR

rini zikretmemilerdir. Farab, bn Sina, Gazal ve bn Rd'n temel fikirleri sadece skola'itik devirde moda deildi, daha sonraki devirlerde de canl bir ekilde biliniyordu. rnein S. Clarke ile Leibniz'in tartmalannda bunu gryoruz; din-felsefe tartmalannda Leibniz bn Rd' ve onun tutumunu dile getirirken, Clarke Gazallci bir tavr taknmtr. Konumuza giri olarak yaptmz bu ksa aklamalardan sonra, gelelim daha nemli olan asl sorumuza: nc soru: Hegel'de gerekten bn Rd fikirleri var mdr? bn Rd felsefesiyle Hegel felsefesi arasnda metafizik, bilgi nazariyesi ve pratik felsefe konulannda sanldndan daha ok benzerlikler ve paraleikler vardr. Ancak burada btn bunlan gerektii gibi sistematik bir ekilde ele almak imkanm z olmad iin, farkl konulardan bilinmeyen veya daha az bilenen seeceimiz bir-ka rnekle snrl kalarak konumuzu ilemeye alacaz.

Din-Felsefe Uzlatnmas: bn Rd'n bu konuya ilikin zel olarak kaleme ald "Fasl'I-Makal", "el-Kefan Manahici'l-Edie fi 'Akaidi'l-Mie" ve "Damma" adl risillelerindeki fikirleriyle, Hegel'in "Din Felsefesi zerine Dersler" adl eserinin zeikle birinci ksmnda konuya ilikin syledikleri eyler arasnda ana fikirler asndan adeta birebir bir benzerlik vardr.
bn Rd ve Hegel, her ikisi de, din ifadelerin sembolik, temsili ve duyguya ynelik ifadeler olduunu vurgulayarak, bunlarn asl anlamn ortaya karmak iin felsefi-literer yorumlannn yaplmasn sylerler. Dinin gerek anlam felsefede felsefi yoa anlalabilir. Byle yapld zaman ancak, din-felsefe veya din-ilim uzlar. Her iki filozof da, kendi yerinden nceki filozoflarn din-felsefe uzlatrmalarndan farkl olarak, din felsefeye ekerek bu uzlatrmay yaparlar. Her iki filozof da kelamcdan, dinin sadece ekl unsurlan zerinde durarak, asl anlamn kavrayamadklan iin tenkid etmektedirler.

Allah ve Alem: bn Rd'n ve Hegel'in felsefeleri Aah'n tabiatnn ne olduundan ziyade Aah kavram ve bu kavramn mahiyeti zerinde younlamaktadr. Ancak, Aah kavram, her iki filozofa gre de, aem kavramyla anlalabilir. Kavram, sadece zihn gereklii deil ayn zamanda ontolojik gereklii ifade ettii iin, her iki adan da Allah' ancak alemle ve insanla dnebiliriz; Allah alemle vardr. Bunun iin Hegel ve bn Rd, her ikisi de "Dnya'iz, Allah Aah deildir" demektedirler7 Allah, yaratc olma bakmndan, alemin hem ekli (form), hem
7. Hegel: Leons sur la Philosophie de la Religion. Franszca ev.: J. Gibelin, 1., ksm., 2. Bask, Paris, J. Vrn, 1971. s. 130. bn Rd'te bu forml aka yoktur; fakat ayn fikir vardr. Bkz.: Quadi (G.): La Philosophie Arabe dans I'Europe Medievale, des Origines il Averroes, Franszca evb R. Huret, Paris, Payot, 1960. s. 246.

AOOA BIR BN RDLK:

ALMAN IDEALIZMI

25

"maddesi", hem de nedenidir; alem btn bu ynleriyle, Allah'n dncesi ve O'nun tezahrdr. Ancak bu, ne bn Rd'e ne de Hegel'e gre, Allah, tamamen aleme ikindir demek deildir. Allah kendinde, ayn zamanda alemden ayn ve ona akndr. Mutlak ruh, mutlak bir, mutlak cevher, mutlak kavram olarak Allah, kendinde vardr. Yaratc, vahyedici ve ahs olan Allah, kendinde vardr. Yaratc, vahyedici ve ahs olan Allah, dncesini Hegel'in tabiriyle Kendi-Bakas olarak, yani alem ve insan olarak gc ve iradesiyle var eder. bn Rd ve Hegel'e gre, ekil (form); birliin, varln subjektif ve objektif ruhunun prensibidir. Madde, tikelliin ve okluun prensibidir. Neden ise, Allah'n irade ve gcnn ifadesi olarak varoluun hareketinin prensibidir. Allah kavram soyut ve metafiziksel bir kavram olarak dnldnde, her iki filozofa gre de Allah, ok basittir, saf dncedifll. Dolaysyla kendi dyla ilikisizdir. te bu anlamda Allah kendinden idrdk edilemez ve makul hale getirilernez9 Ancak Allah, Kendi-Bakas ile dnldnde idrak edilebilir ve bilinebilir. Her iki filozofa gre de tek ve mutlak cevher Allah'dr. Ancak bu cevher Spinoza'nnkinden farkl olarak kendinde ruhsal bir cevherdir; maddesel deildir. Madde dorudan, Spinoza' da olduu gibi Tannsal deildir; Allah deildir veya daha doru bir ifade ile Allah'n yaylm deildir. bn Rd ve Hegel'e gre Allah sadece z (essence) olduundan maddenin ilk bakta Allah ile dorudan zsel olarak ilikisi kurulamaz. Ancak dolayl bir iliki kurulabilir. Bu da udur: Allah kendi z (essence) ile dorudan bir yaylmla her eyin zn tekil ettii halde, bu yaylan zn belirlenmi tikelliini Allah'n dncesi belirler. Allah'n dncesi yaylm zlere tikellik veren prensiptir ki, bu madde olarak alglanan eydir. O halde madde, ilahi zn, ilahi dnceyle belirlenmi halidir. Hegel ve bn Rd'e gre kendinde ey, bizzat dnce ve fikir (idee) dir; bunun iin de bu adan gerek ile akli olann, gerek ile ruhi olann, metafizikle mantn tam bir ayniyeti szkonusudur. Allah kendini bilirken dizisel ve ardarda olarak gerein btn ekillerini nce kendi dncesinde, sonra dnyada ve nihayet tarihte ortaya kaor. te bu ince nokta her zaman dikkatlice dnlmediinden hem bn Rd, hem Hegel kendi zamanlaondan bugne, bazlaonca dinsiz, ateist, materyalist, panteist, hatta mistik gibi nitelemelerle anlrnlardr; buna karlk bazlannca bn Rd iin gerek bir mslman, Hegel iin de gerek bir hristiyan denmitir.
8. Hegel: Leons sur la Philosophie de la Religion. II. ksm. s. 37. 9. Hegel: Leons sur la Philosophie de la Religion, III. ksm, s. 81-82.

26

MEHMET BAYRAKDAR

Gerek u ki, Hegel ve bn R~d'e gre ontolojik olarak, zleri ayn farkl iki gereklik vardr; fakat tek bir Aklolduundan tek bir Dnce vardr. Yani son lu ~eyler ile onlarn mutlak prensipleri arasndaki iliki, akli bir indirgemede mutlak olan ilk prensiple ve onun zorunlu neticeleri arasnda varolan ilikiyle temelolarak ayndr. Mutlak, dncesiyle kendi zddn olu~turur; zddnda kendisi olarak grnr. Allah evren birlii ieriksel ve zsel bir birliktir, fakat ekil bakmndan ayrlk vardr. Bu ikilii, dnen subjektif akl, yani insan, analitik ve sentetik, totolajik ve eli~meli olarak birler ve aynletirir. Akl ve Gerek: Hegel ve bn R~d'n en ok benzetikleri noktalardan birisi de akln veya zihnin gerekle uygunluudur, mutabakatdr, Bu prensip, hem bn Rd'n hem de Hegel'in ontolojilerinin ve epistemolajilerinin temel prensibidir. Her akli olan gerektir; her gerek akldir. Burada her iki filozof ta da mantn ontolojiletiini gryoruzo, Zira her iki filozofa gre akl; varl kuatcdr; bu nedenle filozofun aklnn varlk hakkndaki bilgisi varln gerek bilgisidir. Bu da bn Rd'n ve Hegel'in panlojizmidir. Mucize: bn Rd ve Hegcl'in d~ncclerinin paralelolduu bir konu da mucize konusudur. Her iki filozof da peygamberlerin gsterdikleri mucizeleri kabul etmektedirler. Konuyla ilgili fikir benzerliklerinin ilgin taraf bn R~d gibi Hegel, imann mucizeye bal olmadn; bu adan da dnen insan iin mucizelerin ona verebilecei pek fazla bir eyi olmad gibi, onun imann artrc bir katks da olmadn syler. Mucizeler bir ksm ~eyleri dorularlar; zira onlar Hegel ve bn R~d'e gre Allah'n gcnn doal olaylarn a.kJ~nabir mdahalesidir". Her iki filozof da, dolaysyla benzer fikirlerle, benzer cmlelerle mucizelerin hak olduunu kabul ederler; ancak iman asndan ok fazla bir deere sahip olmadklarn ifade ederler. Her ikisine gre de, mucizenin faili bizzat peygambarler deil, Allah'dr. bn R~d, Hz. Muhammed'in mucize gstermediini, bizzat Kur'an'n mucize olduunu sylerken, benzer bir vurguyu da Hegel, sa'nn mucizlere kar olduunu ve Yahudileri ancak grdkleri zaman inanrlar eklinde knadn belirtir. Teslis: Bir mslman olarak bn Rd zaman zaman hristiyan kelfunyla ilgili konular hakknda da konu~tuunu gryoruz; bunlardan birisi de teslistir, Teslis zerinde durmasnn nedeni, bu meselenin kendi10. Bu konuyla ilgili bkz. bn Rd: Posterior Analitik'in Tefsiri; Gatjel (H.): Logische Symbolik in Lateinischen Aristoteles-Averroes-Fassungen. Saarbrcken. 1979. i . Hegel: Leons sur la Philosophie de la Religionn, III. ksm. s. n-IRO; bkz. Ayrca, i. ksm, s. 46-209. bn Rd' mucize ile ilgili giirleri iin bkz.; Tahiifut, Ingilizce terc. S. van den Berg. London. 1954. s. 514-516, 527-52X: Commentary on Plato's Republic. Ingilizce terc. R. Lerner. Ithaca, 1974, s. R6.

AGDA BR BN RDLK:

ALMAN DEALZM

27

sinden nce de mslmanlar arasnda ok tartlm olmas nedeniyle olduu gibi, aynca bn Rd'n End1s'te hristiyanlarla iie yaamasdr. Birok mslman dnrn aksine bn Rd teslise ilk bakta, dorudan kar karak reddetmiyor. Teslisin, sradan bir hristiyann inand gibi szlk ve dogmatik anlamda anlalmamas gerektiini syler. Bunun sembolik bir anlam tadn vurgulayarak, yorumlanma" gerektiini savunnur. yle der: "(Hristiyanann) Allah'da olduunu syledikleri teslis sadece bizim zihinlerimizde olan bir farktr ve Allah' da byle gerek bir fark yoktur", ok ilgintir ki, teslis konusunda Hegel'de ayn eyleri sylemektedir. Hegel teslis inancnn balangta hristiyanlkta olmadn, bunun Yunan dncesinin, zellikle Yeni -Eflatuncu felsefenin etkisiyle Kilise Babalan devrinde hristiyanla sokulduunu syler. Teslis, hristiyan dogmasnn ayrlmaz bir paras haline geldiinden dorudan kar kmak yerine, bunun asl anlamn bulmak iin felsefi olarak yorumlanmas gerektiini Hegel'de syler. Bilindii gibi, o bu yorumlan da yaparD. Farkl konularla ilgili verdiimiz bu rnekler de gsteriyor ki, Hegel ve bn Rd arasnda olduka dnce benzerlikleri vardr. Bu rnekleri oaltmak mmkndr. Hegel dorudan bn Rd' hi okumam bile olsa, balangta da belirtmeye altmz gibi farkl, dolayl yollardan or.~1n etkilenmi olduu kuvvetle muhtemeldir. Verilen rneklerle ortaya konan ortak dnceleri, her iki filozofun birbirinden bamsz olarak dile getirebileceklerini de dnebiliriz. Ancak bizim burada zerinde durmadmz fakat bakalan tarafndan zaman zaman dikkat ekilen kulli ruh, ruhun cins olarak teklii ve saysal olarak okluu, akl-nefis ayrl, Allah'n delilleri gibi daha birok konudaki benzerlikler dikkate alndnda, bunun sadece tesadfle izillll bize pek makul gzkmemektedir. Hi phesiz biz burada Hegel ve onun temsilcisi olduu Alman idealizmini her ynyle tamamen bn Rd1e de indirgemek istemiyoruz. Demek istediimiz, belirli felsefi konulardaki fikir benzerliklerinin ve aynlklarn tesinde, temel felsefi konulara yaklamlarda ve ortaya konan genel tezlerde Alman idealizmi ve bn Rdlk arasnda genel bir benzerliin olduu hususudur.

12. bn Rd: Tefsru Maaba'da't-Tabi'a, Bouyges neri. 1623, i1.8-9. Bir hristiyan keliimcs olmasna ramen S. Thomas "De Potentia" adl eserinde, bn Rd'n szkonusu eserinin Latince tercmesine mracaatla, onun bu szn onaylayarak, gerekte Allah'n tek olduunu syler. Cmlede geen teslis kelimesi Latince eviride okluk anlamyla karlanmtr. Ancak bu, bn Rd'n dncesini pek fazla deitirmemektedir. 13. Hegel: Leons sur la Philosophie de la Religion, i. ksm, s. 46-47: aynca bkz. llL. Ksm. s. 5Y.R5.